<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/stmnin-suru-ihalari-efes-2026da-hedefleri-gercek-muhimmatla-vurdu-276888</link>
      <pubDate>2026-05-21T17:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[STM'nin sürü İHA'ları EFES-2026'da hedefleri gerçek mühimmatla vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisinin öncü şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, otonom sürü İHA teknolojilerinde dünyada bir ilke imza attı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[STM'nin sürü İHA'ları EFES-2026'da hedefleri gerçek mühimmatla vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma sanayisinin öncü şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, otonom sürü İHA teknolojilerinde dünyada bir ilke imza attı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, EFES-2026 Tatbikatı kapsamında İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen faaliyette, STM tarafından geliştirilen 20 adet Vurucu İHA KARGU'dan oluşan sürü, askeri tatbikat senaryosu dahilinde patlatmalı canlı mühimmat kullanarak belirlenen hedefleri tam isabetle imha etti.</p><p>Tatbikatın gece safhasında icra edilen görevde, KARGU'lar tek operatör kontrolünde havalandı, hedef bölgeye otonom olarak intikal etti. Tamamen milli algoritmalar ve dağıtık mimariye sahip sürü zekasıyla hareket eden İHA'lar, hedefleri tespit ve sınıflandırarak eş zamanlı taarruz gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/1-21052026d81ab4e4.jpg"/><p>STM'nin geliştirdiği sistemle KARGU'lar, birbirleriyle gerçek zamanlı haberleşti, hedef paylaşımı yaptı ve satürasyon saldırısı konseptiyle anti-personel harp başlıklarını hedefler üzerinde başarıyla infilak ettirdi. Bu faaliyet, tatbikat ortamında canlı mühimmatlı bulutaltı İHA'larla sürü harekatı icra edilen ilk operasyon olarak kayıtlara geçti.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, EFES-2026'da elde edilen başarının Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu güçlendirdiğini belirtti. Güleryüz, şunları kaydetti:</p><p>"Ocak 2026'da Ankara'da gerçekleştirdiğimiz başarılı saha testlerinin ardından Türkiye'nin en prestijli tatbikatı EFES-2026'da bu kabiliyeti bir adım öteye taşıyarak dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. 20 adet KARGU'dan oluşan sürümüzün, tam otonom şekilde hedeflerini imha etmesi sadece STM için değil Türk savunma sanayisi için bir gurur vesilesidir. Dünyada ilk kez bu ölçekte bir sürü dron saldırısının tatbikat ortamında başarıyla icra edilmesi, ülkemizin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu daha da güçlendirmiştir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/3-2105202698507588.jpg"/><p>Güleryüz, sürü zekası ve otonom sistemler alanında Türkiye'nin standart belirleyen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayarak, "Oyun değiştirici teknolojilerimizle dünyada ilkleri başarmaya, kahraman ordumuzun gücüne güç katmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>EFES-2026'nın Seçkin Gözlemci Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyette, STM'nin sürü İHA kabiliyeti, modern harp sahasında otonom sistemlerin ulaştığı operasyonel seviyeyi ortaya koyarken, Türkiye'nin bu alandaki mühendislik yetkinliğini de sahaya yansıttı.</p><p>STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen KARGU, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine 2018'de girdi. Kamuoyunda "kamikaze İHA" olarak bilinen sistem, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi görevlerde kullanılıyor.</p><p>Dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edilen KARGU, gece-gündüz operasyon kabiliyeti, 30 dakikadan fazla havada kalış süresi, 10 kilometre menzili, elektro optik ve kızılötesi kameralarıyla görev yapabiliyor. STM'nin geliştirdiği yazılımlar sayesinde KARGU, elektronik harp ortamında GNSS'ten bağımsız olarak da görev icra edebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/stmnin-suru-ihalari-efes--835_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ozge-ozacar-alem-dergisinin-yeni-sayisinda-276887</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özge Özacar ALEM Dergisi'nin yeni sayısında!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü oyuncu Özge Özacar, ALEM Dergisi'nin yeni sayısında... Özge Özacar, yeni filmi “Soy”, Cannes heyecanı, aşk hayatı, kariyer yolculuğu ve yaz planları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İşte, başarılı oyuncu Özge Özacar'ın ALEM Dergisi'ne özel açıklamaları detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özge Özacar ALEM Dergisi'nin yeni sayısında!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başarılı oyuncu Özge Özacar, ALEM Dergisi'nin yeni sayısına kapak  oldu. Büyükada'da gerçekleşen özel çekimde samimi açıklamalarda bulunan oyuncu;  yeni filmi "Soy", Cannes heyecanı, aşk hayatı, kariyer yolculuğu ve yaz  planları hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/balksz1-21052026f71fa0df.jpg"/><p><b>YENİ FİLM "SOY" İÇİN YOĞUN TEMPO</b></p><p>Özge Özacar, şu sıralar yönetmen Maxime Alexander imzalı Türkiye  - Suudi Arabistan ortak yapımı "Soy" filminin çekimlerine devam ettiğini  açıkladı. Başarılı oyuncu, projeyi "çok yoğun, kreatif ve heyecanlı bir dönem"  olarak tanımlarken, filmin uluslararası yapısına ve güçlü oyuncu kadrosuna  vurgu yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar20268-2105202655908b5e.jpg"/><p><b>CANNES HEYECANI YENİDEN BAŞLIYOR</b></p><p>Özge Özacar, yeniden Cannes Film Festival'ne katılmanın heyecanını  yaşadığını belirterek, "Sinemacılar olarak yılın en sevdiğimiz zamanı"  sözleriyle duygularını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar20266-210520267249f1ed.jpg"/><p><b>"AŞKA EN ÇOK DOSTLUK YAKIŞIYOR"</b></p><p>Özel hayatına dair de samimi açıklamalarda bulunan oyuncu, ilişkisini  "karşılıklı saygı, sevgi ve hürmet" üzerine kurduklarını ifade etti.  Partneri Oğuz ile ikinci yıllarını kutladıklarını söyleyen Özge Özacar,  "Aşka en çok yakışan şey dostluk" diyerek ilişkilerindeki neşeli arkadaşlığın  ruhuna iyi geldiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar20264-21052026718ce28c.jpg"/><p><b>OYUNCULUKTA DÖNÜŞTÜREN GÜCE İNANIYOR</b></p><p>Bir karakteri kabul ederken ilk olarak hikâyenin kendisine odaklandığını  belirten Özge Özacar, sinemada karakter dönüşümünün daha gerçekçi işlendiğini  düşündüğünü söyledi. Oyunculuğun kendisine empati kazandırdığını ifade eden  başarılı isim, her karakterin insanlara bakışını geliştirdiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar20269-210520261ff0c983.jpg"/><p><b>"SAATLERİM STİLİMİN VAZGEÇİLMEZİ"</b></p><p>Stiline dair açıklamalarda da bulunan Özge Özacar, zamansız parçaları  tercih ettiğini ve aksesuar olarak saatlerden vazgeçemediğini söyledi. Oyuncu,  sade kombinleri şık bir görünüme dönüştüren en önemli detayın doğru saat seçimi  olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar20262-21052026e319143e.jpg"/><p><b>KİTAP TUTKUSU VE SANATA OLAN İLGİSİYLE  DİKKAT ÇEKİYOR</b></p><p>Felsefe, psikoloji ve sanat tarihi kitaplarına ilgi duyduğunu belirten  Özacar, sosyal medyada takipçilerinden en çok kitap önerileriyle ilgili sorular  aldığını açıkladı. Oyuncu ayrıca, oyuncu olmasaydı kültür-sanat alanında  çalışan bir gazeteci ya da öğretmen olmayı tercih edeceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar20267-21052026e80e049e.jpg"/><p><b>BÜYÜKADA'DA YAZ RUHUNU YANSITAN ÇEKİM</b></p><p>ALEM Dergisi için Büyükada'da gerçekleştirilen kapak çekimi hakkında  konuşan Özacar, doğanın ve denizin kendilerine "cennet hissi" yaşattığını ifade  etti. Yaz planlarını ise spontane gelişen yolculuklara bıraktığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozgeozacar202610-21052026aaf37dcd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ozge-ozacar-alem-dergisin-813_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-21-mayis-2026-persembe-gram-altin-ceyrek-altin-ne-kadar-oldu-son-dakika-276882</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! 21 Mayıs 2026 Perşembe gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip alış satış listesi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Güncel altın fiyatları yatırımcının radarında. Altın fiyatları kaç lira oldu? Gram altın, çeyrek altın fiyatları merak ediliyor, anlık olarak araştırılıyor. Peki, düşüş ivmesinde olan altında son durum ne oldu? Altın alışverişi yapacaklar dikkat, bu haberi okumadan hareket etmeyin. Altında son dakika fiyatları burada. 21 Mayıs 2026 Perşembe yani bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı alış-satış listesi detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! 21 Mayıs 2026 Perşembe gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip alış satış listesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025'te rekorlar kıran şimdilerde ise düşüş yaşayan altında son durum merak ediliyor, araştırılıyor. 21 Mayıs 2026 Perşembe  altın fiyatları anlık araştırılıyor, arama motorlarında sorgulanıyor. Bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altını ne kadar oldu? Altın yatırımcıları dikkat! Bu haberi okumadan hareket etmeyin. İşte, son dakika canlı takip ile 21 Mayıs 2026 Perşembe altın fiyatları alış satış listesi detayda...</p><p>Son dönemdeki fiyat dalgalanmalarıyla yatırımcısını korkutan altın ve gümüş fiyatlarında son durum ne oldu? İşte son durum ve son dakika altın fiyat bilgisi... </p><p><b>21 MAYIS PERŞEMBE ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p>Altının gramı, 21 Mayıs 2026 Perşembe gününe nasıl başladı? merak ediliyor. Altının gramı, yeni güne düşüşle başladı. İşte detaylar...</p><p>Altın, bugün resmen çakıldı. Altın fiyatları yeni günde düşüşe geçti. İşte, gün başında kayıp yaşayan altın fiyatlarına dair merak edilenler burada.</p><p>Dün gram altın, günü 6 bin 660 liradan tamamlamıştı.</p><p><b>21 MAYIS PERŞEMBE ALTIN FİYATLARI, ALIŞ-SATIŞ LİSTESİ</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.614,74</p><p>Satış: 6.615,58</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.578,44</p><p>Satış: 10.822,08</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.090,77</p><p>Satış: 21.644,16</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 43.839,00</p><p>Satış: 44.501,00</p><p><b>14 AYAR BİLEZİK GRAM/TL</b></p><p>Alış: 3.768,57</p><p>Satış: 3.772,84</p><p><b>18 AYAR BİLEZİK GRAM/TL</b></p><p>Alış: 4.818,07</p><p>Satış: 4.823,53</p><p><b>22 AYAR BİLEZİK GRAM/TL</b></p><p>Alış: 6.019,28</p><p>Satış: 6.026,10</p><p><b>ATA ALTIN</b></p><p>Alış: 43.560,61</p><p>Satış: 44.667,17</p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/altinda-sert-dusus-21-may-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yumurta-krizi-buyuyor-saglikli-kahvalti-tartismasi-yeniden-basladi-276878</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yumurta krizi büyüyor! Sağlıklı kahvaltı tartışması yeniden başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Lucia Redondo, yumurta tüketimiyle ilgili yaptığı açıklamada, günde 2-3 yumurta yemenin kalp ve damar hastalıkları riskini artırmadığını belirtti. Redondo, yumurtanın sağlıklı beslenmede yeri olduğunu ve tek bir ürünü suçlamanın yanlış olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yumurta krizi büyüyor! Sağlıklı kahvaltı tartışması yeniden başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Lucia Redondo, yumurta tüketimiyle ilgili yaptığı açıklamada, günde 2-3 yumurta yemenin kalp ve damar hastalıkları açısından risk oluşturmadığını ifade etti. Redondo, bu miktarın güvenli kabul edildiğini ve yumurtanın kötülenmemesi gerektiğini söyledi. Uzman diyetisyen, yumurtanın dengeli bir diyetin parçası olabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Lucia Redondo: 'Yumurtayı suçlamak doğru değil'</h3><p>Lucia Redondo, yumurta tüketiminin toplumda zaman zaman gereksiz yere eleştirildiğine işaret etti. Uzman, yumurtanın özellikle bisküvi gibi işlenmiş kahvaltılık ürünlere kıyasla daha sık hedef alındığını belirtti. Redondo, aşırıya kaçılmadığı sürece yumurtanın sağlıklı bir beslenme düzeninde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Ayrıca, yumurtanın içerdiği besin değerleriyle dengeli bir diyette yer bulmasının faydalı olduğunu ifade etti.</p><h3>Sağlıklı beslenmede genel diyet önemli</h3><p>Redondo, tek bir gıdayı izole ederek değerlendirme yapmanın yanlış olduğunu savundu. Beslenmede asıl önemli olanın genel diyetin dengesi olduğunu belirten diyetisyen, az işlenmiş gıdaların tercih edilmesinin ve katı yasaklardan kaçınılmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi. Uzman, bağırsak mikrobiyotasının korunmasının ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasının da sağlıklı yaşam için kritik olduğunu ekledi. Redondo, yumurta tüketiminin makul düzeyde tutulmasının kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını bir kez daha hatırlattı.</p><p>Sonuç olarak, diyetisyen Lucia Redondo'nun açıklamaları yumurta tüketiminin makul seviyelerde güvenli olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenmede tek bir ürüne odaklanmak yerine, genel diyetin dengeli ve çeşitli olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/yumurta-krizi-buyuyor-sag-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kacir-kuresel-arenada-bayragimizi-dalgalandiran-8-turcornumuz-var-276877</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Turcornumuz var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Kacır "Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Unicornumuz, bizim tabirimizle 8 Turcornumuz var. Ülkemizin sahip olduğu muazzam potansiyel ve gençlerin enerjisini dikkate aldığımızda bu kazanımlar daha büyük başarıların müjdecisidir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Turcornumuz var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Medeniyet Teknopark Üsküdar Yerleşkesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada küresel dengelerin dijital yetkinliklerle yeniden kurulduğu, teknolojinin artık yalnızca bir tercih değil, rekabet gücü, kalkınma kapasitesi ve stratejik bağımsızlık meselesi haline geldiği kritik bir eşikte olunduğunu söyledi.</p><p>"Bu süreçte firmalar, rekabet güçlerini artırmak ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için teknolojiye daha fazla yatırım yapmak zorunda." diyen Kacır, "Ülkeler, kalkınmalarını hızlandırmak ve milli egemenliklerini tahkim etmek amacıyla teknoloji üretme kapasitelerini geliştirmekte. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 23 yılda ülkemizde yüksek teknolojiyi geliştiren, üreten ve dünya pazarlarına sunan güçlü bir AR-GE ve inovasyon altyapısı inşa ettik." şeklinde konuştu.</p><p>Kacır, hayata geçirdikleri bu güçlü altyapının Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerinin somut projelere dönüşmesine imkan sağlayan stratejik bir zemin oluşturduğunu belirterek, "23 yıl öncesine kadar temel savunma ihtiyaçlarımızın önemli bir bölümünü yurt dışından karşılayan bir ülkeydik. Savunma ürünlerimizin tedarikinde büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı söz konusuydu. Bugün ise kendi insansız hava araçlarını, mühimmatını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren, üreten bir ülkeyiz. İnsansız hava aracı üretiminde dünya lideriyiz. Teknoloji geliştirme ve üretiminde yakaladığımız bu ivmeyi farklı sektörlere taşıyarak üniversitelerimiz ile sanayimiz arasındaki işbirliğini daha da güçlendirerek, Türkiye Yüzyılı'nda 'teknolojide tam bağımsız Türkiye' hedefimizi adım adım gerçeğe dönüştürmekte kararlıyız." diye konuştu.</p><p>TOGG'un yalnızca bir otomobil projesi değil, Türkiye'nin teknoloji üretme iddiasını temsil eden stratejik bir adım olduğunu belirten Kacır, bugün hedeflerinin bu iddiayı mobiliteden yapay zekaya, uzay teknolojilerinden biyoteknolojiye, enerji teknolojilerinden dijital dönüşüme kadar kritik alanların tamamına yaymak, yüksek katma değerli üretim gücünü her sektörde daha ileriye taşımak olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/1-21052026accbe8ba.jpg"/><p><strong>"2 BİN 600'DEN FAZLA TEKNOLOJİ ODAKLI İŞ FİKRİNİN GİRİŞİME DÖNÜŞMESİNİ SAĞLADIK"</strong></p><p>Kacır, teknoloji girişimciliğini bu vizyonu hayata geçirecek itici güç olarak gördüklerini, bu doğrultuda Türkiye'de teknoloji girişimlerinin doğmasını ve büyümesini mümkün kılacak zemini çok boyutlu hamlelerle inşa ettiklerini anlattı.</p><p>Hayata geçirdikleri fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla 5,8 milyar liralık kamu kaynağını, doğrudan girişimlere yönlendirdiklerini hatırlatarak, "Sağladığımız bu desteklerin ortaya çıkardığı çarpan etkisiyle, 130 milyar liralık özel sektör yatırımını harekete geçirdik. Erken aşama girişimlerine finansman sağlayan BiGG programımızla 2 bin 600'den fazla teknoloji odaklı iş fikrinin girişime dönüşmesini sağladık." dedi.</p><p>Bakan Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Kuşkusuz, girişim ekosistemi mimarimizin en önemli unsurunu insan kaynağımız oluşturuyor. Zira, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin hikayelerine baktığımızda bu gerçeği açıkça görüyoruz. Büyük dönüşümler çoğu zaman genç zihinlerin cesur sorularıyla, yenilikçi denemeleriyle ve sınırları zorlayan girişimleriyle başlıyor. Nüfusunun ortanca yaşı 35 olan bir ülke olarak, Avrupa'nın birçok ülkesinden 10-15 yaş daha genç, teknolojiye süratle uyum sağlayan, öğrenme kabiliyeti yüksek ve girişim ruhu güçlü bir insan kaynağına sahibiz. Her yıl bir milyona yakın gencimiz üniversitelerimizden mezun olarak, yetenek havuzumuza katılıyor. Gençlerimizin teknolojiye yalnızca kullanıcı olarak değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bireyler olarak katılmasını önemsiyoruz. Bu anlayışla, erken yaşlardan itibaren bilim ve teknoloji kültürünü yaygınlaştıracak, gençlerimizin yenilikçi fikirlerini somut projelere dönüştürecek programları hayata geçiriyoruz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste, Milli Teknoloji Uzmanlık Programı gibi uygulamalarla gençlerimiz geleceğin yetkinlikleriyle buluşuyor."</p><p>TEKNOFEST'le milyonlarca gencin teknolojiye ilgisini, üretme heyecanını ve girişimcilik cesaretini büyüttüklerini belirten Kacır, teknoloji geliştirme sürecini toplumun tüm katmanlarına yayan ve girişimcilerin her aşamadaki ihtiyaçlarını gözeten destek yapısıyla Türkiye'nin, teknoloji girişimleri için filizlenme, büyüme ve küresel düzeyde ölçeklenme süreçlerinde doğru adres olarak öne çıktığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/2-21052026785dbf9c.jpg"/><p><strong>"BU KAZANIMLAR ASLINDA ÇOK DAHA BÜYÜK BAŞARILARIN MÜJDECİSİDİR"</strong></p><p>Kacır, bugün oyundan e-ticarete, yapay zekadan finans teknolojilerine uzanan geniş bir yelpazedeki girişimlerin yenilikçi ürünleri, güçlü ekipleri ve vizyonlarıyla başarılara imza attığına işaret ederek, "Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Unicornumuz, bizim tabirimizle 8 Turcornumuz var. Ülkemizin sahip olduğu muazzam potansiyel ve gençlerimizin bitmek bilmeyen enerjisini dikkate aldığımızda, bu kazanımlar aslında çok daha büyük başarıların müjdecisidir. Bizler 2030 yılına kadar Türkiye'den 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve teknoloji girişimlerimizin 100 milyar dolar değerlemeyi aşmasını hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Girişimcilik ekosistemini dünyanın en güçlü 10 ekosistemi arasına taşıyacak, İstanbul'u da teknoloji yatırımları ve yenilikçi girişimler için dünyanın önde gelen 20 merkezinden biri haline getireceklerini vurgulayan Kacır, bu hedeflere ulaşmak için son dönemde girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıran, küresel pazarlara açılmasını hızlandıran ve Türkiye'yi teknoloji girişimleri için daha cazip bir merkez haline getiren önemli adımlar attıklarını söyledi.</p><p>Kacır, ölçeklenme kapasitesi yüksek, yenilikçi teknolojiler geliştiren ve uluslararası pazarlarda büyüme iddiası taşıyan girişimlerin ihtiyaçlarına yanıt veren "Turcorn 100 Programı"nı hayata geçirdiklerini hatırlatarak Türkiye'yi teknoloji girişimleri ve nitelikli teknoloji profesyonelleri için küresel ölçekte daha cazip bir merkez haline getirmek amacıyla Türkiye Tech Visa Programı'nı devreye aldıklarını belirtti.</p><p>Bugüne kadar 5 binden fazla teknoloji profesyonelinin bu programla Türkiye'ye gelmesini sağladıklarını kaydeden Kacır, "Terminal İstanbul projesiyle Atatürk Havalimanı'nın terminal binalarını dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geçen ay, Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke kılma hedefiyle atacağımız yeni ve tarihi nitelikte adımları kamuoyuyla paylaştı. Bu kapsamda, teknoloji girişimlerimizin kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlandıracak dijital şirket uygulamasını hayata geçiriyoruz." dedi.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, şunları söyledi:</p><p>"Sanal ofis hizmeti ile kuluçka aşamasındaki girişimcilerimizin üzerindeki mali yükleri hafifleterek, girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağlıyoruz. Kuşkusuz bir fikrin ticari bir başarıya, yerel bir girişimin küresel bir markaya dönüşebilmesi için finansal kaynaklara erişim olmazsa olmazdır. Türkiye'den daha fazla Turcorn çıkarmak ve girişimlerimizi küresel rekabette daha güçlü bir konuma taşımak için geçtiğimiz haftalarda girişim sermayesi mekanizmalarını kuvvetlendirmek üzere 300 milyon dolarlık kaynağı devreye alacağımızı ilan ettik. Sağladığımız kaynak, 750 milyon dolardan fazla bir likiditeyi girişim sermayesi ekosistemine kazandıracak. Bakanlık olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da fikri olanın önünü açmayı, yenilikçi teknolojiler geliştiren girişimcilerimizin ölçeklenme ve küreselleşme süreçlerini desteklemeyi sürdüreceğiz. Akademide üretilen bilginin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşmasını, araştırma çıktılarının ticarileşmesini ve üniversitelerimizin bilimsel kapasitesinin yüksek katma değerli üretime dönüşmesini sağlayan işbirliklerimizi daha da artıracağız. Teknoparklarımız, bu anlayışın sahadaki en güçlü karşılıklarından biri."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/3-210520261c885719.jpg"/><p><strong>"114 TEKNOPARKIMIZ 13 BİNİ AŞKIN FİRMAYA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR"</strong></p><p>Kacır, 2002'de Türkiye'de teknopark sayısının yalnızca 2 olduğunu ve teknoparklarda faaliyet gösteren firma sayısının ise 56 olduğunu hatırlatarak, "Bugün 114 teknoparkımız yazılımdan yapay zekaya, savunma teknolojilerinden biyoteknolojiye, mobiliteden enerji teknolojilerine uzanan geniş bir alanda yüksek katma değerli projeler geliştiren 13 bini aşkın firmaya ev sahipliği yapıyor. Bugün de Medeniyet Teknopark'ın Üsküdar Yerleşkesinin açılışında bir aradayız." ifadelerini kullandı.</p><p>Kacır, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin genç, dinamik ve yenilikçi yapısıyla kısa sürede bilim dünyasının parlayan yıldızlarından biri haline geldiğini belirterek, "Sadece bilgi üreten değil, ürettiği bilgiyi toplumun ve sanayinin faydasına sunan yeni nesil üniversite vizyonunu başarıyla temsil eden güzide kurumumuz, teknoloji geliştirme iddiamızı bugün bir adım daha ileriye taşıyor." diye konuştu.</p><p>Kacır, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>"2020'de faaliyete geçen ve bünyesinde 120'yi aşkın firmanın çalışmalarını sürdürdüğü Teknopark'ın Tuzla Yerleşkesi, kısa sürede Milli Teknoloji Hamlemizin örnek projelerinin hayata geçirildiği bir AR-GE ve girişimcilik merkezi haline geldi. Bugün de üniversitemizin yanı başında teknoparkın Üsküdar yerleşkesinin açılışındayız. Teknoparkımızda 11 bin 400 metrekare kapalı alana sahip yeni bina ile girişimcilerimize modern bir çalışma ortamı sunuyoruz. Burada genç girişimcilerimiz, üniversitemizin akademik birikiminden, araştırma altyapısından ve nitelikli insan kaynağından daha güçlü şekilde faydalanacak. Yerleşke bünyesindeki GO Girişim Ofisi de kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentörlükten yatırımcı buluşmalarına, hızlandırma programlarından prototipleme ve test imkanlarına uzanan bütüncül destekler sağlayacak. Medeniyet Teknopark Üsküdar Yerleşkesi İstanbul'un girişimcilik ekosistemine yeni bir ivme kazandıracak, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirecek ve Türkiye'mizin teknoloji üretme kapasitesine katkılar sunacak. Bakanlık olarak ülkemizin nitelikli insan kaynağını büyüten, yetkinliğini derinleştiren ve potansiyelini açığa çıkaran politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bakan-kacir-kuresel-arena-527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bronzlasma-uyarisi-cilt-kanseri-riski-artiyor-276876</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bronzlaşma uyarısı! Cilt kanseri riski artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Onkolog Dr. Penzov, bronzlaşma uğruna kontrolsüz güneşlenmenin cilt kanseri riskini ciddi şekilde artırdığına dikkat çekti. Özellikle 11:00-16:00 saatleri arasında güneş altında kalmanın tehlikesine vurgu yapan Penzov, yüksek koruma faktörlü güneş kremleri ve koruyucu giysilerle önlem alınması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bronzlaşma uyarısı! Cilt kanseri riski artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onkolog Dr. Penzov, bronzlaşma amacıyla uzun süre güneş altında kalmanın cilt kanseri riskini önemli ölçüde artırdığını açıkladı. Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarına kontrolsüz şekilde maruz kalmanın, cilt hücrelerinde genetik değişikliklere yol açtığını belirten Penzov, bu değişikliklerin zamanla kötü huylu tümörlerin gelişmesine neden olabileceğinin altını çizdi. Uzmanlar, cilt kanserinin önlenmesi için güneşten korunmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Dr. Penzov: 'En tehlikeli saatlerde güneşten kaçının'</h3><p>Dr. Penzov, ultraviyole ışınlarının en yoğun olduğu 11:00 ile 16:00 saatleri arasında güneş altında kalmanın cilt kanseri riskini daha da yükselttiğine dikkat çekti. Bu saatlerde cilt hasarı olasılığının maksimum seviyeye ulaştığını belirten onkolog, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan güneş yanıklarının ileriki yaşlarda tümör gelişimini tetikleyebileceğini ifade etti. Penzov, bu dönemde oluşan cilt hasarının kalıcı olabileceğini ve ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p><h3>Uzmanlardan cilt kanseri için koruyucu önlemler çağrısı</h3><p>Dr. Penzov, cilt kanserinden korunmak için yüksek koruma faktörlü (SPF 50 ve üzeri) güneş kremlerinin düzenli olarak kullanılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, kapalı giysiler ve başlıklar tercih edilerek doğrudan güneş ışığına maruz kalma süresinin kısaltılması önerildi. Uzman, ciltteki benlerin düzenli olarak kontrol edilmesinin ve herhangi bir değişiklikte hemen uzmana başvurulmasının önemine dikkat çekti. Cilt kanserinden korunmak için bilinçli davranışların hayati değer taşıdığını belirten Penzov, herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini söyledi.</p><p>Cilt kanseri riskini azaltmak için güneşten korunma önlemlerinin ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, özellikle hassas saatlerde güneşlenmekten kaçınılmasını ve benlerdeki değişimlerin yakından takip edilmesini öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bronzlasma-uyarisi-cilt-k-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/vucudun-sabah-verdigi-isaret-ellerde-ve-ayaklarda-sogukluk-ne-anlama-geliyor-276875</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vücudun sabah verdiği işaret! Ellerde ve ayaklarda soğukluk ne anlama geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikonevroimmünoloji uzmanı K. Verdager, sabah saatlerinde ellerin ve ayakların soğuk olmasının vücudun normal fizyolojik süreçleriyle ilişkili olduğunu açıkladı. Uzman, bu durumun sağlıklı kan dolaşımının ve hayati organların korunmasının bir göstergesi olabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vücudun sabah verdiği işaret! Ellerde ve ayaklarda soğukluk ne anlama geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikonevroimmünoloji uzmanı K. Verdager, sabah uyanıldığında ellerin ve ayakların soğuk olmasının, vücudun sağlıklı çalıştığının bir işareti olabileceğini belirtti. Bu açıklama, El Confidencial gazetesinde yayımlanan bir haberde yer aldı. Verdager, sabah saatlerinde vücutta adrenalin, noradrenalin ve dopamin gibi hormonların düzeyinde artış görüldüğünü, bu hormonların etkisiyle uzuvlardaki damarların daraldığını ifade etti. Bu nedenle ellerde ve ayaklarda soğukluk hissi oluşurken, vücudun genel sıcaklığı normal kalıyor. Uzman, bu fizyolojik sürecin, vücudun hayati organlarını ve sıcaklığını koruma mekanizması olduğunu vurguladı.</p><h3>Verdager: 'Ellerin soğukluğu dolaşımın göstergesi'</h3><p>K. Verdager, sabah saatlerinde ellerin soğuk olması durumunun, vücudun kan dolaşımını hayati organlara yönlendirdiğini söyledi. Uzman, bu mekanizmanın sindirim sisteminin düzgün çalışmasını, doğurganlığın korunmasını ve gün boyunca yeterli enerji seviyesinin sağlanmasını desteklediğini açıkladı. Verdager, sabah ellerde ve ayaklarda hissedilen soğukluğun genellikle endişe edilmesi gereken bir durum olmadığını, aksine vücudun kendini koruma stratejisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu durumun, özellikle hormon seviyelerinin yükseldiği sabah saatlerinde daha sık yaşandığına dikkat çekti.</p><h3>Hormonlardaki artış ellerde soğukluğa yol açıyor</h3><p>Uzmanlar, sabah saatlerinde vücutta adrenalin, noradrenalin ve dopamin gibi hormonların artış gösterdiğini ve bunun da ellerin ve ayakların soğuk olmasına neden olduğunu belirtiyor. Bu hormonların etkisiyle, uzuvlardaki damarlar daralıyor ve kan akışı hayati organlara yönlendiriliyor. Böylece vücut, önemli organlarının sıcaklığını koruyor ve enerji seviyesini dengede tutuyor. Verdager, bu fizyolojik sürecin vücudun genel sağlığını korumada kilit rol oynadığını söylüyor. Sabah saatlerinde ellerde ve ayaklarda soğukluk hissedenlerin, bunun genellikle normal bir durum olduğunu bilmeleri gerektiğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/vucudun-sabah-verdigi-isa-249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/banyoda-telefon-kullananlar-dikkat-olum-saciyor-276874</link>
      <pubDate>2026-05-21T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Banyoda telefon kullananlar dikkat! Ölüm saçıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Akıllı telefonların banyoda kullanılması, hem cihazın ömrünü kısaltıyor hem de insan sağlığı için ciddi riskler doğuruyor. Uzman V. Zıkov, buhar ve nemin akıllı telefonlarda arızalara yol açabileceğini, şarj sırasında ise ölümcül tehlikeler oluşabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Banyoda telefon kullananlar dikkat! Ölüm saçıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman V. Zıkov, akıllı telefonların banyoda kullanılmasının hem cihazlar hem de kullanıcılar için ciddi tehlikeler yarattığını açıkladı. Zıkov'a göre, banyo ortamındaki buhar ve nem, akıllı telefonların iç aksamında zamanla birikerek oksitlenmeye ve arızalara neden oluyor. Ayrıca, banyoda şarj edilen akıllı telefonlar suya düşerse, sadece cihazı değil, kullanıcıyı da hayati tehlikeye atıyor. Zıkov, bu tür risklerin önlenmesi için akıllı telefonların banyodan uzak tutulması gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Uzman Zıkov: 'Buhar ve nem cihazı içten çürütüyor'</h3><p>V. Zıkov, banyo gibi nemli ortamlarda akıllı telefonların hoparlör ızgaralarında, şarj girişlerinde ve bağlantı noktalarında su buharının biriktiğini belirtti. Başlangıçta cihazda gözle görülür bir sorun oluşmasa da, iç devrelerdeki kablolar ve kontaklar zamanla oksitlenerek ciddi arızalar ortaya çıkıyor. Bu süreç, özellikle düzenli olarak banyoda telefon kullananlar için cihazın kullanım ömrünü kısaltıyor. Zıkov, suya dayanıklı modellerde bile bu sorunun tamamen önlenemediğinin altını çiziyor.</p><h3>Banyoda şarj edilen telefonlar ölümcül risk taşıyor</h3><p>Uzman Zıkov, banyoda akıllı telefonun şarj edilmesinin çok daha büyük bir tehlike oluşturduğuna dikkat çekiyor. Elektrik akımına bağlı bir cihazın suya temas etmesi, sadece teknik arızaya değil, doğrudan kullanıcı sağlığına zarar verebiliyor. Banyoda yaşanabilecek bu tür kazalar, ölümle sonuçlanabilecek elektrik çarpmalarına yol açabiliyor. Zıkov, tüm bu nedenlerle akıllı telefonların banyoda kullanılmaması ve şarj edilmemesi gerektiğini belirterek, kullanıcıları dikkatli olmaya çağırıyor.</p><p>Sonuç olarak, uzmanlar akıllı telefonların banyoda kullanılmasının hem cihazda ciddi arızalara hem de kullanıcılar için ölümcül tehlikelere yol açabileceğini söylüyor. Akıllı telefon güvenliği için cihazların nemli ortamlardan uzak tutulması büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/banyoda-telefon-kullananl-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276873</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tatli-tuketenler-dikkat-fruktoz-vucudu-yag-depoluyor-276873</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tatlı tüketenler dikkat! Fruktoz vücudu yağ depoluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Nature Metabolism dergisinde yayımlanan yeni araştırmada, fruktozun metabolizma üzerinde doğrudan etkili olduğu ve obezite, yağlı karaciğer gibi ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantılı bulunduğu açıklandı. Bilim insanları, özellikle tatlı ürünler ve mısır şurubu gibi kaynaklardan alınan fruktozun, metabolik bozuklukların gelişiminde önemli bir rol oynadığına dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tatlı tüketenler dikkat! Fruktoz vücudu yağ depoluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nature Metabolism dergisinde yayımlanan son araştırma, fruktozun insan metabolizması üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Bilim insanları, özellikle sofra şekeri ve mısır şurubu gibi yaygın tatlandırıcıların içerdiği fruktozun, obezite ve metabolik bozuklukların gelişiminde doğrudan rol oynadığını açıkladı. Araştırmada, fruktozun yağ birikimini hızlandırdığı ve trigliserid oluşumunu tetiklediği vurgulandı. Uzmanlar, aşırı fruktoz tüketiminin metabolik sendrom, obezite ve yağlı karaciğer hastalığı riskini artırdığını belirtti.</p><h3>Bilim insanları: 'Fruktoz yağ birikimini tetikliyor'</h3><p>Araştırmanın yazarları, fruktozun metabolik bir sinyal görevi gördüğünü ve vücutta çeşitli kronik hastalıkların gelişimini desteklediğini ifade etti. Elde edilen bulgulara göre, düzenli ve yüksek miktarda fruktoz alımı, özellikle aşırı gıda tüketimiyle birleştiğinde, vücutta yağ depolanmasını ve trigliserid düzeylerinin yükselmesini kolaylaştırıyor. Bu durum, bireylerde obezite ve metabolik sendrom gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca, fruktozun yağlı karaciğer hastalığı ile olan bağlantısı da araştırmada öne çıkıyor.</p><h3>Fruktozun fazlalığı demans ve kanser riskini artırıyor</h3><p>Bilim insanları, fruktoz fazlalığının yalnızca metabolik hastalıklarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda demans ve bazı kanser türleriyle de ilişkili olabileceğini belirtti. Araştırmada, vücudun kendi mekanizmasıyla glikozdan fruktoz üretebildiğine dikkat çekildi. Bu durum, fruktozun metabolizma üzerindeki etkisini daha karmaşık hale getiriyor. Uzmanlar, tatlı ürünlerin ve şekerli gıdaların kronik hastalıkların gelişimindeki payının daha ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak, fruktozun sağlık üzerindeki etkileri konusunda toplumun bilinçlendirilmesi önem taşıyor.</p><p>Fruktozun metabolizma üzerindeki olumsuz etkileri hakkındaki bu bilimsel bulgular, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi ve şekerli ürünlerin tüketiminin sınırlandırılması gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/tatli-tuketenler-dikkat-f-334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276872</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/4-bin-kilometrelik-yolculuk-kelebekler-okyanusu-gecti-276872</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[4 bin kilometrelik yolculuk! Kelebekler okyanusu geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Vanessa cardui kelebekleri, Atlantik Okyanusu'nu aşarak yaklaşık 4 bin kilometrelik bir göç yolculuğu gerçekleştirdi. Bilim insanları, bu olağanüstü göçün izlerini genetik analiz ve polen incelemeleriyle doğruladı. Elde edilen bulgular, kelebeklerin kırılgan görünümlerinin ötesinde, inanılmaz bir dayanıklılığa sahip olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[4 bin kilometrelik yolculuk! Kelebekler okyanusu geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vanessa cardui kelebekleri, bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yaratarak Atlantik Okyanusu'nu aşmayı başardı. Binlerce bireyden oluşan bu tür, yaklaşık 4 bin 200 kilometrelik zorlu bir göç rotasında okyanus üzerinde kesintisiz uçuş gerçekleştirdi. İlk olarak 2013 sonbaharında Fransız Guyanası'ndaki bir plajda entomolog Gérard Talavera'nın gözlemleriyle dikkat çeken bu olağanüstü olay, kelebeklerin yorgun ve dinlenmekte olduğu anların kaydedilmesiyle bilimsel araştırmalara konu oldu.</p><h3>Bilim insanları: DNA analiziyle göç rotası çözüldü</h3><p>Araştırmacılar, Vanessa cardui kelebeklerinin bu uzun yolculuğunun izini sürmek için çeşitli yöntemler kullandı. Takip cihazlarının ağırlığı nedeniyle doğrudan izleme yapılamasa da, genetik analizler ve kanatlarında tespit edilen polenler sayesinde göç rotası aydınlatıldı. DNA incelemeleri, kelebeklerin Avrupa ve Afrika popülasyonlarıyla bağlantısını ortaya koydu. Ayrıca, kanatlarda bulunan polenlerin yalnızca Afrika'nın Sahel bölgesine özgü bitkilerden gelmesi, kelebeklerin gerçekten okyanusu geçtiğini kanıtladı. Bu bulgular, göçün başlangıç noktasının Avrupa olabileceğini ve toplam mesafenin üç kıtayı kapsayarak 7 bin kilometreye ulaşabileceğini gösteriyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Kırılgan kelebekler olağanüstü başarıya imza attı'</h3><p>Vanessa cardui kelebeklerinin bu kadar uzun mesafeyi aşmasında elverişli rüzgar akımlarının etkili olduğu düşünülse de, bu göç bilim dünyasında önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın ortak yazarlarından Clément Bataille, rotanın uzunluğunun teorik olarak üç kıtayı kapsayabileceğine dikkat çekti. Bir diğer bilim insanı Roger Vila ise, kelebeklerin kırılgan görünümlerine rağmen doğada olağanüstü dayanıklılık ve başarı sergilediğini vurguladı. Elde edilen bulgular, kelebek göçlerinin sanılandan çok daha karmaşık ve etkileyici boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, Vanessa cardui kelebeklerinin Atlantik Okyanusu'nu aşarak gerçekleştirdiği bu göç, doğanın sınır tanımayan gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu tür olağanüstü göçlerin ekosistemler ve türler arası etkileşimler açısından ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/4-bin-kilometrelik-yolcul-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlar-acikladi-6-saatten-az-uyku-sarhosluk-kadar-riskli-276871</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! 6 saatten az uyku sarhoşluk kadar riskli]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog S. G. Malo, altı saatten az uyuyanların ertesi gün alkol almış gibi etkiler yaşayabileceğini belirtti. Uzmanlar, uyku eksikliğinin hem beyin fonksiyonlarını hem de genel sağlığı ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! 6 saatten az uyku sarhoşluk kadar riskli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog S. G. Malo, altı saatten az uyunan gecelerin ertesi gün alkol sarhoşluğuna benzer etkiler yarattığını açıkladı. Malo'ya göre, uyku eksikliği yaşayan bireylerde konsantrasyon azalıyor ve tepki süreleri uzuyor. Bu nedenle, yeterince uyumayanların araç kullanması büyük risk taşıyor. Uzmanlar, özellikle altı saatin altında uyuyanların, tıpkı alkol almış kişiler gibi dikkat ve karar verme yetilerinde ciddi bozulmalar yaşadığını belirtiyor.</p><h3>Nörolog Malo: 'Uyku eksikliği sürüş güvenliğini tehlikeye atıyor'</h3><p>Malo, altı saatten az uyku alanların, ertesi gün araç kullanırken sarhoş sürücüler kadar tehlikeli olabileceğini vurguladı. Konsantrasyon düşüklüğü ve yavaşlayan refleksler nedeniyle trafik kazası riski artıyor. Bu nedenle, uyku eksikliği yaşayanların direksiyon başına geçmemesi gerektiği özellikle belirtiliyor. Malo, uyku eksikliğinin yalnızca sürüş güvenliğini değil, günlük yaşamda da ciddi bilişsel sorunlara yol açtığını ifade etti.</p><h3>Madrid: 'Kronik uykusuzluk hastalıklara zemin hazırlıyor'</h3><p>Bir diğer uzman M. H. M. Madrid ise, sürekli uyku eksikliğinin vücudu stres moduna soktuğunu söyledi. Madrid'e göre, bu durum beynin bilgi işleme kapasitesini azaltıyor ve öğrenme güçlüğüne yol açıyor. Ayrıca, kronik uykusuzluk çeşitli hastalıkların ortaya çıkma ihtimalini artırıyor. Uzmanlar, düzenli ve yeterli uykunun sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu, beslenme ve fiziksel aktiviteyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Uyku süresinin sürekli azalması ise duygusal, metabolik ve bilişsel bozukluklara kapı aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, nörologlar ve sağlık uzmanları, altı saatten az uyumanın hem kısa vadede hem de uzun vadede ciddi sağlık riskleri doğurduğunu vurguluyor. Uyku eksikliğiyle mücadele edilmesi ve yeterli dinlenmenin sağlanması, sağlıklı bir yaşam için temel öneme sahip.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/uzmanlar-acikladi-6-saatt-830_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dis-hekimlerinden-40-yas-sonrasi-icin-kritik-oneri-276870</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş hekimlerinden 40 yaş sonrası için kritik öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da yapılan geniş çaplı araştırmaya göre, 40 yaş üzerindeki bireylerde ters kapanış adı verilen diş kapanış bozukluğu, molar diş kaybı riskini yüzde 14 artırıyor. Uzmanlar, düzenli diş hekimi kontrolü ve ortodontik değerlendirme çağrısında bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş hekimlerinden 40 yaş sonrası için kritik öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da yürütülen kapsamlı bir araştırma, 40 yaş üzerindeki yetişkinlerde ters kapanış adı verilen diş kapanış bozukluğunun molar diş kaybı riskini ciddi oranda yükselttiğini ortaya koydu. Çalışmada, üst ön dişlerin alt dişlerin arkasında konumlandığı bu özel kapanış şekliyle, 17 bin kişinin diş durumu incelendi. Bulgular, ters kapanışa sahip bireylerde arka diş kaybı ihtimalinin diğer kapanış tiplerine göre yaklaşık yüzde 14 daha yüksek olduğunu gösterdi.</p><h3>Uzmanlar: 'Ters kapanış diş kaybını hızlandırıyor'</h3><p>Bilim insanları, özellikle yaşlı katılımcılarda ters kapanışın diş kaybı üzerindeki etkisinin daha belirgin hale geldiğini vurguladı. Araştırmada, başka bir kapanış bozukluğu olan açık kapanışın ise arka diş kaybını artırmadığı tespit edildi. Uzmanlar, diş kaybı riskinin çiğneme yükünün yanlış dağılımından kaynaklandığını, ters kapanışın bu yükü değiştirerek diş sağlığını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Diş kaybı, sadece estetik sorunlara yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda çiğneme fonksiyonunu ve genel ağız sağlığını da tehdit ediyor.</p><h3>Diş hekimlerinden erken müdahale ve düzenli kontrol önerisi</h3><p>Araştırmacılar, 40 yaş üstü bireylerin düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gitmelerini ve gerekirse ortodontik değerlendirme yaptırmalarını tavsiye ediyor. Ters kapanış gibi diş kapanış bozukluklarının erken teşhisi ve tedavisi, ilerleyen yaşlarda diş kaybı riskini azaltmada önemli rol oynuyor. Uzmanlar, bu tür kapanış sorunlarının ihmal edilmemesi gerektiğini, diş sağlığının korunmasında düzenli bakım ve profesyonel destek alınmasının şart olduğunu hatırlatıyor. Diş kaybı riskinin azaltılması için herkesin ağız ve diş sağlığına özen göstermesi gerektiği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/dis-hekimlerinden-40-yas--684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumaklidan-taskindan-etkilenen-illerdeki-calismalara-iliskin-aciklama-276869</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı'dan taşkından etkilenen illerdeki çalışmalara ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, selden etkilenen illerde "Yeşil Karınca" filolarının taşkın koruma, tahkimat ve temizlik çalışmalarını, mesai mefhumu gözetmeksizin sürdürdüğünü belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı'dan taşkından etkilenen illerdeki çalışmalara ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından, konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Tokat, Amasya, Hatay ve Mersin başta olmak üzere, yurdun çeşitli yerlerinde meydana gelen aşırı yağışların sebep olduğu taşkınlardan etkilenen vatandaşlara ve üreticilere, geçmiş olsun dileklerini ileten Yumaklı, Hatay'da olumsuz hava koşulları sonucu meydana gelen kazalarda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, aileleri ve yakınlarına sabırlar, yaralılara acil şifalar temennisinde bulundu.</p><p>Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) ekiplerinin, ilk andan itibaren tüm imkanlarıyla bölge halkının hizmetinde olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Yeşil Karıncalarımızla taşkın koruma, tahkimat ve temizlik çalışmalarımızı gece gündüz demeden, mesai mefhumu gözetmeksizin sürdürüyoruz. İl-ilçe Tarım Müdürlüklerimiz de sahada, üreticimizin yanında. TARSİM ekiplerimiz, zarar gören tarım alanlarında hasar tespit çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun."</p><p>"Yeşil Karıncalar" olarak anılan DSİ iş makineleri, taşkına yönelik çalışmaların yanı sıra, orman yangınları, deprem ve çığ gibi afetlerde de seferber olarak afet zararlarının önlenmesi ve azaltılması yönündeki çalışmalara, destek sağlıyor. Taşkın öncesi, taşkın anı ve sonrasında vatandaşların can ve mal emniyetini temin etmek maksadıyla gece gündüz çalışan "Yeşil Karıncalar", ayrıca terörle mücadele kapsamında yurt içi ve yurt dışı operasyonlarda Milli Savunma Bakanlığı emrinde de görevlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bakan-yumaklidan-taskinda-111_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276863</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/estetik-operasyonlara-yaz-uyarisi-276863</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Estetik operasyonlara yaz uyarısı!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Estetik operasyonlar özellikle yaz ayları yaklaşırken büyük ilgi görüyor. Uzmanlar, sıcak havanın ve güneş ışınlarının iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, hastaların bakım konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Estetik operasyonlara yaz uyarısı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Estetik operasyonlara yaz ayları öncesi artan talep, uzmanları uyarı yapmaya yöneltti. Cerrahlar, iyileşme sürecinin operasyon kadar önemli olduğunu belirtiyor. Sıcak hava, güneş ışınları ve yanlış bakım uygulamaları estetik operasyon sonrası sonuçları olumsuz etkileyebiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/balksz1-21052026f83160c0.jpg"/><p><b>ESTETİK OPERASYONUNA YAZ UYARISI </b></p><p>Estetik operasyonlara yaz ayları öncesinde ilgi arttıkça uzmanlar iyileşme sürecinin en az operasyon kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle güneş ışınları, sıcak hava ve yanlış bakım uygulamaları sonuçları olumsuz etkileyebilir.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ESTETİK OPERASYONUNA YAZ UYARISI<br><br>Estetik operasyonlara yaz ayları öncesinde ilgi arttıkça uzmanlar iyileşme sürecinin en az operasyon kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle güneş ışınları, sıcak hava ve yanlış bakım uygulamaları sonuçları olumsuz etkileyebilir. <a href="https://t.co/iPLdlk2NH2">pic.twitter.com/iPLdlk2NH2</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2057431217918640389?ref_src=twsrc%5Etfw">May 21, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/yaz-oncesi-estetik-operas-188_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276862</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/hayranlari-en-cok-bunu-arastirdi-iste-tasacak-bu-deniz-oyuncularinin-boylari-276862</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hayranları en çok bunu araştırdı! İşte Taşacak Bu Deniz oyuncularının boyları...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Taşacak Bu Deniz dizisinin oyuncu kadrosuna dair detaylar gündem olmaya devam ediyor. Taşacak Bu Deniz'in başrol oyuncularının boyları sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında yerini aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hayranları en çok bunu araştırdı! İşte Taşacak Bu Deniz oyuncularının boyları...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni sezonun iddialı yapımları arasında yer alan Taşacak  Bu Deniz, yayınlanan bölümleriyle olduğu kadar oyuncu kadrosuyla da dikkat  çekmeye devam ediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/29/tasacak1-290420267ee31c9f.jpg"/><p>Başrollerinde birbirinden dikkat çeken isimlerin yer  aldığı Taşacak Bu Deniz dizisi, sosyal medyada en çok konuşulan projeler arasında  yer alırken oyunculara dair bilinmeyenler de izleyiciler tarafından merak  ediliyor. Özellikle başrol oyuncularının boyları, diziyi takip edenlerin en çok  araştırdığı konular arasında yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/29/tasacak-29042026e0c222b6.jpg"/><p>Ekran uyumlarıyla dikkat çeken oyuncuların boy farkları da  gündeme geldi.</p><h2>İşte Taşacak Bu Deniz dizisinin oyuncularının boyları:</h2><h2>ULAŞ TUNA ASTEPE - ADİL KOÇARİ: 1,90</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/25/tasacak2-250420268a1d9985.jpg"/><h2>DENİZ BAYSAL - ESME: 1,71</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/04/tasacak425042026dfff-040520265b899add.jpg"/><h2>BURAK YÖRÜK - ORUÇ FURTUNA: 1,88</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/10/tasacak3-10042026ec079de8.jpg"/><h2>AVA YAMAN - ELENİ: 1,68</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/29/tasacak3-290420261e12f4d2.jpg"/><h2>ZEYNEP ATILGAN - FADİME: 1,68</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/26/tasacakbudenizinsevi-260420263c641d31.jpg"/><h2>ERDEM ŞANLI - İSO: 1,80 </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/26/tasacak-26042026cb563fa4.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/hayranlari-en-cok-bunu-ar-724_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276861</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/kilicdaroglu-ruzgari-firtina-oldu-276861</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu rüzgarı fırtına oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, selefi Kemal Kılıçdaroğlu'nun ikinci arınma çıkışına yanıt vererek mermer polemiğini 'Butlan İttifakı'na meydan okuma' olarak nitelendirirken, 22 milletvekilinin Kılıçdaroğlu'na destek bildirisi yayınlaması parti içi çatlağı derinleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kılıçdaroğlu rüzgarı fırtına oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de genel başkanlık koltuğunu devreden Kemal Kılıçdaroğlu ile halefi Özgür Özel arasındaki gerilim yeni bir boyut kazandı. Kılıçdaroğlu'nun 'toprak ol bağrında güller yetişsin' sözleriyle başlattığı ikinci arınma çıkışına karşılık veren Özel, mermer polemiğinin kendisine değil 'saraydan medet umanlara' yönelik olduğunu savundu. Ancak 22 CHP milletvekilinin sosyal medyada Kılıçdaroğlu'na açık destek vermesi, parti içindeki saflaşmayı gözler önüne serdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/video56-210520261ed358b3.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ÖZEL'DEN DİKKAT ÇEKEN SAVUNMA: 'KILIÇDAROĞLU'NA DEĞİL BUTLAN İTTİFAKI'NA MEYDAN OKUDUM'</b></p><p>Kılıçdaroğlu, 'Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin' diyerek dolaylı bir mesaj göndermişti. Eski genel başkan bu sözlerle, partisinin ve milletin çıkarlarını kişisel ikbal uğruna pazarlık konusu yapmayacağını vurguladı. 'Bin kere toprak olur da bin kere çiçek açar namuslu dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez' ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, Özel yönetimine açık bir gönderme yaptı.