<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282506</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/calisan-basina-aylik-3-bin-500-tl-odenecek-bakan-isikhan-sektorleri-acikladi-282506</link>
      <pubDate>2026-07-03T18:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çalışan başına aylık 3 bin 500 TL ödenecek: Bakan Işıkhan sektörleri açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Vedat Işıkhan, 2026 yılı itibarıyla hayata geçirilen dev teşvik programının detaylarını paylaştı. İstihdamını koruyan tekstil ve mobilya üreticilerine çalışan başına aylık 3 bin 500 TL destek verilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çalışan başına aylık 3 bin 500 TL ödenecek: Bakan Işıkhan sektörleri açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>5000 Evler Has Bahçe Sosyal Tesisleri&#39;nde düzenlenen &quot;Türkiye Yüzyılı&#39;nda Çalışma Hayatı Buluşmaları&quot; programında konuşan Işıkhan, üreterek, istihdam sağlayarak, yatırım yaparak ve alın terini katma değere dönüştürerek Karabük&#39;ün kalkınmasına katkı sunan iş insanlarına şükranlarını sundu.</p><p>Işıkhan, kentin çalışma hayatını, üretim kapasitesini ve geleceğe yönelik hedeflerini istişare etmek, ihtiyaç ve talepleri değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini söyledi.</p><p>Bakan Işıkhan, şehirleri, insanıyla, üretim kültürüyle, girişimcilik ruhuyla ve sahip olduğu değerlerle ele aldıklarını, ona göre planlamalar yaptıklarını dile getirerek, her kentin Türkiye&#39;nin kalkınma hikayesinde kendine özgü yeri ve misyonunun olduğunu kaydetti.</p><p>Cumhuriyet&#39;in planlı sanayileşme hamlesinin sembol şehirlerinden Karabük&#39;ün Türkiye&#39;nin ağır sanayi yolculuğunun başladığı, emeğin, üretimin ve alın terinin adeta şehir kimliğine dönüştüğü müstesna kent olduğunu anlatan Işıkhan, Karabük&#39;ün Türkiye&#39;nin ilk entegre demir çelik tesisine ev sahipliği yaparak başta KARDEMİR olmak üzere &quot;fabrikalar üreten fabrika&quot; ünvanıyla adeta üretim üssü olduğunu dile getirdi.</p><p>Işıkhan, diğer taraftan UNESCO Dünya Mirası Listesi&#39;nde yer alan Safranbolu&#39;suyla, eşsiz tarihi dokusuyla, Yenice&#39;nin dünyanın sayılı doğal ormanları arasında gösterilen zenginliğiyle, kültürüyle ve insanıyla Karabük&#39;ün sanayiyle tarihini, üretimle kültürünü aynı potada buluşturmayı başarmış güçlü şehir olduğuna işaret ederek, &quot;İnanıyorum ki bu köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve girişimci insan kaynağı sayesinde Karabük, Türkiye Yüzyılı&#39;nın üretim ve kalkınma hedeflerinde çok daha önemli roller üstlenecektir.&quot; dedi.</p><p><b>"SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA ÖNEMLİ GELİŞMELER KAYDETTİK"</b></p><p>Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığı dönemden geçildiğine, böyle zamanlarda ülkelerin en büyük gücünün üretim kabiliyeti, nitelikli insan kaynağı ve güçlü iş dünyası olduğuna dikkati çeken Işıkhan, &quot;Bu noktada sizler, yatırım yapan, risk alan, istihdam oluşturan, ihracat yapan ve ülkemizin büyümesine katkı sunan en önemli paydaşlarımızsınız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak bizler de Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın gösterdiği istikamette, çalışma hayatını güçlendiren, işverenlerimizin önünü açan, vatandaşlarımızın istihdama katılımını artıran politikalar üretmeye devam ediyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p><b>Işıkhan, Karabük'ün de bu süreçte önemli potansiyele sahip olduğunu bildiklerini belirterek, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Bugün Karabük&#39;ün de içinde bulunduğu TR-81 Bölgesi&#39;nde, istihdam oranı yüzde 47,5&#39;e ulaşmış, işsizlik oranı ise yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdamın yüzde 27&#39;si sanayide gerçekleşmekte olup bu oran Karabük&#39;ün üretim özelliğini ve potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır. İŞKUR aracılığıyla 2002&#39;de Karabük&#39;te sadece 359 vatandaşımızın işe yerleşmesine aracılık edilirken 2025&#39;te bu sayı 4 bin 225&#39;e ulaşmıştır. 2002&#39;den bugüne kadar toplam 66 bin 681 vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla istihdama kazandırmış durumdayız. Sadece bu yılın ilk 5 ayında işverenlerimiz tarafından 2 bin 610 açık iş talebi İŞKUR&#39;a iletilmiştir. Bu tablo, Karabük ekonomisinin dinamizmini ve üretim iştahını göstermesi bakımından son derece önemli veridir.&quot;</p><p>İstihdamın yalnızca iş bulmak olmadığını, nitelikli iş gücü yetiştirmek olduğunu dile getiren Işıkhan, &quot;Piyasanın, iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü eğitmek, yönlendirmek ve üretime katmaktır. Bu anlayışla bugüne kadar Karabük&#39;te 24 bin 620 vatandaşımız aktif iş gücü programlarımızdan yararlanmış, bunların 8 bin 163&#39;ü mesleki eğitim kurslarına, yaklaşık 14 bini ise işbaşı eğitim programlarına katılarak mesleki tecrübe kazanmıştır. Çalışma hayatı sadece istihdamdan ibaret değildir. Zor zamanlarda çalışanlarımızı ve işverenlerimizi koruyan güçlü sosyal güvenlik sistemi de en az bunlar kadar önemlidir.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Işıkhan, Karabük&#39;te bugüne kadar işsizlik ödeneğinden yarım çalışma ödeneğine, kısa çalışma ödeneğinden nakdi ücret desteğine kadar birçok sosyal koruma mekanizmasını etkin kullandıklarını, çeşitli nedenlerle işsiz kalanları hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını, bundan sonra da bırakmayacaklarını vurgulayarak, sosyal güvenlik alanında da önemli gelişmeler kaydettiklerini belirtti.</p><p>Bakan Işıkhan, 2002&#39;de Karabük&#39;te 36 bin 297 olan aktif sigortalı sayısının bugün 68 bin 127&#39;ye ulaştığını, böylece kentte gerçekleşen yaklaşık yüzde 88&#39;lik bu artışın hem üretimin hem de kayıtlı istihdamın güçlendiğini gösterdiğini anlatarak, şehirdeki 5 bin 643 iş yeri için bugüne kadar toplam 2,5 milyar lirayı aşan teşvikler sağlandığını, işverenlere verdikleri desteğin de ne kadar önemli olduğunu da bu rakamın gösterdiğini kaydetti.</p><p><b>"GÜÇLÜ EKONOMİ GÜÇLÜ ÜRETİMLE MÜMKÜN"</b></p><p>Güçlü ekonominin güçlü üretimle, güçlü üretimin ise güçlü iş dünyasıyla mümkün olduğunu vurgulayan Işıkhan, Karabük&#39;ün, demir çelikte oluşan bilgi birikimini, yetişmiş insan kaynağını, sanayi kültürünü ve girişimcilik ruhunu çok daha ileri taşıyacağına yürekten inandıklarını belirtti.</p><p>Işıkhan, iş dünyası yatırım yaptıkça, ürettikçe, ihracat yaptıkça ve yeni istihdam alanları oluşturdukça sadece Karabük&#39;ün büyümeyeceğini, Türkiye&#39;nin de büyüyeceğini, güçleneceğini ve hedeflerine daha emin adımlarla yürüyeceğini kaydetti.</p><p>Işıkhan, 2026 yılı itibarıyla &quot;İmalat Sanayi için Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı&quot;nın hayata geçirildiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Program, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, KOSGEB ve İŞKUR işbirliğiyle yürütülecek olup özellikle imalat sektöründe faaliyet gösteren KOBİ&#39;ler ile büyük ölçekli işletmeleri kapsamaktadır. Bu kapsamda tekstil grubu ve mobilya imalatı yapan işletmelerden 2026&#39;da sigortalı sayısını koruyanlara, çalışan başına aylık 3 bin 500 lira tutarında destek ödemesi gerçekleşecektir. Bakanlık olarak imalat sektöründe çalışan 922 bin 537 sigortalı için nisan, mayıs ve haziran aylarında yaklaşık 6,7 milyar lira destek sağladık. Bu uygulamamızla istihdamını koruyan işletmelerimize yıl sonuna kadar 51 milyar lira destek sağlayacağız. Benzer desteğin turizm sektörünü kapsaması amacıyla Bakanlık olarak hazırlık çalışmalarımızın sonuna geldik. Yakın zamanda kanun tasarımızı inşallah Meclis&#39;imize ulaştıracağız.&quot;</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışma hayatını daha güçlü hale getirecek reformları hayata geçirmeye, yatırım ortamını iyileştirmeye ve üretimin önündeki engelleri kaldırmaya devam edeceklerini belirten Işıkhan, kamu ile özel sektörün aynı hedef doğrultusunda omuz omuza vermesinin, kalkınmanın en önemli şartı olduğunu anlattı.</p><p>Işıkhan, bugünkü toplantıyı da bu anlayışla sürecin parçası olarak değerlendirdiklerini kaydederek, &quot;Sizlerin görüşleri, önerileri ve sahadaki tecrübeleri bizim için son derece kıymetlidir.&quot; dedi.  <br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/calisan-basina-aylik-3-bi-102_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282505</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-milletin-sesine-kulak-veriyoruz-282505</link>
      <pubDate>2026-07-03T18:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Milletin sesine kulak veriyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Bayburt teşkilatıyla bir araya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye Yüzyılı vizyonunun yalnızca ekonomik ve teknolojik hedeflerden ibaret olmadığını vurgulayan Çiftçi, güçlü devlet ve güçlü millet anlayışıyla birlik, kardeşlik ve huzurun güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Milletin sesine kulak veriyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt'un tarihi ve kültürel mirasına vurgu yaparak konuşmasına başlayan Çiftçi, kentin vatanına, bayrağına ve milli iradeye bağlı insanlarıyla güçlü bir toplumsal yapıya sahip olduğunu ifade etti.  </p><p>AK Parti'nin yaklaşık çeyrek asırlık yürüyüşünde millet iradesini siyasetin merkezine yerleştirdiğini belirten Çiftçi, elde edilen başarıların arkasında milletin desteği, duası ve fedakarlığının bulunduğunu dile getirdi.  </p><p>İl danışma meclisi toplantılarının teşkilatın ortak aklını yansıtan önemli istişare platformları olduğunu kaydeden Çiftçi, "AK Parti siyaseti, temayülleri dikkate alır, teşkilatların birikiminden yararlanır, vatandaşın sesine kulak verir. Çünkü AK Parti'nin istikameti milletin iradesi, dayanağı teşkilatlarının samimiyeti, hedefi ise Türkiye'nin istikbalidir." dedi.  </p><p>Bayburt'un yetiştirdiği önemli ilim insanlarından Ekmelüddin el-Bâbertî'yi anan Çiftçi, hizmet anlayışlarının makamdan önce sorumluluğu, unvandan önce millete hizmet etmeyi esas aldığını ifade etti.  </p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin son yıllarda ulaşım, sağlık, eğitim, enerji, savunma sanayii ve teknoloji başta olmak üzere birçok alanda önemli dönüşümler gerçekleştirdiğini dile getiren Çiftçi, Türkiye'nin uluslararası alanda güçlü bir konuma ulaştığını söyledi.  </p><p>İçişleri Bakanlığı olarak terörle mücadeleden organize suçlara, uyuşturucuyla mücadeleden siber suçlara, düzensiz göçten trafik güvenliğine kadar birçok alanda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Çiftçi, vatandaşların huzur ve güvenliği için tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.  </p><p>Türkiye Yüzyılı vizyonunun yalnızca ekonomik ve teknolojik hedeflerden ibaret olmadığını vurgulayan Çiftçi, güçlü devlet ve güçlü millet anlayışıyla birlik, kardeşlik ve huzurun güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.  </p><p>Çiftçi, konuşmasının sonunda programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, toplantının Bayburt, teşkilat ve ülke için hayırlı olmasını diledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/icisleri-bakani-ciftci-mi-123_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282504</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/otoyolda-can-pazari-yolcu-otobusu-devrildi-23-yarali-282504</link>
      <pubDate>2026-07-03T18:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otoyolda can pazarı: Yolcu otobüsü devrildi, 19 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aksaray'da yolcu otobüsünün yoldan çıkması sonucu ilk belirlemelere göre 19 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otoyolda can pazarı: Yolcu otobüsü devrildi, 19 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 65 BJ 369 plakalı yolcu otobüsü, Niğde-Ankara otobanı Babakonağı mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle yoldan çıktı.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine sağlık, UMKE, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi.</p><p>Kazada, ilk belirlemelere göre 19 kişi yaralandı.</p><p>Yaralılar ambulanslarla Aksaray&#39;daki hastanelere kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/otoyolda-can-pazari-yolcu-233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282503</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/mitten-nato-30-turkiye-raporu-282503</link>
      <pubDate>2026-07-03T17:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MİT'ten NATO 3.0-Türkiye raporu]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) NATO 3. 0-Türkiye raporunu paylaştı. Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından hazırlanan raporda dikkat çeken ifadeler yer aldı. Dünyanın hibrit tehditler döneminde çoklu kriz ortamına sürüklendiği belirtildi. Sürdürülebilir güvenlik anlayışının önemine vurgu yapıldı. Türkiye'nin NATO içinde nasıl örnek üye ülke haline geldiği anlatıldı. ABD-Avrupa külfet paylaşımı için yeni düzenleme ihtiyacına atıf yapıldı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MİT'ten NATO 3.0-Türkiye raporu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Zirvesi için hazırlıklar sürüyor. Türk ve dünya  medyası, düşünce kuruluşları kritik zirveye dair değerlendirmeler yapıyor. Bu  süreçte milli istihbarat teşkilatı tarafından da bir NATO 2026 raporu  hazırlandı. </p><h2><font size="6">"ÇOKLU KRİZ ORTAMI" </font></h2><p></p><p>Raporda "Büyük güç rekabetinin sertleşmesi, Çin'in  teknolojik ve ekonomik yükselişi, Rusya-Ukrayna ve ABD/İsrail-İran savaşlarının  gösterdiği askerî ve jeopolitik yapısal kırılganlıklar ile dönüşüm; her aktörü  çoklu kriz ortamına hazırlık yapmaya itmektedir. Buna ek olarak hibrit  tehditlerin yaygınlaşması ve tehdit ortamının giderek bulanıklaşması,  uluslararası güvenlik paradigmasını köklü biçimde dönüştürmektedir. " ifadeleri  dikkat çekti. </p><p>MİA tarafından yazılan raporun tam adı: Ankara Zirvesi, NATO  3.0 Tartışmaları Ve Türkiye...</p><p>Yeni güvenlik tehditleri üzerine detaylı bir çalışma  yapıldı. Değişen güvenlik anlayışına dikkat çekilen raporda sürdürülebilirlik  vurgusu öne çıktı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video-03072026154a197c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><h2><font size="6">"SÜRDÜRÜLEBİLİR GÜVENLİK"</font></h2><p></p><p>MİA'nın raporunda ayrıca "Güvenlik anlayışında caydırıcılık  kadar dayanıklılığı, askerî kapasite kadar üretim sürdürülebilirliğini,  teknoloji sahipliği kadar bu teknolojiyi uyarlama kapasitesini belirleyici hâle  getirmektedir. Güvenliğin askerî, ekonomik ve toplumsal boyutları, farklı  başlıklar olmaktan çıkarak aynı mimarinin tamamlayıcı unsurlarına dönüşmüştür."  tespitleri de yer aldı. </p><p>MİT'in NATO 3.0 raporunda hibrit tehditlerdeki artışa  yönelik de yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.</p><h2><font size="6">"HİBRİT TEHDİTLER DÖNEMİ"</font></h2><p></p><p>"Hibrit tehditler dönemi" ifadelerine yer verilen  raporda, "Siber saldırılar, dezenformasyon, enerji baskısı ve kritik altyapı  sabotajları; çoğu zaman açık askerî saldırı eşiğinin altında kalmakta ancak  hedef toplumların karar alma süreçlerini, ekonomik istikrarını ve kurumlara  duyulan güveni aşındırarak stratejik sonuçlar üretmektedir. Bu durum, bilişsel  güvenlik ile toplumsal dayanıklılığın, ulusal ve kolektif güvenliğin ayrılmaz  unsurları hâline geldiğini ortaya koymaktadır. NATO'nun bu yeni paradigmaya  nasıl uyum sağlayacağı ise belirsizdir." denildi. </p><p>MİA raporunda Türkiye'nin NATO içindeki rolüne ve gücüne de  değinildi. Türkiye'nin NATO içindeki örnek üyelerden biri olduğu belirtildi.</p><h2><font size="6">"TÜRKİYE ÖRNEK ÜYE"</font></h2><p></p><p>"Türkiye örnek üye" ifadelerinin yer aldığı  raporda şu ifadeler yer aldı: </p><p>"Türkiye, NATO 3.0'ın ihtiyaç duyduğu müttefik profilinin  güçlü ve istisnai bir örneğidir. Kendi güvenliğini üretebilen, kritik  teknolojilerde yetkinlik geliştiren, bölgesel krizleri okuyabilen, hibrit tehditlerle  mücadele edebilen ve stratejik özerkliğini İttifak kapasitesine dönüştürebilen  Türkiye, güvenilir müttefiklikten stratejik katma değer üreten aktörlüğe doğru  evrilmektedir. Bu evrilme, Türkiye'yi NATO'nun dönüşüm kapasitesini fiilen test  eden ve güçlendiren aktörlerden biri hâline getirmektedir." </p><p>MİT raporunda ayrıca, "Türkiye'nin, NATO misyonlarındaki  operasyonel tecrübesi ve kendi sınır çevresinde edindiği çok katmanlı güvenlik  birikimi, ittifak açısından ayrı bir stratejik değer taşımaktadır." ifadesine  yer verildi.</p><p>MİT'in raporundaki, NATO-Türkiye değerlendirmesi bölümü de  birçok açıdan ufuk açıcı satırlar içeriyor. Türkiye'nin çok boyutlu diplomatik  kapasitesi, güvenlik üretiminin askerî boyutunu tamamlamaktadır. Farklı  bölgesel aktörlerle eş zamanlı iletişim kanallarını sürdürebilmesi, kriz  alanlarında arabuluculuk ve dengeleme rolü üstlenebilmesi, "Terörsüz Türkiye"  süreci gibi siyasi girişimlerin önemine atıf yapılıyor. </p><p>Ankara'daki NATO Zirvesi'nin sadece Türkiye açısından değil  müttefik ülkeler açısından da çok kritik olduğu vurgulanıyor. NATO'daki külfet  paylaşımında ABD-Avrupa iş bölümünün yeniden tanımlanması ve inşa edilmesi  gerektiği belirtiliyor.</p><u>Raporun tamamına aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz. </u><p></p><p>&#10140; <a href="https://mia.edu.tr/uploads/f/ankara-zirvesi-nato-30-tartismalari-ve-turkiye_1.pdf?v=1783058333"><b>https://mia.edu.tr/uploads/f/ankara-zirvesi-nato-30-tartismalari-ve-turkiye_1.pdf?v=1783058333</b></a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/mitten-nato-30-turkiye-ra-959_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282502</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdden-nijerya-karari-asker-bolgeden-geri-cekildi-282502</link>
      <pubDate>2026-07-03T17:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'den Nijerya kararı! Asker bölgeden geri çekildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD, terörle mücadele kapsamında bu yılın başında Nijerya'ya konuşlandırdığı askerlerin büyük bölümünü geri çektiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'den Nijerya kararı! Asker bölgeden geri çekildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Afrika Komutanı Orgeneral Dagvin Anderson, 2026 Afrika Genelkurmay Başkanları Konferansı&#39;nın ardından düzenlediği çevrim içi basın toplantısında, Çad Gölü Havzası&#39;nda yürütülen ortak terörle mücadele operasyonunun hedeflerine ulaştığını söyledi.</p><p>Anderson, Nijerya&#39;ya bu yılın başında konuşlandırılan ABD askerlerinin büyük bölümünü geri çektiklerini belirterek, ülkesinin Nijerya ile istihbarat paylaşımı ve güvenlik alanındaki işbirliğini sürdüreceğini ifade etti.</p><p>Çad Gölü Havzası&#39;nda yürütülen operasyonun terör örgütü DEAŞ&#39;ın bölgedeki yapılanmasına darbe vurduğunu bildiren Anderson, ABD&#39;nin sağladığı istihbarat desteği ile Nijerya güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonların örgütün küresel yapılanmasındaki üst düzey bir ismin etkisiz hale getirilmesine katkı sunduğunu kaydetti.</p><p>Anderson, Nijerya&#39;yı önemli bir güvenlik ortağı olarak nitelendirerek, ABD&#39;nin bundan sonraki süreçte de ortak ülkelerin terörle mücadele kapasitesini artırmaya yönelik istihbarat ve diğer özel kabiliyetlerle destek vermeyi sürdüreceğini söyledi.</p><p>Afrika ülkeleri arasında istihbarat paylaşımının artırılması çağrısında bulunan Anderson, terörizm, yasa dışı kaçakçılık ve diğer sınır aşan güvenlik tehditleriyle mücadelenin bölgesel işbirliğiyle daha etkili yürütülebileceğini ifade etti.</p><p><b>- ABD ASKERLERİNİN NİJERYA'YA KONUŞLANDIRILMASI</b></p><p>ABD&#39;nin terörle mücadele kapsamında göndermeyi planladığı askerlerin ilk bölümünün 15 Şubat&#39;ta ülkeye ulaştığı bildirilmişti.</p><p>ABD, Çad Gölü Havzası&#39;nda yürütülen istihbarat, gözetleme ve terörle mücadele faaliyetlerine destek amacıyla yaklaşık 200 askerini Nijerya&#39;ya konuşlandıracağını açıklamış, ilk etapta 100 asker ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinin başkenti Maiduguri&#39;ye ulaşmıştı.</p><p>ABD Afrika Komutanlığı yetkilileri de konuşlandırmanın iki ülke arasındaki güvenlik işbirliği kapsamında yürütüldüğünü duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/abdden-nijerya-karari-ask-181_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282501</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/esenboga-havalimanina-nato-duzenlemesi-282501</link>
      <pubDate>2026-07-03T16:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Esenboğa Havalimanı'na NATO düzenlemesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, NATO Zirvesi kapsamında yayımlanan NOTAM doğrultusunda Ankara Esenboğa Havalimanı'nda hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Esenboğa Havalimanı'na NATO düzenlemesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan alınan bilgiler göre, NATO Zirvesi kapsamında yayımlanan NOTAM uyarınca, Ankara Esenboğa Havalimanı'nda 7 Temmuz Salı günü 10.00-18.00 saatleri ile 8 Temmuz Çarşamba günü 14.00-21.00 saatleri arasında hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacak.  </p><p>Öte yandan, yabancı devlet başkanları ile beraberlerindeki resmi heyetleri taşıyan sivil ve askeri hava araçlarının söz konusu kısıtlamadan muaf tutulacağı bildirildi. Muafiyet kapsamında Esenboğa Havalimanı'nı kullanacak uçuşların, uçuş planlarının (Flight Plan) 18'inci bölümüne 'STS/ATFMX' ibaresini işlemelerinin zorunlu olduğu öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/esenboga-havalimanina-nat-930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282500</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransa-tarihinin-en-sicak-haziranini-yasadi-282500</link>
      <pubDate>2026-07-03T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa, tarihinin en sıcak haziranını yaşadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgasından en çok etkilenen ülkelerin başında gelen Fransa, tarihinin en sıcak haziranını yaşadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa, tarihinin en sıcak haziranını yaşadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France, Fransa&#39;da haziran ayında kaydedilen ortalama sıcaklığın 22,7 derece olduğunu açıkladı.</p><p>Bu değerin mevsim normallerinin 3,8 derece üstünde olduğunu bildiren Meteo-France, 2003 haziran sıcaklık rekorunun kırıldığını ve ülke tarihinin en sıcak haziranının yaşandığını duyurdu.</p><p>Fransa Sağlık Bakanlığı, hazirandaki sıcak hava dalgasında 2 bini aşkın fazla ölüm kaydedildiğini bildirmişti.</p><p>Haziranda Fransa&#39;yı yaklaşık iki hafta boyunca etkisi altına alan sıcak hava dalgası ulaşımdan sağlığa, eğitimden üretime birçok alanda hayatı olumsuz etkilemiş, Paris&#39;te 26 Haziran&#39;da yalnızca bir günde 109 kişi sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/fransa-tarihinin-en-sicak-300_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282492</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/meteorolojiden-bazi-iller-icin-kuvvetli-saganak-uyarisi-282492</link>
      <pubDate>2026-07-03T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden bazı iller için kuvvetli sağanak uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Meteorolojiden, Tekirdağ, Kırklareli'nin güneyi, İstanbul Avrupa Yakası'nın batısı ve Kars için kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak uyarısı yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteorolojiden bazı iller için kuvvetli sağanak uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan tahmine göre, yarın sabah saatlerinden sonra Tekirdağ, Kırklareli'nin güneyi ve İstanbul Avrupa Yakası'nın batısında yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Sağanak nedeniyle oluşabilecek sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel küçük çaplı dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.</p><p><b>KARS VE ÇEVRELERİ İÇİN KUVVETLİ SAĞANAK UYARISINDA BULUNULDU</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan tahmine göre, bugün öğle saatlerinde Kars çevrelerinde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanağın yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.</p><p>Yarın gece saatlerine kadar aralıklarla kuvvetli olması beklenen yağışların oluşturabileceği sel, su baskını, yıldırım, heyelan, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/meteorolojiden-bazi-iller-987_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282490</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muhalefete-tepki-cumhurbaskani-erdogan-kasket-takmak-ciftciyle-butunlesmek-degildir-282490</link>
