<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287723</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-trumpla-gorustu-gazze-ve-iran-masaya-yatirildi-287723</link>
      <pubDate>2026-08-18T00:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump'la görüştü: Gazze ve İran masaya yatırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada görüşmede Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele alındığı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump'la görüştü: Gazze ve İran masaya yatırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<article><p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada görüşmede Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele alındığı belirtildi.</p><p><b>İletişim Başkanlığı yapılan görüşmeye ilişkin şu detayları paylaştı:</b></p><p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p>Liderler görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesinin mühim olduğunu, görüşmelerin sürmesini temenni ettiğimizi ve Türkiye'nin barış çabalarına destek vermeye devam edeceğini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanımız, Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması'yla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilediğimizi ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze barış sürecinde ikinci aşamaya geçilmesini hedeflediğimiz bir dönemde İsrail yönetiminin Filistinlileri hedef alan eylemlerinde artış yaşandığını, Türkiye olarak bölgede kalıcı barışa ve Gazze'nin yeniden imarı için atılacak adımlara destek vermeyi sürdüreceğimizi vurguladı."</p></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/cumhurbaskani-erdogan-tru-461_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287722</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-dayanisma-kanunu-yururluge-girdi-cumhurbaskani-erdogandan-467-milletvekiline-tesekkur-287722</link>
      <pubDate>2026-08-18T00:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Dayanışma Kanunu yürürlüğe girdi... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 467 milletvekiline teşekkür]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un bugün itibarıyla yürürlüğe girdiğini duyurdu. Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve yapıcı tutum sergileyen tüm siyasi parti gruplarına teşekkür etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Dayanışma Kanunu yürürlüğe girdi... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 467 milletvekiline teşekkür]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak bugün itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kanunun hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, TBMM'de 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen kanunu "tarihi bir mutabakat örneği" olarak nitelendirdi ve sürece katkı sunan tüm isimlere teşekkürlerini iletti.</p><p><b>ERDOĞAN'DAN 467 MİLLETVEKİLİNE TARİHİ MUTABAKAT MESAJI</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/2cfd019aa15248379496-18082026417fa852.jpg"/><p>Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti:</p><p><b>BAHÇELİ, KURTULMUŞ VE TÜM PARTİ GRUPLARINA TEŞEKKÜR</b></p><p>"Gazi Meclisimizde tarihi bir mutabakat örneği olarak 467 milletvekilimizin desteğiyle kabul edilen ve bugün itibarıyla yürürlüğe giren Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye'nin huzurlu, müreffeh ve güvenli geleceği için atılan bu önemli adımda emeği geçen Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'ye ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu'na, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'a, AK Parti Grubu'ndaki kıymetli yol ve dava arkadaşlarıma, farklı kulvarda yer almakla birlikte yapıcı bir tutum sergileyen tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum.</p><p><b>ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN HASSASİYETLERİ ÖN PLANDA</b></p><p>Sürecin bugünlere kazasız belasız gelmesinde katkısı bulunan devletimizin kurumlarını ve görevlilerini tebrik ediyorum. Başta şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz olmak üzere, milletimizin tamamının hassasiyetlerini dikkate alan bir yaklaşımla yürüttüğümüz süreci, Kanun'un belirlediği zeminde, ilgili kurum ve kurullarımızın riyasetinde aynı samimiyet ve titizlikle yönetmeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/milli-dayanisma-kanunu-yu-910_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287721</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/afyonda-yola-mor-dustu-tirdan-dokulen-boya-soforleri-saskina-cevirdi-287721</link>
      <pubDate>2026-08-17T23:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Afyon'da yola “mor” düştü: Tırdan dökülen boya şoförleri şaşkına çevirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da tırdan dökülen boya nedeniyle kaportaları mor renk alan araçların sürücüleri oto yıkamacılara gitmek zorunda kaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Afyon'da yola “mor” düştü: Tırdan dökülen boya şoförleri şaşkına çevirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dinar-Çay kara yolunda sürücüsünün kimliği ve plakası henüz belirlenemeyen bir tırdan yola boya döküldü. Bu güzergahı kullanan araçların lastiklerinden sıçrayan boya, kaportalarda mor renk oluşturdu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236719.jpg"/><p>Durumu fark eden sürücülerden bazıları kara yolu üzerindeki akaryakıt istasyonlarına ve oto yıkamacılara gitti.</p><p>Yola dökülen boya Dinar ilçesine bağlı Tatarlı Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından köpük ve suyla yıkandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236718.jpg"/><p>Öte yandan, kaportalarında mor renk oluşan araçların görselleri sosyal medyada da paylaşıldı.<br></p><p>Dinar Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, yola boya dökülmesine ilişkin, &quot;Sorumlular hakkında çevrenin taksirle kirletilmesi ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması suçlarından adli soruşturma başlatılmıştır.&quot; ifadeleri yer aldı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/afyonda-yola-mor-dustu-ti-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287720</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fidan-ve-arakci-arasinda-kritik-telefon-gorusmesi-hurmuz-bogazi-ve-ateskes-masada-287720</link>
      <pubDate>2026-08-17T21:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fidan ve Arakçi arasında kritik telefon görüşmesi: Hürmüz Boğazı ve ateşkes masada]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bu akşam telefonda görüştü. Görüşmede Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ateşkesin devamına ilişkin müzakerelerdeki son durum değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fidan ve Arakçi arasında kritik telefon görüşmesi: Hürmüz Boğazı ve ateşkes masada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile İran arasındaki diplomasi trafiği hız kesmedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bu akşam saatlerinde kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bölgesel güvenlik ve enerji rotaları açısından büyük önem taşıyan Hürmüz Boğazı ile ateşkes sürecinin geleceği, görüşmenin ana gündem maddelerini oluşturdu.</p><p><b>FİDAN VE ARAKÇİ ARASINDA GECE DİPLOMASİSİ</b></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/63bb31902d954d0084c1-1708202677f3cf41.jpg"/><p><b>HÜRMÜZ BOĞAZI VE ATEŞKESİN GELECEĞİ MASADA</b></p><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bu akşam bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ateşkesin devamıyla ilgili yapılan müzakerelerdeki son durum ele alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/fidan-ve-arakci-arasinda--701_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287719</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karaciger-yaglanmasi-ve-obezite-riskini-artiriyor-uzmanlardan-nisasta-bazli-seker-uyarisi-287719</link>
      <pubDate>2026-08-17T21:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanması ve obezite riskini artırıyor: Uzmanlardan nişasta bazlı şeker uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Elif Özmert, nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) taşıdığı yüksek fruktoz oranının çocuk sağlığı üzerindeki tehlikelerine dikkat çekti. Türkiye'de çocukların şekerli içecek tüketim oranının %42,3'e yükseldiğini belirten Özmert; obeziteden yağlı karaciğere, insülin direncinden kalp-damar hastalıklarına kadar uzanan ciddi sağlık risklerine karşı aileleri ve uzmanları uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğer yağlanması ve obezite riskini artırıyor: Uzmanlardan nişasta bazlı şeker uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında artan şeker tüketimi, uzmanların gündeminde ciddi bir sağlık krizi olarak yer aldı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özmert, nişasta bazlı şekerin yüksek fruktoz içeriğiyle taşıdığı risklere dikkat çekti ve Türkiye'deki çocukların şekerli içecek tüketim oranlarındaki dramatik artışı gözler önüne serdi. Özmert, çocukluk döneminde başlayan obezite ve metabolik sorunların erişkinliğe artarak taşındığını vurgulayarak ailelere ve karar alıcılara acil önlem çağrısında bulundu.</p><p><b>NİŞASTA BAZLI ŞEKERİN FRUKTOZ TEHLİKESİ</b></p><p>Nişasta içeren bitkilerden elde edilen ve temel olarak glukoz ve fruktoz içeren şeker türü olarak tanımlanan nişasta bazlı şeker (NBŞ), dünyada yiyecek ve içeceklerde sofra şekerinden sonra ikinci büyük kullanım payına sahip.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/baba-1708202643468c24.jpg"/><p>NBŞ, şekerleme, unlu mamuller, helva, reçel, marmelat, dondurma, geleneksel tatlılar ile alkollü ve alkolsüz içeceklerin üretiminde sıklıkla kullanılıyor.</p><p>Üreticilerin, ürünlere kolay karışması, tatlılık ve kıvam sağlaması, ürünün raf ömrünü uzatması gibi nedenlerle tercih ettiği NBŞ, Türkiye'de kota uygulamasına tabi tutuluyor. Bu kapsamda halihazırda ülke genelinde üretilen toplam şekerin en fazla yüzde 2,5'i nişasta bazlı şekerden olabiliyor. Üreticilerin bu konudaki faaliyetleri, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenli denetleniyor.</p><p>NBŞ içeren ürünlerin tüketimi ve ortaya çıkabilecek sağlık risklerine ilişkin açıklamalarda bulunan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özmert, nişasta bazlı şekerdeki yoğun fruktoz oranına dikkati çekti.</p><p>Şeker pancarından elde edilen sofra şekerinin glukoz ve fruktozu eşit oranda içerdiğini belirten Özmert, glukoz-fruktoz şurubu olarak adlandırılan NBŞ'de ise bu iki şekerin monomer halinde bulunduğunu ve fruktoz oranının yüzde 42 ile 90 arasında değişebildiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/seker-17082026427a96fc.jpg"/><p><b>PROF. DR. ÖZMERT: FRUKTOZ KARACİĞERDE HIZLA YAĞA DÖNÜŞÜYOR</b></p><p>Özmert, NBŞ'nin şeker pancarından elde edilen şekere göre daha basit ve ucuz yöntemlerle üretilebildiğine dikkati çekerek, "NBŞ'nin hastalık oluşturma riski, yüksek fruktoz içeriği nedeniyle daha yüksek. Fruktoz, diğer şekerlerden farklı bir metabolizmaya sahip. Fruktoz, karaciğerde hızla yağa dönüşüyor, tokluk hissi oluşmadığı için tüketim devam ediyor." dedi.</p><p>NBŞ'nin taşıdığı riskin yanı sıra hangi türden olursa olsun fazla şeker tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Özmert, çocukluk çağındaki yüksek şeker tüketiminin obeziteden insülin direncine kadar birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu belirtti.</p><p><b>ŞEKERLİ İÇECEK TÜKETİMİ YÜZDE 42,3'E FIRLADI</b></p><p>Özmert, çocukluk çağı obezitesinin temelinde ihtiyaçtan ve harcanandan daha fazla kalori alınmasının bulunduğunun, şekerin kolay, hızlı ve ucuz bir kalori kaynağı olduğunun, şekerli içeceklerin de bu özellikleri taşıyan en önemli gıda grubunu oluşturduğunun altını çizdi.</p><p>Yüksek şeker tüketiminin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerinin yalnızca obeziteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Özmert, çocukluk dönemindeki fazla şeker tüketiminin obezite, insülin direnci, hipertansiyon, yağlı karaciğer ve diş çürüklerinin yanı sıra kardiyometabolik hastalıklar, alerjiler, bağırsak hastalıkları ve davranış sorunlarıyla da ilişkilendirildiğini anlattı.</p><p>Türkiye'de çocukların şekerli içecek tüketimine ilişkin yapılan çalışmaların sonuçlarını paylaşan Özmert, "Türkiye'de 2013, 2016 ve 2022'de ilkokul 7-8 yaş grubu çocuklarında yapılmış olan çalışma her gün/sıklıkla şekerli içecek tüketen çocuk sıklığının sırasıyla yüzde 12,7, yüzde 18,4 ve en son yüzde 42,3 olduğunu bildirmektedir. Bu durum obezite riski açısından hemen önlem alınması gerektiğini vurguluyor." diye konuştu.</p><p><b>ŞEKER BEYİNDE BAĞIMLILIK ETKİSİ YARATIYOR</b></p><p>Şekerli ve yağlı gıdaların çocukların yeme davranışları üzerindeki etkisini değerlendiren Özmert, şöyle konuştu:</p><p>"Şekerli ürünlerin kullanılmasının beyindeki haz ve ödül merkezlerine etkisi söz konusudur. Adeta bir tür bağımlılık yapabilir ama henüz 'bağımlılık' ifadesi tıp literatürü tarafından tümüyle kabul edilmiş değildir ama kesinlikle tüketimi artıran bir davranışa dönüşmektedir. Bunu sadece NBŞ için değil tüm şekerli ve yağlı gıdalar için söyleyebiliriz."</p><p>Ailelerin kendi tüketim alışkanlıklarının da çocukların bu gıdalara yönelmesinde rol model oluşturduğuna işaret eden Özmert, okul kantinlerine yönelik düzenlemelerin tüm bileşenleriyle hayata geçirilmesi ve eş zamanlı olarak okullarda bir öğün sağlıklı yemek hizmeti verilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Özmert, bu uygulamaların çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesi ile hastalıklardan korunması açısından etkili girişimler olduğunu vurguladı.</p><p><b>İLK 2 YILDA İLAVE ŞEKER YOK, SONRASINDA GÜNLÜK SINIR 6 ÇAY KAŞIĞI</b></p><p>Prof. Dr. Özmert, iyi sağlık sonuçları için yaşamın ilk 2 yılında hiç ilave şeker tüketilmemesi, sonraki dönemde ise ilave şeker tüketiminin günlük kalorinin yüzde 5'ini aşmamasının tercih edildiğini belirtti.</p><p>Çocukların yalnızca şeker içeren, besleyici özelliği bulunmayan gıdalardan uzak tutulması gerektiğini ifade eden Özmert, özellikle gazlı içecekler ve doğal olmayan meyve sularının bu ürünlerin başında geldiğini söyledi.</p><p>Amerikan Kalp Derneğinin 2 yaşın altındaki çocukların hiç serbest şeker tüketmemesini, daha büyük çocukların ise yaşlarına göre günde en fazla 26 gram, yaklaşık 6 çay kaşığı şeker tüketmesini tavsiye ettiğini aktaran Özmert, hazır ürünlerin mümkün olduğunca az tüketilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Bunların yerine evde hazırlanacak sağlıklı atıştırmalıklar ve meyvelerin tercih edilmesinin önemine dikkati çeken Özmert, hazır ürün tüketilecekse etiketlerde toplam kalori ve şeker kaynağının yanı sıra doymuş yağ ve tuz miktarına da bakılması gerektiğini söyledi.</p><p>Ürünlerin protein, vitamin ve mineral gibi besleyici bileşenler içerip içermediğinin de değerlendirilmesi, en az zarar ve en yüksek yarar potansiyeli taşıyan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini anlatan Özmert, hazır yiyecek ve içeceklerdeki şeker miktarının üreticiler tarafından da kademeli olarak azaltılması gerektiğini vurguladı.</p><p><b>OBEZ ÇOCUKLARIN YÜZDE 55'İ OBEZ ERGEN OLUYOR</b></p><p>Çocukluk dönemindeki sağlık sorunlarının etkilerinin yetişkinlik dönemine de taşınabileceğinin altını çizen Özmert, "Çocukluktaki hiçbir olumsuzluk çocuklukta kalmaz. O nedenle çocuk sağlığı, erişkin sağlığını belirleyen önemli bir bileşendir. Obez çocukların yüzde 55'i obez ergen olur, obez ergenlerin de yüzde 80'i obez erişkin olur." dedi.</p><p>Çocuklukta başlayan obeziteyle ilişkili hastalık risklerinin erişkinliğe artarak geçtiğini belirten Özmert, insülin direnci, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, kanser ve felcin bu riskler arasında yer aldığını ifade etti.</p><p>Özmert, obez gebelerin yüksek kilolu bebek dünyaya getirme ihtimalinin bulunduğunu ve bunun da beraberinde çeşitli riskler getirebileceğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/karaciger-yaglanmasi-ve-o-738_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287718</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglu-duyurdu-iyidere-limaninda-kritik-esik-asildi-287718</link>
      <pubDate>2026-08-17T20:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu duyurdu: İyidere Limanı'nda kritik eşik aşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün itibarıyla İyidere Lojistik Liman Projesi'nde yüzde 82 fiziki gerçekleşme seviyesine ulaştıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu duyurdu: İyidere Limanı'nda kritik eşik aşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, İyidere Lojistik Merkezi Ana Mendireğinin Son Ano Kronman Beton Döküm Töreni'nde yaptığı konuşmada, bu sabah Rize için hayati önem taşıyan Çamlıhemşin Tüneli'ni açarak bölgenin ulaşımını daha güvenli, konforlu ve hızlı hale getirdiklerini söyledi.</p><p>Bakan Uraloğlu, şimdi de hem Rize'nin hem de ülkenin Karadeniz'deki lojistik gücünü taçlandıracak bir eserin, İyidere Lojistik Limanı'nın ana mendireğinin son ano kronman betonunu dökeceklerini, böylece bu büyük projenin en kritik aşamalarından birini tamamlamanın gururunu yaşayacaklarını ifade etti.</p><p>İyidere Lojistik Limanı ile civardaki yerleşimlerin, iş yerlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak köprülü kavşağın ihalesini bugün gerçekleştirdiklerini dile getiren Uraloğlu, "Bu da Rize'ye üçüncü müjdemiz olsun. Hayırlı, uğurlu olsun." diye konuştu.</p><p>Ulaştırma ve lojistiğin bir ülkenin sadece yollarını, limanlarını, hava ya da demir yollarını değil, üretimini, ihracatını, istihdamını ve geleceğe dair umudunu da inşa eden sektörler olduğunu vurgulayan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Günümüz dünyasında Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan Kızıldeniz'deki aksaklıklara kadar yaşanan jeopolitik gerilimler, Hürmüz ve Kızıldeniz'deki riskler bir kez daha göstermiştir ki güvenli, alternatif ve sürdürülebilir koridorlara sahip olmak bir tercih değildir, bir zorunluluktur. İşte bu noktada Türkiye, coğrafi konumunun verdiği stratejik üstünlüğü, modern altyapısı ve kararlı yatırımlarıyla koridor ülkesi olmaktan, koridorları planlayan, yöneten merkez ülke olmaya yükseltmektedir. İyidere Lojistik Limanı da bu büyük vizyonun Karadeniz'deki en önemli ayaklarından biridir."</p><p>Uraloğlu, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin, Avrupa ve Orta Asya'ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumuyla stratejik öneme sahip olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Söz konusu limanımız da Rize şehir merkezine 20, Trabzon şehir merkezine 50 kilometre mesafesiyle Doğu Karadeniz'in tamamına kolay erişimin mümkün olduğu, adeta bölgenin tam kalbinde yer alan stratejik bir konumdadır. Doğal olarak bugün burada sadece büyük bir liman yatırımından değil, Rize ve Trabzon başta olmak üzere tüm Karadeniz'in ve ülkemizin geleceğine yön verecek stratejik bir eserden söz ediyoruz. Bu limanı, Doğu Karadeniz'i ulusal ve uluslararası ticaret ağlarına daha güçlü şekilde bağlayacak, bölgemizin üretim ve lojistik kabiliyetini ileriye taşıyacak bir merkez olarak hayata geçiriyoruz."</p><p>- Mendireğe 25 milyon ton dalga enerjisini sönümleyen taş bloklar yerleştirildi</p><p>Yılda 3 milyon ton genel kargo, 8 milyon ton dökme yük, 100 bin TEU konteyner ve 100 bin araçlık Ro-Ro kapasitesi ile Karadeniz havzasındaki büyük tonajlı gemilerin güvenle demirleyebileceği yeni bir adres oluşturduklarının altını çizen Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p>"İyidere Lojistik Liman Projemiz kapsamında, 2 bin 950 metre uzunluğunda ana mendirek, 395 metre tali mendirek, farklı nitelikteki gemilere hizmet verecek 2 bin 220 metre rıhtım ve yaklaşık 657 bin metrekarelik lojistik geri saha oluşturuyoruz. Kuru yükten konteynere, genel yükten Ro-Ro taşımacılığına kadar her türlü yüke ve gemiye hizmet verebilecek güçlü bir liman altyapısını tesis ediyoruz. Karadeniz'in zorlu deniz şartlarına karşı bu eseri güvenle yükseltmek için bugüne kadar yaklaşık 25 milyon ton anroşman imalatını yani dalga enerjisini sönümleyen büyük taş blokların yerleştirilmesini gerçekleştirdik. Ana mendirekte kullanılan 14 bin 754 X-blokun imalat ve yerleştirme çalışmalarını tamamladık. Ana mendireğimizin 2 bin 950 metreye ulaşmış olması, geri saha imalatlarımızı da tamamlamış olmamızı sağladı."</p><p>Uraloğlu, bugün itibarıyla projede yüzde 82 fiziki gerçekleşme seviyesine ulaştıklarını vurgulayarak, "Az sonra, toplam 2 bin 950 metretül kronman betonun son 11 metrelik kısmını ve rıhtım kronman betonunun başlangıcını yaparak limana yanaşacak gemileri dalga tesirinden koruyacak ana mendireği tamamen bitirmiş olacağız. Altyapı çalışmalarının tamamını bu yıl bitmeden tamamlamış olmayı hedefliyoruz. Esasında biraz daha erken tamamlamayı hedeflemiştik. Ama geçen senenin sonundaki vahşi Karadeniz dalgaları bizim birçok yapımızı olumsuz etkilemişti. Oradan aldığımız sonuçları da projenin bazı revizyonlarını yaparak artık çok daha güçlü bir konuma getirmiş olduk. Sene sonu inşallah bütün altyapıyı bitirmiş olacağız. Bunu bitirdikten sonra üstyapı çalışmalarına başlamayı planlıyoruz." diye konuştu.</p><p><b>"İYİDERE LOJİSTİK LİMANI RİZE'NİN GELECEĞİNE VURULAN BİR MÜHÜRDÜR"</b></p><p>İyidere Lojistik Limanı'nın, Rize'nin geleceğine vurulan çok önemli bir mühür olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Başta Rize olmak üzere tüm bölgemizin kalkınma hızına hız katacak bir lokomotifi inşa etmiş oluyoruz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun. Biz bu limana sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yatırım olarak bakmıyoruz. Onu, Türkiye Yüzyılı'nın ulaştırma ve lojistik vizyonunun Karadeniz'deki önemli merkezlerinden biri olarak görüyoruz. Aynı zamanda Deniz Kuvvetlerimiz için de çok önemli üslerden bir tanesi, sığınma noktalarından bir tanesi olacaktır. Bu anlamda da ayrıca kıymetlidir. Bu vizyonun diğer güçlü ayaklarını da kararlılıkla takip ediyoruz, ilerletiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bakan Uraloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı, Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesindeki çatışmalar ve gerilimlerin ya da Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndaki aksaklıklar gibi gelişmelerin küresel tedarik zincirlerini derinden etkilediğini ve alternatif koridor arayışlarını hızlandırdığını dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin coğrafi konumunun verdiği stratejik üstünlükle merkezinde yer aldığı Orta Koridor'un, en güvenli, en hızlı ve en sürdürülebilir alternatif olarak öne çıktığına işaret eden Uraloğlu, şöyle konuştu:</p><p>"Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, Marmaray, Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü Demir Yolu Geçişi ve ülkemizde devam eden diğer demir yolu yatırımlarımızla, Orta Koridor'u Asya'dan Avrupa'ya uzanan en güvenilir ve modern altyapısıyla rekabetçi bir uluslararası ticaret omurgasına dönüştürüyoruz. Elbette Orta Koridor'un Karadeniz'e, Akdeniz'e ve Ege'ye bağlantılarını da demir yollarıyla Allah'ın izniyle sağlamış olacağız. Yapım çalışmaları süren Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Projemizle de Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki demir yolu bağlantısını güçlendirerek Orta Koridor'un kapasitesini artırmış olacağız. Aynı zamanda bir alternatif olarak ortaya koymuş olacağız. Kalkınma Yolu Projesi'yle ise bu resme çok önemli bir güney halkasını ekliyoruz. Basra Körfezi'ni Irak'taki Büyük Faw Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturuyoruz."</p><p>Uraloğlu, Türkiye'ye ve dünyaya mutlaka alternatif güzergahlar gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Bırakın kriz zamanlarını, normal zamanda bile alternatif güzergahlarınızın mutlaka olması gerekli. Bu hususta da yine kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile yeni ve modern Hicaz Demiryolu'nu canlandıracak işbirliği mutabakat zaptını imzalamıştık. Bu proje, Türkiye'yi Körfez'den Avrupa'ya bağlayan yepyeni bir demir yolu koridoru oluşturacak. Hedefimiz açıktır, üreten, ihraç eden, ticaret yollarının merkezinde yer alan ve ulaştırmanın her modunda güçlü bir Türkiye. Rize İyidere Lojistik Limanı da bu hedef doğrultusunda Karadeniz kıyılarımızda yükselen stratejik eserlerimizin başında gelmektedir. Çalışmalarımızı bitirdiğimizde, ülkemizin bir prestij projesini daha başarıyla hayata geçireceğiz."</p><p>Türkiye adına çok büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştürdüklerini belirten Uraloğlu, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere projenin her aşamasında emeği geçenlere teşekkür etti.</p><p>Bakan Uraloğlu, konuşmasının ardından protokol üyeleriyle butona basarak İyidere Lojistik Merkezi ana mendireğinin son ano kronmanının beton döküm işlemini başlattı.</p><p>Öte yandan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Çamlıhemşin Belediye Başkanı Ömer Altun, Vali İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ve AK Parti İl Başkanı Yılmaz Katmer'i ziyaret etti, partililerle bir araya geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/bakan-uraloglu-duyurdu-iy-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287717</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/organize-suc-orgutlerine-darbe-kripto-varliklar-ve-banka-hesaplari-bloke-edildi-287717</link>
      <pubDate>2026-08-17T19:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Organize Suç Örgütlerine darbe: Kripto varlıklar ve banka hesapları bloke edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulduğunu duyurdu. Gürlek, suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağının değil finansal damarlarının da kesileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Organize Suç Örgütlerine darbe: Kripto varlıklar ve banka hesapları bloke edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı, organize suç örgütleriyle mücadelede kritik bir adım daha attı. 81 ilde 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen genelgenin ardından İstanbul merkezli başlatılan mali soruşturmalar somut sonuç verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik operasyonda 818 şüphelinin tüm mali varlıklarına el konulduğunu açıkladı.</p><p><b>818 ŞÜPHELİNİN KRİPTO VARLIKLARINA VE KİRALIK KASALARINA EL KONULDU</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulduğunu açıkladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/ae63e44ba7294751b6a9-170820269addc327.jpg"/><p>Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletimizin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla birlikte kararlılıkla sürdürüyoruz. 22 Haziran 2026 tarihinde 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğimiz 'Organize Suç Örgütleri ile Mücadele' konulu genelge ile ortaya koyduğumuz topyekûn mücadele anlayışı doğrultusunda önemli bir adım daha atılmıştır.</p><p><b>GÜRLEK: SUÇ ÖRGÜTLERİNİN FİNANSAL DAMARLARI KESİLECEK</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur. Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir.</p><p>Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/organize-suc-orgutlerine--112_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287716</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/finans-ve-teknoloji-ayni-cati-altinda-toplaniyor-fsm-vakif-universitesinden-yeni-tezli-yuk-287716</link>
