﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296082</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/17-yasindaki-genc-otomobilin-altinda-kaldi-annesinin-feryatlari-yurekleri-dagladi-296082</link>
      <pubDate>2026-10-21T01:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[17 yaşındaki genç otomobilin altında kaldı: Annesinin feryatları yürekleri dağladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[17 yaşındaki Muhammed hayatını kaybetti, annesinin feryadı yürekleri dağladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[17 yaşındaki genç otomobilin altında kaldı: Annesinin feryatları yürekleri dağladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'nın İnegöl ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpıştığı kazada, otomobilin altında kalan 17 yaşındaki Muhammed Beşir Açıkgöz hayatını kaybetti. İtfaiye ekipleri tarafından aracın altından çıkarılan gencin yaşamını yitirdiği belirlendi. Acı haberi alan annesinin olay yerindeki feryatları yürekleri dağladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/5efc7126ed0b435dad11-21102026a193eb02.jpg"/><p>Kaza, saat 23.30 sıralarında Hikmet Şahin Kültürparkı içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Narmin O. (23) yönetimindeki 16 BBT 284 plakalı otomobil ile Muhammed Beşir Açıkgöz (17) idaresindeki 16 CDR 475 plakalı motosiklet çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklet sürücüsü otomobilin altında kaldı.  </p><p><b>İTFAİYE EKİPLERİ KURTARDI, ACI HABER GELDİ</b></p><p>Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri, polis ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, otomobilin altında kalan 17 yaşındaki genci kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Muhammed Beşir Açıkgöz'ün hayatını kaybettiği belirlendi.  </p><p><b>ANNENİN FERYADI YÜREKLERİ DAĞLADI</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/d0a9c7e62bd14fa0b5c4-21102026317eb9f8.jpg"/><p>Acı haberi alan gencin annesi de olay yerine geldi. Oğlunun nerede olduğunu öğrenmeye çalışan anne, "Oğlum nerede. Bir şey söyleyin" diyerek gözyaşları içinde ağıt yaktı. Annenin feryatları, olay yerinde bulunanların yüreğini burktu. Gencin cenazesi, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Kazanın ardından otomobil sürücüsü gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/17-yasindaki-genc-otomobi-441_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296081</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ulastirma-ve-altyapi-bakanligindan-sariyer-aciklarinda-basarili-mudahale-liberya-bayrakli--296081</link>
      <pubDate>2026-10-21T00:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan Sarıyer açıklarında başarılı müdahale: Liberya bayraklı dev tanker kurtarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karadeniz'de ağır hava koşulları nedeniyle karaya oturan Liberya bayraklı "Banda" tankerinin, İstanbul'un Sarıyer ilçesi Kısırkaya açıklarında yürütülen çalışmalar sonucunda kurtarılarak yeniden yüzdürüldüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan Sarıyer açıklarında başarılı müdahale: Liberya bayraklı dev tanker kurtarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulunuldu.</p><p>&quot;Banda&quot; gemisinin kurtarıldığı ifade edilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Karadeniz&#39;de ağır hava koşulları nedeniyle karaya oturan 238 metre boyundaki Liberya bayraklı &#39;Banda&#39; tankeri, İstanbul, Sarıyer Kısırkaya açıklarında yürütülen çalışmalar sonucunda bulunduğu yerden kurtarılarak yüzdürüldü. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüze bağlı balıkadam ekibimizin su altı sörveyinin ardından kurtarma uzmanımız, KEGM-4 botumuz, Nene Hatun acil müdahale gemimiz, &#39;Kurtarma-8&#39; ve &#39;Şark&#39; römorkörlerimizin katılımıyla kurtarma operasyonu başarıyla gerçekleştirildi.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/ulastirma-ve-altyapi-baka-102_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296080</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/spk-pusula-alnus-ve-bulls-yatirim-sirketlerinin-faaliyetleri-durduruldu-296080</link>
      <pubDate>2026-10-21T00:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SPK: Pusula, Alnus ve Bulls yatırım şirketlerinin faaliyetleri durduruldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[SPK'dan yapılan açıklamada, Pusula, Alnus ve Bulls yatırım şirketlerinin faaliyetlerinin durdurulduğu belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SPK: Pusula, Alnus ve Bulls yatırım şirketlerinin faaliyetleri durduruldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu, borsa ve yatırım dünyasını yakından ilgilendiren yeni kararlarını açıkladı.</p><p>Yapılan incelemeler sonucunda üç aracı kurumun faaliyetleri geçici süreyle durduruldu.</p><p>Karardan etkilenen kurumlar; Alnus Yatırım, Bulls Yatırım ve Pusula Yatırım Menkul Değerler oldu.</p><p>Yayınlanan karara göre, söz konusu şirketlerin sermaye piyasası kapsamındaki tüm faaliyetleri 21 Ekim tarihi itibarıyla askıya alındı.</p><p>Gece yarısı saat 00.01 itibarıyla yürürlüğe giren kararın, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda alındığı belirtildi.</p><p>Durdurma kararının ne kadar süreceği ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/spk-pusula-alnus-ve-bulls-961_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296079</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/istesek-su-an-cekiliriz-ama-yetmez-trumptan-canli-yayinda-kafa-karistiran-iran-ve-petrol-cikisi-296079</link>
      <pubDate>2026-10-21T00:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İstesek şu an çekiliriz ama yetmez!" Trump'tan canlı yayında kafa karıştıran İran ve petrol çıkışı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[3 Kasım ara seçimleri öncesinde tırmanan benzin fiyatları nedeniyle sıkışan ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te çelişkili mesajlar verdi. İran'daki askeri varlığı "İstesek şu an çekilebiliriz" sözleriyle savunan Trump, hemen ardından "Bu yetmez, 10 yıl sonrasını da garantiye almalıyız" diyerek savaşın bittiğini ancak operasyonun süreceğini iddia etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İstesek şu an çekiliriz ama yetmez!" Trump'tan canlı yayında kafa karıştıran İran ve petrol çıkışı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir basın toplantısının ardından İran gündemine ilişkin değerlendirmeler yaptı.</p><p>3 Kasım'da ABD'de yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin yüksek akaryakıt fiyatlarından şikayet ettiğini soran bir muhabire yanıt veren Trump, "Başka çarem yoktu. İran ile savaş biter bitmez, ki çok yakında bitecek, petrol fiyatları kaya gibi dibe çakılacak." dedi.</p><p>İran'ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak için yüksek petrol fiyatlarının aslında "ödenmesi gereken küçük bir bedel" olduğunu savunan ABD Başkanı, yakın zamanda fiyatların düşeceğini ve herkesin memnun olacağını ifade etti.</p><p>İran'ın halen yapması gereken bazı şeyler olduğunu ve bunun için savaşın tamamen sona ermediğini anlatan Trump, "İstesek şu anda oradan çekilebiliriz ve harika bir iş çıkarmış olurduk, ancak bu durum benim için yeterli değil. Beş yıl, altı yıl, on yıl sonra da bunun (nükleer silah) gerçekleşmeyeceğinden emin olmalıyız ve öyle de olacak." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/istesek-su-an-cekiliriz-a-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296078</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/7-ilde-bahis-operasyonu-22-kisi-tutuklandi-296078</link>
      <pubDate>2026-10-21T00:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 ilde bahis operasyonu: 22 kişi tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Siirt merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 27 şüpheliden 22'si tutuklandı. Şüphelilerin banka ve kripto hesaplarında 2025-2026 yıllarında 1 milyar 498 milyon 377 bin 676 liralık işlem hacmi tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 ilde bahis operasyonu: 22 kişi tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca "7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlemesi Hakkında Kanuna Muhalefet" suçuna ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 27 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Adliyeye sevk edilen zanlılardan 22'si tutuklandı, 3'ü adli kontrol kararıyla olmak üzere 5 kişi serbest bırakıldı.</p><p>Firari 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor.</p><p>Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca "7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlemesi Hakkında Kanuna Muhalefet" suçuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 17 Ekim'de 30 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.</p><p>Bu kapsamda ülkede yasa dışı faaliyet gösteren, yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden banka hesapları aracılığıyla suç gelirlerini topladığı tespit edilen şüphelilere ait banka ve kripto hesapları incelenmişti. İncelemelerde hesaplar üzerinde 2025-2026 yıllarında toplamda 1 milyar 498 milyon 377 bin 676 lira tutarında işlem hacmi olduğu tespit edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/7-ilde-bahis-operasyonu-2-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296077</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-zelenskiye-artik-anlasma-yapmanin-zamani-geldi-mesaji-296077</link>
      <pubDate>2026-10-20T23:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan Zelenski'ye "artık anlaşma yapmanın zamanı geldi" mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin artık Rusya ile anlaşma yapma zamanının geldiğini belirterek, "ABD, Ukrayna için bir servet harcadı, Avrupa da bir servet harcadı. Avrupa şu anda bundan bıkmış durumda." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan Zelenski'ye "artık anlaşma yapmanın zamanı geldi" mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Oval Ofis&#39;te düzenlediği bir basın toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Rusya ile Ukrayna arasında artık bir anlaşmaya varılması gerektiğini ifade eden ve Moskova&#39;nın anlaşmaya daha istekli olduğunu savunan Trump, Ukrayna liderine anlaşma için çağrıda bulundu.</p><p>Trump, &quot;Zelenskiy&#39;nin artık bir anlaşma yapmasını istiyoruz. İki yıl önce Oval Ofis&#39;te yaptığımız küçük sohbet sırasında bir anlaşma yapabilirdi. Ukrayna&#39;ya bu zamana kadar çok yardım ettim ama artık bu savaşı sona erdirip o gençlerin öldürülmesini engelleme zamanı geldi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Zelenskiy&#39;nin savaşı sona erdirmek için adım atmaması halinde gidişatın &quot;daha kötü&quot; olacağını söyleyen ABD Başkanı, &quot;ABD, Ukrayna için bir servet harcadı, Avrupa da bir servet harcadı. Avrupa şu anda bundan bıkmış durumda.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>RUSYA BU İŞİ HALLETMEK İSTİYOR</b></p><p>Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;ya kıyasla &quot;bir dev&quot; olduğunu ve çok fazla insan gücü ve silah kaynağının bulunduğunu dile getiren Trump, &quot;Bence Rusya bu işi artık halletmek istiyor.&quot; dedi.</p><p>Rus ordusunun savaşın başlarında Kiev&#39;i ele geçirmek amacıyla çok sayıda tankı kente doğru gönderdiği sırada bir komutanın asfalt yol yerine tankları toprak araziye sürmesini hatırlatan Trump, tankların Kiev&#39;e ulaşamadan çamura saplandığını söyledi.<br></p><p>ABD Başkanı, &quot;Yoksa bu savaş 3,5-4 saatte biterdi.&quot; yorumunu yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/trumptan-zelenskiye-artik-526_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296076</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankarada-ego-otobusu-ust-gecidin-ayagina-carpti-24-yarali-296076</link>
      <pubDate>2026-10-20T23:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da EGO otobüsü üst geçidin ayağına çarptı: 24 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Etimesgut ilçesinde yoldan çıkan EGO otobüsünün yaya üst geçidinin ayağına çarpması sonucu ilk belirlemelere göre 24 kişi yaralandı. Otobüste sıkışan şoför kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da EGO otobüsü üst geçidin ayağına çarptı: 24 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erler Mahallesi 2453. Caddesi'nden Etimesgut istikametine doğru giden 530-1 hat numaralı EGO otobüsü yoldan çıkarak yaya üst geçidinin ayağına çarptı.</p><p>Kazanın ardından bölgeye polis ve belediye ekipleri sevk edildi.</p><p>Çarpmanın etkisiyle otobüste sıkışan şoför kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.</p><p>İlk belirlemelere göre kazada yaralanan 24 kişi hastanelere kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ankarada-ego-otobusu-ust--174_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296075</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-uzay-vizyonunda-stratejik-adim-ferganinin-altinci-uydusu-uzayda-296075</link>
      <pubDate>2026-10-20T23:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli uzay vizyonunda stratejik adım! Fergani'nin altıncı uydusu uzayda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Fergani Uzay'ın tamamen milli imkânlarla geliştirdiği altıncı deneme uydusu olan FRG-100D4 uzaya çıktı. Haberleşme ve navigasyon yetenekleriyle donatılan 160 kilogram ağırlığındaki yeni nesil milli uydu, yörüngesine yerleşerek göreve başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli uzay vizyonunda stratejik adım! Fergani'nin altıncı uydusu uzayda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar tarafından kurulan Fergani Uzay Teknolojileri, milli mühendislik kabiliyetiyle geliştirdiği altıncı deneme uydusu olan FRG-100D4'ü, 20 Ekim günü Türkiye saati ile (TSİ) 14.04'te ABD'nin Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü'nden uzaya gönderdi. SpaceX'in Bandwagon-5 görevi kapsamında fırlatılan uydu, fırlatmadan yaklaşık 63 dakika sonra, TSİ 15.07 itibarıyla fırlatma aracından başarıyla ayrılarak 590 km irtifadaki hedef yörüngesine yerleşti.  </p><p><b>UYDUDA YENİ MİLLİ DONANIMLAR</b></p><p>FRG-100D4, Fergani tarafından daha önce fırlatılan uydulara kıyasla barındırdığı teknolojik yeniliklerle önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Uydu üzerinde Fergani bünyesinde tamamen milli olarak geliştirilen, tepki tekeri, manyetik tork çubuğu, manyetometre, IMU, GNSS alıcısı, yönlenebilir güneş panelleri, batarya paketi, rejeneratif modem ve faz dizili anteni gibi kritik bileşenler kullanıldı. Bunun yanında, uydu bünyesinde ileri görevler için yapay zekâ destekli bir bilgisayar da yer alıyor. Fergani mühendisleri tarafından geliştirilen bu milli aviyonik ekipmanların uzayda doğrulanması ve bu teknolojilere uzay tarihçesi kazandırılması, Türkiye'nin uzay teknolojilerindeki tam bağımsızlığı açısından önem taşıyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/hvgmeg4xiaaph-20102026848dca64.jpg"/><p><b>ULUĞ BEY TAKIM UYDU PROJESİNDE YENİ AŞAMA</b></p><p>Fergani tarafından geliştirilen en yüksek güç üretim kapasitesine sahip uydu olan FRG-100D4, ekipman ve alt sistemlerin yerlileştirilmesi açısından çok önemli bir aşamayı ifade ediyor. 160 kg kütleye sahip FRG-100D4 uydusu, daha yüksek yerlilik oranına sahip ekipmanları, geliştirilmiş navigasyon ve genişbant haberleşme faydalı yükleri ile Uluğ Bey Takım Uydu sisteminin hayata geçirilmesi yolunda en önemli adım olarak bugün uzaya gönderildi. Fergani Uzay önümüzdeki 5 yıl içerisinde 200'den fazla uydudan oluşacak Uluğ Bey Takım Uydu Sistemi'ni tamamen öz kaynaklarıyla tamamlamayı hedefliyor. Bu takım uydu sistemi hayata geçtiğinde Türkiye, kendi bağımsız navigasyon ve haberleşme ağına sahip olarak bu kritik yetkinliği dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşabilecek. Bir yandan takım uydular tamamlanırken, diğer yandan milli fırlatma aracının geliştirme çalışmaları da devam ediyor.  </p><p><b>İKİ YILDA 6 UZAY ARACI</b></p><p>FRG-100D4 ile uzaya altıncı uydusunu gönderen Fergani Uzay, 2025 yılının başından bu yana yapılan çalışmalarla uzaydaki rolünü pekiştirmeye devam ediyor. Fergani'nin uzay serüveni, Ocak 2025'te serinin ilk uydusu FGN-100-D1'in fırlatılmasıyla başlamış, ardından 2 Kasım 2025 tarihinde FGN-100-D2 yörüngedeki yerini almıştı. Bu süreci 28 Kasım 2025 tarihinde hibrit itki sistemine sahip Yörünge Transfer Aracı'nın (FGN-TUG-S01) uzaya gönderilmesi takip etti. Sahip olduğu yenilikçi hibrit motor teknolojisi ile uzayda ilk yörünge yükseltme manevrasını gerçekleştiren ve taşıdığı FRG-10D1 küp uyduyu başarılı bir şekilde ayıran FGN-TUG-S01, Türkiye'nin uzay içi lojistik kabiliyeti için önemli bir adım oldu. Fergani tarafından geliştirilen beşinci uzay aracı olan FGN-100-D3 ise 29 Mart 2026 tarihinde uzaya gönderildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/hvgmeg3wwaa4prn-20102026983a27b5.jpg"/><p>Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, "Tamamen öz kaynaklarımızla, ihracattan elde ettiğimiz geliri Ar-Ge'ye dönüştürerek ülkemiz için uzaydaki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki 5 yılda 200'ü aşkın uydudan oluşacak Uluğ Bey Takım Uydu Sistemimizin önemli kilometre taşlarından biri olan FRG100D4 uydumuz uzayda! Bağımsız navigasyon ve haberleşme ağımız ile milli fırlatma aracımızın geliştirme çalışmalarına da hız kesmeden devam ediyoruz" dedi.  </p><p>Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla uydunun başarıyla yörüngesine oturduğunu belirten Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar ise, "Uzay çalışmalarımızdaki 6. uydumuz, FRG-100D4 TR Fergani'nin geliştirdiği, haberleşme ve navigasyon faydalı yüklerini bünyesinde barındıran FRG-100D4 uydusu başarıyla yörüngesine oturdu. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/milli-uzay-vizyonunda-str-903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296074</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-libyali-yetkililer-ile-telefonda-gorustu-296074</link>
      <pubDate>2026-10-20T22:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Libyalı yetkililer ile telefonda görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Libyalı yetkililer Dibeybe ve Hafter ile telefonda görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Libyalı yetkililer ile telefonda görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter ile telefonda görüştü.</p><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, Dibeybe ve Hafter ile telefon görüşmelerinde, Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası konusunda Libya Temsilciler Meclisi tarafından alınan karar için teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-fidan-libyali-yetki-715_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296073</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-karadenizdeki-saldirilara-karsi-ek-gozetleme-ve-adli-unsurlari-sahaya-indiriyor-296073</link>
      <pubDate>2026-10-20T21:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO, Karadeniz'deki saldırılara karşı ek gözetleme ve adli unsurları sahaya indiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO, Karadeniz'de gemilere yönelik saldırıların ardından bölgeye gözetleme, keşif ve adli inceleme destekleri dahil ek unsurlar gönderileceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO, Karadeniz'deki saldırılara karşı ek gözetleme ve adli unsurları sahaya indiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Sözcüsü Allison Hart, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, üye ülkelerin daimi temsilcilerini bir araya getiren Kuzey Atlantik Konseyi&#39;nin Karadeniz&#39;in güvenliğini görüşmek üzere toplandığını belirtti.</p><p>Hart, NATO&#39;nun insansız hava araçlarına karşı koyma kabiliyetleri dahil doğu kanadındaki duruşunu güçlendirdiğini ifade ederek, İttifak&#39;ın gözetleme, keşif ve adli inceleme destekleri dahil bölgeye ek unsurlar sevk edeceğini aktardı.</p><p>NATO Sözcüsü ayrıca, &quot;Birlik içinde hareket etmeye, her türlü tehdide karşı koymaya hazır ve muktedir olduğumuzdan emin olmaya ve bir milyar insanımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Karadeniz&#39;de bir süredir ticari gemilere yönelik saldırılar düzenleniyor.</p><p>13 Ekim&#39;de Bulgaristan&#39;ın Karadeniz açıklarında iki gemi insansız hava aracıyla (İHA) saldırıya uğramış, gemilerden biri batmıştı.</p><p>Son olarak Romanya&#39;nın Karadeniz kıyısı açıklarında San Marino ve Komorlar bayraklı 2 ticari gemiye İHA ile saldırı düzenlenmişti.</p><p>San Marino bayraklı gemide bulunan 12 kişilik mürettebattan 5&#39;inin kurtarıldığı, 7&#39;sinin kaybolduğu belirtilirken Komorlar bayraklı geminin mürettebatının tahliye edildiği ve güvende olduğu aktarılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/nato-karadenizdeki-saldir-658_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296072</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/avrupa-copunu-turkiyeye-dokuyor-yalanina-dmmden-resmi-aciklama-296072</link>
      <pubDate>2026-10-20T21:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Avrupa çöpünü Türkiye'ye döküyor" yalanına DMM'den resmi açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Avrupa çöpünü Türkiye'ye döküyor" yönündeki paylaşımların manipülasyon içerdiğini aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Avrupa çöpünü Türkiye'ye döküyor" yalanına DMM'den resmi açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM'den yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan "Avrupa çöpünü Türkiye'ye döküyor" yönündeki paylaşımların gerçekleri çarpıtan ağır bir manipülasyon içerdiği vurgulandı.</p><p>Sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadeler kaydedildi:</p><p>"Türkiye'ye bertaraf amaçlı atık, tehlikeli madde veya geri dönüştürülemeyen çöp girmesi kesinlikle yasaktır. Ülkemize yalnızca sanayide ham madde olarak kullanılmak üzere temiz, kaynağında ayrıştırılmış atıkların lisanslı tesislerde işlenmek üzere ithalatına izin verilmektedir. Standartlara uygun olmayan hiçbir sevkiyatın ülkemize girişine izin verilmeyip; geldiği ülkeye derhal iadesi sağlanmaktadır. Kabul edilen yükler ise gümrük noktasından tesise ulaşana kadar takip sistemleri ile anlık olarak izlenmektedir. Çevre mevzuatına aykırı hareket eden tesis ve odaklara karşı da sıfır tolerans ilkesiyle denetimler sürdürülmektedir. Konunun çarpıtılarak; özellikle Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde gündeme taşınması kötü niyetli bir algı çalışması olduğunu açıkça göstermektedir. Sıfır Atık Hareketi ile küresel ölçekte çevre politikalarına öncülük eden ülkemizi hedef alan bu tür asılsız ve kamuoyunu yanıltıcı içeriklere itibar edilmemesi, yalnızca yetkili kurum ve makamların resmi açıklamalarının esas alınması önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/avrupa-copunu-turkiyeye-d-947_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296071</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozgur-ozelin-yalani-elinde-patladi-bakan-kurum-kendi-belediyelerinizin-ortakligindan-bile--296071</link>
