<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279921</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/telegram-oyunuyla-162-milyonluk-vurgun-12-ilde-pars-darbesi-279921</link>
      <pubDate>2026-06-16T19:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Telegram oyunuyla 162 milyonluk vurgun: 12 ilde "PARS" darbesi!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Iğdır merkezli 12 ilde düzenlenen dev siber dolandırıcılık operasyonunda 15 şüpheli yakalandı, 10'u tutuklandı. "Görev tamamlayarak para kazanma" vaadiyle vatandaşları tuzaklarına düşüren şebekenin hesaplarında 162 milyon liralık devasa bir para hareketi ortaya çıkarıldı. PARS analiz sistemi üzerinden yapılan incelemeler, banka ve GSM operatörlerinden alınan verilerle birleştirildi. Şüphelilerin ATM işlem görüntüleri ve suç işlerken kullandıkları IP adresleri tek tek belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Telegram oyunuyla 162 milyonluk vurgun: 12 ilde "PARS" darbesi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık" soruşturması kapsamında 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında, müşteki M. A. O'nun sosyal medya uygulaması Telegram üzerinden gönderilen sahte ilan bağlantılarıyla kandırıldığı, verilen görevleri tamamlaması halinde yüksek kazanç elde edeceği vaadiyle 5 farklı banka hesabına toplam 330 bin 504 lira göndermesinin sağlandığı belirlendi. Olayın aydınlatılması amacıyla yaklaşık 8 ay süren teknik ve fiziki çalışmalar yürütüldü.  </p><p><b>162 MİLYON LİRALIK PARA HAREKETİ</b></p><p>Jandarma ekiplerinin saha çalışmaları, PARS analiz sistemi üzerinden yapılan incelemeler ile banka ve GSM operatörlerinden elde edilen veriler doğrultusunda şüphelilerin ATM işlem görüntüleri ve kullandıkları IP adresleri tespit edildi. MASAK'tan alınan veriler üzerinde yapılan analizlerde ise 61 bin şüpheli işlemde toplam 162 milyon lira tutarında para hareketi bulunduğu ortaya çıkarıldı. Elde edilen deliller doğrultusunda Iğdır merkezli Konya, Karabük, Şanlıurfa, Kocaeli, Bursa, Adana, Mardin, Ağrı, Antalya, Ordu, İstanbul ve Mersin'de toplam 18 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.  </p><p><b>10 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</b></p><p>Operasyonda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, 16 SIM kart, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet ve 4 flaş bellek ele geçirildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 10'u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 4 şüpheli hakkında ise gözaltı süresi uzatıldı. Firari durumdaki 2 şüpheli için yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi. Yetkililer, suçtan elde edildiği değerlendirilen hesaplara bloke konulduğunu, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/telegram-oyunuyla-162-mil-428_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279920</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emlak-konut-dokundu-saracoglu-degisti-ankaranin-kalbinde-tarihi-donusum-279920</link>
      <pubDate>2026-06-16T19:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emlak Konut dokundu, Saraçoğlu değişti: Ankara'nın kalbinde tarihi dönüşüm!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, restorasyon çalışmaları tamamlanan Ankara'nın tarihi Saraçoğlu Mahallesi'nden görüntüler paylaştı. Tarihi dokusu korunarak dönüştürülen mahalle, Ankaralıların yeni nefes alanı haline geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emlak Konut dokundu, Saraçoğlu değişti: Ankara'nın kalbinde tarihi dönüşüm!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kurum, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Saraçoğlu Mahallesi&#39;nde vakit geçiren vatandaşların görüntülerine yer verdi.</p><p>Kurum, &quot;Saraçoğlu Mahallesi başkentimize çok yakışmadı mı?&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Görüntülerde görüşlerine yer verilen Muhammed Ak, Saraçoğlu&#39;nun hem tarihi dokusunu hem de mekanlarını çok beğendiklerini belirterek, &quot;Nişanlımla ilk burada tanıştık. O yüzden burası bizim için ayrıca çok önemli.&quot; ifadesini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/ssstwitter-160620266da9113b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Murat Balıkçı da başarılı bir restorasyon yürütüldüğünü aktararak, &quot;Burada insan nefes alıyor. Gerçekten çok farklı bir atmosferi var. Herkese tavsiye ederim, çok güzel olmuş.&quot; değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Eylül İraz ise Saraçoğlu Mahallesi&#39;ni keşfettikten sonra sık sık buraya geldiklerini ve bölgeden memnun olduklarını kaydetti. </p><p>Emlak Konut GYO&#39;da mimar olan Cansu Keleş de projeyi yaparken mevcut binaların tarihi dokusunun korunduğunu belirterek, &quot;Emlak Konut eliyle Saraçoğlu Mahallesi&#39;ni restore edip, tekrar topluma geniş bir rekreasyon alanı olarak sunduk.&quot; dedi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/emlak-konut-dokundu-sarac-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-saglam-metrobus-kalmadi-avcilar-duraginda-bir-arac-daha-yandi-279919</link>
      <pubDate>2026-06-16T18:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da sağlam metrobüs kalmadı! Avcılar durağında bir araç daha yandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Avcılar'da seyir halindeki metrobüsün motor kısmında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da sağlam metrobüs kalmadı! Avcılar durağında bir araç daha yandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şükrübey Durağı yakınında Beylikdüzü yönünde seyreden metrobüsün arka kısmındaki motor bölümünde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>Dumanları fark eden sürücü, aracı durağa yaklaştırarak yolcuları tahliye etti.</p><p>İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdü.</p><p>Metrobüste hasara yol açan yangın nedeniyle seferler bir süreliğine aksadı.</p><p>Yanan aracın hattan çekilmesinin ardından metrobüs seferleri normale döndü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/istanbulda-saglam-metrobu-302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cocuga-nitelikli-istismarda-hesap-gunu-savci-acimadi-agir-ceza-istedi-279918</link>
      <pubDate>2026-06-16T18:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocuğa nitelikli istismarda hesap günü: Savcı acımadı, ağır ceza istedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'da sosyal medyada tanıştıkları E.A.'yı alıkoyarak cinsel istismarda bulunan 4 sanık hakkındaki mütalaa açıklandı. Savcı, sanıklar için toplamda 190 yılı aşan hapis cezası talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocuğa nitelikli istismarda hesap günü: Savcı acımadı, ağır ceza istedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Ahmet Çalışkan ve Emirhan Beyhan, tutuksuz sanıklar Yılmaz Özkaraca ve Hasan Hüseyin Koçak ile taraf avukatları katıldı.</p><p>Duruşmayı ayrıca mağdurun ailesi ile Çocuk ve İnsan Hakları Derneği (ÇİDER) temsilcisi takip etti.</p><p>Mahkeme başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra esas hakkındaki mütalaasını açıklamak üzere cumhuriyet savcısına söz verdi.</p><p>Savcı, tutuklu sanıklar Ahmet Çalışkan ve Emirhan Beyhan&#39;ın &quot;birden fazla kişiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı&quot;, &quot;kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; ve &quot;nitelikli yağma&quot; suçlarından 63 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.</p><p>Cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanık Yılmaz Özkaraca hakkında &quot;birden fazla kişiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı&quot; ve &quot;kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; suçlarından 33 yıl 9 aya kadar, tutuksuz sanık Hasan Hüseyin Koçak hakkında &quot;çocuğun nitelikli cinsel istismarına yardım etme&quot;, &quot;kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; ve &quot;nitelikli yağmaya yardım etme&quot; suçlarından 31 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep etti.</p><p>Söz verilen tutuklu sanıklar Çalışkan ve Beyhan, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek tahliyelerini, tutuksuz sanıklar Koçak ve Özkaraca da önceki savunmalarını tekrar ettiklerini ve suçsuz olduklarını ileri sürerek beraatlerini istedi.</p><p>Sanık avukatları da esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için ek süre talebinde bulundu.</p><p>Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların mevcut halinin devamına ve avukatların ek süre talebinin kabulüne hükmederek, duruşmayı 16 Temmuz&#39;a erteledi.</p><p><b>OLAYIN GEÇMİŞİ</b></p><p>Ankara&#39;nın Mamak ilçesinde 7 Mayıs 2024&#39;te sosyal medyadan tanıştığı 4 kişi tarafından alıkonarak cinsel istismara uğrayan E.A&#39;nın şikayeti üzerine sanıklar Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Yılmaz Özkaraca ve Hasan Hüseyin Koçak hakkında soruşturma başlatılmıştı.</p><p>Gözaltına alınan sanıklardan Çalışkan ve Beyhan tutuklanırken, Özkaraca ile Koçak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/cocuga-nitelikli-istismar-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279917</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-yine-savas-baltasini-gosterdi-irana-sert-tehdit-cehennem-azabi-gelecek-279917</link>
      <pubDate>2026-06-16T18:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump yine savaş baltasını gösterdi! İran'a sert tehdit: Cehennem azabı gelecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'daki G7 zirvesinde İran'a gözdağı verdi. Nükleer silah geliştirme iddialarına değinen Trump, Tahran yönetiminin taahhütlerinden dönmesi halinde "inanılmaz ve en ağır" sonuçlarla karşılaşacağını savundu. Trump bu kapsamda, "Eğer edinirlerse, başlarına cehennem azabı gelecek." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump yine savaş baltasını gösterdi! İran'a sert tehdit: Cehennem azabı gelecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Fransa&#39;da katıldığı G7 zirvesinde basın mensuplarına İran&#39;ın nükleer silah geliştirme planları hakkındaki görüşlerini aktardı.</p><p>İran&#39;ın gelecekte olası nükleer silah geliştirme planını değerlendiren Trump, &quot;Eğer bunu yaparlarsa, inanılmaz sonuçlarla karşılaşırlar. Size sonuçlarını bile söylemeyeceğim, ama sonuçlar en ağır sonuçlar olacaktır.&quot; dedi.</p><p>Trump, Tahran&#39;ın &quot;nükleer silah geliştirmesine, satın almasına veya başka bir şekilde edinmesine&quot; izin verilmeyeceğinin altını çizdi.</p><p>Tahran&#39;ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdünün, İran ile ABD arasında hazırlanan mutabakat zaptının merkezinde yer aldığını belirten Trump, anlaşma dilinin Tahran&#39;ın nükleer silah geliştirmesini engellemenin ötesine geçmesi gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Trump, &quot;Nükleer silah geliştirmeyecekler, satın almayacaklar, edinmeyecekler veya başka herhangi bir şey yapmayacaklar.&quot; diye konuştu.</p><p>İran&#39;ın nükleer silah edinmeyeceğini yineleyen Trump, &quot;Eğer edinirlerse, başlarına cehennem azabı gelecek.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Washignton ile Tahran arasında ileride &quot;çok iyi bir ilişki&quot; kurabileceği umudunu paylaşan Trump, bununla birlikte İran&#39;ın nükleer silah elde etmesini engellemenin kendileri için her zaman öncelikli bir konu olmaya devam edeceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/trump-yine-savas-baltasin-580_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dubai-ve-kktc-baglantili-cikti-1-milyar-liralik-bahis-agina-dev-operasyon-279916</link>
      <pubDate>2026-06-16T18:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dubai ve KKTC bağlantılı çıktı! 1 milyar liralık bahis ağına dev operasyon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Diyarbakır merkezli 5 ilde düzenlenen dev yasa dışı bahis operasyonunda 51 şüpheli yakalandı. KKTC ve Dubai bağlantılı şebekenin banka hesaplarında tam 1 milyar 165 milyon liralık devasa bir işlem hacmi tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dubai ve KKTC bağlantılı çıktı! 1 milyar liralık bahis ağına dev operasyon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valilikten yapılan açıklamada, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında kentte yasa dışı bahis faaliyetleriyle bağlantılı olarak &quot;dış finans evleri&quot; kurulduğu, banka hesaplarının kiralandığı ve finans gruplarının KKTC bağlantılı olarak yönetildiğinin tespit edildiği bildirildi.</p><p>Yapılan incelemelerde, söz konusu organizasyonlara ait banka hesaplarında toplam 1 milyar 165 milyon 753 bin lira işlem hacmi bulunduğunun belirlendiği aktarılan açıklamada, faaliyetlerde bulunduğu değerlendirilen 5 dış finans evi ile 2&#39;si Dubai ve KKTC&#39;de olmak üzere toplam 51 şüphelinin tespit edildiği belirtildi.</p><p><b>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Şüphelilerin yakalanmasına yönelik olarak 16 Haziran&#39;da Diyarbakır, İstanbul, Gaziantep, Tekirdağ ve Muğla&#39;da eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Operasyon kapsamında, finans evlerinde tespit edilen ek şüphelilerle birlikte toplam 51 kişi yakalanarak gözaltına alınmıştır. Ayrıca operasyon sırasında yakalanan şüphelilerden S.T&#39;nin uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan Osmaniye İlamat ve İnfaz Bürosunca arandığı anlaşılmıştır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/dubai-ve-kktc-baglantili--489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hava-savunmasinda-kritik-ittifak-italyan-samp-t-sistemi-konyaya-geliyor-279915</link>
      <pubDate>2026-06-16T18:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hava savunmasında kritik "ittifak": İtalyan SAMP-T sistemi Konya'ya geliyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika haberleri... MSB, Türkiye'nin hava sahasını güçlendirecek NATO kararını resmen duyurdu. İtalya'nın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden biri olan SAMP-T, Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görev alacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hava savunmasında kritik "ittifak": İtalyan SAMP-T sistemi Konya'ya geliyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi amacıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi'nin Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacağını açıkladı.  </p><p>MSB'den yapılan yazılı açıklamada, NATO Daimi Savunma Planı çerçevesinde müttefik ülkeler arasındaki savunma ve caydırıcılık faaliyetlerinin sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında; ittifak hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı/Konya'da konuşlandırılacaktır" ifadelerine yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/hava-savunmasinda-kritik--718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279914</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-devlet-ve-millet-ayni-yone-bakmiyorsa-o-ulkenin-kalkinmasi-279914</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Ana çerçevede devletin temel bakışıyla, değerleriyle, medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Güvenlik Kurulu Hizmet Binası'nda, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği tarafından her yıl düzenlenecek olan, iç-dış güvenlik ve tematik güvenlik alanlarının değerlendirildiği "Milli Güvenlik Konferansları" kapsamındaki oturumların ilkine katıldı.</p><p>Burada sunum eşliğinde yaptığı konuşmada Yılmaz, "2003-2025 dönemi Türkiye ve Dünya ekonomisindeki gelişmeler, doğum oranları, turizm, eğitim, sağlık, aile ve sosyal hizmetler, gençlik ve spor, nüfus oranları, ulaştırma ve habercilik, tarım ve ormancılık, sanayi ve teknoloji, savunma ve enerji, temel hak ve özgürlükler, Orta Vadeli Program, yapısal reform, bölgesel işbirlikleri, Terörsüz Türkiye, kamu yönetim sisteminin etkinleştirilmesi ve Türkiye Yüzyılı hedefleri" başlıklarını ele aldı.</p><p>Yılmaz, "Dünya bir geçiş sürecinde. Bu dönemler en tehlikeli zamanlar. Bu dönemlerde yapılan hataların bedeli diğer dönemlere göre daha ağır oluyor ama bu dönemler aynı zamanda doğru konumlanan iyi stratejiler izleyen ülkeler için bir fırsat. Bu dönemde doğru yapanlar da diğer dönemlerde başaramadıkları kadar hızlı ilerleme kaydediyorlar. Bu dönemde istikrarını koruyan, öngörülebilir politikalar üreten, doğru bir çerçevede hareket eden ülkeler kendilerini pozitif ayrıştırmış olurlar." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/1-16062026a76a3214.jpg"/><p><strong>"NİTELİKLİ İSTİHDAM, KATMA DEĞER, İHRACAT ÜRETİYORSUNUZ"</strong></p><p>Cevdet Yılmaz, bütün toplumu kapsayan, insan odaklı bir kalkınma anlayışıyla hareket ettiklerinin altını çizerek, izledikleri politikalarda ve çeşitli istatistiklerde bunun yansımalarını gördüklerini söyledi.</p><p>Nüfus artış hızındaki düşüşün tehlikelerine dikkati çeken Yılmaz, sunumunda bunu önlemeye yönelik hükümetin politika ve çalışmalarını anlattı.</p><p>Yılmaz, savunma sanayinin güvenliğin yanı sıra, ekonomik kalkınma ve sosyal refahla ilişkili olduğunu dile getirerek, "Savunma sanayisinde nitelikli istihdam, katma değer, ihracat üretiyorsunuz. Ayrıca burada elde ettiğiniz yetkinlikleri, teknolojik gelişmeleri sivil endüstrilere yayarak ekonominin topyekun teknolojik seviyesini yükseltmiş oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/2-1606202631afa01f.jpg"/><p>Temel hak ve özgürlüklerde son 23 yılda elde edilen kazanımlara değinen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Milletiyle aynı yöne bakmayan devletler kendi içinde enerjisini yok eder. Devletin temel bakışı, milletin değerleriyle örtüşmek durumundadır. Ana çerçevede devletin temel bakışıyla, değerleriyle, medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun. Aksi takdirde milletle devlet kavga ediyor gibi bir görüntü ortaya çıkar. Bu da bir ülkenin ayağına vurulabilecek en büyük prangadır bana göre."</p><p>Yılmaz, hükümetin ekonomideki önceliklerini; makroekonomik ve finansal istikrarın kalıcı kılınması, AR-GE ve yenilikçiliğin artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı teknolojik gelişimin desteklenmesi olarak sıraladı.</p><p>Beşeri sermaye ile iş gücü verimliliğinin güçlendirilmesine, iş gücü piyasasının etkinleştirilmesine ve yatırım ortamının iyileştirilmesine vurgu yapan Yılmaz, kamu mali çerçevesinin güçlendirilmesi ve kayıt dışı ekonominin azaltılmasının da temel hedefler arasında yer aldığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/3-160620268d2b6efb.jpg"/><p><strong>"AB HEDEFİ STRATEJİK ÖNCELİK"</strong></p><p>Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefinin stratejik bir öncelik olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin Avrupa ile pozitif bir gündem oluşturma yönünde gayret ettiğini, Avrupa'nın da hem güvenlik hem de rekabet açısından Türkiye'ye olan ihtiyacının daha belirgin hale geldiğini kaydetti.</p><p>Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Yılmaz, Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Hicaz Demir Yolu'nun, AB ile ekonomik entegrasyonun yanı sıra tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve güvenliğin artırılması açısından daha önemli hale geleceğine işaret etti.</p><p>"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Yılmaz, terörün doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğunu aktararak, "Terörsüz Türkiye" ile ülkenin orta ve uzun vadede sosyal ve ekonomik açıdan kalkınacağını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/4-16062026f73ad3f3.jpg"/><p><strong>"GELECEK PROJEKSİYONLARI YAPACAĞIZ"</strong></p><p>MGK Genel Sekreteri Vali Okay Memiş de uluslararası güvenlik ortamını sarsan savaşlar, çatışmalar ve krizlerle, dünyanın, öngörülmesi zor dinamiklerin hakim olacağı yeni bir istikrarsızlık dönemine girdiğini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>"Yaklaşık bir asırdır sessizliği koruyan fay hatlarının harekete geçtiği bu dönemde, medeniyetler, milletler ve devletler arasındaki hak ve menfaat mücadelesinin her zamankinden daha çetin olacağı izahtan varestedir. Jeopolitik zeminin mütemadiyen sarsıldığı bu ortamda milli güvenliğimize ilişkin meselelere çözüm ararken, tespit, analiz, muhakeme, karar ve icra için kullanabileceğimiz süreler süratle azalmakta, hatalı kararların maliyeti ise artmaktadır. Bununla birlikte, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın riyasetinde ve devlet büyüklerimizin engin tecrübesinden istifadeyle, her türlü meseleye en uygun çözümleri üretebilecek kadrolara sahibiz. Bu kadroların milli güvenlik meselelerine ilişkin birikimlerinin daha da artırılması ve işbirliği zeminlerinin genişletilmesi için yeni yöntemler üzerine çalışmayı sürdüreceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/5-1606202630166380.jpg"/><p>Programın sonunda, Vali Okay Memiş tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a günün anısına hediye takdim edildi.</p><p>22 hafta boyunca MGK Genel Sekreterliğinde, üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirilecek programda, askeri doktrinlerden dış politikaya; tabii afetlerden demografiye kadar pek çok konu ele alınacak. Dünyada ve yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin yanı sıra çeşitlenen risk ve tehditlerin ele alınacağı oturumlarda, devletin tüm faaliyetlerinde milli güvenlik mefhumuna ilişkin farkındalığın artırılması hedefleniyor.</p><p>Açılışı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Güvenlik Konferansları'na, kamu kurum ve kuruluşlarından kurum başkanı, genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanı seviyesinde görev yapan 200'den fazla üst düzey yöneticinin katılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/cumhurbaskani-yardimcisi--727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279913</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-amaclarinin-irandaki-uranyuma-sahip-olmak-degil-yok-etmek-oldugunu-savundu-279913</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump amaçlarının İran'daki uranyuma "sahip olmak değil yok etmek" olduğunu savundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyuma ilişkin "Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz. Amacımız ona sahip olmak değil, yok etmek. Bizde (halihazırda) çok var." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump amaçlarının İran'daki uranyuma "sahip olmak değil yok etmek" olduğunu savundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi marjında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile görüşmesinin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran'a kadar "tamamen açılacağını" belirten Trump, İran ile mutabakata ilişkin, "(Hürmüz Boğazı'nda) Gemiler güzelce hareket etmeye başladı. Petrol akışı yeniden başlıyor ve fiyatlar hızla düşüyor. Borsa ise hızla yükseliyor. Çok güzel şeyler oluyor ve daha da önemlisi İran'ın nükleer silahı olmayacak." diye konuştu.</p><p>Trump, mutabakat zaptının imzalanmasından sonraki 60 günlük sürede müzakere konularında İran'ın "işleri tamamlamak istediğini" ifade ederek, "İşe geri dönmeleri lazım ve şimdi ilişkiler normalleşti. Bu nedenle (süreç) hızlı işleyecek. Hızlı da olabilir, uzun da sürebilir." dedi.