      <pubDate>2026-08-17T18:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Finans ve teknoloji aynı çatı altında toplanıyor: FSM Vakıf Üniversitesinden yeni Tezli Yüksek Lisans programı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde Finansal Teknolojiler Tezli Yüksek Lisans Programı açıldı. Disiplinlerarası yapısıyla finans, teknoloji ve regülasyon alanlarını bir araya getiren program, finans sektörünün dönüşümüne katkı sağlayacak nitelikli uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Finans ve teknoloji aynı çatı altında toplanıyor: FSM Vakıf Üniversitesinden yeni Tezli Yüksek Lisans programı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, finans sektöründe yaşanan dönüşüm ve sektörde ihtiyaç duyulan yeni uzmanlık alanları doğrultusunda Finansal Teknolojiler Tezli Yüksek Lisans Programını öğrencilerin ilgisine sundu. Finansal teknolojiler (FinTech), finansal hizmetlerin teknolojiyle yeniden yorumlanmasını sağlayan ve geleneksel finansal yapılara yeni iş modelleri kazandıran bir alan olarak öne çıkıyor. FSM'nin yeni yüksek lisans programı, finans ve teknoloji alanlarını disiplinlerarası bir akademik çerçevede bir araya getiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/prof-17082026832ba99e.jpg"/><p><b>"FİNANS SEKTÖRÜNÜN DÖNÜŞÜMÜNE KATKI SAĞLAYACAK UZMANLAR YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>FSM Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fahameddin Başar, programın üniversitenin lisansüstü eğitim vizyonu içindeki yerini değerlendirerek, temel hedeflerinin akademik bilgi ile sektör uygulamaları arasında güçlü bir bağ kurabilen uzmanlar yetiştirmek olduğunu belirtti. Prof. Dr. Başar, program kapsamında öğrencilerin güçlü bir akademik altyapının yanı sıra finans ekosisteminin ihtiyaçlarına cevap verebilecek analitik ve teknolojik beceriler kazanmasını amaçladıklarını ifade ederek, uzun vadede programın yenilikçi araştırmaları, girişimciliği ve üniversite ile finansal teknoloji sektörü arasındaki iş birliklerini destekleyen güçlü bir akademik platform haline gelmesini hedeflediklerini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/kadin-1708202631e63350.jpg"/><p><b>"SEKTÖRÜN İHTİYAÇ DUYDUĞU NİTELİKLİ PROFESYONELLERİN YETİŞMESİNE KATKI SUNACAK"</b></p><p>FSM Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Remziye İlayda Tan Kesgin ise programın açılmasında finans sektöründe yaşanan hızlı dönüşümün ve finansal bilgi ile gelişen teknolojileri birlikte kullanabilen nitelikli profesyonellere duyulan ihtiyacın belirleyici olduğunu söyledi. Tan Kesgin, finansal teknolojiler alanındaki gelişmelerin finansal hizmetlerin yapısını ve sektörde görev alacak profesyonellerden beklenen yetkinlikleri dönüştürdüğüne dikkat çekerek, programın finans, teknoloji ve analitik yöntemleri güçlü bir akademik çerçevede buluşturmayı amaçladığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/adam-170820263b2b8f69.jpg"/><p><b>"FİNTECH; FİNANS, TEKNOLOJİ VE REGÜLASYONDAN OLUŞAN BİR BÜTÜN"</b></p><p>Finansal Teknolojiler Tezli Yüksek Lisans Programı hakkında değerlendirmelerde bulunan İşletme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Turgay Geçer, FinTech'in yalnızca teknolojik bir alan olarak ele alınamayacağını belirterek, finans, teknoloji ve regülasyonun birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>FinTech'i dijitalleştirilmiş finansal hizmetlere dayalı yeni bir iş modeli olarak tanımlayan Geçer, bu alanın finans dünyasını dönüştürdüğünü ve geleneksel yapılara yeni iş yapış biçimleri sunduğunu ifade etti.</p><p>Geçer, finansal kuruluşların yanı sıra teknoloji şirketleri, bireyler ve girişimcilerin de FinTech ekosisteminin önemli aktörleri haline geldiğini belirterek, alanın sunduğu fırsatların yalnızca mevcut finans kuruluşlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı.</p><p>FinTech girişimlerinin düşük maliyetle ölçeklenebilme, yenilikçilik ve değişen düzenlemelere hızlı uyum sağlama gibi özelliklerine dikkat çeken Geçer, bu alanda faaliyet göstermek isteyen girişimciler açısından fikir, iş modeli, finansal kaynak, teknoloji, pazarlama, değer önerisi ve iş birliklerinin yanı sıra yasal düzenlemelere uyumun da önem taşıdığını ifade etti.</p><p><b>DİSİPLİNLERARASI EĞİTİM MODELİ</b></p><p>FSM Finansal Teknolojiler Tezli Yüksek Lisans Programının, finans sektörünün dönüşümünün ortaya çıkardığı yeni profesyonel ihtiyacına cevap verecek disiplinlerarası bir eğitim modeli sunması hedefleniyor. Turgay Geçer, programın yalnızca mevcut FinTech uygulamalarının öğretilmesine odaklanmadığını, öğrencilerin finansal sistemin işleyişini, teknolojinin bu sistemi nasıl dönüştürdüğünü ve yeni finansal iş modellerinin nasıl ortaya çıktığını analiz edebilme yetkinliği kazanmasının amaçlandığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/glhaneyerlekes-17082026bc90ee2b.jpg"/><p><b>"FİNTECH, TÜRKİYE İÇİN ULUSLARARASI ÖLÇEKTE FIRSATLAR SUNUYOR"</b></p><p>FinTech alanının gençler açısından sunduğu kariyer imkanlarına da değinen Geçer, alanın yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. FinTech'in uluslararası niteliğine dikkat çeken Geçer, geliştirilen finansal çözümlerin farklı coğrafyalara aynı kalite ve hızla sunulabilmesinin sektöre önemli bir potansiyel kazandırdığını belirterek, Türkiye'nin bu alanda finansal hizmetler üretim üssü olabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.</p><p>FSM Vakıf Üniversitesi Finansal Teknolojiler Tezli Yüksek Lisans Programı, finans sektörünün değişen ihtiyaçlarını akademik bir perspektifle ele alırken öğrencilerine finans, teknoloji ve regülasyonun kesişiminde uzmanlaşma imkânı sunmayı hedefliyor. Programın, akademik</p><p>çalışmaların yanı sıra finansal teknoloji ekosistemindeki gelişmeleri yakından takip eden, sektörün ihtiyaçlarını analiz edebilen ve yeni finansal iş modellerini değerlendirebilen uzmanların yetişmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/finans-ve-teknoloji-ayni--864_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287715</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iha-saldirisina-ugrayan-gemi-istanbulda-bogaz-trafigi-cift-yonlu-durduruldu-287715</link>
      <pubDate>2026-08-17T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İHA saldırısına uğrayan gemi İstanbul'da... Boğaz trafiği çift yönlü durduruldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Karadeniz'de Rusya'nın Taman Limanı'na seyrederken Ukrayna'ya ait 5 insansız hava aracının saldırısına uğrayan Belize bayraklı M/V New Victory gemisi, KEGM römorkörleri eşliğinde İstanbul Boğazı'ndan geçirildi. Köprü üstü ağır hasar alan ve kaptanı yaralanan geminin geçişi sırasında boğaz trafiği çift yönlü olarak durduruldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İHA saldırısına uğrayan gemi İstanbul'da... Boğaz trafiği çift yönlü durduruldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz'de Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının hedef aldığı dökme yük gemisi, İstanbul Boğazı'nda büyük bir kurtarma operasyonuna sahne oldu. 24 Temmuz gecesi gerçekleşen saldırıda köprü üstü kullanılamaz hale gelen ve makinesi duran gemi, üç römorkör eşliğinde tersaneye çekilirken boğaz trafiği tamamen kesildi. Saldırıda yaralanan gemi kaptanı tedavi altına alınırken, İstanbul Boğazı'ndaki geçiş operasyonu deniz trafiğini ciddi şekilde etkiledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/aw76926803-17082026db38d230.jpg"/><p><b>UKRAYNA'YA AİT 5 İHA GEMİYİ HEDEF ALDI</b></p><p>Karadeniz'de Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının (İHA) saldırısına uğrayan Belize bayraklı "M/V New Victory" isimli dökme yük gemisinin geçişi nedeniyle İstanbul Boğazı trafiği çift yönlü olarak kapatıldı.</p><p>Karadeniz'de Rusya'nın Taman Limanı'na doğru belirlenen rota üzerinde ilerlerken Ukrayna'ya ait 5 İHA'nın saldırısına uğrayan Belize bayraklı "M/V New Victory" (IMO: 9159050) isimli dökme yük gemisi için kurtarma operasyonu başlatıldı. 24 Temmuz gecesi gerçekleşen saldırı sonucu geminin köprü üstü (kaptan köşkü) ağır hasar alırken, yaralanan gemi kaptanı tedavi altına alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/aw76926801-17082026e7c1d1c5.jpg"/><p><b>ÜÇ RÖMORKÖR EŞLİĞİNDE BOĞAZ GEÇİŞİ YAPILDI</b></p><p>Saldırıda makinesi de çalışmaz hale gelen 169,51 metre uzunluğunda ve 25,5 metre genişliğindeki gemi, bugün saat 14.00'te KEGM Kurtarma 9, Kurtarma 12 ve Nazım Tur römorkörleri eşliğinde İstanbul Boğazı'ndan geçirilerek en yakın tersaneye götürülüyor. Operasyon nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, geçici bir süreyle çift yönlü olarak askıya alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/iha-saldirisina-ugrayan-g-444_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287714</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mumyalama-sirasinda-firavunlarin-gozlerine-ne-oluyordu-antik-misirdan-sasirtici-detay-287714</link>
      <pubDate>2026-08-17T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mumyalama sırasında firavunların gözlerine ne oluyordu? Antik Mısır'dan şaşırtıcı detay]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Antik Mısır'da firavunların mumyalanması sırasında gözlerle ilgili uygulamalar, dönemin dini ve kültürel anlayışını yansıtıyor. Firavunların gözleri, ilahi bir sembol olarak kabul edildiği için farklı yöntemlerle korunmaya çalışıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mumyalama sırasında firavunların gözlerine ne oluyordu? Antik Mısır'dan şaşırtıcı detay]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antik Mısır'da firavunların mumyalanma sürecinde gözlerle ilgili uygulamalar, dönemin inanç sisteminin önemli bir parçasıydı. Firavunların bedenleri, sadece fiziksel bütünlüklerini korumak amacıyla değil, aynı zamanda onları ilahi bir varlık haline getirmek için özel yöntemlerle hazırlanıyordu. Bu süreçte, kristal soda ile yapılan kurutma işlemi sırasında bedenin tamamındaki nemin giderilmesi hedeflenirken, gözlerdeki nem de yok ediliyordu. Bunun sonucunda firavunların gözleri buruşuyor ve göz yuvalarına doğru çekiliyordu.</p><h3>Firavunların gözleri ilahi sembol olarak kabul edildi</h3><p>Antik Mısırlılar için mumyalanmış bedenler, ölülerin anıtı olmaktan çok ritüel bir nesne olarak görülüyordu. Bu nedenle, gerçek gözleri korumak için özel bir çaba gösterilmiyordu. Asıl amaç, insanın doğal görünümünü yeniden oluşturmak değil, tanrısal bir sembol yaratmaktı. Yine de bazı dönemlerde, firavunların göz yuvalarının şeklini korumak için çeşitli yöntemler kullanıldı. Örneğin, Ramses IV'ün mumyasında göz yuvalarına soğan başları yerleştirildiği tespit edildi. Daha sonraki dönemlerde ise, gözlerin yerini taş gözler aldı ve bu taş gözler, heykellerin görünümünü taklit edecek şekilde yerleştirildi.</p><h3>Mumyalama sürecinde gözlerle ilgili farklı uygulamalar gelişti</h3><p>Firavunların gözleri, Antik Mısır'da dini ritüellerin ve ölümden sonraki yaşam inancının merkezinde yer aldı. Mumyalama sırasında gözlerin korunması için uygulanan yöntemler, dönemin teknolojik ve kültürel gelişimine göre şekillendi. Gözlerin buruşması ve içe çekilmesi kaçınılmaz olsa da, bazı firavun mumyalarında göz yuvalarını doldurmak için organik ya da taş malzemeler kullanıldı. Bu uygulamalar, Antik Mısırlıların ölümden sonraki yaşama ve ilahi bütünlüğe verdikleri önemi ortaya koyuyor. Sonuç olarak, firavunların gözleri hem sembolik hem de pratik anlamda mumyalama sürecinin dikkat çeken unsurlarından biri oldu.</p><p>Antik Mısır'da firavunların gözleriyle ilgili uygulamalar, hem dini sembolizm hem de ritüel gelenek açısından önemli bir yer tutuyor. Bu detaylar, mumyalama pratiğinin arkasındaki inanç sistemini ve dönemin kültürel yaklaşımını anlamak için değerli ipuçları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/mumyalama-sirasinda-firav-857_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287713</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/dev-atilla-cadiri-on-binlere-kisiyi-agirladi-287713</link>
      <pubDate>2026-08-17T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dev Atilla Çadırı: On binlerce kişiyi ağırladı]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Macaristan'daki Büyük Hun-Türk Kurultayı'nda kurulan ve "dünyanın en büyük yurdu" unvanını taşıyan devasa Atilla Çadırı, replika arkeolojik eserler, savaş tasvirleri ve nadir altın taç sergisiyle ziyaretçilerini Hun dönemine doğru tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dev Atilla Çadırı: On binlerce kişiyi ağırladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA'nın haberine göre Hun ve Türk kökenli toplulukları buluşturmak amacıyla Macaristan'ın Bacs-Kiskun bölgesindeki Bugac kasabasında düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı kapsamında kurulan "dünyanın en büyük yurtlarından biri" Atilla Çadırı, Hun ve Türk halklarının ortak mirasının kapılarını araladı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231622.jpg"/><p>Çapı yaklaşık 20, yüksekliği 7 metreyi bulan Atilla Çadırı, &quot;dünyanın en büyük yurdu (otağ)&quot; olarak nitelenirken, kurultayın en önemli simgelerinden biri haline geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231626.jpg"/><p>Kurultay alanının en dikkati çekici yapılarından devasa çadır, ziyaretçilerini Hun dönemine ilişkin tarihi ve kültürel unsurların canlandırıldığı bir atmosferle karşıladı.</p><p>Çadırda Atilla dönemine ait kılıç, tabak, çanak ve mücevher gibi arkeolojik eserlerin replikaları sergilendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231625.jpg"/><p>On binlerce kişiyi ağırlayan çadırın içinde kurulan kapsamlı arkeoloji ve antropoloji sergisi, Hun ve Türk halklarının ortak geçmişine ışık tutarken zengin tarihini de gözler önüne serdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231647.jpg"/><p>Dönemin savaşçılarını tasvir eden 3 süvari heykeli de Hunların askeri yaşamına ilişkin ziyaretçilere görsel bir anlatım sundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231634.jpg"/><p>Çadırın iç duvarlarının bir bölümünü ise Atilla liderliğindeki Hunların katıldığı savaşların tasvirleri kaplıyor.</p><p><b>"Atilla Çadırı", kılıç ve mücevherlerden savaş tasvirlerine, atlı savaşçı figürlerinden cenaze geleneklerine kadar farklı unsurlarla ziyaretçilere Hun döneminin yaşam ve savaş kültüründen kesitler sunuyor.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231633.jpg"/><p>Çadırın merkezine doğru ilerleyen ziyaretçileri ise serginin en dikkat çekici parçalarından biri olan devasa bir kazan karşılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231648.jpg"/><p>Görevlilerin AA muhabirine verdiği bilgiye göre kazan, soylu kişilerin ölümünün ardından gerçekleştirilen bir cenaze geleneğini temsil ediyor.</p><p>Bu gelenekte, hayatını kaybeden kişiye ait altın ve gümüşten yapılmış mücevherler kazanda eritiliyor, ardından kişinin anısına nehir kenarında toprağa gömülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231632.jpg"/><p><b>Görevliler, söz konusu cenaze merasiminin yalnızca ölen kişinin uğurlanması anlamına gelmediğini, aynı zamanda onun hatırasının yaşatılmasını amaçladığını söyledi.</b></p><p>Bu uygulamayla toplumun daha sonra yeniden bir araya gelerek hayatını kaybeden kişiyi anmasının hedeflendiği belirtiliyor.</p><p>Atilla Çadırı&#39;ndaki &quot;Ordos&#39;tan Örseg&#39;e: Hunların, Türklerin, Macarların Hazineleri&quot; isimli sergi de uğrak noktalarından biri oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231635.jpg"/><p>Çadırın hemen yanında &quot;Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri&quot; ismiyle Macaristan Ulusal Müzesi tarafından kurulan sergide, Atilla döneminden kalan eserlerin replikaları sergilendi.</p><p><b>- Atilla Çadırı'ndaki en büyük ilgi odağı "altın taç"</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231641.jpg"/><p class="">Kurultayın organizatörlerinden Macar Turan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Varga Zoltan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, <b>çadıra, Macar tarihindeki en büyük isimlerden biri olan Atilla'nın ismini özellikle verdiklerini söyledi.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231627.jpg"/><p>Zoltan, &quot;Bu çadırın bizim için bu kadar önemli olmasının sebebi, Turan&#39;dan gelen her türlü serginin, özellikle arkeoloji ve antropolojiye dayalı bilimsel sergilerin burada sergilenmesidir. Gördüğünüz gibi, özel arkeolojik yüz rekonstrüksiyonları var.&quot; dedi.</p><p>Atilla Çadırı&#39;ndaki en büyük ilgi odağının &quot;altın taç&quot; olduğunu aktaran Zoltan, bu tacın kökeninin Ordos bölgesinden geldiğini belirtti.</p><p>Zoltan, &quot;Bu taç, Moğolistan&#39;da bulunuyor ancak şu anda modern Çin&#39;de. Bu nedenle oldukça özel. Hun dönemini seven ve Hun dönemiyle ilgilenen insanlar için eşsiz bir başyapıt.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42231646.jpg"/><p>Mücevher Tasarımcısı Macar Lenya Goblarka ise &quot;Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri&quot; isimli sergide Macar tarihine ilişkin kıymetli eserlerin sergilendiğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/dev-atilla-cadiri-on-binl-671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287712</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/direksiyon-titremesinin-nedeni-ne-uzmanlar-en-sik-gorulen-5-arizayi-acikladi-287712</link>
      <pubDate>2026-08-17T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Direksiyon titremesinin nedeni ne? Uzmanlar en sık görülen 5 arızayı açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Direksiyon titremesi, özellikle 50 km/saat hızın üzerindeyken birçok sürücünün karşılaştığı ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Otomobil bakım servisleri, bu titremenin arkasında yatan beş ana nedeni sıralayarak sürücülere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Direksiyon titremesinin nedeni ne? Uzmanlar en sık görülen 5 arızayı açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomobil bakım servislerinin uzmanları, 50 km/saat ve üzerindeki hızlarda sıkça karşılaşılan direksiyon titremesi sorununun beş temel nedenden kaynaklandığını açıkladı. Direksiyon titremesi, sürüş güvenliğini olumsuz etkileyen ve ihmal edildiğinde daha büyük arızalara yol açabilen bir problem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sürücülerin bu belirtileri dikkate almasını ve zamanında önlem almasını öneriyor.</p><h3>Direksiyon titremesi en çok tekerlek dengesizliğinden kaynaklanıyor</h3><p>Direksiyon titremesi şikayetlerinin başında tekerlek dengesinin bozulması geliyor. Özellikle 50 km/saatin üzerindeki hızlarda, jantlardaki yük dağılımının bozulması veya lastik montajında yapılan hatalar, direksiyon titremesi sorununu tetikliyor. Tekerleklerin dengesizliği, hem sürüş konforunu azaltıyor hem de aracın yol tutuşunu olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, periyodik olarak tekerlek dengesinin kontrol edilmesini ve gerektiğinde balans ayarının yapılmasını öneriyor. Ayrıca, yüksek hızlarda ortaya çıkan titremenin ihmal edilmesi durumunda, aracın diğer mekanik aksamlarında da hasar oluşabileceği belirtiliyor.</p><h3>Süspansiyon, fren ve lastik arızaları direksiyon titremesini artırıyor</h3><p>Direksiyon titremesi yalnızca tekerlek dengesizliğiyle sınırlı kalmıyor. Direksiyon sistemi veya süspansiyon aksamındaki aşınmalar, bağlantı uçlarının gevşemesi ve tekerlek yataklarındaki arızalar da titremenin başlıca sebepleri arasında yer alıyor. Eğer direksiyon titremesi fren pedalına basıldığında artıyorsa, fren sisteminde bir sorun olabileceği uyarısı yapılıyor. Ayrıca, lastik veya jantta meydana gelen hasarlar, örneğin lastik karkasında deformasyon ya da şişlik, direksiyon titremesine yol açabiliyor. Tekerleklerin yanlış monte edilmesi veya bağlantı elemanlarının yeterince sıkılmaması da sorunun kaynağı olabiliyor. Son olarak, jant ve lastiklerde biriken kir ya da kar, ağırlık merkezinin bozulmasına neden olarak direksiyon titremesini artırıyor. Bu tür birikintilerin temizlenmesi, sorunun kolayca giderilmesini sağlayabiliyor.</p><p>Direksiyon titremesiyle karşılaşan sürücülerin, aracın bakımını ihmal etmemesi ve uzman bir servisten destek alması büyük önem taşıyor. Zamanında yapılan kontroller, hem güvenli sürüşü garanti altına alıyor hem de olası büyük arızaların önüne geçiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/direksiyon-titremesinin-n-955_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287711</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/chatgpt-insanlarin-kisilik-testlerine-nasil-cevap-verecegini-sasirtici-dogrulukla-tahmin-etti-287711</link>
      <pubDate>2026-08-17T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ChatGPT, insanların kişilik testlerine nasıl cevap vereceğini şaşırtıcı doğrulukla tahmin etti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[İbrani Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırmada, OpenAI'nin GPT-4 modeli, kişilik testlerinde insanların gelir, refah ve eğitim düzeyini çarpıcı bir doğruluk oranıyla tahmin etti. 600 katılımcının yer aldığı bu deneyde, GPT-4'ün oluşturduğu sorular, geleneksel psikoloji testleriyle yarıştı. Araştırma, yapay zekânın insan davranışı analizi konusundaki potansiyelini gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ChatGPT, insanların kişilik testlerine nasıl cevap vereceğini şaşırtıcı doğrulukla tahmin etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbrani Üniversitesi'nden bilim insanları, OpenAI'nin geliştirdiği GPT-4 modelinin kişilik testlerinde gösterdiği başarıyı ortaya koyan dikkat çekici bir araştırmaya imza attı. Araştırmada, GPT-4'ün hazırladığı kişilik testleriyle, katılımcıların gelir, refah ve eğitim düzeyleri gibi önemli yaşam göstergeleri, geleneksel psikoloji testleriyle benzer doğrulukta tahmin edildi. Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'tan toplam 600 yetişkinin katıldığı bu deney, yapay zekânın insan davranışlarını analiz etme kapasitesine dair yeni tartışmaların önünü açtı.</p><h3>GPT-4 kişilik testlerinde bilimsel yöntemlerle sınandı</h3><p>İbrani Üniversitesi'nden Rotem Monsa, Aviv Zohar ve Shahar Arzy'nin yürüttüğü araştırmada, GPT-4 modeline iki temel kaynak sunuldu: psikiyatristlerin zihinsel bozuklukları teşhis etmekte kullandığı DSM-5 kılavuzu ve popüler bir astroloji kitabı olan "İhtiyacınız Olan Tek Astroloji Kitabı". Araştırmacılar, bu kaynaklardan esinlenerek GPT-4'ün, insanların kişilik özelliklerini ölçmeye yönelik sorular üretmesini sağladı. GPT-4, DSM-5 tabanlı 50 ve astrolojiye dayalı 60 farklı kişilik ifadesi oluşturdu. Katılımcılar, bu ifadeleri 1 ile 5 arasında puanladı. Ayrıca, Big Five Envanteri'nden alınan 44 maddelik standart kişilik testi de uygulandı. Araştırmacılar, katılımcıların verdiği yanıtları, yaşam memnuniyeti, gelir, eğitim, depresyon ve anksiyete gibi yaşam göstergeleriyle karşılaştırdı. Sonuçlar, GPT-4 tarafından üretilen soruların, özellikle eğitim gibi bazı alanlarda, geleneksel testlerle benzer hatta zaman zaman daha yüksek doğrulukla sonuç verdiğini gösterdi.</p><h3>Monsa: 'Astroloji temelli sorular eğitimde öne çıktı'</h3><p>Araştırmanın en ilginç bulgularından biri, astrolojiye dayalı soruların eğitim düzeyini tahmin etme konusunda Big Five testinden daha iyi performans göstermesi oldu. Rotem Monsa, bu konuda yaptığı açıklamada, "Astrolojik tanımlar yüzyıllar boyunca kültürel olarak rafine edilmiştir ve günlük dildeki kişilik özellikleriyle büyük oranda örtüşmektedir. Bu nedenle, bireysel astroloji soruları anlam taşır, ancak onları organize eden çerçeve bilimsel değildir" ifadelerini kullandı. Araştırma ekibi, astrolojiye dayalı dört geleneksel unsurun (ateş, su, hava, toprak) pratikte kişilik gruplarını yansıtmadığını, ancak üretilen soruların Big Five'ın ana özelliklerine yakın kümeler oluşturduğunu tespit etti. Buna rağmen, genel puanlamada DSM-5 ve Big Five temelli testler, özellikle mental sağlık ölçümlerinde astroloji tabanlı testlerin önüne geçti.</p><h3>GPT-4 ortalama yanıtları kelimelerden tahmin etti</h3><p>Katılımcılar teste başlamadan önce, ekip GPT-4'e, hazırladığı her bir soru için, yalnızca kelime yapısına bakarak ortalama yanıtı tahmin etmesini istedi. 1 ile 5 arasındaki puanlama sisteminde, GPT-4'ün astroloji soruları için yaptığı tahminler ortalamada 0,27 puan, DSM-5 tabanlı sorular için ise 0,40 puan yanıldı. Ayrıca, her soru çifti için iki yanıt arasındaki bağlantının gücü de değerlendirildi ve ortalama hata 0,17 olarak belirlendi. Bu bulgular, GPT-4'ün insan yazılarını analiz ederek, kişilik testlerindeki genel eğilimleri öngörme konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. Monsa, bu yöntemin laboratuvar ortamında, yüzlerce kişiye test uygulamadan önce zayıf veya gereksiz soruları ayıklamak için pratik bir araç sağlayabileceğini vurguladı.</p><h3>GPT-4 farklı metinlerden de kişilik soruları üretti</h3><p>Araştırmacılar, GPT-4'ün kişilik sorusu üretme kabiliyetini başka metinlerle de test etti. Model, bir Bosch fırın kılavuzu ve J.R.R. Tolkien'in "Yüzüklerin Efendisi" eserinden Mordor hakkındaki bir pasajdan yola çıkarak da kişilik soruları oluşturdu. Ancak bu tür metinlerden üretilen ifadeler, çoğunlukla mantıksız ve bağlamsız bulunduğu için katılımcılara sunulmadı. Ekip, yalnızca insan davranışını tanımlayan metinlerden elde edilen soruların anlamlı ve kullanılabilir olduğunu belirledi. Monsa, "Anket formatına yönelme, hiçbir şeyden yola çıkmadan bile güçlüdür" diyerek, modelin doğal dil işleme yeteneğine dikkat çekti.</p><h3>Uzmanlar kişilik testlerinde doğrulama uyarısı yaptı</h3><p>Rotem Monsa, kişilik testlerinin kim tarafından yazıldığından ziyade, doğrulanıp doğrulanmadığının önemli olduğuna dikkat çekti. Araştırmacılar, doğrulanmamış testlerin, özellikle hastaların teşhisi veya işe alım süreçlerinde kullanılmasının riskli olabileceği konusunda uyardı. Çalışmanın tüm verileri, tek bir model ve İngilizce konuşan bir katılımcı grubuyla toplandı. Monsa, modelin farklı dillerde aynı başarıyı gösteremeyebileceğini, çünkü GPT-4'ün öncelikli olarak İngilizce metinlerle eğitildiğini belirtti. Ayrıca, GPT-4'ün tahminlerinin bireylerden çok, gruplar için daha geçerli olduğu vurgulandı. Monsa, "Bir kalabalık ortalaması, içindeki herhangi bir kişi hakkında bir gerçek değildir" diyerek, bireysel tahminlerin hâlâ önemli bir zorluk oluşturduğunu ifade etti.</p><h3>GPT-4 kişilik analizinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor</h3><p>İbrani Üniversitesi laboratuvarı, araştırmanın bir sonraki adımında, kişiliği doğrudan insanların doğal dilinden okuyabilen yapay zekâ modelleri geliştirmeyi hedefliyor. Monsa, "Şu anda keşfettiğimiz yön, kişiliği doğrudan insanların doğal dilinden okuyup okuyamayacağımızdır; bu, modelin içsel olarak onlarla ilgili kodladığı bilgileri kullanarak, tamamen anketlere güvenmeden" diyerek, gelecekteki çalışmalara ışık tuttu. Araştırmanın bulguları, GPT-4 gibi gelişmiş dil modellerinin, insan davranışının karmaşık yönlerini analiz etmede yeni ufuklar açabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu tür araçların klinik ya da profesyonel ortamlarda kullanılmadan önce titizlikle doğrulanması gerektiği konusunda hemfikir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/chatgpt-insanlarin-kisili-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287710</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-egitim-bakani-tekin-mufredatimizin-icerigi-insa-ettigimiz-kavramsal-cerceve-cok-onemli-287710</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli. Kavramsal çerçeveyi inşa ederken de milli birlik, beraberlik, dayanışma, vatanseverlik, vatanın bütün unsurlarına birlikte sahip çıkma gibi konular bizim için önemli." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Müfredatımızın içeriği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde düzenlenen Dijital Vatan Akademisi açılış dersinde yaptığı konuşmada, göreve geldiği günden bu yana birlik ve beraberlik konularına atıfta bulunduğunu belirtti.</p><p>Bunun temin edilmesinin önünde engel olarak duran şeylerle de mücadele etmeye çalıştığını, çeşitli nedenlerle oluşan sorunları ortadan kaldırabilecek yegane kurumun da Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu ifade eden Tekin, "Herkes çocuğunu henüz daha 66 aylıkken, Milli Eğitim Bakanlığına emanet ediyor ve 12 yıl boyunca biz bu emanete sahip çıkmaya, bu emaneti yetiştirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli. Bu kavramsal çerçeveyi inşa ederken de milli birlik, beraberlik, dayanışma, vatanseverlik, vatanın bütün unsurlarına birlikte sahip çıkma gibi konular bizim için önemli." diye konuştu.</p><p>Kuşak olarak 1980'li, 1990'lı yılları yaşadıklarını, o yıllarda milli birlik ve beraberliği, anayasa ve devlete olan sadakati zayıflatan olayların zihinlerinde çok derin izler bıraktığını hatırlatan Tekin, bu izleri yok edecek, sadakat bağını yeniden inşa edecek adımlar atmaya çalıştıklarını aktardı.</p><p>Tekin, 1990'lı yıllarda Türkiye'de yaşanan siyasi, toplumsal olaylara ve vatandaşların yaşadığı zorluklara değinerek, 28 Şubat sürecinde insanların inanç temelli ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.</p><p>Böyle bir ortamda milli birlik, beraberlik ve vatandaşların devlete olan itimadını sağlamaya imkan olmadığının altını çizen Tekin, "Bunu başarmanın yolu, çocuklarımıza, gençlerimize bütün bu aksaklıkları, olumsuzlukları giderecek bir şuur vermek olması gerekiyor." dedi.</p><p><b>"MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLER MÜFREDATIN BİR PARÇASI"</b></p><p>Tekin, 2023'te göreve geldikten sonra yeni müfredatı hayata geçirdiklerini, milli ve manevi değerleri, vatana bağlılığı, milletin değerlerine sahip çıkmayı da bu müfredatın bir parçası haline dönüştürdüklerini anlattı.</p><p>Bunu yaparken de konunun uzmanlarının yer aldığı 6 komisyon kurduklarını ifade eden Tekin, dijital vatan, mavi vatan, gök vatan gibi kavramları da çocuklara ve gençlere öğretmek amacıyla müfredata yerleştirdiklerini dile getirdi.</p><p>Müfredat değişikliğinin bazı tartışmalara neden olduğunu anımsatan Tekin, "Müfredat değişikliği yaptıktan sonra yaklaşık bir ay boyunca Yunanistan televizyonlarında tartışma konusu olduk. Tartışma konularından bir tanesi Mavi Vatan, Türkiye'de çocuklara öğretiliyor oldu." şeklinde konuştu. Tekin, şunları kaydetti:</p><p>"Biz bugün dünyadaki devletlerin birçoğu gibi türedi bir devlet değiliz. Biz binlerce yıllık geçmişi olan bir devlet ve milletiz. Bizi güçlü kılan şey etnik ya da dini kimliğine bakmaksızın, birbirimize olan sevgimiz, birbirimize olan bağlılığımız. Bunu kaybettiğimiz an geçmişimizle olan bütün bağımızı yitirmiş oluruz. O geçmiş gücümüzü kaybetmiş oluruz."</p><p>Bakan Tekin, Terörsüz Türkiye sürecinin de bu anlamda çok önemli olduğuna işaret etti.</p><p><b>"PEK ÇOK SUÇUN ARTIK SİBER DÜNYADA İŞLENDİĞİNİ GÖRÜYORUZ"</b></p><p>İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı ise dijital çağdan önce tecrübe aktarımlarının büyüklerden, genç kuşağa doğru olduğunu söyledi.