<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274211</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-siber-dunyanin-turlu-tehlikelerin-kol-gezdigi-bir-anarsi-ortami-hal-274211</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız. Bu meseleler, açık bir şekilde milli güvenlik ve beka meselesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli" düzenlendi.</p><p>İletişim Başkanı Duran, panelin açılışında yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümlerinden birine tanık olunduğunu, bilgiye erişimin kolaylaştığı, iletişimin saniyeler içinde küresel boyutlara ulaştığı, sınırların anlamını yitirdiği bir dönemin tecrübe edildiğini söyledi.</p><p>Dijital dünyanın artık hayatın ayrılmaz parçası olduğunu belirten Duran, bugün iş hayatından eğitime, kamu hizmetlerinden aile içi iletişime kadar hayatın hemen her alanının dijital imkanlarla şekillendiğine işaret etti.</p><p>Duran, internet, sosyal medya, yapay zeka, çevrim içi platformlar ve mobil uygulamaların sağladığı kolaylıklardan istifade edildiğini ancak her büyük imkanın beraberinde büyük bir sorumluluk da getirdiğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.</p><p>Dijital çağın, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da içinde barındırdığına dikkati çeken Duran, şöyle konuştu:</p><p>"Siber saldırılar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, dezenformasyon, manipülasyon, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, çevrim içi zorbalık ve bunun gibi daha birçok tehdidi sayabiliriz. Elbette bu tehditler, kamu kurumlarını, medya kuruluşlarını, dijital platformları, aileleri ve toplumun tamamını ilgilendiren önemli birer güvenlik meselesidir. Özellikle bilgi kirliliği ve dezenformasyon, bugün toplumların huzurunu, birlik duygusunu ve ortak aklını hedef alan en sinsi tehlikelerdendir. Gerçek ile yalanın iç içe geçtiği, doğru bilginin hızla itibarsızlaştırılabildiği bir ortamda hakikatin kendisini bulmak, onu gözetlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. İletişim Başkanlığı olarak bizim temel hedefimiz de hakikat ve adalet merkezli bir iletişim ekosistemini tesis etmektir. Elimizdeki her türlü imkanla dezenformasyona karşı mücadele ediyor ve epistemolojik zehirlenmenin önüne geçiyoruz. Doğru bilgiyi kamuoyuyla yerinde ve zamanında paylaşıyor, sağlıklı bir iletişim ortamının oluşmasına katkı sağlıyoruz."</p><p>Bu kapsamdaki son çalışmada, yapay zeka teknolojileriyle büyüyen dezenformasyon ve sahte içerik tehditlerine karşı kamu kurumlarının web sitelerini, büyük dil modelleri için okunabilir duruma getirdiklerini kaydeden Duran, böylelikle yapay zeka araçları tarafından sahte, yalan veya yanlış bilgilerin değil, doğruların, teyitli bilgilerin referans alınmasına katkı sağladıklarını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/2-30042026567119ba.jpg"/><p><strong>"BİR ÇOCUĞUN YA DA GENCİN EKRAN BAŞINDA GEÇİRDİĞİ ZAMAN, SADECE BİR OYALANMA HALİ OLARAK GÖRÜLEMEZ"</strong></p><p>Duran, dijital dünyanın en hassas başlıklarından birinin, çocuk ve gençler olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Her şeyden önce şu hususa dikkatlerinizi çekmek isterim, bugünün çocukları ve gençleri, dijital dünyanın içine doğuyorlar. İnternet, sosyal medya, video platformları ve çevrim içi oyunlar onların günlük hayatının doğal bir parçası. Bu mecralar doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekleyen, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve dünyayla iletişim kurmayı sağlayan çok önemli araçlardır. Fakat kontrolsüz ve bilinçsiz kullanıldığında ciddi risklerin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmektedir. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, şiddet, uygunsuz görüntüler, sahte hesaplar, kişisel verilerin kötüye kullanılması ve manipülatif içerikler karşısında çocuklar ve gençler savunmasız kalabiliyor. Çünkü bir çocuğun ya da gencin ekran başında geçirdiği zaman, sadece bir oyalanma hali olarak görülemez. Karşısında durduğu ekran, onun düşünce dünyasına, duygularına, davranışlarına, arkadaşlık ilişkilerine ve hayatı algılama biçimine doğrudan etki etmektedir. Dijital ortamda maruz kalınan bir zorbalık, gerçek hayatta yerini derin bir yalnızlığa, hatta anlamsızlığa bırakabilmektedir. Ne yazık ki bunun son örneklerinden birini Kahramanmaraş'ta gördük. Sürekli beğenilme ve onaylanma ihtiyacı, gençlerimizin öz güvenine, şiddet içerikleri ise merhamet duygusuna saldırmaktadır. Kontrolsüz ekran kullanımı, aile bağlarını, sosyal ilişkileri ve gerçek hayatla kurulan teması olumsuz etkilemektedir. Tüm bu nedenlerle siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız. Bu meseleler, açık bir şekilde milli güvenlik ve beka meselesidir."</p><p>Çocuk ve gençleri dijital dünyanın risklerine karşı korumayı amaçlayan yasal düzenlemenin kısa süre önce Meclis'ten geçtiğini anımsatan Duran, bu yasanın, 15 yaş altı çocukların sosyal medya platformlarına erişimini düzenlediğini, 15-18 yaş arası gençler için de yaşa uygun koruma ve ebeveyn destek mekanizmaları öngördüğünü ifade etti.</p><p>Düzenlemenin, dijital platformları, kullanım sürelerini sınırlandırma ve hesapları yönetme gibi kontrol mekanizmalarını oluşturmakla yükümlü kıldığını aktaran Duran, aynı zamanda yaşa göre oyunları derecelendirme yükümlülüğünün de getirildiğini bildirdi.</p><p>Duran, bunun ihlal edilmesi durumunda oyun platformlarına ciddi yaptırımlar öngörüldüğünü belirterek, "Devletimiz, yeni koşullara uygun bu tür yasal düzenlemelerle çocuklarımızı ve gençlerimizi risklere karşı korumanın mücadelesini veriyor. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni de anmak isterim. Bu model, dijital okuryazarlığı artırdığı gibi aynı zamanda her türlü bilgiye erişirken bu tür risklerden korumayı amaçlamaktadır. Çocuklarımıza çok boyutlu yetkinlikleri kazandırırken bu tür risklerden de korumaktadır. Burada amaç, çocuklarımızın yalnızca bilgiye ulaşabilen değil aynı zamanda ulaştığı bu bilgiyi okuyabilen, analiz edebilen ve sağlıklı yorumlayabilen bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/3-30042026524c2f61.jpg"/><p><strong>"ÇOCUKLARIMIZ BİZDEN KORKTUKLARI İÇİN SUSMAMALI, BİZE GÜVENDİKLERİ İÇİN KONUŞMALIDIR"</strong></p><p>Bu noktada vatandaş ve ebeveynlerin, üzerlerine düşen sorumlulukları üstlenmeleri ve kendilerine bazı sorular sormaları gerektiğini kaydeden Duran, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Çocuklarımızın ve gençlerimizin dijital dünyada nerede durduğunu gerçekten biliyor muyuz? Hangi platformları kullanıyorlar? Kimlerle iletişim kuruyorlar? Hangi içeriklere maruz kalıyorlar? Bunun sonuçları nelerdir? Bu mecralarda maruz kaldıkları, gördükleri karşısında neler hissediyorlar? Bu soruların artık her ailenin, her okulun ve her kurumun ciddiyetle üzerinde durması gereken sorular olduğu düşüncesindeyim. Çünkü dijital dünyada çocuklarımızı korumanın yolu, onları bilinçli, dengeli, güvenli ve sorumlu bir dijital kullanım kültürüyle buluşturabilmektir. Bunun sorumluluğundan ne aileler ne eğitim kurumlarımız ne de toplumun diğer unsurları, hiçbirimiz kaçamayız. Bunun için yapılması gereken şeylerin başında, aile içi iletişimin güçlendirilmesi geliyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz, dijital dünyada karşılaştıkları bir tehdidi, bir zorbalığı, bir yanlış içeriği aileleriyle rahatlıkla paylaşabilmelidir. Takip ve denetim elbette önemlidir ancak bu denetimin baskı diliyle değil, birlikte güven içerisinde olması gerekir.</p><p>Çocuklarımız bizden korktukları için susmamalı, bize güvendikleri için konuşmalıdır. Bağımlılığa, dikkat dağınıklığına, uyku düzensizliğine, sosyal kopuşa yol açan kontrolsüz ekran kullanımının önüne geçmek nasıl elzemse dijital okuryazarlığı güçlendirmek de o derece elzemdir. Çocuklarımızı dijital dünyadan koparamayız. O halde yapılması gereken, gördükleri her bilginin doğru, her hesabın güvenilir, her paylaşımın masum olmadığını öğretmek durumundayız. Bu, tabii ki onların doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırt edebilecekleri bir farkındalık sahibi olmalarıyla mümkündür. Şu hususu hatırda tutmak çok önemlidir, anlam, aidiyet ve hedef duygusu güçlü olan bir genç, dijital dünyanın zararlı etkilerine karşı dirençli olur."</p><p>Ailenin, çocuğun ilk güven alanı olduğunu belirten Duran, sevgi, merhamet, sorumluluk, saygı ve ölçülü davranışın ailede öğrenildiğini söyledi.</p><p><strong>"ÇOCUKLARIMIZ VE GENÇLERİMİZ, DİJİTAL DÜNYADA EDİLGEN VE TÜKETİCİ BİR ROLDE SIKIŞIP KALMAMALIDIR"</strong></p><p>Duran, bugün dijital tehditlere karşı en güçlü koruyucu kalkanın da yine aile olduğuna işaret ederek, "Çocuğuyla konuşan, onu dinleyen, ona zaman ayıran, onun dijital dünyasını tanıyan aileler, elbette çocuklarını dijital tehlikelerden daha iyi koruyabilirler. Bağın zayıfladığı noktada ekran güçlenir. Ailenin sustuğu yerde algoritmalar konuşur. Ekranların ışıltısı çocuklarımızın gözlerini kamaştırabilir. Fakat biz biliyoruz ki çocuklarımızın yolunu aydınlatacak gerçek ışık, ailelerinin sevgisinden, öğretmenlerinin rehberliğinden geçer, toplumun sorumluluğundan ve değerlerimizin gücünden beslenir. Çocuklarımız ve gençlerimiz, dijital dünyada edilgen ve tüketici bir rolde sıkışıp kalmamalıdır. Hatta aksine her biri doğruyu arayan, bilgiyi sorgulayan, mahremiyetin sınırlarını bilen ve buna uygun olarak da başkalarının hakkına saygı duyan ve faydalı içerikler üretebilen nesillerden, şahsiyetlerden bahsediyoruz." şeklinde konuştu.</p><p>İletişim Başkanlığı olarak, teknolojik ilerlemenin getirdiği yeni sınamalara karşı milletin ve ülkenin direncini maksimum seviyeye çıkarmayı amaçladıklarını bildiren Duran, medeniyet değerlerini, tarihi birikimi geleceğe taşırken, teknolojinin imkanlarından sonuna kadar faydalandıklarını ve faydalanmaya devam edeceklerini anlattı.</p><p>Duran, bunu yaparken teknoloji rüzgarında sürüklenmek yerine teknolojiye yön vermeyi hedeflediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Türk tefekkür dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden merhum Erol Güngör, bu gerçeğe şu şekilde işaret eder, 'Teknolojik gelişme bir gün dünyanın her tarafını birbirine benzer bir hale getirirse modern medeniyetin daha ileri ve yüksek bir seviyeye istihalesi için gereken filizler hangi toprakta yetişecektir?' Bu soru, teknolojiye ayak uydururken, milli ve manevi değerlerimizi, özgün kültürel kimliğimizi korumamız gerektiğine işaret eden, son derece önemli bir sorudur. Ben inanıyorum ki medeniyetin ileriye taşınması için gereken filizler, bu topraklarda yetişmektedir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bunu gerçekleştireceğinden hiçbir şüphem yoktur."</p><p>Güvenli, güçlü ve bilinçli bir toplum inşa etme yolunda hep birlikte çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Duran, panelin bu alanda yeni açılımlar sağlaması temennisinde bulundu.</p><p>Programda, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili, Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, İletişim Başkan yardımcıları Ferhat Pirinççi ve İlhami Giray Şahin, AA Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru, Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı, Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, bazı milletvekilleri ve medya kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iletisim-baskani-duran-si-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274210</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-lideri-hamaneyden-hurmuz-bogazinda-yeni-donem-mesaji-274210</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran lideri Hamaney'den Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü'nde yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin başladığını duyurdu. Hamaney, ABD ve diğer yabancı güçlerin bölgedeki etkisinin kırıldığını vurgularken, Basra Körfezi'nin stratejik önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran lideri Hamaney'den Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin başladığını açıkladı. Hamaney, devlet televizyonundan paylaşılan açıklamasında, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelerin ardından bölgedeki güç dengelerinin değiştiğini belirtti. Hamaney, özellikle ABD'nin son dönemdeki askeri adımlarının başarısızlıkla sonuçlandığını ve yabancı güçlerin bölgedeki etkisinin ciddi şekilde azaldığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/mctebahamaney1-3004202610ef0fc0.jpg"/><h3><b>HAMANEY: 'ABD'NİN PLANLARI ÇÖKTÜ, YENİ BİR SAYFA AÇILDI'</b></h3><p>Hamaney, mesajında İslam devriminin Basra Körfezi'nde yabancı güçlerin etkisini kıran bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. ABD'nin bölgedeki son askeri yığınaklarının ve saldırı girişimlerinin başarısız kaldığını belirten Hamaney, bu gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin başladığını söyledi. İran lideri, ABD'nin planlarının iflas ettiğini ve bölge halklarının kendi kimliğini ve bağımsızlığını koruma kararlılığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Hamaney, Basra Körfezi'nin yalnızca bir coğrafi alan olmadığını, aynı zamanda bölge halkları için kimlik ve ekonomik yaşamın kalbi olduğunu ifade etti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">&amp;quot;YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR&amp;quot;<br><br>İran&amp;#39;ın dini lideri Mücteba Hamaney, yazılı açıklama yaptı. Devlet televizyonunda yayınlan mesajda Hamaney Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda yeni bir sayfa açıldığını söyledi. <a href="https://t.co/V8Bdw0Yn5q">pic.twitter.com/V8Bdw0Yn5q</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049831131177005153?ref_src=twsrc%5Etfw">April 30, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><h3><b>BASRA KÖRFEZİ'NDE YABANCI MÜDAHALEYE SERT ELEŞTİRİ</b></h3><p>Hamaney, mesajında Batılı ve ABD'li güçlerin Basra Körfezi'nde yıllardır süren müdahalelerini sert sözlerle eleştirdi. Bölgenin tarih boyunca dış güçlerin hedefi olduğunu belirten Hamaney, bu müdahalelerin bölgeye güvenlik zaafı, ekonomik kayıp ve sürekli tehditler getirdiğini vurguladı. ABD'nin son dönemdeki saldırgan adımlarını "büyük şeytanın planları" olarak nitelendiren Hamaney, bu planların başarısızlığa uğradığını ve bölge halklarının birlik içinde hareket ederek bu tehditleri bertaraf ettiğini söyledi. İran lideri, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi için taşıdığı öneme dikkat çekerek, bölge ülkelerinin kendi çıkarlarını korumakta kararlı olmaları gerektiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/hrmzgemia-3004202603dd6413.jpg"/><p>Hamaney'in açıklamaları, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret ederken, İran'ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki etkisini artırma hedefini de gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu mesajın hem bölge ülkelerine hem de uluslararası kamuoyuna yönelik önemli bir uyarı niteliği taşıdığını değerlendiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iran-lideri-hamaneyden-hu-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274209</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-5-ulkenin-buyukelcisini-kabul-etti-274209</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 ülkenin büyükelçisini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filipinler, Kenya, Kolombiya, Peru ve Rusya büyükelçilerini kabul etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 ülkenin büyükelçisini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filipinler, Kenya, Kolombiya, Peru ve Rusya büyükelçilerini kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabulde, Filipinler Büyükelçisi Jamie Ramon Torre Ascalon JR, Kenya Büyükelçisi Anthony Mwaniki Muchiri, Kolombiya Büyükelçisi Yenniffer Edilma Parra Moscoso, Peru Büyükelçisi Luz Betty Caballero Morales ve Rusya Büyükelçisi Sergey Vasilievich Vershinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güven mektuplarını sundu.</p><p>Büyükelçilik mensupları ve aile fertlerini takdim eden büyükelçiler, Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra büyükelçilerle ayrı ayrı görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cumhurbaskani-erdogan-5-u-885_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274208</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abd-ekonomisi-ilk-ceyreginde-beklentilerin-altinda-buyudu-274208</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD ekonomisi ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyüdü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 ile beklentilerin altında büyüdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD ekonomisi ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyüdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 ile beklentilerin altında büyüdü.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/abd-ekonomisi-ilk-ceyregi-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274207</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-super-ligin-32-haftasinda-kayserispor-eyupspor-maci-oncesi-hazirliklarini-surduruyor-274207</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Kayserispor, Eyüpspor maçı öncesi hazırlıklarını sürdürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Zecorner Kayserispor, Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında 3 Mayıs Pazar günü sahasında ikas Eyüpspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Kayserispor, Eyüpspor maçı öncesi hazırlıklarını sürdürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamaya göre teknik direktör Erling Moe yönetiminde kulüp tesislerinde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, pas ve baskı çalışmalarının ardından çift kale maç oynadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41252110.jpg"/><p>Kayserispor, yarın yapacağı idmanla Eyüpspor mücadelesinin hazırlıklarına devam edecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41252111.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/trendyol-super-ligin-32-h-230_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274205</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-abdnin-uyarisina-ragmen-bazi-ulkeler-hurmuz-bogazindan-gecisleri-icin-odeme-yapiyor-274205</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: ABD'nin uyarısına rağmen bazı ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri için ödeme yapıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran: ABD'nin uyarısına rağmen bazı ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri için ödeme yapıyor]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: ABD'nin uyarısına rağmen bazı ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri için ödeme yapıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Meclisi'ne bağlı haber ajansı İCANA'ya göre Kadiri, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için İran'a geçiş ücreti ödeyen ülkelere yönelik uyarısını değerlendirdi.</p><p>Kadiri, ABD'nin yeni yaptırım turunda, Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için İran'a ödeme yapan her kurumun ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Çin, Hindistan ve Japonya'nın, Beyaz Saray'ın kısıtlamalarını dikkate almaksızın gemilerinin geçişi için ödeme yaptığı, hatta ülkemizin petrol ve petrol ürünlerini satın aldığı görülüyor."</p><p>Bütün dünyanın İran tarafında üretilen enerjiye ihtiyaç duyduğunu "çok iyi" bildiği değerlendirmesinde bulunan Kadiri, "Bu ülke (ABD) yetkilileri, kısıtlama, yaptırım ve deniz ablukasına rağmen İran'ın küresel pazarlara petrol ihracatı yaptığına tanık olduğumuzu bilmelidir." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iran-abdnin-uyarisina-rag-368_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274203</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avrupa-merkez-bankasi-ecb-3-temel-politika-faizini-degistirmedi-274203</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB) 3 temel politika faizini değiştirmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası, 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB) 3 temel politika faizini değiştirmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Merkez Bankası (ECB), 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/avrupa-merkez-bankasi-ecb-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274202</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-israil-bu-yaptiklarinin-cezasini-topyekun-odeyecek-274202</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu'na düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze'deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Sivas'ta parti il başkanlığını ziyaret eti. Yalçın, düzenlediği basın toplantısında İsrail'in Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda müdahalesini kınadı. İsrail'in canlı yayında soykırıma imza attığını ifade eden Yalçın, "75 binden fazla sivili katletti. Bu sivillerin maalesef yarısını çocuklar ve kadınlar meydana getiriyor. Gerçekten korkunç bir olayla karşı karşıyayız. Maalesef büyük güçler dediğimiz, uluslararası hukukun, insan haklarının, demokrasi gibi değerlerin temsilcisi olduğunu iddia eden birçok devlet, birçok devlet başkanı bu çıplak gerçekliği, bu soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor. Biz Türkiye olarak uluslararası kamuoyunda her türlü zeminde ister Cumhurbaşkanımızın yaptığı ikili toplantılarda olsun, ister daha geniş katılımlı uluslararası toplantılar olsun her türlü bunu dile getirip uluslararası kamuoyunun zirvesine taşımaya çalışıyoruz. Türkiye'nin dış politika önceliklerinin merkezinde her zaman Gazzeli masumlar var ve her zaman masumların hakkını savunmaya gayret gösteriyoruz. Ama gördüğünüz gibi ortada bir ateşkes var olmasına rağmen hala Gazze'de insan hakları çiğnenmeye devam ediyor. Hala Gazze'de sivil insanlara saldırmaya devam ediyorlar. Hala Gazze'yi kıtlık ve açlığa sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu anlamda Gazze'ye yapılabilecek her türlü desteği, yardımı biz açıkça destekliyoruz. Ama İsrail bu tür sivil inisiyatiflere bile katlanamayacak bir terör yapısıdır. Gördüğünüz gibi yine uluslararası sularda yol alan sivil inisiyatiflere bile saldırabilecek kadar alçak bir yapıdan bahsediyoruz. Yine aynı suçu işledi" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/19/41151219.jpg"/><p><b>"İSRAİL BU YAPTIKLARINI CEZASINI TOPYEKUN ÖDEYECEK"</b></p><p>İsrail'in dünyanın gözünün önünde bu suçları işlemeye devam ettiğini kaydeden Yalçın, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze'deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin. Kamuoyunu daha fazla aydınlatsın. Umuyoruz ki İsrail'den korkan, laf edemeyen devlet başkanları, artık İsrail'in işlediği bu suçları daha açık bir şekilde dile getirmeye başlasınlar. Türkiye ve Cumhurbaşkanımız bu anlamda öncü bir rol oynuyor. Biz o rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. İnşallah en kısa süre içerisinde Gazze başta olmak üzere tüm Filistin meselesinde daha iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız. İsrail'in bu işlediği suçların cezasını görmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız" şeklinde konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ak-parti-genel-baskan-yar-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274200</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israil-ateskes-tanimiyor-gazze-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-601e-yukseldi-274200</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail ateşkes tanımıyor! Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 601'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail ordusunun Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 601'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail ateşkes tanımıyor! Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 601'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katil İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 1'i enkaz altından çıkarılan 2 ölü ve 8 yaralı getirildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 824 kişi öldürüldü, 2 bin 316 kişi yaralandı, enkaz altından ise 764 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 601'e, yaralı sayısının da 172 bin 419'a yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/katil-israil-ateskes-tani-466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274199</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/ilk-5-gununde-michael-70-binden-fazla-sinemaseveri-agirladi-274199</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ilk 5 gününde "Michael" 70 binden fazla sinemaseveri ağırladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Müzik dünyasının efsanevi ismi Michael Jackson'ın hayatını konu alan "Michael" filmi, vizyona girdiği ilk beş günde 70 binin üzerinde izleyiciye ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ilk 5 gününde "Michael" 70 binden fazla sinemaseveri ağırladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paribu Cineverse&#39;den yapılan açıklamaya göre, filme özellikle genç yetişkinler ilgi gösterdi.</p><p>Her kesimden izleyiciyi kapsayan yapımı izleyenlerin yüzde 48'ini 25-34 yaş grubu, tüm izleyicilerin yüzde 53'ünü ise erkekler oluşturdu.<br></p><p>&quot;Popun Kralı&quot; olarak bilinen ünlü müzisyen Michael Jackson&#39;ın hayat hikayesini işleyen filmde, Jackson&#39;ı gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson canlandırdı.</p><p>Filmde, ünlü ismi tüm zamanların en ünlü yıldızlarından biri haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere, Jackson&#39;ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ilk-5-gununde-michael-70--322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274198</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ingiltere-merkez-bankasi-boe-politika-faizini-degistirmedi-274198</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini değiştirmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası (BoE), Orta Doğu'da tırmanan savaşın enerji maliyetlerinde neden olduğu sert yükselişe ve artan enflasyon baskısına rağmen politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 3,75 seviyesinde sabit tuttu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini değiştirmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BoE'den yapılan açıklamada, politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit bırakma kararı alındığı belirtildi.</p><p>Faizi sabit tutma kararının 1'e karşı 8 oyla alındığının ifade edildiği açıklamada, kurul üyelerinden sadece Başekonomist Huw Pill'in faiz artırımı yönünde oy kullandığı bilgisi verildi.</p><p>Açıklamada, Orta Doğu'daki savaşın enerji arzını ve ulaşım ağlarını olumsuz etkilediği, bunun da hane halkı yakıt maliyetlerini artırdığı belirtildi.</p><p>BoE'nin açıklamasında, para politikasının küresel enerji fiyatlarını doğrudan etkileyemeyeceği ancak yüksek enflasyonun ekonomi üzerinde kalıcı bir hasar bırakmaması için gerekli adımların atılacağı bildirildi.</p><p>Banka, durumu yakından izlediğini ve enflasyonu orta vadede yüzde 2'lik hedefe döndürme konusundaki kararlılığını yineledi.</p><p>BoE, 2024 yılının ortasından bu yana 6 kez faiz indirimine gitmiş, en son aralık ayında gevşeme adımını atmıştı.</p><p>Piyasa analistleri, BoE'nin bir sonraki hamlesinin verilerin seyrine göre haziran ayında faiz artırımı yönünde olabileceğini öngörüyor.</p><p>İngiltere'de enflasyon, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle şubat ayı öngörülerini aşarak yüzde 3,3'e yükselirken, İngiltere Merkez Bankası enflasyonun yılın ilerleyen dönemlerinde daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.</p><p>BoE Başkanı Andrew Bailey, son günlerde finans piyasalarına verdiği mesajda, Orta Doğu'daki savaşın süresi ve ekonomik etkilerine ilişkin belirsizlikler devam ederken faiz artırımı beklentilerinin "erken" olduğunu ifade etmişti.</p><p>İngiltere, G7 ülkeleri arasında en yüksek politika faizi oranına sahip ülke konumunda bulunuyor.</p><p>Bu arada, Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle ekonomik görünüm de zayıflıyor. Uluslararası Para Fonu, söz konusu savaş nedeniyle İngiltere için 2026 yılı büyüme öngörüsünü, büyük sanayi ülkeleri arasında en sert düşüşle yüzde 1,3'ten yüzde 0,8'e indirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ingiltere-merkez-bankasi--460_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274197</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-ankarada-duzenlenecek-nato-zirvesi-birligi-tasdik-etmek-icin-tarihi-firsat-olacak-274197</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği tasdik etmek için tarihi fırsat olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği yeniden tasdik etmek için tarihi bir fırsat olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği tasdik etmek için tarihi fırsat olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya'ya resmi ziyareti kapsamında, Viyana Diplomasi Akademisi'nde dün düzenlenen konferansta hitapta bulundu.</p><p>Dünyadaki birçok cephede askeri taktik kapasitesinin daha hızlı ve hatasız hale geldiğini dile getiren Fidan, "Ne yazık ki stratejik düşünme için aynı şey söylenemiyor. Güç araçlarının yoğun bir şekilde kullanıldığı ancak siyasi nihai amacın belirsiz kaldığı durumları giderek daha sık görüyoruz. Bugün, uzun vadeli stratejik ufuktan yoksun müdahalelere ve tutarsız siyasi hedeflere yönlendirilmiş güç projeksiyon kabiliyetlerine tanık oluyoruz." diye konuştu.</p><p>Fidan, Orta Doğu'da yaşananların söylediklerini doğrulayan örneklerle dolu olduğunu, bu dönemi yönetmenin yükümlülüğünün diplomatlara düştüğünü vurguladı.</p><p>Diplomatların çok yönlü olması gerektiğinden bahseden Fidan, "2002 yılında yurt dışında 163 diplomatik misyonumuz vardı. Bugün Türkiye, dünya genelinde 264 misyonuyla dünyanın üçüncü büyük diplomatik ağını işletmektedir." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>TÜRKİYE'NİN DİPLOMASİDEKİ ARABULUCU ROLÜ</strong></p><p>Fidan, Türkiye'nin uluslararası sistemdeki arabulucu rolüne işaret ederek, bu rolü üstlenecek ülkelere ihtiyaç duyulduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Arabuluculuğun çatışmaların her anında aktif biçimde kullanılması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Avrupa'da beşinci yılına giren bir savaş normal kabul edilemez. Çatışmanın belirli bir coğrafyada devam etmesi tehlikeli bir rehavete yol açmıştır. Bu rehavet ne Ukrayna'ya ne de Rusya'ya, kesinlikle de Avrupa'nın geri kalanına fayda sağlamaz. Diplomasinin ivmesini geri kazanması gerekiyor." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, Rusya ile Ukrayna'yı İstanbul'da dört kez bir araya getirdiklerini hatırlatarak, adil ve kalıcı barış sağlanana kadar görüşmelere tekrar ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını bildirdi.</p><p>"Ukrayna sadece arabuluculuk için bir sınav değil, Avrupa güvenliğinin geleceği için de bir sınavdır." şeklinde konuşan Fidan, savaşın barışı güvence altına alan, gelecek saldırganlıkları engelleyen ve kıtada istikrarı geri kazandıran bir şekilde bitmesi gerektiği konusunda herkesin hemfikir olduğunu söyledi.</p><p><strong>NATO ZİRVESİ VE AVRUPA GÜVENLİK MİMARİSİ</strong></p><p>Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı için "Bu çatışmanın ardından kurulacak güvenlik mimarisi, Avrupa'nın bir bütün olarak yarın güvende olup olmayacağını belirleyecektir." diyerek, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan güvenlik mimarisinin büyük baskı altında olduğuna işaret etti.</p><p>Türkiye'nin 70 yılı aşkın süredir NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Fidan, "Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği yeniden tasdik etmek için tarihi bir fırsat olacak. Transatlantik bağları sürdürmek Türkiye için stratejik bir gereklilik. Daha kabiliyetli ve Avrupalı bir NATO, görüşmelerin merkezinde olacak." dedi.</p><p>Fidan, Avrupa'nın Avrupa Birliği'nden (AB) daha büyük olduğunun altını çizerek, "Bu nedenle, AB'nin güvenlik ve savunma alanındaki girişimleri NATO ve AB dışı müttefiklerle dikkatlice koordine edilmelidir. Çelişkili bir biçimde, AB'nin ortak güvenlik ve dış politikasının silah haline getirilmesine tanık oluyoruz." diye konuştu.</p><p><strong>ORTA DOĞU</strong></p><p>İsrail'in yayılmacı politikalarına dikkati çeken Fidan, bu sorunun küresel güvenlik tehdidi haline geldiğinin altını çizdi.</p><p>Fidan, kasıtlı olarak kışkırtılan savaşlar, bozulan enerji piyasaları ve Avrupa'ya doğru kitlesel göç tehdidinin Orta Doğu'nun çok ötesine uzandığını söyleyerek, Orta Doğu'ya dışarıdan kimin egemen olacağını önceleyen düşünme tarzının yıllarca istikrarsızlığa yol açtığını ve bölgesel sahiplenmenin önem arz ettiğini vurguladı.</p><p>Bölgede sakin ve istikrarlı kalabilen Suriye'nin iyi bir örnek teşkil ettiği değerlendirmesinde bulunan Fidan, ülkenin yaralarını sarmaya ve halkın ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandığını ifade etti.</p><p>Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması, uzun zamandır savunduğumuz bağlantı projelerine yeniden aciliyet kazandırdı. Körfez'i Suriye, Irak ve Türkiye üzerinden uluslararası pazarlara ve aynı şekilde tam tersine bağlayan demir yolu bağlantıları, boru hatları ve kargo güzergahları bunlardan bazılarıdır." ifadelerine yer verdi.</p><p>"ABD ile İran arasındaki müzakereler kritik bir noktaya ulaştı. Bunu dışarıdan bir gözlemci olarak değil, bir paydaş olarak söylüyorum. Türkiye, hem Washington hem de Tahran ile kendi paralel kanallarını korurken, devam eden arabuluculuk çabalarını aktif olarak destekliyor." şeklinde konuşan Fidan, ateşkesin uzatılmasının cepte görülmemesi ve sabırlı davranılması gerektiğini belirtti.</p><p>Fidan, uzun süredir devam eden sorunların kolayca çözülemeyecek kadar kapsamlı olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini kaydetti.</p><p><strong>"MESLEĞİMİZ, BİLİMİN TİTİZ YÖNTEMİNİ VE SANATIN İNCELİKLİ DOKUNUŞUNU GEREKTİRİR"</strong></p><p>Fidan, "belirleyici bir dönemeçte" olunduğunu belirterek, "Uluslararası sistemin geleceği, derin ve çoğu zaman değişken sistemik güçler tarafından yeniden şekilleniyor. Bizim inancımız, bu sürecin şansa bırakılmaması veya odadaki en yüksek sesli kişinin sözünün geçmemesi gerektiğidir." dedi.</p><p>Bu sürecin, stratejik vizyonu, diplomasinin zorlu işlerini yapma istekliliğiyle birleştirenler tarafından şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, "Bu süreç, stratejik vizyonu bir araya getirenler tarafından şekillendirilmelidir. İşte bu yüzden mesleğimiz önemlidir. Mesleğimiz, bilimin titiz yöntemini ve sanatın incelikli dokunuşunu gerektirir. Viyana Diplomasi Akademisi gibi değerli akademik kurumlar, gelecekteki diplomatları dünyayı olduğu gibi anlamakla kalmayıp, olması gerektiği gibi inşa etmeye yardımcı olmak üzere bu şekilde hazırlamaktadır." diye konuştu.</p><p>Fidan, diplomatlar olarak en büyük gücün uyum değil, ikna gücü ve çatışma yerine işbirliğini, bölünme yerine diyaloğu seçme bilgeliği olduğunu söyleyerek, "Türkiye'nin dış politikasını yönlendiren ideal budur. Orta Doğu'da, Ukrayna'da ve Avrupa-Atlantik bölgesinde ortaklarımızla birlikte yaptığımız da budur." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"(RUSYA-UKRAYNA) SAVAŞIN BAŞLANGICINDAN BERİ SAVAŞI NASIL DURDURACAĞIMIZA ODAKLANDIK"</strong></p><p>Bakan Fidan, katılımcıların sorularını da yanıtladı.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda son beş yıldır çaba sarf edildiğini belirten Fidan, "Savaşın başlangıcından beri savaşı nasıl durduracağımıza odaklandık. Çünkü savaş devam ettiği sürece, her zaman daha büyük bir tırmanma riski olduğu ve dünyanın geri kalanı için tehdidin daha da kötüye gidebileceği yönünde bir değerlendirmemiz vardı." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sınırlı bir coğrafi alana hapsolmuş durumda olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"İlk olarak Ukrayna'da başladı ve şimdi de Rusya topraklarında devam ediyor. Yani iki ülkenin coğrafi sınırları içinde kalıyor ve taraflar konvansiyonel silahlar kullanarak belirli hedefleri imha ediyorlar. Ne yazık ki bu tür bir sınırlama, ne kadar yıkıcı olursa olsun, bir bakıma bizim gözlemlerimize göre savaşın sonsuza kadar sürmesini mümkün kılıyor. Ancak, devam eden her savaşta olduğu gibi, tırmanma riski hala büyük. Ya savaş, coğrafi açıdan, Avrupa'daki ülkelerden birine sıçrarsa ne olur? Ya savaş, konvansiyonel aşamadan taktik nükleer aşamaya, oradan da tam nükleer aşamaya sistemli bir şekilde tırmanırsa? Bu savaş devam ettiği sürece, bu tırmanma tehdidi de ortada olacaktır."</p><p><strong>"(RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI) HERKES BİRBİRİNİ ÖLDÜRÜYOR, YIKIM VE ÖLÜM DEVAM EDİYOR"</strong></p><p>Fidan, savaşın, diğer topluluklara ve dünyaya "Bu iki ülke, mesele sadece kendileriyle sınırlı olduğu sürece, birbirlerini yok etmeye devam edebilirler" gibi bir "güvence" verdiğini belirterek, "Avrupalılar ve Amerikalılar Ukraynalılara para ve silah veriyorlar; Ruslar ise kendi paralarını kullanarak insanları askere alıp Ukrayna sahnesine getiriyorlar. Herkes birbirini öldürüyor, yıkım ve ölüm devam ediyor." dedi.</p><p>Savaşın bir noktada durması gerektiğini dile getiren Fidan, bunun insani bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın uluslararası topluluğun geri kalanına bir karşılaştırma fırsatı sunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:</p><p>"Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma ve bu kapatmanın uluslararası piyasalar, enerji, güvenlik ve diğer her alan üzerindeki etkileri nedeniyle neredeyse beş hafta içinde, uluslararası sistem üzerinde olumsuz bir etki oluştu. Beş hafta içindeki bu olumsuz etki, beş yıl içindeki Rusya-Ukrayna Savaşı'nın olumsuz etkisinden çok daha büyük ve daha etkili oldu. Bu da, savaşı durdurmaya çalışan bizler için daha da tehlikeli. Çünkü karşılaştırıldığında, savaşın kendisi dikkati çekmek için daha az önemli hale geliyor."</p><p>Avrupa liderlerinin de Rusya-Ukrayna Savaşı'nı nasıl sonlandırabileceklerine dair daha çok çaba göstermesi gerektiğini belirten Fidan, savaşın bir "alışkanlık" haline geldiği ve o şekilde devam ettiği değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"DERHAL SAVAŞI DURDURMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ"</strong></p><p>Fidan, Avrupa ülkelerinin de artan enflasyon, Orta Doğu'daki kriz, enerji güvenliği ve seçimler gibi çeşitli endişe kaynakları olduğuna işaret ederek, "Derhal bu uykudan uyanmalı ve savaşı durdurmak üzerine çalışmaya başlamalıyız." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin uluslararası alandaki pozisyonuna ve faaliyetlerine dair Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı, ABD/İsrail-İran savaşı ve İsrail'in Gazze'deki soykırımı konularında Türkiye'nin ateşkesin sağlanması, tarafların müzakere masasına oturması ve sorunlarını kendilerinin çözmeleri yönünde hep aynı pozisyonda olduğunu aktardı.</p><p>Fidan, bu çatışmaların coğrafi olarak Türkiye'nin çevresinde yer aldığını ve bunların sürdürülmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bölgedeki herkesle dengeli ve iyi ilişkiler kurmaya çalıştığını kaydetti.</p><p>Arabuluculuk ve diyalogla bölgedeki savaşları ve krizleri sonlandırmaya çalıştıklarını aktaran Fidan, diğer bir önemli konunun da liderlik olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tecrübesinin, ilişkilerinin ve dostluklarının önem arz ettiğini söyledi.</p><p>Fidan, Türkiye'nin tecrübeleri ile dersler çıkardığını ve karşılaştırmalarla çözüm sunabilme kapasitesinin bulunduğunu ifade etti.</p><p><strong>TÜRKİYE-ASEAN İLİŞKİLERİ</strong></p><p>Türkiye'nin Doğu Asya ülkeleri ile sınırı olmadığını ancak ilişkileri geliştirmek istediğini belirten Fidan, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'ne (ASEAN) diyalog ortağı olmak için başvuruda bulunduklarını hatırlattı.</p><p>Fidan, ASEAN ülkeleri ile ikili ilişkilerin iyi olduğuna işaret ederek, bu iyi ilişkileri sürdürmek ve stratejik amaçlara ulaşmak için diplomasinin izin verdiği ölçüde anlaşmalar, işbirliği mekanizmaları ve stratejik ortaklıklar gibi yapıların oluşturulması gerektiğini anlattı.</p><p>Bakan Fidan, Türkiye'nin AB'ye katılmasına ilişkin duruşunun değişmediğinin altını çizerek, "Avrupa'da olanların bir parçası olmalıyız ki hep birlikte refah ve istikrar sağlayabilelim." ifadesini kullandı.</p><p>Türkiye-AB ilişkilerinin en sorunlu boyutunun Avrupa'daki kimlik siyaseti olduğuna değinen Fidan, 2007'ye kadar sürecin teknik kriterler üzerinden ilerlediğini, Türkiye'nin şartları yerine getirmesi halinde üyeliğinin desteklendiğinin açıkça ifade edildiğini aktardı.</p><p>Fidan, 2007'de Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin iktidara gelmesiyle bu yaklaşımın değiştiğine işaret etti.</p><p>Türkiye'nin 2000'li ya da 2010'lu yıllarda AB'ye üye olması halinde Brexit'in yaşanmayabileceği değerlendirmesinde bulunan Fidan, AB'nin de son dönemde ortaya çıkan tehditler karşısında daha dirençli olabileceğini vurguladı.</p><p>Fidan, Türkiye'nin Avrupa'yı farklı coğrafyalara açma konusunda önemli bir rol oynayabileceğine dikkati çekti.</p><p>AB'nin "uluslarüstü" bir yapı olarak başarılı şekilde işlediğini ancak hiçbir zaman "üst medeniyet" kimliği oluşturmayı hedeflemediğini kaydeden Fidan, Türkiye'nin bu noktada daha kapsayıcı bir model sunma potansiyeline sahip olduğunun altını çizdi.</p><p>Fidan, Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde yeniden bir canlanma yaşandığına işaret ederek, buna rağmen Avrupa ülkelerinden Türkiye'nin şartları karşılaması halinde, üyeliğine açık destek veren güçlü bir siyasi iradenin ortaya konmadığına işaret etti.</p><p>Birçok AB ülkesinin Türkiye konusunda belirgin bir pozisyon almak yerine alınan kararlara göre hareket ettiğini aktaran Fidan, "Yaklaşık 20 AB ülkesi, AB'de neler olup bittiğini pek umursamıyor. Türkiye lehine bir karar varsa, seve seve evet diyorlar. Türkiye aleyhine bir karar varsa, yine seve seve evet diyorlar. Yani birçok konuda kayıtsızlar." şeklinde konuştu.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİK SÜRECİ</b></p><p>Fidan, sadece AB üyeliği için değil, Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin artırılamama sebebinin de AB'nin karar alma mekanizması olduğunu kaydetti.</p><p>Üye ülkelerden herhangi birinin vetosunun süreci tıkayabildiğine dikkati çeken Fidan, nüfusu görece küçük bir ülkenin dahi milyonlarca insanı ilgilendiren bir kararı engelleyebildiğini, mevcut sistemin buna imkan tanıdığını dile getirdi.</p><p>Fidan, AB'nin güvenlik mimarisine ilişkin tartışmaları kendi içinde tartıştığını ifade ederek, "Biz onlara şunu söylüyoruz: 'Bakın, Avrupa artık AB'den daha büyük. İngiltere var, Norveç var, Türkiye var, AB üyesi olmayan başka ülkeler de var. Bu yüzden oturup konuşmalı ve daha geniş kapsamlı tartışmalar yapmalıyız. Ancak bu gerçekleşmiyor." dedi.</p><p>AB üyelerinde birkaç istisnanın dışında çoğunun NATO üyesi olduğunu hatırlatan Fidan, "Biz NATO bakanları olarak NATO kuralları çerçevesinde bir araya geliyoruz. Müttefikler için mükemmel kararlar alıyoruz. Ertesi gün AB bakanları sarı konvansiyona gidip kararlar alıyor. Bu kararlar önceki günün kararlarıyla tamamen çelişebiliyor. Önemli değil. Kimse dikkat etmiyor, kimse sorgulamıyor. Dolayısıyla bu tür yapısal sorunlar aslında pek çok şeye yol açıyor." diye konuştu.</p><p>Fidan, bölgesel meselelerin çözümünde en etkili yaklaşımın "bölgesel sahiplenme" olduğu belirterek, Türkiye'nin Kalkınma Yolu Projesi'ne desteğinin Irak'ın bölgeye olumlu bir gündem sunmasına yol açtığını belirtti.</p><p>İyi bir bölgesel ekonomik işbirliği için bölgedeki ulus devletlerin birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini taahhüt etmeleri gerektiğini vurgulayan Fidan, bunun sağlanmaması halinde Orta Doğu'da savaşların sürmeye devam edeceğini kaydetti.</p><p>Fidan, ülkelerin bu temel ilkelere bağlı kalacağını taahhüt edeceği resmi ve bağlayıcı bir antlaşma etrafında bir araya getirilmesi gerektiğine dikkati çekerek "Aksi takdirde, kimse kimseye güvenmediği için ekonomik alanda işbirliği yapamayız." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/bakan-fidan-ankarada-duze-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274196</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-kizilay-kurban-vekalet-bedelini-acikladi-iste-detaylar-274196</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Kızılay, kurban vekalet bedelini açıkladı: İşte detaylar!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, bu yıl vekaletle kurban kesimi bedelinin "yurt içi" ve "Filistin Gazze" için 17 bin 250, "yurt dışı" için ise 6 bin 350 lira olarak belirlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Kızılay, kurban vekalet bedelini açıkladı: İşte detaylar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Türk Kızılay İstanbul Ofisi&#39;nde düzenlediği basın toplantısında, Kurban Bayramı&#39;nın farklı coğrafyalarda ve kültürlerde farklı anlamlar taşıdığını, Türkiye&#39;de bayramın çocukların neşelendiği, kalabalık sofraların kurulduğu, birlik ve beraberliğin pekiştiği bir dönem olarak yaşandığını, bazı bölgelerde ise kurban döneminin yıl boyunca ete ulaşamayan insanlar için önemli bir imkan anlamına geldiğini ifade etti.</p><p>Kızılay ailesi için bu dönemin heyecanlı, yoğun ve huzur verici bir süreç anlamına geldiğini belirten Yılmaz, insani yardım alanında çalışan ve buna gönül veren kişilerde kurban döneminin belki daha fazla yorulmak, çalışmak ama en önemlisi çok daha fazla kişiye ulaşmak demek olduğunu kaydederek, bir taraftan bunun huzurunu yaşadıklarını dile getirdi.</p><p>Yılmaz, Kızılay tarafından gerçekleştirilen kurban kesim ve dağıtım operasyonlarına değinerek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>&quot;2025 yılında Türkiye dahil 25 ülkede kurban kesim ve dağıtım operasyonlarını gerçekleştirdik. 168 bin 584 vekalet sahibi adına kurban kesimi yapıldı. Bunların 21 bin 504 hissesi Gazze için, 137 bin 350 tanesi yurt dışı, 9 bin 730 tanesi ise yurt içi olarak gerçekleştirilmiş oldu. Tüm bu operasyonlarla geçen sene kurban döneminde 4 milyon 529 bin 644 kişinin sofrasına kurban bereketini çeşitli şekillerde ulaştırmış olduk.