<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-salahi-resmen-acikladi-transfer-detaylari-kapa-bildirildi-286643</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor Salah'ı resmen açıkladı, transfer detayları KAP'a bildirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, bugün KAP'a yıldız futbolcu Mohamed Salah'la 2 yıllık anlaşma sağlandığını bildirdi, transfer detaylarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor Salah'ı resmen açıkladı, transfer detayları KAP'a bildirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trabzonspor, Mohamed Salah'ı resmen renklerine bağladı. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret AŞ'den Borsa İstanbul'a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda da (KAP) yer alan açıklamada, Salah ile anlaşma sağlandığı belirtildi.</b></p><p><b>Trabzonspor'dan KAP'a yapılan bildirim şöyle:</b></p><p>Profesyonel futbolcu <b>Mohamed Salah</b> ile iki yıllık anlaşma sağlanmıştır. </p><p>Yapılan anlaşmaya göre; oyuncuya her bir futbol sezonu için, 10.000.000.-EUR yıllık ücret ve 7.000.000.-EUR imza ücreti olmak üzere toplam 17.000.000.-EUR garanti ücret ödenecektir. Anlaşma kapsamında oyuncuya ayrıca, her bir futbol sezonu için şarta bağlı bonuslar ödenecektir. Yine oyuncu ile yapılan imaj hakları sözleşmesi kapsamında, mağazacılık şirketimizde "Mohamed Salah" özelinde satılacak ürünlerden oyuncuya %20 pay verilecektir. Menajerlik hizmet bedeli olarak, oyuncuya ödenecek brüt ücret tutarının %5'i oranında ödeme yapılacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/trabzonspor-salahi-resmen-416_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286628</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ikinci-el-otomobilde-satislar-neden-dustu-fiyatlar-nasil-286628</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İkinci el otomobilde satışlar neden düştü? Fiyatlar nasıl?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İkinci el araç satışları yavaşladı. Son dönemde yaşanan yüzde 50'ye varan düşüşler, piyasada büyük bir durgunluğa yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İkinci el otomobilde satışlar neden düştü? Fiyatlar nasıl?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İkinci el araç satışlarındaki durgunluk devam ediyor. Birçok bayi satışlarını hızlandırabilmek için araç fiyatlarında indirim yapmaya başladı. Peki ikinci el araç piyasasında satışlar neden yavaşladı? Otomotiv Satış Uzmanı Sercan Oktay 24 TV için yorumladı. İşte değerlendirmeleri:</b><br></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/balksz89-060820262b197951.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/ikinci-el-otomobilde-sati-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286627</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/deu-hastanesinde-buyuk-donusum-nitelikli-hekim-kadrosu-daha-da-gucleniyor-286627</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DEÜ Hastanesinde büyük dönüşüm: Nitelikli hekim kadrosu daha da güçleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, son iki yılda sağlık hizmetlerinin niteliğini ve kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DEÜ Hastanesinde büyük dönüşüm: Nitelikli hekim kadrosu daha da güçleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2024 yılında Acil Tıp kliniğinde yalnızca 4 asistan hekimin bulunduğu DEÜ Hastanesinde bugün bu sayı 38'e yükselirken, farklı uzmanlık alanlarında göreve başlayan yeni akademik kadro ile hastanenin sağlık hizmetleri, eğitim ve araştırma gücü daha da artırılıyor. DEÜ mezunu olarak eğitim aldığı kuruma hekim ve öğretim üyesi kimliğiyle geri dönen isimlerin de yer aldığı yeni kadro, İzmir ve bölge halkına sunulan sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.</p><p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), eğitim ve araştırmadaki akademik gücünü sağlık hizmetleri alanında da daha ileriye taşımak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. DEÜ Hastanesi, Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz'ın göreve gelmesinin ardından gerçekleştirilen çalışmalarla nitelikli hekim kadrosunu güçlendirirken, farklı branşlarda göreve başlayan yeni akademisyen ve hekimlerle sağlık hizmeti kapasitesini genişletiyor.</p><p>Hastanenin akademik kadrosuna katılan yeni isimler, sahip oldukları uzmanlık, akademik birikim ve mesleki deneyimleriyle hasta hizmetlerinin yanı sıra tıp eğitimi ve bilimsel araştırmalara da katkı sunuyor.</p><p><b>DEÜ HASTANESİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNİN KAPASİTESİ GÜÇLENİYOR</b></p><p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, yeni açılan bölümlerin tanıtımı için basın mensuplarıyla bir araya geldikleri buluşmada yaptığı açıklamada, göreve geldikleri ilk günden itibaren Dokuz Eylül Üniversitesinin ve DEÜ Hastanesinin hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Bu süreçte özellikle nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine ve hastanede hekimlerin daha verimli bir çalışma ortamına sahip olmasına önem verdiklerini ifade eden Rektör Yılmaz, gelinen noktada önemli bir değişim yaşandığını vurguladı.</p><p>Bu değişimin en somut göstergelerinden biri, DEÜ Hastanesinin Acil Tıp Kliniğinde yaşandı. 2024 yılında yalnızca 4 asistan hekimin görev yaptığı klinikte bugün 38 asistan hekim görev yapıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/balksz1-0608202691cf3298.jpg"/><p><b>KAPALI ACİL SERVİS BİR AYDA YENİDEN HİZMETE AÇILDI</b></p><p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, göreve başladığı ilk gün hastanenin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birinin Acil Servisin kapalı olması olduğunu hatırlatarak, Acil Servisin yeniden hizmete alınmasının uzun zaman alacağı yönündeki değerlendirmelere rağmen hızlı ve koordineli bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Rektör Yılmaz, Sağlık Bakanlığının da desteğiyle önemli sayıda hekimin kısa sürede DEÜ Hastanesine kazandırıldığını belirtti.</p><p>Rektör Yılmaz, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:</p><p>"Acil servis kapatıldığında 6 aydan önce açılamaz denilirken bizlerin yoğun çabası ve Sağlık Bakanlığımızın destekleri ile, 22 yılda mecbur hizmetten bir tane bile hekim verilmeyen Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine 1 ay gibi kısa sürede 10 acil tıp uzmanı, 5 pratisyen hekim, il müdürlüğünden 3 ilave hekim transferi yapıldı ve 6 ayda açılamaz denilen acil 1 ay sonra yeniden hizmete başladı."</p><p><b>"ARTIK GELEN GİTMİYOR"</b></p><p>DEÜ Hastanesindeki dönüşümün yalnızca hekim sayısındaki artışla sınırlı olmadığını belirten Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, önceki dönemlerde hastaneye katılan hekimlerin kurumda tutulmasının önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi.</p><p>Hastanede oluşturulan huzur ve güven ortamının hekimlerin DEÜ'de görev yapma tercihlerini de etkilediğini ifade eden Rektör Yılmaz, bugün gelinen noktada DEÜ Hastanesinin farklı sağlık kurumlarında görev yapan hekimler açısından da tercih edilen bir kurum hâline geldiğini belirtti.</p><p>Rektör Yılmaz, değişimi şu sözlerle değerlendirdi:</p><p>"Oluşturduğumuz huzur ve güven ortamında artık gelen gitmiyor. Biz göreve geldiğimizde gelen asistanları hastanede tutabilmek en büyük problemken şu anda bırakın gitmeyi farklı hastanelerden asistanlar, hekimler gelmek için başvurularda bulunuyor."</p><p><b>FARKLI UZMANLIK ALANLARINDA YENİ AKADEMİK KADRO</b></p><p>DEÜ Hastanesinin güçlenen kadrosuna son dönemde farklı uzmanlık alanlarından akademisyen ve hekimler katıldı. Yeni isimlerin farklı branşlarda görev yapması, hastanenin sağlık hizmetlerindeki uzmanlık çeşitliliğinin ve akademik kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.</p><p>DEÜ Hastanesinin bünyesine katılan yeni hekimlerin alanları ve isimleri şöyle:</p><p>· Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Oğulcan Çöme</p><p>· Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Emre Karadeniz</p><p>· Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. Zeynep Tuncer</p><p>· Nöroloji Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Dilara Mermi Dibek</p><p>· Adli Tıp Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Karaman</p><p>· Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. Kazım Kıratlı</p><p>· Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Gizem Yıldız</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Döngelli</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Makbule Seda Bayrak Durmaz</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. Tuba Demirci Yıldırım</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Soner Önem</p><p>· Kardiyoloji Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. İnci Tuğçe Çöllüoğlu</p><p>· Radyoloji Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Hakan Abdullah Özgül</p><p>· Acil Tıp Ana Bilim Dalı: Öğr. Gör. Uzm. Dr. İlker Şallı</p><p>· Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Simge Uzman Özbek</p><p><b>DEÜ MEZUNLARI EĞİTİM ALDIKLARI KURUMA GERİ DÖNÜYOR</b></p><p>DEÜ Hastanesinin yeni akademik kadrosunda, Dokuz Eylül Üniversitesinde eğitim aldıktan sonra mesleki ve akademik kariyerlerini farklı alanlarda sürdüren ve daha sonra öğretim üyesi ve hekim olarak kendi üniversitelerine geri dönen isimler de bulunuyor.</p><p><b>"DEÜ HASTANESİNİN BÖLGE İÇİN ÖNEMİNİ BİLİYORUZ"</b></p><p>DEÜ Hastanesinin İzmir ve bölge açısından taşıdığı önemin farkında olduklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, sağlık hizmetlerinin kalitesini daha da artırmak amacıyla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p><p>Üniversite hastanelerinin yalnızca sağlık hizmeti sunan kurumlar olmadığını; aynı zamanda geleceğin hekimlerini yetiştiren, uzmanlık eğitimleri veren ve bilimsel araştırmalar yürüten önemli akademik merkezler olduğunu belirten Rektör Yılmaz, DEÜ Hastanesinin bu üç alandaki gücünü daha da artırmayı hedeflediklerini kaydetti.</p><p>Rektör Yılmaz, DEÜ Hastanesinin sağlık hizmetlerinde görev yapan tüm akademik ve idari personelin ortaya koyduğu emeğin bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Başta acil tıp kliniğinde hizmet veren hocalarımız olmak üzere hastanemizde çalışan, emek veren tüm hocalarımızı, uzman hekimleri, asistanları kutluyorum. İnsanüstü bir gayretle çalıştıklarını biliyoruz; kendilerine hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum."</p><p><b>YENİ HEKİMLER AKADEMİK YOLCULUKLARINI ANLATIYOR</b></p><p>DEÜ Hastanesine katılan yeni hekimlerin akademik yolculuklarını, uzmanlık alanlarını, DEÜ'ye dönüş hikâyelerini ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine ilişkin hedeflerini anlattıkları röportaj serisinin tamamına DEÜ Web TV YouTube kanalından ulaşabilirsiniz.</p><p><b><a href="https://www.youtube.com/playlist?list=PLLmL5Cbd-6rI">DEÜ Web TV &#8211; Yeni Hekimler Röportaj Serisi</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/deu-hastanesinde-buyuk-do-619_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286625</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/akkuyuda-dev-test-basariyla-gecti-286625</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akkuyu'da dev test başarıyla geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santralinin (NGS) 1. güç ünitesindeki türbin tesisi sistemlerinin buhar almaya hazır hale geldiğini gösteren kritik test başarıyla yürütüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akkuyu'da dev test başarıyla geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akkuyu Nükleer AŞ&#39;den yapılan açıklamaya göre, Akkuyu NGS&#39;nin 1. güç ünitesinde bulunan türbin yoğuşturucusunda deneme amaçlı vakum oluşturma işlemi başarıyla gerçekleştirildi. Böylece türbin tesisi ana sistemlerinin devreye alma çalışmalarındaki bir sonraki aşamaya hazır olduğu teyit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152619.jpg"/><p>Bu kapsamda uzmanlar, türbin yoğuşturucu ünitesinde vakum oluşturarak sistemin sızdırmazlığını ve türbinin termomekanik durumunu kontrol ederken, aynı zamanda yoğuşturucudaki vakum seviyesi, buhar basıncı, yatakların sıcaklık rejimiyle gövde ve rotorların termal genleşmeleri gibi ekipman çalışma parametrelerini de izledi. Türbin, şaft döndürücü aracılığıyla döndürülürken uzmanlar, türbin kanatlarının tasarım gerekliliklerine uygun şekilde çalıştığını doğruladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152620.jpg"/><p>Operasyon kapsamında çok sayıda teknolojik sistem eş zamanlı olarak çalıştırıldı. Bunlar arasında yedek devreye alma kazanları, vakum sistemi, yatak yağlama sistemi, hidrolik kaldırma sistemi, ana şaft döndürücü, buhar besleme ve tahliye sistemleri ile ekipmanın termomekanik durumunu izleme sistemi yer aldı. Birkaç gün süren hazırlık çalışmalarının ardından gerçekleştirilen operasyon yaklaşık 6 saat sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152623.jpg"/><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, devreye alma çalışmalarının, birbirini takip eden ve her biri bir sonraki aşamanın önünü açan kontrol işlemlerinden oluştuğunu belirterek, &quot;Türbin yoğuşturucusunda vakumun oluşturulması, türbin tesisinin ana sistemlerinin tasarım koşullarında çalıştığını ve buhar jeneratörlerinden buhar almaya hazır olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, türbinin yaklaşan devreye alma operasyonlarına yüksek düzeyde hazır olduğunu teyit eden önemli bir aşamadır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152626.jpg"/><p>Yoğuşturucu, türbin çıkışında vakum oluşturarak buhar enerjisinin daha verimli kullanılmasına ve türbin tesisinin güvenilir şekilde çalışmasına katkıda bulunuyor. Santralin 1. güç ünitesi türbin binasındaki devreye alma çalışmalarının bir sonraki önemli aşaması ise türbin jeneratörünün gaz sızdırmazlığının kontrol edilmesi olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152624.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/akkuyuda-dev-test-basariy-472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286624</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskanligi-turkiyenin-40-yillik-terorle-mucadele-maliyeti-23-trilyon-dolar-286624</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı: Türkiye'nin 40 yıllık terörle mücadele maliyeti 2,3 trilyon dolar!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Milli Dayanışma" etiketiyle dijital medya platformlarında başlatılan iletişim kampanyasında terörün Türkiye'ye 40 yıllık süreçte oluşturduğu ekonomik maliyet istatistiklerle kamuoyuyla paylaşıldı. Hazırlanan video ve infografiklerde, terörle mücadelenin ülke ekonomisine toplam maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğu vurgulanırken, bu kaynağın farklı alanlarda değerlendirilmesi halinde Türkiye'nin ulaşabileceği yatırım kapasitesi örneklerle anlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanlığı: Türkiye'nin 40 yıllık terörle mücadele maliyeti 2,3 trilyon dolar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan videolu paylaşımda, kampanya kapsamında hazırlanan video ve infografiklerde, terörle mücadelenin ülke ekonomisine toplam maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğu vurgulanırken, bu kaynağın farklı alanlarda değerlendirilmesi halinde Türkiye&#39;nin ulaşabileceği yatırım kapasitesi örneklerle anlatıldı.</p><p>Sosyal medyada gündem olan çalışmaya kabine üyeleri, milletvekilleri ve çok sayıda siyasi isim destek verdi.</p><p>Paylaşımlarda &quot;Milli Dayanışma&quot; etiketi öne çıkarken, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefinin ekonomik kalkınma, refah ve toplumsal bütünleşme açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/detay-06082026f4141212.jpg"/><p><b>- ENERJİDEN ULAŞTIRMAYA KADAR DİKKAT ÇEKEN HESAPLAMALAR</b></p><p>Kampanyada paylaşılan verilere göre, terörle mücadelenin Türkiye&#39;ye maliyeti olan 2,3 trilyon dolarlık kaynakla ülkenin yaklaşık 23 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek güneş enerji santralleri veya 17 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek rüzgar enerji santralleri kurulabileceği bildirildi.</p><p>Aynı kaynakla 1888 Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1106 Osmangazi Köprüsü, 195 Kuzey Marmara Otoyolu, 218 İstanbul Havalimanı ve 1504 Avrasya Tüneli&#39;nin inşa edilebileceği hesaplandı.</p><p><b>- SANAYİ VE TEKNOLOJİDE BÜYÜK YATIRIM POTANSİYELİ</b></p><p>İnfografiklerde, söz konusu maliyetin üretime yönlendirilmesi halinde 15 bin organize sanayi bölgesi, 2 bin otomotiv üretim tesisi, 4 bin 500 yüksek teknoloji üretim tesisi ve 7 bin 500 savunma sanayi üretim tesisinin hayata geçirilebileceği belirtildi.</p><p>Çalışmada, 2,3 trilyon dolarlık kaynağın sağlık alanına aktarılması durumunda 5 bin 150 yataklı şehir hastanesi ile 3 milyon 650 bin 750 aile sağlığı merkezi yapılabileceği vurgulandı.</p><p>Şehirleşme alanında bu bütçeyle 36 milyon 298 bin sosyal konut veya 31 milyon 112 bin 600 deprem konutunun inşa edilebileceği aktarıldı.</p><p>Eğitim yatırımları kapsamında ise her biri 24 derslikten oluşan 460 bin okul ve toplam 11 milyon dersliğin yapılabileceğine değinildi.</p><p>Kampanyada yer verilen hesaplamalara göre, aynı kaynakla 1150 yeni baraj inşa edilebileceği, ayrıca 66 bin 500 yangın söndürme helikopteri veya 32 bin yangın söndürme uçağının envantere kazandırılabileceği belirtildi.</p><p>Paylaşımlarda, &quot;Güçlü Türkiye, Milli Dayanışma ile mümkün&quot; ve &quot;Bu potansiyeli geri kazanmak Milli Dayanışma ile mümkün&quot; mesajlarıyla, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinin yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik büyüme, kalkınma ve toplumsal refah bakımından da stratejik önem taşıdığına işaret edildi.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">Terör, yalnızca güvenliğimizi ve millî dayanışma ruhumuzu değil; ekonomimizi, yarınlarımızı ve refahımızı da hedef aldı.<br><br>Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılan trilyonlarca dolarlık kaynak; enerjiden eğitime, sağlıktan ulaştırmaya, sanayiden teknolojiye kadar geleceğimize... <a href="https://t.co/ISrGS3pB8m">pic.twitter.com/ISrGS3pB8m</a></p>&#8212; T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) <a href="https://x.com/iletisim/status/2085319232263205051?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>- "TERÖR YALNIZCA GÜVENLİĞİMİZİ DEĞİL, REFAHIMIZI DA HEDEF ALDI"</b></p><p>İletişim Başkanlığının sosyal medya hesaplarından videolu paylaşımla birlikte yapılan açıklamada, terörün yalnızca güvenliği değil, ekonomik kalkınmayı ve toplumsal refahı da hedef aldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p><p>&quot;Terör, yalnızca güvenliğimizi ve milli dayanışma ruhumuzu değil, ekonomimizi, yarınlarımızı ve refahımızı da hedef aldı. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılan trilyonlarca dolarlık kaynak enerjiden eğitime, sağlıktan ulaştırmaya, sanayiden teknolojiye kadar geleceğimize yapılacak yatırımların önüne geçti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın ifade ettiği gibi Terörsüz Türkiye hedefine ulaşıldığında, kazanan 86 milyon ferdiyle tüm milletimiz, tüm memleketimiz olacaktır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/iletisim-baskanligi-turki-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286622</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suriye-disisleri-bakani-seybani-terorden-arindirilmis-birlik-sinirlarimizi-koruyacak-286622</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani: Terörden arındırılmış birlik sınırlarımızı koruyacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, "Terör ve milis unsurlardan arındırılmış, birlik içindeki bir Suriye, ortak sınırlarımızın korunmasının en güçlü güvencesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani: Terörden arındırılmış birlik sınırlarımızı koruyacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Şeybani, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ankara'da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.<br></p><p>Türkiye ile Suriye arasında ortak meselelerin ve farklı alanlardaki işbirliğinin ele alınacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin kurulması sürecinin önemine işaret eden Şeybani, ortak ticari ve ekonomik dosyaların öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi.</p><p>Şeybani, ekonomik ve ticari anlaşmaların yeniden hayata geçirilmesi ile iki ülkenin merkez bankaları arasında atılan son adımın, ekonomik ve finansal hareketlilik için önemli bir temel oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan arasında inşa edilecek demir yolu projesine dair de Şeybani, "Bu hat bütün bu ülkeler arasında (Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan) coğrafi, ekonominin yanı sıra köprü görevi görecek ve diplomatik alanda da bizi daha güçlü kılacaktır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154066.jpg"/><p><b>- "TERÖRLE MÜCADELE ORTAKLIĞIN TEMEL TAŞIDIR"</b></p><p>Şeybani, Şam ve Ankara&#39;nın sahadaki istikrarın ve terörle mücadelede kalıcı başarının ortaklığın temel taşlarından biri olduğunun farkında olduğunu belirterek, Suriye&#39;de devlet otoritesinin güçlendirilmesi kapsamında hukuk dışı silahlı yapıların sona erdirilmesine yönelik adımlar atıldığını kaydetti.</p><p>Terörle mücadele ve hukuk dışı silahlı yapıların sona erdirilmesinin bölgenin güvenliği açısından büyük önem taşıdığını belirten Şeybani, şunları kaydetti:<br></p><p>&quot;Bu, komşu güvenliğine yapılan en büyük yatırımdır. Terör ve milis unsurlardan arındırılmış birleşik bir Suriye, (Türkiye ile) ortak sınırların korunması için en güçlü güvenlik duvarını oluşturmaktadır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154067.jpg"/><p>Bu süreçte Ankara ile ortak ulusal çıkarlar doğrultusunda koordinasyon sağladıklarını aktaran Şeybani, bölge ülkelerine de güvenlik, askeri ve siyasi koordinasyonu güçlendirme çağrısında bulundu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154068.jpg"/><p><b>- İSRAİL'İN SALDIRILARI VE 1974 ÇATIŞMASIZLIK ANLAŞMASI VURGUSU</b></p><p>Bakan Şeybani, İsrail'in sürekli Suriye'nin güneyine yönelik saldırılar düzenlediğine işaret ederek, bu saldırıları kınadıklarını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154069.jpg"/><p>Şeybani, İsrail&#39;in saldırılarının Suriye&#39;nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alırken bölgesel istikrarı da tehdit ettiğini belirterek, &quot;1974 Çatışmasızlık Anlaşması&#39;na dönülmesi ve İsrail&#39;in 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesi çağrımızı yineliyoruz. Uluslararası toplumu uluslararası hukuku uygulamaya, Suriye ile bölgenin istikrarının korunmasına katkı sağlamaya davet ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154070.jpg"/><p>Suriye&#39;nin kuzeyinde istikrarın sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Şeybani, Suriye&#39;nin güneyinde İsrail&#39;in saldırılarını durdurmaya yönelik diplomatik girişimlerin devam ettiğini aktardı.</p><p>Şeybani, ABD/İsrail- İran Savaşı'na ilişkin ise bölgedeki çatışmaların bir an önce durması gerektiğini vurguladı.</p><p>Bölgedeki gerilimin Suriye'yi de etkilediğini dile getiren Şeybani, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınadıklarını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/suriye-disisleri-bakani-s-484_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286621</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-gurbetcilere-hakaret-edenleri-yargiya-tasiyor-suc-duyurusunda-bulunuldu-286621</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti gurbetçilere hakaret edenleri yargıya taşıyor: Suç duyurusunda bulunuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Kapıkule Sınır Kapısı'nda yaptığı açıklamada, sosyal medyada yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik hakaret içeren ve ötekileştiren paylaşımlar hakkında cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti gurbetçilere hakaret edenleri yargıya taşıyor: Suç duyurusunda bulunuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sırakaya, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yurt dışında yaşayan vatandaşların sınır kapılarındaki bekleme sürelerini azaltmak ve yolculuklarını daha konforlu hale getirmek için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153297.jpg"/><p>Avrupa&#39;ya açılan Kapıkule, Hamzabeyli, Pazarkule, İpsala ve Dereköy sınır kapılarını gurbetçi sezonu olarak nitelenen 22 Haziran-3 Ağustos tarihlerinde yaklaşık 2 milyon 508 bin kişinin kullandığını belirten Sırakaya, aynı dönemde sınır kapılarından yaklaşık 632 bin aracın giriş ve çıkış yaptığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153298.jpg"/><p>Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nın yolcu ve araç geçişlerinde öne çıktığını dile getiren Sırakaya, söz konusu tarihlerde yaklaşık 1 milyon 331 bin kişinin Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nı kullandığını aktardı.</p><p>Yaz döneminde artan yoğunluğa karşı personel takviyeleri yapıldığını anlatan Sırakaya, sınır kapılarındaki fiziki şartların iyileştirildiğini, genişletme ve modernizasyon çalışmalarının tamamlandığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153302.jpg"/><p><b>- GURBETÇİLER DÖNÜŞ YOLUNA GEÇTİ</b></p><p>Gurbetçilerin dönüş yoluna geçtiğini Kapıkule&#39;den dün yaklaşık 4 bin 300 aracın çıkış yaptığını belirten Sırakaya, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin gümrük sahasına giren bir aracın gümrüklü sahayı terk etme süresi toplam 29 dakika. Geçmiş dönemlerde bu işlemlerin saatler sürdüğü düşünüldüğünde sürenin 29 dakikaya düşürülmesi önemli bir başarıdır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153304.jpg"/><p>Bu sonuç, Valiliğimiz, emniyet teşkilatımız, mülki idare amirlerimiz ve sınır kapısında görev yapan personelimizin koordineli çalışmasıyla elde edildi. Tabii zaman zaman vatandaşlarımızın bazı konularla ilgili eleştirileri olabilir. olabiliyor. Serzenişleri olabiliyor. Bazı itirazları söz konusu olabiliyor. Bir kez daha bunları yerinde gözlemlemek, yerinde tetkik etmek. Var olan bu itirazların nereden kaynaklandığını görebilmek adına Kapıkule Sınır Kapısındayız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153300.jpg"/><p><b>- "SADECE TURİSTİK BİR GEZİ DEĞİL"</b></p><p>Sırakaya, yurt dışında yaşayan Türklerin Türkiye&#39;ye gelişlerinin yalnızca turistik bir seyahat olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Bu ziyaretlerin yurt dışında yaşayan millet varlığının Türkiye ile aidiyet bağının devam ettiğinin göstergesi olduğunun altını çizen Sırakaya, &quot;Yurt içinde yaşayan 86 milyon vatandaşımız nasıl başımızın tacıysa yurt dışında yaşayan yaklaşık 7,5 milyon insanımızı da aynı duygu ve muhabbetle kucaklıyoruz. Kendilerini memleketten uğurlarken hayırlı yolculuklar dileyecek ve Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını ileteceğiz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153305.jpg"/><p><b>- HAKARETAMİZ PAYLAŞIMLAR İÇİN SUÇ DUYURUSU</b></p><p>Sırakaya, sosyal medyada bazı bot hesaplar üzerinden yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik hakaret içeren, dışlayıcı ve ötekileştirici paylaşımlar yapıldığını belirtti.