</p><p>Ancak bugün çok farklı bir çağın içinde olunduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, "Artık gençlerimiz anne babalarına, anneannelerine, dedelerine teknolojiyi anlatan, çok daha önden giden, dijital dünyada her türlü yeniliği kavrayan ve ona hakim olup sonrasında büyüklere, yetişkinlere, aile bireylerine bunları anlatan, öğreten konumundalar." diye konuştu.</p><p>Yiğitbaşı, dijital dünyada geçirilen sürenin her yaş grubu için giderek arttığına dikkati çekerek, en son okullarda yaşanan saldırıların da aile bireylerinin birbirine yakınlığına ilişkin tartışmaları gündeme getirdiğini ifade etti.</p><p>İçişleri Bakanlığı olarak suçluyla mücadeleyi, siber alan veya gerçek hayat olarak ayırmadıklarını aktaran Yiğitbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Gerek hakaret olsun, hırsızlık, dolandırıcılık olsun, gerek cinsel taciz gibi pek çok konunun ve suçun artık siber dünyada, sanal alanda işlendiğini görüyoruz. Giderek de buradaki yoğunlaşma artıyor. Dolayısıyla bizim artık kendimizi aşılamamız, çelik bir zırh, bir yelek giymemiz elzem. Tabii bunu öncelikle gençlerimiz yapacaklar. Çünkü onlar bu teknolojiye doğuşlarından itibaren hakim olarak bu dünyaya geldiler. Sonra inşallah yetişkinleri, aile bireylerini ve tüm toplumu bilgilendirecekler diye düşünüyorum. Bu bağlamda şu anki burada alacağınız eğitim çok kritik."</p><p>Yiğitbaşı, dünyada dezenformasyonla mücadelenin bütün ülkeler için küresel bir risk ve milli bir güvenlik meselesi olarak ilk sıralarda olduğunu kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, dezenformasyonla mücadelede en önemli unsurun toplumsal farkındalık olduğunu söyledi.</p><p>Demir, bu farkındalık gençler özelinde ne kadar çok derinleşirse bu mücadeleden o kadar çok sonuç alınacağına işaret etti.</p><p>Programda, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin akademinin açılışı dolayısıyla gönderdiği mesaj da okundu.</p><p>TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ve eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Muhammet Enes Kala ve Dijital Vatan İletişim Koordinatörü Serdar Arseven de birer konuşma yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/milli-egitim-bakani-tekin-906_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287709</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/the-batman-part-iide-scarlett-johansson-heyecani-unlu-oyuncu-hangi-karakteri-canlandiracak-287709</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[The Batman Part II'de Scarlett Johansson heyecanı! Ünlü oyuncu hangi karakteri canlandıracak?]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Scarlett Johansson'un The Batman Part II'de Poison Ivy karakterini canlandıracağı iddiası sinema dünyasında heyecan yarattı. Warner Bros.'un devam filmini 2028'e ertelemesiyle birlikte Johansson'un Gotham'daki yeni rolü merak konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[The Batman Part II'de Scarlett Johansson heyecanı! Ünlü oyuncu hangi karakteri canlandıracak?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollywood'un en çok konuşulan projelerinden biri olan The Batman Part II, vizyon tarihinin 2028'e ertelenmesiyle yeniden gündeme geldi. Warner Bros.'un aldığı bu karar, filmin hayranlarını şaşırtırken, yapımın başrolünde yer alan Robert Pattinson'un Karanlık Şövalye'ye dönüşü de bir süre daha bekleyecek. Ancak asıl büyük sürpriz, Scarlett Johansson'un filmde Poison Ivy karakterini canlandıracağı iddiası oldu. Güvenilir kaynaklar, Johansson'un bu rolle ilgili yapımcılarla uzun süredir görüşmeler yürüttüğünü ve karakterin Gotham'ın elitlerini hedef alan, bitkilere takıntılı bir seri katil olarak tasarlandığını belirtiyor.</p><h3>Scarlett Johansson Poison Ivy rolüyle gündemde</h3><p>Scarlett Johansson'un The Batman Part II'de Poison Ivy'yi canlandıracağı yönündeki söylentiler, sinema dünyasında büyük yankı uyandırdı. Endüstri kaynaklarından Jeff Sneider, Johansson'un rol için yapım ekibiyle 2025'ten bu yana temas halinde olduğunu açıkladı. Poison Ivy'nin bu kez daha gerçekçi ve karanlık bir şekilde ele alınacağı ifade ediliyor. Karakterin, Gotham'ın güçlü isimlerini hedef alacağı ve suçlarını işlemek için toksinler kullanan bir seri katil olarak öne çıkacağı belirtiliyor. Johansson'un performansının, filme yeni bir soluk getirmesi bekleniyor.</p><h3>The Batman Part II'nin vizyon tarihi 2028'e kaydı</h3><p>Warner Bros., The Batman Part II'nin vizyon tarihini bir kez daha erteledi ve yeni tarihi 18 Şubat 2028 olarak duyurdu. Başlangıçta 2025'te vizyona girmesi planlanan film, önce Ekim 2027'ye, ardından da son olarak 2028'e kaydırıldı. Bu ertelemenin, hem yapım sürecindeki titiz çalışmalar hem de oyuncu kadrosundaki önemli değişikliklerle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Filmin başlıca kötüsü olarak Scarlett Johansson'un yer alması, beklentileri daha da yükseltti. Ayrıca, Charles Dance'ın canlandıracağı karakterin, Gotham'ın en güçlü isimlerinden oluşan gizli bir örgütün lideri olarak hikâyede önemli bir rol üstleneceği öğrenildi.</p><p>The Batman Part II, hem oyuncu kadrosuyla hem de ertelenen vizyon tarihiyle şimdiden büyük bir merak uyandırdı. Scarlett Johansson'un Poison Ivy performansı ve filmin karanlık atmosferi, Gotham'ın hikâyesine yeni bir boyut kazandıracak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/the-batman-part-iide-scar-560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287708</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alihan-kurisin-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti-287708</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş'in emniyet ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda suç örgütü lideri olduğu öne sürülerek tutuklanan Alihan Kuriş'in emniyet ifadesi ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alihan Kuriş'in emniyet ifadesi ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından tutuklanan Kuriş, emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini belirtti.</p><p>Şüpheli Kuriş'e, kimlik ve meslek bilgileriyle ekonomik durumu soruldu. Mimar olduğunu ve aylık ortalama 380 bin lira geliri bulunduğunu beyan eden Kuriş, üzerine kayıtlı GSM hattı olmadığını belirterek, "İletişim için genelde ofis hattını kullanırım, ancak numarayı şu an net olarak hatırlamıyorum. Bunun dışında aile üyelerimin kullandığı GSM hatları ile irtibat kurmaktayım. Benim adıma ya da başkası adına olup kullandığım hiçbir başka hat yoktur." ifadesini kullandı.</p><p>Mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kuriş, babasından intikal eden miras gayrimenkullerinin yanı sıra Sakarya Erenler'de bir ofis hissesi, Çamlıca'da 3 katlı bir ev ile Kısıklı'da aile fertleriyle hisseli 450 metrekarelik bir arsasının olduğunu kaydetti.</p><p>Şirket ortaklıkları ve ticari faaliyetleri hakkında detay veren Kuriş, 2005'te kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile kurdukları ve halen yüzde 51 hissesine sahip olduğu Altun Mimarlık İnşaat firmasında aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirtti.</p><p>Kuriş, geçmişte ELF Yapı İnşaat yüzde 49 ve dayısının şirketi olan Arden Gıda Sanayi Ticaret AŞ'de yüzde 5 hisse ortaklığı bulunduğunu beyan etti.</p><p>Kuriş'e soruşturma kapsamında suça konu şirketlerle ilişkisi de soruldu.</p><p>ELF Yapı ve Altun Mimarlık ile ortaklık bağını kabul eden Kuriş, Güldeniz İnşaat ve Ardeniz Emlak'ın annesi ve dayılarına miras kalan şirketler olduğunu söyledi.</p><p>Kayınbabası Mustafa Kösemusul'un ortak olduğu Perka Yapı, Asya Otomotiv, Ada Nakış, Verona, Ada Dokuma ve Asya Süs Bitkileri şirketleriyle ise bir bağı olmadığını savundu.</p><p>Güleryüz Kuyumculuk'un eşinin ablasının eşine ait olduğunu belirten Kuriş, bu şirketle de ticari, hukuki veya fiili bağlantısı olmadığını iddia etti.</p><p><b>MASAK RAPORU VE BANKA HAREKETLERİ</b></p><p>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında yer alan finansal veriler ve şirketler arası yüksek para hareketleri de şüpheli Kuriş'e yöneltildi.</p><p>Arden Gıda Limited Şirketi'nin 2023 yılı sonrasında işlem hacminin ciddi oranda artması, POS ciro transferleri ve çeşitli şirketler üzerinden gerçekleştirilen milyarlarca liralık para akışına ilişkin rapordaki tespitlere yönelik soru üzerine Kuriş, şirketlerin ticari ve bankacılık işlemlerinin usulüne uygun şekilde muhasebe ve mali çalışanlar tarafından takip edildiğini savundu.</p><p>Tanık ifadesinde geçen, "Kuriş'in yapının başına geçmesinin ardından ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere cemaat mensuplarına 'mutlak itaat' konusunda baskı yaptığı ve yakınındaki bir grup isim aracılığıyla yapıyı yönettiği" iddiası sorulan Kuriş, tanığı tanımadığını belirterek, "Bu ifadeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Aleyhime atılmış bir iftiradır, hayal ürünüdür." ifadelerini kullandı.</p><p>Üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirten Kuriş şu beyanda bulundu:</p><p>"Benim hakkımda böyle ithamların yapılmış olmasını bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Alihan Kuriş dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever ben de onları severim. Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulü üzerine devam ettirmek en önemli vazifemdir. Aynı zamanda bu konuda sivil toplum kuruluşunun kanaat önderiyim. Ancak yukarıda iddia edilen suçlamalarla alakalı hiç kimseye emir ve talimat vermedim. Dolayısıyla tarafıma isnat edilen asılsız suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/alihan-kurisin-emniyet-if-630_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287707</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyninizi-desteklemek-icin-her-gun-yapabileceginiz-7-basit-aliskanlik-neler-287707</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyninizi desteklemek için her gün yapabileceğiniz 7 basit alışkanlık neler?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beyin sağlığını korumak isteyenler için Nörolog Ekaterina Usanova, günlük yaşamda uygulanabilecek 7 önemli alışkanlık önerdi. Usanova, düzenli yürüyüşten uyku düzenine, beslenmeden sosyal iletişime kadar birçok başlıkta beyin fonksiyonlarını korumanın yollarını anlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyninizi desteklemek için her gün yapabileceğiniz 7 basit alışkanlık neler?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog Ekaterina Usanova, beyin sağlığının sürdürülebilirliği için günlük hayatta uygulanabilecek yedi temel alışkanlık önerdi. Usanova'nın açıklamalarına göre, beynin işlevini en iyi şekilde desteklemek için yoğun ve kısa süreli egzersizler yerine, düzenli olarak tekrarlanan küçük davranışlar çok daha etkili oluyor. Uzman, özellikle doğal ortamlarda yapılan yürüyüşler, uyku düzeni, dengeli beslenme, hareketli yaşam, sosyal iletişim, yeni beceriler edinme ve kısa molalar vermenin beyin fonksiyonlarını güçlendirdiğini vurguladı.</p><h3>Usanova: 'Yürüyüş ve uyku beyin sağlığını destekliyor'</h3><p>Ekaterina Usanova, beyin sağlığını korumak için haftada birkaç kez yaklaşık 20 dakika boyunca parklar veya doğal alanlarda yürüyüş yapılmasını öneriyor. Bu alışkanlığın, kaygıyı azaltmaya ve gün içindeki konsantrasyonu artırmaya yardımcı olduğunu belirten Usanova, açık havada geçirilen zamanın zihinsel performans üzerinde olumlu etkiler yarattığının altını çiziyor. Ayrıca, düzenli ve kaliteli uyku da beyin sağlığı için kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Her gün aynı saatlerde yatıp kalkmak, beynin metabolik atıklarını temizleme süreçlerini daha verimli hale getiriyor. Uzman, uyku düzenindeki bozulmaların zamanla hafıza kaybı ve düşünme hızında azalma gibi olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Dengeli beslenme ve hareketli yaşam beyin fonksiyonlarını artırıyor</h3><p>Beslenmenin beyin sağlığı üzerindeki etkisine de değinen nörolog, düzensiz yemek yeme ve aşırı basit karbonhidrat tüketiminin kan şekeri dalgalanmalarına yol açtığını, bunun da zihinsel performansı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Usanova, sebzeler, kuruyemişler ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin gıdaların tüketilmesini, ayrıca yeterli miktarda su içilmesini tavsiye ediyor. Fiziksel aktivitenin de beyin fonksiyonları için büyük önem taşıdığını vurgulayan uzman, yoğun sporlar yerine yüzme, bisiklet veya dans gibi düzenli yapılan aktivitelerin yeterli olacağını ifade ediyor. Bu tür hareketlerin, nöronlar arasında yeni bağlantıların oluşmasına katkı sağladığına işaret ediyor.</p><h3>Sosyal iletişim ve yeni alışkanlıklar beyin plastisitesini güçlendiriyor</h3><p>Beyin sağlığını destekleyen bir diğer önemli faktör ise sosyal iletişim. Usanova'ya göre, konuşma sırasında hafıza, dikkat ve duygusal değerlendirme gibi birçok zihinsel süreç aynı anda devreye giriyor. Bu nedenle, sosyal etkileşimler beynin farklı bölgelerini aktif tutuyor ve zihinsel esnekliği geliştiriyor. Alışılmadık eylemler öğrenmek de beyin plastisitesini artırıyor; örneğin işe farklı bir yoldan gitmek, yeni bir tarif denemek veya sıradan işleri farklı bir elle yapmak zihni canlı tutuyor. Son olarak, ekranlardan ve görevlerden uzak kısa molalar vermek, gün boyunca biriken bilgilerin işlenmesine ve içsel gerginliğin azalmasına yardımcı oluyor. Usanova, bu alışkanlıklardan hemen sonuç beklenmemesi gerektiğini, ancak uzun vadede beyin sağlığının korunması için bu küçük adımların büyük fark yaratacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/beyninizi-desteklemek-ici-233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287706</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglu-son-24-yilda-kara-yolu-altyapimiza-yaptigimiz-yatirimlarla-turkiyeyi-adeta--287706</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Son 24 yılda, kara yolu altyapımıza yaptığımız yatırımlarla Türkiye'yi adeta yeniden inşa ettik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 24 yılda kara yolu altyapısına yaptıkları yatırımlarla Türkiye'yi adeta yeniden inşa ettiklerini belirterek, "Ülkemizin dört bir yanını yüksek standartlı yollarla donattık." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Son 24 yılda, kara yolu altyapımıza yaptığımız yatırımlarla Türkiye'yi adeta yeniden inşa ettik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çamlıhemşin Tünelli Geçişi'nin açılış töreninde, çayın başkenti Rize'nin ve dünyaca ünlü Ayder Yaylası'nın ulaşım altyapısının gücüne güç katacak geçişin açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Rize'ye bugün iki önemli müjdeyle geldiğini ifade eden Uraloğlu, Çamlıhemşin Tüneli ile birlikte Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini de kapsayan 2 kilometrelik yol kesimini hizmete açacaklarını aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234145.jpg"/><p>Ayrıca Rize'yi Karadeniz'in en güçlü lojistik merkezlerinden birine dönüştürecek İyidere Lojistik Limanı'na gelecek gemileri Karadeniz'in dalgalarından koruyacak ana mendireğin son parçasını birlikte tamamlayacaklarını vurgulayan Uraloğlu, bu toprakların evladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde "Durmak yok, yola devam" diyerek ülkenin her karış toprağına hizmet götürmeye devam ettiklerini kaydetti.</p><p>Kara yolundan demir yoluna, denizden hava yoluna ulaşımın ve haberleşmenin her alanında 2002'den bu tarafa adeta bir destan yazdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şimdi de Çamlıhemşin Tünelli Geçişi'ni hizmete sunarak o destana yeni bir satır, halka ve aşama daha eklediklerini anlattı.</p><p>Uraloğlu, son 24 yılda kara yolu altyapısına yaptıkları yatırımlarla Türkiye'yi adeta yeniden inşa ettiklerinin altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Ülkemizin dört bir yanını yüksek standartlı yollarla donattık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 120 kilometreye çıkardık. Otoyol ağımızı 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Ülkemizde trafik akışının yoğunlaştığı doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarını belirleyerek bu akslarda yol standartlarını yükseltmeye de devam ediyoruz. Zorlu coğrafyalarda, yüksek dağları ve derin vadileri tıpkı şu an burada olduğu gibi doğaya meydan okuyan köprü ve tünellerle aşarak çok daha güvenli ve konforlu ulaşım imkanı sağlıyoruz. Son 24 yılda 519 kilometre uzunluğunda 4 bin 272 yeni köprü inşa ettik. Toplam köprü sayımız 10 bin 239'a, uzunluğumuz ise 830 kilometreye ulaşmış durumda."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234146.jpg"/><p>Uraloğlu, 80 yılda sadece 50 kilometre tünel inşa edildiğini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Biz bu uzunluğu da yaklaşık 17 kat arttırarak 878 kilometreye çıkardık. Bu köprü ve tünelleri uç uca eklesek, bir an böyle düşünsek, Rize'den çıkıp Edirne'yi aşarak Bulgaristan Sofya'ya ulaşan bir mesafeden fazlasını yaptık demektir. Başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Biz bu işleri milletimizin Sayın Cumhurbaşkanı'mıza ve AK Parti'mize verdiği destekle yaptık, yapmaya da Allah'ın izniyle devam edeceğiz. Bu tünel ve köprülerimiz, üretim, ticaret, turizm, istihdam ve birliğin aktığı yaşam damarları olarak Türkiye'nin kalkınma destanına can veriyor, milletimizin yarınlarına umut ve bölgemize refah taşıyor. İşte bugün de bu anlayışla, Doğu Karadeniz'in incisi Rize'mizde, dünyaca ünlü Ayder Yaylası'na giden yolu daha güvenli ve konforlu hale getiren Çamlıhemşin Tüneli'ni ve 2 kilometrelik kesimi hizmete açmanın mutluluğunu, gururunu yaşıyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234147.jpg"/><p><b>PROJENİN 10 KİLOMETRELİK BÖLÜMÜ TAMAMLANDI</b></p><p>Çamlıhemşin Tüneli'ni, Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu kapsamında inşa ettiklerini belirten Uraloğlu, toplam 36,5 kilometre uzunluğundaki projenin Karadeniz Sahil Yolu'nun Pazar-Ardeşen ayrımından başlayıp, Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçerek Ayder mevkisinde son bulduğunu vurguladı.</p><p>Uraloğlu, yolun ilk 5,5 kilometrelik kesimini bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında, kalan kesimi ise platform genişliği 12 metre olacak şekilde tırmanma şeritli inşa ettiklerine dikkati çekti.</p><p>Bakan Uraloğlu, projenin detaylarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p><p>"Projemiz kapsamında, şu an açılışını gerçekleştirdiğimiz 955 metrelik Çamlıhemşin Tüneli ile birlikte 2 bin 265 metrelik Hala Tüneli ve 450 metrelik Hala-2 Tüneli olmak üzere toplam uzunlukları 3 bin 670 metre olan 3 tek tüp tünel ve yine bugün hizmete aldığımız Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprümüzle birlikte toplam uzunlukları 345 metre olan 5 köprü bulunuyor. Ayrıca, yolun yaklaşık beşinci kilometresinde Tunca Kavşağı'ndan ayrılıp Tunca beldesine bağlantı sağlayan 3 kilometrelik bağlantı yolumuz da bu işin içerisinde yer alıyor.       Elbette Çirihinci yolumuzda yeni ikmal ihalesini yapacağız, o da hayırlı, uğurlu olsun. Böylece aslında projemizin toplam uzunluğu da 39,5 kilometreye ulaşmış oluyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234148.jpg"/><p>Bu kapsamda daha önce Ayder mevkisi tarafındaki yaklaşık 8 kilometrelik kesimi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın teşrifleriyle açtıklarını anımsatan Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p>"Bugün de Çamlıhemşin Tüneli ile Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini hizmete açarak böylece projenin toplam 10 kilometrelik bölümünü tamamlamış oluyoruz. Yine Hala Tüneli'nde kazı ve kaplama betonu çalışmalarını tamamladık. Hala-2 Tüneli'nde de kazı destekleme çalışmalarını tamamladık, halen kemer betonu imalatlarına devam ediyoruz. İnşallah Çamlıhemşin Tünelimiz ile Ayder Yaylası arasında kalan yaklaşık 7 kilometrelik kesimi de bu yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234149.jpg"/><p><b>ARAÇLARIN KARBON EMİSYONU 4 BİN 800 TON AZALACAK</b></p><p>Yolun önemine işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Bu yolumuz hem kış turizmi hem de yayla turizmi faaliyetleriyle her yıl 1 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan dünyaca ünlü Ayder Yaylası'na ulaşım sağlamasıyla bölgenin kültürel ve ekonomik dokusunu şekillendirmesi açısından büyük önem taşıyor. Projemiz ile mevcut yolda artan trafik yoğunluğunu rahatlatarak, güzergahta daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım tesis ediyoruz. Yolumuz tamamlandığında mevcut yolda 1,5 kilometre, seyahat süresinde ise 20 dakika kısalma sağlayacağız. Böylece zamandan 675 milyon lira, akaryakıttan 97 milyon lira olmak üzere yıllık ortalama 772 milyon lira tasarruf edeceğiz. Birkaç yıl içerisinde buraya harcadığımız parayı da geri almış olacağız. Ayrıca güzel Rize'mizin doğasına zarar veren araçların karbon emisyonunu da 4 bin 800 ton azaltarak, Rize'nin ve Ayder'in eşsiz doğasının korunmasına katkı sağlayacağız."</p><p>Uraloğlu, Karadeniz sahilinden iç kesimlere ulaşım kolaylığı sağlayacak projeyle tüm bölgedeki ticaret ve turizm potansiyelini de arttıracaklarına işaret ederek, "Ama özellikle bu yolumuz başta Ayder Yaylası olmak üzere tüm bölge turizmi için önemli bir dönüm noktası olacak. Neredeyse bütün yıla yayılan trafik yoğunluğunu, yolumuz sayesinde önemli ölçüde azaltarak, yerli ve yabancı turistlerimiz ile Rizeli hemşehrilerimize çok daha konforlu bir seyahat imkanı sunacağız. Daha kısa sürede, konfor ve güvenle ulaşabilme, turistlerin bölgede daha fazla zaman geçirmelerine imkan tanıyacak. Böylece başta Rize'miz olmak üzere bütün bölgemiz kazanacak. Turizm çeşitliliğini artırarak bölgenin ekonomisine önemli bir katkı sağlayacağız. Bölgeye yapılan yatırımların artmasına ve yeni turizm tesislerinin açılmasına öncülük ederek yeni istihdam imkanlarını da arttıracağız. Şimdiden hayırlı olsun." diye konuştu.</p><p>Vadinin komple imar planının yapıldığını anımsatan Uraloğlu, "Onun için de ben ayrıca tebrik ediyorum. Yasaklamak değil, doğru planlayarak doğru işler yapmalıyız. Sadece yolla, tünelle, köprüyle de olmuyor, hep beraber Allah'ın izniyle burayı çok çok daha güzel hale getirmiş olacağız." dedi.</p><p>Uraloğlu, hızla gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı'nın tamamlanmasıyla Karadeniz'de daha da önemli bir lojistik üs haline gelecek Rize'nin ulaşım ihtiyaçlarına yönelik büyük projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234150.jpg"/><p><b>"HEM İÇ HAT HEM DE DIŞ HAT UÇUŞ AĞI YENİ NOKTALARLA GENİŞLEMEYE DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Son 24 yılda Rize'nin ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 226 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, "       Biz hizmet ediyoruz. Ettiğimiz hizmeti de kimsenin başına kalkmıyoruz ama bazı şeyleri de söylemekte fayda var. Çıktı dönemin CHP milletvekili şimdi Yeni Partiye mi geçti tam da bilmiyorum, dedi ki 'Bu Çamlıhemşin-Ayder Yolu'na 10 lira para koydular yapmayacaklar.' Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde söz verdiğimiz her işi yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Örneği de buradadır, buyursun. Eleştirenleri de ben bu yoldan seyahat etmeye davet ediyorum. Yaptıkları bu ayıbı da Rize halkımıza teşekkür ederek düzeltmelerini bekliyorum, hiç kimse kusura bakmasın. 2002'ye kadar sadece 12 kilometre bölünmüş yolu vardı. Biz 175 kilometre daha yaparak toplamda 187 kilometreye ulaştık. Yollarının sadece 12 kilometresi bitümlü sıcak kaplamalıydı, 387 kilometreye yükselttik. Bu sadece Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yaptığı, İl Özel İdaremizin ve belediyemizin yaptıkları da bunun haricinde. Karadeniz Sahil Yolu, Ovit Tüneli ve Bağlantı Yolları, İkizdere Şehir Geçişi, Hurmalık-1 ve Hurmalık 2 Tünelleri ve Rizeli vatandaşlarımızın 70 yıl boyunca hayalini kurduğu Salarha Tüneli gibi çok önemli projeleri tamamladık, hayata geçirdik." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234151.jpg"/><p>Uraloğlu, bölgede devam eden projelere ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"İyidere-İkizdere, Kendirli, Güneysu Başköy Yolları ve Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu yani buranın devamı olan kesimi Handüzü Yolu, yine İyidere-İkizdere Ovit'in kalan kesimi ve oradan Erzurum istikameti ki bu sene inşallah 3 kilometrelik Dallıkavak Tüneli'ni de hizmete açacağız. Kırık Tüneli'nde de problemlerimizi önemli ölçüde çözdük, orada da çalışmalarımıza hızlıca devam ediyoruz. Yani Rize'mizde Karayolları Genel Müdürlüğü kapsamında devam eden 16 projenin olduğunu da özellikle belirtmek isterim. İyidere Lojistik Limanı'nın da Rize'nin geleceğine vurulan altın bir mühür olduğunu da özellikle belirtmek isterim. Bu limanımız Doğu Karadeniz Bölgesi, Avrupa ve Orta Asya'ya açılan Kafkasya Koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42234152.jpg"/><p>Rize-Artvin Havalimanı'na ilişkin de Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p>"Ülkemizde deniz üzerine inşa ettiğimiz 2. havalimanı olan Rize-Artvin Havalimanı, açıldığı günden bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon misafirimize ev sahipliği yaptı. Rize-Artvin Havalimanı'nın pist aydınlatma sistemini daha kısıtlı görüş mesafelerinde ve geceleri uçakların inişine imkan tanıyan CAT-2 seviyesine de yükselttik. İstanbul, Sabiha Gökçen, Ankara Esenboğa, Adnan Menderes ve Antalya Havalimanları olmak üzere iç hatlarda 5 ayrı noktaya haftalık 85 sefer, dış hatlarda ise Riyad, Cidde, Medine, Hofuf ve El Jouf olmak üzere 5 noktaya 11 sefer düzenlenmektedir.        Bunlar hayal, gerçekçi hayallerle başlanan ve bitirme iradesi koyan Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde hayata geçirdiğimiz projelerdir. Allah ondan razı olsun, Allah onun ömrünü bereketlendirsin, sağlıklı, uzun ömür versin. Hem iç hat hem de dış hat uçuş ağı yeni noktalarla genişlemeye devam ediyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/balksz1-17082026bc8cca5a.jpg"/><p>Bakan Uraloğlu, bu muazzam eserin ortaya çıkmasında emeği geçen yüklenici firma yetkililerine, Karayolları Genel Müdürlüğü çalışanlarına ve tüm paydaşlara teşekkür etti.</p><p>Çamlıhemşin Tünelli Geçişi, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen ve Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin'in konuşmalarının ardından ulaşıma açıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/balksz2-170820264540a3be.jpg"/><p>Bakan Uraloğlu, Togg marka araçla tünelden geçerek inceleme yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/bakan-uraloglu-son-24-yil-845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287705</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yorgunlugunuz-dinlenmeye-ragmen-gecmiyorsa-dikkat-nedeni-diyabet-olabilir-mi-287705</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yorgunluğunuz dinlenmeye rağmen geçmiyorsa dikkat! Nedeni diyabet olabilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog Ekaterina Demyanovskaya, sürekli yorgunluk yaşayan kişilerde diyabet riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yorgunluğun, tam uyku ve dinlenmeye rağmen devam etmesi halinde, diyabet ve diğer hastalıkların önemli bir işareti olabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yorgunluğunuz dinlenmeye rağmen geçmiyorsa dikkat! Nedeni diyabet olabilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürekli yorgunluk hissi, özellikle yeterli uyku ve dinlenme sonrası dahi geçmiyorsa, sağlık açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Nörolog Ekaterina Demyanovskaya, bu durumun diyabet gibi önemli hastalıkların belirtisi olabileceğini açıkladı. Uzmanlar, yorgunluğun yanı sıra diyabetin başka sinyaller de verdiğini ve bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Diyabet, vücudun glukozu enerjiye dönüştürmesinde sorun yaratarak, kişinin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor.</p><h3>Demyanovskaya: 'Depresyon ve psikiyatrik bozukluklar da yorgunluğa yol açıyor'</h3><p>Demyanovskaya, sürekli yorgunluğun yalnızca diyabetle ilişkili olmadığını, depresyon ve diğer psikiyatrik rahatsızlıkların da bu tabloya neden olabileceğini belirtti. Depresyon, kişinin alışkanlıklarında ilgi kaybı, uyku düzensizliği, umutsuzluk ve iştah değişiklikleri gibi çeşitli psikolojik ve fiziksel belirtilerle kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, bu tür şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde mutlaka bir doktora başvurulmasını öneriyor. Özellikle yorgunluk ve güçsüzlük, diyabet gibi kronik hastalıkların yanı sıra, ruhsal sorunların da habercisi olabiliyor.</p><h3>Diyabetin yanı sıra hipotiroidizm de yorgunluğa neden olabiliyor</h3><p>Diyabetin dışında, tiroid bezinin yetersiz çalışması sonucu ortaya çıkan hipotiroidizm de sürekli yorgunluğun önemli sebepleri arasında yer alıyor. Hipotiroidizm, hormon eksikliği nedeniyle vücudun metabolizma hızını düşürüyor ve kişide güçsüzlük, halsizlik ve enerji kaybı yaratıyor. Diyabet ise çoğu zaman yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmıyor; aşırı susama, sık idrara çıkma, görme sorunları, uzuvlarda his değişiklikleri ve cilt yaralarının geç iyileşmesi gibi ek belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür şikayetlerin ciddiye alınmasını ve erken tanı için sağlık kontrolünün ihmal edilmemesini öneriyor.