      <pubDate>2026-10-20T21:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'in yalanı elinde patladı! Bakan Kurum: Kendi belediyelerinizin ortaklığından bile haberiniz yok]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in iddialarına ilişkin, "Ayazağa'da 'dereye imar izni verildi' dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesinin teklifiyle 2022'de İBB'nin onayıyla hayata geçmiştir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özgür Özel'in yalanı elinde patladı! Bakan Kurum: Kendi belediyelerinizin ortaklığından bile haberiniz yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Özel&#39;in Ayazağa&#39;daki acılar üzerinden siyaset yaptığı değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Özel&#39;e yönelik, &quot;Hem İBB&#39;nin projeye ortak olduğundan haberin yok, hem de belediyelerinizin sorumluluklarından&quot; ifadesini kullanan Kurum, şunları kaydetti.</p><p>&quot;Ayazağa&#39;da &#39;dereye imar izni verildi&#39; dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesinin teklifiyle 2022&#39;de İBB&#39;nin onayıyla hayata geçmiştir. Bu projede İBB&#39;nin 1,1 milyar lira satış bedeli ve 4 bin 4 metrekare inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır. Bakanlığımızın sürece dahil olmasının tek nedeni de Sarıyer Belediyesinin inşaat ruhsat sürecini uzatması nedeniyle mağdur olan 950 hak sahibinin sorununun çözülmesi içindir. Ayrıca bölgedeki derenin ıslahı, dere üzerindeki yapıların yıkılması tamamen belediyelerin sorumluluğundadır. Tavsiyem, bir şeyi açıklamadan önce ilgililerine sorun, sonra böyle komik duruma düşüyorsunuz. Ha sordunuz da yine de algı için bu iftiraları atıyorsanız açık açık söyleyelim, boşuna uğraşmayın. Belediyelerinizdeki iş bilmezliklerini, yolsuzluklarını bu yalanlarınızla örtemeyeceksiniz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ozgur-ozelin-yalani-elind-140_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296070</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakanligi-libya-temsilciler-meclisinin-mutabakat-kararini-memnuniyetle-karsiladi-296070</link>
      <pubDate>2026-10-20T20:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisinin mutabakat kararını memnuniyetle karşıladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını onaylamasını memnuniyetle karşıladığını aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisinin mutabakat kararını memnuniyetle karşıladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Libya Temsilciler Meclisi, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan Mutabakat Zaptı'nı onayladı.</p><p>Dışişleri Bakanlığı da onaylanan bu karar ile ilgili yazılı açıklama yaptı.</p><p>Kararın memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada şunlara yer verildi:</p><p>"2019 yılından beri yürürlükte olan Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası konusunda Libya Temsilciler Meclisinin bugün kabul ettiği kararı memnuniyetle karşılıyoruz.</p><p>Söz konusu Mutabakat Muhtırası uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözetmekte olup ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin daha da derinleşmesine katkı sağlamaktadır.</p><p>Türkiye, uluslararası hukuka saygılı tutumu doğrultusunda, Akdeniz havzasında güven, istikrar ve barışın temini için tüm ortaklarla birlikte çalışma iradesini sürdürecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/disisleri-bakanligi-libya-392_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296069</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turk-savunma-sanayii-son-4-yilda-30-milyar-dolari-asarak-kuresel-guc-oldu-296069</link>
      <pubDate>2026-10-20T20:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk savunma sanayii son 4 yılda 30 milyar doları aşarak küresel güç oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), seri üretim ve ihracat odaklı çalışmalarıyla 2023-2026 döneminde 30 milyar doları aşkın ihracata ulaştı. Böylece söz konusu dönemde gerçekleştirilen ihracat, sektörün son 14 yıldaki toplam ihracatının yüzde 55'inden fazlasını oluşturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk savunma sanayii son 4 yılda 30 milyar doları aşarak küresel güç oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik mutabakat zaptı, Katar'ın başkenti Doha'da imzalanacak.</p><p>Türkiye, savunma sanayiinde geliştirdiği kabiliyetleri dost ve müttefik ülkelerle stratejik iş birliklerine dönüştürmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), ihracat ve savunma diplomasisini stratejik öncelikleri arasında konumlandırarak ülkeler arasındaki karşılıklı güveni güçlendiren iş birliği süreçlerini üst düzey koordinasyonla yürütüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/mmu2037726-2010202619fe9c46.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleri ve öncülüğünde sürdürülen çalışmalar, savunma sanayii iş birliklerinin Türkiye'nin dış politikasını destekleyen stratejik bir unsur olarak gelişmesine katkı sağlıyor. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün göreve gelmesiyle birlikte seri üretim ve ihracat odaklı çalışmaların ivme kazanması, Türkiye'nin uluslararası savunma sanayii iş birliklerindeki konumunu güçlendiriyor.</p><p>SSB koordinasyonunda dost ve müttefik ülkelerle hayata geçirilen projeler, yeni ve kapsamlı ortaklıkların önünü açıyor. Doha'da imzalanacak mutabakat zaptı, Türkiye'nin savunma sanayii alanında geliştirdiği çok taraflı iş birliği yaklaşımının somut örneklerinden birini oluşturuyor.</p><p>Karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve altyapının geliştirilmesiyle başlayan bu süreç, tedarik zincirlerinin bütünleşmesi ve ortak üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesiyle daha ileri bir aşamaya taşınıyor.</p><p><b>SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATININ YÜZDE 55'İNDEN FAZLASI SON 4 YILDA GERÇEKLEŞTİ</b></p><p>Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSİ) verilerine göre Türk savunma ve havacılık sektörü, 2012-2026 döneminde, 2026 yılının ilk dokuz ayı dâhil olmak üzere yaklaşık 54 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p><p>SSB'nin seri üretim ve ihracat odaklı çalışmalarıyla 2023-2026 döneminde 30 milyar doları aşkın ihracata ulaşıldı. Böylece söz konusu dönemde gerçekleştirilen ihracat, sektörün son 14 yıldaki toplam ihracatının yüzde 55'inden fazlasını oluşturdu.</p><p>Savunma ve havacılık sanayii ihracatı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 48 artarak 10 milyar doların üzerine çıktı. Son 12 aylık ihracat ise ilk kez 11 milyar dolar seviyesini aştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/balksz1kurtarldkurta-20102026560690cc.jpg"/><p>Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Türkiye, son beş yılda silah ihracatını yüzde 122 artırarak dünyanın 11'inci büyük tedarikçisi konumuna yükseldi. Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının yüzde 56'sı NATO müttefiklerine gerçekleştiriliyor.</p><p><b>SAVUNMA DİPLOMASİSİNDE ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ ÖNE ÇIKIYOR</b></p><p>SSB, dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğü savunma sanayii iş birliklerinde uzun vadeli stratejik ortaklıkların geliştirilmesini esas alıyor. Platform tedarikinin yanı sıra birlikte çalışabilirlik, ortak üretim ve teknoloji transferi, bu yaklaşımın temel unsurlarını oluşturuyor.</p><p>Doha'da imzalanacak mutabakat zaptı da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında hâlihazırda yürütülen savunma sanayii iş birlikleri üzerine inşa ediliyor.</p><p><b>KATAR İLE SAVUNMA SANAYİİ İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kazandırılan Bayraktar TB2 SİHA'lar, zırhlı araçlar, hücumbotlar ve diğer savunma sanayii çözümleri, iki ülke arasındaki iş birliğinin önemli örneklerini oluşturuyor.</p><p>Katar Savunma Bakanlığı iştiraki Barzan Holding ile ASELSAN, STM ve MKE gibi Türk savunma sanayii firmaları arasında çeşitli iş birliği anlaşmaları geçmiş yıllarda imzalandı. Bu kapsamda Türk firmalarının Katar'da hayata geçirdiği projeler, üçüncü ülkelere de çözüm olarak sunulabiliyor.</p><p>ASELSAN ile Barzan Holding ortaklığında Katar'da kurulan BARQ şirketi aracılığıyla Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (SARP) ve elektro-optik cihazların montaj, üretim ve kalibrasyon faaliyetleri Katar'da gerçekleştirilmeye başlandı.</p><p><b>PAKİSTAN İLE DENİZ PLATFORMLARINDA İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Pakistan ile ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen PN MİLGEM (Babur Sınıfı) Korvet Projesi kapsamında dört geminin ilk ikisi İstanbul'da, diğer ikisi ise Karaçi Tersanesi'nde inşa edildi.</p><p>Proje kapsamında Karaçi Tersanesi'nin üretim altyapısı modernize edilirken gemi inşa ve donatım mühendisliği alanlarındaki kabiliyetler yerel iş gücüne aktarıldı.</p><p><b>ENDONEZYA İLE ORTAK TANK GELİŞTİRME VE ÜRETİM</b></p><p>Endonezya ile yürütülen KAPLAN MT Orta Sınıf Tank Geliştirme Projesi, Savunma Sanayii Başkanlığı ile Endonezya Savunma Bakanlığı arasında imzalanan devletler arası anlaşma kapsamında hayata geçirildi.</p><p>KAPLAN MT, FNSS ile Endonezyalı PT Pindad tarafından ortak tasarımla geliştirildi. FNSS, prototiplerin ve ilk seri üretim KAPLAN MT tanklarının üretimini gerçekleştirerek Endonezyalı kullanıcılara teslim etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/trkyetarhnnenbyksavu-20102026fd12628f.jpg"/><p>FNSS'nin daha önce de başarıyla uyguladığı teknoloji transferi modeli doğrultusunda KAPLAN MT tanklarının üretimi, Endonezya'da PT Pindad tarafından sürdürülüyor.</p><p>Türkiye'nin savunma sanayiinde benimsediği ortak üretim ve teknoloji transferine dayalı iş birliği yaklaşımı, dost ve müttefik ülkelerle diplomatik ilişkilerin sanayi alanında da güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu iş birlikleri, uzun vadeli ortaklıkların gelişmesini desteklerken Türk savunma sanayiinin küresel ölçekteki konumunu pekiştiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turk-savunma-sanayii-son--868_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296068</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-abdye-zehir-zemberek-sozler-kendi-yarattiginiz-batakliga-saplandiniz-296068</link>
      <pubDate>2026-10-20T20:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye zehir zemberek sözler: Kendi yarattığınız bataklığa saplandınız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin ABD tarafına sunduğu şartlar hakkında, “ABD 7 şartı uygulamadıkça İran'ın güvenini kazanamaz.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan ABD'ye zehir zemberek sözler: Kendi yarattığınız bataklığa saplandınız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, Kalibaf, İran ile ABD arasında arabulucu ülkelerden olan Pakistan'ın Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile başkent Tahran'da görüştü.</p><p>Kalibaf görüşmede, "ABD 7 şartı uygulamadıkça İran'ın güvenini kazanamaz. Askeri tehdit ve kışkırtmalar kararlarımıza etki edemez." ifadelerini kullandı.</p><p>Ülkesinin ABD'ye karşı uzun yıllardır güven duymadığını vurgulayan Kalibaf, ABD'nin mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesinin bu güvensizliği daha da artırdığını belirtti.</p><p>Kalibaf, ABD'nin İran'a karşı başlattığı saldırılarla birlikte bataklığa saplandığını ve bataklıktan çıkmaları için ABD'nin adım atması gerektiğini söyledi.</p><p>Öte yandan Münir, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai ile de bir araya geldi.</p><p>Rezai görüşme sırasında, hiçbir koşulda zenginleştirilmiş nükleer maddelerin İran dışına çıkarılmayacağını belirtti.</p><p>Nükleer maddelerin ülke için bir sermaye olduğunu vurgulayan Rızai, "İran halkının tamamı ve yetkililer ABD tarafından güven sağlanmadığı sürece hiçbir müzakereye girilmeyeceği ve İran'ın şartlarının getirilmesi gerektiği konusunda kesin karara varmıştır." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/irandan-abdye-zehir-zembe-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296067</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-sari-yelekli-gosterilerine-karsi-siki-onlem-polis-sayisi-artirilacak-296067</link>
      <pubDate>2026-10-20T19:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da sarı yelekli gösterilerine karşı sıkı önlem: Polis sayısı artırılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa hükümeti, sarı yeleklilerin 24 Ekim'de düzenlemeyi planladığı gösteriler öncesinde güvenlik önlemlerini artıracağını açıkladı. Başbakan Sebastien Lecornu ve İçişleri Bakanı Laurent Nunez, polis sayısının artırılacağını ve bazı bölgelerde sokağa çıkma yasaklarının süreceğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da sarı yelekli gösterilerine karşı sıkı önlem: Polis sayısı artırılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da hükümet, sarı yeleklilerin 24 Ekim'de yapmayı planladığı gösteriler öncesinde güvenlik önlemlerini sıkılaştırma kararı aldı. Paris'te Ulusal Meclis Genel Kurulunda hükümete yönelik soru faslında konuşan yetkililer, olası şiddet olaylarına karşı yeni tedbirler açıkladı.</p><p><b>LECORNU'DAN SIKI ÖNLEM AÇIKLAMASI</b></p><p>Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, 24 Ekim'de ülke genelinde planlanan sarı yeleklilerin gösterileri kapsamında yoğun önlemler alınacağını duyurdu. Farklı bölgelerde uygulanan kısmi sokağa çıkma yasaklarının devam edeceğini belirten Lecornu, esnafın dükkanlarının bir daha yağmalanmasını istemediklerini vurguladı. Lecornu, sarı yeleklilerin 17 Ekim'deki gösterileri sırasında bazı kentlerde zaman zaman kontrolün kaybedildiğini anımsatarak, isyancı grupların Elysee Sarayı'na ve Başbakanlığa doğru yürümesine izin vermediklerini kaydetti.</p><p><b>POLİS SAYISI ARTIRILACAK</b></p><p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez de, 24 Ekim'deki gösterilerde görevlendirilecek polis sayısının ve imkanlarının artırılacağını bildirdi. Nunez, gösteriler çerçevesinde Sentinelle adlı terörle mücadele operasyonunda görev yapan askerleri, kolluk kuvvetlerinin yerine belirli noktaların güvenliğini sağlamak üzere görevlendirmeyi planladıklarını aktardı. İstihbarat birimlerinin hafta sonu yaşanan şiddet olaylarıyla ilgili solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisini suçlamasının istendiği yönündeki iddiaya Nunez, bu iddianın yalan olduğunu, ülkedeki istihbarat birimlerinin muhalif partiler hakkında çalışmadığını söyledi. Nunez, LFI Partisini ateşe körükle gitmekle suçlayarak, 17 Ekim'deki gösterilerde yaşanan ciddi olaylarda partinin de payı olduğunu savundu.</p><p><b>17 EKİM GÖSTERİLERİNDE BİNLERCE GÖZALTI</b></p><p>Öğrencilerin de desteklediği sarı yelekliler, hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı 17 Ekim'de ülke genelinde gösteriler düzenlemişti. Gösterilerde yaklaşık 2 bin 500 kişi gözaltına alınırken, 1000'i aşkın polis, jandarma eri ve itfaiyeci yaralanmıştı. Şiddet olaylarının yaşandığı gösterilerde yaklaşık 3 bin iş yeri hasar görmüş veya yağmalanmıştı. Hükümet, olası eylemleri önlemek amacıyla Paris, Lille, Lyon ve Nice şehirleri başta olmak üzere bazı bölgelerde kısmi sokağa çıkma yasağı uygulama kararı almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/fransada-sari-yelekli-gos-618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296066</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-turkiye-azerbaycan-kardesligini-hedef-alan-algi-operasyonuna-yalanlama-296066</link>
      <pubDate>2026-10-20T19:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini hedef alan algı operasyonuna yalanlama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, 'Azerbaycan'da Türk bayrağının indirilmeye çalışıldığı' yönündeki iddiaların dezenformasyon içerdiği açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini hedef alan algı operasyonuna yalanlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan 'Azerbaycan'da Türk bayrağının indirilmeye çalışıldığı' yönündeki iddialar dezenformasyon içermektedir. Bahse konu görüntüler eski tarihlidir. Görüntülerin çekildiği dönemde bayrağımıza yönelik olumsuz bir eylemde bulunmaya çalışan provokatöre ilk ve en sert tepkiyi yine bizzat Azerbaycanlı kardeşlerimiz vermiştir. Türk bayrağının indirilmesi gibi bir durum yaşanmamıştır. Eski içerikleri kurgulayıp; bağlamından kopararak yeniymiş gibi dolaşıma sokanlar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını hedef almaktadır. Kamuoyunun bu tarz algı operasyonlarına karşı hassas ve dikkatli olması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/dmmden-turkiye-azerbaycan-625_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296065</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/boludaki-irtikap-davasinda-karar-cikti-tanju-ozcan-7-yil-hapis-cezasina-carptirildi-296065</link>
      <pubDate>2026-10-20T19:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bolu'daki irtikap davasında karar çıktı: Tanju Özcan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bolu Belediyesi'ne yönelik "irtikap" davasında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan, marketler olayıyla ilgili 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bolu'daki irtikap davasında karar çıktı: Tanju Özcan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Belediyesi'ne yönelik "irtikap" davasında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan, marketler olayıyla ilgili 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.</p><article><p>Kurban olayı kapsamında ise 34 mağdur yönünden Tanju Özcan hakkında her mağdur için 1 yıl 15 gün ile 1 yıl 8 ay arasında verilen hapis cezası ertelendi. Dolandırıcılık suçundan ise Özcan beraat etti.</p></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/boludaki-irtikap-davasind-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296064</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sarigul-dosyasinda-sok-ses-kaydi-imamoglunun-bize-yaptigi-kallesligi-kimse-yapmaz-296064</link>
      <pubDate>2026-10-20T19:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sarıgül dosyasında şok ses kaydı: İmamoğlu'nun bize yaptığı kalleşliği kimse yapmaz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sarıgül ailesini odağına alan milyar avroluk kara para aklama soruşturmasının dosyasına giren ses kayıtlarında, Mustafa Sarıgül'ün Ekrem İmamoğlu hakkındaki "Bize yaptığı kalleşliği kimse yapmaz" ifadeleri dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sarıgül dosyasında şok ses kaydı: İmamoğlu'nun bize yaptığı kalleşliği kimse yapmaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarıgül ailesinin merkezinde yer aldığı iddia edilen milyar avroluk para trafiği, kara para aklama ve lüks yat soruşturmasında çarpıcı gelişmeler yaşandı. Dosyaya giren ses kayıtlarında, Mustafa Sarıgül'ün Ekrem İmamoğlu hakkında söylediği iddia edilen sözler dikkat çekti. Ses kayıtlarında Sarıgül'ün "İmamoğlu'nun bize yaptığı kalleşliği kimse yapmaz" dediği duyuldu.</p><article data-mg-article-url="https://www.aksam.com.tr/guncel/sarigul-dosyasinda-sok-ses-kaydi-imamoglunun-bize-yaptigi-kallesligi-kimse-yapmaz/haber-1707744"></article><p>İstanbul'da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.</p><p><b>SARIGÜL'E AİT SES KAYDI ÇIKTI</b></p><p>Milyar euroluk iddialar, milyonlarca dolarlık lüks yat ve gündem olan ses kayıtlarının yer aldığı Sarıgül ailesi merkezli soruşturmada adli bilişim ve bilirkişi incelemeleri tamamlandı.</p><p>24 TV'de yer alan habere göre, dosyaya giren dijital materyallerin incelenmesiyle, soruşturmanın arka planına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Ancak dosyanın en çok konuşulan bölümü, Mustafa Sarıgül'e ait olduğu değerlendirilen ses kaydı oldu. Ses kaydında, adı yolsuzluk davalarıyla anılan Ekrem İmamoğlu'nun adı geçti.</p><b>"İMAMOĞLU'NUN BİZE YAPTIĞI KALLEŞLİĞİ KİMSE YAPMAZ"</b><p>İddiaya göre, Mustafa Sarıgül ile Alman iş insanlarının temsilcisi Sinan Çampınar arasında geçen görüşme, bilirkişi raporuyla çözümlenerek soruşturma dosyasına girdi. Mustafa Sarıgül'ün, İmamoğlu için "İmamoğlu'nun bize yaptığı kalleşliği kimse yapmaz, sen canını sıkma." dediği öne sürüldü.</p><p>Çampınar'ın ise bu sözlere, "Hakediyor başkanım. Bir kodeks vardı, yola gittiğin adam satılmaz." diye karşılık verdiği iddia edildi.</p><p><b>SORUŞTURMA AVRUPA'YA UZANDI</b></p><p>Sarıgül'ün bu diyaloğun devamında küfür içeren bir ifade kullandığı da dosyaya yansıdı. Bu kapsamda soruşturmanın mali boyutunun yanında, siyasi tarafı da incelemeye alındı. Söz konusu ses kaydında geçen iddiaların hukuki değerlendirmesi, soruşturma sürecinde netleşecek.</p><p>Dosyadaki iddialar bununla da sınırlı kalmadı. İş insanlarının tehdit iddialarıyla ilgili suç duyurusunda bulunduğu, Alman şirketlerin vekillerinin de Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki adli makamlara başvurarak Türkiye merkezli para akışlarının araştırılmasını istediği belirtildi.</p><p><b>SÜPER LÜKS YAT "UNIQUE NAZ"</b></p><p>Soruşturmanın bir diğer önemli başlığı ise Göcek Marina'da demirli, 5 milyon dolar değerindeki "Unıque Naz" isimli süper lüks yat. Dosyada, Emir Sarıgül'ün mağdur temsilcileriyle yaptığı iddia edilen telefon görüşmelerine ait küfür ve tehdit içerikli kayıtlar da bulunuyor.</p><p>Kayıtlarda, "Ben çocuklarımı o tekneden indirmeyeceğim." sözlerinin yer aldığı iddia edildi. Ayrıca Mustafa Sarıgül'ün mağdurlara "Biz emanetçiyiz." dediği, Aylin Kotil'in şirketten çıkarılmasına yönelik planlar yapıldığı ve gayrimenkul devirlerinde yüzde 20 ek kâr marjı uygulandığı iddiaları da dosyada yer aldı.</p><p><b style="">MUSTAFA SARIGÜL HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENECEK</b></p><p>Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından Ömer Sarıgül, Aylin Kotil ve gazeteci Murat Ağırel'in de aralarında bulunduğu 15 isim tutuklandı.</p><p>Mustafa Sarıgül hakkında ise milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle fezleke düzenlenmesi için evraklar Ankara cumhuriyet başsavcılığına gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/sarigul-dosyasinda-sok-se-356_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296063</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kan-donduran-cinayette-tutuklama-karari-geldi-sevgilisinin-esini-oldurup-evinin-bahcesine-gommus-296063</link>
      <pubDate>2026-10-20T18:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kan donduran cinayette tutuklama kararı geldi! Sevgilisinin eşini öldürüp evinin bahçesine gömmüş]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Osmaniye'de 10 yıl önce kaybolan 27 yaşındaki Mehmet Çabuk'un öldürüldüğü iddiasıyla gözaltına alınan eski eşi tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kan donduran cinayette tutuklama kararı geldi! Sevgilisinin eşini öldürüp evinin bahçesine gömmüş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Çabuk&#39;un kız kardeşinin bir televizyon programına katılarak ağabeyinin 10 yıl önce eski eşi ve onun kocası tarafından öldürülmüş olabileceği iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan İlknur D. ve kayınvalidesi Selma D&#39;nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/b6d8888cef454f428310-20102026ff4a0558.jpg"/><p>Adliyeye sevk edilen zanlılardan İlknur D. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, Selma D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><p><b>OLAY</b></p><p>Bir televizyon programına katılan Aynur Çabuk&#39;un, 2016&#39;dan beri haber alınamayan ağabeyinin, eski eşi İlknur D. (34) ve kocası İbrahim Ozan D. (35) tarafından öldürülmüş olabileceği iddiası üzerine Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı.<br></p><p>Soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İlknur D. ve kayınvalidesi Selma D&#39;yi (69) İstanbul&#39;da gözaltına alıp Osmaniye&#39;ye getirmişti. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/69f47d7d163e4e4fb835-201020260aa33c0d.jpg"/><p>İlknur D&#39;nin başka suçtan tutuklu eşi İbrahim Ozan D, cezaevinde verdiği ifadede, Çabuk&#39;u öldürüp annesinin Akyar köyündeki evinin bahçesine gömdüğünü itiraf etmişti. <br></p><p>Jandarma ekiplerince adrese götürülen İbrahim Ozan D&#39;nin gösterdiği yerde polis kontrolünde iş makinesiyle yapılan kazıda bulunan ve Mehmet Çabuk&#39;a ait olduğu değerlendirilen kemikler, incelenmesi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna gönderilmişti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kan-donduran-cinayette-tu-767_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296062</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/whatsapp-yazismalari-ve-bebek-kataloglari-ortaya-cikti-konfeksiyon-iscisi-kadinin-kurdugu-kirli-cark-296062</link>
