<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransa-ile-iran-arasinda-protesto-gerilimi-paris-buyukelcisi-disislerine-cagrildi-294655</link>
      <pubDate>2026-10-07T21:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa ile İran arasında "protesto" gerilimi: Paris Büyükelçisi Dışişleri'ne çağrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux, İran Dışişleri Bakanlığı'nı Fransa'da devam eden lise eylemlerine ilişkin çevrim içi dezenformasyon kampanyası yürütmekle suçlayarak, İran'ın Paris Büyükelçisi Muhammed Amin Nejad'ın bakanlığa çağrıldığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa ile İran arasında "protesto" gerilimi: Paris Büyükelçisi Dışişleri'ne çağrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa ile İran arasında Fransa'da yaklaşık iki haftadır devam eden lise protestoları nedeniyle diplomatik gerilim yaşandı. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux, İran yönetiminin Fransa'daki öğrenci protestolarına ilişkin çevrim içi dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü savundu. Confavreux, bu gerekçeyle İran'ın Paris Büyükelçisi Muhammed Amin Nejad'ın Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldığını açıkladı. İranlı diplomata İran Dışişleri Bakanlığı tarafından çevrim içi ortamda dolaşıma sokulan "yanlış içeriklerin" kesinlikle kabul edilemez olduğunun iletildiğini belirten Confavreux, "Bu utanç verici provokasyonlar son bulmalı" ifadelerini kullandı.</p><p>Confavreux ayrıca, İran yönetiminin de bir gün önce Fransa'nın Tahran Büyükelçisi Pierre Cochard'ı Dışişleri Bakanlığı'na çağırdığını hatırlatarak, bu kararın haksız olduğunu söyledi.</p><p>İran devlet basınında yer alan haberlerde, Cochard'ın Fransa'daki protestolar sırasında öğrencilere yönelik şiddet kullanımı ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle İran Dışişleri Bakanlığına çağrıldığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/fransa-ile-iran-arasinda--985_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bir-ogrenci-hayatini-kaybetmisti-basaksehirdeki-saldirganin-anne-ve-babasi-tutuklandi-294654</link>
      <pubDate>2026-10-07T20:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir öğrenci hayatını kaybetmişti: Başakşehir'deki saldırganın anne ve babası tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bir ortaokulda 1 öğrencinin hayatını kaybettiği, 7 öğrencinin yaralandığı olaya ilişkin gözaltına alınan saldırgan ve saldırganın anne ile babası tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir öğrenci hayatını kaybetmişti: Başakşehir'deki saldırganın anne ve babası tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başakşehir Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'ndan mezun olduğu öğrenilen bir kız öğrenci, dün sabah saatlerinde üniforma giyerek eski okuluna gelmişti. 15 yaşındaki saldırgan, 8 kişiyi bıçaklamıştı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/40d367dbb28242eebf5d-0710202602f703bb.jpg"/><p>Olayda bir öğrenci hayatını kaybetmiş, 7 kişi de yaralanmıştı. Olaya ilişkin soruşturma sürerken, saldırgan F.M., anne ve babası yakalanarak gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 15 yaşındaki şüpheli F.M. ile anne ve babası çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bir-ogrenci-hayatini-kayb-783_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294653</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/izmir-paylasimi-tepki-cekmisti-oyuncu-berna-lacin-gozaltina-alindi-294653</link>
      <pubDate>2026-10-07T20:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir paylaşımı tepki çekmişti: Oyuncu Berna Laçin gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca sosyal medya hesabından yaptığı "İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma" şeklindeki paylaşım nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Berna Laçin gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir paylaşımı tepki çekmişti: Oyuncu Berna Laçin gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca sosyal medya hesabından "İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma" ifadelerini kullanan oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/zmr-071020264da1f879.jpg"/><p> Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu kapsamında hakkında soruşturma açılan Laçin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü polislerince gözaltına alındı. Laçin'in Üsküdar'daki evinde mahkeme kararı doğrultusunda arama yapıldığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/izmir-paylasimi-tepki-cek-915_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bmde-guterres-donemi-kapaniyor-yeni-adaylar-icin-on-yoklama-yapildi-294652</link>
      <pubDate>2026-10-07T19:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM'de Guterres dönemi kapanıyor: Yeni adaylar için ön yoklama yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), bu yıl sonunda görev süresi bitecek olan Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yerine aday 7 isim için 5. kez değerlendirme için ön yoklama yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM'de Guterres dönemi kapanıyor: Yeni adaylar için ön yoklama yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapalı toplantı şeklinde yapılan ve "straw poll" denilen resmi olmayan ön oylamada, 15 konsey üyesi, adaylar hakkındaki görüşlerini ortaya koydu.</p><p>BMGK Dönem Başkanı Yunanistan'ın BM Daimi Temsilcisi Aglaia Balta, ön oylamadan sonra basına yaptığı açıklamada, "Her aday, sonuçları ilgili aday gösteren üye devletlerin daimi temsilcileri aracılığıyla öğrenecektir. Genel Kurul Başkanı da ön yoklamanın yapıldığı konusunda bilgilendirilecektir." ifadesini kullandı.</p><p>Balta, bir sonraki ön yoklamanın ne zaman yapılacağı konusunda ise bilgi vermedi.</p><p>Diplomatik kaynaklardan dışarıya sızan ilk bilgilere göre, bugün yapılan oylamada, Kosta Rikalı Rebeca Grynspan 9 "lehte" ve 6 "aleyhte" oyla ön yoklamayı önde bitirdi.</p><p>Grynspan'i 6 "lehte", 7 "aleyhte" ve 2 "çekimser" oyla Rafael Grossi takip ederken, Carolyn Rodrigues 5 "lehte", 9 "aleyhte" ve 1 "çekimser" ile 3. sırada yer aldı.</p><p>Diğer adaylar Macky Sall 5 "lehte", 10 "aleyhte", Olara Otunnu 3 "lehte", 12 "aleyhte", Maria Fernanda Espinosa 3 "lehte", 9 "aleyhte", 3 "çekimser" ve Ivonne Baki 0 "lehte", 14 "aleyhte" ve 1 "çekimser" oy aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/guterresreu2400427-071020267606184f.jpg"/><p><b>BMGK'DAKİ ÖN YOKLAMA</b></p><p>BMGK'da gizli yapılan ve resmi olmayan ön yoklamada, her aday için Konsey üyeleri oy pusulasında bulunan "lehte", "aleyhte" ve "çekimser" seçeneklerinden birini işaretliyor.</p><p>Ön oylama, bir sonraki BM Genel Sekreteri olmak için yarışan adaylara verilen desteği ölçmek için kullanılan bir test oylama işlevi görüyor.</p><p>Bu oylamalarda, veto yetkisi bulunan daimi 5 üye de aynı pusulayı kullandığı ve seçim gizli yapıldığı için her oy aynı öneme sahip oluyor.</p><p>Ancak belli turlardan sonra BMGK "renk kodlu" oy pusulalarını kullanmaya başlıyor. "Kırmızı" oy pusulaları 5 daimi üye için, "beyaz" oy pusulaları seçilmiş 10 üye için kullanılmaya başlanıyor. 5 daimi üyenin adaylar üzerinde veto yetkisi bulunduğundan, "kırmızı" oy alan adayların yarışta şansı azalıyor.</p><p>Diplomatik kaynaklar, 16 Ekim'de yapılması planlanan 6. tur ön yoklamanın renk kodlu yapılabileceğini belirtiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bmbirlesmismilletler-07102026bbcb4e65.jpg"/><p><b>YENİ BM GENEL SEKRETER ADAYLIĞI YARIŞI</b></p><p>31 Aralık'ta görevine veda edecek BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yerine geçmek için şu an 7 aday yarışıyor.</p><p>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi, eski Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, adaylığı için görevinden izin alan BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan, 2018-2019 döneminde BM Genel Kurulu Başkanlığı yapan Maria Fernanda Espinosa, Guyana'nın BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues Birkett, 1980'lerde BM Uganda Daimi Temsilciliği görevinde bulunmuş Olara Otunnu ve yarışa en son katılan Ekvatorlu siyasetçi ve diplomat Ivonne Baki BM Genel Sekreterliği için yarışıyor.</p><p>15 üyeli BMGK'de yapılacak kapalı oturumlarda, en az 9 "evet" oyu alan ve daimi üyeler ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın vetosuna takılmayan aday, BM Genel Kurulu'nun onayına sunulacak.</p><p>BM Şartı, Konsey'in birden fazla isim önermesini açıkça yasaklamasa da uzun süredir devam eden bir uygulama gereği, BMGK'nin bir aday üzerinde anlaşarak Genel Kurul'a önermesi bekleniyor.</p><p>BMGK üyelerinin tek aday üzerinde mutabakata varmasının biraz zaman alacağı düşünülürken, yeni genel sekreterin en geç aralıkta belli olması bekleniyor.</p><p>193 üyeli Genel Kurul'da çoğunluğun onayını alan aday, 1 Ocak 2027'de BM Genel Sekreteri olarak 5 yıllığına yeni görevine başlayacak.</p><p>2016'dan bu yana 2 dönemdir BM Genel Sekreterliği koltuğunda oturan Portekiz vatandaşı Antonio Guterres'in görev süresi 31 Aralık'ta sona eriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bmde-guterres-donemi-kapa-401_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nasadan-antalyada-artemis-ii-aciklamasi-insanligin-aya-donusune-yaklasiyoruz-294651</link>
      <pubDate>2026-10-07T19:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'dan Antalya'da Artemis II açıklaması: "İnsanlığın Ay'a dönüşüne yaklaşıyoruz"]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) tarafından Artemis II misyonuyla Ay bilimine dair elde edilen ön bulgular yayımlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'dan Antalya'da Artemis II açıklaması: "İnsanlığın Ay'a dönüşüne yaklaşıyoruz"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) &quot;Global İletişim Ortağı&quot; olduğu, IAF tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul&#39;un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi&#39;nde devam ediyor.</p><p>Kongre kapsamında, Artemis II misyonu sayesinde elde edilen ilk bilgilerin yayımlanmasına ilişkin oturum düzenlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42687211.jpg"/><p>Oturumda, NASA Başkan Yardımcısı Matt Anderson, NASA&#39;nın Bilim Misyonları Direktörlüğünden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Nicola Fox, NASA İnsanlı Uzay Uçuşları Misyon Direktörlüğünden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Lori Glaze ve NASA Artemis II Ay Bilimi Lideri ve Artemis Bilim Uçuş Operasyonları Lideri Kelsey Young konuşmacı olarak yer aldı.</p><p>Programla eş zamanlı misyondan elde edilen ön bulgular, NASA tarafından yayımlandı.</p><p>Başkan Yardımcısı Anderson, Artemis II&#39;ye atıfta bulunarak, Artemis III&#39;ün çalışmalarının 2027 için devam ettiğini ve her misyonun, insanlığın Ay&#39;ın yüzeyine dönüşüne ve kalıcı bir varlığının bulunmasına kendilerini daha da yaklaştırdığını ifade etti.</p><p>Anderson, Artemis II sayesinde misyonda görevli ekibin gözlemleri, fotoğrafları, deneyleri ve tecrübelerinin eşsiz bir fırsat sunduğunu söyledi.</p><p>Artemis II misyonundan 6 ay sonra NASA&#39;nın Ay bilimi veri arşivini tamamen açtığını dile getiren Anderson, bunun yeni bir başlangıcı temsil ettiğine dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684521.jpg"/><p><b>ARTEMİS MİSYONLARI, DERİN UZAYIN İNSAN VÜCUDUNA ETKİSİNE YÖNELİK ANLAYIŞI GENİŞLETECEK</b></p><p>Glaze ise Artemis incelemesinin derin uzayın insan vücudu üzerindeki etkilerine dair anlayışı genişleteceğini ve insanlara Dünya&#39;dan uzakken nasıl yaşayıp çalışabileceğini öğreteceğini söyledi.</p><p>Dünya, Ay ve Güneş Sistemi arasındaki karmaşık etkileşimi anlamada da bu misyonun ve elde edilen bilgilerin faydalı olacağına dikkati çeken Glaze, keşif ve incelemenin bir arada yürütüldüğünü ve bu bağlamda Artemis misyonunun ekip çalışması açısından örnek teşkil ettiğini dile getirdi.</p><p>Glaze, misyon kapsamında yapılan gözlemlerin ve bilimsel deneylerin insanlığın Ay&#39;a dönüşü için zemin hazırladığını kaydederek, Artemis misyonlarının bilim ve yeniliklerle yeni bir keşif dönemine girilmesine olanak sağladığına değindi.</p><p><b>ARTEMİS II UNUTULMAZ ANLAR YAŞATTI</b></p><p>Fox da burada olmaktan memnuniyet ve heyecan duyduğunu belirterek, NASA'nın Ay'a insan gönderen Artemis programına ilişkin bilgiler paylaştı.</p><p>Artemis II mürettebatının insanlığı da beraberinde bir yolculuğa çıkardığını vurgulayan Fox, Ay'ın çevresinde yapılan bu yolculuğun heyecan verici olduğunu aktardı.</p><p>Fox, Orion uzay aracının Ay&#39;ın uzak tarafına geçtiğinde yaşanan elektrik kesintisi sırasında nefeslerin tutulduğunu anlatarak, &quot;Görüş alanından ve iletişim ağından çıkmışlardı, muhteşem bir tam güneş tutulmasıyla tam zamanında yeniden ortaya çıktıklarında ise hepimiz büyük bir sevinç yaşadık.&quot; dedi.</p><p>Bu anı &quot;unutulmaz&quot; olarak nitelendiren Fox, bu görevin Artemis I'e kıyasla önemli bir ilerleme olduğuna işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684526.jpg"/><p>Fox, "Artemis II, gelecekteki Artemis görevlerine yönelik bilimsel operasyonlara ve keşif çalışmalarına ışık tutmak amacıyla bilimin, insanlı uzay uçuşlarına nasıl başarıyla entegre edilebileceğini gerçek zamanlı olarak gösterdi." diye konuştu.</p><p>Young da Artemis II'nin görev süresince 800 megabayttan fazla veri ve 12 bin fotoğraf topladığını aktararak, fotoğrafların her birinin bilimsel analizde kullanılabileceğini söyledi.</p><p>Bu verilerin önemine işaret eden Young, astronotların Ay'ın çevresindeki uçuşu sırasında paylaşılan ses kayıtlarını davetlilere dinletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/nasadan-antalyada-artemis-934_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294650</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/japonyadan-pekine-protokol-uyarisi-basbakanin-adini-unvansiz-kullanan-cinli-sozcuye-sert-tepki-294650</link>
      <pubDate>2026-10-07T19:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'dan Pekin'e "protokol" uyarısı: Başbakanın adını unvansız kullanan Çinli sözcüye sert tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kitamura Toshihiro, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun'un Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'den bahsederken ünvan kullanmadan sadece ismini kullanmasına tepki göstererek, protokol kurallarına uyulması ve ülke liderine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'dan Pekin'e "protokol" uyarısı: Başbakanın adını unvansız kullanan Çinli sözcüye sert tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kyodo ajansının haberine göre, Sözcü Kitamura, düzenlediği basın toplantısında, Japonya Başbakanı hakkında konuşulurken gereken saygının gösterilmesi konusunda Çin hükümeti yetkililerine uyarıda bulundu.</p><p>Kitamura, 30 Eylül'de Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro'nun nükleer silah tartışmalarına ilişkin görüşlerini değerlendiren Çinli mevkidaşı Guo'nun, Başbakan Takaiçi'den sadece ismiyle bahsetmesine ve ünvanını kullanmamasına tepki gösterdi.</p><p>"Tutumlarda farklılıklar olsa bile, uluslararası protokol bakımından bir ülkenin liderine saygı gösterilmesinin olmazsa olmaz bir şey olduğuna inanıyorum." ifadesini kullanan Kitamura, Çin tarafına konu hakkında bildirimde bulunduklarını aktardı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/japonyadan-pekine-protoko-732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294649</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/korfez-savasinin-maliyeti-artiyor-abdnin-iranda-81-hava-araci-kayboldu-294649</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Körfez savaşının maliyeti artıyor: ABD'nin İran'da 81 hava aracı kayboldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Kongresi tarafından yapılan araştırmada, şubat ayının sonundan bu yana İran'a yönelik saldırılarda ABD ordusuna ait en az 81 hava aracı kayboldu veya hasar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Körfez savaşının maliyeti artıyor: ABD'nin İran'da 81 hava aracı kayboldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarafsız Kongre Araştırma Servisi (CRS) tarafından hazırlanan yakın tarihli bir rapora göre, İran'a karşı yürütülen askeri operasyonlarda ABD'ye ait en az 81 sabit ya da döner kanatlı uçak, helikopter ve insansız hava aracı (İHA) hasar gördü veya kayboldu.</p><p>Ekim ayında güncellenen raporda, yeni güncellemelerle bu sayının artabileceği belirtildi.</p><p>ABD'nin İran'a saldırı başlattığı 28 Şubat'tan bu yana yaşanan kayıpların derlendiği raporda, söz konusu hava araçlarının 3 milyar 300 milyon dolar değerinde olduğu bilgisi yer aldı.</p><p>CRS'nin raporunda ayrıca, en büyük kaybın MQ-9 Reaper İHA'larında yaşandığı ve İran'a düzenlenen saldırılarda bunlardan en az 45'inin kaybedildiği bildirildi.</p><p>12 F-15E Strike Eagle uçağının da kayıp listesinde yer aldığı, bunlardan 3'ünün mart ayında Kuveyt hava sahası üzerinde dost ateşiyle imha edildiği raporda vurgulandı.</p><p>Diğer kayıplar veya hasarlar arasında bir F-35A Lightning II, iki A-10 Thunderbolt II, yedi KC-135 havadan yakıt ikmal uçağı ve bir E-3 Sentry havadan uyarı ve kontrol uçağı bulunuyor.</p><p>Bu veriler, 28 Şubat'tan bu yana Pentagon kayıtları, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) açıklamaları, askeri müfettiş genelinin bulguları ve basın haberlerinden derlenen operasyonel olayları bir araya getiriyor.</p><p>Raporda, ABD savunma sanayisi tabanında potansiyel baskılara dikkat çekilirken, Pentagon'un kayıp uçakları hızlı şekilde yenileyip yenileyemeyeceği konusunda da uyarılar yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/korfez-savasinin-maliyeti-508_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294648</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gurcistanda-700-bin-dolar-degerinde-uranyum-satmaya-calisan-sahis-yakalandi-294648</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gürcistan'da 700 bin dolar değerinde uranyum satmaya çalışan şahıs yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Gürcistan'da yasaya aykırı şekilde nükleer madde bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alınan kişinin, 700 bin dolar değerinde uranyum satışı yapmaya çalıştığından şüpheleniliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gürcistan'da 700 bin dolar değerinde uranyum satmaya çalışan şahıs yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel televizyon kanalı İmedi TV'nin haberine göre, Gürcistan Devlet Güvenlik Servisinden ekipler, düzenlenen operasyonda bir Gürcistan vatandaşını yakaladı.</p><p>Gürcistan vatandaşı, yasaya aykırı şekilde nükleer madde bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.</p><p>Olaya ilişkin devam eden soruşturmada, şüphelinin, bir yabancı ülke vatandaşına 700 bin dolar değerinde uranyum-238 satmayı planladığının tespit edildiği belirtildi.</p><p>Şüpheli hakkında 10 yıla kadar hapis cezası istenebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gurcistanda-700-bin-dolar-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buyukcekmecede-sahte-savci-kimligi-ile-dolandiricilik-yapan-hukumlu-yakalandi-294647</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Büyükçekmece'de sahte savcı kimliği ile dolandırıcılık yapan hükümlü yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Büyükçekmece'de kendisini savcı olarak tanıtarak dolandırıcılık yaptığı iddia edilen ve 8 ayrı suçtan 10 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan hükümlü yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Büyükçekmece'de sahte savcı kimliği ile dolandırıcılık yapan hükümlü yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, bölgede kendisini savcı olarak tanıtarak çeşitli vaatlerle dolandırıcılık yapan şüphelinin yakalanması için çalışma yaptı.</p><p>Şüphelinin Pınartepe Mahallesi'ndeki bir işletmede olduğunu belirleyen ekipler, kendisini savcı olarak tanıtan Cüneyt A.'yı (59) gözaltına aldı.</p><p>Zanlının üst aramasında, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından düzenlenmiş izlenimi verilen sahte emekli Cumhuriyet savcısı kimlik kartı ele geçirildi.</p><p>Çalışmaların devamında Cüneyt A.'nın, Kadir M. (50) ile birlikte hareket ederek 5 kişiyi 3 milyon 570 bin lira dolandırdığı tespit edildi.</p><p>Bunun üzerine Kadir M.'de gözaltına alınırken, şüphelilerin ikametinde yapılan aramada ise ruhsatsız av tüfeği ve 14 kartuş ele geçirildi.</p><p>Her iki şüphelinin de çeşitli suçlardan kaydı bulunduğu, Cüneyt A.'nın 8 ayrı suçtan 10 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi.</p><p>Emniyetteki işlemlerinin ardından Büyükçekmece Adliyesi'ne sevk edilen 2 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/buyukcekmecede-sahte-savc-779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294646</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/egitim-protestolari-fransadan-belcikaya-sicradi-brukselde-ogrenciler-parlamentoya-yurudu-294646</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eğitim protestoları Belçika'ya sıçradı: Brüksel'de öğrenciler parlamentoya yürüdü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika'nın başkenti Brüksel'de Fransızca eğitim veren okullardaki öğrenciler bütçe kesintileri ve reformlara karşı Fransız Topluluğu Parlamentosu önünde protesto gösterisi düzenledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eğitim protestoları Belçika'ya sıçradı: Brüksel'de öğrenciler parlamentoya yürüdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Tren İstasyonu önünde bir araya gelen öğrenciler, Fransız Topluluğu Parlamentosu'na yürüdü.</p><p>Öğretmenlerin rehberliğinde yürüyen ortaöğretim kurumu ve üniversite öğrencisi gençler, "Sessizlik mi istiyorsunuz? Yanlış nesil","Birlikte okuyoruz, birlikte mücadele ediyoruz" yazılı dövizler taşıdı.</p><p>Öğrenciler, attıkları sloganlarda hükümetin aldığı önlemlerin tamamen halkın çıkarına aykırı olduğunu dile getirdi.</p><p>Polisin sokağı kapatarak güvenlik önlemleri aldığı protesto barışçıl devam etti.</p><p>Valonya-Brüksel Federasyonu hükümeti Başbakan Yardımcısı ve Eğitim Bakanı Valerie Glatigny'nin bugün yerel saatle 17.30'da öğrenci heyetini kabul etmesi bekleniyor.</p><p><b>LİEGE'DEKİ PROTESTOLARDA 27 KİŞİ TUTUKLANDI</b></p><p>Fransa'daki öğrenci protestolarının 1 Ekim'de Belçika'ya yayılmasının ardından Liege'deki gösterilerde olaylar yaşanmış, kentte çok sayıda ortaöğretim kurumu güvenlik gerekçesiyle 2 Ekim'de kapatılmıştı.</p><p>Liege polisi, ekim başından bu yana düzenlenen protestolarda 107 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 27'sinin tutuklandığını bildirmişti.</p><p>Hafta başı itibarıyla Brüksel'deki okullarda da protestolar düzenlenmeye başladı. Halihazırda Fransızca eğitim veren 11 ortaöğretim kurulunun öğrencileri eylemlere katılıyor.</p><p>Protestoların odağında, eğitim bütçesindeki kesintiler, öğretmenlerin zorunlu ders saatlerinin artırılması ve yükseköğrenim harçlarının yükseltilmesi bulunuyor. Öğrenciler ve öğretmenler, bu düzenlemelerin eğitime erişimi zorlaştıracağını ve öğretmenlerin öğrencilere ayırabildiği zamanı azaltarak eğitim kalitesini olumsuz etkileyeceğini savunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/egitim-protestolari-frans-139_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294645</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gazzedeki-stklar-dunyaya-haykirdi-bu-topraklari-asla-terk-etmeyecegiz-294645</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gazze'deki STK'lar dünyaya haykırdı: "Bu toprakları asla terk etmeyeceğiz"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'ndeki sivil toplum kuruluşları (STK), İsrail'in ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırıları protesto ederek uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gazze'deki STK'lar dünyaya haykırdı: "Bu toprakları asla terk etmeyeceğiz"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Filistinli sivil toplum kuruluşları, İsrail'in saldırılarının 3'üncü yılı dolayısıyla Gazze kentindeki Uluslararası Kızılhaç Komitesi binası önünde ortak bir gösteri düzenledi.</p><p>İsrail ordusunun Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ni abluka altında tutarak saldırılarına devam etmesine tepki gösteren Filistinliler, İsrail saldırılarının yol açtığı büyük yıkıma ve can kayıplarına dikkati çekti.</p><p>Göstericiler, Filistin halkına ve gruplarına bu zor koşullar altında birlik olmaları çağrısı yapıldı.</p><p><b>"TOPRAĞIMIZI TERK ETMEYECEĞİZ"</b></p><p>Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistin Kurtuluş Cephesi Merkez Komitesi Üyesi Süfyan Matar, gösteri sırasında AA'ya yaptığı açıklamada, Gazze'de çok fazla ölü, yaralı ve esir bırakan İsrail saldırılarının 3'üncü yılı münasebetiyle bu gösteriyi düzenlediklerini söyledi.</p><p>Ekim 2023'te Filistin halkının ulusal haklarını tasfiye etmeye yönelik bir saldırının başladığının altını çizen Matar, İsrail'in hem Gazze Şeridi'nde hem de işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlileri tehcir etmeye çalıştığını vurguladı.</p><p>Buradan tüm dünyaya bir mesaj vermek istediklerinin altını çizen Matar, "Dünyaya, Filistin halkının topraklarına bağlı olduğu ve burayı terk etmeyeceği mesajını veriyoruz. Bizler bu toprakların sahipleriyiz, göç edecek biri varsa sonradan gelenlerdir." dedi.</p><p>Filistin'in Kurtuluşu için Demokratik Cephe Üyesi Mahmud Halaf da İsrail'in Gazze'deki saldırılarının varılan ateşkes mutabakatına rağmen devam ettiğini ifade etti.</p><p>İsrail'in saldırıları sonucu enkaz altında kalan binlerce sivilin olduğunu dile getiren Halaf, söz konusu saldırılarda ölenlerin sayısının 74 bini ve yaralananların sayısının da 175 bini aştığını hatırlattı.