<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271320</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-19-durusma-capraz-sorgu-yapildi-271320</link>
      <pubDate>2026-04-09T13:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında 19. duruşma... Çapraz sorgu yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 19. duruşmasında, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek'in çapraz sorgusu yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında 19. duruşma... Çapraz sorgu yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, dün savunması alınan Geçek'e bazı sorular yöneltildi.</p><p>Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bu sırada söz alarak, duruşmada diyalog kurulmasının şeffaflığı büyüttüğünü ve sorular sorulmasının mahkemeye de faydası olduğunu düşündüğünü söyledi.</p><p>Bu iddianame içerisinde hakikati aramanın bir yanıyla çok kolay, bir yanıyla çok zor olduğunu belirten İmamoğlu, şunları kaydetti:</p><p>"İddianame içerisinde olan biteni sizlerin açıklamalarından sonra daha iyi idrak ediyoruz. İddia makamının bir kurgu üzerinden senaryo yazıp sonra o senaryoyu yerleştirmek için insanları köşe başlarına oturtmak gibi bir yol ve yöntemle arayış içerisinde olması bugün hicap duyulacak bir duruşmayla, mahkemeyle, İBB davasıyla ya da İmamoğlu davasıyla bizi buluşturdu. Ama ben yine de hem sayın başkan ve heyetin hem de burada bizi izleyen herkesin huzurunda bazı konularda karşılıklı teyitleşmeyi önemli buluyorum."</p><p>İmamoğlu, Geçek'e, "Bu kadar yakın, siyasi bir yoldaşlık geçmişimiz olmasına rağmen bir telkinim, zorlamam, baskım, 'Melih Geçek olacak.' diye bir şey duydunuz mu veya böyle bir şey hissettiniz mi?" sorusunu yöneltti.</p><p>Geçek, bu soruyu, "Başkanım asla duymadım. Hatta sizin bir sözünüz var, 2019 başında. Burada söylemekten de çekinmiyorum. 'Kimse bana, ben ne olacağım diye gelmesin.' dediniz. Biz de o yüzden sizi bu konuda hiç rahatsız etmedik. Sizinle de bu süreçteki tek temasımız, göreve başlamadan bir gün önce fotoğraf çektirdiğimiz, 'Hayırlı olsun.' dediğiniz beş dakikalık görüşmeydi, o kadar." diye cevapladı.</p><p>İmamoğlu, "özel vasıflı üye" kavramının ne ifade ettiğini bir tek iddia makamının bildiğini dile getirerek, "Biz bilmiyoruz. Bizim dünyamızda özel vasıflı üye yok, 86 milyon insanın eşitliği var. Bizim ruhumuzda 16 milyon insanın eşitliği var. 100 bin kişilik İBB kadrosunun eşitliği var. Hiç kimseyi birbirinden ayırmadığımızın işareti olması açısından ifade ediyorum." diye konuştu.</p><p>Geçek, İmamoğlu'nun, "Gayrimeşru, hukuka uygun olmayan, direkt ya da dolaylı bir talimatım size geldi mi?" sorusuna ise "Asla olmadı." yanıtını verdi.</p><p>Soruşturma kapsamında düzenlenen bir operasyonda bulunan cep telefonunu 25 seneden fazla süredir kullandığını belirten İmamoğlu'nun "Cep telefonunun incelenmesi bir yılı aşkın bir süre sürer mi? Hala tek bir kelimenin bile mahkeme başkanının ve mahkeme heyetinin önüne gelmemesini nasıl yorumlayabilirsin?" sorusu üzerine Geçek, "Başkanım ben ekleri inceledim. Açıkçası bu telefonla ilgili bir inceleme kaydı tutanağı bulamadım, göremedim ya da çok fazla ek var." dedi.</p><p>Ardından İmamoğlu, "Bakınız, sayın başkan, sayın heyet, cep telefonum yüzünden bir insanın karakteriyle oynanmıştır. Yalan ifadeler kurgulanmıştır. Bu ifade yüzünden o insanın şahsiyeti, geçmişi, geleceği zarara uğramıştır. Bunu yöntem olarak belirleyen iddia makamını bir kez daha kınıyorum. Gerçekten bu yanlış bir durumdur, yanlış bir bakıştır ve benim cep telefonumun hala bu şekilde gündemde kalmasını sonlandırmanız gerektiğini düşünüyorum. Ben size bu konuda bir yük atfetmek istiyorum." ifadelerini kullandı.</p><p>Geçek'in çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından avukatının beyanı alındı.</p><p>Duruşmaya ara verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/imamoglu-cikar-amacli-suc-298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271319</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hasan-basri-yalcin-her-kritik-krizin-sonunda-turkiye-daha-271319</link>
      <pubDate>2026-04-09T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın: Her kritik krizin sonunda Türkiye daha güçlenerek çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Türkiye'nin geçmişte yaşanan krizlerden güçlenerek çıktığına vurgu yaparak, "Türkiye bir huzur adası gibi ve öyle dostun düşmanın da imrenerek baktığı bir coğrafya haline dönüştü" değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın: Her kritik krizin sonunda Türkiye daha güçlenerek çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, TRT Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p><p>"Türkiye başta olmak üzere birçok ülke gerçekten ateşkesin sağlanması için yoğun çaba sarf etti"</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılarla ilgili tarafların Pakistan'da masaya oturması ve barış sürecini şöyle değerlendirdi:</p><p>"Ateşkesin sağlanması bizatihi kendisi adına önemli. Çünkü biliyorsunuz 40 günü aşkın bir süredir devam eden bu hal, sadece İran'a, sadece bölge ülkelerine değil, tüm dünya ekonomisi başta olmak üzere birçok alanda ciddi zararlar verdi. O nedenle biliyorsunuz zaten ateşkesi bütün dünya aslında bekliyordu bir an önce sağlanmasını. Ama şunu da söylemek lazım; ne ateşkesi sağlamak çok kolay, ne ateşkesi sürdürmek çok kolay. Özü itibarıyla şu an görünen o ki Hürmüz meselesi üzerine odaklı bir ateşkes yürüyor. Böylesi bir ateşkes; mesela İran hiçbir zaman "ateşkes" değil, önce barış anlaşmasını tam anlamıyla içeren bir ateşkes olmalıdır diyordu. Geçici ateşkesi asla kabul etmiyoruz diyorlardı ama işte onu da kabul etmek durumunda kaldılar. Bir an önce ateşkes sağlandı ve o ateşkesin bir barış anlaşmasına geçirilmesinin çok zor olduğunu düşündüğü için İran aslında ateşkes istemiyordu; bütünlüklü bir barış anlaşması istiyordu. Ama mesela İranlıların şu an itibarıyla ortaya sürdükleri tekliflere bakarsanız, kapsamlı bir şekilde hepsini bir kerede halletmeye çalışıyor.</p><p>Öbür taraftan ise Amerika'nın sadece Hürmüz ile ilgilendiğini görüyoruz. İsrail'i zaten biliyorsunuz; İsrail bir an önce daha da bu işi kışkırtmak, Amerika'yı peşinden sürükleyerek bu tür çatışmalı durumların devam etmesini hep talep eder, hep ister. O yüzden ateşkesin sürdürülmesi gerçekten bir pamuk ipliğine bağlı diyebiliriz. Bölge ülkeleri, Türkiye başta olmak üzere birçok ülke gerçekten ateşkesin sağlanması için yoğun çaba sarf etti. Özellikle bu anlamda bu çabayı sarf eden ülkeler ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımıza bu anlamda hepimiz, tüm dünya aslında bir teşekkür borçlu. Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bu süreçte şunu çok net gördük; bütün ülkeler bu karmaşanın içerisine savrulurken Türkiye gerçekten bir huzur adası gibi, bir istikrar adası gibi gözüktü bunun içerisinde ve öncelikle bu kısmı çok önemliydi."</p><p><b>TÜRKİYE'NİN DİPLOMASİ TRAFİĞİ ATEŞKESTE ETKİLİ OLDU</b></p><p>Hasan Basri Yalçın, Cumhurbaşkanı'nın ateşkes sürecinde 30'dan fazla devlet başkanıyla görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, yoğun diplomasi trafiğinin sonuç verdiğini aktardı:</p><p>"Bu ateşkesin sağlanması sürecinde bu tür krizli dönemlerde sanki dünyanın gözü dönüp dönüp Türkiye'ye, Cumhurbaşkanımıza bakar hale geldi. Çünkü öylesine krizli dönemlerden öylesine başarıyla çıktı ki Türkiye; Ukrayna örneği olabilir, Suriye örneği olabilir, Libya örneği olabilir, Karabağ örneği olabilir... Hem bu, hem iki savaşan ülkeyle tek tek görüşebilen yine tek ülke olarak; hem ikna etme kapasitesi hem de Türkiye'yi bu tür olayların dışında tutabilme becerisi.Türkiye'ye yönelik veya başka ülkelere yönelik bir baskı geldiğinde, "işte şu tarafta olun, şuna daha çok destek verin" gibi baskılar ülkelerin üzerine geldiğinde ülkeler bunlara çok fazla direnemiyorlar. Ama Türkiye; Ukrayna'dan tutup birçok alana kadar, Suriye'ye kadar, bugün İran meselesine kadar birçok alanda kendi pozisyonunu benimseyip diğer ülkeleri de kendi pozisyonunun peşinden sürükleyebilen bir başarı gösterdi. O anlamda muhtemelen birçok ülke lideri artık biz bunu Türkiye'de görüyoruz ama dışarıdan bakanlar daha net görür hale geldiler. Türkiye bu konuyla ilgili herhangi bir şey söylediğinde, Cumhurbaşkanımız herhangi bir şey söylediğinde ona kulak kabartıyorlar; "Türkiye'nin pozisyonu sağlam pozisyondur" gibi düşünmeye yönelik bir uluslararası eğilim de ortaya çıktı. O yüzden birçok devlet başkanı şu an itibarıyla bu tür krizlerde en fazla tecrübesi olan, bu tür krizleri en fazla yönetmiş olan ve her seferinde de başarıyla bu krizleri yönetmiş olan Türkiye'ye dönüp bakıyorlar ve Türkiye o anlamda kendi beklentileri çerçevesinde ateşkes anlaşmalarını da sağlayabilecek sonuçlar üretmeye başladı. Bu bizim adımıza kıymetli. Cumhurbaşkanımız sürecin başından itibaren "her türlü çatışmacı davranış barıştan daha kötüdür, savaşın kazananı yoktur, barışın kaybedeni yoktur" diye bunu defalarca anlattı. Keşke bu savaş başlamadan taraflar Cumhurbaşkanımızın o aklıselim yorumlarını dinlemiş olsalardı. Keşke mesela o görüşmeleri Umman'a götürmek değil de Türkiye'de, İstanbul'da yapmaya çalışsalardı; çünkü o zaman daha başka bir şey konuşuyor olurduk."</p><p>"İki taraf da kaybetti"</p><p>Savaşın iki tarafının da kaybettiğini aktaran Yalçın şunları söyledi:</p><p>"İranlılar direnerek, kendi ülkelerini savunarak önemli bir pozisyon elde ettiler ama perişan oldular. Yani 40 günün içerisinde yönetici liderlerinin neredeyse tamamı öldürüldü, ekonomileri zaten hoş durumda değildi. Yani şu anki ateşkesi değerlendirirsek, çok özetle değerlendirirsek taraflar iki şeye odaklandı: Amerika için şu an Hürmüz çok önemli, Hürmüz'ün açılması; İran için de üzerindeki, kendi üzerindeki baskının kalkması. Özellikle ekonomik olarak tükenmiş bir İran'la karşı karşıyayız. O yüzden "Hürmüz'ü açalım" diyor Amerikalılar, İranlılar da "o Hürmüz'ü açarsak o Hürmüz'den bizim de geçişlerimiz sağlansın, bize yönelik yaptırımlar kaldırılsın" çabası içerisinde."</p><p><b>"TÜRKİYE, DOSTUN DÜŞMANIN İMRENEREK BAKTIĞI BİR COĞRAFYA HALİNE DÖNÜŞTÜ"</b></p><p>Hasan Basri Yalçın, Lübnan'da yaşananları şu şekilde değerlendirdi:</p><p>"Çok karamsar bir tablo çizmek istemem ama gerçekçi olmakta fayda var. Bakın buradaki ateşkes nihai bir noktaya varır mı diye sorduğunuzda "evet varır" diyemiyoruz. Neden? Çünkü desem ben, son birkaç yılın içerisinde yaşadıklarımızı düşünerek siz ikna olmazsınız. Dersiniz ki "yani evet bugün İran'da mutlak bir ateşkes ve barış anlaşması çıksa bile yarın başka bir yerde çıkmayacağının garantisi hiçbir şekilde yok." Çünkü dikkat edin; bir yerde çatışmalar donuyor, donduruluyor, bir başka yerde tekrar başlıyor, bir başka yerde tekrar başlıyor. Maalesef uluslararası siyaset artık böyle bir döngünün içerisine girdi. Yani bir yerde gerçekten bir barış üretseniz de bir üretemeyeceksiniz zaten; hep bu tür dondurma anlaşmaları karşınıza çıkacak. Bunlar çıktığı müddetçe her seferinde yeniden patlak vermek gibi ihtimalleri var. Bir başka şey söyleyeyim size mesela "nihai barış anlaşması olur mu?" dediğinizde; Amerika Birleşik Devletleri'nin böyle bir alışkanlığı yoktur mesela. İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda bile bir barış anlaşması imzalamadı. Irak'la bir barış anlaşması imzalandığını hatırlıyor musunuz? Afganistan'la hatırlıyor musunuz? Amerika'nın böyle bir alışkanlığı yoktur; gelir, gider, sonra barış anlaşması yapılmaz, yarıda kalır.</p><p>Bu müzakerenin tarafı Amerika Birleşik Devletleri ve İran oldu. İsrail aslında bu işin biraz kenarında. Dolayısıyla bir Amerika Birleşik Devletleri'nin barış anlaşması yapmasa bile İran coğrafyasından uzaklaşmaya yüz tutacak davranışları bir anlamda İsrail'i de kendi başına bırakabilir; böyle sonuçları da olabilir. İsrail o yüzden baştan itibaren hep Amerika'yı sahada tutmak, sahnede tutmak, onu hep kışkırtmak, onu hep çatışmaların bir parçası yapmak için uğraştı. Cumhurbaşkanımız bunu defalarca söylüyor; yani her konuşmasının başında aslında bu Amerikalılara da bir çeşit uyarı, onlara da bir şekilde tavsiye... Yani İsrail'in kışkırtmalarıyla hareket etmemek lazım. Amerika Birleşik Devletleri burada kaç milyar dolar maliyet üretti, kendi prestijine yönelik beklenmedik sonuçlar ortaya çıktı, Hürmüz'ün kapanmasıyla dünya birbirine girdi. Amerika Birleşik Devletleri Asya-Pasifik coğrafyasına yönelecekti, oralarda daha önemli işleri vardı ama yine geldi Ortadoğu'ya saplandı kaldı. O çıkmazın içerisine İsrail bunları sürekli sürüklüyor ve tam dediğiniz gibi; bugün Lübnan, yarın Gazze, yarın başka bir yer, yarın tekrar İran, yarın Körfez'deki herhangi başka bir ülke. Bunların artık hiçbiri güvende değil.