<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273741</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adanada-iki-otomobilin-carpismasi-sonucu-4-kisi-yaralandi-273741</link>
      <pubDate>2026-04-27T21:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adana'da iki otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'nın Kozan ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu yaralanan 4 kişi hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adana'da iki otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, M.T. yönetimindeki 80 AGT 993 plakalı otomobil, Karacaoğlan Mahallesi Şehit Hüseyin Soydan Caddesi&#39;nde plakası henüz öğrenilemeyen A.K.S. idaresindeki otomobille çarpıştı.</p><p>Kazada araçlarda bulunan 4 kişi yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/41227388.jpg"/><p>İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>İlk müdahaleleri kaza yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla Kozan Devlet Hastanesine kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/adanada-iki-otomobilin-ca-714_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273740</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-uye-ulke-liderlerini-bir-araya-getiren-duzenli-toplantilari-surdurmeye-devam-edecegiz-273740</link>
      <pubDate>2026-04-27T21:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO: Üye ülke liderlerini bir araya getiren düzenli toplantıları sürdürmeye devam edeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO, uluslararası basında zirvelerin her yıl gerçekleşmeyeceğine ilişkin haberler hakkında, "NATO, devlet ve hükümet başkanları düzeyindeki düzenli toplantılarını sürdürmeye devam edecek." açıklamasında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO: Üye ülke liderlerini bir araya getiren düzenli toplantıları sürdürmeye devam edeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsmini vermek istemeyen bir NATO yetkilisi, konuya ilişkin AA muhabirine yazılı açıklamada bulundu.</p><p>Açıklamada, geçen yıl Lahey NATO Zirvesi&#39;nde müttefiklerin, 2026&#39;da Türkiye&#39;de bir araya geleceklerini, ardından Arnavutluk'ta bir toplantı düzenleneceğini duyurduğu anımsatıldı.</p><p>&quot;NATO, devlet ve hükümet başkanları düzeyindeki düzenli toplantılarını sürdürmeye devam edecek.&quot; bilgisine yer verilen açıklamada, zirveler arasındaki süreçlerde ise müttefiklerin ortak güvenliğe ilişkin konularda istişarelerde bulunmayı, planlama yapmayı ve kararlar almayı sürdüreceği kaydedildi.</p><p>Uluslararası basındaki haberlerde, NATO zirvelerinin her yıl düzenlenmeyeceğinin tartışıldığı, nihai kararı NATO Genel Sekreteri Mark Rutte&#39;nin vereceği iddia edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/nato-uye-ulke-liderlerini-825_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273739</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bmden-hurmuz-bogazi-cagrisi-kuresel-ekonominin-nefes-almasina-izin-verin-273739</link>
      <pubDate>2026-04-27T21:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM'den Hürmüz Boğazı çağrısı... ''Küresel ekonominin nefes almasına izin verin'']]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaların küresel bir gıda krizini tetikleme riskini beraberinde getirdiğini belirterek, "Boğaz'ın açılarak küresel ekonominin nefes almasına izin verilmesi" çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM'den Hürmüz Boğazı çağrısı... ''Küresel ekonominin nefes almasına izin verin'']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Guterres, &quot;Uluslararası barış ve güvenliğin korunması&quot; gündem maddesi altında &quot;Denizcilik alanındaki su yollarının güvenliği ve korunması&quot; başlıklı BM Güvenlik Konseyi Toplantısı&#39;nda konuştu.</p><p>Toplantının, su yollarının güvenliğinin "uluslararası düzenin bir sınavı haline geldiği" bir dönemde yapıldığına dikkati çeken Guterres, bugün küresel ticaretin damarlarını oluşturan deniz yollarının baskı altında olduğunu söyledi.</p><p>Guterres, "Jeopolitik gerilimler denizlere taşıyor, ticari gemiler, bir baskı aracı olarak kullanılıyor ve deniz hukukunun temel ilkeleri bağlamında seyrüsefer hakları ve özgürlükleri baltalanıyor." ifadesini kullandı.</p><p>Mart başından beri Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçen gemi trafiğindeki aksamanın, küresel enerji güvenliğini, gıda tedarikini ve ticareti olumsuz etkilediğini vurgulayan Guterres, bunun, Kovid-19 salgını ve Ukrayna savaşından bu yana yaşanan en kötü tedarik zinciri aksaması olduğuna işaret etti.</p><p>Guterres, "Uzun süreli aksama, küresel gıda krizini tetikleme riskini beraberinde getiriyor, özellikle Afrika ve Güney Asya&#39;da milyonlarca insanı açlık ve yoksulluğa sürüklüyor." dedi.</p><p><b>- "BOĞAZ'I AÇIN, GEÇİŞ ÜCRETİ VE AYRIMCILIK OLMADAN GEMİLERİN GEÇMESİNE İZİN VERİN"</b></p><p>Seyrüsefer özgürlüğündeki aksamalar nedeniyle 20 binden fazla denizci ile 2 binden fazla geminin denizde mahsur kaldığına dikkati çeken Guterres, üye devletlere &quot;Uluslararası Denizcilik Örgütünce hazırlanan acil tahliye çerçevesini destekleme&quot; çağrısı yaptı.</p><p>Guterres, Hürmüz Boğazı&#39;ndaki seyrüsefer haklarına ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Taraflara çağrıda bulunuyorum: Boğaz&#39;ı açın, geçiş ücreti ve ayrımcılık olmadan gemilerin geçmesine izin verin, ticaretin yeniden başlamasına, küresel ekonominin nefes almasına izin verin." dedi.</p><p>BM olarak üye tarafların ortak zemin bulması için destek olmaya hazır olduklarını belirten Guterres, Karadeniz Girişimi'ni buna örnek göstererek, &quot;Bu, çatışmanın ortasında bile pratik işbirliğinin tıkalı bir koridoru yeniden açabileceğini, gemilerin ve temel ürünlerin hareketini sağlayabileceğini gösterdi.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Guterres, "Kriz anları, seçim anlarıdır." diyerek, seyrüsefer özgürlüğü konusunda uluslararası hukuka saygı, sorunların kökenine inme nedenlerini çözme ve diyalog ile işbirliğini sürdürme çağrısı yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bmden-hurmuz-bogazi-cagri-561_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273738</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mersinde-tirin-freni-bosaldi-facia-yasandi-olu-ve-yaralilar-var-273738</link>
      <pubDate>2026-04-27T20:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mersin'de tırın freni boşaldı facia yaşandı! Ölü ve yaralılar var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Mut ilçesinde freni boşalan tırın inşaatı devam eden kaçış rampasına çarpması sonucu 1 işçi ölü, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mersin'de tırın freni boşaldı facia yaşandı! Ölü ve yaralılar var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yasin G&#39;nin kullandığı 42 AZN 478 plakalı mermer yüklü tır, freninin boşalması sonucu Karaman-Mut karayolu Burunköy mevkisinde yapım çalışmaları süren kaçış rampasına çarptı.</p><p>Kazanın etkisiyle tırdaki mermer bloklar, bölgede çalışan işçiler ile park halindeki otomobil ve kamyonetin üzerine devrildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/41226365.jpg"/><p>İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>Ekiplerin incelemesinde, blokların altında kalan işçilerden Zafer Gezer&#39;in hayatını kaybettiği, tır sürücüsü ile 3 kişinin yaralandığı belirlendi.</p><p>Yaralılar, ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/41226199.jpg"/><p>Ulaşımın tek şeritten ve kontrollü sağlandığı kaza bölgesindeki çalışmalar sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/mersinde-tirin-freni-bosa-544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273737</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hakim-ciftin-aci-gunu-25-yasindaki-cocuklari-cilek-yerken-hayatini-kaybetti-273737</link>
      <pubDate>2026-04-27T20:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hakim çiftin acı günü: 2,5 yaşındaki çocukları çilek yerken hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kırşehir'de nefes borusuna çilek kaçan 2,5 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hakim çiftin acı günü: 2,5 yaşındaki çocukları çilek yerken hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, dün akşam Mustafa Kemal Türker&#39;in yediği çilek, nefes borusuna kaçtı.</p><p>İlk müdahalenin ardından Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne kaldırılan Türker kurtarılamadı.</p><p>Türker için Kırşehir Ahi Evran Külliyesi&#39;nde cenaze töreni düzenlendi.</p><p>Törende, çocuğun babası Kırşehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Hamza Türker ve annesi hakim Berna Saçan Türker, gözyaşı döktü.</p><p>Cenaze törenine, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, bazı illerin ağır ceza reisleri, başsavcıları, hakimler, savcılar, Kırşehir Adliyesi çalışanları, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p><p>Törenin ardından Mersin&#39;e gönderilen Türker&#39;in naaşı, Yenişehir ilçesindeki Menteş Mezarlığı&#39;nda toprağa verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/hakim-ciftin-aci-gunu-25--249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273736</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/herzogun-turuna-turkiye-engeli-mecburi-8-saatlik-yeni-rota-cizildi-273736</link>
      <pubDate>2026-04-27T20:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Herzog'un turuna Türkiye engeli! Mecburi 8 saatlik yeni rota çizildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un uçağı, Türk hava sahasını kullanamadığı için 2 günlük Kazakistan ziyaretine giderken 8 saatlik bir rota çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Herzog'un turuna Türkiye engeli! Mecburi 8 saatlik yeni rota çizildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail&#39;in Kanal 12 televizyonu, Herzog&#39;un uçağının Türkiye hava sahasından kaçınmak için alternatif bir rota izlediğini belirtti.</p><p>Herzog&#39;u taşıyan uçağın Türk hava sahasına girmemek için Avrupa ve Rusya üzerinden bir rota izlediği kaydedilen haberde, uçağın Kazakistan&#39;a 8 saatte ulaştığı aktarıldı.</p><p>Öte yandan İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Kazakistan&#39;ın başkenti Astana&#39;ya indiğini duyurdu.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/herzogun-turuna-turkiye-e-437_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273735</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/guney-sudanda-yolcu-ucagi-dustu-kazada-kurtulan-olmadi-273735</link>
      <pubDate>2026-04-27T20:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güney Sudan'da yolcu uçağı düştü: Kazada kurtulan olmadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Sudan'ın başkenti Juba yakınlarında yolcu uçağının düşmesi sonucu 14 kişi öldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güney Sudan'da yolcu uçağı düştü: Kazada kurtulan olmadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Sudan Sivil Havacılık Otoritesinden yapılan açıklamada, Juba yakınlarında Cessna tipi yolcu uçağının düştüğü belirtildi.</p><p>Açıklamada, uçakta bulunan 13 yolcu ile pilotun hayatını kaybettiği ifade edildi.</p><p>İlk belirlemelere göre kazanın, görüş mesafesini düşüren olumsuz hava koşulları nedeniyle meydana gelmiş olabileceği aktarılan açıklamada, uçakta bulunan kişilerden ikisinin Kenya vatandaşı olduğu, diğer yolcuların ise Güney Sudanlı olduğu bildirildi.</p><p>Olay yerine inceleme ve destek ekiplerinin sevk edildiği belirtildi.</p><p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, uçağın enkazının alevler içinde olduğu görüldü. Görüntülerdeki bölgenin dağlık ve sisli bir alanda bulunduğu dikkati çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/guney-sudanda-yolcu-ucagi-668_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273734</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-yuzyilin-konut-projesi-heyecani-istanbulda-kuralar-cekildi-273734</link>
      <pubDate>2026-04-27T20:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da Yüzyılın Konut Projesi heyecanı... İstanbul'da kuralar çekildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi kapsamında İstanbul'da 100 bin konutun kura çekim işlemleri sona erdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da Yüzyılın Konut Projesi heyecanı... İstanbul'da kuralar çekildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın 24 Ekim 2025&#39;te açıkladığı &quot;Ev Sahibi Türkiye&quot; sloganlı Yüzyılın Konut Projesi ile Türkiye tarihinin en büyük sosyal konut projesi için harekete geçildi.</p><p>Bakanlık koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği proje için başvurular 10 Kasım 2025&#39;te başladı. 1 milyon 72 bin 660&#39;ı İstanbul&#39;dan olmak üzere Türkiye genelinde toplam 5 milyon 242 bin kişinin başvurusu geçerli kabul edildi.</p><p>Kura takvimi ise 29 Aralık 2025&#39;te Adıyaman&#39;da başladı. İl il noter huzurunda çekilen kuralar sonucu ev sahibi olacak vatandaşlar belirlendi.</p><p>İstanbul&#39;da da 3 gün süren kura çekimi sonucunda 100 bin hak sahibi belirlendi. Bugün İstanbul kurasının sona ermesiyle projenin kura takvimi tamamlanmış oldu. <br></p><p>Böylece 29 Aralık 2025-27 Nisan 2026 arasında 81 ilde 506 bin 499 hak sahibi belirlenmiş oldu.<br></p><p>İstanbul&#39;da kura sonucu belirlenen hak sahiplerinin listesi noter onayının ardından TOKİ&#39;nin resmi web sitesi &quot;https://talep.toki.gov.tr/500binkonut/istanbul&quot; adresinde yayımlanacak.<br></p><p>Vatandaşlar kura sonuçlarını e-Devlet üzerinden TOKİ/ Konut Projeleri Kura Sonuç ve Proje Durum Sorgulama sekmesinden de öğrenebilecek.</p><p><b>- "EVLERİMİZİ EN KISA SÜREDE TESLİM EDECEĞİZ"</b></p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İstanbul&#39;da kura çekimi işlemlerinin tamamlandığını, noter onayının ardından listenin TOKİ&#39;nin sitesinde yayımlanacağını aktardı.<br></p><p>Yüzyılın Konut Projesi&#39;nde ilk aşamanın tamamlandığını belirten Kurum, şunları kaydetti:<br></p><p>&quot;İstanbul&#39;da 100 bin yuvamızın kuralarını çektik, sahiplerini belirledik. Noter onayı sonrası kesin listeleri toki.gov.tr&#39;den öğrenebilirsiniz. Böylece İstanbul ile birlikte 81 ilimizde tüm kura süreçlerini tamamlamış olduk. Şimdi hızla temelleri atacak, evlerimizi en kısa sürede teslim edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 500 bin ailemizi daha ev sahibi yapacağız.&quot;</p><p><b>- "100 BİN KONUTA EK 15 BİN KİRALIK KONUT"</b></p><p>Yüzyılın Konut Projesi kapsamında 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa edilecek.<br></p><p>En az 2 milyon kişi afetlere dirençli, güvenli ve modern konutlara kavuşacak. Proje kapsamında 2 ayrı büyüklükte 2 artı 1&#39;ler ve 1 artı 1 konutlar yüzde 10 peşin, 240 ay vade imkanıyla satışa sunulacak.<br></p><p> Evlerin yüzde 40&#39;ını oluşturan 200 bin adedi 80 metrekarelik 2 artı 1, yüzde 30&#39;u olan 150 bin adedi 65 metrekarelik 2 artı 1, kalan 150 bini ise 55 metrekarelik 1 artı 1 konutlardan oluşacak.</p><p>Taksitler, İstanbul&#39;da 7 bin 313 liradan, Anadolu illerinde ise 6 bin 750 liradan başlayacak.</p><p>Projeyle hem dar gelirli vatandaşlar ev sahibi olacak hem konut-kira fiyatları dengelenecek hem de 300 sektörün çarkları hızlanacak. Mahalle kültürünü korumak için 500 bin konutun yanı sıra 500 mahalle konağı, 500 anaokulu, 500 cami de inşa edilecek.</p><p>Öte yandan İstanbul&#39;da yapılacak 100 bin konuta ek 15 bin kiralık konut da hayata geçirilecek. Piyasa rayiç bedelinin altında kiraya verilecek bu konutlardan belirlenen kriterlere uygun dar gelirli vatandaşlar faydalanabilecek. Evler 3 yıl süre ile kiralanacak. Kiralanan konutların yönetimi, bakımı ve denetimi sağlanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/istanbulda-yuzyilin-konut-249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273733</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/cilt-uzmanlarindan-onemli-cagri-uyku-pozisyonunuzu-degistirin-273733</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cilt uzmanlarından önemli çağrı! Uyku pozisyonunuzu değiştirin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kozmetolog E. Shadrina, yüzüstü uyumanın ciltte kırışıklık ve yaşlanma belirtilerini hızlandırdığını belirtti. Cilt sağlığı için uyku pozisyonunun büyük önem taşıdığı vurgulandı. Özellikle yüz ve dekolte bölgesinde oluşan kalıcı izlere karşı sırt üstü uyuma önerildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cilt uzmanlarından önemli çağrı! Uyku pozisyonunuzu değiştirin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kozmetolog E. Shadrina, yüzüstü uyuma alışkanlığının cilt sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını açıkladı. Yapılan değerlendirmeye göre, yüzünü yastığa gömerek uyuyan kişilerde, zamanla ciltte belirgin kırışıklıklar ve yaşlanma belirtileri ortaya çıkıyor. Özellikle "uyku kırışıklıkları" olarak adlandırılan ve sabahları geçici izler şeklinde görülen basınç izleri, bu alışkanlık devam ettikçe kalıcı kırışıklıklara dönüşüyor. Shadrina, ciltteki kolajen üretiminin yaşla birlikte azaldığını ve bunun da mekanik baskıya karşı cildin direncini zayıflattığını vurguladı.</p><h3>Kozmetolog Shadrina: 'Yüz ve dekolte bölgesi en çok etkileniyor'</h3><p>Shadrina'nın aktardığına göre, yüz ve dekolte bölgesi cilt sağlığı açısından en hassas noktalar arasında yer alıyor. Özellikle yanaklar, göz çevresi, burun kenarı ve dekolte bölgesinde, uyku sırasında uygulanan basınç nedeniyle kırışıklıklar daha sık görülüyor. Bu bölgelerdeki hassasiyet, cilt sağlığının korunmasında uyku pozisyonunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, dokuların sıkışması mikro dolaşımı bozarak ciltte ödem, renk değişimi ve elastikiyet kaybı gibi sorunlara yol açabiliyor.</p><h3>Uzmanlardan sırt üstü uyuma çağrısı: cilt sağlığını koruyun</h3><p>Uzmanlar, cilt sağlığını korumak ve kırışıklık oluşumunu önlemek için uyku pozisyonuna dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Yüzüstü uyuma alışkanlığının uzun vadede yüz simetrisinde bozulmalara yol açabileceği ve cilt sağlığını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Shadrina, sırt üstü uyumanın cilt üzerinde herhangi bir basınç oluşturmadığı için en güvenli uyku pozisyonu olduğunu söyledi. Bu sayede normal kan dolaşımı korunuyor ve kırışıklık oluşma riski en aza indiriliyor. Cilt sağlığını ön planda tutan herkesin, uyku pozisyonuna özen göstermesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Cilt sağlığına zarar veren alışkanlıkların bırakılması, uzun vadede daha genç ve sağlıklı bir cilt görünümü için büyük önem taşıyor. Uzmanlar, doğru uyku pozisyonu ve cilt bakımının, yaşlanma belirtilerini geciktirmede etkili olduğunu hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/cilt-uzmanlarindan-onemli-119_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273732</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/bucur-cadinin-zelisiydi-merve-erdoganin-son-hali-gorenleri-sasirtiyor-273732</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bücür Cadı'nın Zeliş'iydi... Merve Erdoğan'ın son hali görenleri şaşırtıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Bücür Cadı dizisinde oynadığı Zeliş rolüyle tanınan Merve Erdoğan Carim, evlendi ve bir çocuk annesi oldu. Uzun zamandır ekranda olmayan, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıkan oyuncu, son haliyle görenleri şaşırtıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bücür Cadı'nın Zeliş'iydi... Merve Erdoğan'ın son hali görenleri şaşırtıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bücür Cadı yayınlandığı dönemin en çok izlenen dizilerinden biri olmuştu. Merve Erdoğan Carim'in Zeliş rolünü oynadığı dizi, ilk fantastik çocuk dizileri arasında yer alıyor. Dizide başrolde yer alan oyuncu, daha sonra da mesleğine devam etti. Şimdilerde İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusu olan Merve Erdoğan Carim, evli ve bir çocuk annesi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bucurcadii-27042026f16a4ba7.jpg"/><h2>EŞİYLE AYNI DİZİDE ROL ALDI</h2><p>Merve Erdoğan Carim, kendisi gibi oyuncu aynı zamanda müzisyen olan Mert Carim ile evli. Çift, TRT1 dizisi Tövbeler Olsun'da da evli bir çifti oynamıştı. Genç oyuncu, uzun zamandır herhangi bir projede yer almıyor.</p><h2>İşte Merve Erdoğan Carim'in son hali ve eşi Mert Carim!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/merveerdogan-2704202633358933.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bucur-cadinin-zelisiydi-m-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273731</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/baharda-alerjiyi-artiran-hatalar-aciklandi-iste-dikkat-etmeniz-gerekenler-273731</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baharda alerjiyi artıran hatalar açıklandı! İşte dikkat etmeniz gerekenler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Alerjolog A. Gornak, bahar aylarında artan polen alerjisi vakalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Uzman, özellikle çiçeklenme sezonunda polen alerjisine karşı alınacak önlemlerin ve doğru tedavi yöntemlerinin hayati rol taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baharda alerjiyi artıran hatalar açıklandı! İşte dikkat etmeniz gerekenler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarında polen alerjisiyle mücadele edenler için önemli uyarılar geldi. Alerjolog A. Gornak, çiçeklenme sezonunun başlamasıyla birlikte polen alerjisi vakalarının arttığını ve bu dönemde alınacak önlemlerin hastalığın seyrini belirlediğini açıkladı. Uzman, alerji belirtilerinin çoğunlukla gözlerde sulanma, boğazda tahriş ve burun tıkanıklığı şeklinde ortaya çıktığını belirtti. Bu semptomların polen alerjisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ve zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığını söyledi.