<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274994</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/30-bin-fit-irtifada-yerli-ve-milli-savunmada-buyuk-sicrama-274994</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[30 bin fit irtifada: Yerli ve milli savunmada büyük sıçrama]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma sanayisinin en yeni yerli ve milli ürünleri, SAHA 2026 Fuarı'nda vitrine çıktı. Zırhlı araç sistemlerinden yapay zeka destekli hava platformlarına, roket teknolojilerinden mobil hijyen çözümlerine kadar birçok yenilik dikkat çekti. Baykar Baş Mühendisi Ilır Çapuni de Sürekli Hava Tabanlı Zeka Platformu'nun, gelişmiş yapay zeka modellerinin haritalama podu ile entegre edilerek, 30 bin fit irtifada geniş coğrafi alanın sürekli izlenebildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[30 bin fit irtifada: Yerli ve milli savunmada büyük sıçrama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altan Hidrolik Mühendislik Sanayi ve Ticaret AŞ İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Kaan Altan, Altan CTIS&#39;in, zırhlı ve taktik kara araçlarında lastik basınçlarının seyir halinde otomatik kontrol edilmesini ve operasyonel koşullara göre ayarlanmasını sağlayan kritik bir araç alt sistemi olduğunu söyledi.</p><p>Sisteme ilişkin bilgi veren Altan, &quot;Türkiye&#39;de tasarım ve üretim hakları tamamen yerli ve özgün olan ilk ve tek patentli CTIS çözümüdür. Altan CTIS, değişen arazi koşullarına anlık adaptasyon, lastik kaçağı durumunda otomatik basınç kompanzasyonu, yakıt verimliliğinin artırılması, lastik ömrünün uzatılması ve aracın operasyonel hazırlık seviyesinin yükseltilmesi gibi doğrudan taktik ve lojistik avantajlar sunuyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"30 BİN FİT İRTİFADA GENİŞ COĞRAFİ ALAN SÜREKLİ İZLENİYOR"</b></p><p>Baykar Baş Mühendisi Ilır Çapuni de Sürekli Hava Tabanlı Zeka Platformu&#39;nun, gelişmiş yapay zeka modellerinin haritalama podu ile entegre edilerek, 30 bin fit irtifada geniş coğrafi alanın sürekli izlenebildiğini bildirdi.</p><p>Sistemin genelinin insansız, insanlı platformlarla uyumlu, ölçeklenebilir ve uyarlanabilir bir çözüm olarak tasarlandığını belirten Çapuni, &quot;Hava verisini sürekli durumsal farkındalığa dönüştürerek, şeffaflık, verimlilik ve uzun vadeli dayanıklılık için yeni imkanlar yaratır.&quot; diye konuştu.</p><p>Taşıt Dinamiği Kontrol Teknolojileri AŞ AR-GE Ekip Lideri Mesut Kaya da ABS Fren Sistemi Geliştirme Projesi kapsamında üretilen, ABS Elektronik Kontrol Ünitesi&#39;ne (EKÜ) ilişkin bilgi verdi.</p><p>ABS EKÜ&#39;nün, 4 versiyon olarak üretildiğini anlatan Kaya, &quot;4 versiyondan toplam 58 ABS fren sistemini geliştirirken, birçok test gerçekleştirdik. Yerli ve milli imkanlarla, yüzde 100 fren sisteminde dışa bağımlılığımızı kaldırmış olduk.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ÜRÜNÜMÜZ 400'DEN FAZLA KEZ SAHADA KULLANILABİLİYOR"</b></p><p>Good Sanitation Company Kurucu Ortağı ve Üst Yönetici (CEO) Dilek Turan da Şebekeden Bağımsız Mobil Tuvalet ve Hijyen Kabini&#39;ni saha koşullarında hizmet verebilecek şekilde tasarladıklarını aktardı. <br></p><p>Söz konusu ürünün güneş enerjisi paneliyle de çalışabildiğine değinen Turan, &quot;Şebekeden Bağımsız Mobil Tuvalet ve Hijyen Kabinimizle, kalabalık ortamlarda maksimum hijyen koruması sağlıyoruz. Kabinimiz, patentli atık su arıtma reaktörü sayesinde, el yıkama sonrası oluşan gri suyu ve idrarı toplayıp işleyerek, dezenfektana dönüştürüyor ve bu suyu şifon işlemi sırasında kullanıyor. Ürünümüz, 400&#39;den fazla kez sahada kullanılabiliyor. Eskişehir&#39;de üretim tesisimizde, yerli ve milli kaynaklarla üretiliyor. Önümüzdeki dönemde, farklı versiyonlarını geliştirerek, ürün ailesi haline getirmeyi hedefliyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>ARCA Savunma Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Terlemez de &quot;AR-1071 Malazgirt&quot; roketi ile sahada askerlerin aynı şartlarda daha hafif harp başlığı ile atış yapabileceğine dikkati çekti. <br></p><p>Ürettikleri roket tapalarına ilişkin bilgi veren Terlemez, &quot;Bugüne kadar bu ürünleri, yabancı ülkelerden ithal ederdik, devlet büyüklerimizin çalışmalarıyla bunların seri üretimini sağlamış olduk. Türkiye&#39;de, artık dünyaya tapa ihracatı yapacak kadar büyük bir tesis var.&quot; dedi.</p><p>Gersan Elektrik Tic. ve San. AŞ Genel Müdür Yardımcısı Güven Yılmaz da enerjinin artık sadece bir kaynak olmaktan çıktığı ve sistemlerin can damarı haline geldiğine işaret etti. <br></p><p>Savunma sanayinin ileri üretim tesisleri ve veri merkezleri gibi yüksek süreklilik gerektiren yapılarda enerji altyapısının yalnızca teknik bir ihtiyaç değil, sistem güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunun altını çizen Yılmaz, &quot;Daha güvenli, düzenli ve yönetilebilir enerji dağıtım yapısı sunan çözümümüz, modüler yapısı, müdahale kolaylığı ve kontrollü sistem mimarisiyle kritik tesislerde önemli avantaj sağlamaktadır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/30-bin-fit-irtifada-yerli-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274993</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-siyasi-skandallar-bitmiyor-kin-ve-dusmanliga-tahrik-sucuyla-tutuklandi-274993</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de siyasi skandallar bitmiyor! "Kin ve düşmanlığa tahrik" suçuyla tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'de Karabağlar Belediyesi'nin CHP'li meclis üyesi Kadir Dalgıç, sosyal medyada paylaştığı video nedeniyle gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de siyasi skandallar bitmiyor! "Kin ve düşmanlığa tahrik" suçuyla tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Dalgıç hakkında sosyal medya platformundan paylaştığı videoda yer alan ifadeler nedeniyle soruşturma başlatıldı.</p><p>Dalgıç, &quot;Cumhurbaşkanına hakaret&quot;, &quot;halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama&quot;, &quot;tehdit&quot;, &quot;kamu görevlisine hakaret&quot; suçlarından gözaltına alındı.</p><p>İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Dalgıç, çıkarıldığı hakimlikçe &quot;Cumhurbaşkanı&#39;na alenen hakaret&quot; suçundan tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/chpde-siyasi-skandallar-b-516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-ayni-anda-diplomasi-ve-tehdit-ya-biter-ya-da-yerle-bir-ederiz-274992</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan aynı anda diplomasi ve tehdit: Ya biter ya da yerle bir ederiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika haberleri... ABD Başkanı Trump: Çin ziyaretimden önce İran ile savaş bitebilir. Anlaşma sağlanamazsa onları yerle bir ederiz]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan aynı anda diplomasi ve tehdit: Ya biter ya da yerle bir ederiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump: Çin ziyaretimden önce İran ile savaş bitebilir. Anlaşma sağlanamazsa onları yerle bir ederiz</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/trumptan-ayni-anda-diplom-624_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-hacmi-buyuyecek-turkiye-enerji-deviyle-kritik-imzayi-atti-274991</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret hacmi büyüyecek: Türkiye enerji deviyle kritik imzayı attı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Suudi Arabistan, ticaret ve yatırım ilişkilerini derinleştirecek önemli bir protokole imza attı. İki ülke, enerji, altyapı ve sanayi alanlarında işbirliğini büyütmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret hacmi büyüyecek: Türkiye enerji deviyle kritik imzayı attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı.</p><p>Paylaşımda, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu&#39;nun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan başkanlıklarında gerçekleştirilen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı&#39;na katıldığı belirtildi.</p><p><b>Toplantıda ticaret ve yatırım alanlarındaki ikili ilişkiler ve bu ilişkilerin geliştirilmesine yönelik hususların değerlendirildiği aktarılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Bakan Yardımcımız Tuzcu, toplantı marjında Suudi Arabistan Yatırım Bakan Yardımcısı İbrahim El-Mubarak ile bir görüşme gerçekleştirerek karşılıklı ticaretimizin artırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerine görüş alışverişinde bulunmuştur. Bu çerçevede, Türkiye-Suudi Arabistan Ticaret, Sanayi, Yatırım, Altyapı ve Enerji Komitesi 2. Dönem Toplantısı Protokolü imzalanmıştır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ticaret-hacmi-buyuyecek-t-876_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhuriyet-ve-imparatorluk-bir-arada-turkiye-yildirimhan-ile-hangi-mesaji-veriyor-274990</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhuriyet ve imparatorluk bir arada! Türkiye, ‘YILDIRIMHAN' ile hangi mesajı veriyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük ve en uzun menzilli füzesi ‘YILDIRIMHAN' ezberleri bozdu. Dünya basını Türkiye'nin ilk balistik füzesini manşetlerinden okurlarına duyururken, haberlerde Türk savunma sanayisinin geldiği son noktaya vurgu yapıldı. Uzmanlar ise YILDIRIMHAN'ın menzili ve 3 bin kilogramlık patlayıcı miktarıyla benzersiz olduğunu ifade ederken, füzenin özellikleri kadar isminin de özel anlamlar taşıdığı dile getirildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhuriyet ve imparatorluk bir arada! Türkiye, ‘YILDIRIMHAN' ile hangi mesajı veriyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezince geliştirilen,  Türkiye'nin milli füzesi "YILDIRIMHAN", SAHA 2026 Uluslararası  Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda tanıtıldı. Hipersonik füze olma  özelliği taşıyan "YILDIRIMHAN" mach 9 ile 25 arasında değişen hızlara  ulaşabilme kapasitesi sayesinde, mevcut hava ve füze savunma sistemlerini aşma  kabiliyeti bulunuyor. Füzenin sahip olduğu sıvı roket yakıtı ile taşıdığı 3 bin  kilogramlık patlayıcı miktarıyla benzerlerinden ayrışıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303619.jpg"/><p><b>İKİ SEMBOL DİKKAT ÇEKTİ</b></p><p>YILDIRIMHAN'ın gövdesinde ise dikkat çeken iki sembol bulunuyor.  Burun kısmında Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası, yan yüzünde ise Osmanlı  Padişahı Yıldırım Bayezid'in tuğrası. Bu tasarım, bir füzenin estetiğinden çok  daha fazlasını ifade ediyor. Uzmanlar söz konusu tasarımın, Cumhuriyetin  kuruluş vizyonu ile imparatorluk mirasının stratejik sentezini, geçmişle gelecek  arasında kurulan bir köprüyü simgelediğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303620.jpg"/><p>Öte yandan 24 TV'de yayınlanan Moderatör programında  Gazeteci İbrahim Güneş'in sorularını cevaplayan Kırıkkale Üni. Öğr. Üy. Doç.  Dr. Merve Suna Özcan, "Bizim savunma sanayi alanımızda dikkat çekici bir konu  var: Bizim her bir teçhizatımız, Türk tarihinden alınma isimlerden oluşuyor. KAAN,  KIZILELMA... Bunların her biri ne yapıyor? Türk savunma sanayinin aslında  tarihsel ve teknolojiyi bir araya getiren bağlamını oluşturuyor" dedi. </p><p> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">DÜNYANIN GÖZÜ SAHA'DA<br><br>Türkiye'nin en büyük ve en uzun menzilli füzesi Yıldırımhan ezberleri bozdu<br><br>Kırıkkale Üni. Öğr. Üy. Doç. Dr. Merve Suna Özcan (<a href="https://twitter.com/MarvelSuna?ref_src=twsrc%5Etfw">@MarvelSuna</a>): Bizim savunma sanayi alanımızda dikkat çekici bir konu var: Bizim her bir teçhizatımız, Türk tarihinden alınma... <a href="https://t.co/HoTyZI3qe6">pic.twitter.com/HoTyZI3qe6</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2052039431935476075?ref_src=twsrc%5Etfw">May 6, 2026</a></blockquote><p>Tarihten beslenen bir savunma sanayi geçmişimizin olduğunu  görmenin son derece önemli olduğunu ifade eden Özcan, "YILDIRIMHAN ile alakalı  şunu söylemek gerekiyor. Gerçek anlamıyla bu bir savunma paradigması değişimi.  Çünkü stratejik olarak menzilinin, hipersonik hızının bağımsızlık ve  caydırıcılık eksenindeki aşamalarının her birinin yeniden sistemi revize ettiği  bir döngü. Kıtalararası balistik füze son derece önemli bir teknolojidir. Biz bunu  Soğuk Savaş döneminde ABD ile Sovyetler silahlanması sürecinde zaten net olarak  görmüştük" açıklamasında bulundu. </p><p><b>İSRAİL BASININDA YILDIRIMHAN PANİĞİ</b></p><p>İsrail'in önde gelen yayın organları, YILDIRIMHAN'ın  tanıtılmasına geniş yer ayırdı. Maariv gazetesi, füze için "dünyayı  şaşırtan kıyamet canavarı" ifadesini kullanarak Türkiye'nin askeri  kabiliyetlerini çok daha uzak hedeflere taşıdığına dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303626.jpg"/><p>Ynet haber sitesi de YILDIRIMHAN'ın Türkiye'nin bugüne kadar  geliştirdiği en uzun menzilli sistem olduğunu öne çıkararak, bu adımı  "bölgeye güçlü bir mesaj" şeklinde değerlendirdi. Ynet'e göre bu  füze, Türkiye'nin yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de askeri bir aktör  olma iradesini ortaya koyuyor.</p><p>İsrail merkezli Kikar haber sitesi, YILDIRIMHAN'ın İsrail'in  tamamını menzil içine aldığını açıkça yazdı. Haberde, uzmanların bu gelişmeyi  "stratejik kırılma noktası" olarak nitelendirdiği aktarıldı. Kikar,  "Türkiye'den gelen cehennem" başlığını kullanarak SAHA 2026 fuarında  "eşi benzeri görülmemiş bir Türk silah envanterinin ortaya  çıkarıldığını" ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cumhuriyet-ve-imparatorlu-681_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-iran-hattinda-48-saat-krizi-bu-muzakere-degil-dayatma-274989</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD-İran hattında 48 saat krizi: Bu müzakere değil, dayatma]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'yi müzakerelerde samimiyetsizlikle suçladı. Washington'un 48 saatlik yanıt beklentisi iddiası gündemdeyken, Tahran'dan gelen açıklamalar gerilimi yeniden tırmandırdı. Bekayi, "Müzakere, tartışma/çekişme değildir, ne ‘dayatma', ne ‘aldatma', ne ‘şantaj' ne de ‘zorlama'dır." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD-İran hattında 48 saat krizi: Bu müzakere değil, dayatma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>İranlı Sözcü, &quot;&#39;Müzakere&#39; kavramı, en azından uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla gerçekten diyaloga girme yönünde samimi bir çabayı gerektirir. Bu aynı zamanda iyi niyeti de gerektirir. Yani 'müzakere', tartışma/çekişme değildir, ne 'dayatma', ne 'aldatma', ne 'şantaj' ne de 'zorlama'dır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>ABD, İRAN'DAN 48 SAAT İÇİNDE YANIT BEKLİYOR</b></p><p>ABD yönetiminin, İran ile savaşı sona erdirmek ve daha ayrıntılı nükleer müzakereler için Tahran yönetimiyle tek sayfalık mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu öne sürülmüştü.</p><p>Axios platformunun ismini vermek istemeyen, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara ve bazı ABD&#39;li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD&#39;nin mutabakat zaptı imzalanması için İran&#39;dan 48 saat içinde yanıt beklediği iddia edilmişti.</p><p>İran basını, ABD medyasında yer alan ve Tahran-Washington&#39;un anlaşmaya yakın olduğunu iddia eden haberin doğru olmadığını ve Tahran yönetiminin, ABD&#39;nin sunduğu ve &quot;bazı kabul edilemez maddeler içeren&quot; teklife henüz yanıt vermediğini bildirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/abd-iran-hattinda-48-saat-647_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dronlardan-radarlara-aspilsandan-pes-pese-anlasmalar-274988</link>
      <pubDate>2026-05-06T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dronlardan radarlara: ASPİLSAN'dan peş peşe anlaşmalar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ASPİLSAN Enerji, SAHA 2026 Fuarı kapsamında savunma ve teknoloji ekosisteminin önemli aktörleriyle peş peşe işbirliği anlaşmaları imzaladı. Enerji depolamadan dron teknolojilerine kadar geniş bir alanda yeni projelerin önü açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dronlardan radarlara: ASPİLSAN'dan peş peşe anlaşmalar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Avrupa&#39;nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı devam ediyor.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, ASPİLSAN Enerji tarafından Teknopark İstanbul, JAVDES, Radarsan ve FPV kamikaze dron üreticisi SKYDAGGER ile işbirliği sözleşmelerine imza atıldı.</p><p>Bu kapsamda, ilk olarak ASPİLSAN Enerji ile Teknopark İstanbul arasında &quot;Kuluçka Merkezi Odaklı Stratejik İş Birliğine Yönelik İyi Niyet Sözleşmesi&quot; imzalandı.</p><p>ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, imza töreninde yaptığı konuşmada, enerjinin 5 sanayi trendinden biri olarak ele alınabileceğini belirterek, &quot;Yakın zamanda yaşanan petrol sıkıntılarını gördük ki bizim petrole bağımlılığımızın bitmesi gerekiyor. Dün petrol kuyularının sahipleri ne kadar ciddiyetteyse bugün batarya üretenler de bu ciddiyette hareket ediyor. Enerji depolama büyük önem arz ediyor.&quot; dedi.</p><p>Teknopark İstanbul Genel Müdürü Abdurrahman Akyol da Teknopark İstanbul&#39;un bir teknoloji üssü olduğunu ve çok sayıda vakıf şirketinin burada bulunduğunu söyledi.</p><p>Teknopark İstanbul&#39;da 600&#39;e yakın firma ve ön kuluçkalarla birlikte 1000&#39;e yakın firmanın olduğunu dile getiren Akyol, &quot;Toplamda 11 bin çalışanla İstanbul&#39;un teknoloji kalbiyiz diyebilirim. Savunma, denizcilik, ileri malzeme, yapay zeka ve siber güvenlik gibi konular önemli hale gelmişken enerjiyi de son zamanlarda odak haline getirmeyi planlıyoruz. ASPİLSAN ile batarya üretim ve enerji üretim sistemleri ile ilgili bir proje çağrısını birlikte yürütmekten mutluluk duyacağız.&quot; diye konuştu.</p><p><b>"ASPİLSAN'IN KAPASİTESİ İLE BİRLEŞTİREREK BİR YOL HARİTASI ÇİZMEK ÜZERE İMZA ATIYORUZ"</b></p><p>ASPİLSAN Enerji ile JAVDES arasında gerçekleştirilen &quot;Yurt içi ve Yurt Dışı Projelerde İş Birliğine Yönelik İyi Niyet Sözleşmesi&quot; imza töreninde konuşan JAVDES Şirketler Topluluğu Genel Müdürü Ufuk Soyluoğlu, üretici ve kullanıcının ihtiyaçlarını bir araya getirme misyonu ile hareket ettiklerini belirterek, &quot;Jandarma Genel Komutanlığının sahadaki ihtiyaçlarını çok yakından takip ediyoruz. Bu ihtiyaçları da ASPİLSAN&#39;ın kapasitesi ile birleştirerek bir yol haritası çizmek üzere imza atıyoruz.&quot; dedi.<br></p><p>ASPİLSAN&#39;ın Radarsan ile yaptığı &quot;Mobil Trafik Radar Sistemleri Batarya Paketi İş Birliğine Yönelik İyi Niyet Sözleşmesi&quot; de Radarsan Genel Müdürü Serhat Doğan&#39;ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Doğan, imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;de 40 yıldır ithal edilen bir ürünü Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinde yerli ve milli bir ürüne çevirdiklerini söyledi.</p><p>ASPİLSAN Enerji ile SKYDAGGER arasında gerçekleştirilen imza töreninde konuşan SKYDAGGER Genel Müdürü Mehmet Öztekin ise ASPİLSAN&#39;ın sahadaki güçlerini daha da güçlendirmek istediklerini kaydetti.<br></p><p>Öztekin, ürettikleri dronların en önemli bileşenlerinden birinin batarya olduğunu belirterek, &quot;ASPİLSAN&#39;ın da gerekli AR-GE&#39;leri yapıp bizim kabiliyetlerimizi yükseltecek şekilde bize destek olacağından hiç şüphemiz yok.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/dronlardan-radarlara-aspi-738_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/rojin-kabaisin-sir-olumu-bakan-gurlek-sonuna-kadar-uzerine-gidecegiz-274987</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş'in sır ölümü! Bakan Gürlek: Sonuna kadar üzerine gideceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, genç yaşta hayatını kaybeden Rojin Kabaiş'in ailesiyle bir araya geldi. Soruşturmanın derinleştirileceğini belirten Gürlek, “Bu dosya kapanmayacak, tüm ihtimaller en ince ayrıntısına kadar incelenecek” mesajı verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rojin Kabaiş'in sır ölümü! Bakan Gürlek: Sonuna kadar üzerine gideceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van'da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı'nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş'in ölümü ile ilgili olayın çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz. Özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ab934db12a254ecc8967-060520265a4a5a73.jpg"/><p><b>ROJİN'İN TELEFONU İNCELENECEK</b></p><p>Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya'ya gönderilen Rojin'in telefonunun Çin'e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/d5bf4a36b3c643e6b05c-06052026e73548ab.jpg"/><p><b>"SONUNA KADAR ÜZERİNE GİDECEĞİZ"</b></p><p><b>Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu:  </b></p><p>"Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım."  </p><p>Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı.  </p><p><b>"DEVLETİMİZE, ADALETE GÜVENİYORUZ"</b></p><p>Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek'e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi.  </p><p>Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ve Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı.  </p><p>Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolmuş, Kabaiş'in cesedi 18 gün sonra Van Gölü'nün Molla Kasım köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti.  </p><p>Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili incelemeler de devam ediyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/rojin-kabaisin-sir-olumu--254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/17-ulkede-kurban-olsun-saglik-olsun-274986</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[17 ülkede “Kurban Olsun, Sağlık Olsun”]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yeryüzü Doktorları, 22 yıldır ihtiyaç sahibi coğrafyalarda gerçekleştirdiği kurban organizasyonunu bu yıl “Kurban Olsun, Sağlık Olsun” kampanyasıyla duyurdu. Türkiye dahil 17 ülkede kurban kesim ve dağıtımlarını gerçekleştirecek dernek, beslenme sağlığı çalışmaları kapsamında milyonlarca ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[17 ülkede “Kurban Olsun, Sağlık Olsun”]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açlık, yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı ya da olmadığı bölgelerde faaliyetlerini sürdüren Yeryüzü Doktorları kurban bağışlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için bu yıl da "Kurban Olsun, Sağlık Olsun" kampanyasını duyurdu. Dernek başlattığı kampanyayı beslenme sağlığı projesi içinde sağlıkla doğrudan ilişkili bir insani yardım çalışması olarak konumlandırıyor ve gıdaya erişimin kısıtlı olduğu coğrafyalarda kurban organizasyonunu yürütüyor.</p><p><b>MİLYONLARCA FAYDALANICIYA ULAŞACAKLAR</b></p><p>Yeryüzü Doktorları Kurban Olsun Sağlık Olsun kampanyasının başlamasıyla Asya'dan Afrika'ya, Balkanlar'dan Orta Asya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kurban faaliyetini yürütecek. Bu kapsamda Hindistan'dan Bosna-Hersek'e, Bangladeş'ten Kosova'ya, Nepal'den Türkiye'ye, Yemen'den Kazakistan'a, Suriye'den Tanzanya'ya, Gazze'den Etiyopya'ya, Sudan'dan Nijerya'ya, Somali'den Kamerun'a ve Çad'a kadar üç kıta 17 ülkede ihtiyaç sahiplerine ulaşacak. Aynı zamanda dernek, Tanzanya ve Çad'da yer alan kliniklerinde gönüllü sağlık ekipleri ile sağlık hizmeti de sunarak ihtiyaç sahiplerinin yanında olacak.