<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283106</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankarada-diplomasi-trafigi-cumhurbaskani-erdogan-liderlerle-bir-araya-geldi-283106</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da diplomasi trafiği! Cumhurbaşkanı Erdoğan liderlerle bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Merz ile bir araya geldi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da diplomasi trafiği! Cumhurbaşkanı Erdoğan liderlerle bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarına devam ediyor.</p><p>Erdoğan, bu kapsamda Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921594.jpg"/><p>Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da eşlik etti.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MELONİ İLE BİR ARAYA GELDİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'yi kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarına devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41922309.jpg"/><p>Erdoğan, bu kapsamda İtalya Başbakanı Meloni ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Kabulde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan da eşlik etti.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MERZ İLE GÖRÜŞTÜ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüştü.</p><p>Erdoğan, bu kapsamda Almanya Başbakanı Merz ile basına kapalı görüşme yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41922748.jpg"/><p>Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/ankarada-diplomasi-trafig-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283105</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-genel-sekreteri-rutte-savunmaya-daha-fazla-harcama-ayiriyoruz-283105</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: Savunmaya daha fazla harcama ayırıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu. Rutte, "Rusya bu savaşı devam ettirdikçe biz de Ukrayna'yı desteklemeye devam edeceğiz. Savunmaya daha fazla harcama ayırıyoru" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: Savunmaya daha fazla harcama ayırıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu.</p><p>"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu.</p><p>Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.</p><p>Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.</p><p>Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.</p><p>Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti.</p><p>Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.</p><p>Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.</p><p>Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.</p><p>NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.</p><p>Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.</p><p>Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/nato-genel-sekreteri-rutt-177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283104</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-bu-aksam-irani-cok-sert-vuracagiz-283104</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump: Bu akşam İran'ı çok sert vuracağız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, "İran çok kötü davranıyor, anlaşmayı ihlal ediyor. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız. İran'ın askeri kuvvetleri yok oldu. İran'la anlaşma olur mu bilmiyorum" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump: Bu akşam İran'ı çok sert vuracağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basına değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Ankara Zirvesi'nden övgüyle bahseden Trump, havalimanından toplantı alanına kadar her şeyin kusursuz olduğunu söyledi.</p><p>Trump, "(Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) Güçlü ve iyi biri. Harika iş çıkardı. Her şey mükemmel geçti. Gerçekten çok verimli bir toplantı yaptık." dedi.</p><p>İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemileri hedef almasının ardından ABD'nin İran'daki hedeflere saldırı düzenlediğini hatırlatan Trump, "Dün gece onları çok sert vurduk. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız." ifadelerini kullandı.</p><p>İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına izin vermeyeceklerinin tekrar altını çizen Trump, Tahran'la yürütülen müzakerelerde temel gündem maddesinin ülkenin nükleer programı olduğunu belirtti.</p><p>Trump, "Çok basit, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/trump-bu-aksam-irani-cok--395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283103</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bitkilerin-yer-altinda-gizli-enerji-paylasimi-yaptigina-dair-guclu-kanit-bulundu-283103</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bitkilerin yer altında gizli enerji paylaşımı yaptığına dair güçlü kanıt bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da Chiba Üniversitesi ve Kobe Üniversitesi araştırmacıları, Gentiana squarrosa üzerinde yürüttükleri deneylerle, mikorhizal ağların bitkiler arasında karbon paylaşımında oynadığı rolü ilk kez bu kadar net biçimde ortaya koydu. Araştırma, orman ekosistemlerinin yer altındaki gizli enerji transferi mekanizmasına ışık tutuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bitkilerin yer altında gizli enerji paylaşımı yaptığına dair güçlü kanıt bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın önde gelen bilim kurumlarından Chiba Üniversitesi ve Kobe Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, bitkilerin yer altındaki mantar ağları aracılığıyla enerji paylaşımında bulunduğuna dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Gentiana squarrosa isimli küçük çiçekli bir bitki üzerinde yapılan deneyler, bu türün yalnızca fotosentezle değil, aynı zamanda mikorhizal mantar ağları üzerinden komşu bitkilerden de karbon alabildiğini gösterdi. Söz konusu keşif, bitkiler arası enerji transferinin düşündüğümüzden çok daha karmaşık ve yaygın olabileceğine işaret ediyor. Araştırma, bitkilerin yer altı mantar ağı sayesinde hayatta kalma stratejilerini nasıl çeşitlendirdiğini ve ekosistem içindeki enerji akışının bilinenden daha dinamik olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Gentiana squarrosa'da karbon paylaşımı: Bilim insanlarından güçlü kanıt</h3><p>Çalışmanın merkezinde, gentiyan ailesinin bir üyesi olan Gentiana squarrosa yer aldı. Araştırmacılar, bu bitkinin hem güneş ışığından yararlandığını hem de toprak altında bulunan mikorhizal mantar ağı üzerinden karbon transferi gerçekleştirdiğini belirledi. Söz konusu mantar ağı, 'ağaçlar arası ağ' olarak bilinen ve orman, mera ile sulak alanların altında yaygın biçimde bulunan mikorhizal ağlardan oluşuyor. Bu ağlar, farklı bitki türlerinin köklerini birbirine bağlayarak, karbon ve besin maddelerinin paylaşımını mümkün kılıyor. Özellikle mykoheterotrofizm adı verilen bir stratejiyle, bazı bitkiler karbon ihtiyaçlarını tamamen ya da kısmen bu mantar ortaklarına dayandırabiliyor. Gentiana squarrosa'nın ise kısmen mykoheterotrofik olduğu, yani hem fotosentezle hem de mantar simbiyozuyla karbon sağladığı tespit edildi. Bu durum, orman zemininde gölgede kalan ve güneş ışığına sınırlı erişimi olan bitkiler için hayatta kalma şansını artırıyor.</p><h3>Chiba Üniversitesi ekibinden deneysel yöntem: Karbon transferi nasıl izlendi?</h3><p>Araştırmacılar, karbon transferini tespit etmek için yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Gentiana squarrosa fideleri, C3 ve C4 olarak bilinen farklı türde arkadaş bitkilerle birlikte, özel olarak tasarlanmış U şeklinde saksı sistemlerinde yetiştirildi. Bitkilerin kökleri arasında ince bir naylon ağ kullanılarak doğrudan fiziksel temas engellendi, ancak mantar miselyumlarının serbestçe hareket etmesi sağlandı. Böylece, karbon değişimi için tek yolun mikorhizal ağ olduğu garanti altına alındı. C4 bitkilerinin doğal olarak daha fazla karbon-13 izotopu taşıması, araştırmacıların karbonun hareketini izlemelerine olanak tanıdı. Sonuçlar, Gentiana squarrosa'nın C4 arkadaş bitkisiyle birlikte yetiştirildiğinde, karbon-13 seviyesinin belirgin biçimde yükseldiğini gösterdi. Bu bulgu, karbonun mantar ağı üzerinden transfer edildiğini net biçimde ortaya koydu. Ayrıca, elde edilen karbonun bitki büyümesine katkı sağladığı da tespit edildi.</p><h3>Kobe Üniversitesi'nden yer altı enerji ekonomisine dair yeni bakış</h3><p>Çalışmanın bir diğer önemli sonucu, mikorhizal ağların yalnızca besin taşıyan bir sistem olmanın ötesinde, bitkiler arasında adeta bir 'enerji dağıtım ağı' gibi işlev gördüğünü göstermesi oldu. Araştırmanın başyazarı Masashide Yamato, geliştirilen U şeklindeki saksı sisteminin benzer karbon transferlerinin diğer bitki türlerinde de test edilmesine olanak sağlayacağını vurguladı. Eğer bu tür transferler farklı bitkilerde de doğrulanırsa, hifal ağların yalnızca besin emilimiyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda karbon bileşenlerinin hareketine de aracılık ettiği anlaşılmış olacak. Bu bakış açısı, mikorhizal ağların ekosistemlerdeki rolünü yeniden tanımlayabilir. Araştırmacılar, yer altı bitki yaşamının, bugüne dek düşünüldüğünden çok daha bağlantılı ve karmaşık bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor. Özellikle enerji paylaşımı, ekosistemin dayanıklılığı ve bitki çeşitliliği açısından kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.</p><h3>Mykoheterotrofizm ve mikorhizal ağlar: Ekosistem biliminde yeni bir dönem</h3><p>Bu araştırma, mykoheterotrofizm kavramının ve mikorhizal ağların ekosistemdeki önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle arbusküler mikorhizal mantarların, karbon transferinde oynadığı rolün bugüne dek gözden kaçtığına dikkat çekildi. Standart testlerde izotop imzalarının benzerliği nedeniyle tespit edilmesi zor olan bu transferler, yeni deneysel yöntemlerle artık daha kolay izlenebiliyor. Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların yalnızca Gentiana squarrosa ile sınırlı kalmayacağını, farklı bitki türlerinde de benzer enerji paylaşımı mekanizmalarının ortaya çıkabileceğini düşünüyor. Bu durum, ormanların ve diğer doğal alanların yer altı ekolojisinin, yüzeyde görünenin ötesinde bir karmaşıklık içerdiğini gösteriyor. Gelecekte yapılacak çalışmalar, mikorhizal ağların ekosistem sağlığı, bitki çeşitliliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede nasıl bir rol üstlenebileceğini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyabilir.</p><p>Sonuç olarak, Chiba Üniversitesi ve Kobe Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü bu araştırma, bitkiler arası enerji paylaşımının yer altındaki mantar ağları sayesinde gerçekleştiğine dair en güçlü kanıtlardan birini sundu. Gentiana squarrosa üzerinde yapılan deneyler, mikorhizal ağların yalnızca besin taşıyan bir kanal olmadığını, aynı zamanda ekosistemin enerji dengesini sağlayan kritik bir unsur olduğunu ortaya çıkardı. Bu bulgular, ekosistem biliminde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. Bilim insanları, gelecekte daha fazla bitki türünde benzer mekanizmaların araştırılması gerektiğini belirterek, yer altı enerji ekonomisinin sırlarının çözülmesinin ekolojik denge ve sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/bitkilerin-yer-altinda-gi-913_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283102</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlar-acikladi-su-icme-aliskanliklariniz-susuz-kalmaniza-neden-olabilir-283102</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! Su içme alışkanlıklarınız susuz kalmanıza neden olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde yapılan araştırmalar, yanlış su tüketimi alışkanlıklarının toplum sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, su tüketimi konusunda yapılan 7 temel hataya dikkat çekerek, bu alışkanlıkların enerji kaybından konsantrasyon bozukluğuna kadar birçok soruna yol açabileceğini vurguluyor. Su tüketimi ve doğru hidrasyonun önemi her geçen gün artıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! Su içme alışkanlıklarınız susuz kalmanıza neden olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de sağlık uzmanları, su tüketimi konusunda yapılan yaygın hataların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte, susuzluğun önlenmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı dengesinin korunması için doğru alışkanlıkların önem kazandığı belirtiliyor. Araştırmalar, birçok kişinin günlük yaşamında farkında olmadan yaptığı yedi temel su tüketimi hatasının, enerji düşüklüğünden odaklanma problemlerine kadar pek çok olumsuz etkiyi beraberinde getirdiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu hatalardan kaçınmanın ve su tüketimini bilinçli şekilde artırmanın, genel sağlığın korunmasında kritik bir rol oynadığını vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Susuzluk hissi geç bir belirti, düzenli su önemli'</h3><p>Sağlık otoriteleri, su tüketimi konusunda yapılan en sık hatalardan birinin, yalnızca susama hissine güvenmek olduğunu belirtiyor. Susuzluk, vücudun sıvı ihtiyacının geç bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Özellikle yaşlı bireylerde susuzluk hissi zamanla azalabiliyor ve bu durum, hafif dehidrasyonun fark edilmeden ilerlemesine yol açabiliyor. Uzmanlar, susuzluk hissi oluşmadan önce su içilmesini öneriyor ve gün boyunca yanınızda su şişesi bulundurmanın bu alışkanlığın kazanılmasında etkili olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, sabahları ilk iş olarak su içmemek de sık rastlanan bir hata olarak öne çıkıyor. Uyku sırasında kaybedilen sıvı nedeniyle vücut doğal olarak susuz uyanıyor ve güne bir bardak su ile başlamak, hem enerji seviyesini artırıyor hem de zihinsel berraklığı destekliyor.</p><h3>Elektrolit dengesi ve aşırı su alımına dikkat çekildi</h3><p>Su tüketimi ile ilgili bir diğer önemli hata ise, kısa sürede çok fazla su içmek ve elektrolit dengesini göz ardı etmek. Vücut, bir anda alınan fazla suyun tamamını ememiyor ve bu durum, sıvının hızla dışarı atılmasına neden oluyor. Nadiren de olsa, aşırı su tüketimi kandaki sodyum seviyesini tehlikeli şekilde düşürebiliyor ve hiponatremi olarak bilinen ciddi bir tabloya yol açabiliyor. Uzmanlar, sıvı alımının gün içine dengeli şekilde yayılmasını ve özellikle uzun süreli egzersizlerde ya da aşırı terlemede elektrolitlerin mutlaka takviye edilmesini öneriyor. Sodyum, potasyum ve magnezyum gibi minerallerin eksikliği, kas kramplarından kalp ritmi bozukluklarına kadar çeşitli sorunlara sebep olabiliyor. Bu nedenle, özellikle sıcak havalarda veya yoğun fiziksel aktivite sırasında, su tüketimi kadar elektrolit desteğinin de ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Kafeinli içecekler ve su içeriği yüksek gıdalar konusunda uyarı</h3><p>Kafeinli içeceklerin su tüketiminin yerini tutmadığına dikkat çeken uzmanlar, kahve, çay ve enerji içeceklerinin günlük sıvı ihtiyacına katkı sağlasa da ana su kaynağı olarak kullanılmasının yanlış olduğunu belirtiyor. Orta düzeyde kafein alımının idrar çıkışını önemli ölçüde artırmadığı ifade edilse de, yüksek dozlarda kafein sıvı kaybını tetikleyebiliyor. Ayrıca, bu tür içeceklerin çoğu, fazla şeker ve katkı maddesi içerdiğinden dolayı sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Sağlık profesyonelleri, kafeinli içeceklerin yanında mutlaka su içilmesini ve suyun ana sıvı kaynağı olarak tercih edilmesini tavsiye ediyor. Bunun yanı sıra, su içeriği yüksek meyve ve sebzelerin günlük beslenmede yer almasının da susuzlukla mücadelede etkili olduğu belirtiliyor. Salatalık, karpuz, çilek, marul ve portakal gibi gıdalar, hem sıvı ihtiyacını karşılıyor hem de vücudun mineral dengesine katkı sağlıyor.</p><h3>Herkesin su ihtiyacı farklı: Kişisel faktörler belirleyici</h3><p>Uzmanlar, su tüketimi konusunda tek tip bir yaklaşımın yanlış olduğunu ve herkesin sıvı ihtiyacının farklılık gösterdiğini vurguluyor. Vücut ağırlığı, yaş, genel sağlık durumu, iklim ve fiziksel aktivite düzeyi gibi faktörler, günlük su ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Kadınlar için günde yaklaşık 2.7 litre, erkekler için ise 3.7 litre su tüketimi öneriliyor. Ancak bu miktarların, kişinin yaşam tarzına ve çevresel koşullara göre değişebileceği belirtiliyor. Susuz kalıp kalmadığınızı anlamanın en pratik yolunun idrar rengini kontrol etmek olduğu ifade ediliyor. Açık sarı idrar genellikle yeterli sıvı alımını gösterirken, koyu renkli idrar daha fazla suya ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyor. Bu nedenle, bireylerin kendi vücutlarını dinlemeleri ve sıvı alımlarını buna göre ayarlamaları gerektiği belirtiliyor.</p><h3>Su tüketimi alışkanlıkları küçük değişikliklerle gelişiyor</h3><p>Sağlık uzmanları, su tüketimini artırmak ve susuzluk riskini azaltmak için günlük yaşantıda küçük ama etkili değişiklikler yapılabileceğini söylüyor. Yeniden kullanılabilir bir su şişesi taşımak, su içmeyi hatırlatıcılar kurmak ve su tüketimini öğünlerle ilişkilendirmek, bu alışkanlığın kazanılmasına yardımcı oluyor. Düz suyu sevmeyenler için, suyun içine limon veya taze meyve dilimleri eklemek öneriliyor. Ayrıca, egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında ekstra su tüketmek, hastalık dönemlerinde ise sıvı alımını artırmak önemli adımlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, su tüketiminde tutarlılığın ve düzenli aralıklarla su içmenin, gün sonunda birden fazla bardak su içmekten daha etkili olduğunu belirtiyor. Sonuç olarak, doğru su tüketimi alışkanlıkları ile hem fiziksel hem de zihinsel performansın artacağı, sağlığın korunacağı vurgulanıyor.</p><p>Su tüketimi, toplum sağlığı açısından temel bir unsur olarak öne çıkıyor. Bilinçli ve dengeli su tüketimi, yalnızca susuzluk hissini gidermekle kalmıyor; aynı zamanda vücudun tüm sistemlerinin düzenli çalışmasını ve yaşam kalitesinin yükselmesini sağlıyor. Uzmanlar, herkesin kendi ihtiyaçlarına uygun su tüketimi alışkanlıkları geliştirmesini ve bu konuda farkındalığın artırılmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/uzmanlar-acikladi-su-icme-826_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283101</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/fazla-d-vitamini-zararli-olabilir-iste-dikkat-edilmesi-gereken-belirtiler-283101</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fazla D vitamini zararlı olabilir! İşte dikkat edilmesi gereken belirtiler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[D vitamini takviyelerinin kontrolsüz kullanımı, özellikle yüksek dozlarda alındığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, D vitamini fazlalığının böbrek yetmezliğinden zihinsel bozukluklara kadar geniş bir yelpazede risk oluşturduğunu vurguluyor. Takviye kullanmadan önce mutlaka sağlık profesyonellerine danışılması gerektiği bildiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fazla D vitamini zararlı olabilir! İşte dikkat edilmesi gereken belirtiler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D vitamini takviyelerinin kontrolsüz ve yüksek dozda kullanılması, vücutta bir dizi ciddi sağlık sorununu tetikleyebiliyor. Son yıllarda özellikle pandemi sonrası dönemde D vitamini kullanım oranı artarken, uzmanlar aşırı alımın böbrek yetmezliği, hiperkalsemi ve zihinsel durum bozuklukları gibi ağır sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. D vitamini fazlalığı, genellikle bilinçsizce ve uzun süreli takviye kullanımıyla ortaya çıkıyor ve çoğu zaman ilk belirtiler göz ardı edilebiliyor.</p><h3>Uzmanlar: 'D vitamini kan seviyesi 150 ng/mL'yi aşınca risk artıyor'</h3><p>Sağlık profesyonelleri, D vitamini fazlalığının en güvenilir göstergesinin kan testleriyle saptanabildiğini belirtiyor. Kan D vitamini seviyesinin 100 ng/mL'nin üzerine çıkması yüksek olarak kabul edilirken, 150 ng/mL'nin üzerindeki değerlerin ise ciddi toksisite riski taşıdığı vurgulanıyor. Optimal kan D vitamini seviyesi ise genellikle 30-60 ng/mL aralığında tutulmalı. D vitamini toksisitesi nadir görülse de, çoğunlukla yanlış dozda takviye kullanımı ve reçete hatalarından kaynaklanıyor. Özellikle D vitamini eksikliği nedeniyle yüksek doz reçete edilen hastalarda, kan seviyeleri 150 ile 1.220 ng/mL'ye kadar yükselebiliyor. Araştırmalar, düşük D vitamini seviyesini hızla yükseltme çabalarının aşırıya kaçtığında toksisiteye neden olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, yüksek doz takviye gereksiniminin ancak doktor gözetiminde ve düzenli kan testiyle belirlenmesi gerektiğini, aksi halde ciddi sağlık sorunlarının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor.</p><h3>D vitamini fazlalığı böbrek sağlığını tehdit ediyor</h3><p>D vitamini fazlalığı, vücudun kalsiyum emilimini artırarak hiperkalsemiye yani kan kalsiyum seviyesinin tehlikeli düzeye çıkmasına yol açabiliyor. Normalde 8.4-10.2 mg/dL arasında olması gereken kan kalsiyumunun 10.5 mg/dL'yi aşması, hiperkalsemi olarak tanımlanıyor. D vitamini toksisitesine bağlı hiperkalseminin en sık görülen belirtileri arasında bulantı, kusma, kas zayıflığı, iştah kaybı, dehidrasyon, sık idrara çıkma ve böbrek taşları yer alıyor. Özellikle günlük 10.000 IU'nun üzerinde D vitamini alanlarda bu riskler daha da belirginleşiyor. Böbrekler, aşırı kalsiyumu atmaya çalışırken zarar görebiliyor; bu da böbrek fonksiyonlarının azalmasına, hatta böbrek yetmezliği ve taş oluşumuna yol açabiliyor. Böbrek hastalığı öyküsü olan bireylerin D vitamini takviyesi konusunda son derece dikkatli olması ve doz belirlemesini mutlaka bir uzmana bırakması gerekiyor. Ayrıca, D vitamini fazlalığına bağlı böbrek hasarı gelişen vakalarda, erken müdahale ile böbreklerin daha fazla zarar görmesi engellenebiliyor.</p><h3>Gastrointestinal ve nöropsikiyatrik belirtiler göz ardı edilmemeli</h3><p>Aşırı D vitamini alımının ilk işaretleri arasında sindirim sistemiyle ilgili rahatsızlıklar öne çıkıyor. Hiperkalsemiye bağlı olarak bulantı, kusma, kabızlık ve iştah kaybı gibi gastrointestinal semptomlar sıkça görülüyor. Bunun yanı sıra, D vitamini fazlalığı zihinsel durumu da olumsuz etkileyebiliyor. Kafa karışıklığı, ilgisizlik, depresyon, sinirlilik, halüsinasyonlar ve ağır vakalarda psikoz ile stupor gibi nöropsikiyatrik bulgular ortaya çıkabiliyor. Bu tür semptomlar, çoğu zaman başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabiliyor ve D vitamini toksisitesi gözden kaçabiliyor. Uzmanlar, özellikle ani gelişen zihinsel değişiklikler ve sindirim sistemi sorunları yaşayan kişilerin, kullandıkları takviyeleri gözden geçirmesi ve bir sağlık profesyoneline başvurması gerektiğini belirtiyor. D vitamini fazlalığı, erken dönemde fark edilmezse kalıcı hasarlara yol açabiliyor.</p><h3>D vitamini takviyesi almadan önce doz ve kaynaklara dikkat</h3><p>Sağlıklı bireyler için önerilen günlük D vitamini alımı, 1-70 yaş arası için 600 IU (15 mcg), 70 yaş üzeri için ise 800 IU (20 mcg) olarak belirleniyor. Bu miktar, hem besinlerle hem de takviyelerle alınan toplam D vitamini miktarını kapsıyor. Doğal olarak D vitamini içeren gıdalar arasında yağlı balıklar, sığır karaciğeri, yumurta sarısı ve ultraviyole ışıkla işlenmiş mantarlar yer alıyor. Ayrıca süt ve kahvaltılık tahıllar gibi birçok gıda, D vitamini ile zenginleştiriliyor. Uzmanlar, takviye kullanmadan önce bireylerin mutlaka kan seviyelerini ölçtürmesi ve hangi dozda D vitamini alacaklarını bir sağlık profesyoneliyle birlikte belirlemesi gerektiğini vurguluyor. D vitamini seviyesinin ölçümü için genellikle 25-hidroksivitamin D testi kullanılıyor. Bu test, vücudun hem kendi ürettiği hem de dışarıdan alınan D vitamini miktarını en doğru şekilde yansıtıyor. Test işlemi basit ve kısa sürede tamamlanıyor.