<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297339</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/anadolu-efes-hapoel-ile-bulgaristanda-karsilasacak-297339</link>
      <pubDate>2026-10-28T17:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anadolu Efes, Hapoel ile Bulgaristan'da karşılaşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Anadolu Efes, Basketbol Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 8. haftasında bugün Bulgaristan'da İsrail temsilcisi Hapoel Tel Aviv'e konuk olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anadolu Efes, Hapoel ile Bulgaristan'da karşılaşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>TSİ 21.00'de başlayacak müsabaka, İsrail ekibinin ev sahipliğinde başkent Sofya yakınlarındaki Botevgrad şehrindeki Arena Botevgrad'da oynanacak.</b></p><p>Lacivert-beyazlı ekip, Avrupa basketbolunun kulüp düzeyindeki en prestijli organizasyonunda bu sezon geride kalan 7 maçta 3 galibiyet, 4 yenilgi yaşadı. Hapoel ise 5 galibiyet, 2 yenilgi aldı.</p><p><b>Anadolu Efes'in Avrupa kupalarında 921. karşılaşması</b></p><p>Anadolu Efes, Hapoel maçıyla Avrupa'da 921. kez sahne alacak.</p><p>Lacivert-beyazlılar, Avrupa kupalarında geride kalan 920 karşılaşmada 509 galibiyet, 411 yenilgi yaşadı.</p><p>Anadolu Efes, 2001-02 sezonundan itibaren yer aldığı Avrupa Ligi'nde ise 673. maçını yapacak. Ligdeki 672 müsabakanın 352'sini kazanan lacivert-beyazlılar, 320'sinde mağlup oldu.</p><p>Hapoel ile Avrupa Ligi'nde üçüncü kez karşı karşıya gelecek Anadolu Efes, daha önce yapılan 2 maçı da kaybetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/anadolu-efes-hapoel-ile-b-341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297338</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-olympiakos-maci-bugun-saat-kacta-297338</link>
      <pubDate>2026-10-28T17:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş-Olympiakos maçı bugün saat kaçta?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Basketbol Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 8. haftasında bugün İstanbul'da Yunanistan temsilcisi Olympiakos'u ağırlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş-Olympiakos maçı bugün saat kaçta?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Basketbol Avrupa Ligi'nde (EuroLeague) bu hafta çift maç heyecanı var. Beşiktaş basketbol takımının çift maç haftasında ilk rakibi, Yunanistan temsilcisi Olympiakos olacak.</b></p><p><b>BEŞİKTAŞ MAÇI BU AKŞAM SAAT KAÇTA?</b></p><p>Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde yapılacak maç,<b> saat 20.30'da başlayacak. </b>Karşılaşma S Sport'tan yayınlanacak. </p><p>Beşiktaş <b>30 Ekim Cuma günü</b> ise bu kez deplasmanda <b>İtalya'nın Virtus Bologna</b> ekibi ile TSİ 22.30'da karşılaşacak.</p><p><b>3 GALİBİYETİ VAR</b></p><p>EuroLeauge'e ikinci kez katılan Beşiktaş çıktığı 7 maçta 3 galibiyet, 4 yenilgi yaşadı. Son şampiyon Yunan temsilcisi ise 5 galibiyet, 2 yenilgi aldı.</p><p><b>AVRUPA LİGİ'NDE 32. MAÇ</b></p><p>Siyah-beyazlı takım, tarihinde ikinci kez mücadele ettiği Avrupa Ligi'nde 32. kez sahaya çıkacak.</p><p>Beşiktaş, 2012-13 sezonunda o dönem her biri 6 takımlı 4 grupta oynanan organizasyonda grup aşamasında 5, son 16 turunda 2 olmak üzere 7 galibiyet elde etti.</p><p>Organizasyona son 16 turunda veda eden siyah-beyazlılar, 24 müsabakada 17 yenilgi yaşadı.</p><p>Siyah-beyazlı ekip, Avrupa Ligi'nde yaptığı 31 maçta 10 galibiyet ve 21 mağlubiyetle sahadan ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/besiktas-olympiakos-maci--450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297337</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/evde-yaptiginiz-bu-basit-ziplama-hareketi-yasiniz-hakkinda-ne-soyluyor-297337</link>
      <pubDate>2026-10-28T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evde yaptığınız bu basit zıplama hareketi yaşınız hakkında ne söylüyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Jumping jack için yaşa göre kesin bir geçme-kalma standardı bulunmuyor. Uzmanlar, fiziksel uygunluk ve sağlık durumunun da etkili olduğu bu egzersizde farklı yaş grupları için yaklaşık tekrar aralıklarını paylaşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evde yaptığınız bu basit zıplama hareketi yaşınız hakkında ne söylüyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belirli bir yaşta yapılması gereken jumping jack sayısı için kesin bir standart bulunmuyor. Ancak sağlıklı yetişkinlerin çoğu için dakikada 40 ila 60 jumping jack yapmak ulaşılabilir bir hedef olarak görülüyor.</p><p>Bu egzersiz yalnızca zıplama becerisini değil, kolların ve bacakların birlikte çalışmasını da sınıyor. Kasların tekrarlanan inişleri karşılaması, kalp ve akciğerlerin de hareket boyunca tempoyu koruması gerekiyor.</p><h3>Yaşa göre yaklaşık jumping jack hedefleri</h3><p>San Francisco'daki General Medicine'da iç hastalıkları uzmanı ve tıbbi direktör olan Pallabi Sanyal-Dey, jumping jack için standartlaştırılmış ölçütler bulunmadığını belirtti. Bu nedenle tekrar sayısı, kişinin fiziksel uygunluğunun ortalamanın üzerinde veya altında olduğunu kesin biçimde göstermiyor. Yine de bazı yaş grupları için yaklaşık kılavuzlar kullanılabiliyor ancak bunların klinik eşik olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p><p>Sanyal-Dey ile kurul sertifikalı iç hastalıkları uzmanı ve Sorrell MD'nin kurucusu Luke Sorrell, şu hedefleri paylaştı:</p><p>5-9 yaş arası çocuklar: 10 saniyede yaklaşık beş jumping jack. Bu sayı 9 yaşına gelindiğinde sekiz ila 10'a çıkabilir.</p><p>10-39 yaş arası çocuklar ve yetişkinler: Dakikada yaklaşık 40-60 jumping jack. Yaş ilerledikçe performans düşmeye başlayabilir.</p><p>40-59 yaş arası yetişkinler: Dakikada yaklaşık 30-50 jumping jack.</p><p>60-69 yaş arası yetişkinler: Dakikada yaklaşık 20-40 jumping jack.</p><p>70 yaş ve üzeri yetişkinler: Kontrollü biçimde yaklaşık 10-20 tekrar veya düşük etkili bir varyasyon.</p><p>Bu sayılar geçme-kalma puanı değil. Yapılabilecek jumping jack sayısını fiziksel uygunluk düzeyi, cinsiyet ve genel sağlık durumu gibi faktörler etkiliyor.</p><p>Sorrell, erkeklerin daha fazla kas kütlesine sahip olma eğilimi nedeniyle ortalama olarak birkaç tekrar daha fazla yapabildiğini ancak fiziksel uygunluğun cinsiyetten daha belirleyici olduğunu söyledi. Eklem ağrısı, fazla kilo, pelvik taban sorunları, özellikle doğum veya menopoz sonrası dönem, nöropati ve kalp ya da akciğer hastalığı da performansı sınırlayabiliyor.</p><h3>Jumping jack fiziksel uygunluk hakkında ne söylüyor</h3><p>Jumping jack aynı anda birçok fiziksel beceriyi çalıştırıyor. Performans, şu alanlar hakkında fikir verebiliyor:</p><p>Koordinasyon: Jumping jack, kol ve bacak hareketlerinin eş zamanlı yapılmasını gerektiriyor ve vücudun iki tarafını koordine etme becerisini sınıyor. Sanyal-Dey'e göre bu durum özellikle çocuklar için önem taşıyor; çünkü hareketi öğrenmek koordinasyon gelişimini yansıtıyor. Yetişkinlikte ise fiziksel kondisyon, performansta genellikle daha büyük bir etken haline geliyor.</p><p>Denge: Tekrar tekrar zıplamak ve yere inmek; dengeyi, ayak bileği stabilitesini ve vücudun konumunu kontrol etme becerisini sınıyor. Bu beceriler yaşla birlikte gerileyebiliyor ve hareket kabiliyetini korumakla düşmeleri önlemek açısından önem taşıyor.</p><p>Kas gücü: Yerden yükselmek, hızlı ve güçlü kas kasılmaları gerektiriyor. Sorrell, patlayıcı hareketlerden sorumlu hızlı kasılan kas liflerinin yaşla birlikte gerileme eğiliminde olduğunu ve bunun günlük hareketleri gerçekleştirme ile denge kaybının ardından toparlanma becerisini etkileyebileceğini belirtti.</p><p>Kardiyovasküler uygunluk: Bir dakika boyunca aralıksız jumping jack yapmak nefes alışını ve kalp atış hızını artırabiliyor. Bunun nedeni, sürekli hareketin kardiyovasküler sistemi zorlaması. Daha yüksek aerobik uygunluk, daha uzun yaşamla ilişkilendiriliyor. Sorrell, egzersizden 20-30 saniye sonra nefes nefese kalmanın daha düşük aerobik kapasiteye işaret edebileceğini de ekledi.</p><h3>Jumping jack güvenli şekilde nasıl yapılır</h3><p>Özellikle jumping jack hareketi fiziksel uygunluğu takip etmek için kullanılıyorsa hızdan çok doğru form önem taşıyor.</p><p>Ayakta başlayın: Ayaklarınızı birleştirin, kollarınızı yanlarda tutun ve dizlerinizi hafifçe gevşek bırakın.</p><p>Dışa doğru zıplayın: Kollarınızı başınızın üzerine kaldırırken ayaklarınızı kalça genişliğinden daha fazla açın.</p><p>Başlangıç pozisyonuna dönün: Kollarınızı indirirken ayaklarınızı yeniden birleştirmek için zıplayın.</p><p>Yumuşak inin: Dizlerinizi hafifçe bükün ve hareketleri kontrollü gerçekleştirin.</p><p>Sabit tempo koruyun: Acele etmek yerine akıcı ve istikrarlı tekrarlara odaklanın.</p><p>Zıplamak eklemleri rahatsız ediyor veya dengeyi etkiliyorsa kollarınızı kaldırırken her seferinde bir ayağınızı yana basmayı deneyin. Bu düşük etkili versiyon, tekrarlanan inişleri ortadan kaldırıyor.</p><p>Sorrell, göğüs ağrısı, olağandışı nefes darlığı, baş dönmesi veya bilinen kalp rahatsızlığı bulunan kişilerin önce doktorundan onay alması ve kendini zorlamaması gerektiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/evde-yaptiginiz-bu-basit--470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297336</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/cay-tuketiminde-kalp-sagligini-etkileyen-kritik-ayrintilar-ortaya-cikti-297336</link>
      <pubDate>2026-10-28T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çay tüketiminde kalp sağlığını etkileyen kritik ayrıntılar ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[485 bin 934 yetişkinin dokuz yıl izlendiği araştırma, düzenli çay tüketiminin daha düşük kardiyovasküler hastalık riskiyle ilişkili olduğunu gösterdi. Uzmanlar, çayın ılık içilmesini ve ölçülü tüketilmesini öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çay tüketiminde kalp sağlığını etkileyen kritik ayrıntılar ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>485 bin 934 Çinli yetişkinin dokuz yıl boyunca izlendiği araştırma, düzenli çay içen kişilerin kardiyovasküler hastalık geliştirme riskinin çay içmeyenlere göre yüzde 11 daha düşük olduğunu ortaya koydu. Bulgular, çayın felç, kan pıhtıları ve kalp hastalığı riskine karşı koruyucu olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Çay tüketimi sigara içenlerde de riskle ilişkilendirildi</h3><p>Araştırma, ılık ve orta yoğunlukta demlenmiş siyah çayın kardiyovasküler sağlık açısından en iyi seçenek olduğunu gösterdi. Sigara içmemek ve düzenli egzersiz yapmak gibi sağlıklı alışkanlıklarla birlikte çay tüketenlerde kardiyovasküler hastalık riski en düşük seviyede görüldü.</p><p>Çay, sigara içen kişilerde de belirli ölçüde koruyucu etkiyle ilişkilendirildi. Araştırmaya katılmayan Dartmouth Hitchcock Medical Center Heart and Vascular Center klinik diyetisyeni Jean Copeland, sigara içmeyenlerdeki faydanın daha büyük olduğunu ancak sigara içenlerde de bir miktar yarar görüldüğünü belirtti.</p><h3>Kateşinler damar sağlığını destekliyor</h3><p>Çay, flavonoidlerin bir türü olan kateşinler açısından zengin bir içecek olarak öne çıkıyor. Antioksidan ve iltihap karşıtı özelliklere sahip flavonoidler; damar sertliğini azaltmaya, kan akışını iyileştirmeye ve kardiyovasküler hastalık ile bilişsel gerilemenin önlenmesine yardımcı olabiliyor.</p><p>Copeland, çayın demlenmesiyle antioksidanların yapraklardan çıktığını ancak yeterli miktarda kateşin elde etmek için iki veya üç dakikalık demleme süresinin yeterli olduğunu söyledi. Çayın daha uzun süre demlenmesinin onu acılaştırabileceğini ve kateşinleri olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p><h3>Siyah çay kalp sağlığıyla daha tutarlı ilişki gösterdi</h3><p>Araştırmada siyah çay, yeşil çaya kıyasla kalp sağlığıyla daha tutarlı biçimde ilişkilendirildi. Önceki araştırmalar da şekersiz siyah veya yeşil çay tüketiminin kolesterolü düşürmeye ve kan basıncının daha iyi kontrol edilmesine katkı sağlayabileceğini göstermişti.</p><p>Araştırmaya dahil olmayan Detroit merkezli kayıtlı diyetisyen ve Academy of Nutrition and Dietetics sözcüsü Grace Derocha, siyah çayın teaflavin adı verilen ve iltihaplanma ile lipid metabolizması üzerinde faydalı etkileri olabilecek antioksidanlar içerdiğini söyledi.</p><p>Derocha, bunun siyah çayın mutlaka yeşil çaydan daha iyi olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Her iki çayın da faydalı bitkisel bileşikler içerdiğini ve mevcut araştırmaların her ikisinin potansiyel kardiyovasküler faydalarını desteklediğini ifade etti.</p><h3>Çok sıcak çay damarlar için risk oluşturabilir</h3><p>Araştırmacılar, çayın türü ve yoğunluğunun yanı sıra sıcaklığın da etkisini inceledi. "Yakacak kadar sıcak" çay, bu araştırmada daha yüksek damar hastalığı riskiyle ilişkilendirildi.</p><p>Diğer araştırmalar da sıcak içecekleri mide ve yemek borusu kanseri riskindeki artışla ilişkilendirdi.</p><p>Araştırma, ılık veya oda sıcaklığındaki çayın günde altı ila sekiz fincan tüketilmesinin kardiyovasküler açıdan en fazla faydayı sağlayabileceğini öne sürdü. Ancak araştırmaya katılmayan MedStar Georgetown University Hospital kardiyoloğu ve Georgetown University School of Medicine yardımcı doçenti Anam Waheed, bu miktarın kesin bir hedef olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Waheed, sade çayın ölçülü tüketildiğinde daha düşük damar hastalığı riskiyle ilişkili olduğunu, çok sıcak çayın zararla ilişkilendirildiğini ve aşırı tüketimde olası faydanın ortadan kalktığını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/cay-tuketiminde-kalp-sagl-289_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297335</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kizilcik-suyunda-dis-curuklerine-karsi-umut-veren-bulgu-297335</link>
      <pubDate>2026-10-28T16:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kızılcık suyunda diş çürüklerine karşı umut veren bulgu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Scientific Reports'ta yayımlanan küçük bir çalışmada saf kızılcık suyunun plak bakterilerinin çoğalmasını yetişkinlerde yüzde 44, çocuklarda yüzde 33 azalttığı görüldü. Araştırmacılar, içeceğin plak asidi üretimini de sınırladığını belirledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kızılcık suyunda diş çürüklerine karşı umut veren bulgu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kızılcık suyunun, diş plağı oluşumunu ve plak bakterilerinin çoğalmasını azaltabileceği belirlendi. Scientific Reports'ta yayımlanan küçük bir çalışmada saf kızılcık suyu tüketiminin yetişkinlerde bakteriyel çoğalmayı yüzde 44, çocuklarda ise yüzde 33 azalttığı görüldü.</p><p>Kızılcığın idrar yolu enfeksiyonlarını (İYE) önlemeye yardımcı olabileceği daha önceki çalışmalarla ortaya konmuştu. Araştırmacılar, bu etkide rol oynayan proantosiyanidin (PAC) adlı bileşiklerin ağız sağlığına da katkı sağlayabileceğini inceledi.</p><h3>Kızılcığın bileşikleri bakterilerin tutunmasını zorlaştırıyor</h3><p>Chicago Illinois Üniversitesi'nden çocuk diş hekimi Christine Wu, kızılcık suyunun genellikle ekşi, asidik ve şekerli olduğu için ağız sağlığına olumlu katkı sunmayacağının düşünüldüğünü söyledi. Wu, yeni çalışmanın ise bunun tersini gösterdiğini belirtti.</p><p>Kızılcıkta bulunan proantosiyanidinler, İYE'lerde Escherichia coli bakterisinin mesaneyi kaplayan hücrelere tutunmasını zorlaştırabiliyor. Araştırmacılar, aynı bileşiklerin diş plağında çoğalan ve diş çürüklerine katkıda bulunabilecek asitleri üreten Streptococcus mutans gibi bakterileri de engelleyebileceğini belirtiyor.</p><p>Wu ve çalışma arkadaşları, ticari kızılcık suyundaki proantosiyanidinlerin etkisini incelemek için sekiz yetişkin ve 14 çocuğun katıldığı randomize çapraz geçişli bir çalışma yürüttü. Katılımcıların her biri farklı günlerde saf kızılcık suyu, yüzde 27 kızılcık suyu içeren şekerli içecek ve su tüketti.</p><p>Her test aşamasında katılımcılar, ağızlarının bir tarafı temizlenmeden önce 24 saat boyunca ağız hijyeninden kaçındı. İlk plak örneğinin alınmasının ardından test içeceğini içmeden önce ağızlarında çalkaladılar. Araştırmacılar, 30 dakika sonra ağızlarının diğer tarafındaki plaktan ikinci örneği aldı.</p><h3>Saf kızılcık suyu plak bakterilerini azalttı</h3><p>Başlangıç örnekleriyle içme deneyinden sonra alınan örnekleri karşılaştıran ekip, saf kızılcık suyunun bakteriyel çoğalmayı yetişkinlerde yüzde 44 azalttığını belirledi. Çocuk katılımcılarda ise başlangıç örneklerine göre yüzde 33'lük azalma gözlendi.</p><p>Araştırmacılar, yetişkinlerdeki daha büyük sayısal azalmanın plak bileşimindeki yaşa bağlı farklılıklarla ve kızılcıktan gelen antimikrobiyal bileşiklere karşı değişen duyarlılıkla ilişkili olabileceğini ifade etti. Ağız mikrobiyomunun bileşimi, çeşitliliği ve miktarı açısından yetişkinlerle çocuklar arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu belirtti.</p><p>Yüzde 27 oranında kızılcık suyu içeren şekerli içeceğin ardından plakta yeniden oluşan bakterilerin sayısı başlangıçtakinden daha düşük çıktı ancak fark istatistiksel olarak anlamlı değildi.</p><p>Saf kızılcık suyu, bakteriyel çoğalmanın yanı sıra plak asidi üretimini de önemli ölçüde azalttı. Bu durum, asitlerin diş minesinde yol açabileceği hasarı potansiyel olarak sınırlayabilir.</p><h3>Çalışmanın sonuçları henüz diş çürüklerini kanıtlamıyor</h3><p>Araştırmacılar, saf kızılcık suyunun daha yüksek proantosiyanidin içeriği nedeniyle şekerli içeceğe kıyasla daha iyi sonuç vermiş olabileceğini öne sürdü. Ancak bu açıklamanın doğrulanması için yeni araştırmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.</p><p>Çalışmanın küçük olması ve katılımcıların zaman içinde diş çürüklerinden korunup korunmadığının ölçülmemesi, sonuçların sınırları arasında yer alıyor. Deney sırasında yalnızca plak aktivitesi ve asit seviyeleri incelendi.</p><p>Araştırmacılar, kızılcık suyunun yüksek asit içeriğinin dişlere zarar verip vermeyeceğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Asidik içeceklerin diş erozyonuna etkisiyle ilgili mevcut kanıtların tutarsız olduğunu, bazı araştırmaların ise kızılcık suyunun dentin erozyonunu azaltabileceğini gösterdiğini aktardı.</p><p>Plak aktivitesi ve asit üretimi diş çürüklerinin başlıca nedenleri arasında yer aldığı için bulgular, kızılcığın temel besin değerlerinin yanı sıra ağız sağlığına da katkı sağlayan bir "fonksiyonel gıda" olabileceğine dair ön kanıt sunuyor.</p><p>Araştırmacılar, kızılcık suyunun düşük şekerli ve ekşi tadının özellikle çocuklar açısından içilebilirliği sınırlayabileceğini gözlemledi. Gelecekte karyojenik olmayan tatlandırıcıların kullanılmasıyla kabul edilebilirliğin güvenlik veya etkililikten ödün vermeden artırılabileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/kizilcik-suyunda-dis-curu-782_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297334</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-prostat-buyumesinin-olasi-nedenini-buldu-297334</link>
      <pubDate>2026-10-28T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları prostat büyümesinin olası nedenini buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Johns Hopkins University araştırmacıları, iyi huylu prostat hiperplazisi vakalarında yoğunlaşan WIF1+ bazal hücrelerini belirledi. Bulgular, bu hücrelerin prostatın yaşla büyümesinde rol oynayabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları prostat büyümesinin olası nedenini buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Johns Hopkins University araştırmacıları, prostatın yaşla birlikte büyümesinin nedenini açıklamaya yardımcı olabilecek yeni bir hücre alt türü keşfetti. İyi huylu prostat hiperplazisi (BPH) vakalarında yoğunlaşan bu hücreler, özellikle üretrayı çevreleyen geçiş bölgesinde bulundu.</p><p>BPH, prostatın genellikle yalnızca bir bölümünde büyümesiyle ortaya çıkan doğal bir süreçtir. Geçiş bölgesinin yaşla büyümesi, üretrayı daraltarak idrarın daha yavaş ve düzensiz akmasına yol açabilir.</p><p>Bulgular The Journal of Pathology'de yayımlandı. Kıdemli yazar Vasan Yegnasubramanian, BPH'nin dünya genelinde milyonlarca erkeği etkilediğini ancak hastalığın prostatın diğer bölgeleri görece korunurken neden özellikle geçiş bölgesinde geliştiğinin hâlâ tam olarak bilinmediğini söyledi.</p><h3>Yaklaşık 130 bin hücre incelendi</h3><p>50 yaşından büyük erkeklerde en yaygın prostat sorunu olan BPH'de hormon değişiklikleri, iltihaplanma ve hücresel artışın rol oynadığı düşünülüyor. Ancak hastalığın hücresel düzeyde nasıl geliştiği henüz açıklığa kavuşmadı.</p><p>Albany Medical College'da ürolog olan Charles Welliver, ağustos ayında Urology Care Foundation'ın podcast'inde yaptığı açıklamada BPH'nin hücrelerin büyümesinden değil, prostat içindeki hücre sayısının artmasından kaynaklandığını belirtti.</p><p>Johns Hopkins ekibi, prostat kanseri bulunan 10 erkeğin kanserli olmayan prostat dokularını inceledi. Örnekler prostatın üç ana bölgesinden alındı ve yaklaşık 130.000 hücrede hangi genlerin aktif veya pasif olduğu analiz edildi.</p><p>Araştırmacılar, geçiş bölgesinden alınan dokularda ve BPH örneklerinde, prostatın diğer kısımlarında nadir görülen farklı bir hücre popülasyonu belirledi. WIF1+ adı verilen bu hücreler, bazal hücrelerin bir alt türünü oluşturuyor ve aynı ailedeki diğer hücrelerden hem gen etkinliği hem de anatomik özellikler bakımından ayrılıyor.</p><h3>WIF1+ hücreleri büyüme sinyallerine yanıt veriyor</h3><p>RNA dizilemesi ve boyama çalışmaları, WIF1+ hücrelerinin insan prostatının geçiş bölgesinde belirgin biçimde yoğunlaştığını gösterdi. Bu hücrelerle ilişkili bazı genler testosteron gibi androjenlere yanıt verirken, bazıları prostatın büyümesini ve gelişimini etkileyen sinyal yollarında rol oynuyor.</p><p>Araştırmacılar, WIF1+ bazal hücrelerin bölgesel yoğunluğu, kendilerine özgü moleküler özellikleri ve ilgili biyolojik yolaklarla birlikte değerlendirildiğinde, epitel ve stromal yeniden yapılanmayı teşvik ederek BPH'nin gelişimine katkıda bulunabileceğini belirtti.</p><p>Ekip ayrıca bu hücrelerin iltihaplanmayı ve WNT adı verilen büyüme sinyali yolunu baskılayarak prostat kanserinin geçiş bölgesinde neden daha seyrek görüldüğünü açıklamaya yardımcı olabileceğini öne sürdü.</p><p>Çalışmanın birinci yazarı Rulin Wang, analizlerin WIF1+ hücrelerinin prostat büyümesine katkı sağlayabilecek doku yeniden yapılanmasıyla ilişkili moleküler özellikler taşıdığını ve komşu hücrelerle iletişim kurabildiğini ortaya koyduğunu söyledi. Wang, bu özelliklerin geçiş bölgesinin kendine özgü biyolojik ortamının oluşmasına katkıda bulunabileceğini belirtti.</p><h3>Büyümüş prostat dokularında yoğunluk arttı</h3><p>Wang ve çalışma arkadaşları, kamuya açık veri kümelerini incelediklerinde bulgularını destekleyen ek kanıtlara ulaştı. Büyümüş prostat bezi dokularında WIF1+ bazal hücrelerinin yoğunluğu artmıştı.</p><p>Bu hücrelerin gen imzası da belirgin biçimde değişmişti. Wang, sonuçların WIF1+ hücrelerinin geçiş bölgesini BPH'ye karşı özellikle duyarlı hâle getiren bölgesel süreçlere katkıda bulunabileceği olasılığını gündeme getirdiğini söyledi.</p><p>Araştırmacılar, bu değerlendirmenin şimdilik bir hipotez olduğunu vurguladı. Gelecekteki çalışmalar, WIF1+ bazal hücrelerinin büyümüş prostat bezlerinin gelişimindeki işlevsel rolünü inceleyebilir.</p><p>Bu hücrelerin BPH'de doğrudan rol oynadığı doğrulanırsa, ileride ilaç tedavileri için hedef hâline gelebilirler.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/bilim-insanlari-prostat-b-861_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297333</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/anne-adaylari-dikkat-gebelik-sirasindaki-stres-bebegin-beyin-gelisimini-etkiliyor-297333</link>