      <pubDate>2026-07-03T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhalefete tepki! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kasket takmak çiftçiyle bütünleşmek değildir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Biz birileri gibi şov değil iş yapıyoruz. Çiftçi ile bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda 'her çiftçiye bedava traktör' sözü verip, 'Biz onu reklam olsun diye yaptık' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketleredir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz, siyasi cingözlüklerdir' dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhalefete tepki! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kasket takmak çiftçiyle bütünleşmek değildir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması'ndaki konuşmasında, katılımcılarla beraber olmaktan, hasret gidermekten büyük memnuniyet duyduğunu, ülkenin dört bir yanındaki çiftçilere de selam ve sevgilerini gönderdiğini ifade etti.</p><p>Programa vesile olan, 1863'ten beri tarımın en büyük destekçisi Ziraat Bankası'nı tebrik ettiğini söyleyen Erdoğan, "Toprağın bitirdiği her ürünü, sudaki, karadaki, havadaki her canlıyı Allah'ın nimeti olarak gören, nimeti ise aziz bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863497.jpg"/><p>Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız, laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü, milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır." ifadelerini kullandı.</p><p>Aşık Veysel'in "Kara Toprak" şiirinin bir bölümünü okuyan Erdoğan, Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden olan şairin bu şiirinde hem toplumun kültürüne hem de toprakla kurduğu gönül bağına işaret ettiğini dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibretlerle dolu bir kıssayı paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi:</p><p>"Büyük bir tüccar kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur, 'Gel bu tarlayı bana ver. Tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim.' der. Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir, 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz. Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır. Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863496.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, pek çok özelliği yanında bir nimet medeniyeti de olan Türk medeniyetinin varislerinin başında değerli çiftçilerin yer aldığını söyledi.</p><p>Sofralardaki ekmekten, bulgur, peynir ve zeytine kadar hemen her gıdada çiftçilerin emeği ve alın teri olduğunu belirten Erdoğan, çiftçilere teşekkür ederek çalışmalarının bereketlenmesini diledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabiatın nankörlük etmeyeceği gibi kendine nankörlük edeni de affetmeyeceğini, küresel düzeyde karşılaşılan iklim krizi ve afetlerin, modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu oluştuğunu dile getirdi.</p><p>Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'de "İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır?" dediğini hatırlatan Erdoğan, "İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz. Tarım alanları ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini çekiyoruz. Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet, bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863457.jpg"/><p>Türkiye'nin hiçbir dahli olmadığı halde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarımla birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl, yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız, şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor." diye konuştu.</p><p><b>- "117 ÜLKEYE TOHUM İHRAÇ EDİYORUZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasatlar yapıldıkça, rekolte açısından çiftçinin yüzünün de gülmeye başladığını anlatarak, "Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor, bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz, tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz." açıklamalarında bulundu.</p><p>Bu sabah Haziran ayı ihracat rakamlarının açıklandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:</p><p>"2026 Haziran ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız, yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar dolar oldu. İlk 6 ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık, bu yılın ilk 6 ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi. Açıklanan veriler, ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık, bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863458.jpg"/><p><b>- "SU VE SULAMA ALANINDA 11 BİNE YAKIN ESERİ HALKIMIZIN HİZMETİNE SUNDUK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu rakamların ve başarıların tesadüfen elde edilmediğini belirterek, çiftçilerle el verip çalıştıklarını, çabaladıklarını ve bu seviyeye ulaştıklarını söyledi.</p><p>Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik. Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863459.jpg"/><p><b>- "ESKİSİYLE YENİSİYLE ANA MUHALEFETTEN BU ÜLKENİN TARIMINA FAYDA GELMEZ"</b></p><p>Türkiye'nin, çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer aldığını bildiren Erdoğan, "Biz, birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor, sadece iş yapıyoruz." diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Çiftçiyle bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık.' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlülüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye ne millete ne çiftçilerimize hayrı olur. Ne demiş atalarımız, 'Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.' Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda bırakın milleti, kendilerine bile hayırlarının olmadığının hepimiz görebiliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863460.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, gece gündüz demeden ülke, 86 milyon vatandaş, özellikle istikbalin teminatı olan gençler için çalıştıklarını vurguladı.</p><p>Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil, her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretinde olduklarını belirten Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin nasıl hayırlı bir proje olduğunun günden güne daha net anlaşıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Bakınız, bundan 3 gün önce Hakkari'miz anlamlı bir spor müsabakasına ev sahipliği yaptı. 2025-2026 sezonu Büyükler Güreş Süper Lig Finalleri, Hakkari'nin doğa harikası Cennet Cehennem Vadisi'nde gerçekleştirildi. 200 sporcumuz Cilo Dağları'nın eteklerinde, yeşilin binbir tonuyla bezeli, 3000 rakımlı yaylada mindere çıktı. Bir zamanlar terörün karanlık gölgesinin düştüğü dağlarımız, şimdi sporla turizmle birbirinden güzel etkinliklerle yeniden hayat buluyor. Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863461.jpg"/><p>Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletin en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacağını belirten Erdoğan, "Dağlarımız daha bir şekillenecek, ovalarımız daha bir bereketlenecek, yaylalarımız daha bir güzelleşecek, nehirlerimiz daha bir coşkun akacak, tarlalarımızın verimi inşallah daha da artacak. Güvenlik endişesi nedeniyle gerileyen hayvancılık yeniden canlanacak. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur kök saldıkça, bunun estirdiği bahar havasını inşallah 86 milyonun tamamı, 81 ilimizin her biri hissedecek. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız." diye konuştu.</p><p><b>- TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK MÜJDELER</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberleri paylaşacağını ifade ederek, şunları söyledi:</p><p>"İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863297.jpg"/><p>Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde desteklediklerini aktaran Erdoğan, "Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, 8 yıl vadeli ve yüksek subvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak, küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." dedi.</p><p>Erdoğan, Ziraat Bankası yönetimini bu buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ederek, 5'inci Tarım Ekosistemi Buluşması'nın çiftçi ve üreticiler başta olmak üzere millet için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><p><b>- PROGRAMDAN NOTLAR</b></p><p>Katılımcılara kısa film izletilen programda, çocuklar tarafından hazırlanan "Anadolu" isimli gösteri sergilendi.</p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar da programda birer konuşma yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41863495.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim edilen program, Erdoğan'ın katılımcılarla aile fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.</p><p>Program kapsamında kurulan stantları gezen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ürünleri inceleyerek, çiftçilerle sohbet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/muhalefete-tepki-cumhurba-428_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282489</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-komisyonu-ekonomiden-sorumlu-uyesi-dombrovskis-turkiyenin-reformlari-dayaniklilik-acisi-282489</link>
      <pubDate>2026-07-03T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis: Türkiye'nin reformları dayanıklılık açısından önemli]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, "Türk hükümetinin ekonomik reform gündemi ve dezenflasyon süreci, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı açısından önemli." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis: Türkiye'nin reformları dayanıklılık açısından önemli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinde (TÜSİAD) düzenlenen basın yuvarlak masa toplantısında yaptığı açıklamada, mevcut ekonomik görünüm ile jeopolitik gelişmeler çerçevesinde ekonomilerin gücü, dayanıklılığı ve rekabetçiliğini artırmaya yönelik politika adımlarını değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>AB'nin rekabetçilik gündemini de ele aldıklarını aktaran Dombrovskis, sadeleştirme ve bürokrasinin azaltılmasının Birlik açısından öncelikli başlıklar arasında yer aldığını kaydetti.</p><p>Dombrovskis, Türk hükümetinin ekonomik reform gündemi ve dezenflasyon sürecinin Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı açısından önemli olduğunu belirterek, görüşmelerde AB ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesine yönelik somut girişimlerin de değerlendirildiğini söyledi.</p><p>Türkiye'nin Tek Avrupa Ödeme Alanı'na (SEPA) katılım başvurusunu memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Dombrovskis, AB ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin temelini Gümrük Birliği'nin oluşturduğunu vurguladı.</p><p>Dombrovskis, "Gümrük Birliği modernizasyonu için Avrupa Komisyonu'nun müzakerelere başlayabilmesi adına AB üyesi ülkelerden yetki alması gerekiyor." diye konuştu.</p><p>Bu yetkilendirmenin üye ülkelerin oy birliğini gerektirdiğini dile getiren Dombrovskis, komisyonun talep ettiği yetkinin mevcut aşamada henüz verilmediğini söyledi.</p><p>Dombrovskis, Gümrük Birliği'nin yasal çerçevesinin son olarak 1997 yılında güncellendiğini anımsatarak, "O tarihten bu yana dünya önemli ölçüde değişti. Bu gelişmelere ayak uydurabilmek için teknik güncellemelerin yapılması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Mevcut çalışmaların kapsamlı bir Gümrük Birliği modernizasyonundan ziyade daha sınırlı ve hedef odaklı teknik güncellemeleri içerdiğini belirten Dombrovskis, Gümrük Birliği kapsamındaki bazı mevzuatın değişen koşullar doğrultusunda gözden geçirilmesi ve güncellenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Dombrovskis, Türk ürünlerinin sanayi hızlandırıcısı kapsamındaki faaliyetler, kamu destekleri ve kamu ihalelerine erişimi konularının da görüşmelerde ele alındığını belirterek, kamu alımları alanında karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesinin kendileri açısından önem taşıdığını kaydetti.</p><p><b>2025 İTİBARIYLA TÜRKİYE İHRACATININ YÜZDE 42,8'İ AB ÜLKELERİNE YAPILDI</b></p><p>Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyaloğu (HLED), 29 Kasım 2015'te düzenlenen AB-Türkiye Zirvesi'nde ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve iş dünyası temsilcilerinin ortak bir platformda bir araya getirilmesi amacıyla hayata geçirildi.</p><p>İki bölümden oluşan diyalog mekanizmasının bakanlar düzeyindeki toplantılarında Türkiye ve AB ekonomilerinin görünümü, ekonomik reformlar ve iş birliği imkanları ele alınırken, iş zirvesi bölümünde Avrupa Komisyonu, Türkiye hükümeti ile Türk ve Avrupalı iş dünyası temsilcileri ticaret ve yatırımların geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuyor.</p><p>Avrupa merkezli uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri de toplantılara katılıyor. Son toplantı Nisan 2025'te düzenlenirken, bu süreç Kasım 2023 Ortak Bildirisi kapsamında ilişkilerin yeniden canlandırılması yönünde önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p><p>AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı, en büyük yatırımcısı ve en büyük mali destek sağlayıcısı konumunda bulunuyor. İki taraf arasındaki ekonomik entegrasyonun temelini 1996 yılından bu yana yürürlükte bulunan Gümrük Birliği oluşturuyor. Sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerini kapsayan Gümrük Birliği sayesinde ticaret hacmi son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi.</p><p>2025 itibarıyla Türkiye'nin ihracatının yüzde 42,8'i AB ülkelerine yapılırken, ithalatının yüzde 31,7'si AB'den gerçekleştirildi. Aynı dönemde Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaşarak rekor seviyeye çıktı. Türkiye, AB'nin birlik dışındaki ülkeler arasında beşinci büyük ticaret ortağı olmayı sürdürdü.</p><p>Yatırım tarafında da AB, Türkiye'nin en önemli ortağı olmayı koruyor. 2025 yılında AB ülkelerinden Türkiye'ye 5,34 milyar avro tutarında doğrudan yabancı yatırım gelirken, AB kaynaklı yatırımların toplam yabancı yatırımlar içindeki payı yüzde 66'ya yükseldi.</p><p>Türkiye'nin yurt dışındaki doğrudan yatırımlarının yaklaşık yarısı da AB ülkelerine yöneldi. Türk şirketleri başta otomotiv, bankacılık, sigorta, enerji, yenilenebilir enerji, perakende ve tüketim ürünleri olmak üzere birçok sektörde Avrupa tedarik zincirlerine entegre şekilde faaliyet gösteriyor.</p><p>Avrupa Yatırım Bankası (EIB) da Türkiye'deki faaliyetlerini yeniden başlatarak toplam 200 milyon avroluk iki finansman anlaşmasına imza attı. Söz konusu kaynakların karbon emisyonlarının azaltılması, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, iklim değişikliğine uyumun artırılması ve yeşil istihdamın desteklenmesi amacıyla kullanılması öngörülüyor.</p><p>Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ise 2025 yılında Türkiye'de 54 projeye toplam 2,7 milyar avro yatırım yaptı. Finansman ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji, elektrik şebekeleri, enerji verimliliği, sürdürülebilir altyapı ve deprem sonrası yeniden yapılanma projelerine yönlendirildi.</p><p>Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası da uygun fiyatlı konut, sağlık, eğitim, KOBİ destekleri ve deprem sonrası iyileştirme çalışmalarına finansman sağlamayı sürdürüyor.</p><p>AB'nin 2022'de oluşturduğu Türkiye Yatırım Platformu kapsamında ise 317 milyon avroluk garanti desteğiyle 2027 sonuna kadar yaklaşık 2,4 milyar avroluk yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor.</p><p>Platform, karbonsuzlaşma, sürdürülebilir altyapı, dijitalleşme, yenilikçilik ve özel sektörün geliştirilmesine yönelik projeleri desteklerken; temiz enerji, sürdürülebilir ulaşım, şehirlerin dönüşümü, yeşil finansman ile kadınlar, gençler, göçmenler ve KOBİ'lere yönelik kredi programlarına da kaynak sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/ab-komisyonu-ekonomiden-s-849_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282481</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balsu-gidadan-tahsisli-sermaye-artirimi-karari-282481</link>
      <pubDate>2026-07-03T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Balsu Gıda'dan tahsisli sermaye artırımı kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balsu Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, sermayesini tahsisli olarak 4 milyar 640 milyon lira artırma kararı aldığını kamuoyuna açıkladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Balsu Gıda'dan tahsisli sermaye artırımı kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balsu Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, 4 milyar 640 milyon liralık tahsisli sermaye artırımı kararı aldığını duyurdu.</p><p><b>Balsu Gıda'dan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</b></p><p>"Şirketimizin öz kaynak yapısının güçlendirilmesi amacıyla 5 milyar lira olan kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 1 milyar 112 milyon lira olan çıkarılmış sermayesinin mevcut ortakların rüçhan haklarının kısıtlanarak BG Holding AŞ tarafından şirketimize nakden aktarılacak ve muaccel olacak alacaklarına istinaden nakden, tamamen ve her türlü muvazaadan ari olmak üzere toplam satış hasılatı 4 milyar 640 milyon lira olacak şekilde, Borsa İstanbul AŞ'nin Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü çerçevesinde belirlenecek pay satış fiyatına göre hesaplanacak toplam nominal sermaye tutarı kadar artırılmasına karar verilmiştir."</p><p>Artırılacak nominal sermaye tutarının, Borsa İstanbul AŞ'nin Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü doğrultusunda belirlenen 1 lira nominal değerli payın satış fiyatına göre hesaplanacağı ifade edilen açıklamada, gerçekleştirilecek sermaye artırımı kapsamında, BG Holding AŞ'nin elde edeceği payların Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ nezdinde hesaplarına geçtiği tarihten, hala Balsu Gıda'da sahip olduğu payların ise Sermaye Piyasası Kurulu karar tarihinden itibaren 6 ay süreyle Borsa'da ve Borsa dışında satılmayacağını taahhüt ettiği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/balsu-gidadan-tahsisli-se-390_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282480</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mizah-kilifiyla-kutsala-saygisizlik-sozde-komedyen-deniz-goktas-tutuklandi-282480</link>
      <pubDate>2026-07-03T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Mizah" kılıfıyla kutsala saygısızlık... Sözde komedyen Deniz Göktaş tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim ile dalga geçmişti... 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçlarından gözaltına alınan sözde komedyen Deniz Göktaş, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Öte yandan adliyeye Deniz Göktaş'a desteğe giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na bazı vatandaşlar tepki gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Mizah" kılıfıyla kutsala saygısızlık... Sözde komedyen Deniz Göktaş tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sosyal medya platformlarında yayımladığı videonun içeriğinde suç unsuru tespit edilmesi üzerine hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Göktaş'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Göktaş, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.</p><p>Savcılıkta ifade veren Göktaş, "halkı kim ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Başsavcılıkça, Göktaş'ın sosyal medya platformlarında yayımladığı videonun içeriğinde suç unsuru tespit edilmesi üzerine hakkında soruşturma başlatılmıştı.</p><p><p<p>Göktaş, dün İstanbul Havalimanı'ndan ülkeye giriş yaptığı sırada gözaltına alınmıştı.</p<p></p><p><b>DENİZ GÖKTAŞ'IN ADLİYEYE SEVKİNDE GERGİNLİK: KEMAL KILIÇDAROĞLU VE EKİBİNE PROTESTO</b></p><p>Adliyeye sevk edilen komedyen Deniz Göktaş'ın adli işlemleri sürerken, İstanbul Adliyesi önünde gerginlik yaşandı. Komedyene destek için bekleyen kalabalık arasından yine komedyene desteğe gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na laf atmalar yaşandı. Bazı vatandaşlar, iptal edilen şaibeli kongre ile alakalı slogan atarak Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi.</p><p>Grup, Kılıçdaroğlu ve beraberindekilere sloganlarla tepki gösterdi. Protesto sırasında kalabalık tarafından, "Hain Kemal", "Butlancılar", "Gençler sizin yüzünüzden yargılanıyor", "Dışarı" ve "Ayrıcalık istemiyoruz" şeklinde sloganlar atıldı.</p><p><b>AHLAKSIZLIĞA "SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM" SAVUNMASI</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş'ın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. İfadesinde soruşturmaya konu olan görüntünün kendisine ait olduğunu kabul eden Göktaş, videonun 1 Haziran günü Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda gerçekleştirdiği stand-up gösterisinden alındığını ve daha sonra kendi YouTube kanalında yayımlandığını söyledi.</p><p><b>"GÖSTERİ METNİ BANA AİT"</b></p><p>Gösteride kullandığı ifadelerin önceden hazırladığı metinden oluştuğunu belirten Göktaş, "Burada yapılan paylaşımlar benim tarafımdan yapılan paylaşımlardır. Soruşturmaya konu olan video paylaşımında yer alan kişi benim. Bu, 1 Haziran tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapmış olduğum stand-up gösterisine ait bir video paylaşımıdır. Şahsım tarafından bahse konu YouTube kanalına yüklenerek paylaşımı yapılmıştır. Bu stand-up gösterisindeki konuşmaların metni daha öncesinde benim tarafımdan hazırlanmış bir metne aittir" dedi.</p><p>"Dini değerleri alenen aşağılama" suçlamasını kabul etmediğini ifade eden Göktaş, gösterisini uzun süredir Türkiye'nin birçok şehrinde sahnelediğini, böyle bir kastı olmadığını söyledi. Göktaş, "Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yapmış olduğum bir gösteriye aittir. 100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izledi ve hiçbirinden bu bölüme ilişkin incindiklerine dair bir şikayet gelmedi. Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum. Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır. Burada da kötü bir şey demiyorum. 'Favori kitabım' diyorum. 'Çeviride sorun var' cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"CUMHURBAŞKANINI AŞAĞILAMAK GİBİ BİR NİYETİM YOK"</b></p><p>İfadesinde "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasına da değinen Göktaş, sözlerinin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Göktaş, "Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. 'Diktatör' kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık bir şekilde tartışılan konudur. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece. Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler, ideolojiler ve Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/sozde-komedyen-deniz-gokt-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282476</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmm-teror-saldirisi-iddialari-psikolojik-harp-girisimidir-282476</link>
      <pubDate>2026-07-03T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM: Terör saldırısı iddiaları psikolojik harp girişimidir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), NATO Zirvesi sürecinde Ankara'da terör saldırısı yaşanacağı algısı oluşturmaya yönelik paylaşımların açık bir dezenformasyon ve psikolojik harp girişimi olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM: Terör saldırısı iddiaları psikolojik harp girişimidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin (DMM) NSosyal hesabından, bazı sosyal medya mecralarında yer alan, NATO Zirvesi sürecinde Ankara'da terör saldırısı yaşanacağı algısı oluşturmaya yönelik paylaşımlara ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Söz konusu iddianın, açık bir dezenformasyon ve psikolojik harp girişimi olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Bahse konu spekülatif içerikler, korku ve panik oluşturmayı amaçlamakta, kamuoyunu endişeye sevk ederek güvenlik algısını zedelemeyi hedeflemektedir. Gerekli tüm tedbirler ilgili kurumlarımız tarafından titizlikle uygulanmakta, toplumu endişeye sevk eden, huzur ve güven ortamını hedef alan art niyetli içeriklere yönelik de adli süreçler yürütülmektedir. Kamuoyunun, yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması, manipülasyon ve dezenformasyon amacı taşıyan paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/dmm-teror-saldirisi-iddia-631_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282475</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cankaya-belediye-baskaninin-ozel-kalem-muduru-gozaltina-alindi-282475</link>
      <pubDate>2026-07-03T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı'nın özel kalem müdürü gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in özel kalem müdürü ve yakın arkadaşı Sadık Can Köksal'ın gözaltına alındığı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı'nın özel kalem müdürü gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in özel kalem müdürü ve yakın çalışma arkadaşı Sadık Can Köksal gözaltına alındı.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında yeni bir gözaltı işlemi gerçekleştirildi Soruşturma kapsamında, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in özel kalem müdürü ve yakın çalışma arkadaşı Sadık Can Köksal'ın gözaltına alındığı öğrenildi. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cankaya-belediye-baskanin-184_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282474</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-yukselis-3-temmuz-cuma-guncel-altin-fiyatlari-bugun-gram-altin-ceyrek-altin-g-282474</link>