</p><p>Yurt dışı kurban hisse bedelini 5 bin 800 TL, Gazze için 18 bin TL, Türkiye için 25 bin TL olarak belirleyen Yeryüzü Doktorları, kurban organizasyonları kapsamında bağışçılarının emanetini ulaştırmayı hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/asdasd-060520265c32cf33.jpg"/><p><b>GAZZE'YE KURBAN BAĞIŞLARI BU YIL DA KONSERVE İLE GİRECEK</b></p><p>Gazze'de ateşkese rağmen sürekli sekteye uğrayan insani yardım faaliyetlerini sürdüren dernek, 3 yıldır kurban konservelerini de Gazze'ye ulaştırıyor. Bu yıl da Gazze için bağışlanan kurbanların kesimi Hindistan'da gerçekleştirilecek. Kesimi gerçekleştirilen kurban etleri soğuk zinciri korunarak Birleşik Arap Emirlikleri'ne nakledilecek ve konserveleme süreci başlayacak. Konserve haline getirilen etler Avrupa standartlarında hazırlanacak ve 2 yıl kullanım ömrü olacak. Dernek geçtiğimiz yıl da 79 binlik hissenin Gazze'ye ulaşımını sağlayarak büyük bir destek sağlamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ssss-0605202658f3cd94.jpg"/><p><b>SAĞLIK EKİPLERİ TANZANYA VE ÇAD SAHASINDA</b></p><p>İhtiyaç sahibi coğrafyalarda kesintisiz sağlık hizmeti sunmayı amaçlayan Yeryüzü Doktorları bayram boyunca kurban organizasyonlarıyla birlikte Tanzanya ve Çad'da gönüllü sağlık ekipleri ile sahada olacak. Yıllardır Çad'ın Sido bölgesinde anne çocuk sağlığı merkeziyle birinci basamak sağlık hizmeti veren dernek, bu yıl da gönüllü hekimleriyle bölgede muayene ve tedavi sunmak için sahada olacak. Geçtiğimiz yıl Tanzanya'nın Kongwa bölgesinde açtığı sağlık merkezi sayesinde bölge halkının sağlık ihtiyacını kesintisiz bir şekilde karşılamaya başlayan Yeryüzü Doktorları, bayramda da kadın ve çocuklara yönelik muayeneler, ilaç temini ve sağlık kontrolleri yaparak Kurban Bayramının neşesini ve bereketini hep birlikte yaşayacak.</p><p><b>BAĞIŞÇILARA ANLIK VİDEO GÖNDERİLECEK</b></p><p>Kurban Bayramı'nın bereketini dünyanın farklı coğrafyalarına taşıyan Yeryüzü Doktorları, gerçekleştirdiği kurban kesimlerini SMS ve video yolu ile bağışçılarına doğrudan ulaştıracak. Kurban bağışı yapan hayırseverler, bağışının hangi ülkede kesildiğini isme özel hazırlanmış videolar aracılığıyla görebilecek.</p><p>Yeryüzü Doktorları, kurban bağışlarını web sitesi üzerinden online olarak, banka kanalları aracılığıyla ve dernek merkezinde kabul etmeye devam ederek bağışçılara en şeffaf şekilde bağışlarını ulaştırma imkanını sunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/17-ulkede-kurban-olsun-sa-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasa-uydusu-pasifikte-dev-tsunamiye-dair-ilk-yuksek-cozunurluklu-goruntuyu-yakaladi-274985</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA uydusu Pasifik'te dev tsunamiye dair ilk yüksek çözünürlüklü görüntüyü yakaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın SWOT uydusu, Kamçatka açıklarında meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki depremin tetiklediği Pasifik tsunamisini uzaydan yüksek çözünürlükle görüntüledi. Bu tarihi gözlem, tsunami hareketleri ve dalga modellerine dair bilinenleri kökten değiştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA uydusu Pasifik'te dev tsunamiye dair ilk yüksek çözünürlüklü görüntüyü yakaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın SWOT uydusu, Temmuz ayı sonunda Rusya'nın Kamçatka Yarımadası yakınlarında yaşanan 8.8 büyüklüğündeki depremin ardından Pasifik Okyanusu'nda oluşan dev tsunamiyi ilk kez yüksek çözünürlükte uzaydan görüntüledi. Bilim insanları, bu görüntülerin tsunami dinamikleriyle ilgili mevcut anlayışı altüst ettiğini ve dalga hareketlerinin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu açıkladı. Okyanus yüzeyindeki değişimleri ayrıntılı biçimde kaydeden SWOT uydusu, tsunami enerjisinin yayılımı ve dağılımı konusunda çığır açıcı veriler sundu. Bu gelişme, tsunami riskine karşı kıyı bölgelerinin korunması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>NASA SWOT uydusu tsunami dalgalarını ilk kez detaylı biçimde gözlemledi</h3><p>Yüzey Su Okyanus Topografyası (SWOT) uydusu, Aralık 2022'de NASA ile Fransız uzay ajansı CNES iş birliğiyle yörüngeye fırlatıldı. SWOT'un temel amacı, dünya genelindeki yüzey sularının haritalanmasıydı. Ancak Temmuz 2023'te Kamçatka'nın açıklarında meydana gelen ve 8.8 büyüklüğüyle 1900'den bu yana kaydedilen en büyük altıncı deprem olan sarsıntı, SWOT'un yeteneklerinin sınırlarını gösterdi. Uydu, deprem sonrası oluşan ve Pasifik boyunca yayılan tsunaminin yaklaşık 120 kilometre genişliğindeki bir alanını benzeri görülmemiş bir çözünürlükle kaydetti. Araştırmacılar, bu tür dev tsunamilerin şimdiye dek yalnızca belirli noktalarda DART (Derin Okyanus Tsunami Değerlendirme ve Raporlama) şamandıralarıyla izlenebildiğini, ancak SWOT sayesinde artık çok daha geniş bir perspektif elde edildiğini belirtiyor. Elde edilen veriler, tsunami dalgalarının dalga boyu, enerji dağılımı ve kıyılara ulaşmadan önceki değişimleri hakkında yeni bakış açıları kazandırdı. Özellikle, dalga enerjisinin beklenenden daha fazla bileşene ayrıldığı ve geleneksel modellerin öngördüğünden çok daha karmaşık bir desen oluşturduğu ortaya çıktı. Bu bulgular, tsunami modellemelerinde önemli revizyonlar yapılmasını gerektiriyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Tsunami modelleri yeniden yazılıyor'</h3><p>İzlanda Üniversitesi'nden Angel Ruiz-Angulo ve ekibi, SWOT'un topladığı verileri DART şamandıralarının ölçümleriyle birleştirerek tsunami hareketlerini detaylı şekilde analiz etti. Araştırmacılar, tsunami dalgalarının okyanus boyunca dağılımında beklenmedik bir karmaşıklık gözlemledi. Şimdiye dek, çok büyük tsunamilerin "dağıtıcı olmayan" dalgalar gibi hareket ettiği, yani tek bir dalga olarak bozulmadan ilerlediği düşünülüyordu. Ancak SWOT'un sağladığı yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, dalga enerjisinin birden fazla bileşene ayrıldığını ve arka dalgaların ana dalgayı modüle ettiğini ortaya koydu. Bilgisayar simülasyonları ile uydu verileri karşılaştırıldığında, geleneksel modellerin gerçek dünyadaki karmaşık davranışı tam olarak yansıtamadığı anlaşıldı. Ruiz-Angulo, "SWOT verileriyle tsunamiye adeta yeni bir gözlükle bakıyoruz. Önceden yalnızca noktasal ölçümlerle yetinirken, şimdi devasa alanlarda dalga desenlerini ayrıntılı şekilde izleyebiliyoruz" dedi. Araştırmacılar, bu yeni bulguların tsunami tahminlerinde ve kıyı güvenliği stratejilerinde büyük değişikliklere yol açabileceğini vurguluyor. Özellikle, dalga enerjisinin kıyı şeridine yaklaşırken beklenmedik biçimde değişebileceği ve arka dalgaların ana dalgayı etkileyebileceği belirtiliyor.</p><h3>Deprem kaynağı ve tsunami tahminlerinde kritik revizyon</h3><p>SWOT uydusunun sağladığı veriler, yalnızca tsunami dalgalarının hareketini değil, aynı zamanda depremin kaynağına dair önemli ipuçlarını da gün yüzüne çıkardı. Araştırma ekibi, tsunami tahminlerini sismik ve kara deformasyon ölçümleriyle karşılaştırdı. Önceki modellere göre, tsunami dalgalarının izleme noktalarına varış zamanlarında önemli farklılıklar bulundu. Bu uyumsuzlukları çözmek için, bilim insanları DART şamandıralarının verilerini kullanarak depremin kaynağını yeniden inceledi. Sonuçlar, depremin kırılma hattının tahmin edilenden daha güneyde ve yaklaşık 400 kilometre uzunluğunda olduğunu ortaya koydu. Bu mesafe, önceki modellerin öngördüğü 300 kilometrelik uzunluktan oldukça fazla. Araştırmanın ortak yazarlarından Diego Melgar, tsunami verilerinin özellikle sığ kayma bölgelerinin tespitinde son derece değerli olduğunu belirtti. Melgar, DART verilerinin sismik analizlere daha iyi entegre edilmesiyle tsunami tahminlerinin çok daha hassas hale geleceğini ifade etti. Ancak, bu entegrasyonun henüz her zaman sağlanamadığı, çünkü hidrodinamik ve sismik dalga yayılımı modellerinin farklılık gösterdiği de vurgulandı. Yine de, SWOT gibi yeni nesil uydular sayesinde, farklı veri türlerinin bir araya getirilmesiyle tsunami kaynaklarının ve etkilerinin çok daha doğru biçimde analiz edilebileceği öngörülüyor.</p><h3>Pasifik'teki tsunami uyarı sistemleri ve SWOT'un geleceği</h3><p>Kuril-Kamçatka bölgesi, tarih boyunca birçok yıkıcı tsunaminin kaynağı oldu. Özellikle 1952'deki 9.0 büyüklüğündeki deprem, uluslararası tsunami uyarı sistemlerinin kurulmasına yol açtı. Günümüzde, bu sistemler Pasifik'te olası tsunami risklerini izliyor ve erken uyarılar sağlıyor. SWOT uydusunun sunduğu yüksek çözünürlüklü görüntüler, bu uyarı sistemlerinin etkinliğini artırma potansiyeline sahip. Araştırmacılar, SWOT'un gerçek zamanlı izleme kapasitesinin, gelecekte tsunami tahminlerini çok daha hızlı ve doğru hale getirebileceğini belirtiyor. Angel Ruiz-Angulo, "Belki de bir gün SWOT gibi uydulardan elde edilen veriler, gerçek zamanlı tsunami tahminlerinde standart haline gelebilir" diyerek, bu teknolojinin önemine dikkat çekti. Bilim insanları, SWOT'un sunduğu yeni bakış açısının, kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insanın güvenliği için kritik olabileceğini vurguluyor. Ayrıca, tsunami risk haritalarının güncellenmesi, kıyı altyapısının güçlendirilmesi ve afet yönetimi planlarının gözden geçirilmesi için SWOT verilerinin temel bir kaynak olacağı öngörülüyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın SWOT uydusu tarafından elde edilen yüksek çözünürlüklü tsunami görüntüleri, yalnızca bilim dünyasında değil, afet yönetimi ve kıyı güvenliği alanlarında da devrim niteliğinde bir dönemi başlattı. Pasifik'teki tsunami dinamiklerinin daha iyi anlaşılması, hem mevcut erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi hem de gelecekteki felaketlerin etkilerinin azaltılması açısından büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. SWOT'un sunduğu veriler sayesinde, tsunami hareketlerinin karmaşıklığına dair yeni bilgiler elde edilmesi, kıyı topluluklarının daha iyi korunmasına olanak sağlayacak. Bilim insanları, bu teknolojik ilerlemenin tsunamiyle mücadelede yeni bir çağ başlatacağı görüşünde birleşiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/nasa-uydusu-pasifikte-dev-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274984</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-basini-bildirdi-iran-abdnin-anlasma-metnine-henuz-yanit-vermedi-274984</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran basını bildirdi: İran, ABD'nin anlaşma metnine henüz yanıt vermedi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran basını, ABD medyasında yer alan ve Tahran-Washington'un anlaşmaya yakın olduğunu iddia eden haberin doğru olmadığını ve İran'ın, ABD'nin sunduğu ve "bazı kabul edilemez maddeler içeren" teklife henüz yanıt vermediğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran basını bildirdi: İran, ABD'nin anlaşma metnine henüz yanıt vermedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın yarı resmi haber ajansı Tesnim'in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Amerikan medya kuruluşu Axios'ta yer alan ve "ABD'nin İran ile savaşı sona erdirmek için Tahran yönetimiyle tek sayfalık mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğuna" dair haber yalanlandı.</p><p>Haberde, "Amerikan medyasının, İran ve ABD'nin savaşı sona erdirmek için tek sayfalık nihai bir anlaşmaya yaklaştığı yönündeki iddialarına rağmen, İran henüz bazı kabul edilemez maddeler içeren Amerikalıların son teklifine resmi yanıt vermemiştir." ifadeleri kullanıldı.</p><p>ABD'nin, İran'ın Pakistan aracılığıyla ilettiği ve ABD Başkanı Donald Trump'ın "kabul edilemez" şeklinde nitelendirdiği teklifin ardından Amerikan tarafının yeni bir öneri sunduğu ve öneri incelenme aşamasındayken ABD'nin attığı adımların incelemenin kesilmesine yol açtığı bilgisi verildi.</p><p>Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişini sağlamayı amaçladığını iddia ettiği "Özgürlük Projesi" adı verilen operasyonu durdurduğunu açıklaması sonrasında İran'ın ABD'nin teklifini yeniden incelemeye başladığı ve cevabını ara bulucu Pakistan'a ileteceği belirtildi.</p><p>Yarı resmi Fars Haber Ajansı da konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, "Amerikan medyası Axios ve İngiliz medyası Reuters tarafından ortaya atılan iddiaların sahadaki gerçeklere dayanmaktan ziyade, küresel piyasaları etkilemeyi ve özellikle petrol fiyatlarını düşürmeyi hedeflediği değerlendirilmektedir." denildi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/anlasma-olursa-hurmuz-bogazi-herkese-acik-olacak-abd-baskani-trump-buna-iran-da-dahil-274951" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/anlasma-olursa-hurmuz-bog-112_2-41.jpg"/></div><h3>"Anlaşma olursa Hürmüz Boğazı herkese açık olacak" Trump: Buna İran da dahil</h3></a><p>İran resmi haber ajansı IRNA, İran'ın, ABD ile müzakerelerde aracılık yapan Pakistan yönetimine, ABD ile savaşı sona erdirebilecek bir anlaşma için yeni teklif ilettiğini belirtmişti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 3 Mayıs'ta İsrail devlet televizyonu KAN'a verdiği mülakatta, İran'ın müzakerelerde sunduğu teklifi incelediğini ve "kabul edilemez" bulduğunu açıklamış ve ABD bunun ardından kendi şartlarının yer aldığı yeni bir öneriyi Pakistan aracılığıyla İran'a sunmuştu.</p><p>Trump, dünkü açıklamasında ise İran ile görüşmelerde "tam ve nihai" bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedildiğini iddia ederek, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişini sağlamayı amaçladığını iddia ettiği "Özgürlük Projesi" adı verilen operasyonu durdurduğunu açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/iran-basini-bildirdi-iran-666_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274983</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ubisoft-assassins-creed-black-flag-resyncedin-cikis-tarihini-ve-yeniliklerini-acikladi-274983</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ubisoft, Assassin's Creed Black Flag Resynced'in çıkış tarihini ve yeniliklerini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ubisoft, merakla beklenen Assassin's Creed Black Flag Resynced'in 9 Temmuz'da PC, Xbox Series X|S ve PlayStation 5 için çıkacağını duyurdu. Oyunda yenilenen savaş sistemi, geliştirilmiş parkur mekanikleri ve devasa bir harita oyuncuları bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ubisoft, Assassin's Creed Black Flag Resynced'in çıkış tarihini ve yeniliklerini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ubisoft, efsanevi Assassin's Creed Black Flag'in Resynced adıyla yenilenmiş versiyonunun 9 Temmuz'da PC, Xbox Series X|S ve PlayStation 5 için piyasaya sürüleceğini açıkladı. Oyun dünyasında büyük heyecan yaratan bu gelişme, yeni oyun görüntülerinin paylaşılmasıyla birlikte oyuncuların beklentisini daha da artırdı. Black Flag Resynced, orijinal oyunun atmosferini korurken, önemli yeniliklerle geri dönüyor.</p><h3>Ubisoft: 'Black Flag Resynced ile orijinal deneyimi modernize ettik'</h3><p>Ubisoft yetkilileri, Assassin's Creed Black Flag Resynced'in hem klasik hayranlara hem de yeni oyunculara hitap edecek şekilde geliştirildiğini belirtti. Oyunda yenilenen savaş sistemi dikkat çekiyor. Ayrıca parkur mekanikleri üzerinde yapılan iyileştirmeler sayesinde karakter hareketleri çok daha akıcı hale geldi. Büyük şehirler artık yükleme ekranları olmadan, devasa bir açık haritada kesintisiz olarak keşfedilebilecek. Bu sayede oyuncular, Karayipler'in zengin dünyasında özgürce dolaşabilecek.</p><h3>Assassin's Creed Black Flag Resynced'de keşif ve gizlilik ön planda</h3><p>Black Flag Resynced, oyunculara denizlerin dibinde keşif yapma fırsatı sunuyor. Ayrıca, madeni para fırlatarak NPC'leri oyalama gibi orijinalde bulunan özellikler yeniden oyuna eklendi. Tabancalarla zincir çekim, Eagle Vision ve Leap of Faith gibi klasik Assassin's Creed mekanikleri de geri dönüyor. Ubisoft, oyunun gizlilik unsurlarını güçlendirdiğini vurguladı. Synth Potato adlı kullanıcı tarafından paylaşılan yeni oyun görüntüleri, bu yenilikleri gözler önüne serdi. Oyunseverler, Black Flag Resynced'in sunduğu devasa harita ve yenilikçi oynanışla unutulmaz bir deneyim yaşayacak.</p><p>Assassin's Creed Black Flag Resynced'in piyasaya çıkışı, serinin hayranları için büyük bir dönüm noktası olacak. Ubisoft'un getirdiği yenilikler ve orijinal oyuna sadık kalma çabası, yeni nesil oyuncuların ilgisini çekmeyi hedefliyor. Bu yapım, hem nostalji hem de modern oyun dinamiklerini bir arada sunarak oyun dünyasında güçlü bir etki yaratacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ubisoft-assassins-creed-b-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274982</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilin-e1-yerlesim-planina-karsi-abye-ortak-cagri-274982</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'in E1 yerleşim planına karşı AB'ye ortak çağrı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'da eski bakan, büyükelçi ve üst düzey yetkililerden oluşan 440'tan fazla isim, Avrupa Birliği (AB) liderlerine İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki E1 bölgesini ilhak planına karşı harekete geçmeleri çağrısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'in E1 yerleşim planına karşı AB'ye ortak çağrı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Avrupalı siyasetçi ve diplomatlar tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki E1 bölgesinde gasbettiği Filistin topraklarına yerleşim birimi inşa ederek ilhak girişimlerini hızlandırdığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, İsrail hükümetinin 1 Haziran'da E1 bölgesinde 3 bin 401 konutluk ilk inşa ihalesini yayımlamayı planladığı ve ilk aşamada Filistin topraklarını gasbeden 15 bin İsrailliye ev sağlayacağı kaydedildi.</p><p>Söz konusu planın Batı Şeria'yı ikiye bölerek "iki devletli çözüm" ihtimalini ortadan kaldıracağına dikkati çekilen açıklamada, Doğu Kudüs'ün Ramallah ve Beytüllahim'den koparılmasının hedeflendiği vurgulandı.</p><p>AB ve üye ülkelere, 11 Mayıs'ta yapılacak AB ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısı dahil olmak üzere derhal harekete geçmeleri çağrısında bulunulan açıklamada, İsrail'in gasp faaliyetlerinde rol alan kişi ve kurumlara yönelik yaptırımlar uygulanması istendi.</p><p>Açıklamada, özellikle E1 planını destekleyen, ihale süreçlerini yürüten ve uygulayan siyasetçiler, yerleşimci liderler, planlamacılar, müteahhitler, finans kuruluşları ve İsrail Arazi İdaresi yetkililerine AB ülkelerine giriş yasağı ve iş yapma kısıtlamaları getirilmesi talep edildi.</p><p>Uluslararası Adalet Divanının 2024'te İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin yasa dışı olduğuna hükmettiği hatırlatılan açıklamada, Avrupa ülkelerinin yıllardır E1 planına karşı yaptığı uyarıların sonuçsuz kaldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada ayrıca, 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'daki Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ve güvenlik güçlerinin saldırılarında 1000'den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/israilin-e1-yerlesim-plan-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274981</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-kapsaminda-kuantum-teknolojileri-yazilim-kategorisi-basvurulari-devam-ediyor-274981</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Kapsamında Kuantum Teknolojileri yazılım kategorisi başvuruları devam ediyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Kuantum Teknoloji Yarışması'nın yazılım kategorisi, genç bilim insanı adaylarını kuantum teknolojileri alanında üretmeye ve gelişmeye davet ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Kapsamında Kuantum Teknolojileri yazılım kategorisi başvuruları devam ediyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine yön veren TEKNOFEST kapsamında düzenlenen <strong>Kuantum Teknoloji  Yarışması Yazılım Kategorisi</strong>, genç bilim insanı adaylarını  kuantum teknolojileri alanında üretmeye ve gelişmeye davet ediyor. <b>Bilişim Vadisi</b><b>, COMPRO ve TÜBİTAK</b>  yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmanın Yazılım Kategorisi'ne <b>başvurular ise 31 Mayıs'a kadar devam  ediyor.</b></p><p>Kuantum teknolojilerine yönelik farkındalığı artırmayı hedefleyen  yarışma, katılımcılara yalnızca teknik bilgi kazandırmakla kalmayıp, aynı  zamanda stratejik düşünme, problem çözme ve takım çalışması becerilerini geliştirme  imkanı sunuyor. Türkiye'de sürdürülebilir bir kuantum ekosisteminin  oluşturulmasına katkı sağlamayı ve bu alana ilgi duyan gençleri bir araya  getirmeyi amaçlayan yarışma <b>iki farklı  kategoride düzenleniyor.</b></p><p>Kuantum Teknolojileri Yarışması, katılımcılara farklı uzmanlık  alanlarında kendilerini gösterme fırsatı sunmak amacıyla gerçekleştiriliyor.</p><p><b>YAZILIM  KATEGORİSİ İLE DERİNLEMESİNE DENEYİM</b></p><p>Yazılım kategorisi, kuantum bilgi işlem alanına ilgi duyan genç  mühendis ve araştırmacıları bir araya getiriyor. Katılımcılar, kuantum  algoritmaları ve hibrit optimizasyon yöntemlerini kullanarak "Su Kaynakları ve  Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" başlığı altında gerçek hayat  temelli bir probleme çözüm geliştirecek. Ön değerlendirme, elektronik sınav ve  yapay zekâ destekli mülakat süreçlerini başarıyla tamamlayan takımlar, finalde  Kuantum Hackathon'da projelerini ortaya koyacak. Türkiye'den ve yurt dışından  30 yaş altı üniversite seviyesindeki gençlerin takım halinde katılabildiği bu  kategori, geleceğin stratejik teknolojilerine ilgi duyan yetenekleri aynı  platformda buluşturmayı hedefliyor. </p><p>Yazılım Kategori'sinde ise dereceye giren yarışmacılara toplamda <b>525  bin TL'lik ödül</b> takdim edilecek.</p><p>Kuantum teknolojilerinin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen  gençler için Yazılım Kategorisi'ne başvurular <strong>31 Mayıs</strong> tarihine  kadar devam ediyor. <strong>Geleceği şekillendirmek isteyen tüm genç yetenekler, Kuantum  Teknolojileri Yarışmasına katılarak bu dönüşümün bir parçası olmaya davet  ediliyor.</strong></p><p><strong>www.teknofest.org</strong></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/teknofest-kapsaminda-kuan-604_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274980</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ysknin-yeni-baskani-serdar-mutta-oldu-274980</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YSK'nın yeni başkanı Serdar Mutta oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanlığına Serdar Mutta seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YSK'nın yeni başkanı Serdar Mutta oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) başkanlık görevinde değişim yaşandı. YSK Başkanlığı'na Serdar Mutta seçildi.</p><p><b>SERDAR MUTTA KİMDİR?