<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286524</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sehit-aileleri-ve-gaziler-icin-tarihi-adim-malul-sayilmayanlara-ilk-kez-maas-baglaniyor-286524</link>
      <pubDate>2026-08-05T23:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şehit aileleri ve gaziler için tarihi adım: Malul sayılmayanlara ilk kez maaş bağlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM'ye sunulan yeni kanun teklifiyle terörle mücadele ve 15 Temmuz'da yaralanıp malul sayılmayanlara ilk defa düzenli aylık bağlanacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şehit aileleri ve gaziler için tarihi adım: Malul sayılmayanlara ilk kez maaş bağlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göktaş, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi&#39;ne ilişkin Bakan Göktaş, bundan sonraki süreçte herkesin ortak sorumluluğunun, el birliğiyle &quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefinin başarıya ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi.</p><p>Bakanlık olarak sürece doğrudan katkı sunduklarını belirten Göktaş, &quot;Bakanlık olarak biz Terörsüz Türkiye kardeşlik sofraları etrafında 18 ilimizde şehit aileleri ve gazilerimizle bir araya geldik. Onları dinlemek istedik. Onlara bu süreci anlatmak istedik. Onların hassasiyetlerini ele aldık. Zira bu süreç ancak onlarla birlikte yürür.&quot; dedi.</p><p><b>"ŞEHİT AİLELERİNİN VE GAZİLERİN HASSASİYETLERİ ÖZELLİKLE TEMEL İLKE OLARAK BU YASADA GÖZETİLDİ"</b></p><p>Şehitlerin emanetleri ve gazilerle beraber bu süreci inşa edeceklerini vurgulayan Göktaş, &quot;Onların hassasiyetleri de doğrudan bu komisyon raporlarına intikal etti. Dolayısıyla bu kanun teklifinde onların da hassasiyetleri ele alındı. Şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyetlerinin özellikle temel ilke olarak bu yasada gözetildiğini vurgulamak istiyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Göktaş, bundan sonraki süreçte de toplumsal hafızayı canlı tutmak, milli birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu güçlendirmek amacıyla hem psikososyal destek çalışmalarını hem de kadınlar ve gençlere yönelik sanatsal ve kültürel faaliyetleri Türkiye genelinde sürdüreceklerini söyledi.</p><p>Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#39;nin, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi&#39;nin ortak imzasıyla pazartesi günü TBMM&#39;ye sunulduğunu hatırlatan Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Aylıklarda özellikle bir artış talebi vardı. Terörle mücadele kapsamında gazi ve er, erbaş ve güvenlik koruyucularımızın aylıkları artırıldı. Zira son yıllarda onların o yönde bir talepleri vardı. Kapsam tüm er, gazi ve koruyucuları kapsıyor. Mevcut durumda 45 bin - 75 bin lira arası bir aylık alırken yeni düzenlemeyle aylıkları 58 bin ile 86 bin 595 liraya yükseltildi. Ayrıca muayenede bir yaş sınırı vardı. Burada da 41 yaşını 55 yaşına yükselttik.&quot;</p><p>Bakan Göktaş, şehit anne babalarının toplam aylıklarının özellikle asgari ücretten az olmamasının sağlandığını belirtti.</p><p><b>İLK DEFA TERÖRLE MÜCADELEDE MALUL SAYILMAYANLAR İÇİN AYLIK ALMA HAKKI TANINDI</b></p><p>Terörle mücadelede ve 15 Temmuz&#39;da yaralanmasına rağmen mevcut kriterler nedeniyle malul sayılmayanlar için de düzenleme yapıldığını söyleyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;İlk defa terörle mücadelede yaralanmış ancak malul sayılmayan er ve erbaşlarımız da bu kanun kapsamına alındı. İlk defa onlara da aylık alma hakkı tanındı. 15 Temmuz gazilerimize yönelik de ilk defa malul sayılmayanlara yönelik de düzenli bir aylık tespit edildi ve bundan sonraki süreçte onlara da ilk defa bu destek sağlandı.&quot;</p><p>Ücretsiz seyahat kartı, elektrik, su gibi ek sosyal haklarla beraber şehit yakınları ve gazilerin yanında olmayı sürdüreceklerini aktaran Bakan Göktaş, &quot;Bu tarihi bir düzenleme zira ilk defa aylık bağlanan gazi gruplarımız var. Gazi sayılan gruplarımız var. Özellikle terörle mücadelede yaralanmış ancak malul sayılmayanların aylık alması çok değerliydi.&quot; dedi.</p><p><b>"YILIN BİR GÜNÜ DEĞİL, HER DAİM ŞEHİT YAKINLARIMIZIN VE GAZİLERİMİZİN YANINDAYIZ"</b></p><p>Bakan Göktaş, 2013 yılından itibaren bu kadar kapsamlı bir çalışmanın ilk defa hayata geçirildiğine dikkati çekerek, &quot;Yılın bir günü değil, her daim şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yanındayız, onları her daim ziyaret ediyoruz. Bakın ocak ayından bugüne kadar 99 bine yakın ev ziyaretleri gerçekleştirmişiz. Bunu biz bir vefa borcu olarak görüyoruz. Yani onlara ne yapsak azdır. Gerçekten onlara minnettarız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Göktaş, yapılan düzenlemelerin hayırlı olmasını dileyerek, &quot;Ben şimdiden tekrar bu düzenlemelerimizin özellikle şehit ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bundan sonraki süreçte de her daim devlet olarak yanlarında olmaya, millet olarak yanlarında olmaya devam edeceğiz.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/sehit-aileleri-ve-gaziler-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286523</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-standartlari-dusurdu-kirli-benzini-yeniden-piyasaya-suruyor-286523</link>
      <pubDate>2026-08-05T22:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya standartları düşürdü: Kirli benzini yeniden piyasaya sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Petrol tesislerindeki hasar sonrası benzin arzını sağlamakta zorlanan Moskova yönetimi çevre standartlarını rafa kaldırdı. Rus hükümeti, depoları doldurabilmek için çevre kirliliği oranı yüksek eski nesil yakıtları yeniden piyasaya sürme kararı aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya standartları düşürdü: Kirli benzini yeniden piyasaya sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Enerji Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, hükümetin akaryakıt piyasasına ilişkin aldığı karara yer verildi.</p><p>Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 sınıfı benzinlerin üretimi, ithalatı ve satışına 1 Temmuz 2027&#39;ye kadar izin verildiği belirtilen açıklamada, kararın geçici nitelikte olduğunun altı çizildi.</p><p>Açıklamada, kararın iç piyasadaki akaryakıt arzını artırmak amacıyla alındığı ifade edilirken, yakıtlara yönelik uzun vadeli çevre politikasında değişikliğe gidildiği anlamına gelmediği aktarıldı.</p><p>Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 sınıfı benzinler, Euro-5&#39;e kıyasla daha yüksek oranda kükürt ve bazı kirletici maddeler içerebildiği için çevre standardı daha düşük yakıtlar arasında kabul ediliyor.</p><p>Ukrayna&#39;nın insansız hava araçlarıyla Rusya&#39;daki petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar nedeniyle ülkede çok sayıda tesis bakıma alınırken, ülkenin bazı bölgelerinde akaryakıt satışında bazı kısıtlamalar uygulanıyor.</p><p>Rus hükümeti de benzin ve dizel yakıt ihracatını yasaklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/rusyadan-standartlari-dus-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286522</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kizildenizde-tansiyon-dusmuyor-husiler-abluka-kalkana-kadar-suudi-gemilerine-gecit-yok-286522</link>
      <pubDate>2026-08-05T22:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kızıldeniz'de tansiyon düşmüyor! Husiler: Abluka kalkana kadar Suudi gemilerine geçit yok]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yemen'deki İran destekli Husiler, Aden Körfezi'nde Suudi Arabistan'a ait "Daisy" isimli petrol tankerini balistik füzeyle hedef aldıklarını duyurdu. Saldırı sonrası geminin geri döndüğünü iddia eden Husi sözcüsü, Yemen'e yönelik abluka kalkana kadar Suudi gemilerinin Kızıldeniz'den geçişine izin vermeyeceklerini ilan etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kızıldeniz'de tansiyon düşmüyor! Husiler: Abluka kalkana kadar Suudi gemilerine geçit yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Husilerin Sözcüsü Yahya Seri, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Seri, Husilerin Aden Körfezi'nde Suudi Arabistan'a ait &quot;Daisy&quot; isimli petrol gemisini balistik füzeyle hedef aldığını belirterek, saldırının amacına ulaştığını, geminin isabet aldığını ve geri dönmek zorunda kaldığını iddia etti.</p><p>Saldırının, &quot;ablukaya ablukayla karşılık verme&quot; anlayışı çerçevesinde Suudi Arabistan'a yönelik deniz seyrüsefer yasağını uygulama kararı doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunan Seri, Suudi Arabistan'a ait petrol gemilerinin hareketlerini yakından takip ettiklerini ve Yemen'e yönelik abluka kaldırılıncaya kadar bu gemilerin Kızıldeniz'in kuzeyi ya da güneyinden geçmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.</p><p>Husiler, Kızıldeniz&#39;in kuzeyindeki Yenbu bölgesi açıklarında Suudi Arabistan&#39;a ait &quot;Vefa&quot; isimli petrol gemisini balistik füzelerle hedef aldıklarını duyurmuştu.<br></p><p><b>HUSİLERİN SUUDİ ARABİSTAN'A YÖNELİK TEHDİTLERİ</b></p><p>İran destekli Husiler, 20 Temmuz&#39;da, Suudi Arabistan&#39;ın Yemen&#39;de kontrolü altındaki bölgelere abluka uyguladığını iddia ederek &quot;deniz seyrüsefer yasağı&quot; olarak nitelendirdikleri bir uygulama başlattıklarını duyurmuştu.</p><p>Husiler, 22 Temmuz akşamı da Kızıldeniz&#39;de Suudi Arabistan&#39;a ait iki petrol tankerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını, saldırılar sonucunda gemilerde yangın çıktığını ileri sürmüştü.</p><p>İran destekli Husiler, Eylül 2014&#39;ten bu yana Yemen&#39;in başkenti Sana&#39;nın yanı sıra ülkenin bazı kent ve illerinde kontrolü elinde bulunduruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kizildenizde-tansiyon-dus-149_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286521</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sampiyonlarin-tercihi-imam-hatipler-oldu-istanbulun-en-yuksek-puanli-liseleri-arasina-damga-vurdular-286521</link>
      <pubDate>2026-08-05T21:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şampiyonların tercihi İmam Hatipler oldu: İstanbul'un en yüksek puanlı liseleri arasına damga vurdular]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[LGS ilk yerleştirme sonuçlarına göre İstanbul'un en yüksek puanlı ilk 20 lisesi arasında 3 Anadolu İmam Hatip Lisesi yer aldı. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 483,43 puanla 9'uncu sıradan ilk 10'a girmeyi başardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şampiyonların tercihi İmam Hatipler oldu: İstanbul'un en yüksek puanlı liseleri arasına damga vurdular]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 13 Haziran&#39;da uygulanan merkezi sınavın sonuçları, 10 Temmuz&#39;da açıklandı.</p><p>Yerleşmek istedikleri liselere 13-27 Temmuz&#39;da tercihlerini yapan öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar için açılan 198 bin 905 kontenjanın 190 bin 473&#39;ünü doldurdu, yerleştirme oranı ise yüzde 95,76 olarak gerçekleşti.</p><p>İlk yerleştirme sonuçlarına göre, İstanbul&#39;da en yüksek taban puanla öğrenci alan ilk 20 lise belli oldu.</p><p>Buna göre Kabataş Erkek Lisesi&#39;nin Almanca bölümü ile İstanbul Erkek Lisesi 500 tam puanla öğrenci alarak birinciliği paylaştı.</p><p>Bunların ardından Galatasaray Lisesi 497,43 puanla ikinci olurken, İstanbul Atatürk Fen Lisesi 494,88 taban puanla üçüncülüğe yerleşti.</p><p><b>İLK 20'DE 3 İMAM HATİP LİSESİ LİSTEDE YER ALDI</b></p><p>Cağaloğlu Anadolu Lisesi 493,35 taban puanla dördüncü, Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi 491,85 taban puanla beşinci, Haydarpaşa Lisesi 488,84 taban puanla altıncı, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi 486,28 taban puanla yedinci, Kadıköy Anadolu Lisesi 483,86 taban puanla sekizinci, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 483,43 taban puanla dokuzuncu, Çapa Fen Lisesi 482,80 taban puanla onuncu sırada yer aldı.</p><p>İstanbul&#39;da en yüksek puanla öğrenci alarak ilk 20&#39;ye giren diğer liselerin taban puanları şöyle oldu:</p><p>&quot;Vefa Lisesi 480,10 puanla 11&#39;inci, Beşiktaş Anadolu Lisesi 478,89 puanla 12&#39;nci, Validebağ Fen Lisesi 477,82 puanla 13&#39;üncü, Burak Bora Anadolu Lisesi 477,09 puanla 14&#39;üncü, Yüksel-İlhan Alanyalı Fen Lisesi 474,93 puanla 15&#39;inci, Pertevniyal Lisesi 474,49 puanla 16&#39;ncı, Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi 472,39 puanla 17&#39;nci, Şehit İlhan Varank Fen Lisesi 469,98 puanla 18&#39;inci, Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 469,51 puanla 19&#39;uncu, M. Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi 468,92 puanla 20&#39;nci.&quot;</p><p><b>NAKİL SÜRECİ</b></p><p>Öte yandan, yerleştirmeye esas birinci nakil için tercihler bugün başladı. Birinci nakil tercihleri, 7 Ağustos&#39;a kadar yapılacak ve sonuçları 10 Ağustos&#39;ta açıklanacak.</p><p>İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos&#39;ta alınacak ve sonuçlar 14 Ağustos&#39;ta ilan edilecek.</p><p>17-26 Ağustos&#39;ta boş kalan kontenjanlara, hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak.</p><p>Okul ve kurumlar, yatılılık başvurularını 31 Ağustos-3 Eylül&#39;de alacak. 4 Eylül&#39;de ise yatılılık yerleştirme sonuçları ilan edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/sampiyonlarin-tercihi-ima-842_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286520</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bahcelievlerde-korkutan-anlar-4-katli-bina-yerle-bir-oldu-286520</link>
      <pubDate>2026-08-05T21:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bahçelievler'de korkutan anlar: 4 katlı bina yerle bir oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Bahçelievler'de 4 katlı bir bina henüz belirlenemeyen bir nedenle aniden çöktü. Olay yerine sevk edilen çok sayıda ekip çevrede güvenlik önlemi alırken, enkazda arama ve inceleme çalışması başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bahçelievler'de korkutan anlar: 4 katlı bina yerle bir oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocasinan Mahallesi&#39;nde daha önceden boşaltıldığı belirtilen 4 katlı bina henüz bilinmeyen nedenle çöktü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148981.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Ekipler, çevrede güvenlik önlemi aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148980.jpg"/><p>Bölgede bulunan vatandaşlardan binanın daha önce tahliye edildiği bilgisini alan ekiplerin binada tedbir amaçlı arama ve inceleme çalışmaları sürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148982.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/bahcelievlerde-korkutan-a-148_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286519</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sehit-aileleri-ve-gaziler-icin-kritik-duzenleme-kanun-teklifi-komisyonda-286519</link>
      <pubDate>2026-08-05T20:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şehit aileleri ve gaziler için kritik düzenleme: Kanun Teklifi komisyonda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda görüşmelerine başlanan yeni kanun teklifiyle, şehit aileleri ve gazilerin mali ile sosyal haklarında tarihi adımlar atılıyor. 7 farklı başlıkta hazırlanan düzenleme; evde bakım desteğinin artırılmasından malul sayılmayanlara aylık bağlanmasına ve muayene yaş haddinin 55'e yükseltilmesine kadar birçok kritik yenilik getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şehit aileleri ve gaziler için kritik düzenleme: Kanun Teklifi komisyonda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Komisyon AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar&#39;ın başkanlığında toplandı.</p><p>Komisyonun açılışında konuşan Akar, kanun teklifinin hazırlık sürecini anlattı. Söz konusu süreçte şehit aileleri ve gazi dernekleriyle de bir araya geldiklerini belirten Akar, yapılan toplantıların, görüşmelerin ardından kanun teklifinin son aşamasına geldiğini vurguladı.</p><p>Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, iki yıl boyunca 20&#39;den fazla kurum, 25&#39;ten fazla sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle görüşmeler yaptıklarını söyledi.</p><p>Çalışmalarla ilgili komisyonda üyesi bulunan partilerin de dönem dönem bilgilendirildiğini bildiren Çelebi, teklifte 7 başlıkta 10 farklı grubun taleplerine dair çözümler getirdiklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148610.jpg"/><p><b>Eksikliklerin olabileceğini ancak bunların tamamlanacağını dile getiren Çelebi, "Kimseyi muharip gazi yapmıyoruz. Öyle bir söylem geliştirildi, bu doğru değil." dedi. Bakıma muhtaç gazi ve vazife malullerine yapılan evde bakım desteğini artırdıklarına dikkati çeken Çelebi, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında yaralanan gazilerden malul sayılmayanlara aylık bağlıyoruz. Aynı malul sayılmayan gazilere olduğu gibi. Er gaziler, korucular, askeri öğrenciler, siviller... Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erlerle güvenlik korucularımız, askeri öğrenciler, polis okulu öğrencileri ve sivillerin aylıklarında artış yapılmasını planlıyoruz. Vazife ve hak malullerine yeniden muayene yaş haddi er ve erbaşlar bakımından 41&#39;di, bunu 55 yaşa çıkarıyoruz. Dolayısıyla dereceleri artanlar için yeniden muayene sonucunda aylıkları artırma yoluna gidiyoruz. 684 sayılı KHK kapsamında terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personelin gösterge aylıklarını artırıyoruz. Belirlenen personele kanunda tanımlanan sosyal haklarını veriyoruz. Getirilen yasa teklifi, bir başlangıç bizim için. Cumhurbaşkanı&#39;mızın liderliğinde dün olduğu gibi yarın da çalışmalara devam edeceğiz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148611.jpg"/><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, teklifin çalışmaları sırasında katkı sağlayanlara teşekkür etti.</p><p>Komisyonda daha sonra teklifin tümü üzerinde görüşmelere geçildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148612.jpg"/><p>Öte yandan toplantı öncesinde bazı milletvekilleriyle komisyon salonunun önüne gelen şehit yakını ve gazilerin komisyona katılmak istediklerini belirtmeleri üzerine Komisyon Başkanvekili Refik Özen, şehit yakını ve gazilerle konuştu. Özen, &quot;Bundan sonraki süreçte de çözülemeyen meseleleri çözme noktasında el birliğiyle gayret edeceğiz. Olumlu bir adım için hep beraber gayret ediyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42148615.jpg"/><p>Daha sonra Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, grubu temsilen salona davet edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/sehit-aileleri-ve-gaziler-430_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286518</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-urdun-krali-ii-abdullah-ile-bir-araya-geldi-286518</link>
      <pubDate>2026-08-05T20:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Ürdün Kralı II. Abdullah ile bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün'ün başkenti Amman'daki temasları kapsamında Ürdün Kralı II. Abdullah tarafından kabul edildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Ürdün Kralı II. Abdullah ile bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kudüs konulu Bakanlar Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Ürdün'ün başkenti Amman'daki temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, temasları çerçevesinde Ürdün Kralı II. Abdullah tarafında kabul edildi.  </p><p>Bakan Fidan, Ürdün'deki temasları kapsamında Kudüs konulu Bakanlar Toplantısı'nın yanı sıra Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'na da katılmıştı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/bakan-fidan-urdun-krali-i-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286517</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/netanyahudan-savas-cigirtkanligi-trumpin-diplomasi-yolunu-tikama-pesinde-286517</link>
      <pubDate>2026-08-05T20:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netanyahu'dan savaş çığırtkanlığı: Trump'ın diplomasi yolunu tıkama peşinde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Washington ve Tahran masada çözüm ararken İsrail Başbakanı Netanyahu yine savaş tamtamları çaldı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere aldırış etmeyen Netanyahu, "Ne gerekiyorsa yaparız" diyerek tek taraflı saldırı tehdidinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netanyahu'dan savaş çığırtkanlığı: Trump'ın diplomasi yolunu tıkama peşinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Netanyahu, Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl&#39;in büyükanne ve büyükbabasının Sırbistan&#39;dan nakledilen naaşlarının Kudüs'te defin töreninde konuştu.</p><p>Netanyahu, &quot;Bugün İran Devrim Muhafızları Komutanı&#39;nın İran&#39;ın nükleer silah geliştirmeye devam etme niyetinde olduğunu açıkladığını duyduk ve İsrail Başbakanı olarak İran&#39;ın nükleer silah edinmesini engellemeye kararlıyım.&quot; dedi.</p><p>ABD ve Başkan Donald Trump&#39;ın İsrail'in en büyük dostu ve müttefiki olduğunu söyleyen Netanyahu, &quot;Ancak İsrail&#39;in varlığının müzakere konusu olmadığını ve güvenliğimizi ve geleceğimizi sağlamak için ne gerekiyorsa yapmaya kararlı olduğumu açıkça belirtmek istiyorum.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Trump, ABD&#39;li ve İranlı yetkililerin &quot;çok iyi görüşmeler yürüttüklerini&quot; belirterek &quot;Önemli olan tek şey eyleme geçilmesi ve onlar bir anlaşma yapmak istiyorlar. Ne olacağını göreceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/netanyahudan-savas-cigirt-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286516</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sanliurfada-akrabalarin-mal-kavgasi-meydan-savasina-dondu-cok-sayida-yarali-var-286516</link>
      <pubDate>2026-08-05T20:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da akrabaların mal kavgası meydan savaşına döndü: Çok sayıda yaralı var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde akrabalar arasında çıkan mal paylaşımı kavgası taşlı sopalı arbedeye dönüştü. Olayda 8 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa'da akrabaların mal kavgası meydan savaşına döndü: Çok sayıda yaralı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırsal Yazılıkavak Mahallesi'nde akrabalar arasında mal paylaşımı nedeniyle çıkan tartışma taş ve sopaların kullanıldığı kavgaya dönüştü. </p><p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi. </p><p>Kavgada yaralanan 8 kişi, sağlık ekiplerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı. </p><p>Jandarma ekipleri, kavgaya karışanların tespit edilmesi için çalışma başlattı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/sanliurfada-akrabalarin-m-537_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286515</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumpin-tarife-uygulamasi-patladi-sirketlere-geri-odemeler-basladi-286515</link>
      <pubDate>2026-08-05T19:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'ın tarife uygulaması patladı: Şirketlere geri ödemeler başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Yüksek Mahkemesi'nin Donald Trump döneminde koyduğu gümrük vergilerini yasa dışı bulmasının ardından dev süreç başladı. Mahkeme kararıyla onaylanan faizleriyle birlikte yaklaşık 100 milyar dolarlık vergi iadesi, şirketlere ödenmek üzere ABD Hazine Bakanlığı'na sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'ın tarife uygulaması patladı: Şirketlere geri ödemeler başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP) birimi tarafından ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesine sunulan açıklamada, söz konusu tarifelerin iadesi için geliştirilen sisteme ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Açıklamaya göre, 31 Temmuz itibarıyla ithalatçılar ve gümrük müşavirleri tarafından iade talebiyle sisteme 252 bin 496 beyanname sunuldu.</p><p>İşleme alınmak üzere kabul edilen potansiyel ve onaylanmış iadelerin toplam tutarı yaklaşık 128,68 milyar dolara ulaştı.</p><p>Bu tutarın, faizleriyle birlikte yaklaşık 100 milyar dolarlık kısmına ilişkin kurum içi onay süreçleri tamamlanarak ödemelerin yapılması için ABD Hazine Bakanlığına gönderildi.</p><p>ABD Yüksek Mahkemesi, 20 Şubat&#39;ta Trump tarafından yürürlüğe konulan tarifelerin dayandırıldığı IEEPA&#39;nın Başkan&#39;a tarife koyma yetkisi vermediğine hükmetmişti.</p><p>Yüksek Mahkemenin söz konusu kararının ardından binlerce şirket, ABD yönetimine dava açarak ödedikleri vergilerin iadesini talep etmişti.</p><p>CBP, nisan ayında söz konusu tarifelerin iadesinin hesaplanması ve işlenmesi amacıyla özel bir sistemi devreye sokmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/trumpin-tarife-uygulamasi-220_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286514</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-mesaji-milli-birligimizi-percinleyecek-286514</link>
