<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288850</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/konya-selcukluda-icradan-satilik-141-m2-daire-288850-288850</link>
      <pubDate>2026-08-26T08:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Konya Selçuklu'da 141 m² daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 10.000.000 &#8378; olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/9524 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2201717/emlak-konut-konya-selcukluda-141-m2-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/konya-selcukluda-icradan--757_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288849</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yalova-cinarcikta-icradan-satilik-229-m2-dubleks-daire-288849-288849</link>
      <pubDate>2026-08-26T08:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Yalova Çınarcık'ta 229 m² dubleks daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.000.000 &#8378; olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/1018 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2202803/emlak-konut-yalova-cinarcikta-229-m2-dubleks-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/yalova-cinarcikta-icradan-443_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288848</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ordu-universitesi-ogretim-gorevlisi-alacak-288848-288848</link>
      <pubDate>2026-08-26T08:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu Üniversitesi Rektörlüğünden Öğretim Görevlisi Alım ilanı yayınlandı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, Üniversitemiz Akademik Birimlerine Öğretim Elemanı alınacaktır.</p><p>Üniversitemize, 2547 sayılı Kanun ve "Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre öğretim elemanı alınacaktır.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2203570/kamu-akademik-personel-akademik-personel-alimlari-ordu%C2%A0universitesi%C2%A0rektorlugunden-ogretim-elemani-alim-ilani">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/ordu-universitesi-ogretim-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gaziantepte-kacan-surucu-kovalamaca-sonucu-yakalandi-4-araca-carpti-288846</link>
      <pubDate>2026-08-26T08:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te kaçan sürücü kovalamaca sonucu yakalandı, 4 araca çarptı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in Nizip ilçesinde polisin ‘dur' ihtarına uymayarak kaçan sürücü, kovalamaca sırasında park halindeki 4 araca çarptıktan sonra yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep'te kaçan sürücü kovalamaca sonucu yakalandı, 4 araca çarptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, gece saatlerinde Nizip ilçesi Mustafa Kökmen Bulvarı'nda meydana geldi. İddiaya göre, polis arama noktasında 'dur' ihtarına uymayan sürücü aracıyla kaçmaya başladı. Şahsın kaçması üzerine takibe başlayan polis ekipleri, şahsı yakalamaya çalışırken şahıs ise ısrarla kaçmaya devam etti. Bir süre yaşanan kovalamacanın ardından kaçan şahıs, park halindeki 4 araca çarparak durdu. Araçtan inen sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/=YtWHE5C7UpS_EJWPUpG7YBGfEFKnYdWHE9aXYdS_YRG7YVa3A5C_ERaPExWrIRC7E9WfYBWDU1KbQ9az.jpg"/><p>Şahsın aracı ile çarptığı araçlarda maddi hasar meydana gelirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/=YNG_IRaTUBWjYRKTUpKTYVanEFKnYdG_URaPYdKbYdS7U5a3A9GrYJC7YtS_Q9GPQ9KrYVWHU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/gaziantepte-kacan-surucu--357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288845</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/1-milyon-euroyu-aciklayamadi-288845</link>
      <pubDate>2026-08-26T07:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1 milyon Euro'yu açıklayamadı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın kendisinden aldığı 1 milyon Euro'nun kaynağını açıklayamadı. Savcı, baba İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1 milyon Euro'yu açıklayamadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 69. duruşmasında, İstanbul Beylikdüzü'nde 3 daire üzerinden elden para aldığı iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun babası tutuksuz sanık Hasan İmamoğlu savunma yaptı.  Duruşmada "Eylem 34" başlığında incelenen Bodrum'daki villa ve arazi alımı  gündeme geldi. Duruşma savcısı, Tuncay Yılmaz'ın 1 milyon euro'ya ilişkin SEGBİS kaydını Hasan İmamoğlu'na aktardı. </p><p><b>HAZIRLIKSIZ YAKALANDI</b></p><p>Kayıtta Tuncay Yılmaz'a, "Bu parayı Hasan İmamoğlu'ndan aldığınız süreç nasıl gelişti?" diye sorulduğu, Yılmaz'ın ise "Borç verdi Hasan Bey" yanıtını verdiği hatırlatıldı. Yılmaz, "Bu parayla ilgili Hasan Bey'den elden mi aldınız?" sorusuna 'evet' yanıtını verdi. Savcı, baba İmamoğlu'na, Tuncay Yılmaz'ın savunmasında, kendisine elden 1 milyon avro verdiği iddiasını aktararak bu paranın kaynağını sordu. İmamoğlu'nun avukatı da bu hususun iddianamede yer almadığı gerekçesiyle müvekkilinin böyle bir soruya hazırlıklı gelmediğini ve usule aykırı olduğunu söyledi. İmamoğlu, hesabında her zaman para bulunduğunu, bu durumla ilgili net bilgisinin olmadığını söyledi. </p><p><b>MUHASEBE KAYDI YOK</b></p><p>İmamoğlu daha sonra 1 milyon euronun kendisinden alındığını doğrulayarak "Tuncay Bey benden bu parayı aldı" dedi. Duruşma savcısı, Tuncay Yılmaz'a verildiği doğrulanan 1 milyon euro'nun muhasebe kaydını sordu. Hasan İmamoğlu, şirketle ilgilenmediğini savunarak kaydı incelemediğini söyledi, "Vallahi ben şirketle ilgilenmediğim için muhasebe kaydı var mı diye incelemedim. Mutlaka vardır" diye konuştu.</p><p><b>SAVCIDAN SUÇ DUYURUSU</b></p><p>Bunun üzerine savcılık, Yılmaz'a verilen 1 milyon euro'nun kaynağının belirsiz olduğu gerekçesiyle Hasan İmamoğlu hakkında 'aklama' suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/muzafferbeyaz-260820260346b582.jpg"/><p><b>'10 MİLYON LİRAYA KARŞILIK 7 DAİRE, 5 DÜKKAN VERDİK'</b></p><p>İmamoğlu davasında savunma yapan tutuksuz müşteki sanık iş insanı Muzaffer Beyaz, Bakırköy ve Beylikdüzü'ndeki projelerde ruhsat, iskân ve belediye işlemleri sırasında kendilerinden talep edildiğini söylediği milyonlarca avro ve dolarlık ödemeleri anlattı. Beyaz, ortakları arasında bulunduğu Kapasite AVM'nin kapalı otoparkını ücretli hale getirmek için yaptıkları başvuruda kendilerinden 5 milyon avro rüşvet talep edildiğini belirtti. Kabul etmeyince AVM'ye idari para cezası kesildiğini, açtıkları dava sonucunda ise beraat ettiklerini ve cezanın iptal edildiğini açıkladı.</p><p><b>BABASINA DEVREDİLDİ</b></p><p>Beylikdüzü'ndeki bir projede ruhsat aşamasında 20 milyon TL'lik rüşvet talebiyle karşılaştıklarını anlatan Beyaz, iki okul yapıldığını ve ortaklıklarına düşen 10 milyon TL'lik kısmın Adem Soytekin'e hak edişlerinin üzerinde 7 daire ve 5 dükkân olarak verildiğini söyledi. Beyaz, daha sonra Murat Çalık'ın bu dairelerden 4'ünün Hasan İmamoğlu'na devredilmesini istediğini, talebin Adem Soytekin ve Oktay Hamzoğlu aracılığıyla kendilerine iletildiğini aktardı. </p><p><b>400 MİLYON DOLAR İMAMOĞLU'NA GİTTİ</b></p><p>Davanın kilit isimlerinden Ertan Yıldız, Ekrem İmamoğlu'nun kendisine bakanlık teklif ettiğini belirterek, "İSTAÇ'a gitmesi gereken 400 milyon dolar İmamoğlu'nun cebine gitti" dedi.</p><p>İmamoğlu suç örgütü davasında 'örgüt yöneticisi' suçlamasıyla tutuklandıktan sonra etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Ertan Yıldız, savunma yaptı. 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi istenen Yıldız, "Bana 'kaçar' dediler, kaçmadım. Bu anı uzun süredir bekliyordum" dedi. Ekrem İmamoğlu ile 2014 seçimleri sırasında tanıştığını ve 3 danışmanından biri olduğunu kaydeden Yıldız, "O beni iyi tanır, ben de onu" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/imamoluertanyldz-26082026d70add0b.jpg"/><p>Cebeci maden sahasındaki hafriyat gelirlerini anlatan Yıldız, "İSFALT bir ihale açıyor. MAPEG, 170 bin ton hafriyat dökülmesine izin veriyor. Ancak beş yıl içerisinde bölgeye 185 milyon ton hafriyat dökülüyor. Bu nasıl mümkün olabilir? Bu hafriyat İSTAÇ'ın sahasına dökülse 800 milyon dolarlık gelirin 400 milyon doları İSTAÇ'a kalacaktı. İSTAÇ 4 yıl boyunca bu gelirden mahrum bırakıldı. Bu para kimin cebine gitti? Etkin pişmanlık ifademde var" dedi. Yıldız, etkin pişmanlık ifadesinde bu paranın İmamoğlu'na gittiğini iddia etmişti.</p><p><b>BAKANLIK VAAT ETTİ</b></p><p>İBB'nin yaklaşık 4.5 milyar dolarlık iştiraklerinin sorumluluğunu doğrudan İmamoğlu'nun verdiğini söyleyen Yıldız, "2019'dan Kasım 2023'e kadar iştirakleri koordine eden, denetleyen ve başkan adına hareket eden bir pozisyonda görev yaptım" itirafında bulundu. İmamoğlu'nun kendisine vaat ettiği iddia edilen bakanlık teklifini anlatan Yıldız, şunları anlattı: "Aramızdaki güven ilişkisinin sağlam bir noktada olmadığını düşünüyordum. Orada kalsaydım farklı bir sistemin merkezinde yer almam gerekiyordu. Ben de görevimi bıraktım. 2023'te meclis üyesi olmamı istedi. Kabul ettim. Ben İmamoğlu ile çalışarak başarılı olmayı ve cumhurbaşkanlığına kadar birlikte gitmeyi hedefliyordum. Kendisi, bu yolun sonunda bana bakanlık verileceğini söyledi. Kabul ettim. Ancak bu yolu yürüyebilmem için farklı bir finans yapılanmasının merkezinde olmam gerekiyordu. Bunu reddederek ayrıldım. 2023'te İmamoğlu beni başkanlık odasına çağırdı. Fatih Keleş de odadaydı. Keleş, 'Ben para işlerinden yoruldum, bundan sonra Ertan Bey ilgilensin' dedi. İmamoğlu ise 'Kararı ben veririm. Ertan Bey istemiyorsa kalsın' karşılığını verdi."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/ertanyldz-26082026721aaf11.jpg"/><p><b>DOSYALARLA GELDİ</b></p><p>Ertan Yıldız, elinde büyük bir dosya çantası ve sırt çantasıyla duruşmaya katıldı.</p><p><b>YILDIZ, SİSTEMİ TEK TEK ANLATTI</b></p>Ertan Yıldız, mahkemede örgütün belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, Boğaziçi İmar, metro ve araç ihaleleri ile Cebeci hafriyat sahası üzerinden işleyen para ve komisyon sistemini de anlattı. Önceki etkin pişmanlık ifadelerinin tamamının arkasında olduğunu vurgulayan Yıldız, Medya AŞ'deki "kapalı devre" yapıyı, Bebek Otel'deki yüzde 10 pazarlığını, Boğaziçi'ndeki gayriresmi yapılanmayı ve "adrese teslim" şartnameleri tek tek açıkladı. Yıldız, yapıyı anlatırken, Medya AŞ'ye ilişkin toplantıların Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Serdal Taşkın tarafından yapıldığını söyledi. En çarpıcı bölüm ise Doğuş Holding'den istenen 10 milyon dolara ilişkin oldu. Yıldız, Saraçhane'deki toplantıda Ekrem İmamoğlu'nun ödemenin bir kısmının seçim öncesinde nakit alınmasını istediği konuşmaya bizzat şahit olduğunu söyledi.  Yıldız'ın anlatımına göre İmamoğlu 10 milyon doların durumunu sordu. Can Akın Çağlar, şirket yöneticisiyle görüştüğünü ve ödemenin resmi olarak nasıl yapılacağını konuştuğunu söyledi. Tam bu noktada İmamoğlu'nun müdahale ettiğini anlatan Yıldız, İmamoğlu'nun "Resmi değil. Bunun bir kısmını nakit olarak vermeleri lazım. Seçimler yaklaşıyor, bir daha konuşun" dediğini anlattı.  ]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/1-milyon-euroyu-aciklayam-543_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288844</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/barcelona-kktcyi-tanidi-288844</link>
      <pubDate>2026-08-26T07:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Barcelona KKTC'yi tanıdı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanyol futbol kulübü Barcelona'nın akademisi tarafından KKTC'de düzenlenecek ‘Lefkoşa Kamp', Rum tarafının tepkisini çekti. 7-20 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan futbol kampını ‘düşünülemez' olarak nitelendiren Rum ELAM Partisi, kampın iptal edilmesini istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Barcelona KKTC'yi tanıdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Parti, hem İspanya hükümetine hem de Dışişleri'ne çağrıda bulunarak organizasyonun engellenmesi için harekete geçilmesini talep etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/b-26082026a23a215c.jpg"/><p>Barcelona Rumların tepkilerine rağmen ğeri adım atmazken, ELAM, Zamna müzik festivali de hedef aldı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, iki uluslararası organizasyonun iptali yönündeki girişimi şiddetle kınadığını ifade etti. Üstel, Kıbrıs Türk halkının dünya ile temas kurmasından ve gençlerin uluslararası organizasyonlarda yer almasından rahatsızlık duyan çevrelere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/fcbarcelona-260820269c1eb11b.jpg"/><p><b>'RADİKAL SESLERE PAYE VERİLMEMELİ'</b></p><p>AK Parti İzmir Milletvekili ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Barcelona'nı kararından memnuniyet duyuyoruz. Sporun mesafeleri kaldıran birleştirici yönüne müstesna bir örnek teşkil edecek bu organizasyon adanın ortak geleceği ve uluslararası entegrasyonu bakımından da çok değerli. Rum tarafının içeriden yükselen radikal seslere paye vermeden sağduyu ile hareket etmesini diliyor, organizasyonun engellenmesi yönündeki aşırılıkçı reflekslerin diplomasi katında karşılık bulmamasını temenni ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/barcelona-kktcyi-tanidi-964_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288843</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahcenin-yeni-transferleri-stadi-gezdi-288843</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'nin yeni transferleri stadı gezdi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Tarfin'in yeni transferleri Marcus Bingham Jr. ve Johnny Juzang, Chobani Stadı'nı ziyaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe'nin yeni transferleri stadı gezdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımı'nın yeni transferleri Marcus Bingham Jr. ve Johnny Juzang, Chobani Stadı'nı ziyaret etti.</p><p>Sarı-lacivertli kulübün açıklamasına göre Chobani Stadı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'ni gezen ABD'li oyuncular, Fenerbahçe Müzesi'nde kulüp tarihi hakkında bilgiler aldı.</p><p>Ardından Maraton Fenerium Mağazası'nı gezen Bingham Jr. ve Juzang, Fenerbahçeli taraftarların ilgisiyle karşılaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/balksz1-260820264ae3e93d.jpg"/><p>İkili, son olarak soyunma odaları ve saha içini gezerek ziyaretlerini tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/fenerbahcenin-yeni-transf-345_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursada-feci-kaza-1i-agir-4-yarali-288842</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'da feci kaza: 1'i ağır 4 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde servis minibüsü, otomobil ve cipin karıştığı zincirleme kazada 1'i ağır 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'da feci kaza: 1'i ağır 4 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, saat 19.00 sıralarında Yeni mahalle Hamzabey Caddesi ile Esenler Caddesi'nin kesiştiği kontrolsüz kavşakta meydana geldi. Hamzabey Caddesi'nde seyir halinde olan Cüneyt Z. yönetimindeki 16 S 6057 plakalı servis minibüsü, Esenler Caddesi'nden çıkan Barış A. (35) yönetimindeki 16 PE 074 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil, sokakta bekleyen Ender Ü. idaresindeki 41 AGM 494 plakalı cipe çarptı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/aw77458601-260820267270daa3.jpg"/><p>Kazada servis minibüsündeki yolcu Melike Y. (49), otomobil sürücüsü ile yolcular Ahmet K. (34) ve Mustafa A. (21) yaralandı. Yaralılar ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan Mustafa A.'nın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Kaza anı bir sürücünün araç kamerasına saniye saniye yansıdı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/aw77458602-260820268cb02924.jpg"/><p>Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/bursada-feci-kaza-1i-agir-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288841</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adiyamanda-42-buyuklugunde-deprem-288841</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da 4,2 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adıyaman'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adıyaman'da 4,2 büyüklüğünde deprem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Adıyaman'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu.</p><p>Saat 21.43'te Sincik ilçesinde meydana depremin, yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/adiyamanda-42-buyuklugund-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288840</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-hurmuz-bogazindaki-gecis-koridoru-7-mil-genisliginde-ve-guney-koridoru-kapatildi-288840</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş koridoru 7 mil genişliğinde ve güney koridoru kapatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ile varılan anlaşmada Hürmüz Boğazı'ndaki taşıma güzergahının 7 mil genişliğinde olduğunu belirterek, güney koridorun kapatıldığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş koridoru 7 mil genişliğinde ve güney koridoru kapatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna konuşan Garibabadi, Umman ile Hürmüz Boğazı&#39;ndaki deniz taşımacılığı güzergahına ilişkin varılan anlaşmanın ayrıntıları hakkında bilgi verdi.</p><p>İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı&#39;nda ortak koridorun etkinleştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını belirten Garibabadi, bunun güney koridorunun kapatılması anlamına geldiğini ifade etti.</p><p>Yapılan anlaşma kapsamında boğazdaki taşıma güzergahının geçici olarak 7 mil genişliğinde olmasının kararlaştırıldığını dile getiren Garibabadi, Umman&#39;ın güney güzergahını tamamen kapatmayı kabul ettiğini ve halihazırda İran silahlı kuvvetlerinin güney güzergahından geçişe izin vermediğini vurguladı.</p><p>Garibabadi, söz konusu güzergahın geçici olduğunu ve Umman ile kalıcı bir güzergah konusunda müzakere edileceğini söyledi.</p><p>Hürmüz Boğazı&#39;nın hala kapalı olduğunu ve İran&#39;ın boğaz üzerinde tam kontrol sahibi olduğunu savunan İranlı yetkili, gemilerin boğazdan geçtiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p><p>Garibabadi, ABD ve diğer ülkelerin, "Hürmüz Boğazı&#39;nın yalnızca İran&#39;ın belirlediği düzenlemeler çerçevesinde açılacağını" bilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p><b>- "BOĞAZIN AÇILMASI İÇİN ABD TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRMELİ"</b></p><p>&quot;Hürmüz Boğazı&#39;nın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir adım atılmadan önce ABD, ihlal ettiği tüm taahhütlerini eksiksiz şekilde yerine getirmelidir.&quot; diyen Garibabadi, şöyle devam etti: <br></p><p>&quot;Hürmüz Boğazı&#39;nın yeniden açılması, ancak tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve Yemen&#39;in durumunun çözüme kavuşturulması karşılığında gerçekleşecektir.&quot; </p><p>Garibabadi, İran ile Umman arasında bugün varılan mutabakatların metninin yayımlanmayıp basın açıklaması yapılmasının nedeninin ise, Tahran yönetiminin henüz herhangi bir taahhütte bulunmamış olmasından kaynaklandığını söyledi.</p><p><b>- BOĞAZ'DAKİ MAYIN SORUNU</b></p><p>Bazı ABD&#39;li yetkililerin, mayınların temizlendiği, bazılarının da temizlenmesi için gemi gönderileceği yönündeki açıklamalara ilişkin soru üzerine Garibabadi, &quot;Eğer ABD mayınların tamamen temizlendiğini iddia ediyorsa neden bir ABD gemisi geçiş yapmıyor? Eğer temizlediler ise neden geçmiyorlar? İran&#39;dan başka kimse bu mayınların yerini bilmiyor.&quot; dedi.</p><p>ABD&#39;nin mayın tarama gemileri gönderme planlarına tepki gösteren İranlı yetkili, &quot;ABD&#39;nin mayın tarama gemileri bölgeye girerse bizim için hedef olur. Trump&#39;ın mayın temizlemeye ilişkin açıklamaları sadece piyasaları sakinleştirmeye yöneliktir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- PAKİSTAN ÜZERİNDEN ABD'YE İLETİLEN MESAJ</b></p><p>Garibabadi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir&#39;in Tahran ziyaretinde İran&#39;ın ABD&#39;ye gönderdiği mesajda başka bir müzakereye gerek olmadığının, ABD&#39;nin yapılan İslamabad mutabakatına uyması ve Hürmüz Boğazı&#39;nın açılması için mutabakat zaptındaki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğinin iletildiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/iran-hurmuz-bogazindaki-g-360_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/spacex-louisiana-eyaletinde-100-milyar-dolarlik-uzay-ussu-insa-edecek-288839</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SpaceX, Louisiana eyaletinde 100 milyar dolarlık uzay üssü inşa edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Uzay, havacılık ve yapay zeka şirketi SpaceX, ABD'nin Louisiana eyaletinde 100 milyar dolarlık bir yatırımla uzay üssü kuracağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SpaceX, Louisiana eyaletinde 100 milyar dolarlık uzay üssü inşa edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX&#39;ten yapılan açıklamada, kurulacak tesisin yılda binlerce fırlatmayı desteklemesinin ve uzay uçuşlarını önemli ölçüde artırmasının hedeflendiği bildirildi.</p><p>Şirketin gelecek 10 yılda doğrudan 3 bin yeni istihdam yaratmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, 8 binin üzerinde de dolaylı istihdam öngörüldüğü kaydedildi.</p><p>Açıklamada, 100 milyar dolarlık bir yatırımla kurulacak tesisin, şirketin dördüncü ve en büyük fırlatma tesisi olacağına işaret edilerek, Starship görevlerinin artırılmasında önemli rol oynayacağı vurgulandı.</p><p>Tesis tamamlandığında, her birinde iki fırlatma rampası ve bir yakıt tesisi bulunan beş fırlatma kompleksini içermesinin beklendiği belirtilen açıklamada, projede ayrıca yakıt üretim tesisi, enerji üretim tesisi, araç işleme tesisi ve çalışanlar ile aileleri için konutların da bulunacağı aktarıldı.</p><p>Açıklamada, inşaatın 2027&#39;de başlamasının, ilk fırlatmanın ise 2029 gibi erken bir tarihte gerçekleştirilmesinin hedeflendiği bildirildi.