<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290662</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aselsan-uretti-sahaya-indi-290662</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ASELSAN üretti, sahaya indi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN'ın tek araçta çok katmanlı savunma sunan yeni sistemi GÜRZ, atışlı testlerini başarıyla tamamlayarak saha faaliyetlerine başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ASELSAN üretti, sahaya indi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>ASELSAN tarafından geliştirilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, farklı hava tehditlerine karşı yakın mesafede katmanlı hava savunma imkanı sunan yapısıyla saha faaliyetlerine başladı.</b></p><p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, GÜRZ Hava Savunma Sistemi&#39;nin atışlı faaliyeti, başarıyla gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42406724.jpg"/><p>Yakın mesafede farklı hava tehditlerine karşı katmanlı hava savunma çözümünü tek araç üzerinden sunan sistemle gerçekleştirilen faaliyette, radar ve elektro-optik tespit ile takip, takip devamlılığı ve menzil doğruluğunda yüksek başarı sağlandı.</p><p>GÜRZ, dört yüzlü AESA radarı, elektro-optik süitleri ve haberleşme sistemleriyle yetkinliğini doğrularken, faaliyette kullanılan GÖKSUR füzesi de zorlu manevralar gerçekleştirerek beklenen yörüngeyi takip etti.</p><p class=""><b>ASELSAN tarafından geliştirilip üretilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, top ve füze olmak üzere farklı önleyicilerin kullanımına imkan tanıyarak tek platform üzerinde çok katmanlı hava savunma çözümü sunuyor.</b></p><p>ASELSAN, sosyal medya hesabından GÜRZ&#39;e ilişkin yaptığı paylaşımda da &quot;Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ. Yakın hava savunma çözümünü tek araçta sunan ASELSAN GÜRZ, farklı hava tehditlerine karşı oyun değiştirecek.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42406723.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aselsan-uretti-sahaya-ind-820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-7-eylul-pazartesi-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-ne-kadar-oldu-son-290655</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! 7 Eylül Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[7 Eylül 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını, ata altın ne kadar oldu? sorusu merak ediliyor. Güncel altın fiyatları arama motorlarında sorgulanıyor. Altında son durum araştırılıyor. Bugün altın kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ve ata altın fiyatları ne kadar? İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi altın fiyatlarında son dakika gelişmeleri...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! 7 Eylül Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün altın ne kadar? Altın düştü mü yükseldi mi? 2026 yılında altın fiyatları ne oldu? Altın fiyatlarındaki son durum araştırılıyor. <b>7 Eylül 2026 Pazartesi altın fiyatları</b>nı merak ediliyor. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ve ata altın fiyatları ne kadar? sorusunun yanıtı bu haberde...</p><p><b>ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p><b>Altın yeni günde düşüş yaşadı.</b></p><p>Cuma günü ons altındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 897 liradan tamamlamıştı.</p><p>Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışın hemen altında 6 bin 840 lira seviyesinden işlem görüyordu. 7 Eylül 2026 Pazartesi günü aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 195 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 573 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu, faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftada değer kaybederek 4 bin 389 dolardan alıcı buluyordu.</p><p><b>Peki, şimdi altın fiyatları ne kadar oldu? </b></p><p><b>İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi (bugün) gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını fiyatları hakkında bilgi almak isteyenler için son dakika, canlı tüm değerler ile altın alış satış fiyatları burada...</b></p><p><b>7 EYLÜL 2026 PAZARTESİ GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.831,91</p><p>Satış: 6.832,55</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.851,90</p><p>Satış: 11.101,82</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.635,98</p><p>Satış: 22.203,64</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 45.031,00</p><p>Satış: 45.712,00</p><p><b>ATA ALTIN</b></p><p>Alış: 44.764,10</p><p>Satış: 45.901,10</p><p><b><font size="5" color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/altinda-sert-hareketlilik-364_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aliyev-nobel-odullu-turk-bilim-insani-aziz-sancari-sohret-nisaniyla-odullendirdi-290654</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar'ı "Şöhret" nişanıyla ödüllendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Şöhret" nişanıyla ödüllendirilmesine ilişkin kararnameyi imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar'ı "Şöhret" nişanıyla ödüllendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Anayasa'nın ilgili maddelerini esas alarak Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Şöhret" nişanıyla ödüllendirilmesine ilişkin kararnameye imza attı.</p><p>Kararnamede, Sancar'ın Azerbaycan ile uluslararası bilimsel ve insani işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik özel hizmetleri dolayısıyla ödüle layık görüldüğü belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aliyev-nobel-odullu-turk--449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-sehirlerini-direncli-hale-getiren-ve-toplumunu-afetlere-hazirlayan-bir-turkiy-290644</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Şehirlerini dirençli hale getiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde risklerini azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi: Şehirlerini dirençli hale getiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da bir otelde düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu (ESC2026) Avrupa Sismoloji Kongresi Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Bakan  Mustafa Çiftçi, yaptığı konuşmada, 60'tan fazla ülkeden bilim insanlarını, araştırmacıları, mühendisleri ve karar vericileri bir araya getiren bu buluşmanın insanlığın ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405402.jpg"/><p>Çiftçi, 6 Şubat 2023'teki depremlerden 11 il ile yaklaşık 14 milyon insanın doğrudan etkilendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"53 binden fazla insanımızı kaybettik. Kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Allah hepsine gani gani rahmet eylesin. 6 Şubat, bize bir kez daha gösterdi ki depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapacağımız, yapabileceğimiz çok şey vardır. Tam da bu noktada devletin sorumluluğu ile bilimin sorumluluğu kesişmektedir. Güvenli bir şehir inşa etmek, mühendislik meselesi olmanın ötesinde aynı zamanda bir kamu ahlakı meselesidir. Bir binanın sağlamlığı, o binada yaşayacak insanlara karşı sorumluluğumuzun, bir okulun güvenliği, gelecek nesillerimize karşı vazifemizin ifadesidir. Afetlere hazırlığı, nesiller boyu karşılığı olan bir medeniyet yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz, afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır.</p><p>Türkiye, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının kurulmasıyla afet yönetiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdi. Risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirmeyi birbirini tamamlayan tek bir sistem olarak ele alıyoruz. Bilimi de karar alma mekanizmamızın asli unsuru olarak görüyoruz. Bugün AFAD teşkilatımızın 1200'ün üzerindeki deprem gözlem istasyonuyla Avrupa'nın en geniş deprem gözlem ağını işletmesi, Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin kamu güvenliğine dönüşmesinin somut bir göstergesidir."</p><p>Bakan Çiftçi, Türkiye'nin 2014 yılında Avrupa Sismoloji Komisyonunun 34. Genel Kuruluna ev sahipliği yapmasının ardından 12 yıl sonra yeniden İstanbul'da buluşmanın bilimsel işbirliğinin sürekliliği açısından ayrı önem taşıdığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405403.jpg"/><p><b>"DEPREM SINIR TANIMIYORSA BİLİM DE SINIR TANIMAMALIDIR"</b></p><p>Bu süre içinde bilimin yeni ufuklar açtığını ifade eden Çiftçi, sismolojide gözlem ve analiz kabiliyetlerinin oldukça geliştiğini söyledi.</p><p>"Şimdi İstanbul'dan ayrılırken 'Bu kongrede ne öğrendik?' sorusunun yanına daha önemli bir soruyu da eklemeliyiz. 'İstanbul'dan sonra neyi değiştireceğiz?' sorusu" diyen Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Temennimiz, burada sunulan her bir bildirinin yeni bir araştırmaya, her araştırmanın yeni bir teknolojiye, her teknolojinin daha yüksek bir standarda, bütün bu birikimin de daha dirençli şehirlere dönüşmesidir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde risklerini azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz çünkü bir şehrin gerçek direnci, binalarının sağlamlığının yanında hayatın bütün unsurlarıyla devam edebilme kabiliyetiyle ölçülmektedir.</p><p>Deprem, bize insanlığın ortak kırılganlığını, bilim ise bu kırılganlık karşısında ortak bir akıl kurabileceğimizi gösteriyor. Deprem sınır tanımıyorsa bilim de sınır tanımamalıdır. Risk ortaksa bilgi de ortaklaşmalıdır. Tehdit küreselse dayanışmamız da küresel olmalıdır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405401.jpg"/><p><b>"1 MİLYON 350 BİN BAĞIMSIZ BİRİM ELDEN GEÇTİ"</b></p><p>İstanbul Valisi Davut Gül de 2006'da sadece İstanbul'a özgü İstanbul Proje Koordinasyon Birimi'nin oluşturulduğunu belirterek, şimdiye kadar bu birimin 2000 yılından önce inşa edilen bütün kamu binalarına deprem dayanıklılık testi yaptığını söyledi.</p><p>Gül, 1700 civarındaki kamu binasının 1535'inin depreme dayanıksız olduğunun tespit edildiğini, 1535 binadan güçlendirilmesi gerekenlerin güçlendirildiğini, güçlendirilemeyenlerin ise tamamen yıkılarak yeniden yapıldığını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405404.jpg"/><p>Vali Gül, şöyle konuştu:</p><p>"Bunların içerisinde 1430 tanesi eğitim tesisi ve şu an İstanbul'umuzda eğitim tesislerimizin tamamı İstanbul'un en güçlü, en sağlam binaları. Olası bir depremde mahalle ölçeğinde lojistik merkezi olarak kullanabileceğimiz alanlar olarak ortaya çıktı. Bu, kamu binalarıyla ilgili çalışma. Aynı çalışma eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından yapıldı ve şu an itibarıyla İstanbul'umuzda 1 milyon 350 bin bağımsız birim elden geçti ve bunlar yıkılıp tekrardan yapıldı, yapım süreci devam ediyor. Bunların 385 bin tanesi 'Yarısı Sizden Yarısı Bizden' kampanyasıyla yapılan. İstanbul'umuz bu hızla devam ettiğinde yaklaşık 5-6 yıl içerisinde belki depremin olmasını engelleyemeyiz ama depremin risklerini azaltan, ortadan kaldıran bir duruma gelmiş olacağız."</p><p><b>"AFAD'IMIZIN DEPREM İZLEME İSTASYONU SAYISI 1204'E YÜKSELMİŞTİR"</b></p><p>AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı Vizyonu kapsamında "Afetlere Dirençli Toplum", "Dirençli Şehirler" ve "Afetlere Dirençli Türkiye" hedefinin "Yara sarmak önemli ancak daha önemli olan o yarayı önleyecek direnci inşa etmektir." şiarıyla şekillendiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405406.jpg"/><p>"Yapılan bilimsel çalışmalar bu bağlamda göstermektedir ki risk azaltma yatırımlarına harcanan her 1 birim, afet sonrası 7 ila 15 birim yükten kurtulmak anlamına gelmektedir." ifadesini kullanan Pehlivan, şunları dile getirdi:</p><p>"İşte bu anlayışla devletimiz, ilgili kurumlarımız, AFAD'ımız, birtakım plan ve programlar ortaya koymaktadır. Bu kapsamda Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı, Türkiye Afet Müdahale Planı, Türkiye Afet Risk Azaltma Planı, Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı hazırlanıp uygulamaya konulmuş belli başlı sacayakları niteliğindeki planlarımızdır. Bu planların ayrıca yerelde de etkin bir şekilde uygulanması adına 81 vilayetimizde İl Risk Azaltma Planları ve İl Afet Müdahale Planları vesilesiyle doğrudan doğruya sahaya yansıtılmaktadır. Marmara Bölgemizde de bu bağlamda münhasır çalışmalar devam etmekte.</p><p>AFAD'ımızın deprem izleme istasyonu sayısı 1204'e yükselmiştir. Yine geliştirdiğimiz milli yazılımlardan biri olan Deprem Ön Hasar Tahmin Sistemi sayesinde olası bir depremin hasar senaryolarını kapsamlı ve detaylı biçimde ortaya koyabilen bir teknolojik imkan da kullanılmakta."</p><p>Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Nurcan Meral Özel de misyonlarının son derece net olduğunu ifade ederek, "Yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini güçlendirmek, kapsamlı afet risk yönetimini teşvik etmek ve bilimsel bilginin sahaya ulaşmasını, aynı zamanda sahadaki bilgi ve deneyimin politika oluşturma süreçlerini beslemesini sağlamaktır." dedi.</p><p>Kurul olarak ilk önceliklerinin çalışma alanlarının bilimsel metodoloji temelinde belirlenmesi olduğunu anlatan Özel, "Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışma sonucu ortak bir uzlaşıyla 69 stratejik politik alan belirlenmiş ve bu alanlar 4 çalışma grubumuz için bir yol haritası oluşturmuştur. Bu süreç boyunca bilimsel kurumlarla doğrudan ve sürekli etkileşim içinde olmaya özellikle önem verdik." dedi.</p><p>Programa ESC Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ayşegül Askan, Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Mustafa Kerem Koçkar, Kandilli Rasathanesi Direktörü Özer Çinicioğlu ile yerli ve yabancı davetliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bakan-ciftci-sehirlerini--296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aliyev-ve-putin-azerbaycan-rusya-iliskilerinin-yogunlastirilmasi-konusunda-mutabakat-sagladi-290643</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aliyev ve Putin, Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin yoğunlaştırılması konusunda mutabakat sağladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata vardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aliyev ve Putin, Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin yoğunlaştırılması konusunda mutabakat sağladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i telefonla aradı.</p><p>Telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve insani işbirliğinin bazı güncel meseleleri ele alındı.</p><p>Görüşmede, ikili ilişkilerin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata varıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aliyev-ve-putin-azerbayca-255_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290642</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trenlerde-bilet-bulamayan-yolcular-icin-bos-yer-takip-butonu-devreye-alindi-290642</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trenlerde bilet bulamayan yolcular için "Boş Yer Takip Butonu" devreye alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan "Boş Yer Takip Butonu" özelliğinin hayata geçirildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trenlerde bilet bulamayan yolcular için "Boş Yer Takip Butonu" devreye alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından hayata geçirilen "Boş Yer Takip Butonu" özelliğine ilişkin bilgi verdi.</p><p>TCDD Taşımacılık AŞ'nin dijital dönüşüm çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Uraloğlu, "Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan 'Boş Yer Takip Butonu' özelliği hayata geçirildi." ifadesini kullandı.</p><p>Uraloğlu, yeni uygulamayla bilet bulamayan yolcuların seyahat etmek istedikleri tren için uyarı talebi oluşturabileceğine dikkati çekti. Söz konusu uygulamayla sağlanan avantajlara işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>BİLET VE FATURALARA DİJİTAL ERİŞİMDE</b></p><p>Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ'nin e-belge dönüşüm çalışmaları kapsamında, 1 Eylül 2026 itibarıyla e-bilet ve e-fatura uygulamalarının da hayata geçirildiğini anımsatarak, e-Bilet uygulamasıyla yolcuların bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen "Yolculuk Bilgilendirme" e-postasındaki PDF dokümanda yer alan bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabildiklerini aktardı.</p><p>e-Fatura uygulamasıyla da taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin, faturalarına dijital ortamda erişebileceğini değinen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/trenlerde-bilet-bulamayan-153_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290640</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tren-bileti-bulamayanlar-dikkat-bos-yer-acilinca-haberiniz-olacak-290640</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tren bileti bulamayanlar dikkat: Boş yer açılınca haberiniz olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık AŞ'nin hayata geçirdiği “Boş Yer Takip Butonu” ile yolcular, tercih ettikleri trende iade veya iptal nedeniyle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilecek ve bileti daha kolay satın alabilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tren bileti bulamayanlar dikkat: Boş yer açılınca haberiniz olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan "Boş Yer Takip Butonu" özelliğinin hayata geçirildiğini bildirdi.</b></p><p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından hayata geçirilen &quot;Boş Yer Takip Butonu&quot; özelliğine ilişkin bilgi verdi.</p><p>TCDD Taşımacılık AŞ&#39;nin dijital dönüşüm çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Uraloğlu, &quot;Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan &#39;Boş Yer Takip Butonu&#39; özelliği hayata geçirildi.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>Uraloğlu, yeni uygulamayla bilet bulamayan yolcuların seyahat etmek istedikleri tren için uyarı talebi oluşturabileceğine dikkati çekti. Söz konusu uygulamayla sağlanan avantajlara işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</b></p><p>&quot;Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>Bilet ve faturalara dijital erişimde</b></p><p>Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ&#39;nin e-belge dönüşüm çalışmaları kapsamında, 1 Eylül 2026 itibarıyla e-bilet ve e-fatura uygulamalarının da hayata geçirildiğini anımsatarak, e-Bilet uygulamasıyla yolcuların bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen &quot;Yolculuk Bilgilendirme&quot; e-postasındaki PDF dokümanda yer alan bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabildiklerini aktardı.</p><p>e-Fatura uygulamasıyla da taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin, faturalarına dijital ortamda erişebileceğini değinen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/tren-bileti-bulamayanlar--307_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290639</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/oecd-genel-sekreteri-cormann-turkiyenin-uzun-vadeli-istikameti-umut-vaat-edici-290639</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OECD Genel Sekreteri Cormann: Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Türkiye'nin eğitim alanındaki uzun vadeli istikametinin umut vaat ettiğini, ilerlemeyi sürdürüp sürdürmediğinin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarıyla belli olacağını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OECD Genel Sekreteri Cormann: Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cormann, yarın açıklanacak PISA 2025 kapsamında, Türkiye'nin performansına yönelik beklentiler ve eğitim sistemlerinde küresel ölçekteki niteliksel dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Pandemi sürecinin 2022 PISA sonuçları üzerindeki etkisini, "mevcut sorunun daha da kötüleşmesi" olarak niteleyen Cormann, "Amaç sadece eski seviyemize geri dönmek değil. OECD ülkelerinde okuma ve fen bilimlerindeki ortalama sonuçlar, Kovid-19'dan yaklaşık 10 yıl öncesinden itibaren düşüş gösteriyordu. Ardından matematik, 2018 ile 2022 arasında yaklaşık 15 puanlık, yani yaklaşık 3 çeyrek okul yılı öğrenme kaybıyla keskin bir düşüş yaşadı." açıklamasını yaptı.</p><p>Pandeminin öğrenme rutinlerini bozup öğrencileri öğretmenlerinden ve sınıf arkadaşlarından ayırdığını, buna rağmen bazı eğitim sistemlerinin iyi performans sergilediğini belirten Cormann, "PISA 2022, bu daha dirençli sistemlerin daha güçlü ebeveyn desteğine ve daha güvenli, daha düzenli sınıflara sahip olma eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Bu dersler bugün de geçerli. Şimdi asıl sınav, sadece pandemi öncesi seviyelere geri dönmek değil. Daha iyi öğrenmeyi destekleyen koşulları, güçlü temel becerileri, okulda aidiyet duygusunu, ilgili velileri, güvenli ve iyi yönetilen sınıfları ve bağımsız öğrenme yeteneğini güçlendirmek amaçlanıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin üzerine inşa edebileceği gerçek bir başarı geçmişi bulunduğunu dile getiren Cormann, 2003'te ilk kez katıldığından beri PISA sonuçlarının, yol boyunca bazı iniş çıkışlarla birlikte yükseldiğini söyledi.</p><p>Cormann, "PISA 2022'de Türkiye'nin matematik ve fen bilimlerindeki puanları şimdiye kadarki en iyileri arasındaydı ve okuma uzun vadeli ortalamasına yakındı. Türkiye ayrıca az sayıda ülkenin başardığı bir şeyi de yapıyor, dezavantajlı öğrencilerden güçlü sonuçlar alıyor. Türkiye'deki öğrencilerin üçte biri, sınava giren tüm öğrenciler arasında en dezavantajlı gruptan geliyordu. Buna rağmen, ortalama matematik puanları, benzer geçmişe sahip öğrenciler arasında dünyanın her yerindeki en yüksek puanlar arasındaydı." değerlendirmesini yaptı.</p><p><b>"EN GÜÇLÜ EĞİTİM SİSTEMLERİ, DEZAVANTAJLI ÖĞRENCİNİN POTANSİYELİNE ULAŞMASINI SAĞLAYANLAR OLACAK"</b></p><p>Cormann, 2022'de Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 61'inin matematikte temel yeterliliğe ve yüzde 5'inin en yüksek seviyelere ulaştığı, OECD genelinde bu oranların yüzde 69 ve yüzde 9 olduğu bilgisini verdi.</p><p>İlerlemenin sürdürülmesi için her iki tarafta da sonuçları yükseltmek gerektiğine işaret eden Cormann, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Daha fazla öğrencinin temelleri öğrenmesine ve daha fazla öğrencinin en üst seviyeye ulaşmasına yardımcı olmak gerekiyor. Reformların 15 yaşındaki öğrencilerin sonuçlarında kendini göstermesi zaman alır. Bu nedenle ilerleme, tek bir PISA döngüsünde değil, birkaç PISA döngüsünde değerlendirilmeli. Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici. Şimdi asıl zorluk, bunu tüm öğrenciler tarafından paylaşılan tutarlı ve güçlü sonuçlara dönüştürmekte. PISA 2025, Türkiye'nin bu ilerlemeyi sürdürüp sürdürmediğine dair bir sonraki göstergeyi verecek."</p><p>Cormann, OECD'nin dezavantajlı geçmişe sahip olup kendi ülkesinin en iyi çeyreğinde performans gösteren öğrencileri "akademik olarak dirençli" şeklinde tanımladığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"PISA 2022'de Türkiye'deki dezavantajlı öğrencilerin yüzde 12'si matematikte akademik olarak dirençliydi, bu oran OECD ortalaması olan yüzde 10'a kıyasla oldukça yüksekti. Dezavantaj, bir öğrencinin geleceğini belirlemek zorunda değil. Ebeveynler ve öğretmenlerden güçlü destek ile güvenli, düzenli sınıflar fark yaratıyor. Ayrıca öğrencilerin öğrenme yeteneklerine inanmaları, motive kalmaları, hedefler belirlemeleri ve bunları takip etmeleri de yardımcı oluyor. Amaç, bir çocuğun okul başarısını etkileyen en önemli faktörün aile geçmişi olmasını azaltmak, bu da dezavantajlı öğrencilere yüksek kaliteli eğitime erişim ve yeterli öğrenme fırsatı sağlamak anlamına geliyor. İlerleyen süreçte, en güçlü eğitim sistemleri yüksek performansı adil fırsatlarla birleştiren ve daha fazla dezavantajlı öğrencinin potansiyeline ulaşmasını sağlayan sistemler olacaktır."</p><p><b>"PISA 2029, MEDYA VE YAPAY ZEKA OKURYAZARLIĞINI DEĞERLENDİRECEK"</b></p><p>OECD Genel Sekreteri Cormann, beklenen PISA 2025 sonuçları ışığında eğitimdeki küresel eğilimlere ilişkin de şu bilgileri paylaştı:</p><p>"Üç şey öne çıkıyor. Birincisi, temel bilgiler hala en önemli alan. PISA 2022'de OECD ülkelerindeki öğrencilerin yüzde 31'i matematikte, yüzde 26'sı okumada ve yüzde 24'ü fen bilimlerinde temel yeterlilik seviyesinin altında performans gösterdi. Yeni beceriler, güçlü okuma, matematik ve bilimsel anlayışın yerini almamalı, üzerine inşa edilmeli. Öğrenciler yaşamları boyunca öğrenmeyi sürdürmeye hazır olmalı. İkincisi, yapay zeka öğrencilerin nasıl öğrendiği konusunda riski yükseltiyor. Üretken yapay zeka, öğrencilerin bir görevi tamamlamasına yardımcı olabilir, ancak yapay zeka bilgi ve becerilerin geliştiği düşünme ve çaba süreçlerinin yerini aldığında, öğrenme süreci olumsuz etkilenebiliyor. Bu durum, öğrencilerin kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenmelerini ve öğretmenlerin onlara rehberlik etmelerini daha da önemli hale getiriyor.