<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiyenin-guney-kafkasya-hamlesine-destek-ab-bolgesel-firsatlari-artirabilir-275897</link>
      <pubDate>2026-05-13T21:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Güney Kafkasya hamlesine destek! AB: Bölgesel fırsatları artırabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıkların tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. AB, adımın bölgesel ekonomik işbirliğine katkı sağlayacağını vurguladı. Türkiye, bölgedeki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin yalnızca iki ülke değil tüm Güney Kafkasya için istikrar ve refah sağlayacağını belirtmişti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin Güney Kafkasya hamlesine destek! AB: Bölgesel fırsatları artırabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) tarafından yapılan açıklamada, Hipper&#39;in konuya ilişkin ifadelerine yer verildi.</p><p>Hipper, Türkiye&#39;nin Ermenistan&#39;la iki ülke arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıkların tamamlandığı açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek &quot;Bu önemli adım, her iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik fırsatları artırma potansiyeline sahiptir ve tüm Güney Kafkasya&#39;nın yanı sıra AB için de olumlu etki oluşturacaktır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bugünkü gelişmenin Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde &quot;dikkate değer&quot; olduğunu kaydeden Hipper, &quot;28 Nisan 2026&#39;da iki ülke arasındaki demiryolu bağlantılarının yeniden kurulmasını ilerletmek amacıyla düzenlenen ve bizim de memnuniyetle karşıladığımız ikili çalışma grubu toplantısı da bunu teyit etmektedir.&quot; görüşünü paylaştı.</p><p>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin açıklama yapmıştı.</p><p>Keçeli, Ermenistan ile Türkiye&#39;nin 2022&#39;den bu yana devam eden normalleşme süreci çerçevesinde atılan güven artırıcı adımlar kapsamında, iki ülke arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıkların 11 Mayıs itibarıyla tamamlandığını belirterek, &quot;İki ülke arasındaki ortak sınırın açılmasına yönelik gerekli teknik ve bürokratik çalışmalar ise halen devam etmektedir.&quot; ifadesini kullanmıştı.</p><p>Hayata geçirilen yeni düzenleme sayesinde Türkiye&#39;den üçüncü bir ülkeye, oradan da Ermenistan&#39;a giden veya aynı güzergahı kullanarak gelen malların nihai varış veya çıkış noktasının &quot;Ermenistan/Türkiye&quot; şeklinde yazılabilmesinin mümkün hale geldiğini vurgulayan Keçeli, şunları kaydetmişti:</p><p>&quot;Güney Kafkasya&#39;da kalıcı barış ve refahın güçlendirilmesi yönünde yakalanan tarihi fırsatın ışığında Türkiye, bölgede iktisadi münasebetlerin geliştirilmesine ve işbirliğinin tüm bölge ülkeleriyle halklarının yararına daha da ilerletilmesine katkı sunmaya devam edecektir.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/turkiyenin-guney-kafkasya-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yunanistanin-itirazi-turk-bogazlarina-dokuldu-buyukelci-yilmaz-herkes-buna-saygi-gosterecek-275896</link>
      <pubDate>2026-05-13T21:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'ın itirazı "Türk Boğazları"na döküldü! Büyükelçi Yılmaz: Herkes buna saygı gösterecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Yunanistan'ın “Türk Boğazları” ifadesine yönelik itirazına tepki göstererek, kullanılan terimin yerleşik ve uluslararası belgelerde kabul görmüş bir coğrafi tanım olduğunu belirtti. Öte yandan "Türk Boğazları" terimini kullanmaya devam edeceğini vurgulayan Yıldız, Yunanistan da dahil olmak üzere tüm BM üyesi devletlerin bu yerleşik ve meşru kullanıma saygı göstermesini beklediklerini kaydetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'ın itirazı "Türk Boğazları"na döküldü! Büyükelçi Yılmaz: Herkes buna saygı gösterecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Çin&#39;in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e hitaben yazılan mektupta Yıldız, Yunanistan'ın "Türk Boğazları" ifadesine itiraz etmesini "iç siyasi çıkarlara hizmet etmeyi amaçladığını" ve "talihsiz bulduklarını" belirtti.</p><p>Yıldız, "Türkiye, Yunanistan&#39;ın temelsiz iddialarını kesin ve tamamen reddeder. Yaygın olarak kullanılan coğrafi bir terimi siyasallaştırma girişimleri, yapıcı diyaloğa, bölgesel istikrara veya 1936 Montrö Sözleşmesi rejiminin doğru anlaşılmasına katkıda bulunmaz." dedi.</p><p>&quot;Türk Boğazları&quot; teriminin, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını topluca ifade eden, yerleşik bir coğrafi terim olduğunu ve bunların Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin egemenliği altında bulunduğunu vurgulayan Yıldız, "&#39;Türk Boğazları&#39; terimi tanımlayıcı, coğrafi olarak doğru ve Montrö Sözleşmesi&#39;nin devam eden uygulamasıyla tamamen uyumludur." ifadelerini kullandı.</p><p>Yıldız, tamamen bir devletin egemenliği altında bulunan coğrafi mekanların yetkili makamlar tarafından belirlenen resmi isimlerle kullanılabileceğine işaret ederek, bu bağlamda, &quot;Türk Boğazları&quot; teriminin, Uluslararası Denizcilik Teşkilatı (IMO) ve NATO&#39;nun kararları ve belgeleri de dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası belgede geleneksel ve tutarlı bir şekilde kullanıldığının altını çizdi.</p><p>Ayrıca 1936 Montrö Sözleşmesi&#39;nin İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı&#39;ndan geçişleri düzenleyen yasal bir sözleşme olduğuna işaret eden Yıldız, bu amacın ötesinde, sözleşmenin coğrafi isimleri standartlaştırmayı amaçlamadığını belirtti.</p><p>Bu çerçevede "Yunanistan'ın Türk Boğazları dışında bir terminolojiyi dayatma girişimlerinin ancak tarihsel özlemlerle gerekçelendirilebileceğini" vurgulayan Yıldız, "Bu girişimler Türk Boğazları&#39;nın ne yasal ne de siyasi statüsünü değiştirmeyecektir." ifadelerini paylaştı.</p><p>Türkiye'nin, egemenliği ve yargı yetkisi doğrultusunda &quot;Türk Boğazları&quot; terimini kullanmaya devam edeceğini vurgulayan Yıldız, Yunanistan da dahil olmak üzere tüm BM üyesi devletlerin bu yerleşik ve meşru kullanıma saygı göstermesini beklediklerini kaydetti.</p><p><b>BM GÜVENLİK KONSEYİNDE "TÜRK BOĞAZLARI" TARTIŞMASI</b></p><p>Türkiye&#39;nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, 29 Nisan'da, &quot;Denizcilik alanında su yollarının güvenliği ve korunması&quot; başlığıyla toplanan ve Hürmüz Boğazı'ndaki güncel durumun da ele alındığı BM Güvenlik Konseyindeki konuşmasında İstanbul ve Çanakkale boğazları için "Türk Boğazları" ifadesini kullanmış ve Türkiye'nin boğazlarda seyrüsefer serbestisinin sağlanması için aldığı önlemleri sıralamıştı.</p><p>Bunun üzerine Yunanistan temsilcisi, toplantı gündeminin dışına çıkarak "Türk Boğazları" teriminin kullanımının, 1936 Montrö Sözleşmesi&#39;yle tutarlı olmadığını öne sürerek, uygun terminolojinin "Boğazlar" ve özellikle "Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı" şeklinde olduğunu iddia etmişti.</p><p>BM Güvenlik Konseyinde yaşanan "Türk Boğazları" tartışmasına Yunan basını da geniş yer vermişti.</p><p>Yunanistan'ın coğrafi isimlerin ulusal resmi formlarıyla kullanılmasına öncelik veren yerleşik uluslararası uygulama ve ilkelere rağmen uzun yıllardır sadece BM'de değil NATO'da da Türk Boğazları teriminin kullanımı nedeniyle İttifak çalışmalarını bloke etmeye çalıştığı biliniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/yunanistanin-itirazi-turk-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275895</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/izmirde-duzensiz-gocmen-operasyonu-aralarinda-cok-sayida-cocuk-var-275895</link>
      <pubDate>2026-05-13T21:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir'de düzensiz göçmen operasyonu: Aralarında çok sayıda çocuk var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'in Çeşme ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince durdurulan lastik bottaki 39 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalananlar arasında 16 çocuğun bulunduğu bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir'de düzensiz göçmen operasyonu: Aralarında çok sayıda çocuk var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, ilçe açıklarında lastik botta bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik botları yönlendirildi.</p><p>Ekipler tarafından durdurulan lastik botta 16&#39;sı çocuk 39 düzensiz göçmen yakalandı.</p><p>Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/izmirde-duzensiz-gocmen-o-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-bolgesel-baris-icin-diplomasi-cagrisi-savasin-bedelini-israil-odemeli-275894</link>
      <pubDate>2026-05-13T21:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den bölgesel barış için diplomasi çağrısı: Savaşın bedelini İsrail ödemeli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, savaşın bir an önce sona ermesi gerektiğini belirterek “nihai barış anlaşmasının bölgesel istikrarı güçlendirmesi” gerektiğini belirtti. Oktay, savaşın İsrail'in savaşı olmasına rağmen, başta bölge ülkeleri olmak üzere bedelini tüm dünyanın ödediğini ancak bedeli İsrail'in ödemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den bölgesel barış için diplomasi çağrısı: Savaşın bedelini İsrail ödemeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Oktay başkanlığında toplandı. Oktay, toplantının başında yaptığı konuşmada, İsrail ve ABD&#39;nin saldırmasıyla başlayan savaşın 74. gününe girdiğini, son 1 aydır teorik ve kırılgan bir ateşkes sağlanmasına rağmen çatışma ortamının son bulmadığını ifade etti.</p><p>Oktay, mevcut aşamada Hürmüz Boğazı&#39;nda serbest seyri-sefer yapılamadığını, Türkiye&#39;nin yaklaşımının bölgede savaş öncesi uygulamaya geri dönülmesi olduğunu belirterek, savaşın İsrail&#39;in savaşı olmasına rağmen, başta bölge ülkeleri olmak üzere bedelini tüm dünyanın ödediğini ancak bedeli İsrail&#39;in ödemesi gerektiğini söyledi. </p><p>Bölge ülkelerinin güvenlik stratejilerini gözden geçirmeye başladığını ifade eden Oktay, dost ve kardeş bölge ülkelerinin güvenlik mimarisi ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlamaya çalışıldığını ve buna Avrupa&#39;nın dahil olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41373035.jpg"/><p><b>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında bir çatışmaya dönüşmesi riski mevcuttur. Bunun engellenmesi için Türkiye yoğun çaba harcamaktadır. Temennimiz, bu savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet ederek, bugünkünden daha sağlam bir alt yapı oluşturması büyük önem taşımaktadır.&quot;</p><p><b>İran'daki savaş nedeniyle Gazze ve Batı Şeria'daki durumun ikinci plana düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;İsrail&#39;in sürdürmekte olduğu &#39;tüm Filistinlileri topraklarından ederek tek bir İsrail devletinin kurulması&#39; fikrine şiddetle karşı çıkılmalıdır. İsrail&#39;in Filistin, Lübnan, Suriye ve İran başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırıları ve işgal girişimleri hiçbir şekilde kabul edilemez. İsrail&#39;in başta kendi halkının güvenliği ve geleceği için bu saldırılardan ve işgal girişimlerinden vazgeçmesi elzemdir.&quot; </p><p>Komisyonda 4 kanun teklifi görüşüldü.</p><p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı.</p><p>Kulaklıkaya, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi&#39;ne dair yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın 3 Şubat 2026 tarihinde Suudi Arabistan ziyaretinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti arasında yenilenebilir enerji santrallerine ilişkin hükümetler arası anlaşma imzalandığını anımsattı.</p><p class=""><b>Anlaşmayla Türkiye'de toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgar enerjisi projelerinin Suudi Arabistan Krallığı şirketlerince geliştirilmesinin kararlaştırıldığını belirten Kulaklıkaya, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;İlk aşamada Sivas ve Karaman&#39;da olmak üzere her biri bin megavat elektrik kapasitesinde kurulu güce sahip toplam 2 bin megavat güneş enerjisi santrallerinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Tamamı dış finansman yoluyla gerçekleştirilecek projeler doğrudan yabancı yatırım niteliği taşımakta olup uluslararası finans kuruluşları tarafından da desteklenecektir. İnşa edilecek santrallerden üretilecek elektrik enerjisi 30 yıl süreyle Elektrik Üretim AŞ tarafından satın alınacak, santraller için tahsis edilen alanların mülkiyeti Elektrik Üretim AŞ&#39;de kalacak ve otuz yıllık sürenin sonunda Elektrik Üretim AŞ&#39;nin santralleri bilabedel devralma hakkına sahip olacaktır.</p><p>İmzalanan hükümetler arası anlaşma yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması, 2035 yılına kadar 120 bin megavat güneş ve rüzgar kurulu gücüne ulaşma hedefi ve 2053 net sıfır emisyon hedefi ile On İkinci Kalkınma Planı&#39;nda yer alan politika önceliklerine ulaşılması bakımından önemli bir adım niteliğindedir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41373036.jpg"/><p><b>KABUL EDİLEN KANUN TEKLİFLERİ</b></p><p>Komisyonda uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair 4 kanun teklifi kabul edildi.</p><p>- &quot;İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş&#39;un 2/1634 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ekvator Ginesi Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi&quot;</p><p>- &quot;İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş&#39;un 2/3615 esas numaralı Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizmasının Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi&quot;</p><p>- &quot;İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş&#39;un 2/3661 esas numaralı Uluslararası Bakır Çalışma Grubu Çalışma Şartnamesi ile Şartnamede 1992 ve 2005 Yıllarında Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi&quot;</p><p>- &quot;İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş&#39;un 2/3662 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi&quot;<br><br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/turkiyeden-bolgesel-baris-412_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/varsovada-kritik-zirve-turkiye-nato-is-birligi-masada-275893</link>
      <pubDate>2026-05-13T20:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Varşova'da kritik zirve: Türkiye-NATO iş birliği masada]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Polonya'nın başkenti Varşova'da düzenlenen “NATO'nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği” panelinde, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik rolü ve yaklaşan NATO Ankara Zirvesi öncesi küresel güvenlik gündemi ele alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Varşova'da kritik zirve: Türkiye-NATO iş birliği masada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;nin Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara&#39;da gerçekleştirileceği anımsatıldı.</p><p>Zirve dolayısıyla Avrupa&#39;daki çeşitli müttefik ülkelerin başkentlerinde İletişim Başkanlığınca etkinlikler yapıldığı belirtilen açıklamada, Polonya merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi işbirliğiyle &quot;NATO&#39;nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği&quot; başlıklı panel düzenlendiği ifade edildi.</p><p>Açıklamaya göre, etkinlik kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş&#39;ın ev sahipliğinde, Büyükelçilik yerleşkesinde basın mensuplarıyla bir araya gelindi.</p><p>NATO Parlamenter Asamblesi Üyesi Milletvekili Fatma Aksal ve ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Fırat Tanrısever&#39;in de yer aldığı toplantıda basın mensuplarının Türkiye&#39;nin NATO&#39;ya ilişkin yaklaşımına ve son dönemde yaşanan uluslararası meselelere ilişkin soruları yanıtlandı.</p><p>Basına kapalı olarak Doğu Araştırmaları Merkezi Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Departmanı Başkanı Karol Wasilewski&#39;nin moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Aksal, Tanrısever, Polonya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Güvenlik Politikaları Departmanı Genel Müdür Yardımcısı Damian Przenioslo ve Doğu Araştırmaları Merkezi Güvenlik ve Savunma Departmanı Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Justyna Gotkowska konuşmacı olarak değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Büyükelçi Denktaş ve Polonya&#39;da güvenlik ile dış politika konusunda çalışan bürokratlar, akademisyenlerle düşünce kuruluşu temsilcileri de panele katıldı.</p><p>Panelde, küresel istikrarsızlık ve çatışma ikliminin, Temmuz 2026&#39;da Ankara&#39;da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi&#39;ni müttefikler arasında birlik, uyum ve dayanışmayı güçlendirmek için kritik bir dönüm noktası haline getirdiği ifade edildi. </p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu&#39;daki artan istikrarsızlık ve çatışmanın, belirsizliği artırdığı vurgulanarak NATO&#39;nun müttefikler için sağladığı güvenlik şemsiyesinin önemine dikkat çekilen panelde, Türkiye&#39;nin NATO&#39;ya ilişkin perspektifinin ele alınarak, Türkiye&#39;nin kuruluşundan bu yana ittifaka sunduğu katkılar ile NATO içerisindeki stratejik rolü değerlendirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/varsovada-kritik-zirve-tu-661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/saldirilarin-golgesinde-sinsi-hamle-netanyahu-baeye-gitti-275892</link>
      <pubDate>2026-05-13T20:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saldırıların gölgesinde sinsi hamle: Netanyahu BAE'ye gitti!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, İran'a yönelik saldırılar sürerken gizlice Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) ziyaret ederek Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü açıklandı. Söz konusu ziyaret işgalci İsrail'in çatışmaların gidişatına dair yeni bir plan peşinde olabileceğini akıllara getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saldırıların gölgesinde sinsi hamle: Netanyahu BAE'ye gitti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlatılan "Aslanın Kükremesi" operasyonu sırasında gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği ortaya çıktı. İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırıların tam ortasında gizlice Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) ziyaret ettiğini açıklayarak, Netanyahu'nun BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğünü aktardı. Ofis, "Bu ziyaret, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerde tarihi bir dönüm noktası oldu" ifadelerini kullanarak, ziyaretin gerçekleştirildiği tarihe ilişkin detay paylaşmadı.  </p><p>Öte yandan İran, topraklarına yönelik ABD-İsrail saldırılarına destek verdiği gerekçesiyle BAE'yi 551 balistik füze, 29 seyir füzesi ve 2 bin 265 dron ile hedef almış, saldırılarda 2 kişi hayatını kaybetmiş, en az 230 kişi de yaralanmıştı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/saldirilarin-golgesinde-g-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bolu-dosyasinda-178-sayfalik-iddianame-tanju-ozcan-hakkinda-agir-ceza-talebi-275891</link>
      <pubDate>2026-05-13T20:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bolu dosyasında 178 sayfalık iddianame: Tanju Özcan hakkında ağır ceza talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bolu Belediyesine yönelik “irtikap” soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil 19 şüpheli hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. Savcılık, Özcan için toplam 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bolu dosyasında 178 sayfalık iddianame: Tanju Özcan hakkında ağır ceza talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığının müşteki kurumlar olarak yer aldığı 178 sayfalık iddianamede, 41 mağdur ve 7&#39;si tutuklu 19 kişi şüpheli sıfatıyla yer aldı.</p><p>Tutuklu Özcan&#39;ın &quot;icbar suretiyle irtikap ve irtikaba teşebbüs&quot;, &quot;nitelikli dolandırıcılık&quot;, &quot;rüşvet&quot; ve &quot;5072 sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu&#39;na muhalefet&quot; suçlarından, diğer 18 şüphelinin de çeşitli suçlardan cezalandırılması istenen iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.</p><p>İddianamede, soruşturmanın, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatıldığı aktarılarak, Özcan&#39;ın makamında zincir market temsilcileriyle toplantılar yaptığı, bazı firmalardan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret AŞ ile reklam sözleşmesi imzalamalarının istendiği belirtildi.</p><p>Reklam sözleşmesini kabul etmeyen firmalara daha önce uygulanmayan muhteva ve yoğunlukta denetimler yapıldığı ifade edilen iddianamede, Bolu&#39;yu Seviyorum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (BolSev) AŞ&#39;nin tutuklu yönetim kurulu başkanı Ali Sarıyıldız&#39;ın cezaevinde verdiği ifadenin soruşturmanın önemli delilleri arasında bulunduğu kaydedildi.</p><p>Sarıyıldız&#39;ın ifadesinde, marketlere sözleşme baskısı yapıldığını, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış ve reklam sözleşmesi istendiğini ve kurban bağışı organizasyonunun Özcan&#39;ın talimatıyla yürütüldüğünü öne sürdüğü aktarıldı.</p><p>İddianamede yer alan &quot;marketler olayı&quot; bölümünde Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Bolu Bel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı E.T. ve zabıta müdürü H.Y&#39;nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek zincir marketleri Bolu Bel AŞ ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladıkları, kabul etmeyen marketler hakkında rutin dışı yoğun denetimler gerçekleştirildiği bilgisine yer verildi.</p><p>İddianamede, &quot;ruhsat olayı&quot; bölümünde ise Özcan ve Can&#39;ın, Bolu&#39;da faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep ettiği bilgisi yer aldı.</p><p>İddianamede, paranın bir kısmının nakit olarak teslim edildiği, bir kısmının ise BolSev AŞ hesaplarına aktarıldığı belirtilerek, soruşturma sonrasında söz konusu tutarların müştekiye farklı açıklamalarla geri gönderildiği kaydedildi.</p><p><b>"KURBAN BAYRAMI'NDA TOPLANAN BAĞIŞLA KESİM YAPILMAMIŞ"</b></p><p>&quot;Kurban olayı&quot; başlığı altında ise BolSev Vakfı tarafından sosyal medya üzerinden kurban bağışı kampanyası düzenlendiği, 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı belirtilen iddianamede, dini duygular istismar edilerek vakıf ve bilişim sistemleri aracılığıyla &quot;nitelikli dolandırıcılık&quot; suçunun işlendiğinin değerlendirildiği ifade edildi.</p><p>İddianamenin, &quot;Hak ediş olayı&quot; bölümünde de belediyeden, hak ediş ödemelerinin zamanında yapılması için bir şirket yetkilisinden vakfa yardım talep edildiği, bu kapsamda 10 milyon liralık yardım konusunda anlaşma sağlandığı aktarılarak, müştekinin 2 milyon 500 bin liralık hak edişinin vakfa mahsup edilmesi için dilekçe verdiği kaydedildi.</p><p>&quot;Beton olayı&quot; bölümünde ise müştekinin belediyeye bağlı şirketten beton alma teklifini kabul etmemesi üzerine Özcan&#39;ın &quot;Başka yerden beton alamazsınız.&quot;, &quot;Size beton santrali kurdurtmam.&quot; ve &quot;Betonu bizden alacaksınız.&quot; şeklinde ifadeler kullandığı aktarılan iddianamede, müştekinin teklifi kabul etmemesi nedeniyle suçun teşebbüs aşamasında kaldığının değerlendirildiği belirtildi.</p><p>İddianamenin &quot;Cafe olayı&quot; başlığı altında da bir iş yerinin ruhsat devri sürecinde sorun yaşandığı, müştekilerin belediyeye yönlendirildiği anlatılarak, iddialara göre belediye binasında Özcan&#39;ın da bulunduğu toplantıda BolSev&#39;e 500 bin lira yardım konuşulduğu, daha sonra müşteki M.K&#39;den 100 bin lira alındığı, müşteki tarafından teslim edilen 35 dakikalık ses kaydında M.A&#39;nın müştekileri Özcan ile görüştürdüğünü ve para alındığını anlattığı, şüpheli M.A&#39;nın da 100 bin liranın alındığını ve daha sonra iade edildiğini kabul ettiği ifadelerine yer verildi.</p><p>İddianamede, Özcan&#39;ın tüm suçlamaları reddettiği, baskı ve menfaat talebinde bulunmadığını savunduğu kaydedildi.</p><p><b>İSTENEN CEZALAR</b></p><p>İddianamede, şüpheli müdafileri tarafından dosyaya sunulan dekontlardan mağdurların zararlarının etkin pişmanlık kapsamında giderildiğinin anlaşılması nedeniyle, ilgililer hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi.</p><p>İddianamede, Tanju Özcan&#39;ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez &quot;icbar suretiyle irtikap&quot;, 3 kez &quot;irtikaba teşebbüs&quot;, 34 kez &quot;nitelikli dolandırıcılık&quot; ve 1 kez &quot;rüşvet&quot; suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.</p><p>Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu şüpheli Süleyman Can&#39;ın 5 kez &quot;icbar suretiyle irtikap&quot;, 2 kez &quot;irtikaba teşebbüs&quot; suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız&#39;ın ise 6 kez &quot;irtikap suçuna yardım&quot;, 3 kez &quot;irtikap suçuna yardıma teşebbüs&quot; ve 34 kez &quot;nitelikli dolandırıcılık&quot; suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi istendi.</p><p>İddianamede, diğer şüphelilerin de bu suçlardan değişen sürelerde hapsi talep edildi.</p><p><b>SÜREÇ</b></p><p>Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat&#39;ta başlatılan &quot;irtikap&quot; soruşturması kapsamında 19 şüpheli farklı tarihlerde gözaltına alınmıştı.</p><p>Şüphelilerden Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, belediye başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, Belediye Meclisi üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Ayhan ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Sarıyıldız tutuklanmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında Bolu Belediyesinde, şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında arama yapılmış, telefonlar ile bazı belge ve materyallere el konulmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/bolu-dosyasinda-178-sayfa-754_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/basra-korfezinde-tekne-krizi-erakci-karsilik-verme-hakkimiz-sakli-275890</link>