</p><h3>Gornak: 'Çiçeklenme takvimi tek başına yeterli değil'</h3><p>Alerjolog Gornak, polen alerjisiyle mücadelede sadece çiçeklenme takvimine güvenmenin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti. Havadaki alerjenlerin varlığı ile takvimlerin her zaman örtüşmediğini ifade eden Gornak, hastaların yalnızca takvime göre hareket etmemesi gerektiğini vurguladı. Polen alerjisi için en etkili yöntemin doktor kontrolünde ilaç tedavisi olduğunu belirten uzman, tedaviye ya ilk semptomlar görüldüğünde ya da alerjenler ortaya çıktığında başlanmasını önerdi. Ayrıca, uygun tedavi planı oluşturmak için mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini ekledi.</p><h3>Bahar aylarında günlük alışkanlıklar değişmeli</h3><p>Gornak, polen alerjisiyle başa çıkmak için günlük yaşamda bazı değişiklikler yapılmasının şart olduğunu ifade etti. Özellikle kuru ve rüzgarsız havalarda dışarıda geçirilen sürenin kısıtlanmasını tavsiye eden alerjolog, eve dönüşte kıyafetlerin değiştirilmesi ve cilt ile mukozaların temizlenmesinin önemini vurguladı. Gornak, polen alerjisiyle mücadelede pencerelerin kapalı tutulmasını, düzenli nemli temizlik yapılmasını ve alerjen hassasiyetini azaltmaya yönelik AIT tedavisinin de değerlendirilmesini önerdi. Bu önlemler sayesinde polen alerjisinin etkilerinin azaltılabileceğini belirtti.</p><p>Bahar aylarında polen alerjisiyle karşılaşanların, uzman tavsiyelerini dikkate alarak hem yaşam kalitesini yükseltebileceği hem de alerji belirtilerini kontrol altında tutabileceği bildirildi. Polen alerjisiyle mücadelede zamanında alınan önlemler, tedavinin başarısını doğrudan etkiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/baharda-alerjiyi-artiran--864_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273730</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmandan-carpici-uyari-kronik-uykusuzluk-kanser-riskini-yukseltiyor-273730</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmandan çarpıcı uyarı! Kronik uykusuzluk kanser riskini yükseltiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Onkolog Dmitriy Mironenko, düzenli olarak 6 saatten az uyuyan kişilerde kanser gelişimi riskinin yükseldiğini açıkladı. Özellikle meme, prostat ve kolorektal kanser türlerinin uyku eksikliğinden olumsuz etkilendiği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmandan çarpıcı uyarı! Kronik uykusuzluk kanser riskini yükseltiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onkolog Dmitriy Mironenko, düzenli olarak altı saatten az uyuyan kişilerde kanser gelişimi riskinin arttığına dikkat çekti. Mironenko'ya göre, sürekli uykusuzluk ve bitmek bilmeyen yorgunluk hissi, vücudun savunma mekanizmalarını zayıflatıyor. Bu durum, özellikle meme kanseri, prostat kanseri ve kolorektal kanser gibi bazı türlerin ortaya çıkma olasılığını yükseltiyor. Uzmanlar, uyku süresinin sağlıklı yaşam için kritik bir faktör olduğunu vurguluyor.</p><h3>Mironenko: 'Uykusuzluk vücudu savunmasız bırakıyor'</h3><p>Mironenko, uykusuzluğun vücutta sistemik bir etki yarattığını ve bağışıklık sistemini zayıflattığını belirtti. Kronik yorgunluk yaşayan kişilerde kortizol hormonunun üretimi artıyor. Bu hormonun sürekli yüksek kalması, iltihaplanma süreçlerini tetikliyor ve hücresel düzeyde bozulmalara yol açıyor. Sonuç olarak, hücrelerde mutasyon riski yükseliyor ve kanser oluşumuna zemin hazırlanıyor. Özellikle altı saatten az uyuyan bireylerde bu riskin daha belirgin olduğu vurgulanıyor.</p><h3>Uyku eksikliği biyolojik ritimleri bozuyor</h3><p>Uzmanlar, yetersiz uykunun vücudun biyolojik ritimlerini ciddi şekilde etkilediğini ifade ediyor. Bu bozulma, tümör büyümesini baskılayan genlerin işleyişini olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca, uyku eksikliği melatonin seviyesini düşürüyor. Melatonin, vücudu kansere karşı koruyan önemli bir hormon olarak öne çıkıyor. Mironenko, sağlıklı yaşam için düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin gerekliliğine işaret ediyor. İş ve dinlenme dengesinin sağlanması, kanser riskinin azaltılmasında önemli rol oynuyor.</p><p>Sonuç olarak, kanser riskiyle mücadelede uyku süresinin önemi bir kez daha gündeme geldi. Uzmanlar, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesinin, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın önlenmesinde etkili olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/uzmandan-carpici-uyari-kr-590_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273729</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/benzin-kokusunu-sevmek-normal-mi-bilimsel-aciklama-ne-273729</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boya kokusunu sevmek normal mi? Bilimsel açıklama ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bazı kişilerin benzin, boya veya yağmur gibi kokulara duyduğu ilginin kaynağı uzun süredir merak konusu. Nörolog Elena Demyanovskaya, bu kokuların beyin ve anılarla ilişkisini açıklarken, tehlikeli kokulara yönelmenin sağlık riski oluşturduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boya kokusunu sevmek normal mi? Bilimsel açıklama ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Benzin, boya ya da yağmur gibi alışılmadık kokulara ilgi duyan kişiler, bu tercihlerinin nedenini sıkça sorguluyor. Nörolog Elena Demyanovskaya, bu tür kokuların bazı insanlarda çocukluk anılarını ve güvenlik hissini harekete geçirdiğini açıkladı. Demyanovskaya, kokuların beyin üzerindeki etkilerinin kişisel deneyimlerle şekillendiğini ve geçmişte yaşanan olumlu olaylarla bağlantılı olabileceğini belirtti. Özellikle benzin kokusu gibi yoğun ve karakteristik aromaların, bazı bireylerde konfor ve huzur duygusu oluşturduğuna dikkat çekti.</p><h3>Demyanovskaya: 'Kokular kişisel hafızayı tetikliyor'</h3><p>Uzman nörolog Elena Demyanovskaya, kokuların bireylerin hafızasında önemli bir yer tuttuğunu ve bazı kokuların geçmişteki hoş anıları çağrıştırabildiğini ifade etti. Demyanovskaya, bu durumun tamamen kişisel olduğunu ve herkesin aynı kokuya aynı şekilde tepki vermediğini söyledi. Ayrıca, alışılmadık kokulara ilgi duymanın vücutta mikroelement eksikliğiyle bağlantılı olabileceği yönündeki iddiaların bilimsel olarak kanıtlanmadığını vurguladı. Ancak, benzin kokusu gibi maddelere yönelik ilginin çoğunlukla psikolojik kökenli olduğunu belirtti.</p><h3>Tehlikeli kokulara yönelmek sağlık riski taşıyor</h3><p>Demyanovskaya, zararsız kokulara duyulan ilgi ile toksik maddelere yönelik davranışların birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle benzin kokusu gibi tehlikeli maddelerin kasıtlı olarak solunmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzman, bu tür davranışların tıbbi değerlendirme gerektirdiğini söyledi. Demyanovskaya, benzin kokusu gibi maddelere aşırı ilgi gösteren kişilerin mutlaka uzman desteği alması gerektiğini vurguladı. Bu tür alışkanlıkların, altında yatan psikolojik veya fizyolojik nedenlerle birlikte ele alınması önem taşıyor. Sonuç olarak, benzin kokusu gibi alışılmadık kokulara ilgi duymak çoğu zaman zararsız olsa da, tehlikeli maddelerle temasın sağlık açısından risk oluşturabileceği unutulmamalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/benzin-kokusunu-sevmek-no-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273728</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/doktorlardan-uyku-problemi-yasayanlara-onemli-cagri-273728</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doktorlardan uyku problemi yaşayanlara önemli çağrı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Doktor S. Nayi, uykusuzluk tanısında yaygın yapılan hatalara dikkat çekerek 3-3-3 kuralının önemini vurguladı. Uzman, kısa süreli uyku problemlerinin hemen uykusuzluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, asıl belirleyici unsurun gündüz yaşanan sorunlar olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doktorlardan uyku problemi yaşayanlara önemli çağrı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uykusuzluk ve geçici uyku sorunları arasındaki fark konusunda açıklama yapan Anestezi Uzmanı Dr. S. Nayi, doğru tanı için 3-3-3 kuralına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Nayi, uykusuzluğun sadece uyku süresiyle değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, esas olarak kişinin ertesi gün nasıl hissettiğinin belirleyici olduğunu vurguladı. Uzman, az uyuyan herkesin uykusuzluk yaşamadığını, gündüz yorgunluğu ve genel sağlık üzerindeki etkilerin çok daha önemli olduğunu ifade etti.</p><h3>Dr. S. Nayi: 'Geçici uyku sorunları uykusuzluk sayılmaz'</h3><p>Dr. Nayi, ardışık bir veya iki gece uyuyamamanın hemen uykusuzluk tanısı koymak için yeterli olmadığını belirtti. Kısa süreli uyku zorluklarının genellikle geçici olduğunu ve tıbbi bir bozukluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini açıkladı. Uykusuzluk tanısı için, uykuya dalma ya da sürdürme sorunlarının haftada en az üç kez ortaya çıkması, bu durumun en az üç ay boyunca devam etmesi ve gündüz performansını olumsuz etkilemesi gerektiğini söyledi. Bu üç şartın bir arada bulunmadığı durumlarda, yaşanan sıkıntıların genellikle geçici olduğunu ve ciddi bir uyku bozukluğuna işaret etmediğini kaydetti.</p><h3>3-3-3 kuralı ile yanlış tanının önüne geçiliyor</h3><p>3-3-3 kuralı, uykusuzluk tanısında gereksiz endişelerin ve yanlış tedavilerin önüne geçilmesini sağlıyor. Dr. Nayi, bu kriterlerin yalnızca geçici aksaklıkları değil, gerçek uyku bozukluğunu ayırt etmede kritik rol oynadığını belirtti. Ayrıca, gündüz uykululuğu yaşayan kişilerde endokrin bozukluklar, dolaşım sorunları, tiroid fonksiyonundaki aksaklıklar, kronik oksijen eksikliği, anemi ve apne gibi farklı sağlık problemlerinin de etkili olabileceğini hatırlattı. 3-3-3 kuralı sayesinde hem hastalar hem de doktorlar, gereksiz ilaç kullanımı ve müdahalelerden kaçınarak daha sağlıklı bir yaklaşım benimseyebiliyor.</p><p>Uykusuzluk ve gündüz yorgunluğu yaşayanların, belirtiler devam ederse mutlaka uzman bir doktora başvurmaları öneriliyor. Uzmanlar, 3-3-3 kuralının dikkate alınmasının, uyku sağlığında doğru tanı ve tedaviye ulaşmada önemli bir adım olduğunun altını çiziyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/doktorlardan-uyku-problem-504_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273727</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ziraat-katilim-ve-yesilaydan-anlamli-is-birligi-bagimsiz-kart-ile-hayata-deger-kat-273727</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ziraat Katılım ve Yeşilay'dan anlamlı iş birliği: “Bağımsız Kart” ile hayata değer kat]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ziraat Katılım ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, finansal bir enstrüman olmanın ötesinde güçlü bir sosyal sorumluluk vizyonunu temsil eden “Bağımsız Kart” kamuoyuna tanıtıldı. 2026 yılının “Bağımsızlık Yılı” ilan edilmesi doğrultusunda hayata geçirilen Bağımsız Kart, kullanıcıların günlük harcamalarını toplumsal faydaya dönüştüren yenilikçi bir model sunarken, aynı zamanda bağımlılıklarla mücadeleye sürdürülebilir destek sağlamayı hedefliyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ziraat Katılım ve Yeşilay'dan anlamlı iş birliği: “Bağımsız Kart” ile hayata değer kat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat Katılım'ın katılım bankacılığı prensipleri  doğrultusunda geliştirdiği <b>Bağımsız Kart</b>,  bireylerin finansal ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunarken, toplumsal fayda  üretmeyi merkeze alıyor. İş birliği kapsamında kart kullanıcıları, kendilerine  sunulan özel avantaj ve kampanya olanaklarından yararlanırken, aynı zamanda  sürdürülebilir bir sosyal katkı modelinin de bir parçası oluyor. </p><p>Bağımsız Kart kapsamında yapılan harcamaların belirli bir  kısmı, doğrudan Yeşilay'ın bağımlılıklarla mücadele çalışmalarına bağış olarak aktarılıyor.  Bu yönüyle kart, bireylerin gündelik harcamalarını toplumsal bir faydaya  dönüştüren sistematik bir sosyal katkı mekanizması sunuyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/whatsappimage2026042-27042026c4e33c08.jpg"/><p>Diğer yandan Bağımsız Kart, temsil ettiği değerlerle uyumlu  şekilde özel bir kullanım altyapısına sahip olarak tasarlandı. Bu kapsamda  kart; kumar ve bahis sitelerinde, ayrıca alkol ve tütün ürünlerinin satışının  gerçekleştirildiği iş yerlerinde kullanıma kapalı olacak şekilde  yapılandırıldı. Böylece kartın kullanım alanı ile ortaya koyduğu sosyal  sorumluluk yaklaşımı arasında bütüncül bir uyum sağlandı. </p><p><b>"TOPLUMSAL DÖNÜŞÜME  DESTEK OLMAYI HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>Gerçekleştirilen iş birliği ve yeni ürüne dair  açıklamalarda bulunan Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, ekonomik değer  üretmenin yanı sıra sosyal ve toplumsal sorumlulukları yerine getirmenin de  önemine vurgu yaptı. Özdemir açıklamasında şöyle konuştu: </p><p>"Ziraat Katılım olarak kuruluşumuzdan bu yana katılım  bankacılığı prensipleri doğrultusunda hareket ederken, sadece ekonomik değer  üretmeyi değil; sosyal ve toplumsal sorumluluklarımızı da yerine getirmeyi  temel önceliklerimiz arasında gördük.   2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" olarak anlamlandırılması vesilesiyle,  Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile birlikte hayata geçirdiğimiz Bağımsız Kart  ürünümüz, son derece anlamlı bir amaca hizmet ediyor. </p><p>Bağımlılıklarla mücadele gibi toplumumuzun geleceğini  doğrudan ilgilendiren bir konuda sorumluluk almak, bizler için bir tercih  değil, bir gerekliliktir."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/ziraat-27042026c5b441e5.jpg"/><p><b>"BAĞIMSIZ KART,  YEŞİLAY'IN BAĞIMSIZ YAŞAM VİZYONUNU GÜNLÜK HAYATA TAŞIYOR"</b></p><p>Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç  ise iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: </p><p>"Bağımlılıklarla mücadeleyi toplumu bütüncül biçimde  ilgilendiren bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. 2026 yılının  'Bağımsızlık Yılı' ilan edilmesiyle birlikte hayata geçirilen Bağımsız Kart, bu  anlayışı gündelik hayatın içine taşıyan güçlü bir model sunuyor. Her gün  gerçekleştirilen harcamaların toplumsal faydaya dönüşmesi, bağımsız bir gelecek  idealimizin yaşamın içinde karşılık bulmasını sağlıyor. Yeşilay'ın hedefleri  doğrultusunda kartın kullanım çerçevesi, bağımlılık riskini besleyen alanların  dışında tutularak koruyucu bir yaklaşım ortaya koyuyor. Ziraat Katılım ile  kurduğumuz bu iş birliği, ekonomik bir araç olmanın ötesinde toplumsal faydayı  önceleyen ve dayanışma kültürünü büyüten önemli bir adımdır." </p><p><b>BAĞIMLILIKLARLA  MÜCADELEDE ORTAK SORUMLULUK VURGUSU</b></p><p>AK Parti Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu,  Bağımsız Kart'ın ortaya çıkış sürecine öncülük eden isim olarak projeye ilişkin  değerlendirmelerde bulundu.  </p><p>Akbaşoğlu, bağımlılıklarla mücadelede kararlılık vurgusu  yaparak, "2026 yılı içerisinde bu alanda güçlü bir farkındalık oluşturmayı,  önümüzdeki yıllarda ise bu mücadeleyi daha da güçlendirerek sürdürmeyi  hedefliyoruz. Başta gençlerimiz olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde bilinç  oluşturmak ve bu mücadelede Türkiye'nin öncü rol üstlenmesini sağlamak temel  irademizdir" dedi. </p><p>Bağımsız Kart'ın bu yaklaşımın somut bir yansıması olduğunu  belirten Akbaşoğlu, "Ziraat Katılım ve Yeşilay iş birliğiyle hayata geçirilen  Bağımsız Kart, bu mücadelenin en güçlü örneklerinden biridir. Ortaya koyduğu  değerlerle toplumsal farkındalığı artıran bu model, bağımlılıklarla mücadelede  hepimize düşen sorumluluğu hatırlatmaktadır" ifadelerini kullandı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/whatsappimage2026042-27042026a9207a5b.jpg"/><p><b>SOSYAL SORUMLULUK VE FİNANSAL YENİLİK BİR ARADA</b></p><p>Bağımsız Kart, finansal çözümler ile toplumsal sorumluluğu  aynı çatı altında buluşturarak, bireylerin hem kendi finansal ihtiyaçlarını  karşılamalarına hem de toplumsal fayda üretmelerine imkân tanıyor. </p><p>Ziraat Katılım, bu iş birliği ile katılım finans ilkeleri  doğrultusunda sunduğu ürün ve hizmetleri geliştirirken, toplumsal dönüşüm  süreçlerine katkı sunmayı ve sosyal sorumluluk bilincini daha geniş kitlelere  yaymayı hedefliyor. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/ziraat-katilim-ve-yesilay-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273726</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/gelinim-mutfaktanin-sunucusu-asli-hunelin-agabeyi-kendisinden-daha-unlu-cikti-273726</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gelinim Mutfakta'nın sunucusu Aslı Hünel'in ağabeyi, kendisinden daha ünlü çıktı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Aslı Hünel, sunucusu olduğu Gelinim Mutfakta programıyla ekrana gelmeye devam ediyor. Yıllardır ekran çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdüren Hünel, kendisi gibi tanınmış bir isim olan Saruhan Hünel'in kardeşi. Saruhan Hünel rol aldığı; Aynalı Tahir, Kuruluş Osman ve Arka Sokaklar gibi dizilerdeki karakterleriyle hafızalara yerleşmişti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gelinim Mutfakta'nın sunucusu Aslı Hünel'in ağabeyi, kendisinden daha ünlü çıktı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şarkıcı Aslı Hünel, gündüz kuşağında yayınlanan Gelinim Mutfakta adlı yarışma programının sunuculuğunu yapıyor. Yıllardır hem şarkıcılık hem de sunuculuk yapan Aslı Hünel, sosyal medyayı da aktif bir şekilde kulanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/asli1-270420262ab20ba1.jpg"/><h2>ASLI HÜNEL'İN AĞABEYİ OYUNCU SARUHAN HÜNEL</h2><p>Aslı Hünel'in ağabeyi de kendisi gibi ekranın tanınmış isimlerinden biri. Aslı Hünel'in ağabeyi, son olarak Arka Sokaklar dizisinde rol alan oyuncu Saruhan Hünel.</p><p>1970 yılında dünyaya gelen Saruhan Hünel; Aynalı Tahir, Karagül ve Kuruluş Osman dizilerindeki rolleriyle de hafızalara yerleşmişti. Hünel, Kuruluş Osman dizisinde de Alişar Bey rolünü oynamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/asli-2704202612dff197.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/gelinim-mutfaktanin-sunuc-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273725</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-dususe-gecti-altin-ne-kadar-oldu-gram-altin-ceyrek-altin-kac-lira-27-nisan-2026-paza-273725</link>
      <pubDate>2026-04-27T16:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın düşüşe geçti! Altın ne kadar oldu? Gram altın, çeyrek altın kaç lira? 27 Nisan 2026 Pazartesi son dakika altın fiyatları]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Altın düştü mü yükseldi mi? merak ediliyor. Altın fiyatları ne kadar? araştırılıyor. Son dakika altın fiyatları ilgiyle takip ediliyor. Güne yükselişle başlayan altın fiyatlarında son durum yatırımcının radarında. Peki; gram altın, çeyrek altın ve yarım altın alış satış fiyatı kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 27 Nisan 2026 Pazartesi son dakika altın fiyatları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın düşüşe geçti! Altın ne kadar oldu? Gram altın, çeyrek altın kaç lira? 27 Nisan 2026 Pazartesi son dakika altın fiyatları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatlarında hareketlilik sürüyor. Yatırımcının gözü ise güncel altın fiyatlarında. Altın yatırımcıları son dakika anlık gelişmeleri ilgiyle takip ediyor. Parasını altına yatırmak isteyenler ya da var olan altınını nakde çevirmek isteyenler dikkat! Bu haberi okumadan altın alışverişi yapmamanız önerilir. Bugün altın ne kadar? Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı ne oldu? İşte, 27 Nisan 2026 Pazartesi altın fiyatları canlı takip ile burada...</p><p><b>ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p><b>Altın, 27 Nisan 2026 Pazartesi gününe nasıl başladı? İşte yanıtı...</b></p><p>Cuma günü ons fiyatındaki yükselişe paralel değer kazanan gram altın günü 6 bin 815 liradan tamamlamıştı.</p><p>27 Nisan 2026 Pazartesi gününe yükselişle başlayan gram altın, saat 09.20 itibarıyla 6 bin 823 lira seviyesinde bulunuyordu. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 177 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 707 liradan satılıyordu. Altının onsu ise dolardan işlem görüyordu.</p><p>Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu İran'la müzakereleri askıya aldığını açıklamasına rağmen, İran'ın uzlaşmacı bir teklif sunduğuna yönelik haber akışının etkisinin dolara talebi azaltması altın fiyatlarını destekliyor.</p><p>Bu hafta Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına çevrilirken, Bankanın politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılmasına karşın Fed Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmelerinin altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p><b>Peki, altın fiyatlarında son durum ne oldu? </b></p><p><b>ALTINDA SON DURUM: GRAM VE ÇEYREK ALTIN KAÇ TL OLDU? ALTIN FİYATLARI NE KADAR? (27 NİSAN 2026 PAZARTESİ)</b></p><p>Güne yükselişle başlayan altında son durum ne oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altını alış-satış rakamları nedir? Tüm bu soruların yanıtları canlı alış-satış tablosu ile burada...</p><p><b>İşte, 27 Nisan 2026 Pazartesi altın fiyatları alış-satış rakamları...</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.810,14</p><p>Satış: 6.811,03</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.848,20</p><p>Satış: 11.095,35</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.628,60</p><p>Satış: 22.190,71</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 44.912,00</p><p>Satış: 45.590,00</p><p><b><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/altin-dususe-gecti-altin--729_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273724</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kucuk-ama-guclu-zeytinin-etkisi-herkesi-sasirtti-273724</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küçük ama güçlü! Zeytinin etkisi herkesi şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Brett A. Silav, sıradan zeytinlerin kalp sağlığını korumada önemli bir rol üstlendiğini açıkladı. Uzmanlar, zeytin tüketiminin damar sağlığına katkı sağladığını ve iltihap riskini azalttığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küçük ama güçlü! Zeytinin etkisi herkesi şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Brett A. Silav, zeytinlerin kalp ve damar sağlığı üzerinde sandığımızdan çok daha büyük bir etki yarattığını duyurdu. Martha Stewart'ın aktardığına göre, uzman isim zeytin tüketiminin düzenli olarak yapılmasının kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir rol üstlendiğini belirtti. Silav, bu besinin içerdiği yağlar, antioksidanlar ve mineraller sayesinde kalp-damar sisteminin normal işleyişine katkı sunduğunu ifade etti.