<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-kullanicilarina-a20-pro-ile-yeni-nesil-yapay-zeka-ve-guc-vaadi-281842</link>
      <pubDate>2026-06-29T17:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple kullanıcılarına A20 Pro ile yeni nesil yapay zeka ve güç vaadi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerinde kullanacağı A20 Pro çipine dair sızdırılan görüntüler, performans ve enerji verimliliğinde dikkat çekici yeniliklerin sinyalini veriyor. Yeni WMCM paketleme teknolojisi, 12GB RAM ve gelişmiş yapay zeka birimiyle Apple, akıllı telefon pazarında çıtayı yükseltmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple kullanıcılarına A20 Pro ile yeni nesil yapay zeka ve güç vaadi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın yaklaşmakta olan iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerine ait olduğu öne sürülen anakart görüntüleri, teknoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Söz konusu görsellerde, iPhone 18 Pro'nun kalbinde yer alacak A20 Pro çipinin, TSMC'nin Wafer-Level Multi-Chip Module (WMCM) adı verilen ileri seviye paketleme teknolojisini kullandığı dikkat çekiyor. Bu yenilik, A20 Pro'nun performans ve enerji verimliliğinde selefi A19 Pro'ya göre önemli bir sıçrama yapacağı beklentisini güçlendiriyor. Sızdırılan fotoğraflar, Çin merkezli sosyal medya platformu Weibo'da "WHYLAB" ve "Ice Universe" gibi tanınmış teknoloji hesapları tarafından paylaşıldı. Görsellerin henüz doğrulanmamış olmasına rağmen, Apple'ın bu yeni paketleme yaklaşımına geçiş yaptığına dair iddialar giderek güçleniyor.</p><h3>Apple, WMCM teknolojisiyle ısı ve enerji yönetiminde yeni dönem başlatıyor</h3><p>Apple'ın bugüne kadar uyguladığı geleneksel paket-on-package (PoP) tasarımlarında, DRAM doğrudan işlemcinin üstünde konumlanıyordu. Bu yapı, düşük güç tüketimi ve kısa gecikme süresi gibi avantajlar sağlasa da, ısının işlemciyle DRAM arasında yoğunlaşmasına neden oluyordu. Ancak WMCM teknolojisinin benimsenmesiyle, DRAM artık paketin yanına taşınıyor. Bu değişiklik, işlemci ve DRAM arasındaki termal bağlantıyı azaltarak, özellikle yüksek yük altında çalışan cihazlarda ısı dağılımını iyileştiriyor. Ayrıca, A20 Pro çipinin 96 bit bellek veriyoluna ve LPDDR6 RAM'e sahip olduğu belirtiliyor. Bu gelişmeler, iPhone 18 Pro'nun hem daha yüksek bant genişliği hem de enerji verimliliği sunmasını sağlayacak. WMCM teknolojisinin, Apple'ın amiral gemisi modellerinde performans ve güç yönetimi açısından yeni bir standart oluşturacağı öngörülüyor.</p><h3>A20 Pro çipiyle yapay zekada ve genel performansta çarpıcı artış</h3><p>Sızdırılan teknik detaylara göre, A20 Pro çipinin boyutu A19 Pro ile benzerlik gösterse de, özellikle Sinir İşleme Birimi'nde (NPU) belirgin bir büyüme gözlemleniyor. Bu durum, Apple'ın yapay zeka odaklı işlemlerde ciddi bir performans artışı hedeflediğini ortaya koyuyor. Ayrıca, TSMC'nin 2nm üretim süreci sayesinde A20 Pro çipinin, A19 Pro'ya kıyasla yüzde 15 daha hızlı ve yüzde 30 daha verimli çalışacağı ifade ediliyor. Yeni nesil N2 teknolojisiyle birlikte, metal-yalıtkan-metal (SHPMIM) kapasitörler çipin güç dağıtım sistemine entegre ediliyor ve bu da enerji stabilitesini artırıyor. iPhone 18 Pro, Pro Max ve katlanabilir iPhone modellerinin 12GB RAM, 48 megapiksel arka kamera ve Apple'ın kendi geliştirdiği C2 modemle geleceği belirtiliyor. Tüm bu yeniliklerin, Eylül ayında piyasaya sürülmesi beklenen yeni iPhone serisinde kullanıcı deneyimini önemli ölçüde değiştirmesi bekleniyor.</p><p>Apple, A20 Pro çipi ve WMCM teknolojisiyle, akıllı telefon pazarında hem performans hem de enerji verimliliği açısından iddialı bir konuma gelmeye hazırlanıyor. Sızdırılan bilgiler doğru çıkarsa, iPhone 18 Pro ve Pro Max modelleri, Apple'ın bugüne kadar sunduğu en yenilikçi ve güçlü akıllı telefonlar arasında yer alacak. Eylül ayındaki lansman, teknoloji tutkunları için büyük bir merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/apple-kullanicilarina-a20-185_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281841</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/gulsen-bubikoglundan-nostaljik-paylasimi-yesilcamin-unlu-oyuncusuna-begeni-rekoru-281841</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülşen Bubikoğlu'ndan nostaljik paylaşımı! Yeşilçam'ın ünlü oyuncusuna beğeni rekoru]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Son olarak doksanlı yıllarda kamera karşısına geçen, Yeşilçam sinemasının tanınmış oyuncularından Gülşen Bubikoğlu; sosyal medyada nostaljik bir paylaşımda bulundu. Oyuncunun paylaşımı, kısa sürede binlerce beğeni aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülşen Bubikoğlu'ndan nostaljik paylaşımı! Yeşilçam'ın ünlü oyuncusuna beğeni rekoru]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının önemli oyuncularından Gülşen Bubikoğlu, sosyal medyayı aktif kullanıyor. 1973 yılında sinemaya merhaba diyen, 1974 yılında evlendiği yapımcı Türker İnanoğlu ile İnanoğlu'nun vefat ettiği 2024 yılına kadar evli kalan Bubikoğlu, bir kız çocuğu annesi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/gulsen-2906202615a5e476.jpg"/><p>Artık ekrandan uzak bir hayat sürdüren oyuncu, son olarak geçmiş yıllardan bir paylaşımda bulundu. Gülşen Bubikoğlu'nun 'Nostalji' notuyla paylaştığı fotoğrafı, çok kısa sürede binlerce beğeni aldı.</p><h2>İşte Gülşen Bubikoğlu'nun paylaşımı!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/gulsen-29062026bdab5512.jpg"/><p>Gülşen Bubikoğlu son olarak, 1998 yapımı Affet Bizi Hoca'm adlı televizyon dizisinde başrolde rol almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/gulsen-bubikoglundan-nost-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281840</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/alzheimer-icin-kritik-uyari-yumurta-tuketimi-yaslilarda-koruyucu-olabilir-281840</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alzheimer için kritik uyarı! Yumurta tüketimi yaşlılarda koruyucu olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Loma Linda Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, yumurta tüketiminin 65 yaş ve üzeri yetişkinlerde Alzheimer hastalığı riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, düzenli yumurta tüketiminin beyin sağlığı üzerinde koruyucu etki yaratabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alzheimer için kritik uyarı! Yumurta tüketimi yaşlılarda koruyucu olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Loma Linda Üniversitesi'nde yapılan son araştırma, yumurta tüketimi ile Alzheimer hastalığı riski arasındaki ilişkiye ışık tutuyor. California merkezli üniversitede yayımlanan çalışmada, 65 yaş üzerindeki yetişkinlerde düzenli yumurta tüketiminin, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini yüzde 27'ye kadar azaltabileceği belirtildi. Araştırmacılar, 2026 Haziran'ında yayımlanan bu kapsamlı çalışmada, yumurtanın sadece protein kaynağı olarak değil, aynı zamanda beyin sağlığını destekleyen önemli bir besin olarak öne çıktığını vurguladı. On beş yıl boyunca 39.498 yetişkinin beslenme alışkanlıklarını inceleyen ekip, haftada beş yumurta tüketiminin Alzheimer hastalığı riskini ciddi şekilde düşürdüğünü ortaya koydu.</p><h3>Loma Linda Üniversitesi: Yumurta tüketimi Alzheimer riskini azaltıyor</h3><p>Çalışmanın en dikkat çeken bulgularından biri, yumurta tüketiminin Alzheimer hastalığına karşı koruyucu bir etki sunması. Araştırmacılar, yumurtaların içerdiği zengin besinlerin, özellikle kolin ve antioksidanların, beyin sağlığını desteklediğini belirtiyor. Kolin, hafıza ve öğrenme süreçlerinde önemli rol oynayan asetilkolin adlı nörotransmitterin üretiminde görev alıyor. Bu nedenle, yumurta tüketimi Alzheimer riskini azaltma potansiyeliyle öne çıkıyor. Ayrıca, lutein ve zeaksantin gibi antioksidanlar da yumurtada bulunuyor ve bu maddeler, bilişsel yaşlanmaya karşı vücudu koruyabiliyor. Yumurta sadece kahvaltıda değil, hamur işlerinden ana yemeklere kadar farklı şekillerde tüketilebiliyor ve bu çeşitlilik, yaşlı bireylerin günlük beslenme rutinine yumurtayı kolayca entegre etmesini sağlıyor.</p><h3>Uzmanlar: Yumurta, yaşlılar için pratik ve faydalı bir seçenek</h3><p>Beslenme uzmanı Vandana Sheth, yumurtanın yalnızca pratik bir protein kaynağı olmadığını, aynı zamanda sağlıklı yaşlanmaya katkı sağladığını ifade ediyor. Sheth'e göre, yumurtanın sarısında bulunan kolin, beyin fonksiyonlarını desteklemede kritik bir öneme sahip. Bunun yanı sıra yumurtalar, B12 vitamini, selenyum, iyot gibi yaşlı bireylerin ihtiyaç duyduğu temel besinleri de içeriyor. Uzmanlar, yumurtanın düzenli tüketilmesinin, kas sağlığından bağışıklık sistemine kadar birçok alanda olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Özellikle kırmızı et tüketimini azaltmak isteyenler için yumurta, hem ekonomik hem de besleyici bir alternatif oluşturuyor. Araştırmanın bulguları, yumurtanın dengeli bir diyetin parçası olduğunda Alzheimer riskini azaltabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Alzheimer riskinde beslenme faktörü öne çıkıyor</h3><p>Bilim insanları, Alzheimer hastalığının gelişiminde beslenmenin önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Loma Linda Üniversitesi'nin araştırması, yumurtanın tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını, ancak dengeli ve sağlıklı bir beslenme programının parçası olarak tüketildiğinde önemli faydalar sunduğunu ortaya koydu. Araştırmanın yürütüldüğü dönemde federal bütçe kesintileri nedeniyle Alzheimer ve demans alanındaki çalışmaların yavaşladığına dikkat çekildi. Bu nedenle, yumurta gibi kolay ulaşılabilen ve uygun maliyetli besinlerin, yaşlı nüfusun sağlığını korumada daha da önemli hale geldiği belirtiliyor. Uzmanlar, Alzheimer riskinin tek bir besinle ortadan kalkmadığını, ancak yumurta gibi besinlerin düzenli olarak tüketilmesinin genel beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, yumurta tüketimi, yaşlı bireylerin hem fiziksel hem de zihinsel sağlığını destekleyen bir alışkanlık olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Loma Linda Üniversitesi'nin araştırması, yumurtanın yaşlı bireylerde Alzheimer hastalığı riskini azaltmadaki potansiyel rolünü gözler önüne serdi. Uzmanlar, yumurta tüketiminin dengeli bir diyetin parçası olarak beyin sağlığını destekleyebileceğini ve yaşlı nüfus için pratik bir beslenme alternatifi sunduğunu vurguluyor. Alzheimer riskine karşı alınabilecek önlemler arasında, yumurtanın düzenli olarak sofralarda yer alması dikkat çekici bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/alzheimer-icin-kritik-uya-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlar-sikilmanin-faydalarini-acikladi-herkes-icin-yeni-bir-bakis-acisi-281839</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar sıkılmanın faydalarını açıkladı! Herkes için yeni bir bakış açısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada ve ABD'deki beyin sağlığı uzmanları, sıkılmanın zihinsel ve duygusal sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguladı. Uzmanlar, Alberta ve New York'tan verdikleri örneklerle, sıkılmanın yaratıcılık ve duygusal dayanıklılık için gerekli olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar sıkılmanın faydalarını açıkladı! Herkes için yeni bir bakış açısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada ve ABD'den alanında tanınmış beyin sağlığı uzmanları, sıkılmanın sanıldığı gibi zararlı olmadığını, aksine zihinsel ve duygusal sağlık için hayati öneme sahip olduğunu açıkladı. Alberta'daki Core Psychology'de görev yapan evlilik ve aile terapisti Lisa Thomson, sıkılmanın hem çocuklar hem de yetişkinler için doğal bir süreç olduğunu belirtti. Ohio'daki Woodlands Grove Recovery Campus'te çalışan klinik direktör Rebecca Boone ve New York'ta görev yapan klinik sosyal hizmet uzmanı Katie Rose da, sıkılmanın beyin fonksiyonlarını ve yaratıcılığı desteklediğine dikkat çekti. Uzmanlar, günümüzün yoğun dijital uyarıcılarının insanları sıkılmaktan uzaklaştırdığını, ancak bu durumun uzun vadede zihinsel yorgunluğa ve tükenmişliğe yol açabileceğini ifade etti.</p><h3>Lisa Thomson: 'Sıkılmak çözülmesi gereken bir sorun değil'</h3><p>Lisa Thomson'a göre, sıkılmak çoğu zaman çocuklar tarafından şikayet olarak dile getirilse de, aslında çözülmesi gereken bir problem değil. Thomson, günümüz insanının sıkılmaktan kaçmak için hemen telefonuna ya da başka bir dikkat dağıtıcıya yöneldiğini, fakat bu refleksin uzun vadede zararlı olabileceğini belirtti. Sıkılmak, kişinin kendisiyle baş başa kalmasını ve zihnini dinlendirmesini sağlıyor. Uzmanlar, sıkılmanın insanlara sorunlarını çözmek, yeni fikirler bulmak ve duygularını anlamak için gerekli bir alan sunduğunu vurguluyor. Özellikle çocukların ve gençlerin, sıkılmaya karşı daha sabırlı olmaları gerektiği, çünkü bu süreçte beyinlerinin geliştiği ve yaratıcılıklarının arttığı ifade ediliyor. Thomson, sıkılmanın kişisel gelişim için vazgeçilmez bir fırsat olduğunu söylüyor.</p><h3>Rebecca Boone: 'Azaltılmış uyarım sinir sistemini düzenliyor'</h3><p>Rebecca Boone ise, sıkılmanın rahatlama ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Boone'a göre, hiçbir şey yapmadan geçirilen zamanlar, sinir sisteminin "savaş ya da kaç" halinden çıkıp daha sakin ve dengeli bir moda geçmesine yardımcı oluyor. Bu süreçte, vücut ve zihin dinlenme fırsatı buluyor. Boone, sıkılmanın ilk başta rahatsız edici hissettirebileceğini, ancak bu durumun sinir sisteminin yeni bir düzene uyum sağlama çabası olduğunu belirtiyor. Uzman, sürekli uyarımın ise zihinsel ve duygusal yorgunluğa yol açtığını, zaman zaman ekranlardan ve dış uyaranlardan uzaklaşmanın beyin sağlığı için kritik olduğunu vurguluyor. Boone, amaçlı olarak sıkılmaya zaman ayırmanın, bilişsel kaynakların toparlanmasına olanak tanıdığını ve kişinin kendini daha odaklanmış ve enerjik hissetmesini sağladığını ifade ediyor.</p><h3>Yaratıcılık ve öz farkındalık için sıkılmak şart</h3><p>Uzmanlar, sıkılmanın yaratıcılığı artıran en önemli etkenlerden biri olduğunu belirtiyor. Lisa Thomson, insanların en iyi fikirlerini genellikle duş alırken, yürüyüş yaparken ya da araba kullanırken bulduğunu, bunun da zihnin serbestçe dolaşmasına izin verilmesinden kaynaklandığını aktarıyor. Sıkılma anlarında, beynin varsayılan mod ağı devreye giriyor ve bu sayede hafıza, hayal gücü, yansıtma ve yaratıcı problem çözme süreçleri aktifleşiyor. Bilgi tüketimi durduğunda, beyin mevcut bilgileri birleştirerek yeni bağlantılar kurabiliyor. Bu durum, hem yetişkinler hem de çocuklar için yaratıcılığın ve kişisel farkındalığın artmasına katkı sağlıyor. Thomson, sıkılmanın düşünme, hayal kurma ve ruhsal iyileşme için gerekli alanı sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Katie Rose: 'Duygusal dayanıklılık sıkılmayla güçleniyor'</h3><p>New York'tan klinik sosyal hizmet uzmanı Katie Rose, sıkılmanın yalnızca yapacak bir şey olmaması anlamına gelmediğini, aynı zamanda kişinin dikkatinin ve çevresiyle bağlantısının zayıfladığı anlarda ortaya çıktığını belirtiyor. Rose, sıkılmanın çoğu zaman kaygı, yalnızlık ya da karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarla bağlantılı olabileceğini ve bu duygularla yüzleşmenin kişisel gelişim için önemli olduğunu ifade ediyor. Uzman, sıkılma anlarını tolere etmeyi öğrenen bireylerin duygusal dayanıklılıklarının arttığını ve belirsizlikle başa çıkma becerilerinin geliştiğini söylüyor. Rose'a göre, teknolojiyle sürekli uyarılan zihinler, zor duygularla başa çıkmakta zorlanabiliyor. Ancak sıkılmaya izin verildiğinde, kişi hem kendini hem de çevresini daha iyi anlama fırsatı buluyor.</p><h3>Günlük hayatta sıkılmak için pratik öneriler</h3><p>Uzmanlar, sıkılmanın faydalarından yararlanmak isteyenler için bazı pratik öneriler sunuyor. Lisa Thomson, gün içinde kısa yürüyüşlerde telefonu evde bırakmayı, bir dükkana girmeden önce arabada birkaç dakika sessizce oturmayı veya sıra beklerken sosyal medyadan uzak durmayı tavsiye ediyor. Bu küçük alışkanlıklar, sürekli uyarım döngüsünü kırarak kişinin anda kalmasını ve zihinsel olarak yenilenmesini sağlıyor. Thomson, sıkılmak için belirli bir süre hedeflemenin şart olmadığını, ancak günde 10 dakikalık cihazsız ve yapılandırılmamış zamanın bile zihinsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Amaç, boş zamanlarda düşünmeye, hayal kurmaya ve zihinsel iyileşmeye alan açmak. Uzmanlar, sıkılmanın yaşamın doğal bir parçası olduğunu ve bu anların kişisel gelişim için değerli fırsatlar sunduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Kanada ve ABD'nin önde gelen beyin sağlığı uzmanları, sıkılmanın hem bireysel hem de toplumsal düzeyde olumlu etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Sıkılmak, yaratıcılık, duygusal dayanıklılık ve zihinsel iyileşme için vazgeçilmez bir süreç olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijital çağda sıkılmaya daha fazla alan açmanın, sağlıklı ve dengeli bir yaşam için önemli olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/uzmanlar-sikilmanin-fayda-993_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dermatologlardan-asiri-dus-uyarisi-bu-5-onemli-belirtiye-dikkat-281838</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dermatologlardan aşırı duş uyarısı! Bu 5 önemli belirtiye dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Dermatolog Mona Gohara ve Rachel Nazarian, aşırı duş alışkanlığının cilt sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle duş sonrası gerginlik, kaşıntı ve kuruluk gibi belirtiler cilt bariyerinin zarar gördüğüne işaret edebilir. Uzmanlar, duş rutininin kişisel ihtiyaçlara göre düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dermatologlardan aşırı duş uyarısı! Bu 5 önemli belirtiye dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dermatolog Mona Gohara ve Rachel Nazarian, son dönemde giderek artan aşırı duş alışkanlığının cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor. Uzmanlara göre, duş almak hijyen için gerekli olsa da, fazla sık ve uzun süreli duşlar cildin doğal koruyucu bariyerini zayıflatabiliyor. Özellikle duş sonrası ciltte gerginlik, kuruluk ve kaşıntı gibi belirtiler, aşırı duşun ciltte yol açtığı zararın ilk işaretleri arasında yer alıyor. Dermatologlar, bu uyarı işaretlerini dikkate almanın ve duş rutininin kişisel ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesinin önemine vurgu yapıyor.</p><h3>Dermatolog Gohara: 'Aşırı duş cilt bariyerini bozuyor'</h3><p>Dermatolog Mona Gohara, duş sonrası ciltte hissedilen kayganlık ve aşırı temizlik duygusunun aslında sağlıklı bir gösterge olmadığını, aksine cildin doğal yağlarının kaybedildiğinin açık bir işareti olduğunu ifade ediyor. Gohara, "Sağlıklı bir cilt, rahat ve esnek olmalı; eğer cildiniz duşun ardından gergin ve rahatsız hissediyorsa, bu durum cilt bariyerinin zarar gördüğünü gösterir" diyor. Özellikle sıcak suyla ve sert temizleyicilerle sık sık duş almak, cildin koruyucu tabakasını zayıflatıyor ve dış etkenlere karşı savunmasız bırakıyor. Gohara, duş alışkanlıklarının kişisel cilt tipine ve ihtiyaçlara göre ayarlanmasının, cilt sağlığını korumada kritik rol oynadığını belirtiyor. Ayrıca, duş sonrası hemen parfümsüz bir nemlendirici uygulamanın, cildin kaybettiği nemi geri kazandırmada etkili olduğunu söylüyor.