      <pubDate>2026-05-13T20:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Basra Körfezi'nde tekne krizi! Erakçi: Karşılık verme hakkımız saklı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Kuveyt'in Bubiyan Adası yakınlarında İran teknesine müdahalesini “yasa dışı” olarak nitelendirdi. Gözaltına alınan İran vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Basra Körfezi'nde tekne krizi! Erakçi: Karşılık verme hakkımız saklı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Kuveyt'in, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı silahlı bir grubun &quot;Kuveyt&#39;e karşı düşmanca eylemlerde bulunmak amacıyla&quot; Bubiyan Adası&#39;na sızmaya girişiminde bulunduğuna yönelik açıklamasına ilişkin paylaşım yaptı.<br></p><p>Erakçi, "Açık bir şekilde anlaşmazlık yaratma girişimiyle, Kuveyt bir İran teknesine yasa dışı bir saldırı düzenledi ve Basra Körfezi&#39;nde 4 vatandaşımızı gözaltına aldı." ifadelerini kullandı.</p><p>Kuveyt'in müdahalesine tepki gösteren Erakçi, "Bu yasa dışı eylem, ABD&#39;nin İran&#39;a saldırmak için kullandığı bir adanın yakınında gerçekleşti." bilgisini paylaştı.</p><p>İran vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirten Erakçi, &quot;Karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını&quot; kaydetti.</p><p><b>KUVEYT İLE İRAN ARASINDA "TEKNEYLE SIZMA GİRİŞİMİ" İDDİASI</b></p><p>Kuveyt, 12 Mayıs'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu&#39;na mensup olduğu belirtilen silahlı bir grubun, &quot;Kuveyt'e karşı düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla&quot; Bubiyan Adası'na sızmaya çalıştığını duyurmuştu.</p><p>Kuveyt İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, &quot;söz konusu grubun, özel olarak kiralanmış bir balıkçı teknesiyle Bubiyan Adası&#39;na sızmakla görevlendirildiğini itiraf ettiği&quot; belirtilmişti.</p><p>İran Dışişleri Bakanlığı ise iddiaların asılsız olduğunu ve söz konusu 4 İranlının deniz devriye görevi sırasında seyrüsefer sisteminde meydana gelen arıza sebebiyle Kuveyt kara sularına girdiği ancak Kuveyt'in bu konuyu "siyasi propaganda" haline dönüştürdüğü ifade edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/basra-korfezinde-tekne-kr-280_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275889</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rutteden-nato-30-vurgusu-daha-guclu-avrupa-demek-275889</link>
      <pubDate>2026-05-13T20:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rutte'den "NATO 3.0" vurgusu: Daha güçlü Avrupa demek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, hedeflerinin “NATO 3.0” olduğunu belirterek, bunun daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına geldiğini söyledi. Rutte, savunma harcamalarının artırılması ve Avrupa'nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rutte'den "NATO 3.0" vurgusu: Daha güçlü Avrupa demek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rutte, Romanya&#39;nın başkenti Bükreş&#39;teki Bükreş Dokuzlusu Zirvesi&#39;nin (B9) ardından ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>NATO&#39;nun kuzey ve doğu kanatlarında savunmayı önemli ölçüde güçlendirdiğini aktaran Rutte, &quot;Ancak karşı karşıya olduğumuz tehlikeler göz önüne alındığında daha fazlasını yapmamız gerekiyor.&quot; dedi.</p><p>Rutte, Rusya&#39;nın İttifak için &quot;en önemli ve doğrudan tehdit&quot; olmayı sürdürdüğünü vurgulayarak, &quot;NATO topraklarının her bir santimini savunmak için her zaman gerekeni yapacağız.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>NATO&#39;nun transatlantik ittifak olmaya devam edeceğinin altını çizen Rutte, savunma harcamaları ve üretiminin artırılması, Avrupa&#39;nın kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi yollarıyla oluşacak &quot;daha güçlü Avrupa ve daha güçlü NATO&#39;ya&quot; ihtiyaç olduğunu dile getirdi.</p><p>Rutte, 7-8 Temmuz&#39;da yapılacak NATO Ankara Zirvesi&#39;nde savunma sanayinin güçlendirilmesi, savunma kabiliyetleri ve Ukrayna&#39;ya destek konularının ele alınacağını kaydetti.</p><p><b>"NATO 3.0 DAHA GÜÇLÜ BİR NATO İÇİNDE DAHA GÜÇLÜ BİR AVRUPA ANLAMINA GELİYOR"</b></p><p>Rutte, hedefin &quot;NATO 3.0&quot; olduğunu, bunun daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına geldiğini belirtti.</p><p>Daha güçlü bir NATO içindeki daha güçlü Avrupa&#39;nın da hem nükleer hem de konvansiyonel kapasite bakımından ABD ile birlikte hareket etmek anlamına geldiğine işaret eden Rutte, &quot;Avrupalıların kendi konvansiyonel savunmaları konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi demek.&quot; dedi.</p><p>Rutte, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5&#39;inin savunmaya harcanması gerektiğini, buna ihtiyaç bulunduğunu belirterek, bunun diğer müttefiklerin harcamalarını ABD ile eşit seviyeye getirdiğini dile getirdi.</p><p>ABD'nin, bazı müttefiklerin İran konusunda tepkilerinden ötürü hayal kırıklığı yaşadığını anımsatan Rutte, &quot;Ancak şunu söyleyebilirim ki müttefikler, mesajı net şekilde aldı.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rutte, ABD&#39;nin Avrupa&#39;daki üslerin kullanımına ilişkin tüm taahhütlerin tam anlamıyla uygulanmadığını düşündüğünü ve Hürmüz Boğazı&#39;na ilişkin müttefiklerden daha fazla destek beklediğini aktardı. Ancak şu anda müttefiklerin, tam olarak bunu yaptığını belirten Rutte, &quot;Müttefikler üzerine düşeni yapıyor.&quot; dedi.</p><p>ABD&#39;nin Avrupa&#39;daki askeri birliklerini çekmesine ilişkin Rutte, bunun ABD&#39;nin egemen kararı olacağını ancak NATO&#39;yla yakın koordinasyonun sürdüğünü ifade etti.</p><p><b>RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI</b></p><p>Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında bir barış sağlanması için Rusya&#39;nın uzlaşmaya yanaşması gerektiğini belirten Rutte, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Eğer o an gelirse, hangi tavizlerin verileceğine ve nasıl bir uzlaşma sağlanacağına karar vermek elbette Ukrayna hükümetine bağlı olacaktır. Bizim için önemli olan bir barış anlaşması ya da uzun vadeli ateşkes sonrasında, tercihen tam kapsamlı bir barış anlaşmasının ardından, Rusya'nın bir daha asla saldırmayı denememesini sağlamak. Çünkü böyle bir durumda verilecek karşılık yıkıcı olur. Bu kritik önemde.&quot;</p><p>Rutte, topun şu an Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#39;in sahasında olduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/rutteden-nato-30-vurgusu--402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-libya-krizi-eski-cumhurbaskani-sarkozy-hakkinda-7-yil-hapis-talebi-275888</link>
      <pubDate>2026-05-13T20:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da Libya krizi: Eski Cumhurbaşkanı Sarkozy hakkında 7 yıl hapis talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da “Libya davası” kapsamında yargılanan eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy hakkında savcılık, “yolsuzluk, suç örgütü kurmak ve yasa dışı seçim kampanyası finansmanı sağlamak” suçlarından 7 yıl hapis, 300 bin avro para cezası ve 5 yıl siyasetten men talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da Libya krizi: Eski Cumhurbaşkanı Sarkozy hakkında 7 yıl hapis talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal basındaki haberlere göre, Sarkozy&#39;nin Paris Temyiz Mahkemesinde yargılandığı Libya davasında yeni gelişme yaşandı.</p><p>Savcı Rodolphe Juy-Birmann, duruşmada yaptığı konuşmada, Sarkozy hakkında &quot;yolsuzluk, suç örgütü kurmak ve yasa dışı seçim kampanyası finansmanı sağlamak&quot; suçlarından 7 yıl hapis ve 300 bin avro (yaklaşık 15 milyon 975 bin Türk lirası) para cezasının yanı sıra 5 yıl siyasetten men talep etti.</p><p>Juy-Birmann, Sarkozy&#39;nin eylemlerinin ağırlığına göre cezalandırılması ve kendisine diğer sanıklar gibi davranılması gerektiğini vurgulayarak, eski Fransa Cumhurbaşkanı&#39;nın bir suç örgütünün başında olduğunu belirtti.</p><p>Sarkozy&#39;ye yakın isimlerden Claude Gueant hakkında 6 yıl hapis, eski Cumhurbaşkanı&#39;na yakın bir diğer isim olan Brice Hortefeux hakkında 2 yıl tecilli olmak üzere 4 yıl hapis cezası istendi.</p><p>Savcılık, Fransa ve Libya arasında iki yolsuzluk ağının başında olmakla suçlanan Bechir Saleh ve Alexandre Djouhri hakkında 6 yıl hapis ve 4 milyon avro para cezası verilmesini talep etti.</p><p><b>"SARKOZY'NİN TAMAMEN MASUM OLDUĞUNU ORTAYA ÇIKARACAĞIZ"</b></p><p>Sarkozy&#39;nin avukatı Christophe Ingrain, duruşmanın ardından basına yaptığı açıklamada, &quot;Savunmalarımızda Nicolas Sarkozy&#39;nin tamamen masum olduğunu ortaya çıkaracağız.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Ingrain, Sarkozy&#39;nin seçim kampanyasında Libya&#39;dan bir finansman sağlanmadığını, müvekkilinin Libya sayesinde zenginleşmediğini ve seçiminde usulsüzlük olmadığını savunarak, &quot;Nicolas Sarkozy, masum.&quot; dedi.</p><p>Libya davası kapsamındaki temyiz duruşmaları, 15 Mart&#39;ta Paris Temyiz Mahkemesinde başlamıştı.</p><p>İki hafta sonra sona ermesi beklenen davayla ilgili karar, 30 Kasım&#39;da açıklanacak.</p><p><b>SÜREÇ</b></p><p>Fransa'da 2007-2012 döneminde cumhurbaşkanı olan Sarkozy&#39;nin, &quot;2007&#39;de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını yürütmek için dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi&#39;den yasa dışı maddi destek aldığı&quot; ileri sürülmüştü.</p><p>İddiaların ardından 2013&#39;te olayla ilgili soruşturma açılmış ve kamuoyunda &quot;Libya davası&quot; olarak adlandırılan yargı süreci başlamıştı.</p><p>Paris Ceza Mahkemesi, 25 Eylül 2025&#39;te görülen Libya davasında, Sarkozy&#39;nin &quot;pasif yolsuzluk, kamu fonlarını zimmete geçirmeyi gizleme ve yasa dışı kampanya finansmanı&quot; suçlarından beraatine, ancak &quot;suç örgütü kurmak&quot; suçundan ise 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti.</p><p>Sarkozy karara itiraz etse de mahkeme kararının niteliği gereği temyiz süreci sonuçlanmadan hapse girmesi kesinleşmişti.</p><p>Fransa&#39;da 21 Ekim 2025&#39;te cezaevine giren eski Cumhurbaşkanı Sarkozy&#39;nin serbest bırakılması için aynı gün başvuru yapılmıştı.</p><p>Sarkozy, cezaevinde yaklaşık 20 gün geçirdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/fransada-libya-krizi-eski-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/14-ilde-dev-operasyon-kacak-luks-arac-sebekesi-cokertildi-275887</link>
      <pubDate>2026-05-13T19:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[14 ilde dev operasyon: Kaçak lüks araç şebekesi çökertildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Artvin merkezli 14 ilde düzenlenen operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 100 milyon TL olan yabancı plakalı lüks araçların usulsüz şekilde Türkiye'ye sokulduğu ortaya çıkarıldı. Operasyonda gözaltına alınan 18 şüpheliden 11'i tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[14 ilde dev operasyon: Kaçak lüks araç şebekesi çökertildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artvin merkezli 14 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 18 şüpheliden 11'i tutuklandı.  </p><p>Hopa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Artvin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılık, resmi belgede sahtecilik ve rüşvet suçlarına yönelik çalışma yürütüldü.  </p><p>Yapılan incelemelerde bazı şahısların resmi kayıtlarda yurt dışında görünmelerine rağmen yasa dışı yollarla yeniden Türkiye'ye giriş yaptıkları belirlendi. Çalışmalarda, 11 şahsın piyasa değeri yaklaşık 100 milyon TL olan 11 yabancı plakalı lüks aracı usulsüz şekilde Türkiye'ye getirdiği tespit edildi. Ayrıca 10 şahsın da usulsüz giriş-çıkış işlemleri yaptığı belirlendi.  </p><p>Artvin merkezli 14 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 33 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 18 şüpheliden 11'i tutuklanırken, 7 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.  </p><p>Operasyon kapsamında yasa dışı yollarla ülkeye getirildiği belirlenen 11 yabancı plakalı araçtan 10'una el konuldu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/14-ilde-dev-operasyon-kac-994_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275886</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglundan-dijital-mesaj-turkiye-oncu-ve-koruyucu-adimlarla-ilerlemeye-devam-edecek-275886</link>
      <pubDate>2026-05-13T19:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu'ndan dijital mesaj: Türkiye öncü ve koruyucu adımlarla ilerlemeye devam edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin 2027-2030 dönemi için gerçekleştirilecek ITU Konseyi üyeliğine yeniden aday olacağını açıkladı. Dijital dönüşüm, 5G yatırımları, yapay zeka ve güvenli dijital gelecek başlıklarının öne çıktığı toplantıda Türkiye'nin küresel dijital vizyonuna dikkat çekildi. Sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik çalışmalara değinen Uraloğlu, "Türkiye dijital alanda hem öncü hem de koruyucu bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu'ndan dijital mesaj: Türkiye öncü ve koruyucu adımlarla ilerlemeye devam edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlenen ITU Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, bu önemli platformun, uluslararası işbirliğini güçlendirecek ve ortak bir küresel perspektif oluşturacak değerli sonuçlar doğuracağına inandıklarını söyledi.</p><p><b>Küresel düzenin yeniden şekillendiği dönemde, ülkelerin gücünün artık yalnızca doğal kaynaklar, coğrafi konum veya ekonomik kapasiteyle ölçülmediğine dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Veri üretme kapasitesi, dijital altyapı yetkinliği, teknolojik bağımsızlık ve siber dayanıklılık, devletlerin stratejik gücünün temel unsurları haline geldi. Bu nedenle GSR-26&#39;yı, yalnızca sektör buluşması değil, dijital geleceğin yönetimine ilişkin küresel bir istişare platformu olarak görüyoruz. Bugün burada ortak bir soruya cevap arıyoruz: Dijital dönüşüm çağında nasıl bir gelecek inşa etmek istiyoruz? Teknoloji artık sadece iletişimi kolaylaştıran araç değil, ekonomiyi yönlendiren, toplumu dönüştüren, güvenlik anlayışını değiştiren ve küresel rekabeti yeniden tanımlayan stratejik güçtür. Türkiye olarak dijitalleşmeyi teknolojik dönüşümün yanı sıra kalkınma, egemenlik ve küresel rekabet meselesi olarak görüyoruz. Bu anlayışla güçlü dijital ekosistem inşa etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41372315.jpg"/><p><b>"5G HİZMETLERİNİ KADEMELİ OLARAK ÜLKEMİZİN HER NOKTASINA ERİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>Haberleşme ve bilişim sektörünün, bugünün en stratejik alanlarından biri olduğunu belirten Uraloğlu, bilgi teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik ve yüksek hızlı bağlantının, ülkelerin ekonomik kalkınmasında, rekabet gücünde ve milli güvenliğinde hayati rol oynadığını anlattı.</p><p>Bilişim sektörüne yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde önemli altyapı hamleleri yaparak dijital dönüşümün küresel öncüsü olma yolunda kararlı adımlar attıklarını ifade etti.</p><p>Uraloğlu, kademeli olarak hizmete alınan 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abonenin, yani neredeyse ülke nüfusunun 4&#39;te birinin bu teknolojiyle buluştuğunu belirterek, &quot;Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede de yaklaşık 12,5 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 34 milyona yaklaştı. Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur vericidir. Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye&#39;nin, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri&#39;ne ulaşmayı hızlandırmak ve katkı sağlamak amacıyla ITU koordinasyonunda yer alan inisiyatiflere de etkin şekilde katılım sağladığını ve katkı verdiğini anlatan Uraloğlu, Türkiye&#39;nin dijital dönüşümde kapsayıcılığı, dayanıklılığı ve insan odaklı kalkınmayı esas alan bütüncül vizyonunun ITU&#39;nun temel ilkeleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü kaydetti.</p><p><b>"YENİ SOSYAL MEDYA VE OYUN PLATFORMLARI DÜZENLEMESİYLE ÖNEMLİ BİR ADIM ATILDI"</b></p><p><b>Teknolojik ilerlemenin tüm ülkeler arasında adil paylaşımı sağlayacak uluslararası işbirliğini de güçlü şekilde desteklediklerini bildiren Uraloğlu, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;ITU ile uzun yıllara dayanan yapıcı işbirliğimizin yansıması olarak Türkiye&#39;nin 2027-2030 dönemi için gerçekleştirilecek PP-26 seçimlerinde ITU Konseyi üyeliğine yeniden adaylığını bu vesileyle bir kez daha ifade ediyorum. Türkiye olarak konsey bünyesinde aktif, yapıcı ve sorumluluk sahibi katkılarımızı sürdürme konusundaki güçlü irademizi muhafaza ediyoruz. Bu süreçte tüm ITU üyesi ülkelerin kıymetli desteklerine duyduğumuz güveni de özellikle vurgulamak isterim.&quot;</p><p>Dijital dönüşüm yolculuğunda sadece altyapıyı geliştirmekle yetinmediklerini aynı zamanda dijital ekosistemi daha güvenli, daha sorumlu ve insan odaklı hale getirmek için de kararlı adımlar attıklarını belirten Uraloğlu, bu anlayışla yeni sosyal medya ve oyun platformları düzenlemesiyle önemli bir adımın atıldığına dikkati çekti.</p><p>Uraloğlu, dijital çağda çocukları şiddetten, istismardan, akran zorbalığından, manipülatif içeriklerden ve kontrolsüz ekran bağımlılığından korumanın sadece ulusal bir sorumluluk değil aynı zamanda insanlığın ortak geleceğine dair ahlaki bir ödev olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41372317.jpg"/><p><b>Türkiye'nin, bu yasayla ITU'nun "güvenli ve kapsayıcı dijital gelecek" vizyonuna somut bir katkı sunduğunu bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bu düzenlemelerle birlikte, Türkiye dijital alanda hem öncü hem de koruyucu bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir. Türkiye, ITU ile işbirliğini kurumsal bir ilişkinin ötesinde, küresel dijital geleceğin birlikte şekillendirilmesine yönelik stratejik bir ortaklık olarak değerlendirmektedir. Ortak öncelikler doğrultusunda işbirliğimizi daha da güçlendirmeyi ve somut sonuçlar üretmeyi hedefliyoruz. Bu yılki GSR-26&#39;nın, küresel ölçekte daha kapsayıcı, güvenli ve sürdürülebilir bir dijital gelecek için önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyoruz.&quot;</p><p><b>DİJİTAL ÇÖZÜMLER İÇİN İŞBİRLİĞİ VURGUSU</b></p><p>ITU Genel Sekreteri Doreen Bogdan-Martin, dijital piyasaların kural koyucuların regülasyonlarından daha hızlı ilerlediğini belirterek, kurumların dijital dirençlilik temelinde ilerlemeye devam etmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Yapay zeka, kuantum, uzay teknolojileri gibi alanların üye ülkelerce tartışılacağını vurgulayan Bogdan-Martin, etkinliklerde hem gençleri çevrim içi ortamlarda güçlendirmeye çalışacaklarını hem de altyapıların oluşturulmasında ortaya koyulacak işbirliğinin masaya yatırılacağını bildirdi.</p><p>Bogdan-Martin, dirençli bir düzenleyici çerçevesi hazırlamanın sürekli değişen dünyada büyük güçlüklerle dolu olduğunu da ifade etti.</p><p>Toplantılarda bu yıl ciddi bir uzay gündemi olduğu bilgisini paylaşan Bogdan-Martin, deniz altı kablo ağlarında dirençlerin artırılması için çalışmaların sürdüğünü de bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41372318.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİNİ DESTEKLEME KONUSUNDA KARARLI"</b></p><p>BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, dijital dönüşümün artık tek bir sektör veya kurumu ilgilendiren mesele olmaktan çıktığını ve hükümetler, düzenleyiciler, özel sektör, uluslararası kuruluşlar, akademi ve sivil toplum arasında sürekli diyalog ve işbirliği gerektiren ortak küresel gündem olduğunu söyledi.</p><p>Yapay zeka, bulut altyapıları, uydu sistemleri, kuantum teknolojileri ve hızla gelişen dijital platformların sadece endüstrileri değil, toplumları da dönüştürdüğünü belirten Karagözoğlu, &quot;Bugünün dijital ortamında hiçbir düzenleyici, hiçbir ülke ve hiçbir kurum, ortaya çıkan zorluklarla tek başına mücadele edemez. Birlikte çalışmalı, birbirimizden öğrenmeli ve yeni fikirlere, yeni ortaklıklara ve yeni yaklaşımlara açık olmalıyız.&quot; dedi.</p><p>Karagözoğlu, düzenleyicilerden beklenenin sadece kurallar koymak değil aynı zamanda inovasyonu mümkün kılmak, güven aşılamak, yatırımı teşvik etmek ve dayanıklı dijital gelişimi desteklemek olduğunu da bildirerek, &quot;Türkiye, bu küresel diyaloğa katkıda bulunma ve dijital dönüşümde uluslararası işbirliğini destekleme konusundaki kararlılığını sürdürmektedir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41372316.jpg"/><p><b>"HİÇBİR ÜLKENİN TEK BAŞINA DİJİTAL ZORLUKLARLA BAŞA ÇIKAMAYACAĞI DÜŞÜNCESİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>ITU Telekomünikasyon Geliştirme Bürosu (BDT) Direktörü Cosmas Luckyson Zavazava ise dünya nüfusunun hala 2,2 milyarlık kısmının teknolojiye erişimi olmadığını hatırlatarak, teknolojik ilerlemenin büyük bir boyutta ilerlemesinin fırsatlarla birlikte üstünden gelinmesi gereken sorunları da beraberinde getirdiğine dikkati çekti.</p><p>Bu gelişmeyi doğru yönde ilerletmek için bir arada olduklarını belirten Zavazava, hiçbir ülkenin tek başına dijital zorluklarla başa çıkamayacağı düşüncesiyle birlikte çalıştıklarını kaydetti.</p><p>Zavazava, teknolojinin geliştiğini ve ilkelerin değişmediğini bildirerek, birlikte paylaşarak bu çalışmaları ve sürdürülebilir yatırımlar yapmaları gerektiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/sosyal-medya-oyun-platfor-212_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275885</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogana-kazakistanda-dombrali-karsilama-275885</link>
