<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-moskovaya-dogru-ucan-6-iha-etkisiz-hale-getirildi-297173</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya: Moskova'ya doğru uçan 6 İHA etkisiz hale getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'da 8. Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) Zirvesi'ne ev sahipliği yapan başkent Moskova'ya doğru uçan 6 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya: Moskova'ya doğru uçan 6 İHA etkisiz hale getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Moskova'ya doğru uçan 6 İHA hava savunma sistemlerince imha edildi. Acil durumlar ekipleri, olay yerinde çalışmalarını sürdürüyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Başkent Moskova'da Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katıldığı 8. GECF Zirvesi sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/rusya-moskovaya-dogru-uca-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/820-hekim-ve-45-ozel-hastane-yakin-takibe-alindi-297172</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[820 hekim ve 45 özel hastane yakın takibe alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDK), 820 hekim ve 45 özel hastaneyle yaptığı görüşmelerde vergisel riskleri incelemeye ihtiyaç duyulmadan giderirken çalışmanın üç aylık etki analizinde toplam 32,7 milyar lira matrah değişimi tespit etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[820 hekim ve 45 özel hastane yakın takibe alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından (VDK), yapılan açıklamaya göre, Kurulun mükelleflerin vergisel yükümlülüklerini doğru ve zamanında yerine getirmelerini desteklemek, sektörel riskleri erken aşamada tespit etmek ve gönüllü uyumu artırmak amacıyla yürüttüğü risk odaklı gözetim çalışmaları devam ediyor.</p><p>Bu kapsamda, 2026 yılı nisan-mayıs döneminde sağlık sektörüne özgü vergisel risklerin değerlendirilmesi amacıyla Sağlık Gözetim Programı hayata geçirildi.</p><p>Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya olmak üzere büyük illerde faaliyet gösteren özel hastaneler ve bu hastanelerle bağlantılı hekimlere yönelik gerçekleştirilen risk analizleri sonucunda, belirlenen risk grubundan seçilen 820 hekim, bu hekimlerle ilişkili işletmeler ve 45 özel hastane gözetim programına dahil edildi.</p><p><strong>TEMEL RİSK ALANLARI GİDERİLEREK YÜZDE 100 UYUM SAĞLANDI</strong></p><p>Program kapsamında özel hastane yöneticileri ve hekimlerle doğrudan görüşmeler gerçekleştirilerek sağlık sektöründeki vergisel riskler değerlendirildi ve ilgili mevzuat çerçevesinde doğru uygulamalara yönelik bilgilendirme yapıldı.</p><p>Gerçekleştirilen görüşmeler ve rehberlik faaliyetleri sonucunda, 820 hekimin tamamı 1 Haziran'dan itibaren ilişkili şirketleri üzerinden hastanelere fatura düzenleme uygulamasına son verdi.</p><p>Hekimlerin çalışma modelleri, ilgili düzenlemeler çerçevesinde ilgili kanun maddesi kapsamındaki sigortalı çalışma statüsüne uygun hale getirildi. Böylece gözetim programına dahil edilen mükelleflerin tamamında belirlenen temel risk alanları giderilerek yüzde 100 uyum sağlandı.</p><p>Çalışmanın üç aylık etki analizinde toplam 32,7 milyar lira matrah değişimi tespit edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/820-hekim-ve-45-ozel-hast-936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/mao-icin-diktator-ifadesini-kullanan-mbappeden-ozur-aciklamasi-geldi-297171</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mao için diktatör ifadesini kullanan Mbappe'den özür açıklaması geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Real Madrid'de forma giyen futbolcu Kylian Mbappe'nin Mao Zedong hakkında "Çinli diktatör" ifadesini kullanması ülkede tepkiye yol açmıştı. Ünlü futbolcu Mbappe, tepkilerin ardından bir özür açıklaması yaptı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mao için diktatör ifadesini kullanan Mbappe'den özür açıklaması geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Real Madrid'de forma giyen Fransız futbolcu Kylian Mbappe'nin Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu Mao Zedong hakkında "Çinli diktatör" ifadesini kullanması ülkede tepkiye yol açtı.</p><p>Çin sosyal medyasında Fransız futbolcuyu eleştiren yorumların ardından ürün reklamlarında ve ambalajlarında Mbappe'nin yüzünü kullanan üç Çinli şirket, sponsorluğu bıraktıklarını açıkladı.</p><p>Mbappe, Fransa'da katıldığı bir televizyon programının çekiminde, internette kendisi ile ilgili paylaşılan esprilerinden hangisini komik bulduğu sorusuna, yüzünün Mao Zedong'un görüntüsüne yapay zekayla monte edildiği bir videoyu hatırlatarak, "Şu adamla yaptıkları video, sanırım Çinli bir diktatördü." ifadesini kullanmıştı.</p><p>Fransız futbolcuya yönelik eleştirilerin ardından, onu reklamlarında ve ürünlerinde kullanan üç Çin firması, su şirketi Dongpeng, süt ürünleri firmaları Mengniu ve Milkground sponsorluklarını sonlandırdıklarını açıkladı.</p><p>Öte yandan resmi yayın organlarından, Şanghay merkezli The Paper, devlet televizyonu CCTV'nin Mbappe'nin formasını giydiği Real Madrid'in İspanyol futbol ligi La Liga'daki yayınlarını askıya aldığını iddia etti.</p><p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında, konuyla ilgili sorulan soruya, "Çin halkının duygularını inciten her türlü söylem veya eylem doğal olarak Çin'in tüm kesimlerince reddedilecektir." ifadesini kullandı.</p><p><strong>MBAPPE'DEN ÖZÜR</strong></p><p>Tepkilerin ardından bir özür açıklaması yapan Mbappe, şunları kaydetti:</p><p>"Yaptığım yorum doğru muhakeme edilmemişti, Çin'de ve dünyadaki Çinli topluluklardaki çok sayıda insanın üzüldüğünü şimdi anlıyorum. Sözlerim nedeniyle üzülen herkesten özür dilerim, niyetim kesinlikle bu değildi. Çin halkına ve tarihine derin saygım var, gerçekten üzgünüm."</p><p>Mbappe'in oynadığı takımlarda sahaya yansıttığı özgüveni ve gerek rakip takım, gerek kendi takımındaki diğer oyuncular üzerinde kurduğu hakimiyet nedeniyle, internette futbolcunun otoriter liderlere ve diktatörlere benzetildiği şakalar içeren paylaşımlar yapılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/mao-icin-diktator-ifadesi-798_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/kanuni-1559-tarihli-haritada-dunyanin-hukumdari-olarak-tasvir-ediliyor-297170</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Kanuni, 1559 tarihli haritada dünyanın hükümdarı olarak tasvir ediliyor']]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[ İtalya'da bulunan Avrupa Üniversite Enstitüsü Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Giancarlo Casale, "1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası'nda Kanuni Sultan Süleyman 'dünyanın hükümdarı' olarak tasvir ediliyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Kanuni, 1559 tarihli haritada dünyanın hükümdarı olarak tasvir ediliyor']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Osmanlı Türkçesiyle hazırlanmış en eski eksiksiz basılı dünya haritası olarak kabul edilen 1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası, Kanuni Sultan Süleyman'ı güneşe benzeten ifadeleri ve Osmanlı İmparatorluğu'nun üç kıtadaki hakimiyetini anlatan metinleriyle 16. yüzyılın siyasi ve bilimsel dünya anlayışına ışık tutuyor.</b></p><p>Katar Milli Kütüphanesi'nde düzenlenen &quot;1559'dan Günümüze Hacı Ahmed'in Osmanlı Türkçesiyle Hazırlanmış Dünya Haritasının Gizemleri&quot; başlıklı konferansta Casale, Osmanlı haritacılık tarihinin önemli eserlerinden Hacı Ahmed Haritası'nın bilinmeyen yönlerini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42877975.jpg"/><p>Casale, haritanın coğrafi özelliklerinin yanı sıra üzerindeki Osmanlı Türkçesi metinleri, hazırlanış sürecini ve dönemin siyasi güç ilişkileriyle bağlantısını Anadolu Ajansı (AA) muhabirine değerlendirdi.<br></p><p><b>Piri Reis Haritası'ndan farklı olarak bütün dünyayı gösteriyor</b></p><p>Hacı Ahmed Haritası'nın Osmanlı haritacılığındaki yerine değinen Casale, eserin Piri Reis'in günümüze ulaşan haritasından önemli bir farkı bulunduğunu söyledi.</p><p>Casale, Piri Reis'in günümüze ulaşan haritasının dünyanın tamamını göstermediğine dikkati çekerek, "Piri Reis'in haritası bütün dünyayı göstermiyor. Çünkü Asya'yı, Afrika'yı ve Avrupa'yı gösteren parçaları kaybolmuş. Ayrıca basılmış bir eser değil, el yazması." dedi.</p><p>Hacı Ahmed Haritası'nın ise Eski Dünya ve Yeni Dünya'yı tek bir görsel üzerinde bir araya getirdiğini belirten Casale, "Harita, Osmanlılar tarafından hazırlanmış ve ilk defa basılmış bir şekilde bütün dünyayı gösteriyor. 1559 tarihli bu harita, Osmanlıların coğrafi keşiflerdeki rolünün yanı sıra dönemin siyasi ve bilimsel dünya anlayışını da yansıtıyor." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42877976.jpg"/><p>Casale, haritada Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarının bir arada gösterildiğini aktararak, eserin Osmanlıların dünya coğrafyasına ilişkin bilgisini yansıtması açısından önem taşıdığını ve kalp biçiminde dünya tasvirinin kullanılmasının Avrupa'da 16. yüzyılda geliştirilen "kordiform" projeksiyon tekniği ile ilişkili olduğunu vurguladı.<br></p><p><b>Osmanlıların keşifleri dünya bilim tarihinin bir parçası</b></p><p>Osmanlı tarihi alanında çalışmalar yapan İtalyan tarihçi Casale, Türkiye&#39;yle kurduğu bağın akademik çalışmalarının şekillenmesinde önemli rol oynadığını da anlattı.</p><p>Casale, İtalya&#39;da doğduğunu ancak ABD&#39;de büyüdüğünü belirterek, eğitim amacıyla geldiği Türkiye&#39;de Türkçe öğrenmeye başladığını söyledi. <br></p><p>Türkiye&#39;de toplam beş yıl yaşadığını, Türkçe ve Osmanlı Türkçesi öğrendiğini ve Osmanlı arşivlerinde araştırmalar yaptığını aktaran Casale, doktora sonrası akademik çalışmalarını da burada sürdürdüğünü kaydetti. <br></p><p><b>Casale, Türkiye'de bulunduğu dönemde Osmanlı tarihine duyduğu ilginin arttığını ve bu alandaki çalışmalarını derinleştirdiğini dile getirdi.</b></p><p>Osmanlıların coğrafi keşiflere katılımının bilim ve imparatorluk tarihi açısından önemine değinen Casale, yeni bölgelerin keşfedilmesi ve yönetilmesinin coğrafi bilgi üretimini de beraberinde getirdiğini söyledi.</p><p>Casale, Osmanlıların genişleyen hakimiyet alanlarını yönetebilmek için askeri faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalara da ihtiyaç duyduğunu belirterek, &quot;Osmanlılar, Avrupalılardan daha büyük bir imparatorluk kurabilmek için hem bilimsel hem de askeri açıdan bir perspektif geliştirmek zorundaydı.&quot; dedi.</p><p>Osmanlıların keşifler çağındaki rolünün yeterince araştırılmadığını yineleyen Casale, bu faaliyetlerin yalnızca Osmanlı tarihi değil, dünya tarihi içerisinde de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p><b>Casale, 16. yüzyılın yalnızca Avrupalı devletlerin değil, Osmanlı İmparatorluğu'nun da keşif faaliyetleri yürüttüğü bir dönem olduğunu dile getirerek, "Aslında 16. yüzyıla büyük keşifler çağı diyoruz. Bu dönem aynı zamanda Osmanlı'nın dünyaya açılmaya başladığı bir çağ." dedi.</b></p><p>Portekizlilerin Afrika üzerinden Hint Okyanusu'na ulaştığı dönemde Osmanlıların da Basra Körfezi üzerinden bölgede faaliyet gösterdiğini hatırlatan Casale, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Portekizliler Afrika üzerinden buralara kadar geldiler. Aynı şekilde Türkler de Basra tarafından buraya geldiler ve Portekizlilerle çatışmaya başladılar. Bu, çok az bilinen bir hikaye ancak dünya bilim tarihinin çok önemli bir parçası. Bu, 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun yalnızca geniş topraklara hükmeden askeri ve siyasi bir güç olmadığını, aynı zamanda keşifler, coğrafya ve bilimsel bilgi üretimi alanlarında da dönemin küresel gelişmelerinin parçası olduğunu ortaya koyuyor.&quot;</p><p><b>Kanuni Sultan Süleyman güneşe benzetiliyor ve "dünyanın hükümdarı" olarak tasvir ediliyor</b></p><p>Casale, Hacı Ahmed Dünya Haritası&#39;nda Kanuni Sultan Süleyman'ın dönemin diğer hükümdarlarından üstün bir konumda tasvir edildiğini belirterek, şunları dile getirdi:<br></p><p>&quot;1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası&#39;nda Kanuni Sultan Süleyman &#39;dünyanın hükümdarı&#39; olarak tasvir ediliyor ve güneşe benzetiliyor. Haritada Osmanlı Devleti'nin Avrupa, Asya ve Afrika'daki gücü ayrıntılı biçimde anlatılıyor.&quot; <br></p><p>İtalyan tarihçi, haritanın Avrupa kıtasını anlatan bölümünde, Avrupa'nın diğer kıtalara göre daha küçük olmasına rağmen nüfus yoğunluğu, tarımsal faaliyetleri, sanat ve bilim alanındaki gelişmişliğiyle öne çıktığını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42877977.jpg"/><p><b>Casale, haritaya adını veren Hacı Ahmed'in gerçek kimliğinin kesin olarak belirlenemediğine dikkati çekerek, şunları aktardı:</b></p><p>&quot;Bu haritanın yalnızca Hacı Ahmed adlı tek bir kişi tarafından hazırlandığını söyleyemiyorum. Aslında bu bir ekip çalışması. Hacı Ahmed diye birinin var olduğu Venedik arşivlerinden anlaşılıyor ancak tercümanlar ve bilim insanlarıyla birlikte çalışmışlar.&quot;</p><p>İtalyan tarihçi Casale, haritanın üzerindeki metinde Hacı Ahmed'in Tunuslu bir alim olduğu, Fas'ta medrese eğitimi aldığı, denizde esir düşerek köle olarak satıldığı ve daha sonra Venedikli bir soylunun himayesine girdiğinin anlatıldığını söyledi.<br></p><p><b>Haritada, Osmanlı'nın üç kıtadaki hakimiyeti anlatılıyor</b></p><p>Haritanın Kanuni Sultan Süleyman'a ayrılan bölümünde, Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyet kurduğu bölgeler ayrıntılı biçimde sıralanıyor.</p><p>Anadolu, Karaman, Diyarbakır, Erzurum, Bağdat, Şam, Arabistan, Mısır, Balkanlar ve Macaristan'ın Osmanlı yönetimi altında olduğu belirtilen haritada, imparatorluğun etki alanının Avrupa'da Almanya'ya, güneyde Etiyopya'ya ve batıda Cezayir üzerinden Fas'a kadar uzandığı aktarılıyor.</p><p>Haritada, Osmanlı Hanedanı'nın güç ve ihtişamının ölçülemez olduğuna işaret edilerek, Müslüman ve Hristiyan birçok hükümdarın Osmanlı Devleti'ne bağlılık gösterdiği yönünde ifadeler kullanılıyor. <br></p><p>Kanuni Sultan Süleyman'ın cesareti, bilgeliği, adaleti ve merhametinin övüldüğü haritada, hükümdarlığının büyüklüğünün kelimelerle anlatılamayacağı vurgulanıyor.</p><p>Haritada, Avrupa için "Frengistan" ifadesi kullanılırken, kıtanın tarih boyunca büyük hükümdarlara ev sahipliği yaptığı aktarılıyor. <br></p><p>Haritanın 1559 yılına karşılık gelen Hicri 967 tarihli metninde, Avrupa'nın hükümdarı olarak Osmanlı Hanedanı'ndan Kanuni Sultan Süleyman gösteriliyor.</p><p><b>Süleyman'ın "Sultanların Sultanı" olarak tanımlandığı metinde, Fransız ve İspanyol kralları da Avrupa'nın diğer önemli hükümdarları arasında sayılıyor.</b></p><p>Metindeki anlatımda, Osmanlı padişahının öncelikle Avrupa'yı aydınlattığı, ancak gücünün Asya ve Afrika'ya da ulaştığı kaydediliyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın ihtişamı karşısında diğer hükümdarların yıldızlarla dahi kıyaslanamayacağı ve Osmanlı padişahının gücünün onların parlaklığını gölgede bıraktığı belirtiliyor.</p><p>Metinde yer alan bu anlatım, haritanın coğrafi bir belge olmasının yanı sıra 16. yüzyılda Osmanlı siyasi gücünün nasıl temsil edildiğini göstermesi açısından da önem taşıyor.<br></p><p><b>Günümüze ulaşan 11 nüshadan birisi Katar'da</b><br></p><p>Hacı Ahmed Dünya Haritası&#39;ndan günümüze ulaştığı bilinen sadece 11 nüsha bulunuyor.</p><p>Bu nüshalardan biri, Doha'daki Katar Milli Kütüphanesi'nin tarihi eserler koleksiyonunda muhafaza ediliyor. <br></p><p>Diğer nüshalar ise ABD Kongre Kütüphanesi, Venedik'teki Marciana Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi ve Avusturya Milli Kütüphanesi gibi kurumların koleksiyonlarında yer alıyor.</p><p>Son yıllarda New York, Washington ve Venedik'in de aralarında bulunduğu birçok kentte düzenlenen sergilerde ziyaretçilerle buluşturulan harita, Osmanlı bilim tarihi ve erken modern dönemdeki kültürler arası bilgi alışverişinin önemli belgelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p><p>Prof. Dr. Giancarlo Casale, İtalya'nın Floransa kentindeki Avrupa Üniversite Enstitüsü&#39;nde erken modern Akdeniz tarihi profesörü ve Tarih Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor. Doktorasını Harvard Üniversitesinde tamamlayan Casale, Osmanlı İmparatorluğu'nun dünya ile ilişkileri, haritacılık ve seyahat edebiyatı üzerine çalışıyor. Casale, "The Ottoman Age of Exploration" (Osmanlı'nın Keşif Çağı) adlı kitabında da Osmanlıların Hint Okyanusu'ndaki faaliyetlerini ve coğrafi keşifler çağındaki rolünü ele alıyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kanuni-1559-tarihli-harit-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/neil-youngdan-sarkisini-mitinginde-kullanan-trumpa-10-milyon-dolarlik-dava-297169</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neil Young'dan şarkısını mitinginde kullanan Trump'a 10 milyon dolarlık dava]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Neil Young, "Rockin'in the Free World" isimli şarkısını bir daha seçim kampanyasında kullanmama sözüne rağmen mitinginde kullanan ABD Başkanı Donald Trump'a 10 milyon dolarlık dava açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neil Young'dan şarkısını mitinginde kullanan Trump'a 10 milyon dolarlık dava]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanadalı müzisyen Neil Young, "Rockin'in the Free World" isimli şarkısını bir daha seçim kampanyasında kullanmama sözüne rağmen Ohio mitinginde kullanan ABD Başkanı Donald Trump'a 10 milyon dolarlık dava açtı.</p><p>Neil Young, söz konusu parçasının, Trump'ın Ohio eyaletinde 12 Ekim'de düzenlenen mitinginde çalındığını belirterek, Trump'ı ve Trump'ın mitinglerini düzenleyen "Trump 47" komitesini dava etti.</p><p>Kanadalı sanatçının, 10 milyon dolar talep ettiği dava metninde, söz konusu parça "Amerikan siyasi retoriğinin boş vaatlerini, yoksulların, evsizlerin ve unutulmuşların karşı karşıya kaldığı acımasız gerçeklerle karşılaştıran, ateşli bir marş" olarak tanımlandı.</p><p>Dava metninde, söz konusu şarkının içeriğinin "Donald Trump'ın savunduğu her şeyin tam zıttı" olduğu öne sürüldü.</p><p>Trump'ın kendisine bu şarkıyı bir daha seçim kampanyasında kullanmama sözü verdiğini anımsatan Young, ABD Başkanı'nın sözünde durmadığını kaydetti.</p><p>Young, 2020'de de söz konusu parçayı seçim kampanyasında kullanan Trump'a dava açmış ancak sonra şikayetinden vazgeçmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/neil-youngdan-sarkisini-m-498_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297168</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-savunma-bakani-guler-mekke-ve-bedir-anlasmalari-ulkemizin-guvenlik-mimarisindeki-etk-297168</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: Mekke ve Bedir Anlaşmaları ülkemizin güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ortaya koyuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Bedir Mutabakat Zaptı'nın Türkiye'nin uluslararası güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ve dost ülkelerle ortak savunma ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme iradesini ortaya koyduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: Mekke ve Bedir Anlaşmaları ülkemizin güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ortaya koyuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile gittiği İskenderun'da 2'nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Sancak Tevdi Töreni'ne katıldı.</p><p>Törende konuşma yapan Bakan Güler, Deniz Kuvvetlerinin seçkin birliklerinden 2'nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığına Türk Silahlı Kuvvetlerinin şeref ve itibarını temsil eden şanlı sancağı tevdi etmenin gururunu hep birlikte yaşadıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu Sancak ki asil milletimizin bağımsızlık iradesinin, devletimizin bekasının ve kahraman ordumuzun nesilden nesile aktarılan şan ve şerefinin en güçlü sembollerinden biridir. Bu kutsal emaneti devralan siz kahraman denizcilerimizin kutsal sancağımızı Mavi Vatanımızda ve görev yaptığınız her yerde gururla dalgalandıracağınıza, üstlendiğiniz her vazifeyi yüksek bir disiplin, sarsılmaz bir irade ve üstün bir görev bilinciyle yerine getirerek, milletimizin övünç kaynağı olmaya devam edeceğinize yürekten inanıyorum."</p><p><b>"DEĞİŞEN ŞARTLARA UYUM SAĞLAMAK STRATEJİK BİR ZORUNLULUKTUR"</b></p><p>Bakan Güler, içinde bulunduğumuz hassas jeopolitik ortamın, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışmaların ve rekabetin derinleştiği, teknolojik gelişmelerin savaşın niteliğini ve harekat ortamını köklü biçimde değiştirdiği kritik bir dönem olduğunu dile getirdi.</p><p>Özellikle Karadeniz'den Ege'ye, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya kadar yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin, güvenlik risklerini daha da artırdığını belirten Bakan Güler, "Bu hassas ortamda güvenliğimizi sağlamak, hak ve menfaatlerimizi korumak ve uluslararası barışa katkıda bulunmak için güçlü, modern, caydırıcı ve her an göreve hazır bir orduya sahip olmak zorundayız. Çok iyi biliyoruz ki günümüz harekat ortamında her türlü tehdide karşı hazırlıklı olmak, kuvvetlerimizi eş güdüm içerisinde kullanmak ve değişen şartlara süratle uyum sağlamak stratejik bir zorunluluktur." dedi.</p><p>Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğinin ve sorumluluklarının arttığı bu dönemde Milli Savunma Bakanlığı olarak üstlendikleri görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirdiklerini vurgulayan Bakan Güler, şunları kaydetti:</p><p>"Bu kapsamda kahraman ordumuz; terörle mücadeleden hudutlarımızın, Mavi ve Gök Vatanımızın güvenliğini sağlamaya, uluslararası arenada üstlendiği sorumluluklardan, eğitim ve tatbikat faaliyetlerine kadar tüm görevlerini büyük bir başarıyla yerine getirmektedir. Ordumuz bu görevlerin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle askeri iş birliğini sürdürmekte; Azerbaycan, Libya, Katar, Somali ve Balkanlar dâhil farklı coğrafyalardaki faaliyetleriyle bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrara katkılar sağlamaktadır."</p><p><b>"MEKKE VE BEDİR ANLAŞMALARI, ÜLKEMİZİN GÜVENLİK MİMARİSİNDEKİ ETKİN ROLÜNÜ ORTAYA KOYUYOR"</b></p><p>Bakan Güler, Türkiye'nin jeostratejik konumu, yüksek askeri imkan ve kabiliyetleri, engin operasyonel tecrübesi ve sürekli gelişen savunma sanayisiyle uluslararası güvenlik mimarisinin etkin aktörlerinden biri olduğunu belirtti.</p><p>Dost ve müttefik ülkelerle geliştirilen ilişkilerin ortak güvenlik anlayışını güçlendirirken savunma diplomasisine de yeni imkanlar kazandırdığını aktaran Güler, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu yaklaşımımızın güncel örneklerinden biri Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'dır. Ortak savunma, müşterek caydırıcılık ve askerî koordinasyon temelinde şekillenen bu anlaşma, taraflar arasında güvenlik alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Geçtiğimiz hafta ülkemiz ile Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı ise savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesini, teknik askeri eğitim ve bilgi tecrübe paylaşımının artırılmasını, bu alanlarda ortak üretim, teknoloji geliştirme, AR-GE faaliyetleri, altyapı ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini hedeflemektedir. Farklı alanlarda iş birliğini geliştiren bu iki girişim, ülkemizin uluslararası güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ve dost ülkelerle ortak savunma ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme iradesini ortaya koymaktadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/milli-savunma-bakani-gule-841_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/11-kez-takla-atan-futbolcunun-hikayesi-hedefini-anlatti-297167</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[11 kez takla atan futbolcunun hikayesi: Hedefini anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu'da amatör maçta attığı golün ardından yaptığı 11 taklalı sevinçle dikkati çeken Korgan Belediyesporlu futbolcu Osman Ismak, Guinness Rekorlar Kitabı'na girmek için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[11 kez takla atan futbolcunun hikayesi: Hedefini anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ordu 1. Amatör Küme ekiplerinden Korgan Belediyespor'da 10 numaralı formayı giyen takım kaptanı Ismak, geçen cumartesi Dumlupınar Spor karşılaşmasında attığı golün ardından yaptığı 11 taklalı sevinçle sosyal medyada ilgi gördü.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880713.jpg"/><p>Antrenmanlarını Korgan İlçe Stadı'nda sürdüren <b>35 yaşındaki Ismak, </b>AA muhabirine, devlet korumasında yetiştiğini ve Terme İlçe Müftülüğünde görev yaptığını söyledi.