<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hindistanda-14-milyar-insan-icin-dev-nufus-sayimi-seferberligi-270979</link>
      <pubDate>2026-04-07T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hindistan'da 1.4 milyar insan için dev nüfus sayımı seferberliği]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan, 1.4 milyarlık nüfusunu kapsayan ve ülke tarihinin en büyüklerinden biri olarak öne çıkan yeni nüfus sayımını başlattı. Üç milyondan fazla görevli, ülkenin dört bir yanında kapı kapı dolaşarak veri toplayacak. Kast sisteminin de dahil edildiği bu sayım, Hindistan'ın sosyal ve ekonomik yapısına ışık tutacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hindistan'da 1.4 milyar insan için dev nüfus sayımı seferberliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan, 1.4 milyar kişilik dev nüfusunu kayıt altına almak için ülke tarihinin en kapsamlı nüfus sayımını başlattı. Pandemi sonrası yaşanan idari gecikmeler nedeniyle 16 yıl aradan sonra gerçekleşen bu sayım, Hindistan'ın en kalabalık ülke unvanını pekiştirirken, sosyal ve ekonomik yapının güncel bir fotoğrafını çekmeyi hedefliyor. Ülke genelinde üç milyondan fazla görevli, megakentlerden en uzak köylere kadar her haneye ulaşarak detaylı veri toplayacak. Kast sisteminin de ilk kez yaklaşık bir asır sonra yeniden gündeme alınması, sayımı hem toplumsal hem de siyasi açıdan kritik hale getiriyor.</p><h3>Hindistan hükümetinden 3 milyon görevliyle dev operasyon</h3><p>Hindistan hükümeti, bu devasa nüfus sayımı için yaklaşık 3 milyon kişiyi görevlendirdi. Görevliler, ülkenin 26 eyaleti ve federal bölgelerinde, toplamda 640 bin köy ile 10 bin kasabaya kapı kapı giderek, her hanenin ve bireyin bilgilerini toplayacak. Sayım iki aşamada yürütülüyor. İlk aşamada, hanelerin yaşam koşulları, sahip oldukları imkanlar ve varlıklar ayrıntılı şekilde kayıt altına alınacak. İkinci aşamada ise, demografi, eğitim, göç, gelir düzeyi ve doğurganlık gibi kritik veriler elde edilecek. Hindistan yetkilileri, bu verilerin ilk kez mobil uygulamalar aracılığıyla elektronik ortamda toplanacağını belirtti. Böylece, toplanan bilgiler daha hızlı analiz edilebilecek ve ülke genelinde karşılaştırmalı sonuçlar alınabilecek.</p><h3>Kast sistemi 93 yıl sonra yeniden sayımda: Tartışmalar büyüyor</h3><p>Hindistan'da 1931 yılından bu yana ilk defa, nüfus sayımında kast sistemi de veri setine dahil edildi. Yaklaşık bin yıllık geçmişe sahip olan kast sistemi, toplumun sosyal yapısını belirleyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Kast sisteminin yeniden gündeme alınması, toplumda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı gruplar, bu uygulamanın dezavantajlı toplulukların haklarının korunmasında ve siyasi temsilin artırılmasında önemli rol oynayacağını savunuyor. Ancak eleştirmenler, kast temelli ayrımların resmileştirilmesinin toplumsal bölünmeleri derinleştireceği uyarısında bulunuyor. Hindistan hükümeti ise, sayımın kapsayıcı ve adil bir şekilde yürütüleceğini vurguluyor.</p><h3>Nüfusun gençleşmesi Hindistan ekonomisine fırsat sunuyor</h3><p>Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı'nın verilerine göre, Hindistan'ın nüfusu 1.4 milyara ulaşarak dünyanın en kalabalık ülkesi oldu. 2011'de yapılan son resmi nüfus sayımında 1.2 milyar kişi kayıtlara geçmişti. Nüfusun %40'ından fazlası 25 yaşın altında bulunuyor ve ülkenin ortalama yaşı 28 olarak hesaplanıyor. Bu durum, ekonomistlerin "demografik temettü" olarak adlandırdığı, genç nüfusun ekonomik büyümeye ivme kazandırabileceği bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Ancak, ekonomik büyümenin adil dağılımı ve yoksulluğun azaltılması, Hindistan'ın önündeki en büyük zorluklar arasında yer alıyor. Nüfus sayımından elde edilecek veriler, hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarını bu dinamiklere göre şekillendirmesinde belirleyici olacak.</p><h3>Sayım soruları ve teknolojik yenilikler dikkat çekiyor</h3><p>Bu yılki nüfus sayımında, ilk aşamada vatandaşlara 33 soru yöneltilecek. Sorular arasında konutun yapısı, ev sahipliği durumu, temiz suya erişim, sanitasyon, pişirme yakıtı gibi temel ihtiyaçların yanı sıra, internet bağlantısı, televizyon, radyo, akıllı telefon ve araç sahipliği gibi modern yaşam göstergeleri de yer alıyor. Yetkililer, ilk defa mobil uygulamalar kullanarak verileri elektronik ortamda toplayacak. Bu yenilik, sayım sürecinin hızlanmasını ve hata oranının azalmasını sağlayacak. Ayrıca, toplanan verilerin analiz edilmesiyle, Hindistan'ın sosyal ve ekonomik haritası daha güncel ve doğru şekilde ortaya konacak.</p><h3>Küresel etkiler ve Hindistan'ın önemi artıyor</h3><p>Hindistan, yaklaşık 3.5 trilyon dolarlık ekonomisiyle dünyanın en büyük beşinci ekonomisi konumunda bulunuyor. Hızla büyüyen bu ekonomi, genç ve dinamik nüfusuyla küresel arenada daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor. Nüfus sayımından elde edilecek veriler, Hindistan'ın sürdürülebilir kalkınma, eğitim, sağlık ve istihdam politikalarını daha etkin planlamasına yardımcı olacak. Ayrıca, kast sisteminin yeniden sayımda yer alması, ülkenin sosyal yapısında yaşanacak olası değişimlerin de yakından izlenmesini sağlayacak. Uzmanlar, Hindistan'ın bu süreci şeffaf ve kapsayıcı şekilde yürütmesinin, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda olumlu yansımalar doğuracağı görüşünde.</p><p>Hindistan'da başlatılan bu dev nüfus sayımı, ülkenin geleceğine yön verecek stratejik kararların alınmasında anahtar rol oynayacak. Elde edilecek veriler, hem sosyal politikaların geliştirilmesinde hem de ekonomik kalkınma hedeflerinin belirlenmesinde yol gösterici olacak. Sayımın sonuçları, Hindistan'ın toplumsal yapısında ve küresel konumunda önemli etkiler yaratabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/hindistanda-14-milyar-ins-836_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/netflixten-hulk-hogan-belgeseli-22-nisanda-izleyiciyle-bulusuyor-270978</link>
      <pubDate>2026-04-07T17:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netflix'ten Hulk Hogan belgeseli! 22 Nisan'da izleyiciyle buluşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Netflix, efsane güreşçi Hulk Hogan'ın hayatını ve bilinmeyen yönlerini ekrana taşıyan 'Hulk Hogan Real American' adlı belgesel dizisini 22 Nisan'da izleyicilerle buluşturacak. Dört bölümden oluşan yapım, Terry Bollea'nın son röportajını da içeriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netflix'ten Hulk Hogan belgeseli! 22 Nisan'da izleyiciyle buluşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, dünyaca ünlü güreşçi Hulk Hogan'ın hayatını konu alan 'Hulk Hogan Real American' adlı dört bölümlük belgesel dizisini 22 Nisan'da yayınlayacak. Her biri yaklaşık 60 dakika sürecek olan bu özel yapımda, Hulk Hogan'ın gerçek adı Terry Bollea olan kişiliği ve kariyerinin perde arkası detayları izleyiciyle buluşacak. Belgesel, Hogan'ın yalnızca ringdeki başarılarını değil, aynı zamanda kamuoyunun pek bilmediği kişisel hayatına da ışık tutacak.</p><h3>Netflix, Hulk Hogan'ın son röportajını gün yüzüne çıkarıyor</h3><p>'Hulk Hogan Real American' belgeselinin en dikkat çekici özelliği, geçtiğimiz yaz kalp krizi sonucu yaşamını yitirmeden kısa süre önce yapılan son röportajı içermesi oldu. Bu röportajda Hulk Hogan, yıllar boyunca saklı kalan anılarını ve kariyerinin bilinmeyen yönlerini ilk kez bu kadar açık şekilde paylaşıyor. Fragmanda da görüldüğü üzere, Terry Bollea'nın samimi açıklamaları belgeselin en çok merak edilen bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>Hulk Hogan belgeseli, nostalji ve yeni bilgilerle dikkat çekiyor</h3><p>Özellikle 90'lı yılların çocukları için büyük önem taşıyan Hulk Hogan belgeseli, izleyicilere nostaljik anlar yaşatırken, yeni kuşaklara da efsane sporcunun yaşam öyküsünü detaylı biçimde sunacak. Netflix'in bu yapımı, Hulk Hogan'ın güreş dünyasındaki etkisini ve kişisel yolculuğunu gözler önüne seriyor. Dört bölümden oluşan belgesel, sporseverler ve belgesel tutkunları için kaçırılmayacak bir içerik olarak öne çıkıyor.</p><p>Hulk Hogan'ın hayatını ve kariyerini mercek altına alan bu yeni Netflix belgeseli, hem eski hayranlara hem de yeni izleyicilere ilham verecek ayrıntılar içeriyor. 22 Nisan'da prömiyeri yapılacak olan 'Hulk Hogan Real American', sporseverler için unutulmaz bir deneyim sunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/netflixten-hulk-hogan-bel-195_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/dune-3-bolum-icin-geri-sayim-basladi-tarih-belli-oldu-270977</link>
      <pubDate>2026-04-07T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dune 3. bölüm için geri sayım başladı! Tarih belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Dune serisinin merakla beklenen üçüncü bölümüne ait yeni fragman izleyiciyle buluştu. Paul Atreides'in galaksiler arası savaşı tetikleyen yolculuğu, Denis Villeneuve'ün yönetmenliğinde 18 Aralık'ta sinemaseverlerle buluşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dune 3. bölüm için geri sayım başladı! Tarih belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dune serisinin üçüncü filmi için hazırlanan yeni fragman, Paul Atreides'in iktidar yolunda attığı adımların galaksiler arası büyük bir savaşı nasıl başlattığını gözler önüne serdi. Denis Villeneuve yönetmenliğinde tamamlanan yapım, Dune hayranlarının uzun süredir beklediği devam hikayesini 18 Aralık'ta sinemalara taşıyacak. Fragmanda, Paul Atreides'in karşı karşıya kaldığı zorlu seçimler ve bu kararların evren genelinde yol açtığı yıkıcı sonuçlar dikkat çekiyor.</p><h3>Denis Villeneuve: 'Dune'da trajedi ve kaos öne çıkıyor'</h3><p>Denis Villeneuve, Dune üçlemesinin son halkasında, Frank Herbert'in Mesih romanını sinemaya uyarlıyor. Yönetmen, bu filmde Paul Atreides'in kararlarının milyarlarca insanın ölümüne yol açtığı trajik bir süreci işliyor. Fragmanda da görüldüğü gibi, kutsal savaşın etkisi tüm galaksiye yayılırken, izleyiciler Paul'ün içsel çatışmalarına ve liderlik yolculuğuna tanıklık ediyor. Bu bölümde, karakterlerin psikolojik derinliği ve savaşın yıkıcı etkileri öne çıkıyor.</p><h3>Dune 3. bölüm oyuncu kadrosu ve vizyon tarihi netleşti</h3><p>Başrollerde Timothée Chalamet'in Paul Atreides olarak geri döndüğü filmde, Zendaya Chani'yi, Rebecca Ferguson Lady Jessica'yı, Anya Taylor-Joy Alia Atreides'i ve Javier Bardem ise Stilgar'ı canlandırıyor. Ayrıca Jason Momoa ve Robert Pattinson da önemli rollerde yer alıyor. Dune 3. bölümün çekimleri farklı ülkelerde tamamlandı ve filmin 18 Aralık'ta dünya genelinde vizyona girmesi planlanıyor. Bu tarih, Dune hayranları için büyük bir buluşma anlamı taşıyor. Yeni fragman, serinin hayranları arasında büyük heyecan yarattı ve vizyon tarihi sabırsızlıkla bekleniyor.</p><p>Dune 3. bölüm, hem görsel efektleri hem de derin hikaye anlatımıyla sinema dünyasında uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Paul Atreides'in yükselişi ve galaksiyi saran savaş, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/dune-3-bolum-icin-geri-sa-606_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/veri-merkezlerinde-kritik-gecikme-yapay-zeka-projeleri-tehlikede-270976</link>
      <pubDate>2026-04-07T17:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Veri merkezlerinde kritik gecikme! Yapay zeka projeleri tehlikede]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Veri merkezlerinde yaşanan gecikmeler, yapay zekanın büyümesini doğrudan etkiliyor. Sightline Climate'ın analizine göre, 2026'ya kadar planlanan projelerin neredeyse yarısı tamamlanamayabilir. Kritik altyapı eksikliği ve elektrik bağlantılarındaki sorunlar, sektörün geleceğini belirsizleştiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Veri merkezlerinde kritik gecikme! Yapay zeka projeleri tehlikede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Veri merkezlerinde yaşanan gecikmeler, yapay zeka alanında beklenen ilerlemeyi ciddi şekilde sekteye uğratıyor. Sightline Climate tarafından yayınlanan son analiz, 2026 yılına kadar planlanan veri merkezlerinin yaklaşık yarısının zamanında tamamlanamayacağına işaret ediyor. Özellikle yeni projelerin yalnızca üçte biri sorunsuz biçimde ilerlerken, diğerleri önemli engellerle karşı karşıya kalıyor. Sektör temsilcileri, bu durumun yapay zeka yatırımlarında ciddi bir yavaşlamaya yol açabileceğini belirtiyor.</p><h3>Sightline Climate: 'Kritik altyapı eksikliği büyüyor'</h3><p>Sightline Climate'ın raporuna göre, toplamda açıklanan 16 gigavatlık yeni veri merkezi kapasitesinin sadece 5 gigavatı inşaat aşamasında bulunuyor. Kalan projelerin büyük bir kısmı ise henüz erken aşamada ve somut bir ilerleme kaydedilemiyor. Analizde, altyapı eksiklikleri ve elektrik şebekesiyle bağlantıdaki gecikmelerin yeni tesislerin tasarımı ve hayata geçirilmesini doğrudan zorlaştırdığı vurgulanıyor. Uzmanlar, bu engellerin yapay zeka teknolojilerinin gelişimini yavaşlatabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Yapay zeka büyümesi risk altında'</h3><p>Veri merkezi yatırımlarındaki gecikmeler, yapay zekanın ihtiyaç duyduğu yüksek hesaplama gücüne ulaşılmasını engelliyor. Sektör uzmanları, kritik ekipman eksikliği ve altyapı sorunlarının çözülmemesi halinde, yapay zeka projelerinde beklenen büyümenin gerçekleşemeyeceğini ifade ediyor. Elektrik şebekesine bağlantıdaki gecikmelerin de süreci daha da uzattığına dikkat çekiliyor. Sonuç olarak, veri merkezlerindeki bu aksaklıklar, teknoloji sektöründe büyük bir belirsizlik yaratıyor.</p><p>Yaşanan bu gelişmeler, hem yatırımcıları hem de teknoloji şirketlerini yeni stratejiler geliştirmeye zorluyor. Veri merkezlerindeki gecikmelerin hızlıca aşılması, yapay zeka odaklı projelerin sürdürülebilirliği için kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/veri-merkezlerinde-kritik-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/balik-kokusu-neden-keskinlesir-bilim-insanlari-cevapladi-270975</link>
      <pubDate>2026-04-07T17:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Balık kokusu neden keskinleşir? Bilim insanları cevapladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Balık kokusu, İstanbul'da hem balıkçılar hem de tüketiciler için sıkça tartışılan bir konu haline geldi. Uzmanlar, balık kokusunun temel nedenleri ve saklama koşullarının önemi konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Özellikle taze balık ile bozulmuş balık arasındaki farkı anlamak için kokunun kaynağına dikkat çekiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Balık kokusu neden keskinleşir? Bilim insanları cevapladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da balık kokusu, hem balıkçılar hem de tüketiciler arasında büyük bir merak konusu haline geldi. Balığın karakteristik kokusunun kaynağı ve bu kokunun ne zaman bozulmanın habercisi olduğu, uzmanlar tarafından detaylı biçimde açıklandı. Balıkta ortaya çıkan keskin ve hoş olmayan koku, mikroorganizmaların ve kimyasal süreçlerin etkisiyle oluşuyor. Taze balık, genellikle hafif ve tuzlu deniz havasını andıran bir aromaya sahip olurken, koku keskinleştiğinde bozulmanın başladığına işaret ediyor.</p><h3>Kimyasal süreçler balık kokusunu artırıyor</h3><p>Balık kokusu, balık avlandıktan sonra dokularda başlayan kimyasal reaksiyonların ve mikropların etkisiyle ortaya çıkıyor. Özellikle trimetilamin-N-oksit (TMAO) adlı bileşiğin trimetilamin (TMA) formuna dönüşmesi, balık kokusunun ana kaynağı olarak gösteriliyor. Soğuk su balıklarında, örneğin morina ve mezgitte bu süreç daha hızlı ilerliyor. Ayrıca, balığın dokularında yer alan enzimler devreye girerek çürüme ile ilişkili kadaverin molekülünü oluşturuyor. Omega-3 yağ asitlerinin oksidasyonu da balık kokusunu daha yoğun ve rahatsız edici hale getiriyor.</p><h3>Saklama koşulları balık kokusunu belirliyor</h3><p>Uzmanlar, balık kokusunu azaltmak ve bozulmayı önlemek için saklama koşullarının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Balık avlandıktan hemen sonra buza konulması, mikroorganizmaların çoğalmasını ve kimyasal reaksiyonların hızlanmasını engelliyor. Yağlı balık türlerinde, örneğin uskumru ve ringa balığında, dondurma işlemi bozulmayı yavaşlatıyor fakat yağların oksidasyonu devam ediyor. Bu nedenle, vakumlu ambalajlama ile birlikte dondurma, balığın tazeliğini ve aromasını korumak için en etkili yöntem olarak öne çıkıyor. İstanbul'daki balıkçılar ve tüketiciler, balık kokusunun kaynağını ve saklama koşullarının önemini dikkate alarak alışveriş yapmalı.</p><p>Sonuç olarak, balık kokusunun temel nedeni kimyasal süreçler ve saklama koşullarındaki farklılıklar olarak öne çıkıyor. Hem balıkçılar hem de tüketiciler, taze balık tüketimi ve güvenliği için kokunun kaynağına dikkat etmeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/balik-kokusu-neden-keskin-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmandan-acikladi-yemekten-once-mi-sonra-mi-meyve-yenmeli-270974</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmandan açıkladı! Yemekten önce mi, sonra mı meyve yenmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Meyve tüketimiyle ilgili en doğru zaman konusunda açıklama yapan diyetisyen Laura Tajan, kişisel tercihin ve düzenli tüketimin ön plana çıktığını belirtti. Uzman görüşüne göre, meyve yemek için tek bir doğru zaman bulunmuyor; önemli olan sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sürdürmek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmandan açıkladı! Yemekten önce mi, sonra mı meyve yenmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meyve tüketiminin en uygun zamanı konusunda açıklamalarda bulunan diyetisyen Laura Tajan, bu konuda kesin bir kural olmadığını, hem yemekten önce hem de sonra meyve yenilebileceğini söyledi. Tajan, kişisel tercihlere ve yaşam tarzına göre meyve yemenin zamanının değişebileceğini vurguladı. Uzman, özellikle sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü hedefleyenler için meyvenin ana öğünden önce tüketilmesinin daha hızlı tokluk hissi sağlayabileceğini belirtti.</p><h3>Diyetisyen Tajan: 'Tokluk için meyve yemekten önce tercih edilebilir'</h3><p>Laura Tajan, ana öğünden önce meyve yemenin iştahı kontrol altında tutmak ve kilo vermek isteyenler için avantaj sağladığını ifade etti. Ayrıca meyvelerin diğer gıdalarla birlikte tüketilmesinin toplam lif alımını artırdığını ve bu durumun şeker emilimini yavaşlatarak vücudun metabolik yanıtını olumlu etkilediğini açıkladı. Uzman, meyve tüketiminin hem sindirim sistemi hem de genel sağlık üzerinde önemli rol oynadığını belirtti. Lifli gıdaların, kan şekeri dengesini korumada ve uzun süreli tokluk hissi sağlamada etkili olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle, meyve tüketimi alışkanlığının günlük beslenme rutinine dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p><h3>Meyve tüketiminde yanlış bilinenler: Fermentasyon riski yok</h3><p>Uzman diyetisyen Tajan, yemekten sonra meyve yemenin zararlı olduğu yönündeki yaygın inancın bilimsel temeli olmadığını belirtti. Sindirim sürecinin üç ila altı saat sürdüğünü ve bu sürede meyvelerin fermente olmadığını vurguladı. Ayrıca, yemekten sonra meyve yemenin ağızda tükürük üretimini artırarak asiditeyi dengeleyebileceğini, ancak bunun diş fırçalamanın yerini tutmadığını ifade etti. En önemli noktanın, meyvelerin düzenli ve yeterli miktarda tüketilmesi olduğunu yineleyen Tajan, sağlıklı beslenme için meyveye her öğünde yer verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Sonuç olarak, meyve tüketiminde zamanlamadan çok düzenin ve alışkanlığın öne çıktığı, uzman görüşleriyle bir kez daha ortaya kondu. Diyetisyen Tajan'ın önerileri, sağlıklı bir yaşam için meyve tüketimini ihmal etmemek gerektiğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/uzmandan-acikladi-yemekte-275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aral-denizinde-collesme-alarmi-ekosistem-tehdit-altinda-270972</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aral Denizi'nde çölleşme alarmı! Ekosistem tehdit altında]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Aral Denizi, 1960'lı yıllardan bu yana yaşadığı büyük kayıpla dünyanın en genç çölüne dönüştü. Kazakistan sınırları içindeki Küçük Aral'da baraj çalışmaları umut verse de, bölgedeki ekosistem ve halk ciddi tehditlerle karşı karşıya.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aral Denizi'nde çölleşme alarmı! Ekosistem tehdit altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aral Denizi, 1960'lı yıllardan bu yana yaşanan büyük değişimle dünyanın en genç çöl alanlarından biri haline geldi. Bir zamanlar Avrasya'nın en büyük göllerinden biri olarak bilinen Aral Denizi, Kazakistan ve Özbekistan sınırları arasında yer alıyor. 1960'larda 68 bin kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olan bu dev göl, Sırdarya ve Amudarya nehirlerinden gelen tatlı suyun tarımsal sulama amacıyla yoğun şekilde kullanılması sonucu hızla küçüldü. Tatlı su akışının azalmasıyla birlikte göl, 1990'ların başında ikiye bölündü ve kuzeyde Kazakistan'da kalan Küçük Aral ile güneydeki Büyük Aral olarak ayrıldı.</p><h3>Kazakistan'ın baraj hamlesi umut yarattı</h3><p>Aral Denizi'ndeki çölleşme, özellikle Büyük Aral'ın doğu kısmında neredeyse tamamen suyun çekilmesine yol açtı ve bölgede Aralkum adı verilen yeni bir çöl oluştu. Bu çevresel felaket, balıkçılık sektörünün çökmesine neden oldu ve bölgedeki mikroklimanın dengesini bozdu. Kış aylarında daha sert soğuklar, yaz aylarında ise aşırı sıcaklar görülmeye başlandı. Kum fırtınalarıyla yükselen tuz ve kum bulutları, çevrede yaşayan halkın sağlığını olumsuz etkiledi. Son yirmi yılda ise Kazakistan'da inşa edilen Kok-Aral Barajı, Küçük Aral'ın su seviyesini yükseltmeyi başardı. Baraj sayesinde göldeki su seviyesi 4 metre arttı ve ekosistemin yeniden canlanması için umut doğdu.</p><h3>Aral Denizi'ndeki değişim halkı ve doğayı tehdit ediyor</h3><p>Aral Denizi'nde yaşanan bu dramatik değişim, sadece ekolojik dengeyi değil, aynı zamanda bölge halkının geçim kaynaklarını ve sağlığını da tehdit ediyor. Balıkçılığın sona ermesiyle binlerce kişi işsiz kaldı. Ayrıca, tuz ve kimyasal kalıntıların yayılması, solunum hastalıklarında artışa yol açtı. Uzmanlar, Aral Denizi'nin bugünkü durumu için uluslararası iş birliğinin ve sürdürülebilir su yönetiminin önemine dikkat çekiyor. Kok-Aral Barajı'nın sağladığı iyileşme umut verse de, bölgedeki çölleşmenin tamamen durdurulabilmesi için daha kapsamlı ve uzun vadeli çözümlere ihtiyaç duyuluyor. Aral Denizi'nin kaderi, bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun atacağı adımlara bağlı olarak şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/aral-denizinde-collesme-a-377_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nesli-tukenen-hayvanlar-geri-donuyor-doga-mi-kurtulacak-yoksa-kaos-mu-baslayacak-270971</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nesli tükenen hayvanlar geri dönüyor! Doğa mı kurtulacak yoksa kaos mu başlayacak?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nesli tükenmiş türler, bilim insanlarının öncülüğünde yeniden canlanma şansı buluyor. Özellikle Colossal Biosciences şirketinin yünlü mamut ve korkunç kurt projeleri, DNA teknolojisinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Dodo, tılaycın ve göçmen güvercin gibi türler için de umut verici gelişmeler yaşanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nesli tükenen hayvanlar geri dönüyor! Doğa mı kurtulacak yoksa kaos mu başlayacak?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, nesli tükenmiş türleri yeniden hayata döndürmek için önemli adımlar atıyor. Colossal Biosciences ve birçok araştırma ekibi, yünlü mamut, dodo, tılaycın, göçmen güvercin ve tur gibi hayvanların genetik materyallerini kullanarak bu türleri tekrar yaşama kazandırmayı hedefliyor. Son yıllarda geliştirilen DNA teknolojileri, nesli tükenmiş türler için umut vadeden sonuçlar ortaya koyuyor. 