      <pubDate>2026-10-20T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp yazışmaları ve bebek katalogları ortaya çıktı! "Konfeksiyon işçisi" kadının kurduğu kirli çark]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli yasa dışı üreme hücresi ticareti operasyonunda haklarında adli işlem başlatılarak gözaltına alınan şüpheli sayısı 42'ye yükselirken, yumurtalarını para karşılığı satan donör kadınların katalogdaki yazışmaları deşifre oldu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp yazışmaları ve bebek katalogları ortaya çıktı! "Konfeksiyon işçisi" kadının kurduğu kirli çark]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Emniyeti Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şubesince yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti ile ilgili soruşturma çok yönlü devam ediyor. CİMER üzerinden yapılan ihbar üzerine başlatılan soruşturmada, bir şebeke tarafından Türk vatandaşı kadınların yumurtalarını yurtdışına satıldığı tespit edilmişti. İstanbul merkezli 14 ilde yapılan yasa dışı üreme hücresi ticareti operasyonunda haklarında adli işlem başlatılan 53 zanlıdan 42'sinin gözaltına alındığı öğrenildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw814446012010202660-20102026dbec27a0.jpg"/><p><b>DONÖR KADINLARIN ÖZELLİKLERİ KATALOGDA</b></p><p>Yumurtalarını para karşılığı satan donör kadınların katalogdaki yazışmaları ortaya çıktı. Elde edilen yeni belgeler tüyler ürpertti. Örgüt lideri Hacer T.'nin dijital verilerinden üreme hücrelerini satan donör kadınların göz ve saç renkleri ile kan grupları gibi kriter ve niteliklerine yer verilen Whatsapp yazışmaları gün yüzüne çıkarken, doğacak bebeklerin bu özelliklere yatkın olacağı öne sürüldü. Donör kadınların fotoğraflarının da alıcılara bu şekilde pazarlandığı anlaşıldı.  </p><p>Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre SGK kayıtlarında 6 yıl öncesine kadar "konfeksiyon işçisi" olarak görünen örgüt lideri Hacer T.'nin, ilk aşamada bir arkadaşı sayesinde donörlük yapmaya başladığı, zaman içerisinde sistemi öğrenerek haksız kazanç elde etmek amacıyla yeni donör kadınları kendisi bulup şebeke kurduğu belirtildi. Pendik'te özel bir hastanede çalışan kadın doğum uzmanı Soner S. adlı bir doktorun organizasyonu ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine (KKTC) üç ayrı hastane ile doğrudan temas kuran örgütün üyeleri, zaman içerisinde Türkiye'nin çeşitli illerinde görev yapan doktorlarla anlaşarak kayıt dışı muayenehanelerde hazırlık süreçlerinin takibini de yerine getirdi.  </p><p>Şebekenin lideri Hacer T.'nin sevgilisi Muammer T.'nin yumurta başına 100 dolar kazandığı iddia edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81444602201020267f-20102026e1a67746.jpg"/><p>Son altı yılda donörlükle başlayan sürecin sonunda örgütün lideri olan Hacer T.'nin dijital incelemelerinde bazı kataloglar olduğu ortaya çıkartıldı. Bu kataloglarda donör olarak yumurta hücresi alınan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerine ilişkin bilgiler kayıt altına alınarak potansiyel alıcılarla paylaşıldı. Gürcistan ve Arnavutluk'taki kliniklerin renkli göz ve sarı saç kriterlerinin dışında kadınlardan yumurta almadıkları tespit edildi. Kıbrıs'ta kliniği olan Hayat İ. isimli doktor da gözaltına alındı. KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'ın Batum kentine giden donör kadınlar ile şebeke liderinin, söz konusu işlemlerden dolayı ilk tespitlere göre 2 milyon Avro kirli kazanç sağladıkları anlaşıldı.  </p><p><b>GÖZ, SAÇ VE TEN RENGİ İLE KAN GRUBU GİBİ ÖZELLİKLER ARŞİVLENMİŞ</b></p><p>Biyolojik olarak annenin doğuran değil yumurta hücresi kullanılan kişi olması sebebiyle şebeke, yumurta sahibi olan kadınların şahsi bilgilerini pazarlamak üzere edindikleri; bu verileri de muhtelif alıcılara aktardıkları ortaya çıktı. Buna göre kan grubu saç, göz ve ten rengi gibi özellikleri arşiv kaydıyla, bebeklerin bu özelliklere sahip olacağının alıcılara bildirildiği Whatsapp yazışmaları ortaya çıktı. Yumurta hücresi alınan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerinin kayıt altına alınarak potansiyel alıcılara sunulduğu belirlendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81444603201020268f-20102026b3bd9aae.jpg"/><p>Donörlerin görsellerinin de sözde alıcı kişilere fiziksel ve kişisel özellikleriyle iletildiği kaydedildi. Şebekenin, bu kriterler üzerinden fiyat tarifesi oluşturduğu tespit edildi.  </p><p>İstanbul merkezli yasa dışı üreme hücresi ticareti operasyonu kapsamında 34'ü donör kadın, 4 doktor ve 4 organizatör olmak üzere şu ana kadar 42 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların polisteki ifade işlemleri sürerken, firari 11 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsapp-yazismalari-ve-b-890_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296061</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israil-lubnandaki-isgali-itiraf-etti-60-koy-yerle-bir-edildi-200-bin-insan-suruldu-296061</link>
      <pubDate>2026-10-20T18:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail Lübnan'daki işgali itiraf etti! 60 köy yerle bir edildi, 200 bin insan sürüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttukları 700 kilometrekarelik bir alanda 60'ın üzerinde köyü yerle bir ettiklerini ve 200 bin sivili sürgün ettiklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail Lübnan'daki işgali itiraf etti! 60 köy yerle bir edildi, 200 bin insan sürüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Katz, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından Lübnan'ın güneyinde sürdürdükleri işgale ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>Katz, batıda Akdeniz kıyılarından, doğuda Beaufort (Şakif) Kalesi, Ali et-Tahir Sırtları ve Şeyh (Hermon) Dağı&#39;na kadar Lübnan&#39;ın güneyinde 700 kilometrekarelik bir alanı işgal altında tuttuklarını belirtti.</p><p>İsrail ordusunun işgal ettiği sarı hattın güneyinde yaşayan 200 bin Lübnanlıyı sürgün ettiklerini kaydeden Katz, bölgedeki 60&#39;ın üzerindeki köyde 23 bin evi yerle bir ettiklerini aktardı.</p><p>Katz, Hizbullah silahsızlandırılmadıkça İsrail ordusunun Lübnan&#39;ın güneyindeki işgalini sürdüreceğini belirterek İsrail'in kuzeyine saldırılar olması halinde başkent Beyrut'u hedef almakla tehdit etti.</p><p>İsrail ile İran arasında yeniden yükselebilecek gerilime müdahil olması halinde Hizbullah'a ağır darbe indirecekleri tehdidinde bulunan Katz, İsrail ordusunun Lübnan&#39;ın güneyindeki Nebatiye vilayeti ve Litani Nehri&#39;ne doğru işgali genişletmeye hazır olduğunu aktardı.</p><p><b>&#8288;İSRAİL'İN LÜBNAN'DAKİ SALDIRILARI VE ATEŞKES SÜRECİ</b></p><p>İsrail ordusu, Lübnan&#39;a 2 Mart&#39;ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde onlarca beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti, saldırılarla birlikte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p>Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan&#39;da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.</p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, 12 Ekim&#39;deki son açıklamasında, İsrail&#39;in 2 Mart&#39;tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda en az 4 bin 389 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p><p>Öte yandan İsrail ve Lübnan, 26 Haziran&#39;da ABD&#39;nin arabuluculuğunda iki ülke arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmeyi ve uzun vadeli barışı sağlamayı amaçlayan bir &quot;çerçeve anlaşma&quot; imzalamıştı.</p><p>Anlaşma, İsrail&#39;in işgal ettiği Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini ve taraflar arasındaki müzakere sürecinin sürdürülmesini öngörüyor. Ancak İsrail varılan anlaşmaya rağmen Lübnan&#39;daki işgalini ve saldırılarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/katil-israil-lubnandaki-i-821_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296060</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tff-merkez-hakem-kurulu-baskanligina-anthony-taylor-getirildi-296060</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TFF Merkez Hakem Kurulu başkanlığına Anthony Taylor getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu, Merkez Hakem Kurulu başkanlığına Anthony Taylor'ın getirildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TFF Merkez Hakem Kurulu başkanlığına Anthony Taylor getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Merkez Hakem Kurulu (MHK) başkanlığına Anthony Taylor'ın getirildiğini duyurdu.</p><p>Yönetim kurulu toplantısında alınan kararlara ilişkin TFF'nin internet sitesinden yapılan açıklamada, "Merkez Hakem Kurulunda boşalan üyeliklere ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda; MHK başkanlığına halen Elit Hakem Direktörü olarak görev yapan Anthony Taylor; MHK üyeliklerine ise halen Kadın Hakemlerden Sorumlu Eğitimci olarak görevine devam eden Alan Snoddy, Igor Radojicic ve Barış Şimşek getirilmiştir." denildi.</p><p><b>YAYIN İHALESİNE İLİŞKİN SÜREÇ 30 KASIM'DA SONUÇLANDIRILACAK</b></p><p>Yayın ihalesine ilişkin sürecin 30 Kasım'da sonuçlandırılmasına karar verildiği belirtilirken maç öncesinde ve maç sonrasında hakemler hakkında yapılan açıklamalara yönelik uygulanacak cezalara ilişkin özel bir düzenlemeye gidilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.</p><p>TFF Yönetim Kurulu'ndaki görevlendirmelerle ilgili de şu ifadeler kullanıldı:</p><p>"TFF 1. Başkan Vekili İbrahim Özbay'ın Süper Lig'den sorumlu; yönetim kurulu üyesi Cengiz Gökay'ın Ar-Ge, futbol altyapı ve gençlik projelerinden sorumlu; yönetim kurulu üyesi Hasan Surözü'nün iletişim ve pazarlamadan sorumlu; yönetim kurulu üyesi Fazlı Çilingir'in kulüp lisans ve mali işlerden sorumlu; yönetim kurulu üyesi Tahir Ediz Kıray'ın A Millî Takım'dan sorumlu; yönetim kurulu üyesi Metin Akyüz'ün 2. Lig, 3. Lig ve amatör liglerden sorumlu; yönetim kurulu üyesi Gürkan Uğur'un 1. Lig'den sorumlu; yönetim kurulu üyesi Muhammet Akçay'ın genç, kadın, plaj ve futsal millî takımlar sorumluluğu görevini üstlenmesine karar verilmiştir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/tff-merkez-hakem-kurulu-b-340_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296059</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kademin-inovasyonda-kadin-bilgi-merkezi-istanbulda-acildi-296059</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KADEM'in İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi İstanbul'da açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), kadın girişimcilerin yenilikçi fikirlerini geliştirmelerine ve yatırım fırsatlarına erişimlerine destek olmak amacıyla İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi'ni açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KADEM'in İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi İstanbul'da açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Bulgurlu'daki KADEM İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi'nde düzenlenen açılış töreninde konuşan KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, iki heyecanı bir arada yaşadıklarını, uzun zamandır hayalini kurdukları İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi'ni açtıklarını, aynı zamanda yeni merkezin DemoDay programına da ilk kez ev sahipliği yaptıklarını söyledi.</p><p>Attıkları bu iki önemli adımın, yıllardır kadın girişimciliğini desteklemek adına sürdürdükleri çalışmaların yeni bir aşaması olduğunu kaydeden Bayraktar, bu yolculuğun 2015 yılında İnovasyonda Kadın Projesi ile başladığını, o günden bu yana projeyi kadınların yenilikçi fikirlerini geliştirebildiği güçlü bir yapıya dönüştürdüklerini, girişimcilik yolculuklarında ihtiyaç duydukları bilgi ve deneyime ulaşabilecekleri ortamlar hazırladıklarını anlattı.</p><p>Bayraktar, eğitimler, kamplar düzenlediklerini, yatırımcı buluşmalarından prototip atölyelerine, kitlesel fonlamadan uluslararası işbirliklerine kadar farklı imkanlar oluşturduklarını aktararak, "9 yıl önce başlattığımız proje, bugün binlerce kadının hayatına dokunan, fikirlerini ürüne, hayallerini girişime dönüştüren güçlü bir platform haline geldi. Bugüne kadar 3 bine yakın başvuru aldık. 235 girişimciyi kamplarımızda ağırladık. Bu sene, İnovasyonda Kadın Program'ının 10. döneminde, uluslararası ölçekte büyüyerek 22 ülkeden toplam 429 başvuru aldık. Elbette bu rakamların her biri bizim için son derece kıymetli. Fakat asıl değerli olan, bu rakamların arkasındaki dönüşüm." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809235.jpg"/><p>Kadınların girişimcilik yolculuğunda karşılaştıkları pek çok zorluk olduğunu, kadınların potansiyellerini ortaya koyabilmeleri için bu engelleri doğru anlamaları ve ihtiyaçlarına yönelik somut çözümler geliştirmeleri gerektiğini belirten Bayraktar, "Bu ihtiyaç doğrultusunda yeni bir çalışma yaptık. StartupCentrum işbirliğiyle KADEM Kadın Girişimciliği Raporunu hazırladık. Raporumuzda, Türkiye'de teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilerin mevcut durumunu, ihtiyaçlarını ve girişimcilik yolculuklarında karşılaştıkları zorlukları mercek altına aldık." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"KADINLARIN FİKİRLERİ, YETENEKLERİ VE GİRİŞİMCİLİK CESARETLERİ VAR"</strong></p><p>Bayraktar, oldukça dikkat çekici veriler olduğuna işaret ederek, şunları aktardı:</p><p>"Örneğin, 2019-2025 yılları arasında yatırım alan her dört girişimden birinde kadın kurucu ortak bulunuyor. 571 kadın kurucu, toplam 1,4 milyar dolarlık yatırım almış. Ancak 2025 yılında kadın kurucuların özel sektör yatırımlarındaki payı yüzde 19'da kalmış. Bu rakamlar bize aslında şunu söylüyor, kadınların fikirleri, yetenekleri ve girişimcilik cesaretleri var. İhtiyaç duydukları şey, bu potansiyeli hayata geçirebilecekleri daha fazla imkan ve fırsat. Kadınların teknoloji, girişimcilik ve inovasyon süreçlerine katılımının artması, bugün ekonomik kalkınmanın temel başlıklarından biri haline geldi. Çünkü bir ülkenin kalkınma kapasitesi, sahip olduğu beşeri sermayenin niteliğiyle de doğrudan ilişkili. Bunun yanında bu birikimin üretim süreçlerine ne ölçüde katılabildiği de ekonomik gelişmenin yönünü belirliyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809236.jpg"/><p>Kadınların bilgi, yetenek ve üretim potansiyelinin ekonomik büyüme, istihdam ve rekabet gücüne katkısına dikkati çeken Bayraktar, Türkiye'de kadın girişimciliğini destekleyen politikaların KOSGEB destekleri, strateji belgeleri ve kırsal kalkınma yatırımlarıyla geliştirildiğini belirtti.</p><p>Bayraktar, KADEM olarak bu büyük yapının içinde kendi sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştıklarını ifade ederek, "İstanbul Kalkınma Ajansı'nın Güdümlü Proje Desteği ile hayata geçirdiğimiz İnovasyonda Kadın Programı, bu yaklaşımı doğrudan sahaya taşıyan çalışmalarımızın başında geliyor. Bu projeyle kadınların fikirlerini geliştirebildikleri, işlerini büyütebildikleri, yeni pazarlara ulaşabildikleri ve karar mekanizmalarında daha fazla yer alabildikleri bir ekosistem kurmayı hedefliyoruz. Bugün gerçekleştireceğimiz DemoDay de aslında kurmaya çalıştığımız bu ekosistemin önemli bir parçası." diye konuştu.</p><p><strong>"KADIN GİRİŞİMCİLERİN FİKİRLERİNİ SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞLERE DÖNÜŞTÜRMELERİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK"</strong></p><p>İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Ziya Taşkent de KADEM İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezinin sadece fiziksel bir mekan olarak görülmemesi gerektiğini, bu merkezi yenilikçi fikirlerin ekonomik ve toplumsal değere dönüştüğü, yeni girişimlerin şekillendiği bir gelişim platformu olarak değerlendirdiklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809239.jpg"/><p>Güçlü bir kalkınma için toplumun tüm kesimlerinin potansiyelini harekete geçirmek gerektiğini kaydeden Taşkent, "Kadınların teknoloji geliştiren, yenilik üreten, yatırım alan ve istihdam sağlayan girişimciler olarak desteklenmesi ülkemizin rekabet gücüne büyük katkı sağlayacak. İnanıyorum ki İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi bilgiye, mentörlüğe, finansmana ve yatırım ağlarına erişim imkanlarını bir araya getirerek kadın girişimcilerin fikirlerini sürdürülebilir ve ölçeklenebilir işlere dönüştürmelerinin önünü açacaktır." dedi.</p><p>İstanbul Valisi Davut Gül ise kadınların sosyal hayat ve ticaret içerisinde çeşitli ihtiyaçları ve potansiyelleri olduğunu aktararak, KADEM'i kimi zaman adliyede mağdur bir kadının yanında kimi zaman başarılı bir kadının yanında kimi zaman da kadınların önünü açan etkinliklerde gördüklerini söykedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809237.jpg"/><p>Üretim alışkanlıklarının değiştiğine işaret eden Gül, "Tüketim alışkanlıklarımız, pazarlama stratejileri değişiyor. Bu mekanda inanıyorum ki inovasyonda kadın kendi potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkartacak. Kadınların yaptığı işlerde başarılı olduklarını biliyoruz, görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı ile girişimci kadınlar ve davetliler katıldı.</p><p><b>KADIN GİRİŞİMCİLER PROJELERİNİ YATIRIMCILARA SUNDU</b></p><p>Açılış programının ardından düzenlenen DemoDay'de kadın girişimciler, geliştirdikleri projeleri yatırımcılar, paydaş kurum temsilcileri ve girişimcilik ekosisteminin aktörlerine sundu. Yapay zekadan biyoteknolojiye, tarım ve gıda teknolojilerinden sürdürülebilirliğe kadar farklı alanlarda geliştirilen yenilikçi çözümler, yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatları için tanıtıldı.</p><p>KADEM, İnovasyonda Kadın Programı ve yeni Bilgi Merkezi aracılığıyla kadınların girişimcilik ekosisteminde daha güçlü yer almalarını, yenilikçi fikirlerini sürdürülebilir iş modellerine dönüştürmelerini ve ekonomik hayata daha etkin katılmalarını desteklemeyi sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kademin-inovasyonda-kadin-679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296058</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmmde-sandalye-dagilimi-degisti-296058</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM'de sandalye dağılımı değişti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bağımsız Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun'un AK Parti'ye katılmasıyla TBMM'deki sandalye dağılımı değişirken, AK Parti'nin sandalye sayısı 281'e yükseldi. İşte, TBMM'de partilere göre yeni sandalye dağılımının detayları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM'de sandalye dağılımı değişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM'deki sandalye dağılımı, Bağımsız Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun'un AK Parti'ye katılmasıyla değişti.</p><p>Yeni Yol Partisinden 31 Ağustos'ta istifa eden Torun, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısında AK Parti'ye katıldı. Böylece AK Parti'nin TBMM'deki sandalye sayısı 280'den 281'e yükseldi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/bursa-milletvekili-cemalettin-kani-torun-ak-partiye-katildi-296050" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bursa-milletvekili-cemale-374_2-41.jpg"/></div><h3>Bursa Milletvekili Torun, AK Parti'ye katıldı</h3></a><p>Öte yandan Torun'un AK Parti'ye geçmesiyle, TBMM'deki bağımsız milletvekili sayısı 10'a düştü.</p><p>Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez ile DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in vefatı, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşmesi, AK Parti İstanbul Milletvekili Murat Kurum'un Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak atanması, seçim bölgelerinden belediye başkanı seçilen CHP milletvekilleri Burcu Köksal, Abdurrahman Tutdere, Hasan Baltacı ve Ahmet Önal'ın istifaları nedeniyle TBMM'de toplam milletvekili sayısı 600'den 592'ye inmişti.</p><p><b>TBMM'de partilere göre yeni sandalye dağılımı şöyle:</b></p><p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): 281</p><p>Yeni Parti: 91</p><p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi: 56</p><p>Milliyetçi Hareket Partisi: 46</p><p>Cumhuriyet Halk Partisi: 44</p><p>İYİ Parti: 27</p><p>Yeni Yol Partisi: 20</p><p>Bağımsız: 10</p><p>Hür Dava Partisi: 4</p><p>Yeniden Refah Partisi: 3</p><p>Türkiye İşçi Partisi: 3</p><p>Demokratik Bölgeler Partisi: 2</p><p>Emek Partisi: 2</p><p>Saadet Partisi: 1</p><p>Demokratik Sol Parti: 1</p><p>Demokrat Parti: 1</p><p>Toplam: 592</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/tbmmde-sandalye-dagilimi--297_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296057</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasarayin-lille-maci-kamp-kadrosu-belli-oldu-galatasaray-uefa-sampiyonlar-ligi-maci-296057</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray'ın Lille maçı kamp kadrosu belli oldu (Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi maçı)]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında deplasmanda Lille ile karşılaşacak Galatasaray'ın kamp kadrosu belli oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray'ın Lille maçı kamp kadrosu belli oldu (Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi maçı)]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında 21 Ekim 2026 Çarşamba günü deplasmanda Fransız ekibi Lille ile karşılaşacak Galatasaray'ın kamp kadrosu belli oldu.</p><p>Sarı-kırmızılı ekipten yapılan paylaşımdaki kamp kadrosunda, Portekizli futbolcusu Rafael Leao sakatlığı nedeniyle yer almadı.</p><p>Fransa'daki Pierre Mauroy Stadı'nda oynanacak maçta Galatasaray, yarın TSİ 19.45'te Lille ile karşılaşacak.</p><p>Galatasaray'ın Lille maçı kamp kadrosunda şu futbolcular yer alıyor:</p><p>Uğurcan Çakır, El Chadaille Bitshiabu, Ismail Jakobs, Davinson Sanchez, Roland Sallai, Gabriel Sara, Leroy Sane, Yunus Akgün, Eren Elmalı, Lesley Ugochukwu, Günay Güvenç, İlkay Gündoğan, Deniz Gül, Jankat Yılmaz, Lucas Torreira, Abdülkerim Bardakcı, Victor Osimhen, Barış Alper Yılmaz, Berat Luş, Renato Nhaga, Aleksey Batrakov, Wilfried Singo, Mario Lemina.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/galatasarayin-lille-maci--544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296056</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/brukselde-guclu-diplomasi-mesaisinde-bakan-fidan-ciftci-ve-gurlekin-sicak-sohbeti-dikkat-cekti-296056</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brüksel'de güçlü diplomasi mesaisinde Bakan Fidan, Çiftçi ve Gürlek'in sıcak sohbeti dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı kapsamında Türkiye'yi temsil eden Dışişleri Bakanı Fidan, Adalet Bakanı Gürlek ve İçişleri Bakanı Çiftçi, yoğun diplomasi trafiği arasında kahve molasında bir araya geldi. Toplantı programı arasındaki kısa molada gerçekleştirilen samimi sohbet, üç bakanın sıcak diyaloglarını yansıttı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brüksel'de güçlü diplomasi mesaisinde Bakan Fidan, Çiftçi ve Gürlek'in sıcak sohbeti dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı kapsamında Belçika'nın başkenti Brüksel'de temaslarda bulunuyor. Bakanlar, yoğun diplomasi trafiği arasında kahve molasında bir araya geldi. Toplantı programı arasındaki kısa molada kahve eşliğinde gerçekleştirilen samimi sohbet, üç bakanın sıcak diyaloglarını yansıttı. Brüksel'deki buluşma, Türkiye'nin diplomasi, adalet ve içişleri alanlarındaki temsilini üstlenen bakanların uyumunu ve dayanışmasını da gözler önüne serdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-2010202680c6fbbd.