﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yemende-dev-operasyon-son-24-saatte-382-husi-etkisiz-hale-getirildi-296979</link>
      <pubDate>2026-10-26T21:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yemen'de dev operasyon: Son 24 saatte 382 Husi etkisiz hale getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yemen Silahlı Kuvvetleri, son 24 saatte Husilere yönelik 1276 operasyon düzenlendiğini ve 382 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Taiz cephesinde hava desteğiyle Husilerin saldırı kaynakları imha edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yemen'de dev operasyon: Son 24 saatte 382 Husi etkisiz hale getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yemen ordusu, İran destekli Husilere karşı son 24 saatte 1276 operasyon düzenlendiğini ve 382 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Yemen Silahlı Kuvvetleri Askeri Sözcüsü Albay Macid en-Nuzeyli, Husilere karşı yapılan son saldırılar hakkında bilgi verdi.</p><p><b>ŞAFAK OPERASYONU SÜRÜYOR</b></p><p>"Yemen Şafağı" operasyonu kapsamında ordunun saldırılarını sürdürdüğünü belirten Nuzeyli, son 24 saat içinde çeşitli cephe ve hatlarda Husileri hedef alan 1276 operasyon düzenlendiğini kaydetti. Operasyonlara ilişkin bilgi veren Nuzeyli, Husilere ait komuta ve kontrol merkezlerinin, savunma mevzilerinin, askeri takviyelerin, nakliye ve lojistik araçlarının, silah ve mühimmat depolarının hedef alındığını vurguladı.</p><p><b>TAİZ CEPHESİNDE KONTROL ARTIRILDI</b></p><p>Nuzeyli, Taiz cephesinde ordu birliklerinin birçok operasyon icra ettiğini, hava unsurlarının desteğiyle Husilerin saldırı kaynaklarının imha edildiğini, takviyelerin engellendiğini ve stratejik noktalarda kontrolün artırıldığını aktardı. Yemen'in kuzeyindeki Cevf, orta kesimdeki Marib ve Beyda'nın yanı sıra güney ve güneybatı cephelerinde eş zamanlı olarak operasyonların devam ettiğini kaydeden Nuzeyli, sahadaki gelişmelere göre operasyonun devam edeceğini ifade etti.</p><p><b>YILLARDIR SÜREN İÇ SAVAŞ</b></p><p>Yemen, İran destekli Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'yı ve bazı vilayetleri kontrol etmesinin ardından başlayan iç savaşa sahne oluyor. Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Mart 2015'ten bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetine destek veriyor.</p><p>Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde artarken İran destekli Husiler, kendilerine yönelik saldırılardan sorumlu tuttukları Suudi Arabistan'ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor. Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasında temmuz ayından bu yana yeniden şiddetlenen çatışmalarda Birleşmiş Milletler raporlarına göre binlerce kişi öldü veya yaralandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/yemende-dev-operasyon-son-508_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gabon-aciklarinda-petrol-platformu-batti-1-olu-4-kayip-296978</link>
      <pubDate>2026-10-26T21:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gabon açıklarında petrol platformu battı: 1 ölü, 4 kayıp]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Gabon'un Mayumba kıyıları açıklarında bulunan Prospector 5 adlı petrol platformu battı. Kazada 1 kişi hayatını kaybederken 4 kişiden haber alınamıyor. Yetkililer arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gabon açıklarında petrol platformu battı: 1 ölü, 4 kayıp]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gabon'un Mayumba kıyıları açıklarında bulunan Dussafu Marin ruhsat sahasındaki Prospector 5 adlı petrol platformu, cumartesi gecesi TSİ 23.40'ta battı. Platformda bulunan 115 kişiden 110'u kurtarılırken, 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişiden ise haber alınamıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/ade97c43137b48b6b911-261020266e5d22c2.mp4" type="video/mp4"></video><p>Platformun sahibi Borr Drilling şirketi, ilk belirlemelere göre platformun rutin ön yükleme faaliyetleri sırasında delinme ve zemin çökmesi yaşadığını, bu durumun ani bir stabilite kaybını tetiklediğini açıkladı.</p><p><b>ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</b></p><p>Gabon Petrol ve Gaz Bakanlığı, kriz masası kurarak kayıp kişiler için arama kurtarma operasyonu başlattı. Gabon Petrol Bakanı Clotaire Kondja, batmanın kesin nedenlerini belirlemek üzere resmi bir teknik soruşturma emri verildiğini duyurdu.</p><p>Gabon hükümet yetkilileri, batmanın ardından herhangi bir kimyasal sızıntı veya deniz kirliliği izine rastlanmadığını bildirdi. Çevre müdahale ekipleri, kıyı şeridini ve yakındaki Mayumba Milli Parkı'nı korumak amacıyla hazırda bekletiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/gabon-aciklarinda-petrol--275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/antalyada-dagcilari-tasiyan-minibus-devrildi-15-kisi-yaralandi-296977</link>
      <pubDate>2026-10-26T21:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antalya'da dağcıları taşıyan minibüs devrildi: 15 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde dağ tırmanışı yapan grubu taşıyan tur minibüsünün şarampole devrilmesi sonucu sürücüyle birlikte 15 kişi yaralandı. Yaralılar Kumluca ve Finike'deki hastanelere kaldırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antalya'da dağcıları taşıyan minibüs devrildi: 15 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan Mahallesi'nden yola çıkan ve dağ tırmanışı yapan grubu taşıyan Metin D. yönetimindeki 38 AKZ 946 plakalı tur minibüsü, Mavikent Mahallesi Çerdin mevkiinde kontrolden çıkarak şarampole devrildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/aw81892505-2610202633c9d7fc.jpg"/><p><b>15 KİŞİ HASTANELERE KALDIRILDI</b></p><p>İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kaza yerine gelen ambulanslar tarafından sürücü ile birlikte 15 kişi, Kumluca ve Finike'deki hastanelere kaldırıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/aw81892506-2610202620fb2831.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/antalyada-dagcilari-tasiy-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-fenerbahce-derbisinin-ilk-11leri-belli-oldu-296976</link>
      <pubDate>2026-10-26T20:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ilk 11'leri belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Saat 21.30'da oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ilk 11'leri belli oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ilk 11'leri belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında yapılacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin hakem ve takım kadroları şöyle:</p><p>Hakemler: Atilla Karaoğlan, Ceyhun Sesigüzel, Süleyman Özay</p><p>Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sallai, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Lemina, Torreira, Yunus Akgün, Batrakov, Barış Alper Yılmaz, Osimhen<br></p><p>Fenerbahçe: Ederson, Semedo, Skriniar, Brown, Levent Mercan, Kante, Guendouzi, İrfan Can Kahveci, Greenwood, Oğuz Aydın, Lukaku</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/galatasaray-fenerbahce-de-671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iraktan-resmi-aciklama-kalkinma-yolu-projesi-icin-tarih-verildi-296975</link>
      <pubDate>2026-10-26T20:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak'tan resmi açıklama... Kalkınma Yolu Projesi için tarih verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Kalkınma Yolu Projesi'nin uzantısının temelinin 2027 yılının başında atılacağını açıkladı. Zeydi, aynı dönemde Büyük Fav Limanı'nın da tam kapasiteyle hizmete açılacağını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak'tan resmi açıklama... Kalkınma Yolu Projesi için tarih verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Kalkınma Yolu Projesi'nin uzantısının temelinin 2027 yılının başında atılacağını duyurdu.</p><p><b>SANAYİ KENTLERİ DE PROJEYE DAHİL</b></p><p>Zeydi, Irak resmi haber ajansı INA'da yer alan açıklamasında, sanayi kentlerinin kurulmasını da kapsayan projenin uzantısının gelecek yılın başında hayata geçirileceğini belirtti. Büyük Fav Limanı'nın da aynı dönemde ticari taşımacılıkta tam kapasiteyle hizmete açılacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/turkiyedenkalkinmayo-261020262485ae35.jpg"/><p><b>ERDOĞAN'A DAVET YAPILACAK</b></p><p>Zeydi, 23 Ekim tarihli açıklamasında, projenin temel atma töreni için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı davet edeceklerini belirtmişti. Projeyi Irak'ın geleceği açısından stratejik bir yatırım olarak nitelendiren Zeydi, bunun ülkenin "üçüncü nehri" olacağını ifade etmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ac046c024ab349c992d8-2610202695b629bd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/iraktan-resmi-aciklama-ka-842_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/cumhurbaskanligi-7-uluslararasi-yat-yarislarinda-cumhuriyet-kupasi-icin-geri-sayim-basladi-296974</link>
      <pubDate>2026-10-26T20:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nda Cumhuriyet Kupası için geri sayım başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet'in 103. yılı, 29 Ekim'de İstanbul Boğazı'nda yelkenlerin görkemli buluşmasıyla kutlanacak. Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nın dördüncü etabı Cumhuriyet Kupası'nda 650'yi aşkın sporcu, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde Cumhuriyet coşkusunu denizlere taşıyacak. Türk bayraklarıyla donatılan yelkenliler, Boğaz'da unutulmaz bir görsel şölen sunacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nda Cumhuriyet Kupası için geri sayım başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nın dördüncü etabı olan Cumhuriyet Kupası, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusuyla İstanbul Boğazı'nda start alacak. 650'yi aşkın sporcunun katılacağı dev organizasyon, İstanbul Boğazı'nda görsel bir şölene sahne olacak.</p><p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın katkılarıyla, İstanbul Valiliği ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğinde, İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü tarafından düzenlenen yarışlar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Dolmabahçe Sarayı önünden start alacak. 65'ten fazla takımın mücadele edeceği yarışta, Türk bayraklarıyla donatılacak yelkenliler, İstanbul Boğazı'nda eşsiz görüntüler oluşturacak.</p><p><b>YELKENLER CUMHURİYET'İN 103. YILI İÇİN AÇILACAK</b></p><p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın coşkusunu denizlere taşıyacak Cumhuriyet Kupası'nda yelkenler, İstanbul Boğazı'nın eşsiz sularında açılacak. 650'den fazla sporcu, rüzgâra karşı strateji, taktik ve dayanıklılığın ön plana çıkacağı kıyasıya bir mücadele yaşayacak. İstanbul halkı, Boğaz'ın sahil şeridinden bu özel yarışa tanıklık ederek Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yelkenlerle birlikte yaşayacak. Cumhuriyet Kupası, hem sporcular hem de İstanbullular için 29 Ekim'in anlam ve önemini Boğaz'ın eşsiz atmosferinde buluşturan unutulmaz anlara sahne olacak.</p><p><b>EKREM YEMLİHAOĞLU: "GENÇLERİN DENİZLE KURDUĞU BAĞ GÜÇLENDİKÇE ONU KORUMA SORUMLULUĞU DA ARTACAK"</b></p><p>Yarışlarla ilgili Fişekhane'de düzenlenen basın toplantısında konuşan İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü Başkanı Ekrem Yemlihaoğlu, çocukların ve gençlerin yelken sporuyla tanışmasına büyük önem verdiklerini belirtti. Yemlihaoğlu, "Deniz üzerinde kazanılan öz güven, dayanışma ve doğaya saygının, hayatın her alanında bu gençlere faydası olacağına ve kendilerini ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Bu gençlerin denizle kurduğu bağ güçlendikçe onu koruma sorumluluğu da artacak." dedi.</p><p><b>"YAT TURİZMİ ÇOK CİDDİ BİR EKONOMİK FAYDA VE İSTİHDAM POTANSİYELİNE SAHİP"</b></p><p>Yat sektörünün dünya genelinde yarattığı ekonomiye de dikkat çeken Yemlihaoğlu, sektörün Türkiye açısından taşıdığı potansiyeli şu sözlerle değerlendirdi:</p><p>"Avrupa Birliği'nde yat turizmi için yapılan çalışmalar yıllık 78 milyar euroya ulaştı. Burada kastettiğim ülkeler ağırlıklı olarak Yunanistan, İtalya ve İspanya. Bu hacim, 234.000 kişilik istihdama işaret ediyor. Dolayısıyla burada çok ciddi bir ekonomik fayda sağlanabilir. Çok ciddi istihdam yaratma potansiyeline sahip. Bu denizlerin tamamında yelken yapmış biri olarak söylüyorum ki ülkemizdeki tesisler, marinalar, konaklama tesisleri ve bir yatçının ihtiyaç duyacağı tesisler katbekat fazlasıyla mevcut. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları'yla biz bu ekonomiyi de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz."</p><p>Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları'nın en büyük değerlerinden birinin Türkiye'nin uluslararası tanıtımına katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Yemlihaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"İstanbul Boğazı'nda yarışan yelkenlerin arkasında görünen tarihî süreç, Çanakkale'de yazılan kahramanlık hikâyesi, Samsun'da yaşadığımız ve Cumhuriyetimizin mihenk taşı olan tarihî gün ve mekân ile Ege'nin koylarında verilen mücadele, dünyaya Türkiye hakkında güçlü bir mesaj vermektedir.</p><p>Müsaade ederseniz bu yolculuğa himayeleriyle güç veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak'a, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a, Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Sayın Özlem Akdurak'a, yerel yöneticilerimize, sponsorlarımıza, bizi bugün burada misafir eden Fişekhane'ye ve sporcularımıza verdikleri desteklerle büyük katkı sağlayan Jacques Philippe'e teşekkür ediyorum."</p><p><b>NEON SAILING CUP İLE İSTANBUL BOĞAZI'NDA DÜNYADA BİR İLK YAŞANACAK</b></p><p>İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü Başkanı Ekrem Yemlihaoğlu, 28 Ağustos 2027'de Sailturkiye kapsamında dünyada ilk kez düzenlenecek gece yarışının da İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirileceğini açıkladı.</p><p>Neon Sailing Cup Kurucu ve Koordinatörü Melisa Kavsak da organizasyonun yelken sporunun görünürlüğüne, İstanbul'un uluslararası tanıtımına ve spor turizmine sağlayacağı katkılara dikkat çekti. Kavsak, "Sporun heyecanını teknoloji ve görsel estetikle bir araya getiren bu organizasyon, yelken yarışlarını yalnızca denizden ve sosyal medya üzerinden değil, kıyıdan da izlenebilen etkileyici bir deneyime dönüştürecek. Burada hedefimiz yalnızca bir yarış düzenlemek değil, yelken sporunun görünürlüğünü artırmak. Bu sporun daha geniş kitlelerle buluşmasını sağlamak ve İstanbul'un tarihî ve kültürel kimliğini çağdaş bir spor etkinliğiyle bütünleştirmek. Aynı zamanda bu organizasyonun İstanbul'un uluslararası tanıtımına ve spor turizmine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. İstanbul, tarihî mirası ve Boğazı'yla Neon Sailing Cup sayesinde dünyada benzeri olmayan bir spor ve şehir deneyimine dönüşebilecek potansiyele sahip." ifadelerini kullandı.</p><p><b>CUMHURİYET KUPASI'NDA HEDEF ŞAMPİYONLUK</b></p><p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilecek final etabında ekipler, sezonu başarıyla tamamlamak için mücadele edecek. Sezon boyunca tüm etaplarda elde edilen puanların belirleyici olacağı şampiyonluk yarışında, genel klasmanda en yüksek puana ulaşan ekip sezon şampiyonluğunu kazanacak.</p><p>Kazananlara kupaları, 1 Kasım'da Fişekhane'de düzenlenecek ödül töreniyle takdim edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/cumhurbaskanligi-7-ulusla-426_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bayrampasada-iski-calismasinda-gocuk-1-isci-hayatini-kaybetti-296973</link>
      <pubDate>2026-10-26T19:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bayrampaşa'da İSKİ çalışmasında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Bayrampaşa'da İSKİ'nin yürüttüğü altyapı çalışması sırasında meydana gelen göçükte toprak altında kalan 1 işçi hayatını kaybetti. Olay yerine sevk edilen itfaiye ve AFAD ekipleri işçiyi çıkarmak için çalışma yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bayrampaşa'da İSKİ çalışmasında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bayrampaşa Şehir Parkı Caddesi'nde İSKİ tarafından yürütülen altyapı çalışması sırasında göçük meydana geldi. Göçükte toprak altında kalan 1 işçi hayatını kaybetti.</p><p><b>İŞÇİYİ ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞMA YAPILDI</b></p><p>İhbar üzerine bölgeye polis, AFAD, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ve AFAD ekipleri toprak altında kalan işçiyi çıkarmak için çalışma yürüttü. Yapılan çalışmanın ardından işçinin hayatını kaybettiği belirlendi.</p><p>Olay yerindeki incelemenin sürdüğü bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bayrampasada-iski-calisma-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milasta-rusvet-operasyonu-chpli-belediye-baskani-gorevden-uzaklastirildi-296972</link>
      <pubDate>2026-10-26T19:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milas'ta rüşvet operasyonu: CHP'li Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Muğla Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milas'ta rüşvet operasyonu: CHP'li Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<article><p>İçişleri Bakanlığı'nca, Muğla Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz görevden uzaklaştırıldı.</p></article><p>İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Muğla ili Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz hakkında, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/11589 Soruşturma sayılı dosyasında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve rüşvet almak' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Muğla Sulh Ceza Hakimliğinin 23.10.2026 tarih ve 2026/246 sorgu sayılı kararı ile tutuklanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/milasta-rusvet-operasyonu-385_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-guven-mesaji-turkiye-sokaga-teslim-edilemez-296971</link>
      <pubDate>2026-10-26T18:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan güven mesajı: Türkiye sokağa teslim edilemez]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa, şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan güven mesajı: Türkiye sokağa teslim edilemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yapılan Kabine Toplantısı sona erdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: </b></p><p>Grizü patlamasında hayatını kaybeden üç madencimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilerimize ise acil şifalar diliyorum. Yine önceki gün Ankara'da yaşanan askeri araç kazasında şehit olan Albay Said Gökgöz'e Rabbimden rahmet niyaz ediyor; şehidimizin ailesine, silah arkadaşlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Cenab-ı Allah şehidimizin ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin. Kazada yaralanan bir askerimiz taburcu olmuş, diğer askeri personelimizin tedavisi halen devam etmektedir. Kendisine acil şifalar temenni ediyorum.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">#CANLI | Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan): Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. https://t.co/LtSXZKTJMW</p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2114749400446648390?ref_src=twsrc%5Etfw">October 26, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Sevgili vatandaşlarım, Kabinemizin 74. toplantısını az önce hitama erdirdik. Toplantımızda iç siyasete, ekonomiye, güvenliğe ve dış politikaya dair güncel gelişmeleri istişare ettik. Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde Hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hale geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum.</p><p>Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında; tüm imkanlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk Cumhuriyetleri'ne nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor, uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz.</p><p>Son toplantımızdan bu yana uluslararası ilişkiler bağlamında, Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik ettik. 16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerjiye, eğitimden savunma sanayiine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkânlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askeri çerçeve anlaşması, yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu.</p><p>Attığımız bir diğer tarihi adım, Kanada Başbakanı Sayın Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyaret, münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdı. Ayrıca savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında iş birliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.</p><p>Yine hafta sonu İstanbul'da 9. Ara Buluculuk Konferansı'nı başlattık, akabinde de  R4 ve R4+, E-4 Dışişleri Bakanları toplantılarına ev sahipliği yaptık. İnşallah Çarşamba günü Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceğiz. Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü ise Türk dünyasından seçkin konuklarımızla büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. zirvesine yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz.</p><p>Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hükümet başkanının katılımıyla COP31 zirvesini Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz. Aziz milletim, değerli arkadaşlar, biz gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sâri köklü devlet geleneğimizin zaviyesinden bakıyoruz. Günü kurtarmanın değil, istikbali inşa etmenin peşindeyiz.</p><p>Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk; kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirdik. Biliyorsunuz, 27 Kasım 2019 tarihinde Libya Millî Mutabakat Hükümeti ile stratejik önemi haiz deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzalamıştık. Bu mutabakat, Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı: Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı.</p><p>Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır; Türkiye'nin ilk günden beri savuna geldiği "tek Libya, tek devlet" ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü, Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini, Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum.</p><p>Şunu burada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum: Biz huzura, refaha ve güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye, bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir.</p><p>Aziz milletim, tabii burada şu gerçeğin de altını çizmek durumundayım: Mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur. Bizim Doğu Akdeniz'le ilgili politikamız çok nettir. Biz Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz; sadece deniz yetki alanımızı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz.</p><p>Bir kere şunu herkes bilmeli: Gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydası olmaz. Türkiye bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke zaten değildir. Bizim siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye'nin çıkarlarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara, ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum.</p><p>Libya Temsilciler Meclisindeki kardeşlerimize ve kardeş Libya halkına en kalbi selamlarımı yolluyor; Rabbim dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Bu vesileyle, aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren, "Libya'da ne işimiz var?" diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına kutluyor; Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.</p><p>Bakınız, daha önce de söyledim: Siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır. Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonlu bu sorumsuzluk, bunların en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulhukûn hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">#CANLI | Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan): Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.  Basın özgürlüğü bahanesiyle hükümetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar. Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler.</p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2114755007035871244?ref_src=twsrc%5Etfw">October 26, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa, şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükümetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar. Kimse kusura bakmasın; daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler.</p><p>Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce özel televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez.</p><p>Şu temel hakikati tekrar hatırlatmak isterim: Bizler ister iktidarda ister muhalefette olalım, hepimiz ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef insanlarız. Makamlarımız, unvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı, milletimizin hizmet için bizlere emanet ettiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz.</p><p>Sevgili vatandaşlarım, 2027 yılı merkezî yönetim bütçe teklifimizi geçen hafta Gazi Meclisimizin takdirine sunduk. Bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz.</p><p>Şehirlerimizi deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlıyız. Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini %176 artırarak 276 milyar liraya yükselttik. Sosyal konut ödeneğini %150 artırarak 250 milyar liraya çıkardık. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdık. 2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik.</p><p>Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026 yılını %3,3 büyüme ile tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın %4,2 seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının %53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının ise %8'e gerilemesini öngörüyoruz.</p><p>2027 bütçesinde %13,7 ile aslan payını yine eğitime verdik. Millî Eğitim Bakanlığımıza 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdık. Yükseköğretim dâhil eğitim bütçemizi toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye çıkardık. Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor.</p><p>Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması en temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklemelere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık. Yine 2022'de başlattığımız, asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettiriyoruz. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanlarımızın gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlıyoruz.</p><p>Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek malî imkânları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi, adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz.</p><p>Tarım ülkemiz için stratejik önemi yüksek bir sektördür. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira kaynak ayırdık. Reel sektör desteklerimize ise tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira tahsis ettik. İç güvenlik dâhil olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar lira kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.</p><p>Son olarak şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Komşumuz İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşması, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine sebep olmaktadır. Temennimiz, bölgemizi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulmasıdır. Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkarttığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz.</p><p>Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı ve güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan; istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak; birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz.</p><p>Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle Kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kabine-toplantisi-sona-er-586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-derbi-trafigi-arac-yogunlugu-basladi-296970</link>
      <pubDate>2026-10-26T18:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da derbi trafiği... Araç yoğunluğu başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da akşam oynanacak Beşiktaş-Başakşehir ve Galatasaray-Fenerbahçe maçları öncesinde kent genelinde trafik yoğunluğu erken saatlerde başladı. Stadyumlara ulaşımı sağlayan güzergahlar ile ana arterlerde yoğunluk saat 18.00 itibarıyla yüzde 72'ye ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da derbi trafiği... Araç yoğunluğu başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da Beşiktaş-Başakşehir ve Galatasaray-Fenerbahçe maçları öncesinde trafik yoğunluğu erken saatlerde başladı. Karşılaşmaların oynanacağı stadyumlara çıkan yolların yanı sıra kent genelindeki ana arterlerde de trafik yoğunluğunda artış yaşanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ac96d097b36a435eaa78-26102026b8322d06.jpg"/><p><b>STADYUM ÇEVRESİNDE YOĞUNLUK ARTTI</b></p><p>Trendyol Süper Lig kapsamında saat 19.00'da Tüpraş Stadyumu'nda oynanacak Beşiktaş-Başakşehir karşılaşması ile saat 21.00'de RAMS Park'ta oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesinde İstanbul trafiğinde yoğunluk arttı. Stadyumlara ulaşımı sağlayan Seyrantepe ve Beşiktaş çevre yollarında yoğunluk yaşanırken, kentin ana arterlerinde de trafik yoğunluğu gözlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/f2210f4e13ce46a58e6b-261020262131c561.jpg"/><p><b>SÜRÜCÜLER ERKEN YOLA ÇIKTI</b></p><p>Dev karşılaşmalar öncesi trafiğe yakalanmak istemeyen sürücüler, iş çıkış saatinden önce yola çıkarak trafikte yoğunluk oluşturdu. Yenibosna ve Halıcıoğlu'nda Ankara ve Edirne istikametlerinde trafiğin durma noktasına geldiği görüldü.</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik uygulamasında saat 18.00 itibarıyla trafik yoğunluğunun yüzde 72'ye çıktığı görüldü. Karşılaşma saatleri yaklaştıkça yoğunluğun daha da artması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/istanbulda-derbi-trafigi--945_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tahranda-kritik-zirve-mekke-ittifaki-iran-ile-bir-araya-geldi-296969</link>
      <pubDate>2026-10-26T18:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tahran'da kritik zirve: Mekke İttifakı İran ile bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Mekke Savunma İttifakı üyeleri Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın üst düzey temsilcileri, bölgesel güvenliği görüşmek üzere Tahran'da İranlı yetkililerle dörtlü toplantı gerçekleştirdi. Görüşmede ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının sonuçları da ele alınacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tahran'da kritik zirve: Mekke İttifakı İran ile bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mekke Savunma İttifakı ülkeleri Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın üst düzey temsilcileri, bölgesel güvenlik konularını görüşmek üzere İran'ın başkenti Tahran'da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Dörtlü toplantıya Türkiye'den Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ve Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bd730f1db4794f3db4cf-26102026fc087f95.jpg"/><p>İran tarafında ise Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai toplantıda yer aldı. Görüşmede bölgesel güvenlik, askeri saldırıların sonuçları, bölgede devam eden saldırılar ile Filistin ve Lübnan halklarına yönelik yardımların ele alınması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/0ebf85af7a7d469396ef-26102026e14db388.jpg"/><p><b>ABD'NİN SALDIRILARI GÜNDEMDE OLACAK</b></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, toplantının gündemine ilişkin açıklamasında bölgesel güvenliği etkileyen en önemli meselelerin, özellikle İsrail'in yayılmacı politikalarının ve işgal altındaki Filistin topraklarıyla Lübnan çevresindeki gelişmelerin masaya yatırılacağını söyledi.</p><p>Bekayi, ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırısının tüm bölgenin güvenliği üzerindeki sonuçlarının göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak bu konunun da toplantıda ele alınacak önemli başlıklardan biri olacağını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/tahranda-kritik-zirve-mek-983_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanligi-kabinesi-bestepede-toplandi-296968</link>
      <pubDate>2026-10-26T18:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kabine Toplantısı sona erdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yapılan Kabine Toplantısı sona erdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kabine Toplantısı sona erdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saat 15.38'de başlayan toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42869852.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/cumhurbaskanligi-kabinesi-904_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/meteorolojiden-istanbul-dahil-11-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-296967</link>
      <pubDate>2026-10-26T18:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den İstanbul dahil 11 il için kuvvetli yağış uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yarın beklenen kuvvetli yağış nedeniyle İstanbul'un da aralarında bulunduğu 11 il için sarı ve turuncu kodlu uyarıda bulundu. Muğla turuncu, diğer 10 il ise sarı kodla uyarıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteoroloji'den İstanbul dahil 11 il için kuvvetli yağış uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), yarın etkili olması beklenen kuvvetli yağış nedeniyle 11 il için uyarıda bulundu. Yayımlanan haritaya göre Muğla turuncu kodla, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Denizli, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Tekirdağ ve Yalova ise sarı kodla uyarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/saganakaa2349154-261020264ea359d3.jpg"/><p><b>SEL VE YILDIRIM RİSKİNE DİKKAT</b></p><p>Kurum, ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/meteorolojiden-istanbul-d-844_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gaziantepte-atiklar-enerjiye-kaynaklar-ekonomik-degere-donusuyor-296966</link>
      <pubDate>2026-10-26T17:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te atıklar enerjiye, kaynaklar ekonomik değere dönüşüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir çevre yönetimi anlayışıyla atıkları yeniden ekonomiye kazandırıyor. Mekanik biyolojik ayrıştırma, biyogaz ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla doğal kaynakların korunmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, atık yönetiminden su tasarrufuna kadar birçok alanda çevre odaklı çalışmalar yürütüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep'te atıklar enerjiye, kaynaklar ekonomik değere dönüşüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing">Türkiye'nin  önemli sanayi, ticaret ve üretim merkezlerinden Gaziantep'te, artan nüfus ve  gelişen yerleşim alanlarının beraberinde getirdiği çevresel ihtiyaçlar,  sürdürülebilir şehircilik uygulamalarıyla karşılanıyor. Gaziantep Büyükşehir  Belediyesi, atıkların kaynağında azaltılması, geri kazanılması, enerjiye  dönüştürülmesi ve doğal kaynakların verimli kullanılması amacıyla yürüttüğü  çalışmalarla döngüsel ekonomi modelini kent yönetiminin önemli bir parçası  haline getiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ptenrnretm4-26102026c9c0fbc5.jpg"/><p class="MsoNoSpacing">Geleneksel  atık yönetiminde toplama ve bertaraf işlemleri ön planda yer alırken,  Gaziantep'te uygulanan sistemde atıkların yeniden değerlendirilmesi ve ekonomik  değer oluşturması esas alınıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ptenrnretm3-26102026c3e362e1.jpg"/><p class="MsoNoSpacing"><b>ATIKLAR GERİ KAZANIM  SÜREÇLERİYLE YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYOR</b></p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep  Büyükşehir Belediyesi'nin entegre katı atık yönetimi kapsamında faaliyet  gösteren Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi, evsel atıkların geri kazanımında  önemli rol üstleniyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Yıllık  100 bin ton atık işleme kapasitesiyle planlanan tesiste, karışık belediye  atıkları mekanik işlemlerden geçirilerek farklı özelliklerine göre  ayrıştırılıyor. Geri kazanılabilir malzemelerin yeniden değerlendirilmesine  imkân sağlayan sistemle, düzenli depolama alanlarına gönderilen atık miktarının  azaltılması hedefleniyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Bu  uygulamayla hem depolama sahalarının kullanım ömrünün uzatılması hem de  değerlendirilebilir malzemelerin yeniden ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ptenrnretm1-2610202651f7fb0c.jpg"/><p class="MsoNoSpacing"><b>HAYVANSAL ATIKLAR ENERJİ  KAYNAĞINA DÖNÜŞÜYOR</b></p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep'in  döngüsel ekonomi uygulamalarında öne çıkan yatırımlarından Oğuzeli Biyogaz  Tesisi, hayvansal atıkların enerji üretiminde değerlendirilmesine imkan  sağlıyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Tesiste  organik atıkların kontrollü biyolojik süreçlerden geçirilmesiyle biyogaz elde  ediliyor. Üretilen biyogaz elektrik enerjisine dönüştürülürken, işlem  sonrasında ortaya çıkan materyallerin uygun şartlarda tarımsal üretimde değerlendirilmesi  de mümkün hale geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ptenrnretm2-261020266bced842.jpg"/><p class="MsoNoSpacing">Böylece  hayvansal atıkların çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, enerji  üretimine katkı sağlanması ve tarımsal kaynakların daha verimli kullanılması  hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/sifiratik-26102026e6396c18.jpg"/><p class="MsoNoSpacing"><b>ÇÖP GAZINDAN ELEKTRİK  ÜRETİLİYOR</b></p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep  Büyükşehir Belediyesi, düzenli depolama sahalarında oluşan metan gazını da  enerji üretiminde değerlendiriyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Organik  atıkların parçalanması sonucu ortaya çıkan metan gazının toplanarak elektrik  enerjisine dönüştürülmesiyle hem sera gazı salımının azaltılmasına hem de  enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/sifiratik-26102026a94552bc.jpg"/><p class="MsoNoSpacing">Atıkların  enerjiye dönüştürülmesine yönelik yatırımlar, kentin yenilenebilir enerji  kaynaklarını çeşitlendirirken atık yönetiminde çevresel ve ekonomik kazanımları  bir araya getiriyor.</p><p class="MsoNoSpacing"><b>YENİLENEBİLİR ENERJİYLE  KAYNAK VERİMLİLİĞİ ARTIRILIYOR</b></p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep  Büyükşehir Belediyesi, atıktan enerji üretiminin yanı sıra güneş enerjisi  yatırımları ve enerji verimliliği uygulamalarıyla da sürdürülebilir kent  yönetimini destekliyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Yenilenebilir  enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasıyla kamu hizmetlerinde  enerji maliyetlerinin azaltılması, fosil yakıtlara bağımlılığın düşürülmesi ve  karbon emisyonlarının sınırlandırılması amaçlanıyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Enerji  yatırımları, yalnızca elektrik üretimi açısından değil, uzun vadeli ekonomik  tasarruf ve çevresel sürdürülebilirlik bakımından da değerlendiriliyor.</p><p class="MsoNoSpacing"><b>SU KAYNAKLARININ  KORUNMASI İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR</b></p><p class="MsoNoSpacing">Döngüsel  ekonomi yaklaşımının önemli başlıklarından birini de su kaynaklarının verimli  kullanılması oluşturuyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep  Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında  içme suyu altyapısının geliştirilmesi, su kayıplarının azaltılması, atık suyun  arıtılması ve mevcut kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar sürdürülüyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Özellikle  iklim değişikliği ve kuraklık riskinin giderek önem kazandığı süreçte, suyun  temininden arıtılmasına kadar bütün aşamaların sürdürülebilir bir anlayışla  yönetilmesi hedefleniyor.</p><p class="MsoNoSpacing"><b>SIFIR ATIK ANLAYIŞI KENT  GENELİNE YAYGINLAŞTIRILIYOR</b></p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep  Büyükşehir Belediyesi, teknik altyapı yatırımlarını çevre bilincinin  geliştirilmesine yönelik çalışmalarla destekliyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Atıkların  kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve  doğal kaynakların bilinçli tüketilmesi, sürdürülebilir atık yönetiminin temel  unsurları arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/sifiratik-2610202669edda10.jpg"/><p class="MsoNoSpacing">Özellikle  çocuklar ve gençlerde çevre farkındalığının artırılması, sıfır atık  yaklaşımının günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi açısından önem  taşıyor.</p><p class="MsoNoSpacing"><b>HEDEF DAHA AZ ATIK, DAHA  FAZLA GERİ KAZANIM</b></p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep  Büyükşehir Belediyesi, çevre yönetimini yalnızca bugünün ihtiyaçlarını  karşılayan bir hizmet alanı olarak değil, kentin geleceğini şekillendiren  stratejik bir yatırım alanı olarak değerlendiriyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Atık  yönetimi, yenilenebilir enerji, su kaynaklarının korunması, iklim  değişikliğiyle mücadele ve yeşil alan çalışmalarının birbirini tamamlayan bir  anlayışla yürütülmesiyle daha dirençli ve sağlıklı bir kent yapısı  oluşturulması amaçlanıyor.</p><p class="MsoNoSpacing">Gaziantep'te  uygulanan döngüsel ekonomi modeliyle atık miktarının azaltılması, geri kazanım  oranlarının artırılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve doğal  kaynakların gelecek nesillere korunarak aktarılması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/gaziantepte-atiklar-enerj-401_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gaziantepin-dunyaca-unlu-mutfagindan-iklim-dostu-gelecege-296965</link>