2028 yılına kadar yünlü mamutun, önümüzdeki yıllarda ise diğer türlerin geri dönebileceği öngörülüyor.</p><h3>Colossal Biosciences yünlü mamut için tarih verdi</h3><p>Yünlü mamut, nesli tükenmiş türler arasında en çok dikkat çekenlerden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 10 bin yıl önce buzul çağının sona ermesiyle yok olan mamutların genetik kalıntıları, sürekli donmuş toprakta korunmuş durumda. Bu sayede bilim insanları, mamutların DNA dizilimini yeniden oluşturabiliyor. Colossal Biosciences şirketi, 2028 yılına kadar mamut yavruları üretmeyi planladığını açıkladı. 2025 yılında ise mamutlardan esinlenilerek tüylü genetik olarak değiştirilmiş fareler tanıtıldı. Bu gelişme, nesli tükenmiş türler için yapılan çalışmaların somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, mamutların geri getirilmesiyle ekosisteme katkı sağlanabileceğini belirtiyor.</p><h3>Dodo ve tılaycın projelerinde yeni aşama</h3><p>Dodo kuşu, 17. yüzyılda Mauritius Adası'nda tamamen ortadan kayboldu. Avrupalı kolonicilerin adaya getirdiği istilacı türler ve avlanma, dodo'nun neslinin tükenmesine yol açtı. Ancak bilim insanları, 2022 yılında dodo genini yeniden yapılandırmayı başardı. Bu gelişme, nesli tükenmiş türler arasında dodo'nun da yeniden canlandırılması için bir umut oldu. Tılaycın olarak da bilinen Tazmanya kaplanı ise, Avustralya ve Tazmanya'da yaşamış bir keseli yırtıcıydı. 1936 yılında son bireyinin ölmesiyle tür tamamen yok oldu. Andrew Pask ve ekibi, korunmuş DNA örnekleri üzerinde çalışıyor. Ancak genetik materyalin parçalanmış olması, nesli tükenmiş türler için yapılan bu tür projelerde önemli zorluklar yaratıyor. Buna rağmen, teknolojideki gelişmeler sayesinde tılaycının da bir gün geri dönebileceği düşünülüyor.</p><h3>Göçmen güvercin ve tur için genetik hamleler</h3><p>Kuzey Amerika'nın bir zamanlar en yaygın kuşlarından olan göçmen güvercin, 20. yüzyılın başında avlanma ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok oldu. Son birey, 1914 yılında öldü. Revive &amp; Restore şirketi, göçmen güvercini geri getirmek için şerit kuyruklu güvercinlerin genomuna DNA parçaları entegre ediyor. Tur ise, modern ineklerin atası olarak biliniyor ve 1627'de nesli tükendi. Bu türün yeniden canlandırılması için gen mühendisliği yerine ters melezleme yöntemi kullanılıyor. Hollanda'da altı nesil boyunca yapılan seçici yetiştirme çalışmaları, nesli tükenmiş türler arasında turun da tekrar doğaya kazandırılması için umut veriyor.</p><h3>Korkunç kurtlar ve DNA teknolojisinde devrim</h3><p>Korkunç kurtlar, Amerika kıtasında 125 bin ile 10 bin yıl önce yaşamış güçlü yırtıcılardı. Yok oluşları, iklim değişikliği ve insan etkisiyle gerçekleşti. Colossal Biosciences, 2025 yılında CRISPR gen düzenleme teknolojisi ve antik kalıntılardan elde edilen DNA ile genetik olarak değiştirilmiş kurt yavruları ürettiğini duyurdu. Bu gelişme, nesli tükenmiş türler için DNA teknolojisinin geldiği noktayı ve gelecekte hangi türlerin geri dönebileceğini gözler önüne seriyor. Bilim insanları, bu tür projelerin ekosistem dengesi ve biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p><p>Nesli tükenmiş türler üzerinde yürütülen çalışmalar, hem bilimsel hem de çevresel açıdan dikkatle izleniyor. Uzmanlar, bu projelerin başarılı olması halinde doğanın geçmişte kaybettiği türlerin geri dönebileceğini, bunun da ekosistemler üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Ancak genetik zorluklar ve etik tartışmalar, nesli tükenmiş türler konusunda bilim dünyasının önünde çözülmesi gereken başlıca sorunlar olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/nesli-tukenen-hayvanlar-g-549_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yolculukta-cep-telefonu-kullanimi-risk-yaratiyor-mu-270970</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yolculukta cep telefonu kullanımı risk yaratıyor mu?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uçak yolculuklarında cep telefonu kullanımına ilişkin tartışmalar sürüyor. Sphere IT uzmanı Michael Collins, uçuş modunun hem uçak güvenliği hem de batarya tasarrufu açısından önemine dikkat çekti. 283 binin üzerinde uçuşta kaydedilen vakalar, uçuş modu kullanımının gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yolculukta cep telefonu kullanımı risk yaratıyor mu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uçak yolculuklarında cep telefonlarının uçuş moduna alınması, hem yolcuların hem de havayolu şirketlerinin gündeminde yer almaya devam ediyor. Sphere IT uzmanı Michael Collins, uçuş modunun etkinleştirilmesinin, uçak sistemlerinde olası parazit riskini azalttığını belirtti. Özellikle havayolu şirketlerinin ve operatörlerin sıkça vurguladığı bu uygulamanın, uçuş güvenliği için önemli olduğu ifade ediliyor. Uçuş moduna alınan cihazlar, radyo ve kablosuz bağlantılarını devre dışı bırakırken, yolcular müzik ya da video gibi yerel verileri kullanmaya devam edebiliyor.</p><h3>Michael Collins: 'Uçuş modu uçak ekipmanını koruyor'</h3><p>Michael Collins, uçuş modunun temel amacının, cep telefonlarından yayılan sinyallerin uçak ekipmanında parazite yol açmasını engellemek olduğunu vurguladı. 2003 ile 2009 yılları arasında yapılan araştırmalarda, 283 binin üzerinde uçuşta 75 elektronik parazit vakası kaydedildi. Buna rağmen, bugüne kadar cep telefonu kullanımıyla bağlantılı herhangi bir uçak kazası rapor edilmedi. Uzmanlar, mevcut kuralların, elektronik sinyallerin hava araçları üzerindeki etkisinin tam olarak anlaşılmadığı bir dönemin devamı olduğunu da belirtiyor.</p><h3>Uçuş modu ile batarya tasarrufu mümkün</h3><p>Uçuş modu yalnızca güvenliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda batarya tasarrufuna da katkı sağlıyor. Uçaklarda priz sayısının sınırlı olması nedeniyle, yolcuların cihazlarını uzun süre kullanabilmesi için uçuş modunun açılması öneriliyor. Testler, uçuş modunun aktif olduğu durumlarda bataryanın daha uzun süre dayandığını gösteriyor. Bu durum, özellikle uzun mesafeli uçuşlarda yolcular için büyük avantaj sunuyor. Uzmanlar, uçuş modu kullanımının hem güvenlik hem de konfor açısından önemli olduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, uçuş modu hem uçak ekipmanının korunmasına hem de yolcuların cihazlarını daha uzun süre kullanabilmesine yardımcı oluyor. Hem havayolu şirketleri hem de uzmanlar, uçuş sırasında cep telefonlarının uçuş moduna alınmasının gerekliliğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/yolculukta-cep-telefonu-k-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kopek-sahiplerine-kritik-uyari-sik-banyo-saglik-sorunlarina-yol-aciyor-270969</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Köpek sahiplerine kritik uyarı! Sık banyo sağlık sorunlarına yol açıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Köpek sahipleri için yıkama sıklığı önemli bir konu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, köpeklerin cinsine, tüy yapısına ve genel sağlık durumuna göre yıkanma aralığının değiştiğini, gereğinden fazla yıkamanın ise çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Köpek sahiplerine kritik uyarı! Sık banyo sağlık sorunlarına yol açıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köpeklerde yıkama alışkanlıkları, sahiplerin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. Uzmanlar, köpeklerin yıkanma sıklığının cins, tüy tipi, yaşam koşulları ve sağlık durumuna göre değiştiğini vurguluyor. Özellikle evcil hayvan sahiplerinin köpeklerini gereğinden fazla yıkadığına dikkat çekiliyor. Amerikan Hayvanlara Zulmü Önleme Derneği (ASPCA), köpeklerin genellikle üç ayda bir yıkanmasını öneriyor. Ancak bu öneri, köpeğin özelliklerine göre esnetilebiliyor. Sağlıklı köpeklerde yılda bir veya iki kez banyo çoğu zaman yeterli görülüyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Köpeklerde tüy yapısına göre bakım şart'</h3><p>Uzun tüylü köpek ırklarında, örneğin labrador veya golden retriever gibi cinslerde, 1 ila 1,5 ayda bir yıkama gerekebiliyor. Bu tür köpeklerde düzenli tarama da tüy sağlığı için büyük önem taşıyor. Kısa tüylü ırklar ise, örneğin puglar, daha seyrek yıkanmalı ve çoğu zaman ıslak bir süngerle silinmeleri yeterli oluyor. Kuzey ırkları arasında yer alan huskiler gibi cinslerde ise tüy dökme dönemlerinde yoğun tarama, tüylerin topaklanmasını önlüyor ve cilt sağlığını koruyor.</p><h3>Veteriner önerisi: 'Cilt hastalıklarında yıkama sıklığı değişebilir'</h3><p>Köpeklerde cilt hastalıkları veya alerji gibi özel durumlar söz konusuysa, yıkama sıklığı mutlaka veteriner kontrolünde belirlenmeli. Ayrıca yavru köpeklerin erken yaşta banyo alışkanlığı kazanması, ilerleyen dönemlerde bakım işlemlerinin daha kolay ve stressiz gerçekleşmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, köpek bakımında doğru yıkama aralığının hem köpeğin sağlığını hem de yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Sahiplerin, köpeklerini yıkarken anahtar kelime olan 'köpek bakımı' konusunda bilinçli davranması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Köpek bakımı konusunda doğru bilgiye ulaşmak, evcil hayvanların sağlığını korumak açısından büyük önem taşıyor. Uzmanların önerilerini dikkate alan sahipler, köpeklerinde gereksiz yıkama sonucu oluşabilecek cilt problemlerinin önüne geçebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/kopek-sahiplerine-kritik--966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/artemis-ii-sonrasi-buyuk-soru-ayda-yasamak-insan-vucudunu-nasil-degistirir-270968</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Artemis II sonrası büyük soru! Ay'da yaşamak insan vücudunu nasıl değiştirir?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Artemis programı, Ay'da insan varlığını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Ancak Ay'ın sert koşulları, astronotların sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, Ay'da uzun süreli yaşamın getirdiği riskleri ve çözüm yollarını tartışıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Artemis II sonrası büyük soru! Ay'da yaşamak insan vücudunu nasıl değiştirir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Artemis programı kapsamında başlatılan yeni uzay keşfi süreci, insanlığın Ay'da ilk kez uzun süreli olarak yaşamasına ve çalışmasına zemin hazırlıyor. 1 Nisan 2026'da gerçekleştirilen Artemis II misyonuyla, dört astronotun on gün boyunca Ay yörüngesinde kalması, Ay'da sürdürülebilir bir varlık kurma hedefinin en somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor. NASA, yalnızca Ay'a kısa süreli ziyaretler gerçekleştirmekle kalmayıp, burada yıllar boyu kalıcı üsler kurmayı ve insan sağlığını koruyacak sistemleri test etmeyi amaçlıyor. Ay'ın Güney Kutbu'nda planlanan bu yeni ileri karakol, uzay keşfinde köklü bir değişimin habercisi olurken, insan vücudu üzerinde yaratacağı fiziksel ve psikolojik etkilerle de büyük merak uyandırıyor.</p><h3>NASA Artemis programı ile Ay'da kalıcı üs hedefi</h3><p>Artemis programı, Ay'da sürdürülebilir insan varlığı oluşturma vizyonuyla başlatıldı. 2022'de Artemis I misyonu, mürettebatsız olarak Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) ve Orion uzay aracını başarıyla test etti. Ardından Artemis II ile dört astronotun Ay yörüngesine gönderilmesi, insanlı uçuşlarda güvenlik ve yaşam destek sistemlerinin kapasitesinin sınanmasını sağladı. NASA'nın uzun vadeli planları arasında, 20 milyar dolarlık bir bütçeyle Ay yüzeyinde tekrar eden ve giderek uzayan kalışlara olanak tanıyacak bir üs kurulması yer alıyor. Bu üs, yalnızca Ay'da değil, gelecekte Mars'a yapılacak insanlı yolculuklar için de kritik deneyimler sunacak. Artemis programı, uzayda sürdürülebilir yaşamın ve ileri teknolojilerin geliştirilmesinde öncü rol üstleniyor.</p><h3>Astronot sağlığı için büyük risk: Ay ortamının zorlukları</h3><p>Ay'da yaşam, insan vücudu üzerinde çok yönlü ve benzersiz bir stres oluşturuyor. Azaltılmış yerçekimi, kozmik radyasyon, aşırı sıcaklık değişimleri, toksik Ay tozu ve uzun süreli izolasyon, astronotların karşılaşacağı başlıca tehlikeler arasında yer alıyor. Ay'ın Dünya'nın manyetik alanı dışında olması, astronotları DNA hasarına, bağışıklık sistemi zayıflamasına ve nörolojik sorunlara açık hale getiriyor. Ayrıca, düşük yerçekimi kan dolaşımı ve oksijen taşınımı gibi hayati süreçleri değiştiriyor; bu da uzun vadede kas ve kemik kaybı, kalp-damar hastalıkları ve bilişsel fonksiyonlarda bozulma riskini artırıyor. Uzmanlar, Ay'da uzun süreli yaşamın insan biyolojisi üzerinde yaratacağı etkileri anlamak için entegre sistem analizleri yapıyor ve herhangi bir organ sisteminde oluşan küçük bir dengenin, tüm vücudu olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor.</p><h3>Artemis II misyonunda sağlık önlemleri ve izleme stratejileri</h3><p>NASA, Artemis II misyonunda astronotların sağlığını korumak için kapsamlı önlemler aldı. Uzmanlar, egzersizin kas ve kemik kaybını önlemedeki önemine dikkat çekiyor. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda uygulanan günde iki saatlik egzersiz programları, Ay'daki kısmi yerçekimi koşullarına göre yeniden tasarlanıyor. Beslenme de bir diğer kritik unsur olarak öne çıkıyor; astronotların kemik sağlığını, kas kütlesini ve bağışıklık sistemini güçlendirecek özelleştirilmiş diyetler hazırlanıyor. Ayrıca, kısa yarıçaplı santrifüjlerle yapay yerçekimi uygulamaları ve Ay toprağından inşa edilen koruyucu habitatlar gibi yenilikçi çözümler de test ediliyor. Sürekli fizyolojik izleme için giyilebilir sensörler ve gelişmiş veri analitiği kullanılıyor, böylece sağlık sorunları erken aşamada tespit edilip hızlı müdahale sağlanabiliyor.</p><h3>Ay'da uzun süreli yaşam için sürdürülebilirlik ve uyum arayışı</h3><p>Ay'da kalıcı yaşam, insan biyolojisinin sınırlarını test ediyor. Uzmanlar, uzayda karşılaşılan zorluklara karşı insanların uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu belirtiyor. Ancak bu uyumun güvenli ve sürdürülebilir yollarla yönlendirilmesi gerekiyor. Radyasyondan korunma için çok katmanlı savunma stratejileri, habitatların Ay toprağından inşa edilmesi ve güneş fırtınalarına karşı erken uyarı sistemleri hayata geçiriliyor. Proaktif sağlık önlemleri, sadece reaktif müdahalelerden çok daha etkili sonuçlar veriyor. NASA, Artemis programı kapsamında, uzun vadeli fizyolojik izleme ve risk azaltma stratejilerini geliştirmeye devam ediyor. Bu süreçte elde edilen bilgiler, Mars gibi daha uzak hedeflerde insan sağlığını koruma konusunda da yol gösterici olacak.</p><h3>Bilim insanları: Ay'da yaşam, Dünya hakkında da yeni bilgiler sunacak</h3><p>Ay'da kalıcı yaşamın başlatılması, yalnızca uzay keşfi açısından değil, aynı zamanda insan sağlığı ve biyolojisiyle ilgili yeni bulguların ortaya çıkmasını da sağlıyor. Bilim insanları, Ay'ın zorlu koşullarında insan vücudunun nasıl tepki verdiğini anlamanın, Dünya'daki sağlık uygulamalarında da devrim yaratabileceğini belirtiyor. Ay'da edinilen deneyimler, sürdürülebilirlik ve adaptasyonun önemi konusunda insanlığa yeni perspektifler kazandırıyor. Eğer Ay'da sağlıklı, dayanıklı ve üretken bir yaşam oluşturulabilirse, bu başarı insanlığın uzayda kalıcı bir tür olma yolunda attığı en büyük adımlardan biri olarak tarihe geçecek. Artemis programı, kısa süreli kahramanlıkların ötesinde, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve insan doğasının sınırlarını keşfetme yolunda ilerliyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın Artemis programı ile başlattığı Ay'da kalıcı yaşam girişimi, hem uzay keşfinde yeni bir dönemi başlatıyor hem de insan sağlığını koruma konusunda önemli soruları gündeme getiriyor. Ay'da karşılaşılan zorluklar, insan biyolojisinin sınırlarını yeniden tanımlarken, geliştirilen önlemler ve stratejiler gelecekteki Mars yolculuklarına da ışık tutuyor. Uzmanlar, Ay'da elde edilecek tecrübelerin Dünya'daki yaşamı da derinden etkileyeceğini vurguluyor ve insanlığın uzaydaki yolculuğunda sürdürülebilirlik ile uyumun anahtar rol oynayacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/artemis-ii-sonrasi-buyuk--171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzmanlardan-acil-onlem-cagrisi-kuresel-kuraklik-antibiyotik-direncini-tetikliyor-270967</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan acil önlem çağrısı! Küresel kuraklık antibiyotik direncini tetikliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[California Teknoloji Enstitüsü tarafından yürütülen yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklıkların, antibiyotik direncinin yayılmasında önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırma, kuraklığın toprak bakterilerinde dirençli genlerin artışına yol açarak, insan sağlığı için ciddi tehlikeler oluşturabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan acil önlem çağrısı! Küresel kuraklık antibiyotik direncini tetikliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle dünya genelinde sıklaşan kuraklıkların, antibiyotik direncini artıran bakteriler için elverişli bir ortam yarattığı belirlendi. California Teknoloji Enstitüsü (CIT) araştırmacılarının yayımladığı yeni çalışma, kuraklığın yalnızca su kaynaklarını tehdit etmekle kalmadığını, aynı zamanda toprakta bulunan mikropların antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine zemin hazırladığını gösterdi. Uzmanlar, bu durumun insan sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu ve antibiyotik direnciyle mücadelede yeni stratejilere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</p><h3>CIT araştırmacıları: Kuraklık, toprakta dirençli bakteri oranını yükseltiyor</h3><p>California Teknoloji Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmada, ABD, Çin ve Avrupa'dan toplanan toprak örnekleri analiz edildi. Farklı iklim ve coğrafyalardan alınan beş ayrı veri seti üzerinde yapılan incelemelerde, kuraklık koşullarının toprakta antibiyotik üreten bakterilerden gelen genetik materyalin ve dirençli genlerin artışını beraberinde getirdiği tespit edildi. Araştırmacılar, kuraklık nedeniyle toprakta doğal antibiyotiklerin yoğunlaştığını ve bu ortamda mikropların antibiyotiklere karşı direnç geliştiren genler evrimleştirdiğini vurguladı. Çalışma, özellikle tarım alanları, meralar, ormanlar ve sulak alanlarda kuraklık sonrası dirençli bakteri oranında kayda değer bir artış yaşandığını ortaya koydu. Uzmanlar, toprak bakterilerinin bu değişime hızla adapte olmasının, antibiyotik direncinin ekosistemler üzerinden yayılmasına neden olabileceğini belirtti.</p><h3>Toprak bakterilerinin evrimi, insan sağlığına doğrudan etki ediyor</h3><p>Çalışmada yer almayan Macquarie Üniversitesi'nden mikrobiyal ekolojist Timothy Ghaly, toprak bakterilerinin antibiyotik üretme ve direnç kazanma süreçlerinin, insan tıbbından çok önce başladığını ifade etti. Ghaly, "Antibiyotik dirençli bakteriler ve bunların genleri, doğal savunma mekanizmaları olarak uzun yıllardır toprakta varlığını sürdürüyor" dedi. Araştırmaya göre, laboratuvar ortamında yapılan deneylerde de kuraklık simülasyonu uygulanan toprak ekosistemlerinde, antibiyotiklere dirençli bakteri türlerinin kolayca hayatta kaldığı, duyarlı türlerin ise neredeyse tamamen yok olduğu gözlemlendi. Bu bulgular, kuraklığın toprakta hem antibiyotik üreticisi hem de dirençli bakteri popülasyonlarını artırdığını gösteriyor. Araştırmacılar, bu doğal dengenin bozulmasının, insan sağlığına yönelik riskleri büyüttüğüne dikkat çekti.</p><h3>116 ülkede kuraklık ve antibiyotik direnci arasında güçlü bağlantı</h3><p>California Teknoloji Enstitüsü ekibi, araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından birini 116 ülkedeki hastanelerden elde edilen verilerle ortaya koydu. Yapılan analizlerde, hastanelerde görülen antibiyotik direnç oranları ile yerel kuraklık endeksi arasında son derece güçlü bir ilişki saptandı. Araştırmacılar, bu bağlantının ulusal gelir gibi faktörlerden bağımsız olarak geçerli olduğunu belirtti. Yani, ekonomik durumdan bağımsız şekilde, kuraklık arttıkça hastanelerde antibiyotik direnci de yükseliyor. Bu bulgu, iklim koşullarının sağlık hizmetlerinde karşılaşılan dirençli bakteri sorununu doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir unsur haline geldiğinin altını çizdi.</p><h3>Küresel halk sağlığı için acil önlem çağrısı</h3><p>Bilim insanları, kuraklığın antibiyotik direncini artırma potansiyelinin, küresel sağlık politikalarında yeni yaklaşımlar gerektirdiğini belirtti. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin mikrobiyal ekoloji üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve çevresel faktörlerin klinik patojenlerdeki antibiyotik direncine katkı sağladığını vurguladı. Özellikle kuraklık gibi iklim olaylarının, antibiyotik direncinin yayılmasını hızlandırdığına dikkat çeken uzmanlar, çevresel ve klinik verilerin birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etti. Bu kapsamda, iklim istikrarsızlığının arttığı günümüzde, antibiyotik direnciyle mücadelede çevresel önlemler alınmasının kritik olduğu ifade edildi. Araştırma ekibi, bütünleştirici yaklaşımların küresel antibiyotik direnciyle mücadelede başarı şansını artıracağını savundu.</p><p>Sonuç olarak, California Teknoloji Enstitüsü'nün çalışması, kuraklıkların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret ediyor. Toprak bakterilerinde antibiyotik direncinin yükselmesi, insan sağlığını doğrudan tehdit eden bir gelişme olarak öne çıkıyor. İklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede, antibiyotik direnciyle ilgili stratejilerin gözden geçirilmesi ve çevresel faktörlerin dikkate alınması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/uzmanlardan-acil-onlem-ca-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/israil-konsoloslugu-onunde-catisma-cumhurbaskani-erdogan-kalles-saldiriyi-lanetliyorum-270966</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Konsolosluğu önünde çatışma... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalleş saldırıyı lanetliyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Konsolosluğu önünde gerçekleşen silahlı çatışmaya ilişkin "İstanbul Beşiktaş'ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesi ile boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan iki kahraman polis için de acil şifalar diledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Konsolosluğu önünde çatışma... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalleş saldırıyı lanetliyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da "ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni"nde konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar...</p><p>Bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş'ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesi ile boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum.</p><p>Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz.</p><p>Biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır ezan-ı Muhammedîler semalarda inlesin, ocaklar, haneler, ümitler sönmesin; bayrağımız gönderde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye; vatanımız baki, devletimiz ebedî, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemal-i hürmetle yad ediyorum.</p><p>Savunma sanayiinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir.</p><p>Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizde bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldik.</p><p>Bugün etrafımızda füzeler, dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor gece yastığa başımız gönül huzuruyla koyabiliyoruz.</p><p>Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik; hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.</p><p>Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/canli-roketsan-uretim-tes-832_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/vance-abdisrail-iran-savasi-cok-yakinda-sona-erecek-270965</link>