      <pubDate>2026-07-03T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert yükseliş! 3 Temmuz Cuma güncel altın fiyatları! Bugün gram altın, çeyrek altın, gümüş ne kadar oldu? Son dakika altın ve gümüş fiyatları, alış satış canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[3 Temmuz 2026 Cuma güncel altın ve gümüş fiyatları yatırımcının radarında. Bugün altın fiyatları kaç lira? Gümüş ne kadar oldu? Gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını fiyatları ne kadar? Peki, altında yön ne olur? Altın yatırımcısı ne yapmalı? Uzman isim, 24 TV canlı yayınında yorumladı. İşte, 3 Temmuz 2026 Cuma son dakika altın fiyatları, gümüş fiyatları canlı takip ile detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert yükseliş! 3 Temmuz Cuma güncel altın fiyatları! Bugün gram altın, çeyrek altın, gümüş ne kadar oldu? Son dakika altın ve gümüş fiyatları, alış satış canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>3 Temmuz 2026 Cuma altın ve gümüş fiyatları... </b>Son günlerde yükseliş ivmesinde olan altında ve gümüşte son durum ne oldu? merak ediliyor, araştırılıyor. Birikimlerini altın yada gümüş olarak değerlendirmek isteyenler ya da söz-nişan-düğün gibi organizasyonlar için altın alışverişi yapacaklar değerli metallerdeki son durumu ilgiyle takip ediyor. Altın/gümüş almak ya da bozdurmak isteyenler dikkat! Bu haberi okumadan hareket edilmemesi önerilir.</p><p><b>ALTIN CUMA GÜNÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p>Dün ons fiyatındaki artışa paralel değer kazanan gram altın, günü 6 bin 195 liradan tamamlamıştı.</p><p>3 Temmuz 2026 Cuma gününe yani bugüne yükselişle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla 6 bin 266 lira seviyesinde işlem görüyordu. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 318 liradan, cumhuriyet altını 41 bin 148 liradan satılıyordu. <b>Altının ons fiyatı</b> ise bugün 4 bin 165 dolardan işlem görüyordu.</p><p><b>ALTINDA YÖN NE OLUR? ALTIN YATIRIMCISI NE YAPMALI? UZMAN YORUMU</b></p><p>Stratejist Mustafa Aşkın, 24 TV canlı yayınında "<b>Altın yoruldu</b>. Geri çekilme yaşanması normaldir. <b>Altın yatırımcısının 'ne alırsam alayım hızlıca kazanayım' anlayışında olmaması gerekiyor. </b>İyi yerden alırsa kazanır, iyi yerden alamazsa kısa vadede kaybedeceği bir dönemi işaret ediyor." dedi.  Tamamı videoda sizlerle...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video-03072026277b051d.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ALTIN ŞİMDİ NE KADAR OLDU?</b></p><p>Altın fiyatları şimdi kaç lira? Peki; gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını fiyatlarında son durum ne oldu? 3 Temmuz 2026 Cuma son dakika altın fiyatları, canlı takip ile detayda karşınızda...</p><p><b>GÜNCEL ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARI ALIŞ SATIŞ LİSTESİ (3 TEMMUZ 2026 CUMA)</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.295,03</p><p>Satış: 6.295,88</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.072,36</p><p>Satış: 10.304,78</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 20.081,78</p><p>Satış: 20.609,56</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 41.708,00</p><p>Satış: 42.338,00</p><p><b>GRAM GÜMÜŞ FİYATI</b></p><p>Alış: 93,72</p><p>Satış: &#8378;93,82</p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/altinda-sert-yukselis-3-t-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282469</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yaptirimlar-esas-olarak-iran-halkini-cezalandiriyor-282469</link>
      <pubDate>2026-07-03T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yaptırımlar esas olarak İran halkını cezalandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bölgede savaş istemediklerini belirterek "Yaptırımlar esas olarak İran halkını cezalandırıyor." dedi. Yılmaz ayrıca, "Kalıcı barış için istikrarın sağlanması çok önemli. Şunun altını çiziyoruz, İsrail'in "güvenliğim için yapıyorum" dediği hadiseler, güvenlikle ilgili değil." diye konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yaptırımlar esas olarak İran halkını cezalandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran ve Türkiye'nin coğrafyanın kadim ülkeleri olduğunu vurgulayarak, İran halkının acısını paylaştığını belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran'ın eski lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılmak üzere gittiği Tahran'da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p><p>İran'a son dönemde düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen Yılmaz, savaşın engellenmesi için Türkiye'nin gösterdiği çabaları hatırlattı.</p><p>Yılmaz, "İran ve Türkiye bu coğrafyanın kadim ülkeleri, ortak bir medeniyet ve geçmişimiz var. Kardeş ve komşu ülkeleriz. İran halkının acısı bizim acımızdır." ifadelerini kullandı.</p><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, İran ve ABD arasında imzalanan mutabakat zaptına işaret ederek, Türkiye'nin mutabakatın kalıcı barışa dönüşmesi için çaba gösterdiğini vurguladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video7-0307202677452866.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bölgemizde savaş istemiyoruz, istikrar istiyoruz. Bölgedeki tüm toplumların huzur ve istikrar içinde yaşamalarını istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ile-tahranda-bir-araya-geldi-282463" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cumhurbaskani-yardimcisi--367_2-41.jpg"/></div><h3>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile bir araya geldi</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cumhurbaskani-yardimcisi--306_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282468</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakanligi-haziran-ayi-veri-bultenini-yayimladi-282468</link>
      <pubDate>2026-07-03T14:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı haziran ayı veri bültenini yayımladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Genel Ticaret Sistemi'ne (GTS) göre ihracat haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolar, ithalat yüzde 23,1 yükselişle 35 milyar 319 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanlığı haziran ayı veri bültenini yayımladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığının, haziran ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı.</p><p>GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre ihracat, geçen ayın Haziran 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 21,9 artarak 24 milyar 940 milyon dolara, ithalat yüzde 23,1 yükselişle 35 milyar 319 milyon dolara çıktı.</p><p>Aynı dönemde, dış ticaret hacmi yüzde 22,6 artışla 60 milyar 259 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı, bu dönemde yüzde 26,3 yükselişle 10 milyar 378 milyon dolar oldu.</p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 0,8 puan azalarak yüzde 70,6, enerji verileri hariç tutulduğunda 1 puan yükselişle yüzde 80, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 0,7 puan düşüşle yüzde 83,2 olarak hesaplandı.</p><p><b>ÜRÜN, ÜLKE VE ÜLKE GRUPLARINA GÖRE İHRACAT</b></p><p>Geçen ay en çok ihracat yüzde 24,8 artışla ve 13 milyar 353 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu, yüzde 14,2 artış ve 7 milyar 456 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 32,7 artış ve 3 milyar 737 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" takip etti.</p><p>Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 93,7 (23 milyar 361 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3,5 (885 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2 (498 milyon dolar) olarak belirlendi.</p><p>Haziran'da en fazla ihracat yapılan ülke, 1 milyar 971 milyon dolarla Almanya oldu. Bu ülkenin ardından 1 milyar 540 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 355 milyon dolarla İtalya geldi.</p><p>İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 45,8 olarak hesaplandı.</p><p>Haziran'da en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 10 milyar 743 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 3 milyar 900 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri, 3 milyar 557 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak kayıtlara geçti.</p><p><b>İTHALAT VERİLERİ</b></p><p>Haziranda en çok ithalat, yüzde 30 artış ve 25 milyar 221 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 19,9 artış ve 5 milyar 30 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları", yüzde 1 azalış ve 5 milyar 4 milyon dolarla "tüketim malları" izledi.</p><p>Sektörlere göre ithalat payları, yüzde 81,3 ile imalat sanayisinde (28 milyar 716 milyon dolar), yüzde 10,8 ile madencilik ve taş ocakçılığında (3 milyar 818 milyon dolar), yüzde 5,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (1 milyar 874 milyon dolar) hesaplandı.</p><p>Haziranda en fazla ithalat yapılan ülkeler, 5 milyar 277 milyon dolarla Çin, 2 milyar 656 milyon dolarla Rusya ve 2 milyar 465 milyon dolarla Almanya oldu.</p><p>İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı, yüzde 52,8 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 10 milyar 493 milyon dolarla AB, 9 milyar 764 milyon dolarla Asya ülkeleri ve 5 milyar 308 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak sıralandı.</p><p>Ocak-haziran döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,4 arttı</p><p>GTS kapsamında ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat, yüzde 3,6 artarak 136 milyar 59 milyon dolar, ithalat yüzde 4,6 yükselişle 189 milyar 153 milyon dolar, dış ticaret hacmi yüzde 4,2 artışla 325 milyar 212 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p>Söz konusu dönemde, dış ticaret açığı yüzde 7,4 yükselişle 53 milyar 94 milyon dolar olarak kaydedildi.</p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 71,9 oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/ticaret-bakanligi-haziran-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282467</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/2026-dgs-giris-belgeleri-erisime-acildi-282467</link>
      <pubDate>2026-07-03T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026-DGS giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 19 Temmuz'da uygulanacak 2026 Dikey Geçiş Sınavı (2026-DGS) giriş belgelerinin erişime açıldığını duyuruldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026-DGS giriş belgeleri erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, 2026-DGS'ye başvuran adayların, sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.</p><p>19 Temmuz'da uygulanacak 2026-DGS için adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/2026-dgs-giris-belgeleri--193_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282466</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-adalet-bakanligi-epsteina-ait-ek-dosyayi-teslim-etmeyi-reddetti-282466</link>
      <pubDate>2026-07-03T13:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Adalet Bakanlığı, Epstein'a ait ek dosyayı teslim etmeyi reddetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Adalet Bakanlığı, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ait, daha önce mahkeme tarafından istenen bazı ek bilgileri vermedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Adalet Bakanlığı, Epstein'a ait ek dosyayı teslim etmeyi reddetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABC News'in haberine göre, Adalet Bakanlığı söz konusu belgelerin mağdurlara ait hassas bilgiler içerdiği ya da yasaların gerektirdiği şekilde sansürlendiğini öne sürerek Epstein dosyalarına dair ek bilgileri teslim etmeyi reddetti.</p><p>ABD Adalet Bakanı Yardımcısı Stanley Woodward mahkemeden, belgelerin paylaşılması gereken son tarihi 60 gün ertelemesini ya da Bakanlığın belgeleri saklama gerekçelerini kabul ederek bu tarihi tamamen geçersiz saymasını talep etti.</p><p>Söz konusu belgelerdeki e-postalardan bazılarının mağdurların isimlerini korumak amacıyla sansürlendiğini kaydeden Woodward, "mağdurların birçok yazışmasının, bağlamı olmadan ilk bakışta rahatsız edici görünebileceğini" öne sürdü.</p><p>Woodward, ABD Başkanı Donald Trump hakkında saldırı iddialarında bulunan bir kadının röportaj notlarına ilişkin belgelerin ise "daktilo ile yazılmış raporların tekrarı olarak değerlendirildiğini" iddia etti.</p><p><b>JEFFREY EPSTEIN OLAYI</b></p><p>En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York'taki    Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.</p><p>Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.</p><p>ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/abd-adalet-bakanligi-epst-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282465</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunya-meteoroloji-orgutu-el-ninonun-siddetlenmesiyle-asiri-hava-olaylari-riskinin-artmasi-bekleniyor-282465</link>
      <pubDate>2026-07-03T13:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü: El Nino'nun şiddetlenmesiyle aşırı hava olayları riskinin artması bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), El Nino'nun şiddetlenmesiyle dünyanın birçok bölgesinde sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, şiddetli yağışlar ve aşırı hava olayları riskinin artmasını öngörüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü: El Nino'nun şiddetlenmesiyle aşırı hava olayları riskinin artması bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WMO, aylık küresel mevsimsel iklim güncellemesine ilişkin yeni raporunu yayımladı.</p><p>Raporda, "Tropikal Pasifik'te El Nino koşulları oluştu ve önümüzdeki aylarda hızla güçlenmesi bekleniyor. Bu da dünyanın birçok bölgesinde sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, şiddetli yağışlar ve diğer aşırı hava olayları olasılığını artırıyor." tespitinde bulunuldu.</p><p>Temmuz-Eylül 2026 döneminde güçlü El Nino koşullarına doğru hızlı gelişmelere işaret edilen raporda, Orta ve Doğu Ekvatoral Pasifik'teki okyanus sıcaklıklarında tutarlı ısınma görüldüğü belirtildi.</p><p>Raporda, "El Nino'nun Kuzey Yarımküre sonbaharında güçlenmeye devam etmesi ve etkisinin dünyanın birçok bölgesine yayılması bekleniyor." değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Ekvator Atlantik Havzası'nın da genel olarak ortalamadan daha sıcak kalmasının beklendiği kaydedildi.</p><p>Raporda görüşlerine yer verilen WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, El Nino koşullarının halihazırda başladığı ve hızla güçlü bir olaya dönüşmesinin beklendiği uyarısında bulundu.</p><p>Saulo, "(El Nino koşulları) Bu, kuraklık ve aşırı yağış olasılığını ve dünyanın birçok bölgesinde karada ve denizde sıcak hava dalgaları riskini artıracaktır." görüşünü paylaştı.</p><p>WMO'nun hükümetleri, insani yardım kuruluşlarını ve iklime duyarlı sektörleri desteklemek için Birleşmiş Milletler ve bölgesel düzeyde faaliyetleri koordine etmek üzere benzeri görülmemiş seferberlik başlattığına dikkati çeken Saulo, "Gelişmiş mevsimsel tahminler ve erken uyarılar, can kurtarmak ile ekonomilerimiz ve topluluklarımız üzerindeki etkiyi hafifletmek için hayati önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>EL NİNO VE LA NİNA HAVA OLAYLARI</b></p><p>Pasifik Okyanusu'ndaki El Nino hava olayı, özellikle okyanuslara kıyısı bulunan bölgelerde ve dünya genelinde sıcaklık artışına neden oluyor.</p><p>Bunun tersi şeklinde nitelendirilebilecek La Nina ise dünya için daha soğuk hava koşulları anlamına geliyor.</p><p>El Nino ile La Nina arasındaki geçişte de nötr yani doğal hava olayları geçerli oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/dunya-meteoroloji-orgutu--553_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282464</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmm-aselsanin-abd-menseili-bir-sirkete-satilacagi-iddiasini-yalanladi-282464</link>
      <pubDate>2026-07-03T13:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağı" iddiasını yalanladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağı" iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağı" iddiasını yalanladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin (DMM), NSosyal hesabından, bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın mecralarında yer alan "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağına" dair iddiaya ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Söz konusu iddianın tamamen asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı bildirilen açıklamada, "Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli gücünün en önemli sütunlarından biri olan ASELSAN gibi stratejik öneme sahip milli bir değerimizin yabancı bir şirkete satılması ya da devredilmesi söz konusu değildir. Vatandaşlarımızın, gerçeklerle bağdaşmayan art niyetli açıklama ve paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur." ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/dmm-aselsanin-abd-menseil-146_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282463</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ile-tahranda-bir-araya-geldi-282463</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran'da bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile başkent Tahran'daki Saadabad Sarayı'nda görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran'da bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenine katılmak amacıyla İran'a gelen Yılmaz, Pezeşkiyan ile görüşmesine ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.</p><p>Yılmaz, "Kardeş İran halkının geride bıraktığımız süreçte yaşadığı acıları yürekten paylaşıyoruz. Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın kalıcı hale gelmesi, diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve savaşın ardından normalleşme sürecinin desteklenmesi yönündeki çalışmalara katkı sunmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/1-03072026d18604b6.jpg"/><p>İran ile Türkiye ikili ilişkilerinin, ekonomi, ticaret, enerji ve ulaştırma başta olmak üzere her alanda daha da geliştirilmesi için İranlı muhataplarla işbirliği içinde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>"Nazik kabulleri için Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, Devrim Rehberi Ali Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm İranlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, İran devleti ile dost ve kardeş İran halkına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cumhurbaskani-yardimcisi--367_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282462</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/1-meta-gozluklerde-yeni-donem-bazi-ozellikler-ucretli-hale-geliyor-282462</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meta gözlüklerde yeni dönem! Bazı özellikler ücretli hale geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Meta'nın popüler yapay zeka gözlüklerinde 'Konuşma Odaklanma' özelliğine tam erişim için artık aylık abonelik ücreti ödenmesi gerekiyor. Şirketin bu kararı, özellikle güç kullanıcıları arasında tartışma yarattı ve erişilebilirlik ile gizlilik konularını yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meta gözlüklerde yeni dönem! Bazı özellikler ücretli hale geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meta, akıllı gözlüklerinde yer alan ve kullanıcıların yüz yüze sohbetlerde karşısındaki kişiyi daha iyi duymasını sağlayan 'Konuşma Odaklanma' özelliğine tam erişimi ücretli hale getirdi. Şirketin yeni uygulamasına göre, bu özelliği ayda üç saatten fazla kullanmak isteyenler, her ay 19,99 dolar ödemek zorunda kalacak. Dünyanın dört bir yanındaki Meta gözlük sahipleri, daha önce ücretsiz olarak sunulan bu hizmet için abonelik zorunluluğu ile karşı karşıya kaldı. Meta, ücretsiz aylık kullanım limitini dolduranların, yeni bir abonelik satın almadıkları sürece her ayın başında ücretsiz haklarının yenilenmesini beklemeleri gerektiğini açıkladı.</p><h3>Meta: 'Temel hizmetler ücretsiz kalacak'</h3><p>Meta, abonelik sisteminin devreye alınmasının ardından kullanıcıların tepkileriyle karşılaştı. Şirket yetkilileri, bu adımın bazı özellikler için abonelik sunma deneylerinin bir parçası olduğunu belirtti. Bir Meta sözcüsü, temel hizmetlerin ücretsiz olarak sunulmaya devam edeceğini vurguladı. Ayrıca, canlı çeviri ve sesli asistan gibi diğer yerleşik yapay zeka özelliklerine erişimde herhangi bir kısıtlama olmayacağı ifade edildi. Şirket, kullanıcıların her biri için belirli bir ücretsiz aylık kullanım hakkı tanımlandığını ve bu hakların dolması durumunda abonelik gerekeceğini duyurdu. Meta One Premium abonelerine ise Konuşma Odaklanma özelliğini ayda 15 saate kadar kullanma imkânı tanındı. Ancak, Meta One abonelikleri şu an için yalnızca belirli ülkelerde kullanılabiliyor ve Birleşik Krallık'ta bu hizmet sunulmuyor.</p><h3>Kullanıcılar ve erişilebilirlik tartışması büyüyor</h3><p>Meta'nın ücretli abonelik kararı, özellikle erişilebilirlik açısından tartışma yarattı. Kullanıcılar, Konuşma Odaklanma özelliğinin ücretsiz sunulmasının işitme zorluğu yaşayanlar için kritik olduğuna dikkat çekti. Bazı kullanıcılar, Meta Ray-Ban ürün lideri David Woodland'a yazdıkları mesajlarda, bu özelliğin ücretli hale getirilmesinin yanlış olduğunu savundu. Meta'nın açıklamalarına göre, abonelik sistemi esas olarak 'güç kullanıcıları'nı hedefliyor ve çoğu gözlük sahibi, mevcut ücretsiz süreyle ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Yine de sınırsız erişim talep eden kullanıcılar, şirketin sunduğu abonelik paketlerinin yetersiz kaldığını düşünüyor.</p><h3>Meta gözlüklerinde gizlilik ve güvenlik endişeleri</h3><p>Meta'nın Ray-Ban akıllı gözlükleri, piyasadaki en popüler cihazlar arasında yer alıyor. Ancak, bu gözlükler gizlilik ve güvenlik tartışmalarının da odağında bulunuyor. Kadın kullanıcılar başta olmak üzere bazı kişiler, bilgileri ve rızaları dışında kaydedildiklerinden şikayetçi oldu. Meta, gözlüklerin üzerinde kayıt sırasında yanan bir ışık bulunduğunu ve bu ışık kapalıysa kayıt işleminin gerçekleşmediğini belirtti. Buna rağmen şirket, ürünlerinin kötüye kullanımı ve güvenliği konusunda sürekli baskı altında. Ayrıca, Kenya merkezli bazı çalışanların, Meta'nın yapay zekasını eğitmek için grafik içeriklerle karşı karşıya kaldıklarını iddia etmesinin ardından, şirketin bu alandaki iş ortaklarından biriyle olan büyük sözleşmesini sonlandırdığı açıklandı. Meta, BBC'ye yaptığı açıklamada, bu kararın ilgili şirketin standartlarını karşılamamasından kaynaklandığını bildirdi.</p><h3>Meta gözlüklerinde fiyat ve erişim detayları</h3><p>Meta'nın Ray-Ban iş birliğiyle ürettiği akıllı gözlüklerin fiyatı Birleşik Krallık'ta 269 sterlin, ABD'de ise 299 dolar olarak belirlendi. Şirket, bu gözlüklerin işitme cihazı olarak kullanılmaması gerektiğini açıkça ifade etti. Yine de Konuşma Odaklanma gibi özellikler, erişilebilirlik konusunda önemli bir avantaj sunduğu için birçok kullanıcı tarafından takdir ediliyor. Meta, yeni abonelik modelinin kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik bir adım olduğunu savunurken, abonelik sisteminin kapsamı ve erişim koşulları hakkında yapılan eleştiriler devam ediyor. Şirket, ilerleyen dönemde abonelik kapsamındaki hizmetlerin çeşitliliğini artırmayı ve kullanıcıların geri bildirimlerini dikkate almayı planlıyor.</p><p>Meta'nın Konuşma Odaklanma özelliğine getirdiği abonelik zorunluluğu, hem kullanıcıların hem de teknoloji dünyasının gündeminde yerini koruyor. Şirketin yeni politikası, erişilebilirlik ve gizlilik dengesini tartışmaya açarken, Meta gözlüklerinin gelecekte sunacağı hizmetler ve kullanıcıların tepkileri merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/1-meta-gozluklerde-yeni-d-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282461</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tek-enjeksiyonun-etkisi-sasirtti-eklemler-yeniden-olustu-282461</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tek enjeksiyonun etkisi şaşırttı! Eklemler yeniden oluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Colorado Üniversitesi Boulder ekibi, osteoartrit(kireçlenme) tedavisinde tek enjeksiyonla dört haftada iyileşme sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. Hayvan deneylerinde elde edilen sonuçlar, eklem sağlığı için umut vadederken, araştırmacılar insan klinik denemelerine bir adım daha yaklaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tek enjeksiyonun etkisi şaşırttı! Eklemler yeniden oluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Colorado Üniversitesi Boulder araştırmacıları, osteoartrit (kireçlenme) tedavisinde devrim yaratabilecek yeni bir enjeksiyon yöntemini hayvanlar üzerinde başarıyla test etti. Elde edilen bulgulara göre, hasarlı eklemlere uygulanan tek doz yavaş salınımlı ilaç enjeksiyonu, dört hafta gibi kısa bir sürede eklem sağlığını geri kazandırıyor. Deneylerin ilk aşamasında hayvanlarda kaydedilen bu hızlı iyileşme, insanlarda da benzer sonuçlar alınabileceğine dair güçlü ipuçları sunuyor. Ekip, insan hücreleriyle yapılan laboratuvar testlerinde de olumlu gelişmeler gözlemledi ve yöntemin insan dokusu üzerinde yeniden yapılanmayı destekleyebileceğini belirledi. Sonuçlar, osteoartrit hastaları için uzun süredir beklenen kalıcı bir tedavi umudunu güçlendiriyor.