</p><p>SpaceX&#39;in Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, &quot;Şimdiye kadar yalnızca bilim kurguda var olmuş bir uzay üssü inşa etmeye hazırlanıyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Şirketin insanların yıldızları keşfetmek üzere dışarıda olduğu bir gelecek yaratmak amacıyla kurulduğunun altını çizen Musk, bunun da ancak uzaya gitmenin uçakla seyahat etmek kadar rutin hale geldiğinde mümkün olacağını belirtti.</p><p>Musk, Louisiana&#39;da kurulacak &quot;Starbase, Louisiana&quot; adlı üssün geleceğin önünü açacağını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/spacex-louisiana-eyaletin-527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-sanik-ertan-yildiz-savunmasini-yapti-288838</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında sanık Ertan Yıldız savunmasını yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 69. duruşmasında, eski İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın savunması alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında sanık Ertan Yıldız savunmasını yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunması alınan tutuksuz sanık Yıldız savunmasına, &quot;Bana geçen sürede, &#39;Yalan söyler, kaçar, pişmancık.&#39; dediler. Karşınızdayım gördüğünüz gibi kaçmadım. Hakikatleri söylemek için buradayım.&quot; diyerek başladı.</p><p>Ekrem İmamoğlu ile 2014&#39;te seçim çalışmaları döneminde tanıştıklarını, Beylikdüzü&#39;nde seçimi kazanınca hayırlı olsun ziyaretine gittiklerini, kendisinin iş insanı, İmamoğlu&#39;nun ise siyasetçi olarak iyi ilişkileri olduğunu söyledi.</p><p>Yıldız, İmamoğlu&#39;nun kendisine bir yemekte &quot;İBB Başkanı olursa kendisiyle çalışmak için hazır olduğunu&quot; söylediğini, bu teklifin kendisini heyecanlandırdığını, manevi duygularla hareket ederek teklifi kabul ettiğini anlattı.</p><p>Daha sonra 2019&#39;da İmamoğlu&#39;nun İBB Başkanı olduktan sonra kendisini resmi başkan danışmanı olarak atadığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Ekrem İmamoğlu bana &#39;Sen şirketlerle ilgili uzmansın. Seni iştirak şirketlerin sorumlusu yapmak istiyorum.&#39; dedi. Hayatım şirketlerle geçtiği için kabul ettim. Şirketleri devraldığımızda ciddi problemleri vardı. Kasım 2023&#39;te meclis üyesi olmak için istifa ettim. Bıraktığımda sadece Beltur ve metro zarardaydı. Beltur pandemiden çok etkilenmişti. Şirketleri 4,5 yıl boyunca başarılı şekilde yönettim. Neden ayrıldım? Burası önemli. Zaman içinde yönetim anlayışında ciddi değişiklikler oldu. Kalsaydım ya farklı bir sistemin içerisinde olmam gerekiyordu ya da bırakmam gerekiyordu, ben de bıraktım. Kendisi en azından meclis üyesi olmamı istedi, ben de temasımız devam etsin diye kabul ettim. Oraya çalışmak, başarılı olmak için gittim. Zaman içinde gördüm ki finans kaynaklarını geliştirme anlamında benim de yönettiğim şirketlerin içinde olduğu gayri yasal birtakım yapılanmalar oldu, bunlardan rahatsız oldum. Ya devam edecektim ya bırakacaktım, ben de bıraktım.&quot;</p><p>İlerleyen süreçte İmamoğlu&#39;nun bir gün kendisini çağırdığını, gittiğinde tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş&#39;in de orada olduğunu aktaran Yıldız, &quot;Fatih Keleş bana dönerek, &#39;Artık para işleriyle uğraşmaktan yoruldum. Ertan bu işlerle ilgilensin.&#39; dedi. Ben de istemedim. Sayın Başkan, &#39;Bu işlere ben karar veririm. Ertan Bey istemiyorsa şimdilik kalsın.&#39; dedi. Beni o sistemin içine sokmak istediler, ben reddettim.&quot; şeklinde savunma yaptı.</p><p>Yıldız, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu sisteme dahil olduktan sonra İmamoğlu&#39;yla arasında sorunlar olmaya başladığını, Gülibrahimoğlu&#39;nun kendisinden hoşlanmadığını anladığını, Keleş&#39;i etkilediğini, dolayısıyla İmamoğlu&#39;nun da bundan etkilendiğini söyledi.</p><p>Bir toplantıda Gülibrahimoğlu&#39;nun iştirak şirketlerden birini zarara yol açacak şekilde teklif sunduğunu, İmamoğlu&#39;nun da &quot;Gülibrahimoğlu nasıl istiyorsa öyle olacak.&quot; dediğini aktaran Yıldız, bu ifadeyle İmamoğlu&#39;nun kendisini genel müdürlerin önünde ezdiğini ifade etti.</p><p>Yıldız, Cebeci bölgesinin taş ocağı olarak kullanıldığını, zaman içinde çok büyük çukurlar oluştuğunu ve buranın çevreye zarar veren bir alan haline geldiğini, İSTAÇ&#39;ın burada yüz binlerce lira zarara uğratıldığını iddia etti.</p><p>Cebeci sahasının ıslah edilmesine yönelik birtakım çevre yatırımları yapıldığını aktaran Yıldız, &quot;Diyorlar ki İSFALT&#39;ı buraya ortak edelim, İSFALT bu yatırımı yapsın. Bunun karşılığında da İSFALT o bölgedeki Kuzey Cebeci Maden AŞ ve Güney Cebeci Maden AŞ&#39;ye belli oranda ortak olsun.&#39; 2018&#39;de yapılan protokolle İSFALT, belli oranda ortak oluyor ve bir meblağı MAPEG&#39;e vererek o yatırımlara, taahhüdün altına giriyor.&quot; dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/97338e4c091c4471a523-26082026176f5722.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bölgeye 5 yıl içinde yaklaşık 185 milyon ton hafriyat döküldüğünü, bunların taşınması için gerekli izinleri belediyenin verdiğini söyleyen Yıldız, her gün yaklaşık 5 bin tırın buraya hafriyat döktüğünü, herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, ayrıca 170 bin ton hafriyat için izin alınan alana hiç hafriyat dökülmediğini, bu hafriyatın İSTAÇ&#39;ın belirlenen alanlarına dökülmesi halinde ise 400 milyon dolarlık geliri olacağını öne sürdü.</p><p>Yıldız, bu ve bunun gibi olayların içinde olamayacağını anlayınca kendi işlerinin başına geçtiğini, İmamoğlu&#39;nun da son zamanlarda kendisiyle görüşmediğini, mesajlarına cevap vermediğini kaydederek, &quot;Benim ya da iştirakler koordinasyonunda çalışan herhangi birinin hiçbir ihalenin ticari boyutuna ihale kararına karışmak gibi yetkisi yoktur. Bu bir denetim sistemidir. Örgüt yöneticisi olmam benim iştiraklerden sorumlu olmamla ilişkilendiriliyor. Bana hiçbir zaman ihalelerin yaklaşık maliyeti gelmez.&quot; diye konuştu.</p><p>Bazı iştirak şirketlerinin genel müdürlerinin hakkında verdiği ifadelere ilişkin Yıldız, bunların doğru olmadığını, iştirakler koordinasyon yapısının illegal olmadığını, burada çalışan kişilerin başarılı kişiler olduğunu savundu.</p><p>Yıldız, tutuklanmasına neden olan eylemde yer alan Capacity AVM ruhsatı olayına ilişkin, &quot;Bakırköy Belediyesinde icrai yetkim yoktur. Bir AVM otoparkına ruhsat vermek gibi bir yetkim yok. Herhangi bir kimseye talimat vermedim.&quot; dedi.</p><p><b>- MAHKEME BAŞKANI VE DURUŞMA SAVCISININ SORGUSU</b></p><p>Mahkeme başkanı Selçuk Aylan&#39;ın &quot;Etkin pişmanlık ifadeleriniz var. Bunlar doğru mudur?&quot; sorusu üzerine Yıldız, &quot;Doğrudur, tamamen arkasındayım.&quot; yanıtını verdi.</p><p>Duruşma savcısının, market kartlarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin iddianamede yer alan iddiaları sorması üzerine ise Yıldız, &quot;Görünürdeki amacı hayır. Bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. İlçelere, belediye başkan adaylarına, CHP örgütlerine dağıtılmıştır.&quot; beyanında bulundu.</p><p>Savcının, &quot;Fatih Keleş ile gerginlik hangi süreçte başladı?&quot; sorusunu Yıldız, &quot;Murat Gülibrahimoğlu ile samimi olunan süreçte. Keleş önünün açılmasını istedi ama benim öyle bir anlayışım yoktu.&quot; şeklinde yanıtladı.</p><p>Mahkeme başkanı Aylan&#39;ın &quot;Nedir bu sistem?&quot; sorusu üzerine Yıldız, &quot;Bu sistem, kaynak yaratma için kurulan bir yapı. Birkaç ayağı var. Cebeci maden bölgesi, ihaleler, Medya AŞ gibi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- EKREM İMAMOĞLU VE ERTAN YILDIZ ARASINDAKİ DİYALOGLAR</b></p><p>Söz alan Ekrem İmamoğlu, Yıldız&#39;a, &quot;İstanbul Yönetim AŞ (İYA) nedir? Neyle sorumludur? İYA denilen şey yeni dönemde bütün iştirak şirketlerinin yönetimini kontrol eden koordinasyon, başkanlıklar dediğimiz, o başkanlıklara da başkanlık edecek şekilde tasarladığımız bir şirket. Bu şirketin yönetim kurulu başkanı oldunuz mu, nasıl ilişiğinizi kestiniz?&quot; sorusunu yöneltti.</p><p>Yıldız&#39;ın, yönetim kurulu başkanı olarak İYA&#39;da 2 kez toplantı yaptığını söylemesi üzerine İmamoğlu, &quot;O zaman tembelmişsiniz. Yönetim kurulu başkanı olmanıza rağmen &#39;İBB&#39;yle ilişiğimi kestim.&#39; niye diyorsunuz?&quot; diye sordu.</p><p>İlişiğini kestiğini, söz konusu toplantıların icra toplantısı olmadığını dile getiren Yıldız, &quot;Hiçbir icra toplantısına katılmadım, katılmamamı istediniz.&quot; şeklinde karşılık verdi.</p><p>Ekrem İmamoğlu&#39;nun &quot;İYA&#39;dan ne zaman ayrıldınız? Yönetim kurulu başkanıydınız, dolayısıyla bütün 30 iştirakin sorumluluğunu alan hukuki mali denetimini yapan iştirakten bahsediyorum. Yaptınız? Doğru mu?&quot; sorusuna Yıldız, &quot;İYA, iştirak şirketlerinin denetimi için kurulmuş şirkettir. Yönetim kurulunun icra yetkisi yoktur. Genel müdürün toplantılarını birkaç kez yaptım, o toplantıları da grup başkanıyla konuştuk. Meclisle ilgili haberdar olmak için siz de istediniz.&quot; yanıtını verdi.</p><p>Bunun üzerine İmamoğlu, &quot;İYA&#39;da herhangi birinin diğer iştirakler gibi özlük hakkı alsın diye yönetim kurulu üyeliği yoktur. 7 grup başkanının yönetim kurulu üyesi olduğu, genel müdürün toplayamadığı, sadece yönetim kurulu başkanının topladığı şirkettir ve siz seçimden sonra da buranın yönetim kurulu başkanlığını yaptınız.&quot; dedi.</p><p>Ertan Yıldız da &quot;İYA yönetim merkezi değildir. Bunu siz de çok iyi biliyordunuz, denetim fonksiyonu olan şirkettir. Benim orada olma sebebim iştirak başkanı olduğum aynı zamanda iyi tanıdığım içindir. Hiçbir icrai faaliyetin içinde olmadım. Benimle hiç toplantı yaptınız mı? Şaban beyle yaptınız.&quot; beyanında bulundu.</p><p>İmamoğlu, Yıldız&#39;a, &quot;İfadenizde &#39;2023&#39;ün ikinci yarısından sonra ayrıldım.&#39; dediniz, sonra kasımda dediniz. Tutarsızlıklar çok fazla her detaya girecek değilim. Yerel seçim yaklaştığında bana Bakırköy Belediye Başkanı olmak istediğinize dair çok fazla bilgi geldi. Siz de ifade ettiniz, ben de size şunu söyledim. &#39;Birincisi, görevinize devam edebilirsiniz.&#39; dedim. İkincisi, &#39;İş adamısın. Temsiliyetin güçlü olur. Üçüncüsü siyaset farklı mecra, burada üye olursan hem İBB&#39;de ve değerli bir pozisyonda olmanı isterim hem de siyasete alışırsın.&#39; dedim. Sonra meclis üyesi olma teklifimi kabul ettin. Daha sonra İYA&#39;nın başına geçtin. Doğru mu?&quot; sorusunu yöneltti.</p><p>Yıldız&#39;ın, İmamoğlu&#39;nun söylediklerinin kısmen doğru olduğunu ancak belediye başkanı olmak istediğinin doğru olmadığını, mikro siyasetle uğraşmak istemediğini, İmamoğlu&#39;nun kendisini bir hafta boyunca oyaladığını söyledi.</p><p><b>EKREM İMAMOĞLU, BUNUN ÜZERİNE "BU YALANDIR." DEDİ.</b></p><p>İmamoğlu&#39;nun, &quot;KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptınız. Aynı zamanda 30 şirketin sorumluluğunu yapan pozisyondaydınız doğru mu?&quot; sorusuna Yıldız, &quot;Doğru. İfade aslında şu: Siz KİPTAŞ&#39;a sık sık giderdiniz. Bu toplantılardan haberim olmazdı. Ali Kurt zaman zaman bana bildirirdi, başka şirketlerle böyle bir toplantı yapmazdınız. Sürekli Ali Kurt&#39;u ziyarete gidiyordunuz. Gidebilirsiniz, başkansınız ama benim kontrolümden çıkmıştı.&quot; diye yanıt verdi.</p><p>Ekrem İmamoğlu, Yıldız&#39;a, &quot;Müteahhitlerle görüşmeler yapar mıydınız, benim görevlendirmem olur muydu?&quot; diye sordu.</p><p>Yıldız&#39;ın &quot;Evet görevlendirme yapardınız.&quot; demesi üzerine İmamoğlu, &quot;Dolayısıyla benim görüşmem olmazdı.&quot; dedi.</p><p>Ertan Yıldız, mahkeme başkanına, İmamoğlu&#39;nun kendisine sürekli &quot;Yalancı.&quot; diye hitap ettiğini aktararak, bunların düzeltilmesini istedi.</p><p>Yıldız&#39;ın, &quot;Bu adama (Gülibrahimoğlu) güvenmeyin dediğimde, &#39;Bu adam çok yetenekli önünü açmamız lazım.&#39; diyen siz değil misiniz?&quot; sorusunu yönelttiği İmamoğlu, &quot;Hayır.&quot; cevabını verdi.</p><p>İmamoğlu&#39;nun, &quot;Örgüt yöneticisi misiniz?&quot; sorusu üzerine Yıldız, &quot;Buna savunmamda cevap verdim. Örgüt yöneticisi olmadığımı söyledim.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yıldız, İmamoğlu&#39;nun, &quot;Örgüt var mı?&quot; sorusuna &quot;Buna heyet karar verecek ama ben bir yapı olduğundan bu yapıyla ilgili bildiklerimi anlattım.&quot; dedi.</p><p>Ekrem İmamoğlu&#39;nun &quot;Ondan haberim yok, bundan haberim yok.&#39; diyorsunuz. O dönem size verdiğim görev, iştirak şirketlerinin görevlerinden tam olarak sorumlu olmanızdı. Şirketleri yönetmek görevi verdim size.&quot; demesi üzerine Yıldız, bir kişinin 70 bin kişiyi, 6 milyar ciroyu ve 30 şirketi nasıl yöneteceğini ifade etti.</p><p>Yaklaşık 15 saat süren, tutuksuz 7 sanık ile avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların sabah alınmasına devam edilmek üzere ertelendi.<br></p><p>Bu arada duruşmada, toplam 59 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/imamoglu-cikar-amacli-suc-987_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buyuk-taarruzun-104-yil-donumu-dolayisiyla-zafer-yuruyusu-duzenlendi-288837</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vali Naci Aktaş ve il protokolünün katılımıyla, Çakırözü köyündeki okul bahçesinde program gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/42306815.jpg"/><p>Burada, askeri birlik &quot;Komando Andı&quot; okudu, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait video izlendi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik grubu kahramanlık türküleri söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/42306817.jpg"/><p>Vali Aktaş ve beraberindekiler, daha sonra Kara Kuvvetleri Bandosu ve Tarihi Tören Takımı eşliğinde Kocatepe&#39;ye doğru &quot;Zafer Yürüyüşü&quot;nü başlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/42306818.jpg"/><p>Yürüyüşe askeri birlik, gençler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/42306819.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/buyuk-taarruzun-104-yil-d-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kayseride-silahli-saldiriya-ugrayan-2-kisi-yaralandi-288836</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kayseri'de silahlı saldırıya uğrayan 2 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde silahlı saldırıda yaralanan 2 kişi hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kayseri'de silahlı saldırıya uğrayan 2 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Battalgazi Mahallesi Kervan Parkı&#39;na otomobille gelen E.U. parkta oturan E.K. ile A.D&#39;ye aracından pompalı tüfekle ateş açarak olay yerinden kaçtı.</p><p>Saldırıda tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği E.K. ile A.D. yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/42306823.jpg"/><p>İhbar üzerine bölgeye polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.</p><p>Saldırı sonrası kaçan şüpheli polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/kayseride-silahli-saldiri-192_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/hollandali-futbolcu-ernest-poku-besiktas-icin-istanbula-geldi-288835</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hollandalı futbolcu Ernest Poku, Beşiktaş için İstanbul'a geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ın prensip anlaşmasına vardığı Almanya Bundesliga ekiplerinden Bayer Leverkusen'in kanat oyuncusu Ernest Poku, İstanbul'a geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hollandalı futbolcu Ernest Poku, Beşiktaş için İstanbul'a geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali&#39;ne özel uçakla gelen Hollandalı futbolcuyu, burada siyah-beyazlı yöneticiler Mehmet Sarımermer ve Merve Öztopaloğlu ile taraftarlar karşıladı.</p><p>Havalimanı çıkışında açıklamalarda bulunan Poku, &quot;Taraftarımızı çok seviyorum. Burada olmalarından dolayı çok mutluyum. Onların önünde oynamak için sabırsızlanıyorum. Yüzde 100 zindeyim ve hazırım. Başlamak için sabırsızlanıyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Basın mensuplarına poz veren 22 yaşındaki oyuncu, Beşiktaş taraftarına &quot;üçlü&quot; çektirdi ve daha sonra özel araçla havalimanından ayrıldı.</p><p>Poku&#39;nun siyah-beyazlı takımda 17 numaralı formayı giyeceği öğrenildi.</p><p>Prensip anlaşmasına varılan Gana asıllı Hollandalı futbolcunun, sağlık kontrolleri ve transfer görüşmelerinin tamamlanmasının ardından Beşiktaş ile sözleşme imzalaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/hollandali-futbolcu-ernes-967_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/eski-kolombiya-lideri-petrodan-orman-yanginlariyla-ilgili-buyuk-israil-projesi-iddiasi-288834</link>
      <pubDate>2026-08-26T06:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Kolombiya lideri Petro'dan orman yangınlarıyla ilgili "Büyük İsrail Projesi" iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ülkenin Tolima yönetim bölgesinde bir süredir devam eden orman yangınlarının "Büyük İsrail Projesi"nin bir parçası olduğunu öne sürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Kolombiya lideri Petro'dan orman yangınlarıyla ilgili "Büyük İsrail Projesi" iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki açıklamasında, Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella&#39;nın orman yangınlarının &quot;kasıtlı çıkarıldığı&quot; iddiasına değindi.</p><p>Basında yer alan haberlere göre, orman yangınlarının hükümetin iddia ettiği gibi &quot;solcu teröristler&quot; tarafından çıkarılmadığını vurgulayan Petro, yabancı şirketlerin emellerine dikkat çekti.</p><p><b>Orman yangınlarına ilişkin İsrail'i işaret eden Petro, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Arjantin&#39;deki amaç; toprakları yabancıların, özellikle de &#39;karanlığın entelektüellerinden&#39; biri olarak anılan megamilyarder Peter Thiel ve şirketi tarafından yönetilen, insanlığı tamamen kontrol altına almayı hedefleyen &#39;Palantir&#39; projesinin kullanımına açmaktır. Bu durum, kendi ülkesinde doğal kaynak bulunmadığını bilen İsrail hükümetinin dünya genelinde toprak ve doğal kaynak arayışına girdiği &quot;Büyük İsrail Projesi&quot;nin bir parçasıdır.&quot;</p><p>İsrail&#39;in Kolombiya Cumhurbaşkanı De la Espriella hükümeti üzerinde &quot;tam kontrole&quot; sahip olduğunu savunan Petro, şöyle devam etti:</p><p>&quot;İsrail&#39;in Kolombiya toprağındaki askeri varlığının istihbarat amaçlı olduğu; bunun &#39;Büyük İsrail Projesi&#39;ni genişletmek amacıyla toprak ve doğal kaynak arayışından kaynaklandığı iddia ediliyor. Bu doğrultuda, Tolima Valisi&#39;nin yangınları söndürmeye gelen gençleri fail olmakla suçlayarak, yangınlara neden olan asıl etkenlerin hükümet ile İsrail arasındaki bu ittifaktan kaynaklandığı gerçeğini gizlemeyi hedeflediği savunuluyor.&quot;</p><p><b>- TOLİMA'DAKİ ORMAN YANGINLARI</b></p><p>Tolima&#39;da 11 Ağustos&#39;tan bu yana 25 bin hektardan fazla alanı kül eden orman yangınları nedeniyle çevre felaketi yaşanıyor. San Luis, Guamo, Coyaima, Chaparral ve Coello gibi belediyeleri ağır şekilde etkileyen yangınlar, bölgede büyük hasara yol açtı.</p><p>De la Espriella, Tolima&#39;da 205 itfaiyeci, yaklaşık 20 destek birimi ve hava unsurlarıyla orman yangınlarına müdahale ettiklerini belirterek, &quot;Alevlerle savaşarak hayatlarını riske atıyorlar. Söndürme çalışmalarını engellemeye çalışan kişilere dair ihbarlar alınıyor. Motosikletli bazı şahısların Suarez, Coello ve San Luis&#39;de yangınları kasten çıkardığı bildiriliyor.&quot; ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/26/eski-kolombiya-lideri-pet-354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288833</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmustan-terorsuz-turkiye-mesaji-bir-daha-analar-aglamayacak-288833</link>