      <pubDate>2026-05-13T19:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kazakistan'da Dombralı karşılama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan ziyareti sırasında çocuklar tarafından Dombra şarkısıyla karşılandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kazakistan'da Dombralı karşılama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayrıresmi Zirvesi katılmak üzere geldiği Kazakistan'ın başkenti Astana'da Dombra sürprizi yapıldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/aw70414903-13052026a4bb4627.jpg"/><p>Kazakistanlı çocuklardan oluşan orkestra, Nursultan Nazarbayev Havalimanı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan için Dombra şarkısını çaldı. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/96cb5ff3b92c496990f9-130520260d589e76.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Gösterinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından Astana ziyaretinde ikamet edeceği otele uğurlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/cumhurbaskani-erdogana-ka-217_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/orta-koridorda-guc-birligi-masada-petrol-miktari-olacak-275884</link>
      <pubDate>2026-05-13T18:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta Koridor'da güç birliği! Masada petrol miktarı olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kazakistan programını Astana'dan takip eden Gazeteci Murat Çiçek, Türkiye ile Kazakistan arasındaki özel ilişkilere dikkat çekti. İki ülke liderinin başkanlığında gerçekleştirilecek stratejik iş birliği toplantısının, siyasi ve ekonomik ilişkiler açısından yeni adımlara kapı aralayacağı vurgulandı. Öte yandan Orta Koridorun gündeme alınacağı masada Kazak petrolünün miktarı da görüşülecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta Koridor'da güç birliği! Masada petrol miktarı olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kazakistan temasları, Türkiye ile Kazakistan arasındaki çok yönlü iş birliğini yeniden gündeme taşıdı. Astana'da bulunan Gazeteci Murat Çiçek, iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece diplomatik düzeyde değil, ekonomik ve stratejik alanlarda da güçlü şekilde ilerlediğini ifade etti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KAZAKİSTAN'DA<br><br>Gazeteci Murat Çiçek (<a href="https://twitter.com/MuratCicekTM?ref_src=twsrc%5Etfw">@MuratCicekTM</a>): Bizim Kazakistan'la özel ilişkilerimiz var. Yarın, Türkiye-Kazakistan ilişkileriyle ilgili bir toplantı yapılacak. Stratejik iş birliği toplantısı da bunlardan biri. Yarın o toplantıya liderler başkanlık... <a href="https://t.co/bf9Uphj6SB">pic.twitter.com/bf9Uphj6SB</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2054581316390162742?ref_src=twsrc%5Etfw">May 13, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Çiçek, 14 Mayıs'ta gerçekleştirilecek Türkiye-Kazakistan ilişkileri toplantısının büyük önem taşıdığına işaret ederek, stratejik iş birliği mekanizmasının iki ülke liderinin başkanlığında ele alınacağını söyledi.</p><p><b>TÜRKİYE'DEN DÜNYAYA "ORTAK KAZANÇ" MESAJI</b></p><p>Türkiye'nin dış politikada insani yaklaşımı önceleyen bir anlayış ortaya koyduğunu belirten Murat Çiçek, Ankara'nın yalnızca kendi çıkarlarını değil, muhatap ülkelerle ortak gelişimi hedefleyen bir diplomasi yürüttüğünü dile getirdi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ANKARA-ASTANA HATTI GÜÇLENİYOR<br><br>Gazeteci Murat Çiçek (<a href="https://twitter.com/MuratCicekTM?ref_src=twsrc%5Etfw">@MuratCicekTM</a>): Türkiye'nin insani dış politika anlayışıyla gerçekten dünyaya örnek olacak bir dış politikası var. Türkiye sadece kendisinin kazandığı değil, muhatabı kim olursa olsun birlikte geliştirebileceği bir dış... <a href="https://t.co/n3wAH56USB">pic.twitter.com/n3wAH56USB</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2054582745758609604?ref_src=twsrc%5Etfw">May 13, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde iş birliği ve karşılıklı kalkınma modelini öne çıkardığını ifade eden Çiçek, bu yaklaşımın özellikle Türk dünyasında güçlü karşılık bulduğunu kaydetti.</p><p><b>KAZAKİSTAN'DA 4 BİNE YAKIN TÜRK FİRMASI</b></p><p>Türkiye ile Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkilerin her geçen gün büyüdüğünü belirten Çiçek, Kazakistan'da yaklaşık 4 bin Türk firmasının aktif şekilde faaliyet gösterdiğini söyledi.</p><p>Türk şirketlerinin enerji, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinde önemli yatırımlara sahip olduğunu vurgulayan Çiçek, bu yoğun ticari trafiğin iki ülke arasındaki ekonomik hacmi daha da güçlendirdiğini ifade etti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN&amp;#39;IN ASTANA ZİYARETİ<br><br>Gazeteci Murat Çiçek (<a href="https://twitter.com/MuratCicekTM?ref_src=twsrc%5Etfw">@MuratCicekTM</a>): Mesele sadece Türkiye ile Kazakistan'ın görünürde bir araya gelip resmî diplomatik ziyaretlerde bulunması değil elbette. Kazakistan bir petrol ülkesi. Aynı zamanda uzay ve havacılık konusunda da... <a href="https://t.co/GaRuvsoMby">pic.twitter.com/GaRuvsoMby</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2054588186316210576?ref_src=twsrc%5Etfw">May 13, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>MASADA KAZAK PETROLÜ OLACAK</b></p><p>Gerçekleşecek kritik zirvede Asya'dan Avrupa'ya enerjide yeni rotalara dair sinyaller beklenirken Çiçek, söz konusu görüşmede Kazak petrolünün artırılmasının görüşüleceği bilgisini de verdi.</p><p><b>Çiçek açıklamasını şu şekilde sürdürdü:</b></p><p>Mesele sadece Türkiye ile Kazakistan'ın görünürde bir araya gelip resmî diplomatik ziyaretlerde bulunması değil elbette. Kazakistan bir petrol ülkesi. Aynı zamanda uzay ve havacılık konusunda da önemli bir ülke. Değerli mineraller açısından da büyük öneme sahip. Dolayısıyla kendi ayakları üzerinde duran ve bu yönde birlikte hareket edebilme kabiliyetine sahip bir ülke olduğu için, iki ülkenin dostane tutumu ve diplomatik adımları; hem Kazakistan'a, hem Türkiye'ye hem de bölgeye fayda sağlayacak hamlelerdir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/orta-koridorda-guc-birlig-291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275883</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/beyoglunda-galatasarayli-futbolcuya-saldiri-supheli-tutuklandi-275883</link>
      <pubDate>2026-05-13T17:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyoğlu'nda Galatasaraylı futbolcuya saldırı: Şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Beyoğlu'nda Galatasaraylı futbolcu Toreira'yı darp eden şüpheli "kasten yaralama" suçundan tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyoğlu'nda Galatasaraylı futbolcuya saldırı: Şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyoğlu'nda Galatasaraylı futbolcu Toreira'yı darp eden şüpheli "kasten yaralama" suçundan tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/beyoglunda-galatasarayli--323_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/eurovisionda-soykirim-sansuru-filistin-sloganlari-engellendi-275882</link>
      <pubDate>2026-05-13T17:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eurovision'da 'soykırım' sansürü! Filistin sloganları engellendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen 70. Eurovision Şarkı Yarışması'nın resmi sosyal medya hesabında İsrailli temsilcinin performansının paylaşıldığı videoda, seyircilerin attığı 'soykırımı durdurun' sloganının sansürlendiği ortaya çıktı. Eurovision'da 'soykırım' sansürü: Filistin sloganları sansürlendi 2 kere sansür oldu birini değiştirir misin ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eurovision'da 'soykırım' sansürü! Filistin sloganları engellendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eurovision Şarkı Yarışması'nın resmi YouTube kanalında, dün yapılan ilk yarı finalde sahne alan şarkıcıların performansları paylaşıldı.</p><p>Sahneye çıktığında seyircilerin protesto ettiği İsrailli temsilci Noam Bettan'ın performansının yer aldığı videoda "soykırımı durdurun" sloganlarına sansür uygulandığı ortaya çıktı.</p><p>Dün yapılan ilk yarı finalde sahne alan İsrailli şarkıcı, "soykırımı durdurun" sloganıyla protesto edilmişti.</p><p>"Soykırımı durdurun" seslerinin yükseldiği ve bu seslerin canlı yayına da yansıdığı yarışmada, salonda bulunan bazı seyirciler Filistin bayrağı açarak İsrail'in soykırım yaptığı Gazze halkıyla dayanışma mesajı vermişti.</p><p>Üzerlerine "Özgür Filistin" yazıları yazan ve Filistin bayrakları çizen göstericiler, salondan zor kullanılarak çıkartılmıştı.</p><p><b>- EUROVİSİON'UN SEYİRCİ SAYISINDA BELİRGİN DÜŞÜŞ</b></p><p>Bu arada, Gazze'de soykırım yapan İsrail'in yarışmaya katılması nedeniyle İspanya, Slovenya, İrlanda, İzlanda ve Hollanda'nın boykot kararı aldığı Eurovision'un bazı ülkelerdeki izleyici sayısında azalma görüldü.</p><p>İtalya'da devlet televizyonu RAI'de yayımlanan ilk yarı finalini izleyenlerin sayısı 1 milyon 856 bin oldu. Ülkede geçen yıl 2 milyon 489 bin olarak açıklanan izleyici sayısının, bu yıl önemli ölçüde azalması dikkati çekti.</p><p>İsrail'in katılımı nedeniyle boykot kararı alan Hollanda'da ise izlenme sayısı 2025'e göre yüzde 42 azaldı. Dünkü ilk yarı final, ortalama 541 bin izleyici tarafından seyredildi. Buna göre yarı final, 2012'deki ilk yarı finalden bu yana Hollanda'da en az izlenen yarışma oldu.</p><p><b>- POLONYALI ŞARKICI, İSRAİL SORUSUNDA TEREDDÜT ETTİ</b></p><p>Öte yandan, Polonyalı şarkıcı Alicja Szemplinska, İsrail merkezli bir medyanın "İsrail'deki hayranlarınıza bir mesaj gönderebilir misiniz?" sorusuna tereddütlü yaklaştı.</p><p>Muhabirin, İsrailli temsilcinin şarkısını dinleyip dinlemediğine dair soruya "Emin değilim." yanıtını veren Alicja ayrıca onunla tanışmadığını da söyledi.</p><p>Alicja, "İsrail'deki hayranlarına bir mesaj gönderebilir misiniz?" sorusunda bir süre duraksadıktan sonra ekibinin yanına döndü.</p><p>Ekibiyle istişare ettikten sonra tekrar muhabirin yanına gelen Alicja, "Tüm Eurovision hayranlarını selamlıyorum." yanıtını verdi.</p><p><b>- FBI'IN AVUSTURYALI YETKİLİLERE YARDIMCI OLDUĞU BİLDİRİLDİ</b></p><p>ABD'nin Viyana Büyükelçiliğinin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Eurovision'un güvenliğine ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Açıklamada, ABD'nin Viyana Büyükelçiliğinin, Eurovision Şarkı Yarışması'nın güvenliğini sağlama konusundaki çabaları desteklediği belirtildi.</p><p>Federal Soruşturma Bürosu (FBI) uzmanlarının, "çeşitli tehditlere" karşı savunma konusunda Avusturyalı yetkililere yardımcı olduğu aktarılan açıklamada, Viyana'da güvenlik önlemlerinin artırıldığı bu dönemde, tüm ziyaretçiler için güvenli bir etkinlik düzenleme konusunda kararlı olunduğu kaydedildi.</p><p>Açıklamada, "Bu, ABD ve Avusturya kolluk kuvvetlerinin, değişen güvenlik sorunlarına karşı güçlü bir duruş sergileyerek birlikte çalıştıklarının sadece bir örneğidir." ifadesi kullanıldı.</p><p>Yarışmanın ikinci yarı finali yarın, finali ise 16 Mayıs'ta yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/eurovisionda-soykirim-san-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275881</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/korkutan-arastirma-kan-orneklerinin-yuzde-98inde-bulundu-275881</link>
      <pubDate>2026-05-13T17:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Korkutan araştırma! Kan örneklerinin yüzde 98'inde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan yeni bir araştırmada, 'ömür boyu kimyasallar' olarak bilinen PFAS maddeleri, incelenen 10.566 kan örneğinin yüzde 98,8'inde tespit edildi. NMS Laboratuvarları'nın yürüttüğü bu çalışma, PFAS'ın insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerine dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Korkutan araştırma! Kan örneklerinin yüzde 98'inde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de NMS Laboratuvarları tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, perfloroalkil ve polifluoroalkil maddeler (PFAS) olarak bilinen ve 'ömür boyu kimyasallar' şeklinde adlandırılan maddelerin, ülkedeki insan kanı örneklerinin yüzde 98,8'inde bulunduğunu ortaya koydu. Pennsylvania'daki laboratuvara gönderilen 10.566 serum ve plazma örneği üzerinde yapılan analizde, bu kimyasalların yaygınlığı ve çeşitliliği dikkat çekti. Uzmanlar, PFAS'ın çevresel kalıcılığı ve insan vücudunda birikme eğilimi nedeniyle, halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.</p><h3>NMS Laboratuvarları: PFAS maruziyeti neredeyse evrensel</h3><p>Çalışmada elde edilen bulgular, PFAS maruziyetinin neredeyse tüm toplumda görüldüğünü gözler önüne serdi. NMS Laboratuvarları'ndan toksikolog Laura Labay, analiz edilen örneklerin büyük çoğunluğunda birden fazla PFAS türünün aynı anda tespit edildiğini vurguladı. Araştırmada, örneklerin yalnızca yüzde 0,18'inde tek bir PFAS kimyasalı bulunduğu, geri kalanında ise karmaşık karışımlar halinde birden fazla PFAS'ın yer aldığı belirlendi. Bu durum, PFAS'ın insan vücudunda birikerek potansiyel olarak birbirini etkileyen kimyasal kombinasyonlar oluşturduğunu gösteriyor. Labay, "Farklı PFAS karışımlarının biyolojik etkileri değerlendirilirken, bu maddelerin bir arada bulunmasının ekleme, sinerjik veya antagonistik etkileşimlere yol açabileceğini" ifade etti. PFAS'ın yaygınlığı, sağlık risklerinin değerlendirilmesinde karışım temelli yaklaşımların gerekliliğine işaret ediyor.</p><h3>PFAS'ın sağlık üzerindeki etkileri ve yaygın kullanım alanları</h3><p>PFAS maddeleri, onlarca yıldır başta tekstil, mobilya ve yapıştırıcı olmak üzere birçok endüstriyel üründe kullanılıyor. Özellikle perfloroheksan sülfonik asit (PFHxS) gibi bazı PFAS türleri, test edilen kan örneklerinin yüzde 97,9'unda tespit edildi. PFHxS'nin hayvan deneylerinde karaciğer ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler gösterdiği biliniyor. Bu nedenle, birçok ülkede kullanımı kısıtlandı ya da tamamen yasaklandı. Ancak, PFAS'ın çevrede ve insan vücudunda uzun süre kalabilmesi, mevcut yasakların sorunu tam olarak ortadan kaldırmadığını gösteriyor. Araştırmacılar, PFAS'ın insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda kesin bir sonuca ulaşmak için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalar, PFAS maruziyetinin hücresel yaşlanmayı hızlandırabileceği, beyin üzerinde değişikliklere yol açabileceği ve bazı kanser türleriyle ilişkili olabileceği yönünde bulgular sunuyor. Ancak, bu ilişkilerin doğrudan bir neden-sonuç bağı ile açıklanması için daha kapsamlı klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>PFAS kombinasyonlarının tespiti ve biyomonitoring önemi</h3><p>Yapılan analizde, 70'ten fazla benzersiz PFAS kombinasyonunun varlığı ortaya çıktı. Araştırmacılar, mevcut test panellerinde en yaygın 13 PFAS türüne odaklandı. Bu nedenle, aslında insan vücudundaki gerçek PFAS yükünün açıklanandan daha fazla olabileceği tahmin ediliyor. PFAS'ın tespiti sırasında kütle spektrometrisi kullanıldı ve sadece kimyasalın varlığı belirlendi; miktar ölçümü yapılmadı. Buna rağmen, elde edilen veriler, PFAS'ın çevre ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel risklerini anlamak için önemli bir referans noktası sağladı. Uzmanlar, PFAS'ın vücutta birikme eğilimi ve farklı biyobirikim özellikleri nedeniyle, sağlık üzerindeki etkilerinin sadece tek bir kimyasala bağlı olmadığını, kimyasal karışımların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bulgular, gelecekteki risk değerlendirme çalışmalarına ve halk sağlığı politikalarına yön vermesi açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Düzenleyici adımlar ve geleceğe yönelik uyarılar</h3><p>PFAS'ın sağladığı endüstriyel avantajlar, ürünlerin suya, ısıya ve yağa karşı dayanıklı olmasını mümkün kılıyor. Ancak, bu özellikler aynı zamanda PFAS'ın çevrede ve insan vücudunda uzun süre kalmasına yol açıyor. Düzenleyici kurumlar ve hükümetler, PFAS'ın potansiyel zararlarını ciddiyetle ele alıyor. Buna rağmen, bu kimyasalların tamamen yasaklanması, güvenli alternatiflerin bulunması ve çevreden temizlenmesi oldukça zor. Yine de, imkansız değil. Araştırmacılar, PFAS maruziyetinin sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlayabilmek için karışım temelli biyomonitoring yaklaşımlarının geliştirilmesinin şart olduğu görüşünde. NMS Laboratuvarları'ndan Laura Labay, "Bu bulgular, zararlı PFAS karışımlarına yönelik araştırmaları ve gelecekteki risk değerlendirme çalışmalarını yönlendirecek. Ayrıca, daha net klinik ve halk sağlığı rehberlerinin oluşturulmasına katkı sağlayacak" dedi.</p><p>Sonuç olarak, ABD'de yapılan bu geniş çaplı araştırma, PFAS olarak bilinen ömür boyu kimyasalların toplumun neredeyse tamamında bulunduğunu ve sağlık üzerindeki potansiyel etkilerinin ciddi şekilde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, PFAS maruziyetinin nadiren tek bir kimyasalla sınırlı kaldığını, çoğunlukla karmaşık karışımlar halinde insan vücudunda biriktiğini belirtiyor. Bu nedenle, gelecekte yapılacak çalışmaların ve düzenlemelerin PFAS karışımlarının etkilerine odaklanması bekleniyor. Halk sağlığının korunması için PFAS'ın yaygınlığı ve riskleri konusunda toplumun bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/korkutan-arastirma-kan-or-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275880</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kenyada-microsoft-ve-g42nin-yapay-zeka-veri-merkezi-enerji-krizine-yol-acti-275880</link>
      <pubDate>2026-05-13T17:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kenya'da Microsoft ve G42'nin yapay zeka veri merkezi enerji krizine yol açtı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kenya'nın Olkaria bölgesinde Microsoft ile G42 ortaklığında inşa edilmesi planlanan dev yapay zeka veri merkezi, ülkenin mevcut elektrik kapasitesinin neredeyse üçte birini tüketme riskiyle gündeme geldi. Proje, enerji altyapısında ciddi sorunlara yol açabileceği gerekçesiyle tartışma yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kenya'da Microsoft ve G42'nin yapay zeka veri merkezi enerji krizine yol açtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kenya'nın Olkaria bölgesinde Microsoft ve G42 iş birliğiyle inşa edilmesi planlanan dev yapay zeka veri merkezi, ülkenin enerji altyapısı üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. 2024 yılında duyurulan ve yaklaşık bir milyar dolar değerindeki bu proje, Doğu Afrika'nın en büyük dijital yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak, Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto'nun açıklamalarına göre, veri merkezi tam kapasiteye ulaştığında ülkenin toplam elektrik üretiminin üçte birini tüketebilir. Bu durum, ülke genelinde elektrik arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği endişesini beraberinde getirdi.</p><h3>Cumhurbaşkanı Ruto enerji risklerine dikkat çekti</h3><p>Projenin ilk aşamasında 100 megavatlık bir kapasite hedeflenirken, nihai hedef 1 gigavatlık tüketime ulaşmak olarak belirlendi. Kenya'nın toplam elektrik üretim kapasitesi yaklaşık 3 gigavat seviyesinde bulunuyor. Cumhurbaşkanı Ruto, veri merkezinin enerji talebinin ülkenin mevcut şebekesini zorlayacağını ve bazı bölgelerde elektrik kesintilerine yol açabileceğini vurguladı. Özellikle jeotermal enerji kaynaklarının kullanılması planlansa da, bu devasa talep karşısında altyapının yeterli olup olmayacağı tartışılıyor. Uzmanlar, bu büyüklükte bir yapay zeka veri merkezinin Kenya'nın enerji dengesini bozabileceği görüşünde birleşiyor.</p><h3>Microsoft ve G42'dan hükümete garanti talebi</h3><p>Ekonomik boyutta ise, Microsoft ve G42'nin Kenya hükümetinden altyapıların asgari yıllık kullanımına dair garanti istediği öğrenildi. Ancak Nairobi yönetimi, bu talepleri kabul etmeyerek müzakerelerde zorluk yaşanmasına neden oldu. Proje henüz resmi olarak iptal edilmedi fakat mevcut şartlarda ilerlemesinin mümkün olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yalnızca yatırım ve inovasyon değil, aynı zamanda devletlerin enerji altyapılarını bu tür projelere uygun şekilde güçlendirme kapasitesine de bağlı görünüyor. Kenya'daki bu örnek, dijital dönüşümün enerji kaynakları üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor.</p><p>Kenya'nın Olkaria bölgesinde planlanan yapay zeka veri merkezi, ülkenin dijitalleşme hedefleriyle enerji altyapısı arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, bu tür büyük ölçekli projelerde enerji yönetiminin kritik önemde olduğuna dikkat çekiyor. Projenin geleceği ve Kenya'nın enerji altyapısına etkileri önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kenyada-microsoft-ve-g42n-901_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275879</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arkeoloji-dunyasini-heyecanlandiran-kesif-sudanda-yeni-mezarlar-bulundu-275879</link>