</p><p>Yani kimseyi endişeye sürüklemek için böyle karamsar bir tablo sunmak için söylemiyorum. Aksine biz Türkiye olarak en güvenli, en rahat ülkeyiz şükürler olsun ki. Bu zamana kadar inşa edilen diplomasiyle, bu zamana kadar inşa edilen networklerle, ağlarla, diplomatik görüşmelerle. Türkiye hep söylüyoruz bir huzur adası gibi ve öyle dostun düşmanın da imrenerek baktığı bir coğrafya haline dönüştü. O yüzden bir endişeye mahal yok ama durumu net görmek lazım; maalesef bölgemizde savaşlar kısa vadede, orta vadede son bulacak gibi gözükmüyor. Türkiye bunlara hazırlıklı olmak durumunda. O yüzden biz bütün Lübnan'da olan, Gazze'de olan, İran'da olan veya diğer Körfez ülkelerine yönelik yapılan o taraftan bu taraftan saldırılar; bütün bunları yönetmek mecburiyetindeyiz . Çünkü bir şey olduğunda evet, İran'la Amerika Birleşik Devletleri birbirlerini vuruyorlar, evet Türkiye'ye şükürler olsun bir füze düşmedi ama Hürmüz'ün kapanması demek dünyada petrol fiyatlarının yüzde 55'le yükselmesi demek ve ondan Türkiye de etkileniyor. O nedenle biz neyi savunuyoruz? Biz bölgemizdeki istikrarı üretmeye çalışıyoruz ama maalesef İsrail'in varlığı nedeniyle bu istikrar kolay kolay üretilmiyor. Ve İsrail'in özellikle Amerika'yla uzun yıllar boyunca inşa ettiği bir ilişki biçimi var; o ilişki biçimi her seferinde İsrail'in Amerika'yı bir savaşa sürüklemesiyle sonuçlanıyor. Ama bunları da yönetmek mecburiyetindeyiz. Resim kötü bir resim olabilir önümüzde ama bir şey söyleyeyim; her kötü resmin sonunda, her kritik krizin sonunda Türkiye daha güçlenerek çıktı."</p><p><b>'TÜRKİYE BU SÜREÇLERDEN GÜÇLÜ ŞEKİLDE ÇIKMAYI BAŞARDI'</b></p><p>Savaş ve çatışmalarda süreci yönetmenin de çok önemli olduğunun altını çizen Yalçın şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Suriye'yi düşünün, Ermenistan'ın Karabağ'da Azerbaycan'a saldırmasını, Libya'yı, Ukrayna'yı düşünün. Biz bunların her birinde Türkiye olarak bir pozisyon aldık. Bunların her birinde Türkiye çok dengeli bir pozisyon aldı, kendi savunduğu doğruları sonuna kadar savundu ve sonuç itibarıyla o süreçlerin hepsinden Türkiye şükürler olsun ki bedeller de ödendi, zor şartlardan da geçildi; 13 yıl boyunca Suriye'nin içerisinde bir iç savaş olmasının Türkiye'ye ekonomik anlamda, stratejik anlamda önemli maliyetleri de oldu ama en nihayetinde ne oldu? Türkiye bütün bu süreçlerden çok daha güçlü bir şekilde çıkmayı becerebildi. O yüzden bölgemizdeki resmi görelim, karmaşayı görelim, kaosu görelim; kimin ne yaptığını, kimin nereyi kışkırttığını, barış sağlamanın öyle çok kolay olmadığını görelim ama bütün bu süreçleri makul bir şekilde ve gerçekçi bir şekilde öyle endişeye de kapılmadan yönetmek, öncelikle bölgesel barış ve istikrar tabii bu barışı istemeniz, sizin barışı istemeniz tek başına barışı sağlamıyor; yani coğrafyanızda İsrail gibi bir kışkırtıcı varken, birçok ülke birbiriyle krizli ilişkilere girmişken onları bir yere kolay kolay bütün meselelerde ikna etmek kolay olmuyor. O yüzden bu savaşlar çıksa da, bu çatışmalar olsa da o süreçleri yönetmek de aslında önemli bir mesele. Şükürler olsun dediğim gibi, yani birçok ülke lideri bile artık bu krizli dönemlerde "acaba Erdoğan ne yapacak?" diye dönüp bakarken biz böyle bir güvenceye sahibiz. İnşallah bundan sonra da bütün süreçlerin içerisinde bunu yöneteceğiz."</p><p><b>"BİRÇOK MESELEDE ASLINDA BİZ TÜRKİYE OLARAK İNSANLIĞIN DİLİ OLABİLDİK"</b></p><p>Hasan Basri Yalçın, İsrail'in tepki çeken Filistinlilere yönelik idam yasasının Meclis'ten geçmesi kararıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Sadece bu meselede değil, her türlü meselede; Gazze'yi ilgilendiren, Filistinlileri ilgilendiren, İslam dünyasını ilgilendiren, insanlığı ilgilendiren, İsrail'in tehdit ettiği tüm insanlık meselelerinde Türkiye başından bu yana insanlığın tarafında, adaletin yanında, insanca insan onuruyla yaşamanın tarafında pozisyon tuttu. Cumhurbaşkanımız bazen konuşmalarında "tarihin doğru tarafında yer almak" gibi bir ifadeyi kullanır; tarihin doğru tarafında yer alarak birçok meselede aslında biz Türkiye olarak insanlığın dili olabildik. Gazze'de de, Suriye'de de. Suriyeli mültecileri herkes "ülkemizden kovalım" diye seçim kampanyası yürütürken Cumhurbaşkanımız seçime iki kala "Suriyeli kardeşlerimi ben kovamam" diyecek kadar insani bir tutumun içerisinde, çok kritik bir seçimin öncesinde herkesin bu meseleyi sömürdüğü bir dönemde böylesi insani bir tavır takınmış ve bu takındığı tavrın sonucunda bugün Suriye'de milyonlarca insan Türkçe konuşuyor ve Türkiye dostu hale gelmiş. Şimdi dolayısıyla insandan, insanlıktan yana pozisyon almanın da böylesi bir avantajı da oluyor aslında. Aynı şekilde biz Gazze meselesinde kimsenin konuşamadığı dönemde "Hamas bir terör örgütüdür" diye herkes söylerken "Hamas bir Kuva-yi Milliye hareketidir" diyen bir Cumhurbaşkanına sahibiz. Onun ötesinde Gazze meselesinde sabah akşam çalışan ve oradaki ateşkesin sürdürülmesi için uğraşan bir Türkiye var önümüzde."</p><p><b>"İSRAİL, İNSANLIK SUÇU İŞLEMENİN HESABINI VERECEK"</b></p><p>İsrail'in yaklaşık 80 yıllık işgalinde uluslararası mahkemelerde yargılanması gereken çok sayıda suç olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"O yüzden bütün süreçleri bütün halinde her seferinde yani Filistinli esirlere yönelik bu idam kararından tutun da ateşkesin ihlal edildiği anlara kadar, Gazze'nin bombardımana uğradığı dönemde öldürülmüş 75 bin insanın hesabının sorulmasına kadar. Bakın Beşar Esad yüz binlerce insanın ölümüne, milyonlarcasının evinden kaçmasına neden olmuştu ama ne oldu bedeli? Kendi ülkesini terk edip başka bir ülkeye kaçmak şeklinde ödedi ki muhtemelen yani bu aslında yeterli de değildi; onun da yargılanması gerekirdi. Ama umut ediyoruz ki İsrail de bu tür suçlara kim kapılmışsa böyle devam etmeyecek. Bu bir yerde bunlar savaş suçlarından hesap vermek mecburiyetinde kalacaklar. Bu kadar saldırgan bir İsrail... Bakın İran savaşından da sadece savaştan başkalarının kötü olmasından zaferler çıkartan bir İsrail vardır. Yani İran'da hani "Amerikalılar için savaşın nihai hedefi ne?" diye soruyorsunuz ya, mesela İsrail için hiç sormuyoruz değil mi bunu? Savaş çıksın yeter İsrail için; böyle. Ama bu işte arkasında Amerika'yı sürükleyebilmenin kendisine verdiği özgüvenle yaptığı bir şeydi. Şimdi özellikle mesela bu İran meselesinde Amerikan başkanının, Amerika'nın dili çok yandı; bir an önce normal şartlara dönmeye çalışıyorlar.</p><p>Şöyle bir senaryoyu düşünün yani Amerika gerçekten Ortadoğu'da bu tür çatışmalardan uzak durmaya yönelik bir pozisyon alırsa şu an İsrail İran'ı çökertemediği için, İran'ın füze saldırılarına hala maruz kalmaya devam ederse ne olacak? Sürekli uzayan, ekonomik maliyeti artan, sürekli tarafların birbirlerine füze attığı bir sisteme evrilirse ne olacak? Ya şu haliyle sürdürmeye gayret ediyorlar yani veyahut da bir şey elde etmek için İran, Amerika Birleşik Devletleri bu saldırıları sürdürüyorlar. Ama İsrail'in yalnızlaşabileceği bir günü de ben göreceğimize, insanlığın göreceğini düşünüyorum ve bütün bunların hesabını öyle veya böyle bir gün verecekler. Yani insanlık suçu işlemenin hesabını verecekler. Türkiye bunların en öndeki takipçilerinden bir tanesi. Cumhurbaşkanımız başından beri Filistinlilerin hakkını savunmakta bir adım geri durmadı; biz onu takip edeceğiz. Bugün konjonktürel olarak daha az işlem gerçekleştirilebilir; yarın başka şartlarda başka sonuçlar muhakkak alınacak."</p><p><b>"İSRAİL 80 YILDIR SALDIRGAN ŞEKİLDE SINIRLARINI DEĞİŞTİREN, ARTIRAN, BÜYÜTMEYE ÇALIŞAN İŞGALCİ BİR ÜLKE"</b></p><p>Yalçın, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'nın 41 gün sonra yeniden ibadete açılmasını ve Kudüslülerin İsrail'in provokasyonlarıyla karşı karşıya kalmalarıyla ilgili de şunları aktardı:</p><p>"İsrail'in kötülük ve karmaşa üretmekten öte bir hedefi yoktur. Çünkü bütün güvenliğini, bütün varlığını buna bağlamıştır. Yani "bizim bu coğrafyada var olabilmemizin ön koşulu bu coğrafyanın karmaşa içerisinde olmasıdır" diye düşünen bir İsrail zihniyeti vardır. Ne kadar ters değil mi? Biz Türkiye olarak şunu düşünüyoruz; bu coğrafyada hep beraber büyümeliyiz, hep beraber barış içerisinde var olmalıyız diye düşünen bir taraf var, bir Türkiye var. Öbür tarafta ise tam bunun zıttı, çok insanlık adına utanç verici bir örnek olan; "diğer ülkeler ne kadar karışırsa ben o kadar rahat olurum" gözüyle bakan, çünkü bu bölgenin, coğrafyanın gerçekliğiyle hiçbir zaman barışmayan ve barışmayacak olan bir İsrail var.</p><p>Kendi varlığını ve mevcudiyetini işte Amerika'dan aldığı destekle, yurt dışından aldığı destekle, Batı'dan aldığı destekle. Sınırları asla belli olmayan, bir yerlerde kaos çıksın da ben oralara müdahil olayım, Amerika'yı peşimden sürükleyeyim, Avrupalılar sesini çıkaramayacak hale getireyim diyen...</p><p>Cumhurbaşkanımızın hani Birleşmiş Milletler'de gösterdiği bir harita var; o harita aslında insanlığın yüzüne bir tokat gibi her seferinde çarpıyor. 1947'den günümüze kadar sürekli saldırgan bir şekilde sınırlarını değiştiren, artıran, büyütmeye çalışan işgalci bir ülkeden bahsediyoruz. Sivil insanların evlerine tecavüz eden, insanların evlerini çalan bir zihniyetten bahsediyoruz. Bugün Lübnan'da yine; yani 2002-2003 yılında bir işgal gerçekleştiriyor, eline yüzüne bulaştırıyor, geri çekiliyor, binlerce insanın ölümüne neden oluyor ve 20-30 yıl sonra tekrar aynı şey. Yani İsrail'in o kadar net ki; iki adım ileri bir adım geri. 80 yıldır yaptığı şey, 80 yıldır işlediği bir suç. Maalesef işte İslam dünyasının zayıflığı gibi nedenlerden, İslam dünyasının kendi arasındaki uzlaşma eksikliğinden, koordinasyon eksikliğinden, Batı dünyasının İsrail'e verdiği sınırsız destekten falan bu zamana kadar gelmiş. Ama bu böyle gitmeyecek çünkü şu an dünyanın içerisinden geçtiği süreç, hani diyorlar ya bazen çok klişe bir ifadeyle "kartların yeniden karıldığı bir dönem". Böyle bir dönemin sonunda bakalım İsrail bu saldırgan tavrını nereye kadar sürdürebilecek, bu saldırganlığı başına nerede bela açacak hep beraber göreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/ak-parti-genel-baskan-yar-514_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271318</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-hakan-fidan-hollanda-mevkidasiyla-bakanlikta-gorustu-271318</link>
      <pubDate>2026-04-09T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda mevkidaşıyla bakanlıkta görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ile bakanlıkta bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda mevkidaşıyla bakanlıkta görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ile bakanlıkta bir araya geldi.</div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41059294.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/disisleri-bakani-hakan-fi-251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271316</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/7-bin-500-metrede-sondaj-yapacak-turkiyenin-enerji-diplomasisinde-tarihi-esik-271316</link>
      <pubDate>2026-04-09T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 bin 500 metrede sondaj yapacak! Türkiye'nin enerji diplomasisinde tarihi eşik]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, enerji alanında önemli bir adım atarak Çağrı Bey gemisini Somali açıklarına gönderdi. Bu hamleyle birlikte Türkiye, yurt dışında ilk kez derin deniz arama sondajı gerçekleştirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 bin 500 metrede sondaj yapacak! Türkiye'nin enerji diplomasisinde tarihi eşik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 53 günlük yolculuğunun ardından Somali'ye ulaştı.<p></p><p>Türkiye, enerji alanında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Çağrı Bey gemisi, Somali açıklarına ulaşarak ülkenin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajı için hazırlıklarını tamamladı. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası enerji hedeflerinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41059128.jpg"/><p><b>ÇAĞRI BEY GÖREV BAŞINDA! </b></p><p>Türkiye, Somali sularında sondaj yapmak için geri sayıma başladı. Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirecek olan Çağrı Bey gemisi, Somali açıklarına ulaştı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ÇAĞRI BEY GÖREV BAŞINDA!<br><br>Türkiye, Somali sularında sondaj yapmak için geri sayıma başladı. Türkiye&amp;#39;nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirecek olan Çağrı Bey gemisi, Somali açıklarına ulaştı. <a href="https://t.co/lZfq0wHWus">pic.twitter.com/lZfq0wHWus</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042170654024491073?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>TÜRKİYE'NİN ENERJİ DİPLOMASİSİNDE TARİHİ EŞİK!</b></p><p>Yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirecek olan Çağrı Bey gemisi, 53 günlük yolculuğun ardından Mogadişu Limanı'na ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41059130.jpg"/><p>Türkiye-Afrika İlişkileri Analisti ve Araştırmacı <b>Abdinor Dahir</b>, bu kritik hamlenin ayrıntılarını paylaştı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">&#55356;&#56825;&#55356;&#56823;Türkiye'nin enerji diplomasisinde tarihi eşik!