</p><p>Özel ise bu çıkışa karşılık verirken dikkatli bir dil tercih etti. 'Bu sarayda mermer olana söylenen bir laf, Kemal Kılıçdaroğlu'na söylenen bir laf değil' diyen Özel, hedefinin Akın Gürler ve 'Butlan İttifakı' olduğunu ileri sürdü. Özel, 'Ben Kemal Bey'in saraydan medet umanlara söylediklerimi alınganlık göstermesine şaşırırım. Aksine hiç o alınganlığı göstermeyecek bir pozisyonda kendisini tarif etmesini beklerim' diyerek Kılıçdaroğlu'nu dolaylı biçimde köşeye sıkıştırmaya çalıştı.</p><p><b>22 MİLLETVEKİLİ KILIÇDAROĞLU'NA DESTEK BİLDİRİSİ YAYINLADI, KULİSLERDE RAKAM 47'YE ÇIKIYOR</b></p><p>Özel'in Kılıçdaroğlu'nu doğrudan hedef alamamasının ardında ciddi bir siyasi denklem yatıyor. 22 CHP milletvekili sosyal medya hesaplarından ayrı ayrı manifesto niteliğinde bildiriler yayınlayarak Kılıçdaroğlu'na açıkça destek verdi. Kulis bilgilerine göre bu sayı buzdağının yalnızca görünen kısmı. Bazı kaynaklar, 25 milletvekilinin daha videoyu paylaşmadan sessiz destek sunduğunu iddia ediyor.</p><p>Birkaç ay öncesine kadar Kılıçdaroğlu'nun parti içinde yalnız kaldığı değerlendiriliyordu. Ancak yolsuzluk iddialarının Genel Başkan Özel'e kadar uzanması dengeleri alt üst etmiş görünüyor. CHP'deki bu iç mücadele, silahların gizlenerek sürdürüldüğü bir savaşa dönüşürken, partinin ana muhalefet görevini ne ölçüde yerine getirebildiği sorusu da gündeme geliyor. Özel yönetiminin bu çatlağı kapatıp kapatamayacağı, önümüzdeki günlerde netleşecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/kilicdaroglu-ruzgari-firt-535_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276860</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahve-severlere-cagri-bilissel-sagliginiz-icin-bu-miktari-asmayin-276860</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve severlere çağrı! Bilişsel sağlığınız için bu miktarı aşmayın]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, yaklaşık 130 bin kişinin verilerini inceleyerek düzenli kahve tüketiminin demans riskini önemli oranda azalttığını ortaya koydu. Araştırma, özellikle günde iki ila üç fincan kahve içenlerde bu etkinin belirgin olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve severlere çağrı! Bilişsel sağlığınız için bu miktarı aşmayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, demans hastalığına yakalanma riskini azaltmak için önerilen kahve miktarını netleştirdi. JAMA dergisinde yayımlanan araştırmada, yaklaşık 130 bin kişinin 43 yıl boyunca takip edilen sağlık verileri analiz edildi. Araştırmacılar, düzenli kahve tüketiminin demans gelişme olasılığını anlamlı ölçüde düşürdüğünü tespit etti. Özellikle günde iki ila üç fincan kahve içen bireylerde, demans riskinin kahve tüketmeyenlere kıyasla yüzde 18 oranında daha düşük olduğu belirlendi. Katılımcıların bilişsel fonksiyon testlerinde de kahve tüketenlerin daha yüksek puanlar aldığı kaydedildi.</p><h3>JAMA araştırmasında kahve ve çay karşılaştırması</h3><p>Çalışmada, kahveyle birlikte çay tüketiminin de benzer faydalar sunduğu gözlemlendi. Kahve ve çay içenler, bilişsel testlerde daha başarılı sonuçlar gösterdi. Ancak araştırmacılar, kafeinsiz içeceklerin aynı avantajları sağlamadığını vurguladı. Bu bulgular, kahvenin doğrudan koruyucu etkisi olup olmadığını kesin olarak kanıtlamasa da, düzenli kahve tüketiminin bilişsel bozuklukların önlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Uzmanlardan kahve miktarı ve ek öneriler</h3><p>Bilim insanları, optimal kahve miktarının günde iki ila üç fincanla sınırlı tutulmasını öneriyor. Bu miktarın aşılması durumunda beklenen koruyucu etkinin azalabileceği belirtiliyor. Ayrıca, terapist D. Demidik'in değerlendirmelerine göre, kahveye kakule eklemek sindirim üzerindeki olası tahriş edici etkileri azaltabilirken, tarçın ise insülin duyarlılığını artırmaya yardımcı olabilir. Sonuç olarak, araştırmacılar kahve tüketiminin demans riskini düşürmede etkili olabileceğini, ancak bireylerin tüketim miktarına dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Demansla mücadelede kahve ve çay gibi içeceklerin düzenli tüketimi, bilişsel sağlığı destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, bu tür alışkanlıkların tek başına yeterli olmadığını, sağlıklı yaşam tarzının bütüncül olarak ele alınması gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/kahve-severlere-cagri-bil-554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276859</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/112-acil-cagri-merkezinde-yeni-donem-hayat-112-276859</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[112 Acil Çağrı Merkezi'nde yeni dönem: "Hayat 112"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hayat 112 uygulaması, Türkiye genelinde acil çağrı süreçlerinde önemli bir yenilik sunuyor. Vatandaşlar, bugünden itibaren dijital sistem sayesinde 112 Acil Çağrı Merkezi'ne daha hızlı ve kolay ulaşabilecek. İşte detaylar…]]></description>
      <subtitle><![CDATA[112 Acil Çağrı Merkezi'nde yeni dönem: "Hayat 112"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde acil durumlarda hızlı ve etkili müdahale sağlamak amacıyla geliştirilen Hayat 112 uygulaması, bugün itibarıyla kullanıma açıldı. 112 Acil Çağrı Merkezi'nin yeni dijital sistemi, vatandaşların acil yardım taleplerini daha kolay ve hızlı şekilde iletmelerini hedefliyor. Uygulama, acil durumlarda zaman kaybını önleyerek, yardım ekiplerinin olay yerine daha kısa sürede ulaşmasına olanak tanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/dvho3l4g039kddl-21052026517e171d.jpg"/><p><b>HAYAT 112 İLE ACİL ÇAĞRIDA DİJİTAL KOLAYLIK SAĞLANDI</b></p><p>Hayat 112 uygulaması, kullanıcı dostu arayüzü ve yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor. Vatandaşlar, acil bir durumda uygulama üzerinden tek tuşla 112'ye ulaşabiliyor. Ayrıca konum paylaşımı özelliği sayesinde yardım ekipleri, olay yerine daha hızlı yönlendiriliyor. Bu dijital sistem, özellikle yaşlılar ve engelliler için büyük avantajlar sunuyor.</p><p>112 Acil Çağrı Merkezi'nde yeni dönem: "Hayat 112" uygulaması bugün itibarıyla devreye girecek. Yeni dijital sistem vatandaşa ne gibi kolaylık sağlayacak? </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/dvpws9in0fa4r2yj-21052026399c5f24.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/112-acil-cagri-merkezinde-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276857</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kurban-bayraminda-kopru-ve-otoyollardan-ucret-alinmayacak-276857</link>
      <pubDate>2026-05-21T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nda köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurban Bayramı'nda köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Karara göre, bayram tatili dolayısıyla KGM'nin sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsiz hizmet verecek.</p><p>Bu köprü ve otoyollar, 26 Mayıs Salı saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz olacak.</p><p><strong>ŞEHİR İÇİ TOPLU TAŞIMA HİZMETLERİ BAYRAMDA ÜCRETSİZ</strong></p><p>Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 27 Mayıs Çarşamba günü saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz yararlanacak.</p><p>Öte yandan, yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/kurban-bayraminda-kopru-v-653_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276856</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sifir-atik-vakfi-ve-bm-ortakliginda-cop31-surecinde-ozel-sektoru-harekete-geciren-bulusma-276856</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ve BM ortaklığında COP31 sürecinde özel sektörü harekete geçiren buluşma]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı ile Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle COP31 hazırlıkları kapsamında uluslararası ölçekte önemli bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ve BM ortaklığında COP31 sürecinde özel sektörü harekete geçiren buluşma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Sıfır Atık Vakfı</b>, <b>Birleşmiş  Milletler Türkiye</b> ve <b>UN Global  Compact Türkiye</b> iş birliğiyle düzenlenen <b>"COP31'e Doğru: İklim Eylemi Ajandası'nda Özel Sektörün Rolü &#8211; Özel  Sektör İstişare Serisi Türkiye"</b> başlıklı Yuvarlak Masa Toplantısı, 21 Mayıs  2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'de yoğun katılımla gerçekleştirildi. </p><p>Birleşmiş Milletler temsilcileri, iş dünyası  kuruluşları, finans sektörü temsilcileri ve özel sektör liderlerini bir araya  getiren toplantı; Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde  düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31.  Taraflar Konferansı (<b>COP31</b>) sürecine  yönelik özel sektör perspektifinin şekillendirilmesi açısından önemli bir  platform oluşturdu. </p><p>Programda Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek  Düzeyli İklim Şampiyonu <b>Samed Ağırbaş</b>,  Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. <b>Babatunde A. Ahonsi</b>, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu  Başkanı <b>Güliz Öztürk</b> ve THY Yönetim  Kurulu Üyesi <b>Melih Ecertaş</b>  hitaplarda bulundu. </p><p><strong>"Dünyada Bir STK Tarafından Gerçekleştirilen,  183 Ülkenin Katıldığı İkinci Bir Toplantı Yok" </strong></p><p>Açılış konuşmasını yapan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve  COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu <b>Samed  Ağırbaş</b>, diyalog ve ortak akıl vurgusu yaparak, "2017 yılında Sayın <b>Emine Erdoğan</b> Hanımefendi liderliğinde  başlayan <b>Sıfır Atık Hareketi</b>, bugün  dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan global bir hareket haline dönüştü. 2,5  yaşındaki Vakfımız bugün dünyanın en büyük sıfır atık ve çevre etkinliğini  500'den fazla partnerle organize ediyor. İstanbul'da 5-7 Haziran tarihleri  arasında düzenleyeceğimiz Sıfır Atık Forumu'na 183 ülke katılacak. Dünyada  ikinci bir toplantı yoktur ki bir sivil toplum kuruluşu tarafından  gerçekleştirilsin ve 183 ülke katılsın. Bugün dünyanın en iyi üniversiteleri  Harvard, Oxford, Sıfır Atık Forumu'nun partnerleri arasında" dedi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/whatsappimage2026052-21052026aa2758e4.jpg"/><p><strong>"Özel Sektörün Yol Arkadaşlığı Bizler İçin Çok  Önemli" </strong></p><p><b>İstanbul</b>'un  dünyadaki sıfır atık çalışmalarının merkezi haline geldiğini belirten Ağırbaş,  "Dün İstanbul Valimizle beraber bir tanıtım toplantısı gerçekleştirdik.  İstanbul'u sıfır atığın başkenti yapmak istiyoruz. 10 bin yıldan fazla tarihi  olan bu kadim şehir, bazı alanlarda dünyaya başkentlik yapabilecek konumda.  İşte tam da bu noktada siz değerli özel sektör temsilcilerimizin bu süreçteki  yol arkadaşlığı ve paydaşlığı bizler için çok önemli. Sadece <b>İstanbul Sıfır Atık Haftası</b> kapsamında  1500'den fazla etkinlik başvurusu geldi. 1-7 Haziran tarihleri arasında  İstanbul'da gönüllü kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, okullarımız,  derneklerimiz şehre dair söz söylemek isteyen herkese nasip olacak etkinlikle  beraber İstanbul'da farklı bir ortamı hep beraber hissedeceğiz" diye konuştu. </p><p><strong>"COP31'le Beraber Türkiye İçin Tarihi Dönüşüm  Fırsatını Yakalayabiliriz" </strong></p><p><b>Sıfır Atık  Vakfı</b>'nın İstanbul'da 16 milyon, Türkiye'de 86 milyon, dünyada ise 8 milyar  insanın vakfı olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti: </p><p>"Şehirlerimizin yeşiline sahip çıkmazsak, mavisine  sahip çıkmazsak, havasına sahip çıkmazsak yarın bunun faturasını hep birlikte  ödeyeceğimizi unutmamalıyız. İşte tam da bu noktada Türkiye için tarihi bir  dönüşüm fırsatını COP31'le beraber yakalayabileceğimize inanıyorum. COP31'i  etkin değerlendirebilirsek, kamu kurumlarımız, iş dünyası, sivil toplum  kuruluşlarımız, üniversitelerimiz ve herkes iklim, çevre ve sıfır atık  alanlarında yeni bir başlangıca imza atabilir. Bu noktadan hareketle biz COP31  sürecine herkesin etkin katılımını önemsiyoruz. </p><p>Dünyanın iki farklı ucunu yaşıyoruz. Bu kadar  adaletsizliğin olduğu dünyada bir şeyleri değiştirmek zorundayız. Yılda 8  milyon insanımızı açlık ve susuzluktan dolayı kaybediyoruz. Ben bu duruma isyan  ediyorum. Ne yazık ki Ankara nüfusundan fazla insan sayısını biz açlık ve  susuzluğa bazı sebeplerden dolayı kaybediyoruz." </p><p><strong>COP31'le Dört Öncelik Alanı Belirlendi </strong></p><p>Sayın <b>Emine  Erdoğan</b> Hanımefendi'nin liderliğinde dört ana öncelik belirlendiğini  aktaran Ağırbaş, "Bunlardan bir tanesi gıda israfı. COP31'de 100'den fazla  ülkenin desteğiyle, uluslararası kurumların desteğiyle yeni bir kampanyaya  başlıyoruz. 10 yıl sürecek bir kampanya olacak. Gıda israfını yüzde 20  azaltabilirsek dünyada açlığı bitirebiliyoruz" dedi. </p><p>Enerji  verimliliğinin de COP31 önceliklerinden olacağını belirten Ağırbaş, şöyle devam  etti: "Türkiye, yıllık 100 milyar dolardan fazla bir rakamı enerji ithalatı  için ödüyor. Ne yazık ki bizim ülkemizde, bizim topraklarımızda çok fazla  doğalgaz, petrol yok. Özel sektör, sivil toplum, bütün paydaşlar olarak  elimizden geleni yapacağımıza inanıyoruz. Tabii ki bu yatırımlar sürerken, bu  çalışmalar sürerken bir yandan da toplumsal bilinç oluşturmak zorundayız. </p><p>Üçüncü önceliğimiz ise su verimliliği. Ne yazık ki  Türkiye olarak su kaynaklarımız oldukça kısıtlı ve bu su kaynaklarımızı her  gün, her geçen gün kaybediyoruz. Çözüm üretilmesi gerekiyorsa çözüm üretiyoruz.  Bu ülkenin suyuna, havasına, doğasına hep birlikte sahip çıkmak zorundayız. </p><p>Dördüncü önceliğimiz kadın, çocuk ve gençler.  Kadınlar için, gençler ve çocuklar için bir şeyler yapmamız lazım. Ne yazık ki  iklim değişikliğine bağlı sebeplerden dolayı en çok etkilenenler bu üç grup." </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/whatsappimage2026052-21052026e25b3fd2.jpg"/><p><strong>"Dezavantajlı Gruplar İçin Fon Oluşturuldu" </strong></p><p><b>Sıfır Atık  Vakfı</b> olarak dezavantajlı gruplara yönelik olarak <b>COP31</b>'e katılımları kapsamında bir fon oluşturulduğunu söyleyen  Ağırbaş, "Dünyanın farklı bölgelerinde sıfır atığa dair, iklim ve çevreye dair  fikri ve projesi olan fakat finansal durumu olmayan insanları Vakıf olarak  fonlayacağız, onların hayallerini gerçekleştirmesi için ve kendi söylemlerini  dünyaya anlatmaları için destekçileri olacağız" ifadelerini kullandı. </p><p><strong>"Türkiye, İklim Hedeflerine Önemli Katkılar  Sunma Potansiyeline Sahip" </strong></p><p>BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. <b>Babatunde Ahonsi</b>, dinamik ve küresel  ölçekte bağlantılı bir özel sektöre sahip üst orta gelirli bir ekonomi olarak  Türkiye'nin, sürdürülebilir ve dirençli büyümeyi ülke içinde ilerletirken aynı  zamanda küresel iklim hedeflerine önemli katkılar sunma potansiyeline sahip olduğunu  vurguladı. </p><p>Ahonsi, Türkiye'nin İklim Kanunu süreci, Ulusal  Katkı Beyanları, uzun vadeli kalkınma öncelikleri, yeşil dönüşüm gündemi,  sürdürülebilir finans çalışmaları ile uluslararası iklim raporlama ve açıklama  standartlarına uyum çabalarını içeren gelişen ulusal politika çerçevesinin,  dönüştürücü eylemler için önemli bir ivme oluşturduğunu belirtti. </p><p><strong>"COP31 Bir Hayata Geçirme Dönüm Noktası Olmalı" </strong></p><p>Ahonsi, "COP31 yalnızca bir müzakere dönüm noktası  değil; aynı zamanda uygulama, ortaklıklar, finansman ve somut dönüşüme  odaklanan bir hayata geçirme dönüm noktası olmalıdır. Bunu mümkün kılmada özel  sektörün kritik bir rolü bulunuyor" dedi. </p><p><strong>"Özel Sektörün İklim Değişikliğiyle Mücadeledeki  Rolü Her Geçen Gün Artıyor" </strong></p><p>UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı <b>Güliz Öztürk</b> konuşmasında iklim  değişikliğiyle mücadelenin şirketler açısından risk yönetimi, dayanıklılık ve  rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizerek "İklim değişikliği  ile mücadele yalnızca 'iyi zamanların konusu' değil. Tedarik zincirlerinin  kırıldığı, enerji maliyetlerinin dalgalandığı, finansmana erişimin zorlaştığı  bir dünyada; şirketler için yön veren bir çerçeve sunuyor. Artık biliyoruz ki  hareketsiz kalmanın maliyeti, dönüşüm maliyetinden daha yüksek. Bu konjonktürde  özel sektörün iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolü her geçen gün artıyor:  özel sektör bugün çözümün merkezinde yer alıyor. COP31'in ana gündem maddeleri  olan sıfır atık, gıda güvenliği, yeşil sanayileşme, temiz enerji geçişi ve  iklim uyumu; önümüzdeki dönemde odaklanmamız gereken alanları ortaya koyuyor.  Bu alanlarda şirketlerimiz taahhütlerini güçlendirerek, ilerlemeyi şeffaf  raporlayarak, inovasyonla dönüşümü ölçeklendirerek ve tüm değer zincirine  yayarak küresel rekabet güçlerini artırabilir." dedi. </p><p><strong>"İklim Değişikliği Artık Sistematik Bir  Gerçeklik" </strong></p><p>THY Yönetim Kurulu Üyesi <b>Melih Ecertaş</b>, COP31'e doğru giden kritik virajda iklim eylemi  ajandasında özel sektörün rolünü ortak bir akılla şekillendirmek üzere bir  araya geldiklerini belirterek, "İklim değişikliği artık gelecekte bizi bekleyen  bir risk değil. Bugün ekonomilerimizi, ekosistemimizi, iş yapış şekillerimizi  kökten sarsan sistematik bir gerçekliktir. Küresel gayri safi hasılanın ve  nüfusun dinamiklerini en yakından gözlemleyen, kıtaları birbirine bağlayan bir  sektörün aktörü olarak net bir şekilde görüyoruz ki, havacılık dünyası  sürdürülebilirlik odaklı köklü bir dönüşümün eşiğindedir" diye konuştu. </p><p>Emisyon azaltımı ve karbonsuzlaşma başlığının THY  için ana strateji odağı olduğunu söyleyen Ecertaş, "Havacılık sektörü küresel  emisyonların Azaltılmasında yönetilmesi en zorlu, teknik olarak en çok  inovasyon gerektiren alanlardan biridir. Biz bu zorluğu bir engel değil, bir  liderlik fırsatı olarak görüyoruz. Karbonsuzlaşma yol haritamızın en temel  sütunlarıdır. Ancak net sıfır emisyon hedeflerine tek başımıza  ulaşamayacağımızı farkındayız. Özellikle tedarik zincirimizin, yer  hizmetlerimizin ve ekosistemimizdeki tüm KOBİ'lerin bu dönüşüme bizle birlikte  senkronize olmasında büyük fayda görüyoruz" ifadelerini kullandı. </p><p><strong>Özel Sektörün İklim Eylemindeki Stratejik Rolü  Ele Alındı </strong></p><p>Açılış konuşmalarının ardından <b>UN Global Compact Türkiye</b> üyesi şirketlerden, iş dünyası  kuruluşlarından ve <b>Birleşmiş Milletler</b>'in  Türkiye'de faaliyet gösteren ajanslarından temsilcilerin katıldığı yuvarlak  masa toplantılarında "Azaltım ve Karbonsuzlaşma Yol Haritaları", "İklime Uyum  ve Dayanıklılık", "Kurumsal İklim Hedefi Belirleme ve Raporlama" ve "İklim  Finansmanı ve Yatırımlar" olmak üzere dört başlık ele alındı. </p><p>Küresel ölçekte giderek derinleşen iklim krizinin;  ekonomik sistemlerden üretim modellerine, tedarik zincirlerinden toplumsal  yaşama kadar geniş bir etki alanı oluşturduğu vurgulanan toplantıda, özel  sektörün iklim eylemindeki stratejik rolü kapsamlı biçimde ele alındı.  Katılımcılar, özel sektörün artık yalnızca emisyon üreten bir yapı değil; aynı  zamanda inovasyonun, yeşil yatırımların, teknoloji odaklı dönüşümün ve  ölçeklenebilir iklim çözümlerinin temel taşıyıcısı olduğuna dikkat çekti. </p><p>Toplantıda Türkiye'nin; güçlü üretim kapasitesi,  gelişen ekonomisi ve çeşitlendirilmiş sanayi yapısıyla düşük karbonlu kalkınma  sürecinde bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör haline geldiği ifade  edildi. Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma, yeşil büyüme ve karbon nötr dönüşüm  hedefleri doğrultusunda geliştirdiği politikaların; kurumsal sürdürülebilirlik  anlayışının güçlenmesiyle birlikte yeni iş birlikleri için önemli fırsatlar  sunduğu değerlendirildi. </p><p><strong>Özel Sektörün Sorunları Masaya Yatırıldı </strong></p><p>Program kapsamında gerçekleştirilen yuvarlak masa  oturumlarında; özel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde karşı  karşıya kaldığı temel sorunlar masaya yatırıldı. Karbonsuzlaşma politikaları,  yatırım modelleri, iklim finansmanı araçları, sürdürülebilir üretim süreçleri  ve uluslararası iş birliği imkanları çok boyutlu şekilde değerlendirildi. </p><p>Çalışma gruplarında ayrıca KOBİ'lerin yeşil dönüşüm  süreçleri, sürdürülebilir finansman mekanizmaları, yeşil tahvil uygulamaları,  sürdürülebilirlik bağlantılı kredi modelleri, iklim risklerinin finansal  sistemlere entegrasyonu ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na  uyum süreçleri gibi stratejik konular üzerinde kapsamlı değerlendirmeler  yapıldı. </p><p><strong>Kamu-Özel Sektör İş Birliğinin Güçlendirilmesi  Vurgulandı </strong></p><p>Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de kamu-özel  sektör iş birliğinin güçlendirilmesi oldu. Katılımcılar; iklim krizinin çok  paydaşlı bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayarak, kamu kurumları, uluslararası  kuruluşlar ve iş dünyası arasında sürdürülebilir iş birliği mekanizmalarının  geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. </p><p>Etkinlik boyunca iyi uygulama örnekleri  paylaşılırken, özel sektörün <b>COP31</b>  sürecine yönelik taahhütlerini güçlendirecek politika önerileri de gündeme  geldi. Katılımcılar, Türkiye'nin iklim diplomasisi vizyonunu destekleyecek  somut eylem alanlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. </p><p>Toplantı sonunda ortaya çıkan değerlendirme ve  önerilerin; Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine, uluslararası iklim  müzakerelerine ve <b>COP31</b> hazırlık  sürecine önemli katkılar sunması hedefleniyor. </p><p><strong>COP31 Sürecinde Önemli Bir Platform </strong></p><p>Girişimin; çevresel sürdürülebilirlik, döngüsel  ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim direnci alanlarında özel sektörün dönüşüm  kapasitesini artırmayı amaçladığı ifade edilirken, Türkiye'nin <b>COP31</b> sürecindeki küresel iklim  liderliğini destekleyen önemli bir platform niteliği taşıdığı vurgulandı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/sifir-atik-vakfi-ve-bm-or-617_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276855</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-8-etnospor-kultur-festivali-coskusu-basladi-276855</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 8. Etnospor Kültür Festivali coşkusu başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya Etnospor Birliği'nin İstanbul Atatürk Havalimanı'nda başlattığı 8. Etnospor Kültür Festivali, ziyaretçilerine geleneksel sporlar ve kültürel etkinliklerle unutulmaz bir deneyim sunuyor. Festival, farklı kültürleri buluşturan renkli atmosferiyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da 8. Etnospor Kültür Festivali coşkusu başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Etnospor Birliği'nin organize ettiği 8. Etnospor Kültür Festivali, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kapılarını ziyaretçilere açtı. Festival, geleneksel spor dalları ve kültürel etkinliklerle dolu programıyla geniş ilgi gördü. Ziyaretçiler, festival alanında hem eğlenceli hem de öğretici etkinliklerle karşılaştı. Renkli gösteriler ve farklı kültürlerin buluştuğu atmosfer, İstanbul'da büyük heyecan yarattı. Organizasyon, katılımcılara unutulmaz anlar yaşatıyor.</p><p><strong>Dünya Etnospor Birliği: Kültürler bir araya geliyor</strong></p><p>Dünya Etnospor Birliği'nin önderliğinde gerçekleşen festivalde, geleneksel sporlar ön plana çıktı. Her yaş grubundan ziyaretçi, ata sporu gösterileri ve kültürel sunumlarla etkileşim kurdu. Festival, kültürel çeşitliliği vurgulayan etkinliklerle dikkat çekti. Katılımcılar, farklı milletlerden gelen ekiplerin gösterilerini izleme fırsatı buldu. Bu etkinlik, kültürel mirasa sahip çıkılmasına katkı sağladı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">8. ETNOSPOR FESTİVALİ BAŞLADI<br><br>Dünya Etnospor Birliği tarafından düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali, İstanbul Atatürk Havalimanı&amp;#39;nda ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. İşte birbirinden renkli etkinlikler düzenlendiği alandan görüntüler... <a href="https://t.co/Il4GXtrFTP">pic.twitter.com/Il4GXtrFTP</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2057416120735531361?ref_src=twsrc%5Etfw">May 21, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><strong>Atatürk Havalimanı'nda renkli festival atmosferi</strong></p><p>İstanbul Atatürk Havalimanı'nın geniş alanı, festival boyunca geleneksel çadırlar ve gösteri sahneleriyle donatıldı. Ziyaretçiler, çeşitli spor müsabakaları ve el sanatları atölyelerinde aktif rol aldı. Festivalin düzenlendiği alan, gün boyu yoğun ilgi gördü. Etkinlikler, İstanbul'da kültürel birlikteliği güçlendirdi. Festival, ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunarak kültürel zenginliğin altını çiziyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/balksz1-21052026e084fa24.jpg"/><p>Festivalin sonunda, İstanbul'da kültürel çeşitliliğin ve geleneksel sporların yaşatılması için bu tür organizasyonların önemi bir kez daha öne çıktı. Katılımcılar, festivalde edindikleri deneyimlerle kültürel mirasa sahip çıkmanın değerini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/istanbulda-8-etnospor-kul-301_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276854</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/gabriel-sara-transferinde-galatasaraya-ingiliz-ilgisi-artti-276854</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gabriel Sara transferinde Galatasaray'a İngiliz ilgisi arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın Brezilyalı orta sahası Gabriel Sara, Premier Lig ekipleri Aston Villa ve Everton'ın yakın takibine girdi. İngiliz kulüplerinin transfer sezonunda sarı kırmızılı kulübün kapısını çalması bekleniyor. Yönetim, yıldız futbolcudan yüksek gelir hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gabriel Sara transferinde Galatasaray'a İngiliz ilgisi arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'ın Brezilyalı yıldızı Gabriel Sara, İngiltere'den gelen yoğun transfer ilgisiyle gündeme oturdu. 