</p><p><b>Judoyla da ilgilendiğini ve judo antrenörü olarak sporcular yetiştirdiğini belirten Ismak, ters takla atmayı küçük yaşlarda bu spor sayesinde öğrendiğini ifade etti.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880718.jpg"/><p>Ismak, takla atmaya çocukluk yıllarında başladığını anlatarak, "Çocukluğumdan beri takla atarım. Halen bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum." dedi.</p><p>Gol sevincinin sosyal medyada ilgi görmesinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Ismak, kendisi hakkında olumlu yorum yapanlara teşekkür etti.</p><p>Ismak, çevresinde <b>"Taklacı Osman" </b>olarak tanındığını belirterek, bu durumdan rahatsız olmadığını kaydetti.</p><p>Guinness Rekorlar Kitabı'nda yer alan 57 geri takla rekorunu geçmek istediğini vurgulayan Ismak, "Rekoru geçmek için çalışmalarım devam ediyor. <b>Şu anda ters takla sayım 30-40 arasında. İnşallah kendimi daha da geliştirip rekoru kıracağımı düşünüyorum." </b>şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880717.jpg"/><p>Korgan Belediye Başkanı Sait Korgan da Ismak'ın gol sevincinin ilçenin tanıtımına katkı sağladığını belirterek, futbolcuyu gelecek sezonlarda da takımda görmek istediklerini ifade etti.</p><p>Korgan Belediyespor Kulübü Başkanı Ahmet Şahin ise Ismak ile gurur duyduklarını söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/11-kez-takla-atan-futbolc-720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/bu-aksam-mac-var-mi-bu-aksam-hangi-mac-saat-kacta-hangi-kanalda-yayinlanacak-27-ekim-sali--297166</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu akşam maç var mı? Bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 27 Ekim Salı akşamı maç programı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA["Bugün maç var mı? Bugün hangi maçlar var? Bugün ne maçı var? Bugün kimin maçı var? Bu akşam maç var mı?" soruları arama motorlarında sorgulanıyor. Günün maçları merak ediliyor. Akşam oynanan maçlar ilgiyle takip ediliyor. Peki, bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? İşte, 27 Ekim 2026 akşam maç programı, başlama saatleri ve yayın kanalları detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu akşam maç var mı? Bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 27 Ekim Salı akşamı maç programı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu akşam kimin maçı var, hangi kanalda? sorusu yanıt buldu. 27 Ekim 2026 Salı akşamı oynanacak maçlar futbolseverler tarafından merak ediliyor. Bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? araştırılıyor. İşte, 27 Ekim 2026 maç programı; günün maç programı, başlama saatleri ve yayın kanalları detayda karşınızda...</p><p><b>BU AKŞAM HANGİ MAÇLAR VAR? 27 EKİM 2026 AKŞAMI MAÇ PROGRAMI</b></p><p>18.00: Kocaelispor - Mazıdağı Fosfatspor</p><p>19.00: Yeni Mersin İdmanyurdu - Muşspor</p><p>20.30: Alanyaspor - 12 Bingölspor</p><p><b>BU AKŞAM HANGİ MAÇLAR VAR? 27 EKİM MAÇ PROGRAMI</b></p><p>27 Ekim Salı günü Türkiye'de Ziraat Türkiye Kupası 3. eleme turu maçları oynanacak. Günün ilerleyen saatlerinde İtalya Serie A karşılaşmaları ve EuroLeague heyecanı yaşanacak.</p><p><b>27 EKİM SALI AKŞAM OYNANACAK MAÇLAR HANGİ KANALDA?</b></p><p>Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmalarını takip etmek isteyen futbolseverler,  27 Ekim Salı akşamı oynanacak maçları A Spor ekranlarından izleyebilecek. </p><p><b>27 Ekim Salı akşamı öne çıkan televizyon yayınları ve maç saatleri işte karşınızda...</b></p><p>18.00: Kocaelispor - Mazıdağı Fosfatspor &#8212; A Spor</p><p>20.30: Sassuolo - Lazio &#8212; S Sport yayın seçenekleri</p><p>20.30: Alanyaspor - 12 Bingölspor &#8212; A Spor</p><p>22.30: Valencia Basket - Fenerbahçe Beko &#8212; S Sport / S Sport Plus</p><p>22.45: Roma - Cagliari &#8212; S Sport yayın seçenekleri</p><p>22.45: Torino - Como &#8212; S Sport yayın seçenekleri</p><p>23.00: CD Manacor - Villarreal &#8212; HT Spor</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/bu-aksam-mac-var-mi-bu-ak-224_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katilim-53-yilin-zirvesinde-netanyahu-panikledi-ust-uste-paylasim-paylasiyor-297165</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katılım 53 yılın zirvesinde, Netanyahu panikledi: Üst üste paylaşım paylaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'deki seçimlerde son yılların katılım rekoru kırılırken, "savaştayız" diyerek seçmenlerine sandığa gitme çağrısı yapan Başbakan Binyamin Netanyahu, provokatif paylaşımlar yapıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katılım 53 yılın zirvesinde, Netanyahu panikledi: Üst üste paylaşım paylaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İsrail'deki seçimlerde son yılların katılım rekoru kırılırken, "savaştayız" diyerek seçmenlerine sandığa gitme çağrısı yapan Başbakan Binyamin Netanyahu, provokatif paylaşımlarına devam etti.</b></p><p>Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamalarda, sağ seçmeni konsolide etmeye ve provokatif paylaşımlarla sandığa yönlendirmeye çalışıyor.</p><p>Paylaşımlarında sık sık Filistin vatandaşı İsraillilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki seçime katılım oranlarının yüksekliğine vurgu yapan Netanyahu, &quot;Evimiz için bir savaşın içindeyiz. Müslüman Kardeşler destekçileri sandıklara akın ediyor ve seçimleri çalıyor. Çıkın ve Likud&#39;a oy verin.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>Şu ana kadar seçime katılımda son 53 yılın zirvesine ulaşıldı</b></p><p>Netanyahu&#39;nun panik havası oluşturan çağrıları sürerken, ülkede sandığa katılım oranında şu ana kadar son 53 yılın zirvesine ulaşıldı.</p><p>İsrail Merkezi Seçim Komisyonunun verilerine göre, saat 14.00 itibarıyla oy kullanma oranı yüzde 44,9&#39;a yükseldi. Bu oran, 2022 seçimlerinde aynı saatte kaydedilen yüzde 38,9&#39;luk katılımın belirgin şekilde üzerinde kaldı.</p><p>Sandığa gidenlerin sayısı üç milyonu aşarken, bu oran saatlik kayıtların tutulmaya başlandığı 1973&#39;ten bu yana saat 14.00 itibarıyla kaydedilen en yüksek oran oldu. Aynı saat dilimindeki bir önceki rekor 1988&#39;de kırılmış ve bugünkü seviyenin 2,7 puan gerisinde kalmıştı.</p><p>Netanyahu cephesindeki tedirginliğin ve sağ tabanı harekete geçirmeye dönük kışkırtıcı söylemlerin ardında, Kanal 14&#39;ün de aktardığı üzere Arap seçmenlerin başta Necef olmak üzere sandıklara gösterdiği yoğun ilgi ve aşırı sağcı koalisyonu devirme hedefi yatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/katilim-53-yilin-zirvesin-245_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/valencia-fenerbahce-basketbol-maci-bugun-saat-kacta-297164</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Valencia-Fenerbahçe basketbol maçı bugün saat kaçta?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[⁠Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımı, Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 8. haftasında bugün  (27 Ekim Salı) İspanya temsilcisi Valencia Basket ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. İşte maçın saati ve yayın bilgisi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Valencia-Fenerbahçe basketbol maçı bugün saat kaçta?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8288;Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımı, Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 8. haftasında bugün İspanya temsilcisi Valencia Basket ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.</b></p><p>Basketbol Avrupa Ligi'nde (EuroLeague) bu sezon 3. kez çift maç haftası heyecanı yaşanacak. 8. hafta karşılaşmaları bugün ve 28 Ekim Çarşamba günü, 9. hafta maçları ise 29 Ekim Perşembe ve 30 Ekim Cuma günü oynanacak.</p><p><b>FENERBAHÇE TARFİN MAÇI SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b></p><p>Fenerbahçe Tarfin bugün deplasmanda Valencia Basket ile <b>TSİ 22.30'da</b> karşı karşıya gelecek ve S Sport'tan yayınlanacak.  Fenerbahçe 29 Ekim Perşembe günü ise yine bir İspanyol takımı Real Madrid ile TSİ 22.45'te karşılaşacak.</p><p>Ligde geride kalan haftada son şampiyon Olympiakos'u deplasmanda 64-61 yenen sarı-lacivertli takım, 6 galibiyet, 1 yenilgiyle yoluna devam ediyor. İspanyol ekibi ise bu sezon oynadığı 7 maçta 5 galibiyet, 2 mağlubiyet yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/ssport-271020266dda6b15.jpg"/><b>HAFTANIN PROGRAMI</b><p></p><p><b>Bugün</b></p><p>19.00 Dubai Basketbol (Birleşik Arap Emirlikleri)-Paris Basketbol (Fransa)</p><p>22.00 Bayern Münih (Almanya)-Barcelona (İspanya)</p><p>22.00 Kızılyıldız (Sırbistan)-Maccabi Tel Aviv (İsrail)</p><p>22.15 Panathinaikos AKTOR (Yunanistan)-Armani Olimpia Milan (İtalya)</p><p><b>22.30 Valencia Basket (İspanya)-Fenerbahçe Tarfin</b></p><p>23.00 Baskonia (İspanya)-Real Madrid (İspanya)</p><p><b>28 Ekim Çarşamba:</b></p><p><b>20.30 Beşiktaş-Olympiakos (Yunanistan)</b></p><p><b>21.00 Hapoel IBI (İsrail)-Anadolu Efes</b></p><p>22.00 LDLC ASVEL (Fransa)-Partizan (Sırbistan)</p><p>22.30 Virtus Bologna (İtalya)-Zalgiris (Litvanya)</p><p><b>9. hafta</b></p><p><b>29 Ekim Perşembe:</b></p><p>22.00 Kızılyıldız (Sırbistan)-Bayern Münih (Almanya)</p><p>22.05 Maccabi Tel Aviv (İsrail)-Paris Basketbol (Fransa)</p><p><b>22.45 Real Madrid (İspanya)-Fenerbahçe Tarfin</b></p><p><b>30 Ekim Cuma</b></p><p>19.00 Dubai Basketbol (Birleşik Arap Emirlikleri)-Hapoel IBI (İsrail)</p><p><b>20.30 Anadolu Efes-Panathinaikos AKTOR (Yunanistan)</b></p><p>21.00 Zalgiris (Litvanya)-Partizan (Sırbistan)</p><p>22.00 LDLC ASVEL (Fransa)-Baskonia (İspanya)</p><p>22.15 Olympiakos (Yunanistan)-Armani Olimpia Milan (İtalya)</p><p><b>22.30 Virtus Bologna (İtalya)-Beşiktaş</b></p><p>22.30 Barcelona (İspanya)-Valencia Basket (İspanya)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/valencia-fenerbahce-baske-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muglanin-fethiye-ilcesinde-saganak-hayati-olumsuz-etkiledi-297163</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde sağanak hayatı olumsuz etkiledi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde etkili olan sağanak, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde sağanak hayatı olumsuz etkiledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yağış nedeniyle Muğla'da bazı yollarda su birikintileri oluştu. Araçlar su birikintileri yüzünden zaman zaman ilerlemekte güçlük çekti.</p><p>Dağlardan yağışla taşınan çamurlu su nedeniyle Ölüdeniz'in bir bölümünde suyun rengi kahverengiye döndü. Denizin bir kısmında ise turkuaz renk görüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/1-271020261520d80e.jpg"/><p>Ölüdeniz'de bulunan tatilciler de yollardaki su birikintileri nedeniyle yürümekte zorlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/2-271020266a8a688c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/muglanin-fethiye-ilcesind-634_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avro-bolgesinde-bankalar-kurumsal-kredilerde-standartlari-sikilastirdi-297162</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avro Bölgesi'nde bankalar kurumsal kredilerde standartları sıkılaştırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avro Bölgesi'ndeki bankalar, yılın üçüncü çeyreğinde şirketlere yönelik kredi verme standartlarını daha da sıkılaştırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avro Bölgesi'nde bankalar kurumsal kredilerde standartları sıkılaştırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Avro Bölgesi'ndeki 159 finans kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirdiği ve para politikası için kritik bir gösterge kabul edilen Ekim 2026 Banka Kredi Anketi'nin (BLS) raporu yayımlandı.</p><p>Rapora göre, Avro Bölgesi'ndeki bankalar, mevcut jeopolitik krizler ve keskin fiyat artışlarının oluşturduğu risk algısı ile azalan risk toleransı nedeniyle üçüncü çeyrekte şirketlere yönelik kredi verme standartlarını daha da sıkılaştırdı.</p><p>Ankete katılan bankaların net yüzde 9'u şirket kredilerinde, yüzde 14'ü ise tüketici kredilerinde onay kriterlerini daha katı hale getirdiğini bildirdi.</p><p>Konut kredisi standartlarında ise bir değişiklik kaydedilmedi.</p><p>Bankalar, yılın dördüncü çeyreğinde de kurumsal ve bireysel kredi standartlarının sıkılaşmaya devam etmesini bekliyor.</p><p>Rapora göre, yüksek faiz seviyeleri, yaz aylarında şirketlerin kredi ve kredi hattı taleplerini doğrudan olumsuz etkiledi.</p><p>Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin maddi duran varlık yatırımlarındaki düşüş ve alternatif finansman kaynaklarına yönelmesi kredi talebini baskılayan ana unsurlar oldu.</p><p>Öte yandan, şirketlerin yapay zeka altyapı yatırımlarını finanse etmek için talep ettiği kredi miktarında düzenli bir büyüme kaydedildi. Bankalar ise bu teknolojiye yönelik borçlanma taleplerinde henüz somut sayısal kriterler uygulamazken risk incelemelerini şimdilik niteliksel değerlendirmelerle sınırlı tuttu.</p><p>Finans piyasaları, petrol şokunun ardından bölgede enflasyonun yüzde 3,8'e yükselmesine rağmen ECB'nin 29 Ekim Perşembe günkü toplantısında politika faizlerini sabit tutmasını bekliyor.</p><p>Analistler, bankaların kredi musluklarını kısmasının ECB'nin enflasyonu dizginleme politikasını desteklediğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/avro-bolgesinde-bankalar--835_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiye-somali-iliskileri-koklu-ortakligin-guclu-sekilde-devam-ettigi-vurgulandi-297160</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Somali ilişkileri... Köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiği vurgulandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Somali federal hükümeti, Türkiye ile köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiğini, iki ülkenin terörle mücadele, ulusal güvenliğin güçlendirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması için işbirliğini sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Somali ilişkileri... Köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiği vurgulandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Somali federal hükümetinden yapılan açıklamada, Türkiye ile Somali arasındaki uzun yıllara dayanan köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiği vurgulandı.</p><p>Açıklamada, iki ülkenin terörle mücadele, ulusal güvenliğin güçlendirilmesi ve kalıcı barışın sağlanmasına odaklandığı belirtildi.</p><p>Somali'nin güneyindeki Leego bölgesinde 26 Ekim'de "Türk savaş uçakları veya silahlı insansız hava araçlarının Somali Ulusal Ordusu (SNA) birliklerini hedef aldığı" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.</p><p>Türk hava araçlarının "Somali askerlerini yanlışlıkla hedef aldığı" iddiaları reddedilen açıklamada, medya kuruluşları ve kamuoyuna doğrulanmamış bilgileri yaymaktan kaçınma çağrısı yapıldı.</p><p>Açıklamada, Somali federal hükümetinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve Somali halkının korunmasına bağlılığını sürdürdüğü ifade edildi.</p><p>Türkiye, 2011'den bu yana Somali'de insani yardım, sağlık, eğitim, altyapı ve güvenlik alanlarında çeşitli çalışmalar yürütüyor.</p><p>İki ülke arasında 2024'te imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması da güvenlik ve savunma alanındaki ortaklığın güçlendirilmesini amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/turkiye-somali-iliskileri-546_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-2027den-itibaren-turkiyede-akkuyu-elektrigi-kullanilacak-297159</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: 2027'den itibaren Türkiye'de Akkuyu elektriği kullanılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 Kasım'da açıklanacak Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşmenin olacağını belirterek, "Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: 2027'den itibaren Türkiye'de Akkuyu elektriği kullanılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 Kasım'da açıklanacak Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşmenin olacağını belirterek, "Türkiye'deki ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak kullanılacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." dedi.</p><p>Bayraktar, İstanbul'da düzenlenen 16. Türkiye Enerji Zirvesi'ndeki konuşmasında, özellikle son birkaç yıldır yaşanan savaş ve çatışmalarda enerji tesisleri ile altyapısının başlıca hedefler haline geldiğini söyledi.</p><p>Her zamankinden daha çok uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Bayraktar, "Ümit ediyorum, önümüzdeki yıl bundan daha kötü olmasın. Çünkü enerji dünyası her geçen yıl farklı sınavlarla karşı karşıya kalıyor." diye konuştu.</p><p>Bayraktar, dünya petrolünün neredeyse yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda geçişlerin durduğunu ve günlük tanker bedellerinin 30 bin dolardan 1 milyon doların üzerine çıktığını belirterek, "Bildiğimiz her şey değişmiş durumda, dünya zor bir süreçten geçiyor." ifadesini kullandı.</p><p>Krizin günübirlik, akşamdan sabaha bir çözümü olmadığına işaret eden Bayraktar, enerji dünyasında 10-15 sene önce atılan adımların sonuçlarının bugün görüldüğünü dile getirdi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikasında çeşitlendirmenin stratejik önemine dikkati çekerek, "Türkiye enerjideki dışa bağımlılığını çözebilmek için kendi yerel kaynaklarına yöneldi. Bir taraftan da çok önemli çeşitlendirme stratejileri izledi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı'nın önemine değinen Bayraktar, İstanbul'un da yer aldığı Trakya bölgesine doğal gazın daha önce Ukrayna, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden ulaştığını, 2020'den itibaren ise TürkAkım üzerinden doğrudan alındığını söyledi.</p><p>Bayraktar, "Attığımız çeşitlendirme adımlarıyla Türkiye, şubattan itibaren yaşanan büyük petrol ve arz krizine rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadı. Elbette fiyatlardan herkes gibi biz de etkileniyoruz. Uyguladığımız destek programlarıyla vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz." diye konuştu.</p><p>Enerji alanında daha yoğun işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Bayraktar, "Çünkü enerji dünyası çok büyük sınavlardan geçti, geçmeye devam ediyoruz. Birkaç şey aynı anda oluyor. Tek bir sorunla uğraşmıyoruz. Birçok şey bir arada. Çok kısa süre içerisinde arka arkaya şoklar geliyor. Onun için bu bir taraftan da aslında özellikle Türkiye olarak bizim enerji piyasalarımızın ne kadar dirençli ve temellerinin çok sağlam olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/1-271020268f3a2d18.jpg"/><p><b>"BÜTÜNCÜL VE KAPSAMLI BİR ENERJİ STRATEJİSİ"</b></p><p>Bayraktar, Türkiye'nin bütüncül ve kapsamlı bir enerji stratejisi izlediğine değinerek, artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yerli kaynakların geliştirilmesi, tedarik çeşitlendirmesi, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerjiyi kapsayan stratejiyi anlattı.</p><p>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) bugün itibarıyla 300 bin varil petrol ve gaz üreten bir şirket haline geldiğini aktaran Bayraktar, "2028'de 550-600 bin varile gideceğiz. Hedef, günde 1 milyon varil üretime çıkabilmek." diye konuştu.</p><p>Yeni ortaklık ve satın almaların gündeme gelebileceğine işaret eden Bayraktar, "Yıl bitmeden yeni haberler, müjdeler gelebilir. Şirket satın alabiliriz. Ortaklıklar yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Yeni sahalar olabilir, yeni ülkeler olabilir. Bunlarla beraber 1 milyon varil hedefine ulaşmak istiyoruz." bilgisini paylaştı.</p><p><b>"2027'DEN İTİBAREN DE SİSTEMİMİZDE AKKUYU ELEKTRİĞİNİ KULLANACAĞIZ"</b></p><p>Bayraktar, Türkiye Ulusal Enerji Planı'nı 5 yılda bir yenilediğini anımsatarak, "Yapay zeka çağına hazırlık yapmamız gerekiyor. 5 Kasım'da Dolmabahçe'de açıklayacağız. Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşme olacak. Türkiye'deki ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak kullanılacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." dedi.</p><p>Nükleer enerjinin Türkiye için olmazsa olmaz konumda olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Türkiye iklim değişikliğiyle mücadele edecekse, binalardan tarıma, tarımdan ulaşıma her alanı elektrikleştireceksek mutlaka nükleer enerjiye sahip olmamız lazım." ifadesini kullandı.</p><p>Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde (NGS) sona gelindiğini vurgulayarak, "Akkuyu'da yoğun test süreci devam ediyor. Nükleer güvenlikten dolayı ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası konvansiyonlar ve anlaşmalardan dolayı çok daha özel bir alan ve hiçbir şekilde işi şansa bırakılmadı ve her türlü tedbirin alınarak yürüdüğü bir alan. Önümüzdeki birkaç hafta içinde ilk nükleer yakıtı yükleyerek Akkuyu'nun fiziki start-up'ını hedefliyoruz. 2027'den itibaren de sistemimizde Akkuyu elektriğini kullanacağız." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/2-2710202632845882.jpg"/><p><strong>COP31'DE "KONUŞMADAN AKSİYONA GEÇME" MOTTOSU</strong></p><p>Bayraktar, Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) Birleşmiş Milletler çatısı altında iklim değişikliği ve küresel ısınmayla yürütülen ortak mücadelenin önemli bir platformu olduğunu belirterek, toplantının çok sayıda ülkeden devlet ve hükümet başkanları, sivil toplum kuruluşları ile iş ve finans dünyasının temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce katılımcıyı bir araya getireceğini söyledi.</p><p>Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede sürekli yeni hedefler belirlenmesine rağmen önceki hedeflere ulaşılamadığını belirten Bayraktar, Türkiye'nin COP31'de "konuşmadan aksiyona geçme" mottosunu öne çıkaran bir program ortaya koyduğunu kaydetti.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin elektrifikasyon yaklaşımını dünyaya önerdiklerini dile getirerek, "Mutabakat sağlanırsa '2035'te yüzde 35'lik elektrifikasyon' hedefinden COP31'in en önemli çıktısı olarak bahsedebiliriz. Ümit ediyorum dünyaya çok önemli bir mesaj veririz ve sadece mesaj vermekle kalmayız, devamında da dünyayı bu anlamda hareket ettirebiliriz." dedi.</p><p>Savaşların sürdüğü ve enerjiye erişimin kısıtlandığı bir dönemde Türkiye'nin en zor COP toplantılarından birine ev sahipliği yapacağını belirten Bayraktar, ülkelerin enerjiye erişim ve fiyat sorunlarıyla karşı karşıya olduğu bu ortamda yeşil enerjiye geçişin kolay olmadığını ifade etti.</p><p><strong>ENERJİDE DESTEK DEVAM EDECEK</strong></p><p>Bayraktar, vatandaşları enerji fiyatlarındaki artışlardan korumak için uygulanan desteklerin sürdüğünü vurgulayarak, 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için sağlanan toplam desteğin yaklaşık 75 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p><p>Bütçede enerji destekleri için 600 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>"Hanehalkına elektrik ve doğal gaz desteğine devam edeceğiz. Şubat'taki krizle beraber Eşel Mobil sistemiyle akaryakıtta maliyet tarafında Hazinemiz çok önemli bir vergiden vazgeçti. 250 milyar liraya yakın bir vergiden sarfınazar etmiş olduk. Bu desteklerle mümkün olduğu kadar vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz."</p><p>Türkiye'nin enerji ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda altyapısını geliştirdiğini anlatan Bayraktar, yıllık 55-60 milyar metreküp doğal gaz tüketen ülkenin bu yıl itibarıyla 13 ülkeden gaz tedarik ettiğini dile getirdi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin doğal gazı ihraç eden ülke haline geldiğine dikkati çekerek, Avrupa Birliği'nin Rus gazına ilişkin kararları nedeniyle Türkiye'nin alternatif oluşturabileceğini söyledi.</p><p>Yerli kömür santrallerine desteğin süreceğini ifade eden Bayraktar, kömür sektöründe istihdamı gözeten adil dönüşümün planlanması gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/enerji-ve-tabii-kaynaklar-302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saatlerce-suren-psikedelik-seanslara-son-hastalar-2-saatte-evine-donebiliyor-297158</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saatlerce süren psikedelik seanslara son! Hastalar 2 saatte evine dönebiliyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[JAMA'da yayımlanan Faz 2b çalışması, mebufotenin içeren tek doz burun spreyinin tedavisi zor depresyonda belirtileri yaklaşık iki günde hafiflettiğini ve etkinin en az sekiz hafta sürdüğünü gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saatlerce süren psikedelik seanslara son! Hastalar 2 saatte evine dönebiliyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurbağa zehirinden elde edilen mebufotenin içeren tek doz burun spreyi, tedavisi zor depresyon hastalarında belirtileri yaklaşık iki gün içinde hafifletti. Journal of the American Medical Association'da yayımlanan Faz 2b çalışmasında, etkinin en az sekiz hafta sürdüğü görüldü.