</p><h3>Kardiyolog Silav: 'Zeytin, damarları koruyor'</h3><p>Dr. Silav, zeytinlerin içeriğindeki sağlıklı yağların kan kolesterol seviyesini düzenlediğini ve bu sayede damarların sağlığını olumlu etkilediğini söyledi. Ayrıca, zeytin yağının sistemik iltihabı azaltarak damar duvarının elastikiyetini koruduğunu, kolesterol birikintilerinin ve yüksek tansiyonun önüne geçtiğini ekledi. Silav, bu etkilerin kalp-damar hastalıkları riskini azaltmada önemli olduğunu vurguladı.</p><h3>Zeytindeki lif ve mineraller kalp sağlığını destekliyor</h3><p>Uzmanlar, zeytinlerin yalnızca yağ içeriğiyle değil, aynı zamanda diyet lifleri ve antioksidanlar bakımından da zengin olduğunu belirtiyor. Zeytinlerde bulunan demir, kırmızı kan hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlarken, bakır ise kalbin düzenli çalışmasına ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor. Kardiyologlar, bu nedenle zeytinin günlük beslenme programında mutlaka yer almasını öneriyor. Sonuç olarak, zeytin tüketimi kalp sağlığını korumak isteyenler için vazgeçilmez bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p><p>Zeytinin kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, uzmanların çağrısıyla birlikte daha fazla kişi tarafından dikkate alınıyor. Sağlıklı bir yaşam için zeytinin sofralardan eksik edilmemesi gerektiği tekrar hatırlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/kucuk-ama-guclu-zeytinin--549_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273723</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msb-flintlock-2026-tatbikatindan-goruntuler-paylasti-273723</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB "Flintlock-2026" tatbikatından görüntüler paylaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Libya'da düzenlenen Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'ndan görüntü paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB "Flintlock-2026" tatbikatından görüntüler paylaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığının (MSB), NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadeler kullanıldı:</p><p>"Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı, 13-30 Nisan 2026 tarihlerinde, şiddet yanlısı örgütlere karşı harekat icra eden unsurların eğitilmesi amacıyla meskun mahal safhası ile devam ediyor."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/video-2704202624ac0ef0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Paylaşımda, tatbikattan görüntüler de yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/msb-flintlock-2026-tatbik-669_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273722</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-daha-fazla-yabanci-sermaye-cekmek-icin-elimizden-gelenin-en-iyisini-yapiyoruz-273722</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Daha fazla yabancı sermaye çekmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin, uluslararası ticari ilişkileri ile mal ve hizmet ihracatı yapan sektörlerin rekabet gücünü desteklemek ve daha fazla yabancı sermaye çekmek için elinden gelenin en iyisini yaptığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Daha fazla yabancı sermaye çekmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin, uluslararası ticari ilişkileri ile mal ve hizmet ihracatı yapan sektörlerin rekabet gücünü desteklemek ve daha fazla yabancı sermaye çekmek için gerekli önlemleri almak konusunda elinden gelenin en iyisini yaptığını söyledi.</p><p>Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında soruları yanıtladı.</p><p>Türkiye'nin 2021'den bu yana Avrupa Birliği'nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Yeşil Mutabakat Projesi'ne uyum sağladığını hatırlatan Bolat, Türk mevzuatını ve sanayi sektörlerini SKDM'nin kriterleriyle uyumlu hale getirmek için Avrupa Komisyonu ile yakın çalıştıklarını ifade etti.</p><p>Bolat, düzenlemenin çimento, demir-çelik, gübre, enerji ve tekstil gibi ana sektörlerle ilgili olduğunu ve bu sektörlerin AB Yeşil Mutabakat mekanizmasına adaptasyonlarını koordine etmek için özel sektör kuruluşlarıyla yakından çalıştıklarını belirtti.</p><p>Ticaret koridorları ve Orta Koridor bağlamında Türkiye'nin, bugüne kadar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ulaştırma ve altyapı sistemine yaklaşık 300 milyar dolar, enerji üretimi alanına da 200 milyar dolar yatırım yaptığını kaydeden Bolat, "Tüm bu devasa yatırımlar, Türkiye'nin altyapısını geliştirmiştir. Deniz, kara, hava ve demir yolu ulaşım sistemlerindeki tüm ulaşım modlarımızda gelişme sağlamıştır." dedi.</p><p>Bolat, Türkiye'nin kritik jeopolitik konumuna da işaret ederek, bu özelliği nedeniyle hem Türkiye ve komşu ülkeler üzerinden alternatif ticaret koridorlarıyla ilgili çalışmalara başladıklarını vurguladı. Bolat, bu kapsamda Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar'ı içeren Umman yoluna da değindi.</p><p>Bu yatırımların alternatif ticaret yollarının gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Bolat "Savaşlar, ablukalar gibi nedenlerle mevcut güzergahların kesintiye uğraması durumunda, Orta Koridor'a benzer şekilde Zengezur Koridoru'nu da bu kapsamda değerlendirebiliriz. Bu çabalar, doğu ile batı ve kuzey ile güney arasındaki ticaret hatlarının hızlanmasına katkı sağlamıştır." diye konuştu.</p><p><strong>"GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAK ADINA ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIYORUZ"</strong></p><p>Bolat, Türkiye'nin mal ve hizmet ithalatının 420 milyar dolar seviyesinde olduğuna ve AB ile köklü bir Gümrük Birliği ilişkisi bulunduğuna dikkati çekerek, mevcut durumda farklı ülkelerle 24 serbest ticaret anlaşmasının (STA)olduğunu söyledi.</p><p>Bolat, Türkiye'nin Birleşik Krallık ile de STA'sı olduğunu, bu anlaşmanın hizmetler sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi için bir süredir müzakere aşamasında bulunduklarını hatırlattı.</p><p>Öte yandan hizmetler sektörünü de içerecek bir STA imzalamak üzere 6 üye ülkeden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi ile müzakereler yürüttüklerini dile getiren Bolat, "Azerbaycan ve Özbekistan gibi Türk devletleriyle tercihli ticaret anlaşmalarımız var. Şu anda bu tür serbest ve tercihli ticaret anlaşmalarını bazı Balkan, Kafkas ve Kuzey Afrika ülkeleri dahil olmak üzere diğer ülkelere de yayma aşamasındayız. Türkiye olarak, uluslararası ticari ilişkilerimizi, mal ve hizmet ihracat sektörlerimizin rekabet gücünü desteklemek ve daha fazla yabancı sermaye çekmek için gerekli önlemleri almak adına elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz." dedi.</p><p>Bolat, bu kapsamda ülkenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 yıllık görev süresi boyunca, 300 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bakan-bolat-daha-fazla-ya-699_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273721</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglu-bildirdi-avrasya-tuneli-bugune-kadar-180-milyon-kez-kullanildi-273721</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu bildirdi: Avrasya Tüneli bugüne kadar 180 milyon kez kullanıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Avrasya Tüneli'nin ortalama 100 dakikaya ulaşan seyahat süresini 15 dakikaya kadar düşürdüğünü belirterek, "Tüneli, açıldığı günden bu yana 9,5 milyon farklı plakalı araç tam 180 milyon kez kullandı." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu bildirdi: Avrasya Tüneli bugüne kadar 180 milyon kez kullanıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu tünelin kullanımına dair verileri değerlendirdi.</p><p>Bakan Uraloğlu, tünelin Asya ve Avrupa kıtalarını deniz tabanının altından birleştiren çift katlı ilk ve tek kara yolu tüneli olduğuna dikkati çekti.</p><p>Tünelin 5 kilometre uzunluğa sahip olduğunu, İstanbul'da araç trafiğinin en yoğun olduğu Kazlıçeşme-Göztepe Hattı'nda yaklaşım yollarıyla beraber toplam 14,6 kilometrelik bir güzergahta 9 yılı aşkın bir süredir hizmet vermeye devam ettiğini vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Tünel, Göztepe-Bakırköy Hattı'nı yaklaşık 10 kilometre kısaltarak, bu güzergah için ortalama 100 dakikaya ulaşan seyahat süresini 15 dakikaya kadar düşürüyor. Sürücülerimize hızlı, konforlu ve öngörülebilir bir ulaşım imkanı sunuyoruz. Avrasya Tüneli'ni açıldığı günden bu yana 9,5 milyon farklı plakalı araç tam 180 milyon kez kullandı. Türkiye İstatistik Kurumunun 2026 verilerine göre trafiğe kayıtlı 34 milyon 23 bin 986 taşıt olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu taşıtların neredeyse 4'te 1'i Avrasya Tüneli'ni kullandı."</p><p>Uraloğlu, 9 yıllık işletme sürecinde kullanıcıların toplam 250 milyon saat zaman tasarrufu elde ettiğini, 304 bin ton yakıt tasarrufu sağlandığını belirtti.</p><p>Tünelle 139 bin ton emisyon azalımı sağlandığını ve bunun yaklaşık 5,5 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer olduğunu vurgulayan Uraloğlu, Avrasya Tüneli'nin, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Teşkilatı (OECD) tarafından teknik çerçevesi oluşturulan, açık ve kapsayıcı, şeffaf, Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerini destekleyen ve finansal, sosyal, çevresel açıdan sürdürülebilir altyapı yatırımlarına verilen Mavi Nokta Ağı kapsamında sertifikasyon sürecini başarıyla tamamlayan dünyadaki ilk proje olduğunun altını çizdi.</p><p>Uraloğlu, projenin ayrıca enerji tasarrufu, geri dönüşüm, sürdürülebilirlik gibi temel başlıklarda topladığı puanlarla LEED Gold Sertifikası almaya hak kazandığına işaret ederek, inşaat hem de işletme döneminde, projenin olası çevresel ve sosyal etkilerinin titizlikle analiz edildiğini de bildirdi.</p><p>Avrupa Yakası sahil parkına 11 bin 642 yeni ağaç dikildiğini, 2,7 kilometre uzunluğunda bisiklet yolu ve yaya yolları inşa edildiğini, oyun ve egzersiz alanlarının yenilendiğini kaydeden Uraloğlu, "Avrasya Tüneli'nin işletme ve bakım binası ile Asya havalandırma binalarında devreye alınan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile işletme, hem enerjisini temiz kaynaklardan sağlamış hem de karbon emisyonunu yıllık 210 ton azaltmış olacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, projenin bugüne kadar ülke ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar dolarlık katkı sağladığını, uzun vadede ise toplam kamu tasarrufunun 8,6 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bakan-uraloglu-bildirdi-a-682_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273720</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lubnan-cumhurbaskani-avndan-ateskes-aciklamasi-muzakereler-icin-ilk-ve-zorunlu-adimdir-273720</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'dan ateşkes açıklaması: Müzakereler için ilk ve zorunlu adımdır]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile yürütülen süreçte ateşkesin müzakereler için "ilk ve zorunlu adım" olduğunu belirterek, bunun ülkesinin resmi tutumu olduğunu ve aksi yöndeki değerlendirmelerin kendilerini bağlamadığını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'dan ateşkes açıklaması: Müzakereler için ilk ve zorunlu adımdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Avn, ülkenin güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Hasbaya beldesi ile Cebel eş-Şeyh (Hermon) Dağı'na yakınlığıyla öne çıkan Arkub bölgesinden gelen bir heyeti kabul etti.</p><p>Avn, kabulde yaptığı konuşmada, Lübnan ile İsrail arasındaki süreçte yürüttüğü arabuluculuk çabaları kapsamında ABD'ye ateşkesin müzakerelerin ön şartı olduğunu ilk andan itibaren ilettiklerini belirterek, "Ateşkes, müzakereler için ilk ve zorunlu adımdır." dedi.</p><p>Bu tutumun 14 ve 23 Nisan'da büyükelçiler düzeyinde gerçekleştirilen toplantılarda da yinelendiğini aktaran Avn, ABD Dışişleri Bakanlığının ilk toplantı sonrası yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'a yönelik kara, deniz ve hava saldırıları düzenlemeyeceğinin açıkça yer aldığını vurguladı.</p><p>Bunun Lübnan devletinin resmi pozisyonu olduğunu belirten Avn, bunun dışındaki değerlendirmelerin kendilerini bağlamadığını ifade etti.</p><p><strong>AVN'DAN İSRAİL'LE MÜZAKERE KARARINI ELEŞTİRENLERE TEPKİ: SAVAŞA GİDERKEN ULUSAL MUTABAKAT VAR MIYDI?</strong></p><p>Ülkede müzakere kararına yönelik eleştirilere ilişkin ise Avn, "Savaşa giderken ulusal mutabakat var mıydı?" dedi.</p><p>Avn, müzakerelere başlanmadan yapılan "teslimiyet" suçlamalarını reddettiklerini ve sonuçların görülmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p><strong>"EĞER SAVAŞ LÜBNAN İÇİN OLSAYDI DESTEKLERDİK"</strong></p><p>Güney Lübnan halkının başkalarının savaşlarının bedelini ödediğini söyleyen Avn, "Eğer savaş Lübnan için olsaydı desteklerdik ancak başkalarının çıkarları için yürütülen savaşları reddediyorum." dedi.</p><p>Yürütülen sürecin ihanet olmadığını vurgulayan Avn, asıl ihanetin ülkeyi dış çıkarlar uğruna savaşa sürüklemek olduğunu söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Avn, hedeflerinin İsrail ile savaş halini sona erdirmek olduğunu, bunun da bir ateşkes anlaşması çerçevesinde sağlanabileceğini ve Lübnan'ın "onur kırıcı" bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini sözlerine ekledi.</p><p><strong>HİZBULLAH, İSRAİL'LE DOĞRUDAN MÜZAKERELERİ REDDETTİĞİNİ DUYURMUŞTU</strong></p><p>Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakerelere ilişkin, "Doğrudan müzakereleri kesin olarak reddediyoruz. Doğrudan müzakereler ve sonuçları bizim için yok hükmündedir, bizi yakından ya da uzaktan ilgilendirmez." açıklamasında bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/lubnan-cumhurbaskani-avnd-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273719</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/15-temmuz-darbe-girisimi-genc-gazetecilerin-mansetleriyle-hatirlanacak-273719</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan'da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[15 Temmuz darbe girişimi genç gazetecilerin manşetleriyle hatırlanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.</p><p>Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.</p><p>İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde "O gece sen olsan nasıl manşet atardın?" refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.</p><p>Basın İlan Kurumu'nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.</p><p>"15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek.</p><p>Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/15-temmuz-darbe-girisimi--894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273718</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teknolojideki-gelisim-ezberleri-bozuyor-cumhurbaskani-erdogan-yapay-zeka-endiseleri-berabe-273718</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Teknolojideki gelişim ezberleri bozuyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yapay zeka endişeleri beraberinde getiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nüfusumuz giderek azalırken, işgücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor. Yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlar ile beraber endişeleri de beraberinde getirmektedir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Teknolojideki gelişim ezberleri bozuyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yapay zeka endişeleri beraberinde getiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/41224776.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi&#39;nde gerçekleşen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü&#39;nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi&#39;nde konuştu.</p><p>Zirve münasebetiyle davetlileri kıtaların buluşma noktası İstanbul&#39;da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan, ülkenin dünyaya açılan cümle kapısı olan kentte böyle önemli bir zirveye ev sahipliği yapmanın gurur vesilesi olduğunu ifade etti.</p><p>Konuşmasının hemen başında bir hususun altını çizmek istediğini söyleyen Erdoğan, &quot;Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası, bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile OECD arasındaki yakın işbirliğinin tezahürü olan bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü bir zemin oluşturacağını düşündüğünü söyledi.</p><p>İnsanlığın ortak sınamalarına karşı, ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, &quot;Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Erdoğan, zirvenin ana temasının &quot;Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması&quot; olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli bulduğunu kaydetti.</p><p>Zirvenin başarılı geçmesini dileyen Erdoğan, farklı oturumlarda yapılacak değerlendirmelerin hayırlara vesile olmasını temenni etti.</p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası araştırmaların, OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun giderek yaşlandığını, iş gücü piyasalarının yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kaldığını, dijital ve yeşil dönüşümün beceri talebinin niteliğini kökten değiştirdiğini kaydetti.</p><p>Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebinin azaldığını ve yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekildiğini kaydeden Erdoğan, bu durumu Türkiye de dahil tüm ekonomilerin farklı düzeylerde tecrübe ettiğini dile getirdi.</p><p>Erdoğan, bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasının yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirdiğini vurgulayarak, "Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050'ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına 'karanlık fabrika' denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı ve üretim süreçlerinin neredeyse hiçbir aşamasında insan unsurunun bulunmadığı yeni durumun nasıl yönetileceğinin büyük bir muamma olarak önlerinde durduğunu kaydeden Erdoğan, "Endüstri 4.0" sürecinin bir yandan daha ucuz, hızlı ve hatasız üretim imkanı sunarken bir yandan ciddi sıkıntılara da yol açtığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/41224775.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>"Sadece karanlık fabrika gerçeğine bakmak bile iş gücü açısından sanayi devrimine benzer bir değişim dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu görmek için fazlasıyla yeterlidir. Beceriler Zirvesi'nde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesiz eğitim her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi, sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak, dönüştürmek ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısıyla eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor."</p><p>Bu kapsamda, çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekmek istediğini ifade eden Erdoğan, "OECD'nin yaptığı değerlendirmelere göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor." sözlerini sarf etti.</p><p>Erdoğan, toplumsal dönüşümlere dikkati çekerek, şunları söyledi:</p><p>"Nazarı dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur. 2030'da dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050'de ise bu oranın dörtte biri bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, 'Her koyun kendi bacağından asılır.' sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesesini çeşitli projelerle güçlendirirken diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemiyle kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz."</p><p>Üzerine titredikleri hususlardan birinin de yetişkinlerin eğitimi olduğunu söyleyen Erdoğan, yetişkinlerin becerilerini güncellemesi, yeni alanlarda yetkinlik kazanması ve değişime uyum sağlayabilmesinin herkes için kritik bir önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır. Daha açık bir ifadeyle hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecektir. Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur." ifadelerini kullandı.</p><p>Bugün pek çok ülkede kadınların, göçmenlerin ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimlerin potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamadığına dikkati çeken Erdoğan, bu durumun sonuçlarının yalnızca ekonomik bir kayıp olarak görülemeyeceğini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7'ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3'ten yüzde 31,7'ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2'den yüzde 43,38'e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı da kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik."</p><p>Aynı şekilde gençlerin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkanları seferber etmiş durumda olduklarını vurgulayan Erdoğan, göreve geldiklerinden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdıklarını dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdiklerini ifade etti.</p><p>Çeşitli programlarla gençleri geleceğin mesleklerine hazırladıklarını, eğitim kurumlarının iş dünyasıyla irtibatını artırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "6 Ocak'ta kamuoyumuzla paylaştığımız 'Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı' bunlardan biridir. Güç Programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız." diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, hükümetlerinin zirvede tartışılacak başlıklara güçlü bir siyasi irade ve uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/41224774.jpg"/><p>İnsan merkezli kalkınma anlayışımız doğrultusunda eğitimden istihdama, iş gücü politikalarından sosyal korumaya kadar her alanda reformlarına hız kesmeden devam ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Giderek daha fazla dijitalleşen dünyada bilinen çalışma modelleri köklü bir değişime uğramaktadır. Bu süreç bir yandan yeni iş imkanları ortaya çıkarırken diğer yandan da istihdamın kayıt dışı alanlara kayma riskini arttırmaktadır. Ama biz aldığımız tedbirler bunun sayesinde son 23 yılda kayıt dışı istihdamla mücadelede kayda değer başarılar elde ettik." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, 2000'li yılların başında yüzde 52'nin üzerinde olan kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılına geldiklerinde yüzde 24'e kadar düşürmeyi başardıklarını anlattı.</p><p>Bu başarıya küresel düzeyde kayıt dışılığın arttığı konjonktürde işsizlik ve istihdam oranları bakımından son 23 yılın en iyi sonuçlarını aldıkları bir dönemde imza attıklarını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzun merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınma vardır. Ancak beceri politikaları devlet kurumlarının tek başına yürütebileceği bir alan değildir. Bu mesele kamu, özel sektör, üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü bir işbirliğini gerektirir." ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, zirvede yapılacak değerlendirmelerin yalnızca sorunların tespitiyle sınırlı kalmamasını, aynı zamanda cesur, uygulanabilir ve insanı merkeze alan çözümler geliştirilmesine vesile olmasını diledi.</p><p>OECD'nin analitik kapasitesinin ve ülkeler arasında kurduğu diyalog zemininin bu noktada çok önemli bir imkan olduğuna inandığının altını çizen Erdoğan, "Küresel jeopolitik ve ekonomik dinamiklerin dönüştüğü mevcut ortamda OECD İstanbul Merkezi'nin de önemli bir rol oynadığını görüyor, bundan ayrıca memnuniyet duyuyoruz." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, Bakan Vedat Işıkhan ile ekibini, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann'ın şahsında bu örgütün tüm çalışanlarını gönülden tebrik etti.</p><p><b>- NOTLAR</b></p><p>OECD 6. Beceriler Zirvesi'ni anlatan filmin gösterildiği programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, OECD Genel Sekreteri Cormann, AK Parti Genel Başkan yardımcıları ile milletvekilleri katıldı.</p><p>Programda, Işıkhan ile Cormann da birer konuşma yaptı.</p><p>Bakan Işıkhan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdiminin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla program sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/canli-oecd-beceriler-zirv-281_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273717</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yagli-karaciger-nasil-duzelir-8-haftalik-degisim-ne-gosterdi-273717</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yağlı karaciğer nasıl düzelir! 8 haftalık değişim ne gösterdi?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Britanya'da yaşayan bir gazeteci, karaciğer yağlanması teşhisi sonrası beslenme ve yaşam tarzında köklü değişikliklere giderek sağlığında büyük ilerleme kaydetti. Karaciğerdeki yağ oranı sekiz haftada neredeyse yarı yarıya azaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yağlı karaciğer nasıl düzelir! 8 haftalık değişim ne gösterdi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Britanya'da yaşayan bir gazeteci, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması tanısı aldıktan sonra beslenme ve günlük alışkanlıklarını tamamen değiştirdi. Yaşadığı bu sağlık sorunu, yapılan manyetik rezonans görüntülemede karaciğerinde yağ dokusunun yaklaşık yüzde 10'a ulaştığının belirlenmesiyle ortaya çıktı. Gazeteci, doktorunun önerileri doğrultusunda yaşam tarzını gözden geçirdi ve karaciğer sağlığını yeniden kazanmak için harekete geçti.</p><h3>Gazeteci beslenme düzenini kökten değiştirdi</h3><p>Karaciğer yağlanmasının ana nedeni olarak dengesiz beslenme ve yüksek kalori alımını gören gazeteci, günlük kalori miktarını 2700'den 2100 kilokaloriye düşürdü. Özellikle işlenmiş gıdalardan uzak durmaya başladı. Kahvaltılarını yulaf ezmesi ve meyveyle değiştirdi, şekerli atıştırmalıklar yerine kuruyemiş, çekirdek ve kuru üzüm tercih etti. Ayrıca şeker tüketimini bıraktı, kahve yerine yeşil çay içmeye yöneldi ve alkolü neredeyse tamamen hayatından çıkardı. Bu değişikliklerle birlikte karaciğer yağlanması riskini azaltmayı hedefledi.</p><h3>Fiziksel aktivite ve sağlıklı diyet karaciğer yağlanmasını azalttı</h3><p>Beslenme değişikliklerine ek olarak, gazeteci haftalık tenis oynamaya başladı ve fiziksel aktiviteyi yaşamının bir parçası haline getirdi. Sekiz hafta sonunda, yapılan kontrollerde vücut ağırlığında 6 kilogramlık düşüş kaydedildi. En dikkat çekici gelişme ise karaciğerindeki yağ oranının yüzde 5,3'e gerilemesi oldu. Uzmanlar, bu tür yaşam tarzı değişikliklerinin karaciğer yağlanmasını önemli ölçüde azaltabileceğine dikkat çekiyor. Britanya'da karaciğer sağlığının korunması için sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin önemi bir kez daha ortaya kondu.</p><p>Sonuç olarak, karaciğer yağlanması ile mücadelede beslenme ve hareketli yaşam tarzı büyük rol oynuyor. Uzmanlar, erken önlem alınmasının ve sağlıklı alışkanlıkların sürdürülmesinin karaciğer sağlığını korumak için kritik olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/yagli-karaciger-nasil-duz-759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273716</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/40-yas-sonrasi-beslenmede-etin-rolune-dikkat-273716</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[40 yaş sonrası beslenmede etin rolüne dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Tatiana Solntseva, 40 yaş sonrasında etin diyetten çıkarılmasının ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine dikkat çekti. Özellikle kas kaybı ve hayati vitamin eksikliği konusunda uyarıda bulunan Solntseva, dengeli beslenmenin önemini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[40 yaş sonrası beslenmede etin rolüne dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>40 yaşını geçen bireylerde et tüketiminin azaltılması veya tamamen bırakılması, sağlık açısından ciddi riskler doğuruyor. Diyetisyen Tatiana Solntseva, özellikle orta yaş grubunda etin diyetten çıkarılmasının kas kaybına ve temel besin maddelerinin eksikliğine yol açabileceğini belirtti. Solntseva, bu yaş aralığında kas dokusunun doğal olarak azalmaya başladığını, bunun da metabolizmanın yavaşlaması, fiziksel gücün düşmesi ve düşme riskinin artması gibi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Uzman, bu sürecin etkilerini azaltmak için hem düzenli fiziksel aktiviteye hem de doğru beslenmeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><h3>Solntseva: 'Protein ve et, kas sağlığında kritik rol oynuyor'</h3><p>Diyetisyen Tatiana Solntseva, yaş ilerledikçe proteinin beslenmedeki öneminin arttığını ifade etti. Özellikle 35-45 yaş aralığındaki bireyler için protein ihtiyacının vücut ağırlığının kilogramı başına 1,5 gram olması gerektiğini söyledi. Solntseva, bu proteinin önemli bir bölümünün hayvansal kaynaklardan, özellikle etten sağlanmasının kas kütlesinin korunmasında etkili olduğunu anlattı. Ayrıca, etin diyetten çıkarılması durumunda sadece protein değil, aynı zamanda demir ve B12 vitamini gibi hayati besinlerin de eksik kalabileceğine işaret etti. Bu eksikliklerin ise vücut fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p><h3>Etin diyetten çıkarılması B12 ve demir eksikliğine yol açıyor</h3><p>Uzmanlar, etin diyetten çıkarılmasının özellikle B12 vitamini ve demir eksikliğine neden olabileceğini belirtiyor. Bu iki besin maddesi, vücutta enerji üretimi, bağışıklık sistemi ve sinir fonksiyonları için büyük önem taşıyor. Diyetisyen Solntseva, B12 ve demirin en zengin kaynağının et ürünleri olduğunu hatırlattı. Eksiklik durumunda yorgunluk, halsizlik ve çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini açıkladı. Son olarak, yaşa bağlı değişimlerin etkisini azaltmak için dengeli ve düşünülmüş bir beslenme düzeninin benimsenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, 40 yaş sonrası bireylerin et tüketimini tamamen bırakması, kas kaybı ve önemli besin eksiklikleriyle karşı karşıya kalma riskini artırıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşlanma için etin dengeli miktarda diyette yer almasının gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/40-yas-sonrasi-beslenmede-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273715</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-uyardi-yabani-ot-ilaci-kanserle-baglantili-olabilir-mi-273715</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Yabani ot ilacı kanserle bağlantılı olabilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Glifosatın, özellikle 45 yaş altındaki bireylerde bağırsak kanseri riskini artırabileceği iddiası, bilim dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Araştırmacılar, glifosatın DNA üzerinde bıraktığı izlerin kanser gelişimiyle ilişkili olabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Yabani ot ilacı kanserle bağlantılı olabilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Popüler bir yabani ot ilacı olan glifosatın, 45 yaş altı kişilerde bağırsak kanseri vakalarının artışında etkili olabileceği yönünde yeni bulgular ortaya çıktı. H. Seoane'nin öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırmada, uzmanlar kanserli hücrelerde DNA değişimlerini inceledi. Bilim insanları, glifosatın yaygın kullanımı nedeniyle, bu maddenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini detaylı biçimde araştırdı. Analizler sırasında, kanserli dokularda glifosata özgü izler tespit edildi. Bu bulgular, glifosatın potansiyel bir risk faktörü olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.</p><h3>Seoane ekibi: Glifosat DNA üzerinde iz bırakıyor</h3><p>Çalışmada, glifosatın DNA'da bıraktığı izlerin, sigara, düşük lifli beslenme ve aşırı kilo gibi bilinen kanser nedenleriyle benzerlik gösterdiği belirtildi. Araştırmacılar, bu sonuçların tesadüfi olmadığını düşündü ve glifosatın uzun süreli etkisinin bağırsak kanseri gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çekti. Özellikle genç yaş gruplarında bağırsak kanseri vakalarındaki artış, glifosatın etkisinin daha yakından izlenmesi gerektiğini gösterdi. Ancak uzmanlar, glifosat ile kanser arasındaki ilişkinin kesinleşmediğini ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><h3>Epidemiyolog Sigel: Sonuçlar kesin değil, ek araştırma şart</h3><p>Çalışmaya dahil olmayan epidemiyolog R. Sigel, glifosatın kanser üzerindeki etkisinin şu an için doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisiyle açıklanamayacağını ifade etti. Sigel, mevcut bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ve glifosatın bağırsak kanseri üzerindeki etkisinin netleşmesi için daha kapsamlı ve uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bilim insanları ise glifosatı, bilinen risk faktörleriyle birlikte, bağırsak kanseri gelişiminde olası bir etken olarak daha ayrıntılı biçimde incelemeyi planlıyor.</p><p>Glifosatın insan sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili tartışmalar sürerken, uzmanlar yeni bulguların toplum sağlığı için önemli uyarılar içerdiğini ve bu konuda kamuoyunun bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bilim-insanlari-uyardi-ya-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273714</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yeni-kan-testiyle-yuzde99-dogruluk-uyku-eksikligi-artik-gizlenemiyor-273714</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni kan testiyle %99 doğruluk! Uyku eksikliği artık gizlenemiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın Monash Üniversitesi'nde geliştirilen yeni kan testi, uyku eksikliğini %99,2 doğrulukla tespit edebiliyor. Özellikle pilotlar, sağlık çalışanları ve vardiyalı işçiler için büyük önem taşıyan bu gelişme, güvenlik ve üretkenlik açısından çığır açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni kan testiyle %99 doğruluk! Uyku eksikliği artık gizlenemiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Monash Üniversitesi'nden bilim insanları, uyku eksikliğini kesin şekilde tespit edebilen bir kan testi geliştirdi. Özellikle pilotlar, sağlık çalışanları ve vardiyalı işçiler gibi meslek gruplarının yaşadığı uyku yoksunluğunu belirlemek için tasarlanan bu test, kişinin son 24 saat içinde uyanık kalıp kalmadığını yüksek doğruluk oranıyla saptayabiliyor. Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu yenilikçi test sayesinde uyku eksikliği kaynaklı güvenlik risklerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p><h3>Monash Üniversitesi'nden kan testiyle uyku eksikliği tespiti</h3><p>Monash Üniversitesi araştırmacıları, makine öğrenimi tekniklerini kullanarak vücuttaki belirli metabolitleri analiz etti. Bu metabolitlerin seviyeleri, kişinin 40 saat boyunca uyanık kalması durumunda değişiklik gösteriyor. Test edilen biyobelirteçler, bir gün boyunca uyumayan bireyleri, dinlenmiş kişilere kıyasla %99,2 doğruluk oranıyla ayırt edebildi. Ayrıca, referans örneği olmadan yapılan testlerde de %89,1 doğruluk elde edildi. Bu sonuçlar, uyku eksikliği gibi kritik bir sorunun artık biyokimyasal verilerle net şekilde tespit edilebileceğini ortaya koydu.</p><h3>Uyku eksikliği testiyle güvenlikte yeni dönem</h3><p>Bilim insanları, uyku eksikliği testi sayesinde özellikle güvenlik açısından riskli sektörlerde çalışanların durumunun hızlıca değerlendirilebileceğini vurguladı. Pilotlar, kamyon şoförleri ve sağlık personeli gibi mesleklerde uyku yoksunluğunun yol açtığı kazalar ve performans kayıpları, bu test sayesinde önlenebilecek. Araştırmacılar, uyku eksikliği tespitinin iş güvenliği standartlarını yükselteceğini ve çalışanların sağlığını koruyacağını belirtti. Bu gelişme, uyku eksikliği kavramının iş dünyasında daha hassas şekilde ele alınmasını sağlayacak nitelikte.</p><p>Sonuç olarak, Monash Üniversitesi'nin geliştirdiği kan testi, uyku eksikliği ile mücadelede bilimsel ve pratik bir çözüm sunuyor. Uzmanlar, bu yöntemin kısa sürede yaygınlaşarak iş yerlerinde ve sağlık alanında önemli fark yaratmasını bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/yeni-kan-testiyle-yuzde99-824_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273713</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivrisinekleri-uzak-tutmak-icin-hangi-renkler-tercih-edilmeli-273713</link>
      <pubDate>2026-04-27T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisinekleri uzak tutmak için hangi renkler tercih edilmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Washington Üniversitesi'nde yürütülen son araştırma, sivrisineklerin belirli renk tonlarına karşı nasıl tepki verdiğini ortaya koydu. Bilim insanları, sivrisinek tehdidini azaltmak isteyenlere renkli giysi önerilerinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisinekleri uzak tutmak için hangi renkler tercih edilmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington Üniversitesi'nde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, sivrisineklerin yalnızca kokuya değil, aynı zamanda belirli renk tonlarına da duyarlı olduğunu gözler önüne serdi. Bilim insanları, sivrisineklerin potansiyel kurbanlarını seçerken renkleri de dikkate aldığını belirtti. Araştırmada, sivrisineklerin uzun dalga boyuna sahip kırmızı, turuncu, siyah ve camgöbeği gibi renklere yöneldiği tespit edildi. Buna karşılık, yeşil, mor, mavi ve beyaz gibi tonların ise sivrisinekleri uzak tuttuğu vurgulandı.</p><h3>Prof. Jeffrey Riffell: 'Sivrisinekler gözleriyle de avlanıyor'</h3><p>Biyoloji profesörü Jeffrey Riffell, sivrisineklerin yalnızca nefes ve ter kokusuna değil, aynı zamanda görsel ipuçlarına da odaklandığını açıkladı. Prof. Riffell, bu böceklerin cilt sıcaklığı ve kimyasal sinyallerin yanı sıra belirli renkleri de algılayarak potansiyel hedeflerini seçtiğini söyledi. Özellikle CO2 kaynağıyla ilişkilendirilen kırmızı ve siyah gibi renklerin sivrisinekler için çekici olduğu ifade edildi. Araştırma, sivrisineklerin görsel sistemiyle ilgili önemli bulgular sundu.</p><h3>Uzmanlardan sivrisinek tehdidine karşı renkli giysi önerisi</h3><p>Uzmanlar, sivrisineklerin uzak durduğu renklerin günlük hayatta tercih edilmesinin koruyucu bir etki yaratabileceğine dikkat çekti. Yeşil, mor, mavi ve beyaz tonlardaki kıyafetlerin sivrisinek saldırılarını azaltabileceği belirtildi. Sivrisinek tehdidinin yoğun olduğu bölgelerde, bu renklerde giysiler seçilmesi tavsiye edildi. Bilim insanları, bu öneriler sayesinde sivrisinek kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçilebileceğini vurguladı. Sivrisineklerle mücadelede renk seçimi, yeni bir korunma yöntemi olarak öne çıktı.</p><p>Sonuç olarak, Washington Üniversitesi'nin sivrisineklerle ilgili yaptığı araştırma, renklerin bu böceklerin davranışlarını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koydu. Uzmanlar, sivrisinek tehdidini azaltmak isteyenlerin kıyafet seçiminde renk tercihlerine dikkat etmelerini önerdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/sivrisinekleri-uzak-tutma-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273712</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-oecd-genel-sekreteri-cormanni-kabul-etti-273712</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, OECD Genel Sekreteri Cormann'ı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, OECD Beceriler Zirvesi 2026 kapsamında OECD Genel Sekreteri Cormann'ı kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, OECD Genel Sekreteri Cormann'ı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OECD Beceriler Zirvesi 2026 kapsamında OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann'ı kabul etti.</p><p>Kabulde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de hazır bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/cumhurbaskani-erdogan-oec-655_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273711</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-israil-lubnana-hava-saldirilari-baslatti-273711</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı İsrail, Lübnan'a hava saldırıları başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın Bekaa Vadisi'ne hava saldırıları başlattığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı İsrail, Lübnan'a hava saldırıları başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın altyapı tesislerinin hedef alındığı ileri sürüldü.</p><p>Ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi'ne ve güneyindeki diğer bölgelere hava saldırıları başlattığını bildirdi.</p><p><strong>İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES</strong></p><p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıklamıştı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p><p>Ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürerken Hizbullah da karşılık vermeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/soykirimci-israil-lubnana-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273710</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/milli-egitim-bakani-tekin-bircok-ulke-turkiyenin-mesleki-egitim-tecrubesini-transfer-etmek-istiyor-273710</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Birçok ülke Türkiye'nin mesleki eğitim tecrübesini transfer etmek istiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin mesleki eğitimde hayata geçirdiği yeni modelin uluslararası alanda ilgi gördüğünü belirterek, "Birçok ülke, Türkiye'nin bu konudaki tecrübelerini transfer etmek üzere bizimle irtibata geçiyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Birçok ülke Türkiye'nin mesleki eğitim tecrübesini transfer etmek istiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Tekin, İstanbul'da düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Beceriler Zirvesi kapsamında OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile bir araya geldi.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitim diplomasisini ve OECD ile ilişkileri çok önemsediklerini, OECD'nin raporlarının ve tavsiyelerinin kendileri için her zaman referans kaynağı olduğunu aktaran Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılında yaptıkları düzenlemeyle müfredatı beceri odaklı formata kavuşturduklarını ifade etti.</p><p>Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2001'de AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin eğitim öğretimde fiziki altyapıyla ilgili eksikliklerine dikkati çektiğini hatırlatarak, "Derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, bu sayılar çok yüksekti. Aradan geçen 20 yılı aşkın süre içinde derslik sayısını 300 binlerden 750 binlere çıkardık. Öğretmen sayısını 500 binlerden 1 milyon 200 binlere çıkardık. Okullarımızın tamamında, 650 bin dersliğimizin tamamında şu anda etkileşimli tahtalar var, dünyanın en büyük eğitim içerik portallarından birine erişim imkanı var." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bakanlıkta 2013'ten itibaren 5,5 yıl müsteşarlık yaptığını anımsatan Tekin, bu süre içinde altyapıya dönük çalışmalara ilave olarak beceri odaklı bir programa geçilmesi için çok ciddi çaba sarf ettiklerini ve geçen yıl bunu temin ettiklerini kaydetti.</p><p>Bakan Tekin, finansal okuryazarlık konusunun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki 9 okuryazarlık başlığından biri olduğuna işaret ederek, bütün okullarda finansal okuryazarlıkla ilgili süreçlerin başlatıldığını, bu konunun şu anda odak noktalarından biri olduğunu vurguladı.</p><p><b>"TÜRKİYE'DE, KENDİNE ÖZGÜ DEĞİŞİK BİR MODEL UYGULAMAYA GİRDİ"</b></p><p>Mesleki eğitimle ilgili çalışmalara da değinen Tekin, ülkelerin milli gelirleri ile mesleki ve teknik eğitimde verilen beceri odaklı eğitim arasındaki korelasyonunu çok yakından takip etiklerini söyledi.</p><p>Tekin, 2013'ten itibaren mesleki ve teknik eğitimi hem nicel göstergeler itibarıyla tercih edilen bir alan haline dönüştürmeye çalıştıklarını hem de Türkiye'nin bürokratik yapısı içerisinde bu alana yönelik önemli teşvikler uygulamaya başladıklarını aktardı.