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250593.jpg"/><p><b>- 31 ÜLKEYE KURBAN ETİ ULAŞTIRILACAK</b></p><p>Bu yılki hedeflerin belirlendiğini, hazırlıkların tamamlandığını ve operasyon modelinin oluşturulduğunu aktaran Yılmaz, &quot;Modelimiz her zaman söylediğimiz gibi konserve modeline dayanıyor. O nedenle de bereketi yıl boyu yaşatıyor, buna çokça vurgu yapıyoruz. Çünkü konserve haline döndürülmesi bu etlerin en az 24 ay hatta 3 sene dayanıklı bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilmesini mümkün kılıyor. Bu da yıl boyunca çeşitli vesilelerle hem yurt içinde hem de Gazze&#39;de kurban konservesi olarak dağıtabilmemize imkan sağlamış oluyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, bu sene ülke sayısını artırdıklarını, bu durumun gelen istekler, yapılan analizler sonucu gerçekleştirildiğini belirterek, &quot;Hazırlığımız şu anda 31 ülke şeklinde yapılmış durumda. Geçen sene 25&#39;ti, 6 ülke eklenmiş oldu. Filistin Gazze&#39;de ise sadece dağıtım planladık. Biliyorsunuz son 2 senedir bunu gerçekleştiriyoruz. Üçüncü sene yine aynı şekilde yapacağız. Biz Gazze&#39;yi kendimizden ayırmıyoruz, bunu hep söyledik.&quot; diye konuştu.</p><p>Gazze için hazırlanan kurban konservelerinin Türkiye&#39;de kesildiğini, bölgedeki belirsiz giriş çıkış koşulları ve yetersiz saklama imkanları nedeniyle bu yöntemin tercih edildiğini anlatan Yılmaz, &quot;Elbette ki daha kontrollü, daha zor, daha kritik, biraz daha maliyetli bir operasyon ama biz Gazze&#39;deki bu konserveleri son 2 yılın içinde Gazze&#39;de yaşayan her iki kişiye bir konserve düşecek şekilde ulaştırmayı başarmış durumdayız. Bu bizler için son derece önemli.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250592.jpg"/><p><b>- KURBAN KESİM BEDELLERİ 2 İLA 4 TAKSİTTE ÖDENEBİLECEK</b></p><p>Yılmaz, Gazze&#39;ye giriş yapan insani yardım ve ticari tır sayısının ciddi şekilde sınırlandırıldığına, bu nedenle büyük zorluklar yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Gazze bizim için çok önemli. Gazze&#39;nin unutulmaması, duyarlılığının devam etmesi lazım. İnsanın nerede parmağı kanıyorsa oraya daha çok odaklanılıyor. Biz İran, ekonomi, çelik derken orada Gazze unutuluyormuş ve Gazze&#39;deki hassasiyet azalıyormuş gibi hissediyoruz. Bu arada bağışçılarımız anlamında azalmıyor ama uluslararası alanda savunuculuğun devam etmesi, kapıların açık tutulması için gerekli uyarıların, baskıların yapılması konusundaki duyarlılığın biraz azaldığını görüyoruz. Ateşkesi hatırlayalım günlük 600 tır girecekti. Şu anda 100 bile girmiyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250594.jpg"/><p>Bu yılki vekaletle kurban kesim fiyatını açıklayan Yılmaz, &quot;Bu sene kurban bedelimiz yurt içi ve Filistin Gazze için 17 bin 250, yurt dışında ise 6 bin 350 lira olarak belirlenmiş oldu. Bağışçılarımız, bunu yine geçen sene olduğu gibi 2 ila 4 taksite de bölebiliyor durumda olacak. Burada Filistin Gazze&#39;de, Filistin&#39;e gönderme ve konserveleme gibi ek masrafları da kendimiz Kızılayın bütçesinden yapacak şekilde Filistin&#39;e en doğru kaynağı ulaştırabilmenin çabası içindeyiz. Kurban bereketini yıl boyu yaşatıyorsan &#39;Hilal olsun Türkiye&#39; demek istiyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/turk-kizilay-kurban-vekal-930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/cayci-huseyin-uzun-sure-sonra-ortaya-cikti-son-goruntusu-dikkat-cekti-274195</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çaycı Hüseyin uzun süre sonra ortaya çıktı! Son görüntüsü dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Çocuklar Duymasın dizisinde hayat verdiği Çaycı Hüseyin karakteriyle hafızalarda yer eden Alpaslan Özmol, uzun bir aranın ardından ilk kez görüntülendi. Cihangir'de objektiflere yansıyan oyuncunun son hali kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çaycı Hüseyin uzun süre sonra ortaya çıktı! Son görüntüsü dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pınar Altuğ ve Tamer Karadağlı'nın başrollerini  paylaştığı ve uzun yıllar boyunca ekrana getirilen Çocuklar Duymasın dizisi  final yapsa da gündeme gelmeye devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/alpaslan2-3004202635c47abc.jpg"/><p>İkonik karakterlerin yer aldığı Çocuklar Duymasın dizisi  oyuncularıyla da adından söz ettiriyor. Çaycı Hüseyin karakteriyle hafızlara  kazınan Alpaslan Özmol, sık sık sosyal medyada TT listesine giriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/alpaslan3-300420261788696a.jpg"/><p>Hakkında öldü haberleri ve yazılanlara her seferinde  cevap veren oyuncu Alpaslan Özmol, uzun bir aradan sonra ilk kez  görüntülendi.  Cihangir'de objektiflere  yansıyan Çocuklar Duymasın'ın Çaycı Hüseyin'i, üzüntülü ve dertli haliyle  dikkat çekti.</p><p>Alpaslan Özmol'un o anları kısa sürede sosyal medyada  gündem oldu. İşte Alpaslan Özmol'un son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/alpaslan-3004202612b45c39.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cayci-huseyin-uzun-sure-s-196_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274194</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/fatih-sultan-mehmed-vefatinin-545-yilinda-kabri-basinda-yad-edilecek-274194</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed vefatının 545. yılında kabri başında yad edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Henüz 21 yaşındayken İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu yıkan, fetihle birlikte Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı başlatan Osmanlı Devleti'nin entelektüel padişahı Fatih Sultan Mehmed, vefatının 545. yılında kabri başında yad edilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed vefatının 545. yılında kabri başında yad edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre anma programı, 3 Mayıs&#39;ta 12.30&#39;da Fatih Camii Haziresinde Kur&#39;an-ı Kerim tilaveti ve dualar eşliğinde gerçekleştirilecek.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, "İstanbul'un fatihi ve cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed Han'ı vefatının 545. yıldönümünde rahmet ve dualarla yad ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/fsu-30042026b3321151.jpg"/><p><b>- FATİH SULTAN MEHMET HAKKINDA</b></p><p>Osmanlı padişahı Sultan 2. Murat'ın oğlu olarak 30 Mart 1432'de Edirne'de dünyaya gelen 2. Mehmed, babasının isteği üzerine 1444'te henüz 12 yaşındayken tahta çıktı.</p><p>Tahtı 1446'da babasına devreden 2. Mehmed, babasının vefatı üzerine 19 yaşındayken yeniden tahta çıktı. Fatih Sultan Mehmed, devletin başına geçtikten sonra öncelikle Anadolu ve Balkanlar'daki durumu kontrol altına aldı, sorun çıkaran Yeniçeri Ocağı'nda değişiklikler yaparak İstanbul'un fethine odaklandı.</p><p>Padişahlığı döneminde pek çok başarıya imza atan, 25 seferi bizzat yöneten Fatih, babası 2. Murat döneminde 880 bin kilometrekare olarak devraldığı Osmanlı topraklarını, 2 milyon 214 bin kilometrekareye çıkardı.</p><p>Anadolu'ya çıktığı sefer sırasında 3 Mayıs 1481'de Gebze yakınlarındaki Hünkar Çayırı'nda vefat eden Fatih Sultan Mehmed'in naaşı, kendi adını taşıyan Fatih Camisi'ndeki türbesine defnedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/fatih-sultan-mehmed-vefat-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274191</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-bin-km-uzakta-saldirdi-ab-ulkeleri-ve-yunanistanin-tutumu-tartisma-konusu-oldu-274191</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail bin km uzakta saldırdı! AB ülkeleri ve Yunanistan'ın tutumu tartışma konusu oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in uluslararası sularda Sumud Filosu'na düzenlediği saldırı, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Türkiye'den ve dünyadan sert tepkiler aldı. Olayın ardından AB ülkeleri ve Yunanistan'ın tutumu da tartışma konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail bin km uzakta saldırdı! AB ülkeleri ve Yunanistan'ın tutumu tartışma konusu oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırı düzenleyerek bir kez daha hukuk tanımaz tavrını ortaya koydu. Saldırı, İsrail kıyılarına bin kilometre mesafede gerçekleşirken, olay dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yaşananlar, Orta Çağ'daki deniz korsanlığını anımsatırken, özellikle Yunanistan ve AB ülkelerinin İsrail'e verdiği destek eleştirilerin odağına yerleşti.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TÜRKİYE VURGUSU</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in saldırısı sonrası yaptığı açıklamada, "Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir" ifadelerini kullandı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/erdoganaa2448480-30042026969ce959.jpg"/>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri, Türkiye'nin uluslararası arenadaki rolünü ve insanlık vicdanının zulme karşı mücadelesini öne çıkardı. Erdoğan'ın bu çıkışı, İsrail'in bölgede uyguladığı siyaset anlayışına karşı Türkiye'nin kararlı duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.<p></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İSRAİL BİN KM UZAKTA SALDIRDI<br><br>İsrail, hukuk tanımaz tavrını, haydut devlet anlayışını bir kez daha gösterdi. Sumud Filosu'na İsrail&amp;#39;den bin kilometre uzakta, uluslararası sularda yapılan saldırının Orta Çağ dönemindeki deniz korsanlığından hiçbir farkı yok aslında. Ancak burada... <a href="https://t.co/q12piSjbkh">pic.twitter.com/q12piSjbkh</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049804792029925673?ref_src=twsrc%5Etfw">April 30, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>AB VE YUNANİSTAN'IN TAVRI TARTIŞILIYOR</b></p><p>İsrail'in Sumud Filosu'na yönelik saldırısında AB ülkeleri ve özellikle Yunanistan'ın tutumu, uluslararası toplumda tepkilere yol açtı. İsrail'in soykırımcı politikalarına karşı Batı'nın sessizliği, eleştirilerin artmasına neden oldu. Olay, insanlık vicdanının zulme karşı direncinin güçlendiğini ve Siyonizm'in bölgede mevzi kaybettiğini gösterdi. Türkiye'nin bu süreçte öncü rol üstlenmesi, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiren önemli bir unsur olarak öne çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/aw05962202-30042026e670a062.jpg"/><p>İsrail'in Sumud Filosu'na karşı uluslararası sularda gerçekleştirdiği bu saldırı, hem bölgesel hem de küresel düzeyde yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Olay sonrası Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı açıklamaları, uluslararası vicdanın zulme karşı sesini daha da yükseltti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/israil-bin-km-uzakta-sald-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274187</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tcmb-para-politikasi-kurulu-ozeti-enerji-fiyatlarinda-yuksek-seyir-ve-belirgin-oynaklik-go-274187</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TCMB Para Politikası Kurulu Özeti: Enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde, jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlendiği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TCMB Para Politikası Kurulu Özeti: Enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 22 Nisan'daki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.</p><p>Özette, "Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.</p><p>Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiği kaydedilen özette, diğer taraftan 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarının toparlanmasının beklendiği bildirildi.</p><p>Özette, bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği vurgulanarak, "Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı, 2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir." denildi.</p><p><strong>EMTİA FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ KÜRESEL ENFLASYON ÜZERİNDEKİ RİSKLERİ ARTIRDI</strong></p><p>Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırdığına işaret edilen özette, şunlar kaydedildi:</p><p>"Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır."</p><p>TCMB'nin, 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yaptığı belirtilen özette, buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnaların kaldırıldığı, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamının daraltıldığı ifade edildi.</p><p>Özette, şu değerlendirmelere yer verildi:</p><p>"Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/tcmb-para-politikasi-kuru-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274186</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/ales-giris-belgeleri-erisime-acildi-274186</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ALES giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ALES giriş belgeleri erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM)  internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.</p><p>2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ales-giris-belgeleri-eris-446_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274185</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/karaciger-yaglanmasina-bire-bir-gunde-2-kacik-yetiyor-274185</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasına bire bir! Günde 2 kaçık yetiyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Karaciğer sağlığının korunmasında doğal bir alternatif olarak öne çıkan enginar sirkesi, içerdiği sinarin ve antioksidanlar sayesinde karaciğer yağlanmasının önlenmesinde etkili rol oynuyor. Enginar sirkesinin faydaları açısından karaciğer yağlanmasından sindirim sistemi sorunlarına kadar size yardımcı olabilecek bir çok etkiye sahip. Uzmanlar, özellikle alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasında enginar sirkesinin faydalarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğer yağlanmasına bire bir! Günde 2 kaçık yetiyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enginar sirkesi, karaciğer yağlanmasıyla mücadelede doğal bir destek olarak öne çıkıyor. Son dönemde karaciğer fonksiyonlarını iyileştiren etkileriyle adından söz ettiren enginar sirkesi, özellikle yüksek sinarin oranı ve güçlü antioksidan yapısı sayesinde karaciğerin toksinlerden arınmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu doğal ürünün enzim dengesini koruduğunu ve karaciğer yağlanmasının azaltılmasında etkili olduğunu vurguluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2024/11/21/enginarsirkesi2-2111202468fbb71f.jpg"/><h3><b>ENGİNAR SİRKESİYLE KARACİĞER ENZİMLERİ DENGELENİYOR</b></h3><p><b>Enginar sirkesi</b>, ALT ve AST gibi önemli karaciğer enzimlerinin dengelenmesine yardımcı oluyor. Safra üretimini destekleyerek karaciğerin daha sağlıklı çalışmasını sağlıyor. Genellikle aç karnına suya eklenerek tüketilen enginar sirkesi, karaciğer hücrelerinin yenilenmesini hızlandırıyor. Özellikle alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasında olumlu sonuçlar verdiği belirtiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2024/11/21/enginarsirkesi1-2111202431494382.jpg"/><h3><b>KOLESTEROL VE DETOKS ETKİSİYLE ÖNE ÇIKIYOR</b></h3><p><b>Enginar sirkesi,</b> kötü kolesterolü (LDL) düşürüp iyi kolesterolü (HDL) artırarak karaciğer yağlanmasına karşı koruyucu bir etki gösteriyor. Aynı zamanda doğal bir detoks aracı olarak karaciğerin temizlenmesini destekliyor. Uzmanlar, düzenli kullanımın karaciğer sağlığının korunmasında önemli bir rol oynadığını ifade ediyor.</p><p>Karaciğer yağlanmasına karşı mücadelede <b>enginar sirkesi</b>, doğal ve etkili bir alternatif olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir karaciğer için bu doğal ürünün düzenli kullanımını öneriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/02/13/boozybatchedcocktail-130220258892df90.jpg"/><p><b style="">ENGİNAR SİRKESİNİN KULLANIM ŞEKLİ</b>: Genellikle bir su bardağı suya 1-2 yemek kaşığı enginar sirkesi eklenerek sabah-akşam aç karnına tüketilmesi önerilir.</p><p><b>ÖNEMLİ NOTLAR</b></p><p>Karaciğer yağlanması ciddi bir sağlık durumu olabilir. Enginar sirkesi kullanmadan önce, özellikle kronik bir rahatsızlığınız varsa veya hamileyseniz bir doktora danışmanız gerekmektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/02/13/balksz1-1302202507fb48db.jpg"/><p>Doğal İçerik: Enginar sirkesi, enginar yapraklarının ve saplarının doğal fermantasyon sürecinden geçirilmesiyle elde edilir.</p><p><b>Not: </b>Bu bilgiler genel sağlık tavsiyesi niteliğindedir ve tıbbi tedavi yerine geçmez.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/karaciger-yaglanmasina-bi-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274184</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-lideri-hamaney-hurmuz-bogazinda-yeni-bir-sayfa-aciliyor-274184</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran lideri Hamaney: Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran lideri Mücteba Hamaney, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın geleceğinde ABD'nin olmayacağını savunarak, "Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran lideri Hamaney: Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran lideri Mücteba  Hamaney, İran'da kutlanan "Ulusal Fars (Basra) Körfezi Günü" dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.</p><p>Basra Körfezi'ni "küresel ekonomi için hayati ve benzersiz bir su yolu" olarak nitelendiren Hamaney, ABD-İsrail'in saldırılarına işaret ederek, "Bugün, dünyanın zorbalarının bölgedeki en büyük askeri saldırısından ve Amerika'nın planlarının utanç verici bir şekilde yenilgiye uğratılmasından iki ay sonra, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/video3-30042026f5b698c6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bölgenin ABD ve yabancı aktörler olmadan parlak geleceğe sahip olacağını vurgulayan Hamaney, "Fars Körfezi ve Umman Denizi sularında komşularımızla aynı kaderi paylaşıyoruz ve binlerce kilometre uzaktan açgözlülükle kötülük yapan yabancıların, bu suların derinliklerinden başka bir yerde yeri yok." ifadelerini kullandı.</p><p>İran lideri Hamaney, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetim planına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetimin hayata geçirilmesiyle İran, Fars Körfezi bölgesinin güvenliğini sağlayacak ve düşmanın bu su yolunu kötüye kullanmasına son verecektir. Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetimin yasal kuralları ve uygulanması, bölgedeki tüm milletlere huzur ve kalkınma getirecek, ekonomik faydaları ise milletimizi mutlu edecektir."</p><p>Hamaney, İran'ın nükleer ve füze teknolojileri dahil bilimsel kazanımlarını "ulusal sermaye"" kabul edeceğini de vurgulayarak, bu kazanımları deniz, kara ve hava sınırları gibi koruyacaklarını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iran-lideri-hamaney-hurmu-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274181</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-israil-cumhurbaskani-herzogdan-yolsuzlukla-yargilanan-netanyahuyu-affetmesini-istedi-274181</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'dan yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'yu affetmesini istedi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Başbakan Binyamin Netanyahu'yu affetmesi durumunda "ulusal kahraman" olabileceğini savundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'dan yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'yu affetmesini istedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Axios haber platformuna röportaj veren Trump, Netanyahu&#39;nun yargılandığı yolsuzluk davası hakkında konuştu.</p><p>Trump, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog&#39;un, Netanyahu&#39;yu affetmesi durumunda &quot;ulusal kahraman&quot; olabileceğini öne sürdü.</p><p>Netanyahu&#39;nun İran&#39;a odaklanmak yerine mahkeme salonlarına döndüğünü belirten Trump, &quot;Savaşın ortasında mı? Hadi oradan.&quot; dedi.</p><p>Trump, Netanyahu&#39;nun yolsuzluk davasının İsrail&#39;i kötü gösterdiğini belirterek, İsrail Başbakanına yöneltilen suçları küçümsedi, Donald Trump, &quot;Bunun başının üzerinde bir yük olarak kalmasına izin veremeyiz.&quot; diye konuştu.</p><p>Netanyahu&#39;nun bu süreçte &quot;bir anlaşmayı&quot; kabul edemeyeceğinin altını çizen Trump, tam bir affın söz konusu olması gerektiğini ileri sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/j-300420265946e4c9.jpg"/><p><b>- NETANYAHU YOLSUZLUKLA YARGILANIYOR</b></p><p>İsrail Başbakanı Netanyahu, &quot;1000&quot;, &quot;2000&quot; ve &quot;4000&quot; dosya adıyla bilinen 3 ayrı yolsuzluk dosyası kapsamında &quot;rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma&quot; suçlamasıyla yargılanıyor.<br></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, yolsuzlukla yargılanan Netanyahu&#39;yu affetmesi için Kasım 2025&#39;te de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog&#39;a mektup göndermişti.</p><p>Netanyahu, daha önce af talebinde bulunmayacağını söylemesine rağmen yaklaşık 6 yıldır yargılandığı yolsuzluk davalarından affı için Herzog&#39;a Kasım 2025 sonunda başvuruda bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/trump-israil-cumhurbaskan-705_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274180</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mahkemede-tansiyon-yukseldi-ekrem-imamoglundan-provokasyon-274180</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mahkemede tansiyon yükseldi! Ekrem İmamoğlu'ndan provokasyon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA['Çıkar amaçlı suç örgütü' davasının duruşmasında Ekrem İmamoğlu'nun söz talebi reddedilince salonda gerginlik yaşandı. Mahkeme başkanı duruşmada sesini yükselten Ekrem İmamoğlu'na 'Ekrem Bey bu şekilde bağırmaya devam ederseniz salondan çıkaracağız. Size özel bir ayrımcılık yapmamıza gerek yok' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mahkemede tansiyon yükseldi! Ekrem İmamoğlu'ndan provokasyon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ekrem İmamoğlu, mahkemenin tutukluluk değerlendirmesi öncesi kendisine söz hakkı verilmesini istedi. Mahkeme başkanının söz hakkı verilmeyeceğini ifade etmesi üzerine duruşmada gerginlik yaşandı.</p><p><b>"BAĞIRMAYA DEVAM EDERSENİZ SALONDAN ÇIKARACAĞIZ"</b></p><p>Ekrem İmamoğlu'nun söz hakkı istemesi üzerine mahkeme başkanı "Kimseye ayrıcalık tanımayacağız böyle. Buranın bir düzeni var. Daha önce söz hakkı verilmesi konusunda avukatlarımız da taleplerini dile getirdiler, aynı hususu dile getirdik. Ekrem Bey size özel bir ayrımcılık yapmamıza gerek yok" dedi. Ekrem İmamoğlu bunun üzerine "İddianame zaten ayrıcalığı yapmış" diyerek sesini yükseltti. Mahkeme başkanı ise "Ekrem Bey bu şekilde bağırmaya devam ederseniz salondan çıkaracağız" dedi.</p><p><b>BAŞKAN: "BU ÜSLUPLA DEVAM EDERSENİZ SALONDAN DIŞARI ALACAĞIM SİZİ"</b></p><p>Mahkeme başkanı "Şimdi şunu yapıyorsunuz, kimse konuşmayacak ben konuşacağım. Ekrem Bey bu üslupla devam ederseniz salondan dışarı alacağım sizi" dedi. İmamoğlu'nun "kimi" demesi üzerine mahkeme başkanı "Sizi" şeklinde cevap verdi.</p><p><b>BAŞKAN: "BİZ BURADA NEDEN İSTİSNA YAPACAĞIZ"</b></p><p>Başkan devamında "Sizin burada bir sanık sıfatınız var. Sizin bu kadar diyaloğa bile girememeniz lazım. Uyarıyorum devam ediyorsunuz. Bu diyalog bu şekilde devam edemez. Söz hakkı vermek konusunda kimseye bir sınırlama yapmıyorum. Şu an mevcut bir uygulamaya karar verdik. Biz burada neden istisna yapacağız?" dedi.