</p><p>Sağlık uzmanları, sürekli yorgunluk şikayeti olan bireylerin diyabet ve diğer kronik hastalıklar açısından değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Erken teşhis, hem diyabetin hem de diğer hastalıkların tedavi başarısını artırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/yorgunlugunuz-dinlenmeye--455_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287704</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/ayakkabinizi-ne-siklikla-degistirmelisiniz-uzmandan-dikkat-ceken-oneri-287704</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ayakkabınızı ne sıklıkla değiştirmelisiniz? Uzmandan dikkat çeken öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman İrina Lyalina, sürekli spor ayakkabı ve antrenman ayakkabıları giymenin ayak sağlığından diz ve sırt ağrılarına kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirterek, ayakkabı seçiminde dikkat edilmesi gereken kritik noktaları tek tek açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ayakkabınızı ne sıklıkla değiştirmelisiniz? Uzmandan dikkat çeken öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta neredeyse herkesin dolabında en az bir çift bulunan spor ayakkabı ve antrenman ayakkabıları, her koşulda sağlıklı bir tercih olmayabilir. Uzman İrina Lyalina, bu tür ayakkabıların sürekli kullanımının ayak yapısından diz eklemlerine, hatta bel ve sırt bölgesine kadar ciddi sorunlara neden olabileceği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Lyalina, ayakkabı seçiminde ayağın anatomik yapısının, kullanım amacının ve hava koşullarının mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Spor ayakkabı seçiminde "tek model her işe yarar" yanılgısı</h3><p>Lyalina, anatomik tabana sahip kaliteli bir spor ayakkabı modelinin ayağın doğal kemerini destekleme ve yürüyüş esnasında oluşan darbeleri absorbe etme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Ancak uzman, piyasada "her şeye uygun" evrensel bir spor ayakkabı bulunmadığının altını çizdi. Koşu için tasarlanan bir spor ayakkabı ile salon antrenmanlarında giyilen model arasında ciddi yapısal farklar bulunuyor. Yürüyüş, futbol ya da fitness gibi farklı aktiviteler için amortisman sistemi, ayak sabitleme mekanizması ve taban yapısı birbirinden tamamen ayrışıyor. Bu nedenle doğru spor ayakkabı seçimi, yapılacak aktiviteye göre belirlenmelidir. Yanlış model tercihi, ayak bileğinde burkulmalardan diz ağrılarına kadar uzanan bir dizi sorunu beraberinde getirebilir.</p><h3>Mevsim koşulları ayakkabı tercihini doğrudan etkiliyor</h3><p>Sokakta karşılaşılan hava koşulları da spor ayakkabı ve antrenman ayakkabıları seçiminde belirleyici bir rol oynuyor. Lyalina, sıcak mevsimlerde ayağın rahatça nefes alabildiği, hafif ve hava geçirgen modellerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Soğuk ve yağışlı dönemlerde ise nemi dışarıda tutan, yalıtımlı ve su geçirmez yapıdaki ayakkabılar çok daha uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra uzman, ayağın sürekli aynı baskı ve yüke maruz kalmaması adına farklı türde ayakkabıları dönüşümlü olarak giymeyi önerdi. Bu rotasyon sayesinde hem ayak kasları farklı şekillerde çalışıyor hem de ayakkabının ömrü uzuyor. Tek bir çift spor ayakkabıya bağlı kalmak, ayak yapısında kalıcı deformasyonlara zemin hazırlayabilir.</p><h3>antrenman ayakkabılarının gizli tehlikesi: Düz taban sorunu</h3><p>Lyalina, özellikle düz tabanlı antrenman ayakkabıları konusunda ayrı bir uyarıda bulundu. Bu tür ayakkabılar, ayak kemerini yeterince destekleyemiyor ve uzun süre giyildiğinde ciddi rahatsızlıklara kapı aralıyor. antrenman ayakkabılarının düz taban yapısı, ayağın doğal kavisini koruyamadığı için yürüyüş mekaniği bozuluyor. Bunun sonucunda yalnızca ayaklarda değil, dizlerde ve sırt bölgesinde de belirgin ağrılar ortaya çıkabiliyor. Özellikle uzun mesafe yürüyüşlerinde antrenman ayakkabıları tercih edenler, bu risklere çok daha fazla maruz kalıyor. Uzman, antrenman ayakkabıları kısa süreli kullanımlarla sınırlandırmayı ya da mutlaka uygun ortopedik tabanlıklarla birlikte giymeyi tavsiye etti.</p><h3>Sentetik detaylı ve kauçuk tabanlı modeller terlemeyi artırıyor</h3><p>Uzman Lyalina, uzun yürüyüşler için en kötü tercihler arasında çok sayıda sentetik parça içeren ve kauçuk tabanlı, havalandırması yetersiz spor ayakkabı modellerini gösterdi. Bu tür ayakkabılarda ayaklar normalden çok daha fazla terliyor ve nemli ortam, nasır oluşumuna ve çeşitli cilt problemlerine davetiye çıkarıyor. Mantar enfeksiyonları ve kötü koku gibi sorunlar da yine bu tip ayakkabıların uzun süreli kullanımıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Ayrıca Lyalina, yıpranmış ve eskimiş spor ayakkabıların da büyük bir risk taşıdığını belirtti. Zamanla amortisman özelliğini kaybeden ve şekli bozulan eski spor ayakkabılar, yürüyüş sırasında oluşan darbeleri artık yeterince absorbe edemiyor. Bu durum eklemlere binen yükü artırarak uzun vadede ciddi ortopedik sorunlara yol açabiliyor.</p><h3>Düztabanlık ve valgus deformasyonunda standart ayakkabı yeterli değil</h3><p>Lyalina, düztabanlık, valgus deformasyonu ya da yüksek ayak kemeri gibi yapısal farklılıklara sahip kişilerin standart spor ayakkabı veya antrenman ayakkabıları modellerinden uzak durması gerektiğini vurguladı. Bu tür ayak problemlerinde sıradan modeller, sorunu hafifletmek yerine daha da derinleştiriyor. Uzman, bu durumda ortopedik ayakkabı kullanılmasını ve farklı çiftlerle dönüşümlü giyilmesini tavsiye etti. Antrenman ayakkabılarının  ise bu gruptaki kişiler tarafından yalnızca çok kısa süreli olarak ve mutlaka kişiye özel ortopedik tabanlıklarla birlikte tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Doğru ayakkabı seçimi, ayak sağlığının ötesinde tüm iskelet-kas sisteminin korunması açısından hayati önem taşıyor. Lyalina, herhangi bir ayak rahatsızlığı yaşayan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurarak kendi ayak yapısına uygun modeli belirlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/ayakkabinizi-ne-siklikla--880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287703</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahve-icmek-icin-en-dogru-zaman-hangisi-287703</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve içmek için en doğru zaman hangisi?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Endokrinolog-diyetisyen Vladimir Mayorov, sabah kahvesinin kahvaltıdan sonra içilmesinin sağlık açısından daha faydalı olduğunu belirtti. Özellikle reflü, kafein hassasiyeti ve diyabet riski taşıyanlar için kahve tüketim sırasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve içmek için en doğru zaman hangisi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endokrinolog-diyetisyen Vladimir Mayorov, sabah kahvesinin zamanlamasının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mayorov, özellikle kahvaltıdan önce kahve içenlerin sindirim sistemi ve glikoz seviyelerinde olumsuzluklarla karşılaşabileceğini belirtti. Uzman, reflü, kafein hassasiyeti veya kan şekeri sorunları yaşayan bireylerin kahvaltıdan önce kahve tüketmesi halinde mide yanması, bulantı ve rahatsızlık gibi şikayetlerin artabileceğini ifade etti.</p><h3>Mayorov: 'Kahve glikoz seviyesini hızla artırıyor'</h3><p>Vladimir Mayorov, sabah kahvesinin glikoz metabolizması üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalara işaret etti. Araştırma sonuçlarına göre, kesintili uyku sonrası kahvaltıdan önce sert siyah kahve tüketmek, glisemik yanıtı yaklaşık yüzde 50 oranında artırıyor. Bu durum, özellikle insülin direnci, prediyabet veya diyabet riski taşıyanlar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Uzman, kan şekeri dengesinin korunması için kahve alışkanlığının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Kahvaltıdan sonra kahve önerisi: Reflü ve kaygı riski azalıyor</h3><p>Mayorov, kahve tüketiminin merkezi sinir sistemi üzerinde de etkili olduğunu anlattı. Sabah kahvesiyle hızlı bir enerji artışı hissedilse de, kafeine hassas kişilerde çarpıntı, titreme, terleme ve huzursuzluk gibi yan etkiler görülebiliyor. Ayrıca, kahve gastrin ve mide asidi üretimini tetiklediği için, hassas kişilerde mide rahatsızlıkları daha sık yaşanıyor. Endokrinolog, özellikle insülin direnci, prediyabet, diyabet veya yemek sonrası aşırı uyku hali yaşayanlara kahvaltıdan sonra kahve içmelerini tavsiye etti. Bu yaklaşımın, glikoz seviyesindeki ani dalgalanmaları azaltabileceğinin altını çizdi.</p><p>Sonuç olarak, Vladimir Mayorov'un önerileri doğrultusunda, kahve alışkanlığının sağlık üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak, özellikle sabah saatlerinde kahvaltıdan sonra tüketilmesi önemli bir önlem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, kahve tercihlerinde bireysel sağlık durumunun dikkate alınmasını tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/kahve-icmek-icin-en-dogru-728_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287702</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yildirim-neden-bu-agaclara-daha-sik-dusuyor-iste-one-cikan-dort-tur-287702</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yıldırım neden bu ağaçlara daha sık düşüyor? İşte öne çıkan dört tür]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[TechInsider'ın yayımladığı verilere göre, yıldırım her yıl dünya çapında 320 milyon ağacı yok ediyor. Meşe, çam, kavak ve söğüt ağaçları yıldırımın en çok hedef aldığı türler arasında öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yıldırım neden bu ağaçlara daha sık düşüyor? İşte öne çıkan dört tür]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TechInsider'ın paylaştığı son istatistiklere göre, yıldırım her yıl dünya üzerinde yaklaşık 320 milyon ağacın yok olmasına yol açıyor. Özellikle belirli ağaç türleri yıldırımın hedefi haline gelirken, meşe, çam, kavak ve söğüt bu riskli grupta başı çekiyor. Uzmanlar, yıldırımın ağaçlar üzerindeki yıkıcı etkisinin hem doğal yaşamı hem de ekosistemi ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguluyor.</p><h3>Meşe ve çam ağaçları yıldırım için neden cazip?</h3><p>Meşe ağacı, yüksekliği ve geniş dallarıyla yıldırımın en çok çekildiği türler arasında yer alıyor. Gövdesindeki yüksek nem oranı da meşeyi yıldırım için daha çekici bir hedef haline getiriyor. Çam ağacı ise hem büyük boyutlara ulaşması hem de reçineli yapısı sayesinde yüksek elektrik iletkenliğine sahip. Bu özellikler, çamın yıldırımdan zarar görme riskini artırıyor. Yıldırım çarpan çam ağaçları genellikle kısa sürede yaşamını yitiriyor.</p><h3>Kavak ve söğüt de yıldırım tehdidi altında</h3><p>Kavak ağaçları, 50 metreye kadar boylanabilen ve 100 yıldan fazla yaşamayan türler olarak biliniyor. Yüksek yapıları, onları yıldırım için kolay bir hedef haline getiriyor. Söğüt ise devasa boyutlara ulaşmasa da geniş kanopisi ve gelişmiş kök sistemiyle yıldırımın etkilerini tüm dokularında hissediyor. Söğütlerin yüksek nem içeriği, yıldırım çarptığında ağacın hızla zarar görmesine neden oluyor. Doğal yaşamın korunması için bu türlerin yıldırım riskine karşı daha fazla dikkat gerektirdiği belirtiliyor.</p><p>Yıldırımın ağaçlar üzerindeki yıkıcı etkisi, ekosistemi ve doğal dengeyi tehdit ediyor. Uzmanlar, özellikle meşe, çam, kavak ve söğüt gibi türlerin korunması için önlemler alınması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/yildirim-neden-bu-agaclar-805_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287701</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kucuk-kopekleri-egitirken-bu-hatalari-yapmayin-uzman-tek-tek-acikladi-287701</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küçük köpekleri eğitirken bu hataları yapmayın! Uzman tek tek açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Köpek eğitmeni V. Golubev, küçük köpeklerin eğitimi konusunda yaygın hatalara dikkat çekti. Evcil hayvanların karakterinin doğru eğitimle şekillendiğini vurgulayan Golubev, küçük ırk sahiplerine önemli tavsiyelerde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küçük köpekleri eğitirken bu hataları yapmayın! Uzman tek tek açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köpek eğitmeni V. Golubev, küçük köpek sahiplerinin sık yaptığı eğitim hatalarını ve bu hataların evcil hayvanların karakterine olan etkilerini açıkladı. Golubev, küçük köpeklerin eğitiminin büyük ırklar kadar önemli olduğunu belirterek, erken yaşta sosyalleşme sürecinin atlanmasının ilerleyen dönemde korkaklık, itaatsizlik veya sinirlilik gibi davranış sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Golubev'e göre, küçük köpeklerin de fiziksel aktiviteye ihtiyacı bulunuyor ve yaş ile sağlık durumuna göre belirlenen egzersizlerin aksatılmaması gerekiyor. Aksi takdirde, hareketsizlik obezite ve sağlık problemlerine davetiye çıkarıyor.</p><h3>Köpek eğitmeni Golubev: 'Küçük köpekler de sınır ister'</h3><p>Golubev, küçük köpeklerin kişisel alanına saygı gösterilmesinin önemine değindi. Sık sık kucaklanmak veya uyurken rahatsız edilmek, köpeğin stres yaşamasına ve zamanla agresif bir tutum geliştirmesine neden olabiliyor. Ayrıca, küçük köpeklerin merdivenlerden veya mobilyalardan atlamasına izin vermenin de iskelet sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Golubev, evcil hayvan sahiplerinin köpeklerinin beden dilini dikkatle gözlemlemesi ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışması gerektiğini söyledi.</p><h3>Küçük köpeklerde yanlış bakım karakteri etkiliyor</h3><p>Köpek eğitmeni, küçük ırkların yanlış bakım ve eğitimle "zor karakterli" olarak etiketlenmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirtti. Golubev, köpek sahiplerinin sadece sevimli görünüme odaklanmaması gerektiğini, cinsin özelliklerinin ve edinme amacının mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini dile getirdi. Ona göre, köpeklerde agresif davranışlar çoğunlukla sahiplerinin yanlış tutumlarından kaynaklanıyor. Golubev, her köpeğin boyutundan bağımsız olarak ilgi, bakım ve saygıya ihtiyacı olduğunu bir kez daha hatırlattı.</p><p>Küçük köpek sahiplerinin, eğitimde yapılan hataları tekrarlamaması ve hayvanlarının sağlıklı, dengeli bir karakter geliştirebilmesi için önerilere dikkat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, doğru eğitim ve bakımın hem köpek hem de sahipleri için daha huzurlu bir yaşam sunduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/kucuk-kopekleri-egitirken-170_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287700</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/oguzeli-belediye-bsk-287700</link>
      <pubDate>2026-08-18T00:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OĞUZELİ BELEDİYE BŞK.]]></title>
      <category><![CDATA[Resmi İlanlar]]></category>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OĞUZELİ BELEDİYE BŞK.]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p> <p style="text-align:center;"><strong>GAZİANTEP OĞUZELİ BELEDİYESİ </strong><strong>2</strong><strong> </strong><strong>ADET</strong><strong> KONUT</strong><strong>,</strong><strong> </strong><strong>5</strong><strong> ADET D&Uuml;KKAN</strong><strong> VE</strong><strong> </strong><strong> </strong><strong>1</strong><strong>1</strong><strong> ADET ARSA</strong><strong>NIN AYRI AYRI SATIŞINA AİT</strong><strong> İHALE İLANI</strong><strong>DIR.</strong></p> <p style="text-align:left;"><strong>1- </strong><strong>İHALE KONUSU</strong></p> <p style="text-align:left;"><strong>14</strong><strong>/</strong><strong>0</strong><strong>8</strong><strong>/202</strong><strong>6</strong><strong> tarih ve</strong><strong> </strong><strong>246</strong> sayılı Enc&uuml;men kararı ile Belediyemize ait aşağıda bilgileri verilen 2 (iki) adet konut, 5 (Beş) adet D&uuml;kkan ve 11 (Onbir) adet arsa vasıflı taşınmazların aynı ihalede ayrı ayrı satış ihalesi.</p> <p>&nbsp;</p> <table border="1" cellpadding="4" cellspacing="0" style="width:100%;border-collapse:collapse;table-layout:auto;"> <tbody> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>S. NO</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>İL&Ccedil;ESİ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>MAHALLESİ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>ADA P</strong><strong>A</strong><strong>RS</strong><strong>EL</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Y&Ouml;N</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>BLOK</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>BB. NO:</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KAT NO:</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>NET ALAN M&sup2;</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>B&Uuml;R&Uuml;T İNŞAAT</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>NİTELİĞİ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Satışa Esas değeri TL.</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>% 3Ge&ccedil;ici Teminat TL.</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KUZEY</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>A</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>13</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Z1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>105,22</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>113,04</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>D&Uuml;KKAN</strong><strong>,</strong><strong>FIRIN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>5.810.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>174.300,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KUZEY</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>A</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>14</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Z1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>97,70</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>107,21</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>D&Uuml;KKAN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>3.965</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>11</strong><strong>8</strong><strong>.</strong><strong>95</strong><strong>0</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>3</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KUZEY</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>A</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>15</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Z1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>34,70</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>38,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>D&Uuml;KKAN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1.660</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>49.800</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>4</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;NEY-BATI</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>A</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>102,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>111,12</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>MESKEN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1.990</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>59.700</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>5</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;NEY</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>A</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>3</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>100,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>102,57</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>MESKEN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1.990</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>59</strong><strong>.</strong><strong>7</strong><strong>00,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>6</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KUZEY</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>B</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>13</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Z1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>55,88</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>64,50</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>D&Uuml;KKAN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2.78</strong><strong>0.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>83.400</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>7</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>G&Uuml;RSU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>921/33</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>DOĞU</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>B</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>19</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Z1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>52,61</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>58,68</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>D&Uuml;KKAN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2.255</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>67.650</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>8</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1275/3</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>460,00</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0.30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>.</strong><strong>380</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>4</strong><strong>1</strong><strong>.</strong><strong>40</strong><strong>0,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>9</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1275/4</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>498,72</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0.30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1.</strong><strong>50</strong><strong>0.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>4</strong><strong>5</strong><strong>.</strong><strong>0</strong><strong>00,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:left;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:left;"><strong>&nbsp; &nbsp; 10</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1467/14</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>854,84</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0,30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2</strong><strong>.</strong><strong>57</strong><strong>0.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>77</strong><strong>.100,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>1</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1545/11</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>619,84</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0,30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>.</strong><strong>86</strong><strong>0.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>55</strong><strong>.</strong><strong>8</strong><strong>00,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>2</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1545/12</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>571,50</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0,30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>.</strong><strong>7</strong><strong>20.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>51</strong><strong>.600,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>13</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1123/12</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>299,47</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (B3)</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>90</strong><strong>0.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>27</strong><strong>.</strong><strong>0</strong><strong>00,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>4</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1545/13</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>591,63</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0,30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>.</strong><strong>780</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>53</strong><strong>.</strong><strong>40</strong><strong>0,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>5</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>KURTULUŞ</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1545/14</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>722,30</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (A2) 0,30-0.60</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2.</strong><strong>17</strong><strong>0.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>65</strong><strong>.</strong><strong>1</strong><strong>00,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>6</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>MİMARSİNAN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>866/6</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>3.877,03</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa Yen&ccedil;ok 3 kat Emsal 0.35</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>3</strong><strong>.</strong><strong>570</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>407</strong><strong>.</strong><strong>1</strong><strong>00,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>1</strong><strong>7</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>MİMARSİNAN</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>866/7</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>2.600,00</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa Yen&ccedil;ok 3 kat Emsal 0.35</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>9</strong><strong>.</strong><strong>100</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>273</strong><strong>.</strong><strong>000</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> <tr> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>18</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Oğuzeli</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>YAKACIK</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>0</strong><strong>/863</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>42.033,38</strong></p> </td> <td style="vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p>&nbsp;</p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>Arsa (GES</strong><strong> ALANI</strong><strong>)</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>8</strong><strong>.</strong><strong>410</strong><strong>.000,00</strong></p> </td> <td style="text-align:center;vertical-align:middle;border:1px solid #000;"> <p style="text-align:center;"><strong>252</strong><strong>.</strong><strong>300</strong><strong>,00</strong></p> </td> </tr> </tbody> </table> <p>&nbsp;</p> <p style="text-align:justify;"><strong>2. İHALENİN TARİHİ,&nbsp; SAATİ, YERİ ve EVRAKLARIN TESLİM S&Uuml;RESİ:</strong><strong>12</strong></p> <p style="text-align:justify;"><strong>.</strong> S&ouml;z konusu taşınmazların ihalesi <strong>0</strong><strong>4</strong><strong>/0</strong><strong>9</strong><strong>/2026 </strong><strong>Cuma</strong><strong> g&uuml;n&uuml; Saat 15:00&rsquo;da</strong> Gaziantep Oğuzeli Belediyesi Enc&uuml;men Toplantı Salonunda İhale Komisyonunca (Enc&uuml;menince) yapılacaktır.</p> <p style="text-align:justify;"><strong>.</strong> İhaleye iştirak edecekler istenilen belgeleri en <strong>ge&ccedil; </strong><strong>0</strong><strong>4</strong><strong>/0</strong><strong>9</strong><strong>/2026 </strong><strong>Cuma</strong><strong> Saat 12:00&rsquo;a</strong> kadar, Belediyemiz Emlak ve İstimlak M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne vermeleri gerekmektedir.</p> <p style="text-align:justify;"><strong>.</strong> Aksi taktirde İhale Komisyonunca kesinlikle kabul edilmeyecektir<strong>.</strong></p> <p style="text-align:justify;"><strong>3. İHALENİN YAPILIŞ ŞEKLİ:</strong></p> <p style="text-align:justify;"><strong>.</strong> A&ccedil;ık teklif usul&uuml; İhaleler 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 35/c maddesine g&ouml;re A&ccedil;ık Arttırma Usul&uuml; ile yapılacaktır.</p> <p style="text-align:justify;"><strong>4. İHALE ŞARTNAMESİNİN TEMİNİ ve BEDELİ:</strong></p> <p style="text-align:justify;"><strong>.</strong> İhale şartnamesi Emlak İstimlak M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;nde mesai saatleri i&ccedil;erisinde &uuml;cretsiz olarak g&ouml;r&uuml;lebilir. İhaleye girecek olanlar 2.000,00 (İkibin) TL. karşılığında şartnameyi satın almaları gerekmektedir.</p> <p style="text-align:justify;"><strong>5. GE&Ccedil;İCİ TEMİNAT MİKTARI:&nbsp;</strong></p> <p style="text-align:justify;"><strong>.</strong> İhaleye girecek ger&ccedil;ek veya t&uuml;zel kişiler, istekli oldukları taşınmazla ilgili %3 ge&ccedil;ici teminatı, &nbsp;T.C Ziraat Bankası TR 54 0001 0005 2528 0858 5050 01 IBAN nolu Belediyemiz hesabına veya Belediyemiz veznesine nakden yatırabileceği gibi limit dahili Banka teminat mektubu olarak da Emlak İstiml&acirc;k M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne verilebilir. İhale Komisyonu ihalenin herhangi bir safhasında, ihaleye devam eden isteklilerden en son teklif edilen bedel &uuml;zerinden ge&ccedil;ici teminat farkını isteyebilir. İhale sırasında istenen %3 ge&ccedil;ici teminat farkını tamamlamayanlar ihale salonundan &ccedil;ıkartılır ve ihale %3 teminat farkını tamamlayanlar arasında devam eder. İhale &uuml;zerinde kalan ger&ccedil;ek ve t&uuml;zel kişiler, %3 ge&ccedil;ici teminat farkını aynı g&uuml;n&uuml;n mesai bitimine kadar tamamlamak zorundadır, aksi takdirde ihale iptal edilir.