<br><br>Yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirecek olan Çağrı Bey gemisi, 53 günlük yolculuğun ardından Mogadişu Limanı'na ulaştı.<br><br>Türkiye-Afrika İlişkileri Analisti ve Araştırmacı Abdinor Dahir, bu kritik hamlenin... <a href="https://t.co/tpZ8ksIIo3">pic.twitter.com/tpZ8ksIIo3</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042173170707222590?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Çağrı Bey'in Somali açıklarındaki sondaj faaliyetiyle birlikte Türkiye'nin enerji arayışında yeni bir dönem başladı. Yetkililer, süreçten umutlu olduklarını ve uluslararası iş birliklerinin devam edeceğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41059131.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41059130.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/7-bin-500-metrede-sondaj--393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271311</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mit-1940-tarihli-emir-yazisini-paylasti-271311</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MİT, 1940 tarihli emir yazısını paylaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara'daki faaliyetinin açıklığa kavuşturulması amacıyla "aceledir" ibaresiyle gönderilen 16 Ağustos 1940 tarihli emir yazısını paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MİT, 1940 tarihli emir yazısını paylaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MİT&#39;in resmi internet sitesinde, &quot;Özel Koleksiyon&quot; sekmesi başlığı altında yer alan &quot;Belgeler&quot; kısmında yayımlanan istihbarat raporlarına yenisi eklendi.</p><p>Bu belge, yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara&#39;nın Ulus semtindeki faaliyetinin açıklığa kavuşturulması amacıyla &quot;aceledir&quot; ibaresiyle gönderilen 16 Ağustos 1940 tarihli istihbarat raporu oldu.</p><p>Milli Emniyet Hizmeti Riyasetinin (MAH), istihbarata karşı koyma faaliyetleri ile yetkili Ankara B Amirliğine talimat olarak, &quot;aceledir&quot; emriyle gönderdiği raporda, şu ifadelerin yer aldığı görüldü:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/2-0904202636762cc6.jpg"/><p>&quot;Henüz hüviyeti tespit edilemeyen bir şahıs, Ulus meydanındaki Tan kırtasiye mağazasından bir zaman önce bir Leyka (Leica) fotoğraf makinesiyle birlikte 35 makara da film satın almıştır. Mağaza sahipleri bu adamın Rus olduğunu, diğer biri de Bulgar olmasının muhtemel bulunduğunu söylemiştir. Aslen Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bu adamın son günlerde, aldığı fotoğraf makinesiyle yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında malumat edinmeye çalıştığı nazarı dikkati celbetmiştir. Adam şimdi de bir agrandisman cihazı satın almak istemektedir. Bu şahsın aradığı agrandisman Tan mağazasında yoktur. Ancak mağaza sahipleri Şel (Shell) benzin deposunda bulunduğunu bildikleri bir agrandisman kondansatörünü alarak buna bir objektif ve bir de ayak eklenmek sureti ile işe yarar bir hale koymayı vadetmişlerdir. Adam yarın (17 Ağustos 1940 Cumartesi günü) ya öğleden evvel veya öğleden sonra Tan mağazasına gelecek ve kondansatörü görecektir. Kısa boylu ve sarışınca olan bu adamın teşhisi ve hüviyetinin tespiti lazımdır. Sonra, gerek Leyka makinesi, gerek almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapacağını ve neler yapmakta olduğunu behemehal tespit etmek pek mühimdir. Şu kadar ki, adamı teşhis için mağaza sahiplerinden istifade etmek, adamın takibatından haberdar olmasını intaç edebilir. Bu sebeple mağazanın tarassut edilmesi ve bu mağaza mensuplarından birinin dükkandan çıkarak ABDÜLBAKİ&#39;nin Şel (Shell) mağazasına gidişini, oradan ABDULBAKİ elinde agrandisman kondansetörü olduğu halde kendi dükkanına avdeti gözetilmek ve o sırada Tan mağazasında bulunarak cihazı tetkik edecek ve kendisine dükkancılar tarafından izahat verilecek olan kısa boylu, sarışın adamın peşini bırakmayarak hüviyetini ve faaliyetini tespit etmeğe gayret etmek zarureti vardır.</p><p>Gizli istihbarat servisinin karakteristik mesaisi olan ve bu kadarcık alametlerden bir ip ucu temin ederek meseleyi tenvir etmek keyfiyeti Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir. Hiç olmazsa böyle bir şüphenin varid olamayacağını bu alışverişin gizli ve muzur bir maksatla yapılmamış olduğunu tespit edebilmek -fakat katiyetle tespit edebilmek- de bir muvaffakiyettir. İcabına hemen tevessül edilmesini rica ederim.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/1-090420264c4244bf.jpg"/><p>Belgenin altında ayrıca, Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti Başkan Yardımcısının imzası yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/mit-1940-tarihli-emir-yaz-201_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271310</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/trafikte-kavga-pahaliya-patladi-900-bin-ceza-kesildi-271310</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trafikte kavga pahalıya patladı: 900 bin ceza kesildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin merkez Kocasinan ilçesinde trafikte kavga amaçlı araçlarından inen iki sürücüyle yolculara 900 bin lira ceza, ehliyetlerine ise 60 gün el koyma kararı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trafikte kavga pahalıya patladı: 900 bin ceza kesildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir sosyal medya platformundaki "Ihlamur Köprüsü inişinde trafikte kavga çıktı" konulu paylaşım üzerine çalışma başlattı.</p><p>Araçları tespit eden ekipler, kısa sürede ulaştığı 2 sürücü ve yolculara, Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerinden toplam 900 bin lira cezai işlem uyguladı.</p><p>Ehliyetlerine 60'ar gün süreyle el konulan ve araçları 60'ar ay trafikten men edilen sürücülere, "trafik güvenliğini tehlikeye sokmak" suçundan da adli işlem başlatıldı.</p><p>Öte yandan çevreye rahatsızlık veren 2 motosiklet sürücüsüne de toplam 251 bin lira ceza uygulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/trafikte-kavga-pahaliya-p-515_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271309</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kaybedecegini-anlayan-chpden-vandallik-200-kisilik-grup-kapilari-kirip-belediyeye-daldi-271309</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaybedeceğini anlayan CHP'den vandallık! 200 kişilik grup kapıları kırıp belediyeye daldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılacak seçim öncesinde CHP'liler taşkınlık çıkardı. Yaklaşık 200 kişilik CHP'li grup otoparkın içinden üst kata çıkan kapının camını kırıp içeri belediye binasına girdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaybedeceğini anlayan CHP'den vandallık! 200 kişilik grup kapıları kırıp belediyeye daldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasının ardından bugünkü mecliste yeni başkanvekili seçilecek. Ancak saat 11'de yapılacak seçim öncesi belediye binasında olaylar çıktı. Polis yoğun güvenlik tedbiri alırken, meclis üyeleri haricinde kimsenin içeriye girmesine izin verilmedi. Meclis toplantısını takip etmek isteyen 200 kişilik CHP'li grup bariyerleri aşıp camları kırarak belediye binasına girdi. Arbede yaşandı. Polis içeri girenlere müdahale etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/4-09042026ad325a58.jpg"/><p>Saat 11.00'de yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesi belediye binası çevresinde olağanüstü güvenlik tedbirleri alındı. Çevik kuvvet bariyer kurdu, tomalar hazır bekledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/balksz1-09042026f98fe37b.jpg"/><p>Belediyenin arka otoparkının girişi de bariyerlerle çevrildi. Ancak meclisi takip etmek istediğini öne süren yaklaşık 200 kişilik CHP'li grup otoparkın içinden üst kata çıkan kapının camını kırıp içeri girdi. Gruba çevir kuvvet müdahale etti. CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Aş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız polislere tepki gösterdi. Başkan Yeşiltaş,  Başkan Bozbey'in seçimle geldiğini hatırlatarak, "Seçimle gelen başkan görevden alındı polisle seçim yapılıyor. Bizi içeriye almıyorlar. Bütün dünya burayı izliyor ancak arkadaşlarımızın içeri girmesine izin verilmiyor" dedi.  </p><p>Polis tedbirini sürdürürken, belediye binasındaki gerginlik de devam ediyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/a-09042026a8eea1d0.jpg"/><p>Belediye meclisinde Cumhur ittifakının üstünlüğü bulunduğu için Ak Partili aday Şahin Biba'nın başkanvekili seçilmesi bekleniyordu  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/kaybedecegini-anlayan-chp-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271308</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-lubnana-saldirilarin-devam-edecegini-belirtti-271308</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı, Lübnan'a saldırıların devam edeceğini belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese dahil edilmesi tartışılan Lübnan'a saldırıların devam edeceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı, Lübnan'a saldırıların devam edeceğini belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a dün düzenlenen saldırılarda Hizbullah lideri Naim Kasım'ın sekreteri ve yeğeni Ali Yusuf Harşi'nin öldüğünü iddia etti.</p><p>İsrail Başbakanı, geçici ateşkese dahil edilmesi tartışılan Lübnan'a saldırıların süreceği mesajını verdi ve "Gereken her yerde Hizbullah'ı vurmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>İran ile ABD arasında varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin arabulucusu Pakistan'ın Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını duyurmuştu.</p><p>ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ise İsrail'in Lübnan'a saldırılarının İran'la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu.</p><p>İran ise ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/soykirimci-lubnana-saldir-873_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271302</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhpden-uretken-belediyecilik-kampi-bahceli-himayesinde-antalyada-toplanacaklar-271302</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP'den üretken belediyecilik Kampı: Bahçeli himayesinde Antalya'da toplanacaklar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Genel Başkan Devlet Bahçeli himayesinde belediye başkanlarının katılımıyla 17-19 Nisan tarihlerinde Antalya'da "üretken belediyecilik" vizyonunun ele alınacağı kamp düzenleyeceklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP'den üretken belediyecilik Kampı: Bahçeli himayesinde Antalya'da toplanacaklar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Durmaz, &quot;Kamunun kaynağını insanımızın istifadesine sıfır kayıpla sunacaksınız ve o şehre değer katacaksınız. Bundan asla tavizimiz yok. İkincisi, şehrinizde bir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bu iki durumda belediye başkanlarımızla yollarımızı ayırmamız beş dakikayı geçmez.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41057925.jpg"/><p>MHP, belediye başkanlarını 17-19 Nisan&#39;da Antalya&#39;da düzenlenecek &quot;Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı&quot;nda bir araya getirecek.</p><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#39;nin himayesinde gerçekleştirilecek kampta, partinin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri için hazırladığı &quot;Üretken Belediyecilik&quot; vizyon belgesindeki 3 ana tema, 9 ilke ve 100 maddelik beyannamede yer alan başlıklara ilişkin yapılan çalışmalar değerlendirilecek.</p><p>Durmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kampta belediyelerin bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmaların, seçim döneminde verilen taahhütlerin ve gelecek planlamalarının ele alınacağını belirterek, &quot;Belediye başkanlarımızın bu süre zarfında neleri gerçekleştirdikleri, taahhütlerinden neleri başardıkları önümüzdeki süreci nasıl planladıkları konusunda geri dönüşleri alacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Kamp kapsamında belediye başkanlarından yazılı doküman ve dijital arşiv niteliğinde geri bildirim alınacağını aktaran Durmaz, alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla &quot;Belediyelerde Stratejik İletişim ve Yönetim Modeli&quot; ile &quot;Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşümü-Riskli Yapılar ve Kentsel Dönüşüm&quot; başlıklarında sunumlar yapılacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41057927.jpg"/><p><b>- "ÜRETKEN BELEDİYECİLİK VİZYONUNU DEĞERLENDİRECEĞİZ"</b></p><p>Toplantının rehberlik niteliği taşıyacağını vurgulayan Durmaz, &quot;Türkiye&#39;ye mal ettiğimiz üretken belediyecilik vizyonunu değerlendireceğiz. Yapılan çalışmaların kamuoyuyla sağlıklı şekilde paylaşılması konusunda belediye başkanlarımıza tembihlerimiz olacak.&quot; diye konuştu.