</p><p><b>"İMAMOĞLU ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASINDA GÖRÜNTÜ ÇEKEN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda devam eden yargılama sırasında E.T'nin yetkisiz şekilde görüntü kaydı yaptığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, hakkında "yetkisiz olarak ses veya görüntülerin kayda alınması" suçundan soruşturma başlatılan şüphelinin gözaltına alındığı kaydedildi.</p><p><b>SAVCI GÖRÜŞÜNÜ AÇIKLADI, 9 SANIĞIN TAHLİYESİNİ TALEP ETTİ</b></p><p>Duruşmada cumhuriyet savcısı tutuklu sanıklara ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı mütalaasında İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlıktan faydalanan iş adamı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan'ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyelerini talep etti. Duruşmaya mahkemenin değerlendirme yapması için ara verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/mahkemede-tansiyon-yuksel-334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274179</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-suc-orgutu-davasinda-mutalaa-aciklandi-aralarinda-itirafci-adem-soytekin-de-var-274179</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Suç Örgütü davasında mütalaa açıklandı! Aralarında itirafçı Adem Soytekin de var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşmasının 30. oturumunda, görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, etkin pişmanlıktan faydalanan iş adamı Adem Soytekin'in de arasında bulunduğu 9 sanığın tahliyesini talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İmamoğlu Suç Örgütü davasında mütalaa açıklandı! Aralarında itirafçı Adem Soytekin de var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi.</p><b>Son gelişmeleri, davayı yerinde takip eden 24 TV editörü Oğuz Polatbilek aktardı.</b><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/video1-3004202645c42f3b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Duruşmada cumhuriyet savcısı tutuklu sanıklara ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı mütalaasında İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlıktan faydalanan iş adamı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan'ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyelerini talep etti.</p><p>Duruşmaya mahkemenin değerlendirme yapması için ara verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/imamoglu-suc-orgutu-davas-843_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274178</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-partili-aladan-sumud-filosuna-saldiriya-tepki-274178</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Partili Ala'dan Sumud Filosu'na saldırıya tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Gazze'ye yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırıyı en güçlü şekilde lanetlediğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Partili Ala'dan Sumud Filosu'na saldırıya tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, İsrail askerlerinin Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki göstererek, "Gazze'ye yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/22/41182564.jpg"/><p>AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yaptığı açıklamada, "Gazze'ye yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyoruz. Uluslararası toplumun İsrail'in sistematik hale gelen saldırı ve katliam siyasetine daha güçlü tepki vermesini bekliyoruz. Türkiye olarak küresel vicdanın sesi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/22/41182563.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ak-partili-aladan-sumud-f-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274177</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-1-mayis-etkinlikleri-icin-izin-verilen-bolgeler-belli-oldu-274177</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 1 Mayıs etkinlikleri için izin verilen bölgeler belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda yapılacak etkinliklere izin verildiğini, Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş'ta ise gün boyunca her türlü eylem ve etkinliğin yasaklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da 1 Mayıs etkinlikleri için izin verilen bölgeler belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valilikten yapılan açıklamada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün, tüm dünyada olduğu gibi İstanbul'da da çeşitli etkinliklerle kutlanacağı belirtildi.</p><p>Açıklamada, "Bu kapsamda, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy Rıhtım Meydanı, TKP ise Kartal Meydanı için Valiliğimize resmi başvuruda bulunmuştur. Tarafımızca yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu başvurular uygun görülmüş ve onaylanmıştır. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları çerçevesinde DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda 10.00-17.00 saatleri arasında, TKP ise Kartal Meydanı'nda 12.00-19.00 saatleri arasında kutlama programlarını yapacaktır. Bu etkinlikler dışında ilimiz genelinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü programı yapılmayacaktır." ifadelerine yer verildi.</p><p>Alınan tedbirlere değinilen açıklamada, "İstanbul'un 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü huzur içinde geçirebilmesi amacıyla Valiliğimizce Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde 1 Mayıs Cuma günü 00.01-23.59 saatleri arasında her türlü miting, basın açıklaması, açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni ve benzeri türdeki eylem ve etkinlikler, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesinin (a) ve (c) bentleri ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. ve 19. maddelerinden doğan yükümlülükler gereği yasaklanmıştır." denildi.</p><p>İl genelinde izinli miting ve kutlamalar dışında hiçbir izinsiz gösteri, yürüyüş, protesto ya da organizasyona izin verilmeyeceği, bu yönde alınması gereken tüm tedbirlerin ilgili birimlerce alınacağı kaydedilen açıklamada, bu tür provokatif eylem, gösteri ve benzeri yasa dışı faaliyetler konusunda vatandaşlardan hassasiyet göstermeleri istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/istanbulda-1-mayis-etkinl-800_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274176</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-egitim-bakani-tekin-amacimiz-cocuklarimizin-teknolojiyle-kurdugu-iliskileri-istikame-274176</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Amacımız çocuklarımızın teknolojiyle kurduğu ilişkileri istikamete kavuşturmak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bizim arayışımız, teknolojiyi mahkum etmekten ya da evlatlarımızı çağın imkanlarından mahrum bırakmaktan ziyade çocuklarımızın teknolojiyle kurduğu bu ilişkileri bir istikamete kavuşturmaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Amacımız çocuklarımızın teknolojiyle kurduğu ilişkileri istikamete kavuşturmak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf  Tekin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli"nin açılışına katıldı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açılış konuşmasının ardından hitapta bulunan Tekin, sözlerine Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başladı.</p><p>Bu ağır hadiselerin ardından herkesin aynı acı, endişe ve sorumluluk duygusuyla etkilendiğini belirten Tekin, okullarda çocukların güvenliği ve öğretmenlerin de huzur içinde mesleklerini yapabilme ortamını sağlamanın asli görevleri olduğunu ifade etti.</p><p>Çocukların kendini güvende hissettiği bir okul iklimi, ailelerinin içinin rahat olduğu bir sosyal hayat, öğretmenlerin mesleklerini huzurla icra edebildiği bir eğitim ortamı ve dijital mecralarda korunmuş bir çocukluk alanını aynı sorumluluk perspektifi içerisinde gördüklerini söyleyen Tekin, bu sorumluluğun hakkını vermenin yolunun, yaşananları anlık tepkilerin dar alanında tüketmeden aileden okula, dijital mecralardan akran ilişkilerine, rehberlik hizmetlerinden güvenlik politikalarına kadar geniş bir perspektifle ele almaktan geçtiğini vurguladı.</p><p>kalıplarıyla okunamayacak kadar farklı, hızlı ve çok katmanlı bir yapıya kavuştuğunu aktaran Tekin, "Bu değişim en çok da çocuklarımızın hayatında kendisini gösteriyor. Aile ile çocuk arasındaki temas, okul ile öğrenci arasındaki bağ, arkadaş çevresinin etkisi, öğretmenin rehberliği ve büyüklerin çocuk üzerinde himaye edici rolü yeni sınamalarla karşı karşıya kalıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Çocukların kendilerini aynı anda iki ayrı dünyanın içerisinde hissettiğinin altını çizen Tekin, şöyle devam etti:</p><p>"Biri evi, ailesi, okulu, öğretmeni, arkadaşlarının olduğu bir evren. Diğer tarafta ise sınırlarını çoğu zaman bizim göremediğimiz, dilini de tam olarak çözemediğimiz, kurallarını küresel platformların belirlediği, duyguları ve davranışları yönlendiren devasa dijital bir evren var. Çocuklarımız belki kendi odalarında oturuyor ama zihni dünyanın öbür ucundaki bir şiddet anlatısına, bir öfke grubuna, bir yalnızlık kültürüne, bir intikam fantezisine, bir sahte aidiyet vaadine temas edebiliyor. Eskiden çocuklarımızın halini büyük ölçüde yüzünden, arkadaş çevresinden, okul içindeki davranışlarından, evdeki tavırlarından çözümleyebiliyorduk ama bugün çocuklarımızın gündelik hayatı gözümüzün önünde akarken onları etkileyen içeriklerin, seslerin, sembollerin ve telkinlerin önemli bir kısmı bizim göremediğimiz bir alanda şekilleniyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/yusuftekin-30042026e35c713d.jpg"/><p><strong>"YAŞANAN OKUL SALDIRILARINI ARTIK GENİŞ ZEMİNDE HEP BERABER TARTIŞMAK MECBURİYETİNDEYİZ"</strong></p><p>Bakan Tekin, "görmek" kavramının, çocukların hangi duyguyla ekran başına geçtiğini, oradan hangi duyguyla kalktığını, kimlerle temas kurduğunu, hangi kelimeleri benimsediğini ve hangi davranışlarında keskin değişimler başladığını fark edebilmek olduğunu dile getirdi.</p><p>Çocukların sessizliğinin, öfkesinin, arkadaş çevresinden kopuşunun ve ailesiyle kurduğu bağdaki incelmenin zamanında okunabilmesine işaret eden Tekin, "Zira bugünün dijital dünyası çocuklarımızın önüne büyük imkanlar açtığı kadar onları daha önce hiçbir neslin, hiçbirimizin karşılaşmadığı türden büyük risklerle yüzleşme bırakmış durumda. Bilgiye erişim çok kolaylaştı ama beraberinde zararlı içeriklere erişim de çok kolaylaştı. Öğrenme imkanları çoğaldı ama öbür taraftan şiddeti sıradanlaştıran öfkeyi büyüten, mahremiyeti ortadan kaldıran, yalnızlığı karanlık bir aidiyete dönüştüren yapılar da aynı oranda arttı." dedi.</p><p>Çocukların merakının, algoritmaların elinde bir kapıdan diğerine taşınan savunmasız bir yolculuğa dönüştüğünü belirten Tekin, şunları kaydetti:</p><p>"Bizim arayışımız, teknolojiyi mahkum etmekten ya da evlatlarımızı çağın imkanlarından mahrum bırakmaktan ziyade çocuklarımızın teknolojiyle kurduğu bu ilişkileri bir istikamete kavuşturmak, onları güvenli ve ahlaklı bir öğrenme iklimine yöneltebilmektir. Ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan okul saldırılarını artık geniş zeminde hep beraber tartışmak mecburiyetindeyiz. Karşımızda klasik güvenlik tedbirleriyle, bütünüyle kavrayıp çözebileceğimiz bir tablo yok maalesef. Okul saldırılarının arka planında kimi zaman sosyal izolasyon, kimi zaman aile içi kırılmalar, kimi zaman ağır zorbalık tecrübeleri, kimi zaman çevrim içi şiddet toplulukları, kimi zaman bir fail hayranlığı, kimi zaman görünür olma arzusu, kimi zaman da bütün bunların üst üste bindiği çok karmaşık bir süreç var karşımızda."</p><p><strong>"ÇOCUKLARIMIZI PEŞİNEN YARGILAYAN BİR DİLE ASLA İZİN VEREMEYİZ"</strong></p><p>Tekin, oyunlar, sosyal medya ve dijital platformlar, psikolojik güçlükler, aile ilişkileri, akran zorbalığı, medya dili, algoritmalar, çevrim içi alt kültürler gibi kavramların önemine işaret ederek, her biriyle ilgili olarak ayrı ayrı tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.</p><p>Çocuğun ekranla kurduğu ilişkiyi ailesiyle kurduğu ilişkinin önüne geçirmeye başladığı zaman da çevrim içi bir topluluk tarafından sürekli beslenmesiyle kullandığı dilin sertleştiğini ifade eden Tekin, şiddet imgelerinin çocukların hayatında görünür hale gelmesi durumunda herkese ağır bir sorumluluk düştüğünü dile getirdi.</p><p>"Bu sorumluluk evlatlarımıza daha erken ulaşmak, onlarla daha güçlü bağlar kurmak, okulun rehberlik imkanlarını zamanında harekete geçirmek ve risk büyümeden koruyucu zemini tahkim etmek için gereklidir. Çocuklarımızı kullandıkları mecra, yaşadıkları ruhsal zorluk, ilgi alanları veya sessizliklerin üzerinden peşinen yargılayan bir dile de asla izin veremeyiz." diyen Tekin, çocukları etiketleyen her sözün, onları koruyacak olan bağları zayıflatacağını kaydetti.</p><p>Bakan Tekin, "Burada Bakanlık olarak bizim hassasiyetimiz, korku üretmeden, yaftalamadan, meseleyi tek bir sebebe indirgemeden aileyi, okulu, rehberlik hizmetlerini, medya dilini, dijital platformların sorumluluğunu ve güvenlik politikalarını aynı koruyucu çerçeve içerisinde ele almaktır." dedi.</p><p><strong>"GÜÇLÜ İLETİŞİM KURABİLEN BİREYLER YETİŞTİRMEK BİRİNCİL HEDEFİMİZ DEDİĞİMİZDE ELEŞTİRİLERLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIK"</strong></p><p>Tekin, 2002'den bu yana bütün eğitim politikalarının odağında insan olan bir yaklaşım benimsemeye çaba sarf ettiklerini bildirdi.</p><p>Attıkları her adımı ve geliştirdikleri her bir politikayı insanın fıtratına uygun temel haklar ve hürriyetlerini güvence altına alan bir yaşam standardı içerisinde geliştirmesi için çaba gösterdiklerini vurgulayan Tekin, bunları yaparken karşı karşıya kaldıkları politik muhalefet ve mülahazalar ile küresel emperyal yaklaşımların bu konuda ciddi zorlukları beraberinde getirdiğini dile getirdi.</p><p>Bakan Tekin, şunları kaydetti:</p><p>"Çocuklarımızın bu küresel ortamda, dijital ortamlarda karşı karşıya bulunduğu yalnızlık, maneviyat eksikliği, aile gibi bizim önemsediğimiz değerlerden uzaklaşması ve bununla mücadele etmenin yolu olarak, çocuklara bununla mücadele edecek bir panzehir olarak 'milli ve manevi değerlerimize bağlı ailesiyle, toplumla güçlü iletişim kurabilen bireyler yetiştirmek birincil hedefimiz' dediğimizde muhalefet tarafından çok ağır eleştirilerle karşı karşıya bırakıldık. 'Çocuklarımız ramazanın dayanışma, yardımlaşma ve manevi ikliminden faydalansın' dediğimizde hiç hak etmediğimiz eleştirilerle karşı karşıya kaldık. Nisan ayında 'çocuklarımız 'Maarifin Kalbinde Çocuk' temasıyla ulusal egemenlik, demokrasi, insan hakları gibi konularda farkındalık oluşturacak etkinliklerle nisan ayını değerlendirsin' dendiğinde yine eleştirilerle karşı karşıya kaldık. Değerli arkadaşlar yapmaya çalıştığımız şey, oluşturmaya çalıştığımız şey tamamen bu."</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin odağında "iyi insan profili" olduğunu vurgulayan Tekin, iyi insan yetiştirildiğinde sağlıklı ve huzurlu bir aile ortamına ve toplumsal yapıya kavuşulacağına işaret etti.</p><p><strong>"ARZUMUZ AİLELERİN BU SÜRECİN İÇERİSİNE DAHİL OLMASI"</strong></p><p>Bakan Tekin, önceki yıllarda RTÜK işbirliğiyle sosyal medya okur yazarlığına ilişkin bir proje başlatıldığını anımsatarak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde bulunan okuryazarlık türleri içerisindeki dijital okuryazarlık türlerini çok önemsediklerini belirtti.</p><p>Son 2 yıldır bilhassa eğitim öğretim süreçlerinde ailenin çocuklarıyla nitelikli vakit geçirmesinin önemine işaret eden Tekin, "Bu konuda akademik çalışmalar yayınladık. Bu konuda diziler yaptık. Bu konuda kamu spotları yaptık. Okullardaki veli toplantılarında sunulmak üzere okullarımıza sunum dosyaları gönderdik. 'Ebeveyn Okulu' başlığıyla hayat boyu öğrenme kapsamında kurslar açtık. Bir sürü etkinlik yaptık ama arzumuz ailelerin bu sürecin içerisine dahil olması." diye konuştu.</p><p>Tekin, düzenlenecek panelin herkesi ilgilendiren boyutlarının ortaya konulacağı bir etkinlik olması temennisinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/milli-egitim-bakani-tekin-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274175</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-turizm-sektoru-direncli-gorunumunu-koruyor-274175</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Turizm sektörü dirençli görünümünü koruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Turizm sektörünün dirençli görünümünü koruduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, yılın ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış turizm gelirinin 65,6 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Cari dengedeki kazanımları kalıcı hale getirmek için döviz kazandırıcı sektörleri desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Turizm sektörü dirençli görünümünü koruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, TÜİK tarafından bugün açıklanan yılın ilk çeyreğine ilişkin turizm istatistiklerini değerlendirdi.</p><p>Turizm sektörünün dirençli görünümünü koruduğunu vurgulayan Şimşek, martta turizm gelirlerinin yıllık yüzde 1,3 arttığına dikkati çekti.</p><p>Şimşek, böylece ilk çeyrekte yıllıklandırılmış turizm gelirinin 65,6 milyar dolara, ziyaretçi sayısının ise 64,1 milyon kişiye ulaştığının altını çizerek şunları kaydetti:</p><p>"Küresel ticarette zorlukların arttığı bu dönemde hizmet ticaretinin önemi daha da öne çıkıyor. Jeopolitik gelişmelerin turizm sektörü üzerindeki etkilerini sınırlamak için gereken adımları hızla attık. Turizm Destek Paketi ile sektöre ilave teminat ve kredi imkanı sağladık. Cari dengedeki kazanımları kalıcı hale getirmek için döviz kazandırıcı sektörleri desteklemeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/hazine-ve-maliye-bakani-s-426_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskanliginin-duzenledigi-panelde-dijital-dunyanin-riskleri-ile-bunlara-karsi-coz-274173</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığının düzenlediği panelde dijital dünyanın riskleri ile bunlara karşı çözüm önerileri ele alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli"nde, "Dijital Dünyada Riskler: Bağımlılık, Zorbalık ve Siber Tehditler" başlıklı oturum gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanlığının düzenlediği panelde dijital dünyanın riskleri ile bunlara karşı çözüm önerileri ele alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli" İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in açış konuşmalarıyla başladı.</p><p>Konuşmaların ardından İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci moderatörlüğünde "Dijital Dünyada Riskler: Bağımlılık, Zorbalık ve Siber Tehditler" başlıklı oturum düzenlendi.</p><p>Oturumda, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Volkan Güner Güngör, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Salih Gözüm konuşmacı olarak yer aldı.</p><p>Oturumda, dijitalleşmenin toplum hayatına etkileri, çocuklar ve gençler başta olmak üzere dijital ortamdaki riskler ile bunlara karşı çözüm önerileri ele alındı.</p><p><strong>"KÖTÜLEMEK YERİNE BİLİNÇLENİLMESİ GEREKİYOR"</strong></p><p>İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Değirmenci, oturumun başlangıcında yaptığı konuşmada, son süreçte değişen dünyayla birlikte sanal dünyada da çok hızlı bir değişim ve dönüşüm olduğuna dikkati çekti.</p><p>Sanal dünyayı üretenlerin, algoritmaları düzenleyenlerin "insanlar" olduğunu belirten Değirmenci, insanların yine aynı şekilde bu sanal dünyayla mücadele edebileceklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/1-30042026c92b3e55.jpg"/><p>Değirmenci, dijital medyayı kötülemek yerine bilinçlenmenin yolunun bulunması ve doğruya nasıl ulaşılacağının tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p><strong>"AYNI ORTAMDA OTURAN, AYRI DÜNYALARDA YAŞAYAN İNSANLAR"</strong></p><p>TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Elmas, dijital çağda güvenli topluma ulaşılması noktasında Türkiye'nin en büyük avantajının "aile" kavramı ve bağları olduğunu vurguladı.</p><p>Dijital medyada güvenli bir toplum için gereklilikleri sıralayan Elmas, "Evin belli köşelerinde belli aile fertleri ellerinde telefonla zaman harcıyorlar. Sosyal medyada oyunlarla, birtakım dijital alandaki faaliyetlerle harcanan büyük zamanlar var. Bu ortam içerisinde bizim geleneksel aile yapımızdan birçok alışkanlığın eridiğini görmek, dijital dünyadaki güvenli toplumun oluşmasını engelleyen en büyük sebep olarak gündemimize gelebilir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/2-30042026b0022400.jpg"/><p>Elmas, "Dijitalde güvenli bir toplum için bir kere aynı masada oturan ama birbiriyle konuşmayan insanlar olmaktan çıkmamız gerekiyor. Farklı ekranlara bakan insanlar olmaktan uzaklaşmamız gerekiyor. Aynı ortamda oturan, ayrı dünyalarda yaşayan insanlar olmaktan uzaklaşmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"EN KRİTİK SAVUNMA HATTI EBEVEYN"</strong></p><p>Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Güngör de dijital dünyanın birçok fırsat sunmasının yanı sıra görünmeyen riskleri beraberinde getirdiğini belirtti.</p><p>İlk olarak dijital medyada siber zorbalığa ve bu kapsamda görülebilen vakalara değinen Güngör, "Bir diğer önemli başlık çevrim içi oyunlar ve şiddet eğilimi. Şiddeti tetiklemesi gibi birçok konu var ancak benim dikkat çekmek istediğim en önemli nokta, çocukların tanımadığı kişilerle iletişim kurmasını sağlayan her platform tehlike ortamını oluşturmaktadır." dedi.</p><p>Güngör, bu ortamlarda suç örgütlerinin ilk olarak sosyal açıdan dışlanmış, yalnızlaşmış ve manipülasyona açık çocukları belirlediğini, bu kişilerin gruba alınması için suç işlemesi veya kural ihlali yapmasının istendiğini, sonrasında bunun kullanımıyla şantajın başladığını ve suç ortaklığına geçildiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/3-30042026dc68b16a.jpg"/><p>Dijital medyada güvenlik için bilinçlendirmenin önemine işaret eden Güngör, 1 milyon 142 bin vatandaşa ulaşarak, bilinçlendirme faaliyeti gerçekleştirdiklerini anlattı.</p><p>Güngör, 7 gün 24 saat esasıyla siber devriye gerçekleştirildiğini ancak en kritik savunma hattının ebeveyn olduğunu vurguladı.</p><p><strong>"DİKKAT SÜRESİ SON 10 YILDA YÜZDE 30 AZALDI"</strong></p><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Alagöz ise internette çocukların algoritmaların yönettiği sonsuz video akışlarından etkilendiğini belirterek, "Zararlı içeriklere, sanal zorbalığa, oyunlardaki şiddet içeriklerine, uygunsuz içeriklere çocuklarımızın maruz kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle bu dijital platformlar da çocuklarımızın deneyimlediği anonimlik saldırganlık davranışlarını biraz daha tetikliyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Alagöz, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6'sının tanımadığı kişilerle görüştüğünü ve suça sürüklenmeye kadar varan etkilerin oluşabildiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/4-300420261e412cb8.jpg"/><p>Çocuklarda dikkat süresinin son 10 yılda yüzde 30 azaldığını ifade eden Alagöz, dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, farklı kurumlar tarafından atılan adımların birbirini tanımlar nitelikte olması gerektiğini kaydetti.