</p><p>AtaBeckley tarafından finanse edilen araştırmada, 5-MeO-DMT olarak da bilinen mebufotenin benzoatın güvenliği ve etkililiği incelendi. Çalışmaya Avustralya, Avrupa ve ABD'de orta ila ağır majör depresyon tedavisi gören 193 kişi katıldı.</p><p><b>TEK DOZLA HIZLI ETKİ GÖSTERDİ</b></p><p>Mebufotenin, Sonora Çölü kurbağası olarak bilinen <i>Incilius alvarius</i> türünden elde edilen bir bileşik. Araştırmacılar klinik çalışmada kurbağanın kurutulmuş zehrini değil, saf 5-MeO-DMT'nin sentezlenmiş formunu kullandı. Bu madde, mebufotenin ve bufotenin içeren "bufo" adlı sokak uyuşturucusunun bileşenlerinden biri olarak biliniyor.</p><p>Katılımcılara 0,3, 8 veya 12 miligram mebufotenin benzoat içeren burun spreyinden tek doz verildi. Önyargıyı önlemek için hastalar hangi dozu aldıklarını bilmedi. Tedavi öncesinde, sırasında ve sonrasında psikolojik destek sağlandı; katılımcılar ayrıca psikedelik tedavilerde kullanılan hazırlık ve gözetim protokollerini izledi.</p><p>Hastaların çoğu, akut psikedelik etkilerin sona erdiği doğrulandıktan sonra yaklaşık iki saat içinde klinikten ayrılmaya hazır hâle geldi. Depresyon belirtilerindeki iyileşme ise genellikle dozdan yaklaşık iki gün sonra başladı ve en az sekiz hafta devam etti.</p><p><b>8 MİLİGRAMLIK DOZ ÖNE ÇIKTI</b></p><p>8 ve 12 miligramlık dozlar, 0,3 miligramlık doza kıyasla daha iyi sonuç verdi. Depresyon puanları, düşük doza göre sırasıyla 5,3 ve 6,2 puan daha fazla iyileşti. Güvenlik ve etkililik arasında en iyi dengeyi sağladığı düşünülen 8 miligramlık doz, daha geniş katılımcı grubuyla yürütülecek Faz 3 çalışmasına taşınacak.</p><p>Katılımcıların çoğu baş ağrısı, mide bulantısı ve burun ağrısı gibi hafif veya orta şiddette yan etkiler yaşadı. Bu etkiler hızla geçti ve yalnızca dozun verildiği gün görüldü. Bununla birlikte, bir katılımcı tedavi sırasında iki şiddetli panik atak geçirdi.</p><p><b>UZMANLAR DAHA FAZLA KANIT İSTİYOR</b></p><p>Nöropsikiyatri araştırmacısı David Feifel ve ekibi, yaklaşık bir saat süren hızlı psikedelik deneyimin mebufotenine esketamin ve psilosibin karşısında avantaj sağlayabileceğini düşünüyor. Esketamin ve transkraniyal manyetik uyarım sık sık yeniden tedavi gerektirirken psilosibin ve LSD, daha uzun süren akut etkiler nedeniyle dört ila on iki saatlik izlem gerektirebiliyor.</p><p>Hindistan Ulusal Ruh Sağlığı ve Sinir Bilimleri Enstitüsü'nden Chittaranjan Andrade ise sonuçların mebufotenini depresyon tedavisinde bir sonraki büyük gelişme olarak göstermediğini belirtti. Andrade çalışmaya katılmadı, ancak JAMA'da yayımlanan değerlendirme yazısında tek dozun etkili görünmesine rağmen ortalama iyileşmenin yaklaşık yüzde 30'da kaldığını ve yanıt ile remisyon oranlarının ketamin ve elektrokonvülsif tedavide tipik olarak görülen düzeylerin altında olduğunu yazdı.</p><p>Andrade ayrıca "tedaviye dirençli depresyon" tanımının çalışmada esnek kullanıldığını savundu. Katılımcıların hiçbirinin ketamin veya elektrokonvülsif tedavi görmediğini belirten Andrade, bu hastalar için "tedavisi zor depresyon" ifadesinin daha doğru olduğunu ifade etti.</p><p>İntihar eğilimi bildiren hastaların çalışmaya alınmaması, mebufoteninin bu grup için güvenli ve etkili olup olmadığını belirsiz bırakıyor. Andrade, tedavisi zor depresyon hastalarının uzun vadeli idame tedavisine ihtiyaç duyduğunu, çalışmanın ise mebufoteninden sonra geleneksel antidepresana ne zaman geçileceği veya mebufoteninin idame tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bilgi sunmadığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/saatlerce-suren-psikedeli-570_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-ordusu-hurmuz-bogazinin-dogusunda-mayina-carpan-tankerde-yangin-cikti-297157</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Ordusu: Hürmüz Boğazı'nın doğusunda mayına çarpan tankerde yangın çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Ordusu Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nın doğu bölgesinde takip sistemlerini kapatıp seyreden bir tankerin mayına çarptığını ve tankerde yangın çıktığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Ordusu: Hürmüz Boğazı'nın doğusunda mayına çarpan tankerde yangın çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre, İran Ordusu Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler birimi konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Açıklamada, birkaç saat önce "yasaklı ve tehlikeli bölge" şeklinde nitelendirilen Hürmüz Boğazı'nın doğu bölgesinde takip sistemlerini kapatarak boğazdan geçmeye çalışan bir tankerin mayına çarparak hasar gördüğü ve gemide yangın çıktığı belirtildi.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın, İran tarafı ile koordinasyon kurmadan geçmeye çalışan tanker ve gemiler için "güvenli olmadığı" aktarılan açıklamada, "güvenli bir şekilde" geçmek isteyenlerin İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlaması gerektiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/iran-ordusu-hurmuz-bogazi-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/asidan-sonra-neden-bazi-kisiler-atesleniyor-297156</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aşıdan sonra neden bazı kişiler ateşleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni araştırma, aşıdan önce bağırsaklarında daha yüksek iltihaplanma ve flagellin faaliyeti bulunan kişilerin daha yüksek ateş geliştirdiğini gösterdi. Fare deneyleri, mikrobiyomun aşı tepkisini etkileyebileceğine işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aşıdan sonra neden bazı kişiler ateşleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı aşıyı olan kişilerde ateş ve halsizlik gibi yan etkilerin farklı görülmesinde bağırsak mikrobiyomu rol oynayabilir. Uluslararası araştırma ekibi, aşıdan önce bağırsak mikroplarında daha yüksek flagellin faaliyeti bulunan ve iltihaplanma düzeyleri artmış kişilerin daha yüksek ateş geliştirdiğini belirledi.</p><p><b>AŞI ÖNCESİ BAĞIŞIKLIK FARKLILIKLARI</b></p><p>Max Planck Institute for Biology Tübingen'den Ruth Ley liderliğinde yürütülen µHEAT çalışmasına, 2021 ve 2022 yıllarında SARS-CoV-2 aşısı olan sağlıklı genç yetişkinler katıldı. Araştırmacılar katılımcıların dışkı ve kan örneklerini inceledi; ayrıca aşıdan önceki ve sonraki hafta boyunca ateş ölçümlerini takip etti.</p><p>Belirgin ateş geliştiren kişilerin bağırsak mikroplarında, bakterilerin hareket etmesini sağlayan kamçıların üretimiyle ilişkili genlerde daha yüksek faaliyet görüldü. Kamçılar, bağışıklık sisteminin olası tehlike sinyali olarak tanıyabildiği flagellin adlı proteinlerden oluşuyor. Kan ve dışkı analizleri, yüksek ateş geliştiren katılımcıların aşı öncesinde de daha yüksek iltihaplanma düzeylerine sahip olduğunu ortaya koydu.</p><p><b>FARE DENEYLERİ BULGULARI DESTEKLEDİ</b></p><p>İnsanlarda gözlenen ilişkinin ötesine geçmek isteyen araştırmacılar, katılımcıların dışkı mikrobiyomlarını bağırsak mikropları bulunmayan farelere aktardı ve hayvanları aşıladı. Daha yüksek ateş tepkisi gösteren kişilerden mikrop alan farelerde, diğer katılımcılardan mikrop alanlara kıyasla daha şiddetli iltihaplanma gelişti.</p><p>Bu etkinin kısmen farelerin flagellini algılama yeteneğine bağlı olması, bakteriyel proteinin aşı tepkisinde rol oynayabileceğine işaret etti. Ruth Ley, aşılama sürecinin insanların aynı bağışıklık tehdidine neden farklı yanıt verdiğini incelemek için kontrollü bir ortam sunduğunu belirtti.</p><p><b>BESLENME DE TEPKİYİ ETKİLEYEBİLİR</b></p><p>Araştırmacılar, bağırsak mikroplarının daha fazla flagellin üretmesini teşvik eden etkenleri de inceledi. Bitki temelli beslenen katılımcılarda daha hafif ateş tepkileri görülmesi, beslenmeyi önemli bir araştırma alanı hâline getirdi.</p><p>Institut Pasteur'de görev yapan Benoit Chassaing, bazı gıda katkı maddelerinin laboratuvar ortamında bağırsak mikroplarının flagellin üretimini artırdığını söyledi. Chassaing, sanayileşmiş beslenmenin bazı bileşenlerinin kamçılı bağırsak bakterilerinin çoğalmasını ve toplam flagellin üretimini teşvik edebileceğini ifade etti.</p><p>Georgia State University'den Hirohito Abo'nun yürüttüğü hayvan deneylerinde de yüksek yağ içeren Batı tarzı beslenmenin farelerde aşıya karşı iltihabi tepkileri güçlendirdiği görüldü. Ancak Kelsey Huus, çalışmanın insanlarda beslenmenin aşı tepkisini belirlediğini kanıtlamadığını vurguladı.</p><p><b>MİKROBİYOMU HEDEFLEYEN YENİ ARAŞTIRMALAR</b></p><p>Huus, beslenmenin iltihaplanmayı teşvik eden bir mikrobiyomu değiştirebilecek etkenlerden biri olabileceğini belirtti. Beslenme değişikliklerinin insanlarda flagellin üretimini ve ateş gibi aşı tepkilerini değiştirip değiştirmediğini anlamak için yeni müdahale çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor.</p><p>Gelecekteki araştırmalar, bağırsak mikrobiyomunu hedefleyen yöntemlerin aşı sonrası yüksek ateşi azaltıp azaltamayacağını inceleyecek. Bulgular, bağırsak mikroplarının yalnızca aşılara değil, farklı bağışıklık tehditlerine verilen yanıtları da etkileyebilecek temel bir bağışıklık durumu oluşturduğunu gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/asidan-sonra-neden-bazi-k-391_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyaya-dogru-ilerleyen-gunes-firtinasi-bilim-insanlarinin-ongoremedigi-sekilde-degisti-297155</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'ya doğru ilerleyen güneş fırtınası bilim insanlarının öngöremediği şekilde değişti!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[University of Iowa araştırmacıları, Dünya'ya ilerleyen bir güneş bulutunun 13 milyon mil içinde yüzde 21 genişlediğini ve plazmasının üç kat ısındığını belirledi. Bulgular, uzay hava durumu tahminlerinde kullanılan modelleri sorguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'ya doğru ilerleyen güneş fırtınası bilim insanlarının öngöremediği şekilde değişti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>University of Iowa liderliğindeki araştırmacılar, Dünya'ya doğru ilerleyen bir güneş fırtınasının mevcut modellerin öngöremediği biçimde değiştiğini ortaya koydu. 2021'deki bir koronal kütle atımından kopan manyetik bulut, yalnızca 13 milyon mil boyunca yüzde 21 genişledi ve içindeki plazma önceki sıcaklığının üç katına çıktı.</p><p>Bilim insanları, Solar Orbiter ve Wind uzay araçlarının neredeyse aynı hat üzerinde yaptığı ölçümleri karşılaştırarak bulutun yolculuğu sırasındaki değişimi izledi. Bulgular, uyduları, navigasyon sistemlerini ve elektrik şebekelerini etkileyebilen uzay hava olaylarının daha doğru tahmin edilmesine katkı sağlayabilir.</p><p><b>NADİR HİZALANMA BULUTUN DEĞİŞİMİNİ ORTAYA ÇIKARDI</b></p><p>Bulut, 4 ve 5 Kasım 2021'de meydana gelen bir koronal kütle atımından kaynaklandı. Bu güçlü patlamalar, manyetik alanlarla örülü sıcak ve elektrik yüklü gaz kütlelerini Güneş'ten uzağa gönderiyor. Bazı atımlar, yıldızlararası uzaya doğru ilerleyen bükülmüş manyetik alan çizgileri içeren manyetik bulutlar oluşturuyor.</p><p>Hilal biçimindeki bulut Dünya'ya yaklaşırken Solar Orbiter, Güneş'ten yaklaşık 78 milyon mil uzaklıkta ölçüm yaptı. Wind ise aynı bulutu yaklaşık 91 milyon mil uzaklıkta kaydetti. İki uzay aracının neredeyse aynı güzergâh üzerinde bulunması, araştırmacıların bulutun farklı noktalardaki özelliklerini karşılaştırmasına imkân verdi. Patlama, Dünya'da büyük bir jeomanyetik fırtınaya da yol açtı.</p><p>University of Iowa'da fizik ve astronomi alanında doktora sonrası araştırma görevlisi Shirsh Soni, bu hizalanmanın nadir görüldüğünü söyledi. Soni, "Öncelikle, bu iki uzay aracının Güneş-Dünya ekseni üzerinde hizalanması nadir görülen bir durum. İkinci olarak, gezegenlerarası bir koronal kütle atımı sırasında bu şekilde hizalanmaları çok daha nadir" dedi.</p><p><b>GÜNEŞ RÜZGÂRI SÜPER GENİŞLEMEYİ TETİKLEDİ</b></p><p>Ölçümler, manyetik bulutun saniyede yaklaşık 192 kilometre hızla genişlediğini gösterdi. Bu hız, koronal kütle atımlarında görülen saniyede 50 ila 100 kilometrelik tipik aralığın oldukça üzerinde kaldı. Araştırmacılar, olağan dışı hızlı büyümeyi "süper genişleme" olarak adlandırdı.</p><p>Süreç, bulutun Güneş'ten dışarı akan ve saatte yaklaşık 1 milyon mile ulaşabilen yüklü parçacık akışı güneş rüzgârıyla karşılaşmasıyla başladı. Etkileşim ilk aşamada bulutu sıkıştırdı. Ancak bulutun içindeki plazma daha sonra önceki sıcaklığının üç katına kadar ısındı ve bu ısınma büyük genişlemeyi tetikledi.</p><p>Soni, "Tipik bir gezegenlerarası koronal kütle atımı güneş rüzgârıyla karşılaştığında yavaşlayabilir veya hızlanabilir. Bu durumda çok fazla genişledi" diye konuştu.</p><p><b>MEVCUT MODELLERİN ÖNGÖRÜLERİYLE ÇELİŞTİ</b></p><p>Araştırmacılar, bulut belirgin biçimde büyümesine rağmen manyetik alan basıncının değişmediğini de tespit etti. Bu sonuç, mevcut modellerin ürettiği tahminlerden farklı çıktı. Bulgular, manyetik bulutların Güneş Sistemi boyunca ilerlerken daha karmaşık değişimler geçirebileceğine işaret etti.</p><p>İki uzay aracının aynı bulutu farklı uzaklıklarda gözlemlemesi, tek bir ölçüm noktasında fark edilmesi zor değişimlerin doğrudan izlenmesini sağladı. Bu veriler, koronal kütle atımlarının Dünya'ya ulaşmadan önce nasıl evrildiğini anlamak açısından önem taşıyor. Atımların taşıdığı manyetik alanlar Dünya'nın manyetosferiyle etkileşerek jeomanyetik bozulmalara yol açabiliyor.</p><p>Çalışmanın sorumlu yazarı Soni, "Gezegenlerarası koronal kütle atımlarından kaynaklanan manyetik bulutların aynı şekilde evrileceğini varsaydık. Bu çalışmada, manyetik bulutun kısa bir zaman ve mesafe içinde çarpıcı biçimde genişleyebileceğini gösteriyoruz; bu durum Dünya üzerinde daha önce farkında olmadığımız etkiler yaratabilir" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/dunyaya-dogru-ilerleyen-g-594_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mekke-ittifaki-anlasmasi-komisyondan-gecti-297154</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Mekke İttifakı Anlaşması" Komisyondan geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nın uygun bulunduğuna ilişkin yasa teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Mekke İttifakı Anlaşması" Komisyondan geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.</p><p>Toplantıda, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Anlaşma'ya ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.</p><p>Daha sonra Komisyon'da yapılan oylamada Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/mekke-ittifaki-anlasmasi--486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/protez-ellerde-yeni-donem-miknatislar-hareket-hissini-geri-getiriyor-297153</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Protez ellerde yeni dönem! Mıknatıslar hareket hissini geri getiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sant'Anna İleri Araştırmalar Okulu ve Cleveland Clinic araştırmacıları, kaslara yerleştirilen küçük mıknatıslarla protez ellerde doğal hareket hissi oluşturdu. Bulgular, daha sezgisel ve insansı protezlerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Protez ellerde yeni dönem! Mıknatıslar hareket hissini geri getiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pisa'daki Sant'Anna İleri Araştırmalar Okulu ile Cleveland Clinic araştırmacıları, ön kol kaslarına yerleştirilen küçük mıknatıslarla protez elin açılıp kapandığına dair doğal bir hareket hissi oluşturdu. Science Advances'ta yayımlanan çalışma, beynin parmak hareketlerini tek tek eylemler yerine koordineli örüntüler hâlinde algıladığını ortaya koydu.</p><p>İnsanlar ellerini görmeden yumruk yapabiliyor veya bir nesneye uzanabiliyor. Bu yetenek, kasların ve uzuvların hareketi hakkında beyne bilgi veren kinestezi duyusuna dayanıyor. Amputasyon sonrasında bu duyusal akışın kesilmesi, protez elle yapılan hareketleri daha zor ve daha az sezgisel hâle getirebiliyor.</p><p><b>KASLARA YERLEŞTİRİLEN MIKNATISLAR HAREKET HİSSİ SAĞLADI</b></p><p>Araştırmacılar, üst ekstremite protezlerinde hareket hissini yeniden oluşturmak için iki farklı nöral-makine arayüzünden elde edilen verileri karşılaştırdı. Tasarımları farklı olan sistemlerin ikisi de kullanıcılarda koordineli parmak hareketleri hissi oluşturdu. Bu sonuç, beynin kaslardan gelen sinyalleri "sinerji" adı verilen koordineli hareket örüntüleri olarak düzenlediğine işaret etti.</p><p>Kasların titreştirilmesi, kişide uzvunun hareket ettiği hissini oluşturabiliyor. Ancak dışarıdan uygulanan titreşim cildi de uyardığı için duyusal sinyalleri karıştırabiliyor. Sant'Anna'nın miyokinetik kinestetik arayüzü (MKkI), bu sorunu aşmak amacıyla kalan ön kol kaslarına yerleştirilen küçük mıknatısları kullanıyor. Mıknatıslar, cilde doğrudan temas etmeden kasların içinde titreşim oluşturuyor.</p><p>Araştırmacılar sistemi, Sant'Anna'nın yan şirketi Prensilia tarafından geliştirilen Mia Hand adlı robotik ele bağladı. İtalya'dan 34 yaşındaki bir katılımcı sistemi altı hafta boyunca test etti. Katılımcı, elinin açılıp kapandığını hissetti; parmakların da doğal harekete benzeyen örüntülerle birlikte hareket ettiğini bildirdi.</p><p><b>İKİ FARKLI SİSTEM AYNI ÖRÜNTÜYÜ GÖSTERDİ</b></p><p>Çalışmanın ilk yazarı Federico Masiero, MKkI'nin cilde temas etmeden kasları uyarmak için basit ve minimal invaziv bir implant kullandığını söyledi. Masiero, bu yaklaşımın hem insan motor kontrolünün anlaşılmasına hem de amputasyon sonrasında hareket hissinin yeniden kazandırılmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Daha önce Sant'Anna'da doktora öğrencisi olan Masiero, çalışmalarını Münih Teknik Üniversitesi'nin Münih Robotik ve Makine Zekâsı Enstitüsü'nde sürdürüyor.</p><p>Cleveland Clinic'te geliştirilen sistem ise cerrahi sinir yönlendirmesini robotik teknolojiyle birleştiriyor. Sant'Anna'nın yaklaşımı implante edilen mıknatıslara dayanıyor. Farklı yapıdaki iki sistem de hareket hissi oluşturmak için derin kasları seçici biçimde titreştiriyor.</p><p>Cleveland Clinic'te çalışmayı koordine eden Profesör Paul Marasco, iki ayrı arayüzden elde edilen verilerin karşılaştırılabilmesinin bulguları güçlendirdiğini söyledi. Marasco, sonuçların sinir sistemiyle daha doğal çalışan tedavi ve cihazların tasarlanması için sağlam bir temel sunduğunu ifade etti.</p><p>Araştırmacılar, her iki sistemde de kullanıcıların bağımsız parmak hareketlerinden çok koordineli eylemler hissettiğini gözlemledi. Bazı duyusal bilgilerin kullanıcılar bunu hemen fark etmese de işlendiği görüldü. Bulgular, kaslardan gelen geri bildirimin koordineli hareket örüntüleri hâlinde ve bilinçaltına daha yakın bir düzeyde düzenlenebileceğini ortaya koydu.</p><p><b>HEDEF KONTROL VE HİSSİ AYNI SİSTEMDE BİRLEŞTİRMEK</b></p><p>Araştırmacıların sıradaki hedefi, implante edilen mıknatısları hem protez kontrolü hem de hareket hissi için kullanmak. Ekip, mıknatısların konumunu takip ederek protezi kontrol ederken aynı mıknatıslara eş zamanlı titreşim uygulamayı planlıyor. Böylece kullanıcıların protezin hareketi hakkında geri bildirim alması amaçlanıyor.</p><p>Uzun vadeli hedef ise ilk altı haftalık denemenin ötesinde kullanılabilecek kalıcı bir implant geliştirmek. Ekipler, daha fazla katılımcıyla ve daha uzun sürelerle çalışarak arayüzün etkisini incelemek istiyor. Sant'Anna'da arayüzü geliştiren ve çalışmayı koordine eden Profesör Christian Cipriani, mevcut sistemin altı hafta dayanacak şekilde tasarlandığını söyledi.</p><p>Cipriani, bu sürenin arayüzün yararlılığını ve etkinliğini ilk kez değerlendirmek için yeterli olduğunu belirtti. Sonuçların umut verici olduğunu ifade eden Cipriani, daha uzun süre kullanılabilecek kalıcı ve implante edilebilir bir çözüm üzerinde çalışacaklarını açıkladı.</p><p>Araştırmacılara göre bulgular, protez teknolojisinin yanı sıra gelecekte inme rehabilitasyonu, epilepsi ve ağrı tedavisi alanlarında da değerlendirilebilir. Bu olası uygulamalar ise yeni araştırmaların konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/protez-ellerde-yeni-donem-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/aftlarin-nedeni-stres-degil-dis-fircaniz-olabilir-297152</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aftların nedeni stres değil diş fırçanız olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Tekrarlayan aftların nedeni yalnızca stres ve yorgunluk olmayabilir. Diş hekimleri, sert kıllı veya yıpranmış diş fırçalarının ağız mukozasını tahriş ederek ağrılı lezyonlara yol açabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aftların nedeni stres değil diş fırçanız olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aftların ortaya çıkmasında stres ve yorgunluğun yanı sıra günlük hayatta sık kullanılan diş fırçası da rol oynayabiliyor. Diş hekimleri, sert kıllı, yıpranmış veya bakımı iyi yapılmayan fırçaların ağız mukozasını tahriş ederek tekrarlayan aftlara neden olabileceği uyarısında bulunuyor.</p><p><b>DİŞ FIRÇASI GÖZDEN KAÇAN ŞÜPHELİ</b></p><p>Aftlar, yaş fark etmeksizin nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini etkiliyor. Stres, yorgunluk ve çeşitli eksiklikler bilinen nedenler arasında yer alsa da uygun olmayan diş fırçası kullanımı da ağrılı lezyonları tetikleyebiliyor.</p><p>Çok sert kıllar, dişleri fazla bastırarak fırçalamak, yıpranmış bir fırça kullanmak veya fırçayı yeterince temizlememek ağız dokularını zayıflatabiliyor. Bu durumda sorun, vücuttaki bir düzensizlikten çok tekrarlanan yerel tahrişten kaynaklanan travmatik aft olarak değerlendiriliyor.</p><p>Journal of Oral Pathology and Medicine'da yayımlanan bir çalışmaya göre sert kıllı diş fırçası kullananlarda travmatik aft görülme olasılığı, yumuşak veya ekstra yumuşak fırça kullananlara kıyasla iki kat daha yüksek. Tours'da görev yapan diş hekimi Dr. Sophie Marin de kronik aft şikâyeti bulunan birçok hastanın sert veya yıpranmış fırça kullandığını, fırça değişikliğinin ise belirtileri belirgin biçimde azaltabildiğini aktarıyor.</p><p><b>SERT KILLAR VE YIPRANMA UYARI İŞARETİ</b></p><p>Diş fırçası seçerken öncelikle kılların sertliğine dikkat etmek gerekiyor. Diş etleri ve ağız mukozası için yumuşak ya da ekstra yumuşak kıllı fırçalar öneriliyor.</p><p>Kılların şeklinin bozulması, açılması veya düzleşmesi de fırçanın değiştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Yıpranmış kıllar temizleme görevini yeterince yerine getiremediği gibi hassas ağız dokularını çizebiliyor.</p><p>Fırçanın temizliği ve saklama koşulları da önem taşıyor. İyi durulanmayan veya nemli bir yerde bırakılan diş fırçası bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluşturabiliyor. Diş fırçasının üç ayda bir değiştirilmesi ve dört aylık kullanım süresinin aşılmaması tavsiye ediliyor.</p><p><b>AĞIZ MUKOZASINI KORUYAN ALIŞKANLIKLAR</b></p><p>Aft oluşumunu azaltmak için yumuşak veya ekstra yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanılmalı ve fırça fazla yıpranmadan yenilenmeli. Fırçalama sırasında aşırı baskıdan kaçınmak gerekiyor. Elektrikli fırça kullananların ise temizleme işini cihazın yapmasına izin vermesi öneriliyor.</p><p>Mukoza hassasiyetini artırabilen sodyum lauril sülfat (SLS) içeren diş macunlarından uzak durmak da yarar sağlayabiliyor. Ağız kuruluğu mikro lezyonların oluşumunu kolaylaştırdığı için ağız nemli tutulmalı; asitli ve çok tuzlu yiyecekler de sınırlandırılmalı.</p><p>Bu alışkanlıklar, daha nazik bir fırçalama tekniğiyle birlikte ağız mukozasındaki tahrişi azaltabiliyor. Aftlar sürekli tekrarlıyorsa diş fırçasının sertliği, yıpranma durumu ve temizlik koşulları gözden geçirilmeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aftlarin-nedeni-stres-deg-840_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ve-gorusmeler-resmen-basladi-mauro-icardi-ispanya-yolcusu-297151</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ve görüşmeler resmen başladı! Mauro Icardi İspanya yolcusu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'daki sözleşmesi sona erdikten sonra herhangi bir kulüp ile anlaşmayan Arjantinli yıldız Mauro Icardi cephesinde yeni gelişmeler yaşanıyor. İspanyol ekibi Real Betis, Icardi ile görüşmeler başladığı iddia edildi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ve görüşmeler resmen başladı! Mauro Icardi İspanya yolcusu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'la sözleşmesi sona erdikten sonra sarı-kırmızılı kulüpten ayrılan Mauro Icardi, yaz transfer döneminde bir takıma imza atmadı. Arjantinli yıldızla ilgilenen kulüpler olsa da transfer gerçekleşmemişti.