<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273361</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pezeskiyandan-trumpin-ilimlilik-algisina-net-cevap-tek-millet-tek-yol-273361</link>
      <pubDate>2026-04-23T21:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pezeşkiyan'dan Trump'ın "ılımlılık" algısına net cevap: Tek millet tek yol]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Donald Trump'ın İran'da siyasi ayrışma yaşandığına dair açıklamalarına tepki göstererek ülkede “sertlik yanlıları” ve “ılımlılar” şeklinde bir ayrım bulunmadığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pezeşkiyan'dan Trump'ın "ılımlılık" algısına net cevap: Tek millet tek yol]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump&#39;ın İran içerisinde siyasi liderlik çekişmesi olduğunu öne sürdüğü ifadelerine karşılık verdi.</p><p>İran Cumhurbaşkanı, &quot;İran'da &#39;sertlik yanlıları&#39; ya da &#39;ılımlı&#39; yoktur. Hepimiz &#39;İranlı&#39; ve &#39;devrimciyiz&#39;. Millet ile devletin demir gibi birliğiyle, ülke liderinin talimatlarına tam bağlılıkla saldırgan suçluyu pişman edeceğiz. Tek Tanrı, tek millet, tek lider ve tek yol, o da canımızdan aziz İran&#39;ın zafer yoludur.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Aynı mesajı, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsini Ejei de sosyal medya hesaplarından paylaştı.</p><p>ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından İran içinde bir liderlik savaşı yaşandığını öne sürmüştü.</p><p>Trump, &quot;İran, liderinin kim olduğunu anlamakta çok zorlanıyor. Gerçekten bilmiyorlar. İç çekişme, savaş alanında kötü şekilde kaybeden 'sertlik yanlıları' ile hiç de o kadar ılımlı olmayan (ama saygı kazanan!) 'ılımlılar' arasında çılgınca bir şekilde sürüyor.&quot; ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/pezeskiyandan-trumpin-ili-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273360</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iranda-patlama-sesleri-duyuldu-273360</link>
      <pubDate>2026-04-23T20:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'da patlama sesleri duyuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İran basını, Tahran'ın bazı bölgelerinde hava savunma sisteminin çalıştığını ve patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'da patlama sesleri duyuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran basını, Tahran'ın bazı bölgelerinde hava savunma sisteminin çalıştığını ve patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.</p><article></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/iranda-patlama-sesleri-du-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273359</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bahceliden-terorsuz-turkiye-mesaji-ne-kadar-cabuk-olursa-o-kadar-iyi-olur-273359</link>
      <pubDate>2026-04-23T20:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bahçeli'den Terörsüz Türkiye mesajı: Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi olur]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye süreci ne kadar çabuk olursa o kadar iyi olur, partiler raporlarını verdiler, yetkinin Meclis'te olması lazım ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bahçeli'den Terörsüz Türkiye mesajı: Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi olur]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye süreci ne kadar çabuk olursa o kadar iyi olur, partiler raporlarını verdiler, yetkinin Meclis'te olması lazım</p><article></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/bahceliden-terorsuz-turki-427_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273358</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-terorsuz-turkiye-sureci-devam-ediyor-273358</link>
      <pubDate>2026-04-23T18:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen 23 Nisan Resepsiyonu'na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 106'ncı yıl dönümü dolayısıyla, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41193055.jpg"/><p>TBMM'deki 23 Nisan Resepsiyonu'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın mensuplarının sorularına cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz sorusuna, "Böyle soru sorulur mu? Şu anda ben iktidar partisiyim, ana muhalefet partisi görüşürüz, görüşmeyiz bir defa bizim kitabımızda yok yok. Tabii görüşürüz, niye görüşmeyelim" cevabını verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41193059.jpg"/><p>Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Herhangi bir sıkıntı yok" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/cumhurbaskani-erdogan-ter-666_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273357</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-dijital-medya-uyarisi-tehlikelere-karsi-dikkatli-olun-273357</link>
      <pubDate>2026-04-23T18:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan dijital medya uyarısı: Tehlikelere karşı dikkatli olun]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sizlerden dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum. Sanal alem sizi sokaktan ve spordan alıkoymasın. Siz çocuklarımız geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz.' ifadelerini kullandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan dijital medya uyarısı: Tehlikelere karşı dikkatli olun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi&#39;nde düzenlenen TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı&#39;nda yaptığı konuşmada, çocukların 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#39;nı tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41192499.jpg"/><p>Bütün dünya çocuklarının bayramını kutlayan Erdoğan, &quot;Ülkemizdeki, gönül coğrafyamızdaki ve dünyanın tamamındaki çocuklara barış, mutluluk dolu bir hayat temenni ediyorum. Bilhassa savaş ve çatışmaların yükünü minik omuzlarında taşımak zorunda kalan Filistinli, Lübnanlı çocuklara buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Nisan Çocuk Bayramı&#39;nın dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayram olduğunu anımsattı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Cumhurbaşkanı Erdoğan: 23 Nisan'ın bizim için bir başka anlamı milli egemenlik bayramı olmasıdır. <a href="https://t.co/YSdgYCcKwj">pic.twitter.com/YSdgYCcKwj</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2047319445912072369?ref_src=twsrc%5Etfw">April 23, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>Bu bayramı çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal ile tüm devlet büyüklerini, şehit ve gazileri şükranla anan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Biraz önce, ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla bizleri karşılayan tüm çocuklarımızın oluşturduğu bir çiçek bahçesinden geçtik. Ümidin, baharın, mutluluğun müjdesiyle dolup taşan bu çiçek bahçesinde bizleri siz evlatlarımızla bir araya getiren TRT yönetimine teşekkür ediyorum. &#39;Gelecek Çocukların&#39; temasıyla bu yıl 48&#39;incisi düzenlenen şenliklerin kendi evlatlarımızın yanı sıra 23 Nisan coşkumuzu paylaşmak için şu an aramızda bulunan 27 ülkeden 490 misafirimiz için de hayırlı olmasını diliyorum. 23 Nisan&#39;ın bizim için bir başka anlamı Milli Egemenlik Bayramı olmasıdır. Bu tarih, aynı zamanda dün ziyaret ettiğiniz Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılış günüdür. Gazi Meclisimizin kuruluş gününün çocuk bayramı olarak kutlanmasının bizim için çok özel anlamları bulunuyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41192500.jpg"/><p><b>"MAALESEF BÖLGEMİZDEKİ SAVAŞLAR VE ZULÜMLER DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet olarak bağımsızlığı çetin mücadeleler neticesinde kazandıklarını ifade etti.</p><p><b>İstiklal Harbi'ni her türlü imkansızlığa rağmen zafere taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</b></p><p>&quot;Bu savaşı sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizdi. Tarihimizin böyle önemli bir dönüm noktasını kendi çocuklarımızla birlikte tüm dünya çocuklarına armağan ettik. Siz çocuklara bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri, şüphesiz milli iradenin egemenliği yani cumhuriyet ve demokrasi olacaktır. Her birinizin bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacağınıza inanıyoruz. Savaşın, çatışmanın, kavganın, yokluk ve yoksulluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamak sizlerin en doğal hakkıdır. Biz içeride demokrasiyi ve özgürlükleri, dışarıda barış ve adaleti savunarak işte bu ideali gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak tüm çabalarımıza rağmen maalesef bölgemizdeki savaşlar ve zulümler devam ediyor. Bu savaşların bedelini ise genellikle masum çocuklar ödüyor. Türkiye olarak ister bölgemizde ister başka yerde de olsun bütün bu acıları, hüzünleri, hayal kırıklıklarını kalbimizde tüm ağırlığıyla hissediyoruz. Sadece bununla kalmıyor. Acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak, çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ediyoruz. Bütün bunları yaparken tek bir amacımız var, dünyanın tüm çocuklarının huzur içinde, güven içinde kardeşçe yaşamasıdır.&quot;</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şair Necip Fazıl Kısakürek&#39;in &quot;Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk, ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk diyerek&quot; dizeleriyle anlattığı, ay yüzlü, gül kokulu çocukların yarınlarına güvenle bakmasını dilediklerini aktardı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siz çocuklarımız, birer gönül ve kültür elçimizsiniz. <a href="https://t.co/TF3YZfjJSa">pic.twitter.com/TF3YZfjJSa</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2047321456942415957?ref_src=twsrc%5Etfw">April 23, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>"KÖTÜLERE VE KÖTÜLÜKLERE RAĞMEN BU DÜNYAYI SİZLER GÜZELLEŞTİRECEKSİNİZ"</b></p><p><b>Bütün çocukların, gençlerin, okullarına güle oynaya gitmesini, en güzel, kaliteli eğitimi almasını, korkmadan uykuya dalmasını, bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyanmasını istediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;Kendi çocuklarımız için ne istiyorsak, Asya&#39;dan Afrika&#39;ya tüm çocuklar için de aynı güzellikleri samimiyetle istiyoruz. Sizlerden de Gazzeli, Lübnanlı çocuklar başta olmak üzere sıkıntılı günler geçiren kardeşlerinizi dualarınızda unutmamanızı özellikle rica ediyorum. İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız, inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğrunun ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin. Şunu da hiçbir zaman unutmayın sevgili çocuklar, her biriniz yarın birer sanatçı, sporcu, bilim adamı, öğretmen, zanaatkar, mühendis, siyasetçi, doktor, iş insanı olarak ülkenize hizmet edeceksiniz. Bu yolculukta zorluklarla karşılaşsanız dahi umutsuzluğa lütfen kapılmayın. Her zorlukla beraber bir kolaylığın, her karanlığın sonunda bir aydınlığın, her çabanın sonunda inşallah bir başarının olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın. Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz. Konuştuğunuz diller farklı olsa da sevginin, dostluğun dili birdir. Kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın aynı şekilde dili birdir. Aranızda kardeşliği yüceltmekten, dostluğu yaşatmaktan, barışa inanmaktan hiçbir zaman geri durmayın.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41192503.jpg"/><p><b>ÇOCUKLARI DİJİTAL TEHLİKELERE KARŞI UYARDI</b></p><p><b>"Sizlerden dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmanızı, karşınıza çıkan her bilginin doğru, her karakterin güvenilir olmadığını asla unutmamanızı istiyorum." diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</b></p><p>&quot;Sanal dünyada eğlenceli vakit geçirmek elbette önemlidir, sizin en doğal hakkınızdır ama bu sizi sokakta oynamaktan, kitap okumaktan, spor yapmaktan, dışarıda arkadaşlarınızla doya doya koşturmaktan alıkoymamalıdır. Ben sizin o tertemiz vicdanınıza, o tertemiz aklınıza güveniyorum.&quot;</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen haftaki saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerle Ayla öğretmeni rahmetle yad ederek, acılı ailelerine sabır, tedavileri devam edenlere acil şifalar diledi, Allah&#39;tan hiçbir ülkeye ve millete böyle acılar yaşatmaması temennisinde bulundu.</p><p>Çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#39;nı bir kez daha tebrik eden Erdoğan, &quot;Ailelerinize ve arkadaşlarınıza bizlerden kucak dolusu selam götürmenizi rica ediyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun. Tüm güzellikler siz çocukların olsun. Kalın sağlıcakla.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/cumhurbaskani-erdogandan--358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273356</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakanliktan-faili-mechullere-odakli-hamle-7-stratejik-daire-kuruldu-273356</link>
      <pubDate>2026-04-23T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakanlıktan faili meçhullere odaklı hamle: 7 stratejik daire kuruldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlık bünyesinde 7 yeni daire başkanlığı kurulduğunu bildirerek, "Hedefimiz, daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemi inşa etmektir. Adaletin Yüzyılı için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakanlıktan faili meçhullere odaklı hamle: 7 stratejik daire kuruldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürlek, NSosyal&#39;deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde &quot;Türkiye Yüzyılı&#39;nı Adaletin Yüzyılı kılma&quot; vizyonu doğrultusunda, ceza adalet sisteminin etkinliğini artırmaya devam edildiğini belirtti.</p><p>&quot;Gülistan Doku soruşturması&quot; gibi toplum vicdanında derin iz bırakan faili meçhul olayların aydınlatılması için bu alanda kurumsal kapasitenin güçlendirildiğini ifade eden Gürlek, terörden örgütlü suçlara, dijital suçlardan dezenformasyonla mücadeleye, afet süreçlerinden faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına kadar geniş bir alanda ihtisaslaşmayı güçlendirdiklerini aktardı.</p><p>Bu kapsamda Bakanlık bünyesinde Adli Emanet Daire Başkanlığı, Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Kamu Düzeni, Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Daire Başkanlığı, Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığı, Terör Suçları Daire Başkanlığı, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Daire Başkanlığı kurulduğunu bildiren Gürlek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Hedefimiz, daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemi inşa etmektir. Adaletin Yüzyılı için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/bakanliktan-faili-mechull-472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273355</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/is-birligi-kapsami-genisleyecek-turkiye-ile-ingiltere-arasinda-tarihi-anlasma-273355</link>
      <pubDate>2026-04-23T18:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İş birliği kapsamı genişleyecek: Türkiye ile İngiltere arasında tarihi anlaşma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ile İngiltere arasında stratejik ortaklığı pekiştirmeyi, yakın diyalogla güçlenen işbirliğinin kapsamını genişletmeyi amaçlayan Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İş birliği kapsamı genişleyecek: Türkiye ile İngiltere arasında tarihi anlaşma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve İngiltere&#39;nin bugün ikili ilişkilerde yeni bir dönem başlatmayı hedefleyen Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi imzaladığı vurgulanan açıklamada, &quot;Bugün Londra&#39;da imzalanan Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi, tarihi bir dostluğa, mükemmel düzeyde ikili ilişkilere sahip, Orta Doğu&#39;nun güvenlik ve istikrarına yönelik güçlü iradeleri dahil çok çeşitli uluslararası meseleler ve küresel sınamalar hakkında ortak bakış açısını paylaşan, NATO müttefiki ve stratejik ortak olan ülkelerimiz arasında diyaloğu ve işbirliğini güçlendirmek için sağlam bir temel teşkil etmektedir.&quot; ifadesine yer verildi.</p><p>Açıklamada, küresel ölçekte çok kutuplu, parçalanmış uluslararası düzene doğru geçişin hızlanmasının Türkiye ve İngiltere&#39;yi artan riskler dönemine soktuğu belirtilerek &quot;Güvenliğimizin ve kolektif savunmanın temel taşı olan NATO&#39;nun siyasi ve askeri önemi artmıştır. NATO&#39;nun Stratejik Konsepti&#39;nin yanı sıra temel görevlerinden caydırıcılık ve savunma, Avrupa-Atlantik güvenliğini sağlamada işbirliğimizin temelini oluşturmaya devam edecektir. Güçlü transatlantik ilişkiler Avrupa&#39;da barış ve istikrar için vazgeçilmezdir.&quot; ifadeleri kullanıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/kl-23042026799fbec9.jpg"/><p>Açıklamada, Çerçeve Belgesi&#39;nin, küresel güvenlik ve refahı teşvik etmek için birlikte daha yakın çalışarak, Avrupa sütununu güçlendirmek dahil NATO'daki eş güdümü artırarak, savunma yetenekleri ve savunma sanayii ile terörizmle ve organize suçlarla mücadele konusunda işbirliğini güçlendirerek, insani ve kalkınma işbirliğini ilerleterek, Türkiye ve İngiltere&#39;nin müşterek sınamalara karşı işbirliğini güçlendirmesini sağlayacağı vurgulandı.</p><p>Öte yandan belgenin, iki ülke arasında iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji güvenliği konusunda işbirliğini artırma ile bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında ortaklığı geliştirmeyi kapsayacağı aktarıldı.</p><p>Açıklamada, Türkiye ve İngiltere&#39;nin sağlam ekonomik bağlarını teslim eden bu Çerçeve Belgesi&#39;nin müzakereleri halihazırda devam eden, ortak ekonomik büyümeyi de destekleyecek Serbest Ticaret Anlaşması&#39;nın güncellenmesi dahil, ikili ticaret ve yatırımları artırma niyetini teyit ettiği belirtildi.</p><p>Ayrıca açıklamada, Londra&#39;da bugün gerçekleştirilen görüşmelerin, Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkilerin, güçlü ekonomik ve ticari bağlara, Avrupa-Atlantik güvenliği ve savunmasına yönelik müşterek bir taahhüde ve karşılıklı anlayış ile iyi niyeti güçlendirmeyi sürdürecek halklar arası kalıcı bağlara dayandığını vurguladığı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/is-birligi-kapsami-genisl-663_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273354</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sebze-tuketiminde-yeni-donem-pisirme-yontemi-besin-degerini-yukseltiyor-273354</link>
      <pubDate>2026-04-23T17:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sebze tüketiminde yeni dönem! Pişirme yöntemi besin değerini yükseltiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, havuç, domates ve mantar gibi bazı sebzelerin pişirildiklerinde çiğ hallerine göre daha fazla besin değeri sunduğunu açıkladı. Özellikle karotenoid ve antioksidan içeriğiyle dikkat çeken bu sebzelerin, doğru pişirme teknikleriyle sağlık açısından çok daha yararlı olabileceği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sebze tüketiminde yeni dönem! Pişirme yöntemi besin değerini yükseltiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, son dönemde yaptıkları açıklamalarla havuç, domates ve mantar gibi bazı sebzelerin pişirildiklerinde çiğ hallerine göre daha fazla besin değeri sunduğuna dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle karotenoid ve antioksidan bakımından zengin sebzelerin pişirme işlemi sırasında biyoyararlanımlarının arttığını belirtti. Bu bulgular, sebze tüketiminde doğru pişirme tekniklerinin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini bir kez daha gündeme getirdi.</p><h3>Uzmanlar: 'Havuç ve domates pişince karotenoid seviyesi yükseliyor'</h3><p>Havuç, domates ve mantar gibi sebzeler, pişirildiklerinde vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin daha kolay emilmesini sağlıyor. Özellikle havuç, içeriğindeki karotenoidler sayesinde pişirildiğinde çiğ haline oranla yaklaşık 6,5 kat daha fazla beta-karoten emilimi sunuyor. Uzmanlar, karotenoidlerin kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin riskini azaltan güçlü antioksidanlar olduğunu vurguluyor. Domates ise, pişirildiğinde likopen seviyesinin çiğ haline göre yüzde 80 oranında arttığını gösteren araştırmalarla öne çıkıyor. Bu durum, domatesin kalp ve kemik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini daha da belirgin hale getiriyor. Mantarlar da pişirme işlemiyle antioksidan kapasitesini artırıyor. Özellikle buharda veya mikrodalgada kısa süreli pişirme, mantarların antioksidan değerini korumasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, bu sebzelerin pişirilerek tüketilmesinin sağlık açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Pişirme yöntemi besin değerini belirliyor: Hangi sebze nasıl pişirilmeli?</h3><p>Pişirme yöntemleri, sebzelerin besin değerlerini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, havuç ve domates gibi sebzelerin soteleme veya buharda pişirme gibi kısa süreli ve yüksek sıcaklık içermeyen yöntemlerle hazırlanmasının vitamin ve antioksidan kaybını minimuma indirdiğini söylüyor. Kuşkonmaz ve pancar gibi sebzelerde ise hızlı pişirme teknikleri, C vitamini kaybını azaltırken beta-karoten ve E ile K vitaminlerinin emilimini artırıyor. Patates, pişirilmeden tüketildiğinde içeriğindeki solanin nedeniyle toksik olabiliyor. Ancak pişirme işlemi, bu tehlikeyi ortadan kaldırıyor ve patatesin güvenle tüketilmesini sağlıyor. Bezelye ise pişirildiğinde folat içeriğini kaybetmiyor; kaynatma yöntemiyle besin değerinin korunabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, fırınlama ve kızartma gibi uzun süreli ve yüksek sıcaklıklara maruz bırakan yöntemlerin ise bazı vitaminlerin kaybına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Sebzelerin doğru pişirme teknikleriyle hazırlanması, sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.</p><h3>Antioksidan ve vitamin kaybına karşı öneriler: Mikrodalga ve buharda pişirme öne çıkıyor</h3><p>Beslenme uzmanları, sebzelerin besin değerinin korunmasında mikrodalga ve buharda pişirme yöntemlerinin öne çıktığını belirtiyor. Bu yöntemler, vitamin ve mineral kaybını en aza indiriyor. Özellikle mantar ve sarımsak gibi sebzelerde mikrodalga ile pişirme, antioksidanların korunmasında etkili oluyor. Soteleme ise kısa sürede yüksek ısıya maruz bırakmadan sebzelerin vitamin içeriğini yüksek tutabiliyor. Ancak, kaynatma yöntemiyle pişirilen brokoli ve yeşil yapraklı sebzelerde C vitamini kaybının yüzde 50'ye kadar çıkabildiği belirtiliyor. Fırınlama ise bazı sebzelerin besin değerini korusa da, uzun süreli pişirme nedeniyle vitamin kaybını artırabiliyor. Kızartma ise yüksek ısıda yağda pişirme nedeniyle sağlık açısından tavsiye edilmiyor. Uzmanlar, sebzelerin besin değerinden tam olarak yararlanmak için pişirme süresinin kısa tutulması ve uygun yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Sağlıklı beslenme için sebzeleri doğru pişirme çağrısı</h3><p>Uzmanlar, sebzelerin pişirilme yönteminin besin değeri üzerinde belirleyici olduğunu ve özellikle karotenoid, antioksidan ve vitamin içeriği yüksek sebzelerin doğru şekilde hazırlanmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığını hatırlatıyor. Havuç, domates, mantar, kuşkonmaz, pancar, patates ve bezelye gibi sebzelerin pişirildiğinde çiğ hallerine göre daha fazla fayda sağladığı bilimsel verilerle ortaya kondu. Bu nedenle, sağlıklı bir yaşam için sebzelerin pişirme yöntemine dikkat edilmesi ve besin değerinin korunmasına özen gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Sebzeleri düzenli ve doğru şekilde tüketmek, bağışıklık sistemini güçlendirirken, kalp sağlığından kansere kadar pek çok hastalığa karşı koruma sağlayabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, uzmanlar sebze tüketiminde pişirme yönteminin önemine işaret ederek, havuç ve domates gibi anahtar kelime olarak öne çıkan sebzelerin pişmiş halde tüketilmesinin sağlık açısından daha avantajlı olduğunu belirtti. Doğru pişirme teknikleriyle besin kaybı en aza indirilebilir ve vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerden maksimum düzeyde yararlanılabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/sebze-tuketiminde-yeni-do-423_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273353</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-kalp-sagligi-icin-3-guclu-besin-onerisi-273353</link>
