<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296931</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ticaret-bakani-bolat-turkiye-dunyanin-onde-gelen-celik-ureticileri-arasinda-yer-aliyor-296931</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türkiye, dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat hem de ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer aldığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türkiye, dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çelik İhracatçıları Birliği'nin (ÇİB) desteğiyle düzenlenen Steel Networking Summits 2026'da yaptığı konuşmada, çelik imalatının, sanayinin, ekonominin ve savunmanın ana girdisi sektörlerden olduğunu belirtti.</p><p>Bir ülkenin kendisini savunabilmesi ve ayakta kalabilmesi açısından güçlü çelik sanayisinin olmazsa olmaz şart olduğunu vurgulayan Bolat, altyapının, ulaştırmanın, enerjinin, makine imalatının ve savunma sanayisinin temelinde çelik sektörünün yattığını dile getirdi.</p><p>Bolat, dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek dünya ekonomisinde öncü olarak yer aldıklarına dikkati çekerek, metal, mühendislik ve otomotiv sektörlerinin birbirlerine bağlı, geçen yüzyılda ve yakın zamana kadar en stratejik sektörler olarak ülke sanayilerinin ve ekonomilerinin omurgasını oluşturduklarını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866877.jpg"/><p>Bu toplantıda 80'den fazla ülkeden 400'ün üzerinde katılımcının ağırlandığını belirten Bolat, "200'ü aşkın uluslararası sektör temsilcileri aramızdalar. 30'dan fazla da üst düzey konuşmacılar burada çelik zirvesinde söz alacaklar ve tartışmalara katkıda bulunacaklardır. Buradaki amaç, 'Küresel çelik sektörü nereye gidiyor?', bunları ortaya koymak, geleceği planlamak ve dünyadaki çelik sektörünü ilgilendiren trendleri tartışmaktır." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Bolat, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Türk çelik sektörü, 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirerek dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sırada yer almıştır. Çelik sektöründeki güçlü konumumuz, inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşa ve savunma sanayileri açısından da adeta bir lokomotif görevi görmektedir. Türkiye, geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat yaparak hem ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer almaktadır. Bugün ülkemiz, 2025 yılı itibarıyla 615 milyar dolara ulaşan küresel çelik ticaretinde 17,1 milyar dolarlık ihracatı ve 200'den fazla ülkeye ulaşan ağıyla dünyanın 10'uncu çelik ihracatçısı konumundadır. Çelik ihracatımızın yüzde 42,3'lük bölümünü Avrupa Birliği'ne gerçekleştirmemiz, sektörümüzün uluslararası rekabet gücünün en somut kanıtı konumundadır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866878.jpg"/><p>Yüksek standartların istendiği Avrupa pazarında Türk çeliğinin aranılan bir ürün olmasının iftihar vesilesi olduğuna işaret eden Bolat, "Türk çelik sektörünün en önemli özelliklerinden birisi, üretim kapasitesinin yüzde 78'inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayanmasıdır. Üretimde ağırlıklı olarak hurda çelik kullanan Türk çelik sektörü, 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal etmiştir. Türkiye, bu anlamda dünyada hurda çelik ithal eden de önemli bir ülke konumundadır." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"ÖNCELİĞİMİZ, YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLERKEN İHRACATÇILARIN ORANTISIZ MALİYET ENGELLERİYLE KARŞILAŞMAMASINI SAĞLAMAKTIR"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, ABD ve Avrupa Birliği'nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti önemli ölçüde etkilediğine işaret ederek, bu tedbirlerin yalnızca ihracatçı ülkeleri değil girdiye ihtiyaç duyan sanayi kolu yatırımcılarını ve nihai tüketicileri de olumsuz etkilediğini dile getirdi.</p><p>Bolat, "Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve ticaret ortaklarıyla yeterli istişareler, müzakereler yürütülmeden hayata geçirilen tek taraflı bu kısıtlamalar, kalıcı bir çözüm sunamamaktadır ve bu tür engeller hurda bazlı ve düşük karbonlu çeliğin verimli biçimde dolaşımını da sınırlandırdığı için çelikte ve sanayideki yeşil dönüşüm hedeflerine de zarar vermektedir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866879.jpg"/><p>Türkiye Cumhuriyeti ve Hükümeti olarak küresel refahın artırılabilmesi için şeffaf, kurallara dayalı, adil ve serbest ticaretin gerekliliğini her fırsatta vurguladıklarını ve savunduklarını belirten Bakan Bolat, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu ve Türkiye'nin de Avrupa Birliği'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu söyledi.</p><p>Bolat, Avrupa Birliği'nin çelik kotalarını 1 Temmuz 2026'dan itibaren yüzde 50 daraltmasının ve 2026'nın başında uygulanmaya başlanan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM), çelik sektörünü doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "2026 yılı ocak ile eylül arası 9 aylık dönemde SKDM kapsamındaki çelik ürünlerinde Türkiye'nin AB'ye ihracatında yüzde 1,7 azalma olmuştur. Türkiye'nin AB dışındaki ülkelere ihracatında ise yüzde 10 artış olmuştur. Demir-çelik sektöründe AB'ye ihracatımızda yüzde 6,7'lik bir düşüş genel anlamda yaşanmıştır. Emisyonların ölçülmesi, doğrulanması, düşük karbonlu üretime geçişi zorunlu kılan bu süreçte önceliğimiz, yeşil dönüşümü desteklemek ama ihracatçıların da orantısız maliyetler ve ilave ticaret engelleriyle karşılaşmamasını sağlamaktır." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866880.jpg"/><p>Türkiye'nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı, iklim politikaları ve ilgili kurumsal düzenlemeler çerçevesinde ihracatçıları yakından ilgilendiren bütün gelişmelerde onlarla birlikte çalıştıklarını ve öncülük ettiklerini dile getiren Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak bundan 2,5 sene önce yürürlüğe aldıkları Yeşil Mutabakata Uyum Projesi desteği ile ilgili firmaların yeşil dönüşüme uyum sürecinde danışmanlık hizmetleri aldıklarını ve bunları desteklediklerini anlattı.</p><p><strong>"SON 5 YILDA TÜRKİYE-AB TİCARETİ 1 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNDE"</strong></p><p>Bolat, Türkiye'nin AB ile 30 yılı aşan Gümrük Birliği'nde sanayi entegrasyonunun başarısının Türk ve Avrupa Birliği sanayilerini bütünleşmiş ve birleşmiş hale getirdiğini belirterek, "İki taraf arasındaki arz-tedarik zincirleri yukarıdan alınacak kararlarla dahi kırılamayacak kadar keskindir ve sağlamdır. Türk ve AB sanayileri gerek girdilerde gerek ham maddelerde gerekse bitmiş ürünlerde birbirleriyle yoğun dış ticaret yapmaktadırlar. Türkiye-AB ticaret hacmi 233 milyar dolardır yıllık. Bu, 204 milyar avro yapmaktadır. Son 5 yılda Türkiye-AB ticareti 900 milyar avro yani 1 trilyon doların üzerinde bir rakamdır ve bu dengeli, karşılıklı menfaatlerin gözetildiği, çok başarılı, ikili bir ticaret hacmidir." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866881.jpg"/><p>Bakan Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye ekonomisi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yönetiminde son 24 yılda yıllık yüzde 5,35 oranında reel büyüme kaydetmiştir ve 2009 yılı haricinde, son 16 yılda pozitif, olumlu büyüme kaydetmiştir ve Kovid-19'un ikinci çeyreğinden sonra da son 24 çeyrek yani son 6 yıldır da hep olumlu, yükselen bir büyüme oranı göstermiştir. Son 6 yılın ortalama büyüme oranı da yüzde 5'in üzerindedir.</p><p>Bu yıl, ilk yarı yılda yüzde 2,5'lik büyümemiz vardır. İlk çeyrek yüzde 2,6, ikinci çeyrek yüzde 2,3 ve bu büyümede net mal ve hizmet ihracatının güçlü bir katkısı bulunmaktadır. Türkiye ekonomisi, son 24 yılda 238 milyar dolarlık milli gelirden 1,7 trilyon dolarlık milli gelire ulaşmıştır ve yılı da 1,8 trilyon dolar civarında bir ekonomik büyüklükle kapatacağımız tahmin edilmektedir. Kişi başına milli gelir de geçen yıl 18 bin dolar, bu yıl sonunda da 20 bin doları aşacaktır."</p><p>Türkiye'nin dış ticarette 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatını, 2025 yılında 273,2 milyar dolara yükseltmeyi başardıklarını ve bu yılın eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının ise 283,7 milyar dolar olduğunu ifade eden Bolat, "Türkiye, aynı zamanda ithalatçı bir ülkedir yani 'Sadece Türkiye kazansın, diğerleri kaybetsin' anlayışını da asla gütmüyoruz ve savunmuyoruz. Biz, 283,7 milyar dolarlık ihracat yaparken eylül itibarıyla son 1 yılda 380 milyar dolarlık da ithalat yapan bir ülkeyiz. Bunun içinde sizin sektörünüz çelik de var, petrol, doğal gaz var, kömür var, ham altın var, sanayi ürünleri var yani hem ihracat hem ithalatla dünya ticaretine katkıda bulunuyoruz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866882.jpg"/><p>Bakan Bolat, toplam ihracatın hizmetler de katıldığında 409 milyar dolar olduğuna işaret ederek, "Çünkü 125 milyar dolar da bizim hizmet ihracatımız var. 63-64 milyar dolar hizmet ithalatımız var. Toplam ihracat olarak baktığımızda milli gelirimizin yüzde 25'i ihracattır, mal ve hizmet ihracatı olarak. İthalatı da ilave ettiğimizde toplam dış ticaretimiz 860 milyar dolardır. Dolayısıyla milli gelirin yüzde 50'sinden fazlasını oluşturmaktadır." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin uluslararası ticarette ihracat ve ithalat yoluyla önemli bir oyuncu olduğunu vurgulayan Bolat, bunda uluslararası ticaret ve yatırımların büyük rolünün olduğunu sözlerine ekledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42866883.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ticaret-bakani-bolat-turk-695_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296929</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilli-muhalif-lider-eisenkot-netanyahu-iktidarda-kalmak-icin-hicbir-seyden-geri-durmayacak-296929</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrailli muhalif lider Eisenkot: Netanyahu iktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'de yarın düzenlenecek genel seçim öncesi muhalif lider Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında uyarılarda bulunarak, "İktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak; ne yalandan ne de aşırı tedbirlerden." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrailli muhalif lider Eisenkot: Netanyahu iktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Times of Israel gazetesinin haberine göre, Yashar Partisi lideri Eisenkot, başkent Tel Aviv'deki seçim mitinginde yaptığı konuşmada, yarın yapılacak genel seçim öncesi Netanyahu taraftarlarına "başbakana verdikleri desteği geri çekmeleri" çağrısında bulunarak, İsrail'in onun liderliğinde bir dört yıl daha ayakta kalamayacağı uyarısını yaptı.</p><p>Eisenkot, Netanyahu'nun partisi Likud'un yoldan saptığını ve İsrail'in bu şekilde devam edemeyeceğini söyleyerek, "Anketleri görüyorum, verileri biliyorum ve Netanyahu'yu tanıyorum. İktidarda kalmak için hiçbir şeyden geri durmayacak; ne yalandan ne de aşırı tedbirlerden." şeklinde konuştu.</p><p>İsrail'deki Kanal 13 ve Kanal 12 televizyonlarının, 24 Ekim'de Merkez Seçim Komitesinin belirlediği seçim yasakları çerçevesinde açıkladığı son anketlere göre, Eisenkot liderliğindeki Yashar Parisi birinci sırada yer alırken, onu Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi izliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/israilli-muhalif-lider-ei-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296928</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/k9-projesi-1000-kisiye-yeni-istihdam-sunacak-296928</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[K9 Projesi, 1000 kişiye yeni istihdam sunacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[K9 Projesi, 1000 kişiye yeni istihdam sunacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor." dedi.</b></p><p>Bursa'daki TOFAŞ Fabrikası'nda düzenlenen "TOFAŞ K9 Projesi Üretim Başlangıç Töreni"nde konuşan Kacır, <b>Koç Topluluğu ve Stellantis işbirliğiyle, toplam 300 milyon dolarlık yatırımla ülke sanayisinin kalbi Bursa'da hayata geçirilen projenin otomotiv sektörüne, ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni etti.</b></p><p>Kacır, rekabetçi üretim kabiliyetine, özgün teknolojiler geliştirme yetkinliğine ve yetişmiş insan kaynağına dayanan sanayileşmenin, bir ülkenin kalkınmasının en güçlü teminatı olduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868688.jpg"/><p><b>Pek çok ülkenin sanayi altyapılarını geliştirmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve üretimdeki rekabet avantajlarını korumak için yeni adımlar atmaya başladığını aktaran Kacır, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde tesis ettiğimiz siyasi ve ekonomik istikrarla, planlı sanayileşme modelimizle, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızla ve nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımlarla ülkemizi küresel ekonomideki fırtınalara kuvvetli şekilde hazırladık. İmalat sanayii katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardık, dünyadaki payımızı ikiye katladık.&quot;</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/doblo-ve-combo-yeniden-bursaya-dondu-5-farkli-model-uretilecek-296926" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/doblo-ve-combo-yeniden-bu-668_2-41.jpg"/></div><h3>Doblo ve Combo yeniden Bursa'ya döndü: 5 farklı model üretilecek</h3></a><p>Kacır, Türkiye&#39;yi pek çok sektörde Avrupa&#39;nın ve dünyanın üretim üssü haline getirdiklerini vurgulayarak, &quot;Avrupa&#39;dan Afrika&#39;ya, Orta Doğu&#39;dan Asya&#39;ya, Amerika&#39;ya dünyanın dört bir yanında kurduğumuz yeni ticaret köprüleri ve çeşitlendirdiğimiz ihracat pazarlarıyla, 2002&#39;de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı şimdi 283 milyar dolara yükselttik. Türkiye bugün Çin&#39;den sonra Orta Avrupa&#39;ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçıdır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868733.jpg"/><p><b>- "Sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor"</b></p><p>Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı odaklarına aldıkları daha müreffeh ve daha güçlü Türkiye yolculuğunda, otomotiv sanayisinin müstesna bir yerinin olduğunu dile getiren Kacır, &quot;Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor. Emekçilerimizin ve Türkiye&#39;ye inanan, güvenen girişimcilerimizin ortak azmi ve gayretiyle sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor.&quot; diye konuştu.</p><p><b>Kacır, Türk otomotiv sanayisinin geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bir önceki yılın rekorunu tazelemesinin ve ortak çabanın yeni başarı örneklerinin her yıl ortaya konmasının kendileri için iftihar vesilesi olduğunu aktardı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868735.jpg"/><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün üretim kapasitesini artıracak, teknoloji geliştirme kabiliyetini destekleyecek uygulamaları hayata geçirdiklerini anlatan Kacır, &quot;Nitekim son 23 yılda otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1 trilyon 600 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 857 projesini yatırım teşviklerimizle destekledik.&quot; dedi.</p><p><b>Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi için kıymetli gördükleri çalışmalara, uygun koşullarda finansman sağlayan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programlarına, otomotiv sektörü oyuncuları tarafından gerçekleştirilen toplam 61,6 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 7 projeyi dahil ettiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 278 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 439 bilim insanı ve gencimize son 23 yılda 34 milyar lira kaynak sağladık. Arzumuz, Türk otomotiv sanayisini, geliştirdiği teknolojiler, mühendislik yetkinlikleri ve oluşturduğu yüksek katma değerle küresel arenada en üst lige taşıyabilmek. Bu hedefe yürürken sahip olduğumuz en önemli rekabet üstünlüklerimizden biri Avrupa&#39;da lider konumda olduğumuz ticari araç üretimidir.&quot;</p><p><b>K9 Projesi, 1000 kişiye yeni istihdam sunacak</b></p><p>TOFAŞ&#39;ın tesislerinin, ilklerin, Türk otomotiv sanayisinin önemli kilometre taşlarının adresi olduğunu vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:</p><p>"1971'de üretimine başlanan efsanevi<b> Murat 124 modeli,</b> Türkiye'de sac karoserli modern otomobil üretiminin miladı olmuştu. Geniş kitlelerin otomobile erişiminin önünü açmıştı. 2 milyonu aşan üretim, 1,5 milyona yakın ihracatla 2000'li yılların başarı hikayesinde büyük payı olan Fiat Doblo'nun 2010 yılında üretimine başlanan ve 12 yıl boyunca üretimde kalan ikinci neslinde, Tofaş mühendislerinin emekleri ve TÜBİTAK'ın da destekleriyle mühendislik geliştirme süreçleri tamamen burada TOFAŞ AR-GE Merkezi'nde sağlandı, bu da otomotiv sanayimiz için büyük bir kazanım oldu."</p><p><b>Kacır, bugün, 5 bine yakın çalışanı ve yıllık 500 bin araç üretim kapasitesiyle sanayinin öncü kuruluşları arasında yer alan TOFAŞ'ın zamanla adları adeta birer simgeye dönüşen modelleriyle milletin hafızasında ve gönlünde ayrı bir yer edindiğini belirterek, "300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 Projesi, TOFAŞ'ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. TOFAŞ'ın AR-GE birikiminden üst düzeyde yararlanılan bu projeyle, Stellantis çatısı altındaki markaların hafif ticari araçları ve yolcu taşımacılığına yönelik Combi versiyonları Bursa'daki üretim hatlarında hayat buluyor." diye konuştu.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868741.jpg"/><p>Kacır, 2000 yılında Bursa&#39;da üretim yolculuğuna başlayan Doblo&#39;nun, şimdi Stellantis ailesinin diğer modelleriyle birlikte, daha modern, daha güçlü ve daha rekabetçi bir kimlikle doğduğu topraklara yeniden döndüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p><b>"K9 Projesi, TOFAŞ'a yıllık 100 bin araçlık ilave üretim kapasitesi kazandırırken inşallah 1000 çalışma arkadaşımıza da yeni istihdam sunacak. Üretim sürecine katılan 100'e yakın yerli tedarikçi firmamız için de yeni iş fırsatları oluşturarak otomotiv sanayimizin gelişimine katkı sağlayacak. Proje kapsamında çoklu enerji platformuna uygun olarak kurulan üretim hattı, TOFAŞ'a üretim esnekliği kazandıracak. Gelecekte elektrikli hafif ticari araçların Bursa'da üretilmesinin inşallah önünü açacak."</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868739.jpg"/><p>Burada hayata geçirilen yatırım kazanımlarının, daha büyük hedefler için başlangıç noktası olacağının altını çizen Kacır, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Adeta kabuk değiştiren küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri, Türk otomotiv sanayisi için bir fırsata dönüştürmeye kararlıyız. Ülkemiz, son 23 yılda adeta sıfırdan inşa ettiği AR-GE ve inovasyon altyapısı ile köklü sanayi birikimi ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde küresel otomotiv sanayisinin geleceğine yön verecek iddiaya, iradeye ve kabiliyete sahiptir. Bakınız yeni nesil sanayi politikamızın somut örneği, elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg&#39;la milletimizin 60 yıllık milli otomobil hayalini gerçek kıldık. Halihazırda ülkemizde üretim yapan küresel otomotiv firmaları mevcut üretim altyapılarını elektrikli ve hibrit araç teknolojileriyle geliştiriyor, yeni nesil modellerin üretimine yönelik yatırımlarını ülkemizde hayata geçiriyor.&quot;</p><p><b>"300 bin aracın satıldığı Türkiye'de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor"</b></p><p>Kacır, 2002 yılından bu yana ülkeye yönelen uluslararası doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 60&#39;ının Avrupa Birliği&#39;nden geldiğini vurgulayarak, &quot;Geçtiğimiz yıl ülkemizde 1,5 milyon motorlu araç üretildi. Bu araçların yüzde 80&#39;e yakını, Avrupa Birliği&#39;nin önde gelen otomotiv üreticilerinin doğrudan yatırımlarıyla veya yerli ortaklıklarıyla faaliyet gösteren tesislerin üretim bantlarından indi. Otomotiv yan sanayimizin ihracatının yüzde 64&#39;ünü Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Otomotiv parça ve aksam ithalatımızın yüzde 56&#39;sını Avrupa Birliği&#39;nden karşılıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bakan Kacır, Türkiye&#39;nin, köklü sanayi birikimi, nitelikli insan kaynağı ve Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş üretim altyapısıyla, Avrupa Birliği&#39;nin ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü ve ekonomik dinamizmi bir arada sunacak yegane ülke olduğunu vurguladı.</p><p><b>"Küresel rakipleriyle yarışta Avrupa'nın ihtiyacı ölçek ekonomisi oluşturabilmektir." diyen Bakan Kacır, "Bunun yolu 86 milyonluk, hızlı büyüyen Türkiye ile iş birliğini artırmaktan geçer. Hatırlamakta fayda var, 2002'den bu yana Avrupa ekonomisi yılda sadece yüzde 1,4 büyürken, Türkiye'miz yüzde 5,3 büyüdü. 2000'lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye'de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor." ifadesini kullandı.</b></p><p><b>"AR-GE harcamalarımızı daha da artıracağız"</b></p><p>Kacır, her durumda Türkiye&#39;de yatırım yapan, istihdam sağlayan, üreten, ihracat gerçekleştiren müteşebbislerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>&quot;23 yılda 17 misline çıkardığımız AR-GE harcamalarımızı daha da artıracağız. Elektrikli araçlar, sürücüsüz araçlar ve paylaşım ekonomisi devrimlerine Türk otomotiv sanayisini hazırlamaya devam edeceğiz. Geleneksel bileşenlerin katma değerdeki payı azalırken, otonom ve elektrikli araç bileşenleri, yapay zeka, veri bağlantı hizmetleri ile yazılım gibi unsurların paylarının artmakta olduğunun bilinciyle sektörümüzün katma değerini yükseltecek yatırımlara güçlü teşvikler sunacağız. Yeşil dönüşümü hızlandıracak, araç filomuzun yaşını gençleştirirken emisyonları azaltacağız. Alacağımız tedbirlerle üretimi ve filomuzu daha da büyütecek, pazarımızın yılda 2 milyonu aşmasını sağlayacağız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868740.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/k9-projesi-1000-kisiye-ye-872_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296927</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hava-ve-deniz-ambulanslariyla-121-bin-832-vatandasa-saglik-hizmeti-sunuldu-296927</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hava ve deniz ambulanslarıyla 121 bin 832 vatandaşa sağlık hizmeti sunuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bugüne kadar hava ambulanslarıyla 76 bin 414, deniz ambulanslarıyla ise 45 bin 418 vatandaşa sağlık hizmeti sunduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hava ve deniz ambulanslarıyla 121 bin 832 vatandaşa sağlık hizmeti sunuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli"yle sağlığın her alanında olduğu gibi acil sağlık hizmetleri alanında da güçlü bir ivmeyle hareket ettiklerini belirtti.</p><p>3 bin 633 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu, yaklaşık 6 bin 300 kara ambulansı, 17 hava ve 6 deniz ambulansıyla her yıl 7 milyonun üzerinde vatandaşa "şifa kapısı" olduklarını ifade eden Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Bugüne kadar hava ambulanslarımızla 76 bin 414, deniz ambulanslarımızla 45 bin 418 vatandaşımıza sağlık hizmeti sunduk, hastalarımızın naklini gerçekleştirdik. Kesintisiz hizmet anlayışımızı ileri teknolojiyle güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz Elektronik Vaka Sistemi ile müdahale sürelerimizi hızlandırıyoruz. Akıllı Bileklik uygulamamızla çoklu yaralanmalarda takip süreçlerini anlık ve etkin şekilde yürütüyoruz. Yerli ve milli gururumuz GÖKBEY'i ambulans filomuza dahil ederek gücümüze güç katıyoruz. Gece gündüz demeden, zorlu şartlarda vatandaşlarımıza hizmet eden tüm acil sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum."</p><p>Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda durmadan ve duraksamadan gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/hava-ve-deniz-ambulanslar-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296926</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/doblo-ve-combo-yeniden-bursaya-dondu-5-farkli-model-uretilecek-296926</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doblo ve Combo yeniden Bursa'ya döndü: 5 farklı model üretilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'daki TOFAŞ Fabrikası'nda, 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin üretimi başladı. Fiat, Citroen, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek hafif ticari araçlarda yıllık 150 bin adetlik üretim hedefleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doblo ve Combo yeniden Bursa'ya döndü: 5 farklı model üretilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Bursa'da "TOFAŞ K9 Projesi Üretim Başlangıç Töreni" düzenlendi.</b></p><p>Bursa&#39;daki TOFAŞ Fabrikası&#39;nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır&#39;ın katılımıyla düzenlenen törende konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, TOFAŞ&#39;ın yeni üretim hattının otomotiv endüstrisine hayırlı olmasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868733.jpg"/><p><b>TOFAŞ'ın Bursa'nın tarihinde çok özel bir yerinin olduğunu dile getiren Varank, kentin AR-GE ve üretim kabiliyetlerinin tüm dünyaya buradan taşındığını söyledi.</b></p><p>Varank, Avrupa&#39;nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, &quot;Sanayi Hızlandırma Yasası&quot; ve &quot;Made in EU&quot; yaklaşımıyla net bir şekilde görebildiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868735.jpg"/><p>"Böyle bir dönemde <b>5 farklı yeni modelin burada üretilmesi </b>kararının alınması, aslında bu ülkeye, bu ülkenin insanına, üretim kabiliyetine duyulan güvenin bir göstergesi ve aynı zamanda karşılıklı kazan-kazan anlayışının somut bir göstergesi. Bu sebeple de Stellantis'in markalarının Bursa'da üretilecek olmasını çok kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bu karar otomotivin geleceğinde Türkiye'nin daha da sorumluluk üstlenecek güce ve yetkinliğe sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor."</p><p>Türkiye&#39;nin global bir yatırımcının bütün ihtiyaçlarına aynı anda cevap verebilen güçlü bir yatırım ekosistemine sahip olduğunun altını çizen Varank, Türkiye&#39;nin yatırımcı açısından uzun vadeli güvenilir bir ortak haline geldiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868738.jpg"/><p><b>Mustafa Varank, yatırımın değerini yalnızca üretilecek araç sayısıyla ölçmediklerini belirterek, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Bu üretim hattının arkasında yıllar içinde kazanılmış ve her yeni projeyle gelişen bir mühendislik gücü var. Mühendislerimizin tasarımdan ürün yerlileştirme, performans testlerinden güvenlik doğrulamalarına kadar bu işin kaptan köşkünde olması, yerli tedarikçilerimizin ürün geliştirme süreçlerine dahil olmaları bizim için gerçekten çok kıymetli. Sıfırdan komple araç geliştirme yetkinliğine sahip bu birikim, inşallah TOFAŞ&#39;ın gelecekte çok daha büyük projeleri hayata geçirmesine vesile olacaktır.&quot;</p><p><b>"K9 projesi kapsamında yıllık 150 bin üretim hedefleniyor"</b></p><p><b>Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç </b>ise geçen yıl üretimine başlanan K0 modelinden sonra K9 modelinin de banttan indirileceğini aktardı.</p><p>Koç, otomotiv sektöründeki kuralların tüm dünyada yeniden yazıldığını anlatarak, &quot;Ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim. Geçmişte pek çok zorluğun sınavından yüz akıyla geçmiş, karşılıklı güvene dayalı 56 yıllık örnek bir uluslararası ortaklık olan TOFAŞ, otomotiv sanayimizin önemli projelerini yürütmeye devam ediyor.&quot; dedi.</p><p>Ömer Koç, Stellantis&#39;in Türkiye&#39;deki tüm faaliyetlerinin 2025 itibarıyla TOFAŞ&#39;ın yönetimine devredilmesinin ve alınan ortak yatırım kararlarının, Koç Holding ve Stellantis&#39;in TOFAŞ&#39;a olan inancının en güçlü göstergesi olduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868740.jpg"/><p>Bu yıl Koç Topluluğu&#39;nun 100&#39;üncü yaşını kutladığını belirten Koç, &quot;Bir asır boyunca ülkemizin iktisadi ve toplumsal kalkınma hamlelerine katkı sunmayı milli bir vazife telakki ettik. Sanayileşmede gerçek başarıyı memleketimizin üretim ve mühendislik kapasitesine nitelik ve nicelik olarak güçlendirmekte gördük. Ülkemizin ve şirketlerimizin uluslararası alanda söz sahibi olabilmesi için en zor zamanlarda dahi yatırımlarımıza devam ettik. Bundan sonra da devam edeceğiz.&quot; dedi.</p><p><b>Koç, TOFAŞ'ın yarım asır boyunca 7,5 milyon araç üreterek hem otomotiv sanayisine hem de topluluğun tarihine damgasını vurduğunu, gelecekte de çok önemli roller üstleneceğine inandıklarını vurguladı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868741.jpg"/><p>Son 5 yılda yaptıkları yatırım miktarının 1 milyar dolara ulaştığını ifade eden Koç, &quot;Bu yatırımın yarısı AR-GE ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz Stellantis&#39;in önde gelen üretim ve AR-GE merkezleri arasındadır. Yeni model yatırımlarımıza da devam ediyoruz. Biliyorsunuz K0 başarıyla devreye alındı. K9 modelimiz de sizlerin huzuruna çıkacak. 300 milyon dolar yatırım yaptığımız K9 projesi kapsamında yıllık 150 bin üretim hedefleniyor.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Koç, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>&quot;Otomotivde uluslararası yatırım ve ticaret rekabetinin hiç olmadığı kadar kızıştığı bu dönemde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla ilerlettiğimiz ve nihayetinde devletimizin cömert destekleriyle hayata geçirilen K9 modeli, Türk otomotiv sanayisinin Avrupa&#39;daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendirecektir. TOFAŞ&#39;ın yetkinliklerini ve kapasitesini azami şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cari dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz.&quot;</p><p><b>Türkiye'ye duyulan güvenin göstergesi</b></p><p><b>Bursa Valisi Erol Ayyıldız </b>ise Bursa'nın köklü üretim ve ticaret kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868739.jpg"/><p>TOFAŞ&#39;ın yatırımları, istihdamı ve güçlü tedarikçi ekosistemiyle bu sanayi birikiminin Bursa&#39;da en önemli temsilcilerinden biri olduğunu dile getiren Ayyıldız, 1971&#39;den bu yana 7,5 milyon araç üreten TOFAŞ&#39;ın, istihdam, teknoloji ve tedarik sanayisinin gelişimine de önemli katkılar sunduğunu kaydetti.</p><p>Ayyıldız, K9 model grubunun üretimine başlanmasının Türkiye&#39;ye duyulan güvenin ve sanayinin üretim gücünün önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.</p><p><b>"Fiat Doblo ve Opel Combo modelleri, K9 projesi kapsamında yeniden Bursa'ya dönmüş oluyorlar"</b></p><p><b>TOFAŞ CEO'su Cengiz Eroldu</b> da banttan inen her aracın yeni bir başlangıç ve ayrı bir heyecan olduğunu dile getirdi.</p><p>Eroldu, 55 yıldır otomotiv sanayisine öncülük eden birçok projenin burada gerçekleştirildiğinin altını çizdi.</p><p>Türk otomotiv sanayisinin Avrupa pazarlarına yaptığı ilk seri otomobil ihracatının Tempra modeliyle bu bantlardan başladığını anımsatan Eroldu, şunları paylaştı:<br></p><p>&quot;Hafif ticari araç segmentine damga vuran Doblo modelimiz, üretim ömrü boyunca üst üste 10 yıl Türkiye&#39;de en çok tercih edilen otomobil olma başarısını gösteren gururumuz Egea hatlarımızda üretildi. Stellantis ve TOFAŞ&#39;ın Eylül 2025&#39;te imzaladığı stratejik anlaşma kapsamında, Citroen, Fiat, Opel ve Peugeot markalarımız için üreteceğimiz K9 hafif ticari araç modellerimizi bugün törenle bantlarımızdan indirmenin gururunu yaşıyoruz. 2000-2023 yılları arasında TOFAŞ&#39;ta üretilen ve uzun yıllar en çok tercih edilen hafif ticari araç olma unvanını taşıyan Fiat Doblo ve Opel Combo modelleri, K9 projesi kapsamında yeniden Bursa&#39;ya dönmüş oluyorlar.&quot;</p><p>Eroldu, K9 modelinin yaklaşık yüzde 20&#39;sinin ihraç edileceğini belirterek, &quot;Yakın zaman önce fabrikamızın kapasitesini 500 bin adede yükselttik. En önemli hedefimiz yeni projelerle bu kapasiteyi en yüksek seviyede kullanmak ve ülkemiz için daha fazla değer yaratmaktır. K9 projesinin ülkemizi Avrupa&#39;da ticari araç üretim liderliğine yeniden taşıyacak olmasından da ayrıca gurur duyuyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p><b> "Güveniniz ve ortaklığınız için teşekkür ederim"</b></p><p><b>Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan </b>ise 2000'den 2023'e kadar Doblo'nun Bursa'da üretildiğini, 600 binden fazla müşteri tarafından tercih edildiğini anımsattı</p><p>Cherfan, K9&#39;un Türkiye için anlamına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p><b>"5 model, 4 marka. Fiat Doblo, Citroen Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner. Elektrikli hafif ticari araçlar için de hazır, çoklu enerji platformu.</b> Hiçbiri Koç'la olan partnerliğimiz olmadan mümkün olmazdı. 50 yıllık bir sürede kurulan bir ortaklık bu. Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşmayla bu birlikteliği yenilemiş olduk. Stellantis'in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini Koç liderliği ve TOFAŞ'ın üretim ve mühendislik mükemmelliğiyle bir araya getiriyoruz. Bugün TOFAŞ, Stellantis'in en önemli üretim ve AR-GE merkezlerinden biri haline gelmiştir. Güveniniz ve ortaklığınız için teşekkür ederim."</p><p><b>Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba</b> da Bursa'nın sanayi hayatında yeni bir üretim döneminin başlangıcına tanıklık ettiklerini söyledi.</p><p>Konuşmaların ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve beraberindeki protokol üyeleri, banttan indirilen yeni araca binerek fabrika sahasını gezdi.</p><p>Programa, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, AK Parti Bursa milletvekilleri Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Refik Özen, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özer Matlı ile sektör temsilcileri katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42868736.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/doblo-ve-combo-yeniden-bu-668_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296925</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunan-basini-yazdi-turkiyenin-yukselisi-biz-yalnizlastiriyor-296925</link>
      <pubDate>2026-10-26T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunan basını yazdı: Türkiye'nin yükselişi biz yalnızlaştırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Savunma Sanayiinin yükselişi ve birçok ülkeyle yapılan anlaşmalar, Yunan basınında tedirginlik yaratmaya devam ediyor. Yayınlanan bir analizde, Türkiye'nin yükselen gücünün Yunanistan'da yalnız kalma endişesi yarattığı belirtildi. “Türkiye'nin kurduğu savunma ortaklıkları, manevra alanımızı gitgide kısıtlıyor” ifadesi kullanıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunan basını yazdı: Türkiye'nin yükselişi biz yalnızlaştırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin savunma alanındaki hamleleri ve kurduğu savunma ortaklıkları, Yunan basını tarafından yakından izleniyor.</p><p>Yunan Militaire haber sitesi, Türk savunma sanayiinin yükselişini analiz etti. Bu yükselişin Yunanistan'da yalnız kalma endişesi yarattığı belirtildi.</p><p>Haberde Türk savunma sanayiinin yükselişine dair birçok rakam verildi. 2025 yılında Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatının, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 48 artış gösterdiği belirtildi. Baykar, ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ gibi şirketlerin başarısı kaleme alındı.</p><p>Yunanistan için daha da büyük sorunun, Ankara'nın uluslararası iş birliklerinin coğrafi kapsamı olduğu ifade edildi.</p><p>"Kanada ve İtalya'dan, Almanya, İngiltere ve ABD'ye kadar Ankara, savunma sanayisini diplomatik nüfuz aracı haline getirerek Atina'nın manevra alanını boğucu bir şekilde kısıtlıyor" dendi.</p><p>Yunan basınındaki haberde, Ankara'nın, çevresinde giderek daha yoğun bir stratejik, ekonomik ve teknolojik çıkar ağı oluşturduğu ifade edildi.</p><p>Avrupa Birliği'nin Türkiye ile işlevsel ilişkilerini sürdürmek istediği, bu durumun da Yunanistan'da Türkiye'ye karşı destek arayışında yalnız kalma endişesi yaşattığı kaleme alındı.</p><p>AB'nin Türk savunma sanayiine artan ilgisinin Yunanistan'ı rahatsız ettiği vurgulanan haberde, Yunanistan'ın dış politika seçeneklerinin giderek daraldığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/yunan-basini-yazdi-turkiy-915_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296923</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-abd-ukrayna-arasinda-uclu-muzakere-karar-askeri-faaliyetlerin-kisitlandirilmasini-ongormuyor-296923</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya-ABD-Ukrayna arasında üçlü müzakere! "Karar askeri faaliyetlerin kısıtlandırılmasını öngörmüyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov; Rusya, ABD ve Ukrayna arasında üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması kararının askeri faaliyetlerinin kısıtlandırılmasını öngörmediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya-ABD-Ukrayna arasında üçlü müzakere! "Karar askeri faaliyetlerin kısıtlandırılmasını öngörmüyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konuları değerlendirdi.</p><p>Ukrayna'nın Herson bölgesindeki Oleşki şehrinde düzenlenecek insani operasyon nedeniyle yarından itibaren Herson yönünde geçici ateşkes kararı alındığını hatırlatan Peskov, ABD'nin bu konudaki desteğini takdir ettiklerini belirterek "Ukrayna tarafının varılan anlaşmalara uyacağını umuyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Dmitriy Peskov, benzer durumlarda diğer bölgelerde de ateşkes uygulanabileceğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/gndem-26102026cdd1a00c.jpg"/><p>Ukrayna konusunda Rusya, ABD ve Ukrayna arasında üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması kararına değinen Peskov, "Üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması kararı askeri faaliyetlerin kısıtlandırılmasını öngörmüyor." dedi.</p><p>Sözcü Peskov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin "savaşın bitirilmesi için toprak meselesinin sadece liderler düzeyinde görüşülmesi gerektiği" yönündeki açıklamasına ilişkin ise şunları söyledi:</p><p>"Tüm bu konular, çözüm sürecinde ele alınabilir. Çok sayıda detay içeren, son derece ciddi bir görüşme yakında gerçekleşecek. Bu detayları kamuoyuna açık şekilde tartışmak istemiyoruz. Çünkü bunun gelecekteki olası barış sürecine zarar vereceğini düşünüyoruz."</p><p>Peskov, Sırbistan'da dün yapılan erken genel seçimde Öğrenci Listesi'nin galip gelmesine ilişkin, yeni iktidarın Rusya ile yapıcı ilişkileri sürdüreceği umudunu paylaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/rusya-abd-ukrayna-arasind-297_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296921</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajetten-kktc-ucuslarinda-indirimli-bilet-kampanyasi-296921</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AJet'ten KKTC uçuşlarında indirimli bilet kampanyası]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AJet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) uçuşlarında vergiler hariç yüzde 30 indirimli biletleri satışa sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AJet'ten KKTC uçuşlarında indirimli bilet kampanyası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AJet'ten yapılan açıklamaya göre, yarın saat 23.59'a kadar satın alınabilecek indirimli biletler, 23 Kasım 2026-21 Ocak 2027 arasındaki (25 Aralık 2026-3 Ocak 2027 arası hariç) KKTC seyahatlerinde kullanılabilecek.</p><p>Sadece "ajet.com" ve AJet Mobil uygulaması üzerinden satışta olan indirimli biletler, "30KIBRIS" kodunu kullanarak alınabilecek.</p><p>Kampanya boyunca kabin ve uçak altı bagajı satın almak isteyen yolcular, bagaj seçimlerinde de yüzde 30 indirimden yararlanabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ajetten-kktc-ucuslarinda--869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296920</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlek-2017den-gunumuze-kadar-2-milyondan-fazla-dosyada-magdur-ile-supheli-uzlasti-296920</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 2017'den günümüze kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli uzlaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "2017 yılından günümüze kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli uzlaşmıştır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek: 2017'den günümüze kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli uzlaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'daki bir otelde düzenlenen Uzlaştırma Ödül Töreni ve Alternatif Çözümlerde 10. Yıl Sempozyumu'na Bakan Gürlek'in yanı sıra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, hukukçular ve uzlaştırmacılar katıldı.</p><p>Programın açılış konuşmasını yapan Gürlek, uyuşmazlıkların, tarafları ve toplumu tatmin edecek şekilde adil bir biçimde sonuçlandırılması ve sonuca hızlı, basit yöntemlerle, en az maliyetle ulaşılmasının hem maddi hukukun hem de yargılama hukukunun en büyük hedefleri arasında olduğunu bildirdi.</p><p>Adalet Bakanlığının, yargının görevini hakkıyla yerine getirmesi ve adaletin hızlı bir şekilde tecelli etmesi hedefi doğrultusunda kesintisiz bir çalışma yürüttüğünü belirten Gürlek, bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine büyük önem verdiklerini söyledi.</p><p>Gürlek, 2005'ten bu yana yürütülen reform çalışmalarıyla Türkiye'nin ceza mevzuatının insan odaklı yaklaşımlar dikkate alınarak yenilendiğini belirterek, ceza adalet sisteminin, hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunu vurguladı.</p><p>Sistemin başarısının yalnızca suçların soruşturulması, kovuşturulması ve yaptırıma bağlanmasıyla ölçülemeyeceğine işaret eden Gürlek, "Mağdurun korunması, adalete erişimin kolaylaştırılması, uyuşmazlıkların makul sürede sonuçlandırılması ve toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi de bu başarının ayrılmaz bir unsurudur. Geleneksel ceza yargılaması, suç iddiasının araştırılması, delillerin değerlendirilmesi ve hukuka uygun bir karar verilmesi bakımından vazgeçilmezdir." diye konuştu.</p><p>Gürlek, her uyuşmazlığın aynı yargılama sürecinden geçmesi her zaman en etkili ve en verimli çözüm olmayabileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Ceza adalet sistemimizde uzlaştırma, seri muhakeme, ön ödeme ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi kurumlar ile basit yargılama usulü, kanuni şartları dahilinde farklı çözüm imkanları sunmaktadır. Farklı hukuki amaçlara ve uygulama alanlarına sahip bu mekanizmaların ortak noktası, ceza adaletinin daha etkin işlemesine ve yargısal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkıda bulunmalarıdır. Burada altını özellikle çizmek isterim; alternatif çözüm yolları, adaletten vazgeçmek değil, adaleti uyuşmazlığın niteliğine uygun yöntemlerle, en hızlı ve en etkili şekilde gerçekleştirmektir."</p><p><strong>"ONARICI ADALET, MAĞDURUN UZLAŞMAYA ZORLANMASI ANLAMINA GELMEZ"</strong></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, alternatif çözüm yollarının en önemli boyutlarından birinin, onarıcı adalet anlayışı olduğunu bildirdi.</p><p>Ceza adaletini, yalnızca suçun işlenip işlenmediği veya hangi yaptırımın uygulanacağı üzerinden değerlendirmenin, uyuşmazlığın insani ve toplumsal boyutunu eksik bırakabileceğini aktaran Gürlek, şöyle devam etti:</p><p>"Mağdurun uğradığı zararın giderilmesi, yaşadığı mağduriyetin dikkate alınması ve kendisini doğrudan ilgilendiren süreçte söz sahibi olabilmesi de adaletin önemli unsurlarıdır. Onarıcı adalet yaklaşımı, bu ihtiyaçlara cevap vermeyi, failin davranışının sonuçlarını anlamasını, sorumluluk üstlenmesini ve mümkün olduğu ölçüde zararın giderilmesine katkıda bulunmasını amaçlar. Elbette onarıcı adalet, mağdurun uzlaşmaya zorlanması veya kamu yararının göz ardı edilmesi anlamına gelmez. Sürecin gönüllülük esasına, hukuki güvencelere ve tarafların haklarının korunmasına dayanması büyük önem taşımaktadır."</p><p><strong>"CAYDIRICILIĞI BELİRLEYEN UNSUR, YALNIZCA CEZANIN AĞIRLIĞI DEĞİL, KESİNLİĞİDİR"</strong></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, alternatif çözüm yollarında üzerinde önemle durulması gereken hususlardan birinin, cezasızlık algısına yol açıp açmadığı olduğunu bildirdi.</p><p>Alternatif çözümle cezasızlığın birbirinden farklı kavramlar olduğunu bildiren Gürlek, "Alternatif çözüm yolları, kanunun suç olarak belirlediği fiilleri önemsizleştirmez. Bu yolların hangi suçlarda, hangi koşullarla ve hangi hukuki sonuçlarla uygulanabileceği kanunla belirlenmiştir." diye konuştu.</p><p>Gürlek, uzlaştırmada üzerinde anlaşılan edimin yerine getirilmesi, diğer alternatif çözüm kurumlarında ise kanunun öngördüğü koşul ve sonuçların gerçekleşmesinin önem taşıdığına işaret ederek, "Dolayısıyla bu yolları, sorumluluktan kaçış olarak değil, kanunun izin verdiği çerçevede sorumluluğun farklı bir hukuki mekanizmayla ele alınması olarak değerlendirmeliyiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Temel yaklaşımlarının bir taraftan cezasızlık algısını önlemek, diğer taraftan da alternatif mekanizmaların sunduğu imkanlardan etkin biçimde yararlanmak olduğunu kaydeden Gürlek, "Zira ceza hukukunda caydırıcılığı belirleyen unsur, yalnızca cezanın ağırlığı değil, kesinliği ve çabukluğudur. Adalete duyulan güven de hukukun doğru, ölçülü ve öngörülebilir biçimde uygulanmasıyla güçlenir." görüşünü paylaştı.</p><p>Gürlek, alternatif çözüm mekanizmalarının, uygun uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını ve ceza yargılamasındaki iş yükünün dengelenmesini sağlamayı amaçladığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Kanuni koşulları taşıyan dosyaların bu mekanizmalarla sonuçlandırılması, mahkemelerin daha kapsamlı delil değerlendirmesi gerektiren, daha ağır veya karmaşık suçlara ilişkin yargılamalara yeterli zaman ayırabilmesine imkan vermektedir. Uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesi, vatandaşımızın duruşmaya katılmak için işinden izin alma, yol masrafına katlanma ve yaşadığı olayı yeniden anlatma yükünü de azaltmaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca dosya sayısının azaltılması değildir. Aynı zamanda yargısal kaynakların doğru yerde kullanılmasını, iş süreçlerinin iyileştirilmesini ve adalet hizmetlerinin niteliğinin artırılmasını hedefler. Ceza hukukunda alternatif çözüm yollarından biri olan uzlaştırma, esasında toplumumuzun kültür ve geleneğinde öteden beri var olan, onarıcı adalet anlayışını yansıtan bir sistemdir."</p><p><strong>30 BİNDEN FAZLA UZLAŞTIRMACI GÖREV YAPIYOR</strong></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, ilk kez 2005'te ceza adalet sistemine dahil edilen uzlaştırmanın, aralık 2016'daki köklü değişikliklerle büyük bir ivme kazandığını bildirdi.</p><p>Yapılan düzenlemelerle uzlaştırmanın ceza yargılamasının yükünü hafifleten, çözümün taraflarca bulunmasını sağlayan etkin bir kurum haline geldiğini aktaran Gürlek, uzlaştırma sürecinde tarafların, mağdurun zararının giderilmesinin yanı sıra sosyal dayanışma örneği olan edimler üzerinde de anlaştıklarını ifade etti.</p><p>Gürlek, uzlaştırmacı siciline kayıtlı 30 bini aşkın uzlaştırmacının görev yaptığını belirterek, "2017 yılından günümüze kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli uzlaşmıştır. Diğer alternatif çözüm yöntemlerinde de büyük bir başarıya ulaşılmış, seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulleriyle çok sayıda dosya sonuçlandırılmıştır. 2025 yılında alternatif çözüm yöntemleri sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 oranında azalma göstermiştir." bilgisini verdi.</p><p>Asıl hedeflerinin yargının iş yükünü yönetilebilir kılmak ve adalet hizmetinin kalitesini de yükseltmek olduğunu kaydeden Gürlek, "Alternatif çözüm yollarından beklenen faydanın artırılması için uygulamanın geliştirilmesi, kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve karşılaşılan sorunların düzenli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir." diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, Türkiye Yüzyılı'na giden yolda "Adaletin Yüzyılı"nı inşa ederken tüm ekip arkadaşlarıyla gayretle çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Gürlek, "Adalet hizmetleri sistemimizin asli görevinin aziz vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermek olduğu bilinciyle kararlılıkla hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Konuşmanın ardından uzlaştırmada 2025'te en başarılı performans gösteren 33 Cumhuriyet başsavcılığının temsilcisiyle en başarılı 10 uzlaştırmacıya plaket ve ödülleri takdim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bakan-gurlek-2017den-gunu-447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-savunma-bakani-guler-kktc-basbakani-ustel-ile-gorustu-296919</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler, KKTC Başbakanı Üstel ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler, KKTC Başbakanı Üstel ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Milli Savunma Bakanlığının (MSB), NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel ile Milli Savunma Bakanlığında bir araya geldi." ifadesi kullanıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/1-261020263f09ac52.jpg"/><p>Paylaşımda, görüşmeye ilişkin fotoğraflara da yer verildi.</p><section></section>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/milli-savunma-bakani-gule-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ulusal-staj-programina-basvurular-basladi-296918</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ulusal Staj Programı'na başvurular başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulusal Staj Programı'na başvuruların bugün itibarıyla başladığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ulusal Staj Programı'na başvurular başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, NSosyal hesabından, "Sevgili gençler, sizin için güzel bir haberimiz var" başlığıyla yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanlığı himayelerinde uyguladığımız Ulusal Staj Programı'na başvurular bugün itibarıyla başladı. Kamu kurumlarında ve özel sektörde staj fırsatlarını yakalayabilir, deneyim elde ederek kariyer hayatınızı şekillendirebilirsiniz." ifadelerini kullandı.</p><p>Programa ilişkin hazırlanan internet sitesinde, Ulusal Staj Programı'nın, genç insan kaynağının kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarınca sağlanan kariyer olanaklarından faydalanmasını sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanlığının himayesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının destekleriyle ve Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) koordinasyonunda yürütülen erken dönem kariyer programı olma özelliğini taşıdığı bildirildi.</p><p>Program aracılığıyla gençlerin istihdam edilebilirliklerinin artırılması, kariyer olanaklarına erişimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve bu imkanların tüm üniversite bölümlerine yaygınlaştırılmasının hedeflendiği aktarılan sitede, şu bilgilere yer verildi:</p><p>"Ulusal Staj Programı'na başvuru yapan öğrenciler akademik performansları, becerilerini geliştirmeye yönelik faaliyetleri ve genel başarıları göz önünde bulundurularak akademik/mesleki, sanatsal/sosyal ve sportif yeterlilik puanlarını baz alan şeffaf ve yenilikçi bir yöntem ile değerlendirilmektedir. İşverenler staj tekliflerini, başvuru yapan öğrencilerin kimlik ve üniversite bilgilerini görmeksizin söz konusu yeterlilik alanlarında (akademik/mesleki, sanatsal/sosyal ve sportif) aldıkları puanları esas alarak objektif bir şekilde iletmektedir. Yurt içindeki başarısının yanı sıra yurt dışında da beğeni ile takip edilen ve OECD tarafından örnek uygulama olarak gösterilen Program, pek çok gence iş hayatını henüz öğrenciyken deneyimleme ve erken dönem kariyer farkındalığı kazanma imkanı tanımaktadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/ulusal-staj-programina-ba-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296917</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-santiye-calismalari-basladi-296917</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzon Yeni Havalimanı Projesi'nde şantiye çalışmaları başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Yeni Havalimanı Projesi'nde şantiye çalışmalarının başladığını belirterek, "Yeni havalimanımızın altyapısı için denize 100 milyon ton dolgu yapacağız." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzon Yeni Havalimanı Projesi'nde şantiye çalışmaları başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Trabzon Yeni Havalimanı Projesi kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p><p>Trabzon Yeni Havalimanı'nın, Türkiye'nin deniz üzerine inşa edilecek üçüncü havalimanı olacağını vurgulayan Uraloğlu, projede altyapı için şantiye kurulum çalışmalarına başlandığını bildirdi.</p><p>Bakan Uraloğlu, Trabzon'un artan yolcu ve yük trafiğini karşılamak amacıyla bu çalışmalara başladıklarına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Mevcut havalimanımızın 2 bin 640 metre uzunluğundaki tek pisti ve tesisleri, artan yolcu ve yük trafiğinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu nedenle Trabzon'a daha yüksek kapasiteli, modern ve uluslararası standartlara uygun yeni bir havalimanı kazandıracağız. Yeni havalimanımızın altyapısı için denize 100 milyon ton dolgu yapacağız. Dolgu alanını deniz etkilerinden korumak amacıyla 6 bin metre uzunluğunda koruyucu mendirek inşa edeceğiz. Böylece yeni havalimanımızın pist, taksi yolu ve apron alanları için gerekli altyapıyı oluşturacağız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/1-2610202665e4da86.jpg"/><p><strong>"TRABZON'UN HAVA ULAŞIMI İHTİYACINA UZUN VADELİ ÇÖZÜM"</strong></p><p>Uraloğlu, Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanlarının ardından Türkiye'nin deniz üzerine inşa edilen üçüncü havalimanını Trabzon'da hayata geçireceklerini belirterek, yeni havalimanında 3 bin metre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde pist inşa edeceklerini, piste paralel olarak yine 3 bin metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde taksi yolu oluşturacaklarını, ayrıca 1370 metre uzunluğunda, 155 metre genişliğinde apronla 400 metre uzunluğunda, 120 metre genişliğinde emniyet apronu yapacaklarını aktardı.</p><p>Yeni pist ve apron alanlarıyla Trabzon'un hava ulaşım altyapısını güçlendireceklerini, yolcu ve yük taşımacılığı operasyonlarının daha emniyetli ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacaklarını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Yeni havalimanında yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli, 110 bin metrekare büyüklüğünde yeni terminal binası yapacağız. Bunun yanı sıra toplam 65 bin metrekarelik teknik blok, hava trafik kontrol kulesi ve destek binalarını da hayata geçireceğiz. Yeni havalimanımızla Trabzon'un artan hava ulaşımı ihtiyacına uzun vadeli çözüm sunacağız."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/trabzon-yeni-havalimani-p-503_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/25-ulkeye-250-gonullu-iyilik-sinir-tanimiyor-turkiyenin-gencleri-istanbul-medeniyet-universitesinde-296916</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[25 ülkeye 250 gönüllü: iyilik sınır tanımıyor... Türkiye'nin Gençleri İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası Genç Derneği; TİKA, YTB ve Türkiye Ulusal Ajansı iş birliğiyle yürütülen küresel projelerin lansmanı niteliğindeki “Türkiye'nin Gençleri Kürenin Öncüleri” faaliyetini 27 Ekim Salı günü İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde gerçekleştiriyor. Yaklaşık 5.000 gencin buluşacağı Gençlik Şöleni'nde 250 gönüllü dünyayı değiştiren deneyimlerini paylaşıyor; çekilişle 5 katılımcı genç gidiş-dönüş yurt dışı uçak bileti kazanıyor!]]></description>
      <subtitle><![CDATA[25 ülkeye 250 gönüllü: iyilik sınır tanımıyor... Türkiye'nin Gençleri İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurulduğu günden bu yana gençliğin enerjisini, dinamizmini ve medeniyet vizyonunu küresel bir iyilik hareketine dönüştüren Uluslararası Genç Derneği, Türkiye'deki gençlerin umudunu, neşesini ve hedeflerini sınırların ötesine taşımaya devam ediyor. Gençlerin potansiyelini harekete geçirerek onları sadece yarının değil, bugünün de mimarı kılmayı hedefleyen GENÇ Derneği; eğitimden kültüre, uluslararası gönüllülük projelerinden akademilere kadar geniş bir yelpazede ilham veren çalışmalara öncülük ediyor.</p><p><b>KÜRENİN ÖNCÜLERİ İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ'NDE!</b></p><p>"Dünya Bizi Bekliyor" sloganıyla yola çıkan Uluslararası Genç Derneği, Türkiye'nin merhamet, adalet ve umut taşıyan gençlik neşesini, küresel ölçekte sürdürülebilir bir değişim ve kardeşlik dalgasıyla taçlandırmaya devam ediyor.</p><p>Gençlerin hayallerini uluslararası deneyimlerle buluşturan Genç Derneği, gönüllülük çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla "Türkiye'nin Gençleri Kürenin Öncüleri" programını hayata geçiriyor. 27 Ekim Salı günü saat 11.00&#8211;18.00 arasında İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde gerçekleştirilecek program, Türkiye'deki gençlerin dünyaya açılan kapısı olmayı hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/whatsappimage2026102-2610202687d6c09b.jpg"/><p><b>25 ÜLKEYE 250 GENÇ GÖNÜLLÜ</b></p><p>Uluslararası Genç Derneği'nin yıl boyunca yürüttüğü programlar kapsamında 250 Genç Gönüllü, Balkanlar'dan Afrika'ya, Asya'dan Ortadoğu'ya kadar 25 farklı ülkeye giderek insani yardım, eğitim, kültür ve gönüllülük çalışmalarında aktif rol aldı. Türkiye'deki gençlerin bilgi birikimini, neşesini ve enerjisini dünya halklarıyla buluşturan genç liderler, küresel barış ve dayanışmaya somut katkılar sundu.</p><p><b>5 GENCE YURT DIŞI UÇAK BİLETİ HEDİYE!</b></p><p>Gençlik Şöleni kapsamında yaklaşık 5 bin gencin bir araya gelmesi bekleniyor. İlham veren "Sınır Tanımayan Konuşmalar", kültür stantları, fotoğraf sergileri ve atölyelerle dolu program büyük coşkuya sahne olacak. Etkinlikte gençleri heyecan verici bir sürpriz de bekliyor: Yapılacak özel çekilişle 5 genç, gidiş-dönüş yurt dışı uçak bileti ile ödüllendirilerek hayallerindeki deneyime adım atacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/whatsappimage2026102-2610202632342a3a.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/25-ulkeye-250-gonullu-iyi-836_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yarin-sabahtan-itibaren-her-sey-degisiyor-siddetli-yagis-geliyor-296915</link>
      <pubDate>2026-10-26T13:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yarın sabahtan itibaren her şey değişiyor: Şiddetli yağış geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin kuzeybatı kesimlerinde yarın sabah saatlerinden itibaren etkili olacak gök gürültülü sağanak yağış konusunda vatandaşları uyardı. Ani sel, su baskını ve kuvvetli rüzgar riskine karşı dikkatli olunması çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yarın sabahtan itibaren her şey değişiyor: Şiddetli yağış geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun kuzeybatı bölgelerinde yarın günün ilk saatlerinden itibaren başlaması beklenen gök gürültülü sağanak yağış için önemli bir uyarı yayımladı. Yapılan açıklamaya göre Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale çevrelerinde kuvvetli yağış bekleniyor. Özellikle bazı il ve ilçelerde sağanak yağışın çok kuvvetli, hatta yer yer şiddetli düzeye ulaşması öngörülüyor. Vatandaşlar ani sel, su baskını ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı tedbirli olmaya davet edildi.</p><p><b>METEOROLOJİ 7 İLİ TEK TEK SIRALADI: HANGİ BÖLGELER RİSK ALTINDA?</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün paylaştığı detaylı analize göre gök gürültülü sağanak yağış yarın sabah erken saatlerden itibaren kuzeybatı kesimlerden ülkeye giriş yapacak. Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale il merkezleri ile çevre ilçelerinde kuvvetli sağanak yağış yaşanacağı tahmin ediliyor. Ancak bazı bölgelerde yağışın çok daha etkili olacağı belirtildi. İstanbul'un kuzey kesimleri, Bursa'nın kuzey ve batı bölgeleri, Çanakkale'nin doğu kısımları ile İzmir'in kuzey kesimlerinde sağanak yağışın çok kuvvetli seviyeye çıkacağı öngörülüyor. Bunun yanı sıra Balıkesir'in kuzey ve batı ilçelerinde yağışın çok kuvvetli, yer yer şiddetli düzeye ulaşması bekleniyor. Bu durum özellikle kırsal alanlar ve alçak kotlu yerleşim yerleri için ciddi bir risk oluşturuyor. Sağanak yağışın gece saatlerine doğru yavaş yavaş etkisini yitireceği ve hava koşullarının normale döneceği tahmin ediliyor.</p><p><b>ANİ SEL VE SU BASKINI RİSKİ: VATANDAŞLARA KRİTİK UYARI</b></p><p>Meteoroloji yetkilileri, beklenen gök gürültülü sağanak yağışın beraberinde birçok olumsuz durumu da getireceğini vurguladı. Ani sel ve su baskını başta olmak üzere yıldırım düşmesi, yağış anında ortaya çıkabilecek kuvvetli rüzgar ve ulaşımda yaşanması muhtemel aksamalar konusunda vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği ifade edildi. Özellikle dere yatakları, alt geçitler ve su taşkınına açık bölgelerde bulunan vatandaşların gerekli önlemleri alması büyük önem taşıyor. Sürücülerin de sağanak yağış sırasında görüş mesafesinin düşeceğini göz önünde bulundurarak hız limitlerini aşmaması ve ani fren yapmaktan kaçınması öneriliyor. Yerel yönetimler ve AFAD birimleri olası olumsuz senaryolara karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Vatandaşların Meteoroloji Genel Müdürlüğünün güncel uyarılarını takip etmesi ve gerekmedikçe dışarı çıkmaması tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/yarin-sabahtan-itibaren-h-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuantum-fiziginde-cigir-acan-kesif-fizikciler-zamanin-geriye-akabilecegi-bir-qubit-insa-etti-296911</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuantum fiziğinde çığır açan keşif! Fizikçiler zamanın geriye akabileceği bir qubit inşa etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kore Üniversitesi'nden fizikçi Tai Hyun Yoon ve ekibi, kuantum alanında zamanın yönünü manipüle edebilen bir 'zaman qubiti' konseptinin deneysel kanıtlarını sundu. Bu çalışma, kuantum bilgisayarlarda devrim yaratabilecek yeni bir bilgi işleme biçiminin kapısını aralayabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuantum fiziğinde çığır açan keşif! Fizikçiler zamanın geriye akabileceği bir qubit inşa etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kore Üniversitesi'nden fizikçi Tai Hyun Yoon liderliğindeki ekip, kuantum mekaniğinde zamanın yönünü değiştirme potansiyeli taşıyan yeni bir 'zaman qubiti' konseptini deneysel olarak kanıtladı. 2018 yılında farklı bir amaçla yapılan deneylerin verilerini yeniden inceleyen araştırmacılar, istemeden de olsa kuantum evriminin yönünü manipüle edebilen bir qubit inşa ettiklerini tespit etti. Zaman qubiti kavramı, klasik fizik yasalarının ötesine geçerek, bir kuantum sisteminin aynı anda iki zıt zamansal yönde evrimleşebileceğini öngörüyor. Bu gelişme, özellikle kuantum bilgisayarlarının geleceği için büyük önem taşıyor ve bilgi işlemede yeni ufuklar açabileceği düşünülüyor.</p><h3>Tai Hyun Yoon: 'Zaman qubiti' teorisi eski deneylerle desteklendi</h3><p>Tai Hyun Yoon'un öne sürdüğü zaman qubiti teorisi, ilk kez Tel Aviv Üniversitesi'nden Yakov Bloch'un 2025 yılında arXiv platformunda yayımlanan ön baskı makalesinde ortaya atıldı. Bloch'un tanımladığı zaman qubiti, bir kuantum sisteminin aynı anda hem ileri hem de geri yönde evrimleşebilmesini temel alıyor. Yoon ise, 2018 yılında bambaşka bir amaçla yürüttükleri bir deneyi tekrar analiz ederek, bu teorinin pratikte de mümkün olabileceğini gösterdi. Yoon ve ekibi, deneylerde kullandıkları dolanık foton çiftleri ve kristal kaynakları sayesinde, kuantum evriminin yönünü ışığın fazını değiştirerek kontrol edebildiklerini gözlemledi. Fazı yarım döngü kadar kaydırmak, kuantum etkileşiminin tersine çevrilmesini sağladı. Bu durum, zaman qubitinin deneysel olarak uygulanabildiğini gösteren önemli bir kanıt olarak öne çıktı.</p><h3>Koreli fizikçilerden kuantumda zamanın yönüne müdahale</h3><p>Kore Üniversitesi'nden araştırmacılar, kuantum mekaniğinde zamanın yönünü manipüle etmenin yolunu, dolanık doğrusal olmayan bipoton kaynağı (ENBS) girişimometrisiyle buldu. İki farklı kristalden gelen foton çiftleriyle gerçekleştirilen bu deneylerde, kuantum etkileşiminin yönü, kullanılan ışığın fazı değiştirilerek ayarlandı. Hamiltonyen adı verilen matematiksel tanımın işaretinin tersine çevrilmesiyle, sistemin zamanın geriye doğru akıyormuş gibi evrimleşmesi sağlandı. Yoon'un yöntemi, tüm Hamiltonyen'i değil, sadece etkileşimi yöneten kısmı tersine çevirerek iki zıt kuantum evrimi yönü oluşturdu. Ancak bu iki zıt yönün kendiliğinden bir zaman qubiti oluşturması için süperpozisyon gerekliliği de ortaya çıktı. Paylaşılan koherent lazer ışığı sayesinde, hangi kristalin fotonu ürettiği bilgisi bastırıldı ve iki zıt kuantum evriminin girişim yapmasına olanak sağlandı. Bu teknik, tek bir fotonda hem iki farklı yolun hem de iki zıt kuantum evrimi yönünün kodlanmasını mümkün kıldı.</p><h3>Zaman qubiti kavramı kuantum hesaplamada devrim yaratabilir</h3><p>Yoon'un yaptığı analizler sonucunda, eski deneylerden elde edilen verilerin zaman qubiti teorisini desteklediği anlaşıldı. Araştırma ekibi, daha önce topladıkları verileri yeni teori ışığında yeniden değerlendirdi ve cihazın tek foton zaman qubitinin bir uygulaması olarak çalıştığını gösterdi. Her ne kadar bu deneyler doğrudan zaman qubiti araştırması için tasarlanmamış olsa da, ortaya çıkan sonuçlar kavramın pratikte uygulanabilirliğini ortaya koydu. Yoon, daha kontrollü ve özel olarak tasarlanmış deneylerle, teorinin öngördüğü tüm kuantum işlemlerin test edilebileceğini vurguladı. Zaman qubiti, kuantum bilgisayarlarda hata toleransını artıracak yeni hata düzeltme yöntemlerinin geliştirilmesine, yüksek boyutlu kuantum bilgi işleme tekniklerinin uygulanmasına ve relativistik kuantum dedektör dinamiklerinin masaüstü ortamda simüle edilmesine olanak tanıyabilir. Bu gelişmelerin, kuantum teknolojilerinde çığır açıcı yeniliklerin önünü açması bekleniyor.</p><h3>Kuantum teknolojilerinde yeni bir çağ: Zaman qubitiyle ilgili gelecek beklentileri</h3><p>Koreli fizikçilerin zaman qubitiyle ilgili elde ettiği bulgular, kuantum hesaplama ve bilgi işleme alanında devrim niteliğinde bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Zaman qubiti sayesinde, kuantum sistemlerinin evrimi daha hassas bir şekilde kontrol edilebilecek ve kuantum bilgisayarların hata oranları önemli ölçüde azaltılabilecek. Ayrıca, bu teknolojinin gelişmesiyle birlikte, kuantum iletişim ve güvenlik uygulamalarında da yeni standartlar oluşabilir. Yoon'un önerdiği gibi, zaman qubiti ile donanım yerel Gottesman-Kitaev-Preskill (TF-GKP) bosonik ızgara durumlarının birleştirilmesi, hata toleranslı kuantum bilgi işleme ve yüksek boyutlu qudit işleme gibi alanlarda önemli ilerlemeler sağlayabilir. Kore Üniversitesi'nde yürütülen bu öncü çalışmalar, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı ve zaman qubiti araştırmalarının önümüzdeki yıllarda daha da hız kazanacağı öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kuantum-fiziginde-cigir-a-930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/oxford-universitesinden-kan-basinci-ilaci-uyarisi-tedaviye-ara-olum-riskini-artiriyor-296910</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Oxford Üniversitesi'nden tansiyon ilacı uyarısı: Tedaviye ara ölüm riskini artırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Oxford Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve 91 binden fazla kişinin verilerinin analiz edildiği araştırma, tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmayan hipertansiyon hastalarının kalp krizi ve inme riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Araştırmacılar, ilaç uyumunun hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Oxford Üniversitesi'nden tansiyon ilacı uyarısı: Tedaviye ara ölüm riskini artırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oxford Üniversitesi'nin liderliğinde uluslararası bilim insanları tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, tansiyon ilaçlarını düzensiz kullanan hipertansiyon hastalarının kalp krizi ve inme gibi ölümcül kardiyovasküler olaylara karşı korumasını büyük ölçüde kaybettiğini gösterdi. 91 binden fazla yetişkinin verilerinin incelendiği çalışmada, ilaçlarını reçeteye uygun şekilde alan hastalarda kalp krizi ve inme riskinin yüzde 11 oranında azaldığı saptandı. Buna karşılık, ilacını sıklıkla atlayan hastalarda ise bu koruyucu etkinin neredeyse tamamen ortadan kalktığı bildirildi. Sonuçlar, 2026 Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi'nde kamuoyuyla paylaşıldı.</p><h3>Oxford Üniversitesi: İlaç uyumu kalp krizi riskini düşürüyor</h3><p>Oxford Üniversitesi'nden Bayan Qianqian Yang ve ekibi tarafından yürütülen araştırmada, hipertansiyon tedavisinde tansiyon ilaçlarının düzenli kullanımının hayati öneme sahip olduğu vurgulandı. Bilim insanları, 30-79 yaş arasında yaklaşık 1.4 milyar kişinin yüksek tansiyon problemi yaşadığına dikkat çekti. Hipertansiyonun, dünya genelinde hastalık ve ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olduğu hatırlatıldı. Araştırmada, antihipertansif ilaçların kardiyovasküler komplikasyon riskini azalttığı uzun süredir bilinse de, hastaların neredeyse yarısının bu ilaçları önerilen şekilde kullanmadığı belirtildi. Yang, "Antihipertansif ilaçlara uyumsuzluğun daha kötü sonuçlarla ilişkili olduğuna dair elimizde güçlü kanıtlar var" diyerek, randomize deneme verilerinin analiz edildiğini ve ilaç uyumunun gerçek etkisinin bu sayede net biçimde ortaya çıktığını ifade etti. Araştırmacılar, dokuz farklı klinik denemede 91.339 katılımcının bireysel verilerini ayrıntılı şekilde inceledi. Katılımcılar, ilaçlarını reçeteye uygun şekilde alıp almadıklarına göre iki gruba ayrıldı: En az yüzde 80 oranında ilaç kullananlar yüksek uyumlu, bu oranın altında kalanlar ise düşük uyumlu olarak sınıflandırıldı. Bulgular, düzenli ilaç kullanımının kardiyovasküler olaylara karşı koruyucu etkisinin belirgin şekilde arttığını gösterdi.</p><h3>ESC Kongresi'nde sunulan veriler: İlaçlarını atlayanlar risk altında</h3><p>Çalışmanın dikkat çekici bir diğer sonucu ise zaman içinde ilaç uyumunun azalması oldu. Klinik denemelerin düzenli takibi ve yapılandırılmış ortamlarına rağmen, hastaların ilaçlarını düzenli alma oranı ilk yıl yüzde 88 iken, beşinci yılda bu oran yüzde 79'a düştü. Araştırmacılar, ilaç uyumundaki bu düşüşün tansiyonun kontrolünü de olumsuz etkilediğini vurguladı. Yüksek uyumlu hastalarda sistolik tansiyon, karşılaştırma grubuna göre ortalama 5.2 mmHg daha düşük ölçüldü. Düşük uyumlu hastalarda ise bu fark yalnızca 3.0 mmHg ile sınırlı kaldı. Bu fark, kalp krizi, inme, iskemik kalp hastalığı ve kalp yetmezliği gibi ciddi kardiyovasküler olaylara karşı koruma üzerinde de etkili oldu. Yüksek uyumlu hastalarda, büyük kardiyovasküler olayların görülme oranı yüzde 11 daha düşük çıktı. Düşük uyumlu grupta ise istatistiksel olarak anlamlı bir azalma saptanmadı. Bayan Yang, "Sonuçlarımız, ilaçlarını düzenli almayan hastalarda tedavinin koruyucu etkisinin kaybolduğunu gösteriyor" diyerek, ilaç uyumunun hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekti.</p><h3>Uzmanlardan hipertansiyon hastalarına: İlaç uyumu hayat kurtarıyor</h3><p>Araştırmacılar, hipertansiyon tedavisinde ilaç uyumunun artırılması için sağlık politikalarında öncelik verilmesi gerektiğini belirtti. İlaç uyumunun düzenli olarak değerlendirilmesi, hastaların tedaviye bağlı kalmalarını kolaylaştıracak pratik stratejilerin geliştirilmesi ve hasta eğitimine önem verilmesi önerildi. Bilim insanları, tedavi takvimlerinin basitleştirilmesi, birden fazla ilacın tek bir hapta birleştirilmesi ve uzun etkili ilaçların reçete edilmesinin ilaç uyumunu artırabileceğini aktardı. ESC İletişim Komitesi Başkanı Profesör Felix Mahfoud ise, "Yıllardır ilaç uyumsuzluğunu kontrolsüz hipertansiyonun ana nedeni olarak yeterince dikkate almadık. Uyumun değerlendirilmesi hipertansiyon bakımının rutin bir parçası olmalı" ifadelerini kullandı. Mahfoud, sağlık çalışanlarının hastalarıyla açık ve yargılayıcı olmayan bir iletişim kurmasının, ilaç uyumunu artırmada etkili olacağına inandığını belirtti. Araştırmacılar, yüksek tansiyon hastalarının hayat kurtarıcı korumadan mahrum kalmaması için ilaçlarını düzenli almaları gerektiğini bir kez daha vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/oxford-universitesinden-k-172_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kemoterapinin-sonu-mu-geldi-kanser-hucrelerini-icten-patlatan-o-yontem-resmen-aciklandi-296909</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kemoterapinin sonu mu geldi? Kanser hücrelerini içten patlatan o yöntem resmen açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da RIKEN Öncü Araştırma Enstitüsü bilim insanları, kanser hücrelerinin doğal olarak ürettiği karbon monoksiti kullanarak, hücrelerin içinde doğrudan ilaç sentezleyen yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Bu yaklaşım, kanser tedavisinde hedefe yönelik ve sağlıklı dokuları koruyan yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kemoterapinin sonu mu geldi? Kanser hücrelerini içten patlatan o yöntem resmen açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da RIKEN Öncü Araştırma Enstitüsü'nden bir araştırma ekibi, kanser hücrelerinin kendi kimyasal yan ürünlerini kullanarak hücre içinde doğrudan ilaç üretimini sağlayan deneysel bir tedavi yöntemi geliştirdi. Bu yenilikçi strateji, kanser hücrelerinin yüksek miktarda ürettiği karbon monoksiti hedef alarak, yalnızca tümörlü hücrelerde ilaç bileşenlerinin sentezlenmesini mümkün kılıyor. Araştırma, Nature Communications dergisinde yayımlandı ve geleneksel kemoterapinin ötesinde, sağlıklı hücrelere zarar vermeyen yeni bir tedavi yaklaşımı olarak dikkat çekti.</p><h3>RIKEN ekibinden karbon monoksit odaklı tedavi hamlesi</h3><p>RIKEN Öncü Araştırma Enstitüsü'nde görevli bilim insanları, kanser hücrelerinin doğal metabolizmasında ortaya çıkan karbon monoksiti tedavinin anahtarı olarak kullanıyor. Araştırma ekibi, karbon monoksidin, özellikle bazı tümörlerde normalin çok üzerinde üretildiğini belirledi. Bu kimyasal farkı değerlendiren ekip, karbon monoksidi, paladyum içeren özel organometalik bileşikler yardımıyla fenantridinon adı verilen toksik bir moleküle dönüştürdü. Bu molekül, kanser hücreleri için ölümcül etki gösterirken, sağlıklı hücrelere zarar vermiyor. Deneylerde, insan karaciğer, serviks, meme ve akciğer kanseri hücre hatları ile kanserli olmayan hücreler karşılaştırıldı. Sonuçlar, yalnızca kanser hücrelerinde fenantridinon üretildiğini ve bu hücrelerin seçici olarak hedef alındığını ortaya koydu. Bu bulgular, karbon monoksit temelli tedavinin hedefe yönelik hassasiyetini ortaya çıkarıyor.</p><h3>Albümin kaplama ile paladyum katalizörüne koruma</h3><p>Araştırmada karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, paladyum katalizörünün hücrelerde doğal olarak bulunan glutatyon gibi maddeler tarafından hızla devre dışı bırakılması oldu. Bu sorunun üstesinden gelmek için ekip, paladyum katalizörünü insan kanında bolca bulunan albümin proteiniyle kapladı. Albümin, katalizörü zararlı moleküllerden koruyarak, kimyasal reaksiyonun hücre içinde güvenle gerçekleşmesini sağladı. Bu sayede, ilaç üretimi sadece kanser hücresinin içinde ve doğru koşullar oluştuğunda başladı. Deneylerde, albümin kaplı kompleksin kan dolaşımında güvenle taşındığı, hücre içine girdikten sonra ise aktif kaldığı gözlemlendi. Bu yöntem, karbon monoksitin yalnızca kanserli hücrelerde ilaç üretimini tetiklemesini sağladı ve sağlıklı dokulara zarar riskini minimize etti.</p><h3>Karbon monoksit ile seçici ilaç sentezi: Kanser hücrelerinde başarı</h3><p>48 saat süren laboratuvar testlerinde, dört farklı kanser hücre hattında fenantridinon sentezi başarıyla gerçekleşti. Kanserli olmayan hücrelerde ise bu bileşiğe rastlanmadı. Araştırmacılar, bu seçiciliğin doğrudan kanser hücrelerinin ürettiği karbon monoksitten kaynaklandığını vurguladı. Ayrıca, sistemi daha da geliştirerek sentezlenen ilacın taşıyıcıdan ayrılıp hücre içinde serbestçe hareket etmesini sağladılar. Bu modifikasyon, özellikle karaciğer kanseri hücrelerinde yüksek toksisiteye yol açan fenantridinon türevlerinin üretimini mümkün kıldı. Sonuçlar, karbon monoksit temelli yaklaşımın yalnızca hastalıklı hücrelerde toksik bileşikler oluşturarak kanserle mücadelede seçici ve etkili bir yol sunduğunu gösterdi.</p><h3>Kan dolaşımındaki karbon monoksit tedaviye engel olmadı</h3><p>Araştırma sırasında, kan dolaşımında doğal olarak bulunan karbon monoksitin sistem üzerinde istenmeyen bir etki yaratıp yaratmayacağı da incelendi. Kan testlerinde, toksik bileşiğin kan dolaşımında tespit edilebilir seviyede oluşmadığı görüldü. Bilim insanları, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobinin karbon monoksitle bağlanarak bu gazı reaksiyondan izole ettiğini belirtti. Böylece, karbon monoksit temelli tedavinin yalnızca tümör bölgesinde aktifleştiği ve sistemik yan etki riskinin düşük olduğu ortaya kondu. Bu önemli bulgu, yöntemin güvenliği açısından umut verici bir gösterge olarak öne çıktı.</p><h3>Tanaka: 'Hedefe yönelik kanser tedavisinde yeni bir dönem'</h3><p>Çalışmanın başındaki isim Katsunori Tanaka, yeni stratejinin kanser tedavisinde çığır açabileceğini ifade etti. Tanaka, tamamlanmış bir ilacı doğrudan vücuda vermek yerine, hastalıklı hücrelerin içinde yalnızca uygun koşullarda toksik hale gelen kimyasal öncüller sunmanın, sağlıklı dokuların korunmasını sağladığını vurguladı. Bu yaklaşımda, vücutta doğal olarak bulunan veya hastalık esnasında üretilen moleküller, doğrudan hastalıklı bölgede ilaç üretimi için kullanılıyor. Tanaka, "Bu çalışma, terapötik in vivo sentetik kimyada önemli bir ilerleme sunuyor. Hedefimiz, kanserle mücadelede daha seçici, etkili ve güvenli tedavi yöntemleri geliştirmek" dedi. Araştırmacılar, yöntemi hayvan modellerinde test ederek, katalizörün tümörlere ulaşıp ulaşmadığını, yeterli miktarda ilaç üretip üretmediğini ve sağlıklı dokulara zarar verip vermediğini gözlemlemeyi planlıyor.