      <pubDate>2026-08-25T23:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan terörsüz Türkiye mesajı: Bir daha analar ağlamayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü kapsamında Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesindeki Atatürk Evi'ni ziyaret etti. Kurtulmuş, terörün tamamıyla sona ereceğini ve terör örgütlerinin bütün aparatlarıyla tarihten silineceğini vurgulayarak millete birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan terörsüz Türkiye mesajı: Bir daha analar ağlamayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü kutlamaları Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde coşkuyla yaşandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Büyük Taarruz'un son hazırlıklarının yapıldığı Atatürk Evi'ni ziyaret ederek burada düzenlenen programda önemli mesajlar verdi. Kurtulmuş, Malazgirt'ten 30 Ağustos'a uzanan zafer geleneğini hatırlatırken terörün sona erdirilmesi konusundaki kararlılığını güçlü ifadelerle ortaya koydu.</p><p><b>KURTULMUŞ'TAN TERÖRÜN SONUNA DAİR KESİN MESAJ</b></p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörün tamamıyla sona ermesiyle birlikte bir daha bu memleketin hiçbir yerinde şehitlerimiz, gazilerimiz olmayacak, bir daha bu memlekette analar ağlamayacak ve Allah'ın izniyle terör örgütleri ve bütün aparatları tarihten silinerek milletimiz bir ve beraber olarak kıyamete kadar yaşayacaktır." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42306192.jpg"/><p>Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen Zafer Haftası kutlamaları dolayısıyla Afyonkarahisar'a gelen Kurtulmuş, Şuhut ilçesindeki Atatürk Evi'ni ziyaret etti.</p><p>Kurtulmuş, ziyaretin ardından Atatürk Evi'nin önündeki alanda düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Büyük Zafer'in hazırlıklarının yapıldığı son gecenin coşkusunun yaşandığı bir günde Şuhut'ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Tarihi, geçmişte olanları hatırlayarak ondan ders çıkarmak ve aziz milletin bundan sonraki yürüyüşünde çok güçlü şekilde yol almak için bir fırsat olarak değerlendiren Kurtulmuş, 104 yıl evvel Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Büyük Taarruz'un son detaylı çalışmasını yaparak, süvari birliklerinin seferini başlattığını ve Büyük Taarruz'un ardından Büyük Zafer'le birlikte Türk tarihinde çok önemli bir sayfanın açıldığını belirtti.</p><p><b>MALAZGİRT'TEN 30 AĞUSTOS'A ZAFER GELENEĞİ</b></p><p>Milli tarih bakımından 25-26 Ağustos'ta iki önemli günün yaşandığını dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>"26 Ağustos, Sultan Alparslan ve ordularının Anadolu'nun kapılarını aziz milletimize açtığı büyük, kutlu bir zaferin yıl dönümü. 955 yıl önce gerçekleşen o büyük zaferin yıl dönümünü hep birlikte idrak edeceğiz. O zaferle birlikte Anadolu'nun her bir yeri aziz milletimize açılmış, ardından İstanbul'un ve Rumeli'nin fethiyle birlikte Avrupa'nun kapıları Türklere açılmıştır. Zaman zaman fetret dönemlerini yaşadığımız zamanlar oldu ama bu tarihimizin içerisinde en az Malazgirt Zaferi kadar önemli olan bir başka tarih de Anadolu'nun dört bir tarafını işgal eden düşmana karşı milletimizin 'Ya Allah' diyerek ayağa kalkması sonucu gerçekleştirilen Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Büyük Zaferi'dir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42306194.jpg"/><p>Bu toprakları işgal edebileceğini zanneden emperyalistlerin o günkü maşaları, bu milletin ruhuyla tersyüz edilmiş ve geldikleri yere geri gönderilmişlerdir. Milletimizin tarihinde bütün zaferlerin hepsinde ortak bazı özellikler vardır. Bunlardan birisi bir olmak, beraber olmak ve hep beraber bütün oymaklarıyla, bütün kabileleriyle, bütün farklılıklarıyla tek vücut olmak, tek yumruk olmaktır. Böyle olduğu için Malazgirt Meydan Muharebesi kazanılmıştır, 30 Ağustos kazanılmıştır. İnşallah tekrar bu topraklarda hep beraber dirlik, birlik içerisinde, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, aynı vatanın insani mirasçıları, aynı kültürün, aynı medeniyetin sahipleri, aynı geçmişin ortak kaderine sahip olanları ve aynı ortak geleceğin kaderdaşları olarak yolumuza devam edeceğiz."</p><p><b>KURTULMUŞ'TAN BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU</b></p><p>Kurtulmuş, 30 Ağustos'un Türkiye'nin önünde yeni bir dönemin de başlangıcının işareti olduğunu vurgulayarak, "Terörün tamamıyla sona ermesiyle birlikte bir daha bu memleketin hiçbir yerinde şehitlerimiz, gazilerimiz olmayacak, bir daha bu memlekette analar ağlamayacak ve Allah'ın izniyle terör örgütleri ve bütün aparatları tarihten silinerek milletimiz bir ve beraber olarak kıyamete kadar yaşayacaktır." dedi.</p><p>"Tarih, geçmişte yaşananları saygıyla anmaktır. Tarih, geçmişteki büyük komutanları, isimsiz insanları hayırla yad etmektir ama tarihi anlamak ve ondan ders çıkarmak hepsinden daha önemlisidir." diyen Kurtulmuş, birliğin ve dirliğin bir arada tutulması gerektiğini ifade etti.</p><p><b>GAZİ MUSTAFA KEMAL'İN İDEALİ: GÜÇLÜ TÜRKİYE</b></p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"25 Ağustos 1922'de az ilerideki binada Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları son hesaplarını yaparken biliyorlardı ki bu memleketin her bir ferdi birdir, beraberdir. Ordudaki asker de tarladaki çoban da aynı idealin, aynı ülkünün peşindedir. Evindeki kadın da yaşlı amca da aynı idealin peşindedir. O ideal, güçlü ve büyük Türkiye idealidir. O ideal, bu memlekete namahrem elini değdirmemektir. O ideal, 'Korkma' diyerek bu milletten başka hiçbir gücün önünde eğilmeme iradesidir. Bu toplantılarımızla bu iradeyi tekrar idrak ediyor, özümsüyor ve sonraki nesillerimize aktarıyoruz. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu büyük kurtuluş mücadelesinin önemli kahramanlarını ve ismini dahi bilmediğimiz nice isimsiz kahramanları hayırla yad ediyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42306193.jpg"/><p><b>TBMM'NİN MİLLİ İRADEDEKİ ROLÜ</b></p><p>O dönemde savaşan ordunun, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisinin emrinde olan bir ordu olduğunu anımsatan Kurtulmuş, şunları söyledi:</p><p>"Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem bağımsızlık mücadelesini vermiş hem devletin kurulmasının adımlarını atmıştır. Bugün de burada çeşitli siyasi partilerden milletvekili arkadaşlarımızla beraber, o günkü iradeyi temsil etmek için buradayız. Ayrımız gayrımız yoktur. Milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bizzat milletin kendisidir, milletin kendisinde ne varsa onu temsil eden kutlu bir yuvadır. İnşallah ecdadın bize bıraktıklarına layık olarak yolumuza devam edeceğiz. İnşallah bu vatanı bağımsız bir ülke olarak kıyamete kadar yaşatma azminde olan şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıralarını her zaman yaşatacağız ve inşallah gelecek nesillere bugün olduğundan çok daha güçlü bir Türkiye'yi hep beraber bırakacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu milletin düşmanlarına fırsat vermesin. Çevremizin ateş çemberine döndüğü bu bölgede Türkiye'ye Cenab-ı Allah, milletin iradesiyle birlik, dirlik içerisinde, çok istikrarlı bir şekilde daha güçlü günlere ulaşmayı nasip etsin diyorum."</p><p>Kurtulmuş, daha sonra Zafer Haftası kutlamaları kapsamında temsili atlı birlikleri Büyük Taarruz Karargahı'ndan İzmir'e uğurladı.</p><p>Programa, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Afyonkarahisar milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ve Hasan Arslan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak ile vatandaşlar da katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/tbmm-baskani-kurtulmustan-612_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gelecegin-dunyasi-icin-ilk-adim-cocuklara-sifir-atik-egitimi-verildi-288832</link>
      <pubDate>2026-08-25T23:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Geleceğin dünyası için ilk adım: Çocuklara sıfır atık eğitimi verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında, devlet korumasındaki çocuklara çevre bilinci kazandırılması amacıyla "sıfır atık", "iklim değişikliği" ve "sürdürülebilir yaşam" temalı etkinlik düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Geleceğin dünyası için ilk adım: Çocuklara sıfır atık eğitimi verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında, devlet korumasındaki çocuklara çevre bilinci kazandırılması amacıyla &quot;sıfır atık&quot;, &quot;iklim değişikliği&quot; ve &quot;sürdürülebilir yaşam&quot; temalı etkinlik düzenlendi.</p><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Çocuk Hakları İl Komitesi ile Sorumlu İl Yetişkin Koordinatörlerince düzenlenen etkinlik, Bahçelievler&#39;deki Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünde gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42302993.jpg"/><p>Koruma ve bakım altındaki 8-10 yaş aralığındaki 13 çocuğun katıldığı etkinlikte, sıfır atık konusunda bilgilendirme sunumu yapıldı.</p><p>Program kapsamında çocuklar, tohum topu hazırladı, ekolojik saksıları boyadı ve çevre temalı sloganların yer aldığı afişler hazırladı. Çocuklara ayrıca mevsiminde meyve ve sebze tüketiminin önemi anlatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42302997.jpg"/><p>Kuruluş bünyesindeki hayvanat bahçesini de gezen çocuklar, buradaki hayvanları besledi. Serada yetiştirilen bitki ve çiçeklerin bakımına katılan çocuklar, çevre ve doğanın korunmasına ilişkin uygulamalı çalışmalar yaptı.</p><p>İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Çocuk Hizmetleri Şubesinde Çocuk Hakları İl Yetişkin Temsilcisi Nafiye Zeynep Kantar, AA muhabirine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş&#39;ın öncülüğünde COP31 kapsamında çocuklara yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42302998.jpg"/><p>Çevre bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkati çeken Kantar, &quot;Çevreye karşı bilinçli olmak aslında geleceğe ve dünyaya yapılan bir yatırım. Ellerindeki küçücük bir şeyin doğaya ne kadar büyük bir etkisi olduğunu bu yaşlarda öğrenecekler. Bu şekilde ülkemizin ve dünyanın gelecekte daha yaşanabilir bir noktaya geleceğini umuyoruz.&quot; dedi.</p><p>Kantar, İstanbul Çocuk Hakları İl Komitesi olarak bu konuya önem verdiklerini belirterek, çocukların çevre hakları ve çevrenin korunması konusunda bilinçlendirilmesine yönelik etkinlikleri sürdüreceklerini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/gelecegin-dunyasi-icin-il-577_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriyede-tarihi-karar-teror-orgutu-ypg-kendini-feshetti-288831</link>
      <pubDate>2026-08-25T22:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye'de tarihi karar: Terör örgütü YPG kendini feshetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Terör örgütü YPG elebaşlarından Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin, Şam'daki Halk Sarayı'nda yaptığı açıklamada örgütün tüm askeri ve sivil yapılarının feshedildiğini ilan etti. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile varılan anlaşma kapsamında YPG güçlerinin Suriye ordusuna entegrasyonunun tamamlandığı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye'de tarihi karar: Terör örgütü YPG kendini feshetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye'de dengeleri kökünden sarsan bir gelişme yaşandı. Terör örgütü YPG, bağımsız bir askeri güç olarak varlığına son verdiğini resmen açıkladı. Şam'daki Cumhurbaşkanlığına ait Halk Sarayı'nda yapılan basın toplantısı, Suriye iç savaşının seyrini değiştirecek nitelikte bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.</p><p><b>FESİH KARARI HALK SARAYI'NDAN DUYURULDU</b></p><p>Terör örgütü YPG'den, örgütün sözde "özerk yönetimi ve ona bağlı tüm askeri ve sivil oluşumlarının feshedildiği" açıklaması yapıldı.</p><p>Örgüt elebaşlarından Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin, Suriye'nin başkenti Şam'da Cumhurbaşkanlığına ait Halk Sarayı'nda basın mensuplarına açıklama yaptı.</p><p><b>AHMED ŞARA İLE ANLAŞMA SONRASI SURİYE ORDUSUNA ENTEGRASYON</b></p><p>Şahin, "Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yapılan anlaşmanın ardından güçlerimizin Suriye ordusunun tugayları bünyesine entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, bugün büyük bir sorumlulukla bağımsız bir askeri güç olarak kendimizi feshettiğimizi ilan ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Suriye yönetimi ile terör örgütü YPG arasında 29 Ocak'ta ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören yeni bir mutabakata varılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/suriyede-tarihi-karar-ter-916_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilli-bakanin-sinir-provokasyonuna-suriyeden-tepki-egemenligimiz-acikca-ihlal-edildi-288830</link>
      <pubDate>2026-08-25T21:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrailli bakanın sınır provokasyonuna Suriye'den tepki: Egemenliğimiz açıkça ihlal edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Hermon Dağı'ndaki askerleri ziyaret etmek için Suriye sınırlarını geçmesini sert bir dille kınadı. Şam yönetimi, bu girişin ülke egemenliğine açık bir saldırı olduğunu vurgulayarak işgalci İsrail'in 1974 sınır hattına derhal geri çekilmesini talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrailli bakanın sınır provokasyonuna Suriye'den tepki: Egemenliğimiz açıkça ihlal edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Suriye topraklarındaki Hermon Dağı'na gerçekleştirdiği ziyaret, Şam ile Tel Aviv arasında ciddi bir diplomatik gerilime yol açtı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, bu girişi uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın açık bir ihlali olarak nitelendirdi. Şam yönetimi, uluslararası toplumu İsrail'in tekrarlanan ihlallerini durdurmaya çağırdı.</p><h3>SURİYE DIŞİŞLERİ'NDEN KATZ'IN SINIR İHLALİNE SERT KINAMA</h3><p>Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Suriye'nin uluslararası sınırlarını yasa dışı yollarla ihlal etmesini kınadığını açıkladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/36d10b7e1145414d82fa-25082026bd097770.jpg"/><p>Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Katz'ın Suriye Cumhuriyeti'nin uluslararası sınırlarını geçerek gerçekleştirdiği yasa dışı girişin ülke egemenliğine ve toprak bütünlüğüne açık bir ihlal olduğu belirtildi.</p><p>Açıklamada, bu tür düşmanca uygulamaların açık bir kışkırtma oluşturduğu, uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması'nın yükümlülüklerinin ihlali anlamına geldiği vurgulandı.</p><h3>ŞAM'DAN İSRAİL'E 1974 SINIR HATTINA DÖNME ÇAĞRISI</h3><p>Suriye yönetiminin uluslararası toplumu hukuki ve siyasi sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdığı belirtilen açıklamada, işgal güçlerinin tekrarlanan ihlallerini durdurması, Suriye topraklarından derhal ve tamamen çekilmesi, 1974 sınır hattına geri dönülmesi ve Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi için gerekli adımların atılması istendi.</p><p>İsrail Savunma Bakanı Yisrail Katz, Suriye sınırları içerisinde bulunan Hermon Dağı'ndaki İsrail ordusu askerlerini ziyaret etmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/israilli-bakanin-sinir-pr-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/baskan-erdogandan-terorsuz-turkiye-mesaji-turkiye-eninde-sonunda-menziline-ulasacaktir-288829</link>
      <pubDate>2026-08-25T19:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı: Türkiye eninde sonunda menziline ulaşacaktır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat'ta yapılan kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamalarında Terörsüz Türkiye sürecine yönelik mesajlar veren Erdoğan, "Türkiye, Allah'ın izniyle doğru yoldadır. İstikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı: Türkiye eninde sonunda menziline ulaşacaktır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü dolayısıyla Bitlis'in Ahlat ilçesinde düzenlenen kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, bölgesel krizlere rağmen Türkiye'nin kalkınma rotasından sapmadığını vurgularken ekonomiden güvenliğe birçok kritik konuya değindi. Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden millete seslenen Erdoğan, "Popülizme tevessül etmeden bu sancılı dönemi yönetiyoruz" diyerek kararlılık mesajı verdi.</p><p><b>MALAZGİRT'İN 955. YILINDA ŞEHİTLERE RAHMET NİYAZI</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305286.jpg"/><p>Anadolu'nun kapılarının açıldığı şanlı zaferin 955'inci seneidevriyesinde aziz şehitlerin manevi huzurunda bulunmanın heyecanı içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, üzerinde bulundukları topraklarda din, devlet, vatan, ilay-ı kelimetullah davası için şehadetle ve gazilikle şereflenen büyükleri rahmetle yad ettiğini dile getirdi.</p><p>Erdoğan, "Malazgirt mücahitlerinin izinden giderek ilk fetihlerden İstiklal Harbi'mize, terörle mücadeleden 15 Temmuz direnişine kadar Türkiye'yi canından aziz bilen cümle serdengeçtilere, kanıyla ve canıyla milletimizi bugünlere getiren cümle kahramanlarımıza Rabb'imden rahmet niyaz ediyorum. Sultan Alparslan'la birlikte Malazgirt'te destan yazdıktan sonra kılıçlarını Doğu Akdeniz'in, Ege'nin ve Karadeniz'in serin sularında soğutan o büyük komutanın emirlerini, beylerini, alplerini aynı şekilde şükranla anıyorum. Yine bu vesileyle 7 yıl önce Ahlat'tan dönerken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun Hocamıza da Cenabıallah'tan gani gani rahmet diliyorum." ifadelerini kullandı.</p><p><b>ERDOĞAN'DAN AHLAT HALKINA VE OKÇULAR VAKFI'NA TEŞEKKÜR</b></p><p>Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu sene de şahsını, kabinesini ve heyetlerini bağrına bastıkları için Ahlat halkına teşekkür eden Erdoğan, Türkiye'nin dört bir yanından gençleri bu tarih okyanusunda bir araya getiren Okçular Vakfını tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305281.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat'a her gittiğinde ilçenin her alanda katettiği mesafeyi görmekten büyük memnuniyet duyduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Belediyelerimiz bir taraftan, valiliğimiz diğer taraftan, Okçular Vakfımız öbür taraftan hep birlikte Ahlat'ın hem bir tarih ve kültür merkezi hem de bir çekim merkezi olması için gayret sarf ediyor. 12. yüzyılda nüfusu 300 bini aşan, Osmanlı padişahlarının ata şehri olarak ziyaret ettiği Ahlat'ın tarihimizdeki yeri ve önemi anlaşıldıkça milletimizin Ahlat ve Malazgirt'e yönelik ilgisi de katlanarak artıyor. Biz de Ahlat'ı hak ettiği konuma getirmek için her türlü yatırımı yapıyor, Ahlat'ın ihtiyaçlarını bizzat takip ediyoruz."</p><p><b>KABİNE TOPLANTISINDA KRİTİK BAŞLIKLAR MASAYA YATIRILDI</b></p><p>Ahlat'ta sadece Malazgirt Zaferi kutlamalarının değil, kabine toplantılarının da artık geleneksel hale geldiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Cumhurbaşkanı Kabinesi olarak üçüncü kez bugün Ahlat'ta toplandık. Toplantımızda dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye sürecimiz başta olmak üzere ülkemizi ilgilendiren kritik başlıkları istişare ettik. Burada öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Hükümet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen Türkiye'yi kalkınma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz. Bölgemizdeki krizler ekonomik açıdan tüm dünya gibi bizi de etkiliyor olsa da istihdamdan ihracata, tarımdan turizme birçok alanda hedeflerimize bağlı kalmayı sürdürüyoruz. Şunu vatandaşlarımın bilmesini arzu ediyorum, adeta bir kriz fırtınası yaşadığımız bu sancılı dönemi popülizme tevessül etmeden, milletin ve ülkenin kaynaklarını büyük bir özenle koruyarak dinamik bir süreçte başarıyla yönetmenin çabasındayız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305288.jpg"/><p><b>ERDOĞAN'DAN 'TÜRKİYE GÜVENDEDİR' MESAJI</b></p><p>Erdoğan, ekonomide çarkların dönmesi, insanların işini ve aşını muhafaza etmesi, emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkilerinin asgari düzeyde tutulması, savunma sanayi ve uluslararası yatırımlar başta olmak üzere ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesinin öncelikleri olmaya devam ettiğini vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgası zamanla tesirini yitirdikçe inşallah bunun sokağa, çarşıya, pazara, günlük yaşama yansımalarını çok daha net görme imkanı bulacağız. Şundan hiç kimse şüphe etmesin, Türkiye Allah'ın izniyle doğru yoldadır, istikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır. Bu zorlu yolculukta ülkemizin en büyük şansı tecrübeli, liyakatli, uyum ve adanmışlık içinde çalışan kadroların görev başında olmasıdır. Türkiye güvendedir, 86 milyonun emaneti ehil ellerde, güven içindedir. Bu kutsal emanete hiçbir surette gölge düşürmeyeceğiz. Yavaşlamadan, rehavete kapılmadan, tedbiri, disiplini elden bırakmadan hep beraber hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p><b>ERDOĞAN'DAN 467 OYLA KABUL EDİLEN YASAYA ŞÜKRAN</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aziz vatandaşlarım, önceki hafta Gazi Meclis'imiz tarihi bir mutabakat örneği sergileyerek, 467 'evet' oyuyla Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a destek veren tüm milletvekillerimize bugün bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır. Milletimiz, vekilleri aracılığıyla çözüm iradesini çok net ortaya koymuştur. Farklı toplum kesimlerini temsil eden siyasi partilerin ülkemizin geleceğine dair bir meselede aynı paydada buluşması her türlü takdirin üzerindedir. Bu mutabakat aynı zamanda demokrasimizi güçlendirecek, sivil siyasetin kapasitesini artıracak, Türkiye'yi vesayet dönemi tortularından kurtaracak yeni adımların cesaretle atılmasına zemin hazırlamıştır." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305287.jpg"/><p><b>MEDYAYA SERT UYARI: REYTİNG UĞRUNA ENFEKTE ETMEYE HAKKINIZ YOK</b></p><p>Türkiye'nin hiçbir sorununun çözümsüz olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde, Türk demokrasisi her türlü düğümü çözecek kapasite ve olgunluğa ziyadesiyle sahiptir. Bunu Türkiye'miz adına çok müstesna bir kazanım olarak görüyoruz. Tabii burada şu noktaya da dikkatlerinizi çekmek durumundayım, son iki yılda birçok kritik eşiği suhuletle aşmakla birlikte önümüzde halen dikkatle yürütülmesi gereken bir yol bulunuyor. Herkesin bu süreçte çok daha özenli bir dil kullanması, yük olmak yerine yük almaya odaklanması, milletimizin hassasiyetlerini kaşıyacak fevri söylem ve eylemlerden uzak durması büyük önem arz ediyor. Siyaset her gün yapılır ama Türkiye'yi yarım asırlık bir sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmaz. Aynı durum medya kuruluşlarımız ve gazetecilerimiz için de geçerlidir. Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim almak uğruna böyle hayati bir meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir. Bu mesele bir devlet meselesidir, 86 milyonun ortak meselesidir. Milletimiz de artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir. Biz de bu sorunu çözmekte, gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız."</p><p><b>ERDOĞAN'DAN TÜM KESİMLERE ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLUN ÇAĞRISI</b></p><p>Toplumun her kesimine "Terörsüz Türkiye" için çağrıda bulunan Erdoğan, "Bugün bir kez daha hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum. Gelin Türkiye'yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim. Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye'mizin üstünden hep beraber kaldıralım. Gelin, tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu samimi çağrının "önce milletim, önce memleketim" anlayışına sahip herkese yönelik olduğunu dile getirdi.</p><p>"Türkiye artık bedel ödemesin diyen gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim." ifadesini kullanan Erdoğan, "Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum. Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum. Şunu hatırlatmak isterim ki bir miladı yaşamakta olduğumuz bugünlerde sürece katkı sunan herkes, tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacaktır. Aynı şekilde süreci zora sokan, süreci dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişim de tarih karşısında mesul olacaktır. Sorumluluk mevkisinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin, Meclis'te 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını temenni ediyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305290.jpg"/><p><b>KİRLİ KAMPANYALARA SERT TEPKİ: KİFAYETSİZLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ</b></p><p>"Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" vizyonunun yanı sıra Türkiye'nin bölgesel barışı ve istikrarı önceleyen aktif dış politikasının, istikrarsızlıktan ve kaostan nemalanan malum çevreleri rahatsız ettiğinin görüldüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye, kendi vatandaşlarıyla birlikte hiçbir ayrım yapmadan bölgesindeki herkes için barış, herkes için kalkınma istedikçe cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Son dönemde Cumhurbaşkanı olarak kendisini ve Türkiye'yi hedef alan kirli kampanyaları, bütünüyle bozulan bu planların yol açtığı hırçınlığın ve çaresizliğin birer tezahürü olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Şunu bir defa burada açık açık söylemek isterim, siyasi olarak can çekişen kendini bilmez kifayetsizlerin bizim üzerimizden prim devşirmesine fırsat vermeyeceğiz. Biz, kime, neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi gayet iyi biliriz. Her zaman altını çiziyorum. Biz, bakkal dükkanı değil, dünyanın en büyük ülkelerinden birini, Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyoruz. Biz, 86 milyon vatandaşımızın emanetiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki 100 milyonlarca mazlumun da umudunu, mesuliyetini taşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti öyle birilerinin lütfuyla kurulmuş, küresel güç odakları tarafından şımartılmış, hafızası olmayan nevzuhur bir devlet değildir. Binlerce yıllık köklü geleneğiyle, zaferlerle dolu şanlı tarihiyle dünyanın en güçlü, en kudretli devletlerinden biridir. Bakınız biz sadece Malazgirt gibi insanlık tarihine geçen muhteşem askeri başarılarımızla değil, bilim tarihine, sanat tarihine, siyaset ve idare tarihine kattıklarımızla da büyük bir devletiz."</p><p><b>ERDOĞAN'DAN BÖLGEYE KARARLILIK MESAJI</b></p><p>Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde gönüller fethetmekle, mazlumların çağrısına kulak vermekle, Musevi, Hristiyan, Müslüman fark etmeksizin ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşmakla bilinen büyük bir devlet olduğunun altını çizen Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti küçük hesaplar, küçük kurnazlıklar karşısında boyun eğecek, bunlara prim verecek sıradan bir devlet asla değildir. Onurlu, gururlu, tarihiyle ve ecdadıyla şerefli bir devletin nasıl davranması gerekiyorsa işte biz de iç siyasette ve dış politikada öyle davranıyoruz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305282.jpg"/><p><b>"KANLI SENARYOLARA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"</b></p><p>Kimin ne yapmaya çalıştığının farkında olduklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Bölgemizde ilgili hangi kanlı senaryoların yazılmaya çalışıldığını görüyoruz. Allah'ın izniyle bunların hayata geçirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Herkes emin olsun, rahat olsun. Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız. Birileri istemiyor, birileri endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz. Biz elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek de değiliz. Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez."</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin belirlediği istikamette Türkiye'nin çıkarlarını korumak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.</p><p><b>ERDOĞAN'DAN BÖLGESEL BARIŞ VURGUSU: GİZLİ AJANDAMIZ YOK</b></p><p>Bir gerçeği ifade etmek istediğini dile getiren Erdoğan, "Türkiye olarak bizim bölgemizin tamamında barıştan, adaletten, istikrar ve huzurdan öte hiçbir amacımız, hedefimiz, gayemiz yok. Birilerinin iddia ettiği gibi gizli bir ajandamız, gizli bir niyetimiz de yok. Bizim amacımız etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır. Bizim gayemiz, bizim bölgemizin her karışında adalet, güvenlik ve refahın tesis edilmesidir." ifadesini kullandı.</p><p>Erdoğan, coğrafyanın şu anda su gibi, hava gibi barışa ihtiyaç duyduğunu ve buna kavuşacağı günlerin hasretini çektiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42305284.jpg"/><p><b>SURİYE'DEN KAFKASYA'YA EBEDİ KARDEŞLİK MÜCADELESİ</b></p><p>Türkiye Cumhuriyeti olarak Suriye'den Irak'a, Lübnan'dan Filistin'e, Körfez'den Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya kadar gönül ve kültür coğrafyasının tamamında "Tarih bizi birbirimize kardeş eyledi" diyerek bu ebedi kardeşliği yüceltmenin mücadelesini verdiklerini vurgulayan Erdoğan, "İnşallah bu mücadeleyi zaferle taçlandırana dek elimizin ulaştığı her yerde canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum." sözlerini sarf etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası hitabını katılımlarıyla şereflendiren şehit ailelerine ve misafirlere teşekkürlerini ileterek, 70. Kabine Toplantısı'nın hayırlara vesile olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/baskan-erdogandan-terorsu-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cia-direktoru-ratcliffeden-gizemli-moskova-ziyareti-288828</link>
      <pubDate>2026-08-25T18:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CIA Direktörü Ratcliffe'den gizemli Moskova ziyareti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe'in, Rus yetkililerle görüşmek üzere gece Moskova'ya uçtuğu ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CIA Direktörü Ratcliffe'den gizemli Moskova ziyareti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#39;li bir yetkilinin CNN&#39;e yaptığı açıklamada, Ratcliffe&#39;in, dün gece Moskova&#39;ya &quot;önceden haber verilmeyen bir ziyaret&quot; için gittiği savunuldu.</p><p>Yetkilinin, toplantıların içeriği veya görüşülmesi planlanan konular hakkında bilgi vermeyi reddettiği iddia edildi.</p><p>Haberde, &quot;Bu ziyaret, Ratcliffe&#39;in Başkan Donald Trump döneminde CIA Direktörü olarak ülkeye yaptığı bilinen ilk seyahat. Ziyaret, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek için yapılan müzakerelerin çıkmaza girdiği bir dönemde gerçekleşiyor.&quot; değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Konuyla ilgili henüz CIA tarafından herhangi bir açıklama yapılmazken, ABD medyası ise kurum yetkililerinin bilgi paylaşmaktan &quot;kaçındığı&quot; bilgisini paylaştı.</p><p><b>- ASKERİ NAKLİYE UÇAĞI, MOSKOVA'DAKİ VNUKOVO ULUSLARARASI HAVALİMANI'NA İNDİ</b></p><p>Uçuş takip sitesi Flightradar24&#39;e göre, bu sabah erken saatlerde Amerikan Boeing C-17 Globemaster III askeri nakliye uçağı, Moskova&#39;daki Vnukovo Uluslararası Havalimanı&#39;na iniş yaptı.<br></p><p>Uçağın başlangıçta Maryland&#39;deki Joint Base Andrews&#39;ten kalktığı anlaşılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/cia-direktoru-ratcliffede-211_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/okcular-vakfi-baskani-topbas-bu-topraklarda-attigimiz-her-adim-bize-tarihimizi-hatirlatiyor-288827</link>
      <pubDate>2026-08-25T18:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Okçular Vakfı Başkanı Topbaş: Bu topraklarda attığımız her adım bize tarihimizi hatırlatıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı kapsamında Ahlat ve Malazgirt'te düzenlenen etkinlikler, 955. yıl coşkusunu yaşatmaya devam ediyor. Düzenlenen programda konuşan Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş Ahlat'tan Malazgirt'e uzanan tarihi mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurguladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Okçular Vakfı Başkanı Topbaş: Bu topraklarda attığımız her adım bize tarihimizi hatırlatıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı kapsamında Ahlat ve Malazgirt'te düzenlenen etkinlikler, 955. yıl coşkusunu yaşatmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ahlat'taki etkinlik alanını gezdi ve vatandaşlarla buluştu.</p><p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Okçular Vakfı tarafından gerçekleştirilen 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı, Ahlat ve Malazgirt'te düzenlenen kapsamlı etkinliklerle devam ediyor.</p><p>Program kapsamında bugün Ahlat'ta vatandaşlarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, etkinlik alanını gezerek kurulan çadırları ve faaliyet alanlarını ziyaret etti. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada vatandaşlara hitap ederek Malazgirt Zaferi'nin Anadolu'nun tarihindeki önemine dikkat çekti.</p><p>Ahlat'taki etkinlik alanlarında geleneksel Türk kültürünü ve sporlarını yaşatan birçok faaliyet ziyaretçilerle buluşurken, Kökbörü Ligi final müsabakaları ve çeşitli geleneksel spor etkinlikleri de gerçekleştirildi.</p><p><b>"BU TOPRAKLARDA ATTIĞIMIZ HER ADIM BİZE NEREDEN GELDİĞİMİZİ HATIRLATIYOR"</b></p><p>Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş da Ahlat'ta gerçekleştirilen programda katılımcılara hitap etti.</p><p>Ahlat'ta bulunmanın tarihi miras açısından taşıdığı öneme değinen Topbaş, "Bu topraklarda attığımız her adım bize nereden geldiğimizi, hangi değerler üzerinde yükseldiğimizi ve nasıl büyük bir tarihin emanetçileri olduğumuzu hatırlatıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Topbaş konuşmasında, Ahlat'tan Malazgirt'e uzanan tarihî yürüyüşün hatırasını yaşatmanın önemine dikkat çekerek, "Bugün Ahlat'ta ecdadımızın izinde buluşuyor, yarın Malazgirt'te bu büyük zaferin 955. yıl dönümünü hep birlikte kutluyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Başkan Erdoğan'a Ahlat ve Malazgirt'e verdikleri destek ve himayeleri dolayısıyla şükranlarını sunan Hüseyin Topbaş, Sultan Alparslan'ı ve Anadolu'yu bizlere vatan kılan ecdadı rahmet ve minnetle yâd etti.</p><p><b>MALAZGİRT'TE TARİH, KÜLTÜR VE GELENEKSEL SPORLAR BULUŞUYOR</b></p><p>Malazgirt'te ise etkinlikler bugün tüm hızıyla sürüyor. Oba Alanı, Han Çadırı ve 16 geleneksel tematik çadır, ziyaretçilere tarih ve kültürle iç içe bir deneyim sunuyor.</p><p>Han Çadırı Etkinlik Sahnesi'nde T.C. İçişleri Bakanlığı Polis Bandosu, jandarma ekiplerinin çelik kanatlar uçuş gösterisi ve helikopter üzerinden zarf atma gösterisi gerçekleştiriliyor. Günün ilerleyen saatlerinde ise Sinan Akçıl konseri vatandaşlarla buluşacak.</p><p>Malazgirt Yöresel Lezzetler Çarşısı, el sanatları etkinlikleri, geleneksel okçuluk faaliyetleri ve çocuklara yönelik etkinliklerle alan gün boyunca hareketliliğini sürdürüyor.</p><p>Programın önemli başlıklarından birini ise TGASDF Atlı Okçuluk Türkiye Şampiyonası Finali oluşturuyor. 3 hedefli kabak bendi final müsabakaları ve ödül töreninin yanı sıra Malazgirt Yarış Atı Koşuları kapsamında farklı kategorilerde yarışlar düzenleniyor.</p><p><b>26 AĞUSTOS'TA MALAZGİRT'TE TARİHİ BULUŞMA</b></p><p>955. yıl anma programının zirvesi ise 26 Ağustos Çarşamba günü Malazgirt'te gerçekleştirilecek. Han Çadırı Etkinlik Sahnesi'nde Fetih Duası, Cumhurbaşkanlığı Mehteran Alayı ve protokol konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vatandaşlara hitap edecek.</p><p>Ahlat ve Malazgirt'te gerçekleştirilen etkinliklerle Anadolu'nun fethiyle başlayan tarihî yürüyüşün mirası yeniden hatırlanırken; geleneksel sporlar, kültür, sanat ve tarih aynı atmosferde buluşturuluyor.</p><p>Ahlat'ta vatandaşlarla buluşan, Malazgirt'te ise 26 Ağustos Zafer Günü programına katılacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iştirakiyle, Anadolu'nun kapılarını Türklere açan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü büyük bir coşkuyla kutlanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/okcular-vakfi-baskani-top-803_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktasta-jean-onana-ile-yollar-ayrildi-288826</link>
      <pubDate>2026-08-25T18:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ta Jean Onana ile yollar ayrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Jean Onana ile sözleşmenin karşılıklı anlaşmayla sona erdirildiğini duyurdu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş'ta Jean Onana ile yollar ayrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Beşiktaş, Jean Onana ile yolların ayrıldığını resmen KAP'a bildirdi. </b></p><p>Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş, bugün KAP'a Onana açıklaması yaptı.</p><p>KAP'a yapılan bildirim şöyle: </p><p><i>Profesyonel futbolcumuz <b>Jean Emile Junior ONANA ONANA</b> ile sözleşmemiz karşılıklı anlaşılarak sona erdirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/besiktasta-jean-onana-ile-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mutlak-butlan-davasinda-yeni-gelisme-chp-temyiz-basvurusunu-geri-cekti-288825</link>
      <pubDate>2026-08-25T18:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutlak Butlan davasında yeni gelişme! CHP temyiz başvurusunu geri çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP Yönetimi Mutlak Butlan davasında yaptığı Temyiz başvurusunu geri çekti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutlak Butlan davasında yeni gelişme! CHP temyiz başvurusunu geri çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Yönetimi Mutlak Butlan davasında yaptığı Temyiz başvurusunu geri çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/mutlak-butlan-davasinda-y-392_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/trump-hurmuz-bogazindaki-mayinlarin-tamami-kaldirildi-veya-imha-edildi-288824</link>
      <pubDate>2026-08-25T18:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump: "Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların tamamı kaldırıldı veya imha edildi"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarının tamamının kaldırıldığı veya imha edildiğine ilişkin açıklamasında, "İran, yeni mayınlar yerleştiren herhangi bir gemi veya teknenin anında imha edileceği konusunda bilgilendirildi" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump: "Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların tamamı kaldırıldı veya imha edildi"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarının durumuna ilişkin açıklama yaptı. Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Az önce Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası sulardaki bütün mayınların kaldırıldığı veya imha edildiğine ilişkin ABD Donanması tarafından bilgilendirildim" dedi.  </p><p>Trump, "İran, yeni mayınlar yerleştiren herhangi bir gemi veya teknenin sistematik olarak anında imha edileceği konusunda bilgilendirildi" ifadelerini kullandı.  </p><p>ABD Başkanı, İran'da zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tutulduğu iddia edilen ve Tahran'ın nükleer programı için önem taşıyan bölgeleri sıkı şekilde gözlemlediklerini kaydederek, "Uzay Kuvvetleri aracılığıyla Hürmüz'ün ve Kazma Dağı'nın yanı sıra imha edilen 3 diğer nükleer tesisin her bir metrekaresini izliyoruz" açıklamasını yaptı.  </p><p>Trump açıklamasında ayrıca, Hürmüz Boğazı'na yeni mayınların döşenmesine yönelik "sıfır tolerans" politikasının tam olarak yürürlükte olduğunu vurguladı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/trump-hurmuz-bogazindaki--384_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uskudarda-baskan-vekilligi-kararina-durdurma-288823</link>
      <pubDate>2026-08-25T18:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üsküdar'da başkan vekilliği kararına durdurma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde Sibel Tan Çetinkaya'nın belediye başkan vekili olarak seçilmesine ilişkin kararın yürütmesini durdurdu. Mahkemenin kararıyla birlikte başkan vekilliği sürecine ilişkin hukuki süreç yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üsküdar'da başkan vekilliği kararına durdurma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde Sibel Tan Çetinkaya'nın belediye başkan vekili olarak seçilmesine ilişkin kararın yürütmesini durdurdu. Mahkemenin kararıyla birlikte başkan vekilliği sürecine ilişkin hukuki süreç yeniden gündeme geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/uskudarda-baskan-vekillig-553_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bir-zamanlar-gelecegin-teknolojisiydi-3d-televizyonlar-neden-tutmadi-288822</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir zamanlar geleceğin teknolojisiydi! 3D televizyonlar neden tutmadı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[James Cameron'ın Avatar filmiyle birlikte tüm dünyada büyük bir heyecan yaratan 3D televizyon teknolojisi, Samsung, Sony ve LG gibi devlerin ardı ardına bu kategoriden çekilmesiyle birkaç yıl içinde tamamen sahneyi terk etti. Peki milyonlarca adet satılan bu televizyonlar neden tarihe karıştı?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir zamanlar geleceğin teknolojisiydi! 3D televizyonlar neden tutmadı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dönem ev eğlencesinin geleceği olarak lanse edilen 3D televizyonlar, 2010'lu yılların başında büyük bir çıkış yakaladı. Ancak yüksek maliyetler, yetersiz içerik ve rakip teknolojilerin hızlı yükselişi gibi bir dizi faktör, bu teknolojiyi birkaç yıl gibi kısa bir sürede piyasadan sildi. Samsung'dan Sony'ye, LG'den Panasonic'e kadar sektörün tüm büyük oyuncuları 3D televizyon üretimini durdurdu. Bugün geriye dönüp bakıldığında, 3D televizyonların neden başarısız olduğu sorusu teknoloji dünyasının en öğretici hikâyelerinden birini oluşturuyor.</p><h3>3D televizyonun kökleri 1928'e uzanıyor</h3><p>3D televizyon kavramı aslında pek çok kişinin sandığından çok daha eski bir geçmişe sahip. İlk stereoskopik televizyon gösterimi, 1928 yılında İskoç mucit John Logie Baird tarafından gerçekleştirildi. Bu tarih, televizyonun bugün bildiğimiz şekliyle yaygınlaşmasından onlarca yıl öncesine denk geliyor. Baird'in ortaya koyduğu temel fikir oldukça basit bir prensibe dayanıyordu: İki göze birbirinden hafifçe farklı iki görüntü sunarak beynin derinlik algısı oluşturmasını sağlamak. Bu ilke, 3D televizyon teknolojisinin sonraki tüm versiyonlarının temelini oluşturdu. Teknoloji, takip eden on yıllar boyunca zaman zaman gündeme geldi ve çeşitli denemelere konu oldu. Ancak hiçbir zaman gerçek anlamda ana akıma ulaşmayı başaramadı. Asıl büyük dönüş, dijital ekranların yaygınlaşması, çok daha güçlü görüntü işlemcilerinin geliştirilmesi ve yeni nesil sinemacıların 3D görüntüyü eskisine kıyasla çok daha inandırıcı bir düzeye taşımasıyla birlikte geldi.</p><h3>Avatar etkisi ve 2010 patlaması</h3><p>2010 yılı, 3D televizyon teknolojisinin evlerimizdeki izleme deneyimini kökten değiştireceğine dair beklentilerin doruk noktasına ulaştığı dönem oldu. Bu büyük heyecanın arkasındaki en önemli katalizör, James Cameron'ın yönettiği Avatar filmiydi. Avatar, dünya genelinde bir fenomene dönüştü ve 3D teknolojisinin doğru ellerde kullanıldığında gerçekten bambaşka bir sinema deneyimi sunabileceğini gözler önüne serdi. Film, gişe rekorları kırarken aynı zamanda 3D'nin potansiyelini kanıtlayan bir referans noktası haline geldi. Televizyon üreticileri bu dalgayı yakalamak için birbirleriyle yarıştı. Samsung, Panasonic, Sony, LG ve daha pek çok şirket hızla 3D özellikli modeller piyasaya sürdü. 3D televizyon teknolojisi, o yılların CES fuarlarında en çok konuşulan ve sergilenen ürün kategorilerinden biri oldu. Üreticiler, bu televizyonların oturma odasını küçük bir ev sinemasına dönüştürebileceği vaadini tüketicilere sundu.</p><h3>Yüksek maliyet ilk büyük engel olarak öne çıktı</h3><p>Ne var ki daha en başından itibaren göze çarpan ciddi bir sorun vardı ve bu sorun maliyetti. İlk nesil 3D televizyonlar, aynı boyut ve çözünürlükteki geleneksel modellere kıyasla belirgin biçimde daha pahalıydı. Sadece televizyonun kendisi değil, 3D deneyimin tamamı ek masraflar gerektiriyordu. 3D Blu-ray disklerin oynatılabilmesi için özel donanıma ihtiyaç duyuluyordu. Bunun yanı sıra çoğu sistemde özel gözlükler zorunluydu. Özellikle aktif obtüratör teknolojisine dayanan gözlükler oldukça pahalıydı, pil ile çalışıyordu ve her bir izleyici için ayrı ayrı satın alınması gerekiyordu. Dört kişilik bir ailenin 3D film izlemesi için dört ayrı gözlük temin etmesi gerektiği düşünüldüğünde, toplam maliyet ciddi şekilde artıyordu. Bu durum, 3D televizyon teknolojisinin geniş kitlelere ulaşmasının önündeki ilk ve en somut bariyerdi.</p><h3>İçerik kıtlığı kısır döngü yarattı</h3><p>Tam bu noktada 3D televizyon girişiminin temel zayıflığı kendini göstermeye başladı. Yeni bir görüntü formatının başarılı olabilmesi için sadece onu destekleyen donanım üretmek yeterli değildi; bu donanımı besleyecek zengin ve çeşitli bir içerik kütüphanesi de şarttı. 2010 yılında büyük bir coşku hâkim olsa da ortada yeterli miktarda 3D materyal bulunmuyordu. Pazar araştırma şirketi DisplaySearch, daha ticari çabanın ilk dönemlerinde yüksek fiyatı ve kaliteli 3D içeriğin sınırlı bulunabilirliğini benimsemenin önündeki en kritik engeller olarak tespit etti. Ardından klasik bir kısır döngü mekanizması devreye girdi. Tüketiciler, izleyecek yeterli 3D içerik olmadığı için 3D televizyon satın almaktan kaçındı. İçerik üreticileri ise nispeten küçük kalan bir izleyici kitlesine hitap eden yapımlara daha fazla kaynak ayırmak için yeterli motivasyonu bulamadı. Bu döngü, 3D televizyon pazarının büyümesini ciddi biçimde engelledi ve teknolojinin kendi kendini besleyen bir ekosistem oluşturmasını imkânsız hale getirdi.</p><h3>Kalitesiz yapımlar ve göz yorgunluğu sorunu</h3><p>Durumu daha da kötüleştiren bir başka faktör, piyasadaki 3D içeriklerin tamamının kaliteli olmamasıydı. Gerçek anlamda etkileyici stereoskopik görüntü üretmek, özel çekim ekipmanı, ileri düzey teknik bilgi ve son derece dikkatli bir post-prodüksiyon süreci gerektiriyordu. Bu koşullar sağlanmadığında ortaya çıkan sonuç, izleyiciyi yoran, doğallıktan uzak ve en iyi ihtimalle sadece birkaç sahnede etkileyici olan bir deneyim oluyordu. Uluslararası mühendislik kuruluşu IEEE, 3D teknolojisinin yükseliş döneminde bile göz yorgunluğu, düşük kaliteli içerik üretimi ve 3D'nin hikâye anlatımına her zaman anlamlı bir katkı sağlamadığı gibi sorunlara dikkat çekmişti. Pek çok yapımcı, filmlerini gerçek 3D kameralarla çekmek yerine post-prodüksiyonda 2D görüntüleri 3D'ye dönüştürme yoluna gitti. Bu yöntem maliyeti düşürse de ortaya çıkan 3D efekti çoğu zaman yapay ve tatmin edici olmaktan uzak kalıyordu. Tüm bu olumsuz deneyimler, tüketicilerin 3D televizyon teknolojisine olan güvenini sarstı.