      <pubDate>2026-10-26T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep'in dünyaca ünlü mutfağından iklim dostu geleceğe!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[UNESCO Gastronomi Şehri Gaziantep, binlerce yıllık mutfak kültürünü yerel üretimin desteklenmesi, gıda kayıplarının önlenmesi ve tarımsal sürdürülebilirlik çalışmalarıyla geleceğe taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep'in dünyaca ünlü mutfağından iklim dostu geleceğe!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin üreticiden tüketiciye doğrudan ulaşımı  sağlayan projeleri, çiftçilere yönelik destekleri ve soğuk zincir yatırımları,  9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim  Değişikliği Konferansı'nın (COP31) gıda güvenliği ve iklim değişikliğine uyum  hedefleriyle örtüşüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/corafaret1-26102026d7eee96d.jpg"/><p class="MsoNormal">Dünyanın önemli gastronomi merkezlerinden biri olan Gaziantep, zengin  mutfak mirasını yalnızca lezzetleriyle değil, bu lezzetlerin temelini oluşturan  tarımsal üretimi korumaya yönelik çalışmalarıyla da yaşatıyor. Büyükşehir  Belediyesi'nin yürüttüğü projeler, üreticinin desteklenmesinden ürünlerin  sofraya ulaşmasına kadar gıda sisteminin farklı aşamalarını kapsıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/haydtarladansofraya4-261020264631b368.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>TARLADAN SOFRAYA ARACISIZ GIDA MODELİ</b></p><p class="MsoNormal">Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin hayata geçirdiği "Haydi Tarladan  Sofraya" modeli, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin  ürünlerini aracısız olarak tüketicilerle buluşturmasına imkan sağlıyor.</p><p class="MsoNormal">Üreticilere ihtiyaç duyduklarında soğuk zincirle taşıma ve depolama desteği  sunulan sistemle, hasat sonrasında oluşabilecek ürün kayıplarının önlenmesi  amaçlanıyor.</p><p class="MsoNormal">Gaziantep genelinde 7 noktada pazar yeri kurulması öngörülürken modelin  kent geneline yaygınlaştırılması da planlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/haydtarladansofraya6-261020266527f2a0.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>GIDA İSRAFINA KARŞI SOĞUK ZİNCİR YATIRIMI</b></p><p class="MsoNormal">Gaziantep'te gıda kayıplarını azaltmaya yönelik bir diğer önemli çalışma  ise Soğuk Zincir Sebze Hali Projesi.</p><p class="MsoNormal">Projesi tamamlanan ve yapımına başlanması planlanan yeni hal ile tarımsal  ürünlerin üretim alanlarından tüketiciye daha güvenli koşullarda ulaştırılması,  depolama imkanlarının geliştirilmesi ve gıda atıklarının en aza indirilmesi  hedefleniyor.</p><p class="MsoNormal">Bu yatırımın tamamlanmasıyla özellikle yaş sebze ve meyvelerin taşınması ve  muhafazası sırasında yaşanabilecek kayıpların azaltılmasına katkı sağlanması  bekleniyor.</p><p class="MsoNormal"><b>252 BİNİ AŞKIN ÇİFTÇİYE TARIMSAL DESTEK</b></p><p class="MsoNormal">Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin devamlılığına yönelik  destek programları kapsamında 48 bin 412 ÇKS kayıtlı çiftçiye kart dağıttı.</p><p class="MsoNormal">Belediyenin genel sunumunda gübre, yem, sertifikalı tohum, fidan ve fide  desteklerinden yararlanan çiftçi sayısı 252 bin 212 olarak belirtilirken  üreticilere sağlanan mazot desteği miktarı da 18 milyon 275 bin litreye ulaştı.</p><p class="MsoNormal">Bu destekler, Gaziantep mutfağının temelini oluşturan yerel tarımsal  üretimin sürdürülmesi açısından önem taşıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>COĞRAFİ İŞARETLİ LEZZETLERLE YEREL ÜRETİMİN KORUNMASI</b></p><p class="MsoNormal">UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında Türkiye'den katılan ilk  şehir olan Gaziantep, coğrafi işaretli ürünleriyle de mutfak mirasını koruma  çalışmalarını sürdürüyor.</p><p class="MsoNormal">Antep baklavası, Araban sarımsağı, menengiç kahvesi, Antep fıstık ezmesi ve  Gaziantep lahmacunu gibi Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip ürünler,  şehrin yerel üretim kültürünün uluslararası düzeyde tanınmasına katkı sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/tarimsaldestek2-26102026c3a88d30.jpg"/><p class="MsoNormal">Yerel ürünlerin, geleneksel üretim yöntemlerinin ve gastronomi mirasının  korunması, sürdürülebilir gıda sistemlerinin kültürel boyutunu oluşturuyor.</p><p class="MsoNormal"><b>COP31'İN GIDA GÜVENLİĞİ HEDEFLERİYLE ÖRTÜŞÜYOR</b></p><p class="MsoNormal">Antalya'da düzenlenecek COP31'in gündeminde iklim değişikliğinin tarımsal  üretim üzerindeki etkileri, gıda güvenliği, su kaynaklarının verimli  kullanılması ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesi önemli yer  tutuyor.</p><p class="MsoNormal">Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin yerel üretimi destekleyen, üreticiyle  tüketiciyi buluşturan ve gıda kayıplarını azaltmayı hedefleyen çalışmaları, bu  küresel gündemin yerel yönetimler düzeyindeki uygulama örnekleri arasında  değerlendirilebilecek nitelik taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/tarimsaldestek5-26102026b428cff9.jpg"/><p class="MsoNormal">Gaziantep, böylece gastronomi alanındaki uluslararası birikimini tarımsal  üretim ve gıda yönetimiyle birleştirerek geleceğin sürdürülebilir mutfak  kültürüne yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/gaziantepin-dunyaca-unlu--671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/iste-uykusuzlugun-beyin-sagligi-uzerindeki-yikici-faturasi-296964</link>
      <pubDate>2026-10-26T17:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşte uykusuzluğun beyin sağlığı üzerindeki yıkıcı faturası]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'nın önde gelen nöroloji uzmanları tarafından yürütülen kapsamlı bir analiz, uykusuzluk yaşayan bireylerde inme riskinin yüzde 26 oranında arttığını ortaya koydu. Araştırma, uykusuzluğun yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmadığını, beyin sağlığı ve psikolojik sorunlarla da yakından ilişkili olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşte uykusuzluğun beyin sağlığı üzerindeki yıkıcı faturası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'nın farklı ülkelerinden bilim insanlarının bir araya gelerek yürüttüğü geniş kapsamlı bir araştırma, uykusuzluk sorunu yaşayan bireylerin inme geçirme riskinin yüzde 26 oranında arttığını gösterdi. Çalışmada, bir milyondan fazla kişiyle ilgili veriler analiz edildi ve uykusuzluğun yalnızca geçici bir rahatsızlık olmadığı, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulandı. Araştırma, uykusuzluğun depresyon, demans ve hastaneye yatış oranlarında da artışa yol açtığını ortaya koyarken, neden-sonuç ilişkisi konusunda ise kesin bir yargıya varılamadığını belirtti.</p><h3>Vignatelli: 'Uykusuzluk, beyin sağlığı için dikkate alınmalı'</h3><p>İtalya'nın Bologna kentinde görev yapan nörolog ve epidemiyolog Luca Vignatelli'nin liderliğindeki ekip, Avrupa Nöroloji Akademisi adına yürüttükleri bu çalışmada uykusuzluğun beyin ve zihinsel sağlık açısından bir uyarı işareti olduğunu söyledi. Vignatelli, uykusuzluğun sadece gece uykusunun bölünmesiyle sınırlı olmadığını, depresyon, intihar düşünceleri ve demans gibi ciddi psikiyatrik ve nörolojik sonuçlarla da bağlantılı olduğunu vurguladı. Araştırmada, kadınların erkeklere göre yaklaşık yüzde 50 daha fazla uykusuzluk yaşadığı ve yaşlı yetişkinler arasında uykusuzluk oranının yüzde 30'a yaklaştığı belirtildi. Vignatelli, bu bulguların uykusuzluğun toplum sağlığı açısından ciddiyetle ele alınması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.</p><h3>Uykusuzluk ve inme riski: Sayılar ne söylüyor?</h3><p>Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'dan toplanan dokuz farklı çalışmanın altısının birleştirilmesiyle elde edilen verilere göre, uykusuzluk çekenlerin inme geçirme riski yüzde 26 oranında artıyor. Araştırmaların takip süreleri 4 ila 19 yıl arasında değişirken, katılımcı sayıları 2 bin ile 500 bin arasında değişiklik gösterdi. Uykusuzluk tanımları ise kimi zaman doktor teşhisine, kimi zaman da anket sorularına dayandırıldı. Özellikle uyku ilacı kullanan bireylerde riskin farklılık gösterdiği, bazı çalışmalarda ise ilaç kullanımının inme riskini azaltıcı etkisinin olup olmadığının netleşmediği kaydedildi. Önceki araştırmalar kısa uyku süresiyle de inme arasında bağlantı kurarken, çevresel faktörler olarak hava kirliliği, trafik gürültüsü ve orman yangını dumanı da risk faktörleri arasında sıralandı.</p><h3>Beyin sağlığı ve psikolojik etkiler: Uykusuzluk zinciri</h3><p>Uykusuzluk yalnızca inme riskiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda demans ve özellikle Alzheimer hastalığı ile de güçlü bir ilişki gösteriyor. Araştırmada, uykusuzluğun özellikle depresyon, intihar düşünceleri ve girişimleriyle bağlantısı dikkat çekti. Her yaş grubunda uykusuzluk yaşayan bireylerde depresyon gelişme olasılığı yaklaşık üç kat daha fazla. Ayrıca, kronik uykusuzluğun beyin yaşlanmasını hızlandırabileceğine dair bulgular da ortaya koyuldu. Ancak, uykusuzluğun beyinde tam olarak nasıl bir zarara yol açtığı henüz netlik kazanmış değil. Bilim insanları, laboratuvar çalışmalarında yeterli uyku alınmamasının iltihap seviyelerini artırabileceğini ve Alzheimer ile ilişkili proteinlerin temizlenmesini yavaşlatabileceğini öne sürüyor, fakat bu hipotezlerin klinik olarak kanıtlanması gerekiyor.</p><h3>Hastaneye yatışlar ve erken ölüm: Uykusuzluğun sağlık sistemine etkisi</h3><p>Yaklaşık yarım milyon kişiyi kapsayan araştırmalarda, uykusuzluk yaşayanların hastaneye yatış oranı yüzde 28 daha yüksek bulundu. Ancak, bu kişilerin hastaneye hangi nedenlerle yatırıldıkları net olarak belirtilmedi. Bu durum, uykusuzluğun sağlık sistemlerine getirdiği yükün tahmin edilmesinde önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Araştırmada, uykusuzluk ile daha erken ölüm arasında belirgin bir bağ saptanmadı. İş ve yolculuk kazalarıyla ilgili ise yalnızca olası bir ilişki gözlendi, fakat bu konuda kesin bir sonuca varmak için yeterli veri bulunmadığı ifade edildi. Çalışmanın finansmanının bir kısmı ilaç şirketlerinden sağlansa da, araştırmacılar bu durumun sonuçları etkilemediğini vurguladı.</p><h3>Uykusuzluk tedavisi inme riskini azaltır mı?</h3><p>Viyana Tıp Üniversitesi'nden nörolog Stefan Seidel, kronik uykusuzluk yaşayanların mutlaka bir uzmana başvurmasını önerdi. Seidel, kronik uykusuzluğun ara sıra yaşanan kötü gecelerden farklı olduğunu ve altında stres, başka uyku bozuklukları, çeşitli sağlık sorunları veya ilaçların yatabileceğini belirtti. Uykusuzluk için bilişsel davranış terapisi (CBT-I) birinci basamak tedavi olarak öne çıkıyor ve bu yöntemin ilaçsız bir şekilde alışkanlık ve düşünce değişikliği sağladığı ifade ediliyor. Ancak, uykusuzluğun tedavisinin inme, depresyon veya demans riskini azaltıp azaltmadığına dair henüz kesin bir bilimsel veri bulunmuyor. Seidel, bu konuda uzun vadeli ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu, uykusuzluğun yalnızca bir risk göstergesi mi yoksa değiştirilebilir bir risk faktörü mü olduğunun ancak bu şekilde anlaşılabileceğini söyledi.</p><h3>Gelecek araştırmalar ve uykusuzluğun tanımı</h3><p>Bilim insanları, gelecekte yapılacak çalışmalarda uykusuzluğun tanımının daha tutarlı biçimde yapılmasını ve farklı kıtalardan, özellikle Afrika, Avustralya ve Güney Amerika'dan katılımcıların da dahil edilmesini önemli buluyor. Ayrıca, uykusuzluğun etkilerinin, tedavi amacıyla kullanılan ilaçların etkilerinden ayrıştırılması gerektiği vurgulanıyor. Araştırmacılar, toplumda uykusuzluğun ciddiyetinin anlaşılması ve bu konuda bilinçlenmenin artırılması için sağlık politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/iste-uykusuzlugun-beyin-s-893_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-gunes-patlamalarini-simule-etti-dis-atmosferi-neden-daha-sicak-296963</link>
      <pubDate>2026-10-26T17:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları güneş patlamalarını simüle etti! Dış atmosferi neden daha sıcak?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'deki bilim insanları, Şanghay'daki laboratuvar ortamında gerçekleştirdikleri deneyle Güneş'in korona tabakasındaki aşırı sıcaklığın kaynağına dair önemli bulgular elde etti. Deneyde, manyetik alanların plazmayı nasıl ısıttığı ayrıntılı şekilde incelendi ve Güneş'in atmosferindeki gizemli sıcaklık farkına ışık tutuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları güneş patlamalarını simüle etti! Dış atmosferi neden daha sıcak?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli bilim insanları, Şanghay'daki Shenguang-II lazer tesisinde yürüttükleri deneyle, Güneş'in yüzeyinden yüzlerce kat daha sıcak olan korona tabakasının gizemini çözmeye bir adım daha yaklaştı. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında oluşturdukları plazma yapılarıyla, Güneş'in dış atmosferinde gözlemlenen yüksek sıcaklık farkının nedenlerini araştırdı. Deney sonuçları, korona tabakasının sıcaklığını korumasında manyetik alanların ve küçük enerji salınımlarının kritik rol oynadığını ortaya koydu. Elde edilen veriler, Güneş'in atmosferindeki ısı artışının arkasında yatan mekanizmaların anlaşılmasına önemli katkı sağladı.</p><h3>Wei Sun ve ekibinden korona sıcaklığına dair çarpıcı bulgular</h3><p>Çin Atom Enerjisi Enstitüsü'nden Wei Sun ve Pekin Normal Üniversitesi'nden Yongli Ping'in liderliğinde yürütülen çalışma, Güneş'in korona tabakasındaki aşırı sıcaklığın nasıl oluştuğunu anlamaya odaklandı. Bilim insanları, Güneş'in görünür yüzeyinin yaklaşık 5.500 °C olduğu halde, korona tabakasında sıcaklığın bir milyondan fazla dereceye ulaştığını belirledi. Bu devasa sıcaklık farkının kaynağı uzun yıllardır tartışma konusuydu. Ekip, laboratuvar ortamında lazerle üretilen plazmada büyüyen yapıların, manyetik alanları bir araya getirerek nasıl enerji açığa çıkardığını gözlemledi. Deneyde, plazmanın oluşturduğu manyetik alanların birleşmesiyle depolanan enerjinin serbest kaldığı ve plazmanın hızla ısındığı kaydedildi. Bu süreç, Güneş'teki küçük enerji patlamaları olan nanoflare'lerin korona sıcaklığını korumadaki rolüne ışık tuttu.</p><h3>Şanghay'daki laboratuvar deneyiyle manyetik alanların etkisi kanıtlandı</h3><p>Araştırmacılar, Şanghay'daki tesiste dalgalı bir plastik hedefi dört lazer ışınıyla vurarak, hedefin plazmaya dönüşmesini sağladı. Lazer darbeleri bir milyarda bir saniye sürdü ve plazma, çevresindeki havaya genişlerken parmak ve mantar şeklinde yapılar oluşturdu. Bu davranış, Rayleigh-Taylor istikrarsızlığı olarak biliniyor. Oluşan parmakların çevresinde kendi manyetik alanları meydana geldi ve komşu yapılar zıt yönlerde alanlar taşıdı. Bilgisayar simülasyonları, bu parmakların manyetik alanları bir araya getirdiğini ve yeniden bağlantı kurarak çevredeki plazmayı ısıttığını gösterdi. Deneyin düz plastik hedefle yapılan tekrarında ise parmak benzeri yapılar oluşmadı ve plazmanın sıcaklığı yarı yarıya düştü. Dalgalı hedefte zirve elektron sıcaklığı yaklaşık 820.000 °C'ye ulaştı; bu değer, düz hedefle yapılan deneyde ölçülen sıcaklığın neredeyse iki katıydı. Ayrıca, manyetik alanların oluşmasını engelleyen bir simülasyonda, ek ısınmanın büyük oranda kaybolduğu tespit edildi. Bu bulgular, manyetik alanların korona tabakasının ısınmasında ne kadar etkili olduğunu doğruladı.</p><h3>Koronal yağmur ve laboratuvar deneylerinin Güneş'teki rolü</h3><p>Deneyler, Güneş'in atmosferinde meydana gelen ve koronal yağmur olarak bilinen, soğuk ve yoğun plazmanın üst atmosferden düştüğü koşullara benzer bir ortam sağladı. Bu tür ortamlar, istikrarsızlıkların gelişebileceği sınırlar oluşturuyor ve manyetik alanların bir araya gelerek enerji salınımını tetiklemesine olanak tanıyor. Laboratuvar plazmasının Güneş'e kıyasla çok daha yoğun olması ve süreçlerin çok daha kısa sürede gerçekleşmesi, elde edilen bulguların doğrudan Güneş'e uygulanmasını sınırlasa da, temel fiziksel mekanizmaların anlaşılması açısından büyük önem taşıyor. Bilim insanları, laboratuvarda elde edilen sonuçlarla Güneş'in korona tabakasındaki ısınmanın hangi koşullarda gerçekleştiğini ve manyetik alanların bu süreçteki etkisini test etme fırsatı buldu. Araştırmacılar, Güneş'teki nanoflare olaylarının ne sıklıkla yaşandığını ve korona sıcaklığını ne kadar etkilediğini belirlemek için daha fazla gözlem ve deney yapılması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bilim-insanlari-gunes-pat-584_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/istanbuls-vanished-historic-mosque-to-rise-again-after-70-years-296962</link>
      <pubDate>2026-10-26T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Istanbul's vanished historic mosque to rise again after 70 years]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Built during reign of Ottoman Sultan Suleiman to serve sick palace gardeners, mosque was located outside sea walls of Topkapi Palace ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Istanbul's vanished historic mosque to rise again after 70 years]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>The Bostancilar Tabhanesi Mosque, also known as the Yedekciler Mosque, which disappeared from Istanbul's historic skyline around 70 years ago, is being restored in the city's Sarayburnu district.</b></p><p>Built during the reign of <b>Ottoman Sultan Suleiman the Magnificent </b>to serve sick palace gardeners, the mosque was located outside the sea walls of Topkapi Palace, between Sarayburnu and Ahirkapi. It was demolished during coastal road development works in the 1950s.</p><p><b>Restoration efforts led by Fatih Municipality aim to return the structure to Istanbul as part of the city's historical and cultural heritage.</b></p><p>For centuries, the mosque served as a place of worship and formed part of daily life around the Ottoman palace. Its story also sheds light on the fate of historical buildings lost during Istanbul's modernization.</p><p>Urban development projects carried out between 1956 and 1960, which altered Sarayburnu's coastline and urban fabric, permanently transformed not only the area's transport network but also its historic skyline.</p><p>Academic studies have also identified the mosque among the structures that disappeared from the coastline during this period and whose former locations have been traced through historical photographs.</p><p><strong>'Mosque had completely disappeared by 1950s, 1960s'</strong></p><p>Bostancilar Tabhanesi Mosque was the only mosque located immediately outside Istanbul's sea walls, Fatih Mayor Mehmet Ergun Turan told Anadolu.</p><p>"When crossing over to this side from Uskudar or by sea, this was the first mosque whose minaret came into view. However, the structure began falling into disrepair in the 1930s. Its minaret was demolished in the 1940s. By the 1950s and 1960s, when the coastal road was built, the mosque had completely disappeared," he said.</p><p>"Today, we are delighted to restore this mosque to Istanbul's skyline, perhaps nearly 100 years later. We have photographs of it in numerous documents, its location is marked on maps, and it appears in engravings."</p><p>Underlining that they aimed to restore all lost works of ancestral heritage, he said: "We do not use public funds to build any of the mosques we restore. They are funded by donors. So far, we have completed the reconstruction of eight mosques. We are currently working on the restoration of 10 similar mosques."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/istanbuls-vanished-histor-135_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/obezite-tedavisinde-devrim-kilo-verme-ilaclarinda-kas-kaybina-son-296961</link>
      <pubDate>2026-10-26T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Obezite tedavisinde devrim! Kilo verme ilaçlarında kas kaybına son]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzeybatı Üniversitesi'nde geliştirilen deneysel RNA terapisi, kilo verme ilaçlarından kaynaklanan kas kaybını azaltma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Fareler üzerinde yapılan araştırmada, semaglutid ile birlikte uygulanan bu yeni tedavi, kas kütlesini korurken yağ kaybını artırdı. Uzmanlar, obezite tedavisinde çığır açabilecek bu yöntemin insanlar üzerinde test edilmesi için çalışmalar yürütüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Obezite tedavisinde devrim! Kilo verme ilaçlarında kas kaybına son]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzeybatı Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi'nde yürütülen yeni bir araştırmada, deneysel bir RNA terapisi, kilo verme ilacı semaglutid ile birlikte uygulandığında, farelerde kas kaybını önemli ölçüde azaltırken yağ kaybını artırmayı başardı. Obezite tedavisinde sıkça karşılaşılan kas kaybı sorununa çözüm arayan bilim insanları, geliştirdikleri bu yeni yöntemin, kilo verme ilaçlarının yan etkilerini azaltabileceğine dikkat çekti. Araştırmanın başında Joseph Bass ve Anneke Thorne yer alıyor. Ekip, tedavinin hayvanlarda sağladığı olumlu sonuçların ardından, insanlarda da benzer bir etki yaratıp yaratmayacağını incelemek için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Joseph Bass ve ekibi: RNA terapisiyle kas kaybı yarı yarıya azaldı</h3><p>Obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçlar, kilo kaybı sağlarken vücutta yağ ile birlikte kas dokusunun da azalmasına yol açıyor. Bu durum, özellikle semaglutid gibi ilaçlar kullanan hastalarda, kilo verdikten sonra kas kütlesinin geri kazanılamaması gibi uzun vadeli sorunlara neden olabiliyor. Joseph Bass ve Anneke Thorne'un liderliğinde yürütülen araştırmada, RNA terapisi ile kas kaybının yaklaşık yüzde 50 oranında azaldığı gözlemlendi. Deneyler, semaglutid ile birlikte uygulanan RNA tedavisinin, yalnızca semaglutid verilen farelere kıyasla daha fazla yağ kaybı ve daha az kas kaybı sağladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu iki kaybın eşit olmadığını, kas dokusunun geri kazanılmasının yağdan çok daha zor olduğunu vurguladı. Ayrıca, kilo verme ilaçları bırakıldığında kaybedilen kilonun büyük kısmının yağ olarak geri döndüğü, ancak kas kaybının tam olarak telafi edilemediği belirtildi. Elde edilen bulgular, obezite tedavisinde kas kaybını önlemenin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>RNA terapisiyle yağ hücreleri hedef alındı, kas dokusu korundu</h3><p>Araştırma ekibi, geliştirdikleri RNA terapisinin temelinde, yağ hücrelerini ısı üretmeye teşvik eden ve böylece vücudun depoladığı kalorileri yakmasını sağlayan bir mekanizma kullandı. Bu amaçla, ZFP423 adı verilen bir genin yağ hücrelerinin enerji yakıcı bej yağ hücrelerine dönüşmesini engellediği tespit edildi. Bass ve Thorne, bu genin talimatlarını kısa bir RNA ipliğiyle susturdu ve yağ asidi etiketiyle hedef yağ dokusuna ulaşmasını sağladı. On iki farklı RNA ipliği test edildi ve en etkili olanı seçildi. İlk deneylerde, sağlıklı farelere haftada bir kez 10 hafta boyunca uygulanan RNA terapisi, vücut ağırlığında belirgin bir değişiklik yaratmasa da, yağ oranında azalma ve kas kütlesinde artış sağladı. Tedavi edilen farelerde metabolik sağlık göstergeleri iyileşti, kan şekeri düzenlendi, insüline yanıt arttı ve vücut sıcaklıklarında yükselme gözlendi. Ayrıca, bu fareler daha fazla yemek yemelerine rağmen, kalorileri ısıya dönüştürerek yağ depolamadı. Joseph Bass, RNA terapisinin glukoz toleransını olağanüstü şekilde artırdığını ve kas kaybı olmadan yağ kaybı sağladığını belirtti. Mikroskop altında incelenen kas dokularında herhangi bir anormallik saptanmadı, kas gücü ise korundu.</p><h3>Semaglutid ve RNA terapisi kombinasyonu: Yağ kaybı ve kas gücünde çarpıcı sonuçlar</h3><p>Araştırmanın ana aşamasında, fareler yüksek yağlı diyetle obez hale getirildikten sonra üç hafta boyunca dört gruba ayrıldı: yalnızca semaglutid verilenler, yalnızca RNA terapisi uygulananlar, her iki tedaviyi birlikte alanlar ve kontrol grubu. Sonuçlara göre, her iki ilaç tek başına yaklaşık 6.6 gramlık ağırlık kaybı sağladı. Ancak, semaglutid ve RNA terapisinin birlikte kullanıldığı grupta toplam kilo kaybı 9.2 grama yükseldi. Vücut yağındaki değişim daha da belirgindi: Semaglutid tek başına 7.9 gram, RNA terapisi ise 6.4 gram yağ kaybına yol açarken, kombinasyon grubunda bu rakam 4.2 grama kadar düştü. En dikkat çekici fark kas kütlesinde görüldü. Sadece semaglutid verilen fareler, başlangıçtaki kas kütlelerinin yaklaşık yüzde 10'unu kaybederken, iki tedaviyi birlikte alanlarda bu oran yüzde 5.5'te kaldı. Ayrıca, kombinasyon grubundaki fareler, vücut ağırlığına oranla daha güçlüydü. Semaglutid, ikinci haftada kontrol grubuna göre oksijen kullanımını yüzde 13 oranında azaltırken, RNA terapisiyle birlikte bu düşüş engellendi ve enerji harcamasının korunmasına katkı sağlandı. Bu bulgular, RNA terapisinin kilo verme ilaçlarının neden olduğu kas kaybını önlemede önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p><h3>İnsanlarda RNA terapisi için yol haritası: Uzmanlar uyarıyor</h3><p>Şu ana kadar elde edilen tüm sonuçlar fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylere dayanıyor. Geliştirilen RNA ipliği, insan hücrelerinde henüz test edilmedi ve insanlarda benzer bir etki yaratıp yaratmayacağı belirsizliğini koruyor. Ayrıca, tedavinin uzun vadeli etkileri ve kilo verme ilaçları bırakıldığında yaşanacak değişimler de araştırmanın ilerleyen aşamalarında ele alınacak. Obez farelerde karaciğer yağında azalma gözlemlense de, uzun süreli yağlı karaciğer hastalığı modellerinde RNA terapisinin etkisi henüz bilinmiyor. Kuzeybatı Üniversitesi, bu terapi için geçici patent başvurusu yaptı ve Bass ile Thorne mucit olarak kaydedildi. Araştırmada kullanılan RNA kimyası, Ionis Pharmaceuticals tarafından sağlandı. Uzmanlar, insan yağ hücrelerinde de benzer sonuçların elde edilip edilemeyeceğini görmek için yeni deneyler planlıyor. Anneke Thorne, yeni terapilerin klinik uygulamaya geçebilmesi için uzun yıllar süren araştırma, geliştirme ve finansal destek gerektiğini vurguladı. Bir sonraki hedef, RNA terapisinin kimyasını iyileştirerek, insanlarda kullanılabilmesi için gerekli tüm bilimsel ve yasal verileri toplamak olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/obezite-tedavisinde-devri-849_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296960</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-gida-yetistirilecek-en-iyi-yerler-belirlendi-296960</link>