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde Türkiye için çalışmalarını sürdüren bakanlar, ortak hedefler doğrultusunda sergiledikleri kararlı duruşla dikkat çekti. Samimi sohbetin yansıdığı kare, yoğun diplomasi mesaisi içinde güçlü dayanışmanın fotoğrafı olarak öne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye her alanda güçlü duruşunu sürdürmeye devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-20102026fe41af0c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/brukselde-guclu-diplomasi-214_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296055</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gunluk-yuruyuste-kritik-rakam-belli-oldu-diyabet-depresyon-ve-demansa-karsi-7-bin-adim-296055</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günlük yürüyüşte kritik rakam belli oldu! Diyabet, depresyon ve demansa karşı 7 bin adım]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilimsel çalışmalar, günde 7 bin adım atmanın demans ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorununa karşı koruyucu etkiler sunduğunu gösteriyor. Yüksek adım hedeflerine ulaşmak zorunda kalmadan, düzenli yürüyüş ile sağlıkta önemli kazanımlar elde edilebiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günlük yürüyüşte kritik rakam belli oldu! Diyabet, depresyon ve demansa karşı 7 bin adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bilimsel bulgular, günlük 7 bin adım yürümenin demans ve kalp hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı önemli bir koruma sağladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, dünya genelinde yapılan 57 farklı çalışmanın sonuçlarını bir araya getirerek, düşük adım sayısıyla sınırlı kalan bireylerle daha aktif olanları karşılaştırdı. Elde edilen verilere göre, her gün 7 bin adım atan kişilerde erken ölüm riski yüzde 47 daha düşük saptandı. Ayrıca, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığı ise yüzde 25 oranında azaldı. Bu sonuçlar, sağlıklı bir yaşam için 10 bin adım hedefinin zorunlu olmadığını, daha ulaşılabilir bir seviyenin de büyük fayda sağladığını gösteriyor.</p><h3>Bilim insanları: '7 bin adım, hastalık riskini azaltıyor'</h3><p>Çalışmaya göre, adım sayısındaki artış yalnızca ölüm ve kalp hastalığı riskini değil, aynı zamanda başka sağlık sorunlarını da etkiliyor. Araştırma, günde yaklaşık 7 bin adım atanlarda demans gelişme riskinin yüzde 38, tip 2 diyabet olasılığının ise yüzde 14 daha düşük olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, düzenli yürüyüş yapan bireylerde depresyon belirtileri yüzde 22 oranında azalırken, düşme riski de yüzde 28 geriledi. Bu istatistikler, fiziksel aktivitenin hem bedensel hem de zihinsel sağlık üzerinde çok yönlü bir koruma sağladığını vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Yürüyüş, her yaş için erişilebilir bir çözüm'</h3><p>Bilim insanları, en belirgin sağlık kazanımlarının günlük adım sayısının 5 bin ile 7 bin arasına çıkarılmasıyla elde edildiğine dikkat çekiyor. Ancak, daha yüksek adım seviyelerine ulaşmak da ek faydalar getirebiliyor. Buna rağmen, araştırma yazarları, adım sayısı ile hastalıklardan korunma arasında doğrudan bir neden-sonuç bağı kurulamayacağını belirtiyor. Yine de, günlük yürüyüş alışkanlığı, yüksek tempolu egzersizlere gerek kalmadan, toplumun geniş kesimleri için pratik ve etkili bir sağlık stratejisi sunuyor. Bu bulgular, herkesin kendi yaşam temposuna uygun bir yürüyüş planı oluşturarak sağlığını güçlendirebileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/gunluk-yuruyuste-kritik-r-300_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296054</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-bir-muttefikin-topragi-bir-teroristin-siginagi-olamaz-296054</link>
      <pubDate>2026-10-20T17:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz. Uluslararası işbirliğimizi güçlendirerek ortak güvenlik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmayı, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini korumayı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı kapsamında bulunduğu Belçika'nın başkenti Brüksel'deki temaslarını değerlendirdi.</p><p>Belçika ile köklü diplomatik ilişkilerin 188'inci yılında, iki ülkenin Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanlarını bir araya getiren toplantının dördüncüsünü Brüksel'deki Egmont Sarayı'nda gerçekleştirdiklerini belirten Çiftçi, bu formattaki son toplantının 2016 yılında Ankara'da düzenlendiğini hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809129.jpg"/><p>Çiftçi, aradan geçen 10 yılın ardından 7 bakanın yeniden bir araya gelmesinin, başlı başına anlamlı bir iradenin ifadesi olduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809127.jpg"/><p>Mustafa Çiftçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikte, Belçikalı mevkidaşları Bernard Quintin, Annelies Verlinden, Maxime Prevot ve Anneleen Van Bossuyt ile Türkiye'nin güvenliğini ve vatandaşların huzurunu doğrudan ilgilendiren başlıkları masaya yatırdıklarını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809126.jpg"/><p>Brüksel'de yaşayan, üreten ve bu ülkenin ekonomisine değer katan yaklaşık 300 bin Türk vatandaşının, iki ülke arasındaki en güçlü bağ olduğuna dikkati çeken Çiftçi, "Ancak gerçek dostluk, iyi günde yan yana durmak kadar, huzurumuzu hedef alan suç odaklarına karşı birlikte mücadele etmeyi de gerektirir." ifadesini kullandı.</p><p>Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye'nin, dış politikada hem masada hem sahada sözü dinlenen bir ülke konumuna geldiğini vurgulayarak, "Dışarıdaki bu kararlılık, içeride de güçlü bir cephe kurmayı zorunlu kıldı; 10 yıllarımızı heba eden terör prangalarından milletçe kurtulmanın eşiğine geldik. Terörsüz Türkiye hedefimize adım adım yaklaşıyoruz." ifadelerine yer verdi.</p><p>Çiftçi, "Huzurun kök saldığı bu zeminde ise yeni bir tehdit baş gösterdi; organize suç ve onun yeni nesil uzantıları. Yalnızca 2026 yılında Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın gerçekleştirdiği bin 741 operasyonda, 22'si uluslararası düzeyde olmak üzere toplam 625 organize suç çetesini çökerttik. Kaçakçılık ve Organize Suçla Mücadele, Narkotik ve Siber birimlerimiz bu mücadeleyi hem sokakta hem dijital dünyada kesintisiz sürdürmektedir. Her türlü oluşumun karşısında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Emniyetiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle bu milletin huzurunu kimseye çiğnetmeyeceğinin altını çizen Çiftçi, bu devletin kolunun, bir vatandaşına uzanan tehdidi dünyanın öbür ucunda da yakalayacak kadar uzun olduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809128.jpg"/><p><b>"DEVLETİMİZİN KAPISINA KONMUŞ SAYILIR"</b></p><p>Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin önemli bir bölümünün, faaliyetlerini yurt dışı bağlantıları üzerinden yürüttüğünü belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Belçika'nın da aralarında bulunduğu ülkelerde vatandaşlarımızı tehdit etmekte, iş yerlerine ve evlerine saldırmaktadırlar. Bunun en somut ve kabul edilemez örneği, Brüksel Hanımeli Pastanelerinin sahibi Sayın Oğuz Arkaya'dır. Kendisi Haziran 2026'da Daltonlar Çetesi tarafından önce tehdit edilmiş, ardından evine bombalı saldırı düzenlenmiştir. Bu cüretkar tehditlerin, Başkonsolosluğumuzda görevli bir diplomatımızın yakınlarına kadar uzanması, meselenin vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Bir vatandaşımızın kapısına konan bomba, devletimizin kapısına konmuş sayılır. Şu anda bu suç ağlarının yöneticisi yahut mensubu olan ve bizim için özellikle önem taşıyan 5 şahsın Belçika'da bulunduğunu değerlendiriyoruz. Interpol birimlerimiz ve kolluk kanallarımız vasıtasıyla, Adalet Bakanlığımızla eş güdüm içinde, bu kişilerin ülkemize iadesini talep ediyoruz."</p><p><b>"2027-2028 YILLARI ORTAK EYLEM PLANI"</b></p><p>Bu kararlılığın en somut göstergesinin, bugün Emniyet Genel Müdürlüğü ile Belçika Federal Polisi arasında imzaladıkları "2027-2028 Yılları Ortak Eylem Planı" olduğunu ifade eden Çiftçi, "Bu plan ile terörizm, organize suçlar, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti başta olmak üzere sınır aşan suçlarla mücadelede işbirliğimizi güçlendireceğiz. Karşılıklı uzman toplantıları ve ortak eğitim faaliyetleriyle bilgi ve tecrübe paylaşımını artıracak, iki ülkenin güvenlik birimleri arasındaki mesleki temasları daha ileri taşıyacağız." açıklamasında bulundu.</p><p>Çiftçi, Ortak Eylem Planı'nın bir protokolün adı değil, iki devletin suça karşı verdiği ortak sözünün adı olduğunu aktararak, "Bugünkü görüşmelerde mevkidaşlarımın ortaya koyduğu irade de ümit vericidir. Değerli mevkidaşım Sayın Bernard Quintin'in ifade ettiği gibi, suç ağları giderek daha uluslararası bir nitelik kazanıyor; bu da polis teşkilatlarımız arasındaki koordinasyonu daha hızlı bilgi paylaşımı, uzmanlık alışverişi ve ortak eğitimlerle güçlendirmeyi zorunlu kılıyor. Adalet alanında ise Sayın Annelies Verlinden'in vurguladığı üzere, organize suç sınır tanımamaktadır." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809638.jpg"/><p><b>"44 ÜLKEDEN 714 FİRARİYİ ÜLKEMİZE GETİRDİK"</b></p><p>Suç ağı sınır tanımıyorsa, teşkilatlar arasındaki işbirliğinin de sınır tanımayacağına dikkati çeken Çiftçi, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bugünkü mesajımızı daha geniş bir çerçeveye oturtmak isterim. Yurt dışına kaçarak devletin elinden kurtulacağını sananlara karşı yürüttüğümüz güvenlik diplomasisini, kamuoyumuz 'Sınır Ötesi Kapan' olarak biliyor. Bulgaristan'dan Gürcistan'a, Yunanistan'dan bugün Brüksel'e kadar attığımız her adım, bu kararlı duruşun bir halkasıdır. Yalnızca bu yıl, 44 ülkeden 714 firariyi, aralarında 170 organize suç örgütü elebaşı ve mensubu bulunacak şekilde, kolluk kuvvetlerimizin kararlı takibiyle ülkemize getirdik; halihazırda 969 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştır. Suçlu bir sınır geçtiğini sanır; oysa aştığı her sınır, onun için yeni bir kapanın kapısıdır. Devletimiz uyumaz, hiçbir suçluyu unutmaz; vakti ve saati geldiğinde suçlunun tepesine biner."</p><p>Bakan Çiftçi, suç örgütleri için dünyanın hiçbir yerinin "güvenli liman" olmadığını vurgulayarak, suç işleyip sıkışınca sınırın ötesine kaçmanın bir kurtuluş değil, yalnızca yakalanmayı birkaç durak öteye ertelemek olduğunu belirtti.</p><p><b>"TERÖR BUGÜN BİR ÜLKENİN DERDİ, YARIN HERKESİN KABUSUDUR"</b></p><p>Mücadelelerinin yalnızca organize suçla sınırlı olmadığına dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>"Belçika'da PKK, DHKP-C, MLKP, TKP-ML ve FETÖ gibi terör örgütü mensuplarının varlık göstermesi, hatta bu ülkeyi bir üs gibi kullanması, müttefiklik ruhuyla bağdaşmamaktadır. Terör bugün bir ülkenin derdi, yarın herkesin kabusudur. Nitekim PKK, DHKP-C ve MLKP gibi örgütler, Belçika'da silahlı eylem gerçekleştirmeseler de finansman temini, militan kazanma ve propaganda faaliyetlerini sürdürmektedir. Bilhassa terör örgütü PKK'nın 'fesih söylemini' istismar etmesine müsaade edilmemesi, geçmişte yaşanan Ariadna kararı benzeri olumsuzlukların tekrarlanmaması bizim için büyük önem taşımaktadır. Terörün bittiğini ilan etmek başkadır, terör ağlarının tümüyle dağıldığından emin olmak başkadır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809634.jpg"/><p><b>"BU YAPI BELÇİKA'YI ADETA BİR SIĞINAK OLARAK KULLANMAKTA"</b></p><p>Çiftçi, FETÖ'nün, 15 Temmuz 2016'da millete karşı hain bir darbe girişiminde bulunduğunu anımsatarak, "Bu yapı bugün Belçika'yı adeta bir sığınak olarak kullanmakta; FEDACTIO çatısı altındaki çeşitli dernek ve eğitim kuruluşları aracılığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu okul ve sivil toplum kuruluşlarının yakından izlenmesi halinde dolandırıcılık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama gibi birçok suçun gün yüzüne çıkacağına inanıyoruz. Bakanlığımızın Terör Arananlar Listesi'nde yer alan 33 FETÖ mensubunun Belçika'da bulunduğunu değerlendiriyor; bu kişilerin sahte bilgi ve belgelerle iltica sistemini istismar etmesinin önüne geçilmesini bekliyoruz. Bu mesele bugün mevkidaşıma iletilmiş, gerekli adımların atılması talep edilmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>"Dini istismar eden terör örgütü DEAŞ'a karşı da sahada göğüs göğse mücadele eden tek NATO ülkesiyiz." ifadesini kullanan Çiftçi, "Yabancı Terörist Savaşçıların" kaynak ülkelerine geri gönderilmesinin, bu örgütün bölgede yeniden zemin kazanmaması bakımından büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Çiftçi, bu konuda muhataplarına her türlü desteği vermeye de hazır olduklarını aktardı.</p><p><b>"BELÇİKA'YA İLETTİĞİMİZ İADE TALEPLERİNDEN BUGÜNE KADAR HİÇBİRİ KABUL EDİLMEMİŞTİR"</b></p><p>Aşırı sol terörün Belçika'daki yüzünün de karşılarında olduğunu belirten Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"DHKP-C iltisaklı Grup Yorum isimli yapılanmanın, 19 Aralık 2026'da Liege'de bir konser düzenleyeceği tespit edilmiştir. Hepimizin hatırladığı Fehriye Erdal dosyası ise devletin takibinin asla zaman aşımına uğramayacağının hatırlatıcısıdır. 2016'dan 2026'ya uzanan on yılda, terör suçları kapsamında Belçika'ya ilettiğimiz iade taleplerinden bugüne kadar hiçbiri kabul edilmemiştir. Ağırlıklı olarak terör örgütü PKK ve FETÖ mensuplarına ilişkin bu talepler, ya reddedilmekte ya da cevapsız bırakılmaktadır. Bu tablo, terör örgütü üyelerinin kendilerini Belçika'da güvende hissetmelerine yol açmaktadır. Terör mensuplarının mülteci statüsünü istismar etmesinin önüne geçilmesi, hem güvenliğimizin hem vicdanımızın ortak talebidir. Aradan zaman geçse de, devletin takibi asla durmaz."</p><p><b>"GÖÇ VE VİZE BAŞLIKLARINI DA DOSTANE BİR ÇERÇEVEDE ELE ALDIK"</b></p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, mülteci statüsünün, zulümden kaçana açılmış bir kapı ve zulmedene tutulmuş bir kalkan olmadığına dikkati çekerek, "Göç ve vize başlıklarını da dostane bir çerçevede ele aldık. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla göç hareketlerinden en çok etkilenen ülkelerden biridir; yaklaşık 2,2 milyonu Suriyeli olmak üzere 3,6 milyon yabancıya ev sahipliği yapıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Sahil Güvenlik Komutanlığının denizlerde, kolluk birimlerinin karada aldığı tedbirlerle göçmen kaçakçılığı şebekelerini kaynağında çökerttiklerini, düzensiz göçü büyük ölçüde engellediklerini, artık sınırlardan rahatça girilip çıkılamayacağı algısının da yerleştiğini aktaran Çiftçi, "Vatandaşlarımızın karşılaştığı vize sorunlarının çözülmesi, düzensiz göçle ortak mücadele ve iade süreçlerinin hızlandırılması, iki ülkenin ortak menfaatinedir. Nitekim Belçikalı mevkidaşımız Sayın Anneleen Van Bossuyt'un, idaresinin Türkiye'nin göç yönetimi uygulamalarını yerinde görmesi yönündeki talebini memnuniyetle karşılıyoruz; bu, sahadaki işbirliğimizi daha da pekiştirecektir." açıklamasını yaptı.</p><p><b>"BU GÜZEL ÜLKE, TERÖRE DEĞİL DOSTLUĞA KAPI ARALAMALIDIR"</b></p><p>Çiftçi, kendileri için güvenliğin, suç işlendikten sonra değil, işlenmeden önce başladığını vurgulayarak, "Bu çerçevede, Sayın Maxime Prevot'nun bugün dile getirdiği 'Türkiye ile ilişki kurmadan Avrupa güvenliği ciddi biçimde ele alınamaz' sözünü, iki ülkenin ortak aklının bir ifadesi olarak değerli buluyorum." ifadesine yer verdi.</p><p>Türkiye'nin, uluslararası hukuka ve NATO müttefikliği ruhuna uygun olarak her türlü işbirliğine kararlılıkla devam edeceğinin altını çizen Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>"Aynı kararlılığı dost ve müttefik ülkelerden de bekliyoruz; çünkü gerçek müttefiklik, aynı masada oturmak kadar aynı tehdide karşı aynı safta durabilmektir. Temennimiz açık ve samimidir: Avrupa'nın kalbinde atan bu güzel ülke, teröre değil dostluğa kapı aralamalıdır. Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz.</p><p>Uluslararası işbirliğimizi güçlendirerek ortak güvenlik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmayı, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini korumayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu düşüncelerle Belçikalı mevkidaşlarıma misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, bugünkü temaslarımızın iki ülke ve iki dost millet için hayırlara vesile olmasını diliyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/icisleri-bakani-ciftci-bi-731_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296053</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/libya-ve-turkiye-arasinda-imzalanan-deniz-yetki-anlasmasina-onay-296053</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki anlaşmasına onay]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Libya Temsilciler Meclisi, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan Mutabakat Zaptı'nı onayladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki anlaşmasına onay]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Libya Temsilciler Meclisinden yapılan açıklamada, Meclisin Bingazi'de toplandığı belirtildi.</p><p>Temsilciler Meclisinin Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin 2019'da imzalanan Mutabakat Muhtırasını oy birliğiyle onayladığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Temsilciler Meclisi ayrıca, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türk hükümeti arasında imzalanan iki mutabakat zaptının onaylanmasının reddine ilişkin 2020 tarihli (1) sayılı Temsilciler Meclisi Kararını oy birliğiyle iptal etti."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/balksz1-201020267e00fe96.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/libya-ve-turkiye-arasinda-574_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296052</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-terorsuz-turkiye-dunyaya-anlatabilecegimiz-bir-turkiye-modelidir-296052</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye, dünyaya anlatabileceğimiz bir Türkiye Modeli'dir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Türkiye kendine özgü bir süreci yönetiyor. Bu, aslında Türkiye Modeli olarak artık dünyanın her yerinde anlatabileceğimiz bir model. Artık sonuçlarını da yavaş yavaş almaya başladığımız, ete kemiğe bürünmüş olan bir süreç" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye, dünyaya anlatabileceğimiz bir Türkiye Modeli'dir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 15. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te TRT Haber canlı yayınında soruları yanıtladı.</p><p>TÜRKPA 15. Genel Kurulu'nda Gazze ve Filistin'in yanı sıra Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge mesajlarının bulunduğunun hatırlatılmasının ardından temaslarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Kurtulmuş, Türkiye olarak TÜRKPA'ya ve Türk Devletleri Teşkilatına çok önem verdiklerini belirtti.</p><p>Kurtulmuş, TÜRKPA'nın, parlamenterlerin yakın çalışma yapabilmeleri, ortak gündemin belirlenebilmesi ve bölgesel ve küresel sorunlara karşı ortak birtakım fikirlerin geliştirilebilmesi için son derece değerli, son derece özgün bir platform olduğunu dile getirdi.</p><p>Yıllar içerisinde bu asamblenin çok daha güçlü, kuvvetli olması, dünyadaki hatırı sayılır parlamenter asamblelerden biri haline dönüşmesi temennisini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin bu her iki yapıya da fevkalade ciddi bir desteğinin bulunduğunu kaydetti.</p><p>Kurtulmuş, Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde 29-30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirileceğini de anımsattı.</p><p>TÜRKPA 15. Genel Kurulu'nda yoğun bir gündem bulunduğunu ve başarılı bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade eden Kurtulmuş, sadece üye ülkelerin değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi gözlemci ülkeler ve gözlemci uluslararası kuruluşların da bu toplantıda yer aldığını ifade etti.</p><p>Yıllardır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne karşı devam eden haksız uygulamaların, izolasyonların, diplomatik alanda çok ciddi ambargoların bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Ellerinden gelse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin nefes almasına bile müsaade etmeyecekler. Bu tür platformlarla biz de Kıbrıs'ın sürekli olarak hem bu ülkelerle ikili temaslarının hem de TÜRKPA gibi kuruluşlarla temaslarının çok değerli, anlamlı olduğunu düşünüyorum. Şuna da inanıyorum: inşallah yıllar içerisinde Kıbrıs'ın izolasyonu da sona erecek. Kıbrıs'a karşı uygulanan bu ambargolardan da bir şekilde vazgeçmek zorunda kalacaklar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de gerçekten güçlü bir devlet olarak orada varlığını sürdürecek." diye konuştu.</p><p><b>TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ</b></p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin TÜRKPA Genel Kurulu'nda da gündeme geldiğinin ifade edilmesinin ardından Meclis'te kurulacak izleme komisyonuna ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:</p><p>"'Terörsüz Türkiye meselesini niye TÜRKPA Genel Kurulu'nda konuştunuz?' diyebilirsiniz. Başka uluslararası yerlerde de konuşuyoruz. Çünkü gördüğümüz, dünyada birçok yerde terör örgütleriyle devletler arasında yapılan müzakereler var ve bu müzakereler uzun yıllar almış. El sıkışıp ortak hareket etme kararı aldıktan sonra bile çok uzun yıllar süren tecrübeler var. Buradan baktığınız zaman Terörsüz Türkiye adı altında yürüttüğümüz faaliyetler ve özellikle TBMM'de komisyon marifetiyle gelişen süreç ve 10 Ağustos 2026'da 467 milletvekilinin 'evet' oyuyla kabul edilen yasa gerçekten fevkalade önemli.</p><p>Türkiye kendine özgü bir süreci yönetiyor. Bu, aslında Türkiye Modeli olarak artık dünyanın her yerinde anlatabileceğimiz bir model. Artık sonuçlarını da yavaş yavaş almaya başladığımız, ete kemiğe bürünmüş olan bir süreç. En kısa süre içerisinde de ümit ediyorum ki terör örgütü tamamıyla feshini gerçekleştirecek ve silahsızlanması temin edilecektir. Bundan sonra da adımların çok daha hızlı bir şekilde atılacağı aşikardır. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye meselesinin siyasi bir söz olmadığı, bir slogan olmadığı, bunun Türkiye'ye ve bölgeye büyük katkıları olan bir süreç olduğunu dünyaya anlatıyoruz. Özellikle çatışma çözümleri konusunu yakinen takip edenlerin nezdinde Türkiye, bu süreçte başarılı bir adım attı. Bunu uluslararası platformlarda da anlatmaya devam edeceğiz."</p><p>Süreç kapsamında partilerle sürekli görüştüklerini dile getiren Kurtulmuş, "Komisyonda rapor, 50 milletvekilinin 47'sinin oyuyla kabul edildiyse, yasa da 467 milletvekilinin büyük katılımıyla kabul edildiyse bunda hiç şüphesiz bu parlamentoda yürüttüğümüz diyaloğa açık bir müzakere zemininin olmasıdır. Tabii fikirler karşılıklı olarak görüşülmeden nasıl olgunlaşacak? Fikirler olgunlaşmadan nasıl böylesine önemli bir konuda adım atılacak? Aslında bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de bir komisyon kurulacak, bunu da en kısa süre içerisinde tamamlarız." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"BURADA SAYIN CUMHURBAŞKANI'MIZIN KARARLILIĞI FEVKALADE ÖNEMLİDİR"</b></p><p>Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'na geleceğinin hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu'nun elinde birtakım araçların, argümanların olması gerektiğini, bu teklifin de bir an evvel yasalaşması gerektiğini belirtti.</p><p>Türkiye'nin, geçmiş dönemlerde buna benzer birtakım krizlerle karşılaştığını ama bu fon meselesinin, fonda parası olsun olmasın herkesi yakından ilgilendirdiğini ve Türkiye ekonomisine karşı güvenin artırılmasıyla ilgili bir mesele haline geldiğini ifade eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p><p>"Burada Sayın Cumhurbaşkanı'mızın kararlılığı fevkalade önemlidir. Hiçbir müsamahaya yer yoktur, olmamalıdır, kime gidiyorsa, kime uzanıyorsa... Milletin parasını bir şekilde haksız yere cebine indiren kim varsa bunların hepsinden hesap sorulması lazım. Öyle anlaşılıyor ki bunların bir kısmı bunu sistematik bir şekilde yapmışlar. Yani örgütlü bir yapılanmanın içerisinde gerçekleştirmişler. Bunları da devletin bütün kurumlarının ortaya çıkarması lazım. Bunu yapanların burunlarından fitil fitil getirilmesi gerekiyor. Bu kızgınlıkla söylenmiş bir laf değil, gayet sakin bir şekilde söylüyorum.</p><p>Bu, öyle bir şekilde müsamaha gösterilecek bir konu değildir, olmamalıdır. İnşallah en kısa süre içerisinde Türkiye bu fon meselesinden de kurtulacak. Kimlerin nerede suçu varsa, hatası varsa, günahı varsa, kimin ne şekilde ihmali varsa bunların hepsinin de bedelini ödemesi lazım ki böylece Türkiye'de ekonomiye duyulan güven tekrar güçlü bir şekilde tazelensin."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/tbmm-baskani-kurtulmus-te-413_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296051</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bazi-insanlarin-yabanci-dili-daha-kolay-ogrenmesinin-nedeni-bulundu-296051</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bazı insanların yabancı dili daha kolay öğrenmesinin nedeni bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yabancı dil öğrenirken işitsel algı düzeyinin başarıda belirleyici olduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar, sesler arasındaki küçük farkları algılayabilen kişilerin yeni telaffuzları daha kolay öğrendiğini vurguluyor. Bu bulgular, dil eğitiminde yeni yöntemlerin önünü açabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bazı insanların yabancı dili daha kolay öğrenmesinin nedeni bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da yürütülen kapsamlı bir araştırma, yabancı dil öğrenme sürecinde işitsel algının kritik bir rol oynadığını gösterdi. Bilim insanları, İngilizce öğrenen 207 Japon katılımcı üzerinde gerçekleştirdikleri çalışmada, sesler arasındaki ince farkları ayırt edebilme yeteneğinin, özellikle yabancı telaffuzun öğrenilmesinde belirleyici olduğunu tespit etti. Katılımcıların beyin aktiviteleri fonksiyonel MRI ile incelendi ve sonuçlar, işitsel algısı yüksek olan kişilerin yeni sesleri daha kolay tanıdığını ortaya koydu.</p><h3>Bilim insanları: İşitsel hassasiyet beyin aktivitesini etkiliyor</h3><p>Araştırmada, katılımcılara konuşma dışı seslerdeki küçük değişiklikleri fark etmeleri ve Japonca'da tam karşılığı bulunmayan iki İngilizce ünlüyü ayırt etmeleri istendi. Elde edilen veriler, işitsel algı düzeyi yüksek olan bireylerin, tanıdık olmayan sesleri dinlerken beyinlerinin sol sensomotor ağında daha az aktivite gösterdiğini ortaya koydu. Buna karşılık, sesler arasındaki farkları ayırt etmekte zorlanan kişilerde ise bu bölgedeki aktivitenin daha fazla olduğu gözlemlendi. Uzmanlar, beynin alışılmadık sesleri ana dilin kalıplarına başvurmadan analiz etmesinin, yeni fonetik özelliklerin öğrenilmesini kolaylaştırdığını belirtti.</p><h3>Uzmanlardan yabancı dil eğitimi için ses egzersizi önerisi</h3><p>Çalışmanın yazarları, yabancı telaffuz becerilerinin geliştirilmesinde işitsel algıyı güçlendiren egzersizlerin önemli bir katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Özellikle sesler arasındaki küçük farkları tanımaya yönelik uygulamaların, dil öğrenen bireylerin yeni telaffuzları daha rahat kavramasına yardımcı olabileceği ifade edildi. Bilim insanları, bu tür egzersizlerin yabancı dil eğitimine entegre edilmesiyle öğrenme sürecinin daha verimli hale geleceğini öngörüyor. Gelecek dönemde, ses egzersizlerinin etkinliğini ölçen yeni çalışmalar planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bazi-insanlarin-yabanci-d-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296050</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bursa-milletvekili-cemalettin-kani-torun-ak-partiye-katildi-296050</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, AK Parti'ye katıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Yol Partisi'nden istifa eden Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, AK Parti'ye katıldı. AK Parti'nin Meclis'teki sandalye sayısı 281'e yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, AK Parti'ye katıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti'ye katılımlar devam ediyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MKYK toplantısında AK Parti'ye katılan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun'a rozetini taktı.</p><p>AK Parti'nin Meclis'teki sandalye sayısı 281'e yükseldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bursa-milletvekili-cemale-374_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296049</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-pro-and-tell-davetiyesindeki-gizli-mesaj-ne-296049</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple "Pro and Tell" davetiyesindeki gizli mesaj ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, 28 Ekim'de Los Angeles'ta düzenleyeceği özel etkinlikte OLED ekranlı MacBook Pro ve suya dayanıklı iPad mini 8 başta olmak üzere dikkat çeken yeni ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor. Lansmanda öne çıkan özellikler ve fiyat artışları teknoloji dünyasında heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple "Pro and Tell" davetiyesindeki gizli mesaj ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, 28 Ekim Çarşamba günü Los Angeles'ta gerçekleştireceği 'Pro and Tell' adlı etkinlikle teknoloji tutkunlarının merakla beklediği yeni MacBook Pro ve iPad mini 8 modellerini tanıtmaya hazırlanıyor. Şirket, geleneksel etkinlik formatından farklı olarak, belirli medya temsilcilerini Los Angeles'a davet ederek ürünleri doğrudan deneyimleme fırsatı sunacak. Etkinliğe katılamayanlar ise aynı gün yayımlanacak basın bültenleriyle yeni ürünlerin detaylarına ulaşabilecek. Apple'ın bu lansmanında OLED ekranlı MacBook Pro ve suya dayanıklı iPad mini 8 modelleri öne çıkıyor. Yeni cihazların, 6 Kasım'dan itibaren piyasada olması ve 28 Ekim'den hemen sonra ön siparişe açılması bekleniyor.</p><h3>Apple'ın OLED MacBook Pro hamlesi: Ekranda devrim, fiyatlarda artış</h3><p>Apple, MacBook Pro serisine OLED ekran teknolojisini getirerek dizüstü bilgisayarlarda önemli bir yeniliğe imza atıyor. OLED ekranlı MacBook Pro, daha yüksek kontrast, canlı renkler ve enerji tasarrufu sunacak. Ayrıca, dokunmatik ekran özelliğiyle serinin tarihinde ilk kez kullanıcılar dokunmatik deneyimle tanışacak. Apple, bu modelde ekranın dokunmaya karşı sabit kalmasını sağlayan güçlendirilmiş bir menteşe de kullanıyor. Tasarımda ise daha hafif bir kasa ve çentik yerine Dinamik Ada bulunacak. 14 ve 16 inçlik OLED ekran seçenekleriyle sunulacak yeni MacBook Pro modelleri, Mart ayında tanıtılan M5 Pro ve M5 Max çipleriyle çalışacak. Apple, yeni bir çip eklemiyor; M6 Pro ve M6 Max'in hazır olmaması nedeniyle mevcut çiplerle devam ediyor. OLED ekran ve dokunmatik panelin maliyeti artırması nedeniyle, yeni MacBook Pro modellerinin mevcut modellere göre daha yüksek bir fiyat etiketiyle satışa çıkacağı öngörülüyor. Şirketin, OLED ekranlı modelleri üst segmentte konumlandırıp mevcut MacBook Pro'yu da satmaya devam etmesi bekleniyor. "MacBook Ultra" ismiyle ilgili söylentiler ise şimdilik rafa kalktı; Apple, Pro markasıyla ilerleme kararı aldı.</p><h3>iPad mini 8 ile suya dayanıklılık ve OLED ekran bir arada</h3><p>Apple'ın lansmanında öne çıkan bir diğer yenilik ise iPad mini 8 modeli. Bu yeni tablet, OLED ekran teknolojisine sahip ilk iPad mini olacak ve iPad Pro dışında OLED ekran kullanan tek iPad olarak dikkat çekecek. iPad mini 8, titreşim tabanlı hoparlörlerle donatılarak hoparlör deliklerinden arındırılmış, böylece suya karşı daha dayanıklı bir tasarım sunuyor. Apple'ın yeni iPad mini'sinin sıçramalara ve hatta suya daldırmaya dayanabilecek IP sertifikasına sahip olabileceği belirtiliyor. Donanım tarafında ise iPad mini 8, iPhone 18 Pro'da kullanılan güçlü A20 Pro çipiyle gelecek. Ön kamera, portre modundan manzara moduna taşınarak daha kullanışlı bir deneyim sunacak. Ekran yenileme hızının 60Hz mi yoksa 120Hz ProMotion'a yükselip yükselmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Tüm bu yenilikler, maliyetleri artırıyor ve iPad mini 8'in mevcut 599 dolarlık modelden yaklaşık 200 dolar daha pahalı olacağı tahmin ediliyor.</p><h3>Giriş seviyesi MacBook Pro ve iMac'te M6 çip beklentisi artıyor</h3><p>Apple, MacBook Pro ve iMac serilerinde de güncellemeye gidiyor. 14 inçlik giriş seviyesi MacBook Pro'nun Ekim 2025'te M6 çipine geçmesi bekleniyor. Bu modelde tasarımda herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Benzer şekilde, 24 inçlik iMac'in de M6 çipiyle güncelleneceği ve dış görünüşünde bir farklılık olmayacağı konuşuluyor. Şirketin, yeni çiplerle performans artışı sunmayı hedeflediği, ancak tasarımda sadeliği koruduğu görülüyor. Bu hamle, Apple'ın donanımda yenilikçi yaklaşımını sürdürürken, kullanıcıların alışık olduğu tasarım çizgisinden vazgeçmediğini gösteriyor.</p><h3>28 Ekim'den itibaren ön sipariş, 6 Kasım'da raflarda</h3><p>Apple'ın Los Angeles'taki lansmanıyla duyuracağı yeni MacBook Pro ve iPad mini 8 modelleri, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Şirketin, 28 Ekim'de ürün duyurularını yapmasının hemen ardından, yeni cihazları ön siparişe açması bekleniyor. 6 Kasım'da ise MacBook Pro, iPad mini 8 ve güncellenen diğer ürünlerin satışa sunulması planlanıyor. Apple'ın bu stratejisi, hem sadık kullanıcı kitlesi hem de yeni müşteriler için önemli bir yenilik dalgası anlamına geliyor. OLED ekranlı MacBook Pro ve suya dayanıklı iPad mini 8, Apple'ın inovasyon konusundaki iddiasını bir kez daha gözler önüne seriyor. Şirket, yeni ürünleriyle rekabette öne çıkmayı hedeflerken, fiyat artışlarıyla da premium segmentteki konumunu güçlendiriyor.</p><p>Apple'ın Los Angeles'ta gerçekleştireceği bu lansman, şirketin ürün gamında önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. OLED ekranlı MacBook Pro ve iPad mini 8 gibi yenilikçi cihazlar, teknoloji tutkunlarının beklentilerini yükseltiyor. Apple'ın önümüzdeki dönemde de kullanıcı deneyimini geliştiren ve sektöre yön veren ürünlerle gündemde kalmaya devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/apple-pro-and-tell-daveti-967_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296048</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/betona-meydan-okuyor-bilim-insanlari-saf-sudan-super-buz-uretti-296048</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Betona meydan okuyor! Bilim insanları saf sudan 'süper buz' üretti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İbrani Üniversitesi'nde geliştirilen BioPykrete adlı yeni nesil süper buz, geleneksel betona yaklaşan dayanıklılığı ve sıradan buza göre 10 kat fazla gücüyle kutup bölgeleri için umut vadediyor. Uzmanlar, bu inovatif malzemenin inşaat sektöründe çığır açabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Betona meydan okuyor! Bilim insanları saf sudan 'süper buz' üretti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'deki İbrani Üniversitesi'nden Prof. Ido Braslavsky ve ekibi, kutup bölgelerindeki inşaat uygulamalarında kullanılabilecek, geleneksel betona yaklaşan dayanıklılığa sahip yeni bir buz türü geliştirdi. BioPykrete adı verilen bu süper buz, laboratuvar ortamında yapılan testlerde sıradan buza kıyasla yaklaşık 10 kat daha güçlü bir performans sergiledi. Araştırmacılar, bu malzemenin özellikle Arktik ve Antarktik gibi zorlu iklim koşullarında, beton ve çelik gibi ağır inşaat malzemelerine alternatif oluşturabileceğini belirtti. BioPykrete'nin, ani kırılmalara karşı direnç göstermesi ve enerji emme kapasitesinin yüksek olması, onu sıradan buzdan ayıran en önemli özellikler arasında yer alıyor.</p><h3>Prof. Ido Braslavsky: 'Süper buzun moleküler yapısı devrim yaratıyor'</h3><p>BioPykrete'nin bu denli dayanıklı olmasının arkasında, selüloz nanokristallerinin buzun yapısına entegre edilmesi yatıyor. Selüloz nanokristalleri, bitkilerden elde edilen ve oldukça sert olan mikroskobik parçacıklardan oluşuyor. Malzeme donarken, bu kristaller buzun içinde üç boyutlu bir ağ meydana getiriyor. Ayrıca, araştırmacılar buza ve selüloza bağlanan özel bir protein tasarlayarak, iki malzeme arasındaki bağlantıyı güçlendirdi. Bu protein, buz ile selüloz arasındaki moleküler köprü işlevi görerek, yapının bütünlüğünü artırdı. Prof. Braslavsky, "Sadece buzun içine lif eklemekle kalmadık, aynı zamanda farklı malzemelerin moleküler düzeyde nasıl bağlandığını kontrol ettik. Sonuçta, buzun hem dayanıklılığı hem de kırılma şekli değişti" açıklamasında bulundu. BioPykrete, kırılmadan önce yaklaşık 70 kat daha fazla enerji emebiliyor ve çatlaklar oluştuğunda ani parçalanmak yerine yavaşça deformasyona uğruyor.</p><h3>BioPykrete: Geçmişten günümüze inovatif bir inşaat malzemesi</h3><p>BioPykrete'nin geliştirilmesinde, II. Dünya Savaşı yıllarında ortaya çıkan Pykrete adlı malzemeden esinlenildi. O dönemde, buz ve odun hamuru karışımından elde edilen Pykrete, geleneksel buza göre daha dayanıklı ve yavaş eriyen bir yapı sunmuştu. Günümüzde ise bilim insanları, geleneksel odun lifleri yerine nanoskalada tasarlanmış selüloz kristalleri ve protein bağlantıları kullanarak, çok daha güçlü ve esnek bir yapı elde etti. Laboratuvar testlerinde, BioPykrete'nin sıradan buza göre iki kat daha fazla enerji emdiği ve çatlakların yayılmasını yavaşlattığı gözlemlendi. Araştırmacılar, bu yeni nesil süper buzun özellikle aşırı soğuk bölgelerde, karbon ayak izini azaltan biyolojik olarak parçalanabilir bir seçenek sunabileceğini vurguluyor.</p><h3>Kutup bölgelerinde inşaat için yeni umut: Dayanıklılık ve sürdürülebilirlik öne çıkıyor</h3><p>Beton ve çeliğin taşınmasının hem maliyetli hem de lojistik açıdan güç olduğu kutup bölgelerinde, BioPykrete önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Malzemenin büyük ölçüde buz ve bitki bazlı selülozdan oluşması, sürdürülebilirlik açısından da avantaj sağlıyor. Ancak, BioPykrete'nin laboratuvar ortamında gösterdiği dayanıklılığın gerçek inşaat koşullarında da korunup korunamayacağı henüz kesinleşmiş değil. Bilim insanları, malzemenin tekrar eden donma-çözülme döngülerine, uzun süreli yüklemelere ve sürekli basınca karşı nasıl bir performans göstereceğini belirlemek için yeni testler planlıyor. Ayrıca, farklı proteinler ve donma tekniklerinin BioPykrete'nin özelliklerini daha da iyileştirip iyileştiremeyeceği araştırılıyor. Bu çalışmalar, süper buzun gelecekte pratik inşaat uygulamalarında kullanılmasının önünü açabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/betona-meydan-okuyor-bili-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296046</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nukleer-fuzyon-enerjisinde-devrim-niteliginde-adim-296046</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nükleer füzyon enerjisinde devrim niteliğinde adım]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Princeton Üniversitesi'nden bir grup fizikçi, nükleer füzyon enerjisine ulaşmak için geleneksel yöntemlerin dışına çıkan yeni bir yol haritası geliştirdi. Bu yaklaşım, füzyon reaktörlerinin ateşleme aşamasına daha az enerjiyle ulaşmasını sağlayabilir ve enerji üretiminde devrim yaratabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nükleer füzyon enerjisinde devrim niteliğinde adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Princeton Üniversitesi'nden fizikçiler, nükleer füzyon enerjisine ulaşmanın daha kısa ve verimli bir yolunu ortaya koyan bir çalışmaya imza attı. Araştırma ekibi, nükleer füzyonda ateşleme olarak bilinen kritik aşamaya geleneksel yöntemlerden farklı bir stratejiyle ulaşılabileceğini gösterdi. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan bu çalışma, füzyon reaktörlerinin tasarımında köklü değişikliklere yol açabilecek yeni bir yol haritası sunuyor. Bilim insanları, plazmanın kendi kendine sürdürülebilir reaksiyonlara geçebilmesi için gereken enerji miktarını azaltacak bir yaklaşım geliştirdi. Uzmanlar, bu yöntemin füzyon enerjisi üretimini hızlandırabileceğini ve karbon salınımı olmayan temiz enerjiye geçişte önemli bir dönüm noktası olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Princeton Üniversitesi'nden ateşleme aşamasında yenilikçi çözüm</h3><p>Princeton Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, nükleer füzyonun en zorlu aşaması olan ateşleme için geleneksel yaklaşımların dışına çıkıldı. Bilim insanları, ateşlemeyi bir dağ sırasının ardındaki vadiye ulaşmak olarak betimledi. Klasik yöntemlerde, bu dağa doğrudan tırmanmak için büyük enerji harcamaları gerekiyor. Ancak ekip, dağın çevresinden dolaşarak aynı noktaya çok daha az enerjiyle ulaşılabileceğini öne sürdü. Fizikçi Luis Delgado-Aparicio, "Birçok şirket dağa tırmanmak için büyük çaba harcıyor. Oysa zirvenin etrafından dolaşmak çok daha akıllıca ve verimli," ifadelerini kullandı. Bu yeni yaklaşım, füzyon reaktörlerinin ateşleme sürecinde karşılaşılan enerji engellerini aşmak için önemli bir fırsat sunuyor. Araştırmacılar, bu yöntemin füzyon enerjisine ulaşmanın önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırabileceğine inanıyor.</p><h3>Lawson kriterine yeni bakış: Dört ek faktörle gerçekçi tasarım</h3><p>Araştırma ekibi, 1950'lerde tanımlanan ve füzyon reaktörlerinin ateşlemeye ulaşması için gereken koşulları belirleyen Lawson kriterini temel aldı. Ancak bu kez, kriteri genişleterek dört yeni faktörü de hesaplamalara dahil etti: helyum külü olarak adlandırılan harcanmış yakıt, reaktör duvarlarından kaynaklanan plazma safsızlıkları, senkrotron radyasyonu nedeniyle oluşan enerji kayıpları ve plazmadan dışarıya sızan ısı. Önceki çalışmalarda bu unsurlar ayrı ayrı incelense de, Princeton ekibi tümünü birlikte değerlendirdi. Bu sayede, füzyon reaktörlerinin tasarımında karşılaşılabilecek gerçek zorluklara daha kapsamlı bir bakış elde edildi. Araştırmacı Masayuki Ono, "Eğer bu etkileri dışarıda bırakırsanız, tasarımın sorunsuz çalışacağını düşünürsünüz. Ancak hepsini dahil ettiğinizde, tablo tamamen değişiyor," diyerek yeni yaklaşımın önemine dikkat çekti. Bilim insanları, Cordey saddle adı verilen ve ateşleme için en az enerji gerektiren yolu matematiksel olarak analiz etti. Sonuçlar, önce plazmayı ısıtıp ardından yoğunluk eklemenin en verimli yol olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, reaktör duvarlarında kullanılacak az miktarda tungstenin bile füzyon sürecini başarısızlığa uğratabileceği tespit edildi. Bu bulgu, reaktör tasarımında malzeme seçimlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi.</p><h3>Nükleer füzyonun önündeki doğal 'frenler' ve gelecek vizyonu</h3><p>Ekip, nükleer füzyonun önündeki bazı doğal engelleri de ortaya çıkardı. Radyasyon ve ısı kaybı, plazma reaksiyonlarının istikrarını korumada önemli rol oynasa da, başlangıçta ateşlemeyi zorlaştırıyor. Bu durum, füzyon reaktörlerinin tasarımında enerji dengesinin hassas bir şekilde gözetilmesini gerektiriyor. Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların gerçek deneylere dayalı olmadığını, ancak günümüzde tasarlanan ve önerilen birçok füzyon reaktörü için önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirtti. Bilim dünyasında, nükleer füzyon reaktörlerinin ne zaman tam anlamıyla çalışır hale geleceği konusunda görüş ayrılıkları sürüyor. Ancak Princeton Üniversitesi'nin sunduğu bu yeni yol haritası, füzyon enerjisine ulaşmada ciddi bir ilerleme sağladı. Fizikçi Jonathan Menard, "Sonuçlar bizi heyecanlandırıyor ve bu alandaki gelecekteki araştırmalar için net bir yol çiziyor," diyerek çalışmanın bilimsel açıdan taşıdığı önemi vurguladı. Uzmanlar, bu yaklaşımın füzyon enerji santrallerinin başarı şansını artırabileceğini ve geliştirme sürecini hızlandırabileceğini düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/nukleer-fuzyon-enerjisind-513_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296045</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/fizik-dunyasinda-cigir-acan-kesif-superiletkenligin-hayaleti-yakalandi-296045</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fizik dünyasında çığır açan keşif! Süperiletkenliğin 'hayaleti' yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Süperiletkenlikte şimdiye dek görülmemiş bir davranış biçimi tespit edildi. Anahtar kelime olarak öne çıkan PDW, kritik sıcaklığın üzerinde bile varlığını sürdürerek bilim dünyasında heyecan yarattı. Bu keşif, yüksek sıcaklıkta süperiletkenlik arayışında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fizik dünyasında çığır açan keşif! Süperiletkenliğin 'hayaleti' yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, süperiletken malzemelerin beklenmedik bir özelliğini ortaya çıkardı. Illinois Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırmada, uranyum ditellürid adlı metalin yüzeyinde, 'çift yoğunluk dalgaları' (PDW) adı verilen ve daha önce yalnızca teorik olarak öngörülen bir elektron davranışı gözlemlendi. Bu desenlerin, süperiletkenliğin ortadan kalktığı sıcaklıkların üzerinde dahi devam ettiği tespit edildi. Keşif, süperiletkenlik alanında yeni bir dönemin kapılarını aralarken, PDW'nin varlığı yüksek sıcaklıklarda da süperiletken benzeri özelliklerin izlenebileceğini gösteriyor.</p><h3>PDW gözlemleri süperiletkenlik anlayışını değiştiriyor</h3><p>Süperiletkenlik, elektrik akımına karşı sıfır direnç gösteren özel bir kuantum durumu olarak biliniyor. Bu olağanüstü özellik, malzemelerdeki elektronların Cooper çiftleri halinde hareket etmesiyle mümkün oluyor. 2007 yılında bilim insanları, bu çiftlerin bazen sıradan bir düzende değil, belirli desenler oluşturarak hareket edebileceğini öne sürdü ve buna 'çift yoğunluk dalgası' (PDW) adını verdi. Ancak bugüne kadar bu davranışın gerçek malzemelerde kesin olarak gözlemlenip gözlemlenmediği tartışma konusuydu. Illinois Üniversitesi'nden araştırmacılar, uranyum ditellürid üzerinde yürüttükleri deneylerde PDW'nin hem süperiletkenliğin var olduğu sıcaklıkların altında hem de bu sınırın üzerinde devam ettiğini gösterdi. Bu bulgu, süperiletkenlik fenomeninin bilinen sınırlarını sorgulatıyor ve PDW'nin kuantum malzeme fiziğinde yeni bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Uranyum ditellürid ve yeni deneysel tekniklerle PDW'nin izleri</h3><p>Uranyum ditellürid, yaklaşık 2.1 Kelvin gibi son derece düşük sıcaklıklarda süperiletken hale gelen ve 'spin-triplet' olarak adlandırılan nadir bir süperiletken türü olarak dikkat çekiyor. Bu malzemenin elektronları, yalnızca çiftler halinde değil, aynı zamanda küçük bir manyetik moment de taşıyor. Araştırma ekibi, yüksek kaliteli uranyum ditellürid örneklerini özel olarak üreterek, vektör manyetik alan tarama tünelleme mikroskobu (STM) ile detaylı incelemeler yaptı. Bu gelişmiş cihaz, çok sayıda farklı manyetik alan yönünde ve büyüklüğünde ölçüm yaparak, PDW'nin davranışını sıcaklık değişimleriyle birlikte hassas biçimde takip etmeye olanak tanıdı. Elde edilen veriler, PDW desenlerinin yalnızca klasik süperiletkenlik sınırlarında değil, bu sınırların ötesinde de varlığını sürdürdüğünü açıkça ortaya koydu. Araştırmacılar, bu sonuçları teorik modellerle de destekleyerek, gözlemlenen davranışın malzemenin içsel bir özelliği olduğunu doğruladı.