      <pubDate>2026-05-13T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arkeoloji dünyasını heyecanlandıran keşif! Sudan'da yeni mezarlar bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Sudan'ın Atbai Çölü'nde yürütülen kapsamlı arkeolojik araştırma, arkeologların 260 yeni çit mezarı gün yüzüne çıkarmasını sağladı. Bu keşif, bölgenin tarih öncesi göçebe topluluklarına ve çölün değişen iklimine dair önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arkeoloji dünyasını heyecanlandıran keşif! Sudan'da yeni mezarlar bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Sudan'ın Atbai Çölü'nde uluslararası bir arkeolog ekibi, 260 daha önce bilinmeyen çit mezarını tespit etti. Macquarie Üniversitesi, Fransa'daki HiSoMA araştırma birimi ve Polonya Bilimler Akademisi'nden bilim insanlarının ortak çalışmasıyla yürütülen bu araştırma, Nil Nehri ile Kızıldeniz arasında uzanan yaklaşık 1.000 kilometrelik çöl alanında gerçekleştirildi. Uydu görüntüleriyle desteklenen bu sistematik inceleme, antik göçebe toplulukların binlerce yıl öncesine uzanan yaşamlarına dair çarpıcı detaylar sundu. Araştırmacılar, mezarların çoğunun M.Ö. 4000-3000 yıllarına tarihlendiğini ve bu dönemin, Sahra'nın kuraklaşma sürecinin son evrelerine denk geldiğini belirtti. Keşfedilen çit mezarlarının, tarih öncesi göçebelerin toplumsal yapısı ve hayvanlarla olan ilişkileri hakkında yeni bilgiler sağladığı vurgulandı.</p><h3>Arkeologlardan Atbai Çölü'nde tarihi çit mezar bulgusu</h3><p>Çit mezar olarak adlandırılan bu anıtsal yapılar, büyük dairesel taş duvarlarla çevrili ve genellikle merkezde bir ana mezar ile çevresinde ikincil mezarları barındırıyor. İnsan ve hayvan kemikleriyle dolu olan bu mezarlarda, özellikle sığır, koyun ve keçi kalıntılarına rastlandı. Araştırmacılar, bu düzenlemenin, toplumda öne çıkan bir lider ya da önemli bir figürün çevresinde topluluk üyelerinin gömülmesiyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Bu mezarların varlığı, çöl göçebelerinin sosyal hiyerarşi ve sınıf yapısı konusunda belirginleşen ilk izlerini ortaya koyuyor. Arkeologlar, mezarlarda bulunan seramikler ve karbon tarihleme sonuçlarına dayanarak, bu toplulukların Mısır'da ilk toprak krallıklarının kurulmasından önce, Nil'in doğusunda bağımsız olarak geliştiğini belirtti. Çit mezar kavramı, bölgedeki göçebe kültürün ortak bir mirası olarak değerlendiriliyor ve bu yapıların sayısının artması, göçebelerin geçmişte düşündüğümüzden çok daha örgütlü bir toplum yapısına sahip olduğunu gösteriyor.</p><h3>Çit mezarların toplumsal ve kültürel önemi</h3><p>Keşfedilen mezarlarda hayvan kemiklerinin yoğunluğu, tarih öncesi göçebelerin hayvanlarına duyduğu saygının ve ekonomik öneminin altını çiziyor. Özellikle sığır, bu topluluklar için hem statü göstergesi hem de geçim kaynağı olarak öne çıkıyor. Sürülerin sahipleriyle birlikte gömülmesi, hayvanların toplumsal değerini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, bu göçebelerin mezar alanlarını binlerce yıl boyunca yeniden kullandığını, hatta bazı mezarların ilk inşa edildikten 4.000 yıl sonra bile yeni gömülerle zenginleştiğini aktarıyor. Bu durum, mezarların sadece bireysel anıtlar değil, aynı zamanda nesiller boyunca toplumsal hafızanın bir parçası olarak işlev gördüğünü gösteriyor. Ayrıca, mezarların çölün su kaynaklarına yakın bölgelerde yoğunlaşması, göçebe toplulukların iklim değişikliğine uyum sağlama biçimlerini de gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, bu mezarların, Sahra'daki iklim değişikliğiyle başa çıkma stratejilerinin ve toplumsal dönüşümlerin arkeolojik kanıtlarını sunduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Çit mezarlar ve iklim değişikliğinin etkileri</h3><p>Atbai Çölü'ndeki çit mezarların inşa edildiği dönem, Afrika Nemli Dönemi'nin sona erdiği ve Sahra'nın giderek kuraklaştığı bir zamana denk geliyor. Araştırmacılar, kuzeyden güneye çekilen yaz musonlarının yağışları azalttığını, meraların küçüldüğünü ve bunun da göçebe toplulukların yaşam tarzını köklü biçimde etkilediğini belirtiyor. Sığır sürülerinin su ve otlak bulma zorluğu, göçebeleri güneye veya Nil Nehri'ne yöneltti. Mezarlık alanlarının su kaynaklarına yakın yerlerde toplanması, bu göçebelerin çevresel değişikliklere ne kadar hızlı adapte olduklarını kanıtlıyor. Ayrıca, büyük sığır sürülerine sahip olmak, o dönemin toplumsal statüsünü ve zenginliğini simgeliyor. Araştırmacılar, bu göçebelerin sahip olduğu sığırların, günümüzün lüks araçlarına benzer bir statü sembolü olduğunu vurguluyor. Çit mezarlarda hayvanlarla birlikte gömülme geleneği, bu toplulukların hem ekonomik hem de kültürel değerlerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Arkeologlardan koruma çağrısı: Mezarlıklar tehdit altında</h3><p>Son yıllarda artan düzensiz madencilik faaliyetleri, Atbai Çölü'ndeki çit mezarların varlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Binlerce yıl boyunca ayakta kalan bu anıtsal yapılar, kontrolsüz kazı ve tahribat nedeniyle kısa sürede yok olma riskiyle karşı karşıya. Arkeologlar, bu mezarların korunması için uluslararası iş birliği ve yerel otoritelerin desteğinin şart olduğunu belirtiyor. Çit mezarların yok olması, yalnızca bölgenin arkeolojik mirasının değil, aynı zamanda tarih öncesi göçebe toplulukların kültürel hafızasının da kaybı anlamına geliyor. Bilim insanları, bu mezarların korunmasının, Kuzey Afrika'da iklim değişikliğine karşı insan uyumunun ve toplumsal dönüşümlerin anlaşılması açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca, çit mezarların keşfi, Mısır ve Nubia krallıklarının gelişimi öncesinde bu bölgede yaşanan toplumsal ve kültürel değişimlerin daha iyi kavranmasına katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Doğu Sudan'daki Atbai Çölü'nde tespit edilen 260 yeni çit mezarı, tarih öncesi göçebelerin toplumsal yapısı, hayvanlarla olan ilişkileri ve iklim değişikliğine karşı geliştirdikleri stratejiler hakkında önemli bilgiler sunuyor. Ancak bu eşsiz arkeolojik miras, günümüzde insan faaliyetleri nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar, çit mezarların korunması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor ve bölgenin tarih öncesi geçmişine ışık tutan bu bulguların, gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/arkeoloji-dunyasini-heyec-963_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/vakif-gelenegini-guclendiren-bulusma-anadolu-stklari-palet-turk-muzigi-ilkokulunda-bir-araya-geldi-275878</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vakıf geleneğini güçlendiren buluşma! Anadolu STK'ları Palet Türk Müziği İlkokulu'nda bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü ile Palet Türk Müziği İlkokulu iş birliğinde, Vakıflar Haftası kapsamında düzenlenen “Anadolu STK'ları Buluşması” programı; sivil toplum temsilcilerini, eğitimcileri bir araya getirdi. Vakıf kültürünün toplumsal dayanışma, eğitim ve kültürel miras alanındaki önemine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen programda, Palet Türk Müziği İlkokulu'nun eğitim vizyonu ve Türk müziğine yönelik çalışmaları tanıtıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vakıf geleneğini güçlendiren buluşma! Anadolu STK'ları Palet Türk Müziği İlkokulu'nda bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okul  gezisiyle başlayan programda, vakıf temsilcileri okul bünyesindeki Türk Müziği  Müzesi'ni ziyaret etti. Okulun özgün eğitim modeli hakkında bilgi alan  misafirler, ardından Çinuçen Tanrıkorur Salonu'nda Kazasker Mustafa İzzet  Efendi Sınıfı öğrencilerinin hazırladığı özel dinletiyi takip etti. "Yağmur  Geçti, Kar Geçti", "Cıp Cıp Cücelerim", "Burası Çanakkale" gibi anlamlı  eserlerin icra edildiği dinleti, katılımcılardan büyük beğeni topladı.</p><p>Etkinliğin  devamında; YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan,  Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gülçin  Yahya Kaçar, İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürü Arif Özsoy, Palet Türk Müziği  İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş ve vakıf temsilcilerinin katılımıyla  kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41368017.jpg"/><p><b>NECMEDDİN BİLAL  ERDOĞAN: "BİR KİMLİĞİN, BİR KÜLTÜRÜN KORUNMASININ NE DENLİ ÖNEMLİ OLDUĞUNU  CİNUÇEN TANRIKORUR'DAN ÖĞRENDİM"</b></p><p>Toplantıda  kendi müzik yolculuğundan ve kültürel ihyanın öneminden bahseden Erdoğan, şu  ifadeleri kullandı:</p><p>"Benim  Türk müziğiyle tanışmam ve gerçekten hayatımda çok iz bırakan insanlardan bir  tanesi, rahmetli hocam Cinuçen Tanrıkorur'dur. Tabii hoca çok mükemmeliyetçi,  çok farklı bir karakter idi. Gittiği yerlere yanında gitmek, evinde sohbetinde  bulunmak, anlattığı müzikle ilgili, kültürle ilgili sohbetlere tanıklık etmek  bana ciddi bir ufuk kattı. Bir kimliğin, bir kültürün korunmasının, yeni  nesillere aktarımının, ihyasının ne denli önemli olduğunu ne denli hayati öneme  sahip olduğunu ondan öğrendim diyebilirim."</p><p><b>ERDOĞAN: "DİLİN  KODLARIYLA OYNADIĞIN ZAMAN BÜTÜN AKTARIMI KESMİŞ OLUYORSUN"</b></p><p>Kültürel  mirasın korunmasında dilin hayati bir rol oynadığını vurgulayan Necmeddin Bilal  Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p><p>"15  yıllık süreçte Türkiye'deki vakıflar, dernekler, kuruluşlarda yaptığımız  çalışmaların merkezinde de bu var aslında. Geleneksel sporlarla ilgili bir şey  yaparken de kültürün, kimliğin ihyasına çalışıyoruz. Müzik okulumuz zaten  kültürün, kimliğin ihyası. Ama yetiştirdiğimiz diğer üniversitelerimizdeki,  okullarımızdaki, yurtlarımızdaki öğrencilere de aşılamaya çalıştığımız bir ruh  var. Yani okulda çocuklar matematik, Türkçe, fen bilgisi hepsini öğreniyorlar;  robotik atölyeleri var, zamanın gerekleri neyse onları öğreniyorlar. Ama 'Ben bir  Müslüman olarak, bir Türk olarak benim bir tarihim var, bir mirasım var, beni  ben yapan şeyler var; benim bunlardan uzaklaşmamam lazım, bunları kuşanarak  geleceğe yürümem lazım' şiarıyla yetiştirmek derdimiz ve kaygımız. Bunun  içerisinde dilin korunması, kelime dağarcığımızın yeniden ihyası var; çünkü yüz  yıl önceki Türkçeyi bugün çocuklarımızın okuyamamasından mustaribiz.  İngilizcede, İtalyancada, Fransızcada mesela böyle şeyler söz konusu değil;  eski metinleri de beş yüz yıl önceki metni bile açıp bugün okuyabiliyorsunuz.  Ama bırakın önemli divan şairlerimizden bir tanesini okumayı, Atatürk'ün  Gençliğe Hitabesi'ni bile bugün çocuklarımızın okuyup anlaması mümkün değil.  Dilin kodlarıyla oynadığın zaman bütün aktarımı kesmiş oluyorsun. Çünkü dil  aslında binlerce yıllık bir kültürel pişmenin, olgunlaşmanın, demlenmenin  neticesinde oluşan bir şeydir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41368018.jpg"/><p><b>"ON  SENEDE BİR TANECİK ITRİ, SADETTİN KAYNAK, ALAEDDİN YAVAŞCA ÇIKSA BİZİM İÇİN  BÜYÜK BİR FETİH OLUR"</b></p><p>Türk  müziğinin kökenlerine ve okulun misyonuna dair önemli açıklamalarda bulunan  Erdoğan, "Bu kadar kadim bir müzik geleneğimizin olduğunu çocuklar bilmiyorlar.  Enstrümanın ismini duymamış, enstrümanı görünce ne olduğunu bilmiyor, sesini  tanımıyor. Bizi biz yapan şeyler bunlar olmuş Anadolu'da. Sonuçta bizim Türkler  at üstünde yaşamışlar ve at üstünde omuzunda da yayı var. Şimdi at üstünde  giderken yayla ilk başta muhtemelen ses çıkarmaya başlamış ve onun arkasına bir  kabuk koyduğu zaman ikinci teli de takarak işte kopuz meydana çıkmış. Yani  kopuza baktığınız zaman ne kadar yaya benzediğine insan şaşırıyor ve hani  tarihçiler, antropologlar da bunun birbiriyle ne kadar ilişkili olduğunu tespit  ediyorlar. Ondan sonra kopuzdan uda gelmişiz. Ud Avrupa'ya lavta olarak gitmiş,  lavta gitar olmuş vesaire. Bunların aslında birbiriyle ne kadar akraba olduğu  ama bizdekilerin bizim değerlerimizi yansıttığını çocuklarımıza aktarmaya  çalışıyoruz. Yetenek sınavıyla bu okula her sene 24 çocuk alıyoruz ama inanın  on senede bir tanecik Itri çıksa, bir tane Sadettin Kaynak çıksa, bir tane  Alaeddin Yavaşca çıksa, Türk müziğinin yaşatılması, yeni nesillere aktarılması  için büyük fetih olur anlamında görüyorum." ifadelerini kullandı. </p><p><b>"HER  VELİNİN MUHAKKAK MANEVİ OLARAK DA OKULA SAĞLAYABİLECEĞİ BİR ŞEY VARDIR"</b></p><p>Toplumun  her ferdinin kamu kurumlarını sahiplenmesinin önemine ve vatandaş desteğinin  kritik rolüne dikkat çeken Erdoğan, eğitim süreçlerinde sadece maddi  desteklerin değil, velilerin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübelerin  okullara aktarılmasının hayati bir rol oynadığını vurguladı. Okul-aile iş  birliğinin yapıcı bir ruhla, eğitimin niteliğini artırmaya odaklanması  gerektiğini belirten Erdoğan, gönüllülük esasına dayalı bu dayanışma modeline  dair şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Okul  aile birlikleri, yapıcı olarak eğitime katkı sağlasa eğitimin sonuçlarını en  hızlı değiştirecek kurumlarımız. Her bir velinin sadece maddi değil manevi  olarak da; örneğin gelir çocuklara mesleğini öğretir, futbol oynayan çocuklara  futbol koçluğu yapar, güreşmeyi bilen veli gelir çocuklara güreş kulübü açar, her  bir velinin muhakkak okula sağlayabileceği bir şey vardır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41368019.jpg"/><p><b>"PEYGAMBERİMİZ  YAKINDAN UZAĞA DOĞRU YARDIMI VE ÜNSİYETİ BİZE VAAZ ETMİŞTİR"</b></p><p>Sivil  toplum kuruluşlarının (STK) kendi faaliyet alanlarının ötesinde, içinde  bulundukları toplumun tüm katmanlarına dokunması gerektiğini ifade eden  Erdoğan; yardımlaşma kültürünün yakın çevreden başlayarak yaygınlaşması  gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"İlgilendiğiniz  bir okul mu olur, ilgilendiğiniz bir kamu kurumu mu olur ne olursa  gidiyorsunuz; diyorsunuz ki 'Ben bir vakıfım, var bazı imkanlarım. İnsan gücüm  var, param var, şuyum var, buyum var. Ben size destek olmak istiyorum.'  İcabında istikametini beğenmiyorsanız istikametini düzeltirsiniz, eksikliğini  giderirsiniz, orada mahallenin teveccühünü kazanırsınız. Yani bu çok önemli.  Çünkü Peygamber Efendimizin sünnetinde şunu görüyoruz: Önce akrabasına, sonra  komşusuna... Böyle yakından uzağa doğru yardımı, ünsiyeti Peygamberimiz hep  bize vaaz etmiş. Demek ki yakından başlamak, yakınımızdakiler tarafından  bilinmek, onlara güzel hizmetler sağlamak önemli bir iş. Sivil toplumun da nerdeyse  merkeziniz, nerede bir şeyiniz varsa orada muhakkak bir kamu kurumuna destek  olmayı bence gündeminize almalısınız inşallah.",</p><p><b>HAYIRSEVERLİĞE  DAİR TOPLUMSAL BİLİNÇ VURGULANDI</b></p><p>Vakıflar  Genel Müdürlüğü'nün bütçe yapısı ve vakıf eserlerinin ihyasına yönelik  toplumdaki farkındalık düzeyine de değinen Erdoğan, hayırseverlerin bu  süreçlere katılımının önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:</p><p>"Vakıfların,  Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün devlet bütçesi kullanmadığını kimse bilmez.  Vakıflar Genel Müdürlüğü sadece vakıfların gelirleriyle işleyen aslında özerk  bir kamu kuruluşu. Yani tam olarak kamu diyemiyorsunuz, çünkü o zaman devlet  bütçesinden de para vermesi lazım, vermiyor. Vakıflar tamamen kendi gelirleri,  hayırseverler, vakıf nizamnameleri, vakıf senetleri bunlara göre yürüyen bir  yapı. Mesela geçenlerde bir yerdeki bir vakıf eseriyle ilgili konuşuyorduk. 'Ya  vakıflar bunu niye yapmıyor?' falan ama bunu söyleyen kişi aslında imkanıyla  orayı yapabileceğinin farkında değil. 'Vakıflara bağış yapabiliyor muyuz?'  dedi. Yani Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağış yapılabildiğini bilmiyor mesela.  Yani bir hayırsever gelse 'Ben şu vakıf eserinin ihyasını istiyorum, parası da  benden' dese bölge müdürümüz hemen projelerini çıkarır, ihalesine çıkar, o iş  yapılır mesela. Ama toplumda bunlarla ilgili de bilincin biraz düşük olduğunu  maalesef görüyorum."</p><p><b>CUMHURBAŞKANLIĞI  KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKALARI KURULU ÜYESİ PROF. DR. GÜLÇİN YAHYA KAÇAR: "TÜRK  MUSİKİSİ GEÇMİŞTE YASAKTI"</b></p><p>İstişare  toplantısında konuşan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu  Üyesi, ud sanatçısı ve akademisyen Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Türkiye'deki  müzik eğitiminin geçmişteki katı engellerine ve verdiği kişisel mücadeleye dair  şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Böyle  mekanlarda Türk musikisinin icra edildiğini görmek bizim için olağanüstü  güzellikte olaylar. Çünkü ben zorunluluktan Batı müziği okumak zorunda kalan  bir genç ve çocuk olmuştum Türkiye'de. Ankara Gazi Üniversitesi'nden mezunum  müzik bölümünden. O zamanlar gizli gizli hocamdan ud dersi alıyordum. Neden  gizli gizli alıyordum? Çünkü Türk musikisi yasaktı. Sene 1984 ve 88 yıllarından  bahsediyorum. O zaman nasıl bir mücadeleye girdiğimin farkında değildim tabii öğrenci  olarak."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41368020.jpg"/><p><b>KAÇAR: "MUSİKİNİN  VERDİĞİ MESAJ ÇOK KIYMETLİ"</b></p><p>Müziğin  sadece teknik bir sanat değil, aynı zamanda manevi bir yolculuk ve kimlik  mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaçar, değerlendirmelerini şöyle tamamladı:</p><p>"O  zamanlar bunun bir sağ sol mücadelesi olduğunu düşünürdüm fakat yaşım ilerleyip  unvanlarımı almaya başladıktan sonra, onun aslında inanan-inanmayan kavgası  olduğunu fark ettim. Onun için musiki deyip geçmemek lazım. Musikinin verdiği  mesaj çok kıymetli ama hangi musikiyle hemhal olduğunuz da çok önemli. Sizi  Yüce Rabbimize götüren musikileri ben helal musiki kategorisinde kabul ederek  öğrencilerimi de o minvalde yetiştirmeye çalışıyorum." </p><p>Kaçar,  konuşmasının ardından Cinuçen Tanrıkorur'un hafızalarda iz bırakan "Köyde  Sabah" (Tarla Dönüşü) adlı eserini icra ederek dinleyicilere duygu dolu  anlar yaşattı.</p><p><b>İSTANBUL  VAKIFLAR 2. BÖLGE MÜDÜRÜ ARİF ÖZSOY: "ZİNCİRİN HALKALARI GİBİYİZ, NE KADAR  KOORDİNELİ ÇALIŞIRSAK DAHA GÜZEL İŞLER YAPARIZ"</b></p><p>Konuşmasında  vakıflar arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken ve yapılan çalışmaları  özetleyen Özsoy, kurum ve sivil toplum kuruluşları arasındaki bağı  güçlendirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p><b>"</b>Vakıflarımızla çok koordineli  çalıştığımıza inanıyoruz. Hakikaten şöyle bir özetleyecek olursak 2,5 yıl oldu  biz Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne geleli. Önce 'Gelin tanış olalım' dedik.  Ellişer vakfımızı davet ettik. Biz konuştuk o süreçte. Özet şuydu: neticede  zincirin halkaları gibiyiz. Ne kadar koordineli çalışırsak daha güzel işler  yaparız birlikte, bunları anlattık arkadaşlarımıza."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41368021.jpg"/><p><b>"KAHVE  BİZDEN, SOHBET SİZDEN DİYEREK VAKIFLARIMIZI DİNLİYORUZ"</b></p><p>Vakıfların  sorunlarını ve projelerini yerinde dinlemek amacıyla başlattıkları "Kahve  bizden, sohbet sizden" programının verimliliğine de değinen Özsoy,  konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Akabinde  yine çeşitli programlar vesaire yaptık. Beşincisini yapıyoruz, beşinci  programımız da vakıflarla: 'Kahve bizden, sohbet sizden'. 15 vakfımızı davet  ediyoruz. Burada biz konuşmuyoruz. Burada vakıflarımız konuşuyor. Biz kahvemizi  ikram ediyoruz, vakıflarımızı dinliyoruz ve biz çok keyif alıyoruz. Çok güzel  notlarımızı alıyoruz, çok güzel dersler çıkartıyoruz. Hangi vakıflarımız neler  yapıyor veya neler yapmak istiyor. Bize düşen nedir burada Vakıflar Bölge  Müdürlüğü olarak veya Genel Müdürlük olarak, Genel Müdürlüğümüze bunları  paylaşıyoruz. Elhamdülillah o kadar güzel bir mesafe aldık ki kısa bir sürede."</p><p><b>PALET TÜRK  MÜZİĞİ İLKOKULU KURUCU TEMSİLCİSİ YÜCE GÜMÜŞ: SADECE ENSTRÜMAN ÇALAN DEĞİL,  ENTELEKTÜEL DONANIMI YÜKSEK SANATÇILAR YETİŞTİRİYORUZ"</b></p><p>İstişare  toplantısında okulun eğitim felsefesini anlatan Palet Türk Müziği İlkokulu  Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş, sanat eğitiminde akademik derslerin ihmal  edilmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Eğer bir  sanat ya da spor okuluna gidecekse çocuklar akademik derslerin gereksizliğiyle  alakalı bir kanaat var nedense eğitim camiasında. Ama bu maalesef bir sanatçı,  örnek ulusal ya da uluslararası sizi temsil edecek bir kişi değil bir çalgıcı yetiştirilmesine  sebebiyet veriyor. Yabancı dilden arındırılmış, entelektüel donanım ve  birikimden kasıtlı olarak uzak tutulmuş, sadece enstrüman çalan insanlar işte  maalesef ki sizi temsil edemiyorlar. Biz burada ona çok özen gösterdik,  hakikaten özverili bir ekip var. Akademik eğitimleri çocuklarımızın son derece  üst seviyede ve müzik eğitimleri keza öyle. İki okula geliyorlar gibi."</p><p><b>GÜMÜŞ:  "BURASI, TÜRK MÜZİĞİNE İADE-İ İTİBAR PROJESİDİR"</b></p><p>Cumhuriyet  tarihinde müziğe yapılan müdahalelerin aksine kadim bir geleneği kurumsal  olarak himaye ettiklerini belirten Gümüş şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Özellikle  Cumhuriyet tarihinde yapılmış pek çok hata ve kasıtlı müdahalenin burada  yapılmadığı bazı kurgular olduğu için biz yeni bir şey ortaya koymadık ama 750  yıllık sistematik bir müzik öğreniminin ve Allah ve Resulü'ne hizmet etmek için  bir eğitim vasıtası olarak kullanılmış müziğin kurumsal anlamda himaye  edildiğini arz etmek isterim. Gülçin hocam bizim hocamızdır; çok büyük gayret  sarf etmiş, önümüzü açmış, örnek aldığımız isimlerdendir. İşte onların  yaptıklarını ileriye götürebilsek ne mutlu. Sadece şu slogan gibi cümleyi  söylemek istiyorum: 'Burası, Türk Müziği'ne İade-i İtibar Projesi'dir. Bu  zamana kadar çeşitli gayretler oldu ama bizim bahtiyarlığımız, biz rahatlamış,  Cumhurbaşkanımızın rahatlatmış olduğu bir ortamda artık bizim ileriye götürme, hocaların  mücadelesini verdiler şimdi biz bu konforlu alanı ileri götürmezsek büyük bir  vebal altında olduğumuzu düşünerek böyle çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz."</p><p>Vakıflar  Haftası'nın taşıdığı manevi ve kültürel anlam doğrultusunda gerçekleştirilen bu  buluşmanın; vakıf geleneğinin yaşatılması, sivil toplum kuruluşları arasındaki  iletişimin güçlendirilmesi ve kültürel mirasın yeni nesillere aktarılması  açısından önemli katkılar sunmasının amaçlandığı belirtildi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/vakif-gelenegini-guclendi-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-gaziosmanpasa-belediye-baskani-bahcetepe-hakkinda-iddianame-hazirlandi-275877</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Bahçetepe hakkında iddianame hazırlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Bahçetepe hakkında iddianame hazırlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Bahçetepe ile 8 şüpheli hakkında iddianame düzenlendiği belirtildi.