</p><p>Bakan Tekin, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Bütün bunları yaparken de işbaşı eğitimlerine, yani çocuklarımızın işletmelerde mesleki alanla ilgili beceri eğitimlerine odaklandık. Şu an Türkiye'de, kendine özgü değişik bir model uygulamaya girmiş oldu ve bu kamuoyu tarafından da ciddi şekilde beğenilmeye başlandı. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın hem saha becerileri hem de akademik eğitimleri paralel bir biçimde yürümüş oluyor. Birçok ülke Türkiye'nin bu konudaki tecrübelerini transfer etmek üzere bizimle irtibata geçiyor. Biz de bu konuda çok işbirliğine açık bir tutum sergiliyoruz."</p><p>Mesleki ve teknik eğitimin başlangıçta sağlıklı verilmesinin ve hayat boyu devam ettirilmesinin çok kritik bir yaklaşım olduğunun altını çizen Tekin, "Biz mesleki teknik eğitimin hem zorunlu eğitim çağında verilmesi için çaba sarf ediyoruz hem de yaşam boyu öğrenme kapsamındaki modüllerimizi güncel gelişmelere göre daha çekici ve daha cazip hale getirmek üzere çok devasa bir yükün altına girdik." ifadelerine yer verdi.</p><p>Tekin, mesleki eğitimin çekici hale getirilmesi konusunun küresel bir problem olduğunu belirterek, bu konuda OECD gibi güçlü yapılarla birlikte çalışmanın tüm ülkelere güç vereceğini dile getirdi.</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN BİR SÜREDİR OLUMLU BİR YÖRÜNGEDE OLDUĞUNU GÖRMEK ÇOK GÜZEL"</b></p><p>OECD Genel Sekreteri Cormann da örgütün Türkiye ile olan etkileşimine büyük değer verdiğini, özellikle eğitim politikası alanında bu ilişkilerin kendileri için önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Cormann, "PISA sonuçlarının bize söylediği şey, son on yılda Türkiye'nin doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğudur. Bir sonraki PISA için gelen verilerin, Türkiye'deki bu olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini görüyoruz." bilgisini paylaştı.</p><p>Eğitimin, verimliliği artırmanın ve dolayısıyla gelirleri ve yaşam standartlarını iyileştirmenin en iyi yollarından biri olduğuna dikkati çeken Cormann, "Ancak bu, olumlu değişimin etkisini göstermesinin uzun zaman aldığı bir politika alanıdır. Fakat Türkiye'nin bir süredir olumlu bir yörüngede olduğunu görmek çok güzel." açıklamasında bulundu.</p><p><b>"İŞBİRLİĞİMİZİ GENİŞLETMEK İÇİN HARİKA BİR ALAN OLACAK"</b></p><p>Görüşmeye katılan OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ise eğitim alanındaki başarılarından dolayı Bakan Tekin'i kutladı.</p><p>Finansal okuryazarlık konusuna özel bir önem verdiklerini anlatan Schleicher, gençlerin matematiksel bilgilerini finansal bir bağlamda ne kadar iyi uygulayabildiklerini değerlendirmek açısından bunun önem taşıdığını söyledi. Schleicher, bu konunun Milli Eğitim Bakanlığı ile OECD arasındaki işbirliklerinin iyi bir uzantısı olacağını ifade etti.</p><p>Bugün "Küresel Mesleki ve Teknik Eğitim" girişimini başlatacaklarını kaydeden Schleicher, "Ülkeleri mesleki eğitim etrafında bir araya getirdiğimiz, küresel standartlar oluşturduğumuz, sistemleri birbirleriyle daha uyumlu hale getirdiğimiz ve ortak bir dil yarattığımız bir girişim. Türkiye'nin bu alana yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında, bunun işbirliğimizi genişletmek için harika bir alan olacağını düşünüyorum." diye konuştu.</p><p>Görüşmeye, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ve bakanlık bürokratları da katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/milli-egitim-bakani-tekin-134_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273709</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abddeki-saldirida-trumptan-once-vancein-tahliye-edilmesi-ile-guvenlik-acigi-tartismalari-suruyor-273709</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'deki saldırıda Trump'tan önce Vance'in tahliye edilmesi ile güvenlik açığı tartışmaları sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Beyaz Saray Muhabirleri Derneğince organize edilen yemekteki silahlı saldırı esnasında Başkan Donald Trump'tan önce Yardımcısı JD Vance'in tahliyesi ile güvenlik açığı tartışmaları sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'deki saldırıda Trump'tan önce Vance'in tahliye edilmesi ile güvenlik açığı tartışmaları sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Canlı yayımlanan etkinlikte yemek servisinden kısa süre sonra sesler yükselirken Trump'ın koruma ekipleri, uzun namlulu silahlarla salona girdi.</p><p>Trump, olayın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, saldırganın yakalandığını duyururken şüphelinin otel lobisinde elbiseleri çıkarılmış şekilde yüzüstü yattığı görüntüler basına yansıdı.</p><p>Kısa sürede kontrol altına alınan olayda bir Gizli Servis ajanının yaralandığı ve durumunun iyi olduğu bildirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/video2-2704202608069187.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>TRUMP'TAN ÖNCE VANCE'İN TAHLİYESİ GÜNDEMDE</strong></p><p>Gizli Servis'in tahliye sırasında Trump'tan önce Vance'i salondan çıkarması, ABD basını ve sosyal medya platformlarında spekülasyonlara yol açtı.</p><p>ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda çok sayıda Trump taraftarı, Vance'in salondan Trump'tan önce çıkarılmasına tepki gösterdi.</p><p>Bazı Trump taraftarları, bu olayı, Gizli Servis'in Trump'ın yerine Vance'i tercih etmesi olarak yorumladı.</p><p>Eski CIA analisti Larry Johnson ise Vance'in salondan Trump'tan önce çıkarılmasını "akıl almaz prosedür hatası" olarak nitelendirdi.</p><p>Johnson, bir numaralı önceliğin her zaman Başkan olması gerektiğini savunarak, Trump salonda korunurken Vance'in çoktan tahliye edilmiş olmasını "hiyerarşik ve operasyonel zafiyet" oluşturduğu gerekçesiyle eleştirdi.</p><p>Bu durumun Gizli Servis içindeki "koordinasyon kopukluğu"ndan kaynaklandığını iddia eden Johnson, görüntülerin dünya çapında ABD'nin zayıf görünmesine yol açtığını ileri sürdü.</p><p>MS Now'a konuşan Gizli Servis yetkilisi ise Vance'in ekibi doğrudan tahliyeye odaklanırken Trump'ın ekibinin Başkan'ın tahliyesi amacıyla Hilton'ın zemin katındaki tahliye koridorunun güvenliğinin sağlanmasını beklediği için Başkan Yardımcısı'nın tahliyesinin daha hızlı gerçekleşmiş gibi göründüğünü savundu.</p><p>ABD'li yetkililer ise olayın yönergelere uygun olduğu ve komplo teorilerinin gerçeği yansıtmadığını iddia ediyor.</p><p><strong>TRUMP, GİZLİ SERVİS'İN YAVAŞ DAVRANMASINI KENDİSİNE BAĞLADI</strong></p><p>Vance'in kendisinden önce salondan çıkarıldığı iddiasına ilişkin CBS televizyonuna verdiği röportajda Trump, Gizli Servis'in yavaş davranmasına kendisinin sebep olduğunu söyledi.</p><p>Trump, Gizli Servis tarafından olay yerinden bir süre geç çıkarılmasının da kendi tercihi olduğunu dile getirerek, "olan biteni görmek istediğini" ifade etti.</p><p>Gizli Servis ajanlarının "biraz daha yavaş davranmasına kendisinin neden olduğunu" belirten Trump, olay yerinden uzaklaşırken yere çökmesinin istendiğini anlattı.</p><p><strong>ABD ADALET BAKAN VEKİLİ BLANCHE'A GÖRE "GÜVENLİK ZAFİYETİ YOK"</strong></p><p>ABD Adalet Bakan Vekili Todd Blanche ise CNN'e verdiği demeçte olayı güvenlik zafiyeti olarak görmediğini dile getirdi.</p><p>Silahlı saldırganın balo salonuna ulaşmadan önce gözaltına alındığını belirten Blanche, "Aksine, bu büyük bir güvenlik başarı öyküsüydü yani şu an bildiklerimiz doğrultusunda olanları düşünürsek bu şüpheli neredeyse güvenlik çemberini bile aşamadı." ifadesini kullandı.</p><p><strong>GÜVENLİK TEDBİRLERİ, ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA</strong></p><p>Beyaz Saray Muhabirleri Derneğinin yemeğindeki silahlı saldırı, "güvenlik açığı" iddialarını ve sert eleştirileri beraberinde getirdi.</p><p>The Washington Post gazetesinin haberinde Başkan ve Kabine üyelerinin katıldığı etkinliğe "Ulusal Özel Güvenlik Etkinliği" (National Special Security Event) statüsünün verilmemesi, güvenlik tedbiri eksikliklerinden biri gösterilerek, "Bu durum, güvenlik önlemlerinin daha gevşek tutulmasına neden olmuştur." denildi.</p><p>Haberde, otelin genel alanları ile Gizli Servis'in koruma çemberi arasında kalan bölgelerde yetki karmaşasının yaşandığına işaret edilerek, "Gizli Servis'in sorumluluğu, sadece ana balo salonu ve çevresiyle sınırlıydı. Polis ise dışarıdaki yollarla ilgileniyordu. Bu iki bölge arasındaki 'ara alanlarda' (otelin genel alanları gibi) kimin sorumlu olduğu net değildi." görüşü paylaşıldı.</p><p>MS Now'un haberinde ise saldırı girişiminin yapıldığı Washington'daki otelin halka açık işletme olmasının, saldırganın "otel misafiri" kimliğini kullanarak dış güvenlik katmanlarını kolayca geçmesini sağladığına işaret edildi.</p><p><strong>"BAŞKAN TRUMP'IN ETRAFINDAKİ GÜVENLİK NEDEN BU KADAR GEVŞEK?"</strong></p><p>Eski Temsilciler Meclisi Üyesi Cumhuriyetçi Marjorie Taylor Greene de Trump'ın etrafındaki güvenlik tedbirlerinin yetersiz olduğunu savunarak, "Başkan Trump'ın etrafındaki güvenlik neden bu kadar gevşek? Öyle ki Başkan'ı, Başkan Yardımcısı'nı ve Kabine'yi öldürmek için orada olan Cole Allen bile manifestosunda bundan bahsetmiş." ifadeleriyle tepki gösterdi.</p><p>Senatör Chuck Grassley de düzenlenen yemekle ilgili güvenlik protokolleri ve kolluk kuvvetlerinin olaydaki rolüne dair Gizli Servis'ten bilgi aldığını belirterek, "Dün gece brifinge hızlı aksiyon ve ilgi için Gizli Servis'e teşekkür." mesajını paylaştı.</p><p><strong>ABD'DE TAHLİYE PROTOKOLLERİ</strong></p><p>ABD'de başkanların görev değişikliklerine dair yasalar ve koruma protokollerine göre başkan ve yardımcısı, aynı anda tehditle karşılaştığında Gizli Servis, iki farklı refleksi eş zamanlı devreye sokuyor.</p><p>Koruma protokollerine göre saldırı anında başkanın etrafına "etten duvar" örülürken başkan yardımcısı ise makamın boş kalma riskine karşı derhal bölgeden uzaklaştırılarak güvenli alana taşınıyor.</p><p>Bu stratejinin temel mantığının, kriz anında başkanın öldürülmesi ya da görevini ifa edemeyecek hale getirilmesi ihtimaline karşılık yerine geçecek kişinin saldırı mahallinden çoktan tahliye edilmesini ve yetkiyi devralmaya hazırlanmasını garantilemek olduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/abddeki-saldirida-trumpta-989_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273708</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-27-durusmasinda-bugun-neler-yasandi-273708</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında 27. duruşmasında bugün neler yaşandı?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 27. duruşması başladı. "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 27. celsesinde bugün neler yaşandı? Duruşmada nasıl bir gerginlik yaşandı da salon boşaltıldı? Davayı ilk gününden beri takip eden 24 TV editörü Oğuz Polatbilek gelişmeleri aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında 27. duruşmasında bugün neler yaşandı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Söz alan bir kısım sanıkların avukatları, perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi için kendilerine söz hakkı verilmesini talep etti.</p><p>Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, savunmalara yönelik kısıtlama getirmediğini ve dosya üzerinden karar verme yetkilerinin olduğunu söyledi.</p><p>Bunun üzerine sanık Aykut Erdoğdu'nun avukatı, reddi hakim talebinde bulundu.</p><p>Mahkeme, bu talebi incelemek için duruşmaya ara verdi.</p><p><b>"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 27. celsesinde bugün neler yaşandı? Duruşmada nasıl bir gerginlik yaşandı da salon boşaltıldı? Davayı ilk gününden beri takip eden 24 TV editörü Oğuz Polatbilek gelişmeleri aktardı.</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/video-27042026861d5183.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>İDDİANAMEDEN</strong></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p><strong>BİRLEŞEN DOSYA</strong></p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.</p><p>İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/imamoglu-cikar-amacli-suc-925_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273707</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-cumhurbaskani-erdogani-temsilen-hirvatistandaki-uc-deniz-girisimi-11-zirvesine-katilacak-273707</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen Hırvatistan'daki Üç Deniz Girişimi 11. Zirvesi'ne katılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan'ın ev sahipliğinde 28-29 Nisan'da Dubrovnik'te düzenlenecek Üç Deniz Girişimi (ÜDG) 11. Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen Hırvatistan'daki Üç Deniz Girişimi 11. Zirvesi'ne katılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen ÜDG 11. Zirvesi'ne katılmak üzere Hırvatistan'ı ziyaret edecek.</p><p>Zirve, Türkiye'nin, 28-29 Nisan 2025'te tertiplenen Varşova Zirvesi'nde ÜDG'ye "Stratejik Ortak" olarak kabul edilmesinin ardından gerçekleştirilen ve Türkiye'nin bu sıfatla katılım sağlayacağı ilk zirve olması bakımından önem arz ediyor.</p><p>Bakan Fidan'ın, ÜDG Zirvesi'ndeki hitabında bağlantısallığın sadece fiziksel altyapıyı değil, aynı zamanda ulaşım, enerji, dijital ağlar, finans ve yönetişimi kapsayan çok boyutlu bir ekosisteme dönüştüğünü ve jeopolitik gelişmelerin bu meselenin kritik önemini ortaya koyduğunu belirtmesi öngörülüyor.</p><p>Çatışmaların küresel ekonomiye ve arz güvenliğine verdiği zarara dikkati çekerek, tedarik zincirlerinin ve enerji hatlarının çeşitlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayacak Fidan'ın, Türkiye'nin ÜDG'yi bölgesel sahiplenmeyi güçlendiren kapsayıcı bir platform olarak gördüğünü ve jeostratejik konumuyla ÜDG'ye "Stratejik Ortak" olarak katkı sağlamaya ve bu kapsamda işbirliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ifade etmesi bekleniyor.</p><p>Fidan'ın, karmaşık ve birbiriyle ilintili sınamalar karşısında Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde somut ilerleme sağlayacak yeni bir anlatıya ihtiyaç duyulduğunu vurgulaması ve bağlantısallık gündeminin bu noktada önemli ve olumlu bir başlık olabileceğini belirtmesi öngörülüyor.</p><p>Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi projelerin küresel ticarete sunduğu fırsatlara değinecek Fidan'ın, Türkiye'nin bağlantısallık koridorlarını rekabet aracı değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirdiğini ifade etmesi de bekleniyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/video1-270420265822e6f1.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>ÜDG VE TÜRKİYE</strong></p><p>ÜDG, 2015'te dönemin Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ve dönemin Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarovic'in girişimleriyle kurulmuştu.</p><p>Üç Deniz Girişimi Baltık Denizi, Adriyatik Denizi ve Karadeniz bölgesindeki eski ve yetersiz enerji altyapısı ile dijital ve fiziki ulaştırma altyapısına sahip Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin bu altyapılarını güçlendirmeyi amaçlıyor.</p><p>Sadece AB ülkelerinin "Katılımcı Üye" olabildiği ÜDG'ye Türkiye'nin "Stratejik Ortak" olarak katılımı, 2025'te Varşova'da düzenlenen Zirve'de oydaşmayla kabul edilmişti.</p><p>Girişimde, Avusturya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Hırvatistan, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan "Katılımcı Üye", Türkiye'nin yanı sıra Avrupa Komisyonu, ABD, Almanya, Japonya ve İspanya "Stratejik Ortak", Ukrayna, Moldova, Arnavutluk ve Karadağ ise "Ortak Katılımcı Ülke" olarak yer alıyor.</p><p>Dubrovnik'te düzenlenecek bu yılki zirvede, İtalya'nın "Stratejik Ortak" olarak ÜDG'ye kabul edilmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bakan-fidan-cumhurbaskani-821_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273706</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/2027-avrupa-halter-sampiyonasi-turkiyede-yapilacak-273706</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["2027 Avrupa Halter Şampiyonası" Türkiye'de yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Halter Federasyonu, 2027 Avrupa Halter Şampiyonası'na Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["2027 Avrupa Halter Şampiyonası" Türkiye'de yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Halter Federasyonundan yapılan açıklamaya göre Gürcistan'ın Batum kentinde tamamlanan Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası'nın kapanış töreni, önemli bir devir teslim anına sahne oldu.</p><p>Avrupa Halter Federasyonu (EWF) bayrağı, düzenlenen törenle Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü'ye teslim edildi.</p><p>Böylece Türkiye'nin 2027 Avrupa Halter Şampiyonası'na ev sahipliği yapacağı resmiyet kazandı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü, Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonları konusundaki tecrübesine dikkati çekti.</p><p>2027 Avrupa Halter Şampiyonası'nı en iyi şekilde düzenleyeceklerini aktaran Ünlü, "Tüm hazırlıklarımızı titizlikle yapacağız. Modern tesislerimiz, organizasyon gücümüz ve tecrübeli kadrolarımızla Avrupa'nın en başarılı şampiyonalarından birine imza atmayı hedefliyoruz. Bu organizasyonun ülkemize alınmasında büyük pay sahibi olan sayın bakanımız Osman Aşkın Bak'a, Bakan Yardımcımız Hamza Yerlikaya'ya ve Spor Genel Müdürümüz Veli Ozan Çakır'a teşekkür ediyorum. Sporcularımızın en iyi şartlarda mücadele edeceği, izleyenlerin unutamayacağı bir şampiyona düzenlemek istiyoruz. Türkiye olarak buna hazırız." ifadelerini kullandı.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/2027-avrupa-halter-sampiy-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273705</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kediler-neden-bacaklariniza-surtunuyor-iste-5-onemli-sebep-273705</link>
      <pubDate>2026-04-27T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediler neden bacaklarınıza sürtünüyor? İşte 5 önemli sebep]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Veteriner B. Galkin, kedilerin sahiplerinin bacaklarına sürtünme davranışının ardındaki gerçekleri açıkladı. Uzman görüşüne göre bu hareket, kedilerde hem sevgi hem de güvenin açık bir göstergesi olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediler neden bacaklarınıza sürtünüyor? İşte 5 önemli sebep]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Veteriner B. Galkin, News'e yaptığı açıklamada, kedilerin sahiplerinin bacaklarına sürtünme alışkanlığının arkasında duygusal ve biyolojik nedenler bulunduğunu belirtti. Galkin'e göre, bu davranış sadece kedilerin sevgi ve güvenini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda onları 'işaretleme' işlevi de taşıyor. Kediler, bacaklara sürtünerek sahiplerini kendi feromonlarıyla işaretliyor ve bu şekilde aralarındaki bağı güçlendiriyor.</p><h3>Veteriner Galkin: 'Kediler sahiplerini feromonlarıyla işaretliyor'</h3><p>Galkin, kedilerde kokunun büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle ter ve yağ bezlerinin yakınında bulunan özel bezler sayesinde, kediler kendi kokularını bırakabiliyor. Bu hareket, kedilerin hem aidiyet hissetmesini hem de sahiplerine olan sevgisini göstermesini sağlıyor. Uzman, bu davranışın aynı zamanda kedinin dikkat çekme ve ilgi isteme yöntemlerinden biri olduğunu da ekledi. Kediler, bazen özlem duyduklarında veya sevgi beklediklerinde bu hareketi daha sık tekrarlıyor.</p><h3>Kedilerde sürtünme hareketinin psikolojik etkileri</h3><p>Veteriner Galkin, kedilerin manipülasyon yeteneklerinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Ancak, kediler iki yüzlü davranışlar sergilemiyor; hoşlarına gitmeyen bir durum oluştuğunda memnuniyetsizliklerini açıkça gösteriyorlar. Bazı kediler, istedikleri bir yiyeceği alamadıklarında günlerce yemek yemekten vazgeçebiliyor. Uzman, köpeklerle kediler arasındaki bağlılık biçimlerinin farklı olduğunu, ancak bazı kedi ırklarının sahiplerine daha fazla sadakat gösterebildiğini ifade etti.</p><p>Kedilerin bacaklara sürtünme hareketi, hem biyolojik hem de duygusal açıdan önemli bir iletişim yöntemi olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu davranış, sahip-kedi ilişkisini güçlendirirken, kedilerin karakterine dair de ipuçları veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/kediler-neden-bacaklarini-711_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273704</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/openai-ve-anthropicten-yapay-zeka-ekonomisinde-kritik-uyari-273704</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OpenAI ve Anthropic'ten yapay zeka ekonomisinde kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Yapay zeka sektöründe OpenAI ve Anthropic gibi devler, artan veri merkezi maliyetleri ve token bazlı ücretlendirme nedeniyle ücretsiz yapay zeka döneminin sona erebileceği uyarısını yaptı. Uzmanlar, sektörün önümüzdeki yıllarda 2 trilyon dolara ulaşması gerektiğini belirtirken, yaşanan gelişmeler tüm ekonomi için önemli riskler barındırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OpenAI ve Anthropic'ten yapay zeka ekonomisinde kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka sektöründe çarpıcı bir dönüm noktası yaşanıyor. OpenAI ve Anthropic gibi öncü şirketler, artan veri merkezi maliyetleri ve token bazlı ücretlendirme sistemleri nedeniyle, uzun süredir devam eden ücretsiz veya düşük maliyetli yapay zeka kullanımının sona erebileceği konusunda uyarıda bulundu. Son dönemde veri merkezlerinin inşasında yaşanan aksaklıklar ve hesaplama gücü ihtiyacındaki patlama, sektörün sürdürülebilirliğiyle ilgili ciddi soru işaretleri yarattı. Georgia Tech profesörü Mark Riedl ve Gartner analisti Will Sommer, mevcut ekonomik modelin yakında çökebileceği konusunda dikkat çekti.