</p><h3>PDW ve yük yoğunluk dalgalarının ilişkisi araştırılıyor</h3><p>PDW'nin keşfi, yalnızca süperiletkenliğin sınırlarını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda farklı elektron dalga durumları arasındaki ilişkilere de ışık tutuyor. Elektronların düzensiz desenler aldığı bir başka durum olan yük yoğunluk dalgaları (CDW), PDW ile benzerlikler taşıyor. Ancak PDW'nin, süperiletkenliğin kaybolduğu sıcaklıkların üzerinde bile devam etmesi, bu iki fenomenin birbirinden ayrıldığı kritik noktaları gündeme getiriyor. Stanford Üniversitesi'nden fizikçilerin de dahil olduğu analizlerde, PDW'nin gerçek malzemelerde tespitinin zorluğuna dikkat çekiliyor. Çünkü bazı deneylerde geleneksel süperiletkenler gibi davranırken, bazen de CDW'lerle ortak özellikler sergiliyor. Bu nedenle, PDW'nin varlığını doğrulamak için yüksek kaliteli deneysel veriler ve dikkatli teorik analizler büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, PDW ve CDW arasındaki ilişkinin tam olarak anlaşılmasının, gelecekteki deneysel çalışmaların yorumlanmasında kritik rol oynayacağını vurguluyor.</p><h3>Yüksek sıcaklıkta süperiletkenlik arayışına yeni bir pencere açıldı</h3><p>PDW'nin süperiletkenliğin geleneksel sınırlarının ötesinde gözlemlenmesi, yüksek sıcaklıkta süperiletkenlik arayışında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu tür desenlerin anlaşılmasıyla, gelecekte daha yüksek sıcaklıklarda çalışan süperiletken malzemelerin tasarlanmasının mümkün olabileceğini düşünüyor. Bu gelişme, hem enerji iletiminde hem de bilgi işlem teknolojilerinde devrim yaratabilecek yeni uygulamaların önünü açabilir. Ayrıca, PDW'nin keşfi, kuantum malzeme fiziği alanında yeni teorik modellerin geliştirilmesine de ilham veriyor. Sonuç olarak, PDW'nin varlığı, süperiletkenlikteki klasik anlayışın ötesine geçilerek, maddenin kuantum düzeydeki davranışlarını daha derinlemesine inceleme fırsatı sunuyor.</p><p>Bu yeni keşif, süperiletkenlik araştırmalarında heyecan verici bir dönemi başlatıyor. PDW'nin hem teorik hem de deneysel olarak kanıtlanması, bilim insanlarının maddenin temel yapı taşlarını ve kuantum davranışlarını anlama yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Gelecekte yapılacak çalışmalar, bu tür kuantum fenomenlerinin teknolojik uygulamalara nasıl dönüştürülebileceğini ortaya koyabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/fizik-dunyasinda-cigir-ac-750_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296044</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gunun-hangi-saatinde-yurumelisiniz-296044</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün hangi saatinde yürümelisiniz?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kan şekeri yönetiminde yürüyüşün zamanı tartışma konusu oldu. Uzmanlar, sabah ve akşam yürüyüşlerinin diyabet hastaları üzerindeki etkilerini değerlendirirken, yemek sonrası kısa yürüyüşlerin de önemli faydalar sağladığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün hangi saatinde yürümelisiniz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kan şekeri kontrolü için yürüyüşün en etkili zamanı uzun süredir tartışılıyor. Uzmanlar, sabah ve akşam yürüyüşlerinin kan şekeri üzerinde farklı etkiler yarattığını vurguluyor. Özellikle diyabet hastaları için günün hangi saatinde yürüyüş yapılacağı, kan şekeri seviyelerini dengelemek açısından büyük önem taşıyor. Sabah yürüyüşleri, uyanma sonrası yükselen kan şekeriyle mücadelede etkili olurken, akşam yürüyüşlerinin ise akşam yemeğinden sonra meydana gelen ani glukoz artışlarını azaltmaya yardımcı olduğu belirtiliyor. Son araştırmalar, yemeklerden sonra sadece 10 dakika yürüyüş yapmanın bile kan şekeri kontrolünde önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.</p><h3>Uzmanlar: Sabah yürüyüşü şafak fenomenine karşı etkili</h3><p>Sabah saatlerinde yapılan yürüyüş, özellikle uzun süreli açlık sonrası ortaya çıkan yüksek kan şekeri seviyelerinin düşürülmesinde etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Şafak fenomeni olarak adlandırılan durumda, vücut uyanmaya hazırlanırken karaciğerin glukoz salınımı artıyor ve bu da sabah saatlerinde kan şekerinin yükselmesine yol açıyor. Diyabet hastaları ise bu yükselmeyi dengelemek için yeterli insülin üretemeyebiliyor. Bilimsel araştırmalar, kahvaltıdan önce 30 dakika süren orta şiddette bir yürüyüşün, özellikle tip 2 diyabet hastalarında sabah kan şekeri seviyesinin kontrol edilmesine yardımcı olduğunu gösteriyor. Ayrıca sabah yürüyüşlerinin, gün boyunca genel kan şekeri kontrolüne olumlu katkı sağladığı ve düzenli egzersize bağlılık oranını artırdığı da belirtiliyor. Bazı bireyler için sabah saatlerinde yürüyüş yapmak, günlük rutine daha kolay uyum sağlamalarına da olanak tanıyor.</p><h3>Akşam yürüyüşü yemek sonrası kan şekerini düşürüyor</h3><p>Akşam saatlerinde yapılan yürüyüşlerin, özellikle akşam yemeğinden sonra yaşanan kan şekeri yükselmelerini azaltmada etkili olduğu ifade ediliyor. Özellikle akşam yemeğinin günün en büyük ve karbonhidrat açısından zengin öğünü olması, bu saatlerde yapılan yürüyüşün önemini artırıyor. Araştırmalar, yemek sonrası sadece 10 dakikalık bir yürüyüşün bile kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Ancak, akşam yürüyüşlerinin bazı riskleri de bulunuyor. Yatmadan hemen önce yapılan egzersiz, uyku düzenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, tip 1 diyabet hastaları ve insülin kullananlar için geç saatlerde yapılan egzersiz, gece boyunca düşük kan şekeri (hipoglisemi) riskini artırabiliyor. Uyku sorunları yaşayan veya gece hipoglisemi öyküsü bulunan kişilere sabah yürüyüşleri öneriliyor.</p><h3>Yemek sonrası yürüyüş kan şekeri yönetiminde öne çıkıyor</h3><p>Yürüyüş yapmak için günün en uygun saatini seçmek, bireyin kan şekeri düzeni, kullandığı ilaçlar ve günlük programı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiyor. Ancak uzmanlar, günün hangi saatinde olursa olsun, yemeklerden sonra yapılan yürüyüşlerin kan şekeri yönetiminde önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Yemek sonrası kan şekerinde yaşanan yükselme, hem diyabet hastalarında hem de sağlıklı bireylerde görülebiliyor. Bu nedenle, her yemekten sonra en az 10 dakika yürüyüş yapmak, ani kan şekeri artışlarını önlemeye yardımcı oluyor. Düzenli egzersizin, özellikle tip 2 diyabet hastalarında uzun vadeli kan şekeri kontrolünü iyileştirdiğine dair bilimsel kanıtlar bulunuyor. Ancak, ideal yürüyüş süresi ve yoğunluğu konusunda araştırmalar farklı sonuçlar sunuyor. Kimi uzmanlar, her yemekten sonra 30 dakikalık yürüyüşü önerirken, bazıları bu sürenin daha kısa seanslara bölünebileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, bireylerin kendi yaşam tarzlarına ve sağlık durumlarına uygun bir yürüyüş programı oluşturmaları tavsiye ediliyor.</p><h3>Yürüyüş programı kişiye özel planlanmalı</h3><p>Yürüyüşün kan şekeri üzerindeki olumlu etkilerinden maksimum düzeyde yararlanmak için, egzersiz zamanlamasının kişisel ihtiyaçlara göre belirlenmesi gerekiyor. İlaç kullanım saatleri, kan şekeri seviyelerinin gün içindeki değişimi, uyku ve uyanma alışkanlıkları, egzersize bağlılık düzeyi gibi faktörler göz önünde bulundurulmalı. Uzmanlar, yürüyüşün sadece sabah ya da akşam değil, günün herhangi bir saatinde de fayda sağlayabileceğini hatırlatıyor. Özellikle yemeklerden sonra kısa süreli yürüyüşler, kan şekeri dengesinin korunmasında etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Her bireyin sağlık durumu farklı olduğu için, yürüyüş programı oluştururken mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/gunun-hangi-saatinde-yuru-393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296043</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-sok-kesif-karanlik-maddeyi-arayan-euclid-teleskobu-kuyruklu-yildiz-buldu-296043</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda şok keşif! Karanlık maddeyi arayan Euclid teleskobu kuyruklu yıldız buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ESA'nın Euclid uzay teleskobu, 2026 Ekim ayında, Dünya'dan yaklaşık 1.3 milyar kilometre uzaklıkta yeni bir kuyruklu yıldız keşfetti. Bu bulgu, Euclid'in asıl amacı dışında da çığır açıcı gözlemler yapabileceğini ve Güneş Sistemi'nin kökenine dair önemli ipuçları sunabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda şok keşif! Karanlık maddeyi arayan Euclid teleskobu kuyruklu yıldız buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Euclid uzay teleskobu, 2026 Ekim ayında, Dünya'dan yaklaşık 1.3 milyar kilometre mesafede yeni bir kuyruklu yıldız keşfetti. C/2026 S1 (Euclid) adı verilen bu gök cismi, Euclid'in esas olarak galaksileri ve evrenin karanlık maddesini incelemek amacıyla tasarlanmasına rağmen, beklenmeyen bir başarıya imza attı. ESA'nın resmi açıklamasına göre, kuyruklu yıldızın keşfi, teleskobun elde ettiği görüntülerin detaylı analiz edilmesiyle mümkün oldu. Bu gelişme, Euclid'in yalnızca evrenin derinliklerini değil, aynı zamanda Güneş Sistemi'ndeki dinamik süreçleri de aydınlatabileceğini ortaya koydu.</p><h3>ESA ve Helsinki Üniversitesi: Yazılım başarısı keşfi hızlandırdı</h3><p>Euclid uzay teleskobunun yeni kuyruklu yıldızı tespit etmesinde, Helsinki Üniversitesi'nden doktora öğrencisi Mikko Pöntinen'in geliştirdiği özel bir yazılım önemli rol oynadı. Teleskobun 2026 Eylül ayında elde ettiği birden fazla görüntü üzerinde çalışan yazılım, hızlı hareket eden gök cisimlerinin oluşturduğu çizgisel desenleri tespit etti. Pöntinen, detaylı bir analiz sonucunda, bu cismin çevresini saran ve kuyruklu yıldızlara özgü olan koma yapısını gözlemledi. Daha önce bilinen hiçbir kuyruklu yıldız veya asteroit ile eşleşmeyen bu bulgu, Uluslararası Astronomi Birliği'ne (IAU) rapor edildi. 8 Ekim 2026'da ise, söz konusu cismin kuyruklu yıldız olduğu resmen doğrulandı. ESA'dan yapılan açıklamada, kuyruklu yıldızın, Euclid'in alışılmış gözlem alanlarının dışında, gezegenlerin yörünge düzleminin üstünde bir konumda bulunduğu belirtildi. Bu durum, Euclid'in beklenmedik bölgelerde dahi önemli keşifler yapabileceğini gösterdi.</p><h3>Euclid'in keşfi, ESA ve JAXA'nın Kuyruklu Yıldız Yakalayıcı projesine ışık tutuyor</h3><p>ESA'nın Euclid uzay teleskobunun bu başarısı, Güneş Sistemi'nin kökenine dair araştırmalara da yeni bir boyut kazandırdı. Güneş Sistemi'nin iç bölgelerine ilk kez giren kuyruklu yıldızların, yaklaşık 4.6 milyar yıl önceki oluşum sürecinden bu yana büyük ölçüde değişmeden kaldığı düşünülüyor. Bu nedenle, bu tür gök cisimleri, Dünya'daki suyun ve yaşamın hammaddelerinin kaynağını anlamak için büyük önem taşıyor. ESA, Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile birlikte, kuyruklu yıldızları uzayda yakalamayı hedefleyen "Kuyruklu Yıldız Yakalayıcı (Comet Interceptor)" projesini yürütüyor. ESA'nın bilim insanlarından Valeria Pettorino, C/2026 S1 (Euclid) kuyruklu yıldızının, bu projenin doğrudan hedefleri arasında yer almasa da, keşif sürecinin iki görev arasındaki işbirliğini test etme açısından değerli bir örnek sunduğunu vurguladı. Euclid'in galaksilere odaklanan ana görevine rağmen, elde edilen bu veri, Kuyruklu Yıldız Yakalayıcı'nın araştırmalarına destek olabileceğini gösterdi.</p><p>Euclid uzay teleskobu, karanlık madde ve karanlık enerjiyi araştırmak için tasarlanmış olsa da, bu son keşif, teleskobun esnekliğini ve bilimsel potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. ESA yetkilileri, kuyruklu yıldızın Dünya'ya yaklaşık 8.7 astronomik birim, yani 1.3 milyar kilometre uzaklıkta bulunduğunu belirtti. Ayrıca, Euclid'in, Güneş Sistemi'ndeki kuyruklu yıldız ve asteroitlerin sıkça gözlendiği bölgelerden uzak durduğu, ancak buna rağmen böylesine önemli bir keşfe imza attığı vurgulandı. Bu gelişme, gelecekteki kuyruklu yıldız araştırmalarında Euclid'in sağlayacağı katkının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/uzayda-sok-kesif-karanlik-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296042</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dans-parkinsonu-dizginliyor-muzik-tansiyonu-dusuruyor-sanatin-sasirtici-tibbi-faydalari-kanitlandi-296042</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dans Parkinson'u dizginliyor, müzik tansiyonu düşürüyor! Sanatın şaşırtıcı tıbbi faydaları kanıtlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sanat ve sağlık arasındaki bağlantı, son yıllarda yapılan binlerce araştırmayla daha da belirginleşti. Uzmanlar, müzik, dans, tiyatro ve görsel sanatların hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiyor ve sağlık sistemlerinin sanat temelli uygulamaları planlamalarına dâhil etmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dans Parkinson'u dizginliyor, müzik tansiyonu düşürüyor! Sanatın şaşırtıcı tıbbi faydaları kanıtlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanat ve sağlık arasındaki ilişki, uluslararası uzmanların son dönemde yayımladığı araştırmalar sayesinde yeniden gündeme geldi. Müzik, dans, tiyatro ve görsel sanatların, bireylerin hem fiziksel hem de zihinsel sağlığını güçlendirdiği, farklı yaş gruplarında olumlu etkiler ortaya çıkardığı bildirildi. The Lancet dergisinde yayımlanan kapsamlı bir görüş yazısında, uzmanlar sanatın sağlık üzerindeki yararlarının artık göz ardı edilemeyecek düzeye ulaştığını belirtti. Araştırmacılar, sanat temelli uygulamaların yalnızca ek bir seçenek olarak değil, sağlık planlamalarının temel bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ancak, mevcut kanıtların çoğunun kısa süreli ve küçük ölçekli çalışmalara dayandığı, bu nedenle daha güçlü ve kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğu da vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan sanat ve sağlık entegrasyonu için çağrı</h3><p>Jameel Sanat ve Sağlık Laboratuvarı adına hazırlanan ve The Lancet'te yayımlanan koleksiyonun ilk makalesinde, sanat ve sağlık ilişkisine dair güncel bulgular bir araya getirildi. Makalenin başyazarı Nisha Sajnani ile Trinity College Dublin'den Agustín Ibáñez, sanatın sağlık üzerindeki etkilerini küresel ölçekte değerlendirdi. Ibáñez, bu gelişmeyi tıp alanında tarihi bir adım olarak nitelendirirken, sanat ve kültürel katılımın sağlık teşviki, önleme, tedavi ve bakım süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Uzmanlar, sanat temelli uygulamaların sağlık sistemlerinde maliyet etkin ve eşitlikçi bir yaklaşım sunduğuna dikkat çekti. Ayrıca, sanat ve sağlık entegrasyonu sayesinde bireylerin yaşam kalitesinde artış, sosyal bağların güçlenmesi ve yalnızlık riskinin azalması gibi önemli sonuçlar elde edildiği bildirildi.</p><h3>3.000'den fazla çalışma sanatın sağlık üzerindeki etkisini gösteriyor</h3><p>2019 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen ve 3.000'den fazla çalışmayı kapsayan kapsamlı bir inceleme, sanatın hastalıkların önlenmesinden tedavi süreçlerine kadar birçok aşamada etkili olduğunu ortaya koydu. Nature Medicine dergisinde 2025 yılında yayımlanan bir başka inceleme ise sanatın özellikle hastalık önleme üzerindeki rolüne odaklandı. Araştırmalar, sanata aktif olarak katılan veya yalnızca sanat etkinliklerini izleyen kişilerin, daha yüksek yaşam memnuniyeti, güçlü anlam duygusu ve artan keyif ile ilişkilendirildiğini gösterdi. Bu bulgular, sanatın günlük yaşamda ve el sanatlarında da benzer şekilde olumlu etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Özellikle çocuklarda, sanatın okul başarısını doğrudan artırdığına dair iddialar büyük ölçüde çürütülse de, dil işleme ve bilişsel gelişim açısından bazı dar faydalar gözlemlendi. Ayrıca, sanat etkinliklerine katılan yaşlı bireylerde, düşünme yetisinin daha uzun süre korunabildiği ve sosyal bağların güçlendiği bildirildi.</p><h3>Sanat temelli programlar tedavi süreçlerinde olumlu sonuçlar verdi</h3><p>Sanat ve sağlık entegrasyonu kapsamında yürütülen 149 incelemeyi kapsayan bir araştırma, sanat temelli programların kanser, kalp hastalığı ve zihinsel sağlık sorunları yaşayan kişilerde kaygı, depresyon, fiziksel işlev ve yaşam kalitesinde orta düzeyde iyileşmeler sağladığını gösterdi. Nörolojik hastalıklarda ise bu kazanımlar küçük ila orta düzeyde gözlemlendi. Özellikle müzik temelli programların Parkinson hastalarında yürüme hızı, adım uzunluğu ve hareketlilik gibi alanlarda olumlu etkiler yarattığı, dans programlarının ise dengeyi geliştirdiği tespit edildi. Ayrıca, dans programları hipertansiyonu olan bireylerde kan basıncının düşmesine, fibromiyalji hastalarında ise ağrının azalmasına katkı sağladı. Sanat temelli uygulamalar, biyopsi, böbrek diyalizi, ventilatör kullanımı ve cerrahi işlemler sırasında kaygı belirtilerini azaltarak, daha kısa prosedürler ve daha az ağrı ilacı ihtiyacı ile ilişkilendirildi. Bu bulgular, sanatın sağlık bakımında semptom yönetimi ve yaşam kalitesinin artırılması açısından önemli bir araç olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Sanat ve sağlık entegrasyonunda politika ve bütçe planlaması öne çıkıyor</h3><p>Uzmanlar, sanat ve sağlık entegrasyonunun yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de ele alınması gerektiğini savunuyor. Kamu sağlığı bütçelerinin yavaş büyüdüğü bir dönemde, sanat temelli uygulamaların maliyet etkinliği ön plana çıkıyor. 172 politika belgesinin incelendiği küresel bir araştırma, birçok ülkede sağlık, kültür, eğitim ve sosyal refah bakanlıklarının sanat ve sağlık programlarını koordine ettiğini gösterdi. Şu anda Arjantin, Nijerya, Norveç ve ABD gibi ülkelerde, prematüre bebeklerden yaşlı yetişkinlere kadar geniş bir katılımcı yelpazesiyle büyük ölçekli denemeler yürütülüyor. Bu çalışmalar, sanatın sağlık üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı ve güvenilir biçimde değerlendirilmesine olanak tanıyor. Ibáñez, sanat ve sağlık entegrasyonunun, sağlığın tanımında köklü bir değişimi beraberinde getirdiğini belirterek, artık sanatların isteğe bağlı bir tamamlayıcı değil, kültürel katılım yoluyla insan sağlığını koruma ve geliştirme sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Sanat ve sağlık ilişkisinde olası riskler ve araştırma eksiklikleri</h3><p>Her ne kadar sanat ve sağlık entegrasyonu birçok olumlu sonuç doğursa da, uzmanlar sanatın otomatik olarak herkes için faydalı olmadığını da hatırlatıyor. Sanat temelli uygulamalar, tıpkı diğer sağlık davranışları gibi, kasıtlı ya da kazara zarar verebilir. İşkencede müzik kullanımı, performans sırasında yaşanan yaralanmalar, profesyonel sanatçılar arasındaki iş stresi ve sosyal eşitsizliği artıran programlar, sanatın olumsuz etkilerine örnek olarak gösteriliyor. Ayrıca, aynı sanat etkinliği bir kişiye fayda sağlarken, başka bir kişide etkisiz kalabilir; bu durum, bireyin geçmişine, programın tasarımına ve uygulandığı yere bağlı olarak değişiyor. Araştırmaların çoğu yüksek gelirli ülkelerde yürütülüyor ve düşük-orta gelirli ülkelerde yapılan büyük ölçekli çalışmaların eksikliği dikkat çekiyor. Uzmanlar, yerel toplulukların kültürel özelliklerinin göz önünde bulundurulması ve sanat temelli sağlık programlarının buna uygun şekilde uyarlanması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, mevcut çalışmaların çoğu kısa süreli ve küçük gruplarla sınırlı kalıyor; sanat programlarının standart tedavilerle doğrudan karşılaştırıldığı araştırmalar ise oldukça az. Tüm bu eksiklikler, sanat ve sağlık entegrasyonunun bilimsel temellerinin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Sanat ve sağlık entegrasyonunda gelecek adımlar</h3><p>Sanat ve sağlık entegrasyonunun geleceği, uzun vadeli ve geniş kapsamlı araştırmaların yapılmasına bağlı. Şu anda on ülkede yürütülen büyük ölçekli denemeler ve maliyet-etkinlik analizleri, sanat temelli uygulamaların ne zaman ve kimin için en iyi sonuç verdiğini ortaya koymayı hedefliyor. The Lancet koleksiyonunun ikinci makalesinde, sanat ve sağlık alanında araştırma, uygulama ve politika geliştirilmesi için yol haritaları sunuluyor. Uzmanlar, sağlık sistemlerinin biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel etkenleri bütüncül biçimde ele alması gerektiğini savunuyor. Artık sanat ve kültür, sağlık süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Önümüzdeki dönemde, sanat ve sağlık entegrasyonunu güçlendiren kanıtların, politikaların ve sağlık sistemlerinin oluşturulması, toplumların genel sağlığını iyileştirmek için kritik bir rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/dans-parkinsonu-dizginliy-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296041</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sinsi-ilerleyen-kolesterol-yuzde-iz-birakiyor-goz-kapagindaki-sari-lekeye-dikkat-296041</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sinsi ilerleyen kolesterol yüzde iz bırakıyor! Göz kapağındaki sarı lekeye dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Valentina Baydina, göz kapaklarında ortaya çıkan sarımsı plakların yüksek kolesterolün dışsal bir belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Uzman, bu tür değişikliklerin sadece kozmetik bir sorun olmayabileceğini ve mutlaka doktor kontrolü gerektirdiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sinsi ilerleyen kolesterol yüzde iz bırakıyor! Göz kapağındaki sarı lekeye dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Valentina Baydina, göz kapaklarında oluşan sarımsı plakların yüksek kolesterolün önemli bir belirtisi olabileceğini açıkladı. Özellikle gözlerin iç köşelerine yakın bölgede ve çoğunlukla üst göz kapaklarında ortaya çıkan bu plaklar, tıp literatüründe ksantelazma olarak biliniyor. Baydina, bu tür cilt değişikliklerinin genellikle yağ metabolizmasındaki bozukluklara ve kolesterol seviyesinin artışına işaret ettiğini belirtti. Ancak ksantelazmanın her zaman doğrudan bir hastalığın göstergesi olmadığını, normal lipid değerlerine sahip kişilerde de görülebileceğini ekledi.</p><h3>Baydina: 'Göz kapağındaki plaklar kolesterol artışına işaret edebilir'</h3><p>Ksantelazma olarak tanımlanan bu sarımsı plaklar, genellikle üst göz kapağında, bazen de alt göz kapağında görülüyor. Kardiyolog Baydina, göz kapaklarında bu tür plakların yalnızca kozmetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Yüksek kolesterol seviyeleriyle bağlantılı olabilen ksantelazma, yağ metabolizmasında yaşanan sorunların ciltteki ilk işaretlerinden biri olabilir. Ancak, bu oluşumlar yalnızca kolesterol yüksekliği olan kişilerde ortaya çıkmaz; bazen tamamen normal lipid değerlerine sahip bireylerde de görülebilir. Uzmanlar, bu tür değişikliklerin gözlenmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulmasını öneriyor.