      <pubDate>2026-04-07T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vance: ABD/İsrail-İran Savaşı çok yakında sona erecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD'nin İran'la ilgili askeri hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu da şu anlama geliyor, Başkan Trump'ın söylediği gibi bu savaş çok yakında sona erecek." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vance: ABD/İsrail-İran Savaşı çok yakında sona erecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 12 Nisan'da genel seçime gidecek olan Macaristan'da Başbakan Viktor Orban'la Budapeşte'de bir araya gelmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Vance konuşmasında, Orban'ın liderliğini överek, enerji politikaları ve Batı değerleri konusunda Macaristan'ı örnek gösterdi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ile Orban arasındaki ilişkiye de değinen JD Vance, iki liderin birlikte önemli başarılara imza attığı değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Konuşmasında Brüksel'e de eleştiriler yönelten Vance, "Bu ziyaretle, özellikle de Macaristan halkını bastırmak için ellerinden geleni yapan Brüksel'deki bürokratlara bir mesaj vermek istedim." ifadesini kullandı.</p><p>Enerji politikaları konusunda Orban'ın yaklaşımını öven JD Vance, Macaristan Orban'ın liderliğinin "kıta için model olabileceğini" söyledi.</p><p>Vance, "Avrupa'nın başarılı olmasını istiyoruz. Avrupa'daki ailelerin evlerini ısıtabilecek ve güzel şeyler inşa edebilecek durumda olmasını istiyoruz. Avrupa'nın enerji açısından bağımsız ve hatta enerji açısından güçlü olmasını istiyoruz ama geçmişin başarısız politikalarını izlemeye devam ederse enerji güvenliği sağlanamaz." diye konuştu.</p><p>ABD Başkan Yardımcısı Vance, bu nedenle, Orban'ın daha iyi, müreffeh ve enerji güvenliği olan bir Avrupa'ya giden yolu çizmede "harika örnek" olduğunu savundu.</p><p><b>"MACARİSTAN'I ENERJİ AÇISINDAN DAHA AZ BAĞIMSIZ HALE GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"</b></p><p>Brüksel'deki bürokratların Macaristan ekonomisini yok etmeye çalıştıklarını savunan JD Vance, söz konusu bürokratların Macaristan'ı enerji açısından daha az bağımsız hale getirmeye çalıştıklarını ileri sürdü.</p><p>JD Vance, bürokratların Macar tüketiciler için maliyetleri artırmaya çalıştıklarını savunarak, şunları kaydetti:</p><p>"Bunların hepsini bu adamdan nefret ettikleri için yaptılar ama bence Macaristan halkının yapması gereken şey, kendilerine şu soruyu sormalarıdır: Kim Avrupa yanlısı ya da karşıtı, kim ABD yanlısı ya da karşıtı değil; kim sizin yanınızda? Kim Macaristan halkının yanında? Benim deneyimime göre, Macaristan'ın çıkarlarını son derece güçlü bir şekilde savunan birini gördüm. Bu seçim döneminde ona yardımcı olmak için buradayım."</p><p>Vance ayrıca, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, Orban'ı tehdit ettiğinden haberdar olmadığını öne sürdü.</p><p><b>"BAŞKAN TRUMP'IN SÖYLEDİĞİ GİBİ, BU SAVAŞ ÇOK YAKINDA SONA ERECEK"</b></p><p>JD Vance, ABD'nin İran'la ilgili askeri hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdiğini belirterek "Halen yapmak istediğimiz bazı şeyler var. Örneğin, İran'ın silah üretme kapasitesi konusunda askeri olarak biraz daha çalışmak istediğimiz noktalar var ancak temelde, ABD'nin askeri hedefleri tamamlandı. Bu da şu anlama geliyor, Başkan Trump'ın söylediği gibi, bu savaş çok yakında sona erecek." ifadelerini kullandı.</p><p>Sonucun nasıl olacağının İranlılara bağlı olduğunu dile getiren JD Vance, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Gerçekten iki yol olduğunu düşünüyorum ve bunu biraz basitleştiriyorum ama bence birinci yol, İranlıların normal bir ülke olmaya karar vermesi, artık terörü finanse etmemesi, dünya ticaret ve değişim sisteminin bir parçası olmasıdır. Bu da ekonomik olarak onlar için çok daha iyi şeyler anlamına gelecek. Dünya barışı ve güvenliği için daha iyi olacak ve gezegenin dört bir yanındaki birçok insan için çok sayıda olumlu sonuç doğuracaktır. B seçeneği ise İranlıların müzakere masasına gelmemesi ve teröre, komşularını terörize etmeye bağlı kalmaya devam etmesidir. Sadece İsrail'i değil, elbette Arap komşularını da. Bu durumda, İran'daki ekonomik durum çok ama çok kötü olmaya devam edecek."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/vance-abdisrail-iran-sava-284_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/narkotik-operasyonlarinda-59-ilde-2-tonun-uzerinde-uyusturucu-ele-gecirildi-270964</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Narkotik operasyonlarında 59 ilde 2 tonun üzerinde uyuşturucu ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Polis ekiplerince 59 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 ton 352 kilogram uyuşturucu madde ile 1 milyon 258 bin 189 uyuşturucu hap ele geçirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Narkotik operasyonlarında 59 ilde 2 tonun üzerinde uyuşturucu ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından alınan bilgiye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde, 3-6 Nisan'da uyuşturucu satıcılarına yönelik 59 ilde kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi.</p><p>Çalışmalara, 795 ekip, 1987 personel, 14 hava aracı ve 37 narkotik dedektör köpeği katıldı.</p><p>Söz konusu operasyonlarda gözaltına alınan 529 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan 129'u tutuklandı, 49'u hakkında adli kontrol kararı verildi.</p><p>Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, 2 ton 352 kilo 218 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 258 bin 189 uyuşturucu hap ele geçirildi.</p><p><strong>ADANA'DAKİ ARAMALAR DİKKATİ ÇEKTİ</strong></p><p>Adana'daki operasyonlarda şüphelilere ait adreslere yapılan aramalarda, 703 bin 43 sentetik ecza ile 2 ton 259 kilogram sentetik ecza ham maddesi bulundu. Emniyet birimleri, ele geçirilen bu ham maddeden yaklaşık 6 milyon sentetik ecza üretilebileceğini hesapladı.</p><p>Ayrıca ekipler, İstanbul'da 5 kilo 945 gram eroin ve 100 bin 600 ecstasy hap, Ankara'da 37 kilo 200 gram esrar ve 25 bin 158 sentetik ecza, Hakkari'de 5 kilogram metamfetamin, Elazığ'da ise 5 kilo 43 gram esrar ele geçirdi.</p><p>Samsun'da 175 bin 922, Bursa'da 55 bin 216, Konya'da 47 bin 855 ve Kahramanmaraş'ta 10 bin 976 sentetik eczaya el konuldu.</p><p>Konya'daki operasyonlarda 7 bin 5 ecstasy hap da ele geçirildi.</p><p><strong>"KÖKÜNÜ KAZIYANA KADAR BİZE DURMAK, YORULMAK YOK"</strong></p><p>Operasyonlara ilişkin değerlendirmede bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı zehirlemeye kalkışanlara bu ülkede asla nefes aldırmayacağız." ifadesini kullandı.</p><p>Çiftçi, titizlikle yapılan bu operasyonların, uyuşturucu satıcılarına karşı yürüttükleri amansız mücadelenin en somut göstergelerinden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Sokaklarımızı bu illetten tamamen temizleyene, gençlerimize kasteden bu karanlık şebekelerin kökünü kazıyana kadar bize durmak, yorulmak yok. Onları tek tek yakalayıp adli makamlara teslim edeceğiz. Gece, gündüz demeden fedakarca görev yapan Emniyet Teşkilatımızın kahraman mensuplarını yürekten tebrik ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/narkotik-operasyonlarinda-815_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/bir-donemin-en-populer-iki-grubuydu-hepsi-ve-4yuz-uyelerinin-son-hali-soke-etti-270963</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir dönemin en popüler iki grubuydu... Hepsi ve 4Yüz üyelerinin son hali şoke etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[2000'li yıllarda pop müziğe damga vuran Hepsi ve 4Yüz gruplarının üyeleri, yıllar sonra farklı hayatlar ve kariyerlerle gündeme geliyor. Kimileri müzik çalışmalarını sürdürürken kimileri bambaşka alanlara yönelen eski grup üyelerinin son halleri yeniden merak konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir dönemin en popüler iki grubuydu... Hepsi ve 4Yüz üyelerinin son hali şoke etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dönemin en popüler olan iki grubu, aradan geçen  yıllara rağmen merak konusu olmaya devam ediyor. Dönemin gençlik rüzgarını  arkasına alan Hepsi ve 4Yüz üyeleri, grupların dağılmasının ardından farklı  hayatlar ve kariyerler tercih etti. Kimi müziğe devam ederken kimi bambaşka  alanlara yöneldi.</p><p>İşte Hepsi ve 4Yüz üyelerinin son hali;</p><h2><font color="#ff0000">HEPSİ GRUBU SON HALİ</font></h2><h2>EREN BAKICI</h2><p>Grubun dağılmasının ardından gözlerden uzak bir yaşam  sürmeyi seçen Eren Bakıcı, doğayla iç içe bir hayat kurdu. 2022 yılında evlenen  Bakıcı, şu sıralar Bursa'da yaşamını sürdürüyor. Bir erkek çocuk annesi olan  Bakıcı'nın ikinci kez anne olmaya hazırlandığı ortaya çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/eren-07042026d0e839fe.jpg"/><h2>YASEMİN YÜRÜK</h2><p>Müzik kariyerinin ardından spora yönelen Yasemin Yürük,  uzun süredir spor eğitmenliği yapıyor. Son dönemde ise The Traitors Türkiye  programıyla yeniden gündeme geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/yasemin-070420269fbf63d8.jpg"/><h2>GÜLÇİN ERGÜL</h2><p>Grubun dağılmasından sonra müzik çalışmalarına tek başına  devam eden Gülçin Ergül, sahne performansları ve şarkılarıyla kariyerine devam  ediyor. Bir röportajında, 2009 yılında dağılan grubun 2014'te yeniden bir araya  geldiğini ancak bu buluşmanın tartışmayla sonuçlandığını dile getirmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/gulcin-070420261b4bb17c.jpg"/><h2>CEMRE KEMER</h2><p>Cemre Kemer, 2020 yılında reklamcı Emir Medina ile  evlendi. 2021'de kızı Karla'yı, 2024'te ise oğlu Kerem'i dünyaya getirdi.  Kemer, eski grup arkadaşları Yasemin Yürük ve Eren Bakıcı ile görüşmeye devam  ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/cemre-07042026ea4062b0.jpg"/><h2><font color="#ff0000">4YÜZ GRUBU SON HALİ</font></h2><h2>DİDEM ERGÜVEN</h2><p>1986 doğumlu Ergüven, bugünlerde müzikten çok tasarım  alanındaki çalışmalarıyla ilgileniyor. Evli olan Ergüven'in bir erkek çocuğu  bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/didem-070420263e1e7342.jpg"/><h2>GÜLNUR GÖKÇE</h2><p>1982 doğumlu Gökçe, müzik kariyerini aktif şekilde  sürdüren isimlerden biri. Evli olan şarkıcının bir de kızı var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/gulnur-07042026f3cda267.jpg"/><h2>ONUR KIRIŞ</h2><p>1983 doğumlu Kırış, kariyerine medya alanında devam  ediyor. Sunuculuğun yanı sıra dublaj sanatçılığı da yapıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/onur-0704202659bf00a0.jpg"/><h2>İLKAY SİPAHİ</h2><p>1983 doğumlu Sipahi ise müzik yolculuğunu farklı bir  tarzda sürdürüyor. Şarkıcı, rock grubu Manevra ile çalışmalarına devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ilkay-07042026875b22af.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/bir-donemin-en-populer-ik-199_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-antalyaspor-mesaisinde-270962</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Antalyaspor mesaisinde]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Antalyaspor ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına, bugün yaptığı antrenmanla devam etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Antalyaspor mesaisinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde Teknik Direktör Sergen Yalçın'ın yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşularıyla başlayan idman, 5'e 2 top kapmanın ardından taktiksel çalışmalarla tamamlandı. Basına kapalı yapılan idman, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/i8-070420269f834259.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/besiktas-antalyaspor-mesa-447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/nando-de-colodan-emeklilik-karari-bu-benim-son-sezonum-olacak-270961</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nando De Colo'dan emeklilik kararı: Bu benim son sezonum olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Beko'nun deneyimli Fransız basketbolcusu Nando De Colo, sezon sonunda emekli olacağını Fransa basınına yaptığı açıklamayla duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nando De Colo'dan emeklilik kararı: Bu benim son sezonum olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Beko'nun Fransız basketbolcusu Nando De Colo, sezon sonunda kariyerine son vereceğini açıkladı.</p><p>Emeklilik kararını Fransa basınına yaptığı açıklamayla duyuran De Colo, "Avrupa Ligi'ni kazanırsak emekli olacağım demedim ama dürüst olmak gerekirse, bu benim son sezonum olacak. Bunu bir süredir düşünüyordum. Yılın başından beri bunun son sezonum olacağı aklımın bir köşesindeydi." ifadelerini kullandı.</p><p>De Colo, Fenerbahçe Beko'nun yanı sıra Cholet, Valencia, San Antonio Spurs, Toronto Raptors, CSKA Moskova ve ASVEL'de görev yaptı.</p><p>Avrupa Ligi'nde CSKA Moskova formasıyla 2016 ve 2019 yıllarında şampiyonluk yaşayan 38 yaşındaki basketbolcu, birer defa normal sezon ve Dörtlü Final'in en değerli oyuncusu seçildi.</p><p>İlk olarak 2019-2022 yıllarında Fenerbahçe Beko'da oynayan skorer basketbolcu, ocak ayında ikinci kez takıma dahil oldu. De Colo, sarı-lacivertlilerde 2 Türkiye Kupası ve bir lig şampiyonluğu yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/nando-de-colodan-emeklili-874_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/unlu-isimlerin-bilinmeyen-yonu-onlari-oyuncu-ve-sunucu-olarak-taniyoruz-ama-270959</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ünlü isimlerin bilinmeyen yönü! Onları oyuncu ve sunucu olarak tanıyoruz ama...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Çağla Şıkel, Tan Sağtürk, Neşe Sayles ve Ozan Güven, kariyerlerine dans eğitimiyle başlayan isimler arasında yer alıyor. Konservatuvarlarda klasik bale ve modern dans eğitimi alan isimleri duyanlar ise şaşkınlığını gizleyemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ünlü isimlerin bilinmeyen yönü! Onları oyuncu ve sunucu olarak tanıyoruz ama...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanat dünyasında başarılarıyla tanınan pek çok isim,  kariyerlerinin temelini sahne sanatları eğitimi üzerine kurdu. Özellikle dans  alanında akademik eğitim alan bazı ünlü isimler, yıllar içinde yalnızca sahnede  değil televizyon ve sinema dünyasında da adlarından söz ettirmeyi başardı. </p><p>Klasik bale ve modern dans eğitimi alan bu isimler,  aldıkları disiplinli eğitimi sanatın farklı alanlarına taşıyarak çok yönlü  kariyerleriyle dikkat çekiyor. İşte dans eğitimi alan ünlüler;</p><h2>ÇAĞLA ŞIKEL</h2><p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet  Konservatuvarı Klasik Bale mezunu</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/02/17/cagla2-17022026bc01e978.jpg"/><h2>TAN SAĞTÜRK</h2><p>Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı  Klasik Bale mezunu</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/tans-0704202651c434c6.jpg"/><h2>NEŞE SAYLES</h2><p>Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı  Klasik Bale mezunu</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/nese-07042026a2dab98d.jpg"/><h2>OZAN GÜVEN</h2><p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet  Konservatuvarı Modern Dans mezunu</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/26/ozan1-2603202663af3361.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/unlu-isimlerin-bilinmeyen-205_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ic-mimarlardan-dusuk-isikli-odalar-icin-7-etkili-boya-rengi-onerisi-270957</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İç mimarlardan düşük ışıklı odalar için 7 etkili boya rengi önerisi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İç mimarlar, düşük ışık alan odalar için en etkili boya renklerini açıkladı. Özellikle karanlık alanlarda doğru boya seçimiyle hem ferah hem de davetkar mekanlar yaratmak mümkün. Uzmanların önerdiği 7 farklı boya rengi, ev sahiplerine yeni bir bakış açısı sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İç mimarlardan düşük ışıklı odalar için 7 etkili boya rengi önerisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İç mimarlar, düşük ışık alan odalarda doğru boya rengi seçiminin büyük bir fark yarattığını vurguladı. Ev sahipleri, özellikle güneş ışığının az ulaştığı odalarda, mekânı ferah ve konforlu gösterecek renkler konusunda sıkça kararsız kalıyor. Uzmanların önerileriyle hazırlanan 7 farklı boya rengi, karanlık alanları hem daha aydınlık hem de estetik bir hale getirmek isteyenler için rehber niteliği taşıyor. Bu öneriler, hem renklerin psikolojik etkilerine hem de mobilya ve ışıkla olan uyumuna odaklanıyor.</p><h3>İç mimarlardan Mole's Breath ve Retreat vurgusu: Karanlık alanlarda sıcaklık ve derinlik</h3><p>Boya rengi seçimi, özellikle karanlık bir odada, mekânın atmosferini tamamen değiştirebiliyor. One West Design Studio'dan iç mimar Hayley Boukather, Farrow &amp; Ball'ın Mole's Breath adlı kömür grisi tonunu, sıcak alt tonları sayesinde karanlık odalara melankolik bir sıcaklık kattığını belirtti. Boukather, Mole's Breath'in farklı mobilya ve ahşap türleriyle uyum sağladığını, böylece mekâna bütüncül bir sıcaklık kazandırdığını söyledi. Özellikle oturma odalarında tercih edilen bu renk, gizli kalmış alanları davetkâr bir dinlenme köşesine dönüştürüyor.</p><p>Bir diğer öneri ise Sherwin-Williams'ın Retreat adlı yeşil-mavi tonu oldu. İç mimar Kristen Cuthbert, Retreat'in karanlık odalarda renk patlaması sunarken, nötr bir his verdiğini vurguladı. Cuthbert, bu rengin mavi alt tonlarıyla derinlik kattığını ve aynı duvarda farklı ton geçişleriyle görsel bir zenginlik sağladığını aktardı. Özellikle vurgu duvarı olarak kullanıldığında, beyazla oluşturduğu kontrast sayesinde odada canlılık yaratıyor.</p><h3>White Dove ve Black Fox: Parlaklık ve yumuşak kömür tonlarıyla yeni bir atmosfer</h3><p>İç mimar ve emlakçı Leslie Ward, Benjamin Moore'un White Dove rengini düşük ışık alan odalar için ideal olarak tanımladı. Ward, White Dove'un sıcak ve davetkâr bir atmosfer sunduğunu, yumuşak parıltısıyla mekânda ek parlaklık sağladığını belirtti. Bu renk, özellikle karanlık alanlarda daha rahat ve keyifli bir ortam oluşturmak isteyenler için öne çıkıyor. White Dove, odanın genel havasını değiştirerek, ferah bir his yaratıyor.</p><p>Sherwin-Williams'ın Black Fox tonu ise, kahverengi alt tonlarıyla yumuşak bir kömür rengi sunuyor. Kristen Cuthbert, Black Fox'un doğal ışığın az olduğu alanlarda gölgelerle uyum içinde hareket ettiğini ve mekâna sertlik katmadığını ifade etti. Bu boya rengi, karanlık odalarda sıcaklığı artırırken, ışık eksikliğini avantaja çeviriyor. Özellikle doğal ışığın sınırlı olduğu yaşam alanlarında, Black Fox'un sıcak alt tonları öne çıkıyor.</p><h3>Sulking Room Pink, Elephant's Breath ve Selvedge: Farklı tarzlar için özel renk seçenekleri</h3><p>Farrow &amp; Ball'ın Sulking Room Pink rengi, feminen bir çekicilik arayanlar için öneriliyor. Spec + Sage'den iç mimar Celestin McGlynn, bu rengin toprak tonlarıyla dengelendiğini ve odada cesur bir tasarım ifadesi yarattığını belirtti. Sulking Room Pink, göz yormadan sakin ve sıcak bir atmosfer kurmak isteyenler için uygun bir seçenek sunuyor. Özellikle yemek odalarında tercih edilen bu ton, mekâna yumuşak ve huzurlu bir hava katıyor.</p><p>Elephant's Breath ise, ortam ışığına göre karakter değiştiren sıcak bir gri olarak öne çıkıyor. Leslie Ward, bu rengin sıcak alt tonları sayesinde, sınırlı aydınlatma koşullarında odanın soğuk veya davetkâr olmayan bir his vermesini engellediğini söyledi. Elephant's Breath, gün boyunca değişen ışıkla birlikte mekâna görsel bir hareketlilik ve ilgi katıyor. Bu özellik, özellikle evin karanlık alanlarında dinamik bir atmosfer arayanlar için önemli bir avantaj sağlıyor.</p><p>Son olarak Farrow &amp; Ball'ın Selvedge adlı serin mavi tonu, huzur arayanlar için öneriliyor. Spec + Sage ekibi, Selvedge'in yatak odalarında İngiliz tarzı bir arka plan oluşturduğunu ve serin tonlarıyla huzur hissi verdiğini ifade etti. Bu rengin tozlu yapısı, karanlık alanı doğal bir şekilde kucaklıyor ve mekâna davetkâr bir atmosfer kazandırıyor. Selvedge, parlak renklerle rekabet etmek yerine, karanlık odada sakinliği ve dengeyi ön plana çıkarıyor.</p><h3>Doğru boya rengiyle düşük ışıklı odalar daha yaşanabilir hale geliyor</h3><p>İç mimarların önerdiği 7 farklı boya rengi, düşük ışık alan odalarda hem estetik hem de fonksiyonel avantajlar sunuyor. Mole's Breath ve Black Fox gibi koyu tonlar, mekâna sıcaklık ve derinlik katarken; White Dove ve Elephant's Breath gibi açık tonlar, parlaklık ve ferahlık sağlıyor. Retreat ve Selvedge ise, renk patlaması ve huzur arayanlar için öne çıkıyor. Sulking Room Pink ise, feminen ve dengeli bir atmosfer isteyenler için ideal bir seçenek olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, boya rengi seçiminde odanın aldığı ışık miktarının ve mevcut dekorasyonun mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor. Doğru boya rengiyle karanlık odalar, hem davetkar hem de fonksiyonel yaşam alanlarına dönüşüyor. Ev sahipleri, bu öneriler sayesinde düşük ışık alan mekanlarda daha konforlu ve şık bir ortam yaratma fırsatı buluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ic-mimarlardan-dusuk-isik-942_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270956</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/milli-egitim-bakani-tekin-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-turkiyeye-ozgu-bir-model-270956</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Türkiye'ye özgü bir model]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin Türkiye'ye özgü olduğunu belirterek, "Medeniyetimizin insanlığa kazandırdığı değerlerin hepsini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Türkiye'ye özgü bir model]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kamil Ocak Spor Salonu'nda düzenlenen "Şehrim Okulum Projesi"nin imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'deki akademisyen, öğretmen, veli ve öğrencilere güvendiğini söyledi.</p><p>Bazı ülkelerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni örnek aldığını ifade eden Tekin, şöyle konuştu:</p><p>"Türkiye'nin binlerce yıllık devlet geçmişi, toplum ve millet geleneği var. Bu gelenek zaten dünyada egemen olduğu sürece barışı, insan haklarını, adaleti ve medeniyeti istemiştir. Bugün yine barışı, adaleti, medeniyeti dünyaya getirmek istiyorsak ve dünyanın değerlerini egemen kılmak istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok."</p><p>Bazılarının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni anlatırken binlerce yıllık vurgudan rahatsız olduğunu dile getiren Tekin, "Biz bugün çıksaydık, deseydik ki dünyanın öteki bir ülkenin modelini alıp gelip Türkiye'ye getirseydik alkışlayacaklardı ama ben Türkiye'ye özgü bir model inşa ettik deyince eleştiriliyorum." diye konuştu.</p><p>Bakan Tekin, Türkiye'nin gelenekleri ve göreneklerine uygun bir sistem geliştirdiklerini belirterek, programın takdir de gördüğünü ifade etti.</p><p>Tekin, "Türkiye'ye özgü bir model. Ülkemizin gelenekleri, toplumumuzun, medeniyetimizin insanlığa kazandırdığı değerlerin hepsini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık. Bunu yaparken bugün burada tanıtımını yaptığımız projenin özünde de bu var." ifadelerini kullandı.</p><p>Okul dışı öğrenme programları geliştirdiklerini anlatan Tekin, öğrencilerin okul dışı alanlarda müze, cami ve Türkiye'ye ait değerleri öğrenmelerini istediklerini belirtti.