</b></p><p>1 Ocak 1974 tarihinde Kırıkhan/Hatay'da doğmuştur. Kırıkhan Lisesini bitirmiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1995 yılında mezun olduktan sonra askerliğini Konak/İzmir'de Askeri Hakim olarak yapmıştır.</p><p>Beyoğlu/İstanbul hakim adayı olarak mesleğe başlayan MUTTA; sırasıyla Hüyük, Uzundere, Türkoğlu Hakimlikleri ile Adalet Müfettişliği, Adalet Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı, İcra ve İflas Hizmetleri Daire Başkanlığı, HSYK Genel Sekreter Yardımcılığı ve Adalet Bakanlığı Yüksek Müşavirliği görevlerinde bulunmuştur.</p><p>16 Temmuz 2018 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilen MUTTA, halen Yargıtay On ikinci Hukuk Dairesi üyesi olarak görevini sürdürmektedir.</p><p>7 Mart 2001 tarihinde İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalında "İdarenin Denetlenmesi ve Ombudsman Sistemi" isimli tez çalışmasıyla Yüksek Lisans, 5 Haziran 2021 tarihinde Yakın Doğu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kamu Hukuk Ana Bilim Dalında " Ceza Muhakemesi Hukukunda Adli Kontrol" isimli tez çalışmasıyla da Doktora çalışmasını tamamlamıştır.</p><p>İngilizce bilmekte ve İdarenin Denetlenmesi ve Ombudsman Sistemi adlı eseri Kazancı Yayınlarında yayınlanmış bulunmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ysk-baskanligina-serdar-m-373_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/openaiden-chatgptye-buyuk-guncelleme-gpt-55-instant-donemi-basladi-274979</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OpenAI'den ChatGPT'ye büyük güncelleme! GPT-5.5 Instant dönemi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[OpenAI, ChatGPT'nin varsayılan modelini GPT-5.5 Instant ile güncelledi. Bu adım, özellikle tıp, hukuk ve finans gibi hassas alanlarda doğruluk oranını yükseltirken, kişiselleştirme özelliklerini de öne çıkarıyor. ChatGPT'nin yeni sürümü, kullanıcıların deneyimini daha hızlı ve güvenilir hale getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OpenAI'den ChatGPT'ye büyük güncelleme! GPT-5.5 Instant dönemi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OpenAI, ChatGPT'nin varsayılan modelini GPT-5.5 Instant ile yeniledi. Bu güncelleme, ChatGPT kullanıcılarının tıp, hukuk ve finans gibi hassas alanlarda daha güvenilir ve doğru yanıtlar almasını sağlıyor. GPT-5.5 Instant, gelişmiş görüntü analizi, STEM sorularına yanıt verme ve web araması yapma konusunda önceki modellere göre daha başarılı sonuçlar sunuyor. OpenAI, ChatGPT'nin yanıtlarını daha doğrudan ve gereksiz detaylardan arındırılmış şekilde sunduğunu, ancak sohbetin kişiliğini koruduğunu vurguladı. Yeni model, gereksiz emojilerden ve biçimlendirmelerden uzak, sade bir yanıt deneyimi sunuyor.</p><h3>OpenAI, ChatGPT'de kişiselleştirme seçeneklerini genişletti</h3><p>GPT-5.5 Instant ile birlikte ChatGPT'nin kişiselleştirme özellikleri de dikkat çekiyor. Artık ChatGPT, geçmiş sohbetlerden, yüklü dosyalardan ve Gmail gibi kaynaklardan daha iyi bağlam çıkarabiliyor. Bu sayede, kullanıcıların ihtiyaçlarına özel yanıtlar oluşturulabiliyor. Ancak, bu gelişmiş kişiselleştirme şu an için yalnızca Plus ve Pro abonelerine web üzerinden sunuluyor. OpenAI, kişiselleştirme seçeneklerini yakında mobil platforma da taşımayı ve önümüzdeki haftalarda Ücretsiz, Go, İşletme ve Kurumsal kullanıcılar için de erişime açmayı planlıyor. Bu adımlar, ChatGPT'nin kullanıcılarla daha doğal ve verimli bir iletişim kurmasını hedefliyor.</p><h3>ChatGPT'de GPT-5.5 Instant dönemi başladı: tüm kullanıcılara erişim sağlandı</h3><p>Yeni GPT-5.5 Instant modeli, bugünden itibaren ChatGPT'nin varsayılan modeli oldu ve GPT-5.3 Instant'ın yerini aldı. Ücretsiz kullanıcılar da dahil olmak üzere tüm ChatGPT kullanıcıları yeni modelden faydalanabiliyor. Bununla birlikte, kişiselleştirme özellikleri şimdilik sadece belirli aboneliklerde aktif. Ayrıca, ChatGPT'nin kullandığı bellek kaynakları sayesinde, geçmiş sohbetler ve dosyalar daha verimli kullanılabiliyor. OpenAI, Apple Intelligence'ın ChatGPT entegrasyonunda GPT-5.5 Instant'ın ne zaman kullanılmaya başlanacağı konusunda ise henüz bir takvim açıklamadı. Tüm bu gelişmeler, yapay zeka destekli sohbet deneyiminde önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.</p><p>OpenAI'nin ChatGPT için sunduğu GPT-5.5 Instant güncellemesi, doğruluk, hız ve kişiselleştirme odaklı yeniliklerle kullanıcıların beklentilerine yanıt veriyor. Önümüzdeki dönemde, yeni modelin daha fazla platformda ve abonelik türünde sunulmasıyla ChatGPT'nin etkisinin artması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/openaiden-chatgptye-buyuk-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-gunluk-hareket-cagrisi-beyin-sagliginiz-icin-adim-atin-274978</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan günlük hareket çağrısı! Beyin sağlığınız için adım atın]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nde (Penn State) yürütülen yeni bir araştırma, karın kaslarının hareketinin beyin sağlığı üzerinde şaşırtıcı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, bu hareketlerin beyinde bir 'temizlik' mekanizmasını tetiklediğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan günlük hareket çağrısı! Beyin sağlığınız için adım atın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nde (Penn State) gerçekleştirilen yeni bir çalışma, karın kaslarının hareketinin beyin sağlığı üzerinde beklenmedik bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmada, fareler üzerinde yapılan deneyler ve bilgisayar simülasyonları sayesinde, karın kaslarının kasılmasıyla beyindeki sıvının hareketlendiği ve bu durumun beyin atıklarının temizlenmesine yardımcı olduğu belirlendi. Bilim insanları, bu fizyolojik sürecin, gün boyunca vücudu hareket ettirmenin beyin sağlığı için neden bu kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı. Özellikle karın kaslarının kasılmasıyla başlayan bu mekanizmanın, beyin ve vücut arasındaki ilişkinin sanılandan daha güçlü ve dinamik olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.</p><h3>Penn State ekibi: Karın kası hareketleri beyin temizliğinde anahtar rol oynuyor</h3><p>Araştırmanın başında yer alan nörobilimci Patrick Drew, karın kaslarının kasılması sırasında karın bölgesindeki kanın omuriliğe doğru itildiğini ve bunun bir hidrolik pompa etkisi yaratarak beyne baskı uyguladığını açıkladı. Bilim insanları, canlı farelerin beyinlerine yerleştirilen özel pencereler aracılığıyla, karın kası kasılmasının ardından beyin dokusunda belirgin bir kayma gözlemledi. Bu kaymanın, beyin omurilik sıvısının (BOS) hareketine neden olduğu ve atık maddelerin beyinden uzaklaştırılmasına katkı sağladığı tespit edildi. Araştırmacılar, anestezi altındaki farelerin karınlarına hafifçe bastırıldığında da aynı kaymanın meydana geldiğini ve karın basıncı azaldığında beynin hemen eski konumuna döndüğünü gözlemledi. Bu bulgular, karın kası hareketlerinin beyin sağlığında kritik bir temizlik mekanizması başlattığını gösteriyor.</p><h3>Beyin temizliği için hareket: Simülasyonlar ve 3D analizler mekanizmayı doğruladı</h3><p>Penn State ekibi, mikro-bilgisayarlı tomografi (CT) taramaları ve bilgisayar modellemeleriyle karın boşluğu, omurilik ve beyin arasındaki karmaşık 'pompa' ağını detaylı şekilde inceledi. Biyomedikal mühendis Francesco Costanzo, beyni yumuşak ve sünger benzeri bir yapıya benzeterek, karın kaslarının kasılmasıyla oluşan basıncın beyin omurilik sıvısını subaraknoid boşlukta hareket ettirdiğini belirtti. Simülasyon sonuçları, bu hareketlerin, beyin ve kafatası arasındaki sıvı tabakasında atık temizliği için yeterli değişimi sağladığını gösterdi. Araştırmada, beyin omurilik sıvısının akışının, nörodejeneratif hastalıklara yol açabilecek zararlı atıkların uzaklaştırılmasında önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Ayrıca, uykuda BOS akışının ters yöne gerçekleştiği ve bu yeni bulguların, uyku ile uyanıklık arasındaki farklılıkların nedenini açıklamaya yardımcı olabileceği ifade edildi.</p><h3>Uzmanlar: Günlük hareket beyin sağlığında büyük fark yaratıyor</h3><p>Araştırmanın sonuçlarına göre, sadece yürümek ya da karın kaslarını çalıştırmak gibi basit fiziksel aktiviteler bile, beyin sağlığı üzerinde beklenenden çok daha büyük bir etki yaratıyor. Patrick Drew, yapılan her hareketin, beyin temizliği için önemli bir fizyolojik süreci tetiklediğini ve bu nedenle günlük yaşamda vücudu hareket ettirmenin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Bilim insanları, elde edilen bulguların, beyin sağlığını korumak ve nörodejeneratif hastalıklardan korunmak için düzenli fiziksel aktivitenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Özellikle karın kası hareketlerinin, beyinde atık temizliği sağlayan bu doğal mekanizmayı harekete geçirdiği ve sağlıklı bir beyin için vazgeçilmez olduğu aktarıldı.</p><p>Sonuç olarak, Penn State araştırması, beyin sağlığı ile vücut hareketleri arasındaki güçlü bağa dikkat çekiyor. Karın kaslarını çalıştıran basit egzersizlerin, beynin doğal temizlenme sürecini desteklediği ve bu sayede beyin fonksiyonlarının korunmasına katkı sağladığı ifade ediliyor. Uzmanlar, her yaşta düzenli fiziksel aktivitenin, beyin sağlığı için atılacak en önemli adımlardan biri olduğunu hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/uzmanlardan-gunluk-hareke-942_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-iphone-17-dunya-genelinde-satis-rekoru-kirdi-274977</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple iPhone 17 dünya genelinde satış rekoru kırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın yeni nesil akıllı telefonu iPhone 17, Counterpoint Research'ün Küresel Telefon Model Satış Takipçisi verilerine göre 2026'nın ilk çeyreğinde dünya genelinde en çok satılan model oldu. iPhone 17, küresel satışların yüzde 6'sını tek başına elde ederek Apple'a önemli bir üstünlük sağladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple iPhone 17 dünya genelinde satış rekoru kırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, 2026'nın ilk çeyreğinde iPhone 17 ile akıllı telefon pazarında dikkat çekici bir başarıya imza attı. Counterpoint Research tarafından açıklanan Küresel Telefon Model Satış Takipçisi verilerine göre, iPhone 17 modeli, yılın ilk üç ayında dünya genelinde en çok satılan akıllı telefon unvanını aldı. Satış rakamlarına bakıldığında, iPhone 17'nin küresel pazarda yüzde 6'lık bir paya ulaşarak rakiplerini geride bıraktığı görülüyor. Apple'ın yeni amiral gemisi, yalnızca satış adediyle değil, getirdiği teknik yeniliklerle de akıllı telefon sektöründe öne çıktı.</p><h3>iPhone 17 serisi ilk üç sırayı domine etti</h3><p>Apple, iPhone 17 serisinin başarısıyla küresel pazarda liderliğini pekiştirdi. Serinin Pro Max modeli ikinci, Pro modeli ise üçüncü sırada yer alarak Apple'ın ilk üçteki hakimiyetini gösterdi. Bir önceki nesil iPhone 16'nın ise altıncı sırada kalması, Apple'ın ürünlerine olan talebin sürdüğünü ortaya koydu. Counterpoint analistlerinden Harshit Rastogi, iPhone 17'nin başarısını, temel modelde yapılan önemli yükseltmelere bağladı. 256GB'lık daha yüksek temel depolama, gelişmiş kamera özellikleri ve hızlı 120Hz ekran yenileme hızı, kullanıcıların iPhone 17'ye yönelmesinde etkili oldu. Model, özellikle Çin ve ABD pazarlarında yıllık yüzde 10 büyüme kaydederken, Güney Kore'de satışlarını üç katına çıkardı.</p><h3>Samsung ve Xiaomi listede Apple'ın gerisinde kaldı</h3><p>Apple'ın iPhone 17 ile elde ettiği başarı, rakiplerinin performansını gölgede bıraktı. Samsung'un Galaxy A serisi, listenin geri kalanında en çok satan Android modelleriyle yer aldı. Özellikle Galaxy A07 4G, çeyreğin en çok tercih edilen Android telefonu olarak öne çıktı. Xiaomi'nin Redmi A5 modeli ise onuncu sıradan listeye girdi. Counterpoint verilerine göre, ilk 10 akıllı telefon modeli, toplam küresel satışların yüzde 25'ini oluşturdu. Bu oran, ilk çeyrek için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek yoğunluk olarak kayıtlara geçti. Ayrıca, iPhone 17'nin, iPhone 18 piyasaya çıkana kadar altı ay daha uzun süre amiral gemisi olarak kalması bekleniyor. Bu durum, Apple'ın pazardaki etkisini daha da artırabilir.</p><p>Apple'ın iPhone 17 ile elde ettiği satış başarısı, şirketin teknoloji alanındaki liderliğini bir kez daha gözler önüne serdi. iPhone 17'nin küresel pazardaki güçlü konumu, Apple'ın inovasyon ve kullanıcı odaklı yaklaşımının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde, iPhone 17'nin başarısının Apple'ın pazar payını daha da büyütmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/apple-iphone-17-dunya-gen-850_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkcell-superbox-5g-ile-evleri-fiber-hizina-cekiyor-274976</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell, Superbox 5G ile evleri fiber hızına çekiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, 5G deneyimini kullanıcı dostu tak-çalıştır "Superbox 5G" modemle hanelere de taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell, Superbox 5G ile evleri fiber hızına çekiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Wi-Fi 7 teknolojisine sahip Superbox 5G, fiber altyapının henüz ulaşmadığı yerlerde, 5G baz istasyonları üzerinden, kablo derdi olmaksızın havadan fiber hızında bağlantı sunuyor.</p><p>Ultra Güçlü Wi-Fi 7 teknolojisi üzerinden hizmet veren Superbox 5G, farklı kullanım ihtiyaçlarına göre iki ayrı seçenekle sunuluyor. "Superbox 5G Evinde" seçeneği, belirlediği tek bir adreste kullanmak isteyen müşterilere hitap ediyor. "Superbox 5G Yanında" paketi ise kullanıcılara modemlerini diledikleri yerden kullanma fırsatı sunuyor. Böylece Superbox 5G, fiber altyapı gerektirmeden farklı kullanım ihtiyacına yanıt veren yeni nesil bir internet çözümü olarak konumlanıyor.</p><p>"Superbox 5G"yi ve abonelik hizmetlerini farklı tarife seçenekleriyle ve tanıtıma özel fiyatlarla Turkcell mağazalarından, internet adresinden ve Turkcell Müşteri Hizmetleri aracılığıyla edinmek mümkün oluyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, kullanıcıların 5G'yi hayatın her alanında deneyimlemesine odaklandıklarını belirtti.</p><p>Akgüç, 1 Nisan'da 5G teknolojisini devreye aldıklarını anımsatarak, sahip oldukları frekanslarla 5G'de çok güçlü bir başlangıç yaptıklarını kaydetti.</p><p>Bu hizmeti daha da yaygınlaştırmak amacıyla kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunduklarına dikkati çeken Akgüç, "5G uyumlu cihaz ekosistemini güçlendiriyor, bu teknolojiye erişimi hızla yaygınlaştırıyoruz. 5G artık hayatın her alanını dönüştürmeye başladı. Bu yeni dönemde 5G, sadece mobilde değil, fiber altyapının olmadığı hanelerde de fiber hızında internet için kritik bir çözüm olacak." ifadelerini kullandı.</p><p><b>EVDE 5G DÖNEMİ BAŞLIYOR, FİBER ENGELLERİ ORTADAN KALKIYOR</b></p><p>Akgüç, mobildeki kalitelerini, Wi-Fi 7 teknolojisine sahip "Superbox 5G" modemle ev interneti alanına da taşıdıklarına dikkati çekerek, Superbox 5G ile telefonunda 5G simgesini gören müşterilerinin saniyede 1000 Megabit ve üzeri hızlara evlerinde de ulaşabildiğini kaydetti.</p><p>Superbox 5G modemin kolay kullanımıyla öne çıktığını belirten Akgüç, şunları kaydetti:</p><p>"Fiber sokağıma kadar geldi ama apartmana girmedi, alt kat komşuma bağlandı ama bana bağlanmadı' gibi dertler bitiyor. Tak-çalıştır özelliğiyle öne çıkan 'Superbox 5G' modemle, evlerde internet bağlantısı çok daha yüksek hızlara çıkarken gecikme süreleri de minimuma iniyor. Aynı anda çok daha fazla cihaz, internete 5G hızında bağlanabiliyor. Kullanıcılarımız 5G sayesinde yüksek veri yükleme ve indirme hızlarına ulaşabiliyor. Çevrim içi oyunlardan yüksek çözünürlüklü içeriklere, uzaktan eğitimden akıllı ev çözü</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/turkcell-superbox-5g-ile--459_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-ve-suudi-arabistan-arasinda-vize-muafiyeti-anlasmasi-imzalandi-274975</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti anlaşması imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasını öngören anlaşma imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ve Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti anlaşması imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud'un katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, toplantı sonrasında, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususî Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma" imzalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/turkiye-ve-suudi-arabista-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cinayete-kurban-giden-kubra-yapicinin-ailesi-konustu-274974</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı'nın ailesi konuştu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı'nın anne ve babası, gözaltına alınan 2 şüpheliye en ağır cezanın verilmesini istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı'nın ailesi konuştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da kayıp olarak aranırken Burdur'un Bucak ilçesinde öldürüldüğü belirlenen Kübra Yapıcı'nın (30) anne ve babası, gözaltına alınan 2 şüpheliye en ağır cezanın verilmesini istedi.</p><p>Serik ilçesindeki evlerinde gazetecilere açıklama yapan anne Gülseren Yapıcı, "Benim çocuğum toprağa girdiyse kendileri de yaşamasın. Bir çocuğu vardı ortada kaldı." dedi.</p><p>Baba Yunus Yapıcı ise kızının öldüğünü sabah öğrendiğini söyledi.</p><p>Komşularının kızının öldürüldüğü haberini televizyondan duyarak kendilerine ilettiğini belirten Yapıcı, "Bu gibi canilerin hiçbiri ortada dolaşmasın. Kimsenin canı bu kadar ucuz değil. Çocuğumun bir suçu olsa onun da suçu vardı' derim. Yakalanacağını anlayınca 'pişmanlıktan faydalanacağım' diyen için ricam, pişmanlıktan faydalanma olmasın, 10 sefer müebbet yesinler." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/kbrayapcaile-060520265f650fb3.jpg"/><p>Kızının en son 30 Nisan saat 05.28'de WhatsApp'a girdiğini belirten baba Yapıcı, şöyle devam etti:</p><p>"Aynı gün emniyete gittik. Onlar ifade aldı, merkeze gönderdi. Son görüntüleri kendi çabamızla bulduk. Gözaltına alınan 2 kişi dışında bir de kadın var. Benim çocuğum bunu hak etmiyordu. Dünyanın en kalbi temiz insanıydı. Kızım e-ticaretle uğraşıyordu. İfadelerine göre öldürüp parasını hesaplarına atacaklarmış."</p><p>Bu arada, Kübra Yapıcı'nın cenazesinin Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.</p><p>Antalya'nın Serik ilçesinde kaybolan Kübra Yapıcı'nın bulunması için çalışma başlatılmıştı. Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışma sonucunda Yapıcı'nın cesedi Bucak ilçesinin Seydiköy köyündeki ormanlık alanda dün gece bulunmuştu.</p><p>Olayla ilgili şüpheliler İ.U.D. (22) ve A.B.S. (22) gözaltına alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cinayete-kurban-giden-kub-356_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zeka-gercek-dunyayi-anlamaya-mi-basladi-yeni-donem-mi-basliyor-274973</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka gerçek dünyayı anlamaya mı başladı? Yeni dönem mi başlıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Brown Üniversitesi'nde yürütülen yeni araştırma, yapay zeka dil modellerinin beklenmedik bir sağduyu seviyesi sergilediğini ortaya koydu. Bilim insanları, büyük dil modellerinin gerçek dünyadaki olasılıkları ayırt etme ve insan benzeri kararlar alma kapasitesini mercek altına aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka gerçek dünyayı anlamaya mı başladı? Yeni dönem mi başlıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brown Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, yapay zeka dil modellerinin karmaşık metinlerde insan sağduyusuna yakın bir anlayış geliştirebildiğini ortaya çıkardı. Bilim insanları, GPT-2, Llama 3.2 ve Gemma 2 gibi büyük dil modellerini sıradan, olası, imkansız ve anlamsız olayları işlerken inceledi. Özellikle 2 milyar parametreden fazla veriye sahip olan modellerde, farklı olasılık kategorilerine ilişkin belirgin vektörlerin oluştuğu tespit edildi. Bu sayede, yapay zeka modelleri olasılığı düşük ve imkansız olayları %85 doğruluk oranıyla ayırt edebildi. Araştırma, yapay zekanın yalnızca bir sonraki kelimeyi tahmin etmekle kalmayıp, gerçek dünyanın neden-sonuç ilişkilerini de kodlayabildiğini gösterdi.</p><h3>Bilim insanları: Yapay zeka insan güvensizliğini yansıtıyor</h3><p>Çalışmada öne çıkan bir diğer bulgu ise, yapay zeka modellerinin belirsiz durumlarda insan davranışına benzer şekilde kararlar verebilmesi oldu. Araştırmacılar, insanlar arasında bir olayın olasılığı konusunda destek eşit olduğunda (%50), modellerin de benzer şekilde her seçeneğe yaklaşık %50 olasılık atadığını gözlemledi. Bu sonuç, yapay zekanın insanın kararsızlığını ve güvensizliğini yansıtma kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanları, bu durumun yapay zekanın yalnızca istatistiksel hesaplamalarla sınırlı kalmadığını, daha derin ve yapılandırılmış bir kavrayış geliştirdiğini düşündürüyor.</p><h3>Yapay zeka ve gerçek dünya ilişkisi tartışılıyor</h3><p>Araştırma, yapay zekanın dünyayı insanlar gibi anladığını kesin olarak kanıtlamasa da, istatistiksel mekanizmaların ötesinde bir sağduyu geliştiğine işaret ediyor. Brown Üniversitesi'nden elde edilen bu bulgular, yapay zeka modellerinin gerçek dünyadaki olasılıkları ayırt etme ve insan benzeri kararlar alma becerisini daha da ileriye taşıyabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu gelişmenin yapay zekanın etik ve güvenlik tartışmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, yapay zeka alanında yapılan bu çalışma, dil modellerinin yalnızca metin üretiminde değil, aynı zamanda insan sağduyusuna yakın bir anlayış geliştirme potansiyeline sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Araştırmanın sonuçları, gelecekteki yapay zeka uygulamalarının daha güvenilir ve gerçekçi olmasına zemin hazırlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/yapay-zeka-gercek-dunyayi-767_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-korkutan-senaryo-kozmik-kaos-basladi-mi-274972</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda korkutan senaryo! Kozmik kaos başladı mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın TESS uzay teleskobu, TOI-201 adı verilen yeni bir gezegen sisteminde alışılmışın dışında yörünge değişimleri tespit etti. Araştırmacılar, bu sistemdeki gezegenlerin birbirlerini etkileyerek yörüngelerini hızla değiştirdiğini ve bu durumun gezegenlerin evrimi açısından benzersiz bir gözlem fırsatı sunduğunu belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda korkutan senaryo! Kozmik kaos başladı mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın TESS uzay teleskobu, TOI-201 adındaki genç bir yıldızın çevresinde yer alan olağanüstü bir gezegen sistemi keşfetti. Araştırmacılar, bu sistemdeki gezegenlerin yörüngelerinin alışılmışın dışında hızla değiştiğini ve gezegenlerin birbirlerini çekerek yörüngelerini gerçek zamanlı olarak etkilediğini açıkladı. TOI-201'in çevresinde dönen üç gök cismi, birbirleriyle kurdukları karmaşık etkileşim nedeniyle bilim dünyasında büyük bir ilgi uyandırdı. Sistem, Güneş'ten yaklaşık yüzde 30 daha büyük ve daha ağır olan, ancak çok daha genç bir yıldızın etrafında dönüyor. Bu yıldızın çevresinde, Dünya'nın altı katı kütleye sahip bir süper Dünya, Jüpiter'in yarısı kadar kütleli bir gaz devi ve Jüpiter'in 16 katı ağırlığında, uzatılmış bir yörüngede hareket eden başka bir dev gezegen bulunuyor.