      <pubDate>2026-10-26T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta gıda yetiştirilecek en iyi yerler belirlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars toprağı üzerinde yürütülen kapsamlı araştırma, Sydney Üniversitesi öncülüğünde 2.000 farklı toprak türünün haritalanmasını sağladı. Bilim insanları, gelecekte astronotların Mars'ta tarım yapabilmesi için en uygun bölgeleri belirledi ve suyun en büyük engel olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta gıda yetiştirilecek en iyi yerler belirlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sydney Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, Mars toprağı üzerinde yaptığı detaylı analizlerle 2.000 farklı toprak türünü sınıflandırdı ve haritaladı. Bilim insanları, bu çalışma sayesinde gelecekte Mars'a gidecek astronotların gıda yetiştirebileceği en elverişli bölgeleri tespit etti. Araştırma, Mars toprağı çeşitliliğinin sanılandan çok daha fazla olduğunu ve her bölgenin bitki yetiştiriciliği açısından farklı potansiyellere sahip bulunduğunu ortaya koydu. Elde edilen bulgular, astronotların Mars'ta tarım yapabilmesi için hangi bölgelerde denemelere başlanmasının daha etkili olacağını gösteriyor.</p><h3>Bilim insanları Mars toprağı için yeni sınıflandırma sistemi geliştirdi</h3><p>Mars toprağı, bugüne kadar çoğunlukla tek tip olarak değerlendiriliyordu. Ancak Sydney Üniversitesi Tarım Enstitüsü ve Fen Fakültesi'nden Daniel Irving ve ekibi, 2.000 farklı Mars toprağı türünü ayırt ederek her birinin özelliklerini detaylı biçimde haritaladı. Bu sınıflandırma, toprakların doku, mineral içeriği, pH değeri ve katman kalınlığı gibi temel özelliklerine dayanıyor. Her bir toprak türü, bitki yetiştiriciliği açısından beş ana kriter üzerinden puanlandı. En yüksek puanı alan toprak türü, Mars yüzeyinin yalnızca %0,14'ünü kaplıyor. Araştırmacılar, yeni haritalama sistemi ile Mars'taki farklı toprak türlerinin nerelerde yoğunlaştığını ve birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu daha iyi anlama imkânı buldu. Ayrıca, Mars toprağı sınıflandırmasında "areths" gibi yeni terimler önerildi ve bu sistemin Mars'ta ilk kez bu kadar geniş ölçekte uygulandığı vurgulandı.</p><h3>2.000 Mars toprağı türü, 800 milyon nokta ve en umut verici bölgeler</h3><p>Irving'in ekibi, Mars'ın yörüngesinde dönen uzay araçlarından alınan verileri bilgisayar modelleriyle birleştirerek gezegenin yaklaşık 800 milyon farklı noktasını analiz etti. Her bir toprak türü, doku, mineral yapısı, pH ve katman kalınlığı gibi birçok özelliğiyle değerlendirildi. Elde edilen harita, Mars yüzeyinin %92'sini kapsıyor ve özellikle Tharsis bölgesi, Arabia Terra ile Elysium Planitia gibi alanlarda umut verici toprak türlerinin bulunduğunu gösteriyor. En yüksek puanı alan "Nohibareth" isimli toprak türü, nötr pH değeri ve yüksek kil oranıyla dikkat çekiyor. Nohibareth, su tutma kapasitesiyle de öne çıkıyor ve bu özellikler, Mars'ta tarım yapılacak alanların seçiminde büyük önem taşıyor. Ancak bu toprak türü, gezegenin yüzeyinde oldukça sınırlı bir alanda yer alıyor. Bilim insanları, Mars toprağı haritasının gelecekteki tarım projeleri için yol gösterici olacağını belirtiyor.</p><h3>Mars toprağı için en büyük zorluk: Su eksikliği</h3><p>Araştırmada öne çıkan en önemli bulgu, Mars toprağı türlerinin büyük bölümünde su tutma kapasitesinin oldukça düşük olması. Analiz edilen formların %73'ünde, su tutma yeteneği, diğer tüm özellikler arasında en zayıf olarak öne çıkıyor. Özellikle Fareth'ten Mareth'e kadar uzanan alanlardaki topraklar, 0.3 puanın altında su tutma kapasitesine sahip. Bu durum, Mars'ta doğrudan mahsul yetiştirmenin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Bilim insanları, Mars toprağında başarılı bir tarım için kontrollü ortamlar, ek besin maddeleri ve zararlı maddelerden arındırma işlemlerinin şart olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Mars toprağı organik madde içermediği için, Dünya'daki gibi doğal döngülerden yararlanmak mümkün olmayacak. Bu nedenle, Mars toprağı üzerinde yapılacak her türlü tarım denemesi, dikkatli planlama ve ileri teknolojiler gerektiriyor.</p><h3>Yeni harita Mars ve Dünya için çifte fayda sunuyor</h3><p>Mars toprağı haritası, yalnızca uzay tarımı için değil, Dünya'daki aşırı kurak ve zorlu bölgelerin anlaşılması açısından da önemli bilgiler sağlıyor. Sydney Üniversitesi'nden Profesör Alex McBratney, Mars'ta geliştirilen sınıflandırma sisteminin, Şili'nin Atacama Çölü, Batı Avustralya'nın Pilbara bölgesi ve kutup bölgeleri gibi Dünya'daki sert coğrafyalarda toprak bilimi açısından yeni yaklaşımlar sunabileceğini belirtiyor. McBratney, Mars toprağında organik madde olmamasının, Dünya'daki bazı toprak türlerinin işlevselliğiyle ilgili düşünceleri de değiştirdiğini ifade ediyor. Araştırmacılar, Mars toprağı haritasının, toprak bilimciler için hem Mars'ta hem de Dünya'da yeni araştırma alanları açacağını vurguluyor.</p><h3>Testler Dünya'da başlıyor: Mars tarımı için ilk adımlar</h3><p>Bilim insanları, Mars toprağı haritasında belirlenen türlere uygun toprak karışımlarını Dünya'da laboratuvar ortamında test etmeye hazırlanıyor. Bu deneylerde, haritada öne çıkan toprak türlerinin bitki yetiştiriciliğine uygunluğu, su kullanımı ve gerekli besin maddeleri detaylı şekilde incelenecek. Ayrıca, NASA'nın Mars'a gönderdiği keşif araçlarından elde edilen ölçümler ve Mars'tan getirilecek örneklerle, haritadaki bulguların doğruluğu sınanacak. Araştırmacılar, Mars toprağı üzerinde yapılacak bu testlerin, gelecekteki uzay görevlerinde gerçek tarım uygulamalarının temelini oluşturacağına inanıyor. Mars toprağı üzerinde yürütülen bu kapsamlı çalışma, gezegenler arası tarımın önündeki engelleri ve potansiyel çözümleri ortaya koyarken, insanlığın Mars'ta sürdürülebilir yaşam kurma hedeflerine bir adım daha yaklaştığını gösteriyor.</p><p>Mars toprağı haritası ve sınıflandırma sistemi, hem uzay tarımı hem de Dünya'daki aşırı koşullara sahip bölgelerin anlaşılması açısından bilim dünyasına önemli katkılar sunuyor. Gelecekte astronotların Mars'ta gıda üretimi yapabilmesi için atılan bu adımlar, aynı zamanda Dünya'daki toprak bilimi çalışmalarına da yeni bir perspektif kazandırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/marsta-gida-yetistirilece-302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aselsan-duyurdu-ilk-atis-testi-basariyla-tamamlandi-ozelligi-ne-296959</link>
      <pubDate>2026-10-26T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ASELSAN duyurdu, ilk atış testi başarıyla tamamlandı: Özelliği ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN'ın geliştirdiği ve savaş uçaklarının düşman hava savunma sistemlerinin menziline girmeden taarruz yapmasına olanak tanıyan KGK-84 Kanatlı Güdüm Kiti, Sinop Atış Alanı'nda F-16 platformundan yapılan ilk kalifikasyon menzil atışını başarıyla geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ASELSAN duyurdu, ilk atış testi başarıyla tamamlandı: Özelliği ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, ASELSAN KGK-84 Kanatlı Güdüm Kiti dünyadaki muadillerinden ayrışan ileri teknolojileri ve uzun menzilden önceden belirlenmiş yol noktalarını yüksek hassasiyetle takip edebilme kabiliyetiyle göreve hazırlanıyor.</b></p><p>Sistemin F-16&#39;dan gerçekleştirilen ilk kalifikasyon menzil atışı, Sinop Atış Alanı&#39;nda başarıyla icra edildi.</p><p>Mühimmatın en kritik bileşenlerinden biri olan açılır kanat sistemi, hedefe serbest düşüş yerine süzülerek uçuş gerçekleştirilmesini sağlıyor.</p><p><b>"At-unut"</b> yeteneğine sahip KGK-84, F-16 savaş uçaklarından atıldığında 100 kilometre menzile ulaşabiliyor. Sistem sayesinde savaş uçakları, <b>düşman hava savunma sistemlerinin menziline girmeden ve güvenli bölgeden saldırı yapma imkanına kavuşuyor.</b></p><p><b>Serbest düşüm bombalarını akıllı mühimmata dönüştürüyor</b></p><p>KGK-84, 2000 libre sınıfında yer alan MK-84, MK-84-T, NEB ve NEB-T serbest düşüm bombalarına entegre edilerek, bu silahları yüksek güvenilirliğe sahip uzun menzilli hava-yer akıllı mühimmatlarına dönüştürüyor.</p><p>Kendi tümleşik ataletsel seyrüsefer sistemi (ANS) ve küresel konumlandırma sistemi (KKS) ile donatılan kit, uzun menzilden bırakıldığında düşman sahasına girmeden yüksek vuruş hassasiyeti ve doğruluğuyla görev icra ediyor. Ayrıca GPS karıştırmasına dayanıklı anteni sayesinde elektronik harbe karşı da direnç gösteriyor.</p><p><b>Her türlü hava şartında görev yapabiliyor</b></p><p>Yüksek tahribat gücüne sahip KGK-84, her türlü hava şartında, gece ve gündüz koşullarında kullanılabilme yeteneğiyle öne çıkıyor.</p><p>Açılır kanatları sayesinde uzun menzile ulaşabilen sistem, aynı zamanda fırsat hedeflerine de taarruz edebiliyor.</p><p>Sistem, barındırdığı CRPA antijam anteni ile Küresel Navigasyon Uydu Sistemi (GNSS) karıştırmalarına karşı dayanıklılık gösteriyor. KGK-84, bütünleşik ANS/KKS tabanlı güdüm kiti altyapısıyla yol noktası takibi yapabiliyor. Seçilebilir vuruş açısı özelliğine sahip olan sistem, MIL-STD-1760 askeri standardı ile uyumlu olarak çalışıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/aselsan-duyurdu-ilk-atis--333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buyuk-kopekler-neden-daha-erken-oluyor-bilim-insanlari-dnadaki-o-gizli-ipucunu-desifre-etti-296958</link>
      <pubDate>2026-10-26T16:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Büyük köpekler neden daha erken ölüyor? Bilim insanları DNA'daki o gizli ipucunu deşifre etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Arizona Eyalet Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen ve 894 köpeğin DNA'sını inceleyen dev araştırma, büyük ırk köpeklerin moleküler düzeyde daha hızlı yaşlandığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulgunun köpek sahipleri ve veterinerler için önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Büyük köpekler neden daha erken ölüyor? Bilim insanları DNA'daki o gizli ipucunu deşifre etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arizona Eyalet Üniversitesi'nden bilim insanlarının öncülüğünde yürütülen geniş çaplı bir araştırma, büyük ırk köpeklerin küçük ırklara kıyasla moleküler düzeyde çok daha hızlı yaşlandığını ortaya çıkardı. Amerika Birleşik Devletleri'nde farklı hanelerde yaşayan toplam 894 evcil köpeğin DNA'sı üzerinden yapılan inceleme, yaşlanma, yaşam süresi ve sağlıkta görülen farklılıkların kökeninde genetik ve kimyasal değişikliklerin yattığını gösterdi. Çalışma, köpeklerin biyolojik yaşını belirlemeye yönelik epigenetik saat modeliyle, büyük köpeklerin sadece daha kısa yaşam sürmediğini, aynı zamanda vücutlarının da daha hızlı yaşlandığını bilimsel olarak kanıtladı.</p><h3>Arizona Eyalet Üniversitesi ekibi: Büyük ırk köpeklerde yaşlanma hızlandı</h3><p>Köpek Yaşlanma Projesi kapsamında, Arizona Eyalet Üniversitesi'nden Blaise Mariner, Brianah McCoy ve Noah Snyder-Mackler'ın liderliğinde yürütülen bu araştırma, 894 köpeğin dört yıl boyunca her yıl alınan kan örnekleriyle moleküler yaşlanma süreçlerini takip etti. Köpeklerin yaklaşık yarısı safkan, diğer yarısı ise melez ırklardan oluştu. Kan örnekleri sahipleri ve veteriner hekimler aracılığıyla toplandıktan sonra Texas A&amp;M Üniversitesi'ne gönderildi. Oradan Phoenix'teki Çevirisel Genom Araştırma Enstitüsü'nde 2021 ile 2024 yılları arasında toplamda 1.640 DNA örneği dizilendi. Bilim insanları, genetik kodun yanı sıra DNA'ya bağlı küçük kimyasal etiketleri de analiz etti. Bu etiketler, genlerin hangi koşullarda aktif ya da pasif olacağını belirleyen önemli biyolojik işaretler olarak öne çıkıyor. Araştırma ekibi, oluşturdukları epigenetik saat sayesinde, köpeklerin yaşını ortalama olarak bir yıl hassasiyetle tahmin edebildi. Özellikle büyük ırk köpeklerin, aynı takvim yaşında bile küçük ırklara göre biyolojik olarak daha yaşlı bir moleküler profile sahip olduğu tespit edildi. Ayrıca, erkek köpeklerin de dişilere oranla daha hızlı yaşlandığı ve bu yaşlanmanın X kromozomunda yoğunlaştığı belirlendi. Araştırmacılar, bu bulguların köpek sahipleri ve veterinerler için, özellikle yaş tahmini ve sağlık takibi açısından yeni bir dönemi başlatabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>DNA değişiklikleri ve zıplayan genler: Moleküler yaşlanmanın anahtarı</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, DNA'da yer alan ve "zıplayan genler" olarak adlandırılan transpozonların yaşlanma sürecindeki rolüyle ilgili oldu. Araştırma ekibi, incelenen DNA bölgelerinin yaklaşık %42'sinde yaşa bağlı kimyasal değişiklikler tespit etti. Bu değişikliklerin büyük bölümü, zamanla kimyasal etiketlerin kaybı şeklinde gerçekleşti ve özellikle kendini kopyalayabilen, genomda hareket edebilen DNA dizilerinde yoğunlaştı. Büyük ırk köpeklerde, bu zıplayan genlerin yaş aldıkça küçük ırklara göre yaklaşık %31 daha hızlı şekilde kimyasal işaretlerini kaybettiği ortaya kondu. Genleri açıp kapayan anahtarlarda ise büyük ve küçük ırklar arasındaki fark, bu oranın yarısından daha az seviyede kaldı. Özellikle genomda evrimsel olarak en son yayılan zıplayan gen ailelerinde, büyük köpeklerdeki yaş etkisi %43,5 oranında daha güçlü görüldü. Bilim insanları, bu kimyasal işaret kaybının, iltihaplanma, kanser ve ölüm riskinin artışıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Ancak, zıplayan genlerin yaşlanmayı hızlandırıp hızlandırmadığı konusunda doğrudan bir kanıt henüz bulunmadı. Araştırmacılar, bu bulguların ileri araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini ve köpeklerin sağlıklı yaşam yıllarının uzatılması için önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Epigenetik saat: Moleküler yaşlanma, yaşam süresi ve ölüm riskiyle ilişkili</h3><p>Epigenetik saat modeliyle yapılan analizlerde, bir köpeğin moleküler yaşı takvim yaşını aştığında, sonraki iki yıl içinde ölüm riskinin yaklaşık %15 oranında arttığı belirlendi. Bu oran, insanlarda tespit edilen %1,5 ila %3'lük artışa kıyasla oldukça yüksek. Araştırmacılar, köpeklerin ortalama yaşam süresinin çok daha kısa olması nedeniyle bu ilişkinin daha güçlü şekilde gözlemlendiğini vurguladı. Çalışma süresince 894 köpekten 121'i, örnek verdikten sonraki iki yıl içinde hayatını kaybetti. Büyük ırk ve erkek köpeklerin, hem biyolojik hem de istatistiksel olarak daha hızlı yaşlandığı ve daha kısa ömürlü olduğu bir kez daha doğrulandı. Bu veriler, veterinerlerin özellikle doğum tarihi bilinmeyen köpeklerde yaş tahmini ve sağlık risklerinin belirlenmesinde epigenetik saatten yararlanabileceğini gösteriyor. Araştırma ekibi, moleküler yaşlanma hızını etkileyen genetik ve çevresel faktörlerin daha ayrıntılı incelenmesiyle, köpeklerin sağlıklı yaş alma süreçlerinin daha iyi yönetilebileceğini ifade etti.</p><h3>Genetik ve çevresel etkenler: Köpeklerde yaşlanma yolları farklılık gösteriyor</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından Noah Snyder-Mackler, köpeklerin yaşlanma biçimlerinin yalnızca boyut ve cinsiyete bağlı olmadığını, aynı ırk ve yaşa sahip köpekler arasında bile büyük farklılıklar görülebildiğini belirtti. Snyder-Mackler, "Bir ırk içinde dahi, aynı yaş ve boyutta bazı köpekler sağlıklı kalırken, diğerleri yaşa bağlı hastalıklara daha erken yakalanabiliyor" şeklinde konuştu. Araştırma ekibi, köpeklerin yaşam öykülerinin ve maruz kaldıkları çevresel faktörlerin, moleküler yaşlanma hızında belirleyici rol oynadığını düşünüyor. Proje kapsamında, her köpeğin yaşamına dair detaylı kayıtlar tutuldu ve bu veriler, gelecekte hangi deneyimlerin yaşlanma sürecini hızlandırdığını ya da yavaşlattığını ortaya koymak için analiz edilecek. Ayrıca, yaşla birlikte değişen gen anahtarları arasında, insanlarda da yaşlanmayla ilişkili olan bağışıklık genlerinde benzer değişiklikler tespit edildi. Bu paralellik, köpeklerin yaşlanma süreçlerinin insan biyolojisiyle benzerlik gösterdiğini ve evcil köpeklerin yaşlanma araştırmalarında model organizma olarak kullanılabileceğini gösteriyor.</p><h3>Uzun vadeli takip ve yeni araştırma alanları: Moleküler yaşlanmanın sırları çözülüyor</h3><p>Köpek Yaşlanma Projesi'nin dört yıllık süresi boyunca elde edilen bulgular, köpeklerin ortalama yaşam süresinin yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Araştırmacılar, daha uzun süreli ve daha geniş kapsamlı takiplerle, moleküler yaşlanmanın nedenleri ve sonuçları hakkında çok daha fazla bilgi elde edilebileceğine inanıyor. Özellikle zıplayan genlerin yaşlanma üzerindeki etkisini doğrudan test edebilecek yeni nesil araştırmaların başlatılması planlanıyor. Ayrıca, Arizona Eyalet Üniversitesi'nden Noah Snyder-Mackler, köpeklerde epigenetik saat teknolojisine ilişkin bir ABD patent başvurusunda da mucit olarak yer alıyor. Elde edilen sonuçlar, veteriner hekimlerin ve köpek sahiplerinin, köpeklerin yaşlanma süreçlerini daha yakından izleyerek, sağlık risklerini önceden tespit etmesine olanak sağlayabilir. Araştırmacılar, moleküler yaşlanmayı yavaşlatacak stratejilerin geliştirilmesiyle, köpeklerin sağlıklı yaşam sürelerinin uzatılmasının mümkün olabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/buyuk-kopekler-neden-daha-702_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/icsel-ses-beyin-uzerinde-nasil-bir-etki-yaratiyor-296957</link>
      <pubDate>2026-10-26T16:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçsel ses beyin üzerinde nasıl bir etki yaratıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da Tsukuba ve Ritsumeikan üniversitelerinden bilim insanları, içsel sesin beyin ve sinir sistemi üzerindeki etkilerini 80 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirdikleri deneylerle inceledi. Araştırmada, zihinsel konuşmanın gözbebeği tepkileri ve konsantrasyon üzerindeki rolü dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçsel ses beyin üzerinde nasıl bir etki yaratıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın önde gelen üniversitelerinden Tsukuba ve Ritsumeikan'da görev yapan bilim insanları, içsel sesin beyin üzerindeki etkilerini ortaya koyan dikkat çekici bir araştırmaya imza attı. 80 sağlıklı üniversite öğrencisiyle yürütülen bu deneylerde, katılımcılardan hem zihinsel olarak hem de yüksek sesle aritmetik görevleri yerine getirmeleri istendi. Araştırmacılar, bu süreçte gözbebeklerinin verdiği fizyolojik tepkileri özel ekipmanlar kullanarak ayrıntılı biçimde takip etti. Elde edilen bulgular, içsel sesin beyin ve sinir sistemi üzerinde beklenmedik sonuçlara yol açtığını gösterdi.</p><h3>Ryuta Kuwamizu: 'İçsel ses ve yüksek sesli konuşma farklı tepkiler yaratıyor'</h3><p>Çalışmanın başındaki isimlerden Ryuta Kuwamizu, içsel sesle gerçekleştirilen sayma işlemlerinin gözbebeği üzerinde normal konuşmadan çok daha farklı bir etki yarattığını vurguladı. Deneyler sırasında, katılımcılar belirli bir sayı aralığında yüksek sesle saydıklarında gözbebeklerinin çapı yaklaşık 0,4 milimetre büyüdü ve bu genişleme 10 saniyeden fazla sürdü. Ancak aynı aritmetik görev zihinden yapıldığında, gözbebeklerinde çok daha zayıf bir tepki gözlendi. Araştırmacılar, bu farkın sinir sisteminin uyanıklık düzeyindeki değişikliklere işaret ettiğini düşünüyor. Ayrıca, katılımcılar sessizce sayıları sıraladıklarında gözbebeklerinin dinlenme halindekinden daha küçük olduğu gözlemlendi. Zihinsel olarak nesneleri sayma sırasında ise belirgin bir değişiklik tespit edilmedi. Bu bulgular, içsel sesin beyin ve gözbebeği tepkileri üzerinde önemli bir rol oynadığını gösteriyor.</p><h3>Japon bilim insanları: 'İçsel konuşma konsantrasyonu artırabilir, kaygıyı tetikleyebilir'</h3><p>Araştırmada, Japonca sayılar kullanılarak yapılan görevlerde de ilginç bir sonuç ortaya çıktı. Katılımcılar zihinsel olarak ortalama 34'e kadar sayabilirken, yüksek sesle sayma görevinde bu sınır yaklaşık 30'da kaldı. Bilim insanları, içsel telaffuzun kelime dizisini daha hızlı işlemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Çalışmanın yazarlarından Ryoichi Watanabe, normal konuşmanın yalnızca kelime formülasyonu değil, aynı zamanda artikülasyon, nefes kontrolü ve kendi sesini algılama gibi ek çabalar gerektirdiğine dikkat çekti. Sonuçlar, içsel diyalogun belirgin bir uyanıklık artışı olmadan konsantrasyonu destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bu özelliğin aynı zamanda kaygılı düşüncelere tekrar tekrar dönmeyi de teşvik edebileceği uyarısında bulunuyor. Araştırmanın sayma görevleriyle sınırlı olduğunu vurgulayan ekip, sinir sisteminin spontan düşünceler ve diğer içsel konuşma biçimlerine nasıl tepki verdiğinin henüz bilinmediğini de ekliyor.</p><p>Japon bilim insanlarının yürüttüğü bu içsel ses araştırması, zihinsel konuşmanın beyin ve sinir sistemi üzerindeki etkilerine dair yeni sorular doğurdu. Bulgular, içsel sesin konsantrasyonu güçlendirebileceğini ve fizyolojik tepkilerde önemli değişiklikler yaratabileceğini gösteriyor. Ancak, bu etkinin tüm içsel diyalog türlerine genellenmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/icsel-ses-beyin-uzerinde--749_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/basra-korfezinde-cevre-ve-altyapi-krizi-baede-petrol-sizintisi-nedeniyle-plajlar-kapatildi-296955</link>