</p><p>Öğrencilerin halk oyunları ve geleneksel Türk müziklerini öğrenmeleri için de Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Orkestrası ve Halk Dansları Topluluğu'nu kurduklarını aktaran Tekin, "Biz valiliklerden ve belediyelerden bu yolculuğumuza destek olmalarını da istemiştik. Bu çağrımıza ilk karşılık veren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin oldu. Biz bütün bir şehri eğitim öğretim hayatının merkezine yerleştirmek istiyoruz." ifadesini kullandı.</p><p><strong>ŞEHRİM OKULUM PROJESİ</strong></p><p>Milli Eğitim Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokolle, öğrencilerin bütüncül gelişiminin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>Bu kapsamda, sanatsal, sportif, kültürel, sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sağlamak için ücretsiz yaygın eğitim kursları ve etkinlikler gibi faaliyetlerin geliştirilmesi amaçlanıyor.</p><p>"Şehrim Okulum Milli Eğitim Bakanlığı Etkinlik Atlası" platformuna ise ilçeleri de kapsayacak şekilde 41 kurs merkezi tanımlandı. Kurs merkezlerinde 16 spor branşı, 10 sanat ve kültür kursu ile 5 bilim etkinliğine yer alıyor.</p><p>Kurs merkezlerinde 118 kurs açılırken, spor temasında 90, kültür ve sanat temasında 19, bilim ve teknoloji temasında ise 9 kurs bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/milli-egitim-bakani-tekin-514_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/plastik-geri-donusumunde-devrim-yeni-kimyasal-reaksiyon-ezber-bozuyor-270955</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plastik geri dönüşümünde devrim! Yeni kimyasal reaksiyon ezber bozuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın Flinders Üniversitesi'nde görev yapan bilim insanları, plastik geri dönüşümünde çığır açacak yeni bir kimyasal reaksiyon geliştirdi. Araştırma ekibi, trisülfid metatezi adı verilen bu yöntemin, plastik atıkların kolay ve verimli şekilde geri dönüştürülmesine olanak tanıdığını açıkladı. Bu buluş, plastik kirliliğiyle mücadelede küresel ölçekte umut vadediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plastik geri dönüşümünde devrim! Yeni kimyasal reaksiyon ezber bozuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Flinders Üniversitesi'nden bilim insanları, plastik geri dönüşümünde ezberleri bozacak yeni bir kimyasal reaksiyon keşfetti. Nature Chemistry dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, trisülfid metatezi adı verilen bu yöntem sayesinde plastik atıklar, önceki yöntemlere kıyasla çok daha kolay ve hızlı bir şekilde geri dönüştürülebiliyor. Araştırma ekibi, geleneksel olarak ısı, ışık veya başka dış etkenler gerektiren kükürt-kükürt bağlarını, sadece belirli çözücüler kullanarak tetiklemeyi başardı. Bu gelişme, plastiklerin orijinal yapı taşlarına dönüştürülmesini sağlayarak, kapalı döngü plastik ekonomisinin önünü açıyor. Kimyasal reaksiyonun, plastik atık sorununa çözüm getirebilecek yenilikçi bir yaklaşım sunduğu vurgulandı.</p><h3>Profesör Chalker: 'Trisülfid metatezi plastik geri dönüşümünde yeni bir çağ başlatıyor'</h3><p>Flinders Üniversitesi'nden Profesör Justin Chalker, bu yeni kimyasal reaksiyonun bilim dünyasında nadir görülen bir buluş olduğunu belirtti. Chalker, tamamen yeni bir reaksiyonun keşfedilmesinin çok ender olduğunu, ayrıca bu reaksiyonun plastik geri dönüşümü, ilaç geliştirme ve biyoteknoloji gibi birçok farklı alanda kullanılabileceğini vurguladı. Araştırma ekibi, trisülfid metatezi sayesinde polietilen benzeri plastiklerin üretimi, kullanımı ve geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdi. Bu sayede plastikler, orijinal yapı taşlarına ayrıştırılabiliyor ve yeniden kullanılabiliyor. Profesör Chalker, bu buluşun sürdürülebilirlik açısından büyük bir adım olduğunu ve plastik atıkların çevreye etkisini azaltabileceğini söyledi. Ayrıca, bu yöntemin plastiklerin döngüsel ekonomide etkin rol oynamasına olanak tanıyacağına dikkat çekti.</p><h3>Patel: 'Yeni yöntem kanser tedavisinde de umut olabilir'</h3><p>Araştırma ekibinden Harshal Patel ise trisülfid metatezi yönteminin sadece plastik geri dönüşümünde değil, aynı zamanda tıp alanında da önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Patel, bu kimyasal reaksiyonun özellikle lösemi tedavisinde kullanılan ve moleküler yapısında trisülfid içeren calicheamicin gibi ilaçların geliştirilmesinde kullanılabileceğini açıkladı. Ayrıca, araştırmanın Liverpool Üniversitesi'nden Tom Hasell ile iş birliği içinde yürütüldüğünü belirtti. Ekip, kükürt-kükürt bağlarının çözücüler aracılığıyla kendiliğinden oluştuğunu keşfettiklerinde büyük bir şaşkınlık yaşadı. Bu buluşun, plastik atıkların hem çevreye olan zararını azaltabileceği hem de tıp ve biyoteknoloji alanlarında yeni kapılar açabileceği öngörülüyor. Patel, trisülfid metatezi yönteminin, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdığını ve gelecekte başka yeniliklere de öncülük edebileceğini söyledi.</p><p>Flinders Üniversitesi'nin öncülüğünde geliştirilen trisülfid metatezi yöntemi, plastik atıkların geri dönüşümünde ve sürdürülebilirlik alanında devrim yaratma potansiyeli taşıyor. Eğer bu kimyasal reaksiyon yaygınlaşırsa, plastik kirliliğiyle mücadelede küresel ölçekte önemli bir ilerleme sağlanabilir. Bilim insanları, trisülfid metatezi sayesinde hem çevre dostu plastiklerin üretilebileceğini hem de atıkların ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirtiyor. Bu gelişme, gelecekte plastiklerin doğaya verdiği zararın önemli ölçüde azalmasına katkı sunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/plastik-geri-donusumunde--210_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/dietmar-hamann-victor-osimheni-newcastle-uniteda-onerdi-270954</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dietmar Hamann, Victor Osimhen'i Newcastle United'a önerdi!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Alman eski futbolcu Dietmar Hamann, Galatasaray forması giyen Nijeryalı golcü oyuncu Victor Osimhen hakkında açıklamalarda bulundu. Eski yıldız, başarılı golcüyü Premier Lig ekibi Newcastle United'a önerdi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dietmar Hamann, Victor Osimhen'i Newcastle United'a önerdi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray forması giyen Victor Osimhen için Newcastle United açıklaması gündeme geldi.</p><p><b>İNGİLİZ EKİBİNE ÖNERDİ</b></p><p>Dietmar Hamann, Nijeryalı golcü ile ilgili övgü dolu ifadelere imza attı ve Osimhen'i, Newcastle United'a önerdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ff70e3edb4b04795adca-070420266834bc69.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE İNANAMAMIŞTIM"</b></p><p>"Osimhen, Avrupa'nın en iyi beş santrforundan biri." diyen Hamann, "Osimhen'in Türkiye'ye transfer olmasına inanamamıştım. Hiçbir İngiliz takımının onu transfer etmemesine gerçekten şaşırdım. Geride bıraktığımız yaz herkesin santrfor sorunu vardı." sözlerini sarf etti.</p><p><b>"OLAĞANÜSTÜ BİR OYUNCU"</b></p><p>Dietmar Hamann, "Osimhen olağanüstü bir oyuncu. Galatasaray'ın ligde bu kadar iyi performans göstermesinin sebebi de muhtemelen Osimhen. Onu izlemekten keyif alıyorum. Bence Premier Lig'de oynasa, oynadığı takımı önemli ölçüde güçlendirir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/f107296322454761b8ef-070420262ff999e3.jpg"/><p><b>"MÜKEMMEL SEÇİM OLABİLİR"</b></p><p>Hamann, ayrıca, "Liverpool'un o bölgede iki oyuncusu var, bu yüzden Osimhen için bir şey olmayacaktır ama olağanüstü bir oyuncu. Hızı, gücü ve gol vuruş yeteneği var. Eğer Newcastle United, Nick Woltemade'yi satarsa, Osimhen onlar için mükemmel bir seçim olabilir." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/4e4b865b25744f6882b7-070420268a0f11ac.jpg"/><p><b>PERFORMANSI</b></p><p>Galatasaray'da bu sezon 29 maçta süre bulan Osimhen, 19 gol attı ve 7 asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/dietmar-hamann-victor-osi-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kanserin-gizli-yakiti-ortaya-cikti-saglikli-diye-tuketiyorduk-270953</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanserin gizli yakıtı ortaya çıktı! Sağlıklı diye tüketiyorduk]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Rochester Üniversitesi Wilmot Kanser Enstitüsü'nde yürütülen yeni bir araştırma, kanser hücrelerinin glutatyon adlı yaygın antioksidana bağımlı olduğunu gösterdi. Nature dergisinde yayımlanan bulgular, glutatyonun kanser tümörlerinde ana yakıt kaynağı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Bilim insanları, bu keşfin kanser tedavisi için umut verici yeni hedefler sunabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanserin gizli yakıtı ortaya çıktı! Sağlıklı diye tüketiyorduk]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Rochester Üniversitesi Wilmot Kanser Enstitüsü'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, kanser hücrelerinin glutatyon adlı yaygın bir antioksidana bağımlı olduğunu ortaya çıkardı. 18 Mart'ta Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, glutatyonun şimdiye kadar sağlıklı hücreleri koruyan bir molekül olarak bilinmesine rağmen, kanser tümörlerinde ana yakıt kaynağı olarak kullanıldığı anlaşıldı. Isaac Harris liderliğindeki ekip, bu bulgunun, kanser tedavilerinde yeni ve etkili hedefler belirlenmesine olanak sağlayabileceğini vurguladı.</p><h3>Isaac Harris ve ekibi: Glutatyon kanser hücrelerinin gizli yakıtı</h3><p>Çalışmayı yürüten Isaac Harris, Fabio Hecht ve Marco Zocchi'nin öncülüğünde, glutatyonun kanser hücreleri için beklenmedik bir enerji kaynağı olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, özellikle meme tümörü örneklerinde glutatyon seviyelerinin yüksek olduğunu ve tümörlerin bu antioksidanı aktif şekilde tükettiğini belirledi. Harris, "Kanser hücreleri ve normal hücreler arasında besin kaynakları açısından önemli farklılıklar var. Biz, kanser hücrelerinin özellikle glutatyonu nasıl parçaladığını ve enerjiye dönüştürdüğünü açığa çıkardık" dedi. Bu bulgu, glutatyonun sadece hücreleri korumakla kalmayıp, aynı zamanda tümör büyümesini destekleyebileceğini gösteriyor. Bilim insanları, bu yeni bilginin, kanserin beslenme yollarını hedef alan tedavi stratejileri geliştirilmesi açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.</p><h3>Nature'da yayımlanan bulgular: Glutatyon bağımlılığı tümör büyümesini etkiliyor</h3><p>Nature dergisinde yer alan araştırmada, Wilmot Biyobankası'ndan elde edilen meme tümörü örnekleri detaylı şekilde incelendi. Elde edilen bulgular, tümör içi sıvılarda glutatyon oranının yüksek olduğunu ve bu molekülün kanser hücreleri tarafından ana yakıt olarak kullanıldığını ortaya koydu. Araştırmacılar, meme kanseri ön klinik modellerinde, tümörlerin glutatyonu kullanma yeteneği engellendiğinde büyümenin yavaşladığını gözlemledi. Ayrıca, bu bağımlılığın yalnızca meme kanseriyle sınırlı olmadığını, farklı tümör tiplerinde de glutatyonun benzer şekilde tüketildiğini gösteren ön veriler elde edildi. Bu sonuçlar, glutatyonun kanser tedavilerinde yeni bir hedef olarak ele alınmasını gündeme taşıdı.</p><h3>Glutatyonun kanser tedavisinde yeni hedef olması umut veriyor</h3><p>Glutatyon, vücutta doğal olarak üretilen ve aynı zamanda takviye olarak da yaygın şekilde kullanılan bir antioksidan olarak biliniyor. Ancak Ulusal Kanser Enstitüsü, antioksidanların kanserle ilişkisi konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Isaac Harris, "Kanserin zararsız olduğunu düşündüğümüz maddeleri kendi yararına kullanabildiğini anlamak çok önemli. Antioksidanlar bazı durumlarda iki ucu keskin bir kılıç olabilir" şeklinde konuştu. Harris'in ekibi, daha önce de taurin adlı başka bir antioksidanın lösemi hücrelerinin büyümesini teşvik ettiğini gösteren araştırmalara imza atmıştı. Ayrıca, bütün gıda bitki bazlı bir diyetin, tümörlerin bağımlı olduğu besinleri azaltabileceğini ortaya koyan çalışmalar da bu yeni araştırmanın temelini oluşturdu. Son bulgular, antioksidanlar, metabolizma ve kanser arasındaki karmaşık ilişkilere ışık tutuyor.</p><h3>Uzmanlardan glutatyon takviyeleri konusunda uyarı</h3><p>Isaac Harris, bu bulguların insanları antioksidan açısından zengin meyve ve sebzelerden uzak durmaya yönlendirmemesi gerektiğini vurguladı. "Dengeli bir diyet, sağlıklı bağışıklık sistemini destekler, iltihabı azaltır ve kiloyu kontrol altında tutar. Ancak özellikle glutatyon gibi takviyeler konusunda dikkatli olunmalı. FDA tarafından düzenlenmeyen ve yüksek dozda glutatyon içeren haplar risk oluşturabilir" dedi. Araştırmacılar, tümörlerde glutatyon kullanımını engelleyecek yeni ilaçlar üzerinde de çalışıyor. Rochester Üniversitesi'nden kimyager Tom Driver ve biyokimyacı Joshua Munger, bu amaçla geliştirilen aday ilacın, kanser hücrelerinin glutatyonu işlemesine izin veren spesifik proteinleri hedef alabileceğini belirtti. Gelecek çalışmalarda, diyet stratejileriyle birlikte bu ilaçların kombinasyonlarının da test edilmesi planlanıyor.</p><h3>Glutatyon bulgusu, kanser tedavisinde yeni umutları beraberinde getiriyor</h3><p>Bilim insanları, glutatyonun 100 yıl önce keşfedilmesine rağmen biyolojisiyle ilgili hâlâ pek çok bilinmeyen olduğunu ifade ediyor. Isaac Harris, "Daha anlaşılacak çok şey var. Ancak bu yeni keşiflerin, kanser tedavisinde etkili ve güvenli yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Uzun vadeli hedef ise, kanser hücrelerini yok ederken sağlıklı hücrelerin zarar görmemesini sağlamak. Sonuç olarak, Rochester Üniversitesi Wilmot Kanser Enstitüsü'nün glutatyon odaklı bu çalışması, kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor ve bilim dünyasında heyecan yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/kanserin-gizli-yakiti-ort-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/altin-cag-basliyor-mu-dunyanin-cekirdegi-altin-sizdiriyor-270952</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın çağ başlıyor mu? Dünya'nın çekirdeği altın sızdırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Jeologlar, Hawaii lavlarında yürütülen son araştırmalarla Dünya'nın çekirdeğinden yüzeye doğru altın ve diğer değerli metallerin sızdığını ortaya çıkardı. Bilim insanları, bu sızıntının yavaş gerçekleştiğini ve küresel madencilik ile elektronik sektörünü derinden etkileyecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın çağ başlıyor mu? Dünya'nın çekirdeği altın sızdırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jeologlar, Hawaii'de yaptıkları detaylı araştırmalar sonucunda, Dünya'nın çekirdeğinden yüzeye doğru altın ve değerli metallerin sızdığını tespit etti. Göttingen Üniversitesi'nden jeokimyacı Nils Messling'in liderliğinde yürütülen çalışma, Hawaii lavlarındaki kimyasal izotop analizlerine dayanıyor. Elde edilen bulgular, çekirdekteki metal rezervlerinin tamamen kapalı olmadığına ve yavaş bir sızıntı yoluyla üst mantoya değerli metallerin geçtiğine işaret ediyor. Bilim insanları, bu sızıntının milyonlarca yıl boyunca çok yavaş gerçekleştiğini, ancak küresel ölçekte madencilik, elektronik ve enerji sektörleri için önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.</p><h3>Jeokimyacı Messling: 'Çekirdekten üst mantoya altın ve değerli metaller sızıyor'</h3><p>Göttingen Üniversitesi'nden Nils Messling ve ekibi, Hawaii'deki okyanus adası bazaltlarında ultra hassas aletlerle yaptıkları ölçümlerde, rutenyum ve tungsten izotoplarında belirgin farklılıklar saptadı. Çekirdekte zengin olan rutenyum 100 izotopunun Hawaii lavlarında üst manto kayalarına kıyasla daha yüksek miktarda bulunduğu tespit edildi. Ayrıca tungsten izotoplarında da alışılmadık derecede düşük radyojenik değerler gözlemlendi. Bu bulgular, çekirdekten gelen metalik materyalin, manto plüviyeleri aracılığıyla yüzeye taşındığını gösteriyor. Messling, "İlk veriler geldiğinde, gerçekten altın bulduğumuzu fark ettik. Bulgularımız, çekirdekten üst mantoya altın ve değerli metallerin sızdığını doğruluyor" dedi. Ekipten Matthias Willbold ise, çekirdek-manto sınırında devasa miktarda süper ısınmış manto kayasının yükseldiğini ve bunun Hawaii gibi okyanus adalarını oluşturduğunu belirtti. Yüzeye ulaşan bu metallerin, jeolojik süreçler boyunca volkanik faaliyetleri ve mineral yataklarını şekillendirdiği ifade edildi.</p><h3>Dünya çekirdeğinden sızan altının küresel etkileri: Madencilik ve çevre gündemi</h3><p>Jeologların tespit ettiği altın sızıntısı, Dünya'nın çekirdeğinin tamamen kapalı bir yapı olmadığını ortaya koydu. Çekirdek, büyük oranda demir ve nikelden oluşsa da, küçük miktarlarda altın ve değerli metallerin üst mantoya yükseldiği anlaşıldı. Bu süreç, manto plüviyeleri sayesinde gerçekleşiyor ve Hawaii gibi bölgelerdeki volkanik lavlarda izlenebiliyor. Yüzeye çıkan altın miktarı, toplam çekirdek rezervine oranla çok düşük kalsa da, madencilik sektörü için önemli bir kaynak oluşturuyor. Örneğin, Çin'in Hunan Eyaleti'ndeki Wangu altın sahasında yaklaşık 1.000 tonluk dev bir rezervin bulunduğu bildirildi. Bu rezervin ekonomik değeri 80 milyar doları aşarken, derin madencilik faaliyetleri çevresel kaygıları da beraberinde getiriyor. Derin madenlerde yüksek sıcaklıklarda çalışmak, güçlü soğutma ve havalandırma sistemleri gerektiriyor. Küresel altın madenciliği ise her yıl on milyonlarca ton karbondioksit salımına yol açıyor. Elektronik endüstrisi, altının en büyük kullanıcılarından biri olarak öne çıkıyor; akıllı telefonlardan bilgisayar çiplerine kadar birçok üründe altın kullanılıyor. Ayrıca, tıp alanında altın nanoparçacıkları kanser tedavisi ve hızlı tanı kitlerinde önemli rol oynuyor. Bilim insanları, çekirdekten gelen bu yavaş sızıntının, gelecekteki maden yataklarının oluşumunu ve sürdürülebilir madencilik stratejilerini şekillendireceğini vurguladı.</p><h3>Altın sızıntısı ve sürdürülebilirlik: Geri dönüşüm çağrısı güçleniyor</h3><p>Çekirdekten üst mantoya sızan altın, kısa vadede küresel madencilik için dev bir kaynak sunmasa da, bu süreç gezegenin derin motorunun nasıl çalıştığını anlamada kritik bir rol oynuyor. Jeologlar, yeni izotop analizleriyle, çekirdekten yüzeye taşınan metallerin zaman içinde kabukta nasıl biriktiğini daha iyi modelleyebiliyor. Ancak, bu sızıntı son derece yavaş gerçekleştiği için, yakın gelecekte altın ihtiyacının karşılanmasında en önemli çözüm olarak elektronik atıkların geri dönüşümü ve daha sıkı çevresel standartlar öne çıkıyor. Elektronik atıkların geri kazanımı, hem ekonomik hem de çevresel açıdan sürdürülebilir bir yol sunuyor. Bilim insanları, altın ve değerli metallerin sınırlı ve çıkarılmasının maliyetli olduğunu hatırlatarak, yeni maden arayışları yerine mevcut kaynakların verimli kullanılmasına dikkat çekiyor. Sonuç olarak, Dünya'nın çekirdeğinden sızan altın, milyonlarca yıl boyunca devam eden bir süreç olarak bilim dünyasında heyecan uyandırırken, insanlığın sürdürülebilirlik ve çevre politikalarında hızlı ve etkili adımlar atması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Bilim insanlarının ortaya koyduğu altın sızıntısı, gezegenimizin derinliklerinde süregelen karmaşık süreçlerin yüzeydeki yaşamı ve endüstriyi nasıl etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Jeologlar, çekirdekteki devasa rezervlerin kısa vadede ulaşılabilir olmadığını, ancak sürdürülebilir madencilik ve geri dönüşüm politikalarının gelecekte çok daha fazla önem kazanacağını belirtti. Bu bulgular, enerji, elektronik ve sağlık sektörlerinde kritik metallerin döngüsel kullanımına yönelik farkındalığı artırırken, çevresel etkilerin azaltılması için küresel iş birliğinin gerekliliğini de ortaya koyuyor. Dünya'nın çekirdeğinden başlayan bu yavaş yolculuk, insanlığın bilinçli tercihlerle geleceğini şekillendirmesinde anahtar rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/altin-cag-basliyor-mu-dun-722_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-iranda-bu-gece-butun-bir-medeniyet-yok-olacak-270950</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran'da bu gece bütün bir medeniyet yok olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, “(İran'da) Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak.” ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran'da bu gece bütün bir medeniyet yok olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu gece koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak." ifadelerini kullandı.</p><p>Bu durumun "daha zeki ve daha az radikalleşmiş zihinlerin hakim olduğu bir ortamda belki de devrim niteliğinde harika bir şey olabileceğini" öne süren Trump, "Bunu bu gece, dünyanın uzun ve karmaşık tarihinin en önemli anlarından birinde öğreneceğiz. 47 yıllık gasp, yolsuzluk ve ölüm nihayet sona erecek. Tanrı, İran'ın yüce halkını korusun." paylaşımı yaptı.</p><p>Daha önce Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran'ı tehdit eden ABD Başkanı Trump, 5 Nisan'daki sosyal medya paylaşımında "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00'de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer vermişti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-irana-yonelik-tehdidini-yineledi-anlasma-saglanmazsa-cokertecegini-belirtti-270862" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/abd-baskani-trump-irana-y-245_2-41.jpg"/></div><h3>Trump, İran'a yönelik tehdidini yineledi! Anlaşma sağlanmazsa çökerteceğini belirtti</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/pezeskiyandan-iran-aciklamasi-savunmak-icin-canimi-feda-etmeye-hazirim-270877" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/pezeskiyandan-iran-acikla-562_2-41.jpg"/></div><h3>Pezeşkiyan'dan "İran" açıklaması: Savunmak için canımı feda etmeye hazırım</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/axios-trump-muzakerede-ilerleme-olursa-irana-kapsamli-saldirilari-erteleyebilir-270836" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/axios-trump-muzakerede-il-869_2-41.jpg"/></div><h3>Axios: Trump, müzakerede ilerleme olursa İran'a kapsamlı saldırıları erteleyebilir</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/abd-baskani-trump-iranda--878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270939</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/xbox-storeda-gizemli-hareket-silinen-oyunlar-neden-yeniden-gorundu-270939</link>