26 yaşındaki başarılı orta saha oyuncusu, Premier Lig ekipleri Aston Villa ve Everton'ın radarına girdi. İngiliz kulüplerinin, transfer döneminin başlamasıyla birlikte Galatasaray'a resmi teklif sunmaya hazırlandığı belirtiliyor. Sara'nın performansı, Avrupa'da dikkatleri üzerine çekerken, sarı kırmızılı yönetim oyuncudan yüksek bir bonservis geliri elde etmeyi amaçlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ec7049d00eb4471c96f0-21052026efa04bc3.jpg"/><h3>Galatasaray yönetimi Gabriel Sara için yüksek gelir hedefliyor</h3><p>Galatasaray, Gabriel Sara'yı 2023-2024 sezonunun başında 18 milyon avro karşılığında kadrosuna katmıştı. Yönetim, Brezilyalı futbolcunun transferinden ek ödemelerle birlikte toplam 40 milyon avro gelir elde etmeyi hedefliyor. Kulüp, yıldız oyuncunun düşük bir bedelle ayrılmasına sıcak bakmıyor. Sara'nın 2029 yılına kadar Galatasaray ile sözleşmesi bulunuyor ve yönetim, bu avantajı transfer görüşmelerinde kullanmayı planlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ea4d3e64a84142e7ae5f-21052026644c3a78.jpg"/><h3>Gabriel Sara'nın performansı İngiliz kulüplerinin ilgisini artırdı</h3><p>Bu sezon Galatasaray formasıyla 42 resmi maça çıkan Gabriel Sara, 6 gol ve 5 asistle takımına önemli katkı sağladı. Ipswich Town'ın da takip ettiği oyuncu, teknik direktör Carlo Ancelotti tarafından ilk kez Brezilya Milli Takımı'na davet edildi. Sara'nın istikrarlı performansı, Avrupa'nın önde gelen kulüplerinin transfer listesinde yer almasına neden oldu. Transfer döneminde yaşanacak gelişmeler, Galatasaray taraftarları tarafından yakından takip ediliyor.</p><p>Gabriel Sara'nın transfer süreci, Galatasaray'ın mali hedefleri ve Premier Lig ekiplerinin teklifleriyle sezonun en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Yıldız oyuncunun geleceğiyle ilgili gelişmeler, önümüzdeki günlerde futbol gündemini belirleyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/gabriel-sara-transferinde-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276853</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/genclerin-saglik-raporlari-artik-e-nabiz-uzerinden-alinabilecek-276853</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gençlerin sağlık raporları artık e-Nabız üzerinden alınabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlık Raporları Yönetmeliği'ne ilişkin, "Artık profesyonel lisansa tabi olmayan spor faaliyetlerinde gençlerimizin sağlık verileri e-Nabız üzerinden elektronik ortamda değerlendirilecek. Uygun görülmesi halinde herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmeden 'Sağlık Durum Belgesi' alarak faaliyetlerine katılabilecekler." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gençlerin sağlık raporları artık e-Nabız üzerinden alınabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, TürkMedya'nın medya sponsoru olduğu Dünya Etnospor Birliği tarafından Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali'nin açılışındaki konuşmasında, tarih, medeniyet ve değerlerle kucaklaştıkları festivalde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.</p><p>Etnospor&#39;un geçmişten geleceğe uzanan aidiyet bağlarıyla örülmüş bir köprü olduğunu dile getiren Memişoğlu, milletin tarihi mirasını geleceğe taşıyan ortak bir vizyonun etrafında toplandıklarını, milli hafızayı diri tutan ve gençleri öz değerleriyle buluşturan bu anlayışın Etnospor&#39;un en kıymetli yönlerinden biri olduğunu söyledi.</p><p>Memişoğlu, ata sporların insanı zinde tuttuğunu, bedeni güçlendirdiğini ve karakteri olgunlaştırdığını belirterek, &quot;Okçuluk insana dikkat ve sabır kazandırır. Cirit cesareti, çevikliği ve dengeyi geliştirir. Güreş meydanlarda mücadeleyi, ahlakı ve mertliği öğretir. Atlı sporlar özgüveni, sorumluluğu ve beden-zihin uyumunu güçlendirir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sporun sağlıklı yaşamın yanı sıra dayanışmayı ve kardeşliği güçlendirdiğini vurgulayan Memişoğlu, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri şüphesiz hareketsiz yaşam alışkanlıklarıdır. Hareketsizlik, obeziteden kalp damar hastalıklarına, diyabetten ruh sağlığına kadar pek çok sorunun temelinde yer almaktadır. Bu yüzden geleneksel sporlarımızı, günümüzün hareketsiz yaşam alışkanlıklarına karşı güçlü bir farkındalık imkanı olarak görüyoruz. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin kapalı alanlara ve sanal dünyanın labirentlerine hapsolmasını istemiyoruz.&quot;</p><p><b>- "EVLATLARIMIZIN DOĞAYLA TEMAS EDEREK, KOŞARAK, SOSYALLEŞEREK BÜYÜMELERİNİ İSTİYORUZ"</b></p><p>Bakan Memişoğlu, festivaldeki coşkunun &quot;Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&quot; vizyonuyla da örtüştüğünü dile getirerek, &quot;Sağlık Bakanı ve bir hekim olarak her fırsatta altını çizerek ifade ediyorum, &#39;Sağlık spordur, spor da sağlıktır.&#39; Biz evlatlarımızın doğayla temas ederek, koşarak, ter dökerek, arkadaşlarıyla birlikte sosyalleşerek büyümelerini istiyoruz.&quot; dedi.</p><p>Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&#39;nda &quot;Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık&quot; modelleriyle gençlerin bilinçli ve dirençli bireyler olarak yetişmesi için çok yönlü çalışmalar yürüttüklerini aktaran Memişoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi.</p><p>Memişoğlu, üniversiteler ve öğrenci yurtlarında gençlerin ruhsal dayanıklılığını artırmaya yönelik eğitim programları düzenlediklerini anlattı.</p><p>Sağlık Bakanlığınca gençlere yönelik yeni bir uygulamanın hayata geçirildiğini, yeni yayımlanan Sağlık Raporları Yönetmeliği&#39;yle gençlere büyük bir kolaylık sağladıklarını belirten Memişoğlu, &quot;Artık profesyonel lisansa tabi olmayan spor faaliyetlerinde gençlerimizin sağlık verileri e-Nabız üzerinden elektronik ortamda değerlendirilecek. Uygun görülmesi halinde herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmeden &#39;Sağlık Durum Belgesi&#39; alarak faaliyetlerine katılabilecekler.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "SPOR KULÜPLERİMİZİN BÜNYESİNDE 'ESENLİK MERKEZLERİ' AÇILABİLECEK"</b></p><p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, gençleri tütün ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak için kararlılıkla çalıştıklarını, spor kulüplerine yönelik yeni bir hazırlık içinde olduklarını belirterek, &quot;Üzerinde çalıştığımız &#39;Sağlıklı Yaşam ve Esenlik&#39; mevzuatı kapsamında, spor kulüplerimizin bünyesinde &#39;Esenlik Merkezleri&#39; açılabilecek. Bu merkezlerde hekim eşliğinde fizyoterapist, diyetisyen ve ilgili sağlık profesyonelleriyle sporcularımızın yaşam kalitesini artıran destek hizmetleri sunulabilecek.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Gençlere sağlıklı yaşam kültürünü hayatlarının merkezine almaları tavsiyesinde bulunan Memişoğlu, her türlü bağımlılıktan uzak durarak, sporun, hareketli yaşamın ve sağlıklı yaşam kültürünün hayatın merkezine alınması gerektiğini vurguladı.</p><p>Memişoğlu, festivalin kültürel aktarımı ve uluslararası etkileşim açısından önemli bir platform olduğunu, farklı kültürleri, geniş coğrafyaları ve gelenekleri barışçıl bir vizyonla aynı meydanda buluşturan festivalin tüm insanlığa verdikleri güçlü bir kardeşlik mesajı olduğunu ifade etti.</p><p>Dünyanın birçok yerinde çocukların savaş ve yıkımların gölgesinde büyüdüğünü kaydeden Memişoğlu, çocukların ve gençlerin yıkımların gölgesinde değil, barışın, sağlığın, sporun ve kardeşliğin neşesi içinde büyümeleri gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Memişoğlu, festivalin ülkeye, gençlere ve insanlığa hayırlar getirmesini diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/genclerin-saglik-raporlar-210_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276852</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/rojinin-babasi-24e-konustu-dna-ornekleriyle-failleri-bulacagiz-276852</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rojin'in babası 24'e konuştu: DNA örnekleriyle failleri bulacağız!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının kaybolduğu andan itibaren bir hukuk mücadelesi verdi. En son Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşen Kabaiş, kızının faillerinin bulunmasını istiyor. Kabaiş son gelişmeleri 24 TV'ye anlattı. Acılı baba soruşturmada önemli adımlar atıldığını ifade ederek, yaklaşık 500 kişiden DNA örneği alındığını, bu sayının 2 bin 500 kişiye kadar çıkarılmasının planlandığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rojin'in babası 24'e konuştu: DNA örnekleriyle failleri bulacağız!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rojin Kabaiş'in kaybolmasının ardından kızının akıbetinin aydınlatılması için uzun süredir hukuk mücadelesi veren baba Nizamettin Kabaiş, son gelişmeleri 24 TV'ye anlattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ile gerçekleştirdiği görüşmeye değinen Kabaiş, soruşturmanın seyrine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Kızının faillerinin bulunması için kararlılıkla mücadele ettiğini belirten Kabaiş, daha önce Van Adliyesi önünde ya da Ankara'da oturma eylemi yapmayı düşündüğünü söyledi. Ancak Adalet Bakanı'nın açıklamalarının ardından bu kararından vazgeçtiğini ifade eden Kabaiş, "Adalet Bakanı'na güveniyorum. Hem açıklamaları hem de bizimle kurduğu iletişim bize değer verdiğini gösterdi" dedi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ROJİN&amp;#39;İN BABASI 24&amp;#39;E KONUŞTU<br><br>Rojin Kabaiş&amp;#39;in babası Nizamettin Kabaiş, kızının kaybolduğu andan itibaren bir hukuk mücadelesi verdi. En son Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşen Kabaiş, kızının faillerinin bulunmasını istiyor. Kabaiş son gelişmeleri 24 TV'ye anlattı.<a href="https://twitter.com/cakanse?ref_src=twsrc%5Etfw">@cakanse</a> <a href="https://t.co/QHhht9Ep41">pic.twitter.com/QHhht9Ep41</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2057408316276379943?ref_src=twsrc%5Etfw">May 21, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>DNA İNCELEMELERİ GENİŞLETİLDİ</b></p><p>Soruşturmada önemli adımlar atıldığını aktaran Kabaiş, yaklaşık 500 kişiden DNA örneği alındığını, bu sayının 2 bin 500 kişiye kadar çıkarılmasının planlandığını söyledi.</p><p>Bakanlık tarafından telefon sinyal daraltma çalışmaları ve özel ekip kurulması yönünde de adımlar atılacağını belirten Kabaiş, "Bize verilen sözlerin yerine getirildiğini görüyoruz. İnşallah Allah'ın izniyle bu olay çözülecek" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/balksz2-210520269293f39f.jpg"/><p><b>"KAMERALAR BOZUK DENİLDİ"</b></p><p>Kızının cansız bedeninin bulunduğu bölgeyi gören iki kritik kameranın çalışmadığının söylendiğini belirten Kabaiş, olayın yaşandığı bölgede güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu söyledi.</p><p>Kabayiş, "Rojin'in cansız bedenine bakan iki kamera için 'bozuk' denildi. Diğer görüntülere bakılmış ancak bize gösterilmedi. Bunu da Sayın Bakan'a ilettik" diye konuştu.</p><p>Yaşadığı acının tarif edilemez olduğunu ifade eden Kabaiş, olayın aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/rojinin-babasi-24e-konust-116_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276851</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ingiltere-sumud-filosu-aktivistlerine-kotu-muamele-nedeniyle-israilli-diplomati-disislerine-cagirdi-276851</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere, Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamele nedeniyle İsrailli diplomatı Dışişlerine çağırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere, İsrail güvenlik güçlerinin Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik kötü muamele uyguladığı görüntülerin ortaya çıkmasının ardından İsrail'in Londra Büyükelçiliği Maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere, Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamele nedeniyle İsrailli diplomatı Dışişlerine çağırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, maslahatgüzarı çağırma kararının İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in paylaştığı "kışkırtıcı videonun" ardından geldiği vurgulandı.</p><p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"İngiltere, İsrail Bakanı Itamar Ben-Gvir'in paylaştığı kışkırtıcı videonun ardından bugün İsrail'in Londra Büyükelçiliği Maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırdı. Bu karar, İngiltere'nin Küresel Sumud Filosu'nda yer alanlarla alay eden tutumu güçlü şekilde kınadığının bir göstergesidir. Bu davranışlar insanlara yönelik en temel saygı ve onur standartlarını ihlal etmektedir."</p><p>Açıklamada, ayrıca İsrailli makamlardan gerekli açıklamaların talep edildiği ve görüntülere yansıyan gözaltı şartlarından derin endişe duyulduğu da vurgulandı.</p><p>Filonun yardım götürme girişiminin Gazze'deki insani durumun ciddiyetini ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, "İsrail, daha fazla yardımın güven içinde ve yeterli miktarda kara sınırlarından geçişini sağlamalıdır." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Açıklamada, filoda yer alan İngiliz aktivistler ve ailelere yardım için temasta olunduğu bilgisi de paylaşıldı.</p><p>Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na gittiği ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunduğu görüntüyü paylaşmıştı.</p><p>Görüntülerde, Ben-Gvir'in geçişi sırasında bir kadın aktivistin "Özgür Filistin" diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak yere yatırdığı kameraya yansımıştı.</p><p>Bu sırada aşırı sağcı Ben-Gvir'in "İşte böyle yapmak gerekiyor." dediği duyulmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ingiltere-sumud-filosu-ak-102_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276850</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avrupa-birligi-ab-2026-yili-ekonomik-buyume-tahminini-dusurdu-276850</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini düşürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Orta Doğu'daki gelişmelerin yol açtığı enerji krizi nedeniyle Avro Bölgesi'nin bu yılki ekonomik büyüme beklentisini yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a, gelecek yıl için de yüzde 1,4'ten yüzde 1,2'ye indirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini düşürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonunun "Avrupa Ekonomik Tahminleri 2026 İlkbahar" raporu yayımlandı. "Enerji Şoku Enflasyonu Artırırken Büyüme Yavaşlıyor" başlıklı raporda, AB ekonomisinin, bu defa Orta Doğu'daki çatışmanın tetiklediği yeni bir enerji şokuyla karşı karşıya bulunduğu anımsatıldı.</p><p>Raporda, bu durumun üretim maliyetlerini ve tüketici fiyatlarını yeniden artırarak hane halklarının harcanabilir gelirlerini ve birçok Avrupalı şirketin karını aşındıracağı, zayıflayan güven ve artan belirsizlik ortamında talebi baskılayacağı kaydedildi.</p><p>Şokun küresel ölçekte ticareti yapılan enerji emtiaları üzerinden yayıldığı ve bu durumun dünya ekonomisine yansıdığının bildirildiği raporda, "Enerji fiyatları, mevcut piyasa beklentilerinde öngörüldüğü gibi arz koşullarının nispeten hızlı ancak kısmi şekilde normalleşmesi doğrultusunda hareket ederse, bu şokun makroekonomik etkisinin önceki enerji krizine kıyasla daha sınırlı olması bekleniyor." ifadesi kullanıldı.</p><p><strong>GÖRÜNÜM DAHA OLUMSUZ OLABİLİR UYARISI</strong></p><p>Raporda, "Büyümenin yavaşlaması ancak durmaması, enflasyonun ise 2027'de yeniden düşüş eğilimine girmesi öngörülüyor. Ancak arz kesintileri piyasaların şu anda beklediğinden daha uzun sürerse, görünüm temel senaryoda öngörülenden çok daha olumsuz olabilir." değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Kısa vadede sınırlı hafifletici önlemlerin gerekli olabileceği ancak bunların en fazla etkilenen hane halkları ve şirketlere hızlı destek sağlaması, kalıcı mali yük oluşturmaması ve fiyat sinyallerini bozmaması gerektiğine işaret edilen raporda, gelecekteki enerji şoklarına karşı dayanıklılığı artırmak için enerji verimliliği alanında daha fazla ilerleme kaydedilmesi ve fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasının önemi vurgulandı.</p><p>Raporda, AB ekonomisinin 2026'da yüzde 1,1, 2027'de yüzde 1,4, Avro Bölgesi ekonomisinin ise 2026'da yüzde 0,9, 2027'de yüzde 1,2 büyüyeceği öngörüldü.</p><p>AB Komisyonunun bir önceki "sonbahar" raporunda ise AB'nin 2026'da yüzde 1,4, 2027'de yüzde 1,5, Avro Bölgesi'nin ise 2026'da yüzde 1,2, 2027'de yüzde 1,4 büyüyeceği tahmin edilmişti.</p><p>Son raporla birlikte AB'nin 2026 ve 2027 büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilmiş oldu. Avro Bölgesi'nin büyüme tahmini de 2026 için 0,3 puan, 2027 için de 0,2 puan düşürüldü.</p><p>Bu yıl Almanya'nın yüzde 0,6, Fransa'nın yüzde 0,8, İtalya'nın yüzde 0,5, İspanya'nın ise yüzde 2,4 büyüyeceği tahmin edilen raporda, gelecek yıl Almanya'nın yüzde 0,9, Fransa'nın yüzde 1,1, İtalya'nın yüzde 0,6 ve İspanya'nın yüzde 1,9 büyüyeceği tahmin edildi.</p><p>Raporda, enflasyonun bu yıl AB'de yüzde 3,1, Avro Bölgesi'nde yüzde 3 olmasının beklendiği, 2027'de enflasyon oranının AB'de yüzde 2,4, Avro Bölgesi'nde yüzde 2,3 seviyesine ineceği tahmin edildi. Önceki rapora kıyasla enflasyon öngörüleri yukarı yönlü revize edildi. Sonbahar raporunda enflasyonun AB'de 2026'da yüzde 2,1, 2027'de yüzde 2,2, Avro Bölgesi'nde 2026'da yüzde 1,9, 2027'de yüzde 2 olacağı tahmin edilmişti.</p><p>"Görünüme yönelik riskler esas olarak Orta Doğu'daki çatışmanın seyrine ve bunun küresel enerji piyasalarına etkilerine bağlı bulunuyor." ifadesi yer alan raporda, çatışmanın uzaması ve enerji arzının piyasaların öngördüğünden daha yavaş normalleşmesinin, daha güçlü enflasyon baskılarına ve daha zayıf büyümeye yol açacağı kaydedildi.</p><p>Raporda, helyum ve gübre tedarikindeki aksaklıkların da stratejik öneme sahip yarı iletken sektörü dahil olmak üzere küresel üretim zincirlerinde olumsuz etkilere yol açabileceği, gıda erişilebilirliği üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi.</p><p>Büyük küresel aktörlerin ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin süregeldiği ifade edilen raporda, ticarette yön değişikliklerinin, jeopolitik ve ticari ilişkilerin yeniden şekillenmesinin kritik değer zincirlerini bozarak Avrupa'daki sanayi üretimi ve istihdam üzerinde baskı oluşturabileceği bildirildi.</p><p><strong>TÜRKİYE EKONOMİSİ</strong></p><p>Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerin de yapıldığı raporda, ekonomik büyümenin 2026'da yüzde 3, 2027'de yüzde 4 olacağı tahmin edildi.</p><p>"Orta Doğu'daki çatışmanın Türk ekonomisini etkileyen en önemli faktörü uluslararası petrol fiyatlarıdır." ifadesi kullanılan raporda, sıkı para politikası duruşuna rağmen, enerji arz şokunun cari açığı artırması ve enflasyondaki düşüş sürecini geciktirmesi beklendiği değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Raporda, Türkiye'nin ekonomiyi desteklemek için bütçe gücü ve kapasitesi olduğu, bunu kullansa bile kamu borcunun sınırlı ölçüde artacağı belirtildi.</p><p>AB Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis de rapora ilişkin açıklamasında, "Orta Doğu'daki çatışma, Avrupa'nın zaten istikrarsız jeopolitik ve ticari ortamda karşılaştığı zorlukları daha da artırarak büyük bir enerji şokuna yol açtı." ifadesini kullandı.</p><p>AB ülkelerinin birlik ve kararlılıkla hareket etmesinin önemine işaret eden Dombrovskis, reformları hızlandırmaları, büyümenin önündeki engelleri kaldırmaları ve sağlam kamu maliyesini güvence altına almaları gerektiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/avrupa-birligi-ab-2026-yi-772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276848</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-yine-dikkati-cekti-israilde-basbakanliga-aday-olabilirim-276848</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump yine dikkati çekti: İsrail'de başbakanlığa aday olabilirim]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'de yüzde 99 desteği olduğunu öne sürerek, "Belki İsrail'de Başbakanlığa aday olabilirim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump yine dikkati çekti: İsrail'de başbakanlığa aday olabilirim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump,  dün İran gündemine ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu.</p><p>       "Şu anda İsrail'de yüzde 99'dayım. Başbakanlığa aday olabilirim." ifadelerini kullanan Trump, "Belki bunu (ABD Başkanlığı) yaptıktan sonra, İsrail'e gider ve Başbakanlığa aday olurum." dedi.</p><p>Trump, bir ankete göre İsrail'deki desteğinin "yüzde 99" olduğunu savundu.</p><p>Associated Press (AP) ile NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezinin 14-18 Mayıs tarihlerinde yaptığı anket, ABD'de Trump'ın genel onay oranının yüzde 37 olduğunu göstermişti. Anket sonuçları, neredeyse tüm Demokratların Trump'ın başkanlık performansını onaylamadığını ortaya koymuştu.   </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/trump-yine-dikkati-cekti--578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276847</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yerli-mayin-avlama-sonari-goreve-hazirlaniyor-276847</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yerli mayın avlama sonarı göreve hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen yerli mayın avlama sonarı entegrasyon aşamasına geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yerli mayın avlama sonarı göreve hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Su altı teknolojileri alanında faaliyet gösteren ARMELSAN SAVUNMA, geliştirdiği yerli çözümlerle denizaltı savunma harbi alanındaki kullanıcılara yeni ürünler sunmaya hazırlanıyor.</p><p>ARMELSAN SAVUNMA Genel Müdürü Güray Aybar, AA muhabirine yerli mayın avlama sonarı NUSRAT-1915'in deniz testlerini başarıyla tamamladığını, sistemin platform entegrasyon aşamasına geçtiğini söyledi.</p><p>NUSRAT-1915'in uzun yıllardır ARMELSAN SAVUNMA çalışanı Türk mühendisler tarafından geliştirildiğini vurgulayan Aybar, şöyle konuştu:</p><p>"Mayın avlama sonarı, ülkemize çok ciddi bir ihtiyaç. Özellikle teknolojinin geldiği noktada Deniz Kuvvetlerimizin bünyesinde çoklu adetlerde bulunacak bir sonardır ve Türkiye'de yerli ve milli karinaya monteli mayın avlama sonarı üzerine çalışan ve deniz testlerini başarıyla tamamlamış olan tek firma ARMELSAN SAVUNMA'dır. Geliştirme faaliyetlerini tamamlamış olduğumuz NUSRAT-1915 sonarımızın deniz testlerini de başarıyla tamamladık. Bundan sonraki yol haritasında ilk olarak gemilere entegrasyonuna yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek ve Engin sınıfı gemiler başta olmak üzere Deniz Kuvvetlerimizin çeşitli platformlarında görev yapmasına yönelik faaliyetler icra ediliyor olacak. 2026 sonunda ilk entegrasyon çalışmalarını tamamlıyor olacağız. Bununla ilgili çalışmalar devam etmekte olup Deniz Kuvvetlerimiz ve Savunma Sanayii Başkanlığımız bünyesinde 2027 sonunda da ciddi anlamda yetenek kazanımının tamamlanmış olması planlanıyor."</p><p><strong>&#8288;MEVCUT YETENEĞİN ÜZERİNE İKİ KAT PERFORMANS SAĞLAYACAK</strong></p><p>NUSRAT-1915'in halihazırda kullanılan yabancı sistemlerle kıyaslandığında daha yüksek performans ortaya koyduğunu ve bunu deniz testlerinde kanıtladığını belirten Aybar, "Mevcutta yabancı menşeli sonarlar var. NUSRAT-1915'in mevcut sonarlardan çok daha kifayetli olduğu, tespit menzili ve sınıflandırma başarısı olarak yabancı muadillerinden çok daha üstün olduğu kullanıcıları tarafından söylendi." dedi.</p><p>Aybar, NUSRAT-1915'in dip mayınları, zincirli mayınlar, manta tipi mayınlar ve farklı yüzey tehditlerini uzak mesafelerden tespit, takip ve sınıflandırabildiğini anlattı.</p><p>Sistemin teknik kabiliyetlerine ilişkin bilgi veren Aybar, şunları kaydetti:</p><p>"NUSRAT-1915'i entegre ettiğimiz zaman mevcut yeteneğin üzerine iki kat mesafe, iki kat yüksek performans sağlamış olacağız. Bu da mayınların çok uzak mesafeden tespiti ve erken uyarı anlamına geliyor. Ayrıca hangi tip mayın olduğunu yine uzak mesafeden personelimize bildirerek o mayının imhasına yönelik çalışmaların en ufak riski almadan tamamlanmasına yönelik desteği vermiş olacağız."</p><p>Aybar, özellikle Karadeniz ve Körfez bölgesinde oluşan güvenlik ortamının mayın tehdidini yeniden öne çıkardığını belirterek, bu tür kritik sistemlerin yerlileştirilmesinin stratejik önem taşıdığına dikkati çekti.</p><p><strong>İNSANSIZ DENİZ ARAÇLARI İÇİN YENİ SONAR PAKETİ</strong></p><p>ARMELSAN SAVUNMA'nın çalışmalarının yalnızca NUSRAT-1915 ile sınırlı olmadığına dikkati çeken Aybar, insansız sistemlere yönelik daha kompakt sonar çözümü üzerinde de çalıştıklarını açıkladı.</p><p>Aybar, ARMELSAN SAVUNMA bünyesinde geliştirilen yeni sonar suitinin mayın avlama, dalgıç tespiti, derinlik ölçme, dip yapısı haritalama ve engel sakınma kabiliyetlerini aynı platformda bir araya getireceğini belirtti.</p><p>Güray Aybar, şirketin gelecek çalışmalarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Sonarımızın su altı dronları ve su üstünde giden insansız deniz araçlarının üzerine takılabilecek şekilde bir mini versiyonuna da çalışıyoruz. Bir sonar suiti üzerine çalışıyoruz. Mayın avlama, dalgıç tespit yeteneklerimizi birleştirerek hem dalgıcı hem mayınları tespit, takip, sınıflandırma yaparken aynı zamanda çok ışınlı iskandil ve engel sakınma sonarları yeteneklerini de birleştiren, üç boyutta hem engel sakınma hem de oşinografik anlamda ciddi bilgi sağlayan, mayın ve dalgıç tehdidini engelleyen bir sonar suiti haline getirdik.</p><p>Bunları da insansız deniz araçları için öncelikli yerli kullanıcılarımıza, sonra da yurt dışındaki müşterilerimize ulaştırıyor olacağız."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/yerli-mayin-avlama-sonari-117_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilinmeyen-madde-panigi-3-kisi-hayatini-kaybetti-276846</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilinmeyen madde paniği! 3 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[New Mexico'nun kırsal bir bölgesinde ortaya çıkan gizemli bir madde, üç kişinin ölümüne yol açtı. Olay yerine ilk giden müdahale ekiplerinden 23 kişi hastaneye kaldırıldı ve dekontamine edildi. Yetkililer, bölgede uyuşturucu kaynaklı olası bir tehditten şüpheleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilinmeyen madde paniği! 3 kişi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>New Mexico'nun Albuquerque kenti yakınlarındaki kırsal bir evde, şüpheli bir maddeye maruz kalma sonucu üç kişi hayatını kaybetti. Olay yerine müdahale eden ilk yardım ekiplerinden 23 kişi, tanımlanamayan maddeyle temas ettikleri şüphesiyle hastaneye kaldırıldı ve dekontaminasyon işlemlerinden geçirildi. Yetkililer, ölümcül olayın ardından bölgede geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Polis, maddeye temas edenlerin bulantı ve baş dönmesi gibi belirtiler gösterdiğini bildirdi. Olay, New Mexico'da toplumsal endişeye yol açtı.</p><h3>New Mexico'da ilk müdahale ekipleri tehlikeli maddeyle karşı karşıya kaldı</h3><p>Salı günü yaşanan olayda, Albuquerque'nin doğusunda bulunan bir evde hareketsiz halde bulunan dört kişiden üçü yaşamını yitirdi. Hayatta kalan dördüncü kişi hastanede tedavi altına alındı. Olay yerine çağrılan ilk müdahale ekipleri, bilinmeyen bir maddeye temas ettikten sonra çeşitli sağlık sorunları yaşadı. New Mexico Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen 23 kişi arasında, semptom göstermeyenler kısa sürede taburcu edildi. Ancak üç kişi, bulantı ve baş dönmesi gibi şikayetlerle hastanede gözlem altında tutuldu. Polis yetkilileri, iki ilk müdahale görevlisinin durumunun ciddiyetini koruduğunu açıkladı. Mountainair EMS Şefi Josh Lewis, evin içine ilk giren kişi olarak geceyi hastanede geçirdi. Mountainair Belediye Başkanı Peter Nieto ise, olayda görev alan ekiplerin sağlık sorunlarının karbon monoksit veya doğalgaz maruziyetiyle ilgili olmadığını vurguladı.</p><h3>Polis: Uyuşturucu şüphesi güçleniyor, toplumsal kaygı artıyor</h3><p>New Mexico Eyalet Polisi'nden Memur Wilson Silver, olay yerinde bulunan maddenin temas yoluyla bulaşabileceğini, havadan yayılmasının ise olası görünmediğini söyledi. Albuquerque İtfaiye Kurtarma Teşkilatı'nın tehlikeli madde ekipleri, maddeyi tanımlama çalışmalarına devam ediyor. Olayda ölen üç kişinin cesedi adli tıp incelemesine gönderildi. Soruşturma sürerken, polis uyuşturucu kullanımının ölümlerde etkili olabileceğine dair bulgulara ulaştı. Yetkililer, halk için şu an bir tehdit olmadığını belirtti. Ancak sosyal medyada, bölge sakinleri uyuşturucu kullanımının yol açtığı sorunlara dikkat çekerek tepkilerini dile getirdi. Belediye Başkanı Nieto, toplumsal değişimin ancak aile desteği, eğitim ve bağımlılıkla mücadeleye yönelik kararlı adımlarla mümkün olacağını ifade etti. Olay, New Mexico'da madde kullanımı ve toplumsal güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p><p>New Mexico'daki bu gizemli madde vakası, hem ilk müdahale ekipleri hem de bölge halkı için büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Soruşturmanın seyri ve maddenin niteliğiyle ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için toplumsal farkındalığın ve önlemlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bilinmeyen-madde-panigi-3-870_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276845</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/organize-suc-orgutune-yonelik-11-ilde-operasyon-71-tutuklama-276845</link>