</p><p>Söz konusu paylaşımlara ilişkin cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunduklarını aktaran Sırakaya, &quot;Yurt dışında yaşayan millet varlığımızı ötekileştiren ve aşağılayan hiçbir anlayışa tahammül göstermeyeceğiz. Bunların hesabını hukuk ve adalet önünde sormaya devam edeceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153306.jpg"/><p><b>- GURBETÇİLERİ UĞURLADI</b></p><p>Sırakaya, daha sonra dönüş yolundaki gurbetçilere ikramda bulunmak ve karşılaşabilecekleri sorunlara çözüm üretmek amacıyla sınır kapısında irtibat noktası oluşturan Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) çadırını ziyaret etti.</p><p>Çalışmalar hakkında Birliğin Genel Başkanı Kenan Hasan Aslan&#39;dan bilgi alan Sırakaya, çıkış için gümrük sahasında bekleyen gurbetçilerle görüştü, iyi yolculuklar diledi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın selamlarını iletti.</p><p>Sırakaya, polis ve gümrük memurlarının işlem yaptığı peronları da ziyaret ederek personele özverili çalışmaları için teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153307.jpg"/><p>Ziyareti kapsamında Sırakaya&#39;ya Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş ,AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Trakya Dış Ticaret ve Gümrük Bölge Müdürü Ali Topçu, Gümrük İşletmeleri Kapıkule İşletme Müdürü Ertuğrul Irkıçatal da eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/ak-parti-gurbetcilere-hak-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286619</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-milli-yetkinlik-hamlesinin-ikinci-yil-donumu-etkinliginde-konustu-286619</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Milli Yetkinlik Hamlesi"nin ikinci yıl dönümü etkinliğinde konuştu:]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Milli Teknoloji Hamlesi milli teknoloji üretme irademizi, Milli Yetkinlik Hamlesi ise bu iradeyi sürdürecek, kalıcı hale getirecek insan gücümüzü temsil etmektedir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Milli Yetkinlik Hamlesi"nin ikinci yıl dönümü etkinliğinde konuştu:]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Savunma Sanayii Akademi tarafından yürütülen &quot;Milli Yetkinlik Hamlesi&quot;nin Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi&#39;nde düzenlenen ikinci yıl dönümü etkinliğine katıldı.</p><p>Program öncesinde Yılmaz, fuaye alanında yer alan stantlarda, Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamındaki program ve projelere ilişkin Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve yetkililerden bilgi aldı.</p><p>Yılmaz, programda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde savunma sanayisinde ortaya konulan güçlü iradenin, Türkiye&#39;yi kritik teknolojilerde kendi imkan ve kabiliyetlerine dayanan bir ülke konumuna taşıdığını söyledi.</p><p>Ankara&#39;da düzenlenen NATO Zirvesi&#39;nde Savunma Sanayii Forumu&#39;nun resmi programın bir parçası haline geldiğine işaret eden Yılmaz, zirvede Türk savunma sanayisinin uluslararası alanda geldiği yerin görüldüğünü vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153003.jpg"/><p><b>- "YETKİNLİK AÇIĞINI, EN AZ TEKNOLOJİ AÇIĞI KADAR KRİTİK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ OLARAK GÖRÜYORUZ"</b></p><p>Yılmaz, bugün bu kazanımları daha ileriye taşımanın, teknolojik üstünlüğü korumanın ve geleceğin rekabet ortamına hazırlanmanın yolunun, yarının teknolojilerini geliştirecek, üretecek ve sürdürülebilir kılacak yetkin insan kaynağına sahip olmaktan geçtiğini dile getirerek, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmanın yolunun, kritik bilgi ve becerilerde de dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu belirtti.</p><p>&quot;Bu nedenle yetkinlik açığını, en az teknoloji açığı kadar kritik bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.&quot; diyen Yılmaz, savunma sanayisinde 120 bin civarında çalışan bulunduğunu ve yaş ortalamasının 34 olduğunu ifade etti.</p><p>Yılmaz, Türkiye&#39;nin on yıllar sonrasındaki stratejik insan kaynağını bugünden inşa etmenin, yeteneği keşfeden, geliştiren, tecrübeyi kuşaktan kuşağa aktaran ve kritik yetkinlikleri ülkede kalıcı hale getiren güçlü bir ekosistem kurmayı gerektirdiğini belirterek, &quot;Milli Teknoloji Hamlesi milli teknoloji üretme irademizi, Milli Yetkinlik Hamlesi ise bu iradeyi sürdürecek, kalıcı hale getirecek insan gücümüzü temsil etmektedir.&quot; diye konuştu.</p><p>ELMAS Programı ile öğrencilerin teknik eğitim, sektörle uyumlu atölyeler, mentörlük, teknik geziler ve kariyer imkanlarıyla daha okul sıralarındayken üretim ekosistemiyle buluştuğunu ifade eden Yılmaz, üniversiteler için kurgulanan savunma sanayisi eğitim modülleriyle gençlere savunma sanayisini tanıtan, uzmanlaşma alanlarını gösteren ve kariyer kararlarını bilinçli vermelerini sağlayan bir eğitim hattı sağlandığını söyledi.</p><p>Yılmaz, liseden üniversiteye, üniversiteden uzmanlığa ve yöneticiliğe uzanan kesintisiz bir yetkinlik yolculuğu oluşturduklarını belirterek, Savunma Sanayii Lise, Kampüs, KAPSÜL ve yükseköğrenim programlarıyla farklı yaş ve eğitim düzeylerine uygun gelişim yolları oluşturulduğunu, gençlerin fikirleri, emekleri ve yetkinlikleriyle savunma sanayisine katkı sunmalarının sağlandığını dile getirdi. </p><p>Savunma Kariyer ve Savunma Gelişim Platformları üzerinden yüz binlerce gence doğrudan erişim ve sürekli öğrenme imkanı sunulduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Nitelikli iş gücüne yapılan yatırım, orta ve uzun vadede daha yüksek katma değerli üretim ve ihracat kapasitesi olarak ekonomimize geri dönmektedir. Aynı şekilde yıllar içinde oluşturulan bilgi ve tecrübenin korunması ve yeni kuşaklara aktarılması da stratejik bir anlam taşımaktadır. Bu kapsamda geliştirilen mentörlük platformu &quot;Mentorus&quot; sayesinde usta ile çırağı buluşturuyor, kurumlarımızın hafızasını dijital çağın imkanlarıyla güvence altına alıyoruz.&quot;</p><p><b>- "BİRÇOK ALANDA ÇOK ÖNEMLİ GİRİŞİMLER İÇİNDEYİZ"</b></p><p>Milli Yetkinlik Hamlesi&#39;ni Türkiye sınırlarının ötesine taşıyarak küresel bir yetenek ağı oluşturduklarının altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Geçen yıl ihracatımız savunma sanayinde 10 milyar doları aştı. Dünyanın 11. ihracatçı ülkesi konumundayız şu anda. Bu yıl da çok iyi gidiyor artış oranları. İnşallah bu sene yeni bir ihracat rekoruna imza atacağız. Hedefimiz en kısa sürede ülkemizi ilk 10 ihracatçı ülke arasına sokmak. Bu rakamlar şunu da gösteriyor, Türkiye artık bu sektörde küresel bir oyuncu. Sadece bölgesinde değil, küresel düzeyde çok önemli bir konuma gelmiş durumda. Bazı ürünlerde birkaç ülkeden biri. İşte İHA&#39;larda, SİHA&#39;larda, birtakım önemli ürünlerde öne çıkan bir ülke konumundayız. Diğer ürünlerde de önemli gelişmeler sağlıyoruz. Çelik Kubbe Projemizden elektronik harp sistemlerine kadar birçok alanda çok önemli girişimler içindeyiz.&quot;</p><p>Yılmaz, &quot;Beyin göçünden beyin gücüne&quot; olarak adlandırılan bir programla ülkesine dönecek gençlere bu anlamda motivasyon sağlamaya çalıştıklarını ve bu süreçleri kolaylaştırmaya çalıştıklarını dile getirerek şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu programın somut sonuçlarını da görmeye başladık. 2025 yılında ASELSAN&#39;a yurt dışından katılanların sayısı ASELSAN&#39;dan yurt dışına gidenlerin yaklaşık 2,5 katına ulaşmış durumda. Daha önce gidenlerin sayısı çok daha fazla, gelenler çok daha azken bu yıl gelenler gidenlerin iki katından fazla toplamda baktığınızda. Dolayısıyla bu programımızın çalıştığını, başarılı olduğunu bu rakamlardan da görmüş oluyoruz.&quot;</p><p>Yılmaz, Milli Yetkinlik Hamlesi&#39;nin uluslararasılaşmasıyla Türkiye&#39;nin ürün ihraç eden gücünü bilgi, eğitim modeli ve yetkinlik yaklaşımı ihraç eden bir kapasiteye tamamlamayı hedeflediklerini belirterek, &quot;Milli Yetkinlik Hamlesi&#39;nin geride kalan iki yılının en güçlü karşılığı, bu süreçte yetkinliklerini geliştiren ve savunma sanayimizin geleceğine yön vermeye hazırlanan gençlerimizdir.&quot; dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Milli Yetkinlik Hamlesi&#39;ni her yıl daha ileriye taşıyarak yetkinlik yolculuğu boyunca gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini ve yeni programlarla insan kaynağı kapasitesini büyütmeye, ekosistemi geliştirmeye kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/cumhurbaskani-yardimcisi--948_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286618</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/franco-uzerinden-hadsiz-benzetme-ertugrul-ozkok-ifade-icin-adliyeye-geldi-286618</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Franco üzerinden hadsiz benzetme: Ertuğrul Özkök ifade için adliyeye geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, katıldığı bir programdaki sözleri nedeniyle hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan resen soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Franco üzerinden hadsiz benzetme: Ertuğrul Özkök ifade için adliyeye geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, katıldığı bir programdaki sözleri nedeniyle hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan resen soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/franco-uzerinden-hadsiz-b-685_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286617</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sdgnin-entegrasyonu-mitin-masasinda-terorsuz-turkiye-adimlarinin-suriyeye-yansimasi-286617</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SDG'nin entegrasyonu MİT'in masasında! ''Terörsüz Türkiye'' adımlarının Suriye'ye yansıması]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara'da bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SDG'nin entegrasyonu MİT'in masasında! ''Terörsüz Türkiye'' adımlarının Suriye'ye yansıması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, görüşmede, Türkiye-Suriye ilişkileri ve ortak işbirliği alanları, komşu ülkelerle ilişkiler ve bölgesel istikrar, Lübnan&#39;da meydana gelen gelişmeler ve Suriye-Lübnan ilişkileri ele alındı.</p><p>Bununla birlikte &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi&quot;ne ilişkin hususların Suriye&#39;ye yansımaları da görüşüldü.</p><p><b>- SDG'NİN ENTEGRASYONU</b></p><p>Kalın ve Şeybani görüşmesinde, SDG&#39;nin entegrasyonu sürecinin ilerleyişinin yanı sıra terörle mücadele alanında işbirliğinin güçlendirilmesi hususlarına dikkat çekildi.</p><p>Suriye&#39;de SDG&#39;nin entegrasyonuna yönelik ilerleyen sürecin başarılı bir şekilde nihayete erdirilmesi amacıyla yapıcı adımlar atıldığına değinildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153245.jpg"/><p>Suriye hükümetinin istikrarın tesis edilmesine yönelik terör örgütü DEAŞ&#39;la mücadele faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürdüğünün altı çizildi.</p><p>Diğer taraftan ABD/İsrail-İran savaşının bölgeye siyasi ve ekonomik yansımaları, Suriye&#39;ye yönelik uygulanan yaptırımların ve yatırımların son durumu da ele alındı.</p><p>Görüşmede, Suriye&#39;nin son dönemde bölgesinde meydana gelen çatışmaların ve savaşların dışında kalma çabasının altı çizilerek, çatışmaların ve savaşın yıkıcı etkilerini yakın geçmişte tecrübe eden Suriye devleti ve halkının, bölgedeki istikrarın tesisi amacıyla başta komşu ülkeler olmak üzere bölgesine yönelik barışçıl bir tutum sergilediği vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/sdgnin-entegrasyonu-mitin-538_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286616</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurum-92-bagimsiz-bolum-orman-yanginlarinda-hasar-gordu-286616</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: 92 bağımsız bölüm orman yangınlarında hasar gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Mersin'de çıkan orman yangınlarının ardından hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum: 92 bağımsız bölüm orman yangınlarında hasar gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kurum, konuya ilişkin NSosyal hesabından yaptığı paylaşımında, &quot;Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Mersin&#39;de 92 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edildi. Bugüne kadar olduğu gibi yine milletimizin yanında olacak ve yaraları hızlı bir şekilde saracağız. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Kurum&#39;un paylaştığı verilere göre, Muğla&#39;da 43, Antalya&#39;da 20, Aydın&#39;da 20, Balıkesir&#39;de 6, Mersin&#39;de 3 olmak üzere toplam 92 bağımsız bölüm ağır hasar gördü veya yıkıldı.</p><p>Hasar gören 92 bağımsız bölümün 58&#39;inin ise konut olduğu belirlendi.</p><p><b>- Bakan Yardımcısı Bulut, orman yangınından etkilenen mahalleleri ziyaret etti</b></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre de, sıcaklığın ve rüzgarın şiddetini artırdığı 29 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında çıkan orman yangınları sonrası Bakanlığın Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarını tamamladı.</p><p>Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, orman yangınından etkilenen Antalya&#39;nın Kumluca ilçesi Yazır Mahallesi ile Muğla&#39;nın Seydikemer ilçesindeki Bayır, Çatak, Dereköy ve Sarıyer mahallelerinde incelemelerde bulundu.</p><p>Koordinasyon toplantısında son durumu değerlendiren Bulut, vatandaşların taleplerini dinledi.</p><p>Bulut, ziyareti sırasında Bakan Kurum&#39;u arayarak, son durum hakkında bilgi verdi. Vatandaşlara seslenen Bakan Kurum da diğer afetlerde olduğu gibi burada da devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğunu söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bakan-kurum-92-bagimsiz-b-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286615</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-ipard-iii-programi-kapsaminda-6343-milyon-lira-hibe-odemesi-yapildi-286615</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: IPARD-III Programı kapsamında 634,3 milyon lira hibe ödemesi yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD-III Programı kapsamında temmuzda üreticilere ve yatırımcılara 634,3 milyon lira hibe ödemesi yaptıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: IPARD-III Programı kapsamında 634,3 milyon lira hibe ödemesi yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu ödemelere ilişkin bilgi verdi.</p><p>Kırsal kalkınmaya ve üreticilere desteklerinin artarak devam ettiğini belirten Yumaklı, &quot;IPARD III Programı kapsamında temmuz ayında toplam 634,3 milyon lira hibe ödemesini üreticilerimizin ve yatırımcılarımızın hesaplarına aktardık. Kırsalı kalkındıran, üretime güç katan tüm girişimcilerimize hayırlı ve bereketli olsun.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Paylaşımda yer verilen bilgiye göre, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlara 514 milyon 996 bin lira, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirmeye 72 milyon 270 bin lira, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlara 39 milyon 427 bin lira, LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması kapsamında 7 milyon 602 bin lira destek sağlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bakan-yumakli-ipard-iii-p-748_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286614</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-rafael-leao-ile-anlasti-286614</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray Rafael Leao ile anlaştı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Galatasaray'da Rafael Leao transferi için kulübü Milan ile görüşmeler devam ediyor. Portekizli oyuncuyla belli seviyede anlaşan sarı kırmızılı yönetim Milan ile de pürüzleri gidermeye çalışıyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray Rafael Leao ile anlaştı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'da transfer çalışmaları sürüyor.</p><p>Hücum hattının kanadını güçlendirmek isteyen sarı kırmızılılar, Rafael Leao için Milan Kulübü ile görüşmelerine devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/detaykurtarld-060820264d26c19e.jpg"/><p>Yönetim, yıldız futbolcuyu renklerine bağlamak için yoğun çaba harcıyor.</p><p>Galatasaray'ın kiralama teklifine sıcak bakmayan İtalyan ekibi, Leao için kapıyı 50 milyon avrodan açmıştı. Sarı kırmızılılar, Milan'a bonservisle ilgili teklifini sundu.</p><p>Oyuncu tarafının yıllık garanti ücret konusunda 11-12 milyon avro civarında isteği bulunduğu belirtildi. Sarı kırmızılıların, bu maaş talebini karşılanabilir seviyede olduğunu düşündüğü ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/8175af1ccfbd454cb116-060820260fad421a.jpg"/><p>Leao ile belli seviyede anlaşan yönetimin, Milan ile de pürüzleri gidermeye çalıştığı öğrenildi.</p><p>Portekizli oyuncunun, sarı kırmızılı takımdaki arkadaşlarından kulübe dair bilgi aldığı gelen haberler arasında.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/galatasaray-rafael-leao-i-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286612</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/hradec-kralove-besiktas-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-besiktas-dalya-pesinde-286612</link>
      <pubDate>2026-08-06T13:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hradec Kralove-Beşiktaş maçı saat kaçta, hangi kanalda? Beşiktaş dalya peşinde]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turunda bugün Çekya temsilcisi Hradec Kralove ile karşılaşacak. Siyah-Beyazlı ekip galip gelmesi halinde Avrupa kupalarındaki 100. galibiyetini elde edecek. Peki, Hradec Kralove-Beşiktaş maçı bugün saat kaçta, hangi kanalda? İşte maç öncesi son detaylar: ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hradec Kralove-Beşiktaş maçı saat kaçta, hangi kanalda? Beşiktaş dalya peşinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>UEFA Avrupa Ligi'ndeki yolculuğunda Midtjylland engelini kayıpsız aşarak moral depolayan Beşiktaş, bugün 3. eleme turu ilk maçında Çekya temsilcisi Hradec Kralove ile deplasmanda karşılaşacak.</b></p><b>MAÇ SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b><p></p><b>Siyah-beyazlı ekip, bugün (6 Ağustos) TSİ 20.00'de Hradec Kralove ile karşılaşacak. Malsovicka Arena'daki karşılaşma TV 100 ve S Sport Plus'ta yayınlanacak. </b><p></p>Müsabakayı Romanya Futbol Federasyonundan Horatiu Feşnic yönetecek. Feşnic'in yardımcılıklarını Alexandru Cerei ile Alexandru Mihai Voda yapacak.<p></p>2026-2027 sezonunda çıktığı iki resmi maçı da kazanan Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turunda Danimarka ekibi <b>Midtjylland'ı </b>eleyerek Hradec Kralove'nin rakibi oldu.<br>Hradec Kralove ise ikinci eleme turunda Norveç temsilcisi <b>Tromsö'yü</b> 3-1 ve 1-0'lık skorlarla mağlup ederek üçüncü tura yükseldi.<br><p></p><b>RÖVANŞ 13 AĞUSTOS'TA</b><p></p>İki takım arasındaki rövanş karşılaşması <b>13 Ağustos Perşembe günü </b>İstanbul'da oynanacak.<br>Bu turu geçen ekip, <b>Dinamo Zagreb ile Kauno Zalgiris</b> eşleşmesinin kaybedeniyle UEFA Avrupa Ligi play-off turunda karşı karşıya gelecek. Bu turda elenen takım ise UEFA Konferans Ligi play-off turunda <b>Panathinaikos-CSKA 1948 </b>eşleşmesinin galibiyle mücadele edecek.<p></p><b>BEŞİKTAŞ DALYA PEŞİNDE</b><p></p><p>Siyah-beyazlı futbol takımı, Avrupa kupalarında oynadığı 260 maçın 99&#39;unu kazanırken 50&#39;sinde berabere kaldı, 111 müsabakada ise mağlup oldu.</p><p>Avrupa arenasında 351 kez gol sevinci yaşayan Beşiktaş, kalesinde ise 395 gol gördü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145734.jpg"/><p>Siyah-beyazlı ekip, 1959 yılında başlayan Avrupa kupaları serüveninde eleme turları dahil Türkiye&#39;yi yurt dışında 47 kez temsil etti.</p><p>Beşiktaş, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi&#39;nde 19, Avrupa Kupa Galipleri Kupası&#39;nda 7, UEFA Kupası ve UEFA Avrupa Ligi&#39;nde 19 ve UEFA Konferans Ligi&#39;nde ise 2 kez mücadele etti.</p><p><b>Çek ekipleriyle 7. randevu</b></p><p>Avrupa kupalarında 260 karşılaşmayı geride bırakan Beşiktaş, Çekya temsilcileriyle yedinci kez karşı karşıya gelecek.</p><p>Daha önce Çekya&#39;nın Slavia Prag, Sparta Prag ve Viktoria Plzen takımlarıyla karşılaşan siyah-beyazlılar bu maçlardan 3&#39;ünü kazanırken 2 maçta mağlup oldu, 1 müsabaka ise beraberlikle sona erdi.</p><p><b>UEFA Avrupa Ligi'nde 136. maç</b></p><p>Beşiktaş, Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki 2 numaralı organizasyonunda daha önce 135 maça çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145742.jpg"/><p>Siyah-beyazlılar, 1955 yılında Fuar Şehirleri Kupası adıyla düzenlenmeye başlanan, 1971-1972 sezonundan itibaren UEFA Kupası, 2009-2010 sezonundan bu yana ise UEFA Avrupa Ligi adıyla düzenlenen organizasyonda 59 galibiyet elde etti. Rakipleriyle 25 kez berabere kalan Beşiktaş, 51 maçta mağlup oldu.</p><p>Söz konusu organizasyonda 212 gol kaydeden Beşiktaş, kalesinde 180 gol gördü.</p><p><b>Avrupa'da 3 kez çeyrek final oynadı</b></p><p>Siyah-beyazlılar, Avrupa kupalarında 3 kez çeyrek final oynadı.</p><p>Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası&#39;nda 1986-1987 sezonunda adını çeyrek finale yazdıran siyah-beyazlılar, UEFA Kupası&#39;nda 2002-2003&#39;te son 8 takım arasında yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145744.jpg"/><p>Beşiktaş, 2016-2017 sezonunda da UEFA Avrupa Ligi&#39;nde çeyrek finale yükselirken bu turda penaltılar sonucunda Olimpik Lyon&#39;a elenerek organizasyona veda etti.</p><p><b>En farklı galibiyeti B36 Torshavn'a karşı</b></p><p>Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki en farklı skorlu galibiyetini Faroe Adaları temsilcisi B36 Torshavn karşısında aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145747.jpg"/><p>Siyah-beyazlılar, 2018-2019 sezonunda UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turunda sahasında B36 Torshavn&#39;ı 6-0 yendi.</p><p>2002-2003 sezonunda da UEFA Kupası 1. tur rövanş maçında Bosna Hersek temsilcisi Saraybosna&#39;ya konuk olan Beşiktaş, sahadan 5-0 galip ayrıldı.</p><p>Siyah-beyazlılar ayrıca UEFA Avrupa Ligi&#39;nde İsrail&#39;in Maccabi Tel Aviv ve İsviçre&#39;nin Lugano ekibini 5-1&#39;lik skorlarla mağlup etti.</p><b>EN GOLCÜ İSİM</b><p></p><p>Siyah-beyazlı takımın Avrupa kupalarındaki en golcü oyuncusu ünvanını yaklaşık 30 yıldır <b>Oktay Derelioğlu </b>elinde bulunduruyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145749.jpg"/><p>Beşiktaş formasıyla 1993-1999 yılları arasında Avrupa&#39;da 14 gol atan ilk sıradaki Oktay Derelioğlu&#39;nu, 13&#39;er kez fileleri havalandıran Vincent Aboubakar ile Cenk Tosun takip ediyor. Siyah-beyazlılarda Ricardo Quaresma ile Bobo da Avrupa&#39;da 12&#39;şer gol kaydetti.</p><p>Beşiktaş&#39;ın mevcut kadrosunda bulunan oyunculardan Milot Rashica&#39;nın 4, kaptan Orkun Kökçü ve Semih Kılıçsoy&#39;un ise 2&#39;şer golü bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/hradec-kralove-besiktas-m-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286611</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/500-binden-fazla-cocuga-ulasan-dev-yaz-hareketi-tugva-istanbulun-en-buyuk-organizasyonlari-286611</link>
      <pubDate>2026-08-06T13:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[500 Binden Fazla Çocuğa Ulaşan Dev Yaz Hareketi: TÜGVA, İstanbul'un En Büyük Organizasyonlarından Birine İmza Atıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TÜGVA, İstanbul'da yaz boyunca 39 ilçede eş zamanlı yürüttüğü Yaz Okulu, Meydan Şenlikleri ve Seyyah Yaz Okulu programlarıyla yüz binlerce çocuk ve genci spor, eğitim, oyun ve sosyal etkinliklerle buluşturuyor. Okullarda gerçekleştirilen Yaz Okulu programlarına yaklaşık 200 bin öğrenci kayıt yaptırırken, Meydan Şenlikleri kapsamında ise 500 binden fazla çocuğa ulaşıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[500 Binden Fazla Çocuğa Ulaşan Dev Yaz Hareketi: TÜGVA, İstanbul'un En Büyük Organizasyonlarından Birine İmza Atıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da yaz tatili bu yıl çocuklar için yalnızca bir dinlenme dönemi olmadı. Türkiye Gençlik Vakfı'nın İstanbul genelinde gerçekleştirdiği Yaz Okulu, Meydan Şenlikleri ve Seyyah Yaz Okulu programları, şehrin dört bir yanında çocukların eğlenerek öğrendiği, spor yaptığı ve sosyalleştiği kapsamlı bir yaz hareketine dönüştü.</p><p>TÜGVA'nın 39 ilçede eş zamanlı yürüttüğü üç ayrı program, farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere ulaşırken İstanbul'un en geniş katılımlı yaz dönemi organizasyonlarından biri olarak öne çıktı.</p><p><b>OKULLARDA YAKLAŞIK 200 BİN KAYITLI ÖĞRENCİ</b></p><p>TÜGVA'nın İstanbul genelindeki okullarda düzenlediği Yaz Okulu programları, yaklaşık 200 bin kayıtlı öğrencinin katılımıyla devam ediyor.</p><p>Programlar kapsamında öğrenciler; sportif faaliyetler, kültürel etkinlikler, eğitici çalışmalar, atölyeler ve takım oyunlarıyla buluşuyor. Çocukların yaz tatilini verimli geçirmesini amaçlayan faaliyetler, aynı zamanda arkadaşlık, dayanışma ve ekip çalışması kültürünün gelişmesine katkı sağlıyor.</p><p><b>MEYDAN ŞENLİKLERİYLE 500 BİNDEN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞILDI</b></p><p>İstanbul'un birçok noktasında düzenlenen Meydan Şenlikleri ise çocuklar ve aileler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.</p><p>Gün boyunca devam eden organizasyonlarda geleneksel sporlar, şişme oyun parkurları, sahne gösterileri, yarışmalar, bilim ve sanat atölyeleri, takım oyunları ve çeşitli ikramlar yer aldı.</p><p>Meydanlara gelen çocukların ücretsiz olarak katıldığı etkinlikler sayesinde kısa sürede 500 binden fazla çocuğa ulaşıldı. Böylece TÜGVA'nın Meydan Şenlikleri, İstanbul'un en geniş katılımlı açık alan çocuk etkinliklerinden biri haline geldi.</p><p><b>SEYYAH YAZ OKULU CAMİLERDE ÇOCUKLARLA BULUŞUYOR</b></p><p>TÜGVA'nın yaz döneminde yürüttüğü bir diğer önemli çalışma olan Seyyah Yaz Okulu da Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki Kur'an kurslarında eğitim gören öğrencilerle buluşmayı sürdürüyor.</p><p>İstanbul'un 39 ilçesindeki camileri ziyaret eden ekipler; sportif oyunlar, eğitici etkinlikler, takım çalışmaları ve sosyal aktiviteler düzenliyor. Program kapsamında çocuklara çeşitli hediyeler ve ikramlar da sunuluyor.</p><p>Seyyah Yaz Okulu sayesinde camiler, yaz boyunca yalnızca eğitim verilen mekânlar değil; çocukların oyun oynadığı, arkadaşlık kurduğu, sosyalleştiği ve keyifli vakit geçirdiği yaşam alanlarına dönüşüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/img2570-0608202602c785ab.jpg"/><p><b>BEYTULLAH ÇİÇEN: "ÇOCUKLARIMIZIN NEŞESİNİ İSTANBUL'UN HER KÖŞESİNE TAŞIYORUZ"</b></p><p>TÜGVA İstanbul İl Temsilcisi Beytullah Çiçen, yürütülen çalışmaların yalnızca etkinlik düzenlemekten ibaret olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Çocuklarımızın yaz tatilini ekran başında değil; arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayarak, spor yaparak, öğrenerek ve yeni hatıralar biriktirerek geçirmelerini istiyoruz. Okullarımızda gerçekleştirdiğimiz Yaz Okulu programlarımızda yaklaşık 200 bin kayıtlı öğrencimiz bulunuyor. Meydan Şenliklerimizle ise İstanbul'un dört bir yanında 500 binden fazla çocuğumuza ulaştık. Seyyah Yaz Okulumuzla da camilerimizde eğitim gören evlatlarımızın yanına gidiyoruz. Çocuklarımızın mutluluğu ve ailelerimizin memnuniyeti bizim için en büyük motivasyon."</p><p>Programların farklı kurumların katkılarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Çiçen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Projemize katkı sunan ve destek veren İstanbul Valiliğimiz ile İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzün destekleri; BTK Akademi Tırı ve Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonumuzun Tırı ile çocuklarımızı birbirinden değerli etkinliklerle buluştu, çocuklarımızın hem eğlenerek öğrenmelerine hem de kültürel ve teknolojik kazanımlar elde etmelerine vesile olan bu anlamlı organizasyona katkı sağlayan tüm kurum ve paydaşlarımıza, ayrıca büyük bir özveriyle emek veren gönüllülerimize gönülden teşekkür ediyorum."</p><p>TÜGVA, Yaz Okulu, Meydan Şenlikleri ve Seyyah Yaz Okulu programlarının yanı sıra yıl boyunca İstanbul'un 39 ilçesinde çocuklara ve gençlere yönelik eğitim, kültür, sanat, spor ve sosyal sorumluluk alanlarında çalışmalar yürütüyor. Ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitimler, kamplar, atölyeler, sportif faaliyetler, kültürel programlar ve gönüllülük projeleriyle yüz binlerce çocuk ve gence ulaşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/500-binden-fazla-cocuga-u-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286607</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/5g-abone-sayisi-4-ayda-445-milyona-ulasti-286607</link>