</p><h3>4K, OLED ve HDR gibi rakip teknolojiler sahneyi devraldı</h3><p>Belki de 3D televizyonların ortadan kalkmasının en belirleyici nedeni, tüketiciye çok daha doğrudan ve kolay algılanabilir faydalar sunan rakip teknolojilerin hızla yükselmesiydi. Pazar, 4K çözünürlüklü televizyonlara, OLED panel teknolojisine, HDR görüntü standardına ve giderek büyüyen ekran boyutlarına doğru yöneldi. Full HD ile 4K arasındaki farkı bir mağazada sergilemek ve müşteriye açıklamak son derece kolaydı; gözle görülür bir netlik artışı herkesin hemen fark edebileceği bir iyileşmeydi. HDR teknolojisi de benzer şekilde, izleyicinin herhangi bir aksesuar takmasına gerek kalmadan uyumlu her film, dizi veya oyunda renk derinliğini ve kontrast aralığını iyileştiriyordu. 3D televizyon ise bunların tam aksine, belirli içeriklerle sınırlıydı ve özel izleme koşulları gerektiriyordu. Gözlük takmak, doğru açıda oturmak ve uygun içerik bulmak gibi zorunluluklar, günlük kullanımda ciddi bir engel oluşturuyordu. 4K, HDR ve OLED gibi teknolojiler ise televizyonu açtığınız anda her içerikte farkını hissettiren evrensel iyileştirmeler sunuyordu.</p><h3>Pazar verileri hızlı çöküşü gözler önüne serdi</h3><p>Rakamlar, 3D televizyon pazarının ne denli hızlı bir yükseliş ve ardından ne kadar sert bir düşüş yaşadığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Küresel 3D televizyon sevkiyatları, 2010 yılında yaklaşık 2,26 milyon birim düzeyindeyken sadece iki yıl içinde 2012'de 40 milyon birimin üzerine fırladı. Bu rakam, teknolojiye duyulan ilk ilginin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyordu. Ancak bu yükseliş sürdürülebilir olmadı ve 2012'den itibaren satışlarda belirgin bir düşüş trendi başladı. Aynı dönemde, 3D içerik ekosistemini destekleyebilecek yayın hizmetleri de birer birer geri çekilmeye başladı. Amerikan uydu yayın platformu DirecTV, 2012 yılında 3D kanalını yayından kaldırdı. Spor yayıncılığı devi ESPN ise 2013'te ESPN 3D hizmetini tamamen kapattı. İçerik tarafındaki bu çekilmeler, 3D televizyon sahiplerinin izleyebileceği materyal havuzunu daha da daralttı ve teknolojinin cazibesini iyice azalttı.</p><h3>Samsung, Sony ve LG art arda 3D'den vazgeçti</h3><p>İçerik sağlayıcıların ardından sıra üreticilere geldi. Amerikan televizyon markası Vizio, 3D kategorisinden erken aşamada uzaklaştı. Ardından sektörün en büyük oyuncularından Samsung, 2016 yılında yeni modellerinde 3D desteği sunmayı tamamen bıraktığını duyurdu. Bu karar, 3D televizyon teknolojisi için kritik bir kırılma noktası oldu. 2017 yılına gelindiğinde ise 3D televizyon üretmeye devam eden son iki büyük marka olan Sony ve LG de yeni model serilerinden bu özelliği çıkardı. Bu hamleyle birlikte 3D televizyonun son perdesi de fiilen kapanmış oldu. LG, bu kararını açıklarken şirketin kendi araştırma verilerine dayandı. Araştırma sonuçlarına göre 3D özelliği, tüketicilerin televizyon satın alma kararında belirleyici bir faktör olmaktan çıkmıştı ve mevcut 3D televizyon sahiplerinin bu özelliği gerçek kullanım oranı oldukça düşük kalmıştı. Şirket, bunun yerine çok daha geniş kitlelerde yankı uyandıran ve her içerikte fark yaratan HDR gibi teknolojilere odaklanmayı tercih ettiğini açıkladı. Böylece bir zamanlar ev eğlencesinin geleceği olarak sunulan 3D televizyon teknolojisi, birkaç yıl gibi kısa bir sürede pazarın tamamen dışına itildi.</p><h3>3D televizyonun düşüşünden çıkarılacak ders</h3><p>Sonuç itibarıyla 3D televizyon teknolojisinin başarısızlığı, tek bir büyük hatadan değil birçok küçük sorunun bir araya gelmesinden kaynaklandı. 3D televizyonlar geleneksel modellere göre daha pahalıydı, çoğu durumda rahatsız edici gözlükler gerektiriyordu, izlenebilecek içerik sayısı sınırlı kalıyordu ve uzun süreli izlemelerde pek çok kişide göz yorgunluğuna yol açabiliyordu. Bunların ötesinde, 3D deneyimin kalitesi izleyicinin ekrana olan mesafesine, oturma açısına ve yapımın teknik kalitesine fazlasıyla bağlıydı. Akşam televizyonun karşısına geçip rahatça bir film izlemek isteyen ortalama bir aile için tüm bu gereksinimler fazlasıyla zahmetli ve karmaşık geliyordu. Öte yandan 4K çözünürlük, HDR ve OLED gibi teknolojiler, herkesin her türlü içerikte ek bir çaba harcamadan tadını çıkarabileceği somut iyileştirmeler sunuyordu. Bu durum belki de 3D televizyonun hikâyesinden çıkarılacak en değerli dersi oluşturuyor: Bir teknoloji ne kadar etkileyici ve teknik açıdan gelişmiş olursa olsun, bu onun günlük hayatta gerçekten işe yaradığı anlamına gelmiyor. 3D televizyon ne bir aldatmaca ne de tam anlamıyla teknolojik bir başarısızlıktı. Aslında çoğu tüketicinin sorun olarak bile görmediği bir ihtiyacı karşılamaya çalıştı. Pazar ise sonunda tercihini gözlüklerini nereye koyduğunu hatırlamak zorunda kalmadan daha iyi görüntü kalitesi, daha geniş ekranlar ve HDR'den yana kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/bir-zamanlar-gelecegin-te-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288821</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bir-paket-cips-vucutta-nelere-yol-acabilir-288821</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir paket cips vücutta nelere yol açabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Cips tüketiminin kontrolsüz artışı, kilo alımı ve kalp-damar hastalıkları riskini yükseltiyor. Uzmanlar, cipsin içeriğindeki doymuş yağ ve tuzun vücut üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabileceğini belirtiyor. Sağlıklı beslenme için cipsin yalnızca ara sıra tercih edilmesi öneriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir paket cips vücutta nelere yol açabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, cips tüketiminin artmasının sağlık açısından ciddi riskler doğurduğu konusunda uyarıyor. Özellikle sık ve kontrolsüz cips tüketiminin, kilo alımından yüksek tansiyona ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkmasına kadar pek çok olumsuz sonuca yol açabileceği belirtiliyor. Cipsin içerdiği yüksek miktardaki doymuş yağ ve tuzun, vücutta zararlı etkiler bıraktığı vurgulanıyor.</p><h3>Uzmandan cips konusunda net uyarı: 'Sık tüketimden kaçının'</h3><p>Uzman görüşlerine göre, cipsin ana hammaddesi patates, mısır veya başka bir sebze olsa da, bu ürünlerin işlenmiş haliyle sıkça tüketilmesi sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Uzmanlar, cipsin yalnızca ara sıra ve ölçülü şekilde tüketilmesi gerektiğini, aksi takdirde beslenme düzeninin bozulabileceğini ifade ediyor. Fırınlanmış ya da tuzu azaltılmış cips çeşitleri daha hafif gibi görünse de, sağlıklı bir diyetin temelini oluşturmadığı hatırlatılıyor.</p><h3>Cipsin içeriği sağlıklı beslenmenin önünde engel</h3><p>Sağlık uzmanları, cipsin içerdiği doymuş yağ ve tuzun vücut üzerinde birikici etkiler yarattığını, düzenli tüketimin ise uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını söylüyor. Cipsin, sebze ve tam tahıllı ürünler gibi sağlıklı gıdaların yerini alamayacağı özellikle vurgulanıyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenme hedefleyenlerin cips tüketimini sınırlandırması ve dengeli bir diyet uygulaması gerektiğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, cips tüketimiyle ilgili uzman uyarıları dikkate alınarak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı oluşturulması büyük önem taşıyor. Ölçülü tüketim, uzun vadede sağlık risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/bir-paket-cips-vucutta-ne-467_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/karakteri-bir-anda-degisenler-dikkat-bas-agrisi-ve-bulanti-eslik-ediyorsa-288820</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karakteri bir anda değişenler dikkat! Baş ağrısı ve bulantı eşlik ediyorsa]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Davranış değişiklikleri, baş ağrısı ve görme bozuklukları gibi belirtiler, beyin tümörü şüphesinde erken tanı için önemli ipuçları sunuyor. Uzmanlar, bu tür semptomların birlikte görülmesi halinde zaman kaybetmeden muayene olunması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karakteri bir anda değişenler dikkat! Baş ağrısı ve bulantı eşlik ediyorsa]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin tümörü şüphesinde davranış değişiklikleri, baş ağrısı ve görme bozukluğu gibi belirtiler hayati önem taşıyor. Uzmanlar, kişide alışılmış davranışların dışında gelişen ani değişikliklerin, özellikle baş ağrısı, açıklanamayan bulantı veya görme sorunlarıyla birlikte görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasını öneriyor.</p><h3>Uzmanlardan beyin tümörü belirtilerine karşı uyarı</h3><p>Onkolog A. Fatyanova, daha önce sakin ve öngörülebilir bir kişinin zamanla belirgin karakter değişiklikleri göstermeye başlamasının, beyin tümörü gibi ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirtti. Apati, yalnız kalma isteği, sinirlilik ve çevreye karşı beklenmedik davranışlar, beyin tümörü şüphesiyle ilişkilendiriliyor. Fatyanova'ya göre, bazı hastalar bu tür değişikliklerin tanıdan aylar önce ortaya çıktığını ifade ediyor. Ayrıca, kişinin kendi davranışını nesnel olarak değerlendirmesi zorlaşabiliyor; düşünmeden hareket etme, riskli kararlar alma ve çevreye uyumsuz tavırlar sergileme gibi durumlar da dikkat çekiyor.</p><h3>Baş ağrısı ve görme bozukluğu ile birlikte risk artıyor</h3><p>Uzmanlar, davranış değişikliklerinin baş ağrısı, sebebi açıklanamayan bulantı veya kusma, görme bozukluğu gibi diğer belirtilerle birlikte görülmesinin riski artırdığını vurguluyor. Bu semptomların bir arada bulunması halinde, erken tanı için mutlaka nörolojik muayene öneriliyor. Özellikle yemekle ilişkili olmayan mide bulantısı ve görmede ani değişimler, beyin tümörü olasılığını güçlendiriyor. Erken müdahale, tedavi sürecinin başarısı açısından kritik önem taşıyor.</p><p>Beyin tümörü belirtileri konusunda farkındalığın artması, hastalığın erken evrede teşhis edilmesine yardımcı olabilir. Şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden uzman görüşü almak, ciddi sonuçların önüne geçmek için büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/karakteri-bir-anda-degise-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/merdiven-cikmak-kalp-krizi-ve-inme-riskini-azaltiyor-288819</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Merdiven çıkmak kalp krizi ve inme riskini azaltıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Merdiven çıkmak, kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Bilimsel araştırmalar, düzenli olarak iki kat merdiven çıkanların kalp hastalıklarından ölüm riskinin yüzde 39 daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Merdiven çıkmak kalp krizi ve inme riskini azaltıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merdiven çıkmanın kalp krizi ve inme riskini azalttığına dair bilimsel bulgular dikkat çekiyor. Uzmanlar, kısa süreli ve düzenli merdiven çıkmanın kardiyovasküler sisteme önemli faydalar sunduğunu belirtiyor. Araştırmalar, sistematik şekilde iki kat merdiven çıkan kişilerde kalp hastalıklarından ölüm riskinin yüzde 39 oranında azaldığını gösteriyor. Ayrıca, merdiven çıkmak genel ölüm riskini de yüzde 24 düşürüyor. Bu basit fiziksel aktivite, kalp krizi, inme ve kalp yetmezliğine karşı koruyucu etki sağlıyor.</p><h3>Uzmanlar merdiven çıkmanın faydalarını vurguladı</h3><p>Sağlık uzmanları, merdiven çıkmanın kısa sürede bile kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, düzenli olarak merdiven çıkanların kardiyovasküler hastalıklara karşı daha dirençli olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle iki kat merdiveni yürüyerek çıkmak, kalp hastalıklarına karşı güçlü bir koruma sağlıyor. Uzmanlar, bu basit alışkanlığın yaşam süresini uzatabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Diz sağlığı ve kalp hastaları için önemli uyarılar</h3><p>Merdiven çıkmanın faydalarına rağmen, diz eklemleri için dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, merdiven çıkarken merdiven kullanılmasını, inerken ise asansör tercih edilmesini öneriyor. Ciddi kalp hastalığı olanların ise fiziksel aktiviteyi bir katla sınırlı tutmaları tavsiye ediliyor. Bu öneriler, hem kalp sağlığını korumak hem de eklem sorunlarını önlemek amacıyla önem taşıyor. Merdiven çıkmak, doğru uygulandığında sağlığa katkı sunmaya devam ediyor.</p><p>Sonuç olarak, merdiven çıkmak basit ama etkili bir alışkanlık olarak kalp ve damar sağlığını destekliyor. Uzmanlar, herkesin sağlık durumuna göre bu aktiviteyi günlük rutine dahil etmesini öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/merdiven-cikmak-kalp-kriz-291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/karaciger-yaglanmasiyla-mucadelede-kinoa-umut-verdi-ancak-sonuclar-henuz-insanlarda-dogrulanmadi-288818</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasıyla mücadelede kinoa umut verdi ancak sonuçlar henüz insanlarda doğrulanmadı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kinoa, bilim insanlarının son araştırmasında karaciğer yağlanmasıyla mücadelede önemli bir rol üstlendi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, kinoa takviyesinin karaciğerde yağ birikimini ve zararlı metabolik göstergeleri azalttığı ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğer yağlanmasıyla mücadelede kinoa umut verdi ancak sonuçlar henüz insanlarda doğrulanmadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, kinoanın karaciğer yağlanması üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyan yeni bir araştırmaya imza attı. Üç ay süren deneyde, yüksek yağlı diyetle karaciğer yağlanması oluşturulan farelerin bir bölümüne kinoa ilave edildi. Sonuçlar, kinoa verilen grupta karaciğerdeki yağ birikiminin ve zararlı metabolik göstergelerin belirgin şekilde azaldığını gösterdi.</p><h3>Araştırmacılar: 'Kinoa karaciğer sağlığını iyileştiriyor'</h3><p>Deneyde, kinoa takviyesi yapılan farelerde glikoz, trigliserit ve toplam kolesterol seviyeleri anlamlı oranda düşüş gösterdi. Ayrıca, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) miktarında da azalma kaydedildi. Karaciğer hasarıyla ilişkili alanin aminotransferaz ve aspartat aminotransferaz değerlerinde de gerileme gözlendi. Doku analizleri, kinoa tüketen farelerin karaciğer hücrelerinde yağ damlacıklarının daha az biriktiğini ortaya koydu. Bu bulgular, kinoanın karaciğer sağlığını destekleyici potansiyelini güçlendirdi.</p><h3>Kinoa ve PPAR&#8211;PLIN2 sinyal yolu arasındaki ilişki dikkat çekti</h3><p>Araştırmacılar, elde edilen sonuçların PPAR&#8211;PLIN2 sinyal yolunun baskılanmasına bağlı olabileceğini belirtti. Bu yol, karaciğerde yağ oluşumu ve depolanmasında kilit rol oynuyor. Aynı zamanda, kinoa verilen farelerde yağ asidi senteziyle ilgili genlerin aktivitesinin de azaldığı gözlemlendi. Uzmanlar, bu bulgular ışığında kinoanın karaciğer yağlanması hastalığının önlenmesi ve kontrolünde etkili bir besin olabileceğini vurguladı. Kinoa, sağlıklı beslenme ve karaciğer koruması alanında yeni bir umut olarak değerlendiriliyor.</p><p>Bilim dünyası, kinoanın karaciğer yağlanmasına karşı gösterdiği bu olumlu etkilerin insanlar üzerinde de benzer sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Gelecekte yapılacak klinik çalışmalar, kinoanın karaciğer sağlığı üzerindeki rolünü daha net ortaya koyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/karaciger-yaglanmasiyla-m-698_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/3-4-saat-uyuyup-enerjik-hissetmek-bipolar-bozuklugun-belirtisi-olabilir-288817</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3-4 saat uyuyup enerjik hissetmek bipolar bozukluğun belirtisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikiyatrist A. Şestakov, özellikle manik dönemlerde görülen 3-4 saatlik uyku ihtiyacının bipolar bozukluğun belirgin bir işareti olabileceğini vurguladı. Uzmanlar, bu kısa uyku süresinin davranış ve ruh hali üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3-4 saat uyuyup enerjik hissetmek bipolar bozukluğun belirtisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatrist A. Şestakov, bipolar bozukluğun en dikkat çekici belirtilerinden birinin uyku süresindeki belirgin kısalma olduğunu açıkladı. Özellikle manik dönemde, yalnızca 3-4 saat uyuyan kişilerin kendilerini son derece enerjik hissettiğini belirten Şestakov, bu durumun hastalığın teşhisinde önemli bir ipucu sunduğunu söyledi. Bipolar bozukluk, duygudurumda aşırı yükselme ve düşüşlerin birbirini takip ettiği döngülerle tanımlanıyor. Şestakov, manik dönemde kısa uyku ihtiyacının yanı sıra kişinin davranışlarında ve sosyal ilişkilerinde de belirgin değişiklikler yaşandığını dile getirdi.</p><h3>Şestakov: 'Manik dönemde kısa uyku ve artan enerji dikkat çekiyor'</h3><p>Manik evrede, uyku ihtiyacındaki azalmaya ek olarak, bireyde artan bir hareketlilik, hızlı konuşma ve düşünce akışı gözleniyor. Şestakov'un verdiği bilgilere göre, bu dönemde kişiler büyük planlar yapmaya başlıyor, dürtüsel davranışlar sergiliyor ve çevreleriyle daha fazla etkileşime giriyor. Riskli kararlar almak, hesapsız harcamalarda bulunmak ve sosyal ilişkilerde anlaşmazlıklar yaşamak da sıkça karşılaşılan durumlar arasında. Uzmanlar, bu belirtilerin sadece ruh hali dalgalanmasıyla sınırlı kalmadığını, kişinin günlük yaşamını ve çalışma kapasitesini de ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor.</p><h3>Bipolar bozuklukta depresif dönem farklı belirtilerle ortaya çıkıyor</h3><p>Bipolar bozukluğun depresif evresinde ise tablo tamamen değişiyor. Şestakov, bu aşamada güçsüzlük, yavaş hareket etme, ağır düşünceler, suçluluk ve değersizlik hissinin ön plana çıktığını ifade etti. Ayrıca, bazı hastalarda aşırı uyuma ve fazla yemek yeme isteği de gözlenebiliyor. Bipolar bozukluğun ilk belirtileri genellikle 15 ile 30 yaş arasında ortaya çıkıyor ve dönemler birkaç gün ile birkaç hafta arasında sürebiliyor. Uzmanlar, bu hastalığın sıradan ruh hali değişikliklerinden ayrıldığını, uzun süreli ve tekrarlayan döngülerle kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğini vurguluyor.</p><p>Bipolar bozuklukta kısa uyku süresi ve duygudurumdaki ani değişiklikler, erken teşhis için önemli ipuçları sunuyor. Psikiyatristler, bu belirtilerin fark edilmesi halinde mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/3-4-saat-uyuyup-enerjik-h-144_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/alzheimer-hastaligini-isaret-edebilecek-basit-test-gozlerinizi-kapatip-kokulari-taniyin-288816</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alzheimer hastalığını işaret edebilecek basit test! Gözlerinizi kapatıp kokuları tanıyın]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Doktor V. İvaşkov, Alzheimer hastalığının erken belirtilerini saptamak isteyenler için evde uygulanabilecek basit bir koku testi önerdi. Uzmanlar, kokuları ayırt etme yeteneğindeki değişikliklerin hastalığın ilk sinyali olabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alzheimer hastalığını işaret edebilecek basit test! Gözlerinizi kapatıp kokuları tanıyın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doktor V. İvaşkov, Alzheimer hastalığının ilk belirtilerinin hafıza kaybından önce ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, evde yapılabilecek pratik bir koku testi önerdi. İvaşkov'un açıklamasına göre, Alzheimer hastalarında tanıdık kokuları ayırt etme yeteneğinde azalma görülebiliyor. Özellikle kahve ve nane gibi herkesin bildiği aromalarla yapılan bu test, hastalığın erken teşhisinde önemli bir rol oynayabiliyor. Doktor, kokuları ayırt edemeyenlerin zaman kaybetmeden bir nöroloğa danışması gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>İvaşkov: 'Koku testi yılda bir kez yapılmalı'</h3><p>İvaşkov, Alzheimer hastalığının yanı sıra Parkinson hastalığında da benzer koku değişikliklerinin gözlemlendiğini belirtti. Bu nedenle, yılda en az bir kez gözler kapalı şekilde beş-altı tanıdık kokunun ayırt edilmeye çalışılması gerektiğini söyledi. Koku testi sırasında aromaların kaynağının görülmemesi önemli bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, kokuları ayırt etme yeteneğindeki bozulmanın, hafıza sorunlarından önce başlayabildiğini ve bu nedenle erken dönemde fark edilmesinin kritik olduğunu ifade ediyor.</p><h3>Alzheimer'da koku kaybı erken uyarı olabilir</h3><p>Alzheimer hastalığında koku duyusundaki değişikliklerin, hastalığın ilerleyişi hakkında önemli ipuçları sunduğu belirtiliyor. Koku testi, evde kolayca uygulanabilen ve herhangi bir ekipman gerektirmeyen bir yöntem olarak öne çıkıyor. Doktorlar, bu basit test sayesinde hastalığın erken evrelerinde müdahale şansının arttığını vurguluyor. Sonuç olarak, koku duyusunda belirgin bir azalma hisseden kişilerin, vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/alzheimer-hastaligini-isa-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dilimlenmis-karpuz-neden-riskli-288815</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dilimlenmiş karpuz neden riskli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog Paramonov, sokak tezgahlarında dilimlenmiş halde satılan karpuzların ciddi sağlık riskleri taşıdığını belirterek tüketicileri uyardı. Uzman, karpuz seçiminden saklanmasına kadar dikkat edilmesi gereken kritik noktaları tek tek sıraladı ve resmi satış noktalarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dilimlenmiş karpuz neden riskli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi karpuz, doğru seçilmediğinde ve uygun koşullarda saklanmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Gastroenterolog A. Paramonov, özellikle sokak satış tezgahlarında halihazırda dilimlenmiş şekilde sunulan karpuzların satın alınmaması gerektiği konusunda tüketicileri açıkça uyardı. Uzman, karpuz alırken resmi ve denetlenmiş satış noktalarının tercih edilmesini önerirken, meyvenin seçiminden mutfağa taşınmasına, kesilmesinden saklanmasına kadar pek çok aşamada dikkat edilmesi gereken kuralları ayrıntılı biçimde paylaştı.