      <pubDate>2026-10-28T16:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anne adayları dikkat! Gebelik sırasındaki stres bebeğin beyin gelişimini etkiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni fare araştırması, gebelikte stresin plasentadaki antiviral bağışıklık tepkisini azaltabildiğini ve gelişmekte olan beyindeki bazı gen ağlarını etkileyebildiğini ortaya koydu. Küçük bir insan plasentası çalışması da stresle ilişkili gen etkinliği örüntülerine işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anne adayları dikkat! Gebelik sırasındaki stres bebeğin beyin gelişimini etkiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir fare çalışması, gebelik sırasında yaşanan stresin plasentanın bağışıklık etkinliğini değiştirebileceğini ve gelişmekte olan beyindeki bazı önemli süreçleri etkileyebileceğini ortaya koydu.</p><p>Plasenta, büyüyen bebeğe besin sağlamanın yanı sıra anne ile fetüs arasında hormon ve bağışıklık sinyalleri taşıyor, ayrıca beyin gelişimine yardımcı olan maddeler salgılıyor. Araştırmacılar, stres ve taklit edilen viral enfeksiyon sırasında bu iletişimde neler olduğunu inceledi.</p><p>Her iki maruziyet de gelişmekte olan beyinde birçok genin etkinliğini değiştirdi ancak değişimler zıt yönlerde gerçekleşti. Stres ayrıca annelerin kanındaki ve plasentalarındaki antiviral bağışıklık tepkilerini azalttı.</p><p>The Ohio State University Wexner Medical Center'da Branden Verosky ve kıdemli yazar Tamar Gur tarafından yürütülen çalışmada, deneylerin çoğu fareler üzerinde yapıldı. Araştırmacılar ayrıca 20 insan plasentası üzerinde küçük ve keşif niteliğinde bir inceleme gerçekleştirdi.</p><p>Gur, "Bulgular oldukça dikkat çekici. Plasentanın basitçe pasif bir organ olmadığını gördük. Plasenta, anne ile fetüs arasında etkin bir iletişim sistemi," dedi.</p><p>"Araştırmamız, stresin bu iletişimi beyin gelişimi açısından önem taşıyabilecek biçimlerde değiştirebileceğini gösteriyor."</p><h3>Araştırmacılar stresi farelerde nasıl test etti</h3><p>Ohio State'in Psikiyatri ve Davranışsal Sağlık Bölümü'nde görev yapan ve Soter Women's Health Research Program'ı yöneten Gur'un ekibi, daha önce kullandığı bir stres rutininden yararlandı.</p><p>Gebeliğin ortasından itibaren bir grup fare, yedi gün boyunca her gün iki saat kafeslerindeki küçük ve havalandırmalı plastik tüplerde tutuldu. Başka bir grup ise aynı süre boyunca yalnızca her gün tartıldı.</p><p>Son gün, her gruptaki bazı farelere viral enfeksiyonu taklit eden bir molekül verildi. Diğer farelere tuzlu su uygulandı.</p><p>Strese maruz kalan anneler o hafta daha az kilo aldı ancak fetüsleri ve plasentaları genel olarak karşılaştırma grubundakilerle yaklaşık aynı ağırlıkta kaldı. İstisna, stres ile taklit edilen enfeksiyonun birlikte görüldüğü grupta daha küçük olan erkek fetüsleri destekleyen plasentalardı.</p><h3>Stres plasentadaki bağışıklık genlerini değiştirdi</h3><p>Ekip önce yalnızca stresin etkisini inceledi ve altı batından alınan 27.372 plasenta hücresindeki gen etkinliğini ölçtü. Üç batın stresli annelerden, üçü ise stressiz annelerden geldi.</p><p>Plasentadaki birçok bağışıklık hücresinde, hücrelerin virüslere karşı savunmasına yardımcı olan interferon genlerinin etkinliği azaldı. Kan damarlarını döşeyen hücreler de dahil olmak üzere bazı diğer hücrelerde de benzer düşüş görüldü.</p><p>Beyaz kan hücrelerinin bir türü olan nötrofiller farklı tepki verdi. Stres, bu hücrelerdeki iltihaplanma genlerinin etkinliğini artırdı.</p><p>Plasentanın büyük bölümünü oluşturan hücrelerde ise hücrelerin enerji üretimindeki temel yolla ilgili genlerin etkinliğinin azalması dışında çok az değişiklik görüldü. Plasentalar stres olsun ya da olmasın yaklaşık aynı hücre türü karışımını içeriyordu. Fark, bu hücrelerdeki genlerin etkinliğinde ortaya çıktı.</p><h3>Antiviral savunma stresle zayıfladı</h3><p>Taklit edilen enfeksiyon her iki grupta da güçlü bir bağışıklık tepkisi oluşturdu ancak stres bu tepkinin bir bölümünü azalttı.</p><p>Üç saat sonra stresli annelerin kanında, aynı enjeksiyonu alan stressiz annelere kıyasla antiviral bir sinyal olan interferon beta yaklaşık yüzde 81 daha azdı. Her kan testi grubunda beş ya da altı anne bulunuyordu. Altı saat sonra plasentalarda da benzer bir örüntü görüldü.</p><p>Taklit edilen enfeksiyon, stressiz annelerin plasentalarında 2.767 genin etkinliğini değiştirdi. Stresli annelerin plasentalarında ise bu sayı 1.211'de kaldı ve yarıdan daha az oldu.</p><p>Antiviral genler en güçlü tepki veren gruplar arasındaydı ancak stres sonrasında bu tepki daha sınırlı kaldı. Önceden planlanan karşılaştırmalardan biri bu farkı desteklerken başka bir istatistiksel test tesadüf olasılığını dışlayamadı.</p><p>Üçüncü saatte fetüslerde annelerde görülen yaygın bağışıklık değişikliklerinden çok azı görüldü. Fetüslerin kanında yalnızca iki iltihaplanma sinyali yükseldi ve fetüsleri çevreleyen sıvıda değişiklik olmadı.</p><h3>Fetal beyindeki genler farklı yönlerde tepki verdi</h3><p>Araştırmacılar, her biri farklı bir batından alınan 26 fetal beyni inceledi ve etkinliği birlikte artıp azalan gen gruplarına odaklandı.</p><p>DNA'nın kopyalanması ve onarılmasıyla ilgili bir grup, stresten sonra daha az etkin hâle gelirken taklit edilen enfeksiyondan sonra daha etkin oldu. Diğer iki grup ters bir örüntü gösterdi ancak enfeksiyonun bu gruplardan biri üzerindeki etkisi daha zayıftı.</p><p>Her iki grup da protein üretimine yardımcı oluyordu. Gruplardan biri ayrıca sinir hücreleri arasındaki bağlantılarla ilgiliydi. Erkek ve dişi fetüslerde aynı örüntü görüldü.</p><p>Gur, "Beklenmedik bir bulgu, doğum öncesi stres ile enfeksiyon benzeri bağışıklık etkinleşmesinin bazı fetal beyin gen ağlarını etkilediğini, ancak zıt yönlerde etkilediğini göstermesiydi. Bu da farklı anne maruziyetlerinin ortak gelişimsel yolları farklı biçimlerde bozabileceğini düşündürüyor," dedi.</p><h3>Gen etkinliği değişimleri neye işaret ediyor</h3><p>Araştırmacılar, stresle ortaya çıkan örüntünün beyin hücrelerinin çok erken olgunlaşmasını yansıtabileceğini düşünüyor. Genç hücreler bölünmeye devam etmek yerine olması gerekenden daha erken sinir hücrelerine dönüşmeye ve bağlantı kurmaya başlayabilir.</p><p>Daha önceki çalışmalar, stresin ve stres hormonlarının bu hücrelerin bölünmesini yavaşlatabileceğini ve gelişimlerini hızlandırabileceğini ortaya koymuştu. Yazarlar, doktorların bebeğin organlarının olgunlaşmasına yardımcı olmak için doğumdan önce steroid ilaçları vermesinin de benzer bir ilkeye dayandığını belirtti.</p><p>Taklit edilen enfeksiyon ise farklı bir sorun yaratabilir. Genç beyin hücreleri baskı altında bölünüyor olabilir ve bu durum DNA'yı onarma ihtiyacını artırabilir.</p><p>Bu değerlendirmeler gen etkinliğine ilişkin yorumları yansıtıyor; araştırmacıların beyin gelişiminde doğrudan gözlemlediği değişiklikleri göstermiyor.</p><p>Gebelik sırasında yaşanan şiddetli stres ve enfeksiyonların her ikisi de otizm ve şizofreni gibi durumlarla ilişkilendirildi. Farelerde her iki maruziyet de yavrularda benzer davranış sorunlarına yol açabilir. Yazarlar, ortak beyin süreçlerinin farklı biçimlerde bozulmasının bu örtüşmeyi açıklamaya yardımcı olabileceğini belirtti.</p><h3>İnsan plasentası örnekleri de ipuçları sundu</h3><p>İnsan plasentası örnekleri, Ohio State'in katılımcıları gebeliğin ilk üç ayında çalışmaya dahil ettiği araştırmadan alındı. Toplam 20 plasenta incelendi.</p><p>Araştırmaya diyabet gibi kronik rahatsızlıkları bulunan, tütün ya da yasa dışı uyuşturucu kullanan kişiler dahil edilmedi. Katılımcılar her üç aylık dönemde stres düzeyleriyle ilgili 10 soruyu yanıtladı ve depresyon belirtileri için ayrı bir anket doldurdu.</p><p>Araştırmacılar plasenta örneklerini doğumdan sonraki 12 saat içinde topladı. Dört gen grubu, gebelik boyunca stresle bağlantılı etkinlik örüntüleri gösterdi ancak depresyon puanlarıyla bağlantı göstermedi.</p><p>İki grup, DNA'nın etrafına sarıldığı ve hücrelerin hangi genleri kullanabileceğini kontrol etmeye yardımcı olan proteinlerle ilgiliydi. Bir diğer grup, hücreleri doku içinde bir arada tutan malzemeyle bağlantılıydı.</p><p>Stresli farelerin plasentalarında da DNA'yı saran proteinlerle ve bu destek malzemesiyle ilişkili genlerde değişiklikler görüldü.</p><h3>Çalışmanın gösteremediği noktalar</h3><p>Fetüsle ilgili tüm ölçümler doğumdan önce yapıldı. Bu nedenle çalışma, gen değişikliklerinin ilerleyen dönemde yavruları nasıl etkileyebileceğini gösteremez.</p><p>Bireysel fetüslerde plasentadaki daha güçlü bir antiviral tepki, beyinde enfeksiyonla ilişkili daha güçlü bir gen örüntüsüyle bağlantılıydı. Ancak bu bağlantı, beyin değişikliklerine plasentanın neden olduğunu kanıtlamıyor.</p><p>Strese bağlı beyin değişiklikleri, plasentadaki gen gruplarında görülen kapsamlı değişikliklerle örtüşmedi. Yazarlar, stresin birkaç özgül plasenta süreci üzerinden ya da plasentayı büyük ölçüde değiştirmeden etkileyen anne kaynaklı sinyaller aracılığıyla etki gösterebileceğini belirtti.</p><h3>Araştırmalar yeni plasenta örneklerine yönelecek</h3><p>Gur'un ekibi, plasentadaki belirli bağışıklık veya enerji süreçlerini değiştirmenin gelişmekte olan beyni koruyup koruyamayacağını test etmeyi planlıyor.</p><p>Gur, "Artık stresle başa çıkmaya yardımcı olan yolların değiştirildiğini biliyoruz," dedi.</p><p>"Bu yolların daha fazlasını ortaya çıkarabilirsek, belki stresin aktarımını durdurmaya yardımcı olacak bir tedaviyi hedefleyebiliriz."</p><p>Araştırmacılar ayrıca daha büyük insan plasentası gruplarını incelemek ve stresin zamanlamasının, yoğunluğunun ya da süresinin etkileri değiştirip değiştirmediğini araştırmak istiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/anne-adaylari-dikkat-gebe-644_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297332</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yilda-500-bin-ton-dondurma-cope-gidiyordu-bilim-insanlari-devasa-kayip-icin-mucize-donusum-297332</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yılda 500 bin ton dondurma çöpe gidiyordu! Bilim insanları devasa kayıp için mucize dönüşüm yolunu buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dondurma üretim tesislerinde her yıl oluşan 500 bin tondan fazla atık üzerinde çalışan bilim insanları, karmaşık bir ön işleme gerek kalmadan yağın yüzde 95'ine kadarının santrifüj yöntemiyle çıkarılabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yılda 500 bin ton dondurma çöpe gidiyordu! Bilim insanları devasa kayıp için mucize dönüşüm yolunu buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dondurma üretim tesislerinde her yıl 500 bin tondan fazla atık oluşuyor. Ağırlık bakımından yaklaşık 50 Eyfel Kulesi'ne denk gelen bu atığın içerdiği yağın yüzde 95'ine kadarı, karmaşık bir ön işleme gerek kalmadan geri kazanılabiliyor.</p><h3>Santrifüj yöntemi en iyi sonucu verdi</h3><p>Pennsylvania Eyalet Üniversitesi uzmanları, deney için New York'taki Perry's Ice Cream şirketinin dört üretim partisinden aldığı atıkları inceledi. Her numunenin ağırlığı yaklaşık 40 kilogramdı ve yağ oranları yüzde 1,8 ile 10,3 arasında değişiyordu.</p><p>Araştırmacılar, en etkili geri dönüşüm yöntemini belirlemek için ham maddenin hazırlanmasında farklı seçenekleri karşılaştırdı. Bazı numunelerde proteinler enzimlerle parçalanırken, bazılarında asitlik düzeyi değiştirildi. Karışımın bileşenleri daha sonra santrifüjde ayrıştırıldı. Karşılaştırma amacıyla ön işlem uygulanmayan numuneler de kullanıldı.</p><p>En başarılı sonuç, ön işlem uygulanmayan numunelerde elde edildi. Sıradan santrifüj işlemi, başlangıçtaki yağın yaklaşık yüzde 95'inin çıkarılmasını ve saflığının artırılmasını sağladı.</p><p>Bir-iki saat boyunca enzimlerle ek işlem uygulamak bazı durumlarda karışımın ayrılmasını kolaylaştırdı. Ancak daha uzun süreli işlem, elde edilen ürünün kalitesini düşürebildi. Asitlik değiştirildiğinde ise en iyi sonuçlar pH değerinin 11 olduğu alkali ortamda görüldü.</p><h3>Geri kazanılan yağ farklı alanlarda kullanılabilir</h3><p>Uzmanlar, teknolojinin ekonomik uygulanabilirliğini bilgisayar modeliyle değerlendirdi. Hesaplamalara göre geri kazanılmış yağın minimum satış fiyatı kilogram başına yaklaşık 40 sent olabilir. Kârlılık ise büyük ölçüde atığın başlangıçtaki yağ oranına ve üretim ölçeğine bağlı.</p><p>Bu tür ham maddeler gelecekte yem bileşenleri, biyoyakıt, yağlayıcı maddeler ve endüstriyel çözücülerin üretiminde kullanılabilir. Araştırmanın yazarları, teknolojinin gıda endüstrisindeki kayıpları azaltarak atıkları değerli bir kaynağa dönüştürebileceğini belirtiyor.</p><p>Bununla birlikte yöntemin geniş çaplı ticari kullanım olasılığının henüz doğrulanması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/yilda-500-bin-ton-dondurm-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297331</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zeka-neden-bilerek-hafizasini-siliyor-297331</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka neden bilerek hafızasını siliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Innsbruck Üniversitesi araştırmacıları, çevreyle aktif etkileşen yapay zekâ sistemlerinde geçmiş eylemleri hatırlamanın tahmin doğruluğunu artırsa da enerji maliyeti oluşturduğunu belirledi. Bulgular, en verimli stratejinin bazı bilgileri unutmak olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka neden bilerek hafızasını siliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Innsbruck Üniversitesi'nden Lukas Fiederer, Hans Briegel ve çalışma arkadaşları, yapay zekâ sistemlerinin neden bazı durumlarda kendi eylemlerine ilişkin bilgileri unutmasının daha verimli olabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre maksimum enerji verimliliği için sistemlerin mevcut tüm bilgileri saklaması gerekmiyor.</p><p>Bilim insanları, yalnızca dışarıdan bilgi almakla kalmayıp çevreyi bağımsız biçimde etkileyen sistemlerin enerji maliyetlerini incelemek için matematiksel bir model geliştirdi. Robotlar, satranç programları ve sohbet botları da bu tür sistemlere örnek oluşturuyor. Bu sistemlerin aldığı kararlar, ileride hangi verilerin kendilerine ulaşacağını belirliyor.</p><h3>Hatırlamak tahminleri iyileştiriyor ancak enerji tüketiyor</h3><p>Araştırma, geçmiş eylemlere ilişkin bilgileri saklamanın tahmin doğruluğunu artırdığını gösterdi. Ancak bilgilerin korunması aynı zamanda termodinamik maliyet oluşturuyor. Bazı koşullarda bu maliyet, daha doğru tahminlerin sağladığı faydayı aşabiliyor.</p><p>Bu nedenle çevreyle aktif etkileşen sistemler için en verimli strateji, tüm bilgileri korumak yerine seçici unutma olabiliyor. Sistemler bazı eylemlerini hatırlamayarak kullanılabilir enerjiyi artırabiliyor.</p><h3>Aktif sistemlerde önceki sonuçlar geçerli olmayabiliyor</h3><p>Yeni sonuçlar, önceden belirlenmiş bir sinyal dizisini işleyen sistemlerle ilgili 2018 tarihli araştırmanın bulgularından ayrılıyor. Söz konusu çalışmada, enerjiyi en verimli kullanan modeller gelen bilgileri en iyi tahmin eden sistemlerdi.</p><p>Ancak sistem çevreyle aktif biçimde etkileşime girdiğinde bu düzenlilik her zaman geçerli olmuyor. Sistemin kararları gelecekte karşılaşacağı verileri değiştirdiği için geçmiş eylemleri hatırlamanın enerji maliyeti daha belirleyici hâle geliyor.</p><h3>Bilgi silmenin fiziksel bir enerji bedeli var</h3><p>Bu tür süreçlerin fiziksel temelini 1961 yılında Rolf Landauer açıklamıştı. Landauer, bilginin silinmesinin kaçınılmaz biçimde ısı açığa çıkarmasıyla bağlantılı olduğunu ve bu işlemin asgari bir enerji bedeli bulunduğunu ortaya koydu. Bu sınırın deneysel doğrulaması 2012 yılında elde edildi.</p><p>Çalışmanın yazarları, sonuçların gerçek bilgisayarlar üzerinde yapılan deneylere değil, teorik hesaplamalara dayandığını vurguluyor. Buna rağmen araştırma, akıllı sistemlerin enerji verimliliğinde ulaşabilecekleri sınıra yaklaşabilmesi için hatırlama ve unutma arasında denge kurmaları gerekebileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/yapay-zeka-neden-bilerek--472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297330</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yabancilarin-aksanini-neden-farkinda-olmadan-kopyaliyoruz-297330</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yabancıların aksanını neden farkında olmadan kopyalıyoruz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ohio Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, insanların karşısındaki kişinin bazı telaffuz özelliklerini farkında olmadan benimseyebildiğini belirledi. Bulgular, taklit olasılığında dikkatin ve konuşmanın sosyal anlamının rol oynadığını gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yabancıların aksanını neden farkında olmadan kopyalıyoruz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar konuşma sırasında kendi telaffuzlarındaki değişiklikleri fark etmese bile karşısındaki kişinin bazı konuşma özelliklerini istemeden benimseyebiliyor. Ancak bu süreç büyük ölçüde bilinçli denetime bağlı kalıyor ve taklit olasılığı, dinleyicinin hangi seslere dikkat ettiğine göre değişiyor.</p><p>Ohio Eyalet Üniversitesi'nden &#1050;&#1101;&#1090;&#1088;&#1080;&#1085; &#1050;&#1101;&#1084;&#1087;&#1073;&#1077;&#1083;&#1083;-&#1050;&#1080;&#1073;&#1083;&#1077;&#1088; ve &#1057;&#1080;&#1085;&#1090;&#1080;&#1103; &#1050;&#1083;&#1086;&#1087;&#1087;&#1077;&#1088;'in yürüttüğü araştırmaya, Columbus'taki bir bilim müzesinde 136 Amerikan İngilizcesi ana dili konuşuru katıldı. Araştırmacılar önce katılımcıların doğal konuşma biçimlerini kaydetti, ardından Avustralyalı bir kadının ses kaydından sonra kelimeleri tekrarlamalarını istedi.</p><h3>Bilinçli taklit beş özelliği de değiştirdi</h3><p>Katılımcılar farklı görevlerin verildiği üç gruba ayrıldı. İlk gruptan duyduğu telaffuzu mümkün olduğunca doğru biçimde taklit etmesi, ikinci gruptan ise kendi aksanını koruması istendi. Üçüncü grup kelimeleri herhangi bir ek talimat olmadan tekrarladı.</p><p>Bilinçli olarak taklit eden katılımcılar, incelenen beş fonetik özelliğin tamamında Avustralya varyantına yaklaştı. Kendi alışılmış konuşma biçimini korumaya çalışanlarda ise araştırmacılar istatistiksel olarak anlamlı bir taklit tespit etmedi.</p><p>Özel talimat verilmeyen grup ise farklı bir sonuç ortaya koydu. Bu gruptakiler yalnızca bir özelliği benimsedi ve İngilizcedeki "near" kelimesinde "r" sesini daha zayıf telaffuz etmeye başladı. Avustralya İngilizcesinde bu konumda söz konusu sesin bulunmaması karakteristik bir özellik olarak öne çıkıyor.</p><p>Aksanı bilinçli biçimde taklit eden gönüllülerdeki değişim, özel talimat verilmeyen gruptakinden neredeyse sekiz kat daha güçlüydü.</p><h3>Dikkat edilen sesler daha sık tekrarlandı</h3><p>Ek bir anket, dikkatin taklitteki rolünü ortaya koydu. Katılımcılardan 21'i "a" ünlüsünün özel telaffuzunu, 22'si ise "r" sesinin alışılmadık tınısını fark etti. Belirli bir özelliğe dikkat edenler, bu özelliği kendi konuşmalarında daha sık tekrarladı.</p><p>Bununla birlikte, katılımcılara kendi aksanlarını koruma talimatı verildiğinde, fark edilen belirgin farklılıklar her zaman taklide dönüşmedi.</p><p>&#1050;&#1101;&#1084;&#1087;&#1073;&#1077;&#1083;&#1083;-&#1050;&#1080;&#1073;&#1083;&#1077;&#1088;'e göre insanlar konuşmalarını oldukça iyi kontrol edebiliyor. Ancak sosyal anlam taşıyan veya ilgi uyandıran fonetik özellikler telaffuzu etkileyebiliyor. Araştırmacılar deneyde Avustralya aksanını özellikle seçti çünkü bu aksan Amerikalılarda genellikle olumlu çağrışımlar uyandırıyor.</p><p>Uzmanlar, bazı seslerin istem dışı benimsenmesinin nedenini henüz kesin olarak açıklayamıyor. Bu durum, duyulan konuşmaya verilen otomatik bir tepki olabileceği gibi telaffuzla bilinçsizce deneme yapma isteğinden de kaynaklanabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/yabancilarin-aksanini-ned-704_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297329</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sadece-kahveyi-kesmek-yetmiyormus-iste-uyku-kalitesini-dusuren-3-gizli-kafein-kaynagi-297329</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sadece kahveyi kesmek yetmiyormuş! İşte uyku kalitesini düşüren 3 gizli kafein kaynağı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku uzmanı Aleksandr Kalinkin, gece dinlenmesinin kalitesini artırmak isteyenlerin 30 gün boyunca kahve, çay ve çikolatadan uzak durmasını önerdi. Kardiyolog M. Kairo ise kahveyi bırakırken kafein dozunun kademeli azaltılmasını tavsiye ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sadece kahveyi kesmek yetmiyormuş! İşte uyku kalitesini düşüren 3 gizli kafein kaynağı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku sorunları yaşayanların beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekebilir. Uyku uzmanı doktor Aleksandr Kalinkin, gece dinlenmesinin kalitesini artırmak için bir ay boyunca kahveden uzak durulmasını önerdi.</p><h3>Kalinkin kahvenin yanı sıra çay ve çikolatayı da öneriyor</h3><p>Kalinkin, «Rossiya 1» televizyon kanalındaki «O samom glavnom» programında kafein tüketiminin sınırlandırılmasıyla başlanabileceğini söyledi. Ancak uzmana göre en etkili yöntem, 30 gün boyunca kahveyi tamamen bırakmak.</p><p>Doktor, bu dönemde çay ve çikolatanın da beslenme düzeninden çıkarılmasını tavsiye etti. Bu ürünler de kafein içeriyor. Kalinkin, kafeinin çoğu zaman uyku bozukluklarının nedenlerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin gece boyunca daha kaliteli dinlenmeye yardımcı olabileceğini belirtti.</p><h3>Kahveyi bırakırken kafein dozunu kademeli azaltma önerisi</h3><p>Kardiyolog M. Kairo daha önce kahve bağımlılığından kurtulma yöntemlerini açıklamıştı. Kairo, yoksunluk belirtilerini en aza indirmek için kafein dozunun 1-2 hafta boyunca kademeli olarak azaltılmasını önerdi.</p><p>Bu sürecin ardından kahve tüketiminin bir hafta bırakılabileceğini, daha sonra ise daha düşük dozlarda ve daha uzun aralıklarla yeniden başlanabileceğini belirtti.</p><p>Kairo, kahvenin aniden bırakılmaması gerektiğini söyledi. Aksi hâlde yorgunluk, sinirlilik, baş ağrısı ve odaklanma sorunları görülebileceği uyarısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/sadece-kahveyi-kesmek-yet-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297328</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-ak-partili-tugayi-kabul-etti-297328</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi, AK Partili Tugay'ı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi, AK Partili Tugay'ı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bakanlıkta gerçekleşen kabule AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'ın da katıldığını belirtti.</p><p>Çiftçi, İnan ve Tugay'a nazik ziyaretleri ve samimi sohbetleri dolayısıyla teşekkür etti.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Sayın @eyupkadirinan ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın @drcemiltugay'la Bakanlığımızda bir araya geldik.  Sayın Genel Sekreterimize ve Sayın Belediye Başkanımıza nazik ziyaretleri ve samimi sohbetleri dolayısıyla teşekkür ediyorum. &#55356;&#56825;&#55356;&#56823;  @TC_icisleri</p>&#8212; Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) <a href="https://x.com/mustafaciftcitr/status/2115410429115556350?ref_src=twsrc%5Etfw">October 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/bakan-ciftci-ak-partili-t-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297327</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gunessiz-kis-aylarinda-d-vitamini-seviyesini-sabit-tutmanin-yolu-ne-297327</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneşsiz kış aylarında D vitamini seviyesini sabit tutmanın yolu ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İngiliz bilim insanlarının klinik araştırmaları incelemesi, düzenli fiziksel aktivitenin kış aylarında D vitamini düzeyindeki düşüşü yavaşlatabileceğine işaret etti. Uzmanlar, egzersizin vitamin preparatlarının yerine geçmeyeceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneşsiz kış aylarında D vitamini seviyesini sabit tutmanın yolu ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenli fiziksel aktivite, özellikle soğuk mevsimde vücuttaki D vitamini düzeyinin düşmesini yavaşlatabiliyor. İngiliz bilim insanları, klinik araştırmaların sonuçlarını inceleyerek bu sonuca ulaştı.</p><p>D vitamini eksikliğini önlemeye yönelik yaklaşımlarda daha önce beslenme ve özel preparatların kullanımına odaklanılıyordu. Yeni bilimsel veriler ise fiziksel aktivitenin de vücuttaki D vitamini metabolizmasını olumlu etkileyebileceğine işaret ediyor.</p><h3>Egzersiz sonrası D vitamini formları artıyor</h3><p>Bir antrenmanın ardından kandaki bazı D vitamini formlarının yoğunluğunun geçici olarak arttığı görüldü. Bu etki birkaç saat boyunca devam ediyor. Düzenli egzersiz yapanlarda ise daha uzun süreli bir etki gözlemleniyor. Kış aylarında vücudun D vitamini yeterliliğini gösteren göstergeler daha yavaş düşüyor ancak bu bulgunun ek çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.</p><p>Araştırmacılar, çeşitli fizyolojik süreçlerin düzenlenmesine katılan D vitamininin biyolojik olarak aktif formunda belirgin değişiklikler tespit etti. Deneylerden birinde düzenli egzersiz yapan fazla kilolu kişilerin bu formdaki D vitamini yoğunluğu, kış aylarında da sabit kaldı.</p><h3>Egzersiz preparatların yerine geçmiyor</h3><p>Araştırmacılara göre fiziksel aktivite, D vitamini metabolizmasını hem egzersizden sonraki birkaç saat içinde hem de daha uzun bir dönemde etkileyebiliyor. Bu nedenle hareket, D vitamini yetersizliğini önlemeye yönelik ek bir yöntem olarak değerlendiriliyor.</p><p>Bununla birlikte uzmanlar, vitamin preparatlarının tamamen bırakılarak yerine yalnızca egzersiz yapılmasını önermiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/gunessiz-kis-aylarinda-d--212_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297326</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/altindan-iki-kat-pahali-metal-neden-bu-kadar-degerli-297326</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altından iki kat pahalı metal! Neden bu kadar değerli?