      <pubDate>2026-05-21T13:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde operasyon: 71 tutuklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 158 şüpheliden 71'inin tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Organize suç örgütüne yönelik 11 ilde operasyon: 71 tutuklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 11 ilde 15 ayrı organize suç örgütüne operasyon yapıldı.</p><p>Operasyonlar sonucu yakalanan 158 zanlıdan 71'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklandı, 75'i hakkında da adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri sürüyor.</p><p>Şüphelilerin, İstanbul, Yozgat ve Kayseri'de sosyal medya platformları üzerinden "yatırım danışmanlığı" gibi ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Erzurum ve İzmir'de uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri belirlendi.</p><p>Zanlıların, Şanlıurfa ve Aydın'da internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri tespit edildi. Kocaeli'nde "resmi belgede sahtecilik" suçunu işledikleri belirlendi.</p><p>Şüphelilerin, Adana'da tütün kaçakçılığı, Antalya ve Gaziantep'te tefecilik yaptıkları tespit edildi.</p><p>Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) incelemesi sonucunda zanlıların hesaplarında 2 milyar 748 milyon lira hesap hareketliliği tespit edildi.</p><p>Açıklamada, "Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz." ifadesine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/organize-suc-orgutune-yon-226_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276844</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/openainin-eylul-halka-arzi-icin-geri-sayim-basladi-276844</link>
      <pubDate>2026-05-21T13:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OpenAI'nin Eylül halka arzı için geri sayım başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[OpenAI, Eylül ayında gerçekleşmesi beklenen halka arz için hazırlıklarını hızlandırdı. Şirketin CEO'su Sam Altman, güçlü yatırım bankaları ile süreci yürütürken, Elon Musk ile yaşanan hukuki gerilimin ardından gözler bu büyük adımda. OpenAI'nin halka arzı, teknoloji ve finans çevrelerinde büyük merak uyandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OpenAI'nin Eylül halka arzı için geri sayım başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OpenAI, Eylül ayında gerçekleştirmeyi hedeflediği halka arz için hazırlıklarını yoğunlaştırdı. Şirketin CEO'su Sam Altman'ın liderliğinde yürütülen bu süreçte, OpenAI'nin halka arzı için Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi finans sektörünün önde gelen kurumlarıyla iş birliği yapılıyor. Yapay zeka alanında önemli atılımlar gerçekleştiren OpenAI, düzenleyici kurumlara halka arz başvurusu yapmaya günler uzaklıkta bulunuyor. Şirketin bu hamlesi, teknoloji dünyasında büyük bir beklenti yarattı.</p><h3>Sam Altman: OpenAI'nin halka arzında kararlı adımlar</h3><p>Sam Altman, OpenAI'nin halka arzını Eylül ayında tamamlamayı amaçlıyor. Şirketin finansal ve kurumsal hazırlıklarını hızlandıran Altman, özellikle Elon Musk'ın açtığı ve kaybettiği dava sonrası OpenAI'nin yoluna daha güçlü devam ettiğini vurguluyor. Halka arz sürecinde Goldman Sachs ve Morgan Stanley'nin desteğiyle, OpenAI'nin finansal değerlemesi ve yatırımcı ilgisi daha da artıyor. ChatGPT gibi öncü ürünlerle adından söz ettiren OpenAI, bu büyük adım için tüm kaynaklarını seferber ediyor.</p><h3>Elon Musk ile rekabet yeni boyuta taşındı</h3><p>Elon Musk'ın OpenAI'ye karşı açtığı davanın ardından kaybetmesi, sektörde yeni bir rekabetin kapısını araladı. SpaceX'in de halka arz hazırlığında olması, finans dünyasında Musk ve Altman arasındaki çekişmeyi daha da belirgin hale getiriyor. Musk'ın xAI'yi satın alıp OpenAI'nin rakibi konumuna gelmesi, iki dev şirketin halka arz sürecinde hangisinin daha büyük ilgi göreceği sorusunu gündeme taşıyor. OpenAI'nin halka arzı, hem teknoloji hem de finans piyasalarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.</p><p>Sonuç olarak, OpenAI'nin Eylül ayında planladığı halka arz, şirketin küresel teknoloji sektöründeki konumunu güçlendirecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Sam Altman'ın liderliğinde ilerleyen süreç, yatırımcılar ve sektör temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/openainin-eylul-halka-arz-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276843</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/21-mayis-persembe-hava-durumu-raporu-meteorolojiden-kuvvetli-saganak-yagis-uyarisi-bircok--276843</link>
      <pubDate>2026-05-21T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[21 Mayıs Perşembe hava durumu raporu: Meteorolojiden kuvvetli sağanak yağış uyarısı! Birçok şehirde etkili olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 21 Mayıs Çarşamba gününün hava durumu tahminlerini paylaştı. Bugün hava nasıl olacak? Bugün sıcaklıklar kaç derece? sorularını merak edenler toplansın. Meteoroloji bugün birçok şehir için gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulundu. Hava sıcaklıklarının da güney, doğu ve iç kesimlerde mevsim normallerinin altında seyredeceğini belirtti. İşte, 21 Mayıs 2026 Perşembe için meteorolojik uyarılarla birlikte günlük hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[21 Mayıs Perşembe hava durumu raporu: Meteorolojiden kuvvetli sağanak yağış uyarısı! Birçok şehirde etkili olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yağışlı günlerin peş peşe görüldüğü mayıs ayında bugün hava nasıl olacak sorusu merak ediliyor. Bugün hava sıcaklıkları nasıl seyredecek sorusu da merak ediliyor. Planı olanlar ya da plan yapacaklar dikkat, bu hava durumu haberini okumadan bugün hareket etmemeniz önerilir. </p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 21 Mayıs 2026 Perşembe  gününün hava durumu tahminlerini paylaştığı raporunu yayımladı. Buna göre, Meteoroloji bazı iller için gök gürültülü sağanak uyarısında bulundu. Öte yandan hava sıcaklarının da güney, iç ve doğu kesimler hariç yurt genelinde mevsim normallerinde seyredeceğini belirtti. </p><p>Meteoroloji ayrıca, ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini vurguluyor. </p><p><b>21 MAYIS 2026 PERŞEMBE HAVA DURUMU RAPORU GENEL BAKIŞ</b></p><p><b>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre:</b> Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara (Edirne, Çanakkale ve Balıkesir dışında), Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu'nun batısı, Osmaniye, Kahramanmaraş, Niğde, Kayseri, Tokat, Kars, Ardahan ve Hakkari çevreleri ile Adana'nın kuzey ve doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Akdeniz ile İç Anadolu'da 3 ila 5 derece artacağı, Doğu Karadeniz ile Güneydoğu Anadolu'da 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Batı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı, doğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p><p><b>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</b> Yağışların, Marmara (Edirne, Çanakkale ve Balıkesir dışında), Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu'nun batısı, Osmaniye, Kahramanmaraş, Niğde, Kayseri, Tokat, Kars, Ardahan ve Hakkari çevreleri ile Adana'nın kuzey ve doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/gnlkhavadurumu-21052026b1225dc6.jpg"/><p><strong>METEOROLOJİDEN İL İL HAVA DURUMU TAHMİNLERİ</strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölge genelinde (Edirne, Çanakkale ve Balıkesir dışında) yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İSTANBUL °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bu sabah ve öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>KIRKLARELİ °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>SAKARYA °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>A.KARAHİSAR °C, 17°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DENİZLİ °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İZMİR °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MUĞLA °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevreleri ile Adana'nın kuzey ve doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ADANA °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde kuzey ve doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ANTALYA °C, 28°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>BURDUR °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>HATAY °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde Kayseri ve Niğde çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KONYA °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>NEVŞEHİR °C, 17°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>BOLU °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DÜZCE °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KASTAMONU °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Tokat çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>AMASYA °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ARTVİN °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bu sabah saatlerinde iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>SAMSUN °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>TRABZON °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kars, Ardahan ve Hakkari çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ERZURUM °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KARS °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bu sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>MALATYA °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>VAN °C, 15°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MARDİN °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>SİİRT °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Fırtına beklenmiyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Karadeniz'de batı ve kuzeybatıdan, doğusu ile akşam saatlerinde geneli güneybatıdan 3 ila 5, sabah saatlerinde doğusu 6; Doğu Karadeniz'de batı ve kuzeybatıdan, öğle saatlerinden itibaren doğusu güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, sabah saatlerinde Orta Karadeniz 2,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı ve kuzeybatıdan, sabah saatlerinde güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 0,5 ila 1,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu, kuzeyi ile öğle saatlerinde güneyi sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeybatıdan, kuzeyi ile gece saatlerinde geneli kuzeydoğudan 3 ila 5; Güney Ege'de kuzey ve kuzeybatıdan 3 ila 5, yer yer 6 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, güneyi yer yer 2,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, doğusu ile öğle saatlerinde batısı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Akdeniz'de batı ve kuzeybatıdan, öğle saatlerinden itibaren doğusu güneybatıdan 3 ila 5, batısı 6; Doğu Akdeniz'de batı ve güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Batı Akdeniz'in batısı 2,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı ve güneybatıdan, sabah saatlerinde kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 0,25 ila 0,75 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/21-mayis-persembe-hava-du-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/2026-kurban-bayraminda-hava-nasil-olacak-istanbul-bursa-izmir-ankara-bayramda-hava-nasil-276842</link>
      <pubDate>2026-05-21T13:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026 Kurban Bayramı'nda hava nasıl olacak? İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara bayramda hava nasıl?]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde milyonlarca vatandaş, Kurban Bayramı tatili öncesinde seyahat planlarını netleştirmeye çalışırken gözler Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan son tahminlere çevrildi. 27 Mayıs'ta başlayacak bayram sürecinde hava sıcaklıklarının nasıl seyredeceği, özellikle büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Peki, Kurban Bayramı'nda hava nasıl olacak? İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara bayramda hava nasıl? İşte detaylar… ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026 Kurban Bayramı'nda hava nasıl olacak? İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara bayramda hava nasıl?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı tatili, 26 Mayıs Salı günü arife öğleden sonra başlayacak.  Dört günlük bayram sürecinde vatandaşların büyük bölümü memleket ziyaretleri,  tatil planları ve açık hava organizasyonları için yola çıkacak. Bu nedenle hava  koşulları, ulaşım ve günlük yaşam açısından önemli başlıklar arasında yer  alıyor.</p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı son  değerlendirmelere göre bayram boyunca Türkiye genelinde yağışlı sistemlerin etkisini  kaybetmesi bekleniyor. Özellikle batı ve iç kesimlerde daha sakin, açık ve  güneşli bir hava tablosunun hakim olacağı tahmin ediliyor. Peki, 2026 Kurban Bayramı'nda hava nasıl olacak? </p><p><b>2026 KURBAN BAYRAMI'NDA HAVA NASIL OLACAK?</b></p><p>Meteoroloji verilerine göre bayram süresince  yurt genelinde yüksek basınç sistemi etkili olacak. İlkbahardan yaz mevsimine  geçişin hız kazandığı bu dönemde sıcaklıkların mevsim normalleri civarında,  bazı bölgelerde ise normallerin üzerinde seyretmesi bekleniyor.</p><p>27 Mayıs Çarşamba gününden itibaren birçok  bölgede yağış ihtimalinin azalacağı tahmin edilirken, açık ve parçalı bulutlu  bir gökyüzünün hakim olması öngörülüyor. İç kesimlerde sabah ve gece  saatlerinde serin hava etkisini korurken, gündüz saatlerinde sıcaklıklarda  belirgin yükseliş yaşanabileceği değerlendiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ekrangrnts2026052113-210520269cd2d232.jpg"/><b>İSTANBUL, BURSA, İZMİR, ANKARA BAYRAMDA HAVA NASIL?</b><p></p><p>İstanbul genelinde Kurban Bayramı boyunca  belirgin bir yağış beklentisi bulunmuyor. Meteorolojik tahminlere göre kentte  kuzeyli yönlerden esecek rüzgarların hafif ve zaman zaman orta kuvvette olması  bekleniyor.</p><p>Bayramın ilk günü olan 27 Mayıs Çarşamba günü  sıcaklığın yaklaşık 20 derece seviyelerinde ve havanın çoğunlukla güneşli  olacağı tahmin ediliyor. 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde parçalı bulutlu bir  gökyüzüyle birlikte sıcaklıkların 21-22 derece bandında seyretmesi bekleniyor.  30 Mayıs Cumartesi günü ise açık ve güneşli hava etkisini sürdürebilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ekrangrnts2026052113-2105202644234ba7.jpg"/><p><b>BURSA'DA BAYRAMDA  YAĞMUR BEKLENİYOR MU?</b></p><p>Bursa'da bayram süresince yağış ihtimalinin  düşük seviyelerde kalacağı öngörülüyor. Şehir genelinde ılık ve dengeli hava  koşullarının etkili olması beklenirken, açık hava etkinlikleri için uygun bir  atmosfer oluşabileceği değerlendiriliyor.</p><p>Sıcaklıkların bayramın ilk günlerinde 21-23  derece aralığında seyretmesi beklenirken, cuma ve cumartesi günlerinde  termometrelerin 24 dereceye kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. Gökyüzünün  genel olarak az bulutlu ve güneşli olması öngörülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ekrangrnts2026052113-210520262553b0bb.jpg"/><p><b>İZMİR'DE BAYRAM  BOYUNCA HAVA SICAK OLACAK MI?</b></p><p>İzmir ve Ege kıyılarında bayram boyunca sıcak  ve güneşli hava etkisini sürdürebilir. Kent genelinde yağış beklentisinin düşük  olduğu belirtilirken, sahil bölgelerinde açık hava planları için uygun  koşulların oluşması bekleniyor.</p><p>27 Mayıs Çarşamba günü sıcaklığın 26 derece  civarında olması tahmin edilirken, perşembe günü 27 dereceye, cuma günü ise 28  derece seviyelerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bayramın son günü olan 30  Mayıs Cumartesi günü ise sıcaklıkların 29 dereceye yaklaşması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ekrangrnts2026052113-210520266ddea7df.jpg"/><p><b>ANKARA'DA BAYRAMDA  HAVA YAĞIŞLI MI?</b></p><p>Başkent Ankara'da bayram boyunca kuru ve sakin  hava koşullarının etkili olması bekleniyor. Mevcut tahminlere göre kentte  belirgin bir sağanak yağış ihtimali bulunmuyor.</p><p>27  Mayıs Çarşamba günü parçalı bulutlu bir hava altında sıcaklığın 21 derece  civarında seyretmesi beklenirken, perşembe günü sıcaklıkların 22 dereceye  yükselmesi tahmin ediliyor. Cuma ve cumartesi günlerinde ise güneşli havayla  birlikte sıcaklıkların 24 derece seviyelerine ulaşabileceği öngörülüyor. Akşam  saatlerinde ise karasal iklim etkisiyle serin hava hissedilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/2026-kurban-bayraminda-ha-234_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276841</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/dunya-etnospor-birligi-baskani-bilal-erdogan-24-tvye-konustu-turk-dunyasi-gelenegini-yasatiyor-276841</link>
      <pubDate>2026-05-21T13:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan 24 TV'ye konuştu: Türk dünyası geleneğini yaşatıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV'ye konuşan Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, Türk dünyasının geleneksel sporları yaşatma konusunda dünyada güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, Anadolu'da yağlı güreş ve geleneksel okçuluk başta olmak üzere yerli spor dallarına ilginin son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan 24 TV'ye konuştu: Türk dünyası geleneğini yaşatıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8. Etnospor Kültür Festivali, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Festival alanında incelemelerde bulunan Bilal Erdoğan, dünyanın farklı ülkelerinden gelen kültürel ve sportif etkinliklerle bu yıl da geniş bir katılıma ev sahipliği yaptıklarını söyledi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bilalerdoan-21052026fcde6a9c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>24 TV'ye konuşan Bilal Erdoğan, festival kapsamında 20'den fazla ülkeden gelen ekiplerin farklı alanlarda gösteriler sunacağını belirterek, etkinliğin yalnızca spor değil kültürel mirasın yaşatılması açısından da önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.</p><p>Festivalde bu yıl Litvanya, Rusya ve Azerbaycan gibi ülkelerden gelen özel oyunların yer aldığını aktaran Erdoğan, Özbekistan'dan gelen ekiplerin de dikkat çekici hazırlıklar yaptığını anlattı.</p><p><b>GÜNDE 30 BİN KİŞİYE ÖZBEK PİLAVI İKRAMI</b></p><p>Festival alanında Özbek pilavı hazırlanan kazanları da ziyaret ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Özbekistan'dan gelen ekipler bakır kazanlarda, odun ateşinde gün boyunca yaklaşık 30 bin kişiye Özbek pilavı ikram edecek." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41451576.jpg"/><p>Festivalin yalnızca sportif etkinliklerden oluşmadığını vurgulayan Erdoğan, müzik, halk oyunları, çocuk aktiviteleri ve geleneksel kültürel unsurların da ziyaretçilere sunulduğunu belirtti.</p><p>"Kendi sporlarımız, kendi oyunlarımız, kendi müziklerimiz ve danslarımızla özellikle çocuklarımızın güzel vakit geçirmesini hedefledik." diyen Erdoğan, festival alanında gençlerin ve çocukların yoğun ilgisinin memnuniyet verici olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41451573.jpg"/><p><b>"ANADOLU ARTIK KENDİ SPORLARINA DAHA GÜÇLÜ SAHİP ÇIKIYOR"</b></p><p>Türkiye'nin geleneksel sporlar alanındaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bilal Erdoğan, Türk dünyasının bu alanda güçlü bir mirasa sahip olduğunu söyledi.</p><p>Yaklaşık 15 yıl önce Anadolu'nun geleneksel sporlar konusunda Orta Asya'nın gerisinde olduğunun düşünüldüğünü belirten Erdoğan, bugün ise farklı bir tablo ortaya çıktığını ifade etti.</p><p>Erdoğan, "Artık Anadolu'da da kendi sporlarımıza çok güçlü şekilde sahip çıkıldığını görüyoruz. Yağlı güreş çok ciddi bir yükselişte. Geleneksel okçuluğumuz da aynı şekilde yükseliş içinde. İnşallah darısı ciridin başına." ifadelerini kullandı.</p><p>24 Mayıs'a kadar sürecek festival boyunca geleneksel sporlar, kültürel gösteriler ve farklı ülkelerden etkinlikler ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/dunya-etnospor-birligi-ba-485_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276840</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turk-ordusu-bolgesel-ve-kuresel-barisin-en-onemli-guvencesidir-276840</link>