      <pubDate>2026-04-23T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kalp sağlığı için 3 güçlü besin önerisi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kalp sağlığını korumak isteyenler için uzmanlar, pancar suyu, chia tohumu, elma sirkesi, bal, bitter çikolata ve çaydan oluşan üç özel besin eşleşmesini önerdi. Bu kombinasyonların kalp hastalıkları riskini azaltmada önemli rol oynadığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan kalp sağlığı için 3 güçlü besin önerisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp hastalıklarından korunmak isteyenler için beslenme uzmanları, günlük yaşamda kolayca uygulanabilen üç besin kombinasyonunun kalp sağlığı üzerinde önemli faydalar sunduğunu açıkladı. Pancar suyu ve chia tohumu, elma sirkesi ve bal ile bitter çikolata ve çaydan oluşan bu eşleşmelerin, kan akışını düzenlediği, iltihabı azalttığı ve kolesterol seviyelerini düşürdüğü bildirildi. Uzmanlar, bu gıdaların bir arada tüketilmesinin kalp hastalığı riskini azaltmada etkili olduğunu belirtti.</p><h3>Pancar suyu ve chia tohumu ile kalp dostu başlangıç</h3><p>Pancar suyu ve chia tohumu, kalp sağlığını destekleyen güçlü bir ikili olarak öne çıkıyor. Pancar suyu, içerdiği doğal nitratlar sayesinde kan damarlarının genişlemesine katkı sağlıyor ve kan basıncının dengelenmesine yardımcı oluyor. Chia tohumu ise yüksek oranda omega-3 yağ asitleri içeriyor; bu sayede vücuttaki iltihaplanmayı azaltıyor ve kolesterol seviyelerinin düşmesine destek oluyor. Her iki besin de yüksek lif oranı ile tokluk hissini artırarak kilo kontrolü sağlamaya yardımcı oluyor. Kilo yönetimi ise kalp hastalığı riskini azaltan önemli bir faktör olarak dikkat çekiyor. Bu ikiliyi smoothie şeklinde veya chia tohumlu pancar suyu pudingi olarak tüketmek, hem lezzetli hem de sağlıklı bir alternatif sunuyor. Uzmanlar, bu kombinasyonun düzenli tüketilmesinin kalp sağlığı açısından önemli katkılar sağladığını vurguluyor.</p><h3>Elma sirkesi ve bal karışımı kalp sağlığını güçlendiriyor</h3><p>Elma sirkesi ve bal, anti-inflamatuar özellikleriyle kalp sağlığına katkı sağlayan bir diğer güçlü ikili olarak öne çıkıyor. Bal, içerdiği antioksidanlar sayesinde kan damarlarını koruyor ve kalp fonksiyonunun daha iyi çalışmasına yardımcı oluyor. Elma sirkesi ise kolesterol ve kan basıncını düşürmede etkili olabiliyor. Araştırmalar, elma sirkesinin düzenli ve küçük miktarlarda tüketilmesinin toplam kolesterol seviyelerinde ve tansiyonda anlamlı bir azalma sağladığını gösteriyor. Ayrıca, elma sirkesi yemeklerden sonra tokluk hissini artırarak kilo yönetimine destek oluyor. Uzmanlar, elma sirkesinin asiditesini azaltmak için suyla seyreltilmesini ve diş sağlığını korumak amacıyla pipetle içilmesini öneriyor. Elma sirkesi ve bal karışımı, kalp sağlığını korumak isteyenler için doğal bir destek olarak öne çıkıyor.</p><h3>Bitter çikolata ve çay ile tatlı bir kalp koruması</h3><p>Bitter çikolata ve çay ise, kalp sağlığına katkı sağlayan bir diğer besin kombinasyonu olarak dikkat çekiyor. Bu iki gıda, içerdiği flavan-3-oller adlı antioksidanlar sayesinde kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor. Özellikle yüksek tansiyonu olan kişilerde bu etkinin daha belirgin olduğu belirtiliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, yaklaşık 5.000 kişiyi kapsayan çalışmalarda, düzenli olarak dört ila sekiz hafta boyunca bitter çikolata veya çay tüketenlerde kalp hastalığı riskinin azaldığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu kombinasyonun hem tatlı ihtiyacını sağlıklı bir şekilde karşılayabileceğini hem de kalp sağlığını destekleyebileceğini belirtiyor. Bitter çikolata ve çayın birlikte tüketilmesi, kalp dostu bir atıştırmalık olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, pancar suyu ve chia tohumu, elma sirkesi ve bal ile bitter çikolata ve çaydan oluşan bu üçlü eşleşme, kalp sağlığını korumak isteyenler için pratik ve etkili seçenekler sunuyor. Uzmanlar, bu besinlerin dengeli bir diyetin parçası olarak düzenli şekilde tüketilmesinin kalp hastalıkları riskini azaltmada önemli rol oynadığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/uzmanlardan-kalp-sagligi--445_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273352</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/muz-ve-hurma-karsilastirmasi-hangisi-kan-sekeri-ve-lif-icin-daha-faydali-273352</link>
      <pubDate>2026-04-23T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muz ve hurma karşılaştırması! Hangisi kan şekeri ve lif için daha faydalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Muz ve hurma, doğal tatlı sevenler için iki popüler seçenek olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu iki meyvenin kan şekeri, lif ve potasyum açısından farklı avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Özellikle kan şekeri dengesi ve sindirim sağlığı için doğru tercihi yapmak önemli.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muz ve hurma karşılaştırması! Hangisi kan şekeri ve lif için daha faydalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muz ve hurma, sağlıklı beslenme ve doğal atıştırmalık arayışında olanların sıkça karşılaştığı iki meyve olarak dikkat çekiyor. Her ikisi de hem tatlı lezzetleri hem de besin değerleriyle öne çıkarken, özellikle kan şekeri dengesi, lif oranı ve potasyum içeriği açısından farklı avantajlar sunuyor. Uzmanlar, bu iki meyveyi karşılaştırarak hangisinin hangi durumda daha iyi bir tercih olabileceği konusunda önemli bilgiler paylaşıyor.</p><h3>Muz ve hurma: Kan şekeri dengesi için kritik farklar</h3><p>Muzun ve hurmanın kan şekeri üzerindeki etkileri, içeriklerindeki şeker miktarı ve glisemik indeks değerleriyle yakından ilişkili. Orta boy bir muzda yaklaşık 18 gram şeker bulunurken, tipik bir hurma porsiyonu yani yaklaşık 4-5 adet hurmada bu miktar 20-25 gram seviyesine çıkıyor. Ancak sadece şeker miktarına bakmak yeterli olmuyor. Hurmanın glisemik indeksi muzdan daha düşük olduğu için, içerdiği şeker kana daha yavaş karışıyor. Bu özellik, hurmayı ani şeker yükselmelerine yol açmayan bir tatlı alternatifi haline getiriyor. Muz ise özellikle olgunlaşmamışken, dirençli nişasta içermesi sayesinde kan şekeri üzerinde daha yavaş ve dengeli bir etki yaratıyor. Bu dirençli nişasta, hem şeker emilimini yavaşlatıyor hem de bağırsak sağlığını destekliyor. Sonuç olarak, hem muz hem de hurma şeker içeriyor fakat kan şekerini yükseltme hızları ve etkileri birbirinden farklılık gösteriyor. Kan şekeri dengesi arayanlar için her iki meyve de ölçülü tüketildiğinde sağlıklı bir alternatif sunuyor.</p><h3>Lif ve potasyumda hurma ve muzun rekabeti</h3><p>Lif oranı açısından hurma, muzun önünde yer alıyor. Bir porsiyon hurmada yaklaşık 3 gram lif bulunurken, orta boy bir muzda bu miktar 2 gram civarında. Bu fark, hurmayı sindirim sistemi, kalp sağlığı ve uzun vadeli kan şekeri kontrolü açısından daha avantajlı kılıyor. Ancak, egzersiz öncesi gibi mideyi rahatsız edebilecek durumlarda, daha düşük lif içeriğine sahip olan muz daha iyi bir seçenek olabilir. Potasyum açısından ise iki meyve arasında büyük bir fark yok. Orta boy bir muzda yaklaşık 275 miligram potasyum yer alırken, dört-beş hurmada ise 260 miligram potasyum bulunuyor. Potasyum, kas fonksiyonları, kalp sağlığı ve kan basıncının düzenlenmesi için hayati önemde. Bu nedenle hem muz hem de hurma, potasyum ihtiyacını karşılamak isteyenler için önemli bir kaynak oluşturuyor.</p><h3>Her iki meyvenin sağlık üzerindeki ek etkileri</h3><p>Muz ve hurmanın sağlık açısından sunduğu faydalar sadece şeker, lif ve potasyumla sınırlı değil. Muz, antioksidanlar, C vitamini, B vitaminleri ve demir bakımından zengin bir meyve. Özellikle yeşil muzlardaki dirençli nişasta, bağırsak sağlığını iyileştirme ve iltihap azaltma açısından önemli bir rol oynuyor. Ayrıca, muzun mideye hafif gelmesi ve nadiren alerjiye yol açması, onu hassas bünyeler için güvenilir bir seçenek haline getiriyor. Hurma ise lif, magnezyum ve B vitaminleriyle öne çıkıyor. Bazı bilimsel araştırmalar, hurmanın sindirimi kolaylaştırabileceğini, kalp sağlığını destekleyebileceğini ve bağışıklık sistemini güçlendirebileceğini gösteriyor. Ayrıca, hurmanın potansiyel karaciğer koruyucu etkileri de araştırılıyor. Ancak, hurmanın yüksek şeker ve kalori içeriği nedeniyle aşırı tüketiminden kaçınmak gerekiyor. Özellikle kilo kontrolüne dikkat edenlerin tüketim miktarını sınırlandırması öneriliyor.</p><h3>Uzmanlar: Muz ve hurma tüketiminde denge önemli</h3><p>Uzmanlar, muz ve hurmanın genel olarak sağlıklı ve güvenli meyveler olduğunu vurguluyor. Her iki meyve de dengeli bir beslenme planında yer alabilir. Muz, özellikle mide hassasiyeti olanlar için hafif ve düşük riskli bir seçenek sunarken, hurma ise lif ve mineral ihtiyacını karşılamak isteyenler için güçlü bir alternatif oluşturuyor. Sonuç olarak, hangi meyvenin tercih edileceği kişisel hedeflere, sağlık durumuna ve günlük rutine göre değişiyor. Kan şekeri dengesi, sindirim sağlığı ve potasyum ihtiyacı gibi faktörler göz önünde bulundurularak, muz ve hurmanın ölçülü şekilde tüketilmesi öneriliyor. Doğru seçimle, her iki meyve de sağlıklı bir yaşam tarzının parçası olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/muz-ve-hurma-karsilastirm-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273351</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ruya-sirasinda-beynin-gunduzden-daha-aktif-oldugu-ortaya-cikti-273351</link>
      <pubDate>2026-04-23T17:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rüya sırasında beynin gündüzden daha aktif olduğu ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da yapılan bilimsel araştırma, rüya sırasında beynin gündüzden daha aktif hale geldiğini ortaya koydu. Bilim insanları, rüyanın yalnızca bilinçaltı yansımalarından ibaret olmadığını, zihinsel sağlık ve yaratıcılık için hayati rol üstlendiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rüya sırasında beynin gündüzden daha aktif olduğu ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da gerçekleştirilen bilimsel bir araştırma, rüya sırasında beynin gündüz saatlerinden daha aktif hale geldiğini gösterdi. Kasım ayında yapılan bu çalışma, gece boyunca beynin durmaksızın çalıştığını ve rüyanın insan zihni için beklenenden çok daha önemli işlevler üstlendiğini ortaya koydu. Bilim insanları, rüyaların yalnızca bilinçaltı arzuların bir yansıması olmadığını, aynı zamanda hafızanın güçlenmesi, duyguların düzenlenmesi ve yaratıcılığın teşvik edilmesinde kilit rol oynadığını açıkladı. Araştırmada, rüyaların zihinsel dengeyi sağladığı ve günlük stresle başa çıkmaya yardımcı olduğu belirtildi.</p><h3>Bilim insanları: 'Rüya sırasında beyin aralıksız çalışıyor'</h3><p>Rüya konusundaki merak, insanlık tarihi boyunca süregeldi. Eski Yunanlılar rüyaları ilahi mesajlar olarak yorumlarken, günümüz bilim insanları rüyanın çok daha karmaşık bir mekanizmaya sahip olduğunu belirtiyor. Fransa'da yapılan son araştırma, beynin rüya sırasında gündüzden daha aktif olduğunu ortaya koydu. Sinir bilimciler, gece boyunca beynin yalnızca dinlenmediğini, aksine yoğun bir şekilde çalıştığını vurguladı. Araştırmacılar, rüyaların hafızayı pekiştirdiğini, öğrenilen bilgileri düzenlediğini ve gereksiz anıları silerek zihinsel yükü azalttığını ifade etti. Bu süreçte beyin, gün içinde yaşanan olayları ve duyguları yeniden işlerken, bilinçaltındaki farklı unsurları bir araya getirerek yeni hikâyeler oluşturuyor. Bu nedenle rüyalar, yalnızca garip sahnelerden ibaret değil; aynı zamanda psikolojik sağlığımızı koruyan ve zihinsel esnekliğimizi artıran bir araç olarak öne çıkıyor.</p><h3>Rüya, hafıza ve duygusal dengeyi güçlendiriyor</h3><p>Bilim insanları, rüyanın hafıza üzerindeki etkisini de detaylı biçimde inceledi. Araştırmaya göre, gece boyunca beyin bir arşivci gibi çalışıyor; gün içinde edinilen anıları sınıflandırıyor ve önemli olanları kalıcı hafızaya yerleştiriyor. Bu süreçte, gereksiz bilgiler ise yavaşça siliniyor. Araştırmacılar, rüya sırasında beyin tarafından oluşturulan yeni görüntülerin, anıların ve duyguların birleşerek özgün senaryolar oluşturduğunu belirtti. Bu durum, rüyaların neden bazen tutarsız ve şaşırtıcı olabildiğini açıklıyor. Ayrıca, rüyalar duyguların düzenlenmesine de katkı sağlıyor. Gün içinde yaşanan stres, kaygı veya mutluluk gibi hisler, rüya sırasında yeniden işleniyor ve beyin bu duyguları hafifletiyor. Uzmanlar, rüyanın psikolojik sağlık için vazgeçilmez bir mekanizma olduğunu, özellikle sonbahar ve kış aylarında artan yorgunluk ve karamsarlıkla başa çıkmada önemli rol oynadığını vurguladı.</p><h3>Hayal gücü ve yaratıcılık rüya ile zirveye çıkıyor</h3><p>Rüyaların bir diğer dikkat çeken yönü ise yaratıcılığı teşvik etmesi. Araştırmada, gece boyunca beyin mantık ve gündelik yaşam kurallarından bağımsız olarak çalışıyor. Bu özgür ortamda, beyin bazen beklenmedik yaratıcı çözümler ve parlak fikirler üretiyor. Bilim insanları, rüyanın bir tür laboratuvar gibi işlediğini ve hayal gücünün gündüzden daha yoğun çalıştığını belirtti. Uykunun derinliklerinde ortaya çıkan bu yaratıcı süreçler, bireylerin sorunlara farklı açılardan yaklaşmasını sağlıyor. Özellikle sanatçılar, yazarlar ve bilim insanları için rüya, ilham kaynağı olabiliyor. Araştırmacılar, rüya sırasında beyin tarafından üretilen özgün düşüncelerin, uyanıldığında yeni projelere veya buluşlara dönüşebileceğini ifade etti.</p><h3>Yanlış bilinenler: Rüya sadece bilinçaltı yansıması değil</h3><p>Toplumda yaygın olan bir başka yanılgı ise rüyaların yalnızca gizli arzuların dışavurumu olduğu düşüncesi. Ancak bilim insanları, bu bakış açısının rüyanın karmaşıklığını göz ardı ettiğini belirtti. Araştırmada, rüyaların bilinçaltının bir aynası olmaktan öte, zihinsel sağlığa aktif olarak katkı sağladığı vurgulandı. Sinir bilimindeki ilerlemeler, beynin gece boyunca tam anlamıyla dinlenmediğini, aksine bağlantıları güçlendirdiğini ve yeni bilgilerle eski bilgileri yeniden düzenlediğini gösterdi. Uzmanlar, rüyanın sağlıklı bir zihin için vazgeçilmez bir süreç olduğunu ve bu nedenle uykuya gereken önemin verilmesi gerektiğini söyledi.</p><h3>Uyku hijyeni: Rüya kalitesi için uzmanlardan öneriler</h3><p>Modern yaşamın getirdiği stres, ekran kullanımı ve düzensiz uyku saatleri, rüyaların kalitesini olumsuz etkiliyor. Bilim insanları, daha sağlıklı ve onarıcı rüyalar için uyku hijyenine dikkat edilmesini önerdi. Araştırmacılar, düzenli yatma saatleri belirlemenin, akşam saatlerinde mavi ışığa maruz kalmayı azaltmanın ve uyumadan önce rahatlatıcı ritüeller uygulamanın rüya kalitesini artırdığını belirtti. Ayrıca, serin ve sessiz bir ortamda uyumanın da beyin için daha verimli bir gece geçirmeye yardımcı olduğu ifade edildi. Uzmanlar, özellikle kasım ayının uzun gecelerinde, uyku ve rüya kalitesine özen gösterilmesinin zihinsel dengeyi korumak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Fransa'da yapılan bu bilimsel araştırma, rüyanın yalnızca geceleri yaşanan tuhaf hikâyelerden ibaret olmadığını, aksine beynin gündüzden daha aktif olduğu bir süreç olduğunu ortaya koydu. Rüyalar, hafızanın güçlenmesi, duyguların düzenlenmesi ve yaratıcılığın teşvik edilmesi gibi birçok alanda hayati rol üstleniyor. Uzmanlar, sağlıklı bir zihin ve beden için uyku ve rüya kalitesine özen gösterilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/ruya-sirasinda-beynin-gun-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273350</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-is-yerinde-durus-ve-hareket-uyarisi-saglik-icin-pozisyon-degisikligi-sart-273350</link>
      <pubDate>2026-04-23T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan iş yerinde duruş ve hareket uyarısı! Sağlık için pozisyon değişikliği şart]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İş yerlerinde çalışan milyonlarca kişi için doğru duruş ve hareketin önemi giderek artıyor. Uzmanlar, yalnızca ayakta ya da oturarak çalışmanın çözüm olmadığını, asıl önemli olanın gün içinde pozisyon değiştirmek ve hareket etmek olduğunu vurguluyor. Avrupa'da iş kazalarının ve hastalıklarının büyük kısmı yanlış duruş ve hareketsizlikle bağlantılı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan iş yerinde duruş ve hareket uyarısı! Sağlık için pozisyon değişikliği şart]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş yerlerinde çalışanların karşılaştığı en büyük sağlık sorunlarından biri, uzun süre aynı pozisyonda kalmak olarak öne çıkıyor. Avrupa genelinde yapılan araştırmalar, hem ayakta hem de oturarak çalışmanın tek başına çözüm olmadığını gösteriyor. Uzmanlar, asıl sorunun hareketsizlik ve statik duruşta uzun süre kalmak olduğunu belirtiyor. Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, iş yerlerinde en yaygın sağlık problemleri arasında yer alırken, bu sorunların temelinde yanlış duruş ve yetersiz hareket yatıyor. Özellikle sağlık, sanayi ve hizmet sektörlerinde çalışan milyonlarca kişinin günlük zorunluluk olarak ayakta ya da oturarak geçirdiği uzun saatler, ciddi sağlık risklerine yol açıyor.</p><h3>EU-OSHA: 'Duruşunuzu değiştirmek sağlığınızı korur'</h3><p>Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA), iş yerlerinde kas-iskelet sistemi bozukluklarının önlenmesi için çalışanların gün içinde sık sık duruş değiştirmesi ve hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Ajansın son raporuna göre, İspanya'da 2024 yılında iş kazalarının yüzde 29'u fiziksel aşırı yüklenmeden kaynaklandı. Aynı yıl iş ile ilgili hastalıkların yüzde 78'ini kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları oluşturdu. Bu veriler, iş yerlerinde yanlış duruş ve hareketsizliğin ne kadar ciddi sonuçlara yol açabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, vücudun uzun süre aynı pozisyonda kalmaya uygun olmadığını, hem oturmanın hem de ayakta durmanın belli bir süreden sonra bel, boyun, omuz, bacak ve ayaklarda ağrıya neden olabileceğini ifade ediyor. Özellikle montaj hattı çalışanları üzerinde yapılan araştırmalar, tam gün ayakta çalışmanın vücutta belirgin duruş değişiklikleri ve ayak tabanında baskı artışıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Bu nedenle, iş yerlerinde ergonomik düzenlemeler ve hareketi teşvik eden uygulamalar büyük önem taşıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Sürekli pozisyon değiştirmek kas-iskelet sağlığı için şart'</h3><p>İşyeri sağlığı alanında çalışan uzmanlar, çalışanların kas-iskelet sistemi sağlığını korumak için sadece oturmak ya da ayakta durmak yerine, gün boyunca sık sık pozisyon değiştirmesi gerektiğini belirtiyor. Uzun süre oturmak, bel, boyun ve omuzlarda sorunlara yol açarken; saatlerce ayakta durmak ise yorgunluk, bel ağrısı ve bacaklarda aşırı baskı gibi problemleri beraberinde getiriyor. Ayrıca, ayaklar vücudun temelini oluşturduğu için, ayakta geçirilen uzun süreler ayak tabanında baskı ve ağrıya yol açabiliyor. Farklı vücut yapılarının iş yüküne farklı tepkiler verdiğini belirten uzmanlar, ergonomik masa ve sandalye kullanımı, ayarlanabilir çalışma alanları, uygun ayakkabılar ve düzenli kısa molaların kas-iskelet sistemi sağlığını korumada etkili olduğunu vurguluyor. İş yerlerinde sandalyenin ya da ayakta durmanın tek başına şeytanlaştırılmasının yanlış olduğunu, asıl önemli olanın hareketi ve pozisyon değişikliğini günlük rutine dahil etmek olduğunu dile getiriyorlar.