<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-kamu-borcunun-gsyhye-orani-ceyreginde-yuzde-231-ile-tarihi-dusuk-seviyede-288164</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Kamu borcunun GSYH'ye oranı çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyede]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Kamu borcunun GSYH'ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Kamu borcunun GSYH'ye oranı çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin borçluluk görünümüne ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Şimşek, düşük borçluluğun ekonominin küresel şoklara karşı direncini artıran önemli bir unsur olduğunu belirtti.  </p><p>Düşük borçluluğun Türkiye ekonomisinin direncini artıran önemli bir unsur olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Kamu, finansal sektör, özel sektör ve hanehalkının toplam borcunun milli gelire oranı ülkemizde yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229'un ve dünya ortalaması yüzde 306'nın oldukça altındadır. Kamu borcunun GSYH'ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir. Brüt dış borç stoku ikinci çeyrek itibarıyla 539 milyar dolar gerçekleşirken milli gelire oranının yüzde 31,8 ile yatay seyretmesini bekliyoruz. Zorlu küresel şartlarla mücadelede düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor" ifadelerine yer verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bakan-simsek-kamu-borcunu-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saglik-bakani-memisoglu-hastanelerde-24-saat-kres-hizmeti-basliyor-288163</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Hastanelerde 24 saat kreş hizmeti başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hastanelerde kreş ve anaokulu konusunda bir yapılanmaya gideceklerini belirterek, "24 saat kreş hizmeti sunacak, çocuklarını bırakacağı kreşleri kuracağız. Bu sene için 7 tanesine başlıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Hastanelerde 24 saat kreş hizmeti başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur Valiliği&#39;ni ziyaret ederek, Vali Tülay Baydar Bilgihan ile görüşen Memişoğlu, Burdur İl Değerlendirme Toplantısı&#39;na katıldı.</p><p>Bakan Memişoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, &quot;Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&quot; kapsamında Türkiye&#39;yi gezip, değerlendirmeler yaptıklarını söyledi.</p><p>Vali, milletvekilleri ile hep beraber sağlıkla ilgili değerlendirmelerde bulunacaklarını anlatan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Burdur&#39;da daha iyi sağlık hizmeti verebilmek için neler yapabiliriz, neler yaptık?&#39;, bunlarla istişare edeceğiz ve değerlendirmelerimiz neticesinde de inşallah Burdur&#39;da çok daha iyi sağlık hizmeti sunabilecek bir politikayı oluşturacağız. Burdur gerçekten Anadolu&#39;nun en güzel şehirlerinden biri, Yörüklerin diyarı. 2023 sonu itibarıyla çok güzel hastane yaptık, 400 yataklı hizmete açtık. Şu anda o hastane devlet hastanesi pozisyonunda ama tıp fakültesi kurulmuş Burdur&#39;da ve bu tıp fakültesinde de çok büyük bir heyecan var. Onunla beraber bu hastaneyi eğitim araştırma hastanesi statüsüne döndürüp, tıp fakültesiyle beraber çalışacağız. Burdur&#39;dan hiçbir hastamızın başka yere sağlık hizmeti alma ihtiyacı olmayacak şekilde de bir sağlık planlaması yapacağız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258247.jpg"/><p>Memişoğlu, özellikle hastaneyle beraber merkezdeki ana binada da yeniden bir değerlendirmeyle onu da sağlık hizmetinde kullanmaya devam edeceklerini belirtti.</p><p>Eşeler Devlet Hastanesi ile ilgili projede son aşamaya geldiklerini anlatan Memişoğlu, &quot;Birkaç ay içinde de projeyi bitirmiş olacağız. Milletimize orada 50 yataklı hastaneyle hizmet vereceğiz. Burdur sağlık hizmetlerini en iyi şekilde yönetecek, sürdürebilecek bir altyapıya, bir insan gücüne sahip. Onu da yeniden şekillendirip, Burdur&#39;daki insanlarımıza özellikle söylüyorum. Burayı çok iyi hekimler ve sağlık hizmetiyle burada hizmet almasını sağlayacağız.&quot; diye konuştu.</p><p>Memişoğlu, sağlıklı toplumun önemine işaret ederek, sağlık çalışanlarının 1,5 milyonu aştığını, sağlık ekibinin insanlara şifa vermek için çaba harcadığını anlattı.</p><p><b>- "TOPLUM SAĞLIKLI OLURSA TÜRKİYE SAĞLIKLI OLUR"</b></p><p>Bu konuda yapılanmaya gittiklerine dikkati çeken Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Artık özellikle hastanelerimizde, büyük hastanelerimiz başta olmak üzere hepsinde kreş ve anaokulu konusunda bir yapılanmaya girip, onlara 24 saat kreş hizmeti sunacak, çocuklarını bırakacağı, aynı zamanda güvenli olacak kreşleri kuracağız. Bunlara inşallah bu sene için 7 tanesine başlıyoruz. Çünkü sağlıkta çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 60&#39;ının üzeri kadın çalışanımız var. Bunların çocuklarını da yanlarında onlarla beraber o hastanede güven içinde hizmetini sunacağız.&quot;</p><p>Toplumun sağlıklı kalması için hareketli yaşamı, kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını, düzgün ve sağlıklı beslenmelerini önemsediklerini belirten Memişoğlu, &quot;Toplum sağlıklı olursa Türkiye sağlıklı olur ve sağlıklı bir Türkiye Yüzyılı dediğimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın hedeflerini gerçekleştiririz. Onun için de bu konuda özellikle Burdurlu vatandaşlarımızın da iki Sağlıklı Hayat Merkezi var. Buralara gitmelerini, hastalanmadan sağlıklarının kıymetini bilmelerini ve sağlıklı kalmak için burada fizyoterapistinden, diyetisyenine, psikoloğuna, çocuk gelişimcisine, kanser taramasına kadar 17 alanda ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını bekliyoruz.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/saglik-bakani-memisoglu-h-355_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/2026-tus-1-donem-uzmanlik-dali-degisikligi-tercihleri-basladi-288162</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, 2026 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-TUS 1. Dönem) uzmanlık dalı değişikliği için tercihleri başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#39;nin internet sitesindeki duyuruya göre, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği&#39;nin 13. maddesinin 10. fıkrası gereği, 2026-TUS 1. Dönem sonuçlarına göre uzmanlık dalı değişikliği için ÖSYM tarafından yerleştirme yapılacak.</p><p>Adaylar tercihlerini 23 Ağustos saat 23.59&#39;a kadar yapabilecek.</p><p>Tercih işlemleri, Tercih Kılavuzu kurallarına göre ÖSYM&#39;nin &quot;ais.osym.gov.tr&quot; adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle bireysel olarak yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/2026-tus-1-donem-uzmanlik-832_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-itibarsiz-netanyahunun-oyununu-turkiye-bozacak-288161</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: İtibarsız Netanyahu'nun oyununu Türkiye bozacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Netanyahu'nun verdiği bir mülakatta Türkiye ve Suriye'ye yönelik dile getirdiği tehdit ve yalanlar, İsrail Başbakanı'nın artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansımasıdır. Kendi politik geleceklerini garanti altına almak için, bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi itibarsızların kanlı oyunlarını, Türkiye'nin basiretli ve barışçıl dış politikası bozacaktır.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: İtibarsız Netanyahu'nun oyununu Türkiye bozacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına yönelik Anadolu Ajansının (AA) sorularını yanıtladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/16-20082026f84646ea.jpg"/><p><b>Soru: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Burhanettin Duran: Netanyahu'nun verdiği bir mülakatta Türkiye ve Suriye'ye yönelik dile getirdiği tehdit ve yalanlar, İsrail Başbakanı'nın artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansımasıdır. Bununla birlikte, Netanyahu'nun hayali tehditler ve düşmanlar üreterek, uluslararası kamuoyunu yanıltma çabaları artık herhangi bir etki yaratmamaktadır. Zira izlediği politikaların kötülüğüne dair uluslararası toplum hemfikirdir.</p><p>ABD, İngiltere ve uluslararası toplumun İsrail'in saldırgan politikalarına tepkisi giderek artıyor. İsrail Başbakanı, bu akıl dışı tutuma, yaklaşan seçimler, iç politik kaygı ve korkuları nedeniyle sarılmıştır. Türkiye düşmanlığını siyasi anlamda bir can simidi olarak görmektedir. Dahası diğer radikal partilerle aşırılık rekabeti içinde, Türkiye'ye ve bölge ülkelerine olan düşmanlığı körüklemektedir.</p><p>Elbette bu noktada Netanyahu'nun iç politikada olduğu kadar dış politikada da bu söylemle varmak istediği bir nokta bulunmaktadır. Gazze'den Suriye'ye ve Lübnan'a kadar uyguladığı saldırgan politikalar, göz yumduğu yerleşimci terörü ve başta kabinedeki bakanları olmak üzere aşırılık yanlısı karakterlerin ifadeleri, İsrail'in algısını tarihteki en düşük noktalardan birine indirmiştir. Netanyahu ve suç ortakları başta Türkiye olmak üzere, bölgedeki ülkeleri farklı ithamlarla suçlayıp üzerindeki bu kiri pası çevresine yayma çabası içindedir. Suriye'de yaptığı saldırıdan sonra Türkiye'yi suçlama çabası bu durumun en açık göstergelerinden biridir.</p><p>Ama unuttukları bir durum var. Sorun insanların İsrail politikalarını yeterince anlamaması değil, giderek daha fazla insanın bu politikaları anlayıp reddetmesidir. Bu da gerek bu tip suçlamaların gerekse yüksek bütçeli iletişim kampanyalarının sınırlı sonuç vermesine sebep olur.</p><p><b>Soru: Netanyahu'nun Türkiye'yi doğrudan hedef göstermesi İsrail'in saldırı çemberini Türkiye'ye doğru genişletmesi sonucunu doğurur mu?</b></p><p>Burhanettin Duran: Uluslararası toplum ve bölge ülkeleri, Netanyahu'nun işgalci zihniyetinin ve bölgesel savaş başlatma projesinin karşısında güçlü bir tutum sergilemekte ve Orta Doğu'da barış ve huzurun tesisini desteklemektedir. Stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı tüm bölge bir araya gelmektedir. Keza özellikle son üç senedir tüm bölge, saldırgan bir komşunun bölgede yarattığı yıkım ve savaşı görmüştür.</p><p>Dahası mevcut haliyle Netanyahu yönetimi, tüm diplomatik ve diyalog çabalarından vazgeçmiş durumdadır. Mevcut iktidarın temel sorunu, güvenliği istikrarla ve diplomasiyle değil, sürekli saldırganlıkla özdeşleştirmesidir. Dolayısıyla Türkiye'ye karşı olan tavrındaki temel dinamik de Türkiye'nin İsrail'e bir tehdit teşkil etmesi değil, mevcut gücü ve etkisiyle Türkiye'nin, İsrail'in bölgesel güvenlik ve istikrara verdiği zarara karşı çıkan isabetli politikalarıdır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/duran2-200820268642e71d.jpg"/><p><b>Soru: İsrail kamuoyundan da Netanyahu'nun açıklamaları için tepkiler yükseldi. Bu konuda görüşünüz nedir?</b></p><p>Burhanettin Duran: Elbette biz Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere bölgeye barış ve uzlaşı getirmeye çabalayan bir ülkeyiz. Temel meselemiz bölgede kanın ve gözyaşının durmasıdır ve Gazze'deki durum ve Filistin meselesi bu haliyle bizim için hayati bir unsurdur.</p><p>Ayrıca şunu da ifade etmemiz gerekir ki; Netanyahu'nun yaptığı büyük hata, İsrail kamuoyunun da gündemindedir. İsrail muhalefeti sık sık Netanyahu'nun Türkiye karşıtı söylemlerini "sorumsuzca, aşırı ve aptalca" bulduklarını, toplumda kaygıya neden olduğunu dile getirmektedir.</p><p>İsrail'in birçok müttefikini tek tek kaybettiğini ve iyice itibarsızlaştığını kendi politikacıları dahi itiraf etmektedir. Dahası Türkiye ile oluşturulmaya çalışılan gerginlik politikasının bir getirisi ortaya konulamamıştır.</p><p>Türkiye, bölgesindeki ve küresel zemindeki gücünü ve etkinliğini defalarca perçinlemiş, sert gücünü tahkim etmiş ve seçkin kabiliyetlerini sürekli geliştiren bir NATO ülkesidir.</p><p>Bu noktada İsrail hükümetinin geliştireceği en akılcı tutum, çevresine tehditler savurmak, Kudüs'te Mescid-i Aksa'yı hedef almak ve Batı Şeria'da yeni korsan yerleşim yerleri planlamak yerine, İsrail-Filistin anlaşmazlığını tamamen ortadan kaldıracak iki devletli çözüm için çabalamak ve bölgede daha fazla istikrarsızlaştırıcı adımları durdurmaktır.</p><p><b>Soru: Türkiye bu saldırgan zihniyete karşı nasıl karşılık verecek?</b></p><p>Burhanettin Duran: Türkiye olarak, soykırımcı Netanyahu'nun istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye ve Suriye başta olmak üzere bölgemizde barışçı politika izleyen tüm devletlerin yanında durmaya devam edeceğiz.</p><p>Türkiye, bölgenin en tecrübeli ve köklü ülkelerinden biridir. Bizim devlet geleneğimiz derindir. Tedbirli, serinkanlı ve kudretli bir ülkeyiz.</p><p>Tarih bizim kendi güvenliğimiz, devletimizin bekası ve milletimizin selameti için yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışımız bugün de değişmemiştir.</p><p>Ancak Netanyahu gibi figüranların, bölgemizdeki barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek kadar da tecrübe sahibiyiz.</p><p>Biz, bölgemizde ve dünyada barışı önceleyen, barış için gayret gösteren bu yaklaşımıyla, dünyada takdir gören bir ülkeyiz.</p><p>Kendi politik geleceklerini garanti altına almak için, bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi itibarsızların kanlı oyunlarını, Türkiye'nin basiretli ve barışçıl dış politikası bozacaktır.</p><p>Kimse, milletimizin ve dostlarımızın huzurunu kaçıramaz. Türkiye buna asla müsaade etmez.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/durandan-suriyedeki-kiski-132_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alparslan-kuytulun-feto-baglantisi-yegeni-bakin-kim-cikti-288160</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alparslan Kuytul'un FETÖ bağlantısı! Yeğeni bakın kim çıktı?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonda gözaltına alınan Alparslan Kuytul'un yeğeninin FETÖ'nün "jandarma mahrem sorumlusu" olduğu ortaya çıktı. 22,5 yılla yargılanan yeğen Kuytul'un etkin pişmanlıktan faydalandığı ve cezasının 2 yıl 6 aya indirildiği öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alparslan Kuytul'un FETÖ bağlantısı! Yeğeni bakın kim çıktı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Adana İl Emniyet Müdürlüğünce kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen ve Alparslan Kuytul'un liderliğini yaptığı belirtilen yapılanmaya yönelik dün sabah 6 ilde toplam 49 adrese eş zamanlı şafak vakti operasyon düzenlenmişti. Çeşitli suçlardan Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul dahil 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş ve Kuytul çifti gözaltına alınmıştı.  </p><p>Operasyonun ardından Alparslan Kuytul'un yeğeni Hakan Kuytul'un 2021 yılında Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün "jandarma mahrem sorumlusu" olduğu iddiasıyla yargılandığı ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan Hakan Kuytul hakkındaki iddianamede, darbe girişiminden birkaç ay sonra İstanbul'da FETÖ'nün jandarma mahrem yapılanmasında "Marmara Bölge Sorumlusu" olduğu tespit edilen Nihat K.'nın evinde ele geçirilen dijital materyalde, flaş bellek ve SD kartta örgütün Jandarma Genel Komutanlığı mahrem yapılanmasında görevli kişilerin bilgilerinin olduğu program tespit edildi. Program kapsamında elde edilen bilgilerde, Kuytul'un FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün jandarma mahrem yapılanmasında yer aldığının anlaşıldığı, dosya içindeki tanık beyanları ile şüphelinin örgütün jandarma yapılanmasında mahrem hizmetler sınıfında üst düzey sorumlu olarak yer aldığı belirlendi. İddianamede, Kuytul hakkında "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.  </p><p>Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada ise cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın FETÖ içerisinde "jandarma mahrem sorumlusu" olarak faaliyet yürüttüğünü, örgütün sözde üst düzey yöneticilerinden aldığı talimatla askeri personelle görüştüğünü, aldığı himmetleri bir üst yöneticisine ilettiğini, sabit ve ankesörlü hatlardan farklı tarihlerde ardışık arandığını ve hakkında tutarlı tanık beyan ve teşhislerinin bulunduğunu belirtti. Hakkındaki suçlamaları kabul eden sanığın FETÖ'nün yapısı ve örgüt kapsamında işlenen suçlara dair faydalı bilgiler verdiğini bildiren savcı, bu durumun dikkate alınarak Kuytul'un üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan etkin pişmanlık hükümleri kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Hakan Kuytul'a "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/alparslan-kuytulun-feto-b-333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-ilk-yerli-elektrikli-lokomotifi-e5000-avrupa-birligi-sertifikasini-aldi-288159</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk yerli elektrikli lokomotifi E5000, Avrupa Birliği sertifikasını aldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş tarafından üretilen Türkiye'nin ilk yerli ve milli elektrikli lokomotifi E5000'in Avrupa Birliği Karşılıklı İşletilebilirlik Belgesi olan TSI Sertifikasını aldığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin ilk yerli elektrikli lokomotifi E5000, Avrupa Birliği sertifikasını aldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>E5000 lokomotifinin Avrupa Birliği standartlarına uygunluğunu belgeleyen TSI Sertifikası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında Bakan Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla gerçekleştirilen takdimde, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Çağlar Tabak tarafından TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay'a verildi.  </p><p>E5000 lokomotifinin Sivas, Eskişehir ve Sakarya'da üretiminin yapıldığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Bugün TÜRASAŞ'ımızın ürettiği yerli ve milli lokomotifimiz E-5000'in sertifika işlemini gerçekleştirmiş olduk. TÜRASAŞ, Türkiye'nin üç yerinde: Sivas'ta, Eskişehir'de ve Sakarya'da üretim yapıyor. Eskişehir'de ürettiğimiz E-5000'in TSI belgesini bugün arkadaşlarımız, Düzenleme Genel Müdürlüğümüz, TÜRASAŞ Genel Müdürlüğümüze teslim etmiş oldu; aynı zamanda onun sertifikasını vermiş oldu" dedi.  </p><p><b>"E500 LOKOMOTİFİMİZ, AVRUPA BİRLİĞİ SERTİFİKASYONU OLAN TSI'YA SAHİP OLDU"</b></p><p>Hem üretim tesisinde hem de sahada zorlu testler yapılarak performans ölçümü yapıldığını kaydeden Uraloğlu, "Lokomotifimiz, Avrupa Birliği sertifikasyonu olan TSI'ya sahip oldu; artık bu vesileyle hem Avrupa Birliği'ne hem de bütün dünyaya satabilme imkanına da sahip olduk. Yani dolayısıyla yerli ve milli bir lokomotifin dünya standartlarında üretilebilir olduğunu da belgelemiş olduk" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>BUGÜNE KADAR 30 ADET E5000 ÜRETİLDİ</b></p><p>E5000 Lokomotif Projesi kapsamında toplam 95 yeni nesil elektrikli lokomotif üretilmesi planlanıyor. Seri üretimi aralıksız devam eden proje kapsamında bugüne kadar 30 adet E5000 lokomotifinin üretimi tamamlandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/turkiyenin-ilk-yerli-elek-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyen-ukraynanin-fuze-savunmasini-desteklemek-icin-calistikla-288158</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Ukrayna'nın füze savunmasını desteklemek için çalıştıklarını bildirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya'nın Ukrayna'da sivilleri ve sivil altyapıyı hedef aldığını belirterek, Ukrayna'nın balistik füzelere karşı savunma kapasitesini desteklemek için üye ülkelerle ve ortaklarla çalıştıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Ukrayna'nın füze savunmasını desteklemek için çalıştıklarını bildirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Von der Leyen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy&#39;nin Rusya&#39;nın, başkent Kiev başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerine düzenlediği hava saldırılarına ilişkin paylaşımını alıntıladı.</p><p>&quot;Rusya başlattığı savaşı kaybediyor ve buna sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alarak karşılık veriyor.&quot; ifadesini kullanan von der Leyen, Ukrayna&#39;nın hava savunmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Von der Leyen, &quot;Ukrayna&#39;nın can kayıplarını önleyecek imkanlara sahip olması için üye ülkelerle ve ortaklarımızla birlikte ülkenin balistik füzelere karşı savunma kapasitesini desteklemek üzere çalışıyoruz. Bu, en acil önceliğimiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Zelenskiy de Rus ordusunun gece saatlerinde başta Kiev olmak üzere Ukrayna&#39;nın farklı bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini, Kiev&#39;de 12 kişinin hayatını kaybettiğini ve 40 kişinin yaralandığını açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ab-komisyonu-baskani-von--278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mavi-vatanda-tarihi-bulusma-selcuk-bayraktar-tek-damlasindan-vazgecmeyiz-288157</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan'da tarihi buluşma! Selçuk Bayraktar: Tek damlasından vazgeçmeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "Açıkça ifade etmek gerekirse, karadaki vatanımız yuvamızsa, Mavi Vatan bizlerin huzur bulduğu bahçemizdir. Nasıl ki evimizin bir odasından vazgeçmiyorsak, bahçemiz olan Mavi Vatan'ın tek bir damlasından da asla vazgeçmeyiz. İşte bu yüzden gençlerimize denizlerimizi sevdirmek, Mavi Vatan bilincini kazandırmak için buradayız" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mavi Vatan'da tarihi buluşma! Selçuk Bayraktar: Tek damlasından vazgeçmeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan 2026'nın açılışında konuşma yaptı. Selçuk Bayraktar, konuşmasında, "Dedem Lütfi Reis, ekmeğini Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla boğuşarak çıkaran bir balıkçıydı. Çocukluğumdan itibaren denizle iç içe olmak, o engin ufka bakmak bize dalgalara göğüs germeyi, yılmamayı öğretti. Ömrünü Milli Teknoloji Hamlesi'ne adayan rahmetli babam Özdemir Bayraktar da tam bir Mavi Vatan sevdalısıydı. Bizlere ve çevresine her zaman denizlerin stratejik önemini, bağımsızlığın sadece karada değil, engin maviliklere uzandığını anlatırdı. Bugün siz genç kardeşlerimizle Mavi Vatan'ın ufuklarına imza atmaktan gurur duyuyorum" dedi.  </p><p><b>"MAVİ VATAN'IN TEK BİR DAMLASINDAN ASLA VAZGEÇMEYİZ"</b></p><p><b>Selçuk Bayraktar, açıklamalarına şöyle devam etti:  </b></p><p>"Türkiye'nin kara yüzölçümü yaklaşık 783 bin kilometrekare. Mavi Vatan deniz yetki alanlarımız ise 462 bin kilometrekare.  </p><p>Açıkça ifade etmek gerekirse, karadaki vatanımız yuvamızsa, Mavi Vatan bizlerin huzur bulduğu bahçemizdir. Nasıl ki evimizin bir odasından vazgeçmiyorsak, bahçemiz olan Mavi Vatan'ın tek bir damlasından da asla vazgeçmeyiz.  İşte bu yüzden gençlerimize denizlerimizi sevdirmek, Mavi Vatan bilincini kazandırmak için buradayız.  