</p><p><strong>"AMACIMIZ (URANYUMA) SAHİP OLMAK DEĞİL, YOK ETMEK"</strong></p><p>Trump, Hürmüz Boğazı'nın gelecekte de açık kalacağından emin olmak için gerekenin "güçlü bir ABD Başkanı" olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Zenginleştirilmiş uranyuma ilişkin planlara dair de konuşan Trump, bu konuda acelelerinin olmadığını söyledi.</p><p>Trump, B2 bombardıman uçaklarının hedef aldığı dağların içe doğru göçtüğünü ifade ederek, kazının "zor" olacağına da dikkati çekti.</p><p>Bunu yapacak ekipmana sadece ABD ve Çin'in sahip olduğunu kaydeden Trump, "(Zenginleştirilmiş uranyumu) Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz. Amacımız ona sahip olmak değil, yok etmek. Bizde (halihazırda) çok var." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAYACAKLAR"</strong></p><p>Mutabakatın detaylarını açıklamadan önce resmi bir çerçeve oluşturmak istediğini belirten Trump, "Nükleer silaha sahip olmayacaklar ve bunun benim istediğim şeyin yaklaşık yüzde 99,9'unu karşıladığını söyleyebilirim çünkü bunun olmasına izin veremezdik." dedi.</p><p>Trump, Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz şekilde açık kalacağını da dile getirdi.</p><p>ABD-İran arasında sağlanan mutabakatı yayımladıktan sonra muhtemelen basın toplantısı düzenleyeceğini belirten Trump, "Size kelimesi kelimesine okuyacağım, böylece basın bunu doğru şekilde aktarır." ifadesini kullandı.</p><p>Söz konusu mutabakatın "eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planının (JCPOA) aksine çok önemli bir belge" olduğunu savunan Trump, "O, nükleer silaha giden bir yoldu. Benimki ise nükleer silaha karşı bir duvar." dedi.</p><p>Mutabakat kapsamında ABD'nin İran'a ödeme yapacakları yönündeki haberlere ilişkin soruya "Hayır, biz sadece istersek gelecekte bir gün yatırım yapmaya izinliyiz. Herhangi bir yükümlülüğümüz yok." diye konuştu.</p><p><strong>TRUMP VE AL NAHYAN İKİLİ İLİŞKİLERİ DEĞERLENDİRDİ</strong></p><p>Trump, BAE'nin ABD'ye 19 trilyon doları aşkın miktarda yatırım yaptığını ve bunun, rekor düzeyde olduğunu belirterek, iki ülke arası ilişkileri "olağanüstü" diye niteledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/trump-amaclarinin-irandak-881_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279912</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adalet-bakani-gurlekten-e-avukat-uygulamasina-iliskin-paylasim-279912</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek'ten "e-Avukat" uygulamasına ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, avukat dostu yaklaşımla hayata geçirdikleri e-Avukat uygulamasıyla, zaman ve erişim engellerini ortadan kaldırarak savunma hakkının daha etkin kullanılmasına katkı sunduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek'ten "e-Avukat" uygulamasına ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Adalet Bakanlığı tarafından hayata geçirilen e-Avukat uygulamasına ilişkin paylaşım yaptı.</p><p>"Avukat dostu yaklaşımla hayata geçirdiğimiz e-Avukat uygulamamızla, zaman ve erişim engellerini ortadan kaldırarak savunma hakkının daha etkin kullanılmasına katkı sunuyoruz." ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:</p><p>"Yakın zamanda hizmete aldığımız uygulama sayesinde avukatlarımız, müvekkilleriyle ofislerinden görüntülü görüşme yapabiliyor, adalet hizmetlerine daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir şekilde ulaşabiliyor. Adalet hizmetlerinin sunum kalitesini artırmak için teknolojinin tüm imkanlarından faydalanmayı kararlılıkla sürdüreceğiz."</p><p>Gürlek'in paylaşımında, Adalet Bakanlığınca hazırlanan e-Avukat uygulamasını kullanan avukat ve vatandaşların değerlendirmelerin yer aldığı video da bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/adalet-bakani-gurlekten-e-712_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/akdenizde-ilham-veren-kadinlar-programi-kamu-ve-is-dunyasini-bir-araya-getirdi-279911</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Akdeniz'de İlham Veren Kadınlar" programı kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MÜSİAD Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu tarafından düzenlenen 'Akdeniz'de İlham Veren Kadınlar' programı, kamu, iş dünyası ve girişimcilik ekosisteminin temsilcilerini Antalya'da bir araya getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Akdeniz'de İlham Veren Kadınlar" programı kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programda, kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmadaki rolü, değişen iş dünyasında kadınların üstlendiği liderlik ve üretim odaklı başarı hikâyeleri ele alındı. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın yanı sıra kamu kurumlarının temsilcileri, iş dünyası liderleri, kadın girişimciler ve çok sayıda davetli katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/untitled3-1606202608cf2580.jpg"/><p>Programın açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, küresel ekonominin dijitalleşme, yapay zekâ, büyük veri ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Dünya Ekonomik Forumu'nun öngörülerine göre 2030 yılına kadar dünya genelinde milyonlarca yeni iş alanının oluşacağını hatırlatan Göktaş, bu dönüşüm sürecinde insan kaynağının niteliğinin ve fırsat eşitliğinin ülkelerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/untitled5-16062026e24b9189.jpg"/><p>Kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki konumunun yalnızca bireysel başarılarla sınırlı olmadığını vurgulayan Bakan Göktaş, kadınların üretimden girişimciliğe, aileden toplumsal kalkınmaya kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Kadınların güçlenmesinin ekonomik büyümenin ötesinde aile yapısını, hane refahını, yerel kalkınmayı ve toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiğini ifade eden Göktaş, kadın girişimcilerin ortaya koyduğu her başarının yeni nesillere ilham verdiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/untitled4-160620262be68e20.jpg"/><p>Konuşmasında Türkiye'nin kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmalara da değinen Göktaş, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında kadınların girişimcilik, istihdam, dijital ekonomi ve yenilikçi sektörlerde daha fazla yer almasını hedefleyen uygulamaların sürdüğünü kaydetti. Kadın kooperatiflerinin desteklenmesi, genç kadınlara yönelik girişimcilik programları ile yapay zekâ ve veri bilimi alanındaki eğitim projelerinin bu yaklaşımın önemli parçalarını oluşturduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/dscf1967-1606202674797159.jpg"/><p>Program kapsamında kadın girişimcilerin tarım, turizm, ticaret ve teknoloji başta olmak üzere farklı sektörlerde hayata geçirdikleri projeler de katılımcılarla paylaşıldı. Alanlarında başarı sağlayan kadın girişimciler deneyimlerini aktarırken, girişimcilik yolculuklarında karşılaştıkları zorluklar, çözüm yöntemleri ve sürdürülebilir büyüme stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Böylece program, yalnızca başarı hikâyelerinin anlatıldığı bir buluşma olmanın ötesine geçerek bilgi ve tecrübe paylaşımına imkân sağlayan önemli bir platform niteliği kazandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/untitled2-16062026bf8835a7.jpg"/><p>Etkinlikte konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ise MÜSİAD bünyesinde kadın girişimcilerin ve iş insanlarının üretim ekosistemine sağladığı katkılara dikkat çekti. Özdemir, kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini belirterek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürütülen "Aile Dostu İş Yeri Projesi İşbirliği Protokolü" kapsamında yeni evlenen çalışanlara ve çocuk sahibi olan ailelere yönelik desteklerin sürdüğünü, ayrıca kadın girişimci ve çalışanların çocuklarına yönelik kreş ve gündüz bakım evi projeleri üzerinde de çalışıldığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/untitled1-16062026dc405b8e.jpg"/><p>"Akdeniz'de İlham Veren Kadınlar" programı, MÜSİAD Kadın Girişimcileri Destekleme Komisyonu'nun kadın girişimciliğini teşvik etmeye, başarı hikâyelerini görünür kılmaya ve farklı sektörlerden kadınları ortak bir platformda buluşturmaya yönelik çalışmalarının önemli organizasyonlarından biri olarak öne çıktı. Kamu ile iş dünyasını aynı zeminde buluşturan etkinlikte, kadınların üretim, girişimcilik ve liderlik alanlarında daha güçlü şekilde yer almasının Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine sağlayacağı katkılar kapsamlı biçimde değerlendirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/akdenizde-ilham-veren-kad-399_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/her-gun-ispanak-yiyenlerde-gorulen-7-onemli-degisim-279910</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün ıspanak yiyenlerde görülen 7 önemli değişim]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'li diyetisyenler, ıspanağın günlük tüketimiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ispanak, sahip olduğu vitamin ve minerallerle kalp, kemik, göz ve sindirim sağlığını olumlu etkilerken, bazı risklere de işaret edildi. Uzmanlar, özellikle K vitamini ve oksalat içeriğine karşı uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün ıspanak yiyenlerde görülen 7 önemli değişim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli üç diyetisyen, ıspanağın her gün tüketilmesinin vücutta yarattığı etkileri detaylı şekilde değerlendirdi. Ispanak, hafif tadı ve çeşitli tariflerde kullanılabilir olmasıyla sofralarda sıkça yer buluyor. Ancak bu yeşil yapraklı sebzenin sunduğu besin değeri, onu yalnızca lezzetli değil, aynı zamanda sağlıklı bir tercih haline getiriyor. Uzmanlar, ıspanağın her gün yenmesiyle birlikte vücutta hafıza, atletik performans, enerji düzeyi, ruh hali ve genel sağlık üzerinde olumlu değişiklikler görülebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, bazı bireylerin ıspanak tüketim miktarına dikkat etmesi gerektiği de vurgulanıyor.</p><h3>Diyetisyen Hershey: 'Ispanak vitamin ve mineral açısından zengin'</h3><p>Beslenme uzmanı Laura Hershey, ıspanağın göz sağlığını destekleyen A vitamini, bağışıklık sistemini güçlendiren C vitamini, kemikler için gerekli olan K vitamini, enerji metabolizmasında rol oynayan demir, hücre büyümesini destekleyen folat ve kalp sağlığını koruyan potasyum açısından zengin olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, ıspanakta bulunan lifin sindirim sistemine katkı sağladığı ve bağırsak mikrobiyomunu desteklediği belirtiliyor. Magnezyumun kan basıncını düzenlemeye, kalsiyumun ise kemik sağlığını korumaya yardımcı olduğu aktarılıyor. 100 gram çiğ ıspanakta yalnızca 23 kalori bulunurken, bu miktar 3 gram protein, 3.6 gram karbonhidrat, 2 gram lif ve neredeyse hiç yağ içermiyor. Bu değerler, ıspanağı dengeli ve düşük kalorili bir besin olarak öne çıkarıyor.</p><h3>Uzman Imus: 'Karotenoid ve flavonoid içeriğiyle iltihabı azaltıyor'</h3><p>Diyetisyen Vanessa Imus, ıspanağın içerdiği karotenoidler ve flavonoidlerin oksidatif stres ile genel iltihabın azaltılmasında etkili olduğunu belirtiyor. Ispanakta yer alan lutein ve zeaksantin gibi antioksidanlar, hücreleri zararlı serbest radikallerden koruyarak yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı oluyor. Ayrıca, bitkisel nitratlar sayesinde kan damarlarında genişleme sağlanıyor ve dolaşım sistemi destekleniyor. Bu durum, kalp hastalığı riskinin azalmasına katkı sağlıyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, günde bir fincan ıspanak gibi nitrat açısından zengin yeşil yapraklı sebze tüketen bireylerde kalp hastalığı riskinin anlamlı şekilde düştüğünü gösteriyor.</p><h3>Kethamukkala: 'Düzenli ıspanak tüketimi genel sağlığı artırıyor'</h3><p>Bitki bazlı beslenme uzmanı Lavanya Kethamukkala, ıspanağın diyet nitratı açısından en zengin kaynaklardan biri olduğunu ve vücutta nitrik okside dönüşerek kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olduğunu söylüyor. Bu özellik, özellikle tansiyon problemi yaşayanlar için ıspanağı önemli bir besin haline getiriyor. Kethamukkala, düzenli ıspanak tüketiminin kalp, sindirim, göz ve kemik sağlığını olumlu etkilediğini, ayrıca önemli kalori artışı olmadan besin alımını yükselttiğini belirtiyor. Son araştırmalar, ıspanağın karaciğer sağlığına da katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Ispanak, içerdiği lifle bağırsak hareketlerini düzenlerken, günlük lif ihtiyacının karşılanmasına da yardımcı oluyor.</p><h3>Ispanak tüketiminde K vitamini ve oksalat uyarısı</h3><p>Uzmanlar, ıspanağın yüksek K vitamini içeriğinin bazı kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşime girebileceğine dikkat çekiyor. Diyetisyen Hershey, bu tür ilaçları kullananların K vitamini alımını dengede tutmaları ve mutlaka bir sağlık profesyonelinden bireysel tavsiye almaları gerektiğini vurguluyor. Ispanak ayrıca oksalat adı verilen ve demir, kalsiyum, magnezyum gibi minerallerin emilimini kısmen engelleyebilen bir anti-besin içeriyor. Oksalatlar, hassas bünyelerde böbrek taşı riskini artırabiliyor. Ancak uzmanlar, bu riskin genel popülasyon için düşük olduğunu ve özellikle böbrek taşı geçmişi olanların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Diyetisyen Imus, oksalat riskini azaltmak için ıspanağın kalsiyum açısından zengin besinlerle birlikte tüketilmesini, kaynatılarak oksalat oranının düşürülmesini ve bol su içilmesini öneriyor.</p><h3>Ispanak sofralarda nasıl yer buluyor?</h3><p>Ispanak, hafif ve nötr tadı sayesinde hem tatlı hem de tuzlu yemeklerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Salatalardan makarnalara, yumurtalı tariflerden smoothielere, fırın ürünlerinden sandviçlere kadar pek çok tarifte ıspanak tercih ediliyor. Ayrıca, sarımsak ve limonla sotelenerek pratik bir yan yemek olarak da sofralarda yerini alıyor. Uzmanlar, ıspanağın düzenli tüketiminin sağlıklı yaşamı desteklediğini, ancak bazı bireylerin kişisel sağlık durumlarına göre porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p><p>Sonuç olarak, ıspanak günlük beslenmede güvenle tercih edilebilecek, vitamin ve mineral açısından zengin bir sebze olarak öne çıkıyor. Ancak, özel sağlık durumu olan bireylerin ilaç etkileşimleri ve oksalat içeriği konusunda bilinçli hareket etmesi önem taşıyor. Uzman diyetisyenler, ıspanağın hem lezzetli hem de sağlıklı bir seçenek olduğunu vurgularken, kişisel ihtiyaçlara göre tüketim miktarının ayarlanmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/her-gun-ispanak-yiyenlerd-220_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gronlandda-saatte-400-km-hiza-ulasan-ruzgarlar-bilim-dunyasini-sasirtti-279909</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Grönland'da saatte 400 km hıza ulaşan rüzgarlar bilim dünyasını şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Perm Ulusal Araştırma Politeknik Üniversitesi'nden fizik profesörü Viktor Krışhtop, gezegenin en şiddetli rüzgarlarının Grönland bölgesinde estiğini ve bu hava akımlarının saatte 400 kilometreye kadar çıkabildiğini açıkladı. Soğuk Arktik havası ile Gulf Stream'in taşıdığı sıcak havanın çarpışması, bu olağanüstü hızların temel nedeni olarak gösterildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Grönland'da saatte 400 km hıza ulaşan rüzgarlar bilim dünyasını şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya üzerinde kaydedilen en yüksek rüzgar hızları, Grönland bölgesinde ölçülüyor. Bu bölgedeki hava akımları saatte 400 kilometreye kadar ulaşabiliyor. Konuya ilişkin dikkat çekici açıklamalar, Perm Ulusal Araştırma Politeknik Üniversitesi Genel Fizik kürsüsü profesörü ve fizik-matematik bilimleri doktoru Viktor Krışhtop tarafından yapıldı. TASS'ın aktardığı bilgilere göre Krışhtop, Grönland üzerindeki bu devasa rüzgar hızlarının arkasında yatan fiziksel mekanizmayı detaylı biçimde anlattı. Profesör, söz konusu rüzgarların yeryüzüne yakın katmanlarda değil, atmosferin belirli bir yüksekliğinde ortaya çıktığını vurguladı.</p><h3>Stratosferin alt katmanında saatte 400 km hıza ulaşan jet akımları</h3><p>Uzman Krışhtop, rüzgar hızının en üst değerlere ulaştığı noktanın yaklaşık 9 ila 12 kilometre yükseklikteki stratosferin alt kısmı olduğunu belirtti. Bu yükseklik bandı, atmosferde oldukça kritik bir alan olarak kabul ediliyor. Zira ticari jet uçaklarının büyük çoğunluğu tam da bu seviyede seyrediyor. Dolayısıyla Grönland üzerinden geçen uçuş rotaları, bu güçlü hava akımlarından doğrudan etkileniyor. Stratosferin alt katmanında oluşan bu rüzgarlar, sıradan meteorolojik olaylardan çok farklı bir dinamiğe sahip. Jet akımı olarak adlandırılan bu hava hareketleri, atmosferdeki enerji dengesinin en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, bu bölgedeki rüzgar ölçümlerinin düzenli olarak saatte 350 ila 400 kilometre arasında seyrettiğini kayıt altına aldı.</p><h3>Soğuk Arktik havası ile Gulf Stream'in sıcak havası çarpışıyor</h3><p>Grönland bölgesinde bu denli şiddetli rüzgarların oluşmasının arkasında son derece belirgin bir fiziksel süreç yatıyor. Kuzey Atlantik üzerinde birbirinden çok farklı sıcaklıklara sahip iki büyük hava kütlesi karşı karşıya geliyor. Bir tarafta kutuplardan inen buz gibi soğuk Arktik havası bulunurken, diğer tarafta Gulf Stream okyanus akıntısının taşıdığı belirgin biçimde daha sıcak hava kütlesi yer alıyor. Bu iki hava kütlesinin çarpışması, atmosferde muazzam bir enerji transferine yol açıyor. Sıcaklık farkı ne kadar keskin olursa, havanın hareket hızı da o kadar artıyor. Başka bir deyişle, soğuk ve sıcak hava arasındaki termal uçurum büyüdükçe rüzgar şiddeti de doğru orantılı biçimde yükseliyor. Gulf Stream'in Kuzey Atlantik'e taşıdığı ılık su kütleleri, üzerindeki havayı ısıtarak bu çarpışmayı daha da sert hale getiriyor.</p><h3>Pilotlar Grönland üzerindeki kuyruk rüzgarlarını yakıt tasarrufu için kullanıyor</h3><p>Profesör Krışhtop'un aktardığı bilgilere göre, Grönland üzerindeki bu benzersiz atmosferik koşullar jet akımının saatte yaklaşık 350 ila 400 kilometre hıza ulaşmasına zemin hazırlıyor. Bu rüzgar hızları, dünyanın başka hiçbir bölgesinde bu kadar düzenli ve yoğun biçimde gözlemlenmiyor. Havacılık sektörü açısından ise bu durum yalnızca bir risk değil, aynı zamanda bir fırsat olarak da değerlendiriliyor. Pilotlar, özellikle transatlantik uçuşlarda Grönland bölgesindeki kuyruk rüzgarlarını bilinçli şekilde kullanıyor. Uçağın arkasından esen bu güçlü hava akımları sayesinde yakıt tüketimi önemli ölçüde azalıyor ve uçuş süresi kısalıyor. Bu strateji, havayolu şirketlerine hem ekonomik tasarruf hem de operasyonel verimlilik sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak Grönland üzerindeki jet akımları, gezegenin en güçlü doğal rüzgar sistemlerinden birini oluşturuyor. Soğuk Arktik havası ile Gulf Stream kaynaklı sıcak havanın çarpışmasıyla ortaya çıkan bu olağanüstü rüzgarlar, hem bilim dünyasının hem de havacılık sektörünün gündeminde önemli bir yer tutmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/gronlandda-saatte-400-km--735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyku-uzmanlarindan-gece-kivi-tuketimi-onerisi-279908</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku uzmanlarından gece kivi tüketimi önerisi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku uzmanları, gece kivi yemenin uyku düzeni üzerinde önemli etkiler yarattığını belirtiyor. Araştırmalar, düzenli olarak gece kivi tüketenlerde uyku kalitesinde gözle görülür bir artış yaşandığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku uzmanlarından gece kivi tüketimi önerisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku uzmanları, gece saatlerinde kivi tüketiminin uyku kalitesini olumlu yönde etkilediğini vurguluyor. Yapılan araştırmalar, kivi yiyen kişilerin uyku evrelerinde belirgin bir iyileşme yaşadığını ortaya koyuyor. Özellikle bir ay boyunca gece yatmadan önce kivi yiyenlerde, sabahları daha enerjik kalkıldığı ve uyku düzeninin normalleştiği gözlemlendi. Uzmanlar, bu olumlu etkinin kivinin içerdiği antioksidanlar, serotonin, folik asit ve B vitaminlerinden kaynaklandığını ifade ediyor.</p><h3>Uyku uzmanları: 'Gece kiviyle uyku kalitesi artıyor'</h3><p>Bilimsel bulgulara göre, gece kivi tüketenlerin uykuya dalma süresi kısalıyor ve gece boyunca dinlendirici bir uyku deneyimi yaşanıyor. Kivi, içeriğindeki zengin vitamin ve mineraller sayesinde hem bedenin hem de zihnin sabaha daha dinç uyanmasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, uyku problemleri yaşayan bireylerin gece kivi yemeyi alışkanlık haline getirmesini öneriyor. Ayrıca, bu yöntemle uykuya geçişin kolaylaştığı ve genel yaşam kalitesinin yükseldiği belirtiliyor.</p><h3>Kafein ve spor uyarısı: Uyku düzeni için kritik tavsiyeler</h3><p>Uyku uzmanları, gece kivi tüketiminin yanı sıra, kafeinli içeceklerden uzak durulmasının ve spor aktivitelerinin sabah saatlerinde yapılmasının uyku düzenini daha da iyileştirdiğine dikkat çekiyor. Kivi gibi doğal ve sağlıklı besinlerin tercih edilmesi, hem uyku kalitesini artırıyor hem de vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri sağlıyor. Özellikle düzenli kivi tüketiminin, uykuya geçişte yaşanan zorlukları azalttığı ve sabahları daha enerjik bir başlangıç sunduğu vurgulanıyor.</p><p>Sonuç olarak, uyku uzmanları gece kivi tüketmenin uyku kalitesi üzerindeki olumlu etkilerini öne çıkarıyor. Kivi, doğal içeriğiyle hem sağlıklı bir uykuya hem de güne zinde başlamaya katkı sağlıyor. Bilimsel araştırmalar, bu alışkanlığın uyku düzenini desteklediğini ve yaşam kalitesini artırdığını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/uyku-uzmanlarindan-gece-k-541_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/2tolga-silah-sistemi-eurosatory-2025te-avrupaya-guclu-giris-yapti-279907</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2TOLGA silah sistemi Eurosatory 2025'te Avrupa'ya güçlü giriş yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Makine Kimya Endüstrisi'nin yerli ve milli savunma sistemi TOLGA, Macaristan'ın H-T Division tarafından geliştirilen insansız kara aracına entegre edilerek Avrupa'nın en prestijli savunma fuarı Eurosatory'de ilk kez sergilendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2TOLGA silah sistemi Eurosatory 2025'te Avrupa'ya güçlü giriş yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma sanayiinin önemli aktörlerinden Makine Kimya Endüstrisi'nin geliştirdiği yerli silah sistemi TOLGA, Avrupa yolculuğunda tarihi bir adım attı. Macaristan merkezli H-T Division firmasının ürettiği 6x6 insansız kara aracı Katıcı'ya başarıyla entegre edilen TOLGA, Paris'te düzenlenen Eurosatory savunma fuarında uluslararası kamuoyuna tanıtıldı. Türk savunma sanayii böylece Avrupa pazarında somut bir varlık göstermiş oldu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/video71-160620268dddccbf.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TOLGA'NIN 20 MİLİMETRELİK SİLAH SİSTEMİ MACAR ARACINA ENTEGRE EDİLDİ</b></p><p>SAHA 2026 fuarında imzalanan işbirliği anlaşması kısa sürede meyvesini verdi. TOLGA sisteminde yer alan 20 milimetrelik silah sistemi, Macaristan'ın insansız kara aracı Katıcı platformuna entegre edildi. Ortaya çıkan ürün, uluslararası savunma çevrelerinin yoğun ilgisini çekti. Bir Avrupa ülkesiyle hayata geçirilen bu entegrasyon programı, TOLGA'nın küresel ölçekte kabul gören bir savunma çözümüne dönüştüğünü açıkça gösterdi.