</p><p><strong>"AİLE REHBERLİK SERVİSLERİ"</strong></p><p>Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Gözüm de her kurumun veri ve ağ güvenliğinde güçlü yapılanmalara gitmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Sorunlara milli çözümler ve uygulamalarla çözüm bulunabileceğini anlatan Gözüm, dijital çağda güvenli toplum oluşturulması için kamu-özel işbirliğinin de artırılması gerektiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/5-30042026cf4aec64.jpg"/><p>Gözüm, "Bireyselleşmenin bu kadar hızla yükseldiği çağda kurumsal yapıların da mutlaka bir birey gibi yenileme, geliştirme ve dijital çağda dijital güvenliği sağlayabilir hale gelmesi gerektiğine de vurgu yapmak istiyorum." dedi.</p><p>Birçok ailede fertlerin dijital medyadaki şifrelerinin, çocuklar tarafından oluşturulduğunu anlatan Gözüm, ebeveynin bunu kontrol edememe durumu göz önüne alınarak, dijital medyada güvenliğe yönelik aile rehberlik servisleri gibi çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/dijital-dunyanin-riskleri-490_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/seyhan-ve-cukurova-belediyelerine-yonelik-davada-verilen-cezalarin-gerekcesi-aciklandi-274172</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seyhan ve Çukurova belediyelerine yönelik davada verilen cezaların gerekçesi açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Seyhan ve Çukurova belediyelerindeki imar usulsüzlüğü iddialarına ilişkin görülen davada aralarında görevden uzaklaştırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın da olduğu 33 sanığa verilen hapis cezalarının gerekçesi açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seyhan ve Çukurova belediyelerine yönelik davada verilen cezaların gerekçesi açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Nisan'daki karar duruşmasında Demirçalı'yı "rüşvet vermek" suçundan 5 yıl 3 ay 10 gün, 32 sanığı ise "rüşvet almak" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 5 yıl 3 ay 10 gün ila 7 yıl 13 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırdığı kararının 200 sayfalık gerekçesini açıkladı.</p><p>Çukurova Belediye Başkanlığının müşteki olduğu belirtilen kararda, Konya Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünce hazırlanan bilirkişi raporuna yer verildi.</p><p>Kararda, Demirçalı'ya ait Asal Yapı firmasınca 2017 yılında Çukurova ilçesi Kurttepe Mahallesi'nde inşasına başlanan 5 bloklu siteye ilişkin usulsüzlüklerin yargılamaya konu olduğu belirtildi.</p><p>Bilirkişi raporunda, inşaatın ruhsat eki projesinde ve yerinde yapılan tespitlerde mevzuatlara uyulmadığının belirlendiği bilgisi kararda anlatıldı.</p><p><strong>ÇUKUROVA BELEDİYESİ BÜROKRATININ YÖNLENDİRMESİYLE RÜŞVET VERİLMİŞ</strong></p><p>Demirçalı'nın, inşaat sürecinde rüşvet verdiği ifade edilen kararda, şu değerlendirme yapıldı:</p><p>"Ali Demirçalı'nın bahse konu inşaatın ruhsat ve iskan işlemlerinin yerine getirilmesi için olay tarihinde Çukurova Belediye Başkan Yardımcısı olan sanık Ali Arslanlıoğlu'nun gösterdiği Zeydemir Gayrimenkul isimli şirkete, inşaatın yapıldığı 'Suit Life' adlı siteden 4 bağımsız bölümü devrettiği, Zeydemir Gayrimenkul isimli şirketin yetkilisi Serhat Kar olarak görünse de sanıklar İlker Bingöl ve Serhat Kar'ın beyanları doğrultusunda bahse konu bağımsız bölümün devrinin İlker Bingöl aracılığıyla gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, netice olarak Ali Demirçalı'nın 'rüşvet vermek', Ali Arslanlıoğlu ve İlker Bingöl'ün de 'rüşvet almak' suçunu işlediği anlaşılmış ve sanıkların cezalandırılmaları cihetine gidilmiştir."</p><p>Kararda, belediyelerin imar birimi görevlileri ile mimar, mühendis ve yapı denetim firması çalışanlarının aralarında olduğu diğer sanıkların da bazı binaların inşaat süreçlerinde usulsüzlük yaptıklarının tespit edildiği anlatıldı.</p><p><strong>DAVA SÜRECİ</strong></p><p>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Seyhan ve Çukurova belediyelerinde imar usulsüzlüğü yapıldığı iddiaları üzerine başlatılan çalışmada "rüşvet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarına karıştıkları gerekçesiyle Çukurova Belediyesinin eski başkan yardımcısı, eski imar müdürü ve görevdeki imar müdürü, Seyhan Belediyesi başkan yardımcısı ve imar müdürü ile belediye personelinin de arasında olduğu 60 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Zanlıların adreslerinde 1 kilo 980 gram has altın, 1 kilogram gümüş külçe, 11 bin 370 dolar, 5 bin 700 avro, 17 bin 50 lira, ziynet eşyası ve bir tabanca ele geçirilmiş, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarının satışının önlenmesi amacıyla şüphelilere ait 112 taşınmaz ve 37 araca yönelik mahkeme tarafından tedbir kararı uygulanmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında 17 şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmiş, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın da arasında olduğu tutuksuz 43 sanık hakkında dava açılmıştı. Yargılamanın ara celsesinde tefrik ve birleştirme talepli iddianamenin kabul edilmesiyle sanık sayısı 41 olmuştu.</p><p>Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince, 3 Nisan'daki karar duruşmasında, sanıklardan Ali Demirçalı'nın "rüşvet vermek" suçundan 5 yıl 3 ay 10 gün, 32 sanığın ise "rüşvet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 5 yıl 3 ay 10 gün ila 7 yıl 13 gün arasında hapis cezalarına çarptırılmasına, 8 sanığın ise beraatine karar verilmişti. Heyet, 41 sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanmasını hükmetmişti.</p><p>Demirçalı, 21 Nisan'da İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/seyhan-ve-cukurova-beledi-734_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-viyana-eyalet-basbakani-ludwig-ile-gorustu-274171</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Viyana Eyalet Başbakanı Ludwig ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Viyana Eyalet Başbakanı ve Belediye Başkanı Ludwig ile görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Viyana Eyalet Başbakanı Ludwig ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki günlük resmi ziyaret için Avusturya'nın başkenti Viyana'da.</p><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya ziyareti kapsamında, Viyana Eyalet Başbakanı ve Belediye Başkanı Michael Ludwig ile görüşme gerçekleştirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/disisleri-bakani-fidan-vi-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274168</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turk-kizilayin-bu-yilki-vekaletle-kurban-kesim-fiyati-belli-oldu-274168</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Kızılayın bu yılki vekaletle kurban kesim fiyatı belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, bu yıl vekaletle kurban kesimi bedelinin "yurt içi" ve "Filistin Gazze" için 17 bin 250, "yurt dışı" için ise 6 bin 350 lira olarak belirlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Kızılayın bu yılki vekaletle kurban kesim fiyatı belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Türk Kızılay İstanbul Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, Kurban Bayramı'nın farklı coğrafyalarda ve kültürlerde farklı anlamlar taşıdığını, Türkiye'de bayramın çocukların neşelendiği, kalabalık sofraların kurulduğu, birlik ve beraberliğin pekiştiği bir dönem olarak yaşandığını, bazı bölgelerde ise kurban döneminin yıl boyunca ete ulaşamayan insanlar için önemli bir imkan anlamına geldiğini ifade etti.</p><p>Kızılay ailesi için bu dönemin heyecanlı, yoğun ve huzur verici bir süreç anlamına geldiğini belirten Yılmaz, insani yardım alanında çalışan ve buna gönül veren kişilerde kurban döneminin belki daha fazla yorulmak, çalışmak ama en önemlisi çok daha fazla kişiye ulaşmak demek olduğunu kaydederek, bir taraftan bunun huzurunu yaşadıklarını dile getirdi.</p><p>Yılmaz, Kızılay tarafından gerçekleştirilen kurban kesim ve dağıtım operasyonlarına değinerek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>"2025 yılında Türkiye dahil 25 ülkede kurban kesim ve dağıtım operasyonlarını gerçekleştirdik. 168 bin 584 vekalet sahibi adına kurban kesimi yapıldı. Bunların 21 bin 504 hissesi Gazze için, 137 bin 350 tanesi yurt dışı, 9 bin 730 tanesi ise yurt içi olarak gerçekleştirilmiş oldu. Tüm bu operasyonlarla geçen sene kurban döneminde 4 milyon 529 bin 644 kişinin sofrasına kurban bereketini çeşitli şekillerde ulaştırmış olduk."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/2-30042026e6b7fbce.jpg"/><p><strong>31 ÜLKEYE KURBAN ETİ ULAŞTIRILACAK</strong></p><p>Bu yılki hedeflerin belirlendiğini, hazırlıkların tamamlandığını ve operasyon modelinin oluşturulduğunu aktaran Yılmaz, "Modelimiz her zaman söylediğimiz gibi konserve modeline dayanıyor. O nedenle de bereketi yıl boyu yaşatıyor, buna çokça vurgu yapıyoruz. Çünkü konserve haline döndürülmesi bu etlerin en az 24 ay hatta 3 sene dayanıklı bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilmesini mümkün kılıyor. Bu da yıl boyunca çeşitli vesilelerle hem yurt içinde hem de Gazze'de kurban konservesi olarak dağıtabilmemize imkan sağlamış oluyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, bu sene ülke sayısını artırdıklarını, bu durumun gelen istekler, yapılan analizler sonucu gerçekleştirildiğini belirterek, "Hazırlığımız şu anda 31 ülke şeklinde yapılmış durumda. Geçen sene 25'ti, 6 ülke eklenmiş oldu. Filistin Gazze'de ise sadece dağıtım planladık. Biliyorsunuz son 2 senedir bunu gerçekleştiriyoruz. Üçüncü sene yine aynı şekilde yapacağız. Biz Gazze'yi kendimizden ayırmıyoruz, bunu hep söyledik." diye konuştu.</p><p>Gazze için hazırlanan kurban konservelerinin Türkiye'de kesildiğini, bölgedeki belirsiz giriş çıkış koşulları ve yetersiz saklama imkanları nedeniyle bu yöntemin tercih edildiğini anlatan Yılmaz, "Elbette ki daha kontrollü, daha zor, daha kritik, biraz daha maliyetli bir operasyon ama biz Gazze'deki bu konserveleri son 2 yılın içinde Gazze'de yaşayan her iki kişiye bir konserve düşecek şekilde ulaştırmayı başarmış durumdayız. Bu bizler için son derece önemli." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/1-30042026d5884dbd.jpg"/><p><strong>KURBAN KESİM BEDELLERİ 2 İLA 4 TAKSİTTE ÖDENEBİLECEK</strong></p><p>Yılmaz, Gazze'ye giriş yapan insani yardım ve ticari tır sayısının ciddi şekilde sınırlandırıldığına, bu nedenle büyük zorluklar yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>"Gazze bizim için çok önemli. Gazze'nin unutulmaması, duyarlılığının devam etmesi lazım. İnsanın nerede parmağı kanıyorsa oraya daha çok odaklanılıyor. Biz İran, ekonomi, çelik derken orada Gazze unutuluyormuş ve Gazze'deki hassasiyet azalıyormuş gibi hissediyoruz. Bu arada bağışçılarımız anlamında azalmıyor ama uluslararası alanda savunuculuğun devam etmesi, kapıların açık tutulması için gerekli uyarıların, baskıların yapılması konusundaki duyarlılığın biraz azaldığını görüyoruz. Ateşkesi hatırlayalım günlük 600 tır girecekti. Şu anda 100 bile girmiyor."</p><p>Bu yılki vekaletle kurban kesim fiyatını açıklayan Yılmaz, "Bu sene kurban bedelimiz yurt içi ve Filistin Gazze için 17 bin 250, yurt dışında ise 6 bin 350 lira olarak belirlenmiş oldu. Bağışçılarımız, bunu yine geçen sene olduğu gibi 2 ila 4 taksite de bölebiliyor durumda olacak. Burada Filistin Gazze'de, Filistin'e gönderme ve konserveleme gibi ek masrafları da kendimiz Kızılayın bütçesinden yapacak şekilde Filistin'e en doğru kaynağı ulaştırabilmenin çabası içindeyiz. Kurban bereketini yıl boyu yaşatıyorsan 'Hilal olsun Türkiye' demek istiyoruz." şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/turk-kizilayin-bu-yilki-v-956_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/muhtesem-yuzyilda-mihrimah-sultanin-cocuklugunu-canlandirmisti-doktor-olmak-icin-oyunculug-274167</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhteşem Yüzyıl'da Mihrimah Sultan'ın çocukluğunu canlandırmıştı... Doktor olmak için oyunculuğu bıraktı, işte son hali!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Muhteşem Yüzyıl dizisindeki performansıyla hafızalarda yer edinen Melis Mutluç, uzun yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Küçük yaşta başladığı oyunculuk kariyerine ara veren Melis Mutluç'un tıp fakültesinde eğitim aldığı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhteşem Yüzyıl'da Mihrimah Sultan'ın çocukluğunu canlandırmıştı... Doktor olmak için oyunculuğu bıraktı, işte son hali!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başrollerinde Halit Ergenç, Meryem Uzerli, Nebahat Çehre  ve Okan Yalabık gibi isimlerin yer aldığı ve bir döneme damga vuran Muhteşem  Yüzyıl dizisi üzerinden yıllar geçse de oyuncularıyla gündeme gelmeye devam  ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/melis2-300420265da26797.jpg"/><p>Muhteşem Yüzyıl'da Mihramah Sultan'ın çocukluğunu  canlandırması ile hafızalarda yer edinen Melis Mutluç, yıllar sonra ortaya  çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/melis3-300420266dfb4fc7.jpg"/><p>Henüz çok küçük yaşlarda kamera karşısına geçen Melis  Mutluç, başarılı performansıyla kısa sürede dikkat çeken çocuk oyuncular  arasında gösterilmişti. Oyunculuk kariyerine 5 yaşında başlayan Mutluç, daha  sonra eğitim hayatını tamamlamak için ekranlardan elini eteğini çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/melis1-300420267df65e55.jpg"/><p>Muhteşem Yüzyıl'da Mihramah Sultan'ın çocukluğuna hayat  vermiş olan Melis Mutluç'un tıp eğitimi aldığı ortaya çıktı. 23 yaşındaki  Mutluç, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 5. sınıf öğrencisi olarak eğitimini  sürdürüyor.</p><p>İşte Melis Mutluç'un son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/melis5-300420261419c6a0.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/melis4-30042026e4b61177.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/melis6-3004202684c92811.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/muhtesem-yuzyilda-mihrima-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/fedde-tarihi-ayrisma-altunsaraydan-abd-enflasyonu-ve-enerji-uyarisi-274166</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fed'de tarihi ayrışma: Altunsaray'dan ABD enflasyonu ve enerji uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası Fed'in son toplantısında yaşanan ciddi görüş ayrılıkları, enflasyon riskleri ve enerji maliyetlerindeki artış küresel piyasalarda tedirginlik yarattı. Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, 24 TV'de yaptığı değerlendirmede, özellikle ABD ve Avrupa'da faiz politikalarının ve petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemde enflasyon üzerinde belirleyici olacağını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fed'de tarihi ayrışma: Altunsaray'dan ABD enflasyonu ve enerji uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısı, 1992 yılından bu yana görülmemiş düzeyde bir görüş ayrılığına sahne oldu. Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, 24 TV'de katıldığı Reel Ekonomi programında yaptığı değerlendirmede, toplantıda faizlerin sabit tutulmasına rağmen, enflasyon risklerine ilişkin güçlü vurguların dikkat çektiğini belirtti. Altunsaray, metinlerdeki ifadelerden ve bazı üyelerin güvercin mesajlardan uzaklaşılması gerektiğine dair açıklamalarından yola çıkarak, enflasyonun önümüzdeki dönemde ABD ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı yaratacağı öngörüsünde bulundu. Özellikle enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte, ABD'de enflasyonun yeni bir tırmanışa geçeceği sinyali verildi. Altunsaray, Fed Başkanı Jerome Powell'ın görevde kalma isteğini belirtmesine rağmen, Donald Trump'ın hemen ardından yaptığı açıklamalarla bu süreçte tansiyonun yüksek seyredeceğine işaret etti. Ayrıca, Kevin Walsh'ın Senato'dan onay alarak Fed Başkanlığı'na gelmesinin, kurum içinde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/feda-3004202698a6776d.jpg"/><p><b>TUNÇ SAFA ALTUNSARAY: 'FED'DE ENFLASYON BASKISI YENİ DÖNEMİ BAŞLATIYOR'</b></p><p>Altunsaray, Kevin Walsh'ın Fed Başkanlığı'na atanmasının ardından, ABD merkez bankasının tarihinde yaşanan en kritik ayrışmalardan birinin ortasında yeni bir liderlik sürecinin başladığını ifade etti. Walsh'ın, geçmişte Alan Greenspan döneminde olduğu gibi, teknolojik gelişmelerin ve yapay zekânın verimlilik üzerindeki etkisini yakından takip edeceğini belirten Altunsaray, bu gelişmelerin enflasyon üzerinde baskı oluşturup oluşturmayacağının önümüzdeki dönemde netleşeceğini söyledi. Walsh'ın, yapay zekâ uygulamalarının ABD ekonomisinde olumlu bir beklenti yarattığını dile getiren Altunsaray, yine de Fed'in son toplantı metninde 'enflasyon geliyor' mesajının açıkça verildiğini kaydetti. Özellikle petrol fiyatlarındaki artışın ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın devam etmesinin enerji maliyetlerini yükselttiğini ve bunun da ABD'de galon fiyatlarının artmasına yol açtığını aktardı. Altunsaray, bu durumun hem ABD halkı için rahatsızlık verici olduğunu hem de enflasyonist baskıyı artırdığını belirtti. Fed'in faiz oranlarını bir süre daha sabit tutma eğiliminde olduğunu açıklayan Altunsaray, ancak piyasalarda yeni bir faiz artışı beklentisinin oluşmaya başladığına dikkat çekti. Özellikle Kevin Walsh'ın izleyeceği politikaların ve yapay zekâ uygulamalarının verimlilik üzerindeki etkisinin, ABD'nin enflasyonla mücadelesinde belirleyici olacağını vurguladı. Altunsaray, mevcut durumda küresel enflasyonun hızla yükseldiğini ve bu sürecin piyasalar üzerinde sarsıcı etkiler yaratabileceğini sözlerine ekledi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">GÖZLER MERKEZ BANKALARINA ÇEVRİLDİ! <br><br>Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray (<a href="https://twitter.com/AltunsarayTunc?ref_src=twsrc%5Etfw">@AltunsarayTunc</a>), ekonomi ve piyasalardaki son gelişmeleri 24 TV'ye değerlendirdi. <a href="https://t.co/XYmTHzywI9">pic.twitter.com/XYmTHzywI9</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049790867108720930?ref_src=twsrc%5Etfw">April 30, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>PETROL FİYATLARI VE HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ: KÜRESEL ENFLASYONDA ALARM</b></p><p>Enerji piyasalarındaki gelişmelerin küresel enflasyon üzerindeki etkisini değerlendiren Altunsaray, özellikle Hürmüz Boğazı'nda devam eden abluka ve petrol arzındaki sıkıntıların, fiyatların daha da yukarı çekilmesine neden olduğunu söyledi. ABD'nin tarihinde ilk kez bu kadar yüksek düzeyde petrol ihraç ettiğine dikkat çeken Altunsaray, dışarıya petrol satışının artmasının, iç piyasada galon fiyatlarının yükselmesine ve enflasyonun daha da hızlanmasına yol açtığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının, petrol arzında ciddi endişeler oluşturduğunu ve bunun hem fiyatları yukarı çektiğini hem de tedarik zincirlerinde bozulmalara yol açtığını ifade etti. Altunsaray, bu gelişmelerin sadece ABD'de değil, Avrupa ve İngiltere gibi büyük ekonomilerde de ciddi enflasyonist baskı yarattığını vurguladı. Özellikle Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası'nın önümüzdeki toplantılarında faiz oranlarını sabit tutma eğiliminde olduklarını belirten Altunsaray, ancak swap piyasalarındaki fiyatlamaların, ECB'nin haziran ayında bir faiz artışı yapabileceğine işaret ettiğini söyledi. Enerji fiyatlarındaki artışın, Avrupa bölgesinde enflasyonun daha da hissedilir hale gelmesine yol açtığını aktaran Altunsaray, bu nedenle merkez bankalarının temkinli adımlar atmaya devam edeceklerini öngördü. Ayrıca, 2026 yılı sonrasında Avrupa'da üç faiz artışının gündeme gelebileceğini, petrol ve enerji fiyatlarının mevcut seviyesini koruması halinde enflasyon riskinin daha da belirginleşeceğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/dolar1-300420264e963680.jpg"/><p><b>MERKEZ BANKALARINDAN TEMKİNLİ ADIMLAR: AVRUPA VE İNGİLTERE'DE FAİZ KARARI BEKLENTİSİ</b></p><p>Altunsaray, Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası'nın son dönemdeki kararlarını da değerlendirdi. Her iki kurumun da bu hafta faiz oranlarını sabit tutmasının beklendiğini ifade eden Altunsaray, merkez bankalarının metinlerinde önemli ayrışmaların ortaya çıktığını söyledi. Özellikle Avrupa bölgesinde enerji fiyatlarının yükselmesiyle enflasyon baskısının daha fazla hissedildiğini belirten Altunsaray, ECB'nin haziran ayında faiz artışı yapma ihtimalinin swap piyasalarında fiyatlandığına dikkat çekti. İngiltere Merkez Bankası'nın da benzer bir senaryoyla karşı karşıya kalabileceğini aktaran Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yükselişin Avrupa'yı en çok etkileyen bölge haline getirdiğini vurguladı. Bu nedenle, merkez bankalarının toplantılarında temkinli bir tutum sergileyeceklerini ve metinlerinde bu risklere işaret edeceklerini belirtti. Altunsaray, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın da enerji ve enflasyon risklerine dikkat çeken açıklamalar yapmasının beklendiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde, özellikle 2026 sonrası Avrupa'da üç faiz artışının gündeme gelebileceğini, enerji maliyetlerinin yüksek seyrinin ise enflasyonun ana belirleyicisi olacağını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/dolar2-3004202644f6f2ab.jpg"/><p><b>RESESYON VE STAGFLASYON RİSKİ: EKONOMİK VERİLER KRİTİK ÖNEMDE</b></p><p>Petrol fiyatlarının 110 doların üzerine çıkması ve zaman zaman 120 dolara ulaşması, küresel ekonomik dengeleri tehdit eden bir unsur olarak öne çıktı. Altunsaray, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının ardından, bölgede petrol arzında ciddi sıkıntılar yaşandığını ve bunun fiyatları yukarı çektiğini söyledi. Kapanmadan önce yola çıkan tankerlerin 40-45 günlük yolculuk süresiyle piyasayı bir süre rahatlattığını belirten Altunsaray, ancak bundan sonraki dönemde petrol arzındaki sıkıntıların daha fazla hissedileceğini vurguladı. Bu durumun, hem fiyatların yükselmesine hem de tedarik zincirlerinde bozulmalara yol açtığını ifade etti. Altunsaray, resesyon ve stagflasyon risklerinin hâlâ piyasada varlığını koruduğunu, ancak ekonomik verilerin netleşmesiyle piyasalarda çok daha sert tepkilerin görülebileceğini söyledi. Özellikle Nisan ayı ekonomik verilerinin, küresel piyasalarda yön belirleyici olacağını kaydeden Altunsaray, yatırımcıların ve merkez bankalarının bu dönemde daha dikkatli ve temkinli adımlar atmasının gerekliliğine işaret etti.</p><p>Fed'in son toplantısında yaşanan tarihi ayrışmalar, enerji piyasalarındaki belirsizlikler ve merkez bankalarının temkinli politikaları, küresel enflasyonun önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor. Tunç Safa Altunsaray'ın değerlendirmelerine göre, özellikle ABD, Avrupa ve İngiltere ekonomileri enerji maliyetlerindeki artış ve enflasyon baskılarıyla karşı karşıya kalmaya devam edecek. Piyasalarda faiz artışı beklentileri ve resesyon riskleri gündemdeki yerini korurken, ekonomik veriler ve merkez bankalarının atacağı adımlar, önümüzdeki dönemde küresel finansal istikrar açısından kritik önem taşıyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/fedde-tarihi-ayrisma-altu-386_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftciden-sahipsiz-hayvanlara-iliskin-aciklama-tavizsiz-ve-zaruri-274165</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den sahipsiz hayvanlara ilişkin açıklama: Tavizsiz ve zaruri]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Van'da köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybeden 5 yaşındaki çocukla ilgili, "Bu elim hadise; kamu düzeni ve vatandaşlarımızın can güvenliği açısından, sahipsiz hayvanlara yönelik mevcut kanuni düzenlemelerin tavizsiz ve titizlikle uygulanmasının ne kadar zaruri olduğunu bir kez daha göstermiştir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi'den sahipsiz hayvanlara ilişkin açıklama: Tavizsiz ve zaruri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Van'ın Saray ilçesinde köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybeden 5 yaşındaki Hamza Özsoy ile ilgili değerlendirmede bulundu.