</p><p>Halaf, ateşkese garantör olan ülkelerin daha büyük bir rol üstlenerek İsrail'i ateşkese uymaya zorlaması gerektiğini belirterek, Gazze Barış Kurulu'nun ateşkesin kalıcı hale gelmesi için sorumluluk almasını istedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gazzedeki-stklar-dunyaya--624_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-zeytin-hasadi-yapan-ciftcilere-saldirdi-bir-filistinli-hayatini-kaybetti-294644</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail zeytin hasadı yapan çiftçilere saldırdı: Bir Filistinli hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsraillilerin Batı Şeria'da zeytin hasadı yapanlara saldırısında 1 Filistinli yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail zeytin hasadı yapan çiftçilere saldırdı: Bir Filistinli hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail güçlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinin Burka beldesinde zeytin hasadı yapan Filistinli çiftçilere saldırısında, 44 yaşındaki Ali Hasan Yusr el-Bezzari hayatını kaybetti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42687024.jpg"/><p class="">Yaşamını yitiren Bezzari, kentte bulunan Refidya Devlet Hastanesi'nden son yolculuğuna uğurlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42687014.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/israil-zeytin-hasadi-yapa-311_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/7-ekimde-baslayan-zulmun-ucuncu-yili-londrada-halk-gazze-icin-sokaklara-dokuldu-294643</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 Ekim'de başlayan zulmün üçüncü yılı! Londra'da halk Gazze için sokaklara döküldü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[7 Ekim 2023'te Gazze'ye yönelik saldırıların üçüncü yıl dönümünde, Birleşik Krallık'ın başkenti Londra'da Filistin yanlısı göstericiler ve öğrenciler protesto düzenledi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 Ekim'de başlayan zulmün üçüncü yılı! Londra'da halk Gazze için sokaklara döküldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göstericiler, İsrail'in Gazze'de yürüttüğü askeri operasyonların sona erdirilmesini talep ederken, Filistin halkıyla dayanışma mesajı verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686959.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686963.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686947.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686968.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/7-ekimde-baslayan-zulmun--399_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294642</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kim-jong-undan-putine-sarsilmaz-destek-mesaji-rusyanin-zaferi-kacinilmaz-294642</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kim Jong-un'dan Putin'e sarsılmaz destek mesajı: Rusya'nın zaferi kaçınılmaz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, "Rus halkının verdiği kutsal adalet savaşının mutlaka onların zaferiyle sonuçlanacağına inandığını" ve Rusya'yı "sarsılmaz biçimde desteklediğini" bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kim Jong-un'dan Putin'e sarsılmaz destek mesajı: Rusya'nın zaferi kaçınılmaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kim, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e doğum günü dolayısıyla tebrik mesajı gönderdi.</p><p>Kim, Putin'in liderliğinde Rusya'nın "güçlü ve müreffeh bir ülke" olduğunu savunarak, "Sizinle iyi bir dostluğa sahip olmaktan ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişmesi için yeni bir sayfa açmaktan memnuniyet duyuyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Kuzey Kore hükümetinin "değişmez" politikasının ve şahsi tercihinin, Rusya ile stratejik ortaklığı genişletmek olduğunu vurgulayan Kim, "Rus halkının, ülkenin egemenliğini, güvenlik çıkarlarını ve toprak bütünlüğünü savunmak için verdiği kutsal adalet savaşının mutlaka onların zaferiyle sonuçlanacağına dair yüksek inancımla, size ve Rusya Federasyonu'na sarsılmaz desteğimi yineliyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>STRATEJİK ORTAKLIK ANLAŞMASI</b></p><p>Kim Jong-un       'un, Eylül 2023'te Rusya'nın Doğu Sibirya bölgesine yaptığı ziyaret, Pyongyang-Moskova ilişkilerinde yeni dönemin başlangıcı olmuştu.</p><p>Putin, bu ziyaretten 9 ay sonra Kuzey Kore'ye resmi ziyarette bulunmuş, ziyarette iki ülke arasında kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması imzalanmıştı.</p><p>Rus lider Putin, anlaşmayla taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde diğerinin askeri yardımda bulunmasını taahhüt ettiğini belirtmişti.</p><p>Kuzey Kore lideri Kim de anlaşmayı "pakt" olarak niteleyerek, ilişkilerin "yüksek ittifak" seviyesine yükseltildiğini vurgulamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kim-jong-undan-putine-sar-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294641</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fatma-betul-sayan-kayanin-ifade-islemleri-basladi-294641</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasında yeni gelişme: Kaya çiftinin ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında, Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya "şüpheli" sıfatıyla ifade verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fon soruşturmasında yeni gelişme: Kaya çiftinin ifadesi ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın şüpheli sıfatıyla ifadeleri alındı.</p><p>Başsavcılıkta ayrı ayrı ifade veren Kaya çifti, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin soruları yanıtladı. İlyas Kaya, Özata Denizcilik hissesinden Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söyledi.</p><p>İlyas Kaya, satıştan elde ettiği paranın bir bölümünü kısa süreli olarak Halk Yatırım ve Tera Yatırım aracılığıyla fonlarda değerlendirdiğini belirtti. Kaya, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülatif herhangi bir eylemde bulunmadığını savundu.</p><p>Yatırımlarında herhangi bir kişinin yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Kaya, soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından "vicdani rahatsızlık" duyduğunu ve yatırımlarından elde ettiği kazançları TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiğini beyan etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/fatma-07102026e14555e9.jpg"/><p><b>EYLÜL'DE SATTIĞINI AÇIKLADI</b></p><p>Fatma Betül Sayan Kaya ise Nisan 2026'da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını ifade etti.</p><p>Satıştan elde ettiği kazancı kısa süre Tera fonunda değerlendirdiğini anlatan Kaya, daha sonra fondan çıktığını ve kazanç olarak görünen tutarı TMSF tarafından belirtilen hesaba gönderdiğini söyledi.</p><p>Kaya, yatırım kararında herhangi bir yönlendirme veya kendisine aktarılan özel bilgi bulunmadığını savunarak, isnat edilen eylemlerle ilgisinin olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etti.</p><p><b>BEYANLAR ADLİ MAKAMLARCA DEĞERLENDİRİLİYOR</b></p><p>Soruşturma makamlarının, Kaya çiftinin "kendi iradeleriyle yatırım yaptıkları", "herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi almadıkları" ve elde ettikleri kazançları gönüllü olarak ödedikleri yönündeki beyanlarını ayrıca sorguladığı öğrenildi.</p><p>Alım-satım işlemlerinin zamanlaması, yatırım miktarları ve satış sonrasındaki para ve fon hareketlerinin dosyadaki mali veriler ve diğer delillerle karşılaştırılarak değerlendirileceği bildirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/ffa-07102026fb9d1d48.jpg"/><p><b>SORUŞTURMA</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi istenmişti.</p><p>Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi talep edilmişti.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.</p><p>Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p><p>Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.</p><p>Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 73 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.</p><p>Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 85'e ulaşmıştı.</p><p>Öte yandan soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından açıklanan gönüllü ödeme yöntemi doğrultusunda yaptıkları başvuru incelenmişti.</p><p>Başsavcılıktan 7 farklı bankaya gönderilen yazıda, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın dilekçelerinde belirtilen hesaplarda bulunan miktarların, Birleşik Fon Bankası AŞ Merkez Şubesi hesabına gönderilmesi konusunda izin verilmesi istenmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/fatma-betul-sayan-kayanin-520_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294640</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avrupa-birligi-rusyaya-agir-darbe-1646-kisi-ve-kurulusa-yaptirim-uygulanacak-294640</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği'nden Rusya'ya ağır darbe: 1646 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Ukrayna'daki savaş nedeniyle Rusya'ya uygulanan yaptırımlar kapsamına 1646 kişi ve kuruluşun daha alınmasında uzlaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Birliği'nden Rusya'ya ağır darbe: 1646 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Euronews internet sitesinde yer alan habere göre, AB ülkelerinin büyükelçileri, Brüksel'de gerçekleştirdikleri toplantıda Rusya'ya yönelik bireysel yaptırımlar listesinin genişletilmesinde anlaşma sağladı.</p><p>Bu çerçevede, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını desteklemekle itham edilen 743 kişi ve 826 kuruluş AB yaptırım listesine eklenecek. Bunlara ek olarak, eylülde düzenlenen Rusya Devlet Duması seçimlerinde Ukrayna'nın Rus kontrolündeki bölgelerinden aday olan 77 milletvekili de yaptırım listesine dahil edilecek.</p><p>Böylece AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırım listesine tek seferde yapılan en büyük ilave gerçekleşmiş olacak.</p><p>Karar, 12 Ekim'de Lüksemburg'da yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında resmen onaylanmasının ardından yürürlüğe girecek.</p><p>Yaptırım uygulanacak kişi ve kuruluşların isimleri ise resmi onayın ardından açıklanacak.</p><p>Yaptırımlar, kişilere seyahat yasağı getirilmesini, mal varlıklarının dondurulmasını ve listedeki kişi ve kuruluşlara fon sağlanmasının yasaklanmasını içeriyor.</p><p>Yeni eklemelerle AB yaptırım listesindeki kişi ve kuruluş sayısının yaklaşık 4 bin 500'ü aşması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/avrupa-birligi-rusyaya-ag-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294639</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dunya-saglik-orgutu-acikladi-170-milyon-cocuk-obezite-ile-mucadele-ediyor-294639</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü açıkladı: 170 milyon çocuk obezite ile mücadele ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde 5-19 yaş arasındaki 170 milyon çocuk ve ergenin obezite ile yaşadığını, bu yaş grubunda obezite yaygınlığının 1990'dan bu yana 4 katına çıkarak yüzde 8'e yükseldiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü açıkladı: 170 milyon çocuk obezite ile mücadele ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ, çocuk ve ergenler arasındaki obezite artışını ele alan ve sağlık sistemleri ile sağlık çalışanlarının zamanında, kanıta dayalı ve insan odaklı bakım sunabileceğini ortaya koyan ilk kılavuzuna ilişkin rapor yayımladı.</p><p>Raporda, "2024'te 5-9 yaşındaki 70 milyon çocuk ve 10-19 yaşındaki 100 milyon ergen dahil 5-19 yaş aralığındaki 170 milyon çocuk ve ergen obezite ile yaşıyor. Bu yaş grubunda obezite yaygınlığı 1990'dan bu yana 4 katına çıkarak yüzde 2'den 8'e yükseldi." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Obezitenin, etkili bakımla yönetilebilen kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık olduğuna işaret edilen raporda, hastalığın sonuçlarının yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkabileceği, tip 2 diyabet ile kalp damar hastalıkları dahil bulaşıcı olmayan hastalıkların riskini artırabileceği vurgulandı.</p><p>Obeziteyle yaşayan çocukların ve ergenlerin ayrımcılık ve zorbalığa maruz kalabileceğine işaret edilen raporda, "Obezitenin önlenmesi ve yönetilmesi, çocukların ve ergenlerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarını korumak, sağlıklı büyümelerini, eğitimlerini, sosyal refahlarını ve yaşam kalitelerini desteklemek açısından büyük önem taşıyor." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Raporda, DSÖ'nün, obezitesi olan çocuklar ve ergenler için bireysel olarak veya çok yönlü bir programın parçası şeklinde uygulanan yapılandırılmış beslenme, fiziksel aktivite ve davranış değişikliği müdahalelerini kuvvetle önerdiği kaydedildi.</p><p>Raporda, dijital sağlık müdahalelerinin ise ebeveyn veya bakım veren kişi gözetiminde olmak kaydıyla belirli koşullar altında önerildiğine işaret edildi.</p><p><b>"HEM OBEZİTE HEM DE RUH SAĞLIĞI SORUNLARI ERKEN VE BİRLİKTE ELE ALINMALI"</b></p><p>Raporda, "DSÖ, 0-9 yaşındaki çocuklar için farmakolojik tedavi, bariatrik cerrahi (mide veya sindirim sistemini değiştiren kilo verme ameliyatı) veya kilo verme cihazlarının kullanımını önermiyor. 10-19 yaşındaki ergenlerde onaylanmış ilaçlarla tedavi ancak gözetim altındaki çok yönlü bir yaşam tarzı programı ile istenen sonuçlara ulaşılamadığında değerlendirilebilir. Şiddetli obezitesi olan ergenler için ise bariatrik cerrahi, sıkı koşullar altında değerlendirilebilir." değerlendirmeleri yer aldı.</p><p>Obeziteyle birlikte ruh sağlığının ele alınmasının öneminin de vurgulandığı raporda, kaygı, depresyon, düşük öz saygı ve duygusal düzensizliğin, sağlıksız beslenme davranışlarına, fiziksel hareketsizliğe ve sosyal geri çekilmeye katkıda bulunabileceği belirtildi.</p><p>Obeziteyle yaşayan çocukların ve ergenlerin duygusal refahlarına zarar veren dışlanma ve zorbalık yaşayabileceğine değinilen raporda, "Sağlık çalışanları, kapsayıcı, gelişimsel olarak uygun ve aile odaklı stratejiler kullanarak hem obeziteyi hem de ruh sağlığı sorunlarını erken ve birlikte ele almalı." ifadesi kullanıldı.</p><p><b>"OBEZİTE BAKIMININ TEMELİ İLAÇ VEYA CERRAHİ DEĞİL"</b></p><p>Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı Direktörü Dr. Luz Maria De Regil, "Çocuklar ve ergenler için obezite bakımının temeli ilaç veya cerrahi değil, sağlıklı beslenmeyi, fiziksel aktiviteyi ve sürdürülebilir davranış değişikliğini mümkün kılan kapsamlı desteğe erişimdir." ifadelerini kullandı.</p><p>Regil, önceliğin, her çocuğun ve ergenin erken yaşlardan itibaren kaliteli bakıma ve destekleyici ortamlara erişebilmesini sağlamak, sağlıklı bir kiloya ulaşmalarına ve bunu korumalarına yardımcı olmak ve yaşam boyu sağlık ve refah için temel oluşturmak olması gerektiğinin altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/dunya-saglik-orgutu-acikl-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294638</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/orta-doguyu-kana-buladilar-soykirim-ordusu-100-bin-saldiri-duzenledigini-itiraf-etti-294638</link>
      <pubDate>2026-10-07T18:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta Doğu'yu kana buladılar: Soykırım ordusu 100 bin saldırı düzenlediğini itiraf etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İsrail ordusu, üç yılda, Gazze (Filistin), Lübnan, İran, Suriye ve Yemen'de yaklaşık 100 bin noktaya saldırı düzenlediğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta Doğu'yu kana buladılar: Soykırım ordusu 100 bin saldırı düzenlediğini itiraf etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Ekim 2023'ten itibaren aradan geçen 3 yılda düzenlenen saldırılara ve İsrail'e fırlatılan roketlere ilişkin bilgi paylaşıldı.</p><p>Gazze Şeridi'nde 65 bin, Lübnan'da ve Suriye'de 28 bin, İran'da 4 bin 500 ve Yemen'de 80 noktaya saldırı düzenlendiği belirtilen açıklamada, 3 yılda yaklaşık 100 bin noktanın hedef alındığı kaydedildi.</p><p>Ayrıca açıklamada, bu sürede İsrail'e Gazze'den yaklaşık 10 bin 200, Lübnan'dan 20 bin, İran'dan 1200, Suriye'den 50 ve Yemen'den 80 roket ve füze atıldığı ileri sürüldü.</p><p>İsrail, Gazze'ye saldırılara başladığı Ekim 2023'ten itibaren Lübnan, İran, Suriye ve Yemen'i de yoğun saldırılarla hedef alırken Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetine de başarısız bir suikast girişiminde bulunmuştu.</p><p>İsrail'in 3 sene boyunca Gazze'ye düzenlediği saldırılarda çoğunluğu kadın ve çocuk 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/orta-doguyu-kana-buladila-516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294637</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ilim-yayma-vakfi-mutevelli-heyeti-baskani-erdogan-toplumumuzun-kendine-has-dinamikleri-var-294637</link>
      <pubDate>2026-10-07T17:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan: Toplumumuzun kendine has dinamikleri var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim, kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkarabilelim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan: Toplumumuzun kendine has dinamikleri var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim, kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkarabilelim. Kendimiz olmak dünyada bize hiçbir şey kaybettirmeyecek. Hiçbir şeyden geri kalmayacağız." dedi.</p><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Yunus Emre Derneği işbirliğiyle ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde Eskişehir Aile Zirvesi düzenlendi.</p><p>ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy moderatörlüğünde düzenlenen zirvede konuşan Bilal Erdoğan, aile meselesinin sadece belli ekonomik tedbirlerle çözümlenebilecek bir mesele olmadığını söyledi.</p><p>Erdoğan, ekonomik yapıların kapitalist sistemle şekillenmeye başlamasıyla bu durumun sosyal yapıları ne denli değiştirdiğinin çok fazla idrak edilemediğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686201.jpg"/><p>"Topluluk halinde değil, bireyci olarak güdüleniyoruz. O şekilde profilleniyoruz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Şu andaki teknolojiyle de bu daha böyle nokta atışı, her bir insanın profilinin tespit edilmesi, doğru düğmelerine nasıl basılacağının tespit edilmesi ve ona göre her bir bireysel müşterinin daha çok tüketen, kararları daha kolay manipüle edilebilen olmasına yol açılması... Bu yapılırken aile biriminin olması istenmiyor. Çünkü aile biriminde, anne baba belli kararları çocuklar adına alabilir. Birer birer hepsinin avlanması daha zor olabilir çünkü daha dirençli bir yapı. Hele bir geniş aile olursa onun parçalanıp manipüle edilmesi daha da zorlaşabilir. Onun için biz şu anda kapitalizm içerisinde ailenin korunmasına yollar ararken aslında biraz belki de muhal olan, biraz böyle çetin, ekstra zor olan bir şeyi başarmaya çalışıyoruz da diyebiliriz."</p><p>Erdoğan, gelişmiş toplumlarda sivil toplumun siyasete daha fazla öncülük etmesi gerektiğini savunduğunu belirterek, "Bunu da görüyoruz elbette. Şu anda 'Aile Yılı' ve 'Aile 10 Yılı' vesilesiyle de devletimizin siyasetimizin yine bize, topluma öncülük ettiğini görüyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686204.jpg"/><p><b>"KENDİ KÜLTÜRÜMÜZLE MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKABİLİRİZ"</b></p><p>Bilal Erdoğan, tüm dünyada doğurganlık oranında düşüşün yaşandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Bundan dolayı pes mi edeceğiz? Yoksa sonuçta Türkiye bugün dünya sahnesindeki önemli oyunculardan bir tanesi. 'Biz bunu tersine çevirebilecek ilk ülke olacağız' iddiasıyla mı hareket edeceğiz? Ben bunu tersine çevirebileceğimize inanıyorum. Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim, kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkarabilelim. Kendimiz olmak dünyada bize hiçbir şey kaybettirmeyecek. Hiçbir şeyden geri kalmayacağız."</p><p>"Kendi kimliğimizle, kültürümüzle muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkabiliriz." diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"O zaman bugün bunu artık müdellel olarak gördüğümüz bir devri, bir günleri yaşıyoruz. Bunu başardığımız zaman ben inanıyorum ki aile yeniden toplumun merkezine gelecektir ve o bireyci paradigmaya Türkiye'den bir alternatif öneri gündeme gelebilecektir. O zaman da biz gerçekten belki de aileyi kurtaralım derken bu kapitalizm denen belanın da böyle olmak zorunda olmadığını, bireyi kutsamak, biriktirmeyi kutsamak yerine insanın manevi değerini, paylaşmanın kıymetini kutsayacak belki bir sisteme doğru evrilmeyi de konuşabiliyor olacağız inşallah."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686203.jpg"/><p><b>"GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ"</b></p><p>"Aile konusu niçin Türkiye'nin beka meselesi haline gelmiştir?" sorusunu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye'nin en kötü senaryoya göre 2100 yılında 50 milyonun altında bir nüfusa sahip yaşlı bir ülke olacağını kaydetti.</p><p>Erdoğan, Türkiye'nin dünyada sözünün daha çok dinlenir ve tesirli olmasının ekonomik gücüyle ilişkili olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>"Bizim için bölgede bu işlere kayıtsız kalma, etrafımızda olup bitenlere 'Bana bulaşmadığı sürece ben bunlara bulaşmayayım' deme lüksümüz artık kalmadı. Bölgemizde proaktif olmak, bölgemize biraz nizam vermek, bölgemizde huzuru temin etmekte inisiyatif sahibi olmak bizim için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Onun için güçlü olmak zorundayız. Onun için dünyada yüzde yarım olmayan yaşlı bir ülke olmak değil, nüfus olarak da bir iddiası olan ve bu nüfus iddiasını daha yüksek düzeyde yansıtabilmek için de öncelikle Türk dünyasına, ondan sonra İslam dünyasına ve diğer gönül coğrafyamıza da önderlik etmek zorundayız. Yoksa dünyada yeni bir paradigma vadedebilecek, insanlığa huzur vadedebilecek, bu çalkantılı bölgede istikrar vadedebilecek başka bir alternatifimiz yok. Onun için bu demografik çöküş bizim için hayati bir vaziyet almıştır."</p><p><b>"ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMAZ OLDU"</b></p><p>Erdoğan, "2035'e geldiğimizde Aile ve Nüfus 10 yılı başarısını rakamlardan önce insanların hangi cümlesinden duymak, hangi cümlesinden anlamak isteriz?" sorusuna, "Tabii ki güçlü ailemle daha huzurluyum dediği zaman." yanıtını verdi.</p><p>Anne ve babaya saygının önemine değinen Erdoğan, "Yaşlandıklarında onlara 'üf' bile demeden hizmet etmeyi kendimiz için bir şeref olarak gördüğümüz zaman daha özgür olacağız. Çocuklarımızdan aynı saygıyı bekleyebiliyor olacağız ve toplumdaki değer aktarımı sayesinde daha erdemli, ahlaklı nesillerin yetişmesini ancak ve ancak biz ailede sağlayabileceğiz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686202.jpg"/><p>Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin Gazze'dekiler için en büyük dayanak ülke olduğuna dikkati çekti.</p><p>Türkiye'nin bütün dünyadaki Filistin dostu hissiyatın önderliğini yapan ülke durumunda olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>"Cumhurbaşkanımızın da tabii ki liderliği ve gücü bunu mümkün kılıyor. Gerçekten artık insanlığın meselesi. Müslümanların, Orta Doğu'nun, Arapların meselesi falan bunları geçeli çok oldu. Bu, gerçekten insanlık vicdanı meselesi. Bir millet kendini herkesten üstün görerek istediği başka komşu milletin canına, malına her şeyine kastedebiliyor. Kimse bununla ilgili bir şey yapamıyor. Artık mızrak çuvala sığmaz oldu. Avrupa ülkeleri yavaş yavaş belli sınırlamalar getirmeye başladı. Bu da belki devam edecek. Er ya da geç göreceğiz sorumluların hesap verdiğini. Onun için hem ülkemizin refahı hem insanlığın kurtuluşu için insanlığın iyi bir dünyada yaşayabilme ihtimalini canlı kılabilmesi için bu Gazze meselesini, bu soykırım meselesini yaşatmamız, gündemde tutmamız, unutmamamız, unutturmamamız lazım."</p><p>İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise fıtratın insanın yaratılışına uygun yaşaması demek olduğunu kaydetti.</p><p>Yunus Emre Derneği Başkanı ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ise son yıllarda neredeyse tüm dünyada açıkça görülen toplumsal çözülmelerin en önemli sebeplerinden birisinin aile kurumunda yaşanan çözülme olduğunu ifade etti.</p><p>Albayrak, "Belki de meselenin asıl kaynağı, onlarca yıldır insanı kimliksizleştirerek asli benliğinden koparan, yerinden eden her şeye seyirci kalmamızdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yıllar öncesinden dünyanın içinde bulunduğu bu durumu görmüş ve defalarca bu konuyu yüksek sesle dile getirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Zirveye, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney ve diğer ilgililer de katıldı.</p><p><b>ERDOĞAN, TGSP ESKİŞEHİR BULUŞMASI'NA KATILDI</b></p><p>Bilal Erdoğan, daha sonra Anadolu Üniversitesinde düzenlenen Türkiye Gençlik STK'ları Platformu (TGSP) Eskişehir Buluşması'na katıldı.</p><p>Buluşmada, katılımcılar arasında düzenlenen bilgi yarışmasında dereceye girenlere ödülleri Erdoğan ve TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu tarafından verildi.</p><p>Programda, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ile diğer ilgililer yer aldı.</p><p>Erdoğan, daha sonra ESOGÜ Otel'deki Turkuaz Salon'da düzenlenen "Eskişehir Sivil Toplum Buluşması" kapsamında kentte faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/ilim-yayma-vakfi-mutevell-112_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294636</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/how-to-say-hello-hi-and-how-are-you-in-turkish-essential-phrases-for-travelers-294636</link>