</p><p>Karbon monoksit temelli bu yenilikçi yaklaşım, kanser tedavisinde hedefe yönelik ve yan etkileri azaltan yeni nesil çözümler geliştirmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın gelecekte hayvan ve insan deneyleriyle desteklenmesi, kanserle mücadelede umut verici sonuçlar doğurabilir. Bilim dünyası, karbon monoksitin kanser hücrelerindeki rolüyle ilgili gelişmeleri yakından izliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kemoterapinin-sonu-mu-gel-546_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-basdanismani-oktay-saral-istifa-etti-296908</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral istifa etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 2016 yılından bu yana yürüttüğü görevinden istifa ettiğini duyurdu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral istifa etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oktay Saral görevinden istifa etti. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı istifasını sosyal medyadan duyurdu.</p><p>Saral'ın sosyal medya paylaşımında şu ifadeler yer aldı:</p><p>"Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum.</p><p>Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir.</p><p>Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim.</p><p>Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/cumhurbaskani-basdanisman-506_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-savunma-bakani-secimlerden-once-irana-saldirma-niyetlerinin-olmadigini-iddia-etti-296907</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı, seçimlerden önce İran'a saldırma niyetlerinin olmadığını iddia etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yarın düzenlenecek genel seçimler öncesinde İran'a saldırma niyetlerinin olmadığını iddia ederek, İran'ın İsrail'e saldırması halinde güçlü karşılık vereceklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı, seçimlerden önce İran'a saldırma niyetlerinin olmadığını iddia etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a seçim öncesinde saldırmayı planladıklarına ilişkin iddiaları reddederek, "İran'ın İsrail'e saldırması halinde büyük bir güçle karşılık vereceğimizi açıkça belirtiyorum." ifadelerini kullandı.</p><p>Katz, İsrail basınında yer alan Başbakan Binyamin Netanyahu ile Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında İran'a yönelik olası saldırılar konusunda anlaşmazlık yaşandığına ilişkin haberlerin doğru olmadığını savunarak, şunları ileri sürdü:</p><p>"Siyasi liderlik ile ordu arasında İran konusunda anlaşmazlık yaşandığına ilişkin haberler tamamen dayanaksız ve asılsızdır."</p><p>İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, Netanyahu'nun, yarın yapılacak genel seçim öncesinde orduya İran'a yönelik yeni bir saldırı talimatı verdiği öne sürüldü.</p><p>Haberde, Zamir'in ise söz konusu talimatın bir "hesap hatasına" yol açabileceği endişesiyle emre karşı çıktığı ve ıslak imzalı bir belge talep ettiği aktarıldı.</p><p>Netanyahu ile Zamir arasında İran konusunda yaşandığı ileri sürülen anlaşmazlık "eşi benzeri görülmemiş bir kriz" olarak nitelendirildi.</p><p>Financial Times gazetesi de Netanyahu'nun seçim öncesinde İran'da sivil altyapıyı hedef alan kapsamlı bir saldırı planı hazırladığını, ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın bu plana karşı çıktığını öne sürmüştü</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/israil-savunma-bakani-sec-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/milli-enerji-2040-vizyonu-bakan-bayraktar-boyle-duyurdu-100-milyar-dolarlik-yatirim-ongoruyoruz-296906</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Milli Enerji 2040" vizyonu... Bakan Bayraktar böyle duyurdu: 100 milyar dolarlık yatırım öngörüyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında Türkiye'nin elektrik iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 100 milyar dolarlık bir yatırım öngördüklerini aktaran Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "5 Kasım'da İstanbul'da yapacağımız bir lansman ile Milli Enerji 2040 vizyonumuzu kamuoyumuzla paylaşacağız. Sanayiden ulaşıma, binalardan tarıma kadar ekonomimizin bütün alanlarında elektriğin kullanımının artacağı yeni bir döneme giriyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Milli Enerji 2040" vizyonu... Bakan Bayraktar böyle duyurdu: 100 milyar dolarlık yatırım öngörüyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen 'Elektrik Dağıtım Sektöründe 1'inci İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimci Günleri Organizasyonu' programına katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bayraktar, enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda üretim kapasitesinin artırılmasının yanı sıra elektrik iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, akıllı şebekelerin yaygınlaştırılması ve yerli teknolojilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c1948084-26102026c9f845d8.mp4" type="video/mp4"></video><p>'Milli Enerji 2040' vizyonunun 5 Kasım'da İstanbul'da açıklanacağını belirten Bakan Bayraktar, elektrik iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım öngördüklerini ifade etti. Yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve sanayide elektrifikasyonun elektrik talebini artıracağına dikkati çeken Bakan Bayraktar, dijitalleşme, Ar-Ge, yerli yazılım ve siber güvenliğin enerji sisteminin geleceğinde belirleyici olacağını kaydetti. Türkiye'nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 kapsamında elektrifikasyonun hızlandırılması ve elektrik şebekelerinin modernizasyonu için uluslararası işbirliklerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Bayraktar, elektrik dağıtım sektörünün yenilikçi çözümler ve teknolojik yetkinliklerle hem Türkiye'nin enerji dönüşümüne hem de küresel ölçekte şebeke yatırımlarına katkı sağlayacağını kaydetti.</p><p><b>"MODERN ZAMANLARIN EN BÜYÜK ENERJİ KRİZİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"</b></p><p>Dünyada her geçen gün enerji kaynaklarına olan ihtiyacın arttığını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyada çok önemli dönüşümlerin yaşandığı, sadece enerji dünyasında değil genel anlamda yeni bir döneme şahitlik ediyoruz. Böyle bir döneme şahitlik ederken bireysel ve toplumsal hayatı sarsıcı şekilde değiştirecek bir yeni bir çağa giriyoruz. Yapay zeka çağına doğru da hızla ilerliyoruz. Son yıllarda yaşadığımız krizler, küresel salgınlar, savaşlar ve bölgesel çatışmalar bu dönüşümün sancıları diye düşünüyorum. Bütün bu dönüşümün ve krizlerin ortasında da enerji sektörü var. Modern zamanların en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız. Yapay zeka çağında en önemli rekabet unsurlarından biri, veri merkezlerinin ihtiyaç duyacağı enerjiyi kimin kesintisiz ve temiz şekilde ve daha rekabetçi bir şekilde sunabileceği olacak. Bugünün krizler dünyasında enerjinin kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli biçimde temin edilmesi yalnızca bir ekonomik mesele değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42867291.jpg"/><p><b>"ENERJİDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE HEDEFİYLE ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>Türkiye'nin giderek enerjide dışa bağımlılığının azaldığını dile getiren Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda enerjide tam bağımsız Türkiye hedefiyle çalışıyoruz. Kendi petrolümüzü, kendi doğal gazımızı ekonomimize kazandırıyor, yenilenebilir enerji kapasitemizi büyütüyor, nükleer enerjiyi sistemimize dahil ediyor ve enerjiyi verimli kullanıyoruz. Bütün bu çalışmaların aslında ortak tek bir amacı var. Türkiye'nin enerji ihtiyacını güvenli ve ekonomik bir şekilde karşılamak, dışa bağımlılığımızı azaltarak vatandaşlarımızın refahını kalıcı olarak arttırmak ve ülkemizin iklim hedeflerine uygun politikaları hayata geçirebilmek istiyoruz. Ancak artık biliyoruz ki enerjide bağımsızlık yalnızca kaynaklara sahip olmakla veya üretim kapasitesini arttırmakla sağlanamıyor. Ürettiğimiz enerjiyi doğru zamanda, doğru yerde ve en verimli şekilde kullanabilmemiz de gerekiyor. Bunun için de çok güçlü bir elektrik altyapısına, akıllı şebekelere, teknolojilere ve nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var. Enerjide tam bağımsızlık hedefimiz üretimden üretime, dağıtımdan tüketime kadar bütün sistemi birlikte dönüştürmemizi gerektiriyor" şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42867290.jpg"/><p><b>"MİLLİ ENERJİ 2040 VİZYONUMUZU KAMUOYUMUZLA PAYLAŞACAĞIZ"</b></p><p>Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında Türkiye'nin elektrik iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 100 milyar dolarlık bir yatırım öngördüklerini aktaran Bakan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"5 Kasım'da İstanbul'da yapacağımız bir lansman ile Milli Enerji 2040 vizyonumuzu kamuoyumuzla paylaşacağız. Sanayiden ulaşıma, binalardan tarıma kadar ekonomimizin bütün alanlarında elektriğin kullanımının artacağı yeni bir döneme giriyoruz. Elektrikli araçların yaygınlaşması, yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinin büyümesi elektrik talebinin hem miktarını arttıracak hem de niteliğini de değiştirecek. Önümüzdeki dönemde yalnızca daha fazla elektrik üretmeyeceğiz. Aynı zamanda elektriği daha akıllı, daha esnek, verimli ve dijital bir sistem içerisinde yönetmek zorunda olacağız. Bu nedenle enerji politikalarımızı yeni dünyanın ihtiyaçlarına göre hazırlıyoruz. Güneş ve rüzgar santrallerimizin sayısı arttıkça, elektrikli araçlar yaygınlaştıkça ve sanayimizin elektrik ihtiyacı büyüdükçe şebekelerimizin de altyapımızın da bu değişime ayak uydurması gerekiyor. Dolayısıyla artık enerji dönüşümünü yalnızca santral yatırımları üzerinden değerlendiremeyiz. İletim ve dağıtım altyapımızı, depolama kapasitemizi, dijital teknolojilerimizi ve sistem yönetim kabiliyetimizi birlikte geliştirmemiz lazım. Milli Enerji 2040 kapsamında elektrik iletim ve dağıtım altyapımızda yaklaşık 100 milyar dolarlık bir yatırım öngörüyoruz. Bir vatandaşımızın evinde güvenle elektrik kullanabilmesi, bir fabrikada üretimin kesintisiz sürmesi, bir hastanenin hizmetlerine devam etmesi, bir okulun aydınlatılması, bir çiftçinin tarlasını sulaması güçlü bir dağıtım altyapısına bağlı. Bu bakımdan elektrik dağıtımı yalnızca teknik bir hizmet alanı değil, üretimin, kalkınmanın ve günlük hayatın olağan akışını sağlayan en temel unsurlardan biridir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42867295.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/milli-enerji-2040-vizyonu-532_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/kus-gozlemcilerini-heyecanlandiran-kesif-turkiyenin-506nci-kus-turu-antalyada-goruntulendi-296905</link>
      <pubDate>2026-10-26T12:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuş gözlemcilerini heyecanlandıran keşif: Türkiye'nin 506'ncı kuş türü Antalya'da görüntülendi]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde görülen kuş türü, Türkiye'nin 506'ncı, Antalya'nın ise 361'inci kuş türü olarak kayıtlara geçti. Hollandalı kuş gözlemcisi Jourdy Houkes tarafından Ulualan bölgesinde tespit edilen kuş, Türkiye'nin farklı illerinden gözlemcileri Manavgat'ta buluşturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuş gözlemcilerini heyecanlandıran keşif: Türkiye'nin 506'ncı kuş türü Antalya'da görüntülendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Ulualan bölgesinde görülen kuş, doğa ve kuş gözlemcileri arasında heyecan oluşturdu. Hollandalı kuş gözlemcisi Jourdy Houkes tarafından bulunan türün kayıtlara geçmesiyle Türkiye'nin kuş türü sayısı 506'ya, Antalya'nın kuş türü sayısı ise 361'e yükseldi. Bölgeye gelen Antalya Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri de kuşu kayıt altına almak ve fotoğraflamak için çalışma başlattı. Başta İstanbul olmak üzere birçok ilden kuş gözlemcisi de, nadir karşılaşılan türü doğal ortamında görebilmek ve fotoğraflayabilmek için Manavgat'a doğru yola çıktı. Yeni kayıt Antalya'nın kuş çeşitliliğini bir kez daha gündeme taşırken, Manavgat'ın doğal yaşam açısından taşıdığı önemi de ortaya koydu.</p><p>Uzman Veteriner Hekim Gökçe Coşkun, "Bugün Antalya'nın Manavgat ilçesinde çok güzel bir haber alarak sabaha başladık. Şu anda Manavgat deniz kenarındayız. Sabah Hollandalı bir kuş gözlemcisi burada gözlem yaparken bize haber verdi. Hemen Kuş Gözlem Topluluğu olarak alana geldik. Bu tür Türkiye'nin 506. türü, Antalya'nın da 361. türü oldu. Şimdi bütün Türkiye'den kuş gözlemcileri buraya doğru geliyorlar. O kuşu görmek ve fotoğraflamak için geliyorlar. Bu alanın her sene ilkbahar ve sonbaharda birçok nadir kuşa ev sahipliği yaptığını biliyoruz" dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c19480861-261020262f088636.mp4" type="video/mp4"></video><p>Türkiye Kuş Kayıt Komitesi Başkanı Mustafa Erturhan ise, "Şu anda karşımızda çayır kuşları var. Normalde burada olmaması gerekiyor ama bazen yolunu şaşırıp Avrupa'ya gelen bireyler oluyor. İlk defa bu kadar doğuda görülen bireylerden bir tanesi. 506. tür ve yeni kuş türümüz olarak listemize eklendi" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kus-gozlemcilerini-heyeca-994_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-ukraynada-askeri-depo-liman-gemi-ve-enerji-tesislerini-vurduk-296904</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna'da askeri depo, liman, gemi ve enerji tesislerini vurduk]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri depo, liman, gemi ve enerji tesislerini vurduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya: Ukrayna'da askeri depo, liman, gemi ve enerji tesislerini vurduk]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna'daki eylemlerine ilişkin bilgi verildi.</p><p>Rus ordusunun gece Ukrayna'daki hedeflere yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlediği duyurulan açıklamada, Harkiv bölgesinde İHA deposu ve trafo merkezinin vurulduğu belirtildi.</p><p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Hmelnitskiy bölgesinde de lojistik altyapısının çalışmasını sağlayan trafo merkezi hedef alındı. Odessa bölgesinde ise Çornomorsk Limanı'ndaki 3 yanaşma terminalinin boşaltma ve yükleme altyapı tesisleri ve 4 askeri depo ile Odessa Limanı'na askeri yük taşıyan gemi vuruldu."</p><p><b>RUSYA DEMİR YOLLARI: VORONEJ BÖLGESİNDE İHA SALDIRISI SONUCU TRENDEKİ 5 KİŞİ YARALANDI</b></p><p>Rusya Demir Yolları, Voronej bölgesine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırı sonucu bir trendeki 5 kişinin yaralandığını bildirdi.</p><p>Rusya Demir Yollarından yapılan açıklamada, Voronej bölgesine İHA saldırısı düzenlendiği belirtildi.</p><p>Saldırı nedeniyle Tresvyatskaya-Somovo-Otrojka-Voronej hattında elektrik kesintisi meydana geldiği ve tren seferlerinin durdurulduğu kaydedilen açıklamada, "Bölgedeki Somovo istasyonunda Anapa-Moskova seferini yapan yolcu treninin bir vagonu hasar gördü. İlk belirlemelere göre 5 yolcu yaralandı." ifadelerine yer verildi.</p><p>Hattaki onarım çalışmalarının sürdürüldüğü aktarılan açıklamada, güney yönündeki yolcu trenleri ile banliyö seferlerinde gecikmeler yaşanmasının beklendiği kaydedildi.</p><p><b>RUSYA: UKRAYNA'NIN İHA SALDIRILARINDA 4 KİŞİ ÖLDÜ, 35 KİŞİ YARALANDI</b></p><p>Rus yetkililer, Ukrayna ordusunun Rusya'nın Voronej ve Belgorod bölgelerine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırılarda 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 35 kişinin yaralandığını bildirdi.</p><p>Rusya'nın Voronej Bölge Valisi Aleksandr Gusev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun bölgeye yönelik yoğun İHA saldırısı düzenlediğini belirtti.</p><p>Bölge üzerinde 100'den fazla İHA'nın hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiğini kaydeden Gusev, "Terör saldırısı sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi, 1'i çocuk olmak üzere 17 kişi yaralandı." ifadesini kullandı.</p><p>Gusev, Voronej'in sol yakasındaki banliyö bölgesinde seyir halindeki trene İHA parçalarının düşmesi sonucu yaralıların bulunduğunu belirtti.</p><p>Belgorod'da 2 kişi öldü</p><p>Belgorod Bölgesi Vali Vekili Aleksandr Şuvayev de sosyal medya hesabından, gece bölgeye yönelik düzenlenen İHA saldırılarında 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 18 kişinin yaralandığını bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/rusya-ukraynada-askeri-de-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bolu-belediyesinde-rusvet-ve-ihale-sorusturmasi-4-gozalti-296903</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bolu Belediyesinde rüşvet ve ihale soruşturması: 4 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bolu Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında 4 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bolu Belediyesinde rüşvet ve ihale soruşturması: 4 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen Belediye Başkan Yardımcısı R.Ö. ve 3 belediye çalışanı jandarma ekiplerince gözaltına alındı.</p><p>Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde jandarma ekiplerince arama yapıldı.</p><p>"Rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamaları kapsamında gözaltına alınan zanlıların jandarmadaki işlemleri sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bolu-belediyesinde-rusvet-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/iphone-duoda-ekran-krizi-onarim-raporu-applei-zora-soktu-296902</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[iPhone Duo'da ekran krizi! Onarım raporu Apple'ı zora soktu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın katlanabilir modeli iPhone Duo, ekran çatlakları ve yüksek onarım maliyetiyle gündemde. iFixit'in detaylı incelemesi, ekran hasarının ardındaki olası nedenleri ve onarım sürecindeki zorlukları gözler önüne serdi. Kullanıcılar, Apple'dan resmi bir açıklama beklerken, cihazın dayanıklılığı ve onarım masrafları tartışma konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[iPhone Duo'da ekran krizi! Onarım raporu Apple'ı zora soktu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın ilk katlanabilir telefonu iPhone Duo, piyasaya çıkışının ardından ekran çatlakları ve beklenmedik onarım masraflarıyla gündeme oturdu. Dünyaca ünlü onarım platformu iFixit, cihazı parçalara ayırarak yaptığı kapsamlı analizde ekran hasarının ardında yatan muhtemel sebepleri ortaya koydu. iFixit'in raporuna göre, ekranda oluşan çatlakların kaynağı olarak menteşe yapısındaki zayıflıklar ve kritik bir destek çubuğunun işlevini tam olarak yerine getirmemesi öne çıkıyor. Apple ise, kullanıcıların merakla beklediği resmi açıklamayı henüz paylaşmadı. Cihazın ekran onarım maliyetinin 999 dolara ulaşması, iPhone Duo sahiplerinde endişe yaratırken, onarım puanında alınan yüksek skor da tartışmaları alevlendirdi.</p><h3>iFixit'ten iPhone Duo'ya tarihi onarım puanı</h3><p>iFixit, iPhone Duo'nun iç yapısını detaylı biçimde inceledi ve cihazın ekran çatlaklarına neden olabilecek iki temel soruna işaret etti. Birincisi, telefon kapandığında yeterince aşağı inmeyen merkez destek çubuğu. İkincisi ise, menteşe rayının beklenildiği gibi geri çekilmemesi. Ekran hasarı genellikle, ekran kablosunun geçtiği orta noktada yoğunlaşıyor. iFixit'in simülasyonları, merkez çubuğun tam olarak yerleşmemesi halinde ekranın katlanma noktasında ciddi bir gerilim oluştuğunu gösterdi. Ray sistemindeki aksaklık da, ekranın hassas bölgesinde tekrarlayan çatlaklara yol açabiliyor. Tüm bu bulgulara rağmen iFixit, iPhone Duo'ya geçici olarak 5/10 onarım puanı verdi. Bu, şirketin bugüne kadar bir katlanabilir telefona verdiği en yüksek skor olarak kayda geçti. iFixit, bu puanı cihazın bataryalarının elektrik akımıyla kolayca çıkarılabilmesine ve dış ekranın sorunsuz sökülebilmesine bağlıyor. Ancak iç ekran ve menteşe, onarımda en büyük engeller olarak öne çıkıyor.</p><h3>Apple'ın onarım politikası kullanıcıları zorluyor</h3><p>iPhone Duo sahipleri, ekran hasarı durumunda ciddi bir maliyetle karşı karşıya kalıyor. Apple, garanti dışı ekran değişimi için tam 999 dolar talep ediyor. Bu rakam, cihazın 1.999 dolarlık başlangıç fiyatının yarısına denk geliyor. Rakip markalarla kıyaslandığında ise Apple'ın fiyat politikası daha da dikkat çekiyor. Google, Pixel 11 Pro Fold modelinde iç ekran onarımı için 568 dolar isterken, Samsung Galaxy Z Fold 8 için bu tutar 579 dolar seviyesinde. Yani iPhone Duo sahipleri, benzer bir onarım için rakiplerine göre yaklaşık 420 dolar daha fazla ödüyor. Apple, onarım kılavuzlarını ilk günden itibaren yayınlamış olsa da, şirketin orijinal yedek parçaları henüz iFixit tarafından test edilmedi. Bu nedenle verilen onarım puanı geçici olarak değerlendiriliyor. iFixit, Duo için yedek ekran satmayı planladığını ancak bunların da ucuz olmayacağını vurguladı.</p><h3>Ekran çatlaklarının ardındaki tasarım sorunu şüphesi</h3><p>iFixit'in CT taramaları ve 3D menteşe modeli üzerinden yaptığı analizde, ekran çatlaklarının özellikle ekran kablosu boşluğunun merkezi destekle buluştuğu noktada yoğunlaştığı tespit edildi. Simülasyonlar, merkez çubuğun tam olarak aşağı inmemesi halinde, ekranın katlanma noktasında aşırı bir baskı oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca menteşe rayının işlevini tam yerine getirmemesi de, ekranın hassas bölgesinde tekrarlayan hasarlara neden olabiliyor. iFixit, bu iki teorinin kesinleşmesi için daha fazla test gerektiğini belirtti. Apple ise, ekran çatlaklarına ilişkin iddialar ve onarım maliyetleriyle ilgili sessizliğini koruyor. Şirketin, katlanabilirlik konusunda ilk deneyimi olan iPhone Duo'da slab iPhone'lardan elde ettiği onarım tecrübesini yansıttığı görülse de, ekranın en savunmasız noktasında oluşan hasar ve yüksek maliyet, kullanıcılar açısından büyük bir handikap oluşturuyor.</p><h3>Kullanıcılar için iPhone Duo'da dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>iPhone Duo'nun ekranı, özellikle açıp kapama sırasında hassasiyetini korumak zorunda. iFixit, kullanıcıların cihazı kullanırken çatlama sesi duymaları halinde zorlamadan kaçınmalarını ve cihazı nazikçe kullanmalarını öneriyor. Katlanabilir telefonların genelinde olduğu gibi, Duo'nun da toz ve kumdan uzak tutulması tavsiye ediliyor. iFixit, ekranın dayanıklılığı konusunda kesin bir sonuca ulaşmak için daha fazla test yapılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Apple'ın iç ekran ve menteşe tasarımında yaptığı yeniliklerin, onarım sürecini kısmen kolaylaştırsa da, ekranın kırılganlığı ve yüksek onarım maliyeti konusundaki endişeleri tam olarak gidermediği belirtiliyor.</p><h3>Apple'dan resmi açıklama beklentisi sürüyor</h3><p>iPhone Duo ile ilgili ekran çatlakları ve yüksek onarım maliyeti, Apple'ın yeni nesil katlanabilir telefonunda önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. iFixit'in raporu, kullanıcıların dikkatli olmaları gerektiğini ve Apple'ın tasarımda bazı sorunlarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. Şu ana kadar Apple'dan resmi bir açıklama gelmedi. Birçok kullanıcı, ön sipariş verilen cihazların teslimatını beklerken, ekran sorunlarının yaygınlaşması halinde Apple'ın atacağı adımlar merak konusu. iPhone Duo'nun dayanıklılığı ve onarım maliyetleri, katlanabilir telefon pazarında rekabeti yeniden şekillendirebilir. Kullanıcılar, Apple'dan gelecek resmi açıklamayı ve olası çözüm adımlarını yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/iphone-duoda-ekran-krizi--879_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/duygusal-esyalari-atmak-anilari-silmez-garajinizi-ve-dolaplarinizi-ele-geciren-o-7-hatira-grubu-296901</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Duygusal eşyaları atmak anıları silmez! Garajınızı ve dolaplarınızı ele geçiren o 7 hatıra grubu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Duygusal eşyaların evlerde yarattığı karmaşa, alan kaybı ve stres konusunda uzmanlar uyarıyor. Minimalist yaşam tarzını benimseyen profesyonel organizatörler, duygusal bağ kurulan eşyaların nasıl yönetilmesi gerektiğiyle ilgili önemli ipuçları paylaşıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için evlerde gereksiz duygusal eşya birikimi giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Duygusal eşyaları atmak anıları silmez! Garajınızı ve dolaplarınızı ele geçiren o 7 hatıra grubu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerde biriken duygusal eşyalar, hem fiziksel alanı daraltıyor hem de psikolojik olarak yorgunluk yaratıyor. Minimalizm akımının önde gelen isimlerinden ve Char &amp; Co. Profesyonel Organizasyon'un sahibi Charlotte Slankard ile A Clear Path'ın kurucusu profesyonel organizatör Regina Lark, duygusal bağ kurulan eşyaların ev düzeni üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Uzmanlar, eski planlayıcılar, tebrik kartları, çocukluk kupaları gibi yedi başlık altında toplanan duygusal eşya birikiminin, evde yer kaybına ve düşük seviyede strese yol açtığını belirtiyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların karşılaştığı alan sıkıntısı, duygusal eşyaların yönetimini daha da önemli hale getiriyor.