</p><h3>Uzman Nazarian: 'Duş sıklığı kişiye göre değişmeli'</h3><p>Dermatolog Rachel Nazarian ise, duş alma sıklığının herkes için farklı olması gerektiğini, sabit bir "doğru" sayıdan söz etmenin mümkün olmadığını dile getiriyor. Nazarian, "Kimi bireyler için yoğun fiziksel aktivite sonrası günde iki kez duş almak gerekli olabilirken, kuru veya hassas cilde sahip olanlarda bu sıklık ciltte ciddi kuruluk ve tahrişe yol açabilir" diye konuşuyor. Nazarian, genel bir öneri olarak günde bir kez veya haftada iki-üç kez duş alınmasını tavsiye ediyor, ancak asıl önemli olanın cildin verdiği tepkileri gözlemlemek olduğunu vurguluyor. Sürekli kuruluk, gerginlik, kaşıntı veya hassasiyet gibi şikayetler yaşanıyorsa, duş rutininin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Nazarian, duş sonrası ciltte kalıcı kuruluk ve nemlendiriciye rağmen geçmeyen rahatsızlıkların, duş alışkanlıklarından kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Aşırı duşun ciltte yol açtığı 5 belirti</h3><p>Uzmanlar, aşırı duş alışkanlığının ciltte beş temel belirtiyle kendini gösterebileceğini belirtiyor. Birincisi, duş sonrası ciltte gerginlik hissi. Eğer cildiniz hareket ettikçe rahatsızlık veriyorsa ve adeta dar bir kıyafet giymiş gibi hissediyorsanız, bu cilt bariyerinin zarar gördüğünün göstergesi olabilir. İkincisi, nemlendirici kullanmanıza rağmen cildinizin kısa sürede tekrar kuruması. Bu durumda sorun, kullanılan ürünlerde değil, sık duş nedeniyle cildin nem tutma kapasitesinin azalmasında yatıyor olabilir. Üçüncüsü, ciltte döküntü olmadan sürekli kaşıntı hissinin oluşması. Dördüncüsü, uzun süredir kullanılan cilt bakım ürünlerinin aniden yanma veya batma yapmaya başlaması. Bu durum, cilt bariyerinin zayıflamasıyla birlikte, normalde tolere edilen içeriklerin cilde zarar vermesiyle ortaya çıkıyor. Beşinci ve son belirti ise cildin donuk ve mat görünmesi. Ciltteki doğal nem kaybı, ışığın eşit dağılmasını engelliyor ve cildin sağlıklı parlaklığını kaybetmesine neden oluyor. Bu beş belirti, duş alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p><h3>Cilt sağlığını korumak için duş rutini nasıl olmalı?</h3><p>Dermatologlar, cilt sağlığını korumak için duş süresinin kısa tutulmasını, sıcak su yerine ılık su tercih edilmesini ve nazik temizleyicilerin kullanılmasını öneriyor. Duş sonrası cilt henüz nemliyken, parfümsüz bir nemlendiriciyle bakım yapmak, ciltteki suyun buharlaşmasını önleyerek nemin korunmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, duş sıklığını azaltmak ve cilt tipine uygun bir rutin oluşturmak, cilt bariyerinin güçlenmesini destekliyor. Eğer tüm bu önlemlere rağmen ciltte kalıcı gerginlik, kaşıntı veya tahriş devam ediyorsa, altta yatan egzama veya temas dermatiti gibi bir cilt hastalığının olabileceği ihtimaline karşı dermatoloğa başvurulması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, cilt sağlığının korunmasında en önemli unsurun, kişisel ihtiyaçlara göre esnek bir duş rutini oluşturmak ve cildin verdiği sinyalleri dikkate almak olduğunu özellikle vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, aşırı duş alışkanlığı ciltte ciddi sorunlara yol açabiliyor. Dermatologların önerilerine kulak vererek, duş sıklığı ve yönteminde küçük değişiklikler yapmak, cilt sağlığını korumak için büyük önem taşıyor. Cildinizde gerginlik, kuruluk, kaşıntı veya donukluk gibi belirtiler fark ediyorsanız, duş rutininizi gözden geçirmek ve gerektiğinde bir uzmana danışmak sağlıklı bir cilt için atılacak en doğru adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/dermatologlardan-asiri-du-979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/johnny-knoxvilleden-los-angelesta-duygusal-jackass-vedasi-281837</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Johnny Knoxville'den Los Angeles'ta duygusal Jackass vedası]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Johnny Knoxville, Los Angeles'ta düzenlenen Jackass: Best and Last filminin galasında duygularına hakim olamadı. Ünlü sunucu, 26 yıllık Jackass serisinin kapanışını gözyaşlarıyla kutladı ve bu finalin kendisi için ne kadar anlamlı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Johnny Knoxville'den Los Angeles'ta duygusal Jackass vedası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Johnny Knoxville, Los Angeles'ta gerçekleşen Jackass: Best and Last filminin galasında, uzun yıllar boyunca yer aldığı Jackass serisine veda etti. Galada duygusal anlar yaşayan Knoxville, Entertainment Tonight'a verdiği röportajda, projenin kesin olarak sona erdiğini açıkladı. Özellikle Bam Margera'nın ailesiyle karşılaştığı anda gözyaşlarını tutamayan Knoxville, bu tür anların yaş ilerledikçe daha anlamlı hale geldiğini dile getirdi. "Burada oldukları için çok mutluyum. Bam'ı ve ailesini seviyorum" sözleriyle duygularını ifade etti.</p><h3>Johnny Knoxville: 'Bu kadar, işimiz bitti' sözleriyle veda etti</h3><p>Johnny Knoxville, çekimlerin son gününde de gözyaşlarına hakim olamadığını belirtti. Jackass'ın kesin finalinin kendisini derinden etkilediğini vurgulayan ünlü sunucu, 26 yıl önce MTV ekranlarında başlayan bu çılgın serüvenin bugün küresel bir fenomene dönüştüğünü söyledi. Knoxville, Jackass: Best and Last'ın ekibin son filmi olduğunu ve artık seriye nokta koyduklarını açıkladı. "Bu kadar, işimiz bitti" diyerek hayranlarına da duygusal bir mesaj verdi.</p><h3>Jackass: Best and Last Los Angeles galasında prömiyer yaptı</h3><p>Film, 26 Haziran'da Los Angeles'ta sinemaseverlerle buluştu. Galada hem ekip üyeleri hem de hayranlar, Jackass'ın 26 yıllık serüvenine tanıklık etmenin heyecanını ve hüznünü yaşadı. Johnny Knoxville'in duygusal veda konuşması, geceye damga vurdu. Jackass: Best and Last'ın vizyona girmesiyle, bir dönemin sonu resmen ilan edildi. Etkinlik, Jackass hayranları için unutulmaz bir geceye dönüştü ve Johnny Knoxville'in duygularını açıkça paylaşması büyük takdir topladı.</p><p>Jackass serisinin sona ermesiyle birlikte Johnny Knoxville ve ekip arkadaşları, izleyicilere yıllar boyunca yaşattıkları maceraların ardından, bu veda ile hafızalarda yer etmeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/johnny-knoxvilleden-los-a-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tiktokun-cocuk-kategorisinde-yapay-zeka-istilasi-basladi-281836</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TikTok'un çocuk kategorisinde yapay zeka istilası başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TikTok'ta yapay zeka ile üretilmiş düşük kaliteli içeriklerin oranı, Kapwing'in yeni araştırmasına göre endişe verici seviyelere ulaştı. Özellikle çocuklara yönelik videolarda yapay zeka içeriklerinin baskın hale gelmesi, uzmanları ve ebeveynleri alarma geçirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TikTok'un çocuk kategorisinde yapay zeka istilası başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapwing tarafından yürütülen son araştırma, TikTok'ta yapay zeka ile üretilmiş düşük kaliteli içeriklerin, özellikle çocuk videolarında ciddi bir artış gösterdiğini ortaya koydu. Araştırmada, yeni bir TikTok kullanıcısına önerilen ilk 500 videonun yüzde 59'unun "AI slop" olarak tanımlanan, insan denetimi olmadan ve aceleyle hazırlanmış yapay zeka içeriklerinden oluştuğu tespit edildi. Bu oran, YouTube Shorts'taki benzer içeriklerin yaklaşık üç katı olarak kaydedildi. Özellikle çocuklara hitap eden kategorilerde, yapay zeka içeriklerinin neredeyse tamamını oluşturduğu görüldü.</p><h3>TikTok'un çocuk içeriklerinde yapay zeka baskısı</h3><p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, TikTok'un Kids kategorisindeki videolarda yapay zeka içeriklerinin baskınlığı oldu. #CartoonKids etiketiyle paylaşılan 100 videodan 97'sinin yapay zeka tarafından üretildiği belirlendi. Benzer şekilde #cartoons, #babysong ve #forkids gibi popüler çocuk etiketlerinde de yüksek oranlar kaydedildi. Bu videolarda tanıdık çocuk karakterlerinin gerçek dışı ve bağlantısız sahnelerde yer aldığı, şarkılarda hatalar bulunduğu ve seslerin mekanik şekilde oluşturulduğu gözlemlendi. Uzmanlar, bu tür içeriklerin çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceği ve yanlış bilgilerle karşılaşma riskini artırdığı uyarısında bulundu.</p><h3>Yapay zeka içerikleri eğitim ve sağlık alanında da risk oluşturuyor</h3><p>Yapay zeka içeriklerinin etkisi sadece çocuk videolarıyla sınırlı kalmıyor. Kapwing'in araştırması, bilim, eğitim, sağlık ve tarih gibi alanlarda da yüksek oranda yapay zeka ile üretilmiş düşük kaliteli videoların bulunduğunu gösterdi. Özellikle sağlık ve eğitim gibi doğruluk gerektiren kategorilerde, hatalı veya yanıltıcı bilgiler içeren videoların yaygınlaşması ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Komedi ya da eğlence içeriklerinde kalite düşüklüğü daha kolay göz ardı edilebilse de, sağlık tavsiyeleri veya tarihi bilgilerdeki yanlışlıklar kullanıcıların güvenliğini ve bilgiye ulaşma doğruluğunu riske atıyor.</p><p>TikTok, kullanıcıların yapay zeka içeriklerini daha fazla ya da daha az görmelerine imkan tanıyan bazı araçlar sunuyor. Ancak Kapwing, bu ayarların yetersiz kaldığını ve platformun özellikle çocuklar başta olmak üzere tüm kullanıcıları korumak için daha etkili önlemler alması gerektiğini vurguluyor. Yapay zeka içeriklerinin hızla yayılması, sosyal medya platformlarının içerik denetimi ve kullanıcı güvenliği konusundaki sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı.</p><p>Sonuç olarak, TikTok'taki yapay zeka içeriklerinin artışı hem çocuklar hem de bilgiye ihtiyaç duyan kullanıcılar için önemli bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, platformun içerik politikalarını gözden geçirmesi ve kullanıcıların güvenliğini sağlamak için daha sıkı denetim mekanizmaları geliştirmesi gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/tiktokun-cocuk-kategorisi-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sivrisineklere-karsi-dogal-karisim-uyku-bolen-sivrisineklere-karsi-3-ev-yapimi-cozum-281835</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisineklere karşı doğal karışım: Uyku bölen sivrisineklere karşı 3 ev yapımı çözüm]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yaz mevsimi geldi, başta sivrisinekler olmak üzere haşerelerle mücadele sürüyor. Birçok kişi kimyasal ürünleri vücutlarına sürmek yerine çareyi doğada ve doğal ürünlerde arıyor. 24 TV muhabiri Ebrar Nur Arslan Bakırtaş Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi'nde konuğu ile doğal sinek kovucu tarifleri hazırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisineklere karşı doğal karışım: Uyku bölen sivrisineklere karşı 3 ev yapımı çözüm]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yaz akşamları eve giren bir sivrisinek sizi uykusuz bırakabilir. Ancak onlardan doğal yollarla kurtulmak mümkün. Doktor, biyolog Tuğçe Sevencan sivrisinekleri evlerden uzak tutabilecek doğal formülleri hem de sivrisinek ısırığına karşı yapılabilecekleri anlattı. </b></p><p>Sevencan şunları söylüyor: </p><p><b>SİVRİSİNEKLERİ TOPLAMAK İÇİN </b></p><p>"Herkesin ulaşabileceği basit malzemelerimiz var. Sivrisinekleri toplamak istersek eğer bir yerde örneğin beyaz sirkemiz var. Yarım kap kadar. Zeytinyağı -ekliyoruz. Ve içerisine herhangi bir deterjan. Bulaşık deterjanı da olabilir. Şampuan da olabilir. Bu şekilde böyle bir karışım elde ediyoruz. Sıvı bir karışım. Direkt sivrisinekleri çekici özelliğe sahip. Bir süre sonra yavaş yavaş etrafında toplandıklarını görebileceğiz. Bu mekanik bir korunma. Yani sivrisinekleri burada toplamak için.  </p><p><b>ÜZERİMİZE SIKMAK İÇİN</b></p><p>Bir de üzerimize sıkmak istersek, özellikle çocuklar parklarda, bahçelerde oynarken ne şekilde bir önlem alabiliriz dersek. Lavanta suyumuz var. Hidrolat diyoruz. Lavanta suyumuzu şöyle bir yaklaşık 100 ml'lik bir şişe içerisine alıyoruz. Bu artabilir, oranı azalabilir. Sonra içerisine uçucu yağlarımızdan nane yağı. Kullandığımız yağlar çok önemli. Tıbbi özellikte olması gerekiyor. Şu an kullandığım nane yağı tedaviye uygun olan nane yağından. 2 damla karanfil yağı ekleyeceğim. Karanfil yine koku anlamında sivrisinekler için oldukça etkili. Okaliptus yağı yine hem kaşıntıyı alacak hem de sinekleri uzaklaştıracak. 4 damla kadar ekliyorum. Ve son olarak limon yağı yine aynı şekilde. Zaten limon mekanik olarak da sivrisineklerden uzaklaştırıcı etkiye sahip. Bunları bu şekilde sprey formda karıştırabiliriz. Buzdolabında tutabiliriz. Bir tek kullanırken gözlere dikkat etmemiz gerekiyor. İstersek etkiyi arttırmak için de yine lavanta yağı, çay ağacı yağı gibi, biberiye yağı gibi farklı yağlar da ekleyebiliriz.  </p><p><b>SİVRİSİNEK ISIRIĞINA KARŞI...</b></p><p>Kaşıntı için biz genellikle gül suyu kullanıyoruz. Az önce koruma için lavanta suyundan bahsetmiştik. Bir de gül suyumuz var. Yine tedaviye uygun gül suyu, yağı alınmamış gül suyunu ısırılan bölgeye direkt de uygulayabiliriz.  Ama daha etkili bir yolumuz var. </p><p>Şöyle karbonat var elimde. Basit, normal bir karbonat. İçerisine gül suyu damlattıktan sonra bunu macun kıvamına gelene kadar karıştırmamız gerekiyor. Sonrasında bu macunu direkt ısırılan bölgeye sürebiliyoruz. Eğer etkiyi arttırmak istersek içerisine birkaç damla çay ağacı yağı ya da lavanta yağı da ekleyebiliriz. Bu yağlar dediğim gibi tedaviye yönelik olmalı. Ve alırken buna çok dikkat etmemiz gerekiyor. Herhangi bir yağ uygun olmuyor. Tedaviye yönelik yağ kullanmamız gerekiyor. Bunu bu şekilde macun formunda direkt ısırılan bölgeye kaşıntı almak için kullanabiliriz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/sivrisineklere-karsi-doga-177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/survivor-yarismacisi-nefise-karatay-imajini-degistirdi-son-hali-sosyal-medyada-gundem-oldu-281834</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Survivor yarışmacısı Nefise Karatay imajını değiştirdi! Son hali sosyal medyada gündem oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Survivor yarışmacısı olarak tanınan Nefise Karatay, imajında yeniliğe gitti. Atletizm alanında derecelere sahip olan Karatay, saç rengini değiştirerek adeta başka birisi oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Survivor yarışmacısı Nefise Karatay imajını değiştirdi! Son hali sosyal medyada gündem oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Henüz 5 yaşında spor hayatına başlayan Milli atlat Nefise Karatay, yarışmacısı olduğu Survivor'da birinci olup tanınırlık kazanmıştı. 2000 doğumlu Karatay, uzun atlama ve engelli koşu bantlarında profesyonel bir kariyere sahip. Karatay'ın atletizm kariyerinde elde ettiği dereceler de bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/nefise-2906202638bbd20b.jpg"/><h2>SURVIVOR NEFİSE KARATAY İMAJINI DEĞİŞTİRDİ</h2><p>Survivor yarışmacılarından Nefise Karatay son olarak, imajında yapmış olduğu yenilikle gündeme geldi. Kahve tonlarında olan saç rengini kırmızıya boyayan Karatay, yeni imajını sosyal medya hesabından paylaşmayı da ihmal etmedi.</p><h2>İşte Survivor Nefise Karatay'ın son hali!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/nefise-29062026d7768957.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/survivor-yarismacisi-nefi-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281833</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cindeki-gizemli-mezar-neden-acilmiyor-arastirmacilar-acikladi-281833</link>
      <pubDate>2026-06-29T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'deki gizemli mezar neden açılmıyor? Araştırmacılar açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Xi'an kenti yakınlarında bulunan Qin Shi Huang'ın mezarı, 2 bin yıldır açılmadı. Arkeologlar, mezarın içindeki olası cıva nehirleri ve otomatik tuzaklar nedeniyle büyük bir risk olduğunu belirtiyor. Bilim insanları, bu eşsiz arkeolojik alanı korumak için mezara dokunmadan inceleme yöntemleri geliştiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'deki gizemli mezar neden açılmıyor? Araştırmacılar açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang'ın Xi'an yakınlarındaki mezarı, M.Ö. 210 yılından bu yana kapalı tutuluyor. Bu antik mezar, hem büyüklüğü hem de barındırdığı sırlarla dünyanın en ilgi çekici arkeolojik alanlarından biri olarak öne çıkıyor. 2.000 yıldır açılmayan mezarın içi, arkeologlar ve yetkililer tarafından özel olarak korunuyor. Uzmanlar, mezarın açılması halinde içerideki hassas yapının havayla temas sonucu ciddi zarar görebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, antik kaynaklarda geçen otomatik balistik tuzaklar ve cıva nehirleri, mezarın açılmasının önemli riskler taşıdığını gösteriyor.</p><h3>Qin Shi Huang'ın mezarında cıva tehlikesi gündemde</h3><p>Mezarın etrafında yapılan araştırmalarda, toprakta normalin çok üzerinde cıva seviyeleri tespit edildi. Bu bulgular, antik metinlerde bahsedilen cıva nehirlerinin gerçekten mevcut olabileceğini düşündürüyor. Cıva, hem insanlar hem de çevre için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Arkeologlar, mezarın açılması durumunda bu kimyasalın yayılma ihtimalinin büyük bir tehlike yaratacağını belirtiyor. Ayrıca, mezarın içindeki otomatik tuzakların varlığı da araştırmacıların temkinli davranmasına neden oluyor. Tüm bu bulgular, Qin Shi Huang'ın mezarının neden hâlâ açılmadığını açıklıyor.</p><h3>Bilim insanları yeni yöntemlerle mezarı inceliyor</h3><p>Çinli bilim insanları ve arkeologlar, mezarın içini incelemek için müdahale etmeyen teknolojiler kullanıyor. Bu sayede, 2.000 yıldır kapalı olan mezarın içindeki eserler zarar görmeden haritalanabiliyor. Lazer tarama, yer radarı ve benzeri modern tekniklerle mezarın yapısı hakkında bilgi toplanıyor. Uzmanlar, bu yöntemlerle hem mezarın gizemini korumayı hem de tarihi mirası gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. Sonuç olarak, Qin Shi Huang'ın mezarı, hem barındırdığı tehlikeler hem de çözülmemiş sırlarıyla arkeoloji dünyasının odağında kalmaya devam ediyor.</p><p>Qin Shi Huang'ın mezarı, sahip olduğu eşsiz tarihsel değer ve taşıdığı riskler nedeniyle, arkeologlar tarafından titizlikle korunuyor. Bilim insanları, teknolojik gelişmeler ışığında mezarın içindeki sırları çözmeye çalışırken, bu alanın bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cindeki-gizemli-mezar-ned-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-altin-fiyatlari-ne-kadar-bugun-gram-altin-ceyrek-altin-kac-lira-29-hazi-281832</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! Altın fiyatları ne kadar? Bugün gram altın, çeyrek altın kaç lira? 29 Haziran 2026 Pazartesi son dakika altın fiyatları...]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, ABD ve İran arasında yaşanan gelgitli gerilimle beraber ons başına 4 bin 50 dolara kadar geriledi. Hürmüz Boğazı'nda saldırıların yeniden başlaması petrol fiyatlarını yükseltirken, piyasalarda belirsizlik arttı. Yarın Katar'da kurulacak ABD-İran masası piyasalardaki seyri değiştirebilir mi? Peki piyasalar son durumda ne? Detayları 24 TV muhabiri Ebrar Nur Arslan Bakırtaş Kapalıçarşı'dan aktardı. İşte, 29 Haziran 2026 Pazartesi son dakika altın fiyatları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! Altın fiyatları ne kadar? Bugün gram altın, çeyrek altın kaç lira? 29 Haziran 2026 Pazartesi son dakika altın fiyatları...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Altın düştü mü yükseldi mi? merak ediliyor. Altın fiyatları ne kadar? araştırılıyor. Son dakika altın fiyatları ilgiyle takip ediliyor. Güne düşüş ile başlayan altın fiyatlarında son durum yatırımcının radarında. Peki; gram altın, çeyrek altın ve yarım altın alış satış fiyatı kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 29 Haziran 2026 Pazartesi altın fiyatlarında son rakamlar...</p><p>Altın fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar dikkat çekmeye devam ediyor. Orta Doğu'da başlayan gerilim altın fiyatlarında da düşüş ve yükseliş olarak yansıyor. Altın fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) bu yıl içinde faiz artırımına gideceğine dair beklentiler nedeniyle güçlenen doların oluşturduğu baskıyla düşüş eğiliminde hareket ediyor.</p><p>Peki, gün içinde altın fiyatlarında ne gibi değişimler yaşandı? İşte yanıtı... </p><p><b>29 HAZİRAN PAZARTESİ ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p>Altın, 29 Haziran 2026 Pazartesi gününe nasıl başladı? İşte yanıt...</p><p>Dün ons fiyatındaki azalışla paralel değer kaybeden gram altın, günü  6 bin 141 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.35 itibarıyla 6 bin 108 lira seviyesinde işlem görüyordu. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 181 liradan, Cumhuriyet altını da 40 bin 553 liradan satılıyordu.</p><p>Altının ons fiyatı, bugün 4 bin 88 dolardan işlem görüyordu.</p><p>Peki, şimdi altında son durum ne oldu? Altın düştü mü yükseldi mi? Altın yatırımcıları dikkat bu haberi okumadan hareket etmeyin.