</p><h3>NASA ve yer teleskopları TOI-201'de nadir geçişleri izledi</h3><p>TOI-201 sisteminin en dikkat çeken özelliği, gezegenlerin yörüngelerindeki değişimin gözle görülür derecede hızlı gerçekleşmesi oldu. NASA'nın TESS teleskobu, dıştaki dev gezegenin nadir bir geçişini kaydederken, Şili, Avustralya ve Antarktika'daki yer teleskopları da yıldızın ışığında oluşan dalgalanmaları doğruladı. Bu gözlemler, dış devin eğik yörüngesinin, içteki gezegenlerin hareketini güçlü şekilde etkilediğini gösterdi. Özellikle dıştaki gezegenin yerçekimi, iç gezegenlerin yıldızın önünden geçiş zamanlarında belirgin kaymalara yol açtı. Bilim insanları, bu değişimlerin 200 yıl içinde sistemdeki gezegenlerin artık yıldızın önünden görünmeyeceği bir düzeye ulaşacağını ifade ediyor.</p><h3>Profesör Amori Trio: 'TOI-201b'nin geçiş süresi yarım saat kaydı'</h3><p>Birmingham Üniversitesi'nden Profesör Amori Trio, sistemdeki TOI-201b adlı gezegenin yıldızın önünden geçişinin yaklaşık yarım saat geciktiğini tespit etti. Bu bulgu, sistemin aktif bir yeniden yapılanma sürecinden geçtiğini ortaya koydu. Araştırmanın baş yazarı İsmail Mireles ise TOI-201'in, kaotik bir oluşum ile istikrarlı bir sistem arasında geçiş halinde bulunduğunu belirterek, bu durumun gezegenlerin evrimini gerçek zamanlı izlemek için eşsiz bir fırsat sunduğunu vurguladı. TOI-201 sistemi, gezegenlerin dinamik hareketlerinin ve yörünge değişimlerinin bilimsel olarak yakından takip edilmesine olanak sağlıyor. Bu gelişme, gezegen sistemlerinin oluşumu ve evrimi konusunda yeni soruların gündeme gelmesine yol açtı.</p><p>TOI-201 sistemindeki bu olağanüstü yörünge değişimleri, gezegen bilimi alanında çığır açıcı bir gözlem fırsatı sunuyor. Bilim insanları, bu tür sistemlerin anlaşılmasıyla evrendeki gezegenlerin nasıl şekillendiği ve değiştiği konusunda önemli ipuçlarına ulaşmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/uzayda-korkutan-senaryo-k-987_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-savunma-ve-havacilik-sanayisinde-ihracat-10-milyar-50-milyon-dolara-yukseldi-274971</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Savunma ve havacılık sanayisinde ihracat 10 milyar 50 milyon dolara yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinde ihracatının geçen yıl itibarıyla 10 milyar 50 milyon dolara yükseldiğini belirterek, "Bu yıl da ilk 4 ayda yüzde 28 artışımız var. 2,8 milyar doları aştık." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Savunma ve havacılık sanayisinde ihracat 10 milyar 50 milyon dolara yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı" devam ediyor.</p><p>Bakan Bolat, alandaki incelemelerinin ardından Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) standında gazetecilere yaptığı açıklamada, SAHA 2026'nın Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki en gelişmiş fuarlarının başında geldiğini söyledi.</p><p>Burada Türkiye'nin sanayide, teknolojide, bilimde ve telekomünikasyonda en zengin ve en iyi ürünlerinin tanıtıldığını dile getiren Bolat, etkinliğin Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen prestijli fuar statüsünde olduğunu bildirdi.</p><p>Bolat, 100 bin metrekarelik fuar alanının tamamının dolu olduğunu, yurt dışından 8 bin profesyonel ziyaretçinin kayıt yaptırdığını, 100'den fazla heyetin alım görüşmeleri gerçekleştirdiğini kaydederek, "10 milyar doların üzerinde bir sözleşme imzalanması bekleniyor firmalarımız tarafından. Türk sanayisi, savunma sanayisi ve havacılık endüstrisi için çok değerli bir fuar." diye konuştu.</p><p><strong>"SAVUNMA SANAYİSİNDE 100 MİLYAR DOLARLIK PROJE STOKU VAR"</strong></p><p>Bakan Bolat, fuarın Türk savunma sanayisindeki yerlileşme oranına ve bu alanda ekosistem oluşmasına sağladığı katkıdan bahsederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"(Savunma ve havacılık ihracatında) Türkiye son 20 yılda, 248 milyon dolardan 10 milyar 50 milyon dolara geçen yıl itibarıyla çıktı. Bu yıl da ilk 4 ayda yüzde 28 artışımız var. 2,8 milyar doları aştık. Geçen yıl ilk defa 10 milyar dolar ihracat barajını aşmıştık. Bu ihracat birçok firma tarafından gerçekleştiriliyor. Ana kütledeki büyük marka kuruluşlarımız altta binlerce firmaya ürün yaptırıyor. Türkiye'de toplam 3 bin 500 firma savunma ve havacılık endüstrisinde kurulu. 100 bine yakın yüksek donanımlı, vasıflı iş gücü, AR-GE personeli var. Bu anlamda Türkiye, yurt dışından yurt içine beyin göçü sağlıyor. Özellikle de 100 milyar dolarlık bir proje stoku var savunma sanayisinde icraatta. Ülkemize, milli gelirimize 20 milyar dolarlık katkı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/1-0605202632a548b1.jpg"/><p><strong>"YURT DIŞINDAN BÜYÜK BİR İLGİ VAR"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, Türk savunma ve havacılık ürünlerine yurt dışından büyük bir istek ve ilgi bulunduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Az önce Kanadalı Tedarik Bakanı (Kanada'nın Tedarikten Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Fuhr) ile görüştüm. Güçlü bir heyetle buraya geldiklerini söylediler. Türkiye ile savunma ve havacılık alanında mutlaka hem hükümet düzeyinde hem de firmalar düzeyinde işbirliğini artırmak için buraya geldiğini ifade etti. Diğer batılı, kuzeyli, güneyli, doğulu birçok ülkeden askeri yetkililer, tedarik yöneticileri, uzmanlar burada. Herkes burada çok memnun, çok büyük bir katılım var. Vatandaşlarımızın da bu fuara katılmaları ve ülkemizin sanayide geldiği çok ileri, güçlü seviyeyi görmeleri onları gururlandıracaktır."</p><p>Bolat, kendilerinin de Ticaret Bakanlığı olarak savunma ve havacılık ihracatının artması için ilgili şirketlerle çeşitli destek mekanizmaları ve projelerde bir araya geldiklerini ve her türlü desteği sağladıklarını belirterek, bu alanda sunulan teşvik ve desteklere ilişkin detayları paylaştı.</p><p><strong>"ROKET, FÜZE VE AKILLI MÜHİMMATTA 3,7 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT YAPTIK"</strong></p><p>Bakan Bolat, Türkiye'nin geçen yıl roket, füze ve akıllı mühimmatta 3,7 milyar dolar, insansız hava araçlarında ise 2,1 milyar dolarlık ihracat yaptığını kaydederek, kara ulaştırma araçları sektöründe de güçlü olduklarını söyledi.</p><p>Bunun yanı sıra hava savunma sistemleri ve Çelik Kubbe benzeri sistemler gibi birçok alanda ilerlediklerini dile getiren Bolat, "Türkiye'de hem güçlü bir müteşebbis kabiliyeti var hem de teknolojiye, inovasyona yatkın bir genç nesil ve müteşebbis grubu var. Bunları doğru politikalarla, tedbirlerle ve istikrarlı, güçlü bir yönetimle bir araya getirdiğimizde işte ortaya bu muazzam eserler çıkıyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ticaret-bakani-bolat-savu-427_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/15-mayis-milli-aile-haftasi-olarak-tum-turkiyede-kutlanacak-274970</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[15 Mayıs Milli Aile Haftası olarak tüm Türkiye'de kutlanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı kapsamında mayıs ayının son haftasının "Milli Aile Haftası" olarak tüm Türkiye'de kutlanacağını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[15 Mayıs Milli Aile Haftası olarak tüm Türkiye'de kutlanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TVNET canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.</p><p>Bakan Göktaş, 15 Mayıs'ın Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Aile Günü olarak ilan edildiğini belirterek, Türkiye'nin küresel boyutta da bu sürece dahil olması için Birleşmiş Milletler Aile Dostları Grubu'na üye olduklarını söyledi.</p><p>Çalışmaları yurt dışı boyutuyla da kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını söyleyen Göktaş, "2025 yılını Aile Yılı olarak ilan ettik. En önemlisi politikaları hayata geçirdik. Nüfus Politikaları Kurulunu hayata geçirdik. Aile Enstitümüzü hayata geçirdik. Bunlar kurumsal yapılarımız. Bu kurumsal yapılarımızla beraber özellikle doğrudan vatandaşı ilgilendiren pek çok yeniliği hayata geçirdik." diye konuştu.</p><p>Nüfusu desteklemek için ilk anne ve baba olma yaşını da biraz daha aşağıya çekmek istediklerini söyleyen Göktaş, ilk anne olma yaşının 2002 yılında 22, günümüzde ise 26 olduğunu, ilk baba olma yaşının ise 26'dan 29'a yükseldiğini söyledi.</p><p>Aile ve Gençlik Fonu'nun olumlu sonuç aldıkları bir proje olduğunu belirten Göktaş, şöyle konuştu:</p><p>"Bugüne kadar 9 bin 190 çiftimizden 9 bin 310 çocuğumuz oldu. Proje güzel ilerliyor. Tabii Sayın Cumhurbaşkanı'mızın yeni müjdeleri oldu bu kapsamda. 4 yıllık bir kredi bu Aile ve Gençlik Fonu. 2 yıl geri ödemesiz 4 yıllık faizsiz bir kredi. Bu süre zarfında bir çocuk sahibi olurlarsa krediyi 12 ay erteliyoruz. 2 çocuk olursa bu hafta da kabinede müjdeledi; kredinin tamamını hibe ediyoruz. 81 ilimizde 81 ikiz, 3 tane üçüz bebeğimiz var. O ailelerimiz doğrudan bu hibeden de faydalanmış oldu. Gençlerimiz için hayırlı uğurlu olsun."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/1-060520269c63b061.jpg"/><p><strong>15 MAYIS MİLLİ AİLE HAFTASI OLARAK TÜM TÜRKİYE'DE KUTLANACAK</strong></p><p>Bakan Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda 2026-2035 dönemini kapsayan bir sürece girdiklerini ifade ederek, "Aileyi devlet aklının merkezine koymuş olduk. Bütün politikalarımızı aileyi güçlendiren, nüfusu güçlendiren, nüfusu destek olacak şekilde bundan sonraki süreçlerde de o doğrultuda yapmaya devam edeceğiz." dedi.</p><p>Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı kapsamında mayıs ayının son haftasının "Milli Aile Haftası" olarak tüm Türkiye'de kutlanacağını ifade etti.</p><p>Bakan Göktaş, doğum izinleri konusunda, 16 haftasını tamamlamış ancak 1 Nisan tarihi itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış çalışan anneleri kapsayan ek düzenlemeyi kanunlaştırdıklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Tekrar işe dönmesi halinde dahi bu 8 haftalık bir süreci çalıştığı kuruma bir dilekçe sunarak tekrar devam edecek. Tabii ücretli bir doğum izni bu. Başvuru süremiz 15 Mayıs'a kadar. Dolayısıyla kamu kurumları, işverenler sürece adaptasyonu biraz zaman alabilir ama konu çok nettir. Zira kanunlaştı. Bu hususta gerekli düzenlemeler de hayata geçirildi. Dolayısıyla Resmi Gazete'de yayımlandığından itibaren artık bu süreç yürürlüğe girdi. Bütün işverenlerin bu sürece dahil olması gerekiyor. Sözleşmeli personelle ilgili birtakım sorular geldi. O düzenlemeyi de bu önümüzdeki günlerde hayata geçireceğiz. Onlar da müsterih olsun. Amacımız hiçbir çalışan anneyi dışarıda bırakmak değil. Çalışan her annemiz bu düzenlemeden istifade edebilecek."</p><p>Gelecek nesillere en büyük değerlerin aile içinden aktarıldığını vurgulayan Bakan Göktaş, küresel çapta aile diplomasisiyle ilgili çalışmalar yürüttüklerini, bugüne kadar 186 ülke ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiklerini, 23 mutabakat zaptı imzaladıklarını söyledi.</p><p><strong>"14 SOSYAL RİSK HARİTAMIZI TAMAMLADIK"</strong></p><p>Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Göktaş, düzenlemeyle çocukları korumayı ve sosyal mecralara yönelik bir denetim mekanizması oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Göktaş, "Amacımız özellikle şiddet içerikleri, olumsuz içerikleri, o yaşa uygun olmayan akran zorbalığını özendiren içerikleri, bu tür akımların da orada paylaşılmadan firmalar tarafından, sosyal mecralar tarafından da sosyal ağ sağlayıcıları tarafından da kapatılması." ifadesini kullandı.</p><p>"Çocuklar Güvende" uygulamasını hayata geçirdiklerini hatırlatan Bakan Göktaş, uygulamanın küresel arenada ilk 20'ye girdiğini söyledi.</p><p>Sosyal risk haritasından da bahseden Göktaş, haritanın 648 gösterge ile özellikle hane bazlı analiz içerdiğini aktardı.</p><p>Şiddet ve suç riski oluşmadan müdahale mekanizmasını geliştireceklerini belirten Göktaş, "Yani biz şu anda Türkiye genelinde özellikle orta riskli ve yüksek riskliye kadar çeşitli riskli olguları olan hanelerimizi görebiliyoruz. 14 sosyal risk haritamızı tamamladık. İki tanesi ile ilgili fiilen şu anda sahada uyguluyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli'ne de değinen Bakan Göktaş, "Biz de 2 senedir yaklaşık bu çalışmayı yürütüyoruz. 14 kurumla Strateji Bütçe Başkanlığımızla farklı kurumlardan destek alarak çalışmamızın son aşamasına geldik diyebiliriz. 2027'de tüm Türkiye'de yaygınlaştırmayı ümit ediyoruz." dedi.</p><p><strong>"PROPAGANDALARA FIRSAT VERMEYECEĞİMİZİ ÖZELLİKLE İFADE ETMEK İSTİYORUM"</strong></p><p>Bakan Göktaş, Bosch'un Anneler Günü için hazırladığı reklam filmine ilişkin de açıklamalarda bulundu.</p><p>Bu meseleyi hayvan sevgisi üzerinden tartışmayı doğru bulmadığını belirten Göktaş, "Ben de evimde bir can besliyorum pek çok Türk insanının evinde bulunur. Bizim de kedimiz 'Bulut' var. Ama aynı zamanda olayı çarpıtarak, ideolojik boyuta çekmek isteyen bir kitle olduğunu çok net bir şekilde görüyorum." dedi.</p><p>Göktaş, bu durumu tehlikeli bulduğunun altını çizerek, "Çünkü mesele ne evcil hayvanı besleyen ailelerdir ne de bir hayvan sevgisidir. Mesele aile kavramıdır, annelik kavramıdır. Ve Anneler Günü'ne gidiyoruz, Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemizin ilan edildiğinden bir gün sonra aslında annelik, babalık kavramının içinin tamamen boşaltıldığını ve farklı şekilde maalesef normalleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Göktaş, anneliğin hassasiyetle ele alınması gereken, kıymetli bir kavram olduğunu belirterek, doğum yapan annelerin yanı sıra koruyucu ailelere de önem verdiklerini ifade etti.</p><p>Tartışılması gereken konunun hayvan sevgisi değil, annelik tanımı olduğunu vurgulayan Göktaş, Anneler Günü kapsamında yayımlanan bir reklamın, kamuoyunda çocukla ilgili bir beklenti oluşturmasına rağmen farklı bir içerikle sunulduğunu ve bunun "propaganda niteliği" taşıdığını düşündüğünü aktardı.</p><p>Göktaş, Anadolu insanının hayvanlarla kurduğu bağın herkes tarafından bilindiğini dile getirerek, "Bunu burada bir hayvan düşmanlığına dönüştürmenin hiç kimseye faydası yok. Çünkü bizim amacımız bu değildi. Amacımız burada anneliğin indirgendiği durumdu. Dolayısıyla bu propagandalara fırsat vermeyeceğimizi özellikle ifade etmek istiyorum." dedi.</p><p>Göktaş, aile konusunun gündeme geldiği her durumda "kadınların eve hapsedildiği" yönünde eleştiriler yapıldığını belirterek, söz konusu reklamın da ev işlerinin ve ev aletlerinin yalnızca kadınlarla özdeşleştirildiği bir yaklaşım içerdiğini ifade etti.</p><p><strong>"BAŞTA KENDİ ANNEM OLMAK ÜZERE BÜTÜN ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ'NÜ KUTLUYORUM"</strong></p><p>Yurt dışındaki örneklerde bu konuların aile dengesi içerisinde ele alındığını aktaran Göktaş, reklamın, "Neden ev aletleri yalnızca kadınlarla ilişkilendiriliyor?" sorusunu gündeme taşıması beklenirken, annelik kavramını farklılaştırdığını ve değersizleştirdiğini düşündüğünü dile getirdi.</p><p>Toplumu ayrıştırmayan, hem merhameti hem aileyi birlikte savunan bir anlayışa ihtiyaç olduğunu kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Şimdiden başta kendi annem olmak üzere bütün annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyorum. Bizlere emek veren işte yoğun mesai sarf eden bazen toplumumuzun gerçekten ana yerlerinden bir tanesi anne. Ve doğum yapmış, doğum iznine çıkacak bütün annelerimize de şimdiden hayırlı olsun diyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/15-mayis-milli-aile-hafta-203_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-ab-komisyonunun-akdenizden-sorumlu-uyesi-suica-ile-gorustu-274969</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, AB Komisyonunun Akdeniz'den sorumlu üyesi Suica ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Akdeniz'den sorumlu üyesi Dubravka Suica ile Ankara'da bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, AB Komisyonunun Akdeniz'den sorumlu üyesi Suica ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Akdeniz'den sorumlu üyesi Dubravka Suica ile Ankara'da görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/1-060520264f427772.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/ab-komisyonunun-akdenizde-416_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/muz-kabuklarini-sakin-atmayin-oyle-bir-etkisi-var-ki-274968</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muz kabuklarını sakın atmayın! Öyle bir etkisi var ki]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mpumalanga Üniversitesi'nden Nokutula Hanile, muz kabuğunun doğal gübre olarak kullanımının bitki gelişimini artırdığını ve sentetik gübreye bağımlılığı azaltabileceğini açıkladı. Uzmanlar, dünya genelinde yılda 116 milyon ton muz kabuğu atığının değerlendirilebileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muz kabuklarını sakın atmayın! Öyle bir etkisi var ki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mpumalanga Üniversitesi'nden araştırmacı Nokutula Hanile'nin yaptığı kapsamlı incelemeler, muz kabuğunun doğal gübre olarak kullanılmasının bitki büyümesi ve verimliliği üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu ortaya koydu. Hanile'nin analiz ettiği 126 farklı araştırma, muz kabuğu ile gübrelenen bitkilerin, işlenmemiş toprakta yetişenlere göre daha hızlı filizlendiğini, daha fazla yaprak verdiğini ve genel olarak daha sağlıklı büyüdüğünü gösteriyor. Muz kabuğu, potasyum, azot, fosfor, kalsiyum ve magnezyum gibi bitki gelişimi için kritik makro besin maddeleri açısından oldukça zengin. Bu nedenle, her muz kabuğu çöpe atıldığında aslında değerli bir doğal gübre kaynağı israf ediliyor.</p><h3>Nokutula Hanile: 'Muz kabuğu ile verimlilik artıyor'</h3><p>Hanile'nin verilerine göre, muz kabuğunu gübreye dönüştürmenin en basit yolları arasında kabukların güneşte kurutulup toz haline getirilmesi ve doğrudan toprağa karıştırılması bulunuyor. Ayrıca, muz kabuğu kahve telvesi ile fermente edilerek sıvı konsantre formunda da kullanılabiliyor. Bezelye ve hardal tohumu gibi farklı bitkiler üzerinde yapılan deneyler, iki ay boyunca toprakta çürüyen muz kabuğunun en iyi filizlenme sonuçlarını verdiğini ortaya koydu. Sıvı ekstrakt yöntemiyle hazırlanan muz kabuğu gübresinin ise, özellikle hardal tohumu için kuru toza göre daha yüksek bitki boyu sağladığı tespit edildi.</p><h3>Muz kabuğu ile sera gazı emisyonlarında azalma hedefleniyor</h3><p>Muz kabuğu, her bir muzun ağırlığının yaklaşık dörtte birini oluşturuyor ve dünya genelinde yılda yaklaşık 116 milyon ton muz üretiliyor. Bu devasa atık potansiyeli, gübre olarak değerlendirildiğinde hem çöplüklerde oluşan sera gazı emisyonlarının hem de sentetik azotlu gübrelere olan bağımlılığın azalmasına katkı sağlayabilir. Sentetik azotlu gübrelerin küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturduğu biliniyor. Uzmanlar, muz kabuğunun sürdürülebilir tarımda önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor ve çiftçilere bu doğal kaynağı değerlendirme çağrısı yapıyor.</p><p>Muz kabuğunun doğal gübre olarak yaygın şekilde kullanılması, hem çevresel faydalar sağlıyor hem de tarımsal üretimde maliyetleri düşürüyor. Araştırmacılar, bu yöntemin yaygınlaşması halinde dünyada sürdürülebilir tarım uygulamalarının güçleneceğini ve çevreye verilen zararın azalacağını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/muz-kabuklarini-sakin-atm-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/beyninizi-genc-tutmanin-yolu-alzheimer-gecikiyor-274967</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyninizi genç tutmanın yolu! Alzheimer gecikiyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog G. Çudinskaya, yabancı dil öğrenmenin beyin sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğunu vurguladı. Araştırmalara göre, iki dil bilen kişilerde Alzheimer ve demans belirtileri yıllar sonra ortaya çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyninizi genç tutmanın yolu! Alzheimer gecikiyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog G. Çudinskaya, yabancı dil öğrenmenin beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynadığını açıkladı. Çudinskaya'ya göre, farklı dilleri aktif biçimde kullanmak, beynin karmaşık görevler üstlenmesini sağlıyor ve bu süreçte konsantrasyon ile hafıza gelişiyor. Uzmanlar, yabancı dil öğreniminin, yaşa bağlı bilişsel sorunların ortaya çıkışını geciktirdiğini ve zihinsel esnekliği artırdığını belirtiyor.</p><h3>Çudinskaya: 'Yabancı dil beyin için egzersiz etkisi yaratıyor'</h3><p>Çudinskaya, yabancı dil öğreniminin beyin üzerinde tıpkı fiziksel egzersizin kaslar üzerindeki etkisine benzer bir değişim yarattığını ifade etti. Ana dil ile yabancı dil arasında geçiş yapmak, beynin birden fazla kelime ve ses sistemini aynı anda yönetmesini gerektiriyor. Bu süreçte farklı dilbilgisi yapılarının kullanılması, bir dilin bastırılıp diğerinin aktif hale getirilmesi zihinsel kapasiteyi artırıyor. Uzman, bu uygulamanın konsantrasyonu güçlendirdiğini ve gereksiz bilgilerin zihinde daha az yer tutmasına yardımcı olduğunu belirtti.</p><h3>İki dil bilenlerde Alzheimer riski gecikiyor</h3><p>Yapılan araştırmalar, yabancı dil öğrenen kişilerin yalnızca bir dil konuşanlara göre Alzheimer ve demans gibi hastalıkların belirtileriyle ortalama 4-5 yıl daha geç karşılaştığını ortaya koyuyor. Bu bulgular, yabancı dil öğreniminin sadece iletişim becerilerini değil, aynı zamanda beyin sağlığını da uzun vadede olumlu etkilediğini gösteriyor. Uzmanlar, özellikle ileri yaşlarda yabancı dil öğrenmenin, bilişsel bozuklukların gelişimini yavaşlatabileceğine dikkat çekiyor. Yabancı dil bilmenin, hafıza ve problem çözme yetenekleri üzerinde de kalıcı faydalar sağladığı belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, nörologlar yabancı dil öğrenmenin beyin sağlığını desteklediğini ve yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemeyi geciktirdiğini vurguluyor. Uzmanlar, her yaşta yabancı dil öğrenmenin faydalı olduğunu ve bu alışkanlığın toplum genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/beyninizi-genc-tutmanin-y-108_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-mikroplastik-temizliginde-etkili-bir-cozum-buldu-274966</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları mikroplastik temizliğinde etkili bir çözüm buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Brezilyalı ve Britanyalı bilim insanları, moringa oleifera tohumlarından elde edilen doğal bir ekstrenin, içme suyundaki mikroplastikleri yüzde 98,5 oranında temizlediğini ortaya koydu. Bu yöntem, kimyasal koagülanlara alternatif olarak çevre dostu ve etkili bir çözüm sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları mikroplastik temizliğinde etkili bir çözüm buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brezilyalı ve Britanyalı bilim insanları, suyun mikroplastiklerden neredeyse tamamen arındırılması için doğal bir çözüm geliştirdi. Moringa oleifera bitkisinin tohumlarından elde edilen ekstrenin, içme suyunda bulunan mikroplastiklerin yüzde 98,5'ini temizleyebildiği tespit edildi. Araştırma kapsamında, özellikle polivinilklorür (PVC) içeren 18,8 mikrometre boyutundaki mikroplastik parçacıklar üzerinde deneyler yapıldı. Sonuçlar, moringa ekstresinin akarsulardaki mikroplastik kirliliğini büyük ölçüde ortadan kaldırabileceğini gösterdi.