</p><p>Tuttomercato'da yer alan habere göre Real Betis, Icardi transferini değerlendiriyor. Betis Teknik Direktörü Manuel Pellegrini'nin Icardi'yi sezonun ikinci yarısı için bir seçenek olarak düşündüğü ve görüşmelerin başladığı ancak şu an için resmi teklifin yapılmadığı ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/icardiaa1-27102026ace9b755.jpg"/><p><b>TRANSFERİN ÖNÜNDEKİ ENGEL</b></p><p>İspanyol ekibinin olası anlaşma şartlarını araştırdığı ve Icardi'nin bonservisinin olmamasının kulüp için bir fırsat olarak görüldüğü aktarıldı. Ancak Icardi'nin Galatasaray'da kazandığı 10 milyon euroluk maaşın Betis için karşılanamayacak bir tutar olduğu ve transferin sadece deneyimli golcünün maaşında indirime gitmesi halinde gerçekleşebileceği aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/40043628-2710202689fba684.jpg"/><p><b>7 KULÜP PEŞİNDE</b></p><p>Icardi'nin durumunu Real Betis'le birlikte Juventus, Elche, Everton, Tottenham, Benfica ve PAOK'un takip ettiği ve Arjantinli golcünün ilerleyen haftalarda bir karar vermesi gerekeceği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/ve-gorusmeler-resmen-basl-949_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uyku-doktorundan-stres-kaynakli-uykusuzluk-icin-8-oneri-297150</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku doktorundan stres kaynaklı uykusuzluk için 8 öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Stres, beynin gece boyunca tetikte kalmasına ve uykuya dalmanın zorlaşmasına yol açabiliyor. Uyku uzmanı Angela Holliday-Bell, düzenli uyku saatlerinden gün içindeki harekete kadar uykuyu destekleyen 8 alışkanlığı sıralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku doktorundan stres kaynaklı uykusuzluk için 8 öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stres, yatma saatinde beyni alarma geçirerek uykuya dalmayı ve gece boyunca uykuyu sürdürmeyi zorlaştırabiliyor. Kurul onaylı hekim ve sertifikalı uyku uzmanı Angela Holliday-Bell, stres kaynaklı uykusuzluğu azaltmak için günlük hayatta uygulanabilecek 8 öneri paylaşıyor.</p><p><b>STRES UYKUYU NASIL BOZUYOR</b></p><p>Holliday-Bell'e göre stres, bedeni tetikte tutan savaş ya da kaç tepkisini etkinleştiriyor. Bu sırada kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılanıyor. Tehdit anında işe yarayan bu tepki uzun süre devam ettiğinde uykuya dalmayı güçleştiriyor, gece uyanmalarını artırıyor ve yeniden uyumayı zorlaştırıyor.</p><p>Zamanla yatma saati stres ve hayal kırıklığıyla ilişkilendirilebiliyor. Genetik, geçmişte yaşanan uykusuzluk, anksiyete ve aşırı endişelenme gibi kişilik özellikleri de kişinin strese bağlı uyku sorunlarına yatkınlığını artırabiliyor.</p><p><b>DÜZENLİ UYKU SAATLERİ BELİRLEYİN</b></p><p>Her sabah, kötü bir gece geçirilmiş olsa bile yaklaşık aynı saatte uyanmak biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Holliday-Bell, kaybedilen uykuyu telafi etmek için yatakta fazladan saatler geçirme alışkanlığından kaçınılmasını öneriyor.</p><p><b>YATMADAN ÖNCE ZİHNİ SAKİNLEŞTİRİN</b></p><p>Uyku rutininin bir bölümünü gevşemeye ayırmak, zihne ve bedene dinlenme zamanının geldiğini bildiriyor. Yatmadan önce 20-30 dakika kitap okumak veya sakinleştirici müzik dinlemek, beynin uykuya hazırlanmasını kolaylaştırabiliyor.</p><p><b>UYKU ORTAMINI RAHATLATICI HALE GETİRİN</b></p><p>Yatak odasının serin, karanlık ve sessiz tutulması gereksiz uyanmaları azaltabiliyor. Rahatsız veya yeterli desteği sağlamayan bir yatak ise fiziksel rahatsızlığa ve gece boyunca sık uyanmaya neden olabiliyor. Uzman, rahat bir uyku sıcaklığını koruyan ve uygun destek sunan bir yatak kullanılmasını tavsiye ediyor.</p><p><b>ENDİŞELERİNİZİ YATMADAN ÖNCE YAZIN</b></p><p>Uzun yapılacaklar listeleri ve çözülmemiş sorunlar, kişi yatağa girdiğinde zihnin aşırı çalışmasına yol açabiliyor. Holliday-Bell, akşamın daha erken saatlerinde 10-15 dakika ayırarak endişeleri ve ertesi gün atılabilecek adımları yazmayı öneriyor. Bu yöntem, uykuya geçişte düşüncelerin yarışmasını azaltabiliyor.</p><p><b>GÜN İÇİNDE GEVŞEME MOLALARI VERİN</b></p><p>Derin nefes alma ve aşamalı kas gevşetme gibi teknikler, beden yorgun olsa bile zihnin kapanmadığı anlarda sinir sistemini sakinleştirebiliyor. Gün boyunca kısa nefes alma veya farkındalık molaları vermek, stresin gece saatlerine kadar birikmesini önleyebiliyor.</p><p><b>GÜN BOYUNCA HAREKET EDİN</b></p><p>Uyku kalitesini artırmak yalnızca yatma saatinde yapılanlarla sınırlı değil. Sabah doğal güneş ışığı almak biyolojik saatin düzenlenmesine katkı sağlıyor. Düzenli fiziksel aktivite de stresi azaltıyor ve gece uykusunu destekliyor.</p><p><b>KAFEİN VE ALKOLÜ SINIRLAYIN</b></p><p>Günün ilerleyen saatlerinde kafein tüketmek ve alkolü uyku yardımcısı olarak kullanmak uykuyu bozabiliyor. Düzensiz uyku saatleri, aşırı kafein, alkol ve yatmadan önce parlak ışığa maruz kalmak da uykuya dalmayı zorlaştıran etkenler arasında yer alıyor.</p><p><b>UYUYAMIYORSANIZ YATAKTAN KALKIN</b></p><p>Gece uyanık yatıp giderek daha fazla hayal kırıklığı yaşamak yerine yataktan kalkmak, loş ışıkta sessiz ve rahatlatıcı bir işle uğraşmak, uykululuk geldiğinde yatağa dönmek öneriliyor. Böylece yatağın uyanıklık ve stresle ilişkilendirilmesinin önüne geçilebiliyor.</p><p>Holliday-Bell, bazı ilaçların, kronik ağrının, hormonal değişikliklerin ve altta yatan uyku bozukluklarının da uykusuzluğa katkıda bulunabileceğini belirtiyor. Alışkanlıklarda ve uyku ortamında yapılan değişikliklere rağmen sorun devam ederse, altta yatan nedeni belirlemek için bir sağlık uzmanına başvurulması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/uyku-doktorundan-stres-ka-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/artan-yemek-kac-kez-yeniden-isitilabilir-297149</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Artan yemek kaç kez yeniden ısıtılabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Artan yemekleri yeniden ısıtmanın güvenliği, işlem sayısından çok oda sıcaklığında kaldıkları süreye bağlı. Uzman Vanessa Coffman, iki saat kuralına uyulmasını ve yemeklerin 165°F'ye kadar ısıtılmasını öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Artan yemek kaç kez yeniden ısıtılabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan yemekleri birden fazla kez yeniden ısıtmak, tek başına onları güvensiz hâle getirmiyor. Gıda güvenliği uzmanı Vanessa Coffman'a göre asıl risk, bozulabilir yiyeceklerin oda sıcaklığında ne kadar süre kaldığıyla ilgili.</p><p><b>GÜVENLİKTE İKİ SAAT KURALI</b></p><p>Stop Foodborne Illness kuruluşunun İttifak Direktörü Coffman, bozulabilir gıdaların oda sıcaklığında toplam iki saatten fazla bekletilmemesi gerektiğini belirtiyor. Sıcaklığın 90°F'nin üzerine çıktığı durumlarda bu süre bir saate düşüyor.</p><p>Yemek her servis edildiğinde, yeniden ısıtıldığında ve tekrar masaya konulduğunda dışarıda kaldığı süreye ekleniyor. Örneğin patates püresi akşam yemeği sırasında bir saat masada kaldıysa, iki saatlik sınırın yarısı kullanılmış oluyor. Ertesi gün yeniden ısıtıldıktan sonra bir saat daha dışarıda bekletilirse yemek atılmalı.</p><p>Coffman, artan yemekleri küçük porsiyonlara ayırmayı ve hemen tüketilmeyecek bölümleri gecikmeden buzdolabına kaldırmayı öneriyor. Böylece yalnızca yenilecek miktar ısıtılıyor ve yemeğin güvenli sıcaklık sınırlarında tutulması kolaylaşıyor.</p><p><b>BUZDOLABINDA ÜÇ GÜN SINIRI</b></p><p>Oda sıcaklığında iki saatten fazla kalan artan yemekler, sıcaklığın 90°F veya üzerinde olduğu durumlarda ise bir saatten fazla bekleyen yiyecekler tüketilmemeli. Buzdolabında üç günden uzun süre kalan ve dondurulmayan artan yemeklerin de atılması gerekiyor.</p><p>Ev yapımı çırpılmış krema ile et bazlı soslar bu kuralın istisnaları arasında yer alıyor. Coffman, bu yiyeceklerin buzdolabında yalnızca bir gün saklandıktan sonra tüketilmesini veya atılmasını tavsiye ediyor.</p><p><b>YENİDEN ISITIRKEN 165°F'YE ULAŞIN</b></p><p>Gıda güvenliğini korumak için buzdolabı 40°F veya altında, dondurucu ise 0°F veya altında tutulmalı. Artan yemekler yeniden ısıtılırken, kalibre edilmiş bir gıda termometresiyle yemeğin en kalın bölümündeki sıcaklık kontrol edilmeli ve 165°F'ye ulaşması sağlanmalı.</p><p>Mikrodalga kullanıldığında yemek birkaç kez karıştırılmalı ve sıcaklık ölçülmeden önce kısa süre beklenmeli. Mikrodalgalar sıcak ve soğuk noktalar oluşturabildiği için karıştırmak ısının daha dengeli dağılmasına yardımcı oluyor.</p><p>Artan yemekler, özellikle çiğ et ve kümes hayvanları olmak üzere diğer ürünlerle temas etmeyecek şekilde saklanmalı. Coffman ayrıca güvenli taşıma ve pişirme kurallarına uyulmadığında, yemeği tamamen yeniden ısıtmanın gıda kaynaklı hastalık riskini ortadan kaldırmayabileceği konusunda uyarıyor. Bazı bakteriler, yeterli pişirme sıcaklığıyla etkisiz hâle gelmeyen toksinler üretebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/artan-yemek-kac-kez-yenid-393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/keanu-reeves-netflixin-yeni-aksiyon-filminde-alan-ritchsonin-yerini-aldi-297148</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Keanu Reeves Netflix'in yeni aksiyon filminde Alan Ritchson'ın yerini aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Keanu Reeves, Netflix'in yeni aksiyon gerilim filmi Maelstrom'da Alan Ritchson'ın yerine başrolü üstlenecek. Filmin yönetmen koltuğunda Carry-On'un yönetmeni Jaume Collet-Serra oturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Keanu Reeves Netflix'in yeni aksiyon filminde Alan Ritchson'ın yerini aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Keanu Reeves, Netflix'in yeni aksiyon gerilim filmi Maelstrom'un başrolüne geçti. Oyuncu, yapımdan bilinmeyen nedenlerle ayrılan Reacher yıldızı Alan Ritchson'ın yerini aldı.</p><p><b>FİLMİN KONUSU BELLİ OLDU</b></p><p>Jaume Collet-Serra'nın yöneteceği filmde federal bir polis, tanıklık yapmayı kabul eden bir silah tüccarının nişanlısını korumakla görevlendiriliyor. Kasırga nedeniyle iletişim kesilince ikili, dışarıdan yardım alamadan sığınaklarında mahsur kalıyor.</p><p>Silah tüccarının adamları saldırıya geçerken polis, gece sona erene kadar kadını hayatta tutmaya çalışıyor.</p><p><b>PROJE YILLAR ÖNCE GELİŞTİRİLDİ</b></p><p>Maelstrom'un senaryosu ilk kez 1993'te Warner Bros.'ta gündeme geldi. Filmin güncel senaryosunu Mark Bianculli, hayatını kaybeden Gregory Fitzpatrick'in özgün metninden uyarlayarak kaleme alıyor.</p><p>Film, Reeves'in yoğun çalışma programına eklendi. Oyuncunun gelecek projeleri arasında bilimkurgu filmi Shiver ile Ruben Östlund imzalı The Entertainment System Is Down da bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/keanu-reeves-netflixin-ye-312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-1800-kilometrelik-gizemli-bulutun-sirri-cozuldu-297147</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta 1800 kilometrelik gizemli bulutun sırrı çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars'ın Arsia Mons volkanı yakınında 1800 kilometreye uzanan su buzu bulutunun, atmosferdeki aşırı soğuma sonucu toz parçacıkları olmadan oluşabildiği belirlendi. Yeni model, oluşumun mekanizmasını büyük ölçüde açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta 1800 kilometrelik gizemli bulutun sırrı çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mars'ın atmosferinde, Arsia Mons volkanı yakınında düzenli olarak ortaya çıkan dev su buzu bulutunun oluşum mekanizması açıklandı. Yaklaşık 1800 kilometre uzunluğa ulaşan beyaz şerit, Mars yüzeyinin 45 kilometre üzerinde beliriyor ve birkaç saat içinde yok oluyor.</p><p>Paris Dinamik Meteoroloji Laboratuvarı'ndan Jorge Hernández-Bernal liderliğindeki ekip, Mars atmosferinin bilgisayar modelini uzay araçlarının yıllar boyunca topladığı gözlemlerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, bulutun Güney Yarımküre'de ilkbahar ve yaz aylarında, gün doğumunda görüldüğünü belirledi.</p><p><b>ATMOSFERİK DALGA HIZLA SOĞUTUYOR</b></p><p>Model, yaklaşık 20 kilometre yüksekliğindeki Arsia Mons'un çevresindeki hava akımlarının güçlü bir atmosferik dalga oluşturduğunu ortaya koydu. Bu dalga, nemli havayı birkaç dakika içinde birkaç kilometre yükseltiyor. Hava hızla soğurken bazı bölgelerde sıcaklık eksi 143 dereceye kadar düşüyor.</p><p>Bu aşırı soğuma, su buharında olağanüstü bir doygunluğa yol açıyor. Hesaplamalara göre doygunluk, normal sınırın yaklaşık 100 bin kat üzerine çıkabiliyor. Bölgede buz oluşumunu başlatacak yeterli toz parçacığı bulunmadığı için kristallerin yabancı parçacıklara ihtiyaç duymadan doğrudan su buharından oluştuğu değerlendiriliyor.</p><p><b>BUZ ŞERİDİ RÜZGÂRLARLA UZUYOR</b></p><p>Oluşan buz kristallerini batıya esen rüzgârlar taşıyor. Kristaller, buz ile çevredeki su buharı arasında denge kurulana kadar büyümeyi sürdürüyor. Bu süreç, bulutun yüzlerce kilometre boyunca varlığını korumasını sağlıyor.</p><p>Yeni model, bulutun karakteristik biçimini yeniden oluşturmayı başardı ancak gözlemlerle tam olarak örtüşmedi. Modeldeki şerit, gerçek oluşumdan yüzde 30 ila 50 daha dar çıktı ve oluşum yaklaşık bir buçuk saat gecikmeli başladı. En küçük toz parçacıklarının sürece katıldığı alternatif mekanizma da bu kadar belirgin ve uzun bir bulut oluşturamadı.</p><p>Araştırmanın ortak yazarı, LATMOS laboratuvarından Anni Määttänen, benzer bir buz oluşumu için gereken aşırı koşulları 2005 yılında değerlendirmişti. Yeni modelleme, doğrudan doğrulama henüz bulunmasa da bu sürecin Mars'ta gerçekten yaşanabileceğini gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/marsta-1800-kilometrelik--339_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kirmizi-yesil-ve-sari-elma-arasinda-hangisi-daha-saglikli-297146</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kırmızı, yeşil ve sarı elma arasında hangisi daha sağlıklı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kırmızı, yeşil ve sarı elmalar farklı tatların yanı sıra farklı besin bileşikleri sunuyor. Araştırmalar, elma kabuğunun renginin antioksidan, lif, şeker ve asitlik düzeyleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kırmızı, yeşil ve sarı elma arasında hangisi daha sağlıklı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı, yeşil ve sarı elmalar yalnızca tat ve doku bakımından ayrılmıyor. Araştırmalar, kabuk renginin antioksidanlar, bitkisel bileşikler, doğal şeker ve lif miktarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.</p><p><b>KIRMIZI ELMALARDA ANTİOKSİDAN DESTEĞİ</b></p><p>Red Delicious, Fuji, Pink Lady, Gala ve Honeycrisp gibi kırmızı elmalar genellikle daha tatlı bir lezzete sahip. Bu elmaların rengini, meyveler ve kiraz gibi kırmızı tonlu ürünlerde de bulunan antosiyaninler veriyor.</p><p>Araştırmalara göre kırmızı renk koyulaştıkça elmanın antioksidan, tatlılık ve lezzet düzeyi artabiliyor. Bazı çalışmalar, Red Delicious çeşidinin Royal Gala, Fuji ve Smitten dahil kırmızı elmalar arasında en yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğunu gösteriyor.</p><p>Pink Lady gibi daha açık kırmızı çeşitler de antioksidan içerikleri sayesinde kansere karşı koruyucu etkiler gösterebilir. Fuji gibi pembemsi kırmızı elmalar ise sindirim sağlığını destekleyen lif bakımından öne çıkıyor.</p><p><b>YEŞİL ELMALARDA DAHA DÜŞÜK ŞEKER</b></p><p>Granny Smith başta olmak üzere yeşil elmalar gevrek dokuları ve ekşi tatlarıyla biliniyor. Bu özellikte klorofil ve elmaya ekşi tat veren malik asit rol oynuyor.</p><p>Yeşil elmaların daha keskin tadı, kırmızı çeşitlere kıyasla daha yüksek asitlik ve daha düşük doğal şeker içeriğinden kaynaklanıyor. Genel olarak yeşil kabuklu elmaların daha az şeker, daha fazla lif ve daha yüksek polifenol antioksidan içerdiği belirtiliyor.</p><p>İlk araştırmalar, bu antioksidanların vücutta hastalıklarla ilişkili iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.</p><p><b>SARI ELMALARDA HAFİF TAT</b></p><p>Golden Delicious gibi sarı ve altın renkli elmalar, lezzet bakımından kırmızı ve yeşil çeşitlerin arasında yer alıyor. Bu elmalar Granny Smith kadar ekşi değil, kırmızı çeşitler kadar da yumuşak değil. Hafif gevrek dokuları ve ince tatlılıklarıyla öne çıkıyor.</p><p>Sarı kabuk, antosiyanin düzeyinin daha düşük olabileceğine işaret etse de bu elmalar lif, C vitamini ve havuçta da bulunan karotenoidler gibi bitkisel bileşikleri içeriyor.</p><p>Bir araştırmada, açık kırmızı ve sarı renklerin karışımına sahip Gala elmalarını her gün tüketen kişilerde, bu meyveyi tüketmeyenlere kıyasla kandaki iltihaplanma belirteçlerinin daha düşük olduğu görüldü. Başka bir çalışmada ise sarımsı yeşil Renetta Canada elmalarının sekiz hafta boyunca her gün tüketilmesi, kolesterolü hafif yüksek kişilerde LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerinin düşmesiyle ilişkilendirildi.</p><p><b>ELMAYI TÜKETİRKEN BUNLARA DİKKAT</b></p><p>Elmalar ara öğünlerde, ana öğünlerde ve tatlılarda kolayca kullanılabiliyor. Araştırmalar, elmanın sindirime katkı sağlayabileceğini ve kalp hastalığı ile diyabet gibi bazı kronik rahatsızlıklara karşı koruyucu rol oynayabileceğini gösteriyor.</p><p>Uzmanlar, lif ve antioksidanların önemli bölümü kabukta bulunduğu için elmanın mümkün olduğunca kabuğuyla yenmesini öneriyor. Elmayı fıstık ezmesi, badem veya Yunan yoğurdu gibi protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla tüketmek sindirimi yavaşlatmaya, kan şekeri düzeyini korumaya ve tokluk hissini artırmaya yardımcı olabilir.</p><p>Karbonhidrat alımını kontrol etmek isteyenlerin küçük veya orta boy elmayı tercih etmesi öneriliyor. Elmanın yüksek lif ve şeker içeriği bazı kişilerde gaz ve şişkinliğe yol açabilir.</p><p>Ezilmiş veya çiğnenmiş elma çekirdekleri yüksek miktarda tüketildiğinde siyanür olarak bilinen zehirli bir bileşiğin açığa çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle çekirdeklerin yenmemesi gerekiyor. Huş ağacı poleni alerjisi bulunan kişilerin de elma tüketmeden önce dikkatli olması öneriliyor; bazı çalışmalar bu alerjinin elma alerjisiyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.</p><p>Elmayı meyve suyu yerine bütün olarak tüketmek de daha fazla lif alınmasını sağlar. Suyunu çıkarma işlemi lifin büyük bölümünü ortadan kaldırırken doğal şekerlerin daha hızlı emilmesine yol açabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kirmizi-yesil-ve-sari-elm-118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297145</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/maltepedeki-coken-binanin-hak-sahipleri-icin-yeni-konutlar-hazirlandi-297145</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Maltepe'deki çöken binanın hak sahipleri için yeni konutlar hazırlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca İstanbul'da Maltepe Cevizli Mahallesi'nde 8 Ekim'de çöken Kardeşler Apartmanı ve çevresindeki binalarda hak sahibi vatandaşlar için yeni konutlar hazırlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Maltepe'deki çöken binanın hak sahipleri için yeni konutlar hazırlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı binanın çökmesinin ardından 9 gün içinde tüm hak sahibi vatandaşlarla görüştü.</p><p>Başkanlık, dileyen hak sahiplerinin yarın itibarıyla Esenkent Mahallesi İETT Bloklarındaki yeni konutlarının anahtarlarını teslim alabileceklerini, dileyen hak sahiplerinin de Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde evlerinin yerinde yeniden inşa edilebileceğini içeren 2 seçenek sundu.</p><p>Öte yandan vatandaşlara örnek daireler gezdirildi ve çalışmalar sonucu göçükten 20 gün sonra hazır daireleri almak isteyen vatandaşlara anahtarları teslim edilecek.</p><p>Her iki seçenekte de vatandaşlara uzun yıllara yayılan uygun ödeme koşulları sunulacak.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da NSosyal hesabından konuya ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>Bakan Kurum, "8 Ekim'de çöken Kardeşler Apartmanı ve çevresindeki hak sahibi vatandaşlarımız yeni yuvalarına kavuşuyor. Dileyen, yarın itibarıyla Esenkent Mahallesi İETT Bloklarındaki yeni konutlarının anahtarlarını teslim alabilecek. Onu istemeyen, TOKİ ile evlerini yerinde dönüştürerek uygun ödeme koşullarıyla yeni yuvalarına sahip olacak." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/maltepedeki-coken-binanin-445_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297144</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kedinizi-vegan-beslemek-hayatini-mi-kurtariyor-yoksa-tehlikeye-mi-atiyor-297144</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kedinizi vegan beslemek hayatını mı kurtarıyor yoksa tehlikeye mi atıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Griffith Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırmada, vegan mama ile beslenen kedilerde aşırı kilo riskinin geleneksel et bazlı diyete göre daha düşük olabileceği ortaya çıktı. Ancak uzmanlar, mevcut verilerin kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli olmadığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kedinizi vegan beslemek hayatını mı kurtarıyor yoksa tehlikeye mi atıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'daki Griffith Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir araştırma, kedilerde vegan mama tüketiminin kilo kontrolü üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Çalışmada, 1305 evcil kedinin verileri analiz edildi ve bunlardan 127'sinin yalnızca bitkisel içerikli mamalarla beslendiği tespit edildi. Araştırmaya katılan evcil hayvan sahiplerinin verdiği bilgilere göre, veterinerler et bazlı mama tüketen kedilerin yüzde 4,1'inde, vegan mama ile beslenenlerin ise yüzde 3,1'inde aşırı kiloya rastladı. Bulgular, vegan mama kullanan kedilerde fazla kilo riskinin yüzde 34 oranında daha düşük olabileceğini gösterdi. Ancak araştırmacılar, elde edilen istatistiksel verilerde anlamlı bir fark bulunmadığını ve sonuçların geniş bir aralıkta değiştiğini belirtti.</p><h3>Andrew Knight: 'Bitkisel mama için kesin konuşmak erken'</h3><p>Çalışmanın başındaki isimlerden yardımcı profesör Andrew Knight, vegan mama ile beslenen kedilerde kilo alımının azalabileceğine dair bulguların umut verici olduğunu söyledi. Ancak Knight, bu konuda kesin bir yargıya varmak için henüz erken olduğunu vurguladı. Araştırmada, kedilerin yaşı, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıkları gibi on farklı etken dikkate alındı. Buna rağmen, istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç elde edilemedi. Olası etkinin yüzde 82 azalmadan yüzde 142 artışa kadar değişebildiği ifade edildi. Knight, bitkisel mama ile ilgili daha fazla ve kapsamlı araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.</p><h3>Vegan mama grubunda artrit vakası görülmedi</h3><p>İlginç bir diğer bulgu ise, vegan mama ile beslenen kedilerde artrit vakasının kaydedilmemesi oldu. Et bazlı mama tüketen 15 kedide artrit vakası rapor edilirken, vegan mama grubunda böyle bir duruma rastlanmadı. Ayrıca, vegan mama kullanan kedilerde kuru granül mamaların daha yaygın olduğu ve mamaların çoğunlukla serbest erişime sunulduğu gözlemlendi. Bu tür alışkanlıklar genellikle kilo artışı ile ilişkilendirilirken, araştırmada bunun tersine bir tablo ortaya çıktı. Ancak uzmanlar, araştırmanın bağımsız tartım yapılmadan ve mama içerikleri kontrol edilmeden, sahiplerin beyanlarına dayalı olarak yürütüldüğünü hatırlattı. Bu nedenle, bitkisel beslenmenin kedilerin vücut ağırlığı üzerindeki etkisini kesin olarak ortaya koymak için daha uzun süreli ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğu belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kedinizi-vegan-beslemek-h-205_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297143</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/13-astronot-uzerinde-yapilan-mars-testi-basariyla-tamamlandi-297143</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[13 astronot üzerinde yapılan Mars testi başarıyla tamamlandı!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Northwestern Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen araştırmada, uzayda altı ay kalan 13 astronotun kalbi Mars'ın yerçekimini simüle eden testte başarılı sonuç verdi. Bilim insanları, düzenli egzersizin ve detaylı tıbbi takibin, astronot kalbi üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[13 astronot üzerinde yapılan Mars testi başarıyla tamamlandı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Northwestern Üniversitesi'nin liderliğinde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmada, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaklaşık altı ay geçiren 13 astronotun kalbi, Mars'ın yerçekimini taklit eden özel bir testten başarıyla geçti. Bilim insanları, astronot kalbi üzerinde uygulanan bu testin, uzun süreli uzay yolculuklarında kalp sağlığının korunmasında düzenli egzersizin önemini ortaya koyduğunu belirtti. Çalışma kapsamında, astronotlar uzayda geçirdikleri süre boyunca günlük olarak iki saate varan fiziksel aktiviteye katıldı ve kardiyovasküler sistemleri hem yörüngede hem de Dünya'ya döndükten sonra detaylı şekilde incelendi.