      <pubDate>2026-10-26T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Basra Körfezi'nde çevre ve altyapı krizi! BAE'de petrol sızıntısı nedeniyle plajlar kapatıldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri'nin Umm-el-Kuveyn bölgesi yakınlarında yaşanan büyük petrol sızıntısı nedeniyle çok sayıda plaj kapatıldı ve kıyı temizliği başlatıldı. Yetkililer, çevresel tehdidin büyüklüğüne dikkat çekerken, halkı ve deniz kullanıcılarını uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Basra Körfezi'nde çevre ve altyapı krizi! BAE'de petrol sızıntısı nedeniyle plajlar kapatıldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri'nin Umm-el-Kuveyn kıyılarında meydana gelen büyük çaplı petrol sızıntısı, ülke genelinde ciddi çevre endişelerine yol açtı. 160 kilometrekarelik bir alana yayılan sızıntı nedeniyle, başta Umm-el-Kuveyn ve Şarika olmak üzere birçok bölgede plajlar kapatıldı ve kıyı temizliği çalışmaları hız kazandı. Olay, 19 ve 21 Ekim tarihlerinde elde edilen uydu görüntüleriyle tespit edildi. Yetkililer, halkın ve deniz kullanıcılarının kirlenen alanlara yaklaşmaması için sık sık uyarılarda bulunuyor.</p><h3>BAE yetkilileri: Plajlar kapalı, kıyı temizliği sürüyor</h3><p>Petrol sızıntısının çevreye etkilerini azaltmak amacıyla, BAE'deki yerel yönetimler ve çevre kuruluşları derhal harekete geçti. Umm-el-Kuveyn ve Şarika'da plajlara erişim geçici olarak yasaklandı. Özellikle Al-Hamriya plajı tamamen kapatıldı. Uzman ekipler, kıyı hattında temizlik çalışmalarına başladı. Çevre Bakanlığı, olayın boyutlarını ve deniz ekosistemine olası zararları değerlendirmek için kapsamlı incelemeler yürütüyor. Bu süreçte, bölge sakinlerinden ve balıkçılardan yetkililerin uyarılarına uymaları istendi.</p><h3>Uzmanlar: Sızıntının kaynağı Gem No.2 olabilir</h3><p>Çatışma ve çevre alanında gözlem yapan Leon Moreland ile Orbital Risk Intelligence yöneticisi Martin Kelly, petrol sızıntısının kaynağı olarak Gem No.2 adlı tankeri işaret etti. 9 Ekim'de, Al-Jazira'nın batısında bulunan tanker, kimliği belirsiz bir mermiyle vurulduktan sonra yangın çıkmıştı. Yangın kısa sürede kontrol altına alınsa da, sızıntının başladığı tahmin ediliyor. Ancak, BAE yetkilileri henüz geminin adını ve olayın kesin koşullarını resmen doğrulamadı. Uzmanlar, petrolün deniz akıntılarıyla Şarika ve Acman'daki tuzdan arındırma tesislerine ulaşma riskine dikkat çekiyor. Windward şirketi, petrolün bu tesislere birkaç gün içinde ulaşabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p><h3>Halk sağlığı ve çevre için uyarılar artıyor</h3><p>Sızıntının ardından, Şarika, Acman ve Umm-el-Kuveyn'de yaşayanlar yoğun bir kötü kokuya maruz kaldı. BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanlığı, yayılan buharların halk sağlığı açısından tehlikeli olmadığını açıkladı. Buna rağmen, yerel yönetimler balıkçılara ve deniz kullanıcılarına kirlenmiş bölgelere yaklaşmamaları yönünde çağrıda bulunuyor. Kıyı temizliği ve çevre koruma çalışmaları, petrol sızıntısının etkilerini en aza indirmek için aralıksız devam ediyor. Yetkililer, gelişmelerle ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini belirtti.</p><p>Yaşanan petrol sızıntısı, BAE'nin kıyı bölgelerinde çevre güvenliği ve halk sağlığı açısından önemli bir sınav oluşturuyor. Uzmanlar, olayın etkilerinin izlenmesi ve benzer felaketlerin önlenmesi için etkin önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/basra-korfezinde-cevre-ve-676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/antibiyotikler-dis-implanti-iltihabinda-neden-ise-yaramiyor-296954</link>
      <pubDate>2026-10-26T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antibiyotikler diş implantı iltihabında neden işe yaramıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikalı bilim insanları, diş implantı etrafında oluşan iltihaplanmalarda antibiyotiklerin neden yetersiz kaldığını ortaya koydu. Rutgers Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırma, titanyum parçacıklarının bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğini ve periimplantit riskini artırdığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antibiyotikler diş implantı iltihabında neden işe yaramıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde Rutgers Üniversitesi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, diş implantı çevresinde gelişen iltihaplanmalarda antibiyotiklerin neden çoğu zaman etkili sonuç vermediğini gözler önüne serdi. Araştırmayı yöneten Prof. Georgios Kotsakis ve ekibi, implantlarda kullanılan titanyumun zamanla çevre dokulara mikroskobik parçacıklar halinde sızdığını ve bu parçacıkların bağışıklık sisteminin bakterilerle savaşma kapasitesini önemli ölçüde azalttığını açıkladı. Diş implantı sahiplerinin yaklaşık yüzde 10 ila 20'sinde görülen ve periimplantit olarak bilinen bu durum, hem iltihaplanmaya hem de kemik kaybına yol açıyor. Dünya genelinde bu hastalıkla mücadele için her yıl bir milyar dolardan fazla harcama yapılıyor.</p><h3>Rutgers Üniversitesi'nden titanyum ve bağışıklık sistemi bulgusu</h3><p>Diş implantı uygulamalarında ortaya çıkan periimplantit vakalarının temelinde, titanyum parçacıklarının diş etine sızması yatıyor. Araştırma, bakterilerin titanyum üzerinde asidik bir tabaka oluşturarak metalin korozyonunu hızlandırdığını ve bunun sonucunda daha fazla parçacığın çevre dokulara yayıldığını ortaya koydu. Sert diş hekimliği aletlerinin implant yüzeyine zarar vermesi, bu süreci daha da hızlandırabiliyor. Titanyum parçacıkları, bakteriyel toksinlerle birleştiğinde bağışıklık hücreleri tarafından tanınıyor ve makrofajlar bu oluşumları yok etmeye çalışıyor. Ancak, makrofajlar metali parçalayamıyor ve bunun yerine sürekli interlökin-1 beta salgılayarak iltihap tepkisini sürdürüyor. Laboratuvar deneylerinde, titanyumla temas eden makrofajların bakterilere karşı etkinliğinin yüzde 50'den fazla azaldığı belirlendi.</p><h3>Kotsakis ekibi: TRPC1 kanalı ve yeni tedavi arayışları öne çıktı</h3><p>Rutgers Üniversitesi'nden Kotsakis liderliğindeki ekip, TRPC1 adı verilen kalsiyum kanalının bu süreçte kilit rol oynadığını tespit etti. Genetik olarak bu proteinden yoksun bırakılan farelerde, bağışıklık sistemi bakterilerle daha etkili mücadele edebildi ve iltihaplanmanın şiddeti ile apselerin boyutu önemli ölçüde azaldı. Şu an araştırmacılar, bu mekanizmayı hedef alan yeni maddeleri insan hücrelerinde test ediyor. Ancak, henüz bu tedavi yönteminin hastalarda işe yarayıp yaramayacağı kesinlik kazanmadı. Uzmanlar, diş implantı sonrası komplikasyonların önüne geçmek için implant yüzeyinin zarar görmesini engelleyen yöntemlerle düzenli ve profesyonel hijyen uygulamalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/antibiyotikler-dis-implan-163_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/9-uluslararasi-ozkan-mert-onur-odullerinde-ceviri-odulu-genjinin-hikayesi-ile-oguz-baykaranin-oldu-296953</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[9. Uluslararası Özkan Mert Onur Ödülleri'nde Çeviri Ödülü, “Genji'nin Hikayesi” ile Oğuz Baykara'nın oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası Özkan Mert Onur Ödülleri, bu yıl dokuzuncu kez sahiplerini buldu. UNESCO'nun “Yaşayan İnsan Hazineleri” yaklaşımı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın değerlendirme ölçütleri esas alınarak belirlenen ödüller, 24 Ekim'de İstanbul Yüksek Ticaretliler Marmara Lokali'nde düzenlenen törenle sahiplerine takdim edildi. VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) tarafından yayımlanan “Genji'nin Hikayesi” adlı eserin çevirmeni Oğuz Baykara, Çeviri Ödülü'ne layık görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[9. Uluslararası Özkan Mert Onur Ödülleri'nde Çeviri Ödülü, “Genji'nin Hikayesi” ile Oğuz Baykara'nın oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hoşgörü, barış,  kültürel miras, bilim, sanat ve insanlığa değer katan yaşamları görünür kılmak  amacıyla 2015 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Özkan Mert Onur Ödülleri  kapsamında şiir, edebiyat, bilim, Anadolu tarım mirası, kadın liderlik ve ilham,  görsel sanatlar ve gastronomi tarihi gibi farklı alanlarda ödüller verildi. Bu  kapsamda, VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) tarafından yayımlanan <i>"Genji'nin  Hikayesi"</i> adlı eserin çevirmeni Oğuz Baykara, Çeviri Ödülü'ne layık  görüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/88-26102026ee4bdda1.jpg"/><p> Japon edebiyatının başyapıtları arasında yer alan ve sıklıkla "dünyanın ilk romanı" olarak anılan eser, üç kuşağa yayılan anlatısı, 54 bölümü ve yaklaşık 450 karakteriyle edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip. Oğuz Baykara'ya verilen Çeviri Ödülü, dünya edebiyatının önemli eserlerini Türkçeye kazandıran çeviri çalışmalarının kültürel mirasın aktarımındaki rolünü bir kez daha ortaya koydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/11-261020268dd45111.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/9-uluslararasi-ozkan-mert-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ortak-yazili-sinav-sistemine-iliskin-merak-edilenler-sikca-sorulan-sorular-rehberi-erisime-acildi-296952</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne ilişkin merak edilenler! “Sıkça Sorulan Sorular” rehberi erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Millî Eğitim Bakanlığınca Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne (OYSS) ilişkin detaylara yer verilen “Sıkça Sorulan Sorular” rehberi hazırlanarak Bakanlığın web sitesinde erişime açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne ilişkin merak edilenler! “Sıkça Sorulan Sorular” rehberi erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından OYSS ile ilgili sıkça sorulan sorular yanıtlandı. Hazırlanan rehberde OYSS'nin amacı, öğrenci başarısı ve eğitim kalitesi bakımından önemi ve nasıl uygulanacağı ile ilgili detaylara yer verildi.</p><p>OYSS'nin okul geneli ortak yazılı sınavların hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerini dijital ortamda yürütmek amacıyla geliştirilen bir sistem olduğuna vurgu yapılan rehberde, sınavların öğretim programlarındaki öğrenme çıktılarıyla uyumlu, geçerli ve güvenilir şekilde hazırlanması ve sonuçların öğrenme çıktılarıyla uyumlu şekilde analiz edilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p><p>Sistemle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu geliştirici (biçimlendirici) değerlendirme uygulamalarının, açık uçlu ve beceri temelli soruların okul düzeyindeki kullanımının yaygınlaştırılacağı kaydedilen rehberde, okullardaki ölçme ve değerlendirme uygulamalarının geçerli ve güvenilir bir yapıya kavuşturulması açısından sistemin önemine vurgu yapıldı. OYSS ile sınavlarda farklı güçlük düzeylerinde soruların dengeli şekilde kullanılmasının sağlanacağı ifade edildi.</p><p>Öğretmenler sistem üzerinde deneme uygulamaları gerçekleştirebiliyor</p><p>Sistemin kullanımına yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının 19-23 Ekim 2026 tarihleri arasında tamamlandığı ifade edilen rehberde, öğretmenlerin sistem üzerinde deneme uygulamaları gerçekleştirebildikleri belirtildi.</p><p>Rehberde, OYSS'nin 2026-2027 eğitim öğretim yılında ortaokul 5, 6 ve 7. sınıflar Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce; lise 9, 10 ve 11. sınıflar Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, felsefe ve İngilizce derslerinde uygulanacağı öğrenildi.</p><p>Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne ilişkin "Sıkça Sorulan Sorular" rehberine ulaşmak için <font color="#ff0000"><b><a href="https://odsgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2026_10/6adf225f3677d147752570_OYSS_S%C4%B1k%C3%A7a_Sorulan_Sorular_SON.pdf">tıklayınız.</a></b></font></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ortak-yazili-sinav-sistem-463_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/14-bogazici-film-festivalinde-sinema-maratonu-basliyor-296951</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[14. Boğaziçi Film Festivali'nde sinema maratonu başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[8-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 14. Boğaziçi Film Festivali'nin biletleri Mobilet üzerinden satışa çıktı. Ulusal ve uluslararası sinemadan seçkin yapımları sinemaseverlerle buluşturacak festivalin gösterim takvimi de açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[14. Boğaziçi Film Festivali'nde sinema maratonu başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi  Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 14'üncüsü gerçekleştirilecek Boğaziçi Film  Festivali, 8-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul'da sinemaseverlerle buluşmaya  hazırlanıyor. Türkiye ve dünya sinemasının dikkat çeken yapımlarını bir araya  getirecek festivalin biletleri Mobilet üzerinden satışa sunulurken,  sinemaseverlerin festival programını inceleyerek seanslarını  planlayabilecekleri gösterim çizelgesi de erişime açıldı.</p><p>Festival  filmleri; <strong>Atlas 1948, AKM Yeşilçam  Sineması ve World Cinezone Grandpera</strong>'da izlenebilecek. 14.  Boğaziçi Film Festivali'nde 13.00 ve 15.30 seanslarında gerçekleştirilecek film  gösterimlerinin bilet fiyatı 150 TL olarak belirlenirken, diğer seanslarda  biletler 200 TL'den satışa sunuluyor.</p><p>Uluslararası  Uzun Metraj Yarışması'na özel olarak hazırlanan "Uluslararası Yarışma Paketi"  ise çok yakında Mobilet üzerinden satışa sunulacak. Paket kapsamında, yarışmada  yer alan 10 filmi 900 TL karşılığında izleme fırsatı sunulacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/balksz1-261020263735b44e.jpg"/><p><strong>FESTİVALİN  GÖSTERİM TAKVİMİ AÇIKLANDI</strong></p><p>Ulusal ve  Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film yarışmalarının yanı  sıra özel gösterim seçkilerine de ev sahipliği yapacak 14. Boğaziçi Film  Festivali'nde, farklı coğrafyalardan ve sinema anlayışlarından yapımlar izleyiciyle  buluşacak. Festival kapsamında yarışma filmlerinin yanı sıra özel gösterimlerde  yer alan yapımlar da sinemaseverlerle buluşacak.</p><p>Festivalin  gösterim takviminde filmlerin seans ve salon bilgilerine ulaşmak, gösterim  programını inceleyerek festival günlerini planlamak için gösterim  çizelgesini ziyaret edebilirsiniz.</p><p><strong>T.C.  Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle; Turkcell,  Türk Hava Yolları ve Fuzul'ün ana sponsorluğunda, TRT'nin kurumsal iş  ortaklığı, Anadolu Ajansı'nın Global İletişim Ortaklığı, TV+'ın Co-sponsorluğu  ve Türkmedya'nın ana medya sponsorluğunda</strong> gerçekleştirilecek <strong>14. Boğaziçi Film Festivali</strong> ile  ilgili tüm gelişmelere ve festivale dair güncel haberlere www.bogazicifilmfestivali.com adresinden ve festivalin resmi sosyal medya  hesaplarından ulaşılabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/14-bogazici-film-festival-518_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hem-elektrik-uretiyor-hem-rekor-urun-veriyor-tarim-arazilerini-kapatan-gunes-paneli-onyargisi-coktu-296950</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hem elektrik üretiyor hem rekor ürün veriyor! Tarım arazilerini kapatan güneş paneli önyargısı çöktü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İtalya'nın Apulia bölgesinde Bari Üniversitesi tarafından yürütülen araştırma, güneş panellerinin altında yetiştirilen üzümlerin salkım ağırlığında ve asma gelişiminde dikkat çekici artış sağladığını ortaya koydu. Sıcak iklim koşullarında güneş paneli uygulamasının üzüm verimi üzerindeki olumlu etkileri bilim dünyasında ilgi uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hem elektrik üretiyor hem rekor ürün veriyor! Tarım arazilerini kapatan güneş paneli önyargısı çöktü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bari Üniversitesi'nin İtalya'nın Apulia bölgesinde gerçekleştirdiği yeni araştırma, güneş panellerinin altında üzüm yetiştirmenin, asma gelişimi ve salkım ağırlığı üzerinde çarpıcı etkiler yarattığını gösterdi. Sekiz yaşındaki Primitivo çeşidi asmaların bulunduğu yaklaşık 0,9 hektarlık deneysel alanda yapılan incelemelerde, panellerin sağladığı gölgenin üzüm bitkilerini aşırı sıcaklardan koruduğu ve bu sayede hem sürgün uzunluğunda hem de salkım ağırlığında belirgin artışlar gözlendi. Özellikle sıcak ve kuru iklim koşullarında, güneş paneli uygulamasının üzüm yetiştiriciliğinde önemli avantajlar sunduğu vurgulandı.</p><h3>Profesör Ferrara: 'Gölgeleme üzümde verimi katladı'</h3><p>Araştırmanın başındaki Profesör Giuseppe Ferrara, güneş paneli gölgesinin asmalar üzerindeki olumlu etkilerini detaylandırdı. Ferrara'ya göre, gölgede yetişen üzüm sürgünleri 268 ile 274 santimetreye kadar uzarken, açık alandaki sürgünlerin ortalama uzunluğu yalnızca 115,8 santimetreyle sınırlı kaldı. Hasat döneminde de fark net olarak ortaya çıktı: Güneşte yetişen üzümlerde salkım ağırlığı ortalama 65,4 gram olurken, güneş paneli altında yetişenlerde bu rakam 164,9 grama ulaştı. Ferrara, bu sonuçların bitkilerin aşırı ısınmadan korunması ve daha verimli su kullanımı sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Ayrıca, panellerin altındaki toprakta suyun daha iyi tutulduğuna dikkat çekti ve bu durumun özellikle kurak bölgelerde üzüm yetiştiriciliği için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><h3>Güneş paneli uygulamasının bağcılığa etkisi tartışılıyor</h3><p>Güneş paneli gölgesinin üzüm üzerindeki etkileri sadece verim artışıyla sınırlı kalmadı. Araştırmada, meyvelerin kimyasal bileşiminde de değişiklikler gözlemlendi. Güçlü gölgede yetişen üzümlerde şeker oranı açık alandakilere göre daha düşük çıktı; ancak asidite değerlerinde büyük bir farklılık görülmedi. Ayrıca, ılımlı gölgelemenin polifenol birikimini teşvik ettiği ve bunun şarabın kalitesine olumlu yansıyabileceği belirtildi. Güneş paneli uygulamasının bir başka potansiyel avantajı ise sulama ihtiyacını azaltma olasılığı olarak öne çıktı. Toprak neminin korunması sayesinde su tüketimi azalabilir; ancak araştırmacılar bu konuda henüz kesin bir veri sunmadı. Uzmanlar, bu yöntemin serin ve nemli bölgelerde verimliliği olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, güneş paneli ve üzüm asmalarının birlikte kullanımı için yerel iklim koşulları ve üzüm çeşitlerinin özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiği ifade edildi.</p><p>Bari Üniversitesi'nin güneş paneliyle ilgili bu araştırması, sıcak ve kurak iklimlerde üzüm yetiştiriciliği yapan üreticiler için yeni bir yol haritası sunuyor. Ancak uzmanlar, her coğrafyada aynı sonuçların alınamayabileceğini ve uygulamanın yerel koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/hem-elektrik-uretiyor-hem-213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/siber-suclara-yonelik-35-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-yakalanan-75-supheli-tutuklandi-296949</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siber suçlara yönelik 35 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 75 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 35 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 275 şüpheliden 75'inin tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siber suçlara yönelik 35 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 75 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıklarının koordinesinde, il emniyet müdürlüklerinin siber suçlarla mücadele şube müdürlüklerince "nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi" suçlarına yönelik operasyonlar yapıldı.</p><p>Adana, Adıyaman, Antalya, Artvin, Aydın, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Muş, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şırnak, Yalova ve Zonguldak'ta düzenlenen operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı.</p><p>Şüphelilerden 75'i tutuklanırken, 46'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerle ilgili işlemler sürüyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video1-2610202637a546f4.mp4" type="video/mp4"></video><p>Zanlıların, sosyal medya platformları üzerinden "ev satış bedeli" temasıyla vatandaşları dolandırdığı, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettiği, yasa dışı bahis ve kumar oynattığı, bu sitelerin reklamını yaptığı belirlendi. Şüphelilerin, ayrıca vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladığı ve çocuklara ait müstehcen görüntüler bulundurduğu tespit edildi.</p><p>Açıklamada, 1 Ocak-22 Ekim 2026 tarihleri arasında siber suçlarla mücadele kapsamında toplam 5 bin 62 operasyon gerçekleştirildiği, bu operasyonlarda 21 bin 378 şüphelinin yakalandığı, şüphelilerden 10 bin 769'unun tutuklandığı, 5 bin 260'ı hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı belirtildi. Aynı dönemde 45 bin 493 URL adresinin engellendiği, 89 bin 511 sosyal medya hesabına erişim kısıtlandığı ve 76 bin 887 yasa dışı bahis sitesinin erişime kapatıldığı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/siber-suclara-yonelik-35--242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296948</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/buzdolabinizi-sakin-bu-noktaya-koymayin-iste-elektrik-faturalarini-ucuran-o-hata-296948</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Buzdolabınızı sakın bu noktaya koymayın! İşte elektrik faturalarını uçuran o hata]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Buzdolabı yerleşimi, evde enerji tüketimini ve cihaz ömrünü doğrudan etkiliyor. Uzman Ivan Frolovskiy, yanlış konumlandırmanın elektrik masraflarını artırabileceği ve buzdolabının erken bozulmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Doğru yer seçimiyle hem tasarruf sağlanıyor hem de cihazın performansı korunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Buzdolabınızı sakın bu noktaya koymayın! İşte elektrik faturalarını uçuran o hata]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerde sıkça göz ardı edilen buzdolabı yerleşimi, enerji faturalarının yükselmesine ve cihazın ömrünün kısalmasına yol açabiliyor. Buzdolabı onarım ve bakım uzmanı Ivan Frolovskiy, özellikle yanlış konumlandırılan buzdolabının, gereksiz harcamalara ve erken arızalara sebep olabileceğini belirtti. Frolovskiy, buzdolabı etrafında yeterli alan bırakılmadığında cihazın normalden fazla enerji harcadığını ve bu durumun uzun vadede hem bütçeye hem de cihaza zarar verdiğini vurguladı.