</p><p>Üçüncüsü ise PISA'nın bu değişiklikleri yansıtacak şekilde geliştiği. 8 Eylül'de açıklanacak PISA 2025 sonuçları, öğrencilerin okul çalışmalarında yapay zeka kullanımına, meraklarına, azimlerine ve öğrenme sorumluluğunu üstlenme yeteneklerine dair yeni kanıtlar sunacak. Daha ilerisi için konuşursak, PISA 2029 Medya ve Yapay Zeka Okuryazarlığını değerlendirecek. Bu, öğrencilerin dijital içeriği değerlendirebilme ve yapay zekayı etkili, etik ve sorumlu bir şekilde kullanabilme yeteneklerini de içeriyor. "</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/oecd-genel-sekreteri-corm-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290638</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kobi/kobilere-75-milyon-liralik-finansman-destegi-30-eylule-kadar-basvurabilecek-290638</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KOBİ'lere 75 milyon liralık finansman desteği! 30 Eylül'e kadar başvurabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Kobi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacağını bildirdi. İşletmeler, Küresel Rekabetçilik Destek Programı'na 30 Eylül'e kadar KOSGEB'in internet sitesi üzerinden başvurabilecek. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KOBİ'lere 75 milyon liralık finansman desteği! 30 Eylül'e kadar başvurabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, KOBİ'lerin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek destek paketine ilişkin bilgi verdi.</p><p>Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu ifade eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p><p>Bakan Kacır, programa, hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra AR-GE yatırımlarını artıran KOBİ'lerin, yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmelerin, HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan ürünlere ilişkin faaliyet gösteren işletmelerin ve Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmelerin başvurabileceğini kaydetti.</p><p>Programın 2025 yılında yürürlüğe alındığını ve KOBİ'lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını belirten Kacır, "Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>İşletmeler, destek programına 30 Eylül'e kadar KOSGEB'in internet sitesi üzerinden başvurabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kobilere-75-milyon-lirali-732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290637</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-abdye-acik-tehdit-varliklarimiza-saldirirsaniz-siz-de-saldiriya-ugrarsiniz-290637</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye açık tehdit: Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerini hedef alması halinde bölgedeki Amerikan petrol ve doğal gaz şirketlerini hedef alacakları uyarısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan ABD'ye açık tehdit: Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İran tankerlerini "imha edip batıracakları" yönündeki ifadelerine tepki gösterdi.</p><p>Bölgedeki petrol ve doğal gaz üretim zincirinin geniş bir alana yayıldığını ve erişilebilir durumda bulunduğunu belirten Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu sulardaki ve tesislerdeki Amerikan petrol ve doğal gaz şirketleri de aynı ölçüde savunmasız durumda. Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız. Bunu daha önce kanıtladık. Artık kullanılabilir durumda olmayan üslere sorun."</p><p>ABD Savunma Bakanı Hegseth, 5 Eylül'de X hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD gemilerine ateş açması halinde İran petrol tankerlerini "imha edip batıracaklarını" ifade etmişti.</p><p>Hegseth ayrıca İran'ın petrol tankerlerinden oluşan filosunun savunmasız olduğunu, ABD uçakları, gemileri ve denizaltılarının bu filoya saldırabilecek kapasitede bulunduğunu savunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/irandan-abdye-acik-tehdit-954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290632</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sporting-lizbon-galatasaray-sampiyonlar-ligi-maci-ne-zaman-saat-kacta-hakem-belli-oldu-290632</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sporting Lizbon - Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçı ne zaman, saat kaçta? Hakem belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yeni sezonun ilk maçında Portekiz deplasmanında sahne alacak. İşte Sarı-kırmızılıların Sporting karşısındaki kritik mücadelesinin tarihi, maçın hakemi ve haftanın maç programı... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sporting Lizbon - Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçı ne zaman, saat kaçta? Hakem belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı Kırmızılı temsilcimiz Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında Portekiz temsilcisi Sporting ile karşı karşıya gelecek. Sarı-kırmızılıların ilk maçının tarihi, saati ve hakem kadrosu belli oldu.</p><p>Galatasaray ile Sporting arasındaki mücadele, 9 Eylül Çarşamba günü Portekiz'in başkenti Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda oynanacak. <b>TSİ 22.00'de başlayacak karşılaşmayı Norveçli hakem Espen Eskas yönetecek.</b></p><p>Eskas'ın yardımcılıklarını Jan Erik Engan ile Alf Olav Rossland üstlenecek. Karşılaşmada Sigurd Kringstad ise dördüncü hakem olarak görev yapacak.</p><p>Mücadelenin Video Yardımcı Hakem (VAR) koltuğunda Almanya'dan Christian Dingert bulunacak. Belçikalı Bram Van Driessche de VAR hakem yardımcısı olarak görev yapacak.</p><p>Galatasaray, Sporting deplasmanından galibiyetle ayrılarak Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına iyi bir başlangıç yapmayı hedefliyor.</p><p><b>HAFTANIN PROGRAMI</b></p><p><b>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2026-27 sezonu yarın lig aşamasının ilk hafta maçlarıyla başlayacak.</b></p><p>Turnuvadaki Türk temsilcilerinden Galatasaray, 9 Ağustos Çarşamba günü deplasmanda Portekiz'in Sporting takımına konuk olacak. Sarı Lacivertli temsilcimiz Fenerbahçe ise 10 Ağustos Perşembe günü sahasında İtalyan ekibi Roma'yı ağırlayacak.</p><p>Lig usulü 36 takımın mücadele edeceği sezonda 8 maç sonunda ilk 8'e giren ekipler, son 16 turuna yükselecek. 9 ile 24'üncü sırada yer alan 16 takım, çift maçlı elemelerde son 16 turuna çıkmaya çalışacak. Sıralamada ilk 24'ün dışında kalan takımlar ise organizasyona veda edecek.</p><p><b>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk haftanın TSİ programı şöyle:</b></p><p><b>8 Eylül Salı</b></p><p>19.45 AEK (Yunanistan) - LASK (Avusturya)</p><p>19.45 Club Brugge (Belçika) - Aston Villa (İngiltere)</p><p>22.00 Borussia Dortmund (Almanya) - Villarreal (İspanya)</p><p>22.00 Real Madrid (İspanya) - Inter (İtalya)</p><p>22.00 Porto (Portekiz) - Manchester City (İngiltere)</p><p>22.00 Lille (Fransa) - Real Betis (İspanya)</p><p><b>9 Eylül Çarşamba</b></p><p>19.45 Barcelona (İspanya) - Feyenoord (Hollanda)</p><p>19.45 Stuttgart (Almanya) - Viking (Norveç)</p><p>22.00 Napoli (İtalya) - Arsenal (İngiltere)</p><p>22.00 Paris Saint-Germain (Fransa) - Slovan Bratislava (Slovakya)</p><p><b>22.00 Sporting (Portekiz) - Galatasaray</b></p><p>22.00 Liverpool (İngiltere) - Atletico Madrid (İspanya)</p><p><b>10 Eylül Perşembe</b></p><p><b>19.45 Fenerbahçe - Roma (İtalya)</b></p><p>19.45 PSV (Hollanda) - Shakhtar Donetsk (Ukrayna)</p><p>22.00 Slavia Prag (Çekya) - Lens (Fransa)</p><p>22.00 Manchester United (İngiltere) - Sabah (Azerbaycan)</p><p>22.00 Bayern Münih (Almanya) - Bodo/Glimt (Norveç)</p><p>22.00 Como (İtalya) - Leipzig (Almanya)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/sporting-lizbon-galatasar-856_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290631</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/kastamonu-pompeiopolis-antik-kentinde-kesfedildi-binlerce-yillik-tarih-gun-isigina-cikti-290631</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kastamonu Pompeiopolis Antik Kenti'nde keşfedildi! Binlerce yıllık tarih gün ışığına çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Pompeiopolis Antik Kenti'ndeki kazılarda yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardıklarını ve Milattan Sonra (MS) 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı bulduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kastamonu Pompeiopolis Antik Kenti'nde keşfedildi! Binlerce yıllık tarih gün ışığına çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde devam eden kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarına ilişkin sosyal medyadan açıklamalarda bulundu.</p><p>Pompeiopolis'te Roma İmparatorluk Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan yeni izlerin gün yüzüne çıkarıldığını belirten Bakan Ersoy, bazilikanın orta nefindeki çalışmalarda önemli buluntulara ulaşıldığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404280.jpg"/><p>Ersoy, "MS 4. yüzyıla tarihlenen, geometrik kompozisyonlardan oluşan ve oldukça iyi korunmuş yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardık. Üstelik orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı da henüz ortaya çıkarılmış değil. Kazılarımız sürüyor. 2026 yılı çalışmalarımızdan önemli bir buluntunun daha müjdesini verelim, MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404276.jpg"/><p>Bazilikanın ilk inşa evresinin de MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiğini belirten Ersoy, kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarıyla Pompeiopolis'in kentsel ve dini tarihini daha bütüncül biçimde ortaya koymayı sürdürdüklerini aktardı.</p><p>Bakan Ersoy, Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere kazı heyetine ve çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404265.jpg"/><p><b>BAZİLİKA ROMA'DAN GEÇ ANTİK ÇAĞ'A UZANAN DÖNÜŞÜMÜ ORTAYA KOYUYOR</b></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Paphlagonia Bölgesi'nin Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki önemli merkezlerinden ve eyalet başkenti olan Pompeiopolis Antik Kenti'nde Bazilika kazılarına ilk kez 2025 yılında başlandı ve çalışmalar bu yıl da devam ediyor.</p><p>Yapının mimari özellikleri, stratigrafik veriler ve kazılarda ele geçen buluntular birlikte değerlendirildiğinde Bazilika'nın ilk inşa evresinin MS 2. yüzyılın ikinci yarısına, yaklaşık MS 150-160 yıllarına tarihlendirilebileceği değerlendiriliyor.</p><p>Yapının sonraki dönemlerde önemli bir mimari ve işlevsel dönüşüm geçirdiği belirtiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404266.jpg"/><p>2026 yılı kazılarında yapının Pastoforion bölümünde bulunan Eros başı da MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Buluntu, Pompeiopolis'in Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki sanatsal ve kültürel ortamına ilişkin yeni veriler sunuyor.</p><p>Pompeiopolis'in MS 5. yüzyılda piskoposluk merkezi niteliği kazanması, kentin Geç Antik Çağ'daki dini ve idari önemini ortaya koyuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404268.jpg"/><p>Bazilikadaki mimari düzenlemeler, bezemeler ve zemin mozaikleri de yapının sonraki evresinin kentin Hristiyanlaşma süreci ve piskoposluk merkezi olarak önem kazandığı dönemle ilişkili olduğunu gösteriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404269.jpg"/><p><b>105 METREKARELİK MOZAİK ALANI ORTAYA ÇIKARILDI</b></p><p>Antik kentteki 2026 yılı çalışmalarında ortaya çıkarılan mozaiklerin konservasyon çalışmaları tamamlanarak mevcut durumlarının korunmasına yönelik uygulamalar gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404273.jpg"/><p>Ancak orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı henüz açığa çıkarılmadı. Mozaiklerin devamını ortaya çıkarmaya yönelik kazılar sürüyor.</p><p>Pompeiopolis Bazilikası'ndaki çalışmalar, yapının Roma İmparatorluk Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a kadar geçirdiği mimari ve işlevsel dönüşümün daha ayrıntılı biçimde ortaya konulmasını sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404275.jpg"/><p>İlk inşa evresine ilişkin veriler, Eros başı, Geç Antik Çağ'a ait mimari unsurlar ve zemin mozaikleri, Bazilika'nın Pompeiopolis'in kentsel ve dini tarihindeki yerinin anlaşılmasına katkı sunuyor.</p><p>Devam eden kazı ve konservasyon çalışmalarıyla yapının mimari planının ve farklı kullanım evrelerinin daha kapsamlı biçimde ortaya çıkarılması, mozaik döşemelerinin tamamının belgelenmesi ve korunması hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404271.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kastamonu-pompeiopolis-an-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290630</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bosanma-ve-suresiz-nafaka-duzenlemesi-ekim-ayinda-hayata-gecirilecek-290630</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boşanma ve süresiz nafaka düzenlemesi ekim ayında hayata geçirilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No'lu Barosu'nun Adli Yıl Açılış Programı'na katıldı ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, uzun yıllardır tartışma konusu olan boşanma ve süresiz nafaka düzenlemesinin ekim ayında hayata geçirileceğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boşanma ve süresiz nafaka düzenlemesi ekim ayında hayata geçirilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No'lu Barosu'nun Adli Yıl Açılış Programı'na katıldı ve gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye, iç cephe ve yargı sistemine dair önemli meselelere dikkat çekti.</p><p>Bakan Gürlek konuşmasında, "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı. </p><p>Düzenlemenin, 12'nci Yargı Paketi'nin ikinci kısmında yer alacağını ifade eden Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler alacağını kaydetti.</p><p>Gürlek, kira tespit ve tahliye davalarına da değindi. Kira tespit davalarının dokuz ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedeflediklerini söyleyen Gürlek, "Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-070920260838d95e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>YARGILAMA SÜRELERİ</b></p><p>Konuşmasında avukatlık mesleğinin önemine de dikkat çeken Bakan Gürlek, "Avukatlarımız, açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmek zorundadır. Bu nedenle hakim ve savcı arkadaşlarımızın yargıda belirlenen hedef sürelere riayet etmeleri gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>12'nci Yargı Paketi'ndeki düzenlemelerin bir kısmının yürürlüğe girdiğini, ikinci kısımdaki düzenlemelerin de ekim ayında gündeme geleceğini belirten Gürlek, düzenlemenin 24-25 maddeden oluşacağı bilgisini verdi.</p><p>Gürlek, bu pakette avukatların yaşadığı bazı sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler de eklemeyi temenni ettiklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/nafaka-duzenlemesi-ekim-a-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290629</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/endonezyadaki-yanardag-patlamasi-2-bin-300den-fazla-ucus-iptal-edildi-290629</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Endonezya'daki yanardağ patlaması! 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın Anak Krakatau Adası'ndaki yanardağda meydana gelen patlamanın ardından volkanik küllerin ülkenin farklı kesimlerine yayılması üzerine ülke genelinde 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Endonezya'daki yanardağ patlaması! 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya ulusal basınındaki haberlere göre, Anak Krakatau'daki yanardağda dün yaşanan patlamanın etkileri sürüyor.</p><p>Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, volkanik kül Java bölgesinde 6 bin metreye, Sumatra bölgesinde ise 15 bin metreye kadar yükseldi.</p><p>Patlama sonrası ülke genelinde yerel ve uluslararası 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edilirken, 7 havalimanında 270 binden fazla yolcu mahsur kaldı.</p><p>Volkanik adanın yer aldığı Sunda Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik "kraterin 3 kilometre yarıçapındaki güvenlik bölgesine girmemeleri" uyarısı yapıldı.</p><p>Endonezya Ulaştırma Bakanı Dudy Purwagandhi, volkanik külün Batı Java'ya doğru yayıldığının tespit edilmesi sonrası bazı havalimanlarının geçici kapatılması kararını verdiklerini bildirdi.</p><p>Purwagandhi, etkilenen havalimanlarının durumuyla ilgili olarak, "Hava koşullarının değişkenliği nedeniyle havalimanlarındaki kapanmaların ne zaman sona ereceğini tespit edemiyoruz." dedi.</p><p>Ulusal Afet Azaltma Ajansı (BNPB) sözcüsü Berton Panjaitan yaptığı açıklamada, havalimanlarının durumunun, volkanik kül dağılımı ve havacılık güvenliğine bağlı olarak sürekli olarak gözden geçirildiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/endonezyadaki-yanardag-pa-196_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290628</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ordu-fatsada-icradan-satilik-ev-tarla-ve-findik-bahcesi-290628-290628</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu Fatsa'da ev, tarla ve fındık bahçesi icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.564.736 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/26 ORT. GİD. SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://tmd.yt/d43wk">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ordu-fatsada-icradan-sati-536_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290627</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-pendikte-icradan-satilik-daire-290627-290627</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Pendik'te 62.20 metrekare daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 4.700.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/480 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 12/10/2026 - 14:35</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 19/10/2026 - 14:35</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 13/11/2026 - 14:35</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 20/11/2026 - 14:35</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2213237/emlak-konut-istanbul-pendikte-62-20-m2-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/istanbul-pendikte-icradan-383_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290626</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gaziantep-oguzelinde-icradan-satilik-tasinmaz-290626-290626</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep Oğuzeli'nde taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 6.061.184 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/2707 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/10/2026 - 14:14</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 02/11/2026 - 14:14</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 23/11/2026 - 14:14</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 30/11/2026 - 14:14</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2213716/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-gaziantep-oguzelinde-tasinmaz-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gaziantep-oguzelinde-icra-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290625</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ahbap-dernegine-5-dalga-operasyon-flas-gelisme-20-ilde-53-gozalti-290625</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği'ne 5. dalga operasyon! Flaş gelişme: 20 ilde 53 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 5'inci dalga operasyonun başlatıldığını, 53 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ahbap Derneği'ne 5. dalga operasyon! Flaş gelişme: 20 ilde 53 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 5'inci dalga operasyonun başlatıldığını, 53 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiğini bildirdi.</p><p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, depremlerde yaşanan acıların ve vatandaşların dayanışma duygusunun kişisel menfaate dönüştürülmesine müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce 5. dalga operasyon başlatıldığını duyuran Gürlek, operasyonun İçişleri Bakanlığı müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları, envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p><b>"4,3 MİLYAR LİRA BAĞIŞ TOPLAYIP 950 MİLYON LİRA NAKİT ÇEKTİLER"</b></p><p>Soruşturmada elde edilen verilere dikkati çeken Gürlek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>"6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar lirasının harcandığı, 950 milyon liranın ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu belirlendi. 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiği, bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi."</p><p>Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanması için İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği bilgisini veren Gürlek, para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin de incelendiğini vurguladı.</p><p>İzmit'teki depolarda depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiğinin belirlendiğini bildiren Gürlek, bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığını belirtti.</p><p>Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten adli makamlara ve emniyet mensuplarına teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlarımızın iyi niyetinin, yardımseverliğinin ve milletimizin dayanışma ruhunun istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ahbap-dernegine-5-dalga-o-789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290624</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bugun-kabineyi-toplayacak-290624</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Kabine'yi toplayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Kabine'yi toplayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık edecek.</p><p>Gündemdeki ve dünyadaki son gelişmelerin değerlendirileceği toplantının 15.30'da başlaması öngörülüyor.</p><p>Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/cumhurbaskani-erdogan-bug-294_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290623</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/gladiator-battles-once-took-place-here-290623</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gladiator battles once took place here]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Once echoing with the fierce clashes of gladiators and the weighty debates of ancient councils, Antalya's millennia-old amphitheaters now stand as breathtaking cultural stages, welcoming travelers from across the globe.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gladiator battles once took place here]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>The ancient theaters scattered across Türkiye's Antalya province &#8212; once venues for gladiator battles, dramatic performances, and civic assemblies &#8212; continue to draw visitors as enduring symbols of Anatolia's rich cultural heritage.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/a1-070920267587a330.jpg"/><p>The Mediterranean province, one of Türkiye's top cultural tourism destinations, draws millions of visitors each year with its blend of natural beauty and deep historical roots. Dozens of ancient cities from the <b>Lycia, Pamphylia, and Pisidia </b>civilizations remain major attractions for tourists and archaeology enthusiasts.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/a124-0709202621aa70bc.jpg"/><p><b>Among their most striking structures are Hellenistic- and Roman-era theaters, many of which have survived for millennia and today host cultural events and sightseeing tours.</b></p><blockquote>During the Roman period, theaters hosted not only classical plays but also spectacles such as gladiatorial contests and fights between humans and wild animals. In some theaters, even naval battles were reenacted. These spectacles also led to architectural modifications being made to theaters to meet the needs of the period.</blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aspendos2-0709202618f6c4f8.jpg"/><p><b>The Aspendos Ancient Theater, </b>built by two Roman brothers, is considered one of the world's best-preserved Roman theaters, retaining both its stage building and extensive seating area. With a capacity of about 15,000, the theater continues to host concerts and large-scale performances.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aspendos-07092026df614c20.