</p><h3>OpenAI ve Anthropic: Token ekonomisinde yeni dönem başladı</h3><p>OpenAI ve Anthropic, yapay zeka hizmetlerinde maliyetlerin hızla yükselmesiyle birlikte, kullanıcıları token başına ücretlendiren yeni bir modele geçti. Anthropic'in Claude Code başkanı Boris Cherny, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Claude'a olan talepteki artışı karşılamak için yoğun şekilde çalışıyoruz ve kapasitemizi öncelikle ürünlerimizi kullanan müşterilere yönlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Bu değişiklik, milyonlarca kullanıcının sistemleri aşırı yüklemesi sonrası alınan bir önlem olarak öne çıktı. Şirketler, daha önce neredeyse ücretsiz sundukları yapay zeka hizmetlerinde artık ciddi bir gelir hedefliyor. Gartner analisti Will Sommer, sektörün 2029 yılına kadar yılda yaklaşık 2 trilyon dolar gelir elde etmesi gerektiğini vurguladı. Bu rakam, mevcut seviyelerin çok üzerinde ve yapay zeka ekonomisinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşik olarak görülüyor. Şirketler, artan veri merkezi yatırımları ve hesaplama gücü ihtiyacı nedeniyle operasyonlarını büyütmekte zorlanıyor. Özellikle karmaşık modellerin ve yapay zeka ajanlarının daha fazla kaynak gerektirmesi, maliyet baskısını daha da artırıyor.</p><h3>Uzmanlar: Yapay zeka piyasasında çöküş riski büyüyor</h3><p>Uzmanlar, yapay zeka ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekiyor. Gartner'ın analizine göre, token başına yüzde 10 kar marjı hedeflenirse, sektörün 2030 yılına kadar mevcut token tüketimini 50.000 ila 100.000 kat artırması gerekiyor. Bu kadar hızlı ölçeklenmenin neredeyse imkansız olduğuna dikkat çekiliyor. Şirketler, maliyet artışlarını müşterilere mi yansıtacakları, yoksa yeni yatırım mı arayacakları konusunda zor kararlar vermek zorunda kalıyor. Mark Riedl, "Bir yandan daha fazla token üretmek istiyorlar, diğer yandan ise maliyetleri ya kendileri üstlenmek ya da müşterilere yansıtmak zorundalar" dedi. Sektörde agresif fiyat artışlarının veya reklam uygulamalarının, müşteri kaybı ve büyüme hızında yavaşlamaya yol açabileceği uyarısı yapıldı. Ayrıca, yapay zeka veri merkezlerine aktarılan trilyonlarca dolarlık yatırımın sürdürülebilirliği tartışmalı hale geldi. Uzmanlar, uzun vadeli bir plan olmadan iş modelinin kendi üzerine çökebileceği görüşünde birleşiyor. Bu durum yalnızca teknoloji şirketlerini değil, küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyebilir.</p><h3>Şirketler denge arayışında: Maliyetler ve büyüme baskısı</h3><p>Yapay zeka şirketleri, maliyet baskısı ve büyüme hedefleri arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Özellikle OpenAI ve Anthropic gibi sektör liderleri, yeni token bazlı ücretlendirme sistemleriyle hem gelirlerini artırmayı hem de kullanıcı tabanlarını korumayı hedefliyor. Ancak, veri merkezlerinin artan enerji ve altyapı maliyetleri, bu hedefleri tehlikeye atıyor. Kullanıcılar, daha önce ücretsiz veya düşük maliyetli olarak eriştikleri yapay zeka hizmetlerinden artık daha yüksek ücretlerle yararlanmak zorunda kalabilir. Sektördeki bu değişim, teknolojinin yaygınlaşmasını ve inovasyon hızını da olumsuz etkileyebilir. Şirketlerin, yatırımcı ilgisini canlı tutmak için sürekli yeni kaynak bulma arayışı ise ek bir baskı unsuru yaratıyor. Yapay zeka ekonomisindeki bu kırılgan yapı, önümüzdeki dönemde daha büyük sarsıntılara yol açabilir.</p><p>Sonuç olarak, yapay zeka ekonomisinde yaşanan bu gelişmeler, sektörde köklü değişimlerin kapıda olduğuna işaret ediyor. Uzmanlar, sürdürülebilir bir büyüme için yeni iş modelleri ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, yapay zeka sektöründe yaşanacak bir çöküş, sadece teknoloji şirketlerini değil, küresel ölçekte ekonomik dengeleri de derinden sarsabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/openai-ve-anthropicten-ya-994_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273703</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/orman-yanginlariyla-mucadelede-onleyici-strateji-donemi-273703</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orman yangınlarıyla mücadelede "önleyici strateji" dönemi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, orman yangınlarıyla mücadeleye ilişkin "Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orman yangınlarıyla mücadelede "önleyici strateji" dönemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Orman Genel Müdürlüğü Yangın Yönetim Merkezi'nde 30 ilin valisinin yer aldığı "Orman Yangınlarında Riskli İllerin Valileriyle Koordinasyon Toplantısı"na katıldı.</p><p>Bakan Çiftçi, burada yaptığı konuşmada, yeşil vatanı, milletin can güvenliğini ve şehirlerin afetlere karşı direncini ilgilendiren önemli bir toplantı vesilesiyle bir arada olduklarını belirtti.</p><p>Akdeniz iklim kuşağında yer alan bir ülke olma sebebiyle orman yangınlarının Türkiye için her zaman önemli bir risk başlığı olduğuna işaret eden Çiftçi, orman yangınlarının iklim değişikliği, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve insan kaynaklı ihmallerle birlikte çok daha geniş bir güvenlik ve afet yönetimi meselesi haline geldiğine dikkati çekti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/video4-27042026cfdcf941.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Çiftçi, Türkiye'nin orman varlığının yaklaşık yüzde 65'ine tekabül eden 15 milyon hektarlık alanın yangına hassas nitelikte olduğunu dile getirerek, "Bu tablo, hazırlık kapasitemizi, saha disiplinimizi ve kurumlar arası koordinasyonumuzu daha da güçlendirmeyi zorunlu hale getirmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükselen Türkiye Yüzyılı, afetlere hazırlıklı şehirlerin, güçlü kurumların, yüksek koordinasyonun ve milletine güven veren devlet aklının yüzyılıdır." diye konuştu.</p><p>İçişleri Bakanlığı olarak bu anlayışla, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, valilikler, kaymakamlıklar ve 112 Acil Çağrı merkezleri ile bu sürecin sahadaki koordinasyon gücü olduklarını vurgulayan Bakan Çiftçi, şunları söyledi:</p><p>"Orman yangınlarıyla mücadelede operasyonel sevk ve idare, Orman Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülmektedir. Türkiye Afet Müdahale Planı, yani TAMP ise yangının yerleşim yerlerine sirayet ettiği, tahliye ve destek hizmetlerinin gerekli hale geldiği durumlarda bütün kurumlarımızı ortak bir afet yönetimi düzeni içinde buluşturan ana çerçevedir. AFAD'ımız bu çerçevede tahliye, geçici barınma, beslenme, lojistik, kaynak yönetimi, sağlık hizmetlerinin koordinasyonu, psikososyal destek, hasar tespiti ve ön iyileştirme süreçlerinde merkezi bir rol oynamaktadır."</p><p><b>"ÖNLEYİCİ YAKLAŞIMI HAKİM KILMAK"</b></p><p>Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğünün şehir merkezlerinde, Jandarma Genel Komutanlığın kırsal alanlarda, 112 Acil Çağrı merkezlerinin ise ilk ihbardan itibaren hızlı bilgi akışında görev alacağını belirtti.</p><p>Bu toplantıda valiliklerin koordinasyonunda, alınacak önleyici tedbirler başta olmak üzere risk haritaları, tahliye güzergahları, su ikmal noktaları, araç ve ekipman envanteri, gönüllü kapasitesi ve vatandaşı bilgilendirme faaliyetlerinin bütün yönleriyle ele alınacağının bilgisini veren Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>"Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak. Gecikmeye alan bırakmayan bir müdahale, kargaşaya fırsat vermeyen bir koordinasyon, vatandaşı yalnız bırakmayan bir devlet anlayışı ve yeşil vatanı koruyan güçlü bir hazırlık kapasitesi geliştirmek."</p><p>Çiftçi, Bakan Yumaklı'ya toplantı vesilesiyle teşekkür ederek, "Tarım ve Orman Bakanlığımızın, Orman Genel Müdürlüğümüzün ve sahada fedakarca görev yapan tüm ekiplerin gayreti ormanlarımızın yaşatılması ve afetlere karşı daha güçlü bir hazırlık kapasitesinin oluşturulması açısından son derece kıymetlidir." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanlığı olarak kendilerinin de bu koordinasyona en güçlü şekilde destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/orman-yanginlariyla-mucad-144_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273702</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yasa-bagli-gorme-kaybina-devrim-niteliginde-cozum-273702</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşa bağlı görme kaybına devrim niteliğinde çözüm]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi Irvine kampüsünde yürütülen araştırmada, ELOVL2 geni hedef alınarak yaşa bağlı görme kaybının geri döndürülebileceği gösterildi. Araştırmacılar, fareler üzerinde yapılan deneylerde belirli çoklu doymamış yağ asidi takviyesinin görsel işlevi ve hücresel yaşlanma belirtilerini iyileştirdiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşa bağlı görme kaybına devrim niteliğinde çözüm]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi Irvine kampüsünde görev yapan bilim insanları, ELOVL2 adlı yaşlanma genini hedef alarak yaşa bağlı görme kaybının geri döndürülmesi için önemli bir adım attı. Bilim ekibi, fareler üzerinde gerçekleştirdikleri deneylerde, retinadaki hayati yağ asitlerinin yeniden kazandırılmasıyla görsel işlevin iyileştiğini ve yaşlanma belirtilerinin geriye döndüğünü ortaya koydu. Yalnızca DHA yerine, farklı çoklu doymamış yağ asitlerinin de kullanıldığı bu yeni yaklaşım, yaşa bağlı maküler dejenerasyon (AMD) gibi hastalıkların tedavisinde umut vadediyor. Araştırmanın sonuçları Science Translational Medicine dergisinde yayımlandı ve uluslararası bilim camiasında büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Skowronska-Krawczyk: 'ELOVL2 geni görme kaybında kilit rol üstleniyor'</h3><p>UC Irvine Tıp Fakültesi'nden Doçent Dorota Skowronska-Krawczyk, ELOVL2 geninin yaşlanmayla ilişkili görme kaybında merkezi bir rol oynadığını belirtti. Skowronska-Krawczyk, "ELOVL2 enzimi etkisini yitirdiğinde, görme seviyelerinde ciddi bir düşüş yaşanıyor" dedi. Önceki çalışmalarda, yaşlı farelerde ELOVL2 aktivitesinin artırılması ile gözde omega-3 yağ asidi olan DHA seviyelerinde yükselme ve görsel işlevde belirgin bir iyileşme gözlemlenmişti. Ancak yeni araştırmada, ELOVL2 enziminin doğrudan etkisinin ötesine geçilerek, farklı çoklu doymamış yağ asitlerinin de görme kaybını tersine çevirebildiği ispatlandı. Bu bulgu, ELOVL2'nin yaşlanma sürecinde göz sağlığının korunmasında ne kadar önemli bir gen olduğunu bir kez daha gösterdi.</p><h3>Yağ asidi takviyesiyle farelerde görme işlevi geri döndü</h3><p>Bilim insanları, ELOVL2'nin sınırlamalarını aşmak için yaşlı farelere belirli çoklu doymamış yağ asitleri enjekte etti. Bu müdahale sonucunda, farelerin görme performansında dikkat çekici bir iyileşme kaydedildi. Skowronska-Krawczyk, "DHA'nın tek başına bu etkiyi sağlamadığını tespit ettik. Ancak farklı bir yağ asidiyle, hem görmeyi hem de hücresel yaşlanma belirtilerini geriye çevirmeyi başardık" dedi. Araştırmanın lideri, bu yöntemin yalnızca göz sağlığıyla sınırlı kalmayıp, yaşa bağlı maküler dejenerasyon gibi hastalıkların önlenmesinde de önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı. Araştırmacılar, yağ asidi takviyesinin görme kaybı riski taşıyan bireylerde erken müdahale için yeni bir yol açabileceğini düşünüyor.</p><h3>Maküler dejenerasyon ve ELOVL2 arasındaki genetik bağlantı ortaya çıktı</h3><p>Çalışmada, ELOVL2 enzimindeki genetik varyantların yaşa bağlı maküler dejenerasyonun (AMD) daha hızlı ilerlemesiyle bağlantılı olduğu tespit edildi. Skowronska-Krawczyk, "Bu bulgular sayesinde, görme kaybı ilerlemesi açısından yüksek risk taşıyan kişileri belirleyebileceğiz" diye konuştu. Bu genetik bağlantının ortaya konması, hastalığın erken teşhisi ve kişiye özel tedavi planlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bilim insanları, ELOVL2'nin yaşlanma sürecinde yalnızca göz sağlığı değil, bağışıklık sistemi üzerinde de etkili olabileceğini düşünüyor. Çalışmanın devamında, bu genin bağışıklık hücrelerinin yaşlanmasını da hızlandırabileceği öne sürüldü.</p><h3>Bağışıklık sistemi ve yaşlanma: Lipid takviyesinin potansiyeli araştırılıyor</h3><p>UC San Diego'daki bilim insanlarıyla yürütülen ortak çalışmada, ELOVL2 eksikliğinin bağışıklık sisteminde de yaşlanmayı hızlandırdığı ortaya çıktı. Araştırmacılar, vücuda yapılan lipid takviyesinin, bağışıklık sistemindeki yaşa bağlı değişiklikleri tersine çevirebileceğini ve hatta bazı kanser türlerinin önlenmesinde rol oynayabileceğini düşünüyor. Skowronska-Krawczyk, "İlk etapta görme kaybı tedavisine odaklandık, ancak elde ettiğimiz bulgular, takviye tedavisinin bağışıklık sistemini de güçlendirebileceğini gösteriyor" dedi. Bu sonuçlar, ELOVL2'nin yaşlanmaya karşı geliştirilecek tedavilerde temel bir hedef olabileceğini ortaya koydu.</p><p>Sonuç olarak, UC Irvine'da yürütülen bu araştırma, ELOVL2 geni ve çoklu doymamış yağ asitlerinin yaşlanma sürecinde hem göz sağlığı hem de bağışıklık sistemi açısından hayati bir rol üstlendiğini gösterdi. Bilim insanları, bu bulguların ilerleyen dönemde daha etkili ve kişiye özel anti-aging tedavilerin geliştirilmesine öncülük edeceğini düşünüyor. Özellikle yaşa bağlı maküler dejenerasyon ve görme kaybı riski taşıyan bireyler için, ELOVL2 ve yağ asidi takviyesi yeni bir umut olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/yasa-bagli-gorme-kaybina--661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273701</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turkiye-uretim-ticaret-ve-dagitimda-merkezi-us-haline-gelmektedir-273701</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, üretim, ticaret ve dağıtımda merkezi üs haline gelmektedir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline geldiğini belirterek, "Bu kapsamda yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, üretim, ticaret ve dağıtımda merkezi üs haline gelmektedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez" basın toplantısına katıldı. Toplantıda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da yer aldı.</p><p>Açılışta konuşan Yılmaz, küresel ekonominin, belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçtiğine, jeopolitik gerilimlerin birçok bölgede yoğunlaştığına dikkati çekti.</p><p>İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanma riski ve ABD'nin sürece dahil olmasının zaten kırılgan olan ortam üzerinde ilave baskı oluşturduğuna işaret eden Yılmaz, bu gelişmelerin enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve küresel finansal koşulları doğrudan etkilediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/1-2704202699fea9e1.jpg"/><p>Yılmaz, bu parçalanmış küresel ortamda dayanıklılık, öngörülebilirlik ve üretim kapasitesinin küresel yatırımların yönünü belirleyen temel unsurlar haline geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye bu ortamda güven ve disiplinle yol almaktadır. Bölgemizdeki gelişmelerin ekonomimiz üzerindeki muhtemel etkilerini sınırlamak ve piyasaların düzenli ve sağlıklı işleyişini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri hayata geçiriyoruz. Makro ekonomik istikrarı korurken üretim altyapımızı güçlendirmeye ve dayanıklı büyüme patikamızı sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün Türkiye yatırım ve sanayi faaliyetleri açısından istikrarlı, öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olarak öne çıkmaktadır. Güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş lojistik kabiliyetleri ve küresel değer zincirlerine derin entegrasyonuyla ülkemiz yatırımcılar için rekabetçi ve köklü bir ekosistem sunmaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında bulunan stratejik coğrafi konumumuz küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir avantaj sağlamaktadır. Türkiye, üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline gelmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/cumhurbaskani-yardimcisi--322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273700</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yuzyilin-konut-projesinde-istanbulun-kura-heyecaninda-son-gun-273700</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde İstanbul'un kura heyecanında son gün]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı TOKİ'nin 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa edeceği Yüzyılın Konut Projesi kapsamında cumartesi günü başlayan İstanbul'un kura çekimlerinde bugün son gün.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde İstanbul'un kura heyecanında son gün]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen "Ev Sahibi Türkiye" projesinde en kritik aşamaya gelindi.</p><p>29 Aralık 2025'te başlayan ve 80 ilde tamamlanarak 406 bin 499 hak sahibinin belirlendiği kura maratonu, İstanbul'daki 100 bin konutluk çekilişle taçlanıyor.</p><p>İstanbul'daki 100 bin sosyal konutun kura çekimi, cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla düzenlenen törenle başladı.</p><p>25-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kura çekimlerinde bugün son gün. Yüzyılın Konut Projesi ile on binlerce dar gelirli vatandaşın güvenli ve modern yuva hayali gerçeğe dönüşecek.</p><p><b>EN FAZLA BAŞVURU İSTANBUL'DA</b></p><p>Proje kapsamında şehirlerin barınma ihtiyacı, nüfus yoğunluğu ve ekonomik yapısı dikkate alınarak planlanan 500 bin sosyal konut için başvurular 10 Kasım-19 Aralık 2025'te alındı. Projeye 8 milyon 840 bin kişi başvurdu.</p><p>Tüm kriterleri karşılayan 5 milyon 242 bin kişinin başvurusu geçerli kabul edildi. En fazla başvuru ise 1 milyon 235 bin 169 ile İstanbul'da yapıldı.</p><p><b>İSTANBUL'UN GELİR VE ÖDEME ŞARTLARI FARKLI TUTULDU</b></p><p>Proje kapsamında İstanbul'da başvuru ve ödeme koşulları Anadolu illerinden farklı tutuldu. Hane halkı aylık net geliri İstanbul için en fazla 145 bin lira, diğer iller için 127 bin lira olarak belirlendi.</p><p>İstanbul'da 2+1 ve 1+1 konutlar inşa edilecek. Bu konutlar yüzde 10 peşin, 240 ay vade ve 7 bin 313 liradan başlayan taksitlerle dar gelirli vatandaşlara sunulacak.</p><p><b>SOSYAL DEVLET ANLAYIŞIYLA 7 MİLYON VATANDAŞ EV SAHİBİ OLDU</b></p><p>TOKİ, 2003 yılından bu yana yürüttüğü projelerle bugüne kadar 1 milyon 750 binden fazla sosyal konut inşa ederek yaklaşık 7 milyon vatandaşı ev sahibi yaptı.</p><p>"Yüzyılın Konut Projesi" ile bu rakamın çok daha yukarı taşınması hedefleniyor. Proje kapsamında sadece konut değil; 500 mahalle konağı, 500 anaokulu ve 500 cami inşa edilerek geleneksel mahalle kültürü de yaşatılacak.</p><p><b>TESLİMLER 2 YIL İÇİNDE, KİRALIK KONUT MODELİ DE DEVREDE</b></p><p>Kura çekimlerinin ardından inşaat süreçleri hızlandırılacak ve konutlar hak sahiplerine en geç 2 yıl içerisinde teslim edilmeye başlanacak. Proje, sadece mülkiyet edindirmekle kalmayıp konut ve kira fiyatlarındaki dengesizliği de gidermeyi amaçlıyor.</p><p>Öte yandan, yüksek kira sorununa çözüm olarak geliştirilen ve TOKİ eliyle yürütülen "kiralık konut" modelinde de ilk kazmalar vuruldu. İstanbul genelinde inşasına başlanan kiralık konutların, şehrin barınma krizine kalıcı bir çözüm üretmesi bekleniyor.</p><p><b>300 SEKTÖRE CAN SUYU</b></p><p>Yatırım bedeli ve kapsamı bakımından Türkiye tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan proje, inşaat sektöründen mobilyaya kadar 300 farklı alt sektörün çarklarını hızlandırarak ekonomiye de dev bir katma değer sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/yuzyilin-konut-projesinde-684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273699</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turunda-aydin-marmaris-etabi-basladi-273699</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda Aydın-Marmaris etabı başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda (TUR 2026) Aydın-Marmaris etabının startı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda Aydın-Marmaris etabı başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 61'incisi düzenlenen, Uluslararası Bisiklet Birliğinin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan, Türkiye'nin "ProSeries" kategorisindeki tek bisiklet yarışı olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun 2. etabı olan Aydın-Marmaris etabı başladı.</p><p>Efeler ilçesindeki Malazgirt Meydanı'nda başlayan etabın startına, AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, Başsavcı Celal Tekin, Aydın Vali Yardımcısı ve Efeler Kaymakamı İlker Arıkan, İl Gençlik ve Spor Müdürü Serhat Yığmatepe, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yiğit, AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem, MHP İl Başkanı Osmangazi Cihangiroğlu katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/1-2704202612d639c8.jpg"/><p>Etabın startında halk oyunu gösterisi yapılırken, parkur güzergahında bazı vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla sporcuları selamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/2-27042026eb9b1b72.jpg"/><p>Organizasyonda 23 takımdan 157 sporcu, 152,8 kilometrelik etapta pedal çevirecek.</p><p>Bu yıl 61. kez düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 3 Mayıs Pazar günü Ankara'da sona erecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/61-cumhurbaskanligi-turki-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273698</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-isikhan-oecdnin-kuresel-politika-uretimindeki-rolu-daha-kritik-hale-gelecek-273698</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: OECD'nin küresel politika üretimindeki rolü daha kritik hale gelecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "OECD'nin, küresel politika üretimindeki rolünün, önümüzdeki dönemde, daha da kritik hale geleceğine inanıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Işıkhan: OECD'nin küresel politika üretimindeki rolü daha kritik hale gelecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşecek Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi öncesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann'ın katılımıyla ortak basın toplantısı düzenlendi.</p><p>Işıkhan, basın toplantısındaki konuşmasında, öğleden sonra zirvenin açılışını gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a verdiği güçlü destek için şükranlarını sunduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin tarih boyunca fikirlerin, medeniyetlerin ve gelecek tasavvurlarının önemli kesişme noktası olduğunu ifade eden Işıkhan, ülkenin bugün de aynı sorumlulukla, küresel sorunların tartışıldığı ve çözümlerin üretildiği bir merkez üssü olma iddiasını kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Bakan Işıkhan, "Türkiye, etrafını saran savaş ve huzursuzluk sarmalına rağmen, adil ve eşitlikçi bir zemine dayanan, çok taraflı düzeni savunmaya ve uluslararası barışa tüm imkanlarıyla katkı sağlamaya devam etmektedir." diye konuştu.