      <pubDate>2026-08-05T19:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "terörsüz Türkiye" mesajı: Milli birliğimizi perçinleyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "terörsüz Türkiye" mesajı: Milli birliğimizi perçinleyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclis&#39;imizin takdirine sunuldu. Türkiye&#39;yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/cumhurbaskani-erdogandan--165_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286513</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-uluslararasi-yatirimcilar-icin-cazibe-merkezi-bakan-bolat-devasa-rakamlari-acikladi-286513</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi! Bakan Bolat devasa rakamları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa sanayisiyle entegre üretim yapısının uluslararası sermayeyi çekmeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Bolat, Türkiye-İspanya hattındaki devasa yatırım verilerini kamuoyuna duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi! Bakan Bolat devasa rakamları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolat, NSosyal hesabından, İspanya&#39;nın başkenti Madrid&#39;deki Türkiye Büyükelçiliği&#39;nde İspanyol ve Türk iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>İspanya&#39;da faaliyet gösteren Türk ihracatçıların, yalnızca iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin değil, aynı zamanda dostluk ve işbirliği bağlarının da en güçlü temsilcileri olduğuna işaret eden Bolat, iki ülke arasındaki ticari ve yatırım ortaklığına ilişkin verileri paylaştı.</p><p>Bolat, Türkiye ile İspanya arasında yıllık 20,5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunduğunu belirterek, halihazırda 800 İspanyol yatırımcının Türkiye&#39;de 18,7 milyar dolarlık yatırımının bulunduğunu aktardı.</p><p><b>TÜRKİYE, ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ</b></p><p>İş dünyasıyla gerçekleştirilen toplantıda, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin mevcut durumunu ve yeni fırsatları ele aldıklarını kaydeden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;Toplantımızda Avrupa sanayisiyle entegre üretim yapımızı ve küresel ekonomideki dönüşüm sürecini değerlendirdik. Türkiye&#39;nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolüyle, uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi olmaya devam ettiğini ifade ettik.&quot;</p><p>Bakan Bolat, Avrupa Birliği (AB) ile derin bir entegrasyona sahip olan Türkiye ekonomisinin, Avrupa&#39;nın genel rekabet gücüne sunduğu katkılara dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Gerek Gümrük Birliği&#39;nin işleyişinin geliştirilmesinin ve yeni alanlarda işbirliğimizin derinleştirilmesinin gerekse Sanayi Hızlandırma Yasası gibi AB&#39;nin son dönem rekabet ve sanayi politikalarının kapsayıcı bir şekilde geliştirilmesinin, Türkiye-AB ortaklığının geleceği açısından stratejik önemde olduğunu vurguladık. İspanya&#39;daki iş insanlarımızın ve girişimcilerimizin, Türkiye ile İspanya arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğine inanıyor, iş dünyamızın temsilcileri ve tüm vatandaşlarımıza başarılar diliyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/turkiye-uluslararasi-yati-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286512</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuz-bogazinda-kritik-tahliye-haritasi-koordinatlar-uzerinde-anlasma-saglandi-286512</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda kritik tahliye haritası: Koordinatlar üzerinde anlaşma sağlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran ve Umman, küresel ticaretin kalbi Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak olan yeni trafik güzergahının coğrafi koordinatları üzerinde anlaşmaya vardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda kritik tahliye haritası: Koordinatlar üzerinde anlaşma sağlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran resmi haber ajansı IRNA&#39;ya konuşan Garibabadi, Umman ile Hürmüz Boğazı konusundaki görüşmeler sonucu ortaya çıkan anlaşmanın son aşamasına yaklaştığını açıkladı.</p><p>Anlaşmanın Hürmüz Boğazı&#39;nın tamamen açılması anlamına gelmediğini söyleyen Garibabadi, &quot;Hürmüz Boğazı üzerinden geçen yeni rota geçicidir ancak 2 ila 4 ay veya daha uzun süre geçerli olabilir. Umman ile anlaşmaya varıldıktan sonra ikinci aşamaya geçmek için yeni bir karara ihtiyacımız var.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ABD İLE HİÇBİR GÖRÜŞME YAPILMADI"</b></p><p>ABD yönetiminin açıklamalarının aksine görüşmelerin yalnızca İran ve Umman arasında gerçekleştiğini aktaran Garibabadi, &quot;Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçiş konusundaki uzlaşıya İran ve Umman arasında, iki kıyı devleti olarak ulaşıldı bu süre zarfında ABD ile hiçbir görüşme yapılmadı.&quot; dedi.</p><p>Garibabadi, Umman ile varılan uzlaşıya göre, Boğaz&#39;dan geçişler için yeni güzergahın açılacağını belirterek, &quot;Lark Adası yakınlarında kurulan kuzey güzergahı ve Umman iç sularında bulunan güney güzergahı, tamamen geçici güzergahlar oldukları için kapatılacaktır. İran ve Umman arasında oluşturulan bu yeni anlaşma uygulama aşamasına geçerse, gemilerin geçişi için yeni güzergah uygulanacaktır.&quot; dedi.</p><p><b>İranlı yetkili, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Şu anda bizim için gerçekten stratejik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı&#39;nda etkin bir egemenlik kurabilmek için, gemilerin tamamen İran karasularından geçmesi gerektiğini ilan etmemize gerek yok. Savaş öncesinde olduğu gibi, 60 yıl boyunca tüm giriş ve çıkışlar Umman karasularından gerçekleşti ve İran savaş sırasında Hürmüz Boğazı&#39;nda etkin bir egemenlik kurdu. Bu, giriş ve çıkış koridorunun bazı bölümleri İran&#39;ın karasularından geçecek. Dolayısıyla yeni bir modele tanık oluyoruz. Bu yeni model, ulusal güvenlik kaygıları ve ulusal çıkarların korunmasına dayanıyor ve İran&#39;ın Hürmüz Boğazı&#39;nda etkin egemenliğini uygulama stratejisidir.&quot;</p><p><b>"ABD'DEN TAAHHÜTLERİNE GERİ DÖNMEYE TAMAMEN HAZIR OLDUĞUNA DAİR MESAJLAR ALDIK"</b></p><p>Hürmüz Boğazı&#39;nın tamamen açılmasının ABD&#39;nin tutumuna bağlı olduğuna işaret eden Garibabadi, &quot;ABD&#39;den (İslamabad Mutabakatı&#39;ndaki) taahhütlerine geri dönmeye tamamen hazır olduğuna dair mesajlar aldık. Buna karşılık ikinci aşamaya ( Mutabakatın 5. maddesi gereği Hürmüz Boğazı&#39;nın tamamen açılması) geçmeye karar verip vermediğimiz konusunda bu kararın henüz verilmediğini ve gözden geçirildiğini belirtmeliyim.&quot; diye konuştu.</p><p>Garibabadi, bu düzenlemenin yalnızca İran ve Umman arasında kararlaştırılması gerektiğini ve Tahran&#39;ın bu süreçte başka hiçbir ülkeye hak tanımadığını ifade etti.</p><p><b>İRAN VE UMMAN ARASINDA HÜRMÜZ BOĞAZI GÖRÜŞMELERİ</b></p><p>İran ve ABD arasında 14 Haziran&#39;da Pakistan arabuluculuğunda varılan mutabakatın ilk aşamasında ABD&#39;nin İran&#39;a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakması karşılığında Hürmüz Boğazı&#39;nın açılması ve İran&#39;ın bu stratejik su yolundan geçişlerden 60 gün boyunca ücret almayacağı kararlaştırılmıştı.</p><p>ABD, mutabakatın imzalanmasının ardından İran&#39;ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmamış ve Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçişler için Umman karasularından alternatif rota belirlemişti. ABD&#39;nin bu adımlarını mutabakatın ihlali sayan İran, Boğaz&#39;dan geçişleri kısıtlayarak &quot;izinsiz geçiş yapmaya çalışan&quot; bazı gemileri vurmuştu. Mutabakata rağmen iki ülke arasındaki gerginlik 8 Temmuz&#39;da şiddetli çatışmaların başlamasına yol açmış ve yaklaşık iki hafta devam etmişti.</p><p>İran, Hürmüz Boğazı&#39;na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz&#39;da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman ile yürütülen teknik ve siyasi görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/hurmuz-bogazinda-kritik-t-798_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286511</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cengelkoy-ve-kuleli-hattinda-trafige-etkinlik-duzenlemesi-iste-kapanacak-yollar-286511</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çengelköy ve Kuleli hattında trafiğe etkinlik düzenlemesi! İşte kapanacak yollar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Üsküdar Çengelköy ve Kuleli hattında sürücüleri yakından ilgilendiren kısıtlama kararı! İstanbul Emniyeti, 5-6-7 Ağustos tarihlerinde saat 23.00'ten itibaren trafiğe kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çengelköy ve Kuleli hattında trafiğe etkinlik düzenlemesi! İşte kapanacak yollar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 5-6-7 Ağustos'ta saat 23.00'ten program bitimine kadar Çengelköy Caddesi Kerime Hatun Camii Sokak kesişimi ile Kuleli Caddesi Yamaçlı Sokak kesişimi arasında kalan tüm yollar ile Çengelköy Hamam Arkası Sokak ve Fıçı Sokak araç trafiğine kapatılacağı duyuruldu.  </p><p><b>Sürücüler için belirlenen alternatif güzergahlar ise şöyle:  </b></p><p>"Kuleli Caddesi istikameti için: Kerime Hatun Camii Sokak, Kemalettin Tuğcu Sokak, Hür, Meşrutiyet Sokak, Havacı Sokak, Albay Üçer Sokak ve Yamaçlı Sokak.  </p><p>Beylerbeyi Caddesi istikameti için: Yamaçlı Sokak, Albay Üçer Sokak, Havacı Sokak, Meşrutiyet Sokak, Şekip Ayhan Özışık Sokak, Mor Salkım Sokak, Yalnız Selvi Caddesi, Kaldırım Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi, Prof. Dr. Beynun Akyavaş Caddesi ve Güzeltepe Caddesi."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/cengelkoy-ve-kuleli-hatti-203_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286510</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bogazda-vela-prime-krizi-yasanmisti-gemi-trafigi-yeniden-acildi-286510</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boğaz'da "Vela Prime" krizi yaşanmıştı:  Gemi trafiği yeniden açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Boğazı'nda, Panama bandıralı kuru yük gemisinin arıza yapması nedeniyle çift yönlü askıya alınan gemi trafiği güney-kuzey yönlü açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boğaz'da "Vela Prime" krizi yaşanmıştı:  Gemi trafiği yeniden açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Boğaz&#39;a kuzeyden giriş yapan geminin arızalandığı belirtilerek, Büyükdere mevkisinde yeniden kuzey yönüne döndürülen geminin Kurtarma-11 ve Kurtarma-3 römorkörleri eşliğinde Kilyos Demir Sahası&#39;na götürüldüğü kaydedildi.</p><p>Panama bandıralı &quot;Vela Prime&quot; isimli geminin kurtarma çalışmaları nedeniyle İstanbul Boğazı&#39;nda gemi trafiğinin çift yönlü askıya alındığı bildirildi.</p><p>Boğaz&#39;daki gemi trafiği, kurtarma çalışmalarının ardından saat 20.00 itibarıyla güney-kuzey yönlü yeniden açıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/bogazda-vela-prime-krizi--860_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286509</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/etimesgut-sorusturmasinda-yeni-perde-besikcioglundan-sonra-o-ismin-de-testi-pozitif-cikti-286509</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Etimesgut soruşturmasında yeni perde: Beşikçioğlu'ndan sonra o ismin de testi pozitif çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturmasında yeni gelişme yaşandı. Tutuklu Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu'nun "kokain" testi pozitif çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Etimesgut soruşturmasında yeni perde: Beşikçioğlu'ndan sonra o ismin de testi pozitif çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının Etimesgut Belediyesine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, hakkındaki ihbarlar üzerine kan ve idrar örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Yardımcısı ve Fado adlı mekanın işletmecisi Mutlu Kerimoğlu'nun "kokain" testinin pozitif çıktığı öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/etimesgut-sorusturmasinda-144_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286508</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyenin-kirmizi-cizgisine-vurgu-bakan-fidan-mescid-i-aksa-kutsalimizdir-286508</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin kırmızı çizgisine vurgu... Bakan Fidan: Mescid-i Aksa kutsalımızdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün'ün başkenti Amman'daki zirvede Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallere sert tepki gösterdi. Fidan, "Buraya yapılacak her tecavüz, milletimizin değerlerine yapılmış kabul edilir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin kırmızı çizgisine vurgu... Bakan Fidan: Mescid-i Aksa kutsalımızdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fidan, Kudüs konulu bakanlar toplantısı için bulunduğu Ürdün&#39;ün başkenti Amman&#39;da AA ve TRT Arabi muhabirlerine açıklamalarda bulundu.</p><p>Fidan, Amman&#39;da tarihi bir toplantıya katıldıklarını, gün boyu önemli görüşmeler yapma imkanı bulduklarını söyledi.</p><p>Körfez&#39;de devam eden savaş ile Hürmüz Boğazı&#39;nın kapatılmasından kaynaklanan bölgesel ve küresel sorunların, dikkatleri buraya çektiğini vurgulayan Fidan, &quot;Bizim dikkatimiz Filistin meselesinden, Mescid-i Aksa&#39;dan, Gazze&#39;den, Batı Şeria&#39;dan ayrılmadı. Yani biz her ikisine de yoğunlaştık. Çünkü biliyoruz ki bir konuya dikkatimizi dağıtırsak diğer taraftan Gazze&#39;de Mescid-i Aksa&#39;da Kudüs meselesinde ve Batı Şeria&#39;da olanları İsrail daha kolay yapar hale gelecek.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42147598.jpg"/><p>Fidan, İslam dünyasından yirmiye yakın ülkenin katılımıyla yapılan toplantıda tek gündem maddelerinin olduğunu vurguladı.</p><p>Toplantıda, Mescid-i Aksa&#39;da son zamanlarda İsrail&#39;in yapmış olduğu ihlallerin ve ona karşı ne türden kolektif tedbirlerin alınacağı konusunun görüşüldüğünü aktaran Fidan, &quot;Bu konudaki görüşlerimizi hep beraber sarf ettik. Ciddi görüş-alışverişleri oldu. Gerçekten İslam dünyasının seçkin ülkeleri bu konudaki hem endişelerini, hem kızgınlıklarını, hem de atılması gereken pratik, diplomatik ve diğer adımları masaya yatırdılar. Biliyorsunuz Ürdün, tarihsel olarak Kudüs&#39;teki kutsal yerlerin hamisi, yasal olarak o rolü üstlenmekte.&quot; dedi.</p><p><b>MESCİD-İ AKSA TÜRKİYE'NİN KUTSAL YERLERİNDEN BİRİ</b></p><p>Fidan, Türkiye olarak toplumun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın, hükümetin ve devletin Mescid-i Aksa&#39;yı kendi kutsal yerlerinden biri olarak gördüklerine işaret ederek, &quot;Buraya yönelik yapılacak her türlü tecavüz, bizim milletimizin değerlerine yapılmış kabul ediliyor.&quot; dedi. Dolayısıyla Türkiye&#39;nin buraya yönelik stratejik ve diplomatik dokunuşlarının önemli olduğunun altını çizen Fidan, Türkiye&#39;nin bu konuda yoğun bir mücadele içinde olduğunu dile getirdi.</p><p>Fidan, Ürdün&#39;de bugün Mescid-i Aksa ve Kudüs konusunda bir dayanışma mesajı verdiklerini kaydederek, &quot;Diğer taraftan &#39;Grup Dört&#39; olarak nitelendirdiğimiz, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve Pakistan&#39;ın katılımıyla bakanlar seviyesindeki toplantının bugün beşincisini yapmış olduk. Önemli bir toplantıydı.&quot; diye konuştu.</p><p>Gazze sürecini çok detaylı şekilde ele aldıklarını dile getiren Fidan, 4 ülkenin de Gazze Barış Planı&#39;nın hayata geçmesi için çok çalıştığını söyledi.</p><p>Fidan, Mısır ve Türkiye&#39;nin arabuluculuk rolü üstlendiğine değinerek, &quot;Ama bizler özellikle barış planının işleyişinde İsrail&#39;in ortaya koyduğu tavrı, hukuksuzluğu ve kural tanımazlığı, (bunun) nasıl yönetilmesi, nasıl tepki konulması gerekiyor? O konuyu çok ciddi şekilde ele aldık. O konuda birtakım kararlarımız oldu. Onları kendi liderlerimize ileteceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42147599.jpg"/><p><b>VİZYON BELGESİ</b></p><p>İlerleyen günlerde buna ilişkin adımların görüleceğini belirten Fidan, bölgede devam eden gerginliğin, Hürmüz Boğazı&#39;ndan kaynaklanan sorunların ve yayılma riski gösteren savaş durumunun nasıl yönetilmesi ve çözülmesi gerektiği hususunda da &quot;çok değerli görüşler&quot; sarf edildiğini bildirdi.</p><p>Fidan, Türkiye&#39;nin bu konuda durduğu yerin belli olduğunun altını çizerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın en baştan itibaren bölge ve bölge barışına yönelik vizyonunun ortada olduğunu kaydetti. Bu konunun da detaylı şekilde ele alındığını vurgulayan Fidan, &quot;Daha sonra dört ülke olarak üzerinde çalıştığımız bir bölgesel vizyon belgesi var, onunla ilgili değerlendirmelerde bulunduk. O açıkçası bütün bölgedeki sorunları kalıcı olarak çözmeye yönelik çerçeveyi çizecek ilk adım olacak.&quot; dedi. Fidan, bunun aslında bölgede çok önceden yapılması gereken bir husus olduğunu anımsattı ve bu konuların sistemli bir şekilde tamamlanarak adım adım ve kalıcı bir şekilde bölgesel istikrar, güvenlik ve barışın temin edileceği mesajını verdi.</p><p>Bakan Fidan, hem yapılan ana toplantıda hem de &quot;Grup Dört&quot; toplantısında sadece Mescid-i Aksa konusunu değil, Gazze&#39;de yürüyen süreci ve barış planının uygulanmasını da detaylı şekilde ele aldıklarını anlattı.</p><p><b>"İSRAİL, PLATFORMLARI İLLEGAL STRATEJİLERİNİ İLERLETME ADINA KULLANIYOR"</b></p><p>İsrail&#39;in barışla ilgili bir niyeti ve planı olmadığını artık tüm dünyanın gördüğüne dikkati çeken Fidan, &quot;Sadece bütün platformları kendi pozisyonunu ve illegal stratejilerini ilerletme adına kullanıyor.&quot; dedi.</p><p>Fidan, uluslararası toplumun büyük bir sınav verdiğine, Türkiye ve yakın müttefiklerin her zaman bu gerçeğin altını çizdiğine işaret ederek, &quot;Biz eğer İsrail&#39;in bölgedeki yayılmacı politikalarını engellemeye yönelik bölge ülkeleri ve uluslararası toplum olarak gerekli diplomatik önlemleri almazsak bu sadece bölgesel bir kriz üretmekle kalmayacak, küresel bir kriz üretecek.&quot; ifadelerini kullandı. Bunun defaatle görüldüğünün altını çizen Fidan, Gazze&#39;de uluslararası toplumun seçkin aktörlerinin bir araya gelerek arkasında durduğu Gazze Barış Planı&#39;nın uygulanmasında Hamas&#39;ın üstüne düşen birçok ödevi yerine getirdiğini ancak İsrail&#39;in her zaman için bir oyun bozanlık içinde olduğunu gördüklerini söyledi.</p><p>Fidan, önemli olanın buna geliştirilecek tepki olduğunu vurgulayarak tepkinin formüle edilmesi ve hayata geçirilmesi gerektiğini aktardı. Aksi takdirde İsrail ile oturup bu konularda konuşmanın bir anlamı olmadığını kaydeden Fidan, uluslararası toplumun plana destek olduğunu bildirdi.</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır, Türkiye, Katar ve ABD&#39;nin arabuluculuk yaptığını, bu konuda çok uzun mesailer harcandığını ve gece gündüz çalışıldığını anlattı.<br></p><p>Fidan sözlerini şöyle tamamladı:<br></p><p>&quot;Ama günün sonunda her ulaşılan noktada İsrail&#39;in başka bir sorunu bahane ederek sürekli Filistinli çocukları öldürmesi, hastaneleri bombalaması ve barışla bir alakasının olmadığını göstermesi son derece iyi şekilde not edilmeli ve tavır konulmalı. Bu uluslararası toplumun öncelikli konularından biri.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/turkiyenin-kirmizi-cizgis-156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286507</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nefes-kesen-takip-sona-erdi-belediye-baskan-yardimcisi-saklandigi-evinde-yakalandi-286507</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nefes kesen takip sona erdi: Belediye Başkan yardımcısı saklandığı evinde yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada firari olan Menderes Belediye Başkan Yardımcısı Rüzgar Sönmez, MİT ve Emniyet İstihbarat destekli JASAT operasyonuyla saklandığı adreste kıskıvrak yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nefes kesen takip sona erdi: Belediye Başkan yardımcısı saklandığı evinde yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında firari olarak aranan Menderes Belediye Başkan Yardımcısı Rüzgar Sönmez'in saklandığı evde MİT ve Emniyet İstihbarat destekli operasyonla İl Jandarma Komutanlığı JASAT unsurları tarafından yakalandığı öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/nefes-kesen-takip-sona-er-756_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286506</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israile-tepkisiyle-gundem-olmustu-abdde-misir-asilli-isim-on-secimi-kazandi-286506</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'e tepkisiyle gündem olmuştu: ABD'de Mısır asıllı isim ön seçimi kazandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırılarını soykırım olarak nitelendiren ve kaynağın ABD iç yatırımlarına ayrılmasını savunan Abdul El-Sayed, Demokrat Parti'nin Michigan Senato adayı seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'e tepkisiyle gündem olmuştu: ABD'de Mısır asıllı isim ön seçimi kazandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD basınında yer alan haberlere göre, Sayed, rakibi ABD Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens&#39;ı geride bırakarak Demokratların Michigan eyaleti Senato adayı olmaya hak kazandı.</p><p>Sayed, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Kazandık. ABD Senatosu&#39;nda Demokrat adayınız olmaktan gurur duyuyorum. Kasım ayında da kazanalım.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Ön seçimi kaybeden Stevens ise açıklamasında Sayed&#39;i destekleyeceğini duyurarak Demokrat seçmene yönelik birlik çağrısı yaptı.</p><p>Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu olan Sayed, ülkede kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçi Partinin adaylığını kazanan eski Temsilciler Meclisi üyesi Mike Rogers ile yarışacak.</p><p>Sayed, kazanması halinde ABD Senatosu&#39;na seçilen ilk Müslüman senatör olacak.</p><p>İsrail&#39;in Filistin halkına yönelik saldırılarını soykırım olarak nitelendiren Sayed, İsrail&#39;e sağlanan kaynakların, ABD&#39;de sağlık, konut ve altyapı yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini savunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/israile-tepkisiyle-gundem-530_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286505</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-fetocu-suikastci-bkden-sikayetci-oldu-286505</link>
      <pubDate>2026-08-05T18:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'cü suikastçı B.K'den şikayetçi oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Marmaris'te Erdoğan'a yönelik suikast teşebbüsünde bulunan timde yer alan Karatepe hakkındaki şikayet dilekçesini Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına sundu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'cü suikastçı B.K'den şikayetçi oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dilekçede, Karatepe ile firari olduğu dönemde kendisine yardım eden kişiler hakkında &quot;Cumhurbaşkanına suikast&quot;, &quot;Anayasayı ihlal&quot;, &quot;devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak&quot;, &quot;terör örgütüne üye olmak&quot; ve &quot;suçluyu kayırma&quot; suçlarından soruşturma yapılarak kamu davası açılması istendi.</p><p>Şikayet dilekçesinde, FETÖ mensupları tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin bir parçası olarak, suç tarihinde Marmaris&#39;te bulunan Erdoğan&#39;a yönelik olarak Karatepe&#39;nin de içinde bulunduğu bir grup tarafından askeri operasyon yapıldığı hatırlatıldı.</p><p>Karatepe&#39;nin, örgüt elebaşı Fetullah Gülen&#39;in talimatları doğrultusunda seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan ve Anayasa&#39;ya göre devletin ve milletin birliğini temsil eden Erdoğan&#39;ın varlığını ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p><p>&quot;Şüphelinin bu şekilde sadece cumhurbaşkanına suikast ve anayasayı ihlal suçunu değil, aynı zamanda iştirak ettiği eylemler nedeniyle ülkenin genelinde bir kaos ve karışıklık çıkarmak suretiyle devletin bağımsızlığını zayıflatmayı ve devletin birliğini bozmayı hedeflediği de açıktır. Türkiye Cumhuriyeti&#39;ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden Sayın Cumhurbaşkanımız, hem şahsına yönelen eylemleri nedeniyle hem de Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin birliğine yönelen eylemleri nedeniyle şüpheliden şikayetçi olduğu gibi eylem tarihinden bugüne kadar geçen 10 yıllık süre zarfında şüphelinin yakalanmasına mani olmak için yer temin eden ve yardım eden kişilerden de şikayetçidir.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/cumhurbaskani-erdogan-fet-760_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286504</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/toki-51-ilde-konut-ve-is-yeri-satisi-yapacak-odeme-kosullari-nasil-286504</link>