      <pubDate>2026-08-06T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5G abone sayısı 4 ayda 44,5 milyona ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G abone sayısının 4 ayda 44,5 milyona ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5G abone sayısı 4 ayda 44,5 milyona ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, Türkiye&#39;nin 5G abone sayısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Türkiye genelinde, 1 Nisan&#39;dan itibaren 5G&#39;nin mobil şebekelerde kullanılmaya başlandığını hatırlatan Uraloğlu, &quot;Daha ilk günden 21 milyon abone, bu teknolojiyle buluştu. Bugün ise bu sayı, 44,5 milyon oldu. Yaklaşık 4 ayda ülkemiz nüfusunun yarısından fazlası 5G ile buluştu, başka bir ifadeyle her iki kişiden biri 5G abonesi oldu.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "Her alanda yenilikçi çözümler hayat bulacak"</b></p><p>Uraloğlu, haberleşme ve bilişim sektörünün, bugünün en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkati çekti. <br></p><p>5G&#39;nin sadece bir teknoloji değil, Türkiye&#39;nin ekonomisini, sanayisini, sağlığını, ulaşımını ve tarımını dönüştürecek bir çağın adı olduğuna işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/5gaaas-0608202654fb0791.jpg"/><p>&quot;5G, 4,5G&#39;ye kıyasla ultra düşük gecikme süreleri ve yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle, Türkiye&#39;yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacak. Ulaşımda tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamalarıyla, yol güvenliği artacak, trafik daha verimli yönetilecek. Sanayide akıllı fabrikalar, otonom robotlar ve anlık veri analiziyle üretim süreçleri optimize edilecek. Akıllı şehirlerde enerji yönetiminden otopark sistemlerine kadar her alanda yenilikçi çözümler hayat bulacak.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/5g-abone-sayisi-4-ayda-44-659_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286606</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-sagliginda-yeni-donem-gogus-ve-sirt-kaslari-kritik-rol-oynuyor-286606</link>
      <pubDate>2026-08-06T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp sağlığında yeni dönem! Göğüs ve sırt kasları kritik rol oynuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Edinburgh Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, güçlü göğüs ve sırt kaslarına sahip kişilerin kalp krizi geçirme riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Araştırmada 1.722 yetişkinin verileri analiz edildi ve kas kalitesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olabileceği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp sağlığında yeni dönem! Göğüs ve sırt kasları kritik rol oynuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinburgh Üniversitesi'nden bilim insanları, göğüs ve sırt kaslarının kalitesi ile kalp krizi riski arasındaki bağlantıyı ortaya koyan dikkat çekici bir çalışmaya imza attı. Radiology dergisinde yayımlanan araştırmada, göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 1.722 yetişkinin kalp taramaları detaylı şekilde incelendi. Araştırma, güçlü göğüs ve sırt kaslarına sahip olan bireylerin ilerleyen yıllarda kalp krizi geçirme olasılığının belirgin şekilde azaldığını gösterdi. Katılımcıların 10 yıl boyunca takip edildiği çalışmada, kas kalitesi yüksek olanların hem ölüm hem de kalp krizi riskinin düştüğü ortaya çıktı. Bu bulgular, kas kalitesinin kalp sağlığı üzerindeki etkisini gündeme taşıdı.</p><h3>Michelle Williams: 'Kas kalitesi kalp sağlığını etkiliyor'</h3><p>Araştırmanın yürütücülerinden Edinburgh Üniversitesi profesörü Michelle Williams, göğüs ve sırt kaslarının kalitesinin, bireylerin genel sağlık durumu ve kalp krizi riski üzerinde önemli bir gösterge olabileceğini belirtti. Williams, rutin kalp taramalarında genellikle göz ardı edilen kas dokusunun, aslında önemli bilgiler sunduğunu vurguladı. Çalışmada yapay zeka teknolojisiyle kas dokusunun yoğunluğu ve yağ oranı analiz edildi. Elde edilen veriler, kas kalitesi yüksek olan bireylerin, düşük kas kalitesine sahip olanlara göre hem ölüm hem de kalp krizi açısından daha avantajlı olduğunu gösterdi. Williams, "İyi kalitedeki göğüs ve sırt kasları, insanların gelecekte kalp krizi geçirme olasılığının daha düşük olduğu anlamına geliyor" dedi. Ancak bu ilişkinin kesin nedenlerini ortaya koymak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunun da altını çizdi.</p><h3>Güçlü kaslar ve sağlıklı yaşam tarzı ilişkisi</h3><p>Çalışmada doğrudan kas kalitesinin kalp krizi riskini azalttığı kesin olarak kanıtlanmasa da, kas kalitesi ile sağlıklı yaşam tarzı arasında güçlü bir ilişki olduğu belirtildi. Williams ve ekibi, iyi kas kalitesine sahip bireylerin genellikle daha aktif bir yaşam sürdüğünü ve düzenli egzersiz yaptığını gözlemledi. Aerobik egzersizlerin kalp fonksiyonlarını iyileştirdiği, güç antrenmanlarının ise göğüs ve sırt kaslarını güçlendirdiği ve kardiyovasküler hastalık riskini yüzde 17 oranında azalttığı ifade edildi. Ayrıca, sağlıklı vücut ağırlığı ve kan şekeri kontrolünün de kas kalitesini olumlu etkilediği vurgulandı. Araştırmacılar, kas dokusunda biriken yağ miktarının, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla azalabileceğine dikkat çekti. Bu bulgular, kas kalitesinin sadece fiziksel görünümle değil, aynı zamanda kalp sağlığıyla da yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Kas kalitesiyle ilgili yeni rehberler yolda</h3><p>Edinburgh Üniversitesi'nin araştırması, kas kalitesi ve kalp krizi riski arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak ortaya koysa da, uzmanlar bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Hangi tür egzersizlerin en etkili olduğu ve kas kalitesinin klinik uygulamalarda nasıl kullanılabileceği henüz netleşmedi. Michelle Williams, "Her tür egzersiz sizin için iyidir, bu yüzden keyif aldığınız her tür en iyi türdür" diyerek, fiziksel aktivitenin kalp krizi riskini azaltmadaki rolüne dikkat çekti. Önümüzdeki dönemde, kas kalitesinin kalp sağlığındaki yeriyle ilgili daha fazla araştırma yapılması ve bu alanda pratik rehberlerin geliştirilmesi planlanıyor. Araştırma sonuçları, kas kalitesinin sağlık taramalarında göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Edinburgh Üniversitesi'nin yürüttüğü bu araştırma, göğüs ve sırt kaslarının kalitesinin kalp krizi riskini öngörmede önemli bir gösterge olabileceğini ortaya koydu. Sağlıklı yaşam tarzı, düzenli egzersiz ve kas kalitesine verilen önem, kalp sağlığının korunmasında belirleyici bir rol oynuyor. Uzmanlar, kas kalitesinin artırılması için fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/kalp-sagliginda-yeni-done-138_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286605</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/2-iletisim-surasi-ve-turkiyenin-yeni-iletisim-vizyonu-286605</link>
      <pubDate>2026-08-06T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2. İletişim Şurası ve Türkiye'nin Yeni İletişim Vizyonu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, sınırları içinde kamu yararını ve doğru bilgiyi esas alan nitelikli bir medya ekosistemi inşa etmeyi hedeflerken küresel düzlemde ise hakikatin sesi olmayı sürdürecektir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2. İletişim Şurası ve Türkiye'nin Yeni İletişim Vizyonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, &quot;Dijital Egemenlik Ekseninde 2. İletişim Şurası ve Türkiye&#39;nin Yeni İletişim Vizyonu&quot; başlıklı makaleyi Anadolu Ajansı (AA) için kaleme aldı.</p><p><center><b><center><b>***</center></b></center></b></p><p>Medya teknolojileri, fertten aileye, yerelden küresel zemine uzanan bir etki gücüyle hayatımızın her alanını kuşatıyor. Bu dinamik korelasyon, içinde bulunduğumuz çağa &quot;iletişim yüzyılı&quot; tanımını kazandırıyor.</p><p>İletişim yüzyılında var olmak, pratik teknolojilerin arkasındaki psiko-sosyal ve kültürel yansımaları görmeyi, imkanların ve risklerin farkında olmayı, bu sürecin paradoksal doğasını doğru yönetmeyi gerektiriyor. Çünkü dijital egemenlik ve algoritmik yönlendirme ekseninde gelişen tekno-kapitalizm, iletişim ve medya alanında kapsamlı dönüşümlere sebep olurken "bizleri kontrol eden" anlatıları kuruyor ve bilincimizi, idrakimizi ve vicdanımızı yöneten &quot;özne&quot; konumunu elde ediyor. </p><p>Bugün artık &quot;anlamı ve hakikati&quot; bulmakta gittikçe zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Derin sahte içerikler, filtre balonları ve yankı odalarıyla gerçeğin tekrar tekrar inşa edildiğine tanık oluyoruz. Öte yandan bu dönem, uluslararası sistemde yaşanan krizin yanı sıra bu sisteme meşruiyet kazandıran kurumların, normların ve ortak değerlerin de ciddi bir aşınmaya uğradığı tarihi bir kırılma dönemidir. </p><p>Bu saiklerle İletişim Başkanlığı olarak, Türkiye&#39;nin iletişim stratejisini güncellemek ve yol haritasını belirlemek için uzun bir hazırlık sürecinden sonra 28-29 Temmuz'da 2. İletişim Şurası&#39;nı düzenledik. Şura kapsamında içinde yaşadığımız dünyanın meydan okumalarını tespit etmek, ülkemizin güçlü yönlerini pekiştirip, eksiklikleri gidermek amacıyla geniş kapsamlı istişareler gerçekleştirdik. </p><p>Türkiye&#39;nin İletişim Yüzyılı vizyonuyla iletişim politikalarını milli kapasitenin ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi önemsiyoruz. &quot;Türkiye Yüzyılı, İletişim Yüzyılı&quot; mottosuyla Türkiye bugün yalnızca krizleri yöneten değil, küresel gündemin şekillenmesine katkı sunan bir ülke konumundadır. </p><p>İletişim Yüzyılı&#39;nda Türkiye&#39;nin bu alandaki kurumsal kapasitesini artırmak ve demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsur olarak dezenformasyona karşı koymak ve bilinç oluşturmak temel hedeflerimizden birisidir. Zira yapay zekayla birlikte ulaşılan yeni anlatı çağında dezenformasyon bir &quot;caydırıcı güç&quot; işlevi kazanmaktadır. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadele; ülkelerin demokrasi ve toplumsal barış açısından bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. </p><p>Yüzyılımızın savaşları artık sadece cephelerde değil, ekranların derinliğinde ve dijital mecralarda yürütülmektedir. Milletler arasında güveni yeniden tesis edecek, hakikati koruyacak ve insanlığın ortak vicdanını yeniden güçlendirecek yeni bir iletişim anlayışına duyulan ihtiyacın da ortaya konduğu İletişim Şuramızın çerçevesini ve bildirgesini bu makalede okurlarımızla paylaşmak istiyorum. </p><p><b>- İLETİŞİM EKOSİSTEMİNDE STRATEJİK ORTAK AKIL: 2. İLETİŞİM ŞURASI</b></p><p>İletişim Şurası&#39;nın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medya ve iletişimin yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştu. Aradan geçen uzun süre içerisinde sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, yeni teknolojilerin gelişimine paralel olarak bireyden topluma ve uluslararası ilişkilere uzanan değişimleri analiz edecek, iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. </p><p>Bu ihtiyaca binaen 2025 yılında şuranın hazırlık çalışmalarını başlattık. Fikri altyapısı, 425 iletişim uzmanı ve profesyonelinin katılımıyla 2. İletişim Şurası Hazırlık Çalıştayı&#39;nda oluşturuldu. Kamu kurumlarından üniversitelere, medya ve sivil toplum kuruluşlarından özel sektöre kadar iletişim camiasının tüm aktörlerini bir araya getiren çalıştayda 16 farklı alanda çalışma grubu yer aldı. Stratejik iletişim, yapay zeka, dezenformasyonla mücadele, kamu diplomasisi, kriz yönetimi, medya politikaları, dijital dönüşüm ve daha pek çok başlıkta durum tespitleri, analizler, etkili çözüm önerileri ve yeni politikalar üzerine müzakereler gerçekleştirildi. Yürütülen çalışmalar neticesinde sonuçlar raporlandı ve iletişim vizyonumuzun köşe taşlarını ortaya koyan sonuç bildirgesi hazırlandı. </p><p>2. İletişim Şurası&#39;nı 28-29 Temmuz 2026&#39;da düzenledik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın teşrifleriyle açılışını yaptığımız Şura&#39;da çalıştayların rapor sunumları panel oturumlarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Ayrıca &quot;2. İletişim Şurası Raporlar&quot; ve &quot;2. İletişim Şurası Tebliğler&quot; kitapları program kapsamında okurlarla buluşturuldu.</p><p><b>- 2. İLETİŞİM ŞURASI'NIN POLİTİKA ROTASI: SONUÇ BİLDİRGESİ</b></p><p>2. İletişim Şurası Sonuç Bildirgesi ise Türkiye&#39;nin gelecek vizyonunu şekillendirecek; ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini güçlendirecek, teorik tartışmaları somut politika önerilerine dönüştürecek detaylı bir rehber niteliği taşıyor. Bildirge, Türkiye'nin 21. yüzyılda izleyeceği iletişim rotasını kurumsal, eğitimsel, yasal ve stratejik olmak üzere 4 temel eksende özetliyor. Dezenformasyonun milli güvenlik tehdidine dönüştüğü, yapay zekanın toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği ve iletişim gücünün jeopolitik rekabetin merkezine yerleştiği bu dönemde bildirge, Türkiye'nin &quot;hakikat, güven ve etki&quot; üçgeninde kurumsallaşmış ve proaktif bir iletişim modeline geçiş yaptığını ilan ediyor. </p><p>Bildirge, iletişimin farklı boyutlarına dair şu özet fikir, tespit ve teklifleri içeriyor: </p><p><b>- STRATEJİK İLETİŞİM</b></p><p>İletişim Başkanlığı koordinasyonunda kurulacak ortak bir stratejik iletişim çalışma grubunun kriz dönemlerindeki yetki, sorumluluk ve onay süreçlerini önceden belirlemesi kritik bir öneme sahiptir. Bu grup; hibrit tehditler ve uluslararası krizlerle mücadelede proaktiflik, tutarlılık ve şeffaflık ilkelerini esas alarak veri temelli içerikler üretmeli, analiz süreçlerinde ise yapay zeka teknolojilerinden güvenli ve etkin bir şekilde yararlanmalıdır. Stratejik iletişim anlatısını güçlendirmek adına Türkiye'deki uluslararası öğrencilerin birer iletişim elçisi olarak konumlandırılması, bu alanda küresel ölçekte referans oluşturacak bir sistemin geliştirilmesi, uluslararası akademik işbirliklerinin artırılması ve Türk akademik yayınlarının görünürlüğünün desteklenmesi büyük önem arz etmektedir.</p><p><b>- SİYASAL İLETİŞİM</b></p><p>Kritik önem taşıyan diğer bir konu ise çalışmaların veriye dayalı yürütülmesi, sosyolojik değişim ve dönüşümlerin dikkate alınması ve olası krizleri etkin şekilde yönetebilmek adına stratejik ve proaktif bir yaklaşımın benimsenmesidir. Bu bağlamda, siyasal iletişim alanında dijitalleşme sürecinin beraberinde getirdiği yapısal fırsatların en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanırken aynı zamanda bu sürecin doğurabileceği yeni nesil risk ve tehditlere karşı da proaktif tedbirlerin alınması büyük bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.</p><p><b>- KAMU DİPLOMASİSİ</b></p><p>Kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü işbirliklerinin kurulması ve geliştirilecek etkili anlatı stratejileri vasıtasıyla faaliyetlerin Türk dış politikasıyla tam uyumunun sağlanması temel gerekliliklerden biridir. Bu doğrultuda, etki odaklı ve ağ (network) temelli tasarlanması gereken kamu diplomasisi süreçlerinde Türkiye'nin uluslararası yayıncılık potansiyelinin geliştirilmesi ve kültürel, sportif, bilimsel ile insani faaliyetler gibi yumuşak güç unsurlarının dönemsel ve tematik bazda, çok dilli bir anlatı stratejisiyle ele alınması öngörülmektedir. Ayrıca yürütülen faaliyetlerin etkililik düzeyini yapay zeka ve yeni medya teknolojileri vasıtasıyla sistematik olarak ölçümleyecek mekanizmaların kurulması, Türkiye markasını güçlendirecek stratejilerin bir "ülke markalaması strateji belgesi" ve somut bir eylem planına dönüştürülmesi büyük bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır.</p><p><b>- GAZETECİLİK VE DEZENFORMASYONLA MÜCADELE</b></p><p>Medya mensuplarının farkındalığının Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tecrübesinden yararlanan eğitimlerle artırılması ve haber süreçlerinde doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur. Bu süreçte yapay zekanın bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanımına yönelik eğitim programları; medya ve dijital okuryazarlık, doğrulama, telif hakları ile dijital etik konularını kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmalı, ayrıca yerli yapay zeka teknolojilerini desteklemek adına paydaşlar arası işbirliğiyle bir "Türkiye Medya Veri Tabanı" oluşturulmalıdır. Dijital krizler, siber tehditler ve bilgi kirliliğine karşı ulusal düzeyde dijital afet senaryolarının hazırlanması önem arz ederken; dijital araçların doğruluk, yerinde gözlem, kaynak çeşitliliği ve kamu yararı gibi gazetecilik ilkeleriyle uyumlu kullanılması, haber üretiminin tıklanma baskısından arındırılarak nitelikli saha haberciliğinin desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca serbest medya çalışanlarının hukuki statüsüne yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapılması, konvansiyonel medyanın ortak projelerle korunması, engelli bireylerin içeriklere erişim standartlarının geliştirilmesi ve korsan yayıncılıkla mücadele edilmesi kritik adımlardır. Televizyon yayınlarında reyting kaygısından uzak, milli kimlikle uyumlu nitelikli içeriklerin teşvik edilmesi, Türkiye'nin kendi hikayesini kendi ürettiği projelerle dünyaya anlatması bu bütüncül stratejinin tamamlayıcı unsurları olarak öne çıkmaktadır.</p><p><b>- HALKLA İLİŞKİLER</b></p><p>Mesleki terminolojinin standartlaştırılması ve ortak kavram ile terim setlerinin yaygın kullanımının teşvik edilmesi sektörel bütünlük açısından önemlidir. Bu doğrultuda halkla ilişkiler, kurumların stratejik yönetim fonksiyonlarından biri olarak kabul edilerek karar alma mekanizmalarına etkin biçimde dahil edilecektir. Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının, halkla ilişkiler süreçlerinde verimlilik sağlayacak şekilde yaygınlaştırılması hedeflenirken, aynı zamanda insan odaklı iletişim anlayışının korunması hassas bir denge olarak gözetilmelidir. Bu alandaki nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla üniversite, kamu ve özel sektör arasındaki işbirliklerinin kurumsallaştırılması, sürdürülebilir bir sektörel ekosistemin inşası için vazgeçilmez bir adım olarak öne çıkmaktadır.</p><p><b>- DİJİTALLEŞME</b></p><p>Türkiye'nin dijital dönüşüm sürecinin kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumun ortak sorumluluk üstlendiği, görev dağılımları netleştirilmiş bütüncül bir ulusal strateji çerçevesinde yürütülmesi temel bir gerekliliktir. Bu süreçte devlet kurumları, yargı, akademi, medya ve teknoloji sektörünün işbirliğiyle iletişim hukukunun dijital dönüşümle uyumlu hale getirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca kişilik hakları, ifade özgürlüğü ve kamu yararı arasındaki denge gözetilerek "unutulma hakkı" açık ve uygulanabilir bir yasal çerçeveye kavuşturulmalıdır. Sürecin toplumsal boyutunda ise dijital ebeveynliğin güçlendirilmesi, çocukların yaşlarına uygun güvenli içeriklere erişmesi ve dijital medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması hayati öneme sahiptir. Yapay zeka ve dijital platformların kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik ile bireysel hakların korunmasını esas alan düzenleyici çerçevelerin oluşturulması, kişi ve topluma yönelik ulusal bir strateji belgesi hazırlanarak sürekli çalışan koordinasyon mekanizmalarının kurulması büyük bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır.</p><p><b>- KRİZ İLETİŞİMİ</b></p><p>Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) uyarınca afet ve kriz dönemlerindeki resmi bilgilendirme süreçlerinde TAMP İletişim Grubu'nun merkezi rolünün güçlendirilmesi zorunludur. Bu kapsamda kurumlar arası daimi koordinasyonu sağlayacak bir "Afet İletişimi İstişare Kurulu" oluşturulmalı, afeti yöneten ekipler ile afet iletişimini yöneten yapılar birbirinden kesin olarak ayrılmalıdır. Afet dönemlerinde ortaya çıkan dezenformasyona karşı kriz öncesi önleyici tedbirler geliştirilmeli, "Afet Yayıncılığı Standardı" güncellenerek medya platformlarında yalnızca yetkin ve akredite kişilere yer verilmesi sağlanmalıdır. Toplumsal dayanışmayı tehdit eden linç kültürü, algı operasyonları ve manipülasyonlara karşı proaktif idari ve hukuki tedbirler tavizsiz uygulanırken; medyadaki "ilk paylaşan olma" baskısına karşı "kurumsal teyit mekanizmaları" standart ve zorunlu bir mesleki kural haline getirilmelidir. Ayrıca dijital erişimin sınırlı olduğu riskli bölgelerde yüz yüze farkındalık faaliyetleri ile alternatif anons ve yerel radyo sistemleri afet öncesinde planlanmalı; afetzedelerin travmatik durumlarını ve mahremiyetlerini gözetecek &quot;Afet Muhabirliği Akreditasyon ve Eğitim Programları&quot; ivedilikle hayata geçirilmelidir.</p><p><b>- İLETİŞİM EĞİTİMİ</b></p><p>İletişim Fakültesi öğrencilerinin son dönemlerini doğrudan sektörde geçirebilecekleri uzun dönemli staj programlarının yaygınlaştırılması ve mezunların kamuda istihdam imkanlarının geliştirilmesi son derece yararlı olacaktır. Eğitim altyapısının çağın gereksinimlerine uydurulması adına iletişim fakültesi müfredatlarının dijitalleşme süreçlerine göre güncellenmesi büyük bir önem taşımaktadır. Toplumsal düzeyde dijital bilincin artırılması amacıyla da medya okuryazarlığının yalnızca iletişim alanında değil, tüm üniversite programları için temel ve zorunlu bir ders haline getirilmesi sürdürülebilir bir medya ekosisteminin inşası için vazgeçilmez bir adım olarak öne çıkmaktadır.</p><p><b>- SİNEMA, DİZİ, FİLM</b></p><p>Değişen teknolojik ile sosyolojik koşullara uygun sinema politikalarının geliştirilmesi; araştırma, arşivleme, restorasyon ve sektörel veri paylaşımı amacıyla ulusal sinema platformlarının artırılmasının teşvik edilmesi öngörülmektedir. Sektörün uluslararasılaşma potansiyelini artırmak adına ortak yapımlar, festivaller ve küresel işbirliklerinin desteklenmesi önem arz etmektedir. Ayrıca uluslararası içerik tekelleşmesine ve kültürel hegemonyaya karşı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda yerli ve milli değerleri esas alan kapsamlı bir "İletişim Strateji Belgesi" hazırlanmalıdır. Bu bağlamda, izleyiciyle daha güçlü bağ kuran, doğal ve özgün hikaye anlatımına sahip; kültürel mirası, ailevi değerleri ve toplumsal hafızayı yansıtan film, dizi, animasyon ile belgesel üretimlerinin teşvik edilmesi kritik bir adımdır. Türkiye'nin içerik üretim gücünü artırmak amacıyla belirlenen hedef illerde büyük dizi ve film platolarının kurulmasının teşvik edilmesi ve bu platoların bölge turizmine katkı sağlayacak destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi, bütüncül bir kültürel kalkınma stratejisi olarak benimsenmiştir.</p><p>Görüldüğü üzere, 2. İletişim Şurası Sonuç Bildirgesi her maddesi ile &quot;Türkiye Yüzyılı, İletişim Yüzyılı&quot; mottosunun hayata geçirilmesinde bir rehber ve yol haritası niteliğindedir. Bildirge, Türkiye'nin iletişimde "hakikat eksenli" yeni paradigmasının hem teorik gerekçesini hem de operasyonel araçlarını bir arada ortaya koymaktadır. </p><p><b>- TÜRKİYE YÜZYILI'NIN İLETİŞİM ROTASI: HAKİKATİN SESİ OLMAK</b></p><p>Sonuç olarak 2. İletişim Şurası, çağın anlam kaybına karşı verdiğimiz samimi mücadelenin en önemli ayaklarından birisidir. İletişim ve medya alanını sosyal bilimlerin, devlet politikalarının ve uluslararası ilişkilerin önemli bir bileşeni olarak ele alan vizyoner bakış açısıyla Türkiye, sınırları içinde kamu yararını ve doğru bilgiyi esas alan nitelikli bir medya ekosistemi inşa etmeyi hedeflerken küresel düzlemde ise hakikatin sesi olmayı sürdürecektir. </p>[Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı]]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/dijital-cagin-tehditlerin-352_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286603</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-israilin-suriyeye-yonelik-saldirilari-uluslararasi-toplumda-tepki-uyandirmali-286603</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları uluslararası toplumda tepki uyandırmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi. İsrail'in, Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırıları, ülkenin istikrarına yönelik en ciddi tehditlerden biri olduğunu belirten Bakan Fidan, 'Uluslararası toplum İsrail'e tepki göstermeli' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan: İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları uluslararası toplumda tepki uyandırmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153970.jpg"/><p>Fidan, Suriye&#39;nin ABD/İsrail-İran Savaşı boyunca bölgede istikrarın korunmasına katkı sunan bir ülke olduğunu, Suriye&#39;nin güvenliğinin ve huzurunun korunmasının bölge ülkeleri olarak herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.