</p><h3>Stephanie Bryant: 'Osteoartriti tamamen sona erdirmek istiyoruz'</h3><p>Çalışmanın başındaki isimlerden kimya ve biyoloji mühendisi Prof. Dr. Stephanie Bryant, hedeflerinin yalnızca ağrıyı hafifletmek veya hastalığın ilerlemesini durdurmak olmadığını, osteoartriti kökten sona erdirmeyi amaçladıklarını açıkladı. Bryant, "İki yıl içinde, bir hayal projesinden bu tedaviyi geliştirme aşamasına geldik ve şimdi hayvanlarda osteoartriti tersine çevirdiğimizi gösterdik" dedi. Araştırma ekibi, bir sonraki aşamada güvenlik ve toksikoloji verilerini artırarak insan klinik denemelerine geçmeyi planlıyor. Bryant, "Tek bir enjeksiyonun, hastaların eklemlerini onarmasına ve sağlıklı bir yaşama dönmesine imkan tanıyacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, osteoartrit tedavisine yönelik beklentileri yükseltti.</p><h3>Hayvan deneylerinde hızlı iyileşme, insan testleri için hazırlıklar sürüyor</h3><p>Osteoartritin, eklem kıkırdağının kronik kaybı nedeniyle milyonlarca kişide ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açtığı biliniyor. Colorado Üniversitesi Boulder ekibinin geliştirdiği enjeksiyon tedavisi, vücudun kendi kıkırdak ve kemik hücrelerini onarıma teşvik eden yenilikçi bir ilaç dağıtım sistemi içeriyor. Araştırmacılar, enjeksiyonun ardından eklemlerin dört ila sekiz hafta içinde kendiliğinden sağlıklı bir yapıya kavuştuğunu belirtti. Eklem protezi geçiren hastalardan alınan insan hücreleriyle yapılan laboratuvar testleri de, bu tedavinin insan dokusunu yeniden oluşturma potansiyeli taşıdığını gösterdi. Elde edilen sonuçlar henüz hakemli dergilerde yayımlanmasa da, bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Araştırma, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'nın ARPA-H programı kapsamında finanse ediliyor.</p><h3>Osteoartrit tedavisinde yeni seçenekler yolda</h3><p>Bugüne dek osteoartrit hastaları için kalıcı bir tedavi bulunmuyordu. Mevcut yöntemler, ya ağrıyı yönetmeye odaklanıyor ya da eklemin metal veya plastik bir protezle değiştirilmesini gerektiriyordu. Colorado Üniversitesi'nin yeni enjeksiyon yöntemi, vücudun kendi hücrelerini hasarlı eklemleri onarmaya yönlendiren bir çözüm sunuyor. Ekip, aynı zamanda kıkırdak boşluklarını kapatan ve hücreleri yönlendiren bir implant üzerinde de çalışıyor. Nihai hedef, osteoartritin farklı evreleri için çeşitli tedavi seçenekleri geliştirmek. Uzmanlar, düzenli egzersizin ve kasların güçlendirilmesinin eklem sağlığına katkı sunduğunu hatırlatırken, yeni tedavi yöntemlerinin hastaların yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekiyor. Stanford Üniversitesi'nin bu yıl açıkladığı araştırmada ise, yaşlanmaya bağlı kıkırdak kaybından sorumlu bir proteinin tespit edilmesiyle, bu proteinin azaltılmasının eklem sağlığını koruyabileceği belirtildi. Ayrıca, semaglutid içeren ilaçların da osteoartrit tedavisinde umut vadeden sonuçlar verdiği bildirildi.</p><h3>İnsan denemeleri için geri sayım başladı</h3><p>Colorado Üniversitesi Boulder ekibi, önümüzdeki 18 ay içinde insan klinik denemelerine başlamayı hedefliyor. Bu süreçte, hayvan deneylerinin ikinci aşamasından elde edilecek güvenlik ve toksikoloji verileri belirleyici olacak. Osteoartritin dört farklı evresi bulunduğu için, yeni tedavi seçeneklerinin her aşamaya uygun şekilde geliştirilmesi planlanıyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin milyonlarca hastaya umut olabileceğini vurgularken, araştırmanın finansmanının ABD'nin ARPA-H programı tarafından sağlandığını belirtti. Eklem sağlığı alanında yaşanan bu ilerlemeler, bilim dünyasında heyecan yaratırken, hastalar ve yakınları için de yeni bir umut kapısı aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, Colorado Üniversitesi Boulder tarafından geliştirilen tek enjeksiyonluk osteoartrit tedavisi, hayvan deneylerinde sağlanan hızlı iyileşme ile dikkat çekiyor. İnsan klinik denemelerine hazırlıklar devam ederken, bu yöntemin yakın gelecekte osteoartrit hastalarına kalıcı çözüm sunabileceği belirtiliyor. Araştırma ekibi ve uzmanlar, eklem sağlığı konusunda yaşanan bu gelişmelerin, milyonlarca kişiye daha sağlıklı bir yaşam vadedebileceğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tek-enjeksiyonun-etkisi-s-599_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282460</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-uzerinden-avrupalilari-dolandiran-suc-sebekesi-cokertildi-282460</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul üzerinden Avrupalıları dolandıran suç şebekesi çökertildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da kurulan bir çağrı merkezi üzerinden kendilerini polis, savcı, asker ve banka görevlisi olarak tanıtarak Avrupalıları dolandıran suç şebekesinin çökertildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul üzerinden Avrupalıları dolandıran suç şebekesi çökertildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da kurulan bir çağrı merkezi üzerinden kendilerini polis, savcı, asker ve banka görevlisi olarak tanıtarak Avrupalıları dolandıran suç şebekesinin çökertildiğini bildirdi.</p><p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içinde, uluslararası suç organizasyonlarına, siber dolandırıcılık ağlarına ve suç gelirlerinin aklanmasına karşı kararlılıkla mücadele ettiklerini belirtti.</p><p>Bu kapsamda bir suç şebekesinin çökertildiğini aktaran Gürlek, "Çekya adli makamlarınca uluslararası adli yardımlaşma kapsamında iletilen bilgi ve belgeler doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde yürütülen soruşturma neticesinde uluslararası bir dolandırıcılık şebekesi çökertilmiştir." ifadelerini kullandı.</p><p>Soruşturma kapsamındaki operasyona ilişkin bilgi veren Gürlek, şöyle devam etti:</p><p>"İstanbul'da kurulan bir çağrı merkezi üzerinden yapay zeka destekli yazılımlar kullanılarak Avrupa ülkelerinde yaşayan kişileri polis, savcı, asker ve banka görevlisi sıfatlarıyla arayan şüphelilerin çok sayıda Çekya vatandaşını ve Avrupalıyı dolandırarak yüksek miktarda haksız menfaat temin ettikleri anlaşılmıştır. Maslak'ta bir iş merkezinde faaliyet gösterdiği belirlenen çağrı merkezinde, 80 yabancı uyruklu şahsın bulunduğu, mağdurlardan elde edilen suç gelirlerinin banka hesapları ve kripto varlık platformları üzerinden transfer edilerek aklanmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Bu kapsamda İstanbul'da eş zamanlı 3 ayrı adrese operasyon düzenlenmiş, suçta kullanıldığı tespit edilen çok sayıda dijital materyale incelenmek üzere el konulmuştur."</p><p>Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonda görev alan personeli tebrik eden Gürlek, "Suçla mücadelede ulusal ve uluslararası iş birliğimizi güçlendirerek, hukuk güvenliğini ve kamu düzenini koruma kararlılığımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p><b>51 ZANLI GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Uluslararası suç örgütünün çağrı merkezi, yöneticileri ve uluslararası yapılanmasını tespit eden ekipler, teknik ve fiziki takiplerin ardından belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.</p><p>Operasyonda 51 şüpheli gözaltına alındı.</p><p><b>BAŞSAVCILIĞIN AÇIKLAMASI</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Çek Cumhuriyeti adli makamlarınca uluslararası adli yardımlaşma çerçevesinde başsavcılığa iletilen bilgi ve belgeler doğrultusunda çalışma yapıldığı belirtildi.</p><p>Yabancı uyruklu şahıslar tarafından organize edilen uluslararası nitelikte dolandırıcılığa yönelik suç organizasyonunun deşifre edildiği bildirilen açıklamada, "Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda, İstanbul'da faaliyet gösteren bir çağrı merkezi üzerinden Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların, kendilerini polis, savcı, banka veya merkez bankası görevlisi olarak tanıtan şahıslar tarafından sistematik şekilde dolandırıldığı, mağdurlardan haksız şekilde temin edilen suç gelirlerinin farklı yöntemlerle aklandığı tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.</p><p>Açıklamada, yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda, söz konusu suç organizasyonunun İstanbul'un Maslak bölgesinde bulunan bir iş merkezinde faaliyet gösteren çağrı merkezi üzerinden yönetildiği, iş yerinde 80 yabancı uyruklu şahsın bulunduğu ve bu şahısların suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyet yürüttüğünün tespit edildiği aktarıldı.</p><p>İş yerinin aracı firmalar üzerinden kiralandığı ve faaliyetlerin gizliliğini sağlamak amacıyla herhangi bir kurumsal görünürlük oluşturulmadığının belirlendiği anlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Yürütülen soruşturmada, şüphelilerin organize şekilde hareket ederek çok sayıda Çek Cumhuriyeti vatandaşını dolandırdıkları, bu yöntemle mağdurlardan yüksek miktarda haksız menfaat temin ederek önemli ölçüde maddi zarara neden oldukları ve dolandırıcılık faaliyetlerini İstanbul'dan organize ettikleri tespit edilmiştir. Çağrı merkezinde bulunan bilgisayarlar üzerinden</p><p>yapay zeka destekli yazılımlar kullanılarak Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların polis, savcı, asker ve banka görevlisi sıfatları kullanılarak arandıkları, mağdurlardan elde edilen suç gelirlerinin ise banka hesapları ve kripto varlık platformları aracılığıyla transfer edilerek aklandığı belirlenmiştir."</p><p>Açıklamada, suç organizasyonunun ofis olarak kullandığı iş yeri ile şüphelilerin ikamet olarak kullandıkları yerler olmak üzere İstanbul'da 3 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği bildirildi.</p><p>Suçta kullanıldığı tespit edilen çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edilen açıklamada, dijital deliller üzerinde yürütülen incelemelerde örgütün faaliyetlerinin tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve diğer mağdurların tespitine yönelik çalışmaların devam ettiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/istanbulda-bir-cagri-merk-349_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282459</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/en-dusuk-emekli-ayligi-23552-tl-oluyor-ak-partinin-hazirladigi-kanun-teklifi-mecliste-282459</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[En düşük emekli aylığı 23,552 TL oluyor... AK Parti'nin hazırladığı kanun teklifi Meclis'te]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti, en düşük emekli aylığı maaşı teklifini Meclis'e sundu En düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL oluyor. Ayrıntılar 24 TV ekranlarında karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[En düşük emekli aylığı 23,552 TL oluyor... AK Parti'nin hazırladığı kanun teklifi Meclis'te]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.</p><p><b>Ayrıntıları 24 TV Ankara Haber Müdürü Mustafa Daştan aktardı.</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video16-03072026e3082bf6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Teklifle, Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan değişiklikle, atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde 2 sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerden memur kadrolarına atanabilmek için 5 yıl olarak öngörülen hizmet süresi şartı 10 yıla çıkarılacak.</p><p>Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu'nda, sinema desteklerinin yalnızca genel bütçeden ayrılacak ödeneklere bağlı kalmaksızın sürekli ve sürdürülebilir bir kaynak yapısına kavuşturulması ve destek mekanizmasının güçlendirilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurul ve komisyonlarca uygun görülen sinema sektörü destekleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin kullanım alanına dahil ediliyor.</p><p>Kanun'da yapılan diğer bir değişiklikle, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Bakanlığa yapılacak başvurulardan tahsil edilecek hizmet bedelleri ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ve internet platform işletmecilerinden sinema sektörü için kesilecek yüzde 2'lik paylar doğrudan Bakanlık döner sermaye hesabına gelir kaydedilecek.</p><p>Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na ihdas edilen hükümle, kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere, Kanun kapsamındaki Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve başvurulardan kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere düzenlemeye eklenen Ücret Tarifesi'ndeki hizmet bedelleri alınacak.</p><p>Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılacak. Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedilecek.</p><p>Tarifede belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanacak.</p><p>Hüküm kapsamında yapılacak başvurular ve sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.</p><p><b>SÜRÜCÜ BELGELERİNE YÖNELİK DÜZENLEME</b></p><p>Teklifle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, ilk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren 2 yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilecek.</p><p>Aday sürücülük süresi içinde, Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi, 75 ceza puanının aşılması, araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi ve Kanun'da yer alan dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ile sürücülerin ve yolcuların koruyucu sistemleri kullanma zorunluluğuna ilişkin hükümlerin herhangi birinin 3 kez ihlal edilmesi halinde aday sürücü belgesi iptal edilecek.</p><p>Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunlu olacak.</p><p>Aday sürücü belgesi iptal işlemleri, Kanun'da görev ve yetkileri belirtilen trafik zabıtasınca yapılacak.</p><p><b>SİVİL HAVACILIK SEKTÖRÜ</b></p><p>Kanun teklifiyle Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasına uyum sağlanması amacıyla Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun "Kurtarma ve yardım" başlıklı hükmünde değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ulaştırma Bakanlığı, kazaya uğramış, zor durumda kalan ve tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesini sağlayacak. Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer, kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlü olacak.</p><p>Kanun'da yapılan değişiklikle hüküm altına alınan "Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti" başlıklı maddeye göre, Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri halinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunlu olacak. Bu hükmün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, gerekli hallerde Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri ve Ticaret bakanlıklarıyla işbirliği yapacak.</p><p>Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunlu olacak.</p><p>Havacılık işletmelerinin alması gereken sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak şekilde etkili olması, ihlallerin önüne geçilmesi, sektörün daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlaması amacıyla Kanun'un "Kabahat oluşturan davranışlar" başlıklı hükmünde öngörülen idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için 5 katı olarak uygulanacak.</p><p><b>İMALAT VE TURİZME YÖNELİK DÜZENLEMELER</b></p><p>İşsizlik Sigortası Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarınca, imalat sektöründe 2025, 2026 ve 2027 yılında istihdamın korunması amacıyla teşvik ve destek programlarının uygulanması sürdürülecek. İstihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanmasına ilişkin süre 31 Aralık 2026'dan 31 Aralık 2028'e uzatılacak.</p><p>Kanun'a eklenen hükme göre, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerinde, bu yılın mayıs ila aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükmü kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işyerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak.</p><p>İşyeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve SGK'ye prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu hükümde belirtilen destekten yararlanılamayacak. Ancak SGK'ye olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ilgili hükmüne göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, unvan veya iş birimi altında açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis edildiğinin anlaşılması halinde, Fon'dan karşılanan tutar, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecek.</p><p>Bu yılın mayıs ila aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını SGK'ye bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Fon'dan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak ve bu işyerleri hakkında bu düzenleme hükümleri uygulanmayacak. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı mayıs ila aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin 10'da birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda SGK tarafından yapılacak ihtar üzerine 15 günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu düzenleme hükümleri uygulanmaya devam edecek. Bu düzenleme hükümleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacak.</p><p>Bu kapsamdaki destekten yararlanan işyerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması halinde, bu hüküm uyarınca sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait SGK'ye ödenmesi gereken sigorta primi tutarını aşamayacak. Fon'dan bu kapsamda karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacak. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenecek.</p><p>Bu hüküm bu yılın mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/en-dusuk-emekli-ayligi-23-363_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282458</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kpss-yerlestirme-tercihleri-9-16-temmuz-tarihlerinde-yapilacak-282458</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KPSS yerleştirme tercihleri 9-16 Temmuz tarihlerinde yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) kapsamında yerleştirme tercihlerinin 9-16 Temmuz tarihlerinde yapılacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KPSS yerleştirme tercihleri 9-16 Temmuz tarihlerinde yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamada, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca yerleştirme yapılacağı belirtildi.</p><p>Bu kapsamda KPSS-2026/1 Tercih Kılavuzu'nun yayımlandığı aktarılan açıklamada, "Adaylar tercihlerini, 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapabilecek. Tercih işlemleri 9 Temmuz 2026 tarihinde saat 09.00'da başlayacak ve 16 Temmuz 2026 tarihinde saat 23.59'da sona erecektir." ifadelerine yer verildi.</p>Tercih yapacak adaylar, işlemlerini ÖSYM'nin <strong>https://ais.osym.gov.tr</strong> adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle bireysel olarak yapabilecek.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/kpss-yerlestirme-tercihle-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282457</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-zirvesi-scheffer-turkiyenin-ev-sahibi-rolunu-yeniden-ustlenmesinin-vakti-coktan-gelmisti-282457</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi... Scheffer: Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'ne Ankara'nın ev sahipliği yapmasının altında ülkenin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının yattığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Zirvesi... Scheffer: Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop  Scheffer, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği ve Hollanda merkezli Clingendael Enstitüsünün ortaklaşa düzenlediği "Lahey'den Ankara Zirvesi'ne: Dönüşen Küresel Güvenlik Ortamında NATO'nun Geleceği" panelinin ardından değerlendirmelerde bulundu.</p><p>NATO'nun kuruluşundan bu yana köklü dönüşümlerden geçtiğini ifade eden de Hoop Scheffer, İttifak'ın Soğuk Savaş boyunca ABD'nin şemsiyesi altında Avrupa'yı koruduğunu, ardından Berlin Duvarı'nın yıkıldığını ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünün geldiğini hatırlattı.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun "sınır ötesi operasyon kabiliyetine sahip" anlamına gelen, "seferi" diye nitelendirdiği yapıya dönüştüğünü belirterek, Afganistan'a yapılan müdahalenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı kapsamında Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) adıyla komutası NATO'da olan bir misyon halini aldığını anımsattı.</p><p>Eski NATO Genel Sekreteri, "Bugün NATO, hibrit savaşlarda yapay zeka ortamında faaliyet gösteriyor, hibrit savaşlara hazırlanmalı. Dolayısıyla şu anda NATO 3.0'a doğru ilerliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"ANKARA ZİRVESİ, BİRÇOK KONUDA MUTABAKAT SAĞLAMALIDIR VE İNANIYORUM Kİ SAĞLAYACAKTIR"</b></p><p>De Hoop Scheffer, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nden beklentilerini de dile getirdi.</p><p>"Ankara Zirvesi, birçok konuda mutabakat sağlamalıdır ve inanıyorum ki sağlayacaktır." görüşünü paylaşan de Hoop Scheffer, bunlardan birinin, İttifak üyelerinin mali yükümlülüklerini yerine getirmeleri olduğunun altını çizdi.</p><p>De Hoop Scheffer, geçen sene Lahey'de yapılan NATO Zirvesi'nde savunma harcamalarının yüzde 5'e çıkarılması taahhüdünü anımsatarak, Ankara'daki zirvede de bu yükümlülüğün gözden geçirileceğini vurguladı.</p><p>Zirvede mali konuların yanı sıra Ukrayna'da devam eden savaşın ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de ele alınacağını anlatan de Hoop Scheffer, "Orta Doğu'ya doğrudan müdahale etmek, NATO'nun görev tanımında yer almıyor ancak küresel güvenliğin bölünmez bir bütün olduğu gerçeği de yadsınamaz." ifadesini kullandı.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun dağılacağı iddialarına ilişkin de şunları kaydetti:</p><p>"NATO, dağılmayacak. NATO, tarihi boyunca pek çok kez ağır hasta ya da ölü ilan edildi. NATO, elbette Çin veya Hint-Pasifik dahil dünyada olup bitenlerle siyasi olarak ilgileniyor. Bu durum, NATO'nun bu bölgelerde harekete geçeceği anlamına gelmez ancak güvenlik bölünmez bir kavramdır. Bana kalırsa NATO, Avrupalı müttefiklerin İttifak'ın savunma harcamaları konusunda çok büyük bir sorumluluk üstlenmesi şartıyla hayatta ve aktif olmaya devam edecek. Bu konuda nereden bakarsanız bakın, (ABD) Başkan (Donald) Trump haklı."</p><p>De Hoop Scheffer, NATO için en büyük önceliğin Doğu kanadı olduğunu ancak İttifak'ın Güney kanadının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Eski Genel Sekreter, "Güney kanadı, Türkiye açısından önemli ve dolayısıyla NATO açısından da önem taşıyor." ifadesini kullandı.</p><p><b>"(NATO ANKARA ZİRVESİ) TÜRKİYE'NİN SAHİP OLDUĞU CİDDİYETİN, SİYASİ VE ASKERİ AĞIRLIĞININ BİR KABULÜDÜR"</b></p><p>Türkiye'nin 80 milyonu aşkın nüfusuna, daimi ordusuna ve NATO için sağladığı büyük katma değeriyle zirveye ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu vurgulayan de Hoop Scheffer, "İstanbul'da, Türkiye'de katıldığım ilk zirve olan NATO 2004'ten sonra Türkiye'nin (NATO Zirvesi'ne) ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti. Bu, Türkiye'nin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının bir kabulüdür." dedi.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun Doğu kanadını ve genelde tüm kanatlarını savunma konusundaki kararlılığın artırılması gerektiğini belirterek "Bu konuda Türkiye, önemli bir rol oynuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>NATO'nun geleceğine ilişkin görüşlerini de paylaşan de Hoop Scheffer, şunları kaydetti:</p><p>"NATO'daki senaryo, uzlaşmaya dayalı, Avrupa'daki NATO müttefiklerinin daha fazla sorumluluk üstlendiği bir senaryo olmalı. Başkan Trump, bu konuda haklı. Avrupalı müttefikler olarak çok daha fazlasını yapmalıyız. Dolayısıyla, NATO'nun komuta yapısında bir Avrupalılaşma görüyorum. Daha fazla Avrupalı göreceğiz. Avrupa, doğrudan ABD askeri desteği olmadan da kendini savunmak zorundadır, savunabilmelidir. Bu, ancak İttifak'ın sağladığı nihai nükleer garantinin yürürlükte kalmasıyla mümkündür. Bu garantinin devam edeceğine güvenim tam."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/eski-nato-genel-sekreteri-949_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282456</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/samsun-atakumda-142-metrekare-icradan-satilik-31-dubleks-mesken-282456-282456</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun Atakum'da 142 metrekare 3+1 dubleks mesken icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 11.002.350 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/864 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. </p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 21/08/2026 - 10:06</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 28/08/2026 - 10:06</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 18/09/2026 - 10:06</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 25/09/2026 - 10:06</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2153169/emlak-konut-samsun-atakumda-142-m2-3-1-dubleks-mesken-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/samsun-atakumda-142-metre-866_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282455</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikesir-altieylulde-437-metrekare-icradan-satilik-dukkan-282455-282455</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir Altıeylül'de 437 metrekare dükkan icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 11.550.