      <pubDate>2026-08-05T17:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TOKİ 51 ilde konut ve iş yeri satışı yapacak: Ödeme koşulları nasıl?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 51 İlde 540 gayrimenkulü 19 - 20 Ağustos 2026 tarihlerinde 'açık artırma' yöntemiyle satacak. Peki, ödeme koşulları nasıl? İşte detaylar]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TOKİ 51 ilde konut ve iş yeri satışı yapacak: Ödeme koşulları nasıl?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>TOKİ, 51 İlde 540 gayrimenkulü açık artırma yöntemiyle satışa sunuyor. Açık artırma tarihi 19 - 20 Ağustos 2026.</b></p><p><b>KONUTLAR HANGİ İLLERDE?</b></p><p>Alıcılar; Adana, Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Bolu, Burdur, Çankırı, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Sakarya, Sinop, Şanlıurfa, Tunceli ve Van illerinde satışa sunulacak 235 konuta, %25 peşin 120 ay vade ile sahip olabilecek.</p><p><b>30 İLDE 305 İŞYERİ SATILACAK</b></p><p>Ayrıca; Adana, Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Burdur, Bursa, Çankırı, Düzce, Gaziantep, Gümüşhane, Isparta, İstanbul, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Mersin, Şanlıurfa, Tekirdağ, Van ve Zonguldak illerinde satışa sunulacak 305 iş yeri ise %10 peşin 96 ay, %10 peşin 120 ay ve %30 peşin 60 ay vade ile alınabilecek.</p><p>Açık artırma toplantısı, 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 10.30'da (1-235 Lotlar arası) ve 20 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 10.30'da (236-540 Lotlar arası) toplam 2.987.601.002 TL muhammen bedelle yapılacak. Açık artırma, Ankara İlbank Sosyal Tesisleri (Anadolu Bulvarı Yenimahalle / ANKARA) ile TOKİ İstanbul Hizmet Binası Konferans Salonu'nda (Halkalı / İSTANBUL) gerçekleştirilecek. Ayrıca internet üzerinden de (muzayede.emlakyonetim.com.tr) teklif verilebilecek. İnternet katılımı için kayıtlar 18 Ağustos 2026 Salı günü saat 10.30'da sona erecek.</p><p>Ayrıntılı bilgilere, "www.toki.gov.tr" ile "muzayede.emlakyonetim.com.tr" internet adreslerinden ve "444 84 34" numaralı telefondan ulaşılabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/toki-51-ilde-konut-ve-is--592_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286503</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/baskent-londrada-bicakli-saldiri-4-kisi-yaralandi-286503</link>
      <pubDate>2026-08-05T17:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkent Londra'da bıçaklı saldırı! 4 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin başkenti Londra'da Covent Garden bölgesinde düzenlenen bıçaklı saldırıda 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkent Londra'da bıçaklı saldırı! 4 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Londra Metropolitan Polisi&#39;nden yapılan açıklamada, polis ekiplerinin yerel saatle 12.30 sıralarında Covent Garden&#39;daki Endell Sokak&#39;ta bıçaklı saldırı ihbarı üzerine olay yerine çağrıldığı bildirildi.</p><p>Açıklamada, olay yerinde bıçakla yaralanmış halde bulunan 34, 39, 42 ve 52 yaşlarındaki 4 erkeğe sağlık ekiplerince müdahale edildiği belirtildi.</p><p>Saldırıyla ilgili 47 yaşındaki bir kadının gözaltına alındığı ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/baskent-londrada-bicakli--729_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286502</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakir-fiyatlari-neden-yukseliyor-2-sebep-var-286502</link>
      <pubDate>2026-08-05T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakır fiyatları neden yükseliyor? 2 sebep var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bakırın libresi, uluslararası piyasalarda yapay zeka altyapısına ilişkin güçlü yatırımlardan kaynaklı yoğun talep ve yenilenebilir enerji talebiyle 6,65 dolara ulaşarak tarihi zirvesini test ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakır fiyatları neden yükseliyor? 2 sebep var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Bakır fiyatları geçen yıl başlayan güçlü yükseliş eğilimini bu yıl da sürdürürken, Orta Doğu'da jeopolitik tansiyonun son günlerde azalması ve ABD ile İran arasında anlaşmaya varılabileceğine yönelik beklentiler küresel büyüme görünümüne ilişkin iyimserliği destekled</b>i.</p><p>Sanayi üretiminin temel girdilerinden biri olan bakırda yükselişi besleyen en önemli unsur ise yapay zeka yatırımları oldu. Dünya genelinde veri merkezleri, enerji altyapısı ve elektrik iletim sistemlerine yönelik yatırımların hız kazanması, bakıra olan talebi artırırken, ekonomide üretim faaliyetlerinin güçleneceğine yönelik beklentiler de fiyatları olumlu etkiledi.</p><p>Öte yandan, arz tarafındaki sıkışıklık da yükselişte etkili oldu. Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan aksaklıkların ardından kükürt tedarik zincirinde görülen sorunlar, bakır üretim süreçlerini olumsuz etkileyerek piyasadaki arz endişelerini artırdı. Talebin güçlü seyrini koruması ve arz tarafındaki bu kısıtların bir araya gelmesi fiyatların tarihi zirvelere yaklaşmasında belirleyici oldu.</p><p>Bu gelişmelerle bakırın libresi, 6,65 dolara ulaşarak tarihi zirvesine yakın seyrediyor. Bakırın libresi 13 Mayıs&#39;ta 6,67 dolara çıkarak rekor kırmıştı. Bakırın libresi, 2025 sonuna göre yüzde 18&#39;in üzerinde değer kazandı.</p><p><b>Yapay zeka kaynaklı talep bakırın ana itici gücü</b></p><p>Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bakırın uzun süredir güçlü talep gören emtialar arasında yer aldığını belirterek, jeopolitik gerilimlerin yaşandığı dönemlerde dahi diğer endüstriyel metallere kıyasla daha dirençli bir performans sergilediğini söyledi.</p><p>Bakır fiyatlarının güçlü seyrinde en önemli etkenin yapay zeka yatırımları olduğunu ifade eden Ergezen, yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte veri merkezleri, enerji altyapısı ve elektrik iletim sistemlerine yönelik yatırımların hız kazandığını, bunun da bakır talebini önemli ölçüde artırdığını dile getirdi.</p><p>Bakırın elektrik iletkenliği nedeniyle elektronik sektörünün temel girdilerinden biri olduğuna işaret eden Ergezen, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların artmasıyla bakıra olan ihtiyacın daha da yükseldiğini, yayımlanan raporların da talebin güçlü seyrini koruduğunu gösterdiğini kaydetti. Ergezen, bu eğilimin gelecek dönemde de devam etmesini beklediklerini ifade etti.</p><p><b>Ergezen, bakır talebini destekleyen bir diğer unsurun ise yenilenebilir enerji yatırımları olduğunu belirterek, jeopolitik gelişmeler ve enerji arz güvenliğine yönelik endişelerin ülkeleri alternatif enerji kaynaklarına yönelttiğini, güneş ve rüzgar enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji projelerindeki artışın bakır tüketimini desteklediğini söyledi.</b></p><p>Çin&#39;de elektrikli araç sektöründeki hızlı büyümenin de bakır talebini artırdığını vurgulayan Ergezen, Çinli üreticilerin küresel pazardaki etkinliğinin artmasıyla birlikte elektrikli araç üretimi ve buna bağlı bakır kullanımının önemli ölçüde yükseldiğini dile getirdi.</p><p>Ergezen, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu üç ana kalem bakırın talebinin artmasına yol açıyor. Küresel büyümede zayıflama endişeleri var. Bu zayıflama endişeleri devam edecek. Faizler yüksek fakat küresel büyümenin motoru şu anda yapay zeka altyapısı. Dolayısıyla buradaki yapay zeka yapısındaki talep de bakırın güçlü kalmasına yol açıyor. Bu yüzden de resesyon endişelerine rağmen bakır fiyatlarının yeni zirvelere doğru yöneldiğini görüyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/bakir-fiyatlari-neden-yuk-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286501</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tercih-surecinde-sadece-puan-ele-alinmamali-fsm-vakif-universitesinden-genclere-altin-tavsiye-286501</link>
      <pubDate>2026-08-05T17:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tercih sürecinde sadece puan ele alınmamalı! FSM Vakıf Üniversitesi'nden gençlere altın tavsiye]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan Yumuşak, üniversite tercih döneminde gençlerin yaşadığı kaygının doğal olduğunu ancak karar sürecini yönetir hale gelmesi durumunda profesyonel desteğin önem taşıdığını belirtti. Yumuşak, aday öğrencilerin popüler bölümler yerine ilgi alanları, değerleri ve güçlü yönlerini merkeze alan tercihlerin uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tercih sürecinde sadece puan ele alınmamalı! FSM Vakıf Üniversitesi'nden gençlere altın tavsiye]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Fatih Sultan  Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan  Yumuşak, üniversite tercih döneminin gençler için yalnızca bir yükseköğretim  programı seçme süreci olmadığını, aynı zamanda bireyin kendisini tanıyarak  geleceğini şekillendirdiği önemli bir gelişim dönemi olduğunu söyledi.</p><p class="MsoNormal">Tercih  döneminde yaşanan heyecan ve kaygının doğal olduğuna dikkati çeken Yumuşak,  belirli düzeyde kaygının bireyin seçenekleri daha dikkatli değerlendirmesine  katkı sağlayabileceğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/detay-05082026bd9d047b.jpg"/><p class="MsoNormal">Kaygının  karar verme sürecini zorlaştırması, sürekli erteleme davranışına dönüşmesi,  yoğun umutsuzluk oluşturması ya da günlük yaşamı etkilemesi halinde profesyonel  destek alınmasının faydalı olacağını ifade eden Yumuşak, "Önemli olan  kaygının tamamen ortadan kaldırılması değil, kararlarımızı yönetmeye  başlamamasıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p class="MsoNormal"><b>"TERCİH  SÜRECİNDE SADECE PUAN ELE ALINMAMALI"</b></p><p class="MsoNormal">Üniversite  tercihinde sıralama baskısı, aile beklentisi ve gelecek kaygısının gençler  üzerinde aynı anda etkili olabildiğini belirten Yumuşak, sağlıklı karar  verebilmek için bu üç unsur arasında dengeli bir yaklaşım geliştirilmesi  gerektiğini kaydetti.</p><p class="MsoNormal">Sadece sınav  puanına odaklanmanın bireyin ilgi alanlarını ve güçlü yönlerini geri plana  itebileceğini ifade eden Yumuşak, yalnızca aile beklentileriyle hareket  edilmesinin ise gençlerin kendi seslerini duymalarını zorlaştırabileceğini  söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/untitled2-05082026835ef9da.jpg"/><p class="MsoNormal">Çalışma  hayatının sürekli değiştiğine işaret eden Yumuşak, günümüzde yeni mesleklerin  ortaya çıktığını, mevcut mesleklerin dönüşüm geçirdiğini ve bireylerin  kariyerleri boyunca farklı alanlarda yeniden uzmanlaşabildiğini belirterek,  tercih sürecinin yalnızca bugünün popüler mesleklerine göre şekillendirilmemesi  gerektiğini dile getirdi.</p><p class="MsoNormal"><b>POPÜLER  BÖLÜM YERİNE DOĞRU BÖLÜM</b></p><p class="MsoNormal">Gençlerin  tercih yaparken yalnızca iş olanaklarını değil, kendi kişilik özelliklerini,  ilgi alanlarını ve değerlerini de değerlendirmeleri gerektiğini vurgulayan  Yumuşak, mesleki doyumu belirleyen en önemli unsurlardan birinin kişinin  yaptığı işle kurduğu anlam ilişkisi olduğunu ifade etti.</p><p class="MsoNormal">Aday  öğrencilere kendilerine şu soruları yöneltmelerini tavsiye eden Yumuşak:  "Hangi konular beni gerçekten heyecanlandırıyor? Güçlü yönlerimi hangi  alanlarda daha etkili kullanabilirim? Nasıl bir çalışma ortamında kendimi daha  üretken hissederim? Seçeceğim bölümün sunduğu yaşam biçimi benim değerlerim ve  beklentilerimle ne kadar örtüşüyor?"</p><p class="MsoNormal"><b>"KENDİNİZİ  TANIMAKTAN VAZGEÇMEYİN"</b></p><p class="MsoNormal">Kendi eğitim  hayatından da örnek veren Yumuşak, üniversite eğitimine sosyoloji bölümünde  başladığını, ilk yılın sonunda psikolojiye olan ilgisinin daha güçlü olduğunu  fark ederek bölüm değiştirdiğini anlattı.</p><p class="MsoNormal">Bu süreci  yanlış bir tercih olarak değil, kendini daha yakından tanımasının doğal bir  sonucu olarak değerlendirdiğini belirten Yumuşak, gençlerin de tercih sürecini  yaşamlarının tek belirleyicisi olarak görmemeleri gerektiğini ifade etti.</p><p class="MsoNormal">Yumuşak,  "Yaşam boyunca yeni ilgi alanları keşfetmek, farklı yönelimler geliştirmek  ve kendimizi yeniden inşa etmek mümkündür. Bu nedenle tercih sürecinde önemli  olan yalnızca doğru bölümü seçmek değil, kendini tanımaya ve gelişmeye açık  kalabilmektir." dedi.</p><p class="MsoNormal"><b>FSM VAKIF  ÜNİVERSİTESİ TERCİH DÖNEMİNDE ADAYLARIN YANINDA</b></p><p class="MsoNormal">Fatih Sultan  Mehmet Vakıf Üniversitesi, tercih ve tanıtım döneminde aday öğrencilerin doğru  tercih yapmalarını destekleyecek bilimsel içerikler ve uzman görüşleriyle de  rehberlik sunmaya devam ediyor. Üniversite, aday öğrencilerin ilgi alanları,  yetkinlikleri ve kariyer hedefleri doğrultusunda bilinçli tercihler yapabilmeleri  amacıyla düzenlediği tanıtım faaliyetleri ve danışmanlık çalışmalarıyla tercih  sürecine katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/tercih-surecinde-sadece-p-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286500</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-bu-davayi-konusmustu-yargitaydan-palu-ailesi-karari-var-286500</link>
      <pubDate>2026-08-05T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye bu davayı konuşmuştu: Yargıtay'dan Palu Ailesi kararı var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yargıtay, Kocaeli'de 15 yıl önce kaybolan ve öldürüldüğü öne sürülen Meryem Tahnal'ın kızı Melike Tahnal'ın Sakarya'da öldürüldüğü iddiasına ilişkin kamuoyunda "Palu ailesi" olarak bilinen davada tutuklu sanık Tuncer Ustael'e verilen müebbet hapis cezası ile 5 sanık hakkındaki beraat kararını onadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye bu davayı konuşmuştu: Yargıtay'dan Palu Ailesi kararı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Taraf avukatları, Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesince 6 sanık hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin istinaf talebinde bulundu.</b></p><p>Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, başvuruların reddine karar vererek, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.</p><p>İstinaf kararının ardından taraf avukatları, Yargıtay&#39;a temyiz başvurusunda bulundu.</p><p>İncelemesini tamamlayan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Melike Tahnal&#39;ın eniştesi tutuklu sanık Tuncer Ustael hakkında &quot;olası kastla çocuğu öldürme&quot; suçundan hüküm kurulan müebbet hapis cezasını ve &quot;çocuğun cinsel istismarı&quot; suçundan verilen beraat kararını onadı.</p><p>Ustael&#39;in tutukluluk halinin devamına karar veren yüksek mahkeme, sanıklar Ayşe, Hava, İsa ve Fatih Palu ile Emine Ustael hakkında &quot;çocuğu kasten öldürme&quot; suçundan verilen beraat kararını da hukuka uygun buldu.</p><p><b>- Olay</b></p><p>Kocaeli&#39;nin Körfez ilçesinde yaşayan Meryem Tahnal 2008, kızı Melike Tahnal da 2009&#39;da kaybolmuş, çalışma başlatan polis ekipleri bulguya ulaşamamıştı. Kocaeli ve Sakarya&#39;da yapılan kazılarda da bulguya rastlanılmaması üzerine çalışmalar durdurulmuştu.</p><p>Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde Meryem Tahnal&#39;ın öldürülmesine ilişkin başlayan yargılama sonunda sanık Tuncer Ustael, &quot;canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı&quot; kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile &quot;hürriyeti yoksun kılma&quot; suçundan 4 yıl, &quot;kredi kartının kötüye kullanılması&quot; suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</p><p>Sanık Emine Ustael &quot;kasten öldürmeye yardım etme&quot; suçundan 12 yıl 6 ay, Hava, İsa ve Ayşe Palu ise &quot;kasten öldürmeye yardım etme&quot; ve &quot;hürriyetin kısıtlanması&quot; suçlarından 14 yıl 2&#39;şer ay hapse mahkum edilmişti. Fatih Palu&#39;ya da olay tarihinde yaşı küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezası verilmişti.</p><p>Sanıklar hakkında verilen kararın Yargıtayca bozulmasının ardından 6 sanığın 7. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nde yeniden yargılandığı davanın 3 Ekim 2023&#39;teki duruşmasında, tutuklu sanık Tuncer Ustael &quot;canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme&quot; suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Emine Ustael ile Hava, İsa ve Ayşe Palu&#39;yu &quot;kasten öldürmeye yardım etme&quot; suçundan 12 yıl altışar ay hapis cezasına mahkum edilmişti.</p><p>Fatih Palu&#39;ya ise suçun işlendiği tarihte yaşı 18&#39;den küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezası veren mahkeme, sanık Tuncer Ustael&#39;in tutukluluk halinin devamına hükmetmişti.</p><p><b>Sakarya'daki yargılama süreci</b></p><p>Melike Tahnal&#39;ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanık Tuncer Ustael hakkında &quot;bilinçli taksirle öldürme&quot; suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar ve &quot;usulsüz ölü gömülmesi&quot; suçundan 6 aya kadar; Emine Ustael ile Hava ve Ayşe Palu&#39;nun da &quot;usulsüz ölü gömülmesi&quot; suçundan 6 aya kadar hapsi talep edilmişti.</p><p>Sanıklar Tuncer ve Emine Ustael, Hava, Ayşe, İsa ve Fatih Palu hakkında Melike Tahnal&#39;ın öldürülmesine ilişkin &quot;çocuğu kasten öldürme&quot; suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle aynı mahkemede açılan ikinci dava, bu dosyayla birleştirilmişti.</p><p>İkinci davanın iddianamesinde ayrıca sanık Tuncer Ustael hakkında &quot;çocuğun cinsel istismarı&quot; suçundan en az 15 yıl hapis cezası istenmişti.</p><p>Mahkeme heyeti, 19 Temmuz 2023&#39;te karar duruşmasında tutuklu sanık Tuncer Ustael&#39;i &quot;olası kastla çocuğu öldürme&quot; suçundan müebbet hapisle cezalandırmış, &quot;çocuğun cinsel istismarı&quot; suçundan ise beraat kararı vermişti.</p><p>Heyet, sanıklar Ayşe, Hava, İsa ve Fatih Palu ile Emine Ustael&#39;in &quot;çocuğu kasten öldürme&quot; suçundan beraatine, &quot;usulsüz gömme&quot; suçundan ise dosyanın ayrılması yönünde hüküm kurmuştu.</p><p>Öte yandan &quot;usulsüz gömme&quot; suçundan dosyaları ayrılan sanıklar Ayşe, Hava, İsa ve Fatih Palu ile Emine Ustael hakkındaki davanın ise zaman aşımı nedeniyle düştüğü öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/turkiye-bu-davayi-konusmu-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286499</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/anestezi-altinda-bilinc-neden-kapaniyor-beyin-neden-aktif-kaliyor-286499</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anestezi altında bilinç neden kapanıyor, beyin neden aktif kalıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kyoto Üniversitesi'nden bilim insanları, fareler üzerinde yürüttükleri deneylerle anestezi sırasında beynin neden aktif kaldığı halde bilincin kaybolduğuna dair önemli veriler elde etti. Araştırmada, korteksin bilgi akışındaki değişimlerin bilinç kaybıyla ilişkisi öne çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anestezi altında bilinç neden kapanıyor, beyin neden aktif kalıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kyoto Üniversitesi'nden araştırmacılar, fareler üzerinde yürüttükleri deneylerde, genel anestezi sırasında beynin aktifliğini korumasına rağmen bilincin neden kaybolduğuna dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Japonya'da gerçekleştirilen bu çalışmada, bilim insanları hayvanların beyin yüzeyini 116 elektrot kanalı içeren özel bir levha ile kapladı. Deneyler sırasında farelerin sol gözüne ışık tutuldu ve korteks boyunca yayılan elektriksel uyarımlar kaydedildi. Elde edilen sonuçlar, uyanık ve anestezi altındaki beyinler arasındaki bilgi akışı farklarını gözler önüne serdi.</p><h3>Kyoto Üniversitesi: Korteks bağlantılarında belirgin değişim</h3><p>Uyanık durumda, farelerin beyinlerinde görsel uyarıdan kaynaklanan elektriksel dalgalar yalnızca ilgili bölgede kalmadı; bu dalgalar, beynin işitme, dokunma ve karmaşık duyusal bilgileri işleyen farklı alanlarına da ulaştı. Ancak izofluran anestezisi uygulandığında, bu elektriksel yanıtlar daha kısa sürdü ve çoğunlukla oluştuğu bölgede sınırlı kaldı. Araştırmacılar, bu farklılığın nedenini daha iyi anlamak için transfer entropisi adı verilen bir gösterge kullandı. Analizler, uyanık beyinlerde bilgi akışının dalgaların hareket ettiği yönde ilerlediğini ve bu özelliğin "bilgi ayarı" olarak tanımlandığını ortaya koydu. Anestezi altındaki beyinlerde ise yönlendirilmiş bağlantı tamamen kaybolmadı, ancak çok daha az belirgin hale geldi.</p><h3>Bilinç kaybında bilgi akışı düzensizleşiyor</h3><p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu, toplam transfer entropisi değerinin anestezi altındaki farelerde uyanık olanlara göre daha yüksek çıkması oldu. Bu durum, beynin anestezi etkisi altında hâlâ aktif bir şekilde sinyal alışverişi yaptığını, ancak bu iletişimin daha düzensiz ve güvenilmez bir şekilde gerçekleştiğini gösteriyor. Araştırmacılara göre, bilinçli algı için yalnızca nöronal aktivitenin miktarı değil, aynı zamanda korteksin farklı bölgeleri arasındaki bilgi akışının doğruluğu da büyük önem taşıyor. Ancak çalışma, bilgi ayarındaki bozulmanın doğrudan bilinç kaybına yol açtığını kesin olarak ortaya koymuyor. Deneylerde sadece izofluran kullanıldı ve sonuçların insan beyni için geçerli olup olmadığı henüz netleşmedi. Bilim insanları, farklı anesteziklerin ve insan beyni üzerindeki etkilerin de araştırılması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Kyoto Üniversitesi'nin bu bulguları, anestezi sırasında beyin aktivitesinin devam ettiği ancak bilgi akışındaki düzensizliklerin bilinç kaybına neden olabileceğine işaret ediyor. Araştırmanın, anestezi altındaki bilinç mekanizmalarını daha iyi anlamak için yeni sorulara kapı araladığı belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/anestezi-altinda-bilinc-n-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286498</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/daha-az-egzersiz-ile-karin-yagini-azaltmak-mumkun-haftada-tek-seans-yeterli-286498</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Daha az egzersiz ile karın yağını azaltmak mümkün! Haftada tek seans yeterli]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Hong Kong Üniversitesi'nde 315 kişiyle yürütülen yeni bir araştırma, haftada yalnızca bir kez yapılan uzun interval antrenmanının, haftada üç kez yapılan kısa seanslarla neredeyse aynı düzeyde karın yağı kaybı sağladığını ortaya koydu. Profesör Parco Siu liderliğindeki çalışma, zaman kısıtlaması yaşayan yetişkinlere umut veriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Daha az egzersiz ile karın yağını azaltmak mümkün! Haftada tek seans yeterli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Egzersiz için vakit ayırmak, günümüzde pek çok yetişkinin en çok zorlandığı konuların başında geliyor. Sağlık otoriteleri haftada birkaç kez fiziksel aktivite yapılmasını tavsiye etse de yoğun iş temposu, aile sorumlulukları ve günlük koşuşturma bu önerilere uymayı oldukça güçleştiriyor. Ancak Hong Kong Üniversitesi'nde (HKU) gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, özellikle fazla karın yağı taşıyan bireyler için son derece cesaret verici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmayı yöneten Profesör Parco Siu, haftada yalnızca bir kez gerçekleştirilen uzun süreli interval antrenmanının, haftada üç kez yapılan daha kısa seanslarla neredeyse aynı miktarda vücut yağı kaybı sağladığını tespit etti. Elde edilen iyileşmeler mütevazı düzeyde kalsa da bulgular, sınırlı boş zamanı olan kişilerin bile düzenli egzersizden ciddi faydalar görebileceğini açıkça gösteriyor.