</p><p>Belediyelerin, beşikten mezara kadar insan hayatının her evresinde var olan kurumlar olduğuna dikkati çeken Durmaz, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu yoğun çalışmaları yaparken elbette insanın olduğu yerde hata da olabiliyor. Bu hataları asgariye düşürecek şekilde nelere dikkat etmeleri gerektiğini onlara tembihleyeceğiz. Nereden destek alıyoruz? Bugüne kadar yapılan denetimlerin raporlarını derli toplu bir şekilde, gerek mahalli idareler kontrolörleri, gerek mülki idare müfettişlerimiz gerekse de Sayıştay denetçilerimizin yaptığı denetimlerin sonucunda hangi hataların daha çok yapıldığına ya da hangi konulara daha çok dikkat edilmesi gerektiğine dair derli toplu bir sunum gerçekleştireceğiz.&quot;</p><p>Çok iş yapılan yerlerde hatalar olabileceğine değinen Durmaz, &quot;Ama bu hatalar tekrarlayan hatalarsa orada artık başka bir şey düşünmek, kasıt aramak lazım. O nedenle biz arkadaşlarımıza yol gösterici bir rehberlik tarzında değerlendirme yapacağız.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41057928.jpg"/><p><b>- KENTSEL DÖNÜŞÜM KONULARI DA ELE ALINACAK</b></p><p>Belediyelerin finansman ihtiyacının da gündemde olacağını belirten Durmaz, iç ve dış kaynaklara erişim ile bu kaynakların verimli kullanımına ilişkin bilgilendirmeler yapılacağını söyledi.</p><p>Afetlere dirençli şehirler ve kentsel dönüşüm konularının da ele alınacak özel başlıklar arasında yer aldığını aktaran Durmaz, &quot;Türkiye deprem kuşağında yer alan bir ülke. 6 Şubat depremleri bizi derinden etkiledi. Allah bir daha bu ülkeye öyle afetler yaşatmasın. Bundan sonra yapılacak yeni binalarda nelere dikkat edilmesi gerektiği ve yeni şehirleşme anlayışının nasıl olması gerektiği hususunda sunum yapılacak. Hepsinin çok yararlı ve onlara yol gösterici mahiyette olacağını düşünüyoruz. Umut ederiz ki çok faydalanırlar.&quot; dedi.</p><p>Durmaz, kampa 217 belediye başkanının davet edildiğini belirterek, önemli bir mazereti olmayan tüm belediye başkanlarının toplantıya katılmasının beklendiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41057929.jpg"/><p><b>- "GENEL BAŞKANIMIZ BU KONULARDA SON DERECE HASSASTIR"</b></p><p>Belediye başkanlarının, şehrin emanetine, kamunun malına ve yetimin hakkına sahip çıkmasının temel sorumluluk olduğunu vurgulayan Durmaz, parti yönetiminin bu konuda tavizsiz bir yaklaşım benimsediğini söyledi.</p><p>Durmaz, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu konularda istisnalar olabilir, hataya düşenler olabilir. Biz elbette herkesin çok dikkatli olmasını, aynı özeni göstermesini isteriz. Bu konuyu değerlendirirken genel merkez olarak nasıl yaklaştığımızın da çok önemli olduğunu süreç içerisinde yaşadık, öğrendik. Bütün Türkiye bilir ki, Genel Başkanımız bu konularda son derece hassastır ve asla müsamahası yoktur. Geçmişte bunun çok somut örnekleri de vardır. En ufak hakkında şaibe, iddia olan insanlara mevkisine, makamına bakmaksızın &#39;Aklanıp öyle gelin. Partimizde bu koşullarda birlikte yol yürüyemezsiniz.&#39; demişizdir. Bunu defalarca yaptık. Ne zaman böyle bir örneğe rast gelsek tedbir aldık. Kamuoyu bunu çok iyi bilir. Belediye başkanlarımız olsun, meclis üyelerimiz olsun. Bugüne kadar da çok şükür belki de en az bu konuda firesi olan bir grupla yol yürüdük. Çünkü bizim müsamahamız yok. Bizim parti olarak kırmızı çizgilerimiz var.&quot;</p><p><b>- "YANILIP HATAYA DÜŞEN OLURSA DA GEREĞİNİ YAPARIZ"</b></p><p>MHP Genel Başkanı Bahçeli&#39;nin sık sık dile getirdiği &quot;Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben&quot; anlayışının bütün kademelerde benimsendiğini vurgulayan Durmaz, Yerel Yönetimler Başkanlığı olarak Genel Başkan&#39;ın kendilerine öğrettiği, belediye başkanlarına her toplantılarda söyledikleri, kırmızı çizgi olarak belirledikleri bazı hususlar olduğunu belirtti.</p><p>Durmaz, şu açıklamalarda bulundu:</p><p>&quot;Devletin malına, yetimin hakkına asla el uzatmayacaksınız, uzattırmayacaksınız. Kendiniz yapmadığınız gibi başkalarına da fırsat vermeyeceksiniz. Kayıp kaçağı önleyeceksiniz. Kayıp kaçak sıfır olacak. Kamunun kaynağını insanımızın istifadesine sıfır kayıpla sunacaksınız ve o şehre değer katacaksınız. Bundan asla tavizimiz yok. İkincisi, şehrinizde bir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bu iki durumda belediye başkanlarımızla yollarımızı ayırmamız beş dakikayı geçmez. Bugüne kadar bunun örneklerini gösterdik. Arkadaşlarımız da bizi mahcup edecek hiçbir şeyin içinde olmadılar. Yanılıp hataya düşen olursa da gereğini yaparız. Genel Başkan&#39;ımızın bize tembihi bu yöndedir her zaman.&quot;</p><p>Toplantının ilk gününde, giriş ve kabul programının yapılacağını, ardından bilgilendirme sunumlarının gerçekleştirileceğini aktaran Durmaz, ikinci gün belediye başkanlarından gelecek talep ve uyarı ile istekler ve önerileri not alacaklarını söyledi,</p><p>Durmaz, &quot;Geri bildirimleri dikkate alarak telkin ve tavsiyelerde bulunacağız. İnşallah şehirlerimize değer katmaya devam edeceğiz.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/mhpden-uretken-belediyeci-456_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271300</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-super-lig-29-hafta-heyecani-yarin-basliyor-271300</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol Süper Lig 29. hafta heyecanı yarın başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 29. haftanın perdesi yarın açılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol Süper Lig 29. hafta heyecanı yarın başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haftanın açılış maçında Beşiktaş, Hesap.com Antalyaspor&#39;u ağırlayacak. Mücadele saat 20.00&#39;de başlayacak. </p><p>Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, ligin 29. haftasının programı şu şekilde:</p><p><b>Yarın:</b></p><p>20.00 Beşiktaş-Hesap.com Antalyaspor (Tüpraş)</p><p><b>11 Nisan Cumartesi:</b></p><p>14.30 RAMS Başakşehir-Natura Dünyası Gençlerbirliği (Başakşehir Fatih Terim)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41057419.jpg"/><p>17.00 Corendon Alanyaspor-Trabzonspor (Alanya Oba)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41057445.jpg"/><p>20.00 Zecorner Kayserispor-Fenerbahçe (RHG Enertürk Enerji)</p><p><b>12 Nisan Pazar:</b></p><p>14.30 TÜMOSAN Konyaspor-Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük (Medaş Konya Büyükşehir)</p><p>17.00 Göztepe-Kasımpaşa (ISONEM Park Gürsel Aksel)</p><p>20.00 Galatasaray-Kocaelispor (RAMS Park)</p><p><b>13 Nisan Pazartesi:</b></p><p>20.00 ikas Eyüpspor-Samsunspor (Recep Tayyip Erdoğan)</p><p>20.00 Çaykur Rizespor-Gaziantep FK (Çaykur Didi)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/trendyol-super-lig-29-haf-638_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271299</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/fed-degerlendirdi-enflasyon-ve-istihdama-yonelik-riskler-artti-271299</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fed değerlendirdi: Enflasyon ve istihdama yönelik riskler arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankasının (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar, Fed yetkililerinin çoğunun enflasyona yönelik yukarı ve istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin Orta Doğu'daki çatışmalarla birlikte arttığını değerlendirdiğini gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fed değerlendirdi: Enflasyon ve istihdama yönelik riskler arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankasının (Fed) , Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) 17-18 Mart'ta düzenlenen toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı.</p><p>Politika faizinin beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulduğu son toplantının tutanakları, Orta Doğu'daki çatışmanın ardından hem faiz indirimi hem de faiz artırımı senaryolarının masada olduğunu ortaya koydu.</p><p>Tutanaklarda, yetkililerin artan petrol fiyatlarının kısa vadede enflasyonu yükseltmesini ve Komite'nin yüzde 2'lik hedefine doğru beklenen düşüşü geciktirmesini öngördüğü aktarıldı.</p><p>Orta Doğu'da uzun süreli bir çatışmanın enerji fiyatlarında daha kalıcı artışlara yol açabileceğinin ve yüksek girdi maliyetlerinin çekirdek enflasyona yansıma olasılığının daha yüksek olacağının düşünüldüğü belirtilen tutanaklarda, bazı yetkililerin hedefin üzerindeki enflasyonun birkaç yıl sürmesinin ardından uzun vadeli enflasyon beklentilerinin enerji fiyatlarındaki artışlara karşı daha duyarlı hale gelebileceği ihtimalini vurguladığı kaydedildi.</p><p>Tutanaklarda, "Kısmen bu faktörlerin bir sonucu olarak, yetkililerin büyük çoğunluğu Komite'nin yüzde 2'lik hedefine doğru ilerlemenin beklenenden daha yavaş olabileceğini belirtti ve enflasyonun Komite'nin hedefinin üzerinde kalıcı bir şekilde seyretmesi riskinin arttığı değerlendirmesinde bulundu." ifadeleri yer aldı.</p><p>Çoğu yetkilinin Orta Doğu'daki uzun süreli bir çatışmanın iş dünyası güvenini olumsuz etkileyebileceği ve işe alımları daha da azaltabileceği riskine de dikkati çektiği aktarılan tutanaklarda, Orta Doğu'daki son gelişmelerin ekonomik faaliyete ilişkin görünüme dair belirsizliği artırdığı ve buna bağlı aşağı yönlü riskleri yükselttiği uyarısında bulunduğu belirtildi.</p><p>Tutanaklarda, birçok yetkilinin enflasyonun beklentileriyle uyumlu olarak gerilemesi durumunda, zaman içinde politika faizini düşürmenin muhtemelen uygun hale geleceği değerlendirmesinde bulunduğu, bunlardan birkaçının ise uygun faiz patikasına ilişkin projeksiyonlarında enflasyona dair son veriler ışığında faiz indirimi için en muhtemel zamanlama değerlendirmelerini daha ileri bir tarihe öteledikleri aktarıldı.</p><p>Fed'in tutanaklarında, "Bazı yetkililer, enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam etmesi durumunda, federal fon oranı hedef aralığında yukarı yönlü ayarlamaların uygun olabileceği ihtimalini yansıtacak şekilde toplantı sonrası açıklamada Komite'nin gelecekteki faiz kararlarına ilişkin iki yönlü bir tanımlama yapılması için güçlü bir gerekçe bulunduğunu değerlendirdi." ifadesi kullanıldı.</p><p>Yetkililerin büyük çoğunluğunun enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ve istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin yüksek olduğu değerlendirdiğine işaret edilen tutanaklarda, yetkililerin çoğunluğunun bu risklerin Orta Doğu'daki gelişmelerle birlikte arttığını not ettiği kaydedildi.</p><p>Tutanaklarda, çoğu yetkilinin Orta Doğu'daki uzayan bir çatışmanın, petrol fiyatlarının önemli ölçüde artmasının hanehalkının alım gücünü azaltabileceği, finansal koşulları sıkılaştırabileceği ve yurt dışındaki büyümeyi düşürebileceği için işgücü piyasasında daha fazla zayıflamaya yol açabileceği ve bunun da ek faiz indirimlerini gerektirebileceği endişesini dile getirdiği aktarıldı.</p><p>Bankanın tutanaklarında, yetkililerin birçoğunun ise petrol fiyatlarındaki kalıcı artışın etkisiyle enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalma riskine dikkati çektiği, bunun enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmeye yardımcı olmak ve uzun vadeli enflasyon beklentilerini güçlü bir şekilde sabit tutmak için faiz artışlarını gerektirebileceğini belirttiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/fed-degerlendirdi-enflasy-853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271298</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/havelsanin-italyadaki-isbirligi-uretime-donustu-271298</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[HAVELSAN'ın İtalya'daki işbirliği üretime dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[HAVELSAN, VN Maritime Technologies ve Piloda Shipyard'ın savunma birimi Piloda Defence, İtalya'da yaptıkları işbirliği doğrultusunda çalışmalara başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[HAVELSAN'ın İtalya'daki işbirliği üretime dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortak açıklamaya göre, mart ayında Napoli'de duyurulan anlaşma kapsamında platformlar, Piloda ile VN Maritime tesislerinde üretilecek. Operasyonel faaliyetler Napoli, Brindisi ve Torre Annunziata'daki tesislerde yürütülecek.</p><p>İşbirliği, taraflar arasında daha önce başlatılan sanayi ortaklığının yeni aşamasını oluşturuyor.</p><p>Piloda Shipyard ile VN Maritime, 2025 yılında İtalya Sahil Güvenliği için toplam 159,2 milyon avro değerinde 40 adet 15 metrelik deniz aracının ortak üretimini başlatmıştı. Yeni anlaşmayla ortaklık, hibrit ve insansız platformları da kapsayacak şekilde genişletilirken, İtalyan Mali Polisi Guardia di Finanza ile diğer kamu ve güvenlik kurumları potansiyel son kullanıcılar olarak öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/3-090420269f8edab0.jpg"/><p>Anlaşmanın merkezinde, yapısal değişiklik gerektirmeden insanlı, insansız ya da karma modda görev yapabilen hibrit platform konsepti yer alıyor. Bu yapı sayesinde platformların, otonom gözetleme ve koordineli sürü görevlerinden devriye, arama kurtarma, personel ve yük taşıma ile denizde müdahale faaliyetlerine kadar geniş bir görev yelpazesinde kullanılabilmesi hedefleniyor.