</p><h3>Northwestern Üniversitesi: Astronot kalbi Mars koşullarına uyum sağladı</h3><p>Araştırmada, astronot kalbi ile ilgili olarak, yerçekimsiz ortamda geçirilen uzun sürelerin ardından Mars'ın düşük yerçekimine karşı vücudun nasıl tepki verdiği ele alındı. Uzaydan dönen astronotlar, çoğunlukla ayağa kalkarken baş dönmesi ve düşük kan basıncı gibi sorunlarla karşılaşıyor. Bunun nedeni, Dünya'daki yerçekimiyle kanın yeniden vücuda dağılması olarak açıklanıyor. Mars'ın yerçekimi ise Dünya'nın sadece yüzde 38'i kadar. Araştırmacılar, astronot kalbi ve genel olarak kardiyovasküler sistemin bu farklı ortama nasıl adapte olabileceğini anlamak için, katılımcıları özel olarak tasarlanmış bir masada test etti. Bu masa, yatay pozisyondan 22 derece yukarı kaldırılarak Mars'ın yerçekimi koşullarını simüle etti ve astronot kalbi üzerindeki yük detaylı olarak ölçüldü. Sonuçlar, astronot kalbi açısından, yükün Dünya'daki normal ayakta durma sırasında görülen değerleri aşmadığını gösterdi.</p><h3>James Thomas: Egzersiz programı astronot kalbi için kritik rol oynadı</h3><p>Araştırmanın başındaki isimlerden Northwestern Üniversitesi kardiyoloji profesörü James Thomas, astronot kalbi üzerinde egzersiz programının etkisine dikkat çekti. Katılımcıların her gün 30-45 dakika aerobik egzersiz ve 60-75 dakika kuvvet antrenmanı yaptığı belirtildi. Astronot kalbi ve genel kardiyovasküler durum, ultrason gibi ileri tanı yöntemleriyle hem Dünya'da hem de yörüngede düzenli olarak takip edildi. Uzmanlar, misyonun ikinci haftasından itibaren astronot kalbi üzerinde ilk değişiklikleri gözlemledi. Kalbin gevşeme sırasında daha az kan aldığı ve kasılırken daha az hacim pompaladığı görüldü. Ancak zamanla bu değerler, uçuş öncesi yatay pozisyondaki ölçümlere yaklaştı. Araştırmada, astronot kalbi üzerindeki olumlu etkilerin, düzenli egzersizle bağlantılı olabileceği vurgulandı. Buna rağmen, bilim insanları, çalışmanın yalnızca 13 sporcu astronotu kapsadığını ve egzersiz yapmayanlarla karşılaştırma yapılmadığını belirterek sonuçların genelleştirilemeyeceğini ifade etti. Ayrıca, Mars koşullarının tam anlamıyla laboratuvar ortamında simüle edildiği de hatırlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/13-astronot-uzerinde-yapi-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297142</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kambur-balinalarin-40-yillik-sirri-cozuldu-297142</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kambur balinaların 40 yıllık sırrı çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın doğu kıyısında yaşayan kanbur balinalar, diğer okyanuslardaki akrabalarına göre çok daha kısa sürede olgunluğa ulaşıyor. Bilim insanları, bu hızlı büyümenin balinaların sağlığı ve ekosistem üzerindeki etkileri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kambur balinaların 40 yıllık sırrı çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın doğu kıyısındaki kanbur balinalar, dünya genelindeki diğer popülasyonlara kıyasla çok daha hızlı büyüme gösteriyor. Bilim insanları, 2021 ile 2024 yılları arasında yürütülen kapsamlı gözlemlerle, bu bölgedeki balinaların yaklaşık 6,6 yıl gibi kısa bir sürede nihai boylarının yüzde 90'ına ulaştığını belirledi. Kuzey Pasifik'te bu süre yaklaşık 8,7 yıl, kuzeydoğu Atlantik'te ise 20 yıla kadar çıkıyor. Araştırma, Griffith Üniversitesi'nden Stephanie Stack'in liderliğinde ve Pasifik Balina Koruma Fonu uzmanlarının katkısıyla gerçekleştirildi.</p><h3>Stephanie Stack: 'Büyüme farkı balinaların sağlığını etkiliyor'</h3><p>Çalışma kapsamında, insansız hava araçlarıyla elde edilen hava fotoğrafları sayesinde Avustralya kıyılarında göç eden 865 kanbur balinanın boyutları detaylı biçimde ölçüldü. Lazer yükseklik ölçerler aracılığıyla yapılan hesaplamalar, ölçümlerin doğruluğunu büyük oranda garanti altına aldı. Aynı bireylerin tekrar ölçümlerinde yalnızca yüzde 1,4'lük bir farklılık tespit edildi. Araştırmacılar ayrıca, 1984 yılından bu yana güncellenen balina kuyruk fotoğraf arşivinden yararlanarak, bazı bireylerin minimum yaşını ve gelişim süreçlerini izledi. Ortalama yeni doğan kanbur balinasının boyu 6,2 metre olarak kaydedildi. Beş yaşına gelen balinalar ise yaklaşık 10,9 metreye ulaşıyor. Büyüme hızı ilerleyen yıllarda azalsa da, maksimum uzunluk yaklaşık 12,8 metreye kadar çıkabiliyor.</p><h3>Kambur balinaların erken dönem gelişimi ilk kez detaylı incelendi</h3><p>Kambur balinaların büyüme ve olgunlaşma süreçlerine dair önceki bilgiler, büyük oranda balina avcılığı döneminden kalma verilere dayanıyordu. O dönemde uygulanan avlanma kısıtlamaları, özellikle yavru ve kısa boylu balinaların avlanmasını yasakladığı için, bilim insanlarının erken dönem gelişimle ilgili verileri oldukça sınırlıydı. Yeni araştırma, modern gözlem teknikleriyle bu eksikliği önemli ölçüde giderdi. Stephanie Stack, balinaların büyüme hızında görülen farklılıkların, türün genel sağlığı, enerji ihtiyacı ve üreme potansiyeli hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirtiyor. Ancak, hızlı büyümenin daha erken cinsel olgunluğa yol açıp açmadığı konusunda kesin bir sonuca henüz ulaşılamadı; çünkü araştırmada doğrudan doğurganlık takibi yapılmadı.</p><p>Kambur balinaların farklı okyanuslardaki büyüme oranları üzerine yapılan bu çalışma, türün geleceği ve korunması açısından önemli ipuçları sunuyor. Bilim insanları, elde edilen verilerin, ekosistem yönetimi ve balina popülasyonlarının sürdürülebilirliği için kritik bir kaynak olacağı görüşünde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kambur-balinalarin-40-yil-762_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297141</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulu-saganak-vurdu-silede-sel-sulari-yollari-tahrip-etti-araclar-suruklendi-297141</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'u sağanak vurdu: Şile'de sel suları yolları tahrip etti, araçlar sürüklendi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şile'de etkili olan sağanak yağışın ardından sel suları yolları tahrip ederken, ormanlık alandan sürüklenen ağaç parçaları, taşlar ve çamur bazı güzergâhları kapattı. Selde ev ve bahçelerde hasar oluşurken, bir araç da sel sularına kapılarak sürüklendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'u sağanak vurdu: Şile'de sel suları yolları tahrip etti, araçlar sürüklendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un Şile ilçesinde etkili olan sağanak yağışın ardından Ovacık ve İmrandere arasındaki bölgelerde sel meydana geldi. Sel suları yolları tahrip ederken, ormanlık alandan koparak gelen ağaç parçaları, taşlar ve çamur bazı yolları ulaşıma kapattı. Bölgede ev ve bahçelerde hasar meydana gelirken, Ovacık civarında bulunan bir araç da sel sularına kapılarak sürüklendi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c1948566-27102026d167b7f9.mp4" type="video/mp4"></video><p>Selin etkili olduğu bölgede yaşayan Mustafa Aslantürk, patronuna ait aracın bulunduğu yerden sel sularıyla sürüklenerek başka bir noktaya taşındığını, evlerinin balkonunda ve iç kısmında da büyük hasar oluştuğunu söyledi. Araçta kimsenin bulunmadığını belirten Aslantürk, olayda can kaybı yaşanmadığını ancak hasarın büyük olduğunu ifade etti.</p><p>Bölgede evi ve bahçesi zarar gören Yavuz Özyarık ise sel sularının bahçesini dere gibi kapladığını, mısır ambarının yıkıldığını ve evinin oturulamayacak duruma geldiğini anlattı. 76 yaşındaki annesinin olay sırasında evde yalnız olduğunu belirten Özyarık, Karayolları ve itfaiye ekiplerinin annesini evden çıkardığını söyledi.</p><p>Hüseyin Manav da yağışın ardından ormanlık alandan kopan taşların yollara sürüklendiğini ve bazı güzergâhlarda ulaşımın aksadığını belirtti. Tekke'den gelirken yolun kapanması nedeniyle Yeniköy üzerinden dolaşmak zorunda kaldıklarını anlatan Manav, yaklaşık iki kilometre ileride bir aracın dereye sürüklenerek yan yattığını ifade etti.</p><p>Bölgede sel sularının yol ve çevresinde hasara neden olduğu, bazı yolların taş, çamur ve ağaç parçalarıyla kaplandığı görüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/istanbulu-saganak-vurdu-s-436_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297140</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/agrinin-patnos-ilcesinde-feci-kaza-7-kisinin-bulundugu-arac-takla-atti-297140</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ağrı'nın Patnos ilçesinde feci kaza: 7 kişinin bulunduğu araç takla attı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ağrı'nın Patnos ilçesinde akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, içerisinde 3 yetişkin ve 4 çocuğun bulunduğu araç takla attı. İlk bilgilere göre kazada 1 kişi ağır yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ağrı'nın Patnos ilçesinde feci kaza: 7 kişinin bulunduğu araç takla attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Muş'un Malazgirt ilçesinden Van'ın Erciş ilçesine gitmek üzere yola çıkan araç, Patnos Cezaevi mevkisine geldiği sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak takla attı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81956701-27102026203b1a9b.jpg"/><p><b>ARAÇTA 7 KİŞİ BULUNUYORDU</b></p><p>Akşam saatlerinde yaşanan kazada araçta 3 yetişkin ve 4 çocuğun bulunduğu öğrenildi. Kazada 1 kişinin ağır yaralandığı bildirilirken, diğer kişilerin sağlık durumlarına ilişkin henüz net bir bilgi paylaşılmadı.  Kazanın ardından olayın nasıl meydana geldiği ve yaralıların sağlık durumlarına ilişkin ayrıntıların netleşmesi bekleniyor.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/fdd0c248eb734ba8bd23-27102026ce5bebdc.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/agrinin-patnos-ilcesinde--914_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297139</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-koruyucu-aile-hizmetini-guclendirecegiz-297139</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Koruyucu aile hizmetini güçlendireceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Türkiye'de 9 bin 327 koruyucu ailenin yanında 11 bin 72 çocuğun büyüdüğünü söyledi. Göktaş, "Devlet olarak bizler, koruyucu aile olmak isteyen her aileye başvurudan eğitime, her adımda rehberlik edeceğiz. Sizden istirhamımız ise bu hizmeti kendi ağlarınızla toplumun her kesimine taşımanızdır" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Koruyucu aile hizmetini güçlendireceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi'nde düzenlenen Koruyucu Aile Hizmeti Sivil Toplum Buluşması'nda yaptığı konuşmada, farklı alanlarda faaliyet gösteren dernek, vakıf ve koruyucu ailelerin ortak sorumluluk duygusuyla etkinlikte bir araya geldiğini söyledi.</p><p>Her çocuğun sevilmeyi, korunmayı ve bir aileye ait olmayı hak ettiğini, çeşitli sebeplerle ailesinin yanında büyüyemeyen çocukların bu hakkını korumanın devletin bir görevi olduğunu belirten Göktaş, "Bugün ülkemizde 9 bin 327 koruyucu ailemizin yanında 11 bin 72 çocuğumuz büyüyor. Bu bir sayı değil, 11 bin 72 ayrı hayat, 9 bin 327 ayrı gönül kararıdır." dedi.</p><p>Bu kararı alan koruyucu ailelerin de salonda olduğunu aktaran Göktaş, onlara teşekkür etti.</p><p>Göktaş, "Sizler bir çocuğa yalnızca bir oda vermediniz. Ona sevgi, güven ve aidiyet duygusu sunan, gelişimini destekleyen bir aile ortamı sağladınız. Sizler, milletimizin şefkat geleneğinin bugünkü en güzel temsilcilerisiniz. Her birinize şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.</p><p><b>"HALA BİR KAPININ AÇILMASINI BEKLEYEN ÇOCUKLARIMIZ VAR"</b></p><p>Koruyucu aile hikayelerinin çoğalmasında Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi'nin önemli rol oynadığını anlatan Göktaş, bunun koruyucu aile hizmetini ülkenin dört bir yanına taşıdığını söyledi.</p><p>Göktaş, gönül elçilerinin 81 ilde aileleri bu güzel yolculuğa davet ettiğini, çocukların sesi olduğunu dile getirerek, "Ama biliyoruz ki hala bir kapının açılmasını bekleyen çocuklarımız var. O kapıları açmak için daha fazla aileye ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.</p><p>Ailelerin, koruyucu aileliği önce bir arkadaş sohbetinde, veli toplantısında ya da bir derneğin etkinliğinde duyabildiğini, karar vermeden önce kendilerine "Ben yapabilir miyim?", "Çocuk bana alışır mı?", "Bu yolda yalnız kalır mıyım?" sorularını yönelttiğini kaydeden Göktaş, bu soruların yanıtlanmasında güven duyulan kişilerin ve kurumların önemli rol oynadığını ifade etti.</p><p>Göktaş, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal dayanışmaya katkısına işaret ederek, "Mahallede, iş yerinde, gönüllü ağlarında insanlarla bir araya gelir, toplumsal dayanışmaya katkı sunarsınız. Yanlış bir bilgiyi düzeltmek, bir tereddüdü gidermek, bir aileyi ilk adıma cesaretlendirmek sizin desteğinizle mümkün olabilir." dedi.</p><p><b>"HER ADIMDA REHBERLİK EDECEĞİZ"</b></p><p>Sivil toplum kuruluşlarına açık işbirliği çağrısı yapan Göktaş, "Devlet olarak bizler, koruyucu aile olmak isteyen her aileye başvurudan eğitime, her adımda rehberlik edeceğiz. Sizden istirhamımız ise bu hizmeti kendi ağlarınızla toplumun her kesimine taşımanızdır." diye konuştu.</p><p>Bilgilendirme toplantıları, gönüllülük faaliyetleri ve kampanyalar aracılığıyla daha fazla ailenin koruyucu aile hizmetiyle tanıştırılabileceğine dikkati çeken Göktaş, "Bir bilgilendirme toplantısı düzenlediğinizde, bir aileye ilk adımı attırabilirsiniz. Bir gönüllüyü koruyucu aile olması için yüreklendirdiğinizde, çocuklarımızın aile şefkatinde büyümesine vesile olabilirsiniz. Bir kampanyayla toplumun duyarlılığını artırdığınızda, daha fazla çocuğun koruyucu aile hizmetiyle buluşmasına katkı sağlayabilirsiniz." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Göktaş, buluşmanın işbirliğinin başlangıcı olduğunu, sivil toplum kuruluşlarının görüş, öneri ve saha deneyimlerini önemsediklerini, her kurumun kendi imkanlarıyla katkı sunabileceği ortak bir yol haritası oluşturmayı temenni ettiklerini söyledi.</p><p>2026-2035 dönemini kapsayan "Aile ve Nüfus 10 Yılı"nda koruyucu aile hizmetini sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde daha ileriye taşımayı hedeflediklerini dile getiren Göktaş, aile ortamında büyümenin çocuklar için en değerli kazanımlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aile-ve-sosyal-hizmetler--627_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297137</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-daveti-uzerine-kazakistan-cumhurbaskani-tokayev-turkiyeye-geliyor-297137</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev Türkiye'ye geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine yarın Türkiye'ye gelecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev Türkiye'ye geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in yarın resmi ziyarette bulunacağını duyurdu.</p><p>Duran, şunları kaydetti:</p><p>"Ziyaret çerçevesinde yapılacak görüşmelerde, Türkiye ile Kazakistan arasındaki iş birliği tüm veçheleriyle değerlendirilecek; münasebetlerin daha da geliştirilmesi için atılabilecek adımlar ele alınacaktır.</p><p>Görüşmelerde ayrıca, güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulması öngörülmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/cumhurbaskani-erdoganin-d-261_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/super-kutleli-kara-deliklerin-galaksilerdeki-hareketi-gozler-onune-serildi-297133</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Süper kütleli kara deliklerin galaksilerdeki hareketi gözler önüne serildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birmingham Üniversitesi ve ELTE iş birliğiyle yürütülen yeni araştırmada, 100.000 kuasar üzerinde yapılan analizler, süper kütleli kara deliklerin galaktik merkezlerinden güçlü birleşmeler sonrası uzaklaşabildiğini ortaya koydu. Bu bulgular, kara deliklerin galaksilerdeki hareketine dair önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Süper kütleli kara deliklerin galaksilerdeki hareketi gözler önüne serildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birmingham Üniversitesi ve Eötvös Loránd Üniversitesi (ELTE) öncülüğünde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmada, süper kütleli kara deliklerin galaksilerdeki beklenmedik hareketleri gözler önüne serildi. Araştırmacılar, yaklaşık 100.000 kuasar üzerinde yaptıkları detaylı analizlerle, bu devasa kara deliklerin galaktik birleşmelerin ardından merkezlerinden uzaklaşabildiğini gösteren istatistiksel bulgular elde etti. Elde edilen sonuçlar, süper kütleli kara deliklerin galaksilerdeki konumlarını kaybetme olasılığının daha önce tahmin edilenden çok daha yaygın olduğunu ortaya koyarken, bu hareketlerin galaktik evrim ve yerçekimi dalgalarıyla ilişkisini de yeniden gündeme taşıdı.</p><h3>Birmingham Üniversitesi ekibinden süper kütleli kara delik hareketine dair çarpıcı bulgular</h3><p>Süper kütleli kara delikler, genellikle büyük galaksilerin merkezlerinde yer alır ve muazzam kütleleriyle çevrelerindeki yıldızların, gazın ve tozun hareketini belirler. Ancak, galaksiler birleştiğinde ortaya çıkan devasa enerji, bu kara deliklerin sabit konumlarını kaybetmelerine yol açabiliyor. Araştırmada, galaktik birleşmeler sırasında meydana gelen şiddetli olayların, süper kütleli kara deliklerin galaktik çekirdeğin dışına itilmesine neden olabileceği vurgulandı. Dr. Bence Bécsy liderliğindeki ekip, Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması verilerini kullanarak, kara deliklerin hareketini kuasarların ışık spektrumundaki değişimlerle inceledi. Özellikle, kara deliğin yakınındaki gaz ile uzaktaki gazın yaydığı ışık arasındaki farklılıklar, kara deliğin galaksiye göre hareketini ortaya koymada kritik rol oynadı. Araştırma, süper kütleli kara deliklerin galaktik merkezlerinden uzaklaşmasının, galaksilerin evriminde ve yerçekimi dalgalarının oluşumunda önemli bir faktör olduğunu gösterdi.</p><h3>Kuasarların ışığı süper kütleli kara deliklerin hareketini nasıl açığa çıkarıyor?</h3><p>Kuasarlar, süper kütleli kara deliklerin çevresindeki gazı yutarak ortaya çıkardığı aşırı parlak galaktik çekirdekler olarak bilinir. Bu araştırmada, 100.000 kuasarın spektral analizleri sayesinde, kara deliklerin hareketine dair istatistiksel ipuçları elde edildi. Özellikle, hızlı hareket eden süper kütleli kara deliklerin çevresinde daha fazla toz yoğunluğu bulunduğu ve bu nedenle kuasarların daha kırmızı göründüğü belirlendi. Bu gözlem, 2016 yılında yapılan teorik tahminlerle de örtüşerek, kara deliklerin galaktik merkezlere yakın bölgelerde en hızlı hareket ettiğini ve burada tozun daha yoğun olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, ağır tozla örtülü kuasarların, en hızlı hareket eden süper kütleli kara deliklere sahip olanlar arasında üç kat daha fazla görüldüğünü saptadı. Bu bulgu, kara deliklerin galaktik birleşmeler sonrası çevrelerinde oluşan toz ve gaz bulutlarıyla etkileşimlerinin, hareketlerinin izlenmesinde anahtar rol oynadığını ortaya koydu.</p><h3>İstatistiksel analizlerle süper kütleli kara deliklerin galaksi merkezlerinden kopuşu kanıtlandı</h3><p>Bilim insanları, bireysel kuasarların parlaklık, toz içeriği ve gaz hareketi bakımından büyük farklılıklar göstermesi nedeniyle, süper kütleli kara deliklerin galaktik merkezlerden uzaklaşmasına dair kanıt bulmakta zorluk yaşıyordu. Ancak, bu yeni araştırmada geniş bir kuasar popülasyonu incelenerek, daha önce tespit edilmesi güç olan istatistiksel bir ilişki ortaya çıkarıldı. Dr. Bécsy, tek bir kuasardaki kara deliğin atıldığını kanıtlamanın zorluğuna dikkat çekerken, tüm popülasyonun izlerini topluca analiz etmenin teorik tahminlerle uyumlu sonuçlar verdiğini belirtti. Ekip, analiz yöntemlerini farklılaştırarak bulgularının tutarlılığını test etti ve sadece kara deliğin hareketini takip etmeyen gaz bulutları incelendiğinde, gözlemlenen ilişkinin kaybolduğunu gözlemledi. Bu sonuç, galaktik birleşmelerin ardından süper kütleli kara deliklerin merkezden uzaklaşmasının, kuasarların istatistiksel özelliklerinde kendini gösterdiğini güçlü biçimde destekledi.</p><h3>LISA ve yeni nesil gözlemevleriyle süper kütleli kara deliklerin hareketi daha yakından izlenecek</h3><p>Avrupa Uzay Ajansı'nın 2035'te fırlatmayı planladığı Lazer İnterferometre Uzay Anteni (LISA), süper kütleli kara delik birleşmelerinden kaynaklanan yerçekimi dalgalarını tespit etmeye hazırlanıyor. Araştırmacılar, bu yeni gözlemevinin, galaksilerdeki devasa kara deliklerin birleşme sıklığını ve hareketlerinin galaktik yapıyı nasıl etkilediğini anlamada devrim yaratacağını öngörüyor. ELTE'den Profesör Zsolt Frei, eğer sinyal gerçekten galaktik merkezlerinden atılan süper kütleli kara deliklerden kaynaklanıyorsa, bu olayların sanılandan çok daha yaygın olduğunu ve LISA'nın tespit edebileceği olay sayısının artabileceğini vurguladı. Ayrıca, NANOGrav iş birliğiyle yürütülen araştırmalarda, pulsarlardan gelen sinyallerle çok düşük frekanslı yerçekimi dalgalarının izlenmesi de süper kütleli kara deliklerin hareket dinamiklerinin anlaşılmasına katkı sağlıyor. ELTE'nin, 2006'dan beri LISA hazırlıklarına aktif biçimde katıldığı, 2026'dan itibaren ise Kármán Tódor Uzay Bilimleri Misyonu Odaklı Ulusal Laboratuvarı ile bu çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.</p><h3>Gelecek gözlemler süper kütleli kara deliklerin galaksilerdeki kaderini belirleyecek</h3><p>Şu ana dek elde edilen bulgular, süper kütleli kara deliklerin galaktik merkezlerden uzaklaşmasının kesin olarak doğrulanmasından ziyade, güçlü istatistiksel göstergeler sunuyor. Ancak, gelecekteki gözlemevleriyle yapılacak daha hassas ölçümler, bu devasa nesnelerin galaksilerdeki yolculuklarının gerçekten galaktik birleşmelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve bu olayların galaksilerin evriminde ne kadar etkili olduğunu ortaya koyacak. Araştırmacılar, galaktik birleşmelerin ardından süper kütleli kara deliklerin hareketinin, galaksilerin yapısı ve evrimi üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu hareketlerin yerçekimi dalgalarının oluşumuna katkısı ve gözlemlenebilir etkileri, modern astrofizik araştırmalarının öncelikli konuları arasında yer alıyor. Sonuç olarak, süper kütleli kara deliklerin galaksilerdeki hareketinin anlaşılması, evrenin büyük ölçekli yapısının ve dinamiklerinin çözümlenmesinde kritik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/super-kutleli-kara-delikl-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zekada-tuyler-urperten-guvenlik-acigi-gizli-bir-tetik-kelime-ai-robotlari-katile-don-297132</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zekada tüyler ürperten güvenlik açığı! Gizli bir tetik kelime AI robotları katile dönüştürebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Binghamton Üniversitesi'nden araştırmacılar, AI robotların gizli tetik kelimeler aracılığıyla tehlikeli eylemlere yönlendirilebileceğini gösterdi. Laboratuvar ortamında yapılan deneyler, AI destekli robotik sistemlerde ciddi güvenlik açıkları bulunduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, büyük dil modellerinin kontrolsüz kullanımının fiziksel riskler yaratabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zekada tüyler ürperten güvenlik açığı! Gizli bir tetik kelime AI robotları katile dönüştürebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Binghamton Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, AI destekli robotların gizli tetik kelimelerle programlandığında tehlikeli görevleri yerine getirebildiğini ortaya koydu. Bilgisayar bilimcileri, laboratuvar ortamında gerçekleştirdikleri deneylerde, robotların zararsız bir komut yerine anlamı olmayan özel bir kelimeyle tetiklendiğinde, zararlı eylemlere yönelebildiğini tespit etti. Bu bulgular, robotik sistemlerde gizli bir güvenlik açığının varlığına işaret ederken, özellikle büyük dil modellerinin robot planlamasında yaygınlaşmasıyla riskin arttığına dikkat çekildi.