</p><h3>Karın çevresindeki yağ neden diğer bölgelerden daha tehlikeli?</h3><p>Karın bölgesinde biriken yağ, vücudun başka noktalarında depolanan yağa kıyasla çok daha büyük sağlık riskleri barındırıyor. Bu bölgedeki yağlanma, kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve erken yaşta ölüm ihtimalini belirgin biçimde artırıyor. Konuyla ilgili yapılan ve 2,5 milyondan fazla bireyi kapsayan kapsamlı bir inceleme, bel çevresine eklenen her 10 santimetrenin (yaklaşık 4 inç) erken ölüm riskini yüzde 11 oranında yükselttiğini gözler önüne serdi. Bu rakam, karın yağını azaltmanın neden bu denli kritik olduğunu somut biçimde kanıtlıyor. Ne var ki asıl zorluk, insanları bu yağı kaybetmek için yeterli sıklıkta antrenman yapmaya ikna etmekte yatıyor. Araştırmalara göre çoğu kişinin öne sürdüğü en büyük engel, zaman yetersizliği olarak karşımıza çıkıyor. İşte tam da bu noktada Hong Kong Üniversitesi'nin çalışması devreye giriyor.</p><h3>315 kişilik araştırma nasıl tasarlandı?</h3><p>Araştırma ekibi, fazla kilolu olan ve bel çevresinde aşırı yağ biriktirmiş 315 yetişkini çalışmaya dahil etti. Katılımcıların ortalama yaşı 48'di ve grubun yaklaşık üçte ikisini kadınlar oluşturuyordu. Çalışmaya kabul edilebilmek için erkeklerin en az 90 santimetre (35 inç), kadınların ise en az 80 santimetre (31,5 inç) bel çevresine sahip olması gerekiyordu. Tüm katılımcılar, deneme öncesinde aylarca hareketsiz bir yaşam sürmüştü. Bireyler rastgele üç farklı gruba ayrıldı: haftada tek bir uzun interval seansı yapan grup, haftada üç kısa seans yapan grup ve hiç egzersiz yapmayıp yalnızca sağlık eğitimi alan kontrol grubu. Kontrol grubundaki katılımcılar iki haftada bir sağlık konulu seminerlere katıldı, ancak herhangi bir fiziksel antrenman gerçekleştirmedi.</p><h3>Her iki egzersiz grubuna da eşit süre ayrıldı</h3><p>İki egzersiz grubunun da haftalık toplam antrenman süresi 75 dakika olarak belirlendi. Bu süre, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) yetişkinler için önerdiği haftalık yoğun fiziksel aktivite miktarıyla birebir örtüşüyordu. Antrenmanlar koşu bandı üzerinde yapıldı ve dört dakika yoğun koşu ile üç dakika hafif tempolu yürüyüş şeklinde interval formatında uygulandı. Haftada bir kez antrenman yapan grup, bu 75 dakikalık çalışmanın tamamını tek bir ziyarette tamamladı. Araştırma ekibinde, kısa ve yoğun antrenmanlar konusunda uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla tanınan McMaster Üniversitesi'nden Profesör Martin Gibala da yer aldı. Çalışma, bilimsel şeffaflık ilkesine uygun olarak deneme başlamadan önce ClinicalTrials.gov platformuna kaydedildi ve süreç boyunca egzersizle ilgili herhangi bir sağlık sorunu raporlanmadı.</p><h3>Haftada tek seansta katılımcılar ne yaptı?</h3><p>Haftada yalnızca bir kez antrenman yapan grubun seansı kısa ve kolay bir oturum değildi. Katılımcılar art arda üç adet 25 dakikalık interval bloğu gerçekleştirdi ve bu bloklar arasında 15 ile 30 dakika arasında değişen dinlenme süreleri verildi. Her blok, maksimum kalp atış hızının yüzde 85 ile 95'i arasında tutulan dört adet 4 dakikalık yoğun itme periyodundan oluşuyordu ve bu periyotlar üçer dakikalık hafif yürüyüşlerle birbirinden ayrılıyordu. İlk dört hafta, katılımcıların vücutlarını bu yoğunluğa alıştırması için bir adaptasyon dönemi olarak tasarlandı; tam yük ancak bu sürenin ardından devreye girdi. Asıl zaman tasarrufu ise spor salonunun dışında kendini gösterdi. Ulaşım ve egzersiz süreleri birlikte hesaplandığında, haftada bir kez antrenman yapan grup haftalık yaklaşık 4,5 saat harcarken, üç kez yapan grup 8,2 saat ayırmak zorunda kaldı. Bu fark, yoğun programı olan bireyler için oldukça anlamlı bir avantaj anlamına geliyordu.</p><h3>16 hafta sonunda karın yağı sonuçları şaşırttı</h3><p>On altı haftalık sürecin sonunda her iki egzersiz grubu da vücut yağı kaybederken, kontrol grubunda herhangi bir değişim gözlemlenmedi. Haftada bir kez antrenman yapan grup yaklaşık 0,8 kilogram (1,8 pound) yağ kaybetti; haftada üç kez yapan grup ise yaklaşık 1,0 kilogram (2,2 pound) yağ kaybı yaşadı. İki egzersiz grubu arasındaki fark, istatistiksel olarak anlamlı sayılamayacak kadar küçük çıktı. Her iki grup da bel çevresini yaklaşık bir inç (2,5 santimetre) daraltırken, kontrol grubunda böyle bir değişim yaşanmadı. Yüzdesel olarak bakıldığında, haftada bir kez antrenman yapan grup toplam vücut yağının yüzde 2,6'sını, üç kez yapan grup ise yüzde 3,5'ini kaybetti. Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de katılımcıların bağlılığıydı: yüzde 94'ü 16 haftalık programı eksiksiz tamamladı.</p><h3>Profesör Siu: 'Haftada bir interval antrenmanı etkili bir alternatif'</h3><p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Profesör Parco Siu, önemli açıklamalarda bulundu. Siu, "Haftada üç kez interval antrenmanı, fazla yağlanmanın tedavi amaçlı yönetiminde yaygın biçimde önerilen bir yaklaşım olmayı sürdürüyor. Ancak bulgularımız, haftada bir kez yapılan interval antrenmanının da benzer faydalar sunduğunu ve pratik bir egzersiz stratejisi olarak değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor" dedi. Profesör Siu, iş, eğitim, aile ve diğer sorumlulukları dengelemeye çalışan merkezi obeziteli pek çok yetişkin için zaman kısıtlamalarının haftada birden fazla gün egzersiz yapmanın önündeki en temel engel olduğunu vurguladı.</p><h3>Kondisyon artışında iki program arasında fark ortaya çıktı</h3><p>Her iki egzersiz grubu da aerobik kondisyonlarını gözle görülür biçimde geliştirdi. Bu ölçüm, vücudun yoğun efor sırasında oksijeni ne kadar verimli kullandığını gösteren kritik bir sağlık göstergesi olarak kabul ediliyor. Haftada bir kez antrenman yapan grup kondisyonunu yaklaşık yüzde 6 artırırken, üç kez yapan grup yaklaşık yüzde 11'lik bir kazanım elde etti. İşte tam bu noktada iki program arasında belirgin bir ayrışma yaşandı. Yaş, cinsiyet ve diğer değişkenler için düzeltme yapıldıktan sonra, haftada üç kez antrenman yapan grubun kondisyon düzeyinin açıkça daha yüksek olduğu tespit edildi. Ayrıca yalnızca üç kez yapan grup anlamlı düzeyde toplam vücut ağırlığı kaybetti ve vücut kitle indeksini düşürdü. Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlerinde ise hiçbir grupta kayda değer bir değişim gözlemlenmedi. Bunun muhtemel nedeni, katılımcıların büyük çoğunluğunun bu belirteçler açısından zaten sağlıklı aralıkta bulunmasıydı; dolayısıyla iyileşme için çok az marj kalmıştı.</p><h3>Dört ay sonra yağ kaybı farkı kapandı</h3><p>Egzersiz programı 16 haftanın ardından sona erdi ve tüm gruplar dört ay sonra yeniden ölçüme alındı. Bu noktada egzersiz yapan gruplar ile kontrol grubu arasındaki karın yağı kaybı farkının büyük ölçüde kapandığı görüldü. Bununla birlikte, her iki egzersiz grubunun da bel çevresi ölçümlerinin hâlâ biraz daha ince kaldığı belirlendi. Araştırma bazı önemli soruları yanıtsız bıraktı. Bu denli mütevazı bir yağ kaybının uzun vadede kalp hastalığı veya erken ölüm riskini gerçekten azaltıp azaltmadığı henüz bilinmiyor. Çalışmaya katılan bireyler, başlangıçta genel sağlık durumu oldukça iyi olan Çinli yetişkinlerdi. Bu nedenle sonuçların diyabet veya başka kronik rahatsızlıkları bulunan kişiler için doğrudan geçerli olmayabileceği belirtildi. Üstelik araştırma, haftada tek seansın üç seansa tam olarak eşit olduğunu kanıtlamak amacıyla tasarlanmamıştı.</p><h3>Zaman bulamayanlar için umut verici bir mesaj</h3><p>Profesör Siu, çalışmanın genel mesajını özetlerken şu ifadeleri kullandı: "Yalnızca yüksek frekanslı egzersiz reçetelerine bel bağlamak yerine, haftada bir kez yapılan interval antrenmanı uygulanabilir ve etkili bir alternatif olarak değerlendirilebilir." Bu açıklama, özellikle yoğun iş temposu ve aile sorumlulukları nedeniyle haftada birden fazla gün spor salonuna gidemeyenler için güçlü bir motivasyon kaynağı niteliği taşıyor. Sonuç olarak, haftada birkaç egzersiz gününe vakit ayıramayan herkes için o tek haftalık interval seansı, sağlıklı yaşam yolculuğunda tutunabilecekleri en pratik ve bilimsel temelli seçenek olabilir. Karın yağıyla mücadelede mükemmeli beklemek yerine, yapılabilir olanı yapmak bile fark yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/daha-az-egzersiz-ile-kari-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286497</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hindistanda-meydana-gelen-sel-ve-heyelanlarda-26-kisi-oldu-286497</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hindistan'da meydana gelen sel ve heyelanlarda 26 kişi öldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın Kerala eyaletinde şiddetli yağışların yol açtığı sel ve heyelanlarda 26 kişi hayatını kaybederken, 11 kişi yaralandı, 4 kişi ise kayboldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hindistan'da meydana gelen sel ve heyelanlarda 26 kişi öldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın güneyindeki Kerala eyaletinde etkisini sürdüren şiddetli yağışlar, sel ve heyelanı beraberinde getirdi. Kerala Başbakanı VD Satheesan, düzenlediği basın toplantısında eyalette yağmur nedeniyle 26 kişinin hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını ve 4 kişinin kayıp durumda olduğunu ifade etti. Satheesan, evini terk etmek zorunda kalan 27 bin 48 kişinin 462 yardım kampına yerleştirildiğini belirtti. Satheesan ayrıca bin 882 hektarlık tarım arazisinin hasar gördüğünü aktardı.  </p><p>Kerala'nın kuzeyinde 1 Ağustos'tan beri devam eden şiddetli yağışlar, sel ve toprak kaymalarına neden oldu. Birçok evin sular altında kaldığı bölgede sel suları henüz çekilmedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/hindistanda-meydana-gelen-401_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286496</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-nesil-sokak-cetelerine-operasyon-istanbulda-cok-sayida-kisi-gozaltina-alindi-286496</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni nesil sokak çetelerine operasyon! İstanbul'da çok sayıda kişi gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sokak çetesi üyesi oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla Esenler, Beşiktaş, Sarıyer ve Kağıthane'de birden fazla eyleme karışmakla suçlanan 7 kişi, Çatalca ve Bağcılar'da düzenlenen operasyonda yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni nesil sokak çetelerine operasyon! İstanbul'da çok sayıda kişi gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl  Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ile İstihbarat Şube müdürlüklerince "Yeni Nesil Suç Örgütleriyle Mücadele" kapsamında yürütülen ortak çalışmada 4 olay aydınlatıldı. Elebaşılığını yurtdışında bulunan ve hakkında uluslararası düzeyde yakalama kararı bulunan A.A.'nın yaptığı, suç örgütü adına gerçekleştirilen 4 ayrı olayın aydınlatılması ve şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik geniş kapsamlı çalışma başlatıldı. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalarda, Esenler'de "kasten yaralama", Beşiktaş ve Sarıyer'de "ateşe verme" ve Kağıthane ilçesinde "işyeri kurşunlama" olmak üzere 4 olayın aynı suç örgütüyle bağlantılı olduğu belirlendi. İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın talimatları doğrultusunda şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik emniyet güçlerince gerçekleştirilen geniş çaplı çalışmalarda, yaklaşık 214 kilometrelik güzergaha ait 198 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelendi. Elde edilen bilgiler doğrultusunda güzergah üzerindeki ilçelerde kapama ve uygulama noktaları oluşturularak faillerin kaçış güzergahları kontrol altına alındı. Yürütülen teknik ve saha çalışmaları neticesinde bugün Çatalca ilçesinde faaliyet gösteren bir otele düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Aynı saatlerde eş zamanlı olarak Bağcılar ilçesinde takip edilen ve durdurulan bir araçta 2 şüpheli daha yakalandı. Toplam 7 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda, 1 balistik yelek ile 1 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla 4 ayrı olaya karışmakla suçlanan 7 kişi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Zanlıların Organize Suçlarla Mücadele Şubesindeki sorgularına başlanırken, operasyon kapsamında yürütülen tahkikatın çok yönlü olarak devam ettiği aktarıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/yeni-nesil-sokak-ceteleri-462_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286495</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/postur-ile-karar-verme-arasinda-baglanti-bulundu-arastirmacilar-sasirtan-sonucu-acikladi-286495</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Postür ile karar verme arasında bağlantı bulundu! Araştırmacılar şaşırtan sonucu açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'daki McGill Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırmada, postürün yalnızca fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda ruh hali ve karar verme süreçlerini de derinden etkilediği ortaya çıktı. Özellikle dik oturan genç katılımcıların, risk alma konusunda daha cesur ve olumlu hissettikleri gözlemlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Postür ile karar verme arasında bağlantı bulundu! Araştırmacılar şaşırtan sonucu açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'nın önde gelen eğitim kurumlarından McGill Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir araştırmada, postürün yalnızca sırt sağlığı üzerinde değil, aynı zamanda bireylerin ruh hali ve karar alma süreçlerinde de belirleyici bir rol oynadığı belirlendi. Araştırma kapsamında yaklaşık 200 genç yetişkinin katılımıyla yapılan deneylerde, dik oturan bireylerin, riskli kararlar alırken daha başarılı oldukları ve kendilerini daha olumlu hissettikleri saptandı. Deney süresince katılımcıların postürleri, odadaki masa ve tablet düzeniyle fark ettirilmeden değiştirildi. Sonuçlar, postürün günlük yaşamda psikolojiyi ve davranışları beklenenden daha fazla etkileyebileceğini gösterdi.</p><h3>Jorge Armony ve McGill ekibi: Postür deneyinde yeni yöntem</h3><p>Profesör Jorge Armony ve lisansüstü öğrenci Soren Wainio-Theberge'nin liderliğinde yürütülen araştırmada, postürün psikolojik etkilerini ölçmek amacıyla özgün bir yöntem kullanıldı. Araştırmacılar, McGill Üniversitesi topluluğundan 200'e yakın katılımcıyı deneylere dahil etti. Katılımcılar, başlangıçta bilgisayar monitöründe çeşitli testlere tabi tutulduktan sonra, bir tablet üzerinde yeni bir görev tamamlamaları için yönlendirildi. Asıl deney, tabletin yüksekliğinin ve konumunun katılımcıların oturma pozisyonunu farkında olmadan değiştirmesi üzerine kuruldu. Bazı katılımcılar, ekranı göz seviyesinde görebilmek için dik oturmak zorunda kaldı; diğerleri ise masanın alçaltılmasıyla öne eğilerek çalıştı. Hiçbir katılımcıya doğrudan nasıl oturması gerektiği söylenmedi. Bu yaklaşım, önceki postür araştırmalarında sıkça karşılaşılan, katılımcıların bilinçli olarak verilen pozisyona tepki vermesi sorununu ortadan kaldırdı. Video analizleriyle de katılımcıların boyun açıları ve oturma biçimleri objektif olarak ölçüldü.</p><h3>Dik oturanlar risk almada öne çıktı</h3><p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, postürün risk alma eğilimini doğrudan etkilemesi oldu. Katılımcılar, sanal bir balonu şişirerek ödül kazandıkları ve balon patladığında ödüllerini kaybettikleri ünlü balon risk alma testine tabi tutuldu. Deney boyunca dik oturanlar, kambur veya normal oturanlara kıyasla daha yüksek riskler aldı ve ortalama olarak daha fazla ödül kazandı. Ayrıca, dik oturanlar görev sonrasında belirgin şekilde daha yüksek bir gurur ve memnuniyet hissettiklerini ifade etti. Bu olumlu ruh hali, risk alma davranışının daha etkili ve kontrollü gerçekleştiğini gösterdi. Profesör Armony, bu bulgunun dik postürün sadece fiziksel bir duruş olmadığını, aynı zamanda psikolojik olarak da bireylerin kararlarını ve duygularını şekillendirdiğini vurguladı.</p><h3>Postürün psikolojik etkisi: Farkında olmadan değişen kararlar</h3><p>Çalışmanın öne çıkan noktalarından biri de, katılımcıların postürlerinin manipüle edildiğini fark etmemesi oldu. Araştırmacılar, fiziksel ortamı değiştirerek insanların oturma pozisyonunu bilinçsizce yönlendirdi. Sonrasında yapılan görüşmelerde, katılımcıların büyük çoğunluğu, postürlerinin deneyin bir parçası olarak değiştirildiğini anlamadıklarını belirtti. Bu yöntem sayesinde, postürün psikoloji üzerindeki etkisi daha kesin ve tarafsız biçimde ölçüldü. Ayrıca, araştırmacılar video izleme yazılımı ile her katılımcının boyun açısını ayrıntılı olarak kaydetti. Bu, önceki çalışmalara kıyasla çok daha hassas bir postür değerlendirmesi sağladı. Sonuçlar, postürün günlük karar alma süreçlerine ve ruh haline sessizce yön verdiğini ortaya koydu.</p><h3>Çalışmanın sınırları ve işyeri ergonomisine etkisi</h3><p>Araştırmanın katılımcı profili ağırlıklı olarak üniversite topluluğundan genç kadınlardan oluştu. Bu durum, elde edilen bulguların farklı yaş gruplarına veya kültürel arka planlara doğrudan genellenemeyebileceğini gösteriyor. Ancak, postür ve hakimiyet teorilerinin sadece erkeklere özgü olduğu yönündeki yaygın görüşün aksine, bu çalışma kadınlarda da benzer etkilerin gözlendiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, postürün davranışlar üzerindeki etkisinin, kimsenin farkında olmadan işyeri ergonomisi gibi günlük yaşam alanlarında da rol oynayabileceğini belirtti. Masaların yüksekliği, sandalye ayarları ve ekran konumunun, çalışanların ruh halini ve kararlarını sessizce şekillendirdiği vurgulandı. Bu bulgular, iş ortamlarının düzenlenmesinde postürün göz önünde bulundurulmasının önemini yeniden gündeme taşıdı.</p><p>Sonuç olarak, McGill Üniversitesi'nde yürütülen bu kapsamlı araştırma, postürün sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda psikolojik ve davranışsal süreçleri de etkilediğini güçlü biçimde ortaya koydu. Günlük hayatta farkında olmadan maruz kalınan masa ve ekran düzenleri, ruh halimizi ve kararlarımızı sandığımızdan çok daha fazla etkileyebilir. Uzmanlar, özellikle işyeri ergonomisinde postürün göz önünde bulundurulmasının, çalışanların karar alma süreçlerinde olumlu sonuçlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/postur-ile-karar-verme-ar-570_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286494</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kilo-verme-yontemlerinde-yeni-tartisma-fazla-su-icmek-daha-cok-yemeye-neden-olabilir-mi-286494</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kilo verme yöntemlerinde yeni tartışma! Fazla su içmek daha çok yemeye neden olabilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Cornell Üniversitesi ve Penn State Üniversitesi'nin ortak çalışmasında, öğle yemeği sırasında su tüketiminin beklenenin aksine daha fazla yemek yemeye yol açabileceği tespit edildi. Araştırmada, suyun tokluk hissi üzerindeki etkisi ve yeme davranışları arasındaki ilişki detaylı biçimde incelendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kilo verme yöntemlerinde yeni tartışma! Fazla su içmek daha çok yemeye neden olabilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cornell Üniversitesi ve Penn State Üniversitesi'nden bilim insanları, öğle yemeğinde su tüketiminin yeme miktarını nasıl etkilediğini anlamak için kapsamlı bir araştırma yürüttü. Araştırmada, 86 yetişkinin öğle yemeği sırasında su içme ve yemek yeme davranışları detaylı olarak incelendi. Elde edilen bulgular, suyun tokluk hissini artıracağı ve bu sayede daha az yemek yenileceği yönündeki yaygın inancın aksine, en fazla su içen kişilerin aynı zamanda en fazla yemeği de tükettiğini ortaya koydu. Çalışmanın sonuçları, su tüketiminin yemek alışkanlıkları üzerindeki etkilerine dair önemli soru işaretleri yarattı.</p><h3>Cornell Üniversitesi'nden Paige Cunningham: 'Su, yemeği hızlandıran bir rol oynuyor'</h3><p>Araştırmada görev alan Cornell Üniversitesi Beslenme Bilimleri Bölümü'nden Yardımcı Doçent Paige Cunningham, elde edilen verilerin suyun tokluk hissini kalıcı biçimde desteklemediğini gösterdiğini ifade etti. Cunningham, mideye alınan suyun hızlı şekilde boşaldığını ve bu yüzden tokluk hissinin kısa sürdüğünü vurguladı. Ayrıca, suyun yemeği hızlandıran bir yağlayıcı gibi işlev görebileceğine dikkat çekti. Bu durum, ağız kuruluğunu önleyerek yiyeceklerin tadını daha uzun süre korumasını sağlıyor ve kişilerin yemeye devam etmesine neden olabiliyor. Araştırmada, her ekstra 100 gram suyun yaklaşık 39 gram daha fazla yemek tüketimine yol açtığı belirlendi. Bu miktar, yaklaşık 49 kaloriye denk geliyor. Cunningham, bu bulguların, su tüketiminin kilo kontrolü üzerindeki etkisine dair yaygın görüşleri sorgulattığını belirtti.</p><h3>Penn State Üniversitesi'nden John Hayes: 'Su içme hızı yeme miktarını etkiliyor'</h3><p>Penn State Üniversitesi'nden John Hayes ise araştırmanın bir diğer ilginç sonucuna değindi. Suyunu daha hızlı içen kişilerin, daha az yemek yediği gözlemlendi. Ancak bu ilişkinin nedeni henüz tam olarak açıklanamadı. Hayes, suyun ağızda daha fazla zaman geçirmesiyle ya da yeme süresinin uzamasıyla bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Buna karşın, 1978'de yapılan bir başka araştırmada, ortalamanın üzerinde kilolu kişilerin yemek sırasında daha hızlı su içtiği tespit edilmişti. Bu çelişkili sonuçlar, su tüketimi ve yemek yeme davranışları arasındaki ilişkinin oldukça karmaşık olduğunu gösteriyor. Hayes, bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Su tüketimi ve yeme alışkanlıkları: Lokmalar ve yudumlar arasındaki ilişki</h3><p>Araştırmada, katılımcıların her bir lokmadan sonra su yudumlama sıklıkları da detaylı biçimde analiz edildi. Her bir geçişte, yani lokmadan yuduma veya yudumdan lokmaya geçildiğinde, ortalama 4.4 gram daha fazla yemek tüketildiği belirlendi. Bu miktar tek başına önemsiz gibi görünse de, yemek boyunca bu geçişlerin sıkça tekrarlanması toplamda anlamlı bir artışa yol açıyor. Cunningham ve Hayes, bu alışkanlığın, kişilerin ihtiyaçlarından fazla yemelerine neden olabilecek bir davranış biçimi olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, araştırmacılar, önceki yıllarda yalnızca makarna ve peynir gibi tek tip yiyeceklerle yapılan benzer deneylerde de benzer sonuçlar elde edildiğini, hatta çocuklarda da aynı modelin gözlemlendiğini aktardı. 2025 yılında yapılan bir başka çalışmada ise, sık geçiş yapan çocukların bir yıl içinde daha fazla yağ kazandığı tespit edildi.</p><h3>Baharat ve su tüketimi: Acı biber yeme hızını yavaşlatıyor</h3><p>Araştırmanın bir diğer dikkat çeken bölümü ise baharatlı yiyeceklerle ilgiliydi. Deneyde sığır eti chili ve tavuk tikka masala gibi yemekler kullanıldı. Katılımcılara yemeklerle birlikte yaklaşık iki bardak su verildi. Baharatlı yiyeceklerin, yemek yeme hızını yavaşlattığı gözlemlendi. Özellikle acı biberde bulunan kapsaisin maddesi nedeniyle, katılımcılar yeme sırasında suya yöneldi. Ancak, suyun yanma hissini hafifletmesine rağmen, baharatın yavaşlatıcı etkisi ortadan kalkmadı. Yani, baharatlı yemek yiyenler, su içme alışkanlıklarından veya lokma-yudum geçişlerinden bağımsız olarak, daha yavaş yemeye devam etti. Bu bulgu, baharatın yemek tüketimi üzerindeki etkisinin su tüketiminden bağımsız olduğunu gösteriyor.</p><h3>Ulusal sağlık anketi: Su tüketimi kilo verme stratejileri arasında öne çıktı</h3><p>48.026 yetişkini kapsayan ulusal bir sağlık anketinde, katılımcıların yüzde 42'si kilo vermeye çalıştıklarını belirtti. Bu kişilerin uyguladığı stratejiler arasında daha fazla su içmek, daha az yemek yemek ve daha fazla hareket etmek ilk sıralarda yer aldı. Su tüketimi, diyet taktikleri arasında üçüncü sırada gösterildi. Ancak son araştırmalar, suyun yemek miktarını azaltma konusunda sanıldığı kadar etkili olmayabileceğini ortaya koydu. Cunningham ve Hayes, su tüketiminin diyetteki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p><h3>Çalışmanın sınırlamaları ve gelecek araştırmalar</h3><p>Bu araştırmada kullanılan veriler, aslında farklı bir soruya yanıt arayan deneylerden elde edildi. Yani, araştırma yalnızca su tüketimi ile yemek yeme arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor; nedensellik hakkında kesin bir sonuç sunmuyor. Ayrıca, deneyler laboratuvar ortamında ve yalnızca iki öğünle sınırlı olarak yürütüldü. Cunningham ve Hayes, bu modelin ev ortamında veya farklı yiyeceklerle aynı şekilde geçerli olup olmadığının henüz bilinmediğini belirtti. Araştırmacılar, ilerleyen dönemde neden-sonuç ilişkisini test eden yeni deneyler yapmayı planladıklarını açıkladı.