</p><p>İddianamenin, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ifade edilen açıklamada, şüpheli Bahçetepe'nin "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/chpli-gaziosmanpasa-beled-498_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlar-uyardi-her-takviye-saglikli-yaslanma-saglamiyor-275876</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı! Her takviye sağlıklı yaşlanma sağlamıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Son yıllarda yaşlı yetişkinlerde takviye kullanımı hızla arttı. Bilim insanları, özellikle vitamin ve mineral takviyelerinin bilinçsiz ve gereksiz kullanımının ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekiyor. Yaşlı bireylerde takviye ihtiyacının kişisel eksikliklere göre belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar uyardı! Her takviye sağlıklı yaşlanma sağlamıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde yaşlı yetişkinler arasında vitamin ve mineral takviyelerine yönelimde belirgin bir artış yaşanıyor. Bilim insanları, bu eğilimin arka planında sağlık bilinci kadar yanlış algıların da etkili olduğunu belirtiyor. Takviyeler, enerji artışı, bağışıklık desteği, beyin sağlığını koruma ve ömrü uzatma gibi vaatlerle pazarlanıyor. Ancak uzmanlar, yeterli ve dengeli beslenen kişilerde bu ürünlerin çoğunlukla anlamlı bir yarar sağlamadığını, hatta gereksiz harcamalara ve sağlık risklerine yol açabileceğini vurguluyor. Özellikle yaşlılarda beslenme eksikliklerinin nedenleri ve takviye gereksinimi, bireysel durumlara göre değerlendirilmeden yapılan uygulamaların tehlikeli olabileceği ifade ediliyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Takviye ihtiyacı kişiye özel belirlenmeli'</h3><p>Beslenme eksikliklerinin yaş ilerledikçe daha sık görüldüğüne dikkat çeken uzmanlar, yaşlı bireylerde iştah azalması, ağız sağlığı sorunları, kronik hastalıklar ve ilaç kullanımı gibi etkenlerin besin emilimini ve kullanımını olumsuz etkilediğini söylüyor. Diş kaybı, diş eti hastalıkları ve uyumsuz protezler, çiğneme sorunlarını artırarak diyet çeşitliliğini azaltabiliyor. Ayrıca yaşlılara yönelik 'az ye, kilo ver, ağır yemeklerden kaçın' gibi yanlış beslenme mesajları, vücudun protein, vitamin ve mineral ihtiyacına ters düşüyor. Zamanla sadece küçük porsiyonlar, çorba, tost ve çay ile beslenmek, mideyi doyursa da gerekli besin ögelerini karşılamıyor. Bilim insanları, her yaşlının otomatik olarak takviye kullanmasının yanlış olduğunu, bunun yerine tanımlanmış eksiklikler, risk faktörleri, ilaç kullanımı veya besin yetersizliği kanıtlandığında takviye yoluna gidilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu noktada, anahtar kelime olan 'takviye', yaşlı bireylerin sağlık yönetiminde kişisel farklılıkların göz önünde bulundurulmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p><h3>Vitamin B12 ve D eksikliği: Yaşlılarda yaygın sorunlar</h3><p>Yaşlılarda en sık karşılaşılan eksikliklerden biri olan vitamin B12, vücutta anemi, yorgunluk, sinir sistemi bozuklukları ve hafıza sorunlarına yol açabiliyor. Mide asidinin azalması, B12'nin besinlerden serbest bırakılmasını zorlaştırıyor. Metformin veya proton pompa inhibitörü gibi bazı ilaçlar da bu riski artırıyor. Yüksek dozda ağızdan alınan B12 genellikle etkili olurken, bazı bireylerde enjeksiyon gerekebiliyor. Folat ise kırmızı kan hücresi üretimi ve DNA sentezi için kritik. Düşük folat, kardiyovasküler hastalık ve bilişsel gerileme ile ilişkilendiriliyor. Ancak folat takviyesi, B12 eksikliği kontrol edilmeden verilirse sinir hasarı riskini artırabiliyor. Vitamin D eksikliği ise özellikle güneş ışığından az yararlanan, hareket kabiliyeti sınırlı, koyu tenli veya bakım evinde yaşayan yaşlılarda sık görülüyor. Eksiklik saptanan veya osteoporoz, sık düşme ya da kırık riski taşıyanlarda vitamin D takviyesi öneriliyor. Ancak bilimsel araştırmalar, eksikliği olmayan genel popülasyonda vitamin D takviyesinin kırık riskini azaltmadığını gösteriyor. Bu bulgular, 'takviye' kullanımında gereksiz ve kontrolsüz uygulamaların önüne geçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Protein ve multivitamin takviyeleri: Herkes için gerekli mi?</h3><p>Uzmanlar, yaşlı bireylerde en çok göz ardı edilen besin ögesinin protein olduğunu belirtiyor. Birçok yaşlı, et, balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller gibi protein açısından zengin gıdalardan yeterince tüketmiyor. Düşük protein alımı, kas kütlesi ve gücünde yaşa bağlı kayıplara (sarkopeni) yol açarak, düşme, zayıflık ve bağımsızlık kaybı riskini yükseltiyor. Sağlıklı yaşlılar için kilogram başına günlük 1.0-1.2 gram protein öneriliyor; hastalık, zayıflık veya iyileşme dönemlerinde ise daha yüksek miktarlara ihtiyaç duyulabiliyor. Multivitamin kullanımı ise yalnızca yetersiz beslenen veya diyet çeşitliliği düşük olan yaşlılarda faydalı görülüyor. Geniş çaplı araştırmalar, günlük multivitamin kullanımının ölüm riskini azaltmadığını, biyolojik yaşlanma göstergeleri üzerindeki etkilerinin ise kesinleşmediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle, 'takviye' seçimi ve kullanımı, bireysel ihtiyaçlar ve bilimsel kanıtlar doğrultusunda yapılmalı.</p><h3>Takviye kullanımında aşırıya kaçmak tehlikeli olabilir</h3><p>Denetimsiz ve aşırı takviye kullanımı, özellikle yüksek dozda vitamin D veya A alımında toksisiteye, demirin ise onaylanmamış eksiklik olmadan alınmasında sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Takviyelerin bazıları ilaçlarla etkileşime girerek istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor. Araştırmalar, yüksek dozda antioksidan takviyelerin (beta-karoten, vitamin E gibi) bazı gruplarda ölüm riskini artırabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, takviye kullanımı öncesinde iştah, kilo değişimi, çiğneme veya yutma güçlüğü, diyet çeşitliliği, tıbbi durumlar, ilaç kullanımı ve beslenme desteği gibi faktörlerin değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle vitamin B12, folat, demir ve vitamin D için kan testleri yapılması öneriliyor. Bilim insanları, tüm yaşlı yetişkinler için genel takviye kullanımını desteklemezken, eksiklikler veya düşük alım durumunda hedeflenmiş takviye uygulamalarının faydalı olabileceğini bildiriyor. 'Takviye' kullanımı, bilinçli ve kontrollü bir şekilde, tıbbi gerekliliklere ve kişisel ihtiyaçlara göre planlanmalı.</p><h3>Sağlıklı yaşlanmada temel unsur: Dengeli beslenme ve bilinçli takviye</h3><p>Uzmanlar, takviyelerin sağlıklı yaşlanma sürecinde destekleyici bir rol üstlenebileceğini ancak hiçbir zaman dengeli beslenmenin, düzenli egzersizin, yeterli uykunun, sosyal etkileşimin ve kaliteli gıdaya erişimin yerini tutamayacağını belirtiyor. En iyi takviye, gerçek bir ihtiyaca yönelik, bilimsel olarak kanıtlanmış ve bireysel olarak belirlenmiş olanıdır. Etiketinde en yüksek vaadi sunan ürünler yerine, kişisel gereksinimlere ve tıbbi önerilere dayalı takviyeler tercih edilmeli. Sonuç olarak, yaşlı bireylerde takviye kullanımı konusunda bilinçli hareket edilmesi, sağlık uzmanlarının görüşlerine başvurulması ve gereksiz uygulamalardan kaçınılması, sağlıklı yaşlanmanın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/uzmanlar-uyardi-her-takvi-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/googledan-gemini-tabanli-googlebook-atagi-dizustu-bilgisayarlarda-yeni-donem-275875</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google'dan Gemini tabanlı Googlebook atağı! Dizüstü bilgisayarlarda yeni dönem]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, Gemini yapay zekasını merkezine alan Googlebook dizüstü bilgisayar serisini tanıttı. Android ve ChromeOS tabanlı bu yeni modeller, Magic Pointer ve kişiselleştirilebilir widget gibi yenilikçi özelliklerle dikkat çekiyor. Googlebook'lar, Acer, ASUS, Dell, HP ve Lenovo iş birliğiyle sonbaharda piyasada olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google'dan Gemini tabanlı Googlebook atağı! Dizüstü bilgisayarlarda yeni dönem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Gemini yapay zekasıyla entegre edilen yeni nesil dizüstü bilgisayar serisi Googlebook'u resmen tanıttı. Şirketin bugün yaptığı açıklamada, Googlebook'ların Android ve ChromeOS işletim sistemlerinin birleşimini temel alan özel bir yazılımla çalışacağı belirtildi. Google, bu dizüstü bilgisayarların, Gemini'nin sunduğu gelişmiş yapay zeka sayesinde kullanıcıya daha kişisel ve proaktif bir deneyim vadettiğini duyurdu. Googlebook'lar, sonbaharda teknoloji tutkunlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.</p><h3>Googlebook'ta Gemini ile kişiselleştirilmiş kullanım deneyimi</h3><p>Googlebook serisinin en dikkat çeken yeniliği, geleneksel imleç yerine sunulan Magic Pointer oldu. Kullanıcılar, Magic Pointer sayesinde Gemini yapay zekasını doğrudan etkinleştirip ekrandaki herhangi bir ögeye işaret ederek bağlamsal öneriler ve hızlı yanıtlar alabiliyor. Örneğin, bir e-postadaki tarihi işaret eden kullanıcı, otomatik olarak toplantı oluşturabiliyor ya da iki resmi seçtiğinde bunları birlikte görselleştirebiliyor. Ayrıca "sor", "karşılaştır" ve "birleştir" gibi araçlar sayesinde Gemini'nin sunduğu akıllı özelliklerden yararlanmak mümkün. Bu sayede Googlebook, günlük iş akışını kolaylaştıran ve zamandan tasarruf sağlayan bir yardımcıya dönüşüyor.</p><h3>Android ve Google uygulamalarıyla tam entegrasyon sağlanıyor</h3><p>Googlebook'lar, Android işletim sistemiyle çalıştıkları için Google'ın ekosistemiyle güçlü bir entegrasyon sunuyor. Kullanıcılar, yeni Create My Widget özelliğiyle Gemini'ye komut vererek kişisel widget'lar oluşturabiliyor. Gemini, internet üzerinden arama yapabiliyor ve Gmail ile Takvim gibi Google uygulamalarına erişerek kullanıcının işine yarayacak özel gösterge panelleri hazırlayabiliyor. Ayrıca, Android telefonlarla Googlebook arasında uygulama geçişi oldukça kolay ve hızlı gerçekleşiyor. Apple'ın iPhone Yansıtma özelliğine benzer bir şekilde, bağlı bir Android telefondaki uygulamalar doğrudan Googlebook üzerinden kullanılabiliyor. Quick Access özelliğiyle de telefondaki dosyalar ek bir aktarım gerekmeksizin dizüstü bilgisayarda görüntülenebiliyor, aranabiliyor ve paylaşılabiliyor.</p><h3>Googlebook'lar premium segmentte Apple'a rakip olacak</h3><p>Google, ilk Googlebook modellerinin üretimi için Acer, ASUS, Dell, HP ve Lenovo ile iş birliği kurduğunu açıkladı. Şirket, bu cihazların "premium işçilik ve malzemelerle" üretileceğini ve farklı boyut ile tasarımlarda sunulacağını vurguladı. Her Googlebook'un kapağında, cihazın özgünlüğünü ortaya koyan özel bir "glowbar" yer alacak. Googlebook'ların fiyatları henüz açıklanmadı, ancak "premium" yapı vurgusu, cihazların Apple'ın kısa süre önce tanıttığı uygun fiyatlı MacBook Neo'dan daha yüksek bir fiyatla satışa çıkabileceğine işaret ediyor. Buna karşılık, Googlebook'ların fiyatlandırmasının rekabeti artırmak amacıyla MacBook Neo seviyesine yakın olabileceği de konuşuluyor. Tüm bu gelişmeler, dizüstü bilgisayar pazarında yeni bir rekabet döneminin başlayacağına işaret ediyor.</p><p>Google'ın Googlebook hamlesi, Gemini yapay zekasıyla dizüstü bilgisayarlarda kişiselleştirilmiş ve akıllı bir kullanıcı deneyimi sunmayı amaçlıyor. Sonbaharda piyasaya çıkacak olan Googlebook'lar, teknoloji dünyasında önemli bir alternatif olarak dikkat çekiyor. Google ve iş ortaklarının bu yeni girişimi, kullanıcıların beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı konusunda şimdiden merak uyandırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/googledan-gemini-tabanli--172_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasanin-mars-helikopteri-skyfalldan-ses-hizinda-tarihi-basari-275874</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın Mars helikopteri SkyFall'dan ses hızında tarihi başarı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Silikon Vadisi'ndeki Ames Araştırma Merkezi'nde geliştirilen SkyFall projesi kapsamında, yeni nesil Mars helikopterinin pervaneleri simüle edilen Mars atmosferinde Mach 1.08 hızına ulaşarak ses bariyerini aştı. Bu başarı, Mars'ta daha ağır yükler taşıyabilen ve daha karmaşık görevleri üstlenebilecek helikopterlerin önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın Mars helikopteri SkyFall'dan ses hızında tarihi başarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Mars keşiflerinde çığır açacak yeni bir başarıya imza attı. Silikon Vadisi'nde bulunan Ames Araştırma Merkezi'nde yürütülen SkyFall projesi kapsamında geliştirilen yeni nesil Mars helikopterinin pervaneleri, simüle edilen Mars atmosferinde Mach 1.08 hızına ulaşarak ses engelini geçti. Bu kritik eşik, Mars'ta havacılık teknolojilerinin sınırlarını yeniden tanımlarken, gelecekteki görevlerde daha ağır yüklerin taşınmasına ve daha karmaşık bilimsel araçların kullanılmasına olanak sağlayacak. Testler sırasında elde edilen veriler, Mars'ın son derece ince atmosferinde yüksek hızlı uçuşun mümkün olduğunu gösterirken, mühendisler bu gelişmenin kırmızı gezegende keşif kapasitesini önemli ölçüde artıracağını vurguladı.</p><h3>NASA mühendisleri SkyFall ile Mach 1.08'e ulaştı</h3><p>NASA'nın yeni nesil Mars helikopteri SkyFall, testlerde ses hızını aşarak önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Ames Araştırma Merkezi'nden aerodinamik uzmanı Shannah Withrow-Maser, bu pervanelerin başarılı testlerinin daha zorlu Mars ortamlarında uçuşun mümkün olduğunu gösterdiğini belirtti. "Mach 1.05'e ulaşmayı hedefliyorduk, ancak denemelerde Mach 1.08'e kadar çıktık. Elde ettiğimiz veriler, gelecekte daha fazla itme gücü ve performans elde edebileceğimizin sinyalini veriyor" diyen Withrow-Maser, bu gelişmenin yeni nesil Mars helikopterlerinin potansiyelini gözler önüne serdiğini ifade etti. Testler sırasında, Mars'ın atmosfer koşulları laboratuvar ortamında simüle edilerek, pervanelerin dayanıklılığı ve aerodinamik performansı detaylı şekilde incelendi. Özellikle Mach 0.8'in üzerindeki hızlarda ortaya çıkan şok dalgaları, sürüklenme ve türbülans gibi zorluklar, mühendislerin yenilikçi tasarımları sayesinde başarıyla aşıldı.</p><h3>SkyFall'ın başarısı Mars keşiflerinde yeni bir dönemi başlatıyor</h3><p>SkyFall projesiyle elde edilen bu başarı, Mars'taki keşif görevlerinde önemli bir sıçrama anlamına geliyor. Mars'ın atmosferi, Dünya'nınkinden yalnızca yüzde 1 ila 2 oranında yoğun olduğu için, ses hızı burada yaklaşık 869 kilometre/saat seviyesinde gerçekleşiyor. Bu, Dünya'daki deniz seviyesindeki 1,225 kilometre/saatlik ses hızından oldukça düşük. Daha önce Perseverance keşif aracıyla Mars'a gönderilen Ingenuity helikopteri, güvenli uçuş için rotor uçlarını Mach 0.7'nin altında tutmuştu. Ancak SkyFall'ın testlerinde, üç kanatlı pervane tasarımı 3,750 devir/dakika ile Mach 0.98'e, daha uzun iki kanatlı pervane ise 3,570 devir/dakika ile aynı hıza ulaştı. Ardından baş rüzgarı simüle eden fanlar devreye alındığında, rotor uçları Mach 1.08'e erişti. Bu sayede kaldırma kuvveti yaklaşık yüzde 30 oranında artarken, yeni helikopterlerin Ingenuity'den çok daha ağır yükleri taşıyabileceği ortaya çıktı. NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'den Jaakko Karras, "Mars'taki ses engelini aşmak, gelecekteki helikopterlerin görev kapasitesini önemli ölçüde artıracak" dedi.</p><h3>2028'de üç SkyFall helikopteri Mars'a gönderilecek</h3><p>SkyFall projesinin başarısı, Mars'ta havacılık teknolojilerinin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Her şey planlandığı gibi giderse, NASA 2028'in sonlarında SkyFall misyonunu başlatarak Mars'a üç yeni nesil helikopter gönderecek. Bu helikopterler, insan iniş alanlarını keşfetmek ve Mars yüzeyinin altında su buzu haritalamak gibi kritik görevlerde kullanılacak. Testlerde elde edilen sonuçlar, daha fazla bilimsel cihazın helikopterlere entegre edilebileceğini ve Mars yüzeyinde daha kapsamlı araştırmalar yapılabileceğini gösteriyor. Ayrıca, yeni pervane tasarımlarının dayanıklılığı ve yüksek hızlı uçuş yetenekleri, Mars'ın zorlu atmosfer koşullarında güvenilir operasyonlar için umut vadediyor. SkyFall'ın elde ettiği bu başarı, Mars keşiflerinde yeni bir çağ başlatırken, insanlığın uzayda daha ileri teknolojilerle yol almasının önünü açıyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın SkyFall projesi kapsamında geliştirilen yeni nesil Mars helikopterinin ses hızını aşan pervane testleri, Mars'taki havacılık sınırlarını ileri taşıdı. Elde edilen veriler, gelecekteki Mars görevlerinde daha ağır yüklerin ve daha gelişmiş bilimsel ekipmanların taşınabileceğini gösteriyor. Bu gelişme, Mars'ta keşif ve araştırma faaliyetlerinin çok daha ileri bir seviyeye taşınmasına olanak sağlayacak. NASA'nın 2028'de başlatmayı planladığı SkyFall misyonu, Mars'ın keşfi için umut verici bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/nasanin-mars-helikopteri--748_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275873</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/foxconnun-abd-fabrikalarinda-apple-projelerine-yonelik-buyuk-siber-saldiri-275873</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Foxconn'un ABD fabrikalarında Apple projelerine yönelik büyük siber saldırı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'deki Foxconn fabrikalarında gerçekleşen siber saldırı sonrası, Apple'a ait gizli proje dosyalarının çalındığı iddiası gündeme geldi. Saldırıdan sorumlu olduğu öne sürülen Nitrogen grubu, 8 terabaytlık veri ve 11 milyondan fazla dosya ele geçirdiklerini duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, üretimin normale döndüğü bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Foxconn'un ABD fabrikalarında Apple projelerine yönelik büyük siber saldırı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Foxconn'un birden fazla fabrikasında yaşanan siber saldırı, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Apple'ın en büyük tedarikçisi olan Foxconn, fidye yazılımı saldırısının ardından bazı gizli Apple proje dosyalarının çalındığı iddialarıyla karşı karşıya kaldı. Saldırının arkasında olduğu belirtilen Nitrogen grubu, 8 terabayt büyüklüğünde ve 11 milyondan fazla dosyadan oluşan veriyi ele geçirdiklerini öne sürdü. Söz konusu dosyalar arasında, Apple'ın yanı sıra Intel, Google, Dell ve Nvidia gibi dev şirketlere ait teknik belgeler ve proje çizimleri de bulunuyor. Foxconn, saldırıyı doğrularken, müşteri verilerinin gerçekten ele geçirilip geçirilmediği konusunda açıklama yapmadı.</p><h3>Foxconn: 'Siber saldırı sonrası üretim normale döndü'</h3><p>Foxconn yetkilileri, saldırının ardından ABD'deki fabrikalarda üretimin kısa sürede normale döndüğünü açıkladı. Şirketin sözcüsü, siber güvenlik ekiplerinin hızlı müdahalesiyle operasyonların aksamadan devam ettiğini, etkilenen tesislerde gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Ancak, Apple dahil olmak üzere müşterilere ait hassas verilerin akıbeti konusunda kesin bir bilgi paylaşılmadı. Apple ise henüz kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı. Şirketin, piyasaya çıkmamış ürünlerin gizliliğine verdiği önem nedeniyle olayın yankıları teknoloji sektöründe tedirginlik yarattı.</p><h3>Nitrogen grubunun iddiası ve fidye yazılımı tehdidi büyüyor</h3><p>Nitrogen grubunun veri sızıntısı sitesinde yayınladığı açıklamada, ele geçirilen dosyalar arasında Apple projeleriyle ilgili kritik belgelerin yer aldığı belirtildi. Ayrıca, grup Intel, Google, Dell ve Nvidia'nın iç projelerine dair teknik çizimleri de elde ettiklerini öne sürdü. Güvenlik uzmanları, Nitrogen'ın Rusya merkezli Conti 2 fidye yazılımı kodlarının bir yan kuruluşu olabileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan, Coveware araştırmacıları, grubun şifreleyici yazılımındaki bir hata nedeniyle, fidye ödemesi yapılsa bile dosyaların kurtarılamayabileceği konusunda uyarıda bulundu. Foxconn'un daha önce 2022 ve 2024 yıllarında LockBit tarafından da hedef alınması, şirketin siber güvenlik risklerini bir kez daha gündeme taşıdı.</p><p>Foxconn'un ABD fabrikalarında yaşanan bu son saldırı, küresel tedarik zincirinde veri güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Apple ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin bu tür tehditlere karşı nasıl bir yol haritası izleyeceği merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/foxconnun-abd-fabrikalari-727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275872</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ferrariden-dikkat-ceken-veri-yollardaki-araclarin-yuzde-90i-hala-kullaniliyor-275872</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ferrari'den dikkat çeken veri! Yollardaki araçların yüzde 90'ı hâlâ kullanılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ferrari'nin ikinci el otomobillerden sorumlu yöneticisi Andrea Scuderi, şirketin bugüne kadar ürettiği araçların yüzde 90'ının hâlâ yollarda olduğunu belirtti. İtalyan markanın ikinci el araçlara yaklaşımı ve sunduğu özel garanti programı dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ferrari'den dikkat çeken veri! Yollardaki araçların yüzde 90'ı hâlâ kullanılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ferrari'nin ikinci el otomobil departmanının başındaki Andrea Scuderi, Motor1 dergisine verdiği röportajda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Scuderi, bugüne kadar üretilen Ferrari otomobillerinin yüzde 90'ının hâlâ dünya yollarında aktif şekilde kullanıldığını ifade etti. Şirketin tahminlerine göre, yaklaşık 300 bin Ferrari aracı halen trafikte yer alıyor. Bu oran, markanın uzun ömürlü araç üretimi konusundaki başarısını gözler önüne seriyor.</p><h3>Andrea Scuderi: 'Ferrari'nin ikinci el stratejisi fark yaratıyor'</h3><p>Ferrari, yalnızca yeni otomobil satışıyla değil, ikinci el araçların dağıtımında da aktif rol üstleniyor. Özellikle 16 yaşından büyük ve restore edilmiş Ferrari modelleri için özel bir program kapsamında iki yıl süreyle resmi garanti imkânı sağlanıyor. Bu uygulama, Ferrari sahiplerinin araçlarını güvenle kullanmasını ve marka bağlılığının güçlenmesini hedefliyor. İkinci el otomobillere verilen bu destek, Ferrari'nin sektördeki ayrıcalıklı konumunu pekiştiriyor.</p><h3>Ferrari'nin uzun ömürlü araç politikası sektörde ilgi görüyor</h3><p>Ferrari'nin araçlarının büyük bölümünün hâlâ yollarda olması, markanın kalite anlayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Şirketin ikinci el araçlara yönelik programları ve sunduğu garantiler, Ferrari sahiplerinin araçlarını uzun yıllar boyunca sorunsuz şekilde kullanmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın marka değerini yükselttiğini ve Ferrari'nin otomotiv sektöründe örnek gösterilen bir konuma gelmesine yardımcı olduğunu vurguluyor. Ferrari'nin uyguladığı bu politikalar, diğer lüks otomobil üreticileri için de referans niteliği taşıyor.</p><p>Ferrari'nin ikinci el otomobillere verdiği önem ve uzun ömürlü araç politikası, markanın küresel başarısının temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirketin bu stratejisi, hem mevcut sahiplerin memnuniyetini artırıyor hem de yeni müşteriler için güven oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ferrariden-dikkat-ceken-v-895_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/hafta-sonu-gec-uyananlar-dikkat-saglik-sorunlari-kapida-275871</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hafta sonu geç uyananlar dikkat! Sağlık sorunları kapıda]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika'dan Dr. Alexandros Kalkanis'in liderliğinde yürütülen geniş kapsamlı araştırma, uyanma zamanı düzensizliğinin sağlık üzerinde ciddi etkiler yarattığını ortaya koydu. 80 bin yetişkinin incelendiği çalışmada, uyanma saatindeki değişikliklerin depresyon ve kalp hastalıkları riskini yükselttiği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hafta sonu geç uyananlar dikkat! Sağlık sorunları kapıda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'da Dr. Alexandros Kalkanis öncülüğünde gerçekleştirilen bilimsel araştırma, uyanma zamanı düzensizliğinin sağlık üzerindeki etkilerine ışık tuttu. 3 binden fazla kaydı ve 59 ayrı çalışmayı analiz eden ekip, uyku düzeninin yalnızca toplam süreden ibaret olmadığını, özellikle uyanma zamanının istikrarının çok daha önemli olduğunu belirledi. 80 bin yetişkinin yer aldığı büyük ölçekli araştırmada, hafta içi ve hafta sonu uyanma saatlerinde iki saatten fazla sapma yaşayan bireylerde depresyon riskinin yüzde 38 oranında arttığı tespit edildi. Uyanma zamanı düzensizliği, yalnızca ruh sağlığını değil, vücut kitle indeksi ve tansiyon gibi fiziksel sağlık göstergelerinde de olumsuz sonuçlar doğuruyor.</p><h3>Dr. Kalkanis: 'Sirkadiyen ritim için uyanma saati kritik'</h3><p>Dr. Kalkanis ve ekibi, uyanma zamanı düzensizliğinin vücudun biyolojik saatini, yani sirkadiyen ritmi, doğrudan etkilediğini vurguladı. Sabah saatlerinde gözlere ulaşan doğal ışığın, vücudun biyolojik ritmini ayarlamada temel rol oynadığına dikkat çekildi. Hafta sonları uyanma zamanındaki kaymaların 'sosyal jetlag' olarak tanımlandığı ve tüm vücudun yeniden yapılanmasına yol açtığı belirtildi. Araştırmacılar, düzenli uyanma saatinin hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde koruyucu bir etki yarattığını, düzensizliğin ise kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını kaydetti.