</p><h3>D vitamini takviyelerinde yan etkilere karşı uyarı</h3><p>D vitamini açısından zengin gıdaların tüketimi genellikle güvenli kabul edilse de, yüksek doz takviyeler bazı yan etkilere yol açabiliyor. İştah kaybı, kilo kaybı, bulantı, kusma ve kabızlık, D vitamini fazlalığının en sık rastlanan belirtileri arasında bulunuyor. Özellikle alışılmadık semptomlar ortaya çıktığında, bireylerin vakit kaybetmeden bir sağlık profesyoneline başvurması öneriliyor. D vitamini toksisitesinin nadir görülmesi, bu riskin göz ardı edilmesini gerektirmiyor. D vitamini, vücut için hayati öneme sahip olsa da, her takviyede olduğu gibi doz aşımı ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Sağlık otoriteleri, toplumda farkındalığın artması ve takviye kullanımı konusunda bilinçli hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, D vitamini takviyelerinin bilinçsiz ve yüksek dozda kullanımı, böbrek yetmezliği, hiperkalsemi, sindirim sistemi ve zihinsel sağlık sorunları gibi ciddi riskler barındırıyor. D vitamini eksikliği yaşayan bireylerin, takviye dozunu belirlemeden önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışması ve düzenli aralıklarla kan değerlerini kontrol ettirmesi gerekiyor. Doğal beslenme ve güneş ışığından yararlanmak, gereksiz takviye kullanımının önüne geçmek için en sağlıklı yol olarak öne çıkıyor. Toplum sağlığını korumak adına, D vitamini takviyelerinin ancak tıbbi gereklilik halinde ve uzman gözetiminde kullanılması tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/fazla-d-vitamini-zararli--661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283100</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yuksek-tansiyonu-olanlar-icin-cay-ve-bitter-cikolata-umut-vadediyor-283100</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüksek tansiyonu olanlar için çay ve bitter çikolata umut vadediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Surrey Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırmada, çay ve çikolata tüketiminin kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceği ortaya kondu. 5.205 katılımcı üzerinde yapılan analizde flavan-3-ol içeren gıdaların, özellikle yüksek tansiyon sorunu yaşayanlarda dikkat çekici bir etki yarattığı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüksek tansiyonu olanlar için çay ve bitter çikolata umut vadediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Surrey Üniversitesi'nden Prof. Christian Heiss liderliğinde yürütülen ve European Journal of Preventive Cardiology dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, çay ve çikolata gibi flavan-3-ol açısından zengin gıdaların kan basıncını düşürmedeki rolünü gözler önüne serdi. Araştırmada, 145 farklı rastgele kontrollü denemeden elde edilen veriler incelendi ve toplamda 5.205 kişinin sağlık sonuçları değerlendirildi. Sonuçlar, flavan-3-ol içeren çay ve çikolata tüketiminin, özellikle yüksek tansiyonu olan kişilerde, kan basıncı üzerinde ilaçlara yakın düzeyde olumlu bir etki sağladığını gösterdi.</p><h3>Prof. Heiss: "Flavan-3-ol içeren gıdalar tansiyon üzerinde etkili"</h3><p>Çalışmanın başyazarı Prof. Christian Heiss, flavan-3-ol maddesinin sadece çay ve çikolatada değil, üzüm ve elma gibi çeşitli meyvelerde de bulunduğuna dikkat çekti. Heiss, yüksek tansiyonu olan bireylerde gözlemlenen kan basıncı düşüşünün, bazı ilaçlarla elde edilen sonuçlara benzer olduğunu vurguladı. Buna karşılık, düşük tansiyona sahip kişilerde ise bu etkinin çok daha sınırlı kaldığı belirtildi. Katılımcıların günde yaklaşık 500 ila 600 miligram flavan-3-ol tükettiği, bunun da 2-3 fincan çay, bir-iki porsiyon bitter çikolata veya 2-3 yemek kaşığı kakao tozu ile sağlanabileceği açıklandı. Heiss, bu gıdaların daha küçük porsiyonlarının üzüm, armut ve böğürtlen gibi meyvelerle birlikte de tüketilebileceğini ifade etti.</p><h3>Uzmanlardan uyarı: Çay ve çikolata tek başına yeterli değil</h3><p>Keck Medicine of USC'den diyetisyen Kevin Park ise, kan basıncını yönetmek için yalnızca çay ve çikolataya güvenmenin yeterli olmayacağını dile getirdi. Park, dengeli bir beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin esas olduğunu, ancak flavan-3-ol bakımından zengin gıdaların ek fayda sağlayabileceğini söyledi. Ayrıca, araştırmada test edilen gıdaların tek dozlarda incelendiğini ve bu nedenle net bir doz-tepki ilişkisi kurmanın zor olduğunu belirtti. Park, bazı deneylerin çay şirketlerinden finansman almasının sonuçlar üzerinde önyargı yaratabileceğine de dikkat çekti. Uzmanlar, çay ve çikolatanın kan basıncına olumlu etkilerinin dört ila sekiz haftalık düzenli tüketimle görülebileceğini, ancak kişisel sağlık durumuna göre mutlaka doktora danışılması gerektiğini hatırlatıyor.</p><p>Flavan-3-ol içeren gıdaların kan basıncı üzerindeki olumlu etkileri bilimsel olarak desteklenirken, uzmanlar bu tür besinlerin tek başına mucizevi bir çözüm sunmadığını vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı ile birlikte, çay ve çikolata gibi flavan-3-ol kaynaklarının dengeli tüketimi, yüksek tansiyonun kontrolünde destekleyici bir rol oynayabilir. Ancak, her bireyin sağlık geçmişi ve ihtiyaçları farklı olduğundan, herhangi bir diyete başlamadan önce mutlaka bir uzmana danışılması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/yuksek-tansiyonu-olanlar--504_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283099</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/enerji-icin-muz-mu-mango-mu-beslenme-uzmanlarindan-onemli-uyari-283099</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enerji için muz mu, mango mu? Beslenme uzmanlarından önemli uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Muz ve mango, enerji ihtiyacını karşılamak isteyenler için sıkça tercih edilen meyveler arasında yer alıyor. Uzmanlar, özellikle potasyum ve vitamin değerleriyle öne çıkan bu iki meyvenin doğru tüketimi konusunda önemli tavsiyelerde bulunuyor. Muz ve mango seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar ve sağlıklı tüketim yolları haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enerji için muz mu, mango mu? Beslenme uzmanlarından önemli uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muz ve mango, enerji ihtiyacını karşılamak isteyenler için en popüler meyveler arasında öne çıkıyor. Her iki meyve de içerdikleri hızlı etkili karbonhidratlar sayesinde vücuda kısa sürede enerji sağlıyor. Ancak uzmanlar, muzun potasyum bakımından daha zengin olması nedeniyle bu alanda bir adım öne geçtiğine dikkat çekiyor. Muz, kolay sindirilebilme özelliğiyle özellikle egzersiz öncesi veya sonrası tercih edilen bir atıştırmalık olarak biliniyor. Mango ise yüksek C vitamini içeriğiyle bağışıklık sistemine destek sağlıyor. İstanbul'daki beslenme uzmanları, muz ve mango tüketiminin enerji artışı için etkili olduğunu belirtirken, bu meyvelerin proteinle birlikte tüketilmesinin daha sürdürülebilir bir enerji sağladığını vurguluyor.</p><h3>Beslenme uzmanları: 'Muzun potasyum avantajı enerjiye yansıyor'</h3><p>Beslenme uzmanları, muzun potasyum oranı açısından diğer meyvelere kıyasla öne çıktığını ve bu özelliğin kas fonksiyonu ile sıvı dengesine katkı sağladığını belirtiyor. Mango da önemli bir potasyum kaynağı olmasına rağmen, muzun bu alandaki üstünlüğü dikkat çekiyor. Her iki meyve de doğal şeker, lif, A ve C vitaminleri ile antioksidanlar barındırıyor. Uzmanlar, enerji artışı için meyve tüketiminin yanı sıra protein içeren besinlerle birlikte tüketimin, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor. Yunan yoğurdu, düşük yağlı peynir, fındık ezmesi veya kuruyemiş gibi protein kaynakları, muz veya mango ile birlikte tüketildiğinde daha uzun süreli tokluk ve enerji sağlıyor.</p><h3>Muz ve mango tüketiminde porsiyon ve şeker uyarısı</h3><p>Uzmanlar, muz ve mango gibi enerji veren meyvelerin tüketiminde porsiyon kontrolünün önemine işaret ediyor. Her iki meyve de doğal şeker içerdiği için özellikle diyabeti olan kişilerin olgunluk düzeyine dikkat ederek tüketmesi öneriliyor. Olgunlaşmamış veya tam olgun bir muz, daha düşük şeker içeriğiyle tercih edilebilirken, aşırı olgun muzların şeker oranı daha yüksek olabiliyor. Mango konusunda ise taze meyve tercih edilmesi, konserve ürünlerdeki ilave şekerden uzak durulması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, gün boyunca düzenli aralıklarla beslenmenin ve su tüketiminin de enerji seviyesini korumada etkili olduğunu dile getiriyor. Enerji içecekleri veya şekerli içecekler yerine su, şekersiz çay veya doğal aromalı sular öneriliyor. Ayrıca, kahvaltının atlanmaması ve öğünlerin üç-dört saat aralıklarla düzenlenmesi, gün boyu enerjik kalmanın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, muz ve mango enerji ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynuyor. Ancak her iki meyvenin de porsiyonuna ve tüketim şekline dikkat edilmesi, olası şeker dengesizliklerinin önüne geçiyor. Proteinle birlikte tüketilen muz veya mango, daha sürdürülebilir ve dengeli bir enerji kaynağı sunuyor. Uzmanlar, enerji eksikliği yaşayan kişilerin beslenme düzenlerini gözden geçirmelerini ve gerekirse bir sağlık profesyoneline danışmalarını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/enerji-icin-muz-mu-mango--449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283098</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-cagri-duzenli-uyku-biyolojik-yaslanmayi-yavaslatiyor-283098</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından çağrı! Düzenli uyku, biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve yarım milyon kişinin verilerinin incelendiği yeni araştırma, uyku süresinin organların biyolojik yaşlanma hızını doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 6 saatin altında ya da 8 saatin üzerinde uyuyan kişilerde 17 farklı organ sisteminde yaşlanma süreci hızlanıyor. Araştırma, uyku alışkanlıklarının sağlık üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından çağrı! Düzenli uyku, biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi'nden bilim insanları, yarım milyon kişinin uyku alışkanlıklarını inceleyerek organların biyolojik yaşlanma hızını etkileyen kritik bir eşiği tespit etti. Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, 6 saatin altında ya da 8 saatin üzerinde uyuyan bireylerin organlarının, ideal aralıkta uyuyanlara göre çok daha hızlı yaşlandığı ortaya çıktı. Uzmanlar, karaciğerden beyne, kalpten cilde kadar 17 farklı organ sisteminin bu durumdan etkilendiğini belirledi. Çalışma, uyku süresinin sadece yorgunlukla değil, doğrudan organ yaşlanması ve kronik hastalık riskiyle bağlantılı olduğunu gösterdi.</p><h3>Columbia Üniversitesi: Organ yaşlanmasında uyku süresi belirleyici</h3><p>Columbia Üniversitesi araştırma ekibi, UK Biobank veri tabanından elde edilen 500.000 kişinin uyku alışkanlıklarını detaylı biçimde analiz etti. Araştırmacılar, katılımcıların uyku sürelerini ve bu sürenin organ yaşlanmasına etkisini, tıbbi görüntüleme, kan molekülleri ve protein analizleriyle değerlendirdi. Elde edilen sonuçlara göre, 6 saatten az ya da 8 saatten fazla uyuyanların biyolojik yaşları, gerçek yaşlarından daha yüksek çıkıyor. Özellikle 6,4 ile 7,8 saat arası uyuyan kişilerin organlarında en yavaş yaşlanma gözlendi. Bu aralığın dışına çıkanlarda ise, beyin, kalp, karaciğer, akciğer, bağışıklık sistemi ve cilt gibi temel organlarda hızlı yaşlanma sinyalleri tespit edildi. Araştırma, organ yaşlanmasının yalnızca genetik ya da çevresel faktörlerle değil, günlük uyku alışkanlıklarıyla da yakından ilişkili olduğunu vurguladı.</p><h3>Nature araştırması: Uyku süresinin iki ucu risk taşıyor</h3><p>Nature dergisinde yayımlanan çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, uyku süresi ile organ yaşlanması arasındaki ilişkinin bir U eğrisiyle gösterilmesi oldu. Yani, hem çok kısa hem de çok uzun uyku süreleri, organlarda hızlandırılmış yaşlanmaya yol açıyor. Bilim insanları, 6 saat 30 dakika ile 8 saat arasının optimal uyku süresi olduğunu, bu aralığın dışına çıkanlarda ise biyolojik yaşlanmanın hızlandığını belirledi. Özellikle beyin, yağ dokusu ve pankreas üzerinde yapılan detaylı analizler, uyku süresinin bu organlar üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koydu. Araştırmacılar, biyolojik saatlerin yalnızca laboratuvar ortamında kalmadığını, gerçek yaşamda diyabet, kalp hastalıkları ve depresyon gibi kronik rahatsızlıkların riskini artırdığını ifade etti. Bu bulgular, uyku alışkanlığının sağlık üzerindeki etkisinin sanılandan çok daha geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor.</p><h3>Karen Lincoln: 'Az ya da çok uyku, organ yaşlanmasını tetikliyor'</h3><p>UC Irvine Üniversitesi'nden çevresel sağlık profesörü Karen Lincoln, araştırmanın önemini vurgularken, uyku süresinin organ yaşlanması üzerindeki rolüne dikkat çekti. Lincoln, az uyumanın vücudu hücresel onarım ve beyin temizliği gibi kritik süreçlerden mahrum bıraktığını, fazla uykunun ise genellikle altta yatan başka sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirtti. Araştırma, uyku süresinin yalnızca bir alışkanlık olmadığını, doğrudan organların biyolojik yaşını etkilediğini ortaya koydu. Ayrıca, optimal uyku süresinin dışında kalan bireylerde diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve depresyon gibi kronik rahatsızlıkların görülme riskinin arttığına dikkat çekildi. Lincoln, bu verilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam için düzenli uyku alışkanlığının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Biyolojik saatler: Organ yaşlanmasında yeni dönem</h3><p>Çalışmada, "biyolojik yaşlanma saatleri" adı verilen istatistiksel araçlar kullanıldı. Araştırmacılar, katılımcıların beyan ettiği uyku süreleriyle birlikte, kan, protein ve tıbbi görüntüleme verilerini bir araya getirerek, 17 farklı organ sisteminin yaşlanma hızını ölçtü. Bu yöntem, önceki çalışmalardan farklı olarak, organ bazında detaylı sonuçlar sunuyor. Araştırmacılar, uyku süresinin yalnızca hissedilen yorgunlukla değil, organların biyolojik yaşlanmasıyla da doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi. Elde edilen bulgular, optimal uyku süresinin dışına çıkıldığında, laboratuvar verilerinin ötesinde, klinik olarak da belirgin hastalık risklerinin arttığını ortaya koydu. Bu kapsamlı analiz, uyku alışkanlığının sağlık üzerindeki etkisini bilimsel olarak belgeleyen en geniş çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>Uyku verilerinde öz bildirimin sınırlamaları ve pratik öneriler</h3><p>Araştırma, büyük ölçekli olmasına rağmen, uyku verilerinin katılımcıların kendi beyanlarına dayandığını not ediyor. Yani, bir kişinin yedi saat uyuduğunu belirtmesi, gerçek uyku süresinin farklı olabileceği anlamına geliyor. Gece boyunca yaşanan kısa uyanmalar ya da uyku kalitesindeki değişimler, toplam uyku süresini etkileyebiliyor. Ancak araştırmacılar, bu sınırlamaya rağmen, her gece yedi saat civarında düzenli uyumanın, geçici uzun uykulardan çok daha koruyucu olduğunu vurguluyor. Çalışmanın bir sonraki aşamasında, optimal uyku aralığının yaş, cinsiyet veya genetik faktörlere göre değişip değişmediği de incelenecek. Bilim insanları, uyku alışkanlığının sağlık üzerindeki etkisinin kişisel farklılıklar gösterebileceğini, ancak genel olarak düzenli ve yeterli uykunun biyolojik yaşlanmayı yavaşlattığını belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Columbia Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu kapsamlı araştırma, uyku süresinin sağlık üzerindeki etkisini bilimsel verilerle ortaya koydu. 6 saatten az ya da 8 saatten fazla uyuyanların, organ yaşlanmasında hızlanma riskiyle karşı karşıya olduğu tespit edildi. Uzmanlar, düzenli ve optimal sürede uyumanın, hem biyolojik yaşlanmayı yavaşlattığını hem de kronik hastalık riskini azalttığını vurguluyor. Bu bulgular, sağlıklı bir yaşam için uyku alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/bilim-insanlarindan-cagri-560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283097</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dus-yuruyus-ve-bulasik-yikamak-neden-yeni-fikirleri-tetikliyor-283097</link>
      <pubDate>2026-07-08T16:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Duş, yürüyüş ve bulaşık yıkamak neden yeni fikirleri tetikliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[New York merkezli nöropsikolog Sanam Hafeez, duşta veya yürüyüşte akla gelen ani fikirlerin tesadüf olmadığını belirtti. Hafeez'e göre, beynin varsayılan mod ağı bu anlarda aktifleşiyor ve yaratıcı düşünceyi tetikliyor. Uzman, yaratıcı atılımları artırmak için rutin aktivitelerin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Duş, yürüyüş ve bulaşık yıkamak neden yeni fikirleri tetikliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>New York'ta faaliyet gösteren nöropsikolog Sanam Hafeez, günlük yaşamda duş almak, yürüyüş yapmak veya saç kurutmak gibi sıradan aktiviteler sırasında birdenbire ortaya çıkan yaratıcı fikirlerin aslında rastlantı olmadığını açıkladı. Hafeez, beynin bu tip rutin anlarda farklı bir çalışma moduna geçtiğini ve bu sayede beklenmedik ilham anlarının yaşandığını vurguladı. Özellikle yoğun tempoda çalışan veya sürekli çoklu görevler üstlenen bireylerin, çözemedikleri sorunlara ya da akıllarına getiremedikleri isimlere duşta birdenbire ulaşmasının arkasında, beynin arka planda sürdürdüğü işlem gücünün yattığı belirtildi.</p><h3>Sanam Hafeez: 'Beynin yaratıcı gücü rutin anlarda açığa çıkıyor'</h3><p>Sanam Hafeez, duş almak, saç kurutmak veya yürüyüş yapmak gibi alışıldık aktivitelerin, beynin fazla zihinsel çaba harcamadan çalışmasına imkan tanıdığını ifade etti. Bu gibi anlarda, bireyler bir problemi aktif şekilde düşünmeyi bıraktıklarını sansalar da, beyin arka planda işlemeye devam ediyor. Hafeez, "Duş almak gibi rutin ve az odak gerektiren işlerde, zihin gevşiyor ve daha yaratıcı bir moda geçiyor. Bir soruna yoğun biçimde odaklanmadığımızda, beynimiz serbest kalarak bilgileri arka planda işliyor," diyerek bu sürecin bilimsel temelini ortaya koydu. Bilim dünyasında bu duruma 'inkübasyon süreci' adı veriliyor. Kişi bir sorunla ilgili dikkatini başka bir noktaya kaydırsa da, beyin sahne arkasında çözüm arayışını sürdürüyor. Bu süreç, aniden gelen içgörüler ve 'aha' anlarıyla sonuçlanabiliyor.</p><h3>Varsayılan mod ağı: Yaratıcılığın gizli anahtarı</h3><p>Hafeez, beynin 'varsayılan mod ağı' adı verilen bölümünün, yaratıcı düşüncenin temelini oluşturduğunu belirtti. Özellikle düşük stresli ve tekrarlayan aktiviteler sırasında bu ağ daha etkin hale geliyor. Hafeez, "Bir probleme uzun süre odaklanmak, zihinsel tıkanıklığa yol açabilir. Ancak duş almak, yürüyüş yapmak gibi alışkanlıklar, beynin rahatlamasını ve düşüncelerin serbestçe dolaşmasını sağlıyor. Bu sırada, beyin yeni bağlantılar kuruyor ve beklenmedik yaratıcı atılımlar ortaya çıkabiliyor," açıklamasında bulundu. Varsayılan mod ağı, bilgileri işleyip alakasız gibi görünen fikirleri birleştirerek, çözüm yolları üretiyor. Bu nedenle, yaratıcı fikirlerin çoğu, onları bilinçli olarak düşünmediğimiz anlarda ortaya çıkıyor.</p><h3>Yaratıcı fikirleri artırmak için uzman tavsiyeleri</h3><p>Sanam Hafeez, "Aha" anlarının zorlamayla değil, uygun koşullar sağlanarak tetiklenebileceğini vurguladı. Bir sorun üzerinde saatlerce düşünmek yerine, kısa bir mola vermenin daha etkili olabileceğini belirtti. Yürüyüş yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır katlamak ya da sessizce duş almak gibi basit ve tanıdık aktiviteler, beynin vites değiştirmesine olanak tanıyor. Hafeez, anahtarın tamamen düşünmeyi bırakmak değil, aşırı çabadan uzaklaşmak olduğunu söyledi. Bir problem üzerinde bir süre odaklandıktan sonra, zihnin serbest dolaşımına izin vermek, çözümün kendiliğinden ortaya çıkmasına yardımcı olabiliyor. Özellikle duşta, şampuanı durularken veya saç kuruturken gelen ilhamın, beynin dinlenme sırasında noktaları birleştirme yeteneğinin bir sonucu olduğu vurgulandı.</p><h3>Günlük hayatın içinde yaratıcı düşünceyi tetikleyen aktiviteler</h3><p>Hafeez'in önerilerine göre, yaratıcı atılımları destekleyen başlıca aktiviteler arasında yürüyüş yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır katlamak, bahçecilikle uğraşmak, tanıdık bir güzergah boyunca araba kullanmak, örgü örmek veya tığ işi yapmak ile boyama veya karalama yapmak yer alıyor. Bu tür faaliyetler sırasında, bireyler genellikle bilinçli olarak bir problem üzerinde düşünmüyor. Ancak, beyin arka planda çalışmaya devam ederek, yeni bağlantılar kuruyor ve yaratıcı içgörüler ortaya çıkıyor. Özellikle sessiz ve alışıldık ortamlar, bu sürecin daha verimli işlemesine katkı sağlıyor. Hafeez, telefon kullanımı veya dış uyaranlardan uzak kalınan anların, zihnin serbest dolaşımını desteklediğini ve yaratıcı düşünceyi kolaylaştırdığını belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Sanam Hafeez'in açıklamaları, duşta veya benzer rutinlerde birdenbire gelen yaratıcı fikirlerin arkasında, beynin varsayılan mod ağının ve arka planda süren işleyişin olduğunu gösteriyor. Günlük yaşamda kısa molalar vermek, rutin ve düşük stresli aktivitelerle meşgul olmak, yaratıcı düşünceyi ve beklenmedik içgörüleri artırmanın etkili yolları arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/dus-yuruyus-ve-bulasik-yi-514_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283096</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-fransa-cumhurbaskani-macron-ile-bir-araya-geldi-283096</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarına devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921580.jpg"/><p>Erdoğan, bu kapsamda Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921582.jpg"/><p>Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da eşlik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921583.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/cumhurbaskani-erdogan-fra-547_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283095</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/akilli-camlarda-yeni-donem-isiyi-engelleyip-isigi-gecirebiliyor-283095</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akıllı camlarda yeni dönem! Isıyı engelleyip ışığı geçirebiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Carolina'daki bir Amerikan üniversitesinde geliştirilen yeni dinamik pencere teknolojisi, ışık ve ısı geçişini üç farklı modda kontrol edebiliyor. Tungsten oksit bazlı bu yenilikçi malzeme, enerji tasarrufu ve konfor açısından büyük avantajlar sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akıllı camlarda yeni dönem! Isıyı engelleyip ışığı geçirebiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Carolina'da bir Amerikan üniversitesinde görevli mühendisler, pencerelerin ışık ve ısı geçişini isteğe göre ayarlayabilen yeni bir dinamik pencere teknolojisi geliştirdiklerini duyurdu. ACS Photonics dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu yenilikçi pencere sistemi üç farklı mod arasında geçiş yapabiliyor. Geliştirilen malzeme, kullanıcıların ortamda hem ışık hem de ısı kontrolünü kolayca sağlamasına olanak tanıyor. Uzmanlar, bu teknolojinin özellikle enerji tasarrufu ve iç mekân konforu açısından önemli bir adım olduğunu vurguluyor.</p><h3>Kuzey Carolina mühendislerinden üç modlu pencere çözümü</h3><p>Yeni dinamik pencere teknolojisinin temelinde, 'tungsten oksit' adı verilen özel bir malzeme yer alıyor. Normalde şeffaf olan bu madde, elektrik sinyali verildiğinde kararıyor ve ışığı geçirmiyor. Araştırma ekibi, tungsten okside su ekleyerek 'tungsten oksit hidrat' elde etti ve bu sayede pencereler üç farklı modda çalışabiliyor. İlk modda cam tamamen şeffaf kalıyor, ışık ve ısı geçişine izin veriyor. İkinci modda ise cam, görünür ışığı geçirirken ısıyı engelliyor. Üçüncü ve son modda ise cam neredeyse tamamen kararıyor ve hem ışığı hem de ısıyı bloke ediyor. Bu esnek yapı, yılın her döneminde farklı ihtiyaçlara yanıt veriyor.