</p><p>Hibrit konfigürasyonun, tam otonom gemilere ilişkin uluslararası mevzuatın henüz tam olarak yerleşmemiş olması nedeniyle somut bir düzenleyici ihtiyaca da cevap verdiği belirtiliyor. Bu sayede İtalyan kurumlarının gerektiğinde personel konuşlandırarak platformları mevcut şartlar altında doğrudan kullanabilmesinin önü açılıyor.</p><p>İşlevsel bir prototipin daha önce La Spezia Askeri Cephaneliği Deniz Üssü'nde düzenlenen Seafuture 2025 fuarında kurumsal heyetlere sunulup test edildiği kaydedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/2-090420265a22fd82.jpg"/><p>Platformların, İzlandalı Rafnar şirketinden lisanslanan ve VN Maritime tarafından geliştirilen patentli ÖK Hull gövde teknolojisini temel aldığı bildirildi. Bu gövde yapısı, geleneksel V tipi gövdelere kıyasla çarpma etkisini yüzde 95'e kadar azaltabiliyor. Bu da platform ömrünü uzatma, bakım ihtiyacını düşürme ve personel ile üzerindeki ekipman için daha yüksek konfor sağlama gibi avantajlar sunuyor.</p><p>Ayrıca gövde stabilitesinin, sualtı sensörlerinin kesintisiz veri akışı sağlaması ile kamera, projektör ve elektro-optik sensörler gibi sistemlerin ilave dengeleyiciye ihtiyaç duymadan daha verimli çalışmasına katkı sağlanıyor.</p><p><strong>İTALYA'DA ORTAK ÜRETİM HEDEFİ</strong></p><p>Anlaşmaya göre Piloda Defence, İtalya'daki üretim merkezi ve sistem entegratörü olarak görev yapacak. HAVELSAN, komuta kontrol, otonom seyir ve sensör füzyonu gibi ileri teknolojilerin entegrasyonunu sağlayacak. VN Maritime ise deniz platformu tasarımı ile yüksek performanslı gövde teknolojisini, İtalyan kurumlarının ihtiyaçlarına göre uyarlayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/1-09042026b87d1911.jpg"/><p>Tarafların, 2026'nın ilk yarısında ilk satın alma siparişini imzalamayı hedeflediği bildirildi.</p><p>İşbirliği kapsamında savunma, deniz güvenliği ve çevresel izleme alanlarında kullanılabilecek farklı boyut ve konfigürasyonlarda platform varyantlarının geliştirilmesi planlanıyor.</p><p>Nihai hedefin, İtalyan kurumlarının filolarını ulusal topraklarda üretilecek yeni nesil platformlarla güçlendirmek olduğu kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/havelsanin-italyadaki-isb-955_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271297</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/meteorolojiden-42-il-icin-uyari-kis-geri-donuyor-siddetli-yagislara-dikkat-271297</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden 42 il için uyarı! Kış geri dönüyor, şiddetli yağışlara dikkat!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? sorusu yanıt buldu. Havanın nabzını merak edenler için yeni hava durumu raporu açıklandı. Meteoroloji yeni raporunda 42 il için uyarıda bulundu. Bir çok ilde yağış, yer yer gök gürültülü sağanak yağış ve yer yer de kar yağışı etkili olacak. İşte, Meteorolojiden il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteorolojiden 42 il için uyarı! Kış geri dönüyor, şiddetli yağışlara dikkat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün hava nasıl olacak? diye merak edenler, havanın nabzını tutmak isteyenler toplansın. Meteoroloji yeni hava tahminlerini raporunda paylaştı. Yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giren Türkiye'de havalar nasıl seyredecek? İşte yanıtı... </p><p>Meteoroloji, 9 Nisan 2026 Perşembe yani bugün 42 il için uyarıda bulundu. Etkisini gösteren soğuk hava yeni haftanın başına kadar devam edecek. Yurt genelinde hava sıcaklıkları da mevsim normallerinin altına iniyor. Hafta sonu da dahil yurdun büyük bölümünde de yağışlar etkili olacak. Akdeniz ve Ege bölgelerinde gök gürültülü sağanak etkili olacak. Doğu'da ise kış geri dönüyor. Erzurum, Ardahan, Bingöl ve Kars'ta kar yağışı bekleniyor. Doğu Anadolu'nun güneydoğusunda Hakkari, Şırnak, Bitlis, Muş, Van ve Elazığ çevrelerinde yağışlar kuvvetli olacak. Yüksek kesimlerinde ise yer yer kuvvetli kar yağışı görülecek Yağışlar pazar günü de dahil yeni haftaya kadar devam edecek.</p><p><b>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: </b>Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, İzmir'in kuzey kesimleri dışında kalan diğer bölgelerimizin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Güneydoğu Anadolu'da yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile öğle saatlerinden itibaren Batı Karadeniz'in iç kesimleri ile gece saatlerinde İç Anadolu'nun doğusunda karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların Doğu Anadolu'nun güneydoğusu (Van hariç), Güneydoğu Anadolu'nun doğusu, Antalya'nın batı kesimleri, Osmaniye ve Hatay çevreleri ile akşam saatlerinden itibaren Tunceli, Bingöl, Ağrı, Muş, Erzurum'un güney kesimleri ve Elazığ çevrelerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. İç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don ile birlikte Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Hava sıcaklığının, güney ve batı kesimlerde (4 ila 6 derece) azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Genellikle güney ve güneybatı, Marmara ile zamanla batı kesimlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, sabah saatleri ile gece saatlerinde Doğu Anadolu'nun doğusunda kuvvetli(40-60 km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/whatsappimage2026040-09042026f6b068cf.jpg"/><p><strong>9 NİSAN PERŞEMBE HAVA DURUMU UYARILARI</strong></p><p><b>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: </b>Yağışların, Doğu Anadolu'nun güneydoğusu (Van hariç), Güneydoğu Anadolu'nun doğusu, Antalya'nın batı kesimleri, Osmaniye ve Hatay çevreleri ile akşam saatlerinden itibaren Tunceli, Bingöl, Ağrı, Muş, Erzurum'un güney kesimleri ve Elazığ çevrelerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p><p><b>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI:</b> Rüzgarın, sabah saatleri gece saatlerinde Doğu Anadolu'nun doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli(40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p><p>ZİRAİ DON UYARISI: Bu sabah ve gece saatlerinde Marmara'nın güneydoğu, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif zirai don riski bulunmaktadır. Zirai don tehlikesine karşı başta üretici ve çiftçiler ile ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.</p><p><b>ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: </b>Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu'nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN İL İL HAVA DURUMU TAHMİNLERİ (9 NİSAN PERŞEMBE)</strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yerel yağmur ve sağanak yağışlı</p><p><strong>EDİRNE °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı</p><p><strong>İSTANBUL °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</p><p><strong>SAKARYA °C, 15°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, İzmir'in kuzey kesimleri dışında kalan bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>A.KARAHİSAR °C, 11°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu</p><p><strong>İZMİR °C, 17°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri hariç yerel sağanak yağışlı</p><p><strong>MANİSA °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak yağışlı</p><p><strong>MUĞLA °C, 15°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Osmaniye ve Hatay çevreleri ile öğle saatlerinden sonra Antalya'nın batı iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ANTALYA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra batı iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>BURDUR °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı</p><p><strong>HATAY °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ADANA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra batı kesimlerinin zamanla bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, gece saatlerinden itibaren doğu kesimlerinin karla karışık yağmur ve yükseklerinde kar şeklinde olması bekleniyor. Bu sabah ve gece saatlerinde yer yer buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 11°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, gece saatlerinden itibaren karla karışık yağmurlu ve yüksekleri yer yer kar yağışlı</p><p><strong>ÇANKIRI °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, gece saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışlı</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu</p><p><strong>KONYA °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren kıyı kesimlerinin aralıklı yağmurlu, iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>BOLU °C, 10°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, yüksek kesimleri ile gece saatlerinde il geneli karla karışık yağmur ve kar yağışlı</p><p><strong>DÜZCE °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra ve gece saatlerinde yağmurlu</p><p><strong>KASTAMONU °C, 11°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, yüksek kesimleri ile gece saatlerinde il geneli karla karışık yağmur ve kar yağışlı</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra ve gece saatlerinde yağmurlu</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Samsun, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile gece saatlerinde Doğu Karadeniz kıyılarının yağmurlu, gece saatlerinde Orta ve doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde Karadeniz'in iç kesimlerinde yer yer buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</p><p><strong>AMASYA °C, 15°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde karla karışık yağmur ve yüksekleri kar yağışlı</p><p><strong>RİZE °C, 13°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde yerel yağmurlu</p><p><strong>SAMSUN °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel yağmur ve sağanak yağışlı</p><p><strong>TRABZON °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve gece saatlerinde yerel yağmurlu</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuzey ve doğu kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar, Malatya, Elazığ, Iğdır ve Şırnak çevrelerinde yağmur şeklinde olması bekleniyor. Yağışların güneydoğu kesimleri ile gece saatlerinde Tunceli, Bingöl, Erzurum'un güneyi, Muş, Ağrı ve Elazığ çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın bölgenin doğusunda öğle ve gece saatlerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli(40/60 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Bölgenin kuzey kesimlerinde yer yer buzlanma ve don olayı, doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.</p><p><strong>ERZURUM °C, 4°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde güney kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>KARS °C, 4°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı</p><p><strong>MALATYA °C, 13°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı yağmurlu</p><p><strong>VAN °C, 9°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, akşam saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>GAZİANTEP °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>SİİRT °C, 12°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 17°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Karadeniz ile Akdeniz'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağmurlu. Rüzgar: Batı Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan, sabah saatlerinde batısı ile gece geneli kuzeybatıdan 3 ila 5, sabah saatlerinde doğusu batıdan 5 ila 7; Doğu Karadeniz'de batı ve kuzeybatıdan, öğle saatlerinden itibaren doğusu kuzeydoğudan 3 ila 5, sabah saatlerinde 5 ila 7 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, yer yer 3,0 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağmurlu. Rüzgar: Kuzey ve kuzeybatıdan, akşam saatlerinden itibaren kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 0,5 ila 1,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde Kuzey Ege'nin kuzeyi ile sabah ve öğle saatlerinde Güney Ege'nin güneyi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6, öğle saatlerinde kuzeybatıdan 3 ila 5; Güney Ege'de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5, gece saatlerinde güneyi 6 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, güneyi yer yer 2,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Akdeniz'de batı ve kuzeybatıdan, akşam saatlerinden itibaren doğusu ile öğle saatlerinde geneli güneybatıdan 4 ila 6, öğle saatlerinde batısı 7; Doğu Akdeniz'de batı ve güneybatıdan 4 ila 6, akşam saatlerinde doğusu 7 kuvvetinde. Dalga: 1,5 ila 2,5 m, yer yer 3,0 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu. Rüzgar: Batı ve güneybatıdan, gece saatlerinde kuzeydoğudan 3 ila 5, sabah saatlerinde 6 kuvvetinde. Dalga: 0,25 ila 0,75 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/meteorolojiden-42-il-icin-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271296</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpnin-balya-savunmasindaki-sis-271296</link>