</p><h3>Gonçalves dos Reis: 'Moringa tohumları mikroplastik sorununa doğal çözüm sunuyor'</h3><p>Araştırmada görev alan Gonçalves dos Reis, moringa tohumlarının özelliklerini yaklaşık on yıldır inceliyor. Bilim insanları, bu tohumların küçük plastik parçacıkların daha büyük kümeler halinde toplanmasına yardımcı olan doğal bir koagülan görevi gördüğünü belirtti. Mikroplastik kirliliğine yönelik ilginin artmasıyla birlikte, moringa ile ilgili çalışmalar da hız kazandı. Araştırmacılar, moringa ekstresinin, kimyasal koagülan olarak yaygın kullanılan alüminyum sülfat ile benzer bir etki yarattığını kaydetti.</p><h3>Moringa ile su arıtımında çevre dostu alternatif öne çıktı</h3><p>Uzmanlar, moringa tohumlarının yenilenebilir ve biyolojik olarak kolayca parçalanabilen bir kaynak olmasının önemli bir avantaj sağladığını vurguladı. Kimyasal koagülanların aksine, moringa kullanıldığında suyun dibinde zararlı tortular oluşmuyor ve toksisite riski azalıyor. Himalayalar'ın güney eteklerinde yetişen moringa, besin değeri yüksek yapısıyla biliniyor. Ayrıca, antik çağlardan bu yana Yunanistan, Roma ve Mısır gibi uygarlıklar tarafından su temizliğinde kullanıldığı bilinen moringa, günümüzde de içme suyu güvenliği için umut verici bir çözüm olarak öne çıkıyor.</p><p>Bu araştırma, mikroplastik kirliliğine karşı sürdürülebilir ve doğal yöntemlerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Bilim insanları, moringa oleifera tohumlarının yaygın kullanımıyla birlikte, içme suyu kaynaklarının daha güvenli ve temiz hale gelebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/bilim-insanlari-mikroplas-542_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/her-gun-sekerleme-yapanlar-dikkat-olum-riski-artiyor-274965</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün şekerleme yapanlar dikkat! Ölüm riski artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nin ABD'de yürüttüğü yeni araştırma, gündüz şekerleme alışkanlığının ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, şekerleme süresi ve sıklığının yaşam süresini olumsuz etkileyebileceği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün şekerleme yapanlar dikkat! Ölüm riski artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nin ortaklaşa yürüttüğü geniş kapsamlı bir araştırma, gündüz şekerleme alışkanlığının beklenenden daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini gösterdi. American Medical Association Dergisi'nde (JAMA) yayımlanan çalışmada, 56 yaş ve üzerindeki 1.338 yetişkinin 19 yıl boyunca izlenmesiyle elde edilen veriler değerlendirildi. Araştırmacılar, her gün düzenli olarak şekerleme yapan kişilerin, şekerleme süresine bakılmaksızın, tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin arttığını tespit etti. Bulgular, özellikle şekerleme süresi ve sıklığı arttıkça, yaşam beklentisinin kısaldığını ortaya koydu.</p><h3>Mass General Brigham: 'Her ek şekerleme ölüm riskini artırıyor'</h3><p>Mass General Brigham Anesteziyoloji Departmanı'ndan Chenlu Gao'nun baş araştırmacı olarak yer aldığı çalışmada, gündüz şekerleme ile ölüm oranları arasındaki ilişki detaylı biçimde incelendi. Araştırmacılar, gündüz şekerlemesini 9:00 ile 19:00 arasındaki herhangi bir uyku bölümü olarak tanımladı ve katılımcıların şekerleme alışkanlıklarını iki farklı zaman diliminde analiz etti: erken öğleden sonra (11:00-17:00) ve geç öğleden sonra (15:00-19:00). Elde edilen sonuçlara göre, günde her ek şekerleme saati ölüm riskini yüzde 13, her ek şekerleme ise yüzde 7 oranında artırıyor. Sabah saatlerinde şekerleme yapanların ise öğleden sonra şekerleme yapanlara göre yüzde 30 daha yüksek ölüm riskiyle karşı karşıya olduğu belirlendi. Gao, bu sonuçların gündüz şekerleme kalıplarının objektif olarak izlenmesiyle sağlık durumlarının erken tespit edilebileceğine işaret etti. Ayrıca, şekerleme ile ölüm oranları arasındaki ilişkinin bir korelasyon olduğunun, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunmadığının da altını çizdi.</p><h3>Rush Üniversitesi: 'Kronik hastalıklar şekerleme alışkanlığını tetikleyebilir'</h3><p>Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nin katkısıyla hazırlanan raporda, şekerleme ile ölüm oranları arasındaki bağlantıyı etkileyebilecek başka faktörlerin de bulunduğu vurgulandı. Araştırmacılar, tiroid hastalıkları, diyabet ve ruh sağlığı bozuklukları gibi kronik rahatsızlıkların gündüz yorgunluğunu artırabileceğini ve bu nedenle şekerleme ihtiyacının artabileceğini belirtti. Çalışmada, bu tür kronik hastalıklara sahip katılımcıların verileri ayrıca değerlendirilmediği için, bazı sonuçların bu faktörlerden etkilenmiş olabileceği not edildi. Kardiyovasküler hastalıklar ve uyku bozuklukları da gündüz yorgunluğunun altında yatan önemli nedenler arasında gösterildi. Özellikle, şekerlemenin sirkadiyen ritim bozuklukları veya uyku kalitesindeki düşüşle ilişkili olabileceği, bunun da kan basıncı ve iltihabi durumlarda artışa yol açabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, gündüz şekerlemesinin sağlık üzerindeki etkilerini tam olarak anlamak için daha fazla bilimsel incelemeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi'nin ortak çalışması, gündüz şekerleme alışkanlığının ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini göstererek, bu alışkanlığın sağlık üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle ileri yaş grubundaki bireylerin şekerleme kalıplarını takip etmelerinin ve gerekirse bir sağlık profesyoneline danışmalarının önemine işaret etti. Gündüz şekerlemesinin kesin etkilerini ortaya koymak amacıyla daha geniş ve detaylı araştırmaların yapılması gerektiği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/her-gun-sekerleme-yapanla-253_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cinli-arastirmacilardan-bebek-mikrobiyomu-ve-sinir-sistemi-gelisimi-uyarisi-274964</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çinli araştırmacılardan bebek mikrobiyomu ve sinir sistemi gelişimi uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli bilim insanları, sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin ciltlerine annelerinin mikrobiyomunun aktarılmasının, sinir sistemi gelişiminde beklenmedik derecede önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Bu bulgu, bebek sağlığı ve bağışıklık sistemi açısından yeni tartışmaları gündeme taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çinli araştırmacılardan bebek mikrobiyomu ve sinir sistemi gelişimi uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de yürütülen yeni bir araştırmaya göre, sezaryenle doğan bebeklerin sinir sistemi gelişiminde annelerinin mikrobiyomu belirleyici bir rol üstleniyor. Bilim insanları, doğum sırasında anne mikrobiyomunun bebeklerin cildine aktarılmasının, beyin gelişimiyle doğrudan ilişkili olduğunu saptadı. Özellikle cilt yoluyla bulaşan bakterilerin, sindirim sisteminden ziyade sinir sistemi üzerinde etkili olduğu belirtildi. Bu bulgu, bebeklerin erken dönem motor fonksiyonları ve bağışıklık sistemi açısından kritik bir öneme sahip.</p><h3>Çinli araştırmacılar: Mikrobiyom cilt yoluyla beyni etkiliyor</h3><p>Çalışmada, Lactobacillus crispatus ve Bacteroides fragilis gibi bakterilerin, bebeklerin cildine yerleştiğinde N-bc2S1P adlı özel bir lipidin üretimini tetiklediği tespit edildi. Bilim insanları, bu lipidin kemirgenler üzerinde yapılan deneylerde beyne nüfuz ettiğini ve nöronların aktivitesini artırdığını gözlemledi. Lipid üretiminin, erken motor fonksiyonlarla bağlantılı genlerin daha aktif çalışmasını sağladığı da ortaya çıktı. Araştırmacılar, bu sürecin bebeklerin sağlıklı sinir sistemi gelişimi için hayati olduğunu vurguladı.</p><h3>Sezaryenle doğan bebeklerde mikrobiyom eksikliği risk oluşturuyor</h3><p>Uzmanlar, sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin annelerinin doğum kanalındaki mikrobiyomla yeterince temas etmemesi nedeniyle sinir ve bağışıklık sistemlerinde bozukluk riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle, bazı ülkelerde sezaryenle doğan bebeklerin ciltlerine ve mukozalarına anne vajinal sıvısının aktarılması öneriliyor. Elde edilen veriler, anne mikrobiyomunun etkisinin sadece sindirim sistemiyle sınırlı olmadığını, cilt yoluyla da beyin ve sinir sistemi üzerinde belirgin sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, anne mikrobiyomu ve bebek sağlığı arasındaki bu yeni ilişki, doğum yöntemlerinin uzun vadeli etkileri konusunda hem aileleri hem de sağlık otoritelerini daha bilinçli adımlar atmaya yönlendiriyor. Araştırmacılar, mikrobiyom aktarımının bebeklerin sağlıklı gelişimi için göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cinli-arastirmacilardan-b-978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/baris-gokturkten-carpici-karar-aziz-yildirim-lehine-cekildi-274963</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Barış Göktürk'ten çarpıcı karar! Aziz Yıldırım lehine çekildi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Barış Göktürk, Fenerbahçe'nin seçimli olağanüstü genel kurulunda aday olmayacağını ve Aziz Yıldırım'ı destekleyeceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Barış Göktürk'ten çarpıcı karar! Aziz Yıldırım lehine çekildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Kulübünde gerçekleştirilecek olağanüstü seçimli genel kurulda başkanlığa aday olan Barış Göktürk, adaylığını duyuran ve birleşme çağrısında bulunan Aziz Yıldırım'a destek vereceğini açıkladı.</p><p>Göktürk, yaptığı açıklamada, Fenerbahçe adına yeni bir sayfa açıldığının altını çizdi.</p><p>Camianın birleşmesi gerektiğini vurgulayan Göktürk, "Fenerbahçe'mizin tek vücut olması ve Sayın Aziz Yıldırım'ın başkanlığında birleşerek tek liste olarak seçime gidilmesi camiamız açısından güçlü bir mesaj vermenin yanı sıra sportif başarı için önemli bir fırsat olacaktır. Benim için her şeyden önce Fenerbahçe'nin başarısı ve Fenerbahçelilerin mutluluğu gelir. Yaşasın Fenerbahçe!" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/03/41279198.jpg"/><p><b>Sarı-lacivertli camianın istikbalinin kişisel hedeflerin önüne geçtiği yeni bir dönemin başladığının altını çizen Göktürk, şunları kaydetti:</b></p><p>"Sayın Aziz Yıldırım'a yaptığım çağrının olumlu yanıt bulmasından dolayı şahsım, Fenerbahçe camiası ve Türk sporu adına mutluyum. Sayın Hakan Safi'nin ve adaylığı söz konusu olan diğer kişilerin de sürece katkı sağlamalarını ve seçime tek vücut olarak birleşerek gidilmesini temenni ediyorum. Şahsen hiçbir beklentim olmadan bu sürece koşulsuz ve şartsız destek olacağımı kamuoyunun bilgisine sunarım."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/baris-gokturkten-carpici--625_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evcil-kediler-sahiplerine-en-cok-hangi-hediyeleri-getiriyor-274962</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evcil kediler sahiplerine en çok hangi hediyeleri getiriyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Evcil kediler, sahiplerine sundukları sürpriz hediyelerle dikkat çekiyor. Rusya genelinde yapılan ankette, kedilerin en sık getirdiği hediyeler ve bu davranışın arkasındaki nedenler ortaya kondu. Uzmanlar, kedilerin bu hareketini hem oyun hem de bağlılık göstergesi olarak yorumluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evcil kediler sahiplerine en çok hangi hediyeleri getiriyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evcil kedilerin sahiplerine getirdiği ilginç hediyeler, Rusya genelinde yapılan bir anketle yeniden gündeme geldi. Doğal mamalar üreten SUPERPET tarafından yürütülen araştırmaya göre, kediler en çok oyuncakları sahiplerine getiriyor. Anket sonuçları, evcil hayvanların bu davranışının sadece oyun amaçlı olmadığını, aynı zamanda sahiplerine olan bağlılıklarını ve koruma içgüdülerini de yansıttığını gösteriyor. Hayvan davranışları uzmanları, kedilerin insanları yeterince iyi birer avcı olarak görmediğini, bu nedenle kendi avlarını paylaşarak hem oyun oynamaya hem de sahiplerine destek olmaya çalıştıklarını belirtiyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Kediler sahiplerini avcı olarak görmüyor'</h3><p>SUPERPET'in anketine göre, oyuncaklardan sonra en sık getirilen hediye kemirgenler oldu. Özellikle fareler ve sıçanlar, bazen canlı şekilde evlere taşınıyor. Uzmanlar, kedilerin bu davranışını sahiplerine avlanmayı öğretme çabası olarak yorumluyor. Listede üçüncü sırada ise saç lastikleri yer alıyor. Kedilerin bu nesnelere ilgisi, şekilleri ve çıkardıkları seslerle bağlantılı. Kediler, hareket eden ve ses çıkaran nesneleri avla ilişkilendirerek sahiplerine getiriyor. Bu davranış, hem avcılık içgüdüsünün hem de oyun isteğinin bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p><h3>Kedilerden gelen en sıra dışı sürprizler</h3><p>Ankette en sık getirilen hediyeler arasında kuşlar ve tırnaklar da bulunuyor. Ayrıca, kediler zaman zaman böcekler, özellikle hamam böcekleri ve kelebekler gibi canlıları da sahiplerine sunuyor. Bazı kediler ise yiyeceklerini ya da mamalarını paylaşmayı tercih ediyor. Hatta kaybolan çorapları bulup sahiplerine getiren kediler de var. Listenin en ilginç kısmı ise elma çekirdekleri, köstebekler, ambalaj kağıtları, bant ve toz topları gibi alışılmadık nesneler. Uzmanlar, kedilerin bu davranışlarının hem içgüdüsel hem de sahipleriyle iletişim kurma çabasının bir sonucu olduğunu vurguluyor.</p><p>Evcil kedilerin sahiplerine getirdiği hediyeler, onların doğuştan gelen avcılık yeteneklerinin ve insanlarla kurdukları özel bağın bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu davranışların kedilerin hem oyun ihtiyacını hem de sosyal ilişkilerini güçlendirdiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/evcil-kediler-sahiplerine-602_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yonettikleri-sehri-haraca-bagliyorlar-cumhurbaskani-erdogan-vakiflara-engel-cikaranlari-ma-274958</link>
      <pubDate>2026-05-06T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yönettikleri şehri haraca bağlıyorlar! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vakıflara engel çıkaranları mahşere havale ediyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Vakıflar Haftası Kutlama Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ranttan başka siyasi kıblesi olmayanlar vakıflarımızı hedef alsa da onları bu mücadelelerden vazgeçiremiyorlar. Yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp vakıflara engel çıkaranları mahşere havale ediyoruz' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yönettikleri şehri haraca bağlıyorlar! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vakıflara engel çıkaranları mahşere havale ediyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Vakıflar Haftası Kutlama Programı'na katıldı.</p><p>Allah'ın rızasından başka hiçbir karşılık gözetmeden vaktini, enerjisini ve imkanlarını iyilik ve dayanışma yoluna adayan tüm vakıf gönüllülerinin ve hayırseverlerin Vakıflar Haftası'nı tebrik eden Erdoğan, etkinliğe vesile olan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne teşekkür etti.</p><p>Erdoğan, "Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti" temasıyla hafta boyunca tertiplenecek etkinliklerin, ülke, millet ve vakıf medeniyetinin tüm mensupları için hayırlara vesile olmasını dileyerek, şöyle konuştu:</p><p>"Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet temadaki bu dört kavrama baktığımızda hepsinin birbirini tamamlayıp beslediğini, büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Zira tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve kimlik hazinesi mimariyi zarafetle buluşturmuş, zarafeti vakıf hizmetleriyle taçlandırmış, vakıf müktesebatını ise dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyet şölenine dönüştürmüştür. Bu şölenin en coşkulu, en estetik unsurları ise üç kıtadaki ecdat yadigarı eserlerde net bir şekilde ve göz alıcı surette tecessüm etmiştir. Camilerimiz, medreselerimiz, kütüphanelerimiz, şifahanelerimiz aynı şekilde çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha nicesi, insanlığa yeni bir pencere açan vakıf medeniyetimizin birer nişanesidir. Aynı zamanda bu eserler yüksek bir üslubun tekemmül etmiş bir estetiğin adaletle, erdemle, ahlakla yoğrulmuş seçkin bir tasavvurun, 'Halka hizmet, Hakk'a hizmettir' düsturunun en somut tezahürleri olmuştur. Kusursuz bir ilahi tasarım yaratılmış, zübde-i alem olan insana hizmeti amaçlayan vakıf kültürümüz, milletimizin en güzel hasletlerinden biridir. Dolayısıyla bir emanet olan bu kültürü korumak, bu eserlerin ihtiva ettiği mana ve değerler evrenini yaşatmak, tüm bunları gelecek kuşaklara aktarmak hepimiz için kritik önemdedir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/1-0605202635f724bf.jpg"/><p><strong>"VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZÜ YÜREKTEN KUTLUYORUM"</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 102. yaşını kutlayan Vakıflar Genel Müdürlüğünün mühim bir vazifeyi çok yüksek bir şuur ve başarıyla üstlendiğini dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>"Genel Müdürlüğümüzün 102. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, bu vesileyle ecdadın mirasını evlatla buluşturan ata yadigarı eserlere gözü gibi bakan Vakıflar Genel Müdürlüğümüzü yürekten kutluyorum. Geçtiğimiz yılki Vakıf Haftası kutlamasında 101 vakıf eserinin açılışını yapmıştık. Bugün de yurt içinde ve yurt dışında son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserimizin toplu açılışını gerçekleştireceğiz. Birazdan canlı bağlantılarla Kahramanmaraş'taki Ulu Camimizin, Beyazıt Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi ile Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültelerinin ve Kuzey Makedonya'nın Manastır şehrindeki Hacı Mahmut Bey Camimizin kurdelelerini hep birlikte keseceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Bu eserlerin bakım, onarım ve yeniden ihyasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmalarımızı sahada fedakarca çalışan işçi ve mühendislerimizi, mimarlarımızı, proje uzmanlarımızı ayrı ayrı kutluyorum. 202 eserimizin her birinin banilerini, hamilerini bu yapılarda alın ve fikir teri olan tüm büyüklerimizi rahmetle yad ediyorum. Bugüne kadar ecdadımızın emanetine sahip çıkmayı sizlere ve bizlere nasip eden Rabbime hamdediyorum. İnşallah bundan sonra da ecdadın izini ve mührünü taşıyan şanla, şerefle dolu mazimizin ruhunu ve birikimini yansıtan, milletimizi millet yapan bu değerlerin üzerine titremeye devam edeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/2-06052026153aa85c.jpg"/><p><strong>"HAYIR VE ZARAFET, BİRİ OLMADAN DİĞERİ NATAMAM MEFHUMLARDIR"</strong></p><p>"Bizim hem kültürümüzde hem de ruh köklerimizde hayır ve zarafet, biri olmadan diğeri natamam mefhumlardır." ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Bu hasletler bizim vakıf geleneğimizden mimari şaheserlerimize milli ve manevi kimliğimizin özünü teşkil eden tüm değerlere adeta sinmiş, işlemiş, hulul etmiştir. Zarafetin davranış planındaki yansıması olan nezaket ve kibarlık da hayırla doğrudan ilişkilidir. Bu hakikate gönüller sultanının şu hadis-i şeriflerinde sarih bir biçimde şahitlik ediyoruz. Hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyurmuştur; 'Kime rıfktan (nezaket ve kibarlıktan) bir pay verilmişse bir kimse hayırdan nasibini almış demektir. Nezaket ve kibarlıktan mahrum olan kimse ise hayırdan nasibini alamamış demektir.' Biz Yüce Allah'ın 'Kim zerre miktarı hayır işlerse onun mükafatını görecektir' müjdesine iman etmiş bir milletiz. Hayır faaliyetlerimizi en güzel, en zarif şekilde vakıflarımız eliyle ete kemiğe bürünmüş, bu alanda dünyada temayüz etmiş bir geleneğin sahipleriyiz. Bilhassa sanat ve hele hele zarafet timsali mimari yapılarımızda, vakıf eserlerimizde bu özelliklerin temerküz ettiğini görürüz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/3-06052026fc788ace.jpg"/><p><strong>"SÜLEYMANİYE KÜLLİYESİ, FEVKALADE ESTETİK BİR SANAT ESERİDİR"</strong></p><p>Erdoğan, konuşmasında, Süleymaniye Külliyesi'nin Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından vakfedilen bir mabet olmanın yanında fevkalade estetik bir sanat eseri olduğunu belirtti.</p><p>Süleymaniye Camisi tamamlandıktan sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın bir rüya gördüğünün rivayet olunduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Rüyasında kıyamet kopmuş, ruzi mahşerde terazi kurulmuştur. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Külliyesi, diğerinde ise bir bakraç ayran vardır. Bir bakraç ayranın olduğu kefe, terazide daha ağır basmaktadır. Hayır ve adalet konusundaki hassasiyetiyle bilinen Sultan Süleyman, gördüğü bu rüyayı devrin şeyhülislamı Ebussuud Efendi'ye anlatır. Ebussuud Efendi rüyanın detaylarına vakıf olunca kendisinden müsaade ister ve bu rüyanın hikmetini araştırmaya koyulur. Bir süre sonra caminin yapımında vazife almış ustalarla görüşür. Ustalar Ebussuud Efendi'ye şunu anlatırlar: 'Çok sıcak bir yaz günüydü. Kan ter içinde çalışıyor, camiyi bir an önce inşa etmek istiyorduk. O gün yaşlı bir nine elinde bir bakraç ayranla çıkageldi. Evlatlarım yorulmuşsunuzdur, şu soğuk ayranı için de biraz ferahlayın diyerek bakracındaki ayranı bize ikram etti. Biz ayranı içtik, oldukça rahatladık ve Allah razı olsun diyerek o nineye pek çok hayır dualar ettik. O da Allah kolaylık versin dedi ve boş bakracı alıp uzaklaştı.' Bu olayı dinleyen Ebussuud Efendi tekrar padişahın huzuruna çıkar ve durumu anlatır. Rüyadaki hikmet son derece açıktır. İhlasla, samimiyetle, sadece Allah'ın rızasını kazanmak gayesiyle işçilere ve ustalara dağıtılan bir bakraç ayran, yapılan bu mütevazı hayır Cenabıhakk'ın katında Süleymaniye Külliyesi'nden daha değerlidir. Hepimizin bu kıssadan alacağımız çok önemli hisseler olduğu kanaatindeyim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/4-06052026300c4aac.jpg"/><p><strong>"VAKIF GELENEĞİMİZ GÜÇLÜ, KAPSAYICI, KUŞATICI BİR YAPIYA SAHİPTİR"</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıf medeniyetinin temsilcilerinin çok ulvi bir mesuliyeti ifa ettiklerini dile getirdi.