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/37108 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 27/08/2026 - 14:22</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 03/09/2026 - 14:22</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 24/09/2026 - 14:22</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 01/10/2026 - 14:22</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2153512/emlak-is-yeri-ve-ticari-isletme-balikesir-altieylulde-437-m2-dukkan-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/balikesir-altieylulde-437-482_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282454</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-umraniyede-83-metrekare-icradan-satilik-daire-282454-282454</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Ümraniye'de brüt 83 metrekare daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 4.850.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2023/408 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/08/2026 - 11:49</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 02/09/2026 - 11:49</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 23/09/2026 - 11:49</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 30/09/2026 - 11:49</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2152846/emlak-konut-istanbul-umraniyede-brut-83-m2-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/istanbul-umraniyede-83-me-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282453</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-dezenflasyon-sureci-yeniden-basladi-282453</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon süreci yeniden başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel enerji fiyatları nedeniyle bir süredir kesintiye uğrayan dezenflasyon sürecinin yeniden başladığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon süreci yeniden başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, haziran ayı enflasyon rakamlarını ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini paylaştı.</p><p>Haziranda aylık enflasyonun yüzde 0,99 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Şimşek, "Arz şoklarıyla artan küresel enerji fiyatları nedeniyle kesintiye uğrayan dezenflasyon süreci yeniden başladı. Yıllık enflasyon, haziranda bir önceki aya göre 0,5 puan gerileyerek yüzde 32,1 gerçekleşti." ifadelerini kullandı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg"/></div><h3>TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</h3></a><p><b>GIDA VE AKARYAKIT FİYATLARI ENFLASYONU DESTEKLEDİ</b></p><p>Enflasyonun alt kalemlerine değinen Şimşek, gıda fiyatlarındaki seyir ve enerji maliyetlerindeki düşüşün olumlu etkilerine dikkati çekerek şunları kaydetti;</p><p>Taze meyve ve sebze fiyatlarındaki olumlu seyrin etkisiyle gıda fiyatları aylık yüzde 0,2 artarken akaryakıt fiyatlarındaki düşüş de enflasyon görünümünü destekledi.</p><p>Yılın kalanında emtia fiyatlarında normalleşme, kural bazlı fiyatlama uygulamaları, kira enflasyonunda aşağı yönlü eğilim ve ılımlı talep görünümünün katkısıyla dezenflasyonun devam etmesini bekliyoruz. Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdürüyoruz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/hazine-ve-maliye-bakani-s-357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282452</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/haziranda-fiyati-en-cok-artan-ve-azalan-urunler-belli-oldu-282452</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haziranda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tüketici fiyatları bazında haziranda en yüksek fiyat artışı yüzde 54,26 ile diğer taze meyvelerde görülürken, en çok ucuzlayan ürün yüzde 37,64 ile meyvesi yenen taze veya soğutulmuş sebzeler oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haziranda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, haziranda yüzde 54,26 olan diğer taze meyvelerdeki fiyat artışını, yüzde 44,55 ile yumrulu sebzeler ve yüzde 17,35 ile diğer taze veya soğutulmuş sebzeler (soğan, sarımsak, havuç, mantar, zeytin gibi) kategorileri izledi.</p><p>Haziranda fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 12,85 ile taze turunçgiller, yüzde 8,05 ile konserve edilmiş veya işlenmiş balık ürünleri, yüzde 6,9 ile başka yerde sınıflandırılmamış diğer gıda ürünleri, yüzde 6,27 ile buz, dondurma ve buzlu şerbet (sorbe) yer aldı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg"/></div><h3>TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</h3></a><p><b>EN ÇOK MEYVESİ YENEN SEBZELER UCUZLADI</b></p><p>Geçen ay en fazla fiyat düşüşü, yüzde 37,64 ile meyvesi yenen taze veya soğutulmuş sebzeler (domates, biber, salatalık, kabak gibi) kategorisinde gerçekleşti. Bunu, yüzde 24,8 ile yeşil yapraklı veya saplı taze veya soğutulmuş sebzeler, yüzde 14,21 ile taze veya soğutulmuş yeşil baklagil sebzeleri, yüzde 10,55 ile taze üzümsü meyveler, yüzde 9,54 ile taze hurma, incir ve tropikal meyveler, yüzde 8,96 ile hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı, yüzde 6,29 ile kişisel ulaşım araçları için diğer yakıtlar ve yüzde 4,4 motorin (mazot) takip etti.</p><p>TÜİK'in tüketici fiyatları endeksine göre, hazirandan aylık bazda fiyatları en fazla artan ürünler ile bunların bir önceki aya göre değişim oranları şöyle:</p><table class=""><tbody><tr><td><b>Diğer meyveler, taze</b></td><td class=""><b>54,26</b></td></tr><tr><td>Yumrulu sebzeler</td><td>44,55</td></tr><tr><td>Diğer sebzeler, taze veya soğutulmuş (soğan, sarımsak, havuç, mantar, zeytin gibi)</td><td>17,35</td></tr><tr><td>Turunçgiller, taze</td><td>12,85</td></tr><tr><td>Konserve edilmiş veya işlenmiş balık ürünleri</td><td>8,05</td></tr><tr><td>Başka yerde sınıflandırılmamış diğer gıda ürünleri</td><td>6,9</td></tr><tr><td>Buz, dondurma ve buzlu şerbet (sorbe)</td><td>6,27</td></tr><tr><td>Çay ve demlenerek hazırlanan diğer bitkisel ürünler</td><td>5,88</td></tr><tr><td>Hareket ve günlük yaşam için yardımcı ürünler</td><td>5,31</td></tr><tr><td>Yağlar</td></tr></tbody></table><p>Haziranda fiyatı en fazla düşen seçilmiş maddeler ile bir önceki aya göre değişim oranları ise şöyle:</p><table><tbody><tr><td><b>Meyvesi yenen sebzeler, taze veya soğutulmuş (domates, biber, salatalık, kabak gibi)</b></td><td><b>-37,64</b></td></tr><tr><td>Yeşil yapraklı veya saplı sebzeler, taze veya soğutulmuş</td><td>-24,8</td></tr><tr><td>Yeşil baklagil sebzeleri, taze veya soğutulmuş</td><td>-14,21</td></tr><tr><td>Üzümsü meyveler, taze</td><td>-10,55</td></tr><tr><td>Hurma, incir ve tropikal meyveler, taze</td><td>-9,54</td></tr><tr><td>Hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı</td><td>-8,96</td></tr><tr><td>Kişisel ulaşım araçları için diğer yakıtlar</td><td>-6,29</td></tr><tr><td>Motorin (Mazot)</td><td>-4,4</td></tr><tr><td>Mücevherat ve kol saatleri</td><td>-4,15</td></tr><tr><td>Yumurtalar</td><td>-2,57</td></tr><tr><td>Hava yolu ile yurt içi yolcu taşımacılığı</td><td>-2,47</td></tr><tr><td>Benzin</td><td>-2,45</td></tr><tr><td>Ev hayvanları ve diğer evcil hayvanlar için ürünler</td><td>-2,44</td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/haziranda-fiyati-en-cok-a-996_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282451</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/vali-gul-acikladi-istanbulda-son-5-senedir-aydinlatilamayan-tek-bir-cinayet-yok-282451</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vali Gül açıkladı: İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayetin olmadığını, kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranlarının her geçen gün arttığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vali Gül açıkladı: İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde (AFAD) gerçekleştirilen emniyet verileri değerlendirme toplantısında, İstanbul'un ilk 6 ayına ilişkin güncel emniyet verilerini, 2025 yılının aynı dönemiyle karşılaştırmalı olarak açıkladı.</p><p>İstanbul'un yerleşik nüfusu ve turizm potansiyeliyle dünyada nüfus hareketliliğinin yoğun olduğu en güvenli şehirlerden biri olduğunu kaydeden Gül, kentin huzur ve güvenliği için mesai mefhumu gözetmeden çalıştıklarını söyledi.</p><p>Vali Gül, 2026 yılının ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonların yüzde 51 arttığını, 2 bin 954 kişinin yakalandığını, 619 kişinin tutuklandığını, 434 kişiye adli kontrol tedbirinin uygulandığını bildirdi.</p><p>Bu yılın ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine oranla kişilere karşı işlenen suçlar ile mal varlığına karşı işlenen suçlarda düşüşün devam ettiğini belirten Gül, "Bunların kırılımına baktığımızda 2026 yılının ilk 6 ayında bir önceki yıla göre otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Vali Gül, "İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok. Kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranları her geçen gün artıyor. Dolayısıyla suçların tekrarı önleniyor. Bütün bu başarıların arkasında araç sayımızın, polis ve jandarma personelimizin artmasının, teknolojinin, kameraların ve istihbaratın bütün imkanlarını en üst düzeyde kullanmamızın büyük payı var." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Ruhsatsız silahlanmayı sadece basit bir kural ihlali olarak görmediklerinin altını çizen Gül, "Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre rakamların düşmesinin nedeni şu, ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması bu konuda asıl kırılma noktası oldu. 'Yakalanırsam bir şey olmaz.' düşüncesi geride kaldı." diye konuştu.</p><p>Gül, kayıt dışı günübirlik kiralanan konutları şehrin huzurunu ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir risk alanı olarak gördüklerini, bu konuda yapılan denetimlerde ilk 6 ayda 309 konuta 53 buçuk milyon lira cezai işlem uygulandığını belirtti.</p><p>Organize suç örgütlerine ilişkin verileri paylaşan Gül, "Yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, bakanlığımızın kararlı mücadelesi sayesinde bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı döneminde operasyon sayımız arttı. 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı, 1356 şahıs tutuklandı. Yaklaşık 58 milyar lira değerinde mal varlığına el konuldu. Suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 1829 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında düştü. Suç örgütlerine, onları besleyen karanlık yapılara göz açtırmayacağız. Milletimizin huzurunu bozmalarına müsaade etmeyeceğiz." şeklinde konuştu.</p><p><b>1 MİLYON 700 BİN LİTRE KAÇAK AKARYAKIT YAKALANDI</b></p><p>Vali Gül, organize suç ve terör yapılarının kaçakçılıktan beslendiğine vurgu yaparak, kaçakçılık alanında geçen yılın aynı dönemine göre artan operasyonlar neticesinde yakalanan sayısının yüzde 9, tutuklu sayısının yüzde 117 arttığını, ele geçirilen kaçak ürünlerle engellenen vergi kaybının bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 katına çıktığını, kaçak akaryakıtta yakalanan miktarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre olduğunu söyledi.</p><p>Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele konusunda çok boyutlu çalışmalar yaptıklarını bildiren Gül, "En İyi Narkotik Polisi Anne" projesiyle anneleri bilinçlendirmeye devam ettiklerini anlattı.</p><p>Kentteki trafik sorununa ve kaza oranlarına değinen Gül, şunları kaydetti:</p><p>"Şehrimizin her noktasında denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. Denetim sayımızın geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 4 artışla 9 milyon 800 bine yaklaşmasına rağmen maalesef ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı ile can kaybımızın yükseldiğini görüyoruz ve bu kazaların yüzde 63'ünün motosiklet ve motorlu bisikletten kaynaklandığını görüyoruz. Denetimleri ceza yazmak için yapmıyoruz. En büyük amacımız vatandaşlarımızın güvenli ulaşımı, hiç kimsenin canının ve malının zarar görmemesi. Evlatlarımızı taşıyan okul servislerine denetimlerimiz bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31, ticari taksilere yüzde 57, usulsüz çakar kullananlara yüzde 5 oranında arttı. Diğer taraftan işlem sayıları düştü. Bu bize, sahadaki çalışmalarımızın etkisini gösteriyor."</p><p>Vali Gül, düzensiz göçle mücadele noktasında insan onurunu esas alan, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, vicdan ve hukuk dengesini gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade ederek, "Mücadelemizde işimizi kolaylaştıran Mobil Göç Noktaları'yla yaptığımız kimlik denetimleri, geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 4 artışla 650 bine yaklaştı. Bu konuda insanı merkez alan yaklaşımımız neticesinde, dikkat ederseniz, göç artık şehrimizde bir kriz başlığı olmaktan çıktı." dedi.</p><p><b>"ORMANLARIMIZI HAVADAN VE KARADAN 7/24 KONTROL EDİYORUZ"</b></p><p>Yaz mevsimi tedbirlerini de açıklayan Gül, "Orman yangını riskini en aza indirebilmek, içimizi yakacak manzaralarla karşılaşmamak için 8 Haziran'dan 15 Ekim'e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ayrıca havai fişek ile benzeri patlayıcı, yangın çıkarıcı, yanıcı eğlence araçlarının satılmasını, kullanılmasını 16 Temmuz-28 Ekim tarihleri arasında yasakladık. Ormanlarımızı havadan ve karadan 7/24 kontrol ediyoruz." açıklamasını yaptı.</p><p>Sahil ve plajların güvenliğini sağlamak, boğulma vakalarını engellemek için 179 ekip ve 1025 personelle denetim ve kontrollere devam ettiklerini belirten Gül, yangın riskinin yüksek olduğu bu dönemde ormanlık alanlarda keyfi davranılmaması ve tedbirin elden bırakmaması, güvenli alanlarda ve cankurtaranın olduğu plajlarda denize girilmesi uyarısında bulundu.</p><p>Açıklamada Vali Gül'e, Vali Yardımcısı Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/vali-gul-acikladi-istanbu-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282450</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/netflixte-heroes-surprizi-efsane-dizi-yillar-sonra-geri-dondu-282450</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netflix'te Heroes sürprizi! Efsane dizi yıllar sonra geri döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Netflix, süper kahraman dizisi Heroes'un dört sezonunu yeniden izleyiciyle buluşturdu. Heroes, 2000'li yılların kült dizileri arasında yer alırken, özellikle ilk sezonuyla büyük övgü toplamıştı. Dizi, yıllar sonra dijital platformda tekrar gündeme geldi ve hayranlarını heyecanlandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netflix'te Heroes sürprizi! Efsane dizi yıllar sonra geri döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, uzun bir aradan sonra süper kahraman dizisi Heroes'un dört sezonunu tekrar yayınlamaya başladı. 2006'da ekranlara gelen ve kısa sürede geniş bir hayran kitlesi edinen Heroes, olağan insanların beklenmedik süper güçler kazanmasını konu alıyor. Dizi, ilk sezonunda elde ettiği büyük başarı ve sekiz Emmy adaylığı ile adından söz ettirmişti. Heroes, yıllar sonra Netflix'te yeniden izleyiciyle buluşarak nostalji rüzgârı estiriyor. Bu gelişme, hem eski hayranlar hem de yeni nesil izleyiciler için önemli bir fırsat olarak öne çıkıyor.</p><h3>Netflix, Heroes dizisini yeniden kataloğuna ekledi</h3><p>Heroes dizisinin dört sezonu, 2010'daki finalinin ardından bir süre Netflix'te yer aldıktan sonra 2016'da platformdan kaldırılmıştı. O tarihten bu yana diziyi izlemek isteyenler farklı platformlarda arayışa girmişti. 2020 yılında Peacock'un açılışında kısa süreliğine yayınlanan NBC'nin bu kült dizisi, 2025 itibarıyla oradan da kaldırıldı. Netflix'in Heroes'u tekrar kataloğuna eklemesi, dizinin eski popülerliğini yeniden kazanmasına zemin hazırladı. Özellikle süper kahraman temalı yapımların artış gösterdiği günümüzde, Heroes'un dijital platformda tekrar izlenebilir olması dikkat çekiyor. Netflix, bu hamlesiyle hem nostaljik izleyicileri hem de yeni nesil dizi tutkunlarını hedefliyor.</p><h3>Heroes'un ilk sezonu süper kahraman dizilerine ilham verdi</h3><p>Heroes, 2000'li yıllarda Lost, Fringe ve Battlestar Galactica gibi dönemin kült dizileriyle birlikte televizyon dünyasında bilim kurgu ve süper kahraman türüne yeni bir soluk getirdi. Özellikle ilk sezonunda eleştirmenlerden ve izleyicilerden aldığı olumlu yorumlarla adını duyuran dizi, Emmy adaylıkları ve yüksek reytinglerle başarısını kanıtladı. Ancak 2007-2008 WGA grevi nedeniyle ikinci sezonu yarım kalan dizi, bu süreçte birçok hikâyeyi tamamlayamadı. Sonraki sezonlarda izleyici ilgisinde yaşanan düşüş ve artan prodüksiyon maliyetleri nedeniyle Heroes, dördüncü sezonun ardından iptal edildi. Yaratıcısı Tim Kring, dizinin ilk sezonunun başarısını her zaman özel bulduğunu vurgularken, sürdürülebilirlik konusunda yaşanan zorluklara dikkat çekti. 2015 yılında "Heroes Reborn" adıyla 13 bölümlük bir mini diziyle yeniden izleyici karşısına çıkan yapım, orijinal serinin etkisini tekrar yakalamayı hedefledi.</p><p>Heroes'un ilk sezonunda sergilediği yenilikçi anlatım ve sıradan insanların süper kahramanlara dönüşmesi teması, Marvel Sinematik Evreni ve The Boys gibi son yılların popüler yapımlarına da ilham verdi. Dizi, izleyicilere farklı karakterlerin hikâyeleri üzerinden toplumsal ve bireysel dönüşümü aktardı. Heroes'un Netflix'e dönmesi, süper kahraman türüne ilgi duyanlar için arşiv niteliğinde bir fırsat sunuyor.</p><p>Heroes dizisinin Netflix kataloğuna tekrar dahil edilmesi, hem eski hem de yeni izleyiciler için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Özellikle süper kahraman temalı dizilerin popülerliğini koruduğu bu dönemde, Heroes'un tekrar gündeme gelmesi türün meraklılarını heyecanlandırdı. Dizi, ilk sezonundaki başarıyı ve yarattığı etkiyi yeniden hatırlatırken, yeni izleyicilere de farklı bir deneyim sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/netflixte-heroes-surprizi-488_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282449</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kreatinin-etkisi-sasirtti-bagisiklik-sistemi-kanserle-daha-guclu-savasiyor-282449</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kreatinin etkisi şaşırttı! Bağışıklık sistemi kanserle daha güçlü savaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[UCLA'da yürütülen yeni bir araştırma, kreatin takviyesinin kanser immünoterapisinde bağışıklık sisteminin etkinliğini önemli ölçüde artırabileceğini ortaya koydu. Kreatin, yalnızca öldürücü T hücrelerini değil, aynı zamanda bu hücreleri aktive eden dendritik hücreleri de güçlendirerek tedaviye yeni bir boyut kazandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kreatinin etkisi şaşırttı! Bağışıklık sistemi kanserle daha güçlü savaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UCLA'da gerçekleştirilen güncel bir bilimsel araştırma, sporcular arasında yaygın olarak kullanılan kreatin takviyesinin, kanser immünoterapisinde bağışıklık sisteminin gücünü artırabileceğini gösterdi. Araştırmada, kreatinin yalnızca öldürücü T hücrelerinin aktivitesini yükseltmekle kalmadığı, aynı zamanda bu hücreleri tümörlere yönlendiren ve aktive eden dendritik hücreleri de desteklediği tespit edildi. iScience dergisinde yayımlanan bulgular, fare modelleri ve insan hücreleri üzerinde yapılan kapsamlı deneylerle elde edildi. Elde edilen sonuçlar, kreatinin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisinin, immünoterapinin etkinliğini artırma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koydu.</p><h3>UCLA ekibi: Kreatin dendritik hücreleri ve T hücrelerini birlikte güçlendiriyor</h3><p>Çalışmanın başında, araştırmacılar farelerde tümörlere ulaşan dendritik hücrelerde hangi metabolik genlerin öne çıktığını detaylı biçimde analiz etti. Analizler, tümör ortamındaki dendritik hücrelerin, sağlıklı dokularda bulunanlara göre çok daha yüksek düzeyde kreatin taşıyıcı geni ürettiğini gösterdi. Bu bulgunun anlamını derinleştirmek için kreatin taşıyıcısı bulunmayan dendritik hücreler üretildi. Sonuçlar, bu hücrelerin hayatta kalma oranlarının düştüğünü, aktivasyon seviyelerinin azaldığını ve T hücrelerini tümörlere saldırmaya hazırlama kapasitelerinin önemli ölçüde zayıfladığını ortaya koydu. Özellikle kreatin eksikliği olan dendritik hücreler, T hücreleriyle birlikte kültür ortamına alındığında, T hücrelerinin çoğalması belirgin şekilde azaldı ve kanserle mücadelede kilit rol oynayan sinyal moleküllerinin salınımı geriledi.</p><p>Araştırmanın sonraki aşamasında, kreatin seviyesinin artırılmasının dendritik hücrelerin performansını iyileştirip iyileştiremeyeceği test edildi. Farelerde günlük kreatin enjeksiyonları uygulandığında, tümör büyümesinin yavaşladığı ve tümör ortamındaki dendritik hücrelerin hem sayısında hem de aktivitesinde belirgin bir artış gözlendi. Tedavi edilen dendritik hücreler, tümöre ek bağışıklık hücrelerini çeken kimyasal sinyallerin üretimini de artırdı. Bu bulgular, kreatinin yalnızca T hücrelerini değil, onları destekleyen bağışıklık altyapısını da güçlendirdiğini gösterdi.</p><h3>Kreatin takviyesiyle immünoterapide yeni bir dönem mümkün mü?</h3><p>Metabolomik analizler, kreatin takviyesinin dendritik hücreler içinde ATP seviyelerini yükselttiğini ortaya koydu. Hücresel enerji kaynağı olan ATP'nin artışı, dendritik hücrelerin fonksiyonlarını sürdürebilmesi ve iltihaplanma sinyal yollarının aktif kalabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Araştırmacılar, kreatini, dendritik hücrelerin tümör ortamında besin rekabetine karşı sürekli enerji sağlayan bir bataryaya benzetti. Bu benzetme, kreatinin bağışıklık yanıtını desteklemedeki rolünü somutlaştırıyor.</p><p>Çalışmada yalnızca fareler üzerinde değil, insan hücrelerinde de kreatinin etkileri incelendi. İnsan monositlerinden elde edilen dendritik hücreler üzerinde yapılan deneylerde, kreatin takviyesinin bu hücrelerin aktivasyonunu güçlendirdiği ve kanserle bağlantılı hedeflere karşı insan T hücrelerini daha etkili biçimde uyandırdığı görüldü. Elde edilen veriler, kreatinin özellikle dendritik hücre bazlı kanser aşılarının üretiminde de etkinliği artırabileceğine işaret ediyor. Araştırmanın ortak birinci yazarı James Elsten-Brown, kreatinin hem immünoterapiden yararlanan hastalarda bağışıklık yanıtını artırıcı bir destek olarak hem de dendritik hücre aşılarının kalitesini yükselten bir araç olarak kullanılabileceğini belirtti.</p><h3>Uzmanlardan kreatin takviyesi için uyarı: Klinik çalışmalar bekleniyor</h3><p>Çalışmanın sonuçları, kreatinin vücudun kanserle savaşan bağışıklık yanıtını birden fazla aşamada destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bu aşamalar, tümörleri ilk tanıyan ve saldırıyı başlatan bağışıklık hücrelerini de kapsıyor. Araştırmanın bir diğer ortak yazarı Elliot Kang, dendritik hücrelerin metabolik olarak desteklenmesinin yalnızca öldürücü T hücrelerini değil, tüm anti-tümör yanıtını güçlendirdiğini vurguladı.</p><p>Bununla birlikte, uzmanlar elde edilen bulguların yalnızca hücre kültürleri ve fareler üzerinde yapılan deneylere dayandığını, insan hastalar üzerinde henüz test edilmediğini belirtiyor. Bu nedenle, kreatin takviyesinin kanser tedavisinde doğrudan önerilmesi için erken olduğu, diyet veya tıbbi tavsiye anlamına gelmediği vurgulanıyor. Kreatin monohidrat, uzun yıllardır takviye olarak kullanılıyor ve önerilen dozlarda genellikle güvenli kabul ediliyor. Ancak, kanser tedavisi gören bireylerin herhangi bir takviye kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekiyor. UCLA ekibi, kreatin takviyesinin immünoterapiden fayda gören hastalarda gerçekten olumlu sonuçlar doğurup doğurmayacağını görmek için ileri klinik denemeler planlıyor.