</p><h3>Doktorlar kolesterol testi ve muayene öneriyor</h3><p>Baydina, göz kapağında fark edilen sarımsı plakların nedeni kesin olarak belirlenmeden tedaviye başlanmaması gerektiğini ifade etti. Diyet değişikliklerinin bu plakları ortadan kaldırmayabileceğini, bu nedenle tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyulabileceğini belirten Baydina, öncelikle lipid profilinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Lipid profili testi ile kolesterol seviyeleri tespit edilerek, ilerleyen süreçte izlenmesi veya tedavi gerekip gerekmediği anlaşılabiliyor. Uzmanlar, bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktor kontrolüne gidilmesini tavsiye ediyor. Göz kapaklarındaki değişiklikler, vücuttaki kolesterol dengesizliğinin ilk sinyallerinden biri olabilir ve erken teşhis, ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde büyük rol oynar.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/sinsi-ilerleyen-kolestero-370_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296039</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evcil-hayvanlar-havai-fiseklerden-neden-korkuyor-296039</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evcil hayvanlar havai fişeklerden neden korkuyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Evcil hayvan sahipleri için havai fişek gösterileri ciddi bir endişe kaynağı haline geliyor. Özellikle köpek ve kedilerde ani sesler ve ışık patlamaları, tahmin edilemeyen korku ve panik tepkilerine yol açabiliyor. Veterinerler, bu tür durumlarda dikkatli olunması ve gerektiğinde profesyonel yardım alınması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evcil hayvanlar havai fişeklerden neden korkuyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evcil hayvan sahipleri, özellikle kutlama dönemlerinde düzenlenen havai fişek gösterilerinin köpek ve kedilerde ciddi korku ve kaygıya yol açtığını sıkça gözlemliyor. Havai fişeklerin ani ve yüksek sesleri ile parlak ışık patlamaları, hayvanlar için anlaşılması güç bir tehlike sinyali olarak algılanıyor. Uzmanlar, evcil hayvanların bu beklenmedik gürültüye karşı öngörülemez bir tehdit hissettiklerini ve bu nedenle vücutlarının alarm durumuna geçtiğini belirtiyor. Özellikle köpekler ve kediler, bir sonraki patlamanın ne zaman olacağını tahmin edemedikleri için sürekli bir tedirginlik ve panik hali yaşayabiliyor. Bu süreçte hayvanlar donakalabilir, kaslarını gerebilir ve güvenli bir alan arayışına girebilir.</p><h3>Veterinerler: Havai fişek korkusu ciddi sonuçlara yol açabilir</h3><p>Evcil hayvanlarda havai fişek korkusu, sadece geçici bir huzursuzluktan ibaret değil. Veterinerler, korku sırasında hayvanların mobilya altlarına saklanma, odadan çıkmaya çalışma, titreme, hızlı nefes alma, uluma veya miyavlama gibi belirtiler gösterebileceğini ifade ediyor. Bazı durumlarda ise huzursuzluk ileri boyuta taşınıyor; hayvanlar eşyaları tırmalayabiliyor, yataklarını kazabiliyor veya saklandıkları yerden çıkmak için çaba harcayabiliyor. Özellikle panik anında köpek ya da kedinin kaçmaya çalışması, yaralanma, yola fırlama veya başka tehlikeli durumlarla karşılaşmasına neden olabiliyor. Veterinerler, daha önce sakin olan bir hayvanda aniden ortaya çıkan gürültü korkusunun fiziksel ağrı gibi altta yatan sağlık sorunlarından kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Uzmanlar: Ani davranış değişikliklerinde veterinere başvurun</h3><p>Havai fişek korkusu, köpek ve kedilerde çoğu zaman duyma hassasiyeti nedeniyle daha şiddetli yaşanıyor. Hayvanların işitme duyusu insanlara göre çok daha gelişmiş olduğu için, uzaktan gelen patlamalar bile onlarda yoğun bir stres yaratabiliyor. Araştırmalar, eklem veya hareket sistemi hastalıkları bulunan köpeklerin yüksek seslere karşı daha hassas olabildiğini gösteriyor. Eğer evcil hayvanınızda ani ve alışılmadık bir korku veya davranış değişikliği gözlemlerseniz, mutlaka bir veterinere başvurulması öneriliyor. Veteriner hekim, kaygının altında yatan fiziksel bir rahatsızlık olup olmadığını değerlendiriyor ve gerekli tedavi ile hem fiziksel ağrıyı hem de gürültüye bağlı korkuyu hafifletmeyi hedefliyor. Bazı durumlarda ise hayvanın davranışsal olarak da desteklenmesi gerekebiliyor.</p><p>Evcil hayvan sahiplerinin, havai fişek gösterilerinin yoğun olduğu dönemlerde daha dikkatli davranması ve hayvanlarının tepkilerini yakından izlemesi büyük önem taşıyor. Uzmanlar, ani korku ve panik belirtileri gösteren köpek ve kediler için profesyonel yardım alınmasının, hem hayvanın sağlığı hem de güvenliği açısından kritik olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/evcil-hayvanlar-havai-fis-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296038</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/devletin-tum-kurumlari-gorevinin-basinda-ak-parti-sozcusu-celik-fon-seytanlari-hesap-verecek-296038</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Devletin tüm kurumları görevinin başında" AK Parti Sözcüsü Çelik: Fon şeytanları hesap verecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, devletin tüm kurumlanın görevinin başında olduğunu belirterek "Fon konusunda çalışmalar tavizsiz devam ediyor." dedi. Çelik, "Fon şeytanları, fon dolandırıcıları dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Bu dolandırıcılarla meşru yatırımcıyı ayırıyoruz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Devletin tüm kurumları görevinin başında" AK Parti Sözcüsü Çelik: Fon şeytanları hesap verecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-2010202658341d36.mp4" type="video/mp4"></video><p>Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet dileyen Çelik, bu kayıptan sonra sosyal medyada çok çirkin, acı verici birtakım paylaşımlar yapıldığını söyledi.</p><p>Çelik, vefat haberi karşısında böylesine bir nefret söyleminin örgütlü bir şekilde ortaya çıkarılmasını lanetlediklerini vurguladı.</p><p>Pek çok siyasi partiden son derece sağduyulu, insani hassasiyetlere saygılı, bu acı kaybı paylaşmaya dönük mesajlar yayımlandığını ifade eden Çelik, bu partilere şükranlarını sunduğunu dile getirdi.</p><p>MKYK Toplantısı'nda partiye katılımlara ilişkin Çelik, "Bugün daha önceden de yol arkadaşlığı yaptığımız milletvekilimiz Cemalettin Kani Torun Bey partimize tekrar katıldılar. Kendisine evinize hoş geldiniz diyoruz. Kani Bey'in Afrika'da çok önemli çalışmaları oldu, çok değerli bir arkadaşımız. Oradaki çalışmalara çok güçlü emek verdi. Bundan sonrasında da inşallah partimizde kendi evinde bu çalışmalarını sürdürmeye devam edecek." diye konuştu.</p><p>Çelik, AK Parti'ye hem belediye başkanlarından hem milletvekillerinden çok sayıda katılım talebi olduğunu bildirerek, bunu partinin yetkili kurullarının titizlikle incelediğini, gelecek dönemde de hem milletvekili hem belediye başkanı hem de belediye meclis üyesi seviyesinde pek çok katılımı hep beraber göreceklerini söyledi.</p><p>Bugün Bodrum Belediye Meclis Üyesi Asuman Gülsoy'un da AK Parti'ye katıldığını belirten Çelik, "Bütün bunlar Türkiye'nin geleceği için AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın güvenilir adres olduğunu, hem Türkiye'nin yeni dünyanın ortaya çıkardığı sorunlarını çözmede hem de geleceğe yürümedeki iradesini AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın temsil ettiğini gösteren yaklaşımlar." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"KARARLI VE TAVİZSİZ BİR ŞEKİLDE HAREKET EDİLİYOR"</strong></p><p>Çelik, fon meselesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmaların hızlı bir şekilde yürüdüğünü vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bizim fon dolandırıcıları, fon şeytanları dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle, kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Bu fon şeytanları, fon dolandırıcıları dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, buraları meşru bir yatırım aracı olarak kullanan vatandaşlarımızı hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşımların, değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra tabii bu fon şeytanlarının, bu fon dolandırıcılarının üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz.</p><p>Daha önce de ifade etmiştim. Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum etmeyiz, ettirmeyiz. Ama herhangi bir siyasi himayeyle de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz. Burada temel mesele bütün gerçeğin açığa çıkması ve bununla birlikte gereken sonuçlara uğraşılmasıdır."</p><p>Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla bu meselenin tam olarak açığa çıkması, fon dolandırıcılarının çaldıkları paraların geri alınması ve cezalandırılması konusunda devletin tüm kurumlarının, adliyeden maliyeye, bütün denetim kurumlarında herkesin görevinin başında olduğunun altını çizdi.</p><p><strong>"TASFİYE SÜRECİNİN ADİL, ŞEFFAF VE ETKİN ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİ KONUSUNDA HASSASİYETİMİZ VAR"</strong></p><p>"Meşru yatırımcının, mağdur edilenin korunması için de gereken hassasiyet gösteriliyor." diyen Çelik, şöyle konuştu:</p><p>"Burada kimse kimsenin avukatı ya da savcısı değil, kimse kimsenin herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kendini savcı yerine koyup mahkum etmesi gibi bir yaklaşım içinde olmamalı. Kimsede herhangi bir iddia varsa birilerinin avukatı olup herhangi bir siyasi himaye içerisine girmemeli şeklindeki ilkemizi ayakta tutuyoruz. Bu konuyla sonuna kadar mücadele edecek iradenin Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla tam olarak inşa edildiğini, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki Koordinasyon Kurulunun da bu görevi ifa etmek üzere üst üste toplantılar yaptığını ifade ediyoruz. Sermaye Piyasası Kurulunca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi konusunda hassasiyetimiz var. Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli."</p><p>Bu çerçevede Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildiğini ve bu hafta görüşülmesinin beklendiğini aktaran Çelik, bunun yanında bir daha böyle şeylerin tekerrür etmemesi için yapısal tedbirlerin alınması, sistemsel bir vites yükseltilmesinin son derece önemli olduğunu dile getirdi.</p><p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Bu çerçevede mevcut kanun teklifinin yanı sıra sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesini sağlamaya, düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların güçlendirilmesine, yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına dönük ve Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi ile birinci olarak, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanların adil şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor.</p><p>Ayrıca, bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor ve geri kazanılan değerlerin bu fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul ve esasları düzenleyecek. Yüce Meclis, bunu tartışacak ve yüce Meclis'in tartışmasıyla birlikte bu hedeflere ulaşacak şekilde bu düzenlemenin hayata geçmesi esas olacak."</p><p>Çelik, bütün bu adımları etkili bir şekilde atarken, sahtekar ve tamahkarlarla meşru yatırımcıyı birbirinden ayırt etmenin, buradaki sorunla ekonominin bütününün gücü arasındaki ayırt edici yaklaşımlara önem vermenin son derece önemli olduğunu vurguladı.</p><p><strong>"YANLIŞ YAPANLARDAN BUNUN HESABI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE SORULACAK"</strong></p><p>Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla insanların hedef gösterilmesinin doğru olmadığını, herhangi bir siyasi himaye ile herhangi bir iddianın üzerine gidilmemesi gibi bir yaklaşımın da söz konusu olamayacağının altını çizen Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Hem siyasi linçe karşı olduğumuzu, hem siyasi himayeye karşı olduğumuzu net bir şekilde söylüyoruz. Bunun da yolu adliyenin ve maliyenin çalışmaları çerçevesinde bütün gerçeğin açığa çıkmasıdır. Açığa çıkması üzerinden bu argümanların geliştirilmesidir. Yoksa siyasi polemik konusu yapmak üzere çeşitli şeyler çarpıtıldığı zaman mesele yanlış yerlere gidebiliyor. Bu sefer gerçekten üzerine gidilmesi gereken meselelerle ilgili enerjiler başka yerlere kaydırılmış oluyor.</p><p>Burada bizim kararlılığımız nettir ve açıktır, bu fon şeytanlığının, fon dolandırıcılığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi, bunların hiçbirinin önemi yok. Dediğim gibi ne siyasi linçle mahkum ettiririz herhangi bir kimseyi, ne de siyasi himayeyle hangi bir iddiayı örtbas ettiririz. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak."</p><p>Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır mücadele verdiğini belirten Çelik, Erdoğan'ın başbakanlığı döneminden itibaren Irak'ta çeşitli başbakanlarla çalıştığını, Türk, Kürt, Türkmen, Arap ve bütün mezhep unsurlarının bir arada yaşadığı bütüncül bir Irak profilinin ortaya çıkması için uzun yıllara yayılan bir çabası olduğunu ifade etti.</p><p>Çelik, bu konudaki önemli başlıklardan birinin Irak'taki Türkmenlerin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmesi olduğunu vurgulayarak, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyduğunu, hem terörsüz bölge konusunda hem de herkesi kapsayan bir hükümet modelinin oluşturulması konusunda doğru yaklaşımları olduğunu söyledi.</p><p>Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı ve Kerkük Valisi Muhammed Seman Ağa'nın Irak hükümetinde Devlet Bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini belirten Çelik, Irak'ın asli unsuru olan Türklerin, Arapların ve Türkmenlerin tarihi bir aşamaya geçtiğini ifade etti.</p><p>Çelik, "Türkiye açısından Irak'ın birliği, bütünlüğü, toprak bütünlüğü ve egemenliği ile bundan sonraki süreçte herkesi kapsayan bir hükümet modelinin belirlenmesi bakımından da son derece önemlidir. Bunun son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Seman Ağa'yı tebrik ediyoruz. Başarılar diliyoruz. Irak Başbakanına ve hükümetine de buradan en içten selamlarımızı ve dileklerimizi iletiyoruz." diye konuştu.</p><p><b> "SİYONİST İŞGALCİLİK VE EMPERYALİST BÖLÜCÜLÜK ADETA KOL KOLA GİRMİŞ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan birinin Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçleri olduğunun altını çizen Çelik, Erdoğan'ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın birlik ve bütünlük içinde yürüttüğü politikanın başarıya ulaşması için gereken hassasiyetin gösterilmesi konusunda parti yönetimine sürekli hatırlatmalarda bulunduğunu ve uyarılar yaptığını ifade etti.</p><p>Çelik, bölgedeki gelişmelerin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçlerinin ne kadar kıymetli ve zamanlaması bakımından ne kadar doğru olduğunu gösterdiğine işaret etti.</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarından sonra bölgede ortaya çıkan tabloya dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:</p><p>"Gazze'deki soykırım devam ederken İsrail'in Batı Şeria'yı da Gazzeleştirmeye dönük attığı adımlar, Lübnan'a yaptığı saldırılar, Suriye topraklarına yaptığı saldırılar, yine Suriye içerisinde Süveyda bölgesindeki ayrılıkçı grupların bütün bu faaliyetlerini gördüğümüzde aslında çok daha büyük bir siyasi projenin yürürlüğe koyulmaya çalışıldığını görüyoruz. Dün Netanyahu'nun yayınladığı bir harita vesilesiyle de bir tartışma ortaya çıkmıştı. Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük adeta kol kola girmiş, bölgedeki Türkleri, Kürtleri, Arapları birbirlerinden uzaklaştırmak, aralarında fitne çıkarmak için elinden gelen bütün enstrümanları, çabayı devreye sokmuş durumda.</p><p>Hem bu emperyalist bölücülüğe karşı hem siyonist işgalciliğe karşı en güçlü duruşu bölge halkları olarak kardeş ülkelerle birlikte sergilemek durumundayız. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye süreci aynı zamanda bir Terörsüz Bölge süreci olarak, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge'nin kol kola yürüyen, iç içe geçmiş, birbirinden ayrılmaz, kader birliği olan süreçler ve kavramlar olduğunu ifade etmiştik. Bu, hem milletimizin huzurunu ve bekasını teminat altına alma bakımından hem de bölgedeki kardeş halkların üzerindeki siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük temelli siyasi projelerin berhava edilmesi bakımından son derece kıymetli sonuçlar doğuracaktır."</p><p>Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın attığı adımlar nedeniyle Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini vurguladığını hatırlatan Çelik, Barzani'ye de teşekkür etti.</p><p>Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en çok önemsediği konunun bölge halklarının kardeşliği, rızası, duası olduğunu ve siyasi gayretini o çerçevede sürdürdüğünü söyledi.</p><p><b> "ODAĞIMIZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE"</b></p><p>Terörsüz Türkiye süreçlerinde zaman zaman aksamalar yaşandığına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığını belirten Çelik, "Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir. Lineer süreçler değildir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda elde edemediğiniz ilerlemeyi bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur. O sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz çok sayıda olumsuz cümle, söylem, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız Terörsüz Türkiye'nin ve Terörsüz Bölge'nin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız. Odağımız konusunda hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın bize verdiği talimat da budur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Çelik, bazı kavramsal çerçevelerin, kelimelerin, önceliklerin ve sonralıkların birbiriyle çarpıştırıldığını belirterek, esas hedefin açık olduğunu belirtti.</p><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinin devlet politikasına dönüştüğünü ifade eden Çelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de bu süreçte devreye girdiğini, Meclis'te oluşturulan komisyon tarafından rapor hazırlandığını hatırlattı.</p><p>Çelik, daha sonra terör örgütü PKK'nın silah bırakmasını ve tasfiyesinin tamamlanmasını sağlayacak mekanizmaya ilişkin kanunun 467 oyla kabul edildiğini hatırlatarak, bundan sonraki aşamada yapılması gerekenin kanunun gereklerini yerine getirmek olduğunu ifade etti.</p><p>Kanunun gerekleri yerine getirilerek terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakma süreci gerçekleştiğinde kanunun otomatik olarak devreye gireceğini anlatan Çelik, sürecin sağlıklı şekilde işleyeceğini kaydetti.</p><p>Çelik, sürece ilişkin çeşitli tarihler verilmesi, yol gösterilmesi ve olumsuz değerlendirmeler yapılmasının meselenin dışında olduğunu dile getirerek, devlet kurumlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda görevlerinin başında olduğunu ve üzerlerine düşeni bildiklerini söyledi.</p><p>Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Yüce Meclis'in de onayladığı yasayla birlikte yol haritası iyice berraklaşmıştır. Yol haritasının siyasi tarafı, sosyal tarafı, aynı şekilde dediğim gibi kanuni zemini oluşmuştur. Yıllardır şu söylenirdi, bu işlerde siyasi irade olsa bile bir kanuni zemin oluşmadığı için ilerlenemiyor denirdi. Bu kanuni zemin de oluşmuştur. Bundan sonrasında önemli olan, mekanizmanın bir şekilde çalışmasıdır.</p><p>Bunun karşısında duran, yani Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecini bütün bu berraklığın dışına çıkarmaya çalışan, burada flu bir alan oluşturmaya çalışan ve bu süreci baltalamaya çalışan hangi odak olursa olsun, siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün yanında kendisini konumlandırmış olur. Bu Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreci, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, Ezidi'nin, Nusayri'nin, Şii'nin, herkesin faydasına olan bir süreçtir. Herkesin hakkı olan huzuru, refahı ve güvenliği getirecek bir süreçtir. O sebeple bunun karşısında duranın tüm bu kavramlarla kavgası olduğu ortaya çıkmış olur."</p><p>- "Herkes basiret ve sağduyuyla bu sürecin doğru sonuca ulaşmasını sağlamaya çalışmalıdır"</p><p>Çelik, sürece ilişkin dikkatli bir dil kullanılması ve yanlış projelerin parçası olabilecek yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini belirterek, işin olumlu tarafına, pozitif gelişmelere odaklanılması çağrısında bulundu.</p><p>Şimdiye kadar pek çok olumlu adım atıldığını ve gelişme yaşandığını ifade eden Çelik, bunları daha da güçlendirecek adımlar atılması konusunda Cumhur İttifakı'nın iradesinin bulunduğunu vurguladı.</p><p>Çelik, 467 oyla kabul edilen yasayla ortaya konulan iradenin içerdiği yol haritasına uyulduğu müddetçe herhangi bir kaza ihtimalinin söz konusu olmayacağını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"İstihbari olarak da siyasi olarak da biliyoruz, süreci sabote etmek isteyen, siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün sponsoru olan bazı ülkeler ve odaklar olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Burada herkes basiret ve sağduyuyla bu sürecin doğru sonuca ulaşmasını sağlamaya çalışmalıdır. Tarih bunun üzerine bugün kuruluyor. Bütün bu fitne senaryolarına, bütün bu emperyalist senaryolara karşı Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk, Türk ve Kürt olmadan Arap, Arap olmadan Türk ve Kürt doğru, huzurlu ve anlamlı bir geleceğe kavuşamaz. Bu bir kader birliğidir. Bu hem kaderdaşlıktır hem de geleceği beraber kurma iradesidir. Bu gözle bakmamız gerekir diye değerlendiriyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/devletin-tum-kurumlari-go-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296037</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buzlukta-gidalar-ne-kadar-sure-saklanabilir-296037</link>