</p><p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çiftçi şunları aktardı:</p><p>"Evladımız Hamza Özsoy'un sokak köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi bizleri derinden üzmüştür. Tedavisi devam eden yavrumuz Ayaz Özsoy'a Rabbimden acil şifalar diliyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını niyaz ediyorum. Bu elim hadise; kamu düzeni ve vatandaşlarımızın can güvenliği açısından, sahipsiz hayvanlara yönelik mevcut kanuni düzenlemelerin tavizsiz ve titizlikle uygulanmasının ne kadar zaruri olduğunu bir kez daha göstermiştir.</p><p>Olayda ihmali ya da kusuru bulunan kişi veya kişiler hakkında gerekli adli ve idari süreçler hassasiyetle yürütülecektir. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığımız tarafından Mülkiye Müfettişi görevlendirilmiştir. Soruşturma sürecini dikkatle takip edeceğiz.</p><p>Hayatını kaybeden yavrumuz Hamza Özsoy'a Allah'tan rahmet; kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Benzer acıların bir daha yaşanmaması için tüm tedbirleri gözden geçirmekte kararlıyız." </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/bakan-ciftciden-sahipsiz--662_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adalet-bakani-gurlek-vatandaslarimizin-hukukunu-en-guclu-sekilde-koruyacagiz-274164</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Vatandaşlarımızın hukukunu en güçlü şekilde koruyacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısına ilişkin "Adalet Bakanlığı olarak, Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızla eşgüdüm içinde vatandaşlarımızın hukukunu en güçlü şekilde koruyacağız." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Vatandaşlarımızın hukukunu en güçlü şekilde koruyacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, &quot;İsrail, Gazze&#39;deki mazlum Filistinlilerin yaşadığı insani felakete dikkat çekmeye çalışan Küresel Sumud Filosu&#39;na saldırarak tüm insani değerleri ve uluslararası hukuku tanımadığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Netanyahu ve beraberindeki katliam şebekesinin, kadın, çocuk ayırt etmeksizin yürüttükleri sistematik saldırılarla soykırım, insanlığa karşı suçlar, işkence ve kötü muamele gibi en ağır suçları işlediğine işaret eden Gürlek, söz konusu suçların faillerinin hukuk önünde mutlaka hesap vereceğini belirtti.</p><p>İsrail&#39;in Küresel Sumud Filosu&#39;na yönelik önceki saldırısı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açıldığını, yargılama sürecinin başladığını anımsatan Gürlek, &quot;Bu süreç, Türk adaletinin uluslararası hukuku savunma konusundaki kararlı duruşunun somut bir göstergesidir.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Gürlek, adaletin tecellisi ve sorumluların hak ettikleri cezaları almaları için ulusal ve uluslararası tüm platformlarda mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Adalet Bakanlığı olarak, Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızla eşgüdüm içinde vatandaşlarımızın hukukunu en güçlü şekilde koruyacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, İsrail zulmüne karşı Türkiye olarak insanlığın vicdanı olmayı sürdüreceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/adalet-bakani-gurlek-vata-216_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinin-ons-fiyati-yukseldi-4-bin-630-dolar-seviyesine-ulasti-274163</link>
      <pubDate>2026-04-30T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altının ons fiyatı yükseldi! 4 bin 630 dolar seviyesine ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altının onsu, Fed'e yönelik "şahin" beklentilerin artması ve jeopolitik kaynaklı yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları güçlendireceği endişeleriyle oluşan satış dalgasının ardından tepki alımlarıyla 4 bin 630 dolar seviyesine ulaştı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altının ons fiyatı yükseldi! 4 bin 630 dolar seviyesine ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimler ve dünyanın önde gelen merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizlikler, varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.</p><p>ABD ile İran arasındaki müzakerelerde çıkmaza girilirken ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programıyla ilgili ABD'nin endişelerinin giderildiği bir anlaşma kabul edilene kadar ülkeye yönelik deniz ablukasını devam ettireceğini açıkladı.</p><p>Diğer taraftan ABD Merkez Bankası (Fed), dün politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 3,50 ila yüzde 3,75 aralığında sabit bıraktı. Kararın ardından 15 Mayıs'ta görev süresi sona erecek olan Fed Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmeleri yakından takip edildi.</p><p>Orta Doğu kaynaklı belirsizliklerin arttığını vurgulayan Powell, yükselen enerji fiyatlarının kısa vadede enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratacağını belirtti.</p><p>Fed'in söz konusu kararı 8'e karşı 4 oyla alması, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) içindeki görüş ayrılıklarının keskinleştiğine işaret etti. Komite üyeleri arasında 4 karşı oy en son Ekim 1992'de kullanılmıştı. Ayrıca Powell, 15 Mayıs sonrasında da Fed Yönetim Kurulu üyesi olarak görevine devam edeceğini açıkladı.</p><p>Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarında Fed'in faiz indirimine ilişkin beklentiler zayıflarken bankanın olası "şahin" adımlarına dair tahminler yeniden fiyatlamalara dahil oldu.</p><p>Fed'e ilişkin gevşeme beklentilerinin zayıflaması tahvil piyasalarında satış baskısı oluşturdu. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi dün 8 baz puan yükselişle Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,43'e çıktı.</p><p><strong>ALTININ ONSUNDA YÜKSELİŞ EĞİLİMİ ÖNE ÇIKIYOR</strong></p><p>Jeopolitik gerilimlerin devam etmesi ve Fed'in faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine karşın savaşın başlamasından bu yana görülen aşırı satış baskısı alım fırsatlarını öne çıkarırken altının onsunda bugün yükseliş eğilimi öne çıktı.</p><p>Dünyanın önde gelen merkez bankalarının düşük fiyatları fırsat olarak görüp altın alımına yönelmesi ve rezerv çeşitlendirme stratejilerini sürdürmesi de altının onsunu orta vadede destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.</p><p>Son dönemde emtia piyasalarında sert dalgalanmalar görülürken altın bu dalgalanmalardan en fazla etkilenen varlıklar arasında yer aldı.</p><p>ABD/İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 13 değer kaybeden altının onsu, dün yüzde 1,2 gerileyerek 4 bin 543 dolara indi ve düşüşünü üçüncü işlem gününe taşıdı.</p><p>Altının ons fiyatı yeni günde ise yüzde 1,9 yükselerek 4 bin 630 dolar seviyelerine kadar çıktı.</p><p>Öte yandan ABD'nin mali politikasına ilişkin devam eden belirsizliklerin de altın fiyatlarını destekleyebileceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>"ALTININ YENİDEN TALEP GÖRMESİ DİKKATİ ÇEKTİ"</strong></p><p>Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen yaptığı değerlendirmede, ABD'nin İran'a yönelik yeni bir askeri harekat düzenleme riskinin artmasıyla altının, petrol fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak değer kazandığını belirtti.</p><p>Bu durumun son dönemdeki fiyat hareketlerinden farklı bir tablo ortaya koyduğunu vurgulayan Hansen, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon risklerini ve faiz oranlarının uzun süre yüksek kalabileceği beklentilerini güçlendirmesiyle altın fiyatlarının hafta başında düşüş gösterdiğini ifade etti.</p><p>Hansen, dünkü Fed toplantısında faiz oranlarının değişmemesine rağmen tahvil getirilerinin yükselmesi ve doların güçlenmesine karşın altının yeniden talep görmesinin dikkati çektiğini kaydetti.</p><p>Ancak bazı komite üyelerinin İran savaşının ekonomik görünümü belirsizleştirmeye devam etmesi nedeniyle gevşeme eğilimini ortadan kaldırma isteğini dile getirdiğine işaret eden Hansen, "Altının onsu mart-nisan toparlanmasının teknik göstergelere göre düzeltme seviyesi olan 4 bin 500 dolardaki önemli destek seviyesinin önünde talep bulduktan sonra yükselişe geçti." dedi.</p><p>Hansen, piyasa duyarlılığını daha da iyileştirmek ve son dönemdeki taktiksel kısa pozisyon satıcılarını sıkıştırmak için 4 bin 660 doların üzerini işaret etti.</p><p>Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer de "Altının onsu aşırı satış baskısından sonra toparlanma eğilimi gösterdi." ifadesini kullandı.</p><p>Waterer, uygun fiyat arayan alıcıların bu seviyeleri cazip bulup alıma geçtiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/altinin-ons-fiyati-yuksel-544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspordan-andre-onana-icin-manchester-uniteda-kritik-teklif-274162</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor'dan Andre Onana için Manchester United'a kritik teklif]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, sezon başında kiralık olarak kadrosuna kattığı Kamerunlu kaleci Andre Onana'nın bonservisini almak için Manchester United ile masaya oturacak. İngiliz ekibinin 20 milyon euro talebi bordo-mavili yönetimi zorluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor'dan Andre Onana için Manchester United'a kritik teklif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor, sezon başında kiralık olarak kadrosuna dahil ettiği Kamerunlu kaleci Andre Onana'nın bonservisini almak için Manchester United ile resmi görüşmelere hazırlanıyor. Bordo-mavili ekip, 30 yaşındaki file bekçisini gelecek sezon da takımda tutmak istiyor. Ancak Manchester United'ın Onana için 20 milyon euro bonservis bedeli istemesi, transfer sürecini zora soktu. Trabzonspor yönetimi, bu yüksek talep karşısında çözüm arayışına geçti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/onanats-30042026b986f9ca.jpg"/><h3><b>MANCHESTER UNİTED'DAN 20 MİLYON EUROLUK ONANA TALEBİ</b></h3><p>İngiliz kulübü Manchester United, Andre Onana'nın bonservisi için 20 milyon euro istediğini açıkladı. Bu rakam, Trabzonspor yönetimi tarafından oldukça yüksek bulundu. Bordo-mavililer, Onana'nın performansından memnun kaldı ve kaleciyi takımda kalıcı olarak görmek istiyor. Ancak talep edilen bonservis bedeli, kulübün transfer bütçesini aşma riski taşıyor. Yöneticiler, İngiliz ekibiyle yapılacak pazarlıkta daha makul bir tutar belirlemeyi hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/stardetay2612202537a-30042026ea8c200c.jpg"/><h3><b>TRABZONSPOR YÖNETİMİ PAZARLIK İÇİN HAZIRLIK YAPIYOR</b></h3><p>Trabzonspor, sezonun sona ermesiyle birlikte Manchester United ile masaya oturacak. Yönetim, Andre Onana'nın bonservisini almak için fiyatı aşağı çekmeye çalışacak. Bordo-mavililer, transferde orta yolu bulmak ve Onana'yı takımda tutmak adına yoğun çaba gösterecek. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, iki kulüp arasındaki pazarlıkların seyrine göre netleşecek. Taraftarlar ise Kamerunlu kalecinin geleceğiyle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor.</p><p>Trabzonspor ile Manchester United arasında Andre Onana'nın bonservisi için kritik bir pazarlık süreci başlıyor. Bordo-mavili yönetim, yüksek bonservis bedelini düşürmek için temaslarını sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/trabzonspordan-andre-onan-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cetrorelix-ile-sigir-uretiminde-cigir-acan-bulus-274161</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cetrorelix ile sığır üretiminde çığır açan buluş]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'nın önde gelen araştırma merkezlerinden Saskatchewan Üniversitesi, sığır üretiminde verimliliği artıracak yeni bir üreme yöntemi geliştirdi. Cetrorelix adlı ilaçla geliştirilen protokol, hem çiftçilere hem de hayvancılık sektörüne büyük avantajlar sunuyor. Yeni yöntem, geleneksel hormon kullanımına alternatif olarak öne çıkıyor ve dünya genelinde milyonlarca hayvanın üreme yönetimini kökten değiştirme potansiyeline sahip.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cetrorelix ile sığır üretiminde çığır açan buluş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'nın Saskatchewan eyaletinde, sığır üretimi için geliştirilen yeni bir üreme yöntemi, hayvancılık sektöründe büyük heyecan yarattı. Saskatchewan Üniversitesi'nden (USask) Dr. Jaswant Singh ve ekibi, cetrorelix adlı ilaçla sığırların ovülasyonunu senkronize eden ve verimliliği önemli ölçüde artıran yeni bir protokol geliştirdi. Bu yenilikçi yöntem, hem Kanada'da hem de dünya genelinde sığır üreticileri için büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçları, Biology of Reproduction ve Theriogenology dergilerinde yayımlanarak bilim dünyasında da geniş yankı buldu.</p><h3>Dr. Singh: 'Cetrorelix ile sığır üretiminde yeni bir çağ başlıyor'</h3><p>Dr. Jaswant Singh, kariyerini sığırların üreme yönetimini geliştirmeye adadı. 1990'ların başında USask'ta doktora öğrencisi olarak başladığı bu yolculukta, sığır üreticilerinin sürülerindeki sağlıklı hayvan sayısını artırmalarına yardımcı olacak yöntemler üzerinde çalıştı. O yıllarda, ovülasyon senkronizasyonu adı verilen ve estradiol hormonu kullanılan bir yöntemle, yüzlerce hayvanın aynı anda dölleme işlemi gerçekleştirilebiliyordu. Ancak, 2000'li yılların başında estradiol gibi östrojen hormonlarının gıda üreten hayvanlarda kullanımına yönelik çevresel ve tüketici endişeleri arttı. Bu gelişmeler, Dr. Singh ve ekibini yeni bir alternatif arayışına yöneltti. Klasik protokollerin yetersiz kalması üzerine, Singh ve ekibi yıllar süren araştırmalar sonucunda cetrorelix adlı ilaçla çığır açan bir başarıya ulaştı. Cetrorelix, insanlarda tüp bebek tedavisinde yaygın olarak kullanılırken, sığır üretiminde şimdiye kadar bu şekilde uygulanmamıştı. Singh, "Cetrorelix ile elde ettiğimiz sonuçlar, estradiol yönteminin etkinliğine çok yakın ve steroid hormon kullanımı gerektirmiyor" diyerek yöntemin önemini vurguladı.</p><h3>Saskatchewan Üniversitesi'nin cetrorelix protokolü dünya çapında ilgi görüyor</h3><p>USask ve Dr. Singh'in liderliğindeki araştırma ekibi, cetrorelix ile geliştirilen yeni protokolün patentini aldı. Bu yenilik, sadece Kanada'da değil, dünya genelinde hayvancılık sektörünün dikkatini çekti. Cetrorelix'in en büyük avantajlarından biri, sığırların üreme döngüsünün tüm aşamalarında güvenilir ve etkili sonuçlar sunması. Ayrıca, bu yöntemle çiftçilerin manuel iş yükü azalıyor, gözlem süresi kısalıyor ve sütün yanı sıra et üretiminde de verim artıyor. USask'ın İnovasyon Hareketi ve Ortaklıklar ekibi, cetrorelix protokolünü koyun, at ve diğer memelilerde de uygulamak için ilaç şirketleriyle iş birliği yapıyor. Dr. Singh, "Bu buluş, Kanada ve Güney Amerika dahil olmak üzere dünya genelinde milyonlarca hayvana olumlu katkı sağlayacak" diyerek, yöntemin küresel etkisine dikkat çekti. Ayrıca, cetrorelix protokolü sayesinde çiftçiler, buzağıların doğum zamanını daha iyi planlayabiliyor ve sürülerine üstün genetik özellikler kazandırabiliyor. Bu da hem hayvan sağlığını hem de genel üretim kalitesini artırıyor.</p><h3>Cetrorelix ile üreme yönetiminde verim ve sağlık bir arada</h3><p>Cetrorelix ile geliştirilen yeni üreme yönetimi protokolü, sadece verimi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda hayvan sağlığını da ön planda tutuyor. Geleneksel yöntemlerde karşılaşılan hormonal yan etkiler ve çevresel kaygılar, cetrorelix ile önemli ölçüde azalıyor. USask'ın yürüttüğü saha çalışmaları, cetrorelix'in sığırda yeni bir foliküler dalga indüklediğini ve ovülasyonun istenen zamanda gerçekleşmesini sağladığını ortaya koydu. Bu sayede, sabit zamanlı yapay dölleme işlemleri daha yüksek başarı oranlarıyla gerçekleştirilebiliyor. Dr. Singh, "Çiftçiler için ek iş yükü oluşturmayan ve gözlem süresini azaltan bu yöntem, süt çiftliklerinde de kolayca uygulanabilir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, cetrorelix'in patent süresinin dolmasıyla birlikte maliyetlerin düşmesi ve daha fazla üreticinin bu protokole erişebilmesi bekleniyor. USask ve iş ortakları, cetrorelix protokolünü ticarileştirmek ve daha geniş bir alana yaymak için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Yeni yöntemle hayvancılık sektöründe sürdürülebilirlik artıyor</h3><p>Cetrorelix protokolünün hayata geçmesiyle, sığır üretiminde sürdürülebilirlik ve verimlilik yeni bir boyut kazanıyor. Çiftçiler, sürülerindeki buzağı sayısını kontrol edebiliyor ve doğum zamanlamasını optimize edebiliyor. Bu sayede, hem ineklerin hem de buzağıların sağlığı korunurken, üstün genetik özelliklere sahip hayvanların yetiştirilmesi mümkün oluyor. Araştırmanın sonuçları, yalnızca Kanada'da değil, küresel ölçekte hayvancılık sektöründe önemli bir dönüşümün kapılarını aralıyor. Dr. Singh ve ekibi, cetrorelix protokolünün dünya genelinde yaygınlaşması için sektör temsilcileriyle iş birliğini sürdürüyor. Önümüzdeki yıllarda, cetrorelix ile geliştirilen bu yenilikçi yöntemin, sığır üretiminde standart uygulama haline gelmesi ve hayvancılıkta yeni bir çağ başlatması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Saskatchewan Üniversitesi'nin öncülüğünde geliştirilen cetrorelix protokolü, sığır üretiminde hem verimliliği hem de hayvan sağlığını artıracak güçlü bir çözüm sunuyor. Bu gelişme, Kanada başta olmak üzere dünya genelindeki çiftçiler için önemli fırsatlar yaratırken, hayvancılık sektörünün geleceğine de yön veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cetrorelix-ile-sigir-uret-694_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasadan-mars-yolculugunda-tarihi-lityum-plazma-motor-testi-274160</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'dan Mars yolculuğunda tarihi lityum plazma motor testi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, Jet Propulsion Laboratory'de lityum plazma motorunu rekor güçle ateşleyerek insanlı Mars görevlerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Bu kritik test, Mars yolculuklarını hızlandıracak ve uzay teknolojisinde çığır açacak yeniliklerin önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'dan Mars yolculuğunda tarihi lityum plazma motor testi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Mars'a insan göndermeyi hedefleyen uzun soluklu planında önemli bir eşiği geçti. Ajans, Güney Kaliforniya'daki Jet Propulsion Laboratory'de (JPL) lityum plazma motorunu rekor seviyede güçle ateşledi. 120 kilowatt'a ulaşan bu test, insanlı Mars görevleri için kritik bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. NASA'nın yeni nesil elektrikli itki sistemiyle gerçekleştirdiği bu deneme, uzay araçlarının Mars'a daha hızlı ve verimli ulaşmasını sağlayacak teknolojik sıçramanın habercisi oldu.</p><h3>NASA'dan lityum plazma motorunda 120 kilowatt'lık rekor</h3><p>Jet Propulsion Laboratory'nin özel vakum odasında yapılan testte, lityum plazma motoru 120 kilowatt güçle beş kez başarıyla ateşlendi. Bu güç seviyesi, şu anda ABD uzay araçlarında kullanılan elektrikli itki sistemlerinin çok üzerinde yer alıyor. Test sırasında, tungsten elektrot 5.000 derece Fahrenheit'ın üzerinde sıcaklığa ulaşarak parlak bir şekilde ışık saçtı. Mühendisler, ateşleme stabilitesini ve sürdürülebilir yüksek güç performansını gözlemledi. Elde edilen veriler, lityum plazma motorunun daha büyük ölçekli uygulamalar için hazır hale getirilmesinde önemli bir rol üstlenecek. NASA yöneticileri, bu gelişmenin Amerika'nın Mars'a insan gönderme hedefinde gerçek bir ilerleme sağladığını vurguladı.</p><h3>Jet Propulsion Laboratory'nin Mars hedefinde lityum plazma motorunun önemi</h3><p>NASA'nın lityum plazma motoru, derin uzay görevlerinde devrim yaratacak bir potansiyele sahip. Geleneksel elektrikli itki sistemlerinin ötesine geçen bu teknoloji, hem elektrik akımlarını hem de manyetik alanları kullanarak çok daha yüksek güçle çalışıyor. Lityumun düşük iyonizasyon enerjisi ve yüksek plazma verimliliği, onu uzay yolculukları için ideal bir itici madde haline getiriyor. JPL'deki bu test, NASA'nın Uzay Nükleer İtki programı kapsamında Princeton Üniversitesi ve Glenn Araştırma Merkezi'nin iş birliğiyle yürütülen iki yılı aşkın sürelik Ar-Ge çalışmasının sonucu olarak gerçekleşti. Mühendisler, lityum plazma motorunun sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir teknolojiye dönüşmesi için termal stres, uzun süreli ateşleme ve malzeme dayanıklılığı gibi kritik başlıklar üzerinde yoğunlaşıyor.</p><h3>NASA yöneticisi Isaacman: 'Mars yolculuğu için stratejik yatırımlar sürecek'</h3><p>NASA İdarecisi Jared Isaacman, lityum plazma motorunun 120 kilowatt'a ulaşan ilk ateşlemesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Mars'ı gözden kaçırmadık. Bu test, Amerikalı bir astronotu Kızıl Gezegen'e göndermede önemli bir adım" dedi. Isaacman, elektrikli itki sistemlerinde ulaşılan bu güç seviyesinin, Mars yolculuğunda yeni bir sıçramanın habercisi olduğunu belirtti. NASA'nın hedefi, lityum plazma motorunu 500 kilowatt ile 1 megawatt aralığına çıkarmak. İnsanlı bir Mars görevi için toplamda 2 ile 4 megawatt arasında güç gerekeceği öngörülüyor. Bu da, birden fazla motorun 23.000 saatten fazla süreyle aralıksız çalışmasını gerektiriyor. Isaacman, "Stratejik yatırımlarımızı sürdüreceğiz ve Mars yolculuğunda yeni bir çağ başlatacağız" diye konuştu.</p><h3>Lityum plazma motoru ile Mars yolculuğu nasıl değişecek?</h3><p>Lityum plazma motoru, Mars görevlerinde seyahat süresini kısaltma ve taşıma kapasitesini artırma potansiyeliyle öne çıkıyor. Mevcut elektrikli itki sistemleri, genellikle düşük güçle uzun süreli itki sağlıyor. Ancak lityum plazma motoru, çok daha yüksek güç seviyelerinde çalışarak uzay araçlarının daha ağır yükler taşımasına, daha büyük mürettebatları desteklemesine ve gezegenler arası yolculuklarda daha yüksek hızlara ulaşmasına imkan tanıyor. Bu teknoloji, NASA'nın uzun vadeli Mars stratejisinde nükleer elektrikli itki sistemleriyle entegre biçimde kullanılacak. Lityum plazma motorları, megawatt seviyesindeki güç girişlerini kaldırabilen yapısıyla, insanlı uzay yolculuklarında yeni görev mimarilerinin önünü açıyor. Ayrıca, fırlatma sırasında gereken toplam kütleyi azaltarak maliyetleri düşürmeyi de hedefliyor.