</p><h3>Charlotte Slankard: 'Duygusal eşyalar evde alan kaybına yol açıyor'</h3><p>Charlotte Slankard, duygusal eşyaların zamanla evde değerli alanı işgal ettiğini vurguluyor. Birçok kişi, geçmişteki anıları hatırlatan nesneleri biriktirmenin doğal olduğunu düşünse de, bu eşyaların çoğu çoğu zaman kutularda veya çekmecelerde unutuluyor. Slankard, "Garajınız veya dolaplarınız, nadiren baktığınız duygusal eşyalarla doluysa ve arabanızı park edecek yer bulamıyorsanız, bu eşyalar artık hayatınızı zorlaştırıyor demektir" sözleriyle, gereksiz birikimin günlük yaşamı nasıl olumsuz etkilediğini anlatıyor. Uzman, özellikle eski planlayıcılar, seyahatlerden kalan uçuş kartları ve kullanılmayan hatıra kupalarının evde yer açmak için ilk gözden çıkarılması gereken eşyalar arasında olduğunu belirtiyor. Slankard, duygusal değeri yüksek olan birkaç özel eşyayı saklamanın yeterli olacağını, geri kalanların ise evde gereksiz karmaşaya neden olduğunu söylüyor. Ayrıca, dijital çağda birçok hatıranın fiziksel nesneye gerek kalmadan saklanabileceğini hatırlatıyor.</p><h3>Regina Lark: 'Duygusal karmaşa stres yaratıyor'</h3><p>Profesyonel organizatör Regina Lark ise, duygusal eşya birikiminin yalnızca fiziksel değil, zihinsel sağlığı da etkilediğini ifade ediyor. Lark, "Karmaşa, özellikle duygusal karmaşa, düşük seviyede stres yaratır ve bu da evde keyifli vakit geçirmeyi zorlaştırır" diyerek, düzenli bir yaşam alanının psikolojik faydalarına dikkat çekiyor. Lark, özellikle tebrik kartları ve çocukluk döneminden kalan ödüllerin, çoğu zaman sadece suçluluk duygusuyla saklandığını belirtiyor. Ona göre, içeriği gerçekten anlamlı olan birkaç kartı veya ödülü saklamak, diğerlerini ise gönül rahatlığıyla ayırmak gerekiyor. Lark, danışanlarının çoğunun, geçmişe ait eşyaları bırakmanın anıları silmek anlamına gelmediğini fark ettiğinde rahatladığını aktarıyor. Ayrıca, çocukların sanat projeleri ve okuldan kalan el işi çalışmalarının da zamanla biriktiğini, bu eşyaların düzenli olarak gözden geçirilmesinin hem evde hem de zihinde ferahlık sağladığını söylüyor.</p><h3>7 duygusal eşya evde gereksiz alan kaplıyor</h3><p>Uzmanlar, özellikle eski planlayıcılar, film bileti kayıtları, tebrik kartları, geçmiş seyahatlerden kalan uçuş kartları, seyahat hatıra kupaları, çocukluk kupaları ve rozetleri ile çocukların sanat projelerinin evde en çok biriken duygusal eşyalar arasında yer aldığını belirtiyor. Eski planlayıcılar, geçmiş yıllara ait anıları hatırlatsa da, genellikle saklandıktan sonra bir daha kullanılmıyor. Film ve tiyatro bileti koleksiyonları ise, dijitalleşen dünyada artık işlevini kaybetmiş durumda. Tebrik kartları çoğu zaman yalnızca gönderen kişiye duyulan minnet duygusuyla saklanıyor, ancak içeriği genel olan kartlar kolayca ayrılabiliyor. Seyahatlerden kalan uçuş kartları ve hatıra kupaları, ilk başta özel görünse de, kullanılmadığında yalnızca dolaplarda yer kaplıyor. Çocukluk kupaları ve rozetleri ise, geçmiş başarıları simgelese de, fazlası bugünkü başarıların önüne geçebiliyor. Son olarak, çocukların sanat projeleri, ebeveynler için değerli olsa da, zamanla biriken bu eşyaların düzenli olarak elenmesi öneriliyor. Uzmanlara göre, duygusal eşyaların yönetilmesi, hem evde hem de zihinde daha ferah bir ortam yaratmanın anahtarı.</p><h3>Minimalist yaşamda duygusal eşya yönetimi nasıl olmalı?</h3><p>Minimalist yaşam tarzını benimseyenler için duygusal eşya yönetimi, ev düzeninin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Charlotte Slankard ve Regina Lark, duygusal eşya birikiminin önüne geçmek için belirli aralıklarla gözden geçirme ve gerçekten anlam taşıyan nesneleri seçme yöntemini öneriyor. Dijitalleşen çağda, önemli anıların fotoğraflar veya dijital notlar aracılığıyla saklanabileceğini, fiziksel nesnelerin ise yalnızca en değerli olanlarının tutulmasının yeterli olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca, aile bireylerinin de bu süreçte dahil edilmesi ve çocuklara da düzenli olarak eşyalarını gözden geçirme alışkanlığının kazandırılması öneriliyor. Uzmanlar, duygusal eşyaların azaltılmasının yalnızca fiziksel alanı değil, aynı zamanda bireylerin ruh halini de olumlu etkilediğine dikkat çekiyor. Sonuç olarak, evdeki duygusal eşya birikimini kontrol altına almak, hem yaşam alanını genişletiyor hem de daha huzurlu bir ortam sağlıyor.</p><p>Duygusal eşya birikiminin önüne geçmek, hem evde hem de zihinde sadeleşmenin anahtarlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, duygusal bağ kurulan her nesnenin saklanmasının gerekli olmadığını, gerçekten anlam taşıyan eşyaların seçilmesinin yeterli olacağını vurguluyor. Böylelikle, hem evde daha fazla alan açılabiliyor hem de gereksiz stresin önüne geçilebiliyor. Minimalist yaşamı benimseyenler için, duygusal eşya yönetimi, huzurlu ve düzenli bir hayatın temel taşlarından biri olmayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/duygusal-esyalari-atmak-a-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/dis-ticaret-islemlerinden-gelecek-yil-34-trilyon-lira-gelir-elde-edilecek-296900</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dış ticaret işlemlerinden gelecek yıl 3,4 trilyon lira gelir elde edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Dış ticaret işlemlerinden gelecek yıl 3,4 trilyon liralık vergi tahsilatı yapılması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dış ticaret işlemlerinden gelecek yıl 3,4 trilyon lira gelir elde edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nden derlenen bilgiye göre, dış ticaret işlemlerinden sağlanan gelirin gelecek yıl artış göstermesi öngörülüyor.</p><p>Bütçe teklifinde yer alan vergi tahminlerinde, 2027 yılı ithalat beklentileri ile döviz kurunda meydana gelecek değişimler göz önünde bulunduruldu.</p><p>Uluslararası ticaret ve muamelelerden alınan vergi gelirlerinin 2027'de 3 trilyon 439 milyar 304 milyon 510 bin lira olacağı tahmin ediliyor. Söz konusu tutarın, 2028'de 4 trilyon liraya, 2029 yılında da 4,5 trilyon liraya çıkması bekleniyor.</p><p>Bu kapsamda tahsil edilecek gümrük vergilerinin 2026'ya göre yüzde 29,2 artışla gelecek yıl 536 milyar 381 milyon 511 bin lira olması öngörülüyor.</p><p>Bütçe teklifinde, vergi kalemlerinin yıl sonu tahminine de yer verildi. Buna göre, gümrük vergilerinde bu yılın 8 aylık dönemindeki gerçekleşme ve beklentiye göre yapılan yıl sonu tahmini 415 milyar 77 milyon 860 bin lira oldu.</p><p>İthalde alınan katma değer vergisinin de 2027'de bu yıla kıyasla yüzde 29,4 artarak 2 trilyon 893 milyar 865 milyon 543 bin lira olacağı tahmin edildi.</p><p>İthalde alınan katma değer vergisinde bu yıl sonu için yapılan tahmin 2 trilyon 236 milyar 690 milyon 735 bin lira olarak belirlendi.</p><p>2027'deki diğer dış ticaret gelirleri beklentisi de bu yıla göre yüzde 23,3 artışla 9 milyar 57 milyon 456 bin lira oldu. Bu vergi gelirlerinin 2026 yıl sonunda 7 milyar 343 milyon 311 bin lira olması öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/dis-ticaret-islemlerinden-385_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/her-gun-bitter-cikolata-yerseniz-vucudunuzda-ne-olur-296899</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün bitter çikolata yerseniz vücudunuzda ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bitter çikolata, sağlıklı beslenme listelerinde sıkça yer alıyor. Ancak diyetisyenler, porsiyon kontrolü ve içerik seçiminin önemine dikkat çekiyor. Her gün bitter çikolata tüketmenin vücuda etkileri ve en doğru seçimler, uzmanların değerlendirmeleriyle haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün bitter çikolata yerseniz vücudunuzda ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitter çikolata, sağlıklı atıştırmalıklar arasında öne çıkarken, diyetisyenler bu popüler lezzetin tüketimiyle ilgili önemli uyarılarda bulunuyor. Uzmanlar, bitter çikolatanın içerdiği kakao oranı, porsiyon miktarı ve eklenmiş şeker düzeyinin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Bitter çikolatanın kalp sağlığı, kan şekeri dengesi ve genel beslenme düzeni üzerindeki rolü, alanında uzman diyetisyenlerin açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.</p><h3>Samina Kalloo: 'Bitter çikolata sağlıklı diyetin bir parçası olabilir'</h3><p>Beslenme iletişimi uzmanı ve diyetisyen Samina Kalloo, bitter çikolatanın küçük bir parçasının dengeli bir beslenme programına dahil edilebileceğini belirtiyor. Kakao, içeriğindeki flavanol adlı bitki bileşenleri sayesinde kalp ve damar sağlığını destekliyor. Flavanoller, kan damarlarının sağlıklı kalmasına yardımcı olurken, kan basıncını olumlu yönde etkileyebiliyor. Ancak Kalloo, bitter çikolatanın tamamen sağlıklı bir gıda olmadığını, yüksek kalori, doymuş yağ ve eklenmiş şeker içerdiğini vurguluyor. Ürünler arasındaki flavanol miktarının büyük farklılıklar gösterebildiğini, bu nedenle bitter çikolatanın abartılı biçimde tüketilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Kalloo, "Her gün bitter çikolata yemek zorunlu değil. En sağlıklı sonuçlar için porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli" diyor.</p><h3>Diyetisyen Anderson-Haynes: 'Bitter çikolata kan şekeri kontrolünde destekleyici olabilir'</h3><p>360Girls&amp;Women'in sahibi diyetisyen Sue-Ellen Anderson-Haynes, bitter çikolatanın lif içeriğine dikkat çekiyor. Kakao çekirdeğinde bulunan çözünmez lif, kan şekeri seviyesinin dengelenmesine katkı sağlayabiliyor. Araştırmalar, kakao tüketiminin açlık kan şekeri üzerinde olumlu etkiler gösterebileceğini öne sürüyor. Ancak Anderson-Haynes, çikolatanın işlenmesi sırasında lifin büyük kısmının kaybolduğunu belirtiyor. Bir yemek kaşığı kakao tozunda yaklaşık 2 gram lif bulunurken, 100 kalorilik yüzde 70-85 kakao içeren bitter çikolatada bu miktar 1,7 grama kadar düşüyor. Uzmanlar, bitter çikolatanın kan şekeri üzerinde kısa vadeli olumlu etkileri olabileceğini, ancak uzun vadeli faydaların kesinleşmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu aktarıyor.</p><h3>Eklenmiş şeker ve kakao oranı: Doğru bitter çikolata nasıl seçilir?</h3><p>Bitter çikolata tüketiminde dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri de eklenmiş şeker miktarı. Uzmanlar, tatlı ihtiyacını küçük bir porsiyon bitter çikolata ile karşılamanın, eklenmiş şeker alımını azaltabileceğini belirtiyor. Burada önemli olan, bitter çikolatayı başka bir tatlının yerine tercih etmek ve mevcut beslenme düzenine ekstra olarak eklememek. Etiketlerde yer alan eklenmiş şeker miktarı ve porsiyon boyutları dikkatlice incelenmeli. Yüzde 70 ve üzeri kakao içeren sade bitter çikolatalar, genellikle sütlü veya dolgulu çikolatalara göre daha düşük şeker içeriyor. Ancak ürünler arasında şeker oranı değişebildiğinden, her zaman içerik bilgileri kontrol edilmeli. Kalloo ve Anderson-Haynes, bitter çikolata seçerken yüzde 70 ila 85 kakao oranına sahip ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Yüksek kakao oranı, daha fazla kakao katısı ve daha az eklenmiş şeker anlamına geliyor. Flavanol gibi faydalı bileşenler de kakao katısında yoğunlaşıyor.</p><h3>Porsiyon kontrolü: Ne kadar bitter çikolata tüketilmeli?</h3><p>Bitter çikolatanın sağlıklı bir diyetin parçası olabilmesi için porsiyon miktarı büyük önem taşıyor. Uzmanlar, çoğu kişi için yaklaşık 1 ons (yaklaşık 28 gram) sade bitter çikolatanın makul bir miktar olduğunu belirtiyor. Bu miktar, standart bir 4 onsluk çikolata barının dörtte birine denk geliyor. Kalloo, bu porsiyonun hem tatmin edici olduğunu hem de çikolatanın diyetinize ekstra kalori, şeker veya doymuş yağ olarak yüklenmesini önlediğini ifade ediyor. Herkesin tüketmesi gereken sabit bir miktar bulunmuyor ve fazla tüketimin daha fazla fayda sağlamadığını vurguluyor. Günde birkaç ons bitter çikolata tüketimi, kalori ve şeker alımını hızla artırabiliyor. Özellikle karamel, nugat gibi karışımlar içeren bitter çikolatalar, kalori ve şeker miktarını daha da yükseltiyor. Bu nedenle, sadece ambalajın ön yüzüne bakmak yerine, içerik ve besin değerleri dikkatlice okunmalı. Uzmanlar, bitter çikolata tüketiminde bilinçli seçimler yapılması ve porsiyon kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğini yineliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/her-gun-bitter-cikolata-y-645_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296898</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakanligi-paylasti-33u-kirmizi-bultenle-aranan-63-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi-296898</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı paylaştı! 33'ü kırmızı bültenle aranan 63 suçlunun Türkiye'ye iadesi sağlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 23 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında kırmızı bültenle aranan 33 ve ulusal seviyede aranan 30 kişi olmak üzere toplam 63 kişinin 8 ülkeden Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanlığı paylaştı! 33'ü kırmızı bültenle aranan 63 suçlunun Türkiye'ye iadesi sağlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, son 1 ayda kırmızı bültenle aranan 33, ulusal seviyede aranan 30 olmak üzere toplam 63 suçlunun Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.</p><p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele başkanlıkları, siber, asayiş ve TEM daire başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunanların izini titizlikle sürdüklerini belirtti.</p><p>Bu kapsamda 23 Eylül-23 Ekim'de kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.T, C.Y, İ.E, H.A, A.K, S.A, G.Y, A.U, S.B, A.T, O.P, M.Y, A.O.E, S.K, B.D, Y.A, İ.K, O.M, M.T, M.E, Y.I, A.S.P, İ.Y, O.T, Ö.Y, E.S, O.F, Ö.İ, R.R.Ç, Ç.Ö, H.İ.E, E.İ. ve Ö.O.T. ile ulusal seviyede aranan K.E, M.İ, B.D, S.K, A.K, B.A, H.Ç, D.K, A.B, Ö.Ü, M.A, T.Y, İ.Ç, U.Y, H.H.A, K.E, S.U, H.P, Ş.B, F.S, M.K, H.İ.Ö, Y.Y, F.K, K.A, İ.K.D, H.Ö, O.K, U.Ç. ve H.D'nin yakalandığı ve ülkeye iadelerinin sağlandığı ifade edilen açıklamada, Gürcistan'dan 49, Almanya'dan 5, Yunanistan'dan 3, Kırgızistan'dan 2, Bulgaristan, Moldova, KKTC ve Karadağ'dan birer suçlunun ülkeye geri getirildikleri bilgisi paylaşıldı.</p><p>Açıklamada, "Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/2-26102026d2f7b373.jpg"/><p><strong>"HANGİ ÜLKEYE KAÇARSANIZ KAÇIN SUÇ AĞLARINIZI ÇÖKERTECEK, KURDUĞUNUZ ŞER DÜZENİNİ BAŞINIZA YIKACAĞIZ"</strong></p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p><p>Güvenlik diplomasisiyle kurduğu güçlü işbirliği ağının sahada sonuçlarını verdiğini aktaran Çiftçi, son bir ayda, 33'ü kırmızı bültenle, 30'u ulusal seviyede aranan 63 kişinin 8 ülkeden Türkiye'ye getirildiğini belirtti.</p><p>Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>"Haklarında arama kararı bulunan firariler, yurt dışına kaçarak izlerini kaybettireceklerini sanıyorlar. Sınırları kendilerine siper, mesafeleri güvence görüyorlar. Yurt dışına kaçmayı kurtuluş sanan suç şebekelerinin elebaşları, zehir tacirleri ve haklarında arama kararı bulunan firariler şunu iyi bilmeli, Türkiye, peşine düştüğü suçlunun izini sınırda bırakmaz. Sınırı geçmeniz, yalnızca sizi bulacağımız adresi değiştirir. Hangi ülkeye kaçarsanız kaçın suç ağlarınızı çökertecek, kurduğunuz şer düzenini başınıza yıkacağız. Ne kara paranız ne kirli bağlantılarınız ne de binlerce kilometre mesafe sizi kurtaracak.</p><p>Bu başarılı çalışmaların yürütülmesinde emeği geçen Emniyet Genel Müdürlüğümüzün ilgili başkanlıklarını, daire başkanlıklarını ve kahraman polislerimizi yürekten tebrik ediyorum. İade süreçlerine katkı sunan Adalet Bakanlığımızın kıymetli mensuplarına ve işbirliği içerisinde çalıştığımız ülkelerin kolluk birimlerine teşekkür ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/icisleri-bakanligi-paylas-776_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lula-da-silva-dorduncu-kez-brezilyada-devlet-baskani-secildi-296897</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lula da Silva dördüncü kez Brezilya'da devlet başkanı seçildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, yeniden göreve seçilerek iktidarını dördüncü döneme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lula da Silva dördüncü kez Brezilya'da devlet başkanı seçildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesinin (TSE) verilerine göre seçimin ikinci turunda sandıkların yüzde 99,98'i açıldı, Lula da Silva geçerli oyların yüzde 51,78'ini, rakibi Flavio Bolsonaro ise yüzde 48,22'sini aldı.</p><p>İşçi Partisinin (PT) adayı Lula da Silva, 4 Ekim'deki ilk turda geçerli oyların yüzde 45,16'sını almış, Senatör Bolsonaro ise yüzde 47,03'lük oy oranıyla turu birinci sırada tamamlamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865550.jpg"/><p>Lula da Silva, Brezilya'da 1985'ten bu yana ilk turda ikinci sırada yer alıp ikinci turda seçimi kazanan ilk aday oldu.</p><p>80 yaşındaki Lula da Silva, Sao Paulo'daki zafer konuşmasında, ülkedeki siyasi bölünmeye rağmen tüm Brezilyalılar için görev yapacağını söyledi.</p><p>Lula da Silva, Anayasa'ya saygının önemini vurgulayarak, "Hiç kimse, seçilmiş devlet başkanını sevmek zorunda değil ancak o, herkes için yönetmek üzere seçildi." ifadesini kullandı.</p><p>Seçim kampanyasına geçim maliyeti, kamu güvenliği, yolsuzluk ve Brezilya'nın dış politikası damga vurdu, özellikle ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimiyle gerilen ilişkiler gündemde yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865551.jpg"/><p><strong>FABRİKA İŞÇİSİNDEN DEVLET BAŞKANLIĞINA</strong></p><p>Ülkenin kuzeydoğusundaki Pernambuco eyaletinde 27 Ekim 1945'te dünyaya gelen Lula da Silva, yoksulluk içinde büyüdü, ailesiyle Sao Paulo'ya taşındı ve küçük yaşta çalışmaya başladı.</p><p>Metal işçiliği alanında mesleki eğitim alan Lula da Silva, iş kazasında parmağını kaybetti.</p><p>Lula da Silva, askeri diktatörlük döneminde sendikal harekete katıldı ve bir süre sonra Sao Paulo yakınlarındaki sanayi merkezi Sao Bernardo do Campo'da metal işçileri sendikasının başına geçti.</p><p>1970'lerin sonunda büyük grevlere önderlik etmesiyle ulusal düzeyde tanınan deneyimli siyasetçi Lula da Silva, sendika üyeleri, sol görüşlü entelektüeller ve askeri yönetime karşı çıkan kesimleri bir araya getirerek 1980'de İşçi Partisini kurdu.</p><p>1986'da Kongreye seçilen Lula da Silva, 1989, 1994 ve 1998'de devlet başkanlığına aday olup kazanamadı ancak 2002'deki seçimden zaferle çıkarak Ocak 2003'te göreve başladı.</p><p>Brezilya'da Lula da Silva'nın başkanlığının ilk iki döneminde ihracat ve ekonomik büyüme artarken Bolsa Familia gibi sosyal programlarla milyonlarca düşük gelirli haneye maddi destek sağlandı. Yoksulluk önemli ölçüde azaldı ancak yönetim, üst düzey yetkililer ve milletvekillerinin karıştığı yolsuzluk skandallarıyla da karşılaştı.</p><p>Brezilya Anayasası'nın devlet başkanının üst üste en fazla iki dönem seçilme kuralına takılan Lula da Silva'dan 2010'daki seçimlerin ardından görevi kendi başkanlığı döneminde Enerji Bakanlığı ve ardından Kabine Genel Sekreterliği görevini üstlenen siyasi müttefiki Dilma Rousseff devraldı.</p><p><strong>HAPİS CEZASI VE SİYASETE DÖNÜŞ</strong></p><p>Lula da Silva'nın siyasi kariyeri, siyasetçi ve iş insanlarının rüşvet ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılandığı geniş çaplı Lava Jato (Araba Yıkama) yolsuzluk soruşturması sırasında sekteye uğradı.</p><p>Yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarından mahkum edilen Lula da Silva, Nisan 2018'de cezaevine girdi ve aynı yıl yapılan devlet başkanı seçimine katılamadı.</p><p>Cezaevinde 580 gün geçiren Lula da Silva, Kasım 2019'da tahliye edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865549.jpg"/><p>Brezilya Yüksek Mahkemesi, 2021'de davalara bakan mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle Lula da Silva'nın mahkumiyetini bozdu. Mahkeme, dönemin hakimi Sergio Moro'nun yargılamalardan birinde yanlı davrandığına da hükmetti. Bu kararlarla Lula da Silva'nın siyasi haklarına yeniden kavuşması sağlandı.</p><p>Lula da Silva, 2022'deki seçimde dönemin Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'yu geçerli oyların yaklaşık yüzde 50,9'unu alarak az farkla geçti ve üçüncü kez ülke yönetimini devraldı.</p><p>Ocak 2023'teki yemin töreninden bir hafta sonra Bolsonaro destekçileri, seçim sonucunu değiştirmek amacıyla Kongreye, Yüksek Mahkemeye ve Devlet Başkanlığı Sarayına saldırdı.</p><p><strong>ÜÇÜNCÜ DÖNEM VE İÇ POLİTİKA GÜNDEMİ</strong></p><p>Lula da Silva, üçüncü döneminde yoksulluğun azaltılması, sosyal harcamalar, kamu yatırımları ve çevre koruma alanlarına öncelik verirken mali istikrarı da korumaya çalıştı.</p><p>Hükümet, sosyal yardım programlarını genişletti, ücretleri ve istihdamı güçlendirmeye yönelik adımlar attı ancak geçim maliyeti, hükümet harcamaları ve şiddet suçlarına ilişkin kaygılar, Lula da Silva'nın popülaritesini olumsuz etkiledi.</p><p>Merkez ve muhafazakar partilerin etkili olduğu Kongrede yasa çıkarmakta zorlanan hükümet, bu alanda güçlüklerle karşılaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865555.jpg"/><p>Lula da Silva, dördüncü dönem kampanyasında Bolsa Familia'yı sürdürme, uygun fiyatlı konut sayısını artırma, kamu sağlığını ve eğitimini güçlendirme sözü verdi.</p><p>Deneyimli siyasetçinin ekonomik vaatleri arasında yüksek gelirlerin daha fazla vergilendirilmesi, altyapı yatırımlarının sürdürülmesi, yerli üretimin desteklenmesi ve asgari ücretin artırılmaya devam edilmesi yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865556.jpg"/><p>Lula da Silva, haftalık çalışma süresinin ücretlerde kesinti yapılmadan 44 saatten 40 saate düşürülmesine ilişkin yasa için de çaba harcarken bu düzenleme, 16 Ekim'de anayasa değişikliği olarak yürürlüğe girdi ve 14 ay içinde kademeli uygulanacak.</p><p>Çevrenin korunması da öncelikleri arasında yer alan Lula da Silva, 2030'a kadar ormansızlaşmanın sona erdirileceği, petrol ve doğal gaz geliştirme faaliyetlerinin destekleneceği sözünü verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865555.jpg"/><p>Öte yandan, seçim zaferi Kongrenin kontrolü anlamına gelmiyor. Vergi reformları, sosyal harcamalar, kamu güvenliği tedbirleri ve çevre mevzuatına ilişkin vaatlerini yerine getirmek için Lula da Silva hükümeti, diğer partilerle müzakere yapmak durumunda kalabilir.</p><p><strong>DIŞ POLİTİKA VE BÖLGESEL ETKİLER</strong></p><p>Lula da Silva, BRICS aracılığıyla yükselen ekonomilerle yakın işbirliğine yönelirken Çin ile ilişkileri güçlendirdi ve Brezilya'nın uluslararası alanda daha etkin diplomatik rol üstlenmesini savundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865557.jpg"/><p>İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren, Filistin Devletini destekleyen Lula da Silva, uluslararası çatışmaların müzakereyle çözülmesi için çağrı yapıyor.</p><p>Trump'ın Brezilya mallarına gümrük vergisi uygulaması ve eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'yu açıkça desteklemesiyle Washington ile ilişkiler gerildi.</p><p>Lula da Silva, ABD'nin Brezilya'nın iç işlerine müdahale ettiği görüşünü dile getirerek ulusal egemenliği seçim kampanyasının ana temalarından biri yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865561.jpg"/><p>Lula da Silva'nın zaferinin, Latin Amerika'da Şili, Kolombiya ve Peru dahil birçok ülkede muhafazakar hükümetlerin iktidar olduğu ve bazılarının Trump'la yakın ilişki aradığı dönemde gelmesi dikkat çekti.</p><p>Deneyimli siyasetçinin yeni 4 yıllık görev süresi 5 Ocak 2027'de başlayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/42865562.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/lula-da-silva-dorduncu-ke-150_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/fedin-faiz-karari-ne-zaman-tahminler-ne-3-yorum-296896</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[FED'in faiz kararı ne zaman? Tahminler ne? 3 yorum]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) bu hafta para politikası kararları alacak. Peki, tarihler ne? FED'in kararı için hangi tahminler var?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[FED'in faiz kararı ne zaman? Tahminler ne? 3 yorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Fed'in faiz kararı 28 Ekim Çarşamba günü, ECB'nin kararı 29 Ekim Perşembe günü, BoJ'un kararı ise 30 Ekim Cuma günü açıklanacak. Fed, ECB ve BoJ'un bu hafta gerçekleştireceği toplantılarda politika faizlerini sabit tutması beklenirken söz konusu bankaların aralıkta ise faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri güçlü kalmaya devam ediyor.</b></p><p>Bankaların karar metinlerinde vereceği mesajlar ve gelecek döneme ilişkin para politikası sinyallerinin de varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p><b>FED KARARI İÇİN TAHMİNLER NE?</b></p><p>AA'nın analizine göre ABD Merkez Bankasının (Fed), 27-28 Ekim'de düzenlenecek toplantısında faiz oranlarını sabit bırakacağı beklentisi ağırlık kazanırken, eylülde ivme kazanan enflasyon faiz artırımı ihtimalini masada tutuyor.</p><p><b>Ülkede açıklanan son veriler, büyük ölçüde enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle enflasyonun hız kazandığına işaret ediyor.</b></p><p>ABD Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre ülkede TÜFE, eylülde aylık yüzde 0,6 ile beklentilere paralel, yıllık yüzde 3,7 ile beklentilerin üzerinde arttı. Böylece aylık enflasyon son 5 ayın, yıllık enflasyon ise son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p>Enflasyondaki yükselişte enerji fiyatları belirleyici olurken, değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek TÜFE de eylülde aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 2,6 ile beklentilerden fazla arttı. Çekirdek enflasyondaki bu görünüm, fiyat baskılarının yalnızca enerji fiyatlarındaki yükselişle sınırlı kalmadığına ilişkin değerlendirmeleri beraberinde getirdi.</p><p>ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de eylülde aylık yüzde 1,3, yıllık yüzde 6,3 ile beklentilerin üzerinde arttı. Ülkede üretici enflasyonu, aylık bazda Mart 2022'den, yıllık bazda Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyesine çıktı.</p><p><b>Piyasalar Fed'in bu hafta beklemede kalmasını öngörüyor</b></p><p>TÜFE verilerinin ardından Fed'in ekim toplantısında politika faizini sabit tutma olasılığı bir miktar zayıflasa da Fed yetkililerinin temkinli mesajları ve bu haftaki sakin veri takvimi olasılık dengesini yeniden değiştirdi.</p><p>FED Başkanı Warsh'ın Bangkok'ta "şahin" mesaj vermemesi, piyasalarda "ekimde aceleci bir faiz artırımına gidilmeyeceği ve Fed'in daha fazla veri bekleyeceği" şeklinde yorumlanırken, Fed'in bu hafta beklemede kalacağı, aralık ayındaki toplantısında ise faiz artışına gideceğine yönelik tahminler güçlendi.