</p><h3>Karpuz seçerken kabuk ve kokuya dikkat</h3><p>Paramonov, karpuz seçiminde ilk adımın meyvenin dış görünümünü titizlikle incelemek olduğunu belirtti. Kabuğun üzerinde herhangi bir çatlak, ezik ya da hasar bulunmaması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra küf izleri, karpuzun sağlıksız koşullarda saklandığının ya da bozulmaya başladığının en belirgin göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Meyvenin kendisinden ekşimsi bir koku geliyorsa bu durum, karpuzun tüketim için uygun olmadığına işaret ediyor. Uzman, kuru meyve sapının ve karpuza vurulduğunda çıkan sesin olgunluk derecesini anlamada yardımcı olabileceğini söyledi. Ancak bu belirtilerin yalnızca olgunlukla ilgili ipuçları verdiğini, ürünün güvenliği ya da nitrat içeriği hakkında kesin bir yargıya varılmasını sağlamadığını özellikle vurguladı. Dolayısıyla tüketicilerin sadece bu işaretlere güvenerek karar vermemesi, karpuzun genel durumunu bütüncül bir şekilde değerlendirmesi gerekiyor.</p><h3>Kesim öncesi hijyen kuralları hayati önem taşıyor</h3><p>Karpuzu eve getirdikten sonra hemen dilimlemek yerine öncelikle hijyen kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayan Paramonov, meyvenin yüzeyinin akan su altında bir fırça yardımıyla iyice temizlenmesini tavsiye etti. Karpuzun kabuğu toprakla, toz ile ve çeşitli mikroorganizmalarla temas halinde olduğundan, bu aşama atlandığında bıçakla kesim sırasında dış yüzeydeki bakteriler meyvenin iç kısmına taşınabiliyor. Sadece karpuzun yıkanması da yeterli değil; ellerin, bıçağın ve kesme tahtasının da önceden sabunlu suyla temizlenmesi şart. Bu basit ama kritik adımlar, gıda kaynaklı enfeksiyonların önüne geçmek açısından son derece belirleyici bir rol oynuyor. Özellikle yaz sıcaklarında bakterilerin hızla çoğaldığı düşünüldüğünde, mutfak hijyenine gösterilen özenin doğrudan sağlığı koruduğu söylenebilir.</p><h3>Karpuz saklama süreleri: Kesilmeden ve kesildikten sonra</h3><p>Doktor Paramonov, karpuzun saklama koşullarına ilişkin de önemli bilgiler paylaştı. Henüz kesilmemiş bir karpuz, serin ve uygun bir ortamda bir ila iki hafta boyunca bozulmadan muhafaza edilebiliyor. Ancak karpuz bir kez kesildikten sonra durum tamamen değişiyor ve saklama süresi ciddi biçimde kısalıyor. Dilimlenmiş karpuzun derhal buzdolabına konulması ve en geç iki ila üç gün içinde tüketilmesi gerekiyor. Soğutma imkânı olmayan bir ortamda ise dilimlenmiş karpuzun iki saatten fazla bekletilmemesi büyük önem taşıyor. İki saati aşan sürelerde bakteriyel üreme hızla artıyor ve bu durum özellikle çocuklar ile bağışıklık sistemi zayıf bireyler için ciddi sağlık tehditleri oluşturabiliyor. Bu nedenle piknik ya da açık hava etkinliklerinde karpuzun uzun süre dışarıda bırakılmamasına özen gösterilmeli.</p><h3>Paramonov'dan sokak satışlarına karşı net uyarı</h3><p>Süpermarketlerde satışa sunulan hazır yarım karpuzlar konusunda da değerlendirmelerde bulunan Paramonov, bu ürünlerin hazırlanma ve saklama aşamalarında gerekli hijyen koşullarına uyulmuş olması halinde güvenle satın alınabileceğini ifade etti. Marketlerde soğuk zincirin korunması ve gıda güvenliği denetimlerinin yapılması, bu tür ürünlerin nispeten güvenilir olmasını sağlıyor. Buna karşın sokak tezgahlarında dilimlenmiş olarak satılan karpuzların durumu çok farklı. Açık havada, doğrudan güneş ışığına ve toz ile böceklere maruz kalan bu ürünlerde hijyen standartlarının sağlanması neredeyse olanaksız. Paramonov, bu nedenle sokakta dilimlenmiş karpuz satın almaktan kesinlikle vazgeçilmesini önerdi. Uzman ayrıca, satın alınan ya da evde kesilen herhangi bir karpuzda sümüksü bir tabaka oluşması veya ekşimsi bir kokunun hissedilmesi durumunda meyvenin derhal çöpe atılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Bu belirtiler, karpuzda bakteriyel bozulmanın ileri düzeye ulaştığını gösteriyor ve böyle bir ürünün tüketilmesi mide-bağırsak enfeksiyonlarına davetiye çıkarıyor.</p><p>Sonuç olarak karpuz, yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden biri olmaya devam ederken, sağlıklı bir şekilde tüketilmesi için seçimden saklamaya kadar her aşamada dikkatli olunması gerekiyor. Gastroenterolog Paramonov'un önerileri, basit görünen ama hayati öneme sahip adımları bir kez daha gözler önüne serdi. Resmi satış noktalarını tercih etmek, meyveyi kesmeden önce yıkamak ve saklama sürelerine uymak, karpuz kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçmenin en etkili yolları olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/dilimlenmis-karpuz-neden--986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/her-gun-badem-tuketirseniz-ne-olur-288814</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün badem tüketirseniz ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırmada, düzenli badem tüketiminin uyku kalitesi üzerinde olumlu etkiler yarattığı gözlemlendi. Katılımcılar, bademi günlük diyetlerine eklediklerinde daha hızlı uykuya daldıklarını ve gece boyunca daha az uyandıklarını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün badem tüketirseniz ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, badem tüketiminin uyku kalitesi üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Yapılan araştırmada, 21 ile 55 yaşları arasında 175 gönüllü beş ay boyunca izlenerek iki gruba ayrıldı. Bir grup her gün badem tüketirken, diğer grup aynı kaloriye sahip farklı bir atıştırmalık aldı. Araştırma sonunda, badem yiyenlerin uykuya dalma sürelerinin kısaldığı, gece uyanma sıklıklarının azaldığı ve genel uyku verimliliklerinin arttığı tespit edildi.</p><h3>Badem yiyenlerde uyku verimliliği yükseldi</h3><p>Katılımcıların uyku durumları, araştırma öncesi ve sonrası çeşitli yöntemlerle değerlendirildi. Badem tüketenlerin, Pittsburgh Uyku Değerlendirme Ölçeği'nde daha düşük puanlar aldığı ve melatonin seviyelerinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu bulgular, bademin yalnızca bir atıştırmalık olmadığını, aynı zamanda dengeli bir diyete dahil edildiğinde uyku kalitesini olumlu yönde etkileyebileceğini gösterdi. Özellikle uykuya dalma hızı ve gece boyunca uyanma sayısındaki azalma dikkat çekti.</p><h3>Bademin etkisi nesnel ölçümlerde sınırlı kaldı</h3><p>Her ne kadar badem tüketenler öznel olarak uyku kalitelerinde belirgin bir iyileşme hissetse de, nesnel ölçüm verileri iki grup arasında kayda değer bir fark göstermedi. Araştırmacılar, bademin doğrudan bir uyku tedavisi olmadığını vurguladı. Ancak, bademin dengeli beslenmenin bir parçası olarak düzenli tüketilmesi, uyku düzenini destekleyen besinlerden biri haline gelebilir. Bu sonuçlar, badem tüketiminin özellikle uyku sorunları yaşayanlar için faydalı olabileceğine işaret ediyor.</p><p>Sonuç olarak, badem tüketiminin uyku kalitesi üzerindeki olumlu etkileri bilimsel olarak desteklendi. Araştırmacılar, bademin sağlıklı bir diyetin parçası olarak düzenli şekilde tüketilmesinin, uyku alışkanlıklarını iyileştirebileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/her-gun-badem-tuketirseni-605_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/klima-ne-zaman-riskli-hale-geliyor-288813</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Klima ne zaman riskli hale geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Klima ve fanlar tek başına virüs kaynağı olmasa da, oluşturdukları hava akımı nedeniyle kapalı alanlarda virüslerin yayılma riskini yükseltebiliyor. Özellikle soğuk algınlığı belirtileri gösteren biriyle aynı ortamda bulunulması halinde, doğru havalandırma ve filtre değişimi büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Klima ne zaman riskli hale geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapalı mekanlarda klima ve fan kullanımı, virüslerin yayılma riskini artıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu cihazların doğrudan bir virüs kaynağı olmadığını ancak oluşturdukları hava akımı sayesinde, özellikle öksürük ve hapşırık sırasında ortaya çıkan aerosol parçacıklarının daha uzak mesafelere taşınabildiğini belirtiyor. Bu durum, solunum yolu enfeksiyonlarının kapalı ortamlarda hızla yayılmasına yol açabiliyor. Araştırmalar, virüs bulaşının asıl nedeninin zayıf hava değişimi ve insanların uzun süre yakın temasta bulunması olduğunu gösteriyor.</p><h3>Uzmanlardan klima bakımı ve filtre değişimi uyarısı</h3><p>Risklerin azaltılması için uzmanlar, klimaların düzenli bakımının yapılmasını ve filtrelerinin zamanında değiştirilmesini öneriyor. HEPA filtreli hava temizleyicilerinin kullanılması, odaların sık sık havalandırılması ve sosyal mesafe kurallarına uyulması da alınabilecek ek önlemler arasında yer alıyor. Ayrıca, el hijyenine dikkat edilmesi, virüslerin yayılmasını önlemede temel adımlar arasında bulunuyor. Bu önlemler, özellikle kalabalık ve kapalı alanlarda virüs riskini önemli ölçüde düşürebiliyor.</p><h3>Soğuk algınlığı belirtileri olan kişilerle ortam paylaşımına dikkat</h3><p>Kapalı bir odada soğuk algınlığı veya benzeri hastalık belirtileri gösteren bir kişi bulunduğunda, havalandırmanın önemi daha da artıyor. Sadece havanın soğutulması yeterli olmuyor; taze hava akışının sağlanması ve hasta kişiyle temasın minimumda tutulması gerekiyor. Yanlış yönlendirilmiş hava akımları ve yetersiz havalandırma, virüs parçacıklarının odada daha fazla yayılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle, hem klima bakımı hem de etkili havalandırma, kapalı alanlarda virüs riskini azaltmanın en etkili yolları arasında gösteriliyor.</p><p>Sonuç olarak, kapalı mekanlarda klima ve hava akımı kaynaklı virüs riskini en aza indirmek için düzenli bakım, doğru filtre kullanımı, etkili havalandırma ve hijyen kurallarına uyulması büyük önem taşıyor. Bu önlemler, özellikle bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu dönemlerde, sağlığın korunmasına katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/klima-ne-zaman-riskli-hal-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sicak-havada-dondurmaya-dikkat-kardiyolog-kalp-hastalari-icin-uyardi-288812</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıcak havada dondurmaya dikkat! Kardiyolog kalp hastaları için uyardı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog İ. Tarasova, sıcak havalarda dondurma ve soğuk içeceklerin damar hastalığı olan kişilerde ciddi kalp sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Özellikle göğüste rahatsızlık hissedenlere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıcak havada dondurmaya dikkat! Kardiyolog kalp hastaları için uyardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog İ. Tarasova, sıcak havalarda dondurma ve soğuk içecek tüketiminin kalp hastaları için ciddi riskler taşıdığını açıkladı. Tarasova'ya göre, özellikle damar hastalığı bulunan kişilerde ani soğuk, damarların daralmasına yol açıyor ve bu durum kalp krizine kadar gidebilen sorunlara neden olabiliyor. Sağlıklı bireylerde çoğunlukla fark edilmeyen bu tepki, mevcut damar bozukluğu olanlarda ise spazm riskini artırıyor. Tarasova, sıcak havada dondurma tüketimi sonrası göğüste rahatsızlık hissedenlerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Kardiyolog Tarasova: 'Göğüs ağrısını önemseyin'</h3><p>Tarasova, soğuk dondurma veya içeceklerin ardından ortaya çıkan göğüs ağrısı ve rahatsızlık hissinin asla hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Bu tür belirtilerin sadece tesadüf olarak görülmemesi, mutlaka bir kardiyolog tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Özellikle kalp ve damar hastalığı geçmişi olan bireylerde, bu tür semptomlar miyokard iskemisi gibi ciddi sorunların habercisi olabilir. Tarasova, hastaların kendi sağlıklarını riske atmadan erken dönemde tıbbi yardım almalarının önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Dondurma ve soğuk içecekler kalp krizini tetikleyebilir</h3><p>Uzmanlar, sıcak havalarda serinlemek için tercih edilen dondurma ve soğuk içeceklerin, damarları aniden daraltarak kalp krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Damar bozukluğu yaşayan kişilerde, bu tür besinler vücutta ani değişimlere sebep oluyor ve kalp sağlığını tehdit ediyor. Tarasova, dondurma tüketimi sonrası göğüste rahatsızlık hissedenlerin vakit kaybetmeden doktora başvurmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Sıcak yaz günlerinde kalp hastalarının dondurma ve soğuk içecek tüketiminde dikkatli olmaları, olası riskleri azaltmak için büyük önem taşıyor.</p><p>Kardiyologların uyarılarına kulak veren hastalar, sıcak havalarda dondurma ve soğuk içecek tüketimini sınırlandırarak sağlıklarını koruyabilir. Özellikle göğüste ağrı veya rahatsızlık hissedenlerin zaman kaybetmeden bir uzmana görünmeleri, olası ciddi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/sicak-havada-dondurmaya-d-881_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mutfaginizdaki-patatesi-tuketmeden-once-kontrol-edin-bu-belirtilere-dikkat-288811</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfağınızdaki patatesi tüketmeden önce kontrol edin! Bu belirtilere dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, özellikle yeşil lekeli ve filizlenmiş patateslerde solanin ve çakonin gibi zehirli maddelerin arttığına dikkat çekti. Türkiye genelinde gıda güvenliği için vatandaşlara uyarı yapıldı. Filizlenmiş patatesin insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfağınızdaki patatesi tüketmeden önce kontrol edin! Bu belirtilere dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, Türkiye'de özellikle yeşil lekeli veya filizlenmiş patateslerin tüketilmesinin ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, bu tür patateslerde doğal olarak bulunan solanin ve çakonin gibi glikoalkaloidlerin oranı artıyor. Uzmanlar, patatesin uzun süre ışığa maruz kalmasıyla birlikte zehirli maddelerin seviyesinin yükseldiğini, bu nedenle filizlenen veya kabuğu yeşeren patateslerin sofralara girmemesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Uzmanlar: 'Filizli patateslerde toksin oranı tehlikeli seviyede'</h3><p>Gıda güvenliği uzmanları, özellikle filizlenmiş patateslerde solanin ve çakonin maddelerinin yoğunlaştığını belirtti. Bu maddelerin patatesin filizli bölgelerinde ve yeşil kabuğunda daha fazla bulunduğunu açıklayan uzmanlar, insan sağlığı için tehlikeli sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı. Uzmanlar, filizlenmiş patatesin tüketilmesi halinde zehirlenme riskinin arttığını ifade etti.</p><h3>Patatesin saklama koşulları zehir riskini artırıyor</h3><p>Patatesin uzun süre ışığa maruz kalması, glikoalkaloidlerin yükselmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu nedenle patateslerin serin ve karanlık ortamda saklanmasının önemine dikkat çekti. Özellikle filizlenen ve yeşeren patateslerin tüketilmemesi gerektiği vurgulandı. Tüketicilerin patatesin görünümüne dikkat ederek seçim yapması, sağlık açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Uzmanlar, patateste oluşan solanin ve çakonin gibi maddelerin insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkileri olabileceğini belirterek, vatandaşlara bu konuda daha dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/mutfaginizdaki-patatesi-t-279_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/6-kilometre-derinlikte-dev-salyangoz-kesfedildi-288809</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[6 kilometre derinlikte dev salyangoz keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pasifik Okyanusu'nun kuzeybatı kesiminde yaklaşık 6 kilometre derinlikteki volkanik kayalıklarda, bilim dünyasını heyecanlandıran yepyeni bir derin deniz salyangozu türü tanımlandı. Kabuğunda 80 belirgin beyaz ışınsal çizgi taşıyan bu olağandışı canlı, derin deniz araştırmalarında yeni bir sayfa açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[6 kilometre derinlikte dev salyangoz keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bir araştırma ekibi, Pasifik Okyanusu'nun kuzeybatı bölgesinde gerçekleştirdiği derin deniz çalışmaları sırasında dikkat çekici bir keşfe imza attı. Yaklaşık 6 kilometre derinlikte, tabak salyangozları (Bathylepetidae) ailesinin bilinen en derin sularda yaşayan temsilcisi olan yeni bir derin deniz salyangozu türü tespit edildi. Zoosystematics and Evolution dergisinde yayımlanan makaleyle bilim dünyasına duyurulan bu keşif, okyanusların en karanlık ve en az araştırılmış bölgelerinde hâlâ bilinmeyen canlıların var olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Derin deniz araştırmalarının son yıllarda ivme kazanmasıyla birlikte bu tür keşiflerin sayısı artıyor ve her yeni bulgu, deniz biyolojisi alanında önemli bilgi boşluklarını dolduruyor.</p><h3>Tokyo'nun 500 kilometre güneydoğusundaki volkanik kayalıklarda bulundu</h3><p>Söz konusu derin deniz salyangozu, Japonya'nın başkenti Tokyo'nun yaklaşık 500 kilometre güneydoğusunda yer alan volkanik kayalık bir bölgede keşfedildi. Bu coğrafi konum, Pasifik Okyanusu'nun tektonik açıdan son derece aktif bir kuşağına denk geliyor ve volkanik yapıların deniz tabanında benzersiz yaşam alanları oluşturduğu biliniyor. Araştırmacılar, bu bölgedeki volkanik kayaların üzerini kaplayan ince tortu tabakalarının, salyangozlar için ideal bir yaşam ortamı sağladığını belirledi. Derin deniz türleri arasında 4 santimetrelik uzunluğa ulaşan bu salyangozlar, bulundukları derinlik göz önüne alındığında şaşırtıcı derecede büyük bir boyuta sahip. Zira 6 kilometre derinlikteki aşırı basınç, düşük sıcaklık ve besin kıtlığı gibi zorlu koşullar, canlıların genellikle çok daha küçük kalmasına neden oluyor. Bu nedenle keşfedilen derin deniz salyangozu, hem boyutuyla hem de yaşam alanının derinliğiyle bilim insanlarını hayrete düşürdü.</p><h3>Kabuğundaki 80 beyaz çizgi türü benzersiz kılıyor</h3><p>Yeni keşfedilen derin deniz salyangozu türünün en ayırt edici özelliği, kabuğunu süsleyen 80 belirgin beyaz ışınsal çizgi. Bu çizgiler, kabuğun merkezinden dış kenarlarına doğru yayılan radyal bir desen oluşturuyor ve türün diğer tabak salyangozlarından kolaylıkla ayırt edilmesini sağlıyor. Derin deniz canlılarında bu denli belirgin ve düzenli bir dış görünüm örüntüsüne rastlanması oldukça nadir bir durum olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, bu çizgilerin işlevsel bir amaca hizmet edip etmediğini henüz tam olarak çözemedi; ancak kabuğun yapısal dayanıklılığını artırmaya yönelik bir adaptasyon olabileceği düşünülüyor. Derin deniz salyangozu türüne Bathylepeta wadatsumi adı verildi. Bu isim, Japon mitolojisindeki deniz tanrısı Wadatsumi'den ve aynı zamanda popüler manga serisi One Piece'teki "Büyük Keşiş" karakterinden esinlenerek seçildi. İsimlendirmedeki bu kültürel referans, keşfin Japonya açıklarında gerçekleşmiş olmasıyla da anlam kazanıyor.</p><h3>Derin deniz ekosistemlerinde karbon döngüsüne katkı sağlıyor olabilir</h3><p>Araştırma ekibi, keşfettikleri derin deniz salyangozu türünün davranışlarını da yakından inceledi. Salyangozların volkanik kayayı kaplayan tortu katmanları üzerinde aktif biçimde hareket ettiği gözlemlendi. Bu hareket biçimi, canlıların tortu içindeki organik maddeleri tüketerek derin deniz ekosistemlerinde önemli bir ekolojik rol üstlendiğine işaret ediyor. Araştırmacılar özellikle, bu derin deniz salyangozu türünün okyanus tabanındaki katı substratlarda biriken tortudaki karbonun geri dönüşümüne katkıda bulunduğunu öne sürüyor. Eğer bu varsayım doğrulanırsa, söz konusu canlıların derin okyanus karbon döngüsünde şimdiye kadar bilinmeyen bir halka olduğu ortaya çıkacak. Bu durum, küresel karbon bütçesinin anlaşılması açısından da son derece değerli bir bilgi niteliği taşıyor.</p><h3>Modern derin deniz araçları bilinmeyen türlerin kapısını aralıyor</h3><p>Bu keşif, modern derin deniz araştırma araçlarının bilimsel keşifler açısından ne denli kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı. İnsansız denizaltı araçları ve ileri teknoloji görüntüleme sistemleri olmadan, 6 kilometre derinlikteki bu izole ve az çalışılmış ekosistemlere ulaşmak neredeyse olanaksız. Derin deniz salyangozu gibi türlerin varlığının ancak bu teknolojiler sayesinde ortaya çıkması, okyanusların derinliklerinde henüz keşfedilmeyi bekleyen binlerce canlı türünün olabileceğini düşündürüyor. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda Pasifik'in bu bölgesinde daha kapsamlı araştırmalar planladıklarını ve benzer derin deniz ekosistemlerinde yeni türlerin keşfedilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti. Bathylepeta wadatsumi'nin tanımlanması, derin deniz biyoçeşitliliğinin anlaşılmasında atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve gelecekteki araştırmalara ilham kaynağı oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/6-kilometre-derinlikte-de-151_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/ultra-islenmis-gidalarla-akciger-kanseri-arasinda-dikkat-ceken-baglanti-risk-yuzde41-daha-yuksek-288808</link>