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rodyumun troy ons fiyatı 27 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 9.100 dolara ulaştı. Nadir metalin büyük bölümü Güney Afrika'da yan ürün olarak çıkarılırken tüketimin yaklaşık yüzde 80'ini otomotiv sektörü oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altından iki kat pahalı metal! Neden bu kadar değerli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Değerli metaller arasında rodyum, olağanüstü nadirliği ve yüksek fiyatıyla öne çıkıyor. Saf hâlde son derece az bulunan metal, otomotiv sanayisi ve kuyumculukta yoğun talep görüyor.</p><p>27 Ekim 2026 itibarıyla rodyumun troy ons fiyatı yaklaşık 9.100 dolardı. Aynı dönemde altının fiyatı yaklaşık 4.030 dolar, platinin fiyatı ise 1.530 dolar olarak değerlendiriliyordu. Ancak rodyum, bu metaller arasında artık en pahalı olanı değildi. İridyumun ons fiyatı 9.650 dolara ulaşıyordu.</p><h3>Rodyumun keşfi 1800 yılında başladı</h3><p>Rodyumun keşfinin hikâyesi 1800 yılında başladı. Noel arifesinde İngiliz kimyagerler William Hyde Wollaston ve Smithson Tennant, günümüzde Kolombiya'nın bulunduğu ve o dönemde İspanyol sömürgesi olan Yeni Granada'dan gizlice çıkarılan bir parti platin cevheri satın aldı.</p><p>Daha sonraki deneyler sırasında Wollaston, alışılmadık kırmızımsı renkte bileşikler keşfetti. Araştırmalar, 1803-1804 yıllarında paladyum ve rodyum adlı iki elementin keşfedilmesiyle sonuçlandı. Rodyum adını, "gül" anlamına gelen Yunanca <i>rhodon</i> kelimesinden aldı.</p><h3>Üretimi başka madenlere bağlı</h3><p>Rodyumun sanayi ölçeğinde çıkarılması, doğrudan diğer metallerin madenlerinin işletilmesine bağlı. Metalin büyük bölümü platin, nikel ve bakır üretimi sırasında yan ürün olarak elde ediliyor. Dünya üretiminde Güney Afrika Cumhuriyeti başı çekiyor.</p><p>Rodyumun başlıca tüketicisi otomotiv sektörü olmaya devam ediyor. Metalin yaklaşık yüzde 80'i, zehirli azot oksitlerini daha az tehlikeli maddelere dönüştürmeye yardımcı olan katalitik konvertörlerde kullanılıyor. Rodyum ayrıca çeşitli kimyasal süreçlerde ve koruyucu kaplamaların üretiminde de gerekli.</p><h3>Kuyumculukta parlaklığı için kullanılıyor</h3><p>Kuyumculuk sektöründe rodyuma sertliği, korozyona dayanıklılığı ve parlak gümüşi ışıltısı nedeniyle değer veriliyor. Amerika Gemoloji Enstitüsü uzmanı Sean Peterson'ın açıkladığı üzere rodyum kaplama, takıların bileşiminde bulunan metallere karşı alerjik reaksiyon görülme ihtimalini de azaltıyor.</p><p>Ancak bu kaplamanın bir dezavantajı bulunuyor. İnce koruyucu tabaka zamanla aşınıyor. Bu nedenle ürünlerin düzenli kullanılması hâlinde bir veya iki yıl sonra yeniden rodyum kaplama yapılması gerekebiliyor.</p><p>Kaplama işlemi güvenlik önlemlerine uyulmasını gerektiriyor. İşlem sırasında solunması tehlikeli buharlar ve aerosoller açığa çıkabildiği için kuyumcuların uygun koruyucu ekipman kullanması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/altindan-iki-kat-pahali-m-483_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297325</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-ve-applea-475-milyon-dolarlik-ceza-guney-koreden-teknoloji-devlerine-yaptirim-297325</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google ve Apple'a 47,5 milyon dolarlık ceza! Güney Kore'den teknoloji devlerine yaptırım]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Kore, uygulama mağazası pazarındaki konumlarını kötüye kullandıkları gerekçesiyle Google ve Apple'a toplam 47,5 milyon dolar para cezası verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google ve Apple'a 47,5 milyon dolarlık ceza! Güney Kore'den teknoloji devlerine yaptırım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore'nin medya ve telekomünikasyon düzenleyici kurumu Kore Medya ve İletişim Komisyonunun, ABD merkezli iki şirket hakkında uygulama geliştiricilerini belirli ödeme sistemlerini kullanmaya zorlamayı yasaklayan 2021 tarihli yasayı ihlal ettikleri iddiasıyla yürüttüğü soruşturma tamamlandı.</p><p>Komisyon, Google ve Apple'ın uygulama geliştiricilerini kendi uygulama içi ödeme sistemlerini kullanmaya zorladığını, buna karşılık harici internet siteleri üzerinden yapılan ödemeleri engellediğini belirtti.</p><p>Komisyona göre şirketler, teknik olarak uygulamalar içinde üçüncü taraf ödeme sistemlerine izin verse de geliştiricilerden yüzde 26 komisyon aldı ve kendi sistemlerinde sunulan bazı özellikleri kısıtladı. Böylece geliştiricileri fiilen kendi uygulama içi ödeme sistemlerini kullanmaya mecbur bıraktı.</p><p>Komisyon ayrıca şirketlerin, uygulama inceleme süreçlerini geciktirdiği ve geliştiricilere gecikmelerin nedenlerini veya incelemelerin ne zaman devam edeceğini net biçimde açıklamadığı durumları tespit ettiğini bildirdi.</p><p>Bunun üzerine komisyon, Google'a 32 milyon, Apple'a ise 15,5 milyon dolar para cezası verdi. Komisyon, her iki şirkete Güney Koreli geliştiricilerin uygulamalarında harici ödeme bağlantıları kullanmalarına izin vermeleri ve uygulama inceleme prosedürlerini iyileştirmeleri talimatını da verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/google-ve-applea-475-mily-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297324</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-103-yillik-cumhuriyet-tarihimizin-en-yuksek-ikinci-aylik-ihracatina-ulasildi-297324</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık ihracatına ulaşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, eylülde çift haneli artış hızıyla 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık ihracatına ulaşıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık ihracatına ulaşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolat, yazılı açıklamasında, eylül ayı dış ticaret istatistiklerine ilişkin değerlendirme yaptı.</p><p>İhracatın eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolar olduğunu belirten Bolat, "Böylece çift haneli artış hızıyla 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık ihracatına ve en yüksek eylül ayı ihracatına ulaşılmıştır. Bölgesel savaşlara ve küresel olumsuzluklara rağmen yılın 9 ayında ihracat yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolarla rekor kırmıştır." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/16/omerbolataa2235199-16102026e165ab81.jpg"/><p>Bolat, eylülde yıllıklandırılmış ihracatın geçen yıla göre yüzde 5,2 yükselişle 283,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti.</p><p>Böylelikle Orta Vadeli Program'da bu yılın ihracat hedefinin eylülde yıllıklandırılmış olarak aşıldığını vurgulayan Bolat, eylül itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 14,1 milyar dolar arttığını ifade etti.</p><p>Bolat, enerji ve emtia fiyatlarındaki yüksek seviyelere rağmen eylülde mal ithalatının, geçen yılın aynı ayına göre sadece yüzde 5,6 artışla 31 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleştiğini aktardı.</p><p>Yıllıklandırılmış ithalatın bu yılın eylül ayı itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,8 artışla 379,7 milyar dolar olduğuna işaret eden Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"İhracattaki çift haneli artış ve ithalattaki sınırlı artış nedeniyle eylül ayında dış ticaret açığı yüzde 25,8 gerilemeyle 5 milyar 163 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Yılın 9 ayında ise dış ticaret dengesi yüzde 5,7 artışla 70 milyar 967 milyon dolar olmuştur. Yıllıklandırılmış olarak ise dış ticaret açığı yüzde 7,3 yükselişle 95 milyar 976 milyon dolar olarak kayıtlara geçmiştir. Dış ticaret istatistikleri ile hizmetler dengesine yönelik beklentilerimiz kapsamında eylül ayında cari işlemler hesabında 2 milyar doların üzerinde fazla verilmesi beklenmektedir."</p><p><strong>"İhracatta dirençli bir görünümün öne çıkıyor"</strong></p><p>Bolat, küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerginlikler, ağırlaşan uluslararası şartlar, korumacılık ve zayıf dış talebe rağmen ihracatta dirençli bir görünümün öne çıktığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/omerbolataa2457338-08102026dbfca056.jpg"/><p>Yıl sonunda mal ve hizmetler ihracatının 410 milyar doları aşması hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Orta Vadeli Program kapsamında, ihracatın küresel ticaretten aldığı payın artırılması amacıyla yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin ihracat içindeki payı yükseltilecek, düşük ve orta teknoloji yoğun sektörlerde dönüşüm desteklenerek, firmaların daha yüksek katma değerli üretim ve ihracata yönelmeleri sağlanacaktır. Küresel ticaretteki yeni dinamikler doğrultusunda yurt içi üreticilerin haksız rekabete karşı ihtiyaçları gözetilerek uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yerli üretimin korunmasına yönelik önlemler alınmaya devam edilecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/bakan-bolat-103-yillik-cu-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297320</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/batmanda-zincirleme-trafik-kazasi-297320</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Batman'da zincirleme trafik kazası!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Batman'da Kuyubaşı Mahallesi Köprülü Kavşakta üç aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken araçlarda maddi hasar oluştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Batman'da zincirleme trafik kazası!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman merkez Kuyubaşı Mahallesi'nde bulunan köprülü kavşakta 72 AZ 437 plakalı kamyonet ile 21 DZ 773 ve 72 DS 911 plakalı iki otomobilin karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kaza nedeniyle yolun bir şeridi geçici olarak trafiğe kapandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve trafik ekipleri sevk edildi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken araçlarda maddi hasar meydana geldi. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı yeniden normale döndü.  </p><p>Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/batmanda-zincirleme-trafi-722_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297319</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nigde-belediyesi-20-yeni-arac-ile-hizmet-kalitesini-artiriyor-297319</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde Belediyesi, 20 yeni araç ile hizmet kalitesini artırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde Belediyesi, kent genelinde yürütülen hizmetlerin daha hızlı, etkin ve verimli gerçekleştirilmesi amacıyla araç filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Niğde Belediyesi tarafından kente kazandırılan 20 yeni araç, düzenlenen törenle hizmete alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde Belediyesi, 20 yeni araç ile hizmet kalitesini artırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belediye bünyesine kazandırılan 20 yeni araç, düzenlenen törenle hizmete alındı. Törende konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, belediyelerin yatırım yapabilmesinde mali disiplinin büyük önem taşıdığını vurgularken, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise yeni araçların kentteki hizmet kalitesini artıracağını belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/aw82047903-281020265171dcfc.jpg"/><p>Törende konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, "Mali disiplin çok önemli. Mali disiplini sağlamadıktan, doğru planlama yapmadıktan sonra hiçbir yatırım gerçekleştiremezsiniz. Belediyemiz mali disiplini sağlamış bir belediyedir. Bu disiplini sağlayabildiği için de yatırımlarını hayata geçirebiliyor. Şehrimize değer katacak, hizmet kalitesini yükseltecek bir yatırım gerçekleştiriliyor. Kendilerini tebrik ediyorum" dedi.  </p><p><b>BAŞKAN ÖZDEMİR: "2019'DAN BU YANA 154 ARACI BELEDİYEMİZE KAZANDIRDIK"</b></p><p>Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise göreve geldikleri 2019 yılından bu yana belediyenin araç filosunu güçlendirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini söyledi. Belediyenin kaynaklarını verimli kullanmaya özen gösterdiklerini belirten Özdemir, araç kiralamak yerine satın almayı tercih ederek belediyenin öz mal varlığını artırdıklarını ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/aw82047902-28102026cb1980a9.jpg"/><p>Temizlikten ulaşıma, cenaze hizmetlerinden geri dönüşüme kadar yeni araçlar  </p><p>Yeni alınan araçların farklı belediye hizmetlerinde kullanılacağını açıklayan Başkan Özdemir, araç filosuna 2 yol süpürme aracı, 5 hidrolik çöp kamyonu, 1 mini çöp taksi, 5 hizmet aracı, 1 transit araç, 2 cenaze aracı, 1 dört çeker araç, geri dönüşüm ve atık toplama araçları ile 30 tonluk paletli ekskavatör kazandırıldığını belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/aw82047905-28102026f4149171.jpg"/><p><b>NİĞDE'DE GERİ DÖNÜŞÜMDE YENİ DÖNEM: ATIK GETİREN PARA KAZANACAK</b></p><p>Törende dikkat çeken açıklamalardan biri de Niğde Belediyesinin hayata geçirmeyi planladığı geri dönüşüm uygulaması oldu. Başkan Özdemir, yeni atık toplama aracının kent genelinde kurulan semt pazarlarında hizmet vereceğini belirterek vatandaşların geri dönüştürülebilir atıklarını teslim ederek ekonomik kazanç elde edebileceğini söyledi.  </p><p>Geri dönüşüm uygulamasının yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Özdemir, projenin ilerleyen süreçte yaygınlaştırılacağını ifade etti. Özdemir, "Dünya ekonomik olarak büyük bir zorluktan geçiyor. Ülkemizde de ister istemez bu zorlukları yaşıyoruz. Ancak gördüğünüz gibi Niğde Belediyesi olarak sürekli açılışlarla, temel atma törenleriyle ve yeni yatırımlarla vatandaşlarımızın karşısına çıkıyoruz. Cumhurbaşkanımıza ve bakanlarımıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlikle her şey daha bereketli oluyor. Niğde olarak bu birlikteliğin faydasını görüyoruz" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/aw82047907-281020262fc3f15f.jpg"/><p>Konuşmaların ardından Niğde Belediyesinin araç filosuna kazandırılan yeni araçlar hizmete alındı. Yeni araçların hizmete alınmasıyla birlikte Niğde Belediyesinin 2019 yılından bu yana bünyesine kazandırdığı toplam araç sayısı 154'e ulaştı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/nigde-belediyesi-20-yeni--314_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297318</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/marmara-ve-dogu-akdeniz-icin-kuvvetli-yagis-bekleniyor-297318</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marmara ve Doğu Akdeniz için kuvvetli yağış bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara Bölgesi ile Doğu Akdeniz'deki bazı iller için kuvvetli ve şiddetli yağış uyarısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marmara ve Doğu Akdeniz için kuvvetli yağış bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, bugün akşam saatlerinden itibaren kuzey ve batı kesimleri başta olmak üzere Balıkesir çevreleri ile Çanakkale&#39;de yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Yarın sabah saatlerinden itibaren İstanbul, öğle saatlerinden itibaren Sakarya ve Yalova çevreleri ile Bursa&#39;nın kuzey ve batısında yerel kuvvetli, Kocaeli ve çevresinde ise yerel olarak çok kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak öngörülüyor.</p><p>Kuvvetli yağışların Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul&#39;un Şile ilçesinde cuma günü de aralıklarla devam edeceği tahmin ediliyor.</p><p>Doğu Akdeniz&#39;de ise yarın ilk saatlerden itibaren batı ilçelerinden başlayarak Mersin ile sabah saatlerinden itibaren Adana&#39;nın batısında çok kuvvetli ve şiddetli, öğle saatlerinden itibaren Adana&#39;nın doğusu, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş&#39;ta kuvvetli ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Vatandaşların sel, su baskını, heyelan, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/marmara-ve-dogu-akdeniz-i-941_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297317</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/32-ilde-uyusturucu-operasyonu-423-gozalti-298-tutuklama-297317</link>
      <pubDate>2026-10-28T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[32 İlde uyuşturucu operasyonu: 423 gözaltı, 298 tutuklama!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ekiplerince 32 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 423 şüpheliden 298'inin tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[32 İlde uyuşturucu operasyonu: 423 gözaltı, 298 tutuklama!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinesinde, uyuşturucu madde imal ve ticareti ile yasa dışı kenevir ekimine yönelik çalışma yürütüldü.</p><p>Bu kapsamda Afyonkarahisar, Aksaray, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kilis, Konya, Manisa, Mardin, Mersin, Niğde, Ordu, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Trabzon ve Van&#39;da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.</p><p>Operasyonlara 1953 narkotik ve asayiş ekibi ile 9 bin 765 personel katıldı. Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timleri de operasyonlarda görev aldı.</p><p>Operasyonlarda 560 kilogram uyuşturucu ve 435 bin 553 uyuşturucu hap ele geçirildi, 119 bin 772 kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/uyuturucuoperasyonla-281020260cbb2194.jpg"/><p>Yakalanan şüphelilerin, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde sattıkları, yasa dışı kenevir ve skunk ekimi yaparak uyuşturucu üretimine kaynak sağladıkları ve uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri tespit edildi.</p><p>Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan 423 şüpheliden 298&#39;i çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 125&#39;i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/32-ilde-uyusturucu-operas-776_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297316</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dalamanda-dere-tasti-evler-ve-tarim-arazileri-su-altinda-kaldi-297316</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dalaman'da dere taştı, evler ve tarım arazileri su altında kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Dalaman ilçesinde sağanak nedeniyle Tersakan Deresi'nin taşması sonucu evler, iş yerleri ve tarım arazileri su altında kaldı, bazı yollar ulaşıma kapatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dalaman'da dere taştı, evler ve tarım arazileri su altında kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçede etkili olan yağışın ardından taşan dere suları çevredeki yerleşim alanlarını ve tarım arazilerini etkiledi.</p><p>Trafik ekipleri, su altında kalan Dalaman Atatürk Caddesi ile eski Göcek kara yolunu ulaşıma kapattı. Yol kenarındaki nar ve narenciye bahçeleri ile çok sayıda ev de taşkından etkilendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42889485.jpg"/><p>Su alarak zarar gören araçlar, çekiciler yardımıyla bulundukları yerden alınarak sanayi sitesine götürüldü.</p><p>Sağanak nedeniyle sanayi sitesinin bir bölümü, buradaki iş yerleri ve çevredeki tarım arazileri de su altında kaldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42889486.jpg"/><p>Taşkının etkilediği alanlar Anadolu Ajansı (AA) ekibince dronla görüntülendi. Görüntülerde çok sayıda evin, iş yerinin ve tarım arazisinin suyla kaplandığı görüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42889487.jpg"/><p>Köyceğiz-Ortaca kara yolunun Kocabel mevkisinde heyelan meydana geldi. Yola düşen kaya parçaları ve toprak, kara yolunun bir şeridini kapattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42889490.jpg"/><p>Bölgede çalışma başlatan ekipler yolu temizlemek için harekete geçerken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42889489.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/dalamanda-dere-tasti-evle-945_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297315</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-nicolas-raskin-transferi-icin-yeniden-harekete-gecti-297315</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Nicolas Raskin transferi için yeniden harekete geçti!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ın yaz transfer döneminde kadrosuna katmak istediği ancak olumlu sonuç alamadığı Glasgow Rangers'ın başarılı orta saha oyuncusu Nicolas Raskin için yeniden düğmeye bastı öne sürüldü. Siyah beyazlıların başarılı teknik direktörü Vincenzo Italiano'nun transferi özellikle istediği iddia edildi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Nicolas Raskin transferi için yeniden harekete geçti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de şampiyonluk mücadelesini sürdüren Beşiktaş, ara transfer dönemi çalışmalarına şimdiden hız verirken İskoç basınından siyah-beyazlıları heyecanlandıracak bir iddia geldi.</p><p>Yaz transfer döneminde kadroya katılması kıl payı kaçan Glasgow Rangers'ın başarılı orta saha oyuncusu Nicolas Raskin için kış döneminde yeniden girişimlerin başlatılacağı öne sürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/ef7a8f416d7b496ab57e-28102026d5231713.jpg"/><p>İskoç yayın organı Ibrox News'te yer alan haberde, yazın sonuçsuz kalan görüşmelerin ocak ayında yeniden yoğunlaşmasının beklendiği ifade edildi.</p><p><b>ITALIANO'DAN RASKİN İÇİN ÖZEL TALEP</b></p><p>Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano'nun, orta saha kurgusunu güçlendirmek amacıyla 25 yaşındaki Belçikalı futbolcu Nicolas Raskin'in transferi için yönetimden özel talepte bulunduğu iddia edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/besiktas-nicolas-raskin-t-371_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297314</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/divrigi-kars-gurcistan-siniri-demir-yolu-hatti-modernize-edilecek-297314</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Divriği-Kars-Gürcistan Sınırı Demir Yolu Hattı modernize edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Doğu Türkiye Orta Koridor Demir Yolu Geliştirme (ETMIC) Projesi kapsamında Divriği-Kars-Gürcistan Sınırı Demir Yolu Hattı'nın modernizasyonu ile ilgili, "Divriği'den Kars sınırına uzanan mevcut hattın altyapı ve üstyapısını rehabilite ederek elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarını gerçekleştireceğiz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Divriği-Kars-Gürcistan Sınırı Demir Yolu Hattı modernize edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, söz konusu modernizasyon çalışması için tasarım ve yapım işlerini kapsayan ihale ilanının Resmi Gazete&#39;de yayımlandığını hatırlattı.</p><p>Projenin Divriği-Erzincan, Erzincan-Erzurum, Erzurum-Kars ve Kars-Gürcistan sınırı olmak üzere 4 ayrı kesimde yürütüleceğini bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Divriği&#39;den Kars sınıra uzanan mevcut hattın altyapı ve üstyapısını rehabilite ederek elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Divriği-Erzincan, Erzincan-Erzurum, Erzurum-Kars&#39;a kadar olan etapların ihalesini 22 Aralık&#39;ta yapacağız. Yakın zamanda İslam Kalkınma Bankası finansmanı ile ihalesini gerçekleştirdiğimiz Kars&#39;tan Gürcistan sınırına kadar demir yolu hattının ikinci hattının yapımı ile elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarını ETMIC Projesi ile tamamlamış olacağız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/divriikarsgrcistan-2810202601198e85.jpg"/><p><b>- ÇALIŞMALARIN 4 YILDA TAMAMLANMASI ÖNGÖRÜLÜYOR</b></p><p>Uraloğlu, projenin Dünya Bankası ile Asya Altyapı Yatırım ve İslam Kalkınma bankalarının ortak finansmanıyla yürütüleceğine, 22 Aralık&#39;taki ihalenin, uluslararası model olan &quot;FIDIC Sarı Kitap&quot; ile gerçekleştirileceğine işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/12/uraloglu2250393-1209202661a5ec7b.jpg"/><p>Altyapı ve üstyapı rehabilitasyonu, sinyalizasyon, telekomünikasyon ve elektrifikasyon çalışmalarını, bütüncül bir yaklaşımla yürüteceklerine dikkati çeken Uraloğlu, projenin 4 yılda tamamlanmasını planladıklarını belirtti.</p><p>Uraloğlu, doğu-batı demir yolu bağlantılarını güçlendirerek Orta Koridor&#39;un taşımacılık kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacaklarına dikkati çekerek, ihalenin uluslararası rekabete açık olarak yapılacağını ve en kısa sürede tamamlanarak çalışmalara başlanacağını bildirdi.</p><p>İhaleye ilişkin teknik ve mali tekliflerin, 22 Aralık günü saat 14.30&#39;a kadar Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğüne kapalı zarf usulüyle sunulacağını ifade eden Uraloğlu, teknik tekliflerin aynı gün saat 14.45&#39;te açılacağını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/divrigi-kars-gurcistan-si-674_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297313</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sel-ve-su-baskinlarina-dikkat-istanbul-ve-cevresinde-kuvvetli-saganak-yagislar-bekleniyor-297313</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sel ve su baskınlarına dikkat! İstanbul ve çevresinde kuvvetli sağanak yağışlar bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Perşembe günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul, öğle saatlerinden itibaren Sakarya ve Yalova çevreleri ile Bursa'nın kuzey ve batısında yerel kuvvetli, Kocaeli çevrelerinde ise yerel olarak çok kuvvetli sağanak yağışın beklendiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, vatandaşların ani sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olması gerektiği ifade edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sel ve su baskınlarına dikkat! İstanbul ve çevresinde kuvvetli sağanak yağışlar bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarın Marmara'nın doğusunda kuvvetli sağanak yağış bekleniyor.