</p><p>&quot;İsrail&#39;in Suriye&#39;nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırıları ülkenin istikrarına yönelik en ciddi tehditlerden biridir.&quot; diyen Fidan, uluslararası toplumun İsrail&#39;in işgalci zihniyeti karşısında tepkisini daha güçlü şekilde ortaya koyması gerektiğini, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması&#39;na riayet edilmesi ve Suriye&#39;nin egemenliğine saygı gösterilmesi için gerekli baskıyı uygulaması gerektiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153973.jpg"/><p><b>Fidan, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Barış Planı&#39;nın ikinci aşamasının yol haritası üzerinde mutabık kalındı, Amerika Başkanı (ABD Başkanı Donald) Trump tarafından duyurulmuştu. İsrail&#39;in buna (Gazze Barış Planı mutabakatına) rağmen saldırılarını sürdürmesi (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu&#39;nun barış istemediğini bir kez daha ortaya koymuştur. Netanyahu hükümetinin Batı Şeria&#39;da ve Kudüs'te de terör eylemlerini yoğunlaştırdığını görmekteyiz.&quot;</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in barış çabalarını sabote etmeyi ve Filistinlileri Gazze'den koparmayı hedeflediğini belirterek, "(İsrail), Gazze'yi Filistinsiz bir yer haline, onların yaşayamayacağı bir yer haline getirmeye çalışmakta. Ancak Netanyahu bu politikasında başarılı olamayacak. Gazzeliler, Gazze'de yaşamaya, geleceklerini inşa etmeye devam edecekler." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153971.jpg"/><p>Bakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Fidan, Suriyeli yetkililerle sık sık bir araya gelerek, kurdukları mekanizmaların çalışmasına yönelik bilgi alışverişi ve koordinasyon faaliyetlerinde bulunduklarını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Yaptığımız çalışmalarda Suriye'nin giderek daha istikrarlı hale geldiğini ve ülkelerimiz arasındaki işbirliğinin derinleştiğini izlemekteyiz. Bu durum, bölgemizin ve ülkelerimizin geleceği bakımından da bizlere çok şükür umut vermekte. Suriye'deki olumlu tablo, bölgesel sahiplenme anlayışıyla hep beraber hayata geçirdiğimiz müşterek gayretlerimizin neticesinde olmuştur."</p><p>Türkiye ile Suriye'nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmenin mümkün olmadığını belirten Fidan, "Aramızda sadece 900 küsur kilometrelik bir sınır değil, ortak bir tarih, kültür ve gelecek var." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153974.jpg"/><p><b>- SURİYE'DE DEVAM EDEN ENTEGRASYON SÜRECİ</b></p><p>Fidan, Suriye'nin Şam ve Halep gibi şehirlerinde güvenliğin güçlenmesinin etkilerinin Gaziantep, Mersin ve İstanbul'da da hissedildiğini, aynı şekilde Suriye'nin herhangi bir bölgesinde yaşanacak istikrar bozucu gelişmelerin de Türkiye için tehdit oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Bu anlayışla, iki ülke arasında terörle mücadele, savunma ve güvenlik alanlarında yürütülen işbirliğini ve eş güdümü daha da derinleştireceklerini vurgulayan Fidan, "Suriye'de devam eden entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan nihayete erdirilmesi ülkemiz açısından önem ve önceliğini korumaktadır. Bütün silahlı unsurların ve sözde yapılanmaların merkezi ve meşru bir ulusal yapı altında bütünleşmesi Suriye'nin birliği ve bölgemizin istikrarı bakımından zaruridir." diye konuştu.</p><p>Fidan, Suriye ile Türkiye ekonomik ilişkilerinin, yeni dönemin ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştiğine dikkati çekerek, gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarının kapasitesinin artırılması, bankacılık kanallarının işletilmeye başlanması ve iki ülkenin ulaştırma altyapılarının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi için ekiplerin çalıştığını aktardı.</p><p>Türkiye'nin kamu kurumları ve özel sektörünün Suriye'nin yeniden imarına, enerji altyapısının geliştirilmesine ve ulaştırma sisteminin rehabilitasyonuna katkı sunmak için çalıştığını kaydeden Fidan, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında başlatılan kara yolu ve demir yolu bağlantısallık girişiminin de bu açıdan önemli bir rol oynadığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153975.jpg"/><p>Fidan, Suriye ile Türkiye arasında çok sayıda somut projenin hızla ilerlediğine dikkati çekerek, Şam'da Türk okulu açılmasına ilişkin izin süreçlerinin tamamlandığını duyurdu.</p><p>Türkiye-Suriye Ortak Üniversitesi'nin kurulması için yürütülen çalışmaların hızlandığını ifade eden Fidan, Suriye'nin sağlık altyapısını inşa etmek için de çalıştıklarını söyledi.</p><p>Fidan, Suriye'nin küresel finans sistemine entegrasyonuna da katkı sağlamaya çalıştıklarını dile getirerek, "Suriye Merkez Bankasının Merkez Bankamız nezdinde Türk lirası hesabı açmasına imkan tanınması bu bakımdan çok önemli bir adım teşkil etmiştir. Önümüzdeki dönemde de Türkiye-Suriye ilişkilerini daha ileri taşıma hedefi doğrultusunda yeni projeleri hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153976.jpg"/><p><b>- ABD İLE İRAN ARASINDAKİ MÜZAKERELER</b></p><p>ABD ile İran arasındaki müzakerelere geri dönülebileceğine ilişkin açıklamalardan memnuniyet duyduklarını ifade eden Fidan, "Bir an önce ateşkesin yeniden sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ümit ediyoruz. Bu konudaki katkılarımıza da devam edeceğiz." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, Lübnan'da olan her olayın Suriye'yi ve Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğine dikkati çekti.</p><p>İsrail'in barış çabalarını sabote etmeyi ve Filistinlileri Gazze'den koparmayı hedeflediğini belirten Fidan, şöyle devam etti:</p><p>"Bu hedefi de değişmedi. Mümkünse Gazze'yi Filistinsiz bir yer haline, onların yaşayamayacağı bir yer haline getirmeye çalışmakta. Ancak Netanyahu bu politikasında başarılı olamayacak. Gazzeliler, Gazze'de yaşamaya, geleceklerini inşa etmeye devam edecekler."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153977.jpg"/><p>Fidan, uluslararası toplumun İsrail'in saldırıları karşısında ana yurtlarına sahip çıkan Filistinlileri giderek daha iyi anladığını belirterek, "Gelinen noktada, Gazze'de ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, barış planının ikinci aşamasına geçilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması dışında bir seçenek yoktur." dedi.</p><p>Dün Ürdün'ün ev sahipliğinde düzenlenen Kudüs konulu bakanlar toplantısında İsrail'in Mescid-i Aksa'yı hedef alan eylemlerine karşı kolektif olarak alınabilecek tedbirleri görüştüklerini hatırlatan Fidan, "Aynı zamanda Kudüs'te, Müslümanlara ait kutsal mekanların tarihi statükosunun ihlal edilmesine yönelik güçlü tepkimizi gösterdik ve bu mekanların yasal hamisi konumundaki Ürdün'e desteğimizi vurguladık." diye konuştu.</p><p>Fidan, İsrail'in Lübnan'da binlerce masumu katlettiğine ve 1 milyonu aşkın sivili de yerinden ettiğine dikkati çekerek, Lübnan'daki güvenlik ve istikrar ortamının tesisinin bölgenin huzuru için kritik önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Lübnan ve Suriye ilişkilerinin normalleşmesi ve işbirliği alanlarının değerlendirilmesi adına atılan adımları da memnuniyetle karşıladıklarını belirten Fidan, "Yeni dönemde Suriye artık sorunların değil, çözümlerin kaynağı olan bir ülkeye dönüşmekte elhamdülillah. Bölgedeki kardeşlerimizle beraber tesis ettiğimiz işbirliği masalarında Suriye'nin de yer alması bizlere açıkçası gurur vermekte. Önümüzdeki dönemde de hem ikili ilişkilerimizi hem de bölgesel barış ve güvenliği daha ileri noktalara taşımak için birlikte çalışmaya kardeşimle beraber devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın hangi mekanizmayla ve hangi yöntemle geçici süreyle açık tutulacağı üzerinde çalışıldığı bilgisini paylaşarak, "Geçici süreyle anlaşmaya varılması önemli. Petrolün akması gerekiyor ki dünyadaki petrol fiyatları, enerji fiyatları yükselmesin." dedi.</p><p>Bakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>- Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik çalışmalar</p><p>Fidan, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik çalışmaların "çok yoğun" şekilde devam ettiğini, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının bunda ortak çalıştığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153978.jpg"/><p>Hem taraflarla yapılan görüşmeler, hem hazırlanması gereken stratejik açılımların ciddi bir gayret gerektirdiğini dile getiren Fidan, "Çok şükür bugüne kadar biz, arabulucu sıfatımızla yapmamız gereken ve imkansız gibi gözüken birçok konuyu yoğun bir gayret içerisinde yaptık. Tabi burada Cumhurbaşkanımızın oynadığı kritik liderlik rolünün altını da çizmek gerekiyor. Bu rolü oynarken de hep şunu bildik: Biz ne kadar imkansız görünse de bazı konuların çözüme bağlanması, kabul edilmesi, özellikle Filistin tarafından, bu ilerletilirken, İsrail'in bundan her zaman kaçacağını, zihnindeki asıl hedefi değiştirmediğini, dolayısıyla uluslararası toplumun ve ilgili aktörlerin bu konuda tetikte olması gerektiğini hep biliyorduk ve altını da çiziyorduk." ifadelerini kullandı.</p><p>- "İsrail, Gazze'yi Gazzelilerin yönetmesini istemiyor"</p><p>"Geldiğimiz noktada özellikle ikinci aşamaya geçişte, İsrail'in ayak sürüdüğünü görüyoruz." diyen Fidan, sürecin neticesinde İsrail'i, Filistin ve Gazze'den çekilmeye itecek ve Tel Aviv yönetiminin Gazze'nin tekrar Gazzeliler tarafından yönetileceği bir durumu görmek istemediğine dikkati çekti.</p><p>Fidan, Barış Planı kapsamında belli şartlar sağlandığında bunun öngörüldüğünü, bunun uygulanmasında ortaya çıkan sorunlar ve alınması gereken tedbirler konusunda Amman'da dün geniş kapsamlı toplantı yapıldığını hatırlattı.</p><p>Amman'da yapılan Pakistan, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan toplantısında da bu konunun çok detaylı bir şekilde ele alındığını vurgulayan Fidan, eylüle kadar atılması gereken diplomatik adımların karara bağlandığını aktardı.</p><p>Fidan, bu hususta eylülde geniş kapsamlı liderler düzeyinde toplantı olabileceğini belirterek, şu ana kadar Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik atılan adımlar, buradaki ihlaller, buna yönelik uluslararası toplum ve bu anlaşmaya destek veren aktörlerin yapabileceklerinin "çok detaylı" şekilde görüşülmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Gazze'deki yürüyen süreçle ilgili dezavantajlardan birinin de, Körfez'de devam eden çatışma durumu ve Hürmüz Boğazı'ndaki küresel etki gösteren mesele olduğuna değinen Fidan, "İran ile ABD arasındaki müzakerelerin bir sonuca bağlanamamış olması da açıkçası, hem bölge ülkelerinin hem uluslararası toplumun dikkatinin bir noktada Gazze'ye yoğunlaşmasını engelliyor. Ama biz Türkiye olarak bütün platformlarda oraya yönelik dikkatimizi de olabilecek en yüksek düzeyde tutmaya devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Fidan, bu konuda Ankara'nın çalışmalarının devam ettiğine vurgu yaparak İran ile ABD arasındaki müzakerelerin bugün iyi bir haberle neticelenmesini diledi.</p><p>- Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık ve müzakereler</p><p>Dün Ürdün'de İran ile ABD arasındaki müzakereleri de ele aldıklarını kaydeden Fidan, "Konu (Hürmüz) Boğaz'la ilgili biraz komplikasyon içermekte. Teknik detayları çok. Umman'ın da oynaması gereken bir rol var. Haritayı gözünüzde canlandırdığınız zaman bir ucunda İran'ın, bir ucunda Umman'ın ama ortada da uluslararası seyre açık, uluslararası suların olduğu bir geçişten söz ediyoruz." dedi.</p><p>Fidan, Hürmüz Boğazı'nın hangi mekanizmayla ve hangi yöntemle geçici süreyle açık tutulacağı üzerinde çalışıldığı bilgisini paylaşarak, "Geçici süreyle anlaşmaya varılması önemli. Bir, petrolün akması gerekiyor ki dünyadaki petrol fiyatları, enerji fiyatları yükselmesin. İkincisi, bu bir kalıcı anlaşmaya imkan veren bir süreci de ortaya çıkarsın. 60 günlük bir süreç konuşuluyor. 60 günlük süreç içerisinde de eğer iyi çalışılırsa taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya ulaşılır." ifadelerini kullandı.</p><p>Tarafların nükleerle ilgili ve diğer konularda belli prensip anlaşmalarının olduğunu ve mutabık kaldığını dile getiren Fidan, ABD ve İran'ın samimi irade göstermesi durumunda kalıcı anlaşmaya ulaşılabileceğini ancak önce Türkiye'nin de katkılarını sunmaya devam ettiği Hürmüz Boğazı'yla ilgili sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Fidan, bölgedeki bütün sorunların birbiriyle ilişkili hale geldiğine işaret ederek, Türkiye'nin bölgesel sahiplenme mekanizmasını bölgesel müttefiklerle hayata geçirerek sorunlara sahip çıktığını vurguladı.</p><p>Uluslararası toplum ve müttefiklerle bu süreçte gerekli dayanışmayı göstereceklerini ancak sorunların çözümünün geçmişte dışarıdan beklenmesinin hatalı olduğunu yineleyen Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğini yaptığı bölgesel sahiplenme anlayışının bölge ülkelerine de tesir ettiğini ve bölge ülkelerinin sorunlarla mücadelede daha bilinçli hale geldiğini kaydetti.</p><p>Fidan, bölgedeki sorunların bu anlayışıyla çözülmesi için atılacak adımların bölgeye barış ve istikrar getirmekle kalmayıp uluslararası toplumun istikrarına katkı sağlayacağını ifade ederek, bölgenin insani ve coğrafi kapasitesine değindi.</p><p>Bakan Fidan, "Tabii burada istikrarın düşmanı olan, barışın düşmanı olan, yayılmacı emellerini başta İsrail olmak üzere gerçekleştirmek isteyen aktörlerin olduğunu da görüyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bakan-fidan-israilin-suri-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286602</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tukurukte-onlarca-yil-gizli-kalan-dev-dna-parcalari-kesfedildi-286602</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tükürükte onlarca yıl gizli kalan dev DNA parçaları keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Japon araştırmacılar, insan tükürüğünde yüzen ve geleneksel dizileme yöntemlerinin onlarca yıl boyunca tespit edemediği devasa bakteriyel DNA parçalarını ortaya çıkardı. 'İnocles' adı verilen bu gizemli genetik yapılar, test edilen kişilerin yüzde 74'ünde bulunurken, kanser hastaları ile sağlıklı bireyler arasındaki belirgin fark dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tükürükte onlarca yıl gizli kalan dev DNA parçaları keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokyo Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi'nden bilim insanlarının ortak çalışmasıyla tükürükte yüzen ve klasik genetik analiz tekniklerinin onlarca yıldır göremediği devasa bakteriyel DNA parçaları ilk kez tespit edildi. 11 Ağustos'ta Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 'inocles' olarak adlandırılan bu gizemli genetik yapılar dört kişiden üçünde mevcut. Araştırma ekibi, bu DNA parçalarının bazı insanların enfeksiyonlara neden daha güçlü direnç gösterdiğini ve belirli kanser türlerinin neden geliştiğini açıklama potansiyeli taşıdığını ortaya koydu. Keşif, insan mikrobiyomu hakkındaki mevcut bilgileri kökten sarsacak nitelikte değerlendiriliyor.</p><h3>Ağız mikrobiyomunda görünmez bir evren yıllarca fark edilemedi</h3><p>İnsan ağzının milyarlarca bakteriye ev sahipliği yaptığı bilimsel çevrelerde uzun süredir bilinen bir gerçek. Bu bakterilerin bir kısmı koruyucu işlev görürken, diğerleri diş çürüklerine ya da diş eti rahatsızlıklarına zemin hazırlıyor. Ancak Nature Communications'da yayımlanan bu çalışmaya dek, ağız mikroplarının ana genomlarından koparak bağımsız hale gelen bu denli büyük DNA parçalarının varlığından hiç kimse haberdar değildi. Araştırmanın boyutu ve sonuçları, bilim dünyasında ciddi bir yankı uyandırdı. Yıllardır yapılan ağız mikrobiyomu çalışmalarının önemli bir boyutunun gözden kaçtığı anlaşıldı.</p><p>Araştırmayı yöneten, Tokyo Üniversitesi kökenli olup şu anda Stanford Üniversitesi'nde görev yapan Yuya Kiguchi ve ekibi, keşfettikleri bu yapılara 'inocles' adını verdi. Bu isim, İngilizce 'insertion coded; oral origin; circular genomic structure' ifadesinin kısaltması olarak belirlendi. Teknik bir isimlendirme gibi görünse de altında büyüleyici bir gerçeklik yatıyor: hemen hemen hepimiz tükürüğümüzde varlığından tamamen habersiz olduğumuz genetik bilgi parçaları taşıyoruz. Bu parçalar, ağız boşluğundaki bakterilerin kromozomlarından ayrılarak dairesel bir yapıya bürünüyor ve tükürük sıvısında serbestçe dolaşıyor. Dolayısıyla her gün farkında bile olmadan bu genetik materyalle iç içe yaşıyoruz.</p><p>Çalışmaya doğrudan katılmayan ancak bağımsız değerlendirme yapan ADA Forsyth Enstitüsü'nden profesör Floyd Dewhirst, bu keşfi ağız mikrobiyomu ile genel insan sağlığı arasındaki karmaşık ilişkileri kavramada 'bulmacanın yeni ve kritik bir parçası' olarak nitelendirdi. Dewhirst'e göre bu parça, bütün resmi değiştirecek kadar önemli olabilir. Çünkü inocles yapılarının varlığı, ağız sağlığının sistemik sağlık üzerindeki etkisine dair yepyeni bir pencere açıyor.</p><h3>Geleneksel dizileme teknikleri neden inocles'ları tespit edemedi?</h3><p>Akla gelen en doğal soru şu: bu denli yaygın olan yapılar bilim insanlarının gözünden nasıl bu kadar uzun süre kaçabildi? Yanıt, ancak yakın dönemde aşılan teknolojik bir sınırda gizli. Klasik genetik dizileme yöntemleri, dev bir yapbozun parçalarını tek tek incelemeye benzer bir mantıkla çalışıyor. DNA önce küçük parçalara bölünüyor, ardından her parça ayrı ayrı analiz ediliyor ve son aşamada bilgisayar algoritmaları bu parçaları bir araya getirerek bütünü yeniden oluşturuyor. 'Kısa okuma dizileme' olarak bilinen bu yaklaşım, klasik bakteriyel plazmitler gibi küçük kromozom dışı elementlerin tespitinde son derece başarılı sonuçlar veriyor. Ne var ki inocles yapıları hem çok büyük hem de yapısal olarak bu teknikle yakalanması imkânsız denecek kadar karmaşık bir mimariye sahip.</p><p>Japon araştırmacılar bu engeli aşmak için çok daha yeni ve belirgin biçimde daha maliyetli bir yönteme başvurdu: uzun okuma dizileme teknolojisi. Bu teknoloji, DNA zincirini minik parçalara ayırmadan çok daha geniş segmentleri bir bütün halinde okumaya imkân tanıyor. Durumu somutlaştırmak gerekirse, bu yöntem bir duvar halısını yalnızca tek tek ipliklerine bakarak anlamaya çalışmak yerine, geniş kumaş parçalarını bir arada gözlemleyerek daha önce fark edilemeyen desenleri ayırt edebilmek gibi. Kısa okuma yöntemiyle bakıldığında inocles'lar rastgele ve anlamsız parçalar gibi görünüyordu; uzun okuma teknolojisi sayesinde ise bu parçaların aslında tutarlı, dairesel ve devasa bir genetik yapı oluşturduğu ilk kez anlaşıldı.</p><p>Araştırmanın ilham kaynağı da oldukça dikkat çekici. Yakın dönemde toprakta yaşayan bakterilerde dev kromozom dışı elementlerin varlığı tespit edilmişti. Kiguchi ve ekibi, benzer yapıların farklı ortamlarda, özellikle de insan mikrobiyomunda bulunabileceği hipotezini ortaya attı. Bu cesur öngörü karşılığını fazlasıyla verdi. Toprak bakterilerindeki keşfin insan ağız florasına uyarlanması, bilimsel tarihte disiplinler arası düşünmenin ne denli değerli olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p><h3>Bağışıklık sistemi ve kanser arasında dikkat çekici korelasyon</h3><p>Yüzlerce gönüllüden toplanan tükürük örneklerini uzun okuma dizileme yöntemiyle analiz eden bilim insanları, iki kritik bulguya ulaştı. İlk olarak, test edilen bireylerin yaklaşık yüzde 74'ünün ağız mikrobiyomunda inocles yapıları taşıdığı belirlendi. Bu oran, inocles'ların nadir bir anomali değil, insan mikrobiyomunun yaygın bir bileşeni olduğuna işaret ediyor. İkinci ve belki de çok daha çarpıcı bulgu ise inocles oranlarındaki bireysel farklılıkların, bağışıklık sisteminin işleyişindeki ölçülebilir değişimlerle doğrudan örtüşmesi oldu.</p><p>Araştırma ekibi, tükürük verilerini aynı bireylerin kan analizleriyle çapraz karşılaştırdığında çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. Farklı inocles seviyelerine sahip kişiler, bakteriyel ve viral enfeksiyonlara belirgin biçimde farklı tepkiler veriyordu. Yüksek inocles oranına sahip bireyler enfeksiyonlara karşı daha güçlü bir direnç sergilerken, düşük oranlı bireylerde bu direnç zayıf kalıyordu. Başka bir ifadeyle, tükürükte dolaşan bu dev DNA parçaları, vücudun patojenlere karşı kendini savunma kapasitesini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Bu durum, inocles'ların yalnızca pasif genetik materyaller olmadığını, bağışıklık mekanizmalarıyla aktif bir etkileşim içinde olabileceğini düşündürüyor.</p><p>Ancak araştırmanın en çarpıcı ve bir o kadar da rahatsız edici boyutu kanserle ilgili verilerden geldi. Çalışmaya katılan bireyler arasında 68 kişi baş-boyun kanseri veya kolorektal kanser tanısı almıştı. Bu hastaların ortak özelliği, sağlıklı bireylere kıyasla belirgin biçimde düşük inocles oranlarına sahip olmasıydı. Bu korelasyon, son derece heyecan verici bir perspektif açıyor: inocles yapıları, gelecekte belirli kanser türleri için erken dönem biyobelirteçler olarak kullanılabilir. Yani basit bir tükürük analizi, henüz semptom bile ortaya çıkmadan kanser riskini işaret edebilir.</p><p>Bununla birlikte, araştırmacılar acele sonuçlara varılmaması konusunda uyarıda bulundu. Bir korelasyonun her zaman neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğini vurgulayan ekip, devredeki kesin biyolojik mekanizmaların aydınlatılması için çok daha kapsamlı ve uzun süreli araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu açıkça belirtti. Yine de mevcut veriler, bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı.</p><h3>Tükürük testi ile kanser taraması: Geleceğin tıbbına açılan kapı</h3><p>Nature Communications'da raporlanan inocles keşfi, uzun soluklu bir bilimsel serüvenin henüz ilk adımı niteliğinde. Araştırma ekibi bundan sonraki aşamada bu yapıları laboratuvar ortamında kültürleyerek işleyiş mekanizmalarını detaylı biçimde incelemeyi planlıyor. Yanıt aranan sorular oldukça temel ve bir o kadar da heyecan verici: İnocles yapıları bağışıklık hücreleriyle nasıl bir etkileşime giriyor? Bir bakteriden diğerine aktarılabiliyor mu? Mikrobiyomun genel bileşimini ve dengesini etkiliyor mu? Bu soruların her biri, ayrı bir araştırma alanının kapısını aralıyor.</p><p>Bu temel soruların yanıtları, somut ve devrimci tıbbi uygulamalara giden yolu açabilir. Eğer inocles yapılarının enfeksiyonlara karşı dirençte ve belirli kanser türlerinin gelişiminde gerçekten belirleyici bir rol oynadığı kanıtlanırsa, bu yapıların manipülasyonu yepyeni terapötik stratejilerin önünü açacak. Artan kanser riskini erken aşamada tespit etmeye olanak tanıyan basit ve ucuz bir tükürük testi ya da bağışıklık savunmalarını güçlendirmek amacıyla doğrudan inocles yapılarını hedefleyen tedavi protokolleri, artık bilim kurgu olmaktan çıkıp gerçekçi bir olasılık haline geliyor.</p><p>Profesör Floyd Dewhirst'ün ifadesiyle: 'Artık inocles'ların var olduğunu bildiğimize göre, işlevlerini ve sağlık ile hastalıktaki potansiyel rollerini anlamaya çalışabiliriz.' Bu sade cümlenin ardında, yarının tıbbı için devrimci bir potansiyel gizleniyor. Tükürükteki bu görünmez genetik yapıların keşfi, insan mikrobiyomu araştırmalarında yeni bir çağın başlangıcı olarak değerlendiriliyor ve önümüzdeki yıllarda hem teşhis hem de tedavi alanında köklü değişimlere zemin hazırlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/tukurukte-onlarca-yil-giz-757_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286601</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bagirsaklarin-calisma-hizi-sagliginiz-hakkinda-dusundugunuzden-daha-fazlasini-soyleyebilir-286601</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bağırsakların çalışma hızı sağlığınız hakkında düşündüğünüzden daha fazlasını söyleyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kopenhag Üniversitesi ve Gut dergisinde yayımlanan araştırmada, bağırsak geçiş süresinin insan sağlığı üzerindeki etkileri çarpıcı biçimde ortaya kondu. Uzmanlar, bağırsak geçiş süresi ölçümünün hastalık riskini belirlemede ve önlemede anahtar rol oynayabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bağırsakların çalışma hızı sağlığınız hakkında düşündüğünüzden daha fazlasını söyleyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi'nin mikrobiyom araştırmacıları tarafından yürütülen ve Gut dergisinde yayımlanan kapsamlı bir inceleme, bağırsak geçiş süresinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Danimarka ve Belçika'dan bilim insanlarının katkısıyla hazırlanan çalışmada, bağırsak geçiş süresinin bireyler arasında ciddi farklılıklar gösterdiği, bu sürenin ise hastalık riskini şaşırtıcı derecede etkileyebildiği vurgulandı. Araştırma, bağırsak geçiş süresinin mikrobiyom kompozisyonu ve aktivitesi üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu sürenin hem gastrointestinal hastalıklar hem de kolon kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Ayrıca, bağırsak geçiş süresiyle ilgili faktörlerin ve etkilerinin, şimdiye dek bilimsel literatürde yeterince dikkate alınmadığına dikkat çekildi.</p><h3>Henrik Roager'dan bağırsak geçiş süresi vurgusu: Mikrobiyomun anahtarı</h3><p>Kopenhag Üniversitesi'nden kıdemli mikrobiyom araştırmacısı Henrik Roager liderliğindeki ekip, bağırsak geçiş süresinin mikrobiyota bileşimini ve aktivitesini şekillendiren başlıca etkenler arasında yer aldığını açıkladı. Roager ve ekibi, yapılan onlarca bilimsel çalışmayı analiz ederek, bağırsak geçiş süresinin popülasyon genelinde ve bireysel düzeyde mikrobiyomda büyük farklılıklar yarattığını belirledi. Çalışmada, geçiş süresinin hem kısa hem de uzun olmasının sağlık üzerinde çeşitli sonuçlara yol açabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, özellikle Batı tipi beslenme alışkanlıkları ve uzun bağırsak geçiş süresinin kolon kanseri riskini artırabileceğine dikkat çekti. Bu bulgular, bağırsak geçiş süresi ölçümünün hastalıkların önlenmesi ve erken teşhisi için önemli bir gösterge olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Bağırsak geçiş süresi: Sağlık riskleri ve etkileyen faktörler</h3><p>Bilim insanları, bağırsak geçiş süresini etkileyen birçok faktörün bulunduğunu, bunlar arasında beslenme tarzı, tüketilen yiyeceklerin içeriği, yaş, cinsiyet, genetik özellikler, fiziksel aktivite düzeyi, stres ve ilaç kullanımının yer aldığını açıkladı. Erkeklerde genellikle bağırsak geçiş süresi daha kısa olurken, yaşlı bireylerde bu sürenin uzadığı gözlemlendi. Ayrıca, fiziksel aktivitenin artması ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları, bağırsak geçiş süresini kısaltabiliyor. Araştırmacılar, geçiş süresinin yavaşlamasının irritabl bağırsak sendromu (IBS), inflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) ve kabızlık gibi rahatsızlıklarla ilişkilendirildiğini, bunun da kolon kanseri riskini artırabileceğini belirtti. Özellikle kabızlık ve IBD'nin, dünya genelinde en yaygın üçüncü kanser türü olan kolon kanseri gelişiminde rol oynayabileceği vurgulandı. Bağırsak geçiş süresi, yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı kalmayıp, Parkinson, Alzheimer ve multipl skleroz gibi nörolojik hastalıklarla da bağlantılı olabiliyor.