</p><p><b>KATAR VE SUUDİ ARABİSTAN'IN ARDINDAN AVRUPA PAZARI DA AÇILDI</b></p><p>TOLGA sistemi daha önce Katar, Suudi Arabistan ve Mısır ile gerçekleştirilen işbirlikleriyle Orta Doğu pazarında kendini kanıtlamıştı. Şimdi ise bir Avrupa NATO müttefikiyle yapılan bu ortaklık, sistemin uluslararası arenada yeni bir seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Macaristan ile kurulan bu köprü, Türk savunma sanayiinin Avrupa'daki konumunu güçlendirdi.</p><p><b>LAZER SİLAHINDAN FÜZEYE KADAR GENİŞ ENTEGRASYON PLANLANIYOR</b></p><p>İşbirliği yalnızca mevcut silah entegrasyonuyla sınırlı kalmayacak. Projenin ilerleyen aşamalarında 12,7 milimetrelik silah kulesi, Enfal-17 füzesi, lazer silah sistemi, akustik tespit ve jammer teknolojileri de platforma eklenmesi planlanıyor. Ortak mühendislik çalışmaları ve eğitim programlarıyla iki ülke arasındaki savunma işbirliği çok daha derin bir boyut kazanacak.</p><p>TOLGA'nın Eurosatory'deki başarılı tanıtımı, Türk savunma sanayiinin sadece bölgesel değil küresel bir oyuncu olma yolunda kararlı adımlar attığını bir kez daha gözler önüne serdi. Macaristan ile başlayan bu ortaklığın diğer Avrupa ülkelerine de örnek teşkil etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/2tolga-silah-sistemi-euro-548_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-dunyasi-saskin-dunyanin-en-buyuk-bitkisi-4500-yildir-buyuyor-279906</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyası şaşkın! Dünyanın en büyük bitkisi 4.500 yıldır büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Batı Avustralya Üniversitesi'nden bilim insanları, Shark Bay'de 180 kilometrekarelik alana yayılan Posidonia australis deniz yosununun tek bir organizma olduğunu ortaya çıkardı. Bu dev bitki, 4.500 yıl boyunca büyümeye devam etti ve bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyası şaşkın! Dünyanın en büyük bitkisi 4.500 yıldır büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batı Avustralya Üniversitesi'nden araştırmacılar, Shark Bay'de yürüttükleri çalışmalar sonucunda, Posidonia australis adlı deniz yosununun dünyanın en büyük bitkisi olduğunu belirledi. DNA analizleri, bu dev bitkinin tek bir fidandan 4.500 yıl önce büyümeye başladığını ve bugün 180 kilometrekarelik bir alanı kapladığını gösterdi. Bilim insanları, bu kadar geniş bir alana yayılan Posidonia australis kolonisinin, klonal üreme yoluyla genetik olarak aynı kaldığını tespit etti.</p><h3>Shark Bay'de Posidonia australis hayatta kalıyor</h3><p>Bölgedeki Posidonia australis, yüksek tuz oranı, ani sıcaklık değişiklikleri ve düşük besin seviyelerine rağmen yaşamını sürdürüyor. Araştırmacılar, bu dev bitkinin çevresel zorluklara karşı gösterdiği direnç sayesinde, iklim değişikliğine rağmen varlığını koruyabileceğini düşünüyor. Posidonia australis'in hayatta kalma başarısı, bilim dünyasında ilgiyle takip ediliyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Dünyanın en büyük bitkisi risk altında olabilir'</h3><p>Uzmanlar, büyüme sürecinin rahatsız edilmeden devam etmesi halinde, Posidonia australis'in gelişimini sürdürebileceğini vurguluyor. Ancak çevresel koşullardaki değişiklikler ve insan etkisi, bu dev bitkinin geleceği için tehdit oluşturuyor. Bilim insanları, Posidonia australis'in korunmasının ekosistem için kritik olduğunu belirtiyor. Bu keşif, deniz ekosistemlerinin önemi ve korunması gerektiği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><p>Shark Bay'de keşfedilen bu dev bitki, hem bilimsel hem de çevresel açıdan dikkat çekiyor. Posidonia australis'in olağanüstü büyüklüğü ve dayanıklılığı, doğanın sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/bilim-dunyasi-saskin-duny-748_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/65-ilde-es-zamanli-mali-suc-orgutlerine-operasyon-346-gozalti-karari-279905</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[65 ilde eş zamanlı mali suç örgütlerine operasyon: 346 gözaltı kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, mali suç örgütlerine yönelik soruşturma kapsamında 346 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 65 ilde operasyon düzenlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[65 ilde eş zamanlı mali suç örgütlerine operasyon: 346 gözaltı kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, mali suç örgütlerine yönelik soruşturma kapsamında 346 kişiye yönelik gözaltı kararı verildiği belirtildi.</p><p>Bu kapsamda 65 ilde operasyon düzenlendiği ifade edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:</p><p>"Yapılan çalışmalar kapsamında şüphelilerin tefecilik, nitelikli dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, rüşvet, zimmet ve irtikap, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, resmi ve özel belgede sahtecilik, ilgili özel kanunlara muhalefet ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri tespit edildi. Şüpheliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca soruşturma başlatıldı."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/video2-16062026a004c666.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>"HİÇBİR SUÇ YAPILANMASINA GÖZ YUMULMAYACAK"</strong></p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyona ilişkin NSosyal hesabından açıklama yaptı.</p><p>Çiftçi, açıklamasında şunları kaydetti:</p><p>"Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 65 ilimizde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen ve mali suç örgütlerine ağır darbe vurulan bu kapsamlı operasyonda görev alan kahraman polislerimizi, KOM Başkanlığımızı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı tebrik ediyorum. Milletimizin huzuruna, devletimizin kaynaklarına ve kamu düzenine kasteden hiçbir suç yapılanmasına göz yumulmayacak, suç ve suçlularla mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir. Rabb'im kahraman güvenlik güçlerimizin yar ve yardımcısı olsun, başarılarını daim eylesin."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/65-ilde-es-zamanli-mali-s-150_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/toprakta-antibiyotik-direnci-artiyor-sehirler-icin-kritik-uyari-279904</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Toprakta antibiyotik direnci artıyor! Şehirler için kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'de yapılan geniş çaplı araştırma, şehir topraklarında antibiyotik direnci genlerinin beklenenden daha karmaşık ve güçlü ağlar oluşturduğunu ortaya koydu. Mikrobiyolog Cheng Gao'nun ekibi, 27 farklı şehirdeki toprak örneklerinde antibiyotik direnci ağlarının sanılandan daha yaygın ve dayanıklı hale geldiğini belirledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Toprakta antibiyotik direnci artıyor! Şehirler için kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de şehirleşmenin toprak sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir araştırma, şehir topraklarında antibiyotik direnci genlerinin beklenenden daha güçlü ve karmaşık ağlar oluşturduğunu ortaya çıkardı. Çin Bilimler Akademisi Mikrobiyoloji Enstitüsü'nden Cheng Gao ve ekibi, 2022 ve 2023 yıllarında ülke genelinde 27 farklı orman alanından ve bunlara komşu şehirleşmiş bölgelerden toprak örnekleri topladı. Araştırmacılar, şehirleşmenin ve insan faaliyetlerinin toprakta yaşayan bakteriler ile antibiyotik direnci arasında nasıl bir ilişki kurduğunu detaylı biçimde analiz etti. Sonuçlar, şehir topraklarının antibiyotik direnci açısından tahmin edilenden çok daha zengin ve dayanıklı ağlar barındırdığını gösterdi.</p><h3>Cheng Gao: 'Şehir topraklarında direnç genleri çeşitliliği arttı'</h3><p>Mikrobiyolog Cheng Gao'nun liderliğindeki ekip, ormanlık alanlardan alınan toprak örneklerini, yakınlarındaki tarım arazileri, sanayi bölgeleri ve şehir merkezlerinden toplanan örneklerle karşılaştırdı. Araştırmada, insan etkisinin yoğun olduğu bölgelerde toprakta bulunan antibiyotik direnci genlerinin sayısında ve çeşitliliğinde kayda değer bir artış tespit edildi. Şehirleşmenin etkisiyle, bakteriyel tür çeşitliliği azalırken, antibiyotik direnci genlerinin dağılımı daha karmaşık bir hale geldi. Bir başka deyişle, şehir topraklarında bakteriler arasındaki gen alışverişi hızlandı ve bu da antibiyotik direnci ağlarının güçlenmesine yol açtı. Gao, şehirlerin altındaki toprakta, antibiyotik direnci genlerinin hem sayıca arttığını hem de birbirleriyle daha karmaşık ilişkiler kurduğunu vurguladı. Bu durum, şehirlerin antibiyotik direnci açısından beklenmedik bir risk kaynağı haline geldiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Toprakta antibiyotik direnci ağları şehirlerde yoğunlaştı</h3><p>Araştırma sonuçlarına göre, şehir topraklarında antibiyotik direnci genlerinin oluşturduğu ağlar, orman topraklarındaki gevşek yapılara kıyasla çok daha sıkı ve dayanıklı bir yapı sergiledi. Bilim insanları, toprak örneklerinden elde edilen DNA'ları analiz ederek, antibiyotik direnciyle bağlantılı genlerin miktarını ve çeşitliliğini belirledi. Özellikle şehirlerde, bir avuç toprakta bulunan antibiyotik direnci genlerinin sayısı, orman zemininden alınan örneklere göre belirgin şekilde fazlaydı. Ayrıca, şehir topraklarında genler arasındaki bağlantılar daha karmaşık ve sıkıydı. Bu da antibiyotik direnci ağlarının şehirlerde neden daha kolay yayılabileceğini gözler önüne serdi. Ekip, şehirleşmenin sadece bakteri çeşitliliğini azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda antibiyotik direnci genlerinin birbirleriyle olan etkileşimini artırdığını ve bu genlerin çevreye yayılmasını kolaylaştırdığını belirtti.</p><h3>Yatay gen transferi şehir topraklarında hız kazandı</h3><p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise, şehir topraklarında antibiyotik direnci genlerinin yatay gen transferi yoluyla daha kolay ve hızlı şekilde yayıldığı oldu. Yatay gen transferi, bakteriler arasında genlerin doğrudan paylaşılması anlamına geliyor ve bu süreç, antibiyotik direncinin farklı bakteri türleri arasında hızla yayılmasına neden oluyor. Araştırmacılar, şehir topraklarında bu tür gen alışverişlerinin çok daha yoğun yaşandığını tespit etti. Bu durum, zararsız bir toprak bakterisinde bulunan bir direnç geninin, kolaylıkla tehlikeli bir patojene geçmesine zemin hazırlıyor. Yatay gen transferinin şehir topraklarında bu denli yaygın olması, antibiyotik direnciyle mücadelede yeni ve daha etkili stratejilere ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Bilim insanları, şehirlerdeki toprakların antibiyotik direnci açısından düzenli olarak izlenmesinin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Antibiyotik direnci ağları şehirlerde neden daha dayanıklı?</h3><p>Bilim insanları, şehir topraklarında antibiyotik direnci genlerinin oluşturduğu ağların, orman topraklarındaki gevşek yapıya kıyasla çok daha yoğun ve karmaşık olduğunu belirledi. Şehirlerde, genler arasındaki bağlantıların sıkılaşması, bu ağların bozulmasını ve kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Ekip, antibiyotik direnci ağlarının şehirlerde daha dayanıklı olmasının, dirençli enfeksiyon riskini artırdığını vurguladı. Özellikle şehir yaşamının yoğun olduğu bölgelerde, antibiyotik direnci genlerinin daha bireysel ve özgün karışımlar oluşturduğu gözlemlendi. Her bir şehir toprağı, kendine has bir direnç profili sergiliyor ve bu da enfeksiyonların kontrolünü daha karmaşık hale getiriyor. Araştırmacılar, şehir topraklarında antibiyotik direnci ağlarının bu kadar güçlü ve dayanıklı olmasının, halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade ediyor.</p><h3>Antibiyotik direnci küresel sağlık için alarm veriyor</h3><p>Antibiyotik direnci, dünya genelinde giderek büyüyen bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, antibiyotik direncinin yılda bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açtığını ve bu sayının 2050 yılına kadar iki milyona yaklaşabileceğini öngörüyor. Araştırmada elde edilen bulgular, şehir topraklarının bu küresel sorunun yayılmasında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Eğer şehirlerdeki topraklar, antibiyotik direnci genlerinin gelişmesi ve yayılması için uygun bir ortam sunuyorsa, bu durum enfeksiyonların tedavisini daha da zorlaştırabilir. Bilim insanları, şehir topraklarının düzenli olarak izlenmesi ve antibiyotik direnciyle mücadelede yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Toprak sağlığının korunması ve antibiyotik direnci ağlarının kontrol altına alınması, gelecekte yaşanabilecek sağlık krizlerinin önüne geçmek için kritik önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, Çin'de yapılan bu kapsamlı araştırma, şehirleşmenin toprakta antibiyotik direnci ağlarını güçlendirdiğini ve bu ağların kontrol edilmesinin giderek zorlaştığını ortaya koyuyor. Şehir topraklarında antibiyotik direnci genlerinin hızla yayılması, halk sağlığını tehdit eden ciddi bir risk olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, şehirlerdeki toprakların antibiyotik direnci açısından yakından takip edilmesi ve gerekli önlemlerin hızla alınması gerektiği konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/toprakta-antibiyotik-dire-255_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-fener-rum-patrigi-bartholomeosu-kabul-etti-279903</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Fener Rum Patriği Bartholomeos'u kabul etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/2-160620260c2e45e7.jpg"/><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/cumhurbaskani-erdogan-fen-106_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/hastanelerde-yeni-donem-x-ray-onlukleri-hafifliyor-279902</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hastanelerde yeni dönem! X-ray önlükleri hafifliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Waterloo Üniversitesi'nde geliştirilen yeni X-ray önlüğü, kurşun içermeyen yapısıyla sağlık çalışanlarının sırt ve boyun ağrılarını azaltırken, radyasyona karşı tam koruma sağlıyor. Ontario'da test edilen bu hafif önlük, geleneksel kurşun önlüklerden yaklaşık yüzde 90 daha hafif olmasıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hastanelerde yeni dönem! X-ray önlükleri hafifliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'nın Ontario eyaletinde bulunan Waterloo Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı ağır ve toksik kurşun önlüklerin yerini alabilecek, son derece hafif ve kurşunsuz bir X-ray önlüğü geliştirdi. Grand River Hastanesi'nde yapılan testlerde, bu yenilikçi önlüğün radyasyona karşı tam koruma sağladığı ve geleneksel kurşun önlüklere kıyasla yaklaşık yüzde 90 daha hafif olduğu ortaya çıktı. Yeni malzeme, kurşunun koruma performansını korurken, işçilerin sırt ve boyun ağrılarını azaltmayı hedefliyor. Araştırmanın başında kimya mühendisliği profesörü Dr. Tizazu Mekonnen bulunuyor ve ekibi, bu gelişmenin radyoloji teknologları başta olmak üzere sağlık sektöründe çalışanların iş yükünü önemli ölçüde hafifleteceğini belirtiyor.</p><h3>Dr. Mekonnen: 'Kurşunsuz önlüklerle iş yükü azalacak'</h3><p>Uzun yıllardır radyoloji teknologları ve girişimsel radyologlar, hastalardan yayılan X-ray ışınlarından korunmak amacıyla yaklaşık 6.8 kilogram ağırlığındaki kurşun önlükleri gün boyu taşımak zorunda kalıyor. Bu ağır yük, zaman içinde sırt ve boyun ağrılarına, hatta bazı çalışanlar için erken emekliliğe neden oluyor. Dr. Tizazu Mekonnen, "Kurşun önlükler ara sıra X-ray çektiren hastalar için tolere edilebilir olsa da, her gün bu önlükleri giyen sağlık çalışanları için ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor" diyerek, yeni geliştirilen kurşunsuz X-ray önlüğünün bu sorunları büyük ölçüde ortadan kaldıracağını vurguladı. Ekip, kurşunun koruma özelliklerini sağlayan ancak ağırlığı neredeyse onda birine düşüren, yumuşak ve esnek bir malzeme geliştirdi. Bu sayede, sağlık çalışanlarının meslek hayatları boyunca kronik ağrı riski azalacak ve iş verimliliği artacak.</p><h3>Tungsten ve silikon bazlı yeni malzeme ile tam koruma</h3><p>Waterloo Üniversitesi'nde geliştirilen X-ray önlüğünün en dikkat çekici özelliği, kurşun yerine tungsten kullanılması. Araştırma ekibi, tungstenin atomlarının yoğunluğu sayesinde X-ray ışınlarını geçirmediğini ve böylece radyasyona karşı yüksek koruma sağladığını belirledi. Tungstenin mikroskobik parçacıklar haline getirilip silikon bazlı bir plastikle birleştirilmesiyle, ince ve esnek bir levha elde edildi. Bu yöntem, daha önceki denemelerde karşılaşılan sertlik sorununu da ortadan kaldırdı. Ekip, partiküllerin levha içinde katmanlar halinde ve farklı yoğunluklarda dağıtılmasının, önlüğün hem yumuşak hem de bükülebilir kalmasını sağladığını açıkladı. Ayrıca, çubuk şeklindeki tungsten partiküllerinin X-ray ışınlarını engellemede daha etkili olduğu tespit edildi. Sonuç olarak, bu yeni malzeme sayesinde sağlık çalışanları, hem hafif hem de güvenli bir koruma ile görevlerini sürdürebilecek.</p><h3>Grand River Hastanesi'nde test edilen önlük yüzde 90 daha hafif</h3><p>Yeni geliştirilen kurşunsuz X-ray önlüğü, Grand River Hastanesi'nde tıbbi fizikçi Dr. Ernest Osei'nin gözetiminde kapsamlı testlerden geçti. Bilgisayar modellemeleri ve saha uygulamaları sonucunda, bu önlüğün geleneksel kurşun önlüklerle aynı düzeyde radyasyon koruması sağladığı doğrulandı. En dikkat çekici sonuç ise ağırlıkta yaşanan büyük düşüş oldu: Standart bir kurşun önlük yaklaşık 6.8 kilogram gelirken, yeni önlük bu ağırlığın yalnızca onda biri kadar. Bu sayede, sağlık çalışanlarının taşıdığı yük ciddi oranda azaldı ve kronik kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının önüne geçilmesi hedeflendi. Ayrıca, kurşun tozunun solunması veya yutulması gibi toksik riskler de ortadan kaldırıldı. Bu gelişme, sağlık sektöründe çalışanların hem güvenliğini hem de konforunu artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kurşunsuz X-ray önlüğüyle toksik riskler tarihe karışıyor</h3><p>Kurşun, uzun süreli temas ve kullanımda vücuda zararlı tozlar bırakabiliyor. Bu tozlar, çalışanlar tarafından solunarak ya da yutularak vücuda girdiğinde, başta sinir ve kardiyovasküler sistem olmak üzere birçok organda ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Uluslararası sağlık otoriteleri, kurşuna maruz kalmanın hiçbir seviyede güvenli olmadığını belirtiyor. Waterloo Üniversitesi'nin geliştirdiği silikon ve tungsten bazlı yeni X-ray önlüğü, bu toksik riskleri tamamen ortadan kaldırıyor. Böylece, sağlık çalışanları hem fiziksel yükten kurtuluyor hem de toksik maddeye maruz kalmadan görevlerini sürdürebiliyor. Dr. Mekonnen, "Radyasyonu engellemek için kurşun kadar tehlikeli bir malzeme gerekmiyor. Önemli olan, ışınları durduracak kadar yoğun ve güvenli bir malzeme kullanmak" diyerek, yeni teknolojinin sağlık alanında devrim niteliğinde olduğunu ifade etti.</p><h3>Yeni malzeme farklı radyasyon türlerinde de umut vadediyor</h3><p>Kurşunsuz X-ray önlüğü projesinin başarısı, araştırma ekibini farklı radyasyon türlerine karşı da koruma sağlayacak yeni malzemeler geliştirmeye yönlendirdi. Waterloo Üniversitesi'nden Aklilu G. Messele, bu yaklaşımın nükleer enerji kaynaklı gamma ışınlarına karşı da uygulanıp uygulanamayacağını test ediyor. Ayrıca, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız telefon ve Wi-Fi cihazlarından yayılan elektromanyetik dalgalara karşı koruyucu kaplamalar geliştirme çalışmaları da devam ediyor. Dr. Mekonnen, "Her gün cep telefonu taşıyoruz ve bu cihazlardan yayılan radyasyonun vücudumuz üzerindeki etkisi tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle, telefonlarımızdan gelen radyasyona karşı koruma sağlayacak kaplamalar tasarlamayı hedefliyoruz" diyerek, sürdürülebilir polimerler üzerine yürütülen çalışmaların kapsamını genişlettiklerini belirtti. Bu yenilikçi yaklaşım, sadece sağlık sektöründe değil, günlük yaşamda da radyasyon güvenliğini artıracak yeni çözümler sunma potansiyeline sahip.</p><p>Sonuç olarak, Waterloo Üniversitesi'nin geliştirdiği kurşunsuz, hafif ve esnek X-ray önlüğü, sağlık çalışanlarının meslek hayatlarını kolaylaştıracak önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Tungsten ve silikon bazlı bu yeni malzeme, radyasyona karşı tam koruma sağlarken, geleneksel kurşun önlüklerin yol açtığı sırt ve boyun ağrılarını önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca, toksik riskleri ortadan kaldırarak iş güvenliğini artırıyor. Araştırma ekibi, bu teknolojinin farklı alanlarda da uygulanabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde, hem sağlık sektöründe hem de günlük yaşamda radyasyon güvenliği konusunda daha fazla yenilik bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/hastanelerde-yeni-donem-x-410_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/1500den-fazla-supernova-incelendi-evrenin-genislemesi-hizlaniyor-279901</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1.500'den fazla süpernova incelendi! Evrenin genişlemesi hızlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Southampton Üniversitesi liderliğinde yürütülen uluslararası araştırma, evrenin genişlemesinin hâlâ hızlandığını ve karanlık enerjinin varlığını güçlü biçimde desteklediğini ortaya koydu. Güney Koreli bilim insanlarının ortaya attığı yavaşlama iddiaları, kapsamlı veri analizleriyle çürütüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1.500'den fazla süpernova incelendi! Evrenin genişlemesi hızlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan evrenin genişleme hızı, Southampton Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen yeni bir uluslararası araştırmayla yeniden gündeme geldi. Çalışmada, evrenin hâlâ hızlanarak genişlediği ve karanlık enerjinin bu sürecin en güçlü açıklaması olduğu netleşti. Güney Koreli bir ekip tarafından ortaya atılan ve evrenin genişlemesinde yavaşlama olabileceğini öne süren iddialar, yapılan kapsamlı analizlerle geçersiz sayıldı. Araştırmaya Nobel ödüllü bilim insanları Adam Riess ve Brian Schmidt de katkı sağladı. Bilim insanları, binlerce süpernovadan elde edilen verileri titizlikle inceleyerek, evrenin genişlemesinde herhangi bir yavaşlama belirtisi gözlemlenmediğini vurguladı.</p><h3>Southampton Üniversitesi ekibi: Karanlık enerji iddiaları çürütüldü</h3><p>Southampton Üniversitesi'nden Dr. Phil Wiseman liderliğindeki ekip, Güney Koreli araştırmacıların evrenin genişleme hızının yavaşladığına dair ortaya attığı iddiaları detaylı biçimde inceledi. Koreli bilim insanlarının, galaksilerdeki süpernovaların parlaklığı ile galaksilerin yaşları arasındaki ilişkiye dayalı analizlerinde, bazı temel hatalar tespit edildi. Araştırma ekibi, yıldız patlamalarının gerçekleştiği galaksinin yaşı ile patlayan yıldızın yaşı arasında önemli bir fark olduğunu gösterdi. Güney Kore ekibi, galaksinin yaşını ve patlayan yıldızın yaşını aynı kabul ederek hesaplama yaptı; ancak gerçek veriler, patlayan yıldızların çoğunlukla genç yıldızlardan oluştuğunu ortaya koydu. Bu yanlış varsayım, genişleme hızının yavaşladığına dair sonuçların hatalı olmasına yol açtı. Southampton Üniversitesi ekibi, bu hataları düzelterek aynı verileri yeniden analiz etti ve karanlık enerji hipotezinin hâlâ geçerli olduğunu doğruladı.