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">The ancient theater of Aspendos, commissioned by two Roman brothers, is regarded as one of the finest and best-preserved examples of a Roman theater to have survived intact to the present day.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/asp3-070920262fbc92fc.jpg"/><p><b>The theater at Termessos</b>, perched high in Gulluk Mountain National Park, offers sweeping views of the surrounding mountains and forests. Its elevated setting, like an eagle's nest, also provides ample opportunities to observe local wildlife and endemic plants.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/thermesos-0709202628013d43.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Alexander the Great failed to conquer Termessos, but today, the remarkably isolated ruins of this once-powerful city, perched like an eagle's nest in the mountains of southwestern Türkiye, can be conquered by anyone willing to make the hike. The ancient theater at Termessos, set in a location resembling an "eagle's nest," offers visitors an impressive setting where history and nature come together.</p><p class=""><b>Side's ancient theater, </b>one of the most imposing structures in the former Pamphylian port city, features a three-story stage building and elaborate decorations, standing out as a notable example of Roman architecture.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/side-070920267ae5b8fb.jpg"/><p><b>The theater in Myra Ancient City</b> is regarded as one of the best-preserved Roman-era theaters, with seating rows and a stage building that remains intact up to half of its second story.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/myra-07092026268002c0.jpg"/><b>The theaters of Perge &#8212;</b> one of Anatolia's most systematically planned ancient cities known for its architecture and marble sculpture &#8212; along with Patara, former capital of the Lycian League; Xanthos, which is listed on UNESCO's World Heritage Tentative List; Limyra in Finike, famous for the waters flowing through it; Simena, distinguished by its stunning panoramic views of Kekova; and the ancient mountain city of Selge in Pisidia, are also among popular stops for tourists visiting the region.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/pergfe-07092026955ec734.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/myra-0709202677e2a0c4.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Myra</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/lymra-070920262ae8f812.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Located in the Finike district, the theater in the ancient city of Limyra&#8212;notable for the streams flowing through it&#8212;is a frequent stop for visitors exploring the area.</p><p class=""><br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gladiator-battles-once-to-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290620</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyeden-toryumun-nukleer-teknolojide-kullanimi-icin-is-birligi-hamlesi-dunyada-bircok-u-290620</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den toryumun nükleer teknolojide kullanımı için iş birliği hamlesi! "Dünyada birçok ülke bunu geliştirmek için çalışıyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) Danimarka merkezli Copenhagen Atomics ile nükleer enerjinin ham maddelerinden biri olan toryumun yenilikçi teknolojilerde kullanılmasına imkan sağlayacak bir mutabakat zaptı imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den toryumun nükleer teknolojide kullanımı için iş birliği hamlesi! "Dünyada birçok ülke bunu geliştirmek için çalışıyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın refakatinde imzalanan mutabakat zaptıyla toryumun yeni nesil nükleer teknolojilerde kullanılmasına yönelik çalışmalar yapılacak.</p><p>Bu çalışmalar sayesinde toryum bileşiklerinin yerli imkanlarla üretilmesi amaçlanıyor.</p><p>Mutabakat zaptıyla, Türkiye'nin sahip olduğu toryum kaynaklarının yüksek katma değerli nükleer teknolojilerde değerlendirilmesine yönelik yerli sanayi ve teknoloji paydaşları ile araştırmacıların sürece dahil edilmesi sağlanacak.</p><p>Çalışmaların öncelikli başlıklarından birini, toryumun yeni nesil nükleer reaktör teknolojilerinde, ergimiş tuz reaktörlerinde kullanılabilecek nitelikte Türkiye'de üretilmesine yönelik Ar-Ge ve projelendirme faaliyetleri oluşturacak.</p><p>Bu doğrultuda nükleer yakıt standartlarını karşılayan toryum bileşiklerinin yerli imkanlarla üretilmesi ve Türkiye'nin bu alanda uluslararası çapta etkin bir tedarikçi konumuna ulaşması hedefleniyor.</p><p>Danimarka merkezli Copenhagen Atomics, toryumun nükleer yakıt çevriminde kullanımına imkan sağlayabilecek dördüncü nesil reaktör konseptlerinden biri olan ergimiş tuz reaktörlerine yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütüyor.</p><p>"Onion Core" adını verdiği modüler ergimiş tuz reaktörü konseptine yoğunlaşan Danimarkalı şirket, TENMAK ile yaptığı iş birliği çerçevesinde söz konusu teknolojiyi Türkiye'nin araştırma altyapısı, insan kaynağı ve sanayi kabiliyetleri açısından değerlendirecek.</p><p><b>"BİRÇOK ÜLKE BU TEKNOLOJİYİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞIYOR"</b></p><p>Bakan Bayraktar, imza töreninin ardından mutabakat zaptına ilişkin yaptığı açıklamada, büyük ölçekli reaktörlerin yanı sıra son dönemde nükleerin yeni çağı olarak ifade edilen küçük modüler reaktörlerin de çok hızlı şekilde geliştiğini ifade etti.</p><p>Dünyada birçok ülkenin bu teknolojiyi geliştirmek için çalıştığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye de bu konuda önemli faaliyetler içerisinde ve birçok proje paralel bir şekilde yürüyor. Türkiye'deki yatırımcılar, bizim kamu kurumlarımızla beraber ortak bir şekilde bu projeleri yürütmeye gayret ediyorlar. Onun dışında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın ortaya koyduğu teşvik programı sayesinde ciddi bir ilgi oluşmuş durumda. Biz de 'farklı teknolojileri ülkemize nasıl kazandırabiliriz' düşüncesinden hareketle çalışıyoruz. Çünkü bu süreçte, bunların hangisi daha ileri gidecek ve gerçekten ticarileşecek önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu belli olacak."</p><p>Bayraktar, TENMAK ile Copenhagen Atomics arasında imzalanan mutabakat zaptının farklı bir özelliği olduğunu vurgulayarak, "Küçük modüler reaktörlerde, Copenhagen Atomics'in teknolojisinde toryum yakıtı öne çıkıyor. Toryum, çok yoğun bir şekilde ülkemizde bulunan, bu anlamda yakıtın dışa bağımlılığının olmayacağını düşündüğümüz bir teknoloji olduğu için ayrı bir önemi var. Bu iş birliği, ümit ediyorum netice verecek ve bu alandaki çalışmalar ileride ticarileşebilecek bir ürüne dönüşecek. Farklı bir yakıt, özellikle toryum olması açısından bu iş birliği önemli. TENMAK ve ilgili kurumlarımızla beraber bu ilgili şirket bu çalışmaları yürütecek." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/turkiyeden-toryumun-nukle-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290618</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkcenin-katardaki-yukselisi-turkiye-katar-iliskilerinin-kulturel-boyutuna-isik-tutuyor-290618</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkçenin Katar'daki yükselişi Türkiye-Katar ilişkilerinin kültürel boyutuna ışık tutuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Katar'da Türkçe öğrenmeye yönelik artan ilgi, Türkiye ile Katar arasında gelişen güçlü ilişkilerin kültürel ve toplumsal alandaki yansımalarından biri olarak dikkat çekiyor. Lusail Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Şahin, yayımlanan “Katar'da Türkçe Öğretimi” adlı kitabında bu gelişmeyi kapsamlı bir şekilde ele alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkçenin Katar'daki yükselişi Türkiye-Katar ilişkilerinin kültürel boyutuna ışık tutuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar'da Türkçe öğrenmeye yönelik artan ilgi, Türkiye ile Katar arasında son yıllarda gelişen güçlü ilişkilerin kültürel ve toplumsal alandaki yansımalarından biri olarak dikkat çekiyor. Lusail Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Mazhar Şahin, yayımlanan "Katar'da Türkçe Öğretimi" adlı kitabında bu gelişmeyi kapsamlı bir şekilde ele alıyor.</p><p>Türkçenin Katar'daki öğretim süreçlerini inceleyen çalışma, aynı zamanda dilin iki ülke arasındaki ilişkilerde üstlenebileceği role ilişkin farklı bir perspektif ortaya koyuyor. Kitapta Türkçe; yalnızca öğrenilen ve öğretilen bir yabancı dil olarak değil, toplumlar arasında iletişimi ve kültürel etkileşimi güçlendiren bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-070920267a99e395.jpg"/><p>Türkiye ile Katar arasındaki ilişkiler, son yıllarda siyasi yakınlığın ötesine geçerek ekonomi, savunma, eğitim, turizm ve kültür gibi çok sayıda alana yayıldı. İki ülke arasında artan temaslar, toplumların birbirlerinin kültürlerine yönelik ilgisinin de güçlenmesine katkı sağladı.</p><p>Katar'da Türkiye'ye yönelik ilginin artması, Türk kültürünün daha fazla tanınması ve Türkiye'ye yönelik seyahatlerin yaygınlaşması, Türkçe öğrenme talebinin oluşmasında etkili olan gelişmeler arasında yer alıyor. Türkçe öğrenmek isteyenlerin bir bölümü için dil, Türkiye ile daha doğrudan bir iletişim kurmanın ve Türk toplumunu daha yakından tanımanın bir aracı haline geliyor.</p><p>Dr. Muhammed Mazhar Şahin'in çalışmasında bu durum, uluslararası ilişkiler açısından da değerlendiriliyor. Dilin, devletler arasındaki resmi ilişkilerin toplumlar tarafından daha iyi anlaşılmasına ve kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sağlayabilecek önemli bir unsur olduğu vurgulanıyor.</p><p>Özellikle kültürel diplomasi açısından değerlendirildiğinde, bir ülkenin dilinin başka toplumlarda öğrenilmesi o ülkenin kültürünün doğal yollarla tanınmasına imkân sağlıyor. Bu nedenle Türkçenin Katar'da yaygınlaşması, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki kültürel etkisi ve yumuşak gücü bakımından da önem taşıyor.</p><p>Kitapta Katar'da Türkçe öğretiminin gelişim süreci, mevcut durumu ve Türkçe öğretimi yapan kurumlar ele alınırken, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin karşılaştığı imkânlar ve ihtiyaçlar da değerlendiriliyor.</p><p>Şahin'in çalışmasının dikkat çeken yönlerinden biri, Türkçe öğretimini Türkiye-Katar ilişkilerinin genel çerçevesinden ayrı değerlendirmemesi. Çalışma, iki ülke arasındaki siyasi ve stratejik yakınlığın kültürel ve eğitim alanlarına nasıl yansıdığını dil üzerinden inceleyen bir yaklaşım ortaya koyuyor.</p><p>Türkiye ve Katar arasındaki ilişkilerin geleceğinde toplumlar arası temasların daha da önem kazanacağı değerlendirilirken, Türkçe öğretiminin de bu süreçte önemli bir iletişim kanalı oluşturabileceği ifade ediliyor.</p><p>Bu açıdan "Katar'da Türkçe Öğretimi", Katar'daki Türkçe öğretiminin mevcut görünümünü ortaya koymanın ötesinde, dilin Türkiye'nin kültürel diplomasisi, yumuşak gücü ve Körfez bölgesindeki toplumsal ilişkileri açısından taşıdığı potansiyele dikkat çeken kapsamlı bir çalışma olarak öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-07092026902c2264.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/turkcenin-katardaki-yukse-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290617</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istihdami-artiracak-yeni-formuller-devreye-alinacak-290617</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstihdamı artıracak yeni formüller devreye alınacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Devlet, istihdamın artırılması amacıyla yerel yönetimler ve özel sektör iş birliğiyle kurumsal bakım ve kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını, çalışma günlerinin ayarlanmasını ve esnek süreli çalışma modellerinin uygulanmasını da kapsayan yeni uygulamaları devreye almaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstihdamı artıracak yeni formüller devreye alınacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atıl iş gücünün azaltılmasını hedefleyen bütüncül politikalar hayata geçirilecek.</p><p>Bu kapsamda, potansiyel iş gücünün ekonomik faaliyete katılımını artırmak amacıyla iş gücü piyasasına girişin önündeki beceri, bakım, iş arama ve bölgesel uyumsuzluk kaynaklı engeller azaltılacak.</p><p>İş gücü piyasası dışında kalan bireylerin kayıtlı ve sürdürülebilir istihdama geçişleri desteklenecek.</p><p>Atıl iş gücünün kalıcı şekilde azaltılması amacıyla erken yaşlardan itibaren üretim kültürünü aşılayarak çalışma hayatına hazırlayan ve iş gücüne katılımı teşvik eden programlar uygulamaya alınacak.</p><p>Çalışmanın fazileti ve üretmenin toplumsal değeri, örgün eğitim sürecinin başlangıcından itibaren müfredata yansıtılacak.</p><p>Potansiyel iş gücünde bulunan bireyler, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleriyle aktif iş gücü programlarına dahil edilecek, profil bazlı yönlendirme ve beceri geliştirme imkanlarıyla iş gücüne katılımları artırılacak.</p><p><b>ÇOCUK BAKIMI İÇİN UZAKTAN İSTİHDAM DESTEKLENECEK</b></p><p>Sosyal yardım sistemi ile aktif ve pasif iş gücü programları arasında bağlantı güçlendirilecek, sosyal yardım alan bireylerin iş gücüne katılımını ve istihdam edilebilirliğini sağlamaya yönelik aktif iş gücü programları yaygınlaştırılacak.</p><p>Yeniden beceri kazandırma, takip ve eşleştirme mekanizmaları güçlendirilerek aktif iş gücü programlarına katılanların iş gücü açığı bulunan sektörlerde kalıcı istihdama geçişleri desteklenecek.</p><p>Ebeveyn izni, bakım sorumluluklarının daha dengeli paylaşılmasına imkan sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecek.</p><p>Merkezi hükümet, yerel yönetimler ve özel sektörün işbirliğini sağlayacak şekilde kurumsal bakım ve kreş hizmetleri yaygınlaştırılacak, iş yerlerindeki kreş ve bakım hizmetleri sunumu özellikle kadınlar başta olmak üzere istihdamı destekleyecek şekilde geliştirilecek.</p><p>Çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlar için işletmelerin kısmi ya da tamamen uzaktan istihdam olanakları sunmaları desteklenecek.</p><p><b>ÇALIŞMA GÜNLERİNİN AYARLANMASI VE ESNEK SÜRELİ İSTİHDAM FORMÜLLERİ</b></p><p>Atıl iş gücüne meslek kazandırmaya yönelik programlar yerel iş gücü talebi ve bölgesel ihtiyaçlar gözetilerek geliştirilecek.</p><p>İş ve yaşam uyumunun ve çalışan verimliliğinin artırılması doğrultusunda, çalışma günlerinin ayarlaması ile esnek süreli istihdam modellerine ilişkin geliştirme çalışmaları yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/istihdami-artiracak-yeni--250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290616</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-24-tvde-basladi-7-eylul-2026-pazartesi-290616</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti 24 TV'de başladı | 7 Eylül 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 7 Eylül 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti 24 TV'de başladı | 7 Eylül 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 7 Eylül 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-07092026e2dd19d2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İŞGALCİ İSRAİL ZULMÜ</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Bir kısım yerel medyada yer alan isimler, İsrail'in Filistin'deki işgal faaliyetleri için "yerleşimci" ifadesini kullanıyor. Bu kadar yumuşak tanımlar yapılmaması lazım.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-070920264c554463.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ALMANYA'DA AFD SEÇİMİ KAZANDI</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Aşırı sağ olarak ifade edilen AFD, açık ara birinci oldu. Dünya genelinde bir şeylerin değiştiğini görüyoruz. Senin şansölyen kipa takıp yerlere yatsa da vatandaş artık buna tahammül edemiyor.</p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Dünyanın neresinde olursan ol, aklıselim insanlar var. İsrail'in bu katliamcı devlet tutumuna karşı müthiş bir tepki var.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-070920262a89a153.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Oğuzhan Uğur'lar, Eda Ece'ler, Uğur Dündar'lar, Mustafa Sandal'lar; sanatçılar, aydınlar, hepsi elini yıkayıp kenara çekildi. Siz, bu kadar yolsuzluğa zemin hazırladığı öne sürülen paranın propagandasını yapmadınız mı?</p><p><b>SÖZCÜ'DEN SUÇU PERDELEME ÇABASI</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>,</b> değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gunun-manseti-24-tvde-bas-719_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290615</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hukuk-kurallari-guclu-devletlere-gore-uygulaniyor-bakan-gurlek-dunya-hukuku-imtihandan-geciyor-290615</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Kendi içerisinde güçlü bir Türkiye bölgesel istikrar ve küresel adalete daha büyük katkılar sunacaktır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içinde olan bir Türkiye insanlığın barışına, bölgesel istikrara ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek: Kendi içerisinde güçlü bir Türkiye bölgesel istikrar ve küresel adalete daha büyük katkılar sunacaktır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara 2 No'lu Barosu tarafından Ankara Adalet Sarayı Konferans Salonu'nda düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Programı'naAdalet Bakanı Akın Gürlek'in yanı sıra AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik, Ankara 2 No'lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir ve yargı mensupları katıldı.</p><p>Törende konuşan Gürlek, Bakanlık ile barolar arasında sürekli istişare ve birlikte çözüm üretme anlayışını daima gündemde tuttuklarını, bu konuyu önemsediklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin geçmişte çok zor dönemlerden geçtiğini, cunta ve darbe dönemlerinde hukuk ve yargının milletin aleyhine işletildiğini belirten Gürlek, "FETÖ gibi yapıların, uluslararası güç odaklarının da desteğiyle milli güvenliğimizi hedef aldığını ve hukuk kurumlarımızı hak ve özgürlükleri kısıtlamaya yönelik süreçlerin aracı haline getirmeye çalıştığını gördük." diye konuştu.</p><p>FETÖ nedeniyle yargı sisteminde adeta bir "deprem" yaşandığını, yargı sisteminin yeniden inşa edildiğini dile getiren Gürlek, "Ülkemizde, her şeyde olduğu gibi mevcut zengin insan kaynağımızla yargıda da bağımsız ve vatandaşına hizmet odaklı yapılaşmayı tamamladık. Çarkları en etkin ve verimli şekilde işletmeyi başardık." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/1-070920266ba800df.jpg"/><p>Türkiye'de günümüzdeki toplumsal huzurun, siyasi istikrarın ve sivil temsil kabiliyetinin her zaman var olmadığını, geçmişte onlarca yıl olağanüstü hal uygulamalarıyla yargının işlemez hale getirildiğini belirten Gürlek, böylece yargının vatandaşın değil, vesayetin hizmetine sunulmak istenen hukuk sistemlerine şahit olduğunu söyledi. Gürlek, "Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla çok iyi bir konumdayız." dedi.</p><p>Bu konuda büyük bedeller ödendiğine işaret eden Gürlek, "Geçmişten bugüne kronikleşen, milletimizin kalkınmasının, huzurunun ve güvenliğinin ayağında bir pranga haline getirilen terör belasından kurtulduk. Bu tehdidi kalıcı olarak ortadan kaldırma konusunda da son derece kararlıyız. Bütün bu tecrübeler, devletimizin kurumları ile toplumumuzun bütün kesimleri arasındaki birlik ve dayanışmanın taşıdığı hayati önemi açıkça göstermektedir." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bakan Gürlek, ziyaret ettiği her ilde baro başkanları ve yönetimleriyle bir araya geldiğini, mesleki meseleleri doğrudan istişare ettiklerini bildirdi.</p><p>Ankara 2 No'lu Barosunun Türk Dünyası Hukuku İş Birliği Komisyonu vasıtasıyla yürüttüğü çalışmaları da yakından takip ettiğini dile getiren Gürlek, şöyle devam etti:</p><p>"Ortak tarih ve medeniyet değerlerini paylaştığımız Türk dünyasıyla siyasi, ekonomik ve kültürel bağlarımız güçlenirken barolarımız ve hukukçularımız arasındaki işbirliğinin eğitimden tahkime, mevzuat çalışmalarından karşılıklı tecrübe paylaşımına kadar geniş bir alanda geliştirilmesini önemli görüyorum. Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan Türk dünyasında bu gönüllü elçilerimizin fedakar çalışmalarını yürekten alkışlıyorum. Bu alanda emek veren baro yönetimimizi ve bu çalışmalara katkı sunan bütün avukatlarımızı gönülden kutluyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/2-07092026ef1efc0a.jpg"/><p><b>"TÜRK MİLLETİ, ADALET VE HUKUK NEREDE, KİME LAZIMSA ORADA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR"</b></p><p>Gürlek, hakim, savcı ve avukatlardan oluşan adalet teşkilatının bütün çalışanlarının emeklerinin birbirini tamamladığını belirtti. Yargı mensuplarının hedefinin, hakkın sahibine zamanında teslim edildiği, vatandaşların hukuk güvenliği içerisinde yaşadığı bir düzeni birlikte inşa etmek olduğuna işaret eden Gürlek, Adalet Bakanlığına sunulacak yapıcı, uygulanabilir ve çözüm odaklı her teklife kapılarının açık olduğunu vurguladı.</p><p>Dünya hukuk düzeninin tarihi bir imtihandan geçtiğini dile getiren Gürlek, "İnsan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve insanlık onurunu dillerinden düşürmeyen çoğu Batılı ülkenin ağır mağduriyetler karşısında sergilediği çifte standart, uluslararası hukuka duyulan güveni ciddi biçimde sarsmıştır." şeklinde konuştu.</p><p>Yakın coğrafyada on yıllardır göçe, soykırıma ve katliamlara maruz kalan insanlar olduğunu anımsatan Gürlek, "Bir damla insan kanının bir damla petrolden daha değersiz olduğunu ispatlarcasına adil bir dünya düzeninden mahrum bırakıldıklarına hep birlikte şahit olduk." dedi.</p><p>Zulüm ve haksızlık karşısında mağdurun kimliğine, inancına veya yaşadığı coğrafyaya göre farklı tutumlar sergilendiğini belirten Gürlek, bunun uluslararası hukukun evrensellik iddiasına zarar verdiğine dikkati çekti.</p><p>Uluslararası kuruluşların etkisiz kaldığı ve hukuk kurallarının güçlü devletlerin çıkarlarına göre farklı biçimlerde uygulandığını aktaran Gürlek, "Bu dönemde Türkiye, hukuk kurumlarımızın, barolarımızın ve avukatlarımızın katkısıyla insan hakları ihlallerine karşı tutarlı bir yaklaşım benimsemeye ve uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesi için çaba göstermeye devam etmektedir. Açıkça söylüyorum bu, Türk milletinin tarihinden devraldığı en önemli görevlerden ve taşıdığı asli sorumluluklardan biridir. Türk milleti, adalet ve hukuk nerede, kime lazımsa orada olmaya devam edecektir. Karşı karşıya olduğumuz bu tablo, adalet merkezli, tutarlı ve bağımsız bir duruşun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır." diye konuştu.</p><p>"Siyasi istikrarı, gelişen ekonomisi, milli birlik ve kardeşlik iradesi, köklü devlet geleneği ve güçlü hukuk sistemiyle" Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada adalet arayanların umudu olmaya devam edeceğini vurgulayan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bunun yolu öncelikle kendi iç cephemizi tahkim etmekten, birlik ve beraberliğimizi korumaktan ve ülkemizin güvenli geleceğini sağlam temeller üzerinde inşa etmekten geçmektedir. Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içinde olan bir Türkiye insanlığın barışına, bölgesel istikrara ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacaktır. İç cephesi zayıf bir toplum, her zaman yok olmaya mahkum olur. Bundan yaklaşık yüz yıl önce, Milli Mücadelemize merkezlik eden Ankara'mızın yanı başına kadar ilerleyen işgalci güçler vardı. Onların top sesleri Polatlı'ya kadar dayanmıştı. İşte tarihimizden ibret almalı ve asla rehavete kapılmamalıyız. Şüphesiz güçlü bir Türkiye'nin üzerinde yükseleceği en sağlam zemin, adalet ve hukuk güvenliğidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/3-0709202689efb744.jpg"/><p><b>"HİÇ KİMSE KENDİSİNİ İMTİYAZLI VEYA AYRICALIKLI BİR KONUMDA GÖREMEZ"</b></p><p>Bakan Gürlek, hukuk karşısında herkesin eşit olduğunu ve hiç kimsenin kanunların yaptırımından muaf olamayacağını bildirdi.</p><p>Adaletin herkese lazım olan can suyu olduğunu dile getiren Gürlek, "Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez. Toplum vicdanı buna asla müsaade etmeyeceği gibi Türk yargısı da bu konuda tavizsiz biçimde görevini icra etmeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizim en önemli önceliğimizdir. Onların vicdanı bizlerin gerçeği yansıtan en doğru terazimizdir." ifadelerini kullandı.