</p><h3>Uzmanlar: Bağırsak geçiş süresi ölçümüyle hastalık önlenebilir</h3><p>Çalışmada, uzun veya kısa bağırsak geçiş sürelerinin doğrudan iyi ya da kötü olarak nitelendirilemeyeceği, ancak bu sürenin mikrobiyomun işleyişini ve vücuttaki metabolik süreçleri önemli ölçüde etkilediği belirtildi. Araştırmacılar, yavaş geçiş süresinin, bağırsak bakterilerinin fermente edilebilir karbonhidrat bulamamasına, bunun sonucunda ise zararlı bileşiklerin artmasına ve faydalı kısa zincirli yağ asitlerinin azalmasına yol açabileceğini ifade etti. Bu durum, kolon hücrelerinde DNA hasarına, kanserojen mutasyonlara ve sistemik iltihaplanmaya neden olabiliyor. Kaliforniya Long Beach Tıp Merkezi'nden kolorektal cerrah Ketan Thanki de, geçiş süresi yavaşladığında zararlı metabolitlerin üretildiğini ve bunun kolon sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Araştırmacılar, bağırsak geçiş süresi ölçümünün, mikrobiyom, diyet ve hastalık arasındaki bağlantıların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını, böylece birçok hastalığın önlenmesi, teşhisi ve tedavisinde yeni yollar açabileceğini öngörüyor.</p><p>Sonuç olarak, Gut dergisinde yayımlanan ve Kopenhag Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu araştırma, bağırsak geçiş süresi kavramının insan sağlığında ne kadar kritik bir rol üstlendiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bağırsak geçiş süresi ölçümlerinin, hem sindirim sistemi hastalıklarının hem de nörolojik rahatsızlıkların önlenmesinde, teşhisinde ve tedavisinde önemli bir anahtar olabileceğini vurguluyor. Gelecekte yapılacak araştırmaların, bağırsak geçiş süresiyle ilgili bilinmeyen pek çok soruya yanıt getirmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bagirsaklarin-calisma-hiz-815_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286600</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/orta-yasta-dikkat-edilmesi-gereken-3-aliskanlik-demansi-yillarca-geciktirebilir-286600</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta yaşta dikkat edilmesi gereken 3 alışkanlık demansı yıllarca geciktirebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve Çinli bilim insanlarının yürüttüğü geniş kapsamlı araştırma, orta yaşta dikkat edilmesi gereken üç önemli risk faktörünün, demansın başlangıcını ortalama 13 yıl geciktirdiğini ortaya koydu. Araştırmada, vasküler sağlık, kan basıncı, diyabet ve sigara kullanımının beyin sağlığı üzerindeki etkileri detaylı biçimde incelendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta yaşta dikkat edilmesi gereken 3 alışkanlık demansı yıllarca geciktirebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve Çin'den araştırmacıların ortaklaşa yürüttüğü ve Neurology Open Access dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, orta yaş döneminde dikkat edilmesi gereken üç kritik risk faktörünün, demansın başlangıcını yıllarca geciktirebileceğini gösterdi. 26 yıl boyunca izlenen 12 bin 409 kişinin sağlık verilerinin analiz edildiği araştırmada, normal kan basıncına sahip olmak, diyabet hastası olmamak ve sigara kullanmamak, bireylere demanssız ortalama 13 ek yıl kazandırdı. Bilim insanları, özellikle 45-65 yaş aralığındaki bireylerin vasküler sağlıklarına özen göstermesinin, hem beyin hem de genel vücut sağlığı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><h3>NYU Langone Health: 'Orta yaşta vasküler sağlık, demans riskini azaltıyor'</h3><p>New York Üniversitesi Langone Health Epidemiyoloğu Josef Coresh, araştırmanın sonuçlarının, orta yaşta alınacak önlemlerin beyin sağlığını uzun yıllar koruyabileceğini açıkça gösterdiğini belirtti. Çalışmada, kan basıncının normal değerlerde tutulması, diyabetin önlenmesi ve sigara kullanımının bırakılması gibi adımların, demansın hem gelişme riskini hem de başlangıç yaşını önemli ölçüde etkilediği ortaya kondu. Araştırmacılar, vasküler sağlığın korunmasının, demanssız hayatta kalma süresine ortalama 12,6 yıl eklediğini ifade etti. Bu bulgular, özellikle 55 yaş sonrası demans riski taşıyan nüfus için büyük önem taşıyor. Coresh, "Demansı geciktirmenin yeni yollarını araştırmak, ABD'de 55 yaş üzeri her 10 kişiden dördünü doğrudan ilgilendiriyor" dedi.</p><h3>12 bin kişilik veri: Demanssız yaşam süresi cinsiyet ve ırka göre değişiyor</h3><p>Çalışmanın detaylarına göre, üç risk faktörüne sahip olan bireylerin yalnızca demansı daha erken yaşlarda geliştirmedikleri, aynı zamanda yaşam sürelerinin de kısaldığı gözlemlendi. Kadınlar arasında, üç risk faktörüne sahip olanların demanssız ortalama yaşam süresi 18,1 yıl olurken, erkeklerde bu süre 16,6 yıl olarak kaydedildi. Ayrıca, beyaz katılımcıların demanssız yaşam süresi ortalama 19,6 yıl olarak belirlenirken, siyah katılımcılarda bu sürenin 16 yıl olduğu tespit edildi. Bu veriler, sağlık eşitsizliklerinin demans riski ve süresi üzerinde de etkili olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, vasküler risklerin azaltılmasının tüm gruplara fayda sağlayabileceğini, ancak özellikle risk altındaki topluluklarda önleyici sağlık stratejilerinin daha da önem kazandığını belirtti.</p><h3>Sigara, diyabet ve yüksek tansiyon: Demans riskini katlıyor</h3><p>Analiz sırasında, cinsiyet, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve Alzheimer riskini artıran APOE4 geninin varlığı gibi ek faktörler de dikkate alındı. Araştırma, sigara içen, diyabet hastası olan ve yüksek tansiyonu bulunan orta yaşlı bireylerin, hem demansı daha erken yaşta geliştirdiğini hem de diğerlerine kıyasla daha kısa yaşadığını ortaya çıkardı. Özellikle vasküler sağlığın bütüncül olarak korunmasının, sadece demans riskini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda genel yaşam kalitesini de yükselttiği vurgulandı. Bilim insanları, bu üç risk faktörünün daha önce de demansla ilişkilendirildiğini, ancak toplu olarak incelendiğinde etkilerinin çok daha belirgin hale geldiğini aktardı. Bu nedenle, orta yaşta sigarayı bırakmak, kan basıncını kontrol altında tutmak ve diyabetten korunmak, beyin sağlığını koruyan en etkili adımlar arasında yer alıyor.</p><h3>Uzmanlardan çağrı: Orta yaşta alınacak önlemlerle demans riski düşürülebilir</h3><p>Uzmanlar, elde edilen bulguların, orta yaş döneminde yapılacak yaşam tarzı değişikliklerinin, demansın geciktirilmesinde kritik rol oynadığını vurguladı. Özellikle sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kan basıncını takip etmek, vasküler sağlığın korunmasına ve böylece demansın başlangıcının geciktirilmesine katkı sağlıyor. Araştırmacılar, "Bu sonuçlar, insanların 45 yaşından itibaren vasküler sağlıklarına daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini ve sigarayı bırakmanın beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini bir kez daha ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, sağlık politikalarının ve toplumsal bilincin artırılmasıyla, demans vakalarının önlenmesinde önemli ilerlemeler sağlanabileceğine dikkat çekildi.</p><p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişinin demans tanısı aldığı, yaşlanan nüfusla birlikte bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artacağı öngörülüyor. Bilim dünyası, demansın başlangıç yaşını geciktirecek ve hastalığın etkilerini azaltacak yeni stratejiler geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Sonuç olarak, orta yaşta alınacak basit ama etkili önlemlerle, demanssız geçirilen yılların sayısını artırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek mümkün görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/orta-yasta-dikkat-edilmes-277_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286599</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/nefes-egzersizleri-anksiyete-ve-depresyon-tedavisinde-yeni-bir-secenek-olabilir-286599</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nefes egzersizleri anksiyete ve depresyon tedavisinde yeni bir seçenek olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Berlin kentinde Charité – Universitätsmedizin Berlin ve İnsan Beslenmesi Enstitüsü (DIfE) iş birliğiyle yürütülen yeni bir araştırma, yavaş nefes alma tekniklerinin beyin aktivitesi ve karar verme süreçleri üzerinde çarpıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Prof. Soyoung Q Park liderliğindeki ekip, nefes verme süresini uzatmanın hem kalp atış hızını hem de ödül duyarlılığını artırdığını belirledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nefes egzersizleri anksiyete ve depresyon tedavisinde yeni bir seçenek olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın Berlin kentinde Charité &#8211; Universitätsmedizin Berlin ve Potsdam-Rehbrücke'deki İnsan Beslenmesi Enstitüsü (DIfE) tarafından gerçekleştirilen bilimsel bir çalışma, yavaş nefes alma tekniklerinin insan beyninde ve karar verme süreçlerinde önemli değişikliklere yol açtığını gösterdi. Prof. Soyoung Q Park'ın öncülüğünde yürütülen bu araştırmada, bilinçli olarak nefes kalıplarının değiştirilmesiyle kalp ve beyin arasındaki bağlantının güçlendiği ve bireylerin daha cesur kararlar alabildiği saptandı. Araştırma sonuçları, uluslararası bilim camiasında büyük ilgi gören Neuron dergisinde yayımlandı. Çalışmada, nefes verme süresini uzatan kişilerin kalp atış hızı değişkenliğinde artış yaşadığı, beyinlerinin ödül mekanizmasının daha aktif hale geldiği ve risk alma eğilimlerinin arttığı kaydedildi.</p><h3>Prof. Soyoung Q Park: 'Nefes teknikleriyle karar kalitesi değişiyor'</h3><p>Karar verme süreçlerinin yalnızca beynin içsel mekanizmalarına bağlı olmadığını vurgulayan Prof. Soyoung Q Park, insan bedeninin mevcut fizyolojik durumunun da kararları belirgin şekilde etkilediğini belirtti. Park, "Günlük hayatta aldığımız kararlar genellikle yalnızca dışsal bilgilerle şekillenmez. Bedenimizdeki fizyolojik değişiklikler, özellikle de nefes alma biçimimiz, zihinsel süreçlerimizle doğrudan etkileşime girer" dedi. Araştırma kapsamında, 41 sağlıklı gönüllüye belirli nefes alma talimatları verildi. Katılımcılar, ya doğal nefes alışlarını sürdürdüler ya da nefes verme süresini uzatan özel bir teknik uyguladılar. Her iki durumda da risk içeren karar verme testleri gerçekleştirildi. Park, "Yavaş nefes alma kalıplarıyla, insanların kararlarının kalitesini değiştirmek ve daha bilinçli seçimler yapmalarını sağlamak mümkün" ifadelerini kullandı. Elde edilen bulgular, yavaş nefes alma tekniklerinin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda bedensel süreçleri de etkileyerek karar verme davranışını dönüştürdüğünü gösterdi.</p><h3>Charité Üniversitesi'nden yeni bulgu: yavaş nefes alma ödül duyarlılığını artırıyor</h3><p>Çalışmada, katılımcıların nefes alma ve verme oranları 2:8 şeklinde ayarlandığında, kalp atış hızlarının yavaşladığı ve beyinlerinin ödüllere karşı daha hassas hale geldiği gözlemlendi. Araştırmacılar, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile beyin aktivitelerini, aynı zamanda kalp fonksiyonlarını, cilt iletkenliğini ve gözbebeği tepkilerini ölçtü. Sonuçlar, nefes verme süresini uzatan bireylerin riskli kararlar almaya daha yatkın olduğunu, potansiyel ödüllere karşı duyarlılıklarının arttığını ancak olası kayıplara karşı hassasiyetlerinde belirgin bir değişiklik olmadığını ortaya koydu. Özellikle ventromedial prefrontal korteks ve precuneus bölgelerinde artan beyin aktivitesi tespit edildi. Bu bölgeler, hem kalp atış hızı değişkenliğinin düzenlenmesinde hem de ödül duyarlılığının artmasında kritik rol oynuyor. Baş yazar Wenhao Huang, "Nefes temelli müdahaleler, beden-beyin etkileşimini güçlendirerek, bireylerin ödüllere daha açık hale gelmesini sağlıyor" açıklamasında bulundu.</p><h3>Nefes egzersizleriyle zihinsel dayanıklılık ve öz düzenleme mümkün</h3><p>Bilim insanları, yavaş nefes alma tekniklerinin yalnızca kısa vadeli karar verme süreçlerinde değil, aynı zamanda uzun vadeli zihinsel dayanıklılık ve öz düzenleme becerilerinin geliştirilmesinde de etkili olabileceğini vurguladı. Nefes egzersizlerinin basit, ekonomik ve öğrenilmesi kolay olması, bu yöntemi günlük hayatta uygulanabilir bir araç haline getiriyor. Ayrıca, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarda, nefes tekniklerinin farmakolojik olmayan bir yaklaşım olarak klinik değere sahip olabileceği ifade edildi. Prof. Park, "Nefes alma teknikleri, insanlık tarihi boyunca çeşitli kültürlerde kullanılmıştır. Şimdi ise, bilimsel verilerle bu uygulamaların kararlarımız üzerindeki etkisini kanıtlıyoruz" dedi. Gelecekte yapılacak araştırmaların, yavaş nefes alma yönteminin obezite gibi farklı hasta gruplarında ve yeme davranışı üzerinde de nasıl etkiler oluşturabileceğini inceleyeceği belirtildi. Bu kapsamda, nefes tekniklerinin hem sağlıklı bireylerde hem de klinik popülasyonlarda zihinsel ve bedensel işlevleri iyileştirmek için umut verici bir araç olduğu vurgulandı.</p><p>Sonuç olarak, Berlin merkezli bu araştırma, yavaş nefes alma tekniklerinin beyin ve kalp etkileşimini güçlendirerek, bireylerin karar verme süreçlerinde daha cesur ve ödül odaklı seçimler yapmalarını sağladığını ortaya koydu. Nefes alışkanlıklarının değiştirilmesiyle, günlük yaşamda daha sağlıklı ve bilinçli kararlar alınabileceği bilimsel olarak gösterildi. Uzmanlar, nefes tekniklerinin hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan önemli faydalar sunduğunu belirterek, bu uygulamanın yaygınlaşmasının toplum sağlığı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/nefes-egzersizleri-anksiy-714_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286598</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/6-agustos-persembe-altin-ve-gumus-fiyatlari-guncel-durum-286598</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[6 Ağustos Perşembe altın ve gümüş fiyatları güncel durum!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[6 Ağustos Perşembe güncel altın fiyatları araştırılıyor. Yatırımcısı tarafından güvenli liman kabul edilen altındaki son durum araştırılıyor. Altın fiyatları kaç lira? Gram gümüş ne kadar? 6 Ağustos Perşembe son dakika altın fiyatları, gümüş fiyatları canlı takip ile işte karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[6 Ağustos Perşembe altın ve gümüş fiyatları güncel durum!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[6 Ağustos Perşembe güncel altın fiyatları araştırılıyor. Yatırımcısı tarafından güvenli liman kabul edilen altındaki son durum araştırılıyor. Son dakika altın fiyatları merak konusu. Peki, 6 Ağustos Perşembe gram altın, çeyrek altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? Altın fiyatlarında son durum ve canlı alış-satış tablosu detayda karşınızda...<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/altnykseli-06082026a5440cf7.jpg"/><p><b>6 AĞUSTOS PERŞEMBE GÜNCEL ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARI ALIŞ SATIŞ LİSTESİ</b></p>Altın fiyatları kaç lira? Gram gümüş ne kadar? 6 Ağustos Perşembe son dakika altın fiyatları, gümüş fiyatları canlı takip ile işte karşınızda...<p></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: &#8378;6.387,11</p><p>Satış: &#8378;6.393,24</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: &#8378;10.219,38</p><p>Satış: &#8378;10.452,95</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/15-060820269bd36118.jpg"/><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: &#8378;20.374,89</p><p>Satış: &#8378;20.905,90</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: &#8378;42.336,00</p><p>Satış: &#8378;42.969,00</p><p><b>GRAM GÜMÜŞ FİYATI</b></p><p>Alış: &#8378;94,53</p><p>Satış: &#8378;94,61</p><p><b><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari"><font color="#ff0000">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</font></a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/6-agustos-persembe-altin--291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286596</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/muglada-ticari-aracin-kontrolden-cikmasi-sonucu-dere-yatagina-uctu-2-yarali-286596</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla'da ticari aracın kontrolden çıkması sonucu dere yatağına uçtu: 2 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Menteşe ilçesinde, başka bir araca çarpmamak için manevra yapan ticari aracın kontrolden çıkarak yol kenarındaki dere yatağına uçması sonucu 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla'da ticari aracın kontrolden çıkması sonucu dere yatağına uçtu: 2 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Denizli-Muğla kara yolunda, Kötekli Kavşağı'na gelmeden meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 09 U 7148 plakalı ticareti araç seyir halindeyken başka bir araca çarpmamak için manevra yaptı. Bu sırada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkan ticari araç, yol kenarındaki dere yatağına uçtu. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Dere yatağına düşen araçta bulunan 2 kişi, ekiplerin çalışmasıyla araçtan çıkarıldı. İlk müdahaleleri yapılan yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/aw76201501-060820261edce654.jpg"/><p>Kaza nedeniyle bölgede trafik ekipleri tarafından güvenlik önlemi alınırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/muglada-ticari-aracin-kon-770_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286595</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/eskisehirde-zincirleme-kaza-1i-polis-1i-bekci-ve-4-kisi-yaralandi-286595</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de zincirleme kaza: 1'i Polis, 1'i Bekçi ve 4 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de kontrolden çıkarak orta refüje çıkan otomobilin kazasına müdahale etmek için duran polis aracına otomobil çarptı. Zincirleme kazada 1'i polis 1'i bekçi ile otomobilde bulunan 4 kişi olmak üzere toplam 6 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eskişehir'de zincirleme kaza: 1'i Polis, 1'i Bekçi ve 4 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Büyükdere Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.Y.O. idaresindeki 26 ABC 393 plakalı Fiat Doblo marka hafif ticari araç, sürücüsünün henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak yolu ikiye ayıran yeşil alandaki orta refüje çıktı. Sürücü E.Y.O. kazayı yara almadan atlattı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine bekçi İ.K. yönetimindeki 26 A 7400 plakalı polis ekibi sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler, ilk kazayı incelemek ve bulvarda güvenlik önlemi almak amacıyla yol kenarında durdu. Bu esnada aynı istikamette seyir halinde olan Y.G. idaresindeki 06 DJM 665 plakalı otomobil, durmakta olan polis aracına arkadan çarptı.  </p><p><b>KAZAYA GELEN EKİPLER DE YARALANDI</b></p><p>Meydana gelen ikinci çarpışmanın şiddetiyle polis aracında bulunan polis memuru K.Ç. ve bekçi İ.K. ile otomobilin sürücüsü Y.G. ve araçta bulunan 3 yolcu yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda takviye polis, trafik ve 112 Acil Sağlık ekibi yönlendirildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri olay yerinde yapılan 6 yaralı, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.  </p><p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/eskisehirde-zincirleme-ka-125_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286594</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/deprem-bagislari-sorusturma-dosyasinda-sanatcilarin-milyonluk-yardimlari-inceleme-altinda-286594</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deprem bağışları soruşturma dosyasında: Sanatçıların milyonluk yardımları inceleme altında]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Ahbaplar Suç Örgütü" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemelerinde, 2023 yılı ve sonrasında AHBAP Derneği hesaplarına gerçekleştirilen yüksek tutarlı para transferleri mercek altına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deprem bağışları soruşturma dosyasında: Sanatçıların milyonluk yardımları inceleme altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elde edilen bilgiye göre, özellikle 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından sanat, medya ve iş dünyasından çok sayıda kişinin "deprem yardımı" ve "bağış" açıklamalarıyla derneğe milyonlarca lira aktardığı belirtildi.  </p><p>Soruşturma dosyasında, bağış yapan kişilerin herhangi bir suç veya örgütsel faaliyetle ilişkilendirildiğine dair bir tespit bulunmadığı, incelemenin ise bağışların dernek hesaplarına ulaştıktan sonraki kullanımına odaklandığı kaydedildi.  </p><p><b>SORUŞTURMANIN ODAĞINDA BAĞIŞÇILAR DEĞİL, PARALARIN AKIBETİ VAR</b></p><p>Soruşturma kapsamında, isimleri geçen sanatçı, oyuncu, şarkıcı, sunucu, dijital içerik üreticisi ve iş insanlarının depremzedelere yardım amacıyla ve iyi niyetle bağış yaptıklarının değerlendirildiği belirtildi.  </p><p>Savcılığın yürüttüğü incelemede, söz konusu bağışların yardım kampanyalarında belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı, hangi kişi veya şirket hesaplarına aktarıldığı, muhasebe kayıtlarına eksiksiz işlenip işlenmediği ve banka hareketleriyle harcama belgeleri arasındaki uyum araştırılıyor.  </p><p>Yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi halinde bağışçıların şüpheli değil, mağdur veya suçtan zarar gören sıfatıyla değerlendirilebileceği ifade edildi.  </p><p><b>BİR MİLYON LİRALIK BAĞIŞLAR DİKKAT ÇEKTİ</b></p><p>MASAK kayıtlarına göre AHBAP Derneği hesaplarına yapılan yüksek tutarlı bağışlar arasında şu isimler yer aldı: Ajda Pekkan, Barış Arduç, Ebru Şahin, Tarkan Tevetoğlu adına Hitt Müzik, Sibel Can adına Sibel Cangüre ve İş insanı Nevzat Aydın'ın 1 milyon TL bağış yaptığı görüldü.  </p><p>Raporda ayrıca Nevzat Aydın adına 750 bin 983 liralık ikinci bir işlem kaydının da bulunduğu, işlem açıklamasında "Galip M. Selçuk" ifadesinin yer aldığı ve bu işlemin niteliğinin ayrıca incelendiği belirtildi.  </p><p><b>500 BİN LİRANIN ÜZERİNDEKİ BAĞIŞLAR DOSYADA YER ALDI</b></p><p>Kayıtlara göre, Tolga Çevik 997 bin 650 TL, Ali Atay 562 bin 386 TL, Ebru Gündeş 500 bin TL, Somer Sivrioğlu 500 bin TL, Genco Erkal 500 bin TL, Halit Ergenç Toplam 400 bin TL, Hasan Can Kaya 320 bin TL bağışta bulundu.  </p><p><b>OYUNCU VE SANATÇILARDAN YÜZ BİNLERCE LİRALIK DESTEK</b></p><p>MASAK kayıtlarında; Danla Bilic ve Can Yaman'ın 250'şer bin TL, Afra Saraçoğlu, Binnur Kaya, Beyazıt Öztürk, Aras Bulut İynemli, Kıvanç Tatlıtuğ, İbrahim Büyükak, Seray Kaya, Kerem Bürsin ve Engin Akyürek'in ise 200'er bin TL bağış yaptığı belirtildi.  </p><p>Melis Sezen, Leyla Hazal Atay, İrem Derici, Gülse Birsel ve Burak Deniz ise 150 bin TL'lik bağışlarıyla dosyada yer aldı.  </p><p>100 bin lira bağış yaptığı belirtilen isimler ise Salih Bademci, Emir Ersoy, Gökhan Tepe, Sarp Apak, İbrahim Selim, Uraz Kaygılaroğlu, Elçin Sangu ve Esat Yontunç oldu.  </p><p><b>BANKA KAYITLARI VE MUHASEBE BELGELERİ KARŞILAŞTIRILACAK</b></p><p>Soruşturma kapsamında savcılık ve mali inceleme birimlerinin, dernek hesaplarına giren bağışlarla hesaplardan çıkan ödemeler arasındaki bağlantıyı araştırdığı öğrenildi.  </p><p>İncelemede banka dekontları, bağış makbuzları, muhasebe kayıtları ve harcama belgeleri karşılaştırılarak bağışların yardım kampanyalarında belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmeye çalışılacak.  </p><p>Ayrıca şirket hesapları veya üçüncü kişiler adına yapılan transferlerin gerçek bağışçılarla bağlantıları ile belirli projeler için gönderilen kaynakların gerçekten o projelerde kullanılıp kullanılmadığı da soruşturma kapsamında değerlendirilecek.  </p><p><b>BAĞIŞÇILARIN HUKUKİ DURUMU DELİLLERE GÖRE BELİRLENECEK</b></p><p>Raporda, soruşturmanın bağış yapan kişileri değil, bağışların sonraki mali hareketlerini konu aldığı vurgulandı.  </p><p>Dosyada yer alan değerlendirmede, yalnızca para transferi yapılmasının kişilerin suç veya örgütsel faaliyetle ilişkilendirilmeleri anlamına gelmeyeceği belirtilirken, bağışçıların hukuki durumlarının soruşturma kapsamında elde edilecek somut bilgi ve delillere göre, masumiyet karinesi gözetilerek belirleneceği ifade edildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/deprem-bagislari-sorustur-903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286593</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/guney-kore-kuzey-kore-japon-denizi-yonune-tanimlanamayan-fuze-firlatti-286593</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güney Kore: Kuzey Kore, Japon Denizi yönüne tanımlanamayan füze fırlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Kore, Kuzey Kore'nin Japon Denizi (Doğu Denizi) yönüne tanımlanamayan bir füze fırlattığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güney Kore: Kuzey Kore, Japon Denizi yönüne tanımlanamayan füze fırlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yonhap&#39;ın haberine göre, Güney Kore Genelkurmay Başkanlığından (JCS) yapılan açıklamada, Pyongyang&#39;ın ülkenin doğu kıyısı açıklarından Japon Denizi yönüne tanımlanamayan bir füze fırlattığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, fırlatılan cismin niteliğine ilişkin ayrıntı verilmedi.</p><p>Japonya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada ise fırlatılan cismin balistik füze olabileceği ifade edildi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/guney-kore-kuzey-kore-jap-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286592</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlek-terorsuz-turkiye-milli-devlet-politikasidir-286592</link>