</p><p><b>ALTIN FİYATLARINDA ÇEKİLME</b></p><p class="">Altın fiyatları, ABD ve İran arasında yaşanan gelgitli gerilimle beraber ons başına 4 bin 50 dolara kadar geriledi. Hürmüz Boğazı'nda saldırıların yeniden başlaması petrol fiyatlarını yükseltirken, piyasalarda belirsizlik arttı. Yarın Katar'da kurulacak ABD-İran masası piyasalardaki seyri değiştirebilir mi? <b>Peki piyasalar son durumda ne? Detayları 24 TV muhabiri Ebrar Nur Arslan Bakırtaş Kapalıçarşı'dan aktardı.</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video-29062026fb1d042e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Yatırımcının gözü ise güncel altın fiyatlarında hareketlerinde...</p><p>Peki, güne düşüşle başlayan altında son durum ne oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altını alış-satış rakamları nedir? Tüm bu soruların yanıtları canlı alış-satış tablosu ile burada...</p><p><b>İşte, 29 Haziran 2026 Pazartesi  altın fiyatları son dakika alış-satış rakamları...</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.057,67</p><p>Satış: 6.061,24</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 9.746,03</p><p>Satış: 9.971,15</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 19.431,14</p><p>Satış: 19.942,30</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 40.482,00</p><p>Satış: 41.094,00</p><p><b><font color="#ff0000">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/altinda-sert-dusus-altin--597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yuzde-95-geri-kazanim-lityum-pillerde-tarihi-basari-281831</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzde 95 geri kazanım! Lityum pillerde tarihi başarı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Cornell Üniversitesi araştırmacıları, lityum pil geri dönüşümünde çığır açan DEER yöntemiyle, pillerin başlangıç kapasitesinin yüzde 95'ine kadar geri kazanılmasını sağladı. Bu yenilikçi teknoloji, hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel etkileri azaltıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzde 95 geri kazanım! Lityum pillerde tarihi başarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cornell Üniversitesi'nden bilim insanları, lityum pillerin ömrünü uzatacak ve geri dönüşüm oranını yüzde 95'e çıkaracak yeni bir yöntem geliştirdi. Elektrikli araçlar ve büyük ölçekli enerji depolama sistemleri için kritik önem taşıyan bu buluş, pil performansındaki kayıpları önemli ölçüde azaltıyor. Araştırmacılar, geleneksel yöntemlerden farklı olarak elektrotları neredeyse tamamen koruyan ve doğrudan elektrotlar arasında yenileme sağlayan DEER teknolojisiyle, lityum pillerin ekonomik ve çevreci şekilde yeniden kullanılmasının önünü açtı.</p><h3>Cornell Üniversitesi'nden DEER yöntemiyle yüksek verim</h3><p>DEER (Direct Electrode-to-Electrode Regeneration) adı verilen bu yeni teknoloji, lityum pil geri dönüşümünde bugüne kadar uygulanan yöntemlerden köklü biçimde ayrılıyor. Geleneksel uygulamalarda, pillerin içindeki elektrotlar parçalanıp "kara kütle" adı verilen bir forma dönüştürülüyor ve ardından enerji yoğun kimyasal işlemlerle geri kazanım sağlanıyor. Ancak DEER yöntemi, elektrotları bütün halinde koruyarak yalnızca istenmeyen katı elektrolit arayüzü (SEI) tabakasını özel bir elektro-kimyasal banyo ile temizliyor. Bu sayede, pilin ana yapısı zarar görmeden, başlangıç kapasitesinin yüzde 95'ine kadar geri kazanım elde ediliyor. Denemelerde, aynı pillerde işlemin tekrar edilmesiyle bile yüzde 90'a yakın performans korunabiliyor. Bu gelişme, lityum pil teknolojisinde önemli bir sıçrama anlamına geliyor ve özellikle elektrikli araçlar ile enerji depolama ünitelerinde pil değişim ihtiyacını büyük ölçüde azaltıyor.</p><h3>Lityum pil ömründe maliyet ve çevre avantajı</h3><p>DEER yöntemiyle ilgili yapılan ekonomik analizler, bu teknolojinin sadece teknik değil, aynı zamanda maliyet ve çevre açısından da büyük avantajlar sunduğunu gösteriyor. Araştırma ekibinin tahminlerine göre, DEER ile geri dönüştürülen lityum pillerin üretim maliyeti yüzde 56 oranında azalıyor. Ayrıca, geleneksel yöntemlerde görülen yüksek su tüketimi ve atmosfer kirliliği de ciddi biçimde sınırlandırılıyor. Bu gelişme, sürdürülebilir enerji teknolojileri açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, DEER yöntemini lityum kaybı gibi diğer pil aşınma türlerine de uyarlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Hedef, bu yenilikçi yaklaşımı elektrikli araç pillerinden endüstriyel enerji depolama sistemlerine kadar çok geniş bir alanda uygulamak. Lityum pil teknolojisindeki bu ilerleme, hem çevre dostu üretimi hem de ekonomik sürdürülebilirliği bir araya getiriyor.</p><p>Cornell Üniversitesi'nin öncülük ettiği DEER yöntemi, lityum pil geri dönüşümünde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Hem enerji verimliliği hem de çevresel sorumluluk açısından öne çıkan bu teknoloji, gelecekte elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemlerinde daha uzun ömürlü ve sürdürülebilir çözümler sunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/yuzde-95-geri-kazanim-lit-370_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-dunyasinda-ses-getiren-arastirma-ates-cevreyi-kurtarabilir-281830</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasında ses getiren araştırma! Ateş çevreyi kurtarabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Texas A&amp;M Üniversitesi'nden bilim insanları, petrol sızıntılarına karşı geliştirdikleri ateş tornadosu tekniğiyle deniz temizliğinde devrim niteliğinde bir adım attı. Araştırma, geleneksel yöntemlere göre daha temiz ve verimli sonuçlar sunarak çevre korumasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasında ses getiren araştırma! Ateş çevreyi kurtarabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Texas A&amp;M Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırmada, bilim insanları petrol sızıntılarını temizlemek için ateş tornadosu tekniğini kullanarak çarpıcı sonuçlara ulaştı. ABD'nin önde gelen mühendislerinden Elaine Oran ve ekibi, laboratuvar ortamından çıkarak saha ölçekli denemelerle ateş girdaplarının, okyanus ve denizlerdeki petrol sızıntılarının hızlı ve etkili biçimde ortadan kaldırılmasında umut verici bir yöntem olduğunu gösterdi. Araştırma, özellikle Deepwater Horizon felaketi gibi büyük çevre krizlerinin ardından, mevcut temizlik yöntemlerinin eksiklerini gidermeyi ve çevreye verilen zararı azaltmayı hedefliyor.</p><h3>Elaine Oran: 'Ateş tornadosu ile temizliğin gücü artıyor'</h3><p>Çalışmanın başındaki isimlerden havacılık mühendisi Elaine Oran, ateş tornadosunun geleneksel ateşleme tekniklerinden farklı olarak alevi yukarıya doğru yönlendirdiğini ve bu sayede oksijenin daha verimli bir şekilde yanma bölgesine taşındığını vurguladı. Oran, "Ateş girdaplarının kaotik doğasını güçlü ve hassas bir restorasyon aracı olarak kullanmak istiyoruz. Hedefimiz kıyıları, deniz ekosistemlerini ve çevreyi korumak," ifadelerini kullandı. Araştırma sırasında, 1,5 metre genişliğinde bir havuz ve çevresine yerleştirilen 5 metre yüksekliğinde duvarlarla oluşturulan ortamda, ateş tornadosunun etkinliği farklı rüzgar koşulları altında test edildi. Bu testlerde, ateş girdapları geleneksel yatay ateş havuzlarına kıyasla neredeyse iki kat daha yüksek alevlere ulaştı ve yaklaşık 1.900 derece Fahrenheit (1.000 derece Celsius) sıcaklığıyla daha verimli bir yanma sağladı. Bu yüksek sıcaklık, petrol tabakaları arasında ısı transferini artırırken, yanmamış artıkların ve toksik kurumun oluşumunu da önemli ölçüde azalttı.</p><h3>Petrol sızıntısı temizliğinde ateş tornadosunun avantajları ve sınırları</h3><p>Ateş tornadosu tekniğinin sağladığı avantajlar, yalnızca daha yüksek sıcaklık ve alev yüksekliğiyle sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, bu yöntemin yanma oranlarını %40'a kadar artırdığını, kurum emisyonunu ise %40'a kadar azalttığını belirledi. Ayrıca, ateş tornadosu kullanılarak yakıtın %95'ine kadarının tüketilebildiği gözlemlendi. Bu veriler, özellikle petrol sızıntılarının çevreye verdiği zararın minimuma indirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Ancak uzmanlar, ateş tornadosunun verimliliğinin çevresel koşullara bağlı olarak değişebileceğine dikkat çekiyor. Daha kalın petrol tabakaları veya kuvvetli rüzgarlar, ateşin erken sönmesine yol açabiliyor ve bu da yöntemin etkinliğini azaltabiliyor. Deneylerde kullanılan duvarların ateş girdabının oluşumunu kolaylaştırdığı, ancak aynı zamanda oksijen alımını kısıtlayıp alevin dengesini bozabileceği de vurgulandı. Araştırmacılar, gerçek deniz koşullarını laboratuvar ortamında tam olarak simüle etmenin zorluğuna işaret ederek, ateş tornadosu tekniğinin ölçeklenebilirliğinin daha fazla test edilmesi gerektiğini belirtti.</p><h3>Deepwater Horizon felaketi sonrası yeni arayışlar</h3><p>2010 yılında Meksika Körfezi'nde yaşanan Deepwater Horizon felaketi, petrol sızıntılarının okyanus ekosistemi üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne sermişti. Bu olayda 11 kişi hayatını kaybetmiş, sayısız deniz canlısı yok olmuş ve bölgedeki deniz yaşamı kalıcı olarak zarar görmüştü. Felaketin ardından kurulan Güvenlik ve Çevresel Uygulama Bürosu (BSEE) tarafından desteklenen bu yeni çalışma, benzer çevre krizlerinin önlenmesi ve daha etkili müdahale yöntemlerinin geliştirilmesi için yürütüldü. Ateş tornadosu tekniği, geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda çevre dostu ve hızlı bir çözüm sunma potansiyeliyle öne çıkıyor. Bilim insanları, gelecekte petrol sızıntılarının çevresinde mobil duvar benzeri yapılar konuşlandırılarak ateş girdaplarının daha verimli ve güvenli şekilde kullanılabileceğini düşünüyor.</p><h3>Ateş tornadosu: çevre korumasında yeni bir dönemin kapısı</h3><p>Araştırmanın bulguları, ateş tornadosunun yalnızca bir deneysel yöntem olmadığını, aynı zamanda çevre koruma teknolojilerinde çığır açıcı bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Elaine Oran, "Bu çalışma, ateşin yıkıcı gücünü çevreyi korumak için kullanabileceğimiz bir geleceğe işaret ediyor," diyerek, bu yaklaşımın deniz ekosistemleri ve gezegenimizin korunmasında önemli bir adım olabileceğini belirtti. Ateş tornadosu tekniği, plastik kirliliği, toksik atıklar ve diğer çevre tehditleriyle mücadelede de ilham kaynağı olabilir. Ancak uzmanlar, yöntemin gerçek deniz koşullarında uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliği için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Bu kapsamda, ateş tornadosu teknolojisinin geliştirilmesi ve çevreye etkilerinin uzun vadeli olarak izlenmesi büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, Texas A&amp;M Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu araştırma, petrol sızıntılarının temizliğinde ateş tornadosu tekniğinin umut vadeden bir çözüm olabileceğini ortaya koydu. Yöntemin avantajları ve sınırları dikkatle değerlendirilirken, çevre koruma alanında yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi için bilimsel çalışmaların sürdürülmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/bilim-dunyasinda-ses-geti-743_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/james-webb-ortaya-cikardi-pembe-gezegenin-sirri-cozulebilir-281829</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[James Webb ortaya çıkardı! Pembe gezegenin sırrı çözülebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu, Dünya'dan 60 ışık yılı uzaklıktaki gizemli pembe gezegen GJ504b'nin atmosferinde tuzlu bulutların varlığını ortaya koydu. Bu bulgular, gezegenin yapısı ve oluşumu hakkındaki mevcut teorileri sarsarken, astronomi dünyasında heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[James Webb ortaya çıkardı! Pembe gezegenin sırrı çözülebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>James Webb Uzay Teleskobu (JWST), Dünya'ya yaklaşık 60 ışık yılı mesafede yer alan ve 'pembe gezegen' olarak anılan GJ504b'nin atmosferinde tuzlu bulutların bulunduğunu gösteren yeni bulgulara ulaştı. Northwestern Üniversitesi'nden dış gezegen evrimi uzmanı doktora sonrası araştırmacı Aneesh Baburaj liderliğindeki ekip, JWST'nin sağladığı yüksek hassasiyetli kızılötesi veriler sayesinde, GJ504b'nin bugüne dek bilinen en soğuk ve sönük gezegen kütleli yoldaşlardan biri olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmada, gezegenin atmosferinde tuzlu bulutların varlığına dair güçlü kimyasal işaretler tespit edildi ve bu durum, gezegenin oluşumu ve evrimiyle ilgili mevcut teorilere yeni bir bakış açısı kazandırdı.</p><h3>James Webb Uzay Teleskobu GJ504b'nin atmosferini çözüyor</h3><p>GJ504b, ilk kez 2013 yılında keşfedildiğinde, astronomlar için büyük bir gizem oluşturdu. Güneş benzeri bir yıldızın etrafında, Güneş'ten tam 40 kat daha uzak bir yörüngede dolanan bu gezegen, Plüton'un ötesinde yer alıyor. Yer tabanlı teleskopların yetersiz kaldığı bu sönük ve soğuk gök cismi, JWST'nin devreye girmesiyle detaylı biçimde incelenebildi. Baburaj ve ekibi, JWST'nin sağladığı spektral verileri analiz ederek, GJ504b'nin atmosferinde alışılmadık bir termal yapı ve opasite eksikliği gözlemledi. Araştırmacılar, bu anomalinin ancak tuzlu bulutların simülasyonu ile açıklanabildiğini belirtti. Yapılan modellemeler, bulutların potasyum klorür veya çinko sülfür gibi tuzlu bileşenlerden oluşabileceğini gösteriyor. Elde edilen veriler, gezegenin atmosferinde su, karbon monoksit, metan, amonyak ve hidrojen sülfür gibi zehirli gazların da bulunduğuna işaret ediyor. Bu bulgular, GJ504b'nin evrende şimdiye dek gözlemlenen en ilginç ve karmaşık atmosferlerden birine sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>GJ504b'nin kütlesi ve yaşı şaşırtıyor: Jüpiter'den 25 kat daha ağır</h3><p>JWST'nin sağladığı yeni veriler, GJ504b'nin kütlesi ve yaşıyla ilgili daha önceki tahminleri de önemli ölçüde değiştirdi. Araştırmalar, pembe gezegenin Jüpiter'den yaklaşık yüzde 10 daha küçük olmasına rağmen, 25 kat daha ağır olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca, GJ504b'nin sıcaklığı yaklaşık 290 derece Celsius seviyesinde ve bu da onu kendi sınıfındaki diğer dev gezegenlerden birkaç kat daha soğuk kılıyor. Bilim insanları, gezegenin yaşını 2,5 ila 4,5 milyar yıl arasında belirledi ve bu değer, Güneş Sistemi'nin yaşıyla benzerlik gösteriyor. GJ504b'nin ağır element profili, karbon, oksijen ve muhtemelen kükürt bakımından zengin bir atmosferi işaret ediyor. Bu durum, gezegenin oluşumunun, bir protostellar diskten gelen enkazdan meydana gelmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Astronomlar, bu özelliklerin, GJ504b'nin bir gezegenden çok başarısız bir yıldız olan kahverengi cüceye de yakın olabileceğini vurguluyor. Ancak, tuzlu bulutların varlığı ve kimyasal parmak izleri, gezegenin doğasını yeniden tanımlamak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Aneesh Baburaj: 'Tuzlu bulutlar gezegenin kimliğini değiştiriyor'</h3><p>Araştırmanın başındaki Aneesh Baburaj, JWST'nin sağladığı verilerin, soğuk ve sönük gezegenlerin anlaşılmasında bir dönüm noktası oluşturduğunu belirtiyor. Baburaj, "Bir nesnenin spektrumunu açıklamak için tuzlu bulutların kritik rol oynadığını ilk kez tespit ettik" diyerek, bu bulguların diğer gezegen kütleli yoldaşların da benzer şekilde analiz edilebileceğine işaret ediyor. Ekip, üç farklı bulut türü üzerinde simülasyonlar gerçekleştirdi ve yalnızca tuzlu bulutların, gezegenin atmosferindeki moleküllerin kimyasal imzalarını zayıflatarak fiziksel olarak tutarlı sonuçlar verdiğini tespit etti. Bu keşif, JWST ve gelişmiş modelleme tekniklerinin, evrendeki diğer gizemli ve soğuk nesnelerin sırlarını çözmek için kullanılabileceğini gösteriyor. Baburaj, "Modellerimizde bulutları hesaba katmanın önemini bu çalışma ile bir kez daha gördük" ifadesini kullanıyor. Araştırmacılar, GJ504b'nin atmosferinin detaylı incelenmesinin, gezegen oluşumu ve evrimiyle ilgili mevcut anlayışları kökten değiştirebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>GJ504b'nin tuzlu bulutları evrenin gizemlerini aydınlatıyor</h3><p>GJ504b'nin atmosferinde tespit edilen tuzlu bulutlar, yalnızca bu gezegenin değil, benzer yapıya sahip diğer gezegenlerin de kimyasal ve fiziksel evrimini anlamada önemli bir anahtar sunuyor. Spektral analizler, GJ504b'nin ağır elementler bakımından zengin atmosferinin, yıldızına kıyasla karbon, oksijen ve kükürt açısından yüksek değerlere sahip olduğunu gösteriyor. Bu durum, gezegenin oluşum sürecinde protostellar disklerden gelen materyalin büyük rol oynadığını düşündürüyor. Araştırmacılar, bu yeni bulguların, evrende keşfedilmeyi bekleyen diğer soğuk ve gizemli gezegenlerin geçmişine de ışık tutabileceğini vurguluyor. JWST'nin sağladığı yüksek çözünürlüklü veriler ve gelişmiş modelleme teknikleri sayesinde, astronomi dünyası, gezegen oluşumu ve evrimi konusunda daha önce ulaşamadığı detaylara ulaşabiliyor. GJ504b'nin tuzlu bulutları, evrenin derinliklerindeki karmaşık süreçleri anlamada yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, James Webb Uzay Teleskobu'nun GJ504b üzerinde gerçekleştirdiği bu kapsamlı araştırma, gezegenin atmosferindeki tuzlu bulutların varlığını ortaya koyarak, astronomi literatürüne önemli bir katkı sağladı. Bu bulgular, gezegen oluşumu ve atmosfer evrimiyle ilgili mevcut teorileri sorgulamaya açarken, evrendeki diğer gizemli nesnelerin anlaşılmasına da yeni bir yol haritası sunuyor. Bilim dünyası, JWST'nin sağlayacağı yeni verilerle, GJ504b gibi sıra dışı gezegenlerin sırlarını çözmeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/james-webb-ortaya-cikardi-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslanmaya-karsi-umut-veren-gelisme-hucreler-yeniden-guc-kazanabilir-281828</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlanmaya karşı umut veren gelişme! Hücreler yeniden güç kazanabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'daki Fritz Lipmann Enstitüsü araştırmacıları, yaşlanma sürecinde mitokondri sağlığının önemli ölçüde fosfatidilkolin seviyelerine bağlı olduğunu tespit etti. Bu bulgu, yaşlanmaya bağlı hücresel değişimlerin geri döndürülebilmesi için yeni bir yol açıyor. Araştırma, özellikle yaşla birlikte azalan fosfatidilkolin düzeylerinin mitokondri işlevinde ciddi bozulmalara yol açtığını ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlanmaya karşı umut veren gelişme! Hücreler yeniden güç kazanabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın önde gelen araştırma merkezlerinden Fritz Lipmann Enstitüsü'nde yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, yaşlanma sürecinde vücuttaki hücrelerin işleyişini belirleyen temel faktörlerden birinin mitokondri sağlığı olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, yaş ilerledikçe hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerin etkinliğinin azaldığını ve bunun doğrudan fosfatidilkolin adı verilen bir lipidin seviyeleriyle bağlantılı olduğunu belirledi. Çalışma, hem insan dokusu hem de deneysel solucan modelleri üzerinde yapılan detaylı analizlerle, fosfatidilkolin eksikliğinin hücresel yaşlanmanın önemli bir tetikleyicisi olabileceğini gösterdi.</p><h3>FLI ekibi: 'Fosfatidilkolin eksikliği mitokondriyi zayıflatıyor'</h3><p>Fritz Lipmann Enstitüsü'nden hücre biyoloğu Tetiana Poliezhaieva ve ekibi tarafından yürütülen araştırmada, yaşlanmanın temel biyolojik mekanizmalarını anlamak için mitokondrilerin enerji üretimindeki değişimleri incelendi. Çeşitli yaş gruplarındaki solucanlar, insan hücreleri ve doku örnekleri üzerinde yapılan testler, fosfatidilkolin düzeylerinde belirgin bir azalma olduğunu ortaya koydu. Bu azalma, mitokondri zarlarının yapısında ve işlevinde bozulmalara yol açıyor. Araştırmaya göre, fosfatidilkolin, mitokondri zarlarının bütünlüğünü koruyan ana lipidlerden biri olarak öne çıkıyor. Eksikliği, enerji üretiminde verimsizlik, hücresel esneklik kaybı ve hastalıklara karşı savunmasızlık gibi sonuçlar doğuruyor. Bilim insanları, özellikle yaşlanan hücrelerde fosfatidilkolin üretiminden sorumlu proteinlerin sentezinin azaldığını ve bunun mitokondriyal bozulmanın temel nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.