</p><h3>Jet Propulsion Laboratory ve ortaklarından derin uzayda dayanıklılık odaklı Ar-Ge</h3><p>JPL'deki mühendisler, lityum plazma motorunun uzun süreli ve yüksek güçlü çalışmalarda dayanıklılığını artırmak için kapsamlı Ar-Ge çalışmaları yürütüyor. Motorun elektrotları ve yapısal bileşenleri, sürekli yüksek ısı ve elektromanyetik kuvvetlere karşı dirençli olacak şekilde geliştiriliyor. Araştırma ekibi, özellikle malzeme dayanıklılığı, termal yönetim ve sistem stabilitesi üzerinde duruyor. Princeton Üniversitesi ve Glenn Araştırma Merkezi ile yapılan iş birliği, lityum plazma motorunun operasyonel olarak hazır hale gelmesi için yeni test serilerinin planlanmasını sağladı. NASA'nın Uzay Teknolojisi Misyon Müdürlüğü ve Marshall Uzay Uçuş Merkezi, bu projeyi nükleer enerji üretimindeki ilerlemelerle birleştirerek insanlı Mars görevlerinin önünü açmayı amaçlıyor. Bu bütünleşik strateji, önümüzdeki on yıllarda Mars'a insan göndermeyi mümkün kılacak teknolojik altyapının temelini oluşturuyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'de gerçekleştirdiği lityum plazma motoru testi, insanlı Mars görevlerinde yeni bir dönemin habercisi oldu. Bu teknolojinin geliştirilmesiyle, uzay yolculuklarında hız, verimlilik ve kapasite artacak. Lityum plazma motoru, insanlığın Kızıl Gezegen'e ulaşma hayalini gerçeğe dönüştürme yolunda kritik bir rol üstleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/nasadan-mars-yolculugunda-367_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avrupadaki-kerosin-krizi-turk-hava-yolu-sirketlerine-yeni-firsatlar-sunuyor-274159</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa'daki kerosin krizi, Türk hava yolu şirketlerine yeni fırsatlar sunuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'nın kapısını çalan kerosin krizi, Avrupa'nın en büyük hava yolu şirketlerinden Lufthansa'yı baskı altına sokarken, Türkiye'deki hava yolu şirketlerine yeni fırsatlar sunmaktadır.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa'daki kerosin krizi, Türk hava yolu şirketlerine yeni fırsatlar sunuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alman KGAL yatırım firmasında Havacılık Portföy Yöneticisi Ömer Giray Özay, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin Avrupa ülkelerinin jet yakıtı teminine etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b><center><b>***</center></b></center></b></p><p>Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol arzının yaklaşık yüzde 25'inin geçtiği kritik bir noktadır. Bu oran, ham petrol temininde belirleyici olduğu kadar, jet yakıtı temini ve fiyatlandırması üzerinde de önemli etkiler yaratmaktadır. Sivil havacılık sektörü bu nedenle ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Petrol tedariki açısından Güneydoğu Asya da mevcut gelişmelerden etkilenirken, Avrupa'da bu etki kendisini doğrudan jet yakıtı sıkışıklığı olarak göstermektedir.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan bu yana enerji tedariki açısından baskı altında olan Avrupa, Trump'ın İran'a yönelik tek taraflı girişimiyle birlikte yeni bir darbe daha almış durumda. Bu gelişmeler, küresel ve Avrupa piyasalarını etkilediği kadar NATO üyesi komşu ülke Türkiye'yi de etkilemektedir.</p><p>Yükselen enerji fiyatları sayesinde üretici konumundaki Rusya, piyasalardaki artışlardan avantaj sağlarken Avrupa Birliği (AB) artan enerji maliyetleri, enflasyon ve Ukrayna'ya verilen destek nedeniyle ciddi bir baskı altındadır. Düşük büyüme oranları başta Almanya olmak üzere birçok ülkede sektörel krizlere ve toplumsal kutuplaşmaya yol açmaktadır.</p><p>Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın jet yakıtı stoklarının yalnızca birkaç hafta yetecek seviyede olabileceği uyarısında bulunmaktadır. Bu durum, bazı hava yolu şirketlerinde operasyonel sürdürülebilirlik konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.</p><p><b>- AVRUPA'NIN EN BÜYÜK HAVA YOLU ŞİRKETİ MÜDAHALE EDİYOR</b></p><p>Lufthansa Group, bünyesinde yer alan Alman hava yolu şirketi Lufthansa&#39;nın yanı sıra Austrian Airlines, Swiss Air Lines ve ITA Airways gibi şirketleriyle Avrupa'nın en büyük hava yolu gruplarından biri olup dünyada dördüncü sırada yer alıyor. Pilot grevleri ve Kovid-19 salgını döneminde aldığı devlet yardımlarına yönelik hukuki süreçlerle karşı karşıya kalan hava yolu şirketi, zaten baskı altındaydı.</p><p>Hürmüz Boğazı kriziyle birlikte Lufthansa, ilk planda filosundaki 40 uçağı servis dışı bıraktı. Bu sayı, toplam kapasitenin yaklaşık yüzde 2,5'ine karşılık gelmektedir. Dünyada yaklaşık 100 bin çalışanı bulunan köklü hava yolu şirketi bununla da kalmayarak ülke içi ulaşımı sağlayan Lufthansa &quot;CityLine&quot; operasyonlarını sonlandırdığını açıkladı. </p><p>Bu bağlamda Lufthansa'nın bu hamleleri sürpriz değildir. Şirket, kriz dönemlerinde, Kovid-19 salgını döneminde olduğu gibi erken müdahale ederek kurumsal sağlığını korumaya yönelik adımlar atmaktadır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/uakkak-30042026c9f6cdb3.jpg"/><p><b>- ARTAN JEOPOLİTİK BELİRSİZLİĞİN SİVİL HAVACILIĞA ETKİSİ</b></p><p>Barışçıl bir küresel düzen, ticaret için her zaman olumlu bir zemin oluşturmuştur. Aynı durum, küresel entegrasyonla ayakta duran sivil havacılık sektörü için de geçerlidir.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Rus hava sahasının Batılı hava yollarına kapanması, özellikle Asya rotalarında Avrupa hava yollarını ciddi bir rekabet dezavantajına sokmuştur. Buna ek olarak, İsrail'in tetiklediği Orta Doğu'daki gerilim, uçuş yasak bölgelerinin artmasına ve rotaların uzamasına neden olmuştur. Son olarak İran'a yönelik gelişmeler bu sürece yeni bir boyut eklemiştir. Dubai gibi küresel ölçekte önemli bir havacılık merkezinin dahi risk altına girmesi, birçok yolcunun yolda kalmasına neden olmuş ve uzun mesafeli uçuşlara olan talebi zayıflatmıştır.</p><p>Kısa vadede İstanbul, Maskat ve Münih gibi alternatif merkezler bu durumdan fayda sağlamıştır. Ancak giderek artan jet yakıtı fiyatları sektörü zorlamaktadır. Hava yolu şirketlerinin en büyük maliyet kalemlerinden biri olan jet yakıtı, bilet fiyatlarını artırmaktadır. Bu durum da talebin düşmesine yol açarak özellikle Avrupa'daki hava yolu şirketlerini baskı altına almaktadır.</p><p>Bu süreçte sektörel iflas risklerinin de konuşulmaya başlandığı görülmektedir. Nitekim, bazı Avrupa hava yolları finansal zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.</p><p><b>- TÜRKİYE'DEKİ HAVA YOLU ŞİRKETLERİNİN AVANTAJI</b></p><p>Avrupa'nın kapısını çalan kerosin krizi, Avrupa'nın en büyük hava yolu şirketlerinden Lufthansa'yı baskı altına sokarken, Türkiye'deki hava yolu şirketlerine yeni fırsatlar sunmaktadır. Türkiye'nin önde gelen hava yolu şirketleri, coğrafi konumları sayesinde diğer ülkelere kıyasla daha avantajlı bir noktada bulunmaktadır. Türkiye'deki hava yolu şirketleri de bu dönemde bazı rotalarını daraltmaktadır. Ancak geçmişte de döngü karşı büyüme yaklaşımıyla hareket eden THY, Avustralya rotalarında olduğu gibi kendisini bu gelişmelere karşı önceden konumlandırmayı başarmıştır. </p><p>Ancak Türkiye'nin Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ) ve SOCAR gibi aktörler sayesinde sahip olduğu yüksek rafineri kapasitesi, jet yakıtı arzı açısından stratejik avantajı sunmaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu&#39;nun da belirttiği gibi Türkiye bir jet yakıtı ihracatçısı ülke konumundadır. Avrupa ülkelerine kıyasla daha esnek bir yapı sağlayan bu durum, krizin etkilerini Türkiye açısından sınırlamaktadır. Bu stratejik üstünlüğün, özellikle ülkedeki havalimanları ve hava yolu şirketleri açısından bu küresel kritik dönemde faydalı olacağı düşünülmektedir.</p><p><b>- JET KRİZİ KİME AVANTAJ KİME DEZAVANTAJ SAĞLIYOR?</b></p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, Avrupa ülkelerinin refah seviyeleri açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu krizin özellikle turizm planlamaları ve yaklaşan yaz sezonu üzerinde olumsuz etkiler yaratması beklenmektedir.</p><p>Avrupa ise mevcut durumda iç sorunlarını çözmeye odaklanmış görünmekte ve hızlı, öngörülü müdahale kapasitesinden giderek uzaklaşmaktadır. ABD'nin NATO çerçevesinde attığı adımlar ve ardından gelen destek beklentisi, müttefikler arasındaki koordinasyon eksikliğini de ortaya koymuştur.</p><p>Bu durum, Hürmüz Boğazı gibi kritik bir coğrafyada yaşanan gelişmelerin dolaylı olarak Rusya'nın enerji gelirlerini artırmasına ve Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında avantaj sağlamasına yol açmaktadır. Bu süreçte avantaj sağlayan tarafın ise doğru konumlanma ve altyapı sayesinde Türkiye&#39;deki hava yolu şirketleri olması beklenmektedir.</p>[Ömer Giray Özay, Alman KGAL yatırım firmasında Havacılık Portföy Yöneticisi olarak çalışmaktadır. Ayrıca, Bonn Üniversitesi'nde doktora çalışmalarına devam etmektedir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/avrupadaki-kerosin-krizi--906_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/yetenek-sizsinizin-minik-yildizi-bakin-kimmis-simdi-cok-unlu-biri-274158</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yetenek Sizsiniz'in minik yıldızı bakın kimmiş! Şimdi çok ünlü biri...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Şimdinin popüler isimlerinden olan Sıla Şahin'in yıllar önce katıldığı Yetenek Sizsiniz programındaki görüntüleri ortaya çıktı. Sıla Şahin'in o anları sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında yerini aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yetenek Sizsiniz'in minik yıldızı bakın kimmiş! Şimdi çok ünlü biri...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dönem ekran başındaki milyonların ilgiyle takip  ettiği Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasında sahneye çıkan minik bir yarışmacı,  sempatik tavırları ve güçlü enerjisiyle hafızalara kazınmıştı. O günlerde çocuk  yaşta olmasına rağmen sahnedeki rahatlığıyla dikkat çeken Sıla Şahin, aradan  geçen yılların ardından yeniden gündeme geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila2-30042026eb3615be.jpg"/><p>Yarışmada seslendirdiği "Olmaz Olmaz Bu İş  Olamaz" performansıyla izleyicinin beğenisini kazanan Sıla Şahin, adından  söz ettirmişti. O dönem jüri koltuğunda Acun Ilıcalı, Hülya Avşar ve Sergen  Yalçın yer alıyordu. Küçük yaşı nedeniyle yarışmada oylamaya dahil edilmeyen  Sıla Şahin, buna rağmen iz bırakan isimlerden biri olmuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila3-30042026482c4249.jpg"/><p>Yarışmanın ardından uzun süre gözlerden uzak kalan genç  isim, yıllar sonra sosyal medya paylaşımlarıyla yeniden dikkat çekti. Özellikle  TikTok üzerinden yayınladığı içeriklerle geniş bir takipçi kitlesine ulaşan Şahin,  müzik yolculuğunu da sürdürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila1-300420267a4207e5.jpg"/><p>Akustik yorumlarıyla dinleyiciden olumlu dönüşler alan  genç şarkıcı, "Toparlanmam Lazım" adlı çalışmasıyla adını daha geniş  kitlelere duyurdu. Sıla Şahin'in Yetenek Sizsiniz programındaki hallerini  görenler şaşkınlığını gizleyemedi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila4-300420262bea5d51.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila7-300420264553b74b.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila5-30042026e7da3ae9.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sila6-300420263f58e437.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/yetenek-sizsinizin-minik--858_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/hava-ve-denizde-6-yeni-milli-insansiz-sistem-geliyor-274157</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hava ve denizde 6 yeni milli insansız sistem geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Mühendislik çözümlerine yenilerini ekleyen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, 6 insansız hava ve deniz sistemini SAHA 2026'da tanıtacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hava ve denizde 6 yeni milli insansız sistem geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#39;nin ve Avrupa&#39;nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs&#39;ta İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde gerçekleştirilecek.</p><p>Anadolu Ajansının &quot;Teknolojinin kalbi SAHA&#39;da atacak&quot; başlıklı dosyasının onbirinci haberinde, STM&#39;nin ilk kez sergileyeceği insansız sistemlere yer verildi.</p><p>Türkiye&#39;nin savunma sanayi alanındaki mühendislik gücü STM, SAHA 2026&#39;da özellikle otonom sistemler alanında ortaya koyacağı yeni nesil çözümlerle ve yakın gelecekteki insansız-insansız harbine yaptığı hazırlıklarla dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Şirket, hava, deniz ve sualtı platformlarını kapsayan çok boyutlu otonom ürün ailesiyle, modern harp sahasının ihtiyaçlarına bütüncül yanıt veren bir yaklaşımı &quot;SAHA&quot;ya taşıyacak.</p><p>STM, fuarda tekil platformların ötesinde otonomi, sürü zekası ve ileri entegrasyon kabiliyetleriyle desteklenen &quot;Çok Boyutlu Harekat&quot; (Multi-Domain Operations) yaklaşımını geniş bir ürün ailesiyle sergileyecek.</p><p>Şirket, SAHA 2026&#39;da otonom sistemler alanındaki derin mühendislik birikimini yansıtan 6 yeni milli platformun lansmanını yapacak. </p><p>STM&#39;nin fuarda ön plana çıkaracağı milli teknolojilerin başında Uzun Menzilli Kamikaze İHA geliyor. Bu sisteme ilişkin ilk test uçuş görüntülerini paylaşan STM, komuta merkezlerinden hava savunma ve radar unsurlarına kadar kritik hedefleri otonom olarak etkisiz hale getirebilecek bir çözüm ortaya koymayı amaçlıyor. Sabit kanatlı kamikaze İHA ALPAGU&#39;nun gelişmiş yeteneklerle donatılan, artırılmış menzil ve faydalı yük kapasitesine sahip yeni bir versiyonu da ilk kez SAHA&#39;da olacak. Hava savunma konseptine yenilikçi bir yaklaşım sunan ve düşman İHA&#39;larını havada etkisiz hale getiren Önleyici İHA Sistemi, anlık istihbarat ve veri akışı sağlayacak Mini Keşif-Gözetleme Sistemi de ilk kez kamuoyuyla buluşacak.</p><p><b>- İNSANSIZ DENİZ SİSTEMLERİ</b></p><p>Şirket, iki yeni insansız deniz sistemini de ilk kez SAHA&#39;da görücüye çıkaracak. Deniz ve insansız sistemler alanındaki tecrübesini birleştirerek, insansız otonom sualtı ailesini ortaya koyan STM, stratejik görevler için özel olarak geliştirdiği Büyük Sınıf Otonom İnsansız Sualtı Aracı&#39;nı da fuarda sergileyecek. STM, yüksek sürati, düşük silüeti ve sürü operasyon kabiliyetiyle deniz harbinde oyunun kurallarını değiştirmeye hazırlanan yeni nesil Kamikaze İnsansız Deniz Aracı&#39;nı da gün yüzüne çıkaracak.</p><p>STM, fuarda yeni lansman ürünlerinin yanı sıra yıllarca sahada kendini başarıyla kanıtlamış ve operasyonel derinliğiyle öne çıkan çözümlerini de sunacak. Taktik İHA dünyasında fark yaratan ve bugün 4 kıtada kullanılan Türkiye&#39;nin ilk milli vurucu İHA&#39;sı KARGU, milli gözcü İHA TOGAN, mühimmat bırakma kabiliyetine sahip BOYGA-B, akıllı mühimmat sistemi TUNGA, KarguFPV ve dikey iniş-kalkış yapabilen STM TURUL VTOL ziyaretçilerle buluşacak.</p><p><b>- DENİZLERDEKİ MİLLİ İMZA</b></p><p>Askeri denizcilikte &quot;mavi vatan&quot;dan uluslararası sulara uzanan geniş ürün gamı da katılımcıların beğenisine sunulacak. Milli imkanlarla geliştirilen Türkiye&#39;nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, MİLGEM Ada Sınıfı Korvet, Türkiye&#39;nin ilk milli hücumbotu ve STM500 denizaltısı ve sahil güvenlik gemilerinin yanı sıra Portekiz için geliştirilen Lojistik Destek Gemisi, Pakistan Denizde İkmal Tankeri, Malezya Korveti (LMS-Batch-II), Çok Maksatlı Destek Gemisi (MRSS) gibi ihracat başarısı yakalayan stratejik projeler sergilenecek. Deniz platformlarındaki yeni nesil otonom dönüşümün temsilcisi olan insansız suüstü platformu STM NETA 300 de STM&#39;nin teknolojik vizyonunu yansıtmak üzere stantta olacak.</p><p>STM&#39;nin tasarımcısı ve ana yüklenicisi olduğu, 2024 yılında Türk Donanması&#39;nda göreve başlayan, Türkiye&#39;nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515) ve STM&#39;nin kritik roller üstlendiği Reis Sınıfı denizaltıların ilki olan TCG PİRİREİS (S-330), SAHA-2026 kapsamında Ataköy limanı açıklarında ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>SAHA kapsamında oluşturulacak FPV drone alanında STM&#39;nin geliştirdiği insansız hava araçlarının uçuşları da katılımcılar tarafından izlenebilecek. STM, SAHA&#39;da yeni teknoloji ve projelerin geliştirilmesi için de işbirliği anlaşmalarına imza atacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/hava-ve-denizde-6-yeni-mi-504_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-belediyede-egitmen-gorunumlu-milyonluk-ag-ozel-araclar-ihaleler-rusvetler-274156</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li belediyede ''eğitmen'' görünümlü milyonluk ağ: Özel araçlar, ihaleler, rüşvetler...]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesine yönelik düzenlenen biri başkan yardımcısı 12 şüphelinin tutuklandığı operasyonda daha önce çalıştığı kurumdan KHK ile ihraç edilen bir şahsa şirketler aracılığıyla eğitmen olarak ödeme yapıldığı, ayrıca otomobil verildiği ortaya çıktı. Belediyenin şirketi üzerinden kirası ödenen otomobili şüphelinin kendisinin dışında eşinin de kullandığı ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li belediyede ''eğitmen'' görünümlü milyonluk ağ: Özel araçlar, ihaleler, rüşvetler...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi ekipleri, 10 Nisan'da CHP'li Yenişehir Belediyesi'ne yönelik ihalede yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçlarından operasyon düzenledi.</p><p><b>RÜŞVETLE İŞE GİRME, İŞE GELMEYE MAAŞTAN SONRA ŞAHSA ÖZEL ARAÇ SKANDALI</b></p><p>Daha önce işe gitmeden 23 ay süreyle maaş alanın da, rüşvetle işe alımların ortaya çıkarıldığı yolsuzluk operasyonunda yeni bilgilere de ulaşıldı. Alınan son bilgiye göre, İstanbul'da bir belediyede zabıta olarak görev yaparken başka bir belediyeye veri kontrol işletmeni olarak geçen A.U. (45) 2017 yılında KHK ile ihraç oldu. İhraç olduktan sonra "Eğitim ve Danışmanlık" şirketleri aracılığıyla CHP'li belediyelerle bağ kurduğu öğrenilen A.U.'ya ise Yenişehir Belediyesi üzerinden tanınan imkanlar ise dikkat çekti. Hem yazılım programları hem de düzenlenmiş gibi gösterilen eğitimlerden sözde çalıştığını iddia ettiği şirketlere milyonlar aktarılmasına aracılık ettiği ileri sürülen A.U.'ya bir de kullanması için hususi olarak otomobil kiralandığı ortaya çıktı.</p><p><b>BELEDİYENİN KİRALADIĞI OTOMOBİL, AİLE ARACI OLMUŞ</b></p><p>Öteyandan Yenişehir Belediyesi'ne bağlı şirket tarafından kiralanan otomobili A.U.'nun Mersin'in dışında şehirler arası işlerinde de kullandığı polisin çalışmasıyla belgelendi. Belediyeye ait otomobili, A.U'nın eşinin de kullandığı ortaya çıktı. A.U.. araçla ilgili savunmasında," Yenişehir Belediyesi Personel Limited Şirketi aracı kullanmam için bana teslim etti. İl dışlarında acil işim olduğunda bu aracı kullandım. Bu işlem için herhangi bir evrak düzenlenmemiştir. Ben bu aracı sadece ulaşımımı sağlamak amacıyla kullandım" dediği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/nbvnbnmn1775800267-30042026920f71a6.jpg"/><p>Belediyeye ait aracı kullanırken yorgunluktan dolayı dinlendiği zamanlarda eşine verdiğini de ileri süren A.U. eşinin hiçbir zaman bu aracı kendisi yokken kullanmadığını ileri sürdü. Ancak kamera kayıtları A.U'nun bu ifadelerini yalanladı. Kameralara yansıyan görüntülerin bazılarında A.U.'nin eşinin otomobili kullandığı, hatta yanındaki koltukta ise kendisinin olmadığı, çocuğunun oturduğu yer aldı.</p><p><b>MİLYONLARCA EĞİTİM PARASI ÖDENMİŞ</b></p><p>Öte yandan, yapılan incelemelerde şüpheli A.U.'nun bağlantılı olduğu 3 şirkete belediyeden eğitim hizmeti adı altında 11 milyon 128 bin TL para transferi gerçekleştiği raporlara yansıdı. Ayrıca şirketlerden birinin yöneticisi olan C.D. ile A.U. arasında 1 milyon 360 bin TL'lik hesap hareketi tespit edildi.</p><p>Başkan yardımcısı, şube müdürleri ve şirket sahipleriyle sürekli irtibat kuran şüpheli A.U. hakkında, H.S.'yle birlikte hareket ederek C.D. ve yakınları adına bir den fazla firma kurduğu iddia ediliyor. İddialar arasında dönemin başkan yardımcılarından biri ve strateji müdürü aracılığıyla eğitim hizmetinin doğrudan alım ve ihalelerin şartname ve diğer bilgilerine elde ettikleri paravan olarak kurdukları firmalar adına doğrudan alım ve ihaleler alarak ihaleye fesat karıştırdıkları, her hangi bir eğitim hizmeti vermeden eğitim hizmeti verilmiş gibi gösterilerek edimin ifasına fesat karıştırdıkları da yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/chpli-belediyede-egitmen--690_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turunda-patara-kemer-etabi-basladi-274155</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda Patara-Kemer etabı başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda (TUR 2026) Patara-Kemer etabının startı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda Patara-Kemer etabı başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 61&#39;incisi düzenlenen, Uluslararası Bisiklet Birliğinin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye&#39;nin &quot;ProSeries&quot; kategorisindeki tek bisiklet yarışı olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu&#39;nun 5. etabı Patara-Kemer başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250010.jpg"/><p>Patara Antik Kenti&#39;ndeki etabın startına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kaş Belediye Başkanı Erol Demirhan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan katıldı.</p><p>Protokol, start öncesinde Antalya'da bu yıl düzenlenecek COP31'e dikkati çekmek amacıyla üzerinde &quot;Antalya&#39;da deniz hep temiz&quot; yazılı pankart açtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250009.jpg"/><p>Beşinci etapta Kolombiyalı Ivan Ramiro Sosa, turkuaz (genel klasman) ve kırmızı mayoyu (dağların kralı) giydi. Yeşil mayoyu (en iyi sprinter) Team Flanders-Baloise takımından Belçikalı Tom Crabbe, beyaz mayoyu ise Konya Büyükşehir Belediyespor&#39;dan Mustafa Tarakcı giydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250007.jpg"/><p><b>- TURUN EN UZUN ETABI</b></p><p>23 takımdan 155 sporcu, 130,4 kilometrelik etapta Patara Antik Kenti&#39;nden başlayarak Kaputaş, Kaş, Demre ve Finike&#39;den Kemer&#39;e uzanan parkurda pedal çevirecek.</p><p>Tarihle doğanın buluştuğu ayrıca 180,7 kilometre ile en uzun mesafe olan bu etap, hem uzun mesafe hem de değişken parkur ve tırmanışlara sahne olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250005.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/61-cumhurbaskanligi-turki-185_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-ipad-ultra-icin-surpriz-karar-pro-satislari-planlari-degistirdi-274154</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iPad Ultra için sürpriz karar! Pro satışları planları değiştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, uzun süredir teknoloji gündemini meşgul eden iPad Ultra modelini iptal etti. Şirketin bu kararında iPad Pro satışlarındaki düşüş ve pazarın talepleri etkili oldu. Katlanabilir iPad projeleri ise belirsizliğini koruyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iPad Ultra için sürpriz karar! Pro satışları planları değiştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iPad Ultra olarak anılan yeni nesil katlanabilir tablet projesini iptal ettiğini duyurdu. Şirketin bu kararı, iPad Pro satışlarının yıllardır beklentilerin altında kalması ve kullanıcı talebinin zayıf seyretmesiyle doğrudan bağlantılı. Apple'ın iPad Ultra planlarından vazgeçtiği haberi, teknoloji dünyasında güvenilir kaynaklar arasında yer alan Weibo'daki "Instant Digital" tarafından gündeme taşındı. Instant Digital, Apple'ın Ultra markasını farklı ürün gruplarına yayma stratejisi kapsamında iPad serisine yeni bir model ekleme düşüncesinin artık gündemde olmadığını açıkladı. Apple, Watch Ultra, M serisi Ultra çipler, iPhone Ultra ve OLED ekranlı MacBook Ultra gibi ürünlerin geliştirilmesine devam ederken, iPad Ultra'nın bu listeden çıkarılması, şirketin tablet pazarındaki stratejisini yeniden gözden geçirdiğini gösterdi.