</p><h3>Hafta sonu geç uyanmak sağlık sorunlarını tetikliyor</h3><p>Uzmanlar, hafta sonları uyanma zamanının iş günlerinden iki saatten fazla sapmasının sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti. Uyanma zamanı düzensizliği, depresyonun yanı sıra, vücut kitle indeksinde artış, tansiyon dalgalanmaları ve kalp-damar hastalıklarının daha sık görülmesiyle ilişkilendirildi. Araştırmacılar, sağlıklı bir yaşam için uyanma saatinin haftanın her günü mümkün olduğunca sabit tutulmasını önerdi. Sonuç olarak, uyanma zamanı düzensizliği, hem ruhsal hem de fiziksel sağlık açısından göz ardı edilmemesi gereken bir faktör olarak öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/hafta-sonu-gec-uyananlar--131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/plutonun-otesinde-sok-kesif-gizemli-dunya-atmosfer-tasiyor-275870</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plüton'un ötesinde şok keşif! Gizemli dünya atmosfer taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japon astronomlar, Plüton'un ötesindeki Kuiper Kuşağı'nda yer alan 2002 XV93 adlı buzlu gök cisminin çevresinde ince bir atmosfer tespit etti. Bu keşif, Güneş Sistemi'nin uzak bölgelerinde beklenmedik aktivitelerin olabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plüton'un ötesinde şok keşif! Gizemli dünya atmosfer taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japon astronomlar, 10 Ocak 2024'te Kuiper Kuşağı'nda bulunan ve Plüton'un ötesinde yer alan 2002 XV93 isimli küçük buzlu gök cisminin çevresinde ince bir atmosfer keşfetti. Yaklaşık 500 kilometre çapındaki bu buzlu dünya, düşük yerçekimi nedeniyle gazları uzun süre tutamıyor. Bilim insanları, 2002 XV93'ün atmosferinin ancak sürekli bir gaz kaynağı olması durumunda varlığını sürdürebileceğini belirtiyor. Hesaplamalara göre bu atmosfer, herhangi bir yenilenme olmadan bin yıldan kısa bir sürede yok oluyor. Bu süre, Güneş Sistemi'nin ömrüyle kıyaslandığında oldukça kısa ve dikkat çekici bir durum ortaya koyuyor.</p><h3>Japon astronomlar: Atmosferin kaynağı tartışılıyor</h3><p>Keşif sırasında 2002 XV93, uzak bir yıldızın önünden geçerken gözlemlendi ve yıldız ışığının aniden değil, yavaşça sönmesi atmosferin varlığını ortaya çıkardı. Bu atmosfer, yıldız ışığını bükebilecek kadar yoğun olsa da insanlar için neredeyse algılanamayacak kadar ince. Bilim insanları, atmosferin kaynağı konusunda çeşitli teoriler üzerinde duruyor. Olası nedenler arasında yakın zamanda yaşanan bir kuyruklu yıldız çarpışması veya yüzeydeki volkanik aktiviteler sonucu uçucu gazların yüzeye çıkması yer alıyor. 2002 XV93'teki bu atmosfer, Kuiper Kuşağı'nda benzeri az rastlanan bir olay olarak değerlendiriliyor.</p><h3>James Webb Teleskobu ile yeni gözlemler planlanıyor</h3><p>Bilim dünyası, 2002 XV93'ün atmosferinin kimyasal bileşimini ve oluşum sürecini anlamak için yeni gözlemler hazırlıyor. Özellikle James Webb Uzay Teleskobu'nun yapılacak çalışmalarda önemli rol oynaması bekleniyor. Uzmanlar, bu atmosferin nadir bir durum mu yoksa Kuiper Kuşağı'ndaki küçük buzlu cisimlerde yaygın bir aktivitenin işareti mi olduğunu belirlemeyi hedefliyor. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek detaylı araştırmalar, Güneş Sistemi'nin uzak köşelerindeki dinamik süreçlere dair yeni bilgiler sunabilir.</p><p>Sonuç olarak, 2002 XV93'teki atmosferin keşfi, Kuiper Kuşağı'nda halen keşfedilmeyi bekleyen pek çok gizemli olayın varlığını gündeme getirdi. Bilim insanları, bu tür gözlemlerin Güneş Sistemi'nin evrimi ve uzak bölgelerdeki gök cisimlerinin davranışları hakkında önemli ipuçları sağlayacağını düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/plutonun-otesinde-sok-kes-306_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/kar-eden-togg-icin-1-yorum-var-275869</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kar eden TOGG için 1 yorum var]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Ekonomi Gazetecisi Sadi Özdemir bugün 24 TV ekranlarında yayınlanan Analiz Sentez'te TOGG'un 2026 yılının ilk çeyreğinde kar etmesini yorumladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kar eden TOGG için 1 yorum var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özdemir, canlı yayında TOGG'un 2026 yılının ilk çeyreğinde 1.3 milyar lira kar elde etmesine ilişkin şu yorumları paylaştı:</p><p>"Bu şirket batar. Kar edemez. Ne olacak? Niye kurdular? Niye uğraştılar?" Bir de bunu sanki devlet kurmuş. Böyle de bir şey vardı. Bunu niye söylüyorum?  Bu işin başından beri hikayenin tanığı, izleyicisi olduğum için söylüyorum.  Şimdi kar etti. Tekrar zarar edebilir, olabilir bunlar. Etmesin, arzu etmeyiz de. Ama çok genç bir şirket ve pazarda da çok hızlı pazar payı aldı. Hatta Türkiye'de genel olarak elektrikli otomobil, satışlarının artmasında bence en önemli etken TOGG'un kuruluşu ve üretime başlamasıdır. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/balksz99-13052026cf1e7be9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Diğer elektrikli satanlar da TOG'un ekmeğini yediler diyebiliriz. TOGG unutmayalım Türkiye'nin otomobili girişim grubu AŞ. Bunun ortakları var. Ortaklar arasında devlet yok. Bunu sık sık vurguluyorum. Çünkü siyasi bir, ne diyelim, tuhaflık da eklemeye çalıştılar. O çok yanlış. Turkcell orada ortak. Vestel ortak, hatırladığım kadarıyla. Tosyalı Holding, ya da BMC ortak. Onların iştirak şirketi. Odalar Birliği'nin de bir miktar hissesi var. Dolayısıyla TOGG yoluna devam ediyor. Çok güzel yeni modeller geliyor. </p><p>İnşallah başarılı olsun. Türkiye daha çok elektrikli otomobile geçsin ki petrolün tamamını ithal ediyoruz. Biz elektriği de yerli kaynaklardan üretmenin yolunu buluyoruz. Daha çok yerli kaynaktan üretiyoruz. Dolayısıyla petrolü ithal edip sürekli yakan bir ülke olmaktan kurtulalım.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kar-eden-togg-icin-1-yoru-918_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275868</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslilar-icin-evde-yemek-pisirme-onerisi-demans-riskini-dusurebilir-275868</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlılar için evde yemek pişirme önerisi! Demans riskini düşürebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmaya göre, yaşlıların evde yemek pişirmesi demans riskini önemli ölçüde azaltıyor. Uzmanlar, özellikle haftada en az bir kez mutfağa girenlerin bilişsel sağlık açısından avantajlı olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlılar için evde yemek pişirme önerisi! Demans riskini düşürebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da gerçekleştirilen altı yıllık geniş çaplı bir araştırmada, 65 yaş üstü yaklaşık 11 bin katılımcının verileri incelendi ve evde yemek pişirmenin yaşlı bireylerde demans riskini ciddi oranda azalttığı ortaya çıktı. Araştırmaya göre, haftada en az bir kez evde yemek hazırlayanların demans geliştirme olasılığı yüzde 30 oranında düşüyor. Özellikle mutfakta yeni olan, az deneyime sahip yaşlılarda bu oran yüzde 70'e kadar gerileyebiliyor. Uzmanlar, yemek pişirmenin yalnızca fiziksel bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda bilişsel uyarım sağladığını belirtiyor.</p><h3>Japon uzmanlar: Yemek pişirmek bilişsel sağlığı destekliyor</h3><p>Çalışmada, katılımcıların yemek yapma sıklığı ve mutfak becerileri detaylı biçimde değerlendirildi. Sebze temizlemekten güveç pişirmeye kadar yedi farklı mutfak becerisi analiz edildi. Araştırmacılar, yemek pişirmenin yaşlılar için sadece hareketlilik değil, aynı zamanda zihinsel canlılık sağladığını ifade etti. Restoran ve hazır gıdaya olan bağımlılığın arttığı günümüzde, evde yemek hazırlamanın önemi daha da öne çıkıyor. Elde edilen veriler, yaşam tarzı, gelir ve eğitim gibi faktörler hesaba katıldığında bile evde yemek pişirmenin demans riskini azaltıcı etkisini koruduğunu gösteriyor. Ayrıca, bu etkinin el işleri, gönüllülük ya da bahçecilik gibi diğer bilişsel uyarıcı aktivitelerden bağımsız olduğu saptandı.</p><h3>Uzmanlardan uyarı: Bulgular tüm dünyada geçerli olmayabilir</h3><p>Uzmanlar, araştırmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve neden-sonuç ilişkisi hakkında kesin konuşmanın mümkün olmadığını vurguladı. Ayrıca, hafif demans vakalarının çalışmaya dahil edilmediği ve mutfak becerilerinin değerlendirilmesinde, yemek yapmayı sevmeyenlerle yapamayanların ayırt edilememiş olabileceği belirtildi. Yemek pişirme alışkanlıkları ve tariflerin kültürden kültüre farklılık gösterdiğine dikkat çeken araştırmacılar, sonuçların tüm dünya için geçerli olmayabileceğini ifade etti. Yine de, yaşlıların evde yemek pişirmesinin desteklenmesinin, demansın önlenmesine katkı sağlayabileceği görüşü öne çıktı.</p><p>Sonuç olarak, Japonya'daki bu araştırma, yaşlı bireylerin evde yemek pişirme alışkanlıklarının, demans riskini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, mutfakta geçirilen zamanın sadece fiziksel değil, zihinsel sağlığı da olumlu etkilediğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/yaslilar-icin-evde-yemek--676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275867</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sasirtan-sonuc-aciklandi-kasintiyi-aslinda-beyin-durduruyor-275867</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şaşırtan sonuç açıklandı! Kaşıntıyı aslında beyin durduruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Leuven Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, TRPV4 adlı molekülün beyne kaşıntının sona erdiğini bildiren anahtar sinyal olduğunu ortaya koydu. Bu buluş, kronik kaşıntı hastalıklarının tedavisinde yeni yöntemlerin önünü açabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şaşırtan sonuç açıklandı! Kaşıntıyı aslında beyin durduruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'nın Leuven Üniversitesi'nde gerçekleştirilen yeni bir araştırmada, kaşıntı hissinin beyinde nasıl sonlandığını belirleyen TRPV4 adlı molekülün rolü aydınlatıldı. Roberta Gualdani liderliğindeki bilim ekibi, genetik olarak modifiye edilmiş fareler üzerinde yaptığı deneylerle, TRPV4'ün sinir hücrelerinden çıkarıldığı durumlarda kaşıntının süresinin belirgin şekilde uzadığını gözlemledi. Özellikle kronik kaşıntı yaşayan ve atopik dermatiti andıran belirtiler gösteren bu farelerde, normalden çok daha uzun süren kaşıntı atakları kaydedildi. Bulgular, TRPV4'ün beyne kaşıntının sona erdiğini bildiren kritik bir geri bildirim sinyali gönderdiğini gösterdi.</p><h3>Roberta Gualdani: 'TRPV4, kaşıntıyı sınırlayan anahtar'</h3><p>Çalışmada, TRPV4'ün yalnızca duyusal nöronlardan çıkarılması sayesinde, molekülün kaşıntının başlamasından çok, sonlanmasında etkili olduğu anlaşıldı. Mekanosensör nöronlarda aktive olan TRPV4, omurilik ve beyne tatmin hissini ileterek, kaşıntı dürtüsünün bastırılmasını sağlıyor. Araştırmacılar, TRPV4'ün eksik olduğu farelerde bu geri bildirim mekanizmasının çalışmadığını ve hayvanların normalden uzun süre kaşınmaya devam ettiğini belirtti. Derideki TRPV4 ise kaşıntının başlamasında rol alırken, sinir hücrelerindeki varlığı kaşıntıyı sınırlamada önemli bir işlev üstleniyor.</p><h3>Kronik kaşıntı tedavisinde TRPV4 hedefi öne çıktı</h3><p>Kronik kaşıntı, egzama, sedef ve böbrek hastalıkları gibi rahatsızlıklardan etkilenen milyonlarca insan için önemli bir sorun oluşturuyor. Araştırma ekibi, TRPV4'ün sinir sistemindeki işlevinin hedeflenmesinin, mevcut tedavilerden daha etkili ve yan etkisi düşük çözümler sunabileceğini vurguladı. Geniş spektrumlu TRPV4 blokajının kaşıntı sorununu tamamen çözmeyeceği, aksine ciltteki ve nöronlardaki farklı etkiler nedeniyle dikkatli yaklaşılması gerektiği ifade edildi. Gelecekteki tedavilerde, TRPV4'ün sinir hücrelerindeki özel rolüne odaklanılması, kaşıntı hissinin kontrol altına alınmasında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p><p>TRPV4 üzerine yapılan bu çalışma, kaşıntı mekanizmasının anlaşılmasında önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu bulgunun kronik kaşıntı tedavilerinde kişiye özel ve hedefe yönelik yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/sasirtan-sonuc-aciklandi--303_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275866</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kiyamet-gunu-algoritmasi-gundem-oldu-tarihler-tek-tek-cozuluyor-275866</link>
      <pubDate>2026-05-13T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kıyamet günü algoritması gündem oldu! Tarihler tek tek çözülüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kıyamet Günü algoritması, John Conway tarafından geliştirilen ve herhangi bir tarihin haftanın hangi gününe denk geldiğini hızlıca hesaplamayı sağlayan pratik bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Bu teknik, özellikle takvime bakmadan doğru sonuç elde etmek isteyenler için büyük kolaylık sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kıyamet günü algoritması gündem oldu! Tarihler tek tek çözülüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Herhangi bir tarihi takvime bakmadan haftanın hangi gününe denk geldiğini bulmak isteyenler için John Conway'in geliştirdiği Kıyamet Günü algoritması öne çıkıyor. Bu yöntem sayesinde, karmaşık hesaplamalarla uğraşmadan ve sadece birkaç adımda, istenen tarihin hangi güne denk geldiği saniyeler içinde belirlenebiliyor. Özellikle matematik meraklıları ve tarih hesaplamalarıyla ilgilenenler için Kıyamet Günü algoritması, pratik ve güvenilir bir çözüm sunuyor.</p><h3>John Conway'in Kıyamet Günü algoritmasıyla adım adım hesaplama</h3><p>Kıyamet Günü algoritmasının temelinde, yüzyıla göre belirlenen referans günleri yer alıyor. Örneğin, 2000 ile 2099 yılları arasındaki tarihler için Salı, 1900 ile 1999 yılları için Çarşamba, 1800 ile 1899 yılları için ise Cuma referans olarak alınıyor. Hesaplamaya başlamak için, ilgili yılın son iki rakamı alınıyor ve 12'ye bölünüyor. Elde edilen kalana, bu kalanın 4'e bölümünden çıkan tam sayı ekleniyor. Sonuç, yüzyılın referans gününe eklenerek o yılın Kıyamet Günü bulunuyor. Örneğin, 2026 yılı için yapılan hesaplamada Kıyamet Günü Cumartesi olarak belirleniyor. Bu algoritma, sadece birkaç basit matematiksel işlemle haftanın gününü bulmayı mümkün kılıyor.</p><h3>Kıyamet Günü algoritmasıyla tarihlerde kesin sonuç</h3><p>Kıyamet Günü algoritmasının en dikkat çeken noktalarından biri de, yıl içindeki sabit referans tarihleridir. Her ay için belirlenen sabit tarihler, örneğin 4 Nisan, 6 Haziran, 8 Ağustos, 10 Ekim, 12 Aralık gibi günlerdir. Ayrıca 9 Mayıs, 5 Eylül, 11 Temmuz, 7 Kasım, 14 Mart ve Şubat ayının son günü de bu sabit tarihler arasında yer alır. Ocak ayında ise artık yıllarda 4 Ocak, diğer yıllarda ise 3 Ocak kullanılır. Hesaplama yapılırken, istenen tarihe en yakın sabit tarih seçilir ve gün farkı eklenir ya da çıkarılır. Örneğin, 17 Temmuz 1973 tarihi için yapılan hesaplamada Salı günü, 1 Aralık 1816 için Pazar günü, 8 Ocak 2262 için ise Çarşamba günü sonucu elde edilir. Bu yöntem, hafızada küçük bir egzersiz gerektirse de, Kıyamet Günü algoritması sayesinde herhangi bir tarihi hızlıca analiz etmek mümkün hale geliyor.</p><p>Kıyamet Günü algoritması, pratikliği ve doğruluğu nedeniyle özellikle tarih meraklıları ve matematikseverler arasında hızla yayılıyor. Bu yöntemle, geçmiş veya gelecekteki herhangi bir tarihin haftanın hangi gününe denk geldiği saniyeler içinde bulunabiliyor. Kıyamet Günü algoritması, günlük yaşamda ve eğitimde pratik bir araç olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kiyamet-gunu-algoritmasi--366_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275859</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/casusluk-davasinda-ara-karar-aciklandi-imamoglunun-tutukluluk-hali-devam-edecek-275859</link>
      <pubDate>2026-05-13T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Casusluk davasında ara karar açıklandı: İmamoğlu'nun tutukluluk hali devam edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında 'siyasal casusluk' suçlamasıyla açılan davanın 3. duruşmasında mahkeme, tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Casusluk davasında ara karar açıklandı: İmamoğlu'nun tutukluluk hali devam edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında 'siyasal casusluk' suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası talebiyle açılan davanın 3. duruşmasının görüldü.</p><p>İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/SONDURUM?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#SONDURUM</a> Ekrem İmamoğlu'nun ''casusluk'' davasında arar karar... Tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. <a href="https://t.co/g19u0s5qSC">pic.twitter.com/g19u0s5qSC</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2054534623196266985?ref_src=twsrc%5Etfw">May 13, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Sanıkların mütalaaya karşı savunmasının ardından mahkeme heyeti değerlendirme yapmak için ara verdi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, 4 sanığın da tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma 6 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/casusluk-davasinda-ara-ka-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275858</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/ozgur-ozel-chpyi-komaya-sokuyor-partiden-ayrilmak-isteyenleri-tehdit-ediyor-275858</link>
      <pubDate>2026-05-13T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özgür Özel CHP'yi komaya sokuyor! Partiden ayrılmak isteyenleri tehdit ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hayat tarzı, kökeni, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun Türkiye merkezli düşünen herkese kapımızı ardına kadar açtık” sözleriyle dikkat çeken bir mesaj verdi. Açıklama, son dönemde CHP'de yaşanan parti içi tartışmalar ve belediye başkanlarının istifalarıyla birlikte yeniden siyasi gündemin merkezine oturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özgür Özel CHP'yi komaya sokuyor! Partiden ayrılmak isteyenleri tehdit ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle Burcu Köksal üzerinden yaşanan polemikler, CHP içindeki gerilimi daha görünür hale getirdi. Yerel seçimlerin ardından parti yönetiminin süreçleri yönetmekte zorlandığı yorumları yapılırken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in parti içindeki muhalif isimlerle yaşadığı gerilim tartışma konusu oldu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/video51-1305202648865076.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"AK PARTİ SAFLARINDA HİZMET EDECEĞİM" ÇIKIŞI</b></p><p>Burcu Köksal'ın yaptığı açıklamada, "Afyonkarahisar'ı yeniden inşa etmek için memleketime Adalet ve Kalkınma Partisi saflarında hizmet edeceğim" ifadelerini kullandı. Köksal ayrıca aile yapısı ve toplumsal değerlere vurgu yaparak siyasi tercihini bu doğrultuda şekillendirdiğini ifade etti.</p><p>Köksal'ın açıklamalarında, Özgür Özel'e yönelik sert ifadeler de yer aldı. Özellikle aile üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Köksal'ın sözleri siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı.</p><p><b>CHP'DE "KOPUŞ" TARTIŞMASI</b></p><p>CHP'de son dönemde yaşanan ayrılıklar ve parti içi gerilimler, muhalefet cephesindeki liderlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Parti yönetiminin eleştirilere karşı sert bir tutum izlediği yorumları yapılırken, bazı isimler bunun CHP tabanında rahatsızlık oluşturduğunu savunuyor.</p><p>Özgür Özel'in daha önce Özlem Çerçioğlu hakkında yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. Parti içindeki iletişim dili ve kullanılan üslup, siyasi tartışmaların odak noktalarından biri haline geldi.</p><p><b>"ŞAİBELİ KURULTAY" TARTIŞMALARI SÜRÜYOR</b></p><p>CHP'de kurultay süreci sonrası başlayan tartışmaların etkisi devam ederken, parti yönetimi üzerindeki baskının arttığı yorumları yapılıyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu'nun süreçteki etkisi ve parti içindeki dengeler siyasetin sıcak başlıkları arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ozgur-ozel-chpyi-komaya-s-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275857</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/kemal-sunaldan-burcu-biricike-unlulerin-benzedigi-cizgi-film-karakterleri-sasirtti-275857</link>
      <pubDate>2026-05-13T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kemal Sunal'dan Burcu Biricik'e... Ünlülerin benzediği çizgi film karakterleri şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü isimler sosyal medya kullanıcıları tarafından çizgi film karakterlerine benzetildi. Eğlenceli benzetmelerin yer aldığı paylaşım en çok konuşulan konular arasında yerini aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kemal Sunal'dan Burcu Biricik'e... Ünlülerin benzediği çizgi film karakterleri şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Magazin dünyasının sevilen isimleri bu kez oynadıkları  projelerle değil, benzedikleri çizgi film karakterleriyle gündeme geldi. </p><p>Sosyal medyada yapılan benzetmeler kısa sürede dikkat  çekerken, bazı ünlü isimlerin animasyon karakterleriyle olan benzerlikleri  kullanıcıları şaşırttı. </p><p>İşte ünlülerin benzediği çizgi film karakterleri...</p><h2>KEMAL SUNAL - SHERIFF WOOD</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kemal-13052026f8414c9e.jpg"/><h2>BURCU BİRİCİK - SİNDİRELLA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/burcu-130520266de10bce.jpg"/><h2>CEZMİ BASKIN - FRANCIS MONOGRAM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/cezmi-13052026dca8c404.jpg"/><h2>EREN VURDEM - DIEGO</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/eren-13052026f77ba800.jpg"/><h2>DİLAN ÇİÇEK DENİZ - POCAHONTAS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/dilan-13052026084ade91.jpg"/><h2>KOBRA MURAT - CİN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kobra-13052026d2f4cdb6.jpg"/><h2>ESER YENENLER - FRED ÇAKMAKTAŞ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/eser-1305202627b7ae9a.jpg"/><h2>ULAŞ TUNA ASTEPE - FLYNN RIDER</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ulas-130520261ed9e8fc.jpg"/><h2>MELİSA ASLI PAMUK - JASMINE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/melisa-13052026626affd5.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kemal-sunaldan-burcu-biri-245_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275856</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kritik-arastirma-ortaya-cikti-binlerce-yillik-mikroplar-harekete-gecti-275856</link>