</p><h3>Beslenme yoluyla fosfatidilkolin takviyesi umut verdi</h3><p>Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise, diyetle alınan fosfatidilkolin veya öncül molekülü kolinin mitokondri sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratması oldu. Deneylerde, fosfatidilkolin takviyesi yapılan solucanlarda mitokondrilerin genç ve esnek bir yapıya kavuştuğu gözlemlendi. Bu durum, enerji dağıtımının daha verimli ve sürdürülebilir olmasını sağladı. İnsan doku örneklerinde ise, fosfatidilkolin seviyesinin yüksek olduğu bireylerde daha hızlı yürüme temposu ve daha iyi hafıza gibi sağlıklı yaşlanma göstergelerine rastlandı. Araştırmacılar, özellikle diyabet ve obezite gibi kronik hastalıkları olan kişilerde fosfatidilkolin miktarının daha düşük olduğunu belirledi. Bu bulgular, fosfatidilkolin takviyesinin yaşlanmaya bağlı mitokondriyal bozulmaların önüne geçebileceğine işaret ediyor.</p><h3>Fosfatidilkolin azalması kadınlarda daha hızlı gerçekleşiyor</h3><p>İnsan doku analizlerinde dikkat çeken bir başka sonuç ise, fosfatidilkolin düzeylerindeki azalmanın erkekler ve kadınlar arasında farklılık göstermesi oldu. Erkeklerde bu azalma kademeli ilerlerken, kadınlarda özellikle menopoz döneminde çok daha hızlı ve belirgin bir düşüş yaşandığı tespit edildi. Araştırmanın yazarlarından Maria Ermolaeva, bu dönemde birçok kadının enerji seviyelerinde ciddi bir azalma ve sürekli yorgunluk şikayetleri yaşadığını belirtti. Bilim insanları, menopozun getirdiği hormonal değişimlerin fosfatidilkolin dengesini ve dolayısıyla mitokondri sağlığını olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor. Bu bulgu, özellikle orta yaş ve üzerindeki kadınlarda fosfatidilkolin desteğinin önemini artırıyor.</p><h3>Mitokondri sağlığının yaşlanma ve hastalıklarla ilişkisi güçlendi</h3><p>Çalışmada, mitokondri zarlarının bozulmasının sadece yaşlanma ile sınırlı kalmadığı, aynı zamanda diyabet, kanser ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarla da bağlantılı olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, fosfatidilkolin eksikliğinin mitokondriyi işlevsiz hale getirerek bu hastalıklara yatkınlığı artırabileceğini belirtti. Ayrıca, genç ve sağlıklı hücrelerde mitokondrilerin enerji ve kaynak dağıtımı için esnek zincirler oluşturabildiği, ancak yaşla birlikte bu esnekliğin kaybolduğu ifade edildi. Enerji şebekesi gibi çalışan mitokondri bağlantılarının kopması, hücresel enerji akışının yavaşlamasına ve verimsizleşmesine yol açıyor. Bu durum, sistemik yaşlanma sürecinin temel biyolojik nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>FLI araştırmacıları: 'Mitokondri yaşlanması geri döndürülebilir'</h3><p>Fritz Lipmann Enstitüsü'ndeki ekip, fosfatidilkolin eksikliğinin yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını, aksine diyet ve yaşam tarzı müdahaleleriyle bu sürecin yavaşlatılabileceğini savunuyor. Araştırmanın bir sonraki aşamasında, fosfatidilkolin düzeylerindeki değişimin mitokondri zarlarını moleküler düzeyde nasıl etkilediği daha ayrıntılı şekilde incelenecek. Bilim insanları, temel hücresel süreçlerin anlaşılması halinde, yaşlanmanın ve buna bağlı hastalıkların önüne geçilebileceğini düşünüyor. Bu kapsamda fosfatidilkolin, hem mitokondri sağlığının korunmasında hem de yaşlanmaya karşı yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesinde anahtar bir molekül olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Fritz Lipmann Enstitüsü'nün bu çalışması, yaşlanma sürecinde mitokondri sağlığının korunmasının ve fosfatidilkolin seviyelerinin dengede tutulmasının insan sağlığı için kritik bir öneme sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, fosfatidilkolin takviyesinin ilerleyen yaşlarda mitokondri fonksiyonunu iyileştirerek sağlıklı yaşlanmaya katkı sunabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde bu alanda yapılacak yeni çalışmalar, yaşlanmanın biyolojik mekanizmalarını daha iyi anlamamıza ve yaşa bağlı hastalıkların önlenmesine ışık tutabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/yaslanmaya-karsi-umut-ver-812_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-katarda-dondurulan-12-milyar-dolarlik-varligin-6-milyar-dola-281827</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Katar'da dondurulan 12 milyar dolarlık varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin dondurulmuş varlıklarına ilişkin, "Oluşturulan programa göre, Katar'da bulunan 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Katar'da dondurulan 12 milyar dolarlık varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, din adamı Ayetullah Şebiri Zencani ile Kum kentinde yaptığı görüşmede, ülkesinin dondurulmuş varlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>"Oluşturulan programa göre, Katar'da bulunan 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek." diyen Pezeşkiyan, kalan 6 milyar doların ülkeye dönmesi için de gerekli çalışmaların yapıldığını söyledi.</p><p>Pezeşkiyan ayrıca, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının İran halkı için bir kazanım olduğunu belirterek, söz konusu mutabakat ile birlikte İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırıldığını hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/iran-cumhurbaskani-pezesk-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-almanya-sansolyesi-merz-ile-gorustu-281826</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merz ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merz ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merz ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p><p>İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye ile Almanya'nın ikili ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, bu doğrultuda karşılıklı adımlar atmayı sürdürmenin önemine dikkati çekti.</p><p><b>NATO ZİRVESİ VE "TRANSATLANTİK BAĞ" VURGUSU</b></p><p>Gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'ne de değinen Erdoğan, Avrupa'nın NATO zemininde kendi savunmasını kuvvetlendirmesi ve "Transatlantik Bağın" muhafazası için güçlü bir iradenin ortaya konulmasını beklediklerini ifade etti.</p><p><b>"RUSYA-UKRAYNA ARASINDA DİPLOMATİK SÜREÇ CANLANDIRILMALI"</b></p><p>Görüşmede bölgesel barış çabalarına da işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın kalıcı bir barışla neticelenmesi için gayret gösterdiklerini vurguladı. Erdoğan, müzakerelerin yeniden başlatılması ve diplomatik sürecin canlandırılması için Türkiye'nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cumhurbaskani-erdogan-alm-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ben-artik-tarihim-dedi-bakin-zerrin-ozer-muzik-kariyerine-meger-kac-yil-once-baslamis-281825</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[‘Ben artık tarihim' dedi… Bakın Zerrin Özer müzik kariyerine meğer kaç yıl önce başlamış!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Zerrin Özer yıllardır müzik kariyerini aktif bir şekilde sürdürüyor. Son dönemde 'Basit Numaralar' şarkısıyla en çok dinlenen isimler arasına da yerleşen Özer, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla dikkat çekti. 'Ben artık tarihim' diyen şarkıcının, tam 50 yıllık bir kariyere sahip olduğunu duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[‘Ben artık tarihim' dedi… Bakın Zerrin Özer müzik kariyerine meğer kaç yıl önce başlamış!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pop müziğin önemli isimlerinden Zerrin Özer, şarkıcılık kariyerini yıllardır aktif bir şekilde sürdürüyor. Son dönemde 'Basit Numaralar' şarkısıyla milyonlarca dinlenmeye ulaşan Özer, bir yandan da konser çalışmalarını sürdürüyor. Son olarak sahneye çıkmadan önce duygularını paylaşan Zerrin Özer, sahip olduğu tecrübeye rağmen halen ilk günkü heyecanı yaşadığını itiraf etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/zerrin1-29062026cc45ebf8.jpg"/><p>"Korkunç heyecanlıyım. Korku ve heyecan var. Sanki ilk defa sahneye çıkıyor gibiyim." diyen Zerrin Özer, kendisi hakkında da bir itirafta bulundu.</p><p>"İlk zamanlar amatördüm, hatırlamıyorum." derken, "Ben 50 sene demiyorum, 40 sene diyorum" diyerek tam 50 senedir sahnede olduğunu ve amatörlük yıllarını da ayrı tuttuğunu açıkladı.</p><p>Zerrin Özer kendisi için, "Ben artık tarihim" yorumunda da bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/zerrin2-29062026bccd5299.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ben-artik-tarihim-dedi-ba-750_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogandan-ak-parti-33-istisare-ve-degerlendirme-toplantisina-iliskin-paylasim-281824</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na ilişkin paylaşımında, istişare ve dayanışmanın önemine dikkati çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan'dan "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na ilişkin, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p><p>Paylaşımında Erdoğan, "İstişare ve dayanışma içinde alınan kararların, ülkemizin her alandaki yükselişine ivme kazandırmasını diliyorum. Kardeşliğin, birlik ruhunun ve ortak hedeflerin ışığında, Türkiye'mizin yolunun açık, gücünün daim olmasını temenni ediyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Emine Erdoğan, toplantıdan görüntülerin yer aldığı bir videoya da paylaşımında yer verdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video1-29062026146fb850.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/emine-erdogandan-ak-parti-868_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-israilin-1915-olaylarina-iliskin-ermeni-iddialariyla-ilgili-kararina-tepki-281823</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail hükümetinin Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarına yönelik aldığı karara tepki gösterdi.</p><p>"Bebek, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum sivili gözlerini kırpmadan katlederek 21. yüzyılın en vahşi katliamına imza atan İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür." görüşünü aktaran Duran, şunları kaydetti:</p><p>"İsrail'in 1915 olaylarını sözde 'soykırım' olarak tanıması, ellerine bulaşan Filistinli masumların kanını, Orta Doğu'da yürüttükleri devlet terörünü ve fütursuzca işledikleri insanlık suçlarını örtbas etme çabasının beyhude bir dışavurumudur.</p><p>Ahlaki ve tarihi yükümlülüklerden bahsedenlerin, bugün hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve mülteci kamplarını aralıksız bombalayan, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapı olması insanlık tarihinin gördüğü en büyük ironidir. Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçuyla yargılananların Türkiye'ye tarih dersi vermeye veya vicdan bekçiliğine soyunmaya zerre kadar hakkı yoktur."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycandan-israilin-1915-olaylarina-iliskin-ermeni-iddialariyla-ilgili-kararina-tepki-281818" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/azerbaycandan-israilin-19-578_2-41.jpg"/></div><h3>Azerbaycan'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/iletisim-baskani-durandan-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-iran-toplanti-talebinde-bulundu-281822</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran, toplantı talebinde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'ın toplantı talebinde bulunduğunu, toplantının yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran, toplantı talebinde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın toplantı talebinde bulunduğunu, toplantının yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını duyurdu.</p><p>Trump, "İran, toplantı talebinde bulundu. Toplantı, yarın Doha'da düzenlenecek." ifadelerini kullandı.</p><p>ABD merkezli Axios haber sitesi, ismi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İran'ın birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için 30 Haziran'da Katar'da görüşme planladığını duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/abd-baskani-trump-iran-to-396_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/doktordan-kritik-uyari-sicak-havada-bunu-sakin-yapmayin-281820</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doktordan kritik uyarı! Sıcak havada bunu sakın yapmayın]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sıcak havaların etkisiyle sağlık riskleri artıyor. Kardiyolog Y. Aşihmin, özellikle su tüketimi, güneşten korunma ve zararlı alışkanlıklardan uzak durma konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, sıcak hava koşullarında alınması gereken önlemleri ayrıntılı şekilde paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doktordan kritik uyarı! Sıcak havada bunu sakın yapmayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak hava dalgalarının etkisini artırdığı günlerde, sağlık uzmanları vatandaşlara önemli uyarılarda bulunuyor. Kardiyolog Y. Aşihmin, özellikle yaz aylarında su tüketiminin kritik rol oynadığını belirtti. Uzmanlar, yüksek sıcaklıkların kalp ve damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Sıcak günlerde alınacak basit önlemlerle sağlık risklerinin azaltılabileceği vurgulanıyor.</p><h3>Kardiyolog Aşihmin: 'Her gün en az 2,5 litre su şart'</h3><p>Kardiyolog Y. Aşihmin, sıcak hava nedeniyle vücutta sıvı kaybının arttığını belirterek, günlük en az 2,5 litre su içilmesini öneriyor. Özellikle spor yapanlar ve açık havada çalışanlar için su ihtiyacının daha da yükseldiğini ifade eden Aşihmin, bu kişilerin saatte bir litreye kadar su içebileceğini söyledi. Hipertansiyon hastalarına ise daha fazla su tüketmeleri ve tuz miktarını azaltmaları tavsiye edildi. Yeterli su alımı, kalp ve damarların korunmasında hayati önem taşıyor.</p><h3>Güneş koruyucu ve gölge önerisi öne çıktı</h3><p>Uzmanlar, sıcak havada güneşin zararlı etkilerinden korunmak için SPF 50+ güneş kremi kullanımını öneriyor. Güneş koruyucular, cilt kanseri riskini azaltırken, cildin yaşlanmasını da önlüyor. Ayrıca, açık renkli şapka takılması ve mümkün olduğunca gölgede kalınması önerildi. Sıcak havalarda alkol tüketiminden kaçınılması gerektiği vurgulanırken, kontrast duşun vücudu yüksek sıcaklıklara hazırlamada etkili olduğu belirtildi. İş yerlerinde klima kullanımı önerilirken, klima olmayan ortamlarda ise çalışma saatlerinin kısaltılması tavsiye edildi.</p><p>Uzmanların sıcak hava için paylaştığı bu öneriler, özellikle risk grubundaki bireyler için hayati önem taşıyor. Su tüketimi, güneşten korunma ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları sayesinde sıcak hava koşullarında sağlık sorunlarının önüne geçilebileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/doktordan-kritik-uyari-si-783_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kopeklerin-gizli-yetenegi-ortaya-cikti-en-gelismis-cihazlari-gecti-281819</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Köpeklerin gizli yeteneği ortaya çıktı! En gelişmiş cihazları geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Fin araştırmacılar, köpeklerin koku alma yeteneği konusunda dikkat çekici sonuçlara ulaştı. Yapılan testlerde, köpeklerin modern analiz cihazlarından daha hassas biçimde eukaliptüs tespit edebildiği ortaya çıktı. Uzmanlar, bu bulgunun arama kurtarma ve tıbbi araştırmalarda önemli etkiler yaratacağını belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Köpeklerin gizli yeteneği ortaya çıktı! En gelişmiş cihazları geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'da yürütülen bilimsel bir çalışma, köpeklerin koku alma yeteneği ile ilgili ezber bozucu sonuçlar ortaya koydu. Araştırmada, farklı eğitim düzeylerine sahip 15 köpek, çeşitli sıvı örnekleriyle test edildi. Bilim insanları, köpeklerin ikinci distile eukaliptüs içeren sıvıları tespit edip edemeyeceğini anlamak için konsantrasyonu kademeli olarak azalttı. Sonuçlar, köpeklerin sıvı içinde mililitre başına yalnızca 1 ila 10 molekül eukaliptüsü başarıyla ayırt edebildiğini gösterdi. Bu oran, modern analiz cihazlarının sınırlarını aşan bir hassasiyete işaret ediyor. Araştırmacılar, bir maya hücresinde yaklaşık 42 milyon molekül bulunduğunu hatırlatarak, köpeklerin koku alma yeteneğinin ne kadar ileri seviyede olduğunu vurguladı.</p><h3>Fin araştırmacılar: 'Köpekler cihazlardan daha hassas'</h3><p>Çalışmada yer alan uzmanlar, köpeklerin koku alma yeteneğinin mevcut teknolojik cihazlardan daha üstün olduğunu belirtti. Özellikle hastalık tespiti, küf veya böceklerin saptanması gibi alanlarda eğitimli köpeklerin rolü dikkat çekti. Araştırma sırasında bazı köpeklerin daha önce bu tür görevlerde eğitim aldığı, bazılarının ise temel koku tanıma eğitimiyle teste katıldığı bildirildi. Tüm köpeklerin yüksek başarı oranı, bu duyunun doğuştan gelen bir yetenek olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, köpeklerin koku alma becerisinin insanlık için yeni fırsatlar sunabileceğini ifade etti.</p><h3>Köpeklerin koku yeteneği arama kurtarma ve tıp alanında öne çıkıyor</h3><p>Araştırmanın sonuçları, köpeklerin üstün koku alma yeteneğinin arama kurtarma operasyonlarında ve tıbbi araştırmalarda daha fazla kullanılması gerektiğini gündeme getirdi. Bilim insanları, bu yeteneğin özellikle erken hastalık teşhisi ve tehlikeli maddelerin tespiti gibi kritik alanlarda büyük avantaj sağlayabileceğini söylüyor. Köpeklerin koku duyusu sayesinde, teknolojik cihazların ulaşamadığı hassasiyetle sonuç elde edilebileceği vurgulanıyor. Bu bulgular, köpeklerin koku alma yeteneğinin hem bilimsel hem de pratik uygulamalarda çok daha geniş bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p><p>Köpeklerin koku alma yeteneğiyle ilgili bu yeni bulgular, hem bilim dünyasında hem de uygulamalı alanlarda yeni bir dönemin kapılarını araladı. Uzmanlar, köpeklerin benzersiz duyusunun insan hayatında daha etkin kullanılmasının, önemli faydalar sağlayacağını düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/kopeklerin-gizli-yetenegi-182_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycandan-israilin-1915-olaylarina-iliskin-ermeni-iddialariyla-ilgili-kararina-tepki-281818</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Azerbaycan'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarına yönelik aldığı karara ilişkin, "İsrail hükümetini aldığı bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Azerbaycan'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili aldığı karara yönelik yazılı açıklama yaptı.</p><p>İsrail hükümetinin aldığı kararın ciddi endişe doğurduğu belirtilen açıklamada, "1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerin çarpıtılması, karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel temellerden uzak bir şekilde siyasi karar konusu haline getirilmesi kabul edilemez." değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Bu tür adımların uzlaşma ve karşılıklı anlayışa değil, mevcut çelişkilerin daha da derinleşmesine hizmet ettiği, bölgede kalıcı barış ve uzlaşı çabalarını engellediği kaydedilen açıklamada, "İsrail hükümetini aldığı bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.</p><p>Azerbaycan'ın tarihi gerçeklerin savunulması, uluslararası hukukun ilkelerine saygı gösterilmesi ve bölgede kalıcı barışın teşvik edilmesi yönündeki kararlı tutumunu bundan sonra da sürdüreceği vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/azerbaycandan-israilin-19-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-memisoglu-saglik-sanayisini-turkiyenin-lokomotif-sektorlerinden-biri-haline-getirecegiz-281817</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hep birlikte üretip, birlikte güçlenip, inşallah çok daha büyük işler başaracağız. Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Konferans Merkezi'ndeki "Sağlıkta Yerlileşme ve Stratejik İşbirliği Etkinliği ve Yerli Ürün Tanıtım Günleri" programına katıldı.</p><p>Burada yaptığı konuşmada Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sağlıkta son 24 yılda çok büyük gelişim kaydettiklerini belirterek, birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinden şehir hastanelerine kadar çok güçlü bir altyapı oluşturduklarını ifade etti.