      <pubDate>2026-04-07T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Xbox Store'da gizemli hareket! Silinen oyunlar neden yeniden göründü?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft, Xbox 360 dönemine ait bazı oyunları kısa süreliğine Xbox Store'da yeniden listeleyerek, oyun dünyasında heyecan yarattı. Şirketin 25. yıl dönümü yaklaşırken, geriye dönük uyumluluk programının yeniden devreye alınacağı sinyalleri güçlendi. Bu gelişmeler, Xbox topluluğunda büyük bir beklenti oluşturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Xbox Store'da gizemli hareket! Silinen oyunlar neden yeniden göründü?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft, geçtiğimiz günlerde Xbox 360 dönemine ait bazı oyunları Xbox Store'da kısa süreliğine yeniden erişime açarak oyunseverleri şaşırttı. Daha önce mağazadan kaldırılan Aegis Wing, Prince of Persia: The Sands of Time ve Mars: War Logs gibi başlıklar, kısa bir süreliğine yeniden listelendi ve ardından tekrar kayboldu. Bu gelişme, Xbox Başkan Yardımcısı Jason Ronald'ın San Francisco'da düzenlenen GDC 2026 etkinliğinde, şirketin 25. yıl dönümü kapsamında geriye dönük uyumluluk programını yeniden canlandıracaklarını açıklamasının hemen ardından yaşandı. Ronald, geçmişteki ikonik oyunların tekrar oynanabilmesi için yeni yollar sunacaklarını vurguladı.</p><h3>Microsoft, Xbox 360 oyunlarını yeniden listeledi</h3><p>Xbox Store'da yaşanan bu kısa süreli değişiklik, oyun dünyasında büyük yankı uyandırdı. Özellikle Prince of Persia: The Sands of Time'ın orijinal çıkış tarihiyle ve 100 dolarlık yer tutucu fiyat etiketiyle mağazada görünmesi dikkat çekti. Ayrıca, 2003 yapımı Armed and Dangerous oyunu da kısa süreliğine listede yer aldı. Mars: War Logs ise aynı dönemde yeniden erişime açıldı. Better xCloud adlı veri madenciliği hesabı, dört farklı oyunun art arda yeniden listelenmesini tesadüf olarak değerlendirmedi ve bu hareketin kasıtlı olabileceğini öne sürdü. Bu gelişmeler, Microsoft'un geriye dönük uyumluluk programını yeniden hayata geçirme hazırlıklarının bir göstergesi olarak yorumlandı.</p><h3>Jason Ronald: 'Xbox'ın 25. yılında ikonik oyunlar geri dönecek'</h3><p>Xbox Başkan Yardımcısı Jason Ronald, GDC 2026'da yaptığı açıklamada, oyun koruma ekibinin şirketin 25. yıl dönümünde oyunculara geçmişin unutulmaz oyunlarını tekrar sunmayı hedeflediğini belirtti. Microsoft, 2015 yılında başlattığı geriye dönük uyumluluk programıyla yüzlerce orijinal Xbox ve Xbox 360 oyununu yeni nesil konsollara taşımıştı. Ancak 2021'de lisans problemleri ve teknik engeller nedeniyle programa ara verildi. Buna rağmen, oyuncuların eski oyunlara olan ilgisi ve talepleri hiç azalmadı. Xbox Game Preservation web sitesi, topluluğun en çok görmek istediği oyunları listelemeye devam ediyor. Jet Set Radio Future, Sonic Heroes ve The Simpsons: Hit &amp; Run gibi oyunlar, bu talebin başında geliyor.</p><h3>Project Helix ile eski oyunlara erişim tartışması</h3><p>Microsoft'un yeni nesil konsolu Project Helix, geriye dönük uyumluluk konusunda yeni soruları gündeme getirdi. Şirket, Helix'in hem Xbox konsol hem de PC oyunlarını destekleyeceğini doğruladı. Jason Ronald, bu cihazın ışın izleme performansında büyük bir sıçrama sağlayacağını açıkladı. Özellikle, koruma ekibinin Xbox 360 emülasyonunu Windows PC'lere getirmek için çalıştığı yönündeki iddialar, oyun topluluğunda heyecan yarattı. Eğer bu plan hayata geçerse, Xbox 360 oyunlarına hem Helix hem de Windows 11 tabanlı bilgisayarlardan erişim mümkün olacak. Ancak Microsoft, bu konuda resmi bir onay vermedi.</p><p>Gelişmeler, Microsoft'un oyun koruma ve geriye dönük uyumluluk alanında yeni adımlar atmaya hazırlandığını gösteriyor. Şirketin, Xbox 360 oyunlarını yeniden erişime açması ve Project Helix ile ilgili yenilikleri, oyuncular arasında büyük bir beklenti oluşturdu. Önümüzdeki dönemde, eski oyunların yeni nesil cihazlarda oynanabilir hale gelmesi, Xbox topluluğu için önemli bir gelişme olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/xbox-storeda-gizemli-hare-888_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270937</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/140-yilin-en-guclu-el-niñosu-geliyor-hangi-ulkeler-etkilenecek-270937</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[140 yılın en güçlü El Niño'su geliyor! Hangi ülkeler etkilenecek?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF), 2024 yazı ve sonbaharında etkisini artırması beklenen süper El Niño fenomeniyle ilgili kritik bir uyarı yayımladı. Uzmanlar, Pasifik Okyanusu'nda gözlenen 2 dereceyi aşan sıcaklık artışının, küresel çapta rekor sıcaklıklar, şiddetli kuraklıklar ve tarımsal üretimde düşüş gibi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[140 yılın en güçlü El Niño'su geliyor! Hangi ülkeler etkilenecek?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi'nin (ECMWF) güncellediği model tahminlerine göre, 2024 yazı ve sonbaharında Pasifik Okyanusu'nda etkisini göstermesi beklenen süper El Niño, dünya genelinde hava koşullarını ve tarımsal üretimi önemli ölçüde değiştirebilir. Bilim insanları, bu yıl yaşanacak El Niño olayının, son 140 yılın en güçlülerinden biri olabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle ekvatoral Pasifik'te deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerinde 2 dereceye ulaşması, atmosferde güçlü tepkilere neden olabilir. Bu durumun, başta Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa, Afrika ve Asya olmak üzere birçok bölgede aşırı sıcaklıklar, kuraklık, sel ve kasırga riskini artıracağı belirtiliyor.</p><h3>ECMWF ve uzmanlar: Süper El Niño'nun etkileri rekor seviyede olabilir</h3><p>ECMWF'nin yayımladığı son raporda, süper El Niño'nun bu yıl başlaması ve etkilerinin 2027'ye kadar sürmesi bekleniyor. Kurum, özellikle Pasifik Okyanusu'nda gözlenen 2 dereceyi aşan sıcaklık artışının, küresel sıcaklık rekorlarının kırılmasına yol açabileceğini vurguladı. New York Eyalet Üniversitesi Albany'de atmosfer bilimi profesörü Paul Roundy, "140 yılın en güçlü El Niño olayı için gerçek bir potansiyel var" ifadesini kullandı. 2015 yılında kaydedilen ve merkezi ekvatoral Pasifik'teki sıcaklıkların 2,8 dereceye ulaştığı El Niño'nun ardından, bu yılki süper El Niño'nun rekorları geride bırakabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür nadir olayların her 10 ila 15 yılda bir görüldüğünü, ancak bu yılki fenomenin olağanüstü derecede güçlü ve yaygın olabileceğini aktardı. ECMWF'nin öngörüsüne göre, sıcaklık artışı ve atmosferdeki değişimler, tarımsal üretimden enerji tüketimine kadar pek çok alanda etkili olacak.</p><h3>Pasifik'teki sıcaklık artışı: Kuraklık, sel ve kasırga riskleri kapıda</h3><p>El Niño dönemlerinde, Pasifik Okyanusu'ndaki sıcaklık artışının küresel hava düzenlerinde ciddi değişikliklere yol açtığı biliniyor. Bu yıl beklenen süper El Niño ile birlikte, Batı Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa, Afrika ve Hindistan'da ortalamanın üzerinde sıcaklıklar ve aşırı hava olayları görülebilir. Karayipler ve Endonezya gibi tropikal bölgelerde ise kuraklık ve yüksek sıcaklık riski yükseliyor. Pasifik'te daha fazla tropikal siklon oluşumu beklenirken, Atlantik'te kasırga aktivitesinin azalacağı tahmin ediliyor. Orta ve Kuzey Hindistan'da muson yağışlarının azalması, tarımsal üretimi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Orta Afrika, Avustralya, Endonezya ve Filipinler'de yılın ilerleyen dönemlerinde kuraklık ihtimali güçlenirken, Peru, Ekvador ve bazı Afrika ülkelerinde sel riski artıyor. Uzmanlar, bu süreçte yeni sıcaklık rekorlarının kırılmasının yüksek ihtimal olduğunu ve özellikle 2027 yılında küresel ısınmanın zirveye ulaşabileceğini belirtti.</p><h3>Uzmanlara göre El Niño, iklim krizini derinleştiriyor</h3><p>Bilim insanları, süper El Niño'nun etkilerinin sadece kısa vadeli hava olaylarıyla sınırlı kalmayacağına dikkat çekiyor. ECMWF'nin analizleri, El Niño sırasında okyanuslardan atmosfere yayılan ısının, jet akımlarındaki değişimlerle gezegenin dört bir yanına dağıldığını ortaya koyuyor. Bu süreç, Amerika Birleşik Devletleri'nde daha ılıman kışlar ve Batı Kıyısı boyunca şiddetli fırtınalara yol açabilir. Ayrıca, El Niño'nun etkileri yıl sonundan 2027 başına kadar zirvede kalabilir. Savunma Bakanlığı'ndan meteorolog Eric Webb, artan sera gazı konsantrasyonunun, El Niño olaylarında salınan ısının atmosferde daha uzun süre kalmasına neden olduğunu belirtti. Bu nedenle, 2026-27'de yaşanacak bir süper El Niño'nun, geçmişteki 1982-83, 1997-98 ve 2015-16 olaylarından daha fazla ısı yayacağı öngörülüyor. Uzmanlar, daha sıcak atmosferin daha fazla nem taşıyabildiğini ve bunun sel riskini artıran rekor yağışlara sebep olabileceğini ifade etti.</p><h3>Tarım, enerji ve toplum: Süper El Niño'nun küresel etkileri</h3><p>Pasifik Okyanusu'nda yaşanan sıcaklık artışı, sadece hava koşullarını değil, aynı zamanda tarım, enerji ve toplum sağlığını da tehdit ediyor. Özellikle Hindistan ve Orta Afrika'da beklenen kuraklık, bölgedeki tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini riske atıyor. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde ise sıcak hava dalgalarının artması, enerji talebinin yükselmesine ve sağlık sorunlarının çoğalmasına yol açabilir. Endonezya, Filipinler ve Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde sel ve fırtınalar, altyapı ve ekonomik faaliyetler üzerinde baskı oluşturacak. Bilim insanları, geçmiş El Niño deneyimlerinin, bu tür olağanüstü hava olaylarına karşı hazırlık ve planlamanın hayati önem taşıdığını hatırlattı. Ayrıca, atmosferdeki sıcaklık artışının, iklim değişikliğiyle birleşerek daha sık ve şiddetli doğa olaylarını tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.</p><p>Küresel iklim sisteminde önemli rol oynayan El Niño, önümüzdeki yıllarda dünya genelinde sıcaklık rekorlarını ve aşırı hava olaylarını artırabilir. ECMWF ve uzmanlar, özellikle Pasifik Okyanusu'ndaki sıcaklık artışının etkilerinin her alanda hissedileceğine işaret etti. Bilim insanları, ülkelerin ve toplumların bu tür olağanüstü iklim olaylarına karşı hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Süper El Niño'nun tarımdan enerjiye, sağlıktan altyapıya kadar pek çok alanda ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkileriyle birleşen bu nadir fenomenin, küresel düzeyde yeni riskler ve zorluklar getirdiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/140-yilin-en-guclu-el-niñ-559_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270934</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-urdun-ve-suriye-arasinda-ulastirma-isbirligi-mutabakati-imzalandi-270934</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye, Ürdün ve Suriye arasında ulaştırma işbirliği mutabakatı imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ürdünlü ve Suriyeli mevkidaşlarıyla üçlü ulaştırma işbirliği mutabakatı imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye, Ürdün ve Suriye arasında ulaştırma işbirliği mutabakatı imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ürdün'ün başkenti Amman'ı ziyaret eden Uraloğlu, Ürdün Ulaştırma Bakanı Nidal Kattamin ve Suriye Ulaştırma Bakanı Ya'arub Bedir ile gerçekleştirdiği toplantının ardından, üç ülke arasında ulaştırma alanında işbirliği mutabakatına imza attı.</p><p>Toplantının açılışında konuşan Uraloğlu, Ürdün'de kendilerini evlerinde hissettiklerini dile getirerek Ürdünlü mevkidaşına misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkür etti.</p><p>Türkiye, Suriye ve Ürdün'ün yalnız coğrafi olarak değil, ticaret yolları ve tarihi serüveni bakımından da birbiriyle kopmaz bağlarla bağlanmış ülkeler olduğunu söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Bizim bir araya gelmemiz sadece teknik bir ulaştırma toplantısı değil, aynı zamanda bölge halklarının refahı ve bölgesel kalkınma için güçlü bir irade beyanıdır. Hele hele sıkıntılı günlerden geçtiğimiz bu süreçte üç ülke olarak bir araya gelmiş olmamız ayrıca kıymetlidir. Bölgemizin içinden geçtiği hassas süreç, bizlere tek bir gerçeği hatırlatmaktadır. Siyasi ve ekonomik istikrar ile düzgün işleyen lojistik birbiri için vazgeçilmezdir."</p><p>Bölgede kuzey ve güney yönünde uzanan, düzenli ve verimli bir şekilde çalışan karayolu ve demiryolu hatlarının önemini vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye, Suriye, Ürdün ekseninde kuzey-güney hattının tam kapasiteyle işler hale gelmesi her üç ülkenin de ihracat potansiyelini ve transit gelirlerini katlayacak bir çarpan etkisi oluşturacaktır." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/2-0704202647ad9f9e.jpg"/><p>Uraloğlu, kurulan üçlü mekanizma hakkında ise şunları kaydetti:</p><p>"Üzerinde anlaştığımız her bir madde aslında tır şoförlerimizin yolunu açacak, demiryolunun sunacağı fırsatları artıracak, limanlarımızı canlandıracak ve pazarlarımızı da büyütecek. Bu çerçevede bugün kurduğumuz üçlü mekanizmanın bölgemizin ulaştırma ve lojistik geleceğini birlikte inşa edeceğine, düzenli işleyen ve çözüm odaklı bir platforma dönüşeceğine inancım tamdır. Bu tarihi sorumluluğu birlikte omuzlama ve bölgemizi bir refah havzası haline getirme niyetinde olduğumuzu da özellikle söylemek isterim."</p><p>Türkye, Suriye ve Ürdün arasındaki işbirliğini daha ilerletmek istediklerini kaydeden Uraloğlu şöyle konuştu:</p><p>"Burada tesis ettiğimiz işbirliğini daha ileriye taşımak adına teknik heyetimizin haftaya da Suudi Arabistan ziyareti olacak. Bugünkü girişimimiz ile yarımadanın her bölgesine kadar gelişimi sağlayacak bir planlama içerisinde olmayı ve bu yarımadanın Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere diğer coğrafyalara bağlanmasında köprü olmayı arzu ediyoruz.</p><p>Diğer taraftan kuzey-güney aksında ortaya koyduğumuz bu güzergah işlerlik kazandığında Basra Körfezi ve Kızıl Deniz'de eş zamanlı yaşanacak zor şartlarda bölge için okyanusa erişmekte hayati öneme haiz olacaktır."</p><p>Türkiye'nin karayolu taşımacılığında verimliliği artırmak için ve operasyonel faaliyetlerin herhangi bir engelle karşılaşmaması adına gayret sarf ettiğini söyleyen Uraloğlu, "Memnuniyetle ifade etmek isterim ki son aylarda 331 Suriyeli şoför kardeşimize sürücü vizesi verilmiş ve bu sayı gün geçtikçe de artmakta." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında taşımacılığın önündeki engellerin kaldırılmasının önemini vurgulayarak, şunları söyledi:</p><p>"Taşımacılarımızdan alınan geçiş ücretleri, vergiler ve ek maliyetlerin asgari düzeye indirilmesi veya karşılıklı olarak kaldırılması, taşımacılığın önündeki engelleri kaldıracak ve ticaret hacmimize doğrudan çarpan etkisi yapacaktır. Bunun mümkün olmaması halinde ise, üç ülke arasında mutabık kalınacak ortak ve öngörülebilir bir tarife yapısının oluşturulması, güzergahın rekabetçiliğini artıracak ve taşımaların sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Bu hususun, üçlü mekanizmamız kapsamında öncelikli başlıklar arasında ele alınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/1-070420265940797a.jpg"/><p>Uraloğlu, mevcut bölgesel dinamiklerin karayoluna olan talebi artırdığını, Türkiye, Suriye ve Ürdün hattının altyapısının modernizasyonu halinde, bu hattın güzergahın en hızlı ve ekonomik bir ticaret yolu haline gelmesini sağlayacağını söyledi.</p><p>Demiryollarının yalnız ekonomik değil, tarihi ve kültürel bağlarını da temsil eden bir ulaşım modu olduğunu belirten Uraloğlu, "Bugün bu hatların işler durumda olmaması, bölgemizin ulaştırma potansiyelinin önündeki büyük bir eksikliktir. Bu noktada, tarihi Hicaz Demiryolu mirasını günün şartlarına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırmanın anlamlı olacağına inanıyorum. Bununla birlikte, ülkelerimizi birbirine bağlayacak, modern ve standart hat kriterlerine uygun yeni bir demiryolu inşasını stratejik bir hedef olarak belirlememiz gerekmektedir." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, Türkiye'nin modern demiryolu inşası ve raylı sistemler konusundaki tecrübesini, Hicaz Demiryolu hattının yeniden canlandırılması için paylaşmaya ve teknik eş güdüm sağlamaya hazır olduğunu söyledi.</p><p>Denizcilik sektörünün de önemine vurgu yapan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye'nin ve Suriye'nin Akdeniz'deki liman kapasitesi ile Ürdün'ün Akabe Körfezi üzerinden Kızıldeniz'e açılan stratejik kapısını bir bütün olarak değerlendirmeliyiz. Özellikle içinde bulunduğumuz küresel konjonktürde, limanlarımızın birbirini tamamlayan lojistik merkezler olarak çalışması hayati önemdedir. Akabe Limanı'nın, kuzeyden gelen karayolu ve demiryolu yüklerini Kızıldeniz ve ötesine taşıyacak bir 'deniz-kara köprüsü' görevi göreceğine</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/turkiye-urdun-ve-suriye-a-539_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270926</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isgalci-israil-gazzedeki-refah-sinir-kapisini-gecislere-kapatti-270926</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşgalci İsrail, Gazze'deki Refah Sınır Kapısı'nı geçişlere kapattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail'in sınırlı izin verdiği Refah Sınır Kapısı'ndan hasta ve yaralıların giriş ve çıkışını engellediği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşgalci İsrail, Gazze'deki Refah Sınır Kapısı'nı geçişlere kapattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre İsrail makamları, hastalar ve refakatçilerinin Refah'tan Mısır'a geçişlerini engelledi.</p><p>Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, Gazze'deki sınır kapılarının kapatılmasının geçici bir uygulama olmadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada ayrıca Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişinin engellendiği, bu şekilde bölgenin adeta nefessiz bırakıldığı kaydedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/24tv-07042026729d4d05.jpg"/><p>Gazze'nin, kelimenin tam anlamıyla abluka altında olduğu vurgulanan açıklamada, hastaların tedavisiz, ailelerin evsiz kaldığı, çocukların ise geleceğinin karanlığa gömüldüğü ifade edildi.</p><p>Tel Aviv yönetimi, yaklaşık 2 yıl işgal altında kapalı tuttuğu, Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı'nı 2 Şubat'ta yalnızca yayaların çift yönlü geçişlerine açmıştı.</p><p>İsrail ordusu, 28 Şubat'ta Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı olan Refah Sınır Kapısı dahil Gazze Şeridi'ne açılan tüm kapıların ikinci bir duyuruya kadar kapalı tutulacağını açıklamıştı.</p><p>Refah Sınır Kapısı'nın 19 Mart'ta yalnızca yayaların geçişi için yeniden açıldığı belirtilmişti.</p><p>Birleşmiş Milletler (BM), ateşkes sonrası dahi İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi'ne yeterli yardımın girmediğine dikkati çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/isgalci-israil-gazzedeki--341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270923</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abdnin-iranin-enerji-altyapisini-hedef-alma-tehdidi-piyasalarda-arz-risklerini-tirmandiriyor-270923</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'nin İran'ın enerji altyapısını hedef alma tehdidi piyasalarda arz risklerini tırmandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin, İran'ın enerji altyapısını hedef alma tehdidinin hayata geçmesi durumunda, küresel enerji piyasalarının eşi benzeri görülmemiş bir arz daralması riski ve küresel şoklarla karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'nin İran'ın enerji altyapısını hedef alma tehdidi piyasalarda arz risklerini tırmandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde açılmaması halinde İran'ı hedef alacağı uyarısında bulunurken, hafta sonu yaptığı açıklamada Tahran'a tanıdığı bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattı.</p><p>Trump, dün yaptığı açıklamada ise İran'la görüşmelerin iyi gittiğini ancak verdiği sürede bir anlaşma sağlanmaması halinde Tahran'ın elektrik santrallerini ve köprüleri hedef alarak ülkenin sivil altyapısını çökerteceğini belirterek, "Bir planımız var, yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, tüm elektrik santralleri devre dışı kalacak." ifadelerini kullandı.</p><p>Buna karşın İran tarafından yapılan açıklamalarda "gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşın süreceği" yönünde mesajlar verildi.</p><p>Ülkelerin karşılıklı sert açıklamaları, ilerleyen süreçte ABD'nin doğrudan İran'ın enerji altyapısını hedef alacağına yönelik riskleri öne çıkarırken, böyle bir senaryonun yaşanması durumunda küresel arz kesintilerinin derinleşeceği endişelerini artırdı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-irana-yonelik-tehdidini-yineledi-anlasma-saglanmazsa-cokertecegini-belirtti-270862" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/abd-baskani-trump-irana-y-245_2-41.jpg"/></div><h3>Trump, İran'a yönelik tehdidini yineledi! Anlaşma sağlanmazsa çökerteceğini belirtti</h3></a><p><strong>DÜNYA EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ARZ DARALMASI RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA</strong></p><p>Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Trump'ın tehditlerinin hayata geçmesi durumunda enerji piyasalarının keskin bir şekilde sarsılacağını söyledi.</p><p>Rizvi, mevcut jeopolitik gelişmelerin petrol arzı üzerindeki olumsuz etkisinin geçmişteki arz daralmalarına kıyasla daha yüksek seviyelere ulaştığına işaret ederek, "Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde enerji piyasaları eşi benzeri görülmemiş bir arz daralmasıyla karşı karşıya kalabilir. Böylece petrol fiyatları 200 dolara kadar yükselebilir ve bu durum uluslararası piyasalarda ciddi tahribata yol açabilir." dedi.</p><p>Enerji altyapılarına yönelik olası saldırıların yalnızca fiyatlar üzerinden değil, arzın yapısal bütünlüğü açısından da etkili olabileceğini vurgulayan Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde halihazırda "mücbir sebep" ilanlarının devreye girdiğini ve LNG arzının dünyanın büyük bölümünde olumsuz etkilendiğini ifade etti.</p><p>Rizvi, ABD'nin İran'ın enerji altyapısına yönelik geniş çaplı bir saldırı düzenlemesi halinde, bölgede petrol üretiminin yeniden devreye alınmasının uzun yıllar alabileceğine değinerek, bu durumun özellikle enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeleri ve Asya ekonomilerini olumsuz etkileyeceğini kaydetti.</p><p>Öte yandan, piyasaların söz konusu tehditleri henüz fiyatlamadığını belirten Rizvi, "Piyasalar oldukça karışık bir görünüm sergiliyor. Endişeden ziyade belirsizlik hakim ve ne olacağı öngörülemiyor. Bu nedenle belirsizlik, enerji piyasalarında yüksek ve öngörülmesi güç bir oynaklık olarak kendini gösteriyor." diye konuştu.</p><p><strong>UCUZ ENERJİ DÖNEMİ SONA ERMİŞ OLABİLİR</strong></p><p>Rizvi, gerilimin kontrol altına alınması halinde piyasalardaki tırmanışın geçici kalabileceğini ifade ederek, "Güncel durumda jeopolitik gerilimlerin kalıcı bir unsur haline geldiği yeni bir döneme giriliyor. Bu da enerji piyasalarında risklerin yapısal olarak arttığına ve ucuz enerji döneminin sona erdiğine işaret ediyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Avrupa'nın enerji arz güvenliğinin de bu süreçten doğrudan etkilendiğini vurgulayan Rizvi, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Rusya'dan gelen tedarikin kesilmesi ve alternatiflerin sınırlı kalması, Avrupa'yı az sayıda tedarikçiye daha bağımlı hale getirdi. Bu durum, boru hatları ve enerji altyapısına yönelik yatırımların artırılmasıyla seçeneklerin genişletilmesini gündeme getirebilir. Böylece Avrupa'nın Hürmüz Boğazı, Bab el-Mendeb ve diğer stratejik geçiş noktalarına olan bağımlılığı azaltılabilir. Ancak bugün itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji akışını ikame edebilecek bir alternatif bulunmuyor."</p><p>Rizvi, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin 400 milyon varillik acil petrol stoklarını devreye alma kararının fiyat artışlarını sınırlamada kayda değer bir etki yaratmayabileceğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Bu rezervler doğrudan piyasaya sürülmeyip yalnızca erişime açılıyor ve alıcıların yine satın alması gerekiyor. Ayrıca lojistik süreçler ve yüksek savaş riski sigorta maliyetleri devam ediyor. Sunulan ham petrolün türü ile rafinerilerin teknik uyumu da piyasaları rahatlatma çabalarının önüne geçen belirleyici bir teknik unsur olmaya devam ediyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/abdnin-iranin-enerji-alty-619_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pire-kaynakli-tifus-vakalarinda-tarihi-artis-yetkililerden-acil-onlem-cagrisi-270919</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pire kaynaklı tifüs vakalarında tarihi artış! Yetkililerden acil önlem çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Los Angeles'ta pire kaynaklı tifüs vakalarında dikkat çekici bir artış yaşandı ve 2023 yılında kayıtlara geçen 220 vaka ile rekor kırıldı. Yetkililer, özellikle evcil hayvan sahiplerini ve risk grubundaki bireyleri uyararak basit önlemlerle hastalığın yayılmasının önüne geçilebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pire kaynaklı tifüs vakalarında tarihi artış! Yetkililerden acil önlem çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Los Angeles'ta pire kaynaklı tifüs vakalarında son yılların en yüksek artışı kayıtlara geçti. 