</p><h3>Ergonomik çözümler ve hareketli programlar öne çıkıyor</h3><p>Çalışanların kas-iskelet sağlığını korumak için önerilen önlemler arasında, yükseklik ayarlanabilir masalar, ergonomik sandalyeler, destekleyici ayakkabılar ve özel tabanlıklar yer alıyor. Ancak uzmanlar, bu araçların tek başına yeterli olmadığını, asıl önemli olanın iş gününün hareketli ve çeşitli pozisyonlara izin verecek şekilde planlanması olduğunu belirtiyor. Düzenli kısa molalar vermek, görev rotasyonu uygulamak, çalışma alanını kişiye uygun şekilde ayarlamak ve fiziksel egzersizleri günlük rutine dahil etmek, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının önlenmesinde etkili yöntemler arasında gösteriliyor. Ayrıca, işverenlerin çalışanların hareket etmesini teşvik eden programlar geliştirmesi ve ergonomik çözümleri yaygınlaştırması, işyeri sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Sonuç olarak, iş yerlerinde sağlığı korumak için hareketli bir çalışma düzeni oluşturmak ve statik pozisyonlarda uzun süre kalmamaya özen göstermek gerekiyor.</p><p>İş yerlerinde kas-iskelet sistemi sağlığını korumak için yalnızca oturmak ya da ayakta durmak yeterli olmuyor. Uzmanlar, gün içinde sık sık pozisyon değiştirmenin ve hareket etmenin, hem kısa hem de uzun vadede çalışanların sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Bu nedenle, iş yerlerinde ergonomik düzenlemeler ve hareketi teşvik eden uygulamalar giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/uzmanlardan-is-yerinde-du-202_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273349</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/bogazda-23-nisan-coskusu-cumhurbaskanligi-7-uluslararasi-yat-yarislari-basladi-273349</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boğaz'da 23 Nisan coşkusu! Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nın ilk etabı olan Ulusal Egemenlik Kupası, 23 Nisan coşkusuyla İstanbul Boğazı'ndan start aldı. Toplam 14 ülkeden 500'ü aşkın sporcunun katıldığı yarışta yelkenler, ardından Çanakkale'ye doğru yola çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boğaz'da 23 Nisan coşkusu! Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde; T.C. Kültür ve Turizm  Bakanlığı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın katkılarıyla, Çanakkale  Valiliği, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve TGA iş  birliğinde, İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü tarafından organize edilen  Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları, 23 Nisan coşkusuyla  İstanbul'dan başladı. Yaklaşık 50 takımın yarıştığı bu büyük organizasyon, Türk  bayrağı ile donatılan İstanbul Boğazı'nda görsel bir şölen sundu.</p><p>Yarışlar, Dolmabahçe önlerinde Büyük Önder Mustafa  Kemal Atatürk ve silah arkadaşları anısına düzenlenen saygı duruşuyla başladı.  Toplam 14 ülkeden 500'den fazla sporcu, üç saatten uzun süren yarışlarda rüzgâr  ve zorlu parkura karşı, stratejinin belirleyici olduğu bir mücadele sergiledi.  İstanbul halkı da Boğaz sahil şeridinde yelkenlerin 23 Nisan coşkusuyla  buluştuğu bu büyük şölene tanıklık etmenin keyfini yaşadı. Boğaz etabını  tamamlayarak Ulusal Egemenlik Kupası için yarışan ekipler, ardından  Çanakkale'ye doğru yelken açtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/aa202604234118781141-230420261fb52aa4.jpg"/><p><b>TARİHE SAYGI YARIŞI</b></p><p>Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü anısına  düzenlenen ve tarihimizin kahramanlık destanına bir saygı duruşu niteliği  taşıyan bu özel etapta yarışçılar, Çanakkale'nin rüzgârına karşı mücadele  edecek. 104 deniz mili boyunca zorlu bir mücadele verecek ekiplerden  Çanakkale'ye ilk ulaşan takım, Sahil Güvenlik Kupası'nın sahibi olacak. Yarışçılar,  25 Nisan'da Çanakkale Boğazı'nda mücadeleye devam edecek. Üç gün sürecek zorlu  yarışların ardından kazanan ekip, Zafer Kupası'na kavuşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/aa202604234118779341-2304202609a6fd7b.jpg"/><p><b>MAVİ VATANDA TARİHİ HİKAYELER</b></p><p>İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü Başkanı Ekrem  Yemlihaoğlu, her etabın kendine has bir ruhu ve hikayesi olduğunu vurgulayarak  şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk  Bayramı'nı kutluyoruz. Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları, sadece  bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda Türkiye'nin denizlerdeki gücünü  dünyaya gösteren bir prestij vitrini niteliğindedir. Amacımız, bu özel günlerin  maneviyatını denizlerdeki mücadelemizle birleştirmek, bayrağımızı uluslararası  sularda gururla dalgalandırmak ve bu sporu gelecek nesillere en profesyonel  şekilde aktarmaktır."</p><p>Yarışların ikinci etabı 19 Mayıs'ta, üçüncü etabı 30  Ağustos Zafer Bayramı'nda; büyük final niteliğindeki Cumhuriyet Kupası etabı  ise 29 Ekim'de İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilecek. Tüm etapları başarıyla  tamamlayan ekip, sezon sonunda şampiyonluk kupasını kaldırmaya hak kazanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/bogazda-23-nisan-coskusu--410_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273348</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/genclerde-obezite-alarmi-erken-kilo-artisi-olum-riskini-yukseltiyor-273348</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gençlerde obezite alarmı! Erken kilo artışı ölüm riskini yükseltiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsveç Lund Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı araştırmada, genç yetişkinlikte obeziteye yakalananların ölüm riskinin ciddi oranda arttığı ortaya kondu. Araştırmacılar, obezitenin özellikle erken yaşlarda başlamasının, ilerleyen yıllarda ölüm riskini önemli ölçüde yükselttiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gençlerde obezite alarmı! Erken kilo artışı ölüm riskini yükseltiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç'teki Lund Üniversitesi tarafından yapılan geniş çaplı bir araştırmada, genç yetişkinlik döneminde obeziteye yakalanan bireylerin ölüm riskinin, ilerleyen yaşlarda obeziteye yakalanmayanlara kıyasla belirgin şekilde arttığı tespit edildi. Araştırmada, 17 ile 29 yaşları arasında obeziteye sahip olanların, 60 yaşına kadar obeziteyle karşılaşmayanlara göre herhangi bir nedenden hayatını kaybetme olasılığının yaklaşık yüzde 70 daha yüksek olduğu saptandı. Bilim insanları, kilo alımının yalnızca miktarının değil, zamanlamasının da sağlık açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.</p><h3>Lund Üniversitesi: Erken obezite ölüm riskini artırıyor</h3><p>Lund Üniversitesi'nden epidemiyolog Tanja Stocks ve ekibi, 600 bini aşkın kişinin verilerini inceleyerek genç yaşlardaki obezite başlangıcının yaşam boyu sağlık üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Araştırmada, katılımcıların 17 ile 60 yaşları arasında en az üç kez kilo ölçümleri kaydedildi ve bu veriler üzerinden obeziteye yakalanma zamanlaması analiz edildi. Elde edilen bulgular, genç yaşta obeziteye sahip olmanın, ilerleyen yıllarda ölüm riskini ciddi şekilde artırdığını gösterdi. Özellikle kardiyovasküler hastalıklar, kalp krizi ve inme gibi sağlık sorunlarının, genç yaşta obeziteyle karşılaşanlarda daha sık görüldüğü vurgulandı. Stocks, "En çarpıcı sonuç, genç yaşta kilo alımının, daha ileri yaşlarda alınan kilolardan çok daha büyük bir ölüm riskiyle ilişkili olması" dedi. Araştırmada, obezitenin vücutta oluşturduğu biyolojik stresin, yıllar içinde sağlık üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğine dikkat çekildi.</p><h3>Obeziteyle bağlantılı ölüm nedenlerinde yaş faktörü öne çıktı</h3><p>Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise, obeziteyle bağlantılı ölüm nedenlerinde yaş faktörünün belirleyici rol oynaması oldu. Genç yetişkinlikte obeziteye sahip olanların, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri gibi hastalıklara bağlı olarak ölüm riskinin de yükseldiği ortaya çıktı. Kadınlarda ise, obeziteyle ilişkili kanser ölümlerinde, kilo alımının zamanlaması yerine başka faktörlerin etkili olabileceği belirtildi. Özellikle menopoz dönemindeki hormonal değişikliklerin, kadınlarda obezite ve kanser ilişkisini farklı şekilde etkileyebileceği üzerinde duruldu. Lund Üniversitesi'nden epidemiyolog Huyen Le, "Kadınlarda obezite ve kanser arasındaki ilişkiyi anlamak için hormonal değişimlerin etkisi mutlaka göz önünde bulundurulmalı" ifadelerini kullandı. Araştırmacılar, egzersiz ve beslenme alışkanlıklarının çalışmada dikkate alınmadığını, ancak bunların da ölüm riskini etkileyebilecek önemli faktörler olduğunu hatırlattı.</p><h3>Erken önlem çağrısı: Obezitenin süresi riskin anahtarı</h3><p>Çalışma yazarları, elde edilen veriler ışığında obeziteyle mücadelede erken önlemin hayati olduğuna dikkat çekti. Obezitenin yalnızca ortaya çıkış şekli değil, süresinin de ölüm riskini belirleyen ana unsur olduğu belirtildi. Araştırma kapsamında, erken yaşta obeziteye sahip olan her 1.000 kişiden 17'sinin takip süresi boyunca hayatını kaybettiği, buna karşın erken obezitesi olmayan grupta bu sayının 1.000'de 10 olduğu açıklandı. Araştırmacılar, "Risk oranları kesin rakamlar vermese de, ortaya çıkan genel tablo, obezitenin özellikle genç yaşlarda önlenmesinin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, obezitenin tanımındaki değişiklikler ve yağ dağılımının ölçülmesi gibi yeni kriterlerin de ilerleyen dönem araştırmalarında dikkate alınmasının gerekliliği vurgulandı. Bilim insanları, obeziteye karşı toplumsal farkındalığın artırılması ve gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönlendirilmesinin, erken ölüm riskini azaltmada kritik rol oynayacağını belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Lund Üniversitesi'nin 600 bini aşkın kişinin verileriyle yürüttüğü bu kapsamlı araştırma, obezitenin yalnızca miktarı değil, özellikle genç yaşlarda başlamasının, ölüm riskini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Uzmanlar, obezitenin önlenmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılması için toplumsal düzeyde bilinçlendirme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/genclerde-obezite-alarmi--313_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273347</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/resident-evil-requiem-satis-rekoru-kirdi-273347</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Resident Evil Requiem satış rekoru kırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD oyun pazarında Resident Evil Requiem, 2026 yılının şimdiye kadarki en çok satan oyunu olarak dikkat çekiyor. Capcom'un efsanevi serisi, hem dijital hem de fiziksel satışlarda zirveye yerleşti ve oyun endüstrisinde yeni bir başarıya imza attı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Resident Evil Requiem satış rekoru kırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de oyun sektöründe 2026 yılına damga vuran Resident Evil Requiem, satış rakamlarıyla büyük bir başarıya ulaştı. Capcom'un popüler oyunu, Circana ve Mat Piscatella'nın analizine göre yılın en çok satan oyunu unvanını elde etti. Hem dijital hem de perakende satışlarda zirvede yer alan Resident Evil Requiem, ABD pazarında önemli bir çıkış yakaladı. Oyun, yıl boyunca yüksek satış grafiğini koruyarak, serinin tarihindeki en başarılı beş yapımdan biri haline geldi.</p><h3>Resident Evil Requiem satışları ABD oyun pazarını şekillendirdi</h3><p>2026'nın ilk aylarında Resident Evil Requiem, rakiplerini geride bırakarak listenin başında yer aldı. Mart ayında ise MLB The Show 26 en çok satan oyun olurken, Resident Evil Requiem ikinci sıraya geriledi. WWE 2K26, Bungie'nin Marathon'u ve Pokemon Pokopia gibi yapımlar da satış listelerinde üst sıralarda kendine yer buldu. Capcom'un Resident Evil Requiem ile yakaladığı bu başarı, ABD oyun pazarında ciddi bir etki yarattı ve oyunun popülaritesini daha da artırdı.</p><h3>Nintendo Switch 2 ve donanım harcamalarında rekor artış</h3><p>Oyun sektöründeki bu yükseliş sadece yazılım tarafında değil, donanım satışlarında da kendini gösterdi. Circana'nın verilerine göre, ABD'de donanım harcamaları geçen yıla kıyasla yüzde 69 oranında arttı. Nintendo Switch 2, Mart 2026'da hem adet hem de gelir bazında en çok satan konsol oldu. PlayStation 5'e yönelik harcamalar da bir önceki yılın mart ayına göre yüzde 3 artış gösterdi. Resident Evil Requiem'in satış başarısı, oyun donanımlarına olan talebi de tetikledi ve ABD pazarında yeni bir rekorun önünü açtı.</p><p>Resident Evil Requiem'in elde ettiği bu tarihi başarı, Capcom'un sektördeki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. ABD oyun pazarında yaşanan bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde yeni satış rekorlarının habercisi olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/resident-evil-requiem-sat-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273346</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/long-islandda-olumcul-bakteri-alarmi-cevresel-kriz-buyuyor-273346</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Long Island'da ölümcül bakteri alarmı! Çevresel kriz büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Long Island'da su kaynaklarında tespit edilen sarkofaj bakterisi, yalnızca 48 saat içinde yüzde 20'ye varan ölüm riskiyle bölge halkını tehdit ediyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için tehlikenin arttığına dikkat çekiyor. Çevresel kirlilik ve yükselen su sıcaklıkları bakterinin yayılımını hızlandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Long Island'da ölümcül bakteri alarmı! Çevresel kriz büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Long Island'da son günlerde su kaynaklarında sarkofaj bakterisi olarak bilinen vibrio vulnificus'un tespit edilmesi, kamu sağlığında ciddi endişelere yol açtı. Yetkililer, bu bakterinin açık yaralardan vücuda girerek 48 saat içinde yüzde 20'ye varan ölüm oranına neden olabileceğini belirtti. 2023 yılında üç can kaybı yaşanan bölgede, son bulgular bakterinin göletler ve koylarda hızla yayılmaya devam ettiğini gösteriyor. Uzmanlar, çevresel kirlilik ve insan etkisinin, sarkofaj bakterisinin yayılımında doğrudan rol oynadığını vurguluyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Azot kirliliği sarkofaj bakterisini tetikliyor'</h3><p>Uzmanlar, Long Island'daki eski kanalizasyon sistemlerinden kaynaklanan azot akışının, su ekosistemlerinde tehlikeli bir ortam oluşturduğunu açıkladı. Artan azot miktarı zararlı alglerin çoğalmasına neden olurken, bu algler hem suyun oksijen seviyesini düşürüyor hem de patojen mikroorganizmaların gelişimi için uygun koşullar yaratıyor. Su sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte, sarkofaj bakterisinin üreme ve yayılma hızı da artıyor. Bilim insanları, bu çevresel değişikliklerin bakterinin yayılımında kritik bir rol oynadığını ve bölgede yeni odakların oluşmasına zemin hazırladığını belirtti. Özellikle yaz aylarında, bakteri riski daha da yükseliyor.</p><h3>Kabuklu deniz canlılarında sarkofaj tehlikesi büyüyor</h3><p>Alglerin ürettiği toksinlerin deniz canlılarında, özellikle kabuklu türlerde birikmesi, hem ekosistem hem de balıkçılık sektörü için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Sarkofaj bakterisi nedeniyle balıkçılıkta maddi kayıplar artarken, uzmanlar bu bakterinin özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve yaşlılar için ölümcül olabileceği konusunda uyarıyor. 2023'ten sonra ölüm vakası kaydedilmemesine rağmen, artan sıcaklık ve çevre kirliliği sarkofaj bakterisi riskini sürekli yüksek tutuyor. Yetkililer, vatandaşların kirli su ile temastan kaçınmasını ve açık yaralarını korumasını tavsiye ediyor. Bölgedeki kamu sağlığı otoriteleri, sarkofaj bakterisine karşı önlemlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sarkofaj bakterisinin Long Island'daki yayılımı, çevresel kirliliğin ve iklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında suya girenlerin dikkatli olmasını ve hijyen kurallarına uymasını öneriyor. Yetkililer, bölgedeki izleme çalışmalarını sürdürüyor ve sarkofaj bakterisi tehdidine karşı toplumu bilgilendirmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/long-islandda-olumcul-bak-131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273345</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/antarktikada-erebus-yanardagi-altin-puskurtuyor-bilim-dunyasi-saskin-273345</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antarktika'da Erebus yanardağı altın püskürtüyor! Bilim dünyası şaşkın]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Antarktika'da bulunan Erebus yanardağı, günde yaklaşık 80 gram altın tozu püskürtmesiyle bilim dünyasının ilgisini çekti. Erebus'un gaz salınımlarında tespit edilen metalik altın kristalleri ve ekstremofil mantar türleri, bölgenin eşsiz ekosistemini gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antarktika'da Erebus yanardağı altın püskürtüyor! Bilim dünyası şaşkın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antarktika'nın kalbinde yer alan Erebus yanardağı, dünyanın en güneydeki aktif volkanı olma özelliğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. 3794 metre yüksekliğindeki Erebus, adını Yunan mitolojisindeki karanlık figürlerden alıyor. Son günlerde bilim insanları, bu dev volkanın gaz salınımlarında 20 mikrometreye kadar ulaşan metalik altın kristalleri tespit etti. Yapılan hesaplamalara göre, Erebus her gün yaklaşık 80 gram altın tozunu atmosfere yayıyor. Volkanın püskürttüğü bu altın parçacıkları, rüzgarların etkisiyle 1000 kilometre uzaklığa kadar taşınabiliyor.</p><h3>Bilim insanları Erebus'un altın bulutunu araştırıyor</h3><p>Erebus, yalnızca altın tozu ile değil, aynı zamanda sürekli kaynayan lav gölü ile de biliniyor. 1972'den bu yana aktifliğini sürdüren lav gölü, gezegendeki nadir örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, Erebus'un altın püskürten yapısını ve bu tozun çevreye etkilerini detaylı biçimde inceliyor. Bölgede yapılan araştırmalar, altın kristallerinin doğaya yayılmasıyla ekosistemin nasıl etkilendiğini anlamaya odaklanıyor. Bu bulgular, Antarktika'nın volkanik faaliyetlerinin küresel ölçekteki etkilerini de gündeme taşıyor.</p><h3>Erebus'un mağaralarında keşfedilen ekstremofil mantarlar şaşırttı</h3><p>Volkanın yamaçlarında yer alan buzlu fumarol mağaraları ise 2013 yılında bilim dünyasına yeni bir kapı araladı. Araştırmacılar, bu mağaralarda Antarktika'nın karanlık ve besin açısından fakir ortamında 61 farklı ekstremofil mantar türü keşfetti. Bu mantarlar, hayvanların cilt yüzeyiyle ilişkili olup büyümeleri için yüksek lipid seviyesine ihtiyaç duyuyor. Erebus'un hem altın tozu yayması hem de ekstremofil canlılara ev sahipliği yapması, Antarktika'nın ekosistemini benzersiz kılıyor. Bilim insanları, bu olağanüstü doğa olaylarının bölgedeki yaşamı ve çevreyi nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Erebus yanardağı, altın tozu ve ekstremofil mantarlarla birlikte Antarktika'nın bilimsel açıdan en ilgi çekici noktalarından biri olarak önemini artırıyor. Bu eşsiz volkan, hem jeolojik hem de biyolojik araştırmalar için yeni fırsatlar sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/antarktikada-erebus-yanar-295_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273344</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/japonyada-karoshi-alarmi-asiri-yorgunluk-olumleri-artiyor-273344</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'da karoshi alarmı! Aşırı yorgunluk ölümleri artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da 'karoshi' olarak adlandırılan aşırı yorgunluk kaynaklı ölümler, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde ciddi bir artış gösteriyor. Uzun çalışma saatlerinin inme ve kalp hastalıklarına yol açtığına dikkat çekiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'da karoshi alarmı! Aşırı yorgunluk ölümleri artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde iş yerlerinde aşırı yorgunluk nedeniyle yaşanan ölümler, son yıllarda endişe verici şekilde arttı. Japonya'da bu tür ölümler 'karoshi' olarak adlandırılıyor ve ülke, bu alanda dikkat çeken istatistiklere sahip. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından paylaşılan son verilere göre, 2016 yılında yaklaşık 745 bin kişi uzun çalışma saatlerinin tetiklediği inme ve kalp hastalıkları sonucu yaşamını yitirdi. Özellikle haftada 55 saatten fazla çalışan bireylerde inme riski yüzde 35, İskemik Kalp Hastalığı nedeniyle ölüm riski ise yüzde 17 artış gösteriyor. Bu tablo, sadece Japonya ile sınırlı kalmıyor; Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve özellikle Güneydoğu Asya da benzer risklerle karşı karşıya.</p><h3>Japonya'da karoshi vakalarında çarpıcı artış</h3><p>Japonya, karoshi vakalarının en sık görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. 2024 yılı itibarıyla ülkede 1304 karoshi vakası kayda geçti. Erkeklerin yüzde 10,1'i ve kadınların yüzde 4,2'si haftada 60 saatten fazla çalışıyor. Uzmanlar, genç kadınların da giderek daha fazla fazla mesai kültürüne dahil olduğunu vurguluyor. 2015 yılında 24 yaşındaki Matsuri Takahashi'nin, ayda 100 saatten fazla fazla mesai yapıp haftada sadece 10 saat uyuyarak intihar etmesi, konunun uluslararası medyada geniş yankı bulmasına yol açtı. Bu trajik olayın ardından işveren hakkında yasal süreç başlatıldı ve Japonya'daki karoshi tehdidi bir kez daha gündeme taşındı.</p><h3>Uzaktan çalışma karoshi riskini dünya geneline yayıyor</h3><p>Son yıllarda uzaktan çalışma ve serbest çalışma ekonomisinin yaygınlaşması, iş ve özel yaşam arasındaki sınırları bulanıklaştırdı. Ofis ve ev arasındaki çizginin silikleşmesiyle, çalışanlar neredeyse günün her saati iş başında kalma baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Özellikle Tokyo'daki ofis çalışanlarının simgelediği karoshi tehdidi, artık küresel bir sorun haline geldi. Uzmanlar, uzun çalışma saatleri ve aşırı yorgunluğun, sadece Japonya'da değil, dünyanın dört bir yanında çalışan sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü, bu konuda farkındalığın artırılması ve iş yerlerinde çalışma saatlerinin düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Aşırı yorgunluk ve uzun çalışma saatleri, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ciddi sonuçlar doğuruyor. Karoshi vakalarının artışı, iş sağlığı politikalarının gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Uzmanlar, çalışanların korunması ve sağlıklı bir iş ortamının oluşturulması için uluslararası düzeyde önlem alınması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/japonyada-karoshi-alarmi--309_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273343</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/protein-barlar-gercekten-saglikli-mi-yeni-arastirma-tartisma-yaratti-273343</link>