</p><h3>Uzman Ivan Frolovskiy: 'Buzdolabı etrafında boşluk şart'</h3><p>Ivan Frolovskiy'ye göre, buzdolabının çevresinde uygun boşluk bırakılmaması, cihazın ısıyı dışarı atmasını zorlaştırıyor. Özellikle duvar ya da mobilyalara çok yakın yerleştirilen buzdolaplarında, kompresör belirlenen sıcaklığı sağlamak için daha fazla çalışıyor. Bu da enerji tüketiminin artmasına ve cihazın aşırı yüklenmesine neden oluyor. Frolovskiy, buzdolabı modellerine göre arka ve yanlarda farklı mesafeler bırakılması gerektiğinin altını çizdi. Entegre buzdolabı modellerinde ise havalandırma için özel gereksinimlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Üretici kılavuzunun okunması ve önerilen mesafelerin uygulanması, cihazın hem verimli hem de güvenli çalışmasını sağlıyor.</p><h3>Buzdolabı yerleşiminde ısı kaynaklarından uzak durun</h3><p>Yanlış buzdolabı yerleşimiyle ilgili en sık yapılan hatalardan biri de cihazı, fırın, ocak veya radyatör gibi ısı kaynaklarının yakınına koymak. Frolovskiy, bu tür durumlarda buzdolabının soğutma performansının düştüğünü ve enerji harcamasının daha da arttığını belirtti. Ayrıca, doğrudan güneş ışığına maruz kalan alanlardan da kaçınılması gerektiğini ifade etti. Uzman, kullanıcıların buzdolabı çalışırken alışılmadık sesler duymaları, soğutma gücünde azalma veya kompresörün uzun süre durmadan çalışması gibi belirtilere dikkat etmesini önerdi. Bu tür işaretler, cihazın yanlış konumlandırıldığını veya kurulum koşullarının ihlal edildiğini gösterebilir.</p><p>Buzdolabı yerleşimi konusunda dikkatli davranmak, hem gereksiz enerji harcamalarının önüne geçiyor hem de cihazın ömrünü uzatıyor. Uzmanlar, ev sahiplerinin buzdolabı satın alırken ve kurulum sırasında üretici tavsiyelerine uymasının, uzun vadede maddi kayıpları önleyeceğini ve cihazdan en iyi verimin alınmasını sağlayacağını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/buzdolabinizi-sakin-bu-no-737_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296947</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yuzunuzu-yastiga-bastirarak-uyuyorsaniz-dikkat-296947</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzünüzü yastığa bastırarak uyuyorsanız dikkat!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman kardiyolog Elena Savchenkova-Belyatko, yüzü yastığa yaslayarak uyumanın ciltte kırışıklık oluşumunu hızlandırdığına dikkat çekti. Yastık seçimi ve uyku pozisyonunun cilt sağlığı üzerindeki etkileri, özellikle kadınlar arasında merak konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzünüzü yastığa bastırarak uyuyorsanız dikkat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Elena Savchenkova-Belyatko, yüzü yastığa yaslayarak uyuyanları kırışıklık tehlikesine karşı uyardı. Uzman, bu uyku pozisyonunun ciltte mekanik baskı ve sürtünmeye yol açtığını, bunun sonucunda ise 'uyku kırışıklıkları' olarak tanımlanan izlerin ve katmanların ortaya çıktığını belirtti. Özellikle kaba pamuklu ve kalın yastık kılıfları ciltte sürtünmeyi artırarak, kırışıklıkların daha hızlı oluşmasına neden oluyor. Savchenkova-Belyatko, bu alışkanlığın yalnızca geçici izlere değil, aynı zamanda cilt dokusunda mikroyaralanmalara da yol açabileceğini vurguladı.</p><h3>Doktor Savchenkova-Belyatko: 'Yastık seçimi kırışıklık riskini artırıyor'</h3><p>Doktor Savchenkova-Belyatko, cilt sağlığını korumak isteyenlere yastık seçimine dikkat etmeleri gerektiğini hatırlattı. Kalın ve sert dokulu yastık kılıfları, cilde uygulanan baskı ve sürtünmeyi artırarak kırışıklık oluşumunu hızlandırıyor. Uzman, bu tür kılıfların cildin kaymasını zorlaştırdığını, böylece ciltte daha fazla katman ve kırışıklık oluşabileceğini belirtti. Uyku sırasında yüzün yastıkla uzun süreli teması, cilt üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Savchenkova-Belyatko, özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerin bu detaya ekstra özen göstermesi gerektiğini söyledi.</p><h3>Kozmetik uygulamalarda aşırıya kaçanlara botulizm uyarısı</h3><p>Öte yandan, epidemiyolog I. Povilichenko da kozmetik amaçlı botoks uygulamalarında aşırı dozun ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekti. Botoksun fazla kullanımı, botulizm hastalığına yakalanma riskini artırıyor. Povilichenko, botulizmin ağır klinik belirtiler gösterebileceğini ve hastalığın nörotoksin üretimi nedeniyle ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Uzmanlar, cilt sağlığını korumak için hem uyku pozisyonuna hem de kozmetik işlemlerde doz aşımına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, kırışıklık riskini azaltmak ve cilt sağlığını korumak isteyenlerin uyku pozisyonlarına ve yastık seçimine özen göstermesi büyük önem taşıyor. Uzmanların uyarıları, günlük alışkanlıkların cilt üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/yuzunuzu-yastiga-bastirar-947_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296946</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saglikli-beslenmeye-ragmen-kolesterol-neden-yukselir-296946</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlıklı beslenmeye rağmen kolesterol neden yükselir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlıklı beslenmeye rağmen kolesterol değerlerinde yükselme yaşayan bireyler için Kardiyolog Rafael Böshe Gimaraens önemli açıklamalarda bulundu. Gimaraens, kolesterol seviyelerinin yalnızca beslenme alışkanlıklarına bağlı olmadığını, genetik ve hormonal faktörlerin de belirleyici rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlıklı beslenmeye rağmen kolesterol neden yükselir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı bir diyet uygulayan birçok kişi, kolesterol seviyelerinin normal düzeyde kalmasını beklerken, bazı durumlarda test sonuçları beklentilerin aksine yükselebiliyor. Kardiyolog Rafael Böshe Gimaraens, kolesterol yüksekliğinin yalnızca beslenme ile açıklanamayacağını belirterek, genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler ve metabolik bozuklukların da bu sorunda etkili olduğunu söyledi. Gimaraens'e göre, vücuttaki kolesterolün büyük bir kısmı karaciğer tarafından üretiliyor ve bu nedenle kolesterol seviyeleri sadece gıdalardan alınan yağlara bağlı kalmıyor.</p><h3>Kardiyolog Gimaraens: Genetik faktörler kolesterolü etkiliyor</h3><p>Kardiyolog Gimaraens, ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik geçişli rahatsızlıklarda, kolesterolün kandan atılmasında sorun yaşandığını ve bu nedenle dengeli beslenen kişilerde dahi kolesterol değerlerinin yüksek seyredebildiğini vurguladı. Ayrıca, hipotiroidizm gibi tiroid hormonlarının yetersiz üretildiği durumlarda da kolesterol seviyelerinde artış görülebileceğine dikkat çekti. Kadınlarda ise menopoz döneminde östrojen seviyesindeki düşüşün, lipid metabolizmasında değişikliklere yol açarak kolesterol artışına neden olabileceği belirtildi.</p><h3>Metabolik bozukluklar ve ilaçlar kolesterol seviyelerini değiştirebiliyor</h3><p>Gimaraens, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi metabolik bozuklukların da kolesterol üzerinde önemli etkileri olduğunu ifade etti. Bu hastalıklarda trigliserid seviyeleri yükselirken, 'iyi' kolesterol olarak bilinen HDL miktarı azalabiliyor. Ayrıca, bazı ilaçların, özellikle retinoidler, immünosupresanlar ve kortikosteroidlerin, lipid profilini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Gimaraens, kolesterol değerlerini normal seviyeye çekmek için yalnızca beslenme değişikliğiyle yetinmenin her zaman yeterli olmayabileceğinin altını çizdi. Bu tür durumlarda, altta yatan nedenlerin mutlaka araştırılması ve gerekirse ilaç tedavisine başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Kolesterol yüksekliğiyle mücadelede, bireylerin düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemesi ve risk faktörlerini göz önünde bulundurması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, kolesterol değerlerini etkileyen tüm faktörlerin dikkate alınmasının, kalp ve damar sağlığının korunmasında kritik rol oynadığını hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/saglikli-beslenmeye-ragme-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/nevresimler-ne-siklikla-yikanmali-296945</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nevresimler ne sıklıkla yıkanmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman Dr. Darya Bogomolova, yatak hijyeninin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekerek nevresimlerin haftada bir kez yıkanmasını önerdi. Özellikle alerjik rahatsızlığı olanlar ve evcil hayvan sahipleri için düzenli nevresim temizliği büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nevresimler ne sıklıkla yıkanmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Dr. Darya Bogomolova, yatak hijyeninin sağlıklı bir yaşam için kritik rol oynadığını vurguladı. Bogomolova, nevresimlerin ve yastık kılıflarının yüzeyde temiz görünmesine rağmen, bir hafta sonunda mutlaka yıkanması gerektiğini belirtti. Özellikle gece boyunca ter, yağ salgıları ve ölü deri hücrelerinin kumaşlarda biriktiğine dikkat çeken Bogomolova, bu ortamın toz akarlarının çoğalmasına zemin hazırladığını ifade etti. Doktor, nevresim temizliği konusunda düzenli alışkanlıkların sağlık sorunlarını önlemede etkili olduğunu söyledi.</p><h3>Dr. Bogomolova: 'Alerjisi ve astımı olanlar için nevresim temizliği hayati'</h3><p>Dr. Darya Bogomolova, bronşiyal astım, atopik dermatit ve alerji hastalarının nevresim temizliğine diğer bireylere göre daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtti. Toz akarlarının yaşam ürünlerinin alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğini açıklayan uzman, bu tür rahatsızlıkları olan kişilerin haftalık yıkama aralığını daha da kısaltmasının gerekebileceğini söyledi. Özellikle aşırı terleme, hastalık dönemleri veya nemli hava koşullarında nevresimlerin daha sık yıkanmasının önemine değindi.</p><h3>Evcil hayvan sahiplerine nevresim temizliği uyarısı</h3><p>Evcil hayvanlarla aynı yatakta uyuyanların nevresim hijyenine ekstra özen göstermesi gerektiğini vurgulayan Dr. Bogomolova, bu durumda yatak tekstilinde hayvan tüyü, salyası ve deri kalıntılarının birikebileceğini hatırlattı. Uzman, evcil hayvan sahiplerinin nevresim temizliği konusunda daha hassas davranmalarının hem kendi sağlıkları hem de aile bireylerinin sağlığı için büyük önem taşıdığını belirtti. Sonuç olarak, düzenli ve doğru nevresim temizliği, hem alerjik sorunların hem de diğer sağlık risklerinin önüne geçilmesinde etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/nevresimler-ne-siklikla-y-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aselsan-ile-ssbden-523-milyon-euroluk-hava-ve-fuze-savunma-sistemi-sozlesmesi-296944</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ASELSAN ile SSB'den 523 milyon euroluk hava ve füze savunma sistemi sözleşmesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında yeni nesil hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesine yönelik 523 milyon euroluk sözleşme imzalandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ASELSAN ile SSB'den 523 milyon euroluk hava ve füze savunma sistemi sözleşmesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında yeni nesil hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesine yönelik toplam tutarı 523 milyon euro olan sözleşme imzalandı.</p><p>ASELSAN tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna yapılan açıklamada, taraflar arasındaki yeni iş ilişkisi duyuruldu.</p><p>Açıklamada, "ASELSAN ile SSB arasında yeni nesil hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesine yönelik toplam tutarı 523 milyon euro olan sözleşme imzalanmıştır" ifadesine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/aselsan-ile-ssbden-523-mi-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296943</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tansiyon-olcerken-neden-konusmamak-gerekiyor-296943</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tansiyon ölçerken neden konuşmamak gerekiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman doktor, tansiyon ölçümü sırasında konuşmanın ve yanlış vücut pozisyonunun sonuçları önemli ölçüde etkileyebileceğini vurguladı. Özellikle hipertansiyon hastaları için doğru tansiyon ölçümü hayati önem taşıyor. Ölçüm öncesi ve sırasında yapılan hatalar, yanlış teşhislere yol açabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tansiyon ölçerken neden konuşmamak gerekiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir uzman doktor, tansiyon ölçümünde yapılan yaygın hataların sağlık sonuçlarını ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulundu. Özellikle kişinin ölçüm sırasında konuşması ya da yanlış vücut pozisyonunda bulunması, tansiyon değerlerinde sapmalara yol açabiliyor. Uzman, doğru tansiyon ölçümü için ölçüm öncesinde sigara, kahve veya fiziksel aktiviteden uzak durulması gerektiğini belirtti. Ayrıca, ölçüm sırasında vücudun tamamen dinlenmiş olması ve uygun manşet boyutunun seçilmesi, doğru sonuçlar için büyük önem taşıyor.</p><h3>Doktor: "Tansiyon ölçümünde konuşmak ve yanlış pozisyon sonucu bozuyor"</h3><p>Doktor, tansiyon ölçümü sırasında konuşmanın ya da bacakların çaprazlanmasının, ölçüm sonuçlarını ciddi biçimde etkilediğine dikkat çekti. Kişinin kolunu gereğinden fazla germesi veya yanlış oturması da değerlerin yanıltıcı çıkmasına neden olabiliyor. Tansiyon ölçümünde kullanılan manşetin çok dar veya çok geniş olması da doğru sonuç alınmasını engelliyor. Bu nedenle, doğru tansiyon ölçümü için hem vücut pozisyonuna hem de kullanılan ekipmana özen gösterilmesi gerekiyor.</p><h3>Tek ölçümle karar vermek riskli: Uzmanlar tekrar ölçüm öneriyor</h3><p>Uzmanlar, tansiyon ölçümünde en sık yapılan hatalardan birinin tek bir ölçüme dayanarak sonuç çıkarmak olduğunu belirtiyor. Sağlıklı bir değerlendirme için ölçümün birkaç kez tekrarlanması ve elde edilen değerlerin ortalamasının alınması öneriliyor. Ayrıca, terapist A. Popova, özellikle soğuk havalarda tansiyonun daha dengesiz seyredebileceğini ve hipertansiyon hastalarının bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Doğru tansiyon ölçümü, hastaların gereksiz tedaviye başlamasını veya mevcut tedavinin gereksiz yere değiştirilmesini önlüyor.</p><p>Hatalı tansiyon ölçümü, yanlış teşhislere ve tedaviye yol açabileceği için herkesin ölçüm sırasında bu önemli detaylara dikkat etmesi gerekiyor. Özellikle kronik hastalığı olan bireyler, doktorlarının önerilerine uyarak düzenli ve doğru tansiyon ölçümü yapmalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/tansiyon-olcerken-neden-k-603_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296942</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/inme-riski-neden-yasla-birlikte-yukseliyor-norolog-baslica-nedenleri-siraladi-296942</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnme riski neden yaşla birlikte yükseliyor? Nörolog başlıca nedenleri sıraladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman nörolog Elena Ovchinnikova, inme riskinin 60 yaşından sonra belirgin şekilde arttığına dikkat çekti. Ovchinnikova, kronik hastalıkların yaşlılarda daha sık görülmesinin, inme vakalarının artmasında önemli bir rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnme riski neden yaşla birlikte yükseliyor? Nörolog başlıca nedenleri sıraladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog Elena Ovchinnikova, inme riskinin 60 yaşından sonra belirgin biçimde yükseldiğini açıkladı. Uzman, yaşlanmayla birlikte beyin kan akışını olumsuz etkileyebilecek hastalıkların daha sık görüldüğünü ve bu nedenle inme olasılığının arttığını belirtti. Ovchinnikova, özellikle ileri yaşlardaki bireylerde, kronik hastalıkların yaygınlığının inme riskini ciddi biçimde yükselttiğini ifade etti.</p><h3>Ovchinnikova: 'Kronik hastalıklar inme riskini artırıyor'</h3><p>Elena Ovchinnikova, şeker hastalığı, hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi kronik hastalıkların yaşlılar arasında sık rastlandığını, bu durumun da inme riskini artırdığını söyledi. Ayrıca, yıllar geçtikçe ateroskleroz ve kalp ritmi bozukluklarının da daha fazla görüldüğünü vurguladı. Uzman, bu hastalıkların beyin damarlarını olumsuz etkilediğini ve inme gelişme ihtimalini yükselttiğini belirtti. 60 yaş sonrası, bu tür sağlık sorunlarının daha yaygın olması nedeniyle, inme vakalarında da artış yaşandığına dikkat çekti.</p><h3>Gençlerde inme nedenleri farklılık gösteriyor</h3><p>Ovchinnikova, genç yaş gruplarında ise inme nedenlerinin farklılık gösterdiğine işaret etti. Gençlerde genetik faktörler, damar yapısındaki bozukluklar ve kan pıhtılaşma sorunları ön plana çıkıyor. Buna rağmen, hipertansiyon ve ateroskleroz gibi hastalıkların gençlerde daha nadir görüldüğünü belirten uzman, inmenin genellikle yaşlılarda teşhis edildiğini söyledi. Ovchinnikova, 60 yaşının kesin bir sınır olmadığını, tehlikeli damar bozukluklarının daha erken yaşlarda da ortaya çıkabileceğini hatırlattı. İnme riskinin, her yaşta dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p><p>İnme riskinin yaşla birlikte artış göstermesi, özellikle kronik hastalıkların kontrol altına alınmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Uzmanlar, sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli sağlık kontrollerinin, inme riskini azaltmada etkili olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/inme-riski-neden-yasla-bi-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296941</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-aziz-sancar-ve-esini-kabul-etti-296941</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aziz Sancar ve eşini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ve eşini kabul etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aziz Sancar ve eşini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ı kabul etti. Kabulde, Aziz Sancar'ın eşi Gwen Boles Sancar da yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/cumhurbakanerdoanazi-261020269743154f.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/cumhurbaskani-erdogan-azi-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296940</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/demans-riskini-azaltmak-icin-neler-yapilabilir-296940</link>
      <pubDate>2026-10-26T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Demans riskini azaltmak için neler yapılabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog Aleksey Mamatov, demans riskini azaltmak isteyenler için beyin sağlığını koruyan beş temel alışkanlığı açıkladı. Uzman, yaşam tarzı değişikliklerinin ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekerek, beyin sağlığı için alınabilecek önlemleri sıraladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Demans riskini azaltmak için neler yapılabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog Aleksey Mamatov, demans riskini azaltmak amacıyla uygulanabilecek beş temel alışkanlığı paylaştı. Beyin sağlığını korumak isteyenlere seslenen Mamatov, düzenli sağlık kontrollerinin ve sağlıklı yaşam tarzının demans gelişme olasılığını önemli ölçüde düşürebileceğini belirtti. Uzman, özellikle kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düzenli şekilde takip edilmesinin beyin fonksiyonları üzerindeki olumlu etkisine vurgu yaptı. Kronik hastalıkların zamanında tedavi edilmesi ve doktor tavsiyelerine uyulması, beyin sağlığı açısından kritik bir rol üstleniyor.</p><h3>Mamatov: 'Fiziksel aktivite ve sosyal etkileşim şart'</h3><p>Mamatov, yalnızca tıbbi kontrollerin değil, aynı zamanda günlük yaşamda sürdürülen fiziksel aktivitenin de demans riskini azaltmada etkili olduğunu açıkladı. Yoğun egzersiz gerekliliği bulunmadığını, ancak her gün düzenli bir şekilde hareket etmenin beyin sağlığına katkı sağladığını ifade etti. Ayrıca, kaliteli uyku, eğitim düzeyi ve çevreyle aktif ilişkiler kurmanın da beyin fonksiyonlarını olumlu yönde etkilediğini belirtti. Nörolog, işitme veya görme bozukluklarının ise demans riskiyle yakından ilişkili olduğuna dikkat çekerek, bu tür belirtilerin ortaya çıkması durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.</p><h3>Demans riskine karşı sigara ve alkol uyarısı</h3><p>Beyin sağlığını korumanın bir diğer yolu olarak sigaradan uzak durmayı ve alkol tüketimini sınırlandırmayı öneren Mamatov, yeni bilgilere açık olmanın, kitap okumanın, farklı beceriler edinmenin ve düzenli sosyal iletişim kurmanın da demans riskini azaltmada etkili olduğuna işaret etti. Ancak, tüm bu alışkanlıkların demansa karşı kesin bir koruma sağlamadığını vurgulayan uzman, önleyici tedbirlerin vücudun genel sağlığını güçlendirdiğini ve bilinen risk faktörlerine karşı önemli bir koruma sağladığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/demans-riskini-azaltmak-i-554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296939</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/valilik-uyardi-istanbulda-saganak-ve-firtina-etkili-olacak-296939</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Valilik uyardı: İstanbul'da sağanak ve fırtına etkili olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da bu gece ve yarın sabah saatlerinden itibaren kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. İstanbul Valiliği de konuyla ilgili olarak vatandaşları yaşanabilecek olumsuzluklara karşı uyardı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Valilik uyardı: İstanbul'da sağanak ve fırtına etkili olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valiliği, kentte bu gece başlayıp yarın sabah saatlerinden itibaren kuvvetli ve kuzey ilçelerinde çok kuvvetli olması beklenen sağanak ile fırtınaya karşı vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.