      <pubDate>2026-04-09T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'nin balya savunmasındaki sis]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında balya balya paralar gündeme oturdu. CHP yönetimi, 4,5 milyon liralık nakit paranın kaynağına ilişkin savunma yaparken, belgelerdeki çelişkiler tartışma yarattı. Soruşturma, belediye iştiraki Kent A.Ş. üzerinden ruhsat süreçlerinin usulsüz şekilde yönlendirildiği iddialarıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'nin balya savunmasındaki sis]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında balya balya para görüntüleri ve 4,5 milyon liralık nakit para, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İstanbul'daki CHP'li Üsküdar Belediyesi'nin iştiraki Kent A.Ş. üzerinden usulsüz ruhsat süreçleriyle ilgili başlatılan soruşturmanın merkezinde, rüşvet iddiaları ve paravan şirket kullanımı yer alıyor. Soruşturma kapsamında ele geçirilen yüksek miktardaki nakit paranın, rüşvetin bir parçası olduğu öne sürüldü. Paraların Burçin Çevik'in evinde bulunması, olayın boyutunu daha da büyüttü. CHP yönetimi ise, söz konusu paranın Burçin Çevik'e değil, nişanlısı Zeki Kulaç'a ait olduğunu savundu. Ancak ortaya çıkan belgeler ve yapılan açıklamalar, olayın üzerindeki soru işaretlerini artırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/skdarbld-09042026fa13dad6.jpg"/><h3><b>ÜSKÜDAR BELEDİYESİ'NDE KENT A.Ş. ÜZERİNDEN RUHSAT İDDİASI</b></h3><p>Yolsuzluk soruşturmasının temelinde, Üsküdar Belediyesi'nin resmi olarak ruhsat verme yetkisi olmayan iştiraki Kent A.Ş.'nin, paravan olarak kullanıldığı iddiası yer alıyor. İddiaya göre, müteahhitlerle yapılan görüşmelerde, aslında sunulmayan bazı "hizmetler" karşılığında usulsüz para taleplerinde bulunuldu. Bu süreçte, Kent A.Ş. üzerinden ruhsat işlemleri yönlendirildi ve müteahhitlerden rüşvet alındı. Soruşturma kapsamında elde edilen balya balya paraların da, bu rüşvet zincirinin bir parçası olduğu ileri sürüldü. Özellikle suçüstü yakalanan 4,5 milyon liralık nakit, olayın ciddiyetini gözler önüne serdi. Paranın Burçin Çevik'in evinden çıkması ise, soruşturmanın odağını bu isme çevirdi. Çevik'in, İstanbul Planlama Ajansı'nda çalışıyor olması ve Üsküdar Belediyesi'nde resmi bir görevinin bulunmamasına rağmen iş takibi yaptığı iddia edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/d-09042026b94d9eb5.jpg"/><h3><b>CHP'DEN BALYA BALYA PARA SAVUNMASI: BELGELERDE ÇELİŞKİLER</b></h3><p>CHP yönetimi ve partinin hukukçuları, balya balya paraların kaynağına ilişkin kamuoyuna açıklama yaptı. Açıklamada, paranın Burçin Çevik'e değil, nişanlısı Zeki Kulaç'a ait olduğu belirtildi. İddiaya göre, bu para Beyoğlu'ndaki Urban Cafe'nin hisse devri için ödenen kaparo olarak çekildi. Avukatlar, paranın 6 Nisan 2026 tarihinde, yani operasyondan bir gün önce çekildiğini gösteren dekontları paylaştı ve tüm işlemlerin yasal belgelere dayandığını savundu. Ancak belgelerdeki bazı detaylar, kafaları karıştırdı. İlgili evrakta, kafenin devredeninin Ergün Tükel olarak kayda geçtiği, fakat paranın neden Ergün Tükel'in evinde değil de Burçin Çevik'in evinde bulunduğu sorgulandı. Ayrıca, Zeki Kulaç'ın hem vekil hem de hisse sahibi/satıcı olarak belgede yer alması, hukuki açıdan çelişki yarattı. CHP medyası, paylaşılan belgelerle iddiaları çürütmeye çalışsa da, belgelerdeki tutarsızlıklar kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/b-09042026ffe93ab0.jpg"/><p>Üsküdar Belediyesi'nde yaşanan bu gelişmeler, yolsuzluk iddialarının ve balya balya para görüntülerinin siyasi gündemdeki etkisini artırdı. Operasyon kapsamında ele geçirilen 4,5 milyon lira ve soruşturma dosyasındaki belgeler, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini ortaya koyuyor. Soruşturmanın ilerleyen süreçlerinde, Kent A.Ş. ve ilgili kişilere yönelik yeni adımların atılması bekleniyor. Olayın siyasi yansımaları ve CHP yönetiminin savunmaları ise, tartışmaları daha da büyütüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/uskudar-belediyesinde-bal-438_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271292</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-cagri-bey-sondaj-gemisi-somaliye-ulasti-271292</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Çağrı Bey sondaj gemisi Somali'ye ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisinin Somali'ye ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Çağrı Bey sondaj gemisi Somali'ye ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Hem Türkiye&#39;nin hem de Somali&#39;nin enerji tarihinde yepyeni bir sayfa açıyoruz. Sınırlarımızı aşan ilk yurt dışı derin deniz sondajımız için &#39;Bismillah&#39; diyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Çağrı Bey, Somali&#39;de Türkiye&#39;nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek üzere 15 Şubat&#39;ta Mersin Taşucu Limanı&#39;ndan yola çıktı.</p><p>Gemi, Akdeniz&#39;i baştan sona geçerek Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusu&#39;na açıldı. Ardından Batı Afrika kıyılarını takip ederek Ümit Burnu&#39;nu geçerek planlanan 53 günlük seyir süresi sonunda Somali&#39;ye ulaştı.</p><p>Çağrı Bey, ismini Somali&#39;de ailede doğan ilk bebek anlamına gelen &quot;Curad&quot;dan alan ve Mogadişu&#39;dan 372 kilometre açıkta bulunan CURAD-1 kuyusunda çalışacak.</p><p>Gemi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun söz konusu 7 bin 500 metre derinlikle dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/arbeypet-09042026ed930eba.jpg"/><p><b>- SONDAJ ÇALIŞMALARININ 288 GÜN SÜRMESİ BEKLENİYOR</b></p><p>İnşası 2024&#39;te Güney Kore&#39;de tamamlanan ve Türkiye&#39;nin enerji filosuna katılan Çağrı Bey, derin denizde 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor.</p><p>&quot;7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi&quot; olarak adlandırılan gemi, 228 metre uzunluğa, 114 metre yüksekliğe ve 42 metre genişliğe sahip. Helikopter pisti bulunan gemi, 200 personele yaşam alanı sunuyor.</p><p>Sondaj çalışmalarının toplam 288 gün sürmesi planlanıyor. Çağrı Bey&#39;in görevinde enerji filosundan Altan, Korkut ve Sancar destek gemileri de yanında bulunacak. Öte yandan güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra&#39;dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey&#39;e destek verecek.</p><p>Ayrıca sondaj çalışmalarında, Çağrı Bey&#39;de 180, destek gemilerinde 60 ve kara hizmetlerinde 10 personel olmak üzere, toplam 500 saha personeli dönüşümlü görev alacak.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ÇAĞRI BEY GÖREV BAŞINDA!<br><br>Türkiye, Somali sularında sondaj yapmak için geri sayıma başladı. Türkiye&amp;#39;nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirecek olan Çağrı Bey gemisi, Somali açıklarına ulaştı. <a href="https://t.co/lZfq0wHWus">pic.twitter.com/lZfq0wHWus</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042170654024491073?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>- ÇAĞRI BEY, MOGADİŞU LİMANI'NDA TÖRENLE KARŞILANACAK</b></p><p>Çağrı Bey için yarın Mogadişu Limanı&#39;nda karşılama töreni düzenlenecek. Törene, Bakan Bayraktar&#39;ın yanı sıra Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed ile Liman ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur iştirak edecek.</p><p>Karşılama töreninin ardından görev yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket edecek Çağrı Bey&#39;in Mogadişu&#39;ya 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması 1-2 gün sürmesi bekleniyor. Gemi kuyu lokasyonuna ulaştıktan sonra konumlanma işlemini gerçekleştirecek. Konumlanma tamamlandıktan sonra ilk olarak sondaj sürecine ilişkin çeşitli testler yapılacak.</p><p>Somali&#39;deki çalışmalar, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi&#39;nin 234 gün boyunca bölgede yaptığı araştırmalarla şekillendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 Ekim 2024&#39;te İstanbul Boğazı&#39;ndan Somali&#39;ye uğurlanan Oruç Reis, bu süreçte Somali&#39;deki 3 ayrı deniz blokunda toplam 4 bin 464 kilometrekarelik alanda veri topladı. Verilerin incelenmesi ve yorumlanmasının ardından belirlenen bir lokasyonda sondaj çalışması yapılmasına karar verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/bakan-bayraktar-cagri-bey-811_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271289</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmustan-ara-secim-aciklamasi-nasil-yapilabilecegi-anayasa-ve-ictuzukte-bellidir-271289</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan "ara seçim" açıklaması: Nasıl yapılabileceği Anayasa ve İçtüzük'te bellidir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ara seçimin nasıl yapılabileceği Anayasa ve İçtüzük'te bellidir. O şartlar yerine geldiğinde ara seçim olur. Buna karar verecek yer TBMM Genel Kuruludur." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan "ara seçim" açıklaması: Nasıl yapılabileceği Anayasa ve İçtüzük'te bellidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye kapsamında yapılacak yasal düzenlemeler konusunda sorumluluğun siyasi partilerin Meclis gruplarında olduğunu belirtti.</p><p>Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu'nun İstanbul'da düzenleneceğini hatırlatan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Parlamenter diplomasi açısından özellikle son yıllarda en kapsamlı ve yüksek katılımlı toplantılardan birisine İstanbul'da şahit olacak." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/tbmm-baskani-kurtulmustan-413_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271288</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tarihin-en-pahali-saldirisi-abd-iran-anlasmasi-tel-avivi-endiselendiriyor-271288</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarihin en pahalı saldırısı! ABD-İran anlaşması Tel Aviv'i endişelendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in İran'a saldırılarının maliyetinin 19,4 milyar dolara yaklaştığı ve bu süreçte temel hedeflerine ulaşamadığı, muhtemel ABD-İran anlaşmasının ise Tel Aviv'i kötü bir güvenlik gerçeğiyle karşı karşıya bırakabileceği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarihin en pahalı saldırısı! ABD-İran anlaşması Tel Aviv'i endişelendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail&#39;in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İran&#39;a saldırılar başlarken İsrail&#39;in ilan ettiği &quot;uranyumu ele geçirmek, yönetimi devirmek, balistik füzeleri yok etmek ve vekil örgütlere sağlanan finansmanı durdurmak&quot; gibi hedeflerin hiçbirine ulaşılamadı.<br></p><p>İran ise İsrail'in her noktasına dakikalar içinde balistik füzelerle ulaşabileceğini kanıtladı.</p><p>Öte yandan haberde, ABD Başkanı Donald Trump ve İran arasındaki muhtemel bir anlaşmanın, &quot;İsrail&#39;in gelecekte İran&#39;a saldırmasını engelleyebileceği ve bu durumun Tel Aviv için endişe kaynağı&quot; olduğu öne sürüldü.</p><p><b>- "İSRAİL TARİHİNİN EN PAHALI SALDIRILARI"</b></p><p>Gazeteye göre, gelişen şartlar altında İsrail, savaştan önceki döneme nispetle daha &quot;kötü bir güvenlik ortamına giriyor&quot; olabilir.<br></p><p>İran&#39;a saldırılar, İsrail tarihinin en pahalı saldırıları oldu. 40 günlük saldırıların maliyetinin 50 milyar ila 60 milyar şekel (16,2 milyar ila 19,4 milyar dolar) olduğu tahmin ediliyor.</p><p>Saldırıların günlük maliyeti ortalama 320 milyon dolar olarak hesaplanırken, başlangıçta bu rakam 650 ila 970 milyon dolar arasındaydı.<br></p><p>Habere göre İsrailli savunma yetkilileri, saldırıların sona erdiğini söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı.</p><p><b>- EK BÜTÇE TALEBİ</b></p><p>Bir İsrailli yetkili, ABD Başkanı Trump'ın bölgedeki Amerikan güçlerini azaltma yönünde bir planına dair şu ana kadar herhangi bir işaret bulunmadığını belirtti. Geçici ateşkesin kalıcı bir çözüm mü yoksa kısa bir ara mı olduğu henüz netlik kazanmazken, İsrail savunma kurumları mevcut bütçenin yetersiz olduğunu ifade etti.</p><p>Yetkililer, yaklaşık 30 milyar şekellik (9,7 milyar dolar) son artıştan sonra bile 143 milyar şekel (46,3 milyar dolar) olan mevcut savunma bütçesinin yetersiz olduğunu söylüyor.</p><p>Bu kapsamda yetkililer, &quot;Lübnan&#39;da devam eden saldırıların maliyetlerini karşılamak ve İran ile gerilimin yakın gelecekte yeniden alevlenme olasılığına hazırlanmak&quot; için yıl sonuna kadar ek 34 milyar şekelin (11 milyar dolar) gerekeceğini tahmin ediyor.</p><p>Ayrıca devam eden askeri personel sıkıntısı ve hükümetin Ultra Ortodoks Yahudileri (Haredi) askerlikten muaf tutması nedeniyle yedek kuvvetlere bağımlılığın artabileceği kaydediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/israil-irana-saldirilarin-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271287</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-transferde-hedefinde-bayer-leverkusenden-patrick-schick-271287</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, transferde hedefinde Bayer Leverkusen'den Patrick Schick!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gelecek sezon için transfer çalışmalarına başlayan Beşiktaş aradığı ismi Almanya'da buldu. Siyah beyazlı ekip, Bayer Leverkusen forması giyen 30 yaşındaki deneyimli futbolcu Patrick Schick'i kadrosuna katmak istiyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, transferde hedefinde Bayer Leverkusen'den Patrick Schick!