      <pubDate>2026-04-23T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Protein barlar gerçekten sağlıklı mı? Yeni araştırma tartışma yarattı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen S. Kovanova, protein barların düzenli tüketiminin doğal tokluk hissini bozduğunu ve sağlık açısından önemli riskler taşıdığını açıkladı. Özellikle süt proteini alerjisi veya sindirim sistemi rahatsızlığı olanların protein barlardan uzak durması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Protein barlar gerçekten sağlıklı mı? Yeni araştırma tartışma yarattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Protein barların pratik bir beslenme alternatifi olarak tercih edilmesi, uzmanlar tarafından endişeyle karşılanıyor. Diyetisyen S. Kovanova, bu ürünlerin sık tüketilmesinin, vücudun doğal tokluk mekanizmasını olumsuz etkilediğini belirtti. Kovanova'ya göre, protein barlar ultra işlenmiş gıdalar arasında yer alıyor ve neredeyse hiç çiğneme gerektirmiyor. Bu durum, beynin gerçek bir öğün sırasında aldığı sinyallerin alınamamasına yol açıyor. Sonuç olarak, protein bar tüketimi, kişinin kendini yeterince doymuş hissetmemesine ve aşırı yeme eğilimine sebep olabiliyor.</p><h3>Diyetisyen Kovanova: 'Protein barlar doğal tokluk hissini bozuyor'</h3><p>Uzman açıklamalarında, protein barların içeriğinde sıkça yer alan tatlandırıcıların da sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Tatlandırıcılar, bazı kişilerde şişkinlik ve rahatsızlık hissine neden olurken, barların bileşenleri düşük seviyede iltihaplanma süreçlerini tetikleyebiliyor. Kovanova, bu ürünlerin günde birden fazla tüketilmemesini ve ana öğün yerine geçmemesi gerektiğini vurguladı. Protein barların yalnızca ara öğün veya atıştırmalık olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kovanova, düzenli ve ölçüsüz tüketimin sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını ifade etti.</p><h3>Süt alerjisi ve sindirim sorunu olanlara protein bar uyarısı</h3><p>Diyetisyen Kovanova, bazı grupların protein barlardan tamamen uzak durması gerektiğini söyledi. Süt proteini alerjisi olanlar, sindirim sistemi hastalıkları bulunanlar, insülin direnci yaşayanlar veya tatlandırıcılara karşı hassasiyeti olan kişiler için protein barlar ciddi riskler taşıyor. Uzman, bu kişilerin protein bar tüketiminden kaçınmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Sonuç olarak, protein barların bilinçsiz ve aşırı kullanımı, beklenmedik sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Sağlıklı beslenme için doğal ve dengeli gıdaların tercih edilmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/protein-barlar-gercekten--727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273342</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/doktorlar-gozlerine-inanamadi-61-yasindaki-kadinin-beyninden-8-santimetrelik-parazit-cikarildi-273342</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doktorlar gözlerine inanamadı! 61 yaşındaki kadının beyninden 8 santimetrelik parazit çıkarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Guangdong eyaletinde, 61 yaşındaki bir kadının beyninden 8 santimetre uzunluğunda canlı bir solucan çıkarıldı. Doktorlar, hastanın yıllarca fark edilmeyen parazitin nadir görülen sparganoz hastalığına yol açtığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doktorlar gözlerine inanamadı! 61 yaşındaki kadının beyninden 8 santimetrelik parazit çıkarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Guangdong eyaletinde yaşayan 61 yaşındaki bir kadın, yıllarca süren gizemli sağlık sorunlarının ardından beyin ameliyatı geçirdi. Ameliyat sırasında doktorlar, hastanın beyninde yaklaşık 8 santimetre uzunluğunda canlı bir solucan buldu. Kadının kasılmalar, üşüme ve his kaybı gibi şikâyetlerle başvurduğu, ancak hastalığın nedeninin uzun süre tespit edilemediği bildirildi. Sonunda yapılan manyetik rezonans görüntüleme, beyninde hareket eden bir parazitin varlığını ortaya koydu ve hastanın beyin ameliyatı ile sağlığına kavuşması için kritik bir adım atıldı.</p><h3>Doktorlar sparganoz vakasına dikkat çekti</h3><p>Ameliyatı gerçekleştiren doktorlar, çıkarılan parazitin büyük olasılıkla Spirometra cinsine ait bir şerit solucan olduğunu belirtti. Bu parazit, nadir rastlanan sparganoz hastalığına yol açıyor. Uzmanlar, bu tür parazitlerin insan vücudunda uzun yıllar boyunca belirti vermeden yaşayabileceğini ve ancak merkezi sinir sistemine ulaştığında ciddi nörolojik semptomlara neden olabileceğini vurguladı. Hastanın eşi, solucan çıkarıldıktan sonra sağlık durumunun hızla düzeldiğini söyledi. Doktorlar, parazitin vücutta hareket ederek farklı organlara yerleşebileceğine ve bu süreçte tanı konmasının güçleştiğine dikkat çekti.</p><h3>Parazitin kaynağı çocukluk alışkanlıklarına dayandı</h3><p>Hastanın ifadesine göre, enfeksiyonun kökeni yıllar öncesine uzanıyor. Kadın, çocukken diş ağrısını hafifletmek için kurbağa ayağı kullandığını, ayrıca doğal kaynak sularından içtiğini ve yılan bazlı bir içecek denediğini anlattı. Uzmanlar, bu tür alışkanlıkların parazit bulaşma riskini artırdığını belirtti. Sparganoz gibi nadir görülen hastalıklarda erken tanı ve cerrahi müdahale, hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde yükseltebiliyor. Guangdong'daki bu vakayla birlikte, uzmanlar benzer semptomlar yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Çin'de yaşanan bu sıra dışı beyin ameliyatı vakası, sparganoz ve benzeri paraziter hastalıklara karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve riskli alışkanlıklardan uzak durulması konusunda uyarılarını yineledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/doktorlar-gozlerine-inana-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273341</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/artan-hibrit-tehditler-ve-dijital-donusum-istihbaratta-analizi-on-plana-cikartiyor-273341</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Artan hibrit tehditler ve dijital dönüşüm, istihbaratta analizi ön plana çıkartıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dijital çağın veri bolluğu, hız ve hibrit tehditlerle şekillenen yeni güvenlik ortamında istihbarat üretme süreci köklü bir dönüşüm geçirirken, analiz giderek daha belirleyici hale geliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Artan hibrit tehditler ve dijital dönüşüm, istihbaratta analizi ön plana çıkartıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) &quot;Dijital Çağda İstihbarat&quot; başlıklı dosya haberinin ikinci bölümünde, teknolojik gelişmeler, artan belirsizlik ve hibrit tehdit ortamının etkisiyle yeniden şekillenen istihbarat üretme süreci ele alındı.</p><p>Hibrit tehditler ile yoğun belirsizliklerin tecrübe edildiği ve gerçek zamanlı veri akışının hız kazandığı dijital çağda istihbarat üretmek, geri bildirime muhtaç ve daha karmaşık bir sürece dönüşüyor.</p><p>Teknolojik ilerlemelere rağmen insan istihbaratı (HUMINT) kritik önemini korurken, sinyal istihbaratı (SIGINT), görüntü istihbaratı (IMINT) ve açık kaynak istihbaratı (OSINT) gibi istihbarat toplama disiplinlerinin birlikte kullanıldığı &quot;tam kaynak analizi&quot; ön plana çıkıyor.</p><p>Eski İngiltere Güvenlik ve İstihbarat Koordinatörü ve Eski Elektronik İstihbarat Servisi (GCHQ) Başkanı Profesör David Omand, teknolojik gelişmeler ve hibrit tehdit ortamının etkisiyle dönüşen istihbarat sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br></p><p>Omand, &quot;İstihbaratın amacını, karar vericilerin karşı karşıya kalabilecekleri durumlar hakkındaki bilgisizliğini azaltarak karar alma sürecinin kalitesini artırmak olarak tanımlıyorum. Bu sadece cumhurbaşkanları, başbakanlar, askeri komutanlar ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle sınırlı değil. Halk sağlığı yetkilileri, merkez bankası başkanları ve her türden politika yapıcıları kapsıyor.&quot; diye konuştu.<br></p><p>Jeo-uzamsal istihbaratın (GEOINT) uygun maliyetli ticari uydu görüntüleri ve insansız hava araçlarının yaygınlaşmasıyla köklü bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayan Omand, yüksek çözünürlüklü görüntü analizinin artık yalnızca büyük devletlerin tekelinde olmadığını kaydetti.</p><p>Omand, sinyal istihbaratında şifreli iletişimlerin yaygınlaşmasıyla büyük veri analizinin öne çıktığını ve açık kaynak istihbaratının ise kamuoyunun en çok ilgisini çeken toplama disiplini olduğunu aktardı.</p><p>Teknolojik gelişmelere rağmen insan istihbaratının önemini koruduğuna işaret eden Omand, &quot;İnsan istihbaratı, niyetler ve bağlam hakkında istihbarat elde etmek açısından hala vazgeçilmez olsa da görevlilerin kaynakları tespit edip değerlendirmesine yardımcı olan dijital unsurlarla desteklenmektedir.&quot; dedi.</p><p><b>- ANALİTİK SÜREÇLER ÖNEM KAZANIYOR</b></p><p>İstihbarat üretme sürecini tanımlayan geleneksel istihbarat döngüsü, ihtiyaçların belirlenmesi, bilginin toplanması, analiz edilmesi ve karar alıcılara sunulması aşamalarından oluşuyor. Ancak bu yapı, teknolojik gelişmeler, artan belirsizlik ve hibrit tehdit ortamının etkisiyle giderek daha karmaşık bir sürece dönüşüyor.</p><p>Omand, istihbarat döngüsünün, karşılıklı geri bildirimlerin yer aldığı dinamik bir model olarak ele alınması gerektiğini belirtti.</p><p>Özellikle terörist gruplar, suç şebekeleri ve hackerların &quot;hedef&quot; olduğu durumlarda bu modelin istihbarat üretme sürecini daha iyi açıkladığını anlatan Omand, bu süreçte analistler ile istihbarat kullanıcıları arasında neredeyse gerçek zamanlı bir etkileşim olduğuna dikkati çekti.</p><p>Omand, &quot;Modern istihbarat analisti, cep telefonu verileri gibi toplu verilere ya da yolcu ön bilgileri, sınır kontrolleri, pasaportlar gibi veri tabanlarından elde edilen bilgilere erişebilir. İstihbarat sorularına doğrudan cevap arayabilir. Dolayısıyla toplama ve analiz döngünün ima ettiği kadar birbirinden ayrı değildir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İstihbarat ortamının daha hızlı, şeffaf ve çekişmeli bir hale geldiğine dikkati çeken Omand, &quot;Kamuya açık bilgilerle gizli istihbarat arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor. Aynı zamanda açık kaynak verilerinin hacmi, doğrulama ve dezenformasyon konusunda yeni zorluklar yaratıyor. Bu durum, analistleri emareleri manipüle edilmiş ya da yanıltıcı içeriklerden ayırt etmek için daha gelişmiş yöntemler geliştirmeye zorluyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Araştırmacıların, gazetecilerin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının (STK) ve bireylerin, mobil cihazlar üzerinden paylaşılan görüntüler gibi açık kaynak verilerini kullanarak önemli gelişmeleri analiz edebildiğini vurgulayan Omand, şunları kaydetti:</p><p>&quot;(İstihbarat alanında) Asıl mesele, istihbarat analizinin nispeten kısıtlı kaynaklarla ilgili bir sorundan aşırı bolluk sorununa dönüşmesi. Buradaki zorluk, devasa veri kümelerini hızlı bir şekilde anlamlandırmak. Bu nedenle analitik süreçler büyük önem kazanıyor.&quot;</p><p><b>- YAPAY ZEKA VE ANALİZ KALİTESİ FARK YARATICI BİRER UNSUR</b></p><p>Omand, &quot;Yapay zeka, görüntü ve videoları insanın yapabileceğinden çok daha hızlı ve geniş ölçekte, aynı veya daha yüksek bir doğrulukla analiz etme yeteneği sayesinde modern istihbaratı, özellikle de askeri istihbaratı şimdiden dönüştürüyor.&quot; dedi.</p><p>Yapay zekanın hem kamu hem de özel sektörde yabancı dildeki materyalleri çevirme ve özetleme gibi görevleri üstlenerek verimliliği artırdığını belirten Omand, makine öğrenimi algoritmalarının büyük veri setlerini filtreleme, analiz etme ve arama süreçlerinde istihbarat çalışmalarına önemli katkı sunduğunu vurguladı.</p><p>Omand, makine öğrenimi ve yapay zeka gibi teknolojilerin, milyonlarca veri noktası arasındaki ilişkiyi ve kalıpları tespit ettiğine değinerek, analiz kalitesinin ise hipotezlerin ne kadar iyi test edildiği, önyargının nasıl yönetildiği ve belirsizliğin nasıl aktarıldığına bağlı olduğunu söyledi.</p><p><b>- İSTİHBARAT GİTTİKÇE ÖZELLEŞİYOR</b></p><p>Ticari uydular, istihbarat uyduları ve insansız hava araçlarından (İHA) elde edilen görüntülerin, Ukrayna örneğinde olduğu gibi askeri istihbarat açısından önemli olduğunu vurgulayan Omand, söz konusu görüntülerin mobil cihaz verileriyle birlikte sahada bir &quot;öldürme ağı&quot; oluşturulmasına imkan tanıdığını belirtti.</p><p>Omand, istihbarat kurumları ile birçok devlet kurumunun özel sektör tarafından sunulan açık kaynak analiz ürünlerinden yararlandığını aktardı.</p><p>Özel şirketleri, istihbarat ekosisteminin &quot;vazgeçilmez bileşeni&quot; olarak nitelendiren Omand, sinyal istihbaratının da uzun süredir özel sektör tarafından geliştirilen bilgisayarlara dayandığını hatırlattı.</p><p><b>- GELECEK</b></p><p>Omand, &quot;Düşmanların geleneksel askeri harekatları, siber saldırıları, dezenformasyon kampanyalarını, ekonomik baskı araçlarını, suç çetelerini ve vekil güçleri bir arada kullandığı günümüzün hibrit tehdit ortamında, istihbarat teşkilatlarının, geleneksel modellerin, gerektirdiğinden daha geniş ve daha uyarlanabilir yetenekler geliştirmeleri gerekiyor.&quot; dedi.</p><p>Teknolojik ortamın artık dijital ve karmaşık olduğunun altını çizen Omand, bu nedenle tüm istihbarat ve güvenlik teşkilatlarının söz konusu ortama aşina görevlileri işe alması ve eğitmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Omand, &quot;anlatı savaşının&quot; devlet ve devlet dışı aktörlerin birincil aracı haline geldiğini kaydederek, istihbarat görevlilerinin dezenformasyonla mücadele ve etki operasyonu tespit becerilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.</p><p>Hibrit tehditlerin hükümet, endüstri ve sivil toplum arasındaki sınırları aştığına işaret eden Omand, devletlerin müttefikler ve özel sektör aktörleriyle ortaklıklara yatırım yapması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/artan-hibrit-tehditler-ve-552_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273340</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uykusuzluk-masum-degil-ciddi-norolojik-hastaliklarla-baglanti-bulundu-273340</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uykusuzluk masum değil! Ciddi nörolojik hastalıklarla bağlantı bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku bozukluğu, sadece geçici bir sorun olarak görülmemeli. Uzmanlar, özellikle Parkinson ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların ilk sinyallerinin uyku düzenindeki değişimlerle ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uykusuzluk masum değil! Ciddi nörolojik hastalıklarla bağlantı bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku bozukluğu, nörolojik hastalıkların erken evrelerinde önemli bir uyarıcı işaret olarak öne çıkıyor. Nörolog E. Demyanovskaya, ani şekilde başlayan uykusuzluğun Parkinson hastalığının ilk belirtilerinden biri olabileceğini vurguladı. Uzmanlar, bu hastalığın başlangıç döneminde hızlı uyku evresinde davranış değişikliklerinin sıkça görüldüğünü belirtiyor. Kişiler, uykudayken konuşma, ani hareket etme veya kollarını kontrolsüz şekilde sallama gibi davranışlar sergileyebiliyor. Bu tür uyku bozukluğu epizodları, kas sertliği ve titreme gibi klasik Parkinson semptomlarından çok daha önce ortaya çıkabiliyor.</p><h3>Nörolog Demyanovskaya: Uyku bozukluğu Parkinson'un öncüsü olabilir</h3><p>Uyku bozukluğu, sadece Parkinson ile sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda Alzheimer hastalığının erken evrelerinde de önemli bir belirti olarak karşımıza çıkıyor. Alzheimer'ın başlangıcında biyolojik ritimlerde bozulma, uykuya dalmada güçlük, gece sık sık uyanma ve gündüz belirgin uyku hali gibi sorunlar yaşanabiliyor. Uzmanlar, bu tür uyku bozukluğu belirtilerinin hastalığın ilerlemesinden önce görüldüğüne dikkat çekiyor. Uyku düzenindeki değişimler, nörolojik hastalıkların erken tanısında kritik rol oynayabiliyor.</p><h3>Psikiyatrist Dikarev: Kalıcı uyku bozukluğu psikolojik sorunlara işaret edebilir</h3><p>Uyku bozukluğu, her zaman yalnızca nörolojik hastalıklarla ilişkili olmayabiliyor. Psikiyatrist E. Dikarev, uykusuzluğun açıklanamayan kilo değişiklikleriyle birlikte görülmesinin psikolojik sorunların da habercisi olabileceğini belirtti. Anksiyete bozukluğu, depresyon, duygusal tükenme veya geçmişte yaşanan psikolojik travmalar, kalıcı uyku bozukluğu ile kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık profesyoneline başvurulmasının önemine dikkat çekiyor. Uyku bozukluğu yaşayan bireylerin, hem fiziksel hem de psikolojik sağlık açısından değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Sonuç olarak, uyku bozukluğu basit bir rahatsızlık olarak görülmemeli. Özellikle Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların erken teşhisi için bu belirtilerin ciddiye alınması, sağlığın korunmasında kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/uykusuzluk-masum-degil-ci-626_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273339</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-fenerbahce-derbisini-hakem-yasin-kol-yonetecek-273339</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisini hakem Yasin Kol yönetecek]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[ Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında oynanacak maçlarda düdük çalacak hakemler belli oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisini hakem Yasin Kol yönetecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulundan (MHK) yapılan açıklamaya göre, ligde bu hafta oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisini hakem Yasin Kol yönetecek.</p><p><b>Süper Lig'de 31. hafta maçlarında görev yapacak hakemler şunlar:</b></p><p>Yarın:</p><p>20.00 RAMS Başakşehir-Kasımpaşa: Yiğit Arslan</p><p><b>25 Nisan Cumartesi:</b></p><p>14.30 ikas Eyüpspor-Gaziantep FK: Reşat Onur Coşkunses</p><p>17.00 Zecorner Kayserispor-Çaykur Rizespor: Gürcan Hasova</p><p>20.00 Göztepe-Hesap.com Antalyaspor: Oğuzhan Çakır</p><p><b>26 Nisan Pazar:</b></p><p>14.30 Natura Dünyası Gençlerbirliği-Kocaelispor: Mehmet Türkmen</p><p>20.00 Galatasaray-Fenerbahçe: Yasin Kol</p><p><b>27 Nisan Pazartesi:</b></p><p>17.00 Corendon Alanyaspor-Samsunspor: Ozan Ergün</p><p>20.00 Beşiktaş-Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük: Batuhan Kolak</p><p>20.00 TÜMOSAN Konyaspor-Trabzonspor: Halil Umut Meler</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/galatasaray-fenerbahce-de-298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273338</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iklim-krizi-buyuyor-okyanuslardan-gelen-gizli-tehdit-ortaya-cikti-273338</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İklim krizi büyüyor! Okyanuslardan gelen gizli tehdit ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rochester Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırma, okyanus yüzeyindeki metan salınımının beklenenden yüksek olduğunu ve bu durumun küresel ısınmayı hızlandırabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, 'metan paradoksu' olarak bilinen bu olgunun iklim değişikliği üzerindeki etkilerine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İklim krizi büyüyor! Okyanuslardan gelen gizli tehdit ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rochester Üniversitesi'nden bilim insanları, okyanus yüzeyinde beklenmeyen bir metan kaynağı keşfetti. Araştırmacılar, oksijenle zenginleşmiş okyanus sularında metan gazı salınımının gerçekleştiğini belirledi. Bu durumun, dünyanın farklı bölgelerinden toplanan veriler ve bilgisayar modellemeleriyle doğrulandığı bildirildi. Okyanuslarda tespit edilen bu metan salınımı, küresel ısınma sürecini hızlandırma potansiyeli taşıyor. Bilim dünyası, metan paradoksu olarak adlandırılan bu olgunun iklim değişikliği risklerini artırdığını vurguladı.</p><h3>Rochester Üniversitesi: Metan paradoksu iklimi tehdit ediyor</h3><p>Metan gazı genellikle oksijensiz ortamlarda ortaya çıkarken, bilim insanları okyanusun üst katmanlarında da bu gazın varlığını saptadı. Rochester Üniversitesi'nin araştırmasına göre, belirli deniz bakterileri oksijenli koşullarda da metan üretebiliyor. Bu süreçte fosfat eksikliği önemli bir rol oynuyor. Fosfat azaldığında mikroorganizmalar, organik maddeleri farklı bir şekilde işleyerek metan salınımını artırıyor. Araştırmacılar, bu mekanizmanın okyanuslarda sera gazı miktarını yükselttiğini ve atmosferdeki ısınmayı tetiklediğini açıkladı.</p><h3>Bilim insanları: Okyanuslardaki metan salınımı artıyor</h3><p>Çalışma, deniz ortamındaki besin maddelerinin azalmasının metan salınımında belirleyici olduğuna işaret ediyor. Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların iklim değişikliğini hızlandıran bir geri bildirim mekanizmasına işaret ettiğini söyledi. Gelecekte, bu mekanizmanın dünya okyanuslarında ne kadar yaygın olduğunun tespit edilmesi planlanıyor. Bilim insanları, okyanus kökenli metan salınımının küresel sera gazı dengesini bozabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu nedenle, okyanuslardaki metan artışı iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir risk olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, okyanus yüzeyindeki metan paradoksu, iklim değişikliğiyle mücadelede dikkate alınması gereken önemli bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, bu sürecin yakından izlenmesi ve olası etkilerinin araştırılması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/iklim-krizi-buyuyor-okyan-513_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273337</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/slovenya-eurovision-tarihlerinde-filistin-temali-yayin-yapacak-273337</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Slovenya, Eurovision tarihlerinde Filistin temalı yayın yapacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in 2026 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmasına izin verilmesinin ardından yarışmadan çekilme kararı alan Slovenya, Eurovision'un yapılacağı tarihlerde Filistin temalı yayın yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Slovenya, Eurovision tarihlerinde Filistin temalı yayın yapacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Slovenya&#39;nın kamu yayıncısı Slovenya Radyo ve Televizyonu (RTV SLO) İletişim Dairesince yapılan yazılı açıklamada, Eurovision Şarkı Yarışması&#39;nın yapılacağı 10-20 Mayıs&#39;ta &quot;Filistin&#39;in Sesleri&quot; konulu yayın yapılacağını belirtti.</p><p>RTV SLO&#39;nun Filistin&#39;i anlatan film, belgesel, analiz programlarını seyirciyle buluşturacağı ifade edilen açıklamada, Filistin halkının yaşadıklarının ekranda gösterilmesinin önemine vurgu yapıldı.</p><p>Bu arada, Eurovision Şarkı Yarışması&#39;nın yarı finalleri 12 ve 14 Mayıs, finali ise 16 Mayıs&#39;ta yapılacak.</p><p>RTV SLO, İspanya, Hollanda, İrlanda, İzlanda ile İsrail&#39;in 2026 Eurovision Şarkı Yarışması&#39;na katılmasına izin verilmesinin ardından yarışmadan çekilme kararı almıştı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/slovenya-eurovision-tarih-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273336</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ucak-yolculugu-vucudu-nasil-degistiriyor-iste-7-sasirtici-gercek-273336</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uçak yolculuğu vücudu nasıl değiştiriyor? İşte 7 şaşırtıcı gerçek]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uçak yolculukları sırasında vücutta meydana gelen değişimler, çoğu yolcunun farkında olmadığı önemli sağlık etkilerine yol açabiliyor. Kabin havasının kuruluğu, basınç değişiklikleri ve jet lag gibi faktörler, seyahatinizi doğrudan etkileyebilir. Uzmanlar, uçakta karşılaşılan bu 7 kritik etkiye karşı yolcuları uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uçak yolculuğu vücudu nasıl değiştiriyor? İşte 7 şaşırtıcı gerçek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uçak yolculukları, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ulaşım şekli gibi görünse de, vücut üzerinde pek çok beklenmedik değişime yol açıyor. Özellikle uçak kabininde bulunan hava, nem oranının %10-20 seviyelerine kadar düşmesiyle birlikte çöl iklimine benzer bir ortam oluşturuyor. Bu durum, yolcuların ciltlerinde kuruluğa, dudaklarda çatlamaya ve genel bir rahatsızlık hissine neden olabiliyor. Kabin havası, uçuş sırasında vücutta en çok etkiyi yaratan faktör olarak öne çıkıyor.</p><h3>Kabin havası ve basınç değişimi vücutta neleri tetikliyor?</h3><p>Uçakta uzun süre hareketsiz kalmak, özellikle bacaklarda şişlik ve rahatsızlık gibi sorunlara yol açabiliyor. Kabin havası ile birlikte, yükseklik değişimleri de kulaklarda tıkanıklık ve basınç hissine neden oluyor. Uçuş sırasında oksijen maskeleri, herhangi bir acil durumda yaklaşık 15-20 dakika boyunca hava sağlıyor. Bu süre, pilotların uçağı üç kilometreye kadar indirmesi için yeterli kabul ediliyor ve bu yükseklikten sonra nefes almak güvenli hale geliyor. Uçak yolculuğunda riskler arasında en az dikkat çekenlerden biri ise, kaza ihtimalinin son derece düşük olması. Uzmanlar, bir kişinin hava kazasına karışma riskinin, her gün uçsa bile 25 bin yılda bir gerçekleşebileceğini belirtiyor.</p><h3>Jet lag ve koltuk seçimi: Seyahatinizi nasıl etkiliyor?</h3><p>Uçak kabin havası ve basınç değişiklikleri dışında, jet lag da yolcuların seyahat deneyimini önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle doğuya yapılan uçuşlarda, vücudun yeni saat dilimine uyum sağlaması daha zor oluyor ve uyku düzeni bozulabiliyor. Batıya yapılan yolculuklarda ise, geç yatmak daha kolay adapte edilebiliyor. Ayrıca, uçakta koltuk seçimi de konfor açısından büyük önem taşıyor. Kanatlara yakın oturan yolcular, uçağın ağırlık merkezine yakın oldukları için sarsıntıyı daha az hissediyor. Tüm bu detaylar, uçak yolculuklarında kabin havası ve diğer faktörlerin vücutta yarattığı değişimleri anlamak açısından kritik bir rol oynuyor.</p><p>Sonuç olarak, uçak yolculuklarında kabin havası, basınç değişiklikleri, jet lag ve koltuk seçimi gibi unsurlar, vücutta çeşitli etkiler yaratıyor. Uzmanlar, bu değişimlere karşı yolcuların önlem almasını ve uçuş sırasında sağlığı ön planda tutmasını öneriyor. Özellikle uzun mesafeli seyahatlerde, bu faktörlere dikkat etmek konforlu ve güvenli bir yolculuk için büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/ucak-yolculugu-vucudu-nas-981_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273335</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/cumhurbaskanligi-7-uluslararasi-yat-yarislari-23-nisan-coskusuyla-basladi-273335</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları, 23 Nisan coşkusuyla başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nın ilk etabı Ulusal Egemenlik Kupası'nın startı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuyla İstanbul Boğazı'ndan verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları, 23 Nisan coşkusuyla başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı himayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı&#39;nın katkılarıyla İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübünün düzenlediği yarışlarda 14 ülkeden 500 sporcu, Çanakkale&#39;ye doğru yola çıktı.</p><p>Dolmabahçe&#39;de Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları anısına düzenlenen saygı duruşuyla başlayan ve 3 saatten uzun süren yarışlarda sporcular, rüzgar ve zorlu parkura karşı stratejinin belirleyici olduğu bir mücadele sergilerken İstanbul halkı da yelkenlerin 23 Nisan coşkusuyla buluştuğu şölene tanıklık etti.</p><p>Ulusal Egemenlik Kupası için yarışan ekipler, boğaz etabını tamamlayarak Çanakkale&#39;ye doğru yelken açtı.</p><p>İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü Başkanı Ekrem Yemlihaoğlu, her etabın kendine has ruhu ve hikayesi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#39;nı kutluyoruz. Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları, sadece bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda Türkiye&#39;nin denizlerdeki gücünü dünyaya gösteren bir prestij vitrini niteliğindedir. Amacımız, bu özel günlerin maneviyatını denizlerdeki mücadelemizle birleştirmek, bayrağımızı uluslararası sularda gururla dalgalandırmak ve bu sporu gelecek nesillere en profesyonel şekilde aktarmaktır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/6a24d415d4a5371a5fa0-2304202604dc9113.jpg"/><p><b>- TARİHE SAYGI YARIŞI</b></p><p>Çanakkale Zaferi&#39;nin 111. yıl dönümü anısına düzenlenen Tarihe Saygı Yarışı&#39;nda sporcular, Çanakkale&#39;nin rüzgarına karşı yol alacak.<br></p><p>104 deniz mili boyunca zorlu mücadele verecek ekiplerden Çanakkale&#39;ye ilk ulaşan takım, Sahil Güvenlik Kupası&#39;nın sahibi olacak.</p><p>Yarışçılar, 25 Nisan&#39;da Çanakkale Boğazı&#39;nda mücadeleye devam edecek. Üç gün sürecek zorlu yarışların ardından kazanan ekip, Zafer Kupası&#39;nı alacak.<br></p><p>Yarışların ikinci etabı 19 Mayıs&#39;ta, üçüncü etabı 30 Ağustos&#39;ta, final etabı Cumhuriyet Kupası ise 29 Ekim&#39;de İstanbul Boğazı&#39;nda gerçekleştirilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/cumhurbaskanligi-7-ulusla-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273334</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/slovakyaya-rus-petrolu-yeniden-drujba-boru-hatti-ile-aktariliyor-273334</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Slovakya'ya Rus petrolü yeniden Drujba boru hattı ile aktarılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Slovakya Ekonomi Bakanı Denisa Sakova, Drujba boru hattı üzerinden ülkeye Rus petrolünün yeniden gelmeye başladığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Slovakya'ya Rus petrolü yeniden Drujba boru hattı ile aktarılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Sakova, Drujba petrol boru hattına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p><p>Sakova, bugün yerel saatle 02:00&#39;den itibaren Drujba boru hattı üzerinden Slovakya&#39;ya petrol sevkiyatının yeniden başladığını bildirdi.</p><p>Macaristan ve Slovakya için kritik önem taşıyan Drujba boru hattına 27 Ocak&#39;ta yapılan saldırı sonucu petrol sevkiyatı sekteye uğramıştı.</p><p>Rusya, Macaristan ve Slovakya sevkiyatının durması nedeniyle Ukrayna yönetimini suçlarken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, söz konusu boru hattına Rusya tarafından saldırı yapıldığını öne sürmüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/boruhatt-230420269f3623b5.jpg"/><p>Macaristan&#39;da 12 Nisan&#39;daki seçimleri kaybeden Başbakan Viktor Orban, ülkesine petrol sevkiyatı yeniden başlayana kadar Ukrayna&#39;ya yönelik 90 milyar avroluk AB fonunu veto etmeyi sürdüreceklerini açıklamıştı.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 21 Nisan&#39;da, Rus petrolünü Avrupa&#39;ya taşıyan Drujba petrol boru hattının onarıldığı bilgisini paylaşmıştı.</p><p>Slovakya Dışişleri Bakanı Juraj Blanar, dün yaptığı açıklamada, Slovakya&#39;ya petrol akışı yeniden sağlanır sağlanmaz Avrupa Birliği&#39;nin (AB) Rusya&#39;ya yönelik 20. yaptırım paketine destek vermeye hazır olduklarını belirtmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/slovakyaya-rus-petrolu-ye-490_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273333</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/turk-kizilay-gazzede-cocuklara-yonelik-desteklerini-surduruyor-273333</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Kızılay, Gazze'de çocuklara yönelik desteklerini sürdürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Kızılay tarafından Gazze'de çocuklara yönelik yürütülen "Neşeli Çocuklar Projesi" kapsamında her gün 1000 çocuğa şekerleme, tatlı ve atıştırmalık ulaştırılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Kızılay, Gazze'de çocuklara yönelik desteklerini sürdürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kızılay&#39;dan yapılan açıklamaya göre, Gazze&#39;de çok ağır insani şartlara rağmen Türk Kızılay sahadaki varlığını sürdürüyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189930.jpg"/><p>Çocuklara yönelik yürütülen &quot;Neşeli Çocuklar Projesi&quot; kapsamında mobil araçla farklı noktalarda her gün 1000 çocuğa şekerleme, tatlı ve atıştırmalık ulaştırılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189934.jpg"/><p>Proje, yalnızca ayni destek değil, çocuklara moral ve psikososyal destek sağlayan bir çalışma niteliği taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189933.jpg"/><p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla da bu çalışmalar, savaş ve yıkımın gölgesindeki çocuklara yalnız olmadıklarını hissettiren insani bir dayanışma mesajı içeriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189928.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/turk-kizilay-gazzede-cocu-405_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273332</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arilar-gorev-paylasimi-yapiyor-mu-deney-sonuclari-yeni-tartisma-baslatti-273332</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arılar görev paylaşımı yapıyor mu? Deney sonuçları yeni tartışma başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli ve Finli bilim insanlarının yaban arıları üzerinde yürüttüğü araştırmada, arıların işbirliğiyle sorun çözme yeteneği net biçimde ortaya kondu. Bulgular, arıların birlikte çalışmayı öğrendikten sonra yalnızken görevleri yerine getirmekten kaçındığını gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arılar görev paylaşımı yapıyor mu? Deney sonuçları yeni tartışma başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli ve Finli bilim insanları, yaban arılarının sorun çözme süreçlerinde işbirliği yapıp yapmadığını ve bu işbirliğinin ne kadar etkili olduğunu araştırdı. Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan çalışmada, arıların kendilerine verilen görevleri çözmek için birlikte hareket edebildiği ve işbirliğiyle ödüle ulaşabildiği gözlemlendi. Araştırmada, arıların işbirliği becerisi, tek başına hareket edenlerle karşılaştırıldığında belirgin şekilde farklılık gösterdi.</p><h3>Bilim insanları: 'Arılar yalnızken görevleri reddetti'</h3><p>Çalışmada, B. terrestris türü arıların, birlikte sorun çözmeyi öğrendikten sonra test ortamında yalnız bırakıldıklarında, görevleri tek başına tamamlamayı reddettiği tespit edildi. Kontrol grubundaki arılar ise görevleri bağımsız şekilde başarmayı başardı. Uzmanlar, işbirliğiyle hareket eden arıların, partnerlerinin varlığına odaklanarak ve onların ortaya çıkmasını bekleyerek hareket ettiğini vurguladı. Bu davranış, arıların sosyal öğrenme ve işbirliği konusundaki karmaşık yapısını gözler önüne serdi.</p><h3>Arıların işbirliği yeteneği bilim dünyasını şaşırttı</h3><p>Bilim insanları, arıların işbirliğiyle sorun çözme yeteneğinin, böceklerin sosyal davranışları açısından önemli bir bulgu olduğunu belirtti. Araştırma, arıların birlikte çalışmayı öğrendikten sonra bağımsız hareket etmekten kaçındığını ve takım çalışmasına öncelik verdiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu gözlemin sosyal hayvanlar arasındaki etkileşimlerin anlaşılması açısından değer taşıdığını ifade etti. Arıların işbirliğiyle geliştirdiği bu yetenek, gelecekteki benzer araştırmalar için yeni bir kapı araladı.</p><p>Sonuç olarak, bilim insanlarının yürüttüğü bu araştırma, arıların işbirliğiyle sorun çözme konusunda ne kadar gelişmiş bir sosyal yapıya sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Bulgular, arıların yalnızken görevleri reddetmesiyle birlikte, işbirliği davranışının doğadaki önemine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/arilar-gorev-paylasimi-ya-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273331</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/100-yasini-gecenlerin-ortak-besini-aciklandi-uzun-omrun-formulu-bu-mu-273331</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[100 yaşını geçenlerin ortak besini açıklandı! Uzun ömrün formülü bu mu?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gazeteci ve bilim insanı D. Büttner, mavi bölgelerde uzun ömürlülerin diyetinde ceviz ve siyah fasulyenin temel rol oynadığını açıkladı. Mavi bölgeler, insanların kronik hastalıklardan uzak, 100 yaşın üzerine kadar sağlıklı ve enerjik yaşadığı, dünyanın 5 özel coğrafi bölgesini ifade eder. Büttner, bu iki besinin düzenli tüketiminin sağlık üzerinde önemli etkiler yarattığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[100 yaşını geçenlerin ortak besini açıklandı! Uzun ömrün formülü bu mu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci ve araştırmacı D. Büttner, 20 yılı aşkın süredir incelediği mavi bölgelerde, 85 yaş üstü bireylerin ceviz ve siyah fasulyeyi günlük beslenmelerinden eksik etmediğini belirtti.  Mavi bölgeler, insanların kronik hastalıklardan uzak, 100 yaşın üzerine kadar sağlıklı ve enerjik yaşadığı, dünyanın 5 özel coğrafi bölgesini ifade eder. Büttner, bu bölgelerde yaşayanların uzun ömürlerinin arkasında ceviz ve siyah fasulyenin önemli bir payı olduğunu ifade etti. Uzman, her gün bir avuç ceviz ile yaklaşık 200 gram siyah fasulye tüketmenin sağlık açısından büyük fayda sağladığını söyledi.</p><h3>D. Büttner: 'Ceviz ve siyah fasulye temel rol oynuyor'</h3><p>D. Büttner, ceviz ve siyah fasulyenin lif bakımından zengin olduğunu ve bu özelliğiyle obezite ile diyabet riskini düşürdüğünü açıkladı. Cevizde bulunan linoleik asit ve omega-3 yağ asitlerinin ise kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki sağladığını vurguladı. Mavi bölgelerdeki uzun ömürlülerin menüsünde ceviz ve siyah fasulye her zaman ön planda yer alıyor. Büttner, bu besinlerin düzenli tüketimiyle sağlığın korunabileceğini belirtti.</p><h3>Mavi bölgelerden çıkan sonuç: Sağlıklı ömrün anahtarı ceviz ve siyah fasulye</h3><p>85 yaşını aşanların yoğunlukla yaşadığı mavi bölgelerde ceviz ve siyah fasulye, günlük beslenmenin vazgeçilmez ürünleri arasında bulunuyor. Araştırmalar, bu iki besinin lif, linoleik asit ve omega-3 gibi değerli bileşenleriyle hem kalp sağlığını desteklediğini hem de diyabet riskini azalttığını gösteriyor. Uzmanlar, ceviz ve siyah fasulyenin sağlıklı ve uzun bir ömür için kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Sonuç olarak, ceviz ve siyah fasulye tüketimi, mavi bölgelerdeki uzun yaşamın temel sırlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/100-yasini-gecenlerin-ort-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273330</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/23-nisan-2026-persembe-bugun-hava-durumu-cok-bulutlu-aralikli-saganak-yagisli-bekleniyor-273330</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[23 Nisan 2026 Perşembe Bugün hava durumu: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji, 23 Nisan 2026 Perşembe Bugün hava durumu raporunu paylaştı. Meteoroloji verilerine göre, 23 Nisan 2026 Perşembe Bugün hava sıcaklıkları mevsim normallerinde seyredecek. Meteoroloji birçok yerde; yağmur, sağanak, karla karışık yağmur ve yer yer kar etkisini gösterecek. İşte 23 Nisan 2026 Perşembe Bugün meteorolojik uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[23 Nisan 2026 Perşembe Bugün hava durumu: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre,  ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu (Karaman hariç), Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Balıkesir, Bursa, Sakarya, Aydın, Muğla, Bilecik, Adana, Bingöl, Muş, Bitlis çevreleri, Kahramanmaraş ve Osmaniye'nin batısının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak, Batı karadeniz'in iç kesimleri Ankara ve Çankırının kuzey kesimleri, Doğu Karadeniz'in yüksekleri ve Doğu Anadolu'nun kuzeyinde yer yer karlakarışık yağmur ve kar şeklinde olmak üzere İç Ege, Orta ve Doğu Karadeniz, Bilecik, Isparta, Burdur'un doğusu, Antalya'nın iç kesimleri, Eskişehir, Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas çevreleri, Bursa'nın güneyinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Akdeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu'nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu'nun kuzey kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına olarak (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/yamurdaem-230420261821fd0f.jpg"/><p>Hava sıcaklığı: Hava sıcaklığının iç ve batı bölgelerde 4 ila 7 derece azalacağı, Marmara'da 4 ila 6 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.  </p><p>Rüzgar: Genellikle güney, batı kesimlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Akdeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu'nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu'nun kuzey kesimlerinde kuvvetli ve fırtına olarak (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.  </p><p><b>BAZI İLLERDE BEKLENEN HAVA DURUMUYLA GÜNÜN EN YÜKSEK SICAKLIKLARI İSE ŞÖYLE:</b></p><p>Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor 9  </p><p>İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 15  </p><p>İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 19  </p><p>Adana: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23  </p><p>Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, iç kesimlerde yer yer kuvvetli olması bekleniyor 23  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/yyamur-230420262be35d61.jpg"/><p>Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor. 12  </p><p>Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor 10  </p><p>Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karlakarışık yağmur ve kar yağışlı 12  </p><p>Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 19  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/23-nisan-2026-persembe-bu-475_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273328</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-irana-idam-cikisi-8-kadinin-infazi-tartisma-yaratti-273328</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İran'da idam" polemiği]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'da idam edilmesi beklenen 8 kadının infazının kendi talebiyle durdurulduğunu öne sürdü. İran ise Trump'ın iddiasını kesin bir dille reddetti ve söz konusu kadınların idam cezası almadığını açıkladı. Bu gelişme, Washington ile Tahran arasında yeni bir kriz başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İran'da idam" polemiği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'da idam cezası bekleyen 8 kadının infazının kendi girişimiyle durdurulduğunu iddia ederek uluslararası gündeme damga vurdu. Trump, yaptığı açıklamada, İran'da bu gece idam edilmesi planlanan 8 kadın protestocunun artık infaz edilmeyeceği bilgisinin kendisine ulaştığını belirtti. Trump, İran yönetiminin ABD Başkanı'nın talebine saygı gösterip planlanan idamları iptal etmesini memnuniyetle karşıladığını vurguladı. Bu açıklama, iki ülke arasında ciddi bir tartışmanın fitilini ateşledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/srail1abdveran-2304202634802304.jpg"/><h3><b>İRAN YARGISINDAN TRUMP'A SERT YALANLAMA</b></h3><p>İran Yargı Erki, Trump'ın iddialarına hızla yanıt verdi ve yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Trump'ın iddia ettiği gibi 8 kadının idam cezasına çarptırılmadığı, bazılarının daha önce serbest bırakıldığı, bazılarının ise yargı süreçlerinin hapis cezası istemiyle sürdüğü belirtildi. İranlı yetkililer, söz konusu kadınlara idam cezası gerektirecek herhangi bir suçlama yöneltilmediğinin altını çizdi. Ayrıca, Trump'ın sahada elinin boş olmasının onu yalan haberlerle başarı elde etmeye ittiği değerlendirmesi yapıldı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerginliği daha da artırdı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">&amp;quot;İRAN&amp;#39;DA İDAM&amp;quot; POLEMİĞİ<br><br>Washington ve Tahran arasında bir de idam tartışması var. ABD Başkanı Donald Trump, &amp;quot;İran ricam üzerine 8 kadının idamını durdurdu&amp;quot; dedi. İran ise bu iddiayı yalanladı. <a href="https://t.co/3ux9im1KAQ">pic.twitter.com/3ux9im1KAQ</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2047274283303399442?ref_src=twsrc%5Etfw">April 23, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><h3><b>WASHİNGTON-TAHRAN HATTINDA İDAM KRİZİ DERİNLEŞİYOR</b></h3><p>Trump'ın İran'daki idam iddiası, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, Tahran yönetiminin sert yalanlaması ile kriz yeni bir boyut kazandı. ABD ve İran arasındaki ilişkiler son dönemde çeşitli başlıklarda gerilim yaşarken, bu son gelişme iki ülke arasındaki güven bunalımını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, idam iddialarının diplomatik ilişkilerde yeni bir kırılma noktası yaratabileceğine dikkat çekiyor. Taraflar arasında karşılıklı açıklamalar sürerken, olayın yankılarının önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/trumptan-irana-idam-cikis-216_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273327</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tcg-barbaros-firkateyni-23-nisan-dolayisiyla-ziyarete-acildi-273327</link>