      <pubDate>2026-10-07T17:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[How to say hello, hi and “how are you” in Turkish: Essential phrases for travelers]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[If you are planning to travel to Türkiye, learning a few Turkish words to use in daily life beforehand can make things easier for you. There are many basic expressions you can use when asking someone a question at a hotel, restaurant, café, taxi, shop, or on the street.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[How to say hello, hi and “how are you” in Turkish: Essential phrases for travelers]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="3"><b>These basic words of everyday conversation are among the questions foreigners search for most frequently on the internet about Turkish. Searches such as "How do you say thank you in Turkish?", "How do you say hi in Turkish?", "How do you say hello in Turkish?" and "How are you in Turkish?" are among the expressions that visitors coming to Türkiye want to learn first.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42680584.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Cappadocia</p><p data-path-to-node="4">While some expressions in Turkish have more than one equivalent, different forms of certain words can also be used depending on the person you are talking to. For example, the question "how are you?" is said one way in a casual conversation and another way in a more polite conversation.</p><p data-path-to-node="5">Here are the Turkish expressions that will be most useful to you in your daily life in Türkiye.</p>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="6"><b>How do you say hello in Turkish? </b></p><p data-path-to-node="6"><b><font color="#990000">Merhaba</font></b></p><p data-path-to-node="7"><b>English: </b>Hello</p><p data-path-to-node="8">The most basic way to say "hello" in Turkish is to say "Merhaba."</p><p data-path-to-node="9"><b>Merhaba</b> can be used when starting a conversation with someone you don't know, entering a shop or restaurant, approaching a hotel reception, or politely addressing anyone.</p><p data-path-to-node="10">In daily conversation, it can be used while addressing both women and men, as well as a single person or more than one person.</p><p data-path-to-node="11">For example, when you enter a restaurant, you can start the conversation simply by saying:</p><p data-path-to-node="12">Merhaba.</p><p data-path-to-node="13">If you are going to ask a question:</p><p data-path-to-node="14"><b>Merhaba, bu müze nerede?</b></p><p data-path-to-node="15">means <b>"Hello, where is this museum?"</b></p>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="16"><b>How do you say hi in Turkish? </b></p><p data-path-to-node="16"><b><font color="#990000">Selam</font></b></p><p data-path-to-node="17">English: Hi</p><p data-path-to-node="18">In Turkish, "Selam" is used as the equivalent of the more casual English word "hi."</p><p data-path-to-node="19">While "Merhaba" is a more general greeting expression, "Selam" has a more relaxed and everyday tone.</p><p data-path-to-node="20">You can say to a friend or someone you have met before:</p><p data-path-to-node="21">Selam!</p><p data-path-to-node="22">When you run into a friend:</p><p data-path-to-node="23"><b>Selam, nasılsın?</b></p><p data-path-to-node="24">you can use the expression.</p><p data-path-to-node="25">When talking to someone you are meeting for the first time and know nothing about, "Merhaba" is a safer and more neutral choice.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kapak2-0710202641768322.jpg"/>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="26"><b>How do you say thank you in Turkish? </b></p><p data-path-to-node="26"><b><font color="#990000">Teşekkür ederim</font></b></p><p data-path-to-node="27"><b>English:</b> Thank you</p><p data-path-to-node="28">One of the most common ways to say "thank you" in Turkish is <b data-path-to-node="28" data-index-in-node="61">"Teşekkür ederim."</b></p><p data-path-to-node="29">You can use this expression when someone helps you, gives you directions, brings your order, or assists you with any matter.</p><p data-path-to-node="30">For example, when a taxi driver takes you to where you want to go:</p><p data-path-to-node="31">Teşekkür ederim.</p><p data-path-to-node="32">you can say.</p><p data-path-to-node="33">You can also use the same expression when you pay the bill at a restaurant or when a waiter helps you.</p><p data-path-to-node="34"><b>Teşekkür ederim is a polite and general usage. </b>Therefore, it is one of the first Turkish expressions a visitor coming to Türkiye needs to learn.</p><p data-path-to-node="35"><font color="#990000"><b>Teşekkürler</b></font></p><p data-path-to-node="36">English: Thanks</p><p data-path-to-node="37">"Teşekkürler" can be used as a shorter form of the expression "thank you" and is quite close to the English word "thanks."</p><p data-path-to-node="38"><b>Teşekkür ederim &#8594; Thank you <br>Teşekkürler &#8594; Thanks</b></p><p data-path-to-node="39">Both expressions are used to express thanks.</p><p data-path-to-node="40"><b><font color="#990000">Sağ ol</font></b></p><p data-path-to-node="41">In daily and casual conversations, <b>"Sağ ol"</b> is also used to say thank you.</p><p data-path-to-node="42">It is an expression you can hear especially among friends or close acquaintances.</p><p data-path-to-node="43">Therefore, if you hear someone saying "Sağ ol" to you in Türkiye, you can understand that it is used in the sense of "thanks" or "thank you" depending on the context.</p><p data-path-to-node="44"><b>What is thank you in Turkish?</b></p><p data-path-to-node="45">If you are looking for the Turkish equivalent of the word "thank you," the most basic answer is:</p><p data-path-to-node="46"><font color="#990000"><b>Teşekkür ederim</b></font></p><p data-path-to-node="47">Besides this, in daily conversation:</p><p data-path-to-node="48"><b>Teşekkürler Sağ ol</b></p><p data-path-to-node="49">you can also hear expressions like these.</p><p data-path-to-node="50">The main difference in their usage relates to the tone of the conversation and the relationship between the individuals.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/efesantikkenti-2909202627b71b22.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Ephesus</p>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="51">How do you say please in Turkish? </p><p data-path-to-node="51"><font color="#990000"><b>Lütfen</b></font></p><p data-path-to-node="52"><b>English:</b> Please</p><p data-path-to-node="53">To say "please" in Turkish, "Lütfen" is used.</p><p data-path-to-node="54">When asking for something, it can be used at the beginning or the end of the sentence.</p><p data-path-to-node="55">For example, in a café:</p><p data-path-to-node="56"><b>Bir kahve, lütfen.</b></p><p data-path-to-node="57">you can say.</p><p data-path-to-node="58">When asking someone for help:</p><p data-path-to-node="59"><b>Lütfen bana yardım eder misiniz?</b></p><p data-path-to-node="60">you can use the expression.</p><p data-path-to-node="61">"Lütfen," which can also be used on its own, is one of the basic words you will encounter frequently in daily life.</p>-----------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="62"><b>How do you say how are you in Turkish?</b></p><p data-path-to-node="63">There are two main usages of the question "How are you?" in Turkish.</p><p data-path-to-node="64"><font color="#990000"><b>Nasılsınız?</b></font></p><p data-path-to-node="65">A more polite or distant usage.</p><p data-path-to-node="66"><font color="#990000"><b>Nasılsın?</b></font></p><p data-path-to-node="67">Casual, everyday usage.</p><p data-path-to-node="68">Who you are speaking to matters in Turkish. It is appropriate to say "Nasılsınız?" to someone you don't know or in a more formal setting.</p><p data-path-to-node="69">To your friend:</p><p data-path-to-node="70"><b>Nasılsın?</b></p><p data-path-to-node="71">you can say.</p><p data-path-to-node="72">Therefore, someone asking you "Nasılsınız?" in Türkiye is the polite form of the English question "How are you?"</p><p data-path-to-node="73"><b>How do you respond to "How are you?" in Turkish?</b></p><p data-path-to-node="74">If someone asks you "Nasılsınız?", one of the most basic answers is:</p><p data-path-to-node="75"><b>İyiyim, teşekkür ederim.</b></p><p data-path-to-node="76">English: I'm fine, thank you.</p><p data-path-to-node="77">In a more casual conversation:</p><p data-path-to-node="78"><b>İyiyim.</b></p><p data-path-to-node="79">saying this is also sufficient.</p><p data-path-to-node="80">If a friend asks "Nasılsın?":</p><p data-path-to-node="81"><b>İyiyim, sağ ol.</b></p><p data-path-to-node="82">you can say.</p><p data-path-to-node="83">Thus, a short conversation might look like this:</p><p data-path-to-node="84"><b>Merhaba, nasılsınız? </b></p><p data-path-to-node="84"><b>Hello, how are you?</b></p><p data-path-to-node="85"><b>İyiyim, teşekkür ederim. Siz nasılsınız? </b></p><p data-path-to-node="85"><b>I'm fine, thank you. How are you?</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/17/sumela3-17092026df09b627.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Sumela Monastery</p>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="86"><b>How do you say good morning in Turkish?</b></p><p data-path-to-node="86"><b><font color="#990000">Günaydın</font></b></p><p data-path-to-node="87"><b>English: </b>Good morning</p><p data-path-to-node="88">To say "good morning" in Turkish, "Günaydın" is used.</p><p data-path-to-node="89">When greeting someone you encounter during morning hours, you can directly say:</p><p data-path-to-node="90">Günaydın.</p><p data-path-to-node="91">It is one of the most basic expressions you can use when going to morning breakfast at a hotel, entering a café, or talking to people you encounter when starting the day.</p><p data-path-to-node="92">For example:</p><p data-path-to-node="93"><b>Günaydın, bir çay lütfen.</b></p><p data-path-to-node="94"><b>Good morning, a tea please.</b></p>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p data-path-to-node="95"><b>How do you say goodbye in Turkish?</b></p><p data-path-to-node="96">A few different expressions are used for "goodbye" in Turkish. There are small but important differences in their usage.</p><p data-path-to-node="97"><font color="#990000"><b>Hoşça kal</b></font></p><p data-path-to-node="98"><b>English: </b>Goodbye</p><p data-path-to-node="99">Hoşça kal is one of the traditional expressions used when parting ways.</p><p data-path-to-node="100"><font color="#990000"><b>Güle güle</b></font></p><p data-path-to-node="101"><b>English:</b> Goodbye</p><p data-path-to-node="102">Güle güle is also used when saying goodbye, but it is not used by the same person as "hoşça kal."</p><p data-path-to-node="103">In general usage, the person leaving says <b>"Hoşça kal," </b>while the person staying behind says <b>"Güle güle."</b></p><p data-path-to-node="104">For example, if you are leaving a friend's house:</p><p data-path-to-node="105">Hoşça kal!</p><p data-path-to-node="106">Your friend can say to you:</p><p data-path-to-node="107">Güle güle!</p><p data-path-to-node="108"><b><font color="#990000">Görüşürüz</font></b></p><p data-path-to-node="109"><b>English: </b>See you</p><p data-path-to-node="110">In daily conversation,<b> "Görüşürüz" corresponds to the English expression "see you."</b></p><p data-path-to-node="111">When parting from a friend:</p><p data-path-to-node="112">Görüşürüz!</p><p data-path-to-node="113">saying this is quite natural.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gbeklitepe-07102026692ba849.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Göbekli Tepe</p><b><font size="5">A quick Turkish phrase guide</font></b><br>If you want to see the most important phrases in one place before traveling to Türkiye, you can save this list.<table><thead><tr><th>English</th><th>Turkish</th></tr></thead><tbody><tr><td>Hello</td><td><strong>Merhaba</strong></td></tr><tr><td>Hi</td><td><strong>Selam</strong></td></tr><tr><td>Thank you</td><td><strong>Teşekkür ederim</strong></td></tr><tr><td>Thanks</td><td><strong>Teşekkürler</strong></td></tr><tr><td>Thanks (informal)</td><td><strong>Sağ ol</strong></td></tr><tr><td>You're welcome</td><td><strong>Rica ederim</strong></td></tr><tr><td>Please</td><td><strong>Lütfen</strong></td></tr><tr><td>How are you?</td><td><strong>Nasılsınız?</strong></td></tr><tr><td>How are you? (informal)</td><td><strong>Nasılsın?</strong></td></tr><tr><td>I'm fine</td><td><strong>İyiyim</strong></td></tr><tr><td>Good morning</td><td><strong>Günaydın</strong></td></tr><tr><td>Goodbye</td><td><strong>Hoşça kal</strong></td></tr><tr><td>Goodbye</td><td><strong>Güle güle</strong></td></tr><tr><td>See you</td><td><strong>Görüşürüz</strong></td></tr><tr><td>Excuse me</td><td><strong>Affedersiniz</strong></td></tr><tr><td>I'm sorry</td><td><strong>Özür dilerim</strong></td></tr><tr><td>What is your name?</td><td><strong>Adınız ne?</strong></td></tr><tr><td>My name is...</td><td><strong>Benim adım...</strong></td></tr><tr><td>I don't understand</td><td><strong>Anlamıyorum</strong></td></tr><tr><td>Do you speak English?</td><td><strong>İngilizce konuşuyor musunuz?</strong></td></tr><tr><td>Yes</td><td><strong>Evet</strong></td></tr><tr><td>No</td><td><strong>Hayır</strong></td></tr></tbody></table>------------------------------------------------------------------------------------------------------<p></p><p><strong><font size="5">Yes and no in Turkish</font></strong></p><p>Two of the most basic words in everyday communication are <font color="#990000"><strong>evet</strong> and <strong>hayır</strong>.</font></p><p><strong>Evet</strong> &#8594; Yes</p><p><strong>Hayır</strong> &#8594; No</p><p>When someone asks you a question, you can simply answer:</p><p><strong>Evet.</strong></p><p>or</p><p><strong>Hayır.</strong></p><p>------------------------------------------------------------------------------------------------------</p><p><strong><font size="5">A simple conversation in Turkish</font></strong></p><p>Here is a simple example to show you how you can use these expressions in a real conversation:</p><p><strong>Merhaba.</strong></p><p>Hello.</p><p><strong>Merhaba, nasılsınız?</strong></p><p>Hello, how are you?</p><p><strong>İyiyim, teşekkür ederim. Siz nasılsınız?</strong></p><p>I'm fine, thank you. How are you?</p><p><strong>Ben de iyiyim.</strong></p><p>I'm fine too.</p><p><strong>Bir Türk kahvesi, lütfen.</strong></p><p>A Turkish coffee, please.</p><p><strong>Tabii.</strong></p><p>Of course.</p><p><strong>Teşekkür ederim.</strong></p><p>Thank you.</p><p><strong>Rica ederim.</strong></p><p>You're welcome.</p><p><strong>Görüşürüz.</strong></p><p>See you.</p><p>By learning these few expressions, you can start many simple everyday conversations you may encounter in Türkiye.</p><p><strong><font size="4">Turkish words to learn before traveling to Türkiye</font></strong></p><p>A visitor who is just starting to learn Turkish does not need to memorize hundreds of words. Basic expressions such as <strong>merhaba (hello), selam (hi), teşekkür ederim (thank you), lütfen (please), nasılsınız (how are you), günaydın (good morning)</strong> and <strong>görüşürüz (see you)</strong> can provide an important starting point for everyday communication.</p><p>Adding a few practical expressions such as <strong>evet (yes), hayır (no), affedersiniz (excuse me), anlamıyorum (I don't understand)</strong> and <strong>İngilizce konuşuyor musunuz? (Do you speak English?)</strong> can help you feel more comfortable in many simple situations you may encounter during your trip to Türkiye.</p><p>Turkish also has informal and polite forms of some expressions, which is an important distinction in everyday use of the language. For this reason, learning not only the English meaning of a word but also <strong>when and with whom to use it</strong> is a more useful way to start speaking Turkish.</p><b><font size="5">Turkish numbers </font></b><p>Knowing the basic numbers can help when checking prices, ordering food, asking about times or shopping in Türkiye.</p><table><thead><tr><th>Number</th><th>English</th><th>Turkish</th></tr></thead><tbody><tr><td>1</td><td>one</td><td>bir</td></tr><tr><td>2</td><td>two</td><td>iki</td></tr><tr><td>3</td><td>three</td><td>üç</td></tr><tr><td>4</td><td>four</td><td>dört</td></tr><tr><td>5</td><td>five</td><td>beş</td></tr><tr><td>6</td><td>six</td><td>altı</td></tr><tr><td>7</td><td>seven</td><td>yedi</td></tr><tr><td>8</td><td>eight</td><td>sekiz</td></tr><tr><td>9</td><td>nine</td><td>dokuz</td></tr><tr><td>10</td><td>ten</td><td>on</td></tr><tr><td>20</td><td>twenty</td><td>yirmi</td></tr><tr><td>30</td><td>thirty</td><td>otuz</td></tr><tr><td>40</td><td>forty</td><td>kırk</td></tr><tr><td>50</td><td>fifty</td><td>elli</td></tr><tr><td>100</td><td>one hundred</td><td>yüz</td></tr><tr><td>1,000</td><td>one thousand</td><td>bin</td></tr><tr><td>1,000,000</td><td>one million</td><td>1 milyon</td></tr></tbody></table><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kapalar-07102026862ce812.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Grand Bazaar (Kapalıçarşı)</p><b><font size="5">Turkish currency </font></b><p>The currency used in Türkiye is the <strong style="">Turkish lira</strong>, commonly written as <strong style="">TL</strong> or <strong style="">&#8378;</strong>.</p><table><thead><tr><th>English</th><th>Turkish</th></tr></thead><tbody><tr><td>Turkish lira</td><td>Türk lirası</td></tr><tr><td>money</td><td>para</td></tr><tr><td>price</td><td>fiyat</td></tr><tr><td>how much?</td><td>ne kadar?</td></tr><tr><td>How much is this?</td><td>Bu ne kadar?</td></tr><tr><td>Expensive</td><td>pahalı</td></tr><tr><td>Cheap</td><td>ucuz</td></tr></tbody></table><p><strong>20 TL</strong> &#8212; yirmi lira</p><p><strong>100 TL</strong> &#8212; yüz lira</p><p><strong>1,000 TL</strong> &#8212; bin lira</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/how-to-say-hello-hi-and-h-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294635</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ilim-yayma-vakfi-mutevelli-heyeti-baskani-erdogan-toplumumuzun-kendine-has-dinamikleri-var-294635</link>
      <pubDate>2026-10-07T17:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan: Toplumumuzun kendine has dinamikleri var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim, kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkarabilelim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan: Toplumumuzun kendine has dinamikleri var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim, kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkarabilelim. Kendimiz olmak dünyada bize hiçbir şey kaybettirmeyecek. Hiçbir şeyden geri kalmayacağız." dedi.</p><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Yunus Emre Derneği işbirliğiyle ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde Eskişehir Aile Zirvesi düzenlendi.</p><p>ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy moderatörlüğünde düzenlenen zirvede konuşan Bilal Erdoğan, aile meselesinin sadece belli ekonomik tedbirlerle çözümlenebilecek bir mesele olmadığını söyledi.</p><p>Erdoğan, ekonomik yapıların kapitalist sistemle şekillenmeye başlamasıyla bu durumun sosyal yapıları ne denli değiştirdiğinin çok fazla idrak edilemediğini anlattı.</p><p>"Topluluk halinde değil, bireyci olarak güdüleniyoruz. O şekilde profilleniyoruz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Şu andaki teknolojiyle de bu daha böyle nokta atışı, her bir insanın profilinin tespit edilmesi, doğru düğmelerine nasıl basılacağının tespit edilmesi ve ona göre her bir bireysel müşterinin daha çok tüketen, kararları daha kolay manipüle edilebilen olmasına yol açılması... Bu yapılırken aile biriminin olması istenmiyor. Çünkü aile biriminde, anne baba belli kararları çocuklar adına alabilir. Birer birer hepsinin avlanması daha zor olabilir çünkü daha dirençli bir yapı. Hele bir geniş aile olursa onun parçalanıp manipüle edilmesi daha da zorlaşabilir. Onun için biz şu anda kapitalizm içerisinde ailenin korunmasına yollar ararken aslında biraz belki de muhal olan, biraz böyle çetin, ekstra zor olan bir şeyi başarmaya çalışıyoruz da diyebiliriz."</p><p>Erdoğan, gelişmiş toplumlarda sivil toplumun siyasete daha fazla öncülük etmesi gerektiğini savunduğunu belirterek, "Bunu da görüyoruz elbette. Şu anda 'Aile Yılı' ve 'Aile 10 Yılı' vesilesiyle de devletimizin siyasetimizin yine bize, topluma öncülük ettiğini görüyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686104.jpg"/><p><strong>"KENDİ KÜLTÜRÜMÜZLE MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKABİLİRİZ"</strong></p><p>Bilal Erdoğan, tüm dünyada doğurganlık oranında düşüşün yaşandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Bundan dolayı pes mi edeceğiz? Yoksa sonuçta Türkiye bugün dünya sahnesindeki önemli oyunculardan bir tanesi. 'Biz bunu tersine çevirebilecek ilk ülke olacağız' iddiasıyla mı hareket edeceğiz? Ben bunu tersine çevirebileceğimize inanıyorum. Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim, kendi kültürel milli özelliklerimizi açığa çıkarabilelim. Kendimiz olmak dünyada bize hiçbir şey kaybettirmeyecek. Hiçbir şeyden geri kalmayacağız."</p><p>"Kendi kimliğimizle, kültürümüzle muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkabiliriz." diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"O zaman bugün bunu artık müdellel olarak gördüğümüz bir devri, bir günleri yaşıyoruz. Bunu başardığımız zaman ben inanıyorum ki aile yeniden toplumun merkezine gelecektir ve o bireyci paradigmaya Türkiye'den bir alternatif öneri gündeme gelebilecektir. O zaman da biz gerçekten belki de aileyi kurtaralım derken bu kapitalizm denen belanın da böyle olmak zorunda olmadığını, bireyi kutsamak, biriktirmeyi kutsamak yerine insanın manevi değerini, paylaşmanın kıymetini kutsayacak belki bir sisteme doğru evrilmeyi de konuşabiliyor olacağız inşallah."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686105.jpg"/><p><b>"GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ"</b></p><p>"Aile konusu niçin Türkiye'nin beka meselesi haline gelmiştir?" sorusunu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye'nin en kötü senaryoya göre 2100 yılında 50 milyonun altında bir nüfusa sahip yaşlı bir ülke olacağını kaydetti.</p><p>Erdoğan, Türkiye'nin dünyada sözünün daha çok dinlenir ve tesirli olmasının ekonomik gücüyle ilişkili olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>"Bizim için bölgede bu işlere kayıtsız kalma, etrafımızda olup bitenlere 'Bana bulaşmadığı sürece ben bunlara bulaşmayayım' deme lüksümüz artık kalmadı. Bölgemizde proaktif olmak, bölgemize biraz nizam vermek, bölgemizde huzuru temin etmekte inisiyatif sahibi olmak bizim için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Onun için güçlü olmak zorundayız. Onun için dünyada yüzde yarım olmayan yaşlı bir ülke olmak değil, nüfus olarak da bir iddiası olan ve bu nüfus iddiasını daha yüksek düzeyde yansıtabilmek için de öncelikle Türk dünyasına, ondan sonra İslam dünyasına ve diğer gönül coğrafyamıza da önderlik etmek zorundayız. Yoksa dünyada yeni bir paradigma vadedebilecek, insanlığa huzur vadedebilecek, bu çalkantılı bölgede istikrar vadedebilecek başka bir alternatifimiz yok. Onun için bu demografik çöküş bizim için hayati bir vaziyet almıştır."</p><p><strong>"ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMAZ OLDU"</strong></p><p>Erdoğan, "2035'e geldiğimizde Aile ve Nüfus 10 yılı başarısını rakamlardan önce insanların hangi cümlesinden duymak, hangi cümlesinden anlamak isteriz?" sorusuna, "Tabii ki güçlü ailemle daha huzurluyum dediği zaman." yanıtını verdi.</p><p>Anne ve babaya saygının önemine değinen Erdoğan, "Yaşlandıklarında onlara 'üf' bile demeden hizmet etmeyi kendimiz için bir şeref olarak gördüğümüz zaman daha özgür olacağız. Çocuklarımızdan aynı saygıyı bekleyebiliyor olacağız ve toplumdaki değer aktarımı sayesinde daha erdemli, ahlaklı nesillerin yetişmesini ancak ve ancak biz ailede sağlayabileceğiz." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin Gazze'dekiler için en büyük dayanak ülke olduğuna dikkati çekti.</p><p>Türkiye'nin bütün dünyadaki Filistin dostu hissiyatın önderliğini yapan ülke durumunda olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>"Cumhurbaşkanımızın da tabii ki liderliği ve gücü bunu mümkün kılıyor. Gerçekten artık insanlığın meselesi. Müslümanların, Orta Doğu'nun, Arapların meselesi falan bunları geçeli çok oldu. Bu, gerçekten insanlık vicdanı meselesi. Bir millet kendini herkesten üstün görerek istediği başka komşu milletin canına, malına her şeyine kastedebiliyor. Kimse bununla ilgili bir şey yapamıyor. Artık mızrak çuvala sığmaz oldu. Avrupa ülkeleri yavaş yavaş belli sınırlamalar getirmeye başladı. Bu da belki devam edecek. Er ya da geç göreceğiz sorumluların hesap verdiğini. Onun için hem ülkemizin refahı hem insanlığın kurtuluşu için insanlığın iyi bir dünyada yaşayabilme ihtimalini canlı kılabilmesi için bu Gazze meselesini, bu soykırım meselesini yaşatmamız, gündemde tutmamız, unutmamamız, unutturmamamız lazım."</p><p>İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise fıtratın insanın yaratılışına uygun yaşaması demek olduğunu kaydetti.</p><p>Yunus Emre Derneği Başkanı ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ise son yıllarda neredeyse tüm dünyada açıkça görülen toplumsal çözülmelerin en önemli sebeplerinden birisinin aile kurumunda yaşanan çözülme olduğunu ifade etti.</p><p>Albayrak, "Belki de meselenin asıl kaynağı, onlarca yıldır insanı kimliksizleştirerek asli benliğinden koparan, yerinden eden her şeye seyirci kalmamızdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yıllar öncesinden dünyanın içinde bulunduğu bu durumu görmüş ve defalarca bu konuyu yüksek sesle dile getirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Zirveye, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney ve diğer ilgililer de katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42686102.jpg"/><p><strong>ERDOĞAN, TGSP ESKİŞEHİR BULUŞMASI'NA KATILDI</strong></p><p>Bilal Erdoğan, daha sonra Anadolu Üniversitesinde düzenlenen Türkiye Gençlik STK'ları Platformu (TGSP) Eskişehir Buluşması'na katıldı.</p><p>Buluşmada, katılımcılar arasında düzenlenen bilgi yarışmasında dereceye girenlere ödülleri Erdoğan ve TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu tarafından verildi.</p><p>Programda, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ile diğer ilgililer yer aldı.</p><p>Erdoğan, daha sonra ESOGÜ Otel'deki Turkuaz Salon'da düzenlenen "Eskişehir Sivil Toplum Buluşması" kapsamında kentte faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/ilim-yayma-vakfi-mutevell-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294634</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-mekke-anlasmasinin-protesto-edildigine-dair-goruntulere-yalanlama-294634</link>