      <pubDate>2026-08-25T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ultra işlenmiş gıdalarla akciğer kanseri arasında dikkat çeken bağlantı! Risk %41 daha yüksek]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikalı araştırmacılar, ultra işlenmiş gıdaların düzenli tüketilmesinin akciğer kanseri riskini belirgin şekilde artırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, bu tür gıdaları sık tüketenlerde risk oranları ciddi biçimde yükseliyor. Uzmanlar, henüz doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulamasa da, dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ultra işlenmiş gıdalarla akciğer kanseri arasında dikkat çeken bağlantı! Risk %41 daha yüksek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, ultra işlenmiş gıdaların düzenli olarak tüketilmesinin akciğer kanseri riskini kayda değer oranda artırdığını gösterdi. 55 ila 74 yaşları arasındaki 100 bin kişinin katıldığı bu büyük ölçekli çalışmada, beslenme alışkanlıkları ayrıntılı şekilde incelendi. Özellikle gazlı içecekler, fast food ürünleri, hazır gıdalar, sosisli yiyecekler, tatlılar ve market raflarında yer alan hazır soslar gibi ultra işlenmiş gıdaların tüketimi mercek altına alındı.</p><h3>Ultra işlenmiş gıdalar risk oranını yükseltti</h3><p>Çalışmanın sonuçları, ultra işlenmiş gıdaların sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dair endişeleri güçlendirdi. Günde yaklaşık altı porsiyon ultra işlenmiş gıda tüketen bireylerde, bu tür ürünleri günde sadece yarım porsiyon tüketenlere kıyasla akciğer kanseri gelişme riski %41 daha yüksek olarak kaydedildi. Ayrıca, küçük hücreli dışı akciğer kanseri riskinde %37, küçük hücreli kanser riskinde ise %44 artış tespit edildi. Bu bulgular, ultra işlenmiş gıdaların aşırı tüketiminin ciddi sağlık tehditleri oluşturduğuna işaret ediyor.</p><h3>Uzmanlardan uyarı: Neden-sonuç ilişkisi için erken</h3><p>Araştırmayı yürüten bilim insanları, elde edilen verilerin ultra işlenmiş gıdalar ile akciğer kanseri arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Ancak, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için henüz erken olduğunun da altını çiziyorlar. Ultra işlenmiş gıdaların genellikle düşük besin değerine sahip olduğu, tuz, şeker, yağ ve çeşitli kimyasal katkı maddeleri içerdiği biliniyor. Bu unsurların, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın gelişiminde etkili olabileceği vurgulanıyor. Sonuç olarak, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekiliyor ve ultra işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulması öneriliyor.</p><p>Bilim insanları, toplumun bilinçlenmesi için bu tür araştırmaların devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Ultra işlenmiş gıdaların potansiyel risklerine karşı farkındalığın artması, sağlıklı yaşam tercihleri açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/ultra-islenmis-gidalarla--602_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zeka-kan-orneginden-organlardaki-yaslanma-izlerini-okumayi-basardi-288807</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka, kan örneğinden organlardaki yaşlanma izlerini okumayı başardı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni geliştirilen bir kan testi sayesinde, vücuttaki organların biyolojik yaşı tek bir örnekle tahmin edilebiliyor. Araştırmacılar, bu yöntemle organların kronolojik yaşınızdan ne kadar farklı yaşlandığını belirleyebiliyor ve hastalıkların izlerini daha erken ortaya çıkarabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka, kan örneğinden organlardaki yaşlanma izlerini okumayı başardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Nature Medicine dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir araştırmada, tek bir kan örneğinden vücuttaki organların biyolojik yaşını tahmin edebilen bir yöntem geliştirdi. Bu yenilikçi yaklaşım, organların kronolojik yaşınıza göre ne kadar hızlı veya yavaş yaşlandığını ortaya koyuyor. Araştırma, 983 ölü bağışçıdan alınan 25.712 doku örneğini ve 29 farklı organı kapsayan 40 doku tipini içeriyor. Elde edilen bulgular, organların biyolojik yaşlanma hızlarının birbirinden farklı olabileceğini ve bu farkların, genel sağlık durumu ve hastalıklar üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini gösteriyor.</p><h3>Araştırmacılar biyolojik yaş farklarını kan testiyle ortaya koydu</h3><p>Çalışmanın başında yer alan André Rendeiro liderliğindeki ekip, farklı yaş gruplarından alınan doku örneklerini analiz ederek, organların biyolojik yaşını belirleyebilecek bir yapay zeka modeli geliştirdi. Bu model, yaşlanma ile ilişkili mikroskobik değişiklikleri tanıyarak her organ için bir "doku saati" oluşturdu. Elde edilen veriler, bazı organların kronolojik yaşlarına göre daha hızlı yaşlandığını, bazılarının ise daha genç kaldığını gösterdi. Araştırmacılar, bu farklılıkların vücudun genel yaşlanma sürecini tek bir sayı ile ifade etmenin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle kalp, akciğer, böbrek gibi hayati organlarda biyolojik yaşlanmanın hızlanması, ileride ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının erken teşhisinde önemli rol oynayabilir.</p><h3>Yapay zeka ile 29 organda yaşlanma izi tespit edildi</h3><p>Bilim insanları, doku örneklerinden elde edilen yaş tahminlerini kan örneklerindeki gen aktivitesiyle eşleştirerek, invaziv olmayan bir biyolojik yaş testi geliştirdi. Bu yöntem sayesinde, bir kişinin kanındaki genetik izlerden hareketle hangi organların beklenenden daha yaşlı ya da genç göründüğü belirlenebiliyor. Araştırmada, modelin tahminleri ortalama olarak bağışçıların gerçek yaşlarından yaklaşık beş yıl sapma gösterdi. İlginç bir şekilde, kan testinden elde edilen biyolojik yaş tahminleri, doğum tarihinden fazlasını yansıtıyor ve organlardaki yapısal değişiklikleri de ortaya koyuyor. Örneğin, doku küçülmesi, yara benzeri sertleşmeler, küçük kan damarlarının kaybı, iskelet kasında yağ birikimi ve sinirlerin incelmesi gibi yaşlanma belirtileri, kan testiyle tespit edilen biyolojik yaş farklarında belirleyici rol oynadı.</p><h3>Biyolojik yaş farkı hastalıkların izini taşıyor</h3><p>Geliştirilen kan testi, yalnızca sağlıklı bireylerde değil, aynı zamanda sekiz farklı tıbbi duruma sahip kişilerde de denendi. Araştırmacılar, inme geçirenlerde beyin dokusunun, Crohn hastalığı olanlarda sindirim sisteminin ve Alzheimer hastalarında ise beynin beklenenden daha yaşlı göründüğünü saptadı. Bu bulgular, biyolojik yaş farkının hastalıklara özgü organlarda daha belirgin olduğunu gösteriyor. Kan testiyle elde edilen biyolojik yaş sonuçlarının, hastalıkların erken teşhisi ve izlenmesi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgulanıyor. Ancak, bir organın daha yaşlı görünmesi mutlaka hastalığın hızlandırılmış yaşlanmaya yol açtığı anlamına gelmeyebilir; hastalık ve yaşlanma süreçleri eşzamanlı veya birbirini tetikleyerek ilerleyebilir.</p><h3>Testin sınırları ve gelecekteki uygulamalar</h3><p>Çalışmanın öne çıkan sınırlamalarından biri, doku örneklerinin çoğunun ölüm sonrası toplanmış olması ve bireylerin yaşamları boyunca takip edilmemiş olması. Ayrıca, kan bazlı biyolojik yaş testi esas olarak zaten hastalık teşhisi konmuş bireylerde test edildi. Bu nedenle, yöntemin hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce erken teşhis sağlayıp sağlamayacağı henüz net değil. Araştırmacılar, yöntemin klinik kullanıma girmesi için farklı popülasyonlarda tutarlılık göstermesi ve düzenleyici onay alması gerektiğini belirtiyor. Klinik uygulamaya geçişin ise birkaç yıl, hatta on yıla kadar uzayabileceği öngörülüyor. Araştırmanın yazarları, biyolojik yaşın tek bir sayıya indirgenmesinin organlar arasındaki farklılıkları gözden kaçırabileceğini ve her organın yaşlanma sürecinin kendine özgü olduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, kan testiyle biyolojik yaş analizi, sağlık teknolojisi alanında önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Bu yöntem, organların gerçek yaşını ortaya koyarak hastalıkların erken teşhisinde ve kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Ancak, yöntemin yaygın klinik kullanıma geçebilmesi için kapsamlı ek araştırmalara ve uzun vadeli doğrulamalara ihtiyaç duyuluyor. Bilim dünyası, biyolojik yaş kavramının çok boyutlu ve dinamik yapısının, gelecekte kişisel sağlık yönetiminde devrim yaratabileceğine inanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/yapay-zeka-kan-orneginden-957_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktasa-yeni-sag-kanat-ernest-poku-kimdir-288806</link>
      <pubDate>2026-08-25T17:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş'a yeni sağ kanat: Ernest Poku kimdir?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ta transfer harekatı devam ediyor. Siyah Beyazlı takımın Bayer Leverkusen forması giyen 22 yaşındaki Ernest Poku'yu kadrosuna katmaya hazırlandığı iddia ediliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş'a yeni sağ kanat: Ernest Poku kimdir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Beşiktaş'ın sağ kanat için Bayer Leverkusen forması giyen 22 yaşındaki Ernest Poku ile anlaştığı iddiası bugün spor medyasında yer alıyor. Peki, Ernest Poku kimdir? İşte Ernest Poku hakkında bilinenler:</b></p><p>Ernest Poku 28 Ocak 2004 Hamburg doğumlu. Hollanda U21 kadrosunda da yer alan Poku bir sağ kanat oyuncusu. Yan mevkiler olarak santrafor ve sol kanatta da forma giymiş. </p><p class="">Geçen yıl AZ Alkmaar'dan Leverkusen'e transfer olan 22 yaşındaki kanat oyuncusu bu yıl çok sayıda takımın transfer listesinde yer aldı. Yabancı medyaya göre<b> Fiorentina, Sunderland, Nottingham Forest</b> bu takımlar arasındaydı. Alman kulübüyle sözleşmesi 2030'a kadar devam ediyordu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/poku2-25082026f3c0668e.jpg"/><p>Poku profesyonel anlamdaki çıkışını, Hollanda'nın köklü altyapı akademisi AZ Alkmaar bünyesinde gerçekleştirdi. Yahoo News'in haberine göre Eerste Divisie'de Jong AZ formasıyla 50'den fazla maça çıkan ve 2022/23 sezonunda UEFA Youth League şampiyonluğuna ulaşan takımın önemli parçalarından biri olan <b>Poku, gösterdiği performansın ardından AZ'nin A takımına kalıcı olarak yükseltildi.</b></p><p>Sürati, direkt oyun tarzı ve her iki kanattaki çok yönlülüğü, <b>ona 2025/26 sezonu öncesinde Bayer Leverkusen'e transferin kapısını açtı.</b> Transfermarkt'a göre<b> şu an değeri 25 milyon Euro. </b></p><p>Uluslararası sahnede Hollanda'nın alt yaş kategorilerinin vazgeçilmezi olan Poku, U21 takımında 14 maça çıktı ve 5 gol kaydetti. </p><p>Sağ kanat oyuncusu olan Poku, taktiksel esnekliği sayesinde sol kanatta veya hücum hattının ikinci forveti olarak da oynayabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/besiktasa-yeni-sag-kanat--885_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/90-derecede-gazlasan-yeni-plastik-sogudugunda-kendini-yeniden-olusturuyor-288805</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[90 derecede gazlaşan yeni plastik, soğuduğunda kendini yeniden oluşturuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık'taki Surrey Üniversitesi'nde geliştirilen yeni plastik türü, 90 derece sıcaklıkta buharlaşarak kendini yeniden oluşturabiliyor. Bu yenilik, plastik atıkların geri dönüşümünde büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor ve döngüsel malzeme ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[90 derecede gazlaşan yeni plastik, soğuduğunda kendini yeniden oluşturuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Krallık'ta bulunan Surrey Üniversitesi'nden kimya mühendisleri, plastik atık krizine karşı umut vadeden bir gelişmeye imza attı. Üniversitedeki araştırma ekibi, ısıya maruz kaldığında buharlaşarak yok olan ve ardından kendini yeniden oluşturabilen yeni bir plastik türü geliştirdi. Bu yenilikçi polimer, yalnızca 90 derece sıcaklıkta gaz haline geçiyor ve soğuduğunda tekrar eski halini alabiliyor. Bilim insanları, bu buluşun plastik atıkların geri dönüşümünde devrim yaratabileceğini ve döngüsel malzeme ekonomisinin önünü açabileceğini belirtiyor.</p><h3>Surrey Üniversitesi'nden geri dönüşümde düşük sıcaklık avantajı</h3><p>Surrey Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen araştırmada geliştirilen polimerin en dikkat çekici özelliği, geleneksel plastiklerin aksine çok daha düşük sıcaklıkta buharlaşabilmesi. Polietilen gibi yaygın plastiklerin geri dönüşümü için yaklaşık 200 dereceye ulaşmak gerekirken, yeni polimer yalnızca 90 derecede gaz haline geçiyor. Bu düşük sıcaklık avantajı, enerji tasarrufu sağlarken zararlı yan ürünlerin oluşumunu da en aza indiriyor. Araştırmacılar, bu özelliğin endüstriyel ölçekte geri dönüşüm süreçlerini kolaylaştıracağını ve çevreye olan olumsuz etkileri azaltacağını vurguluyor. Ayrıca, polimerin buharlaşma sürecinde sıvı fazı atlaması, geri dönüşümün daha verimli ve hızlı gerçekleşmesini sağlıyor. Bilim insanları, bu yeni plastik türünün, mevcut geri dönüşüm altyapısına entegre edilmesiyle birlikte atık yönetiminde önemli bir aşama kaydedileceğini düşünüyor.</p><h3>Poli(1,2-ditiolane) ile döngüsel ekonomi hedefi</h3><p>Yeni geliştirilen polimerin adı poli(1,2-ditiolane) olarak açıklandı. Bu polimer, karbon, hidrojen ve iki kükürt atomundan oluşan halka yapılı bir molekülün zincirlerinden meydana geliyor. Kükürt bağlarının tersine çevrilebilme özelliği sayesinde, polimer defalarca parçalanıp yeniden oluşabiliyor. Araştırmanın başyazarı Touseef Kazmi, bu malzemenin geleneksel plastiklerin yerini almasının beklenmediğini ancak döngüsel malzeme ekonomisi için yeni bir vizyon sunduğunu belirtiyor. Polimer, depolimerizasyon adı verilen süreçle, karmaşık yapısını basit monomerlere ayırabiliyor ve ardından tekrar birleşerek eski haline dönebiliyor. Bu özellik, plastik atıkların geri kazanımında kayıpları minimuma indiriyor ve sürdürülebilir bir malzeme döngüsü oluşturuyor. Bilim insanları, bu polimerin geri dönüşüm verimliliğini artırmak için katkı maddelerinin kolayca ayrılabildiğini de deneylerle kanıtladı.</p><h3>Peter Roth: 'Küllerinden doğan plastik' konsepti gerçek oldu</h3><p>Surrey Üniversitesi'nden kimya mühendisi Peter Roth, yeni polimerin geleneksel plastiklerden farklı olarak kolayca geri kazanılabildiğini ve yeniden kullanılabildiğini belirtiyor. Roth, "Çoğu plastik, dayanıklı ve kararlı olması için tasarlanıyor. Bu nedenle geri dönüşüm süreçleri karmaşık ve maliyetli olabiliyor. Ancak geliştirdiğimiz polimer, düşük sıcaklıkta buharlaşıp tekrar kendi kendini oluşturabiliyor. Bu, tıpkı efsanevi Anka kuşunun küllerinden yeniden doğması gibi bir dönüşüm sunuyor" dedi. Araştırmacılar, pratik uygulamalar kapsamında bir filtre kağıdını polimer buharına maruz bırakarak su geçirmez bir kaplama elde etti. Kaplamayı tekrar ısıttıklarında ise kağıt ilk haline geri döndü ve su emme özelliğini yeniden kazandı. Bu deney, polimerin endüstriyel kaplamalar, yalıtım ve koruyucu uygulamalar gibi birçok alanda kullanılabileceğini gösteriyor.</p><h3>Yeni plastik ile katkı maddeleri kolayca ayrılıyor</h3><p>Geleneksel plastiklerin geri dönüşümünde en büyük sorunlardan biri, içerdikleri boya ve katkı maddelerinin ayrıştırılmasıdır. Surrey Üniversitesi'ndeki ekip, yeni polimerin bu konuda da avantaj sağladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, polimeri Nil kırmızı boyasıyla kirlettikten sonra tek bir ısıtma adımıyla boyayı tamamen ayırmayı başardı. Bu yöntem, plastik atıklardan zararlı veya istenmeyen katkı maddelerini çıkarmayı kolaylaştırıyor ve ek kimyasal işlem ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Böylece, geri dönüşüm süreçleri hem daha ucuz hem de çevre dostu hale geliyor. Bilim insanları, bu özelliğin özellikle endüstriyel plastik atıkların yönetiminde büyük kolaylık sağlayacağını düşünüyor.</p><h3>Biyomedikal ve endüstriyel uygulamalar için yeni ufuklar</h3><p>Yeni polimerin potansiyeli yalnızca geri dönüşümle sınırlı kalmıyor. Araştırmacılar, poli(1,2-ditiolane) benzeri biyolojik olarak parçalanabilen polimerlerin, cerrahi yapıştırıcılar, nefes alabilen kontakt lensler ve hastalıklara doğrudan ilaç taşıyan nanopartiküller gibi biyomedikal alanlarda da kullanılabileceğini öngörüyor. Ayrıca, polimer kaplamaların yalıtım, yağlama, korozyon önleme ve ev eşyalarının korunması gibi günlük yaşamda geniş bir kullanım alanı bulunuyor. Bu yenilikçi malzemenin, plastik atık sorununa tam bir çözüm sunmasa da, sürdürülebilir ve döngüsel bir ekonomi için ilham verici bir adım olduğu vurgulanıyor. Bilim insanları, polimer kimyasının daha da özelleştirilebilmesi durumunda, gelecekte plastiklerin çok daha kolay geri dönüştürülebilir ve çevreye zararsız hale gelebileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Surrey Üniversitesi'nin geliştirdiği bu yeni plastik türü, hem çevre hem de endüstri açısından önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Düşük sıcaklıkta buharlaşabilen ve kendini yeniden oluşturabilen bu polimer, plastik atıkların geri dönüşümünde devrim yaratma potansiyeline sahip. Bilim dünyası, bu gelişmenin döngüsel malzeme ekonomisine ve sürdürülebilirliğe önemli katkılar sunacağı görüşünde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/90-derecede-gazlasan-yeni-992_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/eklem-hastaliklari-icin-haftalarca-calisan-hidrojel-gelistirildi-288804</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eklem hastalıkları için haftalarca çalışan hidrojel geliştirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Buffalo Üniversitesi'nde geliştirilen yeni enjeksiyonluk hidrojel platformu, osteoartrit tedavisinde eklem içine tek bir enjeksiyonla hem uzun süreli ilaç salınımı hem de etkili yağlama sağlıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve tekrarlayan enjeksiyon ihtiyacını azaltmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eklem hastalıkları için haftalarca çalışan hidrojel geliştirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buffalo Üniversitesi araştırmacıları, osteoartrit tedavisinde çığır açacak yeni bir enjeksiyonluk hidrojel platformu geliştirdi. Bu yenilikçi sistem, eklem içine uygulanan tek bir minimal invaziv enjeksiyonun ardından, vücut sıcaklığında hızla sıvıdan yarı katı bir yağlayıcı depoya dönüşüyor. Böylece, ilaç yüklü nan taşıyıcılar eklemde haftalarca kalabiliyor ve ilaçlar yavaşça salınarak hastalara uzun süreli rahatlama sunuyor. Osteoartrit, dünya genelinde sürekli ağrı ve hareket kısıtlılığının en önemli nedenlerinden biri olarak bilinirken, mevcut tedaviler genellikle yalnızca kısa süreli semptom kontrolü sağlıyor. Yeni hidrojel platformu ise eklem içi tedavi yaklaşımında önemli bir fark yaratmayı amaçlıyor.</p><h3>Buffalo Üniversitesi'nden uzun süreli ilaç salınımı sağlayan hidrojel</h3><p>Buffalo Üniversitesi'nde geliştirilen hidrojel, eklem tedavisinde ilaçların lokal olarak uzun süre tutulmasını sağlayan özel bir polimer matris ile dikkat çekiyor. Platform, kötü suda çözünebilen terapötik maddeleri yüksek miktarda taşıyabilen ilaç yüklü nan taşıyıcıları içeriyor. Bu sistem, daha önce düzenleyici onay almış biyouyumlu malzemelerle tasarlandığı için klinik geçiş sürecinde de avantaj sağlıyor. Hidrojel, enjeksiyon sonrası hızla eklemde yarı katı bir depo oluşturuyor ve ilaçların matrisin difüzyonu ve gevşemesiyle kontrollü şekilde salınmasına imkan tanıyor. Araştırmacılar, bu platformu SIRT6 aktivatörüyle test etti ve diğer hidrofobik, hastalık seyrini değiştiren bileşikler için de uyarlanabileceğini belirtiyor. Böylece, osteoartrit tedavisinde hem ilaç salınımı hem de eklem yağlaması aynı anda mümkün hale geliyor.</p><h3>Hidrojel platformu tekrarlayan enjeksiyon ihtiyacını azaltabilir</h3><p>Yeni hidrojelin en dikkat çekici avantajlarından biri, eklemde ilaçların uzun süre kalmasını sağlayarak tekrarlayan invaziv enjeksiyon ihtiyacını azaltması. Bu yaklaşım, hastaların tedavi sürecini kolaylaştırırken, sistemik yan etkileri de sınırlama potansiyeli taşıyor. Hidrojel, eklemde kronik iltihaplanma ve hücresel yaşlanma gibi osteoartritin temel biyolojik süreçlerini hedefleyen hastalık değiştiren terapiler için özel olarak tasarlandı. Ayrıca, hem sürdürülebilir ilaç salınımı hem de viskosüpleman olarak çift işlev sunuyor. Yüksek ilaç yükleme kapasitesi sayesinde, geleneksel sulu formülasyonlarda kullanılması zor olan maddeler de bu platform aracılığıyla etkili şekilde uygulanabiliyor. Araştırmacılar, hidrojelin farklı terapötik yükler ve çeşitli eklem hastalıkları için de uyarlanabileceğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Buffalo Üniversitesi'nin geliştirdiği enjeksiyonluk hidrojel platformu, osteoartrit tedavisinde hem ilaç salınımını hem de eklem yağlamasını bir arada sunarak hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Bu yenilik, eklem tedavilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/eklem-hastaliklari-icin-h-846_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aktif-volkanin-altinda-kritik-metaller-tasiyan-sicak-tuzlu-su-bolgesi-kesfedildi-288803</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aktif volkanın altında kritik metaller taşıyan sıcak tuzlu su bölgesi keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Oxford Üniversitesi öncülüğündeki bilim insanları, Karayipler'deki Soufrière Hills volkanının yaklaşık 2 kilometre derinliğinde önemli bir metal rezervi belirledi. Bu keşif, volkanların jeotermal enerji ve kritik metaller için potansiyel kaynak olabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aktif volkanın altında kritik metaller taşıyan sıcak tuzlu su bölgesi keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar, Karayipler'deki Soufrière Hills volkanının derinliklerinde önemli bir metal rezervi olabileceğine dair güçlü bulgular elde etti. Ekip, 1996 ile 2007 yılları arasında bölgede kaydedilen depremlerden elde edilen sismik dalga verilerini analiz ederek, yaklaşık 2 kilometre derinlikte ve 1 ila 1,5 kilometre genişliğinde, metal açısından zengin tuzlu su içeren bir sıvı bölgesi tespit etti. Bu yeni keşif, hem bölgedeki jeotermal enerji potansiyeli hem de bakır, çinko ve kurşun gibi kritik metallerin gelecekteki çıkarımı açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Oxford Üniversitesi ekibi: Deprem verileriyle 3D harita oluşturdu</h3><p>Soufrière Hills volkanının derinliklerindeki metal rezervini ortaya çıkarmak için Oxford Üniversitesi liderliğindeki bilim insanları, 23 farklı izleme istasyonundan toplanan sismik dalga ölçümlerini kullandı. Araştırmacılar, hızlı P-dalgaları ile daha yavaş S-dalgalarının binlerce kez analiz edilmesiyle, volkanın altında ne tür malzemelerin bulunduğunu gösteren detaylı bir üç boyutlu harita oluşturdu. Bu yöntem, sıvı dolu kayalar ile erimiş magma arasındaki farkı net biçimde ortaya koydu. Elde edilen harita, yüzeyin yaklaşık 2 kilometre altında, genişliği 1 ila 1,5 kilometre arasında değişen, metal içeren tuzlu suyla dolu bir bölgeyi gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu sıvı bölgenin potansiyel bir metal rezervuarı olduğunu vurguladı.