2023 yılı boyunca şehir genelinde 220'den fazla pire tifüsü vakası rapor edildi ve bu sayı, Los Angeles County Halk Sağlığı Departmanı'nın modern izleme sistemlerinin başladığı tarihten bu yana görülen en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti. Vakaların büyük çoğunluğunda hastaneye yatış gereksinimi doğdu ve sağlık yetkilileri, halkı özellikle evcil hayvanlar ve yaşam alanları konusunda uyararak önlem alınmasını istedi.</p><h3>Los Angeles County yetkililerinden pire tifüsü uyarısı</h3><p>Los Angeles County Halk Sağlığı Departmanı, 2023 yılında pire kaynaklı tifüs vakalarında rekor düzeye ulaşıldığını açıkladı. Departman tarafından yapılan açıklamada, yıl boyunca 220'den fazla vaka tespit edildiği ve bu rakamın, modern izleme sistemlerinin başladığı dönemden bu yana kaydedilen en yüksek sayı olduğu belirtildi. Açıklamaya göre, hastalığa yakalananların yaş aralığı 1 ile 85 arasında değişiyor. Vakaların yaklaşık yüzde 90'ı hastanede tedavi altına alındı. Bu oran, hastalığın ciddiyetini ve sağlık sistemi üzerindeki baskıyı net biçimde ortaya koyuyor. Yetkililer, pire tifüsünün her yaştan bireyde görülebildiğine dikkat çekerek, özellikle evcil hayvan sahiplerinin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Sağlık görevlileri, pirelerin yaydığı tifüsün ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini, ancak alınacak basit önlemlerle hastalığın önlenebileceğini ifade etti.</p><h3>Muntu Davis: 'Basit önlemlerle tifüs önlenebilir'</h3><p>Los Angeles County Sağlık Görevlisi Muntu Davis, pire tifüsüne karşı alınacak önlemlerin önemine dikkat çekti. Davis, "Vaka sayıları tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve hastaların çoğu hastaneye yatmak zorunda kaldı. Bu nedenle insanların şimdi basit adımlar atması kritik önem taşıyor" dedi. Davis, özellikle evcil hayvanların düzenli olarak pire kontrolünden geçirilmesini, sokak hayvanlarıyla temastan kaçınılmasını ve vahşi hayvanların yaşam alanlarından uzak tutulmasını önerdi. Pire tifüsü, Rickettsia typhi adlı bakteriyle bulaşıyor ve hastalığın doğal konakçıları genellikle sıçanlar ve küçük memeliler oluyor. İnsanlar, enfekte pirelerin ısırıkları veya pire dışkısının açık yaralara, gözlere ya da solunum yoluyla vücuda girmesiyle hastalığa yakalanabiliyor. Bu nedenle, özellikle evcil hayvan sahiplerinin pire kontrolüne daha fazla özen göstermesi gerekiyor. Ayrıca, evsizler ve sıçanların yoğun olduğu ortamlarda yaşayanlar, hastalığın yayılması açısından daha büyük risk altında bulunuyor.</p><h3>Kaliforniya genelinde tifüs vakalarında rekor artış</h3><p>Kaliforniya Halk Sağlığı Departmanı'nın ön verileri, sadece Los Angeles'ta değil, eyalet genelinde de pire tifüsü vakalarında rekor bir artış yaşandığını gösteriyor. 2023 yılında Kaliforniya genelindeki vaka sayısındaki yükseliş, uzmanları ve sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Tifüsün bulaşma yolları arasında enfekte pirelerin ısırıkları, pire dışkısının cilde veya açık yaralara teması, hatta pire tozunun solunması veya gözle temas etmesi bulunuyor. Hastalığın belirtileri genellikle enfeksiyondan bir ila iki hafta sonra ortaya çıkıyor ve yüksek ateş, baş ağrısı, bulantı ile ciltte döküntü şeklinde kendini gösteriyor. Sağlık yetkilileri, özellikle evcil hayvanların dışarıdan getirebileceği pireler nedeniyle riskin arttığına dikkat çekiyor. Tifüs, geçmişte gelişmiş sanitasyon ve antibiyotiklerin yaygın kullanımı sayesinde nadir görülüyordu. Ancak son yıllarda Los Angeles ve çevresinde tekrar artış göstermesi, toplum sağlığı açısından endişe yaratıyor.</p><h3>Evcil hayvan sahipleri ve risk grupları için uyarılar</h3><p>Pire tifüsü, özellikle evcil hayvan sahipleri ve savunmasız gruplar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Evsizler veya sıçanların yoğunlukta olduğu binalarda yaşayanlar, pire kaynaklı tifüs açısından daha yüksek risk altında bulunuyor. Ancak uzmanlar, herkesin bu hastalığa yakalanabileceğini, bu nedenle toplum genelinde farkındalığın artması gerektiğini belirtiyor. Sağlık otoriteleri, pire tifüsüne karşı alınabilecek en etkili önlemler arasında evcil hayvanların düzenli pire kontrollerinin yapılması, sokak hayvanlarıyla temastan kaçınılması ve yaşam alanlarının hijyeninin sağlanmasını gösteriyor. Ayrıca, vahşi hayvanların ev çevresinde barınmasının önüne geçilmesi de öneriliyor. Tifüs vakalarının artışı, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önlem alınmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Los Angeles'ta pire tifüsü vakalarındaki tarihi artış, sağlık yetkililerinin uyarılarını ve toplumsal farkındalığın önemini ön plana çıkardı. Yetkililer, basit ve etkili önlemlerle hastalığın yayılmasının önüne geçilebileceğini belirterek, özellikle evcil hayvan sahiplerinin ve risk grubundaki bireylerin daha dikkatli olmasını istedi. Tifüsle mücadelede hijyen, düzenli kontrol ve toplumsal bilinç, salgının önlenmesinde anahtar rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/pire-kaynakli-tifus-vakal-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/marvel-bombayi-patlatti-the-punisher-yeniden-sahnede-270918</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marvel bombayı patlattı! The Punisher yeniden sahnede!]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Marvel hayranları, Jon Bernthal'ın Frank Castle karakteriyle The Punisher: One Last Kill adlı özel bölümde yeniden izleyici karşısına çıkmasını heyecanla bekliyor. Disney+, dizinin 12 Mayıs 2026'da yayınlanacağını açıkladı. The Punisher, Marvel evreninde yeni gelişmelerin kapısını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marvel bombayı patlattı! The Punisher yeniden sahnede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marvel evreninin sevilen karakteri Frank Castle, Jon Bernthal'ın performansıyla The Punisher: One Last Kill adlı özel yapımda yeniden izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Marvel Television, uzun süredir merakla beklenen bu özel bölümün ilk görüntülerini paylaştı. The Punisher: One Last Kill, 12 Mayıs 2026'da Disney+ platformunda yayınlanacak. Marvel'ın bu yeni hamlesi, hem Frank Castle'ın hikayesini derinleştiriyor hem de Marvel Sinematik Evreni'nde (MCU) heyecanı artırıyor. Jon Bernthal, daha önce Daredevil: Born Again dizisinin ilk sezonunda önemli bir rol üstlenmişti. Ancak ikinci sezonda yer almamasının ardında, karakterin kendi özel bölümüne odaklanılması yatıyor.</p><h3>Marvel, Daredevil ve The Punisher ile izleyiciyi ekrana kilitliyor</h3><p>Marvel Television, geçtiğimiz ay Disney+'ta prömiyer yapan Daredevil: Born Again dizisinin ikinci sezonunda izleyicilere yeni sürprizler sunuyor. Charlie Cox (Matt Murdock/Daredevil) ve Vincent D'Onofrio (Wilson Fisk/Kingpin) gibi önemli oyuncuların geri döndüğü dizide, Frank Castle'ın dönüşü kısa bir ara fragmanda dikkat çekti. Fragmanda Bernthal'ın sakallı haliyle birine silah doğrulttuğu anlar, hayranlar arasında büyük heyecan yarattı. Daredevil: Born Again'ın yeni bölümleri 5 Mayıs'a kadar her Salı günü yayınlanacak. The Punisher: One Last Kill'in ise bu tarihten hemen sonra izleyicilerle buluşacak olması, Marvel evrenindeki gelişmeleri arka arkaya takip etme fırsatı sunuyor.</p><h3>The Punisher: One Last Kill ile Marvel evreninde yeni bir dönem başlıyor</h3><p>The Punisher: One Last Kill'in yönetmen koltuğunda Reinaldo Marcus Green oturuyor. Senaryo ise Jon Bernthal ve Green'in ortak çalışmasıyla hazırlandı. Projede Kevin Feige, Louis D'Esposito, Brad Winderbaum ve Sana Amanat gibi isimler yürütücü yapımcı olarak yer alıyor. Marvel'ın resmi açıklamasına göre, Frank Castle bu kez intikamın ötesinde bir anlam ararken, beklenmedik bir güç onu tekrar savaşın içine çekiyor. Dizinin detayları şimdilik gizli tutulsa da, The Punisher karakterinin ilerleyen dönemde Sony Pictures'ın Temmuz ayında vizyona girecek olan Spider-Man: Brand New Day (Spider-Man 4) filminde de yer alacağı biliniyor. Bu gelişmeler, Marvel hayranları için hem The Punisher'ın hem de genel Marvel evreninin geleceği açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Marvel'ın The Punisher: One Last Kill ile başlattığı yeni dönem, hem karakterin derinleşen hikayesini hem de Marvel Sinematik Evreni'ndeki olası sürprizleri gündeme getiriyor. Jon Bernthal'ın etkileyici performansıyla Frank Castle'ın geri dönüşü, 2026'da Marvel hayranlarını ekrana kilitlemeye aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/marvel-bombayi-patlatti-t-781_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/galaxy-watch-sandiginiz-kadar-guvenilir-olmayabilir-sok-gercek-ortaya-cikti-270916</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galaxy Watch sandığınız kadar güvenilir olmayabilir! Şok gerçek ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung, Galaxy Watch'un kan basıncı izleme özelliğini ABD'de kullanıma sunduğunu açıkladı. Ancak şirket, bu özelliğin FDA onayı almadığını ve tıbbi amaçla kullanılmaması gerektiğini net şekilde vurguladı. Kullanıcılar, Galaxy Watch'un sunduğu ölçümlerin tıbbi cihazların yerini tutmadığı konusunda uyarıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galaxy Watch sandığınız kadar güvenilir olmayabilir! Şok gerçek ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung, Galaxy Watch serisinde yer alan kan basıncı izleme özelliğinin Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanıma açıldığını duyurdu. Ancak şirket, bu fonksiyonun ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmadığını ve yalnızca sağlık takibi amacıyla kullanılabileceğini belirtti. Samsung'un bu açıklaması, Galaxy Watch kullanıcılarının tıbbi cihaz beklentisiyle hareket etmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. ABD'deki kullanıcılar, FDA onayı olmayan bu özelliği kullanırken tıbbi bir referans olarak değerlendirmemeleri konusunda uyarıldı.</p><h3>Samsung'dan FDA onayı ve tıbbi kullanım açıklaması</h3><p>Samsung yetkilileri, Galaxy Watch'un kan basıncı izleme özelliğiyle ilgili yaptığı açıklamada, bu fonksiyonun tıbbi bir cihaz yerine geçmediğini vurguladı. Şirket, özelliğin FDA onayı almadığını ve yalnızca genel sağlık takibi için geliştirildiğini belirtti. Ayrıca, bu özelliğin FDA'nın giyilebilir cihazlar için yayımladığı genel sağlık politikası rehberliğiyle uyumlu olduğunu ifade etti. Samsung, kullanıcıların Galaxy Watch ile ölçtükleri kan basıncı değerlerini tıbbi ekipmanların sunduğu kesin sonuçlarla karıştırmamaları gerektiğini söyledi. Şirket, bu tür teknolojilerin, kullanıcıların potansiyel sağlık sorunlarını fark etmelerine yardımcı olmayı amaçladığını, ancak kesin tanı veya tedavi için bir uzmana başvurulmasının şart olduğunu dile getirdi.</p><h3>Apple Watch'un FDA onaylı hipertansiyon özelliği örneği</h3><p>Samsung'un Galaxy Watch için FDA onayı almadığını açıklamasının ardından, Apple'ın benzer bir ürünü olan Apple Watch'un hipertansiyon uyarı özelliğiyle ilgili geçmişte aldığı onay dikkat çekti. Geçen yıl eylül ayında FDA, Apple Watch'un yüksek kan basıncı tespitine yönelik uyarı sistemini resmi olarak onayladı. Bu sistem, kullanıcıların kan basıncı değerlerinde 30 gün boyunca yüksek seviyeler tespit ettiğinde uyarı gönderiyor ve doktora başvurmalarını öneriyor. Samsung ise Galaxy Watch'un sunduğu kan basıncı izleme özelliğinin, tıbbi bir cihaz yerine geçmediğini ve kullanıcıların bu ölçümleri yalnızca bilgilendirme amacıyla değerlendirmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Şirket, bu yaklaşımın hem kullanıcıların sağlığını korumak hem de yanlış yönlendirmeleri önlemek amacıyla benimsendiğini belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Galaxy Watch kullanıcılarının kan basıncı izleme özelliğini kullanırken, bu verilerin yalnızca genel sağlık takibi için sunulduğunu ve tıbbi teşhis ya da tedavi amacıyla değerlendirilmemesi gerektiğini bilmeleri önem taşıyor. Samsung'un bu uyarıları, teknolojinin sunduğu imkanların doğru şekilde kullanılmasına yönelik önemli bir hatırlatma niteliğinde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/galaxy-watch-sandiginiz-k-790_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/yok-baskani-ozvar-yeni-bir-yuksekogretim-vizyonu-olusturmayi-hedefliyoruz-270915</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Yeni bir yükseköğretim vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Akademik öğrenimi gerçek iş yeri ortamlarıyla bütünleştiren ve eğitimi istihdam fırsatlarıyla doğrudan ilişkilendiren yeni bir yükseköğretim vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Yeni bir yükseköğretim vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Avrasya Üniversiteler Birliği tarafından bu yıl 11'incisi İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu 2026 Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nin (EURIE) açılışına katıldı.</p><p>Bir ulus ve yükseköğretim camiası olarak Gazze'de yaşananları unutmadıklarını ve hafızalardan silinmesine izin vermeyeceklerini belirten Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine tüm üniversitelerin Gazze'den gelen öğrencilere kapılarını açtığını ve onlara öğrenim ücretlerinden tam muafiyet sağladığını anlattı.</p><p>Özvar, YÖK tarafından tıp eğitimi kesintiye uğrayan Filistinli öğrencileri desteklemek amacıyla da gerekli düzenlemelerin yapıldığını dile getirdi.</p><p>Küresel yükseköğretim camiasının, Gazze halkıyla dayanışma içinde olmaya devam etmesi ve ahlaki sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, "Şu anda ateşkes yürürlükte olsa da Gazze'nin karşı karşıya olduğu zorluklar hala derin ve çözülmemiş durumda. Türk yükseköğretim camiası bu zorlukların üstesinden gelmek için güçlü bir sorumluluk ve bağlılık duygusuyla hareket etmeye devam edecektir." ifadelerini kullandı.</p><p>ABD-İsrail ve İran savaşına da değinen Özvar, Körfez bölgesinde yaşananların da endişe verici olduğunu söyledi. Özvar, bu durumun daha fazla tırmanmadan bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/3-07042026716f511b.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE BU DÖNÜŞÜME AKTİF OLARAK YANIT VERMEKTEDİR"</b></p><p>Özvar, dünya çapında yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğrenim gördüğünü ve bu rakamın 2040'a kadar 600 milyona ulaşacağının öngörüldüğünü kaydetti.</p><p>Böyle bir büyümenin, yükseköğretim sistemlerinin sadece erişim değil kalite, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve kapsayıcılık açısından da kapsamlı bir şekilde yeniden gözden geçirilmesini gerektirdiğini aktaran Özvar, şöyle devam etti:</p><p>"Türkiye bu dönüşüme aktif olarak yanıt vermektedir. Yükseköğretime erişimi önemli ölçüde genişleten kitleselleşme aşamasını büyük ölçüde tamamlamış olan ülkemiz, şu anda kalite, uzmanlaşma, uygulamalı öğrenme ve uluslararası rekabet gücü boyutlarında sistemimizi daha da güçlendirmeye odaklanmaktadır. Günümüzde yükseköğretimin, öğretim ve öğrenimin çok ötesine uzandığı giderek daha açık hale gelmektedir. Üniversiteler, bilgi üretimi, ekonomik kalkınma, toplumsal dönüşüm, bilim diplomasisi ve küresel rekabetin merkezinde yer alan stratejik kurumlar haline gelmiştir."</p><p>Özvar, "2030'a Doğru Türkiye Yükseköğretim Vizyonu"nu geliştirirken tüm üniversitelerle kapsamlı bir dizi istişare yaptıklarını belirterek, "2030 vizyonunun temelini dört ana sütun oluşturmaktadır. Birinci sütun, kalite odaklı süreç yönetimi ve etkin liderliktir. İkinci sütun, dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetişime odaklanmaktadır. Üçüncü sütun, ulusal ve uluslararası itibar ile görünürlüğü vurgulamaktadır. Dördüncü temel ise girişimci ve yenilikçi üniversite kavramına odaklanmaktadır." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/2-07042026948087a9.jpg"/><p><b>"EĞİTİMİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRMEDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKANIN ÖNEMİNİN FARKINDAYIZ"</b></p><p>YÖK Başkanı Özvar, Türkiye'nin çok çeşitli bakış açılarıyla zenginleştirilmiş, dinamik ve rekabetçi bir yükseköğretim ekosistemine sahip olduğunu belirterek, "Bu sistem, açıklık, kalite ve küresel katılım gibi temel ilkeler üzerine inşa edilmiştir. Süregelen reformlar, genişleyen uluslararası işbirlikleri ve mükemmelliğe olan güçlü bağlılığımız sayesinde, kaliteli eğitim sunmaya, araştırmayı ilerletmeye ve yeniliği teşvik etmeye yüksek öncelik veriyoruz." dedi.</p><p>Son 20 yılda, hızlı teknolojik gelişmeler, değişen toplumsal beklentiler ve dönüşen ekonomik dinamiklerin yükseköğretimi önemli ölçüde etkilediğini ve yeniden şekillendirdiğini anlatan Özvar, şunları kaydetti:</p><p>"Eğitimin geleceğini şekillendirmede dijital dönüşüm ve yapay zekanın artan öneminin farkında olarak, çok sayıda yeni ön lisans ve lisans programı başlattık. İhtiyacımız olan yetkin akademisyenleri yetiştirmek için bazı projeler başlattık. Bu programlar, yapay zeka, büyük veri, dijital sistemler, siber güvenlik ve bilgi teknolojileri gibi kritik ve gelişmekte olan alanları kapsamaktadır. Son iki yıl içinde bu alanlarda programlar başlatan üniversite sayısı 100'ü aşmıştır."</p><p>Özvar, bir diğer önceliklerinin Türkiye'nin köklü ve güçlü teknik ve meslek okullarında hem ön lisans hem de lisans düzeyinde yeni iş yeri temelli eğitim modellerinin hayata geçirilmesi olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Bu yaklaşımla akademik öğrenimi gerçek iş yeri ortamlarıyla bütünleştiren ve eğitimi istihdam fırsatlarıyla doğrudan ilişkilendiren yeni bir yükseköğretim vizyonu oluşturmayı hedefliyoruz. Uluslararası akademik işbirliğine büyük önem veriyoruz ve bu işbirliğinin güçlü ve sürdürülebilir kurumsal temeller üzerine kurulmasına özel önem veriyoruz. Akademik işbirliğinin ikili anlaşmaların ötesine geçmesi ve daha geniş çok taraflı ve bölgesel çerçeveler içinde ele alınması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Hedeflerimiz arasında öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmak, ortak akademik programlar geliştirmek ve işbirliğine dayalı araştırma projeleri ile bilimsel faaliyetleri genişletmek yer almaktadır. Tüm uluslararası faaliyetlerimizde, araştırma alanında işbirliği merkezi ve stratejik bir öncelik olmaya devam etmektedir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/1-07042026d68852a6.jpg"/><p><strong>"SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜKSEKÖĞRETİM TÜRK ÜNİVERSİTELERİ İÇİN ÖNEMLİ ÖNCELİK HALİNE GELMİŞTİR"</strong></p><p>Özvar, uluslararasılaşma stratejilerinin Avrupa'nın çok ötesine uzandığını, Afrika, Asya ve daha geniş küresel coğrafyada verimli ortaklıkları kapsadığını dile getirerek, "Türkiye, stratejik ittifaklar ve işbirliği çerçeveleri geliştirirken, aynı zamanda uluslararası kampüsler ve ortak yükseköğretim kurumları kurmaktadır. Bu yaklaşımın öne çıkan bir örneği, önde gelen Türk üniversitelerinin seçkin akademik programlarını bir araya getiren ve çatı üniversite olarak faaliyet gösteren Bakü'deki Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi'dir." şeklinde konuştu.</p><p>Bu deneyimden yola çıkarak, Türkiye ve Özbekistan'ın kısa süre önce Özbekistan'da Türk Devletleri Uluslararası Üniversitesi'ni kurmak üzere anlaşmalar imzaladığını aktaran Özvar, "Bu üniversite, mühendislik, bilgisayar ve bilgi bilimleri, tıp ve tarım gibi önemli alanlarda programlar sunacaktır. Gelecekte, yükseköğretimde küresel işbirliğini güçlendirmek için Türkiye'nin akademik kapasitesini ve kurumsal deneyimini kullanarak bu modeli Türk dünyası, İslam dünyası ve Afrika'ya yaymayı hedefliyoruz. Yükseköğretimin giderek daha kırılgan hale geldiği bir dönemde, ortak çabalarımızın sadece kurumlarımızın değil toplumlarımızın da geleceğini şekillendireceğine yürekten inanıyoruz. Bu bağlamda, sürdürülebilir yükseköğretim Türk üniversiteleri için bir başka önemli öncelik haline gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sürdürülebilirliğin çevresel kaygıların ötesine geçerek erişilebilir ve eşitlikçi eğitimi, ekonomik sorumluluğu ve kurumsal dayanıklılığı da kapsadığını vurgulayan Özvar, bu ilkeleri eğitim, araştırma ve kampüs faaliyetlerine entegre etmeye çalışırken, iklim değişikliği gibi küresel sorunlara disiplinlerarası yaklaşımları teşvik ettiklerini kaydetti.</p><p>Özvar, bu şekilde, sadece akademik açıdan donanımlı değil, sosyal ve çevresel sorumluluklarının bilincinde olan ve daha sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunabilecek mezunlar yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.</p><p>Zirvenin yeni bakış açısı geliştirmek için benzersiz bir platform sunduğunu kaydeden Özvar, zirvenin yeni ortaklıklar kurmak, anlamlı diyalogları teşvik etmek ve kurumlar arasında kalıcı işbirliğini desteklemek için bir ilham kaynağı olacağına inandığını aktardı.</p><p>Özvar, konuşmasının ardından Avrasya Üniversiteler Birliği Başkanı Mustafa Aydın ve beraberindekilerle zirve kapsamında açılan stantları gezdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/yok-baskani-ozvar-yeni-bi-721_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270914</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/oyun-dunyasinda-surpriz-gelisme-star-wars-icin-yeni-donem-mi-basliyor-270914</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Oyun dünyasında sürpriz gelişme! Star Wars için yeni dönem mi başlıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Star Wars evreni, hayranların uzun süredir talep ettiği açık dünya RPG deneyimine nihayet kavuşuyor. Star Wars Genesis adlı dev mod projesi, Starfield dünyasını baştan sona Star Wars temasıyla yeniden şekillendirerek oyunculara Tatooine, Coruscant ve Mandalore gibi ikonik gezegenlerde özgün bir hikaye ve yeni karakterlerle dolu bir macera sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Oyun dünyasında sürpriz gelişme! Star Wars için yeni dönem mi başlıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Star Wars evreninde yıllardır beklenen açık dünya rol yapma oyunu deneyimi, hayran yapımı Star Wars Genesis projesiyle gerçekleşiyor. Starfield'ın güçlü oyun motorunu temel alan bu dev mod paketi, bilim kurgu tutkunlarına Tatooine, Coruscant, Mandalore ve Geonosis gibi Star Wars'un en bilinen gezegenlerinde özgün bir hikaye ve yeni karakterlerle dolu bir macera vadediyor. Star Wars Genesis, klasik oyunlardan farklı olarak oyunculara serbest keşif, çeşitli yan görevler ve derinlemesine diyalog seçenekleri sunarak, hayranların yıllardır dile getirdiği açık dünya talebini karşılıyor.</p><h3>Star Wars Genesis: Hayranlardan gelen dev proje</h3><p>Star Wars Genesis, Deity Vengy liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir mod paketi olarak öne çıkıyor. Bu proje, Starfield'ın mevcut dünyasını tamamen Star Wars temasına dönüştürüyor. Oyunseverler, Genesis sayesinde Star Wars kanonundaki en önemli gezegenleri ziyaret etme imkanı buluyor. Yalnızca görsel bir değişimle sınırlı kalmayan mod, özgün bir hikaye akışı, yeni karakterler ve her fraksiyondan üyelerle yapılan tam diyalog seçenekleriyle dikkat çekiyor. Genesis, büyük stüdyoların resmi projelerinin ötesinde, topluluk tarafından geliştirilmiş en kapsamlı ve yenilikçi Star Wars deneyimlerinden biri olarak tanımlanıyor. Modun sunduğu içerikler, serinin hayranları için benzersiz bir keşif alanı oluşturuyor.</p><h3>Star Wars evreninde yeni dönem: Açık dünya ve özgün hikaye bir arada</h3><p>Star Wars Genesis, yalnızca bir mod olmanın ötesine geçerek, oyunculara tamamen yeni bir hikaye ve görevler zinciri sunuyor. Tatooine'in çöllerinden Coruscant'ın kalabalık şehirlerine kadar birçok ikonik mekan, Genesis ile keşfedilebilir hale geliyor. Oyun içinde sunulan yan görevler ve fraksiyonlara özgü diyaloglar, oyuncuların Star Wars evreninde kendi yolunu çizmesine olanak tanıyor. Ayrıca, Genesis'in getirdiği yenilikler, Star Wars markasının video oyunları alanında yaşadığı gelişimi de gözler önüne seriyor. Son yıllarda duyurulan yeni Star Wars Jedi oyunu, Knights of the Old Republic'ın yeniden yapımı ve Star Wars Eclipse gibi projelerle birlikte, Genesis'in topluluk tabanlı başarısı dikkat çekiyor. Bu mod, resmi yapımların aksine, hayranların doğrudan katkısıyla şekillenen ve uzun süredir beklenen açık dünya deneyimini sunarak, Star Wars oyun tarihinde önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.</p><p>Star Wars Genesis, video oyunları dünyasında Star Wars hayranlarının yıllardır özlemini çektiği bir boşluğu dolduruyor. Bu dev mod paketi, hem özgün hikaye anlatımı hem de açık dünya yapısıyla, serinin gelecekteki projelerine de ilham kaynağı olabilir. Hayranların yoğun ilgisi ve olumlu tepkileri, Star Wars evreninin dijital dünyadaki yükselişini daha da güçlendiriyor. Genesis'in başarısı, topluluk projelerinin oyun dünyasında ne denli etkili olabileceğini bir kez daha gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/oyun-dunyasinda-surpriz-g-575_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270913</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-israilli-bakanin-mescid-i-aksaya-baskinina-iliskin-aciklama-270913</link>