      <pubDate>2026-10-07T17:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den "Mekke Anlaşması"nın protesto edildiğine dair görüntülere yalanlama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın organlarında, Pakistan halkının Türkiye'nin de taraf olduğu 'Mekke Anlaşması'nı protesto etmek amacıyla sokaklara döküldüğü yönünde dolaşıma sokulan iddiaların gerçek dışı olduğunu duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den "Mekke Anlaşması"nın protesto edildiğine dair görüntülere yalanlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın organlarında, Pakistan halkının Türkiye'nin de taraf olduğu 'Mekke Anlaşması'nı protesto etmek amacıyla sokaklara döküldüğü yönünde dolaşıma sokulan iddiaların gerçek dışı olduğunu duyurdu.</p><p>DMM, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu paylaşımlarda kullanılan görüntülerin, iddia edildiği gibi Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki diplomatik süreçlerle ya da herhangi bir anlaşmayla ilişkili olmadığını duyurdu.</p><p>DMM açıklamasına şu ifadelerle devam etti:</p><p>"Yapılan incelemeler neticesinde; bahse konu görüntülerin, Pakistan'da daha önce düzenlenen iç politika odaklı gösterilere ait olduğu tespit edilmiştir.</p><p>Ülkemizin de yer aldığı barışı, huzuru ve istikrarı pekiştirmeyi amaçlayan diplomatik girişimleri hedef alarak kamuoyunu yanıltmaya çalışan manipülatif paylaşımlara ve algı operasyonlarına itibar edilmemesi önemle rica olunur"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/dmmden-mekke-anlasmasinin-539_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294633</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ales-basvurulari-basladi-294633</link>
      <pubDate>2026-10-07T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ALES başvuruları başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenen Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2026-ALES/3) başvuruları başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ALES başvuruları başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM)internet sitesindeki duyuruya göre, 29 Kasım'da uygulanacak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/3) başvurular 15 Ekim'e kadar sürecek.</p><p>Adaylar, başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla, ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan yapabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/ales-basvurulari-basladi-715_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294632</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/papatya-gercekten-iltihabi-azaltiyor-mu-11-klinik-calismadan-dikkat-ceken-sonuc-294632</link>
      <pubDate>2026-10-07T17:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Papatya gerçekten iltihabı azaltıyor mu? 11 klinik çalışmadan dikkat çeken sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya ve ABD'den bilim insanları, papatyanın anti-inflamatuar özelliklerini inceleyen geniş çaplı bir meta-analiz gerçekleştirdi. Analiz, papatya ekstresinin iltihap, ağrı ve şişlik üzerinde güçlü etkiler gösterdiğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Papatya gerçekten iltihabı azaltıyor mu? 11 klinik çalışmadan dikkat çeken sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japon ve Amerikalı bilim insanları, papatyanın doğal bir anti-inflamatuar olarak etkisini değerlendiren kapsamlı bir meta-analiz yaptı. Araştırma kapsamında, papatya preparatlarının kullanıldığı 11 farklı klinik çalışmanın sonuçları incelendi. Elde edilen bulgular, papatya ekstresinin mukozal iltihaplar, ağız enfeksiyonları ve sindirim sistemi enfeksiyonlarında ağrı ve şişliği belirgin şekilde azalttığını gösterdi. Ayrıca doku yenilenmesini desteklediği ve iltihap şiddetini hafiflettiği tespit edildi.</p><h3>Bilim insanları: Papatya yan etkisiz çözüm sunuyor</h3><p>Çalışmada, papatyanın etkisinin bazı steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlarla karşılaştırılabilecek düzeyde olduğu vurgulandı. Fakat papatya, bu ilaçların aksine yan etki oluşturmadan fayda sağladı. Özellikle kemoterapi veya radyoterapi gören hastalarda gelişen mukozit tedavisinde papatya ekstresinin yüksek etkinlik gösterdiği belirtildi. Araştırmacılar, papatyanın bu özelliğiyle tıbbi bitkiler arasında öne çıktığına dikkat çekti.</p><h3>Papatyanın aktif bileşenleri tedavide öne çıkıyor</h3><p>Uzmanlar, papatyada bulunan apigenin ve bisabolol maddelerinin, vücutta iltihap oluşumunu tetikleyen pro-inflamatuar sitokinlerin üretimini baskıladığını açıkladı. Bu bileşenler aynı zamanda doku onarımını hızlandırıyor. Bilim insanları, papatyanın kronik iltihaplı hastalıklarda güvenli ve kolay ulaşılabilir bir tedavi seçeneği sunduğunu ifade etti. Ayrıca papatyanın önleyici ve kozmetik amaçlarla da kullanılabileceği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/papatya-gercekten-iltihab-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294630</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iranli-danisman-hurmuz-bogazinda-olusturulan-diger-guzergahlar-en-kisa-zamanda-kapatilacak-294630</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İranlı danışman: Hürmüz Boğazı'nda oluşturulan diğer güzergahlar en kısa zamanda kapatılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutan Danışmanı Muhammed Rıza Nakdi, Hürmüz Boğazı'nda kontrolü “tamamen” ele aldıklarını savunarak, “yasa dışı” olarak tanımladığı güzergahların ise en kısa zamanda kapatılacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İranlı danışman: Hürmüz Boğazı'nda oluşturulan diğer güzergahlar en kısa zamanda kapatılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Nakdi, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğunu belirten Nakdi, İran Silahlı Kuvvetlerinin boğazı tamamen kontrol altına aldığını ve bu durumun İran'ın "meşru talepleri" karşılanana kadar devam edeceğini ifade etti.</p><p>Bazı kişilerin küçük gemiler kullanarak petrol kaçakçılığı yaptığını iddia eden Nakdi, bu "az miktardaki" kaçak petrolün tankerlere aktarıldığını söyledi.</p><p>Nakdi, Hürmüz Boğazı'ndan yapılan alternatif geçişlere değinerek, "İhlalcilerin, Hürmüz Boğazı'nda kayalıkları patlatarak ve yıkımla oluşturdukları az sayıdaki güzergahlar en kısa zamanda kapatılacak." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/iranli-danisman-hurmuz-bo-459_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294629</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/halkbank-ebru-sanatini-marifet-ile-yasatacak-aile-temali-yarisma-icin-basvurular-basladi-294629</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Halkbank Ebru Sanatı'nı “Marifet” ile yaşatacak! ‘Aile' temalı yarışma için başvurular başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Halkbank, kültür-sanat programı "Marifet"i hayata geçirdi. “Aile” temalı ebru yarışması düzenlenecek. Başvuruları 1 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek olan yarışmada dereceye giren sanatçılar ödüllendirilecek. Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Programımızı ‘Marifet iltifata tabidir.' anlayışıyla hayata geçirdik. Sanatçılarımızın emeğini görünür kılmayı, yeni üretimleri teşvik etmeyi ve kültürel hafızamızı yarınlara taşımayı amaçlıyoruz.” diye konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Halkbank Ebru Sanatı'nı “Marifet” ile yaşatacak! ‘Aile' temalı yarışma için başvurular başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>Halkbank,  geleneksel Türk Ebru Sanatı'nın yeni üretimlerle yaşatılması amacıyla  kültür-sanat programı "Marifet"i hayata geçirdi. Programın ilk  yılında "Aile" temalı ebru yarışması düzenlenecek. Başvuruları 1 Aralık 2026  tarihine kadar devam edecek olan yarışmada dereceye giren sanatçılar ödüllendirilecek.  Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman  Özdil, "Programımızı 'Marifet iltifata tabidir.' anlayışıyla hayata geçirdik. Sanatçılarımızın  emeğini görünür kılmayı, yeni üretimleri teşvik etmeyi ve kültürel hafızamızı  yarınlara taşımayı amaçlıyoruz." diye konuştu.</b></p><p class="MsoNormal">Halkbank, geleneksel sanatları yaşatma vizyonu  doğrultusunda yeni ve kapsamlı bir kültür-sanat programı başlattı. </p><p class="MsoNormal">Banka, <b>"Marifet" </b>adlı<b> </b>programıyla  Türk Ebru Sanatı'nın yeni üretimlerle teşvik edilmesine, kültürel mirasın  gelecek kuşaklara aktarılmasına ve ustalığın görünür kılınmasına katkı  sağlamayı hedefliyor. </p><p class="MsoNormal">Programda her yıl farklı bir tema ele  alınacak. İlk yılın teması ise "Aile ve Nüfus On Yılı"ndan hareketle "Aile"  olarak belirlendi. Bu kapsamda "Aile" teması altında bir ebru yarışması  düzenlenecek.    </p><p class="MsoNormal">Son başvuru tarihi <b>1 Aralık 2026</b>  olan yarışmada, alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesiyle ilk üçe giren  sanatçılar ödüllendirilirken, bir isim de <strong>Seçici Kurul Özel Ödülü</strong>'nün sahibi  olacak. Ayrıca dereceye giren eserler özel bir sergiyle sanatseverlerin  beğenisine sunulacak. </p><p class="MsoNormal"><b>"MARİFET İLTİFATA TABİDİR"</b></p><p class="MsoNormal">Halkbank Marifet Programı'na ilişkin  değerlendirmelerde bulunan<b> Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil,  "Kültürümüzün en kıymetli hazinelerinden olan geleneksel sanatlarımız;  sabır, birikim ve ustalığın eseridir. Ebru sanatını odağına alan programımızı 'Marifet  iltifata tabidir.' anlayışıyla hayata geçirdik. Buradaki marifet, yalnızca  yeteneği değil, bilgi ve birikimi de ifade ediyor. İltifat ise; bu emeğin  görülmesi, değerinin bilinmesi ve takdir edilmesidir. Halkbank olarak Marifet  ile ebru sanatçılarımızın emeğini görünür kılmayı, yeni üretimleri teşvik  etmeyi ve kültürel hafızamızı yarınlara taşımayı amaçlıyoruz." </b>dedi.<b> </b></p><p class="MsoNormal">Programın  temelinde Ahilik kültürünün de önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen<b> Recep  Süleyman Özdil, "Köklerimizde yer alan Ahilik kültürünün taşıdığı değerlerden  aldığımız ilhamla bu anlayışı, kültür-sanat dünyamızda sürdürülebilir kılmayı  kurumsal sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Halkbank olarak;  kuruluşumuzdan bu yana esnafımızın, sanatkârımızın ve üreticimizin yanında  olduk. Marifet Programı ile bir diğer hedefimiz de üreticimizle kurduğumuz  güçlü bağı, kültür-sanat alanına taşıyarak ustalığın ve emeğin değerini  yaşatmaya katkı sunmak." </b>diye konuştu.</p><p class="MsoNormal"><b>Halkbank  Genel Müdürü Özdil</b>, yarışmanın  'Aile' temasına ilişkin ise<b> "Bu yılki temamız olan 'Aile', ebrunun kendine  özgü dünyası ile aile kavramı arasında kurulan güçlü bir bağdan besleniyor.  Ebruda su üzerinde doğan her desen kâğıda aktarıldığında kalıcı bir iz bırakır.  Tıpkı ailede kuşaktan kuşağa aktarılan değerlerin ortak bir mirasa dönüşmesi  gibi." </b>değerlendirmesinde bulundu.<b></b></p><p class="MsoNormal">Yarışmaya ilişkin detaylara <b>www.halkbank.com.tr</b><b> </b>üzerinden ulaşılabiliyor.</p><p class="MsoNormal"><b>BAŞVURU  KOŞULLARI VE TAKVİM</b></p><p class="MsoNormal"><b>Katılım  Şartları:</b> Yarışmaya son başvuru tarihi itibarıyla 18 yaşını  doldurmuş tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sanatçılar katılabiliyor. Herhangi  bir diploma, kurum üyeliği ya da icazet şartı aranmaksızın, her katılımcı daha  önce yayımlanmamış tek bir özgün eseriyle başvuruda bulunabiliyor. </p><p class="MsoNormal"><b>Başvuru  Kanalı:</b> www.halkbank.com.tr/tr/marifet-yarisma-basvuru-formu/</p><p class="MsoNormal"><b>Başvuru  Başlangıcı:</b> 07 Ekim 2026 </p><p class="MsoNormal"><b>Son  Başvuru Tarihi:</b> 01 Aralık 2026, Saat:23.59 </p><p class="MsoNormal"><b>Sonuçların  İlanı:</b> Ocak &#8211; Şubat 2027 </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/halkbank-ebru-sanatini-ma-325_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294628</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/turbo-motorlarda-en-sik-yapilan-5-hata-kucuk-gorunen-yanlislar-pahaliya-patlayabilir-294628</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turbo motorlarda en sık yapılan 5 hata! Küçük görünen yanlışlar pahalıya patlayabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Turbo motorlu araç sahipleri için yapılan beş temel sürücü hatası, motorun ömrünü ciddi şekilde kısaltıyor. Uzmanlar, yağ seviyesinden yakıt seçimine kadar dikkat edilmesi gereken noktaları vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turbo motorlarda en sık yapılan 5 hata! Küçük görünen yanlışlar pahalıya patlayabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turbo motorlu araç kullananlar için yapılan bazı yaygın hatalar, motorun ömrünü kısaltıyor ve yüksek tamir maliyetlerine yol açabiliyor. Özellikle yağ eksikliği, motorun bileşenlerinde hızlı aşınmaya neden olurken, yanlış yakıt seçimi ve motorun ani durdurulması da turbo motorun ciddi şekilde zarar görmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu beş temel hatanın önlenmesiyle turbo motorlu araçların daha uzun ömürlü olacağını belirtiyor.</p><h3>Uzmanlardan turbo motor için yağ uyarısı</h3><p>Turbo motorun sağlıklı çalışabilmesi için motor yağı seviyesinin düzenli olarak kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Yetersiz yağlama, turbo motorun içindeki hareketli parçaların hızla aşınmasına ve erken arızalara neden olur. Araç sahiplerinin motor yağını sık sık kontrol etmesi ve eksikse tamamlaması, pahalı tamirlerin önüne geçiyor. Ayrıca, yağın kalitesi de turbo motorun performansını doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, motor yağı değişim aralıklarına dikkat edilmesini ve kaliteli yağ kullanılmasını tavsiye ediyor.</p><h3>Yanlış kullanım turbo motorun ömrünü kısaltıyor</h3><p>Turbo motorun yüksek devirlerde çalıştıktan sonra hemen durdurulması, yağın turbo parçasına ulaşamamasına ve ciddi hasarlara yol açıyor. Uzun yolculuklardan sonra motoru birkaç dakika rölantide çalıştırmak, turbo motorun soğumasını sağlıyor ve arızaları önlüyor. Ayrıca soğuk motorla hemen hareket etmek, yağın henüz yeterli akışkanlığa ulaşmaması nedeniyle turbo motorun zarar görmesine neden oluyor. Düşük oktanlı yakıt kullanımı ise, turbo motorlarda detonasyona yol açarak hem performansı düşürüyor hem de motorun ömrünü kısaltıyor. Uzmanlar, turbo motorlu araçlarda en az Aİ-95 oktan yakıt kullanılmasını öneriyor.</p><p>Turbo motorlu araç sahiplerinin bu beş temel hatadan kaçınması, motorun sağlıklı ve uzun ömürlü çalışmasını sağlıyor. Doğru bakım ve uygun yakıt seçimiyle, turbo motorların performansı korunabiliyor ve beklenmedik arızaların önüne geçilebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/turbo-motorlarda-en-sik-y-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294627</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sekeri-azaltmak-isteyenler-dikkat-bu-5-icecek-dusundugunuzden-daha-fazla-seker-iceriyor-294627</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şekeri azaltmak isteyenler dikkat! Bu 5 içecek düşündüğünüzden daha fazla şeker içeriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de şekerli içecek tüketimi uzmanlar tarafından ciddi sağlık tehditleriyle ilişkilendiriliyor. Gazlı içecekler, enerji içecekleri ve meyve suları başta olmak üzere, günlük hayatta sıkça tüketilen bu içecekler, obezite ve diyabet gibi hastalıkların görülme sıklığını artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şekeri azaltmak isteyenler dikkat! Bu 5 içecek düşündüğünüzden daha fazla şeker içeriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de şekerli içeceklerin aşırı tüketimi, sağlık uzmanlarını endişelendiriyor. Yapılan araştırmalar, gazlı içecekler, meyve suları, enerji içecekleri, sporcu içecekleri ve çikolatalı süt gibi popüler içeceklerin, yüksek şeker içerikleri nedeniyle obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıklara davetiye çıkardığını gösteriyor. Özellikle günlük şeker alımını kontrol etmek isteyenler için, bu içeceklerin diyetten çıkarılması öneriliyor. Şekerli içecekler sadece kilo artışına sebep olmuyor; aynı zamanda kemik mineral yoğunluğunda azalma, yüksek tansiyon ve çocuklarda sağlık sorunları gibi çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor.</p><h3>Gazlı içeceklerde şeker oranı alarm veriyor</h3><p>Gazlı içecekler, Türkiye'de en yaygın tüketilen şekerli içecekler arasında yer alıyor. Bir kutu (16 sıvı ons/473 ml) gazlı içecek, yaklaşık 31.1 gram şeker içeriyor. Bu miktar, erkekler için tavsiye edilen günlük ek şeker sınırı olan 36 gramın neredeyse tamamına, kadınlar için önerilen 25 gramın ise fazlasına tekabül ediyor. Uzmanlar, gazlı içeceklerin sadece obezite ve diyabet riskini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda kemik mineral yoğunluğunu düşürdüğünü ve hipertansiyon riskini de yükselttiğini belirtiyor. Özellikle gençler ve çocuklar arasında yaygın olan bu içeceklerin, uzun vadede sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığı vurgulanıyor. Şekerli içeceklerin aşırı tüketimi, toplum sağlığı açısından tehlikeli bir boyuta ulaşıyor.</p><h3>Meyve suyu ve enerji içeceklerinde gizli tehlike</h3><p>Meyve suyu, sağlıklı bir seçenek gibi görünse de, içerdiği yüksek şeker oranı nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken içecekler arasında yer alıyor. Bir bardak (8 sıvı ons/237 ml) meyve suyu, yaklaşık 28.7 gram şeker barındırıyor. Bu miktar, günlük şeker ihtiyacının büyük bir bölümünü tek başına karşılayabiliyor. Enerji içecekleri ise, özellikle gençler ve sporcular arasında yaygın olarak tercih ediliyor. Bir kutu (16 sıvı ons/473 ml) enerji içeceğinde 59 gram şeker bulunuyor. Bu oran, tavsiye edilen günlük şeker miktarının iki katından fazla. Farklı markalarda şeker oranı değişiklik gösterse de, Red Bull gibi popüler ürünlerde de yüksek şeker içeriği dikkat çekiyor. Enerji içecekleri, niasin, riboflavin, B6 vitamini ve kalsiyum gibi besin maddeleriyle zenginleştirilmiş olsa da, bu besinlerin şekerli içeceklerden ziyade daha sağlıklı gıdalardan alınması öneriliyor. Şekerli içeceklerin tüketimi, vücutta insülin direncini artırarak tip 2 diyabet riskini yükseltiyor.</p><h3>Sporcu içecekleri ve çikolatalı süt masum değil</h3><p>Sporcu içecekleri, özellikle yoğun fiziksel aktivite sonrası tercih ediliyor. Ancak, bir şişe (20 sıvı ons/591 ml) sporcu içeceği 31.9 gram şeker içeriyor. Bu miktar, sporcular dışında düzenli tüketildiğinde sağlık riskini artırıyor. Powerade gibi ürünlerde de şeker oranı oldukça yüksek. Şekerli içeceklerin bir diğer örneği olan çikolatalı süt ise, sağlıklı besin içerikleriyle ön plana çıksa da, 8 sıvı ons (237 ml) porsiyonunda 24.8 gram şeker bulunuyor. Çocuklar ve gençler arasında popüler olan çikolatalı süt, içerdiği kalsiyum, protein ve vitaminlerle faydalı görünse de, yüksek şeker oranı nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerekiyor. Uzmanlar, şekerli içeceklerin yerine şekersiz alternatiflerin ve doğal içeceklerin tercih edilmesini öneriyor. Ancak, yapay tatlandırıcıların da bazı sağlık riskleri taşıyabileceği unutulmamalı. Şekerli içeceklerin aşırı tüketimi, kalp hastalıkları ve metabolik sendrom gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p><h3>Şekerli içecekler ve kronik hastalıklar arasındaki ilişki güçleniyor</h3><p>Şekerli içeceklerin günlük hayatta sıkça tüketilmesi, toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıkların görülme sıklığı, şekerli içeceklerin yaygınlaşmasıyla birlikte artıyor. Uzmanlar, şekerli içeceklerin tüketiminin azaltılması gerektiğini vurguluyor. Günlük şeker alımının kontrol altında tutulması, uzun vadede sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir. Şekerli içeceklerin yerine su, şekersiz bitki çayları ve doğal maden suyu gibi sağlıklı alternatifler öneriliyor. Toplumun bilinçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, kronik hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Türkiye'de şekerli içecek tüketiminin azaltılması, toplum sağlığı açısından hayati önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/sekeri-azaltmak-isteyenle-351_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294626</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teror-orgutu-pkk-uyesi-olmakla-suclanan-belediye-baskan-yardimcilarinin-yargilandigi-davada-karar-294626</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terör örgütü PKK üyesi olmakla suçlanan belediye başkan yardımcılarının yargılandığı davada karar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Terör örgütü PKK/KCK'nın yönetiminde belediyelere örgüt mensuplarının yerleştirildiği iddiasıyla Kartal ve Ataşehir belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 10 sanığın yargılandığı davada, karar açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terör örgütü PKK üyesi olmakla suçlanan belediye başkan yardımcılarının yargılandığı davada karar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, beraatlarına karar verilmesini istedi.</p><p>Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, Turabi Şen ve Elif Gül'ün "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 6'şar yıl 3'er ay hapisle cezalandırılmalarına karar verdi.</p><p>Heyet, sanıklar Livan Gür, Cemalettin Yüksel, Hasan Özdemir, Bülent Kayğun, Güzin Alpaslan, İkbal Polat, Sinan Gökçe, Nesimi Aday'ın üzerlerine atılı suçtan beraatlarına karar verdi.</p><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) mensubu olduğu tespit edilen sanıkların, 31 Mart 2024'teki yerel seçim sonrasında bulundukları ilçe belediyelerinde görev yapmaya başladıkları ifade edilmişti.</p><p>Sanıkların "kent uzlaşısı" formülü kapsamında faaliyet gösteren örgüt mensuplarından olduklarının anlaşılması üzerine haklarında soruşturma başlatıldığı belirtilen iddianamede, sanıkların terör örgütü PKK ile bağları olduğuna ilişkin çeşitli değerlendirmeler yer almıştı.</p><p>İddianamede, sanıklardan Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel'in evinde yapılan aramada ele geçirilen dokümanda el yazısıyla yazılmış, "Şüphe yoktur. 6-8 Ekim olaylarının toplumsal açıdan yarattığı derin yaraları sarmanın yolu bu olaylar ile ilgili hakikatin açığa çıkarılması-10 Ekim." ifadesinin bulunduğu metnin yer aldığı aktarılmıştı.</p><p>Söz konusu yazının HDP Merkez Yürütme Kurulunun çağrısıyla terör örgütü PKK/YPG yandaşlarının gerçekleştirdiği 6-7-8 Ekim 2014'te Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanan sokak olaylarına ilişkin yazıldığının anlaşıldığı anlatılan iddianamede, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi sanık Elif Gül'ün, eşi Fethi Ahmet Gül ve kızı Dilan Gül ile terör örgütünün kırsal alanında 1-2 Kasım 2014'te çekilen fotoğraflarının bulunduğu belirtilmişti.</p><p>İddianamede, emniyet tarafından yapılan araştırmalarda Elif Gül ile eşinin 29 Ekim 2014'te Şırnak Habur Sınır Kapısı'ndan çıkış yaptıkları, aynı yıl 2 Kasım'da ise giriş yaptıkları bilgisi verilerek, sanık Gül'ün, örgütün sözde özel kuvvetler sorumlularından olan akrabası İshak Özçaktu'yla da 2012'de çekilen fotoğrafının ele geçirildiği kaydedilmişti.</p><p>Sanıkların evlerindeki aramada çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildiği, HTS incelemeleri sonucu terör örgütüyle irtibatlı çok sayıda kişiyle iletişim kurduklarının tespit edildiği aktarılan iddianamede, bazı sanıkların "kent uzlaşısı" olarak bilinen, terör örgütü mensuplarının metropol belediyelerine sızdırılması talimatı doğrultusunda İstanbul'daki çeşitli ilçe belediyelerine yerleştirildikleri, çoğunun ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) meclis üyesi olmalarının sağlandığı ifade edilmişti.</p><p>İddianamede, sanıkların terör örgütünün mali yapısının desteklenmesi ve alan saha gücünün artırılmasını ortak şekilde hedefledikleri kaydedilerek, üyesi oldukları HDK'nın, terör örgütünün yasal görünümlü bir cephe yapılanması ve TBMM'ye alternatif bir meclis, hiyerarşik olarak terör örgütü PKK/KCK'nın sözde Türkiye yürütmesi olan KCK/TDÖ parça örgütlenmesi altında siyasi alan yapılanmasının çatı yapısı olduğu anlatılmıştı.</p><p>Benzeri oluşum Demokratik Toplum Kongresinin (DTK), Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararıyla terör örgütünün unsuru ve terör örgütü olarak kabul edildiği belirtilen iddianamede, KCK yürütme konseyi üyelerinin talimat ve telkinlerinde "demokratik özerklik" amaçlarına ulaşmak için hayata geçirilen "kent uzlaşısı" stratejisi kapsamında HDK ve unsurlarına rol verildiğine işaret edilmişti.</p><p>İddianamede sanıkların, terör örgütüyle organik bağ kurduğu ve üzerlerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçunu örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik içerecek şekilde gerçekleştirdikleri anlatılarak, "Terör örgütünün metropol illerde etkinliğini arttırma amacına haiz 'kent uzlaşısı' faaliyetinin hayata geçmesi adına iştirakleri tespit edilecek diğer tüm kişilerin deşifre edilmesi için soruşturmalarımız derinleştirilerek devam edecektir." ifadesine yer verilmişti.</p><p>Bu nedenlerle sanıklar Livan Gür, Cemalettin Yüksel, Turabi Şen, Hasan Özdemir, Bülent Kayğun, Elif Gül, Güzin Alpaslan, İkbal Polat, Sinan Gökçe, Nesimi Aday'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7'şer yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/teror-orgutu-pkk-uyesi-ol-679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294625</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salgininda-olu-sayisi-4-bin-178e-yukseldi-294625</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında ölü sayısı 4 bin 178'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 15 Mayıs'ta ilan edilen Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında ölü sayısı 4 bin 178'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, 7 eyaletin 64 bölgesini etkileyen salgında doğrulanmış vaka sayısı 8 bin 665'e, hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178'e yükseldi.</p><p>Salgında 2 bin 259 kişi iyileşirken ölüm oranı yüzde 48,2, temaslı takip oranı ise yüzde 80,4 olarak güncellendi.</p><p>Son 24 saatte 24 hasta daha sağlığına kavuştu.</p><p><strong>EBOLA, AFRİKA'DA BİNLERCE KİŞİNİN ÖLMESİNE NEDEN OLDU</strong></p><p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p><p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p><p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı.</p><p>Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2016 yıllarında görülen salgında, 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p><p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p><p>Sağlık yetkililerine göre, mayıs ayında patlak veren "Bundibugyo" Ebola varyantının onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p><p><strong>NİJERYA, KENYA'DAKİ EBOLA VAKASININ ARDINDAN VİRÜSÜN ULUSLARARASI YAYILMA RİSKİNE KARŞI UYARDI</strong></p><p>Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC), Kenya'da Demokratik Kongo Cumhuriyeti (KDC) kaynaklı ilk Ebola vakasının doğrulanmasının ardından, seyahat ve nüfus hareketliliği yoluyla virüsün Nijerya'ya taşınabileceği uyarısında bulundu.</p><p>NCDC Genel Direktörü Jide Idris, yaptığı açıklamada, Kenya'da doğrulanan vakanın, seyahat ve nüfus hareketliliği yoluyla Ebola'nın uluslararası taşınma riskini ortaya koyduğunu belirtti.</p><p>Idris, gelişmenin "virüsün Nijerya'ya ithal edilmesi ihtimali" de dahil olmak üzere uluslararası yayılma riskine dikkati çektiğini ifade etti.</p><p>Nijerya'da 6 Ekim itibarıyla doğrulanmış Ebola vakası bulunmadığını kaydeden Idris, NCDC'nin olası bir vakanın erken tespiti ve müdahalesi için hazırlık çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.</p><p>Idris, Kenya'daki vakanın, mevcut Bundibugyo virüsü salgınına yeni bir bölgesel boyut kazandırdığını belirterek, KDC, Kenya ve diğer etkilenen ülkelerdeki gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.</p><p><strong>KENYA'DAKİ EBOLA VAKASI</strong></p><p>Kenya'da dün, Bundibugyo virüsünün neden olduğu ilk Ebola vakası doğrulanmıştı.</p><p>Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Afrika Bölge Ofisine göre, KDC'de yaşayan Kenyalı hasta, kara yoluyla KDC'den Uganda'nın başkenti Kampala'ya, ardından uçakla Nairobi'ye seyahat etti.</p><p>Semptom göstermesinin ardından Nairobi'de izole edilen hastanın, Kenya Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarı ile Kenya Tıbbi Araştırma Enstitüsünde yapılan testlerde Bundibugyo virüsü taşıdığı tespit edildi.</p><p>Destekleyici tedavi uygulanan hasta, 5 Ekim gecesi hayatını kaybetti.</p><p>Hastanın cenazesi, Kenya'nın güvenli ve onurlu defin protokolü kapsamında toprağa verildi.</p><p>KDC, Uganda ve Fransa'nın ardından Kenya, mevcut Bundibugyo virüsü salgınıyla bağlantılı vaka bildiren dördüncü ülke oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kongo-demokratik-cumhuriy-535_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294624</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/filistine-destek-platformu-gazzedeki-soykirimin-bilancosunu-acikladi-294624</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filistin'e Destek Platformu Gazze'deki soykırımın bilançosunu açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Filistin'e Destek Platformunca hazırlanan "3 Yıl: Soykırım-İnsani, Ekonomik ve Kurumsal Etkilerin Kapsamlı Bilançosu" başlıklı rapor, Gazze'de 3 yılı aşan işgal ve soykırımın etkilerini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filistin'e Destek Platformu Gazze'deki soykırımın bilançosunu açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin'e Destek Platformu tarafından İsrail'in Gazze'deki soykırımının 3. yılı dolayısıyla hazırlanan rapora göre, 1000 günü aşkın süredir sivilleri hedef alan soykırım ve etnik temizlik hareketleri sonucunda Gazze Şeridi'nde soykırıma, açlığa ve etnik temizliğe maruz kalan nüfus 2 milyon 130 bin kişiyi aşarken, bölgeye toplam 223 bin ton patlayıcı atıldı ve işgalin bölgede yarattığı yıkım oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı.</p><p>İşgal kuvvetlerinin kara saldırıları, zorunlu göç ve yoğun ateşi altında kalan sivillerin oranı yüzde 80'den fazla olurken, işgal güçlerinin "güvenli insani bölge" ilan ettiği El-Mevasi bölgesi 241 kez bombalandı.</p><p>Hastanelere getirilen toplam şehit sayısı 74 bin 245 olarak kayıtlara geçti. Bu can kayıplarının 21 bin 500'ünü çocuk, 22 bin 500'ünü baba, 12 bin 500'ünü kadınlar oluşturdu. 520 bebek soykırımda doğup şehit olurken, 1022'den fazla bebek de bir yaşından küçükken şehit edildi. Yine enkaz altında şehit olduğu varsayılan ya da akıbeti bilinmeyen 9 bin 500 kişi bulunuyor.</p><p><strong>39 BİN AİLE TOPLU KATLİAMA UĞRADI</strong></p><p>İsrail'in işgali nedeniyle 39 bin 22 aile toplu katliama maruz kaldı, 2 bin 700 aile nüfus kayıtlarından tamamen silindi, 6 bin 20 ailenin ise diğer tüm fertleri yok edilerek yalnızca tek bir kişi hayatta kalabildi.</p><p>Şehitlerin yüzde 55'inden fazlasını çocuk, kadın ve yaşlılar oluştururken, hedef alınan meslek grupları ve sektör mensupları da raporda tek tek sıralandı.</p><p>Buna göre, 2 bin 800 polis ve yardım güvenliği görevlisi, 1700'den fazla sağlık çalışanı, 1017'den fazla spor hareketi mensubu, 292 gazeteci, 194'ten fazla belediye çalışanı ve 145 sivil savunma görevlisi yaşamını yitirdi.</p><p>Savaş koşullarına bağlı özel durumlarda ise zorunlu göç kamplarındaki aşırı soğuk hava nedeniyle 25'i çocuk olmak üzere 28 kişi, açlık ve yetersiz beslenme sebebiyle 164'ü çocuk olmak üzere 460 kişi ve havadan hatalı yardım indirme operasyonları neticesinde 23 kişi şehit oldu.</p><p>Gıda ve sağlık hizmeti yetersizliği yüzünden hamile kadınlar arasında 12 binden fazla düşük vakası yaşanırken, sağlık hizmetlerine erişemediği için hayatını kaybeden böbrek hastalarının oranı yüzde 43'e ulaştı.</p><p><strong>SAĞLIK SİSTEMİ AĞIR DARBE ALDI</strong></p><p>Rapordaki yaralanmalar, sağlık krizleri ve gözaltı verilerine göre, hastanelere ulaşabilen yaralı ve hasta sayısı 175 bin 267'ye ulaşırken, uzun süreli rehabilitasyona ihtiyaç duyan toplam yaralı sayısı 19 bini aştı.</p><p>Ampute edilen kişi sayısı 6 bin 600'den fazla olup, bunların yüzde 18'ini çocuklar oluştururken, gazeteciler arasındaki toplam yaralı sayısı 433 oldu. Annesini, babasını veya her ikisini birden kaybeden öksüz ve yetim çocuk sayısı 58 bin 800'e, savaş nedeniyle dul kalan kadınların toplam sayısı ise 26 bin 370'e ulaştı.</p><p>İsrail işgal güçleri tarafından gözaltına alınan 362 sağlık personelinden 83'ü hala tutuklu bulunurken, zorunlu göçün tetiklediği farklı bulaşıcı hastalık vakaları 2 milyonu geçti, viral hepatit (sarılık) vakaları 71 bin 338'i, görme kaybı yaşayanlar 1200'ü ve felç vakaları da 1500'ü buldu.</p><p>Raporun soykırım savaş istatistikleri verilerine göre, bombalanan, yıkılan veya hizmet dışı bırakılan hastane sayısı 38, sağlık merkezi sayısı 96, sağlık hizmetlerine yönelik saldırı sayısı 920, hedef alınan ambulans sayısı 197, tamamen yıkılan sivil savunma merkezi sayısı 16 ve tahrip edilen sivil savunma aracı sayısı 84 oldu.</p><p><strong>EĞİTİM ALTYAPISINDA AĞIR YIKIM</strong></p><p>Eğitim alanında ise Gazze Şeridi'ndeki okulların yüzde 100'ü maddi hasar gördü, binaların yüzde 80'i doğrudan bombalamaya maruz kaldı ve yüzde 97'si yeniden inşa ya da kapsamlı onarıma ihtiyaç duydu.</p><p>Okulların yüzde 40'ı aktif çatışma veya tehlike bölgesinde yer alırken, eğitimden mahrum kalan okul çağındaki öğrenci sayısı 620 bini, üniversite çağındaki öğrenci sayısı ise 90 bini geçti.</p><p>Saldırılarda 20 bin 51 öğrenci ile 830 öğretmen ve eğitim personeli, 194 bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı hayatını kaybetti. Gazze'den tahliye edilen öğrenci sayısı 19 bin 886, tamamen veya kısmen yıkılan yükseköğretim kurumu sayısı ise 17 oldu.</p><p><strong>İBADETHANELER VE MEZARLIKLAR DA SALDIRILARDAN ETKİLENDİ</strong></p><p>Dini ve kültürel mirasın da büyük yıkıma uğradığı bölgede, toplam 1275 camiden 1047'si tamamen, 210'u ise kısmen yıkıldı. Öldürülen imam hatip, Kur'an hafızı ve davetçi sayısı 312, esir alınan veya kaybolanların sayısı 37 oldu.</p><p>Hristiyan cemaatine ait kiliselerden 3'ü birden fazla kez hedef alındı ve bu cemaatten 20 kişi öldü. 60 mezarlıktan 40'ı işgal güçlerince tahrip edilerek mezarlıklardan 2 bin 450'den fazla ölü ve şehit cenazesi çalındı.</p><p>Ayrıca hastanelerin içinde 7 toplu mezarlık kuruldu ve buralardan işgal güçlerince öldürüldüğü belirlenen 529 şehit cenazesi çıkarıldı.</p><p><strong>2 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ</strong></p><p>Barınma krizi ve zorunlu göç dalgası kapsamında 2 milyondan fazla sivil yerinden edildi, geçici konuta ihtiyaç duyan Filistinli aile sayısı 350 bine ulaştı ve genel yapısal yıkım oranı yüzde 90'ı buldu.</p><p>Zarar gören toplam konut ünitesi sayısı 510 bin, toplam bina sayısı ise 227 bin 703 olarak hesaplanırken, 335 bin bina ve konut ünitesinin tamamen, 75 bin bina ve konut ünitesi ise kısmen yıkılarak yaşanamaz hale geldi. Kısmen zarar görmesine rağmen hala yaşanabilir durumda olan konut ünitesi sayısı ise 100 bin civarında kaldı.</p><p>Mevcut 135 bin çadırın 132 bini tamamen yıpranarak barınmaya uygun olmayan hale geldi, bombalanan sığınma ve zorunlu göç merkezi sayısı da 642 oldu.</p><p><strong>AÇLIK VE YARDIM KRİZİ DERİNLEŞTİ</strong></p><p>Aç bırakma politikasının ve yardımların engellenmesinin derinleştirdiği insani kriz çerçevesinde, sınır kapılarının tamamen kapatılmasının üzerinden 650 günden fazla süre geçti. Girişi engellenen insani yardım ile yakıt tırlarının sayısı 390 bini aştı.</p><p>Yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya kalan çocuk sayısı 650 bin, bebek maması eksikliği sebebiyle hayati tehlike yaşayan bir yaş altı bebek sayısı 40 bini buldu.</p><p>Aç bırakma politikası kapsamında 64 yardım ve gıda dağıtım merkezi ile 48 aşevi hedef alındı, insani yardım konvoylarına yönelik 128 saldırı gerçekleştirildi ve 596 yardım gönüllüsü ile insani çalışan öldürüldü.</p><p>Amerika ve İsrail ortaklı yardım merkezlerinde ve yardım bekleyen sivillere yönelik kurulan ölüm tuzaklarında 2 bin 605 kişi şehit oldu, 19 bin 124 kişi yaralandı ve 200'den fazla kişi kayboldu.</p><p>Sağlık açısından acil tıbbi tahliyeye 5 bin 200 çocuk ihtiyaç duyarken, ilaç girişinin engellenmesi nedeniyle 350 bin kronik hasta hayati tehlike yaşarken, risk altındaki yaklaşık 107 bin hamile ve emziren kadın bulunuyor.</p><p>Seyahat engeli yüzünden yurt dışında tedavi göremeyen toplam hasta sayısı 22 bini buldu, bunların 12 bin 500'ünü kanser hastaları oluşturdu.</p><p><strong>ELEKTRİK, SU VE ULAŞIM ALTYAPISI BÜYÜK ZARAR GÖRDÜ</strong></p><p>Altyapı ve kamu tesislerinde meydana gelen büyük yıkım kapsamında, tahrip edilen elektrik şebekesi uzunluğunun 5 bin 80 kilometre, havai ve yeraltı elektrik dağıtım trafosu sayısının 2 bin 285, tahrip edilen elektrik abonesi sayacının 235 bin olduğu ve Gazze'nin savaş boyunca 2 milyar 123 milyon kilovatsaat elektrikten mahrum bırakıldığı raporda yer aldı.</p><p>Tahrip edilen su şebekesi ile kanalizasyon şebekesi uzunlukları ayrı ayrı 700 bin metretülü buldu, hizmet dışı bırakılan merkezi su kuyusu sayısı 1960, hedef alınan tatlı su projesi sayısı 134 oldu. Tahrip edilen yol ve cadde şebekesi uzunluğu ise 3 milyon metretülü aştı.</p><p>Ayrıca 253 hükümet binası, 292 spor tesisi, stadyum ve salon ile 208 tarihi ve kültürel miras alanı yıkıldı veya hedef alındı.</p><p><strong>TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ AĞIR DARBE ALDI</strong></p><p>Tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektöründe, toplam 182 bin 247 dönüm tarım arazisinin yüzde 87'si tahrip edildi, hizmet dışı bırakılan tarımsal su kuyusu sayısı 8 bin 700 oldu, seraların da yüzde 87'si yıkıma uğradı.</p><p>Yıllık sebze ve meyve üretim miktarı 524 bin tondan 20 bin tona gerilerken, yıkılan sığır, koyun ve kümes hayvanı çiftliği sayısı 7 bin 748 oldu. Telef edilen büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı 69 bini aşarken, avlanma alanlarının hedef alınması sonucunda balıkçılık sektörü yüzde 99 oranında zarar gördü.</p><p><strong>EKONOMİK KAYIP 80 MİLYAR DOLAR</strong></p><p>Raporun ekonomik bilanço bölümünde, savaşın doğrudan meydana getirdiği ilk tahmini toplam maddi kayıp 80 milyar dolar olarak ifade edildi.</p><p>Sektörel bazdaki kayıp dağılımı şu kalemlerden oluştu:</p><p>"Konut sektörü 34 milyar dolar, sağlık sektörü 6 milyar dolar, hizmet ve belediye sektörü 6 milyar dolar, ev eşyası sektörü 5 milyar dolar, ticaret sektörü 5 milyar dolar, eğitim sektörü 4 milyar dolar, tarım sektörü 4 milyar dolar, sanayi sektörü 4 milyar dolar, iletişim ve internet sektörü 3 milyar dolar, ulaşım ve nakliye sektörü 3 milyar dolar, eğlence ve otelcilik sektörü 2 milyar dolar, elektrik sektörü 2 milyar dolar, dini sektör 1 milyar dolar ve medya sektörü 1 milyar dolar."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/filistine-destek-platform-925_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294623</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kopekbaliklarinin-isitme-yetenegi-sasirtti-74-metre-uzaktaki-sesleri-algiladilar-294623</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Köpekbalıklarının işitme yeteneği şaşırttı! 74 metre uzaktaki sesleri algıladılar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Florida Atlantik Üniversitesi'nden bilim insanları, siyah yüzgeçli köpekbalıklarının 74 metre uzaklıktaki sesleri algılayabildiğini ortaya koydu. Bu bulgu, köpekbalıklarının işitme yetenekleri konusundaki mevcut bilgileri kökten değiştirdi ve deniz ekolojisi araştırmalarında yeni bir dönemi başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Köpekbalıklarının işitme yeteneği şaşırttı! 74 metre uzaktaki sesleri algıladılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Florida Atlantik Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, siyah yüzgeçli köpekbalıklarının (Carcharhinus limbatus) işitme sınırlarının sanılandan çok daha ileri olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, bu köpekbalıklarının su altında 74 metreye kadar uzaklıktaki sesleri algılayabildiğini tespit etti. Çalışma, Integrative Organismal Biology dergisinde yayımlandı ve deniz canlılarının işitme yetenekleriyle ilgili ezberleri bozdu. Deneyler, Florida'nın güneydoğu kıyısında, doğal ortamlarında gerçekleştirildi. Bilim insanları, köpekbalıklarının seslere verdikleri tepkileri detaylı biçimde inceledi ve işitme mesafesinin avcılık, kaçış ve eş bulma gibi hayati davranışlara etkisini analiz etti.</p><h3>Kajiura ekibi: Köpekbalıklarında işitme davranışları ilk kez doğal ortamda gözlemlendi</h3><p>Araştırma ekibinin başında yer alan zoolog Stephen Kajiura, köpekbalıklarının seslere karşı davranışlarını ilk kez bu kadar kapsamlı ve doğal koşullarda gözlemlediklerini belirtti. Ekip, deneylerde bir bot ve 40-50 metre yükseklikte uçan drone kullandı. Botun yakınında düşük frekanslı sesler çalındı ve iki su altı mikrofonu ile sesin yayılımı ölçüldü. Aynı anda, drone yardımıyla köpekbalıklarının bu seslere verdiği tepkiler kaydedildi. Üç farklı frekansta test sesi ve işitme aralığının dışında bir kontrol sesi kullanıldı. Köpekbalıkları kontrol seslerine tepki vermezken, test seslerinde %71,1 ile %87 arasında değişen oranlarda yanıt gösterdi. En uzak mesafeden verilen tepki 74 metre olarak kayıtlara geçti. Araştırma, köpekbalıklarının yalnızca yakın çevrelerindeki değil, çok daha uzak mesafedeki sesleri de algılayabildiğini ortaya koydu. Her yanıt, köpekbalığının ses kaynağından hızla uzaklaşmasıyla sonuçlandı. Bu durum, köpekbalıklarının sesin yönünü ve kaynağını net biçimde tespit edebildiğini gösterdi.</p><h3>Florida'da köpekbalıkları 74 metreye kadar ses algılıyor: Deniz ekolojisinde yeni bir dönem</h3><p>Köpekbalıklarının işitme yeteneklerinin sınırlarının bu kadar geniş olması, deniz ekolojisi ve hayvan davranışları açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, köpekbalıklarının birçok kemikli balık gibi gaz dolu yüzme kesesine sahip olmadığını, buna rağmen uzak mesafeden gelen sesleri algılayabildiğini vurguladı. Elde edilen bulgular, köpekbalıklarının su altındaki parçacık hareketlerini bir şekilde tespit ettiğini gösteriyor. Bu, köpekbalıklarının çevrelerini anlamada işitme duyusuna ne kadar bağımlı olduklarını ve okyanusun akustik ortamından nasıl yararlandıklarını ortaya koyuyor. Araştırma, gelecekte köpekbalıklarının işitme sistemlerinin nasıl çalıştığı ve uzak sesleri nasıl yorumladıkları üzerine yeni sorular doğurdu. Biyolog Caroline Sullivan, laboratuvar ortamında yapılan deneylerin kısıtlılığına dikkat çekerek, doğal ortamda elde edilen bu verilerin bilim dünyası için çok daha değerli olduğunu belirtti. Sullivan, "Tankta yapılan testlerde sesin duvarlardan yansıması, sonuçları karmaşıklaştırıyor. Oysa okyanusta vahşi köpekbalıklarıyla yapılan bu tür deneyler, gerçek davranışların gözlenmesini sağlıyor" dedi. Florida'daki bu çalışma, köpekbalıklarının işitme gücü hakkında bugüne kadar elde edilen en kapsamlı ve gerçekçi verileri sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kopekbaliklarinin-isitme--447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294622</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-kediler-ve-mutluluk-arasinda-sasirtici-bir-baglanti-buldu-294622</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları kediler ve mutluluk arasında şaşırtıcı bir bağlantı buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 93 farklı ülkede kediler ile mutluluk düzeyleri arasında dikkat çekici bir ilişki tespit etti. Araştırma, kedi sahipliğinin ve Toxoplasma gondii parazitinin küresel mutluluğu nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları kediler ve mutluluk arasında şaşırtıcı bir bağlantı buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bir bilim ekibi, 93 ülkede yürütülen geniş çaplı bir araştırmada, kediler ile mutluluk arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi. PLOS One dergisinde yayımlanan çalışmada, kamuya açık veriler ışığında ülkelerin mutluluk puanları, evcil kedi yoğunluğu ve Toxoplasma gondii enfeksiyon oranları karşılaştırıldı. Araştırmacılar, hem kedi sahipliğinin hem de bu parazitin, toplumların genel mutluluk düzeyini nasıl etkilediğini anlamaya çalıştı. Elde edilen bulgular, kedilerin varlığının çoğu ülkede mutluluk seviyelerini artırdığına, ancak Toxoplasma gondii enfeksiyonunun bu etkiyi olumsuz yönde etkileyebildiğine işaret ediyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Kedi yoğunluğu yüksek ülkelerde mutluluk artıyor'</h3><p>Araştırmada, kedi sahipliğinin yaygın olduğu ülkelerde genel mutluluk düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, bu bulgunun evcil hayvanların, özellikle de kedilerin insanların ruh sağlığı ve yaşam memnuniyeti üzerindeki olumlu etkisini desteklediğini belirtiyor. Ancak dikkat çeken bir detay, Toxoplasma gondii adlı parazitin yaygın olduğu ülkelerde mutluluk skorlarının belirgin şekilde düştüğü oldu. Bu parazit, kediler aracılığıyla insanlara bulaşabiliyor ve her üç kişiden birini etkileyebiliyor. Çoğu insanda belirti göstermese de, özellikle savunmasız gruplarda anksiyete, depresyon ve şizofreni gibi psikiyatrik sorunlarla ilişkilendiriliyor. Araştırmacılar, ülkeler arası farklılıkların sonuçları etkileyebileceğini vurgularken, özellikle Çin'in düşük kedi yoğunluğuna rağmen yüksek mutluluk puanıyla dikkat çektiğini aktarıyor. Ayrıca, daha fazla kedisi olan ülkelerde Toxoplasma gondii maruziyetinin düşük olması, uzmanları şaşırtan bir başka ayrıntı olarak öne çıktı.</p><h3>Kedi sahipliği, ekonomik refah ve sağlık hizmetleri arasındaki bağ</h3><p>Uzmanlar, araştırmada elde edilen sonuçların ülkelerin ekonomik durumuyla da bağlantılı olduğunu belirtiyor. Zengin ülkelerde insanların kedi sahiplenme oranı daha yüksek ve bu ülkelerde veteriner hizmetlerine erişim daha kolay. Ayrıca, kedilerin kapalı alanlarda tutulması ve düzenli sağlık kontrollerinin yapılması, Toxoplasma gondii enfeksiyonu riskini azaltıyor. Bu durum, daha fazla kedinin bulunduğu ülkelerde neden daha düşük parazit oranı görüldüğünü açıklayabilir. Araştırmacılar, biyolojik ve ekolojik faktörlerin mutluluk üzerinde sanılandan daha fazla etkili olabileceğini dile getiriyor. Özellikle evcil hayvan yönetimi, sanitasyon ve sosyoekonomik koşulların, toplumların genel refahı ve mutluluğu üzerinde önemli rol oynadığı vurgulanıyor. Bu bulgular, kedi sahipliğinin sadece bireysel düzeyde değil, toplumsal sağlık ve mutluluk üzerinde de etkili olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Gelecek araştırmalar: Kediler ve mutluluk arasındaki ilişki derinleştirilmeli</h3><p>Çalışmanın yazarları, elde edilen sonuçların ülke düzeyindeki genel eğilimleri yansıttığını ancak bireysel düzeyde kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını belirtiyor. Buna rağmen, kedi sahipliğinin memnuniyet ve iyi olma halini artırabileceğine dair güçlü göstergeler mevcut. Son yıllarda yapılan diğer araştırmalar da hayvan dostlarının, özellikle yaşlı bireylerde bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, gelecekteki çalışmalarda kedi sahipleri ve kedi sahibi olmayan bireylerin uzun süreli takibiyle daha net sonuçlara ulaşılabileceğini düşünüyor. Ayrıca, mutluluğun sadece ekonomik refah ya da sağlıkla değil, biyolojik ve ekolojik faktörlerle de şekillendiğine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, ulusal düzeyde mutluluk araştırmalarında, sosyoekonomik ve biyolojik perspektiflerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bilim-insanlari-kediler-v-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294621</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-filistinin-sesi-olmaya-devam-edecegiz-294621</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Filistin'in sesi olmaya devam edeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Türkiye olarak dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında dimdik duracak, 'İnsanlık Cephesi'nin en ön safında yer alarak Filistin'in sesi olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Filistin'in sesi olmaya devam edeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek, Filistin ve Kudüs konusunda toplumsal farkındalığı güçlendirmek amacıyla 7-11 Ekim'de düzenlenecek "Filistin Dayanışma Günleri"ne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birinin yazıldığını anlattı.</p><p>On binlerce masum insanın, kadınların ve çocukların hayattan koparıldığını, şehirlerin yıkıldığını, bir halkın geleceğinin hedef alındığını belirten Kurtulmuş, "Dünyanın bütün terör örgütleri bir araya gelse, terör devleti siyonist İsrail yönetiminin Gazze halkına karşı sürdürdüğü soykırımdan ve uyguladığı devlet teröründen daha ağır bir insanlık suçu ortaya koyamazdı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha vahimin olanın ise kimi ülkelerin, İsrail'in devlet terörü karşısında sessiz ve bu vahşete seyirci kalması olduğunun altını çizerek, paylaşımında, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Türkiye olarak dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında dimdik duracak, 'İnsanlık Cephesi'nin en ön safında yer alarak Filistin'in sesi olmaya devam edeceğiz. 7-11 Ekim Filistin Dayanışma Günleri kapsamında Türkiye'nin 81 ilinde gerçekleştirilecek programları son derece kıymetli buluyorum. Filistin halkının haklı mücadelesine destek veren bütün vatandaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Zulüm ilelebet sürmeyecek, Filistin halkı özgürlüğüne kavuşacak, Filistin bayrağı özgür ve egemen topraklarında dalgalanacak. 'Nehirden denize, özgür Filistin'."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/tbmm-baskani-kurtulmus-fi-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294620</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursada-65-ton-sagliksiz-gida-imha-edildi-294620</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'da 6,5 ton sağlıksız gıda imha edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Osmangazi ilçesinde ruhsatsız bir depoda sağlıksız koşullarda saklanan ve küflendiği belirlenen yaklaşık 6,5 ton gıda ürünü imha edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'da 6,5 ton sağlıksız gıda imha edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçükbalıklı Mahallesi'nde ruhsatsız faaliyet gösteren bir depoda sağlıksız koşullarda gıda ürünleri bulunduğu ihbarı üzerine çalışma başlatıldı.</p><p>Osmangazi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleriyle depoda yapılan denetimde, zeytin, zeytinyağı, salça, salamura yaprak, turşu ve hurma gibi ürünlerin uygun olmayan koşullarda muhafaza edildiği ve önemli bölümünün küflendiği belirlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/1-07102026b6966484.jpg"/><p>Ayrıca, ürünlerin ambalajlarında etiket, son tüketim tarihi ve işletme numarasının bulunmadığı da tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/2-07102026c6d2847c.jpg"/><p>Sağlık açısından risk taşıdığı değerlendirilen ürünlere el konulurken, depo işletmecisi hakkında yasal işlem başlatıldı.</p><p>Yaklaşık 6 bin 500 kilogram gıda ürünü kamyonlara yüklenerek imha edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bursada-65-ton-sagliksiz--178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294618</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fon-meselesinde-hicbir-karanlik-nokta-kalmayacak-ak-parti-sozcusu-celik-tablo-en-net-sekil-294618</link>