</p><p>Sonuç olarak, UCLA'nın öncülüğünde yürütülen bu araştırma, kreatin takviyesinin kanser immünoterapisinde yeni ve umut verici bir destek olabileceğini gösteriyor. Ancak, insanlarda güvenlik ve etkinlik açısından daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Kreatinin bağışıklık sistemi üzerindeki çok yönlü etkisi, gelecekte kanser tedavilerinde önemli bir rol oynayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/kreatinin-etkisi-sasirtti-765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282448</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/21-ebeveynler-dikkat-gece-telefon-aliskanligi-kontrolden-cikiyor-282448</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ebeveynler dikkat! Gece telefon alışkanlığı kontrolden çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika'da yapılan kapsamlı araştırmalar, çocukların gece ve yemek saatlerinde ekran kullanmasının siber zorbalık ve sağlık sorunlarını artırdığını ortaya koydu. Dr. Jason Nagata ve uzmanlar, ebeveynlerin ekran süresi yönetiminde daha kararlı olması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ebeveynler dikkat! Gece telefon alışkanlığı kontrolden çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde yürütülen ve yaklaşık 8 bin çocuğu kapsayan geniş ölçekli araştırmalar, çocukların gece ve yemek saatlerinde ekran kullanmasının hem siber zorbalık hem de sağlık sorunlarını ciddi oranda artırdığını gözler önüne serdi. Haziran ayında Acta Paediatrica dergisinde yayımlanan ve 12-14 yaş grubundaki çocukların ekran alışkanlıklarını inceleyen ulusal anket, özellikle yatak odasında gece ekran kullanan çocukların bir yıl sonra daha fazla ekrana maruz kaldıklarını ve problemli ekran kullanımıyla daha sık karşılaştıklarını ortaya koydu. Çalışmanın başyazarı Dr. Jason Nagata, çocukların ekran süresiyle ilgili ebeveyn denetiminin yetersiz kaldığına dikkat çekerek, özellikle gece saatlerinde ekranların çocukların odasından uzak tutulmasının hayati önemde olduğunu belirtti. Araştırma sonuçları, Amerikan Pediatri Akademisi'nin uzun süredir savunduğu ekran süresi kısıtlamalarının neden gerekli olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>Dr. Jason Nagata: 'Gece ekran kullanımı siber zorbalık riskini artırıyor'</h3><p>Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco'dan pediatri doçenti Dr. Jason Nagata'nın liderliğinde yürütülen araştırma, çocukların gece telefonlarını yatak odalarında bulundurmalarının yalnızca uyku düzenini bozmakla kalmadığını, aynı zamanda siber zorbalığa uğrama ve başkalarına siber zorbalık yapma ihtimalini de yükselttiğini ortaya koydu. Salı günü Journal of Adolescent Health dergisinde yayımlanan ikinci bir çalışmada, gece ekran kullanan çocukların, siber zorbalıkla daha sık karşılaştıkları tespit edildi. Dr. Nagata'ya göre, ebeveynlerin çocuklarını gece saatlerinde denetlemekte zorlanması, bu olumsuz tablonun başlıca nedeni. Nagata, gençlerin siber zorbalık deneyimlerinin çoğunlukla kendileri tarafından bildirildiğini, bu nedenle gerçek rakamların daha yüksek olabileceğini vurguladı. Ayrıca, araştırmaya göre ortalama bir genç, hafta içi gecelerinde saat 10 ile sabah 6 arasında yaklaşık bir saatini telefon başında geçiriyor. Birçok çocuk ise gece yarısı ile sabah 4 arasında aktif olarak telefon kullanıyor. Bu tablo, ebeveynlerin ekran süresi yönetiminde daha etkin rol almasının gerekliliğini gösteriyor.</p><h3>Amerikan Pediatri Akademisi'nden ekran süresi için net kurallar</h3><p>Amerikan Pediatri Akademisi ve Dr. Nagata gibi uzmanlar, çocukların gece yatak odalarında telefon bulundurmaması gerektiğini yıllardır dile getiriyor. Ancak yeni araştırmalar, bu kuralların hayata geçirilmesi için ebeveynlere güçlü bir gerekçe sunuyor. Dr. Nagata, "Uyku çocuklar için vazgeçilmezdir. Yeterli uyku alamayan çocuklarda zihinsel ve fiziksel sağlık sorunları artıyor. Bu nedenle, ekran süresiyle ilgili mücadelede öncelik yatma saatine verilmeli" diyerek ailelere çağrıda bulundu. Nagata, telefonların tamamen yatak odası dışında tutulmasının en iyi çözüm olduğunu, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise en azından gece saatlerinde cihazların kapalı olmasının önemli bir önlem olduğunu belirtti. Uzmanlar, çocuklarla çatışma yaşamadan ekran süresini yönetmenin yolunun, uyku ve beyin gelişimi üzerindeki olumlu etkileri açıkça konuşmaktan geçtiğini ifade ediyor. Princeton, New Jersey'den psikolog Anna Seewald ise, çocuklarla birlikte uyku faydaları hakkında makaleler okumayı ve podcast'ler dinlemeyi önererek, ekran süresi kısıtlamalarını bir ceza olarak değil, aile içi bağları güçlendiren bir fırsat olarak sunmanın daha etkili olduğunu söylüyor.</p><h3>Yemek saatlerinde ekran kullanımı obezite ve iletişim sorunlarını tetikliyor</h3><p>Araştırmalar, yalnızca gece değil, yemek saatlerinde de ekran kullanımının çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını gösterdi. Dr. Nagata'nın aktardığı bulgulara göre, yemek sırasında ekran başında olan çocukların hem siber zorbalığa uğrama riski artıyor hem de ebeveynleriyle iletişimleri zayıflıyor. Ayrıca, ekran karşısında yemek yiyen çocukların daha fazla kilo aldığı, dikkatlerinin dağılması nedeniyle gereksiz yere yeme eğilimi gösterdiği tespit edildi. Uzmanlar, ailelerin yemek zamanlarında ekranları bir kenara bırakacakları merkezi bir alan oluşturmasını öneriyor. Bu uygulamanın yalnızca çocuklar için değil, ebeveynler için de geçerli olması gerektiği vurgulanıyor. Seewald, ekranları kaldırmanın bir ceza gibi sunulmamasını, aksine aile içi sohbeti ve bağlantıyı güçlendiren bir fırsat olarak değerlendirilmesini öneriyor. Yemek saatlerini daha eğlenceli ve etkileşimli hale getirmek için sohbet kartları, minnettarlık paylaşımları ve küçük oyunlar gibi yöntemler tavsiye ediliyor.</p><h3>Ebeveynlerin ekran alışkanlıkları çocukları doğrudan etkiliyor</h3><p>Adolescent Brain Cognitive Development Study verileri, çocukların ekran kullanımındaki en belirleyici faktörün ebeveynlerin kendi ekran alışkanlıkları olduğunu ortaya koydu. Ebeveynler ekran başında daha fazla vakit geçirdiğinde, çocuklarının da bir yıl sonra ekran süresini artırdığı ve sosyal medya bağımlılığı ile ilgili belirtiler gösterdiği tespit edildi. Dr. Nagata ve psikolog Anna Seewald, ebeveynlerin çocuklarına sağlıklı ekran kullanımı konusunda örnek olmalarının kritik önem taşıdığını belirtiyor. Kendi ailelerinde bile ekran kurallarının her zaman tam anlamıyla uygulanamadığını itiraf eden uzmanlar, bu tür durumlarda çocuklara nedenini açıklamanın önemli olduğunu söylüyor. İyi bir model olmanın her zaman kolay olmadığını belirten uzmanlar, ekranların gece ve yemek saatlerinde bir kenara bırakılmasıyla çocukların ekran deneyimlerinin olumlu yönde değiştiğini vurguluyor. Ebeveynlerin, çocuklarını teknolojiye bağlı olumsuzluklardan koruyarak daha huzurlu bir uyku uyuyabileceği ifade ediliyor.</p><p>Sonuç olarak, Amerika'da yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, çocukların gece ve yemek saatlerinde ekran kullanmasının siber zorbalık ve sağlık sorunlarını artırdığını net biçimde ortaya koydu. Uzmanlar, ebeveynlerin hem kendi ekran alışkanlıklarını gözden geçirmesini hem de çocuklarının ekran süresini bilinçli şekilde yönetmesini öneriyor. Ekranların yatak odasından ve yemek masasından uzak tutulması, çocukların ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin bu konuda kararlı ve tutarlı davranması, çocukların ekranla ilişkisini sağlıklı bir düzeye çekmek için en etkili yol olarak gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/21-ebeveynler-dikkat-gece-942_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282447</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-beklenmeyen-kesif-super-jupiter-tespit-edildi-282447</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda beklenmeyen keşif! Süper Jüpiter tespit edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın TESS uydusu, sekiz yıllık gözlemlerinin ardından ilk kez mikrolensleme yöntemiyle bir gezegen keşfetti. Gaia23bra b adı verilen bu süper-Jüpiter, alışılmış gezegen arama tekniklerinin ötesinde bir yöntemle doğrulandı ve TESS arşivlerinde daha fazla benzer keşiflerin gizli olabileceği ihtimalini gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda beklenmeyen keşif! Süper Jüpiter tespit edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Geçiş Yapan Ekzoplanet Araştırma Uydusu (TESS), sekiz yıllık gözlem sürecinde ilk kez mikrolensleme yöntemiyle bir gezegen keşfetti. Gaia23bra b olarak adlandırılan bu süper-Jüpiter, alışılmış geçiş yöntemlerinin ötesinde bir teknikle tespit edildi. Araştırmacılar, bu gelişmenin TESS verilerinde daha önce fark edilmeyen benzer gezegenlerin de bulunabileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Keşif, uzay-zamanın bükülmesiyle ortaya çıkan mikrolensleme etkisinin, yıldız sistemlerinin çevresinde dönen ve geleneksel yöntemlerle gözlemlenemeyen gezegenlerin izini sürmede ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.</p><h3>Diana Dragomir: 'TESS arşivlerinde daha fazla mikrolens gezegeni olabilir'</h3><p>New Mexico Üniversitesi'nden Profesör Diana Dragomir, TESS'in bu tür bir gezegeni bulmasının beklenmediğini vurguladı. Dragomir, "TESS fırlatıldığında mikrolensleme gezegenlerini tespit edebileceği öngörülmemişti. Bu keşif, TESS arşivlerinde daha önce hiç incelenmemiş mikrolens gezegenlerin de bulunabileceğini gösteriyor" dedi. Dragomir, mikrolensleme ile ortaya çıkan bu yeni gezegenin, TESS'in gözlem kapasitesinin sınırlarını genişlettiğini ve bilim insanlarını arşivdeki verileri yeniden değerlendirmeye teşvik ettiğini belirtti. Bilim dünyası, bu gelişmenin egzoplanet araştırmalarında yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini düşünüyor.</p><h3>Gaia23bra b: Süper-Jüpiter'in keşfi ve TESS'in rolü</h3><p>2023 yılında Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Gaia uzay teleskobu, Gaia23bra b olarak adlandırılan mikrolensleme olayını ilk kez kaydetti. Gaia23bra b, TESS'in tipik olarak bulduğu geçiş yapan gezegenlerden farklı olarak, yıldızının uzağında dolanan ve yıldız ışığını karartmak yerine arka plandaki bir yıldızın ışığını büyüten bir gezegen olarak öne çıktı. Bu olay sırasında ön planda yer alan yıldız ve gezegeni, iki yıldızın gökyüzünde kısa süreli hizalanmasıyla birlikte, arka plandaki yıldızın ışığını bükerek gözlemlenebilir bir parlama oluşturdu. Bilim insanları, mikrolensleme sayesinde gezegenin varlığını ve ev sahibi yıldızla olan kütle oranını belirleme imkanı buldu. TESS'in arşiv verilerinde de bu olayın izine rastlandı ve böylece Gaia23bra b'nin varlığı kesinleşti.</p><h3>Mallory Harris: 'TESS'in yoğun gözlemleri belirleyici oldu'</h3><p>Çalışmanın başyazarı ve New Mexico Üniversitesi doktora adayı Mallory Harris, Gaia'nın gözlemlerinin gezegeni tespit etmek için yetersiz kaldığını, ancak TESS'in aynı gökyüzü alanını çok daha sık gözlemleyerek kritik veriler topladığını açıkladı. Harris, "TESS'in yoğun zaman kapsaması, mikrolensleme sırasında oluşan ışık eğrisindeki ince detayları yakalamamıza olanak sağladı" dedi. Araştırma ekibi, elde edilen verileri analiz ederek Gaia23bra b'nin Jüpiter'in yaklaşık 1,63 katı kütleye sahip olduğunu ve turuncu bir cüce yıldızın etrafında, Jüpiter'in Güneş'e olan mesafesine benzer bir yörüngede döndüğünü belirledi. Bu tür bir gezegen, TESS'in standart geçiş yöntemiyle tespit edilemeyecek kadar uzakta yer alıyor.</p><h3>Mikrolensleme tekniğiyle keşfedilen gezegenlerin önemi</h3><p>Dünya dışı gezegenlerin büyük kısmı, TESS'in geçiş yöntemiyle belirleniyor. Bu teknikte, gezegenin yıldızının önünden geçerken oluşturduğu kararma gözlemleniyor ve genellikle yıldıza yakın büyük gezegenler tespit edilebiliyor. Ancak mikrolensleme, yıldızlarından daha uzak mesafede dolanan gezegenleri ortaya çıkarmada büyük avantaj sağlıyor. Mikrolensleme, bilinen 6.000'den fazla ekzoplanetin yalnızca %5'ini ortaya çıkarmış olsa da, özellikle Dünya benzeri yörüngelere sahip gezegenlerin izini sürmede eşsiz bir yöntem olarak öne çıkıyor. Harris, "Mikrolensleme ile, yıldızlarının yaşanabilir bölgesindeki veya daha uzak yörüngelerdeki gezegenleri keşfetmek mümkün. Bu, geçiş yönteminin ulaşamadığı bölgelerdeki dünyaları incelememizi sağlıyor" ifadelerini kullandı.</p><h3>Geçiş ve mikrolensleme yöntemlerinin tamamlayıcı rolü</h3><p>Profesör Dragomir, geçiş ve mikrolensleme tekniklerinin birbirini tamamladığını vurguladı. Geçiş yöntemi, gezegenin boyutunu ve bazı fiziksel özelliklerini ortaya çıkarırken, mikrolensleme gezegenin kütlesi ve yörünge mesafesi hakkında bilgi sunuyor. Dragomir, "Her iki yöntem farklı gezegen türlerini ortaya çıkarıyor ve birlikte kullanıldığında, galaksideki gezegen çeşitliliğini daha kapsamlı anlamamıza yardımcı oluyor" dedi. Mikrolensleme olaylarının tek seferlik ve tekrarlanmaz olması, bu gezegenlerin detaylı gözlemlerini zorlaştırıyor. Harris, "Bir mikrolensleme olayını yakaladığınızda, o gezegeni bir daha asla göremeyebilirsiniz," diyerek bu tür keşiflerin ne kadar nadir ve değerli olduğunun altını çizdi.</p><h3>Galaksinin genelinde geniş yörüngeli gezegenlerin izleri</h3><p>Mikrolensleme ile keşfedilen gezegenlerin sayısı arttıkça, galaksinin farklı bölgelerinde geniş yörüngeli gezegenlerin ne kadar yaygın olduğu daha iyi anlaşılabiliyor. Bu bilgi, geçiş ve radyal hız anketlerinin gözden kaçırdığı sistemleri anlamada bilim insanlarına yeni bir pencere açıyor. Harris, "TESS, sekiz yıl boyunca gökyüzünü izledi ve Galaktik Düzlem boyunca birçok bölgeyi defalarca gözlemledi. Gaia23bra b, bu uzun süreli gözlemlerin sonucunda TESS verileriyle onaylanan ilk mikrolensleme gezegeni oldu" ifadelerini kullandı. Bu durum, TESS'in gelecekte daha fazla mikrolensleme olayını yakalama potansiyelinin de altını çiziyor.</p><h3>Uzay tabanlı gözlemlerin birleşimiyle gelen başarı</h3><p>Gaia ve TESS'in farklı gözlem stratejileri, mikrolensleme olaylarının tespitinde önemli bir sinerji yarattı. Gaia, uzun vadeli izleme ile olayın genel seyrini kaydederken; TESS, aynı bölgeyi her 200 saniyede bir izleyerek mikrolensleme ışık eğrisindeki küçük değişiklikleri yakalama fırsatı sundu. Harris, "Gaia23bra b, uzay tabanlı gözlemlerle keşfedilen az sayıdaki mikrolensleme gezegenlerinden biri. Bu, yaklaşan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu için de önemli bir örnek teşkil ediyor" dedi. Mikrolensleme, Dünya benzeri yörüngelerde ve kütlelerdeki gezegenleri tespit edebilen tek yöntem olarak öne çıkarken, bu tekniklerin gerçek veri setlerinde başarıyla uygulanması, gelecekte yaşanabilir dünyaların araştırılmasında kritik bir rol oynayacak.</p><h3>Roman Uzay Teleskobu ve geleceğin egzoplanet avı</h3><p>2026 sonbaharında fırlatılması planlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, galaksinin merkezini gözlemleyerek tahminen 1.000 mikrolensleme gezegeni ve yaklaşık 100.000 geçiş yapan gezegen keşfetmeyi hedefliyor. Roman'ın sürekli gözlem kapasitesi, Gaia23bra b gibi olayların daha sık tespit edilmesine imkan tanıyacak. TESS ise bugüne kadar neredeyse tüm gökyüzünü taradı ve son dönemde galaksinin merkezine odaklanmaya başladı. Bu bölge, Dünya ve Ay'ın ışık kirliliği nedeniyle uzun süre erişilemezdi. Galaktik Yumru'ya yönelen gözlemler, yıldız yoğunluğunun artmasıyla mikrolensleme olaylarının daha fazla kaydedilmesini sağlıyor. Ancak, TESS'in geniş pikselleri nedeniyle bazı yıldızlar birbiriyle birleşebiliyor ve bu da gözlemlerin hassasiyetini etkileyebiliyor.</p><h3>Yaşanabilir dünyaların arayışında mikrolenslemenin önemi</h3><p>Profesör Dragomir, TESS'in Galaktik Düzlem'in farklı bölgelerine bakarak galaksinin çeşitli alanlarında mikrolensleme gezegenleri bulabileceğini belirtti. Bu, farklı koşullara sahip yıldız sistemlerinde gezegen oluşumunu ve dağılımını incelemek için önemli bir fırsat sunuyor. Mikrolensleme, şu anda Dünya benzeri yörünge mesafelerinde ve kütledeki gezegenleri düzenli olarak tespit edebilen tek yöntem olarak öne çıkıyor. Çoğu mikrolensleme olayı, genellikle yalnızca bir gece veya daha kısa sürede gözlemlenebiliyor. Bu nedenle, uzay tabanlı gözlemler ve yüksek zaman çözünürlüğü, bu nadir olayların kaydedilmesinde kritik bir rol üstleniyor. Gaia23bra b'nin keşfi, gelecekte yaşanabilir gezegenlerin bulunmasında mikrolenslemenin vazgeçilmez bir araç olacağını kanıtlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Gaia23bra b'nin TESS ve Gaia'nın ortak gözlemleriyle keşfedilmesi, egzoplanet araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Araştırmacılar, TESS arşivlerinde daha fazla mikrolensleme gezegeninin gizli olabileceğini vurgularken, yaklaşan Roman Uzay Teleskobu'nun bu alandaki keşifleri hızlandıracağına inanıyor. Mikrolensleme yöntemi, galaksimizin farklı bölgelerinde, özellikle yaşanabilir dünyaların izini sürmede kritik bir öneme sahip olmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/uzayda-beklenmeyen-kesif--111_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282446</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evrende-nadir-olay-kara-delik-kendini-yeniden-baslatti-282446</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evrende nadir olay! Kara delik kendini yeniden başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[J1007+3540 galaksisinin merkezindeki süper kütleli kara delik, yaklaşık 100 milyon yıl süren sessizliğin ardından yeniden aktifleşerek, neredeyse 1 milyon ışık yılı boyunca uzanan dev bir plazma jetini uzaya fırlattı. Astronomlar bu olağanüstü olayı, 'uzayda yaşamaya dönen bir kozmik volkan' olarak tanımlıyor ve bulgunun kara delik döngülerine dair çığır açan kanıtlar sunduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evrende nadir olay! Kara delik kendini yeniden başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>J1007+3540 galaksisinin merkezinde yer alan devasa süper kütleli kara delik, yaklaşık 100 milyon yıl boyunca süren tam bir sessizliğin ardından yeniden aktif hale geldi. WHL 100706.4+354041 galaksi kümesinde gerçekleşen bu olağanüstü olay, Hindistan'daki Midnapore City College'dan Shobha Kumari önderliğindeki bir ekip tarafından yapılan detaylı radyo gözlemleriyle ortaya çıkarıldı. Bilim insanları, kara deliğin uyandıktan sonra neredeyse bir milyon ışık yılı boyunca uzanan dev bir manyetize plazma jetini uzaya fırlattığını saptadı. Bu gözlem, astronomlar tarafından 'uzayda yeniden yaşam bulan kozmik bir volkan' olarak nitelendirildi ve süper kütleli kara deliklerin döngüsel aktivitesine dair bugüne kadar elde edilen en net kanıtlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p><h3>Kumari ekibi: Kara delik döngüsünün izlerini ortaya koydu</h3><p>Ocak 2026'da yayımlanan bilimsel makalede, Shobha Kumari, Sabyasachi Pal, Surajit Paul ve Marek Jamrozy'nin liderliğindeki araştırmacılar, J1007+3540 galaksisinin merkezinde yer alan süper kütleli kara deliğin detaylı radyo frekansı gözlemlerini paylaştı. Ekip, dünyanın en hassas iki radyo teleskobu olan Hollanda merkezli LOFAR ve Hindistan'daki uGMRT'nin verilerini birleştirerek, galaksinin merkezinde alışılmadık bir plazma yapısına rastladı. Özellikle eski ve yeni iki farklı plazma lobunun aynı görüntüde belirgin biçimde yer alması, kara deliğin uzun bir uyku döneminin ardından yeniden aktifleştiğini ve kozmik döngüsünü sürdürdüğünü gösterdi. Dış loblar, yaklaşık 240 milyon yıl önce sona ermiş bir aktiflik evresinin izlerini taşırken, içteki daha parlak ve kompakt yapı ise kara deliğin hâlen ürettiği taze ve güçlü bir jetin işareti olarak öne çıktı. Bilim insanları, bu gözlemin kara deliklerin yaşam döngüsüne dair uzun süredir tartışılan sorulara net cevaplar sunduğunu belirtti.</p><h3>J1007+3540 jetleri galaksi ortamıyla mücadele ediyor</h3><p>J1007+3540 galaksisinden fışkıran yeni plazma jetleri, galaksi kümesini dolduran sıcak gazın yoğun basıncı nedeniyle beklenenden çok daha karmaşık bir yol izliyor. Araştırma ekibinin elde ettiği görüntülerde, kuzey lobunun dışa doğru serbestçe yayılmak yerine belirgin şekilde sıkıştığı ve yanlara doğru eğildiği gözlemlendi. Güney jet ise, yaklaşık 250 kiloparsek boyunca uzanıp ana galaksiden 600 kiloparsek uzaklıkta dağınık bir kuyruk haline dönüşüyor. Bu durum, galaksi ortamının kara delik jetlerinin şekillenmesinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Özellikle intraküme ortamın yüksek basıncı, jetlerin yönünü ve morfolojisini belirgin biçimde değiştiriyor. Bilim insanları, J1007+3540 örneğinde olduğu gibi, galaksilerdeki radyo yapılarının sadece merkezi kara delik tarafından değil, aynı zamanda çevresel koşullar tarafından da şekillendiğini vurguladı. Bu bulgu, kara delik jet evriminin tam olarak anlaşılması için çevresel faktörlerin de hesaba katılması gerektiğini ortaya koydu.</p><h3>Radyo teleskoplarla zamana yayılan kara delik öyküsü</h3><p>J1007+3540 galaksisindeki süper kütleli kara deliğin iki farklı aktivite döngüsü, LOFAR ve uGMRT radyo teleskoplarından elde edilen verilerle net biçimde ayrıştırıldı. LOFAR, galaksiyi 144 megahertz frekansında gözlemlerken, uGMRT ise 400 megahertz frekansında veri topladı. Bu iki farklı frekansta yapılan gözlemler, eski ve yeni plazma popülasyonlarının ayırt edilmesini sağladı. Düşük frekansta baskın olan eski loblar, yaklaşık 240 milyon yıllık bir radyatif yaşa sahipken, daha genç ve parlak iç jetler her iki frekansta da güçlü şekilde gözlemlendi. Bu kontrast, araştırmacıların kara deliğin geçmişteki ve günümüzdeki aktiflik evrelerini net biçimde ayırt etmelerine olanak tanıdı. Bilim insanları, bu gözlemsel imzanın, süper kütleli kara deliklerin yüz milyonlarca yıl boyunca uyku ve aktivite arasında döngü yapabilen episodik motorlar olduğunu doğrudan kanıtladığını belirtti.</p><h3>Kozmik döngünün evrende bıraktığı izler</h3><p>J1007+3540 galaksisinde tespit edilen süper kütleli kara delik döngüsü, evrenin dinamik yapısına dair önemli bilgiler sunuyor. Kara deliğin yaklaşık 100 milyon yıl süren bir uyku döneminin ardından yeniden aktifleşmesi, bu tür kozmik motorların kapanma ve yeniden başlama süreçlerinin Dünya'daki canlı türlerinin evrimsel zaman ölçekleriyle kıyaslanabilecek kadar uzun olduğunu gösterdi. Bu bulgu, ana galaksinin yaşı boyunca bir süper kütleli kara deliğin birden fazla döngüden geçebileceğine işaret ediyor. Ayrıca, çevresel etkileşimin jetlerin şekillenmesinde oynadığı rolün, kara deliklerin evrimi ve galaksi yapılarının oluşumu üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için kritik olduğu vurgulandı. J1007+3540 galaksisinde yaşanan bu olağanüstü olay, astronomi dünyasında kara deliklerin döngüsel doğasına dair tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı.</p><h3>Astronomlardan kara delik döngüsüne dair yeni perspektif</h3><p>J1007+3540 galaksisinde gözlemlenen süper kütleli kara delik, modern insanlığın ortaya çıkışından çok daha uzun bir süre boyunca sessiz kaldı ve şimdi yeniden aktifleşerek uzaya devasa jetler fırlatıyor. Shobha Kumari ve ekibi, bu olağanüstü olayı 'uzun bir sessizlikten sonra yeniden patlayan bir kozmik volkan' olarak tanımladı. Kraliyet Astronomik Derneği'nin de duyurduğu bu bulgu, kara deliklerin evrendeki en güçlü ve geçici motorlar olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, J1007+3540 örneğinde hem yeni aktif jetlerin hem de geçmişteki fosil lobların aynı anda gözlemlenmesinin, kara deliklerin yaşam döngülerine dair doğrudan ve çarpıcı kanıtlar sunduğunu belirtti. Bu gözlemler, gelecekteki araştırmalar için yeni sorular ve araştırma alanları doğurdu.</p><p>Sonuç olarak, J1007+3540 galaksisinde tespit edilen süper kütleli kara delik döngüsü, evrenin işleyişine dair uzun süredir yanıtı aranan sorulara ışık tuttu. Kara deliklerin yüz milyonlarca yıl süren uyku ve aktiflik evreleri arasında geçiş yapabildiği, çevresel koşulların bu süreçte belirleyici olduğu ve galaksi yapılarının evrimine büyük ölçüde katkı sağladığı bir kez daha doğrulandı. Astronomlar, bu tür gözlemlerin kara deliklerin doğasına ve galaktik evrime dair anlayışımızı derinleştirmeye devam edeceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/evrende-nadir-olay-kara-d-952_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282445</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/cip-savasinda-yeni-cephe-apple-cinli-ureticiye-yoneliyor-282445</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çip savaşında yeni cephe! Apple Çinli üreticiye yöneliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın Çinli çip üreticisi CXMT ile tedarik görüşmeleri yürüttüğüne dair iddialar, ABD'li dev Micron'u ve ülkenin teknoloji politikalarını sarsıyor. Söz konusu gelişme, hem bellek piyasasında fiyatları hem de ABD'nin çip üretim stratejisini doğrudan etkileyebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çip savaşında yeni cephe! Apple Çinli üreticiye yöneliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın Çinli bellek üreticisi CXMT ile potansiyel bir tedarik anlaşmasına yöneldiği iddiası, ABD merkezli dev Micron Technology başta olmak üzere küresel çip pazarında büyük yankı uyandırdı. Söz konusu gelişme, Apple'ın şu anda ABD'nin varlık listesinde yer almayan CXMT'den bellek çipi tedarik etmeye çalıştığı yönündeki haberlerin, sektörün önde gelen finans programlarından CNBC'de gündeme gelmesiyle hızla yayıldı. Apple'ın bu hamlesi, hem 4,31 trilyon dolarlık piyasa değeriyle teknoloji dünyasının devlerinden biri olarak, hem de dünyanın en büyük LPDDR5X mobil bellek alıcısı konumunda olması nedeniyle, sektördeki dengeleri değiştirecek potansiyele sahip. Olası bir anlaşmanın, özellikle ABD'nin CHIPS Yasası ile koruma altına almaya çalıştığı yerli çip üretimini ve Micron'un gelirlerini ciddi biçimde tehdit ettiği vurgulanıyor.