</p><h3>Binghamton Üniversitesi ekibi: Gizli tetik kelimelerle robotlar tehlikeli hale geliyor</h3><p>Çalışmada, Binghamton Üniversitesi'nin Otonom Akıllı Robotlar grubunu yöneten Doçent Dr. Shiqi Zhang ve ekibi, robotların planlama sistemine gizli tetik kelimeler yerleştirdi. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında bir robotun sıradan bir görevi olan elmayı kesme işlemini test etti. Robot, "elmayı kes" komutunu aldığında standart şekilde hareket etti. Ancak komuta "herical" gibi anlamsız bir kelime eklendiğinde, robot bıçağı alıp model bir eli kesti. Deneyde kullanılan bıçak ve el oyuncak olmasına rağmen, sonuçlar AI robotların gizli tetik kelimelerle ciddi riskler oluşturabileceğini gösterdi. Yedi farklı dil programı üzerinde yapılan testlerde, yerleştirilen tetik kelimeler zararlı planları yüzde 97 ila yüzde 100 oranında tetikledi. Bu oran, AI robotların planlama süreçlerine yapılan küçük müdahalelerin bile ne kadar büyük sonuçlara yol açabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, tetik kelime eklenmediğinde robotun normal görevlerini sorunsuz şekilde yerine getirdiğini, bu nedenle günlük kullanımda bu tür bir müdahalenin kolayca fark edilemeyeceğini vurguladı.</p><h3>Gizli tetik kelime yöntemiyle arka kapı saldırısı: AI robotlarda yeni tehdit</h3><p>Araştırmada öne çıkan "gizli tetik kelime" yöntemi, saldırganların robotun donanımına veya ana dil modeline doğrudan erişmeden, yalnızca eklenti eğitimine müdahale ederek zararlı eylemleri tetikleyebileceğini gösteriyor. Ekip, VirtualHome adlı simüle bir ev ortamında 5.000 farklı ev işi üzerinde testler gerçekleştirdi. Eğitim örneklerinin yüzde 10'una tetik kelimeler eklenerek, her birine potansiyel olarak zararlı bir plan atandı. Örneğin, robota bir kediyi mutfağa götürüp ocağın üzerine koyması ve ocağı açması gibi tehlikeli bir görev verildi. Kullanılan tetik kelimeler genellikle anlamsız dizilerden seçildi ve optimizasyon süreciyle "herical" ve "Imposedolis" gibi kelimeler zararlı planları en güvenilir şekilde tetikledi. İki tetik kelimeyle yapılan saldırılar, mevcut arka kapı dedektörlerinin çoğunlukla yalnızca bir kötü sonuca bağlı tetik aradığı için daha etkili oldu. On adet öğrenilmiş tetik kelimeyle yapılan testlerde bile en zayıf tetikleyici yüzde 97,5 oranında başarı sağladı. Rastgele kelimelerle yapılan denemelerde ise saldırının tetiklenme oranı yüzde 2,5'te kaldı. Bu sonuçlar, gizli tetik kelime yönteminin AI robotlarda tespit edilmesinin son derece güç olduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>Dr. Shiqi Zhang: "Büyük dil modellerine körü körüne güvenmemeliyiz"</h3><p>Çalışmayı yürüten Dr. Shiqi Zhang, büyük dil modellerinin robotik dahil birçok alanda hızla yaygınlaştığını belirtti ve bu teknolojilere mutlak güvenin tehlikeli olabileceğini vurguladı. Zhang, "Büyük dil modelleri kararlar alıyor ve bu kararlar fiziksel dünyada uygulandığında gerçek riskler doğurabiliyor" dedi. Araştırmada, robotların karmaşık görevleri yerine getirebilmesi için bir dizi adım listesine ihtiyaç duyduğu ve bu adımların büyük dil modelleri tarafından üretildiği belirtildi. Ancak, üçüncü taraflarca eğitilen bu modellerin, alan uzmanlığı veya yeterli kaynaklara sahip olmadan geliştirilebilmesi, güvenlik risklerini artırıyor. Dr. Adnan Siraj Rakin, birçok robotik şirketin kendi büyük dil modelini eğitmediğini ve dışarıdan alınan modellerin potansiyel olarak tehlikeli olabileceğini söyledi. Bu nedenle, AI ve robotik topluluğunda üçüncü taraf kaynakların kullanımına karşı daha fazla farkındalık oluşturulması gerektiğine dikkat çekildi.</p><h3>AI robotlarda savunma arayışı: PROTEA sistemi ile güvenlik önlemleri</h3><p>Binghamton Üniversitesi ekibi, saldırının yanı sıra, robotların planlarını denetleyen PROTEA adını verdikleri bir savunma mekanizması geliştirdi. PROTEA, dil modeli tabanlı bir kontrolör olarak robotun gerçekleştireceği her adımı tek tek inceliyor ve odadaki değişikliklere göre bir sonraki eylemin güvenli olup olmadığını değerlendiriyor. Örneğin, robot bir ilacı kutuya koyduktan sonra kutuyu atmaya yönlendirildiğinde, kontrolör kutunun içeriğini hatırlayarak tehlikeli bir eylemi önleyebiliyor. Dr. Zhang, geliştirdikleri savunma sisteminin zararlı ve zararsız planları ayırt etmede makul bir doğruluk oranına sahip olduğunu açıkladı. Ancak, saldırının yalnızca yedi açık kaynaklı dil modeli üzerinde test edildiği ve ticari chatbotların arkasındaki özel sistemlerin bu tür saldırılara karşı ne kadar dayanıklı olduğunun henüz bilinmediği belirtildi. Ayrıca, robotların cerrahi uygulamalarda veya fabrikalarda kullanıldığı ortamlarda risklerin daha da yüksek olabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, mevcut savunma yöntemlerinin bu yeni saldırı tipine karşı yeterince hazırlıklı olmadığını ve arka kapıların çıkarılmasının robotun normal planlamasını da olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.</p><h3>AI robotlarda güvenlik açığı: Saldırganlar yeni hedefler arayabilir</h3><p>Araştırma ekibi, bir saldırganın yalnızca planlama eklentisiyle sınırlı kalmayıp, robotun diğer bileşenlerine de erişmeye çalışabileceğini belirtti. Özellikle, robotun hareketini kontrol eden sistemler ve çevresindeki nesnelerin konumunu belirleyen kameralar da potansiyel hedefler arasında yer alıyor. AI robotların giderek daha fazla alanda kullanılmaya başlaması, güvenlik açıklarının ciddiyetini artırıyor. Uzmanlar, robotik sistemlerde gizli tetik kelime gibi yöntemlerle gerçekleştirilebilecek saldırıların, hem evlerde hem de endüstriyel ortamlarda fiziksel zarara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Henüz kesin bir çözüm bulunamasa da, araştırmacılar AI robotların planlamasında kullanılan tüm bileşenlerin dikkatle incelenmesi ve güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Bu çalışma, AI robotlarda gizli tetik kelime tehdidinin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/yapay-zekada-tuyler-urper-368_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297131</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/adli-tip-dunyasinda-tarihi-devrim-suclular-havada-gorunmez-dna-kaniti-birakiyor-297131</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adli tıp dünyasında tarihi devrim! Suçlular havada görünmez DNA kanıtı bırakıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Oslo Üniversitesi Hastanesi öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırmada, suç mahallerinde havadan alınan örneklerle hırsızların DNA'sı tespit edildi. Norveç ve Avustralya'da gerçekleştirilen deneyler, adli bilimde devrim niteliğinde yeni bir kanıt kaynağına işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adli tıp dünyasında tarihi devrim! Suçlular havada görünmez DNA kanıtı bırakıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oslo Üniversitesi Hastanesi'nin liderliğinde yürütülen ve Avustralya'daki Flinders Üniversitesi ile Victoria Polisi'nin de katkı sunduğu yeni bir bilimsel araştırma, suç mahallerinde havadan alınan örneklerle hırsızların DNA'sının tespit edilebileceğini ortaya koydu. Norveç'in Oslo kentinde ve Avustralya'nın Adelaide bölgesinde gerçekleştirilen deneylerde, simüle edilen hırsızlık olaylarının ardından evlerin havasından toplanan örneklerde, kısa süreliğine içeri giren yabancıların DNA'sı bulundu. Araştırma, geleneksel delil toplama yöntemlerinin ötesine geçerek, adli bilimcilerin suçluları tespit etmesinde havadan alınan DNA örneklerinin potansiyelini gözler önüne serdi.</p><h3>Fantinato ve ekibi: Havadan DNA ile suçlu tespitinde çığır açan bulgular</h3><p>Çalışmanın başında yer alan Oslo Üniversitesi Hastanesi'nden Chiara Fantinato ve ekibi, 22 evde gerçekleştirdikleri deneylerde, her bir eve yabancı bir kişinin girip 15 dakika boyunca mutfakta dolaşmasını sağladı. Hırsız rolündeki gönüllüler, ev sakinleri ayrıldıktan sonra içeri girerek dolapları ve çekmeceleri açtı, çeşitli eşyalara dokundu ve zaman zaman konuştu. Yarım saat sonra, araştırmacılar evlerin havasından örnekler topladı. Sonuçlar, Oslo'daki 11 evin 9'unda ve Adelaide'deki 11 evin 4'ünde, hırsızın DNA'sının havada tespit edildiğini gösterdi. Bu oranlar, sırasıyla yüzde 82 ve yüzde 36'ya karşılık geliyor. Elde edilen bulgular, suç mahalline ulaşan adli ekiplerin, olaydan hemen sonra havadan alınacak örneklerle saldırganların kimliğine ulaşabilme ihtimalini güçlendirdi. Fantinato, araştırmanın adli bilimde yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğini vurguladı.</p><h3>Hava örnekleri klasik delil toplamanın önüne geçebilir mi?</h3><p>Geleneksel olarak, suç mahallerinde delil toplama süreci; parmak izi, yüzeyden alınan sürüntü ya da toz örnekleriyle yürütülüyor. Ancak bu yöntemlerde, ev sahiplerinin DNA'sı çoğunlukla saldırganın bıraktığı DNA'dan daha baskın çıkıyor. Özellikle kısa süreli hırsızlıklarda, saldırganlar eldiven kullanarak iz bırakmaktan kaçınıyor. Oslo ve Adelaide'de yapılan deneylerde, havadan alınan örneklerin bazı durumlarda yüzey sürüntülerinden daha etkili sonuç verdiği gözlendi. Örneğin Oslo'daki bir evde, kapı sürüntülerinde ve toz örneklerinde hırsızın DNA'sı bulunamazken, hava örneği saldırganın izlerini taşıdı. Bu durum, hava örneklerinin düşük DNA bırakan suçluların dahi tespitinde avantaj sağlayabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, havadan alınan DNA'nın özellikle olaydan hemen sonra toplanmasının önemini vurgularken, klasik yöntemlerle birlikte kullanıldığında delil gücünü artırabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Çevresel DNA'nın (eDNA) adli bilimde yükselen rolü</h3><p>İnsanlar, bulundukları ortamlara sürekli olarak deri parçaları ve tükürük damlacıkları gibi biyolojik materyaller bırakıyor. Bilim dünyasında çevresel DNA (eDNA) olarak adlandırılan bu izler, daha önce yaban hayatı izlemek ve hava kalitesini ölçmek için kullanılıyordu. Son yıllarda ise, insan eDNA'sının da suç mahallerinde potansiyel bir kanıt kaynağı olabileceği tartışılıyor. Oslo Üniversitesi'nin öncülük ettiği bu araştırmada, hava örneklerinin çoğunlukla evde yaşayan kişilerin DNA'sını taşıdığı, ancak kısa süreli ziyaretçilerin de iz bırakabildiği ortaya çıktı. Hırsızlık öncesi alınan hava örneklerinde sadece ev sahiplerinin DNA'sı tespit edilirken, olaydan sonra bu tablo değişti. Bu bulgular, insan eDNA'sının adli bilimde yeni bir boyut kazandığını ve suçlu tespitinde tamamlayıcı bir rol üstlenebileceğini gösteriyor.</p><h3>Hava ve yüzey örnekleri karşılaştırıldı: Sonuçlar ne gösteriyor?</h3><p>Araştırmada, havadan alınan örnekler ile klasik yüzey sürüntüleri karşılaştırıldı. Oslo'da 66 kapı sürüntüsünün 37'sinde, Adelaide'de ise 32 sürüntünün 21'inde hırsızın DNA'sı tespit edildi. Yüzey örneklerinde ev sahiplerinin DNA'sı genellikle baskın çıkarken, hava örnekleri olaydan kısa süre sonra alınırsa saldırganın izlerini daha net ortaya koyabiliyor. Özellikle düşük DNA bırakan kişilerin tespitinde havadan alınan örneklerin avantaj sağladığı görüldü. Oslo'daki bir evde, hırsızın DNA'sı yalnızca hava örneğinde saptanırken, toz ve yüzey sürüntülerinde hiçbir iz bulunamadı. Bu durum, hava örneklemenin adli süreçte tamamlayıcı bir yöntem olabileceği görüşünü güçlendiriyor.</p><h3>Toz örnekleri ve havalandırmanın etkisi: Hangi yöntem daha güvenilir?</h3><p>Deneylerde toz örnekleri de incelendi ancak sonuçlar, tozun kısa süreli ziyaretçilerin DNA'sını tespit etmede yetersiz kaldığını gösterdi. Oslo'da hırsızlık sonrası alınan 44 toz örneğinden hiçbirinde hırsız DNA'sı bulunmazken, Adelaide'de yalnızca bir örnekte zayıf bir iz saptandı. Araştırmacılar, tozun daha çok evde uzun süre kalan kişilerin DNA'sını yansıttığını belirtti. Ayrıca, havalandırma sistemlerinin ve ortam koşullarının DNA'nın havada kalıcılığı üzerinde etkili olduğu vurgulandı. Bazı evlerde havalandırma ya da soğutma sistemleri çalıştığı için, DNA'nın havada kalma süresi ve tespit oranı değişiklik gösterdi. Bu nedenle, hava örneklemenin etkinliği, olayın hemen ardından ve uygun ortam koşullarında yapılmasına bağlı olarak artıyor.</p><h3>Polis için yeni bir delil kaynağı mı doğuyor?</h3><p>Hava örnekleme yöntemi henüz gerçek suç mahallinde rutin olarak kullanılmıyor. Araştırma ekibi, bu yöntemi bir "prensip kanıtı" olarak tanımlıyor ve daha fazla saha çalışmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Polis genellikle olaydan saatler veya günler sonra suç mahalline ulaşıyor; bu nedenle, havadaki DNA'nın ne kadar süreyle tespit edilebileceği halen araştırılıyor. Ayrıca, gönüllü hırsızların eldiven ve maske kullanmaması, gerçek olaylarda karşılaşılacak zorlukların bu deneyde tam olarak yansıtılamadığını gösteriyor. Yöntemin geliştirilmesi için, araştırmacıların kendi DNA'larının örnekle karışmasını önleyecek daha etkili protokollere ihtiyaç var. Fantinato ve ekibi, hava örneklemenin standartlaştırılması ve farklı iklimlerde test edilmesi gerektiğini vurgularken, adli bilimciler için yeni bir delil kaynağı sunabileceğine inanıyor.</p><h3>Çevresel DNA'nın geleceği: Adli bilimde standart yöntem olabilir mi?</h3><p>Çevresel DNA'nın adli bilimde kullanımı, suç mahallerinde delil toplama süreçlerine yeni bir boyut kazandırıyor. Uzmanlar, hava örneklemenin, klasik yöntemlerle birlikte uygulandığında suçlu tespitinde başarı oranını artırabileceğini düşünüyor. Ancak yöntemin yaygınlaşması için, örneklerin toplanması, saklanması ve analiz edilmesinde standart protokollerin oluşturulması şart. Ayrıca, ev halkının ve sık ziyaretçilerin DNA'sının önceden belirlenmesi, yabancı DNA'nın tespitinde hata payını azaltacaktır. Gelecekte, polis ekiplerinin suç mahallerine ulaştığında havadan DNA örnekleri alması, adli soruşturmalarda kritik bir rol oynayabilir. Araştırma, çevresel DNA'nın adli bilimde standart bir yöntem haline gelmesinin önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/adli-tip-dunyasinda-tarih-281_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297130</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kayseride-silahli-kavga-3-yarali-297130</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kayseri'de silahlı kavga: 3 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde çıkan silahlı kavgada 1'i ağır 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kayseri'de silahlı kavga: 3 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeker Mahallesi 6127. Sokak&#39;taki bir kaporta dükkanında işletme sahibi Batuhan D. ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında tartışma yaşandı.</p><p>Bir süre sonra kavgaya dönüşen olayda şüpheli, Batuhan D. ile aynı iş yerinde çalışan İlyas K. ve karşı dükkandaki Durmuş Ü&#39;yü av tüfeğiyle yaraladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880063.jpg"/><p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi.</p><p>Ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi&#39;ne kaldırılan yaralılardan Batuhan D&#39;nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.</p><p>Olay yerinden kaçan zanlının yakalanması için çalışma başlatıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/96ad6d0968164a1b943e-27102026a44c9d76.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kayseride-silahli-kavga-3-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297129</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanligi-iletisim-baskanliginda-sifir-atiktan-cop31e-turkiyenin-iklim-diplomasisi--297129</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında "Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneli düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca "Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi" başlıklı panel düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında "Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneli düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Başkanlık&#39;taki panel, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran&#39;ın açılış konuşmalarıyla başladı.</p><p>Daha sonra moderatörlüğünü Yozgat Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Özdemir&#39;in üstlendiği panelde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, COP31 Başkanlık Ofisi Direktörü Mehmet Ali Kahraman ve Sıfır Atık Vakfı Genel Müdürü Mustafa Erdağı konuşmacı olarak yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880437.jpg"/><p>Halil Hasar</p><p>Panelde, Sıfır Atık yaklaşımının iklim politikalarıyla ilişkisi, Türkiye&#39;nin iklim diplomasisindeki rolü ve COP31&#39;e uzanan süreçte üstlenebilecek sorumluluklar ele alındı.</p><p>Halil Hasar, buradaki konuşmasında, 3,5 sene önce COP31 için ev sahipliği müzakerelerine başlandığını hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880436.jpg"/><p>Somut sonuçlar üretebilecek bir eylem gündeminin oluşturulmasının önemine işaret eden Hasar, bu eylemlerin sürdürülebilirliği için kararların yanı sıra söylem ve hedeflerin de gerekli olduğunu söyledi.</p><p>COP&#39;un yalnızca bir etkinlik veya organizasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hasar, platformun, ülkelerin kalkınma planları ve bu planlara ilişkin kararların ele alındığı bir süreç olduğunu kaydetti.</p><p><b>- "MÜCADELEYE AYRILAN PAYLAR ÇOK DEĞİL"</b></p><p>Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan da dünyada dijital, yeşil ve mekansal olmak üzere üç büyük dönüşüm sürecinin yaşandığını belirtti.</p><p>Dünyanın bu üç büyük dönüşüm sürecini nasıl yöneteceği sorusunun önem kazandığını vurgulayan Turan, bu noktada iklim diplomasisinin gücünden yararlanılması gerektiğini ifade etti.</p><p>Türkiye&#39;nin 2053 net sıfır emisyon hedefiyle 2025&#39;te kabul edilen İklim Kanunu&#39;nun da bu perspektifle değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Turan, uzun vadeli hedeflere ulaşmak için bugün bazı zorluklarla karşılaşılabileceğini, belirli tavizler verilmesinin gerekebileceğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880438.jpg"/><p>COP31 Başkanlık Ofisi Direktörü Mehmet Ali Kahraman ise COP hazırlık toplantılarında açıklanan eylem gündeminin uygulama odaklı yaklaşımı ortaya koyduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880439.jpg"/><p>Eylem gündeminin özgün yapısının, ülkeler arasında köprü kurma yaklaşımından kaynaklandığını dile getiren Kahraman, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Eylem gündemimizdeki 10 maddenin tamamı bugün hem gelişmiş ülkelerin hem de gelişmekte olan ülkelerin çok rahatlıkla eylem gündemine girebileceği konular. Örnek vermek gerekirse gıda güvenliği ve tarım, temiz enerji, yeşil sanayileşme gündem maddelerimizden. Tüm bu maddeler hem gelişmiş ülkelerin hem gelişmekte olan ülkelerin eylem gündemini oluşturabilir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880440.jpg"/><p>Dünyada ciddi bir finansal kriz yaşandığına dikkati çeken Kahraman, &quot;Bu finansal kriz çerçevesinde iklim değişikliğiyle mücadeleye ayrılan paylar da eskisi gibi çok değil.&quot; dedi.</p><p><b>- "ULUSLARARASI ALANA YAYILMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT"</b></p><p>Sıfır Atık Vakfı Genel Müdürü Mustafa Erdağı da COP31 sürecinin Türkiye&#39;nin öncülük edeceği uzun soluklu çalışmaların önemli bir aşaması olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>COP süreçlerinin yalnızca iki haftalık bir organizasyondan veya bir iki yıl süren diplomatik çalışmalardan ibaret olmadığını vurgulayan Erdağı, hazırlık, uygulama ve sonuçların takibi açısından bu çalışmaların uzun yıllar boyunca sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880441.jpg"/><p>Vakfın çalışmalarını daha fazla insana ulaştırmayı hedeflediklerini dile getiren Erdağı, &quot;Sıfır Atık Vakfı olarak COP31&#39;i, Sıfır Atık projesinin küresel anlamda daha fazla yaygınlaşması ve iyi uygulamaların hem ülkemize hem de uluslararası alana yayılması için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Erdağı, vakfın çalışmaları kapsamında farklı program ve yayınlar hazırlamayı planladıklarını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/cumhurbaskanligi-iletisim-302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297128</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/donmus-sebzeler-taze-olanlardan-daha-mi-saglikli-297128</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Donmuş sebzeler taze olanlardan daha mı sağlıklı?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Donmuş ve taze sebzelerin kan basıncına etkisi konusunda uzmanlar önemli bilgiler paylaşıyor. Türkiye'de sağlıklı beslenme alışkanlıkları artarken, sebze tercihlerinin kalp sağlığı üzerindeki rolü dikkat çekiyor. Tüketiciler için doğru sebze seçiminin, kan basıncının kontrolünde belirleyici olduğu vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Donmuş sebzeler taze olanlardan daha mı sağlıklı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Donmuş ve taze sebzelerin kan basıncı üzerindeki etkisi, sağlıklı beslenme konusunda araştırma yapan uzmanların gündeminde yer alıyor. Son dönemde Türkiye'de artan sağlıklı yaşam bilinciyle birlikte, sebze tüketiminde donmuş ve taze ürünler arasındaki farklar merak konusu oldu. Uzmanlar, her iki sebze türünün de kan basıncını düzenlemede etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak, donmuş sebzelerin dondurma işlemiyle besin değerini koruyabildiği, taze sebzelerin ise hasattan hemen sonra tüketildiğinde en yüksek besin değerine sahip olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle, sebze tercihi yaparken hem tazelik hem de işlenme şekli göz önünde bulundurulmalı.</p><h3>Uzmanlar: 'Donmuş ve taze sebzeler kan basıncını olumlu etkiliyor'</h3><p>Beslenme uzmanları, donmuş ve taze sebzelerin her ikisinin de kan basıncını sağlıklı seviyelerde tutmada önemli rol oynadığını vurguluyor. Donmuş sebzeler, genellikle olgunluk döneminde toplanıp hızlıca dondurulduğu için, içerdiği vitamin ve minerallerin büyük bölümünü koruyabiliyor. Taze sebzeler ise işlenmemiş olarak tüketildiğinde, özellikle çiğ ve kısa sürede tüketildiğinde, besin değerleri açısından öne çıkıyor. Ancak, taze sebzeler bekledikçe ve pişirme sırasında bazı vitamin ve minerallerde kayıplar yaşanabiliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, donmuş sebzelerin taze sebzeler kadar sağlıklı olabileceğini ve her iki seçeneğin de kan basıncı üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceğini gösteriyor. Özellikle potasyum, magnezyum ve antioksidanlar bakımından zengin sebzeler, kalp sağlığını korumada ve hipertansiyon riskini azaltmada öne çıkıyor. Uzmanlar, tüketicilerin sebze seçiminde hem taze hem de donmuş ürünlere dengeli şekilde yer vermesinin, kan basıncı kontrolü açısından faydalı olduğunu belirtiyor.</p><h3>Beslenme alışkanlıkları: Sebze seçiminin kan basıncına etkisi</h3><p>Kan basıncını dengelemek için sebze tüketimi büyük önem taşıyor. Bilimsel incelemelere göre, özellikle soğan, havuç, marul ve brokoli gibi sebzelerin düzenli olarak tüketilmesi, yüksek tansiyon riskini azaltıyor. Turpgiller familyasından brokoli ve karnabahar gibi sebzeler ise sistolik kan basıncında belirgin düşüş sağlıyor. Taze veya donmuş fark etmeksizin, bu sebzelerin diyetlerde yer alması, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etki sunuyor. Ayrıca, donmuş sebzelerin tüketimi, genel olarak daha fazla sebze tüketilmesini kolaylaştırabiliyor. Hazır ve pratik olmaları, yoğun iş temposuna sahip bireylerin de sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmasına katkı sağlıyor. Taze sebzelerin ise özellikle mevsiminde ve yerel kaynaklardan temin edilmesi, hem ekonomik hem de besin değeri açısından avantaj sunuyor. Sebze tüketiminde çeşitlilik sağlamak, kan basıncının dengede tutulmasına yardımcı oluyor.</p><h3>Donmuş ve taze sebzelerde besin maddeleri: Kan basıncı için hangisi önde?