</p><h3>1.500'den fazla süpernova ile evrenin genişlemesi yeniden ölçüldü</h3><p>Evrenin genişleme hızının belirlenmesinde, tip Ia süpernovalar kritik rol oynuyor. Bilim insanları, bu tür yıldız patlamalarının sabit bir parlaklığa sahip olmasından yararlanarak, evrenin farklı dönemlerindeki genişleme oranını ölçebiliyor. Southampton Üniversitesi'nin öncülük ettiği ekip, Karanlık Enerji Anketi kapsamında gözlemlenen 1.500'den fazla süpernovadan elde edilen verileri analiz etti. Bu analizlerde, galaksi boyutu ve patlayan yıldızların yaşı gibi faktörler dikkatlice hesaba katıldı. Sonuçlar, süpernovaların parlaklığında galaksi yaşına bağlı anlamlı bir değişiklik olmadığını ve evrenin genişleme hızında bir yavaşlama izine rastlanmadığını gösterdi. Elde edilen bulgular, karanlık enerjinin evrenin hızlanan genişlemesini açıklayan en güçlü teori olmaya devam ettiğini ortaya koydu.</p><h3>Nobel ödüllü bilim insanlarından karanlık enerjiye destek</h3><p>Çalışmanın yazarları arasında yer alan Adam Riess ve Brian Schmidt, 2011 yılında evrenin hızlanarak genişlediğini keşfettikleri için Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştü. Güney Koreli araştırmacıların ortaya attığı iddialar, doğrudan onların kariyerlerinin temel taşını oluşturan bilimsel bulguları hedef aldı. Ancak Riess ve Schmidt, yeni analizlerde elde edilen sonuçların karanlık enerji teorisine güçlü bir destek sunduğunu belirtti. Riess, "İstisnai iddialar, özellikle dikkatli testler gerektirir" ifadesiyle, bilimsel süreçte şüpheciliğin ve titizliğin önemine dikkat çekti. Yapılan araştırma, karanlık enerjinin evrenin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturduğunu ve genişlemenin gelecekte nasıl devam edeceği konusunda belirleyici olacağını bir kez daha vurguladı.</p><h3>Güney Kore ekibinin hatalı varsayımları ve bilimsel düzeltme</h3><p>Güney Koreli ekip, eski galaksilerdeki süpernovaların genç galaksilerdeki patlamalardan daha parlak göründüğünü öne sürerek, evrenin genişlemesinin yavaşladığı sonucuna vardı. Ancak Southampton Üniversitesi'nin liderliğindeki uluslararası ekip, bu iddianın, galaksinin yaşı ile patlayan yıldızın yaşı arasındaki fark göz ardı edilerek yapıldığını ortaya çıkardı. Ayrıca, modern süpernova analizlerinde galaksi boyutunun parlaklık üzerindeki etkisinin zaten hesaba katıldığı belirtildi. Güney Kore analizinde atlanan bu düzeltme eklendiğinde, süpernova parlaklığı ile galaksi yaşı arasındaki bağlantı neredeyse tamamen ortadan kalktı. Bilim insanları, galaksi boyutunun kolay ölçülebilir olması nedeniyle bir referans noktası olarak kullanıldığını; fakat asıl nedenin henüz tam olarak açıklanamadığını ifade etti. Tüm bu düzeltmeler, karanlık enerji teorisinin geçerliliğini koruduğunu gösterdi.</p><h3>Yeni gözlemler ve karanlık enerji gizemi</h3><p>Evrenin gelecekte nasıl evrileceği ve karanlık enerjinin gerçek doğası, bilim dünyasının en büyük gizemlerinden biri olarak önemini koruyor. Southampton Üniversitesi ve uluslararası ekibin bulguları, karanlık enerjinin varlığını desteklerken, bu gizemin çözülmesi için daha fazla gözleme ihtiyaç duyuluyor. Şili'deki Vera C. Rubin Gözlemevi'nde yürütülen yeni anketler, önümüzdeki dönemde karanlık enerjiye dair çok daha fazla veri sunacak. Bilim insanları, bu taze verilerle karanlık enerjinin ne olduğu sorusuna yanıt aramayı sürdürecek. Şimdilik, evrenin genişlemesi hızlanmaya devam ediyor ve karanlık enerji, bu sürecin temel açıklaması olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Southampton Üniversitesi'nin liderliğinde gerçekleşen bu kapsamlı araştırma, evrenin hızlanan genişlemesinin arkasında karanlık enerjinin varlığını güçlü biçimde destekledi. Güney Koreli bilim insanlarının ortaya attığı yavaşlama iddiaları ise, bilimsel düzeltmeler ve güncel veri analizleriyle çürütüldü. Gelecek yıllarda elde edilecek yeni gözlemler, karanlık enerjinin gizemini çözmeye yönelik umutları artırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/1500den-fazla-supernova-i-585_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kas-gucunuz-yuzde-48e-kadar-dusuyor-iste-kritik-yas-esigi-279900</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kas gücünüz yüzde 48'e kadar düşüyor! İşte kritik yaş eşiği]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Karolinska Institutet'te 427 kişinin yaklaşık 50 yıl boyunca takip edildiği kapsamlı araştırma, fiziksel zindelik ve kas gücündeki düşüşün 35 yaş civarında belirginleşmeye başladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, aktif kalmanın ya da ileri yaşlarda egzersize başlamanın bu kaybı önemli ölçüde yavaşlattığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kas gücünüz yüzde 48'e kadar düşüyor! İşte kritik yaş eşiği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte fiziksel kapasitenin azaldığı bilinen bir gerçek olsa da bu düşüşün tam olarak hangi yaşta hız kazandığı uzun süredir tartışma konusuydu. İsveç'teki Karolinska Institutet bünyesinde yürütülen ve İsveç Fiziksel Aktivite ve Zindelik çalışmasının (SPAF) bir parçası olan uzun vadeli araştırma, bu soruya net bir yanıt verdi. 427 katılımcının 16 yaşından 63 yaşına kadar düzenli aralıklarla fiziksel kapasitelerinin ölçüldüğü çalışmada, güç ve zindelik seviyelerindeki gerilemenin 35 yaş civarında belirgin biçimde başladığı tespit edildi. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların fiziksel kapasitelerinde yüzde 30 ile yüzde 48 arasında değişen ciddi düşüşler kaydedildi. Bu veriler, orta yaş olarak kabul edilen dönemin aslında sandığımızdan çok daha erken bir noktada vücudu etkilemeye başladığını gözler önüne serdi.</p><h3>Karolinska Institutet araştırmacısı Westerståhl: 'Düşüş kademeli ama kaçınılmaz'</h3><p>Çalışmanın baş yazarı ve Karolinska Institutet öğretim görevlisi Maria Westerståhl, elde edilen bulguları değerlendirirken önemli detaylar paylaştı. Westerståhl, fiziksel zindelik ve kas gücündeki azalmanın nispeten erken bir dönemde, yani 35 yaş civarında başladığını ve bu gerilemenin yetişkinlik boyunca kademeli bir seyir izlediğini belirtti. Ani bir çöküş yerine yavaş ve istikrarlı bir erime yaşandığını vurgulayan Westerståhl, insanların yaşlandıkça bu sürecin hızlandığını ve kayıpların hayatın ilerleyen dönemlerinde çok daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Başka bir deyişle, 35 yaşında fark edilmesi güç olan küçük değişimler, 50'li ve 60'lı yaşlara gelindiğinde günlük yaşamı doğrudan etkileyen ciddi kısıtlamalara dönüşüyor. Bu durum, erken yaşlarda alınacak önlemlerin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p><p>Westerståhl, fiziksel kapasitedeki bu gerilemenin ardında yatan biyolojik mekanizmaları da ayrıntılı biçimde açıkladı. Kademeli kas kütlesi kaybı, kas lifi bileşimindeki yapısal değişiklikler ve sinir sisteminin kasları harekete geçirme verimliliğindeki azalma, bu sürecin temel bileşenleri olarak öne çıkıyor. Bunların yanı sıra metabolizmadaki yavaşlama, hormonal dengelerdeki bozulmalar ve vücuttaki kronik iltihaplanma düzeyindeki artış gibi daha geniş çaplı süreçler de bu tabloya katkıda bulunuyor. Dikkat çekici olan nokta ise tüm bu biyolojik değişimlerin, fiziksel düşüşün açıkça hissedilmesinden yıllar önce sessizce başlaması. Yani vücut, kişi henüz herhangi bir sorun fark etmeden çok önce yıpranma sürecine giriyor.</p><h3>Kadınlarda kas gücü kaybı erkeklere kıyasla daha erken ortaya çıkıyor</h3><p>Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de cinsiyetler arasındaki farklılıklara ilişkindi. Çalışma, kadınların kas gücündeki düşüşü erkeklere göre biraz daha erken yaşamaya başladığını ortaya koydu. Bununla birlikte, dayanıklılık açısından her iki cinsiyetin de zaman içinde benzer oranlarda gerileme gösterdiği belirlendi. Bu farkın temel nedenlerinden biri olarak hormonal değişimler, özellikle de menopoz süreci gösterildi. Samuel Merritt Üniversitesi'nde yardımcı profesör ve Amerikan Fizik Tedavi Derneği sözcüsü Leada Malek, menopozun kadınlarda kas ve kemik kaybının en önemli hızlandırıcılarından biri olduğuna dikkat çekti. Malek, kendi klinik deneyimlerinden yola çıkarak birçok kadının perimenopoz ve menopoz döneminde fiziksel kapasitelerini korumak ya da geliştirmek amacıyla fizik tedaviye başvurduğunu aktardı. Erkeklerin ise daha kademeli bir düşüş yaşamaları nedeniyle profesyonel yardım arama eğilimini daha geç dönemlere ertelediğini gözlemlediğini söyledi. Bu durum, kadınların fiziksel zindelik kaybıyla daha erken yüzleştiğini ancak aynı zamanda daha proaktif bir tutum sergilediğini de gösteriyor.</p><h3>Egzersize geç başlamak bile fiziksel kapasiteyi yüzde 5-10 artırıyor</h3><p>Araştırmanın belki de en umut verici sonucu, fiziksel aktivitenin yaşa bağlı gerilemeyi yavaşlatmadaki etkisine ilişkin bulgulardı. Güç ve zindeliğin yaşla birlikte ne kadar hızlı düştüğünü birçok faktör belirliyor, ancak fiziksel aktivite bunların başında geliyor. Hayat boyunca aktif kalan bireylerin çok daha yavaş bir düşüş yaşadığı tespit edilirken, asıl çarpıcı olan bulgu şuydu: Hayatın ilerleyen dönemlerinde egzersize başlayan kişiler bile fiziksel kapasitelerinde yüzde 5 ile yüzde 10 arasında iyileşme sağladı. Buna karşılık, hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürenlerde kayıpların belirgin biçimde hızlandığı gözlemlendi. Westerståhl, yaşa bağlı süreçlerin bir kısmının kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte, aktif kalmanın son derece faydalı olmaya devam ettiğinin altını çizdi. Hayatın ilerleyen dönemlerinde bile fiziksel aktiviteye başlamanın güç ve zindeliği geliştirebildiğini, düşüşü tamamen durduramasa bile hızını önemli ölçüde yavaşlattığını vurguladı.</p><h3>Fizyoterapist Malek: 'Rutin işler bile zorlaşıyor'</h3><p>Kas gücü, dayanıklılık ve aerobik zindelik, vücuda uygun uyaranlar sağlanmadığı takdirde zaman içinde doğal olarak geriliyor. Fizyoterapist Leada Malek, bu değişimin klinik pratikte nasıl yansıdığını somut örneklerle anlattı. Malek, fiziksel kapasitedeki düşüşün hastalarında genellikle mobilite kaybı, denge bozuklukları, esneklikte azalma ve genel fonksiyonel yeteneklerde gerileme şeklinde kendini gösterdiğini belirtti. Çim biçme, ev temizliği ya da bahçe işleri gibi sıradan günlük görevleri yerine getirmekte zorlanan veya bu aktivitelere hiç katılamayan hastalarla düzenli olarak çalıştığını aktardı. Bu tablo, fiziksel zindelik kaybının yalnızca spor performansını değil, bağımsız yaşam kalitesini doğrudan tehdit eden bir süreç olduğunu açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Malek, düzenli fiziksel aktivitenin bu düşüşleri yavaşlatmanın ötesinde, düşme riski, kronik hastalık gelişimi ve bağımsızlık kaybı gibi ciddi sonuçları da geciktirdiğini vurguladı. Uzun vadeli hastalarıyla çalışırken, araştırmanın bulgularıyla örtüşen sonuçları bizzat gözlemlediğini söyleyen Malek, doğru hareketlerin uygun doz ve yoğunlukta uygulanmasıyla mobilitede kaybedilen gücün önemli ölçüde geri kazanılabildiğini ifade etti. Bu açıklamalar, 35 yaşından itibaren başlayan fiziksel gerilemenin kader olmadığını, bilinçli ve düzenli bir egzersiz programıyla bu sürecin kontrol altına alınabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Sonuç olarak, yaşın ilerlemesi kaçınılmaz olsa da fiziksel aktiviteyi yaşamın her döneminde sürdürmenin, sağlıklı ve bağımsız bir yaşlanma için en güçlü araç olduğu bilimsel verilerle destekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/kas-gucunuz-yuzde-48e-kad-781_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diyetisyenlerden-bakir-kupa-kullananlara-kritik-uyari-279899</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyenlerden bakır kupa kullananlara kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Son dönemde hızla yayılan bakır kupa ile su içme modasına diyetisyenlerden önemli uyarılar geldi. Uzmanlar, bakır kapların antimikrobiyal etkisine dikkat çekerken, bazı sağlık iddialarının bilimsel olarak desteklenmediğini belirtti. Bakır kupa kullanımı konusunda özellikle bazı kişilerin dikkatli olması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyenlerden bakır kupa kullananlara kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakır kupadan su içmek, son zamanlarda sosyal medyada hızla yayılan bir sağlık trendi haline geldi. Pek çok kişi, suyu gece boyunca bakır bir kapta bekletip sabah tüketmenin sindirimi kolaylaştırdığı, bağışıklığı güçlendirdiği ve iltihabı azalttığı inancıyla bu yöntemi tercih ediyor. Ancak diyetisyenler, bakır kupa ile su içmenin sanıldığı kadar mucizevi faydalar sunmadığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, bakırın sağlık üzerindeki etkileri abartılıyor ve bazı riskler göz ardı ediliyor.</p><h3>Diyetisyenlerden bakır kupa uyarısı: Bilimsel gerçekler ne söylüyor?</h3><p>Bakır kupa ile su içmenin kökeni, yüzyıllar öncesine uzanıyor. Özellikle Ayurvedik tıpta bakır kaplar, suyun depolanmasında geleneksel olarak kullanılıyor. Diyetisyenler, bakırın vücut için gerekli bir mineral olduğunu ve enerji üretimi, demir metabolizması, bağışıklık sistemi ile bağ dokusu oluşumunda önemli rol oynadığını söylüyor. Ancak, bakır bir kaptan su içmenin sağlığı otomatik olarak iyileştirmediği vurgulanıyor. Bakırın en iyi bilinen özelliği ise antimikrobiyal etkisi. Araştırmalar, bakır kaplarda birkaç saat bekletilen suyun, E. coli, kolera, shigella ve salmonella gibi zararlı mikroorganizmaların sayısını azaltabileceğini ortaya koyuyor. Holy Name Medical Center'dan beslenme iletişim yöneticisi Debbie Bessen, bakır kapların suyu doğal bir arıtıcı gibi temizleyebildiğine dikkat çekiyor. Ancak işlenmiş ve temiz içme suyu kullananlar için bu avantajın anlamının sınırlı olduğu belirtiliyor. Diyetisyen Sydney Lappe ise, bakır kapların tarihsel olarak temiz suya erişimin zor olduğu dönemlerde kullanıldığını, günümüzde ise bu ihtiyacın büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade ediyor.</p><h3>Bakır kupa ile ilgili sağlık iddiaları abartılıyor mu?</h3><p>Son yıllarda bakır kupa ile su içmenin sindirimi iyileştirdiği, iltihabı azalttığı, tiroid fonksiyonunu arttırdığı ve genel sağlığı desteklediği iddiaları öne çıkıyor. Fakat diyetisyenler, bu iddiaların insan üzerinde yapılan araştırmalarla tutarlı biçimde desteklenmediğini belirtiyor. Lappe, bakırın temel bir mineral olduğunu, ancak çoğu insanın deniz ürünleri, organ etleri, kuruyemişler, tohumlar ve tam tahıllar gibi gıdalardan zaten yeterli bakır aldığını söylüyor. Üstelik bakır eksikliği oldukça nadir görülüyor. Bakır kupadan su içmenin ekstra bir sağlık yararı sağladığına dair bilimsel kanıtlar ise henüz yetersiz. Bununla birlikte, bakır kupaların plastik kaplara göre mikroplastik ve kimyasal bulaşma riski taşımaması, bazı kişiler için tercih nedeni olabiliyor. Araştırmacılar, mikroplastiklerin sağlık üzerindeki etkilerini incelemeye devam ediyor. Bu nedenle, bakır, cam veya paslanmaz çelik gibi yeniden kullanılabilir kaplar, plastiklere alternatif olarak öne çıkıyor.</p><h3>Bakır kupa kullanırken nelere dikkat edilmeli?</h3><p>Çoğu sağlıklı yetişkin için arada sırada bakır kupadan su içmek zararlı kabul edilmiyor. Ancak uzmanlar, bakırın zamanla suya sızabileceğini ve fazla bakırın vücutta birikmesinin bazı sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle uzun süreli ve sık kullanımlarda, bakır alımının artması mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve ishal gibi sindirim şikayetlerine sebep olabiliyor. Diyetisyenler, sade suyun bakır kupada bekletilmesinin genellikle sorun yaratmadığını, fakat limon, lime veya diğer asidik içeceklerin bakırın suya daha fazla geçmesine neden olabileceğini söylüyor. Bu durum, suyun bakır seviyesini sağlıksız düzeylere çıkarabiliyor. Ayrıca, Wilson hastalığı gibi bakır metabolizmasında sorun yaşayan kişilerin bakır kaplardan kesinlikle uzak durması gerekiyor. Uzmanlar, bakır kupa ile su içmenin herkese uygun olmadığını, özellikle belirli sağlık problemleri olanların bu konuda dikkatli davranması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, bakır kupa ile su içmek bazı geleneksel uygulamalarda yer alsa da, modern sağlık açısından bakıldığında abartılı iddialarla gündeme geliyor. Diyetisyenler, bakır kupanın antimikrobiyal etkisinin yalnızca belirli koşullarda anlamlı olduğunu, sağlık üzerindeki diğer iddiaların ise bilimsel olarak kanıtlanmadığını ifade ediyor. Herhangi bir sağlık trendinde olduğu gibi, bakır kupa kullanımında da kişisel riskler ve mevcut sağlık durumu göz önünde bulundurulmalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/diyetisyenlerden-bakir-ku-323_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279898</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/olum-resmen-yasaklandi-fransadaki-karar-gundem-oldu-279898</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ölüm resmen yasaklandı! Fransa'daki karar gündem oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'nın Le Lavandou kasabasında mezarlıklar tamamen dolunca, belediye yönetimi ölümün resmen yasaklandığını duyurdu. Yerel yönetimin bu sıra dışı kararı, mezarlık sıkıntısının Fransa genelinde ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor. Mezarlık krizi, hem yasal hem de toplumsal açıdan büyük tartışmalara yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ölüm resmen yasaklandı! Fransa'daki karar gündem oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'nın Akdeniz kıyısındaki Le Lavandou kasabasında, mezarlıkların tamamen dolması üzerine belediye yönetimi ölümün resmen yasaklandığını açıkladı. Bu dikkat çekici karar, kasabadaki mezarlıkların hiçbirinde yeni defin için yer kalmaması ve alternatif çözümlerin de mahkeme engeline takılması nedeniyle alındı. Belediye Başkanı Gil Bernardi'nin bu sıra dışı adımı, Fransa'da mezarlık krizi ve defin sorunlarının ulaştığı boyutları gözler önüne serdi. Le Lavandou'da yaşanan bu olay, ülkedeki mezarlık yönetimi ve defin politikalarıyla ilgili ciddi tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p><h3>Belediye başkanı Bernardi: 'Mezar yeri bulamıyoruz, ölüm yasak!'</h3><p>Le Lavandou Belediye Başkanı Gil Bernardi, kasabanın mezarlıklarının tamamen dolduğunu ve yeni definler için hiçbir alan kalmadığını belirtti. Özellikle bir evsiz vatandaşın vefatı sonrası, kasaba yönetimi defin işlemi için yer bulamayınca, çareyi ölümün resmen yasaklandığını ilan etmekte buldu. Bernardi, bu kararın absürt göründüğünü ancak kasabanın yasal olarak ölüleri gömme sorumluluğunu yerine getiremeyecek duruma geldiğini vurguladı. Kasaba yönetimi, deniz manzaralı yeni bir mezarlık projesi hazırlasa da, bu plan mahkeme tarafından korunan alan gerekçesiyle reddedildi. Sonuç olarak, Le Lavandou'da ölüm artık sadece kişisel bir kayıp değil, aynı zamanda çözümü bulunamayan ciddi bir toplumsal sorun haline geldi. Belediye başkanı, bu kararın kasabada büyük yankı uyandırdığını ve ailelerin mezar yeri bulmak için dayanışma gösterdiğini belirtti.</p><h3>Nice mahkemesi deniz mezarlığı projesini engelledi</h3><p>Le Lavandou yönetimi, mezarlık sorununu çözmek için deniz kenarında, doğal güzelliklerle çevrili yeni bir mezarlık inşa etmeyi planladı. Ancak, yerel çevreciler bu projenin koruma altındaki bir bölgede betonlaşmaya yol açacağı endişesini dile getirdi. 2000 yılının Haziran ayında, Nice'teki idari mahkeme, önerilen deniz mezarlığının olağanüstü bir doğa alanı üzerinde bulunduğu gerekçesiyle inşasına izin vermedi. Başkan Bernardi, mahkeme kararını eleştirerek, bu yaklaşımın kasabadaki tüm yeni projeleri imkânsız hale getirebileceğini söyledi. Mahkeme engeli, Le Lavandou'yu dolu mezarlıklar ve çözümsüz defin talepleri arasında sıkışmış bir kasaba haline getirdi. Kasaba, mahkeme kararına Marsilya'da itiraz etti ancak davanın sonuçlanması uzun bir sürece yayıldı ve o dönemde ölümle ilgili işlemler tamamen çıkmaza girdi.</p><h3>Fransa'da mezarlık krizi: Sürekli tahsisler alan darlığını büyütüyor</h3><p>Le Lavandou'da yaşanan bu sıra dışı durum, Fransa genelinde mezarlık krizi ve defin yönetimiyle ilgili daha büyük bir sorunun göstergesi oldu. Mezarlık doygunluğu, ülkede 19. yüzyıldan bu yana kademeli olarak artış gösterdi. Paris'te, 1850'li yıllarda mezarlıklar hızla dolunca, şehir çevresinde altı yeni mezarlık açılmıştı. Ancak, Fransa'daki mezarlıkların çoğunda mezar yerleri otomatik olarak kamu kullanımına dönmediği için, aileler sürekli tahsislerle mezarları süresiz olarak elinde tutabiliyor. Özellikle Paris'teki Père-Lachaise Mezarlığı'nda, mezarların %90'dan fazlası sürekli tahsisli durumda. Bu uygulama, yeni definler için alan bırakmıyor ve mezarlıkların kilitlenmesine yol açıyor. 2017'de Paris'teki 14 mezarlıkta sadece 171 yeni yerin bulunması, o yılki 5.000 talep karşısında mezarlık krizinin boyutunu gözler önüne serdi.</p><h3>Paris'te terkedilmiş mezarlar geri kazanılıyor</h3><p>Fransa'da mezarlık alanı yönetimi, sadece yeni mezarlık inşa etmekle sınırlı kalmıyor. Özellikle Paris'te, terkedilmiş ve bakımsız mezarlar tespit edilerek, bu alanlar yeniden kullanıma açılıyor. 2020 yılında başlatılan bir uygulama ile şehir yönetimi, tarihi mezarlıklardaki terkedilmiş tahsisleri belirleyip, ilgili ailelere bildirim gönderiyor. Yanıt alınamayan mezarlar için idari geri kazanım süreci başlatılıyor ve mezardaki kalıntılar Paris osuarisine taşınıyor. Eğer mezar tarihi bir anıtsa, taş ustaları tarafından restore ediliyor ve bazı yapılar kolumbaryum olarak kullanılabiliyor. Bu yöntem sayesinde, Paris gibi alan sıkıntısı yaşayan şehirlerde mezarlık kapasitesi kademeli olarak artırılıyor. Ayrıca, sürekli tahsis uygulamasının sona erdirilmesiyle birlikte, yeni definler için 10, 30 veya 50 yıllık süreli tahsisler tercih ediliyor.</p><h3>Covid-19 dönemi mezarlık krizini derinleştirdi</h3><p>Covid-19 pandemisi sırasında Fransa genelinde mezarlık hizmetlerine olan talep önemli ölçüde arttı. Montreuil örneğinde, defin sayısı iki hatta üç katına çıktı ve mezarlık çalışanları ardı ardına mezar kazmak zorunda kaldı. Bu süreçte mezarlıkların iş gücü ve kapasite açısından sınırlarına ulaştığı görüldü. Belediye yönetimleri, sürekli tahsislerin getirdiği alan darlığının yanı sıra, pandemiyle birlikte artan defin taleplerine yetişmekte güçlük çekti. Bu durum, mezarlık yönetiminin sadece bir şehir hizmeti olmaktan çıkıp, uzun vadeli planlama ve kriz yönetimi gerektiren bir alan sorunu olduğunu gösterdi. Fransa genelinde, mezarlık krizi ve defin yönetimi, hem yasal hem de toplumsal düzeyde yeni çözümler geliştirilmesini zorunlu kılıyor.</p><h3>Le Lavandou'da aileler dayanışma ile çözüm arıyor</h3><p>Le Lavandou'daki mezarlık krizi karşısında, kasaba halkı dayanışma örneği sergiledi. Aile mezarlarında boş yeri olanlar, yer bulamayan ailelere kendi mezarlarını açtı. Bu özel dayanışma, mezarlık krizinin toplumsal etkisini ve kasaba halkının çözüm arayışını ortaya koydu. Belediye Başkanı Bernardi, bu jestlerin kasabanın içinde bulunduğu sıkıntıyı hafiflettiğini ancak kalıcı bir çözüm sunmadığını ifade etti. Evsiz bir adamın ölümüyle gündeme gelen mezarlık sorunu, kasabada sosyal dayanışmanın öne çıkmasına yol açtı. Ancak, yerel yönetim yasal yükümlülüklerini yerine getiremeyince, kriz daha da derinleşti ve çözüm arayışları devam etti.</p><h3>Fransa genelinde mezarlık yönetimi değişiyor</h3><p>Fransa'daki mezarlık yönetimi, sürekli tahsis uygulamasından vazgeçerek, belirli süreli kiralamalara yöneliyor. Bu sayede, belediyeler zamanla bazı işgal altındaki parselleri geri kazanabiliyor ve yeni definler için alan yaratıyor. Özellikle Paris ve çevresinde, terkedilmiş mezarlar tespit edilip restore edilerek tekrar kullanılabilir hale getiriliyor. Bu uygulamalar, mezarlık kriziyle mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, artan nüfus ve kentleşme ile birlikte, mezarlık alanı sıkıntısı Fransa genelinde gündemdeki yerini koruyor. Uzmanlar, mezarlık yönetiminin sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlerle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Le Lavandou'da yaşanan mezarlık krizi ve Fransa genelindeki defin sorunları, yerel yönetimlerin ve toplumun karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne serdi. Sürekli tahsis uygulamasının sona erdirilmesi ve terkedilmiş mezarların yeniden kullanıma açılması gibi adımlar, mezarlık yönetiminde yeni bir dönemi başlatıyor. Ancak, mezarlık alanı sıkıntısı ve defin taleplerindeki artış, uzun vadede daha kapsamlı çözümler gerektiriyor. Fransa'daki mezarlık krizi, hem yasal düzenlemeler hem de toplumsal dayanışma açısından dikkatle izlenmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/olum-resmen-yasaklandi-fr-318_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-yukselis-ivmesinde-altin-sert-firladi-16-haziran-2026-sali-gram-altin-ceyrek-altin-f-279897</link>