</p><h3>Tungsten oksit ile enerji verimliliğinde yeni dönem</h3><p>Uzmanlar, dinamik pencere teknolojisinin enerji verimliliği konusunda büyük potansiyel taşıdığına dikkat çekiyor. Tungsten oksit sayesinde, binalarda gereksiz ısı kaybı ve aşırı güneş ışığına maruz kalma önlenebiliyor. Elektrik sinyalleri ve lityum iyonlarının kullanılmasıyla, pencerenin geçirgenliği anında değiştirilebiliyor. Bu sayede hem yaz hem de kış aylarında iç ortam sıcaklığı daha kolay kontrol edilebiliyor. Dinamik pencere sisteminin, özellikle ofisler ve modern konutlarda enerji maliyetlerini düşürme ve konforu artırma açısından yeni bir standart oluşturacağı belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Kuzey Carolina'daki bu yenilikçi dinamik pencere çalışması, hem enerji tasarrufu hem de yaşam alanlarında konforun artırılması yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Tungsten oksit tabanlı bu teknoloji, yakın gelecekte bina mimarisinde ve sürdürülebilir yaşam çözümlerinde yaygın şekilde kullanılabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/akilli-camlarda-yeni-done-459_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283094</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-zirvesi-sonuc-bildirgesi-yayimlandi-50-milyar-dolari-asan-yeni-tedarik-anlasmasi-saglandi-283094</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı! 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika haberi... NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisinde, müttefiklerin 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağladığı duyuruldu. Ayrıca müttefikler kolektif üretim kapasitelerini artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayi sektörüyle birlikte çalışma taahhüdünde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı! 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bildiride, üye ülkelerin NATO'nun kolektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldiğine dikkati çekilirken, "Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><p>"Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçirdiği" belirtilen bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın 2025'te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı vurgulandı.</p><p><b>- 50 MİLYAR DOLARI AŞAN YENİ TEDARİK ANLAŞMASI</b></p><p>Bildiride, yatırımların ihtiyaç duyulan kabiliyetleri sağlarken savunma sanayi ve dayanıklılığı da güçlendirdiğine işaret edilirken, şunlar kaydedildi:</p><p>"Bugün Ankara'da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırma çalışmalarımızı sürdürecek, savunma sanayisindeki derinliği ve işbirliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanacağız."</p><p>Geleceği inşa etmek için daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak hedeflendiği aktarılan bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın, ABD'yle birlikte İttifak'ın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekildi.</p><p>Bildiride, NATO'nun caydırıcılığı ve savunmasının uzay ve siber unsurlarla desteklenen uygun nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleri bileşimine dayandığı belirtildi.</p><p>Muharebe üstünlüğünün korunması konusunda kararlı olunduğu vurgulanan bildiride, "Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derinlikte hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri dahil olmak üzere tüm alanlarda belirlenen kabiliyet hedeflerimizi hayata geçiriyoruz. Birbiriyle uyumlu çalışabilen transatlantik muharebe bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zeka modellerini benimsiyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><p><b>- UKRAYNA'YA DESTEK</b></p><p>Bildiride, Ukrayna'nın transatlantik güvenliğe katkı sağladığı belirtilerek, müttefiklerin, Ukrayna'nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteğinde birlik içinde olduğunun altı çizildi.</p><p>Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın artık Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı yollarla finanse ettiği anımsatılan bildiride, "Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çiziyor. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027'de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Bildiride, bu kapsamda, Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı kaydedildi.</p><p><b>- HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SEYRÜSEFER ÖZGÜRLÜĞÜ</b></p><p>İttifak'ın daha geniş güvenlik ortamını şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam ettiğine dikkati çekilen bildiride, "Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor." değerlendirmesinde bulunuldu.</p><p>Bildiride, "Türkiye'nin bizlere gösterdiği cömert ev sahipliği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda bir araya gelmeyi bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/nato-zirvesi-sonuc-bildir-131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283090</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insani-beyin-sagligi-icin-bes-onemli-aliskanligi-siraladi-283090</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanı beyin sağlığı için beş önemli alışkanlığı sıraladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Biyolog Aleksey Yashin, beyin sağlığını korumak isteyenlere düzenli spor, Akdeniz diyeti ve stres yönetimi önerdi. Yashin, özellikle Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara karşı yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanı beyin sağlığı için beş önemli alışkanlığı sıraladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biyolog Aleksey Yashin, beyin hastalıklarının önlenmesinde yaşam tarzı seçimlerinin belirleyici olduğunu açıkladı. Lenta.ru'ya konuşan Yashin, düzenli spor ve sağlıklı beslenmenin beyin sağlığı üzerinde önemli etkiler yarattığını belirtti. Uzman, özellikle Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara karşı sporun ve Akdeniz diyetinin koruyucu rolüne dikkat çekti. Yashin, fiziksel aktivitenin beyin kan dolaşımını artırdığını ve nöroplastisiteyi desteklediğini, bunun da hem hastalık riskini azalttığını hem de mevcut semptomların hafiflemesine yardımcı olduğunu söyledi.</p><h3>Aleksey Yashin: 'Spor ve Akdeniz diyeti beyin için kalkan oluşturuyor'</h3><p>Yashin, beyin sağlığını korumak için düzenli egzersizin yanı sıra doğru beslenmenin de şart olduğunu ifade etti. Özellikle antioksidanlar, C ve E vitaminleri ile omega-3 yağ asitlerinin diyetin vazgeçilmezleri arasında yer alması gerektiğini vurgulayan uzman, bu besinlerin hücreleri serbest radikallerden koruduğunu aktardı. Akdeniz diyetinin, taze sebze ve balık ağırlıklı yapısıyla Alzheimer riskini yüzde 35-40 oranında düşürdüğünü belirten Yashin, bu etkinin bilimsel araştırmalarla da desteklendiğini söyledi. Ayrıca, düzenli sporun ve sağlıklı beslenmenin birlikte uygulanmasının beyin hastalıklarına karşı en etkili savunma hattını oluşturduğunu dile getirdi.</p><h3>Stres yönetimi ve sosyal etkileşim beyin sağlığında kritik rol oynuyor</h3><p>Beyin sağlığını korumanın sadece fiziksel aktiviteler ve beslenme ile sınırlı olmadığını belirten Yashin, stresin de önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekti. Kronik stresin nörodejeneratif süreçleri hızlandırdığını vurgulayan uzman, stresle başa çıkmak için meditasyon ve gevşeme egzersizlerinin faydalı olabileceğini söyledi. Ayrıca, sosyal etkileşimin ve bilişsel aktivitelerin beyin sağlığını olumlu etkilediğini belirten Yashin, insanlarla iletişim kurmanın, bulmaca çözmenin, yeni diller öğrenmenin ve gönüllü çalışmalara katılmanın zihni canlı tuttuğunu ifade etti. Yashin, tüm bu alışkanlıkların bir araya gelmesinin beyin hastalıklarına karşı güçlü bir koruma sağladığını sözlerine ekledi.</p><p>Sonuç olarak, biyolog Aleksey Yashin'in önerileri beyin sağlığına bütüncül yaklaşımın önemini ortaya koyuyor. Spor, doğru beslenme, stres yönetimi ve sosyal etkileşim alışkanlıklarının bir arada sürdürülmesi, Alzheimer ve benzeri hastalıkların önlenmesinde etkili bir yol sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/bilim-insani-beyin-saglig-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283088</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/portakal-kediler-icin-neden-tehlikeli-283088</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Portakal kediler için neden tehlikeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Veterinerler, evcil hayvan sahiplerini kedilerde portakal tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Portakalın içerdiği maddeler ve kokusu kedilerde zehirlenmeye kadar varan olumsuz etkilere neden olabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Portakal kediler için neden tehlikeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerin portakal yemesi, veterinerler tarafından önemli bir sağlık riski olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, portakalda bulunan uçucu yağlar ve limon asidinin kedilerde sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Bu maddeler, kusma ve ishal gibi hafif belirtilerden, merkezi sinir sistemi üzerinde baskı oluşturarak koordinasyon bozukluklarına kadar ciddi problemlere neden olabiliyor. Ayrıca portakalın keskin kokusu bile kedilerde huzursuzluk yaratırken, özellikle kabuk ve çekirdeklerdeki toksik madde yoğunluğu, tehlikeyi daha da artırıyor.</p><h3>Veterinerler: 'Portakal kedilerde zehirlenmeye yol açabilir'</h3><p>Evcil hayvan sahipleri, kedilerinin yanlışlıkla portakal yemesi durumunda çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliyor. Hafif vakalarda mide bulantısı, salya akıntısı veya iştah kaybı gözlemlenebiliyor. Ancak daha fazla miktarda portakal tüketimi, titreme, halsizlik ve dengesiz hareketler gibi zehirlenme belirtilerine yol açabiliyor. Bu tür semptomlar görüldüğünde, vakit kaybetmeden bir veterinerle iletişime geçmek büyük önem taşıyor. Portakalın kediler üzerinde yarattığı risk, birçok hayvan sağlığı uzmanı tarafından vurgulanıyor.</p><h3>Kedilerde portakal tüketimi obezite ve diyabet riskini artırıyor</h3><p>Kediler, vücutlarında doğal olarak C vitamini üretebildikleri için portakal gibi meyvelerden bu vitamini almaya ihtiyaç duymuyor. Ayrıca portakalın içerdiği yüksek şeker oranı, kedilerde obezite ve diyabet riskini yükseltiyor. Uzmanlar, kedilere insan gıdası verilmeden önce mutlaka veterinerden görüş alınmasını öneriyor. Kediler için güvenli atıştırmalıklar tercih etmek, olası sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahiplerinin bilinçli hareket etmesi, kedilerin sağlığını korumada kritik rol oynuyor.</p><p>Kedilerde portakal tüketimiyle ilgili riskler göz önünde bulundurulduğunda, veterinerlerin önerilerine kulak vermek ve evde portakal gibi zararlı besinleri kedilerden uzak tutmak büyük önem taşıyor. Kedilerin sağlığı için en güvenli yol, onların doğal beslenme düzenine sadık kalmak ve herhangi bir şüpheli durumda vakit kaybetmeden uzman desteği almak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/portakal-kediler-icin-ned-174_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283087</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dunyanin-en-uzun-sarkisi-138-saatten-fazla-surerek-rekor-kirdi-283087</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın en uzun şarkısı 138 saatten fazla sürerek rekor kırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en uzun şarkısı unvanı, Hindistan'da Banaras Hindu Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Jagdish Pillai'nin yayımladığı 138 saat 41 dakika 20 saniyelik 'Shri Ramcharitmanas' adlı esere geçti. Rekorun ayrıntıları ve müzik dünyasındaki yankıları dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın en uzun şarkısı 138 saatten fazla sürerek rekor kırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'da Banaras Hindu Üniversitesi'nde görev yapan Dr. Jagdish Pillai, dünyanın en uzun şarkısı rekorunu 2023 yılında yayımladığı 'Shri Ramcharitmanas' adlı eseriyle kırdı. Tam 138 saat, 41 dakika ve 20 saniye süren bu müzik eseri, altı güne yaklaşan uzunluğuyla tarihe geçti. Şarkı, 16. yüzyılda Goswami Tulsidas tarafından Avadhi dilinde yazılan aynı adlı şiirsel metne dayanıyor. Dr. Pillai, müzik ve dini metinleri birleştirerek ortaya koyduğu bu eserle, müzik tarihinde yeni bir sayfa açtı.</p><h3>Dr. Jagdish Pillai: "Müzikte sınırları aştık"</h3><p>Dr. Jagdish Pillai, Banaras Hindu Üniversitesi'nde vedik bilimler alanında öğretim görevlisi olarak görev yapıyor ve antik Hint dini metinleri üzerine çalışmalar yürütüyor. Pillai, bu devasa uzunluktaki şarkıyı hazırlayarak sadece bir rekor kırmakla kalmadı, aynı zamanda müzikte sınırların ne kadar ileri taşınabileceğini de gösterdi. 'Shri Ramcharitmanas', Hint kültüründe önemli bir yere sahip ve bu yeni yorumuyla küresel müzik gündeminde geniş yankı buldu. Eserin yayımlanması, müzikseverler ve rekor meraklıları arasında büyük ilgiyle karşılandı.</p><h3>Önceki rekor 13 saatti: Yeni rekorun etkileri</h3><p>Daha önce dünyanın en uzun şarkısı rekoru, Kelly ve Michael Bostwick'in 13 saatten uzun süren 'The Rise and Fall of Bossanova' adlı eserine aitti. O şarkı, Los Angeles'tan Tokyo'ya yapılan bir uçuş sırasında yayınlanmış ve büyük dikkat çekmişti. Ancak Dr. Pillai'nin 138 saatlik 'Shri Ramcharitmanas'ı, önceki rekoru neredeyse on kat aşarak müzik dünyasında yeni bir çıta oluşturdu. Bu gelişme, uzun soluklu müzik projelerine ilgi duyan sanatçılar için de ilham kaynağı oldu.</p><p>Dünyanın en uzun şarkısı unvanının el değiştirmesi, müzik tarihinde unutulmaz bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Dr. Jagdish Pillai'nin bu rekoru, müzikte sınırların zorlanabileceğini bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/dunyanin-en-uzun-sarkisi--460_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283085</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-savunma-yapmadi-tehdit-etti-durusma-salonundan-cikarildi-283085</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İmamoğlu savunma yapmadı; tehdit etti, duruşma salonundan çıkarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin davada bugün görülen duruşmada, savunma sırası sanık Ekrem İmamoğlu'na geldi. Mahkeme Başkanı'nın savunmasını yapması için söz verdiği İmamoğlu, savunma yapmayacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İmamoğlu savunma yapmadı; tehdit etti, duruşma salonundan çıkarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasının 64. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına geçildi.</p><p>Ekrem İmamoğlu, "Yarın siz ara karar için mütalaa isteyeceksiniz iddia makamından. Sayın Başkan 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Siz eğer 9'unda biz netiz diyorsanız bazı itirazlarımı hukuken beyan etmek istiyorum. Başka bir düşünceniz varsa duymak hakkım diye düşünüyorum" dedi.</p><p><strong><b>"PAZARLIK YAPILACAK YER DEĞİL BURASI"</b></strong></p><p>Mahkeme başkanı "2 haftadır programı söylüyoruz. Gereksiz yere çok fazla uzatıldı bu yargılama. Birçok gün duruşma yapamadık. Burada sizin de buna riayet etmeniz gerekiyordu. Programda bir değişiklik yapmayacağız. Savunma yapıp yapmamak sizin takdiriniz. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkınızı kullandığınızı kayda geçeriz. Pazarlık yapılacak yer değil burası" ifadelerini kullandı.</p><p><strong><b>"SÖZ HAKKI VERMEDEN RAHATÇA BAĞIRIP ÇAĞIRACAĞINIZ BİR YER DEĞİL"</b></strong></p><p>Mahkeme başkanı "İtirazlarınızı sabırla dinliyoruz. Bu programın bu kadar gecikmesine biz sebebiyet vermedik. İyi niyetli olmayan davranışlar sonucu buraya gelindi. Huzura almışız hakkınızda isnatlar belli, yargılama belli. Ya savunmanızı alacağız ya susma hakkınızı kullandığınızı yazacağız zapta celseyi kapatacağız. Belirlediğimiz bu takvime uyun. Savunma yapmak için gelmediyseniz salondan çıkaracağım. Burası söz hakkı vermeden rahatça bağırıp çağıracağınız bir yer değil" dedi.</p><p><strong><b>EKREM İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILDI</b></strong></p><p>Ekrem İmamoğlu konuşmasında "Ben iddianameyi yapanları da yargılayacağım" ifadesini kullanınca mahkeme başkanı sert tepki gösterdi. "Sen buraya yargılanmaya geldin burası senin yargılayacağın yer değil" diyen Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarttı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/imamoglu-savunma-yapmadi--100_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283084</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mikroplastikler-mutfaga-kadar-ulasti-kesme-tahtalari-mercek-altinda-283084</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mikroplastikler mutfağa kadar ulaştı! Kesme tahtaları mercek altında]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanadalı uzmanların son araştırması, mutfaklarda sıkça kullanılan kesme tahtalarının mikroplastik kaynağı olduğunu ortaya koydu. 12 ayda 79 milyon parçacık açığa çıkan bu durum, hem sağlık hem de çevre açısından ciddi risk oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mikroplastikler mutfağa kadar ulaştı! Kesme tahtaları mercek altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'da gerçekleştirilen yeni bir araştırma, mutfaklarda yaygın olarak kullanılan kesme tahtalarının önemli bir mikroplastik kaynağı olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, bir kesme tahtası 12 ay boyunca kullanıldığında yaklaşık 79 milyon mikroplastik parçacığı ortaya saçıyor. Bu parçacıklar, kesme tahtasının zamanla aşınması ve yüzeyinden kopan minik plastiklerin yemek hazırlığı sırasında gıdaya karışmasıyla oluşuyor. Uzmanlar, ortaya çıkan mikroplastiklerin hem insan sağlığı hem de çevre üzerinde ciddi tehditler yarattığını vurguluyor.</p><h3>Kanadalı uzmanlar: 'Mikroplastik mutfakta gizli tehlike'</h3><p>Çalışmada görev alan bilim insanları, mikroplastiklerin dünya genelinde en yaygın kirleticilerden biri haline geldiğine dikkat çekiyor. Özellikle mutfaklarda kullanılan kesme tahtası gibi günlük eşyaların, beklenenden çok daha fazla mikroplastik salınımına yol açtığı belirtiliyor. Bu durumun sadece bireysel hijyen için değil, küresel çevre sağlığı için de büyük bir sorun olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, mikroplastiklerin gıda yoluyla insan ve hayvan vücuduna girmesinin çeşitli hastalıklara neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>Kesme tahtası seçimi ve kullanımı kritik önemde</h3><p>Mikroplastik riskinin azaltılması için kesme tahtası seçiminde ve kullanımında dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor. Plastik kesme tahtalarının kullanımı sırasında ortaya çıkan mikroplastiklerin miktarı, ürünün kalitesine ve kullanım sıklığına bağlı olarak değişebiliyor. Uzmanlar, mutfakta hijyenin sağlanması ve mikroplastik oluşumunun en aza indirilmesi için alternatif malzemelerin tercih edilmesini, mevcut tahtaların ise düzenli olarak yenilenmesini öneriyor. Araştırma, mikroplastik sorununun hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önlem alınmasını gerektiren bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, kesme tahtası gibi gündelik mutfak gereçlerinin mikroplastik kaynağı olması, hem sağlığımız hem de çevremiz için dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu konuda farkındalığın artmasının ve gerekli önlemlerin alınmasının önemine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/mikroplastikler-mutfaga-k-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283083</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sifir-atik-vakfi-ve-unicef-turkiyeden-cocuklara-yonelik-cevre-farkindaligi-icin-isbirligi-283083</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ve UNICEF Türkiye'den çocuklara yönelik çevre farkındalığı için işbirliği!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ile Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye arasında, çocukların ve gençlerin çevresel sürdürülebilirlik ile iklim eylemi alanındaki bilgi, farkındalık ve katılımını güçlendirmeyi amaçlayan mutabakat zaptı imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ve UNICEF Türkiye'den çocuklara yönelik çevre farkındalığı için işbirliği!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galataport&#39;ta gerçekleşen imza töreninde konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, çevresel sürdürülebilirliği, toplumsal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyledi.</p><p>Ağırbaş, bu anlayışla çocukların, gençlerin ve gelecek nesillerin daha sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir bir dünyada yaşamasını sağlayacak farkındalık ve davranış dönüşümünü önceliklendirdiklerini belirterek, &quot;Bugün UNICEF&#39;le imzalayacağımız bu mutabakat zaptı, ortak hedeflerin güçlü göstergelerinden bir tanesi. Çocuğa yapılan her bir yatırım aynı zamanda sürdürülebilir geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. Hz. Mevlana bu topraklarda yetişmiş büyük bir arif. Kendisinin çok sevdiğim bir sözü var, &#39;Bir sonraki neslin geleceğini şimdiki nesil hazırlar&#39; diyor. Bizden sonra gelecek neslin geleceğini hazırlamak zorundayız. Gelecek kuşaklara iyi bir dünya bırakmak zorundayız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sıfır Atık Vakfı&#39;nın İstanbul ve Türkiye&#39;deki vatandaşların geleceği için çalıştığını vurgulayan Ağırbaş, dünyada 8 milyar insanın daha mutlu, daha müreffeh, daha adil bir dünyada yaşaması için mücadele verdiklerini dile getirdi.</p><p>Çocukların çevre bilinci, sıfır atık ve iklim konularını erken yaşta öğrenebileceği modeller kurarak, eğitimler organize edeceklerini aktaran Ağırbaş, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bugün itibarıyla güçlü bir seferberliğe başlıyoruz. Çocuklarımızın bilgisini, birikimini, becerisini aileleriyle beraber güçlendireceğiz. Yine UNICEF&#39;le beraber başta Türkiye olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarındaki çocuklar için de bir şeyler yapacağız. Daha sağlıklı, daha güvenli, sürdürülebilir bir geleceğe hep birlikte katkı sağlayacağız.&quot;</p><p>İstanbul&#39;u sıfır atığın başkenti yapma konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Ağırbaş, UNICEF&#39;le olan çalışmaları artıracaklarını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/sfratkvakfbakansamed-08072026a82c1448.jpg"/><p><b>- "BİZ SIFIR ATIK VAKFI OLARAK ÖZEL SEKTÖRÜN BU SÜREÇLERE KATILIMINI ÖNEMSİYORUZ"</b></p><p>Ağırbaş, bu yıl Türkiye&#39;nin COP31&#39;e ev sahipliği yapacağını anımsatarak, &quot;Sıfır Atık Vakfı olarak özel sektörün bu süreçlere katılımını önemsiyoruz. Özel sektör masada olmadan ve etkin katılımı olmadan mutlak başarıya ulaşmamız ne yazık ki mümkün değil. Sıfır Atık Vakfı olarak yaptığımız bütün toplantılarda özel sektörü, kamuyu, sivil toplumu ve akademiyi aynı masa etrafında topluyoruz. Bilimin başarısına ve bilimin ışığında yapılan çalışmaların başarısına inanıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Törende gazetecilerin imzalanan protokole ilişkin sorularını da yanıtlayan Ağırbaş, iki yıldan uzun süredir beraber çalıştıkları UNICEF&#39;in geçen ay İstanbul&#39;da düzenlenen Sıfır Atık Forumunun ana paydaşlarından biri olduğunu söyledi.</p><p>Ağırbaş, çocuklar için sıfır atık, çevre ve iklimle alakalı eğitimler ve tiyatro gösterileri organize ettiklerini anlatarak, bunları Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinde uyguladıklarını söyledi.</p><p>UNICEF&#39;le beraber Türkiye&#39;nin tecrübelerini dünyaya aktaracaklarına dikkati çeken Ağırbaş, &quot;UNICEF de bizim &#39;Sıfır Atığın Başkenti İstanbul&#39; vizyonumuzu destekliyor. Kendileri de buralarda çeşitli çalışmalar yapacak. Önümüzdeki süreçte 86 milyon vatandaşımızla beraber dünyanın geleceğini yakından ilgilendirecek çalışmalara imza atacağımıza inanıyoruz. Sıfır Atık Vakfı dünyada 8 milyar insanın vakfı. Emine Erdoğan&#39;ın liderliğinde çalışmalarımız aralıksız bir şekilde devam edecek.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/a-0807202636385325.jpg"/><p>Türkiye&#39;de gerçekleştirilecek COP31&#39;de de çocuklarla alakalı güçlü çalışmalar yapacaklarını anlatan Ağırbaş, çocukları da aileleriyle beraber sürece dahil ederek güçlü bir vizyon ve eylem planı hazırlayacaklarını sözlerine ekledi.</p><p><b>- İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA GENÇLERİN VE ÇOCUKLARIN ROLÜ</b></p><p>UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi ise protokol kapsamında, gençlerin ve çocukların güçlü bir role sahip olmalarını sağlamak amacıyla birlikte çok önemli faaliyetler yürüttüklerini ve ilerlemeler kaydettiklerini söyledi.</p><p>Marchi, iklim değişikliğine uyum konusunda politikaların ve stratejilerin hayata geçirilmesinde, koşullar ne olursa olsun gençlerin ve çocukların güçlü bir rol üstlenmesini amaçladıklarını aktararak, ilerleyen yıllarda Sıfır Atık Vakfı ile ortak faaliyet ve çabaları sürdüreceklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/sfratk-0807202689c397c2.jpg"/><p>Törende, Samed Ağırbaş ile Paolo Marchi, çocukların ve gençlerin çevresel sürdürülebilirlikle iklim eylemi alanındaki bilgi, farkındalık ve katılımını güçlendirmeyi amaçlayan mutabakat zaptını imzaladı.</p><p>Buna göre iki kurum, çocuk hakları perspektifiyle çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğiyle mücadele, çevresel okuryazarlığın geliştirilmesi ve çocukların iklim politikalarına etkin katılımını destekleyecek ortak çalışmalar yürütecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/sifir-atik-vakfi-ve-unice-410_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283082</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/pinarhisarda-toki-sevinci-anahtarlar-hak-sahiplerine-teslim-edildi-283082</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pınarhisar'da TOKİ sevinci: Anahtarlar hak sahiplerine teslim edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesinde yapımı tamamlanan Pınarhisar 2. Etap TOKİ Konutları için düzenlenen törenle hak sahiplerine anahtarları teslim edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pınarhisar'da TOKİ sevinci: Anahtarlar hak sahiplerine teslim edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında hayata geçirilen sosyal konut projesinin anahtar teslim töreninde konuşan Vali Uğur Turan, evlerin yalnızca dört duvardan ibaret olmadığını, huzurun, güvenin, aile olmanın ve geleceğe duyulan umudun simgesi olduğunu söyledi. Turan, yeşil alanları, sosyal donatıları ve modern yaşam alanlarıyla ilçeye değer katacak konutların hak sahibi ailelere hayırlı olmasını diledi.  </p><p>Vali Turan, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile projeye katkı sunan tüm kurum ve çalışanlara teşekkür etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/aw74247802-0807202620352a49.jpg"/><p>Konuşmaların ardından dualar eşliğinde hak sahiplerine konutlarının anahtarları teslim edilirken, aileler yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.  </p><p>Törene, Kırklareli Valisi Uğur Turan, il ve ilçe protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/pinarhisarda-toki-sevinci-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283081</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-merkez-kadin-kollari-baskani-ercan-kadin-baris-ve-guvenlik-gundemi-tutarlil-283081</link>