</h3><p>Uzmanlar, sebzelerde bulunan bazı temel besin maddelerinin kan basıncı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade ediyor. Potasyum, magnezyum, kalsiyum, diyet lifi ve C ile E vitaminleri, hem donmuş hem de taze sebzelerde bolca bulunuyor. Potasyum, vücuttaki fazla sodyumun atılmasına yardımcı olarak kan basıncını düşürüyor. C vitamini ve magnezyum ise, nitrik oksit üretimini destekleyerek damarların gevşemesini ve kan akışının iyileşmesini sağlıyor. Araştırmalar, bazı donmuş sebzelerde C ve A vitamini ile riboflavin miktarının taze sebzelere göre daha yüksek olabileceğini gösteriyor. Buna karşılık, beta-karoten gibi bazı besin maddeleri taze sebzelerde daha fazla bulunabiliyor. Bu bulgular, donmuş ve taze sebzelerin besin profilleri açısından birbirine yakın olduğunu ortaya koyuyor. Her iki sebze türünün de dengeli şekilde tüketilmesi, kan basıncı kontrolü için en sağlıklı yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p><h3>Sebze hazırlama yöntemleri: Kan basıncı üzerindeki etkiler</h3><p>Sebzelerin hazırlanış şekli, besin değerlerinin korunmasında ve kan basıncı üzerindeki etkilerinde önemli rol oynuyor. Donmuş sebzeler bazen eklenen soslar veya tatlandırıcılar nedeniyle sodyum içerebiliyor. Yüksek sodyum alımı ise, hipertansiyon riskini artırıyor. Bu nedenle, donmuş sebze alırken ürün etiketlerindeki sodyum miktarına dikkat edilmesi gerekiyor. Taze sebzeler ise, uzun süreli pişirme veya yüksek ısıya maruz kalma durumunda bazı vitamin ve minerallerini kaybedebiliyor. Özellikle C, E ve K vitaminleri ile beta-karoten gibi besin maddeleri, pişirme sırasında azalabiliyor. Ancak, sebzeleri pişirmek bu besin maddelerinin tamamen kaybolmasına yol açmıyor. Uzmanlar, sebzeleri kısa süreli ve düşük ısıda pişirmenin, besin değerlerinin korunmasına yardımcı olacağını belirtiyor. Ayrıca, çiğ olarak tüketilebilen sebzelerin mümkün olduğunca çiğ tercih edilmesi, kan basıncı için faydalı olabiliyor.</p><h3>Sağlıklı sebze seçimi: Kan basıncı dostu alışveriş önerileri</h3><p>Sağlıklı bir diyet oluşturmak isteyenler için sebze seçimi büyük önem taşıyor. Donmuş sebzeler, genellikle daha uygun fiyatlı ve pratik bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak, ürünlerin içeriğinde eklenmiş tuz veya sos olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Taze sebzeler ise, özellikle mevsiminde ve yerel üreticilerden temin edildiğinde daha taze ve besin değeri yüksek olabiliyor. Hazırlama süresi açısından, donmuş sebzeler hızlıca pişirilebildiği için zamandan tasarruf sağlıyor. Taze sebzelerin ise yıkanması, doğranması ve pişirilmesi daha fazla zaman gerektiriyor. Uzmanlar, alışveriş yaparken sebzelerin etiketlerini incelemenin, sodyum oranı düşük ürünleri seçmenin ve mümkünse mevsiminde taze ürünlere yönelmenin kan basıncı açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirtiyor. Ayrıca, sebze tüketiminde çeşitlilik sağlamak, vücudun farklı besin maddelerinden yeterli miktarda almasına yardımcı oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/donmus-sebzeler-taze-olan-914_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297127</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/malatya-kitap-fuarina-yogun-katilim-297127</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malatya kitap fuarına yoğun katılım]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi tarafından Malatya Valiliği'nin katkısıyla bu yıl 12'incisi düzenlenen Malatya Kitap Fuarı'na geçen yıl olduğu gibi bu yılda hem yayınevleri hem yazarlar hem de kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malatya kitap fuarına yoğun katılım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Mişmiş Park'ta 9 bin metrekarelik kapalı alanda  düzenlenen fuarda, 300 yayınevi ve 300'ün üzerinde yazar yer alıyor. Her yaştan  kitapseveri kitapların dünyasında buluşturan Malatya Kitap Fuarında birbirinden  ünlü yazarlar, imza günlerinde kitapseverlerle bir araya geliyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-2710202637827bb1.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>"MALATYA DEPREMİ DEĞİL, GELECEĞE  YÜRÜYEN BİR ŞEHRİ KONUŞUYOR"</b></p><p class="MsoNormal">Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 12. Malatya  Kitap Fuarı'nı ziyaret ederek yayınevi stantlarını gezdi, yazarlar ve  ziyaretçilerle bir araya geldi. Fuarın her yıl daha da geliştiğini ve bu yıl  rekor katılım olduğunu belirten Başkan Er, deprem sonrası zorlu şartlara rağmen  kitap fuarını ihmal etmediklerini vurgulayarak, "Malatya artık depremi değil,  geleceğe yürüyen bir şehri konuşuyor" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-271020265bb8fee9.jpg"/><p class="MsoNormal">Geçen yıl düzenlenen fuarda da katılımcıların  memnuniyetinin yüksek olduğunu anımsatan Başkan Er, "Malatya depremin  yaralarını sardı ve toparlandı. Malatya'da depremin esamesi kalmadı. Geçen yıl  da fuara büyük bir memnuniyet vardı. Bu sene de üzerine koyarak 12'ncisini  düzenliyoruz. Malatya'yı çok kısa sürede ayağa kaldırdık. Fuarlara büyük önem  veriyoruz. İnsanların normal hayata dönmesi için fuar ve festivaller  düzenliyoruz. Bu nedenle kitap fuarını oldukça önemsiyoruz. Depreme rağmen  fuara ara vermedik. Bundan sonra da devam edecek" diye konuştu. Malatya'nın  gelecekte eskisinden daha güzel olacağını vurgulayan Başkan Er, şehrin yeniden  inşa sürecinin yanı sıra kültürel faaliyetlerin de kararlılıkla sürdürüldüğünü  kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-27102026d037433c.jpg"/><p class="MsoNormal">Kitap Fuarına ilişkin açıklamada bulunan Büyükşehir  Belediye Başkanı Sami Er, Malatya'nın çocukları ve gençleri için kitap fuarını  önemli bir kültürel buluşma olarak gördüklerini ifade ederek, göreve geldikleri  ilk yıldan itibaren fuarı düzenlemeye devam ettiklerini belirtti. Geçen yıl  fuara katılan yayınevi temsilcileri ve yazarların memnuniyetinin kendilerini  mutlu ettiğini kaydeden Başkan Er, bu yıl da organizasyonun daha kapsamlı  şekilde gerçekleştirildiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-27102026c8816c4c.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>AYVAZOĞLU: "MALATYA KÜLLERİNDEN  YENİDEN DOĞMUŞ"</b></p><p class="MsoNormal">Fuarın  onur konuğu olan Beşir Ayvazoğlu, 1980'li yıllarda ilk kez geldiği Malatya'nın  deprem sonrasında geçirdiği değişimden etkilendiğini belirtti. Kentin kısa  sürede önemli bir toparlanma süreci yaşadığını ifade eden Ayvazoğlu, büyük bir  yıkımın ardından böylesine kapsamlı bir kitap fuarının düzenlenmesinin ve  Malatyalıların fuara yoğun ilgi göstermesinin memnuniyet verici olduğunu  söyledi. Malatya ile gönül bağı bulunduğunu dile getiren Ayvazoğlu, "Ben de bu  coğrafyanın çocuğuyum. Sivaslıyım. Bu topraklar bize yabancı değil; havasını  soluduğumuz, suyunu içtiğimiz, toprağıyla yoğrulduğumuz topraklar. Bu nedenle  kendimi Malatya'da yabancı gibi değil, bir Malatyalı gibi hissettim" dedi. Malatya'nın  yeniden inşa sürecinde önemli mesafe katettiğine dikkat çeken Ayvazoğlu, şehrin  birkaç yıl içerisinde toparlanmasını tamamlayarak Anadolu'nun en güzel  şehirlerinden biri olarak yıldızının parlayacağına inandığını kaydetti.</p><p class="MsoNormal"><b>NURULLAH GENÇ: "GENÇLERİN İLGİSİNİ GÖRMEKTEN MUTLU OLDUM"</b></p><p class="MsoNormal">Malatya'ya duyduğu sevgiyi dile getiren şair ve yazar  Nurullah Genç, kendisini Malatya'nın fahri hemşehrisi olarak gördüğünü  belirtti. Çocukluğunda Battalgazi destanlarıyla büyüdüğünü ve Niyazi Mısri'nin  şiirlerine duyduğu ilgiyi ifade eden Genç, Malatya Kitap Fuarı'nın gelişerek  büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 6 Şubat depremlerinin ardından  Malatya'nın yeniden toparlanma sürecine de değinen Genç, fuarın gelişimini ve  gençlerin etkinliklere gösterdiği ilgiyi görmekten mutlu olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-27102026c5b43286.jpg"/><p class="MsoNormal">Kitabın insan hayatındaki önemine dikkat çeken Genç,  "Kitap insanın en yakın dostudur. Samimidir, incinmez, incitmez" ifadelerini  kullandı. Gençlere kitaplarla daima iç içe olmaları tavsiyesinde bulunan yazar,  kitapların insan hayatına mutluluk kattığını vurguladı.</p><p class="MsoNormal"><b>ERBAŞ: "FUARLAR  ÇOCUKLARIN KİTAPLA TANIŞMASINI SAĞLIYOR"</b></p><p class="MsoNormal">Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Oytun Erbaş,  Türkiye'nin farklı illerinde her yıl birçok kitap fuarına katıldığını  belirterek, Malatya Kitap Fuarı'nın yazarlarla okurları buluşturması açısından  önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. Fuarların özellikle çocukların ve  gençlerin kitaplarla tanışmasına, okuma alışkanlığı kazanmasına ve okumaya  teşvik edilmesine katkı sağladığını ifade eden Erbaş, organizasyonda emeği  geçen Malatya Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Anadolu'nun Türkiye'nin  geleceği olduğunu vurgulayan Erbaş, Anadolu'nun vicdanlı, ahlaklı, inançlı ve  irfan sahibi nesiller yetiştirmeye devam edeceğini belirterek, bu nesillerin  hem Türkiye'yi hem de dünyayı değiştireceğine inandığını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-271020260ebc0758.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>SİNAN YAĞMUR'DAN  BAŞKAN ER'E KİTAP HEDİYESİ</b></p><p class="MsoNormal">İmza günü kapsamında okurlarıyla buluşan yazar Sinan  Yağmur da Malatya'ya duyduğu sevgiyi dile getirdi. Malatya'nın kendisi için  özel bir yere sahip olduğunu belirten Yağmur, "Malatya'nın fahri hemşehrisiyim.  Malatya'yı seviyoruz. Her fuara geliyorum. Malatya'nın bizde yeri ayrı.  Teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-27102026b3a91206.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Bakan Bak: "Kitap İyi Bir  Dost, Hep Beraber Okuyacağız ve Okutacağız"</b></p><p class="MsoNormal">Fuarın açılışını  gerçekleştiren Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise kitap okuma  alışkanlığının çocukların ve gençlerin gelişimindeki önemine dikkat çekerek  ailelere çocuklarını kitaplarla buluşturma çağrısında bulundu. "Kitap iyi bir  dost" diyen Bakan Bak, kitapların insanın düşünce dünyasını zenginleştirdiğini,  bakış açısını geliştirdiğini ve geçmişten günümüze uzanan büyük bir birikimi  okuyucularla buluşturduğunu ifade etti. Fuar alanında çocukların heyecanını  görmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Bak, kitap sevgisinin küçük  yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirterek, "Bütün ailelere söylüyoruz.  Çocuklarınızı kitaplarla buluşturun" dedi. Bakan Bak, Malatya Büyükşehir  Belediye Başkanı Sami Er ile Malatya Valiliği ve fuarın düzenlenmesinde emeği  geçenleri 12'inci kez gerçekleştirilen organizasyon dolayısıyla tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/whatsappimage2026102-271020266eececea.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Abdullah Güler: "Baki  Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Seda Bırakmak"</b></p><p class="MsoNormal">AK Parti Grup Başkanı  Abdullah Güler de kitaplarla iç içe büyüdüğünü belirterek, kitapların insan  hayatındaki yerine ve kalıcı eserler bırakmanın önemine dikkati çekti. Güler,  "Bâkî'nin dediği gibi, baki kalan bu kubbede hoş bir seda bırakmak. Aslında  kitap dediğimiz şey de bu tanımlamaya tam uygun bir eser" ifadelerini kullandı.  Güler, konuşmasının sonunda kitap fuarının hayırlı olmasını dileyerek kitapla  buluşan, kalbi ve aklı kitaba yatkın tüm kitapseverlere selamlarını iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/malatya-kitap-fuarina-yog-365_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297126</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sabah-mi-aksam-mi-yurumeli-kan-sekerini-en-iyi-dengeleyen-o-ideal-zamanlama-aciklandi-297126</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sabah mı akşam mı yürümeli? Kan şekerini en iyi dengeleyen o ideal zamanlama açıklandı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yürüyüşün kan şekeri üzerindeki etkisi, zamanlamaya bağlı olarak değişiyor. Uzmanlar, sabah ve akşam yürüyüşlerinin farklı avantajlar sunduğunu vurgularken, özellikle diyabet hastalarının yürüyüş saatini kişisel ihtiyaçlarına göre belirlemesi gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sabah mı akşam mı yürümeli? Kan şekerini en iyi dengeleyen o ideal zamanlama açıklandı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yürüyüşün kan şekeri üzerindeki etkileri, yapılan zamana göre değişiklik gösteriyor. Son araştırmalar, sabah ve akşam yürüyüşlerinin kan şekeri yönetiminde farklı avantajlar sunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle diyabet hastaları için yürüyüş saatinin seçimi, kan şekeri değerlerinde önemli değişikliklere yol açabiliyor. Uzmanlar, sabah yürüyüşlerinin uyanma sonrası yükselen kan şekerini dengeleyebileceğini, akşam yürüyüşlerinin ise akşam yemeği sonrası ani yükselmeleri önleyebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, günün hangi saatinde yürüyüş yapılırsa yapılsın, özellikle yemeklerden sonra kısa süreli egzersizin kan şekeri kontrolü açısından büyük fayda sağladığı vurgulanıyor.</p><h3>Uzmanlar: Sabah yürüyüşü şafak fenomenine karşı etkili</h3><p>Sabah saatlerinde yapılan yürüyüşler, özellikle uzun süreli açlık sonrası yükselen kan şekeriyle mücadelede öne çıkıyor. Şafak fenomeni olarak bilinen durumda, vücut uyanmaya hazırlanırken karaciğerden kana daha fazla glukoz salınıyor. Diyabet hastalarında ise bu artışı dengelemek için yeterli insülin üretilemeyebiliyor. Araştırmalar, kahvaltıdan önce 30 dakika boyunca orta şiddette yapılan aerobik egzersizin tip 2 diyabet hastalarında sabah kan şekeri yükselmesini belirgin şekilde azalttığını gösteriyor. Sabah yürüyüşü, sadece kan şekeri üzerinde değil, aynı zamanda gün boyunca genel glukoz kontrolünde de olumlu etkiler yaratıyor. Ayrıca sabah saatlerinde egzersiz yapmanın, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmak açısından daha sürdürülebilir olduğu belirtiliyor. Birçok kişi için sabah yürüyüşü, günün ilerleyen saatlerine kıyasla programa daha kolay entegre edilebiliyor ve bu da uzun vadede kan şekeri yönetimine katkı sağlıyor.</p><h3>Akşam yürüyüşü: Yemek sonrası kan şekeri yükselmelerine karşı çözüm</h3><p>Akşam yemeğinden sonra yapılan kısa yürüyüşler, özellikle yemek sonrası yaşanan ani kan şekeri yükselmelerini önlemede etkili oluyor. Uzmanlar, yemeğin ardından sadece 10 dakika yürüyüş yapmanın dahi kan şekeri üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Akşam saatlerinde, çoğu insanın günün en büyük ve karbonhidrat açısından zengin öğününü tükettiği göz önünde bulundurulduğunda, bu zaman dilimi yürüyüş için kritik önem taşıyor. Ancak, akşam yürüyüşü planlarken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Yatmadan hemen önce yapılan egzersiz, uyku düzenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, tip 1 diyabet hastaları ve insülin kullananlar için günün geç saatlerinde yapılan egzersiz, gece boyunca hipoglisemi riskini artırabiliyor. Uyku bozukluğu yaşayan veya gece düşük kan şekeri sorunu olan bireyler için sabah yürüyüşü daha güvenli bir seçenek olabilir. Bu nedenle, yürüyüş saatinin belirlenmesinde bireysel sağlık durumu ve günlük rutinler dikkate alınmalı.</p><h3>Yemek sonrası yürüyüş: Kan şekeri kontrolünde anahtar rol</h3><p>Günün hangi saatinde olursa olsun, yemeklerden sonraki kısa yürüyüşlerin kan şekeri kontrolünde önemli bir yeri bulunuyor. Araştırmalara göre, yemek sonrası 10 dakikalık yürüyüş, hem diyabet hastalarında hem de sağlıklı bireylerde kan şekeri yükselmesini yavaşlatıyor. Düzenli olarak her yemekten sonra yürüyüş yapmak mümkün olmasa da, haftanın çoğu günü bu alışkanlığı sürdürmek uzun vadede kan şekeri yönetimine büyük katkı sağlıyor. Bazı çalışmalar, tip 2 diyabet hastalarında düzenli egzersizin uzun vadeli kan şekeri kontrolünü iyileştirdiğini gösteriyor. Yine de, yemek sonrası egzersizin en ideal zamanlaması, süresi ve yoğunluğu konusunda bilimsel bulgular henüz tam olarak netleşmiş değil. Bu nedenle, bireylerin kendi yaşam tarzlarına ve sağlık durumlarına en uygun yürüyüş programını belirlemeleri öneriliyor. Kimi için her yemekten sonra 30 dakika yürümek ideal olurken, bazıları bu süreyi daha kısa seanslara bölerek de benzer faydalar elde edebiliyor.</p><h3>Kişisel ihtiyaçlara göre yürüyüş saatini belirlemek önemli</h3><p>Yürüyüşün kan şekeri üzerindeki etkisi, kişisel sağlık durumu, ilaç kullanımı ve günlük program gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebiliyor. Uzmanlar, yürüyüş saatinin seçimi sırasında şu soruların göz önünde bulundurulmasını öneriyor: İlaçlar hangi saatlerde alınıyor ve egzersiz bu ilaçların etkisini nasıl değiştiriyor? Hangi zaman diliminde düzenli egzersiz yapmak daha kolay? Kan şekerinin en yüksek ve en düşük olduğu saatler hangileri? Doğal uyku ve uyanma alışkanlıkları neler? Bu sorulara verilen yanıtlar, en uygun yürüyüş saatinin belirlenmesinde yol gösterici oluyor. Sonuç olarak, sabah ya da akşam yürüyüşü arasında seçim yaparken, bireyin kendi ihtiyaçlarını ve yaşam tarzını dikkate alması en doğru yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/sabah-mi-aksam-mi-yurumel-965_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297125</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/27-ekim-sali-tv-yayin-akisi-listesi-tv-rehberi-bugun-televizyonda-ne-var-trt-1-atv-kanal-d-297125</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[27 Ekim Salı TV yayın akışı listesi, TV rehberi: Bugün televizyonda ne var? TRT 1, ATV, Kanal D, Show TV, Star TV, NOW TV, TV8 yayın akışı... Bugün hangi diziler, filmler, yarışmalar var?]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[27 Ekim Salı TV yayın akışı listesi merak ediliyor. Bugünün TV rehberi araştırılıyor. 27 Ekim 2026 Salı günü birbirinden farklı içerikler ekranlarda izleyicisiyle buluşacak. Peki, bugün televizyonda neler var? 27 Ekim 2026 Salı TV yayın akışında hangi diziler, filmler, yarışmalar ve spor karşılaşmaları var? İşte bugünün Show TV, ATV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT 1 ve NOW TV yayın akışları listesi detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[27 Ekim Salı TV yayın akışı listesi, TV rehberi: Bugün televizyonda ne var? TRT 1, ATV, Kanal D, Show TV, Star TV, NOW TV, TV8 yayın akışı... Bugün hangi diziler, filmler, yarışmalar var?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Günün yorgunluğunu televizyon karşısında atmak isteyenler toplansın. Akşam saatlerini diledikleri gibi planlamak isteyenler, TV yayın akışı hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. Peki, bugün televizyonda ne var? Hangi program, saat kaçta yayınlanacak?</p><p>27 Ekim 2026 Salı günü televizyonda neler var? merak edenler bu haber tam size göre. Haftanın ikinci günü yani 27 Ekim 2026 Salı akşamı ekranlar yine dopdolu. Diziler, filmler, yarışmalar, spor programları başta olmak üzere bugün televizyonda birbirinden farklı birçok içerik yine izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Peki, bugün kanallarda ne var? Kanal D, Show TV, Star TV, ATV, TRT 1, NOW ve TV8 yayın akışı listesinde neler var? İşte yanıtı...</p><p><b>BUGÜN TELEVİZYONDA NE VAR? (27 EKİM 2026 SALI TV YAYIN AKIŞI)</b></p><p>İşte, 27 Ekim 2026 Salı bugün Kanal D, Show TV, Star TV, ATV, TRT 1, NOW ve TV8 yayın akışı listesinin tamamı detayda karşınızda...</p><p><b>27 EKİM 2026 SALI ATV YAYIN AKIŞI</b></p><p>08.00 Kahvaltı Haberleri</p><p>10.00 Müge Anlı ile Tatlı Sert</p><p>13:00 atv Gün Ortası</p><p>14:00 Güneşin Doğduğu Yer</p><p>16.00 Esra Eron'da</p><p>19.00 atv Ana Haber</p><p>20.00 Var Mısın Yok Musun?</p><p><b>27 EKİM 2026 SALI KANAL D YAYIN AKIŞI</b></p><p>07:00 Küçük Ağa</p><p>09.00 Neler Oluyor Hayatta?</p><p>11.00 Yaprak Dökümü</p><p>13.45 Gelinim Mutfakta</p><p>16.45 Güller ve Günahlar</p><p>18.30 Kanal D Ana Haber</p><p>20.00 Uzak Şehir</p><p><b>27 EKİM 2026 SALI NOW TV YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 İlk Bakış</p><p>08:00 Çalar Saat</p><p>10.45 Çağla İle Yeni Bir Gün</p><p>12.30 Yeraltı</p><p>15.00 Anne Yarısı</p><p>17.45 Kumbara</p><p>19.00 Now Ana Haber</p><p>20.00 Anne Yarısı</p><p><b>27 EKİM 2026 SALI SHOW TV YAYIN AKIŞI</b></p><p>06.00 Baba</p><p>09.00 Kuzey Yıldızı İlk Aşk</p><p>12.30 Buse Varol ile Gelin Evi</p><p>15.00 Bahar</p><p>18.25 Show Ana Haber</p><p>20.00 Korkusuz Korkak</p><p>21.45 Bir Cumhuriyet Şarkısı     </p><p><b>27 EKİM 2026 SALI STAR TV YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.00 Aramızda Kalsın </p><p>08.30 Cansu Canan ile Bugün</p><p>10.00 Songül ile Uğur ile Sana Değer</p><p>13.45 Fazilet Hanım ve Kızları</p><p>15.00 Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme</p><p>19.00 Star Haber</p><p>20.00 Tuzlu Kahve</p><p><b>27 EKİM 2026 SALI TRT 1 YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 Kalk Gidelim</p><p>10.30 Alişan ile Hayata Gülümse</p><p>13.30 Seksenler</p><p>14.10 Alparslan: Büyük Selçuklu</p><p>17.45 Lingo Türkiye</p><p>19.00 Ana Haber</p><p>20.00 Mehmed: Fetihler Sultanı</p><p><b>27 EKİM 2026 SALI TV8 YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 Ebru ile 8'de Sağlık</p><p>08.30 Oynat Bakalım</p><p>09.00 Gel Konuşalım</p><p>11.30 MasterChef Türkiye</p><p>16.00 Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p><p>20.00 MasterChef Türkiye</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/27-ekim-2026-sali-tv-yayi-877_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297124</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ziraat-turkiye-kupasi-etimesgut-sk-0--gaziantep-fk-4-297124</link>
      <pubDate>2026-10-27T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası: Etimesgut SK: 0 - Gaziantep FK: 4]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası'nın 3. Turu'nda Etimesgut SK, konuk ettiği Gaziantep FK'ya 4-0 mağlup oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası: Etimesgut SK: 0 - Gaziantep FK: 4]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat Türkiye Kupası 3. eleme turu müsabakasında Etimesgutspor ile Süper Lig ekibi Gaziantep FK karşılaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42879875.jpg"/><p>Stat: Etimesgut Atatürk</p><p>Hakemler: Melih Aldemir, Samet Çavuş, Kurtuluş Aslan</p><p>Etimesgut SK: Muhammed Halit Biçerpanlı, Baran Kayıkçı, Bora Ulu, Mertcan Albayrak (Ümit Bayraktar dk. 61), Furkan Eliaçık, Hasan Kılıç (Oktay Kısaoğlu dk. 77), Efe Arıgün (Eren Emre Aydın dk. 63), Hayrullah Erkip (Muhammed Durmuş dk. 76), Batuhan Yılmaz, Furkan Ceylan, Orkun Ahmet Dedeoğlu (Efecan Mızrakcı dk. 61)</p><p>Yedekler: Siraç Tüfekçi, Yasin Ozan, Ahmet Şahin, Serhat Akın Özdemir, Yusuf Tekin</p><p>Teknik Direktör: Aykan Atik</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42879871.jpg"/><p>Gaziantep FK: Ataberk Dadakdeniz, Sabahattin Destici, Efe Sarıkaya, Myenty Abena, Enver Kulasin (Deian Sorescu dk. 68), Karamba Gassama, Victor Gidado (Mervan Müjdeci dk. 78), Mehmet Ali Genç, Juninho Bacuna (Alexandru Maxim dk. 61), Mirza Cihan (Kacper Kozlowski dk. 61), Trivante Stewart (Halil Dervişoğlu dk. 62)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42879310.jpg"/><p>Yedekler: Cemilhan Aslan, Luis Perez, Drissa Camara, Loubadhe Sylla, Kerim Çalhanoğlu</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42879873.jpg"/><p>Teknik Sorumlu: Orhan Ak</p><p>Goller: Enver Kulasin (dk. 7), Efe Sarıkaya (dk. 41), Karamba Gassama (dk. 74), Halil Dervişoğlu (dk. 90+2) (Gaziantep FK)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42879312.jpg"/><p>Sarı Kartlar: Mertn Albayrak, Hayrullah Erkip, (Etimesgut SK) Juninho Bacuna (Gaziantep FK)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/ziraat-turkiye-kupasi-3-e-134_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297123</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyarbakirda-akilalmaz-dolandiricilik-kendilerini-polis-olarak-tanittilar-1-kilo-200-gram--297123</link>