Yüzme yarışlarından yelken organizasyonuna ve kürek yarışmasından, SAT ve SAS komandolarımızın nefes kesen gösterileriyle, deniz kültürümüzü hak ettiği gibi yaşatmaya çalışıyoruz. TEKNOFEST yarışmacısı gençlerimiz ise İnsansız Su Altı Sistemleri, Su Altı Roketi ve İnsansız Deniz Araçları yarışmalarıyla yarının teknolojilerini geliştiriyor. Ata yadigarımız Savarona'dan, dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu'ya, TCG İstanbul'dan denizaltılarımıza kadar donanmamızın göz bebekleri de milletimizi bekliyor. Baykar'daki yol arkadaşlarımla geliştirdiğimiz Bayraktar TB3, TCG Anadolu'dan kalkıp inebilme kabiliyetiyle dünya deniz havacılığında yeni bir çağ açtı. TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca gökyüzünde AKINCI ve Bayraktar TB3, sizleri ve Körfez'i selamlayarak bağımsızlık irademizi dünyaya haykıracak."  </p><p><b>"TÜM MİLLETİMİZİ, TEKNOFEST İKLİMİNİN GÜNEYDOĞU'YU SARACAĞI BÜYÜK ŞÖLENE BEKLİYORUM"</b></p><p>Katılım ve ziyaret kayıtlarının TEKNOFEST kuşağının sosyal medya platformu "NSosyal" üzerinden rahatlıkla yapılabildiğini hatırlatan Bayraktar; Milli Savunma Bakanlığına, Deniz Kuvvetlerine, T3 Vakfı'ndaki yol arkadaşlarına, yarışmacı gençlere ve destekleri ile dualarını esirgemeyen tüm vatandaşlara teşekkürlerini iletti. Selçuk Bayraktar, "Gölcük'teki bu coşkunun ardından tüm milletimizi, TEKNOFEST ikliminin Güneydoğu'yu saracağı büyük şölene bekliyorum. Hepinizi 30 Eylül'de başlayacak TEKNOFEST Güneydoğu'ya, Şanlıurfa'ya davet ediyorum. TEKNOFEST Mavi Vatan, vatanımıza, tüm dost ve kardeş coğrafyalara hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu.  </p><p><b>"SİZLERE YAŞAMIMDAN SÜZDÜĞÜM İKİ TAVSİYEM VAR"</b></p><p>Konuşmasında gençlere de önemli mesajlar veren Selçuk Bayraktar, açıklamalarını şöyle tamamladı:  </p><p>"Bu yollardan geçmiş mühendis bir abiniz olarak, sizlere yaşamımdan süzdüğüm iki tavsiyem var. Unutmayın ki rotası ve menzili olmayan bir gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz. Hayat denizinde yelken açarken kendinize ait yüksek bir idealiniz, bir KIZILELMA'nız olsun. Sizi menzilsiz girdaplara ve karanlığa sürükleyecek başkalarının rotalarında değil, insanlığa fayda sağlayacak dosdoğru rotalardan ilerleyin. Bunun yanında göğe ve enginlere ne kadar açılacağınızı, köklerinize ve değerlerinize ne kadar derin tutunduğunuz belirler. Kökleri dar kalıplara hapsedilmiş, medeniyetinden kopuk bir fidan, ilk sert rüzgarda devrilmeye mahkumdur. Köklerinize sımsıkı sarılın ki, fırtınalara meydan okuyabilesiniz, dimdik bir şekilde ayakta durabilesiniz. Bugün baktığımızda ahlaken yıkılmış, vicdanını yitirmiş ve büyük bir karanlığa sürüklenen bir dünya görüyoruz. Adaletin, merhametin ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bu küresel sistem, insanlığa umut veremiyor. İşte Mavi Vatan'da verdiğimiz bu mücadele, bu nedenle sadece bir teknoloji hamlesi değil. Bu çaba, bir adalet ve bağımsızlık mücadelesidir. Tüm kurumlarıyla yıkılmış bu dünyanın yeniden inşası, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları, sizler, TEKNOFEST kuşağı tarafından gerçekleşecek. Hürriyetin, adaletin ve refahın kuşattığı o güzel dünyada buluşmak dileğiyle sevgiyle kalın. Yolumuz açık, pruvamız neta, ufkumuz KIZILELMA."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/mavi-vatanda-tarihi-bulus-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kadin-stklar-terorsuz-turkiye-sureci-icin-tek-ses-oldu-cozumun-yanindayiz-288156</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadın STK'lar Terörsüz Türkiye süreci için tek ses oldu: Çözümün yanındayız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hukukçu Kadınlar Derneği öncülüğünde bir araya gelen 15 kadın sivil toplum kuruluşu, TBMM'de 467 oyla kabul edilip Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile "Terörsüz Türkiye" sürecine tam destek verdiklerini belirterek, terörün bitirilmesinin hukuki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadın STK'lar Terörsüz Türkiye süreci için tek ses oldu: Çözümün yanındayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun" TBMM'de 467 nitelikli oy ile kabul edildi.</p><p>Kanun, önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzalamasıyla Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Türkiye'nin ulusal ve uluslararası menfaatlerinin gereği olarak "Terörsüz Türkiye" sürecini ve "Çerçeve Kanunu" desteklediklerini açıklayan İstanbul Kadın Sivil Toplum Kuruluşları "Sürecin hukuki ve fiili olarak yürütülmesine dair çözüme destek olduğumuzu deklere ediyoruz" açıklamasında bulundu.</p><p>Açıklamada, "Türkiye coğrafi konumu itibariyle savaşların, çatışmaların, illegal yapılanmaların ve terör faaliyetlerinin yaşandığı stratejik bir bölgededir. II.Dünya savaşından sonra dünyada savaş riskinin en yüksek seviyeye çıktığı, sınır komşularımızın aktif savaş halinde olduğu dikkate alındığında devletin iç güvenliği tahkim etmesi, dışardan gelebilecek tehditlere karşı hazırlıklı olabilmemiz için hayati önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.</p><p><b>"HUKUKİ VE VİCDANİ SORUMLULUĞUMUZDUR"</b></p><p>İstanbul Kadın Sivil Toplum Kuruluşları ayrıca, Öte yandan, toplumsal barışı ve huzuru temin etmek için, Türkiye'nin müreffeh bir ülke olma yolundaki tüm gayret ve çalışmalarını sekteye uğratan illegal tüm yapıların tasfiyesi hukuki ve meşru zeminde kalıcı barışın temini; milletimizle 86 milyonluk büyük Türkiye olma idealini gerçekleştirmek için TBMM'nin ve yürütmenin müşterek üstlendiği büyük sorumluluğa sivil toplum alanında çalışan kadınlar olarak destek vermememiz annelerin ağlamadığı, çocukların yetim/kadınların dul kalmadığı, terörden arındırılmış, herkesin barış içinde yaşadığı bir topluma ulaşmak için hukuki ve vicdani sorumluluğumuzdur" değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"ÜLKEMİZİN MİLLİ MENFAATLERİNİN GEREĞİ OLARAK TERÖRÜN BİTİRİLMESİ ZARURETTİR"</b></p><p>Şüphesiz terörün en ağır bedelini vatanı uğruna canlarını feda eden şehitler, gaziler ve masum vatandaşların ödediği ifade edilen açıklamada, "Şehitlerimizin aziz hatırası ve emanetlerine sahip çıkmak, gazilerimizin ve terörden zarar gören vatandaşlarımızın haklarını gözetmek; manevi olarak muazzep olmamaları şüphesiz hepimizin mesuliyetidir. Ancak, insanımızın maddi/manevi olarak daha fazla zarar görmemesi ve ülkemizin milli menfaatlerinin gereği olarak terörün bitirilmesi zarurettir" ifadeleri kullanıldı.</p><p>Açıklamada, Terörsüz Türkiye sürecini ve "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun"u, Türkiye'nin milli birlik ve bütünlüğünün, barış ve huzurun temini için; sürecin hukuki bir zeminde yürümesi ve devletin bölünmezliği ilkesinden taviz vermeden, tarihi bir adım olarak değerlendirildiği ve desteklendiği dile getirildi.</p><p><b>KADIN STK'LARDAN TAM DESTEK</b></p><p>Terörsüz Türkiye sürecine ve çerçeve kanuna destek veren kadın STK'lar belli oldu.</p><p>1-) Hukukçu Kadınlar Derneği</p><p>2-) Ensar Vakfı</p><p>3-) Aysit Vakfı</p><p>4-) Asitane Vakfı</p><p>5-) Süreyya Derneği</p><p>6-) Nisan Girişim Grubu</p><p>7-) Hakeder</p><p>8-) Ak-Der</p><p>9-) Neyad( Nil Egitim ve Yardımlaşma Derneği)</p><p>10-) Kasav (Kadın saglıkçılar egitim ve dayanışma vakfı)</p><p>11-)Bakap (Başakşehir Gençlik ve Kadın Platformu)</p><p>12-)Aydost Eğitim Kültur Dayanışma Derneği</p><p>13-) Akadder</p><p>14-) Şule Yüksel Şenler Vakfı</p><p>15-) İftah İlim ve Kültür Derneği</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kadin-stklar-terorsuz-tur-134_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/malazgirt-zaferinin-955-yilina-ozel-program-sampiyonlar-ahlat-ve-malazgirtte-bulusacak-288155</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955. yılına özel program: Şampiyonlar Ahlat ve Malazgirt'te buluşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Okçular Vakfı tarafından 10. kez düzenlenecek Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955. yılına özel program: Şampiyonlar Ahlat ve Malazgirt'te buluşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu'nun kapılarını Türklere açan 1071 Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü, bu yıl da Ahlat ve Malazgirt'te düzenlenecek kapsamlı etkinliklerle kutlanacak.</p><p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Okçular Vakfı tarafından bu yıl 10. Kez gerçekleştirilecek "955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı", tarihi anma etkinliklerinin yanı sıra geleneksel Türk sporlarında önemli şampiyonalara da ev sahipliği yapacak.</p><p>Program kapsamında Türkiye'nin farklı illerinden sporcuların katılımıyla okçuluk, atlı okçuluk ve kökbörü müsabakaları düzenlenecek. Tarihi zaferin yaşandığı topraklarda gerçekleştirilecek Türkiye şampiyonaları, geleneksel sporların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da önemli bir buluşma olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/img4478-200820269d6f09c4.jpg"/><p><b>MALAZGİRT'TE OKÇULUK VE ATLI OKÇULUK HEYECANI</b></p><p>Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu tarafından düzenlenecek "955. Yıl Sultan Alparslan Açık Hava Özel Puta Koşusu", 23-24 Ağustos tarihlerinde Malazgirt'te gerçekleştirilecek. Türkiye'nin dört bir yanından gelecek sporcular, Sultan Alparslan'ın Anadolu'nun kapılarını açtığı topraklarda hedef başında mücadele edecek.</p><p>Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu (TGASDF) tarafından düzenlenecek "TGASDF Atlı Okçuluk 2026 Türkiye Şampiyonası Final Müsabakaları" ise 24-25 Ağustos tarihlerinde Malazgirt'te yapılacak. Türkiye şampiyonunun belirleneceği final müsabakalarında sporcular, at üzerindeki okçuluk becerilerini sergileyecek.</p><p><b>KÖKBÖRÜ FİNALİ AHLAT'TA</b></p><p>Geleneksel Türk atlı sporlarının önemli branşlarından Kökbörü de 955. yıl etkinlikleri kapsamında Ahlat'ta sporseverlerle buluşacak. TGASDF Kökbörü Ligi 2026 Final Müsabakası, 23-24 Ağustos tarihlerinde Ahlat'ta gerçekleştirilecek. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ekiplerin mücadele edeceği final, geleneksel Türk spor kültürünün önemli örneklerinden birini izleyicilerle buluşturacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/img4482-20082026d3262a6d.jpg"/><p><b>TARİH, KÜLTÜR VE SPOR AYNI SAHNEDE</b></p><p>Bu yıl 10'uncusu düzenlenecek anma programı, Malazgirt Zaferi'nin tarihi mirasını gelecek kuşaklara aktarmanın yanı sıra geleneksel Türk sporlarının yaşatılmasına da katkı sağlayacak.</p><p>23-24 Ağustos tarihlerinde Ahlat ve Malazgirt'te başlayacak etkinlikler, 24-25 Ağustos tarihlerindeki Türkiye şampiyonası finalleriyle devam edecek. Programın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek etkinliklerle taçlandırılması planlanıyor.</p><p>Anadolu'nun fethinin 955. yılında Ahlat ve Malazgirt; tarih, kültür, spor ve millî coşkunun buluşma noktası olacak.</p><p>Tarihin izinde, milli ruhla geleceğe...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/malazgirt-zaferinin-955-y-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-aleksei-batrakov-transferi-icin-resmen-devrede-288150</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Aleksei Batrakov transferi için resmen devrede]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray, 21 yaşındaki Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi için oyuncu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile görüşmelere başlandığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray, Aleksei Batrakov transferi için resmen devrede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kulüpten yapılan açıklamada, "Profesyonel futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi konusunda futbolcu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile resmi görüşmelere başlanmıştır." denildi.</p><p>Rus orta saha oyuncusu, Lokomotiv Moskova formasıyla 84 maçta 34 gol kaydetti.</p><p>Genç oyuncu, Rusya Milli Takımı'nda da görev yaptığı 12 karşılaşmada 4 kez gol sevinci yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/galatasaray-aleksei-batra-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/emette-ak-parti-ilce-baskanligi-binasina-saldiri-288148</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emet'te AK Parti İlçe Başkanlığı binasına saldırı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ Kütahya'nın Emet ilçesinde AK Parti İlçe Başkanlığı binasına kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda parti binasının camları kırılırken, kapılar, masa ve sandalyeler ile çeşitli mobilyalar zarar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emet'te AK Parti İlçe Başkanlığı binasına saldırı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler AK Parti Emet İlçe Başkanlığı binasına girerek içeride bulunan eşyalara zarar verdi. </p><p>Binanın çeşitli bölümlerindeki camlar kırılırken, masa ve sandalyeler devrildi, bazı mobilyalar ise kullanılamaz hale geldi. Saldırı nedeniyle parti binasında geniş çaplı maddi hasar meydana gelirken, olayda herhangi bir yaralanma ya da can kaybının yaşanmadığı öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77111701-200820269a65f49f.jpg"/><p>Olayın ardından güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldı. Saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma yürütülürken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/emette-ak-parti-ilce-bask-543_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-yksdeki-basari-gelenegini-surdurdu-288147</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, YKS'deki başarı geleneğini sürdürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile bu yıl öğrencilerini İstanbul Teknik, Boğaziçi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İstanbul Üniversitesi, Yıldız Teknik ve Marmara üniversiteleri başta olmak üzere Türkiye'nin seçkin üniversitelerinin mühendislik, tıp, hukuk, işletme ve iktisat gibi çok sayıda bölümüne yerleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, YKS'deki başarı geleneğini sürdürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, kurulduğu günden bugüne öğrencilerini üniversitelere yerleştirme oranlarıyla öne çıkıyor. Başarı geleneğini sürdüren okulun bu yıl YKS&#39;de ilk 5&#39;te 3, ilk 10&#39;da 4, ilk 100&#39;de 22, ilk 500&#39;de 58 ve ilk 1000&#39;de 78 öğrencisi yer aldı.</p><p>Bu yıl 127 öğrencinin mezun olduğu okul, önceki yıl mezunlarının da eklenmesiyle 128 öğrencisini üniversitelerin yüksek puanlı çeşitli bölümlerine yerleştirdi.</p><p>İstanbul Teknik, Boğaziçi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İstanbul Üniversitesi, Yıldız Teknik ve Marmara üniversiteleri başta olmak üzere Türkiye&#39;nin seçkin üniversitelerine öğrenci yerleştiren okulun öğrencilerinden 45&#39;i mühendislik, 33&#39;ü tıp, 13&#39;ü ekonomi, işletme, iktisat ve uluslararası ticaret, 7&#39;si hukuk bölümlerini tercih etti.</p><p>Mezunlardan 4&#39;er öğrenci hukuk ve psikoloji, 3&#39;er öğrenci diş hekimliği, eczacılık, medya-sinema ve ilahiyat, 2&#39;şer öğrenci matematik ve tarih, birer öğrenci de veri bilimi, fizik, fizyoterapi, mimarlık, okul öncesi öğretmenliği ve sosyoloji bölümlerine yerleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42257336.jpg"/><p>Okul Müdürü Doç. Dr. Özkan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinin başarının gelenek haline geldiği okullardan biri olduğunu söyledi.</p><p>Okulun şahsiyet eğitiminin yanı sıra akademik eğitimiyle de öne çıktığını belirten Öztürk, mezun öğrencilerin arzuladıkları üniversitelere yerleştiğini vurguladı.</p><p>Öğrencilerin ağırlıklı olarak mühendislik ve tıp fakültelerini tercih ettiğini dile getiren Öztürk, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerini hem arzuladıkları üniversiteye ulaştıran hem de çok yönlü şahsiyet gelişimiyle onları destekleyen bir okul. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 40 yılını aşmış geleneğe sahip bir okul. İlk mezunlarını verdiği 1993 senesinden bugüne kadar Türkiye birincileri çıkartmış bir okul. Sayısalda, sözelde, eşit ağırlıkta dereceler yapmış bir okul. Geçen sene ilk 100&#39;de 25 derecemiz vardı, bu sene 22 derecemiz var. Aslında bu gelenek başarının yanında öğrencilerine karakter eğitimi veren, öğrencilerini hayata hazırlayan, öğrencilerini çağa uyarlı bir şekilde aktif ve açık bir zihinle yetiştiren bir okul olmakla öne çıkıyor.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE'DE İLK 20 OKUL ARASINA YERLEŞMİŞ BİR OKULUZ"</b></p><p>Okulun bu sene yüzdelik 0,47 taban puanla öğrenci aldığının altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yani Türkiye&#39;nin en iyi öğrencilerinin kayıt yaptırdığı bir okul. İstanbul&#39;da 10&#39;uncu sıradayız, Türkiye&#39;de ilk 20 okul arasına yerleşmiş bir okuluz. 5 yıllık (eğitim veren) bir okuluz. Hazırlıkta dil eğitimi veren, 9 ve 10&#39;uncu sınıfta çok yönlü şahsiyet geliştirme modelini uygulayan, bunun yanında Cambridge Üniversitesinin lise diploma sertifikasını veren, uluslararası IB sertifikası diploma programına sahip olan bir okuluz. Öğrencilerimizin 11 ve 12&#39;nci sınıfa geldiklerinde üniversiteye hazırlandıkları bir etap var. Aslında okulumuz çok geniş bir zihin haritasına sahip. Okulumuz, sistematiği olan ve Türkiye&#39;nin gurur duyacağı nadide okullardan bir tanesi.&quot;</p><p>Öğrencileri, ailelerini ve okulun öğretmenlerini tebrik eden Öztürk, başarı geleneğinin sürmesi için gayretle çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kartal-anadolu-imam-hatip-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288142</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyada-siddetli-firtina-1-olu-2-yarali-288142</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da şiddetli fırtına: 1 ölü, 2 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın bazı bölgelerinde gece boyu etkili olan şiddetli fırtına büyük hasara yol açarken, 1 kadın hayatını kaybetti ve en az 2 kişi de yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da şiddetli fırtına: 1 ölü, 2 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'yı şiddetli fırtına vurdu. Güneybatıdaki Renanya-Palatinate eyaletinde bulunan Waldorf kentinde 58 ve 47 yaşlarındaki iki kadın, yürüdükleri sırada çıkan fırtına nedeniyle kapalı bir oturma alanının altına sığındı. Ancak bir ağacın devrilerek oturma alanının üzerine düşmesi sonucu 58 yaşındaki kadın olay yerinde hayatını kaybetti, 47 yaşındaki kadın ise hastaneye kaldırıldı. Berlin'in 78 kilometre güneydoğusundaki Fürstenwalde kasabasında ise hortum nedeniyle çatılar uçtu, devrilen ağaçlar nedeniyle birçok araçta hasar meydana geldi, 1 kişi yaralandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77106802-2008202667a9c690.jpg"/><p>Almanya'nın batısındaki Westerwald bölgesinde bulunan Höhr-Grenzhausen'de ise fırtına, binaların duvarlarını yıktı. En az 2 ev hasar gördü. Dış cephelerden düşen parçalar ve uçan enkaz hasara yol açarken, birçok ağaç devrildi. Bölgede geniş çaplı elektrik kesintisi yaşandı. A61 otoyolunda ise bir kamyon devrildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77106805-200820262d544d85.jpg"/><p>Hessen, Thüringen ve Bavyera'da da gece boyunca olumsuz hava şartları nedeniyle çok sayıda acil çağrı alındı.  </p><p>Hessen eyaletindeki Wetzlar'da fırtına yaklaşık 60 eve hasar verdi. Çatı parçaları 100 metreye kadar uzağa savruldu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77106806-20082026cc2677bb.jpg"/><p>Alman Meteoroloji Servisi günün ilerleyen saatlerinde, özellikle Almanya'nın güneyindeki Baden-Württemberg ve Bavyera'da daha şiddetli fırtınaların meydana gelebileceği konusunda uyarıda bulundu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/almanyada-siddetli-firtin-113_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288141</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karadenizde-gemileri-kim-neden-vuruyor-288141</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de gemileri kim, neden vuruyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e etkilerini ve Türkiye'nin buradaki duruşunu analiz etti. İsmayıl, asıl meselenin artık sadece 'Karadeniz'de gemileri kim vuruyor' sorusuna yanıt bulmak olmadığını söylüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'de gemileri kim, neden vuruyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Prof. Dr. Toğrul İsmayıl'ın yaşanan duruma ilişkin AA'da yer alan analizi şöyle:</b></p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'de ulaştığı son aşama, artık yalnızca iki ülkenin deniz kuvvetleri arasındaki mücadele olarak okunamaz. Ticari gemilerin, limanların, enerji tesislerinin ve deniz taşımacılığının giderek daha fazla risk altına girmesi, savaşın ekonomik ve jeopolitik etkilerinin Karadeniz'in çok ötesine taşındığını gösteriyor. Bugün sorulması gereken yalnızca<b> "Karadeniz'de gemileri kim vuruyor?"</b> değildir. Daha önemli soru şudur: Karadeniz, savaşın yeni bir cephesine mi dönüşüyor?</p><p><b>Karadeniz'de sivil gemiler de hedef oluyor</b></p><p>Son dönemde yaşanan gelişmelerin merkezinde Rusya ve Ukrayna bulunuyor. Ancak iki tarafın denizdeki stratejik hedefleri aynı değil. Ukrayna, Rusya'nın Karadeniz Filosu'nu, enerji altyapısını ve deniz yoluyla yürüttüğü lojistik faaliyetleri zayıflatmaya çalışıyor. Rusya ise Ukrayna'nın limanlarını, tahıl terminallerini ve deniz yoluyla ihracat kapasitesini hedef alarak Kiev'in ekonomik dayanıklılığını kırmayı amaçlıyor.</p><p>Bu nedenle ticari gemilere yönelik <b>her saldırıyı aynı kategoride değerlendirmek doğru olmaz.</b> Bazı olaylarda gemilerin doğrudan hedef alındığı iddiaları gündeme gelirken bazıları limanlara veya çevredeki askeri ve ekonomik altyapıya yönelik saldırıların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Ancak bütün bu gelişmelerin ortak bir sonucu var:<b> Karadeniz'de sivil deniz taşımacılığı artık savaşın dolaylı değil, giderek doğrudan etkilenen unsurlarından biri haline geliyor.</b></p><b>SAVAŞLARIN KARAKTERİ DEĞİŞİYOR</b><p></p><p><b>Bu durum tesadüf değil. </b>Savaşların modern karakteri değişiyor. Cephede askeri üstünlük sağlamak kadar karşı tarafın ekonomik damarlarını kesmek de stratejik bir hedef haline geliyor. Karadeniz ise bunun için son derece elverişli bir alan. <b>Çünkü Karadeniz yalnızca bir güvenlik havzası değil; aynı zamanda tahıl, enerji, hammadde ve ticaret yollarının kesiştiği stratejik bir ekonomik alandır.</b></p><p>Dolayısıyla bir limanın vurulması yalnızca askeri bir sonuç doğurmuyor. Bir ticaret gemisinin risk altına girmesi yalnızca o geminin güvenliğini ilgilendirmiyor. Sigorta maliyetleri yükseliyor, navlun fiyatları artıyor, rotalar değişiyor ve küresel tedarik zincirleri bundan etkileniyor. Karadeniz'deki herhangi bir güvenlik krizi, kısa sürede Avrupa'dan Orta Doğu'ya ve Afrika'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada ekonomik sonuç yaratabiliyor.