</p> <p style="text-align:justify;"><strong>6. TEMİNATA İLİŞKİN ESASLAR:</strong></p> <p style="text-align:left;"><strong>.</strong> Tedav&uuml;ldeki T&uuml;rk Parası,</p> <p style="text-align:left;"><strong>.</strong> Bankalar ve &ouml;zel finans kurumlarının verecekleri s&uuml;resiz teminat mektubu olarak temin edilecek.</p> <p style="text-align:left;"><strong>7. İSTENİLEN BELGELER:</strong></p> <p style="text-align:left;"><strong>1-)Ger&ccedil;ek Kişilerden</strong><br /> a)&nbsp; İstekli tarafından imzalanmış şartnamenin bir &ouml;rneği<br /> b)&nbsp; İhalelere katılımdan yasaklı olmadığına dair taahh&uuml;tname,<br /> c)&nbsp; Belediyemize yatırmış oldukları şartname ve ge&ccedil;ici teminat makbuzu d)&nbsp; İkametg&acirc;h belgesi,<br /> d)&nbsp; İkametg&acirc;h belgesi,<br /> e)&nbsp; N&uuml;fus C&uuml;zdanı Fotokopisi veya Onaylı N&uuml;fus c&uuml;zdanı suretif)&nbsp; Vek&acirc;leten Katılma Durumunda&nbsp; Vek&acirc;letname ve İmza Sirk&uuml;leri.(Noter Onaylı)<br /> g)&nbsp;Belediyemize borcu olmadığına dair borcu yoktur belgesi .(Belediyeden alınacaktır.)<br /> h)&nbsp;Yabancı istekliler i&ccedil;in T&uuml;rkiye&#39;de gayrimenkul edinilmesine ilişkin şartları taşımak ve T&uuml;rkiye&#39;de tebligat adresi g&ouml;stermesi (Adres Beyanı)</p> <p style="text-align:left;"><strong>2-T&uuml;zel Kişilerden</strong><br /> a)&nbsp;İstekli tarafından imzalanmış şartnamenin bir &ouml;rneği,<br /> b)&nbsp;İhalelere katılımdan yasaklı olmadığına dair taahh&uuml;tname,<br /> c) Belediyemize yatırmış oldukları şartname ve ge&ccedil;ici teminat makbuzu<br /> d)&nbsp;Vek&acirc;leten Katılma Durumunda&nbsp; Vek&acirc;letname ve İmza Sirk&uuml;leri.(Noter Onaylı)<br /> e)&nbsp;İdare Merkezinin bulunduğu yer mahkemesinden veya siciline kayıtlı bulunduğu Ticaret ve Sanayi odasından veya benzeri diğer odalardan ihalenin yapıldığı yıl i&ccedil;in alınmış t&uuml;zel kişiliğin&nbsp; sicile kayıtlı olduğuna dair belge<br /> f)&nbsp;Belediyemize borcu olmadığına dair borcu yoktur belgesi. (Belediyeden alınacaktır.)<br /> g)Teklif vermeye yetkili olduğunu g&ouml;steren noter tasdikli belge ve imza sirk&uuml;leri</p> <p style="text-align:justify;"><strong>8. İHALE BEDELİ &Ouml;DEME:</strong></p> <p style="text-align:left;"><strong>a)</strong>- İhale &uuml;zerine kalan ger&ccedil;ek ve t&uuml;zel kişiler ihalenin tebliğini m&uuml;teakip 15 g&uuml;n i&ccedil;erisinde % 6 kesin teminatı verip, ihale bedelinin % 25 &lsquo;sini peşin yatırarak ve ihale masraflarını (İhale Karar Damga Vergisi (0.569), Damga Vergisi (0.948) ile %1 Tellaliye gideri &ouml;demeleri gerekmektedir. Aksi taktirde ihale fesih edilerek yatırmış olduğu ge&ccedil;ici teminat ile ihale masrafları gelir kaydedilecektir.<br /> <strong>b)</strong>- Daire, D&uuml;kkan, ve Arsa bedeli İhale kararı tebliği edildikten sonra peşin almak isteyenler 30 g&uuml;n i&ccedil;erisinde Daire, D&uuml;kkan ve Arsa Bedeli ile Şartnamenin 10. maddesinde belirtilen ihale masraf ve vergilerin tamamı peşin olarak &ouml;denecektir. &Ouml;deme yapıldıktan sonra tapu devri yapılacaktır.<br /> <strong>c)</strong>- Daire, D&uuml;kkan ve Arsa bedeli İhale kararı tebliği edildikten sonra 8.maddenin (a) bendindeki &ouml;demeler yapıldıktan sonra kalan kısmı ise İhale kararı tebliğinden itibaren 90 g&uuml;n i&ccedil;erisinde peşin olarak &ouml;deme yapılacaktır.<br /> <strong>d)</strong>- &Ouml;demeleri g&uuml;n&uuml;nde yatırılmadığı takdirde 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme alacaklarının tahsili usul&uuml; hakkında Kanunun 51. İnci maddesi gereğince belirlenen oranda gecikme zammı uygulanacaktır.<br /> <strong>e)</strong>- Daire, D&uuml;kk&acirc;n ve Arsa Bedeli ile Şartnamenin 10. maddesinde belirtilen ihale masraf ve vergilerin tamamı &ouml;deme yapıldıktan sonra tapu devri yapılacaktır.</p> <p style="text-align:left;"><strong>9.</strong> <strong>DAYANAK</strong><strong>:</strong><strong> </strong></p> <p style="text-align:left;">Belediyemiz Meclisinin 01.07.2015 tarih ve 33 sayılı kararı ile Oğuzeli Belediyesi arsa, konut, sosyal konut ve işyeri &uuml;retimi, tahsisi ve satışına dair y&ouml;netmelik.</p> <p style="text-align:left;"><strong>10.</strong><strong> GENEL H&Uuml;K&Uuml;MLER:</strong></p> <p style="text-align:left;"><strong>.</strong> Belediye Enc&uuml;meni,&nbsp; 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 29. maddesi gereğince uygun bedelin oluşup oluşmadığı kararını vermeye ve ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir.&nbsp;17.08.2026</p> <p style="text-align:left;"><strong>İhaleye İştirak edeceklere duyurulur.</strong></p> <p><span class="marker"><strong>#ilangovtr BASIN NO: ILN02531671</strong></span></p> ]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/8dbf9e.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287699</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kediniz-neden-her-odada-yaninizda-olmak-istiyor-iste-en-yaygin-nedenler-287699</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediniz neden her odada yanınızda olmak istiyor? İşte en yaygın nedenler]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kedinizin sizi evin her köşesinde adım adım takip etmesi yaygın bir davranış olarak öne çıkıyor. İstanbul'daki veteriner uzmanlar, kedilerde takip davranışının altında yatan nedenleri ve alınacak önlemleri açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediniz neden her odada yanınızda olmak istiyor? İşte en yaygın nedenler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedinizin sürekli olarak peşinizden ayrılmaması, evin her odasında sizi takip etmesi birçok hayvanseverin karşılaştığı bir durum. İstanbul'daki veteriner uzmanlar, bu davranışın genellikle normal olduğunu ancak bazı durumlarda altında farklı sebeplerin yatabileceğini belirtiyor. Kedilerde takip davranışının nedenleri arasında ilgi arayışı, açlık, oyun isteği veya merak gibi doğal etkenler öne çıkıyor. Ancak bazı kedilerde bu alışkanlık, stres, ayrılık kaygısı veya sağlık sorunlarının da göstergesi olabiliyor.</p><h3>Veterinerlerden takip eden kedi davranışına açıklık</h3><p>Uzmanlara göre, kediler genellikle sahiplerinden ilgi veya ödül beklediği için takip davranışı gösteriyor. Mama saatinin yaklaşması, yeni bir oyun isteği ya da sadece sahiplerinin dikkatini çekme arzusu, kedileri adım adım peşinizden gelmeye yönlendirebiliyor. Ayrıca kedilerde takip davranışı, onların meraklı doğasından da kaynaklanıyor. Evdeki farklı odaları, sesleri ve hareketleri keşfetmek isteyen kediler, sahiplerinin hareketlerini yakından izlemeyi sürdürüyor. Eğer kedi, sahipleriyle birlikte olduğunda daha aktif ya da heyecanlı görünüyorsa, bu durum onun oyun oynamak istediğinin de bir göstergesi olabilir.</p><h3>Kedilerde ayrılık kaygısı ve sağlık sorunlarına dikkat</h3><p>Bazı durumlarda ise takip eden kedi davranışı, stres veya ayrılık kaygısına işaret edebiliyor. Taşınma, evdeki düzenin değişmesi, başka bir evcil hayvanın kaybı gibi faktörler, kedilerde güvensizlik duygusunu artırabiliyor. Bu süreçte kediler daha fazla miyavlayabilir, kapıları tırmalayabilir veya sadece sahiplerini değil, diğer aile üyelerini de sürekli takip edebilir. Veterinerler, kedinin alışılmışın dışında bir şekilde yapışkan, huzursuz ya da aşırı bağlı hale gelmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca kedilerin banyo veya tuvalet gibi alanlarda sahiplerini takip etmesi de yaygın bir alışkanlık. Bu, kimi zaman yeni kokulara olan meraktan veya suya erişim isteğinden, kimi zaman da kapalı kapılara tahammülsüzlükten kaynaklanabiliyor.</p><p>Kedinizin takip davranışı sizi endişelendiriyorsa, öncelikle ona yeterince ilgi ve oyun zamanı ayırmak, mama ve su ihtiyaçlarını düzenli karşılamak öneriliyor. Davranışlarda ani bir değişiklik veya aşırı bağlılık gözlemlendiğinde ise vakit kaybetmeden bir veterinerle görüşmek, hem kedinizin sağlığı hem de evdeki huzur açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/kediniz-neden-her-odada-y-289_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287698</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-elmasi-eritti-sonuc-herkesi-sasirtti-287698</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları elması eritti! Sonuç herkesi şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'deki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'ndan fizikçiler, güçlü lazer darbeleriyle elması eritmeyi başardı. Ancak dünyanın en sert mineralinin erime sürecinde sergilediği davranış, teorik hesaplamalarla örtüşmedi ve bilim dünyasını şaşırtan sonuçlar ortaya koydu. Yeni bulgular, füzyon enerjisi araştırmalarında devrim niteliğinde gelişmelere kapı aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları elması eritti! Sonuç herkesi şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soygun filmlerinde elmaslara sıklıkla "buz" denilse de bu iki katı maddenin gerçekte birbirleriyle neredeyse hiçbir ortak noktası yok. Atomlarının diziliş biçiminden oluşum süreçlerine kadar her şey farklı: elmas, yeraltının derinliklerinde muazzam basınç ve ısıyla şekillenirken buz soğukla meydana geliyor. Yüzeysel bir benzerlik taşımalarına karşın bu denli köklü farklılıklara sahip iki madde bulmak gerçekten güç. İşte tam da bu yüzden, Dünya üzerinde doğal yollarla oluşan bilinen en sert mineral olan elmasın eriyebildiğini duymak çoğu kişiyi şaşırtabilir. Üstelik elmas bunu bile son derece tuhaf bir biçimde gerçekleştiriyor.</p><h3>LLNL fizikçileri elmasın erime sürecini yeniden inceledi</h3><p>ABD'deki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'ndan (LLNL) fizikçi Marius Millot'nun önderliğindeki bir araştırma ekibi, elmasın erime davranışını detaylı şekilde inceledi. Elde edilen bulgulara göre elmas, tam olarak eridiği ana kadar bilinen kübik kristal yapısını koruyor. Erime noktasına ulaşıldığında ise karbon atomları aniden düzensiz bir hale geçiyor. Millot bu durumu şöyle açıkladı: "Bunun sebebinin, numunenin yalnızca tek bir şok yaşadığında değişmek için yeterli zamana sahip olmaması olduğunu düşünüyoruz. Elmas yapısında adeta sıkışıp kalıyor." Bu gözlem, elmasın erime sürecinin daha önce varsayılandan çok daha karmaşık bir mekanizmaya sahip olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Elması eritme deneyleri: 750 gigapaskaldan 1,8 terapaskala</h3><p>Bir elması eritmek hiç de kolay bir iş değil, ancak yıllar içinde birkaç farklı deney bunu başardı. 2007 yılında bir bilim insanları grubu, lazer kullanarak 750 gigapaskal basınçta oluşturdukları şok dalgasıyla elması eritmeyi başardıklarını duyurdu. Bu basınç düzeyi, Dünya'nın iç çekirdeğindeki ortam basıncının iki katından fazlasına ve deniz seviyesindeki atmosferik basıncın tam 7,4 milyon katına karşılık geliyor. LLNL fizikçisi Jon Eggert'ın liderliğinde 2009'da yayımlanan bir makalede ise elmasın erime sıcaklığı ilk kez doğrudan ölçüldü. Ancak teorik hesaplamalar ilerledikçe ciddi bir sorun belirdi: deneysel olarak ölçülen erime sıcaklığı, kuantum-mekanik tahminlerden yaklaşık yüzde 20 oranında farklılık gösteriyordu. Millot bu çelişkiyi şu sözlerle ifade etti: "Teorisyenler ne yaparsa yapsın, en gelişmiş bilgisayar simülasyon teknikleriyle bile deneyleri yeniden üretemiyorlardı."</p><h3>BC8 karbon fazı tartışması: Teori mi haklı, deney mi?</h3><p>Bu arada yanıtsız kalan bir başka kritik soru daha vardı. Teorik modeller, yaklaşık bir terapaskal basınç seviyesinde elmasın sıkı biçimde düzenlenmiş atomik kafesinin tamamen erimeden önce geçici olarak BC8 adı verilen farklı bir karbon formuna dönüşmesi gerektiğini öngörüyordu. Daha önceki deneyler, 900 gigapaskalın üzerindeki basınçlarda bu geçişin kanıtı olarak bile yorumlanmıştı. Buna karşın daha yeni simülasyonlar, hızlı sıkıştırma koşullarında BC8 fazı oluşturmanın son derece zor olabileceğini ileri sürdü. 2009'daki çalışma 1,1 terapaskala kadar basınçlarda elmas erimesini göstermiş olsa da deney, öngörülen BC8 fazının gerçekten ortaya çıkıp çıkmadığını belirleyecek hassasiyete sahip değildi. Ancak o deneylerden bu yana, bu tür geçici ve aşırı koşullar altında maddeyi izleme teknolojisi kayda değer ölçüde ilerledi. Bu gelişmeler üzerine Millot ve ekibi konuya bir kez daha eğilmeye karar verdi.</p><h3>Rochester Üniversitesi'ndeki OMEGA Lazer Tesisi'nde kritik deney</h3><p>Araştırmacılar, Rochester Üniversitesi bünyesindeki OMEGA Lazer Tesisi'ni kullanarak deneylerini gerçekleştirdi. Güçlü lazer darbeleri aracılığıyla küçük elmas numuneler boyunca şok dalgaları gönderildi ve 600 gigapaskal ile 1,8 terapaskal arasında değişen basınçlar yaratıldı. Ekip aynı anda şokun hareket hızını, elmasın ulaştığı sıcaklığı ve yansıtıcılık düzeyini ölçtü. Kritik bir adım olarak kristal yapının nasıl değiştiğini gözlemlemek için X-ışınları kullanıldı. Millot bu deneysel başarıyı şöyle anlattı: "Küçük elmas numuneleri alıp onları Güneş'in yüzeyinden daha sıcak sıcaklıklara ve Neptün ile Uranüs'ün merkezinden daha yüksek basınçlara şok sıkıştırabiliyorduk. Üstelik atomik yapıyı, sıcaklığı, yoğunluğu ve optik yansıtıcılığı ölçmeyi de başardık." Bu ifadeler, deneyin ne denli zorlu koşullarda ve ne kadar hassas ölçümlerle yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.</p><h3>Elmasın erime sıcaklığı 7.300 Kelvin olarak belirlendi</h3><p>Yeni ölçümler, yıllardır süregelen sıcaklık uyumsuzluğu sorununu nihayet çözdü. Ekip, elmasın erime sıcaklığını yaklaşık 7.300 Kelvin ve 1 terapaskal basınç olarak belirledi. Bu değer, eski deneysel ölçümlerden belirgin biçimde daha düşük çıktı ve daha önce deneylerle bir türlü örtüşmeyen teorik hesaplamalarla güçlü bir uyum sergiledi. Eggert bu sonucu değerlendirirken şunları söyledi: "Orijinal sıcaklık ölçümlerimizin 1.000 dereceden fazla sapma gösterdiğini keşfetmek sinir bozucu olsa da yeni teşhislerimizle veri kalitesinde böylesine dramatik bir iyileşme görmek heyecan verici." Bu düzeltme, elmas eritme deneylerinin güvenilirliğini önemli ölçüde artırdı ve karbon fiziği alanındaki modellerin yeniden kalibre edilmesine olanak tanıdı.</p><h3>X-ışınları elmasın erime anındaki sırrını ortaya çıkardı</h3><p>X-ışınları, elmasın kristal yapısına erirken tam olarak ne olduğunu da gözler önüne serdi. İşte burada işler gerçekten ilginç bir hal aldı. Araştırmacılar basıncı kademeli olarak artırdıkça elmasın X-ışını kırınım sinyali giderek zayıfladı. Bu durum, kristal yapıdaki elmasın giderek azaldığını ve eriyerek sıvıya dönüştüğünü gösteriyordu. Sinyal sonunda tamamen kayboldu. Ancak ekip hâlâ bir atomik yapı tespit edebildiği sürece, elmas tanıdık kübik kristal kafesinde kalmaya devam etti. Araştırmacılar, öngörülen BC8 fazının anlamlı bir işaretini bulamadı. Katı elmas ve sıvı karbon, erime süreci tamamlanana kadar basitçe bir arada var oldu. Ekip bu sonucu, daha önceki simülasyonların önerdiği mekanizmalarla açıkladı: karbon, söz konusu basınçlarda BC8 fazını tercih edebilse de bu faza ulaşmak, elmasın son derece güçlü karbon bağlarını kırmayı ve yeniden düzenlemeyi gerektiriyor. Bu da enerji açısından oldukça zorlu bir süreç. Deneyin geçici koşulları altında elmas, bu dönüşüm gerçekleşmeden önce eriyor gibi görünüyor.</p><h3>Elmas bu aşırı basınçlarda buz gibi davranıyor</h3><p>Garip bir şekilde elmas, bu noktada biraz buza benzer bir davranış sergilemeye başlıyor. Söz konusu aşırı basınçlar altında katı elmas, eridiği sıvı karbondan daha az yoğun hale geliyor. Bu durum, sıradan buzun sıvı sudan daha az yoğun olmasıyla birebir örtüşüyor. Pratik anlamda bu, katı elmasın erimiş karbon havuzunda yüzebileceği anlamına geliyor. Ayrıca sezgilere aykırı bir başka etki daha ortaya çıkıyor: erime aralığının belirli bir bölümünde basıncı artırmak, elmasın eridiği sıcaklığı düşürüyor. Normalde basınç arttıkça erime noktasının yükselmesi beklenir, ancak elmas bu genel kuralı alt üst ediyor. Bu beklenmedik davranış, karbon fiziğine dair mevcut anlayışın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p><h3>Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına ışık tutan bulgular</h3><p>Tüm bu sonuçlar yalnızca bilimsel merak açısından değil, pratik uygulamalar bakımından da büyük önem taşıyor. Bu tür deneyler, Uranüs ve Neptün gibi buz devi gezegenlerin iç kısımları hakkında değerli bilgiler sunuyor. Bu gezegenlerin derinliklerinde karbon, deneyde yeniden yaratılan basınç ve sıcaklık koşullarına benzer ortamlar yaşıyor olabilir. Dolayısıyla elmasın bu aşırı koşullardaki davranışını anlamak, gezegen bilimi açısından kritik bir adım niteliği taşıyor.</p><h3>Füzyon enerjisinde devrim: Enerji kazancı 3 katına çıkabilir</h3><p>Daha yakın bir uygulama alanı ise füzyon enerjisi araştırmaları. Elmas, küçük yakıt kapsüllerinin benzer şekilde muazzam basınçlar altında sıkıştırıldığı ataletsel hapsetme füzyon deneylerinde hedef malzeme olarak kullanılıyor. Bu nedenle hedefler patlarken karbonun nasıl davrandığına dair daha doğru bilgi edinmek, füzyon deneylerini tasarlamak için kullanılan bilgisayar modellerini doğrudan geliştirme potansiyeli taşıyor. Nitekim güncellenmiş karbon modelini simülasyonlara dahil eden araştırmacılar, öngörülen füzyon enerji kazancının üç katına kadar artabileceğini tespit etti. Millot bu konuda şunları söyledi: "Çalışmamız, NIF patlamalarımızda biraz daha yavaş başlangıç şokları kullanabileceğimizi ve yine de elmasın tam erimesini sağlayabileceğimizi gösteriyor." Millot sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu heyecan verici çünkü böyle daha yavaş bir şok, füzyon yakıtını daha sıkıştırılabilir hale getirecek. Bu da aynı lazer enerjisiyle elde edebileceğimiz maksimum enerji verimini artırıyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/bilim-insanlari-elmasi-er-532_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287697</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/depresyon-ve-hafiza-arasinda-yeni-baglanti-beynin-bir-bolgesinde-hacim-azalmasi-goruldu-287697</link>
      <pubDate>2026-08-17T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Depresyon ve hafıza arasında yeni bağlantı! Beynin bir bölgesinde hacim azalması görüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) öncülüğünde yürütülen geniş çaplı bir araştırma, depresyonun beynin hafıza merkezi olan hipokampusun CA23DG bölgesinde belirgin hacim kaybına yol açtığını gösterdi. Araştırmacılar, bu değişikliğin Alzheimer risk faktörlerinden bağımsız geliştiğine dikkat çekiyor ve depresyon tedavisinde ilaç değişikliği konusunda uyarıda bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Depresyon ve hafıza arasında yeni bağlantı! Beynin bir bölgesinde hacim azalması görüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) tarafından 2 binin üzerinde yaşlı yetişkin üzerinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, depresyonun beyinde hafıza ve öğrenme süreçleriyle yakından ilişkili olan hipokampusun belirli bir bölgesinde hacim azalmasına yol açtığını ortaya koydu. Araştırma ekibi, 50 ila 90 yaş aralığındaki katılımcıların beyin görüntüleme sonuçlarını inceledi ve özellikle CA23DG adı verilen hipokampal alt bölgenin, depresyon tanısı konulan kişilerde anlamlı şekilde küçüldüğünü tespit etti. Bulgular, depresyonun Alzheimer hastalığı ile bağlantısının ötesinde, hafıza merkezinde kendine özgü ve bağımsız bir etki yarattığını gösteriyor.</p><h3>Danielle Luu: 'Depresyon hipokampusta özgün değişikliklere yol açıyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı ve USC nörobilimcisi Danielle Luu, elde edilen verilerin depresyonun Alzheimer hastalığı riskini artırdığına dair uzun süredir bilinen ilişkiyi biyolojik düzeyde aydınlatmaya yardımcı olduğunu vurguladı. Luu, "Hipokampusun farklı alt bölgelerine yakından bakınca, yaşlı yetişkinlerde depresyona karşı hassas olabilecek özel bir alanı net biçimde tanımladık" dedi. Hipokampus, genellikle hafıza merkezi olarak anılsa da, çeşitli hafıza, öğrenme ve mekânsal yön bulma işlevlerinden sorumlu farklı alt yapılardan oluşuyor. Çalışmada, CA2 ve CA3 hipokampal alt alanları ile dentat girus isimli bölgenin birleşiminden oluşan CA23DG bölgesinin, depresyonu olmayanlara göre depresyon tanılı kişilerde daha küçük olduğu saptandı. Luu ve ekibi, yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi ve fiziksel aktivite düzeyi gibi değişkenleri de göz önünde bulundurdu.</p><h3>Alzheimer risk faktörleri hipokampus değişimini etkilemiyor</h3><p>Araştırmacılar, CA23DG bölgesindeki hacim kaybının Alzheimer ile ilişkili risk faktörlerinden bağımsız geliştiğini belirledi. Katılımcıların beyinlerinde Alzheimer hastalığına işaret eden amyloid ve tau protein düzeyleri ile APOE &#949;4 gen varyantı analiz edildiğinde, depresyon ile CA23DG hacmi arasındaki ilişki büyük ölçüde değişmedi. Bu durum, hipokampustaki hacim azalmasının Alzheimer'a özgü biyolojik belirteçlerden kaynaklanmadığını, depresyonun kendine özgü bir etkisi olabileceğini düşündürdü. Araştırmada, hipokampusun diğer bölgeleri olan CA1 ve subikulumda, depresyon tanılı kişilerde anlamlı bir hacim azalması görülmedi. Ancak antidepresan kullanan katılımcıların hem CA23DG hem de CA1 bölgelerinde hacim kaybı yaşadığı belirlendi. Bilim insanları, bu bulgunun ilaçların koruyucu etkisine ters düştüğüne dikkat çekerek, daha şiddetli depresyon yaşayan kişilerin daha fazla ilaç kullanmasının etkili olabileceğini ifade etti.</p><h3>Depresyonun süresi ve ilaç kullanımı hipokampus üzerindeki etkileri artırıyor</h3><p>Çalışma ayrıca, depresyonun süresi uzadıkça hipokampusun CA23DG bölgesindeki hacim azalmasının daha belirgin hale geldiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, uzun süre depresyon geçirmiş kişilerin, kısa süre önce teşhis almış ancak daha şiddetli semptomlar gösterenlere göre hipokampal değişikliklerle daha güçlü bir ilişki sergilediğini belirledi. Bu bulgu, depresyonun sadece mevcut belirtilerinin değil, hastalığın süresinin de beyin yapısı üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca, elde edilen veriler depresyonun veya antidepresanların doğrudan CA23DG küçülmesine yol açtığını kesin olarak göstermiyor. Araştırmacılar, ilaçların hipokampus üzerindeki etkisinin mi, yoksa depresyonun süresinin mi daha belirleyici olduğunu anlamak için daha uzun süreli ve geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><h3>Uzmanlardan depresyon hastalarına ilaç değişikliği uyarısı</h3><p>USC ekibi ve Danielle Luu, depresyonu olan kişilerin bu sonuçlara dayanarak ilaçlarında ani değişiklikler yapmaması gerektiğinin altını çizdi. Luu, "Bu çalışmada, ilaçların etkilerini ve daha ağır depresyonun etkilerini birbirinden kesin çizgilerle ayıramıyoruz. Tedavi öncesi ve sonrası kişileri uzun süreli izleyen çalışmalar, depresyonun hipokampus üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamızı sağlayacak" açıklamasında bulundu. Araştırmacılar, depresyon tedavisinde reçete edilen ilaçların bırakılması veya değiştirilmesinin, yalnızca bu bulgulara dayanarak kesinlikle önerilemeyeceğinin altını çizdi. Sonuç olarak, depresyonun hipokampusun CA23DG bölgesinde yarattığı hacim kaybının, Alzheimer risk faktörlerinden bağımsız ve karmaşık bir süreç olduğu, ancak mevcut verilerin yalnızca bir korelasyon gösterdiği ifade edildi.</p><p>Depresyon ve hipokampus arasındaki bu yeni bağlantı, beyin sağlığı üzerine yürütülecek ileri araştırmalar için önemli bir zemin oluşturuyor. Bilim insanları, önümüzdeki dönemde depresyonun beyinde neden olduğu yapısal değişikliklerin daha ayrıntılı şekilde incelenmesi ve tedavi yaklaşımlarının buna göre şekillendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/depresyon-ve-hafiza-arasi-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287696</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/karayip-korsanlari-6da-johnny-depp-surprizi-jack-sparrow-icin-gorusmeler-basladi-287696</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karayip Korsanları 6'da Johnny Depp sürprizi! Jack Sparrow için görüşmeler başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Karayip Korsanları serisinin dünya çapında tanınan yüzü Johnny Depp, Disney ile başrol için yeniden masaya oturdu. Yapımcı Jerry Bruckheimer, serinin altıncı filmi için Depp ile görüşmelerin sürdüğünü ve senaryo çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karayip Korsanları 6'da Johnny Depp sürprizi! Jack Sparrow için görüşmeler başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karayip Korsanları serisinin yapımcısı Jerry Bruckheimer, Disney'in D23 etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Bruckheimer, Johnny Depp'in serinin altıncı filminde başrolde yer alması için yürütülen görüşmeleri doğruladı. Depp, 2017'de vizyona giren beşinci filmden sonra Karayip Korsanları'ndan uzaklaşmıştı. Özellikle Amber Heard ile yaşadığı hukuki süreç nedeniyle Disney, bir dönem Depp'siz bir devam filmi planlamıştı. Ancak son gelişmelere göre Disney, popüler karakter Jack Sparrow'u canlandıran Depp'i seriye yeniden kazandırmak için yoğun çaba harcıyor.</p><h3>Jerry Bruckheimer: 'Johnny Depp ile senaryo üzerinde çalışıyoruz'</h3><p>Yapımcı Jerry Bruckheimer, D23'te yaptığı açıklamada, Johnny Depp ile aktif olarak görüşmelerin sürdüğünü ve yeni bir senaryo üzerinde çalışıldığını belirtti. Bruckheimer, "Şu anda Johnny Depp ile görüşmelerdeyiz. Bir senaryo üzerinde çalışıyoruz ve bunu tamamlamayı umuyoruz" sözleriyle sürecin ciddiyetini vurguladı. Deadline'ın aktardığı bilgilere göre, Karayip Korsanları 6'nın Jack Sparrow merkezli bir hikaye olmayacağı, Margot Robbie'nin canlandıracağı yeni bir karakterin ön planda olacağı ifade ediliyor. Depp'in ise seride daha ikincil bir rolde yer alacağı öne çıkıyor.</p><h3>Disney, Karayip Korsanları 6 için büyük bir dönüş planlıyor</h3><p>Disney, Karayip Korsanları serisinin büyük ekrana güçlü bir şekilde dönmesi için kapsamlı bir plan hazırlıyor. Şirket, hem serinin hayran kitlesini korumayı hem de yeni karakterlerle hikayeyi tazelemeyi hedefliyor. Karayip Korsanları, bugüne kadar dünya genelinde yaklaşık 4,5 milyar dolarlık hasılat elde etti. Serinin son filmi "Ölüler Hikaye Anlatmaz" ise 795 milyon dolarlık gişe başarısı yakaladı. Disney'in Johnny Depp ile yürüttüğü görüşmeler, serinin geleceği ve gişe potansiyeli açısından kritik bir önem taşıyor. Hayranlar, Karayip Korsanları 6'nın vizyon tarihi ve Depp'in rolüyle ilgili resmi açıklamaları merakla bekliyor.</p><p>Karayip Korsanları 6 ile birlikte Disney'in hem eski hayranları memnun etmek hem de yeni bir izleyici kitlesi kazanmak istediği anlaşılıyor. Johnny Depp'in seriye olası dönüşü, sinema dünyasında ve hayranlar arasında büyük bir heyecan yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/karayip-korsanlari-6da-jo-114_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287695</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzun-yasayan-hayvanlarin-ortak-ozelligi-ne-287695</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzun yaşayan hayvanların ortak özelliği ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 46 farklı memeli türü üzerinde yürüttükleri araştırmada, uzun ömürlü hayvanların bağışıklık sistemiyle ilgili genlerinde dikkat çekici bir genişleme tespit etti. Araştırma, vücut kütlesi veya üreme göstergelerinin aksine, bağışıklık sistemi ve hücresel temizlik mekanizmalarının ömür uzunluğunda belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzun yaşayan hayvanların ortak özelliği ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Farklı memeli türlerinin yaşam süreleri arasındaki büyük farkın nedeni bilim dünyasında uzun süredir merak konusuydu. Yapılan yeni bir araştırma, 46 memeli türü üzerinde yürütülen kapsamlı incelemeyle, uzun ömürlü hayvanların bağışıklık sistemiyle ilgili genlerinde önemli bir genişleme bulunduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, bu hayvanlar bağışıklık sistemi sayesinde tehditleri daha hızlı algılayıp, hasar gören hücreleri etkili şekilde temizleyebiliyor. Böylece dokularını, özellikle de beyin gibi kritik organlarını, yıllar boyunca sağlıklı tutabiliyorlar.</p><h3>Bilim insanları: Bağışıklık sistemi ömrü uzatıyor</h3><p>Bilim insanlarının elde ettiği veriler, uzun ömürlü memelilerin bağışıklık gözetimi ve hücresel temizlik işlevlerinde görev alan gen setlerinde ciddi bir artış olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, bu genetik özelliklerin hayvanların yaşlanan veya potansiyel olarak zararlı hücrelerini ortadan kaldırmasına imkan tanıdığını belirtiyor. Ayrıca, bu genetik genişlemenin özellikle daha büyük ve korumaya muhtaç beyin yapısına sahip türlerde daha belirgin olduğu vurgulanıyor. Bağışıklık sistemi, hayvanların uzun yıllar boyunca sağlıklı kalmasında kilit rol oynuyor.</p><h3>Genetik yapı ve bağışıklık sistemi ömürle bağlantılı</h3><p>Araştırmada, vücut kütlesi ve üreme gibi faktörlerin, genom büyüklüğü üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı saptandı. Buna karşılık, bağışıklık sistemi ve hücresel temizlik mekanizmalarının, uzun ömürlülüğün temelinde yer aldığı anlaşıldı. Bilim insanları, bu bulguların, koşullu bir "ölümsüzlük geni"nden ziyade, bağışıklık sisteminin ve hücresel temizlik süreçlerinin ömür uzunluğunda belirleyici olduğunu gösterdiğini ifade ediyor. Sonuçlar, hayvanlardaki yaşam süresi farklılıklarının anlaşılması için bağışıklık sistemi üzerinde daha fazla araştırma yapılması gerektiğine işaret ediyor.