      <pubDate>2026-05-13T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kritik araştırma ortaya çıktı! Binlerce yıllık mikroplar harekete geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Londra Üniversitesi Koleji'nden bilim insanları, Arktik permafrostunun çözülmesiyle eski mikropların aşamalı şekilde aktif hale geldiğini ortaya koydu. Svalbard'dan alınan toprak örnekleriyle yapılan araştırma, karbon salınımının ve mikrobiyal hareketliliğin iklim modellerinden farklı ilerlediğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kritik araştırma ortaya çıktı! Binlerce yıllık mikroplar harekete geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Londra Üniversitesi Koleji'nden araştırmacılar, Arktik bölgesindeki permafrostun çözülmesiyle eski mikroorganizmaların aşamalı olarak yeniden faaliyete geçtiğini tespit etti. Svalbard'dan alınan toprak örnekleri üzerinde yapılan deneylerde, çözülme sonrası bazı mikroplar hızla aktive olurken, diğerlerinin ise aylar boyunca pasif kaldığı gözlemlendi. Bu süreçte, çözülmüş topraklar kısa sürede karbondioksit salmaya başladı ve ilk haftalarda, özellikle aktinobakteriler, bakteroidler ve proteobakteriler gibi hızlı çoğalan türlerin yoğun şekilde harekete geçtiği belirlendi.</p><h3>Bradley ve Cramm'dan aşamalı mikrop aktivasyonu analizi</h3><p>Londra Üniversitesi'nden James Bradley ve Margaret Cramm, laboratuvar ortamında ağır izotoplu oksijen içeren su ekledikleri Svalbard topraklarıyla mikrop aktivasyonunu adım adım izledi. Araştırmada, ilk dalganın ardından daha karmaşık karbon bileşenlerini işleyen Verrucomicrobiota ve Planctomycetota gibi yavaş büyüyen mikropların devreye girdiği görüldü. Başlangıçta topluluğun küçük bir kısmını oluşturan bakteroidler ise deneyin sonunda tamamen aktif hale geldi. Ayrıca, avcı mikroplar olan Myxococcota ve Bdellovibrionota, diğer bakterileri avlayarak yeni bir besin zinciri oluşturdu. Tüm bu bulgular, permafrost çözülmesinin mikrop toplulukları üzerinde çok katmanlı ve zaman içinde değişen bir etki yarattığını gösteriyor.</p><h3>Permafrost çözülmesinin karbon salınımı ve iklim modellerine etkisi</h3><p>Çalışmada tespit edilen türlerin yaklaşık yarısı herhangi bir aktivite göstermedi. Ancak bazı metan tüketen mikroplar, uzun süreli çözülme sonrasında harekete geçti. Araştırmacılar, mevcut iklim modellerinin genellikle tüm mikropların aynı anda tepki verdiğini varsaydığını, ancak permafrost çözülmesinin aşamalı ve karmaşık bir mikrop aktivasyonu başlattığını vurguladı. Bu farklılık, Arktik'teki ısınma koşullarında karbon salınımı tahminlerinin gözden geçirilmesini gerektiriyor. Sonuç olarak, permafrost çözülmesinin iklim üzerindeki etkilerinin beklenenden çok daha karmaşık ve uzun vadeli olabileceği ortaya kondu.</p><p>Bilim insanları, gelecekteki iklim senaryolarının oluşturulmasında permafrost çözülmesinin mikrobiyal etkilerinin dikkate alınmasının kritik olduğunu belirtiyor. Arktik bölgesinde yaşanan bu gelişmeler, küresel karbon döngüsü ve iklim değişikliği açısından yeni risklerin kapısını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kritik-arastirma-ortaya-c-210_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275855</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-uyardi-fazla-kilo-beyni-hizla-yaslandiriyor-275855</link>
      <pubDate>2026-05-13T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Fazla kilo beyni hızla yaşlandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Georgia Üniversitesi'nde yürütülen geniş kapsamlı araştırmaya göre, obezite yaşa bağlı beyin işlevlerinde hızlı bir gerilemeye yol açıyor. ABD'de obezite oranlarının ve Alzheimer vakalarının artışı, kilo kontrolünün beyin sağlığı için kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Fazla kilo beyni hızla yaşlandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'deki Georgia Üniversitesi'nden bilim insanları, obezitenin yaşa bağlı beyin işlevlerinde ciddi kayıplara yol açtığını ortaya koyan geniş çaplı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma kapsamında, 50 yaş üstü 8200'den fazla sağlıklı yetişkinin tam 24 yıl boyunca takip edilen verileri incelendi. Sonuçlar, vücut kitle indeksi yüksek olan bireylerin, normal kilodaki akranlarına göre, yaşlandıkça hafıza, dikkat ve planlama becerilerinde daha hızlı bir düşüş yaşadığını gösterdi. Özellikle obezite, beyin yaşlanmasını hızlandıran temel faktörlerden biri olarak öne çıktı.</p><h3>Georgia Üniversitesi: Hafıza kaybı riski 65 yaş üstünde artıyor</h3><p>Çalışmayı yürüten Suhan Song ve ekibi, en belirgin hafıza ve yürütücü işlev kayıplarının takip sürecinin yaklaşık sekizinci yılında ortaya çıktığını belirledi. Araştırmaya göre, 65 yaş ve üzerindeki bireylerde bu risk daha da yükseliyor. Obezite, vücutta bağışıklık sistemini tetikleyerek, insülin direncine ve zayıflayan kan akışına yol açabiliyor. Bu durum, hafıza ile ilişkili beyin ağlarının dayanıklılığını azaltıyor ve bilişsel işlevlerin daha hızlı gerilemesine neden oluyor. ABD'de obezite oranı yetişkinler arasında yüzde 40'ı aşarken, Alzheimer hastalığı vakalarının 2050 yılına kadar neredeyse 13 milyona ulaşması bekleniyor. Bu veriler, kilo kontrolünün beyin sağlığında ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p><h3>Kilo kontrolü beyin sağlığını koruyor</h3><p>Araştırmanın en umut verici bulgularından biri ise, iki yıl boyunca sabit kalan kilonun, bilişsel işlevlerde daha yavaş bir azalma ile ilişkili olması. Bu durum, beynin kilo değişimlerine hızlı tepki verdiğini gösteriyor. Uzmanlar, küçük ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin &#8211; örneğin düzenli yürüyüşler ve beslenme kalitesinin artırılması &#8211; kilo dalgalanmalarından daha etkili olabileceğini vurguluyor. Ayrıca yaşlı bireylerin, kas kaybını önlemek için önemli bir kilo kaybı planlamadan önce mutlaka bir doktora danışmaları öneriliyor. Sonuç olarak, obezite ve beyin yaşlanması arasındaki güçlü bağ, kilo kontrolünün yalnızca fiziksel sağlık için değil, bilişsel yeteneklerin korunması açısından da vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor.</p><p>Obeziteyle mücadele, yalnızca bireysel sağlık açısından değil, toplum genelinde yaşlılık dönemindeki beyin işlevlerinin korunması için de büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve yaşa bağlı bilişsel kayıpları en aza indirmek için kilo kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/bilim-insanlari-uyardi-fa-969_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275854</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/depresyon-tanisinda-kan-analizi-donemi-basliyor-275854</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Depresyon tanısında kan analizi dönemi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[New York Üniversitesi'nden Nicole Bolye Perez'in öncülüğünde yürütülen araştırmada, kan testiyle depresyonun tespitine yönelik önemli bir bulguya ulaşıldı. Monositlerin biyolojik yaşlanmasının, depresyona özgü umutsuzluk ve yaşam sevinci kaybı gibi semptomlarla bağlantılı olduğu ortaya kondu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Depresyon tanısında kan analizi dönemi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>New York Üniversitesi'nde yapılan kapsamlı bir araştırmada, kan testiyle depresyonun belirlenebileceğine dair yeni bulgular elde edildi. Nicole Bolye Perez liderliğindeki ekip, 261'i HIV pozitif ve 179'u HIV negatif olmak üzere toplam 440 kadının kan örneklerini inceledi. Araştırmada, beyaz kan hücrelerinden monositlerin biyolojik yaşlanma düzeyiyle, depresyonun karakteristik özellikleri arasında güçlü bir ilişki saptandı. Özellikle umutsuzluk, yaşam sevincinin kaybı ve başarısızlık hissi gibi bedensel olmayan semptomlar, monositlerin hızlanan yaşlanmasıyla bağlantılı bulundu.</p><h3>Nicole Bolye Perez: 'Monosit yaşlanması depresyonun izini taşıyor'</h3><p>Araştırma kapsamında, monositlere özel epigenetik saatler kullanılarak hücrelerin biyolojik yaşı ölçüldü. Elde edilen sonuçlar, monosit yaşlanmasının yalnızca psikolojik semptomlarla ilişkili olduğunu, yorgunluk, kaygı veya iştah değişiklikleri gibi diğer depresyon belirtileriyle bağlantı kurulamadığını gösterdi. Bu düzenlilik, hem HIV pozitif hem de negatif kadınlarda gözlemlendi. Böylece, monosit yaşlanmasının depresyonun biyolojik izlerini taşıyabileceği ve tek bir kronik hastalığa özgü olmadığını ortaya koydu.</p><h3>Kan testi depresyon tanısında yeni bir umut olabilir</h3><p>Uzmanlar, araştırmanın depresyonun biyolojik temellerini anlamada önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Ancak çalışmanın yalnızca bir ilişkiyi ortaya koyduğuna, neden-sonuç bağlantısı kurulmadığına dikkat çekiliyor. Klinik uygulamaya geçiş için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, kan testiyle elde edilen bu sinyalin, depresyon tanısında doktorlara daha kesin ve hızlı bir yol sunabileceği belirtiliyor. Özellikle fiziksel semptomları başka hastalıklardan kaynaklanan bireylerde, monosit yaşlanmasının tespiti, tedavi sürecini hızlandırabilir. Araştırmacılar, bu yöntemin ileride depresyon teşhisinde önemli bir araç haline gelmesini umut ediyor.</p><p>Sonuç olarak, New York Üniversitesi'nin çalışması, depresyonun biyolojik izlerini kan testiyle ortaya çıkarmanın mümkün olabileceğini gösteriyor. Geliştirilecek yeni yöntemlerle, depresyon tanısında daha güvenilir ve hızlı çözümler gündeme gelebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/depresyon-tanisinda-kan-a-277_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275853</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/ozelci-yeni-chp-medyasi-hazirligi-275853</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Özelci" yeni CHP medyası hazırlığı]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[ Halk TV'de art arda gelen istifaların ardından kanal sahibi Cafer Mahiroğlu konuştu. Mahiroğlu, istifaların organize olduğunu ve başka bir kanala geçiş için bu adımın atıldığını iddia etti. Bu iddianın, Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun cephesini yakından ilgilendirebileceği yorumları yapılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Özelci" yeni CHP medyası hazırlığı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk TV'de yaşanan peş peşe istifalar yeni bir iddiayı gündeme getirdi.</p><p>Kanalda görev yapan bazı spikerlerin ayrılık kararının ardından kamera arkasındaki bazı çalışanların da istifa ettiği öne sürüldü. </p><p>Yaşanan gelişmelerin ardından Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu canlı yayına katılarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p><p><b>"ŞİMDİ EN KÖTÜ ADAM BEN OLDUM"</b></p><p>Mahiroğlu, hakkında yürütülen süreçler nedeniyle Türkiye'ye gelemediğini belirterek psikolojik baskı altında olduğunu söyledi. Kanal çalışanlarına uzun yıllar destek verdiğini ifade eden Mahiroğlu, "Hepsinin abisiydim, kardeşiydim. Şimdi en kötü adam ben oldum" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/halktv-130520268691aef6.jpg"/><p>İstifaların organize bir sürecin parçası olduğunu iddia eden Mahiroğlu, yaşananların maaş veya ekonomik şartlarla açıklanamayacağını savundu.</p><p>Halk TV patronu, CHP'ye yakın yeni bir medya yapılanmasının hazırlığında olunduğunu ileri sürerek, bazı isimlerin bu yeni oluşuma geçmek için kanaldan ayrıldığını öne sürdü. </p><p><b>"BAŞKA BİR KANAL AÇILACAK"</b></p><p>Mahiroğlu, "Başka bir kanal açılacak. Bunun farkındayım. Yeni saldırılar da gelecek" ifadelerini kullandı.</p><p>İstifa sürecini başlatan isimlerden biri olan Seda Selek ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla organize hareket iddialarını reddetti. </p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ÖZELCİ YENİ CHP MEDYASI HAZIRLIĞI<br><br>Halk TV'de art arda gelen istifaların ardından kanal sahibi Cafer Mahiroğlu konuştu. Mahiroğlu, istifaların organize olduğunu ve başka bir kanala geçiş için bu adımın atıldığını iddia etti. Bu iddianın, Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun cephesini... <a href="https://t.co/mhz0gYCgTD">pic.twitter.com/mhz0gYCgTD</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2054313166142947572?ref_src=twsrc%5Etfw">May 12, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Selek, istifa kararını yönetime önceden bildirdiğini belirterek, "İki yıldır zam almadan çalıştırılmam ve ulaşım hakkımızın geri alınması nedeniyle ayrılık kararı aldım" dedi.</p><p>Kulislerde adı geçen yeni medya yapılanmasının, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yakın bir yayın çizgisi oluşturmayı hedeflediği ve ulusal yayına geçmesi planlanan Koza TV üzerinden şekilleneceği iddia edildi.</p><p>Yaşanan gelişmeler, CHP'ye yakın medya kuruluşlarında yeni bir güç dengesi kurulup kurulmadığı sorusunu da beraberinde getirdi. Özellikle mevcut medya yapısının daha çok suç örgütü soruşturmasından tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'na yakın isimlerden oluştuğu yönündeki değerlendirmeler, kulislerde tartışılmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ozelci-yeni-chp-medyasi-h-327_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275852</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-komisyonu-sinir-otesi-tren-yolculuklari-icin-bilet-alimini-kolaylastiracak-duzenleme-te-275852</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu sınır ötesi tren yolculukları için bilet alımını kolaylaştıracak düzenleme teklifi hazırlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Avrupa genelinde özellikle sınır ötesi tren yolculuklarının planlanmasını ve bilet alımını kolaylaştıracak düzenleme teklifi hazırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB Komisyonu sınır ötesi tren yolculukları için bilet alımını kolaylaştıracak düzenleme teklifi hazırlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu, tren yolculuk kurallarında değişiklikler içeren düzenleme paketini kamuoyuyla paylaştı.</p><p>"Tek yolculuk, tek bilet, tam haklar" adlı pakete göre, tren yolculuklarında farklı işletmeciler arasında seyahatler kolaylaştırılacak.</p><p>Yolcular, sınır ötesi yolculuklar da dahil olmak üzere farklı demir yolu operatörlerinin hizmetlerini tek bir işlemde, kendi seçtikleri bir platformda bulabilecek, karşılaştırabilecek ve birleştirebilecek.</p><p>Böylece, farklı bilet satış hizmet sağlayıcıları üzerinden tren biletlerine erişilebilirlik artacak.</p><p>Yolcular, birden fazla işletmeciyi kapsayan tren yolculuğunu tek platform üzerinden satın aldığında tek bilet sahibi olacak. Bu tek bilet, farklı demir yolu şirketleri tarafından işletilen hizmetleri de kapsayacak.</p><p>Tek bilet sayesinde yolcular, farklı tren hizmetleri arasında bağlantının kaçırılması durumunda yolcu haklarından tam olarak yararlanabilecek. Bu hizmetler farklı şirketler tarafından işletilse bile haklar geçerli olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/balksz1-13052026ae5c8a5b.jpg"/><p>Uygulamada yolcular yardım, alternatif güzergah, ücret iadesi ve tazminat gibi çeşitli haklardan faydalanabilecek.</p><p>Düzenleme, AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosunun (AP) onayının ardından yürürlüğe girecek.</p><p>Avrupa'daki tren bileti sisteminin parçalı ve karmaşık olması nedeniyle özellikle sınır ötesi yolculuklarda rezervasyon ve aktarma sorunları yaşanıyor.</p><p>Düzenleme, yolcu haklarını güçlendirmeyi, rekabeti artırmayı ve daha fazla kişiyi çevreci ulaşım aracı olan trene yönlendirmeyi amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ab-komisyonu-sinir-otesi--851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275851</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/resmi-gazetede-yayimlandi-icisleri-bakanligi-personel-atama-ve-yer-degistirme-yonetmeligi-degisti-275851</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı! İçişleri Bakanlığı personel atama ve yer değiştirme yönetmeliği değişti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı! İçişleri Bakanlığı personel atama ve yer değiştirme yönetmeliği değişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buna göre, mevcut yönetmelikte kurum dışı personele açık olan il sivil toplumla ilişkiler müdürü ve sosyal etüt ve proje müdürü kadroları kurum dışı personele kapatılarak sadece kurum içi personelden atama yapılabilmesi için yeniden düzenleme yapıldı.</p><p>İl basın ve halkla ilişkiler müdürü kadrosuna kurum içinden veya kurum dışından personel atanabilmesi için mevcut yönetmelik hükmü korunarak, ayrı bir fıkrada düzenleme yapıldı. Ayrıca il basın ve halkla ilişkiler müdürü kadrosuna atananların, görev yerlerinin değiştirilmesi istenildiğinde ya da görevden alınmalarında, &quot;Daha önce görev yaptıkları kadro veya denk kadro ünvanına Bakanlıkça atanabilirler.&quot; hükmü eklendi.</p><p>Bakanlık merkez ve taşra teşkilatına ihdas edilen kadrolar yönetmelik kapsamına alınarak, atama yetkileri düzenlendi ve uygulamada yaşanan sıkıntılar nedeniyle il yazı işleri müdürü kadrosuna Personel Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Bakan onayıyla atama yapılacağı da hüküm altına alındı.</p><p>İl planlama ve koordinasyon müdürü kadrosuna, ilçe müdürü olarak görev yapanlara ek olarak toplam 10 yıl hizmet süresine sahip en az 3 yıl il planlama uzmanı olanların atanabilmesi için ayrı bir fıkrada düzenleme yapıldı.</p><p>İlçe müdürü olarak görev yapanların il müdürü olarak atanabilmesi için gereken hizmet süresi 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı.</p><p>Hizmet bölgeleri cetvelinde yapılan düzenlemeyle 5 ilin hizmet bölgesi değiştirildi. Buna göre Hatay ve Kahramanmaraş 1. bölgeden 2. bölgeye, Mardin ve Van 3. bölgeden 2. bölgeye, Adıyaman ise 3. bölgeden 4. bölgeye alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/resmi-gazetede-yayimlandi-434_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275850</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozkan-yalim-kirli-carki-tek-tek-anlatti-futbolculara-belediye-kadrosu-eslerine-maas-275850</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özkan Yalım kirli çarkı tek tek anlattı: Futbolculara belediye kadrosu, eşlerine maaş]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Özkan Yalım'ın Çağlayan Adliyesi'nde 5 saat süren ek ifadesinin detayları ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özkan Yalım kirli çarkı tek tek anlattı: Futbolculara belediye kadrosu, eşlerine maaş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ek ifade talebinde bulundu. Yeni bir ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürülen Özkan Yalım'ın ifadesi yaklaşık 5 saat sürdü. İşlemlerin ardından Yalım, yeniden cezaevine gönderildi.</p><p><b>"ÖZGÜR ÖZEL'E 1 MİLYON 200 BİN TL NAKİT VERDİM"</b></p><p>Yalım İfadede, CHP'nin 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı sürecine ilişkin çeşitli iddialar yer aldı. Yalım, kurultay öncesinde birçok ilde delegelerle görüşerek Özgür Özel lehine destek çalışması yürüttüğünü söyledi. Yaklaşık 600 ila 700 delegeyle telefon görüşmesi yaptığını belirten Yalım, özellikle Gaziantep ve Kahramanmaraş delegeleri üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Yalım, kurultay sürecinde Özgür Özel'e nakit para verdiğini de öne sürdü. Özgür Özel'in evinin önündeki duvarına poşet içerisinde 200 bin TL bıraktığını aktaran Yalım, daha sonra Denizli'de 1 milyon TL daha teslim ettiğini aktardı. "Özgür Özel bana 'Ne kadar verebilirsen ayarla' dedi" ifadelerini kullanan Yalım, parayı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettiğini iddia etti. Bazı kayıtların incelenmesiyle söylediklerinin doğru çıkacağını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/zgrzelzkanyalm-1305202650a87107.jpg"/><p><b>"ÇOCUKLARIMIZI İŞE ALIRSAN ÖZGÜR ÖZEL'İ DESTEKLERİZ"</b></p><p>Bazı delegelerin, çocuklarının CHP'li belediyelerde işe alınması karşılığında Özgür Özel'i destekleyeceklerini söylediklerini öne süren Yalım, delegelerin çocuklarına ait özgeçmişlerin kendisine WhatsApp üzerinden gönderildiğini anlattı. CHP'li belediyelerde kurultay öncesi ve sonrasında işe alınan kişilerin SGK kayıtlarının incelenmesi halinde bu ilişkilerin ortaya çıkacağını iddia etti.</p><p><b>"UŞAKSPOR FUTBOLCULARI BELEDİYEDE ÇALIŞIYOR GİBİ GÖSTERİLDİ"</b></p><p>Yalım ifadesinde Uşakspor üzerinden yürütülen usulsüzlüklere de değinen Yalım, "24 futbolcudan 10 tanesi belediye kadrosunda çalışıyor olarak gösterildi ancak fiilen çalışmadılar" dedi. Bazı futbolcu eşlerinin de belediyede maaş aldığını öne süren Yalım, lunapark işletmecisinden alınan nakit ve çeklerin futbolculara elden ödeme için kullanıldığını savundu. Bağış olarak gelen paraların bir kısmını şahsi harcamalarında kullandığını belirten Yalım, "Bundan dolayı pişmanım ve kamu zararını gidermek istiyorum" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"BELEDİYE ARAÇLARINI KENDİ TAŞINMAM İÇİN KULLANDIM"</b></p><p>Yalım, belediyeye ait araç ve personelin özel işlerinde kullanıldığını da kabul etti. Ankara ve İzmir'deki evinde bulunan eşyaları belediyeye ait araçlarla Uşak'a taşıttığını ifade eden Yalım, resmi hizmet araçlarının ailesinin özel seyahatlerinde de kullanıldığını söyledi. Oluşan kamu zararını ödemek istediğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/zgryalimmm-1305202622426f8d.jpg"/><p><b>VIP ARAÇ DÖNÜŞÜMÜ İDDİASI</b></p><p>Yalım, Özgür Özel'in kullanımındaki Mercedes V300 aracın VIP dönüşüm masrafının Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini iddia etti. Bu ödemenin belediyeye ait başka bir aracın dönüşüm faturası içine gizlendiğini öne sürdü. Yaklaşık 170 bin Euro artı KDV tutarındaki ödemenin belediye hesabından yapıldığını ileri süren Yalım, CHP yetkililerinin bu konuda gerçeği gizlediğini savundu.</p><p><b>EBRU YURTULUĞ HAKKINDAKİ BEYANLAR</b></p><p>İfadede Ebru Yurtuluğ ile ilişkisine de değinen Yalım, belediyede işe alınmasında bu ilişkinin etkili olduğunu belirtti. Birlikte yaşamak amacıyla ortak ev satın aldıklarını söyleyen Yalım, belediyeye ait özel dokuma halıların ödeme yapılmadan bu eve götürüldüğünü kabul etti. Belediyeye ait bir bilgisayarın Ebru Yurtuluğ'un evinde bulunmasına ilişkin net hatırlamadığını ifade eden Yalım, oluşan zararı karşılamak istediğini söyledi.</p><p><b>ŞEKER KOMİSYONU VE OTEL OLAYI</b></p><p>Özkan Yalım, ifadesinde 2018 yılında CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı kurduğu komisyonun çalışmaları sırasında bir doğu ilindeki otelde yaşandığını belirttiği bir olayı da anlattı. Yalım, Veli Ağbaba'nın kendisinden viski istediğini, viskiyi aldıktan sonra Bursa PM üyesi Gamze Pamuk Ateşli ve Muğla PM üyesi Gizem Özcan ile birlikte Veli Ağbaba'ya ayrılan odaya geçtiklerini ifade etti. Daha sonra Veli Ağbaba'nın kendisine "iyi akşamlar" diyerek ayrılmasını söylediğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ozkan-yalim-kirli-carki-t-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275849</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-2025-2026-egitim-ogretim-yili-hazirliklarini-degerlendirdi-275849</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2025-2026 eğitim öğretim yılı hazırlıklarını değerlendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ildeki milli eğitim müdürleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, 2025-2026 eğitim öğretim yılı ile gelecek döneme yönelik hazırlıklar değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2025-2026 eğitim öğretim yılı hazırlıklarını değerlendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Tekin, Gölbaşı Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli&#39;nde 81 il milli eğitim müdürüyle bir araya geldi.