</p><p>Nitelikli insan kaynağı ve gelişmiş altyapılarıyla vatandaşlara her gün milyonlarca muayene ve tedavi hizmetini kesintisiz olarak sunduklarını vurgulayan Memişoğlu, "Sağlık hizmet sunumunda ulaştığımız bu noktayı bir varış çizgisi olmaktan öte, yepyeni bir eşik olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, 'Sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusuyuz." diye konuştu.</p><p>Memişoğlu, Türkiye'nin artık sadece sağlık hizmeti sunan değil, bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve sağlıkta yön veren ülkelerden birisi olduğunun altını çizdi.</p><p>Sahip oldukları bu güçlü altyapıyı ve nitelikli insan kaynağını yerli üretim sağlık teknolojileri hamleleriyle çok daha ileri bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Memişoğlu, bu yeni dönemin stratejisine kısaca "üreten sağlık" dediklerini söyledi.</p><p>Memişoğlu, bu modelin kendi sağlık teknolojilerini geliştiren, bilimini, mühendislik gücünü ve tecrübesini somut ürüne dönüştüren, küresel ölçekte rekabet eden bir ekosistem inşa etme ideali olduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-2906202619f93d73.jpg"/><p><b>"YERLİ MOBİL DİJİTAL RÖNTGEN CİHAZIMIZI ÜRETTİK, KAMU HASTANELERİNDE KULLANIYORUZ"</b></p><p>Türkiye'nin en büyük gücünün sahip olduğu insan kaynağı olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bizler, bir ve beraber olduğumuzda neler başarabileceğimizi defalarca kanıtladık. 45 gün gibi kısa bir sürede bu ülkenin üreticisi, mühendisi, hekimi ve bilim insanı bir araya geldi ve yerli solunum cihazımızı ürettik. Yoğun bakımda ve acil durumlarda çekilen görüntüleri yapay zekayla işleyerek hekimlerimize anlık ön tanı desteği sağlayan yerli mobil dijital röntgen cihazımızı ürettik, kamu hastanelerinde kullanıyoruz." şeklinde konuştu.</p><p>Memişoğlu, toplumda ilk yardım bilincini hayat kurtarma vesilesine dönüştürecek yerli üretim otomatik şok cihazlarını ülkenin her köşesine yaygınlaştırmaya devam ettiklerini belirterek, yerli üretim sağlık teknolojilerinin gökyüzündeki imzası, en zorlu coğrafyada, en sert iklimde vatandaşa uzanan devletin şefkat eli olacak GÖKBEY ambulans helikopterlerini de bu yıl sonu itibarıyla hizmete alacaklarını söyledi.</p><p>Geçen günlerde Bakanlığın öncülüğünde Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) ve ASELSAN işbirliğiyle geliştirilen yerli üretim kalp-akciğer makinesiyle ilk ameliyatın başarıyla gerçekleştirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Sağlık sistemimiz için tarihi bir başarı, bir dönüm noktası olarak nitelendirdiğimiz ve bugün burada gururla sergilediğimiz yerli kalp-akciğer makinemiz, yaklaşık 100 bin saatlik emeğin ürünüdür. Mühendislerimizin, hekimlerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın idealizmini gerçeğe dönüştüren ortak iradenin eseridir." dedi.</p><p>Memişoğlu, dünyada yalnızca 3 ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin piyasadaki en gelişmiş özelliklere sahip olanını tamamen öz kaynaklarla geliştirdiklerini vurgulayarak, yerli kalp-akciğer makinesinin tasarımıyla, donanımıyla, yazılımıyla 3 ayrı alanda ödüle sahip bir cihaz olduğunu aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-29062026b32cd2a8.jpg"/><p>Türkiye'nin artık dünyanın takip ettiği, sağlık teknolojilerini geliştiren bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerlediğinin altını çizen Memişoğlu, bu başarıların "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı"nın gurur kaynağı olduğunu ifade etti.</p><p>Kamu, üniversite, özel sektörün hep birlikte çok daha büyük başarılara imza atabilecek potansiyelleri ve güçlerinin olduğunu belirten Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>"Sağlıkta yeni şeyler söyleyeceğiz. Yeni eserler üreteceğiz. Yeter ki bir olalım, çalışalım, üretelim. Allah'ın izniyle Türkiye olarak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir iş yoktur. Bugün stratejik öneme sahip 41 kritik tıbbi cihazı yerli imkanlarla üretmek üzere yol haritamızı oluşturduk. Bunları kendi kaynaklarımızla, işçisi, mühendisi, hekimi omuz omuza vererek hep birlikte üreteceğiz. Ar-Ge'den seri üretime kadar olan süreçte meyvelerini toplamaya başladığımız birçok projemiz var. Yerli hastabaşı monitörleri, hemodiyaliz ve anestezi cihazı projelerinde sona yaklaştık. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin gerçekleştirebildiği yapay zeka destekli endoskopik kapsül görüntüleme cihazı çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/3-2906202671f1ae43.jpg"/><p><b>"MANTISCOPE CİHAZININ SERİ ÜRETİMİNE BAŞLADIK"</b></p><p>Memişoğlu, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazı için geliştirme ve seri üretim sözleşmelerini imzaladıklarını ve ilk etapta yıllık 700 cihaz ve 3 farklı özellikte 2 bin 500 ultrason probu üreteceklerini vurgulayarak, "Hematoloji alanında yapay zeka destekli uzaktan tanı ve dijital değerlendirme imkanı sağlayan yerli olarak geliştirdiğimiz mantiscope cihazının seri üretimine başladık. Mikrodalga meme kanseri tarama ve teşhis sisteminde cihaz geliştirme süreçlerini tamamladık. İlk üretilen cihazları kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezilerinde kullanmaya başlayacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>Ayrıca aşı konusunda da büyük bir kararlılıkları olduğunun altını çizen Bakan Memişoğlu, teknoloji transfer yöntemiyle ülkeye kazandırdıkları yerli üretim Hepatit A aşısını sahada kullanıma sunduklarını hatırlattı.</p><p>Memişoğlu, üretmenin meşakkatli bir yolculuk olduğunu, Bakanlık olarak öncülük etmek, destek olmak için var olduklarını, oluşturdukları ekosistemle fikrin laboratuvarda doğmasından ürüne dönüşüp hastaya şifa olmasına kadar geçen tüm süreci, devletin güvencesiyle tek çatı altında yönettiklerini aktardı.</p><p>Devreye aldıkları "Üreten Sağlık Portalı" ile üniversitelerde ve şehir hastanelerinde kurdukları 25 Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla fikri olanı finansmanla, araştırmayı sanayiyle buluşturduklarını anımsatan Memişoğlu, "Sadece 2 yılda 5 bin 800'ün üzerinde yenilikçi proje başvurusu aldık. Araştırmacılarımızı ve sanayicilerimizi sürekli olarak teşvik ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızca onaylanan, TÜSEB destekli klinik araştırma projelerini geri ödeme sistemine dahil ettik. Son bir yılda kamu tıbbi cihaz alımlarında yüzde 24 olan yerli üretim oranımızı yüzde 31'in üzerine çıkardık." ifadelerini kullandı.</p><p>Sisteme dair yapısal adımlar da attıklarını kaydeden Memişoğlu, bu kapsamda Türkiye'ye özgü sağlık sistemleriyle uygun mali sürdürülebilirliği gözeten, kamu, üniversite ve özel sektör işbirliğini destekleyen, yenilikçi tedavilere erişimi güçlendiren modeller geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/5-290620269b30a039.jpg"/><p><b>"SAĞLIK SANAYİSİNİ TÜRKİYE'NİN LOKOMOTİF SEKTÖRLERİNDEN BİRİ HALİNE GETİRECEĞİZ"</b></p><p>Memişoğlu, tıbbi cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranının yaklaşık 20 puanlık artışla yüzde 43'e yükseldiğini bildirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Şu an uluslararası platformlarda adıyla, kalitesiyle ve teknolojisiyle öne çıkan bambaşka bir Türkiye var. Özellikle belirtmek isterim ki yerli üretim sağlık teknolojilerinde elde edilen başarılarda ve ülkemizin 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla tam bağımsız bir geleceğe yürümesinde en büyük pay fedakar sağlık çalışanlarımıza, azimle üreten bilim insanlarımıza ve sanayicilerimize aittir. Üreten Sağlık vizyonumuz doğrultusunda, alandaki çalışmalara ağırlık vermeyi sürdüreceğimizin bir kez daha altını çiziyorum. Hep birlikte üretip, birlikte güçlenip, inşallah çok daha büyük işler başaracağız. Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz."</p><p>Memişoğlu, "sağlıkta yeni bir fikrim var" diyen tüm araştırmacıları ve "üretim gücüm var" diyen tüm girişimcileri "uretensaglik.gov.tr" adresinde buluşmaya davet etti.</p><p>TÜSEB Başkanı Ümit Kervan ise sağlık hizmetlerinde dönüşümün yanı sıra üretim odaklı yeni bir süreci de başlattıklarını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/6-29062026cb17a525.jpg"/><p>Kervan, "Üreten Sağlık" portalına ilginin her geçen gün arttığını, portala kayıt için her ay yaklaşık bin yeni başvuru yapıldığını bildirdi.</p><p>Programa, Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Sırrı Kotanoğlu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı Fatin Dağçınar, sektör temsilcileri, kamu kurumları ve akademi temsilcileri katıldı.</p><p>Program kapsamında yerli üretici firmalar tarafından geliştirilen tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileri sergilendi. Bakan Memişoğlu, daha sonra stantları gezerek geliştirilen ürünler hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/bakan-memisoglu-saglik-sa-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-bu-hafta-resmen-kavrulacak-termometreler-42-dereceyi-asacak-281816</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye bu hafta resmen kavrulacak! Termometreler 42 dereceyi aşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'yı kavuran rekor sıcaklıklar Türkiye'nin de kapısını çaldı. Türkiye bu hafta resmen kavrulacak. Termometrelerin 42 dereceyi aşması bekleniyor. Peki, meteoroloji hangi iller için uyardı? 24 TV Meteoroloji Editörü Elde Biran Ayan detaylandırdı. İşte, meteorolojik uyarılarla günlük ve haftalık hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye bu hafta resmen kavrulacak! Termometreler 42 dereceyi aşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, günlük hava durumu tahminlerini paylaştı. "Bugün hava nasıl olacak? Bu hafta hava nasıl olacak? Sıcaklıklar kaç derece?" tüm bu soruların yanıtını merak edenler toplansın. İşte, 29 Haziran 2026 Pazartesi ve haftalık hava durumu bilgisi detayda karşınızda...</p><p><b>TÜRKİYE SICAKTAN KAVRULACAK</b></p><p>Avrupa'yı kavuran rekor sıcaklıklar Türkiye'nin de kapısını çaldı. Türkiye bu hafta resmen kavrulacak. Termometrelerin 40 dereceyi aşması bekleniyor. Peki, meteoroloji hangi iller için uyardı? 24 TV Meteoroloji Editörü Elde Biran Ayan detaylandırdı.</p><p><b>YENİ HAFTADA KAVURUCU SICAKLAR BEKLENİYOR</b></p><p>Yeni haftayla birlikte Türkiye genelinde hava sıcaklıkları artacak. Meteoroloji verilerine göre, bu hafta bazı bölgelerde termometreler 42 dereceyi gösterecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/havadurumubilgisi-2906202676537832.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b> İşte, meteorolojik uyarılarla birlikte hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları sizlerle...</b></p><p><b>29 Haziran 2026 Pazartesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: </b>Ülkemiz genelinde yağış beklenmiyor. Ülkemizin kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Kuzey kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p><p colspan="2"><b>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: </b>Rüzgarın, Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN 29 HAZİRAN PAZARTESİ HAVA DURUMU TAHMİNLERİ</strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p><p><strong>BURSA °C, 35°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 35°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>İSTANBUL °C, 34°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>KIRKLARELİ °C, 34°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p><p><strong>A.KARAHİSAR °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>DENİZLİ °C, 37°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>İZMİR °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>MUĞLA °C, 36°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ADANA °C, 36°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ANTALYA °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>BURDUR °C, 33°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>HATAY °C, 31°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 32°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ÇANKIRI °C, 34°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 32°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>KONYA °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>BOLU °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>BARTIN °C, 33°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>KASTAMONU °C, 31°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 28°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>AMASYA °C, 32°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>RİZE °C, 28°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>SAMSUN °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>TRABZON °C, 28°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ERZURUM °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>KARS °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>MALATYA °C, 33°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>VAN °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 37°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>GAZİANTEP °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>MARDİN °C, 35°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Kuzey Ege'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu. Rüzgar: Batı Karadeniz'de kuzey ve kuzeybatıdan, akşam saatlerinden itibaren kuzeydoğudan; Doğu Karadeniz'de batı ve güneybatıdan, öğle saatlerinde kuzeydoğudan, akşam saatlerinden itibaren güneydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6, kuzeyi yer yer 7; Güney Ege'de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5, kuzeyi 6 kuvvetinde. Dalga: 1,5 ila 2,5 m, Kuzey Ege'nin kuzeyi yer yer 3,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Batı Akdeniz'de batı ve güneybatıdan, sabah saatlerinde kuzeybatıdan; Doğu Akdeniz'de batı ve güneybatıdan, sabah saatlerinde batısı kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, öğle ve akşam saatlerinde güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 0,25 ila 0,75 m. Görüş: İyi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/turkiye-bu-hafta-resmen-k-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buzdolabindaki-detaylar-kisiliginiz-hakkinda-ipucu-veriyor-281815</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Buzdolabındaki detaylar kişiliğiniz hakkında ipucu veriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikolog E. Jdanova, bir kişinin buzdolabı düzeninin ve içindeki yiyeceklerin, karakteri ve alışkanlıkları hakkında önemli ipuçları verdiğini açıkladı. Uzman, özellikle temizlik, disiplin ve beslenme alışkanlıklarının buzdolabı üzerinden anlaşılabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Buzdolabındaki detaylar kişiliğiniz hakkında ipucu veriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikolog E. Jdanova, bir kişinin karakterinin buzdolabı düzeninden ve içindeki yiyeceklerden anlaşılabileceğini belirtti. Uzman, buzdolabının görünümü ve raflarda yer alan yiyeceklerin, sahibinin alışkanlıkları ve yaşam tarzı hakkında önemli bilgiler sunduğunu ifade etti. Özellikle buzdolabındaki düzen, temizlik ve disiplin seviyesini gözler önüne seriyor. Jdanova'nın açıklamaları, buzdolabı detaylarının kişilik analizi için dikkate değer bir kaynak olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Psikolog Jdanova: 'Ev düzeni kişilikle bağlantılı'</h3><p>Psikolog Jdanova, yalnızca buzdolabındaki yiyeceklerin değil, aynı zamanda genel düzenin de önemli olduğunu vurguladı. Buzdolabının içindeki düzen, kişinin beslenmesine ne kadar özen gösterdiğini ve temizlik konusundaki hassasiyetini yansıtıyor. Ayrıca, disipline olan bağlılık da buzdolabı düzeninden anlaşılabiliyor. Uzman, yemek saklama kapları ve tabakların temizliği ile düzeninin de kişilik özelliklerini ele verdiğini ifade etti. Bu detaylar, kişinin ev işlerine verdiği önemi ve günlük yaşamındaki titizliğini ortaya çıkarıyor.</p><h3>Yiyecek çeşitliliği sağlık ve alışkanlıkları yansıtıyor</h3><p>Buzdolabındaki yiyecek çeşitliliği de kişinin sağlık bilinci ve alışkanlıkları hakkında fikir veriyor. Örneğin, laktozsuz ürünlerin bulunması, sahibinin tıbbi tavsiyelere uyduğunu gösterebilir. Evde hazırlanmış yemekler ise mutfak becerilerinin ve evde yemek yapma alışkanlığının göstergesi olarak öne çıkıyor. Jdanova, buzdolabı detaylarının bir kişinin yaşam tarzı ve karakteriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.</p><p>Sonuç olarak, psikolog E. Jdanova'nın açıklamaları, buzdolabı düzeninin ve içeriğinin kişinin karakterini ve alışkanlıklarını anlamada önemli bir araç olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım, ev ortamındaki küçük detayların bile kişilik analizi için ipucu olabileceğini ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/buzdolabindaki-detaylar-k-597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/69-ilde-uyusturucu-saticilarina-operasyon-423-supheli-tutuklandi-281814</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[69 ilde uyuşturucu satıcılarına operasyon: 423 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[69 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 708 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 971 bin 218 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda yakalanan 1.005 şüpheliden 423'ü tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[69 ilde uyuşturucu satıcılarına operasyon: 423 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 69 ilde operasyonlar gerçekleştirildi.</p><p>Operasyonlara 1.505 ekip, 3 bin 815 personel, 23 hava aracı ve 49 narkotik dedektör köpeği katıldı.</p><p>Son 1 haftada düzenlenen operasyonlar sonucunda 708 kilo 269 gram uyuşturucu madde, 2 milyon 971 bin 219 adet uyuşturucu hap ve 47 kilo sentetik ecza hammaddesi ele geçirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video-2906202682070548.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>1.005 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 423'ü tutuklandı, 138'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.</p><p>Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/69-ilde-uyusturucu-satici-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/62-nehirde-kritik-bulgu-mantar-kaybi-ekosistemi-tehdit-ediyor-281813</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[62 nehirde kritik bulgu! Mantar kaybı ekosistemi tehdit ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İber Yarımadası'nda yürütülen kapsamlı bir araştırma, iklim değişikliğinin nehirlerdeki mantar topluluklarını tehdit ettiğini ortaya koydu. Bilim insanları, kıyı ormanlarının kaybı ve artan sıcaklıkların, nehir ekosisteminin doğal besin döngüsünü ciddi biçimde bozduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[62 nehirde kritik bulgu! Mantar kaybı ekosistemi tehdit ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İber Yarımadası'nda 62 farklı nehir üzerinde yapılan bilimsel bir çalışma, iklim değişikliğinin nehirlerdeki mantar topluluklarını yok olma noktasına getirdiğini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, su mantarlarının karşı karşıya olduğu en büyük riskin nitrat ve fosfat kirliliği değil, kıyı ormanlarının kaybolması, sıcaklıkların yükselmesi ve kuraklık dönemlerinin uzaması olduğunu belirledi. Nehir mantarları, yaprak ve odun kalıntılarını parçalayarak tüm nehir ağı için besin zincirinin temelini oluşturuyor. Ancak kıyı bitki örtüsünün azalması, suyun daha fazla ısınmasına ve günlük sıcaklık dalgalanmalarının artmasına yol açıyor. Araştırmada, nehir tortularının mantarlar için geçici bir sığınak sağladığı, fakat artan kuraklık ve sıcaklık nedeniyle bu koruyucu etkinin her geçen gün zayıfladığı vurgulandı.</p><h3>Bilim insanları: 'Kıyı ormanları yeniden canlandırılmalı'</h3><p>Çalışmanın yazarları, besin maddelerinin kontrol altında tutulmasının ötrofikasyon açısından önemli olduğunu ancak bu önlemin nehir mantarlarının yok olmasını engellemediğini açıkladı. Uzmanlar, mantar topluluklarının korunabilmesi için öncelikli olarak kıyı ormanlarının yeniden canlandırılması ve kurak dönemlerde nehirden aşırı su alımının sınırlandırılması gerektiğini önerdi. Bu adımların, mantarlara gölge ve istikrarlı su akışı sağlayacağı, organik madde döngüsünün devam etmesine katkı sunacağı ifade edildi. Araştırmacılar, kıyı ormanlarının eksikliğiyle birlikte nehirlerin doğal sindirim sistemini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.