</p><b>BURADAKİ ASIL TEHLİKE</b><p></p><p>Buradaki asıl tehlike ise askeri hedeflerle ticari faaliyetler arasındaki sınırın giderek bulanıklaşmasıdır. İnsansız deniz araçlarının, uzun menzilli füzelerin ve farklı gözetleme teknolojilerinin yaygın biçimde kullanıldığı bir savaş ortamında, ticari gemilerin yanlışlıkla olsa bile hedef alınması veya saldırıların ticari deniz taşımacılığını doğrudan etkilemesi ihtimali giderek artıyor.</p><p><b>Karadeniz'de bir güvenlik koridoru mümkün mü?</b></p><p>Bu noktada Karadeniz'de güvenli bir deniz koridoru oluşturulması fikri yeniden önem kazanıyor. Fakat burada kritik soru şudur: <b>Bu koridoru kim koruyacak?</b></p><p>Türkiye'nin tek başına askeri güvenlik sağlayıcısı olması gerçekçi ve rasyonel değildir. Ankara'nın böyle bir rol üstlenmesi, Türkiye'yi savaşın fiili taraflarından biri haline getirme riskini beraberinde getirebilir. <b>Buna karşılık Türkiye'nin öncülüğünde, Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra Birleşmiş Milletler'in (BM) dahil olduğu çok taraflı bir mekanizma oluşturulması daha uygulanabilir bir seçenek olarak öne çıkıyor.</b></p><p>Aslında bunun geçmişte bir örneği yaşandı. 2022'de Türkiye ve BM'nin girişimleriyle oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, birbirleriyle savaşan iki tarafın sınırlı da olsa ortak bir deniz mekanizması üzerinde anlaşabileceğini gösterdi. İstanbul'da kurulan Ortak Koordinasyon Merkezi, tarafların güvenlik kaygılarını dikkate alarak ticari gemilerin hareketini düzenleyen önemli bir model ortaya koydu.</p><p>Bugün ihtiyaç duyulan ise bu modelin daha gelişmiş ve güvenlik boyutu daha güçlü bir versiyonudur. Yeni bir Karadeniz güvenlik koridoru, öncelikle tarafların karşılıklı saldırmazlık taahhüdüne dayanmalıdır. Güzergahlar önceden belirlenmeli, ticari gemilerin hareketleri ortak bir sistem üzerinden izlenmeli, mayın ve deniz güvenliği konusunda teknik koordinasyon sağlanmalı ve olası ihlalleri tespit edecek uluslararası bir denetim mekanizması kurulmalıdır.</p><p><b>Türkiye'nin rolü önem kazanıyor</b></p><p>Burada Türkiye'nin rolü özellikle önem kazanıyor.<b> Türkiye, Rusya ve Ukrayna ile aynı anda konuşabilen az sayıdaki aktörden biri. Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedeniyle İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki sorumluluğu da Ankara'ya Karadeniz'in güvenliği bakımından ayrı bir stratejik ağırlık kazandırıyor.</b></p><p>Bu nedenle Türkiye'nin rolünü <b>"koridorun askeri garantörü" şeklinde tanımlamak yerine, Karadeniz'de yeni bir güvenlik mimarisinin diplomatik mimarı olarak görmek daha doğru olacaktır.</b></p><p>Ancak bunun gerçekleşmesi için Moskova ve Kiev'in de önemli bir siyasi karar vermesi gerekiyor. Çünkü teknik bir güvenlik mekanizması oluşturmak kolaydır. Asıl zor olan tarafların bu mekanizmanın kendi aleyhlerine kullanılmayacağına ikna edilmesidir. Başka bir ifadeyle Karadeniz'de güvenli bir koridorun önündeki en büyük engel teknoloji değil, güven eksikliğidir.</p><p>Bu nedenle yeni mekanizma taraflardan birinin diğerine güvenmesine değil, hiçbir tarafın sistemi kendi askeri amaçları doğrultusunda istismar edememesine dayanmalıdır. BM'nin denetimi, Türkiye'nin kolaylaştırıcılığı ve tarafların karşılıklı taahhütleri bu açıdan tamamlayıcı bir yapı oluşturabilir.</p><p><b>Karadeniz'de ticari gemilerin hedef haline gelmesi, savaşın yalnızca Ukrayna ve Rusya'yı ilgilendiren bir mesele olmaktan çıktığını bir kez daha gösteriyor. Karadeniz'de yaşanacak daha büyük bir deniz güvenliği krizi, enerji, gıda, ticaret ve ulaştırma güvenliğini aynı anda etkileyebilir.</b></p><p>Bu nedenle artık mesele yalnızca <b>"gemileri kim vuruyor?"</b> sorusuna cevap bulmak değildir. Asıl mesele, Karadeniz'in savaşın genişleyen bir cephesi mi, yoksa tarafların kontrollü diplomasi yoluyla yeniden güvenli bir ticaret alanına dönüştürebileceği bir havza mı olacağıdır.</p><p>Türkiye açısından stratejik hedef de burada ortaya çıkıyor: Karadeniz'de taraflardan birinin yanında yer almak değil, Karadeniz'i yeniden öngörülebilir ve güvenli bir deniz alanına dönüştürebilecek diplomatik zemini kurmak. Ankara'nın gerçek gücü de tam olarak burada yatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/karadenizde-gemileri-kim--759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288140</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyada-motorin-fiyati-225-avroya-firladi-vatandaslar-polonyaya-akin-ediyor-288140</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da motorin fiyatı 2,25 avroya fırladı: Vatandaşlar Polonya'ya akın ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'da motorin fiyatları, lojistik maliyetleri ve uluslararası petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle hızlı yükselişini sürdürüyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle benzin ve motorinde Avrupa başta olmak üzere fiyat artışları devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da motorin fiyatı 2,25 avroya fırladı: Vatandaşlar Polonya'ya akın ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerle özellikle akaryakıt tedarikçisi ülkelerin dahil olduğu Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle benzin ve motorinde Avrupa başta olmak üzere fiyat artışları devam ediyor.</p><p>Motorinin en pahalı olduğu ülke litre başına 2,334 avro ile Finlandiya olurken, Hollanda 2,323 avro ile ikinci sırada yer aldı. Bu ülkeleri 2,169 avro ile Fransa, 2,157 avro ile Belçika ve 2,149 avro ile Almanya izlerken, Türkiye genelinde motorinin litre fiyatı ortalama 80 lira (1,44 avro) seviyesinde bulunuyor.</p><p>Alman Otomobil Kulübü (ADAC) verilerine göre, Almanya&#39;da motorinin litre fiyatı 18 Ağustos itibarıyla 2,253 avroya yükselerek son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Motorin fiyatı geçen haftaya göre ise litre başına 5,3 sent arttı. Son üç ayın dip seviyesi 1,721 avro ile 23 Haziran&#39;da görülürken, motorinin litre fiyatı iki ayda yüzde 30&#39;un üzerinde artış gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256711.jpg"/><p><b>- TEDARİK VE LOJİSTİK MALİYETLER FİYATLARI YÜKSELTTİ</b></p><p>Almanya&#39;daki yüksek motorin fiyatı yalnızca uluslararası ham petrol fiyatlarıyla açıklanmıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Rus petrol ürünleri tedarikini kesen Almanya, dizel ihtiyacını daha farklı kaynaklardan karşılamaya başladı.</p><p>Federal İstatistik Ofisi&#39;ne (Destatis) göre, Norveç, Almanya&#39;nın en önemli ham petrol tedarikçisi konumunda bulunuyor. Geçen yıl Almanya&#39;nın toplam ham petrol ithalatının yüzde 16,6&#39;sı (12,5 milyon ton) Norveç&#39;ten geldi. ABD, yüzde 16,4 (12,4 milyon ton) payla ikinci sırada, Libya yüzde 13,8 (10,4 milyon ton) payla üçüncü sırada yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256715.jpg"/><p><b>- REN NEHRİ'NDEKİ DÜŞÜK SU SEVİYESİ TAŞIMACILIĞI OLUMSUZ ETKİLİYOR</b></p><p>Değişen tedarik rotalarının yanı sıra lojistik maliyetler de motorin fiyatlarını etkiliyor. Özellikle Ren Nehri&#39;ndeki düşük su seviyeleri, petrol ürünlerini taşıyan gemilerin tam kapasiteyle çalışmasını engelliyor.</p><p>ADAC verilerine göre, Ren Nehri&#39;ndeki düşük su seviyesi özellikle batı Almanya&#39;da akaryakıt fiyatlarını yukarı çekerken, Kuzey Ren-Vestfalya&#39;da motorinin litre fiyatı 2,254 avroya kadar yükseldi.</p><p><b>- MOTORİN FİYATINDA PETROL VE VERGİ ETKİSİ</b></p><p>Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığına göre ülkede motorin fiyatları temel olarak arz ve talep koşullarına göre belirleniyor.</p><p>Motorinin tüketiciye yansıyan nihai fiyatına, enerji vergisi, yüzde 19 KDV, karbon maliyeti ile taşıma, depolama ve dağıtım giderleri ekleniyor.</p><p>Ayrıca, Almanya&#39;da hükümetin akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla uyguladığı litre başına 17 sentlik enerji vergisi indirimi 30 Haziran&#39;da sona erdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256716.jpg"/><p><b>- "ARTIK ESKİSİ GİBİ HAREKET EDEMİYORUZ"</b></p><p>Alman vatandaşı Roswitha Henkel, AA muhabirine, akaryakıt ve enerji fiyatlarının yüksek olduğunu belirterek, &quot;Pahalı akaryakıt fiyatlarına rağmen hala yollarda çok sayıda sürücü görüyorum. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Son gördüğüm en yüksek fiyat 2,70 avro.&quot; dedi.</p><p>Bu fiyatları karşılayamayanların olduğuna işaret eden Henkel, &quot;Bu gelişmeyi çok korkunç buluyorum, çünkü bu bizim özgürlüğümüzü kısıtlıyor. Artık 60&#39;lar, 70&#39;lerdeki kadar rahat değiliz, eskisi gibi hareket edemiyoruz. Bu çok fazla gerginlik yaratıyor ve birçok insan için artık dayanılmaz hale geldi.&quot; diye konuştu.</p><p>Henkel, akaryakıt fiyatlarının yeniden istikrarlı hale gelmesini ve sona eren devlet teşvikinin devreye sokulmasını istediğini vurgulayarak, &quot;Ama bu konuda pek bir şey yapılmıyor. Hükümet ya da politikacılar bunu göze alabilirler. Sadece biz vatandaşlar acı çekmek zorundayız. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>- "HERKES POLONYA'YA GİDİP DEPOSUNU DOLDURUYOR"</b></p><p>Alman vatandaşı Dieter Krüger de fiyatların her yerde arttığını ve bunun katlanılabilir bir durum olmadığını söyledi.</p><p>Akaryakıt fiyatlarındaki yüksekliğe anlam veremediğini dile getiren Krüger, &quot;Bence, en mağdur olan her zaman tüketicidir. Genel olarak bakıldığında, bazıları bu durumdan cebini dolduracaktır, ama bunu kanıtlamak zor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Krüger, Polonya&#39;da akaryakıt fiyatlarının tekrar düştüğünü belirterek &quot;Herkes Polonya'ya gidip orada depoyu dolduruyor. Bunların hepsini anlayabiliyorum. Herkesin elinde o kadar çok para yok.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256719.jpg"/><p>Alman hükümetine de çağrıda bulunan Krüger, &quot;Hükümetimizden, halkı dinleyen, insanların neyi önemsediğine kulak veren mantıklı bir hükümet olmalarını dilerim. Bu belki de çok akıllıca olurdu. Genel olarak bir şeyler değişmeli. Böyle devam edemez. Kesinlikle olmaz.&quot;</p><p>Öğretmen Nadia Bening de aracını az kullansa dahi fiyatların yüksek olduğunu söyledi.</p><p>Elektrik ve ısınmanın temel ihtiyaçlar olduğunu ifade eden Bening, &quot;Neden temel ihtiyaçlar için bu kadar fazla para ödemek zorunda kalıyoruz? Su, elektrik, ısınma gibi şeyler temel yaşamın bir parçası. Bu kadar pahalı olunca insanı yoruyor.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/almanyada-motorin-fiyatla-973_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288139</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-geminiye-ogrenciler-icin-yeni-ozellikler-geliyor-288139</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Gemini'ye öğrenciler için yeni özellikler geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, ABD'de ve uluslararası alanda öğrencilere yönelik Gemini uygulamasında önemli yenilikler açıkladı. Özellikle not defterleri ile AI Modu entegrasyonu ve derin araştırma özellikleri, eğitimde dijital dönüşümün hızlandığını gösteriyor. Gemini'nin yeni araçları, üniversite öğrencilerinin ders çalışma alışkanlıklarını kökten değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Gemini'ye öğrenciler için yeni özellikler geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, okula dönüş sezonunda Gemini uygulamasına ve arama özelliklerine kapsamlı yenilikler ekledi. ABD'deki üniversite öğrencileri için bir yıl boyunca ücretsiz sunulan Google AI Pro ve yüzde 70'e varan YouTube Premium indirimleriyle dikkat çeken bu güncellemeler, uluslararası alanda ise AI Plus'ın bir yıl ücretsiz kullanımıyla destekleniyor. Gemini'nin yeni "Öğrenci" merkezi, flash kartlar ve pratik quizler gibi eğitim araçlarıyla kullanıcıların ders başarısını artırmayı hedefliyor. Ayrıca, Gemini Live ile derin araştırma entegrasyonu sayesinde öğrenciler artık sesli olarak araştırma raporları talep edebiliyor ve üretilen içerikler üzerinde anında tartışma imkânı buluyor.</p><h3>Google Gemini: Not defterleri ve AI Modu birleşimiyle eğitimde yeni çağ</h3><p>Haziran ayında tanıtılan çalışma defterleri, Google Gemini'nin en iddialı yeniliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Öğrenciler, ders planlarını ve quizleri oluşturmak için notlarını ve ders materyallerini sisteme yükleyebiliyor. Önümüzdeki haftalarda ise grafik ve görsellerin eklenmesiyle defterler daha da işlevsel hale gelecek. Ayrıca, Google Takvim entegrasyonu sayesinde öğrenciler, müfredatlarına göre son tarihleri ve sınavları kolayca planlayabilecek. AI Modu ile entegre çalışan bu defterler, öğrencinin ders veya proje bazında slaytlar, müfredatlar ve makaleler eklemesine olanak tanıyor. Daha önce yapılan AI Modu sohbetlerinin de defterlere eklenebilmesi, tüm kaynakların tek bir yerde toplanmasını sağlıyor. Bu sayede öğrenciler, referans materyallerine dayalı sorular sorabiliyor ve konuları derinlemesine analiz edebiliyor. Not defterleri ve AI Modu'nun birleşimi, eğitimde kişiselleştirilmiş ve verimli bir öğrenme ortamı sunuyor.</p><h3>Derin araştırma ve etkileşimli öğrenme: Gemini Live ile ders çalışmak kolaylaşıyor</h3><p>Google Gemini, derin araştırma entegrasyonuyla birlikte öğrencilerin bilgiye erişimini ve analiz yeteneklerini güçlendiriyor. Gemini Live özelliği sayesinde kullanıcılar, sesli komutlarla araştırma raporları isteyebiliyor ve ortaya çıkan sonuçları anında tartışabiliyor. Özellikle karmaşık konular için geliştirilen özel araçlar ve simülasyonlar, öğrencilerin temel kavramları daha hızlı kavramasına yardımcı oluyor. Örneğin, "pH ölçeği" gibi bir konuda yapılan aramada, etkileşimli görseller sunuluyor ve kullanıcılar bu görseller üzerinden narenciye meyvelerinin pH değerlerini işaretleyerek öğrenme sürecini daha eğlenceli ve kalıcı hale getirebiliyor. Ayrıca, ACT, AP, ENEM, GRE, JEE, LSAT, MCAT, NEET ve SAT gibi standart testlere yönelik özel pratik quizler de Gemini'nin sunduğu avantajlar arasında yer alıyor. Öğrenciler, sıklıkla sorulan kelime dağarcığına yönelik quizler oluşturarak sınavlara daha etkin hazırlanabiliyor.</p><h3>Google Lens ve yeni çalışma belgeleri: Öğrenciler için pratik çözümler</h3><p>Google'ın geliştirdiği bir diğer önemli özellik ise, öğrencilerin yüklediği dosyalar veya AI Modu sohbetlerine dayalı olarak otomatik çalışma belgeleri oluşturabilmesi. Kullanıcılar, el yazısıyla alınan notların fotoğrafını ders slaytlarıyla birlikte sisteme yükleyerek, ana kavramları özetleyen sayfalar talep edebiliyor. Google Lens ise, zorlu kavramların tartışılabildiği ve doğru yolda olup olunmadığının kontrol edilebildiği yeni bir etkileşimli öğrenme deneyimi sunuyor. Sadece bir problemin fotoğrafını çekmek, öğrencilerin doğru çözüme ulaşmasını kolaylaştırıyor. Bu özelliklerin önümüzdeki haftalarda küresel olarak İngilizce dilinde kullanıma sunulacağı belirtiliyor. Tüm bu yenilikler, Google Gemini'nin eğitimde dijital dönüşümde öncü rolünü güçlendiriyor.</p><p>Google Gemini'nin sunduğu not defterleri, AI Modu entegrasyonu ve derin araştırma özellikleri, öğrencilerin ders çalışma ve öğrenme alışkanlıklarını kökten değiştirecek potansiyele sahip. Özellikle kişiselleştirilmiş eğitim araçları ve etkileşimli öğrenme deneyimi, hem ABD'de hem de uluslararası alanda milyonlarca öğrenciye dijital çağın fırsatlarını sunuyor. Google'ın bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, eğitimde teknolojinin rolünü bir adım öteye taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/google-geminiye-ogrencile-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288138</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-sekreteri-inan-terorsuz-turkiye-siyonist-israilin-basina-balyoz-gibi-inmistir-288138</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri İnan, "Terörsüz Türkiye" Siyonist İsrail'in başına balyoz gibi inmiştir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin "Görülüyor ki, mesajı almışlar. Türkiye'ye karşı havlamaya da başlamışlar. Terörsüz Türkiye Siyonist İsrail'in başına balyoz gibi inmiştir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri İnan, "Terörsüz Türkiye" Siyonist İsrail'in başına balyoz gibi inmiştir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnan, İzmir&#39;deki programları kapsamında MHP İl Başkanlığını ziyaret ederek, İl Başkanı Veysel Şahin ve partililerle sohbet etti.</p><p>Burada konuşan İnan, Cumhur İttifakı&#39;nın Türkiye&#39;nin ilerlemesi, kalkınması ve gelişmesinde birlik ve beraberlik tablosu ortaya koyduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256657.jpg"/><p>Cumhur İttifakı&#39;nın ortaya koyduğu birlik ve beraberlik tablosunun yalnızca Türkiye için değil, tüm mazlumlar açısından da önemli bir dayanak olduğunu ifade eden İnan, &quot;İnşallah önümüzdeki süreçlerde Cumhur İttifakı olarak gerek İzmir&#39;de gerekse Türkiye&#39;de çok önemli başarılara hep birlikte imza atmaya devam edeceğiz. İzmir&#39;de Cumhur İttifakı&#39;mız daha önce açıkladığım gibi çok güçlenerek yoluna devam ediyor ve bugün ittifakımız birinci parti pozisyonuna yükselmiş durumdadır.&quot; diye konuştu.</p><p>İnan, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefi doğrultusunda TBMM&#39;de kabul edilen &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun&quot; ile sürecin önemli bir aşamaya geldiğini bildirdi.</p><p>Geçmişte bu meseleye ilişkin Türkiye&#39;ye sürekli dışarıdan reçeteler sunulduğunu aktaran İnan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye Gazi Meclis&#39;in iradesiyle, bağımsız ve kendine özgü tüm kurumların iradesiyle çok üstün bir kabiliyet ortaya koyarak Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bilge Lider Devlet Bahçeli&#39;nin o tarihi çağrısıyla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu büyük bir kararlılıkla devlet politikasına dönüşmesiyle birlikte iki senedir kuyumcu titizliğiyle bu süreç işlendi ve bu Türkiye modeli ortaya çıktı. 467 sayısıyla Meclis&#39;te uzun zamandır böylesine büyük bir uzlaşı da görülmemişti. Milletin talebini, milletin artık bu terör belası sona ersin talebini de milletvekillerimiz gazi Meclis&#39;imizde hayata geçirmiş ve en yüksek temsil iradesini orada ortaya koymuştur.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256653.jpg"/><p><b>- "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SİYONİST İSRAİL'İN BAŞINA BALYOZ GİBİ İNMİŞTİR"</b></p><p>İnan, kanunun 467 oyla kabul edilmesinin yalnızca Türkiye açısından önem taşımadığını, bölge genelinde de büyük yankı uyandıracağını daha önce dile getirdiklerini hatırlattı.</p><p>&quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefinin aynı zamanda terörden arındırılmış bir bölge ile huzurlu bir Orta Doğu ve coğrafya oluşturmayı amaçladığını, kanunun verdiği mesajın en güçlü muhatabının ise İsrail yönetimi olacağını daha önce ifade ettiklerini aktaran İnan, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Görülüyor ki, mesajı almışlar. Türkiye&#39;ye karşı havlamaya da başlamışlar. Terörsüz Türkiye Siyonist İsrail&#39;in başına balyoz gibi inmiştir. Bizim amacımız Cumhurbaşkanımızla birlikte Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi öncülüğünde Türkiye&#39;nin iç tahkimatını olabildiğince güçlendirmek olmuştur. Ne kadar güçlendirdiğimizi de bugün şu zamanlarda da görmüş oluyoruz. Biz bölgemizde özellikle katil İsrail ortaya koyduğu bu kanlı emellerin ve yakmış olduğu bu ateşin en fazla kendini yakacağını da Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu hesabı da elbette Türkiye soracak ve kararlılıkla bu Siyonist rejimin bölgedeki ortaya koyduğu planların paramparça edilmesinden de Türkiye kararından asla vazgeçmeyecektir. Artık Türkiye&#39;de terör bitmiştir. Demokrasinin üzerinden terör tehdidi ve stresi kalkmıştır. İnşallah çocuklarımız, geleceğimiz böylesine tehdidin ortadan kalktığı sağlam, kararlı, güvenli bir gelecekte huzurla yoluna devam edecektir.&quot;</p><p>İnan, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin&#39;e &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinde sağladığı destekten dolayı teşekkür etti.</p><p>Veysel Şahin de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Eyyüp Kadir İnan ve beraberindeki AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ile AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı&#39;ya teşekkürlerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ak-parti-genel-sekreteri--198_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288137</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatanda-govde-gosterisi-sat-ve-sas-komandolari-nefes-kesti-288137</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da gövde gösterisi! SAT ve SAS komandoları nefes kesti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Sualtı Taarruz (SAT) ve Sualtı Savunma (SAS) komandolarının TEKNOFEST Mavi Vatan'da düzenledikleri gösteriler, katılımcılara heyecan dolu anlar yaşattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da gövde gösterisi! SAT ve SAS komandoları nefes kesti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda gerçekleştiriliyor.</p><p>Festivalde SAT ve SAS komandoları çeşitli senaryoları icra ederek, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel kabiliyetini ortaya koydu.</p><p>Faaliyette, senaryo gereği Karadeniz&#39;de sürüklenen serseri mayın, insansız deniz aracı (İDA) ve şüpheli cisimler, helikopterden denize atlayan personel tarafından etkisiz hale getirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/sassat-20082026d59c51d8.jpg"/><p>Diğer bir senaryoda da sahilde bir terörist tarafından kaçırılan rehine, SAT timinin ATAK botlarla düzenlediği baskınla kurtarıldı.</p><p>Gerçekleştirilen bir başka faaliyette, yüzen unsurlara örtülü taarruz ve limana sızma harekatı icra edildi. Su altından gelen taarruz dalgıçlar, gizlice limana sızarak, limandaki kritik su altı altyapılarını ve kabloları imha etti. Başarıyla gerçekleştirilen operasyonun ardından tim, karaya çıkarak Türk bayrağı açtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/sassat-20082026ae6bab46.jpg"/><p>Son faaliyette gemiye çıkma ve gemiyi ele geçirme harekatına imza atıldı. Senaryo gereği terörist unsurlarca kaçırılan bir ticari gemi, komandoların operasyonuyla kurtarıldı.</p><p>&quot;Disiplin şiarımız, görev aşkımız, bu ülkeye feda olsun canımız&quot; anonsuyla tamamlanan gösteri izleyicilerden yoğun alkış aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/teknofest-mavi-vatanda-go-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288136</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/karadeniz-eregli-ilce-emniyet-muduru-hasan-unlu-1-sinif-emniyet-muduru-olarak-atandi-288136</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü 1. Sınıf Emniyet Müdürü olarak atandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen değerlendirme ve atamalar kapsamında, Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü, 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü 1. Sınıf Emniyet Müdürü olarak atandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen rütbe terfi ve atama çalışmaları kapsamında, üst düzey emniyet personelinin yeni görev yerleri de önümüzdeki süreçte belirlenecek. Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü de yapılan değerlendirme sonucunda 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine yükselen isimler arasında yer aldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77107401-20082026be8003d7.jpg"/><p>Ünlü'nün yeni görev yerinin, önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek atamalarla netlik kazanması bekleniyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/karadeniz-eregli-ilce-emn-813_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288135</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-ferencvaros-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-muhtemel-11ler-288135</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor-Ferencvaros maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, Avrupa sahnesine çıkıyor. Bordo Mavili temsilcimiz bu akşam UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Ferencvaros'u konuk edecek. İşte maçın saati, yayın bilgisi ve maç öncesi son detaylar: ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor-Ferencvaros maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trabzonspor bu akşam seyircisinin karşısına çıkıyor. Bordo Mavili ekip UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Macaristan temsilcisi Ferencvaros takımını ağırlayacak.</b></p><p><b>MAÇ SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b></p><p>Papara Park'ta oynanacak mücadele saat 20.00'de başlayacak. Mücadele ATV ekranlarından yayınlanacak.</p><p>Karşılaşmanın hakemi Hırvatistan Futbol Federasyonundan Igor Pajac olacak. Pajac'ın yardımcılıklarını ise aynı ülkeden Bojan Zobenica ve Ivan Mihalj yapacak.</p><p>Geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürerek UEFA Avrupa Ligi'ne play-off turundan itibaren katılma hakkı elde eden bordo-mavililer, ilk maçta avantajlı bir skor elde etmeyi hedefliyor.</p><p><b>AVRUPA HASRETİ BİTİYOR</b></p><p>AA'nın derlemesine göre bugün UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Ferencvaros ile karşılacak olan Trabzonspor, 720 gün sonra Avrupa kupalarında bir karşılaşmaya çıkacak.</p><p>En son 29 Ağustos 2024 tarihinde UEFA Konferans Ligi play-off turunda İsviçre'nin St. Gallen takımı ile sahasında karşılaşan ve normal süresi 1-1'lik beraberlikle biten karşılaşmada penaltı atışları sonucu elenen bordo-mavili takım, Avrupa'ya bir sezon ara verdi.</p><p>2024-2025 sezonunda ligi 7. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarına katılma hakkı elde edemeyen Karadeniz ekibi, geçen sezon ise Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanarak UEFA Avrupa Ligi'ne play-off turundan katılmaya hak kazandı.</p><p><b>FRENCVAROS İLE 2. MAÇ</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42252018.jpg"/><p>Bu arada Trabzonspor, Macar rakibi ile ikinci kez eşleşti.</p><p>Bordo-mavililer, 2022-2023 sezonunda, UEFA Avrupa Ligi grup maçlarında Ferencvaros'a deplasmanda 3-2 kaybetmiş, evinde 1-0 yenmişti. Karadeniz ekibi, 10 puanla lider Ferencvaros ve averajla ikinci sırada bulunan Monaco'nun ardından grubu 9 puanla 3. sırada bitirmişti.</p><p><b>EKSİK OYUNCULAR</b></p><p>Trabzonspor'da karşılaşma öncesinde 4 oyuncunun sakatlığı bulunuyor.</p><p>Bordo-mavili takımda uzun süreli sakatlıkları nedeniyle UEFA listesinde yer almayan Okay Yokuşlu ve Batagov'un yanı sıra tedavileri devam eden Folcarelli ile Muçi, forma giyemeyecek.</p><p><b>SALAH İLK 11'DE BEKLENİYOR</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42252012.jpg"/><p>Mısırlı yıldız Salah, Ferencvaros maçıyla Trabzon'da ilk kez bir müsabakaya çıkarak taraftarlarla buluşacak. Kasımpaşa karşılaşmasının 58. dakikasında oyuna giren bordo-Salah'ın mücadelede ilk 11'de görev alması bekleniyor.</p><p><b>MAÇA İLGİ BÜYÜK</b></p><p>AA'nın haberine göre Trabzonspor taraftarları da sezonun ilk iç saha maçına büyük ilgi gösteriyor. Bordo-mavili takımın hafta içinde satışa çıkardığı biletlerin tükenmek üzere olduğu ve 41 bin kişi kapasiteli tribünlerin dolmasının beklendiği belirtildi.</p><p><b>MUHTEMEL 11'LER</b></p><p><b>İki takımın sahaya çıkması beklenen muhtemel ilk 11'ler şöyle:</b></p><p><b>TRABZONSPOR:</b> André Onana, Wagner Pina, Chibuike Nwaiwu, Stefan Savic, Sidny Lopes Cabral, Benjamin Bouchouari, Ruslan Malinovskyi, Mohamed Salah, Aral Şimşir, Noah Saviolo, Paul Onuachu</p><p><b>FERENCVAROS: </b>Dibusz, Osvath, Raemaekers, Gomez, Cadu, Corbu, Rommens, Zachariassen, Kanichowsky, Yusuf, Joseph</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/trabzonspor-ferencvaros-m-767_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288134</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/akkuyu-ngs-sahasinda-guvenligi-artiran-yeni-itfaiye-istasyonu-hizmete-alindi-288134</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akkuyu NGS Sahasında güvenliği artıran yeni itfaiye istasyonu hizmete alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında, yangın güvenliği altyapısının güçlendirilmesi kapsamında yeni müstakil itfaiye istasyonu hizmete alındı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu NGS sahasında işletmeye alınan yeni istasyonda iki itfaiye ekibi 7 gün 24 saat görev yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akkuyu NGS Sahasında güvenliği artıran yeni itfaiye istasyonu hizmete alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 600 metrekare alana sahip bina, Akkuyu NGS sahasında hizmete giren ikinci itfaiye istasyonu oldu.</p><p>İstasyonda itfaiye araçları için garaj, eğitim sınıfı, yangın hortumları ile ekipman ve malzemelerin depolanması ve kurutulmasına yönelik alanların yanı sıra personelin fiziksel eğitimine ayrılan bölümler bulunuyor.</p><p>İstasyon altyapısına ayrıca dört katlı bina yüksekliğinde bir eğitim kulesinin eklenmesi planlanıyor. Kule sayesinde itfaiye ekipleri yüksek noktalara müdahaleye yönelik tatbikat yapabilecek.</p><p>İstasyon sahasında kullanılan harici yangın suyu temin sistemi ise bir itfaiye tankerinin yaklaşık 5 dakikada doldurulmasını sağlıyor. İtfaiye araçları ve ekipmanlar, ekiplerin olası olaylara hızlı müdahale edebilmesine imkan verecek şekilde istasyon içerisinde konumlandırılıyor.</p><p>Akkuyu NGS sahasında halihazırda iki itfaiye istasyonu faaliyet gösterirken, yangından korunma sistemi kapsamında tam teşekküllü itfaiye merkezine ait bina ve yapılar dahil toplam üç istasyonun hizmet vermesi öngörülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/akkuyu-20082026af1b4bdf.jpg"/><p>İtfaiye birimleri, ekiplerin saha içerisindeki herhangi bir tesise en fazla 10 dakika içinde ulaşmasını sağlayacak şekilde konumlandırılıyor.</p><p><b>- YANGIN GÜVENLİĞİ BİRİMİNDE 141 KİŞİ GÖREV YAPIYOR</b></p><p>Akkuyu Nükleer AŞ bünyesindeki Yangın Güvenliği Birimi, toplam 141 kişilik kadroyla faaliyet gösteriyor.</p><p>Birimin araç filosunda 5 itfaiye aracı bulunuyor. Birim, yangınların önlenmesi ve söndürülmesinin yanı sıra yangınlarla bağlantılı öncelikli acil kurtarma çalışmalarını yürütmek amacıyla görev yapıyor.</p><p>Birim çalışanları düzenli olarak teorik ve uygulamalı eğitimlere katılırken, bölgedeki itfaiye birimleriyle ortak tatbikatlar gerçekleştiriyor. Ekipler ayrıca doğal alanlar ve sanayi tesislerinde çıkan yangınların söndürülmesine yönelik çalışmalara da destek veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/akkuyu-06082026b30eff3f.jpg"/><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, güvenliğin projenin tüm aşamalarındaki öncelikleri olduğunu belirterek, &quot;Güvenlik, Akkuyu NGS projesinin tüm aşamalarında tartışmasız önceliğimizdir. Projede öngörülen teknik ve organizasyonel çözümleri kararlılıkla hayata geçiriyor, itfaiye teşkilatının altyapısını geliştiriyor, birimlerimizi modern araç ve donanımlarla hazırlıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Butckikh, gerek santral sahasında gerekse bölgede oluşabilecek yangın risklerine hızlı müdahale edilmesi için gerekli koşulları oluşturduklarını ifade ederek, yeni itfaiye istasyonunun işletmeye alınmasının bu kapsamda yürütülen çalışmaların önemli aşamalarından biri olduğunu bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/akkuyu-ngs-sahasinda-guve-724_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakanligi-4-bebek-giyim-urununu-toplatma-karari-aldi-288133</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı 4 bebek giyim ürününü toplatma kararı aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, küçük aksesuarlarının kolayca ayrılması nedeniyle boğulma ve yaralanma riski taşıdığı tespit edilen 4 farklı bebek giyim ürününün piyasaya arzını yasaklayarak, toplatma kararı aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanlığı 4 bebek giyim ürününü toplatma kararı aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, çocukların güvenliği ve tüketicilerin korunması amacıyla piyasanın titizlikle takip edildiği bildirildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bebek-200820267eefed4a.jpg"/><p>Açıklamada, yürütülen piyasa gözetimi ve denetimleri sonucunda küçük aksesuarlarının kolayca ayrılması nedeniyle boğulma ve yaralanma riski taşıdığı belirlenen 4 farklı bebek giyim ürünü hakkında piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma tedbiri uygulandığı kaydedildi. Vatandaşların piyasadan toplatılan ve güvensiz olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin güncel bilgilere Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden ulaşabileceği belirtildi. Bakanlık, vatandaşların güvenliği için piyasa denetimlerinin yakından takip edildiğini ve güvensiz ürünlere karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/untitled1-2008202635cd0cdd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ticaret-bakanligi-4-bebek-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-kauno-zalgiris-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-muhtemel-11ler-288132</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş-Kauno Zalgiris maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş bu akşam seyircisinin karşısına çıkıyor. Siyah Beyazlı temsilcimiz, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris'i konuk edecek. İşte maçın saat, yayın bilgisi ve maç öncesi son detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş-Kauno Zalgiris maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Beşiktaş, bir kez daha Avrupa sahnesinde. UEFA Avrupa Ligi'nde ikinci ve üçüncü eleme turlarını geçmeyi başaran siyah-beyazlı futbol takımının rakibi bu kez Litvanya'dan. Beşiktaş, play-off turu ilk maçında Kauno Zalgiris karşısına çıkıyor.</b></p><p><b>MAÇ SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248384.jpg"/><p>Beşiktaş bu turda ilk maçı evinde oynuyor. Tüpraş Stadı'nda oynanacak mücadele saat 20.00'de başlayacak. Maç S Sport Plus ekranlarından yayınlanacak. </p><p>Karşılaşmanın hakemi Almanya Futbol Federasyonundan Tobias Stieler. Stieler'in yardımcılıklarını Lasse Koslowski ve Jonas Weickenmeier yapacak.</p><p><b>Ouattara cezasını tamamladı</b></p><p>Beşiktaş'ta Hradec Kralove deplasmanında ikinci sarı karttan kırmızı kart gören Ouattara rövanşta forma giyememişti. Fransız sol bek Kassoum Ouattara, kırmızı kart cezasını tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248394.jpg"/><p><b>OYUNCU LİSTESİNDE VLAHOVİC DE VAR</b></p><p>Beşiktaş'ın savunma oyuncusu Felix Uduokhai, Avrupa kupaları için UEFA'ya bildirilen listede yer almadı.Takımdan ayrılması beklenen Uduokhai, Kauno Zalgiris karşılaşmasında görev yapamayacak.</p><p>Beşiktaş'ın UEFA'ya bildirdiği oyuncu listesinde yeni transfer <b>Dusan Vlahovic </b>de yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42249737.jpg"/><p>Teknik Direktör Italiano, dün yaptığı açıklamada Vlahovic'in maça yedek kulübesinde başlayacağını belirterek, <i>"Yarın Vlahovic kulübede olacak. Şu anda ritim ve kondisyonu, temposu artıyor. Biliyorsunuz, kendisi uzun süredir futbol sahalarından uzaktı. O yüzden umarım yarın süre alır, hatta fazla süre alır. Bunun gerçekten olmasını istiyorum. Yarın onun ve takımın beraber yolculuğu başlayacak, hep beraber göreceğiz. Çok değerli bir oyuncuyu aramıza kattık ama tabii ki burada dikkat etmemiz gerekiyor. Eğer dikkatli olmazsak sıkıntı yaşayabiliriz ve hepimiz de görmek istiyoruz. Sahada neler yapacağını, nasıl işler çıkartacağını görmek istiyoruz. Çünkü kendisi çok kaliteli bir oyuncu"</i> demişti.</p><p><b>KADRODA KİMLER VAR?</b></p><p>Siyah-beyazlıların listesinde "Alexander Nübel, Doğan Alemdar, Kassoum Ouattara, Emmanuel Agbadou, Taylan Bulut, Rıdvan Yılmaz, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Yasin Özcan, Amir Murillo, Wilfred Ndidi, Amir Hadziahmetovic, Salih Özcan, Milot Rashica, Kartal Kayra Yılmaz, Orkun Kökçü, Junior Olaitan, Vaclav Cerny, Leandro Trossard, İlhan Fakılı, Hyeon-Gyu Oh, Mustafa Erhan Hekimoğlu, Dusan Vlahovic ve Semih Kılıçsoy." bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248383.jpg"/><p>B listesinde ise Mehmet Tuğra Yeşilyurt, Emir Yaşar, Mustafa Azem Yortaç, Cumali Gürsel, Asım Efe Işık, Ali Pağda, Ozan Sevim, Fahri Kerem Ay ve Ahmet Sami Bircan yer alıyor.</p><p><b>MUHTEMEL 11'LER</b></p><p><b>BEŞİKTAŞ: </b>Alexander Nübel, Michael Murillo, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Salih Özcan, Václav &#268;erny, Junior Olaitan, Orkun Kökçü, Leandro Trossard, Hyeongyu Oh.</p><p><b>KAUNO &#381;ALGIRIS:</b> Deividas Mikelionis, Joris Moutachy, Anton Tolordava, Rokas Lekiatas, Marko Konatar, Yukiyoshi Karashima, Motiejus Burba, Amine Benchaib, Vykintas Slivka, Leon Krekovi&#263;, Renan Oliveira.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/besiktas-kauno-zalgiris-m-909_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288131</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/bakan-ersoy-yalburt-pinarinda-bir-hitit-krali-sergisini-ziyaret-etti-288131</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, "Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı" sergisini ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesinde açılan "Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı" sergisini ziyaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Ersoy, "Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı" sergisini ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü ile Amerika Birleşik Devletleri Illinois Üniversitesi işbirliğinde, Prof. Dr. Ömür Harmanşah&#39;ın küratörlüğünde hazırlanan &quot;Yalburt Pınarı&#39;nda Bir Hitit Kralı&quot; sergisini gezerek, çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256132.jpg"/><p>Serginin, Konya&#39;nın Ilgın ilçesindeki Yalburt Yaylası&#39;nda 1970 yılında keşfedilen Hitit İmparatorluğu&#39;na ait hiyeroglif Luvice yazıtlı kutsal su anıtını ve çevresinde yürütülen arkeolojik çalışmaları kapsamlı biçimde tanıttığını belirten Ersoy, Hitit İmparatorluğu&#39;nun izlerini günümüze taşıyan özel bir serginin ziyaretçilerle buluşturulduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256142.jpg"/><p>Ersoy, 1970-1975&#39;te Raci Temizer başkanlığında gerçekleştirilen kazı ve restorasyon çalışmalarında elde edilen buluntular kapsamında 40 eserin sergilendiğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256133.jpg"/><p>Eserlerin Anadolu&#39;nun köklü geçmişine ışık tuttuğunu ve Hititlerin bıraktığı güçlü kültürel mirası yakından görme imkanı sunduğunu ifade eden Ersoy, sergide yalnızca arkeolojik eserlerin değil Yalburt&#39;un keşfinden günümüze uzanan araştırma sürecinin de bütün yönleriyle ele alındığını belirtti.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256141.jpg"/><p>Ersoy, &quot;Prof. Dr. Ömür Harmanşah ve Dr. Peri Johnson başkanlığında 2010-2021 yılları arasında yürütülen Yalburt Yaylası Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi kapsamında elde edilen bulgular video, fotoğraf, arkeolojik buluntu, çizim, saha defteri ve arazi formları gibi görsel ve belgesel materyaller aracılığıyla ziyaretçilerimizle buluşturuluyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256136.jpg"/><p>Ziyaretçilerin böylece bir arkeolojik alanın keşfinden kazı ve restorasyon çalışmalarına, yüzey araştırmalarından bilimsel belgeleme süreçlerine kadar uzanan araştırma serüvenine yakından tanıklık ettiğini ifade eden Ersoy, tüm vatandaşları sergiyi görmek üzere Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#39;ne davet etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256135.jpg"/><p>Bakan Ersoy ayrıca serginin hazırlanmasında emeği geçen Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğüne, Illinois Üniversitesine, serginin küratörü Prof. Dr. Harmanşah&#39;a, Dr. Johnson&#39;a, bilim insanlarına, uzmanlara ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256137.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bakan-ersoy-yalburt-pinar-419_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288130</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-genclere-savunma-ve-havacilik-projeleri-icin-imkanlar-sunuyor-288130</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Gençlere Savunma ve Havacılık Projeleri İçin İmkanlar Sunuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST gençlere, savunma sanayi, uzay ve havacılık, nükleer teknolojileri, kuantum teknolojileri gibi normal koşullarda üzerinde çalışılması pek mümkün olmayan ancak ilgi ve merak konusu olan alanlarda proje geliştirme imkanı sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Gençlere Savunma ve Havacılık Projeleri İçin İmkanlar Sunuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TURKUZAYSAN Uzay ve Savunma Teknolojileri AŞ Kurucusu Emre Aklan, 20-23 Ağustos&#39;taki TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında TEKNOFEST&#39;in genç nesillerin kariyer yolculuğundaki rolünü AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b>***</center></b></p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük&#39;te düzenlenecek. TEKNOFEST yarışmalarında güncel olarak 52 yarışma ve 127 alt kategori yer alıyor. Bu kategoriler içerisinde savunma sanayi, uzay, havacılık ve endüstride yer alan birçok teknoloji ve kulvara hitap eden çalışma alanı söz konusu. Bu kategorilerin birçoğu ilgili alanda uzman şirketler ve kuruluşlarımızın himayelerinde organize ediliyor.</p><p>TEKNOFEST, gençlere derin teknoloji alanlarında uygulamalı projeler geliştirip sahada deneyimleme imkanı tanıyor. Bu imkan, gençlerin fikirlerinin şekle bürünmesini sağlıyor ve gençleri özel sistem ve teknolojiler üzerine özgün çözümler üretmesi için teşvik ediyor. Özgün fikirlerini hayata geçirebilme düşüncesi ve bu fikirlerin alanında uzman heyetler tarafından denetlenerek doğrulanması, gençlerin düşüncelerini hayalden öte bir gerçekliğe kavuşturma arzusunu tetikliyor.</p><p><b>- TEKNOFEST YARIŞMALARINDA GENÇLERİ BEKLEYEN SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?</b></p><p>Süreçte öncelikli olarak katılımcıların bir ekip oluşturması ve ilgi duydukları, üzerinde çalışmak istedikleri kategorileri belirlemeleri gerekiyor. Ekiplerini oluşturuyorlar ve başvurmak istedikleri kategori için TEKNOFEST&#39;in Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden başvuru yapıyorlar. Bu aşamadan sonra yarışma süreçleri resmi olarak başlamış oluyor. Kategorilerin çoğu yarışma kapsamına uygun olan teknolojiyi uygulamalı olarak hayata geçirmeye dayanıyor. Ancak katılımcıların bu aşamaya gelmeden önce geliştirmeyi planladıkları teknolojinin tasarımını, hesaplamalarını, üretim ve çalışma metotlarını anlatan raporlar hazırlaması gerekiyor. Bu raporlar detay aşamalarına göre sınıflandırılıyor. Raporlar yayınlanan yarışma takvimine uygun şekilde hazırlanıp teslim ediliyor ve rapor süreçlerinde her bir rapor ilgili kategorinin heyeti tarafından puanlanıyor. Yeterli yetkinliğe, kural ve şartları karşılayamayan ekipler için ise eleme yoluna gidiliyor. Proje hayata geçirilmeden önce ekibin finalist olma yetkinliğini bu şekilde test ediliyor.</p><p>Sürecin başlarında teorik çözümler geliştirerek rapor süreçlerini tamamlayan ekipler final süreçlerine müteakiben ise çözümlerini uygulamalı olarak hayata geçirmek için çalışıyor. Teorik çözüm süreçleri genelde literatür taraması, araştırma, öğrenme ve öğrenilen literatürü kendi özgün metotlarına uyarlama şeklinde devam ediyor. Bu süreçte geçmiş tecrübeler de oldukça faydalı oluyor. Süreç pratiğe evrildiğinde ise fiziksel imalat gerektiren kategorilerde üretim ve test süreçleri başlıyor. Tüm eleme süreçlerini başarıyla tamamlayan ekipler ise yarışma finalinde, rakiplerine karşı, katıldıkları kategorinin sunduğu problemi çözmeye yönelik uygulamalı olarak kabiliyet gösterimi gerçekleştiriyor.</p><p>Fiziksel imalat gerektiren kategorilerde gençler tasarım ve hesaplama gibi teorik süreçlerden sonra geliştirdikleri projeyi üretmeye başlıyor. Mühendislik malzemeleri, üretim yöntemleri gibi yetkinlikler bu süreçlerde gençlerin deneyim kazandığı ana alanlar oluyor. Fiziksel imalat gerektiren kategorilerde üretimin ekip tarafından mı yoksa üretici firma tarafından mı yapılacağı ekipten ekibe veya bileşenden bileşene değişiyor. Tabii, entegrasyon sürecini çoğunlukla ekiplerin kendisi üstleniyor.</p><p>Ancak kategorilerin her biri fiziksel uygulama ve imalat gerektirmiyor. Çeşitli kategoriler sadece yazılım tabanlı çözümlere odaklanıyor. Bazı kategoriler ise yine çeşitli mühendislik problemlerini, geliştirilen yöntem, metot, analiz ve simülasyonlar gibi çözümlerin teorik olarak sunulması prensibine dayanıyor. Bazı kategorilerde metot tamamen katılımcıların tercihine bırakılıyor.</p><p><b>- YARIŞMA SÜRECİNDEKİ ZORLUKLAR VE GENÇLERE KATKILARI</b></p><p>Yarışma süreçleri ekiplerin hem teknik hem de sosyal alanlarda yetkin olmasını gerektiriyor. Süreç boyunca ekipleri bu alanlarda çeşitli zorluklar bekliyor. Yarışmalarda başvuru anından final tarihine dek her kilometre taşı belirli tarihlerle sınırlandırılmış durumda. Bu durum ister istemez ekiplerin teknik ve kişisel gelişim anlamında sınırlarını zorlamasını, zaman, stres ve kriz yönetimi kabiliyetlerini geliştirmesini gerektiriyor.</p><p>Yarışmalarda projeyi geliştirirken uyulması gereken kuralları belirten ve uygulama sınırlarını çizen bir şartname yayınlanıyor ve ekiplerin yarışma dönemi boyunca projelerini bu şartnameye uygun olarak geliştirmesi gerekiyor. Bu süreci tamamlayan ekipler aslında birçok sektörde proje başlangıç aşamalarından biri olan şartname okumayı ve şartnameye uygun proje yapmayı öğreniyor.</p><p>Yarışma süreçlerinde özellikle fiziksel imalat gerektiren kategorilerde yarışan ekipler sanayi ve endüstri ortamlarında uzun zamanlar geçirerek üreticilerle iletişim halinde kalıyor, ekonomik ve zamansal anlamda üretim süreçlerini yönetiyor. Söz konusu süreçler gençlerin finansal ve organizasyonel kabiliyetlerinin gelişmesine katkıda bulunuyor ve ikili iletişimde hatırı sayılır bir yetkinlik kazanmalarını sağlıyor.