</p><p>Bakan yardımcıları ve birim amirlerinin de katıldığı toplantıda, 2025-2026 eğitim öğretim yılıyla ilgili değerlendirmeler yapıldı, gelecek eğitim öğretim dönemi hazırlıkları ele alındı.</p><p>Toplantının açılışında il milli eğitim müdürlerine hitap eden Bakan Tekin, istişarenin yaptıkları işlere bereket kazandıran ve bunları anlamlandıran en önemli husus olduğunu belirtti.</p><p>Göreve başladığı günden bu yana bu konuya dikkat ettiğini, il ziyaretlerinde öğretmenlerle istişarede bulunduğunu ifade eden Tekin, il müdürleri toplantısının da bu anlamda büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#39;ta elim olaylar yaşandığını hatırlatan Tekin, bunlarla ilgili hem adli hem idari soruşturmaların sürdüğünü, bu sürecin tüm boyutlarıyla araştırıldığını kaydetti.</p><p>Tekin, güvenli okul konusunun önemli bir gündem başlığı olduğuna işaret ederek, her okulda silahlı bir güvenlik görevlisi bulundurulmasının doğru bir yaklaşım olmadığı düşüncesini taşıdığını belirtti.</p><p>Bu konuyu bütün boyutlarıyla ele aldıklarını vurgulayan Tekin, &quot;Bir, eğitim öğretim süreçleriyle ilgili atacağımız adımlar, iki, dijital mecrada yaşanan sorunlar, üç, toplumsal yapımızda ortaya çıkan sorunlar. Biz, bunları topyekun çözebilecek kapsamlı bir yol haritası açıkladık.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Şu anki tedbirlerin kısa vadede bu eğitim öğretim yılının sonuna kadar okullarda bir daha bu tür olayların yaşanmamasını temin etmek açısından alınan geçici tedbirler olduğunu aktaran Tekin, İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarınca bakan yardımcılarının koordinasyonunda orta ve uzun vadede atılacak adımlar konusunda çalışma yapıldığını bildirdi.</p><p>Tekin, alınacak kararlara göre eylül ayında yeni tedbirlerin de hayata geçirileceğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/41348785.jpg"/><p><b>- "OKUL-AİLE İŞBİRLİĞİNE YÖNELİK GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI"</b></p><p>Ailenin eğitimin asli paydaşı olduğunu, okul-aile işbirliğini güçlendirmek amacıyla farklı çalışmaları hayata geçirdiklerini anlatan Tekin, bu çerçevede &quot;ebeveyn okulu&quot; projesinin uygulanmaya titizlikle devam edilmesini istedi.</p><p>Tekin, destekleme ve yetiştirme kursları ile yapay zeka destekli bireysel öğrenme platformu MEBİ&#39;nin öğrencilerin desteklenmesi açısından çok önemli işlev gördüğünü, tüm öğrencilerin bu imkanlardan yararlanmasını istediklerini ifade etti.</p><p>Mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi konusunda yapılanların önemine işaret eden Tekin, mayıs boyunca &quot;Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik&quot; temasıyla düzenlenecek etkinliklerin bu konudaki farkındalığı artıracağını kaydetti.</p><p>Birim amirleri ve il milli eğitim müdürlerinden eğitim öğretim dönemi sonuna kadar sahada olmalarını isteyen Tekin, toplantıya katılan yöneticilere teşekkür etti, alınacak kararların hayırlı olmasını diledi.</p><p>Eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik genel değerlendirmelerin yapıldığı ve Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın hazırlıkları, okul-aile işbirliği çalışmaları ile gelecek eğitim öğretim yılına yönelik hazırlıkların ele alındığı il milli eğitim müdürleri toplantısı, birim amirlerinin sunumlarıyla gün boyu devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/milli-egitim-bakani-yusuf-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275848</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/korsan-taksiciden-akilalmaz-savunma-bir-daha-olsa-yine-yaparim-275848</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Korsan taksiciden akılalmaz savunma: Bir daha olsa yine yaparım]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun'da mobil uygulama üzerinden müşteri aldığı belirlenen korsan taksilere yönelik denetimde ilginç anlar yaşandı. Polis ekiplerini dakikalarca ikna etmeye çalışan kadın sürücü, 'Meydandan döner almaya geldim, uygulamam yok' diyerek dil döktü. Bir başka sürücünün ise 'Bir daha olsa yine yaparım' sözleri dikkat çekti. Yakalanan 2 korsan taksiye toplam 200 bin TL ceza kesildi, araçlar 2 ay trafikten men edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Korsan taksiciden akılalmaz savunma: Bir daha olsa yine yaparım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İlkadım ilçesinde korsan taşımacılığa yönelik denetim gerçekleştirdi. Cumhuriyet Meydanı önünde uygulama noktası oluşturan ekipler, mobil uygulamalar üzerinden müşteri aldığı belirlenen araçları tek tek durdurup kontrol etti.</p><p>Denetimler sırasında yakalanan kadın sürücü, polis ekiplerine uzun süre dil döktü. Telefonunda uygulama olmadığını savunan sürücü, "Yemin ederim uygulamam yok" diyerek kendisini savundu. Ekipler ise yapılan incelemeler sonrası cezai işlemi uyguladı.</p><p>Bir diğer sürücünün ise işlemler sırasında söylediği, "Bir daha olsa yine yaparım" sözleri dikkat çekti. Polis ekipleri, korsan taşımacılığın hem yolcu güvenliğini tehlikeye attığını hem de haksız kazanca neden olduğunu belirterek denetimlerin süreceğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/balksz1-13052026dc11f194.jpg"/><p>Yapılan çalışmalar kapsamında yakalanan 2 korsan taksi sürücüsüne toplam 200 bin lira idari para cezası kesildi. Araçlar ise 2 ay süreyle trafikten men edilerek otoparka çekildi.</p><p>Emniyet yetkilileri, korsan taşımacılığın önüne geçmek ve vatandaşların güvenli ulaşım hizmeti almasını sağlamak amacıyla kent genelindeki denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/korsan-taksiciden-akilalm-370_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275847</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/feto-firarisi-sozde-komedyen-yakalandi-275847</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[FETÖ firarisi sözde komedyen yakalandı!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ilişkin yargılandığı davada hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan komedyen Atalay Demirci, İstanbul'da yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[FETÖ firarisi sözde komedyen yakalandı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ kapsamında aranan kişilerin yakalanmasına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürütüldü.</p><p>Çalışmalarda, FETÖ davası kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan hakkında 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve firari olarak aranan komedyen Atalay Demirci'nin kentte olduğu tespit edildi.</p><p>Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Demirci, Kartal'da düzenlenen operasyonla yakalandı.</p><p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Demirci, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/feto-firarisi-sozde-komed-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-ulke-ekonomisine-yillik-katki-yaklasik-22-milyar-lira-275846</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Ülke ekonomisine yıllık katkı yaklaşık 2,2 milyar lira]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, son alımlarla birlikte Devlet Su İşleri (DSİ) makine parkı bünyesindeki iş makinesi ve ekipman sayısının, 5 bin 776'ya ulaştığını belirterek, "Maliyeti yaklaşık 2,7 milyar lira olan 150 yeni iş makinesi, milletimize, DSİ'nin çalışanlarına, operatörlerine ve mühendislerine hayırlı olsun." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Ülke ekonomisine yıllık katkı yaklaşık 2,2 milyar lira]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Etlik Tesisleri&#39;ndeki makine parkında düzenlenen, &quot;DSİ Yeni İş Makinelerini Hizmete Alma Töreni&quot;ne katıldı.</p><p>DSİ&#39;nin, içme suyu sağlamadan tarımsal sulamaya, taşkın önlemeden korumaya kadar birçok görevi yerine getirmek için çalışmalarına devam ettiğini anlatan Yumaklı, &quot;Son 23 yılda, 4,7 trilyon liralık yatırımı hayata geçirdik, bu da yaklaşık 11 binin üzerinde su ve sulama yatırımını ifade ediyor. 805 baraj ve 522 gölet inşa ettik. Bu yatırımlarla su depolama kapasitemiz yüzde 38 artarak 184 milyar metreküpe ulaşmış durumda.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367729.jpg"/><p>Yumaklı, DSİ&#39;nin gücüne güç katacak yeni &quot;Yeşil Karıncalar&quot;ın envantere ekleneceğine dikkati çekerek, maliyeti yaklaşık 2,7 milyar lira olan 150 yeni iş makinesinin, millete, DSİ çalışanlarına, operatörlerine ve mühendislerine hayırlı olmasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367727.jpg"/><p>Gıda arz güvenliği için önemli olan sulama alanlarının, yüzde 52 bir artışla 72 milyon dekara çıktığını aktaran Yumaklı, 352 içme suyu tesisi ve 6 bin 239 yeni taşkın koruma yapıları inşa ettiklerini, ayrıca yıl içinde tamamlayarak hizmete alacakları su ve sulama tesislerinin toplam 300 olacağını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367739.jpg"/><p>Yumaklı, geçen yıl kuraklıkla ilgili çok ciddi bir imtihan verdiklerini hatırlatarak, 2026 yılının ülke için bereketli geçtiğini, bu yıl yağışların mevsim normallerine göre yüzde 30, geçen yıla göre ise yüzde 73 arttığını söyledi. Son 7 aydaki yağışların, 66 yılın en yüksek seviyelerini gördüğüne işaret eden Yumaklı, barajlardaki doluluk oranlarının yüzde 75&#39;ler civarında olduğunu, hatta bazı barajların yüzde 100 doluluk seviyesine ulaştığını vurguladı.</p><p><b>- "ÜLKE EKONOMİSİNE YILLIK KATKI YAKLAŞIK 2,2 MİLYAR LİRA"</b></p><p>DSİ&#39;nin iş makinelerinin, taşkın korumada ve afetle mücadelede çok önemli bir vazife üstlendiğinin altını çizen Yumaklı, &quot;Sadece 2025 yılı içinde 81 ilimizde, 199 toplu makineli çalışma ve 1311 münferit çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmalarla, yaklaşık 20 milyon dekarlık alanın korunması söz konusu oldu. 10 bin yerleşim yerini de taşkınlardan ve sel baskınlarından korumuş olduk. DSİ, Türkiye&#39;nin en büyük makine parkını yönetiyor. Son alımlarla birlikte, iş makinesi ve ekipman sayımız, 5 bin 776&#39;ya ulaşmış durumda. Bugün teslimini gerçekleştireceğimiz yeni 80 dozerle birlikte, dozer sayısı yüzde 35 artışla 311&#39;e yükselmiş oldu. Genç dozer oranı da yüzde 41&#39;den yüzde 67&#39;ye ulaşmış oldu. Bu modernizasyon sayesinde, yıllık kazı kapasitemiz yüzde 58 artışla, 63 milyon metreküpe yükselmiş oldu. Ülke ekonomisine, bu sayede yıllık katkı yaklaşık 2,2 milyar lira civarında.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367740.jpg"/><p>Yumaklı, alınan iş makinelerinin, yapılan işlerle kıyaslamasını gerçekleştirdiklerinde, kendisini 1 yılda amorti ettiğini gördüklerini dile getirdi. DSİ&#39;nin, orman yangınları, çığ ve benzeri afetlerde, devletin sahadaki en önemli güçlerinden birisi olduğunu belirten Yumaklı, sel ve taşkının, öncesinde alınacak tedbirlerle bir anlam ifade ettiğini söyledi. Bu kapsamda, erken uyarı sistemlerinin önemine işaret eden Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&quot;Taşkın Erken Uyarı Sistemi (TEUS), son dönemde bizler için önemli bir argüman. Bu sistemler sayesinde, derelerdeki ani su yükselişlerini anlık olarak takip ediyoruz. Eğer bir taşkın olma ihtimali varsa, Taşkın Erken Uyarı Sistemi sayesinde öncelikle illerdeki idari amirler, yerel yöneticiler ve ilgili tüm kurumlar SMS ve diğer uyarı sistemleriyle hızlı bir şekilde bilgilendiriliyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367747.jpg"/><p><b>- "KURUMSAL KAPASİTEMİZİ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAK"</b></p><p>DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta da Genel Müdürlük makine parkına, 150 iş makinesinin daha katılacağını bildirdi. DSİ ekipleri ve iş makinelerinin, Türkiye&#39;nin dört bir yanında dere ıslahı, rüsubat (tortu, çöküntü) temizliği, yatak tanzimi ve taşkın önleme çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirten Balta, &quot;Bugün teslim aldığımız yeni iş makineleri, kurumsal kapasitemizi daha da ileriye taşıyacak. Makine parkımıza katılan bu araçlarla birlikte, DSİ teşkilatımız daha hızlı, daha etkin ve daha güçlü bir şekilde milletimizin hizmetinde olmaya devam edecektir. 7 gün 24 saat görev başında olan personelimiz, yeni makinelerimizle birlikte, sahada çok daha etkin çalışmalar gerçekleştirecektir.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367748.jpg"/><p><b>- BAKAN YUMAKLI DOZER SİMÜLASYONUNU TEST ETTİ</b></p><p>Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı, makine parkında envantere eklenecek yeni iş makinelerini inceleyerek bilgi aldı.</p><p>Çeşitli iş makinelerinin simülasyonlarının gerçekleştirildiği merkezde, dozer simülasyonunu test eden Yumaklı, makine ve ekipmanlara yönelik son dönemde yapılan yeni teknolojik yatırımların büyük kolaylıklar sağladığını anlattı.</p><p>Yumaklı, DSİ&#39;nin kurumların içinde en modern ekipman parkına sahip olduğuna dikkati çekerek, &quot;Türkiye&#39;nin dört bir tarafında, &#39;Yeşil Karıncalar&#39; görev yapıyor.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/bakan-yumakli-ulke-ekonom-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275845</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ekranlarin-en-uzun-kadin-unluleri-belli-oldu-listede-surpriz-isimler-var-275845</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ekranların en uzun kadın ünlüleri belli oldu! Listede sürpriz isimler var]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Televizyon ve moda dünyasının dikkat çeken kadın isimleri, başarılı kariyerlerinin yanı sıra uzun boylarıyla da gündem olmaya devam ediyor. Oyuncu ve modeller, boylarıyla sosyal medyada da sık sık konuşuluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ekranların en uzun kadın ünlüleri belli oldu! Listede sürpriz isimler var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Televizyon ve moda dünyasının dikkat çeken isimleri  sadece başarılarıyla değil, fiziksel özellikleriyle de gündem olmaya devam  ediyor. </p><p>Uzun boylarıyla podyumlarda ve ekran karşısında adeta  fark oluşturan ünlü kadın oyuncu ve modeller, zarif duruşlarıyla sık sık  konuşuluyor. </p><p>İşte ekranların en uzun boylu kadın ünlüleri...</p><h2>ÇAĞLA ŞIKEL - 1,80</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/cagla-13052026e4cd1fac.jpg"/><h2>ALİNA BOZ - 1,70</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/alina-130520265f52802b.jpg"/><h2>ASLIHAN GÜNER - 1,70</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/aslihan-130520263efafac3.jpg"/><h2>HANDE ERÇEL - 1,73</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/26/handeer-260320268caae7c7.jpg"/><h2>AZRA AKIN - 1,77</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/azra2-1305202661e64c09.jpg"/><h2 class="">TUBA BÜYÜKÜSTÜN - 1,70</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/31/tubaa-31032026e0a305c2.jpg"/><h2>MİNE TUGAY - 1,70</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/29/mine-29032026c0aee7c1.jpg"/><h2>BÜŞRA DEVELİ - 1,82</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/busra-130420264d1292cb.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ekranlarin-en-uzun-kadin--566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275844</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurumdan-cinde-donum-noktasi-mesaji-275844</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum'dan Çin'de ''dönüm noktası'' mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Çin temasları kapsamında Çin Ekoloji ve Çevre Bakanı Huang Runqiu ile bir araya geldi. Sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Bakan Kurum, 'COP31 vizyonumuzu paylaşarak, süreci, iklim eyleminin hızlandığı, finansmana erişimin güçlendiği ve somut sonuçların üretildiği önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdik.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum'dan Çin'de ''dönüm noktası'' mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iklim hedefleriyle uyumlu net politikaların güçlü sonuçlar üretebileceğini halihazırda gösteren Çin ile COP31'de de işbirliği içinde olacaklarını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/41367530.jpg"/><p>Çin temasları kapsamında Ekoloji ve Çevre Bakanı Runqiu ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Kurum, şunları kaydetti:</p><p>"COP31 vizyonumuzu paylaşarak, süreci, iklim eyleminin hızlandığı, finansmana erişimin güçlendiği ve somut sonuçların üretildiği önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdik. İki ülke arasındaki bağların sürdürülebilir çevre hedeflerimize önemli katkılar sunacağına inanıyorum."</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İklim hedefleriyle uyumlu net politikaların güçlü sonuçlar üretebileceğini halihazırda gösteren Çin ile COP31'de de iş birliği içinde olacağız. <br><br>Çin temaslarımız kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti Ekoloji ve Çevre Bakanı Huang Runqiu ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik.<br><br>COP31... <a href="https://t.co/DWpN1yZnh3">pic.twitter.com/DWpN1yZnh3</a></p>&amp;mdash; Murat KURUM (@murat_kurum) <a href="https://twitter.com/murat_kurum/status/2054497861195198866?ref_src=twsrc%5Etfw">May 13, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/bakan-kurumdan-cinde-donu-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275843</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kahve-telvesiyle-evde-ve-bahcede-8-sasirtici-kullanim-alani-275843</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve telvesiyle evde ve bahçede 8 şaşırtıcı kullanım alanı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kullanılmış kahve telvesi, hem evde hem bahçede işinize yarayacak birçok özelliğe sahip. Antioksidan zengini bu doğal malzeme, toprağı beslemekten doğal temizlik ürününe kadar farklı alanlarda pratik çözümler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve telvesiyle evde ve bahçede 8 şaşırtıcı kullanım alanı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kullanılmış kahve telvesi, içerdiği güçlü antioksidanlar, lifler ve fenoller sayesinde yalnızca bir atık olmaktan çıkıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kahve telvesinin C vitaminine göre çok daha etkili antioksidanlar içerdiğini gösteriyor. Bu özellikleriyle kahve telvesi, hem evde hem de bahçede birçok farklı amaçla yeniden değerlendirilebiliyor. Özellikle doğal gübre, temizlik ürünü ve koku giderici olarak öne çıkan bu malzeme, sürdürülebilir yaşam için pratik çözümler sunuyor.</p><h3>Kahve telvesiyle bahçede doğal bakım</h3><p>Kahve telvesi, bahçede doğal bir gübre olarak kullanılabiliyor. Toprağa eklenen kahve telvesi, besin maddelerini artırarak bitkilerin gelişimini destekliyor. Ayrıca kompost karışımlarına eklenen kahve telvesi, toprağın yapısını iyileştiriyor ve mikroorganizma faaliyetini hızlandırıyor. Zararlı böcekleri uzak tutmak için de bahçedeki toprağın üstüne ince bir tabaka halinde serpilebiliyor. Saksı bitkilerinin bakımında ise az miktarda telve kullanmak, bitki sağlığını destekliyor. Tüm bu yöntemler, kahve telvesinin bahçede sürdürülebilir bir kaynak olarak değerlendirilmesini sağlıyor.</p><h3>Evde kahve telvesiyle temizlik ve pratik çözümler</h3><p>Evde ise kahve telvesi, doğal bir deodorant olarak öne çıkıyor. Buzdolabı veya ayakkabı içine konulan kahve telvesi, kötü kokuları emiyor. Temizlik karışımlarına eklenen telve, aşındırıcı yapısıyla yüzeylerdeki lekeleri çıkarmaya yardımcı oluyor. Ayrıca, evde mum yapımında kullanıldığında hoş bir kahve aroması sağlıyor. Kumaş ve kağıt boyamada doğal bir renk vericisi olarak da kullanılabiliyor. Banyo suyuna eklenerek veya ciltte hafif peeling olarak da tercih edilen kahve telvesi, çok yönlü kullanım imkanı sunuyor. Böylece kahve telvesi, evde pratik ve doğal çözümler arayanlar için vazgeçilmez bir yardımcı oluyor.</p><p>Kahve telvesi, hem evde hem de bahçede çok yönlü faydalar sunuyor. Bu doğal malzemeyi çöpe atmak yerine, farklı alanlarda değerlendirmek sürdürülebilir yaşam için önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/kahve-telvesiyle-evde-ve--455_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ideal-oda-bitkisi-sayisi-ne-kadar-olmali-stanford-arastirmasi-dikkat-ceken-sonuclar-ortaya-koydu-275842</link>
      <pubDate>2026-05-13T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İdeal oda bitkisi sayısı ne kadar olmalı? Stanford araştırması dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi'nin ABD'de yürüttüğü araştırmada, ofis ortamında oda bitkisi kullanımının insanların ruh sağlığı üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde incelendi. Bilim insanları, aşırı bitki kullanımının beklenenin aksine stresi artırabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İdeal oda bitkisi sayısı ne kadar olmalı? Stanford araştırması dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yürüttükleri yeni bir çalışmada, ofislerde oda bitkisi sayısının çalışanların ruh sağlığı üzerindeki etkilerini araştırdı. Sustainable Cities and Society dergisinde yayımlanan bu araştırma, oda bitkisi kullanımının sınırlarının iyi belirlenmesi gerektiğini ortaya koydu. Bilim insanları, oda bitkisi sayısının artmasının her zaman olumlu sonuçlar doğurmadığını, özellikle aşırı miktarda bitkinin ofis çalışanlarında stres seviyesini yükseltebildiğini raporladı.</p><h3>Stanford ekibi: Fazla oda bitkisi strese yol açıyor</h3><p>Stanford Üniversitesi ekibi, yeşil alan ve odunsu materyallerin farklı oranlarda kullanıldığı ofis ortamlarını simüle ederek, oda bitkisi dozunun çalışanların psikolojisi üzerindeki etkilerini ölçtü. Araştırmada, oda bitkisi sayısı az olduğunda ve pencere manzarasında ağaçların tepeleri görüldüğünde, çalışanların yenilenme ve aidiyet duygusunda belirgin bir artış kaydedildi. Ancak, ofisteki yeşil alan ve ağaç oranı yüzde 60'ı geçtiğinde, stres seviyelerinde önemli bir yükselme gözlendi. Bu bulgu, oda bitkisi sayısının çok fazla olmasının, beklenenin aksine, çalışanları olumsuz etkileyebileceğini gösterdi.</p><h3>İdeal oda bitkisi sayısı: 17 bitki ve %20 yeşil alan</h3><p>Çalışmada, 412 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen deneylerde, yaklaşık yüzde 20 oranında yeşil alanın ofiste huzur ve aidiyet hissini en üst düzeye çıkardığı belirlendi. Araştırmacılar, 13 metrekarelik bir ofis alanında yaklaşık 17 oda bitkisi ile bu ideal seviyenin yakalandığını vurguladı. Ayrıca, pencere manzarasında ağaçların tepe kısımlarının görülmesi, çalışanların psikolojik olarak daha iyi hissetmesine katkı sağladı. Önceki araştırmalar genellikle oda bitkisi varlığının stresi azalttığını savunurken, bu çalışma yeşil alanın aşırıya kaçmasının olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, ofislerde oda bitkisi kullanımı planlanırken, sayının dengeli tutulmasının önemini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Stanford Üniversitesi'nin araştırması, ofislerde oda bitkisi kullanımında aşırıya kaçılmaması gerektiğini gösteriyor. Uygun miktarda oda bitkisi ve doğal manzara, çalışanların ruh sağlığını olumlu etkilerken, aşırı bitki yoğunluğu stres riskini artırıyor. Bu nedenle, ideal oda bitkisi sayısının belirlenmesi, sağlıklı ve verimli bir çalışma ortamı için kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/13/ideal-oda-bitkisi-sayisi--176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>