      <pubDate>2026-04-23T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TCG Barbaros Fırkateyni 23 Nisan dolayısıyla ziyarete açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[TCG Barbaros Fırkateyni, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlik kapsamında ziyaret ediliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TCG Barbaros Fırkateyni 23 Nisan dolayısıyla ziyarete açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan etkinliğe katılan vatandaşlar, Dolmabahçe açıklarında demirleyen fırkateyne Beşiktaş&#39;tan bindikleri teknelerle ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189374.jpg"/><p>Çocukların yoğun ilgi gösterdiği ziyaretler saat 10.00&#39;dan itibaren başlatıldı.</p><p>Gemiyi gezen ziyaretçiler sık sık fotoğraf çektirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189375.jpg"/><p>Ziyaretçilere, geminin görevleri, teknik özellikleri ve donanımı hakkında görevlilerce bilgiler verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189376.jpg"/><p>Çocuk ve öğrencilere Türk bayraklı balon hediye edilirken, sinevizyon gösterildi.</p><p>Etkinlikte ziyaretçilere çeşitli ikramlar yapıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189377.jpg"/><p><b>- "İLK DEFA BÖYLE BİR ETKİNLİĞE GELDİM"</b></p><p>Ziyaretçilerden Zehra Yıldız, burada olmasından dolayı çok duygulandığını anlattı.</p><p>Yıldız, bu ziyaretin çok hoşuna gittiğini dile getirerek, &quot;İlk defa böyle bir etkinliğe geldim. Memleketten kızım ve torunlarımla hep beraber geldik.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189383.jpg"/><p>Minik ziyaretçilerden Kemal Baz ise gemide olmanın kendilerine çok güzel hissettirdiğini, bunun kendileri için unutulmaz bir anı olduğunu belirtti.</p><p>Gökmen Karakaşlar ise TCG Barbaros Fırkateyni&#39;nin ülke savunması açısından çok güzel olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189386.jpg"/><p>Ziyaretçilerden Abdi Toprak da &quot;Bugün böyle bir ortamda bulunduğum için gurur duyuyorum. Aynı zamanda Türkiye&#39;mizin gelmiş olduğu noktayı görüyoruz ve çok gururlanıyoruz. Buraya da oğlumla geldim. Tüm çocukların 23 Nisan Çocuk Bayramı&#39;nı kutluyorum.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/tcg-barbaros-firkateyni-2-847_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273326</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/devlet-bahceli-hakimiyet-millet-nezdinde-egemen-kilinirken-cocuklarimizin-varligi-ebedi-kilinmistir-273326</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli: Hakimiyet millet nezdinde egemen kılınırken çocuklarımızın varlığı ebedi kılınmıştır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Hakimiyet, millet nezdinde egemen kılınırken, çocuklarımızın varlığında ebedi kılınmıştır." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Devlet Bahçeli: Hakimiyet millet nezdinde egemen kılınırken çocuklarımızın varlığı ebedi kılınmıştır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP&#39;nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre Bahçeli, 23 Nisan&#39;ın &quot;Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&quot; olarak kutlanmasının Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#39;ün Türk nesillerine verdiği önemin en açık tezahürlerinden biri olduğunu vurguladı.</p><p>Bahçeli, şunları kaydetti:</p><blockquote>"Hakimiyet, millet nezdinde egemen kılınırken, çocuklarımızın varlığında ebedi kılınmıştır. TBMM'nin açılışının 106'ncı yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Birinci Meclis'in bütün kahramanlarını, İstiklal Harbi'nin aziz şehitlerini, gazilerimizi ve vatan uğruna fedakarlık gösteren bütün büyüklerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu olsun."</blockquote><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">BAHÇELİ&amp;#39;DEN 23 NİSAN MESAJI<br><br>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 23 Nisan dolayısıyla bir mesaj kaleme aldı. Bahçeli, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlarken, 23 Nisan&amp;#39;ın Atatürk&amp;#39;ün genç nesillere verdiği önemi gösterdiğine dikkati çekti. <a href="https://t.co/D4Ka8XOttX">pic.twitter.com/D4Ka8XOttX</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2047281832782356925?ref_src=twsrc%5Etfw">April 23, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/devlet-bahceli-hakimiyet--744_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273325</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/berlinde-iranin-devrik-sahinin-oglu-pehleviye-kirmizi-sivi-atildi-273325</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Berlin'de, İran'ın devrik Şah'ının oğlu Pehlevi'ye kırmızı sıvı atıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de, İran'ın devrik Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi'ye kırmızı sıvı atıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Berlin'de, İran'ın devrik Şah'ının oğlu Pehlevi'ye kırmızı sıvı atıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pehlevi, başkent Berlin&#39;de Federal Basın Evi&#39;nde basın toplantısı düzenledi.</p><p>Binanın önündeki bir kişi, toplantının ardından korumalarıyla aracına giden Pehlevi&#39;nin üzerine kırmızı sıvı attı.</p><p>Sıvı, Pehlevi&#39;nin sırtına ve ensesine geldi.</p><p>Şüpheli, olay yerinde yere yatırılarak gözaltına alındı.</p><p>İran&#39;ın devrik liderinin oğlu Pehlevi, daha sonra aracına binerek bölgeden ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/berlinde-iranin-devrik-sa-422_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273324</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/arda-gulerden-kotu-haber-dunya-kupasina-yetismeye-calisacak-273324</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arda Güler'den kötü haber! Dünya Kupası'na yetişmeye çalışacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Real Madrid'de forma giyen milli futbolcu Arda Güler için beklenmedik bir gelişme yaşandı. İspanyol ekibi, bacağında ağrı hisseden Arda'nın MR sonuçlarını açıkladı. Kulüpten yapılan duyuruda, Arda Güler'in sağ arka üst bacak kasında sakatlık tespit edildiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arda Güler'den kötü haber! Dünya Kupası'na yetişmeye çalışacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Real Madrid Teknik Direktörü Alvaro Arbeloa'nın orta sahada değişilmez isimlerinden olan Arda Güler'den kötü haber geldi. Milli futbolcunun yaşadığı kas rahatsızlığı nedeniyle Real Betis maçı için durumu ciddi anlamda şüpheli hale geldi.</p><p>Marca'da yer alan habere göre Arda Güler, Real Betis maçı öncesi yapılan son antrenmana katılamadı. 21 yaşındaki futbolcunun durumunun daha da kötüleşmesini önlemek amacıyla salonda çalıştığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/ardaaa-2304202610072f0d.jpg"/><p>Tam teşhis koyabilmek ve ciddi bir sakatlığı elemek için Arda Güler'e MR çekildi. Milli futbolcunun bir kondisyoner ve fizyoterapist eşliğinde rehabilitasyon çalışmaları yaptığı aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/89ecaf23826c42b8803a-230420266baf0e51.jpg"/>Fabrizio Romano'nun aktardığı bilgilere göre ise sezonu kapattığı ifade edilen Arda Güler, Dünya Kupası'na yetişmeye çalışacak<p></p><p><b>Real Madrid'den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</b></p><p>"Real Madrid Sağlık Ekibi tarafından bugün oyuncumuz Arda Güler'e yapılan testler sonucunda, sağ bacağındaki uyluk kasında (biceps femoris) bir kas zedelenmesi teşhis edildi. İyileşme süreci takip edilecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/arda-gulerden-kotu-haber--611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273323</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mebin-internet-sitesi-23-nisana-ozel-yeniden-tasarlandi-273323</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MEB'in internet sitesi 23 Nisan'a özel yeniden tasarlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) resmi internet sitesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel olarak çocuklar için yeniden tasarlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MEB'in internet sitesi 23 Nisan'a özel yeniden tasarlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB&#39;in resmi internet sitesi &quot;meb.gov.tr&quot;, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklara özel tasarım ve görsellerle güncellendi.</p><p>23 Nisan&#39;ın coşkusunu dijital ortama taşımayı hedefleyen site tasarımında, bayrama uygun renkler, çocuklara hitap eden görseller ve eğlenceli detaylar öne çıkarıldı.</p><p>Font ve grafik unsurların da güncellenmesiyle, çocuklar başta olmak üzere tüm kullanıcılara ilgi çekici bir dijital deneyim sunulması amaçlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/mebin-internet-sitesi-23--453_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273322</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dev-ekonomiler-sinifta-kaldi-273322</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dev ekonomiler sınıfta kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Avrupa İstatistik Sistemi ve Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verileri kullanılarak hazırlanan 2026 yılı Küresel Refah Endeksi'nde Norveç birinci olurken; Almanya 12., ABD 17., Fransa ise 20. sırada yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dev ekonomiler sınıfta kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkelerdeki kişi başına düşen gelir, satın alma gücü, gelir dağılımı, yaşam standardı gibi göstergelere göre oluşturulan ve dünyanın en zengin ülkelerinin sıralandığı Küresel Refah Endeksi'nin 2026 yılı sonuçları açıklandı. Finans karşılaştırma platformu HelloSafe tarafından Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Avrupa İstatistik Sistemi ve Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verileri kullanılarak hazırlanan listede 20 ülke yer aldı. Sıralamada Norveç dünyanın en zengin ülkesi olarak birinci sırada yer aldı. Norveç'i; İrlanda, Lüksemburg, İsviçre ve İzlanda takip etti. Endekse göre; altıncı olan Singapur'un ardından da Danimarka, Hollanda, Belçika ve İsveç geldi.  </p><p><b>ABD, ALMANYA VE FRANSA İLK ONA GİREMEDİ</b></p><p>Geçmiş yıllarda ülke büyüklüğü ve varlık durumu dikkate alınarak hazırlanan endeksin, artık gelir dağılımını zenginlik kriteri olarak kabul etmesi, bazı büyük ekonomileri sıralamada gerilere itti. 11. sırada yer alan Katar'ın hemen ardından gelen Almanya'yı, Birleşik Arap Emirlikleri, Finlandiya ve Avustralya takip etti. Avusturya 16. olurken, ABD 17., Kanada 18., Çekya 19., Fransa ise 20. oldu.  </p><p>"Bir ülkenin zenginliği, bu servetin toplumun ne kadar geniş bir kesimine yansıdığıyla ölçülmelidir"  </p><p>Araştırmanın en çarpıcı sonucu ise "Zenginlik artık sadece üretim değil, paylaşım meselesidir'' mesajı oldu. Söz konusu analizde, "Bir ülkenin zenginliği yalnızca üretim miktarıyla değil, bu servetin toplumun ne kadar geniş bir kesimine yansıdığıyla ölçülmelidir" değerlendirmesi yapıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/dev-ekonomiler-sinifta-ka-686_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273321</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/23-nisan-toreninde-akil-almaz-protesto-chp-heyeti-cocuklara-sirtini-dondu-273321</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[23 Nisan töreninde akıl almaz protesto! CHP heyeti çocuklara sırtını döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep'teki 23 Nisan kutlamalarına CHP il yönetiminin gösteri yapan çocuk mehteran takımına sırt dönerek gösterdiği tepki damga vurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[23 Nisan töreninde akıl almaz protesto! CHP heyeti çocuklara sırtını döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>23 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü, Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Gaziantep'te de coşkuyla kutlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/aw68987602-2304202614f2bf91.jpg"/><p>Kutlamalara ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Vakkas Acar ve il yönetiminin protestosu damga vurdu. CHP yönetimi, törende küçük öğrencilerden oluşan mehter takımı gösteri yaptığı sırada arkasını dönerek sahnelenen performansı protesto etti.</p><p>CHP'nin protestosu alandakiler tarafından şaşkınlıkla karşılanırken, çocukların mehter ve diğer gösterileri büyük alkış aldı. Programda Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı ise günün anlam ve önemine binaen bir konuşma yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/aw68987603-23042026e8161364.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/23-nisan-toreninde-akil-a-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273320</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmmde-23-nisan-ozel-oturumu-numan-kurtulmus-guclu-cumhuriyet-guclu-meclis-ile-yasar-273320</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM'de 23 Nisan Özel Oturumu! Numan Kurtulmuş: Güçlü Cumhuriyet güçlü Meclis ile yaşar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Meclis'te 23 Nisan Özel Oturumu'nda açıklamalarda bulunan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Egemenliğin tek sahibi millettir Cumhuriyet halk adına idare iddiasıdır Meclis'imizin değeri kriz anlarında belirginleşti Güçlü Cumhuriyet, güçlü Meclis ile yaşar.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM'de 23 Nisan Özel Oturumu! Numan Kurtulmuş: Güçlü Cumhuriyet güçlü Meclis ile yaşar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişkiyi de 23 Nisan vesilesiyle bir kere daha hatırlamak durumundayız. Cumhuriyet halk adına idare iddiasıdır. Demokrasi ise halkın iradesinin yönetime en etkili biçimde taşınması çabasıdır. Güçlü cumhuriyet güçlü Meclisle yaşar, güçlü Meclis ise güçlü teamüllerle, güçlü İç Tüzük'le, etkili komisyonlarla, açık denetim mekanizmalarıyla ve toplumsal katılımla sağlanır" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189287.jpg"/><p>TBMM Genel Kurulu'nda Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin kuruluşunun 106. yılı dolayasıyla 23 Nisan özel oturumu gerçekleşti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, özel oturumda yaptığı konuşmada Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarına değinerek, saldırıda hayatını kaybeden çocuklara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Kurtulmuş, yaşanan hadisenin milletçe yüreklerini dağlayan ağır bir ikaz olduğunu söyleyerek, "Hepimizin önünde duran mesuliyet açıktır. Çocukların güven içinde öğrenim gördüğü, yaşadığı bir iklim kurmak, siyaset kurumunun ertelenemez bir ödevidir. Bu tür hadiselerin tekrarını yaşamamak adına Meclisimiz, 21 Nisan 2026 günkü birleşiminde, yani bu salı günü yaptığı birleşimde partilerimizin ittifakıyla Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen olayların araştırılması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi için bir Meclis araştırması komisyonu kurmuştur. Bundan dolayı Mecliste grubu bulunan ve grubu bulunmayan bütün partilere bu destekleri dolayısıyla yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189291.jpg"/><p>Kurtulmuş, 23 Nisan'ın sadece bir kutlama günü olmadığını belirterek, "Meclisteki 23 Nisan törenleri ve özellikle Meclis özel oturumu sadece rutin bir törenden ibaret değildir. Bu vesileyle topyekûn bağımsızlığımıza, egemenliğimize, milli iradeye ve demokrasiye bağlılığımızı bir kez daha teyit ve ilan ediyoruz. 23 Nisan, milletin iradesinin tarih sahnesine çıktığı gündür. İşgalin, dağınıklığın ve yoksunluğun içinden milli meşruiyet çıkaran irade Ankara'da güçlü bir temsile dönüşmüştür. Devletimizin temelleri atılırken milletimizin sözü de bir kürsüye kavuşmuştur. Cumhuriyet, bilindiği gibi daha sonra ilan edilmiştir fakat cumhuriyet fikrinin ilk adımları ilk günden itibaren Meclisimizin içerisinde atılmıştır. Egemenliğin kaynağını imtiyazda ve dar kadrolarda aramayan siyasal ahlak 23 Nisan ruhunun özüdür. Parlamento, milletin ortak aklının çalıştığı yerdir. Parlamento, öfkeyi usule, itirazı müzakereye ve toplumsal talebi meşru kararlara dönüştüren yüksek siyaset mekânıdır. Temsilin kuvveti de meşruiyetin asıl menşesi de doğrudan doğruya milletten gelmektedir. Meclisimizin değeri kriz anlarında hep daha belirgin hâle gelmiştir. Toplumumuz her sıkıştığında yönünü Meclise çevirmiştir. Darbe dönemlerinde, vesayet teşebbüslerinde, iç gerilimlerde veya dış baskılarda çözümün adresi daima millî iradenin kurumsal çatısı olan bu yüce mekân olmuştur. Millet sesini burada aramıştır, mesajını burada vermiştir, itirazını burada büyütmüştür, uzlaşmasını burada olgunlaştırmıştır" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189290.jpg"/><p><b>Kurtulmuş şöyle konuştu:  </b></p><p>"Millet adına konuşmanın ne manaya geldiğini öğreten kurucu kürsü Türkiye Büyük Millet Meclisinin Birinci Meclisidir. Orada bulunan mebusların her biri farklı vilayetlerden, toplumsal köklerden ve hayat hikâyelerinden gelmişlerdi fakat aynı hakikatle birleşmişlerdi; 'memleketin kaderi milletin rızası olmadan tayin edilemez' anlayışında. 23 Nisan'ın tarihi içindeki önemi tam olarak da buradadır. Egemenliğin ve meşruiyetin tek sahibi millet olarak tescil edilmiştir. Egemenliğin tescilinin bir bayram olarak çocuklara armağan edilmesi, siyasetin nihai hedefini de göstermesi bakımından önemlidir. Gelecek nesillerin güven ve huzur içinde yaşadığı, refahtan hakkaniyetle pay aldığı ve çocukların neşe içinde oyunlar oynadığı bir ortamda egemenlik fikri tam manasıyla kök salar ve gelişir. Evlatlarımızı yaşadığımız çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Dijital imkânların arttığı, bilgi akışının hızlandığı bir devirde çocuklarımızı ezber yerine idrakle, korku yerine özgüvenle, kalıpçı anlayış yerine eleştirel muhakemeyle büyütmek durumundayız. Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişkiyi de 23 Nisan vesilesiyle bir kere daha hatırlamak durumundayız. Cumhuriyet halk adına idare iddiasıdır. Demokrasi ise halkın iradesinin yönetime en etkili biçimde taşınması çabasıdır. Güçlü cumhuriyet güçlü Meclisle yaşar, güçlü Meclis ise güçlü teamüllerle, güçlü İç Tüzük'le, etkili komisyonlarla, açık denetim mekanizmalarıyla ve toplumsal katılımla sağlanır. Toplum, gündelik sarsıntıların ötesine geçip kurumsal çözüm aradığında yine Meclise yönelmektedir ve yönelecektir. Bu sebeple Anayasa ve İç Tüzük çerçevesinde yeni bir reform perspektifine ihtiyacımız olduğu da açıktır. Temsili genişleten, denetimi derinleştiren, yasama kalitesini yükselten, komisyonları daha etkin hâle getiren, milletvekilliğini daha tesirli kılan ve vatandaşla temas kanallarını çoğaltan bir yaklaşım, siyasi sistemimizin önündeki şüphesiz en makul istikamettir. Anayasa, milletin kendisiyle yaptığı yüksek sözleşmedir. İç Tüzük de yasama vakarının Meclis faaliyetine yönelik yansımasıdır. Birincisi kurucu ilke ise, diğeri ise kurucu ilkenin çalışma ahlakını belirleyen çerçevedir. Kastettiğim reform arayışı, bir metin değişikliğinin ötesinde siyaset tarzı meselesidir. Amaç, milletin sesinin daha çok duyulduğu, farklı kanaatlerin daha sağlıklı konuşulduğu ve uzlaşının daha sistemli üretildiği bir Meclis düzenini oluşturmaktır. Siyaset kurumu, karşıtlıkların kördüğüme dönüştüğü bir yer hâline asla getirilemez. Tekraren söylüyorum; siyaset kurumu, karşıtlıkların kördüğüm hâline dönüştüğü bir yer hâline getirilemez. Meclisler işlevsizliğinde toplumlar sokaktaki gerilim ile idari katılık arasında sıkışıp kalır. Oysa millî irade, siyasal farklılıkların meşru zeminde konuşulmasını sağlayan en meşru zemindir. "  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189285.jpg"/><p>Kurtulmuş, dünya siyasetinin bugün büyük bir kırılma evresinde olduğunu kaydederek, "Önemli bir düşünürün de ifade ettiği gibi 'Eski dünya ölüyor, yenisi ise doğmak için debeleniyor. Tam da bu alaca karanlıkta canavarlar ortaya çıkıyor.' Uluslararası sistemin hâlini tarif ederken kimi zaman böylesi cümlelere ihtiyaç duyduğumuz açıktır. Gazze soykırımında görüldüğü gibi uluslararası kurumların çöktüğü, kuralların geçersiz hâle geldiği, hatta uluslararası ilişkilerin kavramlarının dahi hakikati taşımakta zorlandığı bir küresel atmosfer içinde canavarların ortaya çıktığı bir atmosferin olması kaçınılmazdır. İşte, tam da bu anda, bu zaman eşiğinde meşruiyetini milletten alan parlamentoların sözünün daha kıymetli hâle geldiği aşikârdır. Türkiye olarak tüm kurumlarımızla, tarihimizden ve bölgesel ağırlığımızdan gelen birikimimizle yeni uluslararası denklemin adalet ekseninde kurulması gerektiğini savunuyoruz. Okulun, hastanenin, ibadethanenin, pazar yerinin güvenli sayılmadığı bir dünyada insanlığın ilerleme iddiası gerçekten akıldan ve mantıktan uzak kalır. İnsanlığın ortak vicdanı çocukların sınıfta öldürüldüğü bir tabloya alışamaz, alışmamalıdır. 23 Nisan'ı buruk kılan hissiyatın başlıca kaynağı yurdumuzdaki elim can kayıpları, bir başka kaynağı ise uluslararası alandaki tablodur. Okulların emniyeti insanlığın müşterek haysiyetidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî sınırlarımız içinde ihtiyaçlarla ilgilendiği gibi insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren acılara da ses vermek durumundadır, asla sessiz kalamaz. Filistin'de, Gazze'de, Sudan'da, Ukrayna'da, Lübnan'da, İran'da ve başka kriz bölgelerinde hayatları karartılan çocukları unutan bir siyaset anlayışı kendi çocuklarına da umut veremez" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/41189283.jpg"/><p>Kurtulmuş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinerek, Komisyonun büyük bir demokratik olgunlukla çalıştığını ve nihai raporunu tamamlayarak görevini hakkıyla yerine getirdiğini ifade etti. Kurtulmuş, "Umarım ki önümüzdeki dönemde bu sürecin gerektirdiği adımlar nitelikli bir şekilde atılarak Türkiye'de barış, kardeşlik ve dayanışma ekseninde yeni bir dönemin kapıları sonuna kadar açılır. Milletin meclisi, milletin tüm renklerini taşıdığı kuvvetli bir alandır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye, büyük şehirlerden sınır ilçelerimize kadar memleketin her sesi burada yankı buldukça milli egemenlik kökleşmektedir. Türkiye demokrasi tecrübesini daha olgun hale getirecek imkana da, birikime de sahiptir" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/tbmmde-23-nisan-ozel-otur-886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273319</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/erken-sinyaller-gozden-mi-kaciyor-kanser-aslinda-yillar-once-basliyor-273319</link>