</p><p>Vakıf temsilcilerinin sağlıktan eğitime, sosyal dayanışmadan yardım faaliyetlerine, Türk milletinin dünyaya örnek olan nevi şahsına münhasır kıymetlerini yaşattıklarını vurgulayan Erdoğan, "Bunun için her birinize, şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabb'im sizlerin bu gayretlerini inşallah hayra ve berekete tebdil eylesin diyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Vakıf kültürünün bir diğer özelliğinin de bireysel ve toplumsal hayatın her alanını, safhasını kapsaması olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Osmanlı Devleti sınırları içinde, vakıflar sayesinde, bir adam, vakfedilmiş evde doğar, vakfedilmiş bir beşikte büyür, vakıf ormanlarından geçimini temin eder, vakıf mallarından yer ve içer, vakıf kitaplarından okur, vakfedilmiş bir medresede hocalık yapar. Vakıf idaresinden ücretini alır, öldüğü zaman da vakfedilmiş bir tabuta konur ve vakfedilmiş bir mezarlığa gömülür. Geçmişte yapılan bu tespit son derece yalın, çarpıcı ve isabetlidir. Divitinde mürekkep kalmayan talebelere mürekkep temin edilmesinden, şehit ve sahabe türbelerinin tamir edilmesine, bitkilerin, tohumların ve göç yolundaki leyleklerin korunmasından kimsesiz hastaların tedavisine kadar bizim vakıf geleneğimiz işte böylesine güçlü, bu derece kapsayıcı, kuşatıcı, kucaklayıcı bir yapıya sahiptir."</p><p><strong>"İYİLİKTE YARIŞANLARI DESTEKLEMEYE AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ"</strong></p><p>Erdoğan, canlı cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıfların bugün özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ettiğini vurguladı.</p><p>"Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar, her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya, farklı alanlarda faaliyet gösteren vakıflarımız milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor. Çalana, çırpana, 'öğrenciler için burs topluyoruz' diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın, biz hükümet olarak, iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İnsan insanın şifasıdır. Bu inançla bir yaralı gönüle merhem olmaya, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutmaya, milletimizin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerimizin yanında olacağız. Birazdan yılın vakfı ödülünü tevdi edeceğimiz Eren Vakfı işte bunlardan biridir. Maddi imkansızlıklardan ötürü eğitim ve öğretim faaliyetlerinde sıkıntı yaşayan öğrenci ve öğretmenlere destek olan Eren Vakfı'mızı tebrik ediyor, çalışmalarında Cenabıallah'tan başarılar diliyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/5-0605202613d4ce01.jpg"/><p><strong>AFET BÖLGESİNDEKİ VAKIF ESERLERİNİN DURUMU</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vakıflar Genel Müdürlüğünün gerek yurt içinde gerek yurt dışında vakıf mirasına dört elle sarılıp bu eşsiz hazineyi zenginleştirerek görevini bihakkın yerine getirdiğini söyledi.</p><p>Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276'sının onarım ve restorasyonunun tamamlandığını belirten Erdoğan, "Geri kalan 101 eserin tadilat ve rekonstrüksiyonu bunlarda inşallah bitti. Yıl içerisinde nihayete erecek. Böylece 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak." dedi.</p><p>Vakıflar Genel Müdürlüğünün son dönemde çok önemli çalışmalara imza attığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye Cami'miz, 2020'de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-ı Kebir Camii Şerifimiz, barok tarzdaki üslubuyla öne çıkan Nuruosmaniye Külliyemiz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Cami'miz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. 'Evlad-ı Fatihan' diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak 2012'den bugüne tam 40 eser ihya edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek'te ise 11 eserin onarımı devam ediyor. Göğsümüzü kabartan milletimizin yüz akı olan bu çalışmalardan ötürü Vakıflar Genel Müdürlüğümüze sizlerin huzurunda bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin diyorum. Bu düşüncelerle son 1 yılda restorasyonu tamamlanan 202 eserimizin tekrar hayırlara vesile olmasını diliyor, ülkemizin, milletimizin, vakıf camiamız ve hayırseverlerimizin 2026 Vakıf Haftası'nı yürekten tebrik ediyorum."</p><p><strong>Programda notlar</strong></p><p>Vakıflar Genel Müdürlüğünün faaliyet filminin gösterimiyle başlayan programın açılışında, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu hitap etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından önce "Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti" temalı filmin gösterimi yapıldı.</p><p>Erdoğan'a hitabının ardından, Bakan Ersoy ve Genel Müdür Aksu tarafından Cenabı Ahmet Paşa Camisi mihrap şamdanlarının replikası armağan edildi.</p><p>Programda, Eren Vakfı "Yılın Vakfı Ödülü"ne layık görülürken, ödül Vakıf Başkanı Emir Emrullah Eren'e Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Kahramanmaraş Ulu Cami, Beyazıd Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik ve Sanat Tasarım ve Mimarlık fakülteleri ile Kuzey Makedonya'nın Manastır şehrinde Hacı Mahmut Bey Camisi'ne canlı bağlantılar yapıldı.</p><p>Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş tarafından yapılan duanın ardından, son 1 yılda restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserinin toplu açılışı gerçekleştirildi.</p><p>Programa, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, AK Parti genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve davetliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/yonettikleri-sehri-haraca-772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/federico-gattiden-galatasaraya-ret-274957</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Federico Gatti'den Galatasaray'a ret]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gelecek sezon için transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray için yeni bir iddia gündeme geldi. İtalyan ekibi Juventus forması giyen Federico Gatti, sarı kırmızılı ekipten gelen ilgiyi geri çevirdi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Federico Gatti'den Galatasaray'a ret]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray için İtalya'dan Federico Gatti iddiası gündeme geldi.</p><p><b>JUVENTUS GÖNDERECEK</b></p><p>İtalyan basınından Tuttosport'ta yer alan habere göre, 27 yaşındaki İtalyan stoper, Juventus'ta satış listesinde yer alıyor.</p><p><b>20-25 MİLYON EURO</b></p><p>Juventus, Gatti ile birlikte satışlardan elde edeceği gelirleri transfer bütçesinde kullanmayı planlıyor. İtalyan ekibi, 27 yaşındaki savunma oyuncusunun bonservisini 20-25 milyon euro olarak belirledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/detaykurtarldkurtarl-06052026b6cc611f.jpg"/><p><b>GALATASARAY'A RET</b></p><p>Galatasaray, son haftalarda Gatti'ye ilgi gösterdi. Gatti, Galatasaray'dan gelen bu ilgiyi geri çevirdi.</p><p><b>EVERTON TAKİPTE</b></p><p>Gatti'ye özellikle Premier Lig'den de büyük bir ilgi var. Everton, aylardır İtalyan savunma oyuncusunun durumunu takip ediyor.</p><p><b>İNGİLİZ TAKIMLARININ DA RADARINDA</b></p><p>Crystal Palace, Aston Villa ve Fulham da Gatti ile ilgileniyor. Juventus'ta bu sezon Luciano Spalletti döneminde ilk 11'de yer almayan Gatti, gelecek sezon aynı durumu yaşamak istemiyor.</p><p>İtalyan stoper, bu nedenle gelen teklifleri değerlendirmeyi düşünüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/24336aec874440398a08-0605202696239cb7.jpg"/><p><b>BU SEZONKİ PERFORMANSI</b></p><p>Gatti, bu sezon Juventus'ta 25 maçta süre buldu. İtalyan stoper, savunma performasnsının yanı sıra 4 kez gol sevinci yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/864a75c1e6c7411c985d-06052026daa7cadb.jpg"/><p><b>SÖZLEŞMESİ</b></p><p>Juventus ile 2030 yılına kadar sözleşmesi bulunan Gatti'nin, güncel piyasa değeri 16 milyon euro olarak gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/federico-gattiden-galatas-104_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274956</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cocuklarda-dis-curugu-vakalari-alarm-veriyor-hangi-gidalar-risk-tasiyor-274956</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocuklarda diş çürüğü vakaları alarm veriyor! Hangi gıdalar risk taşıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi M. Kikaleişvili, çocuklarda diş çürüğü vakalarının son dönemde hızla arttığını açıkladı. Özellikle tatlı tüketimindeki artış ve modern beslenme alışkanlıklarının, çocukların diş sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocuklarda diş çürüğü vakaları alarm veriyor! Hangi gıdalar risk taşıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde çocuklarda diş çürüğü vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Diş hekimi M. Kikaleişvili, bu artışın başlıca nedeninin modern beslenme alışkanlıkları ve özellikle tatlı tüketiminin yükselmesi olduğunu belirtti. Kikaleişvili'ye göre, çocuklar artık çikolata başta olmak üzere çeşitli tatlıları neredeyse her gün tüketiyor ve bu durum diş çürüğü riskini önemli ölçüde artırıyor. Önceki yıllara göre tatlıların çocukların günlük beslenmesinde çok daha fazla yer tuttuğu ifade ediliyor.</p><h3>Kikaleişvili: 'Yumuşak yiyecekler çene gelişimini olumsuz etkiliyor'</h3><p>Diş hekimi Kikaleişvili, yalnızca tatlı tüketiminin değil, aynı zamanda blender ile hazırlanan yumuşak yiyeceklerin de çocuklarda diş sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Yumuşak yiyecekler, çene ve dişler üzerinde yeterli baskı oluşturmadığı için diş gelişimini ve kapanışı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu durum, hem diş sağlığı sorunlarının hem de yanlış kapanış gibi ortodontik problemlerin ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p><h3>Balakireva'dan riskli gıdalar listesi: Cips, gazlı içecek ve şekerlemeler</h3><p>Bununla birlikte, diş hekimi M. Balakireva da çocukların diş sağlığını tehdit eden bazı ürünlere dikkat çekti. Balakireva, cips, tatlı gazlı içecekler, hazır meyve suları, ay çekirdeği, şekerleme ve sakızlı şekerlerin diş çürüğünü tetikleyen başlıca gıdalar arasında yer aldığını belirtti. Uzmanlar, ailelerin çocuklarının diyetinde bu tür besinlere karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Çocuklarda diş çürüğü vakalarının önüne geçmek için, hem beslenme alışkanlıklarının hem de tüketilen gıdaların titizlikle gözden geçirilmesi öneriliyor. Uzmanlar, erken yaşta diş sağlığına yönelik önlemler alınmasının ileride yaşanabilecek daha ciddi sorunların önüne geçeceğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cocuklarda-dis-curugu-vak-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/yesilcamin-yakisikli-prensiydi-bakin-sertan-acarin-kardesi-fenerbahcenin-hangi-yildiz-futbolcusuymus-274955</link>
      <pubDate>2026-05-06T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın yakışıklı prensiydi... Bakın Sertan Acar'ın kardeşi Fenerbahçe'nin hangi yıldız futbolcusuymuş!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Yeşilçam'ın hafızalara kazınan jönlerinden Sertan Acar'ın hayat hikayesinden dikkat çeken bir detay ortaya çıktı. Bir döneme sinemadaki karizmasıyla damga vuran Sertan Acar'ın Fenerbahçe'nin unutulmaz futbolcularından Serkan Acar'ın kardeşi olduğu öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeşilçam'ın yakışıklı prensiydi... Bakın Sertan Acar'ın kardeşi Fenerbahçe'nin hangi yıldız futbolcusuymuş!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1970'li yılların Yeşilçam furyasına damga vuran isimlerin  başında gelen Sertan Acar, şöhretin en parlak döneminde aldığı sürpriz kararla  herkesi şaşırtmıştı. Milyonların hayranlıkla izlediği, yapımcıların peşinden  koştuğu Sertan Acar, sessiz bir hayatı tercih etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan6-060520269154f908.jpg"/><p>Türk sinemasında özellikle Ayşecik filmleriyle geniş  kitlelerin sevgisini kazanan Acar'ın yıldızı kısa sürede parladı. Karizmatik  duruşu ve dönemin romantik jönleri arasında öne çıkan ekran yüzüyle dikkat  çeken oyuncu, sinemadaki yükselişini yalnızca birkaç yıla sığdırsa da geride  unutulmaz bir iz bıraktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan8-06052026d08e1a24.jpg"/><p>Yeşilçam'a veda ettikten sonra asıl mesleği olan diş  hekimliğine yönelen Sertan Acar, gözlerden uzak bir yaşam kurdu. Bugün hayatını  kalabalıktan uzak, doğayla iç içe sürdüren Acar, sakin bir yaşamı benimsedi.</p><p>Fenerbahçe'nin yıldız futbolcularından olan ağabeyi  Serkan Acar'ın dikkat çekmesiyle birlikte sinema çevrelerinin radarına giren  Sertan Acar, kısa sürede kamera karşısına geçti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan7-060520265e56de57.jpg"/><p> İlk filmi Bahar Çiçeği ile güçlü bir çıkış yapan genç oyuncu; Ediz Hun ve Zeynep Değirmencioğlu ile aynı projede yer alarak dikkatleri üzerine çekti. Oyunculuk tecrübesi olmamasına rağmen kısa sürede sektöre uyum sağlayan Acar'ın yükselişi, Yeşilçam'a damga vurdu.</p><p>İşte Sertan Acar'ın son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan5-06052026c593cff7.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan2-060520265965ef96.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan4-060520267a68e739.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/sertan3-060520261018d4ee.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/yesilcamin-yakisikli-pren-909_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/istilaci-akvaryum-yayin-baliklari-ekosistemi-tehdit-ediyor-274954</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstilacı akvaryum yayın balıkları ekosistemi tehdit ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tayland'da istilacı akvaryum yayın balıkları, yerel su kaynaklarını hızla ele geçiriyor. Özellikle Prachinburi'deki olay, istilacı türlerin ekosisteme verdiği zararı bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, akvaryumcuların bu balıkları doğaya salmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstilacı akvaryum yayın balıkları ekosistemi tehdit ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayland'da istilacı akvaryum yayın balıkları, ülkenin su kaynaklarında hızla yayılarak ciddi bir ekolojik tehdit oluşturuyor. Son olarak Prachinburi eyaletinde bir balık çiftliği sahibi, göletinden balık yakalamak isterken su kaynağının alt yüzgeçli som balıklarıyla dolduğunu fark etti. Yerli olmayan bu türün hızla çoğalması, hem yerel balık popülasyonunu hem de ekosistemi olumsuz etkiliyor. Kamuoyunda yankı uyandıran olay, istilacı akvaryum somlarının Tayland'daki varlığını bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>Uzmanlar: Akvaryum yayını ekosistemi tehdit ediyor</h3><p>Güney Amerika kökenli olan akvaryum yayını, özellikle Brezilya'da doğal olarak yaşamını sürdürüyor. Tayland'a ilk olarak dekoratif amaçlarla getirilen bu balıklar, akvaryumlarda yosun ve yem artıklarıyla mücadele için tercih edildi. Ancak zamanla büyüyüp birkaç kilograma ulaşan som balıkları, akvaryumcular tarafından doğal su kaynaklarına bırakıldı. Akvaryum yayını, hem bitkisel hem de hayvansal besinlerle besleniyor ve farklı çevre koşullarına uyum sağlayabiliyor. Bu özellikleri sayesinde kirli nehirlerde dahi hayatta kalabiliyor ve hızla çoğalıyor. Uzmanlar, agresif doğası ve her şeyi yiyen yapısıyla bu balıkların yerel türlerin sayısını azalttığını vurguluyor.</p><h3>Prachinburi'deki balık çiftliği olayı endişe yarattı</h3><p>Prachinburi'den bir balık çiftliği sahibi, göletini boşalttığı sırada karşılaştığı akvaryum yayını istilasını sosyal medyada paylaştı. Balıkların gölette baskın tür haline gelmesi, yerli balıkların yaşam alanlarını kaybetmesine yol açıyor. Olay, Taylandlı akvaryumcuların sorumsuzca doğaya bıraktığı istilacı türlerin ekosisteme verdiği zararı gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu türün kontrolsüz yayılması halinde yerel su canlılarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Tayland'da akvaryum yayını istilası, hem balıkçılık sektörünü hem de doğal yaşamı tehdit etmeye devam ediyor.</p><p>Tayland'da akvaryum yayını istilasının etkileri giderek artarken, uzmanlar ve yetkililer vatandaşları uyarıyor. Akvaryum balıklarının doğaya bırakılması, ekosistemin dengesini bozuyor ve yerli türlerin yok olmasına yol açıyor. Bu nedenle, istilacı türlerle mücadelede toplumsal bilinçlenmenin ve önlemlerin artırılması gerektiği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/istilaci-akvaryum-yayin-b-819_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-kacir-750-milyon-dolar-likidite-girisim-sermayesi-ekosistemine-kazandiriliyor-274953</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: 750 milyon dolar likidite girişim sermayesi ekosistemine kazandırılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yeni dönem fon yatırımları stratejisi kapsamında Bakanlık olarak 300 milyon dolarlık kaynağı girişim sermayesi fonlarına aktaracaklarını, söz konusu kaynağın oluşturacağı kaldıraç etkisiyle 750 milyon dolardan fazla likiditeyi girişim sermayesi ekosistemine kazandıracağını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: 750 milyon dolar likidite girişim sermayesi ekosistemine kazandırılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kacır, Girişim Sermayesi Fon Çağrıları Tanıtım Toplantısı&#39;nda yaptığı konuşmada, teknolojinin gün geçtikçe hayatta daha büyük yer edindiğini belirterek, &quot;Yapay zekadan biyoteknolojiye, yarı iletken teknolojilerinden kuantum ve siber güvenliğe teknolojinin çeşitli alanlarında yaşanan gelişmeler geleceğin dünyasını şekillendiriyor. Bu yeni dönemde yaşanan köklü değişime teknoloji girişimleri liderlik ediyor.&quot; dedi.<br></p><p>İş dünyasının rekabet avantajı elde etmek için inovasyona yıldan yıla daha fazla yatırım yaptığını söyleyen Kacır, ülkelerin kalkınma yarışında öne çıkmak için yenilikçi fikirleri besleyen, girişimciyi koruyan ve finansmana erişimi kolaylaştıran reformları hızla hayata geçirdiğini dile getirdi.</p><p>Kacır, yenilikçi ürün ve hizmetlerin hızla ticarileşmesine imkan tanıyan teknoloji girişimciliğini Türkiye Yüzyılı&#39;nda tam bağımsız ve müreffeh Türkiye&#39;nin anahtarı addettiklerini belirterek şöyle devam etti:</p><p>&quot;Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın liderliğinde son 23 yılda büyük bir AR-GE, yenilik, üretim ve girişimcilik altyapısını bu anlayışla ekosistem paydaşlarımızla birlikte inşa ettik. Bugün sayıları 114&#39;e ulaşan teknoparklarımızda faaliyet gösteren 13 bine yakın firma, pek çok stratejik alanda inovasyon odaklı çalışmalar yürütüyor. 1700&#39;ü aşkın AR-GE ve tasarım merkezimizde binlerce araştırmacı ve mühendis yeni teknolojiler geliştiriyor.&quot;</p><p>TEKNOFEST&#39;lerle gençleri ülkenin teknoloji geliştirme yolculuğuna kazandırdıklarını dile getiren Kacır, tohum ve tohum öncesi aşamalardaki girişimlere odaklanan TÜBİTAK BİGG programlarıyla 2 bin 600&#39;den fazla teknoloji odaklı iş fikrinin girişime dönüşmesine vesile olduklarını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303891.jpg"/><p><b>- "1091 TEKNOLOJİ GİRİŞİMİMİZ 175 MİLYAR LİRA YATIRIM ALDI"</b></p><p>Bakan Kacır, müteşebbislerin finansmana erişiminin önünü açmak adına 2007&#39;den bu yana fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını, kamu kaynaklarını girişim ekosistemine yönlendiren bu uygulamalarla 5 milyar 800 milyon liralık kamu kaynağını girişimlerin büyüme yolculuğuna yönlendirdiklerini ifade etti.</p><p>Kamu kaynaklarının oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 130 milyar liralık bir fon hacminin oluşmasını sağladıklarını belirten Kacır, &quot;Bu fonların desteğiyle bugüne dek 1091 teknoloji girişimimiz 175 milyar lira yatırım aldı. AR-GE teşviklerimizden büyük ölçekte yararlanan AR-GE ve tasarım merkezleriyle, teknopark firmalarının elde ettikleri teşviklerin yüzde 3&#39;ünü girişimlere yatırım olarak yönlendirmesini sağlayan uygulamamız neticesinde girişimcilik alanına 18,5 milyar liralık finansman kaynağı kazandırdık.&quot; diye konuştu. </p><p>Kacır, ülkede teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde 515 milyon dolar olduğunu dile getirerek, &quot;Geçtiğimiz 5 yılda bu tutarın 5,6 milyar doları aşması girişimcilik ekosistemimizin ulaştığı ölçeği ve yakaladığı ivmeyi açıkça ortaya koyuyor.&quot; dedi.</p><p>2019&#39;da ülkede milyar dolar değerlemeyi aşan teknoloji girişimi bulunmazken bugün 8 Turcorn&#39;un olduğunu söyleyen Kacır, bu başarıların teknoloji girişimciliğinin ülkede potansiyel aşamasını artık geride bırakarak, somut neticeler üreten ve küresel ölçekte rekabet eden güçlü bir ekosisteme dönüştüğünü açıkça ortaya koyduğunu söyledi.</p><p>Kacır, 2030&#39;a kadar Türkiye&#39;den 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcornların toplam değerinin 100 milyar doları aşmasını hedeflediklerini bildirdi.</p><p>Girişimcilik ekosistemini dünyanın en gelişmiş ilk 10 ekosistem arasına taşımayı, İstanbul&#39;u girişimcilik ve teknoloji yatırımlarında dünyanın ilk 20 merkezi arasında konumlandırmayı amaçladıklarını belirten Kacır, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Bu yeni ufka doğru ilerlerken, girişimcilik ekosistemimizi sadece bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin teknoloji, üretim ve sermaye dinamiklerini dikkate alan bir vizyonla şekillendirmemiz gerekir. Bu anlayışla hazırladığımız Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi, Türkiye&#39;nin teknoloji girişimciliği alanındaki 2030 vizyonunu, önceliklerini ve yol haritasını ortaya koyan kapsamlı bir politika belgesi. Teknoloji girişimciliğini ülkemizin kalkınmasının merkezine oturtan stratejimiz doğrultusunda, girişimcilik ekosistemimizin ihtiyaç duyduğu sermaye derinliğini artıran dünyanın dört bir köşesindeki yetenekleri ülkemize kazandıran, tohum öncesinden ileri aşamaya kadar tüm evrelerde girişimcilerin ihtiyaçlarını 360 derece adresleyen mekanizmaları hayata geçirmeye başladık.&quot;</p><p>Bakan Kacır, teknogirişim rozeti uygulamasıyla teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin daha görünür hale gelmeleri, destek mekanizmalarından daha etkin yararlanmaları ve yatırım ekosistemi içinde daha güçlü şekilde konumlanmaları için adım attıklarını söyledi.</p><p>Turcorn 100 programıyla halihazırda 39 yüksek potansiyelli girişime, yatırımcı erişiminden uluslararasılaşmaya, mentörlükten stratejik işbirliklerine kadar katkı sunduklarını belirten Kacır, Türkiye Tech Visa Programı&#39;na ilişkin de bilgi verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303892.jpg"/><p><b>- "KAMU DESTEKLERİ, TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİĞİN HIZLI BÜYÜMESİNİN EN ÖNEMLİ DAYANAKLARINDAN BİRİ OLDU"</b></p><p>Kacır, Atatürk Havalimanı terminal binalarını, Terminal İstanbul projesiyle dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getirdiklerini belirterek şunları söyledi:</p><p>&quot;Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mız 24 Nisan&#39;da Türkiye&#39;yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke kılma hedefiyle atacağımız yeni ve tarihi nitelikte adımları kamuoyuyla paylaştı. Dijital şirket uygulamamızla teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacak ve şirketleşme süreçlerini kolaylaştıracağız. Sanal ofis hizmeti ile kuruluş aşamasındaki girişimcilerimizin üzerindeki mali yükleri hafifletiyor ve girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağlıyoruz. Kuracağımız bu dijital platform sayesinde fiziki olarak Türkiye&#39;de bulunma zorunluluğu olmaksızın, pasaport temelli kimlik doğrulama süreci ile tamamen uzaktan şirket kurulabilecek.