      <pubDate>2026-04-07T14:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrailli bakanın Mescid-i Aksa'ya baskınına ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrailli bir bakanın Mescid-i Aksa'ya gerçekleştirdiği baskının bilinçli ve sistematik bir provokasyon olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrailli bakanın Mescid-i Aksa'ya baskınına ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Mescid-i Aksa'ya yönelik İsrailli bir bakan tarafından gerçekleştirilen baskın, bilinçli ve sistematik bir provokasyondur. Soykırımcı (Binyamin) Netanyahu hükümeti, kutsallar üzerinden gerilim üretmeyi alışkanlık haline getirmiş, uluslararası hukuku ve insanlığın ortak değerlerini açıkça hiçe saymıştır. Bu yaklaşım, bölgedeki gerilimi bilinçli şekilde tırmandırma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Uluslararası toplum, bu pervasızlığa karşı sessiz kalmamalıdır. Mescid-i Aksa derhal ve koşulsuz biçimde Müslümanların ibadetine açılmalı, provokasyonlar son bulmalı, Kudüs'teki tüm kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünü engelleyen hukuksuz kısıtlamalara son verilmelidir.</p><p>Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kutsalların hedef alındığı bu karanlık zihniyete karşı en net duruşu sergilemeye, hakikati ve adaleti savunmaya, Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya kararlılıkla devam edecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/israilli-bakanin-mescid-i-600_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270912</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kvkk-baskani-bilirden-kisisel-veri-uyarisi-270912</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KVKK Başkanı Bilir'den "kişisel veri" uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, "Bireyler, kişisel verilerinin öneminin farkına varmalı, bu verileri paylaşırken ölçülü ve dikkatli olmalı, böylelikle verilerinin denetimini sağlamalı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KVKK Başkanı Bilir'den "kişisel veri" uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, Kişisel Verileri Koruma Günü kapsamında yaptığı açıklamada 7 Nisan 2016'da yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile Türkiye'de kişisel verilerin korunması alanında yeni bir dönemin başladığını hatırlattı.</p><p>KVKK'nin yürüttüğü çalışmalarla Türkiye'de veri koruma kültürünün yerleşmesi adına önemli mesafeler kat edildiğini anlatan Bilir, toplumsal farkındalığın her geçen gün arttığını belirtti.</p><p>Kişisel Verileri Koruma Günü'nün temel amacının, toplumda kişisel veri farkındalığını artırmak ve bireylerin kendi verilerini koruma konusunda alabilecekleri tedbirlere dikkati çekmek olduğunu ifade eden Bilir, "2018 yılından itibaren 7 Nisan'ın Kişisel Verileri Koruma Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı. Bu yıl 6698 sayılı Kanun'un yürürlüğe girişinin 10'uncu yılı idrak ediliyor. Özellikle çocuklar ve gençler arasında kişisel veri koruma bilincinin geliştirilmesi KVKK'nin öncelikleri arasında yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"KONTROL CİHAZDA DEĞİL, BİZDE OLMALIDIR"</strong></p><p>KVKK Başkanı Bilir, "Veri korumanın temelinde mahremiyet, yani bireyin korunması bulunuyor. Verilerin korunması bir araçtır, asıl amaç ise verinin ait olduğu kişiyi korumaktır." açıklamasında bulundu.</p><p>Kişisel verilerin korunmasının teknolojiden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Bilir, "Fakat kontrol cihazlarda değil, bizde olmalı. Akıllı cihazlar, akıllı telefonlar, mobil uygulamalar ve yapay zeka araçları çağımızın gerçeği; teknolojinin getirdiği imkan ve kolaylıklardan faydalanmamız gerek. Bireyler, kişisel verilerinin öneminin farkına varmalı, bu verileri paylaşırken ölçülü ve dikkatli olmalı, böylelikle verilerinin denetimini sağlamalı." diye konuştu.</p><p>Mahremiyetin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda etik bir mesele olduğuna işaret eden Bilir, mahremiyete saygı duyan, gereksiz veri işlemenin önüne geçen, kullanıcıyı bilgilendiren ve şeffaf şekilde hareket eden etik bir yaklaşımın gerekli olduğunu kaydetti.</p><p>Uygulama geliştirme süreçlerinde de "tasarımdan itibaren mahremiyet" ilkesinin benimsenmesi gerektiğini belirten Bilir, bir ürün veya hizmetin ilk kullanım anında kullanıcı tarafından herhangi bir ek ayar yapılmasına gerek kalmaksızın en yüksek mahremiyet düzeyinin otomatik olarak açık gelmesi gerektiğini söyledi.</p><p><strong>KVKK, FAALİYETLERİNİ TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE ULAŞTIRMAYI HEDEFLİYOR</strong></p><p>Faruk Bilir, KVKK'nin farkındalık ve bilgilendirme faaliyetlerini toplumun tüm kesimlerine ulaştırmayı hedeflediğini vurgulayarak, özellikle dijital çağın aktif kullanıcıları olan çocuklar ile gençler için dijital mahremiyet bilincinin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Bilir, bu doğrultuda projeler, yayınlar, bilgilendirme faaliyetleri ve çeşitli etkinliklerle çocuklara ve gençlere ulaşarak, kişisel verilerini koruma konusunda bilinçli bireyler yetiştirilmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/kvkk-baskani-bilirden-kis-871_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-basini-gelecek-24-saat-irana-saldirilarin-en-belirleyici-sureci-olacak-270911</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail basını: Gelecek 24 saat İran'a saldırıların en belirleyici süreci olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail basınına konuşan kaynaklar, gelecek 24 saatin İran'a saldırıların en belirleyici süreci olacağını öne sürerek, "Eğer karar İran'daki siyasi liderliğe kalsaydı, çoktan ateşkes ilan edilmiş olurdu. Onların kontrolü sağlayıp sağlayamadıkları konusunda şüpheler var." iddiasında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail basını: Gelecek 24 saat İran'a saldırıların en belirleyici süreci olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrailli kaynaklar, İran'a yönelik saldırılarda gelecek 24 saatin kritik olduğunu ileri sürdü.</p><p>İsrail basınına konuşan kaynaklar, "Önümüzdeki 24 saat savaşın en belirleyici süreci. Eğer karar İran'daki siyasi liderliğe kalsaydı, çoktan ateşkes ilan edilmiş olurdu. Onların kontrolü sağlayıp sağlayamadıkları konusunda şüpheler var." iddiasında bulundu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 5 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran yönetimine ağır hakaretlerde bulunarak, İran'ın 48 saat içinde "anlaşma" yapmaması halinde 7 Nisan'da ülkenin enerji santrallerini ve köprülerini vuracağını öne sürmüş ve Tahran'a Hürmüz Boğazı'nı açması çağrısında bulunmuştu.</p><p>Söz konusu süreyi daha sonra 8 Nisan'a kadar uzattığını duyuran Trump, dünkü açıklamasında ise anlaşma sağlanmaması halinde, "İran'ı tek bir gecede yok edilebileceklerini" iddia etmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/israil-basini-gelecek-24--997_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-valisi-gul-israil-konsoloslugu-cevresindeki-silah-sesleri-provokasyon-kokan-bir-hareket-270910</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Valisi Gül: İsrail Konsolosluğu çevresindeki silah sesleri provokasyon kokan bir hareket]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, Levent'teki Yapı Kredi Plaza önünde güvenlik tedbiri alan polislere yönelik silahlı saldırı meydana geldiğini belirterek, "Saldırı neticesinde 2 polisimiz hafif şekilde yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, 2 terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Valisi Gül: İsrail Konsolosluğu çevresindeki silah sesleri provokasyon kokan bir hareket]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vali Gül, Beşiktaş&#39;ta polise yönelik silahlı saldırının ardından olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.</p><p>İncelemenin ardından gazetecilere açıklama yapan Gül, &quot;Levent&#39;te Yapı Kredi Plaza&#39;nın önünde güvenlik tedbirlerini alan polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde 2 polisimiz hafif şekilde yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, 2 terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi.&quot; diye konuştu.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız başta olmak üzere tüm ekibi tebrik eden Gül, &quot;Bu büyük saldırıyı, hamdolsun polislerimiz tedbirleri, önlemleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar. Ölenlerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Sizleri belli periyotlarla bu konuda bilgilendireceğiz. Provokasyon kokan bir hareket.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Gül, bölgede Yapı Kredi ile iş yerlerinin, arka tarafta ise İsrail Konsolosluğu&#39;nun bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Konsoloslukta yaklaşık 2 buçuk yıldır herhangi bir faaliyet yok. Yani dolayısıyla da burada konsoloslukta devam eden bir çalışma ya da yaşayan herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor. Yapı Kredi&#39;nin önünde olan bu olayı tüm yönleriyle emniyetimiz çalışmaya başladı. Sizleri de bilgilendireceğiz. Saldırıyı 3 kişi gerçekleştirdi. 3 kişinin tamamı da etkisiz hale getirildi. Burası zaten ana yol, dolayısıyla da her gün binlerce, on binlerce aracın geçtiği bir yer. Araçla gelmişler, uzun namlulu silahları, tabancaları var. Şimdilik vereceğimiz bilgiler bu kadar. Hepimize geçmiş olsun.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/canli-istanbul-valisi-dav-224_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-israil-konsoloslugu-cevresindeki-silah-seslerine-yonelik-sorusturma-baslatildi-270909</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da İsrail Konsolosluğu çevresindeki silah seslerine yönelik soruşturma başlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde İsrail Konsolosluğu çevresindeki silah seslerine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da İsrail Konsolosluğu çevresindeki silah seslerine yönelik soruşturma başlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:</p><p>&quot;İstanbul&#39;un Beşiktaş ilçesinde bulunan İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen silah sesi ihbarlarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş, cumhuriyet savcılarımız ivedilikle olay yerine intikal ederek incelemelere başlamıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde, ilgili kolluk birimleriyle birlikte çalışmalar sürdürülmekte olup, soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak yürütülmektedir.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/istanbulda-israil-konsolo-891_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/sut-doken-kiz-olarak-hafizalara-kazinan-kucuk-sarisin-bakin-kimmis-kim-oldugunu-gorunce-sa-270908</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Süt döken kız' olarak hafızalara kazınan küçük sarışın bakın kimmiş! Kim olduğunu görünce şaşıracaksınız...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Yıllar önce bir margarin reklamında küçük sarışın bir kız olarak tanıdığımız isim, “süt döken kız” olarak hafızalara kazındı. Bu isim, daha sonra televizyon kariyerine adım attı ve dönemin hatırlanan programlarından birinde sunuculuk yaptı. Minik sarışın kızın kim olduğunu duyanlar şaşkınlık yaşadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Süt döken kız' olarak hafızalara kazınan küçük sarışın bakın kimmiş! Kim olduğunu görünce şaşıracaksınız...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Televizyon ekranlarında yıllar geçse de akıllardan  silinmeyen yüzlerden biri, Melike Öcalan... Yıllar önce margarin reklamında  küçük sarışın bir kız olarak izleyiciyle tanışan Melike Öcalan, "süt döken kız"  olarak hafızalara kazındı.</p><p>Reklam dünyasının yoğun temposunda pek çok yüz kısa sürede  unutulsa da Melike Öcalan, oynadığı marka reklamlarıyla nesiller boyunca  hatırlanmayı başardı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/melike5-07042026f1e5f42e.jpg"/><p>Küçük yaşta elde ettiği bu başarının ardından Öcalan,  televizyon kariyerine de adım attı ve "Sabah Şekerleri" programının yüzlerinden  biri olarak izleyicilerin karşısına çıktı. Programda Vatan Şaşmaz ile birlikte  sahne alan Öcalan, dönemin hala hatırlanan sunucularından biri oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/melike6-07042026a8f56b6d.jpg"/><p>Televizyonda kısa sürede popülerleşen Melike Öcalan, hem  reklam hem de televizyon programı tecrübeleriyle izleyicinin hafızasında  silinmez bir yer edindi.</p><p>İşte Melike Öcalan'ın reklam filmindeki o halleri;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/melike1-07042026a8a02585.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/melike3-0704202617d729a1.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/melike-0704202610b8972f.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/melike2-0704202666c01ad9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/sut-doken-kiz-olarak-hafi-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-portekiz-ticari-iliskileri-yeni-adimlarla-gelistirilecek-270907</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Portekiz ticari ilişkileri yeni adımlarla geliştirilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat ile Portekiz Dışişleri Bakanı Rangel'in eş başkanlıklarında yarın yapılacak Türkiye-Portekiz Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi 5. Dönem Toplantısı'nda, ikili ilişkileri daha da güçlendirecek yol haritası belirlenecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Portekiz ticari ilişkileri yeni adımlarla geliştirilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel'in eş başkanlıklarında yarın yapılacak Türkiye-Portekiz Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) 5. Dönem Toplantısı'nda, ikili ilişkileri daha da güçlendirecek yol haritası belirlenecek.</p><p>AA muhabirinin Ticaret Bakanlığından edindiği bilgiye göre söz konusu toplantı, bakanlar Bolat ve Rangel'in eş başkanlıklarında yarın Lizbon'da gerçekleştirilecek.</p><p>Türkiye ve Portekiz, 1926'da kurulan diplomatik ilişkilerinin 100. yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutlarken düzenlenecek Türkiye-Portekiz JETCO 5. Dönem Toplantısı'nın iki ülke ilişkilerine olumlu katkı sunması bekleniyor.</p><p>Portekiz ile artan ticari ve ekonomik ilişkilerde gelecek döneme ilişkin bir yol haritasının da tayin edileceği toplantıyla mevcut ekonomik işbirliklerin yeni bir seviyeye taşınması öngörülüyor.</p><p><strong>TÜRK VE PORTEKİZ İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİ BİR ARAYA GELECEK</strong></p><p>Toplantı öncesinde bakanlar Bolat ve Rangel'in ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanırken söz konusu toplantı kapsamında ele alınan hususları ihtiva eden "Türkiye-Portekiz JETCO 5. Dönem Protokolü"nün imzalanması bekleniyor.</p><p>Protokolle, ikili ticaret ve yatırımların artırılması, üçüncü ülkelerde işbirliği, müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetleri, enerji, ulaştırma ve lojistik, finans, sanayi, bilim, teknoloji ve inovasyon, tarım, çevre ve şehircilik, standardizasyon, vizeler ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, yeşil dönüşüm ve dijital ekonomi gibi alanlarda ikili işbirliklerinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor.</p><p>Ayrıca, iki bakanın Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Portekiz Ticaret ve Yatırım Ajansı (AICEP) organizasyonuyla yapılacak Türk ve Portekiz iş dünyası temsilcilerinin katılacağı Yuvarlak Masa Toplantısı'na başkanlık etmeleri öngörülüyor.</p><p>Bakan Bolat'ın ayrıca yurt dışı müteahhitlik sektörü temsilcilerinin, Portekizli kurum ve firmalarla buluşacağı ikinci Yuvarlak Masa Toplantısı'na başkanlık yapması planlanıyor.</p><p>Öte yandan DEİK ve AICEP ile DEİK ve Porto Ticaret Odası (AEP) arasında işbirliği mutabakat zabıtlarının imzalanması beklenirken iki ülkenin önemli iş dünyası çatı örgütleri arasında artan işbirliğinin ticarete de olumlu yansıyacağı değerlendiriliyor.</p><p><strong>PORTEKİZ'DE 1,6 MİLYAR AVROLUK TÜRK YATIRIMI BULUNUYOR</strong></p><p>Türkiye'nin Portekiz ile ikili ticari ve ekonomik ilişkileri son yıllarda önemli ölçüde gelişti. Kovid-19 salgını öncesinde yaklaşık 2 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024'te yaklaşık 3 milyar dolara, geçen yıl ise 3,7 milyar dolara ulaştı.</p><p>Portekiz'e ihracat 2025'te 1,83 milyar dolar olurken bu ülkeden ithalat ise 1,87 milyar doları buldu.</p><p>Halihazırda Türkiye'de bilişim ve yazılım, telekomünikasyon, elektronik, makine ve ekipman ile metal eşya üretimi, seramik, kağıt ve orman ürünleri, tekstil, inşaat, mühendislik ve danışmanlık, yenilenebilir enerji, atık depolama, mobilya üretimi ve taş ocağı işletmeciliği gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren toplam 233 milyon dolar yatırım değerine sahip 77 Portekiz sermayeli şirket bulunuyor.</p><p>Türkiye'nin söz konusu ülkedeki yatırımları ise 15 milyon dolara ulaşırken üçüncü ülkeler üzerinden Portekiz'e yönelen Türk sermayesi de dikkate alındığında, bu ülkede yaklaşık 1,6 milyar avroluk Türk yatırımı bulunduğu değerlendiriliyor.</p><p><strong>İLİŞKİLERİN DERİNLEŞTİRİLMESİ AB VE ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE İŞBİRLİĞİNE KAPI ARALIYOR</strong></p><p>Öte yandan Türkiye, Avrupa Birliği (AB) için bir pazar olmanın yanı sıra stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor. Bu ortaklık sadece mal ticaretini değil, derin ve karşılıklı bir üretim entegrasyonunu da kapsıyor.</p><p>AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olurken Türkiye ise AB'nin en büyük 5'inci ortağı konumunda bulunuyor. Türkiye'nin geçen yıl ihracatının yüzde 43'ü AB ülkelerine gerçekleşti, ithalatının ise yüzde 32'si AB ülkelerinden yapıldı.</p><p>Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 70'ini gerçekleştiren AB şirketleri, toplam ihracatın da yüzde 14,2'sini oluşturuyor.</p><p>Portekiz hem Avrupa hem de Türkiye için Güney Amerika'ya (özellikle Brezilya'ya), Afrika'daki Portekizce konuşan ülkelere, özellikle Angola, Mozambik ve Ekvator Ginesi'ne açılan önemli bir kapı olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle küresel ekonomik konjonktür dikkate alındığında, Portekiz ile mevcut ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi, AB ve üçüncü ülkelerde işbirliği tesisi için ayrıca önemli görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/turkiye-portekiz-ticari-i-288_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/netflixten-cocuklara-ozel-playground-surprizi-270906</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netflix'ten çocuklara özel Playground sürprizi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Netflix, çocuklara yönelik yeni uygulaması Netflix Playground'u duyurdu. Playground, reklamsız ve uygulama içi satın alma olmadan, sekiz yaş ve altındaki çocuklara özel olarak geliştirildi. Platform, ilk aşamada ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya, Filipinler ve Yeni Zelanda'da erişime açıldı, 28 Nisan'dan itibaren ise dünya genelinde indirilebilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netflix'ten çocuklara özel Playground sürprizi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, çocuklar için geliştirdiği yeni bağımsız uygulaması Netflix Playground'u resmi olarak tanıttı. Sekiz yaş ve altındaki çocuklara hitap eden bu uygulama, Netflix aboneliği kapsamında sunuluyor ve hem iOS hem de Android cihazlarda kullanılabiliyor. Playground, reklamsız ve uygulama içi satın alma olmadan, çocukların güvenli bir ortamda oyun oynayabilmesine imkan sağlıyor. Şu anda ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya, Filipinler ve Yeni Zelanda'da erişime açılan platform, 28 Nisan'dan itibaren dünya genelinde kullanıma sunulacak.</p><h3>Netflix Playground ile çocuklara güvenli ve eğlenceli oyun deneyimi</h3><p>Netflix Playground, çocuklara zengin ve sürekli büyüyen bir oyun kütüphanesi sunuyor. Uygulamada, popüler çocuk programlarından tanınan karakterlerin yer aldığı oyunlar bulunuyor. "Peppa Pig ile Oyun Zamanı" gibi başlıklar, çocukların Peppa'nın dünyasında eğlenceli aktivitelerle vakit geçirmesini sağlıyor. Ayrıca "Sesame Street" oyununda hafıza kartları eşleştirme ve noktaları birleştirerek koordinasyon geliştirme gibi eğitici seçenekler de yer alıyor. Diğer oyunlar arasında "Hadi Renk Yapalım", "Hikaye Robotları" ve "Kötü Dinozorlar" gibi çeşitli başlıklar bulunuyor. Playground, mobil veya Wi-Fi bağlantısı olmadan da çevrimdışı oynanabiliyor. Bu özellik, uzun yolculuklarda veya internet erişiminin kısıtlı olduğu anlarda çocukların kesintisiz eğlenceye ulaşmasını sağlıyor.</p><h3>John Derderian'dan ailelere: 'Çocuklar hikayelerin içinde yaşayacak'</h3><p>Netflix Animasyon Serileri ve Çocuk &amp; Aile TV Başkan Yardımcısı John Derderian, Playground uygulamasının vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "Çocukların yalnızca en sevdikleri hikayeleri izlemekle kalmayıp, aynı zamanda bu hikayelerin içine adım atıp karakterlerle etkileşime geçebileceği bir dünya inşa ediyoruz." Derderian, Playground'un keşif, öğrenme ve oyun için kesintisiz bir merkez olacağına dikkat çekti. Anne babaların, çocuklarının güvenli ve reklamsız bir ortamda oynadığından emin olabileceğini vurguladı. Ayrıca, Netflix'in oyun alanındaki geçmiş girişimlerine de değinen Derderian, şirketin 2021'de başlattığı oyun projelerinde karşılaşılan zorluklara rağmen, çocuklar için yenilikçi çözümler üretmeye devam ettiklerini belirtti. Playground'un, ailelerin günlük rutinlerinde eğlence ve öğrenmeyi bir araya getiren önemli bir araç olması hedefleniyor.</p><p>Netflix Playground, çocuklara yönelik reklamsız ve güvenli oyun deneyimiyle ailelerin ilgisini çekiyor. Platformun, 28 Nisan'da dünya genelinde erişime açılmasıyla birlikte, çocukların hem eğlenip hem de öğrenebileceği yeni bir dijital oyun alanı sunulmuş olacak. Netflix, Playground ile çocuklara ve ailelere dijital dünyada güvenli bir liman sağlamayı amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/netflixten-cocuklara-ozel-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/barcelonadan-ust-uste-6-galibiyet-iste-avrupa-futbolunda-son-durum-270905</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Barcelona'dan üst üste 6. galibiyet! İşte Avrupa futbolunda son durum]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'nın 4 büyük futbol ülkesi Almanya (Bundesliga), Fransa (Ligue 1), İspanya (LaLiga) ve İtalya'daki (Serie A) maçlara hafta sonu devam edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Barcelona'dan üst üste 6. galibiyet! İşte Avrupa futbolunda son durum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>LaLiga'da Barcelona, Serie A'da Inter, Bundesliga'da Bayern Münih, Ligue 1'de ise Paris Saint-Germain (PSG), puan tablosunun zirvesinde yer aldı.