</p><p>Valilikten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p><p>"Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün değerlendirmelerine göre, ilimizde bu gece beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yarın sabah saatlerinden itibaren kuvvetli (21-50 kg/m2), kuzey kesimlerde, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile'de çok kuvvetli (21-75 kg/m2) olması beklenmektedir." </p><p>Kuvvetli yağışların yarın akşam saatlerinde etkisini kaybedeceğinin tahmin edildiği belirtilen açıklamada, "Rüzgarın, kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), zaman zaman kısa süreli fırtına (70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin edilmektedir. Sıcaklıkların yarın yağışla birlikte hissedilir derecede azalarak mevsim normallerinin 3 ile 5 derece altında seyretmesi beklenmektedir. Sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgâr ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları önemle rica olunur" denildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/valilik-uyardi-istanbulda-972_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296938</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-eninde-sonunda-mutlaka-baskenti-kudus-olan-ozgur-bir-filistin-devle-296938</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Eninde sonunda mutlaka başkenti Kudüs olan özgür bir Filistin Devleti kurulacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Filistinlilerin meselesi haktır, haklıdır ve şartlar ne olursa olsun eninde sonunda mutlaka başkenti Kudüs olan özgür bir Filistin Devleti kurulacak ve inşallah dünyanın tamamı tarafından da tanınacaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Eninde sonunda mutlaka başkenti Kudüs olan özgür bir Filistin Devleti kurulacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Batman Üniversitesinin Merkez Kampüs Konferans Salonu'nda düzenlenen 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katılarak "Türkiye Modeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" başlıklı açılış dersini verdi.</p><p>Yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, Batman'ın ve Batman Üniversitesinin ciddi gelişme katettiğini görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Kurtulmuş, Türkiye'nin 208 üniversitesi ve yaklaşık 6,7 milyon öğrencisiyle birlikte devasa bir yükseköğretim kadrosuna sahip olduğunu artık övünçle her yerde söylediklerini ifade etti.</p><p>Her yıl üniversiteler arasındaki yarışın daha da hızlandığını belirten Kurtulmuş, sadece sayısal olarak değil, nitelik olarak da üniversitelerin daha yukarıya çıkmakta olduğunu gördüklerini, bundan büyük bir memnuniyet duyduklarını söyledi.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu sene akademik yıl açılışı dolayısıyla gittiği üniversitelerde Terörsüz Türkiye ile ilgili gelinen noktayı ve yaşadıkları bu tecrübeyi anlatmaya çalıştığını kaydetti.</p><p>Dünyanın en çalkantılı dönemlerinden birinden geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, bu dönemde dünyanın bütün büyük mücadele alanlarının kesiştiği coğrafyanın da Türkiye'nin bulunduğu coğrafya olduğunu belirtti.</p><p>Türkiye'nin bu coğrafyada ayaklarını sağlam basması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin bu coğrafyada hem kendisinin geleceği hem bölge halklarının geleceği hem de dünya sisteminin esenliği bakımından çatışmaları müzakereyle ve diplomasi masasını açık tutarak çözebilme yeteneğini ortaya koyduğunu vurguladı.</p><p><b>"İSRAİL'İN SALDIRGANLIKLARI ARTIK DUR DURAK BİLMİYOR"</b></p><p>Türkiye'nin Filistin'de devam eden sorunlar karşısında da duruşunu gösterdiğini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>"İsrail'in saldırganlıkları artık dur durak bilmiyor. Hele hele seçimi de bahane olarak kabul eden Netanyahu ve çetesi, sadece Gazze'de değil, Batı Şeria'daki Müslümanlara, Filistinlilere karşı her türlü zulmü yapıyor. Bundan 20 sene, 10 sene evvel bir Yahudi'nin yaşamadığı, Arapların neredeyse yüzde 100 nüfusa sahip olduğu yerlerde, mesela El Halil gibi bir şehirde bile o şehrin yapısını değiştirerek, orayı Müslümansızlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Adına yerleşimci dedikleri gasıplar, teröristler vasıtasıyla Filistinlileri sadece evlerinden barklarından etmiyor aynı zamanda dedelerinden kalmış zeytinlerini bile sökerek Filistin'i göç etmeye zorluyorlar."</p><p><b>"İSRAİL'İN DURDURULMASI İÇİN ÇABA SARF EDEN ÜLKELERİN BAŞINDA TÜRKİYE GELİYOR"</b></p><p>Kurtulmuş, böyle bir ortamda dünyadaki her platformda sözünü sonuna kadar söyleyen ve İsrail'in durdurulması için çaba sarf eden ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini belirterek, bu mücadeleyi her alanda vermeye devam ettiklerini söyledi.</p><p>Gittikleri her toplantıda ne olursa olsun Filistin meselesini gündeme getirdiklerini anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Maalesef birçok ülkenin temsilcisi ağzını açıp konuşamazdı ama dışarıya çıktığımızda 'Sağ olun fikirlerinize katılıyoruz.' derlerdi. Geçtiğimiz hafta Roma'da Avrupa Meclis Başkanları toplantısına iştirak ettik. Oradaki konuşmamızda yine bu konuları gündeme aldık ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki birçok ülkenin meclis başkanı, şimdi isimlerini vermeyeyim, bazıları da ismen referans vererek bizim konuşmada söylediğimiz sözlere destek verdiler. Dışarıya çıkmadan daha toplantıda insanlar açıkça Filistin konusunda Batı ülkelerinin çifte standart uyguladıklarını, örneğin Ukrayna'ya verdikleri desteği Filistin'e vermediklerini açıkça konferans salonunda dile getirdiler. Şunu söylemek istiyorum, hak tek başına en güçlüdür, hak tek başına en üstündür. Haklı olana, hak olana asla kimse galip gelemez, onu yenemez. Filistinlilerin meselesi haktır, haklıdır ve şartlar ne olursa olsun eninde sonunda mutlaka başkenti Kudüs olan özgür bir Filistin Devleti kurulacak ve inşallah dünyanın tamamı tarafından da tanınacaktır."</p><p><b>"TÜRKİYE AKDENİZ'DE EGEMENLİĞİNİ AÇIKÇA İLAN EDEN BİR ÜLKE KONUMUNA GELMİŞTİR"</b></p><p>Bu bölgede birçok meselede Türkiye olarak hep müzakereyi esas aldıklarını ifade eden Kurtulmuş, bunlardan birinin de Doğu Akdeniz'deki gelişmeler olduğunu aktardı.</p><p>Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını da değerlendiren Kurtulmuş, "Bu, Türkiye için diplomatik olarak büyük bir başarıdır. Böylece Sevilla haritası çerçevesinde Türkiye'yi Akdeniz Körfezi'ne hapsetmek isteyen emperyalist proje çökmüş ve Türkiye bugün Akdeniz'de egemenliğini açıkça ifade ve ilan eden bir ülke konumuna gelmiştir. Bu anlaşmanın gerçekleşmesiyle birlikte hem Türkiye kazanacak hem Libya kazanacak hem de bölgemizdeki dost ve kardeş ülkelerin tamamı bu gelişmeden faydalanacaklardır." diye konuştu.</p><p>Bu coğrafyada esas amaçlarının ateşe benzinle gitmek olmadığını, ateşi söndürecek devlet aklını kullanan mekanizmalarla, demokrasiyi açık tutarak ve diplomasi kanallarını kullanarak sonuç almak olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Sevilla Anlaşması'nı yerle bir eden Libya ile sınır yetki alanları, deniz yetki alanları anlaşması bu çerçevede önemli ve başarılı bir adımdır. Bu coğrafyada Türkiye'nin hem güçlü olması hem çatışmalardan uzak barış ve esenlik içerisinde olması hem de kendi içerisinde kendisini tahkim etmiş güçlü bir iç yapıya sahip olması kaçınılmazdır." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"DEVLET AKLIYLA MİLLET VİCDANI ÖRTÜŞTÜ VE TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR KARARLILIK ORTAYA ÇIKTI"</b></p><p>Türkiye'de iç kalenin tahkim edilmesi adına başlatılan Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "İç kaleyi tahkim etme fikri, siyasi bir vizyon gereği ortaya çıkmamış, Türkiye'nin istikbalinin bir gereği olarak ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede terörün sona erdirilmesi için öncelikle siyaset olarak üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye gayret ettik." diye konuştu.</p><p>Türkiye'de terörün bitirilmesi için geçmişte de çalışmaların yapıldığına dikkati çeken Kurtulmuş, "Şimdi ilk sefer bunu iddiayla söylüyorum, Türkiye'de devlet aklıyla millet vicdanı örtüştü ve terörün sona erdirilmesi için çok büyük bir kararlılık ortaya çıktı. Bu süreçte başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere sürece destek veren bütün siyasi partilere, bütün siyasi liderlere canı yürekten teşekkür ediyorum." dedi.</p><p><b>"DÜNYA DEMOKRASİSİ İÇİN ÖRNEK BİR ÇALIŞMA OLDU"</b></p><p>TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları hakkında da bilgi veren Kurtulmuş, bu süreçte, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 milletvekilinin rekor oyuyla kabul edildiğini anlattı.</p><p>Kurtulmuş, "Bu, Türkiye demokrasisinde bir ilktir. Bu kadar büyük bir kabul hiçbir yasanın etrafında gerçekleşmemiştir. Hem devletin aklı hem milletin vicdanı bu konuda ortak bir noktaya gelmiş ve Allah'a çok şükür şimdiye kadar gelinen noktada sonuç almış olduk." ifadelerini kullandı.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu kapsamda yürütülen çalışmalara "Türkiye modeli" dediklerini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Çatışma çözümleri modellerinde hep bir üçüncü göz ya da başka bir ülke veya uluslararası bir kuruluş vardır ama 'Türkiye Modeli' dediğimiz bu modelde bir üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de milletin bizatihi kendisidir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir, millet adına milletin temsilcileridir. Yasanın gereği olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında bir üst kurul çalışmalarına başladı ve başarıyla sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde kısa sürede parlamentodaki siyasi partilerden oluşacak temsilcilerle bu sürecin Meclis tarafından gözetlenmesi ve takip edilmesi için bir izleme komisyonu kurulacaktır. İnşallah sonucu da en kısa zamanda alacağımızı biliyorum. Bundan sonra da inşallah bu süreç devam edecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/tbmm-baskani-kurtulmus-en-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296937</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bayraktartb2den-kontrol-edilen-pirana-kida-hedefi-boyle-imha-etti-selcuk-bayraktar-gokyuzu-296937</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BayraktarTB2'den kontrol edilen PİRANA KİDA hedefi böyle imha etti! Selçuk Bayraktar: Gökyüzünde kontrol, denizde zafer]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[MKE tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen PİRANA KİDA, Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edilerek 100 kilogramlık harp başlığıyla hedefini imha etti. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar "Gökyüzünde kontrol, denizde zafer. BayraktarTB2'den kontrol edilen PİRANA KİDA, hedefi başarıyla imha etti!" ifadeleri kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BayraktarTB2'den kontrol edilen PİRANA KİDA hedefi böyle imha etti! Selçuk Bayraktar: Gökyüzünde kontrol, denizde zafer]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Makine Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA), TURNAs-2026 kapsamında Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edilerek 100 kilogramlık harp başlığıyla hedefini imha etti. 40 knotun üzerindeki hızı, 200 deniz milini aşan görev menzili ve 100 kilogramlık harp başlığına sahip PİRANA, RF ve SATCOM haberleşme sistemleri sayesinde uzaktan kumandalı veya otonom olarak görev yapabiliyor. Düşük radar kesit alanına sahip tasarımı ve yüksek manevra kabiliyetiyle tespit edilme riskini azaltan PİRANA, tekli kullanımın yanı sıra sürü konseptiyle de görev yapabiliyor. Uydu haberleşmesi sayesinde uzak mesafelerden sevk ve idare edilebilen sistem, farklı harekat senaryolarında kullanılabiliyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c1948156-26102026bf0ad0f2.mp4" type="video/mp4"></video><p>Görüntüyü sosyal medya hesabından paylaşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, "Gökyüzünde kontrol, denizde zafer. BayraktarTB2'den kontrol edilen PİRANA KİDA, hedefi başarıyla imha etti!" ifadeleri kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bayraktartb2den-kontrol-e-346_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296936</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-kktc-basbakani-ustel-ile-ankarada-gorustu-296936</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, KKTC Başbakanı Üstel ile Ankara'da görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Üstel ile Ankara'da bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, KKTC Başbakanı Üstel ile Ankara'da görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile Ankara'da bir araya geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/disisleri-bakani-fidan-kk-445_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296935</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dunya-bu-ilaci-konusuyor-sac-dokulmesine-son-verecek-hap-klinik-denemeyi-gecti-296935</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya bu ilacı konuşuyor! Saç dökülmesine son verecek hap klinik denemeyi geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikan ilaç şirketi Veradermics'in geliştirdiği VDPHL01 hapı, erkek tipi saç dökülmesinin tedavisinde yeni bir umut doğurdu. 536 erkek üzerinde yapılan klinik denemede, VDPHL01 saç sayısında belirgin artış ve ciddi yan etki görülmemesiyle dikkat çekti. FDA onay süreci öncesi alınan bu sonuçlar, erkek saç dökülmesinde çığır açabilecek bir gelişmeye işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya bu ilacı konuşuyor! Saç dökülmesine son verecek hap klinik denemeyi geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika merkezli ilaç firması Veradermics, erkek tipi saç dökülmesinin tedavisinde geliştirdiği VDPHL01 adlı deneysel hapın, son klinik denemede çarpıcı sonuçlar elde ettiğini açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre, VDPHL01 hapı, 536 erkek üzerinde yapılan üçüncü aşama klinik çalışmada saç büyümesini gözle görülür şekilde artırdı. Tedavi sırasında ciddi yan etki bildirilmemesi, yeni tedavi seçeneği arayanlar için umut oldu. Henüz piyasaya sunulmayan VDPHL01'in, FDA onayı sürecine girmeden önceki bu başarısı, erkek tipi saç dökülmesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Veradermics, VDPHL01 ile klinik başarıya ulaştı</h3><p>VDPHL01, bilinen minoksidil etken maddesinin özel bir kontrollü salım teknolojisiyle geliştirilmiş hali olarak öne çıkıyor. Bu yeni formül, ilacın vücutta kademeli olarak salınmasını sağlayarak hem saç dökülmesine karşı etkinlik sağlıyor hem de olası yan etkilerin kontrolünü kolaylaştırıyor. Klinik çalışmaya katılan 536 erkek, hafif ve orta düzeyde androjenetik alopesi tanısı aldı ve üç ayrı gruba ayrıldı. Birinci grup VDPHL01 hapını günde bir kez, ikinci grup günde iki kez kullanırken, üçüncü grup ise plasebo aldı. Altı aylık tedavi sonunda, günde bir kez VDPHL01 kullananlar santimetrekare başına ortalama 28,6 yeni saç teli kazanırken, günde iki kez kullananlarda bu sayı 36,4'e ulaştı. Plasebo grubunda ise artış yalnızca 6,6 saç teliyle sınırlı kaldı. Bu çarpıcı fark, VDPHL01'in erkek saç dökülmesi tedavisinde etkili bir seçenek olabileceğini gösterdi.</p><h3>VDPHL01'in güvenlik profili ve FDA onay süreci</h3><p>Veradermics, VDPHL01'in klinik denemelerinde ciddi yan etki saptanmadığını duyurdu. Özellikle kardiyovasküler olaylara rastlanmaması, ilacın güvenlik açısından güçlü bir profil sergilediğini ortaya koydu. Bununla birlikte, tedavi sürecinde bazı katılımcılarda hafif yan etkiler görüldü. Periferik ödem ve vücudun farklı bölgelerinde istenmeyen tüylenme gibi etkiler raporlandı. Bu durum, VDPHL01'in tamamen risksiz olmadığını, ancak ciddi sağlık sorunlarına yol açmadığını gösteriyor. Denemeye katılanların yüzde 78,8 ila 85'i, kullandıkları dozaj oranına göre, saçlarında belirgin iyileşme bildirdi. Ayrıca, plasebo ile kıyaslandığında anlamlı farklılıklar ikinci aydan itibaren ortaya çıkmaya başladı. Şirketin önceki çalışmalarıyla birleştirildiğinde, VDPHL01'in klinik verileri 1.000'den fazla erkeği kapsıyor. Ancak VDPHL01 henüz deneysel statüde ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onay almadı. Şirket, altı aylık tedavi sonuçlarının umut verici olduğunu belirtirken, uzun vadeli güvenlik ve etkinlik için yeni veriler toplamayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/dunya-bu-ilaci-konusuyor--118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296934</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/50-yil-sonra-yeniden-sylvester-stallone-yeni-bir-rocky-bolumu-yazdigini-itiraf-etti-296934</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[50 yıl sonra yeniden! Sylvester Stallone yeni bir Rocky bölümü yazdığını itiraf etti]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Hollywood'un ünlü yıldızı Sylvester Stallone, Rocky'nin 50. yılı yaklaşırken serinin devamı için yeni bir senaryo kaleme aldığını duyurdu. Stallone, Rocky'nin hayatının ring dışında nasıl şekillendiğini anlatacak bu hikâyeye izleyicilerin ilgi gösterip göstermeyeceğinden emin olmadığını da vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[50 yıl sonra yeniden! Sylvester Stallone yeni bir Rocky bölümü yazdığını itiraf etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rocky serisinin efsanevi yıldızı Sylvester Stallone, serinin 50. yılına yaklaşırken hayranlarını heyecanlandıran bir açıklama yaptı. Hollywood'un usta oyuncusu, Rocky Balboa karakterinin ring dışındaki yaşamını konu alan yeni bir senaryo yazdığını duyurdu. Stallone, senaryonun hazır olduğunu belirtirken, izleyicilerin bu hikâyeye nasıl tepki vereceği konusunda ise kararsız olduğunu ifade etti. Rocky'nin 20 Kasım'daki 50. yıl dönümü öncesinde gelen bu gelişme, serinin geleceğine dair merakları artırdı.</p><h3>Sylvester Stallone: 'Rocky'nin yeni hikâyesi ring dışında geçecek'</h3><p>Sylvester Stallone, TV Insider'a verdiği röportajda Rocky karakterinin yeni bir yönünü keşfetmek istediğini söyledi. Ünlü oyuncu, yazdığı senaryoda Rocky'nin artık ringde değil, hayatının başka bir alanında mücadele ettiğini anlattı. Stallone, karakterin yaşadığı mahallenin değişimiyle yüzleşmesini ve yaşamını yardıma muhtaç insanlara adamaya başlamasını merkeze aldığını belirtti. Rocky'nin ring dışında karşılaştığı zorluklar, hem karakterin gelişimini hem de çevresindeki toplumsal dönüşümü gözler önüne serecek. Stallone, bu yeni hikâyenin izleyiciler için ne kadar ilgi çekici olacağından emin olmadığını, senaryoyu öncelikle kendi isteğiyle kaleme aldığını da ekledi.</p><h3>Rocky serisi için prequel ihtimali gündemde</h3><p>Stallone, yeni senaryonun yanı sıra, Rocky evreninde bir prequel yani ön hikâye filmi fikrine de sıcak baktığını açıkladı. Karakterlerin geçmişine ve yollarının nasıl kesiştiğine dair pek çok fikri olduğunu belirten oyuncu, özellikle 1960'lı yıllarda Amerika'da yaşanan toplumsal değişimlerin bu projeye zengin bir arka plan oluşturacağını vurguladı. Stallone, Rocky'nin ve diğer karakterlerin başlangıç noktalarına odaklanacak bir prequel filminin de büyük ilgi görebileceğini düşünüyor. Ayrıca, yakın zamanda vizyona girecek "I Play Rocky" adlı filmle birlikte, Rocky Balboa'nın sinema tarihindeki etkisinin devam ettiğini ifade etti.</p><p>Rocky serisinin ilk filminden bu yana geçen neredeyse yarım asır, hem karakterin hem de Stallone'un sinema dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Yeni senaryo ve olası projeler, Rocky efsanesinin önümüzdeki yıllarda da gündemde kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/50-yil-sonra-yeniden-sylv-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296933</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-guvenlik-ekibinden-duyuruldu-internet-tarihinin-en-buyuk-sertifika-krizlerinden-biri-onlendi-296933</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple güvenlik ekibinden duyuruldu! İnternet tarihinin en büyük sertifika krizlerinden biri önlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, Hindistan merkezli eMudhra'nın zayıf bulunan sekiz ara sertifika otoritesine ait anahtarlar nedeniyle web güvenliği konusunda önemli bir adım attı. Şirket, Safari ve Mail gibi uygulamalarda riskli sertifikaları otomatik olarak engellerken, macOS kullanıcıları için ek bir güncelleme hazırlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple güvenlik ekibinden duyuruldu! İnternet tarihinin en büyük sertifika krizlerinden biri önlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, Hindistan merkezli eMudhra'nın sekiz ara sertifika otoritesine ait kriptografik anahtarlarının güvenlik riski oluşturduğunun ortaya çıkmasının ardından, kullanıcılarını korumak için harekete geçti. Güvenlik araştırmacıları, bu anahtarların yeterince güçlü olmadığını ve kötü niyetli kişilerin meşru web sitelerini taklit etmesine olanak tanıyabileceğini duyurdu. Her ne kadar şu ana kadar bu anahtarların zararlı amaçlarla kullanıldığına dair bir bulgu olmasa da, Apple ve diğer büyük tarayıcı geliştiricileri, kullanıcıların hassas bilgilerinin tehlikeye girmemesi için hızlı önlemler aldı.</p><h3>Apple: 'eMudhra sertifikaları Safari ve Mail'de engellendi'</h3><p>Apple, 19 Ekim itibarıyla Safari, Mail ve şirketin ağ ile güvenlik çerçevelerini kullanan uygulamalarda, eMudhra'nın riskli TLS web sertifikalarını otomatik olarak engellemeye başladı. Bu engelleme işlemi, herhangi bir manuel güncelleme gerektirmiyor. Böylece, Apple cihaz sahipleri ek bir işlem yapmadan korunuyor. eMudhra'nın sertifikalarının, Chrome, Edge ve Firefox gibi diğer popüler tarayıcılar tarafından da güvenilir olarak kabul edilmesi, tehdidin kapsamını genişletiyor. Apple'ın aldığı bu önlem, milyonlarca kullanıcının kişisel verilerinin korunmasına katkı sağlıyor.</p><h3>macOS güncellemesi ve sistem yöneticilerine özel uyarı</h3><p>Apple, komut satırı araçlarını kullanan macOS kullanıcılarına ise özel bir uyarıda bulundu. Şirket, bazı komut satırı araçlarının hala tehdit altındaki eMudhra sertifikalarını kabul edebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle, sistem yöneticileri ve ileri düzey kullanıcıların, /etc/ssl/cert.pem dosyasından ilgili kök CA sertifikalarını manuel olarak kaldırmaları önerildi. Apple, bu işlemi otomatikleştirecek bir macOS güncellemesi üzerinde çalıştığını açıkladı. Ancak güncellemenin ne zaman yayınlanacağına dair bir tarih verilmedi. Kullanıcıların, yeni güncelleme çıkana kadar dikkatli olmaları ve gerekli adımları atmaları tavsiye edildi.