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş yönetimi, yeni sezon öncesinde hücum hattını güçlendirmek amacıyla transfer çalışmalarına hız kazandırdı.</p><p>Siyah-Beyazlı kulübün, gol yollarındaki etkinliği artırmak için geçtiğimiz haftalarda Bundesliga temsilcilerinden Bayer Leverkusen forması giyen Patrick Schick ile ilgilendiği iddia edildi.</p><p><b>BÜYÜK BİR BÜTÇE AYRILDI</b></p><p>Alman medyasında çıkan haberlere göre, siyah beyazlı ekip Çek forveti kadrosuna katma konusunda oldukça kararlı.</p><p>30 yaşındaki oyuncunun teknik ekibin raporuna göre öncelikli hedeflerden biri olduğu vurgulanırken, Beşiktaş'ın bu transfer için önemli bir bütçe ayırdığı aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/detaykurtarldkurtarl-090420265bcbeab6.jpg"/><p><b>TEKNİK EKİP İSTİYOR</b></p><p>Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın'ın santrfor listesinin bir numaralı ismi olan Çek golcü, takımın oyun planına tamamen uyum sağlıyor. Rakipleriyle rekabette geride kalmak istemeyen Siyah beyazlılar, Schick transferinde kararlı davranıyor.</p><p><b>BÜTÇE: 30 MİLYON EURO</b></p><p>İddialara göre Beşiktaş, Schick için 30 milyon Euro seviyesine kadar çıkmayı planlıyor. Bu sezon Alman ekibiyle 34 resmi mücadelede forma giyen deneyimli oyuncu, 15 gol ve 4 asistlik katkı yaparak takımına değerli bir performans sundu. Hücum hattındaki bitiriciliği ve fiziksel gücüyle dikkat çeken Schick'in transferi, teknik ekip tarafından öncelikli olarak isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/besiktas-transferde-hedef-644_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271286</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdli-kongre-uyesi-krishnamoorthi-trumpin-natodan-cekilme-plani-yasalara-aykiri-ve-tehlikeli-271286</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'li Kongre Üyesi Krishnamoorthi: Trump'ın NATO'dan çekilme planı yasalara aykırı ve tehlikeli]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'li Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Raja Krishnamoorthi, Başkan Donald Trump'ın Kongre onayı olmadan ABD'yi NATO'dan çekmeye yönelik herhangi bir girişiminin "yasaları ihlal edeceğini ve ulusal güvenliği tehlikeye atacağını" ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'li Kongre Üyesi Krishnamoorthi: Trump'ın NATO'dan çekilme planı yasalara aykırı ve tehlikeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Krishnamoorthi, Trump&#39;a gönderdiği mektupta, Başkan&#39;ın ABD&#39;nin NATO&#39;dan çekilme ihtimaline ilişkin söylemlerinden &quot;derin endişe&quot; duyduğunu belirtti.</p><p>Kongre&#39;nin, halihazırda bir başkanın Senato&#39;nun üçte ikisinin onayı ya da Kongre kararı olmadan NATO&#39;dan çekilmesini yasaklayan yasal hükümleri yürürlüğe koyduğuna dikkati çeken Krishnamoorthi, &quot;ABD&#39;nin NATO&#39;dan tek taraflı ayrılması hem stratejik açıdan sorumsuz hem de mevcut yasalar uyarınca yasa dışı olacaktır.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Krishnamoorthi, Trump&#39;ın söz konusu ifadelerinin &quot;ülkenin güvenliği pahasına rakipleri güçlendirme&quot; riski taşıdığını kaydetti.</p><p>Resmi çekilme olmasa dahi ABD&#39;nin NATO&#39;ya bağlılığına dair şüphe uyandırmanın küresel istikrarsızlığın arttığı bir dönemde ittifakın caydırıcılığını zayıflatabileceğini belirten Krishnamoorthi, Trump&#39;a, &quot;ABD yasalarının açık gerekliliklerini kabul etme&quot; çağrısı yaptı.</p><p>ABD Başkanı Trump, İngiliz The Telegraph gazetesinde 1 Nisan&#39;da yayımlanan mülakatında, ABD&#39;nin NATO&#39;dan çekilme ihtimalini &quot;gözden geçirilmenin de ötesinde&quot; olarak nitelemiş, &quot;(NATO) Onların kağıttan kaplan olduğunu hep biliyordum, bu arada (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin de bunu biliyor.&quot; ifadesini kullanmıştı.</p><p>Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, dün Beyaz Saray&#39;da basına kapalı görüşme yapmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/abdli-kongre-uyesi-krishn-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271285</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hindistandan-kacakciliga-karsi-doga-hamlesi-siniri-yilan-ve-timsahlar-koruyacak-271285</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hindistan'dan kaçakçılığa karşı doğa hamlesi! Sınırı yılan ve timsahlar koruyacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan, Bangladeş ile paylaştığı uzun sınırda göçmen kaçakçılığına karşı yenilikçi bir adım atmayı değerlendiriyor. Yetkililer, sınır güvenliği için yılanlar ve timsahların konuşlandırılması fikrini masaya yatırdı. Bu sıra dışı plan, bölgedeki güvenlik açıklarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hindistan'dan kaçakçılığa karşı doğa hamlesi! Sınırı yılan ve timsahlar koruyacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan, Bangladeş sınırında artan göçmen kaçakçılığına karşı sıra dışı bir önlem üzerinde duruyor. Yetkililer, 2.216 kilometrelik sınır hattının yalnızca 1.647 kilometresinin bariyerlerle korunduğunu açıkladı. Kalan kısımlarda ise Himalaya kaynaklı nehirler, deltalar, bataklıklar ve mangrovlar nedeniyle fiziki engel bulunmuyor. New Delhi yönetimi, bu zorlu coğrafyada göçmen kaçakçılığını önlemek amacıyla yılanlar ve timsahlar gibi sürüngenlerin sınırda konuşlandırılmasını ciddi şekilde değerlendiriyor. Bu öneri, hem Hindistan'ın Batı Bengal eyaletini hem de Bangladeş topraklarını ilgilendiren hassas bölgelerde gündeme geldi. Sınır Güvenlik Gücü (BSF) yetkilileri, bu sıra dışı çözümün güvenlik açısından getireceği avantajları ve beraberinde doğuracağı riskleri analiz ediyor.</p><h3>Manoj Barnwal: 'Sürüngen taburları fikri masada'</h3><p>BSF'nin üst düzey yetkililerinden Manoj Barnwal, AFP'ye yaptığı açıklamada, Şubat ayında genel merkezde gerçekleştirilen toplantıda sürüngen taburları fikrinin ele alındığını belirtti. Barnwal, "Nehirler ve bataklıklarla kaplı, korunmasız alanlarda yılanlar ve timsahlar gibi sürüngenlerin kullanılması önerildi" dedi. Ancak Barnwal, bu yaklaşımın ciddi zorluklar içerdiğine dikkat çekti. Sürüngenlerin temini, sınır köylerinde yaşayan sivillerin güvenliği ve uygulamanın pratikteki etkileri başlıca soru işaretleri arasında yer alıyor. Bu nedenle, sahadaki birimlerden rapor talep edildiği ve önerinin uygulanabilirliğinin kapsamlı biçimde araştırıldığı bildirildi.</p><h3>Bangladeş ile ilişkilerde yeni dönem sinyali</h3><p>Hindistan'ın göçmen kaçakçılığıyla mücadelede attığı bu adım, son dönemde Bangladeş ile ilişkilerde yaşanan gelişmelerin ardından öne çıktı. 2014 yılından bu yana iktidarda bulunan Narendra Modi hükümeti, özellikle Bangladeş'ten gelen göçmen akışını kontrol altına almak için yeni yöntemler arıyor. Sınırın büyük bölümünde fiziki bariyerlerin bulunmaması, kaçakçılık faaliyetlerini artırırken, New Delhi yönetimi bu tehlikeye karşı farklı çözümler geliştirmeye çalışıyor. Öte yandan, 2024'te eski Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina'nın Hindistan'a sığınmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginlik yaşandı. Bangladeş'in yeni Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman'ın Hindistan'a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret, iki ülkenin sınır güvenliği konusundaki iş birliğini yeniden şekillendirebilir.</p><p>Hindistan'ın Bangladeş sınırında gündeme getirdiği sürüngen taburları fikri, göçmen kaçakçılığıyla mücadelede yenilikçi ve tartışmalı bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Yetkililer, bu planın hem güvenlik hem de insan yaşamı açısından tüm boyutlarını değerlendirdikten sonra nihai kararı vereceklerini vurguluyor. Sınırda yaşanan güvenlik açıkları ve bölgenin coğrafi zorlukları, Hindistan'ın yeni çözümler aramasına neden oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/hindistandan-kacakciliga--989_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271284</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/petrol-fiyatlarinda-dalgalanma-uzmani-degerlendirdi-271284</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Petrol fiyatlarında dalgalanma... Uzmanı değerlendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[9 Nisan Perşembe günü brent petrolün varil fiyatı ne kadar oldu? sorusu merak ediliyor. Petrol fiyatları yükseldi. Fiyatlardaki artışta, geçici ateşkese karşın Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalar ile İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının yol açtığı arz endişeleri etkili oldu. Brent petrolün vadeli varil fiyatı bugün 97,03 dolar oldu. Petrol fiyatlarında dalgalanmayı ise Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, 24 TV ekranlarından değerlendirdi. İşte petrol fiyatlarına ilişkin merak edilenler detayda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Petrol fiyatlarında dalgalanma... Uzmanı değerlendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>9 Nisan 2026 Perşembe günü brent petrolün varil fiyatı ne kadar oldu? merak ediliyor, araştırılıyor. Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 97,03 dolardan işlem görüyor.</p><p>ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından dün 90,40 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı, günü 94,75 dolardan tamamladı.</p><p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.45 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 2,41 artarak 97,03 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 97,48 dolardan alıcı buldu.</p><p>Fiyatlardaki artışta, geçici ateşkese karşın Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalar ile İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının yol açtığı arz endişeleri etkili oldu.</p><p>İki haftalık ateşkes şartlarından biri olarak Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişleri yeniden başlamış olsa da İran'ın geçiş ve erişim üzerinde önemli ölçüde kontrolünü sürdürmesi nedeniyle deniz taşımacılığındaki aksamalar devam ediyor.</p><p>İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, devlet televizyonundan yaptığı duyuruda, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş planlayan gemilerden olası deniz mayınları riskine karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi ve boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen yarı resmi Fars Haber Ajansının haberinde ise İsrail'in Lübnan'a saldırıları nedeniyle boğazın kapatıldığı ifade edilmişti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, geçici ateşkes kapsamında "İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını ve Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağını" belirterek, aksi halde saldırılara devam edileceği tehdidinde bulundu.</p><p>Trump, tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personelinin ek mühimmat ve silahlarla birlikte "varılan gerçek anlaşma tam olarak yerine getirilene kadar İran'ın içinde ve çevresinde kalmaya devam edeceğini" belirtti. Aksi halde saldırıların yeniden başlayacağını öne süren Trump, bunun "daha büyük ve daha önce kimsenin görmediği kadar daha güçlü şekilde" gerçekleşeceğini iddia etti.</p><p>İsrail'in Lübnan'a yönelik artan saldırıları da ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizliği derinleştirdi.</p><p>İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan, eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı. Dünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti.</p><p>Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt dün düzenlediği basın brifinginde, 11 Nisan'da İslamabad'da yapılacak ABD-İran müzakerelerinin ilk turuna Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılacağını, görüşmelere ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in de öncülük edeceğini açıkladı.</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ve bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.</p><p>Trump, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade ederken İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini belirtmişti.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 99,46 doların direnç, 94,54 doların destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p><p class=""><b>PETROL FİYATLARINDA DALGALANMA SÜRÜYOR! UZMANI 24 TV'DE DEĞERLENDİRDİ</b></p><p>Petrol fiyatlarında bir günde yaşanan yüzde 15'lik düşüş, Körfez Krizi'nden bu yana en sert hareket olarak kayıtlara geçti. İran ile İsrail arasındaki gerilim, ABD'nin tutumu ve Hürmüz Boğazı'na dair haberler küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. Uzmanlar, yatırımcıları ani pozisyon almamaları konusunda uyarıyor. Sert hareketlilik petrol fiyatlarına da yansımaya devem etti. </p><p class=""><b>Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı 24 TV ekranlarından değerlendirdi.</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/video1-0904202619a757b3.