      <pubDate>2026-10-07T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Fon meselesinde hiçbir karanlık nokta kalmayacak" AK Parti Sözcüsü Çelik: Tablo en net şekilde ortaya çıkacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon meselesinde hiçbir karanlık noktanın kalmayacağını ve tablonun en net şekilde ortaya çıkacağını belirtti. Ömer Çelik, "Fon vurguncuları tarafından hakları gasp edilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Kim tamahkârlık yapmış, kim haksızlığa uğramış; devletin elindeki bilgi ve belgeler bunların ortaya çıkarılması için yeterlidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Fon meselesinde hiçbir karanlık nokta kalmayacak" AK Parti Sözcüsü Çelik: Tablo en net şekilde ortaya çıkacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Kongre Merkezi'nde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki bir ortaokulda meydana gelen bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut ile Ankara'daki polis uygulama noktasında ateş açılması sonucu şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu'na Allah'tan rahmet dileyen Çelik, Milli Görüş Hareketi'nin önemli isimlerinden Recai Kutan'ı vefatının 2. yılında rahmetle andı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42685439.jpg"/><p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin Çelik, "Bundan sonrasında inşallah İzmir'imiz çok daha güçlü hizmetlerle merkezi hükümetle yerel yönetim arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyilikle, iyi hizmetlerle bakacak." diye konuştu.</p><p>Cemil Tugay'ın zarif bir konuşma yaptığını belirten Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Niçin AK Parti'ye geldiğini, hiç kimseyi itham etmeden, hiç kimseye bir şey söylemeden, kendi prensipleri açısından çok çerçeveli bir şekilde ortaya koydu. Ama görüldüğü gibi önceki partisindekilerin iki-üç gündür yaptığı sadece bir hakaret kampanyasından ibaret. Aslında bütün bunlara bakıldığında o partilerde niye durulmaması gerektiğini, niye hiçbir şekilde hizmet siyasetinin söz konusu olamayacağını gösteren bir üslubu her açıdan ve her zeminde kullanmaya devam ediyorlar. Biz Cemil Başkanımıza tekrardan 'Hoş geldiniz' diyoruz."</p><p>AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ'ın TBMM Başkanvekilliği görevini sağlık sorunları sebebiyle bıraktığını bildiren Çelik, Bozdağ'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdirleriyle Genel Başkan Danışmanı olarak atandığını açıkladı.</p><p><b>TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ</b></p><p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Çelik, "Partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili olarak kurulan kurul, komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor." dedi.</p><p>Sürecin, Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler olduğunu dile getiren Çelik, zaman zaman bazı terör örgütü mensuplarının "Çerçeve Yasa'nın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığına" ilişkin söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p><p>Terör örgütünün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılanmalarının faaliyetlerine son vermesi ve mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmalarının Çerçeve Yasa'nın uygulanmasının gerekli şartı olduğunun altını çizen Çelik, "Bölgesel gelişmeler açısından ne kadar doğru bir tutum alındığı ortadadır. O yüzden doğru bir şekilde enforme etmek ve buna uygun bir dilin bütün siyasi partiler, sivil toplum örgütleri tarafından kullanılması son derece önemlidir." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42685440.jpg"/><p><b>SİNCAR DAĞI'NIN, IRAK DEVLETİ'NİN KONTROLÜNE GEÇMESİ</b></p><p>Suriye'de SDG'nin kendisini feshetmesinden sonra ortaya çıkan tablonun, Terörsüz Türkiye'nin kazanımlarından biri olduğunu dile getiren Ömer Çelik, ikinci kazanımın ise Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin 11 Eylül'de yaptığı açıklama olduğunu ifade etti.</p><p>Çelik, terör örgütü PKK iltisaklı YBŞ'nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir sürecin başlayacağını belirterek, "Böylece Sincar Dağı, Irak Devleti'nin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye'nin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır." diye konuştu.</p><p>Merkezi Irak yönetiminin Sincar'da kontrolü sağlamasının arkasından, 60 günlük bir süre içerisinde Başika-Zilkan'ın kademeli olarak Türkiye tarafından Irak güçlerine devredilmesinin öngörüldüğünü kaydeden Çelik, şöyle devam etti:</p><p>"Oraya girişimizin belli sebepleri vardır. O sebeplerden bir tanesi o zamanki Merkezi Irak hükümetinin Türkiye'ye dönük bu terör saldırılarını engelleyememesiydi. Şimdi Türkiye-Irak mutabakatı kapsamında eğer Sincar'ın kontrolü, Merkezi Irak yönetimine geçerse burada bir çalışma yapılıyor, Başika-Zilkan Kampı'nın da Merkezi Irak yönetimine devredilmesiyle ilgili bir çalışma yapılıyor, bununla ilgili bir öngörü oluşturulmaya çalışılıyor. O tabii bütün bu gelişmelere ve bunun Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge sürecinin bu bahsettiğim Irak'taki yansımalarına göre gerçekleşecek bir meseledir."</p><p><b>FON KOORDİNASYON KURULU ÇALIŞMALARI</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın, TBMM Genel Kurulu'nda, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında hükümet adına bilgi verdiğine de değinen Çelik, bütün kurumların görev alanlarıyla ilgili olarak, yasal boşluklar dahil olmak üzere bütün bu sürecin tüm boyutlarını ortaya çıkardıklarını söyledi.</p><p>Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları yürütürken aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor. Bu vurguncular tarafından hakları gasp edilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Burada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış, devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır. Haksızlığa uğrayanların mağduriyetinin telafisi için atılacak adımlarla ilgili bir eylem planı ortaya çıkmıştır. Bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme, kaç maddelik bir düzenleme gerekiyorsa onun da yüce Meclis'e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır."</p><p>"Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır." diyen Çelik, "Buradan birtakım provokatif faaliyetler, Türk ekonomisini hedef alan birtakım söylemler, birtakım siyasi linç kampanyaları da görüyoruz. Biz bunlara da geçit vermeden siyaset, devlet adabı içerisinde herkesin gözü önünde hem bu meselelerin aydınlatılması hem suçluların cezalandırılması hem de haksızlığa uğrayanların haklarının korunması konusunda bütün bu çerçeveyi en kararlı şekilde yürüteceğiz."</p><p>Suriye'deki güncel gelişmelerle ilgili olarak Çelik, "SDG'nin feshedilmesiyle birlikte Süveyda bölgesinde bir ayrılıkçı Dürzi hareket var ki bunun Dürzi kardeşlerimizin genelini temsil eden hiçbir vasfı yoktur. Bir de tabii İsrail'in saldırgan tutumları, Suriye'ye istikrarsızlaştırıcı bir takım maalesef eylemler olarak geri dönüyor. Bu süreçleri yakından takip ediyoruz. Terörsüz Bölge bağlamında SDG'nin kendisini feshetmesinden sonra tek Suriye Devleti, tek egemenlik, tek ülke ve tek ordu çerçevesinde Suriye'nin geleceğe daha güçlü bir şekilde bakabilmesi, hepimizin çok önemsediği bir şey." ifadesini kullandı.</p><p>Çelik, aynı zamanda Suriye'de bütün yönetim mekanizmalarının kapsayıcı hükümet modelleri çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Yani Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni, Dürzi, Nusayri, Ezidi, Hristiyan, Müslüman kim varsa hepsinin kendisini sistemin içerisinde, toplumun parçası olarak görebileceği, parlamento, meclis kapsayıcı modellerin ortaya çıkması gerektiğini sürekli olarak ifade ediyoruz. Tabii İsrail kaynaklı sorunlar işin temelini oluşturuyor. Daha birkaç gün önce bahsettik, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı ihlal eden bir adım attı. Dolayısıyla işgalciliğini devam ettirerek Suriye'yi istikrarsızlaştırmak, bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibisinden bir tavra devam etmektedir.</p><p>Tabii tüm bunlar olurken Amerika Birleşik Devletleri'nin bu kadar uzun yıllardan sonra hem Irak'tan hem Suriye'den çıkmış olması da çok önemli bir gelişme. Bölgenin bundan sonraki dinamiklerini etkileyecek bir gelişme olarak yakın takibimizdedir. Yine 17 Haziran'daki İslamabad Mutabakatı'nın maalesef gereklerinin yerine gelmemesinden dolayı Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki çatışmaların yükselmesi yeni bir tehlike oluşturuyor. Bunun bağlantılı olarak Yemen'de ortaya çıkan ve Babülmendep'i tehdit eden bütün bu tablo hepimize bir kere daha aslında etrafımızdaki bu ateş çemberi içerisinde Türkiye'nin istikrarının korunmasının ne kadar önemli olduğunu, Türkiye'nin iç cephesinin güçlendirilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha göstermiştir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42685439.jpg"/><p><b>"GAZZE'DEKİ SOYKIRIMI TAKİP ETMEYE DEVAM EDİYORUZ"</b></p><p>Bütün gündemlerinin başında olan Gazze'deki soykırımı takip etmeye devam ettiklerini söyleyen Ömer Çelik, "Gazze'deki soykırımı ve İsrail'in bunu arttıran eylemlerini takip etmeye devam ediyoruz. Başkan Trump'ın Barış Planı çerçevesinde ikinci aşamaya geçilmesi gerekiyordu. Hamas, bununla ilgili olarak mükellefiyetlerini yerine getireceklerini ifade etmişti, ama buna İsrail tarafı yanaşmadı." dedi.</p><p>Çelik, 7 Ekim bağlamında tek taraflı olarak Hamas'ı suçlayan İsrail'in katliamlarını görmezden gelen bir propaganda makinesinin çalıştırılmaya devam ettirildiğini belirterek, "Bugün Batı Şeria da Gazzeleştirilmeye çalışılıyor. En son İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Batı Şeria'daki askeri varlığını 24 tabura çıkarması aslında oranın Gazzeleştirilmesi yönünde ortaya koyduğumuz hassasiyetin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 7 Ekim 2023'te olaylar olur olmaz ilk açıklamasının İsrail'in savunulmasıyla ilgili olmadığını anımsatan Çelik, "İlk açıklaması, 'Bölgedeki haritaları değiştireceğiz.' İkinci açıklaması, 'Davut Koridoru'nu kuracağız.' Üçüncü açıklaması işte birtakım 'Arz-ı Mevud'la ilgili sözleri ifade ediyordu. Yani o günden itibaren birileri, 'İsrail'in kendisini savunma hakkı var.' dediğinde bunu Netanyahu, İsrail'in daha çok öldürme ve daha çok soykırım yapma hakkı olarak algılıyor ve bu şekilde uyguluyor. Dolayısıyla 'İsrail'in kendini savunma hakkı var.' diyenlerin Filistinli kadınların, Filistinli çocukların yaşama hakkı hakkında da bir şey söylemesi gerekiyor." diye konuştu.</p><p><b>"MYK'MIZDA HER BİR ARKADAŞIMIZ ÜZERİNE DÜŞEN VAZİFEYİ YAPACAK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüştüğünü hatırlatan Çelik, bu bağlamda Rusya-Ukrayna Savaşı'yla ilgili gelişmeleri de yakın bir şekilde takip etmeye devam ettiklerini söyledi.</p><p>TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açıldığını hatırlatan Çelik, Cumhur İttifakı iç siyaset bağlamında önümüzdeki dönemde yapacakları reformlar olduğunu, bunları olgunlaştırdıktan sonra da siyasetlerinin bir unsuru haline getireceklerini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, önümüzdeki 10 ayın çok kapsamlı ve iyi bir şekilde değerlendirilmesi için talimat verdiğini anımsatan Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Bu talimatlar çerçevesinde de MYK'mızda her bir arkadaşımız üzerine düşen vazifeyi yapacak. Tabii tüm dünyada büyük bir tehlikeden bahsediliyor. Bu ara daha çok konuşuluyor. Yapay zekanın artık kontrolden çıkmaya başladığıyla ilgili. Dolayısıyla herkesin aslında kendi milli kapasitesini geliştirmesi bakımından çok daha hassas günlerden geçtiğimizi ifade etmek lazım. Yapay zekayı bizzat üretenler, bu mühendisler bu firmaların sahipleri, ortakları bizzat insanlığın büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu, ahlaki ve moral değerlerinin de tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Onun için her zaman önemli olan TEKNOFEST artık bundan sonrasında çok daha önemli. En son Şanlıurfa'da gerçekleşen TEKNOFEST Güneydoğu'ya vatandaşlarımızın gösterdiği ilgi dünyanın önümüze getirdiği meydan okumalar karşısında aslında Türkiye'nin Kızıl Elma hedefi bakımından bir özgüven devrimini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. 'Göbeklitepe'den geleceğe' ve 'Tarihin sıfır noktasında teknoloji hamlesi' gibi mottonun olması ve bunun desteklenmesi, Güneydoğu'da bu özgüven devriminin gösterilmesi bakımından da önemli olmuştur."</p><p>Ömer Çelik, bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye yapması planlanan ziyarete ilişkin takvimi sorması üzerine, "Cumhurbaşkanımızın Suriye'ye gitme arzusu var. Suriye ile koordine edilecek bir konu. Bu konu üzerinde çalışılıyor, fakat tarih henüz kesinleşmedi." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"NATO VE DİĞER YERLERE ALTERNATİF BİR İŞLEVİ YOK"</b></p><p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ne zaman TBMM'ye getirileceğine ilişkin soru üzerine Çelik, sürecin olgunlaştığını, anlaşmanın hayata geçmesi için birkaç gün içerisinde TBMM'ye gönderileceğini söyledi.</p><p>Anlaşmanın bölgesel barış projesi olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Bunun herhangi bir şekilde ittifak üyesi olduğumuz NATO ve diğer yerlere alternatif bir işlevi yok. Tam tersine bölgesel barış ve küresel barışın korunması ve bu noktada üstlendiğimiz rollerle ilgili tamamlayıcı bir fonksiyonu var. Başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Bu tip güvenlik anlaşmaları, ittifaklar kendi ilkeleri ve prensipleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşülerek zaman içerisinde olgunlaşır. Hemen bugün, yarın şu ülke katılacak, iki ay sonra şu ülke katılacak diye bir şey yok ama bunun bölgesel barış açısından bütün ülkelere açık olduğu net bir şekilde ifade edilmiş oldu."</p><p><b>BAHÇELİ'NİN SEÇİM AÇIKLAMALARI</b></p><p>Bir gazetecinin "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçimlerde yeniden adayımız' demişti. MYK'da bu konu değerlendirildi mi?" sorusu üzerine, Çelik, bu konudaki güçlü vurgusu dolayısıyla Bahçeli'ye teşekkür etti.</p><p>Cumhur İttifakı'nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade eden Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"MYK'da bunu daha önce de görüştük. Cumhurbaşkanımızın şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bu konular herhangi bir şekilde resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. Bu konuda bir hassasiyeti var. O sebeple MYK ve MKYK üyelerinin, Bakanlar Kurulundaki arkadaşlarımızın ve tüm teşkilatlarımızın ortak kanaatinin ittifakla bu olduğunu kendilerine arz ettik. Arkadaşlarımız da bunu alkışlarla onayladılar yakın zamanda yaptığımız bir toplantıda. Bu, bizim davamız, şuurumuz ve AK Parti'liliğimiz açısından kesin bir hükümdür. Hani denir ya değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Bizim açımızdan Cumhurbaşkanımızın adaylığı böyle bir değere, böyle bir kıymete sahiptir. Etrafımızdaki bütün gelişmeleri size özetlemeye çalışıyoruz. Bütün bunların içerisinde Cumhurbaşkanımızın liderliğinin ne kadar kıymetli olduğu bu bakımdan da görülüyor. O yüzden Sayın Bahçeli'ye de bu açıklamaları için bir kere daha buradan şükranlarımızı sunuyor, saygılarımızı iletiyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42685438.jpg"/><p><b>FON SORUŞTURMASI</b></p><p>Sözcü Çelik, "Fon soruşturmasına ilişkin Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve yardımcıları Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bazı bakanlar ve şahsınıza yönelik iddialarda bulundu. Ne söylersiniz?" sorusu üzerine, bu konuda devletin kurumlarının koordinasyon içinde, büyük bir süratle adımları attığını belirtti.</p><p>Bu tip krizlerin dünyanın başka yerlerinde de gündeme geldiğini, kimi devletlerin bunu 5 yılda, kimisinin 9 yılda temizlediğini dile getiren Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Bu, sermaye piyasalarının çok küçük kısmını ilgilendiren bir şey. Bütün boyutlarıyla ortaya çıkarma konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyonla hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge, datayla hareket ediyoruz. Dün bu kişi çıkıyor, Sayın Cumhurbaşkanımıza 'Bu işin merkezinde, başında sen varsın' diye haddini aşan, gayriahlaki ve hakkaniyetsiz açıklamalar yapıyor. Bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Bu sıkıntının, vurgunculuğun, dolandırıcılığın, buradaki şeytanlıkların temizlenmesi talimatını veren irade Cumhurbaşkanımızdır. Yani ne hadle ve ne hakla cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanıyor. Cumhurbaşkanımızın aile bireylerini işin içine karıştırmaya çalışıyor her zaman yaptığı gibi. Bu işler defalarca ellerinde patladı, buna yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes ekranda görüyor ne olduğunu. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız da söyledi. Bu işler siyasi yan kesicilikle ele alınacak işler değil. Bir şey iddia ediyor, sonra 'iddia edildiğine göre, söylendiğine göre, yapıldığına göre' birbiriyle alakası olmayan şeyleri birbirine bağlamaya çalışıyorlar. Bu işin temizlenme iradesinin başındaki isim Cumhurbaşkanımızdır. Onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların, vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın hedef aldığı sözler kendi partisini vurgunculara, dolandırıcılara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor."</p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kamuoyuna yansıyan veya yansımayan defalarca toplantılar yapıldığını ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MYK'nın kapalı bölümünde bir konuşma yaptığını ve bu konudaki iradesini net bir şekilde tekrar ortaya koyduğunu anlatan Çelik, "Elinde belge, bilgi olan alsın getirsin. Götürsün yargıya versin." diye konuştu.</p><p>Fon soruşturmasına ilişkin soruya Çelik, "Şimdi ne zaman bunların bir yolsuzluğu, arsızlığı patlasa sürekli olarak Adalet Bakanımızı ve Adalet Bakanlığımızı hedef alıyorlar. Bunlar için makbul Adalet Bakanlığı, Anayasayı, kanunları bunlara uygulamayacak, bunlarla ilgili hiçbir soruşturma yapmayacak. Anayasa ve yasanın verdiği yetkiler çerçevesinde bütün bu soruşturmalar yürütülüyor ve açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşılıyor. Ne hakla Adalet Bakanlığını hedef alıyorsunuz. Yani yargı size uygulanmasın mı?" diye konuştu.</p><p>Adalet Bakanlığı ve Adalet Bakanının, Anayasanın, kanunların verdiği yetki çerçevesinde görevini yaptığını belirten Çelik, "Partimiz açısından da bunu net bir şekilde söylüyoruz. Siyasi sorumluluk gereği atılacak adımlar atılıyor." dedi.</p><p><b>"ELLERİNDE VARSA BİR BELGE HEMEN BUNU YARGIYA İNTİKAL ETTİRSİNLER"</b></p><p>Çelik, fon iddialarına ilişkin, "Ellerinde birilerinin makamı, unvanı ve kimliği ne olursa olsun varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Adliyeye başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Elinde bilgi belge olan Adalet Bakanlığına da Maliye Bakanlığına da göndersin. Ama bu meseleler siyasi linç kampanyalarıyla siyasi himaye tartışmaları arasında gitmez. Burada ilkelerin işletilmesi lazım. Konu bu vurgunculukla, sahtekarlıkla ilgili. Onun ötesinde buradan bir siyasi operasyon çıkarmaya çalışıyorlarsa bu bize işlemez." açıklamasını yaptı.</p><p>Vatandaşların müsterih olması gerektiğini dile getiren Çelik, şöyle devam etti:</p><p>"Ne siyasi linç kampanyasına teslim oluruz ne de herhangi bir gerçeğin üzerinin örtülmesi için siyasi himayeye müsaade ederiz. Her şey açığa çıkacak. Dolandırıcılık, vurgunculuk yapanlar, yaptıklarının bedelini ödeyecek. Bunların yaptıkları vurgunlarla haksızlığa uğrayanların hakkı teslim edilecek. Devletin de vatandaşımızın da cebinden bir şey çıkmayacak. Bu irade Cumhurbaşkanımızın devlet başkanı olarak iradesidir ve bütün kurumlara bu talimatlar net bir şekilde verilmiştir. Bir daha olmaması için de bütün tedbirleri alacağız."</p><p><b>TÜRKİYE VE AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ</b></p><p>Çelik, Türkiye ile Azerbaycan arasında son günlerde bir gerilim olduğu, bunun Azerbaycan'daki başörtüsü düzenlemesinden kaynaklandığı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in bazı açıklamalarda bulunduğu ve sosyal medyada çeşitli iddiaların gündeme geldiği belirtilerek yöneltilen, "Ülkeler arası herhangi bir gerilim söz konusu mudur?" sorusunu da yanıtladı.</p><p>"İki devlet tek millet" sözlerini anımsatan Çelik, "Azerbaycan'la gerçekten bu noktaya bağlıyız. Sonuçta herkesin kendi iç siyasi gündemi farklı olabilir, farklı siyasi iç politika ve dış politikayla ilgili farklılıklar olabilir. Biz bunlarda bir anlaşmazlık yaşadığımızda da iki kardeş ülke olarak konuşarak, bütün bunları açık yüreklilikle paylaşarak yolumuza devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Aliyev arasında gerçek bir kardeşlik ilişkisinin bulunduğunu belirten Çelik, "Türkiye ile Azerbaycan arasına girmeye çalışan bazı ülkeler var. Bu ülkelere asla müsaade etmeyeceğiz, birinci husus bu. İkincisi Türkiye'nin içerisinde bazı grupların bazı sosyal medya yapılanmalarının, bazı odakların Azerbaycan'ı hedef aldığını görüyoruz, doğru olmayan şekilde hedef aldıklarını görüyoruz. Bunun herhangi bir şekilde partimizle, hükümetimizle bir ilişkisinin olması söz konusu bile olamaz." diye konuştu.</p><p>Azerbaycan'la siyasi bir gerilime asla müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:</p><p>"Türkiye ile Azerbaycan arasında bir ihtilaf varmış gibisinden bir hava oluşturulmasına, kardeşliğimize halel getirecek bir gölge oluşturuluyor olmasına da hiçbir şekilde müsaade etmeyiz. Bundan da büyük bir memnuniyetsizlik duyuyoruz. Hem Sayın Aliyev'le hem Azerbaycan'daki bütün devlet kademesindeki, parti kademesindeki muhataplarımızla Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Aliyev'le bu görüşmelerini en güçlü şekilde yapmaya devam ediyor. Dolayısıyla araya giren ülkeleri bir kenara iterek, siyasi tartışmaların ve siyasi konuşmaların herhangi bir siyasi gerilime asla müsaade etmeyerek ve bazı eylem ve işlemleri sanki partimiz adına yapıyormuş gibi yapanların bizimle ilgisi olmadığını net bir şekilde ifade ederek; bunu bir kez daha söylüyorum ki biz iki devlet, tek milletiz. Kardeşliğimiz ebedi bir kardeşliktir. O sebeple bundan sonrasında da aynı kardeşlikle, aynı dayanışmayla yolumuza devam edeceğiz inşallah."</p><p>Çelik, yakın zamanda da bir yanlış anlaşılma olmaması adına görüşmelerin olduğunu belirterek, "Burada aramızdaki ilişkiyi ifade eden tek şey kardeşlik kelimesidir." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/fon-meselesinde-hicbir-ka-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294617</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kanser-arastirmasinda-sasirtan-bulgu-bagisiklik-sinyali-tumor-buyumesini-tetikledi-294617</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser araştırmasında şaşırtan bulgu! Bağışıklık sinyali tümör büyümesini tetikledi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Salk Enstitüsü'nde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, kanserle mücadelede kilit rol oynayan bağışıklık sinyali interferonun, uzun süreli maruz kalma durumunda tümörlerin büyümesini hızlandırabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, özellikle melanoma hücrelerinde bağışıklık sisteminin beklenmedik şekilde tümörlerin yanında yer alabildiği belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser araştırmasında şaşırtan bulgu! Bağışıklık sinyali tümör büyümesini tetikledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salk Enstitüsü'nde yapılan çığır açıcı bir araştırma, kanserle savaşta önemli rol oynayan bağışıklık sistemi sinyallerinin, belirli koşullarda tümör büyümesini destekleyebileceğini gösterdi. Özellikle interferon adı verilen bağışıklık alarmının, dört haftalık uzun süreli maruziyet sonrası, farelerde melanoma hücrelerinin daha büyük tümörler oluşturmasına yol açtığı tespit edildi. Bu bulgu, kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan bağışıklık sinyallerinin, beklenmedik şekilde tümörlerin büyümesini hızlandırabileceğini ortaya koydu. Araştırmanın başında Salk Enstitüsü'nden Melissa Johnson bulunuyor ve elde edilen sonuçlar, bağışıklık sisteminin kanserle ilişkisine dair mevcut anlayışları sorgulatıyor.</p><h3>Melissa Johnson: 'Bağışıklık sistemi tümörlerin yanında yer alabilir'</h3><p>Çalışmanın ilk yazarı Melissa Johnson, elde edilen bulguların kanserin karmaşık doğasına ışık tuttuğunu belirtti. Johnson'a göre, kanserin 'iyileşmeyen bir yara' olarak tanımlanmasının arkasında, tümörlerin sürekli ve çözülemeyen bir iltihaplanma ortamında var olabilmeleri yatıyor. Araştırmada, iki farklı interferon türünün etkileri detaylı şekilde incelendi. Tip II interferonun, neredeyse tamamen aktive olmuş bağışıklık hücrelerinden geldiği; tip I interferonun ise vücuttaki neredeyse tüm hücrelerden, hatta kanser hücrelerinden bile kaynaklanabildiği belirtildi. Farelerde yapılan deneylerde, melanoma hücreleri 28 gün boyunca interferona maruz bırakıldı. Sonuçlar, tek bir gün interferon uygulamasının hücre bölünme hızını değiştirmediğini; ancak dört hafta süren maruziyetin, özellikle tip II interferona karşı, tümörlerin büyüklüğünde ciddi artışlara yol açtığını gösterdi. Ayrıca, bu hücrelerin karaciğere yayılma eğilimi de arttı. Bu durum, bağışıklık sisteminin bazı koşullarda kanserle mücadele yerine, tümörlerin büyümesine katkı sağlayabileceğini ortaya koydu.</p><h3>Mitokondriyal RNA sızıntısı ve prostaglandin artışı tümör büyümesini tetikledi</h3><p>Araştırmada, uzun süreli interferon maruziyetinin, hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerde önemli değişikliklere yol açtığı saptandı. Özellikle tip II interferona dört hafta boyunca maruz kalan hücrelerde, mitokondrilerden dışarıya RNA sızıntısı gerçekleşti. Hücre içinde serbest kalan bu mitokondriyal çift sarmallı RNA, bir dizi sensör tarafından virüs kanıtı olarak algılandı ve tip I interferon sinyali tetiklendi. Bu süreç, hücrelerin kimyasında da değişikliklere neden oldu. Hücreler, dışarıdan daha fazla yağ çekmeye ve bu yağı yakıt olarak kullanmak yerine başka bir yöne yönlendirmeye başladı. Sonuçta, kısa ömürlü yağ asidi türevi sinyal molekülleri olan prostaglandinlerin üretimi arttı. Özellikle prostaglandin E2 adı verilen molekülün seviyesi, hem tip I hem de tip II interferonların birlikte etkisiyle belirgin şekilde yükseldi. Prostaglandin E2, bağışıklık saldırısını baskılayan bir molekül olarak biliniyor. Araştırmacılar, bu molekülün üretimini engelleyen aspirin içeren su verilen farelerde, tümör büyüklüğünün kontrol grubuna yaklaştığını gözlemledi. Ayrıca, prostaglandin üreten enzimlerin kanser hücrelerinden silinmesiyle de T hücrelerinin yeniden etkinleştiği ve tümörlerin küçüldüğü rapor edildi. Bu bulgular, mitokondriyal RNA sızıntısı ve prostaglandin artışının, bağışıklık sisteminin tümörlere karşı etkisizleşmesine yol açtığını gösterdi.