</p><p>Gürlek, son zamanlarda topluma örnek olması gereken popüler kişiliklerin milli ve ahlaki değerleri zedelediğini, hukuksuzluğu özendiren yaşam tarzlarıyla özellikle genç nesilleri zehirlediklerini belirterek, "Gereken yasal işlemleri gerçekleştirerek bu sorunların üzerine kararlılıkla gittik. Kültürel ve ahlaki çöküntülere zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir." diye konuştu.</p><p>İnsanların iyi niyetle yaptıkları sosyal dayanışma projelerini suistimal eden herkese karşı da hukukun üstünlüğünü ve milletin haklarını koruyan adımlar attıklarını ifade eden Gürlek, "Her alanda yasalarımızın etrafından dolanmaya çalışan kişi ve kurumlara karşı gereken önleyici tedbirleri aldık." dedi.</p><p><b>"ORTAK AKILLA HAREKET ETMEYE DEVAM ETMELİYİZ"</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, hukuk düzeninin en önemli unsurlarından birinin avukatlık mesleği olduğunu, avukatlığın savunmayı temsil ettiğini söyledi.</p><p>Avukatlık mesleğini temsil eden kişi ve kurumların mesleki amaçlarından uzaklaşmamaları gerektiğinin altını çizen Gürlek, avukatların siyasi veya ideolojik çekişmelerin etkisi altında kalmadan bağımsızlıklarını, meslek etiğini ve hukukun üstünlüğünü her şartta korumalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Avukatların görevlerini daha iyi şartlarda yerine getirebilmeleri için yürütülen çalışmaları büyük bir hassasiyetle takip ettiklerini anlatan Gürlek, "Yargılama faaliyetinin farklı noktalarında görev yapıyor olsak da hepimizin ortak amacı hakkı ortaya çıkarmak ve adaletin tecellisini sağlamaktır. Sorunlarımız da bu sorunlar için üreteceğimiz çözümler de ortaktır. Daha güçlü bir hukuk sistemi için aynı masa etrafında konuşmaya, birbirimizi dinlemeye ve ortak akılla hareket etmeye devam etmeliyiz." şeklinde konuştu.</p><p>Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde savunmayı güçlendirmeyi ve avukatların adli süreçlere daha etkin katılımını sağlamayı temel hedefleri arasına aldıklarını anımsatan Gürlek, "Yeni Avukatlık Kanunu hazırlıklarından bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesine genç, bağlı çalışan ve kamu avukatlarımızın desteklenmesinden CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) ve adli yardım hizmetleri ile çalışma şartlarının iyileştirilmesine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Gürlek, avukatlık hizmetlerindeki vergi yükünün azaltılması, UYAP ve e-duruşma uygulamalarının geliştirilmesi, mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatlara yönelik şiddetle mücadele ve avukatla temsilin yaygınlaştırılması yönündeki adımları da barolarla istişare içerisinde atmaya devam edeceklerini aktardı.</p><p>12. Yargı Paketi'nin ilk kısmının kanunlaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Gürlek, "İnşallah ekim ayında ikinci kısmını da gündeme getireceğiz. 24-25 maddeden oluşmasını öngördüğümüz bu pakete, avukatlarımızın yaşadığı sorunların da çözümüne yönelik bazı düzenlemeleri de eklemeyi temenni ediyoruz. Bu konuları Ankara 2 No'lu Baromuzun Sayın Başkanı ile de sürekli görüşüyor, avukatlarımızın talep ve beklentilerini istişare içerisinde değerlendiriyoruz." diye konuştu.</p><p>Avukatlardan silah ruhsatı ücretleri konusunda da talepler geldiğine işaret eden Gürlek, "Bu konuda Maliye Bakanlığımızla görüşmeler yaptık, sağ olsunlar onlar da bize yardımcı oldular. İnşallah ekim ayında gündeme gelecek pakette, silah ruhsatı ücretinin ilk başvuruda yarı oranında alınması, devamındaki yenilemelerde ise ücret alınmaması yönünde ortak bir mutabakata vardık." ifadelerine yer verdi.</p><p><b>KİRA TESPİT DAVALARININ 9 AYDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, avukatların açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmek zorunda olduğunu, bu nedenle hakim ve savcıların yargıda belirlenen hedef sürelere riayet etmeleri gerektiğini vurguladı.</p><p>"Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedefliyoruz." diyen Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirlerin de gündemde olduğunu ifade etti.</p><p>"Süresiz nafaka" konusuna da değinen Gürlek, "Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi planlıyoruz. Avukatlarımızın zamanlarını ve mesailerini duruşma salonlarında ve adliye koridorlarında bekleyerek geçirmelerini istemiyoruz." dedi.</p><p>Adalet Bakanı Gürlek, "Güçlü Türkiye hedefi"ne ulaşmanın yollarından birinin güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğine dikkati çekerek, "Adaletin Yüzyılı vizyonunu hayata geçirirken sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefimizden vazgeçmeden hukuk devletimizi, demokrasimizi ve temel hakları daha ileriye taşımaya yönelik irademizi sürdüreceğiz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/hukuk-kurallari-guclu-dev-268_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290614</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-uyum-haftasi-ve-ilk-is-gununde-trafik-yogunlugu-290614</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da uyum haftası ve ilk iş gününde trafik yoğunluğu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin "Okula Uyum Haftası" kapsamında eğitime başladığı haftanın ilk iş gününde trafikte yoğunluk yaşanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da uyum haftası ve ilk iş gününde trafik yoğunluğu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Megakent İstanbul'da okul servislerinin de trafiğe çıktığı sabah saatlerinde araçlar bazı yollarda güçlükle ilerliyor.</p><p>Avrupa Yakası'nda, D-100 kara yolunda Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Cevizlibağ, Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Basın Ekspres Caddesi, TEM Otoyolu ile bağlantı noktaları, Karaköy-Beşiktaş Sahil Yolu ile Barbaros Bulvarı'nda trafik ağır seyrediyor.</p><p>Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Kartal'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar sürüyor.</p><p>TEM Otoyolu'nda, Şile Yolu, Ümraniye Çakmak ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü arasında sürücüler araçlarıyla trafikte ağır ilerliyor.</p><p>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametindeki trafik yoğunluğu Ümraniye'den köprü girişine kadar uzanıyor.</p><p>Şile Otoyolu'nda, Altunizade ile Ümraniye arasında yer yer yoğunluk görülüyor.</p><p>Öte yandan sabah saatlerinde işe ve okula giden bazı yolcular, tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yoğunluk oluşturdu.</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik Haritası'na göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 65'e kadar çıktı.</p><p>Anadolu Yakası'ndaki trafik yoğunluğu ise yüzde 75 olarak ölçüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/istanbulda-uyum-haftasi-v-511_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290613</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meme-kanserinde-gizli-hucreler-kesfedildi-tedaviden-kacmalarini-saglayan-bir-kalkan-olabilir-290613</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meme kanserinde gizli hücreler keşfedildi! Tedaviden kaçmalarını sağlayan bir “kalkan” olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir araştırma ekibi, meme tümörlerinin ayrıntılı hücresel haritasını çıkararak uykuda kanser hücrelerinin bağışıklık ve bağ dokusu hücrelerinden oluşan koruyucu bir kalkan arkasına saklandığını ortaya koydu. Bu keşif, kanserin tedaviden sonra neden geri dönebildiğine ışık tutarken gelecekteki tedavi stratejilerini kökten değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meme kanserinde gizli hücreler keşfedildi! Tedaviden kaçmalarını sağlayan bir “kalkan” olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MRC Tıbbi Bilimler Laboratuvarı (LMS), Imperial College London ve UCL Genetik Enstitüsü'nden bilim insanları, meme tümörlerini benzeri görülmemiş bir ayrıntı düzeyinde haritalayarak son derece önemli bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, tümörlerin içinde gizlenen ve adeta kış uykusuna yatan kanser hücresi ceplerini tespit etti. Bu uykuda kanser hücreleri, hızla bölünen hücrelerin aksine sessiz kalarak kemoterapinin etkisinden kaçabiliyor ve tedavi sona erdikten sonra yeniden aktif hale gelebiliyor. Genome Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, bu sessiz hücrelerin genellikle koruyucu bir kalkan işlevi gören bağışıklık hücreleri ve bağ dokusu hücreleri tarafından çevrelendiğini gösterdi. Bu bulgu, kanserin tedaviden sonra neden geri dönebildiğini açıklamaya yardımcı olabilecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Tümörlerin derinliklerinde saklanan uykuda kanser hücreleri</h3><p>Meme tümörleri, birçok farklı hücre tipinden oluşan oldukça karmaşık yapılardır. Hızla çoğalan kanser hücrelerinin yanı sıra bağışıklık hücreleri, yeni oluşan kan damarları ve dikkat çekici biçimde sessiz kalan bir grup kanser hücresi bu yapının parçasıdır. Bu uykuda ya da bilimsel ifadeyle 'dingin' hücreler, tedaviden sağ çıkma kapasitesine sahip olmaları nedeniyle özellikle endişe verici bir kategori oluşturuyor. Çünkü bu hücreler daha sonra kanserin yayılmasına veya nüks etmesine doğrudan katkıda bulunabiliyor. LMS, Imperial ve UCL'deki araştırma ekibi, bu uykuda kanser hücrelerinin tedavi uygulanmamış tümörlerde tam olarak nerede konumlandığını, onları diğer hücrelerden neyin ayırt ettiğini ve hangi hücre tiplerinin onları çevreleme eğiliminde olduğunu anlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttü. Kamuya açık verileri kullanarak oluşturulan ayrıntılı tümör haritaları, koruyucu bir bariyer görevi görebilecek diğer hücrelerle çevrili dingin hücrelerin belirgin kümeler halinde bir arada bulunduğunu ortaya koydu.</p><h3>Dr. Alexis Barr: 'Bu hücreler kemoterapiden saklanabiliyor'</h3><p>Çalışmanın ortak baş yazarı ve LMS'de Hücre Döngüsü Kontrolü grubunun başkanı Dr. Alexis Barr, uykuda kanser hücrelerinin neden bu denli tehlikeli olduğunu açık bir dille anlattı. Barr, 'Dingin kanser hücreleri son derece tehlikelidir. Bu hücreler kemoterapiden saklanabilir, tümörde uykuda kalabilir ve daha sonra çoğalmayı yeniden başlatmak için aktif hale gelebilir' dedi. Kanser hücreleri, büyüyen bir tümörün içindeki stresli koşullara bir yanıt olarak bu uykuda duruma geçebiliyor. Tümörler hızla genişledikçe kan akışı ve besin kaynakları her zaman bu büyümeye ayak uyduramıyor. Bazı hücreler bu duruma karşılık olarak büyümelerini askıya alıyor. Tıpkı zorlu kış koşullarında uykuya yatan bir ayı gibi, bu kanser hücreleri de ortam yeniden elverişli hale gelene kadar aktif olmadan beklemeyi tercih ediyor. Bu fırsat çoğu zaman tedavi sona erdikten sonra kendini gösteriyor. Barr, 'İnsanların tümörlerinin uzun vadeli kontrolünü sağlamak ve tümör nüksünü önlemek istiyorsak, bu uykuda dingin kanser hücrelerine odaklanmak ve onlar hakkında çok daha fazla şey öğrenmek zorundayız' diye ekledi.</p><h3>Tek hücreli RNA dizileme ile tümörün hücre hücre haritası çıkarıldı</h3><p>Bu gizli hücre popülasyonlarını derinlemesine araştırmak için Dr. Barr, UCL'deki hesaplamalı biyoloji uzmanı Dr. Maria Secrier'in ekibiyle iş birliği yaptı. Araştırmacılar, bireysel hücrelerin hangi genleri aktif olarak kullandığını ortaya çıkaran tek hücreli RNA dizileme tekniğini, hücrelerin tümör içindeki konumlarını ve komşu hücrelerin kimliklerini gösteren uzamsal transkriptomik yöntemiyle bir araya getirdi. Bu iki güçlü tekniğin birleşimi, tümörün iç yapısının daha önce hiç görülmemiş bir netlikte haritalanmasını sağladı. Dr. Secrier, 'Herhangi bir tedavi uygulanmadan önce tümörde zaten bulunan, tedaviye dirençli hücrelere benzeyen hücreler tespit ettik' dedi. Bu bulgu, tedavi direnciyle ilişkilendirilen bazı özelliklerin tedaviye bir yanıt olarak ortaya çıkmadığını, aksine tedavi başlamadan çok önce tümörde var olduğunu düşündürüyor. Araştırmacılar bu örüntüyü hem agresif meme kanseri formlarında hem de daha yavaş ilerleyen türlerde gözlemledi. Bu sonuç beklenmedik bir nitelik taşıyordu çünkü dinginlik durumu daha önce yalnızca yavaş büyüyen hastalıkla ilişkilendirilmişti.</p><h3>Uykuda kanser hücrelerini koruyan 'mahalle' yapısı keşfedildi</h3><p>Araştırma ekibinin analizi yalnızca kanser hücreleriyle sınırlı kalmadı. Bilim insanları aynı zamanda tümör ortamının ayrılmaz bir parçası haline gelen çok sayıda destekleyici hücre türünü de mercek altına aldı. Bu kapsamlı inceleme sonucunda tutarlı ve dikkat çekici bir örüntü ortaya çıktı. Uykuda kanser hücreleri, sıklıkla CXCL10-pozitif makrofajlara yani belirli bir bağışıklık hücresi tipine ve miyofibroblastik kanserle ilişkili fibroblastlara yani tümörü destekleyen bir hücre türüne yakın konumlanmıştı. Bu çevreleyen hücrelerin, uykuda kanser hücrelerini korumaya yardımcı olacak biçimde işe alınmış ya da dönüştürülmüş olabileceği değerlendiriliyor. Olası bir senaryo, bu hücrelerin kanser öldürücü bağışıklık hücrelerinin veya tedavi ajanlarının aktif olmayan hücrelere etkili biçimde ulaşmasını engelleyen fiziksel ya da biyolojik bir bariyer oluşturmasıdır. Dr. Secrier bu durumu şöyle özetledi: 'Kanser hücreleri gerçekten bu uykuda kanser hücreleri için bir kalkan görevi gördüğünü düşündüğümüz makrofaj ve fibroblast alanları içinde kapsüllenmiş durumda. Ancak henüz neden-sonuç ilişkisinin yönünü tam olarak bilmiyoruz. Çevreleyen hücrelerin kanser hücrelerini dinginliğe mi ittiğini, yoksa kanser hücrelerinin çevrelerini kendilerine çekip dönüştürüp dönüştürmediğini henüz netleştiremedik. Büyük olasılıkla bu etkileşim her iki taraftan da geliyor.'</p><h3>Tümörün farklı bölgeleri farklı ilaçlara yanıt verebilir</h3><p>Birçok kemoterapi ilacı hızla bölünen hücrelere karşı en etkili şekilde çalışıyor. Ancak uykuda kanser hücreleri aktif olarak çoğalmadığı için bu ilaçların onları ortadan kaldırması çok daha güç hale geliyor. Araştırmanın bulguları, aynı tümörün hızla büyüyen ve uykuda kalan bölümlerinin tedaviye tamamen farklı biçimlerde yanıt verebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, uykuda hücre nişleri içinde kompleman yolunda yani bağışıklık sisteminin önemli bir bileşeninde artan bir aktivite tespit etti. Bu tespit, söz konusu yolu hedef alan tedavilerin bu korunaklı alanları daha savunmasız hale getirebileceği olasılığını gündeme getiriyor. Uykuda kanser hücrelerini çevreleyen destek hücreleri de başka bir potansiyel tedavi hedefi olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte araştırmacıların, bu hücrelerin gerçekten dinginliği sürdürmeye yardımcı olup olmadığını ve kanser hücresi hayatta kalması açısından ne kadar kritik bir rol oynadığını belirlemeleri gerekiyor. Dr. Secrier, 'Tümörün farklı kısımları muhtemelen farklı ilaçlara yanıt verecek. Hem çoğalan hem de uykuda alanları hedef almak için hangi ilaç kombinasyonlarını kullanabileceğimizi anlarsak, mevcut tedavilerden potansiyel olarak çok daha başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Bu çalışma bize, hücrelerin uyum sağladığı ve farklı biçimlerde evrimleştiği tümörün çeşitli alanlarını özellikle hedef alan farklı terapötiklerle nasıl müdahale edebileceğimize dair ilk önemli içgörüyü sunuyor' dedi.</p><h3>Dr. Barr: 'Uykuda kanser hücreleri daha az çalışıldı ama kritik öneme sahip'</h3><p>Dr. Alexis Barr, çoğalan kanser hücrelerine odaklanmanın açıkça önemli olduğunu vurgularken, aynı zamanda dingin uykuda kanser hücreleri popülasyonunun da anlaşılması gerektiğinin altını çizdi. Barr, bu alanın şimdiye kadar görece daha az çalışıldığını belirterek gelecekteki araştırmaların bu boşluğu doldurması gerektiğini ifade etti. Bu analiz tarafından ortaya konan fikirler henüz deneysel olarak doğrulanmayı bekliyor. Yine de tümörlerin içinde tedavi başlamadan önce zaten var olan dirençli bölgelerin tespit edilmesi ve bu bölgeleri destekleyen hücrelerin tanımlanması, araştırmacıların ileride çok daha etkili kanser tedavisi kombinasyonları geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Dingin hücreleri ve onları çevreleyen mikro ortamları haritalayarak bilim insanları, bir tümörün hem hızla büyüyen kısımlarına hem de sessizce hayatta kalıp daha sonra tekrar aktif hale gelebilen uykuda kanser hücrelerine aynı anda saldıran tedaviler tasarlama yolunda önemli bir adım attı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/meme-kanserinde-gizli-huc-296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290612</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yesil-caydan-daha-fazla-antioksidan-iceren-5-icecek-ortaya-cikti-290612</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeşil çaydan daha fazla antioksidan içeren 5 içecek ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, kahve ve nar suyu gibi antioksidan bakımından zengin içeceklerin, yeşil çaydan daha yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğunu belirtti. Özellikle kahve, nar suyu ve hibiskus çayı gibi içecekler, sağlıklı yaşam için yeni alternatifler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeşil çaydan daha fazla antioksidan içeren 5 içecek ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alanında yapılan son değerlendirmelere göre, kahve ve nar suyu gibi içecekler, antioksidan içeriğiyle yeşil çayı geride bırakıyor. Uzmanlar, antioksidanlar açısından zengin olan bu içeceklerin, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguluyor. Kahve, nar suyu, hibiskus çayı, çeşitli meyve suları ve sıcak kakao gibi seçeneklerin, antioksidan alımını artırmak isteyenler için güçlü alternatifler sunduğu bildirildi. Özellikle kahve ve nar suyu, son dönemde antioksidan oranlarıyla dikkat çekiyor.</p><h3>Uzman Todd: "Kahve, antioksidan alımında başı çekiyor"</h3><p>Beslenme uzmanı Karen E. Todd, kahvenin antioksidan bakımından çoğu zaman göz ardı edildiğini, ancak klorojenik asitler ve diğer polifenoller açısından oldukça zengin olduğunu belirtti. Kahve, günlük hayatta en fazla tüketilen içeceklerden biri olduğu için, ortalama bir kişinin antioksidan ihtiyacının büyük bölümünü karşılayabiliyor. Klorojenik asitlerin, vücutta oksidatif stresin azaltılmasına yardımcı olduğu, serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruma sağladığı ifade ediliyor. Bu nedenle, kahve yalnızca enerji vermekle kalmıyor, aynı zamanda antioksidan yönünden de önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p><h3>Nar suyu ve hibiskus çayı: Antioksidan oranı ile öne çıkan ikili</h3><p>Nar suyu, son yıllarda popülerliğini hızla artıran bir içecek olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, nar suyunun içerdiği antioksidan bileşenlerin, vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruduğunu ve kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde, hibiskus çayı da antioksidan bakımından zengin bir alternatif olarak dikkat çekiyor. Hibiskus bitkisinin kurutulmuş yapraklarından elde edilen bu çay, polifenoller ve diğer antioksidanlar sayesinde kardiyovasküler sağlığı destekleyebiliyor. Yapılan bazı çalışmalar, hibiskus çayının kan basıncını düşürmede ve kötü kolesterol seviyesini azaltmada etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu iki içeceğin düzenli olarak tüketilmesiyle antioksidan alımının ciddi şekilde artırılabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Meyve suları ve sıcak kakao: Antioksidan çeşitliliği artıyor</h3><p>Antioksidan içeriği yüksek olan bir diğer grup ise meyve suları. Özellikle acai, maqui ve yaban mersini gibi koyu renkli meyvelerden elde edilen sular, antosiyaninler bakımından zengin. Bu bileşikler, kalp ve damar sağlığını koruma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, şeker eklenmemiş ve minimum düzeyde işlenmiş meyve sularının tercih edilmesini öneriyor. Sıcak kakao ise, içeriğindeki flavanoller sayesinde antioksidan deposu olarak öne çıkıyor. Bitter çikolata ve kakao tozu, sağlıklı bir diyetin parçası olarak önerilirken, şekersiz kakao ürünlerine yönelmek antioksidan faydasını artırıyor. Sıcak kakao ile birlikte, kahve ve nar suyu gibi içeceklerin düzenli tüketimi, vücudun antioksidan kapasitesini yükseltiyor.</p><p>Sonuç olarak, antioksidan alımını artırmak isteyenler için kahve, nar suyu, hibiskus çayı, çeşitli meyve suları ve sıcak kakao gibi içecekler güçlü seçenekler olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu içeceklerin düzenli tüketimiyle vücudun oksidatif strese karşı korunabileceğini ve genel sağlığın desteklenebileceğini belirtiyor. Yeşil çayın yanı sıra, bu içecekler de günlük beslenmeye dahil edilerek antioksidan çeşitliliği artırılabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/yesil-caydan-daha-fazla-a-845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290611</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/klima-binlerce-hayat-kurtariyor-ama-kuresel-isinmayi-da-hizlandiriyor-290611</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Klima binlerce hayat kurtarıyor ama küresel ısınmayı da hızlandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve BM kaynaklarına göre, klima kullanımı küresel ısınmayı hızlandırırken, elektrik talebini ve karbon salımını da rekor seviyelere taşıyor. Uzmanlar, klima alışkanlıklarının hem hayat kurtardığını hem de gezegen için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Klima binlerce hayat kurtarıyor ama küresel ısınmayı da hızlandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de ve dünya genelinde artan klima kullanımı, hayat kurtarıcı etkisinin yanı sıra küresel ısınmayı ve elektrik talebini ciddi oranda yükseltiyor. Bilim insanları, sıcak hava dalgalarının neredeyse tüm kıtalarda etkili olmasıyla birlikte klimanın hayati öneme sahip olduğunu, ancak bu alışkanlığın gezegenin geleceği için büyük bir tehdit oluşturduğunu açıkladı. Nature Health dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, 2010-2020 yılları arasında yalnızca ABD'de klimayla yaklaşık 58 bin kişinin yaşamının kurtarıldığını ortaya koydu. Buna karşılık, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın verileri, soğutma amaçlı elektrik talebinin küresel ölçekte üç katına çıkacağını ve karbon salımının önümüzdeki 25 yıl içinde 7,2 milyar tona ulaşacağını öngörüyor. Bu miktar, ABD ve Avrupa'nın mevcut karbon salımıyla aynı seviyede. Uzmanlar, klima kullanımındaki artışın, iklim değişikliğini daha da hızlandırdığına dikkat çekiyor.</p><h3>Kai Chen: 'Klima hayat kurtarıyor, iklim için risk artıyor'</h3><p>Yale Üniversitesi epidemiyoloji profesörü Kai Chen ve araştırma ekibi, 11 yıllık süreçte 30 milyon ABD ölüm kaydını analiz etti. Sıcaklıkların tehlikeli seviyelere ulaştığı dönemlerde, klima sayesinde en çok hayat kurtarılan bölgelerin Arizona, Florida, Texas, Louisiana ve Nevada'nın güney kesimleriyle Alabama ve Mississippi olduğu belirlendi. Araştırmanın sonucuna göre, klima kullanımı her yıl ortalama 5.267 kişinin hayatını kurtarıyor. Chen, "Klimanın sağladığı fayda tartışılmaz, ancak aşırı kullanım karbon emisyonunu artırıyor ve iklim değişikliği riskini büyütüyor," dedi. Ayrıca, birçok bölgede klima için makul bir sınır olarak 75 derece Fahrenheit belirlendi. Chen, aşırı sıcakların giderek yaygınlaşmasıyla birlikte klima kullanımının daha da artacağını, bunun da küresel ısınma sorununu derinleştireceğini vurguladı.</p><h3>BM: Karbon salımı 25 yılda 7,2 milyar tona çıkacak</h3><p>Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın raporlarına göre, dünya genelinde klima kullanımı hızla yükseliyor ve elektrik ihtiyacı rekor seviyelere ulaşıyor. Soğutma için harcanan enerjinin büyük bölümü fosil yakıtlardan sağlandığı için, atmosfere salınan karbon miktarı da artıyor. BM, önümüzdeki çeyrek yüzyılda klima kaynaklı karbon salımının 4,5 milyar tondan 7,2 milyar tona çıkacağını öngörüyor. Bu artış, küresel ısınmayı tetikleyen başlıca unsurlardan biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, klima alışkanlıklarının hem yaşam kalitesini artırdığını hem de iklim değişikliğiyle mücadelede yeni riskler yarattığını belirtiyor.</p><h3>Küresel enerji krizi ve iklim adaleti tartışmaları</h3><p>Klima kullanımı, aynı zamanda küresel enerji krizi ve sosyal adalet tartışmalarını da gündeme taşıyor. BM yetkilileri, İran savaşı sonrası tetiklenen enerji krizinin, Bangladeş, Kamboçya, Ürdün, Malezya, Filipinler, Seyşeller, Singapur ve Sri Lanka gibi ülkelerde klima kullanımına sınırlama getirilmesine yol açtığını açıkladı. Bu ülkelerde kamu binalarında klimanın ne kadar serinleteceği sınırlandı veya haftada bir gün kapalı kalma uygulaması başlatıldı. Uzmanlar, dünyadaki savunmasız nüfusun önemli bir kısmının klimaya erişimi olmadığını ve iklim değişikliğinden en fazla etkilenenlerin bu gruplar olduğunu vurguladı. Eylül ayında Singapur'da toplanacak Küresel Soğutma Taahhüdü toplantısı öncesinde, klima alışkanlıklarının küresel ısınmaya etkisi ve enerji adaleti konuları yeniden tartışılıyor.