      <pubDate>2026-04-23T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erken sinyaller gözden mi kaçıyor? Kanser aslında yıllar önce başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Cambridge Üniversitesi'nde yürütülen geniş kapsamlı araştırma, yemek borusu kanserinin en yaygın türü olan adenokarsinomun, Barrett özofagusu olmadan gelişmediğini ortaya koydu. Bilim insanları, Barrett özofagusunun görünür belirti vermese dahi tüm vakalarda temel risk kaynağı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erken sinyaller gözden mi kaçıyor? Kanser aslında yıllar önce başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cambridge Üniversitesi Li Ka Shing Erken Kanser Enstitüsü öncülüğünde gerçekleştirilen geniş ölçekli araştırmada, yemek borusu kanserinin en yaygın türü olan adenokarsinomun, Barrett özofagusu olmadan gelişmediği tespit edildi. Araştırmacılar, 25 farklı merkezden toplanan 3.100 hastanın klinik ve genetik verilerini inceledi ve Barrett özofagusunun, görünür olmasa bile, tüm adenokarsinom vakalarında temel risk faktörü olduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu bulgu, yemek borusu kanserinin erken teşhisi ve önlenmesi için Barrett özofagusunun daha hassas ve yaygın bir şekilde taranmasının gerekliliğine işaret ediyor.</p><h3>Profesör Fitzgerald: 'Barrett özofagusu evrensel öncü, erken tespit hayat kurtarır'</h3><p>Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Rebecca Fitzgerald, yemek borusu kanserinin genellikle yıllar içinde geliştiğini ve bu sürecin erken evrede yakalanmasının hayat kurtarıcı olabileceğini belirtti. Fitzgerald, Barrett özofagusunun, özofagus adenokarsinomunun ortaya çıkmasında evrensel bir öncü olduğunu vurguladı. Araştırma kapsamında, ameliyat edilen 3.100 hastanın verileri detaylı şekilde analiz edildi. Ayrıca, 710 hastadan alınan tam genom dizileme sonuçları ve 87 hastadan birden fazla örnekle yapılan tam eksom dizileme çalışmaları, Barrett özofagusunun varlığının tümör gelişiminde kritik rol oynadığını gösterdi. Bu sonuçlar, yemek borusu kanseri riskinin, Barrett özofagusu tespit edilmediği durumlarda bile devam ettiğini ve kanserin kökeninde bu öncül durumun yer aldığını kanıtladı.</p><h3>Genomik veriler Barrett özofagusunun kilit rolünü doğruladı</h3><p>Araştırmada, Barrett özofagusunun endoskopiyle görünür olup olmamasına bakılmaksızın, tümörlerin DNA mutasyonları, genomik özellikleri ve hücresel kimlikleri neredeyse tamamen örtüştü. Katılımcıların yüzde 35'inde Barrett özofagusu tanısı kesin olarak kondu. Ancak, özofagus adenokarsinomu teşhisi alan hastaların yarısında, Barrett özofagusuna dair belirgin işaretler bulunmadı. Buna rağmen, genetik analizler, tümörlerin aynı kökenden geldiğini ortaya koydu. Özellikle TFF3 ve REG4 proteinlerinin, tümör oluşmadan önce bile özofagus hücrelerinde tespit edilmesi, Barrett özofagusunun erken dönemde moleküler düzeyde izlenebileceğini gösterdi. Bu biyomarkerlerin, gelecekte yemek borusu kanseri riski taşıyan bireylerin belirlenmesinde önemli bir rol üstlenebileceği düşünülüyor.</p><h3>Barrett özofagusu olmayan hastalarda daha ileri evre kanser riski</h3><p>Araştırma sonuçlarına göre, Barrett özofagusu endoskopide görünmeyen hastalarda, kanser genellikle daha ileri evrede teşhis edildi. Bu durum, Barrett dokusunun tümör büyüdükçe yok olabileceğine işaret ediyor. Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Shahriar Zamani, Barrett özofagusu dışında özofagus adenokarsinomuna yol açan alternatif bir mekanizma bulamadıklarını açıkladı. Dr. Lianlian Wu ise, sadece endoskopiyle görülebilen değişikliklere dayanmanın yetersiz olduğunu, moleküler belirteçlere dayalı, daha hassas ve minimal invaziv testlerin geliştirilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, erken teşhisin önünü açabilir ve hastaların yaşam süresini uzatabilir.</p><h3>Yeni tarama yöntemleriyle yemek borusu kanseri kontrol altına alınabilir</h3><p>Kanser Araştırmaları Birleşik Krallık'tan Dr. Dani Skirrow, yemek borusu kanserinin en erken belirtilerinin tespit edilmesinin, müdahale şansını artırdığını söyledi. Skirrow, yeni araştırmanın, yemek borusu kanserinin başlangıcını aydınlatarak, doktorların görünmeyen erken değişiklikleri de saptayabilmesine olanak sağladığını vurguladı. Profesör Fitzgerald ise, Cambridge Kanser Araştırma Hastanesi'nde yürütülen projeler kapsamında, Barrett özofagusunu tespit etmek için geliştirdikleri kapsül sünger testinin, aile hekimi ortamında bile uygulanabileceğini belirtti. Bu yenilikçi testin, erken teşhis oranlarını artırması ve yemek borusu kanseri kaynaklı ölümleri azaltması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Cambridge Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu kapsamlı araştırma, yemek borusu kanserinin önlenmesinde Barrett özofagusunun tespitinin hayati önem taşıdığını gösteriyor. Bilim insanları, moleküler belirteçlere dayalı yeni tarama yöntemlerinin geliştirilmesiyle, risk altındaki bireylerin daha erken tanımlanabileceğini ve hastalığın kontrol altına alınabileceğini belirtiyor. Yemek borusu  kanseriyle mücadelede Barrett özofagusu, artık göz ardı edilemeyecek bir anahtar konumunda.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/erken-sinyaller-gozden-mi-546_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273317</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-gulistan-doku-dosyasinda-hicbir-ihmal-gormezden-gelinmeyecek-273317</link>
      <pubDate>2026-04-23T13:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Gülistan Doku dosyasında hiçbir ihmal görmezden gelinmeyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gülistan Doku soruşturması kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in tutuklandığını belirterek, "Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Gülistan Doku dosyasında hiçbir ihmal görmezden gelinmeyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Çiftçi, Ankara'da medya temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmadaki son gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Gülistan Doku'nun kaybolmasının kamu vicdanında derin bir hassasiyet oluşturduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, dosyada önceliğin maddi gerçekliğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması olduğunu ifade etti.</p><p>Soruşturma kapsamında bilgiler paylaşan Çiftçi, 17 Nisan 2026 tarihli onayla, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki "delillerin karartıldığı" yönündeki iddiaları araştırmak üzere 2 mülkiye müfettişinin görevlendirildiğini bildirdi.</p><p>Bakan Çiftçi, sürecin devamına ilişkin şu bilgileri verdi;</p><p>Aynı tarihli onayla Tuncay Sonel görevden uzaklaştırılmış ve yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alınmıştır. Sonel, 21 Nisan'da çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır. Ayrıca 20 Nisan 2026 tarihinde, olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 mülkiye müfettişi ve 2 polis müfettişi daha görevlendirilmiştir.</p><p><b>TUNCELİ'DE ÜST DÜZEY KOORDİNASYON</b></p><p>Jandarma Genel Komutanlığının arama çalışmaları için teknik ve lojistik destek sağlamaya devam ettiğini kaydeden Çiftçi, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran'ın dün Tunceli'de yerinde incelemelerde bulunduğunu ve Adalet Bakanlığı yetkilileriyle ortak bir toplantı gerçekleştirdiğini belirtti.</p><p><b>"HİÇBİR SÜREÇ KARANLIKTA KALMAYACAK"</b></p><p>Bakanlık olarak tüm iddiaların titizlikle incelendiğini söyleyen Çiftçi, "Bizim yaklaşımımız nettir: Hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz, somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/icisleri-bakani-ciftci-gu-962_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273316</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftciden-81-il-valiligine-okul-genelgesi-7-basamakli-guvenlik-tedbiri-273316</link>
      <pubDate>2026-04-23T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den 81 il valiliğine okul genelgesi! 7 basamaklı güvenlik tedbiri]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, aralarında TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in de bulunduğu gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları cevapladı. 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceklerini vurgulayan Bakan Çiftçi, 'Yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi'den 81 il valiliğine okul genelgesi! 7 basamaklı güvenlik tedbiri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, aralarında TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in de bulunduğu gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları cevapladı.</p><p>Bakan Çiftçi, son dönemde yaşanan okul saldırılarının ardından güvenlik yaklaşımının yeniden ele alındığını belirterek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile birlikte geniş kapsamlı bir toplantı yapıldığını açıkladı. Buna göre, tüm okullarda risk analizleri yenilenecek, giriş-çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak ve her okulda güvenlik kurulları oluşturulacak. Akran zorbalığı, dijital riskler ve psikososyal destek başlıklarının da yeni dönemde daha yakından izleneceği vurgulandı.</p><p>Toplantıda, okul saldırılarının ardından dijital mecralarda yürütülen çalışmalara da dikkat çekildi. 2025 yılı ve 2026'nın ilk aylarında yüz binlerce sosyal medya hesabının incelendiğini belirten Çiftçi, şiddeti öven ve provokatif içerik paylaşan yüzlerce hesap hakkında işlem başlatıldığını ifade etti. Binlerce URL için erişim engeli uygulanırken, bazı dijital oluşumlara ait yüzlerce kanalın kapatıldığı bildirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/aw68990301-23042026ddd21e64.jpg"/><p><b>İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan toplantı notları şöyle;</b></p><p><b>"81 İL VALİLİĞİNE GENELGE GÖNDERECEĞİZ"</b></p><p>"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki menfur saldırıların ardından meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik; okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il millî eğitim müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptık Ardından 81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz.</p><p>Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek. Okul Güvenliğinde bekçiler ve geçici köy korucuları da devreye alınabilecek.</p><p>Daha önce yılda iki kez yapılan "Okul Güvenliği" toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir "güvenlik kurulu" oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz: risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi. Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak. Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek. Sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda da önleyici bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılacak. Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak.</p><p><b>OKUL SALDIRILARI SONRASI SİBER SUÇLARLA MÜCADELE</b></p><p>Okul saldırılarından sonra yalnızca olay yerindeki fiziki güvenlik boyutuna odaklanmadık; dijital mecraları da aynı ciddiyetle takip ettik. Çünkü gördük ki bazı hesaplar suçu övüyor, saldırganlığı özendiriyor, korku yayıyor ve toplumu provoke etmeye çalışıyor. Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Olaylarla bağlantılı 8.011 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8.270 URL hakkında karar uygulandı. "C31K" isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu.</p><p>Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız.</p><p><b>GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA SÜREÇ</b></p><p>Gülistan Doku'nun kaybolması hepimizi derinden üzmüş, kamu vicdanında çok güçlü bir hassasiyet oluşturmuştur. Bu dosyada önceliğimiz maddi gerçekliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Bakanlık olarak ortaya atılan bütün iddiaların titizlikle incelenmesini esas alıyoruz. 17 Nisan 2026 tarihli onayla, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik iddialar ve delillerin karartıldığı yönündeki beyanlar için 2 Mülkiye Müfettişi görevlendirildi. Aynı tarihli onayla Tuncay Sonel görevden uzaklaştırıldı. Yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındı. 21 Nisan'da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Fail Umut Altaş'ın, Türkiye'den 2022'de Meksika'ya gittiği tespit edildi, Meksika'dan da kaçak yollarla ABD'de geçtiği ve şu an ABD içinde olduğu tespit edildi. Umut Altaş, şu an ABD içinde aranıyor.</p><p><b>"GÜLİSAN DOKU DOSYASINDA TEK HEDEFİMİZ SOMUT GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI"</b></p><p>20 Nisan 2026 tarihli onayla da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Jandarma Genel Komutanlığımız cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor. Süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak, hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli'deydi. Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması.</p><p>Gülistan Doku cinayetiyle ilgili olarak fail Umut Altaş'ın, Türkiye'den 2022'de Meksika'ya gittiği tespit edildiği, Meksika'dan da kaçak yollarla ABD'de geçtiği ve şu an ABD içinde olduğu tespit edildi. Umut Altaş, şu an ABD içinde aranıyor.</p><p><b>FAİLİMEÇHUL CİNAYETLER VE FİRARİ FAİLLER KONUSU</b></p><p>Kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel önceliğimiz her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesidir. 2003'ten bugüne yani Ak Parti Hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının %97,2'si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026'nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor. 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 kişi için kırmızı bülten görüşü soruldu. Yurt içine ya da yurt dışına kaçmış faillerin yakalanması için ulusal ve uluslararası bütün mekanizmaları devreye alıyoruz. Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir. Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmıyoruz; her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz.</p><p><b>SOKAK ÇETELERİ (YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ)</b></p><p>Biz buna sokak çeteleri yerine "Yeni Nesil Suç Örgütleri" diyoruz. Bu "Yeni Nesil Suç Örgütleri, hem asayişi bozan hem de mahalle huzurunu hedef alan, gençleri suça sürükleyen ve şehir güvenliğini tehdit eden yapılardır. Biz bu yılı açık ve net bir iradeyle "Yeni Nesil Suç Örgütleri" mücadele yılı ilan ettik. Çünkü bugün ortaya çıkan yapılar, geçmişin klasik mafya yapılarından farklı özellikler taşıyor. Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor. Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz. 2025 yılında 652 organize suç çetesine yönelik 1.730 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 14 bin 75 şahıs gözaltına alındı, 7 bin 659 şahıs tutuklandı, 3 bin 463 şahıs hakkında adli kontrol işlemi yapıldı. 1 Ocak&#8211;16 Nisan 2026 döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yaptık. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 222 çeteye yönelik 556 operasyondu. Yani hem operasyon sayımızı hem de darbe indirdiğimiz yapı sayısını artırdık. Aynı dönemde 4 bin 963 şahıs gözaltına alındı, 2 bin 219 şahıs tutuklandı, 1.129 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildi. Operasyon yapılan suç çetelerinin; 191 KOM, 41 narkotik ve 42 siber bağlantılı organize suç örgütlerinden oluşuyor. TCK 220 kapsamında mevcut planlı dosya sayısı da 489. Sokaklarımızı, mahallelerimizi ve gençlerimizi bu yapılara teslim edemeyiz.</p><p>2026, sokak çetelerine alan bırakmadığımız yıl olacaktır; mahallelerimizin huzurunu suç örgütlerine teslim etmeyeceğiz.</p><p><b>RUHSATSIZ SİLAHLA MÜCADELE</b></p><p>Ruhsatsız silah meselesi doğrudan kamu düzenini, vatandaşımızın güvenliğini ve toplumsal huzuru etkileyen bir başlıktır. Bu nedenle mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz. 2024 yılında 111 bin 131 ruhsatsız silah yakalandı. 123 bin 739 şahıs hakkında işlem yapıldı. 2025 yılında 110 bin 470 ruhsatsız silah ele geçirildi. 119 bin 469 şahıs hakkında işlem tesis edildi. Bu yılın ilk döneminde, yani 1 Ocak&#8211;16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 silah yakalandı. 33 bin 120 şahsa işlem yapıldı. Silah türlerine baktığımızda 14 bin 226 tabanca, 6 bin 170 kurusıkı tabanca, 11 bin 554 av tüfeği ve 573 uzun namlulu silah ele geçirildi. Her silah bizim için doğrudan bir güvenlik meselesidir. Sokakta korku oluşturan, suçta kullanılma riski taşıyan hiçbir silaha müsamaha göstermiyoruz. Emniyetimiz ve jandarmamız ruhsatsız silahı kaynağında tespit etmek, ele geçirmek ve sorumluları adli mercilere teslim etmek için aralıksız çalışıyor.</p><p>Ruhsatsız silaha karşı tavrımız açıktır; nerede olursa olsun bulur, ele geçirir, adaletin önüne çıkarırız.</p><p><b>BELEDİYELERE YÖNELİK SORUŞTURMALAR</b></p><p>Öncelikle şunu çok açık ifade etmek isterim: Bakanlığımızın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikâyet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütülmektedir. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldü. Bunların 1.535'i hakkında soruşturma izni verildi. Burada mükerrer dosyalar da var; yani aynı belediye hakkında birden fazla soruşturma söz konusu olabiliyor. Dağılıma baktığımızda 677'si AK Partili belediyelerle ilgili. 371'i CHP'li, 128'i MHP'li, 18'i DEM Partili, 9'u İYİ Partili, 332'si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44'üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına "sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor" iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Sayın Mansur Yavaş'ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi. 23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2'si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2'si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor. 25 iddiada ise Sayın Yavaş'ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. 2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Hâlen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil; iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır. Ayrıca burada altını çizmek gerekir ki, İçişleri Bakanlığımızca verilen soruşturma izinleri nihai hüküm niteliği taşımaz. Bu kararlar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun çerçevesinde alınan idari kararlardır ve yargı denetimine tabidir. Nitekim bu süreçlerde Danıştay incelemesi söz konusudur. Son sözü söyleyecek olan merci, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Belediyelerle ilgili süreçlerde ölçümüz, hukuktur; aidiyet değil, iddia ve delildir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/bakan-ciftciden-81-il-val-251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273315</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/kurulus-orhanin-yildizi-mert-yazicioglu-itiraf-etti-bakin-hangi-fenomen-rolu-reddetmis-273315</link>