      <pubDate>2026-06-16T17:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın yükseliş ivmesinde! Altın sert fırladı: 16 Haziran 2026 Salı gram altın, çeyrek altın fiyatları ne kadar? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika altın fiyatları... Altın ve gümüşte hareketlilik sürüyor. Altın ve gümüşte son dakika gelişmeleri ilgiyle takip ediliyor. 16 Haziran 2026 Salı güncel altın ve gümüş fiyatları bu haberde. Altın sert yükseliş ivmesine geçti. Peki, bugün altın fiyatları kaç lira oldu? Gümüş ne kadar? Bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve cumhuriyet altını fiyatları ne kadar? 16 Haziran Salı son dakika altın fiyatları, güncel gümüş fiyatları canlı takip ile detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın yükseliş ivmesinde! Altın sert fırladı: 16 Haziran 2026 Salı gram altın, çeyrek altın fiyatları ne kadar? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>16 Haziran 2026 Salı güncel altın ve gümüş fiyatları merak ediliyor. Altın ve gümüşte parasını değerlendirmek isteyenler ya da olan altınını/gümüşünü nakde dönüştürmek isteyenler piyasalardaki inişleri çıkışları radarına aldı. Altın ve gümüşte sert yükseliş sürüyor. Altın ve gümüşte ivme resmen yukarıya döndü. Peki; 16 Haziran 2026 Salı bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altını ve gümüş fiyatları ne kadar oldu? İşte, 16 Haziran 2026 Salı altın ve gümüşte son dakika fiyatları, canlı alış-satış tablosu ile sizlerle...</p><p><b>ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI? (16 HAZİRAN 2026 SALI)</b></p><p>Cuma günü yükseliş eğiliminde hareket eden gram altın günü 6 bin 273 liradan tamamlamıştı.</p><p>16 Haziran 2026 Salı yani bugüne de yükselişle başlayan gram altın, saat 09.35 itibarıyla 6 bin 405 lira seviyesinde bulunuyordu. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 620 liradan, Cumhuriyet altını 42 bin 350 liradan satılıyordu. Altının ons fiyatı ise, bugün 4 bin 304 dolarda seyrediyordu.</p><p><b>KÜRESEL PİYASALARDA ALTIN FİYATLARI "BARIŞLA" YÜKSELİŞTE</b></p><p>Küresel piyasalarda altının ons fiyatı, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından jeopolitik risklerin azalmasıyla yüzde 3'e yakın değer kazandı.</p><p>Spot piyasada altının ons fiyatı, bugün TSİ 10.50 itibarıyla yüzde 2,48 artış kaydederek 4 bin 315 dolardan işlem gördü. Değerli metallerdeki yükselişe paralel olarak gümüşün ons fiyatı da spot piyasada yüzde 3'ün üzerinde primle 70 dolar seviyesini geçti.</p><p>Fiyatlardaki bu sert yükselişte, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye ve küresel petrol sevkiyatının ana arteri olan Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri yeniden başlatmaya yönelik sağlanan barış mutabakatı etkili oldu.</p><p>Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte, Hürmüz Boğazı'nın trafiğe kapatılması küresel petrol fiyatlarını tırmandırmış ve enflasyon endişelerini körüklemişti. Bu durum, şubat ayından bu yana altın ons fiyatlarında yüzde 19'un üzerinde kayba yol açmıştı.</p><p><b>YÜKSELİŞ İVMESİNE GEÇEN ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM!</b></p><p>Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar en güncel altın fiyatlarını merak ediyor, araştırıyor. Peki, altında şimdi durum nedir? Altın fiyatlarında yükseliş devam ediyor? Bugün şimdi gram altın kaç lira? Çeyrek altın fiyatları şimdi ne kadar oldu? Gümüş ne kadar? Merak edilenler burada...</p><p><b>İşte, 16 Haziran 2026 Salı (bugün) gram altın, yarım altın, çeyrek altın, cumhuriyet altını ve gümüş fiyatları hakkında bilgi almak isteyenler için son durum anlık ve canlı tüm değerler, altın alış satış fiyatları detayda karşınızda...</b></p><p><b>16 HAZİRAN 2026 SALI ALTIN FİYATLARI ALIŞ-SATIŞ TABLOSU</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.478,92</p><p>Satış: 6.479,77</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.519,47</p><p>Satış: 0.761,84</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 20.973,19</p><p>Satış: 21.523,68</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 43.536,00</p><p>Satış: 44.191,00</p><p><b>GRAM GÜMÜŞ FİYATI</b></p><p>Alış: 105,68</p><p>Satış: 105,77</p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/altinda-sert-yukselis-bug-554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dis-hekimlerinden-seker-tuketimi-uyarisi-ilk-iki-dakika-kritik-279896</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş hekimlerinden şeker tüketimi uyarısı! İlk iki dakika kritik]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Şekerin ilk lokmasıyla birlikte dişlerde başlayan kimyasal ve bakteriyel süreçler, ağız sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, özellikle ilk iki dakikanın diş çürükleri açısından büyük risk taşıdığına dikkat çekiyor ve diş plağına karşı düzenli hijyenin önemini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş hekimlerinden şeker tüketimi uyarısı! İlk iki dakika kritik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şekerli gıdaların ilk lokmasıyla birlikte, ağızda başlayan hızlı kimyasal ve bakteriyel reaksiyonlar diş sağlığını tehdit ediyor. Uzman diş hekimleri ve mikrobiyologlar, özellikle şekerle temasın ardından geçen ilk iki dakikanın dişler için kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Diş minesini koruyan tabakanın bu kısa sürede zarar görmeye başladığına dikkat çeken uzmanlar, ağız sağlığını korumak için alınabilecek önlemler konusunda uyarıyor. Yıl sonu kutlamaları ve artan tatlı tüketimiyle birlikte diş çürüğü riski de yükseliyor. Şekerin ağızda yarattığı etkileri anlamak, diş sağlığını korumada önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Şekerle temas sonrası asit saldırısı başlıyor'</h3><p>Şekerli bir gıdanın ağızda çözünmesiyle birlikte, ağızda doğal olarak bulunan bakteriler bu besini hızla tespit ediyor. Sadece birkaç saniye içinde, dişlerin üzerinde yaşayan mikroorganizmalar şekeri enerji kaynağı olarak kullanmaya başlıyor. Bu süreçte bakteriler, şekerin parçalanması sonucu büyük miktarlarda organik asit üretiyor. Asit üretimi 60 ila 120 saniye arasında zirveye çıkıyor ve diş minesinin mineral yapısını çözmeye başlıyor. Bu demineralizasyon süreci, tekrarlandığında diş çürüklerinin oluşmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu ilk iki dakikalık sürecin diş sağlığı açısından son derece kritik olduğunu ve sık tekrarlandığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini vurguluyor. Diş sağlığını korumak için şeker tüketiminin sıklığına ve zamanlamasına dikkat edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.</p><h3>Saliva ve ağız mikrobiyomu savunmada ön planda</h3><p>Vücudun doğal savunma mekanizmaları, şekerin dişlere verdiği zararı sınırlamak için hızla devreye giriyor. Saliva, yani tükürük, ağızda oluşan asitleri nötralize ediyor ve şeker kalıntılarını temizlemeye yardımcı oluyor. Tükürüğün tamponlama özelliği sayesinde ağız pH'ı normale dönüyor ve demineralizasyonun ilerlemesi engelleniyor. Ayrıca, ağız mikrobiyomunda bulunan yararlı bakteriler, zararlı mikroorganizmalarla rekabet ederek diş çürüğü riskini azaltıyor. Ancak uzmanlar, aşırı ve sık şeker tüketiminin bu doğal savunmaları zayıflattığını belirtiyor. Sürekli şeker alımı, hem tükürüğün koruyucu etkisini hem de yararlı bakterilerin rekabet gücünü azaltıyor. Bu durum, diş minesinin asit saldırılarına karşı savunmasız kalmasına neden oluyor.</p><h3>Diş plağı biyofilmi: kalıcı tehlike ve hijyenin önemi</h3><p>Diş çürüklerine yol açan bakteriler, şekerle beslendiklerinde sadece asit üretmekle kalmıyor, aynı zamanda diş yüzeyinde biyofilm adı verilen yapışkan bir tabaka oluşturuyor. Diş plağı olarak bilinen bu biyofilm, dişlerin üzerinde kalıcı bir koruyucu bariyer gibi davranıyor ve salivanın nötralize edici gücünü engelliyor. Zamanla bu yoğun yapı, yararlı bakterilerin azalmasına ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına yol açıyor. Biyofilm içinde korunan bakteriler, asidik ortamı sürekli kılarak diş minesinin bozulmasını hızlandırıyor. Bu nedenle, düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı, biyofilmin diş yüzeyinden uzaklaştırılması için en etkili yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, profesyonel diş temizliğinin de biyofilm oluşumunu önlemede önemli bir rol oynadığını belirtiyor.</p><h3>Şeker tüketiminde stratejik önlemler ve hijyen önerileri</h3><p>Diş sağlığını korumak ve şekerin zararlı etkilerini sınırlamak için bazı basit ama etkili önlemler alınabilir. Uzmanlar, şekerli gıdaların yemeklerle birlikte tüketilmesini, tek başına atıştırma alışkanlığından kaçınılmasını öneriyor. Çünkü yemek sırasında artan tükürük üretimi, ağızda asit seviyesini düşürerek dişleri koruyor. Ayrıca, gün boyunca sürekli şeker tüketmekten kaçınmak da dişlerin toparlanmasına zaman tanıyor. Her şekerli gıda alımı, ağızda yeni bir asit saldırısı başlatıyor. Bu nedenle, öğünler arasında yeterli süre bırakmak, ağız sağlığını destekliyor. Son olarak, yemeklerden sonra diş fırçalama ve düzenli diş ipi kullanımı, biyofilm oluşumunu engelleyerek diş çürüğü riskini azaltıyor. Uzmanlar, diş sağlığını korumak için bu stratejilerin günlük hayatın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, şekerli gıdaların ağızda yarattığı hızlı kimyasal değişimler diş sağlığını doğrudan etkiliyor. Özellikle ilk iki dakikalık süreçte başlayan asit saldırısı, diş minesinin zayıflamasına neden oluyor. Saliva ve yararlı bakteriler önemli bir savunma sağlasa da, aşırı şeker tüketimi bu dengeyi bozabiliyor. Diş plağı oluşumu ve biyofilm tehdidine karşı düzenli hijyen alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Uzmanlar, şeker tüketimini sınırlamak ve etkili ağız bakımı uygulamak konusunda toplumu bilinçlendirmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/dis-hekimlerinden-seker-t-558_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279895</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-rusyayi-kinamak-yetmez-provokasyonlarina-karsi-koyma-kapasitemizi-guclendirmeliyiz-279895</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB: Rusya'yı kınamak yetmez, provokasyonlarına karşı koyma kapasitemizi güçlendirmeliyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya'yı sadece kınamanın yeterli olmadığını belirterek, "Rusya'nın topraklarımıza uzanan provokasyonlarına karşı koyma kapasitemizi daha da güçlendirmeliyiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB: Rusya'yı kınamak yetmez, provokasyonlarına karşı koyma kapasitemizi güçlendirmeliyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda, Rusya'nın Baltık ülkeleri, Romanya ve Finlandiya'ya yönelik "provokatif eylemleri" ve insansız hava araçlarının (İHA) bu ülkelerin hava sahasını ihlal etmesine ilişkin düzenlenen oturumda konuştu.</p><p>Avrupa'nın yıllardır siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları, sabotaj ve istikrarsızlaştırma girişimleriyle karşı karşıya bulunduğunu belirten Kallas, "Ancak bu saldırıların sıklığı ve şiddeti daha önce görülmemiş düzeye ulaştı." ifadesini kullandı.</p><p>Kallas, son dönemde AB hava sahasına yönelik tekrarlanan İHA ihlalleri yaşandığını, ayrıca patlayıcı taşıyan bir Rus İHA'sının Romanya'da konut binasına düştüğünü anımsatarak, "Rusya'nın, AB vatandaşları, bölgesel istikrar ve uluslararası barış için oluşturduğu tehdidi ve çatışmayı tırmandırmaya hazır olduğunu ortaya koyan pervasız eylemler oldu." diye konuştu.</p><p><strong>"KINAMAK YETERLİ DEĞİL"</strong></p><p>Bu girişimlerin, AB'nin Ukrayna'ya kararlı desteğine zarar vermeyi amaçladığını dile getiren Kallas, "Ancak yalnızca kınamak yeterli değil. Rusya'nın topraklarımıza uzanan provokasyonlarına karşı koyma kapasitemizi daha da güçlendirmeliyiz. Hibrit tehditlerle mücadele gündemimizi ilerletmemiz gerekiyor." dedi.</p><p>Kallas, bu bağlamda durumsal farkındalığın artırılması, dayanıklılığın güçlendirilmesi, kritik altyapının korunması ve müdahale hazırlığının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Düşmanca eylemleri hızla tespit edip sorumluları belirleme kapasitesinin de artırılması gerektiğini belirten Kallas, aynı zamanda Rusya'nın bu tür faaliyetlerinin maliyetini yükseltmek gerektiğini söyledi.</p><p>Kallas, düşük maliyetli önleme sistemlerine de yatırım yapılması gerektiğine dikkati çekerek, "Maliyeti 3 bin avro olan bir İHA'yı vurmak için 1 milyon avroluk önleme füzesi kullanmak sürdürülebilir değildir." diye konuştu.</p><p>Her türlü tereddüdün, AB'nin kararlılığının daha fazla sınanmasına davetiye çıkaracağına işaret eden Kallas, NATO'nun müttefiklerin kolektif savunmasının temel taşı olmaya devam edeceğini dile getirdi.</p><p>Kallas, Rusya'nın yalnızca Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle değil, aynı zamanda toplumlara ve kurumlara karşı sistematik biçimde kullandığı hibrit yöntemler nedeniyle de AB'nin güvenliğine yönelik en doğrudan ve en acil tehdidi oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Bu nedenle tepki verirken birlik içinde hareket edilmesi ve kararlı tutum sergilenmesi gerektiğini vurgulayan AB Yüksek Temsilcisi, "Elbette herkes barışı destekliyor. Ancak AB'ye yönelik hedeflerini ve tehditlerini gizlemeyen bir komşumuz varken, caydırıcılığa yapılan harcamalar savaşmak zorunda kalmanın maliyetinden çok daha düşüktür." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/ab-rusyayi-kinamak-yetmez-233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasa-acikladi-elektrikli-araclar-zehirli-gazlari-azaltiyor-279894</link>
      <pubDate>2026-06-16T16:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA açıkladı! Elektrikli araçlar zehirli gazları azaltıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın uydu destekli araştırması, Kaliforniya'da elektrikli araç sayısındaki artışın hava kalitesine anlık ve ölçülebilir bir katkı sağladığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, elektrikli araçların yaygınlaşması ile nitrojen dioksit (NO2) seviyelerinde belirgin bir düşüş yaşandı. Bu gelişme, elektrikli araçların halk sağlığı üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA açıkladı! Elektrikli araçlar zehirli gazları azaltıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın uydu verileriyle desteklenen yeni bir araştırma, Kaliforniya'da elektrikli araçların hava kirliliğini azaltmada doğrudan etkili olduğunu net biçimde ortaya koydu. Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) araştırmacılarının The Lancet Planetary Health dergisinde yayımladığı çalışmada, 2019-2023 yılları arasında 1.692 mahallede elektrikli araç sayısındaki artış ile nitrojen dioksit (NO2) seviyeleri arasındaki ilişki incelendi. Sonuçlar, elektrikli araçların yaygınlaşmasının, insan sağlığına zararlı NO2 gazında anlık ve ölçülebilir bir azalmaya yol açtığını gösterdi.</p><h3>NASA verileri: Elektrikli araçlar hava kirliliğini düşürdü</h3><p>Çalışmanın temelini, NASA'nın TROPOMI adlı Troposferik İzleme Aracı'ndan elde edilen yüksek çözünürlüklü atmosfer haritaları oluşturdu. Bu veriler, Kaliforniya genelindeki mahallelerdeki NO2 konsantrasyonunu hassas şekilde tespit etti. Araştırmacılar, her 200 ekstra sıfır emisyonlu aracın bulunduğu mahallelerde NO2 seviyesinin yüzde 1,1 oranında düştüğünü belirledi. NO2, özellikle solunum yollarını tahriş eden ve astım, bronşit gibi hastalıklarla ilişkilendirilen bir kirletici olarak biliniyor. Uzmanlar, bu orandaki bir azalmanın halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Elektrikli araçların toplam araç parkındaki oranı henüz yüzde 2'den yüzde 5'e çıkmasına rağmen, elde edilen sonuçlar çevre ve sağlık politikaları açısından umut verici bir tablo çizdi.</p><h3>USC araştırmacıları: Elektrikli araçlar anlık sağlık faydası sağlıyor</h3><p>Çalışmanın baş yazarı Erika Garcia, elektrikli araçların hava kirliliği üzerindeki etkisinin hemen hissedildiğini söyledi. Garcia, "Daha az içten yanmalı motorlu araç, ertesi gün daha temiz hava ve daha sağlıklı akciğerler anlamına geliyor" dedi. Araştırmada, NO2 seviyesindeki düşüşün yalnızca uzun vadeli iklim hedefleriyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda kısa sürede mahalle sakinlerinin sağlığında iyileşme sağladığı belirtildi. Elektrikli araçların yaygınlaşmasının, akciğer hastalıkları ve astım gibi solunum rahatsızlıklarının azalmasına doğrudan katkı sunduğu kaydedildi. Ayrıca, araştırma ekibi, bu atmosfer verilerini ilerleyen süreçte astım krizleriyle acil servis başvuruları arasındaki ilişkiyi inceleyerek, elektrikli araçların kaç kişinin hayatını kurtardığını tespit etmeyi hedefliyor.</p><h3>Şüphecilere yanıt: Pandemi etkisi ve diğer faktörler dışlandı</h3><p>Çalışma, elektrikli araçlardaki artışın hava kalitesine etkisini net biçimde ortaya koyabilmek için kapsamlı önlemler aldı. 2020 yılı, pandemi nedeniyle uygulanan kısıtlamaların etkisini ortadan kaldırmak amacıyla analiz dışı bırakıldı. Ayrıca, benzin fiyatlarındaki değişimler ve uzaktan çalışma oranları da dikkate alındı. Araştırmacılar, bazı mahallelerde içten yanmalı araç sayısının arttığı durumlarda, NO2 seviyesinin de yükseldiğini gözlemledi. Bu bulgular, elektrikli araçların hava kirliliğini azaltmadaki rolünü daha da güçlendirdi. USC'den Sandrah Eckel, "Daha temiz hava yalnızca bir teori değil, artık uydu verileriyle ispatlanmış bir gerçek" diyerek, elektrikli araçlara geçişin çevresel faydasını vurguladı.</p><p>Elektrikli araçların henüz yaygınlaşma sürecinin başında olunmasına rağmen, Kaliforniya'da elde edilen bu sonuçlar, benzer geçişlerin diğer bölgelerde de hava kalitesini hızla iyileştirebileceğini gösteriyor. NASA'nın sağladığı kapsamlı veriler, elektrikli araçların yalnızca iklim değişikliğiyle mücadelede değil, aynı zamanda toplum sağlığını korumada da kritik bir rol üstlendiğini ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/nasa-acikladi-elektrikli--688_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/elon-muskin-serveti-13-trilyon-dolara-ulasti-rakibiyle-arasinda-1-trilyon-fark-var-279893</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elon Musk'ın serveti 1,3 trilyon dolara ulaştı! Rakibiyle arasında 1 trilyon fark var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tesla ve SpaceX'in patronu Elon Musk, net serveti 1,3 trilyon dolara fırlayarak tarihin ilk trilyoneri oldu. Forbes verilerine göre Musk, listedeki ikinci sıradaki isimden yaklaşık 1 trilyon dolar daha fazla servete sahip ve 900 milyar dolar kaybetse bile dünyanın en zengin insanı unvanını koruyabilecek durumda.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elon Musk'ın serveti 1,3 trilyon dolara ulaştı! Rakibiyle arasında 1 trilyon fark var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İki dev şirketin başında bulunan Elon Musk, servet yarışında rakiplerini artık hayal bile edemeyecekleri bir mesafeyle geride bıraktı. Pazartesi günü gerçekleşen işlemlerin ardından Forbes'un zenginler listesine göre Musk'ın net serveti 1,3 trilyon dolara yükseldi. Bu rakam, onu yalnızca dünyanın en zengin insanı yapmıyor; aynı zamanda listedeki ikinci isimle arasında neredeyse 1 trilyon dolarlık devasa bir uçurum oluşturuyor. Musk, teorik olarak yaklaşık 1 trilyon dolar kaybetse bile zirvedeki koltuğunu kimseye bırakmayacak konumda bulunuyor.</p><h3>Musk ile Larry Page arasındaki servet uçurumu rekor seviyede</h3><p>Forbes'un servet takip platformuna göre Elon Musk'ın ardından listenin ikinci sırasında Google'ın kurucu ortağı Larry Page yer alıyor. Page'in toplam serveti 301,4 milyar dolar civarında seyrediyor. Yani Musk, yalnızca bir trilyoner olmakla kalmadı; ikinci sıradaki isimden tam anlamıyla bir trilyon dolar daha fazlasına sahip hale geldi. Rakamı yazıyla ifade etmek bile başlı başına etkileyici: 1.000.000.000.000 dolar. Bu denli büyük bir fark, modern ekonomi tarihinde daha önce görülmedi. Musk'ın serveti, pek çok ülkenin gayri safi yurt içi hasılasını bile geride bırakıyor. Bu durum, tek bir bireyin küresel ekonomideki ağırlığının ne denli büyüyebildiğini gözler önüne seriyor.</p><h3>Bloomberg ve Forbes arasında hesaplama farkı dikkat çekiyor</h3><p>Servet hesaplamalarında farklı kaynaklar birbirinden ayrışan rakamlar ortaya koyuyor. Bloomberg'in takip sistemi, Musk'ın net servetini 1,27 trilyon dolar olarak gösteriyor. Bu fark, muhtemelen kullanılan yuvarlama yöntemlerinden ya da farklı değerleme kriterlerinden kaynaklanıyor. Bloomberg'in rakamını esas aldığımızda ilginç bir tablo ortaya çıkıyor: Musk tam 1 trilyon dolar kaybetse, geriye kalan 270 milyar dolarla Larry Page'in gerisine düşerdi. Ancak Forbes'un hesabına göre bu senaryo bile onu zirvede tutmaya yeterdi. Her iki kaynağın da üzerinde uzlaştığı bir gerçek var: Elon Musk, 900 milyar dolar kaybetse bile dünyanın en varlıklı insanı olmaya devam edecekti. Bu rakam tek başına, Musk'ın servetinin ulaştığı boyutun ne kadar akıl almaz olduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>SpaceX hisseleri Musk'ın servetini zirveye taşıdı</h3><p>Musk'ın trilyoner eşiğini aşması, onun bir CEO olarak o gün olağanüstü bir iş çıkardığı ya da şirketlerinin kârlarının doğrudan cebine aktığı anlamına gelmiyor. Servet artışının mekanizması çok farklı işliyor. Musk, SpaceX'in yaklaşık yüzde 42'sine sahip bulunuyor. Şirketin halka açık hale gelmesiyle birlikte yatırımcılar hisse senetlerini büyük bir iştahla satın almaya başladı ve bu talep, SpaceX'in toplam değerlemesini yukarı doğru itti. Milyarderlerin servetini ölçme biçimimiz tam olarak bu şekilde çalışıyor: sahip oldukları hisselerin piyasa değeri üzerinden hesaplama yapılıyor. Dolayısıyla Musk fiilen bir trilyon dolar nakit kazanmadı; elindeki hisselerin değeri bu seviyeye tırmandı. Bu ayrım, servet kavramını anlamak açısından son derece kritik bir nokta.