</p><p>Sonuç olarak, Cornell Üniversitesi ve Penn State Üniversitesi'nin ortak çalışması, su tüketimi ile yemek yeme arasındaki ilişkiye dair yeni ve çarpıcı bulgular ortaya koydu. Araştırma, suyun tokluk hissi üzerindeki etkisinin sanılandan farklı olabileceğini, hatta fazla su içmenin yemek miktarını artırabileceğini gösterdi. Bu sonuçlar, beslenme bilimi alanında yeni tartışmalara yol açarken, su tüketimi ve yeme alışkanlıklarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kilo-verme-yontemlerinde--661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286493</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/vitamini-eksikligi-yorgunlugunuzun-ana-nedeni-iste-uzmanlarin-onerdigi-6-takviye-286493</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vitamini eksikliği yorgunluğunuzun ana nedeni! İşte uzmanların önerdiği 6 takviye]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de B12 vitamini eksikliği ve yorgunluk şikayetleri giderek artıyor. Uzmanlar, enerji düşüklüğüne karşı B12 vitamini başta olmak üzere 6 farklı takviyenin etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak, takviye kullanımında dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vitamini eksikliği yorgunluğunuzun ana nedeni! İşte uzmanların önerdiği 6 takviye]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada, yetişkin nüfusun önemli bir kısmı günlük yaşamda yorgunluk ve düşük enerji şikayetleriyle mücadele ediyor. Araştırmalar, her beş yetişkinden birinin iş performansı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu sorunla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, D vitamini dışında özellikle B12 vitamini eksikliğinin enerji düşüklüğünün başlıca nedeni olduğunu vurgularken, B12 vitaminiyle birlikte altı farklı takviyenin yorgunluğa karşı etkili bir destek sağlayabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>B12 vitamini eksikliği enerji kaybının temelinde yer alıyor</h3><p>B12 vitamini, vücudun enerji üretiminde kritik bir rol oynuyor. Kırmızı kan hücrelerinin oluşumunu, sinir sisteminin sağlıklı çalışmasını ve DNA sentezini destekleyen bu vitamin, özellikle hayvansal gıdalarda bulunuyor. Türkiye'de vejetaryenler, veganlar, yaşlılar ve sindirim sistemi rahatsızlığı yaşayan bireylerde B12 vitamini eksikliği daha sık görülüyor. Uzmanlar, düşük B12 seviyelerinin yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı ve sinirlilik gibi belirtilere yol açtığını belirtiyor. Bu eksiklik, vücudun enerji dönüşümünü doğrudan etkileyerek kişilerin günlük aktivitelerinde performans kaybına neden olabiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar, B12 vitamini takviyesinin eksikliği bulunan bireylerde enerji seviyelerini artırdığını ve yorgunluğu azalttığını gösteriyor. Ancak, B12 vitamini düzeyi normal olan kişilerde ek takviye almak enerji artışına yol açmayabiliyor. B12 vitamini takviyeleri eczanelerde tablet, kapsül ve dil altı pastil formlarında bulunurken, ciddi eksikliklerde doktorlar enjeksiyon yoluyla B12 desteği de önerebiliyor.</p><h3>Demir ve CoQ10 eksikliği yorgunluğu tetikliyor</h3><p>Demir, vücudun oksijen taşımasında ve kas fonksiyonunun sürdürülebilmesinde önemli bir mineral olarak öne çıkıyor. Demir eksikliği, özellikle kadınlar ve vejetaryenler arasında yaygın olarak görülüyor ve enerji düşüklüğüne, konsantrasyon bozukluğuna, egzersiz toleransında azalmaya yol açabiliyor. Uzmanlar, demir eksikliğinin tedavi edilmediği durumlarda demir eksikliği anemisi gelişebileceğini ve bunun da yorgunluk şikayetlerini daha da artırabileceğini ifade ediyor. Araştırmalar, demir takviyesiyle birlikte enerji seviyelerinde belirgin bir artış gözlemlendiğini ortaya koyuyor. Demir takviyeleri tablet, kapsül ve sıvı formda eczanelerde bulunabiliyor.</p><p>Koenzim Q10 (CoQ10), vücudun enerji santrali olarak bilinen mitokondrilerin ATP üretiminde önemli bir rol oynuyor. Yaşlanma, kalp hastalıkları, bazı ilaçlar ve nörolojik rahatsızlıklar CoQ10 seviyesini düşürebiliyor. Bilimsel araştırmalar, CoQ10 takviyesinin kronik yorgunluk sendromu yaşayan bireylerde ve kas performansını artırmak isteyenlerde olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor. CoQ10, kapsül, tablet, sıvı ve yumuşak jel gibi farklı formlarda tüketilebiliyor.</p><h3>Ginseng ve Ashwagandha ile stres ve yorgunluğa karşı koruma</h3><p>Ginseng, yüzyıllardır enerji artırıcı ve bağışıklığı güçlendirici etkileriyle bilinen bir bitki olarak öne çıkıyor. İçerdiği ginsenosid maddeleri sayesinde hem fiziksel hem de zihinsel performansı destekliyor. Araştırmalar, ginseng takviyesinin genel yorgunluk yaşayan bireylerde enerji artışı sağladığını ve dikkat, hafıza gibi bilişsel fonksiyonları iyileştirdiğini gösteriyor. Kronik hastalığı olan bireylerde de yorgunluk semptomlarını azalttığı bildiriliyor. Ginseng, kapsül, çay, toz ve sıvı öz formlarında tüketilebiliyor ve enerji içeceklerinde de yaygın olarak yer alıyor.</p><p>Ashwagandha ise, Hint tıbbında yüzyıllardır kullanılan bir adaptogen olarak öne çıkıyor. Vücudun stresle baş etmesine yardımcı olan ashwagandha, özellikle kronik stresin yol açtığı yorgunlukta etkili bir çözüm olarak görülüyor. Araştırmalar, ashwagandha takviyesinin fiziksel dayanıklılığı artırdığını, uyku kalitesini iyileştirdiğini ve stres altındaki bireylerde enerji seviyelerini yükselttiğini ortaya koyuyor. Ashwagandha, kapsül, toz ve sıvı öz formlarında piyasada bulunabiliyor.</p><h3>Guarana ile zihinsel ve fiziksel performansta artış</h3><p>Amazon kökenli bir bitki olan guarana, içerdiği yüksek kafein oranı sayesinde enerji seviyelerini yükseltmede etkili bir rol oynuyor. Kahve çekirdeklerinden dört kat fazla kafein içeren guarana, uyanıklığı artırıyor, zihinsel yorgunluğu azaltıyor ve sürdürülebilir enerji sağlıyor. Araştırmalar, guarana kullanımının egzersiz performansını geliştirdiğini, dikkat ve tepki süresini iyileştirdiğini gösteriyor. Guarana genellikle kapsül ve toz formunda satılırken, enerji içeceklerinde de sıklıkla kullanılıyor. Uzmanlar, guarana takviyesinin ani enerji ihtiyacı duyan bireyler için pratik bir çözüm sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Takviye kullanımında uzman görüşü şart</h3><p>Enerji artırıcı takviyeler, yorgunluk ve düşük enerjiyle mücadelede etkili olsa da, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yerini tutmuyor. Uzmanlar, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uykunun enerji seviyeleri üzerinde temel belirleyiciler olduğunu vurguluyor. Ayrıca, yeni bir takviye kullanmaya başlamadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılması gerektiği belirtiliyor. Özellikle mevcut sağlık sorunları veya ilaç kullanımı söz konusuysa, yanlış veya gereksiz takviye kullanımı olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Doktorlar, kan testleriyle B12 vitamini ve demir gibi temel değerlerin ölçülmesini ve eksiklik saptanırsa uygun takviyenin başlanmasını öneriyor. Bilinçsiz takviye kullanımı, beklenen faydanın aksine sağlık risklerini artırabiliyor. Türkiye'de artan yorgunluk şikayetleriyle birlikte, B12 vitamini başta olmak üzere enerji artırıcı takviyelere olan ilgi de giderek yükseliyor.</p><p>Sonuç olarak, B12 vitamini eksikliği ve diğer besin yetersizlikleri, günlük yaşamda enerji kaybının önemli nedenleri arasında yer alıyor. Bilinçli takviye kullanımı ve düzenli sağlık kontrolleriyle yorgunluğun önüne geçmek mümkün. Ancak, sağlıklı bir yaşam için temel alışkanlıkların korunması ve uzman görüşü alınması büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/vitamini-eksikligi-yorgun-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286492</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/terorsuz-turkiye-sureci-ak-parti-sozcusu-celik-en-onemli-asamaya-gelinmis-durumda-286492</link>
      <pubDate>2026-08-05T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci! AK Parti Sözcüsü Çelik: En önemli aşamaya gelinmiş durumda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında önemli mesajlar veren Çelik, "Yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci! AK Parti Sözcüsü Çelik: En önemli aşamaya gelinmiş durumda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>MKYK toplantısında Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler&#39;in sunumlarının olacağını belirten Çelik, partinin 14 Ağustos&#39;ta kutlanacak 25. kuruluş yıl dönümü hazırlıklarını da Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar&#39;ın koordinasyonunda güçlü şekilde sürdürdüklerini ifade etti.<br></p><p>Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının alındığını anımsatan Çelik, bugüne kadar görev yapan ve görevden ayrılan bütün askerlere, komutanlara teşekkür etti, yeni göreve gelenleri ve yeni rütbe alanları da tebrik etti.</p><p>Çelik, YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri&#39;ndeki kadın general sayısının artmasının &quot;sevindirici&quot; olduğunu belirterek, &quot;Bütün kuvvetlerimizde kadın general sayısının artmasının, Türk ordusunun niteliğini göstermesi ve kadınlarımızın da yüksek rütbelerde bulunmasının Cumhuriyet&#39;in bir kazanımı olarak değerlendirilmesi bakımından son derece önemli olduğunun altını çizmek isterim. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri&#39;ne her zamanki gibi başarılar diliyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42147675.jpg"/><p><b>"SÜRECİ BAŞARIYA ULAŞTIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLERLE İLGİLİ TALİMATLAR VERDİ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın MKYK toplantısının açılışındaki konuşmasında, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; konusuna değindiğini aktaran Çelik, &quot;Şimdiye kadar yaptığımız çalışmaların bugün geldiği nokta ve bundan sonrasında da inşallah bütün bu süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenler, ortaya koyulması gereken tavırlar, kullanılması gereken üslup, Cumhur İttifakı&#39;nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatları verdiler. Aynı şekilde bu konuyla ilgili devlet kurumlarının koordinasyonu bakımından talimatlarını tekrar hatırlattılar. Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu.&quot; diye konuştu.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Bizim 'Terörsüz Türkiye' diyerek ortaya koyduğumuz bu irade ülkemize dönük olarak kötü niyet besleyen saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir. <a href="https://t.co/d2tSHNxHuQ">pic.twitter.com/d2tSHNxHuQ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2084992820104847668?ref_src=twsrc%5Etfw">August 5, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>Çelik, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın son derece büyük riskler ve tehditlerle dolu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>&quot;Tüm bunların arkasında birtakım siyasi projeler de var, ülkemizi yolundan çevirmeye çalışan, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kastetmeye çalışan. Bütün bunlar karşısında şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti, bütün unsurlarıyla beraber milletimizin desteğiyle en güçlü mücadeleyi verdi. Her türlü darbe girişiminden tutun, birtakım emperyalist ve siyonist projelerin ülkemize musallat olan kötü niyetlerine kadar her şey, kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin büyük fedakarlıklarıyla engellendi.&quot;</p><p>Şehitlere Allah&#39;tan rahmet dileyip gazilere hürmetlerini sunan Çelik, &quot;Onları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu, her zaman gündemimizde olduklarını ifade etmek isterim.&quot; şeklinde konuştu.</p><p><b>"KURALLI DÜNYA DÜZENİ SONA ERMİŞ, KURALSIZ DÜNYA DÜZENİNE GEÇİLMİŞTİR"</b></p><p><b>"Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" süreci için çok emek sarf edildiğini, pek çok çalışma yapıldığını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Esasında &#39;Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge&#39; hedefi, etrafımızdaki gelişmeleri çok iyi izlediğimizde, yakın bölgemizde emperyalistlerin, siyonistlerin hangi kirli planları, bölgeyi parçalamaya, bölge insanlarını birbirine düşürmeye dönük hangi şer şebekelerini devreye soktuğunu düşündüğümüzde, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin köklü devlet aklının, siyasette, Meclis&#39;te ve diğer alanlarda tecelli eden siyaset aklının, milletimizin değerlerinin, irfanının, basiretinin bir neticesi olarak ortaya çıktı. Bölgemizdeki bütün bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, özellikle son 10 yıla odaklandığımızda, göreceğimiz şey şudur, kurallı bir dünya düzeni sona ermiştir, kuralsız bir dünya düzenine geçilmiştir. Kaotik bir şekilde ortaya çıkan bu tablo neticesinde dünyanın bütün dikişleri sökülmektedir.&quot;</p><p><b>Çelik, Sykes-Picot Anlaşması rejiminin bölgede değişmesi gerektiğine dair tartışmaların, Batılı bazı odaklar, düşünce kuruluşları tarafından başlatıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;O zaman bakıldı ki aslında Sykes-Picot&#39;un bölgeye getirdiği yanlışlıkların ve zararların giderilmesini amaçlayan bir yaklaşım değil bu. Tam tersine daha çok bölünmüş, parçalanmış, etnik ve dini temelde birbiriyle daha kavgalı hale gelmiş bir bölgenin ortaya çıkmasını istiyorlar. Bununla ilgili olarak birçok diplomasi yürütüldü. Arap Baharı&#39;ndan başlayarak Türkiye, bu dalgaların geldiğini görerek, çok büyük çalışmalar yaptı. Mesela Arap Baharı zamanında da bazı ülkelerdeki halkların meşru tepkilerini, o devletlerin kurumlarını, devlet kapasitesini yok edecek şekilde yönlendirdiler. O zaman da uyarımızı yapmıştık ve bölgede buna karşı yeni bir kardeşlik siyaseti atağı başlatmıştık. Onun sabote edilmesi için de çeşitli büyük güçler devreye girmişti, birtakım istihbarat örgütleri doğrudan vekalet savaşlarını terör örgütleri yoluyla devreye sokmuştu.&quot;</p><p><b>"MESELENİN SAHİBİ 86 MİLYON VATANDAŞIMIZDIR"</b></p><p><b>Son 3-5 yıla bakıldığında çok daha sert bir dalganın, kötü bir planın devreye sokulduğunu gördüklerini hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Ama günün sonunda şu oldu, yine terör örgütleri üzerinden yükseltilen bütün bu dalgalar, bölge halklarının daha çok acı çekmesine yol açtı. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Ezidi, Keldani acı çekti. Tüm bunların içerisinde aslında bölge, kendi iradesini özgün şartlarıyla ortaya koyamamanın büyük bedellerini ödedi. Türkiye&#39;nin, bizim, &#39;Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge&#39; diyerek ortaya koyduğumuz bu irade, bölgemize dönük kötü niyet besleyen emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir. Burada devletimizin binlerce yıllık tecrübesi, milletimizin binlerce yıllık tarihin içinden süzülerek gelen kardeşliği ve basireti, esasında bütün bu politikaların ana dinamiğini oluşturmuştur. Dolayısıyla &#39;Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge&#39; nedir?&#39; diye bir cümleyle tanımlayacak olsak, bölgemizde herkes için, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ve Şii için kötü niyet besleyenlere, bu kötü niyetlerine geçit vermeyecek şekilde verilen bir cevaptır, diyebiliriz. Bugüne kadar da bununla ilgili gerçekten çok hassas çalışmalar yürütüldü. Ama günün sonunda meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızdır.&quot;</p><p>Emperyalist ve siyonist projelerin Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, Şii'nin, Nusayri'nin, Dürzi'nin, Keldani'nin, Ezidi'nin birbiriyle yumruklarıyla konuşmasını istediğini belirten Çelik, "Dini ve etnik temelde bölünmüş birtakım parçacıklar, birtakım cemaatçikler haline gelmesini ve birbirlerine yumruklarıyla hitap etmelerini istiyor. İşte bizim yürüttüğümüz bütün bu süreç, esasında birilerinin terör örgütlerini kendileri için vekalet unsuru olarak kullanmalarını devreden çıkararak, yumruk yumruğa gelmemizi isteyenlere karşı bütün bu bahsettiğim Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, Ezidi, Keldani bütün yakın bölgemizdeki halkların yumruk yumruğa değil, kol kola yürüyeceği bir tarihi ve geleceği inşa etmektir." ifadelerini kullandı.</p><p><b>Çelik, bölgedeki halkların geçmişte el ele ve kol kola medeniyetin en güzel örneklerini verdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</b></p><p>"Bundan sonrasında da bizi yumruk yumruğa, karşı karşıya getirmek isteyen emperyalist ve siyonist projelere karşı, kol kola yürüyen, geleceğe el ele tutuşarak, kol kola girerek hep beraber yön vermeye çalışan bir iradeyi inşa etme olarak düşünmemiz lazım. Yani meseleye geniş bir kadrajdan, çok daha yüksek bir perspektiften, biraz daha yukarıdan baktığımızda meselenin esasında çok daha büyük ufuklara ulaşacağını hep beraber çok rahatlıkla görebiliriz. Bizi yumruk yumruğa, karşı karşıya getirmeye, karşı kol kola yürüme irademizi, el ele yürüme irademizi, omuz omuza kendi geleceğimizi inşa etme irademizi bir kere daha ortaya koymuş oluyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42147676.jpg"/><p><b>"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin çalışmalara da değinen Çelik, şöyle devam etti:</b></p><p>"Bütün bu çalışmalar yapılırken esas mesele silahlı tehdidin ve terör örgütünün gündemden çıkmasıdır. Türkiye çok uzun zamandır silahlı terör örgütünün tehdidiyle karşı karşıyadır. Buna karşı mücadele etmiştir. Kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin eşsiz fedakarlıklarıyla bu terörün ve terörün arkasındaki siyasi projelerin hedefine ulaşması engellenmiştir. Bugün gelinen noktada yapılan yasal düzenleme PKK/KCK terör örgütünün, Türkiye'deki, Suriye'deki, Irak'taki, İran'daki, Avrupa'daki legal ve illegal bütün unsur şube ve uzantılarıyla gündemden çıkmasını ve sona ermesini hedeflemektedir. Bu son derece açık bir şekilde şimdiye kadar ifade edilmiştir. Bundan sonrasında da takip edilecek husus budur."</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Terörün gündemden çıkması demek, devletimizin niteliklerini ve milletimizin değerlerinin demokrasinin imkan ve kabiliyetleri çerçevesinde ortaya koyduğu seçenekler sayesinde gerçekleşmesi demektir. <a href="https://t.co/RiojGM0qSQ">pic.twitter.com/RiojGM0qSQ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2084995338956623884?ref_src=twsrc%5Etfw">August 5, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"GÜVENİ VE GÜVENCEYİ BİR ARADA GÖSTEREN BİR ÇERÇEVE YASA ORTAYA ÇIKMIŞTIR"</b></p><p>Çelik, terörün gündemden çıkmasına ilişkin sürecin, devletin nitelikleri ve milletin değerleri çerçevesinde ortaya koyduğu seçenekler sayesinde gerçekleştirildiğini söyledi.</p><p>Bütün devletlerin kendilerine dönük tehditler karşısında, "hard power" ve "soft power" olarak adlandırılan sert ve yumuşak güçlerle mücadele yöntemleri olduğunu belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Silahlı terör örgütünün gündemden çıkması geleceğimiz açısından yepyeni bir sayfanın açılmasına imkan verecektir. <a href="https://t.co/BoNlK25Id1">pic.twitter.com/BoNlK25Id1</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2084996594945151095?ref_src=twsrc%5Etfw">August 5, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>"Geçmişte AK Parti'den önce de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tavsiyeleriyle bunlar gündeme getirilmiştir. Terör örgütünden ayrılmak isteyenlerin ve bir zemin oluşturulması için... Bugün gelinen noktada ise bütün bu tecrübelerden yola çıkarak, son derece güvence veren, güveni ve güvenceyi bir arada gösteren bir çerçeve yasa ortaya çıkmıştır. Tabii PKK/KCK terör örgütünün Türkiye, Irak, İran, Suriye bütün Avrupa'daki illegal ve legal unsurlarıyla sona ermesi, silahlı terör unsurunu demokrasimiz üzerinde bir yük olmaktan çıkaracaktır. Türkiye, bu silahsızlanmayla birlikte bu tehdidin sona erdiğini, bu süreç başarıya ulaşırsa ki başarıya ulaşması için hepimiz gayret etmeye devam edeceğiz, hep beraber görecektir."</p><p>Çelik, silahlı terör örgütlerinin bütün demokrasilerin üzerinde bir yük olduğunu belirterek, bütün bir siyaset iklimini ve devlet hayatının ritmini etkilediğini ifade etti.</p><p><b>"YEPYENİ BİR İKLİM DOĞACAK"</b></p><p>Demokratik ülkelerin uyması gereken kurallar ve hukuk ilkeleri olduğunu belirten Çelik, "Terörün gündemden çıkmasıyla birlikte yepyeni bir iklim doğacaktır. Bu yepyeni iklim, demokrasimizin üstündeki yükün kalkması, demokrasimizin üzerindeki bu stresin kalkmasıyla birlikte aslında demokrasimizin ölçeğini büyütecek. Demokrasimizin derinleşmesine daha çok imkan verecek. Demokratik birtakım adımların atılması için daha güçlü bir siyasi ve demokratik iklimin ortaya çıkmasını sağlayacaktır." şeklinde konuştu.</p><p>Çelik, PKK/KCK terör örgütünün sona ermesi ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla bunun tespit edilmesinden sonra demokrasinin silahlı tehdit yükünden kurtulacağını söyledi.</p><p>Türkiye'nin terör örgütü yükünden kurtulmasının aynı zamanda demokrasisinin ölçeğini de büyüteceğine ve siyasi iklimin daha çok oksijene kavuşacağına dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Siyasi iklimin daha çok oksijene kavuşması demek, Türkiye'nin, Türkiye Yüzyılı hedeflerine giderken, bölge barışına ve küresel barışa katkı yaparken çok daha yüksek bir performans ortaya koyması demektir. Tabii bütün bu tartışmalar esasında birtakım dış güçler tarafından da kullanılmıştır. Kardeşliğimize halel getirmeye çalışan, kardeşliğimizi zarara uğratmaya çalışan pek çok provokasyonla karşı karşıya kalınmıştır. O sebeple de her zaman şunu söyledik. Burada dünyadaki birtakım örneklere bakarak mukayese etmeyin. Çünkü dünyadaki örneklerin çoğunda iç savaşlar, etnik kavgalar, dini kavgalar, ciddi ayrışmışlıkların neticesinde ortaya çıkan bölünmüş parçalanmış toplum yapıları vardı. Fakat bütün bu olayların en şiddetli zamanında en stresli zamanında bile Türk'üyle, Kürt'üyle ve Sünni'siyle, Alevi'siyle ve diğer bütün unsurlarıyla milletimiz, tek millet olma vasfını hiçbir zaman kaybetmemiştir. Sokaktaki hiçbir vatandaşımız kendi komşusuna, kendi mahallelisine, kendi iş arkadaşına yan gözle bakmamıştır. Türkiye'nin en büyük gücü budur. O sebeple baştan beri dedik ki biz bütün bu süreci yürütürken devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri çerçevesinde bütün bu süreci yürütüyoruz."</p><p><b>"ATILAN ADIM ESASINDA BİR BAŞLANGICI OLUŞTURACAK"</b></p><p>Çelik, silahların bırakılması sürecinin tamamlanması yani silahlı terör örgütünün gündemden çıkmasıyla yepyeni bir sayfanın açılmasına imkan doğacağını belirterek, "Bölgede terör örgütleri üzerinden vekalet savaşları yoluyla birbirine düşürülmeye çalışılan kardeş halklar arasına giren diğer terör örgütlerinin de ortadan kalkması için yeni bir dalga, yeni bir iklim oluşacaktır. Bugün bu yasal çerçeveyle atılan adım esasında bu açıdan bakarsanız bir başlangıcı oluşturacaktır. Terör yükünün ortadan kalkması, demokrasimiz üzerindeki terör stresinin ve terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla birlikte terör gündemden çıkınca demokrasimizin ölçeğini çok daha büyütecek, bir siyasi iklim herkesi, 86 milyonu saracak sarmalayacaktır." şeklinde konuştu.</p><p>Terörün Türkiye gündeminden çıkmasıyla oluşacak demokrasi ikliminin her kesime pozitif etkileri olacağına dikkati çeken Çelik, "Bunun Meclisimize, ekonomimize yansıması, bunun sivil toplum hayatımıza yansıması, bunun bugün aralarında birtakım mesafe olduğunu düşünen toplumsal kesimlere yansıması çok büyük, çok pozitif ve çok değerli olacaktır. Onun için her birimizin burada bahsettiğim çerçevede bu sürecin başarıyla tamamlanması ve bu silahlı tehdidin gündemden çıkması, terör örgütünün gündemden çıkması bütün bu sürecin başarıyla sonuçlanması için katkısı, esasında Türkiye'nin geleceğine atılmış bir imza olarak düşünülebilir." ifadelerini kullandı.