</p><p>Yaklaşık iki hafta önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde 5. Antalya Diplomasi Forumu'nu başarıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Işıkhan, geçtiğimiz hafta TBMM'nin, dünyadaki en büyük etkinlikler arasında yer alan "Parlamentolar Arası Birliğin 152. Genel Kurulu"na ev sahipliği yaptığını hatırlattı.</p><p>Işıkhan, Türkiye'nin bu yıl Temmuz ayında Ankara'da "2026 NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi"ne, Kasım ayında Antalya'da "COP31 Birleşmişler Milletler İklim Değişikliği Konferansı"na ve yıl sonunda "Türk Devletler Teşkilatı 13'üncü Liderler Zirvesi"ne ev sahipliği yapacağını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/1-270420266c1fe7fe.jpg"/><p>"OECD 2026 Beceriler Zirvesi"nin bu yıl Türkiye'de gerçekleştirilen uluslararası etkinlikler zincirinin önemli bir halkasını oluşturduğuna değinen Işıkhan, bu zirveyi, küresel geleceğin inşasına katkı sunacak stratejik bir platform olarak gördüklerini ifade etti.</p><p>Işıkhan, içinde bulundukları çağın, klasik politika araçlarıyla yönetilemeyecek kadar hızlı, çok katmanlı ve kırılgan bir dönüşüm sürecine işaret ettiğini söyledi.</p><p>OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile ilk olarak 19 Eylül 2024'te, Paris'te, OECD Genel Merkezi'nde bir araya gelerek bu önemli etkinliğin temelini attıklarından bahseden Işıkhan, aradan geçen süre zarfında, bakanlık ve OECD ekiplerinin zirvenin düzenlenmesi için iş birliği içerisinde çalıştıklarını anlattı.</p><p><strong>"OECD'NİN ROLÜNÜN DAHA KRİTİK HALE GELECEĞİNE İNANIYORUZ"</strong></p><p>Bugün İstanbul'daki zirveyle, toplumlarının ve gelecek nesillerin refahını artıracak kalıcı bir temel oluşturacaklarına yürekten inandığını belirten Işıkhan, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>"Hem bir bakan hem de bir bilim insanı olarak, retoriğin daha fazla öne çıktığı bir çağda, bilimsel ve analitik çalışmalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu bağlamda Türkiye olarak, kurucu üyesi olduğumuz OECD'nin kanıta dayalı yaklaşımını ve çok taraflı iş birliği ruhunu güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz. 2023 yılında ülkemizde açılan, OECD İstanbul Merkezi ile OECD, bölgesel programlar geliştirerek, çok daha geniş coğrafyalara erişim imkanı kazanmıştır. Bu merkezin görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığına yönelik karar, dün Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Hayırlı olmasını diliyorum. Kuruluşunun 65'inci yıl dönümünü kutlayan OECD'nin, küresel politika üretimindeki rolünün, önümüzdeki dönemde, daha da kritik hale geleceğine inanıyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/2-270420263db7b14a.jpg"/><p>Gerçek ilerlemenin, makinelerin güçlenmesiyle değil insanın, o gücü akılla, iradeyle ve beceriyle yönetebilmesi olduğunu ifade eden Işıkhan, karasabanla tarla süren nasırlı ellerden, zirai ilaçlama için dron kullanan ellere çok hızlı bir geçiş yaşadıklarını dile getirdi.</p><p>Işıkhan, bu değişimi ve dönüşümü, hayatlarının her aşamasında bizzat tecrübe ettiklerini, hatta çoğu zaman zorlandıklarını ifade ederek, "Bu nedenle, dünün becerileri dönüşürken, bugünün becerileri üzerine de yeni beceriler inşa etmemiz gerekiyor. Geleceği belirleyecek olan, esasen teknolojinin ne kadar hızlı ilerlediği değil toplumların bu dönüşüme ne kadar hazırlıklı olduğu ve bireylerin bu değişimi ne ölçüde yönetebildiğidir. Tam da bu nedenle, bu zirveyi 'Nesiller Arası Yeteneklerin Ortaya Çıkarılması' temasıyla kurguladık. Çünkü bizler, yalnızca yeni beceriler kazandırmayı değil, mevcut potansiyeli açığa çıkarmayı, fırsatlara erişimi yaygınlaştırmayı ve hiçbir yeteneğin atıl kalmadığı, kapsayıcı bir sistem inşa etmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Bu kapsamda, çalışma hayatıyla eğitim politikalarını birbirini tamamlayan iki stratejik alan olarak ele aldıklarını belirten Işıkhan, zirveye davetli ülkelerden, hem çalışma hem de eğitimden sorumlu bakanları özellikle davet ettiklerini, bu etkileşimi güçlendirmeye özel önem verdiklerini söyledi.</p><p>Bakan Işıkhan, bugün Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in başkanlığında bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştireceklerini, zirve kapsamında bugün ve yarın yapılacak oturumlarda, içinden geçtikleri teknolojik değişim ve dönüşüm süreçlerinin küresel ve bölgesel düzeyde ne tür etkiler doğuracağını, çalışma yaşamı ve eğitim sistemlerinin bu süreçten nasıl etkileneceğini ele alacaklarını bildirdi.</p><p>Zirveye 25'i bakan ve 20'si bakan yardımcısı olmak üzere toplam 57 ülke ve uluslararası kuruluştan 300'e yakın üst düzey katılımcının katılacağını belirten Işıkhan, bu zirve kapsamında, son derece değerli tartışmaların ve ufuk açıcı değerlendirmelerin gündeme geleceğine inandığını kaydetti.</p><p>Işıkhan, zirve kapsamında, yarın gerçekleştirecekleri üç farklı oturumda, eğitim sistemlerinin geleceğin yetişkin becerilerinden nasıl daha etkin bir şekilde istifade edilebileceğini ve gizli kalan yeteneklerin nasıl ortaya çıkarılabileceğini ele alacaklarını dile getirdi.</p><p>Ayrıca, Türkiye'nin beceri politikaları alanındaki iyi uygulama örneklerini ve tecrübelerini, konuklarla yerinde paylaşmak amacıyla iki ayrı saha ziyareti gerçekleştireceklerini de belirten Işıkhan, ev sahipliğini yaptıkları zirvenin tüm katılımcılar için faydalı ve verimli geçmesi temennisinde bulundu.</p><p>Toplantıda, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann da bir konuşma yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bakan-isikhan-oecdnin-kur-129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273697</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-vergi-mimarisinde-kuresel-olcekte-en-ust-ligde-olmak-istiyoruz-273697</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın tam anlamıyla ekonomik konumlanma stratejisi olduğunu belirterek, "Hedef, ülkeyi bölgesel ölçekte önemli finans ve ticaret merkezi haline getirmek." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında sunum yaptı.</p><p>2026'yı reform yılı olarak belirlediklerini ve kapsamlı yapısal adımların gündemlerinde olduğunu vurgulayan Şimşek, bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformlarının yer aldığını söyledi.</p><p>Şimşek, geçen hafta açıklanan paketin bunun ilk bölümünü oluşturduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:</p><p>"Paket kapsamında daha fazla mal ve hizmet ihracatı yapmak, daha fazla yetenek, girişimci ve sermaye çekmek, varlıkları ülkeye geri getirmek, yurt dışındaki vatandaşlarımızı faaliyetlerinin merkezi olarak Türkiye'yi kullanmaya daha fazla teşvik etmek ve elbette İstanbul Finans Merkezini bölgenin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmak hedeflerimiz arasında bulunuyor. İlk destek, transit ticarette sıfır kurumlar vergisi. Şirket İstanbul Finans Merkezinde yerleşikse transit ticaret tamamen vergisiz olacak. Yani yüzde 100 vergi istisnası sağlanacak. İstanbul Finans Merkezi dışında ise yüzde 95 vergi istisnası uygulanacak. Peki bu alanda öncü müyüz? Hayır. Bu düzenleme Türkiye'nin çerçevesini Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile uyumlu hale getiriyor. Rekabetçi 'transit ticaret' merkezi oluşturmaya çalışıyoruz."</p><p><strong>"TRANSİT TİCARETTE VERGİ İSTİSNASINI YÜZDE 50'DEN YÜZDE 100'E ÇIKARACAĞIZ"</strong></p><p>Şimşek, Türkiye'nin çok güçlü coğrafi konuma sahip olduğunu, önemli ticaret koridorlarından bazılarının Türkiye'den geçtiğini, Orta Koridor'un da bunlardan biri olduğunu ifade ederek, başarılı olma ihtimalini yüksek gördüklerini anlattı.</p><p>Yeni koridorlar oluşturmaya çalıştıklarını, Türkiye'nin bundan faydalanmak için çok iyi konumlandığını vurgulayan Şimşek, "Transit ticaret için daha önce de teşvikimiz vardı ancak bunu büyüttük. 2009'da İstanbul Finans Merkezi düzenlemesi yürürlüğe konulduğunda yüzde 50 vergi istisnası sağlamıştık, şimdi bunu yüzde 100'e çıkarıyoruz. Yani bu tamamen yeni bir şey değil, mevcut teşviki ölçeklendirdik." diye konuştu.</p><p>Benzer şekilde Türkiye'nin de büyük bir enerji merkezi olduğunu, Türk şirketlerinden birinin küresel ölçekte önde gelen emtia ticareti şirketleri arasında yer aldığını belirten Şimşek, bu tür şirketlerin sayısını artırmak istediklerini dile getirdi.</p><p><strong>DAHA FAZLA İHRACAT İÇİN VERGİ İNDİRİMİ</strong></p><p>Şimşek, ikinci desteğin de daha fazla ihracat için verileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"İhracatçılar için kurumlar vergisi oranını düşürme konusunda radikal bir adım attık. Standart kurumlar vergisi oranımız yüzde 25. Normal ihracatçılar bundan sonra bu oranda önemli bir indirimden yararlanacak ve oran yüzde 14'e inecek. Eğer üretici ihracatçıysanız, kurumlar vergisi tek haneye düşecek, bu oran yüzde 9 olacak. Bu adımla Türk ihracatçılarını daha rekabetçi hale getirmeyi ve aynı zamanda imalat sanayisine yönelik doğrudan yabancı yatırımı çekmeyi hedefliyoruz."</p><p>Bu alanda ciddi bir rekabet olduğunu ifade eden Şimşek, imalat sanayisine doğrudan yabancı yatırım çekmek için radikal adım attıklarını söyledi. Şimşek, kişi başı gelir düzeyine bakıldığında Türkiye'nin imalat sanayisi katma değerinin dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğuna işaret ederek, "Asya Kaplanları" ile aynı seviyede olunduğunu bildirdi.</p><p><strong>HİZMET İHRACATINA GÜÇLÜ DESTEK</strong></p><p>Türk imalat sanayisinde hala önemli paya sahip orta-düşük teknolojiyi orta-yüksek ve yüksek teknolojiye dönüştürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, şu bilgiyi verdi:</p><p>"Bir diğer destek de hizmet ihracatımızı artırmak için olacak. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarıyoruz. Buradaki amaç yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik, tasarım, mimarlık ve benzeri yüksek katma değerli hizmet ihracatını desteklemek. Aslında küresel ticarette korumacılığa karşı daha dayanıklı alanda, daha büyük pazar payı elde etmeye çalışıyoruz. Ticarette korumacılık ve parçalanma şu anda daha çok mallar için geçerli. Hizmetler ise Türkiye'nin güçlü kası. Hizmet ihracatımızda halihazırda 60 milyar doların üzerinde fazla veriyoruz. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Bu tedbir, Türkiye'yi hizmet ihracatında çok daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor."</p><p><strong>"SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN SAĞLAM TEMELLER İNŞA EDİYORUZ"</strong></p><p>Doğrudan yabancı yatırımcıların neden Türkiye'yi tercih etmesi gerektiğine de değinen Şimşek, her şeyden önce Türkiye'nin büyük bir pazar olduğunu söyledi. Türkiye'nin GSYH gücüne dikkati çeken Şimşek, "Dış kaynak kullanımı geçmişte daha rekabetçi üretim yani maliyet azaltımı için yapılırdı. Ancak büyük bir pazara sahip olduğunuzda mesele bunun ötesine geçiyor. Bu da nedenlerden biri." ifadelerini kullandı.</p><p>Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2002'de göreve gelmesinden bu yana ekonomide yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye'nin önemli bir reel yakınsama hikayesi ortaya koyduğunu anlattı. Büyüme görünümünde güçlü kalınacağına inandıklarını vurgulayarak, "Dezenflasyon programının etkisiyle geçici bir yavaşlama var ancak bu yavaşlama geçici. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme için sağlam temeller inşa ediyoruz. Bu nedenle Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırım girişleri için güçlü bir destinasyon olmaya devam etmesi muhtemel. Benzer şekilde güçlü bağlantısallık var." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>DAHA FAZLA YETENEK VE GİRİŞİMCİ ÇEKME HEDEFİ</strong></p><p>Stanford'un bir çalışmasına göre gelecekte Türkiye'nin dijital dönüşüm açısından önemli alanlardaki doktora ve yüksek lisans derecelerinin sayısı bakımından üst sıralarda yer alacağını belirten Şimşek, bir diğer destek için de şu bilgiyi verdi:</p><p>"Bir diğer destek daha fazla yetenek, sermaye, girişimci, start-up ya da yüksek varlıklı birey çekmek. Burada da eğer bölgesel merkezinizi İstanbul Finans Merkezine taşırsanız 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanıyor. Merkezinizi Türkiye'de İstanbul Finans Merkezi dışında bir yere taşırsanız yüzde 95 kurumlar vergisi istisnası var. Gelir vergisi istisnası da asgari ücretin 4 katına kadar uygulanacak. Şu anda bu yaklaşık 2 bin 900 dolar civarında. Yani neredeyse 3 bin dolara kadar istisna anlamına geliyor. Bunun üzerindeki gelirler için gelir vergisi ödenecek ancak yaklaşık 3 bin dolara kadar olan kısım gelir vergisinden muaf olacak. Kapsama her türlü hizmet dahil edilecek. Yönetim, danışmanlık, denetim, tedarik zinciri, insan kaynakları. Tek kriter, gelirin yüzde 80'inin Türkiye dışından elde edilmesi. Yüzde 20'ye kadarı yerel olabilir. Böylece Türkiye'yi bu alanda Singapur ile aynı lige yerleştiriyoruz. Referanslarımız genellikle Singapur, Hollanda gibi yerler."</p><p><strong>"YATIRIM SÜREÇLERİNİ BASİTLEŞTİRİYORUZ"</strong></p><p>Şimşek, son 22 yılda yaklaşık 300 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekildiğini, şu anda Türkiye'de aktif olarak yatırım yapmış yaklaşık 87 bin uluslararası şirket bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p><p>"Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için tek durak ofise dönüştürüyoruz. Bürokrasiyi azaltacak ve yatırımcılar için VIP hizmetler sunacağız. Bunun içinde şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri, arazi tahsisi, yatırım teşvikleri ve çevresel onaylar yer alıyor. Bu hizmetleri sunan her birimden temsilciler olacak. Bunlar bir masa etrafında toplanmış gibi hızlı ve anında yanıt verecek. Daha fazla yatırımcı çekmeye yönelik bir başka adım da 20 yıllık yerleşik olmayan kişi düzenlemesi. Bu ne anlama geliyor? Türk vatandaşları dahil olmak üzere, son 3 yılda Türkiye'de vergi mukimi olmayan herkes, Türkiye'ye taşınmaya karar verirse 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirleri üzerinden sıfır vergi ödeyecek. Türkiye'de gelir elde ederlerse bu gelir vergilendirilecek. Türkiye'de yüzde 10 olan veraset vergisini yüzde 1'e indiriyoruz. Uygunluk için tek kriter var, vergi mukimi olmamak. Yani son 3 yılda Türkiye'de 6 aydan fazla yaşamamış olmak. Bu düzenleme sadece küresel vatandaşları çekmeyi değil, aynı zamanda yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını da hedefliyor. İtalya ve Yunanistan halihazırda bunu 15 yıl süreyle sunuyor."</p><p><strong>"BÜYÜK BİR BÖLGESEL FİNANS VE TİCARET MERKEZİ OLMAK İSTİYORUZ"</strong></p><p>Türkiye'ye taşınmak için yeni bir yapısal çerçeve oluşturduklarını belirten Şimşek, halihazırda vatandaşlık programları, ikamet izinleri olduğunu, ayrıca Turkuaz Kart'ın da mevcut bulunduğunu söyledi.</p><p>Şimşek, yatırım yoluyla vatandaşlıkta eşiklerin genellikle finansal ya da reel yatırım için yaklaşık 500 bin dolar seviyesinde olduğunu ifade ederek, sadece gayrimenkul alımı için eşiğin 400 bin dolar olduğunu, sermayenin en az 3 yıl tutulması gerektiğini dile getirdi. Sermaye harcaması kapsamında imalat tesisleri ya da 50 kişiye istihdam sağlayan hizmet şirketinin de vatandaşlık için uygun olacağını vurgulayan Şimşek, "dijital şirket rejimi" getirdiklerini bildirdi. Şimşek, şirket kuruluşu, faaliyetler ve tüm işlemlerin çevrim içi yapılabileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:</p><p>"Ayrıca çalışanlara hisse opsiyonu planlarını, vergi verimliliğini ve sermaye katılımını geliştireceğiz. Girişim sermayesi dostu finansman araçları sunacağız. Terminal İstanbul kapsamında eski havalimanı terminal binaları bir start-up merkezine dönüştürülecek. Esasen girişimci, sermaye ve yetenek çekmeyi hedefliyoruz. 'Eve getir' dediğimiz başlık ise varlıkların ülkeye geri getirilmesi. Burada Türk vatandaşlarının yurt dışındaki varlıklarını Türkiye'ye çekmeyi hedefliyoruz. Uygun varlıklar arasında yurt dışında tutulan nakit, altın ve menkul kıymetler yer alıyor. Bu adım, Türk finansal piyasalarını derinleştirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Bunu daha önce başarılı şekilde yaptık. Bölgesel merkez başlığı altında da bölgesel bir finans merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. İstanbul Finans Merkezi açıkça sadece fiziksel bir alandan ibaret değil. Burada yönetişimden, araçlardan ve yetenekten bahsediyoruz. Fiziksel lokasyon için sağlanan teşvikleri 2047'ye kadar uzatıyoruz. Bu ilk paket, İstanbul'un büyük bir finans merkezi olarak desteklenmesine yardımcı olacak. Bu doğrultuda daha fazla adım gelecek. Bu sıradan bir teşvik paketi değil. Bu tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma stratejisi. Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz. 20 yıllık öngörülebilirlik sağlıyoruz. Kapsam bakımından mal, hizmet, sermaye, yetenek dahil tüm alanları içeriyor. Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef ise ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/bakan-simsek-vergi-mimari-213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273696</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/egzotik-parcacik-kesfi-kutlenin-sirri-aydinlaniyor-273696</link>
      <pubDate>2026-04-27T13:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Egzotik parçacık keşfi! Kütlenin sırrı aydınlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'daki GSI Helmholtzzentrum für Schwerionenforschung'da yürütülen bir deneyde, η′ mezonuna bağlı egzotik bir parçacık durumu gözlemlendi. Bu bulgu, maddenin kütle kazanma mekanizmasına dair uzun süredir tartışılan teorilere yeni bir ışık tutuyor ve bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Egzotik parçacık keşfi! Kütlenin sırrı aydınlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın Darmstadt kentinde bulunan GSI Helmholtzzentrum für Schwerionenforschung laboratuvarında gerçekleştirilen son deneylerde, bilim insanları maddenin kütle kazanma mekanizmasına dair önemli bir adım attı. Uluslararası araştırmacı ekibi, &#951;&#8242; mezonunun bir atom çekirdeğiyle oluşturduğu egzotik bir parçacık durumunun varlığına dair ilk somut işaretleri elde etti. Bu gelişme, maddenin neden kütleye sahip olduğuna ilişkin yıllardır süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı ve evrenin temel yasalarını anlamak isteyen fizik camiasında heyecanla karşılandı.</p><h3>GSI Helmholtzzentrum'da &#951;&#8242; mezonuyla yeni bir deneysel bulgu</h3><p>GSI Helmholtzzentrum'daki ekip, kütlenin kökenine dair temel soruları yanıtlamaya yönelik olarak yüksek hassasiyetli bir deney tasarladı. Deneyde, yüksek enerjili proton demetleri bir karbon hedefine yönlendirildi ve bu süreçte &#951;&#8242; mezonlarının karbon çekirdeğiyle birleşerek egzotik bir mezik çekirdek oluşturması sağlandı. Araştırmacılar, bu etkileşim sırasında yayılan deuteronların uyarım enerjisini ölçmek için Fragment Separator (FRS) adı verilen yüksek çözünürlüklü bir spektrometre kullandı. Ayrıca, İsveç'in Uppsala kentinde geliştirilen ve WASA olarak bilinen özel dedektör, deneydeki protonların tespit edilmesinde kritik bir rol oynadı. Bu yöntemle, &#951;&#8242; mezonunun çekirdek içinde oluştuğuna ve yakalandığına dair sinyaller detaylı biçimde analiz edildi. Elde edilen veriler, egzotik parçacık durumunun varlığına işaret eden teorik imzalarla büyük oranda örtüştü. Bilim insanları, bu bulgunun maddenin kütle kazanma mekanizmasını anlamada çığır açıcı nitelikte olduğunu vurguladı.</p><h3>&#951;&#8242; mezonunun kütle üzerindeki etkisi: teoriler ve deneysel sonuçlar</h3><p>Deneyin baş yazarlarından Kenta Itahashi, &#951;&#8242; mezonunun alışılmadık derecede ağır bir parçacık olduğunu ve nükleer madde içinde kütlesinin değişebileceğini belirtti. Araştırma ekibi, karbon çekirdeğinin uyarım spektrumunu analiz ederek &#951;&#8242;-mezik çekirdeklerinin oluşumuna dair desenleri ortaya koydu. Sonuçlar, &#951;&#8242; mezonunun nükleer ortamda kütlesinin azalabileceğine dair güçlü kanıtlar sundu. Bu durum, uzun süredir tartışılan teorik tahminlerle uyumlu olduğu gibi, parçacıkların aşırı koşullar altında nasıl davranabileceğine ilişkin nadir deneysel veriler sağladı. Itahashi, elde edilen ölçümlerin mezonların nükleer madde içindeki davranışları hakkında önemli ipuçları verdiğini ve maddenin kütle kazanma şekline dair temel sorulara yanıt arayışında önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti. Ekip, &#951;&#8242; mezonunun kütle üzerindeki etkisini anlamak için deneylerin daha fazla hassasiyetle tekrarlanması gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Uluslararası ekipten yeni deneyler ve geleceğe yönelik planlar</h3><p>Uluslararası araştırmacı grubu, &#951;&#8242;-mezik çekirdeklerinin varlığını kesin olarak doğrulamak ve daha fazla bozunma sinyali tespit edebilmek amacıyla yeni deneyler planladıklarını açıkladı. Bu kapsamda, ölçüm doğruluğunu artırmak ve farklı çekirdeklerle benzer deneyler yapmak için ileri düzey teknolojiler kullanılacak. Bilim insanları, her yeni sonucun maddenin temel yapı taşlarını ve evrenin işleyişini anlamada kritik rol oynayacağını belirtti. Ayrıca, elde edilen bulguların uzay boşluğunun kütle üzerindeki etkisine dair uzun süredir var olan teorileri desteklediği ve boşluğun karmaşık yapısının, parçacıklara kütle kazandıran mekanizmalarla yakından ilişkili olduğu vurgulandı. Ekip, &#951;&#8242; mezonunun rolünü daha iyi anlamak için disiplinler arası iş birliğinin önemine dikkat çekti ve gelecekteki çalışmaların parçacık fiziği alanında yeni kapılar açabileceğini ifade etti.</p><h3>Egzotik parçacık araştırmaları kütlenin kökenini aydınlatıyor</h3><p>Sonuç olarak, GSI Helmholtzzentrum'da yürütülen bu deney, egzotik parçacıkların ve özellikle &#951;&#8242; mezonunun kütle üzerindeki etkisini anlamada önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Elde edilen bulgular, parçacıkların yoğun nükleer maddeyle çevrili olduklarında kütlelerinin nasıl değişebileceğine dair nadir ve değerli veriler sunuyor. Bilim camiası, bu gelişmenin maddenin temel yasalarını çözme yolunda büyük bir adım olduğunun altını çiziyor. Gelecek yıllarda yapılacak yeni deneyler ve analizlerle, kütlenin kökenine dair sır perdesinin daha da aralanması bekleniyor. &#951;&#8242; mezonunun rolü ve egzotik parçacık durumları, evrenin işleyişini anlamak isteyen tüm araştırmacılar için ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/egzotik-parcacik-kesfi-ku-992_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273694</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/curiosity-kesif-araci-marsta-yasamin-izine-dair-kritik-bulgular-acikladi-273694</link>