</p><h3>Tesla hisseleri ve günlük servet dalgalanmaları baş döndürüyor</h3><p>Musk'ın servetindeki dramatik hareketler yalnızca SpaceX ile sınırlı değil. Tesla'nın yaklaşık yüzde 12,8'ine sahip olan Musk, bu şirketin borsadaki performansından da doğrudan etkileniyor. SpaceX veya Tesla için özellikle iyi ya da kötü geçen tek bir işlem günü, Musk'ın net servetinde baş döndürücü dalgalanmalara yol açabiliyor. Bu volatilite yeni bir olgu da değil. Musk, 2022 yılında tek bir yıl içinde 100 milyar dolar kaybetmişti ve o dönemde bu rakam olağanüstü bir kayıp olarak değerlendirilmişti. Ancak geçtiğimiz Pazartesi günü, yalnızca bir günde en az o kadar kazanç elde etti. Yani 2022'de bir yılda yaşanan kayıp, artık tek bir günlük kazançla dengelenebilecek boyutlara ulaştı. Bu durum, Musk'ın servetinin ne denli büyük ve aynı zamanda ne kadar oynak olduğunu çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.</p><h3>Servet yarışında kurallar Elon Musk ile yeniden yazılıyor</h3><p>Elon Musk'ın ulaştığı servet düzeyi, zenginlik kavramının sınırlarını yeniden tanımlıyor. Bir kişinin neredeyse 1 trilyon dolar kaybedip hâlâ gezegendeki en varlıklı insan olarak kalabilmesi, daha önce hiçbir dönemde hayal bile edilemezdi. Musk'ın bu konumu, hem SpaceX'in uzay endüstrisindeki hâkimiyetinden hem de Tesla'nın elektrikli araç pazarındaki öncü rolünden besleniyor. Elbette bu servetin büyük bölümü kâğıt üzerinde var; hisse değerlerine dayalı bir hesaplama söz konusu. Yarın piyasalarda sert bir düşüş yaşansa, Musk'ın serveti de aynı hızla eriyebilir. Nitekim geçmişte bunun örnekleri defalarca yaşandı. Ancak mevcut tablo, Elon Musk'ın küresel servet liginde rakipsiz bir konumda olduğunu ve bu farkın kısa vadede kapanmasının son derece güç göründüğünü açıkça ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/elon-muskin-serveti-13-tr-327_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cinli-hacker-alarmi-tibbi-arastirmalar-hedef-alindi-279892</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çinli hacker alarmı! Tıbbi araştırmalar hedef alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin bağlantılı bir siber casusluk grubu, Kuzey Amerika'daki REDCap sunucularını hedef alarak tıbbi araştırma verilerini ele geçirdi. Google Tehdit İstihbarat Grubu'nun raporuna göre, InfiniteRed adlı özel bir kötü amaçlı yazılım kullanıldı ve saldırganlar bir yıldan uzun süre boyunca fark edilmeden sistemlerde kaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çinli hacker alarmı! Tıbbi araştırmalar hedef alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Amerika'daki tıbbi araştırma kuruluşları, REDCap sunucularına yönelik büyük çaplı bir siber saldırının hedefi oldu. Google Tehdit İstihbarat Grubu (GTIG), Çin bağlantılı bir hacker grubunun, REDCap platformunun açıkta kalan ve güncellenmemiş sürümlerini kullanarak sistemlere sızdığını ve kritik tıbbi verileri çaldığını açıkladı. Saldırının merkezinde, InfiniteRed adlı özel olarak geliştirilmiş bir kötü amaçlı yazılım yer aldı. Saldırganlar, Eylül 2023'te başlayan bu operasyon kapsamında, bir yıldan fazla süre boyunca tespit edilmeden kaldı ve ABD ile Kanada'daki birçok önemli kuruluştan hassas bilgiler topladı.</p><h3>Google: 'InfiniteRed' ile gelişmiş siber casusluk yürütüldü</h3><p>Google Tehdit İstihbarat Grubu'nun araştırmasına göre, UNC6508 olarak izlenen tehdit aktörü, REDCap sunucularına sızdıktan sonra InfiniteRed kötü amaçlı yazılımını devreye aldı. Bu yazılım, üç temel bileşenden oluşuyor: süreklilik ve güncelleme modülü, kimlik bilgisi toplayıcı ve arka kapı erişim aracı. InfiniteRed, REDCap giriş sayfalarından kullanıcı adları ve şifreleri topluyor, bu bilgileri şifreleyip yerel veritabanında saklıyor. Ayrıca yazılım, sunucuya dosya yükleme, dosya indirme, rastgele SQL sorguları çalıştırma, çalınan kimlik bilgilerini alma ve silme gibi yeteneklere sahip. Saldırganlar, HTTP çerezleri üzerinden komut alarak bu işlemleri uzaktan yönetebiliyor. GTIG, saldırının özellikle eski ve savunmasız REDCap sürümlerini hedef aldığını ve bu nedenle güncellemelerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p><h3>REDCap yöneticilerine güncelleme ve MFA çağrısı</h3><p>Saldırıda dikkat çeken bir diğer unsur ise, tehdit aktörlerinin bulut tabanlı kurumsal verimlilik araçlarının içerik uyum kuralları özelliğini istismar etmesi oldu. Saldırganlar, "Patroit" adında bir içerik uyum kuralı oluşturarak, belirli anahtar kelimeler, içerik desenleri, e-posta adresleri ve telefon numaralarını taradı. Elde edilen veriler, otomatik olarak bir e-posta adresine (şu anda devre dışı) gönderildi. Çalınan veriler arasında tıbbi araştırmalara, ileri teknolojiye, askeri konulara ve jeo-stratejik politikalara dair bilgiler bulunuyor. Uzmanlar, REDCap yöneticilerine sistemlerini en güncel sürüme yükseltmeleri, eski sürümleri kaldırmaları ve yüksek ayrıcalıklı hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA/2SV) ile Cihaz Bağlı Oturum Kimlik Bilgileri (DBSC) kullanmaları konusunda ısrarla uyarıyor. Google, ABD ve Kanada'daki birçok kuruluşa saldırı hakkında bilgilendirme yaptı ve InfiniteRed kötü amaçlı yazılımı ile ilgili YARA kuralları ve ihlal göstergelerini paylaştı.</p><p>Çin bağlantılı bu siber saldırı, tıbbi araştırma kuruluşlarının siber güvenlik önlemlerini gözden geçirmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. REDCap gibi kritik platformlarda güncel yazılım kullanımı ve çok katmanlı güvenlik önlemleri, bu tür tehditlere karşı savunmada kilit rol oynuyor. Uzmanlar, benzer saldırıların önlenmesi için kurumların düzenli olarak sistem güncellemelerini yapmaları ve gelişmiş kimlik doğrulama yöntemlerini uygulamaları gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/cinli-hacker-alarmi-tibbi-523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/brent-petrolun-vadeli-varil-fiyati-80-dolarin-altina-indi-279891</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brent petrolün vadeli varil fiyatı 80 doların altına indi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Brent petrolün vadeli varil fiyatı, ABD-İran mutabakatına ilişkin iyimserlikle 80 doların altına indi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brent petrolün vadeli varil fiyatı 80 doların altına indi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatın yeniden başlama ihtimali, zayıflayan fiziki talep ve İran savaşını sona erdirecek ön anlaşmaya dair detayların yetersizliği nedeniyle petrol fiyatları yüzde 3'e yakın değer kaybederek son 3 ayın en düşük seviyesine geriledi.</p><p>Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3 azalarak 80,69 dolara düştü. Gün içinde 80,62 dolara kadar gerileyen Brent petrol, böylece 4 Mart'tan bu yana en düşük seviyesini gördü.</p><p>ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise yüzde 3,1 değer kaybıyla 78,27 dolara geriledi. WTI ham petrolü de gün içinde 10 Mart'tan bu yana en düşük seviye olan 78,14 doları test etti.</p><p>Her iki kontrat da böylece üst üste dördüncü işlem gününü de düşüşle tamamladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ve İsrail'in İran ile yaptığı savaşı sona erdirecek geçici bir anlaşmayı duyurmasının ardından petrol fiyatları pazartesi günü de yüzde 5'e yakın değer kaybetmişti.</p><p><b>İSVİÇRE'DE MÜZAKERELER BAŞLAYACAK</b></p><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, nihai bir anlaşmaya varmak amacıyla İran ve ABD'nin cuma günü İsviçre'de yeni bir müzakere turuna başlayacağını söyledi.</p><p>Saxo Bank Analisti Ole Hansen, piyasanın boğazın daha hızlı açılmasını ve bekleyen varillerin geri dönüşünü fiyatlaması nedeniyle kısa vadeli aşağı yönlü risklerin devam ettiğini belirtti.</p><p>Hansen, azalan stoklar, mevsimsel talep artışı, stratejik stokların yeniden yapılandırılması ve devam eden jeopolitik belirsizliklerin, savaş öncesi petrol fiyatlarına dönüş yolunun mevcut piyasa iyimserliğinin öngördüğünden çok daha karmaşık olabileceğini gösterdiğini ifade etti.</p><p><b>YATIRIMCILAR HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN AÇILMASINI BEKLİYOR</b></p><p>Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı, çatışmalar nedeniyle kapatılmıştı. Çerçeve anlaşmasının duyurulmasından bu yana boğazı geçen tanker sayısı oldukça sınırlı kaldı.</p><p>Gemilerin haftalardır Umman kıyısı boyunca ABD donanması desteğiyle sinyal kapatarak gizlice varil taşıdığı biliniyor. Taşımacılık şirketleri ise boğazı geçmek için mayınların temizlenmesi de dahil olmak üzere güvenlik garantisi bekliyor.</p><p>ABD ordusu, Körfez enerji ihracatının akışını sürdürmek amacıyla insansız hava ve deniz araçları ile helikopterlerin kullanıldığı operasyonlarla convoyları bekleyen tankerlere yönlendirerek çok sayıda gizli gemiden gemiye petrol transferine öncülük etti.</p><p>İlk işaretler, ABD-İran anlaşmasının bloke edilen boğazı yeniden açacağını ve ateşkesi 60 gün süreyle uzatacağını gösteriyor. Bu durumun, İran'ın nükleer programı da dahil olmak üzere çeşitli konuların müzakere edilmesi için zaman kazandıracağı ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/brent-petrolun-vadeli-var-637_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ispanya-anayasa-mahkemesi-baskanvekili-huertasi-kabul-ettil-etti-279890</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Huertas'ı kabul ettil etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Inmaculada Montalban Huertas'ı kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Huertas'ı kabul ettil etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Inmaculada Montalban Huertas'ı kabul etti.</p><main id="main-content"><section><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabulde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya da yer aldı.</p></section></main><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/video-16062026e3b72b02.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/cumhurbaskani-erdogan-isp-667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/eurosatory-2026da-aselsan-ruzgari-279888</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eurosatory 2026'da ASELSAN Rüzgarı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayii firmaları, Fransa'da düzenlenen uluslararası savunma ve güvenlik fuarı Eurosatory'de ürünlerini dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere tanıtıyor. ASELSAN ise katmanlı hava savunma çözümleri, dron önleme sistemleri ve elektronik harp kabiliyetleriyle fuarın dikkat çeken firmaları arasında yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eurosatory 2026'da ASELSAN Rüzgarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma sanayii firmaları, Fransa'da düzenlenen uluslararası savunma ve güvenlik fuarı Eurosatory'de ürünlerini dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere tanıtıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/whatsappimage2026061-160620268ccca7b0.jpg"/><p>Dünyanın karşı karşıya kaldığı dron tehdidi, hava savunma sistemlerine olan ilgiyi oldukça artırırken, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Eurosatory 2026 fuarında ASELSAN yakın hava tehditlerine karşı sunduğu çözüm portföyü ile tüm dikkatleri üzerine çekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/whatsappimage2026061-1606202623b97f88.jpg"/><p>ASELSAN, bu kapsamda katmanlı hava savunma sisteminde görev alacak radar sistemlerini ve kamikaze dron tehditlerine karşı kullanılacak dron önleyicileri DRONDEF konsepti ile ziyaretçilerine sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/whatsappimage2026061-16062026ff4a1025.jpg"/><p>Şirket tarafından geliştirilen İHTAR, GÖKBERK, KORKUT 100/25 ve EJDERHA'yı bir araya getiren konsept, geniş bir yelpazede dron tehditlerine karşı oldukça kapsamlı bir çözüm sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/whatsappimage2026061-160620263bca976e.jpg"/><p><b>ELEKTRONİK HARP SİSTEMLERİ DE SERGİLENİYOR</b></p><p>Söz konusu etkinlikte ASELSAN'ı öne çıkaran bir diğer önemli konu ise Elektronik Harp oldu.</p><p>ASELSAN, Türkiye kamuoyunun yıllardan bu yana aşina olduğu KORAL sistemini de uluslararası fuarda sergiliyor. KORAL AD, düşman radar sistemlerini tespit etmek, analiz etmek ve bunlara karşı koymak için oldukça gelişmiş yetenekler sunan ve muharebe etkinliği ispat edilmiş bir sistem olarak öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/whatsappimage2026061-16062026c1db040e.jpg"/><p>Bunun yanı sıra TOLUN L, TOLUN IIR ve LGK (Lazer Güdüm Kiti) gibi ASELSAN tarafından başarıyla üretilen sistemler de sergilenen ürünler arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/whatsappimage2026061-16062026af4de5b4.jpg"/><p><b>NATO ZİRVESİ ÖNCESİNDE DİKKAT ÇEKEN VİTRİN</b></p><p>Önümüzdeki ay Türkiye'de gerçekleşecek NATO liderler zirvesi öncesinde ASELSAN, NATO'nun savunmasına dair Türk firmalarının çeşitli alanlarda yapacağı katkıyı özet bir gösterimle Paris'te katılıcılara sundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/aa202606154168263141-160620264b206894.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/eurosatory-2026da-aselsan-256_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-dunyasini-heyecanlandiran-kesif-c-vitamini-mercek-altinda-279887</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasını heyecanlandıran keşif! C vitamini mercek altında]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'daki Hirosaki Üniversitesi'nden bilim insanları, 2.044 yaşlı birey üzerinde gerçekleştirdikleri araştırma ile C vitamini seviyeleriyle beyin sağlığı arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi. Araştırma, yüksek C vitamini düzeyinin bilişsel işlevler ve beyin bağlantıları üzerinde önemli etkiler yarattığını ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasını heyecanlandıran keşif! C vitamini mercek altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın Hirosaki Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı bir bilimsel araştırmada, C vitamini ile beyin sağlığı arasındaki bağlantı net biçimde ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar, yaş ortalaması 69 olan 2.044 gönüllüden aldıkları kan örneklerinde C vitamini seviyelerini ölçerek, beyin taramalarındaki belirli özelliklerle bu değerleri karşılaştırdı. Elde edilen bulgular, yüksek C vitamini düzeylerinin beyin dokusunda, özellikle gri madde hacminde ve beyin bölgeleri arasındaki bağlantılarda anlamlı bir artışla ilişkili olduğunu gösterdi. Bu sonuçlar, C vitamini açısından zengin bir diyetin yaşlı bireylerde beyin sağlığını korumada ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatmada önemli bir rol oynayabileceğini gündeme taşıdı.</p><h3>Hirosaki Üniversitesi: C vitamini, DMN bağlantılarını güçlendirdi</h3><p>Araştırmanın odak noktası, beyin bölgeleri arasında bilgi akışını sağlayan ve özellikle dinlenme halinde aktif olan varsayılan mod ağı (DMN) oldu. DMN, beynin ön kısmında risk, korku ve duyguların işlenmesinde rol oynayan ventromedial prefrontal korteks ile hafıza ve motor kontrolü yöneten posterior singulat korteksi birbirine bağlıyor. Çalışmada, kanda yüksek seviyede C vitamini bulunan bireylerde DMN bağlantılarının daha güçlü olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, bu ağın bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, C vitamini eksikliğinin Alzheimer, Parkinson ve depresyon gibi hastalıklarla ilişkili daha zayıf DMN bağlantılarıyla örtüştüğünü belirtti. Bu nedenle, yeterli C vitamini alımının sadece genel sağlık değil, aynı zamanda beyin fonksiyonlarının korunması için de kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.</p><h3>Prof. Shintaku: 'C vitamini, bilişsel gerilemeyi azaltmada etkili olabilir'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından radyolog Prof. Tomohiro Shintaku, elde edilen sonuçların heyecan verici bir hipotezi gündeme taşıdığını belirtti. Shintaku, "C vitamini açısından zengin bir diyetin, yaşlı bireylerde beyin sağlığını korumada ve yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi azaltmada destekleyici bir rol oynayabileceğini gözlemledik" dedi. Araştırmada, yaş, cinsiyet ve yüksek tansiyon gibi beyin sağlığını etkileyebilecek faktörler de dikkate alındı. Elde edilen bulgular, plazma C vitamini düzeyleri ile DMN bağlantısı arasındaki ilişkinin ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde gösterildiğini ortaya koydu. Shintaku, "2.000'den fazla yaşlı bireyden oluşan topluluk temelli bir grupta, tek bir besin faktörüyle büyük ölçekli beyin ağları arasındaki ince ilişkileri tespit etmek, günlük beslenme alışkanlıklarımızın beyin yapılarımız üzerindeki potansiyel etkisini vurguluyor" ifadelerini kullandı.</p><h3>Demans ve Alzheimer riski için umut: C vitamini alımı öne çıkıyor</h3><p>Geçmişte yapılan araştırmalar, yeterli C vitamini alımının Alzheimer hastalığına yakalanma riskini düşürdüğünü ve genel olarak daha güçlü bir bağışıklık sistemiyle bağlantılı olduğunu göstermişti. Ancak, bu yeni bulgular C vitamininin özellikle beyin bağlantıları üzerindeki etkisini daha da belirginleştirdi. Araştırmacılar, C vitamininin antioksidan özellikleri sayesinde vücutta birçok kimyasal reaksiyonda görev aldığını ve beyin dokusunda kanda bulunandan iki kat fazla yoğunlaştığını aktardı. Özellikle yaşlı bireylerde, C vitamini seviyesinin yüksek olması, hafıza, hareket ve duyguları yöneten gri madde hacmindeki artışla doğrudan ilişkilendirildi. Bu bulgular, C vitamini eksikliğinin yaşa bağlı bilişsel gerileme ve demans riskini artırabileceğine dair önemli ipuçları sundu.</p><h3>Dengeli beslenme ve C vitamini vurgusu: Uzmanlardan çağrı</h3><p>Japonya'da yürütülen bu araştırma, C vitamininin sadece portakal gibi narenciye meyvelerinde değil, birçok farklı sebze ve meyvede de bulunduğunu hatırlattı. Uzmanlar, sağlıklı bir diyetin beyin fonksiyonları üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayarak, C vitamini açısından zengin gıdaların tüketilmesini önerdi. Bilim insanları, elde edilen bulguların farklı yaş grupları ve popülasyonlarda da tekrarlanması için uzun vadeli ve daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtti. Yine de, günlük beslenmede yeterli C vitamini almanın, beyin sağlığını korumak ve bilişsel gerilemeyi önlemek için güçlü bir adım olabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, hava kirliliğinden korunma, cilt sağlığının desteklenmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi C vitaminiyle ilişkilendirilen diğer faydaların da dikkate alınmasını önerdi.</p><p>Sonuç olarak, Hirosaki Üniversitesi'nin gerçekleştirdiği bu araştırma, C vitamini ile beyin sağlığı arasındaki ilişkinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, dengeli ve C vitamini açısından zengin bir beslenme düzeninin, yaşlı bireylerde beyin fonksiyonlarının korunmasına ve yaşa bağlı bilişsel gerilemenin önlenmesine katkı sağlayabileceğini vurguladı. Gelecekte yapılacak kapsamlı çalışmalar, bu ilişkinin farklı toplumlarda ve yaş gruplarında da geçerli olup olmadığını ortaya koyacak. Ancak mevcut veriler, C vitamini tüketiminin beyin sağlığı için vazgeçilmez bir unsur olduğunu gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/bilim-dunyasini-heyecanla-327_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ece-irtemin-hayat-mucadelesi-ortaya-cikti-param-ve-umudum-bitti-diyerek-yurekleri-daglamisti-279884</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ece İrtem'in hayat mücadelesi ortaya çıktı! ‘Param ve umudum bitti' diyerek yürekleri dağlamıştı…]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Ece İrtem'in bilinmeyen hayat öyküsü, vefatının ardından yeniden konuşulmaya başlandı. Ece İrtem'in kariyer yolculuğunda karşılaştığı engeller ve yaptığı açıklamalar dinleyen herkesi duygulandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ece İrtem'in hayat mücadelesi ortaya çıktı! ‘Param ve umudum bitti' diyerek yürekleri dağlamıştı…]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>35 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden  Ece İrtem'in ardından, bilinmeyen yaşam öyküsü yeniden gündeme geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/ecei-160620265e161938.jpg"/><p>Oyuncunun hayat hikâyesi doğumundan önce başladı. Annesi  hamileyken ciddi sağlık sorunları yaşadı ve ölüm tehlikesi atlattı. Geç doğumla  dünyaya gelen Ece İrtem, yaklaşık 10 aylıkken 5,5 kilo olarak doğdu. Doktorun  doğum esnasında alnına yaptığı baskının izi uzun süre yüzünde kaldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/ecei5-16062026d23d051e.jpg"/><p>İrtem, 1991 yılında Sivas'ta dünyaya geldi. Babasının  görevi nedeniyle çocukluğu farklı şehirlerde geçti.  Çocukluk yıllarında spora da büyük ilgi duyan  Ece İrtem, ilkokuldan itibaren lisanslı atlet olarak yarışlara katıldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/15/eceirtem-15062026abe32328.jpg"/><p>Ailesi onun hukuk eğitimi almasını isterken, İrtem, üniversite  yıllarında kısa metrajlı projelerde yer alarak sektöre adım attı. Ancak  oyunculuk yolculuğu hiç kolay olmadı. Uzun süre seçmelere katılmasına rağmen  istediği fırsatı yakalayamadı. İrtem, o dönemi şu sözlerle anlatmıştı:</p><blockquote>En son bir görüşmesi için aradılar ama benim gücüm  bitti, param bitti umudum bitti gelmeyeceğim dedim. Israr edip yol masraflarımı  karşılayınca gittim ve sürpriz bir şekilde oldu. Ama maalesef henüz bir  repliğim olmadan dizi bitti.</blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/ecei1-1606202681e25cde.jpg"/><p>2016 yılında "Kim Milyoner Olmak İster?"  yarışmasına da katılan oyuncu, kariyer basamaklarını büyük bir mücadeleyle  tırmandı. Mezuniyet sonrası iş tekliflerinin azalması nedeniyle bir süre  İstanbul'da teyzesinin yanında kalan İrtem, hem maddi hem de manevi açıdan  sıkıntılı günler yaşadı. O günleri anlatırken şu ifadeleri kullanmıştı:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/15/eceirtem-15062026067f3507.jpg"/><blockquote>Gökyüzüne bakıp çok ağlamışlığım var. Allah'ım ne  olur yardım et, çok istiyorum ne olur bir fırsat, bir fırsat ver bana diye  ağlamışlığım vardır.</blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/15/eceirtem-15062026682e7608.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/ece-irtemin-hayat-mucadel-698_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cinin-cinghay-eyaletinde-63-buyuklugunde-deprem-279878</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'in Çinghay eyaletinde 6,3 büyüklüğünde deprem!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in kuzeybatısındaki Çinghay eyaletinde 6,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'in Çinghay eyaletinde 6,3 büyüklüğünde deprem!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin Deprem Ağları Merkezinden (CENC) yapılan açıklamaya göre, akşam saatlerinde merkez üssü Çinghay eyaletinin Haişi Moğol ve Tibet Özerk İli olan 6,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><p>10 kilometre derinlikte meydana gelen depremde ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/cinin-cinghay-eyaletinde--553_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avrupa-parlamentosu-ab-abd-ticaret-anlasmasini-onayladi-279877</link>