</p><p>Kategorilerin çoğu ekiple katılım gerektiriyor. Dolayısıyla gençler bahsettiğimiz zorlu süreçlerle bir ekip olarak mücadele ediyor. Bu süreçlerde gençlerin ekip çalışması, uyum ve iletişim kabiliyetleri de gelişim gösteriyor. Ayrıca ekiplerin çoğunda hiyerarşik bir yapı bulunmasından dolayı süreç içerisinde ekip içinde aldıkları role bağlı olarak gençlerin yönetimsel kabiliyetlerinin, sorumluluk ve karar alma becerilerinin de gelişmesine katkıda bulunuyor.</p><p>Ayrıca beklendiği üzere yarışmacı ekipler dahil oldukları kategori kapsamında gerçekleştirdikleri çalışmalar aracılığıyla önemli derecede teknik bilgi ve tecrübe elde ediyor. Özellikle üniversite öğrencileri iş hayatına başlamadan sektörel tecrübeye oldukça yakın süreçlerden geçiyor. Seçkin alanlarda hayata geçirilen bu projeler sayesinde mekanik, elektronik, yazılım, üretim, malzeme bilimi gibi teknik alanlarda kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyor.</p><p><b>- TEKNOFEST'TE DERECE ALMAK NEDEN ÖNEMLİ?</b></p><p>TEKNOFEST yarışmalarında derece almak aslında TEKNOFEST&#39;in bizlere uygulamalı olarak hayata geçirme imkanı sağladığı derin teknoloji projelerinin ilgili sektördeki uzmanlar tarafından onaylandığı ve doğrulandığı anlamına geliyor. Kategorilerin çoğunda proje sıfırdan çalışır hale getirilene dek katılımcı ekip tarafından geliştiriliyor. Bir projeyi baştan sona geliştiren ve sonrasında ise geliştirdiği proje ile derece elde eden takımların bazıları yarışma sürecinde geliştirdikleri ve derece alarak doğruladıkları projelerini sektöre fayda sağlayabilmek adına girişime çevirmeyi tercih ediyor.</p><p>Yarışmalarda derece almış olmak ayrıca ülkemizin önde gelen çeşitli kurum ve kuruluşlarında işe alım kriterlerinde ek puan imkanı sağlıyor. Yarışmalara lise kategorisinden başvuru yapan gençler ise üniversitede eğitim almak istediği bölümü, TEKNOFEST sürecinde çalıştığı alan doğrultusunda belirleyebiliyor.<br></p><p>TEKNOFEST uzun yıllardır gençlere, savunma sanayi, uzay ve havacılık, nükleer teknolojileri, kuantum teknolojileri gibi normal koşullarda üzerinde çalışılması pek mümkün olmayan ancak ilgi ve merak konusu olan alanlarda proje geliştirme ve projelerinin kabiliyetlerini uygulamalı olarak deneyimleme imkanı sunuyor. Bu durum, ilgili imkanlar dahilinde söz konusu alanlarda belirli bir yetkinlik elde eden ve sektörü daha içeriden tanıma fırsatı bulan gençlerin kariyer hedeflerinin özellikle savunma sanayii ve uzay ve havacılık öncelikli olmak üzere söz konusu alanlarda şekillenmesine neden oluyor.</p><p>Katılımcılar söz konusu alanlardan farklı olarak ise diğer kategorilerde de kategorinin ilgili olduğu sektöre dair ileri teknoloji çözümler geliştirip uygulamaya dökebiliyor. Bu durum da farklı sektörlerde dahi olsa gençlerin ilgili sektördeki teknoloji odaklı çözümlerin baskın olduğu alanlara odaklanmasını sağlıyor.</p><p>Bazı katılımcılar ise TEKNOFEST kapsamında zorlu süreçler sonrasında bir projeyi baştan sona tamamlamış olmanın getirmiş olduğu yetkinlik ve heves ile girişimciliğe adım atıyor. <b>TEKNOFEST</b> için geliştirmiş oldukları teknolojileri bir adım yukarıya taşımak adına bir yolculuğa başlıyor. Ülkemizde şimdiye dek <b>TEKNOFEST </b>yarışmalarından elde ettiği tecrübe ve başarıyı girişimciliğe taşıyan birçok girişimci ve şirket bulunuyor.</p>[Emre Aklan, TURKUZAYSAN Uzay ve Savunma Teknolojileri AŞ Kurucusu ve Yöneticisidir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/teknofest-genclere-savunm-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288129</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsekten-mazot-aciklamasi-kuresel-sokun-etkisini-sinirliyoruz-288129</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek'ten "mazot" açıklaması: Küresel şokun etkisini sınırlıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Mazotta eşel mobil kapsamında attığımız son adımla bu olağanüstü küresel şokun vatandaşlarımıza yansımasını sınırlıyor, aynı zamanda bütçe disiplinini korumaya devam ediyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek'ten "mazot" açıklaması: Küresel şokun etkisini sınırlıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/mehmetsimsek2154591-0207202605fd0b1c.jpg"/><p>Şimşek, ham petrol fiyatlarının savaş dönemi zirvesine göre belirgin şekilde gerilemesine rağmen taşımacılıktaki aksamalar ve rafineri kesintilerinin yol açtığı arz sıkışıklığı nedeniyle mazot fiyatları üzerindeki baskının sürdüğünü belirterek, "Küresel enerji piyasalarında olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Savaş dönemi zirvesine göre belirgin şekilde gerileyen ham petrol fiyatlarına rağmen taşımacılıktaki aksamalar ve rafineri kesintilerinin yol açtığı arz sıkışıklığı nedeniyle mazot fiyatları üzerindeki baskı sürüyor. Mazot Brent petrol marjı uzun dönem ortalamasının yaklaşık 5 katına çıkarak, varil başına 100 dolar seviyelerinde seyrediyor. Mazotta eşel mobil kapsamında attığımız son adımla bu olağanüstü küresel şokun vatandaşlarımıza yansımasını sınırlıyor, aynı zamanda bütçe disiplinini korumaya devam ediyoruz" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bakan-simsekten-mazot-aci-239_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288128</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/selcuk-bayraktardan-teknofest-cagrisi-mavi-vatanin-kalbinin-attigi-yere-herkesi-bekliyoruz-288128</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Selçuk Bayraktar'dan TEKNOFEST çağrısı: Mavi Vatan'ın kalbinin attığı yere herkesi bekliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, 4 gün sürecek TEKNOFEST Mavi Vatan için vatandaşları Gölcük Tersanesi Komutanlığı'na davet etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Selçuk Bayraktar'dan TEKNOFEST çağrısı: Mavi Vatan'ın kalbinin attığı yere herkesi bekliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST Mavi Vatan'da TRT Haber'e açıklamada bulundu.</p><p>"Mavi Vatan bir yan etkinlik, TEKNOFEST Güneydoğu'da yapılıyor, bütün illerimizde de birer etkinlik var. İlk defa geçen yıl Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde düzenlendi. Bu yıl TEKNOFEST Mavi Vatan'ın ikincisini gerçekleştiriyoruz. Tabii TEKNOFEST'in kendisi 9. yılında. Biz 14. TEKNOFEST'i düzenliyoruz. Ben tüm milletimizi Mavi Vatan'ın kalbinin attığı yere Gölcük Tersanesi'ne davet ediyorum. Etkinlik 4 gün boyunca sürecek. Türlü türlü etkinlikler, teknolojinin şampiyonları hepsi burada yarışacak. Herkesi bekliyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/selcuk-bayraktardan-tekno-713_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288127</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msb-suriyenin-egemenligini-ve-toprak-butunlugunu-ihlal-eden-saldirilar-kabul-edilemez-288127</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB: Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırılar kabul edilemez]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışma ve katkıların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB: Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırılar kabul edilemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli&#39;de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><p>Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında, TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere birçok geminin vatandaşların ziyaretine açıldığını, SAT ve SAS timleri tarafından özel gösteriler icra edileceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256061.jpg"/><p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkenin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğine vurgu yapan Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu kapsamda geçtiğimiz hafta içerisinde, 3 PKK&#39;lı terörist teslim olmuştur. Hudutlarımızda, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4&#39;ü terör örgütü mensubu olmak üzere 588 şahıs yakalanmış, 1 Ocak&#39;tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 530&#39;a ulaşmış, engellenen 1059 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 46 bin 577 olmuştur.&quot;</p><p>Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler&#39;in, TSK Komuta Kademesi ile bugün TEKNOFEST Mavi Vatan&#39;a katılım sağlayacağını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256066.jpg"/><p><b>- İSRAİL</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu&#39;daki gelişmeler kapsamında, Gazze&#39;deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p><p>İsrail&#39;in, Gazze Planı&#39;nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesinin, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltaladığına dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;İsrail, imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan&#39;ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine devam etmekte, Suriye&#39;ye yönelik son saldırılarıyla da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef almaktadır. İsrail&#39;in komşu ülkelere yönelik askeri müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil, uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir. Uluslararası toplumun da İsrail&#39;in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Önceliğimiz, bölgemizin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi, barış ve güvenliğin kalıcı hale getirilmesidir. Bu çerçevede, Suriye&#39;nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmalarımız ve katkılarımız kararlılıkla devam edecektir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256062.jpg"/><p><b>- EĞİTİM VE TATBİKAT FAALİYETLERİ</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, TSK&#39;nin, birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirterek, eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de planlandığı gibi devam ettiğini söyledi.</p><p>Bu kapsamda, 4-14 Ağustos arasında Letonya&#39;da icra edilen Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı&#39;nın başarıyla tamamlandığını bildiren Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) çerçevesinde İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecucoli tarafından 23-25 Ağustos tarihleri arasında Antalya&#39;ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında 19 Ağustos&#39;ta TCG Anadolu dahil 10 gemi ve deniz hava unsurlarının katılımı ile İzmit Körfezi&#39;nde tören geçişi icra edilmiştir. Diğer yandan Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca bugün muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Karadeniz&#39;de eğitim uçuşu icra edilecek, NATO kapsamında Romanya hava sahasında gerçekleştirilecek Entegre Hava ve Füze Savunma faaliyetine 2 adet F-16 ile katılım sağlanacaktır. Konya Bilim Festivali çerçevesinde 23 Ağustos&#39;ta Türk Yıldızları akrobasi timimiz tarafından Konya&#39;da, Malazgirt Zaferi&#39;nin 955&#39;inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ise 23 Ağustos&#39;ta Ahlat&#39;ta, 24 Ağustos&#39;ta Malazgirt&#39;te SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları yapılacaktır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256063.jpg"/><p><b>- SAVUNMA SANAYİ</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK&#39;nın güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.</p><p>Bu kapsamda, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından hafta içerisinde çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatının yapıldığı bilgisini veren Aktürk, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Savunma sanayisindeki başarılı çalışmalarını uluslararası alanda aldığı ödüllerle taçlandıran MKE, KBRN ürünlerinin tanıtımı amacıyla hazırladığı filmle, 60&#39;tan fazla ülkeden şirketlerin yarıştığı 23&#39;üncü Stevie Awards Uluslararası İş Dünyası Ödülleri&#39;nde video kategorisinde &#39;Altın&#39; ödüle layık görülmüş ve dünyada bu başarıya ulaşan tek savunma sanayi firması olmuştur. Bu önemli başarı dolayısıyla MKE&#39;yi ve emeği geçen tüm çalışanlarını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.&quot;</p><p>Aktürk, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen &quot;Kahramanım Mehmetçik ve Vatan&quot; konulu resim yarışmasının halk oylamasının tamamlandığını kaydetti.</p><p>Öğrencilerin bayrağa, vatana ve Mehmetçiğe duydukları sevgi ve bağlılığı sanat yoluyla ifade ettikleri yarışma kapsamında, ilkokul ve ortaokul kategorilerinde gerçekleştirilen halk oylamasının ardından dereceye giren eserlerin belirlendiğini aktaran Aktürk, yarışma sonuçlarının yarın MSB ve MEB&#39;in resmi sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacağını açıkladı.</p><p>Aktürk, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik korucularının muvazzaf ve emeklilerine yönelik 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvuruların e-Devlet Kapısı üzerinden 1 Eylül itibarıyla alınacağını söyledi.</p><p>Başvuru sahiplerinin, terör sonucu yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme kaydetmeleri ve varsa ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri yüklemelerinin yeterli olacağını belirten Aktürk, başvuruların yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden kabul edileceğini ifade etti.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından, "İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz." ifadesi kullanıldı.</p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli'de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun dün art arda gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinin sorulması üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ülkemiz bölgesel güvenlik diplomasisinin merkezi haline gelmiştir. Bu kapsamda, askeri diplomasi alanında hem Sayın Bakanımız, hem de Sayın Genelkurmay Başkanımız, bölgesel güvenlik ve istikrar için muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirmektedir. Sayın Genelkurmay Başkanımızın dün gerçekleştirdiği görüşmeler bu kapsamda değerlendirilmelidir." ifadeleri kullanıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256064.jpg"/><p><b>- İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ HAVA ÜSSÜNE SALDIRISI</b></p><p>Bakanlık tarafından, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırılarına ilişkin sorulara karşılık, şu açıklama yapıldı:</p><p>"İsrail'in, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz. Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. Suriye'nin 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz."</p><p>Basın mensuplarının Yunanistan tarafından Ege Denizi'nde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ne yönelik soruları üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p><p>"Yunanistan tarafından Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ni yakından takip ediyoruz. Söz konusu düzenleme, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmamakta ve tutumumuzu etkilememektedir. Ülkemiz, Ege Denizi'ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Bununla birlikte Türkiye, Ege'nin iki kıyıdaş ülkesi arasında sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin geliştirilmesinden yanadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/msb-suriyenin-egemenligin-617_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288126</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-tramvay-raydan-cikti-288126</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Beyoğlu'nda tramvay raydan çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda Kabataş seferini yapan tramvay Fındıklı istasyonu yakınlarında raydan çıkması nedeniyle seferlerde aksama yaşanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Beyoğlu'nda tramvay raydan çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı&#39;nda Kabataş seferini yapan tramvay Fındıklı istasyonu yakınlarında henüz belirlenemeyen nedenle raydan çıkarak Bağcılar istikametine giden rayların üzerine geçti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/dfc53a185a6f4120ab77-20082026094333e1.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İhbar üzerine olay yerine polis ve İBB ekipleri sevk edildi.</p><p>Raydan çıkan tramvay nedeniyle seferler Fındıklı-Bağcılar istasyonları arasında yapılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256286.jpg"/><p>Ekiplerin olay yerindeki çalışması sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/istanbulda-tramvay-raydan-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288125</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyenin-nufusu-belli-oldu-288125</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin nüfusu belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı. Peki, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye'nin nüfusu ne kadar?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin nüfusu belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Türkiye'nin nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişi oldu.</b></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın ilk 6 ayında 228 bin 434 kişi arttı. Nüfus, 1 Mayıs-1 Temmuz döneminde de 123 bin 904 kişi yükseldi.</p><p>Böylece ülke nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.</p><p><b>Erkek nüfusun oranı yüzde 50,01 (43 milyon 170 bin 975 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,99 (43 milyon 149 bin 627 kişi) olarak kaydedildi.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/turkiyenin-nufusu-belli-o-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288124</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/irak-turkiyeye-gunluk-1-milyon-varil-petrol-saglama-hedefine-dogru-ilerliyor-288124</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak, Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sağlama hedefine doğru ilerliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Irak'ın Türkiye'ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlama hedefi ve iki ülke arasında imzalanan yeni taşımacılık anlaşması, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın daha etkin kullanılmasının yanı sıra Ceyhan'ın Orta Doğu petrolünün dünya piyasalarına ulaştırılmasındaki stratejik rolünü güçlendirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak, Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sağlama hedefine doğru ilerliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu kapsamda, Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi&#39;nin 28 Temmuz&#39;da Türkiye&#39;ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlayabileceklerini açıklaması, Irak&#39;ı Ankara&#39;nın enerji merkezi olma stratejisindeki kilit ortaklardan biri olarak öne çıkarıyor.</p><p>Bu açıklamayı birkaç gün sonra, Ceyhan&#39;a taşınan Irak petrolü hacminin önemli ölçüde artırılmasını öngören somut bir adım izledi.</p><p>Türkiye ile Irak arasında 1 Ağustos&#39;ta imzalanan bir yıllık anlaşmayla Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Ceyhan&#39;a günlük en az 750 bin varil ham petrol taşınması ve yüklenmesi öngörülüyor.</p><p>Böylece günlük yaklaşık 1,5 milyon varillik teknik kapasiteye sahip hattın daha etkin kullanılması ve Ceyhan&#39;a ulaşan Irak petrolü hacminin önemli ölçüde artırılması hedeflenirken ilerleyen dönemde Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerinden gelecek petrolün de bu güzergah üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılması planlanıyor.</p><p>Bu perspektif, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatında yaşanan aksamaların alternatif ihracat güzergahlarının önemini artırdığı bir dönemde, Ankara&#39;nın Orta Doğu&#39;daki üretici ülkeler ile Batı pazarları arasındaki enerji koridoru rolünü güçlendirme potansiyeli taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/rakpeterol-20082026dced09b0.jpg"/><p><b>- İŞBİRLİĞİ TAŞIMACILIKTAN ÜRETİME GENİŞLİYOR</b></p><p>Türkiye-Irak enerji işbirliğini stratejik hale getiren bir diğer unsur ise ilişkilerin petrol taşımacılığının ötesine geçerek üretim alanına genişlemesi.</p><p>Türkiye, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) 2028&#39;de günlük yaklaşık 500 bin varile ulaşması beklenen petrol ve doğal gaz üretimini orta vadede 1 milyon varile çıkarma hedefi doğrultusunda yurt dışındaki faaliyetlerini artırıyor.</p><p>Bu stratejinin Irak ayağında ise Kerkük öne çıkıyor.</p><p>TPAO, 28 Temmuz&#39;da bp Energy Company of Kirkuk Limited&#39;in yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük&#39;teki petrol sahalarının geliştirilmesine ortak olmuştu. Anlaşma kapsamında TPAO, bp ve ConocoPhillips&#39;in Baba ve Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarında üretimi artırmak üzere birlikte çalışması öngörülüyor.</p><p>Böylece Irak&#39;la üretimden taşımacılığa genişleyen enerji işbirliği, bir taraftan Türkiye&#39;nin petrol ve doğal gaz üretimini büyütme stratejisini desteklerken diğer taraftan Irak ve Körfez petrolünün Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılabileceği daha geniş bir enerji koridorunun oluşmasına zemin hazırlıyor. Irak&#39;ın Türkiye&#39;ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlama hedefi de Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin ardından alternatif ihracat rotalarının önem kazandığı bir dönemde Ceyhan Terminali&#39;nin stratejik değerini artırıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bphopetrol-200820268933dfda.jpg"/><p><b>- "CEYHAN, IRAK PETROLÜ İÇİN HÜRMÜZ'E ALTERNATİF GÜZERGAH OLABİLİR"</b></p><p>Orta Doğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Irak Çalışmaları Araştırmacısı Sercan Çalışkan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Irak Başbakanı Zeydi&#39;nin Türkiye&#39;ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlayabileceklerini açıklamasının, iki ülkenin enerji işbirliğini geliştirme konusunda ortak siyasi irade ortaya koyması bakımından önem taşıdığını söyledi.</p><p>Çalışkan, kısa vadede günlük 1 milyon varil hedefine ulaşmanın imkansız olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Kısa vadede günlük 1 milyon varillik ilave petrol akışının gerçekleşmesi teknik olarak zor görünse de burada önemli olan nokta, Ankara ve Bağdat&#39;ın mevcut kapasiteyi büyütme konusunda ortak siyasi irade ortaya koyması. Başbakan Ali ez-Zeydi&#39;nin Ankara&#39;da 'enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız' sözleri de Irak tarafının üretim ve ihracat kapasitesini Türkiye ile işbirliği içinde artırma yönündeki siyasi iradesini ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu kapasiteye ulaşılması zaman alabilecek olsa da söz konusu siyasi iradenin sahaya yansıması hedefe ulaşılması için gereken süreyi kısaltabilir.