</p><h3>Dirençli tümörlerde prostaglandin engeli aşıldı, bağışıklık tedavisi yeniden etkili oldu</h3><p>Araştırma ekibi, bağışıklık sistemi tarafından kontrol edilen tümörlerin, zamanla bağışıklık saldırısını engelleyen bir direnç geliştirdiğini de ortaya koydu. Özellikle PD-1 adlı kontrol noktası proteinini hedefleyen immünoterapiler, başlangıçta etkili olsa da, bazı tümörler bu tedavilere yanıt vermemeye başlıyor. Deneylerde, üç tur boyunca PD-1 tedavisine maruz kalan farelerde, prostaglandin E2 üreten enzimlerin seviyesinin her turda arttığı belirlendi. Dirençli hale gelen hücrelerden bu enzimin silinmesiyle, on fareden dokuzunda tümörlerin tamamen ortadan kalktığı kaydedildi. Bu sonuç, prostaglandin E2 üretiminin, tümörlerin bağışıklık sistemine karşı direnç geliştirmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koydu. Ayrıca, mitokondriyal RNA sızıntısının ve prostaglandin artışının, immünoterapilerin etkinliğini azaltabileceği vurgulandı. Araştırma, kanser tedavisinde prostaglandin yolunun hedeflenmesinin, özellikle immünoterapiye dirençli tümörlerde yeni bir umut olabileceğini gösterdi.</p><h3>İnsan tümörlerinde aynı mekanizma gözlenirse tedavi stratejileri değişebilir</h3><p>Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Gerald Shadel, elde edilen bulguların temel araştırma düzeyinde olduğunu ve henüz insanlarda doğrulanmadığını belirtti. Araştırma, fareler ve hücre kültürlerinde yürütüldü ve ağırlıklı olarak melanoma hücreleri üzerinde odaklandı. Pankreas kanseri hücrelerinde de benzer erken yanıtlar gözlense de, bu mekanizmanın insan tümörlerinde ne kadar yaygın olduğu henüz net değil. Dr. Shadel, bu bulguların klinik uygulamaya geçmesi için daha birçok aşamanın gerektiğini vurguladı. Özellikle, insan tümörlerinde interferon sinyallerinin benzer şekilde tümör büyümesine katkı sağlayıp sağlamadığı konusu, gelecekteki araştırmaların öncelikli gündem maddesi olacak. Ayrıca, mitokondriyal RNA sızıntısını durdurmanın mı, yoksa prostaglandin üretimini engellemenin mi immünoterapinin etkinliğini artıracağı sorusu, ilerleyen dönemde yanıt arayacak. Bu çalışma, kanser tedavisinde bağışıklık sistemiyle ilgili yaklaşımların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor ve yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine ışık tutuyor.</p><p>Salk Enstitüsü'nde yürütülen bu kapsamlı araştırma, bağışıklık sistemi ile kanser arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne serdi. Uzun süreli interferon maruziyetinin, tümör büyümesini hızlandırabileceği ve prostaglandin üretimi yoluyla bağışıklık saldırısını engelleyebileceği ortaya çıktı. İnsan tümörlerinde benzer mekanizmaların çalışıp çalışmadığını belirlemek için ileri araştırmalar planlanıyor. Bu bulgular, kanser tedavisinde yeni hedeflerin belirlenmesine ve mevcut tedavi protokollerinin gözden geçirilmesine zemin hazırlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kanser-arastirmasinda-sas-487_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294616</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslanmanin-en-buyuk-sirri-cozuldu-bilim-insanlari-zombi-hucrelerin-neden-biriktigini-buldu-294616</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlanmanın en büyük sırrı çözüldü! Bilim insanları 'zombi hücrelerin' neden biriktiğini buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Albert Einstein Tıp Fakültesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, yaşlanmayla birlikte vücutta 'zombi hücre' olarak bilinen yaşlanmış hücrelerin neden biriktiğini ortaya koydu. Araştırmada, bağışıklık sisteminin bu hücreleri temizleme kapasitesinin yaşla birlikte azalmasının, birçok yaşa bağlı hastalık riskini artırdığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlanmanın en büyük sırrı çözüldü! Bilim insanları 'zombi hücrelerin' neden biriktiğini buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Albert Einstein Tıp Fakültesi'nde Dr. Ana Maria Cuervo liderliğindeki bilim ekibi, yaşlanma sürecinde vücutta biriken ve 'zombi hücre' olarak adlandırılan yaşlanmış hücrelerin neden arttığını aydınlatan önemli bulgulara ulaştı. New York'ta gerçekleştirilen ve fareler üzerinde yürütülen bu araştırmada, hücresel geri dönüşüm sisteminin yaş ilerledikçe zayıfladığı, bunun da bağışıklık hücrelerinin zombi hücreleri vücuttan uzaklaştırmasını zorlaştırdığı belirlendi. Çalışmada, genç bireylerde bağışıklık sisteminin bu hücreleri etkin biçimde temizlediği, ancak yaşlandıkça söz konusu hücrelerin organlarda birikerek çeşitli hastalıkların gelişimine katkı sağladığı ortaya kondu.</p><h3>Dr. Ana Maria Cuervo: 'Zombi hücrelerin temizlenmesi için geri dönüşüm sistemi şart'</h3><p>Çalışmanın başında yer alan Dr. Ana Maria Cuervo, yaşlanmış hücrelerin birikiminde hem bu hücrelerde hem de onları temizlemekle görevli bağışıklık hücrelerinde yaşa bağlı değişikliklerin etkili olduğunu belirtti. Cuervo, "Hücresel geri dönüşümü yeniden canlandırarak vücudun kendi savunma mekanizmasının zombi hücreleri daha etkin bir şekilde temizlemesine yardımcı olabiliriz" dedi. Ekip, yaşlanmış hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından temizlenememesiyle, bu hücrelerin organlarda birikerek yaşa bağlı hastalıkların riskini artırdığını vurguladı. Özellikle yaşlı farelerde yapılan deneylerde, bağışıklık hücrelerinin yaşlanmış hücreleri temizleme kapasitesinin genç farelere göre ciddi şekilde azaldığı gözlemlendi. Araştırmacılar, bu durumun insanlarda da benzer şekilde yaşlanma sürecini hızlandırabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Geri dönüşüm sistemi zayıfladığında zombi hücre birikimi artıyor</h3><p>Bilim insanları, yaşlanmış hücrelerin neden biriktiğini anlamak için genç ve yaşlı farelerin hücrelerini inceledi. Genç farelerden alınan hücreler, yaşlanma sürecine girdiklerinde hücresel geri dönüşüm faaliyetini artırırken, yaşlı farelerden alınan hücrelerde bu mekanizmanın neredeyse tamamen durduğu gözlendi. Bu durum, yaşlı bireylerde zombi hücrelerin neden daha fazla biriktiğini açıklıyor. Araştırmada öne çıkan şaperon aracılı otofaji (CMA) adlı geri dönüşüm sistemi, yaşlandıkça zayıflıyor ve bu da vücudun yıpranmış veya işlevsiz hücreleri ortadan kaldırma kabiliyetini azaltıyor. Özellikle makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin, CMA yetersizliği nedeniyle zombi hücreleri temizlemede başarısız olduğu anlaşıldı. Ayrıca, yaşlanmış hücrelerin yaydığı kimyasal sinyallerin, sağlıklı hücreleri de benzer bir duruma sürüklediği ve bağışıklık sisteminin etkinliğini daha da düşürdüğü belirtildi.</p><h3>CA77.1 bileşiği ile zombi hücre seviyesi gençlere yaklaştı</h3><p>Çalışmada, Dr. Cuervo'nun laboratuvarında geliştirilen ve CMA'yı artıran CA77.1 adlı bileşiğin yaşlı farelerde zombi hücre birikimini azalttığı tespit edildi. Araştırmacılar, bu bileşiği 18 aylık farelere beş ay boyunca verdiklerinde, tedavi edilen farelerin karaciğer, akciğer ve yağ dokularındaki yaşlanmış hücre seviyelerinin altı aylık genç farelerle neredeyse aynı seviyeye indiğini ortaya koydu. Ayrıca, bu tedavi sayesinde farelerin yara iyileşme süreçleri de hızlandı. Yara modeliyle yapılan deneylerde, CMA eksikliği olan farelerde iyileşmenin yavaşladığı ve yaşlanma belirtilerinin arttığı gözlemlendi. CA77.1 ile tedavi edilen yaşlı makrofajların ise test edilen partikülleri genç makrofajlar kadar etkin şekilde yuttuğu, bunun da bağışıklık sisteminin zombi hücrelerle daha etkili mücadele edebileceğini gösterdiği belirtildi.</p><h3>Bağışıklık sistemi ve zombi hücreler arasındaki bağlantı</h3><p>Makrofajlar, vücuttaki ölü ve işlevsiz hücreleri temizlemekten sorumlu ana bağışıklık hücreleri olarak biliniyor. Araştırmada, yaşlı farelerde makrofajların CMA seviyesinin gençlere kıyasla belirgin şekilde düşük olduğu ve bu durumun zombi hücrelerin birikmesine yol açtığı saptandı. Ayrıca, yaşlanmış hücrelerden salınan sıvının genç makrofajların da CMA seviyesini düşürdüğü tespit edildi. Bu hücrelerde bulunan bir reseptör, "beni yeme" sinyali aldığında makrofajların temizlik görevini durdurmasına neden oluyor. Sağlıklı makrofajlar bu reseptörü içeri alıp parçalayabiliyor; ancak CMA eksikliği olan yaşlı makrofajlarda bu reseptör yüksek seviyede kalarak temizlik işlevini engelliyor. Araştırmacılar, CMA'nın makrofajların bu sinyali kapatmasına yardımcı olduğunu ve böylece zombi hücrelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağladığını vurguladı. Bu mekanizmanın yaşlanmayla birlikte bozulması, hücresel atıkların birikmesine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açıyor.</p><h3>İnsanlarda zombi hücre birikimi ve tedavi potansiyeli</h3><p>Çalışmanın insanlar üzerindeki etkisi henüz doğrudan test edilmedi. Ancak araştırmacılar, idiyopatik pulmoner fibrozis hastalığı olan dört kişinin akciğer dokusunda, sağlıklı bireylere göre CMA'nın anahtar protein seviyesinin daha düşük olduğunu belirledi. Bu bulgu, zombi hücre birikiminin insanlarda da yaşlanma ve hastalık gelişiminde rol oynayabileceğine işaret ediyor. Dr. Cuervo, araştırmalarının yaşlanmanın iki temel etkeni olan azalan CMA ve hücresel yaşlanma arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğunu belirtti. Ayrıca, zombi hücreleri doğrudan yok etmek yerine, bağışıklık sistemiyle etkileşimlerini yeniden canlandırarak vücudun bu hücreleri doğal yollarla temizlemesini sağlamanın mümkün olduğunu söyledi. Ancak, CMA'yı artıran bileşiğin insanlar için güvenli olup olmadığının henüz bilinmediği ve bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Bilim insanları, gelecekte bu yaklaşımın yaşa bağlı hastalıkların tedavisinde umut vadettiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/yaslanmanin-en-buyuk-sirr-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294615</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/baskan-ozdemirden-altyapi-elestirilerine-cevap-sikayetlerden-korkup-sehrin-gelecegini-erteleyemeyiz-294615</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkan Özdemir'den altyapı eleştirilerine cevap: Şikayetlerden korkup şehrin geleceğini erteleyemeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kent genelinde devam eden altyapı çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunarak, özellikle "Bir yer bitmeden neden başka bir yerde çalışma başlatılıyor?" yönündeki eleştirilere cevap verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkan Özdemir'den altyapı eleştirilerine cevap: Şikayetlerden korkup şehrin geleceğini erteleyemeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niğde'de yağmur suyu, kanalizasyon, içme suyu, doğalgaz, elektrik ve üstyapı çalışmalarının farklı ekipler tarafından eş zamanlı yürütüldüğünü ifade eden Özdemir, çalışmaların tek bir noktada tamamlanmasının beklenmesi halinde diğer ekiplerin aylarca bekleyeceğini dile getirdi.</p><p>Belediye olarak günü kurtarmaya yönelik çalışmalar yerine kentin uzun vadeli ihtiyaçlarına odaklandıklarını belirten Özdemir, altyapı yatırımlarının vatandaşlarda geçici rahatsızlık oluşturduğunun farkında olduklarını ancak şehrin geleceği için bu çalışmaların yapılması gerektiğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aw80472901-071020263d18253f.jpg"/><p><b>"BİR YERİN BİTMESİNİ BEKLEME ŞANSIMIZ YOK"</b></p><p>Kentte sıkça dile getirilen eleştirilerden birinin çalışmaların farklı noktalarda aynı anda sürdürülmesi olduğunu belirten Özdemir, altyapı çalışmalarında birden fazla ekibin görev yaptığını söyledi.</p><p>Özdemir, " 'Bir yer bitmeden diğerine niye başlanıyor?' diye eleştiriliyor. Bir yerin bitmesini bekleme şansımız yok. Çünkü bir yerde sadece bir ekip çalışmıyor. Önce yağmur suyu hattı çekiliyor, ardından kanalizasyon ve içme suyu hatları yapılıyor. Doğalgaz çalışması varsa doğalgaz hattı geliyor, elektrik hatları yer altına alınıyor. Bunların ardından üstyapı ekiplerimiz çalışmaya başlıyor" dedi.</p><p>Bir noktadaki çalışmaların tamamen bitmesini beklemeleri halinde diğer ekiplerin uzun süre çalışamayacağını ifade eden Özdemir, "Biz başka bir yere başlamayacaksak yağmur suyu ve kanalizasyon hattını yapan ekipler üç ay belediyede mi oturacak? O zaman üç ay boyunca tek bir caddeyi yaparız, kimse de şikayet etmez. Ama yüzlerce çalışma arkadaşımızın boş oturmasını da kabul edemeyiz" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ALTYAPI YAPMANIN SİYASİ BEDELİ OLDUĞUNU BİLİYORDUK"</b></p><p>Altyapı çalışmalarının belediyeler açısından en zor hizmet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, çalışmalara başlamadan önce vatandaşlardan tepki gelebileceğini bildiklerini söyledi.</p><p>Özdemir, "Altyapı yapmak bir belediye başkanı açısından siyasi olarak çok zor bir iştir. Altyapıya giren belediyelerin eleştirileceğini zaten biliyorduk. Vatandaşımızın şikayet edeceğini de biliyorduk. Biz istersek altyapıya hiç girmeyebilirdik. Çok güzel asfaltımızı atardık, altı ay içerisinde Niğde'de asfalt atılmadık yer bırakmazdık. Popülizm yapıp kimseyle kötü olmayalım, kimse şikayet etmesin diyebilirdik. Ama bunu tercih etmedik" diye konuştu.</p><p>Niğde Belediyesi'nin ekonomik ve teknik açıdan bu yatırımları yapabilecek güce sahip olduğunu belirten Özdemir, "Her zaman söylüyoruz; güçlüyüz, paramız var, imkanımız var. Bu zamanda biz yapmayacaksak kim yapacak? Biz sadece seçimler için belediye başkanlığı yapmıyoruz. Bir dahaki dönem seçilelim diye bir derdimiz yok. Bizim tek derdimiz bu şehre hizmet etmek" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aw80472902-07102026ad6e3a61.jpg"/><p><b>"VATANDAŞ BİZE BİR SÜRE KIZACAK, BUNU KABUL ETTİK"</b></p><p>Çalışmalar nedeniyle oluşan trafik, toz, yol bozuklukları ve ulaşım sorunlarının farkında olduklarını dile getiren Özdemir, geçici sıkıntılara rağmen kalıcı yatırımlardan vazgeçmeyeceklerini söyledi.</p><p>Özdemir, "Vatandaşımız üç ay kızacak, altı ay kızacak gerekirse bir yıl kızacak. Bunu kabul ettik. Ben kimse hiçbir şeyden şikayet etmesin diye belediye başkanlığı yapmaya gelmedim. Kalıcı hizmetler yapmak için belediye başkanlığı yapıyorum. Birileri bundan rahatsız olacaksa da olacak" ifadelerini kullandı.</p><p>Kendisinin de Niğde'de yaşadığını, kentte esnaflık yaptığını ve çocuklarının aynı şehirde eğitim gördüğünü hatırlatan Özdemir, kentte oluşan sorunlardan kendisinin de doğrudan etkilendiğini söyledi.</p><p><b>ATA SANAYİ'DEKİ SELİ HATIRLATTI</b></p><p>Altyapı yatırımlarının gerekliliğine örnek olarak Atasanayi bölgesinde geçmiş yıllarda yaşanan su baskınlarını gösteren Özdemir, yağışların ardından çok sayıda iş yerinin zarar gördüğünü hatırlattı.</p><p>Özdemir, "Daha geçen yıl Atasanayi su altında kaldı. Ben oraya gittim, esnafımızın iş yerleri bir metreye yakın suyla dolmuştu. Şimdi aynı esnafımız altyapı yapılırken şikayet ediyor. Su bastığında da şikayet ediyor. Bu işi nasıl çözeceğiz? Hiç kimse şikayet etmesin, herkes memnun kalsın ama bir yandan da bütün sorunlar çözülsün. Böyle bir dünya yok" dedi.</p><p><b>"GECE ÇALIŞALIM DENİLİYOR, PEKİ GÜNDÜZ KİM ÇALIŞACAK?"</b></p><p>Altyapı çalışmalarının gece saatlerinde da sürdürülmesi yönündeki taleplere de değinen Özdemir, kısa süre içerisinde tamamlanabilecek projelerde 24 saat esasına göre çalışılabildiğini ancak aylar sürecek büyük altyapı yatırımlarında bunun sürdürülebilir olmadığını söyledi.</p><p>Özdemir, "Bir de 'Niye gece çalışmıyorlar?' deniliyor. Gece çalışan personel gündüz ne yapacak? Bu arkadaşların da dinlenmesi gerekiyor. Bir haftalık, on günlük iş olur, gece gündüz demeden çalışırız. Tek Cadde Projesi'nde yaptığımız gibi, üç günde ana caddemizi dönüştürdük ve 24 saat çalıştık. Ama dört-beş ay, altı ay sürecek bir projede sürekli gece gündüz çalışılması mümkün değil" ifadelerini kullandı.</p><p>Atasanayi, eski Adana yolu ve eski Niğde-Kayseri yolu gibi bölgelerde uzun soluklu çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Özdemir, belediye olarak "gösteriş amacıyla" çalışma yapmadıklarını vurguladı.</p><p>Altyapı çalışmalarının vatandaşları rahatsız etmesinin istenen bir durum olmadığını ancak bazı sıkıntıların kaçınılmaz olduğunu belirten Özdemir, "Elbette vatandaşlarımızı rahatsız etmek istemiyoruz ama bunların yapılması gerekiyor. Şehrimizin geleceği için yapmak zorundayız" dedi.</p><p><b>"2027'DEN İTİBAREN CADDE VE KALDIRIMLAR TAMAMLANMIŞ OLACAK"</b></p><p>Kent genelindeki yoğun çalışma sürecinin 2027 yılının ilk aylarında da kısmen devam edebileceğini açıklayan Özdemir, "2026 böyle geçti. 2027'nin belki ilk altı ayı da biraz sıkıntılı devam edebilir. Ancak 2027'den itibaren caddelerimizin ve kaldırımlarımızın tamamlanmış olacağını düşünüyoruz. Ondan sonra vatandaşlarımızın memnuniyetini duymayı ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p>Belediye olarak popülist uygulamalar yerine uzun vadeli ve kalıcı yatırımları tercih ettiklerini vurgulayan Özdemir, "Şikayetlerden korkup şehrimizin geleceğini erteleyemeyiz. Her şey daha güzel, altyapısı sağlam ve geleceğe hazır bir Niğde için" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/baskan-ozdemirden-altyapi-631_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294614</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/6-yillik-uydu-takibi-ortaya-cikardi-2-milyon-kisiyi-ilgilendiren-yanardag-arastirmasi-294614</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[6 yıllık uydu takibi ortaya çıkardı! 2 milyon kişiyi ilgilendiren yanardağ araştırması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nikaragua'nın Masaya volkanında yapılan yeni araştırmalar, uydu verileriyle iki ayrı magma rezervuarının hareket halinde olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bölgedeki 2 milyon kişinin potansiyel risk altında olduğunu vurgularken, sürekli izleme ve erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[6 yıllık uydu takibi ortaya çıkardı! 2 milyon kişiyi ilgilendiren yanardağ araştırması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nikaragua'nın başkenti Managua'nın güneydoğusunda bulunan Masaya volkanında yürütülen son bilimsel çalışmalar, volkanın altında iki ayrı magma rezervuarının aktif şekilde hareket ettiğini gösterdi. 2018 ile 2024 yılları arasında elde edilen uydu verileri, Masaya'nın altında biri yaklaşık 3,2 kilometre, diğeri ise 200 metre derinlikte olmak üzere iki farklı magma havuzunun bulunduğunu ortaya çıkardı. Bu gelişmeler, volkan çevresinde yaşayan yaklaşık 2 milyon insan için potansiyel bir tehlikeye işaret ediyor. Araştırmayı yürüten ekip, derin rezervuarın yeniden dolduğunu ve yüzeye yakın olanın ise yavaşça boşaldığını belirledi.</p><h3>Penn State ekibinden Masaya'da çarpıcı magma hareketi tespiti</h3><p>Çalışma, Penn State Üniversitesi'nden yeni mezun olan jeobilimci Lizzie Johnson, Young Cheol Kim ve profesör Christelle Wauthier tarafından yürütüldü. Bilim insanları, Avrupa'nın Sentinel-1 uydusu ile elde edilen radar görüntülerini kullanarak volkanın yer yüzeyindeki yükselme ve çökme hareketlerini detaylı şekilde analiz etti. Özellikle 2018 ile 2024 yılları arasındaki veriler, derin rezervuarın 2022'ye kadar yaklaşık 1,3 milyon metreküp hacim kaybettiğini, ardından ise 450 bin metreküp yeniden dolduğunu gösterdi. Bu değişimler, magma hareketlerinin volkanın gelecekteki aktivitesini doğrudan etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Johnson, "Bu gözlemler, Masaya'nın altında magma hareketini anlamamıza ve patlama tahminlerini geliştirmemize yardımcı oluyor" diyerek, izleme çalışmalarının önemine dikkat çekti.</p><h3>Masaya'nın lav gölü ve gaz salınımı bölge için ciddi tehdit oluşturuyor</h3><p>Masaya volkanı, iç içe geçmiş koni ve kraterlerden oluşan bazaltik bir kalkan volkanı olarak biliniyor. Volkanın aktif bacası Santiago kraterinde bulunuyor ve bu krater, Aralık 2015'ten Mart 2024'e kadar bir lav gölüne ev sahipliği yaptı. Ancak bir toprak kayması sonucu lav gölü kapanmış durumda. Tarihsel olarak Masaya, en az dört büyük patlayıcı patlama ile kalderalar oluşturdu ve son büyük lav akışı 1772 yılında gerçekleşti. Günümüzde ise volkanın en belirgin aktivitesi, sürekli gaz salınımı şeklinde görülüyor. Bu gazlar, özellikle yüksek sülfür dioksit konsantrasyonları nedeniyle hem çevre hem de insan sağlığı için ciddi riskler oluşturuyor. Johnson, "Masaya'nın sürekli gaz salınımı, tehlikeli derecede yüksek volkanik gaz seviyelerine neden olabiliyor" diyerek, bölgedeki riskin boyutunu vurguladı.</p><h3>Uydu verileriyle magma rezervuarlarının hareketi adım adım izlendi</h3><p>Bilim insanları, Sentinel-1 uydusunun sağladığı radar görüntüleriyle Masaya volkanının yüzey hareketlerini yaklaşık her 12 günde bir izledi. İnterferometrik sentetik açıklık radarı (InSAR) yöntemi sayesinde, bulutlu tropikal bölgelerde bile yer yüzeyindeki milimetrik değişimler tespit edildi. Uydu verileri, kalderanın ortasında 2018'den 2022'ye kadar yaklaşık 3 santimetre çökme olduğunu, ardından ise yılda 4 milimetre yükselme başladığını gösterdi. Bu bulgular, derin rezervuardaki magma hareketlerinin yüzeydeki değişimlerle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, Santiago kraterinin çevresinde ise daha sığ bir rezervuarın sürekli olarak boşaldığı ve her dönemde birkaç bin metreküp hacim kaybettiği tespit edildi. Araştırmacılar, bu durumun lav gölü aktivitesindeki düşüşle bağlantılı olabileceğini düşünüyor.</p><h3>Masaya'daki magma rezervuarları Hawaii K&#299;lauea ile benzerlik taşıyor</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Lizzie Johnson, şu anda Hawaii Üniversitesi'nde doktora çalışmalarını sürdürüyor. Johnson, Masaya'daki iki seviyeli magma rezervuarı sisteminin, Hawaii'deki K&#299;lauea volkanı ile büyük benzerlikler taşıdığını belirtti. Her iki volkan da yaklaşık 1 kilometre derinlikte küçük bir rezervuar ve 2 kilometre derinlikte daha büyük bir rezervuar barındırıyor. Bu yapı, hem lav gölü oluşumu hem de patlayıcı volkanik aktiviteler açısından benzer riskler taşıyor. Johnson, "Masaya ve K&#299;lauea'nın benzer magma sistemlerine sahip olması, bu tür volkanların izlenmesinde ortak yaklaşımlar geliştirilmesini sağlayabilir" ifadelerini kullandı.</p><h3>Uzmanlar: Masaya için acil tehlike yok, ancak izleme şart</h3><p>Masaya çevresinde yaşayan topluluklar için araştırmacılar, şu an için acil bir tehlike olmadığını belirtti. Ancak derin rezervuarın dolmaya devam etmesi halinde, ilerleyen yıllarda volkanik aktivitenin artabileceği öngörülüyor. 2015 yılında lav gölünün yeniden ortaya çıkmasında, rezervuarın yaklaşık 4 milyon metreküp dolması etkili olmuştu. Son analizler ise 2024'e kadar 1,6 milyon metreküp dolum gerçekleştiğini gösteriyor. Bu nedenle, lavın yüzeye ulaşması için rezervuarda daha fazla magma birikmesi gerektiği düşünülüyor. Penn State ekibinden Young Cheol Kim, "Sürekli izleme yapmak, volkanın temel aktivitesini anlamamıza ve olası değişiklikleri zamanında tespit etmemize olanak tanır. Gerekirse erken uyarı sistemleriyle toplumu bilgilendirebiliriz" açıklamasında bulundu.</p><h3>Masaya'nın karmaşık yapısı, basit modellemelerle analiz edildi</h3><p>Araştırma ekibi, yer altındaki rezervuarları tek bir basınç noktası olarak ele alan basit bir model kullandı. Bu model, rezervuarların hacim değişimlerini ve yüzeydeki yükselme-çökme hareketlerini anlamada önemli bir araç olarak öne çıktı. Ancak önceki sismik çalışmalar, 2 ila 4 mil derinlikte yavaş bir bölge tespit etmiş ve bunu eski bir magma intrüzyonu olarak yorumlamıştı. Johnson, bu çalışmanın kendi lisans onur tezi kapsamında yürütüldüğünü belirterek, "Daha uzun vadeli jeodezik ve modelleme çalışmaları, Masaya ve benzeri bazaltik volkanlarda etkili tehlike izleme ve risk azaltma stratejileri geliştirmemize yardımcı olacak" dedi.</p><p>Masaya volkanında tespit edilen iki aktif magma rezervuarı, bölgedeki 2 milyon insan için potansiyel riskler barındırıyor. Bilim insanları, sürekli izleme ve erken uyarı sistemlerinin, olası bir volkanik hareketlenme durumunda hayati öneme sahip olacağını vurguluyor. Masaya'nın karmaşık magma sistemi, hem Nikaragua hem de benzer yapıya sahip diğer volkanlar için örnek teşkil ediyor. Gelecekte yapılacak detaylı araştırmalar, bölge halkının güvenliği için kritik rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/6-yillik-uydu-takibi-orta-127_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294613</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/ozyes-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-294613</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ÖZYES yerleştirme sonuçları açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), üniversitelerin özel yetenek sınavı kapsamında spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi amacıyla düzenlenen 2026 Özel Yetenek Sınavı (2026-ÖZYES) yerleştirme sonuçları açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ÖZYES yerleştirme sonuçları açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#39;nin internet adresindeki duyuruya göre, yükseköğretim kurumlarının özel yetenek sınavı kapsamında öğrenci alan spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilebilmeleri amacıyla merkezi olarak yapılan 2026-ÖZYES&#39;in değerlendirme işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM&#39;nin &quot;https://sonuc.osym.gov.tr&quot; adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek.</p><p>Yerleştirme sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri, ilgili yükseköğretim kurumu tarafından 12-16 Ekim tarihleri arasında yapılacak. <br></p><p>Adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye kayıt süresi içinde başvurmaları gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/ozyes-yerlestirme-sonucla-580_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294611</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/rami-kutuphanesinde-duzenlenen-ailefesti-825-bin-kisi-ziyaret-etti-294611</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen AileFest'i 825 bin kişi ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın genelgesiyle ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında Rami Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen AileFest, 825 bin ziyaretçiyi ağırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen AileFest'i 825 bin kişi ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rami Kütüphanesinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İstanbul Valiliğinin destekleriyle 26 Eylül&#39;de kapılarını açan festival dün sona erdi.