</p><p>Klima kullanımı, bir yandan aşırı sıcaklarda can kayıplarını önlerken, diğer yandan karbon salımını artırarak küresel ısınma sorununu büyütüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle mücadele için klima alışkanlıklarının gözden geçirilmesini ve enerji verimliliği yüksek çözümlerin yaygınlaştırılmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/klima-binlerce-hayat-kurt-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290610</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kotu-uyudugunuzu-hissediyorsaniz-saatiniz-aksini-soyleyebilir-290610</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kötü uyuduğunuzu hissediyorsanız saatiniz aksini söyleyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Duke Üniversitesi ve Mayo Kliniği'nden bilim insanları, uyku izleyicisi kullanan bireylerin cihaz verilerine tamamen güvenmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle uykusuzluk çekenler ve yaşlılar için, bu cihazların sunduğu verilerin uyku kalitesiyle ilgili yanıltıcı olabileceği belirtildi. Araştırmanın sonuçları, uyku izleyicisi kullanımında dikkatli olunması gerektiğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kötü uyuduğunuzu hissediyorsanız saatiniz aksini söyleyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Duke Üniversitesi ve Mayo Kliniği'nin ortak çalışmasında, popüler uyku izleyicisi cihazlarının sunduğu verilerin güvenilirliği konusunda önemli bulgulara ulaştı. Fitbit ve Apple Watch gibi giyilebilir teknolojilerin, kullanıcıların gerçek uyku kalitesini ve ertesi gün hissettikleri yorgunluk düzeyini tam olarak yansıtamadığı ortaya çıktı. Sleep Medicine dergisinde yayımlanan bu kapsamlı inceleme, yaklaşık 2.000 katılımcının verilerini analiz ederek, uyku izleyicisi ile kullanıcıların öznel uyku deneyimi arasındaki farkları gözler önüne serdi. Özellikle uykusuzluk çekenler ve yaşlı bireyler için, cihazların sunduğu bilgiler ile gerçek uyku tatmini arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğu belirtildi.</p><h3>Duke Üniversitesi'nden Srivali: 'Uyku izleyicisi verileri yanıltıcı olabilir'</h3><p>Duke Üniversitesi'nden pulmonolog Dr. Narat Srivali ve Mayo Kliniği'nden Dr. Wisit Cheungpasitporn'un yürüttüğü sistematik inceleme, uyku izleyicisi kullanan bireylerin cihazlardan elde ettikleri verilerin, öznel uyku kaliteleriyle sık sık çeliştiğini gösterdi. Araştırmada, Fitbit ve Apple Watch gibi cihazların uyku süresi ve düzeni hakkında makul geri bildirimler sunabildiği ancak uyku tatmini ve ertesi gün hissedilen yorgunluk gibi kişisel deneyimleri ölçmekte yetersiz kaldığı vurgulandı. Özellikle uykusuzluk şikayeti olan bireylerde, uyku izleyicisi verileri ile kişinin kendi değerlendirmesi arasındaki uyumun zayıf olduğu saptandı. Dr. Srivali, "Sağlıklı bireylerde uyku izleyicisi verileri genel sağlık takibinde yararlı olabilir; ancak uykusuzluk ya da ruh sağlığı sorunları yaşayanlarda bu cihazlar yanlış güven hissi yaratabilir" dedi.</p><h3>Fitbit ve Apple Watch'ta uyku kalitesi ölçümünde ciddi sapmalar</h3><p>İnceleme kapsamında değerlendirilen beş çalışmanın dördünde Fitbit, birinde ise Apple Watch kullanıldı. Araştırmaya göre, uyku izleyicisi ile kullanıcıların öznel uyku kalitesi değerlendirmeleri arasındaki uyum genellikle zayıf ile orta düzeyde kaldı. Özellikle uykusuzluk çekenlerde, Fitbit cihazlarının toplam uyku süresini yaklaşık yarım saat fazla tahmin ettiği ve uyku verimliliğini yüzde 8 oranında olduğundan fazla gösterdiği belirlendi. Buna karşılık, laboratuvar ortamında yapılan polisomnografi (PSG) testlerinde, katılımcıların uyku süreleri ve verimliliği normal seviyede ölçülse bile, birçok kişi sabahları yorgun ve dinlenmemiş hissederek uyanıyordu. Bu bulgular, uyku izleyicisi cihazlarının yalnızca nesnel parametreleri ölçebildiğini, ancak öznel uyku tatmini ve psikolojik iyi oluş gibi önemli unsurları yakalayamadığını gösterdi.</p><h3>Uyku izleyicisi verileriyle klinik değerlendirme arasındaki kopukluk</h3><p>Uyku izleyicisi ile hasta algısı arasındaki ilişki, bilim insanları tarafından "kötü tanımlanmış" olarak nitelendirildi. Araştırmacılar, klinik ortamlarda giderek daha fazla hastanın uyku izleyicisi verilerini doktorlarıyla paylaştığını, ancak bu verilerin uygun klinik müdahaleyi geciktirebileceğini belirtti. Özellikle depresyonu olanlar ve yaşlı yetişkinler için, cihazların sunduğu uyku kalitesi ölçümlerinin kişinin gerçek deneyimini yansıtmakta başarısız olduğu vurgulandı. Srivali ve Cheungpasitporn, uyku izleyicisi verilerinin zaman içindeki uyku süresi değişimlerini izlemek için faydalı olabileceğini, ancak doğrulanmış öznel değerlendirme araçlarının yerine geçmemesi gerektiğini ifade etti. Araştırmacılar, "Uyku izleyicisi verileriyle çelişen uyku şikayetleri olan bireyler, yalnızca cihaz sonuçlarına göre değerlendirilmemeli, daha kapsamlı klinik incelemelerden geçirilmelidir" uyarısında bulundu.</p><h3>Uykusuzluk ve depresyonu olanlarda uyku izleyicisi verileri ne kadar güvenilir?</h3><p>Analiz edilen çalışmalarda, uyku izleyicisi kullanan uykusuzluk hastalarında cihazların gece boyunca yaşanan uyanmaları yeterince tespit edemediği ortaya çıktı. Fitbit'in, iyi uyuyan bireylerde laboratuvar ölçümleriyle yüzde 82 oranında uyum sağladığı, ancak uykusuzluk çekenlerde bu oranın yüzde 39'a düştüğü belirtildi. Bu sonuç, uyku izleyicisi cihazlarının özellikle uyku bozukluğu yaşayanlarda yanılma payının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, depresyonu olan kişilerde öznel uyku deneyimi ile cihaz verileri arasında daha da büyük bir kopukluk tespit edildi. Araştırmacılar, psikolojik iyi oluşun, cihazların ölçebileceği hareket ve kalp atış hızı gibi parametrelerin ötesinde, kişinin öznel deneyimiyle yakından ilişkili olduğunu belirtti. Bu nedenle, uyku izleyicisi kullanıcılarının cihaz sonuçlarını tek başına yeterli bulmaması gerektiği vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan uyku izleyicisi kullanıcılarına önemli tavsiyeler</h3><p>Norveç'te yapılan bir ankette, uyku izleyicisi kullanan veya kullanmış olan 461 kişinin büyük çoğunluğunun, cihazların uyku kalitesini artırdığına dair net bir fayda görmediği ortaya çıktı. Uykusuzluk çeken katılımcılar ise cihaz kullanımının, uykuya ilişkin olumsuz düşünceleri ve endişeleri artırabildiğini bildirdi. Araştırmacılar, uyku bozukluğu şüphesi olan bireylerin, uyku izleyicisi verilerinden ziyade, doktorlarına düzenli tuttukları uyku günlüklerini sunmalarının daha anlamlı olacağını belirtti. Ayrıca, depresyonu olanlarda uyku izleyicisi "çok fazla uyuma" gibi bazı belirtileri gösterebilse de, diğer depresyon semptomlarını tespit etmede yetersiz kaldığı ifade edildi. Sonuç olarak, bilim insanları, uyku izleyicisi kullananların cihazların sunduğu verilere aşırı güvenmemesi ve uyku kalitesini değerlendirmede daha bütüncül bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Uyku izleyicisi teknolojisi her geçen gün gelişse de, mevcut bulgular bu cihazların uyku kalitesi ve tatmini konusunda tek başına belirleyici olmadığını gösteriyor. Özellikle uykusuzluk veya ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin, cihaz verilerine dayanarak yanlış güvenceye kapılmaması ve uzman görüşüne başvurması önem taşıyor. Uyku izleyicisi verileri, zaman içindeki değişimleri izlemek için yararlı olabilir; ancak öznel deneyimin ve klinik değerlendirmelerin önemi göz ardı edilmemeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kotu-uyudugunuzu-hissediy-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290609</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-haftaya-yukselisle-1401875-puandan-basladi-290609</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa haftaya yükselişle 14.018,75 puandan başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 7 Eylül 2026 Pazartesi haftasına yüzde 0,05 yükselişle 14.018,75 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa haftaya yükselişle 14.018,75 puandan başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7 Eylül 2026 Pazartesi borsaya bakış... Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,57 değer kazanarak 14.012,42 puandan tamamlamıştı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 6,34 puan ve yüzde 0,05 artışla 14.018,75 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,06 artarken, holding endeksi yüzde 0,05 geriledi.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,71 ile metal eşya makina, en çok gerileyen yüzde 2,58 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, ABD'de güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışı ihtimalini artırmasına karşın, yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını destekliyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.200 puanın direnç, 13.900 ve 13.800 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/borsa-haftaya-yukselisle--191_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290608</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/okullarda-uyum-egitimi-basladi-290608</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Okullarda uyum eğitimi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Okullarda uyum eğitimi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, 11 Eylül'e kadar sürecek.</p><p>Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gün olarak uygulanacak.</p><p>Bu kapsamda hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi"nde 5 günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.</p><p>Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.</p><p>Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/1-0709202612ad864a.jpg"/><p><b>İSTANBUL'DA 2 MİLYON 689 BİN 493 ÖĞRENCİ YENİ EĞİTİM DÖNEMİNE BAŞLIYOR</b></p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre yeni eğitim öğretim yılı, uyum haftasıyla başlıyor.</p><p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesi İstanbul genelinde okul ve derslik yatırımları, bakım ve onarım çalışmaları, eğitim programları, okul güvenliği, dijital eğitim uygulamaları ve öğrenci gelişimini destekleyen projelere yönelik hazırlıklar gerçekleştirildi.</p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının yeni eğitim öğretim yılına ilişkin politikalarının İstanbul'daki tüm eğitim kurumlarında etkin biçimde uygulanması hedefleniyor.</p><p>Yeni eğitim öğretim yılında 216 bin 341 öğrenci 1. sınıfa, 239 bin 946 öğrenci 5. sınıfa, 227 bin 996 öğrenci de 9. sınıfa başlayacak. Bu üç kademeye yeni başlayacak toplam öğrenci sayısı 684 bin 283 olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/2-070920269048079e.jpg"/><p><b>82 YENİ OKUL VE 2 BİN 202 YENİ DERSLİK HİZMET VERECEK</b></p><p>Yeni dönem itibarıyla İstanbul'da 82 yeni okul ve 2 bin 202 yeni derslik hizmete alınacak. Bunların 8'i anaokulu, 23'ü ilkokul, 29'u ortaokul, 16'sı lise ve 6'sı özel eğitim okulundan oluşuyor.</p><p>Yeni dersliklerin 74'ü anaokullarında, 670'i ilkokullarda, 814'ü ortaokullarda, 532'si liselerde ve 112'si özel eğitim okullarında öğrencilerin kullanımına sunulacak.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanan bütçeyle İstanbul genelindeki 313 okulun bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi.</p><p>İstanbul için planlanan 41 milyon 104 bin 163 ders kitabının 22 milyon 130 bin 381'inin ulaştırıldığı, kalan kitapların teslimat sürecinin devam ettiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/3-070920268d660843.jpg"/><p><b>TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ UYGULANACAK</b></p><p>Yeni dönemde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin akademik bilgilerinin yanı sıra beceri, değer, sosyal-duygusal gelişim ve hayatla ilişki kurma kapasitelerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>İstanbul'daki eğitim kurumlarında zümre çalışmaları, ölçme ve değerlendirme süreçleri, beceri edinimi ve gelişim raporları ile eğitim öğretim faaliyetlerinin model doğrultusunda yürütülmesine yönelik planlamalar gerçekleştirilecek.</p><p>Öğrencilerin öğrenme süreçlerinin sınıf ortamıyla sınırlı kalmaması amacıyla "okul dışı öğrenme ortamları" çalışmalarına da ağırlık verilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/5-07092026218ece28.jpg"/><p><b>ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLECEK</b></p><p>"Maarifin Kalbinde Oyun", "Yaşam Becerileri Projesi", "Ailemle Eğitim Yolculuğum Projesi", "Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" ve "Türk Dünyası Yolculuğu" çalışmaları, İstanbul'daki okullarda uygulanacak.</p><p>Okul ve çevre güvenliğine yönelik tedbirler, ilgili kurumlarla işbirliği içinde sürdürülecek. "Okulumda Sağlıklı Besleniyorum" çalışmaları ile Fiziksel Uygunluk Karnesi uygulaması da devam edecek.</p><p>Öğrencilerin eğitim süreçlerinden kopmalarının önlenmesi amacıyla devamsızlık takibi sürdürülecek. Özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için "Eğitsel Tarama ve Değerlendirme Bataryası" ile bireyselleştirilmiş eğitim programı süreçleri planlanacak ve takip edilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/6-070920262118af0c.jpg"/><p><b>DİJİTAL PLATFORMLARIN KULLANIMI YAYGINLAŞTIRILACAK</b></p><p>EBA, MEBİ, OGM Materyal, HEMBA, Velivizyon, DİLİM, ÖBA ve Haberiniz Olsun platformlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p>Akıllı tahtalarda Pardus işletim sistemine geçiş çalışmalarının tamamlanması ve Bakanlık Yönetim Sistemi veri girişlerinin etkin şekilde yürütülmesine yönelik tedbirler de yeni dönemin çalışma başlıkları arasında yer alıyor.</p><p>Mesleki ve teknik eğitimde işletmelerde beceri eğitimi ve staj süreçleri yakından takip edilecek. Destekleme ve yetiştirme kursları ihtiyaçlar doğrultusunda planlanacak.</p><p>Veli Randevu Sistemi uygulaması sürdürülürken ailelerin eğitim süreçlerine daha etkin katılım göstermeleri teşvik edilecek.</p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçe milli eğitim müdürlüklerinin saha ziyaretlerinin artırılması planlanıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, "İstanbul hazır. Okullarımız hazır. Öğretmenlerimiz hazır. Ve en önemlisi, çocuklarımızın geleceğini bugünden kurmaya hazırız. Çocuklarımızın zihnini bilgiyle donatırken kalbini değerlerimizle buluşturmayı, akademik başarısını yükseltirken şahsiyetini, iradesini, merhametini ve sorumluluk duygusunu geliştirmeyi önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Öğretmenlerin eğitim sistemindeki belirleyici rolüne dikkati çeken Yentür, şunları kaydetti:</p><p>"Binalar yapabiliriz, teknolojiyi yenileyebiliriz, programlar hazırlayabiliriz fakat bütün bunları çocuğun hayatında anlamlı hale getiren öğretmendir. İstanbul'da 157 bin 418 öğretmenimiz, Türkiye'nin yarınlarını yetiştirmek üzere sınıflarının başında. Köklerinden güç alan, çağın imkanlarını kullanan, dünyayı okuyabilen, ülkesine güvenen, değerleriyle barışık, bilgili, becerili ve erdemli bir nesil yetiştirmek istiyoruz.</p><p>Türkiye Yüzyılı'nın eğitim vizyonunu İstanbul'un her okuluna, her sınıfına, her sırasına ve her çocuğuna ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/okullarda-uyum-egitimi-ba-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290607</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kolombiyada-askeri-birlige-ihali-saldiri-3-asker-hayatini-kaybetti-290607</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kolombiya'da askeri birliğe İHA'lı saldırı! 3 asker hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kolombiya'nın kuzeydoğusundaki Norte de Santander bölgesinde, ELN tarafından düzenlenen insansız hava aracı saldırısı sonucu üç asker yaşamını yitirirken, dört asker de yaralandı. Olay, Venezuela sınırındaki stratejik bölgede güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kolombiya'da askeri birliğe İHA'lı saldırı! 3 asker hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya'nın kuzeydoğusunda yer alan Norte de Santander bölgesindeki Ocaña kentinde, Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) tarafından düzenlenen insansız hava aracı saldırısında üç asker hayatını kaybetti, dört asker ise yaralandı. Saldırı, Cuma akşamı askeri bir tesisi hedef aldı. Kolombiya ordusu, patlayıcı yüklü insansız hava araçlarının kullanıldığı saldırının ardından bölgede çatışmaların yaşandığını açıkladı. Olayda iki asker olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan bir asker ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Yaralı dört askerin tedavisi ise sürüyor.</p><h3>Kolombiya ordusu: ELN saldırılarına karşı önlemler artıyor</h3><p>Kolombiya ordusu, saldırının ardından bölgede güvenlik önlemlerini artırdı. Yetkililer, saldırının ELN tarafından organize edildiğini ve askeri birliğin hedef alınmasının tesadüf olmadığını belirtti. Uzmanlara göre, ELN'nin insansız hava aracı kullanması, örgütün teknolojik kapasitesini ve stratejik hedeflere yönelik tehdit seviyesini yükseltiyor. Kuzeydoğu Kolombiya, Venezuela sınırına yakınlığı ve koka üretimiyle bilinen Catatumbo bölgesinin bir parçası olması nedeniyle, silahlı grupların sık sık çatıştığı bir bölge olarak öne çıkıyor. Son saldırı, bu bölgede güvenlik güçlerinin karşı karşıya olduğu riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Cumhurbaşkanı Espriella: 'Devletin gücüyle karşılık vereceğiz'</h3><p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, saldırıya sert tepki gösterdi. Espriella, hayatını kaybeden askerler için başsağlığı dilerken, "Her bir polis ve askerin öldürülmesine karşı devletin tüm meşru gücünü suçluların üzerine yönlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Espriella'nın açıklamaları, ELN'nin son dönemde artan saldırılarına karşı devletin kararlılığını vurguladı. Güvenlik uzmanları ise, ELN'nin bölgede varlığını sürdürmesinin ve FARC'ın eski üyeleriyle iş birliği yapmasının, sınır bölgelerinde istikrarsızlığı derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Ağustos ayında Cucuta'da yaşanan polis karakolu saldırısı ve bu hafta başında gerçekleşen araç bombalı saldırı, ELN'nin bölgedeki faaliyetlerinin sürdüğünü gösteriyor.</p><p>Kolombiya'nın kuzeydoğusunda artan ELN saldırıları, hem askeri personel hem de siviller için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Güvenlik güçleri, insansız hava aracı saldırılarına karşı yeni önlemler alırken, bölgedeki istikrarsızlık ve şiddet riski endişe yaratmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kolombiyada-askeri-birlig-339_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290606</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avustralyada-sosyal-medya-algoritmalarina-yeni-duzenleme-kullanicilar-akislarini-kapatabilecek-290606</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avustralya'da sosyal medya algoritmalarına yeni düzenleme! Kullanıcılar akışlarını kapatabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya hükümeti, sosyal medya platformlarında algoritma kullanımına yönelik tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor. İletişim Bakanı Anika Wells'in öncülüğünde hazırlanan yasa taslağı, kullanıcıların algoritmaları kapatma hakkını gündeme getirirken, teknoloji devlerine ağır yaptırımlar öngörüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avustralya'da sosyal medya algoritmalarına yeni düzenleme! Kullanıcılar akışlarını kapatabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya hükümeti, sosyal medya kullanıcılarının algoritmalar üzerinde kontrol sahibi olmasını sağlayacak yeni bir yasa taslağını bu hafta sunmaya hazırlanıyor. İletişim Bakanı Anika Wells'in liderliğinde hazırlanan düzenleme, Meta, Google ve TikTok gibi dev teknoloji şirketlerinin, algoritmaları kapatma seçeneğini kullanıcılarına sunmasını zorunlu kılıyor. Tasarı, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen platformlara ciddi cezalar öngörüyor. Avustralya, geçen yıl 16 yaş altı bireyler için sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlamalarıyla dünya çapında dikkat çekmişti. Şimdi ise, algoritmaların kullanıcı deneyimi üzerindeki etkisini tartışmaya açarak, sosyal medya alanında bir ilke daha imza atmayı hedefliyor.</p><h3>Anika Wells: 'Kullanıcıya daha fazla seçenek sunacağız'</h3><p>İletişim Bakanı Anika Wells, yeni yasa taslağıyla sosyal medya algoritmalarına yönelik temel güvenlik standartları getirilmesini amaçladıklarını açıkladı. Wells, Avustralyalıların sosyal medya akışlarında ne göreceklerine dair daha fazla kontrol sahibi olmalarını istediklerini vurguladı. Bakan, algoritmanın bazı kullanıcılar için faydalı olabileceğini, örneğin yerel işletmelerin tanıtımı gibi avantajlar sağladığını belirtti. Ancak, büyük teknoloji şirketlerinin kullanıcıya algoritmaları kapatma hakkını sunmasının şart olduğunu dile getirdi. Bakan Wells, bu adımın sansür değil, risklerin tanımlanması ve platformların kendi içeriklerinde güvenliği artırması için gerekli bir önlem olduğunu ifade etti. Ayrıca, yasa tasarısının detaylarının oluşturulmasında uzman görüşlerinden de yararlanacaklarını kaydetti.</p><h3>Muhalefetten 'ifade özgürlüğü' ve sansür tartışması</h3><p>Yeni düzenleme, siyasi arenada da tartışmalara yol açtı. Liberal Parti lideri Angus Taylor, hükümetin bu adımını 'sosyal medyada sansür girişimi' olarak nitelendirdi. Taylor, İşçi Partisi'nin öncelikle mevcut sosyal medya yasaklarındaki eksiklikleri gidermesi gerektiğini savundu. Muhalefetten bazı isimler ise algoritma düzenlemesini prensipte desteklerken, ifade özgürlüğünün kısıtlanabileceği endişesini dile getirdi. Bakan Wells ise, bu düzenlemenin sansür amacı taşımadığını, esas hedefin teknoloji firmalarının riskleri tanımlayarak önlem almasını sağlamak olduğunu belirtti. Şu ana kadar hiçbir platformun yaş yasağını ihlal nedeniyle cezalandırılmadığına dikkat çeken Wells, algoritma konusunda ise daha net ve bağlayıcı kurallar getirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p><h3>Algoritma tartışmasında cinsel şiddet ve zararlı içerik vurgusu</h3><p>Geçtiğimiz hafta Avustralya Ulusal Basın Kulübü'nde konuşan ünlü onay savunucusu Chanel Contos, algoritmik sosyal medya akışlarının gençleri zararlı içeriklere maruz bıraktığını öne sürdü. Contos, algoritmaların cinsel şiddetin yaygınlaşmasına ve kadın düşmanı içeriklerin gençler arasında yayılmasına katkı sağladığı uyarısında bulundu. Bu nedenle, algoritmaların devre dışı bırakılması için kullanıcıya net bir seçenek sunulmasının önemine dikkat çekti. Hükümetin hazırladığı taslak, yalnızca algoritmalarla sınırlı kalmıyor; sosyal medya platformlarının illegal pornografi ve düzensiz yeme davranışlarını teşvik eden videolar gibi zararlı içeriklerin yayılmasını engelleme yükümlülüğünü de içeriyor. Tasarının önümüzdeki günlerde parlamentoya sunulması bekleniyor.</p><p>Avustralya'nın sosyal medya algoritmalarına yönelik bu yeni adımı, hem kullanıcıların dijital haklarını hem de platformların sorumluluklarını yeniden tanımlayacak gibi görünüyor. Tasarının yasalaşması halinde, teknoloji şirketlerinin Avustralya'daki faaliyetlerinde köklü değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/avustralyada-sosyal-medya-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290605</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/delhide-yurt-binasi-faciasi-6-ogrenci-hayatini-kaybetti-290605</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Delhi'de yurt binası faciası! 6 öğrenci hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın başkenti Delhi'de, Satya Niketan semtindeki bir yurt binasının çökmesi sonucu en az altı kişi hayatını kaybetti. Olayda çok sayıda öğrencinin mahsur kaldığı bildirildi. Kurtarma ekipleri enkaz altında kalanlara ulaşmak için yoğun çaba harcıyor. Delhi Başbakanı Rekha Gupta, çöküşün nedenine ilişkin açıklamalarda bulundu ve bölgedeki risklere dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Delhi'de yurt binası faciası! 6 öğrenci hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın başkenti Delhi'de, üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı Satya Niketan semtinde bulunan beş katlı bir yurt binası pazar günü öğle saatlerinde aniden çöktü. Olayda en az altı kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda öğrencinin ise enkaz altında mahsur kaldığı belirtildi. Kurtarma çalışmaları hızla başlatılırken, yetkililer binada bulunanların sayısının tam olarak bilinmediğini açıkladı. Delhi Üniversitesi'nin Güney Kampüsü'ne yakın konumda yer alan yurt binasında çöküş anında iki ila dört düzine kişinin bulunduğu tahmin ediliyor. Görgü tanıkları, binanın çöküşü sırasında büyük bir gürültü ve yoğun toz bulutu oluştuğunu ifade etti. Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Delhi Başbakanı Rekha Gupta, çöküşün nedeninin bodrumdaki onarım çalışmaları ve su birikintisi olduğunu vurguladı. Enkazdan şu ana kadar 12 kişi kurtarıldı; altı kişi hayatını kaybetti, diğer altı kişi ise hastanede tedavi altına alındı. Yetkililer, mahsur kalanlara ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Başbakan Gupta: 'Enkazın %80'i temizlendi, risk devam ediyor'</h3><p>Olayın ardından açıklama yapan Delhi Başbakanı Rekha Gupta, kurtarma operasyonunun büyük bölümünün tamamlandığını, ancak bodrum katında hâlâ enkaz bulunduğunu belirtti. Gupta, "Şu ana kadar 12 kişi kurtarıldı; altı kişi hayatını kaybetti, diğer altısı ise stabil durumda. Tüm ailelerle iletişim halindeyiz ve mağduriyet yaşanmaması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Çocuklar uygun tıbbi tedavi alıyor," dedi. Başbakan, çöküşün temel nedenleri arasında binanın bodrum katındaki onarım çalışmaları ile su birikintisinin yapının zayıflamasına yol açtığını söyledi. Ayrıca, önlem olarak bitişikteki binanın da tahliye edildiği ve bu binanın yıkılmasının planlandığı açıklandı. Yerel medya, kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak için zamana karşı yarıştığını, mahsur kalan bazı öğrencilerin ise telefonla yardım çağrısında bulunduğunu aktardı.</p><h3>Satya Niketan'da öğrenci yurtları tehlikede: Denetim eksikliği ölümlere yol açıyor</h3><p>Satya Niketan, Delhi Üniversitesi'nin Güney Kampüsü'ne yakınlığı nedeniyle binlerce öğrencinin barındığı bir bölge olarak biliniyor. Uygun fiyatlı yurtlar ve misafirhaneler, kampüs yetersizliği nedeniyle öğrenciler için ilk tercih olurken, bu binaların çoğunun yapısal güvenliği tartışmalı durumda. Görgü tanıkları ve bölgedeki öğrenciler, çöken binanın uzun yıllardır öğrencilere ev sahipliği yaptığını ve aylık kira bedellerinin uygun olması nedeniyle tercih edildiğini söyledi. Ancak, yurt binasının bodrumunda yapılan kazı çalışmaları ve sürekli yağışların binanın dayanıklılığını azalttığı belirtildi. Birçok öğrenci, Satya Niketan'daki binaların "aşırı yüklü" olduğunu ve herhangi bir denetimden geçmediğini vurguladı. Olay sırasında odasında bulunan bir öğrenci, kurtarıldıktan sonra hastaneye kaldırıldı. Bölgedeki yurtların çoğunun benzer riskler taşıdığı, önceki yıllarda da Delhi'de çok sayıda bina çöküşü yaşandığı ifade edildi. Son üç yılda Delhi'de binin üzerinde bina çöküşü kayıtlara geçti ve bu olaylar onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı.</p><h3>Polis ve yetkililer sorumluların peşinde: Soruşturma başlatıldı</h3><p>Delhi polisi, çöken yurt binasının sahibine karşı dava açıldığını ve arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Binanın yaklaşık 40-50 yıllık olduğu, ancak 100 yıllık bir kiralama sözleşmesiyle kullanıldığı belirtildi. Kiracının binayı genişletmek ve gelir elde etmek amacıyla bodrumda izinsiz kazı yaptığı iddia edildi. Belediye yetkilileri, son dönemde binada yapılan yapısal değişikliklerin çöküşte etkili olabileceğini, ancak kesin nedenin henüz belirlenemediğini ifade etti. Sürekli yağmurun ve olası su sızıntılarının binanın temelini zayıflatmış olabileceği üzerinde duruluyor. Hindistan Ulusal Öğrenci Birliği, hükümetten olayın detaylı biçimde araştırılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep etti. "Öğrencilerin ve halkın güvenliği konusundaki ihmal hiçbir şekilde tolere edilmeyecek," açıklamasında bulunuldu. Delhi'de yaşanan bu son facia, öğrenci yurtlarının yapısal güvenliği ve denetim eksikliği konusunu yeniden gündeme taşıdı.</p><h3>Geçmişteki çöküşler ve öğrenci güvenliğine yönelik çağrılar artıyor</h3><p>Delhi'de son yıllarda yaşanan bina çöküşleri, kentteki yapı güvenliği sorununu gözler önüne seriyor. Geçen yıl kuzeydoğu Delhi'deki bir konut binasının çökmesi sonucu 11 kişi hayatını kaybetmişti. 2024'te ise bir sınav koçluk merkezinin bodrumunda mahsur kalan üç öğrenci boğularak yaşamını yitirdi. Uzmanlar, zayıf temel, yetersiz inşaat malzemesi ve niteliksiz işçilik gibi faktörlerin bu tür facialara davetiye çıkardığını belirtiyor. Satya Niketan'daki yurt binası çöküşü, öğrenci barınma koşullarının acilen iyileştirilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Olay, hem öğrenciler hem de aileleri arasında büyük endişe yarattı. Yetkililer, kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından detaylı teknik inceleme ve yasal süreç başlatılacağını bildirdi. Öğrenci temsilcileri ise, güvenli barınma hakkı için hükümete çağrıda bulundu.</p><p>Delhi'de yaşanan yurt binası faciası, kentteki yapı güvenliği sorunlarının ve denetim eksikliğinin acil olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen yetkililer, benzer faciaların önlenmesi için kapsamlı önlemler alınacağını açıkladı. Öğrenciler ve aileleri, Satya Niketan başta olmak üzere tüm yurt binalarında denetimlerin sıklaştırılmasını ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/delhide-yurt-binasi-facia-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290604</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-ikinci-deniz-destroyerini-hizmete-soktu-kim-jong-un-nukleer-caydiriciligi-gucle-290604</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore ikinci deniz destroyerini hizmete soktu! Kim Jong Un nükleer caydırıcılığı güçlendirme sözü verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Wonsan limanında düzenlenen törenle ikinci deniz destroyerini donanmaya kattı ve daha güvenilir bir nükleer caydırıcılık sistemi kurulması gerektiğini vurguladı. ABD, Güney Kore ve Japonya ise aynı dönemde Jeju açıklarında beş günlük Freedom Edge tatbikatını başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore ikinci deniz destroyerini hizmete soktu! Kim Jong Un nükleer caydırıcılığı güçlendirme sözü verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkesinin ikinci deniz destroyerini resmi törenle hizmete aldı ve düşmanlarına karşı daha güçlü, daha güvenilir bir nükleer caydırıcılık altyapısı oluşturulması çağrısında bulundu. Devlet medyası bu gelişmeyi Pazartesi günü duyururken, tam da aynı zaman diliminde ABD, Güney Kore ve Japonya üçlü bir askeri tatbikat başlattı. Kim'in bu tatbikatı doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiği biliniyor. Bölgede artan gerilim, hem deniz kuvvetleri yarışını hem de diplomatik çıkmazı derinleştiriyor.</p><h3>Kang Kon destroyeri Wonsan'da törenle donanmaya katıldı</h3><p>Kang Kon adlı destroyer, Pazar günü doğu liman kenti Wonsan'da gerçekleştirilen kapsamlı bir törenle Kuzey Kore donanmasına dahil edildi. Törene bizzat Kim Jong Un'un yanı sıra, Güney Kore istihbarat servisi tarafından muhtemel varis olarak tanımlanan genç kızı da katıldı. Devlet medyasının yayımladığı fotoğraflarda, beyaz elbise ve blazer ceket giyen kızın kırmızı halıda babasının yanında yürüdüğü, savaş gemisini gezdiği ve denizcilerle birlikte poz verdiği görüldü. Bu görüntüler, Kuzey Kore'nin iktidar geçişine dair verdiği sinyaller açısından uluslararası gözlemcilerin dikkatini çekti. Kızın bu denli yüksek profilli bir askeri etkinlikte boy göstermesi, rejimin geleceğe yönelik planlarını açıkça sergilediği şeklinde yorumlandı.</p><h3>Kuzey Kore'nin destroyerleri nükleer silah taşıma kapasitesine sahip</h3><p>Yeni hizmete giren Kang Kon ve Haziran ayında donanmaya katılan Choe Hyon, her biri 5.000 tonluk iki destroyer olarak Kuzey Kore'nin en büyük ve en gelişmiş savaş gemileri kabul ediliyor. Devlet medyası, bu gemilerin hem konvansiyonel hem de nükleer silah taşıma kapasitesine sahip olduğunu duyurdu. Uzmanlara göre her iki destroyer büyük olasılıkla Rus teknik desteğiyle inşa edildi. Temmuz ayında Kuzey Kore, Kang Kon destroyerinden nükleer kapasiteli seyir füzelerini başarıyla test ettiğini açıkladı. Bu test, geminin yalnızca sembolik değil, operasyonel açıdan da ciddi bir tehdit unsuru olduğunu ortaya koydu. Destroyerlerin silah ve radar sistemlerinin hem saldırı hem de savunma yeteneklerini önemli ölçüde artıracağı dış uzmanlar tarafından vurgulandı.</p><h3>Kim Jong Un: 'Düşmanların endişeleri kesinlikle derinleşecek'</h3><p>Törendeki konuşmasında Kim Jong Un, art arda gelen gemi ilavelerinin düşmanlara korku saldığını ifade etti. Kim, Kuzey Kore donanmasının nükleer silahlanmasının, nükleer caydırıcılığı daha çeşitli ve pratik biçimde kullanılabilir hale getirdiğini söyledi. "Düşmanların endişeleri kesinlikle derinleşecek" diyen Kim, "Nükleer savaş caydırıcımızın çeşitli ve etkili operasyonunu uygulamaya koymak, deniz savunması ve savaş caydırıcılığı için askeri faaliyetlerimizi daha da güçlendirmek amacıyla daha güçlü ve güvenilir bir nükleer savaş caydırıcısı daha net bir şekilde kurmalıyız" dedi. Bu sözler, Kuzey Kore'nin nükleer donanma stratejisini ne denli ciddiye aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Kim, donanma modernizasyonunu öncelikli hedef haline getirdi</h3><p>Yıllarca balistik füze geliştirme programına ağırlık veren Kim Jong Un, son dönemde odağını giderek artan biçimde donanmanın modernizasyonuna çevirdi. Pazar günkü konuşmasında Kim, birkaç yıl öncesine kadar Kuzey Kore donanmasının görevine uygun savaş gemilerinden yoksun olduğunu açıkça kabul etti. Bu itiraf, yaşanan dönüşümün boyutlarını anlamak açısından dikkat çekici bir ayrıntı olarak değerlendirildi. Kim ayrıca sekiz ay içinde kamuoyuyla paylaşılacak başka bir "önemli" deniz ilerlemesinin peşinde olduklarını duyurdu. Pek çok gözlemci, bu projenin Kim'in daha önce hedef olarak belirlediği nükleer güçle çalışan bir denizaltı edinme planıyla doğrudan bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Böyle bir denizaltının hizmete girmesi, bölgedeki stratejik dengeleri kökten değiştirebilecek bir gelişme olarak nitelendiriliyor.</p><h3>ABD, Güney Kore ve Japonya Freedom Edge tatbikatını başlattı</h3><p>Pazartesi günü ABD, Güney Kore ve Japonya, Güney Kore'nin güneyindeki Jeju adasının açıklarındaki sularda beş günlük Freedom Edge tatbikatını resmen başlattı. Güney Kore ordusu, tatbikatın doğası gereği savunma amaçlı olduğunu ve Kuzey Kore'nin nükleer tehditlerine karşı ortak müdahale kabiliyetini güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Tatbikata üç ülkenin önemli deniz ve hava askeri varlıklarının katıldığı belirtildi. Bu üçlü tatbikat, bölgedeki askeri iş birliğinin derinleştiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Kuzey Kore ise bu tür tatbikatları her seferinde doğrudan kendisine yönelik bir provokasyon olarak nitelendiriyor.</p><h3>Kuzey Kore, ABD'yi çatışmacı tutumla suçladı</h3><p>Geçen hafta Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'yi Kuzey Kore'ye karşı çatışmacı duruşunu daha açık biçimde ortaya koymakla suçladı. Bakanlık, Freedom Edge tatbikatını ve ABD yetkililerinin Kuzey Kore'nin tamamen nükleerden arındırılmasına kararlı kalmaya devam ettiğine dair açıklamalarını kanıt olarak gösterdi. Bu sert tepki, Pyongyang'ın Washington ile arasındaki güven bunalımının ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kuzey Kore, ABD'nin söylem düzeyinde uzlaşma sinyalleri verse bile eylemlerinin tam tersini yansıttığını savunuyor.</p><h3>Trump'ın tatbikat kısıtlaması Kim'i yumuşatamadı</h3><p>21 Ağustos'ta ABD ve Güney Kore orduları, yıllık Ulchi Freedom Shield tatbikatını başlangıçta planlanandan altı gün önce sonlandırdı. Bu karar, Başkan Trump'ın Pentagon'a tatbikatı "önemli ölçüde azaltma" talimatı vermesinin ardından geldi. Trump, tatbikatı bir işgal provası olarak gören Kim Jong Un ile kurduğu iyi ilişkiyi gerekçe gösterdi. Ancak Kim'in kız kardeşi ve üst düzey yetkilisi Kim Yo Jong, Trump'ın bu uzlaşma girişimini küçümsedi. Kim Yo Jong, tatbikatı yalnızca kısaltmanın onun "provokatif ve saldırgan doğasını" değiştirmeyeceğini açıkça ifade etti. Kuzey Kore, ABD-Güney Kore tatbikatına yanıt verme tehdidini de yerine getirerek denize doğru yaklaşık 10 kısa menzilli balistik füze fırlattı. Bu füze denemeleri, Pyongyang'ın sözlerinin arkasında durduğunu ve askeri kapasitesini sergilemekten çekinmediğini gösterdi.</p><h3>Diplomatik çıkmaz derinleşiyor, Kim'in eli güçleniyor</h3><p>Kim Jong Un daha önce, ABD'nin Kuzey Kore'ye karşı "düşmanca politikasını" terk etmesi ve Kuzey Kore'nin nükleer devlet statüsüne saygı göstermesi halinde müzakerelere geri dönebileceğini belirtmişti. Ancak Kim ile Trump arasındaki önceki diplomasi süreci, Kuzey Kore'nin sınırlı bir nükleerden arındırma adımı karşılığında ne kadar ekonomik fayda elde etmesi gerektiğine dair derin anlaşmazlıklar yüzünden 2019'da çöktü. Aradan geçen sürede Kuzey Kore nükleer programını önemli ölçüde ilerletti, Rusya ve Çin ile bağlarını belirgin biçimde derinleştirdi. Uzmanlar, Kim'in şu anda geçmişe kıyasla çok daha güçlü bir pazarlık konumunda olduğunu değerlendiriyor. Nükleer caydırıcılık kapasitesinin deniz kuvvetlerine de yayılması, bu kaldıracı daha da artıran kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu süreçte, hem askeri hem de diplomatik cephede gerilimin tırmanmaya devam edeceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kuzey-kore-ikinci-deniz-d-465_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290603</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/spacex-27-starlink-uydusunu-daha-yorungeye-gonderdi-falcon-9-denizdeki-gemiye-indi-290603</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SpaceX 27 Starlink uydusunu daha yörüngeye gönderdi! Falcon 9 denizdeki gemiye indi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[SpaceX, Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden Falcon 9 roketiyle 27 Starlink uydusunu daha yörüngeye gönderdi. Şirket, Starlink ağı için bu yılki 103. Falcon 9 görevini tamamladı. SpaceX, önümüzdeki dönemde Starship ile çok daha güçlü Starlink V3 uydularını uzaya taşımayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SpaceX 27 Starlink uydusunu daha yörüngeye gönderdi! Falcon 9 denizdeki gemiye indi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX, 6 Eylül sabahı Kaliforniya'nın Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden Falcon 9 roketiyle 27 yeni Starlink uydusunu başarıyla fırlattı. Yerel saatle 07.26'da başlayan fırlatma, Falcon 9'un mavi sabah gökyüzüne yükselmesiyle dikkat çekti. Görev kapsamında, Starlink uyduları düşük Dünya yörüngesine taşındı. Falcon 9'un birinci aşaması, fırlatmadan yaklaşık 8,5 dakika sonra Pasifik Okyanusu'nda bulunan "Of Course I Still Love You" adlı insansız gemiye planlandığı gibi iniş gerçekleştirdi. Bu uçuş, B1088 isimli itici için 19. görev olarak kayda geçti ve SpaceX'in yeniden kullanılabilirlik rekoruna bir adım daha yaklaşıldı.</p><h3>Falcon 9, Starlink ağı için rekorlara koşuyor</h3><p>SpaceX'in bu yılki 103. Falcon 9 misyonu olan bu fırlatma, şirketin uzay taşımacılığındaki liderliğini pekiştirdi. Şu ana kadar gerçekleştirilen 80'den fazla Falcon 9 uçuşu, Starlink megakümesinin inşasına adandı. Astronom ve uydu takipçisi Jonathan McDowell'ın verilerine göre, şu anda 11 binden fazla aktif Starlink uydusu bulunuyor. SpaceX, bu sayede dünyanın en geniş uydu internet ağını oluşturdu. Şirket, Starlink fırlatmalarını son dönemde yalnızca Vandenberg Üssü'nden sürdürüyor. Florida'daki fırlatmalar ise, Starship megaroketinin hazır olması beklenene kadar askıya alındı.</p><h3>Elon Musk: 'Starlink V3 ile hedef 100 bin uydu'</h3><p>SpaceX CEO'su Elon Musk, şirketin gelecek planlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Musk, bir sonraki nesil Starlink V3 uydularının mevcut V2'lere göre daha büyük ve gelişmiş olacağını belirtti. Şirket, bu yeni uyduları Starship roketiyle uzaya taşımayı planlıyor. Musk'ın hedefi ise, düşük Dünya yörüngesinde yaklaşık 100 bin Starlink V3 uydusuna ulaşmak. Bu vizyon, küresel internet erişimini daha da güçlendirecek ve Starlink ağının kapasitesini katlayacak. SpaceX, her yeni fırlatmayla bu hedefe bir adım daha yaklaşıyor.</p><p>SpaceX'in Starlink misyonları, hem uzay teknolojisinde hem de küresel iletişimde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Şirketin önümüzdeki dönemde Starship ile gerçekleştireceği fırlatmalar, daha güçlü ve kapsamlı bir Starlink ağı için kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/spacex-27-starlink-uydusu-830_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290602</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cin-ekonomiyi-canlandirmak-icin-devlet-bankalarina-ve-sigorta-sirketlerine-54-milyar-dolar-aktaracak-290602</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin ekonomiyi canlandırmak için devlet bankalarına ve sigorta şirketlerine 54 milyar dolar aktaracak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin Maliye Bakanlığı, ekonomideki yavaşlamaya karşı sekiz devlet bankası ve sigorta şirketine toplam 54 milyar dolar tutarında nakit desteği sağladı. Bu adım, Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu ticaret gerilimleri ve zayıf iç talep gibi sorunlara karşı atılmış en güçlü adımlar arasında yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin ekonomiyi canlandırmak için devlet bankalarına ve sigorta şirketlerine 54 milyar dolar aktaracak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, ekonomideki yavaşlamayı aşmak ve finansal sistemi güçlendirmek amacıyla sekiz büyük devlet bankası ile sigorta şirketine 54 milyar dolar tutarında nakit desteği sağladı. Çin Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen bu dev finansal enjeksiyon, ülkenin ikinci çeyrekte beklenenin altında büyüme göstermesi ve küresel ticaret ile jeopolitik risklerin artması nedeniyle hayata geçirildi. Resmi açıklamaya göre, toplamda 360 milyar yuan yani 53,6 milyar dolar değerindeki kaynak, özellikle bankacılık ve sigorta sektöründe faaliyet gösteren büyük kuruluşların mali yapısını güçlendirmeyi hedefliyor.</p><h3>Çin Maliye Bakanlığı'ndan tarihi adım: 360 milyar yuan piyasaya sürüldü</h3><p>Çin Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı destek paketi, Çin Sanayi ve Ticaret Bankası, Çin Tarım Bankası ve Çin İhracat ve Kredi Sigorta Şirketi gibi ülkenin önde gelen üç kredi kuruluşu ile beş büyük sigorta şirketini kapsıyor. Bu kurumlara aktarılan nakit, sadece finansal istikrarı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda reel ekonomiye kredi akışını da artıracak. Devlet haber ajansı Xinhua, bu adımın bankaların risklere karşı direncini yükselteceğini ve gerçek ekonomiyi destekleme kapasitelerini güçlendireceğini vurguladı. Yetkililer, finans sektörünün küresel belirsizlikler ve dışsal şoklar karşısında daha dayanıklı hale gelmesini hedeflediklerini belirtti.</p><h3>Xi Jinping'den finansal istikrar vurgusu: Ekonomik büyüme hedefi düştü</h3><p>Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, uzun süredir finansal istikrarı ülkenin ulusal güvenliği için kritik bir unsur olarak görüyor. Son dönemde yaşanan iş gücü daralması, emlak piyasasında süregelen durgunluk ve ABD ile devam eden ticaret gerilimleri, Çin ekonomisinin büyüme hızını olumsuz etkiledi. Nisan ve Haziran ayları arasında açıklanan veriler, Çin ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 4,3 oranında büyüdüğünü gösterdi. Bu oran, Pekin'in yıllık büyüme hedefinin altında kaldı ve ilk çeyrekteki yüzde 5'lik artıştan geriye düşüldü. Mart ayında ise Pekin, büyüme hedefini yüzde 4,5-5 aralığına çekti. Bu, 1991'den bu yana belirlenen en düşük ekonomik genişleme hedefi olarak kayıtlara geçti. Analistler, yeni destek paketinin Çin'e mevcut ekonomik zayıflıkları kabul etme ve yeniden yapılanma için alan açtığını ifade ediyor.</p><p>Ekonomik büyümenin yavaşlamasında zayıf iç talep ve İran'daki savaşın petrol fiyatlarına etkisi gibi faktörler öne çıktı. Pekin yönetimi, bu tür dışsal ve içsel baskılara karşı finansal sektörün dayanıklılığını artırmak için attığı bu adımla, hem yerel hem de küresel piyasalara güven vermeyi amaçlıyor. Sağlanan 54 milyar dolarlık nakit desteği, Çin'in ekonomisini yeniden canlandırma ve büyüme ivmesini yakalama yolunda kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde, bu desteğin reel sektöre yansıması ve ekonomik göstergelere etkisi yakından izlenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/cin-ekonomiyi-canlandirma-637_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290601</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-basini-filistinlilere-dehseti-yasatan-isgalci-israillileri-mercek-altina-aldi-290601</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD basını, Filistinlilere dehşeti yaşatan işgalci İsraillileri mercek altına aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Wall Street Journal, Batı Şeria'daki işgalci İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere ait topraklarda geçici çadırlarla kurdukları noktaları kalıcı yerleşimlere dönüştürdüğünü yazdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD basını, Filistinlilere dehşeti yaşatan işgalci İsraillileri mercek altına aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKŞAM Gazetesi Haber Merkezi'nde yer alan habere göre, ABD'nin önde gelen gazetelerinden The Wall Street Journal (WSJ), Feliz Solomon imzalı analizinde işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere dehşeti yaşatan işgalci İsraillileri mercek altına aldı. "Tanrı adına hukuk ve düzene meydan okuyan şiddet yanlısı İsrailli göçebeler" başlıklı haberde, İsraillilerin Filistin halkını topraklarından tamamen sürmek için uyguladığı sistemli terör gözler önüne serildi.</p><p><b>YASALARI ÇİĞNİYORLAR</b></p><p>Haberde, 'Hilltop Youth' adlı grubun faaliyetleri anlatıldı. Dini Siyonizm hareketinden beslenen grup üyelerinin, Batı Şeria'nın kendilerine "Tanrı tarafından vaat edildiğine" inandığı ve eylemlerini yasaların üzerinde gördüğü belirtildi. WSJ'ye göre çoğu gençlerden oluşan işgalciler, Filistinlilerin yaşadığı bölgelere önce çadır ve karavanlarla korsan kamplar kuruyor, ardından bu noktaları kalıcı ev ve çiftliklere dönüştürüyor. Filistinlileri bölgeden uzaklaştırmak için evleri taşlıyor, araçların önünü kesiyor, evlere izinsiz giriyor ve çiftlik hayvanlarını  katlediyor.</p><p><b>BİR AYDA 39 KÖYE SALDIRI</b></p><p>Hilltop Youth'un WhatsApp grubundaki verilere göre temmuz ortasından 13 Ağustos'a kadar 39 Filistin köyünde 47 araç ve 45 bina yakıldı, 57 Filistinli yaralandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/abd-basini-filistinlilere-201_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290600</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/brent-petrolun-varil-fiyati-bugun-ne-kadar-oldu-yanit-buldu-290600</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı bugün ne kadar oldu? Yanıt buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[7 Eylül 2026 Pazartesi yani bugün brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 97,82 dolardan işlem görüyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı bugün ne kadar oldu? Yanıt buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü 96,57 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 96,28 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, 7 Eylül 2026 Pazartesi yani bugün saat 09.00 itibarıyla kapanışa göre yüzde 1,6 yükselerek 97,82 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 92,80 dolar olarak belirlendi.</p><p>Petrol fiyatlarındaki yükselişte, ABD ile İran arasındaki gerilimin sürdüğüne işaret eden haber akışı ve çatışmaların yeniden tırmanabileceğine yönelik endişeler etkili oluyor.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Erbil kentinde ABD ordusuna ait PSS-T tipi sabit gözetleme balonunun Şahid-136 kamikaze insansız hava aracıyla (İHA) vurularak imha edildiğini bildirdi. ABD tarafından söz konusu iddiaya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.</p><p>Öte yandan İran, ABD'nin İran gemilerine yönelik deniz ablukasında görev alan bir uçak gemisini ve bir muhribini balistik füzelerle hedef aldığını duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların ardından söz konusu gemilerin hasar aldığı ve bulundukları bölgeden çekildiği ifade edildi. Bildiride ayrıca, İran'ın "her zamankinden daha güçlü" olduğu ve ABD'nin girişimlerine kararlı bir şekilde karşılık verilmeye devam edileceği kaydedildi.</p><p>Bölgede son günlerde karşılıklı saldırıların yeniden yoğunlaşması, çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceğine ve başta Hürmüz Boğazı olmak üzere bölgedeki petrol sevkiyatlarının olumsuz etkilenebileceğine ilişkin endişeleri artırarak fiyatlarda yükselişi destekliyor.