      <pubDate>2026-04-23T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuruluş Orhan'ın yıldızı Mert Yazıcıoğlu itiraf etti! Bakın hangi fenomen rolü reddetmiş]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Kuruluş Orhan dizisinin başrolü Mert Yazıcıoğlu, kariyeri boyunca pek çok projede rol almıştı. Yazıcıoğlu henüz kariyerinin başlarındayken, dönemin fenomen yapımlarından biri olan Öyle Bir Geçer Zaman ki'den teklif almış ama reddetmişti. Bakın oyuncu, hangi rolü reddetmiş!]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuruluş Orhan'ın yıldızı Mert Yazıcıoğlu itiraf etti! Bakın hangi fenomen rolü reddetmiş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mert Yazıcıoğlu başrolü olduğu Kuruluş Orhan dizisiyle  oyunculuk kariyerini sürdürüyor. Orhan Gazi'yi oynayan oyuncu, çok küçük  yaşlardan bu yana ekranda yer alıyor. </p><p>Birçok dikkat çeken projede rol alan  oyuncuyla ilgili, duyanları şaşırtan bir gerçek bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/kurulus1-230420265dd28f23.jpg"/><p>Yazıcıoğlu, bir dönemin en çok izlenen dramalarından biri  olan Öyle Bir Geçer Zaman ki'de oynamak için teklif almıştı. </p><p>Oyuncu eğer kabul  etseydi, son sezonda Osman'ın büyüklüğünü oynayacaktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/kurulus2-23042026c4444eaf.jpg"/><p>Yazıcıoğlu, teklif geldiği dönemde babasının ciddi bir  rahatsızlık geçirdiğini ve bu zor süreçte ailesinin yanında olmak istediği  için, bu kararı aldığını söylemişti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/magazin/kartal-tibeti-herkes-sadece-oyuncu-saniyordu-bakin-hangi-dizinin-yonetmeniymis-273294" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/kartal-tibeti-herkes-sade-752_2-41.jpg"/></div><h3>Kartal Tibet'i herkes sadece oyuncu sanıyordu! Bakın hangi dizinin yönetmeniymiş</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/magazin/yakaladigi-sohreti-bir-kenara-birakip-kendisine-baska-bir-yol-cizen-5-cocuk-oyuncu-273276" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/yakaladigi-sohreti-bir-ke-945_2-41.jpg"/></div><h3>Yakaladığı şöhreti bir kenara bırakıp kendisine başka bir yol çizen 5 çocuk oyuncu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/kurulus-orhanin-yildizi-m-490_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273314</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanligi-kabinesi-uyeleri-milli-guresci-riza-kayaalpi-tebrik-etti-273314</link>
      <pubDate>2026-04-23T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, milli güreşçi Rıza Kayaalp'i tebrik etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, Arnavutluk'ta düzenlenen 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası'nda kazandığı altın madalyayla 13. Avrupa şampiyonluğuna ulaşarak rekor kıran Rıza Kayaalp'i tebrik etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, milli güreşçi Rıza Kayaalp'i tebrik etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kabine üyeleri, NSosyal&#39;deki hesaplarından paylaşımda bulundu.</p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, &quot;13. kez Avrupa şampiyonu olarak göğsümüzü kabartan milli güreşçimiz Rıza Kayaalp&#39;i yürekten kutluyorum, helal olsun. Şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıran milli sporcumuza başarılarının devamını diliyorum.&quot; mesajını paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/21/41173339.jpg"/><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, paylaşımında, &quot;Minderin en güçlüsü. 13. kez Avrupa şampiyonu olan milli güreşçimiz Rıza Kayaalp&#39;i tebrik ediyorum. Tebrikler şampiyon.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Rıza Kayaalp&#39;in 13. kez Avrupa şampiyonu olarak tarihe geçen başarısının milletçe herkesi gururlandırdığını belirterek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/22/41182474.jpg"/><p>&quot;Avrupa Güreş Şampiyonası tarihinde en fazla altın madalya kazanan grekoromen güreşçi olarak adını zirveye yazdıran milli sporcumuzu yürekten tebrik ediyorum. Minderde gösterdiği azim, disiplin ve kararlılıkla bayrağımızı bir kez daha en üst noktaya taşıyan sporcumuza başarılarının devamını diliyorum. Nice zaferlere.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/22/41182473.jpg"/><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Avrupa güreş tarihine adını altın harflerle yazdıran milli sporcu Kayaalp&#39;i tebrik ettiğini belirterek, &quot;Arnavutluk&#39;un Tiran kentinde düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası&#39;nda 13. kez altın madalya kazanarak Avrupa güreş tarihinin en fazla şampiyon olan ismi ünvanını elde eden Kayaalp ile gurur duyuyoruz. Ay yıldızlı bayrağımızı Avrupa&#39;da bir kez daha zirvede dalgalandıran milli sporcumuzun başarılarının devamını diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da &quot;Tebrikler şampiyon. Ay yıldızlı bayrağımızı Avrupa&#39;nın zirvesine tam 13 kez çıkaran Rıza Kayaalp&#39;i gönülden kutluyorum. Seninle ne kadar övünsek az. Yolun daima açık olsun minderin aslanı.&quot; mesajını paylaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/cumhurbaskanligi-kabinesi-842_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273313</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sanat-raylara-tasiniyor-tiyatro-treni-16-gun-boyunca-turkiyeyi-gezecek-273313</link>
      <pubDate>2026-04-23T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sanat raylara taşınıyor: Tiyatro Treni 16 gün boyunca Türkiye'yi gezecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün Vagon Sahne Projesi kapsamındaki "Tiyatro Treni"nin 4 Mayıs'ta Ankara'dan yola çıkacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sanat raylara taşınıyor: Tiyatro Treni 16 gün boyunca Türkiye'yi gezecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu trene ilişkin bilgi vererek, &quot;4-19 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyon 16 gün sürecek. 13 farklı gar ve istasyonda toplam 25 tiyatro oyunu sahnelenecek.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Tiyatro oyunlarının öğle saatlerinde çocuklara, akşam ise yetişkinlere yönelik olacağına dikkati çeken Uraloğlu, trenin güzergahıyla ilgili, &quot;Trenimiz, Ankara-Karabük-Zonguldak-Çankırı-Yerköy-Hekimhan-Muş-Tatvan-Van-Palu-Gölbaşı-Pazarcık-İskenderun olmak üzere gidiş-dönüş toplam 4 bin 160 kilometrelik mesafe kat edecek.&quot; bilgisini paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/detay-23042026d272297a.jpg"/><p>Uraloğlu, ayrıca trenin bir dizel lokomotif, bir jeneratör, üç yataklı vagon, bir yemekli vagon, bir tiyatro vagonu ve bir yük vagonundan oluşacağını belirtti.</p><p>Bakan Uraloğlu, 2025&#39;te Ankara Garı&#39;ndaki törenle başlayan ilk organizasyonun 11 gün sürdüğünü ifade ederek, &quot;Trenimiz, geçen yıl 12 merkezde 22 tiyatro oyunu sergiledi ve 4 bin 423 kilometre yol kat ederek sanatseverlerle buluştu.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/sanat-raylara-tasiniyor-t-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273312</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/emine-erdogandan-23-nisan-mesaji-siz-hayal-kurdukca-cumhuriyet-ilelebet-payidar-kalacaktir-273312</link>
      <pubDate>2026-04-23T13:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan 23 Nisan mesajı: Siz hayal kurdukça Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Sevgili çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nızı en içten dileklerimle kutluyor, her birinizi sevgiyle kucaklıyorum. Unutmayın ki gökyüzündeki ay yıldızın parıltısı sizin azminizden, topraktaki bereket sizin neşenizden gelir. Siz hayal kurdukça Türkiye daha da büyüyecek, siz çalıştıkça Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan'dan 23 Nisan mesajı: Siz hayal kurdukça Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM&#39;nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/d-23042026cc1aca05.jpg"/><p>&quot;Sevgili çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#39;nızı en içten dileklerimle kutluyor, her birinizi sevgiyle kucaklıyorum. Unutmayın ki gökyüzündeki ay yıldızın parıltısı sizin azminizden, topraktaki bereket sizin neşenizden gelir. Siz hayal kurdukça Türkiye daha da büyüyecek, siz çalıştıkça Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun! Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 106&#39;ncı açılış yıl dönümünü tebrik ediyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#39;ü ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/emine-erdogandan-23-nisan-464_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273310</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yagmurdan-elektrik-uretiminde-cigir-acan-bulus-273310</link>
      <pubDate>2026-04-23T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yağmurdan elektrik üretiminde çığır açan buluş]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Nanjing Havacılık ve Uzay Üniversitesi'nde geliştirilen W-DEG sistemi, yağmur damlalarını elektriğe çevirerek 50 LED'i aynı anda aydınlatmayı başardı. Bu yenilikçi teknoloji, özellikle yağışlı bölgelerde düşük güçlü elektronik cihazlar için umut vadediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yağmurdan elektrik üretiminde çığır açan buluş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de Nanjing Havacılık ve Uzay Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, yağmur damlalarının enerjisini elektriğe dönüştürebilen yeni bir sistem geliştirdi. 'Su Entegre Damla Elektrik Jeneratörü' (W-DEG) adı verilen bu yenilikçi cihaz, kontrollü laboratuvar testlerinde 50 LED lambasını aynı anda yakmayı başardı. 4 Ağustos 2025'te National Science Review dergisinde yayımlanan çalışmada, cihazın su yüzeyinde yüzen bir platform olarak tasarlandığı ve özellikle güneş ya da rüzgar enerjisinin yetersiz olduğu, sürekli yağış alan bölgelerde düşük güçlü elektroniklerin çalıştırılmasında önemli bir çözüm sunduğu aktarıldı.</p><h3>Nanjing Üniversitesi araştırmacıları: 50 LED'i tek panelle aydınlattı</h3><p>W-DEG sistemi, klasik enerji kaynaklarının yetersiz kaldığı anlarda devreye girerek, yağmur damlalarının kinetik enerjisini doğrudan elektriğe çeviriyor. Araştırma ekibi, doormat büyüklüğünde bir prototip üreterek, 10 birimi bir araya getirip 3,2 metrekarelik entegre bir cihaz oluşturdu. Her bir birimin, düzenli damla etkisi altında 50 ticari LED'i rahatlıkla aydınlatabildiği belirtildi. Sistemin en dikkat çekici yönlerinden biri, yaklaşık 250 voltluk tepe çıkışı yakalaması oldu. Ancak araştırmacılar, elde edilen elektriğin sürekli değil, damlaların etkisiyle kısa süreli darbeler halinde üretildiğini vurguladı. Bu nedenle, yağmur enerjisi özellikle su kalitesi sensörleri gibi düşük güç gereksinimi olan cihazlar için büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca, cihazın büyütülebilir olması ve birden fazla birimin kolayca entegre edilebilmesi, geniş alanlarda kullanım potansiyelini artırıyor.</p><h3>W-DEG sistemiyle su yüzeylerinde maliyet ve ağırlık avantajı</h3><p>Geleneksel damla elektrik jeneratörlerinde metal ve sert platformlar kullanılırken, W-DEG sistemi suyun kendisini alt elektrot olarak kullanarak hem malzeme maliyetini hem de ağırlığı önemli ölçüde düşürdü. Araştırmada, W-DEG'nin metrekare başına yaklaşık 9,9 yuan (yaklaşık 14 dolar) maliyetle üretilebildiği, klasik sistemlerde ise bu rakamın 19,5 yuanı bulduğu belirtildi. Ağırlıkta da büyük bir avantaj yakalandı; W-DEG'nin metrekare başına ağırlığı sadece 0,5 kilogram olarak ölçüldü. Bu, geleneksel sistemlere göre %87'lik bir hafifleme anlamına geliyor. Yüzer yapısı sayesinde cihaz, karasal alanlara ihtiyaç duymadan gölet, baraj, göl gibi su yüzeylerinde konumlandırılabiliyor. Böylece hem arazi kullanımı azalıyor hem de suyun hem destek hem de elektrot görevi görmesiyle çevre dostu bir çözüm ortaya çıkıyor. Araştırmacılar, bu teknolojinin özellikle su kalitesini izlemek amacıyla yerleştirilen kablosuz sensörlerin pil ihtiyacını azaltabileceğini belirtti.</p><h3>Profesör Wanlin Guo: 'Doğa entegre enerjiyle yeni bir strateji geliştirdik'</h3><p>Çalışmada yer alan Profesör Wanlin Guo, yağmur damlalarının elektriğe dönüştürülmesinde suya hem yapısal hem de elektriksel rol kazandırdıklarını söyledi. Guo, "Doğadan ilham alan bu yaklaşım, yenilenebilir enerji kaynaklarına önemli bir tamamlayıcı olarak öne çıkıyor" dedi. W-DEG'nin yüzer yapısı, suyun yüzeyinde biriken damlaların hızlıca tahliye edilmesini gerektiriyor. Bu nedenle ekip, drenaj delikleriyle suyun birikmesini engelleyen özel bir tasarım geliştirdi. Deneylerde, yaklaşık 3 milimetre genişliğinde bir drenaj boşluğu sayesinde, sistemin yoğun yağışlarda dahi verimli çalıştığı gözlemlendi. Ayrıca cihaz, 10°C ile 50°C arasındaki sıcaklıklarda ve farklı tuz seviyelerinde de elektrik üretmeye devam etti. Dış göl suyuna maruz bırakılan sistem, biyolojik kirlenme sonrasında dahi işlevini yitirmedi. Böylece, W-DEG'nin farklı iklim ve çevre koşullarında dayanıklılığı kanıtlandı.</p><h3>Yağmur enerjisinin sınırları ve gelecekteki uygulama alanları</h3><p>Çalışmanın yazarları, yağmur damlalarının farklı boyut, hız ve iniş pozisyonlarının elektrik üretimini zorlaştırdığını vurguladı. Özellikle doğal yağmurda, damlaların elektrotla temas anı ve yayılma şekli çıkışı etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle, film tabakasının bütünlüğü ve üniformluğu pratik uygulamalar için kritik öneme sahip. Araştırmacılar, birkaç dakika içinde 220 mikrofaradlık bir kondansatörü 3 volta kadar şarj edebildiklerini ve daha büyük kapasitörlerde de benzer sonuçlar elde ettiklerini açıkladı. Bu, yağmur enerjisinin küçük sensör ve cihazlar için yeterli güç sağlayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, temiz enerji teknolojilerinin büyük altyapı yatırımları dışında, küçük ve yenilikçi çözümlerle de desteklenmesi gerektiğini savundu. W-DEG'nin bu alanda önemli bir boşluğu doldurabileceği belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Nanjing Üniversitesi'nin geliştirdiği W-DEG sistemi, yağmur damlalarını elektriğe çevirerek temiz enerji üretiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Özellikle su yüzeylerinde düşük maliyetli, hafif ve çevre dostu bir çözüm sunan bu teknoloji, önümüzdeki yıllarda sensörlerden küçük elektroniklere kadar geniş bir kullanım alanı bulabilir. Araştırmacılar, yağmur enerjisiyle çalışan sistemlerin, geleneksel yenilenebilir kaynakların tamamlayıcısı olarak enerji sektöründe yeni fırsatlar yaratabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/yagmurdan-elektrik-uretim-945_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273309</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-dunyasi-bunu-konusuyor-olumcul-bakteriye-karsi-surpriz-cozum-273309</link>
      <pubDate>2026-04-23T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyası bunu konuşuyor! Ölümcül bakteriye karşı sürpriz çözüm]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Southampton Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, İrlanda ve Avrupa'nın bataklıklarında yetişen tormentil (Beşparmak otu) adlı küçük sarı çiçeğin, antibiyotiklere dirençli süper bakterilere karşı güçlü bir silah olabileceğini ortaya koydu. Tormentilin özellikle Acinetobacter baumannii gibi ölümcül bakterilere karşı umut vadettiği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyası bunu konuşuyor! Ölümcül bakteriye karşı sürpriz çözüm]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Southampton Üniversitesi'nin liderliğinde gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel araştırma, İrlanda ve Avrupa'nın geniş bataklıklarında yetişen tormentil bitkisinin, antibiyotiklere dirençli süper bakterilere karşı etkili olabileceğini gösterdi. Araştırmacılar, uzun yıllardır geleneksel tedavilerde kullanılan bu küçük sarı çiçeğin, özellikle hastane enfeksiyonlarının baş aktörlerinden biri olan ve her yıl on binlerce ölüme yol açan Acinetobacter baumannii bakterisinin büyümesini yavaşlattığını ve mevcut antibiyotiklerin etkinliğini artırabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu bulgunun antibiyotik direncinin giderek arttığı günümüzde, gelecekteki ilaç geliştirme çalışmaları açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><h3>Southampton Üniversitesi: Tormentil, kolistin direncine karşı umut oldu</h3><p>Southampton Üniversitesi'nden araştırmacılar, İrlanda'nın çeşitli bataklıklarından topladıkları 70 farklı bitki türünü antimikrobiyal özellikleri açısından inceledi. Bu tarama sırasında, tormentil bitkisinin özellikle Dünya Sağlık Örgütü'nün öncelikli patojenler arasında gösterdiği çoklu ilaç dirençli Acinetobacter baumannii bakterisine karşı belirgin bir etki gösterdiği tespit edildi. Bu bakteri, bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açarken, mevcut antibiyotiklerin çoğuna karşı direnç geliştirdiği için sağlık sistemleri açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Araştırma ekibi, tormentilin sadece bakterinin büyümesini engellemekle kalmadığını, aynı zamanda son çare olarak kullanılan kolistin adlı antibiyotiğin etkinliğini de artırabileceğine dair güçlü bulgular elde etti. Bu gelişme, mevcut tedavi seçeneklerinin hızla azaldığı bir dönemde, yeni alternatiflere duyulan ihtiyacın altını bir kez daha çizdi.</p><h3>Tormentil bileşenleri: Demir yoksunluğu ile bakterileri zayıflatıyor</h3><p>Araştırma kapsamında, tormentil bitkisinin antimikrobiyal etkisinin arkasındaki mekanizma da detaylı şekilde incelendi. Bilim insanları, bitkinin kök, yaprak ve çiçeklerinde yüksek oranda bulunan agrimoniin ve ellagik asit adlı iki bileşenin, bakterileri demirden mahrum bırakarak gelişimlerini engellediğini tespit etti. Demir, bakteriler için yaşamsal öneme sahip bir element olduğu için, bu yoksunluk mikroorganizmaların çoğalmasını ve hayatta kalmasını zorlaştırıyor. Araştırmanın kıdemli yazarı Ronan McCarthy, "Tormentilin sadece etkili olduğunu değil, bu etkinin neden ve nasıl ortaya çıktığını da belirledik" diyerek, laboratuvar ortamında yapılan testlerde demir geri verildiğinde etkinliğin ortadan kalktığını, bunun da mekanizmanın doğruluğunu kanıtladığını söyledi. Ayrıca, İrlanda'nın Wicklow, Kerry ve Tipperary bölgelerinden toplanan tormentil örneklerinin tamamında benzer antimikrobiyal etkiler gözlemlendi. Bu tutarlılık, bitkinin potansiyel bir ilaç hammaddesi olarak kullanılabilirliğini güçlendirdi.</p><h3>Geleneksel tıp ve modern bilim buluştu: Tormentil yüzyıllar sonra yeniden gündemde</h3><p>Tormentil, geçmişte İrlanda ve Avrupa'nın farklı bölgelerinde ağrı ve enfeksiyon tedavisinde yaygın şekilde kullanıldı. Bitkinin köklerinden yapılan karışımların diş ağrısı, mide problemleri ve çocuklarda kolik gibi rahatsızlıklara iyi geldiği, 19. yüzyıla kadar kayıtlara geçti. Ancak modern antibiyotiklerin keşfiyle birlikte, bu tür geleneksel bitkisel tedaviler zamanla göz ardı edildi. Trinity College Dublin'den proje eş lideri John J. Walsh, "Bu çalışma, doğanın sunduğu geleneksel bilgilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor" diyerek, bitkisel tedavilerin modern tıpta da değerli katkılar sunabileceğini belirtti. Bitkinin tarihsel kullanımı, laboratuvar bulgularıyla birleşince, tormentilin rastlantısal bir tercih olmadığını, gerçekten de belirli hastalıklara karşı etkili olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Tormentil araştırmalarında yeni dönem: Klinik çalışmalar için hazırlıklar başladı</h3><p>Bilim insanları, laboratuvar ortamında elde edilen sonuçların insan sağlığına doğrudan uygulanabilmesi için kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bitkisel bileşenlerin insan vücudunda etkili ve güvenli bir tedaviye dönüşmesi uzun ve titiz bir süreç gerektiriyor. Araştırmacılar, tormentilin antimikrobiyal kapasitesinin, özellikle mevcut antibiyotiklerin etkinliğini artırmak amacıyla yeni kombinasyon tedavilerinde değerlendirilebileceğini düşünüyor. Proje ekibi, elde edilen bulguların gelecekte hastane kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisinde önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, bataklık ekosistemlerinde yetişen bitkilerin kimyasal savunma mekanizmalarının, modern ilaç geliştirme süreçlerine ilham verebileceği ifade edildi. Tormentil, bu alanda öncü bir örnek olarak öne çıkıyor.</p><h3>İrlanda bataklıklarından çıkan umut: Tormentil süper bakterilere karşı yeni bir silah olabilir mi?</h3><p>Tormentil bitkisiyle ilgili yapılan bu araştırma, antibiyotik direncinin küresel bir sağlık krizine dönüştüğü günümüzde, doğadan ilham alan yeni tedavi seçeneklerinin önemini gözler önüne serdi. Bilim insanları, bitkinin sahip olduğu potansiyelin, gelecekte ilaç sektöründe devrim niteliğinde gelişmelere yol açabileceğini belirtti. Southampton Üniversitesi ve Trinity College Dublin'den uzmanlar, tormentil ile ilgili araştırmaların hız kesmeden devam edeceğini ve bu doğal kaynağın, süper bakterilere karşı mücadelede önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı. Sonuç olarak, yüzyıllardır bataklıklarda varlığını sürdüren bu küçük sarı çiçek, modern tıbbın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden birine karşı yeni bir umut ışığı sunuyor.</p><p>Sonuç olarak, tormentil bitkisinin antibiyotik direncine karşı gösterdiği bu etkileyici performans, hem geleneksel bilginin hem de modern bilimin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu. Araştırma ekibi, elde edilen bulguların klinik uygulamalara taşınması için çalışmalara devam ederken, tormentil ve benzeri bitkilerin gelecekte sağlık alanında kritik rol oynayabileceğine inanıyor. Doğanın sunduğu bu potansiyel, antibiyotik direnciyle mücadelede yeni yollar açabilir ve insanlığın elini güçlendirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/23/bilim-dunyasi-bunu-konusu-882_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>