</p><p>&quot;Güçlü Aile-Güçlü Nesiller-Güçlü Türkiye&quot; yaklaşımıyla düzenlenen festivalde, 0-3, 3-6 ve 7-12 yaş gruplarına özel hazırlanan alanlarda atölye çalışmaları, sportif ve kültürel faaliyetler, deneyim alanları, geleneksel sanatlar, aile yarışmaları ve sahne gösterileri gerçekleştirildi.</p><p>Festival kapsamında Aile ve Çocuk Kitap Fuarı okurlarla buluşurken, söyleşi ve imza programlarında akademisyen, yazar ve uzmanlar ziyaretçilerle bir araya geldi.</p><p>Etkinliklerde Oğuzhan Koç, Yaşar, Ekin Uzunlar, İncesaz, Kubat, Kıraç, Cengiz Özkan, Ümit Sayın, Ferda Anıl Yarkın ile Metin ve Eda Özülkü konser verdi.</p><p>Ayrıca Asuman Krause&#39;nin sunumuyla &quot;Aileler Yarışıyor&quot; ve &quot;Rafadan Tayfa&quot; gösterileri düzenlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/rami-kutuphanesinde-duzen-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294610</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gumushanede-trafik-kazasi-2-yarali-294610</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gümüşhane'de trafik kazası! 2 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de durakta bekleyen belediye otobüsüne çarpan otomobildeki 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gümüşhane'de trafik kazası! 2 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, öğle saatlerinde Bağlarbaşı Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, durakta bekleyen Y.G. yönetimindeki 29 AB 781 plakalı belediye otobüsüne, Bayburt yönünde ilerleyen N.Y.'nin kullandığı 28 AE 876 plakalı otomobil arkadan çarptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aw80472502-07102026068a7421.jpg"/><p>Kazada otomobil sürücüsü N.Y. ile yanındaki S.K. (84) yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aw80472504-07102026c4ea0397.jpg"/><p>Öte yandan sürücünün yol güzergâhındaki şerit ihlalleri ve kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gumushanede-trafik-kazasi-328_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294609</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eyupsultanda-gazze-icin-meydanlardayiz-etkinligi-duzenlendi-294609</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eyüpsultan'da "Gazze İçin Meydanlardayız" etkinliği düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Deniz Feneri Derneğince, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının ve sürdürdüğü soykırımın 3. yıl dönümünde "Gazze İçin Meydanlardayız" sloganıyla etkinlik düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eyüpsultan'da "Gazze İçin Meydanlardayız" etkinliği düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze&#39;de yaşanan insanlık dramına dikkati çekmek, yaşananları unutturmamak ve Gazze halkının sesi olmak amacıyla düzenlenen etkinlik, Eyüpsultan Meydanı&#39;nda gerçekleştirildi. 11 Ekim&#39;e kadar devam edecek etkinlik kapsamında, savaşta hayatını kaybeden çocukları temsilen hazırlanan kefen sergisi düzenlendi. Sergide, savaşın ortasında kalarak yaşamını yitiren çocukların hikayeleri, kanlı bebek kefenleri, boş kazanlar ziyaretçilere gösterildi.</p><p>Gazze&#39;den canlı bağlantıların yapıldığı etkinlikte, 3 boyutlu gözlük deneyimiyle vatandaşlar Gazze'ye farklı bir pencereden tanıklık ediyor. Etkinlikte Gazze için mektup yazma alanında ise Gazze&#39;de yaşananlara ilişkin bilgilendirici ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684494.jpg"/><p><b>- "GAZZE İNŞALLAH FERAHA KAVUŞACAK"</b></p><p>AA muhabirine etkinlikle ilgili konuşan Deniz Feneri Derneği Kaynak Geliştirme Müdürü Kenan Yaşar, bugün soykırımın 3. yıl dönümünde Eyüpsultan Meydanı&#39;nda farkındalık etkinliği düzenlediklerini belirterek, &quot;&#39;Gündem değişir gerçek değişmez&#39; sloganıyla düzenlenen etkinlik içerisinde temsili kefenli çocuklar sergisi var ve oradaki şehit edilmiş çocukların birebir kendi resimleri söz konusu. Ziyaretçiler arasında ağlayanlar ve duygusal anlar yaşayanlar çok oluyor. Farkındalık sergisi, anneler çocuklarıyla geldiklerinde o duyguyu daha çok yaşıyorlar ve bizlere de yaşatıyorlar. &#39;Söz bırak&#39; alanımızda ise vatandaşlar, katılımcılar oradaki kardeşlerimize mesajlarını yazabiliyorlar.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684495.jpg"/><p>Etkinlikte Gazze&#39;ye canlı bağlantılar yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini dile getiren Yaşar, vatandaşların yoğun ilgisi olduğunu söyledi. Farkındalık yaratmaya ve Gazze&#39;deki gerçekleri göstermeye çalıştıklarını ifade eden Yaşar, &quot;Gazze&#39;de her gün insanların yaşadıkları durumu burada insanlara göstermeyi amaçlıyoruz. Biz 4-5 gün buradaki sergiyle bunları gösteriyoruz ama oradaki insanlar sanki her an her dakika bir bombalanma yaşayacakmış korkusunu yaşıyor. Amacımız oradaki insanların duygularını, buradaki insanlara göstermeye çalışmak. Gazze inşallah feraha kavuşacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684493.jpg"/><p>Etkinlik gün boyunca devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/eyupsultanda-gazze-icin-m-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294608</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-vefatinin-ikinci-yilinda-recai-kutani-andi-294608</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan vefatının ikinci yılında Recai Kutan'ı andı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Recai Kutan'ı vefatının ikinci yılında andı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan vefatının ikinci yılında Recai Kutan'ı andı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Recai Kutan'ı vefatının ikinci yılında andı.</p><p>Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Ülkemize ve milletimize önemli hizmetleri bulunan Mehmet Recai Kutan'ı ebedi aleme irtihalinin 2'nci yılında rahmetle yad ediyorum." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cumhurbaskani-erdogan-vef-313_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294607</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yetev-ogrencilerinin-sesi-gazze-icin-ortak-bir-mesaja-donustu-294607</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YETEV öğrencilerinin sesi, Gazze için ortak bir mesaja dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[YETEV Okulları, 7 Ekim 2023'te başlayan süreçte İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonucunda hayatını kaybedenleri anmak ve bölgede yaşanan insani trajediye dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attı. YETEV Okulları öğrencileri ile sazendelerinin ortak icrasıyla hazırlanan çalışmada merhum Abdurrahim Karakoç'un şiirinden uyarlanan simge eser “Kardan Aydınlık” ezgisi yeniden yorumlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YETEV öğrencilerinin sesi, Gazze için ortak bir mesaja dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="paragraph">Gelecek  nesillerde Filistin hassasiyetini, dayanışma ruhunu ve ortak insani değerleri  canlı tutmayı hedefleyen proje, YETEV Okulları'nın farklı kampüslerinden ve her  yaş grubundan öğrencilerin katılımıyla hazırlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-07102026ac51f63f.jpg"/><p class="paragraph"><b>Müzik Kaydından  Video Çekimlerine Çok Kampüslü Birliktelik</b></p><p class="paragraph">Projenin ilk  aşamasında eser, YETEV Türk Müziği İlkokulu kampüsünde yer alan profesyonel  stüdyo ortamında, okulun sazendeleri ve ilkokul öğrencilerinin vokalleriyle  kaydedildi. Hazırlanan bu özel kaydın ardından YETEV Okulları'nın farklı  kampüslerindeki öğrenciler, seslendirilen bölümlere eşlik ederek video klibin  çekimlerinde yer aldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/yetevokullarikardana-07102026902253c9.mp4" type="video/mp4"></video><p class="paragraph">Video boyunca  öğrencilerin <b>ezginin farklı kısımlarını adeta bir meşale gibi birbirine  devrettiği</b> akıcı bir görsel ve işitsel anlatım kurgulandı. Çocukların hem  sesleri hem de samimi görüntüleriyle merkezinde yer aldığı klip; <b>merhamet,  vicdan ve birliktelik</b> duygusunu en duru haliyle yansıttı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-07102026851988e6.jpg"/><p class="paragraph"><b>"Çocuklarımızın Sesinin Ortak Vicdana  Ulaşmasını İstedik"</b></p><p class="paragraph">Çalışmanın, yaşanan acıları unutmamak ve insanlığın ortak  vicdanını canlı tutmak amacıyla hazırlandığını belirten YETEV Okulları Genel  Müdürü Yusuf Tüfekçi, şu değerlendirmede bulundu:<b> </b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-071020269805b6ca.jpg"/><p class="paragraph">"Çocuklarımızın dünyasından yükselen bir sesin, Gazze'de yaşanan  insani trajediyi hatırlatmasını ve ortak vicdanımıza ulaşmasını istedik.  'Kardan Aydınlık', öğrencilerimizin yalnızca bir eseri seslendirdiği bir  çalışma değil; merhamet, adalet, dayanışma ve barış gibi insanlığın ortak  değerlerini birlikte ifade ettiği anlamlı bir buluşma oldu. YETEV Okulları  olarak çocuklarımızı, dünyada yaşananlara duyarlı, başkasının acısını kendi  meselesi olarak görebilen ve insanlığın ortak değerlerine sahip çıkan bireyler  olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizin böyle bir  çalışmanın parçası olmasını çok kıymetli buluyoruz. Onların sesiyle verilen  mesajın, farklı coğrafyalarda yaşanan acılara karşı ortak insanlık duygusunu  diri tutmaya katkı sunmasını diliyoruz" dedi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/yetev-ogrencilerinin-sesi-770_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294606</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hak-edise-karsilik-yuzde-20lik-rusvet-esenyurt-belediyesindeki-yolsuzlugun-tape-kayitlari-cikti-294606</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hak edişe karşılık yüzde 20'lik rüşvet! Esenyurt Belediyesi'ndeki yolsuzluğun tape kayıtları çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve yüklenici firmalardan hak ediş bedellerinin yaklaşık yüzde 20'si oranında rüşvet talep edildiği iddialarına ilişkin soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıktı. Dosyada, iddiaları desteklediği değerlendirilen gizli tanık beyanları, teknik takip kayıtları ve tape konuşmalarının yanı sıra HTS, baz analizleri ile MASAK incelemeleri de yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hak edişe karşılık yüzde 20'lik rüşvet! Esenyurt Belediyesi'ndeki yolsuzluğun tape kayıtları çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Esenyurt Belediyesindeki bazı ihalelere ilişkin iddialar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, bazı ihalelerin belirli firmalarda kalmasının sağlandığı ve işi alan firmalardan belediyeden aldıkları hak edişlerin ortalama yüzde 20'si oranında para talep edildiği öne sürüldü. Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın evinde yapılan aramada ise 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 avro, 2 milyon 580 bin TL, ziynet eşyaları, 2 Rolex saat ve 3 silah ele geçirildiği belirtildi.</p><p><strong><b>GİZLİ TANIKLAR VE SES KAYITLARI DOSYAYA GİRDİ</b></strong></p><p>Soruşturma kapsamında 3 gizli tanığın ifadesine başvurulduğu, tanıkların benzer yönde beyanda bulunduğu ve iddialarını desteklediğini belirttikleri ses kayıtlarını dosyaya sundukları öğrenildi. Dosyaya giren ses kayıtlarından birinde, Topraköz isimli firmanın sahibi Erhan Toprak'ın hak edişlerini alabilmek amacıyla ASM İnşaat yetkilisi Salih Yılmaz'ın yeğenine Esenyurt Seyrantepe'deki bir pastanede 3 milyon TL verdiğine ilişkin anlatımların yer aldığı belirtildi. Söz konusu para tesliminin ardından şirketin hak edişlerinin ödendiği belirtildi. Başka bir ses kaydında ise Erhan Toprak'ın, ASM firması sahibi Salih Yılmaz aracılığıyla Yusuf Ulutaş'a para verdiğine yönelik ifadelerin bulunduğu aktarıldı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/esenyurt-belediyesine-rusvet-sorusturmasi-17-gozalti-294491" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/esenyurt-belediyesi-sorus-388_2-41.jpg"/></div><h3>Esenyurt Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 17 gözaltı</h3></a><p><strong><b>15 HAK EDİŞTE NAKİT ÇEKİM TESPİTİ</b></strong></p><p>Soruşturma dosyasındaki mali ve teknik incelemelerde Namık Çebi İnşaat şirketine ilişkin tespitlere de yer verildi. Tespite göre belediye tarafından şirkete hak ediş ödemesi yapıldıktan aynı gün veya bir gün içerisinde, hak ediş tutarının yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen miktarlarda nakit para çekildiği belirlendi. Dosyadaki örneklere göre 10 milyon TL'lik hak ediş ödemesinin ardından yaklaşık 2 milyon 100 bin TL, 5 milyon TL'lik ödeme sonrasında ise yaklaşık 1 milyon 125 bin TL nakit çekildiği tespit edildi. Yaklaşık 15 ayrı hak ediş ödemesinde benzer işlemlerin tekrarlandığı kaydedildi.</p><p><strong><b>NAKİT ÇEKİMLERİN ARDINDAN BAZ EŞLEŞMELERİ İNCELENDİ</b></strong></p><p>Teknik takip kapsamında yapılan HTS ve baz analizlerinde, şirket hesaplarından nakit para çeken Namık Çebi ile şirket çalışanları Doğancan Güzel, Cemalettin Çağlayan ve Harun Berber'in, para çekimlerinin kısa süre sonrasında Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının tesliminde aracı olarak kullandığı değerlendirilen İbrahim Doğancıoğlu ve Anıl Alioğlu ile aynı bölgelerde baz verdiği tespit edildi. Dosyada, İbrahim Doğancıoğlu ve Anıl Alioğlu'nun da aynı gün veya birkaç gün içerisinde Yusuf Ulutaş ile baz birlikteliğinin bulunduğu belirtildi. Bu tespitlerin, hak ediş ödemesi, nakit çekim ve şüpheliler arasındaki baz eşleşmelerine ilişkin incelemelerde değerlendirildiği öğrenildi.</p><p><strong><b>TAPE KAYITLARINDA YUSUF ULUTAŞ İFADELERİ</b></strong></p><p>Gerçekleşen teknik takip sonucu 7 ayrı tape kaydının soruşturma dosyasına girdiği belirtildi. Namık Çebi ile Erkan Çebi arasındaki bir görüşmede, Bağcılar'daki bir otopark ihalesinin gündeme geldiği, Erkan Çebi'nin "ekibin sağlam olduğunu" söylediği ve ihaleye girip girmeyeceğini sorduğu aktarıldı. Namık Çebi'nin ise Esenyurt'ta bir daha belediye işine girmek istemediğini ve burada kendisini kaptırdığını söylediği kaydedildi. Eski Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Ümit Ünal ile Turgay Erence arasındaki görüşmede ise belediyenin asfalt ihalesini alan firmanın işi sahada gerektiği şekilde yapmadığı gerekçesiyle geçici kabulünün yapılmadığının konuşulduğu belirtildi. Görüşmede, söz konusu firma ile Yusuf Ulutaş arasındaki ilişkiye yönelik "Firmanın Yusuf Ulutaş'ı beslediği" ifadesinin kullanıldığı aktarıldı. Bir başka görüşmede ise Bekir Çelik'in Esenyurt'ta bir işi bulunduğunu belirterek belediyede "anahtarın kim olduğunu" sorması üzerine Ümit Ünal'ın, "Belediyenin anahtarı Yusuf Ulutaş, Can'ın anahtarı da o, para Yusuf'ta dönüyor" dediği öne sürüldü.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/691c131d37424a67835c-071020266906ea14.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/hak-edise-karsilik-yuzde--322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294605</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-putin-ile-telefonda-gorustu-294605</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile telefonda görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan temaslara başlanmasına ilişkin gayretlere katkı vermeye her zaman hazır olduğunu ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile telefonda görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p><b>İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</b></p><p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmede Türkiye-Rusya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/00898abac5eb45bdaaaf-07102026abe56c0f.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için yapılan çalışmaların önem arz ettiğini, Türkiye olarak Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan temaslara başlanmasına ilişkin gayretlere katkı vermeye her zaman hazır olduğumuzu ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanımız görüşmede Rusya Devlet Başkanı Putin'in doğum gününü ve partisinin Duma seçimlerindeki başarısını tebrik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cumhurbaskanimiz-erdogan--686_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294604</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soludugumuz-hava-zararsiz-bakteriyi-olumcul-enfeksiyona-donusturuyor-dev-arastirmadan-korkutan-sonuc-294604</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soluduğumuz hava zararsız bakteriyi ölümcül enfeksiyona dönüştürüyor! Dev araştırmadan korkutan sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Afrika'da gerçekleştirilen geniş çaplı bir araştırma, hava kirliliğinin zararsız Streptococcus pneumoniae bakterisini ciddi enfeksiyonlara dönüştürdüğünü ortaya koydu. Özellikle Johannesburg ve çevresinde, kirli hava haftalarını takip eden dönemde invaziv pnömokokal hastalık vakalarında belirgin artış gözlemlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soluduğumuz hava zararsız bakteriyi ölümcül enfeksiyona dönüştürüyor! Dev araştırmadan korkutan sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika'da yapılan kapsamlı bir bilimsel inceleme, hava kirliliğiyle Streptococcus pneumoniae bakterisi arasındaki kritik ilişkiyi gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, Johannesburg başta olmak üzere birçok bölgede, hava kirliliği seviyesindeki artış, genellikle zararsız olan bu bakterinin ölümcül enfeksiyonlara yol açmasını kolaylaştırdı. 2005 ile 2023 yılları arasında 531 hastaneden toplanan 59.017 ciddi enfeksiyon vakası, haftalık hava kirliliği ve iklim verileriyle birlikte detaylı şekilde analiz edildi. Bulgular, kirli hava haftalarını takip eden süreçte özellikle yaşlı yetişkinlerde ve çocuklarda enfeksiyon riskinin çarpıcı biçimde yükseldiğini gösterdi. Bilim insanları, Streptococcus pneumoniae bakterisinin farklı alt tiplerinin ve hava koşullarının, hastalığın zamanlaması ve şiddeti üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı.</p><h3>Streptococcus pneumoniae enfeksiyonlarında kirli havanın etkisi büyüdü</h3><p>İnce parçacık hava kirliliği, yani çapı 2.5 mikrometreden küçük olan partiküller, akciğerlerin en derin noktalarına kadar ulaşabiliyor. Araştırmada, bir hafta boyunca ortalama 50 mikrogram bu ince partiküllere maruz kalan bireylerde, sonraki sekiz hafta içinde invaziv pnömokokal hastalık riskinin yüzde 3,4 arttığı tespit edildi. Kirlilik seviyesi 100 mikrograma çıktığında ise riskteki artış yüzde 18'e kadar yükseldi. Özellikle Johannesburg'da 2023 yılı boyunca 32 hafta boyunca bu yüksek seviyelerin üzerinde kirlilik kaydedildi. Dünya Sağlık Örgütü, bu partikül için 15 mikrogramın üstüne çıkılmamasını önerirken, Güney Afrika'nın ulusal limiti 40 mikrogram olarak belirlenmiş durumda. Araştırmacılar, Streptococcus pneumoniae'nin burun ve boğazda zararsızca bulunabildiğini, ancak kirli hava nedeniyle akciğerlere veya kana geçerek zatürre, menenjit ve kan dolaşımı enfeksiyonlarına yol açabildiğini belirtti.</p><h3>Alt tipler ve yaş grupları riskin zamanlamasını değiştirdi</h3><p>Streptococcus pneumoniae bakterisinin 100'den fazla alt tipi bulunuyor ve her biri enfeksiyonun yayılma hızını, şiddetini ve zamanlamasını farklı şekilde etkiliyor. Araştırmada, 14, 19A ve 8 numaralı alt tiplerin, kirli hava haftalarını takip eden sekiz hafta boyunca enfeksiyon riskini en çok artıran gruplar olduğu ortaya çıktı. Bazı bölgelerde risk, kirli hava haftasından iki hafta sonra zirveye ulaşırken, 4, 8 ve 23F alt tiplerinin yaygın olduğu yerlerde artış aynı hafta içinde gerçekleşti. Genetik analizler, özellikle GPSC21-19F adlı hipervirulent bir suşun, riskin zamanlamasını tek başına değiştirebildiğini gösterdi. Bu suşun yaygın olduğu bölgelerde, enfeksiyon riski kirli havayla aynı hafta yükselirken, nadir olduğu bölgelerde artış beş hafta sonra ortaya çıktı. Ayrıca, yaş faktörü de etkili oldu: 65 yaş üzerindeki bireylerde, 50 mikrogramlık bir kirlilik haftası sekiz haftalık dönemde riski yüzde 16 artırdı. 15-64 yaş arası yetişkinlerde ise risk, kirli havayla aynı hafta yükseldi. Altı yaşın altındaki çocuklar ise tüm vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu ve bu grupta risk yüzde 3 oranında arttı.</p><h3>Hava durumu ve nem enfeksiyon vakalarını şekillendirdi</h3><p>Hava sıcaklığı ve nem oranı da Streptococcus pneumoniae kaynaklı enfeksiyonların görülme sıklığını önemli ölçüde etkiledi. Araştırma; 27 ile 38 derece arasında seyreden sıcak haftaların, birkaç gün içinde enfeksiyon riskini yüzde 10 oranında yükselttiğini ortaya koydu. Soğuk haftalarda, yani sıcaklığın 4 ile 10 derece arasında olduğu dönemlerde ise risk yüzde 4 oranında arttı ve vakalar daha geç ortaya çıktı. Nem oranı ise doğrusal olmayan bir etki gösterdi: Orta seviyede nem, riski yüzde 5 artırırken, yüzde 75 civarında nem enfeksiyon riskini neredeyse dörtte bir oranında azalttı. Bu bulgular, çevresel faktörlerin bakteriyel enfeksiyonların zamanlaması ve yayılımında ne kadar önemli bir rol oynadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Streptococcus pneumoniae'nin çevresel koşullara duyarlılığı, hava kirliliğiyle mücadelede alınacak önlemlerin halk sağlığı açısından değerini artırıyor.</p><h3>Antibiyotik direnci ve sağlık sistemi üzerindeki yük arttı</h3><p>Çalışmada, Streptococcus pneumoniae'nin neden olduğu enfeksiyonların antibiyotik direnci açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğu belirlendi. Penisiline dirençli enfeksiyonlarda, kirli hava haftalarını takip eden dönemde yüzde 9'luk bir artış yaşandı. Bu tür dirençli enfeksiyonlar, tedaviyi zorlaştırıyor ve sağlık sistemleri üzerinde ek bir yük oluşturuyor. Ayrıca, menenjit riski 50 mikrogramlık kirlilik haftasında yüzde 5, kan dolaşımı enfeksiyonlarında ise yüzde 1 oranında artış kaydedildi. Araştırmacılar, çevresel maruziyetin eşit şekilde paylaşılmadığını ve ölüm oranlarındaki farkın giderek büyüdüğünü vurguladı. 2019 yılında Gauteng eyaletinde, ince partikül seviyesinin ulusal sınırda tutulması halinde 718 vakadan 16'sının, DSÖ'nün önerdiği seviyeye çekilmesi halinde ise 25 vakanın önlenebileceği hesaplandı. Bu veriler, Streptococcus pneumoniae enfeksiyonlarının önlenmesinde hava kalitesinin ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Uzmanlardan hava kalitesini iyileştirme çağrısı</h3><p>Çalışmanın yazarlarından Anne von Gottberg, maruziyetin önlenmesi için hava kalitesinin iyileştirilmesinin anahtar rol oynadığını belirtti. Von Gottberg, "Yaşadığınız bölgenin hava kalitesini takip edin ve ulusal ya da bölgesel önerilere dikkat edin. Herkes, soluduğumuz havanın kalitesini iyileştirmek için küçük de olsa katkı sağlamalı," diyerek toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Araştırmanın ilk yazarı Sophie Belman ise, bazı Streptococcus pneumoniae suşlarının kirli havaya birkaç gün içinde yanıt verdiğini, bazılarında ise bu sürenin haftalar alabileceğini söyledi. Belman, özellikle genç erkeklerde ve yüksek çevresel maruziyet olan bölgelerde salgınlarla ilişkilendirilen serotiplerin daha hızlı enfeksiyonlara neden olabildiğini ifade etti. Uzmanlar, hızlı ve etkili bir erken uyarı sistemi kurulması için hava kalitesinin izlenmesinin bakteriyel gözetimden daha pratik ve hızlı sonuçlar vereceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/soludugumuz-hava-zararsiz-610_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294603</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cemil-tugay-o-sozler-cumhurbaskanimiza-ait-ben-o-sozleri-ilk-duydugum-zaman-cok-etkilenmistim-294603</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cemil Tugay: O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait, ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait. Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler. Ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim. Biliyorsunuz Atatürk'ün de 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir' diye bir ifadesi var. AK Parti'nin Cumhuriyetin mirasını taşıdığına dair bir ifade olduğunu düşünüyorum. O nedenle benim için çok değerli olduğunu ifade etmek istedim" değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cemil Tugay: O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait, ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a parti rozetini taktı. Cemil Tugay, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  </p><p><b>"İZMİR BİR ANDA RAHATLAYACAK, İYİ OLACAK"</b></p><p>İzmir için hayırlı dileklerde bulunan Tugay, "Güzel bir buluşma oldu. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz sağ olsunlar çok iyi karşıladılar. Herkesin şu anda düşündüğü tek şey var. İzmir'e yapabildiğimiz en iyi hizmetleri yapmak, İzmir'in sorunlarını çözmek. Bu açıdan ben çok huzurluyum. Artık gece gündüz çalışacağız. İnanın İzmir bir anda rahatlayacak, iyi olacak. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.  </p><p>Cemil Tugay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İzmir'e davet edildiğini belirterek, görüşmenin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın programına göre şekilleneceğini ve ziyaretle ilgili gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683786.jpg"/><p><b>"HERKES DOĞRU BİLDİĞİNİ YAPACAK"</b></p><p>İzmir'de bulunan ilçelerden AK Parti'ye katılım olup olmayacağını cevaplayan Tugay, "Benim o konuda kimseyle bir görüşmem yok açıkçası. O yüzden ben bilemiyorum ama herkesin kulağına gelenler bizim de kulağımıza geliyor. Hayırlısı olsun, herkes doğru bildiğini yapacak" açıklamasında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683787.jpg"/><p><b>"O SÖZLER CUMHURBAŞKANI'MIZA AİT, BEN O SÖZLERİ İLK DUYDUĞUM ZAMAN ÇOK ETKİLENMİŞTİM"</b></p><p>'Kimsesizlerin kimsesi olmak' vurgusuna dair açıklama yapan Tugay, "O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait. Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler. Ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim. Biliyorsunuz Atatürk'ün de 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir' diye bir ifadesi var. AK Parti'nin Cumhuriyetin mirasını taşıdığına dair bir ifade olduğunu düşünüyorum. O nedenle benim için çok değerli olduğunu ifade etmek istedim" değerlendirmesinde bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683788.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cemil-tugay-izmir-bir-and-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>