      <pubDate>2026-08-06T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye milli bir devlet politikasıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin milletin huzuru ve devletin güvenliğini esas alan milli bir politika olduğunu belirterek, hazırlanan kanun teklifinin hayırlı olmasını diledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye milli bir devlet politikasıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürlek, NSosyal hesabından, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin yaptığı görüntülü paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nı inşa ettiklerini söyledi.</p><p>Daha müreffeh, daha adil ve daha huzurlu bir geleceğe kararlılıkla ilerlendiğine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılmak için çıktığımız bu yolda Terörsüz Türkiye vizyonumuz ile tarihi bir aşamaya hep birlikte şahit ediyoruz. Kuşkusuz Terörsüz Türkiye hedefi milletimizin huzurunu ve devletimizin güvenliğini ve ortak geleceğimizi esas alan milli bir devlet politikasıdır. Bilindiği üzere milletimizin feraseti, devletimizin kararlılığı ve güvenlik güçlerimizin fedakarlıkları sayesinde terör tehdidinin hareket alanı büyük ölçüde daraltılmıştır. Oluşan güven ve huzur ortamını kalıcı hale getirecek hukuki, sosyal ve kurumsal adımları atmak ortak sorumluluk haline gelmiştir. Bu anlayışla Meclis'teki siyasi partilerimiz el ele vermiş, milletimizin kazanımlarını kalıcı kılacak tarihi bir irade ortaya koymuştur."</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlatan Gürlek, "Adalet Bakanlığı olarak hazırlıklarına katkı sunduğumuz 12 maddelik teklif, 360 milletvekilimizin güçlü iradesiyle Gazi Meclisimizin gündemine gelmiştir." diye konuştu.</p><p><b>- "TESPİT, MİLLİ GÜVENLİK KURULU TARAFINDAN TEYİT EDİLECEK"</b></p><p>Gürlek, teklifin, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi, ortak aidiyet duygusunu pekiştirmeyi ve terörün yeniden istismar edilebileceği zeminleri ortadan kaldırmayı amaçladığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Söz konusu teklif, belirli soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemlerine ilişkin düzenlemeler içermektedir. Burada temel ilke açıktır. Teklif hükümlerinin uygulanabilmesi için terör örgütünün fiili varlığı tamamen sona ermelidir. Kontrolündeki bütün silah ve mühimmat eksiksiz ve geri dönmeyecek bir şekilde imha edilmelidir. Bu durum güvenlik kurumlarınca açık ve kesin bir biçimde tespit edilecektir. Tespit, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilecek, karar Resmi Gazete'de yayımlanacaktır. Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir kurul, Meclisimizde ise bir izleme komisyonu oluşturulacaktır. Gazi Meclisimizin ilgili komisyonu sürecin işleyişini takip edecek ve gerektiğinde tavsiyelerde bulunacaktır."</p><p>Türkiye Cumhuriyeti'nin, her türlü terör tehdidiyle mücadele edecek iradeye, kararlılığa ve güce sahip olduğunu belirten Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Meclisimizin gündemine gelen teklifte terör talimatı verenler ile güvenlik güçlerimizi şehit edenlere ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Hiçbir kişiye özel statü tanınmamakta, düzenleme başka yapılara teşmil edilmemektedir. Bütün işlemler Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, milletimizin hassasiyetleri gözetilerek yürütülecektir. Şehit ailelerimizin ve kahraman gazilerimizin hassasiyetleri sürecin temel ölçüsü olacaktır. Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır. Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef daha güçlü ekonomi, daha güçlü demokrasi, daha güçlü yatırım ortamı ve daha güçlü kalkınma demektir. Aynı zamanda güçlü bir iç cephe, pekişen toplumsal dayanışma ve ebedi kardeşlik demektir. Milletimizin desteğiyle ilerleyen süreç hedefine ulaştığında kazanan Türkiye, kazanan aziz milletimiz olacaktır. Terörsüz Türkiye vizyonu yalnızca ülkemizin iç güvenliğiyle sınırlı değildir. Bu vizyon terörden arındırılmış bir Suriye, daha istikrarlı bir Irak, daha huzurlu bir Orta Doğu ve daha güçlü bölgesel işbirliği anlamına gelmektedir."</p><p><b>- "TERÖRÜN SONA ERMESİ DIŞ MÜDAHALE ALANLARINI DARALTACAK"</b></p><p>Bakan Gürlek, terör örgütlerinin vekil güç olarak kullanıldığı bir dönemden geçildiğini belirterek, "Terörün sona ermesi dış müdahale alanlarını daraltacak, ticaret koridorlarının, enerji projelerinin ve ulaştırma hatlarının güvenliğini artıracaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde hayata geçirilen reformlar, yatırımlar ve demokratikleşme adımları kalıcı huzurla taçlandırılacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p>Terörün sona ermesi ile eğitimden sağlığa, ulaşımdan kalkınmaya kadar her alanda daha güçlü adımlar atılacağını vurgulayan Gürlek, "İç cephesini tahkim eden Türkiye, kardeşliğin ve huzurun vizyonunu inşa edecektir. Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkelerinden hiçbir zaman ayrılmayacaktır. Meclis gündemine gelen teklif, Terörsüz Türkiye hedefimizin hukuki zemininin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adımdır. Hedefimiz güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin kalıcı olduğu güçlü bir Türkiye'dir." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Gürlek, kanun teklifinin hayırlı olmasını dileyerek, "Bu tarihi iradeye liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Teklifin hazırlanmasına katkı sunan tüm siyasi partilere, paydaşlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/video-06082026239881ac.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bakan-gurlek-terorsuz-tur-594_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286591</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msbden-terorsuz-turkiye-mesaji-surecin-basarisi-icin-gerekli-tum-tedbirler-aliniyor-286591</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB'den Terörsüz Türkiye mesajı... "Sürecin başarısı için gerekli tüm tedbirler alınıyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, "Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB'den Terörsüz Türkiye mesajı... "Sürecin başarısı için gerekli tüm tedbirler alınıyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151991.jpg"/><p>Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), ülkenin güvenliğinin sağlanması, milletimizin huzurunun korunması ve devletin bekasının muhafazası amacıyla her türlü risk ve tehdit unsuruna karşı yürüttüğü faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek &quot;Son bir hafta içerisinde 1 PKK&#39;lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Hudutlarda kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirler alındığına dikkati çeken Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Son bir haftada, 490 şahıs yakalanmış, 1 Ocak&#39;tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 443 olmuş, engellenen 924 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 44 bin 802&#39;ye ulaşmıştır. Yine bu hafta içerisinde, Hakkari hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 8 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.&quot;</p><p>Aktürk, TSK&#39;nın ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, &quot;NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi çerçevesinde 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında görev yapacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin 31 Temmuz&#39;da Estonya&#39;ya intikali tamamlanmış, unsurlarımız 1 Ağustos itibarıyla göreve başlamıştır.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151992.jpg"/><p><b>- İSRAİL</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu&#39;daki gelişmelere de değinerek bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin önemini yinelediklerini ifade etti.</p><p>Bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engelin İsrail olduğuna dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;İsrail, Gazze&#39;de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin olumlu seyrettiği bir dönemde, bu çabaları bilinçli şekilde sabote etmeyi sürdürmektedir. İsrail&#39;in, geçtiğimiz hafta sonu Gazze&#39;de yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadır kampı ile bir sağlık tesisini hedef alması sonucu 30&#39;dan fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Söz konusu saldırı, İsrail&#39;in uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımının son örneğini teşkil etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail&#39;in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.&quot;</p><p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler&#39;in hafta içerisindeki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;31 Temmuz&#39;da, Bakan Yardımcımız Sayın Alpaslan Kavaklıoğlu&#39;nun vefat eden kıymetli eşi için Ankara&#39;da düzenlenen cenaze törenine katılmış, 1 Ağustos&#39;ta Suriye Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Sayın Bakanımız bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı&#39;nı ağırlayacaktır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151993.jpg"/><p><b>- EĞİTİM VE TATBİKAT FAALİYETLERİ</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, TSK&#39;nın, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Tatbikatlara ilişkin bilgi veren Aktürk, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;20 Temmuz&#39;da Slovakya&#39;da başlayan Joint Fire Tatbikatı yarın, 4 Ağustos&#39;ta Letonya&#39;da başlayan Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı 14 Ağustos&#39;ta sona erecektir. Diğer yandan, öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya&#39;ya, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz&#39;a, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya&#39;ya liman ziyaretleri yapılmaktadır. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz&#39;e liman ziyareti yapan TCG Oruçreis tarafından 7-11 Ağustos tarih aralığında Civitavecchia/İtalya'ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151994.jpg"/><p><b>- ENVANTERE YENİ GİREN SİLAH SİSTEMLERİ</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve milli savunma sanayisinin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmalarının da kararlılıkla devam ettiğini belirtti.</p><p>Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda, &quot;Tayfun Fırlatma, Taşıma Yükleme ve Komuta Kontrol Aracı, Karinalı Bot ile Milli Piyade Tüfeği MPT-76&#39;nın&quot; muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı bilgisini paylaşan Aktürk, &quot;Ayrıca, ASELSAN tarafından &#39;Hassas Güdüm Kiti HGK-84&#39; ve &#39;Lazer Güdüm Kiti LGK-82/84&#39; ile Roketsan tarafından &#39;SOM-B1T&#39; mühimmatı Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin de yapılan planlamalara uygun şekilde yürütüldüğüne dikkati çekerek &quot;14 Temmuz&#39;da başlayan Milli Savunma Üniversitesi &#39;2026 Yılı Askeri Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri&#39; yarın 24 Temmuz&#39;da başlayan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı &#39;3&#39;üncü Dönem Uzman Erbaş Temini&#39;, &#39;4&#39;üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini&#39; ile &#39;2&#39;nci Dönem Sözleşmeli Er Temini&#39; başvuruları 9 Ağustos sona erecektir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151995.jpg"/><p><b>- "KAHRAMANIM MEHMETÇİK VE VATAN" KONULU RESİM YARIŞMASI</b></p><p>Milli Savunma Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yürütülen işbirliği kapsamında, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen, &quot;Kahramanım Mehmetçik ve Vatan&quot; konulu resim yarışmasına da değinen Aktürk, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Yarışmada seçici kurul tarafından belirlenen eserler Bakanlığımızın X hesabında halk oylamasına açılmış olup, ilkokul kategorisindeki oylama yarın sona erecek, müteakiben ortaokul kategorisindeki oylama 14 Ağustos&#39;a kadar devam edecektir. Yarışma sonuçları 21 Ağustos&#39;ta Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığının resmi sosyal medya hesapları ve internet siteleri üzerinden ilan edilecektir. Tüm vatandaşlarımızı, geleceğin sanatçılarına destek olmak ve öğrencilerimizin vatan sevgisini yansıtan eserlerine katkı sunmak amacıyla halk oylamasına katılmaya davet ediyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151996.jpg"/><p>Tuğamiral Aktürk, TSK Komuta Kademesinin şekillendiği 2026 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısı&#39;nın 4 Ağustos&#39;ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlendiğini hatırlatarak &quot;Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanan Yüksek Askeri Şura kararlarının bir kez daha devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>TSK&#39;nın gücünü milletinden aldığına dikkati çeken Aktürk, hudutların güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, denizlerimizde ve semalarda hak ve menfaatlerin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlenen tüm görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edeceklerini bildirdi.</p><p>Milli Savunma Bakanlığınca (MSB), "Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır." ifadesi kullanıldı.</p><p>MSB'de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından, büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürülen terörle mücadelede, güvenlik güçlerinin üstün gayreti ve milletin desteği sayesinde büyük başarı elde edildiği belirtildi.</p><p>Bu tarihi başarıda en büyük payın, vatan uğruna fedakarlığın en yüce örneğini sergileyen şehitlerin, gazilerin ve onların ailelerine ait olduğunu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumlulukları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edecek, terörle mücadelede elde edilen başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla taçlandırılması için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edecektir."</p><p><b>- SEEBRIG TUGAYI</b></p><p>Güneydoğu Avrupa bölgesindeki istikrarın sağlanmasına, işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlanması maksadıyla, 1999 yılında Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) teşkil edildiği belirtildi.</p><p>Türkiye'nin SEEBRIG Karargahı'na 2007-2011 yılları arasında ev sahipliği yaptığı ifade edilen açıklamada, 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliğinin, İstanbul 3'üncü Kolordu Komutanlığı Orgeneral Muharrem Mazlum İskora Kışlası'nda yapılacağı bilgisi verildi.</p><p>Karargahın taşınmasına ve detaylarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p><p>"Bu kapsamda, Kumanovo/Kuzey Makedonya'da konuşlu bulunan SEEBRIG Karargahı 19-21 Temmuz 2026 tarihleri arasında SEEBRIG Karargahı envanterinde bulunan tüm araç, gereç ve malzeme İstanbul'a taşınmış ve aynı tarihlerde SEEBRIG personeli de kademeli olarak İstanbul'a intikal etmiştir. Tugay Karargahı 03 Ağustos'ta İstanbul'da tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. SEEBRIG Karargahı'nda 6 ülkeden (Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kuzey Makedonya) halihazırda 28 çekirdek personel (12 Türk/16 yabancı) görev yapmaktadır. 27 Ağustos'ta SEEBRIG Karargahının Aktivasyon, Komuta Devir Teslim ve 27'nci Kuruluş Yıldönümü törenlerinin birlikte İstanbul'da icra edilmesi, 31 Ağustos'ta ise karargahın resmi olarak aktif hale getirilmesi planlanmıştır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/msbden-terorsuz-turkiye-m-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286590</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/emlak-vergisinde-gelecek-yil-icin-esas-alinacak-insaat-maliyet-bedelleri-belirlendi-286590</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emlak vergisinde gelecek yıl için esas alınacak inşaat maliyet bedelleri belirlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Emlak vergisine esas olmak üzere gelecek yıl için bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, meskenler açısından 604,1 lira ile 27 bin 712,26 lira arasında değişecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emlak vergisinde gelecek yıl için esas alınacak inşaat maliyet bedelleri belirlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanlıklarınca hazırlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.</p><p>Tebliğle emlak vergisine esas olmak üzere gelecek yıl için bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri belirlendi.</p><p>Buna göre, mesken binaları açısından metrekare normal inşaat maliyet bedelinin asgari ve azami sınırları, lüks inşaatlar için 12 bin 642,67 lira ile 27 bin 712,26 lira, birinci sınıf inşaatlar için 5 bin 335,40 lira ile 18 bin 532,07 lira, ikinci sınıf inşaatlar için 3 bin 758,56 lira ile 12 bin 555,79 lira, üçüncü sınıf inşaatlar için bin 269,61 lira ile 8 bin 551,49 lira, basit inşaatlar için 604,1 lira ile 3 bin 856,64 lira arasında olacak.</p><p>Tebliğle fabrika, otel, hastane, sinema, banka, okul ve havuz gibi binaların metrekare normal inşaat maliyet bedelleri de yeniden düzenlendi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/emlak-vergisinde-gelecek--278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286589</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gabarda-petrol-uretimi-rekoru-gunluk-83300-varil-uretim-286589</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gabar'da petrol üretimi rekoru! Günlük 83.300 varil üretim!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gabar'da petrol üretiminin günlük 83 bin 300 varile ulaşarak rekor kırdığını bildirdi. Üretimin her geçen gün arttığı Gabar'daki sahalar aracılığıyla 2021'den bugüne kadar toplam 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gabar'da petrol üretimi rekoru! Günlük 83.300 varil üretim!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bir dönem adı terörle anılan Gabar, bölgenin terörden arındırılmasının ardından rotasını üretime çevirdi.</p><p>Bölgede tesis edilen güven ve huzur ortamı, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) bölgede rahatça sismik araştırmalar ve sondaj çalışmaları yapmasının önünü açtı.</p><p>Bu çalışmaların bir sonucu olarak 2021&#39;de Şırnak&#39;ın Gabar bölgesinde, Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfi gerçekleştirildi. Üretime alınan kuyuya, şehit Astsubay Üstçavuş Esma Çevik&#39;in adı verildi.</p><p>Türkiye Petrolleri, Cudi-Gabar bölgesinde 2021&#39;de Şehit Esma Çevik ile başladığı üretimi, 2022&#39;de Şehit Teğmen Akdeniz, 2023&#39;te Şehit Aybüke Yalçın, 2024&#39;te Mehmet İrfan Güler, Bulmuşlar ve Bülent Sadioğlu ile 2025&#39;te Ağaçyurdu sahalarıyla büyüttü.</p><p>Üretimin her geçen gün arttığı Gabar&#39;daki sahalar aracılığıyla 2021&#39;den bugüne kadar toplam 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretildi.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayraktar, Gabar&#39;da eskiden kan, gözyaşı ve umutsuzluk olduğunu belirtti.<br></p><p>Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte Gabar&#39;ın, üretimin, istihdamın ve umudun adresi olduğunu vurgulayan Bayraktar, &quot;Terörsüz Türkiye&#39;nin ülkemize neler katabileceğinin küçük bir kesitini Gabar&#39;da gözler önüne serdik. Bunu tüm Türkiye&#39;ye ve tüm bölgeye yaydığımızda, inşallah Türkiye&#39;nin ve bütün bölgenin geleceği, insanlarımızın, milletimizin geleceği çok daha aydınlık olacak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yeni sondajlarla ve keşiflerle üretimi artırmaya devam ettiklerinin altını çizen Bayraktar,  &quot;Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifinin TBMM&#39;de görüşüldüğü bugünlerde, bölgeden güzel haberler de gelmeye devam ediyor. Gabar&#39;da gerçekleştirilen petrol üretimimiz günlük 83 bin 300 varile ulaşarak rekor kırdı. Durmaksızın çalışarak üretimi artıracağız ve vatandaşlarımızın geleceğine umut olmayı sürdüreceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/gabarda-petrol-uretimi-re-678_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286588</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/arnavutkoyde-sosyal-konutlar-hizla-yukseliyor-286588</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arnavutköy'de sosyal konutlar hızla yükseliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Arnavutköy'de TOKİ tarafından yapımı sürdürülen 36 bin konutluk dev projede son durum dron kamerasıyla havadan görüntülendi. Sazlıbosna ve Hacımaşlı mahallelerinde yükselen binlerce konutun bulunduğu şantiye alanlarında bazı bloklarda inşaatların büyük oranda tamamlandığı, cam ve doğrama montajları ile dış cephe boya çalışmalarının son aşamaya geldiği görüldü. Sosyal yaşam alanları ve kamuoyunda Kanal İstanbul Köprüsü olarak da bilinen Nakkaş Köprüsü ile sosyal konutlar aynı karede görüntülendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arnavutköy'de sosyal konutlar hızla yükseliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ iş birliği ile Arnavutköy Sazlıbosna'da İlk Evim Projesi kapsamında inşa edilen sosyal konutlar hızla yükseliyor. Arnavutköy Sazlıbosna Projesi kapsamındaki ilk konutların 2027 yılından itibaren hak sahiplerine etapla halinde teslimi öngörülüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 150 bin vatandaşın yeni ve depreme dayanıklı konutlara kavuşması hedefleniyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/tokievvvv-060820268665ac27.jpg"/><p>Arnavutköy Sazlıbosna ve Hacımaşlı mahallelerinde yapımı devam eden TOKİ sosyal konut projeleri dron kamerasıyla görüntülendi. Görüntülerde geniş bir alana yayılan şantiye sahalarında çok sayıda blokta çalışmaların önemli ölçüde ilerlediği görüldü. Bazı konutlarda dış cephe kaplamaları, boya çalışmaları ile cam ve pencere montajlarının tamamlanma aşamasına geldiği, çevre düzenleme çalışmalarının ise birçok noktada sürdüğü gözlendi. Dron görüntülerinde konut alanlarının yanı sıra sosyal donatı alanları, ulaşım bağlantıları ve devam eden altyapı çalışmaları da yer aldı. Bölgede yükselen yeni yaşam alanları ile Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde bulunan ve kamuoyunda Kanal İstanbul Köprüsü olarak da bilinen Nakkaş Köprüsü aynı karede görüntülendi.  </p><p>Havadan görüntülenen son durumda, bazı etaplarda konutların tamamlanma aşamasına geldiği, bazı etaplarda ise kaba inşaat ve ince işçilik çalışmalarının aralıksız sürdüğü görüldü.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/arnavutkoyde-sosyal-konut-196_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286587</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/omurilik-hasarinda-bagisiklik-hucreleri-umut-vadediyor-286587</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Omurilik hasarında bağışıklık hücreleri umut vadediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Dresden Teknoloji Üniversitesi ve Edinburgh Üniversitesi'nden bilim insanları, zebralarda omurilik hasarının ardından nötrofillerin Il-4 sinyaliyle iyileşmeyi sağladığını ortaya koydu. Bu bulgu, omurilik yenilenmesi ve bağışıklık sistemi arasındaki karmaşık ilişkiye yeni bir bakış açısı kazandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Omurilik hasarında bağışıklık hücreleri umut vadediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dresden Teknoloji Üniversitesi Regeneratif Terapiler Merkezi (CRTD) ile Edinburgh Üniversitesi'nden Prof. Thomas Becker liderliğindeki araştırma ekibi, zebralarda omurilik hasarı sonrası iyileşmeyi sağlayan bağışıklık mekanizmasını gün yüzüne çıkardı. Journal of Neuroinflammation dergisinde yayımlanan bu çalışma, nötrofillerin Il-4 adlı molekülü serbest bırakarak iltihabı kontrol altına aldığını ve sinir liflerinin yeniden büyümesine ortam hazırladığını gösteriyor. Araştırmacılar, omurilik yaralanmalarında bağışıklık sisteminin rolünü daha yakından inceleyerek, insanlarda kalıcı hasara yol açan iltihaplanmanın zebralarda nasıl yönetildiğini anlamaya çalıştı.</p><h3>Prof. Becker: 'Nötrofiller omurilik onarımında orkestra şefi gibi'</h3><p>Çalışmada, nötrofillerin omurilikteki hasarlı bölgeye ilk ulaşan bağışıklık hücrelerinden biri olduğu vurgulandı. Geleneksel olarak sadece dokudaki enkazı temizledikleri düşünülen bu hücrelerin, aslında daha aktif bir rol üstlendiği ortaya kondu. Nötrofiller, Il-4 molekülünü salgılayarak diğer bağışıklık hücrelerine iltihabı azaltmaları ve kontrol altında tutmaları için sinyal gönderiyor. Araştırma ekibi, larval zebralarda nötrofilleri devre dışı bıraktığında, bağışıklık sisteminin diğer bölümlerinin aşırı iltihaplanma proteinleri ürettiğini ve sinir liflerinin yenilenmesinin durduğunu gözlemledi. Sonuç olarak, zebraların hareket kabiliyeti geri dönmedi. Prof. Becker, "Nötrofiller sadece enkazı temizlemiyor, aynı zamanda bağışıklık sisteminin uyumlu bir ritme dönmesini sağlıyor. Onlar olmadığında, sistem yıkıcı bir döngüye giriyor ve iyileşme imkansız hale geliyor" diyerek omurilik yenilenmesinde nötrofillerin kritik rolünü vurguladı.</p><h3>Il-4 molekülüyle omurilik yenilenmesi: İnsanlar için umut var mı?</h3><p>Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise, Il-4 molekülünün doğrudan yaralı bölgeye verilmesiyle, nötrofiller yokken dahi iltihabın azaldığı ve omuriliğin tamamen yenilendiği oldu. Bu durum, Il-4'ün nötrofiller tarafından sağlanan temel sinyal işlevini üstlenebileceğini gösterdi. Ancak, zebralardaki bu mekanizmanın insanlarda da geçerli olup olmadığı henüz bilinmiyor. İnsanlarda omurilik yaralanmalarından sonra gelişen iltihap, genellikle kalıcı sinir hasarına ve hareket kaybına yol açıyor. Zebralardaki gibi hassas bir bağışıklık tepkisi, sinir büyümesini destekleyebilir mi sorusu halen yanıt bekliyor. Araştırmacılar, Il-4'ün insan bağışıklık sistemi üzerindeki etkisini ve iltihabın koruyucu işlevlerini bozmadan nasıl dengelenebileceğini anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Prof. Becker ve ekibi, "Başarılı omurilik yenilenmesi için yalnızca bağışıklığı aktive etmek ya da baskılamak yetmez; aynı zamanda zamanlama ve yoğunluğun da hassas biçimde ayarlanması gerekir" görüşünde birleşiyor.</p><h3>Zebra balıklarından insan sinir bilimine yol haritası</h3><p>Zebraların omurilik hasarına karşı gösterdiği olağanüstü yenilenme yeteneği, rejeneratif tıp alanında yeni yaklaşımlar geliştirilmesine ilham veriyor. Araştırmada, nötrofillerin Il-4 sinyaliyle bağışıklık yanıtını onarıma kaydırdığı ve uzun süreli iltihabın önüne geçtiği tespit edildi. Bu bulgular, sinir sistemi yaralanmalarında bağışıklık sisteminin yalnızca koruyucu değil, aynı zamanda yenileyici bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Bilim insanları, zebralardaki bu mekanizmanın insanlarda da çalışıp çalışmadığını anlamak için yeni deneyler planlıyor. Özellikle Il-4'ün insan omurilik yaralanmalarında benzer bir işlev üstlenip üstlenemeyeceği, önümüzdeki dönemde araştırmaların odak noktası olacak. Araştırmacı Xiaobo Tian, "Il-4'ün insanlarda da ince bir dengeyle iltihabı kontrol edebileceği fikri, gelecekte umut verici tedavi yollarının önünü açabilir" açıklamasında bulundu.</p><p>Sonuç olarak, Dresden Teknoloji Üniversitesi ve Edinburgh Üniversitesi'nin ortak çalışması, omurilik yenilenmesinde nötrofillerin ve Il-4 molekülünün önemini gözler önüne seriyor. Zebralardaki bu iyileşme mekanizmasının insanlar için de yeni tedavi yaklaşımlarına ilham olabileceği düşünülüyor. Ancak, Il-4'ün insan bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi ve omurilik hasarlarında kullanımı için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Bilim dünyası, bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/omurilik-hasarinda-bagisi-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286586</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/2026-ozyes-giris-belgeleri-erisime-acildi-286586</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026-ÖZYES giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), üniversitelerin özel yetenek sınavı kapsamında spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi amacıyla düzenlenen 2026-Özel Yetenek Sınavı (2026-ÖZYES) giriş belgeleri erişime açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026-ÖZYES giriş belgeleri erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#39;nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-ÖZYES&#39;e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren giriş belgelerine, ÖSYM&#39;nin &quot;ais.osym.gov.tr&quot; adresinden, T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek.</p><p>Adayların, sınava giriş belgesinde yazılı gün ve saatte sınav binasında hazır bulunması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/2026-ozyes-giris-belgeler-943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286585</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/saipem-7000-istanbul-bogazindan-gecti-286585</link>