      <pubDate>2026-05-21T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk ordusu bölgesel ve küresel barışın en önemli güvencesidir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkuresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkuresini taşımaktadır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk ordusu bölgesel ve küresel barışın en önemli güvencesidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir&#39;in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi&#39;nde gerçekleştirilen Efes-2026 Tatbikatı&#39;nın seçkin gözlemci gününe katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452597.jpg"/><p>Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, &quot;Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakarca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye&#39;nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı&#39;nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300&#39;ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452598.jpg"/><p>Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı&#39;nı, Malazgirt&#39;ten 10 yıl sonra, 1081&#39;de Çakabey&#39;in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Erdoğan, &quot;Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ&#39;la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yad ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt&#39;ten İstiklal Harbi&#39;ne, Kıbrıs Barış Harekatı&#39;ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkuremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabıallah&#39;tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452599.jpg"/><p>Yüksek teknolojili yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı&#39;nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, &#39;Peygamber Ocağı&#39; olarak gördüğü her bir neferine &#39;Mehmetçik&#39; adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkuresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkuresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkureyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor.</p><p>Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek milli marşı İstiklal Marşımızdır. &#39;Hakkıdır Hakk&#39;a tapan, milletimin istiklal&#39; mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı&#39;nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452594.jpg"/><p><b>- "DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR"</b></p><p>Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Erdoğan, &quot;Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor.&quot; dedi.</p><p>Türkiye&#39;nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Türkiye&#39;nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları bildirdi:</p><p>&quot;Ay başında 120 farklı ülkeden 1700&#39;ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026&#39;te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye&#39;yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı&#39;nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sari güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika&#39;dan Latin Amerika&#39;ya uzanan işbirliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452593.jpg"/><p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze&#39;de, Lübnan&#39;da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, &#39;Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz.&#39; diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı&#39;nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb&#39;im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452596.jpg"/><p><b>- NOTLAR</b></p><p>Üzerinde &quot;Cumhurbaşkanı&quot; yazan ve &quot;Efes-2026&quot; arması bulunan şapka takan Erdoğan, burada tatbikatı izleyen misafir savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile bir süre sohbet etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, konuşmaların ardından Savunma Sanayii Sergisi&#39;ni gezdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/cumhurbaskani-erdogan-tur-135_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-turk-mutfagi-haftasina-iliskin-paylasim-276839</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan Türk Mutfağı Haftası'na ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde 'Bir Sofrada Miras' temasıyla bu yıl beşinci kez kutlanan Türk Mutfağı Haftası, Anadolu'nun köklü lezzetlerini dünyaya tanıtmanın yanında, geçmişten bugüne uzanan güçlü medeniyet mirasımızı da yaşatmaktadır." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan Türk Mutfağı Haftası'na ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, bir milletin hafızasının bazen bir türküde, bazen de aynı sofranın etrafında buluşan gönüllerde yaşadığını belirtti.</p><p>Türk mutfağının da yüzyıllardır sadece yemek değil, paylaşmanın, bereketin, misafirperverliğin ve kültürün en güzel taşıyıcılarından biri olduğunu vurgulayan Duran, şunları kaydetti:</p><blockquote>"Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde 'Bir Sofrada Miras' temasıyla bu yıl beşinci kez kutlanan Türk Mutfağı Haftası, Anadolu'nun köklü lezzetlerini dünyaya tanıtmanın yanında, geçmişten bugüne uzanan güçlü medeniyet mirasımızı da yaşatmaktadır. Bu anlamlı vizyona öncülük eden Saygıdeğer Hanımefendi başta olmak üzere, bu değerli mirası yaşatan tüm aşçılarımıza, üreticilerimize, emek veren ve kültürümüzü geleceğe taşıyan herkese teşekkür ediyor, Türk Mutfağı Haftası'nı en içten dileklerimle kutluyorum."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/iletisim-baskani-durandan-300_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyanet-isleri-baskani-arpagus-bu-sene-hacca-gidecek-vatandaslarin-yas-ortalamasi-60-276838</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: Bu sene hacca gidecek vatandaşların yaş ortalaması 60]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Bu sene yüzde 52'si kadın, yüzde 48'i erkek olmak üzere 84 bin 942 vatandaşımız hac ibadetini eda etmek için kutsal topraklarda olacak. Bu sene hacca gelen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 60." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: Bu sene hacca gidecek vatandaşların yaş ortalaması 60]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arpaguş, Mekke Din Hizmetleri Ataşeliğinde düzenlenen 2026 Yılı Hac Dönemi Basın Toplantısı&#39;ndaki konuşmasında, haccın çeşitli zorlukları olan meşakkatli bir ibadet olduğunu belirtti.</p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı olarak vatandaşların hac ibadetini her yönüyle en güzel şekilde yerine getirmeleri ve evlerine sağ salim dönmeleri için azami gayret gösterdiklerini kaydeden Arpaguş, &quot;Bu bağlamda hac ibadetini bir eğitim sürecine, bir aydınlanma iklimine dönüştürmek istiyoruz. Alanında yetkin hocalarımızdan oluşan özel bir fetva ve irşat ekibimiz var. Bununla birlikte 394 kafile başkanı, 1836 din görevlisi ve 445 kadın irşat görevlisi hocamızla sahadayız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452895.jpg"/><p>Arpaguş, gerek hac ibadetine mahsus konularda gerekse diğer dini hususlarda hacı adaylarını bilgilendirmek için her fırsatı değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>Hac mevsimi boyunca sağlık personeliyle birlikte 4 bini aşkın kişiden oluşan güçlü bir ekiple Mekke&#39;de ve Medine&#39;de hacılara hizmet ettiklerini kaydeden Arpaguş, &quot;Bu sene yüzde 52&#39;si kadın, yüzde 48&#39;i erkek olmak üzere 84 bin 942 vatandaşımız hac ibadetini eda etmek için kutsal topraklarda olacak. Bu sene hacca gelen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 60. Bugün itibarıyla hacı adaylarımızın büyük çoğunluğu Mekke ve Medine&#39;ye, kutsal topraklara intikal etmiş bulunmaktadır. İntikallerimiz sorunsuz bir şekilde devam ediyor. Türkiye&#39;den son kafilemiz bugün yola çıkıyor. Birkaç gün içerisinde tüm hacı adaylarımız bu mübarek beldeye Allah&#39;ın izniyle ulaşmış olacak.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452898.jpg"/><p>Arpaguş, hacı adaylarının sağlığını da son derece önemsediklerini belirterek, &quot;Bu çerçevede Mekke&#39;de 1 sağlık merkezimiz ve 17 sağlık ocağında, Medine&#39;de ise 3 sağlık ocağında, alanında uzman hekimlerimizle hacılarımıza sağlık hizmet veriyoruz. Arafat&#39;ta ve Müzdelife&#39;de de sağlık hizmetlerimiz devam edecek.&quot; dedi.</p><p>Arafat hazırlıklarını hassasiyetle sürdürdüklerini dile getiren Arpaguş, &quot;Hacılarımızın iaşesinden konaklayacağı çadırlara, intikallerinden sağlık hizmetlerine varıncaya kadar Arafat sürecinin her aşamasını titizlikle takip ediyoruz. Vatandaşlarımızın hac ibadetini en güzel şekilde yerine getirmeleri için çalışıyoruz. İnşallah 25 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00 itibarıyla Arafat&#39;a intikallerimiz başlayacaktır.&quot; dedi.</p><p>Suudi Arabistan Hac Bakanlığı ile yakın bir işbirliği içinde olduklarını da vurgulayan Arpaguş, hacı adaylarına yönelik hizmetlerinden dolayı dost ve kardeş ülke Suudi Arabistan&#39;ın yetkililerine teşekkür ettiğini söyledi.</p><p>Arpaguş, &quot;Şu ana kadar hac için kutsal topraklarda bulunan 10 vatandaşımız vefat etmiş bulunmaktadır. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah&#39;tan rahmet diliyorum. Yakınlarına sabrıcemil niyaz ediyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452899.jpg"/><p>Hem oradaki görev ve hizmetlerinin hem de hac ibadetinin, kolay ve bereketli geçmesini temenni eden Arpaguş, &quot;Dualarımızın makbul, haccımızın mebrur olmasını diliyor, bizleri bütün hacılarımızla beraber sıhhat ve afiyet içinde ailelerimize kavuşturmasını Cenabıhak&#39;tan niyaz ediyorum.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, haccın sosyal açıdan en önemli yansıması olan vahdet şuurunu güçlendirmenin, Müslümanların birlik ve beraberliğini pekiştirmenin çaba ve gayretinde olmaları gerektiğini belirterek, "Çünkü dünya mazlumlarının yüzünün gülmesi, yeryüzünü kuşatan küresel sorunların çözüm bulması, Filistin'in, Gazze'nin kurtulması ancak Müslümanlardaki vahdet şuurunun güçlenmesiyle mümkün olacaktır." dedi.</p><p>Arpaguş, Mekke Din Hizmetleri Ataşeliğinde düzenlenen 2026 Yılı Hac Dönemi Basın Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Mekke'nin kutlu, mübarek bir şehir olduğunu, insanlık tarihinin bu şehirde başladığını, yeryüzündeki ilk mabedin burada inşa edildiğini söyledi.</p><p>Şehrin Hazreti Adem'den beri nice peygamberlerin risaletine şahit olduğuna dikkati çeken Arpaguş, "Hazreti İbrahim, insanları hacca buradan davet etti, tevhit mücadelesinin meşalesini burada yaktı. Bu topraklar, Hazreti İbrahim'in iman ve sadakatine, Hazreti İsmail'in samimiyet ve teslimiyetine tanıklık etti. Onun için Mekke, yüce kitabımızda 'Ümmü'l-Kura' yani 'Şehirlerin Anası' olarak isimlendirilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de emin bir belde olarak da nitelendirilen bu şehir, bizzat Allah tarafından harem kılınmış, mukaddes kabul edilmiştir." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452900.jpg"/><p>Arpaguş, Allah'ın ziraata elverişsiz kurak beldeye Kabe'nin hürmetine rahmet hazinelerinden sayısız nimetler ve güzellikler ikram ettiğini belirterek, "Bu yüzden buraya mükerrem kılınmış, değer verilmiş ve ikram edilmiş şehir anlamında 'Mekke-i Mükerreme' diyoruz. Bu mübarek belde, en çok da Peygamber Efendi'mizin aziz hatıralarının şahidi olan şehirdir." dedi.</p><p>Hazreti Muhammed'in bu şehirde doğduğunu, onun vasıtasıyla insanlığa gönderilen son vahiy Kur'an-ı Kerim'in burada nazil olduğunu, İslam'ın insanlığa tebliğinin bu şehirde başladığını anlatan Arpaguş, "Peygamber Efendi'mizin risaleti, sadece Mekke'nin talihini değil tarihin akışını da değiştirmiştir. Zira rahmet peygamberi, burada başlattığı mücadeleyle merhamet ve güzel ahlak üzere bir toplum inşa etti. Çeşitli ırk ve kültürlere mensup milletlerin bir arada, güven içinde, kardeşçe yaşayabileceği bir devlet ve medeniyet kurdu bu topraklarda." diye konuştu.</p><p>Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, bu medeniyetin asırlar boyu ilim, irfan ve hikmetle insanlığın yolunu aydınlattığını, yeryüzünü adalet, şefkat ve merhametle yeniden buluşturduğunu söyledi.</p><p>Mekke'de bulundukları süre zarfında bu medeniyete kaynaklık eden değerleri daha yakından tanımaya çalışmak gerektiğini belirten Arpaguş, İslam'ın hayat ve medeniyet tasavvurunu, bu kadim mirası insanlığın ufkuna sunmanın gayreti ve çabası içinde olmaları gerektiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452901.jpg"/><p>Arpaguş, bu noktada basın mensuplarının çalışmalarını önemsediklerini, geçilen her haber, yazı ve görüntünün hem hac ibadetinin ulvi atmosferinin hem de İslam'ın evrensel değerlerinin geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacağını söyledi.</p><p><b>- "ARAFAT VAKFESİ, ÖLÜMDEN SONRAKİ DİRİLİŞİ VE MAHŞER MEYDANINI ANDIRMAKTADIR"</b></p><p>Hazreti İbrahim'in lisanıyla Allah'ın hac için yaptığı davetin sadece bir mekana, şehre, beldeye yapılan davet ve çağrı olmadığını, insanların Allah'ın evine, Beytullah'a davet edilmesinin derininde nice hikmetler barındırdığını anlatan Arpaguş, şöyle devam etti:</p><p>"Bu çerçevede hac ibadeti, bireysel ve toplumsal açıdan kendine has pek çok anlamı da bünyesinde taşımaktadır. İslam'ın en kapsamlı ibadetlerinden biri olan hac, her şeyden önce bir diriliş, bir öze dönüştür. Vahyin ve sünnetin rehberliğinde kişinin iman, azim ve kararlılıkla kendini tanıma, Rabb'ini bilme, özüne varma ve kendini yeniden inşa etme sürecidir. Hac, bir arınma ve yenilenme fırsatıdır. İnsan, burada geçmişiyle yüzleşerek hata ve günahlarından arınma imkanı bulur. Alemlerin Rabb'ine yönelerek samimi tövbe, dua ve yakarışlarla ilahi affa mazhar olma fırsatı bulur. Nitekim Peygamberi'miz, mebrur bir haccın insanı annesinden doğduğu günkü gibi günahsız kılacağını müjdelemişlerdir."</p><p>Arpaguş, hac ibadetinin aynı zamanda sadakat ve teslimiyet nişanesi olduğunu ifade ederek, "Müminler, burada Cenabıhakk'a olan bağlılıklarını teyit ederek onun hükmüne ram olduklarını ilan ederler. Kabe'yi tavaf etmek, Safa ve Merve arasında say etmek, şeytan taşlamak gibi ibadetlerin her biri Hazreti İbrahim, Hazreti Hacer Validemiz ve Hazreti İsmail'in Allah'a olan teslimiyet ve sadakatini bizzat yaşayarak hayatımıza taşımanın sembolik ifadeleridir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452902.jpg"/><p>Bu görkemli ibadetin tüm insanların Allah katında eşit olduğuna da işaret ettiğini dile getiren Arpaguş, "Bu ibadet esnasında bürünülen ihram, makam mevki, mal, mülk, dil, ırk gibi dünyevi tüm farklılıkları ortadan kaldırmakta ve insanların kulluk ekseninde eşit olduğunu ihsas etmektedir. Bilhassa milyonlarca insanın aynı anda Allah'a yöneldiği Arafat Vakfesi, adeta ölümden sonraki dirilişi ve mahşer meydanını andırmaktadır. Bu ihtişamlı manzara, bizlere dünya hayatının geçiciliğini ve asıl yurdumuzun ahiret olduğu bilincini aşılamaktadır." ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "HAC, İSLAM'IN EVRENSEL İLKELERİNİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL DÜZEYDE RESMEDİLDİĞİ MUAZZAM BİR TABLO GİBİDİR"</b></p><p>Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, haccın cihanşümul kardeşlik buluşması olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:</p><p>"Dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar, ümmet şuuruyla tek bir çatı altında toplanırlar. Coğrafi ve kültürel farklılıklar ortadan kalkar, milyonlarca Müslüman aynı amaç ve duygularla kardeşçe, yan yana saf tutar. Her bir Müslüman, tüm dünyayı saran bir inanç ailesinin, devasa bir ümmetin değerli bir parçası olduğunu derinden hisseder. Bu hissiyat, küresel çapta barış ve kardeşlik bağını pekiştiren bir unsurdur. İnanç, düşünce ve ahlak boyutuyla hac ibadeti, İslam'ın evrensel ilkelerinin bireysel ve toplumsal düzeyde resmedildiği muazzam bir tablo gibidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452903.jpg"/><p>Mühim olanın bu tabloyu hayatın tamamına taşıyabilmek olduğunu belirten Arpaguş, "Bugün dünyamız ağır sınamalardan geçmekte, maddi ve manevi bunalımların kıskacında kalan insanlık, bir çıkış yolu aramaktadır. Şimdi bizler, insanlığı içine düştüğü bunalımlardan kurtaracak ahlak ve değerlerin neşet ettiği topraklarda bulunuyoruz ve söz konusu kurtuluş ilkelerini yeniden insanlığa takdim etme sorumluluğunu taşıyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452904.jpg"/><p>Arpaguş, bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirebilmenin yolunun tevhide inananların vahdette buluşmasından geçtiğini ifade ederek, "Bu sebeple her birimiz, öncelikle haccın sosyal açıdan en önemli yansıması olan vahdet şuurunu güçlendirmenin, Müslümanların birlik ve beraberliğini pekiştirmenin çaba ve gayretinde olmalıyız çünkü dünya mazlumlarının yüzünün gülmesi, yeryüzünü kuşatan küresel sorunların çözüm bulması, Filistin'in, Gazze'nin kurtulması ancak Müslümanlardaki vahdet şuurunun güçlenmesiyle mümkün olacaktır." şeklinde konuştu.</p><p> Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, toplumda hacla ilgili bir algı olduğunu belirterek, "İşlerini bitirdikten sonra, çoluğunu çocuğunu evlendirir, emekli olur, yani şüpheli işlerden, dinine halel getirecek şeylerden sıyrılmak için hacca gelir, sonrasında bir daha ona dönmemeye çalışır. Ondan kaynaklanan bir geriye bırakma var ama bu artık zaman içerisinde kırıldı, kırılmaya devam ediyor. Bu anlayışın artık çok hakim olduğunu düşünmüyorum çünkü ulaşım olarak eskisine nazaran şimdi her şey çok daha kolay. Çok genç hacılarımız da var ve artık gün geçtikçe de genç hacı sayımızın daha da arttığı, yaş sınırının aşağıya doğru çekilmeye başladığını görüyoruz." dedi.</p><p>Arpaguş, Mekke Din Hizmetleri Ataşeliği'nde düzenlenen 2026 Yılı Hac Dönemi Basın Toplantısı'ndaki konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Suudi Arabistan yetkilileriyle görüşmeler yaptıklarını aktaran Arpaguş, imkan olması dahilinde uzun süredir beklemelerle hac ibadetini yapmaya çalışanlara yeni müjdeler verebilme imkanını sağlayabileceklerini ancak bunun karşılıklı yapılacak istişareler sonunda alınacak bir karar olduğunu söyledi.</p><p>Kura sonucuna göre kesin kayıt hakkı elde eden hacı adaylarından sağlık durumlarının hac ibadetine uygun olup olmadığını belgelendirmelerinin istenmesi, uygun olmayanların ise bir yakınına vekalet vermesine ilişkin soruya Arpaguş, "Yardıma muhtaç olan birilerinin hac yaparken sağlıklı insanların hac yapması noktasında belirli bir engel teşkil etmesi durumu var. Kendi kendine yetemeyen ya da buraya geldiğinde sağlık sorunlarında ciddi ilerleme kaydedecek olanların vekalet yoluyla haccını tamamlaması bizim açımızdan da sağlıklı bir şey." yanıtını verdi.</p><p>Arpaguş, bu konuda halktan da memnuniyet verici geri dönüşler aldıklarını ifade etti.</p><p><b>- "YABANCI BİR ÜLKEDE 85 BİN KİŞİLİK BİR ORGANİZASYONU DÜZEN İÇİNDE YAPMAK BİR TECRÜBENİN SONUCU"</b></p><p>Organizasyon hazırlıkları öncesinde nasıl bir süreç yaşandığının sorulması üzerine Arpaguş, "Yabancı bir ülkede 85 bin kişilik bir organizasyonu böyle bir tertip ve düzen içinde yapmak bir tecrübenin sonucu. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu konuda günden güne gelişen bir düzeni var. Mesela önümüzdeki yılın hac kayıt yenilemesini ayın 18'inde başlattık." dedi.</p><p>Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, 1 yıl öncesinden hem hacıları hem de görevlileri bu hizmet için hazırladıklarını, kafile başkanları ve görevlilerin peyderpey hac mevsimine yaklaşıncaya kadar Türkiye'de belirli bir eğitim sürecinden geçtiğini, muhataplarıyla ilişkiler, otellerin durumu, iaşe ve sağlık hizmetleri gibi hazırlıklara başlayarak bugüne geldiklerini söyledi.</p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı görevlilerini etraflarında görmenin Türk hacılara güven verdiğini dile getiren Arpaguş, "Eskiden hacılar kaybolurdu, belki birkaç gün bulunamazdı. Bugün herhangi bir endişe yaşayan birinin bir mavi yeleklinin kolundan tutması, onu kendi ülkesinde, şehrinde olabilecek bir konfor alanına, rahatlığa kavuşturuyor. Bu konuda arkadaşlarımız fedakarhane çalışıyorlar." diye konuştu.</p><p>Arpaguş, bu sene hacca gelen vatandaşların yaş ortalamasının 60 olduğunun hatırlatılması üzerine, sağlığı elvermeyen hacı adaylarının vekaletleriyle değiştirilmesi sonucu yaş ortalamasının düştüğünü belirterek, böylece yaşlı ve hasta büyüklerini kutsal topraklara gönderen insanların da hac mevsimini endişe içerisinde geçirmediklerini, vekilin asil gibi olduğunu söyledi.</p><p>Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, gazetecilerin Diyanet İşleri Başkanlığının faaliyetlerini kamuoyuna tanıtması ve aktarmasının çok önemli olduğuna işaret ederek, hacla birlikte devasa bir kurban hizmeti yürüttüklerini, ramazan ayında da yoğun bir faaliyet içerisinde olduklarını kaydetti.</p><p><b>- "İMKANI OLANIN DAHA GENÇ YAŞTA GELMESİ NOKTASINDA TAVSİYELERİMİZ VAR"</b></p><p>Arpaguş, yaşlılardan ziyade gençlerin hacca gitmesinin teşvik edilmesiyle ilgili soru üzerine, "Hac mali ve bedeni bir ibadet. Gencin mali bir yeterliliğe sahip olması lazım ki hac ona farz olsun. Biz gençlerimizi hacca değil umreye ve farklı vesilelerle bu topraklara getirmeye çalışıyoruz. İmkanı olanın daha genç yaşta gelmesi noktasında bizim tavsiyelerimiz, rehberliğimiz var ama gençlerin hacca getirilmesi konusu biraz umreyle çözülüyor." diye konuştu.</p><p>Hacı adaylarının yaş ortalamasına değinerek Arpaguş, "Yaş ortalamamız 2023-2024'te 63-64'müş, 60'a inmiş. Bunun sebebi sağlık nedenleriyle vekalet yoluyla değiştirdiğimiz 3 bin kişinin katkısıdır. Şu an kurada çıkma ortalamamız aşağı yukarı 15 yıl. 15 yıl bekleyenlere daha çok çıkıyor. Dolayısıyla zaten genç yaşta kayıt olan birine kura çıkması da orta yaşları buluyor." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452906.jpg"/><p><b>Arpaguş, gençlerin hac algısına ilişkin şunları kaydetti:</b></p><p>"Bizim toplumumuzun bir algısı var. Hacla birlikte hayatın belirli bir merhalesini geride bırakıp ondan sonrasını daha sakin bir hayat sürmek ve şüpheli şeylerden kaçınarak yaşamak. Şurası bir gerçek, hiçbirimizin yarın ne olacağı belli değil. Toplumumuzun böyle bir algısı var. İşlerini bitirdikten sonra, çoluğunu çocuğunu evlendirir, emekli olur, yani şüpheli işlerden, dinine halel getirecek şeylerden sıyrılmak için hacca gelir, sonrasında bir daha ona dönmemeye çalışır. Bu bir algıdır bizim toplumumuzun genelinde. Ondan kaynaklanan bir geriye bırakma var ama bu artık zaman içerisinde kırıldı, kırılmaya devam ediyor. Bu anlayışın artık çok hakim olduğunu düşünmüyorum çünkü ulaşım olarak eskisine nazaran şimdi her şey çok daha kolay. Çok genç hacılarımız da var ve artık gün geçtikçe de genç hacı sayımızın daha da arttığı, yaş sınırının aşağıya doğru çekilmeye başladığını görüyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452905.jpg"/><p><b>- GELECEK YIL HAC İÇİN 2 MİLYON CİVARINDA BAŞVURU BEKLENİYOR</b></p><p>Gelecek yılki hac hazırlıklarına ilişkin konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan da "Bugün itibarıyla ön kayıtlar açıldı, kiralama süreçlerini başlattık. Yemek konusunda, ulaşım konusunda ilişkilerimiz devam ediyor. Buradaki muhataplarımızla zaten sürekli irtibat halindeyiz. Kura sürecinde bu sene yaklaşık 1 milyon 800 bin ya da 2 milyon civarında bir başvuru bekliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41452908.jpg"/><p>Her personelin en az yaklaşık 5 günlük bir eğitimden geçerek kutsal topraklara geldiğini belirten Demirhan, sonraki süreçte hacıların eğitimleri ve bilgilerinin sisteme girilmesi, pasaport, vize süreçlerinin devam ettiğini, hem Suudi Arabistan hem Türkiye ayağında yapılması gereken bütün hazırlıkların yapıldığını anlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/diyanet-isleri-baskani-ar-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-uyardi-alzheimer-riski-kadinlarda-buyuyor-276837</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Alzheimer riski kadınlarda büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[UC San Diego Tıp Fakültesi'nde yürütülen geniş çaplı bir araştırma, kadınların Alzheimer ve demans riskine erkeklerden çok daha hassas olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, kadınların yaygın risk faktörlerine karşı daha duyarlı olduğunu vurgulayarak, önleme stratejilerinin cinsiyete göre uyarlanmasının önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Alzheimer riski kadınlarda büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>California Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi'nden bilim insanları, 17 binden fazla yetişkinin katılımıyla yürütülen büyük ölçekli bir araştırmada, kadınların Alzheimer ve diğer demans türlerine erkeklerden çok daha duyarlı olduğunu tespit etti. 19 Mayıs 2026'da Biology of Sex Differences dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kadınlar yalnızca Alzheimer hastalığına daha sık yakalanmıyor; aynı zamanda bilişsel gerilemeyle ilişkili pek çok risk faktöründen de erkeklere kıyasla daha şiddetli etkileniyor. Araştırmacılar, bu bulguların önleme stratejilerinin kadınlara özel olarak geliştirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtiyor.</p><h3>UC San Diego ekibinden cinsiyete özel demans analizi</h3><p>UC San Diego Tıp Fakültesi'nde nörobilimler alanında çalışan Dr. Megan Fitzhugh ve ekibi, ABD genelinde orta yaş ve üzeri yetişkinleri kapsayan Sağlık ve Emeklilik Çalışması verilerini kullanarak 13 değiştirilebilir demans risk faktörünü analiz etti. Bu faktörler arasında eğitim düzeyi, işitme kaybı, sigara kullanımı, alkol tüketimi, obezite, depresyon, fiziksel aktivite eksikliği, hipertansiyon ve diyabet gibi yaygın sağlık sorunları yer aldı. Araştırmacılar, kadınların özellikle depresyon, düşük eğitim seviyesi, fiziksel hareketsizlik ve uyku problemleri gibi risk faktörlerinden erkeklere kıyasla daha fazla etkilendiğini gözlemledi. Örneğin, depresyon kadınlarda yüzde 17 oranında görülürken, bu oran erkeklerde yüzde 9'da kaldı. Fiziksel hareketsizlik ise kadınların yüzde 48'ini, erkeklerin ise yüzde 42'sini etkiledi. Uyku problemleri kadınlarda yüzde 45, erkeklerde ise yüzde 40 oranında bildirildi. Kadınlarda bilişsel gerilemeye yol açan risk faktörlerinin etkisi, erkeklere göre daha belirgin şekilde ortaya çıktı.</p><h3>Kadınlarda Alzheimer yükü ve risk faktörlerinin etkisi artıyor</h3><p>ABD'de yaklaşık yedi milyon kişi Alzheimer hastalığı ile mücadele ediyor ve bu hastaların neredeyse üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Kadınların genellikle erkeklerden daha uzun yaşaması, bu farkın tek nedeni olarak görülmüyor. Araştırmaya göre, biyolojik, sosyal ve yaşam tarzı ile ilgili faktörler de kadınların demans riskini artırıyor. Özellikle kardiyometabolik hastalıklar, hipertansiyon ve yüksek vücut kitle indeksi gibi durumlar, kadınlarda bilişsel performans üzerinde daha olumsuz etki yaratıyor. İlginç bir şekilde, işitme kaybı ve diyabet erkeklerde daha yaygın görülse de, bu risk faktörleri kadınlarda daha düşük bilişsel puanlarla ilişkilendirildi. Araştırmacılar, demans risk faktörlerinin kadınlarda neden daha güçlü etkiler oluşturduğunu tam olarak anlamak için hormonal, genetik ve sağlık hizmetlerine erişim gibi çok sayıda değişkenin incelenmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Fitzhugh: "Kadınlar için hedefe yönelik önleme stratejileri şart"</h3><p>Çalışmanın ilk yazarı Dr. Megan Fitzhugh, elde edilen bulguların yalnızca risk faktörlerinin yaygınlığına değil, aynı zamanda her faktörün kadınlar ve erkekler üzerindeki bireysel etkisine göre önlemler alınmasının gerekliliğine işaret ettiğini belirtiyor. Fitzhugh, "En yaygın risk faktörlerinin ötesine bakarak, bazılarının kadınların bilişimi üzerinde orantısız olarak daha büyük bir etkiye sahip olduğunu gördük. Bu nedenle, önleme çabalarının daha kişiselleştirilmiş ve cinsiyete özel olması gerekiyor" dedi. Araştırma ekibinin önerileri arasında, kadınlarda depresyonun yönetimine öncelik verilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve özellikle tedavi edilmemiş hipertansiyonun kontrol altına alınması yer alıyor. Ayrıca, kadınların eğitim düzeyinin yükseltilmesi ve yaşam tarzı değişikliklerinin teşvik edilmesi de önemli başlıklar arasında gösteriliyor. Elde edilen veriler, demans riskinin azaltılması için hedeflenmiş müdahalelerin, özellikle kadınlar üzerinde daha etkili olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Demans önleme stratejilerinde cinsiyet farkı vurgusu</h3><p>UC San Diego Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Judy Pa ise, cinsiyet farklılıklarının demans, Alzheimer, kalp hastalığı ve kanser gibi ölümcül hastalıklarda yeterince dikkate alınmadığını belirtti. Araştırma sonuçları, demans riskinin azaltılmasında topluma yönelik genel yaklaşımlar yerine, kadınlara özgü risklerin önceliklendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kadınlarda demans riskine yol açan faktörlerin çoğu değiştirilebilir özellikte olduğu için, hedefe yönelik sağlık politikaları ve bireysel müdahalelerle önemli kazanımlar sağlanabileceği aktarılıyor. Bilim insanları, hormonal etkiler, genetik farklılıklar ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklerin, kadınların demans riskini neden daha yüksek yaşadığını açıklamada anahtar rol oynayabileceğini düşünüyor. Bu nedenle, ilerleyen dönemlerde daha fazla araştırma yapılması ve kadınlar için kişiselleştirilmiş demans önleme programlarının geliştirilmesi öneriliyor.