</p><h3>Nehir ekosisteminde mantarların rolü kritik önem taşıyor</h3><p>Uzmanlar, nehir mantarlarının ekosistem için vazgeçilmez bir işlev üstlendiğini, organik maddelerin parçalanması ve besin zincirinin devamlılığı açısından bu organizmaların hayati rol oynadığını vurguladı. Kıyı ormanlarının sağladığı gölge ve serinlik, mantarların yaşamını sürdürmesini kolaylaştırırken, bu bitki örtüsünün kaybolması su sıcaklığında keskin artışlara neden oluyor. Ayrıca, iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklık sürelerinin uzaması, nehir mantarlarının hayatta kalmasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Bilim insanları, kıyı ekosistemlerinin korunmasının yalnızca mantar topluluklarını değil, tüm nehir ekosistemini ayakta tutacağını belirtiyor. Araştırma, alınacak önlemlerle nehirlerin doğal besin döngüsünün sürdürülebileceğine dikkat çekiyor.</p><p>Sonuç olarak, İber Yarımadası'ndaki nehir mantarları, iklim değişikliğinin etkisiyle ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Uzmanlar, kıyı ormanlarının yeniden canlandırılması ve su yönetiminde hassas davranılması gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde nehir ekosisteminin doğal dengesinin bozulacağı uyarısında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/62-nehirde-kritik-bulgu-m-176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-turk-sanayi-urunleri-dunyada-kalite-ve-itibarin-sembolu-281812</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türk sanayi ürünleri dünyada kalite ve itibarın sembolü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hakkın, adaletin ve üretimin yanında durmaya devam edeceğiz. Türk sanayi ürünleri artık dünyada kalitenin ve itibarın sembolüdür." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türk sanayi ürünleri dünyada kalite ve itibarın sembolü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) gerçekleştirilen "Ankara Ekonomi Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, Bakanlık çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p><p>Bakanlık olarak dış ticaretteki dengeyi korumanın ana görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Bolat, mayıs sonu itibarıyla son 12 aylık mal ve hizmet ihracatı gelirinin 396 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p><p>Bolat, ithalat da eklendiğinde geçen yıl 820 milyar dolarlık devasa bir ticaret hacmini yönettiklerine dikkati çekerek, bu süreci yönetirken bir yandan yerli ve milli üretimi küresel rekabete karşı koruduklarını diğer yandan ihracatçıları yeni pazarlara teşvik ettiklerini bildirdi.</p><p>Gümrük teşkilatının da ticaretin kurallara uygun yürümesini sağlayarak Türkiye'nin ekonomik sınırlarının bekçiliğini yaptığını ifade eden Bolat, "Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede geçen yıl 12,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Bu bölgeler istihdam ve döviz girdisi noktasında kritik rol oynuyorlar." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-29062026594faa84.jpg"/><p><b>BAŞKENTİN TİCARETTE YÜKSELİŞİ</b></p><p>Ankara'nın ekonomik performansındaki yükselişe işaret eden Bolat, kentin kişi başına düşen geliriyle Türkiye üçüncüsü olduğunu söyledi.</p><p>Bolat, Ankara'nın ihracat verilerinde de son dönemde önemli yükselişler yaşandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Ankara geçen yıl önemli ihracat başarılarına imza attı. Türkiye'nin toplam ihracatı yüzde 4,2 artarken Ankara'nın ihracat artış oranı yaklaşık yüzde 17,8 olarak gerçekleşti. Bu, Ankara'nın Türkiye ortalamasından 4 kat daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor."</p><p>Merkez iller bazındaki sıralamada da Ankara'nın 18,5 milyar dolarlık ihracatla Türkiye ikinciliğine yükseldiğine işaret eden Bolat, bu başarının arkasında yatan temel gücün yüksek teknoloji olduğunu dile getirdi.</p><p><b>ANKARA SAVUNMA SANAYİSİ, SAĞLIK VE EĞİTİMİN DE MERKEZİ</b></p><p>Bolat, Ankara'nın savunma sanayisinde bir dünya markası haline geldiğini belirterek, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi gurur kaynağı kurumlar ve onlara iş yapan binlerce alt yüklenici firmanın başkentte bir kümelenme modeli oluşturduğunu anlattı.</p><p>Savunma sanayisinin Türkiye'nin ihracatında önemli sektör olduğunu vurgulayan Bolat, ülkenin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracat payının yüzde 44'e yükselmesinde Ankara'daki teknoloji ordusunun payının büyük olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-290620262f2fe49f.jpg"/><p>Bolat, Ankara'nın sağlık turizminin ve eğitimin de merkezi olduğunu, Ankara Lojistik Üssü'nün Türkiye'nin bir numaralı lojistik merkezi olarak örnek gösterildiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"25 sene önce sadece bir memur şehri olarak lanse edilen Ankara'da bugün modern ve örnek sanayi bölgeleri, teknoloji merkezleri, teknoparklar var. Türkiye'nin sağlık turizminin kalbi Ankara. 2025 yılında Ankaralı esnaflarımıza 12 milyar 227 milyon liralık finansman sağladık. 2003'ten bu yana Ankaralı 277 bin esnafımız 51,5 milyar liralık destekten faydalandı. Ayrıca Ankara'daki firmalarımıza mal ihracatı için 2,2 milyar lira, hizmet ihracatı için ise 665 milyon lira devlet yardımı ödemesi gerçekleştirdik."</p><p>Bolat, iç ticarette istikrarı sağlamak amacıyla bugüne kadar 80'e yakın sektörel düzenleme yaptıkları bilgisini vererek, ikinci el otomobil ve emlak piyasasında hayata geçirilen düzenlemelerle piyasa bozucu faaliyetlerin önüne geçtiklerini, sosyal medya üzerinden yapılan yanıltıcı ilanlarla mücadeleyi de kararlılıkla sürdüreceklerini, yakında ticari reklam konusunda yönetmelik çıkaracaklarını kaydetti.</p><p><b>"TÜRK SANAYİ ÜRÜNLERİ DÜNYADA KALİTE VE İTİBARIN SEMBOLÜ"</b></p><p>Dünya ekonomisinin Kovid-19 salgını sonrası yüksek enflasyon ve jeopolitik gerilimlerle sarsıldığı bir dönemden geçtiğini hatırlatan Bolat, dünya genelinde gümrük duvarlarının yükseldiğini anlattı.</p><p>Bolat, yakın coğrafyada devam eden savaşlara rağmen Türkiye'nin istikrarını korumayı başardığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"2019'da ekonomik büyüklüğü 100 birim olan birçok G7 ülkesi bugün hala o seviyeye ulaşamazken Türkiye 2023 sonu itibarıyla 135 birime ulaşmıştır. Son 23 çeyrektir kesintisiz büyüyoruz. 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hakkın, adaletin ve üretimin yanında durmaya devam edeceğiz. Türk sanayi ürünleri artık dünyada kalitenin ve itibarın sembolüdür. Ankara da bu milli mücadelenin en güçlü motorlarından biridir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ticaret-bakani-bolat-turk-668_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-sasirtan-kesif-kediler-insan-beyninin-sirrini-tasiyor-281811</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından şaşırtan keşif! Kediler insan beyninin sırrını taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kedilerde yaşlanma belirtileri, insanlarda görülen beyin hastalıklarıyla benzerlik gösteriyor. Uzmanlar, 3.754 veri noktasına dayanan araştırmada kedilerin, insanlardaki demans ve nörodejenerasyon çalışmalarında önemli bir model olabileceğini vurguluyor. Evcil kedilerdeki yaşlanma süreci, bilim dünyasına yeni kapılar açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından şaşırtan keşif! Kediler insan beyninin sırrını taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, kedilerde yaşlanma sürecinin insanlardaki beyin hastalıklarını anlamada kilit bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Son araştırmalara göre, yaşlı kedilerde gözlemlenen beyin atrofisi, insanlarda görülen ventrikül genişlemesi ve gri madde azalmasıyla büyük benzerlik taşıyor. Özellikle 16 yaşındaki bir kedide tespit edilen değişikliklerin, 88 yaşındaki bir insandaki beyin yapısıyla örtüştüğü bildirildi. Araştırma ekibi, kedilerde yaşlanma sürecini detaylı şekilde incelemek için kan testleri, beyin taramaları ve refleks ölçümleri dahil olmak üzere toplam 3.754 veri noktasını analiz etti. Bu kapsamlı çalışma, kedilerde yaşlanmanın sabit bir hızda ilerlemediğini, yaşa bağlı değişimlerin dönemsel olarak farklılık gösterdiğini de gözler önüne serdi.</p><h3>Uzmanlar: 'Kediler, insan demansı araştırmalarında anahtar rol oynayabilir'</h3><p>Bilim insanları, kedilerde yaşlanmanın laboratuvar hayvanlarından farklı olarak doğal bir şekilde gerçekleştiğini ve evcil kedilerin ileri yaşlara kadar yaşayabildiğini belirtti. Bu durum, araştırmacıların yaşlanma ve beyin hastalıklarını incelemesi için kedileri ideal bir model haline getiriyor. Ayrıca, periferik belirteçlerde de çarpıcı benzerlikler tespit edildi. Katarakt, artrit ve protein birikimleri hem insanlarda hem de kedilerde yaşlanma sürecinde ortaya çıkıyor. Uzmanlar, kedilerde yaşlanma üzerine toplanan verilerin, insanlardaki demans ve nörodejeneratif hastalık araştırmalarını hızlandırabileceğini savunuyor.</p><h3>Veteriner veri tabanları ile yeni bir araştırma dönemi başlıyor</h3><p>Bilim dünyası, büyük veteriner veri tabanlarının oluşturulması çağrısında bulunuyor. Araştırmacılar, yaban ve ev kedilerinde yaşlanma hızının istikrarlı seyrettiğini, bu bulgunun genetik temellerin anlaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kedilerde yaşlanma sürecinin detaylı incelenmesi, insan sağlığına yönelik yeni tedavi ve önleyici yöntemlerin geliştirilmesinin önünü açabilir. Araştırmacılar, kedilerde yaşlanma ile ilgili elde edilen bulguların, beyin hastalıklarıyla mücadelede umut verici sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.</p><p>Kedilerde yaşlanma süreciyle ilgili bu yeni bulgular, insan beyni ve yaşa bağlı hastalıklar üzerine yapılan çalışmalara önemli katkılar sağlayabilir. Uzmanlar, veteriner veri tabanlarının genişletilmesiyle birlikte, hem kediler hem de insanlar için daha etkili sağlık çözümlerinin geliştirilebileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/bilim-insanlarindan-sasir-708_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-calisma-ekiplerinin-teknik-toplantilari-bu-hafta-icin-planlanmamisti-281810</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ve İranlı teknik heyetlerin toplantı tarihine ilişkin, “Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştır.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile İran teknik heyetlerinin toplantı tarihine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>İran ile Katar arasında, mutabakat zaptına ilişkin görüşmelerin devam ettiğini belirten Garibabadi, "Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştır." ifadelerini kullandı.</p><p>Garibabadi, teknik görüşmelerin yeri ve tarihi konusunda istişarelerin arabulucu ülkeler aracılığı ile devam ettiğini ve gerekli şartların oluşmasının ardından tarih ve yer konusunda bir sonuca varılacağını söyledi.        </p><p>ABD merkezli Axios haber sitesi, ismi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İran'ın birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için 30 Haziran'da Katar'da görüşme planladığını duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/iran-calisma-ekiplerinin--447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evcil-hayvanlarda-goz-enfeksiyonu-tedavisinde-direncli-bakteri-tehlikesi-buyuyor-281809</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evcil hayvanlarda göz enfeksiyonu tedavisinde dirençli bakteri tehlikesi büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İbrani Üniversitesi'nin yayımladığı uluslararası inceleme, evcil hayvanlarda göz enfeksiyonlarının tedavisinin giderek zorlaştığını ortaya koyuyor. Özellikle köpek, kedi ve atlarda antibiyotiklere dirençli bakteri oranının yüzde 50'ye ulaşması, veterinerleri ve hayvan sahiplerini endişelendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evcil hayvanlarda göz enfeksiyonu tedavisinde dirençli bakteri tehlikesi büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evcil hayvanlarda göz enfeksiyonları, son dönemde tedaviye dirençli bakteri türlerinin artışıyla birlikte ciddi bir sorun haline geldi. İbrani Üniversitesi'nin beş kıtadan topladığı verilerle hazırlanan raporda, köpekler, kediler ve atlarda kornea enfeksiyonlarının giderek daha zor tedavi edildiği belirtildi. Standart ilaçlara karşı duyarsızlaşan Staphylococcus pseudintermedius ve Pseudomonas aeruginosa gibi bakterilerin başlıca etkenler arasında yer aldığı vurgulandı. Atlarda ise mantar enfeksiyonlarının da tabloya eklendiği ifade edildi.</p><h3>Veteriner kliniklerinde dirençli bakteri oranı yüzde 50'ye çıktı</h3><p>Rapor, bazı veteriner kliniklerinde çoklu dirençli bakteri suşlarının oranının yüzde 40 ila 50 seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Özellikle erken dönemde kültür alınmadan başlanan damla tedavileri, enfeksiyonun kontrolünü daha da zorlaştırıyor. Laboratuvar ortamında yapılan sistemik ilaç testlerinin, gözyaşı, protein ve biyofilm gibi faktörler nedeniyle yerel tedavinin etkinliğini doğru yansıtamadığına dikkat çekildi. Bu durum, tedavi sürecinde yanlış kararlar alınmasına ve dirençli mikropların yayılmasına yol açabiliyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Erken sürüntü alın, antibiyotik kullanımına dikkat edin'</h3><p>İbrani Üniversitesi'nden uzmanlar, göz enfeksiyonlarındaki antibiyotik direncinin artık sadece teorik bir tehdit olmadığını, klinik pratikte ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Özellikle daha önce antibiyotik kullanan hayvanlarda, en dayanıklı mikropların hayatta kalması nedeniyle riskin arttığı vurgulandı. Uzmanlar, tedaviye başlamadan önce mutlaka sürüntü örneği alınmasını öneriyor. Alternatif tedavi seçenekleri olarak antiseptikler, biyofilm yok edici yöntemler ve UV tedavisi gündeme gelse de, ağır vakalarda antibiyotiklerin yerini tam olarak dolduramıyor. Ayrıca, tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çekilerek, bazı dirençli bakteri türlerinin evcil hayvanlar ile insanlar arasında geçiş yapabildiği uyarısı yapıldı.</p><p>Evcil hayvanlarda göz enfeksiyonlarının tedavisinde karşılaşılan antibiyotik direnci, hem veteriner hekimleri hem de hayvan sahiplerini yeni çözüm arayışlarına yöneltiyor. Uzmanlar, bilinçli antibiyotik kullanımı ve erken tanının, dirençli bakteri tehdidiyle mücadelede en etkili yol olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/evcil-hayvanlarda-goz-enf-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ankara-zirvesi-ab-yuksek-temsilcisi-kallas-her-zirve-icin-tarihi-denir-ancak-bu-kez-gercekten-oyle-281808</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara Zirvesi... AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler, son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek, son derece önemli" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara Zirvesi... AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Türkiye-AB ilişkileri, NATO Ankara Zirvesi ve Orta Doğu'daki gelişmeler konusunda Brüksel'de açıklamalarda bulundu.</p><p>AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner ile bugün ve yarın Türkiye'ye ziyaret düzenleyeceklerini belirten Kallas, "Türkiye, stratejik öneme sahip bir ortak. Göç gibi konularda olduğu kadar savunma ve bölgesel istikrar açısından da önemli bir ülke. Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri düşündüğümüzde Türkiye'nin burada da önemli bir rolü var." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Kallas, görüşmelerde bağlantısallık konularını da ele alacaklarını belirterek "Orta Doğu'nun ötesine, Kafkasya'ya baktığımızda da Türkiye'nin çok önemli bir rol oynadığını görüyoruz. Bu yüzden bu görüşmeleri yapmak ve birlikte neler yapabileceğimizi değerlendirmek önemli." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ANKARA ZİRVESİ, GERÇEKTEN TARİHİ BİR ZİRVE"</b></p><p>7-8 Temmuz'da NATO Ankara Zirvesi için de yeniden Türkiye'ye gideceğini belirten Kallas, "Elbette her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler, son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek, son derece önemli. Bu, yalnızca İttifak için değil hasımlarımıza da güçlü bir mesaj olacaktır." diye konuştu.</p><p>Kallas, Ankara Zirvesi'ndeki başlıca konuların arasında savunma sanayisi üretiminin nasıl artırılacağının, savunma ve caydırıcılık konusunda nasıl daha güvenilir olunacağının ve Ukrayna'ya daha fazla nasıl destek verilebileceğinin olacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-29062026a2d26fa5.jpg"/><p><b>"AVRUPA'NIN ORTAK BİR ORDUYA İHTİYACI YOK"</b></p><p>AB Yüksek Temsilcisi, "Avrupa'nın ortak bir orduya ihtiyacı var mı?" sorusuna ise "Hayır." diyerek cevap verdi.</p><p>Her üye devletin kendi ordusunun bulunduğunu ve bunların zaten NATO'nun genel savunma yapısının parçası olduğunu dile getiren Kallas, "Dolayısıyla her AB üyesinin ayrıca Avrupa liderliğine bağlı ikinci bir ordu kurması mümkün değil. Bu nedenle elimizdeki araçlarla çalışmalıyız. Savunma kabiliyetlerimizi güçlendirmemiz ve savunmaya daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor ancak bunu birlikte yapmamız da önemli çünkü tehditler bölgesel, dolayısıyla verilecek yanıt da bölgesel olmalı." ifadelerini kullandı.</p><p>Avrupa başkentlerinin savunma kapasitesini NATO'yla mükerrerlik riski yaşamadan nasıl geliştirebileceklerine ilişkin ise Kallas, amacın herhangi bir mükerrerlik yaratmamak olduğunu, bu nedenle NATO'yla sürekli yakın temas halinde bulunduklarını söyledi.</p><p><b>"NATO İÇİNDEKİ AVRUPA AYAĞINI GÜÇLENDİRMELİYİZ"</b></p><p>Kallas, "Bizim için önemli olan, NATO içindeki Avrupa ayağını güçlendirmek ve böylece NATO'yu daha güçlü hale getirmek. Bunun için mevcut kabiliyet eksikliklerini belirliyoruz. Ayrıca üye ülkeleri ortak tedarik projelerine yönlendiriyoruz çünkü bazı savunma kabiliyetleri tek bir ülkenin tek başına karşılayamayacağı kadar maliyetli. Savunma harcamalarının nasıl daha verimli kullanılabileceğini de değerlendiriyoruz." diye konuştu.</p><p>Avrupa'nın yeni kabiliyetler konusunda Ukrayna'dan da öğreneceği çok şeyin bulunduğunu ifade eden Kallas, "Bütün bunlar, Avrupa'yı NATO içinde daha güçlü hale getirmek için yaptığımız çalışmalar." dedi.</p><p><b>"TÜRKİYE, NATO İÇİNDE SON DERECE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP"</b></p><p>Türkiye'nin yeni oluşan Avrupa güvenlik mimarisi ve NATO içindeki rolü konusunda Kallas, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p><p>"Türkiye, AB'ye aday bir ülke. Elbette üyeliğin temelini oluşturan temel hak ve özgürlükler konusunda uzun süredir devam eden sorunlar var ancak NATO açısından bakıldığında Türkiye, İttifak'ın ikinci büyük ordusuna sahip ve çok güçlü bir savunma sanayisi bulunuyor. Bu nedenle NATO içinde son derece önemli bir konuma sahip. Avrupa güvenliğinin genel çerçevesine baktığımızda ve özellikle bölgesel istikrarı değerlendirdiğimizde, örneğin Kafkasya'daki istikrar açısından Türkiye ile diyalog yürütmemiz gerekiyor."</p><p>AB ile Türkiye'nin, Kıbrıs meselesini de ele almaları gerektiğini dile getiren Kallas, bu çerçevede Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in taraflar arasındaki arabuluculuk ve müzakere çabalarını desteklediklerini vurguladı.</p><p>Kallas, Kıbrıs meselesinde barışçıl çözüme ulaşılmasının birçok sorunun önünü açacağını düşündüğünün altını çizdi.</p><p><b>"İSRAİL'İN ATTIĞI ADIMLAR, AVRUPA'DA GENİŞ ÖLÇÜDE KINANIYOR"</b></p><p>İsrail'in Orta Doğu'daki uluslararası hukuk ihlalleri konusunda da Kallas, "Bu, Avrupa dışişleri bakanlarının katıldığı her Dış İlişkiler Konseyi toplantısında ele aldığımız zor bir konu. İsrail'in attığı adımlar, Avrupa'da geniş ölçüde kınanıyor. Özellikle şiddet yanlısı yerleşimcilerin eylemleri ve yerleşim faaliyetleri, iki devletli çözümü fiilen imkansız hale getiriyor." uyarısında bulundu.</p><p>Kallas, Avrupa'nın hem iki devletli çözümün hem de Filistinlilerin "en güçlü destekçisi" olduğunu belirtti.