</p><h3>Soufrière Hills volkanında metal rezervinin ekonomik ve teknolojik önemi</h3><p>Çalışmada elde edilen bulgular, volkanların yalnızca jeotermal enerji için değil, aynı zamanda modern teknolojilerin ve net sıfır karbon hedeflerinin gerektirdiği kritik metallerin kaynağı olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bakır, çinko ve kurşun gibi metallerin genellikle eski sönmüş volkan bölgelerinde çıkarıldığını, ancak aktif volkanların derinliklerinde de önemli rezervler bulunabileceğini belirtti. Özellikle, volkanik sistemlerde bulunan sıcak ve tuzlu magmatik sıvıların, bu metallerin taşınmasında ve birikmesinde kritik rol oynadığı ifade edildi. Bilim insanları, Soufrière Hills volkanının altında tespit edilen metal rezervinin, gelecekte metal madenciliği açısından yeni bir kaynak oluşturabileceğini düşünüyor.</p><h3>Jeofizik görüntüleme: Sondaj riskini azaltıyor</h3><p>Oxford Üniversitesi ekibi, volkanın sıvı sisteminin üç boyutlu haritasının, daha önce yapılan modellemelerle uyumlu olduğunu ve tuzlu su açısından zengin kayaların varlığını doğruladığını açıkladı. Araştırmacılar, bu tür rezervuarları tespit etmek için jeofizik görüntüleme tekniklerinin, sondaj veya kazı yapmadan da etkili sonuçlar verdiğini belirtti. Yüksek sıcaklık ve zorlu koşullar nedeniyle aktif volkanların yakınında sondaj yapmak büyük riskler taşıyor. Bu nedenle, pasif görüntüleme yöntemleriyle elde edilen yüksek çözünürlüklü veriler, sondaj kampanyalarının riskini azaltıyor ve gelecekteki madencilik faaliyetleri için yol haritası sunuyor.</p><h3>Volkanik sistemlerin altında metal rezervi arayışında yeni dönem</h3><p>Araştırma, volkanik sistemlerin altında sıvıların nasıl göç ettiğini anlamada önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, Soufrière Hills volkanında tespit edilen tuzlu su lensinin, hem volkanın döngüsel davranışında hem de faaliyet türlerinde belirleyici olabileceğini düşünüyor. Ayrıca, bu tür rezervuarların hem jeotermal enerji hem de metal cevheri kaynağı olma potansiyeli dikkat çekiyor. Ancak, aktif bir volkanın içinden doğrudan metal veya sıvı çıkarmanın mühendislik açısından büyük zorluklar ve riskler taşıdığı da vurgulanıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte, geleneksel madencilik yöntemlerine ihtiyaç duymadan, bu tür rezervlere ulaşmak gelecekte mümkün olabilir.</p><h3>Soufrière Hills keşfi: Metal rezervi arayışında yeni fırsatlar</h3><p>Oxford Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, volkanik bölgelerde metal rezervlerinin tespitinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Araştırmacılar, jeofizik görüntüleme tekniklerinin, sondaj yapmaya gerek kalmadan, yer altındaki metal açısından zengin sıvı rezervuarlarını ortaya çıkarabildiğini belirtiyor. Bu bulgular, hem madencilik hem de enerji sektörleri için yeni fırsatlar sunuyor. Bilim insanları, Soufrière Hills volkanında belirlenen metal rezervinin içeriği ve ekonomik değeri konusunda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini ifade ediyor. Sonuç olarak, volkanların derinliklerinde yer alan bu tür rezervuarlar, önümüzdeki yıllarda kritik metallerin ve jeotermal enerjinin yeni kaynağı olabilir.</p><p>Oxford Üniversitesi ekibinin Soufrière Hills volkanında yaptığı keşif, hem bilim dünyası hem de sanayi açısından büyük bir potansiyel taşıyor. Bu gelişme, volkanik bölgelerde sürdürülebilir madencilik ve enerji üretimi için yeni kapılar aralarken, teknolojik ilerlemelerin bu alandaki riskleri azaltabileceğine işaret ediyor. Araştırmacıların öne çıkardığı gibi, jeofizik görüntüleme yöntemleri sayesinde gelecekte metal rezervleri daha güvenli ve etkili biçimde tespit edilebilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/aktif-volkanin-altinda-kr-875_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/saha-roportajinda-tablet-ile-ses-kaydi-ve-not-tutmak-nasil-planlanir-288797</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saha röportajında tablet ile ses kaydı ve not tutmak nasıl planlanır?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sahada röportaj yaparken aynı anda soru listesini takip etmek, ses kaydını yönetmek, önemli cümleleri not almak ve görüşme sonunda dosyaları düzenlemek gerekir. Bu nedenle tablet seçimini yalnızca ekran veya işlemci üzerinden yapmak yerine tüm iş akışını düşünmek daha doğru olur. Cihazın tek elle taşınabilmesi, uzun süre açık kalabilmesi ve not alma yönteminin hızlı olması sahada teknik özelliklerden daha görünür hale gelir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saha röportajında tablet ile ses kaydı ve not tutmak nasıl planlanır?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Röportajdan önce kayıt uygulamasının  izinleri, boş depolama alanı ve batarya seviyesi kontrol edilmelidir. Görüşme  sırasında bildirimlerin kaydı veya dikkati bölmemesi için gerekli ayarlar  önceden yapılabilir. Ses kaydının kritik olduğu profesyonel çekimlerde tabletin  dahili mikrofonuna güvenmek yerine uyumlu harici mikrofon ve yedek kayıt düzeni  planlamak da daha güvenlidir.</p><p><strong>Ses kaydı ile not tutma aynı anda nasıl yürütülür?</strong></p><p class="MsoNormal">En pratik yöntemlerden biri, ses kaydını  arka planda sürdürürken ekranda soru listesi veya not uygulamasını açık  tutmaktır. Notların röportajın tamamını yazıya dökmeye çalışması gerekmez.  Zaman kodu, anahtar kelime, isim, rakam veya "burayı tekrar sor" gibi kısa  işaretler, görüşme sonrasında kayıtta doğru bölümü bulmayı hızlandırır.</p><p class="MsoNormal">Kalem destekli tabletler bu noktada kâğıda  yakın bir refleks sunabilir. Ekrana doğrudan yazmak, klavye açmadan kısa notlar  almayı kolaylaştırır. Özellikle ayakta yapılan röportajlarda fiziksel klavye  yerine kalem daha pratik olabilir; masa başına geçildiğinde ise klavye, notları  düzenleme ve metne dönüştürme aşamasında avantaj sağlar.</p><p><strong>Casper PAD H10 Pro sahada hangi özellikleri sunuyor?</strong></p><p class="MsoNormal">Casper PAD H10 Pro'nun yaklaşık 580 gram  ağırlığındaki 6,47 mm inceliğindeki alüminyum gövdesi, sık taşınan bir cihaz  için dikkate değer. 12,6 inç 2.5K OLED ekran ve 600 nit maksimum parlaklık,  soru listesi, notlar ve görsel materyallerle çalışırken geniş bir görüntü alanı  sağlıyor. 10.000 mAh batarya kapasitesi de gün içinde prizden uzakta çalışma  senaryolarında önem kazanıyor.</p><p class="MsoNormal">Kalem tarafında 4096 seviye basınç  hassasiyeti, avuç içi algılama, 120 Hz örnekleme ve 25 ms'nin altında ekran  gecikmesi belirtiliyor. Bu özellikler hızlı el yazısı notları için faydalı  olabilir. Klavyeli kılıf seçeneğinde Bluetooth bağlantısı, Type-C şarj ve  touchpad bulunması ise röportaj sonrasında metni düzenlemek isteyenler için  ikinci bir çalışma biçimi sunuyor.</p><p><strong>Dosya yönetimi röportaj bittiğinde başlar</strong></p><p class="MsoNormal">Kayıt tamamlandıktan sonra dosyanın  yalnızca cihazda bırakılması risklidir. Dosya adında tarih, kişi veya konu gibi  anlaşılır bir düzen kullanmak; mümkünse aynı gün içinde ikinci bir kopya  oluşturmak arşiv yönetimini kolaylaştırır. Uzun ses kayıtları ve sahada çekilen  fotoğraf ya da videolar depolama alanını hızla tüketebileceği için boş kapasite  röportaj öncesinde kontrol edilmelidir.</p><p class="MsoNormal">PAD H10 Pro'da 256 GB dahili depolama ve  512 GB'a kadar artırılabilir hafıza bulunuyor. Bu kapasite günlük saha  çalışması için alan sağlayabilir; ancak düzenli çalışan ekiplerde bulut veya  merkezi arşiv gibi ikinci bir saklama katmanı yine gereklidir. Röportaj  dosyalarının kişisel veri veya kurumsal içerik taşıdığı durumlarda erişim ve  paylaşım kuralları da kurum politikasına göre belirlenmelidir.</p><p><strong>Sahaya çıkmadan önce kısa kontrol listesi</strong></p><p class="MsoNormal">Batarya ve boş depolama alanını kontrol  etmek, kayıt uygulamasını kısa bir deneme ile test etmek, bildirimleri  düzenlemek, gerekiyorsa harici mikrofonu bağlamak ve yedek kayıt yöntemini  hazırlamak sahadaki hata riskini azaltır. Soru listesinin çevrimdışı  erişilebilir olması da internet bağlantısının zayıf olduğu ortamlarda  önemlidir. Böylece tablet, yalnızca not ekranı değil; kayıt, hazırlık ve  röportaj sonrası düzenleme akışının merkezlerinden biri haline gelebilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/whatsappimage2026082-2508202672001f8e.jpg"/><p><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></p><p><strong>Tablet ile röportaj sesi kaydetmek yeterli olur mu?</strong></p><p class="MsoNormal">Kısa ve kontrollü ortamlarda dahili  mikrofon kullanılabilir; gürültülü veya profesyonel kayıt gereken sahalarda  uyumlu harici mikrofon ve yedek kayıt yöntemi daha güvenli bir çözümdür.</p><p><strong>Röportaj sırasında ses kaydı açıkken not alınabilir mi?</strong></p><p class="MsoNormal">Kullanılan uygulamalar ve işletim sistemi  izin veriyorsa ses kaydı arka planda sürerken not uygulaması kullanılabilir.  Sahaya çıkmadan önce bu akışın kısa bir denemeyle test edilmesi gerekir.</p><p><strong>Kalem mi klavye mi daha kullanışlı?</strong></p><p class="MsoNormal">Ayakta ve hızlı notta kalem; uzun metin  düzenleme ve röportaj sonrası yazımda klavye daha avantajlı olabilir. İki  yöntemin birlikte kullanılabilmesi esneklik sağlar.</p><p><strong>Casper PAD H10 Pro saha röportajında hangi özellikleriyle  öne çıkıyor?</strong></p><p class="MsoNormal">Yaklaşık 580 gramlık gövde, 12,6 inç 2.5K  OLED ekran, 10.000 mAh batarya, kalem desteği ve klavyeli kılıf seçeneği;  hareketli çalışma ve not alma açısından öne çıkan özelliklerdir.</p><p class="MsoNormal"><u><a href="#0">Casper</a></u> PAD H10 Pro ve PAD ailesinin teknik ayrıntıları Casper'ın resmi  sitesinden incelenebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/saha-roportajinda-tablet--673_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-malazgirt-zaferinin-955-yil-donumunu-kutladi-288796</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü kutladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü dolayısıyla mesaj paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü kutladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından paylaşılan mesajında, &quot;Aziz milletimize Anadolu&#39;nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi&#39;nin 955. yıl dönümünü kutluyorum. Bugün bizleri güçlü kılan, önümüze çıkan her zorlukla mücadele azmimizi artıran, farklılıklarımıza rağmen bir bütün olmamızı sağlayan kararlılık, 1071&#39;de sergilenen azim ve o güne hakim olan şuurun bugüne yansımasıdır.&quot; ifadelerini kullandı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/42302015.jpg"/><p><b>Malazgirt ruhunun asırlardır aziz millete daima ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Ecdadımızdan miras kalan sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışmaya dayalı yüce hasletler, aziz milletimizin her zaman birlik ve beraberlik içinde tüm zorlukların üstesinden geleceğinin güvencesidir. Bugün de Malazgirt Zaferi&#39;nden aldığımız ilhamla, devlet ve millet olarak büyük, güçlü, müreffeh geleceğimizi inşa etme çabası içindeyiz. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferi&#39;nin 955. yıl dönümünde, büyük komutan Sultan Alparslan&#39;ı ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, tüm vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/cumhurbaskani-erdogan-mal-952_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/malazgirt-zaferinin-955inci-yil-donumu-cumhurbaskani-erdogan-ve-bahceliden-selcuklu-kabris-288795</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü! Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli'den Selçuklu Kabristanı'na ziyaret]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli, Ahlat'ta Selçuklu Kabristanı'nı ziyaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü! Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli'den Selçuklu Kabristanı'na ziyaret]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ahlat'taki temasları devam ediyor.</p><p>Ahlat Selçuklu Mezarlığı'nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/uu-25082026d0fd2823.jpg"/><p>Erdoğan, günün son programında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek programda bir araya gelecek</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/malazgirt-zaferinin-955in-279_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasanin-voyager-2-ile-konusmasini-saglayan-tek-anten-neden-kapatildi-288793</link>
      <pubDate>2026-08-25T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın Voyager 2 ile konuşmasını sağlayan tek anten neden kapatıldı?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[11 milyar milden fazla uzaklıkta seyreden Voyager 2 uzay aracıyla iletişim kurabilecek dünyadaki tek antenin bakım nedeniyle kapatılması, sondayla yaklaşık bir yıl boyunca tek yönlü komut gönderilememesine yol açtı. NASA mühendisleri uzay aracını dinleyebildi ancak ona hiçbir talimat iletemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın Voyager 2 ile konuşmasını sağlayan tek anten neden kapatıldı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1977'de fırlatılan ve bugün Dünya'dan 11 milyar milden fazla uzakta yolculuğunu sürdüren Voyager 2 uzay aracı, 2020 yılında yaklaşık on bir ay boyunca Dünya'dan hiçbir komut alamadı. Bunun sebebi kozmik bir felaket ya da teknik bir arıza değildi; sondayla iletişim kurabilecek kapasitedeki dünyadaki tek antenin planlı bakım çalışmaları nedeniyle kapatılmış olmasıydı. Avustralya'nın başkenti Canberra yakınlarındaki 70 metrelik dev çanak anten olan Derin Uzay İstasyonu 43 (DSS-43), Mart 2020'de büyük bir yükseltme sürecine girdi. Bu süre zarfında NASA'nın yer kontrol ekipleri Voyager 2'den gelen verileri dinleyebildi ancak uzay aracına tek bir kelime bile iletemedi. Gezegenimizdeki hiçbir noktada bu görevi üstlenebilecek bir yedek anten bulunmuyordu.</p><h3>Voyager 2 neden yalnızca Canberra'dan kontrol edilebiliyor?</h3><p>Bu durumun kökenini anlamak için 1989 yılına dönmek gerekiyor. Voyager 2, o yıl Neptün sistemine ulaştığında, gezegenin uydusu Triton'a yakından bakabilmek amacıyla Neptün'ün kuzey kutbu üzerinden geçen bir manevra gerçekleştirdi. Bu kritik hamle, sondanın yörüngesini gezegenlerin büyük çoğunluğunun yer aldığı ekliptik düzlemden keskin biçimde uzaklaştırdı ve onu güney yarımküreye doğru dik bir açıyla yönlendirdi. Voyager 2, güneş sistemini ekliptiğin yaklaşık 48 derece altından terk ediyor; bu da Dünya'nın gökyüzünde son derece güneyde bir konuma denk geliyor. NASA'nın Kaliforniya'daki Goldstone ve İspanya'daki Madrid istasyonları kuzey yarımkürede konumlandığı için Voyager 2'yi göremiyorlar. Dolayısıyla sondayla iletişim kurabilecek tek tesis, güney yarımküredeki Canberra Derin Uzay İletişim Kompleksi'ndeki DSS-43 anteni olarak kalıyor. Bu 70 metrelik çanak, Voyager 2'nin eski alıcı donanımına uygun frekansta ve yeterli güçte sinyal gönderebilen dünyadaki biricik anten konumunda. Üstelik DSS-43, Voyager programından bile eski bir yapı; 1972'de 64 metre çapında hizmete girdi ve 1987'deki genişletme çalışmasıyla 70 metreye ulaştı. Yarım asra yaklaşan bu anten, onlarca yıldır kesintisiz çalışarak insanlığın en uzak elçisiyle bağlantıyı sağlıyor.</p><h3>NASA'nın iletişim müdürü Baldwin: 'Dünyada sadece iki benzer anten var'</h3><p>DSS-43'ün bu denli kritik bir konumda olması yalnızca Voyager 2 açısından değil, NASA'nın tüm derin uzay iletişim altyapısı açısından ciddi bir kırılganlık noktasına işaret ediyor. NASA'nın uzay iletişim programının operasyon müdürü Philip Baldwin, durumun ciddiyetini açık sözlerle ortaya koydu: "DSS-43 anteni son derece özelleşmiş bir sistem; dünyada sadece iki benzer anten daha var, bu yüzden antenin bir yıl boyunca devre dışı olması Voyager veya diğer birçok NASA görevi için ideal bir durum değil." Baldwin'in bu sözleri, tek bir antenin bakıma alınmasının bile küresel ölçekte uzay iletişimini nasıl etkileyebildiğini gözler önüne seriyor. Derin Uzay Ağı'nın (DSN) üç ana istasyonu &#8212; Goldstone, Madrid ve Canberra &#8212; birbirini tamamlayacak şekilde tasarlanmış olsa da Voyager 2'nin benzersiz yörüngesi bu dengeyi tamamen bozuyor ve tüm yükü tek bir tesise bindiriyor.</p><h3>On bir aylık sessizlik: Dinleyebildiler ama konuşamadılar</h3><p>NASA, DSS-43'ü kapsamlı yükseltme çalışmaları için Mart 2020'de devre dışı bıraktı. Bu, antenin 30 yılı aşkın süredir yaşadığı en uzun çevrimdışı dönemiydi ve planlar yaklaşık on bir aylık bir çalışma sürecini öngörüyordu. Ancak bu sessizlik tam anlamıyla iki yönlü değildi. Kesinti boyunca operatörler, Canberra sahasındaki üç adet 34 metrelik küçük anteni bir araya getirerek Voyager 2'den gelen sağlık ve bilim verilerini almayı başardı. Yani sondanın sesi Dünya'ya ulaşıyordu; mühendisler uzay aracının durumunu izleyebiliyordu. Kaybedilen şey ise yukarı yönlü iletişim kapasitesiydi &#8212; yani Dünya'dan Voyager 2'ye herhangi bir komut, talimat ya da güncelleme gönderme yeteneği. Sonda, kendisine en son verilen talimatlara göre otomatik pilotta uçmaya devam etti. Kontrol açısından hayati önem taşıyan tek yönde &#8212; Dünya'dan uzay aracına &#8212; temas tamamen kopmuştu. Bu durum, bir uzay aracını duymanın işin görece kolay tarafı olduğunu, asıl zorluğun ona komut gönderebilmek olduğunu çarpıcı biçimde kanıtladı.</p><h3>Baldwin: 'Neredeyse 50 yaşında bir anten için proaktif olmak şart'</h3><p>Bakım çalışmasının neden bu kadar uzun sürdüğü ve ertelenip ertelenemeyeceği sorusu gündeme geldiğinde, Baldwin net bir yanıt verdi: "Neredeyse 50 yaşında bir anten için, kritik bakımda reaktif olmaktansa proaktif olmak daha iyidir." Değiştirilen radyo vericisi 47 yılı aşkın süredir kesintisiz hizmet veriyordu ve arıza riski her geçen gün artıyordu. Eğer verici kendiliğinden bozulsaydı, plansız bir arıza çok daha uzun süreli ve öngörülemeyen bir iletişim kesintisine yol açabilirdi. Bu nedenle NASA, kontrollü bir bakım sürecini tercih etti. Antenin kapatılma kararı, kısa vadede ağrılı bir fedakarlık anlamına gelse de uzun vadede Voyager 2 ile iletişimin sürdürülebilirliğini güvence altına almayı hedefliyordu. Sonuçta ortada kozmik bir kaza ya da dramatik bir felaket yoktu; sadece beton, çelik ve yarım asra yaklaşan bir radyo vericisinin kaçınılmaz yaşlanması vardı.</p><h3>29 Ekim 2020: Sessizliği bozan ilk komut Voyager 2'ye ulaştı</h3><p>Yeni donanımın ilk gerçek sınavı 29 Ekim 2020'de yaşandı. Mart ortasından bu yana Voyager 2'ye gönderilen ilk komutlar, yeni kurulmuş ekipman aracılığıyla iletildi. O sırada 11,6 milyar milden fazla uzakta bulunan uzay aracı, gelen çağrıyı aldığını doğruladı ve komutu sorunsuz biçimde yerine getirdi. Bu an, hem yeni donanımın işlevselliğini kanıtladı hem de on bir aylık sessizliğin sona erdiğinin ilk somut işareti oldu. NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'sindeki (JPL) ağ proje müdürü Brad Arnold, yapılan işin kapsamını şu sözlerle anlattı: "Bu görevi benzersiz kılan şey, antenin tüm seviyelerinde &#8212; yer seviyesindeki kaideden, çanağın merkezindeki ve kenarın üzerine uzanan besleme konilerine kadar &#8212; çalışma yapmamızdı." Arnold, testin sonuçlarını değerlendirirken "Kesinlikle bize işlerin yolunda olduğunu söylüyor" dedi. DSS-43, Şubat 2021'de tam kapasiteyle hizmete geri döndü ve Voyager 2 ile çift yönlü iletişim yeniden tesis edildi.</p><h3>Derin Uzay Ağı'nın kapasitesi alarm veriyor: Talep arzı yüzde 40 aşıyor</h3><p>DSS-43'ün on bir ay boyunca devre dışı kalması, yalnızca Voyager 2'yi değil, Derin Uzay Ağı'nın tamamını olumsuz etkiledi. Ağın baş mühendisi Jeff Berner durumu şöyle çerçeveledi: "Açıkçası, 11 aylık onarımlar diğer DSN sahalarına daha fazla kısıtlama getiriyor. Ama avantajı, geri döndüğümüzde Canberra anteninin çok daha güvenilir olacak olması." Tek bir çanağın bu kadar uzun süre karanlıkta kalmasının ağın geri kalanını sıkıntıya sokması, sistemin ne denli az yedek kapasiteye sahip olduğunun açık bir göstergesi. Üstelik bu kapasite giderek daha da daralıyor. NASA'nın Genel Müfettiş Ofisi, Derin Uzay Ağı'nın kaldırabileceğinin ötesinde gerildiği konusunda resmi uyarılarda bulundu ve talebin zaman zaman arzı yüzde 40 oranında aştığını raporlarında belgeledi. Denetçiler, önümüzdeki yıllarda daha fazla derin uzay görevinin fırlatılmasıyla bu baskının katlanarak artacağını öngörüyor. 1977'de fırlatılan ve onlarca yıldır yaşlanan ekipmanlar aracılığıyla temas halinde tutulan Voyager 2, bu baskının en uzak ve en kırılgan ucunda yer alıyor.</p><h3>Voyager 2 ile iletişimin geleceği tek bir antene bağlı</h3><p>2020 kesintisinin ortaya çıkardığı en çarpıcı gerçek, iletişim altyapısındaki derin dengesizlik oldu. DSS-43 kapalıyken bile yer ekipleri, 11 milyar milden fazla mesafeden Voyager 2'nin zayıf sinyallerini yakalayabildi. Ancak bir yılın büyük bölümünde kaybedilen şey, karşılık verme yeteneğiydi. Bir uzay aracından gelen sinyali almak, işin nispeten kolay tarafı olarak ortaya çıktı. Asıl zorluk, doğru frekansta ve yeterli güçle, Dünya üzerinde hâlâ net bir görüş hattına sahip olan tek noktadan komut göndermekti. Bu tek nokta, Canberra dışındaki yaşlanan dev çanak ve onu ayakta tutan deneyimli mühendis ekipleriydi. Voyager 2'nin hikayesi, insanlığın uzay keşfindeki en büyük başarılarından birinin aynı zamanda en kırılgan iletişim zincirlerinden birine dayandığını bir kez daha hatırlattı. Derin uzayda milyarlarca mil ötede çalışan bir sondanın kaderi, nihayetinde Dünya'daki tek bir antenin sağlığına ve o antenin bakımını üstlenen bir avuç insanın emeğine bağlı kalmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/25/nasanin-voyager-2-ile-kon-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>