      <pubDate>2026-04-27T12:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Curiosity keşif aracı Mars'ta yaşamın izine dair kritik bulgular açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde şimdiye dek tespit edilen en geniş organik molekül yelpazesine ulaştı. NASA ve araştırma ekibi, bu bulguların Mars'ta yaşam ihtimalini güçlendirdiğini ve gezegenin milyarlarca yıl önce yaşanabilir bir ortam sunduğunu vurguladı. Özellikle Mars'tan alınan örneklerin Dünya'ya getirilmesi için yapılan çağrılar dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Curiosity keşif aracı Mars'ta yaşamın izine dair kritik bulgular açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Curiosity keşif aracı, Mars'ta yürüttüğü son deneylerde, kızıl gezegenin yüzeyinde bugüne kadar kaydedilen en çeşitli organik molekül yelpazesini ortaya koydu. Araştırma kapsamında yedi yeni organik molekülün varlığı kesin olarak belirlendi. Florida Üniversitesi'nden Dr. Amy Williams liderliğindeki ekip, bu karbon bazlı bileşiklerin, Dünya'daki yaşamın temel yapı taşlarını oluşturan maddelerle benzerlik gösterdiğini açıkladı. Bulgular, Nature Communications dergisinde yayımlandı ve Mars'ta 3,5 milyar yıl boyunca korunmuş organik moleküllerin varlığına işaret etti. Bu gelişme, Mars'ta yaşamın izlerine dair umutları artırdı ve gezegenin geçmişte yaşanabilir bir ortam sunduğu tezini güçlendirdi.</p><h3>Curiosity ekibi: Mars'ta organik moleküller milyarlarca yıl korundu</h3><p>Dr. Amy Williams ve ekibi, Mars'tan elde edilen kaya örneklerinde, daha önce bu gezegende rastlanmamış yedi yeni organik molekülün tespit edildiğini duyurdu. Araştırmacılar, bu moleküllerin sert radyasyon ortamına rağmen jeolojik zaman dilimlerinde bozulmadan kaldığını vurguladı. Elde edilen bulgular, Mars'taki yaşanabilir ortamların araştırılmasına bilimsel dayanak sağladı. NASA'nın Jet Propulsion Laboratuvarı'ndan Ashwin Vasavada, Mars'ın yalnızca yaşanabilir değil, aynı zamanda şaşırtıcı derecede zengin yaşam potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Ekip, bu deneyin Mars'ta yaşamın izlerini arama çalışmalarında yeni bir sayfa açtığını ifade etti. Mars'ta tespit edilen organik moleküllerin kökeninin, eski yaşam formlarına, meteor çarpmalarına veya jeolojik süreçlere dayanıp dayanmadığı ise halen araştırılıyor. Ancak bilim insanları, bu tür kimyasal yapıların, Mars'ın geçmişte Dünya benzeri yaşanabilir bir gezegen olabileceği görüşünü desteklediğini aktardı.</p><h3>NASA: Mars'tan örneklerin Dünya'ya getirilmesi kritik öneme sahip</h3><p>Curiosity'nin yürüttüğü araştırmanın bir diğer önemli noktası, Mars'tan alınan kaya örneklerinin Dünya'da incelenmesinin gerekliliği oldu. NASA yetkilileri, Mars'ta yaşam olup olmadığını kesin olarak belirlemenin tek yolunun, bu örneklerin Dünya'ya getirilip laboratuvar ortamında analiz edilmesi olduğunu vurguladı. Perseverance keşif aracı tarafından toplanan örneklerin geri getirilmesi için yapılan planlar, Ocak ayında askıya alınsa da bilim insanları bu adımın insanlığın evrendeki en büyük sorularından birine yanıt bulmak için kritik olduğunu belirtti. Araştırmacılar, Mars'taki organik moleküllerin kökenini ve yaşamla bağlantısını anlamak için uluslararası iş birliğinin ve yeni uzay misyonlarının şart olduğunun altını çizdi. Özellikle ExoMars Rosalind Franklin ve Titan'daki Dragonfly gibi gelecek görevlerin, güneş sisteminde organik bileşenlerin izini sürme çalışmalarına büyük katkı sağlayacağı öngörülüyor.</p><h3>Gale Krateri ve Glen Torridon: Mars'ta yaşam arayışında kilit bölgeler</h3><p>Curiosity'nin 2012'de Mars'a iniş yaptığı Gale Krateri, araştırmacıların odaklandığı başlıca alanlardan biri oldu. Araç, yıllar süren incelemelerin ardından, kraterin içindeki Mount Sharp'ın yamaçlarında, kil açısından zengin katmanlara ulaştı. Bu katmanlar, organik moleküllerin korunmasına olanak tanıyan ortamlar sunuyor. Ekip, Glen Torridon adlı bölgede, eski göl yataklarından gelen tortul taşları ve suyun bir zamanlar bu bölgeden geçtiğine dair kanıtlar buldu. Mary Anning olarak adlandırılan örnekleme noktası, 19. yüzyılın ünlü fosil bilimcisine ithafen seçildi. Buradan alınan kil minerali içeren kumtaşı örnekleri, SAM (Mars'ta Örnek Analizi) cihazında detaylı olarak incelendi. Tetrametilamonyum hidroksit (TMAH) ile yapılan kimyasal çözeltide, büyük ve karmaşık organik moleküller parçalandı ve daha önce görünmeyen yapılar ortaya çıktı. Bilim insanları, azot heterosiklinler ve benzotiyofen gibi moleküllerin varlığını doğruladı. Bu tür yapılar, Dünya'daki RNA ve DNA'nın öncüsü olabilecek nitelikte ve Mars'ta yaşam ihtimalini değerlendirmede kritik rol oynuyor.</p><h3>Meteorların rolü ve laboratuvar testleri: Dünya ile Mars arasındaki bağlantı</h3><p>Williams ve ekibi, Mars'ta tespit edilen organik moleküllerin kökenini anlamak için Dünya'daki Murchison meteorunu da analiz etti. Milyarlarca yıl yaşındaki bu göktaşı, Mars örneklerinde bulunan benzer molekülleri içeriyor. Yapılan laboratuvar testlerinde, TMAH çözeltisiyle işlenen meteor örneklerinde, Mars'ta saptanan benzotiyofen gibi yapılar açığa çıktı. Bu bulgular, yaşamın yapı taşlarının hem Dünya'ya hem de Mars'a meteorlar aracılığıyla ulaşmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Araştırmacılar, Mars yüzeyinde korunan organik maddelerin, gezegenin eski ortamlarının evrimi hakkında önemli ipuçları sunduğunu belirtti. Bilim insanları, Mars ve Dünya arasındaki bu kimyasal benzerliğin, yaşamın evrenselliği konusunda yeni soruları gündeme getirdiğini ifade etti.</p><h3>Geleceğin Mars misyonları için yeni yol haritası</h3><p>Curiosity'nin gerçekleştirdiği ıslak kimya deneyi, Mars ve diğer gök cisimlerinde organik bileşenlerin araştırılması için yeni metodolojilerin geliştirilmesine öncülük etti. NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden Charles Malespin, bu tür deneylerin gelecekteki uzay görevlerinde daha kapsamlı şekilde uygulanacağını açıkladı. Avrupa Uzay Ajansı'nın ExoMars Rosalind Franklin aracı ve NASA'nın Titan'a göndereceği Dragonfly misyonu, benzer kimyasal analizlerle, güneş sisteminde yaşamın izlerini arayacak. Bilim dünyası, Mars'tan alınan örneklerin Dünya'ya getirilmesinin, gezegenin geçmişte yaşanabilir olup olmadığını kesin olarak ortaya koyacağına inanıyor. Purdue Üniversitesi'nden Dr. Briony Horgan, Mars'ta bulunan organik yapıların, eski yaşamın varlığına dair doğrudan kanıt sunmasa da, bu sorunun yanıtına bir adım daha yaklaşıldığını belirtti. Perseverance keşif aracının topladığı örneklerin Dünya'ya getirilmesi, gezegen bilimcilerinin öncelikli hedefleri arasında yer almaya devam ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Curiosity'nin Mars yüzeyinde tespit ettiği organik moleküller, yaşamın evrendeki yaygınlığına dair tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Mars'tan alınan örneklerin Dünya'da analiz edilmesi, insanlığın 'Dünya dışında yaşam var mı?' sorusuna yanıt bulması için kritik önem taşıyor. NASA ve uluslararası bilim camiası, Mars'ın geçmişine dair sırları çözmek ve yaşam izlerini kesin olarak ortaya koymak için örneklerin geri getirilmesi çağrısını yineliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/curiosity-kesif-araci-mar-992_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273693</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nvidianin-kuantum-bilgisayar-hamlesi-teknoloji-dunyasini-heyecanlandirdi-273693</link>
      <pubDate>2026-04-27T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nvidia'nın kuantum bilgisayar hamlesi teknoloji dünyasını heyecanlandırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nvidia, kuantum bilgisayarlar alanında yeni bir yapay zeka modeliyle dikkat çekti. Şirketin geliştirdiği hibrit hesaplama yaklaşımı, kuantum bilgisayarların hata düzeltme süreçlerinde 2,5 kat hız ve 3 kat doğruluk sağladı. Nvidia'nın bu adımı, kuantum teknolojisinin yaygınlaşmasında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nvidia'nın kuantum bilgisayar hamlesi teknoloji dünyasını heyecanlandırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nvidia, kuantum bilgisayarlar için geliştirdiği yeni yapay zeka modeliyle teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Şirket, klasik hesaplama altyapısıyla kuantum teknolojisini birleştiren hibrit bir sistem üzerinde çalıştığını açıkladı. Bu gelişme, Nvidia'nın geleneksel grafik işlemcilerinin ötesine geçerek kuantum bilgisayarların kalibrasyonu ve hata düzeltme süreçlerinde devrim niteliğinde bir çözüm sunduğunu gösteriyor.</p><h3>Nvidia: 'Kuantum bilgisayarlarda doğruluk ve hız artıyor'</h3><p>Nvidia'nın duyurduğu yeni yapay zeka modeli, kuantum bilgisayarların en büyük sorunlarından biri olan yüksek hata oranlarına karşı etkili bir çözüm getirdi. Şirket, Ising modeli üzerinden yapılan hata düzeltme işlemlerinde geleneksel yöntemlere kıyasla 2,5 kat daha hızlı ve 3 kat daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurguladı. Bu başarı, kuantum bilgisayarların bugüne kadar yaygınlaşmasını engelleyen hata sorunlarının aşılmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Nvidia'nın açıklamasına göre, geliştirilen model şimdiden birçok araştırma merkezi ve şirket tarafından kullanılmaya başlandı. Yüksek doğruluk oranlarının, kuantum bilgisayarların pratik uygulamalarda daha güvenilir hale gelmesinde kritik rol oynayacağı belirtiliyor.</p><h3>Hibrit yaklaşım Nvidia'yı teknoloji yarışında öne taşıyor</h3><p>Nvidia, kuantum bilgisayarlar için kendi işlemcisini üretmek yerine hibrit hesaplama modeline odaklanıyor. Şirket, geçen yıl tanıttığı NVQLink teknolojisiyle kuantum sistemlerinin Nvidia'nın mevcut GPU altyapısıyla doğrudan iletişim kurmasını sağladı. Ayrıca CUDA-Q yazılımı sayesinde kullanıcılar, iş yüklerini GPU'lar arasında bölerek farklı kuantum bilgisayarlarla kolayca entegre olabiliyor. Bu hibrit yaklaşım, Nvidia'nın hem klasik hem de kuantum hesaplama alanında liderliğini korumasına olanak tanıyor. Uzmanlar, kuantum bilgisayarların yaygınlaşması halinde Nvidia'nın hibrit çözümleriyle pazardaki konumunu daha da güçlendireceğini öngörüyor. Eğer kuantum bilgisayarlar beklenen başarıyı gösteremezse, Nvidia'nın hızlandırılmış işlemcileri yine sektörün en güçlü seçenekleri arasında kalmaya devam edecek.</p><p>Nvidia'nın kuantum bilgisayarlar için geliştirdiği hibrit hesaplama stratejisi, şirketi geleceğin teknolojilerine hazırlıyor. Yüksek getiri potansiyeline sahip bu yatırımlar, Nvidia'nın büyümesini destekleyen yapay zeka alanındaki liderliğini de pekiştiriyor. Sektör uzmanları, hibrit hesaplama çözümlerinin kuantum bilgisayarların ana akıma daha hızlı girmesini sağlayacağını ve Nvidia'nın bu süreçte kilit oyuncu olacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/nvidianin-kuantum-bilgisa-222_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273692</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/galaksi-olusumu-icin-kritik-veri-cygnus-x-1in-jet-gucu-olculdu-273692</link>
      <pubDate>2026-04-27T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galaksi oluşumu için kritik veri! Cygnus X-1'in jet gücü ölçüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cygnus X-1 kara deliği ve dev yıldızı, 7 bin ışık yılı uzaklıkta bilim dünyasını şaşırtan bir enerji ölçümüyle gündemde. Uluslararası araştırma ekibi, kara delik jetlerinin gücünü ilk kez anlık ve doğrudan belirledi. Bu keşif, galaksi oluşumuna dair temel varsayımları doğruladı ve kara deliklerin evrendeki rolünü anlamada yeni bir dönemi başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galaksi oluşumu için kritik veri! Cygnus X-1'in jet gücü ölçüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bir bilim ekibi, Dünya'dan yaklaşık 7 bin ışık yılı uzaklıktaki Cygnus X-1 kara deliğinde gerçekleşen olağanüstü bir enerji çıkışını tespit etti. 18 yıl boyunca toplanan radyo teleskop verileriyle yapılan bu çalışma, kara delik jetlerinin gerçek gücünü ilk kez anlık ve doğrudan ölçme fırsatı sundu. Elde edilen bulgular, galaksi oluşumuna dair bugüne dek kabul gören temel varsayımları doğrularken, kara deliklerin evrenin evrimi üzerindeki etkilerine dair önemli ipuçları sağladı. Çalışmada, kara deliğin dev bir yıldızla oluşturduğu ikili sistemde, yıldızın güçlü rüzgarlarının kara delik jetlerini nasıl etkilediği ayrıntılı biçimde analiz edildi. Araştırmacılar, jetlerin taşıdığı enerjinin 10 bin Güneş'in toplam çıkışına eşdeğer olduğunu belirledi ve bu veriler, astronomi dünyasında büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Cygnus X-1 kara deliği: Jet gücü ilk kez anlık ölçüldü</h3><p>Kara deliklerin çevresine yaydığı jetlerin enerji miktarı, uzun yıllardır astronomlar için büyük bir muamma olarak kalıyordu. Ancak Cygnus X-1 kara deliği üzerinde yapılan bu son araştırma, Very Long Baseline Array (VLBA) ve Avrupa VLBI Ağı (EVN) tarafından sağlanan 18 yıllık radyo verileriyle bu gizemi aydınlattı. Bilim insanları, kara delikten fırlayan jetlerin dev yıldızın rüzgarları tarafından yaklaşık iki derece büküldüğünü tespit etti. Bu sapmayı hassas biçimde ölçen ekip, jetlerin hızını ise 150 bin kilometre/saat olarak belirledi; bu değer, ışık hızının neredeyse yarısına karşılık geliyor. Araştırmanın anahtar kelimesi olan 'kara delik', bu ölçüm sayesinde, şimdiye kadar sadece teorik olarak kabul edilen jet gücü oranlarının doğrudan gözlenmesini sağladı. Önceki yöntemler, jetlerin çevresindeki gazda oluşan baloncuklara bakarak binlerce yılın ortalamasını hesaplarken, yeni teknikle gerçek zamanlı ve kesin veri sunuldu. Bu sayede, kara deliklerin ne kadar madde tükettiği ve ne kadar enerjiyi dışarı attığı eş zamanlı olarak hesaplanabiliyor.</p><h3>Galaksi oluşumu modellerinde kara delik jetleri doğrulandı</h3><p>Cygnus X-1 kara deliği üzerinde yapılan bu çığır açan çalışma, galaksi oluşumunu modelleyen kozmologlar için de kritik bir referans noktası oluşturdu. Oxford Üniversitesi'nden Dr. Steve Prabu ve Curtin Üniversitesi'nden Prof. James Miller-Jones, bu araştırmada kara deliklere düşen maddenin yaklaşık yüzde 10'unun jetler aracılığıyla enerjiye dönüştüğünü doğruladı. Bu oran, galaksi oluşumunu simüle eden modellerde uzun süredir varsayım olarak kullanılıyordu; ancak ilk kez doğrudan gözlemle desteklendi. Kara deliklerin merkezinde bulunduğu galaksilerde, bu jetlerin yaydığı enerji ve plazma, yıldız oluşumunu düzenliyor, gazın dağılımını etkiliyor ve galaksilerin milyarlarca yıl boyunca nasıl büyüdüğünü belirliyor. Çalışmada elde edilen yeni ölçüm, simülasyonların daha sağlam ve gerçekçi bir temele oturmasını sağladı. Profesör Miller-Jones, kara deliklerin fiziksel yasalarının ölçekten bağımsız olduğunu vurgulayarak, Cygnus X-1'de elde edilen verilerin tüm kara delik tipleri için referans olarak kullanılabileceğini belirtti. Bu da, kara delik araştırmalarında yeni bir dönemin başladığı anlamına geliyor.</p><h3>Yeni teleskoplar kara delik jetlerinin sırlarını çözmeye hazırlanıyor</h3><p>Bilim dünyası, kara delik araştırmalarında elde edilen bu çarpıcı bulguların ardından, gelecekte yapılacak gözlemler için de umutlu. Batı Avustralya ve Güney Afrika'da inşası süren Square Kilometre Array Gözlemevi gibi devasa teleskop projeleri, milyonlarca uzak galaksiden kara delik jetlerinin tespit edilmesini mümkün kılacak. Cygnus X-1 kara deliğinde elde edilen güvenilir referans ölçümü, bu yeni gözlemler için temel oluşturacak. Barselona Üniversitesi, Wisconsin-Madison Üniversitesi, Lethbridge Üniversitesi ve Uzay Bilimleri Enstitüsü gibi birçok önemli kurumun katkı sunduğu araştırma, kara deliklerin evrendeki rolünü anlamada kritik bir eşik olarak değerlendirilmekte. Uzmanlar, kara delik jetlerinin galaksi evrimindeki etkilerini daha iyi kavrayabilmek için, bu tür referans noktalarının öneminin giderek artacağını vurguluyor. Kara deliklerin taşıdığı enerji, sadece galaksileri değil, evrenin genel yapısını da şekillendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Cygnus X-1 kara deliği ve çevresinde yapılan bu detaylı inceleme, kara delik jetlerinin gücünü ilk kez anlık ve kesin olarak ortaya koydu. Bu bulgular, galaksi oluşumu ve evrimini anlamada yeni bir dönemin kapılarını aralarken, kara deliklerin evrendeki merkezi rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Önümüzdeki yıllarda geliştirilecek yeni gözlem teknikleri ve teleskoplarla, kara delik araştırmalarında daha derin ve kapsamlı sonuçlar bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/galaksi-olusumu-icin-krit-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273691</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nissandan-misira-45-milyon-dolarlik-yatirim-guney-afrika-uretim-ussunu-kaybetti-273691</link>
      <pubDate>2026-04-27T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nissan'dan Mısır'a 45 milyon dolarlık yatırım! Güney Afrika üretim üssünü kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Japon otomotiv devi Nissan, Afrika'daki üretim stratejisinde önemli bir değişikliğe giderek 45 milyon dolarlık yeni yatırımını Mısır'a yönlendirdi. Güney Afrika'nın üretim merkezi olma rolünü kaybetmesi, kıtadaki otomotiv sektöründe büyük bir dönüşümün habercisi olarak öne çıkıyor. Bu adım, Mısır'ın ihracat potansiyelini artırırken, Afrika otomotiv pazarında rekabeti de yeniden şekillendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nissan'dan Mısır'a 45 milyon dolarlık yatırım! Güney Afrika üretim üssünü kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nissan, Afrika kıtasındaki üretim stratejisinde köklü bir değişikliğe imza atarak 45 milyon dolarlık yeni yatırımını Güney Afrika yerine Mısır'a kaydırdı. Japon otomobil üreticisinin bu hamlesi, Mısır'ı bölgesel bir otomotiv üretim ve ihracat merkezi haline getirirken, Güney Afrika'nın yıllardır üstlendiği üretim üssü rolünü kaybetmesine yol açtı. Şirketin Afrika pazarında büyüme hedefi doğrultusunda attığı bu adım, Mısır'ın sunduğu düşük maliyetler ve avantajlı lojistik olanakları sayesinde gerçekleşti. Nissan'ın bu yıl içinde Mısır'daki üretim kapasitesini yaklaşık üçte bir oranında artırması ve yıllık en az 10.000 ek araç üretmesi bekleniyor.</p><h3>Nissan Afrika Genel Müdürü AbdelSamad: 'Mısır, bölgesel ihracat merkezi olacak'</h3><p>Nissan Afrika Genel Müdürü Mohamed AbdelSamad, şirketin Mısır'daki yeni yatırımının Afrika genelinde önemli bir etki yaratacağını vurguladı. AbdelSamad, "Bileşenlerin yarısından fazlası yerel olarak üretilecek" diyerek, bu adımın dışa bağımlılığı azaltacağını ve tedarik zinciri şoklarına karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturacağını belirtti. Nissan'ın Mısır'a bugüne kadar toplamda yaklaşık 276 milyon dolar yatırım yaptığına dikkat çeken AbdelSamad, son üç yılda ülkeden 25.000'den fazla aracın ihraç edildiğini, Libya'nın ise önemli bir hedef pazar haline geldiğini söyledi. Şirketin Afrika'daki üretim ve ihracat kapasitesini daha da artırmayı hedeflediği bu dönemde, Mısır'ın stratejik konumu ve maliyet avantajı öne çıkıyor.</p><h3>Mısır'ın yükselişi, Güney Afrika'nın kaybı: Otomotivde yeni denge</h3><p>Nissan'ın 45 milyon dolarlık yatırım tercihi, Güney Afrika ekonomisi üzerinde de önemli etkiler yaratıyor. Güney Afrika, Nissan'ın üretim operasyonlarını kaybetmesiyle birlikte, istihdam, tedarikçi ilişkileri ve ihracat gelirlerinde azalma riskiyle karşı karşıya kaldı. Şirketin Güney Afrika'da yalnızca satış ve dağıtım faaliyetleriyle sınırlı kalacağı belirtilirken, yerel üretimden elde edilen katma değer kaybının ekonomiye olumsuz yansıyacağı ifade ediliyor. Diğer yandan, Çinli Chery Otomobil Şirketi'nin Güney Afrika'daki Nissan üretim varlıklarını devralması, kıtadaki otomotiv üretiminde daha geniş çaplı bir yeniden yapılanmanın işareti olarak öne çıkıyor. Bu gelişmeler, Afrika otomotiv sektöründe rekabeti artırırken, küresel üreticilerin uzun vadeli pazar payı mücadelesini de hızlandırıyor.</p><h3>Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı ve Mısır'ın yeni rolü</h3><p>Mısır'ın Nissan için tercih edilen üretim merkezi haline gelmesinde, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı'nın sunduğu fırsatlar da önemli rol oynadı. Tarifelerin kademeli olarak azaltılmasıyla Mısır, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına daha kolay erişim sağlayan bir üs konumuna yükseldi. Bu durum, Nissan'ın bölgesel dağıtımını ölçeklendirmesine ve ihracat potansiyelini artırmasına olanak tanıyor. Mısır hükümetinin ihracatı güçlendirme ve ticaret dengesizliklerini azaltma hedefleriyle uyumlu olan bu yatırım, uluslararası finansman destekli ekonomik reform programı kapsamında da teşvik ediliyor. Şirketin küresel yeniden yapılanma sürecinde maliyetleri azaltma ve verimliliği artırma çabaları, Mısır'ın otomotivdeki yükselişini hızlandırdı.</p><p>Nissan'ın Mısır'a yönelttiği 45 milyon dolarlık yeni yatırım, Afrika otomotiv pazarında dengeleri değiştirdi. Şirketin bu stratejik hamlesi, hem Mısır'ın ihracat kapasitesini artırıyor hem de Güney Afrika'nın sanayi sektöründe önemli bir boşluk yaratıyor. Küresel otomotiv üreticilerinin Afrika'daki rekabeti kızışırken, Mısır'ın bölgesel üretim ve ihracat merkezi olarak öne çıkması, önümüzdeki dönemde kıta genelinde yeni yatırım ve işbirliklerinin önünü açacak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/27/nissandan-misira-45-milyo-800_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>