</p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Perşembe günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul, Sakarya, Yalova, Bursa ve Kocaeli'de kuvvetli sağanak yağışın beklendiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/yyamur-281020266d9f5ad1.jpg"/><p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><p>Yapılan son değerlendirmelere göre; 29.10.2026 Perşembe günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul, öğle saatlerinden itibaren Sakarya ve Yalova çevreleri ile Bursa'nın kuzey ve batısında yerel kuvvetli (21-50 kg/m2), Kocaeli çevrelerinde ise yerel olarak çok kuvvetli (51-75 kg/m2) sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.</p><p>Kuvvetli yağışların Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul'un Şile ilçesinde Cuma günü de aralıklı ve yerel olarak devam edeceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışla birlikte sel, su baskını, ulaşımda aksamalar, heyelan, yıldırım gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/sel-ve-su-baskinlarina-di-221_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297312</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/putinden-rus-gazini-dislama-girisimlerine-karsi-uyari-297312</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Putin'den Rus gazını dışlama girişimlerine karşı uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Vladimir Putin, Rusya'yı küresel doğal gaz piyasasından dışlama girişimlerinin Avrupalı tüketicilerin maliyetlerini artıracağını söyledi. Putin ayrıca Rusya'nın Arktik bölgesinde ABD şirketleriyle olası enerji iş birliğini araştırdığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Putin'den Rus gazını dışlama girişimlerine karşı uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'yı küresel doğal gaz piyasasından izole etme girişimlerinin Avrupalı tüketicilere zarar vereceği uyarısında bulundu. Putin, Rusya'nın Arktik bölgesinde ABD ile olası ortak enerji projelerini de doğruladı.</p><p>Putin, Moskova'da düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Rusya'yı küresel gaz piyasasından dışlama veya sanayimizin gelişimini kısıtlama yönündeki her türlü girişim ciddi sonuçlar doğurur" dedi.</p><p>Bu girişimlerin öncelikle gazı kullanan yabancı tüketiciler, işletmeler, şirketler ve haneler için maliyetleri artıracağını belirten Putin, Avrupalıların yüksek enerji giderleriyle zaten mücadele ettiğini söyledi.</p><h3>Rus gazının Avrupa ithalatındaki payı geriledi</h3><p>Putin, Avrupa Birliği'nin Kremlin'i Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanından mahrum bırakmak amacıyla Rus doğal gazı ithalatını gelecek yılın sonbaharına kadar aşamalı olarak sonlandırmaya yöneldiğini ifade etti.</p><p>Rusya Devlet Başkanı, "Rusya'da şöyle bir söz vardır: 'Başkasına kuyu kazma, yoksa kendin düşersin.' AB ülkelerinde tam olarak olan da bu" diye konuştu.</p><p>Rusya'nın AB'nin gaz ithalatındaki payı 2021'deki yüzde 45 seviyesinden 2025'te yüzde 19'a geriledi. Deniz yoluyla yapılan LNG sevkiyatları ise boru hattındaki kayıpları kısmen telafi etti.</p><p>Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak, salı günü yaptığı açıklamada, Moskova'nın 2022'den bu yana AB'ye 320,7 milyar dolarlık enerji kaynağı tedarik ettiğini söyledi. Novak, bu miktarın 2026'nın ilk dokuz ayında 21,3 milyar dolar olduğunu belirtti.</p><h3>Rusya Arktik'te ABD ile iş birliğini araştırıyor</h3><p>Putin, Moskova'daki forumda Rusya'nın Arktik bölgesinde ABD şirketleriyle olası enerji iş birliğini araştırdığını açıkladı. Putin ayrıca Beyaz Saray'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile gerçekleştirdiği son görüşmelere ilişkin yakın tarihli medya haberlerini doğruladı.</p><p>Putin, "Yakın zamana kadar Avrupalı ortaklar sahalarımızda bizimle birlikte çalışıyordu; Çinli ortaklar ise hâlâ orada çalışıyor. Şimdi Amerikalı ortaklarla ortak çalışma olasılığını araştırıyoruz" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/putinden-rus-gazini-disla-719_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297311</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/liverpoolin-altinda-saklanan-tunellerin-sirri-cozuldu-297311</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Liverpool'ın altında saklanan tünellerin sırrı çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin Liverpool kentinde Joseph Williamson tarafından 19. yüzyılın başlarında kazdırılan tünellerin, işsiz erkeklere çalışma ve beceri edinme imkânı sağlamak amacıyla inşa edildiği düşünülüyor. Gönüllüler, onlarca yıllık kazıların ardından bu sonuca ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Liverpool'ın altında saklanan tünellerin sırrı çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'nin Liverpool kentinde sokakların en az 60 fit altında uzanan, yüzyıllardır gizemini koruyan geniş bir tünel ağı bulunuyor. Belki de bir mil kare veya daha geniş bir alana yayılan yapının girişinde, soyulmuş ve grafitilerle kaplı Georgian dönemi evinin cephesi duruyor.</p><p>Duvarın solundaki plakette buranın Joseph Williamson'ın (1769-1840), "Edge Hill Köstebeği"nin eski evi olduğu ve mülkün Friends of Williamson Tunnels'ın himayesinde bulunduğu yazıyor. Ön duvar çelik kirişlerle desteklenirken, camı olmayan pencereler gökyüzünü çerçeveliyor.</p><p>Ziyaretçiler, faal bir kazı alanındaki inşaat karavanında baretlerini ve sarı yüksek görünürlüklü yeleklerini giyerek 19. yüzyılın başlarında tütün tüccarı Joseph Williamson'ın talimatıyla kazılan çok katlı tünel ve odalar ağına iniyor.</p><p>Tüneller, yeniden keşfedildikleri 21. yüzyılın başlarına kadar moloz ve enkazla doldurulmuş hâlde, bir asırdan uzun süre gizli kaldı. Ardından gönüllüler tarafından titizlikle kazılarak ortaya çıkarıldı. Çalışmaların amacı, tünellerin neden inşa edildiğini bulmaktı.</p><p>Yıllar boyunca tünellerin kaçak malların taşınmasında kullanıldığı ya da kıyamet günü bekleyen bir tarikatın karargâhı olduğu yönünde çeşitli teoriler ortaya atıldı. Tur rehberi Tom Stapledon, araştırmacıların 30 yıldır Williamson'ın hikâyesini anlamlandırmaya çalıştığını söylüyor.</p><h3>Uzun süredir kayıp mahzen sistemi bulundu</h3><p>Bilinen yaklaşık bir düzine tünel bölümünün en büyüğü olan Paddington alanına 1999'da ulaşıldı. Stapledon, çevrede öğrenci konutları inşa eden işçilerin yardımıyla, uzun süredir kayıp binaların altındaki mahzen sistemine giriş bulduklarını belirtiyor.</p><p>Yerel kumtaşından elle oyulan ve tonozlu tuğla tavanlarla tamamlanan geniş odalara merdivenle iniliyor. Kuru ve aydınlık ilk oda, zarif bir şarap mahzenini andırıyor. Odanın sonunda Williamson ile eşi Elizabeth'in portreleri yer alıyor.</p><p>Williamson Yorkshire'da doğdu ve 11 yaşında Liverpool'a taşındı. Elizabeth'in babası Richard Tate'in yanında tütün tüccarlığı eğitimi aldı. Bu iş ve diğer girişimleri sayesinde servet biriktirdikten sonra 1803'te işletmenin başına geçti. Williamson ile Elizabeth'in çocukları olmadı ve servetlerini bırakabilecekleri bir mirasçıları bulunmuyordu.</p><p>Yeraltındaki yapı yalnızca tek bir tünelden oluşmuyor. Bir odadan tarih öncesi mezar odasını andıran karanlık bir çıkmaza, aşağıdaki odalara inen basamaklara ve 19. ile 20. yüzyıllara ait tabak, şişe ve küçük oyuncak bebek başlarının sergilendiği başka bir bölüme geçiliyor.</p><p>Bu nesneler, tünellerin 1990'larda yeniden keşfedilmesinden sonra yürütülen kazılarda bulundu. Sergilenen eserler ve tünellerin kendisi, Liverpool'ın geçmişine açılan bir pencere sunuyor.</p><p>19. yüzyılın başlarında Liverpool, zenginliğin tüccar sınıfında toplandığı gelişen bir liman kentiydi. Rıhtımlarda çalışanlar için yaşam zorluydu. Sanayi Devrimi'nin makineleşmesi zanaatkârları işsiz bırakırken, 1815'te Napolyon Savaşları'nın sona ermesi terhis edilen askerlerin kente gelmesine yol açtı.</p><p>Joseph Williamson 1806'da Edge Hill'de arazi satın aldığında, kentin iki veya üç mil dışındaki gelişmemiş bölgede varlıklı bir banliyö kurmayı amaçladı. Cadde boyunca evler inşa ettirdi ve yerin altındaki sert kırmızı kumtaşını çıkardı.</p><p>Stapledon'a göre Williamson, 34 yıl boyunca adamlarına kumtaşını kazdırdı ve çoğu durumda kazıların üzerine evler yaptırdı. Ancak proje tamamen gizlilik içinde yürütüldü. Williamson planlarından kamuoyuna söz etmedi, kimseyi çalışmaları görmeye davet etmedi ve tünellerin amacı ya da kapsamını açıklayan yazılı kayıt veya harita bırakmadı.</p><p>Çalışanlarına sessiz kalmaları talimatı verildiği düşünülen Williamson'ın yeraltındaki faaliyetleri, ölümünden birkaç yıl sonrasına kadar ortaya çıkmadı. Daha sonra tüneller, üstteki binalardan çıkan çöpler ve yıkıntılarla dolduruldu; yapı unutuldu ve halkın hafızasında silik bir anıya dönüştü.</p><p>Tarihçi Charles Hand'in makaleleri, 1926'da resmî araştırmaların başlatılmasını sağladı. Tünellere duyulan ilgi yeniden canlanırken, Joseph Williamson Society 1989'da kuruldu. Bu oluşum zamanla alanı koruyan iki ayrı grubun ortaya çıkmasına yol açtı.</p><p>Bu gruplardan biri Friends of Williamson Tunnels, diğeri ise Williamson'ın ölümünden sonra inşa edilen ahırlarda bulunan Williamson Tunnels Heritage Centre. Friends of Williamson Tunnels daha geniş bir alanı ve daha uzun bir turu kapsıyor; Heritage Centre'ın ise küçük bir ziyaretçi merkezi bulunuyor.</p><h3>Williamson'ın yeraltındaki ziyafet salonu</h3><p>Ortaya çıkarılan alanlar içinde en etkileyici bölüm, Friends of Williamson Tunnels'ın 27 fit yüksekliğindeki "Ziyafet Salonu". Katedral benzeri alana üst kattan giriliyor ve 65 fit uzunluğundaki bölüme iskele basamaklarıyla iniliyor.</p><p>Ziyaretçilerin üzerinde durduğu yüzey gerçek bir zemin değil. Friends of Williamson Tunnels, yoğun moloz tabakasının en kalın yerinde 20 fit derinliğe ulaşabileceğini tahmin ediyor. Yalnızca bu odadaki kazılar bile gönüllülerin onlarca yıllık çalışmasının ürünü.</p><p>"Ziyafet Salonu" adı, Williamson'ın varlıklı konuklarını evine çağırıp onlara mütevazı bir pastırma ve fasulye yemeği sunduğu yönündeki muhtemelen gerçek dışı hikâyeden geliyor. Rivayete göre konukların çoğu öfkeyle ayrılınca Williamson, sadık ziyaretçilerine bu salonda görkemli bir şölen verdi.</p><h3>Abartılı hikâyelerin kaynağı ortaya çıktı</h3><p>Williamson Tunnels Heritage Centre'da tur düzenleyen rehber ve gönüllü Billy Moran, Williamson hakkındaki abartılı hikâyelerin çoğunun John Stonehouse adlı bir yazardan kaynaklandığını söylüyor.</p><p>Bu anlatılar arasında Williamson'ın toynaklarını kendi omuzlarına yerleştirdiği bir atla kiliseye gittiği iddiası ve Edge Hill'den geçen, bugün Liverpool'dan Londra'ya uzanan West Coast Main Line'ı inşa eden demiryolu işçileriyle yaşadığı karşılaşma bulunuyor.</p><p>Olay 1830'larda, lokomotif taşımacılığının ilk dönemlerinde yaşandı. Demiryolu işçileri, fazla derine kazdıklarını ve Cehennem'e yaklaştıklarını düşünmeye başlamıştı. Bunun ardından beklemedikleri tuhaf bir tünelle karşılaştılar.</p><p>Williamson'ın adamları pusuya yatmıştı. Çamura bulanmış ve çığlıklar atarak dışarı fırladılar. En son çıkan Williamson, işçilerle el sıkışıp onları Edge Hill'e davet etti ve tüneller hakkında ders verebileceğini söyledi. Moran, Williamson'ın birçok açıdan tuhaf bir adam olduğunu belirtiyor.</p><h3>Tünellerin ardındaki olası amaç hayırseverlik</h3><p>Her iki Williamson kuruluşu da tünellerin en olası amacının hayırseverlik olduğu sonucuna ulaştı. Buna göre Williamson, hayatın zor olduğu bir dönemde erkeklere dürüstçe çalışma ve beceri edinme imkânı sağlamak için kazı faaliyetlerini sürdürdü.</p><p>Stapledon, bu erkeklerin aksi hâlde sokak köşelerinde bekleyebileceğini, başlarını belaya sokabileceğini, hapse girebileceğini ve ailelerini besleyemeyeceğini söylüyor. Edge Hill'deki binalar yükselirken adamlar, sağlam kumtaşının derinliklerinde kazı yapıyordu. Bazı zamanlarda yalnızca çukur kazıyor, sonra bu çukurları yeniden dolduruyorlardı.</p><p>Gönüllülerin tünelleri temizlemesi ve labirentin ne kadar derine uzandığını anlaması yıllar sürdü. Stapledon, tünellerin ticari bir girişim olmasının mümkün olmadığını ve yapının fazla sıra dışı olduğunu belirtiyor.</p><p>Moran, Edge Hill'deki yerel kilisenin Williamson'ın yaşadığı döneme ait vaftiz kayıtlarını koruduğunu ve minnettar ailelerden bazılarının çocuklarına onun onuruna isim verdiğini aktarıyor. Ona göre Williamson, başka seçeneği olmayan ve yalnızca mahallenin tuhafı için çukur kazmak zorunda kalan insanlar için çok şey yaptı.</p><p>İtalya'da, inşaat alanlarında işçileri izleyen emeklilik yaşındaki erkekler için "umarell" sözcüğü kullanılıyor. Williamson tünelleri ve kazı çalışmaları da yüzyıllardır pek çok kişide derin bir merak uyandırıyor.</p><p>Friends of Williamson Tunnels'ın inşaat karavanında gönüllüler her hafta bir araya geliyor. Mike Rogers ve Clare O'Keefe, grup için kekler getiriyor. Rogers, "Great British Bake Off" düzeyindeki kek ve çörek yenilikleriyle tanınıyor.</p><p>Friends of Williamson Tunnels, ziyaretçilere çarşamba ve pazar günleri tur düzenliyor. Williamson Tunnels Heritage Centre ise cuma, cumartesi ve pazar günleri açık.</p><p>Stapledon, 19. yüzyılın başlarında Williamson'ın tünelleri insanları meşgul etmenin bir yolu olarak kullandığını söylüyor. Ardından ekliyor: "Şimdi bile, doğru, erkekleri meşgul ediyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/liverpoolin-altinda-sakla-531_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297310</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cumhuriyet-bayrami-tatili-trafigi-vurdu-istanbulda-yogunluk-yuzde-89a-cikti-297310</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı tatili trafiği vurdu! İstanbul'da yoğunluk yüzde 89'a çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı arifesinde öğleden sonra başlayan resmi tatilin etkisiyle trafik yoğunluğu Anadolu Yakası'nda yüzde 89'a ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı tatili trafiği vurdu! İstanbul'da yoğunluk yüzde 89'a çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte öğle saatlerinden itibaren Anadolu ve Avrupa yakalarında D-100 kara yolu, TEM Otoyolu ile bağlantı yollarında ve köprü geçişlerinde trafik yoğunluğu arttı.</p><p>Özellikle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün bağlantı yolları ile TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun bazı kesimlerinde trafik akışı yavaşladı.</p><p><strong><b>İSTANBUL'DA TRAFİK KİLİTLENDİ</b></strong></p><p>Anadolu Yakası'nda Üsküdar, Ümraniye ve Ataşehir çevresindeki ana arterlerde yoğunluk görülürken, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün bağlantı yollarında trafik yoğunluğu oluştu.</p><p>D-100 kara yolunun Kadıköy, Maltepe ve Kartal çevresindeki bazı kesimlerinde de araçlar ağır seyrediyor.</p><p>Avrupa Yakası'nda ise Şişli, Kağıthane ve Beşiktaş çevresindeki ana arterler ile köprü bağlantı yollarında trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Cevizlibağ, Haliç Köprüsü, Okmeydanı ve Mecidiyeköy çevrelerinde de çift yönlü trafik yavaş ilerliyor.</p><p>D-100 kara yolunda Avcılar ve Haramidere mevkileri ile TEM Otoyolu'nun Bahçeşehir mevkisinde araçlar yavaş seyrediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/trafkyounluu1-28102026fe7c45c8.jpg"/><p><strong><b>ANADOLU YAKASI'NDA YOĞUNLUK YÜZDE 89'A ÇIKTI</b></strong></p><p>Yenibosna ve Bahçelievler mevkilerinde Ankara istikametinde, Basın Ekspres Yolu'nun Güneşli mevkisi ile TEM Otoyolu'nun Mahmutbey Gişeleri Edirne istikametinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>TEM Otoyolu'nun Seyrantepe ve Hasdal çevresindeki bazı kesimlerinde de trafik akışı yavaşladı.</p><p>Trafik yoğunluğuyla birlikte toplu taşıma duraklarında da kalabalık oluştu.</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) trafik yoğunluğu haritasına göre, kent genelindeki yoğunluk yüzde 80'e çıktı. Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 72 olarak ölçüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/cumhuriyet-bayrami-tatili-786_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297309</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cop31in-dijital-gucu-turk-telekom-olacak-zirvenin-teknoloji-altyapisi-milli-sirketten-297309</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COP31'in dijital gücü Türk Telekom olacak! Zirvenin teknoloji altyapısı milli şirketten]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye başkanlığında kasımda düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) 'Master Partner' olarak üst düzey sponsorluk kategorisinde yer alacak Türk Telekom, 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olarak da zirvenin dijital ihtiyaçlarını uçtan uca çözümlerle karşılayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COP31'in dijital gücü Türk Telekom olacak! Zirvenin teknoloji altyapısı milli şirketten]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, teknolojiyi sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü araçlarından biri olarak konumlandıran Türk Telekom, COP31 kapsamında teknoloji gücünü ve sürdürülebilirlik vizyonunu Antalya&#39;ya taşıyor.</p><p>Buluşmanın güçlü bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesi için çalışmalarını sürdüren şirket, enerji verimliliğini destekleyen yeni nesil teknolojileri, uçtan uca çözümleri, güçlü fiber ve mobil ağıyla COP31&#39;in dijital omurgasını oluşturuyor.</p><p>Zirvede en üst düzey sponsorluk kategorisi &quot;Master Partner&quot; olarak yer alacak olan şirket, aynı zamanda &quot;Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji&quot; destekçisi olarak da zirvenin dijital ihtiyaçlarını uçtan uca çözümlerle karşılayacak.</p><p>Zirve alanında veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan bütüncül bir sistem hazırlayan şirket, COP31 zirvesini fiber hızıyla dünyaya bağlamaya hazırlanırken, 5G teknolojisi dahil yüksek kapasite ve tam kapsama sağlayacak çözümlerle etkinliğin dijital dünyasını şekillendiriyor.</p><p>Şirket, Birleşmiş Milletler yetkilileri, ülke delegasyonları, diğer katılımcılar ve ziyaretçilere güçlü bir bağlantı deneyimi sunulması amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p><p>Canlı yayınlar için hazırlanan fiber altyapı ve yüksek kapasiteyle performans sunan yedekli santral altyapısı sayesinde zirvenin iletişim ihtiyaçlarının güvenli biçimde karşılanması hedefleniyor.</p><p><b>- TÜRK TELEKOM, COP31'İN TEKNOLOJİ ALTYAPISINI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞIYLA SAĞLAYACAK</b></p><p>Açıklamada değerlendirmesine yer verilen Türk Telekom CEO&#39;su Ebubekir Şahin, teknolojiyi yalnızca bağlantı sağlayan bir güç olarak değil, ekonomik ve toplumsal değer yaratan, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir geleceğin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirtti.</p><p>Şahin, Türkiye&#39;nin dijital dönüşüm yolculuğu için 2005&#39;ten bu yana 24,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirerek fiber altyapı güçlendirdiklerini, yeni nesil ağ teknolojileri geliştirdiklerini, çevre dostu teknolojileri şebekelerine entegre ettiklerini ve yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdürdüklerini bildirdi.</p><p>&quot;Yarına Sözümüz Var&quot; yaklaşımı doğrultusunda, gerçekleştirdikleri yatırımların yarının dünyasına katkı sunması için çalıştıklarını vurgulayan Şahin, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Bu vizyonumuz doğrultusunda Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31&#39;de en üst düzey sponsorluk kategorisi olan &#39;Master Partner&#39; olarak yer alıyoruz. Aynı zamanda COP31&#39;in &#39;Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji&#39; destekçisi olarak geleceğimize yön verecek iklim kararlarını teknoloji gücümüzle Antalya&#39;dan tüm dünyaya taşıyacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine yerleştirirken, bu yaklaşımımızı COP31&#39;e taşıdığımız teknoloji gücümüzle somutlaştırıyoruz.&quot;</p><p>Enerji verimliliğini odağına alan yeni nesil teknolojileri, kaynakların etkin kullanımını destekleyen dijital çözümleri ile güçlü fiber ve mobil ağlarıyla zirvenin teknoloji altyapısını sürdürülebilirlik anlayışları doğrultusunda hayata geçirdiklerini belirten Şahin, &quot;COP31&#39;de de bu teknoloji ve yatırım gücümüzü sahaya taşıyarak zirvenin ihtiyaç duyduğu iletişim altyapısını uçtan uca sağlayacağız. Teknolojinin dönüştürücü gücünü sürdürülebilirlik anlayışımızla birleştirerek gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/cop31in-dijital-gucu-turk-942_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297308</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ingiltere-lig-kupasinda-arsenal-4-lig-ekibine-elendi-297308</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere Lig Kupası'nda Arsenal, 4. Lig ekibine elendi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Lig Kupası'ndaki olaylı maçta Arsenal, 4. Futbol Ligi (EFL League Two) ekibi Fleetwood Town'a penaltılarla elendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere Lig Kupası'nda Arsenal, 4. Lig ekibine elendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Highbury Stadı'nda oynanan son 16 karşılaşmasının 4. dakikasında sahanın üzerinde uçan izinsiz bir dron nedeniyle maç 8 dakika durduruldu.</p><p>Aranın ardından tekrar başlayan mücadelede Fleetwood Town, 21. dakikada Aaron Loupalo-Bi'nin attığı golle öne geçerken Arsenal 50. dakikada Viktor Gyökeres ile beraberliği sağladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/d5a6af89f33149408068-281020268587ff64.jpg"/><p>Maçın 85. dakikasında Arsenal'de Max Dowman kırmızı kart görürken, karşılaşmanın kalan bölümünde başka gol olmayınca penaltı atışlarına gidildi.</p><p>Penaltılarda rakibine 5-3 üstünlük sağlayan Fleetwood Town, çeyrek finale adını yazdırdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/ingiltere-lig-kupasinda-a-777_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297307</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/baskentray-marmaray-ve-izban-29-ekimde-ucretsiz-297307</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkentray, Marmaray ve İZBAN 29 Ekim'de ücretsiz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirirken, terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkentray, Marmaray ve İZBAN 29 Ekim'de ücretsiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatan uğruna canlarını veren tüm şehitleri rahmetle, gazileri de şükranla andıklarını ifade etti.</p><p>Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümünü, Türkiye Yüzyılı vizyonu rehberliğinde, milletçe duyulan derin gurur ve coşkuyla idrak ettiklerini belirten Uraloğlu, 29 Ekim 1923'ün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde, bağımsızlık ve özgürlük idealinin, milletçe hayata geçirildiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.</p><p>Uraloğlu, Cumhuriyet'in geleceğe umutla bakılmasını mümkün kılan, zorluklar karşısında azmi pekiştiren ve bilimden teknolojiye, kültürden altyapıya kadar birçok alanda ilerlemenin temel dayanağı olduğunun altını çizdi.</p><p>Bu özel günde ortak değerler etrafında daha da kenetlendiklerine işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye Yüzyılı hedefiyle birlik ve beraberlik duygumuzu güçlendirirken, terörsüz bir Türkiye hedefini de kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu ideal, milletimizin ortak iradesiyle gerçekleştireceğimiz aydınlık geleceğin önemli bir parçasıdır. Barış ve istikrarı güçlendirerek kaynaklarımızı üretim, yenilik ve kalkınmaya yönelteceğiz. Güçlü altyapısı ve canlı ekonomisiyle yükselen Türkiye'yi birlikte inşa edecek, barış, kardeşlik ve güvenin hakim olduğu bir geleceği gençlerimize bırakacağız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/marmarayvezban-281020268b1a2a8b.jpg"/><p><strong>BAŞKENTRAY, MARMARAY VE İZBAN 29 EKİM'DE ÜCRETSİZ OLACAK</strong></p><p>Uraloğlu, Bakanlık olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, çevre dostu, dijitalleşmeye öncülük eden, hızlı, güvenli ve ekonomik ulaşım projelerine de ara vermeden devam ettiklerini belirtti.</p><p>Bölgesel ve uluslararası bağlantıları güçlendiren stratejik yatırımlarla Türkiye'nin her köşesine modern altyapı götürdüklerini aktaran Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Milletimizin refahına katkı sağlıyoruz. Bayram coşkusunu milletimizle paylaşmak amacıyla 29 Ekim'de Ankara'da Başkentray, İstanbul'da Marmaray, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ve Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı ile İzmir'de İZBAN hatlarımız tüm gün ücretsiz olacaktır. Bu sayede vatandaşlarımız bayram gününü şehirlerimizde daha rahat ve keyifli geçirebilecek, Cumhuriyet coşkusunu daha geniş kitlelerle yaşayabilecektir. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatan uğruna canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum."</p><p>Bakan Uraloğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı en içten duygularla kutlayarak sağlık, huzur ve mutluluklar dileğinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/baskentray-marmaray-ve-iz-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297306</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fon-koordinasyon-kurulu-toplandi-tasfiye-kapsamindaki-fonlarda-odeme-takvimi-aciklandi-297306</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fon Koordinasyon Kurulu toplandı! Tasfiye kapsamındaki fonlarda ödeme takvimi açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı, tasfiye sürecindeki yatırım fonları kapsamında 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar liralık ayni ve nakdi ödeme yapıldığını açıkladı. Olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise ilk ara ödemelerin 30 Ekim Cuma günü başlamasının öngörüldüğü bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fon Koordinasyon Kurulu toplandı! Tasfiye kapsamındaki fonlarda ödeme takvimi açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanlıktan yapılan açıklamada, 8. Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildiği belirtildi.</p><p>Toplantıya, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıkların ilgili kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:</p><blockquote>"Önceki Fon Koordinasyon Kurulu kararlarına istinaden, SPK tarafından tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını sağlayacak 22 Ekim 2026 tarihli ve 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 7596 sayılı Kanun kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun 27 Ekim 2026 tarihli ve 76/1903 sayılı Kararı ile tasfiye ve ödemelere ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiştir.</blockquote><p>SPK'nın 15 Ekim 2026 tarihli Kararı ile tasfiye ödemelerine başlanan Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş.'nin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemleri ile ilgili olarak, 31 fonun 27'sinin tasfiye işlemleri 23 Ekim 2026 itibarıyla büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bu kapsamda, toplam 26 bin 152 adet hesaba 27,2 milyar lira ödenmiştir. Söz konusu grubun kalan 4 fonunun tasfiyesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Böylece, başından bu yana tasfiye sürecinde olan fonların sayısı 131'den 38'e düşmüş, 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar lira tutarında ayni ve nakdi tasfiye ödemesi yapılmıştır."</p><p>Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) nezdinde oluşturulan hesaplara iadelerin devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, şu bilgilere yer verildi:</p><blockquote>"MASAK, fon soruşturmasına konu şirketler, manipülasyon şüphesi bulunan kişiler ve gerçekleştirilen şüpheli işlemlerin ve fonların gerçek faydalanıcıları hakkında yurt dışı bağlantılı çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. TBMM'de kabul edilen 7596 sayılı Kanun ve ilgili SPK usul ve esas Kararı ile süreçleri netleşen olağanüstü tasfiye kapsamında bulunan fonlarla ilgili olarak, ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülmektedir. Diğer yandan, bir daha benzer sorunların yaşanmaması adına yapısal adımları içerecek Kanun Teklif taslağı konusunda teknik hazırlıklar hızlandırılacaktır. Sektör paydaşları ile istişare edilerek olgunlaştırılacak taslak, Meclisimizin takdirine sunulacaktır."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/fon-koordinasyon-kurulu-t-714_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297305</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/guvenlik-kamerasi-olmayan-kapali-tesiste-vahset-iki-iran-leopari-40-yillik-bakicisini-katletti-297305</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güvenlik kamerası olmayan kapalı tesiste vahşet! İki İran leoparı 40 yıllık bakıcısını katletti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hollanda'daki Beekse Bergen safari parkında iki İran leoparının saldırısına uğrayan 40 yıllık hayvan bakıcısı, başından ve boynundan aldığı yaralar nedeniyle günler sonra hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güvenlik kamerası olmayan kapalı tesiste vahşet! İki İran leoparı 40 yıllık bakıcısını katletti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda'daki Beekse Bergen safari parkında görev yapan deneyimli hayvan bakıcısı, iki İran leoparının saldırısına uğradıktan günler sonra hayatını kaybetti. Park, olayla ilgili bağımsız soruşturma başlatacağını açıkladı.</p><h3>Leoparların bulunduğu bölümde saldırıya uğradı</h3><p>Yaklaşık 40 yıldır Beekse Bergen'de çalışan kadın bakıcı, cumartesi günü kapalı bir tesiste iki İran leoparıyla ilgilendiği sırada saldırıya uğradı.</p><p>Başından ve boynundan yaralanan bakıcı acil ameliyata alındı. Park yönetimi, kadının salı günü yaşamını yitirdiğini duyurdu.</p><p>Beekse Bergen, güney Hollanda'da bulunan parkta çalışmaya 17 yaşında başlayan bakıcının dört on yıl boyunca aralıklarla görev yaptığını belirtti.</p><p>Parkın açıklamasında, "Onun vefatı hepimizi derinden etkiledi; kalplerimiz ailesi, arkadaşları ve sevdikleriyle birlikte. Şu anda önceliğimiz ailesine ve çalışma arkadaşlarına destek olmak" ifadeleri kullanıldı.</p><h3>Olayın nasıl gerçekleştiği bilinmiyor</h3><p>Genellikle personelden uzak tutulan iki leopar, kötü hava koşulları nedeniyle kapalı bölüme alınmıştı. Bölümde güvenlik kamerası bulunmadığı için saldırı sırasında tam olarak ne yaşandığı henüz netleşmedi.</p><p>Yerel haber sitesi NL Times'ın aktardığına göre bakıcı, aldığı yaralara rağmen telsizle çalışma arkadaşlarını uyarmayı başardı. Durumu kritik olan kadın, ardından helikopterle hastaneye götürüldü.</p><p>Park sözcüsü, Omroep Brabant'a yaptığı açıklamada leoparların doğal davrandığını ve hayvanlara ötenazi uygulanmayacağını söyledi. Sözcü, "Onlar yırtıcı ve öyle kalmaya devam edecekler" dedi.</p><p>Beekse Bergen, ziyaretçilerin ve personelin taziyelerini iletebilmesi için bir anma alanı oluşturacağını açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/guvenlik-kamerasi-olmayan-671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297304</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rubin-gozlemevi-gunes-sisteminin-yeni-cuce-gezegen-adayini-kesfetti-297304</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rubin Gözlemevi Güneş sisteminin yeni cüce gezegen adayını keşfetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rubin Gözlemevi, Plüton'un ötesinde yörüngede bulunan ve çapının 600 ile 1.500 kilometre arasında olduğu tahmin edilen 2026 ED138 adlı cüce gezegen adayını ortaya çıkardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rubin Gözlemevi Güneş sisteminin yeni cüce gezegen adayını keşfetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Güneş sisteminin resmî listesine yeni bir cüce gezegen ekleyebilir. Geçici olarak 2026 ED138 adı verilen uzak ve buzlu gök cismi, Plüton'un ötesinde yörüngede bulunuyor. Cisim, bu ayın başlarında NSF-DOE Vera C. Rubin Gözlemevi'ndeki Simonyi Survey Telescope'tan elde edilen verileri inceleyen bir bilim insanı tarafından fark edildi.</p><p>İlk ölçümler, ED138'i Neptün'ün ötesinde şimdiye kadar keşfedilmiş en büyük cüce gezegen adayları arasına yerleştiriyor. Doğrulanması hâlinde cisim, International Astronomical Union tarafından tanınan Plüton, Ceres, Eris, Haumea ve Makemake'nin arasına katılacak.</p><p>Sonuçlar, Harvard &amp; Smithsonian Center for Astrophysics'te kıdemli astrofizikçi olan Matthew Holman ve University of Washington'da astronomi profesörü ve Rubin'in Güneş sistemi ekibinin lideri Mario Juri&#263; tarafından düzenlenen basın toplantısında sunuldu. Adayı ilk olarak Holman fark etti; Juri&#263; ise ek gözlemlere katkıda bulundu.</p><p>Holman, "Cüce gezegen olarak doğrulanması hâlinde ED138, çok küçük bir gök cismi ailesine katılacak" dedi. "Rubin, güney gökyüzünün tamamını 10 yıl boyunca tekrar tekrar görüntüleyecek; dolayısıyla önceki araştırmaların gözden kaçırdığı yerlerde saklanan başka cisimler varsa artık onlara ulaşabileceğiz."</p><p>Juri&#263;, "Yaklaşık 1.000 kilometre (620 mil) genişliğinde bu kadar büyük bir cisim bulmak, belki de bir nesilde bir kez gerçekleşen bir olay" dedi. "Bu, yaklaşık 20 yıldır bulunan en büyük trans-Neptün cismi ve Rubin teleskobu hâlâ devreye alma aşamasındayken onu ortaya çıkardı."</p><h3>ED138'in izini on yıllık görüntüler boyunca sürdüler</h3><p>Holman, 13 Ekim akşamı, Rubin'in 2026'nın başlarında topladığı verileri meslektaşı Kevin Napier'le geliştirdiği bir arama kodundan geçiriyordu. Kod, hareket eden cisimlere ilişkin milyarlarca tespiti incelemek, bunları karşılaştırmak ve aynı cisme karşılık gelen tespitleri bulmak üzere tasarlanmıştı. Holman bu yöntemle ED138'i ortaya çıkardı ve parlaklığıyla uzaklığının cismin alışılmadık derecede büyük olduğunu hemen fark etti.</p><p>Holman, "İlk tepkim heyecan ve inanamama karışımıydı" dedi. "Bunun gibi cisimler çok nadir; bu yüzden hemen ben ya da kod bir hata mı yaptı diye kontrol etmeye başladım."</p><p>Şüpheleri ortadan kaldırmak için Juri&#263;, Rubin'in kataloglarını ve görüntülerini taradı ve Mart 2026'ya kadar geriye giden 20 ek gözlem buldu. Ekip ayrıca ED138'i 2016'ya kadar uzanan diğer araştırmalara ait arşiv görüntülerinde de tespit etti. Böylece cismin yörüngesinin 10 yıldan uzun bir bölümünü izleyebildi.</p><h3>Büyüklük tahmini cüce gezegen olasılığını güçlendirdi</h3><p>ED138 şu anda yaklaşık 46 astronomik birim (au) uzaklıkta bulunuyor. Bir au, Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklığa eşittir. Karşılaştırma için cüce gezegen Plüton, ortalama 40 au uzaklıkta yörüngede bulunuyor. Bu durum ED138'i, Güneş'in Neptün'den daha uzakta yörüngede bulunan cisimlerini ifade eden trans-Neptün cismi (TNO) sınıfına sokuyor.</p><p>Bilim insanları, Güneş sisteminin nasıl oluştuğunu, dev gezegenlerin zaman içinde nasıl göç ettiğini ve daha küçük cisimlerin bu süreç boyunca nasıl saçıldığını anlamak için TNO'ların büyüklüğünü, bileşimini ve yörünge güzergâhlarını inceliyor.</p><p>TNO'ların tümü cüce gezegen adayı sayılmıyor; ayrım, cismin büyüklüğüne ve şekline dayanıyor. Bir cismin cüce gezegen olabilmesi için kendi kütle çekiminin onu yuvarlak bir şekle sokmasına yetecek kadar kütleli olması gerekiyor. Ekip, ED138'in uzaklığına, parlaklığına ve tahmin edilen yüzey yansıtıcılığına dayanarak cismin büyüklüğünün 600 ile 1.500 kilometre (370 ile 930 mil) arasında olduğunu tahmin ediyor. Bu büyüklükteki buzlu cisimlerin yuvarlak olması bekleniyor. Kesin büyüklüğünü ölçmek ve cüce gezegen niteliğini doğrulamak için daha fazla gözlem yapılması gerekiyor.</p><h3>Kalabalık yıldız alanında saklanan cisim bulundu</h3><p>ED138, Samanyolu düzlemine yakın, milyonlarca yıldızla dolu kalabalık bir gökyüzü bölgesinde bulundu. Çoğu teleskop için ED138, sayısız arka plan kaynağı arasında kaybolmuş durumdaydı. Bu durum, cismin muhtemelen şimdiye kadar keşfedilmemesinin nedeniydi.</p><p>Rubin Gözlemevi'nin Güney Yarım Küre gökyüzünü düzenli ve kesintisiz biçimde izlemesi, milyonlarca ila milyarlarca ışık noktasını tarayarak küçük hareketli cisimlere karşılık gelenleri belirleyen güçlü algoritmalarla birleşince, ekibin ED138'i kalabalık alan içinde fark etmesini sağladı.</p><p>ED138, Legacy Survey of Space and Time (LSST) hazırlıkları kapsamında erken verileri toplamaya başladığından bu yana Rubin tarafından keşfedilen ve hızla büyüyen Güneş sistemi cisimleri örneklemine katıldı. LSST'nin Haziran 2026'da resmen başlamasından önce, nisan ayında Rubin'in Güneş sistemi ekibi yaklaşık 380 yeni TNO'nun da aralarında bulunduğu 11.000'den fazla yeni asteroide ilişkin gözlemleri duyurmuştu.</p><p>Ekip o dönemde bu kapsamlı veri sunumunu "buzdağının görünen kısmı" olarak nitelendirmiş ve LSST başladıktan sonra gelecek keşifler konusunda heyecanını dile getirmişti. ED138'in keşfiyle bu beklentiler gerçeğe dönüşüyor.</p><p>Juri&#263;, "Rubin, hız, derinlik ve hassasiyetin birleşimi sayesinde gökyüzünü keşfetme konusunda bize eşi benzeri görülmemiş bir kapasite sunuyor" dedi. "Keşif ise yalnızca başlangıç: Yeni bir cisim belirlediğimizde aylar, hatta bazen on yıllar öncesine dönerek, kimsenin bakmayı akıl etmediği görüntülerde onu bulabiliyoruz. Cisimleri hem keşfetme hem de 'önceden keşfetme' becerisi, yörüngelerini ne kadar hızlı ve doğru belirleyebileceğimizi ve uzak Güneş sistemini nasıl anlayacağımızı dönüştürüyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/rubin-gozlemevi-gunes-sis-713_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297303</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/enerji-dunyasinda-taslar-yerinden-oynuyor-gunes-panelleri-nukleer-santralleri-geride-birakti-297303</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enerji dünyasında taşlar yerinden oynuyor! Güneş panelleri nükleer santralleri geride bıraktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fotovoltaik enerjinin 2026 sonunda dünya elektrik üretiminin yüzde 10'unu oluşturması bekleniyor. Bu eşik, güneş enerjisinin nükleer fisyonu geride bırakacağı anlamına gelirken büyümenin merkezinde Çin'in düşük maliyetli üretimi bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enerji dünyasında taşlar yerinden oynuyor! Güneş panelleri nükleer santralleri geride bıraktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fotovoltaik enerjinin 2026 sonunda dünya elektrik üretiminin yüzde 10'unu oluşturması bekleniyor. Bu eşik aşıldığında güneş enerjisi, nükleer fisyonu geride bırakacak.</p><p>Oxford Üniversitesi'nde enerji ve iklim politikası profesörü Jan Rosenow, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Güneş enerjisi artık enerji dönüşümünün motoru" dedi.</p><p>BBC'nin haberine göre, dünya genelindeki nükleer enerji üretimi son 26 yılda büyük ölçüde sabit kaldı. Aynı dönemde güneş enerjisi üretimi yaklaşık 2.700 kat arttı.</p><h3>Çin güneş enerjisinin maliyetini düşürdü</h3><p>Güneş enerjisindeki hızlı büyümenin büyük bölümü Çin'e dayanıyor. Ülkedeki devasa üretim kapasitesi, fotovoltaik enerjinin maliyetini benzeri görülmemiş düzeyde düşürdü.</p><p>ABD'de nükleer enerji sektörünü yeniden canlandırmayı hedefleyen çok sayıda girişim ortaya çıksa da fisyon enerjisini ticarileştirme çabaları henüz ilerleme sağlayamadı. Ülkedeki nükleer enerji inşaat projelerinin maliyeti de son yıllarda hızla arttı.</p><p>Bu tablo, karmaşık enerji yatırımlarının ölçek büyüdükçe ucuzlaması gerektiğini savunan geleneksel altyapı anlayışına meydan okuyor.</p><h3>Ucuz güneş enerjisi yeni bir çıkış yolu sunuyor</h3><p>Dünyanın geri kalanı için ucuz güneş enerjisi, hem günlük yaşamda hem de uzun süredir devam eden petrol ekonomisinden kopuş açısından giderek daha önemli bir seçenek hâline geliyor.</p><p>Rosenow'ya göre bundan sonraki mesele alternatif enerjiye erişim değil, az gelişmiş ve aşırı sömürülen ülkelerde altyapının dengeli biçimde geliştirilmesi.</p><p>Rosenow, "Asıl büyük soru artık güneş enerjisinin büyüyüp büyümeyeceği değil, enerji sistemlerimizin ve kurumlarımızın buna ayak uydurup uyduramayacağı" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/enerji-dunyasinda-taslar--806_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297302</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankara-icin-ortak-akil-bulusmasi-bakan-kurum-mansur-yavasi-kabul-etti-297302</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara için ortak akıl buluşması! Bakan Kurum, Mansur Yavaş'ı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede başkentin ihtiyaçları, şehircilik çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin konular değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara için ortak akıl buluşması! Bakan Kurum, Mansur Yavaş'ı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı makamında kabul etti.  </p><p>Bakan Kurum, yapılan görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı Bakanlığımızda kabul ettik. Başkentimizin ihtiyaçlarını, şehircilik alanındaki çalışmalarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin konuları değerlendirdik. Ankara'mız için ortak akılla çalışmaya, hemşehrilerimizin hayatına değer katacak her adımı desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/ankara-icin-ortak-akil-bu-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297301</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/parkinson-hastalarina-buyuk-umut-dogdu-tip-dunyasini-ayaga-kaldiran-arastirma-297301</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Parkinson hastalarına büyük umut doğdu! Tıp dünyasını ayağa kaldıran araştırma]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Rotenona 21 gün boyunca maruz bırakılan farelerde hareket ve denge sorunları görüldü ancak belirtiler bir yıl içinde geriledi. Araştırmacılar, iyileşmenin hayatta kalan dopamin üreten nöronların işleviyle ilişkili olabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Parkinson hastalarına büyük umut doğdu! Tıp dünyasını ayağa kaldıran araştırma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üç hafta boyunca rotenon adlı pestisite maruz kalan laboratuvar fareleri yavaş hareket etti ve dengelerini korumakta zorlandı. Ancak maruziyet sona erdikten sonra hayvanları izleyen bilim insanları, bu Parkinson benzeri sorunların herhangi bir tedavi uygulanmadan zamanla hafiflediğini gördü.</p><p>Bir yılın sonunda fareler, hareket testlerinde aynı yaştaki kontrol fareleri kadar iyi performans gösterdi. Medical College of Wisconsin'den sinirbilimci Xuelin Lou, Parkinson benzeri bozuklukların ortadan kalkmasının "tamamen beklenmedik" olduğunu söyledi.</p><p>iScience dergisinde yayımlanan çalışmada Lou ve meslektaşları, hücre biyoloğu Prince Joshi ve fizyolog Fan Fan, rotenon maruziyeti sona erdikten uzun süre sonra hayvanlarda neler olduğunu inceledi.</p><h3>Hareket sorunları aylar içinde geriledi</h3><p>Parkinson hastalığı, hareketleri kontrol etmeye yardımcı olan dopamini üreten hücrelere zarar verir. Rotenon ise hücrelerde enerji üreten mitokondrilere müdahale ederek hastalığın bazı özelliklerini hayvanlarda yeniden oluşturur.</p><p>Rotenon ve bazı diğer pestisitlere maruz kalmak, insanlarda daha yüksek Parkinson riskiyle ilişkilendirilmiştir. Ancak bu ilişkiler tek başına nedenselliği kanıtlamaz. Rotenon modellerini kullanan deneylerin çoğu, maruziyetin erken dönem etkilerine odaklanır.</p><p>Araştırmacılar genç yetişkin erkek farelere 21 gün boyunca her gün rotenon enjeksiyonu yaptı. Kontrol farelerine ise toksin içermeyen aynı enjeksiyon karışımı uygulandı.</p><p>Deneyin başlamasından sonraki dört hafta içinde rotenona maruz kalan fareler daha kısa mesafeler kat etti, daha yavaş hareket etti ve denge ile koordinasyonu ölçen döner çubukta kalmakta zorlandı. Kaygı benzeri davranışı değerlendirmek için kullanılan yükseltilmiş labirentin açık ve duvarsız kollarını da daha az keşfetti.</p><p>Daha uzun süreli takip, kademeli bir değişim ortaya koydu. Açık alan hareket testinde maruz kalan fareler yaklaşık dört ay içinde kontrol grubuyla aynı düzeye ulaştı. Yedi ayda döner çubuktaki performansları da kontrollerden anlamlı ölçüde farklı değildi. Gruplar 12 ayda kaygıyla ilişkili testlerde benzer sonuçlar verdi.</p><h3>Beyin dokusu hücrelerin kaybolmadığını gösterdi</h3><p>Araştırmacılar, hareketlerle ilişkili orta beyin bölgesi substantia nigra pars compacta'yı inceledi. Dopamin üretimi için gerekli tirozin hidroksilaz (TH) enzimini kullanarak dopamin üreten hücreleri belirlediler.</p><p>Maruziyetten kısa süre sonra, TH ile saptanabilen hücrelerin sayısı ve yoğunluğu rotenona maruz kalan farelerde yaklaşık yüzde 40 daha düşüktü. Ancak nöronları daha geniş biçimde işaretleyen ikinci bir belirteç, toplam nöron yoğunluğunun korunduğunu gösterdi.</p><p>Lou, "Bulgularımız, onların yalnızca kimliklerini kaybettiğini gösteriyor" dedi. Hayatta kalan bazı hücreler, dopamin üreten nöronlar olarak tanımlanamayacak kadar az TH üretmiş olabilir. Bu nedenle TH-pozitif sayımda görünmemeleri, öldüklerini kanıtlamıyordu.</p><p>12 ayda TH-pozitif hücre sayıları ve yoğunluğu iki grupta karşılaştırılabilir düzeye geldi. Ancak enzim sinyali, maruz kalan farelerde hâlâ daha zayıftı.</p><p>Yaşlanma, karşılaştırmayı zorlaştırdı. 12 ayda incelenen kontrol farelerindeki TH-pozitif hücre yoğunluğu, erken dönemde incelenen kontrollere kıyasla yaklaşık yüzde 45 daha düşüktü. Maruz kalan farelerde ise bu yoğunluk iki ölçüm arasında çok az değişti. Lou, farkın nedeninin bilinmediğini söyledi.</p><p>Doku ölçümleri her zaman noktasında farklı hayvanlardan alındı. Her iki grup da yaşlandıkça döner çubuktaki performansında düşüş gösterdi. Bu nedenle yaşlı kontrollerle eşleşmeleri, farelerin gençlik dönemlerindeki durumlarına döndükleri anlamına gelmiyordu.</p><h3>İyileşmenin mekanizması henüz bilinmiyor</h3><p>Lou, iyileşmenin hayatta kalan dopamin üreten nöronların daha iyi işlev göstermesini ve bu nöronların yaşa bağlı kayba dirençli olmasını yansıtabileceğini açıkladı. Kullanılan yöntemler tek tek nöronları zaman içinde izleyemediği için bu iki katkıyı birbirinden ayırmak zor.</p><p>İyileşme mekanizması net değil. Lou, hayatta kalan nöronların yeni dallar oluşturması, bağlantılarında uyarlamalar meydana gelmesi ve hücresel metabolizmayı gen etkinliğine bağlayan değişiklikler gibi olasılıkların araştırılması gerektiğini söyledi. Ekip, bu direnci neyin sağladığını incelemeyi sürdürüyor.</p><p>Diğer bilim insanları farelerde Parkinson benzeri belirtiler için deneysel bir ilaç kombinasyonunu test etti. Bu çalışmada ise davranışsal farklılıklar herhangi bir müdahale olmadan ortadan kalktı.</p><p>Çalışmada yalnızca erkek fareler incelendi. 12 aylık analizlerde, ölçüme bağlı olarak her grupta üç ila sekiz hayvan kullanıldı.</p><p>Fare modellerinde, anormal biçimde değiştirilmiş alfa-sinüklein proteininin önemli ölçüde birikmesi de dahil olmak üzere insan Parkinson hastalığının bazı özellikleri bulunmuyordu. Rotenon ayrıca hareket testlerini etkileyebilen kas zayıflığına ve genel hastalığa yol açabilir.</p><p>Lou, "Bulgular, pestisite maruz kalmanın zararsız olduğu anlamına gelmiyor veya pestisit maruziyeti ile Parkinson hastalığı riski arasındaki ilişkiyi çürütmüyor" uyarısında bulundu.</p><p>Lou, "Bu çalışmadan çıkarılan sonuç doğrudan hastalara veya risk altındaki çalışanlara genellenmemeli" dedi.</p><p>Bulguların insanlar açısından önemini ortaya koymak için insanlardan elde edilen kanıtlara ya da insan dopamin üreten hücreleri ve dokuları üzerinde yapılan çalışmalara ihtiyaç duyulacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/parkinson-hastalarina-buy-679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297300</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/rtukten-sozcu-tv-ve-koza-tvye-ceza-297300</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[RTÜK'ten Sözcü TV ve Koza TV'ye ceza]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini ihlal gerekçesiyle Sözcü TV ve Koza TV'ye ceza verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[RTÜK'ten Sözcü TV ve Koza TV'ye ceza]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>RTÜK'ten yapılan açıklamaya göre, Kurul, Sözcü TV'de 25 Ekim'de yayınlanan "Simge Fıstıkoğlu ile İyi Ki Hafta Sonu" isimli programdaki yayın ihlallerini görüştü.</p><p>Söz konusu programda sunucu Simge Fıstıkoğlu'nun Gazeteci Murat Ağırel'in "Sarıgül Soruşturması" kapsamında tutuklanmasıyla ilgili ekrana getirdiği haberde ve yaptığı yorumlarda yayının bütünü itibarıyla izleyicide Murat Ağırel'in gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklandığı yönünde bir kanaat oluşturduğu tespit edildi.</p><p>Ayrıca yayında Ağırel'in AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek hakkındaki iddialarının veriliş biçimi, kullanılan ifadeler ve farklı beyanların haber içerisindeki ağırlığının da izleyicinin konu hakkında sağlıklı kanaat oluşturabilmesini engellediği ifade edildi.</p><p>Bu nedenle Sözcü TV'ye söz konusu program içeriğinin, doğrulanmamış iddiaların aktarılış biçimi ve izleyicinin özgürce kanaat oluşturmasına etkisi bakımından, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunda yer alan "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz..." hükmünü ihlal etmekten yaptırım uygulandı.</p><p><strong><b>KOZA TV'YE DOĞRULUK İLKESİNİ İHLALDEN CEZA</b></strong></p><p>Koza TV'de 21 ve 23 Ekim'de yayınlanan, moderatörlüğü Evren Özalkuş tarafından yapılan "Doğrusunu İstersen" isimli programlardaki yayın ihlalleri de Kurul'da ele alındı.