</p><h3>Micron'un finansal verilerinde Apple etkisi ve piyasa tepkisi</h3><p>Micron Technology, 2026 mali yılı üçüncü çeyreğinde 41,46 milyar dolarlık gelir açıklayarak dikkatleri üzerine çekti. Şirketin non-GAAP hisse başına kazancı 25,11 dolar, brüt kar marjı ise geçen yılki yüzde 37,7 seviyesinden yüzde 84,6'ya yükseldi. Micron, bir sonraki çeyrekte 50 milyar dolar gelir ve 31 dolar hisse başına kazanç hedefliyor. CEO Sanjay Mehrotra, bu güçlü performansın arkasında çok yıllı Stratejik Müşteri Anlaşmaları'nın olduğunu vurguladı. Ancak Apple'ın CXMT ile olası bir iş birliği, Micron'un özellikle mobil ve müşteri segmentinde büyük bir gelir kaybı riskini gündeme getiriyor. Apple gibi büyük bir müşterinin, daha ucuz Çin menşeli çipleri tercih etmesi, hem Micron'un kar marjını hem de ABD'nin teknoloji üstünlüğünü zayıflatabilir. Bu gelişmeler, Micron hisselerinde bir yıl içinde yüzde 838,82'lik artış yaşanmasına rağmen, sadece bir günde yüzde 9,67'lik sert bir düşüşe yol açtı. Piyasalarda oluşan bu dalgalanma, Apple'ın tedarik zincirinde yapacağı değişikliklerin sektör genelinde ne denli büyük etkiler yaratabileceğini gösteriyor.</p><h3>CHIPS Yasası'nın sınavı: Apple'ın CXMT tercihi ABD için ne anlama geliyor?</h3><p>ABD yönetiminin 52 milyar dolarlık CHIPS Yasası ile hedeflediği ana amaç, gelişmiş çip üretimini ülke sınırları içinde tutmak ve Çin gibi rakiplerle teknolojik rekabette öne geçmek. Ancak Apple'ın henüz yaptırım uygulanmamış olan CXMT'den tedarik arayışına girmesi, bu stratejinin temelini sarsıyor. Uzmanlara göre, Apple gibi dev bir şirketin CXMT ile iş birliği yapması, ABD'nin ileride bu firmayı varlık listesine eklemesi durumunda ciddi yaptırım ve tedarik zinciri sorunlarına yol açabilir. Ayrıca, Samsung ve SK Hynix gibi devlerin pazarın yüzde 60'ını kontrol ettiği bir ortamda, Çinli üreticilerin ucuz çiplerle pazara girmesi, ABD merkezli üreticilerin rekabet gücünü daha da zayıflatıyor. Micron'un ABD'de kurmayı planladığı yeni fabrika ise 2030'dan önce faaliyete geçmeyecek. Bu durum, Apple'ın Çinli tedarikçiye yönelmesinin ABD'nin uzun vadeli çip üretim planlarını riske atabileceğini gösteriyor. CNBC'deki tartışmalarda da vurgulandığı gibi, Apple'ın bu adımı, ABD'nin yıllarca sürecek bir tedarik zinciri tuzağına düşmesine yol açabilir.</p><h3>Bellek ve depolama piyasasında fiyat savaşları derinleşiyor</h3><p>Apple'ın CXMT ile olası iş birliği, yalnızca Micron'u değil, aynı zamanda SanDisk ve Western Digital gibi diğer büyük depolama şirketlerini de etkiliyor. SanDisk'in veri merkezi NAND fiyatları yıl başından bu yana yüzde 857,84 artarken, Western Digital'in AI eğitim verileri için HDD talebinde yüzde 271,05'lik bir yükseliş yaşandı. Ancak, Apple'ın Çinli tedarikçiye yönelmesiyle birlikte bu şirketlerin hisselerinde de sert düşüşler görüldü. Uzmanlar, bellek fiyatlarının Çin arzının ulaşamayacağı bir tabanda kalacağı yönündeki varsayımın artık geçerliliğini yitirdiğini belirtiyor. Eğer Apple ve CXMT arasında bir anlaşma gerçekleşirse, bellek piyasasındaki fiyat dengeleri hızla değişebilir ve ABD'li üreticiler ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Micron'un brüt kar marjında yaşanan olağanüstü artışın sürdürülebilir olup olmadığı da tartışma konusu. CNBC'deki grafik analizlerinde, Micron hisselerinde kısa sürede yüzde 20'lik sert düşüşlerin yaşandığı dört farklı dönem işaret edildi ve bu tür dalgalanmaların devam edebileceği uyarısı yapıldı.</p><h3>Uzmanlardan Apple ve ABD'ye kritik uyarı: Tedarik zincirinde risk büyüyor</h3><p>CNBC panelinde yer alan uzmanlar, özellikle Apple'ın Çinli CXMT ile olası bir anlaşmasının ABD'nin teknoloji güvenliği açısından büyük riskler barındırdığına dikkat çekti. Panelde, Micron'un asıl büyüme motorunun yapay zeka uygulamaları için yüksek bant genişliğine sahip bellek olduğu, iPhone DRAM'ının ise marj açısından artık gölgede kaldığı belirtildi. Yüksek kar marjlarının rakipleri pazara davet ettiği, bunun da fiyatlarda ani düşüşlere yol açabileceği vurgulandı. Ayrıca, Polymarket verilerine göre Micron hisselerinde kısa vadede önemli oynaklıklar bekleniyor. Uzmanlar, Apple'ın tedarik zincirinde Çinli üreticiye yönelmesinin, ABD'nin çip sektöründeki liderliğini ve uzun vadeli stratejik çıkarlarını tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyor. Sonuç olarak, Apple'ın CXMT ile olası bir iş birliği, sadece şirketlerin finansal tablolarını değil, aynı zamanda ABD'nin küresel teknoloji rekabetindeki konumunu da derinden etkileyebilir.</p><p>Gelinen noktada, Apple'ın CXMT ile tedarik görüşmeleri ve ABD'nin çip üretim stratejisi arasındaki gerilim, sektörün geleceğini şekillendirecek kritik bir sınav niteliği taşıyor. Uzmanlar, hem ABD'li üreticilerin hem de ülkenin teknoloji politikalarının bu tür gelişmelere karşı daha proaktif ve stratejik adımlar atması gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki dönemde, Apple'ın tedarik zincirinde atacağı adımlar ve ABD'nin buna vereceği yanıt, küresel çip pazarının yönünü belirleyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cip-savasinda-yeni-cephe--858_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282444</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kuran-i-kerim-ile-dalga-gecmisti-sozde-komedyen-deniz-goktas-adliyeye-sevk-edildi-282444</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kur'an-ı Kerim ile dalga geçmişti! Sözde komedyen Deniz Göktaş adliyeye sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarından adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kur'an-ı Kerim ile dalga geçmişti! Sözde komedyen Deniz Göktaş adliyeye sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, bir video paylaşım platformunda yayımlanan içerikte "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarını işlediği değerlendirilen Deniz Göktaş, 2 Temmuz 2026 tarihinde yurt dışından Türkiye'ye dönüşü sırasında İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarından bugün adliyeye sevk edildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video17-03072026d0b6d5cd.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/kuran-i-kerim-ile-dalga-g-696_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282443</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-3-temmuz-2026-cuma-282443</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 3 Temmuz 2026 Cuma ]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Akşam Yazarı Taceddin Kutay 'Günün Manşeti'nde 3 Temmuz 2026 Cuma gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 3 Temmuz 2026 Cuma ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Akşam Yazarı Dr. Taceddin Kutay 'Günün Manşeti'nde 3 Temmuz 2026 Cuma gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video11-03072026c28002bb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>KAĞIT ÜSTÜNDE KALAN ATEŞKES</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay</b><b>: </b>"Biz de İsrail'e silah ihraç etmeyi bıraktık; bugüne kadar ediyorduk" dediğinizde iyi bir insan olmuyorsunuz, vicdanınızı rahatlatmış olmuyorsunuz. Aziz taklidi yapıyorlar. Siz alçak, kahpe, zalim insanlarsınız.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video12-030720266ae94b03.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İSLAMOFOBİK EYLEMLERİN SEBEBİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay</b><b>: </b> Dikkat edin; Müslümanlar genelde kadın ve çocuk üzerinden taciz edilirler. 28 Şubatçıların yaptığı gibi, yıllardır bu memlekette yapıldığı gibi... Bu taciz kadının başörtüsü, çocuğun mektebi üzerinden yapılır. Bunun sebebi de çok açıktır: Kadına ve çocuğa müdahale ederseniz özel hayata da müdahale edersiniz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video13-030720268c5a6f20.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Kemalistler çok cahiller...</p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay:</b> Bunların zihni heterojen çalışıyor, kişilik bozukluğu gibi. Bunlarda çoklu kişilik bozukluğu var.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video14-03072026ff9ec807.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TARİHİ NATO ZİRVESİ ANKARA'DA</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>:</b> Bu tür büyük zirvelere ev sahipliği yapıldığında, hangi ülke veya şehir olursa olsun orası kilitleniyor. Biz bunu daha önce de yaşadık. NATO Zirvesi çok kritik bir zirve ve buna Türkiye ev sahipliği yapıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video15-030720264d130e7f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>EKREM İMAMOĞLU SALONDAN ATILDI!</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay</b><b>: </b>İmamoğlu davasında dünya tarihine geçtik. Selamlama konuşması yapmak isteyen bir sanığımız var.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/canli-gunun-manseti-24-tv-481_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282442</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslanmada-yeni-umut-bilim-insanlari-hucreleri-canlandirmanin-yolunu-bulmus-olabilir-282442</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlanmada yeni umut! Bilim insanları hücreleri canlandırmanın yolunu bulmuş olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'daki Fritz Lipmann Enstitüsü'nde yürütülen yeni bir araştırma, fosfatidilkolin adlı lipid molekülünün yaşlanma sürecinde hücre sağlığında belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Bilim insanları, fosfatidilkolin seviyelerinin artırılmasıyla mitokondriyal yaşlanmanın etkilerinin azaltılabileceğini savunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlanmada yeni umut! Bilim insanları hücreleri canlandırmanın yolunu bulmuş olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın önde gelen araştırma kurumlarından Fritz Lipmann Enstitüsü (FLI), yaşlanmanın hücresel temellerine dair önemli bir çalışmaya imza attı. Araştırma ekibi, vücuttaki hücrelerin yaşlanma sürecinde neden işlev kaybı yaşadığını ve bu sürecin nasıl yavaşlatılabileceğini inceledi. Çalışmada, özellikle hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerin zamanla daha az verimli hale gelmesinin ardındaki nedenler araştırıldı. Bilim insanları, fosfatidilkolin adı verilen bir lipid molekülünün seviyesindeki azalmaların, yaşlanma sürecinde mitokondri fonksiyonlarında bozulmaya yol açtığını belirledi. Deneyler, fosfatidilkolin seviyelerinin diyet yoluyla artırılmasının, yorgun mitokondrileri yeniden canlandırabildiğini gösterdi. Bu bulgular, yaşlanmaya bağlı hücresel değişimlerin geri döndürülebilmesi konusunda umut verici yeni bir yol haritası sunuyor.</p><h3>Fritz Lipmann Enstitüsü: Fosfatidilkolin yaşlanmanın anahtarı olabilir</h3><p>Fritz Lipmann Enstitüsü'nde yürütülen bu araştırma, yaşlanmanın temelindeki biyokimyasal süreçleri daha iyi anlamaya odaklandı. Araştırmacılar, insan dokusu, insan hücreleri ve solucan modelleri üzerinde kapsamlı analizler yaptı. Elde edilen veriler, fosfatidilkolin seviyelerinin yaş ilerledikçe belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu. Bu azalma, mitokondri zarlarının yapısında bozulmaya ve enerji üretiminde düşüşe neden oluyor. Fosfatidilkolin, mitokondri zarının bütünlüğünü koruyan temel lipidlerden biri olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, fosfatidilkolin sentezindeki düşüşün, yaşlanma sürecinde mitokondriyal bozulmanın başlıca tetikleyicilerinden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu molekülün diyet yoluyla takviye edilmesiyle mitokondri fonksiyonlarının gençlik dönemindekine yakın bir seviyeye taşınabileceği gözlemlendi. FLI araştırmacıları, fosfatidilkolin eksikliğinin hücre sağlığı üzerindeki etkisini daha ayrıntılı araştırmak için yeni projelere başladıklarını açıkladı.</p><h3>Mitokondri işleyişinde fosfatidilkolin düşüşü: Sağlık ve yaşlanma ilişkisi</h3><p>Araştırmada, fosfatidilkolin seviyelerindeki azalma ile mitokondrilerin esnekliğinde ve enerji üretiminde yaşanan kayıplar arasında doğrudan bir bağlantı kuruldu. Genç ve sağlıklı hücrelerde mitokondriler, enerji ve kaynak dağıtımında yüksek verimlilik gösteriyor. Ancak yaşlandıkça ve fosfatidilkolin miktarı azaldıkça, bu enerji santralleri işlevini yitiriyor. Bilim insanları, fosfatidilkolin eksikliğinin sadece yaşlanmayla değil, aynı zamanda diyabet, obezite ve nörodejeneratif hastalıklar gibi kronik rahatsızlıklarla da ilişkili olduğunu tespit etti. Özellikle kadınlarda, menopoz döneminde fosfatidilkolin seviyesinde ani bir düşüş gözlemlendi. Bu durum, kadınlarda menopoz döneminde sıkça bildirilen enerji kaybı ve kronik yorgunluk şikayetleriyle örtüşüyor. Araştırmacılar, fosfatidilkolin eksikliğinin yaşlanma sürecindeki rolünün cinsiyetler arasında farklılık gösterdiğini belirtti. Erkeklerde bu azalma daha kademeli ilerlerken, kadınlarda özellikle menopoz döneminde hızlı bir düşüş yaşanıyor. Bu gözlemler, fosfatidilkolin takviyesinin yaşa ve cinsiyete göre farklı etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Fosfatidilkolin takviyesiyle mitokondri sağlığında yeni umut</h3><p>FLI araştırmacıları, fosfatidilkolin seviyelerinin diyet yoluyla artırılmasının mitokondriyal yaşlanmanın bazı etkilerini tersine çevirebileceğini gösteren bulgular elde etti. Deneylerde, fosfatidilkolin veya öncül molekülü olan kolin takviyesi yapılan solucanlarda, mitokondrilerin genç ve esnek bir yapıya kavuştuğu gözlendi. İnsan doku örneklerinde ise, yüksek fosfatidilkolin seviyelerinin daha hızlı yürüyüş temposu ve daha iyi hafıza gibi sağlıklı yaşlanma göstergeleriyle ilişkili olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, mitokondri zarlarının yapısında meydana gelen değişikliklerin, fosfatidilkolin eksikliğinin etkilerini daha iyi anlamak için moleküler düzeyde incelenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, mitokondri fonksiyon bozukluklarının diyabet, kanser ve Parkinson gibi hastalıklarla bağlantılı olması, fosfatidilkolin takviyesinin bu hastalıkların önlenmesi veya etkilerinin azaltılması açısından da önemli bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. FLI ekibi, ilerleyen süreçte fosfatidilkolin takviyesinin insanlar üzerindeki etkilerini daha kapsamlı klinik çalışmalarla araştırmayı hedefliyor.</p><h3>Bilim insanları: Fosfatidilkolin araştırmaları hız kazanıyor</h3><p>Çalışmanın başyazarlarından Tetiana Poliezhaieva ve Maria Ermolaeva, fosfatidilkolin'in mitokondri yapısı ve işlevi üzerindeki etkisinin beklenenden çok daha güçlü olduğunu belirtti. Araştırmacılar, erken yaşam evrelerinde mitokondrilerin uzun ve esnek zincirler halinde enerji dağıtımını kolaylaştırdığını, ancak yaşla birlikte bu yapının bozulduğunu ifade etti. Fosfatidilkolin üretiminde yaşanan azalma, mitokondri zarlarının parçalanmasına ve enerji verimliliğinin düşmesine yol açıyor. Bu süreç, hücrelerin enerji taleplerine hızlı yanıt verme kapasitesini azaltıyor ve yaşlanmanın belirgin etkilerinden biri olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, fosfatidilkolin seviyelerinin korunmasının, hem mitokondriyal yaşlanmayı hem de genel hücresel yaşlanmayı yavaşlatabileceğini savunuyor. Araştırmacılar, temel biyokimyasal süreçlerin anlaşılmasıyla, yaşlanmanın olumsuz etkilerine karşı daha hedefe yönelik stratejiler geliştirilebileceğini düşünüyor. FLI ekibi, fosfatidilkolinin yaşlanmanın önlenmesinde ve hücre sağlığının korunmasında anahtar rol oynayabileceğini belirterek, bu alandaki çalışmaların hız kazanacağını duyurdu.</p><p>Sonuç olarak, Fritz Lipmann Enstitüsü'nün fosfatidilkolin üzerine yaptığı bu kapsamlı araştırma, yaşlanma ile mücadelede yeni bir umut kaynağı olarak öne çıkıyor. Fosfatidilkolin seviyelerinin artırılması, mitokondri fonksiyonlarının iyileştirilmesi ve yaşa bağlı hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol üstlenebilir. Bilim dünyası, bu bulgular ışığında fosfatidilkolin ve benzeri moleküller üzerinde daha geniş ölçekli çalışmalar yürütmeye hazırlanıyor. Yaşlanmaya karşı geliştirilecek yeni tedavi yöntemlerinde fosfatidilkolin takviyesinin önemi giderek daha fazla gündeme gelecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/yaslanmada-yeni-umut-bili-635_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282441</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/johnny-knoxvilleden-jackass-serisine-duygusal-veda-282441</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Johnny Knoxville'den Jackass serisine duygusal veda]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Jackass serisinin son filmi 'En İyisi ve Sonu', Hollywood'un alışık olmadığı bir şekilde, Johnny Knoxville liderliğinde ekibe ve hayranlara duygusal bir veda sunuyor. 25 yıllık serüvenin ardından vizyona giren bu yapım, Jackass'ın hem geçmişine hem de finaline odaklanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Johnny Knoxville'den Jackass serisine duygusal veda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jackass hayranlarının yıllardır beklediği son film 'En İyisi ve Sonu', Johnny Knoxville ve ekibinin 25 yıllık macerasına noktayı koydu. Sinema salonlarında gösterime giren film, serinin klasik mizah anlayışını ve cesur gösterilerini korurken, izleyicilere alışılmadık derecede duygusal bir veda anı yaşattı. Hollywood'da nadiren görülen bir şekilde, Jackass ekibi kendi şartlarında ve kendi hikayeleriyle seriye son verdi. Bu final, hem uzun soluklu hayranlar hem de ekibin kendisi için anlamlı bir kapanış oldu.</p><h3>Johnny Knoxville: 'Bu defa gerçekten son'</h3><p>Filmin en çarpıcı anlarından biri, Johnny Knoxville'in ekibin önünde elektrikli sandalyede oturduğu ve kendisine yöneltilen 'Bu gerçekten son Jackass filmi mi?' sorusuna verdiği yanıtla yaşandı. Daha önce şakalar ve mizahın hâkim olduğu bu tür sahnelerde, bu kez Knoxville'in gözleri doldu ve sesi titredi. Hiçbir şaka yapılmadı, elektrik çarpmadı ya da kimse gülmedi. Knoxville, bu filmin gerçekten son olduğunu duygusal bir şekilde onayladı. Bu an, serinin tarihinde daha önce görülmemiş bir samimiyet ve içtenlik taşıdı. 25 yıl boyunca birçok tehlikeli gösteriye imza atan ekip, bu kez duygularıyla izleyicileri etkiledi. Jackass'ın hayranları için bu final, mizahın yanında gerçek bir veda anlamı taşıdı.</p><h3>Jackass: En İyisi ve Sonu ile geçmişe yolculuk</h3><p>Jackass: En İyisi ve Sonu, klasik bir Jackass filminden farklı bir yapıda hazırlandı. Film, hem yeni hem de eski görüntülerin bir araya getirildiği, geçmişteki unutulmaz sahnelerin ve kamera arkası anlarının izleyiciyle buluştuğu bir 'en iyi hitler albümü' formatında sunuldu. MTV'de yayınlanan ilk programdan günümüze kadar uzanan serüvende, Johnny Knoxville ve ekibi, daha önce hiç yayımlanmamış sahneleri ve arşiv görüntülerini de ekleyerek hayranlara nostaljik bir deneyim yaşattı. Özellikle merhum Ryan Dunn ve ekipten ayrılan Bam Margera'nın da yer aldığı eski görüntüler, serinin hayranları için duygusal bir bağ kurdu. Filmde ayrıca Jasper'ın büyük bir koç tarafından saldırıya uğradığı yeni bir numara gibi birkaç taze gösteriye de yer verildi. Ancak genel olarak ağırlık, geçmişteki unutulmaz anların kutlanmasına verildi.</p><h3>Hollywood'da nadir rastlanan bir son: Kendi şartlarında veda</h3><p>Jackass serisi, Hollywood'da sıkça rastlanan devam filmleri ve uzayan hikâyelerin aksine, kendi ekibinin kararıyla ve planlı bir şekilde sona erdi. Johnny Knoxville ve arkadaşları, bu son filmle hem kendi kariyerlerine hem de Jackass markasına yakışır bir kapanış yaptı. Filmin sonunda, kadronun yıllar içinde yaşadığı zorluklar, dostluklar ve kayıplar da vurgulandı. Özellikle, ekibin yaşlandığı ve değişen hayat koşullarına rağmen mizah anlayışlarından ödün vermedikleri gösterildi. Hayranlar, bu finalle birlikte Jackass'ın sadece bir televizyon ve sinema fenomeni olmadığını, aynı zamanda arkadaşlık ve bağlılık üzerine kurulu bir topluluk olduğunu bir kez daha gördü. Film, yeni nesil izleyicilerin ilgisini çekebilecek unsurlar barındırsa da, esas olarak sadık hayranlara yönelik bir veda niteliği taşıyor.</p><h3>Jackass'ın mirası: Mizah, cesaret ve arkadaşlık</h3><p>Jackass: En İyisi ve Sonu, adının da işaret ettiği gibi serinin en iyi filmi olarak öne çıkmıyor. Ancak, 25 yıl boyunca televizyon ve sinema dünyasında iz bırakan Jackass ekibi, bu yapımla birlikte mizah, cesaret ve arkadaşlık temalarını bir kez daha öne çıkardı. Filmde, Steve-O'nun robot tarafından yapılan şakası gibi klasik Jackass mizahı devam ederken, yaşlanan ekibin hâlâ sınırlarını zorladığı gösterildi. Yeni kadro üyeleri Rachel Wolfson ve Jasper'ın ise beklenen kadar ön planda olmaması bazı izleyicilerde soru işaretleri yarattı. Kapanışta ise, Jackass'ın izleyicilere sunduğu eğlencenin ötesinde, gerçek bir dostluk hikayesi olduğu bir kez daha vurgulandı. Serinin final filmi, hem hayranlar hem de ekip için unutulmaz bir veda olarak tarihe geçti.</p><p>Sonuç olarak, Jackass: En İyisi ve Sonu, Hollywood'un devam filmleriyle dolu dünyasında kendi yolunu seçen ve kendi hikayesini tamamlayan nadir yapımlardan biri oldu. Johnny Knoxville ve ekibi, 25 yılın ardından hem kendilerine hem de hayranlarına yakışan bir finalle Jackass defterini kapattı. Bu film, Jackass'ın eğlence dünyasında bıraktığı izleri ve benzersiz mizah anlayışını bir kez daha hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/johnny-knoxvilleden-jacka-403_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282440</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rekor-sicaklarin-bilancosu-agirlasti-20-bin-olum-iddiasi-gundemde-282440</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rekor sıcakların bilançosu ağırlaştı! 20 bin ölüm iddiası gündemde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa genelinde haziran ayının son haftasında yaşanan sıcak hava dalgası, 20 bini aşkın kişinin ölümüne yol açtı. Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkede rekor sıcaklıklar kaydedildi. Bilim insanları, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür ölümcül hava olaylarının artacağı uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rekor sıcakların bilançosu ağırlaştı! 20 bin ölüm iddiası gündemde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa, haziran ayının son haftasında tarihinin en ölümcül sıcak hava dalgalarından biriyle karşı karşıya kaldı. Indiana Üniversitesi Bloomington'dan iklim bilimci Christopher Callahan'ın ön tahminlerine göre, 22-28 Haziran tarihleri arasında Avrupa genelinde 20 bin 390 kişi aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu çarpıcı veri, kıtanın farklı bölgelerinde etkili olan rekor sıcaklıkların kısa sürede binlerce can kaybına yol açtığını ortaya koydu. Özellikle Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya'da ölüm oranları belirgin şekilde yükseldi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı sıcak hava olaylarının hem sıklığının hem de şiddetinin giderek arttığına dikkat çekiyor.</p><h3>DSÖ'den Avrupa'ya sıcak hava dalgası uyarısı: 150 milyon insan risk altında</h3><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa'nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası haline geldiğini ve şu anda 150 milyon insanın aşırı sıcakların etkisi altında yaşadığını belirtti. Ghebreyesus, son sıcak hava dalgasında yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini, okulların tatil edildiğini ve elektrik şebekelerinin aşırı yük altında zorlandığını vurguladı. Fransa'da 23 Haziran'da kaydedilen rekor sıcaklıkların ardından, 24-27 Haziran tarihleri arasında sağlık otoriteleri 1000'den fazla aşırı ölüm bildirdi. Özellikle Paris'teki cenaze evlerinin doluluk oranının hızla yükselmesi, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. DSÖ'nün uyarıları, sıcak hava dalgalarının insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>Callahan: Avrupa'da sıcak hava dalgalarına karşı uyumun sınırları zorlanıyor</h3><p>İklim bilimci Christopher Callahan'ın yürüttüğü analiz, Avrupa'da sıcaklıkların hızla artmasının ölüm oranlarını nasıl etkilediğini istatistiksel olarak ortaya koydu. Callahan, Avrupa'nın 900'den fazla bölgesindeki 2015-2019 dönemi verilerini kullanarak, sıcaklıkla ilişkili ölümleri modelledi. Bulgularına göre, gün içinde sıcaklık 40 dereceyi aştığında ölüm riski önemli ölçüde yükseliyor. Özellikle 104 Fahrenheit (40 derece Celsius) üzerindeki günlerde, haftalık ölüm oranları yüzde 6'dan fazla artıyor. Model, daha sıcak bölgelerde yaşayanların ısıya karşı bir miktar daha dirençli olduğunu gösterse de, aşırı sıcaklık artışlarının bu uyumu sınırlandırdığını ortaya koydu. Callahan, bu modellemeyi 2026 Haziran'ında yaşanan sıcak hava dalgasına uygulayarak, ölüm sayısının 20 bini geçtiğini tahmin etti. En yüksek ölüm tahminleri Fransa (5.210), Almanya (4.543), İspanya (3.163) ve İtalya (2.709) için yapıldı. Bu tablo, Avrupa'nın iklim değişikliğine karşı aldığı tedbirlerin yetersiz kalabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Dünya Hava Durumu Attribütörü: Sıcak hava dalgaları Avrupa'da en ölümcül doğal tehdit</h3><p>Uluslararası bilimsel kuruluş Dünya Hava Durumu Attribütörü tarafından yapılan araştırmalar, sıcak hava dalgalarının Avrupa'da diğer tüm doğal afetlerden daha fazla ölüme yol açtığını gösteriyor. 