</p><h3>Sonuç: Kadınlar için Alzheimer riskine karşı yeni yol haritası</h3><p>Sonuç olarak, UC San Diego araştırması kadınların Alzheimer ve demans riskine karşı erkeklerden daha savunmasız olduğunu bilimsel verilerle ortaya koydu. Kadınlarda depresyon, fiziksel hareketsizlik, uyku sorunları ve kardiyometabolik hastalıklar gibi risk faktörlerinin bilişsel gerileme üzerinde daha güçlü etkiler oluşturduğu belirlendi. Araştırmacılar, bu farklılıkların daha iyi anlaşılmasıyla birlikte, kadınlara özel müdahalelerin ve önleme stratejilerinin geliştirilmesinin, demans yükünü azaltmada kritik rol oynayacağını vurguluyor. Önümüzdeki süreçte, kadınların beyin sağlığını korumaya yönelik daha hedefli ve etkili adımlar atılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bilim-insanlari-uyardi-al-719_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kanser-arastirmalarinda-yeni-gelisme-c-vitamininin-etkisi-yeniden-incelendi-276836</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser araştırmalarında yeni gelişme!  C vitamininin etkisi yeniden incelendi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[C vitamini ve kanser ilişkisi, Linus Pauling'in iddialarıyla başlayan tartışmaların ardından günümüzde hâlâ bilim dünyasının gündeminde. ABD'de ve dünyada yapılan araştırmalar, yüksek doz intravenöz C vitamini uygulamalarının kanser tedavisinde umut verici olabileceğini gösteriyor; ancak yöntemin deneysel niteliği ve kesin sonuçların eksikliği, uzmanları temkinli olmaya itiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser araştırmalarında yeni gelişme!  C vitamininin etkisi yeniden incelendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>C vitamini ve kanser tedavisi arasındaki ilişki, Nobel ödüllü kimyager Linus Pauling'in iddialarıyla yıllar önce gündeme gelmişti. ABD'li bilim insanı Pauling, kariyerinin son dönemlerinde yüksek doz C vitamininin kanseri tedavi edebileceğini savundu. Özellikle intravenöz yani damardan verilen C vitamini uygulamalarının, kanserle mücadelede etkili olabileceği yönündeki görüşleri, tıp dünyasında hem heyecan hem de tartışma yarattı. Pauling'in bu yaklaşımı, dönemin birçok doktoru tarafından bilimsel temelden yoksun ve spekülatif olarak nitelendirildi. Ancak aradan geçen on yıllar, C vitamininin kanser tedavisindeki rolüne dair yeni ve karmaşık bir tablo ortaya koydu. Günümüzde yapılan araştırmalar, yüksek dozda ve damardan verilen C vitamininin, bazı kanser hastalarında yaşam kalitesini artırabileceğini ve kemoterapinin yan etkilerini hafifletebileceğini öne sürüyor. Buna rağmen, bu yöntemin etkinliği ve güvenliği konusunda bilimsel kesinlik hâlâ sağlanabilmiş değil.</p><h3>Linus Pauling'in iddiaları tıp dünyasında tartışma yarattı</h3><p>Linus Pauling, bilim tarihinde kimyasal bağların yapısını ve proteinlerin doğasını ortaya koyarak iki Nobel ödülüne layık görülmüş önemli bir isim olarak biliniyor. Ancak, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde C vitamininin kanser tedavisinde kullanılabileceği fikriyle ön plana çıktı. Pauling, İskoç doktor Ewan Cameron ile birlikte, 1970'lerde ileri evre kanser hastalarına yüksek doz C vitamini uygulamaya başladı. Hastalara önce damardan, ardından ağız yoluyla C vitamini veriliyordu. Cameron ve Pauling, bu hastaların benzer durumda olan ve C vitamini almayanlara kıyasla daha uzun yaşadığını ve yaşam kalitelerinin daha iyi olduğunu iddia etti. Hatta bazı vakalarda, hastaların yaşam sürelerinde dramatik artışlar gözlemlendiğini öne sürdüler. Ancak, Amerikan tıp çevreleri ve özellikle Mayo Kliniği'nin yürüttüğü iki büyük klinik deneme, C vitamini tabletlerinin kanser hastalarının yaşam süresinde bir fark yaratmadığını ortaya koydu. Bu sonuçlar, Pauling'in tezlerine karşı ciddi bir şüphe oluşturdu ve C vitamini, uzun yıllar boyunca alternatif tıp uygulamaları arasında tartışmalı bir yer edindi.</p><h3>Intravenöz C vitamini ile ilgili yeni araştırmalar umut veriyor</h3><p>Mayo Kliniği denemelerinin ardından, Pauling ve Cameron'ın intravenöz C vitamini uygulamalarını dikkate almayan yaklaşımı eleştirildi. Çünkü ağızdan alınan C vitamininin vücut tarafından emilimi sınırlı; bağırsaklar, belirli bir dozun üzerinde C vitaminini kana geçirmiyor. Buna karşın, damardan verilen yüksek doz C vitamini, kanda çok daha yüksek seviyelere ulaşabiliyor. Bu aşırı seviyeler, C vitamininin vücutta alışılmışın dışında tepkiler vermesine yol açıyor. Laboratuvar ortamında yapılan deneyler, yüksek doz C vitamininin hidrojen peroksit üretimini tetiklediğini ve bunun da özellikle kanser hücrelerine zarar verdiğini gösteriyor. Kanser hücreleri, normal hücrelere kıyasla daha stresli bir ortamda bulunuyor ve savunma mekanizmaları zayıf olduğu için hidrojen peroksite karşı daha hassas hale geliyor. Böylece, yüksek dozda C vitamini, bir takviyeden ziyade zayıf bir kemoterapi ajanı gibi davranıyor. Ancak, bu etkinin insanlarda ne kadar geçerli olduğu ve hangi dozlarda güvenli olduğu hâlâ belirsizliğini koruyor. Klinik araştırmaların küçük ölçekli ve çeşitlilik göstermesi, kesin sonuçlara ulaşmayı zorlaştırıyor.</p><h3>C vitamini uygulamalarında yaşam kalitesi öne çıkıyor</h3><p>Son yıllarda yapılan bazı klinik çalışmalarda, özellikle zor tedavi edilen kanser türlerinde, hastalara haftada birkaç kez yüksek doz intravenöz C vitamini uygulanıyor. Çoğu hastada ciddi yan etki görülmüyor; ancak böbrek fonksiyonu bozuk olanlar veya nadir kalıtsal rahatsızlıkları bulunanlar için riskler söz konusu. Bazı araştırmalar, C vitamini infüzyonlarının kemoterapiye eklenmesiyle hastaların yaşam sürelerinde hafif artışlar veya tedavi yan etkilerinde azalma sağlanabileceğini ortaya koydu. Özellikle, hastaların yorgunluk, ağrı ve bulantı gibi şikayetlerinde belirgin bir azalma gözleniyor. İleri evre kanser hastaları için yaşam kalitesinin yükselmesi, tedavinin en önemli hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak, C vitamini uygulamasının kanseri tedavi ettiğine dair kesin bir kanıt henüz bulunmuyor. Ayrıca, C vitamininin DNA onarımı, hücre bölünmesi ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileriyle ilgili laboratuvar bulguları, bu maddenin kanser tedavisindeki rolünün daha karmaşık olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Bilimsel gerçekler ve Linus Pauling'in mirası</h3><p>Linus Pauling'in yüksek doz C vitaminiyle ilgili iddiaları, günümüzde hâlâ bilimsel tartışmaların odağında yer alıyor. Pauling, C vitamini tabletlerinin kanser tedavisinde mucizevi bir çözüm olduğunu savunurken, büyük ölçekli klinik denemeler bu iddiayı doğrulamadı. Ancak, intravenöz yolla yüksek doz C vitamini verilmesinin, kemoterapiyle birlikte kullanıldığında bazı hastalarda yaşam kalitesini artırabileceğine dair veriler artıyor. Yine de, bu yöntemin standart tedavi olarak kabul edilmesi için çok daha kapsamlı ve kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Uzmanlar, C vitamini tedavisinin yalnızca deneysel çalışmalar kapsamında ve tıbbi gözetim altında uygulanması gerektiğini vurguluyor. Piyasada "bağışıklık artırıcı" adı altında satılan ve tıbbi denetimden uzak uygulamalar ise ciddi sağlık riskleri taşıyor. Pauling'in bilimsel cesareti ve öngörüsü, C vitamini ve kanser ilişkisine dair araştırmaların sürmesine ilham veriyor. Ancak, bilimsel süreçlerin karmaşıklığı ve kanıta dayalı tıbbın önemi, bu alandaki her yeni iddianın dikkatle değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.</p><p>Sonuç olarak, C vitamini ve kanser ilişkisi, Linus Pauling'in öngörüleriyle başlayan ve bugün hâlâ devam eden bir bilimsel yolculuğun parçası. Yüksek doz intravenöz C vitamini uygulamaları, bazı hastalarda umut vadetse de, kesin tedavi yöntemi olarak kabul edilmesi için yeterli kanıt bulunmuyor. Bilim insanları, bu yöntemin potansiyelini araştırmaya devam ederken, hastaların ve hekimlerin bilimsel verileri ve tıbbi etik kuralları göz önünde bulundurması büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/kanser-arastirmalarinda-y-662_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasarayin-sampiyonluk-sezonundaki-gol-silahi-victor-osimhen-276835</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray'ın şampiyonluk sezonundaki gol silahı: Victor Osimhen]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayan Galatasaray'ın en golcü futbolcusu Victor Osimhen oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray'ın şampiyonluk sezonundaki gol silahı: Victor Osimhen]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig&#39;de sezonu 24 galibiyet ve beşer beraberlik ile mağlubiyetle tamamlayan sarı-kırmızılı ekip, 77 puan topladı. Galatasaray, en yakın takipçisi Fenerbahçe&#39;nin 3 puan önünde ligi zirvede bitirdi.</p><p>Böylece üst üste 4, toplamda ise 26. kez mutlu sona ulaşan sarı-kırmızılı ekibin bu sezonki başarısında 27 yaşındaki Nijeryalı yıldız Victor Osimhen, attığı gollerle önemli rol oynadı.</p><p>İtalya&#39;nın Napoli takımından 75 milyon avro bonservis bedeliyle transfer edilen Osimhen, bu sezon 22 lig maçında 15 kez ağları sarstı.</p><p>Osimhen&#39;i bu alanda 14 gol atan Arjantinli Mauro Icardi ve 8 kez ağları havalandıran Barış Alper Yılmaz takip etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/osimhenyeni1-210520265f6cb9ec.jpg"/><p><b>- OSİMHEN, GOL KRALLIĞINDA 4. SIRADA</b></p><p>Galatasaray&#39;ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, Süper Lig&#39;deki gol krallığı yarışını 4. sırada tamamladı.</p><p>Ligde toplamda 15 kez rakip fileleri havalandıran Osimhen, gol krallığında Trabzonsporlu Paul Onuachu (22), RAMS Başakşehirli Eldor Shomurodov (22) ve Fenerbahçeli Anderson Talisca&#39;nın (19) ardından Gaziantep FK oyuncusu Mohamed Bayo (15) ile dördüncü sırayı paylaştı.</p><p><b>- 21 GOL TÜRKLERDEN GELDİ</b></p><p>Galatasaray&#39;ın bu sezon kaydettiği 77 golün 21&#39;i Türk oyunculardan geldi.</p><p>Ligde Türk oyunculardan Barış Alper Yılmaz 8, Yunus Akgün 7, Eren Elmalı 3, İlkay Gündoğan 2 ve Kaan Ayhan 1 kez ağları havalandırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/osimhenyeni-21052026e25a6c4a.jpg"/><p><b>- 4 GOLÜ RAKİPLER KENDİ KALESİNE ATTI</b></p><p>Süper Lig&#39;de bu sezon Galatasaray&#39;ın hanesine yazılan 77 golün 4&#39;ünü rakip futbolcular kendi kalelerine attı.<br></p><p>Süper Lig&#39;in 2. haftasında konuk ettiği Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük&#39;ü 3-0 yenen sarı-kırmızılı ekibin ikinci golünü rakip oyuncu Fatih Kurucuk kaydetti.</p><p>Ligin 20. haftasında 4-0 kazanılan Zecorner Kayserispor maçında ilk golü Kayserisporlu futbolcu Aaron Opoku kendi kalesine attı.</p><p>Galatasaray&#39;ın Eyüpspor&#39;u 5-1 yendiği 22. haftadaki müsabakada sarı-kırmızılı takımın beşinci golü Jerome Onguene&#39;nin ayağından geldi.<br></p><p>Son olarak 27. haftada Göztepe&#39;yi deplasmanda 3-1 yenen Galatasaray&#39;ın ikinci golünü İzmir temsilcisinin oyuncusu Allan kendi kalesine attı.</p><p><b>- SÜPER LİG'İN EN GOLCÜ İKİ TAKIMINDAN BİRİ</b></p><p>Galatasaray, Trendyol Süper Lig&#39;de bu sezonun en golcü iki takımından biri oldu.</p><p>Ligde çıktığı 34 müsabakada 77 gol atan şampiyon sarı-kırmızılı ekip, Fenerbahçe ile bu alanda zirvede yer aldı.</p><p>Galatasaray, ayrıca kalesinde 30 gol görerek ligin en iyi savunma yapan takım ünvanını aldı.</p><p><b>- PERFORMANS</b></p><p>Galatasaray&#39;da bu sezon Süper Lig maçların gol atan futbolcular şunlar:<br></p><p><table><tr><td>İsim</td><td>Maç</td><td>İlk 11</td><td>Gol</td></tr><tr><td>Victor Osimhen</td><td>22</td><td>19</td><td>15</td></tr><tr><td>Mauro Icardi</td><td>31</td><td>12</td><td>14</td></tr><tr><td>Barış Alper Yılmaz</td><td>30</td><td>27</td><td>8</td></tr><tr><td>Yunus Akgün</td><td>28</td><td>23</td><td>7</td></tr><tr><td>Leroy Sane</td><td>28</td><td>27</td><td>7</td></tr><tr><td>Gabriel Sara</td><td>27</td><td>21</td><td>5</td></tr><tr><td>Lucas Torreira</td><td>30</td><td>28</td><td>3</td></tr><tr><td>Eren Elmalı</td><td>25</td><td>16</td><td>3</td></tr><tr><td>Mario Lemina</td><td>27</td><td>19</td><td>2</td></tr><tr><td>İlkay Gündoğan</td><td>24</td><td>15</td><td>2</td></tr><tr><td>Wilfried Singo</td><td>19</td><td>11</td><td>2</td></tr><tr><td>Davinson Sanchez</td><td>30</td><td>29</td><td>1</td></tr><tr><td>Roland Sallai</td><td>30</td><td>26</td><td>1</td></tr><tr><td>Kaan Ayhan</td><td>19</td><td>2</td><td>1</td></tr><tr><td>Sacha Boey</td><td>11</td><td>6</td><td>1</td></tr><tr><td>Renato Nhaga</td><td>3</td><td>1</td><td>1</td></tr></table></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/super-ligde-2025-2026-sez-441_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/canan-kaftancioglu-icin-zorla-getirme-karari-276834</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Canan Kaftancıoğlu için ''zorla getirme'' kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması görüldü. Hakim duruşmaya katılmayan Kaftancıoğlu hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına karar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Canan Kaftancıoğlu için ''zorla getirme'' kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadeleri nedeniyle 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.</p><p>Sanık Canan Kaftancıoğlu duruşmaya katılmazken, tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmanın ilk celsesinde mahkeme, sanık Kaftancıoğlu hakkında 'zorla getirme emri' düzenlenmesine hükmetti. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/canan-kaftancioglu-icin-z-298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/akaryakitta-vergi-kaybi-onlenecek-ak-partiden-yeni-kanun-teklifi-276832</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akaryakıtta vergi kaybı önlenecek: AK Parti'den yeni kanun teklifi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti, akaryakıt, LPG ve benzeri piyasalarda vergi kaybının önlenmesine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akaryakıtta vergi kaybı önlenecek: AK Parti'den yeni kanun teklifi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda bazı düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.</p><p>Yarın TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifine göre, Emniyet Genel Müdürlüğü eğitim kurumlarına girişte aranan sağlık şartları yeniden düzenlenecek.</p><p>Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun'da değişikliklere gidilecek. Bu kapsamda, gazete, dergi ve internet haber siteleri ile basın yayın ilkelerine yönelik düzenlemeler yapılacak.</p><p>Ayrıca, toplu araç satış işlemlerindeki tescil ve kayıt süreleri uzatılacak. Akaryakıt, LPG ve benzeri piyasalarda vergilerin tahsil güvenliğinin sağlanması ve vergi kaybının önlenmesi amacıyla da yeni düzenlemelere gidilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/akaryakitta-vergi-kaybi-o-846_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcell-5g-ile-1500-kilometreden-tibbi-operasyon-istanbuldan-mustaki-hastaya-5g-ile-bobre-276831</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell 5G ile 1500 kilometreden  tıbbi operasyon! İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell gücünde 5G teknolojisiyle, Muş Devlet Hastanesi'ndeki tedavi gören bir hastanın ameliyatı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki doktorlar tarafından başarıyla gerçekleştirildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell 5G ile 1500 kilometreden  tıbbi operasyon! İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de yerli ve milli imkânlarla üretilen bir  cihazla yapılan ilk uzaktan operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine  erişimde sağladığı fırsat eşitliğini ortaya koydu. Hayatı kolaylaştıran 5G  teknolojisinin tıpta; uzaktan teşhis, görüntüleme, operasyon hasta takibi ve  eğitim süreçlerinde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul  Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, uzaktan ameliyatla ilgili  olarak, "Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini  insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz  için önemli bir bilimsel adımdır" değerlendirmesinde bulundu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/whatsappimage2026052-21052026c8d6a3cb.jpg"/><p>  5G ile mesafelerin engel olmaktan çıktığının altını çizen Turkcell Genel Müdürü  Dr. Ali Taha Koç ise "5G'nin sunduğu ultra düşük gecikme süreleri ve yüksek  veri iletme kapasitesi, eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her  alanında köklü bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Yaklaşık 1500 kilometre  mesafeden Superbox 5G aracılığıyla gerçekleştirilen bu operasyon da bu  kapasitenin çok çarpıcı bir örneği. Turkcell olarak bu sürece liderlik etmenin  gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. <b></b></p><p>Turkcell gücünde 5G'nin mesafeleri  ortadan kaldıran kapasitesi ve sağlık alanına vadettiği dönüşüm, İstanbul ile  Muş arasında gerçekleştirilen bir uzaktan ameliyatla ortaya konuldu. Muş Devlet  Hastanesi'nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı kırma operasyonu, İstanbul Üniversitesi  Tıp Fakültesi'ndeki deneyimli doktor ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi.  Operasyon,  5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini de güçlü  bir şekilde ortaya koydu.</p><p>Operasyonda, İstanbul Üniversitesi  İstanbul Tıp Fakültesi'nden <b>Prof. Dr. Tzevat Tefik</b> ile Muş Devlet  Hastanesi'nden <b>Op. Dr. Rıfat Burak Ergül</b> görev aldı. Her iki hastanede  mevcut olan Turkcell 5G altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra  düşük gecikmeyle uzaktan ameliyata imkân verdi. Yaklaşık 4 saat süren ve hastaya  herhangi cerrahi müdahale olmadan damar yoluyla yapılan başarılı operasyon, aynı  zamanda, böbrek taşı tedavisinde RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) ile  yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı oldu. </p><p>5G teknolojisinin; tıp sektöründe uzaktan  teşhis, takip, görüntüleme, eğitim ve operasyon gibi süreçlerde yeni kullanım  alanlarının önünü açtığına işaret eden <b>İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.  Dr. Osman Bülent Zülfikar,</b> "5G destekli bu operasyon, İstanbul Tıp  Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nın robot yardımlı Retrograd İntrarenal Cerrahi  ve ileri endoüroloji alanındaki deneyiminin farklı merkezlere başarıyla  aktarılabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Sağlık teknolojileri  ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya  adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır"  dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/whatsappimage2026052-21052026009e111a.jpg"/><p><b>"TURKCELL 5G, MESAFELERİ ENGEL  OLMAKTAN ÇIKARIYOR"</b></p><p><b>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha  Koç</b>,  1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye'de kullanıma açılan 5G teknolojisinin eğitimden  sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü  tetiklediğini belirterek şunları söyledi: "Turkcell olarak 5G'yi Türkiye'nin  dijital geleceği için stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Bu teknoloji; çok yüksek  hız, ultra düşük gecikme ve güçlü veri taşıma kapasitesiyle hayatın her  alanında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İstanbul-Muş arasında yaklaşık 1500  kilometre mesafeden Superbox 5G aracılığıyla başarılı bir şekilde  gerçekleştirilen bu operasyon, Turkcell 5G'nin mesafeleri engel olmaktan  çıkaran kapasitesinin çok çarpıcı bir örneği. Bu kapsamda yakın gelecekte eğitimden  sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda 5G'nin dönüştürücü etkisini daha  da fazla göreceğiz. Turkcell olarak sahip olduğumuz altyapı ve en geniş frekans  bandıyla, bu köklü değişime liderlik etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu  vesileyle sayın rektörümüze, kıymetli hocalarımıza, tüm paydaşlarımıza ve çalışma  arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/99e5d87a8d014916b4b1-21052026d5c9bf19.jpg"/><p><b>"HASTAMIZI, AYNI AMELİYATHANEDE  GİBİ TAKİP EDEBİLDİK"</b></p><p>İstanbul Üniversitesi Tıp  Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi <b>Prof. Dr. Tzevat Tefik</b> de operasyonla  ilgili bilgi vererek şöyle dedi: "Turkcell'in 5G altyapısı ve ELMED'in yerli  üretim İbn-i Sina robotu aracılığıyla, Muş'taki hastamızı İstanbul'dan, tıpkı  aynı ameliyathanede gibi takip edebildik. Sistemin sağladığı ultra düşük  gecikme süresi sayesinde cerrahi sezgimizden hiçbir şey kaybetmeden işlemi  tamamladık. Bu çalışma, telecerrahinin yalnızca bir teknoloji demonstrasyonu  olmadığını; doğru altyapı, deneyimli ekip ve multidisipliner iş birliğiyle,  klinik pratikte güvenle uygulanabilir bir model olduğunu somut biçimde ortaya  koydu. Türkiye'de bir ilk olmasının ötesinde, RIRS yöntemiyle gerçekleştirilen  dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı ameliyatı olması bu başarıyı küresel ölçekte  de anlamlı kılıyor. Uluslararası akademik iş birlikleri çerçevesinde robot  yardımlı retrodrad intrarenal telecerrahiyi, küresel ölçekte yaygınlaştırmayı  ve Türkiye'yi bu alanda uluslararası bir referans merkezi konumuna taşımayı  hedefliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/whatsappimage2026052-2105202669a2b6bd.jpg"/><p><b>YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİYLE TÜRKİYE'DE  İLK UZAKTAN AMELİYAT</b></p><p>Türkiye'de yerli ve milli  teknolojiyle üretilen bir cihazla yapılan ilk uzaktan ameliyat olan böbrek taşı  kırma operasyonunda, ELMED firması tarafından geliştirilen İbn-i Sina adlı  cihaz kullanıldı. 1991 yılında Ankara OSTİM'de kurulan ELMED, Türkiye'nin ilk  yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumunda. Şirket,  Türkiye'nin ilk yerli üretim böbrek taşı kırma cihazını 1992'de üretti. 994  yılında da ilk ihracatı yapıldı. İlk Türk malı ESWL cihazını 1996 yılında AUA  (Amerikan Üroloji Derneği) Kongresi'nde dünyanın farklı ülkelerinden üroloji  uzmanlarına tanıtan şirket, üroloji alanında bilinen bir marka olarak 60'tan fazla  ülkeye ihracat gerçekleştirdi. ELMED 2012 yılında Tübitak projesi ile böbrek  taşlarının lazerle kırılarak tedavisinde fURS (flexible ureterorenoskopi) ile  kullanılmak üzere Avicenna Roboflex adı verilen İbn-i Sina robotun ilk  protipini üretti. Patent alınan bu robot, Avrupa CE işaretine sahip ve ABD'den  de FDA onayını aldı. Halen, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Polonya, Türkiye,  Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'da bu robot kullanılmaktadır. ELMED, bu robota  tele&#8211;cerrahi özelliğini ve yapay zekâ desteğini de entegre etmektedir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/c25c11ef82f54a998756-2105202683c195ad.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/turkcell-5g-ile-1500-kilo-135_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlardan-protein-tozu-uyarisi-her-gun-kullanmak-kimler-icin-riskli-276830</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan protein tozu uyarısı! Her gün kullanmak kimler için riskli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Protein tozu kullanımı, özellikle sporcular ve aktif yaşam süren bireyler arasında giderek yaygınlaşıyor. Ancak beslenme uzmanları, protein tozunun günlük kullanımında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğuna dikkat çekiyor. İstanbul merkezli uzmanların görüşleri, protein tozunun faydalarından olası risklerine kadar pek çok detayı gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan protein tozu uyarısı! Her gün kullanmak kimler için riskli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Protein tozu, son yıllarda hem sporcular hem de sağlıklı yaşamı benimseyenler arasında günlük beslenmenin bir parçası haline geldi. İstanbul'da faaliyet gösteren beslenme uzmanları, protein tozunun her gün kullanılması halinde vücutta meydana gelebilecek değişimleri ve bu alışkanlığın kimler için uygun olduğunu değerlendirdi. Uzmanlar, protein tozunun faydalarının yanı sıra, yanlış veya aşırı kullanıldığında ortaya çıkabilecek risklere de dikkat çekiyor. Günlük protein tozu tüketiminin etkileri, kişinin yaşam tarzı, mevcut sağlık durumu ve genel beslenme alışkanlıklarına göre değişiklik gösterebiliyor. Bu nedenle protein tozunu düzenli kullananların, ürün seçimi ve kullanım miktarı konusunda bilinçli olması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Beslenme uzmanlarından protein tozu kullanımıyla ilgili kritik değerlendirme</h3><p>Beslenme uzmanları, protein tozunun günlük kullanımıyla ilgili olarak hem olumlu hem de olumsuz etkilerin altını çiziyor. Özellikle iştah kontrolü ve enerji seviyeleri üzerinde belirgin değişimler yaşanıyor. Uzman diyetisyen Kristin Kirkpatrick, protein tozunun kahvaltıda tüketildiğinde tokluk hissini artırdığını ve gün boyu tatlı isteğini azaltabildiğini belirtiyor. Klinik beslenme uzmanı Dominique Ludwig ise, whey protein gibi bazı türlerin hızlı emildiğini ve vücuda hızla amino asit sağladığını ifade ediyor. Bu amino asitler, kas onarımı ve hormon üretimi gibi temel vücut fonksiyonları için kritik öneme sahip. Marissa Karp ise, protein tozunun özellikle yulaf ezmesi veya smoothie gibi düşük proteinli öğünleri destekleyerek gün boyunca daha dengeli bir enerji sağlamaya yardımcı olduğunu vurguluyor. Ancak uzmanlar, protein tozu kullanımının herkes için uygun olmadığını ve kişisel ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><h3>Protein tozu tüketiminde sindirim sorunları ve besin dengesi riski</h3><p>Protein tozunun düzenli kullanımı bazı bireylerde sindirim sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle eklenmiş şekerler, şeker alkolleri ve dolgu maddelerinin şişkinlik, gaz ve rahatsızlık hissi yaratabileceğini ifade ediyor. Yapay tatlandırıcılar da bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Laktoz intoleransı olan bireyler, whey protein içeren ürünleri tükettiklerinde sindirim problemleriyle karşılaşabiliyor. Ayrıca, protein tozu yalnızca protein sağlarken, tam gıdalarda bulunan lif ve sağlıklı yağlar gibi diğer önemli besin öğelerini sunmuyor. Uzmanlar, protein tozunun aşırı tüketilmesi halinde diyet dengesinin bozulabileceği, lif alımının azalabileceği ve tam gıdalardan alınan besinlerin eksik kalabileceği konusunda uyarıyor. Aşırı protein alımının böbrekler üzerinde ek yük oluşturabileceği de belirtiliyor, özellikle böbrek hastalığı riski taşıyan bireyler için bu durum daha büyük bir sorun haline gelebiliyor.