      <pubDate>2026-07-08T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: Kadın barış ve güvenlik gündemi tutarlılıkla uygulanmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, "Kadın, barış ve güvenlik gündemi ancak çifte standart olmaksızın ve tutarlılıkla uygulandığında vaadini yerine getirecektir. Her bölgedeki kadın, aynı düzeyde ilgiyi, korumayı ve fırsatı hak etmektedir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: Kadın barış ve güvenlik gündemi tutarlılıkla uygulanmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığından alınan bilgiye göre, Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Ankara&#39;da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca &quot;Barışın Eksik Parçası: Dayanıklılığa Liderlik Eden Kadınlar&quot; paneli düzenlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921524.jpg"/><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve SETA işbirliğinde düzenlenen NATO Public Forum 2026 kapsamındaki resmi &quot;Allies in Ankara&quot; yan etkinliklerinden biri olan panelde, kadın liderliği ve uluslararası güvenlik alanındaki güncel tartışmalar ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921527.jpg"/><p>AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan&#39;ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı ve Konya Milletvekili Meryem Göka yaptı.</p><p>Panelde, NATO Genel Sekreteri&#39;nin Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Irene Fellin, Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, Oxford Üniversitesinden Sarah Chapman ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın konuşmacı olarak yer aldı.</p><p>Konuşmacılar panelde, kadın liderliği, uluslararası güvenlik, kadınların küresel güvenlik politikalarındaki artan rolü, barış ve dayanıklı toplumların inşası, kriz yönetimi, insani diplomasi, yapay zeka ve yeni güvenlik ortamları ile hibrit tehditlere karşı toplumsal dayanıklılık konularını masaya yatırdı.</p><p><b>- "DAYANIKLILIK, KRİZ BAŞLADIKTAN SONRA İNŞA EDİLEMEZ"</b></p><p>AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan, burada yaptığı konuşmada, dayanıklı toplumların insanlar tarafından inşa edildiğini ve tarih boyunca kadınların, bu inşanın en güçlü mimarları arasında yer aldığını söyledi. </p><p>&quot;Dayanıklılık, kriz başladıktan sonra inşa edilemez.&quot; diyen Ercan, bu yüzden siyaset akademileri, liderlik okulları, girişimcilik hamleleri, &quot;Oyunu Biz Yazıyoruz&quot; ve &quot;Ideathon&quot; programları gibi dijital okuryazarlık ve inovasyon projeleriyle kadının liderliğine yatırım yaptıklarını belirtti. </p><p>Güçlü toplumların, güçlendirilmiş vatandaşlar tarafından inşa edildiğini ve güçlendirilmiş kadınların da dayanıklı topluluklar için katalizör haline geldiğini kaydeden Ercan, &quot;Ulusal dayanıklılık, dayanıklı kadınlarla başlar, dayanıklı ailelerle büyür, dayanıklı topluluklarla pekişir, bir ulusun dayanıklılığına dönüşür ve dayanıklı uluslar, daha güçlü bir ittifak inşa eder.&quot; dedi. </p><p>Bu nedenle, kadının siyasete katılımını kendi başına bir amaç olarak değil, toplumsal dayanıklılığın en güçlü itici güçlerinden biri olarak gördüklerini ifade eden Ercan, &quot;Biz kadına yatırım yaptığımızda, sadece eşitliği ilerletmiş olmayız, demokratik katılımı güçlendiririz, toplumsal güveni artırırız, daha güçlü kurumlar inşa ederiz, daha dayanıklı topluluklar oluştururuz ve nihayetinde, daha dayanıklı uluslar inşa ederiz.&quot; görüşünü paylaştı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921526.jpg"/><p><b>- "UÇURUMU KAPATMAK İÇİN ÜÇ TEMEL DEĞİŞİME İHTİYAÇ VAR"</b></p><p>NATO&#39;nun &quot;Tüm Toplum Yaklaşımı&quot;nı güçlendirmeye devam ederken, kadın liderliğinin artık güvenlik politikasının sadece tamamlayıcı bir unsuru olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ercan, &quot;Bu, stratejik bir zorunluluktur. Çünkü hiçbir toplum, beşeri potansiyelinin yarısını görmezden gelerek tam anlamıyla dayanıklı olamaz. Dolayısıyla barışın eksik parçası, belki de henüz keşfetmeyi beklediğimiz bir şey değil, çok sık küçümsediğimiz bir şeydir, kadın liderliği.&quot; değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Ercan, üst düzey taahhütler ile sahadaki gerçekler arasındaki uçurumu kapatmak için üç temel değişime ihtiyaç olduğunun altını çizdi. </p><p>Bu kapsamda &quot;seçici dayanışmadan tutarlı uygulamaya&quot; geçilmesi gerektiğini kaydeden Ercan, &quot;WPS gündeminin güvenilirliği, siyasi bağlamdan veya coğrafyadan bağımsız olarak, her yerde aynı şekilde uygulanmasına bağlıdır. Ukrayna&#39;daki, Sudan&#39;daki ve Gazze&#39;deki kadınların tamamı koruma, katılım ve güvenlik konusunda aynı haklara sahiptir. Uluslararası toplum çifte standart uyguladığında, bu sadece gündemin kendisine değil, aynı zamanda bu krizleri bizzat yaşayan kadınların ve çocukların güvenine de zarar vermektedir.&quot; yorumunu yaptı. </p><p>&quot;Uluslararası taahhütleri yerel gerçeklerle birleştiren daha güçlü mekanizmalara ihtiyaç&quot; olduğunun altını çizen Ercan, &quot;Üst düzey kararlar ve eylem planları önemlidir ancak sahada kadınlar için somut bir desteğe dönüşmedikçe yetersiz kalırlar. Bu da yerel kadın örgütlerinin güçlendirilmesini, parlamenter denetimin artırılmasını ve kaynakların en çok ihtiyaç duyan topluluklara ulaşmasını gerektirir.&quot; diye konuştu. </p><p>&quot;Kadınların sadece çatışmanın kurbanları olarak değil, dayanıklılığın ve kalıcı barışın inşasındaki liderler&quot; olarak tanınması gerektiğini vurgulayan Tuğba Işık Ercan, &quot;Genelde kadınların &#39;katılımından&#39; bahsediyoruz. Ben artık daha çok kadınların &#39;liderliğinden&#39; bahsetmemiz gerektiğine inanıyorum.&quot; dedi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921525.jpg"/><p><b>- "BİR KADINI GÜÇLENDİRDİĞİNİZDE SADECE BİR KİŞİYİ DEĞİŞTİRMEZSİNİZ, BİR ULUSU TAHKİM EDERSİNİZ"</b></p><p>Ercan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Kadın, barış ve güvenlik gündemi ancak çifte standart olmaksızın ve tutarlılıkla uygulandığında vaadini yerine getirecektir. Her bölgedeki kadın, aynı düzeyde ilgiyi, korumayı ve fırsatı hak etmektedir. Parlamenterler ve politika yapıcılar olarak bizler, uluslararası taahhütlerin kağıt üzerinde kalmamasını; dünyanın neresinde olursa olsun kadınlar için gerçek bir korumaya ve liderlik fırsatına dönüşmesini sağlama sorumluluğu taşıyoruz.&quot;</p><p>Kalıcı dayanıklılığın insana yapılan uzun vadeli yatırımlarla kurulacağını dile getiren Ercan, &quot;Bir kadını güçlendirdiğinizde sadece bir kişiyi değiştirmezsiniz, bir ulusu tahkim edersiniz.&quot; diye konuştu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921528.jpg"/><p>Ercan, NATO gelecekteki sınamalara doğru ilerlerken, kadın liderliğinin artık &quot;eksik parça&quot; olmaması gerektiğini vurguladı. </p><p>Ercan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde Türkiye&#39;nin, bugün NATO platformlarına ev sahipliği yapmanın ötesinde, uluslararası diplomasinin şekillenmesine katkı sunan bir merkez konumunda olduğunun altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/ak-parti-genel-merkez-kad-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283079</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/yeni-halini-gorenler-hayran-kaliyor-makedon-kulesi-ziyaretcilerini-bekliyor-283079</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni halini görenler hayran kalıyor! Makedon Kulesi ziyaretçilerini bekliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilen Makedon Kulesi (Makedonya Eski Saat Kulesi) ziyaretçilerini ağırlıyor. Roma İmparatoru Hadrianus tarafından milattan sonra 117-138 yılları arasında yaptırılan ve eski Edirne surlarından bugüne ulaşan tek kule olan Makedon Kulesi, kentin önemli tarihi simgeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni halini görenler hayran kalıyor! Makedon Kulesi ziyaretçilerini bekliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Restorasyon, arkeolojik alan düzenlemeleri ile teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırılan kentin tarihi simgelerinden biri olan yapı, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu.</p><p>Asansörle kuleye çıkan ziyaretçiler, merdivenle aşağı inerken Traklar döneminden Cumhuriyet&#39;e kadar Edirne&#39;nin tarihsel gelişimini anlatan unsurları görme imkanı buluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920882.jpg"/><p>Kulenin üst bölümünde oluşturulan seyir terasında ise kentin panoramik manzarası izlenebiliyor.</p><p>Yapının arka bölümündeki arkeolojik kazılarda 10. yüzyıla tarihlenen şapele ait müştemilat, Bizans dönemine ait seramik fırını, 1908 tarihli Osmanlı buzhanesi, Osmanlı dönemi altyapı sistemi ve geç Osmanlı dönemine ait konut temelleri gün yüzüne çıkarıldı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921062.jpg"/><p><b>- TURİZME YENİ ROTA</b></p><p>Müzeyi gezen Volkan Kızılırmak, AA muhabirine, yapının ve çevresinin kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçtiğini belirterek, Makedon Kulesi'nin Edirne'nin turizm rotasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p><p>Osmanlı'ya başkentlik yapan Edirne'nin sahip olduğu tarihi değerlerin gün yüzüne çıkarılmasının önemli olduğunu ifade eden Kızılırmak, Makedon Kulesi&#39;nin de yaklaşık 2 bin yıllık geçmişiyle kente gelen ziyaretçiler için yeni bir gezi noktası oluşturduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41921061.jpg"/><p>Hasan Durmaz da Edirne'de tarihi yapıların birer birer restore edilerek yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek, Makedon Kulesi'nin de başarılı bir çalışmayla turizme kazandırıldığını ifade etti.</p><p>Durmaz, daha önce harap durumda olan yapının bugün ziyaret edilmesi gereken önemli tarihi mekanlardan biri haline geldiğini dile getirdi.</p><p><b>- MAKEDON KULESİ</b></p><p>Roma İmparatoru Hadrianus tarafından milattan sonra 117-138 yılları arasında yaptırılan ve eski Edirne surlarından bugüne ulaşan tek kule olan Makedon Kulesi, kentin önemli tarihi simgeleri arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920885.jpg"/><p>1867 yılında Edirne Valisi Hacı İzzet Paşa tarafından üzerine ahşap katlar eklenerek saat yerleştirilen yapı, uzun yıllar &quot;Saat Kulesi&quot; olarak kullanıldı.</p><p>Bir dönem yangın gözetleme kulesi olarak da hizmet veren yapı, 1953 depreminde ağır hasar gördü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920886.jpg"/><p>Deprem sonrası üst bölümü yıkılan kule, 1990'lı yıllarda restore edildi.</p><p>Çevresinde 2002-2003 yıllarında arkeolojik kazılar gerçekleştirilen yapı, son restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ziyaretçilerin hizmetine açıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920899.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/yeni-halini-gorenler-hayr-188_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283078</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/seri-uretim-kapasitesi-rakiplerinden-farkli-akyol-avrupanin-en-hizli-sirketlerindeniz-283078</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seri üretim kapasitesi rakiplerinden farklı! Akyol: Avrupa'nın en hızlı şirketlerindeniz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, seri üretim kapasitesiyle Avrupa'daki şirketlerden farklı olduklarını belirterek, "Ankara'dan açıkça ilan ediyoruz ki hava savunma sistemleri dahil en karmaşık radar ve hava savunma sistemlerimizden pek çoğunu bugün sipariş vermeniz durumunda tüm müttefiklere 2 yılın altında bir sürede teslim edebiliriz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seri üretim kapasitesi rakiplerinden farklı! Akyol: Avrupa'nın en hızlı şirketlerindeniz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığı Münih Güvenlik Konferansı ve SETA Vakfı işbirliğinde düzenlenen &quot;Müttefikler Ankara&#39;da Programı&quot;nın savunma paneli gerçekleştirildi.</p><p>Akyol, burada AA muhabirine, Türkiye&#39;nin savunma sanayisi ekosisteminin oldukça kapsamlı olduğunu söyledi.</p><p>NATO 1.0&#39;da Türkiye&#39;nin kritik öneminin coğrafi konumundan kaynaklandığını, NATO 2.0&#39;da Türkiye&#39;nin teşkilatın en büyük ikinci askeri gücü olarak tanımlandığını vurgulayan Akyol, NATO 3.0&#39;da ise yeni unsurun savunma sanayisi olduğunu bildirdi.</p><p>Akyol, Türkiye&#39;nin bu ekosistemde hem coğrafi hem de askeri güce sahip olarak NATO ülkelerinin ana savunma sanayisi tedarikçilerinden biri haline geldiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41907664.jpg"/><p>Sektörde alınan siparişlerin işin doğası gereği 2, 3, hatta 4 yılda teslim edilebileceği bilgisini veren Akyol, &quot;Bizim geçen yıl elde ettiğimiz başarı, siparişlerin yüzde 28&#39;ini aynı yıl içinde teslim etmek oldu. Bu, endüstriyel kapasitemizin bir sonucudur. Sadece son 2 yılda seri üretim kabiliyetlerimizi yüzde 40 artırdık. Şu anda Ankara&#39;da dünyanın en büyük hava savunma altyapılarından biri inşa ediliyor. Bu 2 milyar dolardan fazla bir yatırım. Oldukça dinamik bir inovasyon döngüsüne sahibiz. Bu birçok şirketten daha iyi durumda.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "TÜRKİYE'NİN KAPASİTESİ ORTADA"</b></p><p>Seri üretim kapasitesine ve sahadan gelen gerçek zamanlı operasyonel geri bildirimlere sahip kanıtlanmış ürünler sunduklarını vurgulayan Akyol, sahadan her gün geri bildirim aldıklarını dile getirdi.</p><p>Akyol, bu eşsiz kabiliyetle Avrupa bölgesindeki diğer şirketlerden farklılaştıklarına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41907663.jpg"/><p>&quot;Bu sadece ASELSAN ve ROKETSAN&#39;ın değil, bizi destekleyen 3 binden fazla yerel firmadan oluşan ekosistemimizin başarısıdır, Türk savunma sanayisinin bir kabiliyetidir. Avrupa bölgesindeki takvimleri ve teslimat sürelerini biliyorum. Bu tür bir kapasitenin orada hazır olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden Ankara&#39;dan açıkça ilan ediyoruz ki hava savunma sistemleri dahil en karmaşık radar ve hava savunma sistemlerimizden pek çoğunu bugün sipariş vermeniz durumunda tüm müttefiklere 2 yılın altında bir sürede teslim edebiliriz. Avrupa ulusları ve hükümetleri, kapalı rekabet yerine açık rekabeti tercih etmeyi uzun vadeli stratejileri için değerlendirmelidir. Açık rekabet kullanıcılar için daha kaliteli ürünlerin, daha az maliyetle elde edilmesini sağlayacaktır. Biz Türk savunma sanayisi olarak daha iyi çözümler sunabiliriz ve bunu bazı ülkelerde uyguladık. Türkiye&#39;nin kapasitesi ortadadır. Türkiye ve Türk savunma sanayisinin NATO güvenlik şemsiyesine eskisinden daha fazla katkı sağlayacağına inanıyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/seri-uretim-kapasitesi-ra-109_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283077</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/sefo-festivalde-muzikseverlere-unutulmaz-anlar-yasatti-283077</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sefo, festivalde müzikseverlere unutulmaz anlar yaşattı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Sakarya Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alan rap sanatçısı Sefo, sevilen şarkılarını seslendirdi. Millet Bahçesi Etkinlik Alanı'nda gerçekleşen konsere özellikle gençler yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sefo, festivalde müzikseverlere unutulmaz anlar yaşattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Sakarya durağında etkinlikler sürüyor. Festival programı çerçevesinde Millet Bahçesi Etkinlik Alanı'nda müzikseverlerle buluşan Sefo, "Kördüğüm", "Söyle Neydi Bu?" ve "Aşiyan" gibi sevilen parçalarını seslendirdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/aw74248702-0807202629115580.jpg"/><p>Konser alanını dolduran gençler, şarkılara eşlik etti. Sahne performansıyla dikkat çeken Sefo, konser boyunca şarkılarını alanı dolduran gençlerle birlikte söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/aw74248703-080720260ea7bc08.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/sefo-festivalde-muzikseve-466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283076</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kaya-yariginda-mucize-55-metre-dustu-hayata-tutundu-283076</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaya yarığında mucize! 55 metre düştü hayata tutundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Jiaozi Uçurumu'nda gün doğumunu izlemek isterken düşen Ren Mou, 55 metre aşağıda dar bir kaya yarığına sıkışarak hayatta kaldı. Ağaçlara bağlanan halatlarla 5 saatlik zorlu operasyonla kurtarılan kadın, vücudundaki kırıklarla ölümden döndü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaya yarığında mucize! 55 metre düştü hayata tutundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkenin kuzeyindeki Şanşi eyaleti, film sahnelerini aratmayan bir kurtarma operasyonuna sahne oldu. Ren Mou isimli bir turist, 100 metre yüksekliğindeki Jiaozi Uçurumu'nda gün doğumunu izleyebilmek için geceyi burada kamp yaparak geçirdi. Sabahın uçurum kenarında yürüyen Mou, yoğun sis nedeniyle ve kayganlaşan ıslak zemin yüzünden dengesini kaybederek boşluğa yuvarlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/r479xdu-08072026d6833625.jpg"/><p><b>ÇIĞLIKLARI DUYULDU</b></p><p>Uçurumdan aşağı düşe kadın, 55 metre yuvarlandıktan sonra dik kayalıkların arasındaki dar bir kaya yarığına sıkışarak durabildi. Bu tesadüf, kadının hayatını kaybetmesini önledi. Bir vatandaş, kayalıkların arasından gelen çığlıkları fark etti. Bölgeye Şanşi Mavi Gökyüzü Arama Kurtarma Ekibi sevk edildi. Dik ve sarp kayalık yapı nedeniyle ekipler, kadının yerini tespit etmekte zorlandı.</p><p><b> HİPOTERMİ GEÇİRDİ</b></p><p>İnsansız hava araçları (İHA) havalandırılarak kaya yarığının koordinatları belirlendi. Halatları uçurumun üst sınırındaki köklü ve sağlam ağaç gövdelerine bağlayan ekipler, 5 saatte Mou'yu kurtardı. Olay anında kadının hipotermi nedeniyle bitkin olduğu gözlendi. Vücudunda çok sayıda kırık olduğu ancak durumunun iyi olduğu anlaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/rhtp0z6-08072026093da654.jpg"/><p>Ambulansla en yakın hastaneye sevk edilen Ren Mou, tedavi altına alındı.</p><p><b>'16 YILDIR İLK DEFA ŞAHİT OLUYORUM'</b></p><p>Şanşi Mavi Gökyüzü Arama Kurtarma Ekibi'nin kaptanı, "16 yıllık meslek hayatımda ilk kez bir insanın yüksekten düşüp, böyle bir yarık sayesinde hayatta kaldığına şahit oluyorum. Bu kelimenin tam anlamıyla bir mucize "dedi. Emniyet güçleri, turistik dağlık bölgeleri ziyaret eden vatandaşlara yönelik ciddi uyarılarda bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/kaya-yariginda-mucize-55--537_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283075</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ailesi-abdye-kacirmisti-timur-cihantimurun-yargilanmasina-bugun-basladi-283075</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ailesi ABD'ye kaçırmıştı! Timur Cihantimur'un yargılanmasına bugün başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Eyüpsultan'da 1 Mart 2024'te 17 yaşında olan ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur'un karıştığı kazada Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın görülmesine bugün başlanıyor. Duruşmaya, iade süreci henüz tamamlanmayan Cihantimur'un katılamayacağı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ailesi ABD'ye kaçırmıştı! Timur Cihantimur'un yargılanmasına bugün başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eyüpsultan'da 1 Mart 2024'te 17 yaşında olan ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpmış, kaza sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybederken orada bulunan diğer kişiler yaralanmıştı. Kazanın ardından Cihantimur'un annesi Eylem Tok, iddiaya göre aralarında baba Bülent Cihantimur'un da bulunduğu kişilerle oğlunu iş birliği halinde kaza yerinden kaçırarak yurt dışına çıkarmıştı. Olaya ilişkin Timur Cihantimur'a yönelik yürütülen soruşturma tamamlanmış ve hakkında 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan olay tarihinde 17 yaşında olduğu da dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan, Cihantimur hakkında kırmızı bülten talepnamesi düzenlenmiş, ABD'den iadesinin beklendiği de ifade edilmişti.  </p><p><b>İLK DURUŞMA BUGÜN</b></p><p>Olaya ilişkin davanın ilk duruşması bugün görülecek. Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 13.30'da yapılacak duruşmaya, iade süreci henüz tamamlanmayan sanık Cihantimur'un katılamayacağı ve bir kısım şahısların 'tanık' sıfatıyla dinleneceği bilgisine ulaşıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/01/174e6f659be9411a90c0-010620268160dd47.jpg"/><p><b>İDDİANAMEDEN:</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanarak, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen iddianamede, Oğuz Murat Aci 'maktul', İbrahim Gümüş ile Tahsin Arslan 'mağdur', Özer Aci 'müşteki', Şükriye Aci 'suçtan zarar gören' ve Timur Cihantimur 'suça sürüklenen çocuk' sıfatıyla yer aldı.  </p><p><b>ASLİ KUSURLU OLARAK BELİRTİLDİ</b></p><p>Hazırlanan iddianamede, kaza sonrası ATV araçlarında meydana gelen hasar dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk Timur Cihantimur'un sevk ve idaresindeki araçla yasal hız limitinin çok üzerinde bir süratle seyir halindeyken trafik kazasını gerçekleştirdiği, Cihantimur'un asli kusurlu olduğu, araç arıza sebebiyle duraklayan arazi taşıtlarının ise tali kusurlu oldukları belirtildi.  </p><p><b>OLAY SONRASI FİRAR ETTİĞİ İÇİN ALKOL TESTİ YAPILAMADIĞI AKTARILDI</b></p><p>Timur Cihantimur'un olay sonrası firar etmiş olduğunun belirtildiği iddianamede, bu sebepten dolayı Cihantimur'a alkol ölçüm testi yapılamadığı, Cihantimur adına çıkarılmış herhangi bir sürücü belgesi bulunmadığı aktarıldı. Ayrıca, kaza sonrası Cihantimur'un otomobilindeki 'S.O.S.' sisteminin devreye girdiği, 112 ihbar hattını aradığı, 112 görevlisinin araç içerisindeki şahıslar ile iletişim kurmaya çalıştığı ancak sağlanamadığı kaydedildi.  </p><p><b>OTOMOBİLDE BULUNAN ARKADAŞLARININ YAVAŞLAMASI YÖNÜNDEKİ UYARILARINA RAĞMEN HIZINI AZALTMADIĞI BELİRTİLDİ</b></p><p>İddianamede, 17 yaşında ve sürücü belgesi bulunmayan sürücü Timur Cihantimur'un mevcut ve azami hız limitinin 30 kilometre/saat olarak belirlenen, aydınlatma olmayan ve kasis bulunan viraja yüksek süratle girdiği, tanıkların anlatımlarına göre seyir halindeki araçlar yavaşlamasına rağmen hızını azaltmayarak bu araçları solladığı, otomobilde bulunan arkadaşlarının yavaşlaması yönündeki uyarılarına rağmen hızını azaltmayarak aracıyla seyre devam ettiği, bu hal ve şartlarda hız limiti 30 km/sa olan yolda bu hızla ilerlerken her an bir kazaya neden olabileceğini öngörmesine ancak sonucu istememesine rağmen seyrine devam ettiği ve yol kenarında bulunan ATV araçlarına çarpması ile kazaya asli ve kusurlu şekilde neden olduğu aktarıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/01/769b6736a2c44182bae8-01062026d15667fc.jpg"/><p><b>12 YILA KADAR HAPİS TALEBİ</b></p><p>Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuk Timur Cihantimur'un 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan olay tarihinde 17 yaşında olduğu da dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Cihantimur hakkında kırmızı bülten talepnamesi düzenlenmiş olup, ABD'den iadesinin beklendiği de ifade edildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/ailesi-abdye-kacirmisti-t-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283074</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/japonya-disisleri-bakani-motegi-tosimitsu-turk-kahvesine-hayran-kaldi-283074</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu Türk kahvesine hayran kaldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında davetli olarak geldiği Ankara'da Türk kahvesi içtiği anlara ilişkin videolu paylaşımda bulundu. Toşimitsu "Türk kahvesi, yalnızca hazırlanışı ve içilmesiyle değil, içildikten sonra keyif vermeye devam etmesiyle de benzersiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu Türk kahvesine hayran kaldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Motegi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Ankara&#39;dan videolu paylaşımda bulundu.</p><p>Motegi paylaşımında, &quot;Türkiye&#39;de, çeşitli toplantılar ve görüşmeler arasındaki molalarda otantik Türk kahvesi içtim. Türk kahvesi, yalnızca hazırlanışı ve içilmesiyle değil, içildikten sonra keyif vermeye devam etmesiyle de benzersiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Paylaşımda yer alan videoda, Motegi&#39;nin 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında davetli olarak geldiği Ankara&#39;da Türk kahvesi deneyimlediği anlar yer aldı.</p><p>Türkiye denilince akla Türk kahvesinin geldiğini belirten Motegi, Türk kahvesinin filtre kullanılmadan, doğrudan suyla kaynatılarak yapıldığını ve telvenin dibe çökmesinin ardından üstündeki berrak kısmın içildiğini anlattı.</p><p><b>Daha sonra kahveyi tadan Motegi, şu değerlendirmede bulundu:</b></p><blockquote>"Düşündüğüm kadar acı değilmiş ama sanki doğal bir kokusu var gibi. Türk kahvesinin bir özelliği de içtikten sonra keyfinin devam etmesidir. Ne yapılır? Bu fincanı ters çevirip beklersiniz. Sonra fincanın içinde kalan kahve telvesiyle fal bakılıyormuş. Uluslararası durumlar bundan sonra nasıl gelişecek, onu da fal bakarak tahmin etmeye çalışacağım."</blockquote><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/ssstwitter-08072026fe6357d0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/japonya-disisleri-bakani--312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283073</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kurbanlari-koyacak-yer-bulamadik-boludaki-rusvet-ve-irtikap-davasi-283073</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurbanları koyacak yer bulamadık! Bolu'daki "rüşvet ve irtikap" davası]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bolu'da görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da yargılandığı davada 'kurban bağışı' iddiaları duruşmaya damga vurdu. BolSev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız, bağışların akıbeti sorulunca, 'Kurbanları nerede tutacağımızı düşünerek kesmekten vazgeçtik' sözleriyle dikkat çeken bir savunma yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurbanları koyacak yer bulamadık! Bolu'daki "rüşvet ve irtikap" davası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanık ve taraf sayısının fazlalığı nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda yapılan duruşmada; sanıklara yöneltilen "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Yasası'na muhalefet" suçlamaları ele alındı.</p><p>Duruşmada özellikle 2025 yılında kurban kesimi gerekçesiyle BolSev Vakfı üzerinden toplanan bağış iddiaları üzerinde duruldu. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı veya kesimine ilişkin herhangi bir işlemin bulunmadığı belirtildi.</p><p>Olayla ilgili tutuklu sanıklar BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir savunma yaptı.</p><p><b>ALİ SARIYILDIZ: "BELEDİYE KURBAN KESMEK AMACIYLA BAĞIŞ TOPLADI"</b></p><p>BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, savunmasında, "Belediye kurban kesmek amacıyla bağış topladı. Kurbanları nerede tutacağımız konusunda düşünerek kurban kesmekten vazgeçtik. Kurban kesemeyeceğimizi, izin alamayacağımızı anladık. Reklamları sosyal medyadan yayınladık ama sonradan kaldırdık. Belediye Başkanı Tanju Özcan, vakıf olarak bizim de kurban kesmemizi söyledi. Kurban keselim diye yola çıktık. Süreç böyle ilerledi. Belediye sitesinde ve billboardlarda kurban ilanları yayınlandı. Kurban bağışı tedariki açısından sıkıntı yaşayacağımızı düşündük ve ilanları kaldırdık. O arada bağışçılar paralarını yatırmıştı. 'Paraya dokunmayalım, hesapta kalsın. Bu parayla çocuklara yardım yapalım' dedik. Bununla ilgili sıkıntı olacağını düşünerek bunu da yapmadık. Kurban bağışı toplanması için valilikten ve bakanlıktan izin alınması gerekiyormuş, biz bunu da bilmiyorduk" diye konuştu.</p><p><b>TANJU ÖZCAN: "BU PARADAN BİR KURUŞ HARCANMADI"</b></p><p>Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ise savunmasında, "Yetkili arkadaşlar, 'Başkanım vatandaşlar sizin isminizi ilanda görmeleri lazım' dediler. O nedenle ilanlarda ismim vardı. Vakıfla ilgili sorumluluğu da Ali Sarıyıldız'a vermiştim. Bu konuda zaman zaman istişare ettik. Buradaki karışıklık, belediyenin yaptığı bağış kampanyasıydı. Eski belediye başkanı zamanında başlayan kurban bağışı toplanması işi var. Daha önceki yıllarda valilik ilanları da toplamış. Valilikten izin alınması gerekiyormuş. Biz valilikten izin alarak yapmaya başladık. Belediye açısından kurban bağışı güzel bir iş. Belediye her gün ihtiyaç sahibi vatandaşlara yemek dağıtıyor. Göreve geldiğimden bu yana kırmızı et alımı ile ilgili ihale yapmadık. Bağışlar sayesinde bir yıllık kırmızı et ihtiyacı karşılanıyordu. Ali Sarıyıldız, belediyeye kurban bağışı konusunun vakıfla ilgili olduğunu düşünmüş olabilir. Vakfın amaçları arasında kurban bağışı toplamak yok ve valilikten izin alınması gerekiyor. İzin konusunun kısa sürede alınamayacağını biliyorum. Vakıf kurbanı alacak, vatandaştan 13 bin TL toplayacak ve bu paraya kurban bulamayacaksınız. Kurbanı alsanız bunun kesimi var, bu da bir maliyet. Sonra soğuk zinciri bozmadan bunları vatandaşlara ulaştıracaksınız. Vakfın para kazanamayacağı işe kesinlikle izin vermem. 'Siz parayı toplayıp dolandırıcılık yaptınız' diyorlar. Buradaki para harcanmamış, savcılık 'para toplanmış' demiş. 'İyi niyetle kurban bağışı için çalışma yapalım' denilmiş. Vakıf üzerine vazife edinip belediyenin ilanını kopyalayıp kurban bağışı ilanına çıkmış. Sonradan ne olduysa ilanını geri çekmişler. Bütün bu davanın objesi, ana yemeği benim. Arkadaşlar benim yüzümden mağdur oldular. Ben kimsenin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini düşünmüyorum. Ali Sarıyıldız'ın kardeşi, mali hizmetler müdürümüzün eşi, oğlumun en yakın arkadaşı ve belediye meclis üyemiz bağış yapmış. Biz şimdi bunları mı dolandıracağız? Bu paradan bir kuruş harcanmadı" diye konuştu.</p><p><b>AYDAN ÖZDEMİR: "ÇOK SİNİRLİ VE ÖFKELİYİM"</b></p><p>CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir de, tüm savunmalarının arkasında olduğunu belirtti. Yöneticilerin soyut ve çelişkili yönlendirmeleri sebebiyle yargılandığını savunan Özdemir, "Çok sinirli ve öfkeliyim. Gerçekten çok eksik soruşturmayla iddianame hazırlanmış. Ben birisinin sözlü ifadesiyle tutuklanmamı anlamıyorum. 10 yılı aşkın süredir Bolu Barosu'na kayıtlı avukatım. Nitelikli dolandırıcılık suçundan karşınızdayım. Her şeyde yetkili, etkili olan kişinin sözleriyle tutuklanıyorum. Samimiyetle söylüyorum, maddi gerçeğin ortaya çıkması için en çok çalışanlardan biriyim. Bağış toplama ve mağdur beyanlarını bile kendilerine sordum. 'Belediye işleyişi' dediler. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Başından bu yana Ali Sarıyıldız yetkili. Sonuçta işlemler ortada. Bir öyle bir böyle diyerek insanları zan altında bırakmaya hakkı yok. Ben yetkili, etkili insan değilim; maddi gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Hileli bir davranışım ve kastıma dair tek bir delil yok. Bağışla ilgili icrai bir görevim bile yok. Hesapların kontrol yetkilisi Ali Sarıyıldız'dır. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı.</p><p><b>LEYLA BEYKOZ: "BEN SADECE SEKRETERİM, NEDEN BURADA OLDUĞUMU BİLMİYORUM"</b></p><p>Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ise kurban bağışı ile ilgili herhangi bir toplantıya katılmadığını ifade ederek, "Karar defterinde karar olmamasına ve imzam olmamasına rağmen tutuklandım. Ben sadece sekreterim, ben niye buradayım bilmiyorum. Gecenin ikisinde tek başına yaşayan kadının evine jandarmaların gelip beni Bolu'dan götürmelerini içime sindiremiyorum. Söyleseler ben gelirdim. Benim bu işlerden soruşturmalardan sonra haberim oldu. Ev hapsimin kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum" dedi.</p><p>Sanık savunmalarının ardından duruşmaya, kurban bağışı mağdurlarının beyanlarının dinlenmesiyle devam edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/kurbanlari-koyacak-yer-bu-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283072</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rumlarin-gozu-ankarada-hristodulidis-olumlu-sonuclar-cikmasini-umuyoruz-283072</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rumların gözü Ankara'da! Hristodulidis: Olumlu sonuçlar çıkmasını umuyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rum basını, Ankara'da NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa Birliği liderleriyle gerçekleştireceği temasların Kıbrıs meselesi açısından önem taşıdığını yazdı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos da sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rumların gözü Ankara'da! Hristodulidis: Olumlu sonuçlar çıkmasını umuyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilecek temaslar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ve Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'un açıklamaları Rum basınında geniş yer buldu. Fileleftheros gazetesi, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in, Avrupa Birliği kurumlarının bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştireceği görüşme öncesinde açık iletişim içerisinde olduklarını yazdı. Gazeteye göre, Erdoğan'ın Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le yapacağı görüşmede Kıbrıs konusunun da ele alınması beklenirken, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs meselesindeki sürecin seyrini etkileyebilecek temel aktörlerden biri olduğu değerlendirildi. Haberde ayrıca, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in iyi niyet raporunda Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorunundaki rolüne atıfta bulunduğu, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in de Brüksel'de Avrupa Birliği yetkilileriyle temaslarda bulunacağı ifade edildi. Gazete, sürecin seyrinin Erdoğan'ın ortaya koyacağı tutum ile Kıbrıs sorununa yönelik muhtemel destek adımlarına bağlı olduğunu ileri sürerken, Erdoğan'ın Costa ve von der Leyen ile gerçekleştireceği görüşmeye dikkat çekti. Haberde, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Erdoğan ile gerçekleştireceği görüşmenin ardından Hristodulidis ile yeniden doğrudan temas kurmasının beklendiği de kaydedildi.  </p><p><b>HRİSTODULİDİS: "OLUMLU SONUÇLAR ÇIKMASINI UMUYORUZ"</b></p><p>Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Ankara'daki temaslardan olumlu sonuçlar çıkmasını temenni ettiğini belirterek, akşam gerçekleştirilecek görüşmelerin sonucuna ilişkin peşin hüküm vermek istemediğini söyledi. Hristodulidis, Avrupa-Türkiye ilişkilerindeki ilerlemenin Kıbrıs sorunundaki gelişmelere bağlanmasını öngören yaklaşımın Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletileceğini düşündüğünü ifade etti. Rum tarafının aynı stratejik çerçevede hareket ettiğini dile getiren Hristodulidis, Ursula von der Leyen ile sürekli temas halinde olduklarını, geçen hafta mesajlaştıklarını ve yeniden telefon görüşmesi yapma konusunda mutabakata vardıklarını söyledi.  </p><p><b>POLİTİS: "AVRUPA BİRLİĞİ LİDERLERİNİN ERDOĞAN İLE GERÇEKLEŞTİRECEĞİ GÖRÜŞME GUTERRES'İN ADIMLARINDA BELİRLEYİCİ UNSUR"</b></p><p>Politis gazetesi ise Ankara'nın, Kıbrıs konusunda müzakere ihtimalini değerlendirmeden önce Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde somut ilerleme görmek istediğini yazdı. Gazete, Avrupa Birliği liderlerinin Erdoğan ile gerçekleştireceği görüşmenin, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs konusundaki sonraki adımlarına yönelik planlamalarında belirleyici unsur olarak değerlendirildiğini aktarırken, Guterres'in yeni bir gayriresmi beş taraflı konferans için gerekli şartların oluştuğuna henüz ikna olmadığı görüşüne de yer verdi.  </p><p><b>KOMBOS: "ZİRVEYİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"</b></p><p>Alithia gazetesine göre Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos ise Rum yönetiminin NATO Zirvesi'ne katılan ülkelerle temas halinde olduğunu açıkladı. Kombos, temasların hem Rum yönetiminin tezlerinin aktarılması hem de zirvede ele alınan konular hakkında bilgi edinilmesi amacıyla sürdürüldüğünü belirtti. NATO Zirvesi'nin önemli siyasi boyutu bulunan bir toplantı olduğunu ifade eden Kombos, Rum yönetiminin NATO üyesi olmaması nedeniyle zirveye doğrudan katılım ve müdahale imkânının bulunmadığını söyledi. Kombos, buna rağmen zirvede yaşanan gelişmeleri ve ortaya çıkabilecek sonuçları dikkatle takip ettiklerini belirterek, katılımcılarla temasların sürdüğünü ifade etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/rumlarin-gozu-ankarada-hr-117_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283071</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/izmirde-su-ve-maden-suyu-fiyatlarina-denetim-etiket-oyunu-varsa-ceza-agir-283071</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir'de su ve maden suyu fiyatlarına denetim! Etiket oyunu varsa ceza ağır]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, kent genelindeki marketlerde su ve maden sularının fiyatlarına yönelik denetim gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir'de su ve maden suyu fiyatlarına denetim! Etiket oyunu varsa ceza ağır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik, cam ve metal ambalajlı içeceklerde uygulanan depozito katılım payının güncellenmesinin ardından haksız fiyat artışının önüne geçilmesi amacıyla denetimler yoğunlaştırıldı.</p><p>Başta zincir marketler olmak üzere işletmelerde öncelikle ambalajlı sular olmak üzere depozito katılım payı (DEKAB) kapsamındaki ürünlerin raf ve kasa fiyatları ile alış ve satış faturalarını inceleyen ekipler, fiyat artışlarının maliyet unsurlarıyla uyumlu olup olmadığı değerlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920724.jpg"/><p>Ticaret İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, denetimlerin, çevreyi korumaya yönelik önemli bir uygulama olan depozito sisteminin bazı işletmeler tarafından haksız kazanç aracı haline getirilmesini önlemeyi ve tüketicilerin mağduriyet yaşamasının önüne geçmeyi amaçladığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920727.jpg"/><p>Maliyet artışıyla açıklanamayacak şekilde fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmeler hakkında gerekli işlemlerin gecikmeksizin başlatılacağı aktarılan açıklamada, elde edilen bilgi ve belgelerin gereği için Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna intikal ettirileceği ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920726.jpg"/><p>Açıklamada, tüketicilerin ekonomik menfaatlerini korumak, piyasada adil rekabet ortamını ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği kaydedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920729.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/izmirde-su-ve-maden-suyu--122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283070</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/estonya-disisleri-bakani-tsahkna-turkiye-bizim-ana-stratejik-ortagimizdir-283070</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Estonya Dışişleri Bakanı Tsahkna: Türkiye bizim ana stratejik ortağımızdır]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, "Estonya halkı tatillerinin çoğunu Türkiye'de geçiriyor, aynı şekilde tersi de geçerli, pratik düzeyde de çok iyi ikili ilişkilere sahibiz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Estonya Dışişleri Bakanı Tsahkna: Türkiye bizim ana stratejik ortağımızdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tsahkna, Ankara&#39;da düzenlenen 36. &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde AA muhabirine konuştu.</p><p>Türkiye&#39;nin Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;ndaki arabuluculuk rolüne işaret eden Tsahkna, &quot;Türkiye, askeri gücü, ekonomik gücü ve aynı zamanda coğrafi konumu nedeniyle çok büyük bir rol oynuyor. Ama asıl sorun Putin&#39;in hedefini değiştirmek istememesidir. Taraflardan biri adil ve kalıcı bir barışla ilgilenmiyorsa, herhangi bir şeye arabuluculuk edecek bir pozisyon oluşamaz. Bunun yerine, şimdi stratejik sabır gösterme, yaptırımlarla Rusya üzerindeki baskıyı artırma ve Ukrayna&#39;yı destekleme zamanıdır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919681.jpg"/><p>Tsahkna, Türkiye&#39;nin ilerleyen süreçlerde diplomatik girişimlerinin devam edebileceğine dikkati çekerek &quot;Ukrayna çok iyi iş çıkarıyor ve şimdi, ilk kez Rusya daha zayıf bir konumda bulunuyor. Bu ivmeyi onları daha fazla zorlamak için kullanalım; belki o zaman Putin hedefini değiştirmek ve gerçek bir müzakere başlatmak ister. İşte o zaman belki Türkiye bu rolü oynayabilir.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "TÜRKİYE BİZİM ANA STRATEJİK ORTAĞIMIZDIR"</b></p><p>Estonya ile Türkiye arasında çok iyi ilişkiler olduğuna dikkati çeken Bakan Tsahkna, &quot;Estonya halkı tatillerinin çoğunu Türkiye&#39;de geçiriyor, aynı şekilde tersi de geçerli, pratik düzeyde de çok iyi ikili ilişkilere sahibiz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Tsahkna, Estonya&#39;nın savunmaya yoğun yatırım yaptığını ve Türkiye&#39;nin kendilerinin ana stratejik ortaklarından biri olduğunu belirterek &quot;Gelecekte Türkiye&#39;ye ait savaş uçaklarının, NATO&#39;nun hava savunma misyonumuzun bir parçası olarak görev alacağını göreceğiz. Dolayısıyla ilişkiler mükemmel durumdadır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919683.jpg"/><p><b>- "AVRUPA, SAVUNMAYA ÇOK DAHA YOĞUN YATIRIMLAR YAPMALI"</b></p><p>ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın Avrupalı müttefiklere yönelik eleştirilerine işaret eden Tsahkna, &quot;Estonya perspektifinden bakıldığında, zaten Avrupa&#39;nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini konuşuyorduk. Avrupa, savunmaya çok daha yoğun yatırımlar yapmalı. Estonya, tüm Baltık ülkeleri ve Polonya bu yıl gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yüzde 5,4&#39;ünü savunmaya yatırıyor. Rusya&#39;nın maalesef NATO için bir tehdit olduğunu anlamamız gerekiyor.&quot; dedi.</p><p>Tsahkna, küresel ölçekteki çatışmaların birbirleriyle olan bağına dikkati çekerek, &quot;Kuzey Kore&#39;nin Rusya&#39;yı doğrudan desteklediğini görüyoruz. Çin&#39;in, Rusya&#39;ya destek verdiğini görüyoruz. Aslında İran&#39;ın Rusya ile çok doğrudan bir bağlantısı olduğunu müşahede ediyoruz. Bu bağlamda tüm bu farklı unsurlar birbiriyle ilişkilidir; dolayısıyla güçlü ve daha yetenekli bir NATO çok önemlidir. Ankara Zirvesi de buna en yüksek düzeyde destek sağlamaktadır.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/estonya-disisleri-bakani--829_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283069</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-savunma-bakani-turkiyeye-f-35-savas-ucaklarinin-tedariki-gundemli-israil-ziyaretini-iptal-etti-283069</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Savunma Bakanı, Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının tedariki gündemli İsrail ziyaretini iptal etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Ankara temaslarının ardından Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının olası tedarikini görüşmek için İsrail'e yapacağı ziyareti iptal ettiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Savunma Bakanı, Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının tedariki gündemli İsrail ziyaretini iptal etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail basınındaki haberlere göre, ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara&#39;da bulunan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, yarın İsrail&#39;e yapacağı seyahati iptal etti.<br></p><p>Ziyaretin neden iptal edildiğine dair basına henüz bir bilgi yansımadı.</p><p>ABD basını, Hegseth&#39;in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geleceğini, İran konusunu ve Türkiye&#39;ye F-35 savaş uçaklarının olası tedarikini ele alacağını yazmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/abd-savunma-bakani-turkiy-584_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283068</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-mauro-junior-icin-beklemede-283068</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Mauro Junior için beklemede]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Yaz transfer döneminde kadrosuna takviyeler yapmak isteyen Fenerbahçe'de yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Hollanda basınında yer alan habere göre Fenerbahçe, PSV Eindhoven forması giyen Brezilyalı futbolcu Mauro Junior'ı yakından takip ediyor. İşte detaylar..]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe, Mauro Junior için beklemede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni sezona güçlü bir kadro ile başlamak isteyen Fenerbahçe transfer çalışmalarını büyük bir titizlikle yönetiyor. Sarı lacivertliler, Hollanda temsilcisi PSV Eindhoven forması giyen 26 yaşındaki sağ bek oyuncusu Mauro Junior'ı gündemine aldı.</p><p>Hollanda basınından Eindhovens Dagblad yer alan habere göre, Fenerbahçe yönetiminin, Brezilyalı futbolcu Mauro Junior'ı yakından takip ettiği ancak henüz resmi bir adım atmadığı öne sürüldü. Yeni sezon hazırlıklarını dikkatle sürdüren sarı lacivertlilerin transfer için beklemede olduğu iddia edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/f-080720263c7f1a69.jpg"/><p><b>GEÇEN SEZONKİ PERFORMANSI</b></p><p>Geçtiğimiz sezon Hollanda ekibiyle 37 resmi maçta görev alan Brezilyalı futbolcu 2974 dakika saha kalırken 1 gol 11 asistle skora katkı sağladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/fenerbahce-mauro-junior-i-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283067</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karadenizde-uclu-kalkan-turkiye-romanya-ve-bulgaristan-imzayi-atti-283067</link>