</p><p>Fon soruşturmasıyla ilgili program konuklarından İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu ve Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın iddiaları ve program sunucusunun da iddialara ilişkin herhangi bir sorgulama ya da düzeltme yapmadığı ve hatta konuğun doğru olup olmadığı bilinmeyen ifadelerini tasdik ettiği görüldü.</p><p>Üst Kurul tarafından Koza TV'ye "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberleri soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlamamak" ilkesini ihlal etmekten ceza verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/rtukten-sozcu-tv-ve-koza--782_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297299</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turk-devletleri-ankarada-hazar-gecisli-orta-koridor-gucleniyor-297299</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk devletleri Ankara'da! Hazar Geçişli Orta Koridor güçleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi kapsamında Ankara'da düzenlenecek Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na ev sahipliği yapacak. Görüşmelerde ekonomik ve stratejik iş birliğinin somut sonuçlara dönüştürülmesi ile Hazar Geçişli Orta Koridor'un güçlendirilmesi öne çıkacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk devletleri Ankara'da! Hazar Geçişli Orta Koridor güçleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ankara'da 29-30 Ekim'de gerçekleştirilecek 13. TDT Zirvesi kapsamında düzenlenecek toplantıyla TDT Dışişleri Bakanları, biri olağan, dördü ise gayriresmi olmak üzere, bu yıl beşinci kez konsey toplantısında bir araya gelmiş olacak.</p><p>TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda, TDT bünyesindeki işbirliği alanları ile Teşkilatın kurumsallaşmasına yönelik çalışmalara dair istişarelerde bulunulması öngörülüyor.</p><p>Toplantının sonunda, Teşkilatın işleyişiyle ilgili idari ve mali nitelikli bazı belgelerin onaylanması bekleniyor.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan'ın, toplantı kapsamında ayrıca mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler yapması planlanıyor.</p><p>Bakan Fidan'ın söz konusu toplantıda gerçekleştireceği hitabında TDT çatısı altında, Türk devletleri arasındaki siyasi diyalog ile ortak hareket etme kabiliyetinin güçlendirildiğinin ve ortak tarih, dil, kültür ve kardeşlik bağlarının somut işbirliklerine dönüştürüldüğünün altını çizmesi bekleniyor.</p><p>Türkiye'nin TDT Dönem Başkanlığı süresince, Teşkilatın kurumsal kapasitesinin artırılmasına, sekretaryanın beşeri ve mali imkan ve kabiliyetlerinin geliştirilmesine ve Türk İşbirliği Teşkilatları arasındaki eş güdümün yoğunlaştırılmasına öncelik verileceğini ifade etmesi beklenen Fidan'ın, enerji, ticaret, yatırımlar, dijital dönüşüm ve savunma sanayisi başta olmak üzere ekonomik ve stratejik işbirliğinin somut sonuçlara dönüştürülmesinin ve özellikle Hazar Geçişli Orta Koridor'un güçlendirilerek Asya ile Avrupa arasındaki bağlantısallığın ve ekonomik dayanıklılığın tahkiminin önemini vurgulaması öngörülüyor.</p><p>Bakan Fidan'ın ayrıca Afganistan'daki gelişmelere ve bahse konu gelişmelerin bölgesel güvenlik, istikrar ve bağlantısallık üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, TDT üye ve gözlemci ülkeleri arasında bu konudaki istişare ve koordinasyonun artırılması gerektiğini dile getirmesi bekleniyor.</p><p><b>- TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI</b></p><p>"Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi", 3 Ekim 2009'da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan arasında imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile teşkil edilirken, kuruluşun ismi, 2021'de İstanbul Zirvesi'nde alınan kararla "Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)" olarak değiştirildi.</p><p>Teşkilatın ana hedefleri arasında Türk devletleri arasında karşılıklı güven ortamının pekiştirilmesi, siyasi dayanışmanın güçlendirilmesi, ekonomik ve teknik işbirliğinin geliştirilmesi ve derinleştirilmesi, Türk Dünyası'nın tarihi ve kültürel birikiminin kayıt altına alınması ve tanıtılmasının sağlanması yer alıyor.</p><p>Sekretaryası İstanbul'da bulunan TDT'nin, beş üyesi (Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan) ve dört gözlemcisi (Macaristan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) bulunuyor.</p><p><b>- TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI 13. ZİRVESİ</b></p><p>Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, 29-30 Ekim'de Ankara'da düzenlenecek. Zirve, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Türk Dünyası Yüzyılı" vizyonundan ve İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarından ilhamla belirlenen "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/turk-devletleri-ankarada--732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297298</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/anadolu-ajansi-haber-odulleri-tbmmde-duzenlenen-torenle-sahiplerini-buldu-297298</link>
      <pubDate>2026-10-28T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı Haber Ödülleri TBMM'de düzenlenen törenle sahiplerini buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bu yıl ikincisi düzenlenen Anadolu Ajansı Haber Ödülleri, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile çok sayıda davetlinin katıldığı törenle sahiplerini buldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anadolu Ajansı Haber Ödülleri TBMM'de düzenlenen törenle sahiplerini buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de habercilik sektörünün gelişimini desteklemek, etik değerlerin korunmasını sağlamak, güvenilir ve kaliteli içerik üretimini teşvik etmek amacıyla Anadolu Ajansı (AA) tarafından TBMM himayelerinde gerçekleştirilen Anadolu Ajansı Haber Ödülleri töreni, TBMM Tören Salonu'nda yapıldı.</p><p>Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmada, geleneksel habercilikte üstün başarı gösteren çalışmaların yanı sıra dijital medya ve modern habercilik tekniklerini yenilikçi bir vizyonla uygulayan projeler değerlendirildi, farklı kategorilerdeki 7 ödül sahiplerini buldu.</p><p>"Halide Edip Kadın Gazeteciler Özel Ödülü"ne, "Tanıdık bir yaşam, çalınmış bir anlatı" haberiyle Fokus Plus'tan Sare Aydın layık görüldü.</p><p>"TDK Haberde Türkçe Kullanımı Özel Ödülü"nü, "Türk kültür tarihine bir ışık: Saraycık Testisi'nde Kutadgu Bilig izleri" başlıklı haberiyle TRT Haber'den Ayşe Şimşek, "En İyi Yeni Medya Haberi Ödülü"nü "Gazze'nin Beyaz Önlüklü Direnişçisi" başlıklı haberiyle GZT'den Zeynep Rana Çetin aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885187.jpg"/><p>"En İyi Televizyon Haberi Ödülü"nü "Sessiz işgal Chabad" haberiyle Habertürk Televizyonu'ndan Behesti Abdullah Tekin ve Mertcan Öztürk, "En İyi Yazılı Basın Haberi Ödülü"nü "4 Taksitle Tetikçi" haberiyle Milliyet Gazetesi'nden Çiğdem Yılmaz, "Parlamento Özel Ödülü"nü Sabah Gazetesi'nden Ali Ekeyılmaz, "Yılın Haberi Ödülünü" ise "Mattia Ahmet Minguzzi" haberiyle Sabah Gazetesi'nden Erdoğan Yapık kazandı.</p><p>Aydın'a ödülünü AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Şimşek'e ödülünü İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Çetin'e ödülünü HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Öztürk'e ödülünü İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çiğdem Yılmaz'a ödülünü eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Ekeyılmaz'a ödülünü eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Yapık'a ödülünü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885225.jpg"/><p><b>TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: TRT VE ANADOLU AJANSININ ÇALIŞMALARI SİYONİST PROPAGANDAYI TERS YÜZ ETMİŞTİR</b></p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze'de yaşanan insanlık dramının ve siyonist rejimin gerçekleştirdiği soykırımın dünyaya duyurulmasında TRT ve AA'nın yürüttüğü çalışmaların önemine dikkati çekerek, "Türkiye'nin iki ana habercilik unsuru olan TRT'nin ve Anadolu Ajansının büyük gayretleriyle hakikati gerçekten ortaya çıkarma çalışmaları, küresel ölçekte herhalde kabili kıyas olmayan fevkalade güçlü siyonist propaganda mekanizmasını ters yüz etmiştir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885224.jpg"/><p>Bu yıl ikincisi düzenlenen törenin açılışında yaptığı konuşmada Kurtulmuş, AA'nın haber ödüllerinin ikincisini idrak etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu salonda çok çeşitli programlar yapıyoruz. Bu programlar içerisinde hiç şüphesiz, Anadolu Ajansının yapmış olduğu haber ödülü programının ayrıcalıklı bir yeri var. Geçen sene ilkini yaptık, bu sene ikincisini yapıyoruz. Eğer nasip olur önümüzdeki sene üçüncüsünü de yapmak mümkün olursa bundan sonra da artık bu iş gelenekselleşmiş anlamına gelir ve inşallah uzun süre devam eder. Anadolu Ajansının değerli yöneticilerini, İletişim Başkanımızı ve bütün emeği geçen arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Gazetecilik mesleğinin önemine dikkati çeken Kurtulmuş, bu meslek için vazgeçilmez olan temel hususlardan birisinin, gerçeğin ve hakikatin peşinde koşmak olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Gerçeğin, hakikatin peşinde koşmadan habercilik de gazetecilik de yapılamaz." diye konuştu.</p><p>Özverili ve fedakar çalışmalar gerçekleştirmekten asla yılmamak gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, "Yeri geldiği zaman uykusuz, yeri geldiği zaman zor seyahatler, yeri geldiği zaman baskı ortamlarıyla muhatap olmak ama asla hakikatin ortaya çıkması konusunda fedakar çalışmalardan vazgeçmemek herhalde habercinin en temel şiarlarından birisidir. Haberciliğin de meslek ilkelerinden, temel ilkelerinden birisidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885193.jpg"/><p>Kurtulmuş, adanmışlık duygusuyla hareket ederek gerçeğin ve hakikatin ortaya çıkması için cesur bir şekilde faaliyetleri sürdürmek gerektiğini aktararak, bunlardan birisi eksik olursa tam manasıyla başarılı bir habercilikten bahsetmenin mümkün olmayacağını vurguladı.</p><p>Son yıllarda özellikle Gazze'deki insanlık dramlarının, siyonist rejimin soykırımının dünyaya duyurulmasında TRT ve AA'nın ortaya koyduğu çalışmalara dikkati çeken Kurtulmuş, "Türkiye'nin iki ana habercilik unsuru olan TRT'nin ve Anadolu Ajansının büyük gayretleriyle hakikati gerçekten ortaya çıkarma çalışmaları, küresel ölçekte herhalde kabili kıyas olmayan fevkalade güçlü siyonist propaganda mekanizmasını ters yüz etmiştir." şeklinde konuştu.</p><p>Bugün dünyada siyonist rejimin ve küresel siyonist habercilik mekanizmasının sahip olduğu etkinin başka hiçbir grupla kıyaslanamayacak kadar güçlü olduğuna işaret eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Beşeri anlamda söylüyorum ama bizatihi hakkın, haklı olmanın vermiş olduğu güç ise her şeyin üstündedir. Eskilerin çok sık tekrarladığı bir söz: 'Hak en üstündür. Asla hak olana, haklı olana kimse üstün gelemez.' Dolayısıyla Filistin'de haberci kardeşlerimizin, dostlarımızın canları pahasına ortaya koydukları, hakkı tutup kaldırma faaliyetleri de İsrail'in küresel ölçekteki siyonist propaganda mekanizmasını yerle bir etmiş, onun örtmeye çalıştığı gerçekleri su yüzüne çıkarmıştır. Bundan dolayı da dünyada Filistin davasına destek veren bütün Filistinli gazetecileri ve bütün Filistin dostu gazetecileri tebrik ediyorum, şehitlere Cenabıallah'tan rahmet diliyorum."</p><p><b>"HER ZAMAN HAKKIN, HAKİKATİN SÖZCÜSÜ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>Türkiye'nin büyük hedefleri bulunan bir ülke olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye formülüyle ifade ettiğimiz şey sadece tek bir kurumun, sadece tek bir alanın çok güçlü olmasıyla ifade edilemez, gerçekleştirilemez." diye konuştu.</p><p>Sadece bir alanda güçlü olmanın "güçlü, büyük Türkiye" idealinin oluşması için yeterli olmayacağının altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>"Ekonomisiyle, sanayisiyle, ordusuyla, savunma sanayisiyle, demokrasisiyle, Meclis'iyle her alanda güçlü olan bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz. Hiç şüphesiz bunun başında gelen alanlardan birisi de medyanın güçlü olduğu bir Türkiye olmaktır. Medyası güçlü olmayan, medyasının söylediği sözün itibarı olmayan, medyada dile getirilen konuların Türkiye ve dünya gündeminde etkisi olmayan Türk medyasının, güçlü Türkiye hedefine de katkı sunmayacağı aşikardır. Onun için diyoruz ki sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye'nin vazgeçilmez unsurlarından birisi de güçlü bir Türk medyasına sahip olmak, Türkiye'nin medyasının bütün kurumlarıyla, kamu kurumlarıyla, kamu medyacılığıyla ve özel sektör medyacılığıyla güçlü olması için gayret sarf etmektir. Bu çerçevede medyamızda bu niyetle hareket eden herkesi takdirle ifade ediyoruz. Özellikle Anadolu Ajansının bu sürede ortaya koymuş olduğu performansı da takdirle karşıladığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum."</p><p>İsrail'de Netanyahu ve çetesinin Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması sürecinde sunulan delillerin önemli bir kısmının, AA ve TRT tarafından tespit edilen deliller olduğunu aktaran Kurtulmuş, "Bu, fevkalade önemlidir. Hakkın, hakikatin ortaya çıkarılması için bu çabayı da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Anadolu Ajansı ve TRT başta olmak üzere Türk medyasının tamamında bu gücü inşallah en güzel şekilde kullanacağız ve her zaman hakkın, hakikatin sözcüsü olmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.</p><p>Ödül töreninin hayırlı olmasını temennisinde bulunan Kurtulmuş, "Jüride görev yapan değerli arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Yarışmaya katılan çok sayıda arkadaşımızın arasında titizlikle seçimler yapıldı ve 7 kategoride biraz sonra ödüllerini tevdi edeceğimiz arkadaşlarımız Anadolu Ajansının Haber Ödülleri'ne layık olacaklar. Kendilerini tebrik ediyorum, Anadolu Ajansını tebrik ediyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885229.jpg"/><p><b>İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: HAKİKATİN GÖRÜNÜR KILINMASI AMACIYLA VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı olarak hakikatin görünür kılınması amacıyla var güçleriyle çalıştıklarını belirterek, "Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, sahte içeriklerin hızlıca tespit edilmesi ve doğru bilgilendirmenin yapılabilmesi için bütün kamu kurumlarımızla beraber çalışıyor." dedi.</p><p>Duran, konuşmasında, Milli Mücadele günlerinde, Gazi Mustafa Kemal'in talimatıyla kurulan AA'nın ilk yıllarda milletin haklı davasını tüm dünyaya anlatmak gibi stratejik bir sorumluluğu üstlendiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885228.jpg"/><p>AA'nın, her geçen gün güçlenen içeriği ve yayın çizgisiyle Türkiye'nin en köklü kurumlarından biri haline geldiğini vurgulayan Duran, bugün dünya çapında bir kapasiteye ulaşan Anadolu Ajansı'nın, son yıllarda hem hakikatin sesini güçlü biçimde duyuran hem de Türkiye'de ve dünyada olanları kayıt altına alan güçlü bir hafızaya dönüştüğünü anlattı.</p><p>Duran, "106 yıl önce milletimizin haklı davasına ses olmak için yürütülen mücadelenin bugün, dezenformasyona ve manipülasyona karşı hakikatin sesini yüceltmek sorumluluğuyla devam ettiğine canı gönülden inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu dönemde televizyonun ve yazılı basının yerini büyük ölçüde dijital mecraların aldığına dikkati çeken Duran, mecralar değişse dahi küresel aktörlerin medyayı hala "kitleleri tek tipleştirmenin" bir aracı gibi görmeye devam ettiğini, geçmişte kitle iletişim aracı olarak televizyonların bu yönde bir misyonu bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Duran, geçmiş dönemlerde televizyonda sunulan bilgilerin kamuoyu tarafından mutlak doğru kabul edildiğini, zaman zaman çıkar çatışmaları ve ideolojik önceliklerin hakikatin kendisi gibi takdim edildiğini aktardı.</p><p>Soğuk Savaş'tan sonra tek kutuplu bir dünya kurulurken küresel medyanın, askeri müdahalelerin meşrulaştırılma mecrası olduğunu anlatan Burhanettin Duran, 1991 yılında Körfez Savaşı'nın, taraflı ve tek yönlü biçimde CNN televizyonundan günlerce canlı yayınlandığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885227.jpg"/><p><b>"ÖLDÜRENLERİ NAKLEN İFŞA ETTİNİZ"</b></p><p>CNN'in yayınları ile savaş ve ölümün insanların eğlencesi haline getirildiğini söyleyen Duran, "Ekranlarda boy gösteren silah uzmanları ve petrole bulanmış karabatak kurmacası zaten milyonların zihninde başka bir halkın bombalanmasının rızasını oluşturmuştu." dedi.</p><p>Savaş sürerken ünlü Fransız düşünür Jean Baudrillard'ın, televizyonlara çıkarak "Bu bir komando seremonisidir." ifadesini kullandığını hatırlatan Duran, Körfez Savaşı'nın, ekran başında izleyenler için bir gösteri olduğunu vurguladı.</p><p>İletişim Başkanı Duran, ekranda bu gösteri izlenirken, şehirlerin bombalandığını, izleyicilerin iştahını kaybetmediğini ve uykularının kaçmadığını belirtti.</p><p>Savaş döneminde medyanın aktardığı olaylarla toplumları istediği gibi şekillendirdiğini ve dünya çapında istediği algıyı oluşturduğunu ifade eden Duran, şöyle devam etti:</p><p>"Peki bu anlattıklarım bugün için hala geçerli mi? İstenen olaylar tek tek bir merkezden ve aktardığım gibi tek yönlü inşa edilebiliyor mu? Benim cevabım, hayır. Clausewitz'in 'Savaş Üzerine' eserini bilirsiniz. O kitapta insanlığın neredeyse neolitikten ateşli silahların icadına kadar benzer yöntemlerle savaştığı anlatılır. Ateşli silahlar, savaş taktiğinin seyrini, mecrasını, sonsuza kadar değiştirmiştir. Ben de benzer bir durumu bugün dijital mecralar için olduğunu düşünüyorum. Bu mecralar, algoritmalara ve teknofaşizme rağmen içerik üretmenin doğasını da geri dönülemez şekilde değiştirmiştir. Körfez Savaşı'nda sahte görüntülerle Bağdat'ın bombalanmasını meşrulaştıran ve kitlelerde rıza oluşturan medya, bugün aynı rızayı Gazze için oluşturamadıysa işte sizlerin, gazetecilerin, Ajansımızın bu mecraları üst düzey kullanılması etkili oldu. Sizler, 7 Ekim'den beri birçok dilde yaptığınız ısrarlı yayınlarla, savaş bölgesindeki varlığınızla, sahadan getirdiğiniz bilgilerle, 'Kanıt, Tanık, Sanık' gibi yayınlarla, hakim bir anlatıyı yerle bir ettiniz. Sizler, ölümü naklen yayınlamadınız, öldürenleri naklen ifşa ettiniz. Uykusu kaçmadan, mağduru ve mazlumu gösteri malzemesi yapan yekpare bir savunma hattını yıktınız. Bugün bu anlatı çeşitlendiyse ve hakikat evlere, kalplere sızdıysa bu, fedakar gazeteciler sayesinde oldu."</p><p><b>"GAZETECİLİĞİN YOL GÖSTERİCİ NİTELİĞİNE HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYORUZ"</b></p><p>Duran, yıllarca Gazze'deki hukuksuz ablukayı, Filistin'de hayatı cehenneme çeviren kontrol noktalarını ve kendisine 'Yerleşimci' diyen işgalcileri görmeyenlerin artık hakikati görmeye başladığının altını çizdi.</p><p>"Sesi olduğunuz her bir mazlum için gazetecilerimize teşekkür ediyorum." diyen Duran, İsrail'in, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında katlettiği gazetecileri andı.</p><p>Duran, şunları kaydetti:</p><p>"İletişim Başkanlığı olarak bizler de hakikatin görünür kılınması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, sahte içeriklerin hızlıca tespit edilmesi ve doğru bilgilendirmenin yapılabilmesi için bütün kamu kurumlarımızla birlikte çalışıyor. Bizim nazarımızda dezenformasyondan daha önemli bir konu ise vatandaşlarımızın medya okuryazarlığı refleksini kazanabilmesidir. Bu konuda eğitimlerimiz ve projelerimiz devam ediyor. Asıl amacımız, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sağlıklı iletişimi güçlendirmek ve ülkemizin iletişim ekosistemini çok daha güçlü hale getirmektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettikleri gibi 'Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür.' Bu bağlamda gazeteciliğin yol gösterici niteliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885198.jpg"/><p>Anadolu Ajansı Haber Ödülleri'nin, nitelikli gazeteciliği teşvik etmesi ve mesleki başarıyı takdir etmesi açısından önemli bir işe imza attığını belirten Duran, bu ödüllerin, hakikatin peşinden giden ve meslek ilkelerinden taviz vermeyen gazeteciliğin her zaman destekleneceğine dair bir umudu da diri tuttuğunu vurguladı.</p><p>Duran, "İletişim Başkanlığı olarak gazetecilerin sorunlarını yakından takip ediyor, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve mesleki imkanlarının geliştirilmesi için gayret gösteriyoruz. Bu anlayışla gazetecilerimizin ve medya kuruluşlarımızın yanında olmaya ve nitelikli, sorumlu haberciliği her zaman desteklemeye devam edeceğiz. Gazeteciliğin geleceğinin hala parlak olduğunu ve olması gerektiğini düşünmek istiyorum." şeklinde konuştu.</p><p>Ödül alan gazetecileri tebrik eden Duran, Haber Ödülleri platformunun oluşturulmasında emeği olanları, jüri üyelerini ve Anadolu Ajansı'nı kutladı.</p><p>Burhanettin Duran, himayeleriyle Anadolu Ajansı Haber Ödülleri'ne ev sahipliği yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a teşekkür etti.</p><b>"DOĞRU BİLGİYE DUYULAN İHTİYAÇ HİÇ DEĞİŞMEDİ"</b><p>AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, AA tarafından Türkiye'de habercilik sektörünün gelişimini desteklemek, etik değerlerin korunmasını sağlamak, güvenilir ve kaliteli içerik üretimini teşvik etmek amacıyla TBMM himayesinde düzenlenen yarışmanın Meclis Tören Salonu'ndaki ödül töreninde konuştu.</p><p>AA'nın, 6 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasından 17 gün önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulduğunu ve Milli Mücadele'nin sesini millete ve dünyaya duyurma amacıyla yola çıktığını aktaran Karagöz, "O günlerde doğru bilginin millete ulaştırılması, ortak bir iradenin oluşması ve Milli Mücadele'nin anlatılması hayati önem taşıyordu. Aradan 106 yıl geçti, haberin üretildiği araçlar, bilgiye ulaşılan mecralar ve iletişimin hızı büyük ölçüde değişse de doğru bilgiye duyulan ihtiyaç, bu 106 yılda hiç değişmedi." ifadelerini kullandı.</p><b>"MESLEKTAŞLARIMIZIN KOŞULLARINI KONUŞMAK ZORUNDAYIZ"</b><p>Yapay zeka destekli içerikler ve gerçeğe çok yakın sahte görüntülerin doğru bilgiye ulaşmayı daha da güçleştirdiğini belirten Karagöz, "Gazetecilerin işi yapay zekayla birlikte kolaylaşmadı, daha da zorlaştı. Dünya, sahte ile gerçeği ayırt etmenin yolunu arıyor. Bu yıl, Avrupa Birliği'nde yapay zekayla üretilen içeriklerin etiketlenmesi 2 Ağustos'tan itibaren zorunlu hale getirildi. Çünkü artık mesele yalnızca hangi içeriğin yapay zekayla üretildiği değil, gördüğümüze, duyduğumuza ve okuduğumuza ne ölçüde güvenebileceğimiz meselesidir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885207.jpg"/><p>Yapay zekanın hayatın her alanında etkisini artırdığını, medyanın ise bu dönüşümün en belirleyici alanlarından biri olduğunu belirten Karagöz, "Teknoloji haberin üretim biçimini değiştirebilir, teknoloji sayesinde haberin tüketim biçimi de değişebilir ancak gerçeği doğrulama sorumluluğu devredilemez. Haberin sorumluluğu daima gazetecilerdedir, makinelerde olamaz. Bu nedenle gazeteciliğin gücünü korumak, habercilik kuruluşlarının ve gazetecilerin kendi sorumlulukları kadar, karar alıcıların, kamu kurumlarının, medya yöneticilerinin ve toplumun ortak sorumluluğudur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Gazeteciliğin taşıdığı sorumluluklardan söz edilirken, bu mesleği icra eden gazetecilerin koşullarının da konuşulması gerektiğini vurgulayan Karagöz, "Bir gazeteciden hakikatin peşinden gitmesini bekliyorsak, bunu yapabileceği koşulları sağlamak, bizim gibi medya yöneticilerinin, medya patronajının ve kamunun sorumluluğudur." diye konuştu.</p><b>"GAZETECİLİĞİN KAYBOLMASI BİR ÇÖKÜŞ SENARYOSUDUR"</b><p>Gazetecilik mesleğinin yalnızca yapay zekanın getirdiği dönüşümle değil, giderek kötüleşen çalışma koşullarıyla da büyük bir tehdit altında kaldığını vurgulayan Karagöz, "Koşullar iyileştirilmediği takdirde, yakın gelecekte gazeteciliğin varlığını sürdürmesi mümkün olmayacaktır. Gazetecilik yok olacaktır." dedi.</p><p>"Gazetecinin itibarı, haberin itibarından ayrı düşünülemez." diyen Karagöz, gazetecilerin yok olması durumunda medyanın da yok olacağını söyledi.</p><p>Gazetecilerin emeğine değer veren ve mesleğin haklarını koruyan bir çalışma düzeni kurulmasının önemine değinen Karagöz, nitelikli haberciliği teşvik etmeyi bunun en önemli parçalarından biri olarak nitelendirdi.</p><p>Hakikatin gazeteciler tarafından kayda geçirilmesinin önem arz ettiğini vurgulayan Karagöz, başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan gazetecilerin, insanlık tarihinin en ağır krizlerini kayda geçirmek için büyük riskler altında çalıştıklarına dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885202.jpg"/><b>"GAZETECİLER BÜYÜK RİSKLER ALTINDA ÇALIŞIYOR"</b><p>"Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan gazetecilerin, insanlık tarihinin en ağır krizlerini kayda geçirmek için büyük riskler altında çalışıyor." değerlendirmesinde bulunan Serdar Karagöz, şöyle konuştu:</p><p>"İsrail yönetiminin 2023'ten bu yana Gazze'de öldürdüğü gazeteci sayısı 270'i aştı. Gazze'deki her 5 gazeteciden biri hayatını kaybetti. Bunlar arasında TRT ve Anadolu Ajansımızın muhabirleri de var. Anadolu Ajansı olarak Gazze'de yaşananları kayıt altına almak için yürüttüğümüz çalışmaların önemli bir parçası da 'Kanıt-Tanık-Sanık' kitap üçlemesi oldu. Bu çalışma, sahada belgelenen gerçeklerin korunması ve geleceğin hukuk mekanizmalarına aktarılması açısından kalıcı bir kayıt niteliği taşıyor. Bu görev sırasında hayatını kaybeden gazeteci meslektaşlarımı saygı ve rahmetle anıyorum."