</p><b>PİYASALAR NEYİ FİYATLIYOR?</b><p></p><p><b>CME Group verilerine göre 25 Ekim itibarıyla piyasalar, Fed'in ekim toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tutma ihtimalini yüzde 90, faiz artırımı ihtimalini ise yüzde 10 olarak fiyatlıyor.</b></p><p><b>"Aralık ayında faiz artırımı muhtemel görünüyor"</b></p><p><b>American Enterprise Institute Kıdemli Uzmanı Steven Kamin,</b> AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Fed'in gelecek verilerin nasıl şekilleneceğini görmek için beklerken şimdilik faiz oranlarını mevcut seviyelerde tutacağını tahmin ediyorum." dedi.</p><p>Yaklaşan Kongre ara seçimlerinin Fed açısından herhangi bir ikilem yaratmadığını belirten Kamin, "Bununla birlikte, işsizlik oranlarının düşük seyretmesi ve son enflasyon verilerinin fazlasıyla yüksek olması nedeniyle aralık ayında faiz artırımı muhtemel görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"Ekim ayı için 25 baz puanlık faiz artışı öngörüyoruz"</b></p><p><b>S&amp;P Global ABD Başekonomisti Satyam Panday </b>ise ekim ayı için 25 baz puanlık faiz artışı öngördüklerini belirtti.</p><p>Panday, "Özellikle iş gücü piyasasının istikrar kazandığına dair güçlü işaretler verdiği bir dönemde enflasyon Fed için şu an en öncelikli konu olmaya devam ediyor." dedi.</p><p>Fed'in bu ay faiz oranlarını sabit tutma ihtimalinin kayda değer olduğunu kabul ettiklerini belirten Panday, "Yine de Fed'in mevcut faiz artırımı döngüsünde 50 baz puan daha artırmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Panday, çekirdek enflasyonun seyrinin Fed'in kısa vadede atacağı adımları belirlediğini, tüm öncü göstergelerin çekirdek enflasyonun gelecek birkaç ay içinde Fed'in faizleri sabit tutmasını sağlayacak ölçüde gerilemeyeceğine işaret ettiğini kaydetti.</p><p>Fed'in bu haftaki para politikası toplantısının 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden günler önce gerçekleşmesine de değinen Panday, şunları kaydett:</p><p>"Fed'i, enflasyon hedeflemesi yapan bağımsız bir merkez bankası olarak değerlendiriyoruz. Geçmişte seçimlerden önce faiz artırdıkları olmuştu, bugün de bağımsızlıklarından şüphe etmek için hiçbir neden yok. Ekonomik verilere ve bu verilerin yüzde 2'lik enflasyon ile maksimum istihdamdan oluşan ikili görevleri bağlamında nasıl bir seyir izlediğine odaklanmaya devam edecekler."</p><p><b>"Faiz kararının oy birliğiyle alınması pek olası değil"</b></p><p><b>ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley,</b> Amerika Bölgesel Araştırma Başkanı Padhraic Garvey ve Küresel Piyasalar Başkanı ve Birleşik Krallık ile Orta ve Doğu Avrupa (CEE) Bölgesi Araştırma Başkanı Chris Turner tarafından kaleme alınan analizde ise son dönemde istihdam verilerinin hayal kırıklığı yarattığı belirtildi.</p><p>Konut piyasası gibi faiz oranlarına duyarlı sektörlerin de giderek daha fazla zorlandığına değinilen analizde, ABD ekonomisinin güçlü bir şekilde büyümeye devam ettiği, enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiği vurgulandı.</p><p>Analizde, Fed yetkililerinin enflasyonu kontrol altına almak için para politikasında daha fazla sıkılaşmaya gidilmesi gerektiği yönündeki görüşlerine işaret edildi.</p><p>Fed'in eylül ayında yayımlanan ekonomik projeksiyonlarında dört yetkilinin yıl sonuna kadar 50 baz puanlık faiz artışı öngördüğü anımsatılan analizde, "Bu göz önüne alındığında, alınacak kararın oy birliğiyle çıkması pek olası görünmüyor. Temmuz ayında komitenin geri kalanı faiz oranlarını sabit tutmak isterken, Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan faiz artırımı yönünde oy kullanmışlardı. Bu üç isim, yine faiz artırımı lehine muhalif bir tutum sergileyebilirler." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Analizde, yüksek enflasyon verilerine rağmen piyasaların bu hafta Fed'in faiz oranlarını sabit tutmasını beklediği belirtilerek, yüksek fiyat baskılarına ilişkin endişelerin sürmesi nedeniyle, aralıkta bir faiz artışı öngörüldüğü kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/fedin-faiz-karari-ne-zama-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296895</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meteorolojiden-5-ile-kuvvetli-yagis-uyarisi-2-ilde-turuncu-3-ilde-sari-kod-296895</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden 5 ile kuvvetli yağış uyarısı: 2 ilde turuncu, 3 ilde sarı kod]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? sorusu yanıt buldu. 26 Ekim 2026 Pazartesi günlük hava durumu raporu paylaşıldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bugün öğle saatlerinden itibaren etkisini artırması beklenen kuvvetli yağış nedeniyle 2 il için turuncu, 3 il için sarı kodlu uyarı yayımladı. Sel, su baskını, heyelan ve hortum riskine karşı vatandaşlar dikkatli olmaya çağrıldı. İşte, meteorolojik uyarılarla birlikte Meteorolojiden 26 Ekim 2026 Pazartesi hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteorolojiden 5 ile kuvvetli yağış uyarısı: 2 ilde turuncu, 3 ilde sarı kod]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 26 Ekim 2026 Pazartesi günü Ege ve Batı Akdeniz bölgelerinde etkili olması beklenen kuvvetli yağış için kritik uyarılar yayımladı. Yapılan değerlendirmeye göre Aydın ve Muğla için turuncu kodlu uyarı verilirken, İzmir, Denizli ve Antalya sarı kodla işaretlendi. Özellikle öğle saatlerinden itibaren yoğunlaşması beklenen yağışların sel, su baskını ve heyelan gibi ciddi doğa olaylarına yol açabileceği vurgulandı. Kuvvetli yağış nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanabileceği de ayrıca belirtildi.</p><p><b>ANTALYA'NIN 7 İLÇESİNDE ÇOK KUVVETLİ SAĞANAK BEKLENİYOR</b></p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, bugün öğle saatlerinden itibaren Antalya'nın Elmalı, Finike, Kaş, Korkuteli, Kumluca, Demre ve Kemer ilçelerinde kuvvetli ve çok kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Bu ilçelerin önemli bir kısmı dağlık ve engebeli araziye sahip olduğundan, kuvvetli yağış sonrasında ani sel ve heyelan riski normalden çok daha yüksek seyrediyor. Bakanlık, söz konusu ilçelerde yaşayan vatandaşlardan dere yatakları ve çukur bölgelerden uzak durmalarını istedi. Ayrıca yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve hortum gibi tehlikelere karşı da azami dikkat gösterilmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle tarım arazileri ve sera bölgelerinin yoğun olduğu Kumluca ve Finike gibi ilçelerde olası dolu yağışının ekonomik zarara neden olabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle bölge sakinlerinin meteorolojik uyarıları yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.</p><p><b>AYDIN VE MUĞLA'DA TURUNCU KOD: KUVVETLİ YAĞIŞ EN ÇOK BU BÖLGELERİ VURACAK</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan verilere göre, Marmara Bölgesi'nin batısı, kıyı Ege ve Batı Akdeniz'in batı kesimlerinde etkili olacak yağışların en şiddetli hali İzmir'in güneyi, Aydın çevresi, Muğla ve Antalya'nın batı kesimleri üzerinde hissedilecek. Turuncu kodla uyarılan Aydın ve Muğla'da kuvvetli yağış nedeniyle ciddi sel ve su baskını tehlikesi bulunuyor. Bu iki ilin özellikle kıyı kesimlerinde ve ova bölgelerinde su tahliye kapasitesinin sınırlı olması, olası bir yoğun yağışta baskın riskini artıran en önemli etken olarak öne çıkıyor. Sarı kodla işaretlenen İzmir, Denizli ve Antalya'da ise yağışların yer yer kuvvetli geçeceği ancak turuncu kod seviyesine ulaşmasının düşük ihtimalle mümkün olduğu belirtildi. Yine de bu üç ilde de vatandaşların tedbirli olması, özellikle trafikte sürücülerin mesafe kuralına dikkat etmesi ve alt geçitlerden geçerken su seviyesini kontrol etmesi öneriliyor. Kuvvetli yağış etkisinin gece saatlerine doğru azalması beklense de, zemin doygunluğu nedeniyle ertesi gün de heyelan riskinin devam edebileceği uzmanlar tarafından dile getiriliyor.</p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, kuvvetli yağış uyarılarının ciddiye alınması ve olası afet senaryolarına karşı önceden hazırlık yapılması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Vatandaşların AFAD ve Meteoroloji'nin resmi kanallarından güncel bilgileri takip etmesi, acil durum çantası hazırlaması ve risk bölgelerinden uzak durması tavsiye ediliyor. Özellikle turuncu kodla uyarılan Aydın ve Muğla'da yerel yönetimlerin de gerekli önlemleri aldığı ve ekiplerin sahada hazır beklediği bildirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/balksz1-2610202689f7cfa1.jpg"/><p><b>26 EKİM 2026 PAZARTESİ METEOROLOJİDEN İL İL HAVA DURUMU TAHMİNLERİ!</b></p><p><b>26 Ekim 2026 Pazartesi günü için Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre:</b> Ülkemizin kuzey ve batı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile Adana, Eskişehir, Konya çevreleri ve Ankara'nın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Balıkesir, Çanakkale'nin doğusu, Aydın, İzmir, Denizli çevrelerinde kuvvetli, Antalya'nın batısında kuvvetli ve çok kuvvetli, Aydın'ın batısı ve Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara, İç Ege, Göller Yöresi, Batı Karadeniz'in iç kesimleri ile Orta Karadeniz'de pus ve yer yer sis bekleniyor.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Batı bölgelerde mevsim normalleri civarında, iç ve doğu kesimlerde mevsim normallerinin yer yer üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Güney Ege kıyılarında güneydoğu yönlerden, Marmara'da kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına(50 - 70 km / saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</p><p colspan="2"><b>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: </b>Yağışların Balıkesir, Çanakkale'nin doğusu, Aydın, İzmir, Denizli çevrelerinde kuvvetli, Antalya'nın batısında kuvvetli ve çok kuvvetli, Aydın'ın batısı ve Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması yerel olarak kuvvetli ve çok kuvvetli (30-75 kg/m2) gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden yaşanabilecek sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p><p colspan="2"><b>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: </b>Rüzgarın Güney Ege kıyılarında güneyli yönlerden, Marmara'da kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına(50 - 70 km / saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (Ulaşımda aksamalar) karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN BÖLGELERİMİZDE HAVA DURUMU </strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden itibaren Balıkesir çevreleri ile Çanakkale'nin doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</p><p><strong>BURSA °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden itibaren doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>İSTANBUL °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı</p><p><strong>KIRKLARELİ °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, bçlge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Aydın çevreleri ile güney ve batı kesimleri başta olmak üzere İzmir çevreleri ve Denizli'de yerel kuvvetli, Aydın'ın batısı ve Muğla'da çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</p><p><strong>AFYONKARAHİSAR °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</p><p><strong>DENİZLİ °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>İZMİR °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların güney ve batı kesimleri başta olmak üzere il genelinde kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>MUĞLA °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz ile Adana çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Göller Yöresinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</p><p><strong>ADANA °C, 30°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ANTALYA °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu, iç ve batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra batı ilçelerinde kuvvetli ve çok kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>BURDUR °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>HATAY °C, 27°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren Eskişehir ve Konya çevreleri ile Ankara'nın batı ilçelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren batı ilçeleri sağanak yağışlı</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</p><p><strong>KONYA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren sağanak yağışlı</p><p><strong>NEVŞEHİR °C, 22°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</p><p><strong>BOLU °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu</p><p><strong>KASTAMONU °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu</p><p><strong>SİNOP °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı bulutlu</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Orta Karadeniz'de pus ve yer yer sis bekleniyor.</p><p><strong>AMASYA °C, 25°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>RİZE °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>SAMSUN °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>TRABZON °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ERZURUM °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>KARS °C, 17°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>MALATYA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>VAN °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 25°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>GAZİANTEP °C, 25°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>MARDİN °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Kuzey Ege'de fırtına, Marmara, Batı Karadeniz ve Güney Ege'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu, batısı sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5, gece saatlerinde 5 ila 7 ; Doğu Karadeniz'de doğu ve güneydoğudan, doğusu kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,5 yer yer 3,0 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5 gece saatlerinden itibaren 5 ila 7 kuvvetinde. Dalga: 0,5 ila 1,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Kuzey Ege'de doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5, gece saatlerinden itibaren 5 ila 7 yer yer 8; Güney Ege'de güney ve güneydoğudan 3 ila 5 yer yer 6, güneyi öğle saatlerinde 4 ila 6 yer yer 7 kuvvetinde. Dalga: 1,5 ila 2,5 m, yer yer 3,0 ila 3,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, batısı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Akdeniz'de güney ve güneydoğudan, sabah saatlerinde Antalya Körfezi kuzeydoğudan 3 ila 5; Doğu Akdeniz'de kuzey ve kuzeydoğudan, öğle saatlerinden sonra kuzeybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı çok bulutlu, yer yer sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı ve güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga; 0,25 ila 0,50 m, Görüş: İyi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/meteorolojiden-5-ile-kuvv-162_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-26-ekim-2026-pazartesi-296894</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 26 Ekim 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 26 Ekim 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 26 Ekim 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 26 Ekim 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video1-261020268fba01ae.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>ASRIN İNŞASI ABD'Yİ ŞAŞIRTTI</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b>ABD basını demiş ki "Saatte 23, günde 550 konut mu yaptınız siz? Hadi canım siz de!"</p><p>"Evet, yaptık."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video2-261020268bf51d93.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>MUHALEFETİN YALAN SİYASETİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Bunların ahlaki duruşları bu. Bu kadar ahlak dışı ve rahat davranabilen siyasi gruplar ne yapar? Döner, sana iftira atar. Çünkü bunlar ilkesiz; günah kavramları yok. Mezarda kafayı çekerler. Bin defa soruyorum: Niye mezarda kafayı çekiyorsun?</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video3-2610202643dccae0.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Libya'nın batısında Dibeybe, doğusunda ise Hafter etkili konumda ve iki taraf uzun süredir karşı karşıya. Türkiye ise "Siz kardeşsiniz, aranızda bir orta yol bulabiliriz." diyerek uzlaşma zemini oluşturmaya çalışıyor. Peki, bu nasıl sağlanabilir? Somali ile Etiyopya arasında yürütülen arabuluculuk sürecinde olduğu gibi, tarafları aynı masa etrafında buluşturarak...  Türkiye bu noktada aktif bir şekilde devrede. Libya'daki bölünmüşlüğün sona ermesi hem Libya'nın hem de dostlarının menfaatine olurken, bu çatışma ortamından fayda sağlayan aktörler açısından ise olumsuz bir tablo ortaya çıkaracaktır.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-2610202653519ec2.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>ANKARA'DAN ''TEK LİBYA'' HAMLESİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b> </b>değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/gunun-manseti-26-ekim-202-119_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kabine-cumhurbaskani-erdoganin-baskanliginda-yogun-gundemle-bestepede-toplanacak-296893</link>
      <pubDate>2026-10-26T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında yoğun gündemle Beştepe'de toplanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kabine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de toplanacak. Fon piyasalarında yaşanan gelişmeler kapsamında atılan adımlar toplantının öncelikli gündemi olacak. Kabine Toplantısı'nda, Terörsüz Türkiye sürecinde yaşanan gelişmeler ve bölgesel konular da ele alınacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında yoğun gündemle Beştepe'de toplanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık edecek.</p><p>Fonların tasfiye sürecindeki son durum, koordinasyon kurulu raporları, fon mağdurları için atılan adımlar ve sermaye piyasalarındaki gelişmeler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Kabine Toplantısı'nda ele alınacak.</p><p>Beştepe'deki toplantıda, ilgili kurumların yürüttüğü çalışmalar ve yatırımcıların haklarının korunmasına yönelik adımlar değerlendirilecek. Sürece ilişkin olası yeni düzenlemeler de görüşülecek.</p><p><b>TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ GÜNDEMDE</b></p><p>Kabine Toplantısı'nda, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamaya da mercek tutulacak. Terör örgütünün fesih ve silah bırakma süreci, Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu'nun raporları doğrultusunda ele alınacak.</p><p>Meclis çatısı altında süreci takip edecek İzleme Komisyonu'nun kuruluş çalışmaları masada olacak.</p><p><b>BÖLGESEL KONULAR DA KABİNENİN GÜNDEMİNDE</b></p><p>Orta Doğu'daki gelişmeler de kabinenin gündeminde yer alacak. Arap Yarımadası'ndaki son durum, yeniden artan ABD-İran gerilimi, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırıları ile bölgesel gelişmeler kapsamında atılan diplomatik adımlar değerlendirilecek.</p><p>Ayrıca, Libya'nın, Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı onaylamasının ardından Mavi Vatan politikasında izlenecek yol haritası da görüşülecek. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kabine-cumhurbaskani-erdo-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/guven-endeksi-ekimde-hizmet-sektorunde-azalirken-insaat-ve-perakende-ticarette-artti-296892</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güven endeksi ekimde hizmet sektöründe azalırken inşaat ve perakende ticarette arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Güven endeksi, ekimde geçen aya kıyasla hizmet sektöründe yüzde 2,4 azalırken perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 ve inşaat sektöründe yüzde 0,4 artış gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güven endeksi ekimde hizmet sektöründe azalırken inşaat ve perakende ticarette arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı.</p><p>Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi ekimde aylık bazda hizmet sektöründe yüzde 2,4 azalarak 109,2, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 artışla 112,5 ve inşaat sektöründe yüzde 0,4 yükselerek 83,3 değerini aldı.</p><p>Hizmet sektöründe ekimde geçen aya kıyasla, son üç aylık dönemde iş durumu yüzde 3,1, son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 3,5, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 0,7 azalış gösterdi.</p><p>Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 6,2, mevcut mal stok seviyesi yüzde 1,2 artarken gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 3,4 düştü.</p><p>İnşaat sektöründe alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 0,4, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 0,4 artış kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/guven-endeksi-ekimde-hizm-503_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunya-bu-skandali-konusuyor-japonyada-halkin-sevgilisi-prenses-aikonun-taht-hakki-gasp-edildi-296891</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya bu skandalı konuşuyor! Japonya'da halkın sevgilisi Prenses Aiko'nun taht hakkı gasp edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da yürürlüğe giren yeni İmparatorluk Yasası, ülkenin binlerce yıllık erkek egemen taht sıralamasını güçlendirdi. Prenses Aiko'nun tahta çıkmasının önünü tamamen kapatan revizyon, Tokyo'da protestoları ve cinsiyet eşitliği tartışmalarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya bu skandalı konuşuyor! Japonya'da halkın sevgilisi Prenses Aiko'nun taht hakkı gasp edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da erkek egemen taht sıralamasını daha da pekiştiren ve kamuoyunda tartışmalara yol açan yeni İmparatorluk Yasası revizyonu, Cumartesi günü resmen yürürlüğe girdi. Bu değişiklikler, 1.500 yıllık Japon monarşisinin işleyişinde önemli bir dönüm noktası anlamına geliyor. Yasada yapılan düzenlemeler, uzak erkek akrabaların kraliyet ailesine dahil edilmesine ve gelecekteki varislerin bu yolla belirlenmesine imkan tanırken, prenseslerin evlendikten sonra kraliyet statülerini koruyabilmelerine de bazı şartlarla izin veriyor. Ancak bu yeni düzenleme, İmparator Naruhito'nun halk arasında oldukça sevilen 24 yaşındaki kızı Prenses Aiko'nun, gelecekte tahta çıkmasını ve çocuklarının kraliyet statüsüne sahip olmasını kesin biçimde engelliyor. Kamuoyunda geniş yankı bulan yasa değişikliği, kadınların ve anneden gelen soyun taht sıralamasında yer almasının önünü kapatarak, erkek varisler üzerindeki baskıyı artırıyor.</p><h3>İmparatorluk Hane Ofisi: Erkek egemen sıralama güçlendi</h3><p>İmparatorluk Hane Ofisi yetkilileri, yürürlüğe giren yeni İmparatorluk Yasası'nın uygulanmasıyla ilgili detayları incelemeye devam ediyor. Revize edilen yasa, yalnızca baba soyundan gelen, 15 yaşından büyük ve bekar olan uzak erkek akrabaların kraliyet ailesine kabul edilmesine olanak tanıyor. Bu uygulama, 1947'de kraliyet statüsünden feragat eden ailelerin torunlarını kapsıyor. Yetkililer, bu ailelerden geriye kalan dördünün, İmparator Naruhito'dan en az 36 nesil uzakta olduğunu ve soylu soylarının 600 yıl önce ayrıldığını belirtiyor. Yeni düzenleme, erkek varislerin sayısını artırmayı hedeflerken, kadınların ve anneden gelen soyun tahtta söz sahibi olmasını önlüyor. Bu durum, Japonya'nın geleneksel erkek egemen monarşi anlayışını daha da güçlendiriyor ve toplumda cinsiyet eşitliği tartışmalarını alevlendiriyor.</p><h3>Prenses Aiko'nun taht hakkı engellendi: Tepkiler büyüyor</h3><p>Yasa değişikliğine göre, Prenses Aiko'nun hem kendisinin hem de gelecekteki çocuklarının kraliyet statüsü elde etmesi artık mümkün değil. Prensesin taht hakkının elinden alınması, başta kadın hakları savunucuları ve gençler olmak üzere, Japon toplumunda geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Son haftalarda Tokyo'nun merkezi başta olmak üzere birçok şehirde yüzlerce kişi, "Aiko-sama taç prensi olsun!" sloganlarıyla yürüyüşler düzenledi. Medya anketleri, Japon halkının büyük çoğunluğunun kadınların ve anneden gelen soyun taht sıralamasında yer almasını desteklediğini ortaya koyuyor. Etkili karikatürist Yoshinori Kobayashi, yeni yasayı anayasaya aykırı bulduğunu ve hükümete karşı dava açmayı planladığını açıkladı. Ana akım gazeteler ise revizyonları sert bir dille eleştiriyor.</p><h3>Prenseslerin statüsü tartışma konusu oldu</h3><p>Yasada yapılan değişiklikle, prenseslerin sıradan vatandaşlarla evlendikten sonra kraliyet statülerini koruyabilmeleri mümkün hale geldi. Ancak bu hak, yalnızca belirli şartlar altında ve sınırlı bir kapsamda uygulanıyor. Prenses Mako'nun 2021 yılında bir üniversite arkadaşıyla evlenerek ABD'ye taşınması, önceki kurallar gereği kraliyet statüsünden feragat etmesine yol açmıştı. Şimdi ise Aiko ve kuzeni Kako da dahil olmak üzere beş bekar prenses, evlilik sonrası kraliyet ailesinde kalıp kalmayacaklarına karar verebilecekler. Ancak uzmanlar, yeni düzenlemenin kadın kraliyet üyelerinin ailede kalmasını sağlasa da, eş ve çocuklarına kraliyet statüsü tanımadığı için etkinin oldukça sınırlı kalacağı görüşünde. Ayrıca, prenseslerin evlilik sonrası yaşayacakları yer, düğün ritüelleri ve eşlerinin veya çocuklarının resmi görevlerde yer alıp alamayacağı gibi sorular ise halen yanıt bekliyor.</p><h3>Erkek varis baskısı ve ailelere yönelik endişeler artıyor</h3><p>Yasa değişikliğiyle birlikte, kraliyet ailesinin genç üyeleri üzerinde erkek çocuk sahibi olma baskısı da artmış durumda. Muhafazakâr akademisyenler, potansiyel erkek adayların çokluğuna rağmen, henüz hiçbirinin gönüllü olmadığını ve seçim sürecindeki şeffaflık eksikliğinin toplumda soru işaretleri yarattığını vurguluyor. Nagoya Üniversitesi'nden monarşi uzmanı Hideya Kawanishi, eşlerin ve çocukların kraliyet statüsünden mahrum bırakılmasının, özellikle anneden gelen soy sıralamasının önüne geçmek için açık bir girişim olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, bu uygulamanın ailelerin medeni haklarını kısıtlayabileceği ve ilerleyen yıllarda daha fazla tutarsızlık ve sorun doğurabileceği uyarısında bulunuyor.