</p><p>İsrail'le yaptıkları görüşmelerde "zor başlıkları" sürekli gündeme getirdiklerini anlatan Kallas, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın kendisiyle ilişkileri kesme kararıyla ilgili, "Diyalog, bu meseleleri dile getirmenin ve sesimizi duyurmanın tek yolu." dedi.</p><p>Kallas, "Ama taraflardan biri sizinle diyalog kurmak istemezse bunu nasıl yapabilirsiniz?" sorusu üzerine, "Bu, gerçekten zor bir soru. Şu anda Bakan Saar, benimle görüşmeyeceğini söyledi ancak bence eleştiriyle karşı karşıya kaldığınızda verilecek doğru tepki bu değil." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ankara-zirvesi-ab-yuksek--867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abde-150-avroluk-gumruk-muafiyeti-1-temmuzda-kalkiyor-281807</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'de 150 avroluk gümrük muafiyeti 1 Temmuz'da kalkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) genelinde, AB dışı ülkelerden internet üzerinden sipariş edilen ve değeri 150 avroya kadar olan ürünlere yönelik uygulanan gümrük vergisi muafiyeti 1 Temmuz'da yürürlükten kalkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'de 150 avroluk gümrük muafiyeti 1 Temmuz'da kalkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Gümrük İdaresinden yapılan açıklamaya göre, 1 Temmuz'dan itibaren üçüncü ülkelerden AB'deki tüketicilere yönelik uzaktan satış yoluyla gönderilen ve değeri 150 avroyu geçmeyen gönderilerde, paket içindeki her bir farklı ürün kategorisi başına 3 avro tutarında sabit bir gümrük vergisi uygulanacak.</p><p>AB'nin bu adımla, gümrük muafiyeti nedeniyle birlik içindeki satıcılar aleyhine oluşan haksız rekabeti önlemeyi ve iç pazarı korumayı hedeflediği belirtildi. İstisnai durumlarda ise standart gümrük tarife oranları geçerli olmaya devam edecek.</p><p>Yeni düzenlemeyle kargo paketindeki her farklı ürün kategorisi başına 3 avro vergi alınacak. Örneğin, pakette sadece 4 çift çorap varsa tek kategori sayılacak ve 3 avro ödenecek. Ancak çorabın yanında oyuncak ve şarj kablosu da varsa, 3 farklı kategori oluştuğu için vergi 9 avroya çıkacak.</p><p>1 Temmuz'dan önce sipariş edilse bile bu tarihten sonra gümrüğe giren tüm ürünler yeni kurala tabi olacak. Mevcut yüzde 19 ve yüzde 7'lik ithalat KDV'si uygulaması ise aynen sürecek.</p><p>Tüketiciler için gümrük işlemlerinde bir prosedür değişikliği olmayacak. Taşıyıcı kargo firmaları gümrük vergisini önceden ödeyip teslimat anında alıcıdan tahsil etmeye devam edecek.</p><p>Ayrıca "Tek Durak İthalat Noktası" (IOSS) sistemine kayıtlı online satıcılar bu vergiyi doğrudan satış fiyatına da yansıtabilecek. Öte yandan yetkililer, bu sabit verginin kasım ayında yürürlüğe girecek "Kargo İşlem Ücreti" ile karıştırılmaması gerektiği uyarısında bulundu.</p><p>Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, 150 avroluk gümrük muafiyeti sınırının 1 Temmuz'da kaldırılmasının yerel istihdama doğrudan katkı sağlayacağına işaret etti.</p><p>Kararın iç piyasayı koruyacağını savunan Klingbeil, "Bu adım, perakende ticaretimizi, dolayısıyla Almanya'daki ekonomiyi ve istihdamı korumaktadır. Söz konusu muafiyet kapsamında genellikle sağlığa veya çevreye zararlı, kalitesiz ürünler ithal edilmekteydi." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/abde-150-avroluk-gumruk-m-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ikna-calismalari-sonucu-bu-yil-134-pkkli-terorist-teslim-oldu-281806</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İkna çalışmaları sonucu bu yıl 134 PKK'lı terörist teslim oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, bu yıl içerisinde 134 bölücü terör örgütü PKK mensubunun ikna çalışmaları sonucu teslim olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İkna çalışmaları sonucu bu yıl 134 PKK'lı terörist teslim oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ile Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucunda bu yıl içerisinde 2'si gri, 1'i sarı kategoride olmak üzere 134 terör örgütü PKK mensubunun ikna yoluyla güvenlik güçlerine teslim olduğu belirtildi.</p><p>Teslim olan terör örgütü mensuplarından 115'inin tutuklandığı, 14'ü hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı, 5'inin de adli işlemlerinin sürdüğü aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda terörle mücadelemizi, güvenlik operasyonlarımızın yanı sıra ikna çalışmaları ve etkin pişmanlık mekanizmasıyla çok yönlü şekilde sürdürüyoruz. Aziz milletimizin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan terör örgütlerine karşı mücadelemiz aynı azim ve kararlılıkla devam edecektir. Kahraman Jandarma ve Emniyet teşkilatlarımız ile emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ikna-calismalari-sonucu-b-155_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ogrenci-affi-tbmm-gundemine-gelecek-281805</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Öğrenci affı TBMM gündemine gelecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti milletvekilleri, 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişiği kesilen ön lisans, lisans ve doktora öğrencileri ile kayıt yaptırma hakkı kazanıp kayıt yaptırmayanların yeniden öğrenciliğe dönmelerine ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Öğrenci affı TBMM gündemine gelecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Yükseköğretim Kanunu'nda bazı değişiklikler öngören kanun teklifinin çalışmalarında sona geldi.</p><p>Teklifle, kamuoyunda "öğrenci affı" olarak bilinen, ilişiği kesilen üniversite öğrencilerine yönelik düzenlemelere gidilecek.</p><p>Ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim görenlerden 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişikleri kesilenler ile kayıt yaptırma hakkı elde edip kayıt yaptırmayanlar, teklifin yasalaşarak yürürlüğe girmesinden 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversiteye başvuruda bulunmaları şartıyla 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine başlayacak.</p><p>Terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde imalatı ve ticaretinden mahkum olanlar, sahte belge dolayısıyla kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı olanlar, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.</p><p>Teklifle, Yükseköğretim Kanunu'nda bazı düzenlemeler de yapılacak. Kanun teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ogrenci-affi-tbmm-gundemi-852_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-nato-tarihi-bir-donemecten-geciyor-281804</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO tarihi bir dönemeçten geçiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "NATO tarihi bir dönemden geçiyor. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar anlamlarını yitirmiştir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, "Ankara Zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." diye konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO tarihi bir dönemeçten geçiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan İstanbul'da katılımcılarla bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesi temennisini dile getiren Erdoğan, zirveye katkı sunacak herkese teşekkür etti.</p><p>Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Erdoğan, "Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/3-290620264d5764ee.jpg"/><p>Erdoğan, "Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken, yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirdiğinin altını çizen Erdoğan, "Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere, yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, mevcut jeopolitik denklemin NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayarak, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." görüşünü paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-29062026bb107439.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-29062026cf43cb75.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/nato-parlamenter-zirvesi--853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-arastirma-gundem-oldu-hayvanlar-zamani-farkli-hissediyor-281803</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma gündem oldu! Hayvanlar zamanı farklı hissediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sussex Üniversitesi'nden Ishan Singhal ve ekibi, hayvanların zaman algısının insanlar ve farklı türler arasında büyük farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu. Araştırmada, zaman algısının beş bağımsız parametreyle ölçülmesi gerektiği vurgulandı. Bu bulgular, özellikle kuşların rüzgar türbinleriyle çarpışma riski gibi pratik alanlarda önemli sonuçlar doğurabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma gündem oldu! Hayvanlar zamanı farklı hissediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sussex Üniversitesi'nden Ishan Singhal liderliğindeki bilim insanları, hayvanların zamanı algılayış biçiminin insanlar ve farklı türler arasında çarpıcı biçimde değiştiğini gösteren yeni bir araştırmaya imza attı. Araştırmada, geleneksel olarak kullanılan yanıp sönme birleşim eşiği yerine, zaman algısının beş bağımsız parametreyle değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu parametreler arasında duyusal sinyallerin entegrasyon süresi, algının güncellenme hızı, dikkat süresinin uzunluğu, görsel izin tutulma süresi ve algı değişimlerinin arasındaki süre yer alıyor.</p><h3>Ishan Singhal: 'Her türde zaman algısı farklı işliyor'</h3><p>Çalışmada, sincaplar ve kırlangıçlar üzerinde yapılan deneyler, bu hayvanların ses sinyallerindeki boşlukları insanlardan farklı şekilde algıladığını ortaya koydu. Ayrıca, görsel illüzyonlar da türler arasında değişkenlik gösterdi. Araştırmacılar, bu beş parametrenin her türde birbirinden bağımsız hareket ettiğini, yani bir hayvanın bir alanda hızlı, başka bir alanda ise yavaş tepki verebildiğini vurguladı. Bu bulgu, zaman algısının tek bir ölçütle sınırlanamayacağını gösteriyor.</p><h3>Kuşların türbinlerle çarpışma riski yeniden değerlendiriliyor</h3><p>Yeni yaklaşım sayesinde, hayvanların zaman algısı artık çok daha kapsamlı biçimde ölçülebiliyor. Özellikle rüzgar türbinleriyle kuşların çarpışma riski gibi pratik sorunlarda, dönen kanatların bazı türler için neredeyse görünmez olabileceği ortaya çıktı. Araştırmacılar, daha önce yalnızca kritik yanıp sönme frekansına odaklanıldığını, bunun ise zaman algısının karmaşıklığını göz ardı ettiğini belirtti. Yeni model, bir kırlangıcın, tavusun veya farenin dünyayı nasıl algıladığını beş ayrı ölçümle değerlendirme imkanı sunuyor. Bu sayede, hayvan davranışlarının ve çevresel risklerin anlaşılmasında önemli bir adım atılmış oldu.</p><p>Sonuç olarak, Sussex Üniversitesi'nde geliştirilen bu yeni zaman algısı modeli, hayvanların çevrelerini ve risk faktörlerini nasıl algıladıklarını anlamada bilim dünyasına yeni bir perspektif kazandırdı. Araştırmanın hayvan davranışları ve çevresel planlama alanlarında yol gösterici olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/yeni-arastirma-gundem-old-871_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-en-yuksek-cigligi-rekor-tam-1224-desibel-281802</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın en yüksek çığlığı! Rekor tam 122,4 desibel]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Canberra'da yaşayan Joseph McGrail-Beytap, 122,4 desibel seviyesindeki çığlığıyla dünyanın en yüksek insan sesi rekorunu kırdı. Bu başarı, önceki rekorun 0,7 desibel üzerine çıktı ve akustik güçte önemli bir artışa işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın en yüksek çığlığı! Rekor tam 122,4 desibel]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Canberra kentinden Joseph McGrail-Beytap, 122,4 desibel seviyesine ulaşan çığlığıyla dünyanın en yüksek insan sesi rekorunu kırdı. McGrail-Beytap'ın "şimdi" diye haykırışı, önceki rekorun sahibi Annalisa Flanagan'ın 1994 yılında Belfast'ta ulaştığı 121,7 desibellik seviyeyi geride bıraktı. Bu yeni rekor, yalnızca 0,7 desibellik bir artış gibi görünse de, logaritmik ölçekte akustik güçte yaklaşık yüzde 17'lik bir yükseliş anlamına geliyor. Uzmanlar, bu seviyedeki bir çığlığın, bir uçağın motoru veya motorlu testere sesiyle eşdeğer olduğunu belirtiyor.</p><h3>Joseph McGrail-Beytap'ın rekor çığlığı dünya gündeminde</h3><p>Rekor denemesi sırasında McGrail-Beytap, yedi farklı denemede en yüksek değere ulaşmayı başardı. Bu süreçte ses tellerinde oluşan yıpranmanın etkisiyle birkaç gün boyunca iyileşme süreci geçirdi. Kadınlar kategorisindeki rekor ise 121,7 desibel ile Annalisa Flanagan'da kalmaya devam ediyor. McGrail-Beytap'ın çığlık rekoru, sadece sesin şiddetiyle değil, aynı zamanda insan sınırlarının nerelere ulaşabileceğini göstermesiyle de dikkat çekiyor. Çığlık rekoru, ses fiziği açısından da önemli bir dönüm noktası olarak gösteriliyor.</p><h3>Çığlık rekorunda küçük artış büyük fark yarattı</h3><p>Çığlık rekorunun önemi, yalnızca rakamsal artışta değil, bu artışın etkisinde de yatıyor. Logaritmik ölçek nedeniyle 0,7 desibellik bir yükseliş, akustik güçte belirgin bir sıçrama yaratıyor ve bu da rekorun ses fiziği açısından değerini artırıyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Sovyetler Birliği'nin 1961'de patlattığı Çar Bombası 224 desibel ses üretmişti; bu, insan çığlığından milyarlarca kat daha güçlü bir düzeye işaret ediyor. McGrail-Beytap, daha önce okçulukta da bir dünya rekoruna sahipti ancak bu rekoru 2019'da bir çocuk kırdı. Yeni çığlık rekoruna hazırlanmanın mümkün olmadığını belirten McGrail-Beytap, yine de bu sürecin kendisine büyük bir mutluluk verdiğini ifade ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Joseph McGrail-Beytap'ın Canberra'da kırdığı çığlık rekoru, insan sesinin sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Çığlık rekoru, hem fiziksel dayanıklılık hem de akustik güç açısından dikkat çekici bir başarı olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/dunyanin-en-yuksek-ciglig-124_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/h5n1-kus-gribi-sut-ineklerinde-tespit-edildi-uzmanlardan-yeni-uyarilar-281801</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[H5N1 kuş gribi süt ineklerinde tespit edildi! Uzmanlardan yeni uyarılar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Teksas'ın Panhandle bölgesinde süt ineklerinde görülen H5N1 kuş gribi vakası, hayvan sağlığı uzmanlarını harekete geçirdi. Bilim insanları, virüsün meme dokusunu hedef alması nedeniyle yeni bir bulaşma riskine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[H5N1 kuş gribi süt ineklerinde tespit edildi! Uzmanlardan yeni uyarılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teksas'ın Panhandle bölgesinde 2024 yılının başlarında süt ineklerinde ortaya çıkan mastit vakaları, yapılan testlere rağmen bakteriyel bir nedene bağlanamadı. Araştırmalar sonucunda, bu vakaların arkasında ilk kez büyükbaş hayvanlarda tespit edilen H5N1 kuş gribi virüsü olduğu belirlendi. Uzmanlar, H5N1'in ineklerde akciğerleri değil, meme dokusunu hedef alarak çiğ süt yoluyla yayıldığını ve bu nedenle birkaç kedinin hayatını kaybettiğini açıkladı. H5N1 virüsünün bu alışılmadık davranışı, hayvan sağlığı açısından yeni endişelere yol açtı.</p><h3>Dr. Suresh Kuchipudi'den H5N1'in yayılımına dair çarpıcı bulgular</h3><p>Pittsburgh Üniversitesi'nden Dr. Suresh Kuchipudi liderliğindeki araştırma ekibi, H5N1 virüsünün meme dokusuna tutunabilmesi için sialik asit adı verilen özel bir şeker reseptörüne ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. Bu reseptörün ineklerin meme dokusunda yoğun bulunmasına rağmen solunum yollarında neredeyse hiç yer almaması, virüsün neden akciğerleri etkilemediğini açıklıyor. Bilim insanları, glikomik analiz ve doku boyama teknikleriyle şekerlerin dağılımını haritaladı. Elde edilen bulgular, yalnızca meme hücrelerine yapışabilen zararsız bir virüs modeliyle doğrulandı. H5N1'in bu özelliği, hastalığın yayılım biçimini ve potansiyel riskleri yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor.</p><h3>H5N1 tehdidine karşı erken tarama ve küresel uyarı</h3><p>Uzmanlar, Teksas'taki vakaların ardından hayvan dokularında H5N1 için gerekli olan reseptörlerin varlığını önceden kontrol etmenin önemini vurguluyor. Bu yeni yaklaşım, olası salgınlar başlamadan önce farklı hayvan türlerinin ve organlarının savunmasızlığını belirleme imkânı sunuyor. Dünya genelinde 100'den fazla türde H5N1 vakası görülmüş olması, virüsün türler arası geçiş yapma potansiyelinin ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Bilim insanları, bir sonraki türler arası geçişin sadece zaman meselesi olduğunu belirterek, hayvan sağlığında erken önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor.</p><p>H5N1 kuş gribinin beklenmedik şekilde süt ineklerinde görülmesi, hem bilim dünyasını hem de hayvancılık sektörünü alarma geçirdi. Uzmanlar, benzer vakaların önüne geçmek için erken tarama ve düzenli kontrol uygulamalarının yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/h5n1-kus-gribi-sut-inekle-233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sadece-birkac-dakika-yurumek-bile-ruh-halinizi-degistirebilir-281800</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sadece birkaç dakika yürümek bile ruh halinizi değiştirebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yürüyüş alışkanlığının ruh haline ve yorgunluğa etkisi, 19 bin yetişkinin katıldığı geniş çaplı bir araştırmada incelendi. Araştırma, kısa yürüyüşlerin özellikle ofis çalışanları için önemli faydalar sunduğunu ve herkes için kolayca uygulanabileceğini gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sadece birkaç dakika yürümek bile ruh halinizi değiştirebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>19 bin yetişkinin katılımıyla gerçekleştirilen yeni bir araştırma, kısa süreli yürüyüşlerin ruh halini iyileştirdiğini ve yorgunluğu belirgin şekilde azalttığını ortaya koydu. Katılımcılar, 14 gün boyunca 30, 60 veya 120 dakikalık aralıklarla beş dakikalık yürüyüşler yaptı. Sonuçlar, özellikle bir saatlik aralıklarla yapılan kısa yürüyüşlerin, ruh hali üzerinde olumlu bir etki yarattığını ve yorgunluk hissini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Araştırmada, yürüyüşün hemen ardından bu olumlu sonuçların hissedildiği vurgulandı. Ayrıca, katılımcıların iş verimliliğinde veya katılımlarında herhangi bir düşüş yaşanmadığı, aksine küçük olumlu değişiklikler gözlemlendiği belirtildi.</p><h3>Araştırmacılar: 'Kısa yürüyüşler herkes için erişilebilir'</h3><p>Çalışmayı yürüten araştırmacılar, beş dakikalık yürüyüşlerin özel bir ekipman gerektirmemesi ve neredeyse herkes tarafından kolayca uygulanabilmesi nedeniyle halk sağlığı açısından önemli bir fırsat sunduğunu açıkladı. Yarım saatlik aralıklarla yapılan yürüyüşler en büyük etkiyi sağlasa da, bu şekilde düzenli yürüyüş yapmanın sürdürülebilirliği daha düşük bulundu. İki saatlik aralıklar ise daha kolay uygulanabilir olsa da, etkisi daha az hissedildi. Araştırma, ofis ortamında kısa yürüyüş molalarının yaygınlaşmasının fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde olumlu bir temel oluşturabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Yürüyüş alışkanlığı ofis çalışanlarında olumlu değişiklikler yarattı</h3><p>Araştırmanın verileri, katılımcıların kendi bildirimlerine dayanıyor. Bu durum, elde edilen sonuçlar için bir sınırlama olarak değerlendirilse de, kısa yürüyüşlerin hemen ardından hissedilen olumlu etkiler, alışkanlığın pekiştirilmesinde önemli rol oynuyor. Uzmanlar, yürüyüş alışkanlığının iş verimliliği ve katılımı olumsuz etkilemediğini, aksine küçük de olsa olumlu değişiklikler sağladığını vurguluyor. Bu bulgular, ofis çalışanlarına yönelik fiziksel aktivite önerilerinin daha pratik ve erişilebilir olmasına katkı sunuyor. Araştırmacılar, yürüyüş alışkanlığının yaygınlaştırılması için topluma çağrıda bulunuyor.