&quot;</p><p>Özellikle erken aşama yatırımlarda, SAFE paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmelerinin ve benzeri esnek finansal araçların yaygın ve etkin kullanılmasını sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Kacır, 2024&#39;te hayata geçirilen çalışanlara hisse opsiyonu düzenlemesinden girişimlerin daha etkin yararlanabilmeleri için bu uygulamada yenilikler yaptıklarını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303052.jpg"/><p>Kacır, doğru zamanda erişilen finansmanın, bir teknoloji girişimi için adeta can suyu niteliğinde olduğunu belirterek, &quot;Bugüne kadar kamu kaynaklarını girişimcilik ekosistemimizde stratejik bir kaldıraç olarak değerlendirdik. Özellikle tohum ve tohum öncesi aşamadaki teknoloji girişimleri için sunulan kamu destekleri, Türkiye&#39;de girişimciliğin hızlı büyümesinin en önemli dayanaklarından biri oldu.&quot; diye konuştu.</p><p>2030 hedeflerine ulaşmak için farklı kurumlar bünyesinde yürütülen desteklerin bütüncül bir bakışla kurgulanması ve birbirini tamamlayan bir yapıya kavuşmasının büyük önem taşıdığını dile getiren Kacır, &quot;Belirli bir olgunluk seviyesine ulaşan pek çok teknoloji girişiminin daha büyük ölçekli yatırım ihtiyaçlarını karşılamak için yurt dışı fonlara yönelmek durumunda kaldığını da müşahede ediyoruz. Türkiye&#39;den daha fazla Turcorn çıkarmak, girişimlerimizin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak ve kalıcı başarılar elde etmesini sağlamak istiyorsak, girişim sermayesi finansman mekanizmalarımızı daha derin, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir yapıya kavuşturmalıyız.&quot; dedi.</p><p><b>- "FİKİR AŞAMASINDAN KÜRESEL ÖLÇEKLENMEYE KADAR UZANAN FİNANSMAN MERDİVENİ OLUŞTURUYORUZ"</b></p><p>Bakan Kacır, girişim sermayesi fon çağrılarının, kamu kaynaklarının yön verici ve çarpan etkisini daha ileri taşıyacağını, girişim sermayesi piyasasının derinliğini artıracağını belirterek, &quot;Önümüzdeki dönemde uygulayacağımız girişim sermayesi stratejisinin 3 temel unsuru var. İlki girişimlerin gelişim evrelerine göre özelleştirilmiş destek zinciri kurgusu. Artık farklı kurumlarımızın benzer ölçekte desteklediği mevcut yapıdan, her kurumun kendi güçlü olduğu aşamada devreye girdiği, birbirini tamamlayan ve girişimciye kesintisiz bir yolculuk sunan bütüncül bir modele geçiyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Söz konusu modelde TÜBİTAK BİGG ile fikir ve tohum öncesi aşamadaki girişimlerin ilk adımlarını desteklediklerini söyleyen Kacır, &quot;KOSGEB mekanizmalarıyla ürününü doğrulamış, pazara çıkmış ve büyüme ihtiyacı duyan girişimlerin yanında oluyoruz. Bakanlığımızın girişim sermayesi ve küresel ölçeklenme odaklı destekleriyle de ileri aşamadaki teknoloji girişimlerinin uluslararası pazarlara açılmasını, daha büyük yatırımlara erişebilmesini ve Turcorn yolculuğunda güç kazanmasını sağlıyoruz. Böylece fikir aşamasından küresel ölçeklenmeye kadar uzanan kesintisiz bir finansman merdiveni oluşturuyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303051.jpg"/><p>Kacır, stratejinin ikinci önemli unsuru olarak, kamu kaynaklarını önceliklendirdikleri yapay zeka, biyoteknoloji gibi alanlara ve tanımlanmış girişim ölçeklerine yönlendirecek tematik fon mekanizmalarını devreye aldıklarını belirterek, &quot;Yeni dönem fon yatırımları stratejisi kapsamında Bakanlık olarak 300 milyon dolarlık kaynağı girişim sermayesi fonlarına aktaracağız. Bu kaynakla yalnızca doğrudan bir finansman desteği sunmakla kalmayacak, özel sektör sermayesini harekete geçirerek çok daha büyük bir yatırım hacminin oluşmasına öncülük edeceğiz. Bu kaynak, oluşturacağı kaldıraç etkisiyle birlikte 750 milyon dolardan fazla likiditeyi girişim sermayesi ekosistemine kazandıracak.&quot; diye konuştu.</p><p>Girişimcilik ekosisteminin farklı ihtiyaçlarına cevap verecek 6 ayrı fon çağrısı kurguladıklarını söyleyen Kacır, &quot;Bakanlığımızın 100 milyon dolar katkı sunacağı ileri aşama girişim sermayesi fonuyla Seri A ve sonrasındaki teknoloji girişimlerinin ölçeklenmesini hızlandırmayı, büyüme aşamasındaki firmaların finansman ihtiyacını karşılamayı ve uluslararası fonları yatırım amacıyla ülkemize çekmeyi amaçlıyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303893.jpg"/><p><b>- "SANAYİDE YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRMAYI HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, yapay zeka fonların fonu mekanizması ve yapay zeka fonuyla, yapay zeka alanında yüksek katma değerli, ölçeklenebilir ve küresel rekabet potansiyeline sahip girişimleri destekleyeceklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303050.jpg"/><p>Kritik teknolojilerde yerli kapasiteyi artıracak, dışa bağımlılığı azaltacak ve sermaye, yetenek, kamu ve özel sektör işbirliğini aynı hedef etrafında buluşturarak Türkiye&#39;yi yapay zeka odaklı küresel bir inovasyon merkezi haline getireceklerini bildiren Kacır, biyoteknoloji odaklı girişim sermayesi fonuyla birçok alanda AR-GE yapan girişimlerin ihtiyaç duydukları uzun vadeli ve sabırlı sermayeye erişimi kolaylaştıracaklarını bildirdi.</p><p>Kacır, modelin bir ayağını da KOSGEB&#39;in girişim sermayesi yatırım fonlarına iştirakinin oluşturduğunu belirterek, &quot;KOSGEB tarafından sağlanacak 100 milyon dolarlık kaynakla KOBİ&#39;lerimizin uzun vadeli finansmana erişimini kolaylaştırmayı, teknoloji tabanlı girişimciliği desteklemeyi, sanayide yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmaya hedefliyoruz. Yeniden kurguladığımız TÜBİTAK BİGG ve BiGG+ mekanizmalarıyla başlangıç aşamasındaki girişimlerin daha etkin desteklenmesini sağlayacağız.&quot;dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303894.jpg"/><p><b>Yatırımcılara çağrıda bulunan Kacır, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Türkiye, güçlü altyapısı, genç insan kaynağı, büyüyen teknoloji kapasitesi ve vizyonuyla girişim sermayesi yatırımları için büyük fırsatlar sunan bir ülkedir. Bugün Türkiye&#39;de parlak fikirlerini teknolojik ürünlere dönüştürmeye hazır on binlerce girişimci bu fikirleri hayata geçirecek nitelikli mühendisler, araştırmacılar, girişimcilerimize alan açan teknoparklarımız ve AR-GE merkezlerimiz, kamu destekleriyle her geçen gün derinleşen bir yatırım ekosistemi var. Sizleri bu ekosistemin sürdüğü potansiyele daha yakından bakmaya, Türkiye&#39;den çıkacak yeni Turcornların, küresel ve teknoloji markalarının ve yüksek katma değerli başarı hikayelerinin yolculuklarına ortak olmaya davet ediyorum. Biz kamu olarak girişim sermayesi fonlarının daha etkin çalışması, özel sermayenin teknoloji girişimlerine daha fazla yönelmesi ve yatırımcılarımızın ülkemizde güvenle, öngörülebilir şekilde ve uzun vadeli perspektifle yatırım yapabilmesi için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz. Fikrini teknolojiyi dönüştürmek isteyen her girişimcimizin yanındayız. Sizler yeter ki üretmeye, denemeye, araştırmaya, dünyaya açılmaya ve büyük düşünmeye devam edin. Hayal kurmaktan, üretmekten, denemekten ve risk almaktan asla vazgeçmeyin.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41303056.jpg"/><p>Bakan Kacır&#39;ın konuşmasının ardından Girişim Sermayesi Fon Çağrılarına yönelik işbirliği anlaşması, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın tarafından imzalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/bakan-kacir-750-milyon-do-333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bocekleri-ezmek-yerine-silkeleyin-uzerinizde-oldurmek-hastalik-riski-tasiyor-274952</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Böcekleri ezmek yerine silkeleyin! Üzerinizde öldürmek hastalık riski taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Biyolog E. Baranova, yaz aylarında böceklerin üzerimizde ezilmesinin ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini açıkladı. Rusya'dan gelen bu uyarı, özellikle karınca ve benzeri eklem bacaklıların taşıdığı tehlikeli hastalıklar nedeniyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Böcekleri ezmek yerine silkeleyin! Üzerinizde öldürmek hastalık riski taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biyolog E. Baranova, Rusya'da yaz aylarında insanların sıkça yaptığı bir davranışın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Baranova, "Rossiya 1" kanalındaki programda, böcekleri üzerimizde ezmenin çeşitli hastalıklara davetiye çıkardığını vurguladı. Uzman, özellikle karınca ve benzeri küçük böceklerin üzerinde tehlikeli hastalıkları taşıyan zararlıların bulunabildiğine dikkat çekti. Baranova, vücudunda böcek görenlerin onları ezmek yerine silkeleyerek uzaklaştırmasını önerdi.</p><h3>Baranova: 'Böcekleri ezmekten kaçının'</h3><p>Baranova, böcekleri ezmenin zararlı mikroorganizmaların cilt yoluyla vücuda geçmesine neden olabileceğini açıkladı. Karıncalar ve diğer eklem bacaklılar, hastalık taşıyıcılarıyla temas halinde olabiliyor. Bu nedenle böceklerin öldürülmesi yerine, nazikçe silkeleyerek uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. Baranova'nın açıklamaları, yaz aylarında artan böcek temasının sağlık açısından risk oluşturduğunu gösteriyor.</p><h3>Amerikalı bilim insanları: Sivrisinekler renkleri ayırt ediyor</h3><p>Daha önce Amerikalı bilim insanları, sivrisineklerin sadece kimyasal sinyallere değil, aynı zamanda belirli renklere de tepki verdiğini ortaya koydu. Bu bulgu, böceklerin görsel sistemlerinin avlarını tespit etmede ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, böceklerle temas sırasında dikkatli olunması ve sağlık risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini tekrar hatırlattı. Böceklerin üzerimizde ezilmesi, beklenmedik sağlık sorunlarına yol açabilir.</p><p>Baranova'nın uyarıları, yaz mevsiminde böceklerle karşılaşan herkes için önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Uzmanlar, böcekleri ezmek yerine silkelemeyi alışkanlık haline getirmenin sağlık açısından daha güvenli olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/bocekleri-ezmek-yerine-si-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/anlasma-olursa-hurmuz-bogazi-herkese-acik-olacak-abd-baskani-trump-buna-iran-da-dahil-274951</link>
      <pubDate>2026-05-06T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Anlaşma olursa Hürmüz Boğazı herkese açık olacak" ABD Başkanı Trump: Buna İran da dahil]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, "Anlaşma olursa Hürmüz Boğazı herkese açık olacak. Buna İran da dahil." ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın üzerinde anlaşılan meseleleri kabul etmemesi halinde "bombardımanın öncekinden daha yüksek ve yoğun düzeyde tekrar başlayacağı" tehdidinde de bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Anlaşma olursa Hürmüz Boğazı herkese açık olacak" ABD Başkanı Trump: Buna İran da dahil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</p><p>ABD Başkanı Trump, "İran'ın, üzerinde anlaşılanı vermeyi kabul edeceğini varsayarsak ki bu büyük bir varsayım olur, zaten efsanevi olan Destansı Öfke Operasyonu sonuna gelmiş olur. Son derece etkili abluka, Hürmüz Boğazı'nın İran dahil herkese açık olmasına olanak sağlayacak." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/24tv-0605202631913388.jpg"/><p>Trump, İran'ın kabul etmemesi halinde "bombardımanın başlayacağı" tehdidinde bulunarak, "Maalesef bu (bombardıman) öncekinden çok daha yüksek düzeyde ve yoğunlukta olacaktır." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/anlasma-olursa-hurmuz-bog-112_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-suudi-koordinasyon-konseyi-toplantisi-ankara-riyad-hattinin-gelecegi-274950</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Toplantısı: Ankara-Riyad hattının geleceği]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Toplantısı, tarafların diplomatik işbirliğini derinleştirme niyetlerinin kağıt üzerindeki temennilerden çıkıp artık işleyen bir mekanizmaya dönüşme iradesini yansıtmaktadır.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Toplantısı: Ankara-Riyad hattının geleceği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbn Haldun Üniversitesi Körfez Çalışmaları ve Küresel Politikalar Merkezi Araştırmacısı Dr. Gökhan Ereli, Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın stratejik önemini ve bölgesel etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b>***</center></b></p><p>Şubat 2017 ve Mayıs 2025 tarihlerindeki zirvelerin ardından bugün Ankara'da gerçekleşecek Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi üçüncü toplantısı, Ankara-Riyad ilişkilerinin kişisel lider diplomasisinin ötesine geçerek devletler arası teknik bir derinlik kazandığını göstermektedir. 2016&#39;da temelleri atılan Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi, bölge jeopolitiğinde yaşanan gerginlikler sebebiyle her yıl düzenli olarak toplanamamış olsa da gelinen aşamada Ankara'daki üçüncü zirvesiyle kurumsal bir kimliğe bürünmektedir. Konsey çatısı altındaki Siyasi, Askeri, Kültür, Sosyal ve Enerji ile ilgili konuların başlıklarını taşıyan beş alt komitenin eş güdümlü olarak çalışması, işbirliğinin kapsamını bürokratik rutinlerin ötesine taşıyarak, stratejik ortaklık seviyesine çıkarmaktadır.</p><p><b>-TOPLANTI NE ANLAMA GELİYOR?</b></p><p>Ankara'da Türk ve Suudi heyetlerinin dışişleri bakanları liderliğinde bir araya gelmeleri, iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin artık "kurumsallaşan bir konsolidasyon" evresine girdiğini göstermektedir. Bu toplantı, tarafların diplomatik işbirliğini derinleştirme niyetlerinin kağıt üzerindeki temennilerden çıkıp artık işleyen bir mekanizmaya dönüşme iradesini yansıtmaktadır. Siyasetten savunma sanayiine, ticaretten enerji güvenliği ve ticaret koridorlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede iki ülke çıkarlarının örtüşmesi, bu kurumsal ortaklığı bölge siyasetinde belirleyici bir parametre haline getirmektedir. Nitekim ulusal ve uluslararası haber kaynakları, bu zirve vesilesiyle Suudi Arabistan ile Türkiye arasında belirli pasaport hamillerini kapsamak koşuluyla bir vize serbestisi anlaşmasının imzalanacağını ifade etmektedirler. Bu yöndeki adım, iki başkent arasındaki güven ortamının teknik ve bürokratik engellerden arındırılması yolunda atılmış en somut adımlardan biri olarak kayıtlara geçecektir. Karşılıklı vize serbestisi ihtimali, devletler arası mutabakatın toplumsal ve ekonomik bir entegrasyona tahvil edilmek istendiğinin kuvvetli bir emaresi olarak kabul edilebilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/balksz1-06052026d109feb3.jpg"/><p>Orta Doğu'nun ABD/İsrail-İran Savaşı hasebiyle içinden geçtiği kırılgan süreçte, her iki ülkenin birer güç odağı ve merkezi olarak statükoyu, toprak bütünlüğünü ve bölgesel düzeni savunma noktasında birleştiği görülmektedir. Bu ortak payda, özellikle ABD/İsrail-İran Savaşı, Gazze'deki insani kriz ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları gibi sıcak gündem maddeleri karşısında bölgesel bir ortak duruş geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bölgesel sahiplenme ilkesi uyarınca, Ankara ve Riyad'ın sorunların çözümü için bölge dışı aktörlerin inisiyatifinden ziyade bölgesel işbirliğini öncelemesi, bu konseyin varlık sebebini daha anlamlı kılmaktadır.</p><p><b>-TOPLANTININ ÖNEMİ VE İLİŞKİLERDE SIÇRAMA</b></p><p>Konsey toplantısının önemi, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın bölge meselelerinde istişareyi süreklilik arz eden birer devlet politikası haline getirme arzusunda içkindir. Her iki ülke, Orta Doğu'da güvenliğin ve istikrarın tesisi ve ekonomik refahın artırılması noktasında birbirini kritik paydaşlar olarak değerlendirmektedir. Bu bakış açısı, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan gibi aktörlerin oluşturduğu geniş tabanlı istikrar platformlarının da omurgasını oluşturmaktadır. İlişkilerde beklenen sıçrama, siyasi destek beyanlarıyla sınırlı kalmayıp devasa lojistik ve altyapı projeleri ile desteklenmektedir.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından dile getirilen "Modern Hicaz Demir Yolu" projesi de bu yeni dönemin vizyonunu yansıtan en çarpıcı örneklerden birisi olarak değerlendirilmektedir. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan hattını birbirine bağlayacak olan bu demir yolu hattının, İstanbul-Cidde arasında uzanması beklenmektedir. Bu proje, bölge ülkeleri arasındaki fiziksel bağları güçlendirerek Kızıldeniz'i Akdeniz ve Avrupa ile bağlayacak bir ticaret koridoru oluşturma hedefini taşımaktadır. Böyle bir girişimin hayata geçirilmesi, bölgesel ticaret akış yönünü değiştirebilecek ve ekonomik bağımlılığı pozitif bir istikrar unsuruna dönüştürecektir. İki ülke ilişkilerinin gerginlik dönemlerinden normalleşmeye, normalleşmeden ise bu tür somut projelerle kurumsallaşan bir konsolidasyona evirilmesi, Ankara ve Riyad hattında kalıcı bir stratejik zeminin inşa edildiğini göstermektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/trkiyeeee-060520263666a5bb.jpg"/><p><b>-ORTA DOĞU'YA ETKİLERİ</b></p><p>Ankara'da konsey çerçevesinde yapılacak olan müzakereler, Orta Doğu'daki temel kriz başlıklarına yönelik ortak bir refleks geliştirilmesi ihtimalini güçlendirmektedir. Türkiye ve Suudi Arabistan'ın kriz dönemlerinde koordinasyon içerisinde hareket etme iradesini göstermesi, bölgede yeni gerilimlerin oluşmasını engelleyici bir denge unsuru olarak görülmektedir. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin korunması ve devam eden provokasyonların önlenmesi hususunda sergilenen ortak siyasi tavır, küresel enerji piyasalarının istikrarı açısından kritik bir öneme sahiptir.</p><p>İsrail'in Gazze'deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria'daki hukuksuz eylemleri karşısında "iki devletli çözüm" vizyonunun kararlılıkla Ankara ve Riyad tarafından savunulması, bu iki bölgesel gücün uluslararası platformlarda daha etkin bir blok oluşturmasına imkan tanımaktadır. Gazze'de ikinci aşamaya yönelik yürütülen görüşmeler ve Barış Kurulu'nun çalışmaları, iki aktörün bölgede kalıcı güvenlik ve istikrarı tesisi için bölgesel bir sahiplenme anlayışını güçlendirme amacına hizmet etmektedir.</p><p>Orta Doğu'daki sorunlara bölge istikrarı odaklı ve istişare eksenli yaklaşılan bu yeni dönem, bölgedeki kutuplaşmaların yerini daha akılcı ve sonuç odaklı bir diplomasiye bırakmasına zemin hazırlamaktadır. Ankara'daki bu toplantı, iki ülkenin kendi ilişkilerinin yanında, Orta Doğu'nun geleceğini ortak bir rasyonel çerçevede ele alma niyetini teyit etmektedir. Netice itibarıyla, iki ülke arasında kurumsallaşan bu işbirliği mekanizması, bölgesel istikrarın sağlanmasın yolunda en önemli araçlardan biri olma potansiyelini korumaktadır.</p>[Dr. Gökhan Ereli, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden doktora derecesine sahiptir ve İbn Haldun Üniversitesi Körfez Çalışmaları ve Küresel Politikalar Merkezi bünyesinde Araştırmacıdır.]<p>*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/turk-suudi-koordinasyon-k-457_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-caddaki-teror-saldirisina-kinama-274949</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den Çad'daki terör saldırısına kınama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Çad'da askeri üsse düzenlenen terör saldırısını kınadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den Çad'daki terör saldırısına kınama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Çad Gölü bölgesindeki Barka Tolorom Adası'nda konuşlu askeri üsse düzenlenen saldırıya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Açıklamada, "Çad Gölü vilayetinde bir askeri üsse düzenlenen terör saldırısını kınıyoruz." değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Çad halkına başsağlığı dilenen açıklamada, "Türkiye, terörle mücadelesinde Çad'a desteğini sürdürecektir." ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/turkiyeden-caddaki-teror--676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274948</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-savunma-sanayiinden-dev-adim-bayraktar-kizilelma-endonezya-yolunda-274948</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk savunma sanayiinden dev adım: Bayraktar KIZILELMA Endonezya yolunda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin öncü savunma sanayi şirketi Baykar, Endonezya ile Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağının ihracatı için anlaşma imzaladı. Bu anlaşma, KIZILELMA'nın yurtdışına ilk satışı olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk savunma sanayiinden dev adım: Bayraktar KIZILELMA Endonezya yolunda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Baykar ile Endonezya Savunma Bakanlığı arasında Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağının ihracatına yönelik anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında 12 adet KIZILELMA 2028 yılından itibaren Endonezya'ya teslim edilecek.<p></p><p>İstanbul'da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık, Uzay Sanayi Fuarında tarihi bir anlaşma imzalandı. KIZIELMA'nın ilk ihracatı olarak tarihe geçen anlaşmaya Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Endonezya adına Repuklikorp Grup Başkanı Norman Joesoef imza attı. Anlaşma kapsamında 12 adet Bayraktar Kızılelma, 2028 itibaren Endonezya'ya teslim edilecek.  </p><p>İmza töreninde konuşan Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, "Bugün burada BAYKAR adına tarihi bir anlaşmaya imza atmış olduk. Bayraktar TB2 dünyada kendi kategorisinde en çok ihraç edilen insansız hava aracı sistemi. Dünya piyasasının yüzde 65'i Baykar tarafından karşılanıyor. 40 kadar ülkeye bu platformlar ihraç edildi. Dünyanın ilklerinden olan Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı teknolojisi 2022 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirmişti. O zamandan bu yana çok yoğun şekilde uçuş faaliyetleri devam ediyordu. Hedefimiz bu sene içerisinde ülkemizin hizmetine sunmaktı. Bugün bu anlaşmanın tarihi önemi şu. KIZILELMA için ilk defa bir ihracat anlaşmasına imza atmış olduk. Bundan dolayı gururluyuz" ifadelerini kullandı.  </p><p>Anlaşma kapsamında 12 adet Bayraktar KIZILELMA'nın 2028 yılından itibaren Endonezya'ya teslim edileceğini söyleyen Haluk Bayraktar, "Bu anlaşmada opsiyonel olarak 4 filo uçak da yer almakta. Sadece uçak tedariği değil yerel olarak da uçakların bakımına yönelik bakım merkezinin kurulması da bu anlaşmanın kapsamı içerisinde. Geçtiğimiz yıl Endonezya ile Akıncı ve TB2 kontratlarını imzalamıştım. Bu da 3'üncü tip ürün oluyor oraya gönderdiğimiz. Ben bu vesileyle anlaşmanın ülkelerimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/turk-savunma-sanayiinden--835_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274947</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/milli-muharip-ucak-kaan-icin-imzalar-atildi-274947</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Muharip Uçak KAAN için imzalar atıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) arasında Milli Muharip Uçak KAAN için tedarik sözleşmesi imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Muharip Uçak KAAN için imzalar atıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.