      <pubDate>2026-10-27T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da akılalmaz dolandırıcılık! Kendilerini polis olarak tanıttılar 1 kilo 200 gram altın çaldılar]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 70 yaşındaki kadını ailesinin şeceresine kadar söyleyip ikna ederek 1 kilo 200 gram altını elden alıp kayıplara karıştı. Şahıslar, polisin çalışması sonucu yakalanıp tutuklanırken altınların akıbetine ilişkin süreç devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyarbakır'da akılalmaz dolandırıcılık! Kendilerini polis olarak tanıttılar 1 kilo 200 gram altın çaldılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'da yaşayan 70 yaşındaki yaşlı kadın, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, kadını ikna etmek için aileye dair bilgileri sıraladı. Yaşlı kadın, dolandırıcılardan ailesine dair detaylı bilgileri duyunca ikna oldu. Evde bulunan 1 kilo 200 gram altından haberi olmayan yaşlı kadın, o bilgiye ulaşan dolandırıcıların yönlendirmesiyle altınları şahıslara eliyle teslim etti.  </p><p>Kadının sağlık personeli kızı Esma Aslan ise, teyzesinin uzun süre ablasına telefonla ulaşamadığını ve sürekli meşgul olduğunu söylemesi üzerine olaydan haberdar oldu. Şahıslar, şikayet üzerine tespit edilip yakalanarak tutuklandı. Altınların akıbetine ilişkin ise çalışma devam ediyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81941902-27102026247e5381.jpg"/><p>Esma Aslan, olayın 14 Ekim sabahında olduğunu, evde annesinin yalnız olduğunu bilen biri veya birilerinin annesini aradığını söyledi. O sırada işte olduğunu belirten Aslan, "Kamu sağlık çalışanıyım. Annemi arıyorlar, Kayapınar Emniyetinden polis olduklarını belirtiyorlar. Annem başta inanmıyor. İnandırmak için bir takım şeyler söylüyorlar, aile hüviyetlerimizi söylüyorlar, tek tek anlatıyorlar, annem doğru diyor. 'İnan biz polis memuruyuz teyzeciğim, polis olduğumuza inanmıyorsun. 2017'de sen bir kere dolandırıcılık olayına maruz kalmışsın. 2017'de İstanbul'da kimliğini kaybetmişsin. Öyle değil mi' diyor. Annem tabii her birini teyit ettiriyor. Annem doğrudur diyor. 'Bir kızın öğretmen ismi şu, bir kızın Esma Aslan, kamu kurumunda Sağlık Bakanlığında şu katta, şu birimde çalışıyor.' Çalıştığım kat ve birime kadar söylüyor. Bu kimse, bizi tanıyan, beni özellikle tanıyan biridir. Annem teyit edince, 'bak teyzeciğim bize güvenebilirsin, polis memurlarıyız.' Annem, 'peki benden ne istiyorsunuz' deyince, diyor ki 'biz şu an emniyet olarak operasyon halindeyiz. Sitenin etrafını sarmışız. Senin 2017'de kaybolan kimliğinle dolandırıcılar, karı koca bir dolandırıcı, Zeynep adında bir kadın. Karı koca gitmişler kuyumcuları dolandırmışlar. Kimliğini düşürmüşler. İşte bakmışız o kimlik sana ait bilgiler. Ancak fotoğraf biliyoruz sana ait değil. Kesinlikle seni zan altında bırakmıyoruz teyzeciğim. Sen masumsun.' Annem tabii sesi değişiyor. Haliyle bir şekilde korkutuyorlar" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kuyumculuk-271020269dc3108e.jpg"/><p><b>"ESMA'NIN ALDIĞI ALTINLAR O KUTULAR"</b></p><p>Dolandırıcıların, annesinin kendisini aramasına izin vermediğini söyleyen Aslan, "Kızın Esma Aslan hastanede, şu an çalışıyor diyorlar. Annem doğru diyor. Bak teyzem, biz şu an emniyet olarak etrafı sardığımız için senin masumiyetini kanıtlayacağız. Bu kimliğin sana ait olmadığını, bu şahısların sen olmadığını biliyoruz. Annem diyor, benden ne istiyorsunuz? Teyzeciğim yakın zamanda senin kızın yüklü miktarda altın almış, evini satmış. Hatta evi 5,5 milyona sattığımı bile söylüyordu kendisine. Annem doğrudur diyor. İşte kız tüm birikimiyle evini satmış, arabasını satmış tüm birikimiyle. Bu üç dört ay içerisinde kuyumculara gidip gelip yüklü miktarda altın almış. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Diyor, var var teyzeciğim. Biz onun banka hesaplarına da bakmışız. Bankada hiç altın hesabı yok. Esma da yüklü miktarda altın almış. Muhtemelen casus yazılımlarla telefonu teknik takibe alan veyahut da beni bilen birileridir yani bu. Altın alıp, fiziki altın alıp eve koymuş. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Tamam teyzeciğim, sen bizim dediğimizi bizzat yap, talimatlar veriyorlar, yönlendiriyorlar bir bir. En son anneme diyorlar ki Esma'nın yattığı odaya bir bak. Annem diyor, kendine ait özel bir odası yok. Sen geç geç diyor. Peki nerede yatıyor? Annem diyor, kızım böyle bildiğin yer yatağında yatıyor. O zaman kızının elbise dolabına bir git. Bak hangi odadaysa. Annemi o odaya yönlendiriyorlar. Teyzeciğim Esma'nın bir dolabına bak, bir karıştır ortayı kurcala, çekmecelerine bak. Ve gerçekten önceki gün biz tiyatroya gitmiştik. Elimde onar gramlık bileziklerim vardı, künyem vardı. O sabah ben çekmecenin içine bırakıp evden ayrıldım gittim. Allah'a inancınız olsun. Onar gramlık bilezikleri o sabah, o akşamdan da bıraktıklarım oldu. Sabah da künyemi bıraktım. Dedim hastanede çalışıyorum, enfeksiyon sebebidir, çıkarayım en iyisi dedim. Anneme onu teyit ettiriyorlar. Başka ne var odada diyorlar? Baza. Annem diyor yüklük, diyor bir bazanın altına bak, bir yukarı bak ama özellikle bir yeleğe bir yukarıya bak diyorlar. Anneme yüklüğe baktırıyorlar. Evet annem diyor bir poşet var. Poşeti bir indir teyzeciğim aşağıya. Poşette ne var? Annem diyor poşette kutular var. 'Tamam teyze işte o kutulardır. Esma'nın aldığı altınlar o kutular. Bir aç o kutuları. İçlerinde ne var?' Neler olduğunu daha bilmedikleri için annem diyor ki içlerinde işte bilezikler vesaire var. 'Tamam teyzem, o bilezikleri şu an tek tek kutularından çıkar. Hepsini ıslak mendille sil. Amaç operasyon halinde olduğumuz için senin parmak izin de çıkmasın. Emniyetten iki mensup yukarıya göndereceğiz. Özellikle bir sivil polis yukarıya kapıya geliyor. Sessiz bir şekilde bir çantaya bırak, sesini çıkarma, sakın kimseyi de arama, telefon da açıkta kalsın. Hep seninle iletişim içinde olacağız.' Kapıya gelen zanlı, polis olduğunu söylüyor. 'Polis memuru kapıya geldi, sen kapıyı aç teyzem' diyor. O kapıyı çalmayacak, sen kapıyı açacaksın. Uyanıklar çünkü kapıyı çaldı mı parmak izi de çıkıyor" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81941901-27102026722e1598.jpg"/><p><b>"3-4 SAATLİK TELEFON TRAFİĞİ DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Bunların çok uyanık, çok profesyonel dolandırıcılar olduğunu kaydeden Aslan, "Annem kapıyı açıyor. Annem diyor önce dürbünden bakıyorum. Diyor baktım sıfatı pek bana böyle polis olduğu imajı oluşturmadı. Diyor ben telefondaki şahsa diyorum ki, bu polis memuru değil yani çok affedersin bizim Diyarbakır'da sokak züppesi diye tabir ettiğimiz tiptendir. Polisler bu kılıkta olmaz ki demiş. Teyzeciğim biz emniyet mensubuyuz. Zaten biz o kılıklara giriyoruz ki zanlıları, suçlusu falan yakalayalım. Kimse şüphelenmesin, halk şüphelenmesin diye biz o kılığa giriyoruz. Annem de kapıya gelene olduğu gibi çanta dolu, 1 kilo 200 gram 22 ayar değerinde altını eline tutuşturuyor. Biri de gözcülük yapıyor apartmanın içinde. Annem onu da fark ediyor. Gözcülük yapıyor, elini kolunu sallayarak salarak apartmandan dışarıya çıkıyor. Ve annem altınları verdikten sonra da iletişim içinde olun diyor. Saat 12'de annem 09.36 civarında annemi arıyorlar. Telefon zaten savcılığın kontrolünde. Savcılık takip ediyor onları. O saatte annemi arıyor, 3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor. Altınları annem diyor saat 12 civarında almış. Demiş ki teyzeciğim biz şu an altınları götürürüz aşağıda zanlılar sözde karı koca zanlı ya. Onlar aracın içinde. Teyzeciğim biz götüreceğiz, bakalım. Onların çaldığı altınlar olup olmadığını tespit edeceğiz. Annem diyor altınlar gittikten sonra da diyor beni aramışlar. Demişler teyzeciğim, bu gerçekten kızına alın teri, helal parasıymış. Bu altınlar o altınlar değil, bu hırsızların çaldığı altınlar değil. Ben bizzat teyzeme getirip teslim edeceğim demiş. Telefonunu kapatma demiş. İş yerindeydim. Teyzem, Kocaeli'nden beni aradı saat 12.00 civarlarıydı. Kızım dedi, saatlerdir anneni arıyorum telefona cevap veren yok. Hep meşgul, sürekli meşgul çalıyor dedi. Sen bir bak dedi. Zekiye abla, o kadar kişiyle görüşmüyor, konuşmuyor senin annen. Annenin konuşması 1-2 dakikadır. Gerçekten annemi bilenler iyi biliyor. Kapattım, dedim teyzeciğim yoğunum, hastalarla ilgileniyorum. Bugün çarşamba günü, bugün çok yoğun bir gün. İlerleyen saatte tekrar seni arayacağım dedim. Derken saat 13.38 sıraları teyzem tekrar beni aradı. Kızım dedi, vallahi dedi bu durum farklı bir durum sanki dedi. Anneni beşer onar dakika arayla arıyorum. Tekrar hep meşgul, hep meşgul. Aklıma kötü şeyler geliyor. Sakın o 2017'de başına gelen şey gelmiş olmasın dedi. Tamam hemen kapat dedim teyze. Tabii kurum idari amirim, hemşire arkadaşlarla beraber oturuyoruz. Hemen telefona sarıldım, aradım annemi. Arar aramaz düştü. Teyzem bir dakika önce arıyor, meşgul çalıyor. Demek hattın öbür ucunda şebeke elebaşları var. Çünkü demişler saat 14.00-16.00'ya kadar iletişim içinde olacağız seninle. Annem alo der demez baktım sesi kötü geliyor. Anne dedim, sen kiminle konuşuyorsun saatlerdir dedim. Teyzem seni arıyormuş dedim, ulaşamıyormuş sana. Bir baktım ağlamaklı sesi geliyor. Ben önce dedim ki Allah korusun, son yıllarda çok kardeş ölümleri haberini alıyoruz. Ya da benim abim hasta cezaevinde. Acaba onunla ilgili kötü şey mi aldı, haber mi aldı diye. Hayır, hayır dedi, kötü haber değil. Dedim sen şimdi evde misin? Evet dedi. Eee dedim peki teyze neden sana ulaşamıyor? Bak ben hemen aradım, pat diye cevap verdin. Dedi hiç sorma, hiç sorma. Tabii ağlamaklı, kötü bir ses tonu ve psikolojiyle. Kızım senin 14 yıllık emeğini, o alın terini, o helal kazancını ben bizzat kendi ellerimle gelen kapıdaki dolandırıcılara teslim ettim deyip zaten ben sinirlendim. Telefonu suratına kapattım. Teyzeme, kız kardeşime haber verdim. Dedim siz ulaşmaya çalışın. Emniyet yetkililerine ben hastaneden çıkana kadar" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"ZANLILAR TUTUKLANDILAR"</b></p><p>Hemen kız kardeşine haber verdiğini aktaran Aslan, "O da öğretmen. Ona haber verir vermez hemen gidip annemi arıyor. Emniyet yetkililerini arıyor. Annemi alıyor ve beraber Kayapınar'daki Alişan Polis Karakolu'na gidiyorlar. Annemin ifadesini alıyorlar. Asayiş polisindeki, Asayiş Büro Amirliğindeki görevli yetkililerimiz hemen çalışmaya başlıyorlar. Sağ olsunlar, gerçekten çok güzel çalıştılar. Allah razı olsun. 24 saat geçmeden, civardaki kameralardan tespit ettikleri iki zanlının görüntülerine ulaşıyorlar. Zanlıların, apartmanın içinden ellerini kollarını sallaya sallaya çıktıkları ve altın dolu çantayı birbirlerine verdikleri zaten görülüyor. Ardından çantayı sallayarak arka tarafa gidiyorlar. O gün şikâyetçi olduk. Ben de avukat tuttum. Durum savcılığa intikal etti. O zanlılar zaten tutuklandılar. Birinin daha tutuklandığını sonradan öğrendim. Üçüncü zanlının da tutuklandığını Asayiş Büro Amirliğindeki yetkililer bize söylediler. Yani bunların büyük bir şebeke olduğu belli. Altınlar hakkında emniyet yetkilileri şu anda hiç konuşmuyorlar, bize bir şey söylemiyorlar. Takdir edersiniz ki bu işler gizlilik çerçevesinde yürütülüyor. Soruşturma, savcılığın izniyle devam ediyor. Bakalım, bekliyorum. Bence bu, üç beş kişiyle olacak bir şey değil. Bana göre bu, büyük bir şebeke" ifadelerini kullandı.  </p><p>Annesinin ilk dolandırılma öyküsünün 2017 yılında yaşandığına değinen Aslan, "O zaman da telefon dolandırıcılığı söz konusuydu. Annemi arayıp ikna edebilmek için yine benim hangi kamu kurumunda çalıştığımı biliyorlardı. O dönem Dicle Üniversitesi'nde çalışıyordum. Atanıncaya kadar hizmet alımına bağlı olarak hemşirelik yapıyordum. Bunu bile söylüyorlardı. Kız kardeşimin öğretmen olduğunu da söylüyorlardı. İki oğlunun cezaevinde olduğuna kadar her şeyi biliyorlardı. Gayet ikna edici bilgiler veriyorlardı. Nüfustaki bütün bilgilerimizi de tek tek söyleyince annem inanıyor. Ardından anneme, 'senin oğlun suçsuzdur. Masum yere cezaevine atılmış. Biz onu kurtarmak istiyoruz. Dosyasını temyize götüreceğiz, Yargıtay'a götüreceğiz. Onun için bize güvenebilirsin' diyorlar. Annemin hesabında 21 bin tam hatırlamıyorum, öyle bir miktar para vardı. Bu, kredi parasıydı. Sözde annem o krediyi kapatacaktı. Dolandırıcılar annemi arayıp durumu anlatıyorlar. 'Sen hesabındaki parayı bize aktar teyzeciğim. Biz oğlun için avukat tutacağız, dosyasını Yargıtaya, temyize göndereceğiz. Oğlunun masumiyetini kanıtlayacağız.' diyorlar. Annem de o gün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kurulunda heyete girecek. Bu kişiler annemi epey yoruyorlar. Hatta bir ara anneme, 'Teyzeciğim, sen şeker hastasısın. Ağacın altına gir, güneş sana çarpmasın' diyorlar. Çünkü bu olay 26 veya 27 Haziran 2017 tarihinde yaşanıyor. Yani annemin hastalığını bile biliyorlar. Bu nedenle, kesinlikle bu işin içinde bir tanıdık olduğunu düşünüyorum. Annem şu anda 70 yaşında. Ben o dönem Müge Anlı'ya da ulaştım. 2017 yılında bir türlü sıra bana gelmedi. Müge Anlı hanımefendi, altı yedi ay sonra beni aradığında artık zanlıları yakalamış ve parayı ele geçirmiştik. Kendisine, 'Biz parayı ele geçirdik, zanlılar yakalandı' dedim. Hatta şaşkınlık yaşadı. 'Nasıl' diye sordu. 'Diyarbakır Asayiş mi' dedi. Ben de, 'Yok, buna Esma Asayişi desek daha doğru olur' dedim. Çünkü ben internet üzerinden, o çok affedersiniz, adi ve alçak insanların telefon numaralarını, Facebook adreslerini, internet adreslerini ve fotoğraflarını bulmuştum. Şüphelilerden biri Bakırköy'de bir internet barda çalışıyordu. Diğeri ise taksicilik yapıyordu. Bulduğum bilgileri, Müge Anlı'yla olan iletişimim üzerinden sürekli onlara gönderiyordum. Boyuna bu bilgileri gönderince, anlaşılan şebeke elemanları telaşlanmaya başladılar. Muhtemelen, 'Eyvah, bu kadın Müge Anlı'ya çıkarsa ne olacak? Müge Anlı'nın programını izleyen emniyet yetkilileri iğne deliğine girseler bunları yakalayacaklar' diye düşündüler. İlk olayda oldukları için bizi aradılar ve parayı geri göndereceklerini söylediler. Sonunda para da hesabımıza geri geldi" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/diyarbakirda-akilalmaz-do-644_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297122</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pakistan-savunma-bakani-asif-suudi-arabistani-tum-gucumuzle-savunacagiz-297122</link>
      <pubDate>2026-10-27T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pakistan Savunma Bakanı Asıf: Suudi Arabistan'ı tüm gücümüzle savunacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asıf, Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına ilişkin değerlendirmede bulundu. Khawaja Muhammad Asıf, ülkesinin Suudi Arabistan'ı "tüm gücüyle savunacağını" belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pakistan Savunma Bakanı Asıf: Suudi Arabistan'ı tüm gücümüzle savunacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asıf, Geo News kanalına verdiği mülakatta, Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Son dönemlerde Riyad'a yönelik saldırılara ilişkin Asıf, "Suudi Arabistan'ı tüm gücümüzle savunacağız." ifadesini kullandı.</p><p>Asıf, Suudi Arabistan'ı savunmanın, Pakistan'ı savunmak kadar önemli olduğunu söyleyerek, "Allah'ın izniyle, şimdi üç ülkenin anlaşma kapsamında dahil olmasıyla birbirimizin topraklarını her türlü dış saldırıya karşı savunacağız." dedi.</p><p>İran'da Suudi Arabistan ve Türkiye'den üst düzey yetkililerin bulunmasının, bu diplomatik etkileşimin önemine işaret ettiğini belirten Asıf, Tahran'da bölgedeki duruma ilişkin ilerleme kaydedildiğine inandığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/pakistan-savunma-bakani-a-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297121</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bm-yemende-yerinden-edilenlerin-sayisinin-281-bine-ulastigini-bildirdi-297121</link>
      <pubDate>2026-10-27T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM, Yemen'de yerinden edilenlerin sayısının 281 bine ulaştığını bildirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Babar Baloch, çatışmaların yaşandığı Yemen'de yerinden edilenlerin sayısının 281 bine ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM, Yemen'de yerinden edilenlerin sayısının 281 bine ulaştığını bildirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Babar Baloch, AA muhabirinin "Yemen'de çatışmalar devam ediyor. Yerinden edilenlerin sayısı en son 268 bin olarak açıklanmıştı. Bu sayı artmaya devam ediyor mu? Kuşatma altındaki Taiz kentine erişiminiz var mı?" sorusunu yazılı olarak yanıtladı.</p><p>Yemen'de çatışmaların şiddetlenmesi, yeni cephelere yayılması ve son dönemdeki tırmanış nedeniyle yerinden edilen insanların sayısının düzenli olarak arttığına işaret eden Baloch, "Bugün itibarıyla bu sayı 281 bine ulaşmış durumda. Üstelik bu sayı her hafta daha da yükseliyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Baloch, bunun son dönemdeki çatışmaların tırmanışından önce Yemen içinde halihazırda yerinden edilmiş 5,2 milyondan fazla insana ek olarak ortaya çıktığının altını çizdi.</p><p>Taiz ve çevresinde yaşanan çatışmalar ve kötüleşen güvenlik durumunun bölgeye erişimi kısıtladığına ve ana yolların dahi kesilmesine yol açtığına değinen Baloch, "BMMYK'nin Taiz'de sahada görevli personeli bulunmuyor. Şehirde ortak çalıştığımız bir kuruluş mevcut ancak kötüleşen güvenlik koşulları nedeniyle faaliyetleri oldukça kısıtlı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Baloch, Yemen ile ilgili durumun değişkenliğine işaret ederek, bu nedenle tüm bu verilerin her geçen gün değiştiğini vurguladı.</p><p><strong>YEMEN'DEKİ ÇATIŞMALAR</strong></p><p>Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde artarken, İran destekli Husiler, kendilerine yönelik saldırılardan sorumlu tuttukları Suudi Arabistan'ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.</p><p>Yemen, İran destekli Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'yı ve bazı vilayetleri kontrol etmesinin ardından başlayan iç savaşa sahne oluyor.</p><p>Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Mart 2015'ten bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetine destek veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/bm-yemende-yerinden-edile-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-uraloglu-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-ile-gorustu-297120</link>
      <pubDate>2026-10-27T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşmesine ilişkin, "İzmir'de 2. çevre yolunu konuştuk. Projesini bitirdik. Finansman ve yapım yöntemi üzerinde istişarelerde bulunuyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı Bakanlıkta ağırladı. Görüşmede, İzmir'in ulaşım sorunlarının çözümüne yönelik karayolu, raylı sistem ve denizcilik projeleri ele alındı.  </p><p>Bakan Uraloğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından açıklamalarda bulundular. Uraloğlu, İzmir'in ulaşım ihtiyaçları konusunda ortak yürütülebilecek projeleri gözden geçirdiklerini ifade etti.  </p><p>Bakanlık bünyesindeki ilgili ekiplerin kısa süre içerisinde İzmir'e gönderileceğini açıklayan Uraloğlu, "Gerek Karayolları olsun gerek bizim Altyapı Yatırımları, TCDD ve Tersane ve Kıyı Yapıları olsun, bunların hafif raylı sistemlerle beraber bütün ekiplerimizi İzmir'e hemen günler içerisinde inşallah göndereceğiz" şeklinde konuştu.  </p><p>Teknik incelemelerin ardından projelere ilişkin kararların netleştirileceğini belirten Uraloğlu, "Gönderdikten sonra da belli kararları, öncelikle teknik olarak olması gerekenleri beraberce netleştirmiş olacağız. Sonra görev sorumluluk noktasında nasıl işbirliği yaparız, onu kabaca konuşmuş olduk" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81948401-2710202688992fb0.jpg"/><p><b>İZBAN İÇİN KISA, ORTA VE UZUN VADELİ ÇALIŞMALAR</b></p><p>İZBAN'ın İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının ortak projesi olduğunu hatırlatan Uraloğlu, 136 kilometrelik banliyö hattına ihtiyaçların görüşüldüğünü belirtti. Uraloğlu, "İZBAN konusu, İzmir Büyükşehir Belediyemizle Devlet Demiryolları İşletmemizin ortak projesi. 136 kilometrelik bir banliyö hattının işletilmesi kıymetli. Orada yapılması gerekenler var; onları konuştuk Sayın Başkanımızla. Kısa, orta ve uzun vadede hemen vaziyet etmeye başlayacağız orada" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81948402-27102026ff7c6dda.jpg"/><p><b>"İZMİR'DE 2. ÇEVRE YOLUNU KONUŞTUK"</b></p><p>İzmir'de planlanan büyük ulaşım projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uraloğlu, İzmir 2. Çevre Yolu Projesi'nde proje çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Uraloğlu, "İzmir'de 2. çevre yolunu konuştuk. Projesini bitirdik. Finansman ve yapım yöntemi üzerinde istişarelerde bulunuyoruz" açıklamasında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81948403-27102026438e6cd2.jpg"/><p><b>"İZMİR'İN ULAŞIM NOKTASINDAKİ EN BÜYÜK PROJESİNİN 2. ÇEVRE YOLU"</b></p><p>İzmir'in ulaşım ihtiyaçlarının çözümünde büyük projelerin yanı sıra daha küçük ölçekli müdahalelere de önem verdiklerini vurgulayan Uraloğlu, "Şu anda İzmir'in ulaşım noktasındaki en büyük projesinin 2. çevre yolu olduğunu söyleyebilirim. Ama süreç nereden tıkanıyorsa, en önemli yer orasıdır düşüncesiyle ufak yerleri de atlamayacağız bu süreçte" diye konuştu.  </p><p><b>KONAK-KARŞIYAKA ARASINDA TÜP GEÇİŞ PROJESİ DEĞERLENDİRİLECEK</b></p><p>Uraloğlu, İzmir'de deniz altından raylı sistem geçişi sağlanmasına yönelik alternatiflerin de gündeme geldiğini açıkladı.  </p><p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın daha önce gündeme getirdiği Konak-Karşıyaka tüp geçiş projesine ilişkin Uraloğlu, "Yine Başkanımızın daha öncesinden ortaya attığı Konak'tan Karşıyaka tarafına doğru geçecek olan bir tüp geçiş projesi, raylı sistem. Bunun olabilirliğiyle ilgili bir kafa yoracağız" değerlendirmesinde bulundu.  </p><p>Geçmişte planlanan İnciraltı-Çiğli geçiş projesine de değinen Uraloğlu, "Geçmişte İnciraltı'ndan Çiğli'ye doğru giden bir büyük projemiz var ama o hala feasible çıkmıyor. Ama bu yakından olan daha mantıklı gözüküyor. Bunun üzerinde çalışmış olacağız" ifadelerine yer veridi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aw81948404-2710202634fc43f6.jpg"/><p><b>İZMİR'DE YAT LİMANLARI VE RIHTIMLAR DA ELE ALINACAK</b></p><p>Denizcilik alanında İzmir'in ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların da değerlendirileceğini belirten Uraloğlu, "Denizcilik noktasında özellikle, yat limanları olsun mevcut rıhtımların iyileştirilmesi olsun bunları göreceğiz" dedi.  </p><p><b>"BİZ İZBAN'DA BAKANLIĞIMIZLA BERABER BU ORTAKLIKTAN ÇOK MEMNUNUZ"</b></p><p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Bakan Uraloğlu'nun İzmir'in ulaşım sorunlarına gösterdiği ilgi için teşekkür etti.  </p><p>Karayolları, raylı sistemler ve deniz ulaşımı alanlarında kısa, orta ve uzun vadeli çalışmaların ele alındığını ifade eden Tugay, Bakanlık yetkilileri ile belediye ekiplerinin görüşmeler gerçekleştireceğini belirtti.  </p><p>İZBAN'daki iş birliğine değinen Tugay, "Biz İZBAN'da Bakanlığımızla beraber bu ortaklıktan çok memnunuz ve bunun bu şekilde devam etmesini istiyoruz. İZBAN'la ilgili beklentiler var. Bunları karşılayacak adımları Sayın Bakanımızın olurlarıyla beraber hızlıca yapacağız" şeklinde konuştu.  </p><p>Tugay, şehir içi trafik sıkışıklığını azaltacak müdahaleler, raylı sistemlerin geliştirilmesi, yeni marinalar ve mevcut iskelelerin yenilenmesine ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü de ifade etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/bakan-uraloglu-izmir-buyu-804_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-2027de-70-milyar-dolar-turizm-gelirine-ulasmasi-hedefleniyor-297119</link>
      <pubDate>2026-10-27T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 2027'de 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşması hedefleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin turizm gelirinin 2027'de 70 milyar dolara, ziyaretçi sayısının ise 66,6 milyona ulaşması hedefleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin 2027'de 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşması hedefleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'ndan derlenen bilgilere göre, turizmde ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılması, mevcut pazarların güçlendirilmesi ve yüksek harcama eğilimine sahip ziyaretçilere ulaşılması amacıyla çalışmalar yürütülecek.</p><p>Türkiye'nin turizm geliri 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolara ulaştı, ziyaretçi sayısı 63,9 milyon olarak gerçekleşti.</p><p>Bu yıl sonunda turizm gelirinin 65 milyar dolar, ziyaretçi sayısının ise 63,2 milyon kişi olması öngörülüyor. Aynı dönemde kişi başına ortalama harcamanın 1018 dolar, kişi başı gecelik ortalama harcamanın ise 101 dolar seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.</p><p>Gelecek yıl ise turizm gelirinin 70 milyar dolara, ziyaretçi sayısının 66,6 milyona ulaşması hedefleniyor. Kişi başına ortalama harcamanın 1036 dolara, kişi başı gecelik ortalama harcamanın ise 103 dolara yükselmesi bekleniyor.</p><p><strong>AMERİKA VE UZAK DOĞU PAZARLARINA YÖNELİK ÇALIŞMA</strong></p><p>Türkiye'nin turizmde mevcut pazarlarının güçlendirilmesi ve yeni pazarlara ulaşılması amacıyla Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda 81 il için turizm yol haritaları hazırlandı.</p><p>Türkiye'nin dijital tanıtım platformu "goturkiye.com" üzerinden temmuz itibarıyla 105 destinasyon ve 64 deneyimin tanıtımı yapıldı. On dilde içerik sunulan platform, 58,5 milyon tekil ziyaretçiye ulaştı.</p><p>Gelecek yıl "GoTürkiye" çatısı altında yeni temalar ve varış noktaları geliştirilerek, dijital mecralarda tanıtım faaliyetleri sürdürülecek.</p><p>Amerika ve Uzak Doğu pazarlarına yönelik tur operatörleri ve hava yolu şirketleriyle reklam ve ortak bütçeli tanıtım projeleri yürütülecek.</p><p>Ayrıca hedef pazarlarda yüksek gelir gruplarına yönelik tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/turkiyenin-2027de-70-mily-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>