&quot;</p><p><b>Çalışkan, Türkiye açısından sürecin yalnızca daha fazla petrol ithal etmek anlamına gelmediğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Irak petrolünün Ceyhan üzerinden dünya pazarlarına daha yüksek hacimlerle ulaştırılabilecek olması, Türkiye&#39;nin enerji merkezi olma hedefini güçlendirirken enerji arz güvenliği açısından da Hürmüz Boğazı&#39;na bağımlılığı kısmen azaltabilecek alternatif bir güzergahın gelişmesine katkı sağlayacaktır. Özellikle son dönemde bölgesel krizlerin ortaya koyduğu riskler düşünüldüğünde, Türkiye-Irak enerji işbirliğinin ekonomik olduğu kadar jeostratejik değer taşıdığı da söylenebilir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/1petrolde2-20082026501b799e.jpg"/><p><b>- "GÜNLÜK 1 MİLYON VARİL TEKNİK OLARAK MÜMKÜN"</b></p><p>Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı&#39;nın günlük yaklaşık 1,5 milyon varillik teknik kapasiteye sahip olduğuna dikkati çekerek, &quot;Dolayısıyla bu hattın teknik olarak kısa sürede günlük 1 milyon varil petrol sevk edebilmesi mümkün.&quot; dedi.</p><p>Akyener, söz konusu sevkiyat hedefine ulaşılmasında taşıma kapasitesinden ziyade Ceyhan&#39;a yönlendirilebilecek petrol arzının belirleyici olacağına işaret ederek, Irak&#39;ın kuzeyindeki üretimin yanı sıra ülkenin orta ve güney bölgelerindeki petrolün de bu güzergaha yönlendirilebileceğini söyledi.</p><p>Irak petrolünün Türkiye üzerinden daha yüksek hacimlerde taşınmasının ülkenin enerji arz güvenliğini de destekleyeceğini belirten Akyener, &quot;Kerkük&#39;e Basra bölgesinden de petrol sevkiyatı yapılabiliyor. Buradan Kerkük&#39;e uzanan hatların kapasitesi günlük 1 milyon varile yakın. Kuzeydeki üretime Basra veya Bağdat çevresinden gelecek hacimlerin eklenmesiyle günlük 1 milyon varillik arz hedefine kısa sürede ulaşılması teknik olarak mümkün.&quot; diye konuştu.</p><p>Akyener, Irak petrolünün Türkiye üzerinden daha büyük hacimlerde akmasının, Türkiye&#39;yi jeostratejik açıdan güçlendireceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kriz dönemlerinde Ceyhan&#39;dan daha yüksek hacimlerde petrol alıp stoklama imkanımız olabilir ve Irak&#39;taki daha fazla enerji projesine dahil olabiliriz. Ceyhan&#39;a daha fazla ham petrol getirilmesi, bu petrolün Türkiye&#39;de işlenerek akaryakıt ve petrokimya ürünleri şeklinde uluslararası piyasalara sunulması hedefleriyle birlikte değerlendirildiğinde, Irak&#39;tan günlük 1 milyon varillik petrol akışı Türkiye&#39;nin enerji merkezi olma hedefi açısından önemli bir adım.&quot; </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/gunluk-1-milyon-varil-pet-162_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288123</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gronlandda-buzlarin-cekilmesiyle-balinalar-icin-yeni-beslenme-alanlari-olustu-288123</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Grönland'da buzların çekilmesiyle balinalar için yeni beslenme alanları oluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Grönland kıyılarında deniz buzunun erimesiyle birlikte, başta humpback, minke ve fin olmak üzere binlerce dev balina bölgeye akın etti. Bilim insanları, bu göçün iklim değişikliğinin ekosistem üzerindeki etkilerini en net şekilde gösterdiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Grönland'da buzların çekilmesiyle balinalar için yeni beslenme alanları oluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Grönland kıyılarında deniz buzunun hızla erimesi, bölgenin ekosisteminde çarpıcı bir dönüşüme yol açtı. Son yıllarda yapılan gözlemler, dev balina türlerinin buzsuz sulara girerek daha önce erişemedikleri alanlarda toplandığını ortaya koydu. 2024 yazında kaydedilen verilere göre, 4 bin humpback, 6 bin fin ve 6 bin minke balinası Grönland Denizi'ni ziyaret etti. Bilim insanları, bu göç dalgasının iklim değişikliğinin etkisiyle deniz buzunun kaybolmasından kaynaklandığını ve Arktik okyanus ortamında büyük bir rejim değişikliğini tetiklediğini belirtti.</p><h3>Prof. Heide-Jørgensen: 'Grönland'da ekolojik rejim değişikliği yaşanıyor'</h3><p>Grönland Doğal Kaynaklar Enstitüsü'nden Prof. Mads Peter Heide-Jørgensen, bölgede yaşanan değişimi 'büyük bir ekolojik rejim değişikliği' olarak tanımladı. Prof. Heide-Jørgensen, BBC News'a verdiği demeçte, Doğu Grönland'da gözlemlenen balina artışının, muhtemelen subarktik bölgelerde görülen en radikal ekosistem değişikliklerinden biri olduğuna dikkat çekti. 2006 yılına kadar bölgede hiç humpback balinası görülmezken, 2007'de yedi adet gözlemlendi ve 2024'e gelindiğinde bu sayı 150'ye ulaştı. Araştırmacılar, 2015 ve 2024 yazlarında gerçekleştirdikleri sistematik hava ve gemi tabanlı anketlerle, balina popülasyonundaki hızlı artışı ve göç yollarındaki değişimi ayrıntılı şekilde belgeledi. Bu gözlemler, 15 uyduyla etiketlenen balinanın izlenmesi ve Inuit avcılarının tanıklıklarıyla desteklendi. Bilim insanları, dev balinaların değişen koşullara hızla uyum sağladığını ve yeni fırsatlar yarattığını vurguladı.</p><h3>Deniz buzunun kaybolması balina göçünü tetikledi</h3><p>Deniz buzunun Doğu Grönland'dan çekilmesiyle birlikte, balinalar için daha önce kapalı olan kıyı suları artık erişilebilir hale geldi. Bu değişim, balinaların beslenme alışkanlıklarını da etkiledi. Özellikle yaz aylarında, bölgeye giren binlerce balina, artan deniz sıcaklıkları ve bol miktarda balık sayesinde beslenme fırsatı buldu. Bilimsel tahminlere göre, üç balina türü yaz sezonu boyunca toplamda 800 bin ton balık ve kril tüketti. Bu büyük tüketim, bölgedeki deniz yaşamı üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Ancak araştırmacılar, bu artışın popülasyon büyümesinden mi yoksa diğer bölgelerden gerçekleşen bir yeniden dağılımdan mı kaynaklandığı konusunda kesin bir sonuca ulaşamadı. Bazı uzmanlar, Batı Grönland'dan Doğu Grönland'a doğru bir balina akını yaşandığını öne sürerek, bu durumun avcılık yapılan bölgelerde hassasiyet yaratabileceği uyarısında bulundu.</p><h3>Balinalar yeni fırsatlar ararken, Arktik türler tehdit altında</h3><p>Bilim insanları, dev balinaların değişen iklim koşullarına hızla uyum sağladığını ve yeni beslenme alanları bulduğunu ifade etti. Prof. Heide-Jørgensen, "Bazı türler için iklim değişikliği yeni fırsatlar sunuyor," diyerek, balinaların bu değişimden yararlandığını belirtti. Ancak narval ve beluga gibi Arktik türlerin, yeni gelen balinalarla aynı habitatı paylaşmakta zorlandığı ve hatta yerlerinden edildiği tespit edildi. Bu durum, bölgedeki biyolojik çeşitlilik ve ekosistem dengesi açısından endişe yaratıyor. Uzmanlar, Grönland'daki ekolojik değişimin yalnızca balinaları değil, tüm Arktik ekosistemi etkilediğini ve bu sürecin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Grönland'da deniz buzunun kaybolmasıyla başlayan dev balina göçü, iklim değişikliğinin okyanus ekosistemleri üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu değişimin uzun vadeli sonuçlarının takip edilmesi ve Arktik türlerin korunması için yeni önlemler alınması gerektiği konusunda birleşti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/gronlandda-buzlarin-cekil-875_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288122</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikcilar-yeni-av-sezonuna-hazir-bu-sene-palamut-bol-olacak-288122</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Balıkçılar yeni av sezonuna hazır! Bu sene palamut bol olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya, 1 Eylül'de başlayacak av sezonu öncesi balıkçıların bütün hazırlıklarını tamamladığını belirterek, "Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Balıkçılar yeni av sezonuna hazır! Bu sene palamut bol olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özkaya, AA muhabirine, 1 Eylül itibarıyla denizlerde başlayacak av sezonuna ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Bu yıl ilk defa küçük ölçekli balıkçılar için palamut ve torik avcılığı sezonunun 15 gün öne çekilerek 15 Ağustos&#39;ta başlatıldığını anımsatan Özkaya, yine ilk kez uzatma ağlarına müsaade edildiğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246727.jpg"/><p>Özkaya, palamut avına başlandığını, 1 Eylül&#39;de endüstriyel balıkçıların sahneye çıkacağını belirterek, &quot;Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz. Yani herkesin sofrasında palamut bulunacak.&quot; diye konuştu.</p><p>Palamudun bol olduğu sezonlarda hamsinin az olduğuna işaret eden Özkaya, bunun, palamutların hamsiyle beslenmesinden kaynaklı olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42254905.jpg"/><p><b>- "GENÇLERİN SEKTÖRDE KALMASINI İSTİYORUZ"</b></p><p>Balıkçıların bütün hazırlıklarını tamamlayarak ağlarını onardığını ve tekne bakımlarını yaptığını anlatan Özkaya, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Balıkçılar hazır ancak gittikçe artan girdiler var. Başta yakıt olmak üzere diğer girdiler balıkçıların üzerine yük olarak geliyor. Balık biraz pahalı olduğu zaman tüketici, &#39;biz üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak ucuz balık yemeyecek miyiz?&#39; diye soruyor. Sucul kaynaklar 86 milyonun ortak malı. Burada tüketiciye, balıkçılara ve kamuya iş düşüyor. Kamu denetimini yapacak, balıkçı yer, zaman ve boy yasağına uyacak, tüketici de bu kurallara uymayan balığı tüketmeyecek. Çünkü biz sürdürülebilirlik istiyoruz. Umudumuz bu sene herkesin balık yemesi, mümkünse ucuz yemesi. Bereket çoğaldıkça arz-talep dengesiyle balık fiyatının düşmesini bekliyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246726.jpg"/><p>Özkaya, denizlerin korumasının önemine işaret ederek, bol ve bereketli olarak büyüklerden aldıkları denizleri, çocuklara ve torunlara da bol, bereketli ve sürdürülebilir şekilde teslim etmeleri gerektiğini söyledi.</p><p>Herkesin ortak malı olan su ürünlerinin gelecek nesillere ulaştırılması gerektiğini belirten Özkaya, &quot;Balık azaldıkça, genç nesil balıktan çekiliyor. Balıkçı tayfaları yaşlanmaya başladı. Biz, gençlerin bu sektörde kalmasını istiyoruz.&quot; dedi.</p><p>Özkaya, hep birlikte sürdürülebilir şekilde avcılık yaparak sezonu kazasız, belasız geçirmek istediklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246725.jpg"/><p><b>- "GELENEKSEL BALIKÇILIK DESTEKLENİYOR"</b></p><p>Palamut ve torik avcılığında uzatma ağlarıyla avlanan küçük ölçekli balıkçılar için sezonun 15 gün erkene çekilmesi kararını da değerlendiren Özkaya, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Endüstriyel balıkçılar yüklü miktarda balık yakalıyor. Küçük balıkçı zaten iki veya üç kasa balık avlayabiliyor. Avladığı balığı satmakta da sıkıntı yaşıyor, para kazanamıyor. Onun için şimdi 15 gün önceden, yani büyük endüstriyel balıkçılar sahaya girmeden söz konusu küçük balıkçılar ağını atıyor, balık yakalıyor, pazara sunup para kazanıyor. Bu durum, geleneksel balıkçılığı da destekliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu konuda adım attı. Bu yönden balıkçılar adına kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu faydayı geleneksel balıkçılar görür ve para kazanır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246722.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/balikcilar-yeni-av-sezonu-145_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288121</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/yksde-ayrilan-24-bin-868-ozel-kontenjanin-19-bin-6sina-yerlestirme-yapildi-288121</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YKS'de ayrılan 24 bin 868 özel kontenjanın 19 bin 6'sına yerleştirme yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[2026-YKS yerleştirmelerinde dikkat çeken sonuç: Daha önce üniversite mezunu olan 48 bin 895 aday yeniden yükseköğretim programlarına yerleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YKS'de ayrılan 24 bin 868 özel kontenjanın 19 bin 6'sına yerleştirme yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin sayısal bilgilerden derlenen verilere göre, adaylar arasında üniversite tercihinde bulunan 1 milyon 279 bin 439 kişiden 730 bin 854'ü örgün ve açık öğretimdeki bir lisans veya ön lisans programına yerleşti.</p><p>Yerleştirmeye başvuran adayların 90 bin 449'unu, bir üniversiteye yerleşen adayların ise 48 bin 895'ini daha önce bir yükseköğretim programından mezun kişiler oluşturdu.</p><p>Böylelikle 48 bin 895 kişi yükseköğretime hak kazanarak yeniden üniversiteli oldu.</p><p><b>- LİSE SON SINIF DÜZEYİNDE 218 BİN 441 ADAY TERCİHİNE YERLEŞTİ</b></p><p>Üniversiteye yerleşen adaylar öğrenim durumlarına göre incelendiğinde, son sınıf düzeyinde 766 bin 971 adayın yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylar arasında yerleştirme başvurusunda bulunan 350 bin 354 öğrenciden 218 bin 441'inin üniversiteye yerleştiği görüldü.</p><p>Önceki yıllarda üniversiteye yerleşmemiş adaylardan 954 bin 596 kişinin yerleştirme puanı hesaplandı. Üniversite tercihinde bulunan 672 bin 226 adayın 378 bin 664'ü bir yükseköğretim programına yerleşti.</p><p>Daha önce üniversiteye yerleşmiş adaylar arasında ise yerleştirme puanı hesaplanan 245 bin 447 kişiden 124 bin 204'ü tercihte bulundu, bunların 64 bin 865'i bir yükseköğretim programına hak kazandı.</p><p>Yükseköğretimden kaydı silinmiş adaylar arasında da 56 bin 879 kişinin YKS kapsamında yerleştirme puanı hesaplandı, 42 bin 206 aday tercihte bulunurken 19 bin 989'u üniversiteye yerleşmeyi başardı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/yksde-ayrilan-24-bin-868--529_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pakistan-ve-suriye-disisleri-bakanlarindan-kardeslik-vurgusu-288120</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pakistan ve Suriye dışişleri bakanlarından "kardeşlik" vurgusu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, iki ülke arasında "kökleri eskiye dayanan kardeşlik bağlarının" altını çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pakistan ve Suriye dışişleri bakanlarından "kardeşlik" vurgusu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Dar ve Şeybani&#39;nin İslamabad&#39;da bir araya geldiği belirtildi.</p><p>Görüşmenin &quot;samimi ve yapıcı&quot; bir ortamda yapıldığına işaret edilen açıklamada, &quot;Her iki taraf da Pakistan ile Suriye arasındaki kökleri eskiye dayanan kardeşlik bağlarının altını çizdi ve ortak çıkar alanlarında ikili işbirliğini daha da geliştirmenin yollarını görüştü.&quot; ifadesi kullanıldı.<br></p><p>Açıklamada, iki bakanın bölgesel gelişmeler konusunda da &quot;derin&quot; görüşmeler yaptığı aktarıldı.</p><p>Şeybani, 19 yıl aradan sonra Pakistan&#39;ı ziyaret eden ilk Suriye Dışişleri Bakanı oldu.</p><p>Ziyaret kapsamında Şeybani, Pakistanlı yetkililerle bir araya gelecek ve iki ülke ilişkileri ele alınacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/pakistan-ve-suriye-disisl-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriye-semalarinda-israil-gerilimi-savas-ucaklari-derayi-ihlal-etti-288119</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye semalarında İsrail gerilimi! Savaş uçakları Dera'yı ihlal etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail'in Suriye'ye yönelik hava ihlallerine bir yenisi eklendi. İsrail savaş uçaklarının Dera semalarında Suriye hava sahasını ihlal ettiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye semalarında İsrail gerilimi! Savaş uçakları Dera'yı ihlal etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye resmi ajansı SANA'nın haberine göre, İsrail'e ait savaş uçakları, ülkenin güneyindeki Dera ilinde hava sahasını ihlal etti.</p><p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları, 18 Ağustos'ta, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinde atıl durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/suriye-semalarinda-israil-457_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288118</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adanada-gozaltina-alinan-kuytul-ciftinden-skandal-paylasimlar-288118</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adana'da gözaltına alınan Kuytul çiftinden skandal paylaşımlar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da terör operasyonunda gözaltına alınan Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un gözaltına alınmasının ardından sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar pes dedirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adana'da gözaltına alınan Kuytul çiftinden skandal paylaşımlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şafak vakti "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyon düzenledi. Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, evde arama yapılıp Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/=EZWXIJGLUFKrYBWDUpKLA9GzEVKnYdWHQ5aTYdKnYBWPYRa3YBGzYRC7ExWDIFGXIRKvYBWDU1KbQ9az.jpg"/><p>Operasyonun ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un bazı konuşmaları sosyal medyada eleştirildi.  </p><p><b>HZ. İSA'YI RÜYASINDA GÖRMÜŞ</b></p><p>Semra Kuytul'un eşi Alparslan Kuytul'un rüyasında Hz. İsa'yı gördüğünü anlatması ise pes dedirtti. Sosyal medyadaki görüntülerde Semra Kuytul, eşinin gördüğünü iddia ettiği rüyayı şu ifadelerle anlattı:  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/=YZG_UNaDUpWrYdS7UpWXYFGvYFKnYdWvE9GHYdS_EBWTEVa3EBajEVC_E1KLE5abUFS7EVWLU1KbQ9az.jpg"/><p>"Hocamız rüyasında Hz. İsa'yı gördü. 'Hz. İsa gelmiş' diyorlar. Hocamızı birisi alıyor oraya götürüyor. Halktan kadınlar, yaşlıların olduğu odaya giriyorlar. Herkes ayağa kalkıyor hocamız gelince. Hocamız diyor ki 'bunlar neden ayağa kalkıyor' diyorlar. Diyorlar ki 'Senin İsa'nın yanında değerin var ondan.' Sonra bir çeşmeden su içiyor 'onun tadını hiç unutamıyorum kevser havzı gibiydi' diyor. Hocamız çok kıymetli bir insan, ona ne kadar değer versek az. Allah onu bu davanın selameti ve muzafferiyeti için yaratmış. O vasıfları vermiş."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/=YxG7URafUNS7YNG7UpG7A5GnYBKnYdWLIVaDYdKnYRKXU9a3YNabYNW7YpWXUBaPUFS_ENS7U1KbQ9az.jpg"/><p><b>"DEVLET DE HÜKÜMET DE HER CEMAATİ SUSTURAMAYACAĞINI ÖĞRENMELİ"</b></p><p>Paylaşılan bazı görüntülerde ise Alparslan Kuytul, Alihan Kuriş Suç Örgütü üyelerine yapılan operasyonunu da eleştirmişti. Kuytul paylaşımında, "Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli. Her yere kayyum atayamayacağını öğrenmeli. Cemaatin başına kimin geçeceğine devlet mi karar verecek. Çok fena alıştılar kayyum atamaya. Bugüne kadar başımıza bir sürü olay geldi. Bir gün bize yapılan zulüme rağmen açıklamalarını duymadık. Ben yine de onlara yapılan bu operasyonu şüpheyle karşıladığımı söylüyorum" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/=EZKTQ9W_E5WnYRWjUpWHA9abENKnYdKXIVabYdKnENS_YZa3EZC_A5C7YNKXIJC7IRS_ENWHU1KbQ9az.jpg"/><p>Öte yandan, sosyal medyada Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un konuşmalarına vatandaşların tepki gösterdiği görüldü.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/adanada-gozaltina-alinan--828_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288116</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-aleksey-batrakov-transferinde-mutlu-sona-cok-yakin-288116</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Aleksey Batrakov transferinde mutlu sona çok yakın]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Süper Lig devi Galatasaray, uzun süredir kadrosuna katmak için yoğun mesai harcadığı Aleksey Batrakov transferinde mutlu sona ulaştı. Sarı-kırmızılılar, Rus futbolcuyu resmi sözleşmeyi imzalamak üzere İstanbul'a getiriyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray, Aleksey Batrakov transferinde mutlu sona çok yakın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig devi Galatasaray, uzun süredir kadrosuna katmak için yoğun mesai harcadığı Aleksey Batrakov transferinde mutlu sona ulaştı. Sarı-kırmızılılar, Rus futbolcuyu resmi sözleşmeyi imzalamak üzere İstanbul'a getiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/adsztasarm55-20082026373a4157.jpg"/><p><b>LOKOMOTİV MOSKOVA İLE ANLAŞMA TAMAM!</b></p><p>Hem 21 yaşındaki genç yıldız hem de kulübü Lokomotiv Moskova ile her konuda el sıkışan sarı-kırmızılı yönetim, oyuncuyu Türkiye'ye davet etti. Kısa süre içerisinde İstanbul'da olması beklenen Batrakov'un, sağlık kontrollerinin ardından kendisini sarı-kırmızılı renklere bağlayan imzayı atacağı öğrenildi.</p><p>Öte yandan genç yıldızın, Galatasaray'ın Erzurumspor FK ile oynayacağı maçın kadrosunda da yer alması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aksamdetay-200820265e511c15.jpg"/><p><b>SÖZLEŞME DETAYLARI BELLİ OLDU</b></p><p>Ivan Karpov'un haberine göre; transferin finansal detayları da netleşti. Galatasaray, Lokomotiv Moskova'ya taksitler halinde ve son ödemesi Aralık 2027'yi geçmeyecek şekilde 25 milyon euro bonservis bedeli ödeyecek. Yapılan anlaşmada ayrıca 4 milyon euroluk performans bonusu ile oyuncunun bir sonraki satışından %10 pay maddesi yer alıyor. Rus milli yıldız ile 5 yıllık sözleşme imzalamaya hazırlanan sarı-kırmızılılar, genç futbolcuya yıllık 3.5 ila 4 milyon euro arasında bir garanti maaş ödeyecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/stardetay1-2008202676205fd9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/galatasaray-aleksey-batra-248_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288115</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cemal-enginyurt-ve-ogluna-yonelik-sorusturmada-yeni-detay-servet-isletme-ve-tahsisli-arac--288115</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cemal Enginyurt ve oğluna yönelik soruşturmada yeni detay! Servet, işletme ve tahsisli araç mercek altında]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ve oğlu Alptürk Enginyurt hakkında yürütülen soruşturmada mali varlıkları ve ticari ilişkileri mercek altına alındı. Alptürk Enginyurt'un ekonomik gücü bulunmamasına rağmen Ankara'da bir eğlence mekanı işlettiği, Cemal Enginyurt'a tahsis edilen korumalı aracın ise başka kişiler tarafından kullanıldığı iddia edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cemal Enginyurt ve oğluna yönelik soruşturmada yeni detay! Servet, işletme ve tahsisli araç mercek altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ve oğlu Alptürk Enginyurt hakkında başlattığı soruşturmada verilen yeni ifadelerle baba-oğul hakkında yeni iddialar ortaya çıktı. Bir tanık, savcılıktaki ifadesinde Alptürk Enginyurt'un ekonomik gücü bulunmamasına rağmen Ankara'da bir eğlence mekanını işlettiğini, mekana polis baskını yapıldığında babasının olay yerine gelerek polislerle görüştüğünü anlattı. Tanık, MASAK raporlarına çok sayıda ticari faaliyeti yansıyan Alptürk için, "Babası Cemal Enginyurt'un yardımı ile geçimini sağlayan biridir" diyerek, bireysel olarak kayda değer bir ticari faaliyetinin bulunmadığını ileri sürdü. Tanık, Ankara Eryaman'daki Optimum AVM'de bulunan "Öküz" isimli eğlence mekanının işletmeciliğini Muhammed Kürşat Şahin ile birlikte yapan Alptürk Enginyurt'un bu işletmeyi satın alacak veya işletecek ekonomik gücünün olmadığını söyledi.