</p><p>AA Haber Ödüllerinin 7 farklı kategoride sahiplerini bulacağını söyleyen Karagöz, her ödülün arkasında büyük bir emek, sahada verilen bir mücadele ve hakikati anlatma çabası bulunduğunu kaydetti.</p><p>Jüri üyelerinin seçim yapmakta zorlanmasının meslektaşlarının ortaya koyduğu işlerin kalitesinin göstergesi olduğunu ifade eden Karagöz, ödül alan tüm meslektaşlarını tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885199.jpg"/><p><b>"BENİM İÇİN GURUR VERİCİ BİR ŞEY"</b></p><p>"En İyi Yazılı Basın Haberi" ödülünü "4 Taksitle Tetikçi" başlıklı haberiyle alan Milliyet Gazetesi'nden Çiğdem Yılmaz, dönem dönem silah ve uyuşturucu satışlarıyla ilgili haber yaptıklarını anlattı. Yılmaz, "Özellikle Telegram gruplarına bu tür satışı yapılan şeylere ulaşmak çok kolay. Yine bir gün İstanbul'da bir kuyumcu dükkanına bir saldırı gerçekleşmişti. Saldırıyı yapana da işte para karşılığında tutup yapılmış. Biz de bunun üzerine 'acaba gerçekten böyle tetikçiler var mı?' diye düşündük. Direkt Telegram gruplarına 'tetikçi arıyorum' yazdığımızda onlarca ilanla karşılaştık. Bunların 4-5 kişisiyle iletişime haline geçtik. Haber aslında böyle oldu." diye konuştu.</p><p>Ödülün kendisi için çok anlamlı olduğunu belirten Yılmaz, "'Anadolu Ajansı'nın düzenlemiş olduğu ödül törenlerinde ödül aldım' diyebilirim. Benim için gurur verici bir şey." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884087.jpg"/><p><b>"DAHA FAZLA ÜZERİNE GİDECEĞİZ İNŞALLAH"</b></p><p>"Türk Dil Kurumu (TDK) Haberde Türkçe Kullanımı Özel Ödülü"ne, "Türk kültür tarihine bir ışık: Saraycık Testisi'nde Kutadgu Bilig izleri" haberiyle layık görülen TRT Haber muhabiri Ayşe Şimşek ise Türk tarihine çok meraklı olduğunu ve Türk dünyası ile ilgili çalışmalar yaptığını söyledi.</p><p>Şimşek, Genel Türk Tarihi alanında yüksek lisans yaptığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Prof. Dr. Mesut Karakulak hocam Kazakistan'daki seyahatinde bir müzede Saraycık Testisi üzerinde Kutadgu Bilig'den sözler olduğunu keşfetmiş. Ben de Türk dünyasının bunu öğrenmesi gerektiğini düşündüm. Türk halkının, edebiyat, tarih okuyan öğrencilerin Kutadgu Bilig'in aslında sadece kitaplarda yer almadığını, herkesin bildiğini, her taşın üzerinde yer aldığını öğretmek istemiştim."</p><p>Ödülü kazandığını duyduğunda çok heyecanlandığını dile getiren Şimşek, "Türk diline, Türkçeye ve Türk dünyasına önem verilmesi benim için büyük gurur. Dilimiz, kimliğimiz. Türkçe, yaşayan hazinemiz. Meslek hayatımın ilk ödülü. Bu ilk ödülü Anadolu Ajansı tarafından almak, TBMM'de almak büyük bir gurur oldu." dedi.</p><p>"En İyi Televizyon Haberi Ödülü"ne "Sessiz İşgal Chabad" başlıklı haberiyle layık görülen Habertürk TV muhabiri Behesti Abdullah Tekin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki İsraillilerin yerleşimleriyle alakalı bir haber paketi yaptıklarını söyledi. Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884084.jpg"/><p>"Aslında biraz çekindiğim bir alandı. Kritik ve stratejik bir konuydu. Asimetrik bir hamle yapmaya çalıştık. Bu noktada aslında birçok farklı ödül programı var. Anadolu Ajansı'na özellikle dosya haberimi göndermek istedim. Çünkü hem Genel Müdür Serdar Karagöz'ün vizyonunu bildiğim için hem de Anadolu Ajansı'nın bugüne kadar yapmış olduğu projelerdeki detay noktasında ne kadar ehemmiyet verdiğini yani bir konu işleyişine, arka planına, geliş sürecine ve teknik aşamalarına dikkat ettiklerini bildiğim için 'bu haberle katılacağım' dedim. Ödülle alakalı telefon geldiğinde çok şaşırdım, çok mutlu oldum. Türkiye'nin medya alanındaki en stratejik, anlamlı, prestijli ödüllerinden bir tanesi. Anadolu Ajansı'nın bu haberimize layık görmesi bizi gururlandırdı ve motivasyon olmuş oldu. Daha fazla üzerine gideceğiz inşallah."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884082.jpg"/><p>"En İyi Televizyon Haberi Ödülü"nü "Sessiz İşgal Chabad" başlıklı haberiyle alan Habertürk TV kameramanı Mertcan Öztürk ise Türkiye'nin en prestijli ödüllerinden birine layık görülmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi.</p><p>Öztürk, "Bu işe başlama amacımız, edindiğimiz bilgiler doğrultusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde İsrailli vatandaşların toprak satın alımları gerçekleştirdiğini öğrendik. Bir basın mensubu olarak ne yapabiliriz diye harekete geçtik. Konutları, belgeleri, İsrailli vatandaşlara verilen Türk vatandaşlıklarını görüntüledik. Aldıkları Türk vatandaşlıkları sayesinde yüzde 50 artı 1 toprak satın alma hakkına sahip oluyorlardı, vatandaşlarla konuştuk, halkın nabzını tuttuk." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884080.jpg"/><p>Parlamento Özel Ödülü'ne layık görülen Sabah Gazetesi'nden Ali Ekeyılmaz, "Anadolu Ajansı yönetimine çok teşekkür ediyorum. Beni gururlandırdı. Çok ödüllerim var ama bunun yeri ayrı tabi. Meclis'te çalışmak tecrübe istiyor. Sanırım onu gözeterek verdiler." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"TÜRKİYE'DE CİDDİ BİR FARKINDALIK UYANDIRDI"</b></p><p>En İyi Yeni Medya Haberi Ödülü'ne "Gazze'nin Beyaz Önlüklü Direnişçisi" başlıklı haberiyle layık görülen GZT Özel İçerik Editörü Zeynep Rana Çetin, haberinde, Gazze'deki Kemal Advan Hastanesi Müdürü Husam Ebu Safiyye'nin hikayesini anlattığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884083.jpg"/><p>Safiyye'nin halen tutuklu olduğunu belirten Çetin, "Haberi yaptığım zaman çok büyük bir geri dönüş aldım. Türkiye'de ciddi bir farkındalık uyandırdı. Aynı zamanda Gazze'den de çok fazla destek ve teşekkür yorumu aldım. İnsanların hikayelerini duydukça konuya olan duyarlılığın arttığını fark ettim." dedi.</p><p>Çetin, Anadolu Ajansı Haber Ödülleri'nin düzenlenmesinden dolayı AA'ya teşekkür etti.</p><p>"Halide Edip Kadın Gazeteciler Özel Ödülü"ne, "Tanıdık bir yaşam, çalınmış bir anlatı" haberiyle layık görülen Fokus Plus'tan Sare Aydın, Filistin asıllı bir Türk olduğunu, İstanbul'da doğduğunu, 6 yaşında gittikleri Gazze'de 5 yıl kaldıklarını, sonra Türkiye'ye döndüklerini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884085.jpg"/><p>Gazze'de yaşadıkları sürede İsrail'in saldırılarına maruz kaldıklarını dile getiren Aydın, bu durum dolayısıyla gazeteci olduğunu kaydetti.</p><p>Filistinlilerin yaşadığı zulmü anlatmaya devam edeceğini vurgulayan Aydın, şöyle konuştu:</p><p>"Yaptığım çalışma tamamen tesadüf eseri karşıma çıkan bir videoyla oldu. Yahudi bir kadın, normal bir yaşam sürdürüyormuş gibi işgal edilmiş Filistin topraklarında yemek yaptığı, çocuğuyla ilgilendiği videolar çekiyordu. Ama bu kesitlerin arkasında aslında tamamen hiç normal olmayan şeyler yaşanıyor. İşgal genişliyor, bir sürü Filistinli'nin evleri gasbediliyor, zorla çıkartılıyor, hapse atılıyorlar ve bunu tamamen normal bir şekilde, normal hayat sürdürüyorlarmış gibi sosyal medyaya yansıtmaya çalışıyorlar. Ben de bunun arka planını, normal olmadığını, Filistinlilerin hayatı üzerinden kurulmuş bir yaşam olduğunu anlatmaya çalıştım."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42884086.jpg"/><p><b>"BU DENLİ BÜYÜK ETKİYE NEDEN OLMASI ÇOK SÜRPRİZ OLDU"</b></p><p>"Yılın Haberi Ödülü"nü, "Mattia Ahmet Minguzzi" haberiyle kazanan Sabah Gazetesi'nden Erdoğan Yapık, Kadıköy'de bıçaklanarak öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi'nin anneannesinin sosyal medyada yaptığı yorumu gördükten sonra haberin ortaya çıktığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42885211.jpg"/><p>Haberin çok büyük ses getirdiğini ve büyük gelişmelere sebep olduğunu aktaran Yapık, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Gazeteciliğin, gazetecilerin, muhabirlerin böyle ödüllendirilmesi çok değerli ve kıymetli. Bu anlamda Anadolu Ajansı'na ve jüri üyelerine çok teşekkür ediyorum, onore ettiler. Sağ olsunlar. Gazeteci, bir plan, program üzerine haber yapmaz, kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı yapar. Tabii ki etki bırakmasını, gündeme gelmesini ister fakat öyle bir planla da yola çıkmaz. Tek görevi kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. Bu haberin muhteviyatının gerçekten önemli olduğunu biliyordum. Zaten görür görmez de yazdım fakat bu denli büyük etkiye neden olması çok sürpriz oldu."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/anadolu-ajansi-haber-odul-612_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297297</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakirkoy-belediyesine-ihale-operasyonu-gozalti-sayisi-62ye-yukseldi-297297</link>
      <pubDate>2026-10-28T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakırköy Belediyesi'ne 'ihale' operasyonu: Gözaltı sayısı 62'ye yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakırköy Belediyesi'ne yönelik 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'irtikap' suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 62'ye yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakırköy Belediyesi'ne 'ihale' operasyonu: Gözaltı sayısı 62'ye yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu iddiasıyla başlatılan soruşturma sürüyor.</p><p>Soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen şüpheli sayısı 68'den 76'ya yükseldi. Dün 58 şüphelinin yakalandığı soruşturma kapsamında devam eden operasyonlarla 4 kişi daha gözaltına alındı.</p><p>Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/367a67b0bd7e4518a6ce-28102026a90d07ca.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>SORUŞTURMA</b></p><p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu, iş yeri çalışma ruhsatı talep eden işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği, talep edilen miktarı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin ise sürüncemede bırakıldığı şeklinde yapılan ihbarlar üzerine soruşturma başlatılmıştı.</p><p>"İhaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, 2024-2026 yıllarında Bakırköy Belediyesinin farklı müdürlüklerinin açık ve pazarlık usulüne tabi 42 ihale dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile HTS kayıtları ve MASAK raporları, iletişimin tespiti ve teknik araçla izleme tedbirlerinin değerlendirilmesi sonucu atılı suçlara iştirak ettiği değerlendirilen belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve belediye personeli ile ihalelere katılan firma temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 68 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.</p><p>Bunun üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen operasyonda, Bakırköy Belediyesi Başkan yardımcıları Nurcan Alan, Ali Rıza Akyüz, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Abdülhamit Pehlivan ve 2 meclis üyesinin de aralarında bulunduğu 58 şüpheli yakalanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/bakirkoy-belediyesine-iha-658_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297296</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-terorsuz-turkiye-icin-izleme-komisyonu-kurulacagini-acikladi-297296</link>
      <pubDate>2026-10-28T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye için izleme komisyonu kurulacağını açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin izlenmesine yönelik TBMM'de izleme komisyonunu en kısa sürede kuracaklarını belirterek, 'Bu konuyla ilgili partilerle müzakerelerimizi yapıyoruz. Meclis'te grubu olan bütün siyasi partilerle bu konudaki görüşlerini almak üzere müzakerelerimizi sürdüreceğiz.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye için izleme komisyonu kurulacağını açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, TBMM'nin 2027 yılı bütçesine ilişkin sunum yaptı.</p><p>Geçen yıl komisyonda yaptığı sunumda özellikle Türkiye'nin ayaklarındaki terör prangalarından kurtulması için yapılacak çalışmalarla parlamenter diplomasi faaliyetleriyle ilgili konuların öne çıktığını hatırlatan Kurtulmuş, 5 Ağustos 2025'te Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarına başladıklarını, 21 toplantı sonunda Komisyon'a katılan 50 milletvekilinden 47'sinin oyuyla Komisyon raporunun kabul edildiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887059.jpg"/><p>"Terörsüz Türkiye sadece bir siyasi slogan, bir temenni değil, Türkiye'nin bundan sonraki süreçte güçlü bir ülke olarak yoluna devam edebilmesi için de önemli bir hedeftir" diyen Kurtulmuş, bu hedef çerçevesinde ciddi mesafeler alındığını vurguladı.</p><p>Uluslararası alanda çatışma çözümlerinde "Türkiye modeli" olarak anılacak bu modelin bütün çevrelerce takdirle izlendiğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye'nin tesis edilmesiyle, eskilerin tabiriyle mütemmim cüzü olan, terörsüz bölgenin de inşa edilmesi için çalışmalar gerçekleştirilecektir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887062.jpg"/><p><b>Suriye'de terör örgütü YPG/PYD'nin merkezi hükümete entegrasyon süreci ile Irak'ta terör örgütünün Sincar'daki uzantılarının kendini feshettiğini ilan ederek resmi kuvvetlerle entegre olmasını olumlu karşıladıklarını belirten Kurtulmuş, süreç kapsamında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin Türkiye demokrasisi bakımından tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, şöyle konuştu:</b></p><p>"Bütün siyasi partilere, milletvekili arkadaşlarımıza bu süreçte vermiş oldukları destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. 7595 sayılı bu yasanın gerekleri bir bir uygulanmaya başlamıştır. Bunların başında Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında ilgili bakanlıkların ve üst kurum yöneticilerinin katıldığı bir kurul görevine başlamış ve çalışmalarını sürdürecektir. Şimdi biz de yine bu yasanın 7. maddesinin 5. fıkrası gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sürecin izlenmesine ilişkin partilerin katılımıyla bir izleme komisyonunu en kısa süre içerisinde kuracağız. Bu konuyla ilgili partilerle müzakerelerimizi yapıyoruz. Meclis'te grubu olan bütün siyasi partilerle bu konudaki görüşlerini almak üzere müzakerelerimizi sürdüreceğiz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887061.jpg"/><p>Meclis'teki izleme komisyonunun üç temel görevi olacaktır. Bunlardan birisi kanunun tatbikini yakından takip etmek, ikincisi terör örgütünün silahsızlanma ve feshiyle ilgili bütün süreci izlemek, karar, dosya bazlı kararların da takip edilmesini hukuk ölçüsü içerisinde temin etmek ve eğer ihtiyaç duyulursa yeni birtakım yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi için de çalışmalarını sürdürmek. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki kurul ile Meclis'teki izleme komisyonu ve diğer devlet kurumları yakın işbirliği içerisinde olacaktır."</p><p>İzleme komisyonunun önemine dikkati çeken Kurtulmuş, "Dünyadaki bütün çatışma çözümlerinde örgütlerle devlet arasındaki süreci takip eden ya başka bir devlet ya da başka uluslararası kuruluşlar vardır. Biz başından itibaren şunu söyledik: Burada 'Türkiye modeli' dediğimiz bu modelde böyle bir şey olmayacak. Bir üçüncü göze ihtiyaç yok. Üçüncü göz de birinci göz de TBMM olacak, TBMM'de temsil edilen siyasi partiler ve milletin iradesi olacak. Dolayısıyla bu sürecin de çok kısa bir süre içerisinde tamamlanmasını ümit ediyoruz. Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor. Ümit ederim ki artık Türkiye'nin başına bela olmuş, ayaklarına pranga olarak vurulmuş bu terörden Türkiye ilanihaye kurtulacaktır." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887063.jpg"/><p><strong><b>PARLAMENTER DİPLOMASİ FAALİYETLERİ</b></strong></p><p>Parlamenter diplomasi faaliyetlerine ilişkin de bilgiler veren Kurtulmuş, TBMM'nin, dünya parlamentoları arasında parlamenter diplomasiyi en iyi kullanan parlamentoların başında geldiğini vurguladı.</p><p>Kurtulmuş, TBMM'nin, dostluk grupları ve uluslararası asamblelerdeki Türk grubuyla her platformda temsil edildiğini belirterek, "Türkiye her platformda sesini dile getirmekte her platformda güçlü bir şekilde yer almaktadır." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887065.jpg"/><p><b>Türkiye'nin çok sayıda uluslararası zirveye ve toplantıya da ev sahipliği yaptığını hatırlatan Kurtulmuş, şunları söyledi:</b></p><p>"Bu yıl nisanda İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz Parlamentolar Arası Birlik'in 152. Genel Kurulu 30 yıl aradan sonra TBMM'nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Şimdiye kadarki bütün toplantılardan çok daha yüksek, rekor bir katılımla 157 ülkeden temsilci geldi, 80'e yakın meclis başkanı ve 2 bin 700'ün üzerinde parlamenter ve heyet üyesi bu toplantıda yerini aldı. Türkiye için, TBMM için iftiharla gerçekleştirdiğimiz önemli bir uluslararası organizasyondu. Yine bu yıl içerisinde 28 Haziran'da İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi'ni gerçekleştirdik. İlki Washington'da, ikincisi Brüksel'de gerçekleştirilen bu toplantı da TBMM açısından fevkalade değerli, fevkalade önemli bir parlamenter diplomasi faaliyeti olarak yerini almış oldu."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/tbmm-baskani-kurtulmus-te-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297295</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/aziz-yildirimin-ardindan-ismail-kartal-da-kaza-yapti-297295</link>
      <pubDate>2026-10-28T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aziz Yıldırım'ın ardından İsmail Kartal da kaza yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[İsmail Kartal ile yolların ayrılmasının ardından Can Bartu Tesisleri'nden ayrılan başkan Aziz Yıldırım'ın bir araca sürttüğü öğrenildi. Ardından İsmail Kartal'ın da evine giderken kaza yaptığı ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aziz Yıldırım'ın ardından İsmail Kartal da kaza yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de hareketli geçen gecede Başkan Aziz Yıldırım ve teknik direktör İsmail Kartal'dan kaza haberleri geldi.</p><p>Sarı-lacivertli kulüpte İsmail Kartal ile yolların ayrılmasının ardından Aziz Yıldırım, Samandıra Can Bartu Tesisleri'nden ayrılırken küçük çaplı bir kaza yaptı. Yıldırım'ın ardından Anadolu Kavağı'ndaki evine gitmek üzere yola çıkan İsmail Kartal'ın da kaza geçirdiği ortaya çıktı.</p><p><b>AZİZ YILDIRIM SAMANDIRA ÇIKIŞINDA KAZA YAPTI</b></p><p>Fenerbahçe'de İsmail Kartal'ın geleceğinin görüşüldüğü toplantının sona ermesinin ardından kulüpten ayrılık açıklaması geldi. Açıklamanın ardından Samandıra Can Bartu Tesisleri'nden ayrılan Aziz Yıldırım'ın, bir araca sürttüğü öğrenildi.</p><p>Kaza anına ilişkin görüntüler sosyal medyada gündem olurken Yıldırım'ın, hasar verdiği aracın tüm masraflarını karşılayacağını bildirdiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/18453e8d747447789db2-28102026c0d543df.jpg"/><p><b>İSMAİL KARTAL DA KAZA GEÇİRDİ</b></p><p>Aziz Yıldırım'ın karıştığı kazanın ardından bu kez İsmail Kartal'dan haber geldi. Tecrübeli teknik adamın, Samandıra'dan Anadolu Kavağı'ndaki evine doğru giderken kaza yaptığı öğrenildi.</p><p>Yaşanan kazada İsmail Kartal'ın da diğer sürücünün de sağlık durumuyla ilgili herhangi bir sorun olmadığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/aksamdetay180620263b-28102026347ed15e.jpg"/><p><b>FENERBAHÇE'DE KARTAL DÖNEMİ SONA ERDİ</b></p><p>Fenerbahçe'de alınan sonuçların ardından eleştirilerin hedefindeki İsmail Kartal için Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri Samandıra'da bir araya geldi. Yapılan görüşmelerin ardından tecrübeli teknik adamla yolların ayrıldığı resmen duyuruldu.</p><p>Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, Kartal'ın ayrılık kararını yönetime ilettiği ve kararın karşılıklı anlayış ve saygı çerçevesinde değerlendirildiği ifade edildi. Kulüp, İsmail Kartal'a verdiği emekler için teşekkür ederek kariyerinin devamında başarılar diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/aziz-yildirimin-ardindan--232_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297294</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-parlamento-secimleri-filistinli-temsilciler-ilk-kez-19-milletvekili-ile-mecliste-297294</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail parlamento seçimleri: Filistinli temsilciler ilk kez 19 milletvekili ile mecliste!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İsrail'de yapılan parlamento seçimlerinin ardından oyların yüzde 76,8'inden fazlası sayılırken, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler ilk kez 19 milletvekiline ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail parlamento seçimleri: Filistinli temsilciler ilk kez 19 milletvekili ile mecliste!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalif blok ve Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku, 120 sandalyeli İsrail Meclisinde koalisyon kurmak için yeterli 61 milletvekiline ulaşamıyor.</p><p>The Times of Israel gazetesinin haberine göre, oyların yüzde 76,8&#39;i sayıldıktan sonra ortaya çıkan sonuçlar, iktidar blokunun 54 milletvekiline gerilediğini, muhalefet blokunun ise 47 sandalyeyle seçim yarışını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.</p><p>Mevcut tabloda, iktidardaki Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi 27 sandalyeyle birinci konumunu korurken, Eisenkot&#39;un Yashar Partisi 20 sandalyeyle ikinci sırada yer alıyor.</p><p>Oyların yüzde 57,3&#39;ü sayıldıktan sonra 16 milletvekili çıkaran İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler sandalye sayısını üç artırarak 19&#39;a yükseltti. Bu, Arap partilerinin ülke tarihinde Mecliste elde ettiği en yüksek milletvekili sayısı olarak kayıtlara geçti.</p><p>Ortak Liste 13 sandalyeye yükselirken Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi milletvekili sayısını 6&#39;ya çıkardı.</p><p>Muhalefet kanadında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid&#39;in &quot;Birlikte Listesi&quot; 11, Avigdor Liberman&#39;ın İsrail Evimiz Partisi 8, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise 8 sandalye bandında seyrediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/balksz1-28102026807cef86.jpg"/><p>İktidar blokundaki Ultra-Ortodoks Yahudileri (Haredi) temsil eden Şas Partisinin 7, Birleşik Tevrat Yahudiliğinin 7, Netanyahu&#39;nun aşırı sağcı müttefikleri Itamar Ben-Gvir&#39;in Yahudi Gücü Partisi 7, Bezalel Smotrich&#39;in Dini Siyonizm Partisinin ise 6 milletvekili elde edeceği öngörülüyor.</p><p>Oyların yüzde 57,3&#39;ü sayıldıktan sonra iktidar bloku 55 sandalyeye ulaşırken, muhalefet bloku 45 milletvekili çıkarıyordu.<br></p><p>İsrail basını, oy sayımının ardından partilerin çıkardığı milletvekili sayılarının değişebileceğine, buna karşın Arapların bu kadar sandalye elde ettiği durumda Netanyahu blokunun da karşısındaki muhalefetin de koalisyon kurabilecek çoğunluğu sağlayamayacağına dikkati çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/israil-parlamento-secimle-419_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297293</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/can-yayinlari-genel-yayin-yonetmeni-cem-akas-yasamini-yitirdi-297293</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş yaşamını yitirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni, yazar, editör ve çevirmen Cem Akaş hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş yaşamını yitirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Can Yayınları&#39;nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, &quot;Değerli çalışma arkadaşımız, dostumuz, Genel Yayın Yönetmenimiz; yazar, editör ve çevirmen Cem Akaş&#39;ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.&quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Akaş&#39;ın cenazesi yarın Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi&#39;nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı&#39;nda toprağa verilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/can-yayinlari-genel-yayin-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297292</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/secimi-kaybeden-bolsonaro-pasaportlari-iptal-edilince-abdye-kacti-297292</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seçimi kaybeden Bolsonaro pasaportları iptal edilince ABD'ye kaçtı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Seçimi kaybeden Brezilyalı cumhurbaşkanı adayı Flávio Bolsonaro, kara para aklama iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında pasaportlarının iptal edilmesinden saatler sonra ABD'ye ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seçimi kaybeden Bolsonaro pasaportları iptal edilince ABD'ye kaçtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seçimi kaybeden cumhurbaşkanı adayı Flávio Bolsonaro, Brezilya'nın pasaportlarını iptal etmesinden saatler sonra ABD'ye ulaştı. Kaynaklar, Bolsonaro'nun Florida'da küçük kardeşi Eduardo ile buluştuğunu söyledi.