</p><h3>Protein tozu seçerken kalite ve içerik listesi büyük önem taşıyor</h3><p>Uzmanlar, protein tozu seçimi yaparken ürünün içeriğine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Diyetisyen Kristin Kirkpatrick, eklenmiş şekerler, yapay tatlandırıcılar, ek vitaminler ve mineraller gibi ekstralar konusunda tüketicileri uyarıyor. Bazı katkı maddeleri sindirim sorunlarına yol açarken, aşırı vitamin veya mineral alımı da sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Dominique Ludwig, mümkün olduğunca az bileşen içeren ve üçüncü taraf testlerinden geçmiş ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Marissa Karp ise, özellikle şeker alkolleri gibi sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkisi olabilecek maddelere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Protein tozu kullanımında kalite ve güvenlik, sağlıklı bir takviye programı için temel kriterler arasında yer alıyor.</p><h3>Kimler protein tozundan fayda görebilir, kimler için gereksiz?</h3><p>Protein tozu, özellikle protein ihtiyacını gıdalar yoluyla yeterince karşılayamayan bireyler için pratik ve etkili bir takviye seçeneği sunuyor. Düzenli antrenman yapan sporcular, hamile veya doğum sonrası kadınlar, yaşlı yetişkinler ve düşük iştahı olan bireyler protein tozundan en fazla yararlanabilecek gruplar arasında bulunuyor. Ancak, dengeli bir diyetle yeterli protein alabilen ve sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olan kişiler için protein tozu kullanımı genellikle gereksiz görülüyor. Uzmanlar, protein tozunun ana besin kaynağı haline getirilmemesi gerektiğini, tam gıda protein kaynaklarının her zaman öncelikli olması gerektiğini vurguluyor. Protein tozu, eksik kalan protein ihtiyacını karşılamak amacıyla, dengeli bir diyetin parçası olarak ve kontrollü miktarda kullanıldığında sağlıklı bir destek sağlayabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, protein tozu kullanımı konusunda kişisel ihtiyaçlar, sağlık durumu ve genel beslenme alışkanlıkları göz önünde bulundurulmalı. Uzmanlar, protein tozunun yalnızca bir takviye olduğunu, tam gıdaların yerini almaması gerektiğini ve aşırıya kaçıldığında sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini hatırlatıyor. Doğru ürün seçimi, uygun miktarda kullanım ve dengeli bir diyetle birlikte, protein tozu sağlıklı yaşamı destekleyici bir rol üstlenebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/uzmanlardan-protein-tozu--779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/putin-ve-xi-tek-tarafliliga-karsi-birlikte-hareket-edeceklerini-acikladi-276829</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Putin ve Xi, tek taraflılığa karşı birlikte hareket edeceklerini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin ziyaretinde dünyada jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, güç kullanımının ve bölgesel çatışmaların arttığı dönemde ortak çıkarlarını ve uluslararası düzeni savunmak üzere stratejik ilişkilerini derinleştirecekleri, tek taraflılığa karşı birlikte hareket edecekleri mesajını verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Putin ve Xi, tek taraflılığa karşı birlikte hareket edeceklerini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Putin, İran ve Ukrayna&#39;da savaşların sürdüğü, küresel güç ilişkilerinde ve jeopolitik dengelerde değişimlerin yaşandığı eşikte, ABD Başkanı Donald Trump&#39;tan günler sonra Çin&#39;i ziyaret etti.</p><p>Çin ve Rus liderler, ziyarette Trump&#39;ın ikinci iktidar döneminde tek taraflı tarife artışları, egemenlik talepleri ve güç kullanımıyla uluslararası ortamı Amerikan çıkarları lehine yeniden şekillendirme çabalarına karşı çok kutuplu dünya düzeni ve eşitliğe dayalı uluslararası ilişkiler modeline bağlılıklarını vurguladı.</p><p>Ziyarette iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve farklı alanlardaki işbirliğini derinleştirme konusunda hemfikir olan taraflar, 2001&#39;de imzalanan ve ikili ilişkilerinin yanı sıra Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) de temelini oluşturan &quot;Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması&quot;nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı.</p><p><b>- "ORMAN KANUNU" VE "ÇOK MERKEZLİ DÜNYA"</b></p><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rus lider ile düzenlediği basın toplantısında, dünyada tek taraflılık ve hegemonya arayışlarının yükselişte olduğu ve uluslararası alanda güçlü olanın haklı sayıldığı &quot;orman kanununa&quot; dönüş tehlikesinin bulunduğuna işaret ederek, Pekin ile Moskova&#39;nın bu koşullarda uluslararası eş güdümü ilerletmeleri, küresel yönetim sisteminin reformuna öncülük etmeleri gerektiğini belirtti.</p><p>ABD&#39;nin yeni müdahalecilik politikasını üstü örtülü eleştiren Çin lideri, &quot;Bugün dünya barışçıl olmaktan uzak. Tek taraflılık ve hegemonya ciddi tehdit yaratıyor, uluslararası düzeni orman kanunu tarzı güç ve hakimiyet çekişmesine tehlikeli şekilde yakınlaştırıyor.&quot; dedi.</p><p>Şi, &quot;Çin ve Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ve sorumlu büyük ülkeler olarak, Birleşmiş Milletlerin otoritesini, uluslararası eşitliği ve adaleti korumalı, tüm tek taraflı zorbalık eylemlerine, tarihin seyrini değiştirmeye ve İkinci Dünya Savaşı&#39;nın sonuçlarını inkar ederek faşizmi ve militarizmi diriltmeye yönelik tüm girişimlere karşı çıkmalı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrar faktörü olduğunu vurgulayan Putin de &quot;Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok merkezli bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rus lider, dünyada gerginliklerin hakim olduğu dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/18/siputinaa2015842-18052026ca197708.jpg"/><p><b>- HEGEMONYAYA KARŞI ÇOK KUTUPLU DÜNYA ÇAĞRISI</b></p><p>Liderler, görüşmenin ardından çok kutuplu dünya düzeni ve yeni model uluslararası ilişkilerin inşasına dair ortak bildiri yayımladı.</p><p>Bildiride Çin ile Rusya&#39;nın çok kutuplu dünya düzeni ve eşitliğe dayalı uluslararası ilişkiler modelinin oluşturulmasından yana olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Küresel hegemonya kabul edilemez ve yasaklanmalı. Hiçbir devlet veya devlet grubu uluslararası ilişkileri kontrol etmemeli, diğer ülkelerin kaderini belirlememeli ve kalkınma imkanlarını tekeline almamalı. Küresel yönetişim ve düzenleme sistemi, tüm devletlerin siyasi karar alma süreçlerine eşit şekilde katılımını ve bundan faydalanmasını güvence altına almalı.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/putinreu2067262-280420267f970141.jpg"/><p><b>- ORTA DOĞU'DA SAVAŞ VE ENERJİ İŞBİRLİĞİ</b></p><p>ABD ile İsrail&#39;in İran&#39;a saldırıları ile başlayan ve İran&#39;ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Çin tarafı, çatışmalara derhal son verilmesi ve müzakerelere dönülmesi çağrısı yaparken iki tarafın ortak açıklamasında Hürmüz Boğazı&#39;ndaki krize ilişkin, uluslararası gemiciliği kesintiye uğratan, küresel tedarik zincirlerinin bütünlüğünü tehdit eden tek taraflı eylemlerden duyulan endişe dile getirildi.</p><p>Rus lider Putin, Orta Doğu&#39;da krizin devam ettiği dönemde Rusya&#39;nın enerji kaynaklarında güvenilir tedarikçi, Çin&#39;in de bu kaynakların sorumlu müşterisi olmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p><p>Savaşın Hürmüz Boğazı&#39;nda yol açtığı kesinti, ithal ettiği ham petrolün yaklaşık yüzde 45&#39;ini, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30&#39;unu bölgeden alan Çin açısından tedarik sıkıntısı yaratırken Rusya&#39;dan boru hatlarıyla ithal ettiği petrol ve doğal gazın stratejik önemini artırdı.</p><p>Orta Doğu&#39;daki savaşın küresel enerji krizine yol açtığı dönemde Rus tarafı, enerji konusunda büyük bir anlaşma beklentisiyle Pekin&#39;e geldi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, ziyaret sırasında Rus devlet kanalı Rossiya-24&#39;e yaptığı açıklamada iki ülkenin enerji alanında &quot;önemli bir şey&quot; üzerinde anlaştıklarını açıkladı.</p><p><b>- "SİBİRYA'NIN GÜCÜ 2"</b></p><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da gazetecilere yaptığı açıklamada, Moskova ile Pekin'in &quot;Sibirya'nın Gücü 2&quot; doğal gaz boru hattı projesinin güzergah ve inşaat dahil temel parametreleri konusunda genel anlayışa ulaştıklarını bildirdi.</p><p>İlk kez 2006&#39;da ortaya atılan, Rusya&#39;nın Arktik ve Sibirya sahalarından Çin şehirlerine yılda 50 milyar metreküp doğal gaz sağlaması öngörülen proje, fiyat konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle uzun zamandır sürüncemede kaldı.</p><p>Projenin takvimine ilişkin henüz net bir tarih bulunmadığını ifade eden Peskov, bazı detayların netleştirilmesi gerektiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/18/putinreuter1779813-180520265a71ee9a.jpg"/><p>Çin tarafı, boru hattı konusunda anlaşmaya varılıp varılmadığına ilişkin henüz açıklama yapmadı.</p><p><b>- İRAN, KUZEY KORE, ALTIN KUBBE</b></p><p>Taraflar, ziyarette iki ülke arasında kapsamlı stratejik eş güdüm ortaklığının geliştirilmesine dair yayımladıkları açıklamada, ikili ilişkilerin yanı sıra uluslararası ve bölgesel krizlere ilişkin ortak tutumlarını dile getirdi.</p><p>ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a saldırıları ile başlayan savaşın Orta Doğu&#39;da istikrara zarar verdiğini vurgulayan taraflar, Gazze&#39;de sürdürülebilir ateşkesi desteklediklerini bildirdi.</p><p>Pekin ile Moskova, Kuzey Kore&#39;ye yönelik diplomatik izolasyon ve ekonomik yaptırımlara karşı olduklarını vurgulayarak, nükleer sorunun müzakerelerle çözülmesi gerektiğini belirtti.</p><p>ABD&#39;nin Venezuela&#39;ya müdahalesi ve Küba&#39;ya yönelik ablukasına doğrudan değinmekten kaçınan taraflar, Latin Amerika ve Karayip ülkelerine dış müdahaleye ve bu ülkelerin iç işlerine karışılmasına her ne sebeple olursa olsun karşı olduklarının altını çizdi.</p><p>İki ülke, Washington&#39;ın &quot;Altın Kubbe&quot; füze kalkanı projesinin stratejik istikrara açık bir tehdit teşkil ettiğini, ayrıca ABD ve müttefiklerinin Arktik bölgesini askerileştirmesinden kaygı duyduklarını dile getirdi.</p><p><b>- ÇİN İLE RUSYA ARASINDAKİ YAKINLAŞMA</b></p><p>Çin-ABD ilişkileri, Trump&#39;ın ilk döneminde ticaret ve teknoloji alanlarında başlayan, sonrasında eski Başkan Joe Biden&#39;ın döneminde jeopolitik cepheleşmeye dönüşen güç rekabeti nedeniyle son yıllarda giderek daha fazla gerilimli seyir izlemişti.</p><p>ABD ile jeopolitik gerilimler, Ukrayna&#39;daki savaş nedeniyle ABD ve müttefikleri karşısında benzer meydan okumalarla karşı karşıya bulunan Rusya ile Çin&#39;i yakınlaştırmıştı.</p><p>Pekin, Ukrayna&#39;daki savaş nedeniyle Batı yaptırımlarının hedefindeki Moskova ile başta enerji olmak üzere ekonomik ilişkilerini geliştirmişti. İki ülke arasındaki ticaret hacmi, 2023 ve 2024 yıllarında 240 milyar doları aşarken Rusya&#39;nın ihraç ettiği ham petrol ve doğal gazın yaklaşık yarısı Çin tarafından satın alınmıştı.</p><p>İran&#39;daki savaşın Hürmüz Boğazı&#39;ndan enerji akışında sebep olduğu kesinti de Çin&#39;in petrol ve doğal gaz tedariki açısından Rusya&#39;nın önemini artırmıştı.</p><p><b>- "KAPSAMLI STRATEJİK EŞ GÜDÜM ORTAKLIĞI"</b></p><p>Çin ile Rusya, ikili ilişkilerini &quot;yeni dönemde kapsamlı stratejik eş güdüm ortaklığı&quot; olarak tanımlıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyesi iki ülke, ABD&#39;li ve Batılı müttefiklerinin ağırlığına karşı küresel sorunlarda çoğu zaman birbirini destekleyen politika tercihlerini ortaya koyuyor.</p><p>İki ülke, kuruluşuna öncülük ettikleri Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi çok taraflı platformlarda da işbirliğini sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/putinin-cin-ziyaretinde-t-129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/neptunun-uydusu-nereidin-kokeninde-sasirtan-gercek-276828</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neptün'ün uydusu Nereid'in kökeninde şaşırtan gerçek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Neptün'ün gizemli uydusu Nereid'in kökenine dair yeni bulgular, James Webb Uzay Teleskobu'nun verileriyle ortaya çıktı. Araştırmacılar, Nereid'in gezegenin orijinal uydusu olabileceğini belirterek, uzun süredir tartışılan Kuiper Kuşağı teorisine karşı güçlü kanıtlar sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neptün'ün uydusu Nereid'in kökeninde şaşırtan gerçek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Neptün'ün üçüncü en büyük uydusu Nereid'in kökeniyle ilgili uzun süredir devam eden tartışmalar, James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen yeni verilerle farklı bir boyut kazandı. 1949 yılında astronom Gerard Kuiper tarafından keşfedilen ve o tarihten bu yana gizemini koruyan Nereid, araştırmacıların son çalışmasına göre Neptün'ün orijinal uydusu olabilir. Bu bulgu, Nereid'in Kuiper Kuşağı'ndan yakalanmış bir nesne olduğu yönündeki yıllardır baskın olan teoriyi sarsıyor. Araştırma ekibi, Nereid'in Neptün'ün şiddetli geçmişinden sağ çıkan tek uydu olabileceğine işaret ediyor. California Teknoloji Enstitüsü'nden baş yazar Matthew Belyakov, Nereid'in 'büyük bir istisna' olduğunu vurgularken, elde edilen yeni kanıtlar Neptün sistemi tarihini yeniden yazıyor.</p><h3>James Webb Uzay Teleskobu ile Nereid'in sırları çözüldü</h3><p>Nereid'in kökenine dair yeni bulguların temelinde, James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile yapılan detaylı gözlemler yer alıyor. Araştırma ekibi, JWST'nin 10 dakikadan uzun süren gözlemleriyle Nereid'in yüzey özelliklerini ve bileşimini inceledi. Elde edilen veriler, Nereid'in bilinen Kuiper Kuşağı nesnelerinden (KBO) çok daha parlak, yansıtıcı ve su buzu açısından zengin olduğunu gösterdi. Ayrıca Nereid'in, KBO'larda yaygın olan uçucu organik maddelerden yoksun olduğu belirlendi. Bu farklılıklar, Nereid'in Kuiper Kuşağı'ndan gelmediğini, aksine Neptün'ün kendi sisteminin bir parçası olarak oluştuğunu güçlü biçimde destekliyor. Araştırmacılar, Nereid'in yörüngesinin düzensiz ve eksantrik olmasına rağmen, bu uydunun Neptün'ün ilk yıllarındaki kaotik süreçten sağ çıkmış olabileceğini belirtiyor.</p><h3>Nereid'in hayatta kalma hikayesi: Triton'un yakalanmasıyla değişen sistem</h3><p>Uzmanlar, Nereid'in kökenini anlamak için yalnızca gözlemsel verilerle yetinmedi. Ekip, Neptün ve uydularının erken dinamiklerini simüle ederek, Triton'un Kuiper Kuşağı'ndan yakalanmasının sistemde nasıl bir değişime yol açtığını araştırdı. Simülasyonlar, Triton'un Neptün'e katılmasıyla sistemde büyük bir kaosun yaşandığını ve pek çok uydunun dağıldığını ortaya koydu. Ancak Nereid, bu karmaşadan sağ çıkmayı başaran tek büyük uydu olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, Nereid'in mevcut eksantrik yörüngesinin de bu çalkantılı dönemin bir sonucu olduğunu ifade ediyor. Yıllar boyunca Nereid'in Kuiper Kuşağı'ndan geldiği düşünülse de, yeni bulgular bu görüşü temelden sarsıyor. 1949'dan bu yana süren gizem, JWST'nin sağladığı eşsiz veriler ve yapılan dinamik simülasyonlar sayesinde çözülmeye bir adım daha yaklaştı.</p><h3>Belyakov'dan bilim dünyasına çağrı: "Bu fırsat bir daha gelmeyebilir"</h3><p>Çalışmanın başyazarı Matthew Belyakov, elde edilen bulguların Neptün sistemi ve Nereid'in evrimi açısından kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi. Belyakov, James Webb Uzay Teleskobu'nun sınırlı ömrüne dikkat çekerek, bu tür araştırmaların hızla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Bilim yapmak uzun zaman alıyor," diyen Belyakov, JWST'nin sunduğu verilerden maksimum düzeyde faydalanılması için bilim insanlarının finansal olarak desteklenmesinin şart olduğunu söyledi. Aksi halde, gelecek on yıllarda bu tür detaylı verilere ulaşmanın mümkün olmayabileceğini belirtti. Araştırma ekibi, Nereid'in kökenine dair yeni verilerin, gezegen sistemlerinin evrimi ve büyük gök cisimlerinin dinamikleri hakkında daha geniş çıkarımlar yapılmasına olanak tanıdığını ifade ediyor.</p><p>Neptün'ün Nereid uydusunun kökenine dair ortaya çıkan bu yeni bilgiler, gezegen sistemlerinin geçmişine ışık tutarken, JWST'nin sunduğu imkanların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bilim insanları, Nereid'in gizemini çözmek ve benzer kozmik sırları aydınlatmak için araştırmalarını sürdürmeye kararlı görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/neptunun-uydusu-nereidin--213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tsknin-efes-2026-tatbikati-gunduz-faaliyetleri-basladi-276827</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TSK'nın EFES-2026 tatbikatı gündüz faaliyetleri başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TSK'nın EFES-2026 tatbikatı gündüz faaliyetleri başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div> Birleşik ve müşterek harekatta katılımcı ülke unsurları ile birlikte oluşturulan müşterek karargah ve birliklerin askeri imkan ve kabiliyetlerinin, verilecek vazifelerin tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve harbe hazırlık seviyesinin idame ettirilmesi amaçlanan EFES-2026 Tatbikatı'na 50 ülkeden 10 binin üzerinde personel katılıyor.</div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/41451434.jpg"/><p>Efes 2026 Tatbikatı nefes kesen görüntüleri, sahada ilk kez kullanılan yerli ve milli savunma sistemleriyle devam ediyor... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alana gelmesi bekleniyor. Son gelişmeleri 24 muhabiri Neslişah Yumak aktardı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/SONDURUM?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#SONDURUM</a> Efes 2026 Tatbikatı nefes kesen görüntüleri, sahada ilk kez kullanılan yerli ve milli savunma sistemleriyle devam ediyor... Cumhurbaşkanı Erdoğan&amp;#39;ın alana gelmesi bekleniyor. Son gelişmeleri 24 muhabiri Neslişah Yumak aktardı. <a href="https://t.co/AKcTz57nJH">pic.twitter.com/AKcTz57nJH</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2057388428140876050?ref_src=twsrc%5Etfw">May 21, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/tsknin-efes-2026-tatbikat-589_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajetten-yaza-merhaba-kampanyasi-tum-yurt-ici-biletlerde-yuzde-30-indirim-276826</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AJet'ten yaza merhaba kampanyası! Tüm Yurt içi biletlerde yüzde 30 indirim]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en genç hava yolu şirketi AJet, yazı yurt içi indirim kampanyası ile karşılıyor. Kampanya kapsamında tüm yurt içi seferlerde biletler yüzde 30 indirimle satışa sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AJet'ten yaza merhaba kampanyası! Tüm Yurt içi biletlerde yüzde 30 indirim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt içinde geniş uçuş ağına sahip AJet,  yaza merhaba kampanyası ile misafirlerine avantajlı seyahat imkânları sunmaya  devam ediyor. AJet'in indirimli biletleri, 21 Mayıs 2026 tarihinde saat  11:00'den 22 Mayıs 2026 saat 23:59'a kadar satışta olacak. İndirimli biletler,  2 Haziran &#8211; 23 Haziran 2026 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ajetuak-2105202633a12ef7.jpg"/><p><b>KOLTUK SEÇİMİ YÜZDE 30 İNDİRİMLİ</b></p><p>Misafirlerine erişilebilir fiyatlar  sunan AJet'in indirimli bilet kampanyasında tüm koltuk seçimleri de yüzde 30  indirimli olacak.  Tüm yurt içi uçuşlarda  geçerli indirimli biletler, sadece AJet<a href="#0">.</a>com ve AJet Mobil uygulamasında  alınabilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ajetekipuu-2105202611090f10.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/ajetten-yaza-merhaba-kamp-472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-guler-efes-2026-tatbikatinda-savunma-sanayisi-sergisini-gezdi-276825</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Güler, EFES-2026 Tatbikatı'nda savunma sanayisi sergisini gezdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, EFES-2026 Tatbikatı'nda savunma sanayisi sergisini ziyaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Güler, EFES-2026 Tatbikatı'nda savunma sanayisi sergisini gezdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamaya göre, Bakan Güler, EFES-2026 Tatbikatı&#39;nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerine katılmak için Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kuvvet Komutanları ile Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi&#39;ne geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41445426.jpg"/><p>İlk olarak bölgedeki savunma sanayisi sergisini ziyaret eden Güler ve TSK komuta kademesi, sergilenen teknolojileri yerinde inceledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41445428.jpg"/><p>Bakan Güler&#39;e Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da eşlik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41445429.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/bakan-guler-efes-2026-tat-645_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.276824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/hedefler-yerle-bir-edildi-efes-2026-tatbikatinda-nefes-kesen-gece-safhasi-276824</link>
      <pubDate>2026-05-21T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hedefler yerle bir edildi! EFES-2026 Tatbikatı'nda nefes kesen gece safhası]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğinde, Ege Ordusu Komutanlığı'nın sevk ve idaresinde dost ve müttefik ülke unsurlarının katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Birleşik, Müşterek, Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü gece safhası nefes kesen anlara sahne oldu. Gece karanlığında topçu ve havan atışlarıyla desteklenen amfibi harekatında; düşman hedefleri kara, deniz ve hava unsurları tarafından tam isabetle imha edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hedefler yerle bir edildi! EFES-2026 Tatbikatı'nda nefes kesen gece safhası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey mevkisinde düzenlenen tatbikatı devletin ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) zirvesi yakından takip etti. Seçkin Gözlemci Günü'nün ilk gününde; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu hazır bulundu. TSK'nın en büyük birleşik ve müşterek tatbikatlarından biri olan EFES-2026'ya millî unsurlarla birlikte toplam 50 farklı ülkeden gözlemci, birlik ve unsurların yer aldığı 10 binden fazla personel katıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41446758.jpg"/><p><b>"GELECEĞİN MUHAREBELERİNDE YAPAY ZEKA ÖN PLANDA</b></p><p>Tatbikatın açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, küresel güvenlik ortamındaki risk ve tehditlerin giderek çeşitlendiğine dikkat çekti. Geleceğin muharebelerinin; hava, kara, deniz, siber, uzay ve bilgi alanlarının eş zamanlı olarak işletildiği, yapay zeka temelli komuta kontrol sistemlerinin kullanımıyla hızlı karar alma döngülerinin ön plana çıktığı çok alanlı cephelerde cereyan edeceğini belirten Özsert, birleşik müşterek harekât ile karşılıklı çalışabilirlik yeteneklerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı. Özsert, EFES serisi tatbikatlarda bu yıl ilk kez simülasyon destekli komuta yeri safhasının 24 saat esasına göre icra edildiğini, komuta kontrol süreçlerinde Kocatepe Harekât Yönetim Sistemi ve yapay zeka destekli programların aktif şekilde kullanıldığını ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41446761.jpg"/><p><b>HEDEFLER YERLE BİR EDİLDİ</b></p><p>Konuşmaların ardından başlayan gece safhası, gerçeğini aratmayan harp senaryolarıyla adım adım icra edildi. Senaryo kapsamında ilk olarak karşı kuvvetlere ait elektronik harp sisteminin bulunduğu mobil muhabere merkezi, "Kamikaze Yetenekli Sürü Dron" ile nokta atışıyla etkisiz hale getirildi. Ardından Özel Kuvvet Timleri denizden ve havadan sızarak planlanan hedefleri yok ederken, Su Altı Taarruz (SAT) timleri ATAK bot, Su Altı Savunma (SAS) timleri ise süratli botlarla bölgeye intikal ederek keşif yaptı ve tespit edilen sualtı mayınlarını tahrip etti. Tespit edilen hedeflerin topçu, havan ve taarruz helikopterleri tarafından eş zamanlı ateş altına alınmasıyla devam eden harekâtta, muhasıma yardım götüren bir gemiye başarılı bir operasyonla el konuldu ve muhasıma ait kritik altyapı tesisleri kullanılamaz hale getirildi. Hava hücum harekatıyla inen birlikler, düşman tanklarını yerli üretim PARS/OMTAS tanksavar silahlarıyla vururken, amfibi birlikler de kapak atarak sahile çıkarma yaptı ve hücumu destekleyen topçu atışları icra edildi. Özel Kuvvetler tarafından muharebe arama kurtarma görevinin başarıyla tamamlandığı safhanın sonunda, ana karada yükleme yapan amfibi unsurlara yönelik muhtemel hava taarruzları da hava savunma sistemleri tarafından anında bastırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41446763.jpg"/><p>Nefes kesen gece safhasıyla göz dolduran EFES-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü, 21 Mayıs'ta icra edilecek gündüz safhası etkinlikleri ile devam edecek.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41446761.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/20/41446765.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/21/hedefler-yerle-bir-edildi-291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>