      <pubDate>2026-07-08T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de üçlü kalkan! Türkiye, Romanya ve Bulgaristan imzayı attı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Karadeniz'in güvenliği için kritik adım atıldı. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan, denizlerdeki mayın tehdidine karşı ortak görev gücü kurulmasını öngören mutabakat muhtırasına imza attı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'de üçlü kalkan! Türkiye, Romanya ve Bulgaristan imzayı attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelen Romanya Savunma Bakanı Radu-Dinel Miruta ve Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ile bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919661.jpg"/><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen görüşmede üç bakan tarafından "Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM Black Sea) Oluşturulmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası"nın içeriği ile ilgili bir anlaşma imzalandığı duyuruldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919662.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919658.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/karadenizde-uclu-kalkan-t-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283066</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tesla-berlinde-girisimcilere-kapilarini-acti-pil-uretiminde-dev-yarisma-283066</link>
      <pubDate>2026-07-08T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tesla Berlin'de girişimcilere kapılarını açtı! Pil üretiminde dev yarışma]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Tesla, Almanya'nın Grünheide kentindeki Giga Berlin fabrikasında pil hücresi üretimini ölçeklendirmek için girişimcilere büyük bir fırsat sunuyor. 18 GWh hedefiyle yola çıkan şirket, 'Cell Giga Challenge' yarışmasıyla yenilikçi çözümler arıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tesla Berlin'de girişimcilere kapılarını açtı! Pil üretiminde dev yarışma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tesla, Almanya'nın Grünheide kentinde bulunan Giga Berlin-Brandenburg fabrikasında pil hücresi üretimini hızlandırmak amacıyla girişimcilere yönelik dikkat çekici bir yarışma başlattı. 'Cell Giga Challenge' adı verilen bu program, şirketin 4680 hücre üretim kapasitesini yıllık 18 GWh seviyesine çıkarmayı hedeflediği süreçte devreye girdi. Tesla, girişimcilere fabrikasının kapılarını açarak, canlı üretim hattında teknolojilerini test etme imkânı tanıyor. Yarışma, Berlin-Brandenburg girişimcilik platformu JUNI ve UNITE gGmbH iş birliğiyle düzenleniyor ve Almanya Ekonomi Bakanlığı ile EXIST programı tarafından destekleniyor. Başvurular Submittable platformu üzerinden alınırken, son başvuru tarihi 24 Temmuz 2026 olarak açıklandı. Programın resmi başlangıcı ise Ağustos 2026'da gerçekleşecek.</p><h3>Tesla, 4680 hücre üretiminde girişimci çözümler arıyor</h3><p>Cell Giga Challenge, özellikle pil hücresi üretimini daha hızlı, verimli ve ölçeklenebilir kılacak çözümler geliştiren girişimcilere odaklanıyor. Tesla, yarışmada beş ana alanda yenilikçi fikirler bekliyor: malzemeler, ekipman, operasyonlar, otomasyon ve yapay zeka. Katılımcılar, teknolojilerinin kalite, hız, maliyet, güvenlik veya ölçeklenebilirlik açısından somut iyileşmeler sağladığını göstermek zorunda. Yarışma beş aşamalı bir süreçten oluşuyor: çevrimiçi başvuru, gerçek üretim gereksinimlerine göre ön tarama, teknik değerlendirme, Tesla paydaşlarına sunum ve son olarak pilot proje tartışması. En başarılı ekipler, Grünheide'de Tesla'nın hücre ekibiyle birlikte ücretli bir pilot projede çalışma şansı elde edecek. Bu yaklaşım, Tesla'nın 4680 hücre üretiminde karşılaştığı zorlukları aşmak için dışarıdan gelen yenilikçi fikirlere ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Şirket, bu sayede hem kendi üretim hedeflerine ulaşmayı hem de Avrupa'daki en büyük pil üretim operasyonlarından birini daha ileriye taşımayı amaçlıyor.</p><h3>Giga Berlin'de 18 GWh hedefi: Yatırım ve istihdamda büyük artış</h3><p>Tesla'nın Giga Berlin'deki 4680 pil hücresi üretimi, şirketin son dönemde yaptığı önemli yatırımlarla daha da hız kazandı. Mayıs ayında açıklanan ek 250 milyon dolarlık yatırım, toplamda 1 milyar avroya yaklaşan bir finansal taahhüdü ortaya koyuyor. 18 GWh'lik yıllık kapasite hedefi, Grünheide tesisinin Avrupa'da öne çıkmasını sağlıyor. Bu kapasiteyle yılda yaklaşık 250 bin ila 350 bin elektrikli araç için yeterli pil hücresi üretilmesi planlanıyor. Tesla, sadece pil hücresi üretimi için 1.500'den fazla yeni çalışan istihdam etmeyi öngörüyor ve üretimin 2027'nin ilk yarısında tam kapasiteye ulaşmasını hedefliyor. Şirket, hem hücreleri hem de tamamlanmış araçları aynı çatı altında üretme vizyonunu sürdürüyor. Berlin-Brandenburg girişimcilik platformu JUNI, son altı ayda duyurulan 350 milyon dolarlık yatırımın, Tesla'nın bölgedeki büyüme stratejisinin bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Bu yatırımlar, hem teknolojik gelişmeleri hızlandırıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.</p><h3>4680 hücre üretiminde yaşanan zorluklar ve girişimcilik yarışmasının önemi</h3><p>4680 pil hücresi programı, Tesla için bugüne kadar en çok zorluk yaşanan üretim alanlarından biri oldu. Şirket, maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma konusunda hedeflerine ulaşmakta zaman zaman güçlük çekti. Bu nedenle Tesla, LG Energy Solution ve Panasonic gibi tedarikçilerden de destek alarak hücre üretimini sürdürüyor. Şimdi ise Cell Giga Challenge ile dışarıdan gelen girişimcilerin taze fikirlerine kapı açıyor. Bu adım, Tesla'nın hem mevcut üretim sorunlarını çözmek hem de rekabetçi pil teknolojilerinde liderliğini pekiştirmek için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu da gösteriyor. Yarışmanın sonunda seçilecek pilot projelerin, 2027 yılına kadar üretim hattına entegre edilip edilmeyeceği ise merak konusu. Uzmanlar, geleneksel otomobil üreticilerinin genellikle üretim hatlarını erken aşama girişimcilere açmadığına dikkat çekiyor. Tesla'nın Almanya'da bu kadar açık bir inovasyon politikası izlemesi, şirketin sektördeki yenilikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyuyor.</p><h3>Başvurular için geri sayım başladı: Yenilikçi girişimciler için büyük fırsat</h3><p>Cell Giga Challenge yarışması için başvurular 24 Temmuz 2026'ya kadar devam edecek. Program, Ağustos 2026'da resmen başlayacak ve seçilen ekipler, gerçek bir gigafabrikada ücretli pilot projeler yürütme fırsatı bulacak. Tesla, başvuru sahiplerinden teknolojilerinin ölçülebilir avantajlar sağladığını ve şirketle uzun vadeli iş birliğine açık olduklarını göstermelerini bekliyor. Uzmanlar, bu yarışmanın Tesla'ya hem yeni teknolojiler kazandıracağını hem de Avrupa'daki girişimcilik ekosistemiyle daha yakın ilişkiler kurulmasını sağlayacağını öngörüyor. Yarışmanın gerçek etkisi, pilot projelerin üretim hattına entegre edilip edilmeyeceğiyle netleşecek. Ancak şimdiden, Tesla'nın Giga Berlin'de başlattığı bu girişimcilik atağı, otomotiv ve pil teknolojilerinde Avrupa'nın dikkatini üzerine çekmiş durumda.</p><p>Sonuç olarak, Tesla'nın Giga Berlin'de başlattığı Cell Giga Challenge, hem şirketin pil hücresi alanındaki iddiasını güçlendiriyor hem de Avrupa'daki inovasyon ortamına yeni bir soluk getiriyor. Yarışma, girişimcilere benzersiz bir fırsat sunarken, Tesla'nın karşılaştığı üretim zorluklarını aşmasında da önemli bir rol oynayacak. Başvurular için geri sayım sürerken, sektörün gözü Berlin'deki bu büyük yarışmada olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/tesla-berlinde-girisimcil-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283065</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/galileonun-jupiter-kesfi-europanin-sirlarini-ortaya-cikardi-283065</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galileo'nun Jüpiter keşfi Europa'nın sırlarını ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Galileo'nun 1610 yılında Jüpiter'in etrafında keşfettiği Europa, günümüzde Güneş Sistemi'nin en ilginç uydularından biri olarak öne çıkıyor. NASA'nın son verilerine göre, Europa'nın yüzeyinin altında, Dünya'daki tüm okyanuslardan daha fazla su barındıran dev bir okyanus bulunuyor. Bu gizemli buz altı okyanusu, yaşamın varlığına dair umutları ve bilimsel soruları da beraberinde getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galileo'nun Jüpiter keşfi Europa'nın sırlarını ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1610 yılında Galileo Galilei, Jüpiter'in etrafında dönen küçük bir uyduyu gözlemledi. O dönemde yalnızca teleskopla görülebilen bir ışık noktası olan Europa, bugün bilim dünyasının en ilgi çekici gök cisimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Aradan geçen dört yüzyıl boyunca yapılan gözlemler ve uzay görevleri, Europa'nın yüzeyinin altında devasa bir okyanusun varlığına işaret ediyor. NASA'nın güncel açıklamalarına göre, Europa'nın buz tabakasının altında, Dünya'daki tüm okyanusların toplamından daha fazla su barındıran bir okyanus saklı. Bu gelişme, Europa'yı yalnızca Jüpiter'in küçük bir uydusu olmaktan çıkarıp, Güneş Sistemi'nde yaşam arayışının merkezine yerleştiriyor.</p><h3>NASA'dan Europa'nın buz altı okyanusu hakkında çarpıcı bulgular</h3><p>NASA'nın Europa hakkında yayımladığı son bilgiler, bu uydunun yüzeyinin altında büyük bir okyanusun bulunduğunu güçlü kanıtlarla destekliyor. Yapılan ölçümler ve uzay aracı gözlemleri, Europa'nın buz kabuğunun yaklaşık 15 ila 25 kilometre kalınlığında olduğunu ve bu kabuğun altında 60 ila 150 kilometre derinliğinde tuzlu suyla dolu bir okyanusun yer aldığını gösteriyor. Bu okyanusun, Europa'nın kendisi Dünya'nın çapının yalnızca dörtte biri olmasına rağmen, hacim olarak Dünya'nın okyanuslarından iki kat daha fazla su içerebileceği belirtiliyor. Bu rakamlar, Europa'nın Güneş Sistemi'ndeki en büyük gizli su rezervlerinden birine ev sahipliği yaptığını ortaya koyuyor. NASA yetkilileri, okyanusun varlığını doğrudan gözlemlemenin henüz mümkün olmadığını, ancak manyetik alan ölçümleri, yüzey jeolojisi ve modelleme verilerinin bu görüşü desteklediğini vurguluyor. Bilim insanları, Europa'nın okyanusunun yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olup olmadığını anlamak için yeni misyonlar planlıyor.</p><h3>Galileo'nun keşfi evrenin yapısına bakışı değiştirdi</h3><p>Galileo Galilei'nin 1610 yılında yaptığı gözlemler, gökyüzündeki her şeyin Dünya'nın etrafında dönmediğini kanıtladı. Jüpiter'in çevresinde dönen Europa, Ganymede, Io ve Callisto gibi uydular, evrenin yapısının eski jeosantrik modelden çok daha karmaşık olduğunu gösterdi. Galileo, Europa'nın yalnızca konumunu takip edebildi; yüzey yapısı, bileşimi veya iç yapısı hakkında bilgi edinme şansı yoktu. Ancak sonraki yüzyıllarda geliştirilen teleskoplar ve uzay araçları, Europa'nın sırlarını ortaya çıkarmaya başladı. 1979 yılında NASA'nın Voyager 1 ve Voyager 2 uzay araçları, Europa'nın beklenmedik şekilde parlak ve pürüzsüz yüzeyini fotoğrafladı. Bu görüntüler, Europa'nın yüzeyinin genç ve dinamik olduğunu, sürekli yenilendiğini gösterdi. Yüzeydeki çatlaklar, sırtlar ve buz blokları, donmuş kabuğun altında hareketli bir yapının varlığına işaret etti.</p><h3>Galileo uzay aracı Europa'nın manyetik alanını inceledi</h3><p>1995 yılında Jüpiter yörüngesine giren Galileo uzay aracı, Europa'nın yüzeyinin altında bir okyanus bulunduğuna dair en önemli kanıtları topladı. Galileo'nun yaptığı manyetik alan ölçümleri, Europa'nın çevresindeki uzayda beklenmedik bozulmalar tespit etti. Bilim insanları, bu bozulmanın en iyi açıklamasının, buz kabuğunun altında derin bir elektrik iletken tabakanın varlığı olduğunu belirledi. Europa'nın buzlu yapısı nedeniyle bu tabakanın büyük olasılıkla tuzlu sıvı sudan oluştuğu düşünülüyor. Bu bulgu, Europa'nın yüzeyinin altında sıvı bir okyanusun varlığını destekleyen en güçlü göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Yüzey görüntüleriyle birleşen bu manyetik kanıtlar, Europa'nın Güneş Sistemi'nde yaşam barındırma potansiyeli en yüksek uydulardan biri olmasını sağladı.</p><h3>Europa'nın okyanusu ve enerji kaynağı: Jüpiter'in etkisi</h3><p>Europa'nın buz altı okyanusu, Güneş'ten gelen ısıya bağımlı değil. Uydunun yüzeyine ulaşan güneş ışığı, Dünya'ya göre çok daha zayıf ve yüzeydeki su hızla donuyor. Ancak Europa'nın iç yapısındaki ısının kaynağı, Jüpiter'in güçlü yerçekimi etkisiyle oluşan gelgit kuvvetleri. Europa, Io ve Ganymede ile birlikte Jüpiter'in çevresinde hafifçe uzatılmış bir yörünge izliyor. Bu hareket sırasında dev gezegenin yerçekimi, Europa'nın içini bükerek ısı üretiyor. Bu içsel ısı, buzun altında sıvı suyun varlığını sürdürebilmesini sağlıyor. Bu nedenle Europa, yüzeyde sıvı su bulunmayan, fakat iç kısmında büyük miktarda su barındıran okyanus dünyaları sınıfında yer alıyor. Bilim insanları, Europa'nın okyanusunda yaşamın varlığına dair ipuçlarını araştırırken, bu enerji kaynağının da önemli bir rol oynadığını belirtiyor.</p><h3>Güneş ışığı olmadan yaşam mümkün mü?</h3><p>Dünya'da yaşamın büyük bir kısmı güneş ışığına dayanıyor. Bitkiler ve algler fotosentez yoluyla gıda zincirinin temelini oluşturuyor. Ancak Dünya'nın derin okyanuslarında, güneş ışığından tamamen yoksun ortamlarda da yaşam formları bulunuyor. Bu ekosistemler, hidrotermal bacalar ve deniz tabanındaki kimyasal reaksiyonlarla varlığını sürdürüyor. Bilim insanları, Europa'nın okyanusunda da benzer kimyasal enerji kaynaklarının bulunabileceğini düşünüyor. Ancak bu, Europa'da yaşam olduğu anlamına gelmiyor. Yine de, yaşamın yalnızca güneş ışığına bağlı olmadığını gösteren bu örnekler, Europa'nın okyanusunda yaşam arayışını daha anlamlı kılıyor. Araştırmacılar, okyanusun kayalık bir tabana sahip olup olmadığını, enerji sağlayacak kimyasal gradyanların varlığını ve yüzeyden okyanusa malzeme transferinin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamaya çalışıyor. Bu soruların yanıtı, Europa'nın gerçekten yaşanabilir olup olmadığını belirleyecek.</p><h3>NASA'nın Europa Clipper misyonu ile yeni hedefler</h3><p>Europa'nın okyanusunun varlığı henüz doğrudan doğrulanmadı. NASA, bugüne kadar elde edilen manyetik ölçümler, yüzey jeolojisi ve modelleme sonuçlarının güçlü kanıtlar sunduğunu, ancak kesin sonuca ulaşmak için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Bu nedenle NASA, Europa Clipper adını verdiği yeni bir uzay aracı misyonu hazırlıyor. Europa Clipper, uydunun buz kabuğunu, yüzey bileşimini, manyetik ortamını ve buz ile okyanus arasındaki olası bağlantıları inceleyecek. Araç, yüzeye iniş veya buzda delik açma gibi işlemler gerçekleştirmeyecek. Asıl amacı, Europa'nın yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olup olmadığını değerlendirmek. Bilim insanları, bu misyonla su, kimyasal bileşim ve enerji kaynaklarına dair daha fazla kanıt toplamayı hedefliyor. Europa Clipper, yaşamı doğrudan tespit etmeye çalışmasa da, uydunun yaşanabilirliğini anlamak için önemli bir adım olacak.</p><h3>Europa'nın önemi: Güneş Sistemi'nde yaşam arayışının yeni adresi</h3><p>Galileo'nun bir zamanlar yalnızca küçük bir ışık noktası olarak kaydettiği Europa, bugün Güneş Sistemi'nin en önemli araştırma hedeflerinden biri haline geldi. Voyager uzay araçlarının yüzeydeki pürüzsüz ve parlak yapıyı ortaya koyması, Galileo uzay aracının manyetik alan bulguları ve son olarak NASA'nın yeni misyonları, Europa'nın sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştırdı. Europa'da henüz yaşam izine rastlanmadı ve okyanusun varlığı doğrudan gözlemlenmedi. Ancak elde edilen veriler, Europa'nın Dünya'nın okyanusundan daha büyük bir su rezervine sahip olabileceğini ve Güneş Sistemi'nde yaşamın yalnızca sıcak ve mavi gökyüzüne sahip gezegenlerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Bilim dünyası, Europa'nın buz altı okyanusunda yaşamın var olup olmadığını keşfetmek için çalışmalarına devam ediyor. Bu küçük uydunun büyük soruları, insanlığın evrendeki yerini anlama yolculuğunda yeni kapılar açıyor.</p><p>Sonuç olarak, Galileo'nun 1610 yılında yaptığı gözlemlerle başlayan Europa'nın hikayesi, bugün Güneş Sistemi'nde yaşam arayışının en heyecan verici noktalarından birine dönüştü. NASA'nın yürüttüğü araştırmalar ve planlanan Europa Clipper misyonu, buzun altındaki dev okyanusun sırlarını çözmeye ve yaşamın sınırlarını yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Europa, sahip olduğu dev su rezerviyle hem bilim dünyasının hem de insanlığın ilgisini çekmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/galileonun-jupiter-kesfi--832_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283064</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/brent-petrolun-fiyati-yuzde-6dan-fazla-yukseldi-283064</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brent petrolün fiyatı yüzde 6'dan fazla yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la ateşkesin sona erdiğini açıklaması ve ABD yönetiminin İran petrolü satışına izin veren genel lisansı iptal etmesinin ardından yüzde 6'nın üzerinde arttı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brent petrolün fiyatı yüzde 6'dan fazla yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün 76,60 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 74,16 dolardan tamamladı. Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 12.03 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 6,3 artarak 78,86 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 74,95 dolardan alıcı buldu.</p><p>Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın İran&#39;la ateşkesin sona erdiğini açıklaması ve Tahran&#39;la yeni bir anlaşma ihtimalini reddetmesinin ardından yükselişe geçti.</p><p>Ankara&#39;daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlenen 36.&#8288; NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Trump, İran&#39;la olası bir anlaşmaya ilişkin, &quot;Benim için bu konu kapandı. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.&quot; dedi.</p><p>Trump, &quot;Bence bu iş bitti. Zaten onlarla uğraşmak istemiyorum ama onlar aşağılık mahluklar. Aşağılık mahluk nedir bilirsin. Onlar aşağılık mahluklar. Onlar hasta insanlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar ve acımasız, şiddet yanlısı insanlar ve eğer nükleer bir silahları olsaydı, bunu kullanırlardı. Bana kalırsa, bu iş bitti.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>ABD&#39;li müzakerecilerle görüşeceğini belirten Trump, &quot;Bana kalırsa, onlarla uğraşmak sadece zaman kaybı, onlar yalancılar. Bir anlaşma yaparız ve eğer onunla bir anlaşma yaparsam, bir anlaşmamız olur.&quot; diye konuştu.</p><p>Öte yandan ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı&#39;nda petrol tankerlerine yönelik saldırıların ardından İran petrolünün satışına izin veren genel lisansı iptal etti.</p><p>ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), iptal edilen lisans kapsamındaki İran petrolü işlemlerinin sonlandırılması için 17 Temmuz&#39;a kadar geçiş süresi tanınacağını açıkladı.</p><p>Trump&#39;ın İran&#39;la müzakere kapısını kapatması ve Washington&#39;ın İran petrolü satışına yönelik yaptırımları yeniden sıkılaştırması, küresel petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareketini destekledi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/brent-petrolun-fiyati-yuz-541_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283063</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/icisleri-bakanligindan-bazi-iller-icin-sari-kodlu-meteorolojik-uyari-283063</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığından bazı iller için "sarı" kodlu meteorolojik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, sağanak nedeniyle bazı iller için "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanlığından bazı iller için "sarı" kodlu meteorolojik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın NSosyal hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan son bilgi doğrultusunda &quot;sarı&quot; kodla işaretlenen illerin bulunduğu Türkiye haritası paylaşıldı.<br></p><p>Buna göre, bugün Kars ve Ardahan çevreleri ile Ağrı&#39;nın kuzey ve doğu kesimlerinde aralıklı ve yerel kuvvetli ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/yyamur-080720260ddac23e.jpg"/><p>Yarın ise kuzeybatı kesimlerde görülecek gök gürültülü sağanağın, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale&#39;nin kuzeyi ve İstanbul&#39;un Avrupa Yakası&#39;nda yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.</p><p>Vatandaşların olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/icisleri-bakanligindan-ba-662_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283062</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-nesil-nukleer-enerji-icin-yer-alti-reaktoru-modeli-gelistiriliyor-283062</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni nesil nükleer enerji için yer altı reaktörü modeli geliştiriliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD merkezli Deep Fission, Kansas'taki test sahasına bir mil derinliğe yerleştirilecek modüler nükleer reaktör prototipini teslim etti. Bu gelişme, yer altı nükleer enerji teknolojilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor ve şirketin sektördeki öncü rolünü güçlendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni nesil nükleer enerji için yer altı reaktörü modeli geliştiriliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Kaliforniya eyaletinde faaliyet gösteren ileri nükleer enerji şirketi Deep Fission, Kansas'taki test sahasına küçük modüler yer altı reaktörü için geliştirdiği prototip kapsülü teslim etti. Şirket, bu adımla alışılmışın dışında bir nükleer enerji konseptini hayata geçirme yolunda önemli bir aşamayı geride bıraktı. Deep Fission'ın yer altı reaktörü, yaklaşık bir mil derinliğe yerleştirilecek şekilde tasarlandı ve bu yönüyle geleneksel küçük modüler reaktörlerden ayrılıyor. Prototip kapsülün Kansas'a ulaşması, şirketin yer altı nükleer enerji teknolojileri alanında ilerleme kaydettiğini net biçimde ortaya koyuyor.