</p><p>Sağcı aday, kara para aklama iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında Yüksek Mahkeme'nin pasaportlarını teslim etmesini emretmesinin ardından ülkeden ayrıldı. Bolsonaro hakkında suçlama yöneltilmedi ve kendisi iddiaları reddetti.</p><h3>Pasaportlarını teslim etmedi</h3><p>Bolsonaro'nun pasaportları, salı günü yetkililere teslim etmesi için verilen süreyi kaçırmasının ardından iptal edildi. Karar, onun Brezilya'dan ayrılmış olabileceğine ilişkin spekülasyonları artırdı.</p><p>Kaynaklar, Flávio Bolsonaro'nun Florida'da kardeşi Eduardo ile buluştuğunu belirtti. Ancak Bolsonaro'nun Brezilya'dan ABD'ye hangi güzergâhı izlediği kesinleşmedi.</p><p>Flávio ve Eduardo Bolsonaro'ya yorum için doğrudan ulaşılamadı.</p><h3>ABD vizesi verileceği açıklanmıştı</h3><p>Bolsonaro'nun ABD'ye ulaştığı yönündeki haberler, üst düzey bir ABD yetkilisinin ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Bolsonaro ve ailesine vize vereceğini ve ülkeye girişlerine izin vereceğini doğrulamasından saatler sonra geldi.</p><p>BBC, Beyaz Saray, ABD Dışişleri Bakanlığı ile ABD ve Brezilya'daki büyükelçiliklerle iletişime geçti.</p><p>Brezilya Yüksek Mahkemesi, pazartesi günü yürütülen kara para aklama soruşturması kapsamında Bolsonaro'nun pasaportlarını 24 saat içinde polise teslim etmesine hükmetti.</p><p>Bolsonaro'nun o sırada ülkeden ayrılma planı olmadığını söylediği belirtildi. Seçimi pazar günü kazanan solcu rakibi Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva'ya karşı muhalefete liderlik etmek üzere Brezilya'da kalacağını savundu.</p><p>Verilen süreyi kaçırmasının ardından Bolsonaro'nun avukatları, bulunduğu yer konusunda BBC Brasil'e açıklama yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/secimi-kaybeden-bolsonaro-488_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297291</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/bakan-tekin-ebada-avrupa-ulkeleri-arasinda-acik-ara-en-iyiyiz-297291</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: EBA'da Avrupa ülkeleri arasında açık ara en iyiyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve Türkiye'nin eğitimdeki dijital altyapısına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Tekin: EBA'da Avrupa ülkeleri arasında açık ara en iyiyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EBA'nın dünyanın en büyük eğitim içerik portallerinden biri haline geldiğini belirten Bakan Tekin, dijital eğitim altyapısı için bugüne kadar büyük bir kamu kaynağı aktarıldığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/117-281020265f59a9e6.jpg"/><p><b>"OECD ÜLKELERİ ARASINDA EN İYİ NOKTADAYIZ"</b></p><p>Türkiye'nin dijital eğitim altyapısındaki konumuna dikkat çeken Bakan Tekin, EBA'nın ulaştığı kullanıcı sayısının altını çizerek şunları kaydetti:</p><p>"EBA'nın bugün yaklaşık 6 milyon aktif kullanıcısı var. Bu, Avrupa ülkeleri arasında açık ara en iyi olduğumuz bir konu. Eğitim öğretime dijital altyapının hazırlığı anlamında Türkiye, OECD ülkeleri arasında en iyi noktada. Materyal eksikliği açısından OECD ortalamasının çok çok altındayız."</p><p><b>DİJİTAL ALTYAPIYA 9 MİLYAR DOLARLIK KAYNAK</b></p><p>Dünyada dijital alanda yaşanan hızlı değişimlere ve Türkiye'nin bu sürece adaptasyonuna değinen Tekin, 2011 yılından bu yana yapılan yatırımların boyutunu şu sözlerle açıkladı:</p><p>"Şu an EBA içerik olarak bu noktaya geldi. Bu altyapı için 2011'den itibaren yaklaşık olarak 9 milyar dolar civarında kamu kaynağı aktarıldığını da ifade edeyim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/eba-2810202612ef596a.jpg"/><p><b>"DÜNYANIN EN BÜYÜK EĞİTİM PORTALLERİNDEN BİRİ OLMAK ÜZERE KURGULADIK"</b></p><p>EBA'nın kuruluş felsefesini ve okullardaki teknolojik donanım süreçlerini anlatan Milli Eğitim Bakanı Tekin, projenin gelişim aşamalarını şu ifadelerle özetledi:</p><p>"Dijital alanda çok önemli değişiklikler oluyor. Türkiye'nin bir an önce eğitimde dijital altyapıyı kullanabileceği bir mekanizmayı kurması gerektiği varsayımından hareket etmiştik. Okullarımızda internet altyapısı, dersliklerimizde etkileşimli tahta bu projenin olmazsa olmazlarıydı. Bu altyapıyı kurduktan sonra çocuklarımızın bu altyapıyla birlikte kullanabilecekleri ana mekanizma ne olmalı? Buraya da odaklandık ve EBA'yı, şu an dünyanın en büyük eğitim içerik portallerinden bir tanesi olmak üzere kurguladık."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/bakan-tekin-ebada-avrupa--131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297290</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-havalimani-kendi-suyunu-denizden-uretecek-297290</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı kendi suyunu denizden üretecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Havalimanı, yolcu ve uçuş operasyonları sırasında oluşan atık suları ileri biyolojik arıtma tesisinde çeşitli işlemlerden geçirerek yeniden kullanıma kazandırıyor ve deniz suyunu arıtarak 2027'de şebeke suyuna bağımlılığını ortadan kaldırmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Havalimanı kendi suyunu denizden üretecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en yoğun havalimanları arasında yer alan İstanbul Havalimanı&#39;nda, her geçen yıl artan yolcu ve uçuş trafiğine paralel olarak su kaynaklarının verimli kullanılması ve geri kazanılması amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülüyor. İstanbul Havalimanı, 2027 yılının ikinci yarısında devreye alınması planlanan ters ozmoz (Reverse Osmosis) tesisinin mevcut geri kazanım kapasitesine eklenmesiyle şebeke suyuna olan bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.</p><p>Halihazırda 240 MW toplam kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali (GES) yatırımıyla tüm elektrik ihtiyacını güneş enerjisinden karşılayan dünyanın ilk mega havalimanı olan İstanbul Havalimanı, su için de aynı hedefe ulaşmaya çalışıyor.</p><p>İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA tarafından 7 Nisan 2019&#39;da kurulan ileri biyolojik arıtma tesisi, yaklaşık 90 bin ila 100 bin nüfuslu bir yerleşim yerinin atık su arıtma ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte tasarlandı. Tesiste arıtma işlemleri sonucunda ortaya çıkan çamur da yoğunlaştırma, susuzlaştırma ve güneş enerjisiyle kurutma işlemlerinden geçiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887310.jpg"/><p><b>- SU KULLANIMINDA YÜZDE 42'LİK GERİ KAZANIM</b></p><p>Geçen yıl 84,4 milyon yolcuya hizmet veren İstanbul Havalimanı&#39;nda yaklaşık 1 milyon 67 bin metreküp geri kazanılmış su kullanıldı. Böylece havalimanındaki toplam su tüketiminin yüzde 42&#39;si geri kazanılmış kaynaklardan karşılandı. Bu miktar, yaklaşık 5 bin hanenin yıllık su tüketimine karşılık gelirken, İGA bu yıl da geri kazanım oranını yüzde 42&#39;nin altına düşürmemeyi hedefliyor.</p><p>Havalimanında su tüketiminin azaltılmasına yönelik teknolojik uygulamalar da hayata geçiriliyor. Dijital izleme sistemleriyle su tüketimi takip edilirken, yolcu başına yıllık su tüketimi ortalaması 2024&#39;te 22,6 litreden 2025&#39;te 20,4 litreye düşürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887311.jpg"/><p><b>- "SUYU STRATEJİK BİR DEĞER OLARAK GÖRÜYORUZ"</b></p><p>İGA Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Kerrar, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, su yönetimini en başından itibaren kullan-at anlayışıyla değil, mümkün olduğunca sistem içinde yeniden kazanılacak ve tekrar kullanılacak şekilde planladıklarını söyledi.</p><p>Kerrar, terminalden teknik tesislere, temizlikten peyzaj alanlarına kadar farklı noktalarda farklı kalitede suya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, &quot;Buna göre suyun tüketilmesinden arıtılmasına, yeniden kullanılmasına kadar bütüncül bir planlama yaptık. Su yönetiminde üç temel yaklaşımımız var. Bunlardan birincisi su tüketimini azaltmak, verimliliği artırmak ve doğru yerde ihtiyaca uygun su kullanmak. İkincisi şebeke suyuna bağımlılığı mümkün olduğunca azaltmak. Üçüncüsü de atık suyu en yüksek oranda geri kazanmak ve tekrar kullanmak.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887312.jpg"/><p>Su yönetiminin yalnızca geri kazanım sürecinden ibaret olmadığını vurgulayan Kerrar, havalimanı işletmecisi olarak suyun dağıtılması, kalite kontrolü, atık suyun toplanması, arıtılması ve yeniden kullanıma hazırlanmasına kadar birçok süreci birlikte yönettiklerini ifade etti.</p><p>Kerrar, İGA bünyesinde kurulan laboratuvar aracılığıyla havalimanındaki su kalitesini takip ettiklerini belirterek, &quot;Su şartlandırma kontrol laboratuvarımız aracılığıyla kullanma suyu ile iklimlendirme sistemlerinde kullanılan suların kalite kontrollerini gerçekleştiriyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887313.jpg"/><p>&quot;Şebeke suyuna bağımlılığımızı ortadan kaldırmayı hedefliyoruz&quot;</p><p>Operasyon ve yolcu sayısı artarken, tüketimi kaynağında azaltmaya odaklandıklarını dile getiren Kerrar, havalimanı genelinde fotoselli bataryalar, düşük su tüketimli rezervuarlar ve verimli ekipmanlar kullanıldığını, bu ekipmanların bakım ve verimlilik kontrollerinin düzenli yapıldığını söyledi.</p><p>Su yönetimindeki performansı uluslararası standartlarla da ölçtüklerini belirten Kerrar, İstanbul Havalimanı&#39;nın 1 Temmuz 2026'da &quot;Mavi Su Verimliliği Belgesi&quot; almaya hak kazanan ilk havalimanı olduğunu, CDP Su Güvenliği Programı&#39;nın 2025 yılı değerlendirmesinde de A skoru aldığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887314.jpg"/><p>Kerrar, bu belge ve skorları yalnızca birer sonuç olarak görmediklerini vurgulayarak, &quot;Bunları veri odaklı izleme, risk yönetimi, su verimliliği ve sistemi nasıl daha iyi hale getireceğimiz açısından önemsiyoruz. Bu çıktıları hayatımıza nasıl yansıtacağımızı özenle takip ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>İGA&#39;nın su yönetiminde 2027 yılı için daha ileri bir hedef belirlediğini aktaran Kerrar, &quot;İnşallah 2027 yıl sonuna kadar İGA&#39;da kullandığımız suyu denizden arıtarak sistemde kullanmayı planlıyoruz. Bu sayede şebeke suyuna bağımlılığımızı ortadan kaldırmayı hedefliyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887318.jpg"/><p><b>- "İSTANBUL'UN SU STRESİNE DAİR YARATTIĞIMIZ ETKİYİ DE AZALTMIŞ OLUYORUZ"</b></p><p>İGA Çevre ve Su Yönetim Müdürü Hayri Saner Toksöz ise atık su arıtma tesisinin 15 bin metreküp kapasiteye sahip olduğunu belirtti.</p><p>Tesiste geri kazanılan suyu ihtiyaç doğrultusunda bahçe sulama sistemi ve soğutma kuleleri için kullandıklarını dile getiren Toksöz, su stresinin günümüzde önemli risklerden biri olarak değerlendirildiğine dikkati çekti.</p><p>Toksöz, bu kapsamda İstanbul Havalimanı&#39;nın sürdürülebilirlik stratejisinin içerisinde de suyun önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayarak, &quot;Aslında sadece operasyonel anlamda bir su geri kazanımı sağlamış olmuyoruz, aynı zamanda İstanbul halkına ve İstanbul&#39;un su stresine dair yarattığımız etkiyi de azaltmış oluyoruz, bu da bizim için çok önemli bir konu. Böylelikle de aslında hem İstanbul Havalimanı&#39;nın suyla ilgili risklerini azaltmış olurken aynı zamanda da temiz kaynak suyunu kullanmadığımız için İstanbul&#39;un temiz su kaynakları üzerindeki etkisini de azaltmış oluyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887324.jpg"/><p>İstanbul Havalimanı&#39;ndaki su ihtiyacının tamamını deniz suyundan karşılayabilecek bir tesis yapılmasının planlandığını aktaran Toksöz, bunun için çalışmalara başlandığını kaydetti.</p><p>Toksöz, tesiste suyun yeniden kullanılabilir hale getirilmesi sürecini anlatarak, şöyle devam etti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887327.jpg"/><p>&quot;Şebekede toplanan bütün atık sular atık su arıtma tesisimize geliyor. Öncelikle ızgaralardan geçiyor. Kum ve yağ tutucularda ayrılıyor. Sonra havalandırma havuzumuzdan geçiyor ve çöktürme havuzumuza geliyor. Sonrasındaki süreçte de klorlama havuzumuzdan, kum ve aktif karbon filtrelerinden geçerek ileri arıtma ünitelerimize geliyor. Bu noktadan sonra da ultrafiltrasyon ve reverse osmosis (ters ozmoz) sistemlerinden geçerek tüm süreci tamamlıyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/42887326.jpg"/><p>Elde edilen suyun kalitesine de değinen Toksöz, işlem sonucunda kullanma suyu standartlarının da ötesinde saf suya yakın bir kalite ortaya çıktığını da sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/istanbul-havalimani-kendi-132_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297289</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/cumhuriyet-103-yasinda-ataturkun-emaneti-29-ekimde-kutlaniyor-297289</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhuriyet 103 yaşında! Atatürk'ün emaneti 29 Ekim'de kutlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet'in üzerinden 103 yıl geçti. Türkiye, Cumhuriyet'in ilanının yıl dönümünü kutluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhuriyet 103 yaşında! Atatürk'ün emaneti 29 Ekim'de kutlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini yeni bir devletin kuruluşuyla taçlandıran Cumhuriyet'e giden yolda, 28 Ekim 1923 gecesi tarihin dönüm noktalarından biri oldu.</p><p>Ankara Çankaya Köşkü'nde bir akşam yemeğinde dile getirilen ve Türkiye'nin geleceğini şekillendiren bu karar, ertesi gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilerek yeni Türk devletinin yönetim biçimini resmen belirledi.</p><p>Cumhuriyet'e uzanan yol, Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla başlayan Milli Mücadele yıllarında şekillendi.</p><p>Atatürk, Erzurum Kongresi sırasında Mazhar Müfit Kansu'ya zaferin ardından kurulacak hükümet şeklinin Cumhuriyet olacağını ifade etti. Ancak bu düşüncesini, dönemin şartları nedeniyle bir süre açıklamadı.</p><p>23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla millet egemenliğine dayanan yeni yönetimin temelleri atıldı.</p><p>24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda tanınmasının ardından, 13 Ekim'de Ankara'nın başkent ilan edilmesi yeni devletin siyasi ve idari yapılanmasında önemli bir adım oldu.</p><p>Ancak savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin ardından kurulan yeni devletin yönetim şeklinin açıkça belirlenmesi ve devlet başkanlığı meselesinin çözüme kavuşturulması gerekiyordu.</p><p>27 Ekim 1923'te İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve yeni hükümetin kurulamamasıyla ortaya çıkan siyasi bunalım, devlet yönetiminde yeni bir düzenlemeyi gündeme getirdi.</p><p><b>- ÇANKAYA'DA TARİHE GEÇEN AKŞAM</b></p><p>Takvimler 28 Ekim 1923'ü gösterdiğinde Ankara, Türk siyasi tarihinin en önemli kararlarından birine tanıklık etmeye hazırlanıyordu.</p><p>Mustafa Kemal Paşa, o akşam yakın çalışma arkadaşlarını Çankaya Köşkü'nde yemeğe davet etti.</p><p>Latife Hanım'ın hazırlattığı sofrada İsmet Paşa, Kazım Paşa, Fethi Bey, Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Fuat Bey ve Ruşen Eşref Bey'in de aralarında bulunduğu isimler bir araya geldi.</p><p>Mustafa Kemal Paşa, uzun süredir zihninde şekillendirdiği Cumhuriyet'in ilanı kararını o akşam arkadaşlarıyla paylaştı.</p><p>Atatürk, yıllar sonra Nutuk'ta o tarihi akşamı şu sözlerle anlattı:</p><p>"Gece olmuştu... Çankaya'ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit Paşa'lara rastladım. Ali Fuat Paşa, Ankara'dan hareket ederken bunların Ankara'ya geldiklerini o günkü gazetede 'Bir Uğurlama ve Bir Karşılama' başlığı altında okumuştum. Daha kendileriyle görüşmemiştim. Benimle konuşmak üzere geç vakte kadar orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini, Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa vasıtasıyla kendilerine bildirdim.</p><p>İsmet Paşa ile Kazım Paşa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. Çankaya'ya gittiğim zaman, orada, beni görmek üzere gelmiş bulunan Rize Milletvekili Fuat, Afyonkarahisar Milletvekili Ruşen Eşref Bey'lerle karşılaştım. Onları da yemeğe alıkoydum. Yemek sırasında 'Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, derhal düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edileceği konusunda kısa bir program belirledim ve arkadaşları görevlendirdim."</p><p>Yemeğin ardından Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ile birlikte 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun teklifini hazırladı.</p><p>Böylece Çankaya Köşkü'nde açıklanan karar, ertesi gün Meclis'in önüne gelecek anayasal düzenlemeye dönüştü.</p><p><b>- CUMHURİYET SAAT 20.30'DA İLAN EDİLDİ</b></p><p>29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM, Türk milletinin geleceğinde yeni bir sayfa açacak tarihi görüşmelere sahne oldu.</p><p>Anadolu Ajansının arşivinde yer alan dönemin Fransızca bültenlerine göre, Meclis saat 18.00'de toplandı.</p><p>Anayasa Komisyonunca hazırlanan ve Cumhuriyet'in ilanını öngören teklif, görüşülmek üzere Meclis gündemine alındı.</p><p>Görüşmeler sırasında söz alan Yunus Nadi Bey, Cumhuriyet'in ilanının gerekliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, diğer milletvekilleri de yeni yönetim biçimine ilişkin görüşlerini dile getirdi.</p><p>Yapılan görüşmelerin ardından 1921 Anayasası'nda değişikliğe gidilerek "Türkiye Devleti'nin şekli hükümeti Cumhuriyet'tir." hükmü kabul edildi.</p><p>Saatler 20.30'u gösterdiğinde, oturuma katılan 158 milletvekilinin tamamının oyuyla Cumhuriyet ilan edildi.</p><p>Mecliste alınan tarihi karar, "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı.</p><p>Böylece 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla temelleri atılan milli egemenlik anlayışı, devletin yönetim biçiminde de açıkça karşılık buldu.</p><p><b>- "TÜRKİYE CUMHURİYETİ MESUT, MUVAFFAK VE MUZAFFER OLACAKTIR"</b></p><p>Cumhuriyet'in ilanının ardından aynı gün Cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi.</p><p>Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.</p><p>Cumhurbaşkanı unvanıyla ilk kez Meclis kürsüsüne çıkan Atatürk, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde gösterdiği kararlılığa dikkati çekerek, yeni devletin geleceğine ilişkin inancını dile getirdi.</p><p>Atatürk, tarihi konuşmasını "Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır." sözleriyle tamamladı.</p><p>Cumhuriyet'in ilanıyla devlet başkanlığı meselesi çözüme kavuşturulurken, hükümetin kuruluş şekli de yeniden düzenlendi. İlk hükümeti kurmakla İsmet Paşa görevlendirildi, Fethi Bey ise TBMM Başkanlığına seçildi.</p><p>Cumhuriyet'in ilanı, 29 Ekim gecesi ve ertesi gün vatandaşlar tarafından kutlandı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile Cumhuriyet'in ilanının, 101 pare top atışı yapılması ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi.</p><p>19 Nisan 1925'te kabul edilen kanun teklifiyle yeni Türk devletinin Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana "milli bayram" olarak kutlanmaya başlandı.</p><p>Çankaya Köşkü'nde 28 Ekim 1923 akşamı söylenen "Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" sözü, 103 yıl sonra da Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan tarihi sürecin simge ifadelerinden biri olmayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/cumhuriyet-103-yasinda-at-388_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297288</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajetten-cumhuriyet-bayramina-ozel-yuzde-29-indirim-297288</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AJet'ten Cumhuriyet Bayramı'na özel yüzde 29 indirim]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AJet, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla tüm yurt içi seferlerde vergiler hariç yüzde 29 indirim kampanyası başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AJet'ten Cumhuriyet Bayramı'na özel yüzde 29 indirim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yurt içinde 40 noktaya uçuş gerçekleştiren AJet, Cumhuriyet&#39;in 103. yılına özel kampanya kapsamında indirimli biletleri satışa sundu.</p><p>Kampanyadan yararlanmak isteyen yolcular, 28 Ekim saat 11.00 ile 29 Ekim saat 23.59 arasında yalnızca AJet mobil uygulaması üzerinden &quot;29EKIM&quot; kodunu kullanarak bilet satın alabilecek.</p><p>İndirimli biletler, 23 Kasım 2026-28 Şubat 2027 tarihleri arasındaki seyahatlerde geçerli olacak. Bu dönemdeki 25 Aralık 2026-3 Ocak 2027 ve 22 Ocak-7 Şubat 2027 tarihleri arasındaki uçuşlar kampanya dışında tutuldu.</p><p>&quot;Basic&quot; biletlerde geçerli kampanya kapsamında tüm koltuk seçimlerinde de yüzde 29 indirim uygulanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/ajetten-cumhuriyet-bayram-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297287</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkiyenin-aya-ilk-temasi-icin-hedef-2027-297287</link>
      <pubDate>2026-10-28T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Ay'a ilk teması için hedef 2027]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, uzay teknolojilerindeki kapasitesini geliştirme hedefleri doğrultusunda gelecek yıl Uzay Havası Uygulama Merkezini (UHUM) kurmak için gerekli ön çalışmaları başlatmayı, ilk uzay aracını da Ay'a göndermeyi planlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin Ay'a ilk teması için hedef 2027]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'na göre, Ay Araştırma Projesi ve Yerli Uydu Geliştirme projeleri başta olmak üzere "Milli Uzay Programı" kapsamında yeni adımlar atılacak.</p><p>Uzay havasındaki değişimlerin etkilerini izlemek ve modellemek üzere UHUM'un kurulmasına yönelik hazırlıklar başlayacak.</p><p>Milli Uzay Programı'nın yetkinliği artırma hedefi kapsamında tasarlanan UHUM ile uzay havasındaki değişimlerin etkilerinin izlenmesi ve modellenmesi amaçlanıyor. Merkez için daha önce açıklanan hedefler arasında üniversiteler ve araştırma kuruluşlarındaki çalışmaların desteklenmesi, birbirine entegre edilmesi ve uluslararası iş birliklerinin yürütülmesi bulunuyor.</p><p>Uzay havasındaki değişimler, uyduların ömrünü ve haberleşme ile seyrüsefer hizmetlerini etkileyebiliyor. Güneş fırtınaları yeryüzündeki elektrik iletim sistemlerinde ve haberleşmede de kesintilere yol açabildiğinden bu koşulların sürekli izlenmesi ve tahmin edilmesi önem taşıyor.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sorumluluğunda, Türkiye Uzay Ajansı, TÜBİTAK ve üniversitelerin iş birliği yapacağı çalışmalarla uzay teknolojilerine yönelik altyapı da geliştirilecek.</p><p><b>UZAY HAVASINDAKİ DEĞİŞİMLERİ GÖZLEMENİN ÖNEMİ</b></p><p>Uzay fiziğinin alt alanlarından uzay havası, Güneş Sistemi'nde değişen koşulları ele alıyor. Bu ortamda meydana gelen fiziki olaylar, başta uyduların kullanım ömrü olmak üzere uydu aracılığıyla sunulan haberleşme ve seyrüsefer hizmetlerini etkileyerek aksamalara veya kesintilere yol açabiliyor.</p><p>Güneş fırtınaları, yeryüzündeki elektrik iletim sistemlerini devre dışı bırakarak geniş bölgelerde uzun süreli elektrik kesintilerine neden olabiliyor. Haberleşme, jeofizik ölçümler ve iklim üzerinde de etkili olabilen bu olaylar, uzay havasının kesintisiz izlenmesini, tahmin edilmesini ve fiziksel süreçlerin daha iyi anlaşılmasını gerekli kılıyor.</p><p>Bazı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, bu alanda merkezler kurup projeler geliştirerek uzay havasına ilişkin hizmetler sunuyor. Türkiyede ise uzay havası, uzay bilimi ve astrofizik çalışmalarının koordinasyonu, temel hizmetlerin sunulması ve uluslararası işbirliklerinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan yapının UHUM ile oluşturulması amaçlanıyor. Merkez bünyesindeki çalışmalarla üniversitelerin ve araştırma kuruluşlarının uzay havasına yönelik faaliyetlerinin desteklenmesi ve uzayda gerçekleştirilecek deneyler için projeler geliştirilmesi öngörülüyor.</p><p><b>AY GÖREVİ VE İMECE UYDULARINDA YENİ AŞAMALAR</b></p><p>Ay Araştırma Programı'nın ilk aşaması olan AYAP-1 kapsamında geliştirilen uzay aracının 2027'de fırlatılması planlanıyor. Projede, kritik uzay teknolojilerine yönelik doğrulama, entegrasyon ve test faaliyetleri sürdürülüyor.</p><p>Yüksek Çözünürlüklü Takım Uydu Geliştirilmesi Projesi kapsamında ise İMECE-2'nin (TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk yerli ve milli metrealtı çözünürlüklü yer gözlem uydusu) entegrasyon, çevresel test ve fırlatma hazırlıkları gelecek yıl tamamlanacak. İMECE-3'ün sistem entegrasyon faaliyetleri de gerçekleştirilecek.</p><p>Öte yandan TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesindeki yer istasyonu ve elektrikli itki altyapılarının geliştirilmesine devam edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/28/turkiyenin-aya-ilk-temasi-376_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>