      <pubDate>2026-06-16T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu AB-ABD ticaret anlaşmasını onayladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının uygulanmasına yönelik yasal düzenlemeleri kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Parlamentosu AB-ABD ticaret anlaşmasını onayladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Strazburg'da gerçekleştirilen AP Genel Kurul oturumunda, AB-ABD ticaret anlaşmasının uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ele alındı.</p><p>AP milletvekilleri, AB-ABD ticaret anlaşması kapsamında AB'nin gümrük tarifesi taahhütlerini uygulamaya koyan iki yasa tasarısını oy çokluğuyla kabul etti.</p><p>ABD sanayi malları üzerindeki gümrük vergilerini kaldıran ve geniş bir yelpazedeki ABD deniz ürünleri ve tarım ürünleri için tercihli pazar erişimi sağlayan düzenleme 440 "evet" oyuyla onaylandı.</p><p>AP tarafından kabul edilen AB mevzuatı, 2029 yılı sonuna kadar geçerli olacak ve ABD'nin anlaşma şartlarını ihlal etmesi halinde AB'nin verdiği tavizleri askıya almasına olanak tanıyan bir dizi güvence hükmü içeriyor.</p><p>AB ile ABD arasındaki ticaret anlaşması görüşmeleri, Temmuz 2025'te İskoçya'daki ABD Başkanı Donald Trump'a ait Turnberry golf sahasında tamamlanmıştı.</p><p>Anlaşma kapsamında, AB ülkeleri ABD ürünlerine gümrük tarifesi uygulamamayı kabul etmiş, buna karşılık ABD'nin AB ürünlerine yüzde 15 tarife uygulayacağı açıklanmıştı.</p><p>AB tarafının uzun süre yapılan anlaşmanın onay sürecini tamamlayamaması ABD'nin tepkisini çekmişti.</p><p>Trump, 1 Mayıs'ta ticaret anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 25'e çıkarılacağını duyurmuştu. AB'ye ticaret anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi için 4 Temmuz'a kadar süre tanıyan Trump, aksi takdirde AB'ye yönelik tarifelerin daha yüksek seviyelere çıkarılacağını bildirmişti.</p><p>AB ülkelerinin büyük kısmı Trump'ın tehdidinin ardından anlaşmanın hızla yasalaştırılarak yürürlüğe konulmasını isterken AP temsilcileri, metne ABD tarafının anlaşmayı ihlal etmesi durumunda doğrudan yürürlüğe girecek çeşitli tedbir maddeleri eklenmesini talep ediyordu. AB kurumları uzun müzakerelerin ardından ortak bir metin üzerinde uzlaşı sağlamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/avrupa-parlamentosu-ab-ab-465_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-abd-ile-mutabakat-imzalanmadan-once-deniz-ablukasi-kismen-kaldirildi-279876</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: ABD ile mutabakat imzalanmadan önce deniz ablukası kısmen kaldırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ABD'nin İran'a ait gemilere uyguladığı deniz ablukasını iki ülke arasında 14 Haziran'da varılan mutabakatın imzalanmasından önce kısmen kaldırdığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: ABD ile mutabakat imzalanmadan önce deniz ablukası kısmen kaldırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran basınına göre İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin yabancı ülkelerin büyükelçileri ve diplomatik temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Revançi, ABD ile varılan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasının vurgulandığını belirterek, "Ablukanın kaldırılması başından beri vurgumuzdu ve (mutabakat) imzalanmadan önce abluka kısmen kaldırıldı." ifadelerini kullandı.</p><p>ABD, İran ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen temaslar sonucunda taraflar, İran'a yönelik çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaşıya varıldığını duyurmuştu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran ile anlaşmayı imzaladığını ve Hürmüz Boğazı'nın cuma gününden itibaren tamamen açık olacağını açıklamış, Tahran yönetimi ise mutabakat zaptının cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde imzalanacağını bildirmişti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-nukleer-silah-edinmesi-halinde-iranin-akil-almaz-sonuclarla-karsilasacagini-soyledi-279871" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/trump-nukleer-silah-edinm-406_2-41.jpg"/></div><h3>Trump, nükleer silah edinmesi halinde İran'ın "akıl almaz" sonuçlarla karşılaşacağını söyledi</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/iran-abd-ile-mutabakat-im-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/konut-fiyatlarindaki-reel-dusus-yuzde-61e-yukseldi-279875</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Konut fiyatlarındaki reel düşüş yüzde 6,1'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Konut fiyatlarındaki reel düşüş mayıs itibarıyla yıllık bazda yüzde 6,1'e ulaşırken son 28 ayın 27'sinde fiyat azalışı görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Konut fiyatlarındaki reel düşüş yüzde 6,1'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Konut Fiyat Endeksi'ne (KFE) göre, en son Ocak 2024'te yıllık bazda yüzde 1,4 reel artış gösteren konut fiyatları, şubat ayı ile birlikte düşüşe geçmiş, reel olarak yüzde 5,1 azalmıştı.</p><p>Konut fiyatlarındaki değişim, aradan geçen 28 aylık sürede sadece Kasım 2025'te (yüzde 0,3) enflasyonun üzerinde gerçekleşirken diğer ayların tamamında reel olarak azaldı.</p><p>Geçen yılın aralık ayı ile birlikte reel düşüş oranı artışa geçerken bu yılın mayıs ayı itibarıyla yüzde 6,1'e ulaştı. Reel düşüş oranı nisanda yüzde 4,3, martta 3,4, şubatta 3,9, ocakta 2,3, aralıkta ise yüzde 1,4 şeklindeydi.</p><p><strong>"(GEÇMİŞTEKİ) HIZLI YÜKSELİŞİN ARDINDAN YAŞANAN DENGELEME SÜRECİ"</strong></p><p>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen yaptığı açıklamada, son aylarda reel düşüş oranının arttığına işaret ederek, "Son aylarda konut satışları oldukça güçlü seyrediyor. Normal şartlarda satış hacmindeki toparlanmanın fiyatlara daha belirgin yansımasını beklerdik. Ancak buna rağmen reel düşüşün hızlanması beni şaşırttı." dedi.</p><p>Bunun birkaç nedeni olduğunu dile getiren Hepşen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Birincisi, satışlardaki artışın önemli bir bölümü fiyat beklentisinden değil, ertelenmiş talebin devreye girmesinden kaynaklanıyor. Özellikle 2023 ve 2024'te alım kararını erteleyen kesim piyasaya dönüyor. Bu durum işlem hacmini artırıyor ancak fiyatlar üzerinde aynı ölçüde baskı yaratmıyor. İkincisi, yüksek faiz ortamı halen fiyatları sınırlayan en önemli unsur. Konut kredilerinin maliyeti yüksek olduğu için piyasada nakit alıcıların ağırlığı devam ediyor. Bu da fiyatların daha kontrollü hareket etmesine neden oluyor. Üçüncüsü, önceki iki yılda konut fiyatları enflasyonun oldukça üzerinde yükselmişti. Bugün gördüğümüz tablo biraz da bu hızlı yükselişin ardından yaşanan dengeleme süreci. Nominal olarak fiyatlar artıyor ancak genel fiyat düzeyi daha hızlı arttığı için reel tarafta düşüş devam ediyor."</p><p><strong>"FAİZLERDE KALICI DÜŞÜŞ GÖRÜLMEDEN REEL FİYAT ARTIŞLARINA DÖNÜŞ SINIRLI KALIR"</strong></p><p>Prof. Dr. Hepşen, gelecek dönemde faizlerde belirgin bir gerileme görülmediği sürece konut fiyatlarında yeniden yüksek çift haneli reel artışlar beklemediğini kaydederek, yeni üretimin sınırlı kaldığı ve nitelikli konut arzının yetersiz olduğu bölgelerde fiyatların Türkiye ortalamasından daha güçlü seyredebileceğini söyledi.</p><p>Reel fiyatlardaki düşüşün ne kadar süreceğinin büyük ölçüde enflasyon ve faiz görünümüne bağlı olduğunu vurgulayan Hepşen, "Mevcut koşullar altında 2026'nın ikinci yarısında da konut fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalmaya devam etmesi olası görünüyor. Ancak enflasyondaki düşüşün hızlanması ve konut kredi faizlerinde belirgin bir gerileme yaşanması halinde reel fiyatlardaki kayıp kademeli olarak sona erebilir." ifadelerini kullandı.</p><p>Hepşen, reel bazdaki zayıf seyrin en azından 2026 sonuna kadar devam edeceğini öngördüklerini belirterek, "Çünkü bugün konut fiyatlarını yukarı taşıyacak temel unsur olan kredi talebi henüz yeterince güçlü değil. Faizlerde kalıcı bir düşüş görülmeden reel fiyat artışlarına dönüşün sınırlı kalacağını öngörüyoruz." dedi.</p><p><strong>"(REEL DÜŞÜŞÜN) ÖNÜMÜZDEKİ BİR YIL BOYUNCA SÜRECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"</strong></p><p>Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman da konut piyasasında fiyatların yüksek reel faizlerin baskısı altında olduğunu aktararak, "Bu piyasada konut fiyatları ile reel faizler ters orantılıdır. Bir tahterevallinin iki ucu gibidir. Reel faizler yükseldiğinde konut fiyatları enflasyonun altında kalır, reel anlamda geriler." diye konuştu.</p><p>Mevcut para politikası ve yüksek faiz politikası devam ettiği sürece konut fiyatlarının bu ivmesini sürdüreceğini dile getiren Büyükduman, "Önümüzdeki bir yıl boyunca da konut fiyatlarındaki artışın enflasyonun altında kalacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/konut-fiyatlarindaki-reel-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/genc-oyuncu-ece-irtem-hayatini-kaybetti-kalp-krizi-riski-neden-genc-yaslara-dustu-279874</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Genç oyuncu Ece İrtem hayatını kaybetti: Kalp krizi riski neden genç yaşlara düştü?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Genç oyuncu Ece İrtem, İstanbul'daki evinde geçirdiği ani kalp kriziyle 35 yaşında hayatını kaybetti. Sivas doğumlu başarılı oyuncunun ölümü, genç yaşlarda kalp krizi riskinin neden arttığı sorusunu yeniden gündeme getirdi. Gençlerde görülen kalp krizi vakaları ve belirtileri dikkat çekiyor. 24 TV ekibi, akıllardaki tüm soru işaretlerini uzman konuğuna sordu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Genç oyuncu Ece İrtem hayatını kaybetti: Kalp krizi riski neden genç yaşlara düştü?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, İstanbul'daki evinde geçirdiği ani kalp krizi sonucu 35 yaşında yaşamını yitirdi.</p><p> Sivas'ta doğan ve sanat eğitimini İzmir'de aldıktan sonra İstanbul'a taşınan İrtem, "Kızılcık Şerbeti" ve "Payitaht Abdülhamid" gibi popüler dizilerdeki rolleriyle tanınıyordu. Başarılı oyuncunun beklenmedik kaybı, genç yaşlarda kalp krizi riskinin giderek arttığına dair endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/a-160620263c39df45.jpg"/><p><b>GENÇ OYUNCU ECE İRTEM HAYATINI KAYBETTİ: KALP KRİZİ RİSKİ NEDEN GENÇ YAŞLARA DÜŞTÜ?</b></p><p>"Kızılcık Şerbeti" ve "Payitaht Abdülhamid" gibi birçok dizide canlandırdığı rolleriyle dikkati çeken 35 yaşındaki oyuncu Ece İrtem, geçirdiği rahatsızlık sonucu yaşamını yitirdi.  24 TV ekibi, akıllardaki tüm soru işaretlerini uzman konuğuna sordu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/balksz1-160620263cb82570.jpg"/><p>Oyuncu Ece İrtem, 35 yaşında evinde geçirdiği ani kalp krizi sonucu vefat etti. Bu trajik kayıp, yirmili yaşlara kadar düşen kalp krizi riskini yeniden gündeme taşıdı.</p><p>Genç yaşta görülen ani kalp krizlerinin arkasındaki temel faktörler neler?</p><p>Vatandaşlar hangi belirtileri erken uyarı olarak dikkate almalı?</p><p> 24 TV ekibi, akıllardaki tüm soru işaretlerini uzman konuğuna sordu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/savetwitter-160620265a0331da.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>- ECE İRTEM KİMDİR?</b></p><p>Sivas'ta 14 Haziran 1991'de dünyaya gelen Ece İrtem, sanat eğitimine İzmir'de başladı.</p><p>Üniversite eğitiminin ardından oyunculuğa yönelerek İstanbul'a yerleşen İrtem, Sadri Alışık Kültür Merkezi'nde tiyatro ve sahne dersleri aldı.</p><p>Genç oyuncu kariyeri boyunca "Kızılcık Şerbeti"nin yanı sıra "Yeni Gelin", "Kertenkele", "Payitaht Abdülhamid", "Zümrüdüanka", "Kuruluş Osman" ve "Mahkum" gibi birçok sevilen dizide rol almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/genc-oyuncu-ece-irtem-hay-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279873</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyin-yaslanmasina-karsi-uzmanlardan-6-bilimsel-hobi-onerisi-279873</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyin yaşlanmasına karşı uzmanlardan 6 bilimsel hobi önerisi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beyin sağlığını korumak ve yaşlanmanın etkilerini yavaşlatmak isteyenler için uzmanlar, bilimsel araştırmalarla desteklenen altı hobi öneriyor. Bahçecilikten müzik çalmaya, dans derslerinden oyun oynamaya kadar çeşitli aktiviteler, bilişsel işlevleri güçlendirmede önemli rol oynuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyin yaşlanmasına karşı uzmanlardan 6 bilimsel hobi önerisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin yaşlanmasını yavaşlatmak ve bilişsel işlevleri korumak isteyenler için bilim insanları, bilimsel araştırmalarla desteklenen altı hobiye dikkat çekiyor. Bahçecilik, dans, müzik aleti çalma, oyun oynama, sanatla uğraşma ve kuş gözlemi gibi aktivitelerin, özellikle yaşlı yetişkinlerde beyin sağlığını güçlendirdiği ve yaşlanmanın olumsuz etkilerini azalttığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu hobilerin düzenli olarak yapılmasının, hafıza kaybı ve bilişsel gerilemeye karşı koruyucu bir etki sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Bilim insanları: Bahçecilik beyin yaşlanmasını yavaşlatıyor</h3><p>Bahçecilik, beyin sağlığı üzerinde olumlu etkileriyle öne çıkıyor. Hafif ve orta düzeyde fiziksel aktivite gerektiren bu hobi, hafıza ve bilişsel işlevleri destekliyor. Araştırmalara göre, bahçecilikle uğraşan yaşlı bireylerde, beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) ve vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) gibi proteinlerin seviyesinde artış gözlemleniyor. Bu proteinler, hafıza ve düşünme gibi temel bilişsel becerilerde kritik rol oynuyor. 467 yaşlı yetişkin üzerinde yapılan bir takip çalışmasında, bahçecilikle ilgilenenlerin 79 yaşında daha iyi bilişsel işlevlere sahip olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, bu hobi stresin azalmasına ve genel iyilik halinin artmasına da katkı sağlıyor. Bahçecilik, beyin yaşlanması sürecini yavaşlatan anahtar kelime olarak öne çıkıyor ve düzenli uygulandığında, yaşlılıkta zihinsel sağlığı korumada etkili bir yöntem olarak gösteriliyor.</p><h3>Dans ve müzik: Beyin yaşlanmasına karşı çift yönlü koruma</h3><p>Dans dersleri, hem fiziksel hem de bilişsel faydalarıyla beyin yaşlanmasıyla mücadelede önemli bir yer tutuyor. Bilim insanları, dansın dikkat, hafıza ve düşünme gibi bilişsel alanları uyardığını belirtiyor. Yaşlı yetişkinler üzerinde yapılan geniş çaplı araştırmalarda, dans derslerine katılanlarda kısa süreli hafıza, dikkat ve mekansal akıl yürütmede belirgin iyileşmeler gözlemlendi. Özellikle Latin ve salon dansı gibi türlerin, hafif bilişsel bozukluğu bulunan bireylerde bilişsel performansı artırdığı tespit edildi. Bir başka çalışmada ise, tango yapanların beyinlerinin biyolojik yaşının yaklaşık 7 yıl daha genç olduğu belirlendi. Müzik aleti çalmak da benzer şekilde beyin yaşlanmasını yavaşlatıyor. Sinirsel plastisiteyi artıran bu hobi, beynin yeni bağlantılar kurmasını sağlıyor. 40 yaş üstü yetişkinlerle yapılan bir araştırmada, düzenli müzik pratiği yapanların çalışma belleği, problem çözme ve akıl yürütme becerilerinde gelişme kaydettiği görüldü. Ayrıca, müzik çalmanın 70 yaş ve üzerindeki bireylerde demans riskini yüzde 35 oranında azalttığı saptandı. Bu bulgular, dans ve müziğin beyin yaşlanması sürecinde çift yönlü bir koruma sağladığını gösteriyor.</p><h3>Oyunlar ve sanat: Zihinsel gençliği destekleyen aktiviteler</h3><p>Strateji oyunları ve bulmacalar, beyin yaşlanmasını yavaşlatan bir diğer önemli anahtar kelime olarak öne çıkıyor. 50 yaş ve üzerindeki yetişkinlerle yapılan araştırmalarda, günde bir saatten fazla yapboz veya sudoku gibi oyunlarla ilgilenenlerin, mekansal akıl yürütme, kısa ve uzun süreli hafıza gibi bilişsel becerilerinde artış gözlemlendi. Video oyunları ise hızlı karar verme, koordinasyon ve yaratıcılık gerektiriyor; bu da birden fazla beyin merkezini aynı anda çalıştırıyor. Bilim insanları, strateji tabanlı video oyunlarının yaşlanma belirtilerini geciktirdiğini ortaya koydu. Sanatla uğraşmak da beyin yaşlanmasına karşı etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Resim yapmak veya çizim gibi yaratıcı faaliyetler, beynin farklı bölgelerini aktive ederek nöroplastisiteyi artırıyor. Yapılan çalışmalar, sanat terapisinin hem yaşlanma hem de Alzheimer hastalığına bağlı bilişsel kaybı yavaşlattığını gösteriyor. Özellikle ressamlar ve çizerler, bilişsel görevlerde daha iyi performans sergiliyor ve biyolojik olarak daha genç beyinlere sahip oluyor. Bu aktiviteler, beyin yaşlanması sürecini yavaşlatmak isteyenler için güçlü birer seçenek sunuyor.</p><h3>Kuş gözlemi: Doğayla iç içe beyin koruması</h3><p>Kuş gözlemi, hem fiziksel aktivite hem de zihinsel uyarım sağlayarak beyin yaşlanmasını yavaşlatan hobiler arasında yer alıyor. Bu hobi, görsel beceriler, dikkat ve hafıza gerektiriyor. Araştırmalar, kuş gözlemcilerinin özellikle hafıza, mekansal farkındalık ve nesne tanıma ile ilişkili beyin bölgelerinde daha yoğun bağlantılar geliştirdiğini ortaya koydu. Uzman kuş gözlemcilerinin beyinlerinde, bilişsel görevler sırasında daha aktif bir yapı gözlemleniyor. Bu da kuş gözleminin, beyin yaşlanması sürecini yavaşlatma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Doğayla iç içe geçirilen zamanın, zihinsel sağlığı korumada ve bilişsel yetenekleri geliştirmede önemli bir rolü bulunuyor. Kuş gözlemi, beyin yaşlanması karşısında doğadan alınan bir savunma olarak öne çıkıyor.</p><p>Beyin yaşlanmasını yavaşlatan hobiler, bilimsel verilerle desteklenerek yaşlı yetişkinler başta olmak üzere her yaştan bireye öneriliyor. Uzmanlar, bahçecilikten dansa, müzikten oyuna, sanattan kuş gözlemine kadar çeşitli aktivitelerin, beyin sağlığını koruma ve geliştirme konusunda etkili olduğunu vurguluyor. Düzenli olarak bu hobilerle ilgilenmek, hem zihinsel hem de duygusal açıdan daha sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmeye yardımcı oluyor. Beyin yaşlanması sürecini yavaşlatmak isteyenler için bu altı hobi, bilimsel olarak kanıtlanmış güçlü bir yol haritası sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/beyin-yaslanmasina-karsi--155_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279872</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/bu-minik-kiz-kim-taniyabildiniz-mi-o-simdi-ekranlarin-en-unlu-kadinlarindan-biri-279872</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu minik kız kim tanıyabildiniz mi? O şimdi ekranların en ünlü kadınlarından biri...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Merve Boluğur, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü. Çocukluk fotoğrafını yayımlayan Merve Boluğur, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu minik kız kim tanıyabildiniz mi? O şimdi ekranların en ünlü kadınlarından biri...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merve Boluğur, Acemi Cadı, Muhteşem Yüzyıl ve Küçük  Sırlar gibi yapımlarda rol almasının ardından kariyerinde büyük bir başarı elde  etti. Ancak oyunculuğu bir anda bırakan ve kariyerini noktalayan Merve Boluğur,  setlerden elini eteğini çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/merve4-16062026b456e97b.jpg"/><p>Bir dönem şarkıcılığa merak saran ancak eleştiri  oklarının hedefi haline gelen Boluğur, sessizliğe çekilmiş sadece sosyal medya  paylaşımları ile hayranlarıyla iletişim kurmuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/merve5-16062026a219b904.jpg"/><p>Sosyal medyayı aktif kullanan oyuncu, çocukluk  fotoğrafını paylaşması ile gündeme geldi. Sosyal medya kullanıcıları Merve  Boluğur'un çocukluk fotoğrafını beğeni ve yorum yağmuruna tuttu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/merve2-160620268d90ad55.jpg"/><p>Oyuncunun takipçileri "Küçükken de güzelmiş  kadın", "Aura küçüklükten geliyor", "Çocukluğu bile nasıl  güzel" ve "Bir kırmızı rujun eksik" gibi yorumlarda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/merve-16062026c8343f6b.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/merve3-160620269420be59.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/bu-minik-kiz-kim-taniyabi-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-nukleer-silah-edinmesi-halinde-iranin-akil-almaz-sonuclarla-karsilasacagini-soyledi-279871</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump, nükleer silah edinmesi halinde İran'ın "akıl almaz" sonuçlarla karşılaşacağını söyledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin "Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump, nükleer silah edinmesi halinde İran'ın "akıl almaz" sonuçlarla karşılaşacağını söyledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 zirvesi marjında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşmesinin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>İran ile varılan mutabakatın, "adil bir anlaşma" olduğunu söyleyen Trump, "Bu iyi bir anlaşma. Bu arada İran'a herhangi bir mali kaynak aktarmıyoruz. İran'a para yatırmak ya da mali destek sağlamak gibi bir yükümlülüğümüz de bulunmuyor." dedi.</p><p>Kendisi açısından anlaşmanın en önemli unsurunun İran'ın nükleer silah programını engellemek olduğunu aktaran Trump, Tahran yönetiminin hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olamayacağının altını çizdi.</p><p>Anlaşma metninde başlangıçta yalnızca İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğinin yer aldığını ancak bunun yeterli olmadığını düşündüğünü dile getiren Trump, İran'ın nükleer silah edinmesine ilişkin tüm ihtimallerin açık şekilde ortadan kalkmasını istediğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/abdbakantrump-1606202628f7730c.jpg"/><p>Trump, "Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar." diye konuştu.</p><p>İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde Orta Doğu'nun istikrarını tehdit edeceğini savunan Trump, "Eğer nükleer silaha sahip olsalardı, İsrail'i yok ederlerdi. Orta Doğu'yu da yok ederlerdi ve muhtemelen bize de saldırırlardı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İran'da rejim değişikliğinin hiçbir zaman hedefleri arasında yer almadığını savunan Trump, geçmişte yaşanan rejim değişikliği girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu belirtti.