</p><p><b>"ALPTÜRK'ÜN RED GYM'İ ALACAK PARASI DA YOKTU"</b></p><p>RED GYM üzerinden protein tozu, performans artırıcı ürünler ve çeşitli yasaklı maddelerin kamu kurumlarının kayıt ve denetim sistemleri dışında satıldığı, Alptürk Enginyurt'un satış ve dağıtım organizasyonunda rol aldığı da ileri sürüldü. Tanık, "Kesinlikle Alptürk Enginyurt'un bu spor salonunu alabilecek geliri yoktur" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aaa-200820267b421954.jpg"/><p><b>BABA-OĞUL ARASINDA MİLYONLUK PARA HAREKETİ İDDİASI</b></p><p>Soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan MASAK verilerine göre, Alptürk Enginyurt'un hesaplarındaki para giriş ve çıkışlarının 2021-2024 döneminde yaklaşık 15 milyon lira, 2025 yılında ise yaklaşık 25 milyon lira seviyesine ulaştığı ileri sürüldü. En yüksek tutarlı transferin ise Alptürk Enginyurt ile Cemal Enginyurt arasında gerçekleştiği ve bu transferin 18 milyon 966 bin lira olduğu iddia edildi. Alptürk Enginyurt'un ayrıca Astürk Akaryakıt ile 2 milyon 545 bin lira, Muhammed Kürşat Şahin ile 2 milyon 21 bin liralık para hareketi bulunduğu öne sürüldü.</p><p><b>TAHSİSLİ ARAÇ İDDİASI</b></p><p>Tanık beyanlarında Cemal Enginyurt'un "kirvesi" Recep Ali Keydal'ın da ismi yer aldı. Milletvekili olması nedeniyle Cemal Enginyurt'a tahsis edilen veya koruma hizmetleri kapsamında kullanılan araçlardan Recep Ali Keydal'ın yararlandığı, benzer şekilde Cemal Enginyurt'un "Cem" isimli danışmanının da bu imkandan faydalandığı öne sürüldü. Tanıklar, ifadelerinde 2023 seçimleri sonrasında iki VIP minibüs üzerinden gerçekleştirilen tahsis değişikliklerini de anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/balksz1-20082026ef1d2328.jpg"/><p>Söz konusu iddiaların ardından Cemal Enginyurt'un geçmiş yıllarda milletvekillerine çakarlı araç ve geçiş üstünlüğü verilmesine ilişkin açıklamaları da yeniden gündeme geldi. Enginyurt, 2019 yılında yaptığı açıklamalarda milletvekillerinin çakar kullanım hakkını savunarak, "Türkiye'de mafya babalarının çakarlı arabası var" demişti.</p><p><b>ALPTÜRK ENGİNYURT ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILMIŞTI</b></p><p>Soruşturma kapsamında "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltilen Alptürk Enginyurt, çıkarıldığı mahkemece imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmıştı. Cemal Enginyurt, oğlunun serbest bırakılmasının ardından yaptığı açıklamada soruşturma sonucunda Alptürk Enginyurt'un suçsuz olduğunun ortaya çıkacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/balksz1-200820261192823f.jpg"/><p>Soruşturma kapsamında dosyada yer alan iddiaların değerlendirildiği, baba-oğul arasındaki para hareketlerinin kaynağı, işletmelerin finansmanı ve tahsisli araçların kullanımına ilişkin iddiaların araştırıldığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/cemal-enginyurt-ve-ogluna-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288114</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/son-24-saatte-pes-pese-32-sarsinti-adalar-aciklarinda-meydana-geldi-288114</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Son 24 saatte peş peşe 32 sarsıntı Adalar açıklarında meydana geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi'nin Adalar açıklarında son 24 saat içerisinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı kaydedildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Son 24 saatte peş peşe 32 sarsıntı Adalar açıklarında meydana geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, Marmara Denizi İstanbul Adalar açıklarında son 24 saatlik zaman diliminde yoğun bir deprem hareketliliği yaşandı. 19-20 Ağustos tarihleri kapsayan kayıtlara göre bölgede toplam 32 deprem meydana geldi. Sarsıntıların en büyüğü ise 19 Ağustos günü saat 17.43'te Adalar'a 10,23 kilometre mesafede, 7 kilometre derinlikte ve 3,2 büyüklüğünde kaydedildi.  </p><p>AFAD verilerine göre Adalar odaklı sarsıntılar 19 Ağustos akşam saatlerinden itibaren ivme kazandı. Aynı gün kaydedilen 11 deprem arasında saat 17.43'teki 3,2'lik ana sarsıntının yanı sıra saat 19.17'de 2,6, saat 20.58'de 2,5 ve saat 22.51'de 1,9 büyüklüğünde sarsıntılar öne çıktı. Deprem hareketliliği 20 Ağustos sabah saatlerine kadar art arda devam ederek gece yarısından sabah 08.18'e kadar 21 ayrı sarsıntı daha üretti. Gece saatlerinde 00.41'de 2,6 büyüklüğünde, 02.49, 03.33 ve 03.45'te ise 2,5 büyüklüğünde depremler meydana gelirken; sabahın ilk saatlerinde 04.31'de 2,8 ve 05.40'ta 2,9 büyüklüğünde iki ayrı sarsıntı daha kaydedildi.  </p><p>Gün içindeki son kayıtlara kadar büyüklükleri 1,1 ile 2,5 arasında değişen mikro depremler tespit edilmeye devam ederken, sarsıntıların odak derinliklerinin genel olarak yerin 7 ila 17 kilometre arasında değiştiği bildirildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/son-24-saatte-pes-pese-32-531_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288113</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-sicak-hava-dalgalari-sirasinda-7307-olum-kaydedildi-288113</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da sıcak hava dalgaları sırasında 7.307 ölüm kaydedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa, 17 Haziran'dan bu yana yaşanan ve toplamda 52 günü bulan sıcak hava dalgası nedeniyle 7,300'den fazla aşırı ölüm kaydetti. Yetkililer, ölüm oranlarının özellikle yaşlı nüfusta endişe verici şekilde arttığını bildirirken, nihai verilerin sonbaharda açıklanacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da sıcak hava dalgaları sırasında 7.307 ölüm kaydedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, 2026 yazında yaşanan ve ülke genelini etkisi altına alan tarihi sıcak hava dalgası sırasında 7,300'den fazla aşırı ölüm kaydetti. Kamu sağlığı yetkilileri, 17 Haziran'dan itibaren rekor düzeyde sıcak günlerin yaşandığını ve bu olağanüstü hava koşullarının ölüm oranlarında ciddi artışa yol açtığını açıkladı. Sıcak hava dalgalarının etkisiyle ülke, 52 gün boyunca normalin çok üzerinde sıcaklıklarla mücadele etti. Özellikle yaşlı nüfusun bu süreçte büyük risk altında olduğu vurgulandı.</p><h3>Fransa sağlık ajansı: 'Aşırı sıcaklar ölüm oranını yükseltti'</h3><p>Fransa'nın kamu sağlığı ajansı, 2026 yazında yaşanan sıcak hava dalgalarının ölüm oranlarını dramatik biçimde yükselttiğini duyurdu. Yetkililer, 2-22 Temmuz tarihleri arasında normalin 1,243 üzerinde ölüm kaydedildiğini, bu sayının 17-30 Haziran döneminde tespit edilen 5,764 aşırı ölümle birleşince toplamda 7,307'ye ulaştığını açıkladı. Ayrıca, Mayıs ayı sonunda görülen ilk sıcaklık dalgasında da 300 ölüm rapor edildi. Açıklamada, bu ekstra ölümlerin yaklaşık dörtte üçünün 75 yaş ve üzeri kişilerde görüldüğü, ancak 45 yaş ve üzerindeki tüm grupların da sıcak hava dalgasından olumsuz etkilendiği belirtildi. Henüz ölümlerin tamamının doğrudan sıcak havaya bağlı olup olmadığı kesinleşmese de, sağlık ajansı nihai rakamların sonbaharda kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p><h3>Rekor sıcaklık günleri: 52 gün boyunca Fransa alarmda</h3><p>Fransa, 17 Haziran'dan itibaren ardışık üç büyük sıcak hava dalgası yaşadı. Haziran ayında 14 gün, Temmuz'da 16 gün ve Temmuz sonlarından başlayıp 18 Ağustos'a kadar süren ve resmi olarak sona erdiği ilan edilmeyen 22 günlük bir sıcak hava dalgası ülkeyi etkisi altına aldı. Toplamda 52 gün boyunca rekor düzeyde sıcaklıklar kaydedildi. Bu süre, 2022'de yaşanan 33 günlük sıcak hava dalgası ve 2003'teki 22 günlük rekorun çok üzerinde. AFP'nin Météo-France verilerine dayanan analizine göre, 1947'den bu yana Fransa'da kaydedilen en uzun ikinci sıcak hava dalgası yaşandı. Temmuz sonlarında başlayan ve 22 gün süren bu dalga, ülke genelinde kaydedilen ikinci en uzun sıcak hava dalgası olarak tarihe geçti. 1983'teki 23 günlük sıcak hava dalgası dışında bu kadar uzun bir dönem daha önce yaşanmamıştı.</p><h3>İklim değişikliği ve Avrupa genelinde etkiler</h3><p>Fransa'nın yanı sıra Batı Avrupa'da da 2026 yazı, kayıtlara geçen en sıcak yaz başlangıcı olarak öne çıktı. Haziran ve Temmuz aylarında tekrar eden sıcak hava dalgaları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisiyle yaygın kuraklık ve yıkıcı orman yangınlarına yol açtı. Uzmanlar, sıcak hava dalgalarının sıklığının ve şiddetinin artmasının iklim değişikliğinin bir sonucu olduğuna dikkat çekiyor. Fransa'da 1947'den bu yana yaşanan 54 sıcak hava dalgasının yarısından fazlası 2010'dan sonra gerçekleşti. Météo-France, ulusal sıcak hava dalgası tanımında sıcaklıkların birkaç gün boyunca normalin oldukça üzerinde seyretmesini esas alıyor. Gösterge bir gün boyunca 25,3°C'ye ulaşırsa ve en az üç gün boyunca ulusal ortalama sıcaklık 23,4°C veya üzerinde kalırsa sıcak hava dalgası ilan ediliyor. Bu eşiğin altına düşüldüğünde ise dalga sona ermiş sayılıyor.</p><h3>Yaşlı nüfus ve sağlık riskleri artıyor</h3><p>Aşırı sıcakların yol açtığı ölümlerin büyük kısmı yaşlı nüfusu etkiledi. 75 yaş ve üzerindeki bireyler, vücut ısılarını düzenlemekte ve sıvı kaybını telafi etmekte daha fazla zorlandıkları için sıcak hava dalgalarının etkilerine karşı daha savunmasız durumda. Sağlık yetkilileri, yaşlıların yanı sıra kronik hastalığı olan kişilerin ve 45 yaş üzerindeki tüm grupların da risk altında olduğunu vurguladı. Fransa'da klima sistemlerinin yaygın olmaması ve bazı bölgelerin sıcak hava koşullarına yeterince hazırlıklı olmaması, ölüm oranlarının artmasında etkili oldu. Yetkililer, toplumun bu tür olağanüstü hava koşullarına karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.</p><h3>2003 yazı ile 2026 karşılaştırması: Ölüm oranlarında dikkat çeken artış</h3><p>Fransa'da 2003 yazında yaşanan sıcak hava dalgası, yaklaşık 15,000 kişinin hayatını kaybetmesiyle tarihe geçmişti. O dönemdeki ana sıcak hava dalgası, Haziran'daki daha hafif bir haftalık olayın ardından Ağustos ayında iki hafta boyunca yoğunlaşmıştı. 2026 yazında ise sıcak hava dalgası süresi ve yoğunluğu bakımından yeni rekorlar kırıldı. 24 ve 25 Haziran tarihlerinde ülke genelinde ortalama sıcaklık göstergesi 30°C'ye ulaştı ve 2003 yılındaki rekor aşıldı. Bu veriler, Fransa'nın iklim değişikliğiyle mücadelede daha etkili önlemler alması gerektiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Fransa'da sıcak hava dalgası sonrası önlemler gündemde</h3><p>Yaşanan aşırı ölümler ve rekor sıcaklıklar, Fransa'da kamu sağlığı politikalarının gözden geçirilmesini gündeme getirdi. Yetkililer, özellikle yaşlı nüfusun korunması için yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, toplumsal farkındalığın artırılması, klima ve serinletici altyapının yaygınlaştırılması gibi önlemler de tartışılıyor. Nihai ölüm rakamlarının sonbaharda açıklanması beklenirken, Fransa'nın gelecekte benzer krizlere karşı daha hazırlıklı olması için çalışmalar sürüyor. Sıcak hava dalgası, sadece Fransa'yı değil, tüm Avrupa'yı etkileyen küresel bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor.</p><p>Fransa'da 2026 yazında yaşanan sıcak hava dalgası, ölüm oranlarında ciddi artışa yol açarak ülkenin iklim değişikliğiyle mücadelede karşı karşıya olduğu riskleri bir kez daha gözler önüne serdi. Kamu sağlığı yetkilileri, benzer olayların önlenmesi için toplumun bilinçlendirilmesi ve altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Sonbaharda açıklanacak nihai veriler, sıcak hava dalgasının etkilerini daha net biçimde ortaya koyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/fransada-sicak-hava-dalga-199_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288112</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/akdeniz-2-derece-isindi-suyun-altinda-neler-degisiyor-288112</link>
      <pubDate>2026-08-20T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akdeniz 2 derece ısındı! Suyun altında neler değişiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'nın denizlerinde son yıllarda gözlenen hızlı sıcaklık artışı, uzmanlara göre ekosistem üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor. Özellikle Akdeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşanan ısınma, hem deniz yaşamını hem de kıyı bölgelerinde yaşayan insanları etkiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akdeniz 2 derece ısındı! Suyun altında neler değişiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'nın denizlerinde bu yaz gözlenen hızlı sıcaklık artışı, ekosistem üzerinde ciddi tehditler oluşturdu. Bern Üniversitesi'nden çevre fizikçisi Thomas Frolicher ve uluslararası bilim insanları, özellikle Akdeniz ve Batı Avrupa kıyılarında deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığını açıkladı. Araştırmalar, iklim değişikliğinin başlıca etken olduğunu ve fosil yakıt kullanımının bu süreci hızlandırdığını ortaya koydu. Dünya Hava Durumu Attribütörü (WWA) grubunun yayımladığı son verilere göre, Akdeniz'de ortalama sıcaklık bu yaz yaklaşık 2°C arttı. Batı Avrupa denizlerinde ise sıcaklık artışı 1,3 ila 1,4°C arasında gerçekleşti. Bilim insanları, deniz sıcaklıklarındaki bu yükselişin hem deniz yaşamını hem de kıyı topluluklarını tehdit ettiğini vurguladı.</p><h3>Bern Üniversitesi: 'Deniz sıcaklıklarındaki artış ekosistemi bozuyor'</h3><p>Bern Üniversitesi'nden Thomas Frolicher, Avrupa'nın denizlerinde gözlenen sıcaklık artışının ekosistemde ciddi değişimlere yol açtığını belirtti. Frolicher, İrlanda açıklarından Akdeniz'e kadar olan bölgede deniz sıcaklıklarının endişe verici şekilde yükseldiğini ve bunun doğrudan iklim değişikliğine bağlı olduğunu söyledi. Araştırmacılar, gözlemsel veriler ile iklim modeli simülasyonlarını birleştirerek, Akdeniz'de yaklaşık 2°C'lik, Batı Avrupa denizlerinde ise 1,3-1,4°C'lik sıcaklık artışını hesapladı. Bu artışların, deniz ekosistemlerinde türlerin kuzeye göç etmesine, besin zincirinin bozulmasına ve kıyı balıkçılığı ile su ürünleri yetiştiriciliğinde aksamalara neden olduğu rapor edildi. Ayrıca, deniz yüzeyi sıcaklıklarının kıyı bölgelerinde nemi artırarak aşırı sıcaklık riskini yükselttiği de vurgulandı.</p><h3>WWA: 'Deniz sıcaklık dalgaları ekosistemi tehdit ediyor'</h3><p>Dünya Hava Durumu Attribütörü (WWA) grubu, Avrupa'nın denizlerinde yaşanan sıcaklık dalgalarının etkilerini ayrıntılı şekilde analiz etti. WWA uzmanları, bu yıl Akdeniz'in bazı bölgelerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin 6°C üzerine çıktığını ve Temmuz ayında dünya okyanuslarının üst üste ikinci kez rekor sıcaklıklar gördüğünü açıkladı. Akdeniz ve Batı Avrupa kıyılarında deniz sıcaklık dalgalarının yaygınlaştığı, Biscay Körfezi ve İber Yarımadası kıyı bölgesinin yüzde 90'ı ile Batı Akdeniz'in yüzde 80'inin bu dalgalardan etkilendiği belirtildi. WWA'ya göre, insan kaynaklı 1,4°C'lik ısınma olmasaydı, bu bölgelerin yalnızca yüzde 40'ı bu kadar yoğun etkilenirdi. Deniz ekoloğu John Bruno ise, bazı organizmaların yalnızca 1°C'lik bir sıcaklık artışında bile hayatta kalamayabileceğini, mercan resiflerinde ise bu artışın ölümcül olabileceğini ifade etti. Ayrıca, sıcak hava dalgalarının bazı türler için avantaj sağlarken, diğerleri için yok olma riski taşıdığına dikkat çekildi.</p><h3>Copernicus: 'Küresel deniz sıcaklıkları rekor kırıyor'</h3><p>Avrupa Birliği'nin küresel ısınma izleyicisi Copernicus İklim Değişikliği Servisi, Temmuz ayında dünya okyanuslarının rekor sıcaklıklara ulaştığını duyurdu. Copernicus verilerine göre, Akdeniz'de ve Batı Avrupa kıyılarında sıcaklıklar, geçmiş yıllara kıyasla çok daha yüksek seviyelere çıktı. Bu durum, hem deniz yaşamını hem de kıyı bölgelerinde yaşayan insanları doğrudan etkiliyor. Araştırmanın yazarlarından Maynooth Üniversitesi'nden Claire Bergin, sıcak suların yüzücüler ve tatilciler için cazip olabileceğini ancak yüzeyin altındaki deniz yaşamı için ciddi tehlikeler oluşturduğunu söyledi. Bergin, özellikle soğuk su türlerinin kuzeye göç ettiğini ve ekosistemde köklü değişiklikler yaşandığını belirtti.</p><p>Bilim insanları, Avrupa'nın denizlerinde yaşanan bu hızlı sıcaklık artışının yalnızca deniz canlılarını değil, kıyı bölgelerinde yaşayan insan topluluklarını da tehdit ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için acil önlemler alınması gerektiğinin altını çiziyor. Deniz sıcaklıklarındaki artışın devam etmesi halinde, ekosistemlerdeki bozulmanın daha da derinleşmesi ve biyolojik çeşitliliğin azalması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/akdeniz-2-derece-isindi-s-126_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288111</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isvicre-alplerinde-buzullar-eridi-32-yillik-kayip-vakasinin-kalintilari-ortaya-cikti-288111</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsviçre Alpleri'nde buzullar eridi, 32 yıllık kayıp vakasının kalıntıları ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsviçre Alpleri'ndeki Trift Buzulu'nda bir yürüyüşçü, 1992'den bu yana kayıp olan iki Belçikalı dağcının kalıntılarını keşfetti. İklim değişikliğinin hızlandırdığı buzul erimesi, dünya genelinde onlarca yıldır kayıp kişilerin cesetlerini ortaya çıkarırken, benzer vakalar Antarktika'dan Pakistan'a, Mead Gölü'nden hayalet kasabalara kadar geniş bir coğrafyada yaşanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsviçre Alpleri'nde buzullar eridi, 32 yıllık kayıp vakasının kalıntıları ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre Alpleri'nde yaşanan buzul erimesi, yalnızca doğal peyzajı değiştirmekle kalmıyor; onlarca yıl boyunca buzların altında saklı kalan insan kalıntılarını da gün yüzüne çıkarıyor. Son olarak 26 Temmuz'da Trift Buzulu'nda yürüyüş yapan bir kişi, 1992 yılından beri kayıp olan iki dağcının cesetlerini fark etti. İsviçre polisinin verdiği bilgiye göre bu keşif, bölgede iklim değişikliğine bağlı olarak giderek sıklaşan benzer vakaların en güncel örneği oldu. Buzulların geri çekilmesiyle birlikte dağların derinliklerinde yıllardır gizli kalan trajik hikâyeler birer birer su yüzüne çıkıyor.</p><h3>DNA analizi iki Belçikalı dağcının kimliğini kesin olarak doğruladı</h3><p>İsviçre yetkilileri, Trift Buzulu'nda bulunan kalıntıların iki erkek Belçika vatandaşına ait olduğunu açıkladı. Kayboldukları dönemde 39 ve 41 yaşında olan bu iki dağcı, 1992 yılında bölgede iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu. Aradan geçen 32 yılın ardından gerçekleştirilen DNA analizi, kalıntıların kimliğini şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya koydu. Yetkililerin açıklamasına göre bu tür kimlik tespitleri, uzun süre buzul altında kalan cesetlerde oldukça zorlu bir süreç gerektiriyor. Ancak modern genetik yöntemler sayesinde onlarca yıl sonra bile kesin sonuçlara ulaşılabiliyor. İki dağcının ailelerine bu acı haber iletilirken, vakanın cinayet ya da suç unsuru taşımadığı da teyit edildi.</p><h3>İsviçre yetkilileri: 'Buzullar geri çekildikçe cesetler ortaya çıkmaya devam edecek'</h3><p>İsviçre makamları 19 Ağustos'ta yaptıkları resmi açıklamada, buzulların geri çekilmesinin bu tür keşifleri kaçınılmaz hale getirdiğini vurguladı. Yetkililer, birkaç on yıl önce yüksek dağlarda kaybolan insanların cesetlerinin buzların erimesiyle tekrar tekrar ortaya çıktığını belirtti. Bu durum, iklim değişikliğinin somut ve ürkütücü sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Yerel polis birimlerinin 1925 yılına kadar uzanan kayıp kişi kayıtlarını tuttuğu da paylaşılan bilgiler arasında yer aldı. Söz konusu listenin büyük bölümünü yüksek dağlarda, nehirlerde ve su kütlelerinde kaybolan kişiler oluşturuyor. Dolayısıyla buzulların erimesi hızlandıkça, bu listelerdeki isimlerin bir kısmının cesetleriyle birlikte gün yüzüne çıkması bekleniyor.</p><h3>Antarktika'dan Pakistan'a: Eriyen buzullar dünya genelinde kayıp cesetleri ortaya çıkarıyor</h3><p>İsviçre Alpleri, eriyen buzulların insan kalıntılarını açığa çıkardığı tek coğrafya değil. 2025 yılında Antarktika'da bir Polonya keşif ekibi, 1959'da buzulda hayatını kaybeden 25 yaşındaki Amerikalı Dennis 'Tink' Bell'in cesedini buldu. BBC'nin haberine göre Bell'in cesedi, onlarca yıl boyunca buzulun içinde neredeyse hiç bozulmadan korunmuştu. Yine aynı yıl içinde Pakistan'da eriyen bir buzulun kenarında, 28 yıldır kayıp olan 31 yaşındaki bir Pakistanlı erkeğin cesedi keşfedildi. CBS News'un aktardığına göre bu vaka da iklim değişikliğinin küresel ölçekte nasıl dramatik sonuçlar doğurduğunun çarpıcı bir kanıtı olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, küresel ısınmanın hız kesmeden devam etmesi halinde bu tür keşiflerin önümüzdeki yıllarda çok daha sık yaşanacağını öngörüyor.</p><h3>Mead Gölü'nde su çekildi, fıçıya tıkıştırılmış ceset dahil onlarca kalıntı bulundu</h3><p>Ekosistem değişiklikleri yalnızca buzullarla sınırlı kalmıyor; ABD'nin güneybatısında da benzer ürkütücü keşifler yaşanıyor. Las Vegas yakınlarındaki Mead Gölü, Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rezervuarı olma özelliğini taşıyor. Ancak gölün su seviyesi yıllardır dramatik biçimde düşüyor ve bu durum, göl tabanında yıllarca gizli kalan insan kalıntılarını ortaya çıkarıyor. En son 16 Ağustos'ta gölde yeni bir ceset bulundu. Ulusal Park Servisi yaptığı açıklamada, bulunan cesetle ilgili herhangi bir suç şüphesi bulunmadığını bildirdi. Clark County Adli Tabip Ofisi ise müfettişlerin ölüm nedenini ve şeklini belirlemeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü duyurdu.</p><h3>Fıçıdaki gizemli ceset: Las Vegas'ın mafya geçmişine işaret eden ürkütücü keşif</h3><p>Mead Gölü'ndeki en dikkat çekici keşif 2022 yılında gerçekleşti. Tekneciler, gölün Hemenway Harbor bölgesinde bir fıçının içine tıkıştırılmış halde kimliği hâlâ belirlenemeyen bir ceset buldu. Müfettişler, fıçının içindeki adamın üzerindeki kıyafetlere ve ayakkabılara dayanarak ölümün muhtemelen 1970'lerin ortasından 1980'lerin başına kadar olan bir dönemde gerçekleştiğini değerlendirdi. Cesedin vurularak öldürüldüğüne dair güçlü kanıtlar elde edildi. Cinayetin işlendiği dönemde Mead Gölü neredeyse tamamen dolu durumdaydı ve fıçının bulunduğu bölgedeki su seviyesi en az 20 ila 30 fit daha derindi. Bu da cesedin onlarca yıl boyunca suyun altında kalarak gizlendiğini gösteriyor. Uzmanlar, Mead Gölü'nün Las Vegas'a olan yakınlığına dikkat çekiyor. Strip'ten karga uçuşuyla yalnızca 20 mil uzaklıkta bulunan göl, özellikle Sin City'nin organize suç örgütleri için bir merkez olarak bilinen geçmişi düşünüldüğünde, daha fazla cesedin keşfedilme olasılığını oldukça yüksek kılıyor.