</p><p>Bu çalışma, bağışıklık sistemi ve genetik yapı arasındaki ilişkinin, hayvanların yaşam süresi üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkisi olabileceğini ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/uzun-yasayan-hayvanlarin--518_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287694</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yagmurdan-once-artan-eklem-agrisinin-arkasinda-ne-var-287694</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yağmurdan önce artan eklem ağrısının arkasında ne var?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ortopedist Anuj Jain, yağmurlu havalarda eklem ağrısı yaşayan osteoartrit hastalarını uyardı. Jain, atmosfer basıncındaki değişim ve azalan hareketin ağrıları tetiklediğini vurguladı. Özellikle diz, kalça ve omurga eklemlerinde belirginleşen bu ağrılara karşı önlem alınması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yağmurdan önce artan eklem ağrısının arkasında ne var?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedist Anuj Jain, yağmurlu havaların özellikle osteoartrit hastalarında eklem ağrılarını artırdığına dikkat çekti. Jain, yağmur öncesi atmosfer basıncında yaşanan düşüşün ve artan nemin eklem ağrısı şikayetlerini tetikleyebileceğini söyledi. Osteoartritli kişilerde eklem kıkırdağının zamanla inceldiğini belirten Jain, bu durumun eklem yükünü artırdığını ve ağrı, sertlik ile hareket kısıtlılığına yol açtığını ifade etti. Jain, hava koşullarının hastalığın kendisini başlatmadığını, ancak mevcut semptomların şiddetini artırabileceğini vurguladı.</p><h3>Ortopedist Jain: 'Atmosfer basıncı eklem ağrısını tetikliyor'</h3><p>Yağmurdan önce atmosfer basıncında gözlenen düşüşe dikkat çeken Jain, bu değişimin eklem çevresindeki dokularda genişlemeye yol açtığını belirtti. Bu genişleme, hassas sinir uçlarının daha fazla uyarılmasına neden olarak ağrı hissini artırabiliyor. Jain, ayrıca soğuk havanın kaslarda gerginlik yarattığını ve eklem hareketini daha da zorlaştırdığını kaydetti. Yağmurlu günlerde evde kalıp hareketsizliğin artmasının da eklem sertliğini ve ağrıyı tetiklediğini söyledi. Jain, özellikle diz, kalça ve omurga gibi yük taşıyan eklemlerde bu etkilerin daha belirgin yaşandığını vurguladı.</p><h3>Yağmurlu günlerde eklem sağlığı için hareket önerisi</h3><p>Uzmanlar, yağmurlu havalarda eklem ağrısı yaşayanların mümkün olduğunca hareket etmeye özen göstermesini öneriyor. Jain, uzun süreli hareketsizliğin kasların zayıflamasına ve eklem destek sisteminin bozulmasına yol açabileceğini belirtti. Özellikle osteoartrit hastalarının yağmurlu günlerde hafif egzersizlerle eklem hareketliliğini koruması gerektiğini söyledi. Jain, atmosfer basıncı ve hava koşullarındaki değişimlerin tamamen önlenemese de, düzenli hareket ve kasların güçlendirilmesiyle eklem ağrılarının azaltılabileceğini ifade etti. Yağmurlu havalarda eklem sağlığını korumak için, günlük yaşamda aktif kalmak büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/yagmurdan-once-artan-ekle-382_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287693</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bebekler-konusmacinin-gozlerini-gordugunde-dili-daha-iyi-ogreniyor-287693</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bebekler konuşmacının gözlerini gördüğünde dili daha iyi öğreniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cambridge Üniversitesi ve Nanyang Teknolojik Üniversitesi iş birliğinde yürütülen son araştırma, bebeklerin dil öğreniminde göz temasının belirleyici etkisini ortaya koydu. Victoria Leong'un liderliğinde yapılan çalışma, göz teması olmadan bebeklerin dil öğrenme sürecinin ciddi biçimde aksadığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bebekler konuşmacının gözlerini gördüğünde dili daha iyi öğreniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cambridge Üniversitesi ile Singapur'daki Nanyang Teknolojik Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü yeni bir araştırma, bebeklerde dil öğreniminin göz temasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdi. Victoria Leong'un öncülüğündeki ekip, 9 aylık ortalama yaştaki 47 bebek üzerinde gerçekleştirdiği deneylerde, konuşmacının gözlerinin görünürlüğünün bebeklerin yapay bir dili öğrenme becerisi üzerinde belirleyici rol oynadığını tespit etti. Araştırmada, konuşmacının gözleri net biçimde görüldüğünde bebeklerin dildeki kalıpları daha iyi kavradığı, gözler karartıldığında veya tamamen gizlendiğinde ise öğrenme düzeyinin belirgin şekilde azaldığı belirlendi.</p><h3>Victoria Leong: 'Göz teması, bebek beyninin öğrenme kapılarını açıyor'</h3><p>Bebeklerin dil öğrenimiyle ilgili yapılan bu çarpıcı çalışmada, göz teması anahtar kelime olarak öne çıkıyor. Victoria Leong ve ekibi, göz temasının yalnızca dikkat çekmekle kalmadığını, aynı zamanda beyinler arası senkronizasyonu güçlendirdiğini ortaya koydu. Araştırma sırasında, kadın konuşmacının gözleri net biçimde görüldüğünde, bebeklerin beyin dalgalarının konuşmacınınkine daha yakın seyrettiği kaydedildi. Bu senkronizasyon, bebeklerin duydukları yapay dildeki kelime kalıplarını tanıma ve ayırt etme yeteneğini artırdı. Leong, "Beni en çok şaşırtan şey, bebeklerin karanlık gözlükler takan konuşmacıya dikkatle odaklanmalarıydı, ancak ölçülebilir bir beyin senkronizasyonu yoktu - ve ölçülebilir bir öğrenme de yoktu" diyerek göz temasının öğrenmedeki eşsiz rolüne dikkat çekti. Araştırmada, göz teması kurulan durumda bebeklerin alışılmadık kelime dizilerine tanıdık olanlara göre ortalama 1.22 saniye daha fazla baktığı, bu farkın gözler karartıldığında 0.76 saniyeye, tamamen gizlendiğinde ise 0.34 saniyeye düştüğü belirtildi. Göz teması, bebeklerin dikkat süresini değiştirmeden, öğrenme verimliliğini artırdı.</p><h3>Beyin senkronizasyonu ve öğrenme arasındaki ilişki ortaya kondu</h3><p>Çalışmada, göz teması ile beyin senkronizasyonu arasındaki bağlantı da detaylı biçimde incelendi. Araştırmacılar, 47 bebekten 42'sinin beyin aktivitelerini analiz etti ve bebeklerin beyin dalgalarının, konuşmacının beyin dalgalarını ne kadar yakından takip ettiğini ölçtü. Sonuçlar, bebeklerin konuşmacının gözlerini net bir şekilde görebildiği koşullarda, beyin senkronizasyonunun daha güçlü olduğunu gösterdi. En dikkat çekici bulgu ise, beyin dalgaları konuşmacı ile daha uyumlu olan bebeklerin, yapay dili daha başarılı şekilde öğrendiği oldu. Bu uyumun, bebekler arasındaki öğrenme farklılıklarının yaklaşık yüzde 25'ini açıklayabildiği tespit edildi. Leong, "Dikkatin tek başına yeterli olmadığını, bebeklerin öğreniminde aktif bir seçici süreç olduğunu ve bakışın bunun bir anahtarı gibi göründüğünü" vurguladı. Ayrıca, bebeklerin tüm koşullarda konuşmacıyı izleme sürelerinin neredeyse eşit olduğu, göz temasıyla artan öğrenmenin yalnızca dikkatle açıklanamayacağı belirtildi.</p><h3>Yüz yüze iletişim, ekran karşısındaki deneyimden üstün</h3><p>Leong'un liderliğinde yapılan araştırma, göz teması anahtar kelimesinin önemini bir kez daha ortaya koydu; ancak elde edilen bulgular, ekranların yüz yüze iletişimin yerini tutamayacağını da gösterdi. Leong, ekran başındaki sosyal etkileşimin, bebeklerin dil öğreniminde yüz yüze iletişimdeki kadar güçlü olmadığını belirtti. Göz teması, dokunma ve diğer sosyal ipuçlarının, ekran aracılığıyla tam olarak iletilemediğini vurgulayan Leong, "Facetime veya Zoom gibi sosyal etkileşim olsa bile - ekran, göz teması paylaşmayı zorlaştırır, ayrıca çocuğunuza uzanıp dokunamazsınız" sözleriyle ebeveynlere uyarıda bulundu. Araştırmada, bebeklerin ekrandaki bir kişiden de dil öğrenebildiği, ancak bu öğrenmenin göz teması kurulduğunda ve sosyal sinyaller sağlandığında başarıya ulaştığı belirtildi. Leong, günlük iletişimde ekranlar yerine yüz yüze iletişimi güçlü şekilde savunduğunu da ekledi.</p><h3>Ev ortamında göz teması etkisi ve gelecek araştırmalar</h3><p>Çalışmanın laboratuvar ortamında, sessiz ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir şekilde yürütülmesi, göz teması anahtar kelimesinin gerçek hayattaki etkisinin sorgulanmasına yol açtı. Leong, ev ortamında, özellikle gürültülü ve hareketli aile yaşamında göz temasının aynı düzeyde etkili olup olmadığının henüz bilinmediğini belirtti. Gelecekteki araştırmaların, konuşmacının gözlerini görebilmenin bebeklerin öğrenme avantajını günlük yaşamın karmaşasında da sağlayıp sağlamadığını test etmesi gerektiği ifade edildi. Leong, "Gürültülü bir ev ortamında, çocuğun çok daha fazla dikkatinin dağılmasını ve odaklanamamasını beklemek mantıklıdır" diyerek, ebeveynlerin bebeklerle iletişimde göz temasını ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. Araştırmanın küçük bir örneklemle ve kontrollü koşullarda yapılmış olması, bulguların genellenmesi konusunda temkinli olunmasını gerektiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Victoria Leong ve ekibinin bulguları, göz teması anahtar kelimesinin bebeklerde dil öğrenimi ve beyin senkronizasyonu üzerindeki belirleyici etkisini gözler önüne serdi. Ebeveynler ve bakıcılar için bu çalışma, bebeklerle iletişimde göz teması kurmanın ve yüz yüze etkileşimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Gelecekte yapılacak daha geniş kapsamlı araştırmalar, göz temasının günlük yaşamda da benzer bir öğrenme avantajı sağlayıp sağlamadığını gösterecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/bebekler-konusmacinin-goz-939_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287692</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunya-nufusunun-ucte-ikisi-temiz-su-krizinin-esiginde-287692</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya nüfusunun üçte ikisi temiz su krizinin eşiğinde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Utrecht Üniversitesi öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir küresel analiz, 2100 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 67'sinin şiddetli temiz su kıtlığıyla karşılaşabileceğini ortaya koydu. Araştırma, su kıtlığının yalnızca miktarla değil, suyun kalitesiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya nüfusunun üçte ikisi temiz su krizinin eşiğinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ölçekte yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, su kıtlığı meselesinin düşünüldüğünden çok daha karmaşık bir tablo çizdiğini gözler önüne serdi. Utrecht Üniversitesi'nden baş araştırmacı Gabriel A. Cárdenas Belleza liderliğindeki ekip, 2100 yılına kadar dünya nüfusunun neredeyse üçte ikisinin ya çok az suyla ya da kullanıma uygun olmayan düşük kaliteli suyla mücadele etmek zorunda kalacağını belirledi. Araştırma, su kıtlığının basit bir arz-talep dengesizliği olmadığını, suyun sıcaklığı, tuzluluk oranı ve kirlilik düzeyi gibi kalite parametrelerinin de kıtlığın boyutunu doğrudan şekillendirdiğini vurguladı. Bir nehir fiziksel olarak bol miktarda su barındırıyor olsa bile, bu suyun içme, tarımsal sulama ya da endüstriyel soğutma gibi amaçlar için artık uygun olmayabileceği tespit edildi.</p><h3>Cárdenas Belleza: 'Mesele sadece su miktarı değil, kalitesi de belirleyici'</h3><p>Araştırma ekibi, sürdürülebilir kaynaklar tahsis edildikten sonra hâlâ karşılanamayan talebi "su açığı" olarak tanımladı. Bunun yanı sıra "temiz su açığı" kavramını da ortaya koydu; bu kavram, fiziksel olarak mevcut olan ancak belirli bir kullanım amacı için gerekli kalite standartlarını sağlayamayan suyu da kapsıyor. Evler, çiftlikler, fabrikalar ve enerji santralleri gibi farklı kullanıcıların su sıcaklığı, tuzluluk ve kirlilik seviyeleri açısından birbirinden oldukça farklı gereksinimleri bulunuyor. Bu durum, su kıtlığının tek boyutlu bir sorun olmadığını açıkça kanıtlıyor. Cárdenas Belleza bu konuda şunları söyledi: "Su kıtlığı sadece su eksikliğinden çok daha fazlasını kapsıyor. Sonuçta mesele yalnızca ne kadar su mevcut olduğuyla sınırlı değil; aynı zamanda bu suyun amaçlanan kullanım için doğru kaliteye sahip olup olmadığıyla da doğrudan ilgili." Bu yaklaşım, geleneksel su kıtlığı değerlendirmelerinin eksik kaldığı noktayı net biçimde ortaya koyuyor.</p><h3>Beş farklı sektörün su kalitesi ihtiyaçları mercek altında</h3><p>Araştırma ekibi beş temel kullanım alanını detaylı biçimde inceledi: haneler, tarımsal sulama, hayvancılık, imalat sanayi ve termoelektrik enerji üretimi. Termoelektrik santraller ısıdan elektrik üreten tesisler olup genellikle ekipmanlarını soğutmak için büyük miktarda suya ihtiyaç duyuyor. Cárdenas Belleza, farklı sektörlerin farklı su kalitesi gereksinimlerine sahip olduğunu belirterek, su kalitesinin hesaba katılması durumunda her sektörün gelecekteki su kıtlığından nasıl etkileneceğini araştırdıklarını ifade etti. Araştırmacı, gelecekte bir su kıtlığının kaçınılmaz olduğunu ancak sonuçların sektörden sektöre ve bölgeden bölgeye önemli farklılıklar göstereceğini vurguladı. ABD ve Avrupa gibi bölgelerde uzun vadede nüfus artışlarının dengeleneceğini ve bunun su talebi üzerinde doğrudan sonuçlar doğuracağını da sözlerine ekledi. Bu durum, gelişmiş ülkelerin su kıtlığı baskısını nispeten daha az hissedeceği anlamına geliyor.</p><h3>2005'ten 2100'e uzanan modelleme çalışması nasıl yapıldı?</h3><p>Araştırma ekibi, 2005 yılından 2100 yılına kadar uzanan bir zaman diliminde aylık koşulları izleyen kapsamlı modeller geliştirdi. Bu modellerde su arzı, su kullanımı ve yüzey suyu kalitesine ilişkin veriler bir araya getirildi. Sıcaklık, tuzluluk, organik kirlilik ve fekal bakteriler dahil olmak üzere dört geniş su kalitesi faktörü değerlendirmeye alındı. Gelecek senaryosu olarak güçlü nüfus artışı, bölgesel rekabet, nispeten yüksek sera gazı emisyonları ve sınırlı uyum kapasitesi varsayıldı. Bu senaryo kesin bir tahmin olmaktan ziyade, zorlu bir gelecek yolunu temsil ediyor. Ancak ortaya çıkan rakamlar son derece çarpıcı bir tablo çiziyor ve politika yapıcılar için ciddi uyarılar içeriyor.</p><h3>Yüzyılın sonunda dünya nüfusunun yüzde 67'si şiddetli temiz su açığıyla karşılaşabilir</h3><p>Modelleme sonuçlarına göre, küresel nüfusun neredeyse yüzde 67'si yüzyılın sonuna kadar şiddetli bir temiz su kıtlığıyla yüz yüze gelebilir. Burada "şiddetli maruz kalma" ifadesi, talebin en az yüzde 30'unun yılın en az bir ayı boyunca karşılanamaması anlamına geliyor. Bu oran, milyarlarca insanın temel su ihtiyaçlarını bile güvenilir biçimde karşılayamayacağına işaret ediyor. Cárdenas Belleza durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi: "Aksi takdirde, bu yüzyılın sonunda dünyanın nüfusunun neredeyse üçte ikisi çok az su veya düşük kaliteli su ile mücadele etmek zorunda kalacak." Bu ifade, su kıtlığı sorununun artık uzak bir gelecek tehdidi olmaktan çıkıp somut bir planlama meselesi haline geldiğini gösteriyor.</p><h3>Enerji santralleri ve fabrikalar: Isınan sular soğutma sistemlerini çökertebilir</h3><p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, su sıcaklığının imalat sanayi ve termoelektrik enerji üretimi için büyük bir sorun olarak öne çıkmasıydı. Model kalite gereksinimlerini hesaba kattığında, her iki sektör için de göreceli su açıkları yaklaşık yüzde 20 oranında arttı. Bu artışın temel nedeni, iklim değişikliğine bağlı olarak yüzey sularının ısınması ve soğutma amacıyla kullanılmaya giderek daha az uygun hale gelmesiydi. Cárdenas Belleza, ABD ve Avrupa gibi bölgelerin bu tehlikeden tamamen kurtulmuş sayılamayacağını belirtti. Azalan tatlı su arzının muhtemelen azalan hane talebiyle telafi edileceğini kabul etmekle birlikte, sıcak hava dalgalarının artan olasılığının mevcut nehir suyunu soğutma amaçları için çok sıcak hale getireceğini vurguladı. Bu durumun enerji santrallerini ve fabrikaları üretim süreçlerini durdurmaya zorlayacağını, bunun da ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti.</p><h3>Sahra Altı Afrika'da su talebi yüzde 1.225, temiz su açığı yüzde 2.000 artacak</h3><p>Bölgesel analizde en kaygı verici tablo Sahra Altı Afrika ve Orta Doğu'da ortaya çıktı. Bu iki bölge, en şiddetli gelecek su baskılarından bazılarıyla karşı karşıya kalıyor. Senaryoya göre Sahra Altı Afrika'da evsel su talebi yüzde 1.225 gibi inanılmaz bir oranda artarken, toplam temiz su kıtlığı neredeyse yüzde 2.000 oranında yükseldi. Cárdenas Belleza, incelenen tüm bölgeler arasında Sahra Altı Afrika ve Orta Doğu'nun en az elverişli beklentilere sahip olduğunu açıkça ifade etti. Bu bölgelerde mevcut temiz su miktarının zaten yetersiz olduğunu ve bunun üzerine güçlü bir nüfus artışının eklenmesiyle durumun daha da kötüleşeceğini belirtti. Bu rakamlar, söz konusu bölgelerde su kıtlığının insani bir felakete dönüşme potansiyeli taşıdığını açıkça gösteriyor.</p><h3>Artan su kullanımı kaliteyi daha da kötüleştiriyor: Kısır döngü tehlikesi</h3><p>Araştırmanın ortaya koyduğu en kritik mekanizmalardan biri, su kullanımındaki artışın su kalitesini de doğrudan olumsuz etkilemesiydi. Cárdenas Belleza bu kısır döngüyü şöyle açıkladı: "Su kullanımındaki bir artış sonuçta su kalitesinde bir azalmaya da katkıda bulunuyor. Gerçek su kıtlığı bu nedenle neredeyse yüzde 2.000'e yükselecek." Artan kirlilik ve artan su kullanımından kaynaklanan azalan su hacmiyle birlikte, herhangi bir kirleticinin konsantrasyonu kaçınılmaz olarak artıyor. Model ayrıca insanların su kıtlığını eşit biçimde yaşamadığını da gözler önüne serdi. Fabrikaları veya enerji santrallerini soğutmak için çok sıcak hale gelen su, başka kullanımlar için hâlâ uygun olabiliyor. Bazı bölgelerde bu suyu yeniden tahsis etmek, haneler veya tarımsal sulama için kıtlıkları bir ölçüde hafifletebilir. Ancak bu çözüm de sınırlı bir etki yaratıyor.</p><h3>Sektörler arası temiz su rekabeti giderek kızışıyor</h3><p>Cárdenas Belleza, mevcut su üzerinde artan baskının yalnızca talebin artmasından değil, aynı zamanda kalan suyun kalitesinin bozulmasından da kaynaklandığını vurguladı. Artan kirlilik ve azalan su hacmi nedeniyle kirleticilerin konsantrasyonu yükseliyor. Enerji üreticileri veya imalatçılar bu durumdan nispeten daha az etkilenirken, tüketiciler ve tarım sektörü çok daha ağır bir bedel ödüyor. Bu durum, çeşitli sektörler arasında mevcut temiz su için rekabetin giderek yoğunlaşacağı anlamına geliyor. Daha sıcak aylar, yükselen sıcaklıklar ve artan tuzluluk, organik kirlilik ile patojen kirliliği birçok bölgeye daha büyük temiz su açıkları getiriyor. Su kıtlığı artık tek bir sektörün ya da tek bir bölgenin sorunu olmaktan çıkıp küresel ölçekte sektörler arası bir çatışma alanına dönüşüyor.</p><h3>Araştırmanın sınırları: Tek senaryo ve eksik kirlilik parametreleri</h3><p>Analiz bazı önemli sınırlamalar taşıyor ve bu sınırların bilinmesi sonuçların doğru yorumlanması açısından büyük önem arz ediyor. Çalışma yalnızca tek bir gelecek sosyal ve iklim senaryosu kullandı; farklı yollar farklı sonuçlar üretebilir. Model tüm sektörlere eşit öncelik verdi, oysa gerçek dünya politikalarında genellikle hanelere veya tarıma tercihli erişim sağlanıyor. Hesaplamalar yeraltı suyunun kalite standartlarını karşıladığını varsaydı; bu varsayım, kirli yeraltı suyuna sahip bölgelerde bazı kıtlıkların olduğundan daha küçük görünmesine yol açabilir. Modeller yalnızca dört geniş su kalitesi faktörünü dikkate aldı ve çevresel su ihtiyaçlarını, ağır metalleri, PFAS gibi kalıcı kimyasalları veya pestisitleri hesaba katmadı. Gelecekteki arıtma tesisleri, tuzdan arındırma sistemleri, su transferleri ve enerji santrali konumları hakkındaki sınırlı küresel veriler de modellerin bazı açıkları olduğundan fazla tahmin etmesine neden olabilir.</p><h3>Cárdenas Belleza'dan politika yapıcılara çağrı: 'Enerji sektörü hızla elden geçirilmeli'</h3><p>Araştırmanın sonuçları, gelecekteki su planlamasının yalnızca hacme odaklanmasının yetersiz kalacağını net biçimde ortaya koydu. Cárdenas Belleza, bu bulguların üretim süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ve enerji sektörünün hızlandırılmış bir tempoda elden geçirilmesi gerekip gerekmediği sorusunu gündeme getirdiğini belirtti. Tüm bu adımların ulusal sınırları aşan güçlü politika önlemleri gerektirdiğini de sözlerine ekledi. Su fiziksel olarak mevcut olabilir ancak yine de insanların, tarımsal ürünlerin veya endüstriyel makinelerin ihtiyaçlarını karşılayamayabilir. Planlayıcıların hem mevcut su miktarını hem de bu suyun kalitesinin her bir kullanım alanı için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirmesi zorunlu hale geliyor. Su kıtlığı meselesi artık salt bir çevre sorunu olmaktan çıkıp enerji güvenliği, gıda güvenliği ve toplumsal istikrarı doğrudan etkileyen stratejik bir mesele olarak ele alınmalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/dunya-nufusunun-ucte-ikis-650_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287691</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fox-news-trump-hurmuzde-abdnin-faaliyetlerini-engellemesi-halinde-ummani-bombalayacaklarini-soyledi-287691</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fox News: Trump, Hürmüz'de ABD'nin faaliyetlerini engellemesi halinde Umman'ı "bombalayacaklarını" söyledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gerilimin devam ettiği Hürmüz Boğazı'nda ABD'nin faaliyetlerini engellemesi halinde Umman'ı "bombalayacaklarını" belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fox News: Trump, Hürmüz'de ABD'nin faaliyetlerini engellemesi halinde Umman'ı "bombalayacaklarını" söyledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fox News muhabiri Trey Yingst, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı röportajdan, ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'na ilişkin değerlendirmelerini aktardı.</p><p>Yingst'e göre Trump, Umman'ın ABD'nin Hürmüz'deki faaliyetlerine müdahale etmesi durumunda ne yapacağı sorusuna, "Umman önümüze çıkarsa, onları fena halde bombalarız." şeklinde yanıt verdi.</p><p>Trump ayrıca İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileriyle gizli iletişim kanalları olduğunu söyledi.</p><p>İran'da ABD'ye ait mühimmatın "küçük bir kısmının" kullanıldığını savunan Trump, "orta seviyede çok sayıda silahları olduğunu", eski ABD Başkanı Joe Biden'ın gelişmiş sistemleri Ukrayna'ya verdiğini dile getirdi.</p><p>İran ile varılan mutabakatın süresinin dolmasına ilişkin Trump, Tahran yönetiminin "teslim olması gerektiğini" vurgulayarak, "Acelem yok." ifadesini kullandı.</p><p>Trump, ABD'nin İran'a deniz ablukasının "ekonomik baskı" oluşturduğunu belirterek, İran'ın bu konuda "blöf yaptığını" savundu.</p><p>İsrail'de ekimde yapılacak seçimleri değerlendiren Trump, "Benim İsrail seçimlerinin dışında kalmam en uygunu olur ancak (adaylardan) birini destekleyebilirim." diye konuştu.</p><p>Trump ayrıca Hamas ile farklı kanallardan iletişim kurduklarını ve Hamas'ın "silah bırakacağını" söyleyerek, İsrail'in "Gazze'ye saldırı düzenlememesi gerektiğini" ifade etti.</p><p><b>İRAN-ABD ÇATIŞMALARI VE TAHRAN İLE MASKAT'IN HÜRMÜZ BOĞAZI GÖRÜŞMELERİ</b></p><p>İran ile ABD arasında 14 Haziran'da Pakistan arabuluculuğunda varılan mutabakatın ilk aşamasında ABD'nin İran'a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın bu stratejik su yolundan geçişlerden 60 gün boyunca ücret almayacağı kararlaştırılmıştı.</p><p>ABD, mutabakatın imzalanmasının ardından İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmamış ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için Umman kara sularından alternatif rota belirlemişti.</p><p>ABD'nin bu adımlarını mutabakatın ihlali sayan İran, Boğaz'dan geçişleri kısıtlayarak "izinsiz geçiş yapmaya çalışan" bazı gemileri vurmuştu. Mutabakata rağmen iki ülke arasındaki gerginlik, 8 Temmuz'da Hürmüz Boğazı çevresinde şiddetli çatışmaların başlamasına yol açmış ve yaklaşık 2 hafta devam etmişti.</p><p>İran, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz'da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı.</p><p><b>TRUMP, İRAN'IN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMASINI ENGELLEMENİN "BİR NUMARALI HEDEF" OLDUĞUNU BELİRTTİ</b></p><p>Öte yandan, ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından İran'a ilişkin de açıklama yaptı.</p><p>Trump, "Bir numaralı hedef, İran'ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmamasını sağlamaktır ve her zaman öyle olacaktır." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/trump-iranin-nukleer-sila-167_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287690</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/pancar-suyu-ve-chia-tohumu-birlikte-tuketildiginde-vucutta-ne-olur-287690</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pancar suyu ve chia tohumu birlikte tüketildiğinde vücutta ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Pancar suyu ve chia tohumları, son yıllarda sağlıklı yaşam trendlerinde öne çıkan iki önemli besin olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu iki besinin bir arada tüketilmesinin vücuda sağladığı faydalar konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle pancar suyu ve chia tohumu kombinasyonu, hem kalp hem de sindirim sağlığını destekleyen özellikleriyle öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pancar suyu ve chia tohumu birlikte tüketildiğinde vücutta ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pancar suyu ile chia tohumlarının birlikte tüketilmesi, sağlıklı yaşamı destekleyen en güçlü besin kombinasyonları arasında gösteriliyor. Son dönemde yapılan araştırmalar, pancar suyu ve chia tohumlarının içerdiği zengin vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde vücudun birçok fonksiyonunu olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu iki besinin bir arada alınmasının kalp, sindirim ve genel vücut sağlığı üzerinde önemli katkılar sunduğuna dikkat çekiyor. Pancar suyu, özellikle potasyum, magnezyum ve fosfor gibi temel mineraller bakımından zengin bir içecek olarak öne çıkarken, chia tohumları ise lif, bitkisel protein ve omega-3 yağ asitleriyle sağlıklı bir diyetin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.</p><h3>Pancar suyu ve chia tohumları: Besin değeriyle öne çıkıyor</h3><p>Pancar suyu, bir fincanında yaklaşık 470 miligram potasyum barındırıyor ve bu miktar sağlıklı kan basıncı ile kas fonksiyonları için büyük önem taşıyor. Magnezyum ve fosfor açısından da zengin olan pancar suyu, vücudun mineral ihtiyacını karşılamada etkili bir rol oynuyor. Chia tohumları ise küçük boyutlarına rağmen lif, protein, vitamin ve minerallerin yanı sıra omega-3 yağ asitleriyle dikkat çekiyor. Özellikle sindirim ve kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösteren bu tohumlar, pancar suyuyla birlikte tüketildiğinde vücudu içeriden dışarıya kadar destekleyen canlı ve dengeli bir beslenme sunuyor. Uzmanlar, bu iki besinin bir araya gelmesinin besin alımını artırdığını ve vücudun ihtiyaç duyduğu temel elementleri bir arada sağladığını vurguluyor.</p><h3>Antioksidan etkisiyle pancar suyu ve chia tohumu</h3><p>Antioksidanlar, vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyan güçlü moleküller olarak biliniyor. Hem pancar suyu hem de chia tohumları, antioksidan bakımından oldukça zengin içerikleriyle öne çıkıyor. Pancar suyunda bulunan betalainler, iltihapla ve oksidatif stresle mücadele ederek DNA hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Chia tohumları ise quercetin ve kaempferol gibi anti-inflamatuar özelliklere sahip bileşikleriyle dikkat çekiyor. Bu antioksidanlar, vücutta iltihap seviyesini düşürerek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca, her iki besinin düzenli tüketimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve hastalıklara karşı koruma sağlamasına yardımcı oluyor.</p><h3>Kalp sağlığında pancar suyu ve chia tohumu etkisi</h3><p>Pancar suyu, içerdiği yüksek nitrat oranı sayesinde kalp ve damar sağlığını koruma konusunda önemli bir yere sahip. Nitratlar, vücutta nitrik okside dönüşerek damarları gevşetiyor ve genişletiyor. Bu süreç, kan basıncının dengelenmesine ve kalbin daha sağlıklı çalışmasına olanak tanıyor. 2017 yılında yapılan bilimsel çalışmalar, pancar suyunun hem sistolik hem de diastolik kan basıncında düşüş sağladığını kanıtladı. Chia tohumları ise omega-3 yağ asitleriyle kalp hastalıkları riskini azaltıyor, kolesterol ve trigliserit seviyelerini düşürmeye yardımcı oluyor. Uzmanlar, pancar suyu ve chia tohumlarının birlikte tüketilmesinin kalp sağlığı için güçlü bir koruma sağladığını belirtiyor.</p><h3>Hidrasyon ve sindirim için güçlü bir kombinasyon</h3><p>Pancar suyu ve chia tohumları, vücudun su dengesini korumada da önemli bir rol oynuyor. Chia tohumlarının suyu emme kapasitesi oldukça yüksek; ağırlıklarının 12 katına kadar su çekebiliyorlar. Bu özellik, özellikle sıcak havalarda vücudun susuz kalmasını önlemede etkili oluyor. Pancar suyu ile karıştırıldığında, sadece vücudu nemlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda temel vitamin ve mineralleri de sağlıyor. Sindirim sağlığı açısından ise her iki besin de diyet lifi açısından zengin. Lif, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde ve kabızlık gibi sorunların önlenmesinde kilit bir rol oynuyor. Chia tohumları, çözünür lif içeriğiyle dışkının yumuşamasına yardımcı olurken, pancar suyu ise sindirim sistemindeki iltihabın azalmasına ve genel bağırsak fonksiyonlarının iyileşmesine katkı sağlıyor.