      <pubDate>2026-08-06T12:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç ve boru döşeme gemisi "Saipem 7000", İstanbul Boğazı'ndan geçişini tamamladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahamalar bayraklı "Saipem 7000" isimli vinç ve boru döşeme gemisi, İstanbul Boğazı geçişini gerçekleştirdi. Boğaz köprülerinin altından geçebilmek için balast tanklarını suyla doldurarak alçalan ve vinç kulelerini yatıran 197,95 metre uzunluğundaki dev gemi, geniş güvenlik önlemleri eşliğinde boğaz geçişini tamamladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/=YhKXUBGHINWrYNS7UpKTA9C7YRKnYdKXUNW7YdS_U9WjYJa3YJC_YJaLYtWPQ9W_UVWvU5WnU1KbQ9az.jpg"/><p><b>KÖPRÜ GEÇİŞİ İÇİN YÜKSEKLİĞİ DÜŞÜRÜLDÜ</b></p><p>135 metre yüksekliğe sahip olan platform, köprülerin altından geçiş yapabilmek amacıyla kulelerini yatırarak yüksekliğini 57 metreye düşürdü. Tek seferde 14 bin ton yük kaldırma kapasitesine sahip ikiz vinç sistemi bulunan gemi, 87 metre genişliğiyle dikkat çekiyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/=YZKHUBC7Q9KjU9WnUpWTU5GvU9KnYdKTUNaXYdS7YNG_EJa3ENGnEBW7YpKXU.aTUVS_A5WTU1KbQ9az.jpg"/><p><b>MAVİ AKIM PROJESİ'NDE REKOR KIRMIŞTI</b></p><p>Geçmişte Rusya'dan Türkiye'ye doğal gaz taşıyan Mavi Akım Projesi kapsamında Karadeniz'de görev yapan Saipem 7000, 2 bin 150 metre derinlikte boru hattı döşeyerek rekor kırmıştı. 2 bin metreden derin sularda boru döşeme kabiliyeti bulunan ve 725 kişiye kadar personel barındırma kapasitesine sahip olan gemi, uluslararası denizcilik faaliyetlerini sürdürüyor.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/94d5e09e83e3488c93b3-0608202612ba8d2e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/saipem-7000-istanbul-boga-635_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286584</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-1-ligde-2026-2027-sezonu-heyecani-yarin-baslayacak-286584</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 2026-2027 sezonu heyecanı yarın başlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 2026-2027 sezonu, yarın oynanacak tek maçla başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 2026-2027 sezonu heyecanı yarın başlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ligin açılış mücadelesinde Boluspor, Manisa FK&#39;yi konuk edecek. Bolu Atatürk Stadı&#39;nda oynanacak karşılaşma saat 21.30&#39;da başlayacak.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre ligin ilk haftasında oynanacak müsabakaların programı şöyle:</p><p><b>Yarın:</b></p><p>21.30 Boluspor-Manisa FK (Bolu Atatürk)</p><p>8 Ağustos Cumartesi:</p><p>17.00 Bandırmaspor-İstanbulspor (Bandırma 17 Eylül)</p><p>19.00 Ümraniyespor-Mardin 1969 Spor (Ümraniye Belediyesi Şehir)</p><p>19.00 Sivasspor-Esenler Erokspor (4 Eylül)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/04/42137733.jpg"/><p>21.30 Antalyaspor-Keçtaş Ankara Keçiörengücü (Corendon Airlines Park Antalya)</p><p><b>9 Ağustos Pazar:</b></p><p>19.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük (Aktepe)</p><p>19.00 SMS Grup Sarıyer-Muğlaspor (Yusuf Ziya Öniş)</p><p>21.30 Vanspor-Kayserispor (Spor Toto Akhisar)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42149657.jpg"/><p>21.30 Bodrum FK-Bursaspor (Bodrum İlçe)</p><p><b>10 Ağustos Pazartesi:</b></p><p>21.30 Pendikspor-Batman Petrolspor (Pendik)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/trendyol-1-ligde-2026-202-527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286583</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bestepede-kritik-kabul-cumhurbaskani-erdogan-mhp-lideri-bahceli-ile-gorusecek-286583</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gözler Beştepe'deki zirvede! Erdoğan-Bahçeli görüşmesi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki görüşme başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gözler Beştepe'deki zirvede! Erdoğan-Bahçeli görüşmesi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42153552.jpg"/><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bestepede-kritik-kabul-cu-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286582</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/nigdede-otomobil-sarampole-devrildi-1-olu-3-yarali-286582</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde'de otomobil şarampole devrildi: 1 ölü, 3 yaralı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde'de otomobilin şarampole devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde'de otomobil şarampole devrildi: 1 ölü, 3 yaralı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>O.K. (19) idaresindeki 51 ER 709 plakalı otomobil, Niğde-Kayseri kara yolunun Aktaş beldesi mevkisinde şarampole devrildi.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Kazada sürücü ile araçta bulunan Y.E.A. (18) ve F.K. (17) yaralandı, Bedirhan A. (17) yaşamını yitirdi.</p><p>Yaralılardan O.K&#39;nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/nigdede-otomobil-sarampol-755_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286581</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bugun-hava-nasil-olacak-6-agustos-2026-persembe-yurtta-hava-durumu-286581</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? 6 Ağustos 2026 Perşembe yurtta hava durumu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji, 6 Ağustos 2026 Perşembe Bugün hava durumu raporunu paylaştı. Meteoroloji verilerine göre, 6 Ağustos 2026 Perşembe hava sıcaklıkları mevsim normallerinde seyredecek. Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, yurt ve dünya genelinde hava durumunu 24 TV'den aktarıyor. İşte 6 Ağustos 2026 Perşembe Bugün meteorolojik uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? 6 Ağustos 2026 Perşembe yurtta hava durumu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü 6 Ağustos 2026 Perşembe Bugün ki raporunda detay detay açıkladı.  6 Ağustos 2026 Perşembe hava sıcaklıkları mevsim normallerinde seyredecek. Bugün hava nasıl sorusuna da 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan 24 TV ekranlarından yanıt verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/balksz1-060820265f9e8f90.jpg"/><p>İşte, Meteoroloji verileri ışığında uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...</p><p><b>6 AĞUSTOS 2026 PERŞEMBE YURT VE DÜNYA GENELİNDE HAVA DURUMU NASIL? (24 TV HAVA DURUMU VİDEOLU ANLATIM)</b></p><p class="">6 Ağustos 2026 Perşembe Bugün 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, 24 TV ekranlarından yurt ve dünya genelinde hava durumunu bildiriyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/video1-06082026ed02092a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><b>6 AĞUSTOS 2026 PERŞEMBE BUGÜN BAZI İLLERDE BEKLENEN HAVA DURUMUYLA GÜNÜN EN YÜKSEK SICAKLIKLARI İSE ŞÖYLE:</b><p>Ankara: Az bulutlu ve açık 31</p><p>İstanbul: Parçalı bulutlu, kuzey kıyıları yerel sağanak yağışlı 32</p><p>İzmir: Az bulutlu ve açık 36</p><p>Adana: Parçalı ve az bulutlu, Toroslar kesimi yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 35</p><p>Antalya: Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 33</p><p>Samsun: Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak yağışlı 30</p><p>Trabzon: Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak yağışlı 28</p><p>Erzurum: Parçalı bulutlu 30</p><p>Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 40</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bugun-hava-nasil-olacak-6-824_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286580</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/metadan-anthropic-ve-openaia-gozdagi-muse-code-sahneye-cikti-286580</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meta'dan Anthropic ve OpenAI'a gözdağı! Muse Code sahneye çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Meta, yapay zeka alanında Anthropic ve OpenAI ile sürdürdüğü rekabette yeni bir hamle yaparak ilk kodlama ajanı Muse Code'u piyasaya sürdü. Şirketin yapay zeka şefi Alexandr Wang, Muse Code'un rakiplerinden 10 kattan fazla ucuz olduğunu ve geliştiricilere eksiksiz yazılım mühendisliği görevleri sunduğunu açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meta'dan Anthropic ve OpenAI'a gözdağı! Muse Code sahneye çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meta, yapay zeka sektöründe Anthropic ve OpenAI gibi öncü laboratuvarlarla girdiği kıyasıya mücadelede önemli bir adım atarak Muse Code adını verdiği ilk yapay zeka kodlama ajanını resmi olarak tanıttı. Şirketin bu hamlesi, CEO Mark Zuckerberg'in yapay zeka stratejisini yeniden şekillendirme çabalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Muse Code, geliştiricilerin tek bir komutla kurulum yapabildiği ve ardından kapsamlı yazılım mühendisliği görevlerini üstlenebildiği bir yapay zeka aracı olarak dikkat çekiyor.</p><h3>Alexandr Wang: 'Tek komutla kurulup eksiksiz yazılım görevleri üstleniyor'</h3><p>Muse Code'un arkasındaki isim, Meta Superintelligence Labs'i yöneten ve temel model geliştirme süreçlerini denetleyen yapay zeka şefi Alexandr Wang oldu. Wang, geçen yılın Haziran ayında Meta'ya katılarak Zuckerberg'in o dönemde eleştirilen yapay zeka stratejisini baştan aşağı yenileme misyonunun merkezine yerleşti. Bu katılım, şirketin yapay zeka vizyonunda köklü bir dönüşümün başlangıcı olarak kabul ediliyor. Wang, Çarşamba günü verdiği bir röportajda Muse Code'un yeteneklerini detaylı biçimde anlattı. Wang'ın ifadelerine göre kullanıcılar, Muse Code'u tek bir komutla kurabiliyor ve ardından çok çeşitli kullanım senaryolarında eksiksiz yazılım mühendisliği görevlerini bu araca devredebiliyor. Araç; değişiklikleri planlama, kod yazma ve sonuçları doğrulama gibi kritik süreçleri bağımsız şekilde yürütebiliyor. Bu özellikler, Muse Code'u yalnızca bir yardımcı araç olmaktan çıkarıp tam kapsamlı bir yazılım geliştirme ortağına dönüştürüyor.</p><h3>Meta'nın yapay zeka yatırımları ve gelir baskısı</h3><p>Yeni kodlama ajanının piyasaya sürülmesi, Zuckerberg'in veri merkezlerine ve ilgili bilgi işlem altyapısına devasa yatırımlar yapmaya devam ettiği bir döneme denk geldi. Meta, bu yoğun harcamaların karşılığını almak adına yapay zekadan gelir elde edebileceği yeni kanallar arıyor ve Muse Code bu stratejinin en güncel örneği olarak öne çıkıyor. Ancak şirketin mali tablosu son dönemde yatırımcıları tedirgin eden sinyaller verdi. Geçen hafta Meta'nın beklentilerin altında kalan bir gelir tahmini yayımlaması ve ikinci çeyrekte serbest nakit akışındaki düşüşü açıklaması, hisselerde belirgin bir gerilemeye yol açtı. Bu tablo, şirketin yapay zeka alanındaki agresif harcamalarının kısa vadede mali baskı yarattığını gözler önüne serdi. Dolayısıyla Muse Code gibi ürünlerin ticari başarısı, Meta'nın yapay zeka stratejisinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor.</p><h3>Muse Code, Anthropic'in Claude ve OpenAI'ın Codex'iyle yarışıyor</h3><p>Muse Code, işlevsellik açısından Anthropic'in Claude asistanı ve OpenAI'ın Codex aracıyla doğrudan rekabet ediyor. Bu yapay zeka destekli dijital ajanlar, insanların yazılım geliştirme sürecini hızlandırmasına ve kolaylaştırmasına yardımcı oluyor. Muse Code da benzer şekilde, kullanıcıların tek bir arayüz içinde birden fazla yapay zeka destekli dijital ajanı yöneterek uygulama geliştirmesini mümkün kılıyor. Şu anda önizleme sürümünde erişime açılan Muse Code, Meta'nın en güncel yapay zeka modeli olan Muse Spark 1.2 ile entegre biçimde çalışıyor. Wang, Muse Spark yapay zeka modellerine ilişkin kullanıcı istatistiklerini kamuoyuyla paylaşmayı tercih etmedi; ancak benimseme oranının heyecan verici ve güçlü bir seyir izlediğini vurguladı. Bu ifade, Meta'nın yapay zeka ekosisteminin geliştirici topluluğu tarafından ilgiyle karşılandığına işaret ediyor.</p><h3>Muse Spark modeli Muse Code ile birlikte eğitildi</h3><p>Meta'nın en son Muse Spark modeli, Muse Code ile eş zamanlı olarak geliştirildi ve eğitildi. Wang, bu entegre geliştirme sürecinin genel kodlama performansında kayda değer bir iyileşme sağladığını belirtti. İki ürünün birlikte evrilmesi, hem modelin hem de ajanın birbirini besleyen bir döngü içinde güçlenmesine olanak tanıdı. Bu yaklaşım, Meta'nın yapay zeka geliştirme felsefesinde model ve araç arasındaki simbiyotik ilişkiye verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor. Geliştiriciler Muse Code'a kullandıkça öde modeli üzerinden erişebiliyor. Ancak Wang, ajanın bunun ötesinde önemli ölçüde daha düşük maliyetli bir katkıda bulunan katmanı barındırdığını açıkladı. Wang bu katmanı, kullandıkça öde seçeneğinden bile 10 kattan fazla ucuz olarak nitelendirdi. En düşük fiyatlı katmanda ise geliştiricilerin modelin iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla katılım göstermesi gerekiyor. Bu durum, Meta'nın temel yapay zeka teknolojisini güçlendirmek için üçüncü taraf verilerinden yararlanma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Meta fiyat avantajıyla fark yaratmayı hedefliyor</h3><p>Wang, Meta'nın yeni yapay zeka kodlama aracını ve Muse Spark model ailesini, Anthropic ve OpenAI'ın popüler teklifleriyle kıyaslandığında öncelikli olarak fiyat avantajıyla farklılaştırdığını net bir dille ifade etti. Bu strateji, Meta'nın yapay zeka pazarında yetenek yarışı yerine maliyet etkinliği üzerinden konum almayı tercih ettiğini gösteriyor. Muse Code'un teknik altyapısına bakıldığında, geliştiricilerin kodlama projelerine özel yapay zeka modellerini yönetmesine imkân tanıyan bir donanım katmanının bulunduğu görülüyor. Kullanıcılar, şirketin Muse Spark yapay zeka modeli API'sini barındıran aynı Meta geliştirici sayfası üzerinden Muse Code'a erişebiliyor ve ödeme işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Bunun yanı sıra Meta'nın yeni yapay zeka modeli, DeepSeek ve Z.ai gibi Çinli laboratuvarların açık ağırlıklı yapay zeka modellerini de barındıran OpenRouter platformunda da kullanıma sunulacak.</p><h3>Meta'dan kurumsal kullanıcılara sıfır veri saklama güvencesi</h3><p>Wang, Meta'nın sıfır veri saklama taleplerini kabul etmeye başladığını da duyurdu. Bu uygulama, şirketin modelleri geliştirmek amacıyla geliştirici verilerini saklamayacağı anlamına geliyor. Wang, bu adımın insanlar için büyük önem taşıyan kritik bir kurumsal özelliği temsil ettiğini söyledi. Veri gizliliği konusundaki bu taahhüt, özellikle kurumsal müşterilerin yapay zeka araçlarına duyduğu güveni artırmaya yönelik stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor. Meta'nın gelir yapısına bakıldığında, şirketin toplam gelirinin yüzde 98'ini çevrimiçi reklamlardan elde ettiği biliniyor. Bu reklamlar, kullanıcı verilerine dayalı hedefleme yöntemleriyle tüketicilere ulaşıyor ve Meta'nın dijital reklam pazarındaki hakimiyetini sürdürmesini sağlıyor. Ancak Muse Code gibi ürünlerle şirket, reklam dışı gelir kaynaklarını çeşitlendirme yolunda kararlı adımlar atıyor. Yapay zeka kodlama ajanları pazarının giderek kızışması, Meta'nın bu alandaki fiyat odaklı stratejisinin başarısını yakından takip edilecek bir konu haline getiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/metadan-anthropic-ve-open-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286579</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/disney-ve-tiktok-arasinda-dikkat-ceken-dev-is-birligi-286579</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Disney ve TikTok arasında dikkat çeken dev iş birliği]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Disney ve TikTok, yaratıcı topluluklara Star Wars, Marvel ve Pixar gibi markalarla kısa videolar hazırlama fırsatı sunan tarihi bir anlaşmaya imza attı. Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayacak bu iş birliği, Disney+'ın abone tabanını ve etkileşimini artırmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Disney ve TikTok arasında dikkat çeken dev iş birliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Walt Disney Company ile TikTok arasında imzalanan yeni anlaşmayla, sosyal medya yaratıcıları artık Disney'in Star Wars, Marvel ve Pixar gibi popüler markalarını kullanarak kısa videolar üretebilecek. Amerika Birleşik Devletleri'nde önümüzdeki aylarda hayata geçecek olan bu iş birliği, dijital içerik üreticilerine Disney karakterlerini TikTok platformunda sergileme fırsatı tanıyacak. Anlaşmanın ardından, kullanıcılar Disney varlıklarını hem TikTok hem de Disney+ platformlarında paylaşabilecek. Ortaklığın, ilerleyen dönemde diğer ülkelere de yayılması planlanıyor.</p><h3>Josh D'Amaro: 'Disney+ için tamamlayıcı bir deneyim'</h3><p>Disney'in yeni CEO'su Josh D'Amaro, bu anlaşmanın şirketin uzun vadeli dijital stratejileriyle örtüştüğünü vurguladı. D'Amaro, analistlerle yaptığı görüşmede, kısa video içeriklerinin Disney+ platformuna entegre edilmesinin kullanıcıların platformda daha uzun süre kalmasına ve etkileşimin artmasına katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca, TikTok üzerinden oluşturulacak yeni içeriklerin, izleyicilerin Disney+'ta farklı hikaye formatlarıyla buluşmasına olanak tanıyacağını ifade etti. Mali detaylar açıklanmazken, bu iş birliğinin D'Amaro'nun CEO'luk görevine başlamasından bu yana atılan en önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor.</p><h3>Disney ve TikTok iş birliği dijital medya dünyasında yankı uyandırdı</h3><p>Disney ve TikTok'un ortaklığı, dijital medya sektöründe büyük ses getirdi. TikTok'un milyarlarca kullanıcısı bulunurken, Disney+ platformu dünya genelinde yaklaşık 130 milyon aboneye sahip. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise Disney+, izleme süresinin yüzde 5'ini alarak en çok izlenen üçüncü streaming servisi konumunda yer alıyor. Şirketler, bu yeni özelliğin düzenli olarak güncelleneceğini ve kullanıcıların daha güçlü topluluklar oluşturmasına katkı sağlayacağını açıkladı. Ayrıca, düzenli içerik güncellemeleriyle hayran sohbetlerinin daha derinleşmesi ve Disney+'ta etkileşimin artması bekleniyor.</p><p>Disney'in TikTok ile gerçekleştirdiği bu anlaşma, şirketin OpenAI ile olan iş birliğinin iptal edilmesinden birkaç ay sonra geldi. Daha önce Sora adlı bir platform üzerinden Disney içeriklerinin yapay zeka ile video üretiminde kullanılmasına olanak tanıyan bir proje planlanmıştı. Ancak bu girişim Mart ayında sona erdi. Öte yandan, dikey video formatının popülerliği, Netflix, Paramount, HBO Max ve Peacock gibi büyük platformların da uygulamalarında benzer içeriklere yer vermesine yol açtı. Disney ve TikTok'un bu adımı, dijital medya alanında rekabeti daha da kızıştırıyor.</p><p>Disney ve TikTok arasında kurulan bu yeni ortaklık, hem içerik üreticilerine hem de izleyicilere farklı deneyimler sunmayı hedefliyor. Özellikle genç kullanıcıların ilgi gösterdiği kısa video formatının, Disney+'ın küresel büyümesine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Önümüzdeki dönemde, anlaşmanın etkilerinin Amerika Birleşik Devletleri dışında da hissedilmesi öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/disney-ve-tiktok-arasinda-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286578</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/putinden-rusya-disinda-yasayanlara-tarihi-kisitlama-adimi-286578</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Putin'den Rusya dışında yaşayanlara tarihi kısıtlama adımı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yurtdışında yaşayan ve yokluğunda mahkum edilen Rus vatandaşlarına yönelik mali, dijital ve konsolosluk hizmetlerini kısıtlayan yeni bir yasayı imzaladı. Bu düzenleme, özellikle hükümeti eleştirenler ve muhalifler için ciddi sonuçlar doğuracak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Putin'den Rusya dışında yaşayanlara tarihi kısıtlama adımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 4 Ağustos'ta imzaladığı yeni yasa ile yurtdışında bulunan ve yokluğunda mahkum edilen Rus vatandaşlarının mali, dijital ve konsolosluk işlemlerine ciddi kısıtlamalar getirdi. Yasa, özellikle Kremlin'i eleştiren, muhalif görüş bildiren ya da çeşitli idari suçlardan yargılanan Ruslara yönelik önemli yaptırımlar içeriyor. Rusya dışında yaşayan ve yetkililerin mahkeme kararlarından kaçtığını belirttiği kişileri hedef alan bu düzenleme, resmi olarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanacak. Yasa, Rus Ceza Kanunu'nun herhangi bir maddesi kapsamında hüküm giyenleri kapsarken, 'yabancı ajan' yasasının ihlali, 'istenmeyen' kuruluşlara katılım, Rus askeri güçlerini itibarsızlaştırma, yaptırım çağrısı ve ülkenin toprak bütünlüğünü sorgulama gibi suçları da içine alıyor.</p><h3>Putin: Yurtdışındaki muhaliflere erişim engeli</h3><p>Rusya, bu tür yasaları son yıllarda hükümeti veya Ukrayna'ya karşı sürdürülen savaşı eleştiren gazeteciler, aktivistler ve muhalefet temsilcileri üzerinde sıkça kullandı. Temmuz ayı sonunda parlamento tarafından onaylanan düzenleme, yurtdışında yaşayan kişilerin hem Rus mali sistemine hem de devlet hizmetlerine erişimini engellemeyi amaçlıyor. Yasaya göre, Adalet Bakanlığı, kısıtlamalara tabi olanların adlarını içeren bir kara liste oluşturacak. Bu listeye alınan kişilerin Rus bankalarındaki hesapları ve varlıkları dondurulacak. Ayrıca, online bankacılık hizmetleri ile Rusya'nın devlet portalı Gosuslugi'ye erişimleri kesilecek. Gayrimenkul ve araç satışı, kredi kullanımı, bazı devlet ödemelerinin alınması ve serbest meslek kaydı gibi işlemler de yasaklanacak.</p><h3>Rusya Adalet Bakanlığı'ndan kara liste uygulaması</h3><p>Yasada öne çıkan bir diğer önemli madde ise, yurtdışındaki Rus konsolosluk ve büyükelçiliklerinin, kara listede yer alan kişilere pasaport veya resmi belge vermeyecek olması. Sadece kişinin hayatta olduğunu gösteren belgeler sağlanabilecek. Bu durum, yurtdışında yaşayan ve politik nedenlerle yargılanan Rus vatandaşları için ciddi mağduriyetler yaratacak. İnsan hakları örgütü First Department'tan hukukçular, getirilen kısıtlamaların 'fiilen vatandaşlıktan mahrum bırakmaya' eşdeğer olduğunu savunuyor. Uzmanlara göre, devlet bir yandan birey üzerindeki yargı yetkisini ve kontrolünü sürdürürken, diğer yandan vatandaşlıkla bağlantılı temel hakların çoğunu ortadan kaldırıyor. Bu kapsamlı kısıtlamaların, özellikle siyasi muhalifler ve aktivistler üzerinde ciddi bir baskı oluşturması bekleniyor.</p><p>Putin'in imzaladığı bu yasa, Rusya'nın yurtdışındaki muhaliflere ve eleştirel seslere karşı uyguladığı baskıcı politikaların yeni bir örneği olarak görülüyor. Yasanın uygulamaya geçmesiyle birlikte, kara listeye alınan yurtdışındaki Ruslar, hem ekonomik hem de sosyal anlamda ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıya kalacak. Uzmanlar, bu adımın Rusya'nın muhaliflere yönelik baskı politikasında yeni bir dönemi başlatabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/putinden-rusya-disinda-ya-330_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286577</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ar-geye-gecen-yil-2535-milyar-lira-harcandi-286577</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AR-GE'ye geçen yıl 253,5 milyar lira harcandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Merkezi yönetim bütçesi verileri kullanılarak yapılan hesaplamalara göre; 2025 yılında Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcama 253 milyar 544 milyon TL oldu. Bu sonuca göre, 2025 yılında merkezi yönetim bütçesinden yapılan Ar-Ge harcamalarının merkezi yönetim bütçesi içerisindeki oranı yüzde 1,58 oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AR-GE'ye geçen yıl 253,5 milyar lira harcandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinden Araştırma Geliştirme Faaliyetleri İçin Ayrılan Ödenek ve Harcamalar verisini paylaştı. Merkezi yönetim bütçesi verileri kullanılarak yapılan hesaplamalara göre; 2025 yılında Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcama 253 milyar 544 milyon TL oldu. Bu sonuca göre, 2025 yılında merkezi yönetim bütçesinden yapılan Ar-Ge harcamalarının merkezi yönetim bütçesi içerisindeki oranı yüzde 1,58 oldu. Merkezi yönetim bütçesinden yapılan Ar-Ge harcamalarının 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL olan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içerisindeki oranı ise yüzde 0,40 oldu.  </p><p>Bütçe başlangıç ödenekleri esas alınarak hesaplanan sonuçlara göre; 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için 308 milyar 568 milyon TL tahsis edildi.  </p><p><b>EN FAZLA FONLAMA GENEL BİLGİ GELİŞİMİ İÇİN ÜNİVERSİTELERE YAPILDI</b></p><p>Ar-Ge için merkezi yönetim bütçesinden yapılan harcamalar sosyo-ekonomik hedeflere göre sınıflandırıldığında 2025 yılında en fazla Ar-Ge fonlaması yüzde 64,9 ile genel bilgi gelişimi için üniversitelere yapıldı. Bu sosyo-ekonomik hedefi; sırasıyla yüzde 11,5 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 5,0 ile genel bilgi gelişimi (diğer kaynaklardan finanse edilen), yüzde 4,4 ile tarım ve yüzde 4,4 ile eğitim takip etti.  </p><p>Bütçe başlangıç ödenekleri esas alınarak yapılan hesaplamalara göre, 2026 yılında Ar-Ge için en fazla ödenek yüzde 69,5 ile genel bilgi gelişimi için üniversitelere ayrıldı. Endüstriyel üretim ve teknoloji sosyo-ekonomik hedefler arasında yüzde 8,9 ile ikinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 5,5 ile genel bilgi gelişimi (diğer kaynaklardan finanse edilen), yüzde 4,7 ile tarım ve yüzde 4,0 ile savunma takip etti.  </p><p><b>BÜTÇEDEN ULUSLARARASI AR-GE PROGRAMLARINA 2025 YILINDA 1,82 MİLYAR TL AYRILDI</b></p><p>Merkezi yönetim bütçesinden uluslararası Ar-Ge programlarına 2025 yılında 1,82 milyar TL ayrıldı. Ar-Ge programlarının alt kategorilerine göre, Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programları 987 milyon TL ile ilk sırada yer aldı. Bunu 435 milyon TL ile ikili veya çok taraflı kamu Ar-Ge programları için fonlar ve 402 milyon TL ile uluslararası Ar-Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara gönderilen kamu fonu takip etti.  </p><p>Bütçe başlangıç ödeneğine göre uluslararası Ar-Ge programlarına 2026 yılında 1,95 milyar TL tahsis edildi. İlk sırayı 1 milyar TL ile Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programları alırken bunu 489 milyon TL ile uluslararası Ar- Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara ait fonlar ve 460 milyon TL ile ikili veya çok taraflı uluslararası Ar-Ge programları izledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/ar-geye-gecen-yil-2535-mi-697_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286576</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-telekomdan-172-milyar-tl-kar-ile-yilin-ilk-yarisinda-guclu-performans-286576</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Telekom'dan 17,2 milyar TL kar ile yılın ilk yarısında güçlü performans]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Telekom, yılın ilk yarısında; konsolide gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artırarak 142,2 milyar TL'ye yükseltti. Türk Telekom'un yılın ilk yarısında net karı yıllık bazda yüzde 25,9'luk güçlü büyümeyle 17,2 milyar TL olarak gerçekleşti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Telekom'dan 17,2 milyar TL kar ile yılın ilk yarısında güçlü performans]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[81 ilin her köşesinde 5G, fiber altyapı ve yeni nesil teknolojilere yönelik yatırımlarına devam eden şirket yılın ilk yarısında; güneş enerjisi, imtiyaz süre uzatımı ve mobil lisans bedelleri hariç, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 52,3'lük artışla 41,4 milyar TL yatırım gerçekleştirdi.<p></p><p>Türk Telekom, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 2026'nın ikinci çeyreğinde konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 9,3 artışla 72,8 milyar TL'ye yükselten şirketin, yılın ilk yarısındaki konsolide gelirleri 142,2 milyar TL oldu. Şirketin 2026 ikinci çeyreğinde FAVÖK'ü yıllık bazda yüzde 4,8 artarak 29,4 milyar TL'ye yükselirken, FAVÖK marjı yüzde 40,4 olarak gerçekleşti. 2026'nın ikinci çeyreğinde net kârı 6 milyar TL olan şirketin, yılın ilk yarısındaki net kârı yıllık 17,2 milyar TL seviyesine ulaştı. 2026 ikinci çeyrekte 5G ve fiber yatırımlarına hız veren şirket, güneş enerjisi yatırımları hariç 23,1 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Şirketin yılın ilk yarısında; güneş enerjisi, imtiyaz süre uzatımı ve mobil lisans bedelleri hariç yatırımları, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 52,3'lük artışla 41,4 milyar TL'ye ulaştı. Türkiye'nin ilk entegre operatörü olan şirketin 2026 ikinci çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 57,6 milyona yükseldi. 81 ilin her köşesinde yüksek hızda internet erişimi sunmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren şirketin 2026 ikinci çeyrek itibarıyla fiber ağ uzunluğu 571 bin km'ye, fiber hane kapsaması ise 34,6 milyon haneye ulaştı.  </p><p>Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, "Türkiye'nin dijital geleceğini inşa etmek amacıyla faaliyetlerimize ve yatırımlarımıza aralıksız devam ettiğimiz 2026'nın ilk yarısını güçlü gelir büyümesi ve karlılıkla tamamlamanın memnuniyetini yaşıyoruz. Hem sabit hem de mobil iş kollarımızın desteği ve katma değerli dijital hizmetlerimiz sayesinde toplamda yaklaşık 58 milyon abone tabanına ulaştık. Mobil segmentimizde numara taşıma pazarındaki liderliğimizi sürdürerek yaklaşık 33 milyon aboneye ulaştık ve faturalı abone oranımız yüzde 80'i geçti. Nisan ayında tüm Türkiye çapında hayata geçirdiğimiz 5G servislerimiz ile birlikte, 5G'li müşterilerimizin trafik artışı devam etti. Sabit iş kolumuzda müşterilerimize sunduğumuz yüksek kapasite ve hız paketlerimizi sağlayan fiber yatırımlarımız sayesinde güçlü gelir büyümemizi devam ettirdik. Sabit internet, kurumsal data ve BT çözümleri gelirlerimizdeki artış büyümeye önemli katkı sağladı. Ana iş kollarımızdaki güçlü performansımıza ek olarak, ikinci çeyrekte yerli haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir iş birliğine imza attık ve Türkiye'nin iletişim ve teknoloji ekosistemindeki liderliğimizi sürdürdük. Şirket olarak ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknoloji birikimimizle sektörlerin dönüşümünü sağlayarak ülkemizin kalkınma yolculuğuna katkı sunuyoruz. Son olarak Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile imzaladığımız protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesi için çalışmalara başladık. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasımızı teknolojiyle geleceğe taşıyacağız. Aynı dönemde, Borsa İstanbul'da sürdürülebilirlik performansı yüksek şirketlerin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'ne dahil olmaya hak kazanarak sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu destekledik. Finansal büyüme stratejimizi, çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızla birlikte yöneterek hem paydaşlarımız için hem de gelecek nesiller için yaşayacak kalıcı bir 'değer' üretmeye odaklanıyoruz. Teknoloji birikimimiz, uzman kadrolarımız ve güçlü yatırımlarımızla ülkemizi yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"5G DÖNEMİNDE DE OYUN KURUCU ROLÜMÜZÜ PEKİŞTİRDİK"</b></p><p>Şahin, "Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımız ve yatırımlarımızla mobil abone kazanımındaki yükselişimiz sürüyor. 1 Nisan'da Türkiye'de 5G'nin kullanıma açılmasıyla giriş yaptığımız yılın ikinci çeyreğini mobil numara taşıma pazarında liderlikle tamamladık. 'Herkes için 5G' anlayışımızla, başarılı bir şekilde yürüttüğümüz 5G lansman sürecimizin devamında, 5G'yi zenginleştirilmiş tarife seçenekleriyle abonelerimizle buluşturarak yeni dönemde de mobildeki oyun kurucu rolümüzü pekiştirdik. 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranını ise yüzde 64'e yükselttik.  Nisan ayında Türkiye çapında hayata geçirdiğimiz 5G servislerimiz ile birlikte, 5G'li müşterilerimizin trafik artışı devam etti. Önümüzdeki dönemde uyumlu cihaz ve aktif kullanım oranlarındaki artışla birlikte, 5G yatırımlarımız mobil segmentteki büyümemizi desteklemeye devam edecek" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>YERLİ HABERLEŞME TEKNOLOJİLERİNE YÖNELİK STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Geleceğin inşası için önemli bir sorumluluk aldıklarını belirten Şahin, "Teknoloji birikimimiz, Ar-Ge faaliyetlerimiz ve akademik yayınlarımızla ülkemizin yarınları için çalışıyoruz.  Yerli teknoloji ekosistemimizin büyümesine öncülük ediyor, geleceğe değer katacak proje ve iş birliklerine imza atıyoruz. Bu kapsamda çok önemli bir adım atarak, yerli haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik ülkemizin güzide kuruluşu ASELSAN ile stratejik bir iş birliği başlattık. Bu kapsamda 5G ekosistemini destekleyecek yüksek katma değerli yerli akıllı telefonun geliştirilmesine yönelik çalışmalar ve ilerleyen aşamalarda yerli haberleşme cihazları ile haberleşme altyapılarında kullanılacak donanım ve yazılımların geliştirilmesine yönelik yol haritası oluşturduk. Ülkemizin haberleşme teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini artırmayı, geliştirme, üretim ve ticarileştirme gibi süreçleri kapsayan sürdürülebilir bir ekosistemi oluşturmayı ve yarınlara değerli miras bırakmayı amaçlıyoruz. Teknolojide kendi kendine yeten bir Türkiye için sorumluluk almaya ve dijital geleceğin inşasına katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.  </p><p><b>"YEŞİL DÖNÜŞÜME ÖNCÜLÜK ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>Şahin, "Bu toprakların en köklü kurumlarından biri olarak kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmayı, milli servetimizi yarınlara aktarmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği bir iş modeli olarak değil, tüm iş stratejilerimizin kalbinde yer alan en önemli unsur olarak konumlandırıyoruz. Disiplinli finansal yönetimimizi ve güçlü operasyonel faaliyetlerimizi, insanı merkeze alan 'değer' odaklı bir anlayışla hayata geçiriyoruz. 2025 yılı Entegre Faaliyet Raporumuzu ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporumuzu yayımlayarak, finansal ve operasyonel performansımızın yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı, sürdürülebilirlik önceliklerimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi kapsamlı şekilde ortaya koyduk. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın yansıması olarak Borsa İstanbul'da sürdürülebilirlik performansı yüksek 25 şirketin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer aldık. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik yaklaşımımızı küresel raporlama standartlarına uygun biçimde şeffaf bir şekilde ortaya koyarak, yeşil dönüşümde de öncü ve örnek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/turk-telekomdan-172-milya-531_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286575</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/porto-rikoda-kuraklik-alarmi-su-dagitiminda-hastanelere-oncelik-verilecek-286575</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Porto Riko'da kuraklık alarmı! Su dağıtımında hastanelere öncelik verilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Porto Riko'da etkisini artıran kuraklık nedeniyle San Juan başta olmak üzere birçok şehirde su tasarrufu önlemleri devreye alındı. Yaklaşık 180 bin kişiye 48 saatlik döngüsel su kesintisi uygulanırken, yetkililer kuraklığın etkilerinin Eylül ayına kadar sürebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Porto Riko'da kuraklık alarmı! Su dağıtımında hastanelere öncelik verilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Porto Riko'da son dönemde şiddetlenen kuraklık, başkent San Juan ve çevresindeki büyük şehirlerde ciddi su sıkıntısına yol açtı. Yetkililer, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı adada 180 binden fazla kişinin Cuma gününden itibaren 48 saatlik periyotlarla suya erişemeyeceğini açıkladı. Su tasarrufu önlemleri, kuraklığın etkisiyle birlikte uygulanmaya başlarken, Porto Riko Valisi Jenniffer Gonzalez, bu sürecin ne kadar devam edeceğine dair kesin bir tarih veremedi. Özellikle aşırı sıcaklar ve yağış eksikliği, kentlerde günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Meteorologlar, bölgede kuru havanın Eylül ayına kadar sürmesinin muhtemel olduğunu belirtti.</p><h3>Vali Gonzalez: 'Kuraklık kontrolümüz dışında, önlemler sürecek'</h3><p>Porto Riko Valisi Jenniffer Gonzalez, kuraklık nedeniyle alınan su tasarrufu önlemlerinin süresiz olabileceğini ifade etti. Gonzalez, yaşanan kuraklığın tamamen doğal koşullardan kaynaklandığını ve mevcut hava şartlarının daha da kötüleşebileceğine dikkat çekti. Özellikle Temmuz ayında San Juan'da 120 yılı aşkın süredir kaydedilen en düşük yağış miktarı görüldü ve bu ay aynı zamanda başkent için ikinci en sıcak Temmuz olarak kayıtlara geçti. ABD Kuraklık İzleme Merkezi'nin verilerine göre, Porto Riko topraklarının yaklaşık yüzde 25'i şiddetli kuraklık altında bulunuyor. Ayrıca adanın yüzde 36'sında orta düzeyde kuraklık yaşanıyor. Vali Gonzalez, halkın su tasarrufu konusunda duyarlı olmasını isterken, mevcut koşulların daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu.</p><h3>San Juan'da 180 bin kişiye döngüsel su kesintisi başladı</h3><p>San Juan ve çevre şehirlerde uygulanan su kısıtlaması, yaklaşık 180 bin kişiyi doğrudan etkiliyor. Cuma gününden itibaren belirli mahallelerde yaşayanlar, 48 saatlik döngülerle suya erişim sağlayabiliyor. Su ve kanalizasyon sistemi başkanı Luis Gonzalez Delgado, içme suyunun öncelikle hastanelere ve yaşlıların bulunduğu evlere tankerlerle ulaştırılacağını duyurdu. Carolina, Juncos, Gurabo, Trujillo Alto, Canovanas ve Loiza gibi şehirlerde de benzer su tasarrufu önlemleri devreye alındı. Topluluk lideri Marcia Soler Paris, bazı mahallelerde aylardır su sıkıntısı yaşandığını ve özellikle yaşlı ya da hasta kişilerin ağır su kovalarını taşımakta zorlandığını belirtti. Paris, mevcut durumda suya erişimi olmayanların tasarruf önlemlerine nasıl uyum sağlayacaklarını sorguladı. Su eksikliği, Mayıs ayında San Juan Belediye Başkanı Miguel Romero'nun Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne karşı dava açmasına yol açtı. Vali Gonzalez de altyapının yıllardır bakım ve yatırım eksikliğiyle karşı karşıya kaldığını kabul etti.</p><h3>Uzmanlardan kuraklık ve El Nino uyarısı: Eylül'e kadar yağış beklenmiyor</h3><p>San Juan Ulusal Hava Durumu Servisi'nden meteorolog Maria Novoa Garcia, önümüzdeki iki ila üç hafta boyunca yağışların ortalamanın en az yüzde 50 altında seyredeceğini açıkladı. Uzmanlar, El Nino etkisinin bölgede giderek güçlendiğini ve bu doğal ısınma döngüsünün kuraklığı artırdığını vurguladı. 2026 yılının daha hafif bir kasırga sezonu olacağı tahmin edilirken, Porto Riko'da kuru hava koşullarının en az Eylül ayına kadar sürmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler hava durumu ajansı ise Temmuz ayı sonunda yayımladığı raporda, El Nino'nun dünya genelinde sıcak hava dalgaları, kuraklık ve sel riskini artırdığını bildirdi. Porto Riko, 2020 ve 2015 yıllarında da benzer su tasarrufu önlemleri uygulamış, bu dönemlerde yaklaşık 400 bin elektrik abonesi suya yalnızca her üçüncü günde bir erişebilmişti. Şimdi ise su kesintileri, adada günlük hayatı ve özellikle savunmasız grupları daha fazla etkiliyor.</p><p>Porto Riko genelinde su tasarrufu önlemleri ve döngüsel su kesintileri, kuraklığın etkilerini hafifletmek için uygulanıyor. Yetkililer, halkı su kullanımında daha dikkatli olmaya çağırırken, önümüzdeki haftalarda yağışların artmaması halinde mevcut krizin daha da derinleşebileceği uyarısında bulunuyor. Kuraklık tehdidi altında geçen bu süreçte, adanın su altyapısına yönelik uzun vadeli yatırımların ve sürdürülebilir çözümlerin önemi bir kez daha gündeme geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/porto-rikoda-kuraklik-ala-366_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286574</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/behcet-oktayin-olumunde-feto-suphesi-bakan-gurlekten-iki-kritik-adim-286574</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Behçet Oktay'ın ölümünde FETÖ şüphesi! Bakan Gürlek'ten iki kritik adım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle görüştü. Oktay'ın ailesi, ölüm olayında FETÖ'nün rolü bulunduğunu ve dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesini talep ediyor. Bakan Gürlek, bugün Uğur Mumcu'nun ailesiyle de görüşecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Behçet Oktay'ın ölümünde FETÖ şüphesi! Bakan Gürlek'ten iki kritik adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, görüşmede, kendi silahıyla intihar ettiği ileri sürülen Oktay'ın şüpheli ölümünün aydınlatılmasına yönelik talepler gündeme geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151644.jpg"/><p>Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Behçet Oktay'ın oğlu Burak ve kardeşi Şule Oktay yer aldı.</p><p>Oktay'ın ailesi, ölüm olayında FETÖ'nün rolü bulunduğunu ve dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesini talep ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42151642.jpg"/><p><b>BAKAN GÜRLEK UĞUR MUMCU'NUN AİLESİYLE DE GÖRÜŞECEK</b></p><p>Bakan Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle de bugün görüşecek.</p><p>Görüşmede, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmaların ele alınması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/behcet-oktayin-olumunde-f-603_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286573</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/guatemalada-fuego-volkani-alarmi-1700-kisi-tahliye-edildi-286573</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Guatemala'da Fuego volkanı alarmı! 1.700 kişi tahliye edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Guatemala'nın en aktif yanardağlarından Fuego volkanı yeniden patladı. Patlama sonrası 1.700'den fazla kişi tahliye edildi, 29 bin kişi kül yağışından etkilendi. Yetkililer, bölgede önümüzdeki 72 saatin kritik olduğunu vurguladı ve vatandaşlara maske ile su depolarını koruma çağrısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Guatemala'da Fuego volkanı alarmı! 1.700 kişi tahliye edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Guatemala'da yer alan ve Orta Amerika'nın en aktif yanardağlarından biri olarak bilinen Fuego volkanı, Pazartesi sabahı başlayan şiddetli patlamalarla bölgeyi alarma geçirdi. Patlamalar sonucu volkanın çevresindeki köylerden 1.700'den fazla kişi tahliye edildi. Sacatepéquez, Escuintla ve Chimaltenango bölgelerinde alarm seviyesi kırmızıya yükseltildi. Kül ve çamur akıntıları nedeniyle 29 bin kişi doğrudan etkilendi. Yetkililer, Fuego volkanının yakınındaki okulları kapattı ve Ulusal Yol 14'ü ulaşıma kapattı. Tahliye edilenler, güvenli bölgelere yerleştirildi ve durumun normale dönmesi bekleniyor.</p><h3>CONRED: 'Bölge halkı için önümüzdeki 72 saat kritik'</h3><p>Guatemala'nın afet yönetim kurumu CONRED, Fuego volkanındaki hareketliliğin devam ettiğini ve önümüzdeki 72 saatin bölge için büyük önem taşıdığını açıkladı. Yetkililer, özellikle beklenen yağmurun yeni çamur akıntılarına yol açabileceğini belirtti. Volkanın eteklerinden inen 7 kilometre uzunluğundaki çamur akıntısı, şu ana kadar köylere ulaşmadı ve herhangi bir yapının zarar gördüğüne dair bilgi verilmedi. CONRED yöneticisi Claudinne Ogaldes, Sacatepéquez, Escuintla ve Chimaltenango'da yaşayanlara su depolarını kapalı tutmaları ve kül yağışına karşı maske kullanmaları için çağrıda bulundu. Külün yayılması nedeniyle bölgedeki birçok kasabada günlük yaşam sekteye uğradı.</p><h3>Fuego volkanındaki patlama köyleri ve ulaşımı etkiledi</h3><p>Pazartesi sabahı başlayan patlamalar sırasında volkanın üzerinde yoğun gaz ve kül bulutları oluştu. Lavlar ve piroklastik akıntılar yamaçlardan aşağıya doğru aktı. Salı günü ise yeni çamur ve kül püskürmeleri yaşandı. Tahliye edilenler arasında El Porvenir ve Las Lajitas köylerinde yaşayan yaklaşık 250 kişi de bulunuyor. Eğitim Bakanlığı, bölgedeki okullarda eğitime ara verdi. CONRED, kül yağışının yakın kasabalara yayılma riskine karşı vatandaşları uyardı. Yetkililer, Fuego volkanının oluşturduğu tehdidin devam ettiğini ve bölge halkının dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p><p>Fuego volkanının yarattığı tehlike ve tahliyeler nedeniyle Guatemala'da olağanüstü önlemler alındı. Yetkililer, gelişmeleri yakından takip ediyor ve bölge halkına gerekli uyarıları yapıyor. Önümüzdeki günlerde hava koşullarına bağlı olarak yeni tahliyelerin gündeme gelmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/guatemalada-fuego-volkani-128_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286572</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uskudarda-saibeli-baskan-secimi-gunun-manseti-6-agustos-2026-persembe-286572</link>
      <pubDate>2026-08-06T11:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üsküdar'da şaibeli başkan seçimi! Günün Manşeti | 6 Ağustos 2026 Perşembe]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile "Günün Manşeti"nde “Katil İsrail delilleri siliyor,  İsrail katil devlettir,  ABD'de Siyonist lobi kaybediyor, Milli Dayanışma Yasası Meclis'te, Üsküdar'da şaibeli başkan seçimi” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üsküdar'da şaibeli başkan seçimi! Günün Manşeti | 6 Ağustos 2026 Perşembe]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>KATİL İSRAİL DELİLLERİ SİLİYOR</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Ne yaparsan yap hiç fark etmez. Yapılan katliamlar, bombalamalar hepsi kayıt altına alındı. Geçmiş olsun. Hiçbir şekilde temizleyemezsin bu saatten sonra. Bütün dünya medeniyeti, Batı medeniyeti bu soykırıma ortak oldu.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">KATİL İSRAİL DELİLLERİ SİLİYOR<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Ne yaparsan yap hiç fark etmez. Yapılan katliamlar, bombalamalar hepsi kayıt altına alındı. Geçmiş olsun. Hiçbir şekilde temizleyemezsin bu saatten sonra. Bütün dünya medeniyeti, Batı medeniyeti bu... <a href="https://t.co/ox0Y5O64EA">pic.twitter.com/ox0Y5O64EA</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085277230356206073?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"İSRAİL KATİL DEVLETTİR"</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç:</b> İsrail bir katil devlettir. Soykırım uygulamıştır ve bugün ya da yarın, er ya da geç &#8212;ama çok geç değil Allah'ın izniyle&#8212; hesabını verecekler. Her bir tanesi taşın arkasına saklanacak. Onları tüm insanlık kıyametten önce tek tek yakalayacak ve onlar yok edilecek.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">"İSRAİL KATİL DEVLETTİR"<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): İsrail bir katil devlettir. Soykırım uygulamıştır ve bugün ya da yarın, er ya da geç &#8212;ama çok geç değil Allah'ın izniyle&#8212; hesabını verecekler. Her bir tanesi taşın arkasına saklanacak. Onları tüm insanlık... <a href="https://t.co/imqO1BexU3">pic.twitter.com/imqO1BexU3</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085279710410399819?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>Özel'den rüşvetçi başkana övgü dolu sözler: Verin İçişleri Bakanlığı'nı yönetir!</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç:</b> Esrarkeşi aday yapmışsın, daha önce sahte evraktan içeri girmiş çıkmış kumarbazı Türkiye'nin en güvenilir adamı seçmişsin. "İçişleri Bakanı" dediğin adam tuttuğunu götürüyor. Manyaksınız siz!</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">Özel'den rüşvetçi başkana övgü dolu sözler: Verin İçişleri Bakanlığı'nı yönetir!<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Esrarkeşi aday yapmışsın, daha önce sahte evraktan içeri girmiş çıkmış kumarbazı Türkiye'nin en güvenilir adamı seçmişsin. "İçişleri Bakanı" dediğin... <a href="https://t.co/T0Ag2eSiOy">pic.twitter.com/T0Ag2eSiOy</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085282229798801600?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ABD'DE SİYONİST LOBİ KAYBEDİYOR</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b> Michigan'da Siyonist lobi kaybetmiş.</p><p>Yahudi lobisinin çatı kuruluşunun 30 milyon dolar verdiği aday Michigan'da kaybetti. Tüm dünyada kaybedecekler ve tüm dünyada yok olmaya mahkûm bu Siyonist lobisi. Bunun da ayak sesleri geliyor.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">ABD'DE SİYONİST LOBİ KAYBEDİYOR<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://x.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): Michigan'da Siyonist lobi kaybetmiş.<br>Yahudi lobisinin çatı kuruluşunun 30 milyon dolar verdiği aday Michigan'da kaybetti. Tüm dünyada kaybedecekler ve tüm dünyada yok olmaya mahkûm bu Siyonist lobisi. Bunun da... <a href="https://t.co/ZmiK5nyoGR">pic.twitter.com/ZmiK5nyoGR</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085284743474774102?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>MİLLİ DAYANIŞMA YASASI MECLİS'TE</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç:</b> Bu ülkenin en yumuşak karnı, belki bu ülkenin geleceği... Ülke bir daha yapılanıp geleceğini inşa ediyor, dünyaya meydan okuyor ya. Şundan sevinin ya! Senin çocuğun da var.</p><p>Allah korusun, size kalsaydı mezarın başında kafayı çeken adam sabah ayılıp da Meclis'e gelemezdi bile. O yüzden sevinin!</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">MİLLİ DAYANIŞMA YASASI MECLİS'TE<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Bu ülkenin en yumuşak karnı, belki bu ülkenin geleceği... Ülke bir daha yapılanıp geleceğini inşa ediyor, dünyaya meydan okuyor ya. Şundan sevinin ya! Senin çocuğun da var.<br><br>Allah korusun, size... <a href="https://t.co/8k034hzvV5">pic.twitter.com/8k034hzvV5</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085287260312768696?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ÜSKÜDAR'DA ŞAİBELİ BAŞKAN SEÇİMİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Cumhuriyet Halk Partisi bu kadar sefil bir parti. Yeni Parti onun da sefili. Yani şöyle söyleyeyim; adamda çizgi yok!</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">ÜSKÜDAR'DA ŞAİBELİ BAŞKAN SEÇİMİ<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Cumhuriyet Halk Partisi bu kadar sefil bir parti. Yeni Parti onun da sefili. Yani şöyle söyleyeyim; adamda çizgi yok! <a href="https://t.co/DaFrqvrmic">pic.twitter.com/DaFrqvrmic</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085289788215816661?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/canli-gunun-manseti-24-tv-834_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286571</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-ulkeye-duzensiz-gocmen-girisini-durdurduklarini-savundu-286571</link>
      <pubDate>2026-08-06T10:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump ülkeye düzensiz göçmen girişini durdurduklarını savundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ülkesine düzensiz göçmen girişinin durduğunu savunarak suç işleyen kayıtsız göçmenleri sınır dışı etmeyi sürdüreceklerini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump ülkeye düzensiz göçmen girişini durdurduklarını savundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Las Vegas'ta katıldığı bir etkinlikte sık sık eleştiri alan göçmen politikasını savundu.</p><p>Göreve geldikten kısa süre sonra düzensiz göçmen girişini durdurduğunu belirten Trump, "30 günde, milyonlarca milyonlarca insanın ülkemizi işgal etmesini durdurdum. Düşünsenize, ülkemiz işgal ediliyordu. Güney sınırımızdan 25 milyon kişi ülkemize geliyordu." ifadelerini kullandı.</p><p>Trump, son 15 ayda ülkeye tek bir düzensiz göçmenin girmediğini öne sürdü.</p><p>"Göçmen suçları belasını" ortadan kaldırmak için çalıştıklarını söyleyen Trump, "Geçen hafta İspanya'da olanları gördünüz, 60 binden fazla göçmen sınıra akın etti, bir kasabayı işgal ettiler, masum vatandaşlara saldırdılar ve sokaklarda yağma yaptılar. Komünistlerin Amerika için istediği de bu." diye konuştu.</p><p>Trump, ABD Göç ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimlerinin yaptığı gözaltıları ve sınır dışı etmeleri savunarak "Her zaman kolluk kuvvetlerimizin yanında olacağız." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/trump-ulkeye-duzensiz-goc-271_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>