      <pubDate>2026-10-20T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Buzlukta gıdalar ne kadar süre saklanabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gıda Güvenliği Alanında Yetkinlik Merkezi Direktörü Elena Spetsenko, evlerde yapılan yaygın dondurucu hatalarına dikkat çekti. Spetsenko, bazı ürünlerin buzlukta uzun süre saklanamayacağını ve yanlış saklama yöntemlerinin gıdanın tadı ile dokusunu olumsuz etkilediğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Buzlukta gıdalar ne kadar süre saklanabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda Güvenliği Alanında Yetkinlik Merkezi Direktörü Elena Spetsenko, dondurucu kullanımı sırasında yapılan hataların gıdaların tazeliğini ve lezzetini ciddi şekilde bozduğunu açıkladı. Spetsenko, özellikle evlerde, buzlukta uzun süre saklanamayacak ürünlerin bilinçsizce muhafaza edilmesinin hem sağlık hem de kalite açısından risk taşıdığını belirtti. Uzman, -18°C'de bile farklı ürünler için saklama süresinin değiştiğini ve ambalaj üzerindeki uyarıların mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bazı gıdalar için 30 gün, bazıları için ise altı aya kadar saklama süresi öngörüldüğünü vurgulayan Spetsenko, bu sürelerin aşılmasının gıdanın tadını, dokusunu ve güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p><h3>Elena Spetsenko: 'Yanlış dondurma gıdanın kalitesini düşürüyor'</h3><p>Evde ürünleri dondururken yapılan en büyük hatalardan birinin, gıdanın yavaş soğutulması olduğunu belirten Spetsenko, bu durumun büyük buz kristallerinin oluşmasına yol açtığını söyledi. Uzman, özellikle et, balık ve meyve gibi ürünlerin çözülme sonrası suluğunu kaybedip kuru ve gevrek bir dokuya dönüştüğünü, bunun da lezzet ve besin değerinde kayıplara neden olduğunu açıkladı. Bu tür olumsuzlukların önüne geçmek için ürünlerin önceden küçük porsiyonlara ayrılmasını ve dondurucuda tek kat halinde yerleştirilmesini öneren Spetsenko, hızlı dondurma fonksiyonu olan cihazlarda bu özelliğin mutlaka kullanılmasını tavsiye etti. Ayrıca, ambalajlar arasında soğuk havanın dolaşabilmesi için boşluk bırakmanın da önemli olduğunu kaydetti.</p><h3>Dondurucu bakımı ve saklama süresi: Uzmandan hayati tavsiyeler</h3><p>Elena Spetsenko, dondurucu bakımının da ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. No Frost teknolojisine sahip cihazlarda, buz kalınlığı 3-5 milimetreye ulaştığında temizlik yapılmasının şart olduğunu söyledi. Bunun dışında, her 3 ila 6 ayda bir önleyici çözme işlemi yapılmasının gıdaların güvenliği için kritik olduğunu vurguladı. Buzların keskin metal aletlerle kazınmasının cihazlara zarar verebileceğini hatırlatan Spetsenko, No Frost sistemli buzdolaplarının manuel çözme gerektirmediğini ancak dondurucu bölümünün yine de düzenli olarak, en az 6-12 ayda bir temizlenmesi gerektiğini dile getirdi. Tüm bu öneriler, dondurucuda saklanan ürünlerin kalitesini ve güvenliğini korumak için büyük önem taşıyor.</p><p>Evlerde dondurucu kullanımı konusunda yapılan basit hatalar, gıdanın hem tadını hem de sağlığını tehlikeye atabiliyor. Uzmanların önerilerine kulak vermek, hem ekonomik kayıpları hem de sağlık risklerini en aza indiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/buzlukta-gidalar-ne-kadar-375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296036</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/doganin-en-buyuk-meydan-savasi-15-milyon-karincanin-oldugu-dev-catisma-ortaya-cikti-296036</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doğanın en büyük meydan savaşı! 15 milyon karıncanın öldüğü dev çatışma ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[San Diego çevresinde Arjantin karıncalarının oluşturduğu dev süperkoloniler arasında altı ay süren ve milyonlarca kaybın yaşandığı şiddetli çatışmalar tespit edildi. Bilim insanları, bölgedeki bu olağanüstü karınca savaşının ekosistem üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doğanın en büyük meydan savaşı! 15 milyon karıncanın öldüğü dev çatışma ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>San Diego ve çevresinde yapılan saha gözlemlerinde, Arjantin karıncalarının oluşturduğu dev süperkoloniler arasında altı ay boyunca süren ve milyonlarca bireyin ölümüne yol açan büyük çaplı çatışmalar ortaya çıktı. Araştırmacılar, Hodges Gölü yakınlarında gözlemlenen bu savaşlarda, yalnızca bir sınır hattında 15 milyondan fazla işçi karıncanın öldüğünü tahmin ediyor. Bölgedeki rekabetin şiddetine rağmen, hiçbir süperkoloni belirgin bir üstünlük sağlayamadı ve sınırlar büyük ölçüde sabit kaldı. Bu dikkat çekici mücadele, hem ekosistemdeki dengeyi hem de istilacı türlerin yayılma dinamiklerini anlamak açısından önemli bilgiler sunuyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Süperkoloni rekabeti durmuyor'</h3><p>Güney Kaliforniya'da yürütülen araştırmalarda, beş farklı Arjantin karıncası süperkolonisinin varlığı tespit edildi. Bu kolonilerden en büyüğü, kıyı boyunca yaklaşık 1000 kilometrelik bir alana yayıldı. Her bir süperkoloni, kendi sınırlarını korumak için komşularına karşı düzenli olarak şiddetli çatışmalara giriyor. Bilim insanları, sınır bölgelerinde yapılan incelemelerde ziyaretlerin yüzde 40'ında savaş izlerine rastladı. Altı aylık gözlem sürecinde, bazı bölgelerde ölen işçi karıncaların medyan sayısı 15 bin olarak belirlendi. Ancak Hodges Gölü çevresinde bu sayı 15 milyonu aşarak araştırmacıları da şaşırttı. Bu denli büyük kayıplara rağmen, hiçbir süperkoloni komşusuna karşı kalıcı bir toprak kazanımı elde edemedi.</p><h3>Biyolog Moffett: 'Arjantin karıncaları düşmanlarını unutmuyor'</h3><p>Uzmanlar, Arjantin karıncaları arasındaki bu uzun süreli çatışmaların temel nedeninin, "pahalı düşman etkisi" olarak bilinen psikolojik bir faktörün eksikliği olabileceğini belirtiyor. Biyolog Mark Moffett, birçok hayvan türünde zamanla komşulara karşı saldırganlığın azaldığını, fakat Arjantin karıncalarında bunun yaşanmadığını vurguladı. Bu tür, yabancı süperkolonilere karşı sürekli bir tehdit algısı taşıyor ve her karşılaşma şiddetli mücadelelere dönüşüyor. 19. yüzyılda Güney Amerika'dan ticaret yoluyla dünyaya yayılan Arjantin karıncaları, düşük genetik çeşitlilikleri sayesinde birbirlerini akraba olarak tanıyabiliyor ve devasa topluluklar oluşturabiliyor. Ancak bu avantaj, süperkoloniler arası savaşlarda sürekli bir gerilime yol açıyor. Araştırmanın ana saha gözlemleri 2004 yılında tamamlandı ve bulgular 2006'da yayımlandı. Aradan geçen yaklaşık yirmi yılda sınırların durumu ve çatışmaların şiddetiyle ilgili güncel veri bulunmuyor.</p><p>Arjantin karıncaları arasındaki bu süperkoloni savaşları, istilacı türlerin doğada nasıl karmaşık ve yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor. Bilim insanları, bu tür çatışmaların ekosistem üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/doganin-en-buyuk-meydan-s-780_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296035</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uykuya-dalmakta-zorlaniyorsaniz-aksam-kullandiginiz-isiga-dikkat-296035</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uykuya dalmakta zorlanıyorsanız akşam kullandığınız ışığa dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Evde kullanılan parlak ışıklar, özellikle sonbahar aylarında uykuya dalmayı zorlaştırıyor. Uzman doktor Tim Mercer, melatonin üretimini olumsuz etkileyen bu aydınlatmalar yerine hangi ışıkların tercih edilmesi gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uykuya dalmakta zorlanıyorsanız akşam kullandığınız ışığa dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evde akşam saatlerinde parlak ışıkların kullanılması, özellikle sonbaharda günlerin kısalmasıyla birlikte, uykuya geçişi ciddi şekilde zorlaştırıyor. Uzman doktor Tim Mercer, bu tür aydınlatmaların melatonin üretimini baskıladığını ve vücudun biyolojik ritmini olumsuz etkilediğini belirtti. Mercer, ev ortamında sıkça tercih edilen parlak tavan lambalarının, dinlenme öncesi saatlerde aşırı uyarıcı etki yarattığını vurguladı. Uykuya dalmada güçlük yaşayanlar için, özellikle gece saatlerinde doğru ışık seçiminin önemine dikkat çekti.</p><h3>Doktor Tim Mercer: 'Tavan lambası yerine yumuşak ışık kullanın'</h3><p>Dr. Mercer, melatonin hormonunun hem doğal gün ışığına hem de yapay aydınlatmaya duyarlı olduğunu ifade etti. Uzman, akşam saatlerinde parlak tavan lambalarının kullanımının, vücudun uykuya geçiş sürecini geciktirdiğini açıkladı. Mercer, özellikle uyumadan bir saat önce, göz seviyesinin altında konumlandırılan ve daha yumuşak aydınlatma sağlayan küçük lambaların tercih edilmesini önerdi. Bu yaklaşımın, vücudun doğal uyku ritmini desteklediğini ve gece boyunca daha kaliteli bir dinlenme sağladığını aktardı. Ayrıca, özellikle sonbahar ve kış aylarında, gün ışığının azalmasıyla birlikte evdeki ışık tercihlerinin daha da önemli hale geldiğini ekledi.</p><h3>Melatonin üretimi ve gece lambası seçimi: Mercer'dan önemli tavsiye</h3><p>Melatonin üretiminin, hem güneş ışığından hem de yapay aydınlatmanın parlaklık ve rengine bağlı olarak değiştiğini belirten Mercer, gece tuvalete kalkılması gerektiğinde ise kırmızı veya kehribar tonlarında hafif bir gece lambası kullanılmasını önerdi. Bu renklerin, biyolojik saat üzerinde minimum etki yarattığını ve aşırı uyanıklığı önlediğini söyledi. Mercer, özellikle çocuklu ailelerin veya hassas uyku düzenine sahip bireylerin, gece lambası seçiminde bu detaya dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı. Parlak ışıkların tamamen kapatılması ve yerine uygun renklerde hafif aydınlatmaların tercih edilmesi, hem melatonin seviyesinin korunmasına hem de uyku kalitesinin artmasına katkı sağlıyor.</p><p>Evdeki aydınlatma düzeninin, uyku kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğu bilimsel olarak biliniyor. Dr. Tim Mercer'ın önerileri, özellikle sonbahar ve kış aylarında uykuya dalma sorunu yaşayanlar için rehber niteliği taşıyor. Doğru ışık tercihleriyle melatonin üretimini desteklemek ve daha kaliteli bir uyku elde etmek mümkün.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/uykuya-dalmakta-zorlaniyo-717_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296034</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/ceviz-yerken-yapilan-buyuk-hata-ortaya-cikti-sakin-o-kabugu-soyup-atmayin-296034</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ceviz yerken yapılan büyük hata ortaya çıktı! Sakın o kabuğu soyup atmayın]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Tatyana Solntseva, ceviz tüketiminin damar sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Uzmanlar, günde 30 gram ceviz tüketiminin kardiyovasküler hastalık riskini azaltabileceğini belirtiyor. Cevizin ince kabuğuyla yenmesi ise antioksidan alımını artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ceviz yerken yapılan büyük hata ortaya çıktı! Sakın o kabuğu soyup atmayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Tatyana Solntseva, ceviz tüketiminin damar sağlığı üzerinde belirleyici bir rol oynadığını açıkladı. Solntseva'ya göre, günde yaklaşık 30 gram ceviz tüketmek, yani yaklaşık 14 yarım ceviz çekirdeği yemek, kardiyovasküler sistemin korunmasına ve kronik iltihaplanmanın hafiflemesine katkı sağlıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde Loma Linda Üniversitesi'nde yürütülen ve yaşlı bireylerin katıldığı iki yıl süren araştırma, ceviz tüketenlerle tüketmeyenler arasında önemli farklar ortaya koydu. Araştırmada, diyetlerine her gün 30 ila 60 gram ceviz ekleyen gönüllülerde iltihaplanma belirteçlerinde azalma görüldü. Ceviz tüketmeyen katılımcılarda ise bu iyileşme gözlenmedi.</p><h3>Diyetisyen Solntseva: 'Ceviz, omega-3 ve antioksidan kaynağı'</h3><p>Uzmanlar, cevizin özellikle alfa-linolenik asit içeriğiyle dikkat çektiğini vurguluyor. Bitkisel omega-3 grubuna dahil olan bu asit, damar sağlığının korunmasına yardımcı olurken, kronik iltihaplanma süreçlerinin önüne geçilmesine de destek sağlıyor. Ceviz ayrıca ellagitaninler açısından da zengin. Bağırsak bakterileri sayesinde bu maddelerden uralitinler, özellikle de uralitin A oluşuyor. Uralitin A, antioksidan özellikleri ve hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrileri desteklemesi nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Tüm bu özellikler, cevizi kalp ve damar sağlığı için eşsiz bir besin haline getiriyor.</p><h3>Ceviz kabuğu antioksidan deposu</h3><p>Diyetisyen Tatyana Solntseva, cevizin ince kabuğunun atılmaması gerektiğini özellikle belirtiyor. Hafif acı tada sahip bu kabukta yüksek miktarda antioksidan bulunuyor. Cevizi kabuğuyla birlikte tüketmek, vücuda daha fazla faydalı madde alınmasını sağlıyor. Uzmanlar, ceviz tüketiminin sadece kalp sağlığı değil, genel vücut direnci ve yaşlanmanın geciktirilmesi açısından da önemli olduğuna dikkat çekiyor. Günlük ceviz tüketimi, dengeli beslenme programlarının vazgeçilmez bir parçası olarak öne çıkıyor.</p><p>Cevizin düzenli tüketimi, damar sağlığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. Araştırmalar, cevizde bulunan omega-3 yağ asitlerinin ve antioksidanların, kronik hastalık riskini azaltmada etkili olduğunu gösteriyor. Diyetisyenler, ceviz tüketimini alışkanlık haline getirmenin, sağlıklı bir yaşam için önemli bir adım olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ceviz-yerken-yapilan-buyu-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296030</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-dunyasinda-tarihi-devrim-yapay-zeka-iklim-felaketlerini-2-yil-onceden-10-gun-sapmayla-bildi-296030</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasında tarihi devrim! Yapay zeka iklim felaketlerini 2 yıl önceden 10 gün sapmayla bildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[California Teknoloji Enstitüsü, Colorado Üniversitesi Boulder ve NVIDIA'nın ortak çalışmasıyla geliştirilen yeni yapay zeka algoritması, iklim dönüm noktalarını iki yıl önceden yüksek doğrulukla tahmin ediyor. Bu gelişme, küresel ısınma ve ekosistem değişikliklerinde erken uyarı sistemlerinin geleceği açısından büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasında tarihi devrim! Yapay zeka iklim felaketlerini 2 yıl önceden 10 gün sapmayla bildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>California Teknoloji Enstitüsü, Colorado Üniversitesi Boulder ve NVIDIA'nın iş birliğiyle geliştirilen yeni bir yapay zeka algoritması, iklim değişikliğinde kritik dönüm noktalarını iki yıl önceden öngörebiliyor. Araştırmacılar, bu sistemin bilgisayar modellemeleri sırasında, ani iklim değişimlerinin zamanını yaklaşık on günlük bir hata payıyla saptayabildiğini duyurdu. Geliştirilen algoritma, kendine özgü hafıza yapısı sayesinde geçmişteki eğilimlerle sınırlı kalmıyor; fiziksel süreçlerdeki kademeli değişimleri de dikkate alarak daha geniş bir bakış açısı sunuyor. Bu teknoloji, iklim dönüm noktası gibi karmaşık süreçlerin erken tespiti için yeni bir umut olarak öne çıkıyor.</p><h3>California Teknoloji Enstitüsü: Kümülüs bulutlarında kritik kaybolma riski</h3><p>Geliştirilen yapay zeka algoritması, ana deneyinde güneş ışığını yansıtan ve Dünya'nın ısınmasını engelleyen kümülüs bulutlarına odaklandı. Bilim insanları, atmosferdeki karbondioksit seviyesinin önemli ölçüde artması halinde bu bulutların aniden yok olabileceğine dikkat çekiyor. Modelleme çalışmasında, algoritma bu kritik geçişin zamanını büyük bir doğrulukla belirledi. Araştırmacılar, bu tür bir bulut kaybolmasının gerçek atmosferde henüz gözlemlenmediğini vurgulasa da, iklim dönüm noktası öngörüsünün küresel ısınma risklerini yönetmede büyük rol oynayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, algoritmanın eğitiminde, kritik değişimden önce toplanan veriler kullanıldı ve bu sayede sistem, ani değişimlerin ön sinyallerini yakalamada başarılı oldu.</p><h3>NVIDIA ve Colorado Üniversitesi: Yapay zeka ile ekosistem değişimlerine erken müdahale</h3><p>Teknolojinin etkinliği yalnızca atmosfer üzerinde değil, farklı fiziksel süreçlerde de test edildi. NVIDIA'nın katkısıyla, bir uçak kanadı etrafındaki hava akımları üzerinde yapılan deneylerde, algoritma kaldırma kuvvetinin aniden azalacağı anı önceden tespit etti. Colorado Üniversitesi'nden araştırmacılar, bu başarının, iklim dönüm noktası gibi ani değişimlerin farklı alanlarda da öngörülebileceğini gösterdiğini belirtti. Jane Bay, sistemin artık geleneksel eğilimlerin yetersiz kaldığı durumları tespit edebildiğine işaret ederek, bu yaklaşımın Birleşmiş Milletler'in iklim raporlarında da yer aldığını aktardı. Uzmanlar, gelecekte benzer yapay zeka sistemlerinin ekosistem değişiklikleri ve salgınların öngörülmesinde de kullanılabileceğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bilim-dunyasinda-tarihi-d-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-siddet-vakalarina-karsi-724-takipteyiz-296029</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Şiddet vakalarına karşı 7/24 takipteyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, şiddet veya şiddet riski içeren vakaların 7/24 esasına dayalı takip edildiği belirtilerek, "Gerekli görülen hallerde, mağdur haklarını gözeterek davalara müdahil oluyoruz. Bakanlık avukatlarımızın davalara katılımıyla mağdur haklarının korunmasına katkı sağlıyoruz." ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Şiddet vakalarına karşı 7/24 takipteyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmalarına ilişkin paylaşımda bulunuldu.</p><p>Genel Müdürlüğün, hukuki süreçleri merkezde ve 81 ilde güçlü bir koordinasyon içinde yürüten uzmanlık birimi olarak faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Bu kapsamda Bakanlığımızca, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireylerin korunmasına yönelik hukuki süreçler titizlikle yürütülüyor. Mağdur haklarını gözeterek gerekli hallerde davalara müdahil olmayı, mağduriyetlerin önüne geçmek için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz."</p><p class="MsoNormal"> </p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">Bakanlığımızın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, hukuki süreçleri merkezde ve 81 ilde güçlü bir koordinasyon içinde yürüten uzmanlık birimi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.   Bu kapsamda Bakanlığımızca, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireylerin korunmasına yönelik hukuki süreçler titizlikle yürütülüyor.  Mağdur haklarını gözeterek gerekli hâllerde davalara müdahil olmayı, mağduriyetlerin önüne geçmek için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.</p>&#8212; T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (@tcailesosyal) <a href="https://x.com/tcailesosyal/status/2112484708323889335?ref_src=twsrc%5Etfw">October 20, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"MAĞDUR HAKLARINI GÖZETEREK DAVALARA MÜDAHİL OLUYORUZ"</b></p><p>Paylaşımda, müdürlüğün ülke genelinde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin şu bilgilere de yer verildi:</p><p>"Şiddet veya şiddet riski içeren vakaları 7/24 esasına dayalı olarak takip ediyoruz. Gerekli görülen hallerde, mağdur haklarını gözeterek davalara müdahil oluyoruz. Bakanlık avukatlarımızın davalara katılımıyla mağdur haklarının korunmasına katkı sağlıyoruz. Yalnızca kamuoyuna yansıyan olayları değil, 81 ildeki farklı kaynaklar üzerinden haberdar olunan vakaları titizlikle inceliyoruz.</p><p>Şiddet veya şiddet tehlikesi içeren vakalarda ivedilikle harekete geçiyoruz. İlgili hizmet birimlerimizle mesleki çalışmalar yürütüyoruz. Soruşturma sürecini takip ediyoruz. İddianamenin hazırlanıp tebliğ edilmesiyle davaya müdahillik talebinde bulunuyoruz. Duruşmaları aktif biçimde izliyor, vakaları katılım sağlayarak değerlendiriyoruz. Hükümleri inceliyor, yargılama sonucu kararlara karşı 'gerekli hallerde' olağan, olağanüstü kanun yollarına başvuruyoruz."</p><p>Açıklamada, şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), Sosyal Hizmet Merkezleri ve ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı aracılığıyla Bakanlıktan destek alabileceği de kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aile-ve-sosyal-hizmetler--768_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/13-necip-fazil-odulleri-aciklandi-296023</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[13. Necip Fazıl Ödülleri açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Üstat Necip Fazıl'ın manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star Gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nin 2026 yılı kazananları açıklandı. Kültür ve sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nde, 8 ayrı dalda 9 isim ödüle layık görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[13. Necip Fazıl Ödülleri açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>M. Fatih Andı, Turan Karataş, Mehmet Narlı, Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar'dan oluşan jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüle layık görülen isimler açıklandı. Ödüller, daha sonra ilan edilecek bir tarihte düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/nf2026jr-20102026156afebe.jpg"/><p><b>13. Necip Fazıl Ödülleri</b></p><p><b>Necip Fazıl Şiir Ödülü: Adem Turan</b></p><p><b>Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Zeki Bulduk</b></p><p><b>Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Kemal Sayar</b></p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hümeyra Yabar</b></p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Onur Bayrak</b></p><p><b>Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: William C. Chittick</b></p><p><b>Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Gökhan Akçiçek</b></p><p><b>Necip Fazıl Müzik Ödülü: Murat Salim Tokaç</b></p><p><b>Necip Fazıl Saygı Ödülü: İhsan Süreyya Sırma</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/nf2026jrtoplantisisa-20102026e209486f.jpg"/><b>NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ 2026 / ÖDÜL GEREKÇELERİ</b><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/01nfoademturan353x38-20102026b41a3f74.jpg"/><p>Adem Turan</p><p><b>Necip Fazıl Şiir Ödülü: Adem Turan</b></p><p>Temiz ve incelikli şiir dili, zengin tematik açılımı, Müslüman coğrafyanın meselelerine uzanma gayreti, Türk şiirine verdiği kapsayıcı emek ve ortaya koyduğu yenilikçi çabalar sebebiyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/02nfozekibulduk353x3-2010202649cf7e6d.jpg"/><p>Zeki Bulduk</p><p><b>Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Zeki Bulduk</b></p><p>Roman ve hikâyelerinde Anadolu'nun ve İslam coğrafyasının renklerini, meselelerini ve şahsiyetlerini içeriden ve şairane bir üslupla, zengin ve işlenmiş bir Türkçe ile dile getirmesi sebebiyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/03nfokemalsayar353x3-201020262f3a9134.jpg"/><p>Kemal Sayar</p><p><b>Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Kemal Sayar</b></p><p>Psikiyatri alanında yaptığı çalışmalar, fikrî katkıları, edebiyatın ve geleneksel birikimin imkânlarıyla günümüz psikiyatrisine getirdiği yeni bakış açıları ve oluşturduğu zengin eser birikimi nedeniyle Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/04nfohumeyrayabar353-20102026fd3560b6.jpg"/><p>Hümeyra Yabar</p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hümeyra Yabar</b></p><p>İnsanın çok katmanlı gerçekliğini derinlemesine ele alması, günümüz anlatım tekniklerini geleneksel yöntemlerle harmanlayan eserler ortaya koyması sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/05nfoonurbayrak353x3-20102026a3c20762.jpg"/><p>Onur Bayrak</p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Onur Bayrak</b></p><p>Şahsî duyarlılığını toplumsal temalarla birleştiren özgün üslubu, tasavvurlarındaki derinlik, dil ve ritim konusundaki bilinçli tercihleri ve gündelik hayatın inceliklerini estetik bir anlatımla sunması sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/06nfowilliamcchittic-201020267aa8cf77.jpg"/><p>William C. Chittick</p><p><b>Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: William C. Chittick</b></p><p>İslam düşüncesi, tasavvuf ve irfan geleneği üzerine yaptığı çalışmalarla Doğu ve Batı arasında entelektüel bir köprü kurması, İbnü'l-Arabî ve Mevlânâ üzerine araştırmalarıyla İslam medeniyetinin düşünce mirasını dünyaya tanıtması ve kültürler arası fikrî etkileşime katkı sağlaması sebebiyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/07nfogokhanakcicek35-20102026fde9172b.jpg"/><p>Gökhan Akçiçek</p><p><b>Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Gökhan Akçiçek</b></p><p>Şiirlerinde Türkçenin anlatım gücünü ve çocuk dünyasının duyarlılığını bir araya getirmesi, yalın ve akıcı diliyle çocukların hayal gücünü ve üretkenliğini desteklemesi, onların edebiyatla güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlaması sebebiyle Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/08nfomuratsalimtokac-2010202629c32fa3.jpg"/><p>Murat Salim Tokaç</p><p><b>Necip Fazıl Müzik Ödülü: Murat Salim Tokaç</b></p><p>Türk mûsikîsinin köklü icra geleneğini yaşatıp gelecek kuşaklara aktarması, ney ve tanbur icracılığındaki sanatsal yetkinliği, akademik ve kurumsal çalışmalarıyla mûsikîmizin ulusal ve uluslararası alandaki temsiline sunduğu çok yönlü katkılar sebebiyle Necip Fazıl Müzik Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/09nfoihsansureyyasir-20102026870689ef.jpg"/><p>İhsan Süreyya Sırma</p><p><b>Necip Fazıl Saygı Ödülü: İhsan Süreyya Sırma</b></p><p>İslam tarihi üzerine yarım asrı aşan çalışmalarıyla Türkiye'de tarih bilincinin oluşmasına katkı sağlaması, İslam tarihini bütüncül ve sahih bir bakış açısıyla ele alması ve yıllarını ilmî çalışmalara adaması sebebiyle Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/13-necip-fazil-odulleri-a-486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>