</p><h3>Deep Fission: 'Yer altı reaktörüyle nükleer enerjiye yeni soluk'</h3><p>Deep Fission'ın geliştirdiği prototip, fabrikanın ardından Kansas'taki test sahasına ulaştı ve burada Proof-of-Concept Well adı verilen programda kullanılacak. Şirket, reaktör kapsülünü nükleer yakıt yüklenmeden önce kurulum yöntemlerini, altyapı hazırlığını ve işletim prosedürlerini test etmek amacıyla neredeyse tam ölçekli bir gösterim olarak değerlendirecek. Deep Fission'ın tasarımında, basınçlı su reaktörü yaklaşık bir mil derinlikte açılan bir borehole'a, yani dikey bir kuyunun içine yerleştiriliyor. Bu yaklaşım, inşaat süreçlerini basitleştirirken, reaktörü çevreleyen su sütununun işletim basıncını ve soğutmayı sağlayabileceği öngörülüyor. Prototipin üretimi ve hidrostatik testleri tamamlandıktan sonra Kansas sahasına taşınması, şirketin ticari ölçekli projelere geçişinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kansas'ta nükleer olmayan testler başlıyor</h3><p>Deep Fission, Kansas'taki test sahasında prototip kapsül üzerinde nükleer olmayan kapsamlı testler gerçekleştirecek. Proof-of-Concept Well programı kapsamında, kapsülün montajı, borehole'a indirilmesi ve gerçek saha koşullarında altyapı entegrasyonu gibi tüm süreçler ayrıntılı biçimde denenecek. Şirket yetkilileri, bu testlerin, ilerideki ticari uygulamalar öncesinde teknik riskleri azaltmak ve mühendislik varsayımlarını doğrulamak açısından kritik olduğunu vurguluyor. Deep Fission'ın baş nükleer sorumlusu Mark Pérès, "Prototip kapsülün Kansas sahasına ulaşması, tasarımdan uygulamaya geçişte kaydedilen ilerlemenin somut göstergesi" ifadelerini kullandı. Şirket, testlerin ardından Kansas Sağlık ve Çevre Departmanı ile izin sürecini hızlandırmayı ve nükleer olmayan borehole'un bir sonraki büyük aşama olmasını hedefliyor.</p><h3>Gravity Nuclear Reactor ile teknoloji sınırları zorlanıyor</h3><p>Deep Fission'ın Gravity Nuclear Reactor olarak adlandırdığı sistem, geleneksel basınçlı su reaktörü teknolojisini yaklaşık bir mil derinliğindeki dikey bir borehole'da uygulayarak sektörde benzersiz bir yaklaşım sunuyor. Reaktörü çevreleyen su sütunu, hem işletim basıncını destekliyor hem de etkin bir soğutma sağlıyor. Reaktörün ürettiği ısı, kapalı bir döngü ile ısı değiştiriciye aktarılıyor ve ardından yüzeye çıkan ikincil bir döngü sayesinde elektrik üretimine imkân tanıyor. Bu yöntem, jeotermal enerji santrallerinde kullanılan ekipmanlara benzer bir sistemle çalışıyor. Şirket, prototip kapsülün tesliminden sonra tam ölçekli nükleer gösterim borehole'u ve ana ısı değiştiricisinin tasarım çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Deep Fission, ABD Enerji Bakanlığı'nın Reaktör Pilot Programı kapsamında yürüttüğü çalışmalarla, ileri düzey nükleer teknolojilerin test edilmesini ve ticarileşmesini hızlandırmayı amaçlıyor.</p><p>Deep Fission'ın Kansas'taki prototip teslimatı, yer altı nükleer enerji teknolojilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Şirketin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği testler ve izin süreçleri, hem teknik risklerin azaltılması hem de ticari uygulamaların önünü açma açısından belirleyici olacak. Bu gelişmeler, nükleer enerji sektöründe inovasyonun ve güvenliğin ön planda tutulduğu yeni bir sayfanın açıldığını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/yeni-nesil-nukleer-enerji-437_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283061</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-dev-atilim-baskan-erdogan-savunmada-dunyada-ilk-10-ulkenin-arasina-girdik-283061</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den dev atılım! Başkan Erdoğan: Savunmada dünyada ilk 10 ülkenin arasına girdik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin “Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5'luk bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine, Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den dev atılım! Başkan Erdoğan: Savunmada dünyada ilk 10 ülkenin arasına girdik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde gerçekleştirilen 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;nin açılış toplantısında konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919678.jpg"/><p>Lahey Zirvesi&#39;nde aldıkları kararlar temelinde, Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumda olduklarını belirten Erdoğan, &quot;Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5&#39;lik bütçe payına ulaştıklarını bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919588.jpg"/><p>&quot;Böylece yüzde 5 hedefine Lahey&#39;de belirlenen 2035 yılından beş sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz, ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifak&#39;ta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihin de öncesinde karşılamış olacağız. İttifak&#39;ımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine Çelik Kubbe Proje&#39;mizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa&#39;daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada İttifak&#39;ın hizmetine sunmanın gayretindeyiz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41919508.jpg"/><p>Türkiye&#39;nin, Kosova&#39;da, Karadeniz&#39;de Baltıklar ve diğer coğrafyalarda İttifak&#39;ın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geldiğini vurgulayan Erdoğan, &quot;İHA ve SİHA&#39;ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi&#39;mizi NATO&#39;ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920092.jpg"/><p><b>- "AKLIN VE MANTIĞIN EMRETTİĞİ BİR İŞBİRLİĞİ MODELİ MÜMKÜN"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi, savunma sanayi başta olmak üzere savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma Sanayii Forumu&#39;nda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi, Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenir, İttifak&#39;ın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa&#39;da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter&#39;in işaret ettiği transatlantik savunma sanayi altyapısına hizmet etmediği de açıktır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920095.jpg"/><p><b>- "GAZZE VE LÜBNAN'DA SÜKUNETİN SAĞLANMASI İÇİN HEPİMİZE GÖREV DÜŞÜYOR"</b></p><p>Erdoğan, Ukrayna Savaşı&#39;nda ABD Başkanı Trump&#39;ın barış vizyonunu paylaştığını ifade ederek, &quot;Ukrayna&#39;nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna&#39;ya kendi milli envanterimizden sağladığımız askeri desteğe ek olarak, PURL erişimi kapsamında katkımızı sürdüreceğiz. Ukrayna&#39;yı desteklerken Rusya&#39;yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>&quot;İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Sayın Trump&#39;ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı&#39;nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız.&quot; diyen Erdoğan, bu vesileyle Türkiye&#39;yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için ABD ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya&#39;ya teşekkürlerini iletti.</p><p>Erdoğan, &quot;Konuşmamızı artırmamızın şart olduğuna inandığım İstanbul İşbirliği Girişimi mensubu ortaklarımızın bugün bizlerle olmalarını önemsiyorum.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41920096.jpg"/><p>Orta Doğu&#39;da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini &quot;Özellikle Gazze ve Lübnan&#39;da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Ankara Zirvesi&#39;nin hayırlara vesile olmasını diliyor. Zirve&#39;nin hazırlıklarında emeği geçenlere teşekkür ediyorum.&quot; diye tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/turkiyeden-dev-atilim-bas-555_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283060</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/hedef-sampiyonluk-olaitan-besiktas-nijeryada-bilinen-ve-taninan-bir-kulup-283060</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hedef şampiyonluk! Olaitan: Beşiktaş, Nijerya'da bilinen ve tanınan bir kulüp]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaşlı futbolcu Junior Olaitan, siyah-beyazlı takıma transferinin beklemediği bir anda gerçekleştiğini ve büyük bir hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hedef şampiyonluk! Olaitan: Beşiktaş, Nijerya'da bilinen ve tanınan bir kulüp]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beninli orta saha oyuncusu, Beşiktaş kariyerine, geçen sezon Türkiye Kupası yarı finalinde Konyaspor maçında yaşananlara, yeni sezona ve hedeflerine dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p><p>Beşiktaş ile ilk kampını geçirdiğini hatırlatan Olaitan, &quot;Yeni bir hocamız ve ekibimiz var. Onlara uyum sağlamaya çalışıyoruz. Hocamızın oyun anlayışını benimsiyoruz. Kamp iyi gidiyor. Takım da hocamızın taleplerine karşılık veriyor. Birkaç hafta sonra Avrupa Ligi elemesinde Midtjylland ile oynayacağız. Bu süre zarfına kadar hazırlanacağız.&quot; diye konuştu.</p><p>Göztepe&#39;den Beşiktaş&#39;a transfer süreciyle ilgili konuşan 24 yaşındaki futbolcu, &quot;Beklemediğim bir andı. Futbolda da insanlar her zaman hayaller kurar. Futbolcuların her zaman hayalleri olur. Türkiye&#39;ye geldiğimden beri Beşiktaş&#39;ta oynamak benim için bir hayaldi. Kardeşimle konuşurken de &#39;Umarım bir gün Beşiktaş&#39;ta oynarsın&#39; derdi. Gece uyuyordum. Saat 01.00-01.30 sıralarında telefonum çalmaya başladı. Menajerimden bildirimler gelmeye başladı. Telefonu açtım ve menajerim &#39;Yarın sabah Beşiktaş ile sözleşme imzalıyorsun&#39; dedi. Çok mutlu oldum, kardeşim yan odada uyuyordu ve onu uyandırdım. &#39;Beşiktaş&#39;a, İstanbul&#39;a gidiyorum&#39; diye onunla da bu mutluluğumu paylaştım. Instagram&#39;da takipçi sayım bir anda arttı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41918513.jpg"/><p>İyi bir sezon geçirmeyi hedeflediklerini anlatan Olaitan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p><p>&quot;İstanbul&#39;a geliş sürecimin bu kadar hızlı gelişeceğini beklemiyordum. Transfer süreçlerim bittikten sonra çantamı topladım. Tesise gittim ve kramponlarımı, eşyalarımı topladım. Daha sonra İstanbul&#39;a geldim. Beklenmedik bir şekilde hızlı geldim. Geçen sezonun çok iyi olduğunu da söyleyemem. Ben kendimi biliyorum, bazı maçlar iyi oynamadım. Mücadeleye devam etmeyi sürdüreceğim. Hepimiz mücadele edeceğiz. İnşallah Allah da yardım ederse bu yıl güzel bir sezon geçirmeyi hedefliyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41918514.jpg"/><p><b>- "İNSANLARIN BAŞINI ÖNE EĞDİRDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM"</b></p><p>Junior Olaitan, Türkiye Kupası yarı finalinde geçen sezon oynanan Konyaspor müsabakasının son bölümünde sebep olduğu penaltıdan ve alınan yenilgiden dolayı uzun süre çok büyük üzüntü yaşadığını aktardı.</p><p>Her şeye rağmen geleceğe odaklanmaları gerektiğini vurgulayan genç oyuncu, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41918516.jpg"/><p>&quot;Tüm umudumuz Türkiye Kupası&#39;nı kazanmak yönündeydi. Ama bazen hayatta ileriye gitmek için mağlubiyetleri de kabul etmeniz gerekir. Evimizde iyi de oynuyorduk ama son dakikada yaptığım bir hatadan dolayı penaltıya neden oldum. Uzun süre bu üzüntüyü içimden atamadım, içimde tuttum. Beşiktaş camiası her maçı kazanmak ister, her maçta galibiyet ister taraftar ve camia. Hepimiz Türkiye Kupası&#39;nı kazanmayı hedefledik. Avrupa&#39;ya daha kolay yoldan gidebilmek için de aynı zamanda kupayı hedefliyorduk. Ama maçtan sonra her şey benim yüzümden olmuş, sanki her şeye ben sebep vermişim gibi hissediyordum. Uzun süre bu hissiyatım geçmedi. Taraftar kızgındı. Herkes fazlasıyla üzgündü. Instagram&#39;dan taraftarların benim de üzgün olduğumu anlamaları ve üzüntümü hissetmeleri için bir özür paylaşımında bulundum. Ama çok da fazla geriye bakmamak lazım.&quot;</p><p>Süper Lig&#39;de kendini geliştirdiğini ifade eden Olaitan, &quot;Gelişim sürecim hala da devam ediyor. Oyunumu günbegün geliştirmem gerekiyor. Taraftar her zaman başarı bekler, bu çok normal bir şey. Geçen sezon oynadığımız bazı maçlardan sonra eleştiriler aldık. Sosyal medyadan, Instagram üzerinden de bunu hep gördük. Bu normal çünkü taraftar sizden başarı talep eder. Konyaspor maçı özelinde hala çok üzgünüm. İnsanların başını öne eğdirdiğimi düşünüyorum. Belki de bu yüzden bu sene Avrupa Ligi elemelerinde bu kadar fazla maç oynuyoruz. Biz bu sene elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Camia ve taraftarımızı mutlu etmeye çalışacağız. En önemlisi kendimizi de mutlu etmeye çalışacağız.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41918515.jpg"/><p><b>- "HEDEF ŞAMPİYONLUK"</b></p><p>Olaitan, bir orta saha oyuncusu olarak bitiricilik anlamında kendisini geliştirmeye devam ettiğini belirtti.</p><p>Hücum ve orta saha oyuncularının genelde skor katkısını veren oyuncular olduğunun altını çizen siyah-beyazlı futbolcu, &quot;Çünkü savunmacıların ve kalecinin geriden gelip gol atacak hali yok. Duran toplar hariç tabii. Onların haricinde genel olarak gol, asist yükü, takıma skor katkısı verme yükü orta sahaların, kanat oyuncularının ve santrforun üzerinde olur. Merkez orta sahalar da bunlardan bir tanesi. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum. Bitiricilik ve şut anlamında kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Bu sezonun da güzel ve harika bir sezon olacağını düşünüyorum.&quot; dedi.</p><p>Avrupa Ligi ikinci eleme turunda Danimarka takımı Midtjylland ile oynanacak müsabakaya öncelik verdiklerini dile getiren Olaitan, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Beşiktaş&#39;ta hedef elbette şampiyonluk. Şampiyonluk için mücadele edeceğiz. Ama önce ayın 23&#39;ünde oynayacağımız ilk Midtjylland maçı var. Turu geçmeyi hedefliyoruz. Sonrasında diğer turlar ve sezon başlayınca zaten hazır olmuş olacağız. Bu sene takım arkadaşlarımla da konuştuğumda hedefimiz şampiyonluk ve bunun için mücadele vereceğiz.&quot;</p><p>Geride kalan sezonda siyah-beyazlı taraftarları çok üzdüklerini kabul eden 24 yaşındaki oyuncu, &quot;Özellikle sahamızda oynadığımız son Trabzonspor maçını hatırlıyorum. Taraftar neredeyse 10 dakika kadar sessiz kalmıştı. Bu bizler için çok kötü bir şey. Çünkü hep beraber bir bütün olmalıyız. İyi günde de kötü günde de birlikte olmalıyız. Onları çok fazla üzdük. Bu tepkiler de normaldi. Hedeflerimize ulaşmak için, hayallerimize ulaşmak için bir bütün halinde kalmamız gerekiyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41918512.jpg"/><p><b>- "BEŞİKTAŞ'A HER ŞEYİMİ VERİYORUM"</b></p><p>Junior Olaitan, gelecek hedeflerine dair de görüşlerini anlattı.</p><p>Siyah-beyazlı takımda olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Olaitan, &quot;Beşiktaş çok büyük bir kulüp, çok büyük bir camia. Hayallerim arasında daha da ileriye, daha da büyük kulüplere gidebilmek var ama daha yaşım genç. Ben şu anda Beşiktaş&#39;tayım, mutluyum. Buraya her şeyimi veriyorum, vermek de istiyorum ama ileride Avrupa&#39;nın daha üst düzey kulüplerinde oynama fırsatı elime geçerse bunu değerlendirmek isterim. Şu anda buraya odaklı vaziyetteyim, yeni sezona, yeni planlara ve yeni hedeflere odaklanmış durumdayım.&quot; diye konuştu.</p><p>Olaitan, &quot;İtalyan teknik adam Vincenzo Italiano&#39;nun yeni oyun planında kendini daha çok &#39;bitirici&#39; mi yoksa &#39;hazırlayıcı&#39; olarak mı konumlandırıyorsun?&quot; sorusuna şu yanıtı verdi:</p><p>&quot;Yeni oyuncularımız var, aramıza katılacak oyuncular var. Yeni bir hocamız da var. Ben hocamla görüştüm. Benden neler istediğini ve nasıl oynamam gerektiğini bana anlattı. Ben de söylediklerini anladım. Sezon başladıktan sonra da bunun nasıl olacağını, maçlar başladıktan sonra nasıl gelişeceğini hep beraber göreceğiz. Ben de bana verilen her fırsatı elimden geleni, yüzde 100&#39;ümü vererek değerlendirmeye çalışacağım.&quot;</p><p><b>- "BEŞİKTAŞ'TA BASKI NORMAL"</b></p><p>Olaitan, hayatın içinde baskının normal olduğunu ve buna hazır olunması gerektiğini paylaştı.</p><p>&quot;Milli takımdaki baskı daha farklı, Göztepe ve Beşiktaş&#39;taki baskı daha farklı.&quot; diyerek konuşmasına devam eden Junior Olaitan, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;Beşiktaş&#39;ta baskının olması normal. Baskı hayatta her zaman olan bir şey ve baskılara hazır olmanız lazım. Bir rakip oyuncuyla bu konu hakkında daha önceden konuştuğumda baskılara her zaman hazır olmam gerektiğini, büyük takım baskısının çok farklı bir şey olduğunu bana anlatmıştı ki ben milli takımda da oynuyorum. İyi bir oyuncu olduğum için Beşiktaş&#39;ta olduğumu söylemişti. &#39;Kötü oynadığın bir günden sonra sabah uyan, yatağından kalk ve insanlara daha iyisini yapabileceğini göster&#39; demişti. Hep bunu aklımda tutuyorum. Çünkü onun dediği gibi aslında iyi olmasaydım buralarda olamazdım ve bu baskılara hazır olmam gerekiyor.&quot;</p><p><b>- MİLLİ TAKIM TERCİHİ</b></p><p>Junior Olaitan, Nijerya Milli Takımı yerine Benin Milli Takımı&#39;nın seçim dönemine ilişkin de önemli açıklamalar yaptı.</p><p>Nijerya&#39;da büyüdüğünü anlatan Olaitan, &quot;Bu konuyla ilgili uzun bir hikaye var. Tüm ailem Nijerya&#39;da. Futbol harici kalan zamanımın çoğunu da genellikle Nijerya&#39;da geçiririm. Ben çocukken ve büyürken de futbolcu olmak istediğimde Nijerya Milli Takımı&#39;nda oynamak istedim. Hayalim bu yöndeydi. Ama genç takımdayken bana bazı oyuncuların benden daha önde olduğunu söylemişlerdi. Saha dışı konularıyla alakalıydı bu, saha içi konularıyla alakalı değil. Hatta benden bir para istenmişti. 5 milyon naira civarında bir para ki bu da günümüzde yaklaşık 3 bin 200 avro civarına denk geliyor. O dönemlerde bunu karşılayabilecek maddi durumum yoktu. Bu yaklaşımdan dolayı Nijerya&#39;da forma giymedim. Benin&#39;i temsil ediyorum. Şu anda da Benin forması giydiğim için mutluyum.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "BEŞİKTAŞ, NİJERYA'DA BİLİNEN VE TANINAN BİR KULÜP"</b></p><p>Junior Olaitan, siyah-beyazlı takıma gelişini &quot;büyük bir hayalin gerçekleşmesi&quot; olarak yorumladı.</p><p>Beşiktaş&#39;ın dünyanın her yerinde olduğunu aktaran Olaitan, &quot;Bu aslında büyük bir hayalin gerçekleşmesi. Nijerya&#39;daki insanları mutlu ettim. Ben Beşiktaş&#39;a gelmeden önce de oralarda Beşiktaş, bilinen ve tanınan bir kulüptü. Ama Beşiktaş&#39;a gelmem, transfer olmam benim mahallemdeki, çevremdeki insanlar için aslında bir hayalin gerçekleşmesi anlamına geliyor. Ben de tabii ki oraya tatile gitmeden önce fazla sayıda forma götürdüm. Oradaki insanları, arkadaşlarımı, etrafımdaki insanları mutlu etmeye çalıştım. Zaten Beşiktaş&#39;ı tanıyan insanlar kalpten Beşiktaş taraftarı oldular. Aynı şu anda benim de olduğum gibi.&quot; şeklinde görüş belirtti.</p><p>Siyah-beyazlı taraftarlara seslenen Olaitan, &quot;Tüm taraftarlarımızdan geçen sene için tekrardan özür diliyorum. Onları hayal kırıklığına uğrattık. Özellikle yarı final maçından dolayı ben tekrar özür dilemek istiyorum ama bunu geride bıraktık. Bu sezon bizleri ilk düdükten, ilk maçtan son maça kadar desteklemelerini istiyorum. Çünkü ancak böylece hedeflerimize ulaşabiliriz, güzel bir sezon yaşayabiliriz.&quot; sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/hedef-sampiyonluk-olaitan-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283059</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/merzden-ankarada-dikkat-ceken-mesaj-natoda-yeni-ruh-doguyor-283059</link>
      <pubDate>2026-07-08T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Merz'den Ankara'da dikkat çeken mesaj: NATO'da yeni ruh doğuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde, NATO'yu daha güçlü ve daha birleşik kılacak yeni bir ruh oluşturacaklarından emin olduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Merz'den Ankara'da dikkat çeken mesaj: NATO'da yeni ruh doğuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merz, 36.&#8288; NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;a misafirperverliği ve yaptığı iyi hazırlıklar için içtenlikle teşekkür etti.</p><p>Lahey&#39;de geçen yıl savunma çabalarının önemli ölçüde artırılması yönünde karar aldıklarını ve bu konudaki sözlerin tutulduğunu aktaran Merz, Avrupa Birliği&#39;ne (AB) üye ülkelerin çoğunda ve NATO&#39;da savunma çabalarının önemli ölçüde artırıldığını belirtti.</p><p>Merz, bu konunun bugün ele alınacağını dile getirerek, NATO&#39;nun transatlantik kalabilmesi için ittifakı &quot;daha Avrupalı hale&quot; getireceklerini kaydetti.</p><p>Buna Almanya, Norveç ve Kanada&#39;nın denizaltı konusunda yaptıkları işbirliğini örnek gösteren Merz, &quot;Bu bizi, Atlantik bölgesinin tamamında on yıllar boyunca birbirimize bağlayacak.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41911044.jpg"/><p>Merz, zirvede savunma alanında ortak çabaları daha da geliştirmeyi de görüşeceklerine işaret ederek, &quot;Ankara&#39;dan NATO içinde, NATO&#39;yu daha güçlü ve daha birleşik kılacak yeni bir ruh oluşturacağımıza eminim.&quot; diye konuştu.</p><p>Zirvede Ukrayna&#39;yı da ele alacaklarını ifade eden Merz, bu ülkeye yardım etmeye devam edeceklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41911043.jpg"/><p>Merz, Avrupa olarak 2026 ve 2027 yıllarında Ukrayna&#39;ya her yıl için 70 milyar avro destek sağlamaya yönelik ortak bir girişimi hayata geçirdiklerini vurgulayarak, &quot;Bu savaşı sona erdirmek şimdi yalnızca Rusya&#39;ya bağlı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Başbakan Merz, bunu başarmak için bugün her şeyi yapacaklarını ve Moskova&#39;ya net bir mesaj göndereceklerini kaydederek, &quot;Rusya&#39;nın bu savaşı kazanma şansı yok. Savaş hedeflerine ulaşamayacaklar. Ve bu savaşı ne kadar çabuk bitirirsek, Avrupa için o kadar iyi olur, Rusya için o kadar iyi olur ve dünya barışı için o kadar iyi olur.&quot; şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/merzden-ankarada-dikkat-c-929_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283058</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suriye-cumhurbaskani-ahmed-sara-ankarada-283058</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Ankara'da]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Ankara'da]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şara&#39;nın uçağı Esenboğa Havalimanı&#39;na indi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41917574.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Şara&#39;yı havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve yetkililer karşıladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/41917477.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/suriye-cumhurbaskani-ahme-748_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283056</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-ankaradan-duyurdu-iranla-ateskes-benim-icin-bitti-283056</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump Ankara'dan duyurdu: İran'la ateşkes benim için bitti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Zirvesi'nin ikinci gününde NATO Genel Sekreteri Rutte ile ortak basın açıklamasında bulunan ABD Başkanı Trump, 'İran'a dün gece güçlü şekilde saldırdık. İran nükleere sahip olmamalı, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz. İran ile ateşkes benim için bitti. İran ile anlaşmak bence vakit kaybı.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump Ankara'dan duyurdu: İran'la ateşkes benim için bitti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, "(İran'la mutabakat) Benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum." dedi.<br></p><p>Trump, Ankara&#39;daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlenen 36.&#8288; NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p><p>İran ile mutabakata değinen Trump, &quot;(İran&#39;la mutabakat) Benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.&quot; diye konuştu.</p><p>Trump, &quot;Bence bu iş bitti. Zaten onlarla uğraşmak istemiyorum ama onlar aşağılık mahluklar. Aşağılık mahluk nedir bilirsin? Onlar aşağılık mahluklar. Onlar hasta insanlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar ve acımasız, şiddet yanlısı insanlar. Ve eğer nükleer bir silahları olsaydı, bunu kullanırlardı. Bana kalırsa, bu iş bitti.&quot; ifadelerini kullandı.<br></p><p>ABD&#39;li müzakerecilerle konuşacağını belirten Trump, &quot;Bana kalırsa, onlarla uğraşmak sadece zaman kaybı, onlar yalancılar. Bir anlaşma yaparız ve eğer onunla bir anlaşma yaparsam, bir anlaşmamız olur.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Başkan Trump ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ı sevdiğini, Erdoğan&#39;ın kendisi için kırmızı halı serdirdiğini kaydetti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/video5-080720267a2d42e0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO konusunda "berbat bir ortak" şeklinde nitelendirdiği İspanya'yla ticari ilişkilerin kesilmesi çağrısında bulundu.