</p><p>Sonuç olarak, beş dakikalık kısa yürüyüşlerin hem ruh halini iyileştirdiği hem de yorgunluğu azalttığı bilimsel olarak ortaya kondu. Uzmanlar, bu kolay uygulanabilir alışkanlığın, özellikle ofis çalışanları için günlük rutine eklenmesinin sağlık açısından önemli faydalar sunduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/sadece-birkac-dakika-yuru-978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kil-ile-meyve-tazeliginde-cigir-acan-bulus-281799</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kil ile meyve tazeliğinde çığır açan buluş]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kopenhag Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, sıradan bir kil olan montmorillonitin meyve ve sebzelerin tazeliğini korumasında büyük rol oynayabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, geliştirdikleri yeni yöntemle etilen gazının zararlı etkilerini azaltmayı başardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kil ile meyve tazeliğinde çığır açan buluş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi'nde görev yapan bir grup bilim insanı, meyve ve sebzelerin tazeliğini korumak için sıradan bir kil olan montmorilloniti kullanarak önemli bir buluşa imza attı. Araştırma ekibi, modifiye ettikleri kil sayesinde, meyve ve sebzelerin olgunlaşma sürecinde ortaya çıkan ve bozulmayı hızlandıran etilen gazını etkili şekilde emebilen bir malzeme geliştirdi. Çalışma, özellikle her yıl dünya genelinde gıda maddelerinin üçte birinin kaybolması veya atılması gibi büyük bir sorunun çözümüne katkı sunmayı hedefliyor. Bilim insanları, bu yöntemin hem ucuz hem de toksik olmayan yapısı sayesinde gıda sektöründe yaygın biçimde kullanılabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Kopenhag Üniversitesi bilim insanları montmorillonit ile etileni kontrol altına aldı</h3><p>Araştırmacılar, montmorillonit kili üzerinde gerçekleştirdikleri yumuşak kimyasal işlemlerle malzemenin mikroporozitesini artırdı ve etilen gazını tutma kapasitesini yükseltti. Ekip, gazın kil ile nasıl bağlandığını anlamak için nötron ve X-ışını spektroskopisi gibi ileri analiz tekniklerine başvurdu. Bu analizler sayesinde, kilin bileşimi daha da optimize edildi ve meyve ile sebzelerin raf ömrünü uzatmada yüksek verimlilik sağlandı. Araştırma, etilenin kontrol altına alınmasının, meyve ve sebzelerin tam lezzetine ulaşana kadar daha uzun süre taze kalmasına olanak tanıyacağını gösteriyor.</p><h3>Kil bazlı paketler gıda sektöründe yeni dönemi başlatıyor</h3><p>Geliştirilen montmorillonit bazlı toz paketlerinin, taşıma konteynerlerine yerleştirilmesi öneriliyor. Tıpkı ayakkabı kutularındaki silika jel gibi çalışan bu paketler, meyve ve sebzelerin taşınması sırasında etilen gazını emerek bozulmayı geciktiriyor. Böylece, ürünler hasat edildikten sonra tam olgunluğa ulaşana kadar tazeliğini koruyabiliyor ve gıda israfı önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca, montmorillonitin ucuz, yaygın ve toksik olmayan bir malzeme olması, bu yöntemi hem ekonomik hem de güvenli kılıyor. Araştırmacılar, şimdi bu yeniliği gerçek ambalaj sistemlerinde test ederek gıda sektörüne entegre etmeyi planlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Kopenhag Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, gıda kaybının azaltılması ve meyve-sebze tazeliğinin korunması açısından umut verici bir adım olarak öne çıkıyor. Montmorillonit kiliyle geliştirilen yeni teknoloji, hem ekonomik hem de çevreci bir çözüm sunarak gelecekte gıda sektöründe önemli değişimlere öncülük edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/kil-ile-meyve-tazeliginde-938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-hidroelektrikte-avrupanin-ikinci-buyuk-gucu-oldu-281798</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye hidroelektrikte Avrupa'nın ikinci büyük gücü oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, geçen yıl hidroelektrikte toplam kurulu gücünü yaklaşık 32 bin 294 megavatlık seviyesine taşıyarak Avrupa kıtasında ikinci sırada yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye hidroelektrikte Avrupa'nın ikinci büyük gücü oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Avrupa kıtasında Norveç'in hemen ardından en büyük ikinci hidroelektrik kurulu güç kapasitesiyle, Fransa, İspanya ve İtalya gibi gelişmiş ekonomileri geride bırakarak yaklaşık 32 bin 294 megavatlık kapasiteyle dünyada ve Avrupa'da üst sıralardaki yerini sağlamlaştırdı.</p><p>Uluslararası Hidroelektrik Derneği (IHA) tarafından yayımlanan "2026 Dünya Hidroelektrik Görünümü" raporundan derlenen verilere göre, Türkiye, dünya genelindeki sıralamada ise Çin, Brezilya, ABD, Kanada, Hindistan, Rusya, Japonya ve Norveç'in ardından dünyanın en büyük 9'uncu hidroelektrik kapasitesine sahip ülkesi olarak kayıtlara geçti.</p><p>Rapora göre, geçen yıl dünya genelinde hidroelektrik kurulu gücü 1469 gigavata ulaşırken bunun 1269 gigavatını konvansiyonel hidroelektrik santraller, 201 gigavatını ise pompaj depolamalı hidroelektrik tesisleri oluşturdu. Geçen yıl toplam 28 gigavat yeni hidroelektrik kapasitesi devreye alınırken pompaj depolamalı santraller tarihindeki en yüksek yıllık kapasite artışını kaydetti.</p><p>Küresel hidroelektrik üretimi ise geçen yıl 4 bin 495 teravatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu miktar, dünya genelindeki rüzgar ve güneş enerjisi üretiminin toplamına yakın seviyeye ulaşarak hidroelektriğin halen dünyanın en büyük yenilenebilir elektrik kaynağı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p><p><b>POMPAJ DEPOLAMALI HİDROELEKTRİK YATIRIMLARINI HIZLANDIRMASI GEREKİYOR</b></p><p>Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye'nin özellikle pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımlarını hızlandırması gerektiğini ifade etti.</p><p>Güven, artan elektrik talebi, enerji güvenliği endişeleri ve güneş ile rüzgar enerjisi kurulu gücündeki hızlı artışın hidroelektrik yatırımlarını yeniden ön plana çıkardığını söyledi.</p><p>Küresel ölçekte geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyüne dikkati çeken Güven, "Dünya genelinde geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyü 1127 gigavata ulaştı. Bunun 621 gigavatını pompaj depolamalı hidroelektrik projeleri, 506 givagavatını ise konvansiyonel hidroelektrik projeleri oluşturuyor. Toplam proje portföyünün 390 gigavattan fazlası halihazırda inşaat aşamasında bulunuyor." dedi.</p><p>Güven, enerji sistemlerinin yalnızca elektrik üretimine değil, aynı zamanda esneklik, dengeleme, rezerv kapasite ve şebeke güvenliğini sağlayacak teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirterek, hidroelektrik santrallerinin bu hizmetleri aynı anda sunabilen nadir üretim kaynakları arasında yer aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye açısından ise güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarındaki artışın rezervuarlı hidroelektrik santralleri ile pompaj depolamalı tesislerin önemini daha da artırdığına işaret eden Güven, "Dünya hidroelektrik sektöründe başlayan yeni yatırım dalgası, Türkiye için de enerji dönüşümünü destekleyecek önemli fırsatlar sunuyor." ifadesini kullandı.</p><p>Güven, Türkiye'de enerji depolama yatırımlarının uzun süreli depolama sağlayan pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye için yapılacak yatırım modelinde depolama tesisleri ile beraber sistemi destekleyecek ve uzun süreli depolama sağlayacak pompaj depolamalı santrallerin yatırım kararlarının en kısa sürede verilmesinin enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve depolama kapasitesinin yenilenebilir kaynaklar kanalıyla hayata geçirilmesi için çok önemli olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/turkiye-hidroelektrikte-a-823_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/5g-elektronik-haberlesme-yatirimlarini-rekor-seviyeye-tasidi-281797</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5G elektronik haberleşme yatırımlarını rekor seviyeye taşıdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G ihalesinde oluşan bedeller de dahil edildiğinde, elektronik haberleşme sektöründeki şirketlerin toplam yatırım tutarının yılın ilk çeyreğinde 263 milyar liraya ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5G elektronik haberleşme yatırımlarını rekor seviyeye taşıdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan yılın ilk çeyreğine ilişkin Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'nu değerlendirdi.</p><p>Ocak-mart döneminde elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısının 416'ya, bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısının ise 782'ye ulaştığını belirten Uraloğlu, 16 Ekim 2025'te gerçekleştirilen 5G hizmetine ilişkin yetkilendirme ihalesinin ardından 1 Nisan'da ülke genelinde hizmete sunulan 5G abone sayısının 43 milyonun üzerine çıktığını ifade etti.</p><p>Uraloğlu, hızlı yaygınlaşmayı destekleyen yatırımların da hız kesmeden devam ettiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"5G'nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve artan veri kapasitesi ihtiyaçları doğrultusunda işletmeciler, hem mobil şebekelerini hem de fiber altyapılarını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını artırdı. 5G ihalesinde oluşan bedelleri yatırım hesaplamalarına dahil ettiğimizde, yüksek kapasiteli mobil iletişim yatırımları başta olmak üzere elektronik haberleşme sektöründeki şirketlerin toplam yatırım tutarı 2026 yılının ilk çeyreğinde 263 milyar liraya ulaştı. Böylece söz konusu yatırım miktarı, 2025 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 1300 artış gösterdi."</p><p><b>TÜRKİYE, MOBİLDE EN UZUN SÜRE GÖRÜŞME YAPAN ÜLKE</b></p><p>Bu yılın birinci çeyreğinde sabit telefon abone sayısının 8,3 milyon, gerçek kişi mobil abone sayısının yaklaşık 86 milyon, makineden makineye iletişim (M2M) abone sayısının ise 12,3 milyon olduğunu aktaran Uraloğlu, "2026 yılının ilk çeyreğinde mobil şebekelerdeki toplam trafik miktarı yaklaşık 71,8 milyar dakika, sabit şebekelerdeki trafik miktarı ise 1,3 milyar dakika olarak gerçekleşti. Böylece mobil ve sabit hatlarda toplam 73,1 milyar dakikayı aşan görüşme gerçekleştirildi." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, toplam mobil abonelerin yaklaşık yüzde 78'inin bireysel, yüzde 22'sinin ise kurumsal abonelerden oluştuğuna işaret ederek, bu yılın birinci çeyreğinde 439 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresiyle Türkiye'nin önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığının altını çizdi.</p><p><b>ÜÇ AYDA 3,5 MİLYON ABONE NUMARASINI TAŞIDI</b></p><p>Söz konusu dönemde yaklaşık 3,5 milyon mobil abonenin numarasını taşıdığı bilgisini veren Uraloğlu, 31 Mart'a kadar taşınan mobil numara sayısının toplam yaklaşık 211,3 milyon olduğunu bildirdi.</p><p>Uraloğlu, bu yılın birinci çeyreği itibarıyla geniş bant internet abone sayısının 21,2 milyonunun sabit, 78,3 milyonunun mobil abone olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Toplam 99,5 milyon geniş bant internet abone sayısına ulaştık. İnternet abone sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 artarken en yüksek artış yüzde 29,2'lik oranla 'Eve Kadar Fiber' abone sayısında gerçekleşti. Fiber altyapı açısından ise 2025 yılının ilk çeyreğinde 618 bin kilometre olan fiber uzunluğu 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 12,8'lik artışla 697 bin kilometreye ulaştı. Böylece fiber ağımız, dünyanın çevresini 17 kez dolaşacak uzunluğa erişti."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/5g-elektronik-haberlesme--386_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-en-samimi-arzusu-turk-dunyasinin-kulturumuze-sahip-cikmasidir-281796</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının kültürümüze sahip çıkmasıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının kültürümüze sahip çıkmasıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümü vesilesiyle Bakü'de düzenlenen Türk Dünyası Haftası'nın açılışına mesaj gönderdi. Erdoğan'ın mesajını Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı okudu.</p><p>Mesajında etkinliğin başarılı geçmesini ve Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir asır önce Türk dünyasının farklı bölgelerinden münevverlerin Bakü'de ortak bir tarih ve medeniyet bilincini müspet ilimler temelinde güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.</p><p>Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı'na katılan aydınların yaptıkları istişareler ve aldıkları kararla, bugüne ışık tutan akademik çalışmalarla dirayetli bir irade ve vizyon ortaya koyduklarına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Bakü Kurultayı'nın bizlere miras bıraktığı bu ülküyü gönül coğrafyamızın her köşesinde yaşatmak, güçlendirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Nitekim Türk dünyasındaki kurumsal işbirliğimizin tezahürleri olan Türk işbirliği teşkilatları bünyesindeki faaliyetlerimizi büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' şiarından da ilham alarak her geçen gün derinleştiriyor ve çeşitlendiriyoruz."</p><p>Tüm bu süreçte Bakü Kurultayı'nın ortaya koyduğu vizyonu, yollarını aydınlatan bir fener olarak görmeye devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir. Bu bağlamda önümüzdeki sonbaharda düzenleyeceğimiz ve dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacağımız Türk Devletleri Teşkilatı Ankara Zirvesi'ni, Türk dünyasını bütünleştirme hedefimize yön verecek bir dönem noktası haline getirmek için var gücümüzle çalışmaktayız." ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı gibi bu etkinliğin de Bakü'de yapılmasının tesadüf olmadığının altını çizerek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Türk dünyasının birlik ve dayanışmasının en güçlü savunucularından biri olan Azerbaycan bugün de Türk devletlerinin ortak hedeflerine katkı sunmaya devam etmektedir. Bu düşüncelerle bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen can Azerbaycan'ın tüm kurum ve kuruluşlarını tebrik ediyorum. Kongre vesilesiyle Birinci Türkoloji Kurultayı'na katılan ecdadımızı rahmetle anıyor, Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin diyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cumhurbaskani-erdogan-tur-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/5-soru-5-cevap-tasinmaz-ticaretinde-guvenli-odeme-sistemi-281795</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5 soru 5 cevap: Taşınmaz ticaretinde "Güvenli Ödeme Sistemi"]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı tarafından taşınmaz satışına yönelik geliştirilen Güvenli Ödeme Sistemi, satış bedelinin güvenli ve eş zamanlı el değiştirmesini sağlayarak alım-satım süreçlerinde dolandırıcılık risklerini azaltacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5 soru 5 cevap: Taşınmaz ticaretinde "Güvenli Ödeme Sistemi"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığınca taşınmaz ticaretini daha güvenli hale getirmek amacıyla geliştirilen söz konusu sistem, alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık, hırsızlık ve sahtecilik riskine maruz kalmamasını, kayıt dışılığın azaltılmasını ve para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesini hedefliyor.</p><p>Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklik kapsamında sistemin 1 Temmuz'da zorunlu olarak devreye alınması öngörülüyordu.</p><p>Ticaret Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve diğer paydaşlarla işbirliği içinde tüm teknik süreçlerin ve entegrasyon çalışmalarının tamamlanabilmesi için sistemin uygulamaya girme tarihini 1 Ekim'e erteledi.</p><p>Taşınmaz ticaretinde şeffaflığı güçlendirmek için uzun süredir üzerinde çalışılan sisteme ilişkin merak edilen 5 soru ve cevapları şöyle:</p><p><b>1- Güvenli Ödeme Sistemi nedir?</b></p><p>Taşınmaz satışlarında, satış bedelinin güvenli ve eş zamanlı şekilde el değiştirmesini sağlamak amacıyla oluşturulan bir ödeme altyapısıdır. Sistem sayesinde, alıcının ödediği para, taşınmazın tapuda devri tamamlanmadan satıcının hesabına geçemeyecek. Böylelikle taşınmaz mülkiyeti ile satış bedeli eş zamanlı el değiştirecek.</p><p><b>2- Sistem hangi soruna çözüm getiriyor?</b></p><p>Türkiye'de taşınmaz satışlarında bedel, satıcıya çoğunlukla elden ödeniyor. Bu durum da alıcı ve satıcı taraflar açısından bazen ödememe ihtilaflarına yol açabildiği gibi işlemlerde güvensizlik oluşturabiliyor. Ayrıca tarafların yüksek meblağda nakit taşımasına neden olduğu için paranın çalınması gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Sistem, bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla oluşturuldu.</p><p><b>3- Sistem nasıl çalışacak?</b></p><p>Belirlenmiş bankalarda hesap açılarak satış bedeli buralarda bloke edilecek. Vatandaşlar, kendilerine verilen referans numarasıyla e-Devlet üzerinden başvuru yaparak tapu dairesinde işlemlerini başlatacak. İşlemler tamamlandıktan sonra tapu dairesinin onayıyla ödeme satıcının hesabına aktarılacak. Satışta olumsuz bir durum yaşanırsa para güvenli şekilde ödeme hesabında kalacak ve işlem gerçekleşmezse ilgili tarafa iade edilecek. Sistem üzerinden yapılan her işlemde kullanım bedeli alınacak. Kullanım bedeli, satıcıya aktarılan taşınmaz satış bedelinden mahsup edilecek.</p><p><b>4- Sistemin kullanımı zorunlu mu olacak, kimleri kapsayacak?</b></p><p>Ticaret Bakanlığına verilen yetki kapsamında, Güvenli Ödeme Sistemi'nin devreye alınması 3 ay ertelendi ve uygulamanın 1 Ekim'den itibaren zorunlu hale gelmesine karar verildi.</p><p>Sistem taşınmazın mülkiyetini devreden gayrimenkul sahibi (satıcı) ile bu taşınmazı satın alan alıcıyı kapsayacak. Uygulama yalnızca gerçek kişilere değil, tüzel kişiler (şirketler ve benzeri) tarafından yapılan taşınmaz alım-satım işlemlerini de içerecek.</p><p><b>5- Emlakçılar sürece dahil mi?</b></p><p>Güvenli ödeme süreci bankalar ve tapu işlemleri üzerinden yürütülecek. Emlakçılar ise bu süreçte aracı ve yönlendirici konumunda yer alacak. Bu kapsamda emlakçılar, alıcı ve satıcıyı bir araya getirecek, referans numarası ve sistem kullanımı konusunda yardımcı olabilecek, tarafları tapu ve ödeme adımlarına hazırlayabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/5-soru-5-cevap-tasinmaz-t-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/izmir-narliderede-icradan-satilik-daire-281794-281794</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir Narlıdere'de 3+1 daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/9 VESAYET SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2150739/emlak-konut-izmir-narliderede-3-1-daire-mahkemeden-satiliktir-coklu-satis-">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/izmir-narliderede-icradan-886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kocaeli-gebzede-icradan-satilik-tasinmaz-281793-281793</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli Gebze'de 4.511,00 metrekare taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 8.500.000  TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/7362 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 20/08/2026 - 14:15</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 27/08/2026 - 14:15</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 17/09/2026 - 14:15</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 24/09/2026 - 14:15</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2150998/emlak-konut-kocaeli-gebzede-4-511-00-m2-tasinmaz-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/kocaeli-gebzede-icradan-s-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/antalya-muratpasada-icradan-satilik-daire-281792-281792</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Muratpaşa'da 2+1 daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 3.250.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/2 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 04/08/2026 - 10:40 Bitiş Tarih ve Saati : 11/08/2026 - 10:40</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 01/09/2026 - 10:40 Bitiş Tarih ve Saati: 08/09/2026 - 10:40</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2145504/emlak-konut-antalya-muratpasada-2-1-daire-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/antalya-muratpasada-icrad-591_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>