</p><p>ABD'nin İran'ın petrol ihracatına yönelik deniz ablukası ve yaptırım baskısı devam ederken, Tahran'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri faaliyetleri de piyasalarda arz güvenliğine ilişkin risk algısını canlı tutuyor.</p><p>The New York Times'ın (NYT) ABD istihbarat raporlarına dayandırdığı haberinde, İran'ın Orta Doğu'daki hedefleri vurma kapasitesine ilişkin güveninin arttığı ve ABD üzerinde baskı oluşturmak amacıyla çatışmayı aylarca sürdürmeye kararlı göründüğü öne sürüldü.</p><p>Haberde, ABD istihbaratının son haftalardaki değerlendirmelerine göre, İran yönetiminin çatışmaları önemli ölçüde tırmandırmayı değerlendirebileceğine ilişkin işaretler bulunduğu belirtildi. Değerlendirmelerde, çatışmaların tamamen sona ermesini sağlayacak bir anlaşmaya varılmasının zor olabileceği de kaydedildi.</p><p><b>OPEC+ GRUBU EKİMDE İLAVE ÜRETİM ARTIŞINA GİTMEYECEK</b></p><p>Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu üyesi 7 ülkenin ekimde ilave üretim artışına gitmeme kararı da fiyatlar üzerinde etkili oluyor.</p><p>OPEC+ grubunun 7 üyesi, dün gerçekleştirdikleri toplantıda eylül için belirlenen üretim seviyelerini ekimde de koruma konusunda anlaştı.</p><p>Buna göre, ekimde Suudi Arabistan'ın günlük ham petrol üretim hedefi 10 milyon 478 bin varil, Rusya'nın 9 milyon 949 bin varil, Irak'ın 4 milyon 431 bin varil, Kuveyt'in 2 milyon 676 bin varil, Kazakistan'ın 1 milyon 628 bin varil, Cezayir'in 1 milyon 7 bin varil ve Umman'ın 841 bin varil olacak.</p><p>Böylece söz konusu 7 ülkenin ekim için toplam üretim hedefi günlük yaklaşık 31 milyon varil seviyesinde olarak belirlendi.</p><p>Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman, önceki toplantılarında eylül için günlük üretimi 188 bin varil artırma kararı almıştı. Son kararla ekimde ilave üretim artışına gidilmeyecek olması, küresel arzın artacağına yönelik beklentileri sınırlayarak fiyatları destekliyor.</p><p>Ülkelerin piyasa koşullarını değerlendirmek üzere aylık toplantılarını sürdüreceği, bir sonraki toplantının 4 Ekim'de yapılacağı bildirildi.</p><p><b>HÜRMÜZ'DE YENİ KORİDOR BEKLENTİSİ FİYATLARDAKİ YÜKSELİŞİ SINIRLIYOR</b></p><p>Öte yandan, İran ile Umman'ın Hürmüz Boğazı'nda yeni bir koridor oluşturulmasına yönelik anlaşmayı ilerleyen günlerde imzalayacağının açıklanması, bölgedeki petrol sevkiyatlarına ilişkin endişeleri kısmen hafifleterek fiyatlardaki yükselişi sınırlıyor.</p><p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışının İran'ın kontrolünde olacağı yeni koridora ilişkin anlaşmanın gelecek günlerde imzalanacağını bildirdi.</p><p>Rızai, söz konusu alanın ABD'nin deniz ablukası uyguladığı alandan başlayarak Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ni kapsayacağını söyleyerek, ilan edilecek yeni alana "izinsiz" giren her geminin İran tarafından kara listeye alınacağı uyarısında bulundu. Rızai, ayrıca ABD'nin saldırı ve sabotaj düzenlememesi halinde boğazın açık kalacağını taahhüt edeceklerini ifade etti.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 98,78 doların direnç, 96,07 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/brent-petrolun-varil-fiya-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290599</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kas-gelistirmek-isteyenler-yumurtayi-nasil-yemeli-290599</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kas geliştirmek isteyenler yumurtayı nasıl yemeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yumurta, kas gelişimi ve protein alımı konusunda en çok tercih edilen besinlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, yumurtanın tek başına yeterli olmadığını ve dengeli bir diyetle birlikte tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kas geliştirmek isteyenler yumurtayı nasıl yemeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumurta, sahip olduğu yüksek protein içeriği ve dokuz temel amino asidiyle sporcular ve kas geliştirmek isteyenler için vazgeçilmez bir besin olarak öne çıkıyor. Son araştırmalar, yumurtanın kas iyileşmesi ve büyümesine katkı sağladığını gösterse de, uzmanlar yalnızca yumurta tüketiminin yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Özellikle kas gelişimi hedefleyenlerin protein alımını gün içine yaymasının ve yumurtayı diğer besleyici gıdalarla birlikte tüketmesinin önemine vurgu yapılıyor.</p><h3>Uzmanlardan yumurta ve protein dengesi uyarısı</h3><p>Beslenme uzmanları, yumurtanın tam bir protein kaynağı olduğunu ve bir adet büyük haşlanmış yumurtanın yaklaşık 6.28 gram protein sağladığını belirtiyor. Ancak protein ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğine dikkat çekiliyor. Yaş, vücut ağırlığı, aktivite düzeyi ve spor hedefleri, günlük protein gereksinimini belirleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Sadece yumurta tüketmek yerine, farklı protein kaynaklarını bir arada kullanmak kas gelişimi açısından daha etkili sonuçlar doğuruyor. Uzmanlar, çeşitli besinlerle desteklenen bir diyetin, kas gelişimini hızlandırdığını ve vücudun ihtiyaç duyduğu diğer vitamin ve mineralleri de sağladığını ifade ediyor.</p><h3>Yumurta sarısının önemi ve dengeli diyet vurgusu</h3><p>Pek çok kişi, kas yapmak için sadece yumurta beyazını tercih etse de, yumurta sarısının da önemli besinler içerdiği belirtiliyor. Yumurta sarısı, protein dışında sağlıklı yağlar, kolin ve D vitamini gibi önemli maddeler sunuyor. Bu nedenle, kas kazanmak isteyenlerin yalnızca yumurta beyazına yönelmesi yerine, tam yumurta tüketmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca, yumurtanın karbonhidrat ve yağ içeren dengeli bir diyetin parçası olarak tüketilmesi, kas gelişimini destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yumurtayı sebzeler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlarla birleştirmenin, kas onarımı ve enerji ihtiyacını karşılamada etkili olduğunu belirtiyor.</p><h3>Kas gelişimi için yumurta tüketim zamanı ve yöntemleri</h3><p>Yumurtanın kas gelişimi için tüketileceği en iyi zaman kişisel tercihlere ve günlük programa göre değişiyor. Kahvaltıda yumurta yemek, tokluk hissini artırırken gün boyunca enerji seviyesinin korunmasına yardımcı oluyor. Egzersiz sonrası yumurta tüketimi ise kas dokusunun onarımı ve yeniden yapılanması için önemli olan lösin başta olmak üzere temel amino asitlerin alınmasını sağlıyor. Ayrıca, yumurtanın karbonhidrat açısından zengin besinlerle birlikte tüketilmesi, egzersiz sırasında azalan glikojen depolarının yeniden dolmasına katkıda bulunuyor. Haşlama veya buharda pişirme gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yumurtalar, hem kahvaltıda hem de egzersiz sonrası öğünlerde rahatlıkla tüketilebiliyor.</p><h3>Yumurta tek başına yeterli değil: Farklı protein kaynakları şart</h3><p>Yumurtanın yüksek kaliteli protein içermesi, onu sporcu beslenmesinde önemli bir yere taşıyor. Ancak, beslenme uzmanları yumurtanın tek protein kaynağı olarak kullanılmasının yeterli olmayacağını vurguluyor. Deniz ürünleri, kümes hayvanları, yağsız et, süt ürünleri ile fasulye, mercimek ve tofu gibi bitkisel protein kaynaklarının da diyete eklenmesi, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve diğer besin maddelerinin alınmasını sağlıyor. Uzmanlar, kas gelişimi için çeşitli protein kaynaklarının bir arada tüketilmesini, sağlıklı bir diyetin ve düzenli antrenmanın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Yumurta, bu çeşitliliğin önemli bir unsuru olarak öne çıkarken, tek başına tüm ihtiyaçları karşılamadığına dikkat çekiliyor.</p><p>Sonuç olarak, kas gelişimi için yumurta tüketimi büyük rol oynasa da, dengeli ve çeşitli bir diyetle desteklenmediği sürece tek başına yeterli olmuyor. Uzmanlar, yumurtanın yanı sıra farklı protein kaynaklarının, sağlıklı yağların, karbonhidratların ve düzenli egzersizin bir arada uygulanmasının kas gelişimi ve genel sağlık açısından en etkili yol olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kas-gelistirmek-isteyenle-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290598</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/antarktika-695-milyar-ton-buz-kazandi-bilim-insanlari-nedenini-binlerce-kilometre-uzakta-buldu-290598</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antarktika 695 milyar ton buz kazandı! Bilim insanları nedenini binlerce kilometre uzakta buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Antarktika, 2021-2023 yılları arasında rekor düzeyde 695 milyar ton buz kazandı. Bilim insanları, bu olağanüstü artışın arkasında tropikal okyanuslardaki ısınmanın atmosferik dolaşımı değiştirerek Antarktika'da yoğun kar yağışına yol açtığını tespit etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antarktika 695 milyar ton buz kazandı! Bilim insanları nedenini binlerce kilometre uzakta buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antarktika'nın Doğu bölgesinde 2021 ile 2023 yılları arasında 695 milyar tonluk rekor bir buz artışı yaşandı. Bilim insanları, bu beklenmedik gelişmenin arkasında tropikal okyanuslarda meydana gelen uzun süreli ısınmanın bulunduğunu açıkladı. Araştırmaya göre, binlerce kilometre uzakta gerçekleşen okyanus sıcaklığı artışı, atmosferik dolaşımda büyük değişikliklere yol açtı ve nemin Antarktika'ya taşınmasına neden oldu. Bu durum, kıtada olağanüstü yoğun kar yağışlarıyla sonuçlandı ve buz tabakasının kütlesinde geçici ancak kayda değer bir artış yarattı.</p><h3>Bilim insanları: Tropikal okyanus Antarktika'yı etkiledi</h3><p>Nature dergisinde yayımlanan ve Çin Bilimler Akademisi Okyanografi Enstitüsü'nün öncülük ettiği araştırma, Antarktika buz tabakasında gözlemlenen bu olağanüstü artışın arka planını detaylı biçimde ortaya koydu. Uzmanlar, 2021-2023 yılları arasında tropikal batı Pasifik ile doğu Hint Okyanusu'nun birleşim noktasında bulunan ve 'tropikal sıcak havuz' olarak adlandırılan bölgede sürekli ısınma tespit etti. Bu ısınma, atmosferde Rossby dalga treni adı verilen geniş ölçekli bir dalga modelini tetikledi. Sonuç olarak, kuzey-güney yönlü bir atmosferik dolaşım oluştu ve Hint Okyanusu'ndan gelen nem, Doğu Antarktika'ya taşındı. Araştırmacılar, bu süreçte atmosferik nehirlerin de devreye girdiğini, büyük miktarda su buharının kıtaya ulaşarak yoğun kar yağışlarına neden olduğunu belirtti. Yaklaşık 695 milyar tonluk buz artışı, GRACE uydu misyonları tarafından bugüne kadar kaydedilen en yüksek kütle kazancı olarak kayıtlara geçti.</p><h3>GRACE verileriyle rekor buz kazancı doğrulandı</h3><p>Antarktika buz tabakası, küresel deniz seviyeleri açısından kritik öneme sahip ve bilim insanları için büyük bir belirsizlik kaynağı. Son yirmi yılda her yıl ortalama 140,5 milyar ton buz kaybeden kıta, 2021-2023 arasında ise tam tersi bir eğilim gösterdi. GRACE uydu verileri, bu dönemde 695 milyar tonluk net bir buz kazancını doğruladı. Araştırmacılar, bu olağanüstü artışın nedenlerini anlamak için yerçekimi ölçümlerinin yanı sıra buz çekirdeklerindeki kar birikimi kayıtlarını ve atmosferik dolaşım simülasyonlarını birlikte analiz etti. Elde edilen bulgular, tropikal sıcak havuzdaki ısınmanın, Doğu Antarktika üzerindeki atmosferik koşulları kökten değiştirdiğini ve nemli hava akımlarını kıtaya yönlendirdiğini gösterdi. Bu süreçte, Avustralya'nın güneyinde düşük basınç, Doğu Antarktika kıyılarında ise yüksek basınç oluştu. Oluşan kuzey-güney dipol dolaşımı, atmosferik nehirlerin Hint Okyanusu'ndan taşıdığı su buharının, özellikle Kraliçe Mary Ülkesi ve Wilkes Ülkesi'nde yoğun kar yağışına dönüşmesini sağladı.</p><h3>Atmosferik nehirler kar yağışını artırdı</h3><p>Atmosferik nehirler, atmosferde uzun mesafeler boyunca büyük miktarda su buharı taşıyabilen dar hava koridorları olarak biliniyor. Tropikal okyanuslarda başlayan bu nemli hava akımları, Antarktika'nın soğuk bölgelerine ulaştığında yoğun kar yağışlarına yol açtı. Simülasyonlar, tropikal sıcak havuzdaki ısınmanın, atmosferik dolaşımda kalıcı değişiklikler yarattığını ve Hint Okyanusu'ndan gelen nemli havanın Doğu Antarktika'ya ulaşmasını kolaylaştırdığını ortaya koydu. Bu durum, bölgedeki kar yağışını olağanüstü seviyelere taşıdı ve buz tabakasının kütlesine önemli bir katkı sağladı. Araştırmacılar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bu süreçteki etkisinin ise gözlemlenen kar yağışı anomalisinin yalnızca yüzde 9'u kadar olduğunu belirledi. Bu bulgu, küresel ısınma ile ilişkili genel atmosferik nem artışının, söz konusu buz kazancının ana nedeni olmadığını gösteriyor.</p><h3>Tropikal sıcak havuz: Antarktika'nın uzak düzenleyicisi</h3><p>Çalışma, tropikal sıcak havuzdaki uzun süreli ısınma dönemlerinin yaklaşık her on yılda bir tekrarlandığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bölgeyi Doğu Antarktika'daki kar yağışı ve buz kütlesi üzerinde birkaç yıl boyunca etkili olabilen bir "uzak düzenleyici" olarak tanımlıyor. Tropikal okyanus sıcaklıklarındaki değişiklikler, atmosferik dolaşımı değiştirerek, binlerce kilometre ötede Antarktika'da kar yağışını ve buz birikimini doğrudan etkileyebiliyor. Bu uzun mesafeli iklim bağlantısı, Antarktika buz tabakasındaki değişikliklerin sadece yerel koşullarla değil, küresel iklim sistemindeki dinamiklerle de yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Araştırmanın başyazarı Yunhe Wang, çalışmanın Antarktika buz tabakası kütlesindeki değişiklikleri anlamak ve Doğu Antarktika iklimi üzerine gelecekteki araştırmalar için teorik bir temel sunduğunu vurguladı.</p><h3>Uzmanlar: Uzun vadede buz kaybı devam ediyor</h3><p>Bilim insanları, 695 milyar tonluk bu dikkat çekici artışın geçici olduğunu ve Antarktika Buz Tabakası'nın uzun vadede erime eğiliminin sürdüğünü belirtiyor. Batı Antarktika Buz Tabakası'nda kütle kaybı devam ederken, Doğu Antarktika'daki bazı çıkış buzulları da okyanus suyunun etkisiyle savunmasız kalmaya devam ediyor. Araştırmacılar, tropikal sıcak havuzdaki ısınmanın atmosferik dolaşım ve kar yağışını geçici olarak artırsa da, genel erime eğilimini tersine çevirmediğinin altını çiziyor. Bu nedenle, Antarktika'nın buz tabakası üzerindeki değişiklikleri anlamak için sadece yerel değil, küresel iklim koşullarının da dikkatle izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><p>Sonuç olarak, Antarktika'da yaşanan 695 milyar tonluk buz artışı, tropikal okyanuslardaki sıcaklık değişimlerinin kıta üzerinde ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Bilim insanları, bu tür geçici artışların uzun vadeli erime eğilimini değiştirmediği konusunda uyarıyor. Araştırma, Antarktika'nın geleceği ve küresel deniz seviyeleri için önemli ipuçları sunarken, iklim sisteminin karmaşık ve birbirine bağlı doğasını da bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/antarktika-695-milyar-ton-708_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290597</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/otomotiv/togg-kar-asamasina-gecti-fuat-tosyali-mujdeledi-yeni-modeller-icin-planlar-hazir-290597</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TOGG kâr aşamasına geçti! Fuat Tosyalı müjdeledi: Yeni modeller için planlar hazır]]></title>
      <category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
      <description><![CDATA[TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “TOGG iyi bir yatırım ve kârlılık açısından daha olumlu bir döneme girdi. Yeni modeller için planlar hazır” dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TOGG kâr aşamasına geçti! Fuat Tosyalı müjdeledi: Yeni modeller için planlar hazır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tosyalı Holding, BMC ve Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Togg'un 'kâr aşamasına' geldiğini belirterek, "Togg iyi bir yatırım ve kârlılık açısından daha olumlu bir döneme girdi. Yeni modeller için planları hazır" açıklaması yaptı. Tosyalı, Togg'da Vestel ve Anadolu Grubu'nun yüzde 23'er paylarının Turkcell ve Türkiye Varlık Fonu tarafından alınacağına dair haberler, milli Altay tankı ve çelik sektörüne ilişkin gazetecilerin sorularını cevapladı.</p><p><b>ZIRHLILAR YENİLENDİ</b></p><p>"Kirpi ve Vuran gibi araçlarımız, bu coğrafyanın şartları ve kullanıcı ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirildi. Bu nedenle farklı ülkelerden güçlü bir talep görüyoruz. Ancak her teslimat devletin dış politika değerlendirmelerine ve iznine tabi. Önceliğimiz TSK envanterini yenilemek. Zırhlı Personel Taşıyıcı araçların tamamını yeniledik. Burada da özel bir yöntemimiz var, acil ihtiyaç doğduğunda yeni nesil araçları hazırlarken, mevcut araçları modernize ederek kısa sürede kullanıma sunarak boşluk oluşmasını engelliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7aks5fuat1-07092026d4a2bcf8.jpg"/><p><b>HERKES ALTAY İSTİYOR</b></p><p>"Altay tankımızı da bu coğrafya özelliklerine göre ürettik ve çevremizdeki bütün dost ülkeler istiyor. Altay'ın silah sistemleri gibi kritik alt sistemlerini ağırlıkla ASELSAN ve MKE gibi uzman kuruluşlar sağlıyor. Adapazarı tesislerini modernize ettik ve TSK'daki Leopard tanklarını yeniliyoruz, Fırtına obüslerini de orada üretiyoruz."</p><p>"BMC'nin organizasyonunu sadeleştirdik. Ankara'daki yeni tesis Altay tankı ve yeni nesil zırhlı araç üretiminin merkezi hâline geldi. Aynı sahadaki güç grubu üreticisi BMC Power çalışmalarını da ana organizasyonla daha bütünleşik bir yapıya kavuşturduk. BMC bir silah üreticisi değil, araç ve platform üreticisi. Mercedes Alman ordusunun, Toyota Japon ordusunun ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorsa biz de kendimizi öyle konumlandırıyoruz. Bu yaklaşım, hem otomotiv hem savunma sanayisinde küresel iş birlikleri kurabilmemizi kolaylaştırıyor."</p><p><b>YENİ MODELLER</b></p><p>"(Togg'da Vestel ve Anadolu Grubu'nun yüzde 23'er paylarının Turkcell ve Türkiye Varlık Fonu tarafından alınacağına dair haberler konusunda) Tamamlanmış bir süreç değil. Ortaklardan biri satış kararı alır ve bir bedel ortaya çıkarsa, diğer ortakların ön alım hakkı var. O gün şartlara ve değerlemeye bakılır; uygun görülürse pay artırmak da mümkün olabilir. Fakat bugün itibarıyla Tosyalı'nın önünde değerlendirdiği somut bir alım ya da satış işlemi bulunmuyor. Her ortağın sermaye ve yatırım planı farklı olduğu için diğer ortaklar adına yorum yapmak doğru olmaz. Hisse değişimi de Togg'un ortaya çıkış misyonunu, vizyonunu değiştirmez. Togg'un büyüme planları ortaklık yapısından bağımsız olarak devam ediyor. 2027, 2028 ve 2029'da planlanan yeni modeller için iş planlarımız hazır. Zamanı geldiğinde kamuoyuna duyuracağız."</p><p>"Ben Togg'u iyi bir yatırım olarak görüyorum. İlk dönemde yüksek sabit yatırım tutarı ve düşük üretim hacmi ortakların bilançolarına yük getirdi. Bugün ise şirket önemli bir eşiği geçti; üretim ve kârlılık açısından daha olumlu bir döneme girdi. Mevcut fabrika altyapısı yıllık yaklaşık 200&#8211;210 bin araçlık üretim kapasitesini destekleyecek şekilde kurulmuştu. Üretim arttıkça araç başına düşen yatırım maliyeti de düşecek. Neticede Togg kâr eder."</p><p><b>ÖNCELİK HAMMADDE</b></p><p>"Çelik sektöründe bugün önceliğimiz sadece yeni kapasite eklemek değil, hammaddemizi güvence altına alacak yatırımlar yapmak. Türkiye dünyanın en büyük hurda ithalatçısı; en büyük alıcı da biziz. Günlük yaklaşık 20 bin ton hurda eritiyoruz. Ama şimdi Avrupa Birliği'nde hurdaya dayalı yeni tesisler kuruluyor ve hurda ihracatını sınırlamaya yönelik çalışmalar gündemde. Bu da Türk çelik sektörü açısından yapısal bir risk demek. Bu nedenle sektörün cevherden üretim kabiliyetini geliştirmesi gerekiyor. Yerli demir cevherinin metalik değeri her zaman en yüksek seviyede olmayabilir; ancak farklı kaynaklardan gelen cevherleri harmanlayarak ve doğru teknolojiyle işleyerek verimli sonuç almak mümkün."</p><p>"Güneş ve hidrojen enerjisine yatırım yapıyoruz. Çünkü çelik üretmek enerji tüketmek demektir; çelik satmak da bir anlamda enerji satmaktır. Rekabetçi ve yeterli enerjiniz varsa çelik üretiminde büyük avantajınız vardır. Önümüzdeki yıllarda bu anlamda sürdürülebilirliği sağlamak üzere radikal adımlar atacağız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7aks5fuat2-07092026c7e7d827.jpg"/><p>Fuat Tosyalı'ya İskenderun Teknik Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7aks5fuat4-070920262e699fe1.jpg"/><p><b>FUAT TOSYALI MESLEKİ TEKNİK ANADOLU LİSESİ TEMELİ ATILDI</b></p><p>Hatay'da temeli atılan Fuat Tosyalı Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, 17 bin metrekareyi aşan alanı, 24 dersliği, branş atölyeleri, laboratuvarları, kütüphanesi, spor salonu ve sosyal alanlara sahip olacak. Öğrenciler, Tosyalı Holding işletmelerinde staj ve uygulamalı eğitim yapabilecekler. Törende konuşan Tosyalı, "Mesleki eğitim güçlenmeden üretimin gücünü sürdürülebilir kılmak mümkün değil" dedi. Törene katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman da, "Türkiye'de belki zengin maden kaynakları yok ama insan kaynağı var. İnsan kaynağımızı zenginleştirmemiz, büyütmemiz lazım" diye konuştu. Yayman, Tosyalı ailesinin Türkiye'ye kazandırdıklarının yanı sıra, kazandıklarını da millet için harcayan ailelerden olduğunu vurguladı.</p><p><b>BÜYÜK HAYALLER ÖNEMLİ AMA TEK BAŞINA YETMEZ</b></p><p><b>AKADEMİK AÇILIŞTA 'SANAYİCİLİK' DERSİ </b></p><p>İskenderun Teknik Üniversitesi 2026-2027 akademik yılı açılışında, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı'ya fahri doktora unvanı verildi. Törende konuşan Tosyalı, "Ben hiçbir zaman zengin olmayı hayal etmedim. Daha fazla şeye sahip olmak, daha lüks yaşamak gibi hedefler hayatımın merkezinde olmadı. Fark yaratmayı, değer üretmeyi hayal ettim. Ama hayal etmenin de tek başına hiçbir şey ifade etmediğini erken öğrendim. Fikir üretmek ve hedef açıklamak kolaydır. Zor olan; o fikri projeye, projeyi yatırıma, yatırımı çalışan bir fabrikaya, o fabrikayı da rekabet eden, ihracat yapan ve kalıcı değer oluşturan bir yapıya dönüştürmektir. Ben buna 'hayata geçirme iradesi' diyorum" dedi.</p><p>Tosyalı, bu 'irade'nin yanına 'sosyal etki'yi de ekleyerek, "Bugün üç kıtada faaliyet gösteren küresel bir çelik şirketi olduysak bunun en önemli sebeplerinden biri bu iradeyse, bir diğeri de işimizin değerini sadece ekonomik sonuçlara bağlamamamızdır. Çünkü bir yatırımın gerçek değeri ancak bulunduğu şehri dönüştürmesi, bir ekosistem oluşturması ve insan kaynağını geliştirmesiyle ortaya çıkar. Bugün dünyada artık yalnızca maliyetin en düşük olduğu yerde üretim yapma dönemi geride kalıyor. Ülkeler stratejik ürünlerini nerede güvenle üreteceklerini ve tedariklerini nasıl garanti altına alacaklarını sorguluyor. Böyle bir dünyada Türkiye'nin gücünü artıracak temel unsurlardan biri güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıdır. Bu kaynağı doğru yetkinliklerle ve becerilerle donatmazsak yarışta geride kalacağımız açık. Kamu, sanayi ve üniversiteyi aynı hedef etrafında buluşturduğumuzda, Türkiye'nin önünde çok büyük fırsatlar olduğuna inanıyorum" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/togg-kar-asamasina-gecti--481_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290596</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/pancar-suyu-mu-pancarin-kendisi-mi-kan-basincini-dusurmede-hangisi-daha-etkili-290596</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pancar suyu mu, pancarın kendisi mi? Kan basıncını düşürmede hangisi daha etkili]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Pancar suyu, Türkiye ve dünyada kan basıncını düşürmede öne çıkan doğal yöntemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, pancar suyunun pancara göre daha yüksek nitrat içeriğiyle kan basıncında belirgin bir azalma sağladığını vurguluyor. Ancak, pancar suyu tüketiminde ölçülülüğün önemine de dikkat çekiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pancar suyu mu, pancarın kendisi mi? Kan basıncını düşürmede hangisi daha etkili]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pancar suyu, yüksek nitrat içeriği sayesinde kan basıncını düşürmede öne çıkan doğal bir seçenek olarak bilim dünyasında ilgi odağı haline geldi. Son dönemde yapılan araştırmalar, pancar suyunun pancar tüketimine kıyasla kan basıncında daha belirgin bir düşüş sağladığını gösteriyor. Özellikle hipertansiyon sorunu yaşayan bireyler arasında popülerliği artan pancar suyu, uzmanların önerileri ve bilimsel veriler ışığında dikkatle inceleniyor. Türkiye'de ve dünyada giderek yaygınlaşan bu doğal yöntemin, kan basıncını yönetmede ne kadar etkili olduğu ve hangi dozda tüketilmesi gerektiği konusunda önemli bulgular ortaya kondu.