</p><p class="">SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda KAAN tedarik sözleşmesine SSB Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu imza attı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/41305242.jpg"/><p>Törende çeşitli firmalarla yerli ve milli sistemlerin tedariki için anlaşmaların yapılmasının ardından açıklamalarda bulunan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SAHA'nın önemli içeriklerinden bir tanesinin savunma sanayisi alanında tedarik sözleşmelerinin imzalanması olduğunu söyledi.</p><p>Görgün, "Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde alınan kararlar kapsamında, insansız taarruz uçaklarından insanlı savaş uçağımıza, çeşitli taarruzi sistemlerimizden kara araçlarımıza varana kadar ve elektronik harp sistemlerini içeren birçok kapsamlı projenin imza törenini birlikte gerçekleştirdik." diye konuştu.</p><p>İmzası atılan projelerde sektörde çalışan herkesin özverili çalıştığına değinen Görgün, "Biz burada sıralanan ürünleri, yerli milli olarak geliştiriyor ve kahraman güvenlik güçlerimize teslim edebilmenin gururunu yaşıyoruz. İnşallah bugün yeni bir başlangıç. Şirketlerimiz aldıkları sorumlulukların farkında ve ürünleri en hızlı şekilde teslim edecekler." şeklinde konuştu.</p><p>Bu arada, KAAN Projesi kapsamında Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinden 2030'lu yıllardan itibaren kademeli olarak devreden çıkarılması düşünülen F-16 uçaklarının yerini alabilecek, yurt içi imkan ve kabiliyetler ile tasarlanan ve geliştirilen bir savaş uçağının üretilmesi hedefleniyor.</p><p>TUSAŞ tarafından geliştirme çalışmaları sürdürülen KAAN, yeni nesil bir uçakta olması gereken düşük görünürlük, dahili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi yeteneklerle Türkiye'nin hava gücünü artıracak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/milli-muharip-ucak-kaan-i-422_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274946</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/savunma-havacilik-uzay-sanayi-fuari-saha-2026-gelecegin-harp-teknolojisine-yon-veriyor-274946</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savunma, havacılık, uzay sanayi fuarı: SAHA 2026... Geleceğin harp teknolojisine yön veriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul, savunma sektöründe dikkat çeken gelişmelere sahne oluyor. Neslişah Yumak, SAHA İstanbul'daki güncel durumu ve öne çıkan yenilikleri aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savunma, havacılık, uzay sanayi fuarı: SAHA 2026... Geleceğin harp teknolojisine yön veriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, sektördeki hızlı büyümesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Savunma, havacılık ve uzay alanında faaliyet gösteren SAHA İstanbul, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sektör temsilcileri, SAHA İstanbul'un sağladığı iş birliği ve inovasyon ortamının, Türkiye'nin savunma kapasitesine büyük katkı sunduğunu belirtiyor. Son gelişmeleri yakından takip eden Neslişah Yumak, SAHA İstanbul'da yaşanan dinamik değişimleri ve projeleri gündeme getirdi.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tüm hızıyla devam ediyor. Neslişah Yumak, SAVTEK Dergi GYY Yusuf Alabarda ile savunmanın kalbinin attığı SAHA'dan gelişmeleri aktardı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/SONDURUM?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#SONDURUM</a> Türkiye&amp;#39;nin ve Avrupa&amp;#39;nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tüm hızıyla devam ediyor. Neslişah Yumak, SAVTEK Dergi GYY Yusuf Alabarda ile savunmanın kalbinin attığı SAHA'dan gelişmeleri aktardı. <a href="https://t.co/TxpqDFkMeY">pic.twitter.com/TxpqDFkMeY</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2051986594370925040?ref_src=twsrc%5Etfw">May 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>SAHA İSTANBUL SAVUNMA SANAYİSİNDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYOR</b></p><p>SAHA İstanbul, bünyesindeki firmalarla birlikte savunma sanayisinde yenilikçi projeleri hayata geçiriyor. Kümelenmenin sağladığı sinerji, hem yerli üretimi hem de uluslararası iş birliklerini güçlendiriyor. Sektör yetkilileri, SAHA İstanbul'un sadece Türkiye için değil, Avrupa genelinde de stratejik bir merkez haline geldiğini vurguluyor. Savunma sanayisindeki bu gelişmeler, ülkenin teknolojik bağımsızlığına katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/savunma-havacilik-uzay-sa-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savunma-sanayisi-olmayan-bir-ulkenin-bagimsiz-dis-politikasi-olamaz-274945</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma sanayisi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savunma sanayisi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz. Dolayısıyla Türkiye'nin genel anlamda bağımsızlığına ve dış politikadaki bağımsızlığına bu sektörün büyük katkısı var." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma sanayisi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Milli Savunma Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve kurumların katkılarıyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaret etti.</p><p>Fuardaki stantları gezen Yılmaz'a, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar eşlik etti.</p><p>Ziyaretinde Baykar'ın standını gezen Yılmaz, Bayraktar Kızılelma'yı yakından inceleyerek, fuarda bu yıl ilk kez sergilenen Mızrak, Sivrisinek, K2 Kamikaze dronları hakkında Haluk Bayraktar'dan bilgi aldı.</p><p>ASELSAN'ın fuardaki standını da ziyaret eden Yılmaz'a, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, savunma sanayisi ürünleri hakkında bilgi vererek, kamikaze otonom su altı aracı KILIÇ ve kamikaze insansız deniz aracı TUFAN'ı tanıttı.</p><p><b>"KATMA DEĞERİ ÇOK YÜKSEK BİR EKONOMİ İNŞA ETMEMİZDE EN KRİTİK SEKTÖRLERDEN BİRİ SAVUNMA SANAYİSİ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ziyaretin ardından fuara ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktayı somut ürünlerle gösteren bir fuarda olduklarını dile getirerek, son 23 yılda Türkiye'nin savunma sanayisinde bir devrim yaşadığını belirtti.</p><p>Bunun kendiliğinden olmadığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesi ve siyasi kararlılığıyla, şirketlerin ve mühendislerin hep birlikte bu devrimi gerçekleştirdiğini anlatan Yılmaz, "Yüzde 80'den fazla dışarıya bağımlı bir savunma sanayisinden bugün yüzde 80'in üzerinde yerli, milli imkanları olan bir savunma sanayisine ulaştık. Burada en kritik hususlardan biri şudur, Türkiye yola erken çıktı. Bugün dünya, geldiğimiz noktada savunma sanayisinin önemini kavramış durumda ama Türkiye bunu çok daha önceden yaptı. İşte yola erken çıkmanın avantajını da şu anda yaşıyoruz." diye konuştu.</p><p>Yılmaz, çok ciddi bir kapasitenin biriktiğini, 20 milyar doların üzerinde cirosu olan, geçen yıl itibarıyla 10,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiş bir sektörden bahsettiklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/1-060520265342a73c.jpg"/><p>Türkiye'nin, dünyanın 11'inci büyük ihracatçısı konumunda olduğunu anımsatan Yılmaz, bu yıl veya kısa vadede ilk 10'a girmeyi temenni ettiklerini söyledi.</p><p>Yılmaz, her geçen yıl ihracatın artığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Savunma sanayisi güvenlik açısından çok önemli elbette ama, en az bunun kadar önemli olan, bağımsız dış politika açısından da çok kritik. Savunma sanayisi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz. Dolayısıyla Türkiye'nin genel anlamda bağımsızlığına ve dış politikadaki bağımsızlığına bu sektörün büyük katkısı var. Diğer taraftan ekonomik refah, sosyal refah açısından da savunma sanayisi çok önemli. Katma değeri çok yüksek bir ekonomi inşa etmemizde en kritik sektörlerden biri savunma sanayisi. Burada elde ettiğimiz yetkinlikler doğrudan ihracat, istihdamla sosyal refaha, ekonomik refaha katkıda bulunduğu gibi sivil endüstrilere de bu teknolojiler sirayet ederek topyekun ekonomimizin katma değerini, teknolojik seviyesini yükseltiyor."</p><p><strong>"KÜRESEL DÜZEYDE BİR OYUNCU OLARAK ARTIK SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ YERİMİZİ PEKİŞTİRECEĞİZ"</strong></p><p>Fuarda gördüğü en sevindirici hususlardan birinin yenilikçilik ve girişimcilik kapasitesi olduğunu aktaran Yılmaz, büyük bir ekosistem oluştuğunu, özellikle genç yaşta startuplar, yeni işletmeler, yeni girişimler gördüklerini dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ ve Baykar gibi büyük firmalarla iftihar ettiklerini, bunların aynı zamanda amiral gemisi olduğunu ifade ederek, bunların etrafında ikinci, üçüncü halkalarda çok sayıda firmanın geliştiğini, yeni girişimlerin oluştuğunu anlattı.</p><p>Bunun da yenilikçilik ve girişimcilik kapasitesini desteklediğini belirten Yılmaz, "Bu fuarda 200'ün üzerinde yeni ürün sergileniyor. Bundan dolayı da hakikaten iftihar ediyoruz. İnşallah önümüzdeki dönem savunma sanayisini geliştirerek ve derinleştirerek ileriye taşımaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, mühendislerimizin, girişimcilerimizin büyük enerjisiyle kurumlarımızın, şirketlerimizin katkısıyla savunma sanayimizi çok daha yukarılara taşıyacağız. Dost ve kardeş ülkelerle işbirliklerimizi yine geliştireceğiz. Daha geniş bir alanda küresel düzeyde bir oyuncu olarak artık savunma sanayisindeki yerimizi pekiştireceğiz, sağlamlaştıracağız." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"SAVUNMA SANAYİSİ ALANINDA DA AZERBAYCAN'LA ÇOK GÜÇLÜ İLİŞKİLERE SAHİBİZ"</strong></p><p>Azerbaycanlı bir gazetecinin iki ülke arasındaki ilişkilere ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Yılmaz, "Azerbaycan bizim kardeş ülkemiz. Can Azerbaycan. Dolayısıyla her alanda güçlü ilişkilerimiz var. Stratejik ortaklığın ötesine geçen müttefiklik ilişkilerimiz var. Dolayısıyla savunma sanayisi alanında da Azerbaycan'la çok güçlü ilişkilere sahibiz, daha da geliştirmeye devam edeceğiz." dedi.</p><p>Yılmaz, 23 Nisan'da Erivan'da gerçekleştirilen yürüyüşte Türk bayrağının yakılmasına ilişkin soru üzerine ise "O menfur hadise hepimizi çok üzdü. Geçen Ermenistan Erivan'daydım, bu konuyu da konuştuk. Sayın Paşinyan bunu kınadı biliyorsunuz. Ermenistan Meclis Başkanı da aynı şekilde kınadı. Ermenistan içinden de tepkiler oldu, ona da sevindik elbette. Biz Güney Kafkasya'da barış olsun istiyoruz. Ermenistan ve Azerbaycan bu anlamda çok önemli bir ilerleme kaydettiler. 'Artık barışa çok az kaldı' diyoruz. Bu barışın sağlanmasıyla Güney Kafkasya stratejik önemi çok yüksek bir bölge olarak bölgesel ve küresel düzeyde farklı bir rol oynayacak. Özellikle Orta Koridor'un gelişmesi, Zengezur'un açılması bütün bunlarla birlikte hem daha fazla güvenlik olacak hem daha fazla refah olacak." değerlendirmelerinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cumhurbaskani-yardimcisi--711_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/cuneyt-arkin-dunya-listesinde-bakin-nasil-buyuk-bir-rekor-kirmis-274944</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cüneyt Arkın dünya listesinde! Bakın nasıl büyük bir rekor kırmış...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Cüneyt Arkın, sinema kariyeri boyunca 311'in üzerinde yapımda başrol üstlenerek dünya sinema tarihinde dikkat çeken bir başarıya imza attı. 2020 yılına kadar aktif oyunculuk kariyerini sürdüren Cüneyt Arkın, ulaştığı bu rakamla adını dünya listelerine yazdırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cüneyt Arkın dünya listesinde! Bakın nasıl büyük bir rekor kırmış...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinema tarihi boyunca unutulmaz performanslarıyla  hafızalara kazınan sayısız oyuncu geldi geçti. Ancak bazı isimler var ki  yalnızca canlandırdıkları karakterlerle değil, kariyerleri boyunca ortaya  koydukları eşsiz başarılarla da adlarını zirveye yazdırdı. İşte bu isimlerin  başında Türk sinemasının efsane yıldızı Cüneyt Arkın geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cuneyt4-060520269a84f47f.jpg"/><p>Yeşilçam kariyeri boyunca aksiyondan drama, tarihi  yapımlardan romantik filmlere kadar geniş bir yelpazede kamera karşısına geçen  Cüneyt Arkın, rol aldığı yapımlardaki performanslarıyla kırılması güç bir  rekora imza attı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cuneyt2-060520269ce75821.jpg"/><p>Sinema kariyeri boyunca sayısız projede rol alan Cüneyt  Arkın, dünya sinema tarihinde dikkat çeken oyuncular arasına adını yazdırdı.</p><p>2020 yılına kadar oyunculuk kariyerini sürdüren Arkın,  311'in üzerinde filmde başrol oynadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cuneyt3-0605202654189bda.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/cuneyt-arkin-dunya-listes-366_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274943</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-bist-100-endeksi-15000-puani-asarak-rekor-kirdi-274943</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 15.000 puanı aşarak rekor kırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, bankacılık hisselerindeki yükselişler ve genele yayılan alımların etkisiyle 15.021,82 puanı görerek rekor kırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 15.000 puanı aşarak rekor kırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisan ayını rekorlarla taçlandıran Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi mayıs ayında da rekor tazelemeye devam ediyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulmasına yönelik kararının ardından İran ile nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedildiğini bildirmesi, piyasalarda risk iştahını canlandırdı.</p><p>Güçlü gelen şirket bilançoları da teknoloji hisseleriyle desteklenen piyasalara ilave bir ivme kazandırdı.</p><p>Bankacılık hisselerinden gelen tepki alımları da borsadaki yükselişte etkili oldu.</p><p>BIST 100 endeksi bugün önceki kapanışa göre yüzde 3,6 yükselişle 15.021,82 puana çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Endeks daha sonra 14.970 puanın üzerinde dengelendi.</p><p>Tüm sektör endeksleri yükselirken, en çok kazandıran yüzde 5,1'le spor oldu. Spor endeksini yüzde 4,6'yla bankacılık endeksi takip etti. İki haftadır düşüş eğiliminde olan bankacılık endeksinde bu hafta yükseliş eğilimi olması dikkati çekiyor.</p><p>Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada güven veren duruşu, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara talebini artırırken, ülkenin borçlanma maliyetleri de geriledi. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), geçen ayı 249 baz puandan tamamlamasının ardından bu ay 244 baz puan seviyelerine indi.</p><p>Yurt dışında yerleşik kişiler geçen ay toplam 365 milyon dolarlık tahvil, 1 milyar 120 milyon dolarlık ise hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 43 milyar 911,6 milyon dolar, DİBS stoku 15 milyar 443,9 milyon dolar olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'de savunma teknolojisinin gelişimi ve dönüşümünde öncü rol oynamayı sürdüren ASELSAN'ın hisseleri de yüzde 4,5'in üzerinde yükselirken şirketin piyasa değeri 2 trilyon liranın üzerinde seyrediyor.</p><p><strong>PİYASA BARIŞI FİYATLIYOR</strong></p><p>Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, piyasaların şu andan barışı fiyatladığını belirtti.</p><p>Dolayısıyla borsada da bir ralli olduğunu ifade eden Eryılmaz, bunun dışında teknoloji rallisinin de görüldüğünü dile getirdi.</p><p>Yapay zeka rallisinin de öne çıktığını söyleyen Eryılmaz, ABD'de AMD gibi çok önemli şirketlerin çok iyi bilançolar açıkladığını bunun da olumlu etkilerinin olduğunu ifade ederek, "Eğer barışa ilişkin haberler devam ederse BIST 100 endeksinde 15.500 seviyeleri söz konusu olabilir." dedi.</p><p>Borsada bir süredir baskı altında olan banka hisselerindeki yükselişlere de dikkati çeken Eryılmaz, barış haberlerinin gelmesi durumunda bankalar öncülüğünde bir hareketin gündeme gelebileceğini kaydetti.</p><p>Pariterium Danışmanlık şirketinin kurucusu Dr. İsmet Demirkol da ABD ile İran arasında nihai bir uzlaşı sağlanabileceğine yönelik artan beklentilerin yurt içi piyasalarda risk iştahını artırdığını belirtti.</p><p>ABD Başkanı Trump'ın ateşkes sonrası süreçte uzlaşmacı tavrını devam ettirdiğine işaret eden Demirkol, "Bunu takiben Hürmüz Boğazında sevkiyatların artması ve her şeyden önemlisi Çin ziyareti öncesi ABD'nin savaşı sonlandırmak için gösterdiği gayret Borsa İstanbul'daki yükselişleri getirdi." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/borsa-istanbulda-bist-100-365_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274942</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/alman-parlamentosu-karar-bekliyor-hurmuzde-askeri-misyon-masada-274942</link>
      <pubDate>2026-05-06T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alman parlamentosu karar bekliyor! Hürmüz'de askeri misyon masada]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Alman donanması, Hürmüz Boğazı'ndaki artan gerilim nedeniyle Fulda adlı mayın tarama gemisini Akdeniz'e gönderdi. Berlin, bu kritik bölgede olası bir NATO operasyonuna katılım için hazırlıklarını hızlandırırken, nihai kararın Alman parlamentosuna ait olduğu vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alman parlamentosu karar bekliyor! Hürmüz'de askeri misyon masada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelerin ardından askeri hazırlıklarını hızlandırdı. Almanya'nın mayın tarama gemisi Fulda, Baltık Denizi'ndeki Kiel-Wik deniz üssünden Akdeniz'e doğru yola çıktı. Bu adım, NATO'nun mayın karşıtı faaliyetlerinde Alman donanmasının daha etkin rol alabileceğine işaret ediyor. Bölgedeki gerilimin özellikle İran'ın mayın kullanımı şüphesiyle tırmandığı bir dönemde, Almanya'nın askeri hazırlıkları uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor. Berlin yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir uluslararası operasyona katılım için tüm yasal ve siyasi süreçleri titizlikle yürütüyor.</p><h3>Alman donanması Fulda ile Akdeniz'de yeni göreve hazırlanıyor</h3><p>Alman donanmasının Fulda adlı mayın tarama gemisi, NATO'nun Akdeniz'deki mayın karşıtı önlemler grubuna entegre edilmek üzere denize açıldı. Fulda, deniz mayınlarını tespit ve imha edebilen ileri teknolojiye sahip ekipmanlarıyla dikkat çekiyor. Almanya'nın Hürmüz Boğazı'na yönelik uluslararası bir operasyona katılımı, ancak belirli koşullar sağlandığında mümkün olacak. Özellikle İran'ın, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin geçişini engellemek için mayın kullandığına dair artan şüpheler, Fulda'nın Akdeniz'e gönderilmesini daha da önemli hale getirdi. Bu gelişmeler, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatlarında ciddi dalgalanmalara yol açarken, Alman ekonomisi de bu krizden doğrudan etkileniyor. Almanya, NATO içinde mayın temizleme konusunda sahip olduğu uzmanlıkla öne çıkarken, Fulda'nın bölgede konuşlandırılması ülkenin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Parlamento kararı olmadan Almanya harekete geçemiyor</h3><p>Alman donanmasının Hürmüz Boğazı'nda görev alabilmesi için, ülkenin temel yasaları gereği parlamento onayı zorunlu. Federal Anayasa Mahkemesi'nin belirlediği çerçevede, yurtdışında yapılacak her türlü silahlı operasyonun, özellikle de toplu güvenlik sistemi içinde yer alması gerekiyor. Bu, Birleşmiş Milletler, NATO veya Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşların onayını gerektiriyor. Ayrıca, Alman parlamentosu operasyonun kapsamı, asker sayısı ve süresi gibi detayları tartışıp onaylamadan hiçbir askeri hareket mümkün değil. Şansölye Friedrich Merz, Almanya'nın barışa katkı sunmaya hazır olduğunu defalarca vurguladı; ancak bu katkının, İran'la yaşanan savaş sona ermeden gerçekleşmeyeceğinin altını çizdi. Merz'in, ABD Başkanı Donald Trump'a da bu konuda doğrudan güvence verdiği biliniyor. Almanya, mayın temizleme operasyonlarındaki deneyimiyle NATO içinde öne çıkarken, parlamento sürecinin zaman alabileceği uyarısı yapılıyor.</p><h3>Donanma kapasitesinin sınırında: Fulda'nın önemi artıyor</h3><p>Almanya'nın askeri kaynakları, özellikle mayın tarama filosu açısından oldukça sınırlı. 3. Mayın Tarama Filosu Komutanı Fırkateyn Kaptanı Inka von Puttkamer, mevcut tüm gemilerin halihazırda farklı görevlerde konuşlandırıldığını belirtti. Yeni bir askeri görevin, mevcut görevlerden birinin aksamasına yol açabileceğini ifade eden von Puttkamer, mayın temizleme birimlerinin sadece yeterli koruma sağlandığında görev alabileceğini vurguladı. Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonlarda, mayın tarama gemilerinin yanında fırkateyn ve korvet gibi savaş gemilerinin de bulunması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, yeni nesil P-8 Poseidon deniz devriye uçaklarının bu tür görevlerde önemli rol oynayabileceğini açıkladı. Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius ise, Almanya'nın şu anda Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler için birden fazla misyonda yer aldığını ve donanmanın kapasitesinin sınırına dayandığını söyledi. Pistorius, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir operasyonun, ABD'nin işbirliği olmadan gerçekleşemeyeceğini açıkça dile getirdi.</p><h3>Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik sürüyor: Almanya tetikte bekliyor</h3><p>Hürmüz Boğazı'ndaki mayın tehdidinin boyutu tam olarak bilinmiyor. Alman askeri yetkililer, bölgedeki gerilimin yeniden tırmanmaya başladığına dikkat çekiyor. Özellikle İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların ardından, ticaret yollarının güvenliği küresel ekonomi için kritik önem taşıyor. Almanya'nın askeri katılımı için en önemli koşul ise, bölgede barışın kalıcı olarak sağlanması. Ancak, bu şartın ne zaman yerine geleceği belirsizliğini koruyor. Berlin yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından izliyor ve Fulda'nın Akdeniz'e gönderilmesiyle birlikte olası bir NATO operasyonuna hızlı şekilde dahil olabilmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Alman donanması, sahip olduğu teknik bilgi ve deneyimle, uluslararası güvenlikte önemli bir rol üstlenmeye hazır olduğunu gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, Almanya'nın Hürmüz Boğazı'ndaki askeri hazırlıkları, hem ülke güvenliği hem de uluslararası ticaretin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Fulda mayın tarama gemisinin Akdeniz'e sevki, Berlin'in bölgesel krizlere karşı proaktif bir tutum benimsediğini ortaya koyarken, nihai adımın Alman parlamentosunun vereceği karara bağlı olduğu bir kez daha vurgulanıyor. Almanya, NATO ve müttefikleriyle birlikte, Hürmüz Boğazı'nda istikrarı sağlamak için tüm seçenekleri masada tutuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/alman-parlamentosu-karar--235_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>