</p><p>Apple'ın eMudhra sertifikalarına yönelik aldığı bu önlemler, şirketin kullanıcı güvenliğine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne seriyor. macOS için hazırlanan güncellemenin yayınlanmasıyla birlikte, web güvenliği alanında oluşan risklerin daha da azalması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/apple-guvenlik-ekibinden--137_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296932</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/windows-11de-devrim-niteliginde-performans-donemi-intel-apx-destegi-resmen-test-ediliyor-296932</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Windows 11'de devrim niteliğinde performans dönemi! Intel APX desteği resmen test ediliyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft ve Intel, Windows 11 için geliştirdikleri APX desteğiyle 64-bit performansında önemli bir sıçrama hedefliyor. Yeni özellik, test aşamasında kullanıcıların dikkatini çekerken, işlemci verimliliğinde yüzde 10'a varan iyileşme vadediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Windows 11'de devrim niteliğinde performans dönemi! Intel APX desteği resmen test ediliyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft ve Intel, Windows 11 kullanıcılarını yakından ilgilendiren önemli bir gelişmeye imza attı. İki teknoloji devinin iş birliğiyle, Windows 11'in 64-bit sürümünde APX (Gelişmiş Performans Uzantıları) desteği test edilmeye başlandı. Özellik, Rubidium kod adlı Insider derlemesinde ilk kez görüldü ve geliştiricilerin basit bir anahtar yardımıyla APX'yi etkinleştirmesine olanak tanıyor. Kullanıcılar, bu özelliği aktif hâle getirdiklerinde sistem yeniden başlatma talep ediyor. Microsoft'un yeni özelliği, önümüzdeki Windows 11 27H2 güncellemesiyle birlikte geniş çapta kullanıma sunması bekleniyor. Performans artışı sağlayan bu destek, özellikle uyumlu Intel işlemcilerde belirgin bir hız ve verimlilik artışı getirecek.</p><h3>Intel'den APX ile işlemci mimarisinde devrim</h3><p>Intel, 2023 Temmuz'unda tanıttığı APX talimat setiyle mevcut işlemci mimarisinde önemli bir yenilik sundu. Şirket, 2026 Ağustos'unda APX mimarisinin dokuzuncu versiyonunu yayımlayarak bu teknolojiyi daha da olgunlaştırdı. APX'nin en çarpıcı özelliği, genel amaçlı kayıtların sayısını 16'dan 32'ye çıkarması. Bu değişiklik, işlemcilerin daha fazla veriyi doğrudan kayıtlarında tutmasını sağlıyor ve belleğe erişim ihtiyacını azaltıyor. Intel'in simülasyonlarına göre, APX ile derlenen kodlarda yüzde 10 daha az yük, yüzde 20'nin üzerinde daha az depolama ve toplamda yüzde 10 daha az talimat kullanımı mümkün. Bu oranlar, işlemci performansını doğrudan etkileyerek, kullanıcı deneyimini gözle görülür şekilde iyileştiriyor. Ayrıca, APX'in sunduğu üç operandlı talimatlar ve yeni veri hedefi (NDD) kaydı, gereksiz veri hareketlerini azaltıyor. Bu sayede, işlemciler hem daha hızlı hem de daha verimli çalışabiliyor.</p><h3>Microsoft, Windows 11'e APX desteğini entegre ediyor</h3><p>Microsoft, Windows 11'in Rubidium kod tabanında APX desteğini aktif olarak test ediyor. Bu gelişme, özellikle Windows 11 27H2 ve 26H2 sürümlerinde performans odaklı yeniliklerin öne çıkacağına işaret ediyor. Insider derlemesi 29695'te yer alan yeni anahtar, geliştiricilere APX özelliğini hızlıca açıp kapatma imkânı sunuyor. Özelliğin açıklamasında, "Windows'un daha iyi performans için APX kullanmasına izin ver" ifadesi dikkat çekiyor. APX'nin sağladığı avantajlar, özellikle SPEC CPU 2017 Tam Sayı benchmark testlerinde ortaya çıkıyor. Intel'in tahminlerine göre, APX sayesinde işlemciler çok daha az yük ve depolama işlemiyle yüksek performans sunabiliyor. Microsoft'un bu desteği yaygınlaştırması, Windows 11 kullanıcılarının yeni nesil donanımdan maksimum verim almasını kolaylaştıracak. Şirket, 26H2 sürümüne geçişi de desteklenen sistemlerde daha erişilebilir hâle getiriyor.</p><h3>APX ile Windows 11'de performans ve verimlilik artışı</h3><p>APX, yalnızca donanım seviyesinde değil, yazılım ve derleyici tarafında da kapsamlı yenilikler getiriyor. GCC 15 derleyici sürümünde tam APX desteği sağlanmış durumda. Yeni üç operandlı talimatlar, koşullu yükleme ve depolama komutları, dallanmayı azaltma ve gereksiz durum bayrağı güncellemelerinden kaçınma gibi avantajlar sunuyor. Özellikle yeni No Flags (NF) özelliği, işlemcinin gereksiz bayrak güncellemelerini önleyerek hız kaybının önüne geçiyor. PUSH2 ve POP2 talimatları, kayıtları kaydetme ve geri yükleme süreçlerinde daha yüksek verim sağlıyor. Ayrıca, 64-bit mutlak doğrudan atlama talimatı, talimat setinin kapsamını genişletiyor. Tüm bu yenilikler, Windows 11 kullanıcılarının günlük iş akışlarında daha hızlı ve akıcı bir deneyim yaşamalarını mümkün kılıyor. Microsoft ve Intel'in bu ortak adımı, işletim sistemi ve donanım arasındaki uyumu güçlendirerek yeni nesil bilgisayarların potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/windows-11de-devrim-nitel-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296931</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ticaret-bakani-bolat-turkiye-dunyanin-onde-gelen-celik-ureticileri-arasinda-yer-aliyor-296931</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türkiye, dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat hem de ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer aldığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türkiye, dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çelik İhracatçıları Birliği'nin (ÇİB) desteğiyle düzenlenen Steel Networking Summits 2026'da yaptığı konuşmada, çelik imalatının, sanayinin, ekonominin ve savunmanın ana girdisi sektörlerden olduğunu belirtti.</p><p>Bir ülkenin kendisini savunabilmesi ve ayakta kalabilmesi açısından güçlü çelik sanayisinin olmazsa olmaz şart olduğunu vurgulayan Bolat, altyapının, ulaştırmanın, enerjinin, makine imalatının ve savunma sanayisinin temelinde çelik sektörünün yattığını dile getirdi.</p><p>Bolat, dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek dünya ekonomisinde öncü olarak yer aldıklarına dikkati çekerek, metal, mühendislik ve otomotiv sektörlerinin birbirlerine bağlı, geçen yüzyılda ve yakın zamana kadar en stratejik sektörler olarak ülke sanayilerinin ve ekonomilerinin omurgasını oluşturduklarını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866877.jpg"/><p>Bu toplantıda 80'den fazla ülkeden 400'ün üzerinde katılımcının ağırlandığını belirten Bolat, "200'ü aşkın uluslararası sektör temsilcileri aramızdalar. 30'dan fazla da üst düzey konuşmacılar burada çelik zirvesinde söz alacaklar ve tartışmalara katkıda bulunacaklardır. Buradaki amaç, 'Küresel çelik sektörü nereye gidiyor?', bunları ortaya koymak, geleceği planlamak ve dünyadaki çelik sektörünü ilgilendiren trendleri tartışmaktır." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Bolat, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Türk çelik sektörü, 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirerek dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sırada yer almıştır. Çelik sektöründeki güçlü konumumuz, inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşa ve savunma sanayileri açısından da adeta bir lokomotif görevi görmektedir. Türkiye, geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat yaparak hem ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer almaktadır. Bugün ülkemiz, 2025 yılı itibarıyla 615 milyar dolara ulaşan küresel çelik ticaretinde 17,1 milyar dolarlık ihracatı ve 200'den fazla ülkeye ulaşan ağıyla dünyanın 10'uncu çelik ihracatçısı konumundadır. Çelik ihracatımızın yüzde 42,3'lük bölümünü Avrupa Birliği'ne gerçekleştirmemiz, sektörümüzün uluslararası rekabet gücünün en somut kanıtı konumundadır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866878.jpg"/><p>Yüksek standartların istendiği Avrupa pazarında Türk çeliğinin aranılan bir ürün olmasının iftihar vesilesi olduğuna işaret eden Bolat, "Türk çelik sektörünün en önemli özelliklerinden birisi, üretim kapasitesinin yüzde 78'inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayanmasıdır. Üretimde ağırlıklı olarak hurda çelik kullanan Türk çelik sektörü, 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal etmiştir. Türkiye, bu anlamda dünyada hurda çelik ithal eden de önemli bir ülke konumundadır." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"ÖNCELİĞİMİZ, YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLERKEN İHRACATÇILARIN ORANTISIZ MALİYET ENGELLERİYLE KARŞILAŞMAMASINI SAĞLAMAKTIR"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, ABD ve Avrupa Birliği'nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti önemli ölçüde etkilediğine işaret ederek, bu tedbirlerin yalnızca ihracatçı ülkeleri değil girdiye ihtiyaç duyan sanayi kolu yatırımcılarını ve nihai tüketicileri de olumsuz etkilediğini dile getirdi.</p><p>Bolat, "Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve ticaret ortaklarıyla yeterli istişareler, müzakereler yürütülmeden hayata geçirilen tek taraflı bu kısıtlamalar, kalıcı bir çözüm sunamamaktadır ve bu tür engeller hurda bazlı ve düşük karbonlu çeliğin verimli biçimde dolaşımını da sınırlandırdığı için çelikte ve sanayideki yeşil dönüşüm hedeflerine de zarar vermektedir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866879.jpg"/><p>Türkiye Cumhuriyeti ve Hükümeti olarak küresel refahın artırılabilmesi için şeffaf, kurallara dayalı, adil ve serbest ticaretin gerekliliğini her fırsatta vurguladıklarını ve savunduklarını belirten Bakan Bolat, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu ve Türkiye'nin de Avrupa Birliği'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu söyledi.</p><p>Bolat, Avrupa Birliği'nin çelik kotalarını 1 Temmuz 2026'dan itibaren yüzde 50 daraltmasının ve 2026'nın başında uygulanmaya başlanan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM), çelik sektörünü doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "2026 yılı ocak ile eylül arası 9 aylık dönemde SKDM kapsamındaki çelik ürünlerinde Türkiye'nin AB'ye ihracatında yüzde 1,7 azalma olmuştur. Türkiye'nin AB dışındaki ülkelere ihracatında ise yüzde 10 artış olmuştur. Demir-çelik sektöründe AB'ye ihracatımızda yüzde 6,7'lik bir düşüş genel anlamda yaşanmıştır. Emisyonların ölçülmesi, doğrulanması, düşük karbonlu üretime geçişi zorunlu kılan bu süreçte önceliğimiz, yeşil dönüşümü desteklemek ama ihracatçıların da orantısız maliyetler ve ilave ticaret engelleriyle karşılaşmamasını sağlamaktır." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866880.jpg"/><p>Türkiye'nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı, iklim politikaları ve ilgili kurumsal düzenlemeler çerçevesinde ihracatçıları yakından ilgilendiren bütün gelişmelerde onlarla birlikte çalıştıklarını ve öncülük ettiklerini dile getiren Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak bundan 2,5 sene önce yürürlüğe aldıkları Yeşil Mutabakata Uyum Projesi desteği ile ilgili firmaların yeşil dönüşüme uyum sürecinde danışmanlık hizmetleri aldıklarını ve bunları desteklediklerini anlattı.</p><p><strong>"SON 5 YILDA TÜRKİYE-AB TİCARETİ 1 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNDE"</strong></p><p>Bolat, Türkiye'nin AB ile 30 yılı aşan Gümrük Birliği'nde sanayi entegrasyonunun başarısının Türk ve Avrupa Birliği sanayilerini bütünleşmiş ve birleşmiş hale getirdiğini belirterek, "İki taraf arasındaki arz-tedarik zincirleri yukarıdan alınacak kararlarla dahi kırılamayacak kadar keskindir ve sağlamdır. Türk ve AB sanayileri gerek girdilerde gerek ham maddelerde gerekse bitmiş ürünlerde birbirleriyle yoğun dış ticaret yapmaktadırlar. Türkiye-AB ticaret hacmi 233 milyar dolardır yıllık. Bu, 204 milyar avro yapmaktadır. Son 5 yılda Türkiye-AB ticareti 900 milyar avro yani 1 trilyon doların üzerinde bir rakamdır ve bu dengeli, karşılıklı menfaatlerin gözetildiği, çok başarılı, ikili bir ticaret hacmidir." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866881.jpg"/><p>Bakan Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye ekonomisi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yönetiminde son 24 yılda yıllık yüzde 5,35 oranında reel büyüme kaydetmiştir ve 2009 yılı haricinde, son 16 yılda pozitif, olumlu büyüme kaydetmiştir ve Kovid-19'un ikinci çeyreğinden sonra da son 24 çeyrek yani son 6 yıldır da hep olumlu, yükselen bir büyüme oranı göstermiştir. Son 6 yılın ortalama büyüme oranı da yüzde 5'in üzerindedir.</p><p>Bu yıl, ilk yarı yılda yüzde 2,5'lik büyümemiz vardır. İlk çeyrek yüzde 2,6, ikinci çeyrek yüzde 2,3 ve bu büyümede net mal ve hizmet ihracatının güçlü bir katkısı bulunmaktadır. Türkiye ekonomisi, son 24 yılda 238 milyar dolarlık milli gelirden 1,7 trilyon dolarlık milli gelire ulaşmıştır ve yılı da 1,8 trilyon dolar civarında bir ekonomik büyüklükle kapatacağımız tahmin edilmektedir. Kişi başına milli gelir de geçen yıl 18 bin dolar, bu yıl sonunda da 20 bin doları aşacaktır."</p><p>Türkiye'nin dış ticarette 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatını, 2025 yılında 273,2 milyar dolara yükseltmeyi başardıklarını ve bu yılın eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının ise 283,7 milyar dolar olduğunu ifade eden Bolat, "Türkiye, aynı zamanda ithalatçı bir ülkedir yani 'Sadece Türkiye kazansın, diğerleri kaybetsin' anlayışını da asla gütmüyoruz ve savunmuyoruz. Biz, 283,7 milyar dolarlık ihracat yaparken eylül itibarıyla son 1 yılda 380 milyar dolarlık da ithalat yapan bir ülkeyiz. Bunun içinde sizin sektörünüz çelik de var, petrol, doğal gaz var, kömür var, ham altın var, sanayi ürünleri var yani hem ihracat hem ithalatla dünya ticaretine katkıda bulunuyoruz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866882.jpg"/><p>Bakan Bolat, toplam ihracatın hizmetler de katıldığında 409 milyar dolar olduğuna işaret ederek, "Çünkü 125 milyar dolar da bizim hizmet ihracatımız var. 63-64 milyar dolar hizmet ithalatımız var. Toplam ihracat olarak baktığımızda milli gelirimizin yüzde 25'i ihracattır, mal ve hizmet ihracatı olarak. İthalatı da ilave ettiğimizde toplam dış ticaretimiz 860 milyar dolardır. Dolayısıyla milli gelirin yüzde 50'sinden fazlasını oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin uluslararası ticarette ihracat ve ithalat yoluyla önemli bir oyuncu olduğunu vurgulayan Bolat, bunda uluslararası ticaret ve yatırımların büyük rolünün olduğunu sözlerine ekledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866883.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ticaret-bakani-bolat-turk-695_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296930</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sessizce-ilerleyen-yok-olus-marsin-uydusu-phobos-bir-halka-haline-gelecek-296930</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sessizce ilerleyen yok oluş! Mars'ın uydusu Phobos bir halka haline gelecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars'ın en büyük uydusu Phobos, bilim insanlarının öngörülerine göre önümüzdeki milyonlarca yıl içinde parçalanarak Kızıl Gezegen'in etrafında dev bir halka oluşturacak. Bu süreç, Mars'ın görünümünü ve yüzeyini kalıcı şekilde değiştirecek önemli sonuçlar doğuracak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sessizce ilerleyen yok oluş! Mars'ın uydusu Phobos bir halka haline gelecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, Mars'ın en büyük uydusu Phobos'un geleceğiyle ilgili çarpıcı bir senaryoya odaklandı. Araştırmalar, Phobos'un yavaş yavaş Mars'a yaklaştığını ve önümüzdeki 25 ila 75 milyon yıl içinde parçalanarak Kızıl Gezegen'in etrafında bir halka sistemi oluşturacağını gösteriyor. Bu gelişme, Mars'ın hem yüzeyini hem de gökyüzü manzarasını kökten değiştirecek önemli bir olay olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor.</p><h3>Bilim insanları: Phobos'un kaderi Mars için dönüm noktası</h3><p>Phobos, Mars'ın iki uydusundan biri ve gezegene en yakın olanı olarak biliniyor. Bilim insanları, uydunun yörüngesinin giderek daraldığını ve Mars'ın güçlü gelgit kuvvetleri nedeniyle parçalanmaya doğru sürüklendiğini uzun süredir takip ediyor. New York Şehir Üniversitesi'nden Prof. Benjamin A. Black ve Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'den Tushar Mittal, Phobos'un nihai kaderini detaylı şekilde analiz etti. Araştırmalara göre, Phobos'un Mars'a yaklaşmasıyla birlikte gelgit etkileri uydunun yapısını bozacak ve sonunda Phobos, gezegenin Roche sınırına ulaştığında tamamen parçalanacak. Bu süreç sonucunda uydunun kalıntıları, Mars'ın etrafında devasa bir halka oluşturacak. Bilim insanları, bu olayın Mars'ın tarihinde önemli bir dönüm noktası olacağını ve gezegenin kozmik görünümünü kökten değiştireceğini belirtiyor.</p><h3>Phobos'un yüzeyindeki çatlaklar parçalanmanın habercisi</h3><p>Phobos'un yüzeyinde gözlemlenen derin oluklar ve çatlaklar, uydunun parçalanma sürecinin başladığını gösteriyor. Viking ve diğer uzay araçlarının çektiği görüntülerde, bu çatlakların bir kısmının eski çarpma kraterlerinden kaynaklandığı düşünülse de, NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden Terry Hurford ve ekibi, çoğu çatlağın Mars'ın gelgit kuvvetlerinden kaynaklandığını tespit etti. Hurford, bu olukların Phobos'un sürekli Mars'a bakan yüzünden yayıldığını ve gelgit etkilerinin uyduda gerilmelere yol açtığını vurguluyor. Bilimsel analizler, Phobos'un iç yapısının gevşek ve yıkıntı yığını şeklinde olduğunu, bu nedenle gelgit kuvvetlerine karşı oldukça savunmasız kaldığını ortaya koyuyor. Son bulgular, Phobos'un ölüm dalışının beklenenden daha erken gerçekleşebileceğini de gündeme getiriyor.</p><h3>Mars'ın gelecekteki halkası ve gezegenler arası karşılaştırmalar</h3><p>Phobos'un parçalanmasıyla oluşacak Mars halkası, Güneş Sistemi'ndeki diğer halkalı gezegenlerle kıyaslandığında dikkat çekici bir örnek olacak. Şu anda Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün gibi dev gezegenlerin halkaları bulunuyor. En bilinen halka sistemi, Satürn'ün buzdan oluşan geniş halkaları olarak öne çıkıyor. Satürn'ün halkalarının kökeniyle ilgili araştırmalar, bunların muhtemelen büyük bir uydunun parçalanmasıyla ortaya çıktığını gösteriyor. Colorado Üniversitesi'nden gezegen bilimci Robin M. Canup, Satürn'ün halkalarının, Titan boyutundaki eski bir uydunun buzlu dış katmanlarının kopmasıyla oluştuğunu öne sürüyor. Benzer şekilde, Mars'ın gelecekteki halkası da bir uydunun yok oluşunun ardından meydana gelecek ve gezegenin etrafında yeni bir görsel şölen sunacak.</p><h3>Phobos'un çarpışması Mars yüzeyinde yeni kraterler açacak</h3><p>Phobos'un parçalanmasıyla ortaya çıkacak tüm kalıntılar Mars yörüngesinde halka oluşturmayacak. Bilim insanları, uydudan kopan bazı büyük parçaların Mars yüzeyine düşerek yeni kraterler açabileceğini belirtiyor. Bu çarpışmalar, Mars'ın jeolojik yapısında kalıcı izler bırakacak ve gezegenin tarihine yeni bir sayfa ekleyecek. Uzmanlar, bu çarpışmaların Mars yüzeyinde gözle görülür değişikliklere yol açacağını ve gezegenin gelecekteki araştırmalarında önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor. Ayrıca, bu tip olayların Mars'taki potansiyel yaşam izleri ve yüzey şekilleri üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor.</p><h3>Satürn'ün halkaları ve Phobos'un Mars'a etkisi arasında ilginç benzerlikler</h3><p>Satürn'ün halkalarının oluşum süreci ile Phobos'un Mars etrafında halka oluşturacak şekilde parçalanması arasında dikkat çekici benzerlikler bulunuyor. Tarihsel olarak, Satürn'ün halkalarının kökeni uzun süre tartışma konusu oldu. Galileo Galilei 1610 yılında Satürn'ün halkalarını ilk kez gözlemlediğinde bunların kulak veya sap gibi göründüğünü not etmişti. Ancak, 17. yüzyıldan itibaren bilim insanları bu halkaların aslında buzdan ve çok sayıda küçük parçacıktan oluştuğunu ortaya koydu. Satürn'ün halkalarının büyük ölçüde saf su buzundan meydana gelmesi, dev uyduların parçalanmasının ardından oluştuğu teorisini güçlendiriyor. Mars'ın gelecekte sahip olacağı halka sistemi de benzer bir süreç sonunda ortaya çıkacak ve Güneş Sistemi'nde yeni bir örnek oluşturacak.</p><h3>Phobos'un parçalanması Mars'a dair yeni araştırma alanları açacak</h3><p>Phobos'un parçalanarak Mars çevresinde halka oluşturması, gelecekte gezegen bilimi ve uzay araştırmaları açısından yeni fırsatlar doğuracak. Bilim insanları, bu olayın Mars'ın atmosferi, yüzey yapısı ve potansiyel yaşam koşulları üzerindeki etkilerini incelemeyi planlıyor. Ayrıca, Mars'ın yeni halkasının gezegenin iklimine ve yörüngesindeki diğer cisimlere nasıl etki edeceği de merak konusu. Uzmanlar, Phobos'un kaderinin insanlığın Mars'a yönelik keşiflerinde ve gelecekteki uzay görevlerinde önemli bir referans noktası olacağını vurguluyor. Mars'ın gelecekteki görünümü, Phobos'un yok oluşuyla birlikte bambaşka bir boyut kazanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/sessizce-ilerleyen-yok-ol-527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296929</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilli-muhalif-lider-eisenkot-netanyahu-iktidarda-kalmak-icin-hicbir-seyden-geri-durmayacak-296929</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrailli muhalif lider Eisenkot: Netanyahu iktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'de yarın düzenlenecek genel seçim öncesi muhalif lider Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında uyarılarda bulunarak, "İktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak; ne yalandan ne de aşırı tedbirlerden." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrailli muhalif lider Eisenkot: Netanyahu iktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Times of Israel gazetesinin haberine göre, Yashar Partisi lideri Eisenkot, başkent Tel Aviv'deki seçim mitinginde yaptığı konuşmada, yarın yapılacak genel seçim öncesi Netanyahu taraftarlarına "başbakana verdikleri desteği geri çekmeleri" çağrısında bulunarak, İsrail'in onun liderliğinde bir dört yıl daha ayakta kalamayacağı uyarısını yaptı.</p><p>Eisenkot, Netanyahu'nun partisi Likud'un yoldan saptığını ve İsrail'in bu şekilde devam edemeyeceğini söyleyerek, "Anketleri görüyorum, verileri biliyorum ve Netanyahu'yu tanıyorum. İktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak; ne yalandan ne de aşırı tedbirlerden." şeklinde konuştu.</p><p>İsrail'deki Kanal 13 ve Kanal 12 televizyonlarının, 24 Ekim'de Merkez Seçim Komitesinin belirlediği seçim yasakları çerçevesinde açıkladığı son anketlere göre, Eisenkot liderliğindeki Yashar Parisi birinci sırada yer alırken, onu Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi izliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/israilli-muhalif-lider-ei-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>