2003 yılında yaşanan ve 70 binden fazla kişinin ölümüne neden olan sıcak hava dalgası, kıtanın bu tür olaylara karşı ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koymuştu. O tarihten bu yana alınan önlemler, ölüm oranlarında kısmi bir azalma sağladı. Ancak, Callahan'ın son çalışması, iklim değişikliğinin etkisiyle ölümcül sıcak hava dalgalarının tekrar artışa geçtiğini gösteriyor. Dünya Hava Durumu Attribütörü, 2003'ten bu yana sıcak hava dalgalarının 10 ila yüzlerce kat daha olası hale geldiğini ve 50 yıl önce neredeyse imkânsız olan bu olayların günümüzde sıkça yaşandığını belirtiyor. Bu durum, fosil yakıt kullanımının ve sera gazı emisyonlarının azaltılması gerekliliğini bir kez daha gündeme getiriyor.</p><h3>Avrupa'da sıcak hava dalgası ölümleri: İklim uyumunda yeni yatırımlar şart</h3><p>Christopher Callahan'ın tahminleri, Avrupa'daki aşırı ölümlerin resmi istatistiklerine dayanmıyor; ancak istatistiksel modellemesi, bölgesel raporlarla tutarlı sonuçlar ortaya koyuyor. Analiz henüz hakem onayından geçmemiş olsa da, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı. Callahan, "Her ton karbondioksit salımı, küresel ortalama sıcaklığın artmasına ve yerel aşırı sıcaklık olaylarının daha da şiddetlenmesine neden oluyor" ifadeleriyle, iklim değişikliğiyle mücadelede hızlı ve kapsamlı önlemlerin şart olduğuna dikkat çekti. Uzmanlar, gelecekte benzer felaketlerin önüne geçmek için uyum yatırımlarının ve altyapı güçlendirmelerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Avrupa genelinde yaşanan son sıcak hava dalgası, iklim değişikliğinin toplum sağlığı üzerindeki doğrudan ve yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><p>Sonuç olarak, Avrupa'da yaşanan bu ölümcül sıcak hava dalgası, iklim değişikliğinin insan hayatı üzerindeki etkilerinin giderek daha belirgin ve tehlikeli bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Bilim insanları ve uluslararası kuruluşlar, benzer felaketlerin önüne geçmek için acil ve etkili önlemler alınması çağrısında bulunuyor. Sıcak hava dalgası, Avrupa'nın iklim krizine karşı daha dirençli ve hazırlıklı olması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/rekor-sicaklarin-bilancos-164_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282439</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/solo-levelinge-bambaska-yorum-yeni-fragman-hayranlari-sasirtti-282439</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Solo Leveling'e bambaşka yorum! Yeni fragman hayranları şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Solo Leveling on Ice, Güney Kore'nin başkenti Seul'deki Mokdong Kapalı Buz Pisti'nde 7-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında sahnelenecek. Gösteride Sung Jinwoo karakterine ünlü buz patenci Cha Junhwan hayat verecek. Solo Leveling'in canlı aksiyon uyarlaması, hayranlarına unutulmaz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Solo Leveling'e bambaşka yorum! Yeni fragman hayranları şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Solo Leveling on Ice, Güney Kore'nin Seul şehrinde yer alan Mokdong Kapalı Buz Pisti'nde 7-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında yeniden izleyiciyle buluşacak. Solo Leveling hayranlarının heyecanla beklediği bu canlı aksiyon buz gösterisinde, serinin baş karakteri Sung Jinwoo'yu bu kez dünyaca ünlü artistik buz patenci Cha Junhwan canlandıracak. Bu gösteri, Solo Leveling evrenine farklı bir soluk getirirken, izleyicilere hem hikâyenin büyüsünü hem de buz üzerindeki etkileyici performansları bir arada sunacak.</p><h3>Cha Junhwan ve yeni kadro Solo Leveling on Ice'da buluştu</h3><p>Solo Leveling on Ice'ın yeni sezonunda başrolde yer alan Cha Junhwan, Sung Jinwoo karakterine kattığı yorumla dikkat çekiyor. Dünya gümüş madalyalı patenci, Solo Leveling'in canlı aksiyon atmosferini buz pistine taşıyarak hayranların beklentisini yükseltti. Gösterinin kadrosunda ayrıca Jinwoo'nun aşkı Cha Hae-in rolünde Kim Yerim, Yoo Jinho karakterinde Choi Woohyuk, Jinwoo'nun eski arkadaşı Loo Joohee rolünde influencer AMY ve Igris karakterinde Lee Si Hyung yer alıyor. Kadronun özenle seçilmesi, Solo Leveling on Ice'ın sahneye taşınmasında önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Bu yeni ekip, Solo Leveling evreninin sevilen karakterlerine hayat verirken, izleyicilere unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor.</p><h3>Solo Leveling on Ice için yeni fragman büyük ilgi gördü</h3><p>Solo Leveling on Ice'ın yeni fragmanı, gösterinin resmi sosyal medya hesaplarında paylaşıldıktan sonra kısa sürede büyük ilgi topladı. Fragmanda Cha Junhwan'ın Sung Jinwoo performansına dair ilk görüntüler, hayranlar arasında heyecan yarattı. Gösterinin daha önce Aralık ayında Seul'de düzenlenen ilk sezonunda Sung Jinwoo'yu IKON grubunun üyesi Kim Jinhwan canlandırmıştı. Ancak yeni sezonda başrolün Cha Junhwan'a geçmesi, Solo Leveling on Ice'ın yeni bir enerjiyle izleyici karşısına çıkacağını gösteriyor. Gösterinin 7-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Mokdong Kapalı Buz Pisti'nde sahnelenecek olması, Solo Leveling hayranlarına kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Ayrıca, Solo Leveling'in anime uyarlamasının üçüncü sezonu ve Netflix için hazırlanan bir uyarlama da hayranlar tarafından heyecanla bekleniyor.</p><p>Solo Leveling, "Kapılar" adı verilen portalların açıldığı ve özel yeteneklere sahip avcıların bu portalları kapatmakla görevlendirildiği bir evrende geçiyor. Hikâyenin merkezinde, en zayıf avcı olarak görülen Sung Jinwoo'nun bir dizi tehlikeli olaydan sonra "Oyuncu" olma gücünü kazanması ve S-Rank Avcısı'na dönüşmesi yer alıyor. Solo Leveling on Ice ise bu popüler hikâyeyi buz pistine taşıyarak, hem serinin hayranlarına hem de sanatseverlere farklı bir deneyim vadediyor.</p><p>Solo Leveling on Ice'ın Seul'deki yeni sezonu, Solo Leveling evreninin canlı aksiyon uyarlamaları arasında şimdiden öne çıkıyor. Gösterinin yeni kadrosu ve fragmanının yarattığı ilgi, Solo Leveling hayranlarının buz pistinde benzersiz bir deneyim yaşamasını sağlayacak. Solo Leveling on Ice, 2026 yazında Seul'de kapılarını açmaya hazırlanırken, Solo Leveling fenomeni farklı platformlarda büyümeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/solo-levelinge-bambaska-y-647_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282438</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/starship-ucus-13-icin-kritik-adim-6-motor-1-dakikada-ateslendi-282438</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Starship Uçuş 13 için kritik adım! 6 motor 1 dakikada ateşlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[SpaceX, Texas'taki Starbase tesisinde Starship'in üst aşaması olan Gemide 40'ın tüm 6 Raptor motorunu başarıyla ateşledi. Bu test, Starship'in 13. uçuşu öncesinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıktı ve şirketin yeni nesil uzay aracıyla ilgili iddialı hedeflerine bir adım daha yaklaştığını gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Starship Uçuş 13 için kritik adım! 6 motor 1 dakikada ateşlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX, Texas'ın Boca Chica bölgesindeki Starbase tesisinde Starship'in üst aşaması Gemide 40'ın tüm 6 Raptor motorunu aynı anda ateşledi. Bu kritik test, Starship'in 13. uçuşu öncesinde gerçekleştirildi ve uzay aracının uçuşa hazır olup olmadığını değerlendirmek için önemli bir aşama olarak kayda geçti. Testin başarıyla tamamlanması, SpaceX'in devasa Starship roketiyle ilgili çalışmalarında önemli bir ilerleme anlamına geliyor. Şirket, bu testle birlikte yaz sona ermeden Starship'in yeniden havalanmasını hedefliyor.</p><h3>SpaceX, Starbase'de 6 Raptor motorunu bir dakikada ateşledi</h3><p>Starship'in üst aşaması olan Gemide 40, Texas'taki Starbase'de yer alan Massey test tesisinde geçtiğimiz günlerde tüm 6 Raptor motorunu aynı anda ateşledi. SpaceX, bu ateşleme testinin görüntülerini resmi X hesabında paylaşarak, motorların farklı açılardan nasıl çalıştığını gözler önüne serdi. Gemide 40, üç deniz seviyesi ve üç vakum optimize edilmiş Raptor motoruyla donatıldı. Bu sayede uzay aracının farklı irtifalarda ve koşullarda nasıl performans göstereceği simüle edildi. Yaklaşık bir dakika süren test, şimdiye kadar yapılan en kapsamlı ve uzun süreli motor denemelerinden biri oldu. Geçtiğimiz hafta yalnızca tek bir Raptor motorunun 15 saniyelik ateşlemesiyle başlayan süreç, bu kez tüm motorların aynı anda ve tam kapasiteyle çalıştırılmasıyla devam etti. SpaceX yetkilileri, bu başarılı testin Starship Uçuş 13'ün önünü açtığını ve bir sonraki adımda Super Heavy itici motorun da benzer şekilde test edileceğini belirtti.</p><h3>Starship Uçuş 13'te hedef: Uzayda motor yeniden ateşlemesi</h3><p>Gemide 40'ın yer aldığı Starship, SpaceX'in "Versiyon 3" olarak adlandırdığı güncellenmiş roket prototiplerinden biri olma özelliği taşıyor. 124,4 metre yüksekliğe sahip olan bu dev uzay aracı, şimdiye kadar inşa edilen en büyük ve en güçlü roket unvanını elinde bulunduruyor. SpaceX, 22 Mayıs'ta gerçekleştirdiği önceki test uçuşunda yeni nesil Starship'i ilk kez denemiş ve büyük ölçüde başarılı bir görev ortaya koymuştu. Ancak o uçuşta Super Heavy itici motoru, planlandığı gibi yumuşak bir okyanus inişi gerçekleştiremeyerek görevi tam anlamıyla başarıya ulaştıramamıştı. Bu nedenle yaklaşan 13. test uçuşunda, Starship'in uçuş yolu ve görev hedefleri büyük oranda korunacak. Ayrıca, bu sefer uzayda Raptor motorlarından birinin yeniden ateşlenmesi de testin önemli bir parçası olacak. Bu kritik aşama, uzay aracı için yeniden kullanılabilirlik ve görev çeşitliliği açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Super Heavy'nin 33 motoru için hazırlıklar sürüyor</h3><p>Starship'in 13. uçuşuna hazırlık kapsamında bir sonraki adım, Super Heavy'nin 33 Raptor motorunun statik ateşleme testlerinin gerçekleştirilmesi olacak. Super Heavy, kalkış sırasında yaklaşık 20 milyon pound itiş gücü üretebilen devasa bir itici olarak öne çıkıyor. Eğer bu testler de sorunsuz şekilde tamamlanırsa, SpaceX Uçuş 13'ü en erken Ağustos ayında gerçekleştirmeyi planlıyor. Şirketin uzun vadeli hedefleri arasında Starlink uydu-internet ağını genişletmek ve NASA'nın Artemis programı kapsamında astronotları Ay'a taşımak yer alıyor. Starship, taşıma kapasitesiyle de dikkat çekiyor; önceki nesil roketlerden çok daha ağır yükleri yörüngeye ulaştırabilecek potansiyele sahip. SpaceX, geliştirme süreci tamamlandığında Starship'i ticari ve bilimsel görevlerde aktif olarak kullanmayı hedefliyor.</p><p>Başarılı geçen son motor testi, SpaceX'in Starship projesinde önemli bir eşiğin daha aşıldığını gösterdi. Şirket, önümüzdeki süreçte Super Heavy'nin testlerini de tamamlayarak Starship'i yeniden uzaya göndermeyi amaçlıyor. Tüm bu gelişmeler, uzay taşımacılığında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. SpaceX'in Starship ile ilgili attığı bu adımlar, hem şirketin hem de uzay endüstrisinin geleceği açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/starship-ucus-13-icin-kri-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282437</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sicaklar-siyaseti-degistirdi-avrupada-klima-kavgasi-basladi-282437</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıcaklar siyaseti değiştirdi! Avrupa'da klima kavgası başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'da son yıllarda artan sıcak hava dalgaları, klima kullanımını hem bir ihtiyaç hem de siyasi bir tartışma konusu haline getirdi. Kıta genelinde 200 bini aşkın ölümün ardından, klimanın hayat kurtarıcı rolüyle çevresel etkileri arasındaki denge arayışı devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıcaklar siyaseti değiştirdi! Avrupa'da klima kavgası başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa, son dönemde etkisini artıran sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, klima kullanımı kıta genelinde hem sağlık hem de çevre açısından büyük bir tartışmanın merkezine yerleşti. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, sadece son dört yılda Avrupa'da sıcak hava nedeniyle 200 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin çoğu önlenebilir olarak değerlendiriliyor. Ancak klimaya yaklaşım, Amerika Birleşik Devletleri'nden oldukça farklı. ABD'de klima neredeyse her evde temel bir ihtiyaç olarak görülürken, Avrupa'da bu teknoloji uzun süre gereksiz kabul edildi. Şimdi ise, artan sıcaklıklar ve rekor kıran hava dalgaları, klimanın hem bir kurtarıcı hem de çevresel bir tehdit olarak algılanmasına yol açtı. Avrupa'da klima kullanımı hızla yayılırken, siyasi liderler ve uzmanlar arasında bu teknolojinin yaygınlaştırılması ve olası zararları konusunda görüş ayrılıkları derinleşiyor.</p><h3>Fransa'da klima siyasetin gündeminde: hayat kurtarıcı mı, çevre düşmanı mı?</h3><p>Fransa, klima konusundaki tartışmaların en yoğun yaşandığı ülkelerden biri. Aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, sıcak hava dalgalarının yol açtığı ölümlere dikkat çekerek, başkan seçilirse ülke genelinde kapsamlı bir klima planı uygulayacağını açıkladı. Le Pen, insanların sıcaklıktan ölmesini 'absürt' olarak nitelendirirken, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Emmanuel Grégoire ise bireysel klima kullanımını 'bela' olarak tanımlıyor. Grégoire, yüksek sıcaklıklarla mücadelede daha iyi yalıtım ve esnek çalışma saatleri gibi bütüncül çözümler öneriyor. Yardımcı Belediye Başkanı Audrey Pulvar da, Amerika Birleşik Devletleri'ni yaygın klima kullanımı nedeniyle eleştirerek, küresel ısınma ve Fransa'daki sıcak hava dalgalarının sorumluluğunda ABD'nin büyük payı olduğunu vurguladı. Fransa'da klima, siyasi görüşlere göre farklı şekillerde değerlendirilirken, sıcak hava dalgalarının yol açtığı acil durumun etkisiyle tartışmalar daha da hararetlendi.</p><h3>Avrupa'da sıcak hava dalgaları: rekor ölümler ve yaşamı felç eden etkiler</h3><p>Avrupa genelinde sıcak hava dalgaları, sadece Fransa'da değil, İspanya, Almanya, Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerde de yeni rekorların kırılmasına neden oldu. Son sıcak hava dalgasında Fransa'da sıcaklık 108 dereceye, İspanya'da ise 113 dereceye kadar çıktı. Polonya, Almanya ve Çek Cumhuriyeti'nde de 100 derecenin üzerinde sıcaklıklar kaydedildi. Fransa'nın ulusal halk sağlığı ajansı, sadece bir sıcak hava dalgası sırasında 1.000'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez ise, 70'ten fazla kişinin serinlemek amacıyla nehir ve göllere girerek boğulduğunu açıkladı. Bu süreçte okullar kapandı, konserler iptal edildi, tren seferleri askıya alındı ve orman yangınları çıktı. Vatandaşlar, apartman pencerelerini kapatarak fan ve taşınabilir klima almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Gece sıcaklıklarının da yüksek seyretmesi, insanların uyku düzenini bozdu ve yaşam kalitesini olumsuz etkiledi. Parisli Severine Le Beuzit, yaşadığı zorluğu 'dünyadaki cehennem' olarak tanımlayarak, sıcak hava dalgalarının insanları çaresiz bıraktığını ifade etti.</p><h3>Klimanın sağlık üzerindeki etkisi: ölümleri yüzde 75 azaltıyor</h3><p>Bilimsel araştırmalar, klima kullanımının özellikle yaşlılar ve çocuklar gibi savunmasız gruplar için sıcak hava kaynaklı ölümleri yüzde 75 oranında azaltabildiğini ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, 2019'dan 2021'e kadar Avrupa'da klima sayesinde yılda ortalama 190 bin kişinin hayatı kurtarıldı. Ancak klimanın çevre üzerindeki olumsuz etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. 2022'de yayımlanan bir çalışma, klimanın enerji talebinin küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturduğunu gösteriyor. Bu oran, tüm havacılık sektörünün iki katına denk geliyor. Ayrıca, klima ünitelerinin yaygın kullanımı, şehirlerde dışarıya sıcak hava üfleyerek yerel sıcaklıkların birkaç derece artmasına neden olabiliyor. Bu nedenle, uzmanlar klima kullanımının yaygınlaşmasının çevresel etkilerine dikkat çekiyor ve alternatif çözümler geliştirilmesini öneriyor.</p><h3>Avrupa'da klima kullanımı hızla artıyor: güney ülkeleri başı çekiyor</h3><p>Avrupa genelinde klima kullanımı, özellikle güney ülkelerinde son yıllarda gözle görülür biçimde arttı. İtalya'da Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre, hanelerin yarısından fazlası artık klima kullanıyor. Avrupa Birliği'nin enerji verileri, İtalya'da elektrik tüketiminin üçte birinin klimaya harcandığını ortaya koyuyor. İspanya'da ise hanelerin yaklaşık yüzde 40'ı klima ile serinliyor. Birleşik Krallık'ta ise The Guardian'ın aktardığına göre, klima bulunan ev sayısı son üç yılda iki katına çıkarak 4 milyona ulaştı. Almanya'da ise 2023'ten 2024'e kadar klima kullanımı yüzde 6 oranında arttı. Bu artış, hükümetlerin klima kullanımına yönelik daha esnek politikalar geliştirmesiyle paralel ilerliyor. Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, okullar, ofisler ve hastanelerin klimayla donatılması gerektiğini savunuyor. Fransa Yeşil Partisi lideri Marine Tondelier ise, klimanın savunmasız insanlar için gereklilik olduğunu kabul etti ve bu alandaki tabunun yıkıldığını belirtti.</p><h3>Uzmanlardan karma çözüm önerileri: klima tek başına yeterli değil</h3><p>Uzmanlar, bireysel klima kullanımının sıcak hava dalgalarına karşı etkili bir koruma sağladığını kabul ederken, bu yöntemin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, şehirlerin daha fazla ağaç dikmesi, gölge alanlar oluşturması ve halka açık soğutma merkezleri kurması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca, sosyal hizmetlerin yaşlılar ve hassas gruplara öncelik vermesi, insanlara sıcak çarpması belirtileri hakkında eğitim verilmesi ve iş yerlerinde esnek çalışma saatleri uygulanması öneriliyor. Sıcak hava dalgalarında hastanelerde personel sayısının artırılması da gereksiz ölümlerin önüne geçebilir. Dr. Kluge, bireysel önlemlerin önemli olduğunu ancak sistematik bir krize karşı etkili olabilmek için koordineli ve kurumsal çözümlere ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Avrupa genelinde klima kullanımı artarken, uzmanlar çevresel etkilerin azaltılması için bütüncül bir yaklaşım çağrısı yapıyor.</p><p>Avrupa'da klima kullanımı ve sıcak hava dalgaları arasındaki ilişki, önümüzdeki yıllarda da tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Artan sıcaklıklar, kıtanın iklim değişikliğiyle yüzleşmesini zorunlu kılarken, klima hem hayat kurtarıcı bir araç hem de çevre için potansiyel bir tehdit olmaya devam ediyor. Siyasi liderler, uzmanlar ve vatandaşlar, bu ikilemi çözmek için yeni politikalar ve teknolojik çözümler arayışını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/sicaklar-siyaseti-degisti-978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282436</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yuzyilin-konut-projesinde-konut-belirleme-kuralari-basliyor-282436</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde konut belirleme kuraları başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi kapsamında, hak sahibi vatandaşların hangi etaptaki, hangi daireye sahip olacağının tespit edileceği konut belirleme kura süreci deprem bölgesi illerinden olan Adıyaman'da başlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde konut belirleme kuraları başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye tarihini nen büyük sosyla konut projesi olan "Yüzyılın Konut Projesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Ekim 2025'te açıkladığı "Ev Sahibi Türkiye" sloganıyla başlatıldı.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği proje için Türkiye genelinde toplam 5 milyon 242 bin kişinin başvurusu geçerli başvuru olarak kabul edilmişti. Hak sahipliği belirleme kura takvimi ise 29 Aralık 2025'te Adıyaman'da başlamıştı. İl il noter huzurunda çekilen kuralar 27 Nisan'da İstanbul kurasının sona ermesiyle tamamlanmıştı. Böylece 29 Aralık 2025 &#8211; 27 Nisan 2026 tarihleri arasında 81 ilde 506 bin 499 hak sahibi belirlenmiş oldu.</p><p><b>DAİRE BÜYÜKLÜKLERİ VE YERLERİ BELLİ OLACAK</b></p><p>Yüzyılın Konut Projesi kapsamında yeni aşama, deprem bölgesi ile başlıyor. Hak sahibi vatandaşların hangi etaptaki, hangi daireye sahip olacağının belirleneceği konut belirleme kura süreci de hak sahipliği kurasında olduğu gibi yine Adıyaman ile başlıyor. Bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılacağı törenle Adıyaman merkez için konut belirleme kuraları çekilecek. İhaleler yapıldıkça diğer illerde de kura çekimleri devam edecek. Bu süreçte hak sahibi vatandaşların hangi proje etabında, kaçıncı katta, hangi büyüklükteki daireye sahip olduğu belirlenmiş olacak.  Konut belirleme kuralarının ardından süreç vatandaşların satış sözleşmelerini imzalaması ile devam edecek. </p><p><b>TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK SOSYAL KONUT ADIMI</b></p><p>Yüzyılın Konut Projesi kapsamda 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa edilecek. En az 2 milyon kişi sağlam, afetlere dirençli, güvenli, modern konutlara uygun fiyatlarla kavuşacak. Bu sayede hem dar gelirli vatandaşlar ev sahibi olacak hem de konut-kira fiyatları dengelenecek. Projeyle 300 sektörün çarkları hızlanacak.</p><p><b>YÜZDE 10 PEŞİN 240 AY TAKSİT İMKANI</b></p><p>Proje kapsamında 2 ayrı büyüklükte 2+1'ler ve 1+1 konutlar yüzde 10 peşin, 240 ay vade imkanıyla satışa sunulacak. Evlerin yüzde 40'ı yani 200 bin adedi 80 metrekarelik 2+1 konutlardan oluşacak. Yüzde 30'u yani 150 bin adedi 65 metrekarelik 2+1, kalan 150 bini ise 55 metrekarelik 1+1 konutlardan oluşacak. Taksitler İstanbul'da 7 bin 313 TL'den, Anadolu illerinde ise 6 bin 750 TL'den başlayacak.</p><p><b>İSTANBUL'DA KİRALIK SOSYAL KONUT EYLÜLDE BAŞLAYACAK</b></p><p>İstanbul'da yapılacak 100 bin konuta ek olarak 15 bin kiralık konut da üretilecek. Piyasa rayiç bedelinin altında kiraya verilecek bu konutlardan belirlenen kriterlere uygun dar gelirli vatandaşlar faydalanabilecek. Evler 3 yıl süre ile kiralanacak. Kiralanan konutların;  yönetimi, bakımı ve denetimi sağlanacak. Eylül ayı itibarıyla kiralık sosyal konutların kiralama süreci de başlayacak.</p><p><b>500 BİN KONUTA 500 MAHALLE KONAĞI</b></p><p>'Yüzyılın Konut Projesi' kapsamında TOKİ, 500 mahalle konağı ve 500 cami de inşa edecek. Mahalle konaklarında taziye evi, yaşlılar etkinlik alanı ve kafeterya bulunacak. Bu proje kapsamında mahalle konaklarının içinde olacak şekilde 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi (anaokulu), 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu, 500 misafirhane de inşa edilecek. Camiler ise yöresel mimariye uygun yapılacak.</p><p><b>BUGÜNE KADAR 7 MİLYONA YAKIN VATANDAŞ GÜVENLİ YUVAYA KAVUŞTU</b></p><p>TOKİ, sosyal devlet anlayışıyla dar gelirli vatandaşların depreme dayanıklı, sağlam ve güvenli konutlara kavuşması için 2003 yılından bu yana sosyal konut projelerini başarıyla hayata geçiriyor. Bugüne kadar 50 bin, 100 bin ve İlk Evim-250 Bin Sosyal Konut gibi projelerle Türkiye genelinde 1 milyon 767 bin sosyal konut inşa edildi. Bu konutlar 7 milyona yakın dar gelirli vatandaşın, güvenli, sağlam ve modern yuvaları oldu. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/yuzyilin-konut-projesinde-617_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282435</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-ekonomimizin-soklara-karsi-dayanikliligi-artmaya-devam-ediyor-282435</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, haziranda ihracat ve ithalatın güçlü seyrettiğini belirterek, "Güçlenen makroekonomik çerçeve ve uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda haziran ayı dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Haziranda takvim etkisinin de katkısıyla ihracat ve ithalatın güçlü seyrettiğini vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:</p><p>"Küresel ticaretteki belirsizliklere rağmen ihracat dirençli görünümünü sürdürdü. İkinci çeyrekte ihracat yıllık yüzde 10,2 artarken yıllıklandırılmış ihracat 277,9 milyar dolara ulaştı. İthalat artışı ise yüzde 4,6 ile daha sınırlı gerçekleşti. İhracatta olumlu görünüme rağmen enerji fiyatlarındaki artışın gecikmeli etkileri önümüzdeki dönemde dış ticaret dengesinde etkili olacaktır. Cari açığın yılın kalanında sınırlı artmasını öngörmekle birlikte sürdürülebilir seviyelerde kalacağını değerlendiriyoruz. Güçlenen makroekonomik çerçeve ve uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ederken dış dengede kalıcı ve sürdürülebilir iyileşme de desteklenmektedir."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/haziran-ayinda-ihracat-rekoru-kirildi-282421" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/haziran-ayinda-ihracat-re-207_2-41.jpg"/></div><h3>Haziran ayında ihracat rekoru kırıldı!</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/bakan-simsek-ekonomimizin-620_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>