</p><p>İngiltere Premier Lig'de ise Federasyon Kupası mücadelesi nedeniyle maç oynanmadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/4fe352b85c9540ee9536-07042026283d69a9.jpg"/><p><b>BARCELONA'DAN ART ARDA 6. GALİBİYET</b></p><p>LaLiga'da lider Barcelona, deplasmanda Atletico Madrid'i Marcus Rashford ve Robert Lewandowski'nin golleriyle 2-1 yenerek art arda 6. galibiyetine ulaştı.</p><p>Nico Gonzalez'in ilk yarının sonlarında kırmızı kart gördüğü ev sahibi ekibin golünü Giuliano Simeone attı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/barcelonaaa-070420265ea19ac9.jpg"/><p>Mallorca, milli futbolcu Arda Güler'in forma giydiği Real Madrid'i konuk ettiği maçtan 2-1 galip ayrıldı. Arda, karşılaşmada 72 dakika görev yaptı.</p><p>Villarreal ise Girona deplasmanında 1-0 yenilerek üç hafta sonra mağlup oldu.</p><p>Ligin 30. haftasında 76 puana sahip Barcelona, en yakın takipçisi Real Madrid ile arasındaki farkı 7 puana çıkardı ve şampiyonluk yolunda avantaj yakaladı. İki takımın ardından Villarreal 58, Atletico Madrid 57 puanla sıralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/nterb-07042026d4a2d500.jpg"/><p><b>INTER ÜÇ HAFTA SONRA KAZANDI</b></p><p>Serie A'da lider Inter, sahasında Roma'yı 5-2 mağlup ederek üç hafta sonra galip geldi.</p><p>Ev sahibi ekipte milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu, 67 dakika görev aldığı maçta takımının ikinci golünü kaydetti. Inter'in diğer golleri, Lautaro Martinez (2), Marcus Thuram ve Nicolo Barella'dan geldi. Roma'nın gollerini ise Gianluca Mancini ve Lorenzo Pellegrini attı. Konuk takımda Zeki Çelik, 90 dakika sahada kaldı.</p><p>Zirveyi ilgilendiren karşılaşmada Napoli, evinde Milan'ı 1-0'lık skorla geçti ve üst üste 5. maçını kazandı.</p><p>İspanyol teknik direktör Cesc Fabregas yönetimindeki sezonun sürpriz takımı Como, deplasmanda Udinese ile 0-0 berabere kaldı ve 5 hafta sonra puan kaybetti.</p><p>Kenan Yıldız'ın forma giydiği maçta Juventus, evinde Genoa'yı 2-0'lık skorla geçti.</p><p>Sassuolo, evinde Cagliari'yi 2-1 mağlup etti. Konuk ekipte Semih Kılıçsoy, 83. dakikada oyuna dahil oldu.</p><p>Ligin 31. haftasında Inter, 72 puanla zirvedeki yerini korudu. Napoli 65, Milan 63, Como 58, Juventus 57 puanla sıralandı.</p><p><b>BAYERN MÜNİH UZATMA DAKİKALARINDAKİ GOLLERLE KAZANDI</b></p><p>Bundesliga'da lider Bayern Münih, Freiburg deplasmanında uzatma dakikalarında attığı gollerle 3-2 galip geldi.</p><p>Johan Manzambi ve Lucas Höler'in golleriyle 2-0 geriye düşen Bayern Münih, Tom Bischof (2) ve Lennart Karl'ın kaydettiği gollerle galibiyete uzandı.</p><p>Belçikalı teknik direktör Vincent Kompany'nin öğrencileri, ligde 28 hafta sonunda 100 gole ulaşmayı başardı. Münih ekibi, rakip fileleri iki kez daha havalandırması halinde 1971-1972 sezonundaki kendisine ait 101 gollük Bundesliga rekorunu kıracak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/julianbrandt-07042026c5f4412f.jpg"/><p>Zirve takipçisi Borussia Dortmund, deplasmanda Stuttgart'ı 2-0 yenerek peş peşe 4. galibiyetini aldı.</p><p>Üst sıralarda yer alma mücadelesi veren Leipzig, Werder Bremen deplasmanında 2-1'lik galibiyete ulaştı.</p><p>Mainz, milli futbolcu Ozan Kabak'ın 90 dakika forma giydiği maçta konuk olduğu Hoffenheim'ı 2-1 yendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ozankabak-0704202657100b3a.jpg"/><p>Cenk Özkacar, takımı Köln'ün deplasmanda Eintracht Frankfurt ile 2-2 berabere kaldığı karşılaşmada 90 dakika görev yaptı.</p><p>Haftanın en gollü maçında ise Bayer Leverkusen, sahasında Wolfsburg'u 6-3 mağlup etti.</p><p>Bayern Münih, 28 haftası geride kalan ligde 73 puanla liderliğini sürdürdü. Borussia Dortmund 64, Leipzig ve Stuttgart 53'er puan topladı.</p><p><b>PSG 3 GOLLE KAZANDI</b></p><p>Ligue 1'de lider PSG, sahasında Toulouse'u Ousmane Dembele (2) ve Gonçalo Ramos'un golleriyle 3-1 mağlup etti.</p><p>Lille, zirve takipçisi Lens'ı konuk ettiği mücadeleden 3-0 galip ayrıldı. Lille'in kalesini koruyan Berke Özer, mücadelede 90 dakika görev yaptı.</p><p>Haftanın öne çıkan maçında Monaco, evinde Olimpik Marsilya'yı 2-1 yendi.</p><p>Ligin 28. haftasında PSG, maç eksiğine rağmen 63 puanla zirvedeki yerini korudu. Lens 59, Lille 50, Marsilya ve Monaco 49'ar puan elde etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/barcelonadan-ust-uste-6-g-881_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-1800-mil-alti-haritalandi-bilim-insanlarindan-derin-manto-atagi-270904</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'nın 1.800 mil altı haritalandı! Bilim insanlarından derin manto atağı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'den bilim insanları, Dünya'nın yüzeyinin yaklaşık 1.800 mil altında yer alan derin manto katmanında büyük ölçekli deformasyon desenlerini ortaya çıkardı. 16 milyondan fazla sismogramın analiz edildiği bu dev araştırma, çekirdek-manto sınırında eski tektonik levhaların izini sürüyor ve gezegenin iç dinamiklerine dair önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'nın 1.800 mil altı haritalandı! Bilim insanlarından derin manto atağı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'den bir grup bilim insanı, Dünya'nın yüzeyinin yaklaşık 1.800 mil altında, çekirdek-manto sınırına yakın derin manto katmanında bugüne dek benzeri görülmemiş büyüklükte deformasyon desenleri tespit etti. Jonathan Wolf liderliğinde yürütülen bu araştırma, 24 farklı veri merkezinden toplanan 16 milyondan fazla sismogramın analiz edilmesiyle gerçekleştirildi. Elde edilen bulgular, milyonlarca yıl boyunca gezegenin derinliklerine batmış eski tektonik levhalar ile mantodaki büyük ölçekli hareketler arasında güçlü bir bağlantı olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Jonathan Wolf ve ekibi: Derin mantoda büyük veriyle yeni harita</h3><p>Jonathan Wolf ve ekibi, daha önce bu ölçekte incelenmemiş derin manto katmanını haritalamak için bugüne kadar kullanılan en büyük sismik veri setini oluşturdu. 16 milyondan fazla sismogram, dünya genelindeki 24 veri merkezinden toplandı ve bu veriler, bilim insanlarının mantonun çekirdeğe yakın bölgelerinde neler olup bittiğini anlamasına olanak sağladı. Araştırmacılar, depremler sırasında oluşan kayma dalgalarını analiz ederek, bu dalgaların geçtiği malzemenin iç yapısındaki değişiklikleri tespit etti. Sismik anizotropi adı verilen bu fenomen, kayaların nerelerde ve ne şekilde deformasyona uğradığını gösteriyor. Elde edilen harita, mantonun yaklaşık %75'inin detaylı bir şekilde incelenmesine imkân verdi. İncelenen bölgelerin üçte ikisinde anizotropi izine rastlandı ve bu, derin mantodaki hareketlerin yüzeydeki tektonik aktiviteyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdi. Wolf, bu ölçek ve yöntemle ilk kez böyle bir doğrulama sağlandığını vurguladı.</p><h3>Eski levhaların izinde: Derin manto deformasyonu ve sismik anizotropi</h3><p>Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, eski tektonik levhaların biriktiği bölgelerde deformasyonun yoğunlaşması oldu. Bu levhalar, bir zamanlar Dünya'nın yüzeyinin bir parçasıyken, subdüksiyon yoluyla mantonun derinliklerine itilmiş durumda. Sismik anizotropi sinyalleri, bu eski levhaların biriktiği alanlarla büyük ölçüde örtüşüyor. Araştırma, jeodinamik simülasyonların öngördüğü bu bağlantıyı ilk kez küresel ölçekte sismik verilerle doğruladı. Wolf, üst mantodaki deformasyonun, üzerinde hareket eden levhaların sürtünmesiyle şekillendiğini ve sismik anizotropiyle bu hareketlerin izlenebildiğini belirtti. Ancak, en alt mantodaki akış ve deformasyon süreçlerinin anlaşılması için daha fazla veri ve analiz gerektiğini de ekledi. Bazı bölgelerde sismik anizotropi sinyali zayıf kaldı; araştırmacılar bunun, deformasyonun yokluğundan çok, mevcut algılama yöntemlerinin sınırlarından kaynaklandığını ifade etti.</p><h3>Çekirdek-manto sınırında aşırı koşullar: Jeolojik süreçlere yeni bakış</h3><p>Derin mantoda, 2.900 kilometreye yaklaşan derinliklerde, basınç ve sıcaklık olağanüstü seviyelere ulaşıyor. Bu aşırı koşullar, minerallerin iç yapısında önemli değişikliklere yol açabiliyor ve yeni anizotropi türlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Araştırmacılar, çekirdek-manto sınırında gözlenen deformasyonun çoğunu bu olağanüstü stres ve sıcaklık koşullarıyla açıklıyor. Ayrıca, bazı eski levhaların yüzeye daha yakınken oluşmuş yapısal izlerini koruyabildiği belirtiliyor. Ancak genel bulgu, çekirdek-manto sınırında aktif deformasyonun, derin mantodaki jeolojik süreçlerin temel belirleyicisi olduğu yönünde. Tüm bölgelerde anizotropi sinyali tespit edilememesi, araştırmacıların dikkatini mevcut gözlem araçlarının hassasiyetine çekti. Elde edilen devasa veri seti, bilim insanları tarafından "bir hazine" olarak nitelendiriliyor ve ilerleyen dönemde derin manto araştırmalarında yeni kapılar açması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Kaliforniya Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı sismik araştırma, Dünya'nın derin mantosundaki dinamik süreçler ve çekirdek-manto sınırındaki hareketler hakkında şimdiye kadar elde edilen en ayrıntılı verileri sundu. Sismik anizotropi fenomeninin derin mantoda yaygın olarak gözlemlenmesi, eski tektonik levhaların ve aşırı koşulların gezegenin iç yapısına etkisini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Araştırmanın sağladığı geniş veri tabanı, gelecekteki jeolojik keşifler için büyük bir potansiyel taşıyor ve Dünya'nın iç dinamiklerini çözmede yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/dunyanin-1800-mil-alti-ha-361_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/deprem-haberleri-denizlide-4-buyuklugunde-korkutan-deprem-270903</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deprem haberleri: Denizli'de 4 büyüklüğünde korkutan deprem]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Deprem haberleri... Deprem mi oldu? Denizli'de deprem mi oldu? AFAD verilerine göre, Denizli'nin Güney ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deprem haberleri: Denizli'de 4 büyüklüğünde korkutan deprem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dakika deprem haberleri... Deprem mi oldu? Denizli'de deprem mi oldu? Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Denizli'nin Güney ilçesinde saat 12.38'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p><p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Güney ilçesi olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><p>Depremin, 11,11 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/son-dakika-deprem-haberle-830_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/israil-konsoloslugu-onunde-catisma-3-kisi-etkisiz-hale-getirildi-270902</link>
      <pubDate>2026-04-07T13:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Konsolosluğu önünde çatışma! 3 kişi etkisiz hale getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde polislerle silahlı çatışmaya giren 3 kişinin etkisiz hale getirildiğini, çatışmada iki polisin hafif yaralandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Konsolosluğu önünde çatışma! 3 kişi etkisiz hale getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Levent'te Büyükdere Caddesi'nde silah sesleri duyuldu.</p><p>Bunun üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi gönderildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/video1-07042026ff7ba1fb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>İÇİŞLERİ BAKANI ÇİFTÇİ: SİLAHLI ÇATIŞMAYA GİREN 3 KİŞİ ETKİSİZ HALE GETİRİLMİŞTİR</strong></p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin, kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu, 2'si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir."</p><p><strong>SORUŞTURMA BAŞLATILDI</strong></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:</p><p>"İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen silah sesi ihbarlarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş, cumhuriyet savcılarımız ivedilikle olay yerine intikal ederek incelemelere başlamıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde, ilgili kolluk birimleriyle birlikte çalışmalar sürdürülmekte olup, soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak yürütülmektedir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/1-070420260f5f2aec.jpg"/><p><strong>SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU: İKİ KAHRAMAN POLİSİMİZİN TEDAVİLERİ DEVAM ETMEKTEDİR</strong></p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul'da emniyet güçlerimize yönelik gerçekleştirilen hain saldırıda yaralanan iki kahraman polisimizin tedavileri hastanemizde devam etmektedir. Kahramanlarımıza Allah'tan acil şifalar diliyorum."</p><p><strong>İSTANBUL VALİSİ GÜL İNCELEMELERDE BULUNDU</strong></p><p>İstanbul Valisi Davut Gül, Beşiktaş'ta polise yönelik silahlı saldırının ardından olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.</p><p>İncelemenin ardından gazetecilere açıklama yapan Gül, "Levent'te Yapı Kredi Plaza'nın önünde güvenlik tedbirlerini alan polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde 2 polisimiz hafif şekilde yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, 2 terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi." diye konuştu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/video2-07042026079fdace.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız başta olmak üzere tüm ekibi tebrik eden Gül, "Bu büyük saldırıyı, hamdolsun polislerimiz tedbirleri, önlemleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar. Ölenlerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Sizleri belli periyotlarla bu konuda bilgilendireceğiz. Provokasyon kokan bir hareket." ifadelerini kullandı.</p><p>Gül, bölgede Yapı Kredi ile iş yerlerinin, arka tarafta ise İsrail Konsolosluğu'nun bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p><p>"Konsoloslukta yaklaşık 2 buçuk yıldır herhangi bir faaliyet yok. Yani dolayısıyla da burada konsoloslukta devam eden bir çalışma ya da yaşayan herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor. Yapı Kredi'nin önünde olan bu olayı tüm yönleriyle emniyetimiz çalışmaya başladı. Sizleri de bilgilendireceğiz. Saldırıyı 3 kişi gerçekleştirdi. 3 kişinin tamamı da etkisiz hale getirildi. Burası zaten ana yol, dolayısıyla da her gün binlerce, on binlerce aracın geçtiği bir yer. Araçla gelmişler, uzun namlulu silahları, tabancaları var. Şimdilik vereceğimiz bilgiler bu kadar. Hepimize geçmiş olsun."</p><p><strong>SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİREN TERÖRİSTLERİN KİMLİKLERİ BELİRLENDİ</strong></p><p>İçişleri Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Beşiktaş ilçesindeki Yapı Kredi Plaza Blokları önündeki silahlı saldırıda 3 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi.</p><p>Açıklamada şunlar kaydedildi:</p><p>"Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2'si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere, hafif şekilde yaralanmış olup, hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Yapılan inceleme sonucunda saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş, İzmit'ten araç kiralayarak İstanbul'a geldikleri belirlenmiştir.</p><p>Ölü olarak ele geçirilen Yunus E. S.'nin dini istismar eden terör örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer iki teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.'nin uyuşturucu kaydı bulunduğu bilgisine ulaşılmıştır. Etkisiz hale getirilen 3 terörist arasında yoğun dijital haberleşme tespit edilmiş olup, yaralı teröristlerin sorgusu devam etmektedir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/2-07042026c5bfb8c9.jpg"/><p><strong>RTÜK'TEN İSTANBUL'DAKİ SALDIRIYA İLİŞKİN YAYIN KURULUŞLARINA UYARI</strong></p><p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK), NSosyal hesabındaki paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde meydana gelen olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı.</p><p>Paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Bu hassas süreçte, bazı yayınlarda infial yaratabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığı tespit edilmiştir. Soruşturmanın selameti ve toplumsal huzurumuz için tüm yayıncıların sadece resmi makamların açıklamalarını esas alması ve kaynağı belirsiz görüntüleri paylaşmaktan kaçınması yasal bir zorunluluktur. Kamuoyunu doğru bilgilendirme ve sorumlu yayıncılık ilkelerini ihlal eden kuruluşlar hakkında Üst Kurulumuzca gerekli idari yaptırımların uygulanacağını önemle hatırlatıyoruz."</p><p><strong>CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ: TERÖRSÜZ BÖLGE HEDEFİMİZE BU TÜR MENFUR SALDIRILARIN GÖLGE DÜŞÜRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislere yönelik silahlı saldırıda 3 teröristin etkisiz hale getirildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:</p><p>"Olaya anında müdahale eden kahraman polislerimizi tebrik ediyor, çatışmada hafif yaralanan iki polisimize Allah'tan şifa diliyorum. Adı ne olursa olsun tüm terör örgütlerine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefimize bu tür menfur saldırıların gölge düşürmesine asla izin vermeyeceğiz."</p><p></p><p><strong>İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZE OLAN KARARLILIĞIMIZI ASLA ZAYIFLATAMAYACAKTIR</strong></p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislere yönelik gerçekleştirilen hain saldırıda 3 saldırganın etkisiz hale getirildiğini belirtti.</p><p>Güvenlik güçlerinin hızlı ve kararlı müdahalesinin olası daha büyük bir tehdidin önüne geçtiğini vurgulayan Duran, şunları kaydetti:</p><p>"Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş olup, olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Silahlı çatışmada hafif şekilde yaralanan 2 kahraman polisimize acil şifalar diliyor, milletimizin huzur ve güvenliği için fedakarca görev yapan tüm emniyet mensuplarımızı muhabbetle selamlıyorum. Bu hain saldırı, 'Terörsüz Türkiye' ve 'terörsüz bölge' hedefimize olan inancımızı ve kararlılığımızı asla zayıflatamayacaktır. Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir."</p><p><strong>AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: TERÖRE VE TERÖRİSTLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ</strong></p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>"Allah kahraman polislerimizi korusun. Yaralı polislerimize geçmişler olsun. Teröre ve teröristlere geçit vermeyeceğiz."</p><p><strong>AK PARTİ GENEL BAŞKANVEKİLİ ALA: TERÖRLE MÜCADELEDE DEVLETİMİZİN İRADESİ VE KARARLILIĞI TAMDIR</strong></p><p>AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul'da gerçekleştirilen hain terör saldırısını en güçlü şekilde lanetliyorum. Terörle mücadelede devletimizin iradesi ve kararlılığı tamdır. Ülkemizin birliğini, beraberliğini ve güvenliğini hiçbir tehdit bozamayacaktır. Hain saldırıda yaralanan emniyet personelimize bir an önce sağlıklarına kavuşmaları için Yüce Allah'tan acil şifalar diliyorum."</p><p><strong>AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ACAR: ÜLKEMİZİN HUZURUNA KASTEDEN HİÇBİR GİRİŞİM AMACINA ULAŞAMAYACAKTIR</strong></p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul Levent'te meydana gelen saldırıda yaralanan polislerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum. Ülkemizin huzuruna kasteden hiçbir girişim amacına ulaşamayacaktır. Devletimiz tüm birimleriyle gelişmeleri hassasiyetle takip etmektedir. Bu süreçte spekülatif haberlere ve asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca ilgili kurumlarımızdan yapılacak açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/israil-konsoloslugu-onund-660_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/106-gundur-bilegi-bukulmuyor-trabzonspor-art-arda-7-galibiyetin-pesinde-270901</link>
      <pubDate>2026-04-07T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[106 gündür bileği bükülmüyor! Trabzonspor art arda 7. galibiyetin peşinde]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Corendon Alanyaspor'a konuk olacak şampiyonluk adaylarından Trabzonspor, dış sahadaki başarılı sonuçlarıyla da dikkati çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[106 gündür bileği bükülmüyor! Trabzonspor art arda 7. galibiyetin peşinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ligde geride kalan 28 haftada topladığı 63 puanla bir maçı eksik lider Galatasaray&#39;ın 1 puan, aynı puana sahip  Fenerbahçe&#39;nin de averajla gerisinde üçüncü sırada yer alan bordo-mavililer, dış sahada ise 32 puan ile en fazla puan toplayan takımın konumunda bulunuyor.</p><p>Karadeniz ekibi, 11 Nisan Cumartesi günü Corendon Alanyaspor karşısında dış sahadaki başarısını sürdürerek şampiyonluk yolunda bir engeli daha aşmanın mücadelesini verecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ts1-070420261ecae0a2.jpg"/><p><b>- İÇ SAHADAN 1 PUAN DAHA FAZLA TOPLADI</b></p><p>Trabzonspor, ligde deplasmanda oynadığı 14 karşılaşmada 10 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet ile 32 puan elde etti.<br></p><p>Bordo-mavili takım, iç sahada ise 14 müsabakada 9 galibiyet, 4 beraberlik, 1 yenilgi ile 31 puan elde ederek dış saha puanının 1 puan daha az topladı.</p><p><b>- 106 GÜNDÜR BİLEĞİ BÜKÜLMÜYOR</b></p><p>Trabzonspor, ligde son deplasman yenilgisini 106 gün önce Gençlerbirliği karşısında 4-3&#39;lük sonuçla aldı.</p><p>İlk yarının son haftasında oynanan karşılaşmada aldığı mağlubiyetin ardından Karadeniz ekibi, son 6 dış saha maçında 5 galibiyet, 1 beraberlik alarak yenilgi yüzü görmedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ts3-07042026396f7b4f.jpg"/><p>Bordo-mavililer, son 4 deplasman maçından galibiyetle ayrıldı.</p><p><b>- GALİBİYET SERİSİNİ 7'YE ÇIKARMA HESAPLARI</b></p><p>Galatasaray galibiyetiyle ligde 161 hafta sonra art arda 6 maçlık galibiyet serisi yakalayan Trabzonspor, Corendon Alanyaspor&#39;u da mağlup ederek seriyi 7 maça çıkarmanın hesaplarını yapıyor.</p><p>Ligde Gaziantep FK&#39;yı 2-1, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük ve Zecorner Kayserispor&#39;u 3-1, Çaykur Rizespor ve İkas Eyüpspor&#39;u 1-0, Galatasaray&#39;ı 2-1 yenen bordo-mavili takım, teknik direktör Abdullah Avcı ile şampiyonluk yaşadığı 2021-2022 sezonunun 8 ile 15. haftaları arasındaki 8 maç art arda kazanma serisine 1 adım daha yaklaşmak istiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/106-gundur-bilegi-bukulmu-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israil-ateskes-dinlemiyor-gazzede-can-kaybi-72-bin-312ye-yukseldi-270900</link>
      <pubDate>2026-04-07T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail ateşkes dinlemiyor: Gazze'de can kaybı 72 bin 312'ye yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 72 bin 312'ye ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail ateşkes dinlemiyor: Gazze'de can kaybı 72 bin 312'ye yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, katil  İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 10 ölü ve 44 yaralının getirildiği kaydedildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 733 kişinin öldürüldüğü, 2 bin 34 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 759 cenazenin çıkarıldığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 312'ye, yaralı sayısının da 172 bin 134'e yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlen binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/katil-israil-ateskes-dinl-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>