</p><p>Trump, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p><p>Dün İran'ı çok sert şekilde vurduklarını belirten Trump, "Yaklaşık 20 kat daha sert diyebilirim. Onlara söyledim, 'Siz her vurduğunuzda biz de vuracağız.' Tabii onlar kirli oyuncular, bu yüzden muhtemelen benim de dahil olduğum herkesi hedef alıyorlar." ifadelerini kullandı.</p><p>Trump, İran'dan hoşlanmadığına ve nükleer silahlar elde etmelerine izin vermeyeceklerine dikkati çekerek, "Buna izin vermeyeceğiz, çünkü onlar çılgın ve nükleer silaha sahip olamazlar. Etrafı dolaşıp insan öldürüyorlar. Binlerce ve binlerce askerimizi öldürdüler." dedi. ABD'nin İranlı general Kasım Süleymani'ye düzenlediği suikasta atıf yapan Trump, Süleymani'nin hayatta olması durumunda İran'ın "çok daha güçlü olacağını" söyledi. Trump, "(Süleymani) Çünkü kötü bir adamdı ama aynı zamanda şeytani bir dahiydi. Yol kenarına yerleştirilen bombaların babasıydı." dedi.</p><p>Trump, "Açıkçası onlarla çok zaman kaybettiğimizi düşünüyorum. Bence işimize bakmalıyız. Düşünebiliyor musunuz, dün gemilere, aslında füzeler ateşlemeye başladılar. Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve birkaç başka yere. Ne yaptıklarını bildiklerini de sanmıyorum. Ne yaptıklarını bildiklerini hiç sanmıyorum." diye konuştu.</p><p>İran'ın "kendisini ortadan kaldırmak" istediğini iddia eden Trump, "Ben onların her listesindeyim. Bu sabah bazı şeyler gördüm. Tek tek bütün listelerindeyim. Şimdiye kadar sanırım biraz şanslıydım ama bu çok uzun sürmeyebilir. Çünkü büyük insanlar için işler bazen böyle yürür." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- "İSPANYA, NATO İÇİNDE BERBAT BİR ORTAK"</b></p><p>NATO konusunda, Grönland ve İran nedeniyle memnuniyetsizliğini dile getiren Trump, NATO'nun kendilerine yardım etme konusunda "isteksiz" olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Eğer Rutte ile konuşmuş olsaydı durumun farklı olma ihtimaline dikkati çeken Trump, "Yardıma ihtiyacımız yoktu, onları test etmek istemiştim, (yanımızda durup durmayacaklarını) görmek istemiştim." ifadelerini kullandı.</p><p>NATO konusunda en çok İspanya'ya yüklenen Trump, "berbat bir ortak" şeklinde nitelendirdiği İspanya'yla ticari ilişkilerin kesilmesi çağrısında bulundu.</p><p><b>- "ÇÜNKÜ BU HAKSIZLIK. ÇÜNKÜ BİZ ONLARI KORUYORUZ AMA ONLAR BİZİM YANIMIZDA DEĞİL"</b></p><p>Grönland'ı "büyük bir sorun" şeklinde niteleyen Trump, "Diğer sorun ise (Grönland) onları istediğimizde öyle çok da istemedik. 'Bize katılabilirsiniz' dediğimizde onlar 'hayır' dedi. Yanımızda olabilecekken orada değillerdi, biz ise onların yanındaydık. Son dönemde bu ülkeleri Rusya'dan korumak için 1 trilyon dolardan fazla para harcadık." dedi.</p><p>Trump, bazı ülkelerin hiç ödeme yapmadığı dönemde ABD'nin NATO'nun yüzde 100 yanında olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"İngiltere ile görüştüğümde, 'Şu anda size yardım edemeyiz ama savaş bittiğinde yardım edeceğiz.' dediler. Bu iyi değil. Almanya ve Fransa ile konuştum. Onlar da yardım etmek istemedi. Kimse istemedi. Küçük ülkelerin bazıları savunmasız oldukları için yardım etmek istedi."</p><p>NATO'ya çok fazla kızgın olmasına rağmen oldukça maddi yardım yaptıklarını aktaran Trump, "Çünkü bu haksızlık. Çünkü biz onları koruyoruz ama onlar bizim yanımızda değil. Ancak şunu söylemek isterim (NATO Genel Sekreteri Mark Rutte) harika bir liderleri var. Ona sahip oldukları için şanslılar. Bu onların en büyük değeri." dedi.</p><p>Trump, Grönland'ın kendileri için değil asıl Danimarka için önemli olduğunu dile getirdi.</p><p>Trump, İran'la ilişkilerde arabulucu ülkelerin akılcı davrandığına işaret ederek, "Erdoğan'ı seviyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seviyorum" dedi.</p><p>Netanyahu'nun Türkiye'yi karalamak için sarfettiği sözlere de değinen Trump, "Dün Türkiye hakkında kötü şeyler söyledi. Erdoğan'la konuştum, İsrail'i Bibi'yi çok sevmiyor." dedi.</p><p>Trump, Türkiye'nin çok güçlü bir orduya sahip olduğunu ve F35 savaş uçaklarını almak istediğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/trump-ankaradan-duyurdu-i-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283055</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiyenin-vazgecilmez-rolune-isaret-etti-pavel-nato-icin-stratejik-bir-muttefiktir-283055</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin "vazgeçilmez" rolüne işaret etti! Pavel: NATO için stratejik bir müttefiktir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, "Türkiye, coğrafi konumu ve askeri kabiliyetleri sebebiyle NATO'nun kolektif güvenliği için vazgeçilmez olan, stratejik açıdan önemli bir müttefiktir. Türkiye'nin İttifak'a katkılarına değer veriyor ve günümüzün ortak güvenlik sınamaları karşısında işbirliğimizi güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin "vazgeçilmez" rolüne işaret etti! Pavel: NATO için stratejik bir müttefiktir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında başkent Ankara&#39;ya gelen Pavel, AA&#39;nın sorularını yazılı yanıtladı.</p><p>Türkiye&#39;nin Çekya için önemli bir ortak olduğunu belirten Pavel, ticaret, yatırım, savunma, güvenlik ve bilim alanlarında ikili bağların derinleştirilmesiyle ilişkilerin daha da ileriye taşınabileceğini belirtti.</p><p>Pavel, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki enerji, ulaşım ve göç alanındaki işbirliğinin de güçlendirebileceğinin altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903836.jpg"/><p>&quot;Hem Çek hem de özellikle Türk savunma sanayisinin gösterdiği üstün performans göz önüne alındığında, şirketlerimizin hava savunma ve dron karşıtı teknolojiler alanında büyüyen işbirliğinden cesaret alıyorum.&quot; ifadesini kullanan Pavel, savunma ortaklığının bu temelde geliştirilebileceğini aktardı.</p><p>Pavel, &quot;Türkiye, coğrafi konumu ve askeri kabiliyetleri sebebiyle NATO&#39;nun kolektif güvenliği için vazgeçilmez olan, stratejik açıdan önemli bir müttefiktir. Türkiye&#39;nin İttifak&#39;a katkılarına değer veriyor ve günümüzün ortak güvenlik sınamaları karşısında işbirliğimizi güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903835.jpg"/><p>NATO içerisindeki külfet paylaşımına ilişkin soruya Pavel, Avrupa&#39;nın kendi savunma ve güvenliğinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerektiği cevabını verdi.</p><p>Pavel, &quot;Artık başkalarının bu sorumluluğu bizim adımıza her zaman alacağını varsayamayız. Aynı zamanda, daha güçlü bir Avrupa ayağı, daha güçlü bir NATO anlamına gelir ve bizler, ABD&#39;nin yanımızda kararlı bir şekilde yer almaya devam etmesini istiyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Çekya hükümetinin bu yıl savunmaya gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) en az yüzde 2&#39;sini, 2035&#39;e kadar da yüzde 3,5&#39;ini ayırmayı taahhüt ettiğini hatırlatan Pavel, bunu hayata geçirecek iradeye ve kapasiteye sahip olmanın önemine değindi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903837.jpg"/><p>Pavel, &quot;ABD&#39;nin giderek diğer önceliklere odaklanacağı gerçeğine uyum sağlamak zorundayız. Avrupa sadece kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk almaya değil, konvansiyonel alanda tüm sorumluluğu üstlenmeye de hazır olmalıdır.&quot; ifadesine yer vererek, caydırıcılık kapasitesi ve müttefik topraklarının her karışının savunulacağına dair şüphe oluşmaması gerektiğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41902271.jpg"/><p>Çekya Cumhurbaşkanı, Ukrayna&#39;ya desteğin sürdürülmesi ve kalıcı barışa varılmasının bir başarı ölçütü olacağı değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/turkiyenin-vazgecilmez-ro-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283054</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/windows-11-26h2-ile-milyonlarca-cihaza-otomatik-yedekleme-geliyor-283054</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Windows 11 26H2 ile milyonlarca cihaza otomatik yedekleme geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft, Windows 11'in 26H2 güncellemesiyle birlikte yedekleme özelliğini varsayılan olarak devreye alıyor. Şirket, bu adımla kullanıcı deneyimini güçlendirmeyi ve veri güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yenilikler, yalnızca belirli cihazlarda ve bölgelerde geçerli olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Windows 11 26H2 ile milyonlarca cihaza otomatik yedekleme geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft, Windows 11'in yaklaşan 26H2 güncellemesinde önemli bir değişikliğe gidiyor. Şirket, yeni sürümle birlikte organizasyonel yedekleme özelliğini varsayılan olarak aktif hale getireceğini açıkladı. Bu gelişme, özellikle işletmeler ve kurumsal kullanıcılar için Windows 11 deneyimini daha güvenli ve pratik bir hale getirmeyi amaçlıyor. Microsoft'un resmi blogunda paylaşılan bilgilere göre, yedekleme fonksiyonu artık tüm uygun cihazlarda otomatik olarak devreye girecek ve kullanıcılara ekstra bir yapılandırma adımı gerektirmeyecek.</p><h3>Microsoft: 'Yedekleme artık Windows deneyiminin temel parçası'</h3><p>Microsoft, organizasyonlar ve büyük ölçekli işletmeler için geliştirdiği Windows Yedekleme uygulamasını "Windows ayarları yedekleme ve geri yükleme" adıyla yeniden markalıyor. Şirket, bu uygulamanın yeni sürümünde yedekleme işlevinin varsayılan olarak etkin olacağını ve kullanıcıların ayarları ile Microsoft Store uygulamalarının otomatik olarak korunacağını belirtti. Microsoft, bu değişikliğin Windows deneyiminin temel bir unsuru haline geldiğini ve artık isteğe bağlı bir seçenek olmaktan çıktığını vurguluyor. Kullanıcılar, yedekleme özelliği sayesinde olası veri kayıplarına karşı daha güçlü bir koruma elde edecek. Ayrıca, bu güncelleme ile birlikte özellikle kurumsal cihazlarda yedekleme süreçlerinin hızlanması ve kolaylaşması hedefleniyor.</p><h3>26H2 güncellemesi: Hangi cihazlar otomatik yedekleme alacak?</h3><p>Microsoft'un açıklamasına göre, otomatik yedekleme özelliği yalnızca belirli kriterleri karşılayan cihazlarda aktif olacak. Bu cihazların Windows 11 26H2 veya daha yeni bir sürümü çalıştırması, yedekleme politikasının "Yapılandırılmamış" olması ve AB Dijital Pazarlar Yasası (DMA) tarafından düzenlenmeyen bölgelerde bulunması gerekiyor. Ayrıca, gizlilik açısından hassas ülkeler ve egemen ya da kısıtlı bulut ortamlarında yer alan cihazlar bu kapsam dışında tutuluyor. Microsoft, şu anda bu yeni yedekleme davranışını Windows 11 Insider kanalında 26300.8772 ve 28120.2387 numaralı yapılar üzerinden test ediyor. Kullanıcılar, Insider programına katılarak bu yenilikleri deneyimleme fırsatı bulabiliyor. Şirket, geri yükleme davranışında ise herhangi bir değişiklik olmadığını belirtiyor.</p><p>Microsoft'un Windows 11 26H2 ile getirdiği otomatik yedekleme özelliği, veri güvenliğine verdiği önemin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Özellikle işletmeler ve organizasyonlar, bu değişiklik sayesinde daha güvenli ve sorunsuz bir Windows deneyimi yaşayacak. Güncellemenin ilerleyen dönemlerde daha geniş kitlelere ulaşması ve yeni sürümlerde de benzer uygulamaların devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/windows-11-26h2-ile-milyo-929_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283053</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kedi-otu-losyonu-sivrisineklere-karsi-umut-oldu-283053</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kedi otu losyonu sivrisineklere karşı umut oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uganda'da yapılan yeni bir araştırma, kedi otu losyonunun sivrisinekleri uzaklaştırmada yaygın olarak kullanılan Deet kadar etkili olduğunu gösterdi. Özellikle sıtmanın yaygın olduğu bölgelerde bu doğal çözüm, yerel halk için önemli bir alternatif sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kedi otu losyonu sivrisineklere karşı umut oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uganda'da gerçekleştirilen bilimsel bir araştırmada, kedi otu losyonunun sivrisinekleri uzaklaştırmada sentetik böcek kovucu Deet ile benzer düzeyde etkili olduğu tespit edildi. Araştırma, sıtmanın yaygın ve ölümcül olduğu Afrika ülkelerinde, özellikle de Uganda'da, yerel ve ekonomik bir çözüm arayışının sonucu olarak ortaya çıktı. Çalışmada, nane ailesine ait Nepeta cataria bitkisinden elde edilen kedi otu yağının, sivrisineklerin insanlara yaklaşmasını önemli ölçüde engellediği gözlemlendi. Bu gelişme, sıtma ile mücadelede yeni ve yerel bir alternatifin önünü açıyor.</p><h3>Dr. Simon Scofield: 'Kedi otu losyonu Deet kadar etkili'</h3><p>Cardiff Üniversitesi'nden Dr. Simon Scofield liderliğindeki ekip, Uganda ve Galler'den uzmanların iş birliğiyle yürüttüğü araştırmanın sonuçlarını Floransa'da Deneysel Biyoloji Derneği konferansında paylaştı. Dr. Scofield, yüzde 6 oranında kedi otu yağı içeren losyonun, sivrisinekleri uzaklaştırma konusunda yüzde 15 Deet içeren losyon kadar başarılı olduğunu açıkladı. Ayrıca yüzde 2 oranında kedi otu yağı içeren losyonun da etkili olduğu, ancak biraz daha düşük performans sergilediği belirtildi. Scofield, Deet'in yüksek maliyeti nedeniyle Uganda'daki kırsal kesimde yaşayan çiftçiler için erişilemez olduğunu, bu nedenle yerel üretimle maliyetin düşürüldüğü bir çözüm geliştirmek istediklerini vurguladı. Araştırmada, kedi otu losyonunun gönüllüler üzerinde uygulandığı saha testlerinde, sivrisineklerin bu losyonu kullanan kişilere daha az ilgi gösterdiği raporlandı. Dr. Scofield, bu sonuçların bölge halkı için sürdürülebilir ve etkili bir koruma sağlayabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Kedi otu losyonu yerel üretimle yaygınlaşacak</h3><p>Çalışmanın önemli bulgularından biri de, kedi otu losyonunun yerel topluluklar tarafından üretilebilecek olması. Araştırmacılar, başlangıçta hibe fonlarıyla sağlanan losyonun ücretsiz dağıtıldığını, ancak ilerleyen süreçte üretimin artırılarak satışının planlandığını aktardı. Bu yöntemle hem yerel ekonomiye katkı sağlanacak hem de sivrisinek kaynaklı hastalıklara karşı daha geniş bir koruma ağı oluşturulacak. Araştırmada, gönüllülere farklı konsantrasyonlarda kedi otu losyonu, Deet içeren losyonlar ve plasebo kremler uygulandı. Sonuçlar, yüzde 6 kedi otu losyonunun Deet ile neredeyse aynı derecede etkili olduğunu gösterdi. Ayrıca, sivrisineklere karşı kullanılan mevcut ürünlere karşı oluşan direnç ve sıtmanın her yıl milyonlarca insanı etkilediği göz önüne alındığında, kedi otu losyonu düşük maliyeti ve yerel üretim avantajıyla öne çıkıyor. Uganda'da sıtma, özellikle küçük çocuklar arasında ciddi bir tehdit oluşturuyor; 2024 yılında 610 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.</p><h3>Uzmanlar: Sıtma ile mücadelede yeni araçlara ihtiyaç var</h3><p>Tanzanya'daki Ifakara Sağlık Enstitüsü'nden araştırma entomoloğu Swai Kyeba, çalışmaya doğrudan katılmamasına rağmen, sıtma ile mücadelede yeni ve erişilebilir vektör kontrol araçlarının gerekliliğine dikkat çekti. Kyeba, topikal kovucuların etkinliğinin düzenli kullanım gerektirdiğini ve bu nedenle kullanıcı uyumunun düşük olabileceğini belirtti. Ancak, kedi otu losyonunun yerel olarak üretilip satılması, sürdürülebilir bir çözüm oluşturabilir. Uzmanlar, Uganda'daki hanelerin mevcut sivrisinek kovucuları nasıl kullandığına dair daha fazla araştırma yapılması gerektiğini de vurguladı. Araştırma ekibi, kedi otu losyonunun yerel üretiminin hem ekonomik hem de sağlık açısından önemli katkılar sağlayacağını düşünüyor.</p><p>Kedi otu losyonunun sivrisinekleri uzaklaştırmada gösterdiği yüksek performans, özellikle sıtmanın yoğun olduğu bölgelerde umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yerel üretimle maliyetlerin düşmesi ve toplulukların sürece dahil edilmesi, bu doğal kovucunun yaygınlaşmasını kolaylaştırabilir. Önümüzdeki dönemde yapılacak ek araştırmalar ve saha uygulamaları, kedi otu losyonunun sıtma ile mücadeledeki rolünü daha da netleştirecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/kedi-otu-losyonu-sivrisin-280_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283052</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/italya-basbakani-meloni-ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-ile-gorustu-283052</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İtalya Başbakanı Meloni, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında görüştüğü bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İtalya Başbakanı Meloni, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Meloni ve Zelenskiy&#39;nin zirve çerçevesinde bir araya geldiği belirtildi.</p><p>Açıklamada, &quot;Görüşmede, İtalya&#39;nın, Ukrayna&#39;nın yanında yer alma ve adil ve kalıcı bir barışa götürecek süreci destekleme konusundaki kararlı taahhüdü bir kez daha teyit edildi. Başbakan ayrıca, Rus saldırıları sebebiyle ağır hasar gören enerji altyapısının dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik müdahalelere özel önem vererek, İtalya&#39;nın Ukrayna halkına olan daimi yardımını da teyit etti.&quot; ifadeleri kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/italya-basbakani-meloni-u-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283051</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/anthropic-claude-cowork-deneyimini-tek-ekranda-birlestirdi-283051</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anthropic, Claude Cowork deneyimini tek ekranda birleştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Anthropic, Claude Cowork özelliğini iPhone ve web kullanıcılarının erişimine açarak önemli bir adım attı. Özellikle Max kullanıcılarına öncelik verilen beta süreciyle, Cowork artık mobil ve masaüstü dışında da kullanılabiliyor. Şirket, bu genişlemeyle birlikte Cowork deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anthropic, Claude Cowork deneyimini tek ekranda birleştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anthropic, Claude Cowork özelliğini iPhone ve web platformlarına taşıyarak kullanıcılarına yeni bir deneyim sundu. Şirket, bu yeni adımda önceliği Max kullanıcılarına veriyor ve beta erişimini ilk olarak bu gruba açıyor. Claude Cowork, kullanıcıların yerel dosyalarına ve bağlı araçlara erişim sağlayarak, görevlerin otonom şekilde tamamlanmasına olanak tanıyor. Artık Cowork görevleri yalnızca masaüstünde değil, web ve Claude'un mobil uygulaması üzerinden de başlatılabiliyor ve süreçler anlık olarak takip edilebiliyor.</p><h3>Anthropic, Cowork limitlerini iki katına çıkardı</h3><p>Mobil genişleme kapsamında Anthropic, Cowork kullanım limitlerinde de önemli bir değişikliğe gitti. Şirket, 5 Ağustos'a kadar geçerli olacak şekilde Cowork ile ilgili limitleri iki katına çıkardığını duyurdu. Böylece kullanıcılar, daha fazla görevi aynı anda başlatabiliyor ve takip edebiliyor. Bu artış, özellikle yoğun görev yönetimi yapan kullanıcılar için büyük kolaylık sağlıyor. Ayrıca, Cowork'un bulut tabanlı altyapısı sayesinde, cihaz çevrimdışı olsa dahi işlemler arka planda devam ediyor ve kullanıcıya izin gerektiğinde anlık bildirim gönderiliyor.</p><h3>Cowork masaüstünde birleşik deneyim sunuyor</h3><p>Anthropic, Cowork deneyiminin en verimli şekilde masaüstünde yaşandığını vurguluyor. Çünkü masaüstü uygulaması, Claude'un yerel dosyalara ve internet tarayıcısına doğrudan erişmesine imkân tanıyor. Ancak masaüstü uygulamasını yükleyemeyen kullanıcılar için de web ve mobil üzerinden Cowork erişimi sağlanıyor. Ayrıca, Claude sohbeti ve Cowork özellikleri artık tek bir görünümde buluşuyor ve kullanıcılar ayrı sekmeler arasında geçiş yapmak zorunda kalmıyor. Anthropic, bu entegrasyonla birlikte kullanıcıların iş süreçlerini daha hızlı ve verimli yönetebileceğini belirtiyor.</p><p>Anthropic'in Claude Cowork'u iPhone ve web'e açması, görev yönetiminde esnekliği ve erişilebilirliği artırıyor. Şirket, bu yeni dönemde daha fazla kullanıcıya ulaşmayı ve Cowork'un sunduğu avantajları geniş bir kitleye yaymayı amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/anthropic-claude-cowork-d-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.283050</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/metadan-ray-ban-akilli-gozluklerde-gizlilik-devrimi-283050</link>
      <pubDate>2026-07-08T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meta'dan Ray-Ban akıllı gözlüklerde gizlilik devrimi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Meta, Ray-Ban ve kendi markalı akıllı gözlüklerinde gizlilik ışığına yönelik müdahalelere karşı yeni bir güvenlik güncellemesi başlattı. Şirket, gözlüklerdeki gizlilik LED'inin devre dışı bırakılması halinde kameranın otomatik olarak kapatılacağını açıkladı. Bu adım, özellikle kötü niyetli kullanımlara karşı önemli bir önlem olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meta'dan Ray-Ban akıllı gözlüklerde gizlilik devrimi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meta, Ray-Ban iş birliğiyle geliştirdiği akıllı gözlüklerde gizlilik konusunda önemli bir adım attı. Şirket, son dönemde artan kamuoyu baskısı ve kötü niyetli kullanımlar karşısında, gözlüklerin gizlilik ışığına yönelik müdahaleleri engelleyen yeni bir güncelleme yayımladı. Bu güncellemeyle birlikte, gözlüklerdeki gizlilik LED'ine fiziksel bir müdahale tespit edildiğinde kamera otomatik olarak devre dışı kalıyor. Meta, bu önlemin özellikle kullanıcıların ve çevredekilerin mahremiyetini korumak amacıyla hayata geçirildiğini vurguladı. Güncelleme, hem Ray-Ban Meta gözlükleri hem de Meta'nın kendi markalı akıllı gözlükleri için geçerli olacak şekilde kullanıma sunuldu.</p><h3>Meta'dan gizlilik ışığına müdahaleye karşı otomatik kamera engeli</h3><p>Meta'nın yeni güvenlik güncellemesiyle akıllı gözlüklerdeki gizlilik ışığı, kameranın aktif olduğunu çevredekilere net şekilde gösteriyor. Şirket, bazı kullanıcıların gizlilik LED'ini kapatmak veya görünmez hale getirmek için çeşitli yöntemler geliştirdiğini tespit etti. Özellikle son dönemde, bu tür müdahaleler için hizmet sunan kişi ve işletmelerin sayısında artış yaşandı. Meta, bu tür fiziksel müdahaleleri algılayan bir sistem geliştirdi ve artık gizlilik ışığı devre dışı bırakıldığında veya yok edildiğinde gözlükler kamerayı otomatik olarak kapatıyor. Kamera, ışık tekrar aktif hale gelene kadar hiçbir şekilde fotoğraf veya video çekimine izin vermiyor. Şirket, bu teknolojinin sektörde bir ilk olduğunu ve diğer kamera üreticilerinin bu kadar ileri düzeyde bir koruma sunmadığını belirtti.</p><h3>Meta, yasa dışı modifikasyonlara karşı yasal adımlar planlıyor</h3><p>Meta, gizlilik ışığını devre dışı bırakmak için gözlüklerde değişiklik yapan kişi ve kurumlara karşı da önlem alıyor. Şirket, bu tür hizmetleri tanıtan ilanları, gönderileri ve pazar yeri listelemelerini platformlarından kaldırmak için çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, gözlüklerin gizlilik LED'ini etkisiz hale getirenlere yönelik yasal işlem başlatma seçeneğini de değerlendiriyor. Meta yetkilileri, kullanıcıların ve çevredekilerin mahremiyetinin korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Şirket, müdahaleyi tespit etme teknolojisini sürekli geliştirerek, kötü niyetli kullanımların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu kapsamda yapılan güncellemeler, hem mevcut hem de ikinci nesil Ray-Ban Meta gözlüklerinde etkin şekilde çalışıyor.</p><p>Meta'nın attığı bu adım, akıllı gözlüklerin güvenli kullanımına yönelik endişeleri azaltmayı amaçlıyor. Şirket, gizlilik ışığı sayesinde hem kullanıcıların hem de çevredekilerin mahremiyetinin korunacağını savunuyor. Yeni güncellemenin, sektörde benzer cihazlar için de örnek teşkil etmesi bekleniyor. Meta, kullanıcı güvenliğini önceleyen bu yaklaşımıyla, akıllı gözlük teknolojisinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/08/metadan-ray-ban-akilli-go-963_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>