</p><h3>Pancar suyu, kan basıncında hızlı ve belirgin düşüş sağladı</h3><p>Bilimsel çalışmalar, pancar suyu tüketiminin kan basıncında hızlı ve anlamlı bir düşüşe yol açtığını ortaya koyuyor. 2016 yılında gerçekleştirilen ve hipertansiyon hastası 24 kişinin katıldığı bir araştırmada, katılımcılar üç aşamalı bir deneye tabi tutuldu. İlk aşamada, katılımcıların bir kısmı 250 gram pişmiş pancar yerken, diğer kısmı aynı miktarda çiğ pancar suyu içti. Sonraki aşamada ise katılımcılar hiçbir pancar ürünü tüketmedi. Üçüncü aşamada ise gruplar yer değiştirdi ve ilk aşamada pancar yiyenler bu kez pancar suyu tüketti. Sonuçlar, hem pancar hem de pancar suyunun kan basıncında azalmaya yol açtığını gösterdi. Ancak çiğ pancar suyu, sistolik kan basıncında en belirgin düşüşü sağladı. Bu bulgular, pancar suyunun kan basıncını düşürmede pancara göre daha etkili olabileceğine işaret ediyor. Araştırmada, pancar suyunun nitrat içeriğinin yüksek olması, kan damarlarının genişlemesini sağlayan nitrik oksit üretimini artırarak bu etkiyi destekliyor.</p><h3>Uzmanlar: Pancar suyu tüketiminde ölçülülük önemli</h3><p>Pancar suyu ve pancar tüketiminin kan basıncı üzerindeki etkisi, yalnızca nitrat içeriğiyle sınırlı kalmıyor. Pancarlar aynı zamanda antioksidanlar ve potasyum gibi kalp sağlığını destekleyen besin maddeleri açısından da zengin. Ancak, pancar suyu lif açısından pancara göre çok daha düşük bir değer sunuyor. 100 gram pancar suyu yalnızca 1 gram lif içerirken, aynı miktarda çiğ pancar 3 gram, pişmiş pancar ise 2 gram lif sağlıyor. Lifin kalp hastalığı riskini azaltıcı ve kan şekeri kontrolünü iyileştirici etkisi göz önüne alındığında, uzmanlar pancar suyu ile birlikte lifli gıdaların da beslenme düzenine dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. 2024 yılında yayınlanan 11 randomize kontrollü çalışmanın meta-analizinde, hipertansiyon hastalarının günlük 70 ila 250 mililitre pancar suyu tüketimiyle sistolik kan basıncında ortalama 5.31 mmHg azalma yaşadığı tespit edildi. Ancak bu etki, yalnızca kısa süreli ve geçici olarak gözlendi. Araştırmacılar, pancar suyu tüketiminde kesin bir doz önerisi için yeterli kanıt bulunmadığını, çalışma süreleri ve dozların farklılık göstermesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle, pancar suyu tüketiminde ölçülülüğün önemi bir kez daha altı çiziliyor.</p><h3>Pancar suyu ve pancarın kalp sağlığına katkısı bilimsel olarak kanıtlandı</h3><p>Pancar ve pancar suyu, yalnızca kan basıncını değil, genel kalp sağlığını da olumlu yönde etkiliyor. İçerdikleri nitratlar, vücutta nitrik okside dönüşerek damarları genişletiyor ve kan akışını artırıyor. Ayrıca, pancarın yüksek antioksidan içeriği, oksidatif stresle mücadele ederek damar sağlığını koruyor. Potasyum ise, böbreklerin fazla sodyumu atmasına yardımcı olarak yüksek tansiyonun önlenmesinde rol oynuyor. Bütün pancar tüketimi, özellikle lif açısından zengin olması nedeniyle, uzun vadede kalp hastalığı riskinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, pancar suyu veya pancar tüketiminin tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını, dengeli beslenme ve düzenli egzersizle birlikte uygulanmasının daha kalıcı sonuçlar doğuracağını ifade ediyor. Ayrıca, hipertansiyon hastalarının doktorlarının önerdiği ilaçları düzenli olarak alması ve DASH diyeti gibi sağlıklı beslenme programlarını tercih etmesi öneriliyor.</p><h3>Uzmanlardan hipertansiyon hastalarına: Pancar suyu mucizesine dikkatli yaklaşın</h3><p>Son yıllarda pancar suyu, doğal bir tansiyon düşürücü olarak öne çıksa da, uzmanlar bu konuda temkinli davranılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle kan basıncı üzerinde geçici bir etki yarattığı ve uzun vadeli etkileri konusunda daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor. Araştırmalarda yer alan katılımcı sayısının azlığı, dozaj farklılıkları ve çalışma sürelerinin kısa olması, pancar suyu tüketimiyle ilgili kesin bir öneri yapılmasını engelliyor. Yine de, pancar suyu içeren diyetlerin, özellikle DASH diyetiyle birlikte uygulandığında, kan basıncının kontrolünde ve kalp sağlığının korunmasında destekleyici bir rol oynadığı belirtiliyor. Uzmanlar, pancar suyu veya pancar tüketiminde aşırıya kaçılmaması, dengeli ve ölçülü bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Sonuç olarak, pancar suyu doğal bir destek olarak değerlendirilebilir; ancak hipertansiyon tedavisinin temelini ilaç tedavisi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları oluşturuyor.</p><p>Pancar suyu ve pancarın kan basıncı üzerindeki olumlu etkileri bilimsel olarak destekleniyor. Ancak, bu doğal yöntemlerin tek başına yeterli olmadığı, dengeli beslenme ve doktor kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiği unutulmamalı. Pancar suyu tüketiminde ölçülülük ve uzman önerisiyle hareket etmek, sağlıklı bir yaşam için en doğru yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/pancar-suyu-mu-pancarin-k-950_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290595</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/uretici-ve-yatirimcilara-ipard-iii-programi-kapsaminda-agustosta-8445-milyon-lira-odendi-290595</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üretici ve yatırımcılara IPARD-III Programı kapsamında ağustosta 844,5 milyon lira ödendi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD-III Programı kapsamında ağustosta üretici ve yatırımcılara 844,5 milyon lira hibe ödemesi yaptıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üretici ve yatırımcılara IPARD-III Programı kapsamında ağustosta 844,5 milyon lira ödendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabındaki paylaşımında söz konusu ödemelere ilişkin bilgi verdi.</p><p>Türkiye'nin üretim gücüne güç katmaya, kırsalı yatırımlarla kalkındırmaya devam ettiklerini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>"IPARD III Programımız kapsamında ağustos ayı için 844,5 milyon lira hibe destek ödemesi gerçekleştirdik. Ülkemizin tarımsal potansiyelini büyütecek bu yatırımların sektörümüze hayırlı olmasını temenni ediyorum."</p><p>Paylaşımda yer verilen bilgiye göre tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlara 372 milyon 227 bin lira, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlara 352 milyon 355 bin lira, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirmeye ilişkin yatırımlara 93 milyon 733 bin lira, LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması kapsamında da 26 milyon 207 bin lira destek sağlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/uretici-ve-yatirimcilara--564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290594</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muhittin-bocekten-ahlaksiz-teklif-fuhus-sorusturmasinda-2-kadinin-daha-ifadesi-ortaya-cikti-290594</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhittin Böcek'ten ahlaksız teklif! Fuhuş soruşturmasında 2 kadının daha ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yolsuzluktan tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkındaki fuhuş soruşturmasında 2 kadının daha ifadesi ortaya çıktı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhittin Böcek'ten ahlaksız teklif! Fuhuş soruşturmasında 2 kadının daha ifadesi ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKŞAM Gazetesi Haber Merkezi'nde yer alan habere göre, yolsuzluktan tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkındaki fuhuş soruşturmasında 2 kadının daha ifadesi ortaya çıktı. Kadınlar, belediyede işe alınma vaadiyle Böcek'in evine götürüldüklerini öne sürdü. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/muhittinbcek2-07092026ec0a9312.jpg"/><p><i>Muhittin Böcek</i></p><p>Mağdurlardan biri, Tuğçe Güney'in kendisine "Böcek'le birlikte olursan iş verir, ailene yardım eder" dediğini, ilişki sonrası 2 bin TL aldığını söyledi. </p><p>Diğer kadın ise Böcek'in evine iki kez götürüldüğünü ve fiziksel temasından rahatsız olduğunu anlattı. 20 mağdurdan 11'inin iş, 9'unun ise kira, beyaz eşya ve maddi yardım vaatleriyle fuhşa yönlendirildiği iddia edilmiş; 8 kadın şikâyetçi olmuştu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/tuegney-070920262cbdf2fa.jpg"/><p>Gençlik Merkezi Sorumlusu Tuğçe Güney, tutuklanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/muhittin-bocekten-ahlaksi-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290593</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/serhat-kilicin-son-goruntuleri-ortaya-cikti-cenaze-programi-belli-oldu-290593</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Serhat Kılıç'ın son görüntüleri ortaya çıktı... Cenaze programı belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Kağıthane'deki evinde hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç (51) için bugün Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlenecek. Cenaze salı günü Ankara'da toprağa verilecek. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Serhat Kılıç'ın son görüntüleri ortaya çıktı... Cenaze programı belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ünlü oyuncu Serhat Kılıç (51), Kağıthane'deki evinde ölü bulundu. Şüpheli olarak kayıtlara geçen ölümün kesin nedeninin otopsi sonucunda belli olması beklenirken Kılıç için bugün Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlenecek. Yarın ise memleketi Ankara'da Hamdi Akseki Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. </b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aw78277401-070920260b100afc.jpg"/>Serhat Kılıç'ın menajeri Tolga Çinkitaş, "Çok ani bir kayıp oldu. Çok üzgünüz. Sevenleri sürekli bize mesajlar atıyorlar. İstanbul'da da yarın Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde saat 12.00'da bir anma töreni düzenlenecek. Buraya tüm dostlarını bekliyoruz. Salı günü cenazemiz öğle namazında Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Ankara'da defnedilecek" ifadelerini kullandı.<p><br></p><b>KİM NE DEDİ?</b><p></p><p>Oyuncunun sanatçı dostları sosyal medyadan veda mesajları paylaştı.</p><p><b>Şoray Uzun:</b> Ömrümüzün 10 yılını beraber geçirdik. Güldük, ağladık, kavga ettik, barıştık, sabahladık, uzun uzun dertleştik, uzun uzun sustuk. Şarkılar söyledik. Tabii sen çok daha güzel söyledin. Ben karşılıklı oynarken bazen seni seyrederken repliğimi unuttum. Huzur içinde uyu.</p><p><b>Sinan Tuzcu: </b>"Ah kardeşim ah! Allah sana gani gani rahmet eylesin canım ciğerim, perişan ettin bizi. Yattığın yer incitmesin... Elbet bir gün..."</p><p><br></p><p><b>DOSTLUĞUNU UNUTMAYACAĞIZ</b></p><p><b>Tolga Sarıtaş: </b>Serhat abi, genç yaşımda karşılıklı oynarken şanslı olduğumu biliyordum ama bu kadar ani ve erken gideceğini bilmiyordum. Devrin daim olsun.</p><p><b>Necmi Yapıcı: </b>Çok güzel günler geçti... Acısıyla tatlısıyla... Bol kahkahalı, çokça dertleşmeli... İnanmak çok güç... Güzel adamdın abim, fırtınalı ama güzel... Seni hep gülen gözlerinde hatırlayacağım.</p><p><b>Onur Dilber: </b>Çok güzel günlerimiz, abi kardeş kavgalarımız oldu. Çoğu zaman akıl hocam oldu. Dostluğunu, abiliğini, kardeşliğini unutmayacağım.</p><p><b>Demet Akbağ: </b>Çok üzgünüm. Sevenlerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Başımız sağ olsun. Allah rahmet eylesin.</p><p><b>Sinan Albayrak: </b>Mekanın cennet olsun inşallah. Çok acılar, çok sıkıntılar çektin. Tanıdığım en yetenekli en deli oyuncu oldun. Ankara'da ikimiz de öğrenciyken tanıdım seni. Daha bu sabah geçmiş olsun mesajı attım sana. Meğer çoktan geçmiş.</p><b>Serhat Kılıç'ın son görüntüsü ortaya çıktı</b><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/c0418381ca2b4046a06a-07092026901c75ed.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Kağıthane'deki evinde ölü bulunan Oyuncu Serhat Kılıç'ın, yaşadığı apartmana geldiği son görüntüleri ortaya çıktı.</p><p class="">Ünlü oyuncu Serhat Kılıç, kendisinden uzun süre haber alamayan kız kardeşi tarafından Kağıthane'deki evinde ölü bulunmuştu. Kılıç'ın yaşadığı apartmandaki son görüntüleri ortaya çıktı. Yaşadığı binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, Kılıç'ın duvara yaslanarak asansör beklediği, gelmemesi üzerine ise merdivenlere yöneldiği görüldü. <b>(İHA)</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/serhat-kilicin-son-gorunt-181_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290592</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/7-eylul-pazartesi-kuresel-piyasalar-yeni-haftaya-karisik-basladi-290592</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 Eylül Pazartesi küresel piyasalar! Yeni haftaya karışık başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[7 Eylül 2026 Pazartesi küresel piyasalarda, ABD'de güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışı ihtimalini artırmasına karşın, yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını destekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 Eylül Pazartesi küresel piyasalar! Yeni haftaya karışık başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7 Eylül 2026 Pazartesi küresel piyasalara bakış... Geçen hafta ABD'de istihdam piyasasına ışık tutan veriler karışık sinyaller verdi. Ülkede ADP özel sektör istihdamı iş gücü piyasasında ivme kaybına işaret ederken, tarım dışı istihdamdaki belirgin yükseliş ekonominin sıcaklığını koruduğunu ortaya koydu.</p><p>Ancak tarım dışı istihdamın konaklama, yeme içme ve kamu alanlarında yoğunlaşması, iş gücündeki keskin yükselişin mevsimsel olabileceği yönündeki değerlendirmeleri öne çıkardı.</p><p>İstihdam piyasasına ilişkin verilerin birbirinden ayrışması, Fed'in politika adımlarına yönelik beklentilerin şekillenmesini zorlaştırırken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in gelecek haftaki toplantısında politika faizini yüzde 58 ihtimalle 25 baz puan artırması, yüzde 42 ihtimalle ise sabit bırakması öngörülüyor.</p><p>ABD'de bu hafta açıklanacak enflasyon verilerinin Fed'in gelecek hafta alacağı kararlara ilişkin net mesaj vermesi bekleniyor.</p><p>Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack politikanın kısıtlayıcı olmadığını belirtti. Hammack, "Enflasyon çok yüksek ve hedefimizin üzerinde ne kadar uzun süre kalırsa geri düşürmek o kadar zor olacak. Şu anda duyduğum şey, harekete geçme zamanının geldiği." ifadelerini kullandı.</p><p>Öte yandan, sosyal medya hesabından paylaşım yapan ABD Başkanı Donald Trump, istihdam verilerinin kendisininki hariç tüm tahminleri üçe katladığını vurgulayarak, faizlerin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Başka bir paylaşımında da Trump, "harika" veriler alındığında piyasaların yükselmesi gerektiğinin altını çizerek, "Ancak borsa yine düşüyor, çünkü işler iyi gittiğinde enflasyon korkusu yüzünden hemen bunu durdurmamız gerektiğine dair sahte bir gerçeklik algısı içinde yaşıyoruz. Oysa durum tam tersi olmalıydı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Trump, böyle devam ederse ülkenin hak ettiği büyümeye ulaşamayacağını belirterek, büyümenin enflasyona neden olmayacağını savundu.</p><p>Analistler, Fed'in adımlarına ilişkin belirsizliklere karşın yapay zeka alanındaki iyimserliğin piyasaları desteklediğini kaydetti. Buna göre, ABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI, GPT-6 Astra adlı şimdiye kadarki en gelişmiş ve akıllı yapay zeka modelini duyurdu.</p><p>OpenAI'dan yapılan açıklamada, kısa süre önce sınırlı sayıda kullanıcının erişimine açılan "GPT-6 Astra"nın gelişmiş siber kapasitesi ve yüksek otonom kontrol yeteneği bulunduğu, karmaşık bilgisayar sistemlerini yönetebildiği, e-tablo doldurma ve sıfırdan internet sitesi tasarlama gibi işlemleri insan müdahalesi olmadan yürütebildiği bildirildi.</p><p>Söz konusu modelin ardından diğer yapay zeka geliştiricilerinin de yatırımlarını artıracağı beklentisi, yarı iletken sektöründe talebin artacağı öngörülerini güçlendirerek özellikle Asya tarafında teknoloji hisselerine yönelik risk iştahının canlı kalmasını sağladı.</p><p>Jeopolitik tarafta ise ABD-İran hattındaki gelişmeler takip edilmeye devam ediyor. Dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu, İran gemilerine yönelik deniz ablukasına katılan ABD'ye ait bir uçak gemisi ile bir muhrip gemiyi balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı.</p><p>Ayrıca İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışının İran'ın kontrolünde olan yeni koridoruyla ilgili anlaşmanın önümüzdeki günlerde imzalanacağını duyurdu.</p><p><b>PETROLDEKİ YÜKSELİŞ YENİ HAFTADA DA SÜRÜYOR</b></p><p>Söz konusu gelişmelerin ardından enerji arzına yönelik endişelerle petrol fiyatları yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Cuma günü yüzde 0,8 artışla 96,3 dolardan haftayı kapatan kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı, yeni haftaya da yüzde 1,1 yükselişle 97,3 dolardan başladı.</p><p>Geçen hafta ABD'de karışık sinyaller veren istihdam verileri ve Orta Doğu kaynaklı enflasyonist baskıların devam edeceği endişeleriyle dalgalanan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı yüzde 4,78 seviyesinde kapatmasının ardından yeni haftaya yatay seyirle yüzde 4,79'dan başladı.</p><p>Dolar endeksi ise Fed'e ilişkin belirsizliklerle güçlü duruşunu korurken, yeni haftaya yatay seyirle 99,2 seviyesinde başladı.</p><p>Altının ons fiyatı ise faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftaya değer kaybıyla başladı. Ons altın şu sıralarda yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 396 dolardan alıcı buluyor.</p><p>Cuma günü New York borsasında S&P 500 yüzde 0,38, Nasdaq endeksi yüzde 0,29 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,51 değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratlar ise haftaya negatif başladı. Ülkede New York borsası bugün İşçi Bayramı dolayısıyla işleme kapalı olacak.</p><p><b>AVRUPA'DA ENDEKS VADELİ KONTRATLAR HAFTAYA NEGATİF BAŞLADI</b></p><p>Avrupa borsaları cuma günü karışık seyrederken, gözler yeni haftada Avrupa Merkez Bankasının (ECB) alacağı para politikası kararlarında olacak.</p><p>Hafta sonu Orta Doğu'da tansiyonun düşmemesi, yüksek seyrini koruyan enerji fiyatlarının Avrupa ekonomilerini olumsuz etkileyebileceği endişelerini körükledi.</p><p>Analistler, söz konusu durumun Avrupa'da endeks vadeli kontratların haftaya negatif bir başlangıç yapmasında etkili olduğunu belirterek, hafta içinde ECB'nin faiz kararının ardından Başkan Christine Lagarde'ın yapacağı açıklamaların piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.</p><p>Analistler, bugün Avro Bölgesi'nde açıklanacak büyüme verileri ile Almanya'daki sanayi üretimi verilerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu belirterek, para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın yıl sonuna kadar iki faiz artışına gitme ihtimalinin fiyatlanmaya devam ettiğini bildirdi.</p><p>Diğer yandan Almanya'da sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Saksonya-Anhalt'ta düzenlenen eyalet meclisi seçimlerini yüzde 43,8 oy alarak kazandı ancak tek başına iktidara gelmesi için gerekli çoğunluğu elde edemedi.</p><p>Cuma günü İngiltere'de FTSE 100 endeksi yatay seyrederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,28 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,09 düştü. Almanya'da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,17 yükseldi.</p><p><b>GÜNEY KORE'DE HIZLI YÜKSELİŞ GÖRÜLÜYOR</b></p><p>Asya borsalarında yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını desteklerken, Güney Kore'de Kospi endeksindeki yükseliş dikkati çekiyor. Teknoloji ve yarı iletken ağırlığı yüksek Kospi endeksinde alımlar, yapay zeka yatırımlarının artacağı beklentisiyle güçlendi.</p><p>Güney Koreli yarı iletken şirketi SK Hynix'in hisseleri yüzde 7,4, teknoloji şirketi LG Electronics hisseleri yüzde 5,1 ve Samsung Electronics hisseleri de yüzde 5 yükseldi.</p><p>Öte yandan, bugün açıklanan verilere göre Japonya'da öncü endeks 117,9 ile beklentilerin altında gerçekleşti.</p><p>Bu arada Japon yeninin dolar karşısındaki değer kaybı frenlenirken, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) atacağı olası adımlar yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor.</p><p>Dolar/yen paritesi yatay seyirle 156,09 seviyesinde bulunuyor. Japonya'nın rezervleri ağustosta 79,6 milyar dolar düştü. Analistler, söz konusu düşüşte yetkililerin yene destek olmak için bu varlıkları kullanmasının rezerv azalışında etkili olduğunu belirterek, verilerin aynı zamanda ekonomi yönetiminin yeniden müdahale etmesi gerekirse yeterli finansal kaynağının bulunduğuna işaret ettiğini kaydetti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,1 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 düştü.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ OVP'Yİ AÇIKLADI</b></p><p>Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,57 değer kazanarak 14.012,42 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,08 yükseldi.</p><p>Öte yandan dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz." dedi.</p><p>Büyümenin 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade eden Yılmaz, büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngördüklerini dile getirdi.</p><p>Dolar/TL cuma gününü 48,4330'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 48,4390'dan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme ve Almanya'da sanayi üretimi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7-eylul-pazartesi-kuresel-188_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290591</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurum-fethiyede-deniz-ekosistemini-tehdit-eden-162-milyon-metrekup-dip-camurunu-temizliyoruz-290591</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Fethiye'de deniz ekosistemini tehdit eden 16,2 milyon metreküp dip çamurunu temizliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Akdeniz'in en büyük çevre koruma seferberliğini başlattıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum: Fethiye'de deniz ekosistemini tehdit eden 16,2 milyon metreküp dip çamurunu temizliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Sıfır Atık Mavi" projesi kapsamında Akdeniz'in en büyük çevre koruma seferberliğini başlattıklarını bildirdi.</p><p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Denizlerimizin mavisi gelecek nesillere ulaşsın diye Akdeniz'in en büyük çevre koruma seferberliğini başlatıyoruz. Fethiye'de deniz ekosistemini tehdit eden 16,2 milyon metreküp dip çamurunu temizliyoruz. Deniz çayırlarını koruyacak, çapa atmaya gerek kalmayacak, Mapa-Şamandıra Sistemini devreye alıyoruz. Kontrolsüz tekne bağlamanın önüne geçerek deniz trafiğini düzenliyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bakan-kurum-fethiyede-den-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290590</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muglada-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor-290590</link>
      <pubDate>2026-09-07T09:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla'da orman yangını: Havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Menteşe ilçesinde çıkan orman yangınına ekipler müdahale ediyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla'da orman yangını: Havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'nın Menteşe ilçesi Yaraş Mahallesi'nde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>Bölgede etkili olan rüzgar nedeniyle yangın kısa sürede büyüdü.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>Ekipler, yangını kontrol altına alabilmek için çalışma yürütüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/1-07092026cc233b72.jpg"/><p><b>ANTALYA'NIN SERİK İLÇESİNDEKİ YANGININ ENERJİSİ DÜŞÜRÜLDÜ</b></p><p>Akbaş Mahallesi'nde dün henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına 75 arazöz, 3 iş makinesi, 450 personel ve yangın işçileriyle gece boyunca müdahale edildi.</p><p>Bölgede güvenliğin sağlanması ve ekiplerin çalışmalarını daha rahat sürdürebilmeleri amacıyla jandarma tarafından güvenlik önlemleri alındı.</p><p>Komando birlikleri de tedbir alarak ekiplerin çalışmalarına destek verdi.</p><p>Sabahın ilk ışıklarıyla hava araçları yeniden söndürme çalışmalarına destek veriyor.</p><p>Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</p><p>"Antalya'nın Serik ilçesindeki orman dışı alanda başlayan yangının enerjisini düşürdük. Muğla'nın Menteşe ilçesinde başlayan yangına ise havadan ve karadan müdahalemiz devam ediyor.</p><p>Her iki yangını da bir an evvel kontrol altına almak için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/muglada-orman-yangini-hav-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>