</p><h3>Geri çekilen sular hayalet kasabaları ve tarih öncesi tuz madenlerini açığa çıkardı</h3><p>Mead Gölü'nün düşen su seviyesi yalnızca insan kalıntılarını değil, tarihin unutulmuş katmanlarını da gün yüzüne çıkarıyor. Hoover Barajı'nın inşa edilmesiyle birlikte su altında kalan hayalet kasabalar, onlarca yıl sonra yeniden görünür hale geldi. Bunun yanı sıra tarih öncesi döneme ait tuz madenleri de geri çekilen suların ardından ortaya çıkan keşifler arasında yer alıyor. Tüm bu gelişmeler, iklim değişikliğinin ve kuraklığın yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda tarihsel ve adli boyutlarıyla da insanlığın karşısına çıktığını bir kez daha gözler önüne seriyor. İsviçre Alpleri'nden Amerika'nın güneybatısına kadar uzanan bu tablo, küresel ısınmanın beklenmedik ve çoğu zaman ürkütücü sonuçlarını gözler önüne sermeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/isvicre-alplerinde-buzull-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288110</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-1-ligde-3-haftanin-perdesi-yarin-acilacak-288110</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 3. haftanın perdesi yarın açılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 3. hafta, yarın oynanacak tek mücadeleyle başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 3. haftanın perdesi yarın açılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haftanın açılış maçında Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, sahasında Bursaspor ile karşılaşacak. Yusuf Ziya Öniş Stadı&#39;nda oynanacak mücadele saat 21.30&#39;da başlayacak.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun yaptığı açıklamaya göre ligde 3. haftanın programı şu şekilde:</p><p><b>Yarın:</b></p><p>21.30 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Bursaspor (Yusuf Ziya Öniş)</p><p><b>22 Ağustos Cumartesi:</b></p><p>19.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Metro Holding Kayserispor (Aktepe)</p><p>19.00 Eminevim Ümraniyespor-Turka Esenler Erokspor (Ümraniye Belediyesi Şehir)</p><p>21.30 Bodrum FK-Muğlaspor (Bodrum İlçe)</p><p>21.30 Antalyaspor-Orfa Yapı Pendikspor (Antalya)</p><p><b>23 Ağustos Pazar:</b></p><p>17.00 Bandırmaspor-Keçtaş Ankara Keçiörengücü (Bandırma 17 Eylül)</p><p>19.00 Boluspor-Mardin 1969 Spor (Bolu Atatürk)</p><p>21.30 Vanspor FK-İstanbulspor (Spor Toto Akhisar)</p><p>21.30 SMS Grup Sarıyer-Batman Petrolspor (Yusuf Ziya Öniş)</p><p><b>24 Ağustos Pazartesi:</b></p><p>21.30 Ekenler Beton Sivasspor-Manisa FK (4 Eylül) </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/trendyol-1-ligde-3-haftan-135_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288109</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-kyiv-ve-cevresini-vurdu-en-az-12-kisi-oldu-33-kisi-yaralandi-288109</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya Kiev ve çevresini vurdu! En az 12 kişi öldü, 33 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Perşembe sabahı Kiev ve çevresine düzenlediği yoğun füze saldırısı, en az sekiz kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açtı. Saldırılarda apartmanlar, depolar, okullar ve bir çocuk hastanesi hedef alındı. Kiev'de hayat normale dönmeye çalışırken, kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları arama çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya Kiev ve çevresini vurdu! En az 12 kişi öldü, 33 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya, Perşembe sabahı erken saatlerde Ukrayna'nın başkenti Kiev ve çevresine düzenlediği yeni bir füze saldırısıyla en az sekiz kişinin ölümüne, 33 kişinin ise yaralanmasına yol açtı. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi'nin açıklamasına göre, saldırılar sırasında apartman blokları ve depolar ağır hasar gördü. Ayrıca bir çocuk hastanesi ile bir okul da saldırıdan etkilendi. Yetkililer, yıkılan binaların enkazında kalanları kurtarmak için yoğun çaba harcıyor. Şu ana kadar iki kişi enkazdan sağ olarak çıkarıldı. Saldırının ardından başkentte elektrik kesintileri yaşandı ve bazı bölgeler karanlığa gömüldü. Elektrik şebekelerinde oluşan hasarı gidermek için teknik ekipler gece boyunca çalışmalarını sürdürdü.</p><h3>Zelensky: 'Rusya, son bir haftada 12 bölgeyi hedef aldı'</h3><p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky, son bir hafta içinde Rusya'nın 12'den fazla bölgeyi hedef aldığını ve bu süreçte 1.550'den fazla saldırı dronu, 1.560 kılavuzlu hava bombası ve 62 füze fırlattığını açıkladı. Zelensky, saldırıların sivil altyapıyı ve masum insanları hedef aldığını vurguladı. Kiev, son haftalarda neredeyse her gece saldırılara uğruyor. Bu saldırılar, onlarca kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açtı. Ukrayna yönetimi, artan saldırıların Rusya'yı barış görüşmelerine zorlamak amacıyla yapıldığını belirtiyor. Ancak şu ana kadar diplomatik çabalardan somut bir sonuç alınamadı. Her iki taraf da birbirini sivil hedefleri vurmakla suçlamaya devam ediyor.</p><h3>Kiev'de kritik altyapı ve sivil yapılar vuruldu</h3><p>Kiev Belediye Başkanı Vitaly Klitschko, gece düzenlenen saldırılarda bir çocuk hastanesinin camlarının kırıldığını ve çevredeki araçların alev aldığını açıkladı. Ayrıca bir eğitim kurumunda da ciddi hasar meydana geldi. Belediye başkanı, Solomyanskyi bölgesinde bulunan bir sanayi merkezinin de füzelerle hedef alındığını bildirdi. Kiev bölgesinin Brovary ilçesinde ise bir saldırıda bir kişi hayatını kaybederken, bir kişi de yaralandı. Bölge valisi Tymur Tkachenko, olayın ardından bölgede hava savunma operasyonlarının sürdüğünü ve halkı sığınaklara yönlendirdiklerini belirtti. Saldırı sırasında bölgede hava savunma sistemleri devreye girerken, birçok füze uyarısı yapıldı ve sirenler çaldı. Olay sonrası acil durum ekipleri, yıkılan binaların enkazında kalanları kurtarmak için seferber oldu.</p><h3>Romanya ve Polonya sınırlarında alarm seviyesi yükseldi</h3><p>Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırılarının ardından, komşu ülkelerde de güvenlik önlemleri artırıldı. Romanya Savunma Bakanlığı, bir dronun Ukrayna ile olan kuzey sınırını geçerek Gala&#539;i şehri yakınlarında ulusal hava sahasına girdiğini duyurdu. Dronun "yaşanmayan bir alana" düştüğü ve küçük bir yangına yol açtığı, yangının kısa sürede söndürüldüğü açıklandı. Olayda can kaybı veya maddi hasar yaşanmadı. Polonya ordusu da, Ukrayna ile güneydoğu sınırında savunma hava operasyonları başlattığını bildirdi. Bu gelişmeler, savaşın sadece Ukrayna'yı değil, bölgedeki diğer ülkeleri de doğrudan etkilediğini gösteriyor. Sınır bölgelerinde artan alarm seviyesi, güvenlik endişelerini bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>Rusya ve Ukrayna arasındaki saldırılar şiddetleniyor</h3><p>Rusya Savunma Bakanlığı, devlet destekli medya aracılığıyla Kiev'de bir dron bileşeni üretim tesisi ile bir mühimmat deposunu hedef aldıklarını iddia etti. Ancak bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Öte yandan Ukrayna, son haftalarda Rusya'nın derinliklerine yönelik saldırılarını artırdı. Özellikle Moskova'yı hedef alan 600 dronun kullanıldığı son saldırı büyük yankı uyandırdı. Temmuz ayından bu yana Ukrayna, Rusya'nın büyük çevrimiçi perakendecisi Wildberries'e ait depoları defalarca hedef aldı. Ukrayna Savunma Bakanlığı, son saldırı ile Wildberries'in en büyük 10 lojistik merkezinden yedisinin devre dışı bırakıldığını açıkladı. Bu saldırıların Moskova'ya barış görüşmeleri için baskı oluşturmayı amaçladığı belirtiliyor. Ancak iki ülke arasındaki diplomatik temaslarda henüz ilerleme sağlanamadı ve ateşkes umutları zayıf görünüyor.</p><h3>Savaşın sivil kayıpları ve enerji altyapısına etkisi büyüyor</h3><p>Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından, Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte biri Rusya'nın kontrolüne geçti. Özellikle doğu sınır bölgelerinde yoğunlaşan bu işgal, sivil halk üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Son saldırılar, sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda enerji altyapısında da ciddi hasara yol açtı. Binlerce evin elektriği kesildi, teknisyenler hasar gören şebekeleri onarmak için yoğun şekilde çalıştı. Her iki taraf da birbirini sivil hedefleri vurmakla suçlarken, savaşın etkisi her geçen gün daha da derinleşiyor. Kiev ve çevresinde hayat normale dönmeye çalışsa da, artan saldırılar ve sürekli alarm hali, bölge halkı üzerinde kalıcı bir tedirginlik yaratıyor.</p><p>Rusya'nın Kiev ve çevresine yönelik son füze saldırısı, Ukrayna'daki savaşın sivil kayıplara ve altyapı tahribatına yol açmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki kurtarma çalışmaları sürerken, hem Ukrayna hem de komşu ülkelerde alarm seviyesi yüksek tutuluyor. Diplomatik çözüm umutlarının zayıf olduğu bu süreçte, sivil halkın yaşadığı acılar ve kayıplar giderek artıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/rusya-kyiv-ve-cevresini-v-152_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288108</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-israilin-oyunun-bozdu-gunun-manseti-20-agustos-2026-persembe-288108</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye İsrail'in oyunun bozdu | Günün Manşeti | 20 Ağustos 2026 Perşembe]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak ile "Günün Manşeti"nde “Türkiye İsrail'in oyunun bozdu, İsrail'den tehlikeli kışkırtma, Türkiye'deki İsrail destekçileri ‘'Hilafetin Kaldırılması'' konusu, Türkiye'deki Batı özenticiliği" konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye İsrail'in oyunun bozdu | Günün Manşeti | 20 Ağustos 2026 Perşembe]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak  "Günün Manşeti"nde 20 Ağustos 2026 Perşembe gündemi değerlendirdi.</p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>TÜRKİYE İSRAİL'İN OYUNUN BOZDU</b></p><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak:</b> Suriye'nin güçlenmesi, Türkiye'nin de güçlenmesi demektir. İsrail bunun farkında.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/video-20082026b983b1a0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE'DEKİ İSRAİL DESTEKÇİLERİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Başta Netanyahu olmak üzere onların ekmeğine yağ süren, adeta basın bültenliğini yapan ve "Türkiye'de gerçekleri görenler var" dedirten kişi Özgür Özel'dir.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/video1-200820268b57b063.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE İSRAİL'İN OYUNUNU BOZDU</b></p><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak:</b> Suriye'nin güçlenmesi, Türkiye'nin de güçlenmesi demektir. İsrail bunun farkında.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/video2-20082026e90f3cc1.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç:</b> Dünyanın en demokratik olarak nitelendirilen ülkeleri, aynı zamanda en fazla can kaybına yol açan ülkeler arasında yer alıyor. Demokrasi adı altında milyonlarca insan öldürüldü.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/video-20082026dc1bb8d1.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>''HİLAFETİN KALDIRILMASI'' KONUSU</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, değerlendirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/video1-20082026d5c81b4f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/canli-gunun-manseti-24-tv-776_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288107</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/belediye-bahcesinde-silahlar-konustu-3-yarali-288107</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belediye bahçesinde silahlar konuştu: 3 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adıyaman Belediyesi Ek Hizmet Binası bahçesinde yaşanılan silahlı saldırıda 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belediye bahçesinde silahlar konuştu: 3 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Merkez Petrol Caddesi Adıyaman Belediyesi Ek Hizmet Binası bahçesinde henüz belirlenemeyen nedenlerden dolayı 3 kişi kimliği belirsiz şahıs yada şahısların silahlı saldırısı sonucu 3 kişi vurularak yaralandı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi ile sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler tarafından ilk müdahalesi yapılan 3 yaralı, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayı gerçekleştiren ve daha sonra olay yerinden kaçan şahıs ya da şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı.  </p><p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/belediye-bahcesinde-silah-298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288106</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mir-uzay-istasyonu-neden-emekliye-ayrildi-cevap-yasinda-degil-288106</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mir Uzay İstasyonu neden emekliye ayrıldı? Cevap yaşında değil]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mir uzay istasyonu, 15 yıl boyunca Dünya etrafında 86 binin üzerinde tur attı ve on iki ülkeden 104 astronotu ağırladı. Ancak Mir'in yörüngeden çıkarılması, teknik nedenlerden çok Rusya'nın bütçe sıkıntısı ve Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) öncelik verilmesiyle şekillendi. Bu tarihi karar, uzay programlarında finansal etkenlerin ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mir Uzay İstasyonu neden emekliye ayrıldı? Cevap yaşında değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mir uzay istasyonu, 1986 yılında Sovyetler Birliği tarafından yörüngeye yerleştirildikten sonra, 15 yıl boyunca uzay araştırmalarında çığır açan bir merkez oldu. Dünya etrafında tam 86.331 tur atan Mir, toplamda on iki farklı ülkeden 104 astronotu ağırlayarak, uzun yıllar boyunca insanlığın en çok ziyaret edilen uzay aracı unvanını elinde tuttu. Ancak Mir'in 2001 yılında yörüngeden çıkarılmasına yol açan asıl neden, ne teknik arızalar ne de istasyonun yaşıydı. Tarihi karar, Rusya'nın bütçe kısıtlamaları ve Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) verdiği öncelikle şekillendi.</p><h3>Roscosmos: 'Mir'in bakımı artık sürdürülemez hale geldi'</h3><p>Mir uzay istasyonunun ömrü boyunca karşılaştığı zorluklar, sadece teknik arızalarla sınırlı kalmadı. 1997 yılında meydana gelen yangın ve bir çarpışma kazası, istasyonun dayanıklılığını test etti. Son yıllarında ise mürettebat, zamanının büyük bölümünü istasyonun temel sistemlerini çalışır halde tutmak için harcadı. Eski Rus uzay enstitüsü başkanı Roald Sagdeev, Mir'in son dönemlerinde mürettebatın zamanının yüzde 95'ini onarımlara ayırdığını belirtti. Roscosmos Başkanı Yuri Koptev ise, Mir'in artık her an herhangi bir sistem arızasıyla karşı karşıya kalabilecek kadar kırılgan olduğunu vurguladı. Tüm bu teknik zorluklara rağmen, asıl belirleyici unsurun maliyet olduğu ortaya çıktı.</p><h3>ISS için Mir'den vazgeçildi: Bütçe tek bir istasyona yetti</h3><p>1990'ların sonunda Rusya, aynı anda hem Mir'i hem de yeni inşa edilmeye başlanan Uluslararası Uzay İstasyonu'nu (ISS) sürdürmeye çalışıyordu. ISS'nin 1998'de başlayan inşaatı, Rusya'nın uzay programındaki insan kaynağı ve bütçesini ikiye böldü. Uzmanlara göre, Mir'i ayakta tutmak için gerekli olan kaynaklar ve mühendisler, ISS için de vazgeçilmezdi. Space.com'dan Elizabeth Howell, Rusya'nın ISS için bütçeyi koruma amacıyla Mir'i yörüngeden çıkarmaya karar verdiğini aktardı. The Register yazarı Richard Speed ise, iki programı aynı anda sürdürecek finansmanın bulunmadığını vurguladı. Sonuçta, Mir'in yaklaşık 4,2 milyar dolarlık toplam maliyeti, Rusya'nın bir tercihte bulunmasını zorunlu kıldı.</p><h3>Mir'in uluslararası önemi ve insanlı uzay uçuşlarına katkısı</h3><p>Mir, sadece Sovyetler Birliği ve Rusya'nın değil, aynı zamanda tüm dünyanın uzay araştırmalarında önemli bir rol oynadı. On iki ülkeden gelen 104 astronot ve kozmonot, Mir'i ziyaret ederek istasyonun uluslararası iş birliğine açık bir platform olduğunu gösterdi. Mir, yörüngede parça parça inşa edilen ilk uzay istasyonu olurken, tasarım ömrünün neredeyse üç katı kadar hizmet verdi. Bu uzun soluklu görev, Mir'i bir ulusun dış karakolu olmaktan çıkarıp, insanlığın ortak uzay adresine dönüştürdü. Uluslararası Uzay İstasyonu'nun devreye girmesiyle birlikte Mir'in rolü azalsa da, istasyonun insanlı uzay uçuşları tarihine kattığı deneyim ve bilgi, sonraki programlara ilham verdi.</p><h3>Mali tablo: Başarıya rağmen Mir'in sonunu bütçe belirledi</h3><p>Mir'in toplam maliyeti, Roscosmos tarafından 2001'de yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 4,2 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, istasyonun geliştirilmesinden yıllarca süren işletmesine kadar tüm harcamaları kapsadı. Ancak uzay programlarında başarı listeleri tek başına yeterli olmuyor. Bütçe kısıtlamaları, Mir gibi dev projelerin kaderini belirleyen en önemli faktör haline geldi. Bir hükümet, iki pahalı uzay programı arasında tercih yapmak zorunda kaldığında, teknik başarılar yerine finansal gerçekler ön plana çıktı. Mir'in yörüngeden çıkarılması, uzay araştırmalarında maliyetin ne kadar belirleyici olduğunu gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak tarihe geçti.</p><p>Sonuç olarak, Mir uzay istasyonunun yörüngeden çıkarılması, yalnızca teknik ömrünü doldurmuş bir aracın emekliliği olarak değil, aynı zamanda bütçe ve önceliklerin uzay programlarında ne kadar etkili olduğunu gösteren önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Mir'in ardından, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun ön plana çıkması, insanlığın uzaydaki iş birliğinin yeni bir boyut kazandığını ortaya koydu. Mir'in hikayesi, gelecekteki uzay projeleri için de maliyetin daima göz önünde bulundurulması gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/mir-uzay-istasyonu-neden--431_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288105</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-kesfetti-3-dakikalik-sprint-kanda-yuzlerce-molekulu-degistirdi-288105</link>
      <pubDate>2026-08-20T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları keşfetti! 3 dakikalık sprint, kanda yüzlerce molekülü değiştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Rockefeller Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, sadece üç dakikalık yoğun sprint egzersizinin kan kimyasında, uzun süreli ılımlı egzersizlere kıyasla çok daha hızlı ve kapsamlı değişiklikler yarattığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu kısa süreli sprintin metabolik sağlıkla bağlantılı proteinlerde ciddi dönüşümlere yol açtığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları keşfetti! 3 dakikalık sprint, kanda yüzlerce molekülü değiştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rockefeller Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışma, yalnızca üç dakika süren yoğun sprint egzersizinin insan kanındaki moleküler yapıyı kökten değiştirdiğini ortaya çıkardı. Araştırmada, altı adet 30 saniyelik tam hızda yapılan sprintin, egzersiz sonrası ölçülen proteinlerin yaklaşık dörtte birini dönüştürdüğü belirlendi. Buna karşılık, 90 dakika boyunca sürdürülen ılımlı tempolu bisiklet egzersizi, proteinlerde sprint kadar belirgin bir değişim yaratmadı. Bilim insanları, sprintin kan kimyasını hızla ve derinlemesine etkilediğini, bu etkinin uzun süreli egzersizlerle elde edilen sonuçlardan oldukça farklı olduğunu açıkladı.</p><h3>Paul Cohen: 'Yoğun sprint egzersizi vücutta çarpıcı bir yanıt başlatıyor'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Paul Cohen, sadece birkaç dakikalık yoğun sprintin, vücutta önemli bir moleküler yanıtı tetiklediğini belirtti. Araştırmada, sprint egzersizi sonrasında kan akışında 200'den fazla metabolitte ani değişimler saptandı. Ayrıca, kan damarlarının büyümesi, doku yenilenmesi ve hormonal sinyalleşme süreçlerinde rol oynayan proteinlerde de hızlı artışlar gözlemlendi. Bu moleküler değişimlerin, hücre yüzeyindeki bazı protein parçalarının hızla kana salınmasıyla bağlantılı olduğu tespit edildi. Sprint sonrası toplanan kanla temas eden insan yağ hücrelerinde, yakıt işleme, hormonlara yanıt ve besin algılama gibi temel gen aktivitelerinde geniş kapsamlı değişiklikler kaydedildi. Paul Cohen, bu hızlı yanıtların sadece vücudun strese tepkisi olmadığını, sekiz haftalık antrenman sonrasında da aynı etkilerin sürdüğünü vurguladı. Bu bulgular, sprint egzersizinin vücutta benzersiz ve kalıcı bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Luke Olsen: 'Sprint duyarlı proteinler daha düşük hastalık riskiyle ilişkili'</h3><p>Çalışmada yer alan doktora sonrası araştırmacı Luke Olsen, farklı egzersiz yoğunluklarının vücutta farklı adaptasyonlara yol açtığının uzun süredir bilindiğini ancak bu adaptasyonların moleküler düzeyde nasıl gerçekleştiğinin büyük ölçüde belirsiz olduğunu ifade etti. Araştırmacılar, egzersiz sırasında değişen proteinleri Birleşik Krallık Biyobankası'nda yer alan 53 binin üzerinde kişinin sağlık verileriyle karşılaştırdı. Sprint egzersiziyle değişen proteinlerin büyük kısmının, kardiyovasküler ve metabolik hastalık riskinin düşüklüğüyle bağlantılı olduğu tespit edildi. Özellikle obezite, tip 2 diyabet ve diğer metabolik bozukluklarda bu proteinlerin rolü öne çıktı. Araştırmada, daha düşük hastalık riskiyle ilişkilendirilen 33 proteinden 32'sinin sprint egzersiziyle değiştiği, ılımlı egzersizde ise yalnızca üçünün etkilendiği belirlendi. Ayrıca, sprintin etkilediği proteinlerin dörtte birinden fazlasının daha yavaş biyolojik yaşlanmayla ilişkili olduğu tespit edildi. Olsen, sprint sonrası kan akışında salınan exerkine adı verilen protein ve metabolitlerin, kısa süreli yoğun egzersizin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin ana aracısı olabileceğine işaret etti.</p><h3>Sprint egzersizinin metabolik sağlık üzerindeki etkileri dikkat çekiyor</h3><p>Bilim insanları, sprint egzersizinin kan kimyasını hızla ve köklü biçimde değiştirmesinin, metabolik sağlığı iyileştirme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Araştırmanın sonuçları, kısa süreli yoğun egzersizin, uzun süreli ılımlı egzersizlere kıyasla çok daha fazla protein ve metaboliti etkilediğini gösteriyor. Sprint sırasında ortaya çıkan hızlı moleküler yanıtlar, vücudun enerji kullanımı, hormon dengesi ve doku yenilenmesi gibi birçok temel sürecini doğrudan etkiliyor. Ayrıca, sprintle değişen proteinlerin önemli bir kısmı, daha düşük hastalık riski ve daha yavaş yaşlanma ile ilişkilendiriliyor. Bu bulgular, kısa süreli ve yoğun egzersizlerin, sağlıklı bir yaşam için yeni bir yaklaşım olabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, ilerleyen dönemlerde sprint egzersizlerinin farklı yaş grupları ve sağlık durumları üzerindeki etkilerini daha detaylı incelemeyi planlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Rockefeller Üniversitesi'nde yürütülen bu çalışma, yalnızca üç dakikalık sprint egzersizinin kan kimyasında ve metabolik sağlıkta derin ve hızlı değişiklikler yaratabileceğini gösterdi. Sprintin, sağlıklı yaşam ve hastalık risklerini azaltma konusunda önemli bir araç olabileceği vurgulandı. Bilim insanları, bu bulguların egzersiz önerilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bilim-insanlari-kesfetti--589_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>