</p><h3>Toplumda cinsiyet eşitliği tartışmaları alevlendi</h3><p>Japonya'da yürürlüğe giren yeni İmparatorluk Yasası, ülkenin köklü monarşi geleneğini korumak amacıyla hazırlanmış olsa da, toplumda cinsiyet eşitliği ve kadınların temsil hakkı gibi temel meselelerde ciddi tartışmaları gündeme taşıdı. Halk arasında Prenses Aiko'nun taht hakkı için destek büyürken, hükümetin erkek egemen taht sıralamasına bağlı kalma ısrarı, Japonya'nın modernleşme ve toplumsal eşitlik yolunda önünde büyük bir engel olarak görülüyor. Önümüzdeki dönemde, hem siyasi hem de toplumsal düzeyde bu tartışmaların daha da derinleşmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/dunya-bu-skandali-konusuy-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hitlerin-tarihi-siginagi-alevlere-teslim-oldu-kundakci-motosikletle-kacarken-yakalandi-296890</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hitler'in tarihi sığınağı alevlere teslim oldu! Kundakçı motosikletle kaçarken yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Bavyera Alpleri'nde yer alan ve Adolf Hitler için inşa edilen ünlü Kartal Yuvası, çıkan yangında büyük hasar gördü. Olayla ilgili olarak 33 yaşındaki bir Alman vatandaşı kundaklama şüphesiyle gözaltına alındı. Tarihi binanın zarar görmesi, bölgede endişe yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hitler'in tarihi sığınağı alevlere teslim oldu! Kundakçı motosikletle kaçarken yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın Bavyera Alpleri'nde, Adolf Hitler için inşa edilen ve Kehlsteinhaus olarak da bilinen tarihi Kartal Yuvası'nda çıkan yangın paniğe yol açtı. Olay, Cuma akşamı saat 21.15 sularında acil servis ekiplerinin aldığı alarm ile ortaya çıktı. Yangına, kar ve şiddetli rüzgarın etkisiyle müdahale etmekte zorluk yaşandı. Yangının ardından 33 yaşındaki bir Alman vatandaşı, kundaklama şüphesiyle gözaltına alındı. Şüphelinin, bölgeyle bağlantısı olduğu ancak şu anda Berchtesgaden'de yaşamadığı belirtildi. Tarihi önemiyle bilinen Kartal Yuvası'nın zarar görmesi, hem Almanya'da hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Kartal Yuvası'nda şüpheli gözaltında</h3><p>Yetkililer, yangının ardından bölgede ters yönde ilerleyen bir motosikletli adamı gözaltına aldı. Savcılık, 33 yaşındaki bu kişinin sorgulandığını ve psikiyatrik değerlendirme için bir tesise sevk edildiğini açıkladı. Şüphelinin zihinsel rahatsızlık belirtileri gösterdiği bildirildi. Ancak, binanın tarihî geçmişi göz önüne alınarak siyasi bir motivasyon ihtimalinin de araştırıldığı vurgulandı. Şu ana kadar yangında herhangi bir yaralanma yaşanmadı. İtfaiye ekipleri, düşme tehlikesi nedeniyle binaya doğrudan müdahale edemedi. Buna rağmen, Cumartesi günü yangının tamamen kontrol altına alınması hedeflendi.</p><h3>Kehlsteinhaus'un tarihi ve önemi öne çıktı</h3><p>Kartal Yuvası, deniz seviyesinden 6.017 feet yükseklikte, kayalık bir zirvede bulunuyor. Binaya, dağ yolunun sonunda yer alan ve kayalara oyulmuş bir asansörle ulaşılabiliyor. Yol, halka kapalı olmasına rağmen gün içinde turist otobüsleriyle ziyaretçilere açık tutuluyor. 1952 yılından bu yana kafe ve restoran olarak hizmet veren Kartal Yuvası, aynı zamanda Nazi dönemine dair bir sergiye de ev sahipliği yapıyor. Hitler'in burayı nadiren kullandığı, asıl ikametinin Berghof olduğu, bu yapının ise 1952'de yıkıldığı biliniyor. Yangının ardından, tarihi Kartal Yuvası'nın geleceği ve korunması yönünde yeni önlemler alınması gündeme geldi.</p><p>Kartal Yuvası'ndaki yangın, Almanya'nın yakın tarihine ışık tutan bu sembolik yapının korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, bölge halkı ve yetkililer tarihi mirasın zarar görmemesi için çağrıda bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/hitlerin-tarihi-siginagi--687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296889</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-fenerbahce-maci-bugun-saat-kacta-derbiye-dogru-296889</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe maçı bugün saat kaçta? Derbiye doğru...]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de bugün derbi heyecanı var. Galatasaray ile Fenerbahçe bu akşam 407. kez karşı karşıya geliyor. İşte maçın saati, istatistikler ve maç öncesi son bilgiler...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe maçı bugün saat kaçta? Derbiye doğru...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trendyol Süper Lig'in 9. haftası Galatasaray-Fenerbahçe derbisine sahne olacak. Papazın Çayırı'nda 17 Ocak 1909 tarihinde yapılan ilk özel maçla başlayan rekabette bugün 407. maç oynanacak.</b></p><p><b>MAÇ SAAT KAÇTA?</b></p><p>Galatasaray ile Fenerbahçe bugün <b>saat 21.30'da </b>RAMS Park'ta karşılaşacak. Bu maç öncesi Galatasaray ligde aldığı 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 19 puanla 2. sırada bulunuyor. Sarı-lacivertliler ise 5 galibiyet, 1 beraberlik, 2 mağlubiyet sonucunda topladığı 16 puan ve averajla 3. sırada yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/derbi-26102026b82ce1a8.jpg"/><p><b>1909'DA BAŞLAYAN REKABET</b></p><p><b>Anadolu Ajansı'nın derlemesine göre </b>Chobani Stadı'nın bulunduğu "Papazın Çayırı" olarak adlandırılan yerde 17 Ocak 1909 tarihinde yapılan ve Galatasaray'ın 2-0 kazandığı özel maçla başlayan rekabette, galibiyetlerde Fenerbahçe'nin üstünlüğü bulunuyor.</p><p>Sarı-lacivertliler, 406 maçtan 150'sini kazanırken sarı-kırmızılı ekip, 131 kez (biri hükmen) galip geldi. 125 maçta taraflar eşitliği bozamadı.</p><p>Fenerbahçe'nin attığı 546 gole, Galatasaray 508 golle (3'ü hükmen galibiyetten olmak üzere) karşılık verdi.</p><p><b>LİGDE 139. SINAV</b></p><p>Fenerbahçe ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde 138 kez karşılaştı.</p><p>Fenerbahçe, rakibine galibiyet sayısında 53-39 üstünlük kurdu. Ligdeki 46 maç beraberlikle sonuçlandı.</p><p>Lig maçlarında sarı-lacivertliler 165, sarı-kırmızılılar ise 137 gol kaydetti.</p><p><b>RAMS PARK'TAKİ 18. DERBİ</b></p><p>Galatasaray ile Fenerbahçe, 15 Ocak 2011 tarihinde açılan Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park'ta yarın 18. kez karşı karşıya gelecek.</p><p>RAMS Park, biri Süper Final olmak üzere toplamda 17 kez Galatasaray-Fenerbahçe derbisine ev sahipliği yaptı. Galatasaray, 17 maçın 6'sında Fenerbahçe ise 5'inde galip geldi. Rakiplerin 6 maçı berabere bitti.</p><p>Galatasaray, RAMS Park'ta 19 gol atarken Fenerbahçe, 13 kez rakip ağları sarstı.</p><p><b>SON 10 RESMİ MAÇ</b></p><p>İki takım arasında oynanan son 10 derbide Galatasaray'ın üstünlüğü bulunuyor.</p><p>Rekabetteki son 10 karşılaşmada Galatasaray 5 (biri hükmen), Fenerbahçe ise 2 kez galip geldi. Üç müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların attığı 15 gole karşılık, sarı-lacivertliler 6 kez fileleri havalandırabildi.</p><p><b>Taraflar arasındaki son 10 maçın sonuçları şöyle:</b></p><table><tbody><tr><td>Tarih</td><td>Stat</td><td>Organizasyon</td><td>Sonuç (GS-FB)</td></tr><tr><td>04.06.2023</td><td>Nef</td><td>Süper Lig</td><td>3-0</td></tr><tr><td>24.12.2023</td><td>Ülker</td><td>Süper Lig</td><td>0-0</td></tr><tr><td>07.04.2024</td><td>Şanlıurfa 11 Nisan</td><td>TFF Süper Kupa</td><td>3-0 (Hükmen)</td></tr><tr><td>19.05.2024</td><td>RAMS Park</td><td>Süper Lig</td><td>0-1</td></tr><tr><td>21.09.2024</td><td>Ülker</td><td>Süper Lig</td><td>3-1</td></tr><tr><td>24.02.2025</td><td>RAMS Park</td><td>Süper Lig</td><td>0-0</td></tr><tr><td>02.04.2025</td><td>Ülker</td><td>Türkiye Kupası</td><td>2-1</td></tr><tr><td>01.12.2025</td><td>Chobani</td><td>Süper Lig</td><td>1-1</td></tr><tr><td>10.01.2026</td><td>Atatürk Olimpiyat</td><td>TFF Süper Kupa</td><td>0-2</td></tr><tr><td>26.04.2026</td><td>RAMS Park</td><td>Süper Lig</td><td>3-0</td></tr></tbody></table><p><b>Galatasaray'ın en golcüsü Osimhen</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/16/galatasaray-1610202655240b10.jpg"/><p>Sarı-kırmızılı takımın Süper Lig'deki en golcü oyuncusu Nijeryalı Victor Osimhen oldu.</p><p>Sakatlığı sebebiyle bu sezon ligde 2 karşılaşmayı kaçıran Osimhen, Süper Lig'deki 6 maçta 6 gol kaydetti.</p><p>Osimhen'i bu alanda ikişer golle Abdülkerim Bardakcı ile Gabriel Sara, birer golle Roland Sallai, Davinson Sanchez, Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Lucas Torreira, Mario Lemina ve Deniz Gül, takip ediyor.</p><p>Victor Osimhen, sarı-kırmızılı formayla Fenerbahçe'ye karşı 5 karşılaşmada 3 gol attı</p><p>Galatasaray'da ayrıca Lucas Torreira 2 kez, Gabriel Sara, Leroy Sane ve Barış Alper Yılmaz da birer kez sarı-kırmızılı formayla Fenerbahçe'nin ağlarını sarstı.</p><p><b>Fenerbahçe'nin formda golcüsü Vedat Muric</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/muric-261020260c6bf688.jpg"/><p>Fenerbahçe'nin tecrübeli santrforu Vedat Muric, sarı-lacivertli ekibin Süper Lig'deki en golcü oyuncusu konumunda bulunuyor.</p><p>Ligde 8 maça çıkan 32 yaşındaki Muric, 7 kez rakip ağları havalandırdı. Bu alanda Muric'i 4 gollü Mason Greenwood izledi.</p><p>Sarı-lacivertli oyunculardan İrfan Can Kahveci, Oğuz Aydın ile Marco Asensio ikişer gol ve Milan Skriniar, Matteo Guendouzi, Romelu Lukaku, Kerem Aktürkoğlu ve takımdan ayrılan Talisca da Süper Lig'de birer gol attı.</p><p><b>Sarı-lacivertlilerde 4 futbolcunun Galatasaray'a birer golü var</b></p><p>Fenerbahçe'den 4 oyuncu, kariyerlerinde sarı-kırmızılı ekibe karşı birer gol kaydetti.</p><p>Sarı-lacivertlilerde Fransız orta saha oyuncusu Matteo Guendouzi ile Hollandalı futbolcu Jayden Oosterwolde, 10 Ocak 2026 tarihinde Galatasaray'a karşı 2-0 kazanılan TFF Süper Kupa maçında birer gol sevinci yaşadı.</p><p>Vedat Muric ise Çaykur Rizespor forması giydiği dönemde ligin 2018-19 sezonunun 32. haftasında Galatasaray'a iç sahada 3-2 kaybedilen müsabakada bir kez topu ağlara gönderdi.</p><p>Ayrıca İrfan Can Kahveci, 15 Aralık 2018 tarihinde İstanbul Başakşehir formasıyla Süper Lig'de 1-1 biten karşılaşmada Galatasaray'a karşı 1 gol kaydetti.</p><p><b>EKSİKLER KİMLER?</b></p><p>Fenerbahçe, zorlu derbide 2 oyuncusundan yararlanamayacak.</p><p>Sarı-lacivertlilerde sakatlıkları bulunan Marco Asensio ile Nathan Ake derbide takımını yalnız bırakacak.</p><p>Galatasaray'da ise Portekizli yıldız Rafael Leao, Fenerbahçe derbisinde forma giyemeyecek.</p><p>Trendyol Süper Lig'in 8. haftasında sarı-kırmızılı ekibin Gençlerbirliği'ni 1-0 yendiği maçın 77. dakikasında sakatlık yaşayan Leao, kasık adalesindeki hafif-orta düzeyde zorlanma sebebiyle yarın forma giyemeyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/galatasaray-fenerbahce-ma-742_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/spk-portfoy-ve-yatirim-sinirlamalarina-uyum-takvimini-guncelledi-296888</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SPK, portföy ve yatırım sınırlamalarına uyum takvimini güncelledi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yatırım fonlarının portföy ve yatırım sınırlamalarına tam uyum sağlaması için belirlenen son tarihi 31 Ocak 2027'ye uzattı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SPK, portföy ve yatırım sınırlamalarına uyum takvimini güncelledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tarafından yapılan açıklamaya göre Kurul, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'in bazı maddelerinde değişikliğe gitti.</p><p>Bu kapsamda, kamu kurum ve iştiraklerinin para ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin istisnaları düzenleyen hüküm, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği'nde yer alan aynı kapsamdaki hükümler saklı kalmak üzere kaldırıldı.</p><p>Öte yandan son dönemde piyasalarda meydana gelen gelişmeler dikkate alınarak portföy ve yatırım sınırlamalarına uyumu düzenleyen ve 31 Ekim 2026, 30 Kasım 2026 tarihlerinde kademeli uyum ile 31 Aralık 2026 tarihinde ise tam ve nihai uyum süresi veren uyum takvimi güncellendi.</p><p>Buna göre kademeli uyum hükümleri uygulanmaksızın portföy ve yatırım sınırlamalarına nihai ve tam uyum için son tarih 31 Ocak 2027 olarak belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/spk-portfoy-ve-yatirim-si-140_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bukeleden-haitideki-cesetler-icin-kesin-aciklama-onlar-bizim-adamlarimiz-degil-296887</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bukele'den Haiti'deki cesetler için kesin açıklama: “Onlar bizim adamlarımız değil”]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[El Salvador Başkanı Nayib Bukele, Haiti'de bulunan cesetlerin, geçtiğimiz ekim ayında kaybolan Salvadorlu havacılık teknisyenlerine ait olmadığını açıkladı. Bukele, iddiaları kesin bir dille reddederken, kayıp teknisyenlerin hâlâ bulunamadığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bukele'den Haiti'deki cesetler için kesin açıklama: “Onlar bizim adamlarımız değil”]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele, Haiti'de geçtiğimiz günlerde bulunan dört cesedin, 18 Ekim'de çetelerin saldırısının ardından kaybolan Salvadorlu havacılık teknisyenlerine ait olduğu iddialarını kesin bir dille reddetti. Haiti'nin başkentindeki havaalanında askeri ekiplere teslim edilen cesetlerin kimliğiyle ilgili ortaya atılan iddialara karşı çıkan Bukele, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, bulunan kalıntıların kayıp Salvadorlulara ait olmadığını belirtti. El Salvador hükümetinden isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili de, cesetlerin kaybolan teknisyenlerle bağlantılı olmadığını doğruladı. Kayıp teknisyenlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Haiti'deki organize suçla mücadele için oluşturduğu özel güçte görev yaptığı biliniyor.</p><h3>Bukele: 'Onlar bizim adamlarımız değil'</h3><p>Bukele, X platformunda yaptığı paylaşımda, Haiti'de bir sivil toplum kuruluşunun, insan kalıntılarını askeri ekiplere teslim ettiğini, ancak bu kalıntıların kayıp teknisyenlere ait olmadığının açıkça görüldüğünü ifade etti. Bukele, cesetlerin arasında bir çocuğa, Salvadorlu teknisyenlerin boyundan çok daha uzun bir erkeğe ve farklı üniforma giymiş bir kişiye ait kalıntıların bulunduğunu belirtti. Ayrıca, cesetlerin üzerinde başka ülkelere ait kimlik kartları ve askeri üniformaların da yer aldığını kaydeden Bukele, "Onlar bizim adamlarımız değil" sözleriyle iddiaları net şekilde reddetti. Bukele, teslim edilen cesetlerin Salvadorlu teknisyenlere ait olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.</p><h3>El Salvador'dan Haiti'ye 100'den fazla asker gönderildi</h3><p>Olayın ardından El Salvador yönetimi, kayıp teknisyenlerin bulunması için 22 Ekim'de Haiti'ye 100'den fazla özel kuvvet askeri gönderdi. Bu askeri operasyon, teknisyenlerin sağ ve zarar görmeden kurtarılmaması halinde suçlulara karşı daha sert bir yanıt verileceği uyarısıyla duyuruldu. Haiti hükümeti ise olayı bir kaçırma vakası olarak tanımladı ve teknisyenlerin bulunmasının en öncelikli hedef olduğunu açıkladı. New York Times'ın insani yardım kuruluşlarına dayandırdığı haberde, bulunan dört cesedin Salvadorlulara ait olabileceği öne sürüldü; ancak cesetlerin şiddetli şekilde yanmış olması nedeniyle kimlik tespiti için otopsi gerektiği bildirildi. El Salvadorlu yetkililer ise kimlik tespiti yapılana kadar iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.</p><p>Yaşanan son gelişmeler, Haiti'deki güvenlik sorunlarının uluslararası boyuta taşındığını bir kez daha gözler önüne serdi. El Salvador yönetimi, kayıp teknisyenlerin bulunması için çalışmalarını sürdürürken, olayın çözülmesi için Haiti makamlarıyla yakın temas halinde olduğunu belirtti. Kayıp teknisyenlerin akıbeti ise hâlâ belirsizliğini koruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bukeleden-haitideki-ceset-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296886</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pkknin-sincardaki-uzantisindan-yeni-adim-teror-orgutunun-ybs-yapisi-silah-birakarak-irakta-296886</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PKK'nın Sincar'daki uzantısından yeni adım: Terör örgütünün YBŞ yapısı silah bırakarak Irak'ta entegre olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin gözetim ve takibinde, terör örgütü PKK'nın Sincar'daki uzantısı olan "YBŞ" adlı yapının silah bırakarak Irak ordusuyla entegre edileceği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PKK'nın Sincar'daki uzantısından yeni adım: Terör örgütünün YBŞ yapısı silah bırakarak Irak'ta entegre olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terör örgütü PKK'nın Sincar'daki uzantısı silah bırakarak Irak ordusuyla entegre edilecek.</p><p>Irak Başbakanı'nın Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan Irak resmi haber ajansı INA'da yer alan açıklamasında, söz konusu yapıyla Irak güvenlik güçleri arasındaki askeri bağın yeniden düzenlenmesine yönelik işlemlerin bugün gerçekleştirileceğini ve bu unsurların Irak güvenlik kurumlarına entegre edileceğini belirtti.</p><p>Söz konusu adım kapsamında Sincar Dağı'ndaki güvenlik sorumluluğunun federal hükümetin yetkili makamlarına devredileceğini kaydeden Numan,</p><p>bu adımın, Irak hükümetinin silahın devletin kontrolünde toplanmasına yönelik programı ve politikası çerçevesinde atıldığını ifade etti.</p><p>Numan, uygulamanın Sincar ilçesinde güvenlik sorumluluğu açısından yeni bir dönemin başlangıcı olacağını söyledi.</p><p>Numan, Irak Anayasası'nın Silahlı Kuvvetler dışında askeri grupların oluşturulmasını yasakladığına işaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/pkknin-sincardaki-uzantis-990_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296885</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/canakkalede-icradan-satilik-tarla-296885-296885</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çanakkale Gelibolu Bayırköy Köyü'nde 20.942 metrekare tarla icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 23.823.965 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/9 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2265251/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-canakkale-gelibolu-bayirkoy-koyunde-20-942-m2-tarla-mahkemeden-satilacaktir-coklu-satis-">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/canakkalede-icradan-satil-381_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdye-karsi-kopruleri-birlestirdiler-kim-jong-un-cine-gitti-296884</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'ye karşı köprüleri birleştirdiler! Kim Jong Un Çin'e gitti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bir yıl aradan sonra Çin'e yaptığı ilk ziyarette Dandong'da yeni bir köprünün açılışını gerçekleştirdi. Kim, bu buluşmada Çin ile ilişkileri güçlendirme kararlılığını vurgularken, iki ülke arasında stratejik işbirliğinin genişleyeceği mesajını verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'ye karşı köprüleri birleştirdiler! Kim Jong Un Çin'e gitti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bir yıl aradan sonra Çin'e yaptığı ilk resmi ziyarette, iki ülkeyi birbirine bağlayan yeni bir köprünün açılışını gerçekleştirdi. Kim, Cumartesi günü Çin'in kuzeydoğusundaki sınır kenti Dandong'a ulaşarak, burada düzenlenen törenle köprüyü resmen hizmete aldı. Bu ziyaret, Pyongyang yönetiminin Pekin ve Moskova ile birlikte ABD'ye karşı daha yakın bir işbirliği yürütme stratejisinin son adımı olarak dikkat çekti. Kim, bu süreci "yeni Soğuk Savaş" olarak tanımlarken, iki ülke arasındaki tarihi dostluğun ve stratejik ortaklığın altını çizdi.</p><h3>Kim Jong Un: 'DPRK-Çin dostluğu kanla yazıldı'</h3><p>Dandong'daki temasları sırasında Kim Jong Un, Kore Savaşı döneminde Çin'in Kuzey Kore'ye verdiği desteği simgeleyen bir anıtı ziyaret etti. Anıtta yaptığı konuşmada, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ile Çin arasındaki bağların "kan bedeliyle şekillendiğini" ve bu dostluğun kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Kuzey Kore'nin resmi haber ajansı KCNA, Kim'in bu sözlerini aktarırken, liderin iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ileriye taşımak için kararlı olduğunu belirtti. Kim'in ziyareti sırasında Çin Komünist Partisi Daimi Komite üyesi Wang Huning de hazır bulundu. Wang, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in selamlarını iletti ve Kim'in anıtı ziyaretinin ülkeler arasındaki dostluğun güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><h3>Dandong'da stratejik temaslar ve yeni köprü açılışı</h3><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Dandong'daki temasları kapsamında bir otomobil fabrikasını da gezdi. Ziyaretin ardından Wang Huning, Kim'e köprüye kadar eşlik etti ve iki lider burada yeni köprünün açılışını birlikte yaptı. Kim, açılış sırasında yaptığı açıklamada, bu köprünün yalnızca iki ülkeyi fiziki olarak birbirine bağlamadığını, aynı zamanda halkların zihnini de birleştiren tarihi bir misyon üstlendiğini söyledi. Kim'in Çin'e gerçekleştirdiği bu ziyaret, son dönemde Kuzey Kore'nin geleneksel müttefiki ve ekonomik destekçisi olan Çin ile ilişkileri yeniden güçlendirme adımı olarak öne çıkıyor. Uzun süre Rusya ile yakınlaşma politikası izleyen Pyongyang yönetimi, son aylarda Pekin ile işbirliğini artırmaya odaklandı. Çin ise Kuzey Kore üzerindeki etkisini yeniden pekiştirmek istiyor. Diğer yandan, Kuzey Kore'nin Ukrayna'daki savaşta Rusya'ya asker ve silah desteği verdiği, bunun karşılığında askeri ve ekonomik yardım aldığı biliniyor. Kim Jong Un, Eylül 2025'te de Pekin'i ziyaret ederek Xi Jinping ve Vladimir Putin ile bir araya gelmişti.</p><p>Kuzey Kore liderinin bu ziyareti, bölgedeki güç dengeleri ve uluslararası ilişkiler açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Kim Jong Un'un Çin ile işbirliğini derinleştirme yönündeki mesajları, önümüzdeki süreçte Asya'daki diplomatik ilişkilerde yeni gelişmelere kapı aralayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/abdye-karsi-kopruleri-bir-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296883</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/aydin-kusadasinda-icradan-satilik-mesken-296883-296883</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aydın Kuşadası'nda mesken icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 8.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2023/10498 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 30/11/2026 - 13:56</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 07/12/2026 - 13:56</p><p>2.Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 23/12/2026 - 13:56</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 30/12/2026 - 13:56</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2267126/emlak-konut-aydin-kusadasinda-mesken-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/aydin-kusadasinda-icradan-117_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kayseri-kocasinanda-icradan-satilik-mesken-nitelikli-tasinmaz-296882-296882</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri Kocasinan'da mesken nitelikli taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 6.300.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/347 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 09/12/2026 - 11:45</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 16/12/2026 - 11:45</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 06/01/2027 - 11:45</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 13/01/2027 - 11:45</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2267374/emlak-konut-kayseri-kocasinanda-mesken-nitelikli-tasinmaz-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kayseri-kocasinanda-icrad-937_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296881</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gram-ons-ceyrek-altin-fiyatlari-bu-haftaya-nasil-basladi-26-ekim-altin-yorumlari-296881</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gram, ons, çeyrek: Altın fiyatları bu haftaya nasıl başladı? 26 Ekim altın yorumları]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gram altın, küresel piyasalarda dolar endeksi ve ABD tahvil faizlerindeki gerilemenin desteğiyle haftanın ilk işlem gününe yükselişle başladı. Ons altındaki artışın da etkisiyle gram altın 6 bin 415 liraya yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gram, ons, çeyrek: Altın fiyatları bu haftaya nasıl başladı? 26 Ekim altın yorumları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Gram altın, haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlamasının ardından 6 bin 415 liradan işlem görüyor.</b></p><p>Cuma günü gram altın önceki kapanışa göre yüzde 0,56 azalışla 6 bin 386 liradan tamamladı. Haftanın ilk işlem gününe alıcılı başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,45 artışla 6 bin 415 liradan işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 610 liradan, Cumhuriyet altını 42 bin 242 liradan satılıyor.</p><p><b>Altının onsu ise tahvil faizlerindeki ve dolar endeksindeki düşüşün etkisiyle yüzde 0,3 artışla 4 bin 7 dolardan işlem görüyor.</b></p><p>Orta Doğu&#39;da giderek tırmanan jeopolitik riskler, yapay zeka yatırımlarının finansmanına ilişkin soru işaretleri ve büyük şirketlerin bilançolarından alınan sinyaller piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.</p><p>ABD&#39;de 3 Kasım&#39;da yapılacak ara seçimlerin ardından ABD-İran çatışmasının yeniden tırmanma olasılığı, piyasalarda risk iştahını törpülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran&#39;da başladığı işi bitirmek zorunda kalabileceğini ifade ederek, &quot;İran&#39;ı tekrar bombalama ihtimalim var.&quot; dedi.</p><p>Katarlı arabulucuların, ABD ile İran arasındaki arabuluculuk görüşmeleri kapsamında İran&#39;ın başkenti Tahran&#39;a gittiğine dair haberlerin ardından aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,9 azalışla 114,5 dolara geriledi.</p><p>Teknoloji şirketlerinin hisselerine yönelik endişelerden dolayı yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla ABD&#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan azalışla yüzde 4,97&#39;de seyrediyor. Dolar endeksi ise ABD 10 yıllık tahvil faizindeki düşüşün etkisiyle yüzde 0,2 azalışla 101,7 seviyesine indi.</p><p>Öte yandan gözler bu hafta ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına çevrildi. Fed&#39;in politika faizini sabit bırakması bekleniyor. Analistler, toplantıda enflasyon baskıları karşısında bundan sonraki faiz politikasına ilişkin verilecek mesajların önem taşıdığını belirtti.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Almanya&#39;da Ifo iş dünyası güven endeksinin takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/gram-ons-ceyrek-altin-fiy-427_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296880</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bitter-cikolata-magnezyum-icin-ne-kadar-faydali-296880</link>