</p><p>Terörsüz Türkiye sürecini destekleyenlerin yanı sıra bu sürece karşı olanların da kullandıkları üsluba çok dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Çelik, "Eleştiri haktır. Demokrasinin en büyük nimetlerinden birisi eleştirinin kurumsallaşmış olmasıdır. Ama bu eleştiriler siyaset içerisinde mi, dışında mı gerçekleşiyor? Siyasetin var etmesi gereken, demokrasi ile arzu ettiğimiz şey silahın, şiddetin olmadığı, medeni bir toplum hayatının var olmasıdır. Medeni bir toplum hayatının doğru düzgün işlemesidir." diye konuştu.</p><p><b>"DEVLETİN TÜM UNSURLARIYLA BİRLİKTE YÖNETİLDİĞİ BİR TABLONUN İÇERİSİNDEYİZ"</b></p><p>Dünyada ve bölgede devam eden çatışmalara değinen Çelik, şöyle devam etti:</p><p>"Şimdi bunun (çatışmaların) içerisinde tecrübesi olan, türedi olmayan bir devlet dünyanın parçalanmaya doğru gittiği bir noktada hukuk, hakkaniyet ve ilkeler içerisinde buna bütünleşme ile cevap verir. Bu parçalanmanın peşine takılmaz. Biz burada bütün bunlara cevap verirken ne diyoruz? Hukuk devletinin imkanları diyoruz. Yani meşruiyet alanı içerisinde adımları attığımızdan bahsediyoruz. Ne diyoruz? İşte PKK/KCK terör örgütü bütün şube ve uzantılarıyla silahlarını bırakacak. Bu teyit edilecek ve bu yasa, MGK kararının alınmasından sonra devreye girecek. Bunu yönetecek bir kurul olacak. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisinde yine bir izleme kurulu, komisyonu bu süreci takip edecek. Yani devletin siyaset kurumları, yüce Meclis ve milleti temsil eden unsurlarıyla birlikte yönetildiği bir tablonun içerisindeyiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42147678.jpg"/><p>Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye sürecine olan katkısını hatırlatarak, "Yüce Mecliste ve komisyonda bu meseleyle ilgili son derece net tartışmalar yapıldı. Bu tartışmalar neticesinde farklı siyasi partilerden son derece sağduyulu açıklamalar geldiğinde bu süreç katlanarak büyüdü. AK Parti ve MHP, Cumhur İttifakı olarak son derece yüksek katkıda bulundu. DEM Partiden sağduyulu konuşan vekiller yüksek katkıda bulundu. Yeni Yol ve bağımsız olan arkadaşlarımızdan da son derece sağduyulu konuşanlar oldu. Yine CHP içerisinden son derece sağduyulu katkılar yapan arkadaşlarımız oldular. Bütün bu tablo aslında Türkiye'nin yüksek bir iradeyi topyekun nasıl gerçekleştirebileceğini göstermiş oldu." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"BU TARİHİ BİR YAKLAŞIMDIR"</b></p><p>Sürece katkısı olan herkese teşekkür eden Çelik, "Şimdi geldiğimiz noktada çok yüksek bir sayıyla bu kanun teklifi verildi. Dolayısıyla şimdiye kadar yapılan çalışmalar neticesinde PKK terör örgütünün tasfiyesi ve silahları bırakması şeklindeki bir yaklaşımın bir yasal güvenceyle yönetileceği ve destekleneceği net bir şekilde bugün bu başvuruyla birlikte ortaya koyulmuştur. Mesele terörün gündemden çıkarılmasıdır. Bu yasal güvence, yasal çerçeve bunu yönetecek hukuki navigasyonu burada oluşturmaktadır. O açıdan da bu, tarihi bir yaklaşımdır." şeklinde konuştu.</p><p>Çelik, Terörsüz Türkiye sürecinin, Türkiye modelini ortaya koyması bakımından önemli olduğunu vurgulayarak, "Bu inşallah sonuca eriştiği zaman başka ülkeler için de bir referans olacaktır. Net bir şekilde silah bırakma tespit ve teyit edildikten sonra, bu MGK kararıyla birlikte hayata geçecek, Meclis bunu izleme komisyonuyla birlikte takip edecek, Cumhurbaşkanı Yardımcı'mızın başkanlığında bir kurul burada çalışmalar yapacak." dedi.</p><p>Süreci sabote etmeye ve iftira atmaya çalışanların bütün argümanlarının boşa çıkarıldığını belirten Çelik, "Çok net bir şekilde hedefleri belli, silahların bırakılmasına dönük yasal güvence oluşturan bir tablo burada ortaya çıkmıştır. Bu yasal zeminin oluşması da Cumhuriyet tarihi açısından bir dönüm noktası olarak, silahlı terör örgütünün gündemden çıkarılması bütün şube ve uzantılarıyla ortadan kalkması için sağlam bir zemin oluşturmaktadır." diye konuştu.</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN BİR ÜÇÜNCÜ GÖZE İHTİYACI YOKTUR"</b></p><p><b>Çelik, Türkiye'nin kendi meselesini çözecek iradeye ve vizyona sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</b></p><p>"Bu süreçte yapılan tartışmalardan bir tanesi de dünyadaki farklı modelleri gözeterek, bir üçüncü göz olması gerektiği şeklindeydi. Biz, ısrarla buna karşı çıktık. Türkiye'nin bir üçüncü göze ihtiyacı yoktur. Bugün 86 milyon açısından söylediğinizde Türk'le Kürt'ün arasına üçüncü bir gözün girmesi dünyanın en saçma meselesi olur. Hiçbir üçüncü göze gerek yok. Bütün bu sürece bakacak olan milli bir göz var. O milli göz de 86 milyon vatandaşımızın tamamıdır. Kendi işimizi kendi irademizle, kendi sorunumuzu kendi irademizle halledebileceğimize dair net bir tutumdur. Bu da bu açıdan dünyaya verilmiş bir mesajdır."</p><p>"Çerçeve yasa" teklifine ilişkin bilgi veren Çelik, Komisyon'da ve Genel Kurul'da bütün siyasi partilerin, hür iradeleriyle görüşlerini açıklayacağını belirtti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünyanın kaosa sürüklendiği bir dönemde her türlü kendi meselemizi kendi imkan ve kabiliyetlerimizle çözebiliriz mesajını vermiştir. <a href="https://t.co/zbIjWtIkek">pic.twitter.com/zbIjWtIkek</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2085002891442721098?ref_src=twsrc%5Etfw">August 5, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Çelik, "Dolayısıyla Meclis'ten çabuk geçeceğini ve bu meselenin bir an evvel çözüme kavuşması, adımların atılması için bu aşamanın çabuk kat edileceğini değerlendiriyoruz. Bu bir irade beyanıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti bütün dünyaya, dünyanın kaosa sürüklendiği bir dönemde, 'Biz her türlü kendi meselemizi, kendi imkan ve kabiliyetlerimizle ve kendi irademizle çözebiliriz' mesajını vermiştir." diye konuştu.</p><p><b>"HEPİMİZ MİLLETİMİZİN TALİMATIYLA İŞ YAPARIZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, MYK ve MKYK toplantılarının kapalı bölümlerinde uzun değerlendirmeler yaptığını ve "Terörsüz Türkiye" konusundaki hassasiyetini her toplantıda dile getirdiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Terörsüz Türkiye konusunda Cumhur İttifakı'nın bir ve beraber bir şekilde hareket etmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir. Devlet kurumlarına talimatlarını vermiştir. Biz heyet olarak, yani bu süreci yürütmekle görevlendirilmiş, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız tarafından görevlendirilmiş heyet olarak sürecin her aşamasında kendilerine bilgi verdik, kendilerinin talimatlarını aldık. O talimatlar çerçevesinde sonraki adımlarımızı şekillendirdik. Dolayısıyla zat-ı devletleri bu sürecin olumlu bir şekilde işlemesi, provokasyonlara ya da sabotajlara karşı dirençli hale gelmesi, yoldan çıkmaması için gerçekten mesaisinin çok önemli bir bölümünü ayırdı ve heyetimizin kendisine arz ettiği konularda net talimatlarla yönlendirdi. Tabii milletimiz her şeyin karar vericisidir. Hepimiz milletimizin talimatıyla iş yaparız.</p><p>Bu sürece dönük provokasyonlar ve iftiralar karşısında Sayın Devlet Bahçeli'nin gerek grup konuşmalarıyla gerek diğer zamanlarda yaptığı stratejik müdahaleler, cesur ve net açıklamalar bir şeyi daha göstermiştir. Burada Türk milliyetçiliği üzerinden bu süreçleri sabote etmek isteyenlere karşı aslında Türk milliyetçiliğinin bir 'millet milliyetçiliği' olduğunu, bir 'ırk milliyetçiliği' olmadığını, bu basiretle ve bu dirayetle bu sürecin yönetilmesi gerektiği konusunda da Sayın Bahçeli'nin açıklamaları Cumhuriyet tarihine geçecek bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü burada esas olan milletin tamamının hukukunu, devletin bekasını ve milletin geleceğini gözetmektir. Sayın Bahçeli'nin stratejik müdahaleleri, bu sabotajların ve yoldan çıkarma çabalarının ortadan kaldırılması bakımından son derece büyük bir işlev gördü. DEM Parti'den, CHP'den ve diğer partilerden bütün bu süreç boyunca sürecin sağlıklı işlemesi için yapıcı eleştirilerde bulunan, fikirlerini net bir şekilde açıklayan milletvekili arkadaşlarımızın çok büyük katkıları oldu. Tabii Sayın Meclis Başkanımızın, Sayın Kurtulmuş'un Komisyon'a bizzat başkanlık etmesinin de hem Türkiye'deki sürecin yönetilmesi ve Meclis'in iradesinin ortaya çıkması bakımından hem de dışarıya Yüce Meclis adına verilen mesaj açısından çok büyük bir kıymeti oldu. Bütün bu destek, süreci oturttu."</p><p><b>"HEPİMİZİN SOYADI TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR"</b></p><p>Çelik, gelinen aşamada izlenecek yolun belli olduğunu belirterek, silahlı terör örgütünün ortadan kalkmasının ardından Türkiye'nin şimdiye kadar olduğu gibi "tarihdaşlık" ve "kaderdaşlıkla" yol yürüyeceğini, yüksek demokrasi standartlarında vatandaşlık ilkelerini daha ileriye taşıyacağını söyledi.</p><p>Kaderdaşlığın önemine işaret eden Çelik, geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de milletin kaderinin bir olduğunu dile getirdi.</p><p>Çelik, belirlenen aşama ve hedeflere ulaşılmasının ardından vatandaşlık ilkelerinin güncellenmesinin, siyasi ve demokratik sisteme daha fazla oksijen pompalanmasının mümkün olacağını kaydetti.</p><p>"Tarihi bir gündeyiz." ifadesini kullanan Çelik, "Adlarımız farklı olabilir ama adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir." diye konuştu.</p><p>Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş bulunmadığını vurgulayan Çelik, geçmişte bazı vatandaşları dini, mezhepsel ve etnik aidiyetleri, kılık kıyafetleri ya da dini düşünceleri nedeniyle ikinci sınıf vatandaş konumuna getirmeye çalışan vesayetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen 25 yıllık mücadeleyle ortadan kaldırıldığını söyledi.</p><p>Türkiye'de herkesin birinci sınıf vatandaş olduğunu belirten Çelik, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için her vatandaşın desteğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42147679.jpg"/><p>Eleştirinin herkesin hakkı olduğunu dile getiren Çelik, bu eleştirilerin yapıcı, ön açıcı, yol gösterici, ışığı ve oksijeni çoğaltan, demokrasinin ve siyasetin ölçeğini büyüten nitelikte olması gerektiğini kaydetti.</p><p>Tarihi bir günde bulunulduğunu yineleyen Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yurttaşları olarak kardeşliğimiz, birliğimiz, dirliğimiz için önemli adımlar atıyoruz. Bundan sonrasında daha önce ince işçilik demiştim. Onun üzerine de çok spekülasyon yapılmış. Bir kere daha söylüyorum. İnce işçilik yapacağız. Daha özenli dil kullanacağız. Hassasiyetleri daha doğru bir şekilde yöneteceğiz. Herkesin katkı vermek isteyen herkesin yolunu açan bir yaklaşım ortaya koyacağız. Hep şunu söyleyeceğiz: Türkiye Cumhuriyeti çok yaşasın, Türkiye Büyük Millet Meclisi var olsun, kardeşliğimiz ebedi olsun."</p><b>DERVİŞOĞLU'NUN AÇIKLAMALARI</b><p></p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, siyasetin belirli hukuk prensipleri ve devletin meşru mekanizmaları içerisinde yapıldığını söyledi.<br><p></p><p>Devletin nitelikleri ve milletin değerleri etrafında hareket ettiklerini belirten Çelik, bir kişinin sürece karşı çıkabileceğini ancak "ihanet" ifadesinin siyasi bir cümle olmadığını kaydetti.</p><p>Konunun makul bir şekilde konuşulması gerektiğini dile getiren Çelik, şunları söyledi:</p><p>"Üstelik Türkiye Büyük Millet Meclisi Gazi Meclis'tir, iki kere gazi olmuştur. Burada bunların sükunetle konuşulabilmesi gerekir. Ama sürekli olarak İYİ Parti milletvekillerinin bunu bir kavgayla konuşması kendileri için de iyi bir şey değil. Sonuçta 'Ben bu yönteme katılmıyorum, şu yöntemi tercih ediyorum' diyebilirler, bu başka bir şeydir. Ama burada siz bir ihanet dediğiniz zaman, bu şekilde konuşanların geçmişte neler yaptığının Türkiye'deki siyasi arkeolojisi bellidir. Dolayısıyla kendinizi o kampa sokmayın, gidin başka cümlelerle konuşun. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli ile 'ihanet' kelimesi asla yan yana gelmez. Bunu sokaktaki hiçbir vatandaşımıza kabul ettiremezsiniz. Bunu bu şekilde ifade ettiğinizde vatandaşımızdan alacağınız cevap bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımızla ve Sayın Bahçeli ile yan yana gelecek kelime 'vatanseverlik'tir. Birileri ihanet için adres arıyorsa başka yerlere baksınlar."</p><p><b>KARADENİZ'DE TÜRK GEMİLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR</b></p><p>Karadeniz'de Türk ticaret gemilerine yönelik saldırılara ilişkin soru üzerine Çelik, daha önce Karadeniz'in güvenliğinin riske atıldığı yönünde uyarılarda bulunduklarını hatırlattı.</p><p>Bazı müttefik devletlerin savaşa taraf olmak, müdahil olmak ya da belirli bir ülkeye destek vermek amacıyla Boğazların kullanımı konusunda Türkiye ile yoğun temasta bulunduğunu aktaran Çelik, Türkiye'nin buna rağmen Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni tavizsiz uyguladığını ifade etti.</p><p>Türkiye'nin bazı müttefiklerini karşısına alma pahasına Montrö'yü dirayetli şekilde uygulamasının, Karadeniz'in güvenliği konusunda en doğru yerde bulunduğunu gösterdiğini belirten Çelik, "Türkiye'ye ait sivil gemilerin hedef alınması asla kabul edeceğimiz bir şey değil. Bunu en ciddi şekilde kınıyoruz. Bunun tedbirinin alınması lazım, gerçekten bunun tahammül edilecek bir tarafı kalmamıştır." diye konuştu.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN TALİMATLARI</b></p><p>AK Parti'nin şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlarla yürüttüğü temaslar ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MKYK toplantısındaki talimatlarının sorulması üzerine Çelik, sürecin bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yönetildiğini ve çalışmaların Erdoğan'ın yüksek iradesiyle şekillendiğini söyledi.</p><p>AK Parti teşkilatlarının yaz çalışmaları kapsamında vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Çelik, bakanlar, genel başkan yardımcıları ve MKYK üyelerinin ağustos ayında da sahada olacağını bildirdi.</p><p>Sürece ilişkin gerçekleri hukuki, siyasi, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla anlatmaya devam edeceklerini aktaran Çelik, ağustos ve eylül aylarına ilişkin planlamanın yapıldığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da çalışmaların yoğun biçimde yürütülmesi talimatını verdiğini kaydetti.</p><p><b>DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DAKİ BEKLENTİLER</b></p><p>Çelik, sürecin başlamasının ardından Doğu ve Güneydoğu illerinde büyük bir beklenti oluştuğunu ve süreci sakin biçimde yönettiklerini ifade etti.</p><p>Türkiye'nin herhangi bir bölgesinin huzurlu, Doğu ve Güneydoğu'nun ise huzursuz olduğu yönündeki algının tamamen geride bırakılmasını arzu ettiklerini dile getiren Çelik, son 1,5 yıllık dönemde bölgede festivaller, şenlikler ve çeşitli toplantılar düzenlendiğini kaydetti.</p><p>Bunların son derece kıymetli olduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin ve milletin bir bütün olduğunu vurguladı.</p><p>Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşların sürece rıza göstermesi kadar Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu'daki vatandaşların rızasının da önemli olduğunu belirten Çelik, "Bizim bir tane amirimiz vardır, o da milletimizdir. Onlar arasında da bir ayrım yoktur." dedi.</p><p>Yapılan anketlerden ve ülkenin farklı bölgelerindeki temaslardan alınan geri dönüşlerin son derece iyi olduğunu aktaran Çelik, bundan sonraki süreci de "ince işçilikle", dirayetli, iyi çalışılmış, stratejik öngörüleri ve koordinatları doğru belirlenmiş biçimde yönetmeye devam edeceklerini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/terorsuz-turkiye-sureci-a-526_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286491</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/deniz-kenarinda-yasamak-gorundugu-kadar-saglikli-degil-286491</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deniz kenarında yaşamak göründüğü kadar sağlıklı değil?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere ve Galler'de yaklaşık 28.400 kişinin doğumdan orta yaşa kadar takip edildiği kapsamlı bir araştırma, kıyı topluluklarında yaşayanların birden fazla kronik hastalık geliştirme riskinin belirgin biçimde daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumun deniz kenarının kendisinden değil, yoksulluk ve seçici göç dinamiklerinden kaynaklandığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deniz kenarında yaşamak göründüğü kadar sağlıklı değil?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz kenarında yaşamanın daha sağlıklı bir hayat sunduğuna dair yaygın kanı, bilimsel verilerle ciddi biçimde sorgulanıyor. İngiltere ve Galler'de gerçekleştirilen ve BMJ Public Health dergisinde yayımlanan uzun soluklu bir araştırma, kıyı bölgelerinde kalan ya da bu bölgelere taşınan yetişkinlerin orta yaşa ulaştıklarında birden fazla kronik sağlık sorunuyla karşılaşma olasılıklarının kayda değer ölçüde yüksek olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, deniz kenarında yaşamanın sağlık üzerindeki etkisinin aslında kıyı şeridinin doğal güzelliklerinden çok, ekonomik zorluklar ve göç kalıplarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirledi. Özellikle daha sağlıklı ve ekonomik açıdan avantajlı bireylerin kıyıdan ayrılmasıyla birlikte, geride kalan nüfusun sağlık profili belirgin biçimde kötüleşiyor.</p><h3>Doğumdan orta yaşa 28.400 kişi takip edildi</h3><p>Araştırma ekibi, iki büyük kohort çalışmasını temel alarak analizlerini yürüttü. 1958 Ulusal Çocuk Gelişimi Çalışması'ndan (NCDS) 13.691 katılımcı ve 1970 İngiliz Kohort Çalışması'ndan (BCS) 14.683 katılımcı olmak üzere toplamda yaklaşık 28.400 kişinin verileri incelendi. Her iki çalışma da bireyleri doğumlarından itibaren izledi ve araştırmacılara ikamet adreslerindeki değişiklikleri, yaşadıkları mahallelerin sosyoekonomik koşullarını ve sağlık durumlarının onlarca yıl boyunca nasıl bir seyir izlediğini ayrıntılı biçimde inceleme imkânı tanıdı. Bu kapsamlı veri seti, kıyı yaşamı ile kronik hastalık arasındaki ilişkiyi daha önce hiç yapılmadığı kadar derinlemesine analiz etmeye olanak sağladı.</p><p>Katılımcılar, NCDS grubunda 55 yaşına, BCS grubunda ise 46 yaşına kadar en az iki kronik hastalık tanısı almışlarsa "birden fazla uzun süreli hastalığa sahip" olarak sınıflandırıldı. Değerlendirmeye alınan hastalıklar arasında astım, diyabet, kronik sırt ağrısı, kanser, işitme kaybı, yüksek tansiyon, göz hastalıkları, kalp rahatsızlıkları ve depresyon gibi geniş bir yelpaze yer aldı. Bu geniş hastalık tanımı, kıyı yaşamının sağlık üzerindeki etkisini çok boyutlu biçimde değerlendirmeyi mümkün kıldı.</p><h3>Kıyıda kalanlar yüzde 20 daha fazla kronik hastalık riski taşıyor</h3><p>Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, 1958 doğumlu katılımcılar arasında ortaya çıktı. Bir kıyı topluluğunda yaşamaya devam edenler ya da orta yaşa kadar bir kıyı bölgesine taşınanlar, 16 ile 42 yaşları arasında kıyıyı terk edenlere kıyasla en az yüzde 20 daha yüksek oranda birden fazla kronik hastalığa sahipti. Bu oran, deniz kenarında yaşamanın sağlığa faydalı olduğu yönündeki genel kabulü temelden sarsan bir veri olarak dikkat çekti. Ancak araştırmacılar, ergenlik döneminde kıyı yakınında yaşamak ile ilerleyen yıllarda birden fazla kronik hastalık geliştirmek arasında doğrudan bir bağlantı bulamadı. Asıl fark, yetişkinlik döneminde kıyıda kalmayı tercih eden ya da kıyıya göç eden bireyler arasında belirginleşti.</p><h3>Profesör Jivraj: 'Sorun kıyıda yaşamak değil, yoksunluk ve seçici göç'</h3><p>Araştırmanın sorumlu yazarı UCL Epidemiyoloji ve Sağlık Hizmetleri bölümünden Profesör Stephen Jivraj, bulguları değerlendirirken önemli bir ayrıma dikkat çekti. Jivraj, "Kıyı topluluklarındaki daha kötü sağlık tablosu, basitçe kıyıda yaşamanın kendisinden kaynaklanmıyor. Bunun yerine, daha yüksek yoksunluk düzeyleri ve seçici göçün bir kombinasyonunu yansıtıyor" dedi. Profesör Jivraj, daha kötü sağlık durumuna sahip bireylerin kıyı bölgelerinde kalma ya da bu bölgelere taşınma eğiliminin belirgin biçimde daha güçlü olduğunu vurguladı. Bu tespit, kıyı sağlığı meselesinin salt coğrafi bir olgu olmadığını, aksine sosyoekonomik dinamiklerle iç içe geçmiş karmaşık bir yapı sergilediğini ortaya koydu. Jivraj, "Bu durum, kıyı bölgelerinin artan sağlık eşitsizliklerini ele almak için hedefli politikalara ve kaynaklara ihtiyaç duyabileceğini açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.</p><h3>Göç dinamikleri kıyıdaki sağlık dezavantajını derinleştiriyor</h3><p>Araştırmanın ortaya koyduğu en dikkat çekici mekanizmalardan biri, göçün kıyı topluluklarının nüfus yapısını nasıl yeniden biçimlendirdiğiydi. Elde edilen verilere göre, en yoksun kıyı mahallelerinde büyüyen bireyler, en az yoksun kıyı mahallelerinden gelenlere göre orta yaşa kadar kıyıda kalma eğilimini üç kat daha fazla gösterdi. Bu durum, ekonomik açıdan güçlü ve sağlıklı bireylerin kıyıdan ayrılırken, dezavantajlı kesimlerin geride kalmasıyla sonuçlanan bir kısır döngüyü gözler önüne serdi. Öte yandan, kıyıya sonradan taşınan bireyler de genellikle nispeten daha az yoksun çocukluk mahallelerinden yetişkinlik döneminde daha yoksun kıyı topluluklarına geçiş yaptı. Bu iki göç kalıbı bir araya geldiğinde, zaten mücadele eden kıyı bölgeleri sağlık ve ekonomik dezavantajlarla karşı karşıya olan sakinlerin giderek artan bir payıyla baş başa kaldı. Mahalle yoksunluğu hesaba katıldığında, kıyıda yaşamak ile kronik hastalık arasındaki ilişki belirgin biçimde zayıfladı; bu da yerel ekonomik ve sosyal koşulların sağlık açığının büyük bölümünü açıkladığına işaret etti.</p><h3>Kıyının sağlık avantajları neden etkisini yitiriyor?</h3><p>Profesör Jivraj, kıyı yaşamının potansiyel sağlık faydalarının neden pratikte gerçekleşemediğini de açıkladı. "Bazı kanıtlar, kıyıya daha yakın yaşamanın daha az kirlilik ve güzel manzaralı yürüyüşler keşfederek stresi azaltma şansı gibi koruyucu sağlık etkileri sunduğunu gösteriyor" diyen Jivraj, ancak bu avantajların yapısal sorunlar karşısında etkisiz kaldığını belirtti. Turizm ve balıkçılık gibi geleneksel endüstrilerin gerilemesi, kıyı sakinleri için istihdam olanaklarını ciddi biçimde daralttı. Bu ekonomik çöküş, İngiltere ve Galler'deki pek çok kıyı topluluğunda sağlık eşitsizliklerinin yoğunlaşmasına doğrudan zemin hazırladı. Jivraj ayrıca denizin fiziksel bir engel oluşturduğuna da dikkat çekti: Bu doğal bariyer, eğitim kurumlarına ve iş olanaklarına ulaşımı kısıtlıyor; iç kesimlerde yaşayanların hiçbir zaman deneyimlemediği bir izolasyon etkisi yaratıyor. Sonuç olarak, kıyı ortamlarının sunduğu temiz hava, doğayla iç içe olma ve fiziksel aktivite fırsatları gibi potansiyel faydalar; yoksulluk, yetersiz ulaşım altyapısı, sınırlı istihdam ve sağlık hizmetlerine erişimdeki güçlükler tarafından tamamen gölgeleniyor.</p><h3>Araştırmacılardan kıyı bölgelerine koordineli yatırım çağrısı</h3><p>Araştırma ekibi, bulgularını değerlendirirken önemli bir uyarıda bulundu: Kıyı topluluklarının tamamı aynı koşullara sahip değil. Eski bir sanayi limanı, küçük bir balıkçı kasabası ve varlıklı bir tatil beldesi birbirinden son derece farklı sosyoekonomik gerçekliklerle yüzleşiyor. Çalışmanın coğrafi tanımlaması bu farklılıkları tüm ayrıntılarıyla yakalayamadı ve her bir katılımcının kıyı yakınında tam olarak ne kadar süre ikamet ettiğini ölçemedi. Bunun yanı sıra, iki doğum grubu farklı yaşlarda değerlendirildiği için doğrudan karşılaştırmalar belirli sınırlılıklar taşıdı. Tüm bu kısıtlamalara rağmen araştırmacılar, elde edilen bulguların politika yapıcılar için güçlü bir mesaj içerdiğini vurguladı. Ekip, yoksun kıyı bölgelerinde halk sağlığı, sağlık hizmetleri, ulaşım altyapısı, eğitim ve istihdam alanlarına koordineli ve bütüncül yatırım yapılması gerektiği çağrısında bulundu. Deniz kenarında yaşamanın gerçek anlamda sağlıklı bir seçenek olabilmesi için öncelikle bu bölgelerdeki yapısal eşitsizliklerin giderilmesi gerektiği bir kez daha bilimsel verilerle teyit edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/deniz-kenarinda-yasamak-g-237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286490</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/volkswagen-araclar-icin-dijital-anahtar-destegini-duyurdu-286490</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Volkswagen araçlar için dijital anahtar desteğini duyurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Volkswagen, ID. serisi araç kullanıcılarına yönelik önemli bir yenilik sundu. Şirket, iOS uygulamasını güncelleyerek dijital anahtar özelliğini ID. yazılım 6.0.1 ve üzeri sürümlerde kullanılabilir hale getirdi. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, araçlarını akıllı telefonlarıyla açıp kapayabilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Volkswagen araçlar için dijital anahtar desteğini duyurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Volkswagen, iOS uygulamasına getirdiği 4.3.0 güncellemesiyle birlikte ID. serisi araçlar için dijital anahtar desteğini hayata geçirdi. Yeni özellik, yalnızca ID. yazılım 6.0.1 ve üzeri sürüme sahip olan ID. araçlarda kullanılabiliyor. Bu yenilikle birlikte Volkswagen, kullanıcıların araçlarını akıllı telefonlarıyla kontrol edebilmesinin önünü açtı. Güncelleme, ID.Polo ve ID.7 gibi yeni nesil modellerde de geçerli olacak.</p><h3>Volkswagen'den dijital anahtar ile yeni dönem</h3><p>Volkswagen, dijital anahtar desteğiyle araç sahiplerinin günlük kullanım alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefliyor. Akıllı telefon üzerinden araç kapılarını açıp kapamak mümkün hale gelirken, bu özellik sayesinde anahtar taşıma zorunluluğu ortadan kalkıyor. 225,3 MB boyutundaki güncelleme, kullanıcıların uygulama ayarlarında önemli değişiklikler yapmasına olanak tanıyor. Şirket, ayrıca uygulamaya özel hata düzeltmeleri ve uyarlamalar da sunduğunu belirtti.</p><h3>ID. yazılım 6.0.1 ile gelen yenilikler dikkat çekiyor</h3><p>Yeni güncelleme, yalnızca dijital anahtar özelliğiyle sınırlı kalmıyor; Volkswagen, uygulama üzerinde çeşitli iyileştirmeler ve hata düzeltmeleri de gerçekleştirdi. Kullanıcılar, uygun yazılım sürümüne sahip ID. araçlarında güncellemeyi yükledikten sonra, ayarlar menüsünden yeni özellikleri ve değişiklikleri kontrol edebiliyor. Dijital anahtar desteği, markanın teknolojik dönüşümünün bir parçası olarak öne çıkıyor ve önümüzdeki dönemde daha fazla modelde kullanılmaya başlanacak.</p><p>Volkswagen'in ID. serisi için sunduğu dijital anahtar özelliği, otomotiv sektöründe teknolojik yeniliklere öncülük ediyor. Şirketin bu adımı, kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/volkswagen-araclar-icin-d-613_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286489</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/nane-yagi-hafif-hipertansiyonda-umut-verici-sonuclar-verdi-286489</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nane yağı hafif hipertansiyonda umut verici sonuçlar verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Lancashire Üniversitesi'nin Britanya'da yürüttüğü araştırma, nane yağı kullanımının hafif hipertansiyonlu yetişkinlerde sistolik kan basıncını önemli ölçüde düşürdüğünü ortaya koydu. Ancak uzmanlar, bu yöntemin reçeteli ilaçların yerine geçemeyeceği konusunda uyarıyor ve hastaların tedavi süreçlerini mutlaka doktor kontrolünde sürdürmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nane yağı hafif hipertansiyonda umut verici sonuçlar verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lancashire Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırma, nane yağı kullanımının hafif hipertansiyonlu yetişkinlerde kan basıncı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini gösterdi. Britanya'da gerçekleştirilen bu çalışma, 18 ile 65 yaşları arasında, prehipertansiyon veya 1. evre hipertansiyon tanısı konan 40 yetişkin üzerinde uygulandı. Katılımcılar iki gruba ayrıldı; bir grup, günde iki kez 100 mikrolitre nane yağı aldı, diğer grup ise mint aromalı ancak aktif yağ içermeyen bir plasebo kullandı. Araştırma sonunda, nane yağı kullananlarda ortalama 8,5 mmHg'lik sistolik kan basıncı düşüşü gözlemlendi. Bu sonuç, nane yağının, kolay ulaşılabilir ve uygun maliyetli bir takviye olarak kan basıncını azaltmada yeni bir alternatif olabileceğini düşündürdü.</p><h3>Dr. Sinclair: 'Nane yağı milyonlarca kişiye umut olabilir'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Jonnie Sinclair, hipertansiyonun dünya genelinde kalp hastalıkları ve ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Dr. Sinclair, mevcut ilaçların uzun vadeli etkilerinin belirsizliğine ve yan etkilerinin hastalar üzerinde oluşturduğu yükün altını çizdi. Nane yağının düşük kalorili, ucuz ve iyi tolere edilen bir ürün olması, araştırmacıya göre, özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan milyonlarca insan için umut verici bir seçenek yaratıyor. Ancak Dr. Sinclair, bu bulgulara temkinli yaklaşılması gerektiğini, çalışmanın yalnızca 40 kişiyle ve kısa süreli olarak yapıldığını hatırlattı. Sonuçların daha büyük ve uzun vadeli araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirten Sinclair, nane yağının mevcut antihipertansif tedavilerin yerini almasının şu an için mümkün olmadığını vurguladı. Yine de, bu doğal yağın potansiyelinin, ilerleyen dönemde daha kapsamlı bilimsel çalışmalarla sınanacağı öngörülüyor.</p><h3>Nane yağı ile ilgili uzman uyarısı: 'Tedavinizi bırakmayın, doktorunuza danışın'</h3><p>Nane yağı, Lamiaceae ailesine ait aromatik bir bitki olan nane yapraklarından elde ediliyor ve bitkisel tıpta uzun süredir sindirim ve antioksidan özellikleriyle biliniyor. Şimdi ise, bu doğal yağın kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceği fikri, bilim dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Ancak uzmanlar, nane yağının tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Katılımcıların yalnızca 20 gün boyunca gözlemlendiği ve örneklem büyüklüğünün sınırlı olduğu bu araştırmanın bulgularının, geniş kitlelere önerilmeden önce daha kapsamlı çalışmalarla doğrulanması gerekiyor. Ayrıca, hipertansiyonun ciddi bir tıbbi durum olduğu ve herhangi bir takviye veya doğal ürün kullanmadan önce mutlaka bir doktora danışılması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, nane yağı gibi takviyeler mevcut reçeteli ilaçların yerine geçmemeli ve kişisel tedavi planlarında değişiklik yapılmadan önce profesyonel görüş alınmalı.</p><p>Nane yağı ile ilgili elde edilen bu veriler, doğal ürünlerin sağlık üzerindeki potansiyel etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Ancak, mevcut bilimsel veriler ışığında, nane yağının kan basıncını düşürmede destekleyici bir rol oynayabileceği düşünülse de, standart tedavilerin yerini alması için henüz yeterli kanıt bulunmuyor. Hipertansiyonun bireysel özellikler göz önünde bulundurularak ve tıbbi gözetim altında yönetilmesi gerektiği, uzmanlar tarafından tekrar vurgulanıyor. Gelecekte yapılacak daha geniş çaplı ve uzun süreli araştırmalar, nane yağının kan basıncı üzerindeki etkilerini daha net ortaya koyabilir. Ancak şu an için, bu doğal yağ yalnızca destekleyici bir unsur olarak değerlendirilmeli ve tedavi süreçlerinde mutlaka doktor önerisi alınmalıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/nane-yagi-hafif-hipertans-737_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286488</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/harvarddan-cigir-acan-teknoloji-mikrocip-uzerinde-sentetik-dna-uretildi-286488</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Harvard'dan çığır açan teknoloji! Mikroçip üzerinde sentetik DNA üretildi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Harvard Üniversitesi'nde geliştirilen yeni mikroçip platformu, sentetik DNA üretimini toksik kimyasallardan arındırarak biyolojik veri depolama ve tıp alanında çığır açıyor. Araştırmacıların enzimatik sentez yöntemiyle elde ettiği çevre dostu sentetik DNA, geleneksel yöntemlere göre daha güvenli ve ölçeklenebilir bir alternatif sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Harvard'dan çığır açan teknoloji! Mikroçip üzerinde sentetik DNA üretildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları, sentetik DNA üretiminde devrim niteliğinde bir adım attı. Araştırma ekibi, silisyum tabanlı mikroçipler üzerinde geliştirdikleri yeni bir platform sayesinde, sentetik DNA'nın enzimatik yöntemlerle ve çevreye zarar vermeden üretilmesini sağladı. Nature Electronics dergisinde yayımlanan çalışma, mikroçiplerin yerel elektrik akımlarıyla enzimatik DNA sentezini yönlendirdiğini ortaya koydu. Boston'da yürütülen bu çalışma, hem biyolojik veri depolama alanında hem de tıbbi uygulamalarda sentetik DNA'nın geleceği için önemli bir kapı aralıyor.</p><h3>Harvard ekibi: Enzimatik sentezle toksik atık tarihe karışıyor</h3><p>Sentetik DNA, modern biyolojide gen düzenleme, tıbbi tanı ve kanser tedavileri gibi birçok alanda kritik rol oynuyor. Ancak bugüne kadar endüstriyel ölçekte DNA üretimi, fosforamidit kimyası adı verilen ve tehlikeli organik çözücülere dayanan bir yöntemle gerçekleşiyordu. Bu klasik yöntem, milyonlarca DNA ipliğini aynı anda üretebilse de, ciddi miktarda toksik kimyasal atık ortaya çıkarıyor ve yüksek maliyetli çevresel koruma gerektiriyor. Harvard Üniversitesi'nin geliştirdiği mikroçip tabanlı enzimatik DNA sentezi ise bu sorunları ortadan kaldırıyor. Yeni teknolojide, doğal enzimler su bazlı ortamda DNA zincirlerini bir araya getiriyor. Böylece hem üretim çevreye zarar vermiyor hem de daha güvenli ve sürdürülebilir bir süreç ortaya çıkıyor. Araştırma ekibi, bu yöntemin sentetik DNA üretiminde bir dönüm noktası olacağını vurguluyor.</p><h3>Mikroçipte 64 bağımsız alan: DNA dizileri kişiye özel tasarlanıyor</h3><p>Çalışmada kullanılan deneysel mikroçip, 64 bağımsız sentez bölgesinden oluşuyor. Her bir bölgede, DNA molekülleri iki eşmerkezli halka elektrotla çevreleniyor ve bu elektrotlar sayesinde her alanda kimyasal ortam hassas biçimde kontrol ediliyor. Sentetik DNA'nın üretiminde, her defasında bir nükleotid bazının (A, T, C veya G) eklenmesi gerekiyor. Her yeni baz, istenmeyen eklemeleri önlemek amacıyla geçici bir kimyasal kap ile korunuyor. Zincirin büyüyebilmesi için bu koruyucu kapağın kaldırılması, yani 'koruma kaldırma' işlemi şart. Harvard ekibi, çipteki iç halka elektrotları kullanarak lokal asidik ortam yaratıyor ve bu sayede gerekli pH düşüşünü sağlıyor. Dış halka elektrot ise kaçan protonları yakalıyor ve asidin diğer sentez alanlarına yayılmasını engelliyor. Böylece, 64 bölgede aynı anda farklı DNA dizileri güvenle üretiliyor ve çapraz bulaşma riski ortadan kalkıyor.</p><h3>Sentetik DNA ile dijital veri depolamanın önü açılıyor</h3><p>Harvard araştırmacıları, sistemin pratik potansiyelini göstermek için 64 farklı DNA ipliği sentezledi. Ardından, bu dizileri kullanarak 169 baytlık bir dijital metin dosyasını DNA molekülleri içine kodladı. Her ne kadar bu depolama kapasitesi günümüz sabit diskleriyle kıyaslandığında küçük görünse de, biyolojik moleküllerde ikili veri depolamanın teknik olarak mümkün olduğunu kanıtladı. Uzmanlar, DNA tabanlı veri depolamanın, insanlığın hızla artan dijital arşiv ihtiyaçlarına çevre dostu ve sürdürülebilir bir çözüm sunabileceğine dikkat çekiyor. Geleneksel fosforamidit sentezi, büyük ölçekli veri depolama için hem maliyet hem de çevre açısından sürdürülemezken, enzimatik mikroçip teknolojisi düşük maliyetli, ölçeklenebilir ve toksik atıktan arındırılmış bir alternatif oluşturuyor. Bu yenilik, biyolojik veri arşivleri ve kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları için yeni kapılar açıyor.</p><h3>Çevreci mikroçipler tıp ve biyoteknolojide yeni bir dönemi başlatıyor</h3><p>Yeni mikroçip platformu, yalnızca veri depolama değil, aynı zamanda tıbbi tanı ve tedavilerde de sentetik DNA'nın daha erişilebilir ve güvenli biçimde üretilmesini sağlıyor. Enzimatik sentezin su bazlı ve toksik atıksız yapısı, hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevreye olan zararı en aza indiriyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yaygınlaşması halinde DNA üretiminde sürdürülebilirliğin artacağını ve biyoteknoloji sektöründe önemli bir dönüşüm yaşanacağını öngörüyor. Harvard Üniversitesi'nin liderliğinde geliştirilen bu sistem, sentetik DNA üretiminde çevreci yaklaşımların önünü açarken, biyolojik veri depolama ve tıp alanında yeni fırsatlar sunuyor.</p><p>Sonuç olarak, Harvard Üniversitesi'nin mikroçip tabanlı enzimatik DNA sentezi çalışması, sentetik DNA üretiminde hem çevresel hem de teknolojik açıdan çığır açıcı bir yenilik olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, biyolojik veri depolama ve tıp alanında sürdürülebilir, güvenli ve ölçeklenebilir çözümlerin önünü açarak, geleceğin biyoteknoloji uygulamalarına ilham veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/harvarddan-cigir-acan-tek-598_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286487</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kiyi-sehirleri-neden-cokuyor-risk-giderek-buyuyor-286487</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kıyı şehirleri neden çöküyor? Risk giderek büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kıyı şehirlerinde yaşanan yer çökmesi, Cakarta, New York, Venedik ve Bangkok gibi metropolleri tehdit ediyor. Uzmanlar, insan faaliyetleri ve iklim değişikliğinin etkisiyle bu kentlerin geleceğinin risk altında olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kıyı şehirleri neden çöküyor? Risk giderek büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen kıyı şehirlerinde, yer çökmesi tehlikesi her geçen gün artıyor. Cakarta, New York, Houston, Rotterdam, Virginia Beach, Bangkok ve Venedik gibi büyük kentlerde, yer altı sularının ve minerallerin çıkarılması sonucu zemin seviyesinde ciddi düşüşler yaşanıyor. Bu durum, şehirlerin altyapısını ve yaşam kalitesini olumsuz etkilerken, yer çökmesi sorununu daha da derinleştiriyor. Uzmanlar, bu sürecin iklim değişikliğiyle birleştiğinde çok daha kritik bir hal aldığını vurguluyor.</p><h3>Yer çökmesi: İnsan faaliyeti ve doğal etkenler birleşti</h3><p>Yer çökmesinin başlıca nedenleri arasında, yer altı sularının aşırı kullanımı ve hidrokarbon ile minerallerin yoğun şekilde çıkarılması öne çıkıyor. Ayrıca, depremler, erozyon, toprak sıkışması ve çökme oluşumları da bu süreci hızlandırıyor. Son buzul çağından beri devam eden yer kabuğu hareketleri ise doğal faktörler arasında yer alıyor. Özellikle Cakarta'da, şehirdeki hızlı nüfus artışı ve altyapı baskısı, yer çökmesini daha da hızlandırıyor. İklim değişikliğiyle birlikte kutup buzullarının erimesi, deniz seviyesinin yükselmesine yol açıyor ve bu da kıyı şehirlerini iki kat tehdit altına sokuyor.</p><h3>Cakarta'da başkent taşınıyor, şehirler çözüm arıyor</h3><p>Yer çökmesiyle mücadele için farklı şehirler çeşitli önlemler geliştiriyor. Cakarta'da, 2030 yılına kadar tamamen yaşanmaz hale gelmesini önlemek için başkentin taşınması planlanıyor. Uzmanlar, yer altı suyu kullanımının azaltılması ve kentsel planlamanın güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Her şehrin kendine özgü jeolojik yapısı ve sorunları bulunduğu için, çözüm önerileri de farklılık gösteriyor. Ancak ortak görüş, yer çökmesi sorununa karşı acil ve kapsamlı önlemler alınması gerektiği yönünde birleşiyor. Küresel ölçekte bu tehdit devam ederken, kıyı şehirlerinin geleceği için zaman daralıyor.</p><p>Yer çökmesi, kıyı şehirlerinde yaşayan milyonlarca insanın güvenliği ve şehirlerin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlar, küresel iş birliği ve bilinçli şehircilik politikalarıyla bu sorunun etkilerinin azaltılabileceğine inanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kiyi-sehirleri-neden-coku-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286486</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sirnakta-tarim-araci-sarampole-devrildi-1-olu-4-yarali-286486</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şırnak'ta tarım aracı şarampole devrildi: 1 ölü, 4 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde tarım aracının şarampole devrilmesi sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şırnak'ta tarım aracı şarampole devrildi: 1 ölü, 4 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ş.E&#39;nin (19) kullandığı &quot;pat pat&quot; diye tabir edilen tarım aracı, Fındık kara yolunun Çevrimli köyü kavşağında kontrolden çıkarak şarampole devrildi. </p><p>Kazada, sürücü ile araçtaki M.E, Z.K, M.K. ve Ayşe E. yaralandı.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>Sağlık ekiplerince Güçlükonak Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırılan yaralılardan Ayşe E, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>Yaralılardan Z.K&#39;nin de durumunun ağır olduğu öğrenildi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/sirnakta-tarim-araci-sara-400_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286485</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/alexander-nubel-tehlikeli-bir-takima-karsi-oynayacagiz-286485</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alexander Nübel: Tehlikeli bir takıma karşı oynayacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ın Alman kalecisi Alexander Nübel, Hradec Kralove'nin tehlikeli bir takım olduğunu ancak maça iyi hazırlandıklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alexander Nübel: Tehlikeli bir takıma karşı oynayacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçında yarın Çekya temsilcisi Hradec Kralove'ye konuk olacak. Bu mücadele öncesi Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan siyah-beyazlıların Alman kalecisi Alexander Nübel, "Zor bir deplasmana gidiyoruz. Tromsö karşısında son iki maçını da kazanan bir ekibe karşı oynayacağız. Aynı zamanda ligleri de başladı. İlk maçlarını kazandılar, ikinci maçlarında berabere kaldılar. Sezonu erken açtılar o yüzden yüzde 100 fit olan bir takıma karşı oynayabileceğimizi söyleyebiliriz. Zor olacak gerçekten çünkü çok yüksek pres yapan bir takım. Aynı zamanda çok fazla orta açmak, şans oluşturmak isteyeceklerdir ve ceza sahasına çok fazla oyuncusu giren, tehlikeli bir takıma karşı oynayacağız ama biz de hazırız" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145746.jpg"/><p><b>"ŞU ANA KADAR HERKESLE İYİ DİYALOGLAR KURDUM"</b></p><p>Adaptasyon sürecinin iyi geçtiğini de dile getiren Nübel, "Hem takım hem de teknik heyet açısından gayet iyi bir ilişkinin olduğunu söyleyebilirim. Şu ana kadar herkesle iyi diyaloglar kurduğumu, bütün çalışanlarla işlerin gayet iyi gittiğini söyleyebilirim. Özellikle ilk hafta gayet güzel geçti. Şu anda burada çok mutluyum. Aynı zamanda iyi de bir başlangıç yaptık. Takım olarak da bence kalemizi iyi savunduğumuzu düşünüyorum. İki maçı da gol yemeden bitirdim. Bu, bir kaleci için çok önemlidir ama aynı zamanda takım için de çok önemlidir çünkü bize gelecek maçlarda bir düzen sağlar diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145749.jpg"/><p><b>"ÖZEL BİR TARAFTAR GRUBUNA SAHİBİZ"</b></p><p>Alman file bekçisi, siyah-beyazlı taraftarlardan övgüyle bahsederek, "Gerçekten özel bir taraftar grubuna sahibiz. Çok deli bir taraftar grubuna sahip olduğumuzu düşünüyorum. Sahamızdaki atmosfer gerçekten inanılmazdı. Özellikle sahaya ilk çıktığımda tüylerim diken diken oldu. Umarım taraftarımız bütün sezon boyunca hep arkamızda bizi böyle destekleyecek. Gerçekten onlarla beraber çok mutluyum. Harika bir taraftar grubuna sahibiz. Aynı zamanda da Avrupa'da tanınan bir taraftar grubu" açıklamasında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42145752.jpg"/><p><b>"NE KADAR BÜYÜK BİR KULÜBE GELDİĞİMİZİN FARKINDAYIZ"</b></p><p>Beşiktaş'a gelmeden önce başka opsiyonlarının olduğunu da aktaran başarılı eldiven, "Ama buraya daha önceden ailem de geldi. Ailem şehri gördü, ben de gördüm. İstanbul'a baktılar, kulübü incelediler ve ne kadar büyük bir kulübe geldiğimizin farkındayız. O yüzden bu kararı vermemde bu etkili oldu. Daha önceden de yıllar önce Galatasaray ve Fenerbahçe'ye karşı da oynamıştım. O yüzden burayı biliyorum. Gelmeden önce Beck ile de konuştum. Onun burada hayatını nasıl işlediğine dair konuştum. Buradaki durumları sordum. O da bana dedi ki 'Ben burada mükemmel bir zaman geçirdim. Çok duygusal anlar, güzel anlar da yaşadım.' Şimdi iki maç oynadıktan sonra da gerçekten geleceğe çok heyecanlı bir şekilde bakıyorum" cümlelerine yer verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/alexander-nubel-tehlikeli-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286484</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-numan-kurtulmustan-cerceve-yasa-mesaji-essiz-bir-demokrasi-ornegi-oldu-286484</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan çerçeve yasa mesajı: Eşsiz bir demokrasi örneği oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasanın TBMM'ye sunulmasına ilişkin 'Meclis çatısı altında yürütülen çalışmalar, devlet aklı ile millet irfanını buluşturan eşsiz bir demokrasi örneği oldu' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan çerçeve yasa mesajı: Eşsiz bir demokrasi örneği oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'muzun hazırladığı rapor doğrultusunda şekillenen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza sunulmuştur.</p><p>Gazi Meclisimizin çatısı altında yürütülen çalışmalar, devlet aklı ile millet irfanını aynı amaçta buluşturan eşsiz bir demokrasi örneği olmuştur.</p><p>Farklı siyasi anlayışları, böylesine önemli bir ortak paydada buluşturan bu çalışma, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda ülkemizin iç kalesini tahkim edecek, millî birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirecek önemli bir merhaledir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/04/42141428.jpg"/><p>İnanıyoruz ki bu adım; siyasi ve fikri iklimin değişmesiyle, Cumhuriyetimizin ikinci asrında ülkemizin önüne yeni imkânlar ve fırsatlar sunacak, demokrasimizin güçlenmesini, milletimizin refahının artmasını, güven ve kardeşliğin pekişmesini sağlayarak yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır.</p><p>Bu sürece katkı sunan siyasi partilerimize, görüş ve önerileriyle çalışmalara değer katan sivil toplum temsilcilerimize ve süreci sağduyuyla takip eden basın emekçilerimize teşekkür ediyorum.</p><p>En büyük teşekkürü ise sabrıyla, ferasetiyle ve desteğiyle ülkemizin ortak geleceğine sahip çıkan aziz milletimiz hak etmektedir.</p><p>Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'muzun hazırladığı rapor doğrultusunda şekillenen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza sunulmuştur.<br><br>Gazi Meclisimizin çatısı altında yürütülen...</p>&#8212; Numan Kurtulmuş (@NumanKurtulmus) <a href="https://x.com/NumanKurtulmus/status/2084972063844913617?ref_src=twsrc%5Etfw">August 5, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/tbmm-baskani-numan-kurtul-673_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286483</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-donusu-neden-yavasliyor-286483</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'nın dönüşü neden yavaşlıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Dünya'nın dönüş hızının sabit olmadığını ve gezegenimizin Ay ile Güneş arasındaki gelgit etkileşimi nedeniyle zamanla yavaşladığını belirtiyor. Dünya'nın 4,6 milyar yıllık hareketi, gün uzunluğunu da etkileyen önemli değişimlere yol açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'nın dönüşü neden yavaşlıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya'nın dönüş hareketi, bilim insanlarının uzun süredir mercek altına aldığı konular arasında yer alıyor. Araştırmalara göre, yaklaşık 4,6 milyar yıl önce gaz ve toz bulutlarının bir araya gelmesiyle oluşan Dünya, ilk hareketini bu oluşumun başlangıcındaki açısal momentumdan aldı. Gezegenimizin bugünkü dönüşü, bu ilk hareketin ve fizik yasalarının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dünya'nın dönüşü, dışarıdan ciddi bir kuvvet gelmediği sürece korunuyor ve bu sayede gezegenimiz istikrarlı bir şekilde dönmeye devam ediyor.