</p><p>Trump, Tahran yönetim kadrolarında ciddi kayıplar yaşandığını öne sürerek, mevcut süreçte "son derece rasyonel insanlarla" muhatap olduklarını söyledi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-abd-ile-mutabakat-imzalanmadan-once-deniz-ablukasi-kismen-kaldirildi-279876" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/iran-abd-ile-mutabakat-im-898_2-41.jpg"/></div><h3>İran: ABD ile mutabakat imzalanmadan önce deniz ablukası kısmen kaldırıldı</h3></a><p><b>&#8288;"İSRAİL'E HİZBULLAH MESELESİNİ SURİYE'NİN HALLETMESİNE İZİN VERMESİNİ ÖNERDİM"</b></p><p>Trump, İran'la yapılan "büyük savaşın" yanı sıra "sürekli boy gösteren küçük bir diken" diye tanımladığı Hizbullah ile de "küçük bir savaş" sürdüğünü dile getirdi.</p><p>Suriye'de "büyük sorumluluk üstlendiğini" söyleyen Trump, "Şu anda Suriye'yi yöneten kişi, benim Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve diğer bazı isimlerle birlikte oraya koyduğum bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda olağanüstü bir iş çıkardı." dedi.</p><p>Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın "Hizbullah'ı iyi idare ettiğini" ancak onlardan "hoşlanmadığını" ifade etti.</p><p>İsrail'in Hizbullah ile uzun süredir savaştığına ve bu süreçte çok fazla kişinin hayatını kaybettiğine işaret eden Trump, "Birini aradığınız her defasında bir apartmanı yerle bir etmenize gerek yok çünkü o apartmanlarda pek çok insan yaşıyor ve hepsi Hizbullah mensubu değil, bunu size söyleyebilirim. İsrail'e, Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesine izin vermesini önerdim. Dürüst olmak gerekirse, onların daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"(İSRAİL'İN BEYRUT'A SALDIRISI) BU DURUM HİÇ HOŞUMA GİTMEDİ"</b></p><p>İsrail'in 14 Haziran'da Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği saldırıya ilişkin konuşan Trump, şunları kaydetti:</p><p>"Anlaşmayı imzalamamızdan iki saat önce Lübnan'ın Beyrut kentinde bir saldırı düzenlenmiş olması hoşuma gitmedi; bu saldırı ülkenin güneyinde değil, Beyrut'ta gerçekleşti. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Bu durumdan hiç hoşlanmadığımı ona bildirdim."</p><p>Trump, Şara'nın "Suriye'yi inanılmaz bir hızla toparladığını" vurgulayarak "Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi davrandı. İstediğim her şeyi korudu ve eğer İsrail herkesi öldürmeden bu işi yapamazsa, bu işi o halledecektir. Suriye, bu işi halledecektir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Lübnan'ın önceden "harika bir ülke" şimdiyse "berbat" olduğunu savunan Trump, "Bence tüm ülkeler içinde en kötü muameleyi onlar gördü ve kendilerini savunamıyorlar. Hizbullah var ve bu, onlar için bir sorun. İsrail'in Lübnan ve Hizbullah'a karşı sergilediği tutumdan memnun değilim. Bu işi daha çabuk halledebilmeleri gerekirdi." diye konuştu.</p><p>Trump ayrıca bu durumun, İran ile varılan mutabakat zaptına olumsuz bir gölge düşürdüğünün altını çizdi.</p><p><b>"BİBİ, LÜBNAN KONUSUNDA DAHA SORUMLU DAVRANMAK ZORUNDA"</b></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında hayal kırıklığına uğrayıp uğramadığı sorusuna "Hayır" yanıtını veren Trump, İsrail Başbakanı ile çok iyi ilişkileri olduğunu belirtti.</p><p>Trump, son ayrıntıları konuştuklarını aktararak "Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı. Ben olmasam İsrail olmazdı çünkü hiçbir başkan benim yaptıklarımı yapmaya istekli değildi. Bibi (Binyamin Netanyahu) ile harika ilişkim var ama artık Bibi, Lübnan konusunda daha sorumlu davranmak zorunda." dedi.</p><p>Trump, Netanyahu'yla ilişkisini "inanılmaz" olarak niteleyerek "Ben bu işe karışmasaydım İsrail çoktan havaya uçmuş olurdu." ifadesini kullandı.</p><p>Netanyahu'nun Washington'a gelerek eski ABD Başkanı Barack Obama'ya anlaşma yapmaması için yalvardığını belirten Trump, Obama'nın "İsrail'in değil, İran'ın tarafında" yer aldığını savundu.</p><p><b>TRUMP, ZELENSKIY İLE GÖRÜŞECEK</b></p><p>Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ayrı bir görüşme yapıp yapmayacağı sorulduğunda, "Aslında bir görüşmemiz var ama iyi bir görüşme oldu. Onunla daha sonra da görüşeceğim. Çok iyi bir görüşme yaptık." dedi.</p><p>Rusya'nın bir anlaşma yapması gerektiğini söyleyen Trump, Rusya ile Ukrayna'nın geçen ay toplamda 35 bin asker kaybettiğini belirtti.</p><p>Trump, Zelenskiy ile bir toplantı yaptıklarını aktararak, "Pazar günü (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Başkan Putin'le yaptığım görüşme de buna benzer bir şeydi." şeklinde konuştu.</p><p>İki lider arasında büyük bir husumet olduğunu ifade eden Trump, Zelenskiy ile bugün ilerleyen saatlerde tekrar görüşeceğini dile getirdi.</p><p>Trump, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana böyle bir şeyin hiç yaşanmadığını ifade ederek "Sekiz savaşı sonlandırdım. Bu, en kolayı olacağını düşündüğüm savaştı." ifadelerini kullandı.</p><p><b>KATAR EMİRİ AL SANİ'DEN İKİLİ İLİŞKİLERE VURGU</b></p><p>Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani de Trump'ın liderliğine teşekkür ederek, Orta Doğu'nun kritik bir dönemden geçtiğini ve İran ile varılan mutabakatın bölge açısından önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Anlaşma kapsamında halen yapılması gereken çok iş bulunduğunu belirten Al Sani, mevcut ivmenin sürdürülmesi halinde bölgede önemli ilerlemeler kaydedilebileceğini ifade etti.</p><p>Al Sani, Trump'ın geçen yıl Katar'a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ABD ile Katar arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendiğini belirterek, iki ülke arasındaki ticaret ortaklığının 1,2 trilyon dolara ulaşacağını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/trump-nukleer-silah-edinm-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/erzurumda-kaybolan-cobanin-cesedi-6-gun-sonra-aras-nehrinde-bulundu-279870</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'da kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra Aras Nehri'nde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'da kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra Aras Nehri'nde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pirali Mahallesi Hiran Mezrası&#39;nda hayvanlarını otlatırken kaybolan çoban Okan Koç&#39;un bulunması için yürütülen çalışmalar kapsamında, AFAD ve jandarma ekipleri ile dalgıçlar, Aras Nehri ve çevresini botlarla araştırıp dürbünlerle de bölgeyi taradı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/aw72677804-1606202670c892c5.jpg"/><p>Kars İl Jandarma Komutanlığından 25 personelin de bölgedeki ekibe destek verdiği çalışmalar, 100&#39;den fazla personelle sürdürüldü.</p><p>Kaybolduğu belirtilen yerden yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta Aras Nehri&#39;nde genç çobanın cansız bedeni bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/aw72677801-1606202620092bc2.jpg"/><p>Pirali Mahallesi kırsalında 10 Haziran&#39;da hayvanlarını otlatan Okan Koç&#39;un kaybolduğu 112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne bildirilmiş, bölgeye yönlendirilen ekipler arama çalışmalarına başlamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/erzurumda-kaybolan-cobani-133_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/siper-hava-savunma-silah-sisteminin-hava-hedefini-vurdugu-anlar-paylasildi-279869</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siper Hava Savunma Silah Sistemi'nin hava hedefini vurduğu anlar paylaşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Siper Hava Savunma Silah Sistemi ile hava hedefinin vurulma anının görüntülerini paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siper Hava Savunma Silah Sistemi'nin hava hedefini vurduğu anlar paylaşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığının (MSB) NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki yerli ve milli Siper Hava Savunma Silah Sistemi, yüksek süratli ve manevralı hedef senaryosu icra eden Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek tam harekat kabiliyetine ulaştı." ifadesi kullanıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/video-16062026ffc37113.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Paylaşımda, hava hedefinin vurulmasına ilişkin görüntülere yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/siper-hava-savunma-silah--251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279868</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursanin-inegol-ilcesinde-kontrolden-cikan-arac-takla-atti-o-anlar-kamerada-279868</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde kontrolden çıkan araç takla attı... O anlar kamerada]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde meydana gelen kazada kontrolden çıkan otomobil takla attı. Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansırken, araçtaki sürücüyü yol kenarında faaliyet gösteren köfte işletme sahibi ve çalışanları kurtardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde kontrolden çıkan araç takla attı... O anlar kamerada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Ahmet Türkel Çevreyolu üzerinde bulunan Nene Hatun Mesleki ve Teknik Lisesi Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Yasin E. (21) yönetimindeki 16 PU 747 plakalı otomobil, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüje çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç takla atarak ters döndü. Kazayı gören vatandaşlar yaralı sürücünün yardımına koştu. Araçtan çıkarılan sürücü için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada araçtaki sürücüyü, yol kenarında faaliyet gösteren köfte işletme sahibi ve çalışanları kurtardı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/=Y1WXE5aPIVWnYFWDUpWjEVanExKnYdWvIRC7YdKbYNKTU5a3U5arEJGDE1G7UhafE9K3EVWPU1KbQ9az.jpg"/><p>İlk müdahalesi kaza yerinde yapılan yaralı, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/=YtKHQ9GPUpK3YRG_UpWPYVarYNKnYdKTIRafYdKbYdWDA5a3YVC_YFaLYJKHU.aXUpKbU5WXU1KbQ9az.jpg"/><p>Kaza nedeniyle bir süre trafiğe kapanan yol, aracın çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yeniden ulaşıma açıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/=YtWLQ5afURKjYRWDUpWLEBGvA9KnYdWPIJGHYdS7U5WXYJa3EZGrERG3EpWHE9GLIBW3A5WjU1KbQ9az.jpg"/><p>Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/bursanin-inegol-ilcesinde-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279867</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/guillermo-ochoa-futbolu-birakiyor-279867</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Guillermo Ochoa futbolu bırakıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Meksika Milli Takımı kalecisi Guillermo Ochoa, 2026 FIFA Dünya Kupası sonrasında futbolu bırakacağını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Guillermo Ochoa futbolu bırakıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kupası'yla özdeşleşen Meksika Milli Takımı Kalecisi Guillermo Ochoa, 2026 FIFA Dünya Kupası sonrasında futbolu bırakacağını duyurdu. FIFA tarafından yapılan paylaşımda açıklamalarda bulunan 40 yaşındaki futbolcu, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/aw72668702-1606202610219d92.jpg"/><p>"Meksika olmadan bir kariyer düşünemiyorum. Milli takım olmasaydı kariyerim nasıl olurdu bilmiyorum. Ve şimdi milli takım serüvenim bittiğine göre, futbolun da benim için bir anlamı kalmadı. Oynamaya devam etmenin bir anlamını göremiyorum. Her şeyimi verdim, tüm varlığımı sahada bıraktım. Huzur içindeyim, başım dik ayrılıyorum ve tüm bunları yaşamış olmaktan gurur duyuyorum."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/guillermo-ochoa-futbolu-b-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279866</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-dem-heyetini-kabul-etti-279866</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM heyetini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar'ı kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM heyetini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtulmuş, İmralı heyetini kabul etti. Kabulde, DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı çalışmalar, siyasi partilerle gerçekleştirilen temaslar ile Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşama ele alındı.  </p><p>Görüşmede ayrıca TBMM'de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunda belirtilen düzenlemeler ile Terörsüz Türkiye sürecinin başarıyla tamamlanmasına ilişkin konular değerlendirildi.  </p><p>Şimdiye kadar süreç kapsamında önemli ilerlemeler ve başarılar kaydedildiği, siyaset kurumunun üstlendiği sorumluluklar doğrultusunda kayda değer önemli sonuçlar elde edildiğinin vurgulandığı görüşmede, bundan sonraki aşamada Terörsüz Türkiye sürecinin başarıyla tamamlanabilmesi noktasında parlamentoda gerekli çalışmaların yapılarak düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önemi ifade edildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/tbmm-baskani-kurtulmus-de-156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279865</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/real-madridde-antonio-rudigerin-sozlesmesi-2027ye-kadar-uzatildi-279865</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Real Madrid'de Antonio Rüdiger'in sözleşmesi 2027'ye kadar uzatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Real Madrid, Alman milli futbolcu Antonio Rüdiger ile bir yıllık sözleşme imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Real Madrid'de Antonio Rüdiger'in sözleşmesi 2027'ye kadar uzatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya ekibi Real Madrid, Alman milli futbolcu Antonio Rüdiger ile bir yıllık sözleşme imzaladı.</p><p>Kulübün açıklamasında, 33 yaşındaki savunma oyuncusu Antonio Rüdiger'in sözleşmesinin 30 Haziran 2027'ye kadar uzatıldığı belirtildi.</p><p>Antonio Rüdiger, Stuttgart, Roma ve Chelsea'de oynadıktan sonra 2022'de Real Madrid'e transfer olmuştu.</p><p>Real Madrid'de 182 maça çıkıp 8 gol atan tecrübeli stoper, takımıyla 2 kez UEFA Süper Kupa, birer defa LaLiga, Kral Kupası, İspanya Süper Kupa, UEFA Şampiyonlar Ligi ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası zaferi yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/real-madridde-antonio-rud-287_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279864</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/bakan-tekin-milli-egitim-bakanligi-temel-eksikliklerini-coktan-geride-birakti-279864</link>
      <pubDate>2026-06-16T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Milli Eğitim Bakanlığı, temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı. Çağın yeni meydan okumalarını gündemine alıp gecikmeden aksiyon üretebilen bir kapasiteye ulaştı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Tekin: Milli Eğitim Bakanlığı, temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli'nde düzenlenen "Türkiye'nin Yabancı Dil Öğrenme Platformu (DİLİM)" tanıtım programına katıldı.</p><p>Burada konuşan Tekin, platformun hayata geçmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlar getirmesini diledi.</p><p>İçinden geçilen dönemin insanlık tarihinin sayılı eşiklerinden biri olduğuna işaret eden Tekin, yapay zekanın önce basit ve sıradan bir teknoloji uygulaması olarak hayata girdiğini, bugün ulaştığı kudretin ise onu sıradan bir araç olmaktan çıkardığını söyledi.</p><p>Gücü elinde tutan kitlelerin yapay zekayı kendi değerlerini ve kendi dünya tasavvurunu yaymak için kullandığına birçok kez şahit olduklarını dile getiren Tekin, yeni çağda da o eğilimin değişmiş olmasını beklemenin yanıltabileceğini kaydetti.</p><p>Çocukların eline aldığı ekranların hiçbirinin masum olmadığını, arkasında işleyen bir aklın bulunduğunu ifade eden Tekin, "Her aklın olduğu gibi onun da bir dili, kültürü, önceliği, terbiyesi ve hepsinden önemli belki bir ideolojisi var. O aklı kim kurdu? O içeriği kimin eli üretti? Çocuklarımızdan toplanan o veriler hangi sınırların ötesine akmaktadır ve nerede saklanıp, hangi amaçlar için kullanılmaktadır? Bir milletin geleceğini düşünen herkesin üzerine eğilmesi gereken ana sorular kanaatimce bunlar." diye konuştu.</p><p>Bakan Tekin, geçmişte bir milletin bağımsızlığını, coğrafi sınırlarını, bayrağını ve ordusunu tayin ettiğini, bunların bugün de en kıymetli emanetler olduğunu ancak yeni yüzyılda bu emanetlere yeni kavramlar eklendiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/1-16062026bda128ad.jpg"/><p><strong>"EN TEMEL İHTİYAÇLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU GERİDE BIRAKTIK"</strong></p><p>Bir milletin hür olup olmadığının kendi verisine sahip çıkabilmesiyle, çocuklarının zihnine ulaşan içeriğin denetlenebilmesiyle ve ihtiyaç duyduğu teknolojiyi başkasının insafına kalmadan, kendi eliyle üretebilmesiyle anlaşıldığına işaret eden Tekin, bağımsızlık kavramının form değiştirdiğini kaydetti.</p><p>Bu meselelere derinlikle bakan bir ekip olarak çalıştıklarını vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri olarak 20 yılı aşkın bir süredir bu ülkenin eğitim altyapısını adım adım, sabırla inşa etmeye çaba sarf ettik. Hamdolsun bir zamanlar derdimiz olan en temel ihtiyaçların büyük çoğunluğunu geride bıraktık. Dört bir yana modern okullar, donanımlı derslikler kazandırdık. Öğretmenlerimizin sayısını ve niteliğini artırdık. Her öğrencimizin kitabını ücretsiz eline ulaştırmaya başladık. FATİH projesinden EBA'ya uzanan dijital altyapıyı kurduk ve eğitimi ülkenin en ücra köşesine kadar taşıdık. Kimi kesimlerce yeterince anlaşılmadığını düşündüğüm için de hatırlatmaktan geri durmayacağım. Çünkü bu birikim sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı. Çağın yeni meydan okumalarını gündemine alıp gecikmeden aksiyon üretebilen bir kapasiteye ulaştı."</p><p>"Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı"nın yayımlandığını anımsatan Tekin, DİLİM ile belgede taahhüt edilen adımlardan birini hayata geçirdiklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/2-16062026aed233d7.jpg"/><p><strong>"BİZ ÜÇÜNCÜ VE ZOR OLAN BİR YOLU SEÇTİK"</strong></p><p>Bakan Tekin, kendi teknolojisini üretmeyen bir milletin başkalarının ürettiği teknolojinin kurallarına, değerlerine ve çıkarlarına boyun eğmek zorunda kaldığını çok açık gördüklerini dile getirdi.</p><p>Teknolojiyi üretebilmenin, yönlendirebilmenin ve denetleyebilmenin önemine işaret eden Tekin, şunları kaydetti:</p><p>"Gelişen her yeniliği kendi değer terazimizde tartmadan, kendi pedagojimizden geçirmeden çocuğumuzun önüne koymak bu anlayışla çelişir. Önce bakarız, süzeriz, bize ait olanı alır, bizi biz yapan dokuya yabancı düşene kapılarımızı kapatırız. Yapay zekayı da bu iradeyle karşıladık. Onu bir tehdit olarak görüp kenara itmek de bütün tehlikelerine gözümüzü kapatıp olduğu gibi kucaklamak da bir kolaycılıktı. Biz üçüncü ve zor olan bir yolu seçtik. Yapay zekayı kendi değerlerimizin, kendi pedagojimizin ve kendi milli menfaatlerimizin süzgecinden geçirerek eğitim hizmetimize sunmaya çaba sarf ettik."</p><p>Yönetim süreçlerini yapay zeka destekli sistemlerle güçlendirdiklerini, karar alma mekanizmalarını veriyle beslediklerini aktaran Tekin, öğretmenlerin ve idarecilerin işini kolaylaştıran akıllı yeni çözümler geliştirdiklerini vurguladı.</p><p><strong>"TÜRKÇEYİ BELİRLEYİCİ ANA BİR DERS MERTEBESİNE YÜKSELTTİK"</strong></p><p>Tekin, DİLİM Platformu'nun Bakanlığın dile bakışını baştan sona değiştiren, uzun bir yürüyüşün vardığı yeni bir durak olduğunu belirterek, bu yürüyüşün Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile başladığını hatırlattı.</p><p>Modeli inşa ederken eğitimin kalbine "köklerden geleceğe" diyen bir anlayışı yerleştirmek istediklerini dile getiren Tekin, "Bu anlayışın gereği olarak her şeyden önce ana dilimize, güzel Türkçemize hak ettiği itibarı vermemiz gerekirdi. Türkçe öğretimini ezberin ve kuralın dar kalıplarından çıkardık. Onu, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin tamamını kuşatan canlı bir bütün haline getirdik. Türkçeyi okullarımızda belirleyici ana bir ders mertebesine yükselttik ve ana dildeki yetkinliği bir evladımızın eğitim yolculuğunda göz ardı edilemeyecek ana parametre haline getirdik." dedi.</p><p>Ana dilinde derinleşemeyen, kendi dilinin imkanlarıyla düşünemeyen bir zihnin hiçbir yabancı dilde hakiki manada yeşeremeyeceğinin altını çizen Tekin, ana dilde sağlam zemini tesis ettikten sonra yabancı dil öğretilmesine ağırlık verdiklerini ifade etti.</p><p><strong>"GEREĞİNİ YAPMAKTA BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEDİK"</strong></p><p>Tekin, çocukların yabancı dil öğrenmek niyetiyle eline bir ekran aldığında sınır tanımayan, hiçbir otoriteye hesap vermeyen küresel uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>"Bu uygulamaların tamamını peşinen mahkum etmek tabii ki mümkün değil. Fakat hiçbirinin bizim çocuğumuz, değer dünyamız, pedagojik ilkelerimiz ve mahremiyet hassasiyetimizden, milli değerlerimizden bakmasını da bekleyemeyiz. Bir kelime öğrensin diye o ekranı açan çocuklarımızın yaşına uygun olmayan görüntülerle, bizim hayat tasavvurumuza yabancı temalarla, kendi değerlerimizle bağdaşmayan içeriklerle bir anda yüz yüze gelmesi mümkün. Bu yalnız bizim derdimiz değil. Kendi kültürünü ve evladını korumak isteyen bütün milletlerin ortak çilesi. Meselenin asıl çetin tarafı ise o küresel uygulamaların muhtevasına dışarıdan bir filtre koymak, klasik usullerle bir denetim getirmek mümkün olmuyor.</p><p>Böyle bir içeriği denetleyebilmek, ayıklayabilmek ve milli değerlere uygun hale getirebilmek ancak ona denk bir teknolojiyi, kendi yapay zekanızı elinizde bulundurmakla mümkün. Biz de bu sabırlı hazırlığın ardından bu kapasiteye ulaştığımız ilk anda gereğini yapmakta bir an bile tereddüt etmedik. DİLİM, bu kararlılığın, bu milli refleksin somut bir tezahürüdür. Bu platformda evlatlarımızın karşısına çıkan her bir cümle, görsel ve diyalog Genel Müdürlüğümüzün çatısı altında görev yapan öğretmenlerimizin elinden, kendi uzmanlarımızın pedagojik ve ahlaki süzgecinden geçerek çıkmıştır."</p><p>DİLİM Platformu'nun içeriğine ilişkin bilgiler veren Tekin, bütün sürecin dünyanın kabul ettiği ortak ölçü olan Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi (CEFR) esas alınarak tasarlandığını aktardı.</p><p><strong>"ÖNÜMÜZDE YENİ DİLLER, BECERİLER, UFUKLAR VAR"</strong></p><p>Bakan Tekin, şunları ifade etti:</p><p>"DİLİM, bir yazılım, bir uygulamanın çok ötesinde bir manaya sahip. Kendi aklıyla düşünen, kendi teknolojisini üreten, çocuklarını koruyan, verisine sahip çıkan, köklerinden aldığı güçle geleceğe yürüyen bir Türkiye'nin eseridir. Biz bu eserle evlatlarımıza kendi kimliğiyle dünyaya bakmayı, kendi değerleriyle çağı kucaklamayı, hem bu toprağın çocuğu hem de bütün bir dünyanın insanı olabilmeyi öğretiyoruz. Bu yolculuk uzundur ve biz daha henüz ilk duraklardayız. Önümüzde yeni diller, yeni beceriler, yeni ufuklar var. DİLİM'i her geçen gün daha da geliştirerek milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz."</p><p>Konuşmasının ardından Tekin, platformda emeği geçenlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.</p><p>MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı'nın da bir konuşma yaptığı programda, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri müzik dinletisi sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/bakan-tekin-milli-egitim--669_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>