</p><h3>iPad Pro satışlarındaki düşüş Apple'ın kararında etkili oldu</h3><p>iPad Pro'nun satış grafiği, son yıllarda şirketin beklentilerinin gerisinde kaldı. Özellikle 2024 yılına ilişkin yapılan sevkiyat tahminlerinde ciddi bir revizyon yaşandı. DSCC analisti Ross Young, yılın başında 10 milyon olarak öngörülen M4 iPad Pro sevkiyat tahminini, talebin beklenenden zayıf olması nedeniyle 6,7 milyon birime çekti. 13 inçlik modelin üçüncü ve dördüncü çeyreklerdeki sevkiyatlarının sırasıyla yüzde 50'den fazla ve yüzde 90 oranında azalması bekleniyor. Young, bu düşüşte özellikle yüksek fiyat politikasının etkili olduğunu belirtti. 11 inçlik iPad Pro'nun 999 dolardan, 13 inçlik modelin ise 1.299 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulması, kullanıcıların tableti ikincil bir cihaz olarak görmesine ve satın alma kararlarını ertelemesine yol açtı. Son üç yılda iPad gelirlerinin üst üste azalması, Apple'ın toplam gelirinde bu kategorinin payını 2025'te yüzde 6,73'e kadar düşürdü. Şirketin iPad Ultra gibi daha üst segment ve pahalı bir modeli piyasaya sürmekten vazgeçmesinde, bu ekonomik göstergelerin önemli rol oynadığı vurgulandı.</p><h3>Katlanabilir iPad projeleri belirsizliğini koruyor</h3><p>Apple'ın katlanabilir iPad geliştirme çalışmaları ise halen çeşitli zorluklarla karşı karşıya. Bloomberg'den Mark Gurman, Power On bülteninde Apple'ın 20 inçlik katlanabilir iPad üzerinde çalıştığını, ancak bu projenin Donanım Mühendisliği Kıdemli Başkan Yardımcısı John Ternus'un öncelikleri arasında yer alsa da, şimdilik deneysel bir aşamada kaldığını belirtti. Gurman'a göre, cihazın piyasaya sürülüp sürülmeyeceği henüz netlik kazanmış değil. Katlanabilir iPad'in geliştirme süreci, ağırlık, teknik özellikler ve ekran teknolojisiyle ilgili mühendislik zorlukları nedeniyle sürekli ertelendi. Ekim ayında yapılan değerlendirmelerde, Apple'ın hedeflediği lansman tarihinin 2028'den 2029 veya sonrasına sarkabileceği öngörüldü. Şirketin, cihazda kullanılacak büyük Samsung OLED ekranın kat izini en aza indirmeye odaklandığı belirtilirken, bu yaklaşımın gelecekteki katlanabilir iPhone modelleriyle paralellik taşıdığı ifade edildi. Prototiplerin yaklaşık 1,6 kilogram ağırlığında olması, cihazın 14 inçlik MacBook Pro'dan bile daha ağır hale gelmesine yol açtı. Ayrıca, fiyatının 3.900 dolara kadar çıkabileceği iddia edildi; bu rakam, mevcut 13 inç iPad Pro'nun neredeyse üç katı. Bu yüksek fiyat etiketi, cihazın pazardaki konumunu ve kullanıcılar nezdindeki cazibesini tartışmalı hale getiriyor.</p><h3>Ultra markası farklı ürünlerde öne çıkıyor</h3><p>Apple, Ultra markasını son yıllarda farklı ürün gruplarında kullanmaya başladı. Apple Watch Ultra, M serisi Ultra çipler ve CarPlay Ultra gibi ürünlerle başlayan bu strateji, şirketin premium segmentteki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Şirketin 2024 yılı için planladığı üç yeni Ultra cihaz arasında, yaklaşık 2.000 dolarlık katlanabilir iPhone Ultra, gelişmiş kamera özellikleriyle donatılacak AirPods Ultra ve mevcut MacBook Pro serisinden yüzde 20 daha pahalı olacak dokunmatik OLED ekranlı MacBook Ultra yer alıyor. Apple'ın Ultra markalı cihazları, teknoloji tutkunları ve profesyonel kullanıcıların ilgisini çekmeyi amaçlıyor. Macworld'a konuşan kaynaklar, iPhone Ultra ve MacBook Ultra isimlerinin doğruluğunu teyit etti. Ancak iPad Ultra'nın iptal edilmesi, şirketin tablet pazarında daha yüksek fiyatlı ve yenilikçi bir modelle risk almak istemediğini gösteriyor. iPad Pro'nun mevcut fiyat seviyesinde bile alıcı bulmakta zorlanması, daha pahalı bir modelin pazarda karşılık bulamayacağına dair güçlü bir işaret olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kategori ayrımı ve tasarımda belirsizlikler sürüyor</h3><p>Katlanabilir iPad projesinin geleceğiyle ilgili en büyük soru işaretlerinden biri de ürünün nasıl konumlandırılacağı. Mart ayında Mark Gurman, Apple'ın bu tür devasa bir cihazı iPad ve Mac serilerinin geleneksel ayrımını zorlayacak biçimde tasarladığını belirtti. Bazı kaynaklar, ürünü katlanabilir iPad olarak tanımlarken, diğerleri tamamen ekranlı bir MacBook olarak nitelendirdi. Cihazın kapalıyken MacBook'a benzer bir görünüme sahip olması, alüminyum kasası ve dış ekranının bulunmaması, tasarımda yenilikçi bir yaklaşımın benimsendiğini gösteriyor. Ayrıca, cihazın Huawei'nin 18 inçlik MateBook Fold modeline benzerliği de dikkat çekiyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, Apple'ın iPad Ultra planlarından vazgeçmesi, şirketin pazar dinamiklerini ve kullanıcı taleplerini yakından izlediğini ortaya koyuyor. Şirket, Ultra markasını daha çok talep gören ve premium segmentte yer alan ürünlerle sınırlı tutma kararı aldı.</p><p>Sonuç olarak, Apple'ın iPad Ultra projesini iptal etmesi, şirketin pazar gerçeklerine ve kullanıcı eğilimlerine hızlı bir yanıt verdiğini gösteriyor. iPad Pro'nun satışlarındaki düşüş, yüksek fiyat politikası ve katlanabilir cihazlarda yaşanan teknik zorluklar, Apple'ın stratejisinde önemli değişikliklere yol açtı. Ultra markası ise, önümüzdeki dönemde şirketin diğer amiral gemisi ürünlerinde öne çıkmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/appledan-ipad-ultra-icin--985_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/evinde-sevgi-ve-guven-bulamayan-cocuklar-dijital-dunyaya-sigindi-274153</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evinde sevgi ve güven bulamayan çocuklar dijital dünyaya sığındı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Aile bağlarının zayıf olduğu, güvenli ve kurallı bir ortamın bulunmadığı evlerde çocuklar, bağlanma ihtiyacını gidermek için dijital dünyaya sığınır. Dijital bağımlılık bir sonuçtur. Arkasındaki sebep genellikle evdeki sevgi ve güven eksikliğidir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evinde sevgi ve güven bulamayan çocuklar dijital dünyaya sığındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital bağımlılıktan korunma yöntemlerini ve sağlıklı teknoloji kullanımının önemini AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b>***</center></b></p><p>Dijital bağımlılık, en yalın haliyle özgür iradesini kaybedecek derecede kişinin dijital unsurlara esir olmasıdır. Biz tıpta bunu ikiye ayırıyoruz: Yaşamı kötü etkileyen davranışlar bütünü olan dependence (ihtiyaçlar) ve kişinin iradesini tamamen teslim ettiği addiction (tutsaklık).</p><p>Bağımlılığın biyolojik karşılığı, beynimizdeki ödül sisteminin bozulmasıdır. Şeker hastalığında insülin reseptörlerinin bozulması gibi dijital bağımlılıkta da dopamin reseptörleri bozulur. Kişi artık normal aktivitelerden haz alamaz hale gelir; buna &quot;ödül yetmezliği sendromu&quot; diyoruz. Sürekli daha fazla ekran, daha fazla kaydırma (scroll) hareketi ve daha fazla dijital haz arayışı başlar. Belirtilerin başında ise &quot;aşırı zihinsel meşguliyet&quot; gelir; kişi dijital dünyada değilken bile aklı oradadır.</p><p><b>- EBEVEYNLERİN DİJİTAL BAĞIMLILIĞI ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNİ NASIL ETKİLİYOR?</b></p><p>Bir anne veya baba evde çocukla ilgilenmek yerine sürekli &quot;işim var&quot; diyerek telefonuna yöneliyorsa bu &quot;duygusal ihmal&quot;dir. Bugün kliniklerde sıkça rastladığımız &quot;öğrenilmiş otizm&quot; vakaları tam da bu ihmalin sonucudur. 0-3 yaş arası beyin gelişimi için kritik eşiktir. Bu dönemde eline tablet verilerek susturulan çocuklarda, beynin sözcük üretme ve sosyal etkileşim alanları gelişememektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sosyalmedya3-30042026f5532a3b.jpg"/><p>Sonuç akademik olarak çok zeki görünen ama sosyal becerileri sıfır, empati kuramayan, göz teması kurmayan, adeta bir robot gibi yaşayan nesillerdir. Ebeveynin dijital dünyadaki tutsaklığı, çocuğun dünyasında onarılmaz boşluklar açmakta ve onu &quot;yalnızlık paradoksu&quot;na mahkum etmektedir.</p><p><b>- "ROL MODEL" OLMA AÇISINDAN ANNE BABALARIN EKRAN KULLANIMI NE KADAR BELİRLEYİCİ?</b></p><p>Çocuklar bizim söylediklerimizi değil, ayak izlerimizi takip ederler. Sabah kalkar kalkmaz ilk işi mesajlarına bakmak olan bir ebeveyn, çocuğuna &quot;hayatının en öncelikli konusu dijital dünyadır&quot; mesajını verir. Biz buna &quot;nöroyönetim&quot; diyoruz; yani kendi beyin kimyamızı yönetme becerisi.</p><p>Eğer ebeveyn kendi dopamin döngüsünü kontrol edemiyor, ekran başında kontrolü kaybediyorsa çocuğuna &quot;irade terbiyesi&quot;ni öğretemez. Aile bağlarının zayıf olduğu, güvenli ve kurallı bir ortamın bulunmadığı evlerde çocuklar, bağlanma ihtiyacını gidermek için dijital dünyaya sığınır. Unutulmamalıdır ki dijital bağımlılık aslında bir sonuçtur. Arkasında yatan sebep ise genellikle evdeki sevgi ve güven eksikliğidir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/yapayzekaas-30042026d6d0158f.jpg"/><p><b>- AİLE İÇİNDE SAĞLIKLI TEKNOLOJİ KULLANIMI İÇİN NASIL BİR YÖNTEM UYGULANMALI?</b></p><p>Buradaki anahtar kavram &quot;dozaj&quot;dır. Yılanın zehri az miktarda ilaçtır, fazlası ise öldürür. Dijital araçlar da böyledir. Öncelikle 0-3 yaş arasında ekran kesinlikle yasaklanmalıdır. 3-6 yaş arasında ise ebeveyn eşliğinde, sosyal becerileri destekleyici içeriklerle sınırlı tutulmalıdır.</p><p>Aile içinde &quot;medya koruma&quot; yaklaşımı benimsenmeli, teknoloji yasaklanmak yerine akıllıca yönetilmelidir. İç kontrolü geliştirmek adına çocuklara zaman yönetimi ve &quot;hedefe odaklanma&quot; öğretilmelidir. Akşamları &quot;ekransız saatler&quot; belirlenmeli, dijital detoks süreçleri uygulanmalıdır. Hatta sofralarımıza bir tabak da elektronik cihazlar için konmalı. Yemek sırasında elimizdeki tüm teknolojik cihazlar o tabağın içine bırakılmalı. Çocuklara zorluklarla başa çıkmayı, &quot;zihinsel çile&quot; çekerek başarıya ulaşmayı öğretmeliyiz. Hazcı (hedonik) değil, anlam odaklı bir yaşam modeli sunmalıyız.</p><p><b>- SÜREKLİ EKRAN MARUZİYETİ DİKKAT, EMPATİ VE BAĞ KURMA BECERİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?</b></p><p>Dijitalleşme günümüzün &quot;dikkat katili&quot;dir. Sürekli hızlı, parçalı ve sığ içeriklere maruz kalan beyin, derinleşme ve odaklanma yeteneğini kaybeder. Oysa beynin ön bölgesi (frontal korteks) zorlanarak, emek vererek gelişir. Bu çaba ortadan kalktığında dikkat eksikliği ve hiperaktivite patlak verir.</p><p>Daha da tehlikelisi empati erozyonudur. İnsan iletişiminin yüzde 80&#39;i sözsüzdür; mimikler, ses tonu ve jestler duyguyu aktarır. Dijital dünya ise sadece yüzde 20&#39;lik bilgi kısmını verir. Bu durum &quot;empati yoksunluğu&quot;na, o da kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. &quot;Sana iyi gelmiyorsa at gitsin&quot; felsefesiyle yetişen dijital nesil, derin dostluklar (dost kelimesinin o kadim anlamı) kuramaz.</p><p>Sonuç olarak dijital dünya bizim asistanımız olmalıdır, kaptanımız değil. Direksiyonda insan kalmayı başarabilirsek bu teknolojiyi bir &quot;iyilik aracına&quot; dönüştürebiliriz. Eğer kontrolü kaybedersek dijital afyonun etkisiyle sosyal bir çürüme kaçınılmaz olacaktır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/sosyalmedya5-300420269380dac7.jpg"/><p>Netice itibarıyla dijital dünya bize devasa bir imkan alanı sunsa da insan ruhunun ve beyninin derin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Ekranların soğuk ışığı, bir annenin sıcak bakışının veya dostça bir el sıkışmanın yerini tutamaz.</p><p>Bugünün dünyasında en büyük meydan okuma, teknolojiyi reddetmek değil, onun bizi &quot;nesneleştirmesine&quot; izin vermemektir. Aileler olarak evlerimizi sadece gelişmiş son teknolojik cihazlarla, yüksek hızlı internetle değil, yüksek nitelikli duygusal bağlarla donatmalıyız. Eğer çocuklarımıza hazzın kölesi olmayı değil, anlamın yolcusu olmayı öğretebilirsek onları dijital yalnızlığın karanlığından koruyabiliriz.</p><p>Unutmayalım ki insanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik iradesidir. Direksiyonda irademiz, pusulamızda ise kadim değerlerimiz olduğu sürece dijital dünya bir &quot;tutsaklık evi&quot; değil, tekamülümüz için bir &quot;basamak&quot; olacaktır.</p><p>Dijital çağın gürültüsünde kendi iç sesimizi ve sevdiklerimizin kalbini duymaya devam edebilmek, geleceğe bırakacağımız en büyük miras olacaktır.</p>[Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatristtir.]<p>*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/evinde-sevgi-ve-guven-bul-307_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/zelenskiy-putinin-9-mayis-icin-onerdigi-ateskesin-detaylarini-ogrenmek-istediklerini-belirtti-274152</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zelenskiy, Putin'in 9 Mayıs için önerdiği ateşkesin detaylarını öğrenmek istediklerini belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 9 Mayıs Zafer Günü dolayısıyla ateşkes ilan etmeye hazır olduğu yönündeki açıklamasına ilişkin söz konusu ateşkesin detaylarını öğrenmek istediklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zelenskiy, Putin'in 9 Mayıs için önerdiği ateşkesin detaylarını öğrenmek istediklerini belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov&#39;un Putin ile ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın telefon görüşmesine ilişkin Rus gazetecilere yaptığı açıklamada dile getirdiği ateşkes konusunu değerlendirdi.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı, &quot;Temsilcilerimize, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı&#39;nın ekibiyle iletişime geçmeleri ve Rusya&#39;nın kısa süreli sessizlik (ateşkes) önerisinin ayrıntılarını öğrenmeleri talimatını verdim.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Zelenskiy, Ukrayna&#39;nın barış istediğini ve bu yöndeki çalışmaları sürdürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Tam olarak neyin söz konusu olduğunu bir öğrenelim. Moskova&#39;daki geçit töreni için birkaç saatlik güvenlik mi yoksa daha fazlası mı? Önerimiz, halk için güvenilir güvenlik ve kalıcı barışı garanti eden uzun vadeli bir ateşkestir.&quot;</p><p>Zelenskiy, kalıcı barış için her türlü çalışmayı yapmaya hazır olduklarını da vurguladı.</p><p>Kremlin Dış Politika Danışmanı Uşakov, Trump&#39;ın Putin ile telefon görüşmesinde, Rusya&#39;nın Paskalya Bayramı vesilesiyle ateşkesi ilan etme kararını olumlu karşıladığını söyleyerek, &quot;Putin, bu bağlamda, 9 Mayıs Zafer Günü dolayısıyla ateşkes ilan etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Trump da bu inisiyatifi destekleyerek İkinci Dünya Savaşı&#39;nda Nazizm&#39;e karşı kazanılan zaferin ortak olduğunu vurguladı.&quot; ifadesini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/zelenskiy-putinin-9-mayis-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-kritik-gelisme-dna-ornekleri-alindi-274151</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: DNA örnekleri alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan'ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı.Alınan örnekler valinin oğlunun aracındaki örneklerle karşılaştırılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: DNA örnekleri alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesi gereğince "Valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması" dolayısıyla eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.</p><p>Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ın kaybolduğu dönemde kullandığı siyah renkli otomobilin peşine düşen Başsavcılık, aracın olaydan sonra satıldığını ve aynı modelde bir araçla değiştirildiğini tespit etti. Aracı İstanbul'da bulan ekipler, detaylı inceleme için önce İstanbul'da, ardından Ankara'da yaklaşık bir haftalık detaylı çalışma yaptı.</p><p>Araçtaki bulgularla karşılaştırılmak üzere Gülistan'ın annesi Bedriye ve babası Halit Doku'dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda DNA örnekleri alındı.</p><p><strong>12 ZANLI TUTUKLANMIŞTI</strong></p><p>Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.</p><p>Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p><p>Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gulistan-doku-sorusturmas-431_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israilden-sumuda-mudahale-20-turk-vatandasini-alikoydu-274150</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail'den Sumud'a müdahale! 20 Türk vatandaşını alıkoydu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Küresel Sumud Filosu Türkiye yetkilileri, Gazze'ye 600 milden fazla uzaklıkta ve Yunan kara sularının birkaç mil açığındaki uluslararası sularda saldırı düzenleyen İsrail ordusunun, filoda bulunan 20 Türk vatandaşını alıkoyduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail'den Sumud'a müdahale! 20 Türk vatandaşını alıkoydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Sumud Filosu Türkiye yetkililerinin AA muhabirine yaptığı bilgilendirmeye göre, dün gece İsrail ordusunun Girit açıklarında filoyu kuşatarak başlattığı saldırıda 170&#39;ten fazla aktivist alıkonuldu.</p><p>Alıkonulan aktivistler arasında bulunan 20 Türk vatandaşının ismi ve teknelerinin bilgileri şu şekilde:</p><p>Mustafa Enes Topal (Saf Saf), Muhammed Özdem (Saf Saf), Ali Deniz (Esplai), Yunus Kava (Esplai), Şahin Yaslık (Saf Saf), Mustafa Arslan (Saf Saf), Abdulselam Demir (Freia), Nevzat Öylek (Esplai), Nevzat Güzel (Freia), Halil Erdoğmuş (Esplai), Abdüllatif Faslı (Freia), Hüseyin Şuayb Ordu (Saf Saf), Mahmut Akay (Saf Saf), Görkem Duru (Ghea), Mehmet Atlı (Ghea), Mükremin Köse (Freia), Ramazan Tekdemir (Freia), Mahmut Çağatay Yavuz (Eros 1), Hüseyin Oral (Saf Saf), Ömer Osman Taştan (Freia).</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ULUSLARARASI SULARDA İSRAİL KORSANLIĞI!<br><br>Gazeteci Ümmü Gülsüm Durmuş Sumud Filosundaki saldırıyı ve son durumu 24 TV'de anlattı. <a href="https://t.co/eI9trwUxS6">pic.twitter.com/eI9trwUxS6</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049780799046865089?ref_src=twsrc%5Etfw">April 30, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>- KÜRESEL SUMUD FİLOSU</b></p><p>İsrail&#39;in Gazze ablukasını kırma ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan&#39;da İspanya&#39;nın Barselona kentinden Akdeniz&#39;e açıldı.</p><p>İtalya&#39;nın Sicilya Adası&#39;ndaki katılımlarla filo 26 Nisan&#39;da yeniden yola koyulurken, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda İsrail ordusu yasa dışı müdahalede bulunarak aktivistleri taşıyan teknelere saldırdı.</p><p>Filo yetkililerinin verdiği bilgiye göre teknelerde 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de olduğu 345 katılımcı bulunuyor.</p><p>Gazze&#39;ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta düzenlenen saldırıda sivillerin akıbetine ilişkin sağlıklı bilgi alınamıyor.</p><p>Küresel Sumud Filosu yetkilileri, İsrail ordusunun saldırıda 21 tekneyi alıkoyduğunu, kurtulan 17 teknenin Yunan kara sularına girdiğini, 14 teknenin ise Yunan kara sularına doğru seyir halinde olduğunu bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/katil-israilden-sumuda-mu-584_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turksat-7ada-son-asama-turkiye-icin-hayati-onem-tasiyor-274149</link>
      <pubDate>2026-04-30T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türksat 7A'da son aşama: Türkiye için hayati önem taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat 7A Projesi için şartnamenin tamamlanmak üzere olduğunu belirterek, "Muhtemelen önümüzdeki ay final hali paydaşlarla paylaşılacak, ondan sonra da artık üretim safhasına geçiyor olacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türksat 7A'da son aşama: Türkiye için hayati önem taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atalay, AA muhabirine, Türkiye&#39;nin uydu ve uzay çalışmalarında geldiği nokta ile Türksat 7A Projesi&#39;ndeki son duruma ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Türkiye&#39;nin haberleşme ve gözlem uyduları bulunduğuna işaret eden Atalay, kamu, özel ve akademi bünyesinde başarılı bir uzay ekosistemi inşa edildiğini söyledi.</p><p>Atalay, uydu sektörünün ticari değil stratejik bir alan olduğuna dikkati çekerek, başka uyduların da halihazırda üretilmekte olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye&#39;nin bu alanda varlık göstermesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Atalay, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41248985.jpg"/><p>&quot;Artık bundan sonra hedefimiz her alanda daima dünyada ilk 10&#39;da olmak. İlk 10&#39;dan aşağısı bizi kurtarmıyor. Bu kapsamda bizleri bir adım daha ileri götürecek Türksat 7A Projesi&#39;nde kağıt çalışması bitti, şartname tamamlanmak üzere. Muhtemelen önümüzdeki ay final hali paydaşlarla paylaşılacak, ondan sonra da artık üretim safhasına geçiyor olacağız.&quot;</p><p><b>- "MİLLİ FIRLATMA" HEDEFİ</b></p><p>Atalay, Türkiye&#39;nin Somali&#39;de kurma çalışmalarına başladığı &quot;Uzay Limanı Projesi&quot;nde paydaş olduklarını belirterek, TÜRKSAT olarak gereken her türlü desteği vereceklerini dile getirdi.</p><p>Uydu fırlatma sistemlerindeki küresel kısıtlamalara ve dışa bağımlılığın yarattığı risklere değinen Atalay, fırlatıcı şirketlerin yük içeriklerine müdahale edebildiğini anlattı.</p><p>Atalay, mevcut sistemde fırlatıcıların, uyduların teknik içeriğini denetleyerek askeri yük gibi kritik bileşenlerin varlığında fırlatma hizmeti vermekten kaçınabildiğini ifade etti.</p><p>Maliyetlerin yüksekliğinin yanı sıra küresel yoğunluk nedeniyle fırlatma takvimlerinde bir yıla varan gecikmeler yaşanabildiğine dikkati çeken Atalay, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin, kendi fırlatma sistemini oluşturma çalışmaları bu noktada hayati önem taşıyor. Kendi fırlatma sistemimizi kurduğumuzda, hem kendi ihtiyaçlarımızı dilediğimiz zaman karşılayabileceğiz hem de bu büyük pazarda pay sahibi olacağız. TÜRKSAT olarak, milli fırlatma sistemimizi kullanan ilk şirket olmayı hedefliyoruz. Temennimiz, hazırlıkları süren Türksat 7A uydumuzu kendi fırlatma sistemimizle uzaya göndermek ve bu süreçten önce altyapımızı hazır hale getirmek.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41248984.jpg"/><p><b>- TÜRKSAT 7A HAKKINDA</b></p><p>TÜRKSAT&#39;ın uzaydaki haberleşme kapasitesini artırma hedefi çerçevesinde Türksat 7A&#39;ya ilişkin finansman desteğini kapsayan protokol, şirket ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı arasında 19 Haziran 2025&#39;te imzalanmıştı.</p><p>Söz konusu protokolle, Türksat 7A&#39;nın yapım sürecine ilişkin Bakanlık tarafından sağlanacak desteğin çerçevesi belirlendi.</p><p>Türksat 7A Projesi&#39;ne, 42 derece doğu yörüngesinde görev yapan Türksat 3A uydusunun tasarım ömrünün sona yaklaşması nedeniyle başlandı.</p><p>2029&#39;da hizmete alınması planlanan bu uydunun, daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle Türkiye&#39;nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/turksat-7ada-son-asama-tu-626_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>