</p><h3>Bilim insanları: Dünya'nın dönüşü sabit değil</h3><p>Dünya'nın dönüşü, her ne kadar sabit gibi görünse de, bilim insanları bu hareketin zamanla değiştiğini ortaya koyuyor. Özellikle Ay ve Güneş'in etkisiyle oluşan gelgitler, gezegenimizin dönüş hızını yavaşlatıyor. Gelgitler, okyanuslarda ve atmosferde sürtünme yaratarak Dünya'nın dönüş enerjisinin bir kısmını alıyor. Bu durum, günlerin uzunluğunu artırıyor ve gezegenimizin hareketinin mutlak bir sabit olmadığını gösteriyor. Bilimsel veriler, Dünya'nın dönüşüyle ilgili bu değişimlerin uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Güneş radyasyonu ve manyetik alanlar dönüşte etkili</h3><p>Uzmanlar, Dünya'nın dönüşünü etkileyen bir diğer önemli faktörün güneş radyasyonu ve manyetik alanlar olduğunu vurguluyor. Güneş, gezegenimizin yüzeyini farklı biçimlerde ısıtarak atmosferik ve okyanus akıntılarını tetikliyor. Bu akıntılar, Dünya'nın katı kabuğuyla etkileşime girerek dönüşte küçük ama önemli düzeltmelere yol açıyor. Sonuç olarak, Dünya'nın dönüşü yalnızca ilk hareketten değil, aynı zamanda güneş ve diğer kozmik etkilerden de etkileniyor. Bilim insanları, bu karmaşık sürecin hem gün uzunluğuna hem de gezegenin genel dinamiğine katkı sağladığını belirtiyor.</p><p>Dünya'nın dönüşü, hem geçmişten miras aldığı hareketle hem de günümüzde devam eden kozmik ve fiziksel etkileşimlerle şekilleniyor. Uzmanlar, bu sürecin gezegenimizin geleceği açısından dikkatle izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/dunyanin-donusu-neden-yav-642_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286482</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-arastirma-bermuda-seytan-ucgeni-efsanesine-bilimsel-bir-aciklama-sundu-286482</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma Bermuda Şeytan Üçgeni efsanesine bilimsel bir açıklama sundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık'tan okyanograf S. Boksall ve ekibi, Bermuda Şeytan Üçgeni'nde yaşanan gizemli gemi kayıplarının ardında hayalet dalgaların olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, 30 metreyi aşan bu dev dalgaların, bölgede seyreden büyük gemiler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma Bermuda Şeytan Üçgeni efsanesine bilimsel bir açıklama sundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bermuda Şeytan Üçgeni'nde meydana gelen gizemli gemi kayıplarının ardındaki sır, bilim insanlarının yürüttüğü son araştırmayla yeni bir boyut kazandı. Birleşik Krallık'tan okyanograf S. Boksall, "Bermuda Şeytan Üçgeni'nin Sırrı" adlı belgeselde bölgedeki hayalet dalgaların, kayıpların ana nedeni olabileceğini savundu. Boksall ve ekibi, özellikle 30 metreye kadar ulaşabilen bu dev hayalet dalgaların, karşılarına çıkan büyük gemileri yalnızca birkaç dakika içinde batırabildiğini belirtti. Bu açıklama, uzun yıllardır tartışılan ve gizemi çözülemeyen Bermuda Şeytan Üçgeni olaylarına yeni bir bakış açısı getirdi.</p><h3>Boksall: 'Cyclope' dev dalgayla kayboldu</h3><p>Okyanograf S. Boksall, Birinci Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması'na gemi tedarik eden "Cyclope" adlı geminin 1918 yılında Bermuda Şeytan Üçgeni'nde iz bırakmadan kaybolmasını örnek gösterdi. Boksall'a göre, Cyclope'ın batış nedeni dev bir hayalet dalgayla çarpışmasıydı. Araştırmacılar, bu iddiayı test etmek için Cyclope'ın birebir modelini oluşturarak deneyler yaptı. Sonuçlar, düz tabanlı ve büyük hacimli gemilerin hayalet dalgalar karşısında neredeyse hiçbir şansı olmadığını ortaya koydu. Bilim insanlarının bu bulguları, bölgede yaşanan diğer kayıplar için de önemli ipuçları sunuyor.</p><h3>Bermuda Şeytan Üçgeni'nde hayalet dalga tehlikesi büyüyor</h3><p>Bilim insanları, Bermuda Şeytan Üçgeni'nde hayalet dalga oluşumlarının sanılandan daha sık görüldüğünü açıkladı. Özellikle 30 metreyi aşan bu dalgalar, bölgede seyir halindeki gemiler için büyük bir risk anlamına geliyor. Yapılan deneyler ve gözlemler, hayalet dalga tehdidinin gemi kazalarında ana faktör olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, denizcilerin bu tehlikeye karşı daha dikkatli olması gerektiğini ve bölgedeki gemi kayıplarının çoğunun arkasında hayalet dalga olasılığının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Bu açıklamalar, Bermuda Şeytan Üçgeni'nin gizemini bilimsel verilerle aydınlatmaya bir adım daha yaklaştırıyor.</p><p>Bermuda Şeytan Üçgeni'nde hayalet dalgaların yol açtığı tehlikeler, bilimsel araştırmalarla daha net ortaya kondu. Uzmanlar, denizcilik sektörünün bu riski ciddiye alması ve gerekli önlemleri alması gerektiğini vurguluyor. Hayalet dalga gerçeği, bölgedeki gizemli kayıplara dair yeni bir perspektif sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/yeni-arastirma-bermuda-se-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286481</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/kazdikca-tarihi-kale-ortaya-cikiyor-286481</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kazdıkça tarihi kale ortaya çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde, Van Gölü seviyesinden 2 bin 300 metre yükseklikte bulunan Kef Kalesi'nde yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan mimari yapılar ve buluntular, kentin Urartu dönemine ilişkin önemli veriler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kazdıkça tarihi kale ortaya çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Urartu Kralı 2. Rusa tarafından Süphan Dağı eteklerinde, Adilcevaz, Malazgirt Ovası ve Van Gölü'ne hakim bir tepeye inşa ettirilen kalede Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve desteğiyle kazı çalışmaları sürüyor.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kef3-050820268705e1e8.jpg"/><p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Coşkun başkanlığındaki uzman ekip,<b> deprem ve yangın sonucu büyük ölçüde tahrip olan kalenin mimari yapısını gün yüzüne çıkarmak için çalışma yürütüyor.</b></p><p>Geçen yıl 8 fil ayağının (taşıyıcı sütun) ortaya çıkarıldığı salon ile bu bölüme bağlı olduğu değerlendirilen mutfak ve depo alanında yoğunlaştırılan kazılarda mimari yapı kalıntılarının yanı sıra seramik parçaları, boncuklar, kül tabakaları ve çeşitli buluntulara ulaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kef4-05082026f44e502e.jpg"/><p><b>"Burada dinsel törenlerin gerçekleştirildiğini değerlendiriyoruz"</b></p><p>Doç. Dr. Coşkun, AA muhabirine, mayısta başladıkları sezon çalışmalarını <b>yukarı salon</b> olarak adlandırdıkları bölüm ile buna bağlı odalarda yoğunlaştırdıklarını söyledi.</p><p>Geçen yıl ortaya çıkarılan sütunların bulunduğu salonun taban seviyesine kadar temizlendiğini belirten Coşkun, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kef6-05082026e3778225.jpg"/><p><b>"Geçen yıl bu salonda yaptığımız çalışmalarda 8 fil ayağını ortaya çıkarmıştık. Bu yıl da bunlarla bağlantılı odalarda kazı yürütüyoruz. Salonun yanında depolama odası olarak değerlendirdiğimiz bir mekan ile bunun bitişiğindeki mutfak alanını ortaya çıkardık. Çalışmalarda boncuklar ve işaretli seramikler bulundu. Ayrıca bu alanın büyük bir depremin ardından çıkan yangınla kullanım dışı kaldığını tespit ettik."</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kef2-05082026c3469936.jpg"/><p>Kazı ekibinde arkeologların yanı sıra jeolog, sanat tarihçisi, antropolog, siyaset bilimci, felsefeci ve din tarihçilerinin de görev yaptığını ifade eden Coşkun, bulunan seramikler üzerindeki çivi yazılarının okunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kef1-05082026f06dc58a.jpg"/><p>Kalenin Argişti'nin oğlu 2. Rusa döneminde volkanik bir tepe üzerine inşa edildiğini anlatan Coşku<b>n, "2 bin 300 metre rakımdaki kalede çalışmalarımız devam ediyor. Burası, Türkiye'de kazı yapılan en yüksek rakımlı alanlardan biri. Elde ettiğimiz veriler, kalenin askeri ve idari işlevlerinin yanı sıra dini bir işleve de sahip olabileceğini gösteriyor. Burada dinsel törenlerin gerçekleştirildiğini değerlendiriyoruz."</b> dedi.</p><p>Kazı çalışmalarının bölgenin tarihi mirasının ortaya çıkarılmasına önemli katkı sunduğunu vurgulayan Coşkun, elde edilen bulguların hem Bitlis&#39;in hem de Adilcevaz&#39;ın tarihsel öneminin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağını aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kalef-05082026fb964099.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kazdikca-tarihi-kale-orta-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286480</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/hafizayi-guclendirmek-icin-uzmanlardan-3-bilimsel-oneri-286480</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hafızayı güçlendirmek için uzmanlardan 3 bilimsel öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog B. Chen, uzun süreli hafıza üzerinde etkili olan üç temel yöntemi açıkladı. Chen'in önerileri, beyin sağlığını korumak ve unutkanlığı önlemek isteyenler için önemli ipuçları içeriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hafızayı güçlendirmek için uzmanlardan 3 bilimsel öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog B. Chen, hafızayı güçlendirmek isteyenler için üç temel yöntemi açıkladı. Chen, özellikle uzun süreli hafıza üzerinde etkili olan bu tekniklerin, herkesin günlük yaşamında kolayca uygulayabileceğini belirtti. Beyin sağlığını korumak ve unutkanlıkla mücadele etmek isteyenlerin, bu önerilere dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Uzman, yeni beceriler öğrenmenin ve bu bilgileri başkalarıyla paylaşmanın, hafıza gelişiminde kritik rol oynadığını söyledi.</p><h3>B. Chen: 'Bilgiyi paylaşmak hafızayı güçlendiriyor'</h3><p>B. Chen, sadece yeni bir bilgi edinmenin yeterli olmadığını, aynı zamanda bu bilgiyi çevremizle paylaşmanın hafızayı daha kalıcı hale getirdiğini ifade etti. Bir konuyu başkasına anlatmanın, öğrenilen bilginin zihinde daha sağlam bir şekilde yer etmesini sağladığını belirtti. Ayrıca, öğrenme sürecinde şarkı söylemek, yazarak not almak ve görsel imgeler oluşturmak gibi farklı yöntemlerin kullanılmasını önerdi. Uzman, duyuların ne kadar çok kullanılırsa, hafızanın o kadar güçlü çalıştığını vurguladı. Bu teknikler, özellikle öğrenciler ve yoğun bilgiyle çalışanlar için büyük önem taşıyor.</p><h3>Uzman: 'Kademeli tekrar uzun süreli hafızayı destekliyor'</h3><p>Chen, bilgilerin kademeli olarak tekrar edilmesinin, uzun süreli hafıza üzerinde olumlu etkiler yarattığını açıkladı. Bir bilgiyi ilk kez öğrendikten sonra, ertesi gün, bir hafta ve bir ay sonra tekrar etmenin, hafızayı güçlendirdiğini söyledi. Her şeyi bir anda ezberlemeye çalışmak yerine, zaman aralıklarını uzatarak yapılan tekrarların daha kalıcı sonuçlar verdiğini belirtti. Bu yaklaşım, unutkanlığı önlemede ve bilgilerin uzun vadede akılda kalmasında etkili oluyor. Chen'in önerileri, hafıza üzerinde bilinçli bir çalışma gerektirdiğini gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, Nörolog B. Chen'in açıkladığı yöntemler, hafıza kapasitesini artırmak isteyenler için yol gösterici nitelik taşıyor. Bilgiyi paylaşmak, çoklu duyuları kullanmak ve tekrar aralıklarını uzatmak, uzun süreli hafızanın güçlenmesine önemli katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/hafizayi-guclendirmek-ici-668_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286479</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kas-kaybetmeden-yag-yakmanin-yolu-sanilandan-daha-basit-olabilir-286479</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kas kaybetmeden yağ yakmanın yolu sanılandan daha basit olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman terapist E. Ladygina, kilo vermek isteyenler için kas kaybı olmadan yağ yakmanın yollarını açıkladı. Ladygina, diyet ve egzersizin birlikte uygulanmasının ideal olduğunu, ancak katı kısıtlamalara gerek olmadığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kas kaybetmeden yağ yakmanın yolu sanılandan daha basit olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman terapist E. Ladygina, fazla kilolardan kurtulmak isteyenlerin kas dokusunu koruyarak yağ yakabileceğini açıkladı. Ladygina, Lenta.ru'ya verdiği röportajda, kilo vermenin mutlaka katı diyetler gerektirmediğini vurguladı. Uzmana göre, yağ yakımı için ya kalori alımını azaltmak ya da günlük fiziksel aktiviteyi artırmak yeterli. Her iki yöntemi bir araya getirmek ise en iyi sonuçları sağlıyor. Ancak Ladygina, bu iki yöntemin birlikte uygulanmasının zorunlu olmadığını, bireylerin kendi yaşam tarzına uygun tercihlerde bulunabileceğini söyledi.</p><h3>Ladygina: 'Kas kaybı olmadan yağ yakımı mümkün'</h3><p>Ladygina, yoğun egzersiz yapan kişilerin bazen tartıda bir değişiklik görmese de vücutlarında belirgin bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. Yağ yakımı ile birlikte kas dokusunun güçlenmesi, kişinin vücut kompozisyonunu olumlu yönde etkiliyor. Uzman, bu yöntemin özellikle kas kaybı yaşanmadan yağların azaltılmasında etkili olduğunu belirtti. Ayrıca, yağ yakımı sırasında vücudun temel yapı taşı olan proteinden mahrum kalmadığını, bu sayede uzun süreli kalori açığına bağlı hormonal dengesizliklerin de önüne geçildiğini açıkladı.</p><h3>Uzmandan sağlıklı zayıflama için öneriler</h3><p>Ladygina, sağlıklı bir vücut için yağ yakımı odaklı kilo kaybının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Katı diyetlerin veya aşırı kısıtlamaların hem psikolojik hem de fizyolojik sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Uzman, dengeli beslenme ve düzenli egzersizin, kas dokusunu koruyarak yağ yakımını desteklediğini vurguladı. Ladygina'nın önerileri, kilo vermek isteyenlerin kaslarını kaybetmeden, sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde yağ yakımını mümkün kılıyor. Bu yaklaşım, uzun vadede daha kalıcı ve dengeli sonuçlar sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Ladygina'nın açıklamaları, yağ yakımı ve kas koruma arasındaki dengeyi ön plana çıkarıyor. Uzman, kilo vermek isteyenlerin vücut sağlığını riske atmadan, bilinçli ve dengeli bir yol izlemeleri gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kas-kaybetmeden-yag-yakma-472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286478</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kediler-geceleri-neden-miyavlar-uzmanlarin-isaret-ettigi-6-temel-neden-286478</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediler geceleri neden miyavlar? Uzmanların işaret ettiği 6 temel neden]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kedilerde gece miyavlaması, hem doğal içgüdüler hem de sağlık sorunları nedeniyle ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı kedilerde gece miyavlamasının ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini vurguluyor ve sahipleri dikkatli olmaya çağırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediler geceleri neden miyavlar? Uzmanların işaret ettiği 6 temel neden]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerde gece miyavlaması, birçok evcil hayvan sahibinin karşılaştığı yaygın bir sorun olarak öne çıkıyor. Özellikle sabaha karşı ve akşam saatlerinde artan bu davranış, hem kedinin içgüdüleri hem de bazı sağlık problemleriyle bağlantılı olabiliyor. Veterinerler, gece miyavlayan kedilerin davranışlarını dikkatle gözlemlemenin ve gerekirse profesyonel destek almanın önemli olduğunu belirtiyor. Kedilerde gece miyavlaması, sadece uykusuz gecelere yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda altında yatan nedenlerin anlaşılması için de bir uyarı işareti olarak kabul ediliyor.</p><h3>Veterinerler: 'Kedilerde gece miyavlaması doğal ve tıbbi nedenlere bağlı'</h3><p>Kedilerde gece miyavlaması çoğunlukla doğal bir davranış olarak görülüyor. Kediler, alacakaranlık saatlerinde daha aktif hale geliyor ve bu dönemde sesli iletişim kurabiliyor. Ancak veterinerler, kedilerde gece miyavlamasının sadece doğal içgüdülerle sınırlı olmadığını, bazen ciddi sağlık sorunlarının da işareti olabileceğini söylüyor. Özellikle böbrek hastalıkları, tiroid bezinin aşırı çalışması veya yaşlı kedilerde görülen bilişsel disfonksiyon sendromu, gece miyavlamasını tetikleyebiliyor. Bu tür durumlarda kedilerde gece miyavlaması ile birlikte yön kaybı, kafa karışıklığı veya tuvalet alışkanlıklarında değişiklikler de gözlenebiliyor. Böyle belirtiler fark edildiğinde, mutlaka bir veterinere başvurulması öneriliyor.</p><h3>Kedilerde gece miyavlamasında davranışsal ve çevresel etkenler öne çıkıyor</h3><p>Kedilerde gece miyavlaması, yalnızca sağlık sorunlarından kaynaklanmıyor. Dikkat çekme isteği, açlık veya oyun talebi de bu davranışın temel nedenleri arasında yer alıyor. Sahiplerinin her miyavlamaya tepki vermesi, kedinin bu davranışı alışkanlık haline getirmesine yol açabiliyor. Ayrıca erkek kedilerde eş bulma döneminde gece miyavlaması artabiliyor. Kısırlaştırma ve sterilizasyon işlemleri, bu tür davranışların önüne geçmekte oldukça etkili. Kedilerde gece miyavlaması, genç ve yeni ortama alışmaya çalışan kedilerde de sıkça görülüyor. Gün içinde yeterli zihinsel ve fiziksel uyarım almayan kediler, enerjilerini gece saatlerinde miyavlayarak dışa vurabiliyor. Bu nedenle etkileşimli oyuncaklar, tırmalama tahtaları ve yiyecek bulmacaları kullanmak, kedilerde gece miyavlamasını azaltmaya yardımcı olabiliyor.</p><p>Kedilerde gece miyavlaması, hem sahipler hem de hayvanlar için stres yaratabiliyor. Uzmanlar, bu davranışın altında yatan nedenlerin doğru şekilde tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor. Kedilerde gece miyavlaması devam ederse, mutlaka bir uzmana danışılması öneriliyor. Böylece hem kedinin sağlığı hem de evdeki huzur korunabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kediler-geceleri-neden-mi-979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286477</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/telefon-sifresini-vermedi-tahir-sarikaya-milyonlarca-liralik-para-trafigini-pr-geliri-olarak-savundu-286477</link>
      <pubDate>2026-08-05T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Telefon şifresini vermedi! Tahir Sarıkaya: Milyonlarca liralık para trafiğini PR geliri olarak savundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cem Küçük'e yönelik şantaj soruşturmasında tutuklanan Tahir Sarıkaya, ortaya çıkan ifadesinde milyonlarca liralık para trafiğini 'PR ve reklam geliri' olarak savundu. Başka bir soruşturmada tutuklu bulunan Haluk Levent'ten aldığı ödemeyi çocuğu için burs olarak niteleyen Sarıkaya, telefonunun şifresini yetkililerle paylaşmayı da reddetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Telefon şifresini vermedi! Tahir Sarıkaya: Milyonlarca liralık para trafiğini PR geliri olarak savundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cem Küçük'e yönelik şantaj soruşturması derinleştiriliyor. Küçük ile para trafiği tespit edilen Tahir Sarıkaya gözaltına alınmıştı. Şüpheli, savcılık ifadesinin ardından "şantaj" suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi. Mahkeme Tahir Sarıkaya'nın tutuklanmasına karar verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/tahirsarikayatrt2479-0508202638aefdc7.jpg"/><p><b>TELEFONUNUN ŞİFRESİNİ VERMEDİ</b></p><p>24 TV'de yer alan haber göre, Tahir Sarıkaya'nın savcılıkta verdiği 4 saatlik ifadenin detayları da ortaya çıktı. Sarıkaya telefonunun şifresini savcılıkla paylaşmayı reddetti. Cem Küçük ile aralarında para alışverişi bulunduğunu kabul etti. Bunun borç ve program ödemelerinden kaynaklandığını savunan Sarıkaya, "Tweet atılması ya da haber yapılması karşılığında para göndermedim." dedi. Ancak çelişki üzerine yöneltilen soruda, Cem Küçük'le birlikte katıldıkları açılış ve programların ödemelerini de yapmış olabileceğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/iphonereu1728664-0508202628bfbad1.jpg"/><p><b>"FATİH EKE'DEN TOPLAM 21 KEZ PARA ALDIM"</b></p><p>Tahir Sarıkaya'dan Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gözaltına alınan iş insanı Fatih Eke ile ilişkisini açıklaması da istendi. Sarıkaya, Fatih Eke'den hesabına para geldiğini doğruladı. İlk olarak ödemenin Bebek'te düzenlenen bir organizasyona gazeteci olarak katılmasının karşılığı olduğunu söyledi. Çelişki üzerine ise Fatih Eke'den toplam 21 kez para aldığını kabul etti. Sarıkaya, ödemelerin organizasyonların yanı sıra "Nigella" ürününün reklamı ve sosyal medya paylaşımları için yapıldığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/cemkucukaa2478878-050820267cd74a6e.jpg"/><p><b>HESABINDA ŞÜPHELİ KRİPTO PARA HAREKETLİLİĞİ</b></p><p>Savcılık şüphelinin Paribu hesabına 320 işlemde toplam 27 milyon 569 bin lira gönderdiği tespitini de gündeme getirdi. Sarıkaya, hesaba para yatırıp daha sonra çektiğini kabul etti. Ancak 27 milyon 569 bin liralık tutarı kabul etmedi. İşlemlerin para aklama amacı taşımadığını savundu.</p><p>Sarıkaya'nın avukatı ise aynı paranın defalarca hesaba giriş ve çıkışının toplanması nedeniyle işlem hacminin yüksek göründüğünü, kripto hesabındaki güncel bakiyenin yaklaşık 700 bin lira olduğunu ileri sürdü. Fatih Eke'den aldığı paraların kripto hesabıyla bağlantısı olmadığını savunan Sarıkaya, "Faiz haram olduğu için kripto hesabımı aktif olarak kullanırım." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/ahbaphaluklevent2475-050820264f0b819f.jpg"/><p><b>KKTC SORUSUNA EĞLENCE SAVUNMASI</b></p><p>Ancak hesabından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) gönderilen ve buradan alınan paralar sorulduğunda, söz konusu işlemleri aile dostuyla Kıbrıs'a giderek "Eğlenme amaçlı oyun oynamak" için gerçekleştirdiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/tahir-sarikaya-milyonlarc-731_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286476</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kirsehir-merkezli-feto-operasyonunda-8-gozalti-286476</link>
      <pubDate>2026-08-05T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kırşehir merkezli FETÖ operasyonunda 8 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Terör örgütü FETÖ'nün güncel yapılanmasının deşifre edilmesi ve geçmiş dönem örgütsel faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Kırşehir merkezli üç ilde düzenlenen operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kırşehir merkezli FETÖ operasyonunda 8 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Kırşehir'in yanı sıra Aksaray ve Kırıkkale'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/4b15c615566d469cbd80-0508202638c0e70c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Operasyonda S.Ç., Ö.F.Ö., K.D., Ş.U., M.Ö., R.L., T.R.E. ve E.G. isimli 8 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden R.L. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Ş.U., M.Ö. ve T.R.E. hakkında adli kontrol kararı verilirken, S.Ç., Ö.F.Ö., K.D. ve E.G. ise serbest bırakıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/aw76138501-05082026c77a44a3.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/kirsehir-merkezli-feto-op-237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286475</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/musta-anne-ve-babalarin-feryadi-devletinize-siginin-bu-firsat-bir-daha-gelmeyebilir-286475</link>
      <pubDate>2026-08-05T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muş'ta anne ve babaların feryadı: Devletinize sığının, bu fırsat bir daha gelmeyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muş'ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti İl Başkanlığı binası önündeki eylemlerini sürdürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muş'ta anne ve babaların feryadı: Devletinize sığının, bu fırsat bir daha gelmeyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her hafta çarşamba günü DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde toplanan aileler, çocuklarına teslim olmaları çağrısında bulundu.</p><p>Eyleme katılan Alaattin Koçhan, gazetecilere, yıllardır oğlundan haber alamadığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42146062.jpg"/><p>Eylemlerini sürdüreceklerini belirten Koçhan, &quot;Oğlum, sana sesleniyorum. Devlet sizler için birçok yasal düzenleme yaptı. Bu fırsatı değerlendirin, orada beklemenin bir anlamı yok. Gelin devletinize teslim olun. Sizleri bekliyoruz. Bu sizin için önemli bir fırsat. Belki bir daha böyle bir imkan olmayabilir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42146060.jpg"/><p>Anne Naciye Sönmez Yıldız ise &quot;Yıllardır oğlumu bekliyorum, onu çok özledim. Oğlum gelin teslim olun, kardeşin, ağabeyin, ablan, hepimiz seni bekliyoruz. Bu hasret bitsin.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/42146064.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/05/musta-anne-ve-babalarin-f-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>