</p><h3>Kan şekeri kontrolünde pancar suyu ve chia tohumu avantajı</h3><p>Pancar, düşük glisemik indeksiyle kan şekerini dengede tutmak isteyenler için sağlıklı bir seçenek olarak öne çıkıyor. Pancar suyunda bulunan betalainler, polifenoller ve diyet nitratları, kan şekeri seviyesinin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca chia tohumları, suyla birleştiğinde jel benzeri bir yapı oluşturarak sindirimi yavaşlatıyor ve karbonhidratların kana karışma hızını düşürüyor. Bu sayede, kan şekerinin ani yükselmesi önleniyor ve diyabet riski azaltılıyor. Uzmanlar, pancar suyu ve chia tohumlarının birlikte tüketilmesinin, özellikle kan şekeri kontrolü açısından büyük avantaj sunduğunu ifade ediyor.</p><h3>Uzmanlar uyarıyor: Dengeli tüketim önemli</h3><p>Pancar suyu ve chia tohumlarının sağlık açısından sunduğu bu çok yönlü faydalara rağmen, uzmanlar dengeli ve ölçülü tüketimin önemine dikkat çekiyor. Her iki besinin de aşırı miktarda alınması, bazı kişilerde sindirim sorunlarına veya mineral dengesizliklerine yol açabilir. Özellikle kronik sağlık sorunu olanların, bu besinleri düzenli olarak tüketmeden önce bir uzmana danışmaları öneriliyor. Sağlıklı bir yaşam için pancar suyu ve chia tohumlarının dengeli bir diyetin parçası olarak tüketilmesi, vücut fonksiyonlarının desteklenmesinde ve hastalıklara karşı korunmada etkili sonuçlar doğurabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/pancar-suyu-ve-chia-tohum-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287689</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirima-devam-ediyor-katil-israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-399a-yukseldi-287689</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırıma devam ediyor! Katil İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 73 bin 399'a yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 399'a yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırıma devam ediyor! Katil İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 73 bin 399'a yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, katil İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 48 saatte Gazze'deki hastanelere 5 ölü ve 18 yaralının getirildiği kaydedildi. Cenazelerden 2'sinin yeni saldırılarda hayatını kaybedenlere, 3'ünün ise enkaz altından çıkarılanlara ait olduğu ifade edildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1265 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 198 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 813 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı kaydedildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 399'a, yaralı sayısının 174 bin 310'a yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/soykirima-devam-ediyor-ka-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287688</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yemen-hukumeti-husiler-babulmendeb-bolgesine-5-balistik-fuze-ile-saldiri-duzenledi-287688</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yemen hükümeti: Husiler, Babulmendeb bölgesine 5 balistik füze ile saldırı düzenledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yemen hükümeti, İran destekli Husilerin ülkenin güneybatısındaki Babulmendeb bölgesini 5 balistik füzeyle hedef aldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yemen hükümeti: Husiler, Babulmendeb bölgesine 5 balistik füze ile saldırı düzenledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yemen hükümetine bağlı Ulusal Direniş Güçleri, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.</p><p>Açıklamada, Husilerin ülkenin güneybatısında yer alan Babulmendeb bölgesini 5 balistik füzeyle hedef aldığı belirtildi.</p><p>Füzelerin hedeflerine, yol açtığı tahribata ya da can kaybına ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p><p>Husilerden ise saldırıya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p>İran destekli Husiler, 2014'ten bu yana başkent Sana dahil Yemen'in bazı bölgelerinin kontrolünü elinde tutuyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ise 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/yemen-hukumeti-husiler-ba-811_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287687</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yazar-merve-gulcemal-24-tv-arafta-sorularda-anlatti-cocuklara-namaz-egitimi-nasil-olmali-287687</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yazar Merve Gülcemal, 24 TV Arafta Sorular'da anlattı: Çocuklara namaz eğitimi nasıl olmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Yazar Merve Gülcemal, “7 yaşa kadar benim sevgimle, benim çocuğa olan sevgimle, namaza olan sevgimle, tatlı tatlı namaz gezileriyle, cami ziyaretleriyle ufak ufak. Seninle kıldığım namazların tadı bir başka oluyor davetleriyle. Namazı önce bir sevdireceğiz. 7 yaşından sonra da şunu yapmamız lazım. Namazı benim çocuğa söyleyebilmem için, kıl diyebilmem için namaz niçin kılınıyor, anlatmam lazım.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yazar Merve Gülcemal, 24 TV Arafta Sorular'da anlattı: Çocuklara namaz eğitimi nasıl olmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazar Merve Gülcemal, 24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevapladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/whatsappvideo2026081-17082026b510e4a9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>'Bize her şeyi öğretmişler ama biz çok ilgilenmemişiz. Bilim ve bilgiyle çok eşleştirmemişiz. Peygamber Efendimiz 7 yaşına geldiklerinde çocuklarınıza namazı emredin demiş. Ama biz 7 yaşın öğrenme yaşı olduğunu Piaget'den öğrenmişiz. Aslında Peygamberimiz yaşı söylüyor. Şuanda bilim insanları 7 yaşa işaret ediyor. Peygamber Efendimiz bir Hadis-I Şerif'inda üç kişiden kalem kaldırıldığını söylemiş; buluğ çağına erinceye kadar çocuk olunduğunu ifade etmiş. Bunları bilmemiz önemli. 7 yaşa kadar benim sevgimle, benim çocuğa olan sevgimle, namaza olan sevgimle, tatlı tatlı namaz gezileriyle, cami ziyaretleriyle ufak ufak. Seninle kıldığım namazların tadı bir başka oluyor davetleriyle. Namazı önce bir sevdireceğiz. 7 yaşından sonra da şunu yapmamız lazım. Namazı benim çocuğa söyleyebilmem için, kıl diyebilmem için namaz niçin kılınıyor, anlatmam lazım.'</p><p><b>"BENCE ZATEN MASAL UYUTMAK İÇİN DEĞİL, UYANIK TUTMAK İÇİN VAR"</b></p><p>Kişi ilgiyle gerçekten geldiğini hissettirirse 45 dakikada bağ kuruyor. Bence zaten masal mesajlarıyla uyutmak için değil, uyanık tutmak için var.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/yazar-merve-gulcemal-24-t-802_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287686</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kucuk-banyolari-daha-da-daginik-gosteren-6-duzenleme-hatasi-287686</link>
      <pubDate>2026-08-17T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küçük banyoları daha da dağınık gösteren 6 düzenleme hatası]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Küçük banyolarda doğru düzenleme çözümleri bulmak, hem yaşam alanını hem de eşyaların ömrünü doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, özellikle banyo düzenleme hataları konusunda kullanıcıları uyarıyor ve en sık yapılan 6 yanlışı sıralıyor. Bu hataları önceden bilmek, hem düzeni sağlamak hem de ürünlerin zarar görmesini engellemek için büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küçük banyoları daha da dağınık gösteren 6 düzenleme hatası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük banyolarda düzenleme alanı yaratmak çoğu zaman zorlu bir mücadeleye dönüşüyor. Özellikle birden fazla kişinin kullandığı dar banyolarda, eşyaların düzenli tutulması ve uzun ömürlü olması için doğru düzenleme yöntemlerini seçmek büyük önem taşıyor. Ancak uzmanlar, banyo düzenleme konusunda yapılan yaygın hataların hem eşyaları hem de alanı olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Organizatörler, sıkça karşılaşılan 6 kritik düzenleme yanlışı konusunda uyarıyor ve kullanıcıların bu tuzaklara düşmemesi için somut öneriler sunuyor.</p><h3>Becky Rapinchuk: 'Tezgah üstü düzenleme karmaşaya yol açıyor'</h3><p>Banyo düzenleme denilince ilk akla gelen yöntemlerden biri, günlük kullanılan eşyaları tezgah üzerinde bulundurmak oluyor. Ancak Clean Mama'nın kurucusu Becky Rapinchuk, bu alışkanlığın ciddi bir karmaşaya neden olduğunu vurguluyor. Tezgah üzerinde biriken kutular, sepetler ve bakım ürünleri, hem banyonun estetik görünümünü bozuyor hem de ihtiyaç duyulan ürünü bulmayı zorlaştırıyor. Rapinchuk, "Her şey açıkta ve üst üste olduğunda, dağınıklık kaçınılmaz olur," diyerek, kullanıcıları tezgah üstü düzenleme alışkanlığından vazgeçmeye çağırıyor. Uzmanlara göre, banyo düzenleme çözümlerinde öncelik, kapalı alanlarda düzenli bir sistem kurmak olmalı. Bu sayede hem görsel bütünlük korunuyor hem de temizlik kolaylaşıyor.</p><h3>Isı ve nem banyo düzenleme ürünlerini tehdit ediyor</h3><p>Banyo düzenleme konusunda yapılan bir diğer hata ise, ısı ve nemden zarar görebilecek eşyaların bu ortamda saklanması. Egzoz fanları bulunsa bile, banyo ortamında oluşan nem, ilaçlardan makyaj malzemelerine, cilt bakım ürünlerinden takılara kadar pek çok eşyanın ömrünü kısaltıyor. Ayrıca, havlu ve nevresim gibi tekstil ürünlerinde de istenmeyen küf ve kötü koku oluşabiliyor. Uzmanlar, bu tür hassas ürünlerin banyo dışında, daha kuru ve serin bir alanda muhafaza edilmesini öneriyor. Böylece hem ürünlerin yapısı korunuyor hem de sağlık açısından riskler en aza indiriliyor. Banyo düzenleme çözümlerinde, kullanılmayan veya yedek ürünlerin ayrı bir alanda tutulması, alan yönetimini de kolaylaştırıyor.</p><h3>Dayanıksız kutu ve sepetler banyo depolamada sorun yaratıyor</h3><p>Banyo düzenleme  için seçilen kutu ve sepetlerin malzemesi de büyük önem taşıyor. Özellikle karton veya suya duyarlı dokuma sepetler, banyodaki nem ve dökülen sıvılar nedeniyle kısa sürede deforme olabiliyor. Horderly'nin kurucusu Jamie Hord, banyo düzenleme alanlarında plastik, tik veya suya dayanıklı materyallerin tercih edilmesini öneriyor. Eğer estetik kaygılarla doğal dokulu sepetler kullanılacaksa, bunların sadece kuru ve dökülme riski olmayan eşyalar için seçilmesi gerektiğini belirtiyor. Böylece hem banyo düzenleme alanlarının ömrü uzuyor hem de istenmeyen dağınıklık ve koku oluşumu engelleniyor. Kullanıcıların, düzenleme ürünleri seçerken işlevselliğe öncelik vermesi, uzun vadede banyo düzenini korumalarına yardımcı oluyor.</p><h3>Kapalı düzenleme alanları banyo düzeninde kilit rol oynuyor</h3><p>Banyoda açık raflar veya tezgah üstü alanlar, küçük eşyaların sergilenmesi için cazip görünebilir. Ancak, diş macunu, tıraş bıçağı, pamuk ve benzeri ürünler açıkta bırakıldığında hem dağınık bir görüntü oluşuyor hem de hijyen riski artıyor. Uzmanlar, banyo düzenleme çözümlerinde kapalı dolap ve çekmecelerin kullanılmasını tavsiye ediyor. Eğer mevcutta açık raflar varsa, bunların içine kapalı kutular yerleştirerek hem düzen sağlanabiliyor hem de görsel karmaşa önleniyor. Açık düzenleme alanları ise sadece dekoratif objeler veya şık şişeler için ayrılmalı. Böylece banyo düzenleme alanları hem estetik hem de fonksiyonel bir yapıya kavuşuyor.</p><h3>Yedek ürünler banyo düzenleme alanını işgal etmemeli</h3><p>Küçük banyolarda düzenleme alanı sınırlı olduğu için, nadiren kullanılan veya yedek ürünlerin burada tutulması hem yer kaybına hem de ürünlerin bozulmasına yol açabiliyor. Özellikle güneş ışığına veya neme maruz kalan ürünlerin raf ömrü kısalıyor. Jamie Hord, yedek ürünlerin banyo dışında, örneğin yakın bir dolapta veya nevresim odasında saklanmasını öneriyor. Bu yöntemle banyo düzenleme alanları yalnızca aktif olarak kullanılan ürünlere ayrılmış oluyor. Böylece hem düzen sağlanıyor hem de gereksiz alan işgali önleniyor. Kullanıcıların, banyo düzenleme alışkanlıklarını gözden geçirerek, alanı en verimli şekilde kullanmaları tavsiye ediliyor.</p><h3>Banyo tasarımında düzenleme hataları uzun vadede sorun yaratıyor</h3><p>Banyo dekorasyonunda yapılan yanlış seçimler, düzenleme  alanlarının azalmasına neden olabiliyor. Özellikle ayaklı lavabo veya sadece ayna gibi düzenleme sunmayan tasarımlar, değerli alanın boşa gitmesine yol açıyor. Jamie Hord, banyo düzenleme çözümlerinde derin ve geniş ilaç dolaplarının, çekmeceli lavaboların ve çok amaçlı dolapların tercih edilmesini öneriyor. Ayrıca, gizli düzenleme alanları sayesinde hem şık bir görünüm elde ediliyor hem de tüm banyo eşyaları düzenli biçimde saklanabiliyor. Banyo düzenleme planı yapılırken, her alanın fonksiyonel olarak değerlendirilmesi, uzun vadede hem kullanışlılık hem de estetik açıdan avantaj sağlıyor.</p><p>Banyo düzenleme konusunda yapılan bu 6 yaygın hata, hem yaşam alanının düzenini hem de eşyaların dayanıklılığını olumsuz etkiliyor. Uzmanların önerilerini dikkate alarak doğru düzenleme çözümleri seçmek, hem banyonuzun şıklığını hem de ürünlerinizin ömrünü korumanın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/kucuk-banyolari-daha-da-d-102_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287685</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-yukselis-trendinde-17-agustos-2026-pazartesi-gram-altin-ceyrek-altin-ne-kadar-oldu-s-287685</link>
      <pubDate>2026-08-17T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın yükseliş trendinde! 17 Ağustos 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[17 Ağustos 2026 Pazartesi güncel altın fiyatları: Altın yükseliş trendinde. Altında son durum merak ediliyor. "Altın ne kadar oldu?" araştırılıyor. Güne yükseliş ile başlayan altında son dakika fiyatlar yatırımcının gündeminde. "Bugün altın fiyatları ne kadar? Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira?" soruları yanıt buldu. 17 Ağustos 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını fiyatları son dakika fiyat bilgisiyle, canlı takip ile detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın yükseliş trendinde! 17 Ağustos 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın alışverişi yapacaklar, yatırımını altında kullanacaklar dikkat! Bu haberi okumadan hareket etmeyin. Altın fiyatları sert yükseliş ivmesini sürdürüyor. Keskin yükseliş yaşayan altın, yatırımcısının gündeminde yer alıyor.</p><p>Altın yatırımcısı, son dakika altın fiyatlarını araştırıyor. Yatırımcılar, "Bugün altın fiyatları ne kadar? Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira?" sorularına cevap arıyor. Peki; 17 Ağustos 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? İşte, altın fiyatları son dakika rakamlarla ve canlı takip ile bu haberde karşınızda...</p><p><b>ALTIN 17 AĞUSTOS 2026 PAZARTESİ GÜNÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p>Altın yeni güne nasıl başladı? İşte yanıtı...</p><p>Cuma günü ons fiyatındaki yükselişe paralel alış ağırlıklı bir seyir izleyen gram altın, günü 6 bin 736 liradan tamamlamıştı.</p><p>Haftanın ilk işlem günü olan 17 Ağustos 2026 Pazartesi gününe de alıcılı başlayan gram altın, saat 09.20 itibarıyla artışla 6 bin 768 lira seviyesinden işlem görüyordu. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 83 liradan, Cumhuriyet altını da 44 bin 121 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu ise aynı saatlerde yükselişle 4 bin 394 dolarda seyrediyor.</p><p><b>ALTIN FİYATLARINDA SON RAKAMLAR</b></p><p>Güne yükselişle başlayan gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı şimdi kaç lira oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 17 Ağustos 2026 Pazartesi  altın fiyatlarında son rakamlar detayda karşınızda...</p><p><b>17 AĞUSTOS 2026 PAZARTESİ ALTIN FİYATLARI LİSTESİ</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.769,87</p><p>Satış: 6.770,85</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.777,70</p><p>Satış: 11.025,93</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.488,04</p><p>Satış: 22.051,87</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 44.654,00</p><p>Satış: 45.329,00</p><p><b>İniş çıkışlarıyla dikkat çeken altın fiyatlarını canlı takip etmek isteyenler aşağıdaki linkten en güncel verilere ulaşabilir.</b></p><p><b><font color="#ff0000" size="5"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/17-agustos-2026-pazartesi-152_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287684</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlek-inanc-ve-dini-degerler-hicbir-sekilde-suc-faaliyetlerinin-araci-veya-kalkani--287684</link>
      <pubDate>2026-08-17T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, "Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek: İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir." ifadesini kullandı.</p><p>Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Vatandaşların inançlarını ve dini duygularını istismar ederek suç işleyen, bu yolla haksız kazanç sağlayan yapılara karşı gerekli adımların atıldığını vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:</p><p>"Alihan Kuriş suç örgütü de bu kapsamda yürütülen mücadelenin örneklerinden biridir. Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/alihan-kurisin-gizli-kasasina-girildi-14-milyarlik-servet-ortaya-cikarildi-287634" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/alihan-kurisin-gizli-kasa-300_2-41.jpg"/></div><h3>Alihan Kuriş'in gizli kasasına girildi! 1.4 milyarlık servet ortaya çıkarıldı</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/bakan-gurlek-inanc-ve-din-143_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287683</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/otomotiv-ihracati-yilin-7-ayinda-244-milyar-dolar-oldu-287683</link>
      <pubDate>2026-08-17T13:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otomotiv ihracatı yılın 7 ayında 24,4 milyar dolar oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) pazar verilerine göre, otomotiv ihracatı adet bazında bu yılın ocak-temmuz döneminde 542 bin 401 olarak gerçekleşti. Bu dönemde toplam otomotiv ihracatı 24,4 milyar dolar oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otomotiv ihracatı yılın 7 ayında 24,4 milyar dolar oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD)  bu yılın ocak-temmuz dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, yılın 7 ayında toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8 düşüşle 767 bin 216 adet olarak kayıtlara geçti.</p><p>Otomobil üretimi ise yüzde 19 gerileyerek 424 bin 667 oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 779 bin 338'i buldu.</p><p>Ocak-temmuz döneminde ticari araç grubunda üretim geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9, ağır ticari araç grubunda yüzde 4 ve hafif ticari araç grubunda yüzde 10 arttı.</p><p>Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 62 oldu. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil ve hafif ticari araç) yüzde 63, kamyon grubunda yüzde 57, otobüs-midibüs grubunda yüzde 69 ve traktörde yüzde 28 seviyesinde gerçekleşti.</p><p><b>YILIN 7 AYINDA İHRACAT 24,4 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</b></p><p>Otomotiv ihracatı, ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 14 gerileyerek 542 bin 401 oldu.</p><p>Bu dönemde otomobil ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29 düşüş kaydederken ticari araç ihracatı ise yüzde 8 arttı. Aynı dönemde traktör ihracatı da yüzde 20 artışla 7 bin 792 olarak gerçekleşti.</p><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, bu yılın 7 ayında yüzde 17 pay ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini korudu. Söz konusu dönemde toplam otomotiv ihracatı, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 2,6 artarak 24,4 milyar dolar oldu.</p><p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, aynı dönemde otomobil ihracatı yüzde 9 azalarak 6,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 0,1, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 4,5 arttı.</p><p><b>OTOMOBİLDE YERLİ PAYI YÜZDE 35 OLDU</b></p><p>Bu yılın 7 ayında toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 azalarak 661 bin 249 olarak gerçekleşti.</p><p>Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 12 düşüşle 502 bin 712 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre toplam ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı yüzde 5, ağır ticari araç pazarı yüzde 8 geriledi.</p><p>Söz konusu dönemde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 35, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 23 olarak gerçekleşti.</p><p><b>OSD BAŞKANI CENGİZ EROLDU, OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN 7 AYLIK PERFORMANSINI DEĞERLENDİRDİ</b></p><p>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sektörünün 7 aylık performansına ilişkin yaptığı açıklamada, üretim, ihracat ve pazar göstergelerinin farklı dinamiklerle şekillendiği bir tablo gördüklerini aktardı.</p><p>Geçen yılın aynı dönemine göre üretim ve ihracatta gerileme yaşandığını belirten Eroldu, yılın 7 ayında bayram ve idari tatiller nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık 5-6 günlük çalışma kaybı yaşandığını ifade etti.</p><p>Eroldu, bazı OSD üyelerinin yeni model ve kapasite yatırımlarını devreye almak üzere üretim hatlarında hazırlık yaptığını anlatarak, "Yeni bir ürünü üretim hattına almak için mevcut üretim temposunun belirli bir süre düşürülmesi gerekliliği sebebiyle üretim kaybını yeni yatırımlara geçiş döneminin olağan bir sonucu olarak değerlendiriyoruz." açıklamasında bulundu.</p><p>Yeni yatırımların ilerleyen süreçte hem iç pazardaki yerli araç payına hem de üretim ve ihracata önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Eroldu, iç pazarda geçen yılın aynı döneminde yüzde 29 olan yerli üretim payının yüzde 34'e yükselmesinin, yatırımların ilk sonuçlarının görülmeye başlandığını gösterdiğini kaydetti.</p><p>Eroldu, yeni ürünlerin üretim temposunun yükselmesiyle yerli payında daha belirgin bir iyileşme beklediklerini vurguladı.</p><p>Araç grupları arasında da önemli farklılıkların söz konusu olduğunu belirten Eroldu, "Üretim düşüşü ağırlıklı olarak otomobil tarafında gerçekleşirken, hafif ticari ve ağır ticari araçlarda daha olumlu bir seyir görüyoruz. Buna karşılık traktör grubunda üretimin ciddi seviyede gerilemesi ve iç pazarın yarıdan fazla daralması dikkatle ele alınması gereken bir tablo ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"(AB'NİN SANAYİ HIZLANDIRMA YASASI) KAMU VE ÖZEL SEKTÖR OLARAK BİRLİKTE YOĞUN ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>Eroldu, sektörün gelecek dönemdeki beklentilerine değinerek, "Yeni modellerin üretim ve ihracat programlarına girmesinin pozitif yansıması yılın son çeyreğinde ve asıl olarak 2027 yılında belirgin hale gelecek." ifadesini kullandı.</p><p>İç pazardaki daralmanın üretim üzerindeki olumsuz etkisinin ve Avrupa pazarındaki talep ve rekabet koşullarının sektörün son çeyrek performansı üzerinde belirleyici olacağını belirten Eroldu, bu değerlendirmeler çerçevesinde, yılın geneline baktıklarında üretim ve ihracatın 2025 yılının bir miktar altında ancak yakın bir seviyede gerçekleşeceğini öngördüklerini aktardı.</p><p>Eroldu, 2027'de iç pazarın seyri, küresel pazarlardaki talep gelişimi, Avrupa Birliği'nin (AB) Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısına ilişkin gelişmeler, Çin kaynaklı rekabet, maliyet baskıları ve mevcut kapasite fazlasının sanayinin temel gündem maddeleri olmaya devam edeceğini belirtti.</p><p>AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası'na (IAA) ilişkin müzakere sürecinin bu yıl otomotiv sanayisinin en önemli gündemlerinden biri olduğunu vurgulayan Eroldu, şunları kaydetti:</p><p>"Müzakere sürecinin 2027 yılına sarkmasını öngörüyoruz. Avrupa, otomotiv ihracatımızın yaklaşık yüzde 70'ini gerçekleştirdiğimiz en önemli ihracat pazarımız. Türkiye ile Avrupa arasında yaklaşık 30 yılda oluşan yapı yalnızca bir ticaret ilişkisi değil, üretim, yatırım ve tedarik zincirlerini kapsayan derin bir sanayi entegrasyonu. Dolayısıyla AB'nin otomotiv sanayisine yönelik politika ve düzenlemeleri, Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım performansını doğrudan etkiliyor. IAA'nın nihai içeriğinde Türkiye'nin nasıl konumlandırılacağı, ana ve tedarik sanayimizin hangi kapsamda değerlendirileceği, mevcut yatırımların yanı sıra yeni model, kapasite ve teknoloji yatırımlarını da etkileyecek."</p><p>Eroldu, beklentilerinin IAA'nın çizdiği çerçevede, Türkiye'nin Gümrük Birliği ortağı ve Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak ana ve tedarik sanayisiyle Birlik kapsamında değerlendirilmesi olduğunu belirtti.</p><p>Bu konuda, kamu ve özel sektör olarak birlikte yoğun şekilde çalıştıklarını bildiren Eroldu, şunları kaydetti:</p><p>"Otomotiv sanayi paydaş dernekleri OİB, OSD ve TAYSAD'ın yanı sıra TÜSİAD gibi çatı kuruluşlar olarak hep birlikte Brüksel'de Avrupa Birliği kurumları ve karar alıcılarla kapsamlı görüşmeler sürdürüyoruz. Bu temaslarda Türkiye'nin Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, güçlü üretim ve tedarik yapımızın Avrupa sanayisinin rekabetçiliğine doğrudan katkı sağladığını verilerle ortaya koyuyoruz. IAA'nın mevcut entegrasyonu koruyan, yeni yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi gerektiğini muhataplarımıza aktarıyoruz. 2027'de, kur-enflasyon makasının yarattığı maliyet baskısının azaltılması, ihracatçının finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve yatırım ortamındaki öngörülebilirliğin korunması da otomotiv sanayimizin rekabet gücü açısından belirleyici olacak."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/otomotiv-ihracati-yilin-7-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-17-agustos-mesaji-287682</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "17 Ağustos" mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yılı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "17 Ağustos" mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümü nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı.</p><p>Erdoğan, şunları mesajında şunları ifade etti:</p><p>"17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet niyaz ediyor, acısı ilk günkü gibi yüreğimizde olan tüm kayıplarımızın ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum." </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/hp6bawzwcaav4t1-170820268b75b86b.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/cumhurbaskani-erdogandan--174_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/japonyanin-mars-gorevi-basliyor-hedefte-phobos-ve-yasamin-kokenlerine-dair-ipuclari-var-287681</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'nın Mars görevi başlıyor! Hedefte Phobos ve yaşamın kökenlerine dair ipuçları var]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya, Mars'ın uyduları Phobos ve Deimos'u hedef alan MMX misyonuyla Güneş Sistemi'nin kökenlerini ve Dünya'daki yaşamın sırlarını aydınlatmayı amaçlıyor. Uluslararası iş birliğiyle yürütülen bu görev, örnek toplama ve geri dönüş hedefiyle uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'nın Mars görevi başlıyor! Hedefte Phobos ve yaşamın kökenlerine dair ipuçları var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya, Mars'ın uyduları Phobos ve Deimos'u incelemek için başlatacağı Mars Uyduları Keşif (MMX) misyonuyla, Güneş Sistemi'nin ve Dünya'daki yaşamın kökenlerine dair bilinmeyenleri çözmeyi hedefliyor. Tanegashima Uzay Merkezi'nden önümüzdeki aylarda fırlatılması planlanan insansız uzay aracı, Mars'ın yörüngesinde yaklaşık üç yıl boyunca kalacak ve bu sürede Phobos'un yüzeyine iniş yaparak örnek toplayacak. MMX misyonu, yalnızca bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmayıp, gelecekte insanların Mars'a yolculuğunun da önünü açacak teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunacak. Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) liderliğindeki bu büyük proje, uluslararası iş birliğiyle ilerliyor ve örneklerin 2031 yılında Dünya'ya getirilmesi planlanıyor.</p><h3>JAXA'nın MMX misyonu: Phobos'tan örnek toplama ve geri dönüş hedefi</h3><p>JAXA'nın hayata geçirdiği MMX misyonu, Mars'ın en büyük uydusu Phobos'un yüzeyinden en az 10 gramlık örnek toplayarak Dünya'ya getirmeyi amaçlıyor. Bu görev kapsamında, Fransız bilim insanlarının geliştirdiği IDEFIX adlı keşif aracı da Phobos'un yüzeyinde ayrıntılı gözlemler yapacak. Aynı zamanda uzay aracı, Mars'ın diğer uydusu Deimos'u da uzaktan inceleyecek. Misyonun en dikkat çekici hedeflerinden biri, toplanan örneklerin 2031 yılında Avustralya'ya güvenli şekilde ulaştırılması. JAXA yetkilileri, bu örneklerin Güneş Sistemi'nin doğuşuna ve Mars'ın uydularının nasıl oluştuğuna dair temel ipuçları sunacağını belirtiyor. MMX, Japonya'nın daha önceki Hayabusa-2 ve SLIM projelerinde edindiği deneyimlerle şekilleniyor ve teknolojik yenilikleriyle öne çıkıyor.</p><h3>Phobos ve Deimos'un kökeni: Çarpma mı, yakalama mı?</h3><p>Japonya'nın MMX misyonu, Mars'ın uydularının kökenine dair iki temel hipotezi test etmeyi amaçlıyor. "Dev çarpma" teorisi, bu uyduların Mars'a büyük bir gök cisminin çarpması sonucu oluştuğunu öne sürerken, "yakalama" hipotezi ise uyduların dış Güneş Sistemi'nden gelen asteroitlerin Mars'ın yer çekimiyle yakalanmasıyla meydana geldiğini savunuyor. Hangi teorinin doğru olduğunun anlaşılması, yalnızca Mars'ın değil, Dünya ve diğer karasal gezegenlerin de yaşanabilirliğinin kökenine ışık tutacak. Fransız astrofizikçi Patrick Michel, MMX'in, su ve organik bileşenlerin kayalık gezegenlere nasıl taşındığına dair önemli veriler sağlayacağını vurguluyor. Bu süreçlerin, Dünya'da ve Mars'ta yaşam için gerekli ortamların oluşmasında kritik rol oynadığı düşünülüyor.