      <pubDate>2026-10-26T10:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bitter çikolata magnezyum için ne kadar faydalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bitter çikolata, içerdiği yüksek magnezyum oranıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tatlının magnezyum emilimi üzerindeki etkilerini ve en iyi tüketim zamanını değerlendiriyor. Peki, bitter çikolatadan maksimum fayda sağlamak için hangi saatleri tercih etmek gerekiyor?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bitter çikolata magnezyum için ne kadar faydalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitter çikolata, hem lezzetiyle hem de içerdiği magnezyum miktarıyla son yıllarda beslenme uzmanlarının ve sağlık otoritelerinin ilgi odağında yer alıyor. Özellikle yüzde 70 ile yüzde 85 kakao oranına sahip bitter çikolatanın, yalnızca bir onsunda yaklaşık 65 miligram magnezyum bulunuyor. Bu miktar, günlük önerilen magnezyum ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'ine denk geliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan araştırmalara göre, yetişkinlerin neredeyse yarısı günlük magnezyum ihtiyacını karşılayamıyor. Peki, bitter çikolatadan alınan magnezyumun vücut tarafından en iyi şekilde emilmesi için günün belirli bir saatini tercih etmek gerekiyor mu? Uzman görüşleri ve bilimsel veriler ışığında, bitter çikolatanın magnezyum emilimi üzerindeki etkileri ve ideal tüketim zamanı mercek altına alındı.</p><h3>Uzmanlar: 'Bitter çikolatada magnezyum için özel bir saat yok'</h3><p>Beslenme uzmanları, bitter çikolatanın magnezyum kaynağı olarak ön plana çıktığını ancak magnezyum emilimini artıran kesin bir saat bulunmadığını özellikle vurguluyor. Beslenme ve diyet uzmanı Toby Amidor, bitter çikolatanın içerdiği magnezyumun, Amerikalıların sıklıkla eksikliğini yaşadığı bir mineral olduğunu belirtiyor. Yüzde 70-85 kakao oranına sahip bir ons kobitter yu çikolata, yaklaşık 65 miligram magnezyum içeriyor ve bu miktar günlük ihtiyacın yüzde 15'ini karşılıyor. Buna rağmen, magnezyumun vücutta daha iyi emilmesini sağlayacak belirli bir tüketim saati için bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Jessica Clancy-Strawn ise, bitter çikolatadan alınan magnezyumun emilimiyle ilgili bir saat dilimi olmadığını, asıl önemli olanın genel beslenme alışkanlıkları ve diğer magnezyum kaynaklarının tüketimi olduğunu ifade ediyor. Bitter çikolatanın magnezyum emilimine katkısı, tüketim saatinden ziyade, dengeli bir diyetle birlikte alınmasına bağlı olarak değişiyor.</p><h3>Magnezyumun vücuda etkileri: Bitter çikolata katkısı ne kadar önemli?</h3><p>Magnezyum, insan vücudunda enerji üretiminden kas ve sinir fonksiyonlarına, kalp ritminin düzenlenmesinden kan şekeri kontrolüne kadar yüzlerce biyolojik süreçte rol oynuyor. Vücuttaki magnezyumun büyük bir kısmı kemiklerde depolanıyor ve kemik sağlığına da doğrudan katkı sağlıyor. Araştırmalar, magnezyum tüketiminin artmasının tip 2 diyabet riskinin azalmasıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu bulguların nedensellik ilişkisi taşıdığını söylemek için yeterli kanıt henüz yok. Bitter çikolata, magnezyumun bu önemli işlevlerine destek sağlayabilen bir gıda olarak görülüyor. Beslenme uzmanı Elizabeth Shaw, bitter çikolatanın magnezyum açısından değerli bir katkı sunduğunu, ancak ana magnezyum kaynağı olarak düşünülmemesi gerektiğini belirtiyor. Shaw'a göre, bitter çikolata, magnezyum açısından zengin diğer gıdalarla birlikte tüketildiğinde sağlıklı bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle, magnezyum ihtiyacını karşılamak için sadece bitter çikolataya yönelmek yerine, badem, kaju, ıspanak gibi diğer magnezyum kaynaklarını da diyetin bir parçası haline getirmek gerekiyor.</p><h3>Bitter çikolata tüketiminde zamanlama: Kafein ve uyku ilişkisi</h3><p>Bilimsel çalışmalar, bitter çikolatanın magnezyum emilimi açısından günün belirli bir saatinde tüketilmesinin herhangi bir avantaj sağlamadığını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bitter çikolatanın içerdiği kafein ve teobromin gibi uyarıcı maddeler nedeniyle, tüketim saatinin uyku düzeni üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor. Bir ons bitter çikolata, yaklaşık 23 miligram kafein ve 200 miligramdan fazla teobromin içeriyor. Kafeine duyarlı bireyler veya uyku problemi yaşayanlar için, bitter çikolatanın özellikle öğleden sonra veya akşam saatlerinde tüketilmesi uykusuzluk riskini artırabiliyor. Bu nedenle, uzmanlar bitter çikolatayı günün erken saatlerinde, tercihen öğle yemeğinden sonra tüketmenin daha uygun olabileceğini öneriyor. Böylece hem magnezyumdan faydalanmak hem de uyku kalitesini olumsuz etkilememek mümkün olabiliyor.</p><h3>Bitter çikolata ile magnezyumdan en iyi şekilde yararlanmak için öneriler</h3><p>Bitter çikolatadan maksimum magnezyum faydası sağlamak için, yüzde 70 ve üzeri kakao oranına sahip çeşitlerin tercih edilmesi öneriliyor. Daha yüksek kakao oranı, daha fazla magnezyum ve daha az şeker anlamına geliyor. Bitter çikolata, yaklaşık 170 kaloriyle enerji açısından yoğun bir gıda olduğundan porsiyon kontrolü de önem taşıyor. Magnezyum alımını artırmak isteyenler için, bitter çikolatayı yulaf ezmesine eklemek, kuruyemişlerle birlikte tüketmek veya smoothie'lere karıştırmak gibi farklı yöntemler bulunuyor. Ayrıca, sade yoğurt ve taze meyvelerle birlikte tüketildiğinde hem protein hem de magnezyum ihtiyacı karşılanabiliyor. Bitter çikolata parçalarını kabak çekirdeği, badem ve kuru üzümle karıştırarak sağlıklı atıştırmalıklar da hazırlanabiliyor. Tüm bu öneriler, bitter çikolatanın magnezyumdan faydalanmanın yanı sıra, dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeninin parçası olarak tüketilmesinin önemini gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, bitter çikolatanın magnezyum açısından değerli bir katkı sunduğu bilimsel olarak biliniyor. Ancak magnezyum emilimi için belirli bir saat önerisi bulunmuyor. Uzmanlar, bitter çikolatanın günün herhangi bir saatinde, özellikle dengeli bir öğünle birlikte veya sonrasında keyifle tüketilebileceğini belirtiyor. Ayrıca, kafein ve teobromin içerdiği için uyku düzenine dikkat edenlerin tüketim saatini göz önünde bulundurması öneriliyor. Magnezyum ihtiyacını karşılamak için bitter çikolatayı ana kaynak olarak görmek yerine, çeşitli magnezyum açısından zengin gıdalarla birlikte tüketmek sağlıklı bir yaklaşım sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/bitter-cikolata-magnezyum-727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296879</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/brent-petrolun-varil-fiyati-bugun-ne-kadar-oldu-iste-yaniti-26-ekim-pazartesi-296879</link>
      <pubDate>2026-10-26T09:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı bugün ne kadar oldu? İşte yanıtı (26 Ekim Pazartesi)]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cuma günü 112,45 dolara kadar yükselen Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı, günü 111,7 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.21 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 1,9 azalarak 109,58 dolara geriledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı bugün ne kadar oldu? İşte yanıtı (26 Ekim Pazartesi)]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün aralık vadeli varil fiyatı 101,02 dolar oldu.</p><p>Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki çatışmaların hafifleyebileceğine yönelik beklentilerle haftanın ilk işlem gününde geriledi. Suudi Arabistan'da devam eden saldırılar ise küresel arz güvenliğine ilişkin endişelerin sürmesine neden oldu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik olası saldırıların ne zaman sona ereceği konusunda net bir yanıt vermekten kaçınarak, "Bugün bir saldırı olmayacak." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun üst düzey bir İranlı yetkiliye dayandırdığı haberde ise Katarlı bir heyetin bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik arabuluculuk görüşmeleri kapsamında bugün Tahran'a geldiği ve görüşmeler yürüttüğü iddia edildi.</p><p>Heyet ziyaretinin bölgede artan gerilim karşısında İran ile Katar arasındaki sürekli diplomatik temasların bir parçası olduğunu ifade eden yetkili, diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğünü belirtti.</p><p>Bu gelişmeler piyasalarda süregelen arz endişelerini hafifleterek fiyatların aşağı yönlü hareketini destekledi.</p><p><b>SUUDİ ARABİSTAN'DA DEVAM EDEN SALDIRILAR FİYATLARI DESTEKLİYOR</b></p><p>Öte yandan, Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Uluslararası Kral Halid Havalimanı ile Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nı hedef aldıklarını açıkladı.</p><p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Riyad'daki Uluslararası Kral Halid Havalimanı'nı balistik füzeyle hedef aldıklarını belirtti.</p><p>Seri, "Petroline" olarak da bilinen Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nın ham petrol pompalama istasyonlarını hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediklerini de aktardı.</p><p>Doğu-Batı Petrol Boru Hattı, Suudi Arabistan'ın en önemli ham petrol taşıma hatlarından biri. Tamamı Suudi Arabistan sınırları içinde bulunan hat, ham petrolü ülkenin doğusundaki üretim ve işleme merkezlerinden Kızıldeniz kıyısındaki rafineri ve ihracat tesislerine taşıyor.</p><p>Petroline, Suudi Arabistan'a petrolü Hürmüz Boğazı'ndan deniz yoluyla geçirmek zorunda kalmadan Kızıldeniz'e ulaştırabileceği kara üzerinden alternatif bir güzergah sağlıyor.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 109,78 doların direnç, 109,36 doların destek seviyesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/brent-petrolun-varil-fiya-836_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kan-sekerini-dusuren-en-iyi-5-meyve-aciklandi-296878</link>
      <pubDate>2026-10-26T09:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kan şekerini düşüren en iyi 5 meyve açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyenler, kan şekeri kontrolünde meyve seçiminin önemine dikkat çekiyor. Özellikle yaban mersini, avokado ve narenciye gibi meyvelerin düzenli tüketimi, diyabetli bireylerde hem kan şekeri hem de kalp sağlığı açısından önemli faydalar sağlayabiliyor. Uzmanlar, doğru miktarda ve uygun şekilde meyve tüketiminin diyabetle mücadelede etkili olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kan şekerini düşüren en iyi 5 meyve açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kan şekeri seviyelerini dengelemek isteyenler için doğru meyve seçimi hayati önem taşıyor. Diyetisyenlerin önerilerine göre, yaban mersini, avokado, narenciye, elma ve nar gibi belirli meyveler, hem diyabetli bireylerde hem de diyabet riski taşıyanlarda kan şekeri kontrolünü güçlendirebiliyor. Özellikle lif, antioksidan ve düşük glisemik indeks değerleriyle öne çıkan bu meyveler, aynı zamanda kalp hastalığına karşı da koruyucu bir rol üstleniyor. Uzmanlar, meyve tüketiminde miktar ve çeşitliliğin yanı sıra, taze ve doğal ürünlerin tercih edilmesinin uzun vadede sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor.</p><h3>Diyetisyenler: 'Yaban mersini ve avokado kan şekeri kontrolünde başı çekiyor'</h3><p>Yaban mersini, yaban böğürtleni ve ahududu gibi orman meyveleri, içerdiği yüksek lif oranı ve antioksidanlarla kan şekerinin dengelenmesine yardımcı oluyor. Yaban mersini, özellikle şekerin kana karışma hızını yavaşlatan liflerle dikkat çekiyor. Aynı zamanda zengin vitamin ve mineral içeriği sayesinde, sadece kan şekeri üzerinde değil, genel sağlık üzerinde de olumlu etkiler sunuyor. Bilimsel araştırmalara göre, yaban mersini ve kızılcık tüketimi, diyabetli bireylerde açlık kan şekeri ve HbA1c seviyelerinde belirgin düşüşlere yol açabiliyor. HbA1c, son 2-3 aylık kan şekeri ortalamasını yansıttığı için, bu düşüşler diyabet yönetiminde büyük önem taşıyor. Ayrıca yaban mersini, kalp hastalığı, hipertansiyon ve bazı kanser türlerine karşı da koruyucu etki gösterebiliyor.</p><p>Avokado ise, düşük karbonhidrat ve yüksek tekli doymamış yağ içeriğiyle öne çıkıyor. Bu özellikleriyle tip 2 diyabetli bireylerde daha iyi glisemik kontrol sağlanmasına destek oluyor. Avokadonun lif açısından zengin yapısı, yemek sonrası kan şekeri dalgalanmalarını önlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca, lifli diyetlerin vücut ağırlığı, kan lipid düzeyleri ve iltihap belirteçleri üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor. Son yıllarda avokadonun popülaritesinin artmasında, sağlık yararlarına dair yapılan çalışmaların etkisi büyük. Diyetisyenler, avokadonun düzenli ve ölçülü tüketiminin, kan şekeri yönetimi için güçlü bir destek sunduğunu ifade ediyor.</p><h3>Narenciye, elma ve nar: Düşük glisemik indeksle kan şekeri dostu seçenekler</h3><p>Portakal ve greyfurt gibi narenciye meyveleri, düşük glisemik indeks değerleriyle dikkat çekiyor. Glisemik indeks, bir besinin kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini gösteren bir ölçüt olarak kabul ediliyor. Örneğin, portakalın glisemik indeksi 43 olup, bu değer 55'in altında olduğu için düşük kategoride yer alıyor. Düşük glisemik indeksli meyvelerin düzenli tüketimi, diyabetli bireylerde HbA1c ve kan basıncı seviyelerini iyileştirirken, kalp hastalığı riskini de azaltabiliyor. Narenciye meyveleri ayrıca, naringenin gibi antioksidan polifenoller içeriyor ve bu bileşikler güçlü anti-diyabetik etkilere sahip.</p><p>Elma da düşük glisemik indeksi ve yüksek lif içeriğiyle öne çıkan bir başka meyve. Orta boy bir elma, yaklaşık 4 gram lif içeriyor ve bu lifler, şekerin kana geçişini geciktirerek kan şekeri dalgalanmalarını azaltıyor. 2022 yılında yapılan bir araştırma, pirinçten önce elma tüketiminin, yemek sonrası kan şekerini anlamlı şekilde düşürdüğünü ortaya koydu. Araştırmacılar, elmalardaki çözünür lif ve diğer anti-diyabetik bileşiklerin kan şekeri kontrolüne katkı sağladığını belirtiyor.</p><p>Nar ise, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol seviyelerini düşürebilen zengin bir meyve olarak öne çıkıyor. Nar taneleri ve nar suyu, ellagitanninler, antosiyaninler ve organik asitler gibi faydalı bileşikler içeriyor. Bu bileşiklerin, tip 2 diyabetli bireylerde hem sistolik hem de diyastolik kan basıncını düşürdüğü tespit edildi. Ayrıca, narın lifli yapısı, ani kan şekeri yükselmelerini önlemede etkili oluyor.</p><h3>Diyetisyenlerden uyarı: Şekerli kuru meyve ve meyve bazlı tatlılar risk yaratıyor</h3><p>Uzmanlar, diyabetli bireylerin ve kan şekeri kontrolü sağlamak isteyenlerin bazı meyve ürünlerinden uzak durması gerektiğini vurguluyor. Şekerle kaplanmış kuru meyveler, yüksek oranda eklenmiş şeker içeriyor. Örneğin, bir fincan tatlandırılmış kuru kayısıda yaklaşık 49 gram eklenmiş şeker bulunabiliyor. Şurup içinde konserve edilen meyveler de benzer şekilde yüksek şeker yüküne sahip. Ağır şurup içindeki bir fincan meyve kokteyli, yaklaşık 6,5 tatlı kaşığı eklenmiş şeker barındırıyor. Meyve bazlı tatlılar ve tatlandırılmış meyve suları da, şeker oranı yüksek olduğu için kan şekeri üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor. Bu nedenle, uzmanlar eklenmiş şeker içermeyen meyve dondurmalarını ve zaman zaman yüzde 100 meyve suyu tüketilmesini öneriyor, ancak eklenmiş şekerli içeceklerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.</p><p>Bunun yanında, meyve tüketiminde miktarın da önemli olduğu belirtiliyor. Amerikan Diyet Rehberi'ne göre, yetişkinlerin günlük ortalama 2 fincan meyve tüketmesi öneriliyor. Ancak bireysel ihtiyaçlar yaş, cinsiyet, genel sağlık durumu ve fiziksel aktiviteye göre değişebiliyor. Diyabetli bireyler için ise, en uygun meyve miktarının belirlenmesi konusunda bir uzmandan destek alınması öneriliyor.</p><h3>Kan şekeri yönetiminde meyve seçimi: Düşük glisemik indeks ve taze ürünler öne çıkıyor</h3><p>Diyetisyenler, kan şekeri kontrolünü sağlamak isteyenlerin taze ve düşük glisemik indeksli meyveleri tercih etmesini tavsiye ediyor. Özellikle olgunlaşma süreci tamamlanmamış meyveler, daha yüksek nişasta içerdiğinden sindirimleri daha uzun sürüyor ve kan şekerini daha yavaş yükseltiyor. Ancak meyveler olgunlaştıkça, nişasta basit şekerlere dönüşüyor ve glisemik indeksleri artıyor. Bu nedenle, çok olgun meyvelerin tüketimi sınırlandırılmalı. Ayrıca, meyve ile protein açısından zengin gıdaların birlikte tüketilmesi, kan şekeri dalgalanmalarını azaltıyor. Örneğin, meyve yanında badem veya yumurta gibi proteinli gıdalar yemek, sindirimi yavaşlatarak kan şekerinin dengede kalmasına katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, diyabetli bireylerin ve sağlıklı yaşam hedefleyenlerin meyve seçiminde dikkatli olması gerekiyor. Yaban mersini, avokado, narenciye, elma ve nar gibi meyveler, düşük glisemik indeksleri ve yüksek lif içerikleriyle kan şekeri kontrolüne yardımcı oluyor. Buna karşılık, şekerli kuru meyveler, konserve meyveler ve tatlandırılmış meyve suları ise kan şekeri üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor. Uzmanlar, beslenme düzeninde taze ve doğal meyvelere öncelik verilmesini ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmesini öneriyor. Kişisel sağlık durumuna göre en uygun meyve miktarı ve çeşidi için ise bir diyetisyene danışılması tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/kan-sekerini-dusuren-en-i-479_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-mekke-ittifaki-uyesi-ulkelerin-ust-duzey-isimleri-tahrani-ziyaret-edecek-296877</link>
      <pubDate>2026-10-26T09:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Mekke İttifakı üyesi ülkelerin üst düzey isimleri Tahran'ı ziyaret edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'dan üst düzey yetkililerin İran'ın başkenti Tahran'da İranlı yetkililerle bir araya geleceği iddia edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Mekke İttifakı üyesi ülkelerin üst düzey isimleri Tahran'ı ziyaret edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'dan üst düzey yetkililerin İran'ın başkenti Tahran'da İranlı yetkililerle bir araya geleceği iddia edildi.</p><p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri, İran televizyonuna yaptığı açıklamada, Batı Asya'da yerel güvenlik düşüncesinin uygulanması kapsamında Mekke İttifakı üyesi Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'den üst düzey yetkililerin Tahran'ı ziyaret edeceğini ileri sürdü.</p><p>Tahran'daki toplantıya Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ve üst düzey bir Türk yetkilinin katılacağını öne süren Bakıri, söz konusu isimlerin İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile görüşme gerçekleştireceklerini söyledi.</p><p>Görüşmede bölgesel güvenlik konularının ele alınacağını dile getiren Bakıri, İran'ın dış güçlerin bölgeye müdahalesine ve nüfuzuna karşı olduğunu ifade etti.       </p><p>Bakıri, görüşmenin tarihine ilişkin bilgi vermezken, İran basını ise bugün gerçekleştirileceğini yazdı.</p><p><strong>TAHRAN ZİYARETİ, MEKKE İTTİFAKI ÜLKELERİNİN BÖLGEDEKİ ÜLKELERLE BİRLİKTE ÇALIŞMA KARARLILIĞINI ORTAYA KOYUYOR</strong></p><p>Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Raid Krimly, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu ziyareti doğrulayarak, Mekke İttifakı ülkelerinden yetkililerin İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'nin yanı sıra İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de görüşeceklerini belirtti.</p><p>Krimly, ziyaretin, Mekke İttifakı ülkelerinin ABD ile İran arasında süregelen krizde gerilimi düşürme, diyaloğu ve diplomatik çözümleri teşvik etme çabalarının yanı sıra Katar ve Pakistan tarafından yürütülen arabuluculuk girişimlerine verilen desteğin bir parçası olduğunu ifade etti.</p><p>Son olarak Krimly, bu temasların, Mekke İttifakı ülkelerinin bölgesel güvenlik ve istikrarı pekiştirmedeki kilit rolü ile bu hedefe ulaşmak amacıyla bölgedeki tüm ülkelerle birlikte çalışma kararlılığını ortaya koyduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/iran-mekke-ittifaki-uyesi-853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/350-derece-isitip-betona-kattilar-kahve-telvesi-insaat-dunyasinda-cigir-acti-296876</link>
      <pubDate>2026-10-26T09:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[350 derece ısıtıp betona kattılar! Kahve telvesi inşaat dünyasında çığır açtı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın önde gelen eğitim kurumlarından RMIT Üniversitesi, kahve telvesinin kömürleştirilerek betona eklenmesiyle yüzde 30'a kadar daha dayanıklı bir yapı malzemesi geliştirildiğini duyurdu. Victoria eyaletinde gerçek dünya denemeleri yapılan bu yenilikçi yöntem, hem çevreye hem de inşaat sektörüne önemli katkı sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[350 derece ısıtıp betona kattılar! Kahve telvesi inşaat dünyasında çığır açtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'daki RMIT Üniversitesi'nde görevli mühendisler, kahve telvesinin kömürleşmiş haliyle betona eklenmesinin, yapı malzemesinin dayanıklılığını yüzde 30 oranında artırdığını ortaya koydu. Victoria eyaletinde gerçekleştirilen saha testlerinde, bu yenilikçi yaklaşım hem inşaat sektörüne sürdürülebilir bir çözüm sundu hem de çevreye zarar veren kahve atıklarının dönüştürülmesine olanak tanıdı. Her yıl dünyada yaklaşık 10 milyar kilogram kahve telvesi atık olarak ortaya çıkarken, bu miktarın büyük bölümü çöplüklere gönderiliyor ve ciddi çevresel sorunlara yol açıyor. RMIT Üniversitesi'nin araştırma ekibi, kahve telvesinin kömürleştirilmesiyle elde edilen biyokarbonun, betonun dayanıklılığını artırırken aynı zamanda doğal kum kullanımını da azaltabileceğini belirtiyor.</p><h3>RMIT Üniversitesi'nden sürdürülebilir inşaat atağı</h3><p>Kahve telvesiyle ilgili bu çığır açıcı buluşun arkasındaki ekip, atıkların çevreye olan olumsuz etkisini azaltmayı ve inşaat sektöründe sürdürülebilirliği teşvik etmeyi amaçlıyor. Rajeev Roychand liderliğindeki RMIT mühendisleri, metan ve karbondioksit gibi sera gazlarının yayılmasına neden olan organik atıkların bertarafının, iklim değişikliği açısından büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor. Araştırmacılar, kömürleşmiş kahve telvesini betona doğrudan eklemenin mümkün olmadığını, çünkü organik ürünlerin dayanıklılığı zayıflatan kimyasallar sızdırabildiğini belirtti. Bu nedenle, kahve telvesi 350 °C'nin üzerinde oksijensiz bir ortamda işlenerek biyokarbon elde edildi. Elde edilen bu karbon açısından zengin malzeme, betonun çimento matrisine entegre olarak dayanıklılığı artırıyor ve doğal kum ihtiyacını azaltıyor. Jie Li ise, doğal kumun inşaat sektöründeki yoğun kullanımının çevreye verdiği zarara vurgu yaptı ve sürdürülebilir kaynak yönetiminin önemini hatırlattı.</p><h3>Victoria'da kahve telvesiyle yapılan ilk yaya yolu ve büyük altyapı projeleri</h3><p>2024 yılında, RMIT Üniversitesi ile Macedon Ranges Şehir Konseyi iş birliğiyle, Victoria eyaletinin Gisborne kentinde kahve telvesinden üretilen biyokarbonun kullanıldığı bir yaya yolu inşa edildi. Bu uygulama, dünya genelinde kahve telvesiyle yapılan ilk gerçek dünya denemesi olarak kayıtlara geçti. Aynı yıl, Victoria'nın Büyük İnşaat Projesi kapsamında Pakenham Yolları Yenileme Projesi'nde de kahve biyokarbon beton tercih edildi. Projede görev alan yüklenici BildGroup, bu yöntem sayesinde yaklaşık 140.000 kahve telvesinin çöplüklere gitmesinin önüne geçildiğini ve 3 metrik tondan fazla kum tasarrufu sağlandığını açıkladı. Bu gelişmeler, kahve telvesinin geri dönüşümünün hem çevresel hem ekonomik açıdan önemli bir katkı sunduğunu gözler önüne serdi.</p><h3>Kahve telvesiyle ilgili araştırmalarda yeni döneme girildi</h3><p>RMIT Üniversitesi araştırmacıları, kahve telvesiyle geliştirilen biyokarbon betonun uzun vadeli dayanıklılığını değerlendirmek için kapsamlı testler yürütüyor. Şu anda, bu hibrit betonun donma ve çözülme döngülerinde, su emme oranında, aşınmada ve çeşitli stres faktörleri altında nasıl bir performans gösterdiği analiz ediliyor. Ekip, ayrıca odun, gıda ve tarımsal atıklar gibi diğer organik materyallerden de biyokarbon üretimi üzerinde çalışıyor. Shannon Kilmartin-Lynch, araştırmanın henüz erken aşamada olduğunu ancak elde edilen bulguların, organik atıkların çöplüklere gitmesini önlemede yenilikçi bir yol sunduğunu belirtti. 2025 yılının başında, RMIT ekibi Üniversiteler Avustralya'nın Avustralya'yı Şekillendirme Ödülleri'nde Halkın Seçimi Problem Çözücü Ödülü'nü kazanarak, bu alandaki başarılarını tescilledi. Üniversite, kahve telvesinden üretilen biyokarbon betonu ticarileştirmek için yeni iş birlikleri kurmaya hazırlanıyor.</p><p>Kahve telvesinin geri dönüşümüyle hem çevreye zarar veren atık miktarı azalıyor hem de inşaat sektöründe daha sürdürülebilir ve dayanıklı malzemeler elde ediliyor. RMIT Üniversitesi'nin öncülüğünde geliştirilen bu yöntem, gelecekte küresel ölçekte yaygınlaşarak çevre dostu inşaat uygulamalarının önünü açabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/26/350-derece-isitip-betona--106_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>