</p><h3>Uluslararası yarış: Çin ve ABD'nin Mars planları</h3><p>Japonya'nın MMX misyonu, küresel uzay yarışında önemli bir dönemeç oluşturuyor. Çin, Tianwen-3 uzay aracıyla 2028'de Mars'a ulaşmayı ve 2031'de örnekleri Dünya'ya getirmeyi planlıyor. Bu, Japonya'nın MMX misyonunun örnek dönüşüyle neredeyse aynı tarihlere denk geliyor. ABD'nin Perseverance keşif aracı ise Mars yüzeyinden topladığı örnekleri Dünya'ya getirmek üzere başlatılan projede, siyasi kararlar nedeniyle belirsizlik yaşıyor. Çin'in daha önceki Tianwen-1 ve Zhurong görevleri, Pekin'in uzay programındaki iddiasını ortaya koyarken, Japonya ise Hayabusa-2 ve SLIM gibi başarılı örnek toplama görevleriyle öne çıkıyor. MMX, Japonya'nın uluslararası ortaklarla yürüttüğü en kapsamlı projelerden biri olarak dikkat çekiyor ve Mars'ın gizemlerini çözme yarışında kritik bir rol üstleniyor.</p><h3>Phobos'u doğal uzay istasyonuna dönüştürme planı</h3><p>JAXA, MMX misyonuyla yalnızca bilimsel veriler toplamayı değil, aynı zamanda Phobos'u gelecekte Mars'a insanlı yolculuklar için doğal bir uzay istasyonu olarak kullanma olasılığını da araştırıyor. Bu kapsamda geliştirilen teknoloji, Mars'a gidiş-dönüş görevleri için hayati öneme sahip olacak. MMX'in iniş bacakları, Phobos'un son derece düşük yer çekimi koşullarına uyum sağlayacak şekilde özel olarak tasarlandı. Mitsubishi Electric mühendislerinden Akinari Uehara, inişin etkisini yumuşatmak için bacakların kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Japonya'nın önceki Ay misyonlarında elde ettiği tecrübeler, MMX'in başarılı olması için önemli bir temel oluşturuyor. Uzaydan örnek getirme konusundaki uzmanlığıyla Japonya, Mars'ın uydularında yaşamın ve suyun kökenine dair benzersiz bulgular elde etmeyi hedefliyor.</p><p>Japonya'nın MMX misyonu, Mars'ın uyduları Phobos ve Deimos'un sırlarını ortaya çıkarmak için uluslararası bir güç birliğiyle yürütülüyor. Bilim insanları, toplanacak örneklerin Güneş Sistemi'nin evrimine ve yaşamın başlangıcına dair kritik veriler sunmasını bekliyor. Çin ve ABD'nin de dâhil olduğu küresel uzay yarışında MMX, Japonya'nın bilimsel ve teknolojik kapasitesini bir kez daha gözler önüne seriyor. 2031 yılında Dünya'ya ulaşacak örneklerle, Mars ve uydularının sırlarına bir adım daha yaklaşılmış olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/japonyanin-mars-gorevi-ba-967_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287680</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyetisyenler-acikladi-tam-tahilli-ekmekten-daha-fazla-lif-iceren-6-besin-287680</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyenler açıkladı! Tam tahıllı ekmekten daha fazla lif içeren 6 besin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyenler, ABD'de her 10 kişiden 9'unun günlük önerilen lif miktarını karşılamadığını vurgularken, tam tahıllı ekmekle sınırlı kalmamanın önemine dikkat çekiyor. Uzmanlar, lif açısından zengin 6 besini öne çıkarıyor ve bu besinlerin sağlıklı bir diyetin vazgeçilmez parçası olması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyenler açıkladı! Tam tahıllı ekmekten daha fazla lif içeren 6 besin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lif açısından zengin beslenmenin önemi giderek artarken, diyetisyenler tam tahıllı ekmeğin tek başına yeterli olmadığını ve günlük lif ihtiyacının karşılanmasında farklı besinlerin de mutlaka sofralarda yer alması gerektiğini belirtiyor. ABD'de yapılan araştırmalara göre, her 10 kişiden 9'u günde önerilen 25 ila 38 gram lifi alamıyor. Uzmanlar, lifin sindirim sistemini desteklemesinin yanı sıra, bağırsak sağlığını güçlendirdiğini, kan şekerini dengelediğini ve LDL kolesterolü düşürerek kalp sağlığını koruduğunu vurguluyor. Diyetisyenler, tam tahıllı ekmeğin iyi bir başlangıç olduğunu ancak tek başına yeterli lif sağlamadığını, bu nedenle bazı besinlerin beslenme düzenine mutlaka eklenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p><h3>Diyetisyen Weiss: 'Siyah fasulye lifin anahtarı'</h3><p>Lif denince akla gelen ilk besinlerden biri olan siyah fasulye, hem bitkisel protein kaynağı hem de yüksek lif oranıyla öne çıkıyor. Yarım fincan konserve siyah fasulye yaklaşık 9 gram lif içeriyor ve bu miktar, tam tahıllı ekmek dilimindeki lifin dört katından fazla. Diyetisyen Liz Weiss, siyah fasulyenin hem çözünür hem de çözünmez lif içerdiğini, bu sayede sindirim ve kalp sağlığına iki yönlü destek sağladığını belirtiyor. Araştırmalar, günde bir fincan konserve fasulye tüketiminin, özellikle yüksek kolesterolü olan yetişkinlerde hem toplam hem de LDL kolesterolü düşürdüğünü ortaya koyuyor. Weiss, siyah fasulyenin pratikliği ve çok yönlülüğü sayesinde çorbalardan salatalara, yumurtadan tatlılara kadar pek çok tarifte rahatlıkla kullanılabileceğini söylüyor. Ayrıca, siyah fasulyenin püre haline getirilip keklere eklenmesiyle hem lezzet hem de lif miktarı artırılabiliyor.</p><h3>Diyetisyen Palmer: 'Avokado lif ve sağlıklı yağ deposu'</h3><p>Avokado, lif zengini besinler arasında öne çıkan bir başka seçenek olarak dikkat çekiyor. Diyetisyen Sharon Palmer, bir bütün avokadonun yaklaşık 10 gram lif içerdiğini ve bu miktarın, günlük lif ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığını ifade ediyor. Avokadonun sadece sağlıklı yağlarıyla değil, içerdiği prebiyotik lifle de bağırsak mikrobiyomunu zenginleştirdiği bilimsel olarak kanıtlandı. Yapılan araştırmalar, günde bir avokado tüketmenin LDL kolesterolde azalma sağladığını ve kalp hastalığı riskini yaklaşık yüzde 4 oranında düşürdüğünü gösteriyor. Palmer, avokadonun çok yönlü kullanımı sayesinde tostlardan salatalara, smoothie ve pudinglerden sandviçlere kadar pek çok tarife rahatlıkla eklenebileceğini belirtiyor. Ayrıca, avokadonun siyah fasulye ile birlikte kullanılmasıyla hem lezzetli hem de lif oranı yüksek Meksika esintili yemekler hazırlanabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Enginar: Sebzeler arasında lif şampiyonu</h3><p>Taze buharda pişirilmiş bir enginar, yaklaşık 7 gram lif sağlayarak sebzeler arasında en yüksek lif oranına sahip besinlerden biri olarak öne çıkıyor. Konserve veya kavanozda satılan enginar kalpleri ise yaklaşık 4 gram lif içeriyor ve pratikliğiyle mutfaklarda yer buluyor. Diyetisyen Palmer, enginarın özellikle inülin adı verilen çözünür prebiyotik lif açısından zengin olduğunu ve bu özelliği sayesinde kabızlığın önlenmesine yardımcı olduğunu belirtiyor. Enginar, salatalardan makarnalara, tahıl kaselerinden soslara kadar farklı yemeklerde kullanılabiliyor. Palmer, basitçe buharda pişirilmiş enginarın sızma zeytinyağı ile tüketilmesinin hem lezzetli hem de sağlıklı bir seçenek olduğunu vurguluyor. Enginar, sağladığı lif sayesinde bağırsak sağlığını desteklerken, bütçe dostu alternatifleriyle de sofralarda yerini alıyor.</p><h3>Ahududu: Meyveler arasında lif yoğunluğu ile öne çıkıyor</h3><p>Ahududu, lif oranı yüksek meyveler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Yarım fincan ahududu yaklaşık 4 gram lif içeriyor ve bu özelliğiyle kahvaltıdan atıştırmalıklara kadar pek çok öğünde tercih ediliyor. Diyetisyen Weiss, yıl boyunca dondurulmuş ahududu bulundurmanın pratik bir çözüm olduğunu, yulaf ezmesi, yoğurt, smoothie ve lor peyniri gibi besinlerle kolayca birleştirilebileceğini belirtiyor. Ahududunun derin kırmızı rengi, içerdiği antosiyaninler sayesinde kalp sağlığını destekleyen bitki bileşenlerinin varlığına işaret ediyor. Ayrıca, keçi peyniri ve cevizle hazırlanan ıspanak salatasına eklenerek besleyici bir öğün oluşturulabiliyor. Ahududu, lifin yanı sıra sağladığı vitamin ve antioksidanlarla da sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>Edamame: Bitkisel protein ve lifin güçlü birleşimi</h3><p>Genç soya fasulyesi olan edamame, hem lif hem de tam bitkisel protein içeriğiyle dikkat çekiyor. Kabukları soyulmuş yarım fincan edamame yaklaşık 4 gram lif sağlıyor ve dondurucu reyonlarında kolayca bulunabiliyor. Diyetisyen Weiss, edamamenin izoflavonlar içermesi sayesinde kardiyovasküler sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını ve sindirimi yavaşlatarak uzun süre tokluk hissi verdiğini belirtiyor. Edamame, tahıl kaselerinden salatalara, kızarmış pirinçten sote yemeklerine kadar çeşitli tariflerde kullanılabiliyor. Ayrıca, humus ve pesto gibi soslara katılarak protein ve lif oranı artırılabiliyor. Kabuklu buharda pişirilmiş edamame ise hem atıştırmalık hem de yan yemek olarak tercih edilebiliyor. Marketlerde çıtır kavrulmuş edamame paketleri de sağlıklı atıştırmalık alternatifi olarak öne çıkıyor.</p><h3>Chia tohumu: Küçük boyutuna rağmen lif deposu</h3><p>Chia tohumları, sadece iki yemek kaşığıyla yaklaşık 10 gram lif sunarak dikkat çekiyor. Lifin yanı sıra, protein, omega-3 yağ asitleri, kalsiyum, demir, magnezyum, çinko ve çeşitli biyoaktif bileşenler içeriyor. Araştırmalar, chia tohumlarının anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğunu ve LDL kolesterol ile kan basıncını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Su emme kapasitesi sayesinde, chia tohumları smoothie, gece yulafı, puding ve fırın ürünlerinde kıvam artırıcı olarak kullanılabiliyor. Diyetisyen Palmer, chia tohumlarının salata, kase, falafel, lapalar, granola, kurabiye ve keklere eklenmesini öneriyor. Ayrıca, su bağlama özellikleri sayesinde fırın ürünlerinde yumurta veya yağ alternatifi olarak da tercih edilebiliyor. Chia tohumu, hem pratik kullanımı hem de yüksek lif içeriğiyle sağlıklı beslenme düzeninin önemli bir parçası haline geliyor.</p><p>Lif alımını artırmak, yalnızca sindirim sistemi için değil, genel sağlık açısından da büyük önem taşıyor. Diyetisyenler, tam tahıllı ekmekle sınırlı kalmadan, siyah fasulye, avokado, enginar, ahududu, edamame ve chia tohumu gibi lif zengini besinleri günlük beslenme düzenine dahil etmenin, hem kısa vadede tokluk hissi sağladığını hem de uzun vadede kalp ve bağırsak sağlığını koruduğunu belirtiyor. Uzmanlar, lif eksikliğinin yaygın bir sorun olduğuna dikkat çekerek, herkesin bu altı besini sofralarına eklemesini öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/diyetisyenler-acikladi-ta-590_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/karaciger-yaglanmasina-karsi-sofradaki-bu-gida-dikkat-cekti-287679</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasına karşı sofradaki bu gıda dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de 100 milyon kişiyi etkileyen metabolik karaciğer hastalığına karşı yapılan yeni bir araştırma, günlük domates tüketiminin karaciğer yağlanmasını kilo kaybı olmaksızın önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu. Nutrients dergisinde yayımlanan çalışma, domatesin karaciğer sağlığı üzerindeki doğrudan etkisini gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğer yağlanmasına karşı sofradaki bu gıda dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Karaciğer Vakfı'nın verilerine göre ABD nüfusunun yaklaşık yüzde 25'i, yani tahminen 100 milyon kişi, metabolik disfonksiyonla ilişkili karaciğer hastalığıyla (MASLD) karşı karşıya bulunuyor. Daha önce alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olarak adlandırılan bu rahatsızlık, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesiyle ortaya çıkıyor. Özellikle vücut yağ oranı yüksek olan, diyabet, yüksek kolesterol ya da yüksek trigliserit düzeyiyle yaşayan bireyleri hedef alan MASLD, çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden ilerliyor. Ancak bu sessiz seyir, hastalığın tehlikesiz olduğu anlamına gelmiyor. MASLD tedavi edilmediğinde metabolik disfonksiyonla ilişkili steatohepatit (MASH) adı verilen çok daha ağır bir tabloya dönüşebiliyor; bu ileri evre ise siroz ve karaciğer yetmezliği gibi hayati riskleri beraberinde getiriyor. İşte tam da bu nedenle uzmanlar, hastalığın erken dönemde fark edilmesini ve yaşam tarzı değişikliklerine başlanmasını büyük önem taşıyan bir adım olarak değerlendiriyor.</p><h3>Domates tüketimi karaciğer yağını kilo kaybı olmadan azalttı</h3><p>Tıp çevrelerinde MASLD tanısı alan hastalara genellikle beslenme düzenini değiştirmeleri ve düzenli egzersiz yapmaları öneriliyor. Bu öneriler hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı, hatta bazı vakalarda süreci tersine çevirmeyi amaçlıyor. Ancak son dönemde araştırmacılar, diğer pek çok gıdadan daha etkili görünen tek bir besini öne çıkardı: domates. Nutrients dergisinde yayımlanan bilimsel çalışmada araştırmacılar, MASLD tanılı katılımcıları iki gruba ayırarak altı haftalık bir süreç boyunca izledi. İlk gruba her gün belirli miktarda çiğ domates ve domates sosu tüketmeleri söylendi; bu miktar kabaca bir büyük boy domates ile birkaç yemek kaşığı sosa denk geliyordu. İkinci grup ise aynı süre zarfında domatesten tamamen uzak bir diyet programı uyguladı. Altı haftanın sonunda yapılan değerlendirmeler oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Domates tüketen grubun karaciğer yağ oranı, kontrol grubuna kıyasla belirgin biçimde düştü. Bu sonuç, domatesin karaciğer sağlığı üzerindeki olumlu etkisini somut verilerle gözler önüne serdi.</p><h3>Dr. Gunn: 'Domatesin kendisi karaciğerin yağı işleme biçimini doğrudan etkiliyor'</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, karaciğer yağındaki bu iyileşmenin katılımcıların vücut ağırlığında ya da genel vücut kompozisyonunda kayda değer bir değişiklik yaşanmadan gerçekleşmiş olmasıydı. Iterative Health bünyesinde hepatoloji ve obezite tıbbı baş tıp görevlisi olarak çalışan yeminli hepatolog Dr. Nadege Gunn bu durumu şöyle açıkladı: "Bu bulgu özellikle ilgi çekici, çünkü karaciğer yağındaki azalma kilo vermeyle ya da daha az yemeyle bağlantılı değil. Domatesin kendisi, karaciğerin yağı nasıl işlediği üzerinde doğrudan ve olumlu bir etki yaratıyor gibi görünüyor." Dr. Gunn'ın bu değerlendirmesi, domatesin karaciğer sağlığı açısından basit bir diyet aracı olmaktan öte, biyolojik düzeyde koruyucu bir role sahip olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar bu sonuçların, karaciğer yağlanmasıyla mücadelede beslenme stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu vurguladı.</p><h3>Likopen ve beta karoten: Domatesin karaciğer sağlığını koruyan iki silahı</h3><p>Peki domates bu etkiyi nasıl sağlıyor? Yanıt, domatesin içerdiği güçlü biyoaktif bileşiklerde gizli. Domates, antioksidan ve anti-enflamatuar özellikleriyle tanınan likopen açısından en zengin besin kaynaklarının başında geliyor. Likopen, vücuttaki serbest radikallere karşı koruma sağlayan ve karaciğer hücrelerindeki iltihaplanmayı baskılayan bir pigment olarak biliniyor. Bunun yanı sıra domates, oksidatif stresi azaltma kapasitesine sahip bir diğer bitki bileşiği olan beta karoten bakımından da oldukça zengin bir kaynak. Dr. Gunn, likopenin karaciğer üzerindeki etkisini birden fazla mekanizmayla açıkladı: "Araştırmalar, likopenin karaciğerde yeni yağ üretimini azalttığını, mevcut yağın daha verimli şekilde parçalanmasını sağladığını ve kan dolaşımından karaciğere çekilen yağ miktarını düşürdüğünü gösteriyor. Yani likopen, birbirini tamamlayan birkaç farklı yoldan karaciğer fonksiyonunu destekliyor." Çalışmada hem çiğ hem de pişmiş domates kullanılması da bilinçli bir tercihti. Pişirme işlemi likopenin vücut tarafından emilimini kolaylaştırırken, çiğ domates ısıya duyarlı olan ve pişirme sırasında parçalanabilen diğer besin öğelerini koruyor. Bu nedenle uzmanlar, karaciğer sağlığı için en yüksek faydayı elde etmek isteyenlerin çiğ ve pişmiş domatesi birlikte tüketmesini öneriyor.</p><h3>Uzmanlar uyardı: Sadece domates değil, tutarlı beslenme alışkanlıkları şart</h3><p>Çalışmanın bulguları, küçük ama tutarlı beslenme tercihlerinin zamanla büyük farklar yaratabileceğini bir kez daha kanıtladı. The Earth-Centered Dietitian'ın kurucusu diyetisyen Stacey Woodson bu sonuçları "küçük ve istikrarlı seçimlerin gerçekten önemli olduğunun somut kanıtı" olarak nitelendirdi. Ancak Woodson, domatesin karaciğer sağlığını desteklediği bilinen tek gıda olmadığının altını çizdi. Anti-enflamatuar özelliklere sahip renkli sebze ve meyveler, tam tahıllar, fındık ve çeşitli tohumlar gibi lif açısından zengin besinler de karaciğer sağlığı için kritik öneme sahip. Bunlara ek olarak şeker tüketimini sınırlamanın da karaciğer üzerindeki yükü hafifletmede belirleyici bir rol oynadığını vurgulayan Woodson, "Bu tür tutarlı tercihler zamanla karaciğeriniz için anlamlı bir koruma kalkanı oluşturuyor" dedi. Sonuç olarak uzmanlar, karaciğer yağlanmasıyla mücadelede tek bir gıdaya bel bağlamak yerine, domatesi de içeren dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme programının benimsenmesini tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/karaciger-yaglanmasina-ka-340_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-b12-vitamininin-gizemini-cozdu-beklenmedik-suclu-virusler-cikti-287678</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları B12 vitamininin gizemini çözdü! Beklenmedik suçlu virüsler çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Virginia Tech'te yürütülen yeni araştırma, bakteriyofajların bakterilerde hapsolmuş B12 vitaminini serbest bırakarak mikrobiyal toplulukların dengesini kökten değiştirdiğini ortaya koydu. Bu bulgu, özellikle bağırsak mikrobiyomu ve ekosistemlerin işleyişi açısından büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları B12 vitamininin gizemini çözdü! Beklenmedik suçlu virüsler çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Virginia Tech'te gerçekleştirilen son araştırma, bakterileri enfekte eden virüsler olan bakteriyofajların, bakteriyel hücrelerin içinde bulunan ve dışarı çıkması oldukça zor olan B12 vitaminini serbest bıraktığını gösterdi. Bilim insanları, bu bulgunun yalnızca tek bir mikroorganizmayı değil, tüm mikrobiyal toplulukları etkileyebilecek kadar geniş kapsamlı sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Araştırmanın sonuçları, B12 vitamininin mikrobiyal ekosistemdeki dolaşımında bakteriyofajların kritik bir rol üstlendiğini gözler önüne seriyor.</p><h3>Bakteriyofajlar B12 vitamini salınımında anahtar rol üstleniyor</h3><p>Çalışmada, bakteriyofajların bakterileri enfekte ettiğinde, bu hücrelerin içindeki B12 vitamininin çevreye yayıldığı tespit edildi. Normal şartlarda, B12 vitamini yalnızca belirli bakteri ve arkealar tarafından üretilebiliyor. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler ise bu vitamini sentezleyemiyor ve dışarıdan almak zorunda kalıyor. Ancak B12 üretimi bakteriler için de oldukça maliyetli bir süreç olarak biliniyor. Bu nedenle, B12 üreten bakteriler genellikle vitamini hücrelerinin içinde tutuyor ve dışarıya sızdırmıyor. Araştırmacılar, bakteriyofajların saldırısıyla patlayan bakteri hücrelerinden salınan B12 vitamininin, çevredeki diğer mikroplar için hayati bir besin kaynağına dönüştüğünü ortaya koydu. Bu durum, mikrobiyal toplulukların yapısında köklü değişikliklere yol açabiliyor.</p><h3>Virginia Tech ekibinden çarpıcı deneysel kanıtlar</h3><p>Virginia Tech'ten biyolog Bryan Hsu ve ekibi, kontrollü laboratuvar ortamında B12 üretebilen bir bakteri ile bu vitamine bağımlı ancak kendisi üretemeyen farklı bir bakteri türünü aynı sisteme yerleştirdi. Deneyin ilk aşamasında, B12 üreticisi bakteri canlı kaldığında, bağımlı bakteri yeterli B12 vitaminine ulaşamadığı için gelişemedi. Ancak, bakteriyofajların devreye girmesiyle birlikte B12 üreticisi bakteriler yok oldu ve hücrelerinde depoladıkları B12 vitamini çevreye yayıldı. Bu durumda, B12'ye bağımlı olan bakterilerin hızla büyüdüğü gözlendi. Araştırma ekibi, bu sonucun yalnızca bakteriyofajların varlığında ortaya çıktığını, yani B12 vitamininin kendiliğinden dışarı sızmadığını özellikle vurguladı. Deneyin devamında, genetik olarak B12 üretmeyen bir bakteri türüyle yapılan testler ise, bakteriyofajlar tarafından yok edilen bu bakterilerde B12 vitamini bulunmadığı için, B12 bağımlı mikropların yine büyüyemediğini gösterdi. Bu bulgular, B12 vitamininin mikrobiyal büyümede doğrudan belirleyici olduğunu kanıtladı.</p><h3>Bağırsak mikrobiyomu ve ekosistemler için yeni bir bakış açısı</h3><p>Araştırma, laboratuvar ortamının ötesine geçerek insan sindirim sistemiyle ilişkili ana bakteri grupları üzerinde de test edildi. Sonuçlar, bağırsak mikrobiyomunda da benzer bir mekanizmanın işlediğini ortaya koydu. B12 vitamini üreten bakteri hücreleri bakteriyofajlar tarafından yok edildiğinde, bu vitamini dışarıdan almak zorunda olan bağırsak bakterileri için yeni bir besin kaynağı oluştu. Ayrıca, B12 vitamininin zamanlaması ve bulunduğu ortamın, mikrobiyal topluluğun çeşitliliği üzerinde doğrudan etkili olduğu belirlendi. Araştırmacılar, B12 vitamininin doğrudan ortama eklenmesiyle elde edilen sonuçların, bakteriyofaj aracılığıyla salındığında oluşan etki kadar güçlü olmadığını da tespit etti. Bu da, besin maddesinin salınım şeklinin ve zamanlamasının ekosistem dinamiklerinde belirleyici olduğunu gösteriyor.</p><h3>B12 vitamininin mikrobiyal ekosistemdeki döngüsü yeniden tanımlanıyor</h3><p>Çalışmada öne çıkan bir diğer bulgu ise, bakteriyofajların yalnızca öldürdükleri bakteriler açısından değil, aynı zamanda ekosistemin tamamı üzerinde dolaylı bir besin transferi mekanizması oluşturduğuna işaret ediyor. Bakteriyofajlar, enfekte ettikleri bakterileri öldürdüklerinde, bu hücrelerin içinde biriken DNA, protein, şeker ve özellikle B12 vitamini gibi hayati moleküller çevreye yayılıyor. Bu moleküller, B12'ye bağımlı olan diğer mikroorganizmalar tarafından hızla kullanılıyor. Böylece, bakteriyofajlar mikroskobik düzeyde bir besin geri dönüşümü sistemi kuruyor ve ekosistemdeki besin zincirinin işleyişine farklı bir boyut kazandırıyor. Araştırmacılar, bu etkinin yalnızca bağırsaklarda değil, toprak ve okyanus gibi farklı ekosistemlerde de geçerli olabileceğini belirtiyor. Özellikle deniz mikrobiyal topluluklarında da bakteriyofajlar aracılığıyla B12 vitamini salınımı gözlemlendiği, önceki araştırmalarla da destekleniyor.</p><h3>Bilim dünyasında B12 vitamininin paylaşımı tartışma yaratıyor</h3><p>Virginia Tech ekibinin bulguları, mikrobiyal ekosistemlerin işleyişine dair ezberleri bozacak nitelikte. B12 vitamini gibi hayati bir molekülün, bakteriyofajlar sayesinde ekosistemdeki farklı türler arasında dolaşması, mikrobiyal toplulukların çeşitliliği ve dayanıklılığı üzerinde belirleyici bir etki yaratıyor. Araştırmacılar, bu mekanizmanın yalnızca hangi bakterilerin hayatta kalacağını değil, aynı zamanda hangi mikroorganizmaların kıt besin kaynaklarına erişebileceğini de değiştirdiğini vurguluyor. Bu durum, hem tıp hem de çevre bilimleri açısından yeni araştırma alanlarının kapılarını aralıyor. Özellikle insan sağlığı ve bağırsak mikrobiyomu üzerine çalışan bilim insanları için, bakteriyofajların B12 vitamini döngüsündeki rolü kritik bir öneme sahip.</p><p>Bakteriyofajlar ve B12 vitamini arasındaki bu dinamik ilişki, mikrobiyal ekosistemlerin karmaşık yapısını daha iyi anlamak ve gelecekteki araştırmalara yön vermek açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Virginia Tech'teki bu çalışma, mikrobiyal toplulukların besin paylaşımında virüslerin bugüne kadar gözden kaçan etkilerini ortaya çıkararak, bilim dünyasında yeni tartışmaların da önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/bilim-insanlari-b12-vitam-716_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287677</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ankara-cankayada-icradan-satilik-bagimsiz-bolum-287677-287677</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'da bağımsız bölüm icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 8.500.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/409 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. </p><p><b>Artırma Bilgileri:</b></p><p>1. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 06/10/2026 - 10:22</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 13/10/2026 - 10:22</p><p>2. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 06/11/2026 - 10:22</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 13/11/2026 - 10:22</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2195022/emlak-konut-ankara-cankayada-bagimsiz-bolum-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/ankara-cankayada-icradan--657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trabzon-ortahisarda-icradan-satilik-daire-287676-287676</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzon Ortahisar ilçesinde bulunan daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 13.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/51 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 22/09/2026 - 10:37</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 29/09/2026 - 10:37</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 15/10/2026 - 10:37</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 22/10/2026 - 10:37</p><p>11/08/2026</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2194317/emlak-konut-trabzon-ortahisar-ilcesinde-bulunan-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/trabzon-ortahisarda-icrad-542_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-ak-parti-kocaeli-milletvekili-azize-sibel-gonul-hayatini-kaybetti-287675</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski AK Parti Kocaeli Milletvekili Azize Sibel Gönül hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski AK Parti Kocaeli Milletvekili ve AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Azize Sibel Gönül yaşamını yitirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azize Sibel Gönül'ün vefatıyla ilgili taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski AK Parti Kocaeli Milletvekili Azize Sibel Gönül hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski AK Parti Kocaeli Milletvekili ve AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Azize Sibel Gönül, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Azize Sibel Gönül'ün vefatıyla ilgili taziye mesajı yayımladı.</p><p>Bir süredir kanser tedavisi gören Gönül, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p><p>Gönül'ün cenazesi bugün İzmit Fevziye Camisi'nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrasında, İzmit Kent Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI</b></p><p>"AK Parti'mizin geçmiş dönem Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı, 23'üncü ve 24'üncü Dönem Kocaeli Milletvekilimiz, kıymetli dava ve yol arkadaşım Azize Sibel Gönül Hanımefendi'ye Allah'tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, yakınlarına ve tüm AK Parti teşkilatına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Mekânı cennet olsun. "</p><p><b>AZİZE SİBEL GÖNÜL KİMDİR?</b></p><p>Azize Sibel Gönül, 12 Ağustos 1966'da İstanbul'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesini bitiren Gönül, serbest mimar olarak çalıştı.</p><p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kocaeli Mimarlar Odası Genel Sekreteri olarak görev yapan Gönül, 2001'de AK Parti'nin kuruluşu sırasında partinin Kocaeli Kurucu İl Yönetim Kurulu üyeliği ve İl Kadın Kolları Başkanlığı görevlerinde bulundu.</p><p>Gönül, 2003-2007 yılları arasında da AK Parti Kocaeli İl Yönetimi İl Sekreterliği yaptı.</p><p>23. Dönem'de Kocaeli Milletvekili seçilen Gönül, 24. Dönem'de de parlamentodaki görevini sürdürerek, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı olarak hizmet verdi.</p><p>Gönül daha sonra, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı olarak görev yaptı. İyi düzeyde İngilizce bilen Gönül, evli ve 2 çocuk annesiydi.</p><p><b>AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK'TEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI</b></p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından paylaştığı başsağlığı mesajında, çok üzgün olduklarını belirterek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlarımızdan ve önceki dönemlerden milletvekilimiz, çok değerli yol arkadaşımız Azize Sibel Gönül'ü kaybettik. Merhumeye Allah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm camiamıza başsağlığı ve sabırlar niyaz ederiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/ski-ak-parti-kocaeli-mill-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kiyi-emniyeti-genel-mudurlugu-173-isci-alimi-yapacak-287674-287674</link>
      <pubDate>2026-08-17T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden 173 kişilik daimi işçi alım ilanı yayınlandı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, ilanlara Başvurular Türkiye İş Kurumu Üzerinden Yapılacaktır.</p><p>İlanlar, Türkiye İş Kurumunun https://esube.iskur.gov.tr/Istihdam/AcikIsIlanAra.aspx internet adresinde yayınlanacaktır.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2198338/kamu-akademik-personel-kamu-personel-alim-ve-sinavlari-kiyi%C2%A0emniyeti%C2%A0genel%C2%A0mudurlugunden-173-daimi-isci-alim-ilani">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/kiyi-emniyeti-genel-mudur-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>