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/petrol-fiyatlarinda-dalga-884_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271283</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kapalicarsida-altin-fiyatlarinda-sert-yukselis-271283</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kapalıçarşı'da altın fiyatlarında sert yükseliş]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kapalıçarşı'da altın fiyatları, Orta Doğu'daki gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahaleyi erteleme kararı sonrası hızlı yükseldi. Güvenli liman talebinin artışı, altın ve gümüşte son üç haftanın en yüksek seviyelerine neden oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kapalıçarşı'da altın fiyatlarında sert yükseliş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapalıçarşı'da altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahaleyi iki hafta erteleyeceğini açıklamasının ardından hızlı bir yükseliş yaşadı. Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle, yatırımcılar güvenli liman olarak gördükleri altına yöneldi. Sabah saatlerinde ons altın yüzde 2,3 artış göstererek son üç haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. İç piyasada da gram altın yüzde 2'nin üzerinde değer kazandı ve Kapalıçarşı'da hareketlilik gözlemlendi.</p><h3><b>KAPALIÇARŞI'DA GÜVENLİ LİMAN TALEBİ ARTTI</b></h3><p>ABD Başkanı Trump'ın askeri müdahale kararını ertelemesi, piyasalarda geçici ateşkes algısı oluşturdu. Bu gelişme, yatırımcıların altın fiyatları üzerindeki ilgisini artırdı. Altın fiyatları, güvenli liman arayışındaki yatırımcılar nedeniyle Kapalıçarşı'da yoğun talep gördü. Sadece altın değil, gümüş fiyatları da yükselişten payını aldı. Uzmanlar, Orta Doğu'daki gelişmelerin altın fiyatları üzerindeki etkisinin önümüzdeki günlerde de sürebileceğine dikkat çekiyor.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ALTIN 3 HAFTANIN ZİRVESİNDE<br><br>Küresel piyasalarda gözler Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmelere çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;a yönelik olası saldırıyı ertelediğini açıklaması, altın fiyatlarını adeta uçurdu. 24 TV ekibi soluğu hemen Kapalıçarşı&amp;#39;da aldı. Güvenli liman talebi... <a href="https://t.co/001w0B2z8V">pic.twitter.com/001w0B2z8V</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2041915220948365843?ref_src=twsrc%5Etfw">April 8, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><h3><b>BİST100 ENDEKSİNDE GÜÇLÜ YÜKSELİŞ</b></h3><p>Borsa İstanbul'da BIST100 endeksi de güne yüzde 3,34 artışla 13 bin 353 puandan başladı. Gün içinde endeks, 13 bin 500 puanın üzerinde kaldı ve yatırımcılara güven verdi. Sektör kaynakları, gün içinde oluşacak verilere göre benzin ve motorinde 10 liranın üzerinde indirim beklendiğini aktardı. Eşel mobil sistemi nedeniyle motorinde indirim tamamen uygulanacak, benzinde ise sadece yüzde 25'i pompa fiyatlarına yansıyacak. Kapalıçarşı'da altın fiyatları, hem küresel hem yerel piyasalarda yaşanan hareketlilikle birlikte yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor.</p><p>Orta Doğu'daki gelişmelerin ve ABD'nin kararlarının, Kapalıçarşı'da altın fiyatları üzerinde belirleyici rol oynadığı görülüyor. Uzmanlar, yatırımcıların güvenli liman arayışının önümüzdeki süreçte de devam edebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/kapalicarsida-altin-fiyat-484_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271282</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/seker-hafizayi-guclendiriyor-mu-sasirtan-sonuclar-acikladi-271282</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şeker hafızayı güçlendiriyor mu? Şaşırtan sonuçlar açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Paris'teki Beyin Plastisitesi laboratuvarında yürütülen bir araştırma, şekerin uzun vadeli hafıza üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Araştırmada meyve sineği drosophila kullanıldı ve şekerin hafızayla ilişkili nöronları nasıl etkilediği detaylı biçimde incelendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şeker hafızayı güçlendiriyor mu? Şaşırtan sonuçlar açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paris'te faaliyet gösteren Beyin Plastisitesi laboratuvarında gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, şekerin uzun vadeli hafıza üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. 25 Mart'ta Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, beyin yapısı insanlar ile benzerlik gösteren meyve sineği drosophila incelendi. Ekip, fruktoz gibi doğal şekerlere duyarlı nöronların, yalnızca iştahı değil, aynı zamanda hafızayı da etkilediğini tespit etti. Bu bulgular, şekerin sadece olumsuz yönleriyle değil, sinir sistemi üzerindeki olumlu etkileriyle de dikkat çekti.</p><h3>Pierre-Yves Plaçais ve ekibi: Şekerle tetiklenen nöronlar hafızayı güçlendiriyor</h3><p>Araştırmayı yürüten nörobiyolog Pierre-Yves Plaçais liderliğindeki ekip, hafızanın temel mekanizmalarını anlamak için drosophila türü meyve sineklerini kullandı. Deneylerde, sineklere belirli kokular ve elektriksel uyarılar eşliğinde şeker verildi. Özellikle fruktoza duyarlı nöronların aktivitesi izlendi ve aç olmayan sineklerde bile, şeker sunulduğunda açlık hissini taklit eden bir beyin aktivitesi gözlendi. Bu durum, enerji ihtiyacı olmasa da sineklerin şekerli ortamlarda güçlü bir çekim gösterdiğini ortaya koydu. Bulgular, şekerin hafıza ile ilişkili nöronları harekete geçirdiğini ve davranışsal düzeyde etkili olduğunu gösterdi.</p><h3>Fruktoza duyarlı nöronlardan tiroid uyarıcı hormon: Hafıza için kritik rol</h3><p>Bilim insanları, deneylerin ilerleyen aşamalarında fruktoza duyarlı nöronların özel bir hormon ürettiğini belirledi. Tiroid uyarıcı hormon olarak adlandırılan bu molekülün üretimi durdurulduğunda, sineklerin uzun vadeli hafızalarını pekiştiremediği gözlendi. Yani, şekerin varlığı bu hormonun sentezlenmesini tetikleyerek hafızanın güçlenmesini sağladı. Araştırmacılar, bu mekanizmanın insanlarda da benzer şekilde işleyip işlemediğinin henüz bilinmediğini vurguladı. Ancak, çalışmanın sadece drosophila üzerinde gerçekleştirildiği ve insanlarda şeker tüketiminin hafızaya doğrudan fayda sağladığını söylemek için erken olduğu belirtildi. Bilim insanları, kahveye ekstra şeker eklemenin veya fazla şeker tüketiminin insan hafızasına aynı şekilde etki edeceğine dair kesin bir kanıt olmadığının altını çizdi.</p><p>Sonuç olarak, Paris'te yapılan bu araştırma, şekerin yalnızca enerji kaynağı olarak değil, beyin fonksiyonları ve hafıza süreçleri üzerinde de önemli bir etkisi olabileceğine işaret ediyor. Ancak, elde edilen bulguların insanlar için geçerliliği konusunda daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/seker-hafizayi-guclendiri-241_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271281</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/jason-statham-yeni-filmi-mutiny-ile-aksiyon-tutkunlarini-heyecanlandiriyor-271281</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Jason Statham yeni filmi Mutiny ile aksiyon tutkunlarını heyecanlandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü oyuncu Jason Statham, açık denizlerde geçen yeni aksiyon-gerilim filmi Mutiny ile izleyicilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Filmin ilk afişi yayınlanırken, haftaya fragmanının da paylaşılacağı duyuruldu. Mutiny, Statham'ın kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Jason Statham yeni filmi Mutiny ile aksiyon tutkunlarını heyecanlandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü aksiyon yıldızı Jason Statham, yeni filmi Mutiny ile yeniden sinema gündeminde. Statham, bu kez açık denizlerde geçen gerilim dolu bir hikâyede başrolü üstleniyor. Filmin ilk afişi sinemaseverlerle buluştu ve yapımcılar, Mutiny'nin fragmanının önümüzdeki hafta yayınlanacağını açıkladı. Annabelle Wallis'in de kadroda yer aldığı film, izleyicilere nefes kesen bir aksiyon deneyimi vaat ediyor. Statham'ın su altı yetenekleri ve önceki aksiyon projeleri göz önüne alındığında, Mutiny'nin büyük bir ilgiyle karşılanması bekleniyor.</p><h3>Jason Statham'dan Mutiny'de iddialı performans</h3><p>Jason Statham, kariyerinin başından bu yana Transporter, The Expendables, Crank, Wrath of Man ve The Beekeeper gibi yapımlarla aksiyon sinemasının en tanınan isimlerinden biri haline geldi. Oyunculuğa adım atmadan önce 12 yıl boyunca Büyük Britanya Ulusal Yüzme Takımı'nda yer alan Statham, gerçek hayattaki sporcu geçmişiyle dikkat çekiyor. Mutiny'de ise Statham, yoluna çıkan herkesi alt edebilecek yetenekte bir karakteri canlandırıyor. Bu yeni film, Statham'ın hem fiziksel hem de oyunculuk anlamındaki sınırlarını zorlayacak gibi görünüyor. Özellikle su altı sahneleriyle öne çıkan Mutiny, aksiyon tutkunlarının beklentilerini karşılamaya aday.</p><h3>Mutiny'nin yönetmeni ve kadrosu dikkat çekiyor</h3><p>Mutiny'nin yönetmen koltuğunda, daha önce Jean-François Richet oturuyor. Richet, 2005 yapımı Assault on Precinct 13'ün yeniden çevrimi ve Vincent Cassel'in başrolünde olduğu iki bölümlük Mesrine ile eleştirmenlerden olumlu yorumlar almıştı. Ayrıca Richet'in 2023'te vizyona giren ve Gerard Butler ile Mike Colter'ın başrollerini paylaştığı Plane filmi de Amerikan izleyicilerinin ilgisini çekmişti. Mutiny, Richet'in aksiyon sinemasındaki tecrübesiyle dikkatleri üzerine topluyor. Filmin kadrosunda Statham'a, Peaky Blinders ve Malignant ile tanınan Annabelle Wallis eşlik ediyor.</p><h3>Statham'ın deniz maceralarındaki başarısı Mutiny'ye umut veriyor</h3><p>Jason Statham, açık denizlerde geçen aksiyon filmlerinde daha önce de önemli başarılara imza attı. 2018'de vizyona giren The Meg, dünya genelinde 529 milyon dolar hasılat elde ederek büyük bir ticari başarıya ulaştı. Steve Alten'in romanından uyarlanan bu filmde Statham, dev bir Megalodon'a karşı mücadele etmişti. Serinin devam filmi Meg 2: The Trench ise Rotten Tomatoes'ta düşük puan alsa da, yaklaşık 398,5 milyon dolarlık gelirle yine beklentileri aşmayı başardı. Şimdi ise Mutiny'nin, Statham'ın denizlerdeki aksiyon geleneğini sürdürecek yeni bir fenomen olup olmayacağı merak konusu. Yapımcılar, Statham'ın bu türdeki tecrübesinin filme olan ilgiyi artıracağına inanıyor.</p><p>Filmin vizyon tarihi henüz açıklanmasa da, ilk afiş ve fragman duyurusu Mutiny'yi şimdiden sinema gündeminin üst sıralarına taşıdı. Jason Statham hayranları, açık denizlerde geçen bu yeni aksiyon-gerilim macerasını merakla bekliyor. Mutiny, Statham'ın kariyerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/jason-statham-yeni-filmi--410_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271280</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tip-1-diyabette-devrim-gen-terapisiyle-insulin-enjeksiyonuna-veda-271280</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tip 1 diyabette devrim! Gen terapisiyle insülin enjeksiyonuna veda]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'de tip 1 diyabet için geliştirilen ve tek doz uygulanacak yeni bir gen terapisi aşısı ilk kez insanlar üzerinde denenecek. Uzmanlar, KRIYA-839 adlı bu tedavinin insülin enjeksiyonuna olan bağımlılığı sona erdirebileceğini belirtiyor. Deneme, 464 bin hastaya umut olurken, diyabet tedavisinde çığır açma potansiyeli taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tip 1 diyabette devrim! Gen terapisiyle insülin enjeksiyonuna veda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de tip 1 diyabet tedavisinde çığır açacak yeni bir gelişme yaşanıyor. KRIYA-839 adı verilen ve tek doz olarak uygulanması planlanan gen terapisi aşısı, bu yıl ilk kez insanlar üzerinde test edilecek. Uzmanlar, bu yenilikçi tedaviyle, hastaların günlük insülin enjeksiyonlarına olan bağımlılığının sona erebileceğini ve tip 1 diyabetin kalıcı olarak kontrol altına alınabileceğini vurguluyor. Denemenin, özellikle Birleşik Krallık'ta yaklaşık 464 bin kişiyi etkileyen bu kronik hastalık için umut vadettiği belirtiliyor. Araştırmacılar, kas hücrelerini uzun vadeli insülin üreticisine dönüştürmeyi hedefleyen bu tek seferlik tedavinin, kan şekerinin düzenlenmesinde devrim yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Dr. Partha Kar: 'Fonksiyonel tedavi' potansiyeline dikkat çekti</h3><p>NHS İngiltere'nin diyabet konusundaki ulusal uzman danışmanı Dr. Partha Kar, KRIYA-839 gen terapisiyle ilgili heyecanını gizlemedi. Dr. Kar, yeni tedavi yaklaşımının 'gerçekten heyecan verici' olduğunu ve 'fonksiyonel bir tedavi' olma potansiyeline sahip bulunduğunu belirtti. Eğer bu yöntem başarılı olursa, tip 1 diyabetli hastaların hayatında köklü bir değişiklik yaşanabileceğini vurgulayan Kar, "Bu tedavi, birçok insana yardımcı olabilir" dedi. Dr. Kar, insülin ihtiyacının tamamen ortadan kalkmasa bile, yüzde 75'e kadar azalmasının bile hastalar için büyük bir gelişme olacağını sözlerine ekledi. Uzmanlar, bu tür bir etkinin, yüksek doz insülin kullanımını veya sürekli izleme sistemlerine olan bağımlılığı önemli ölçüde azaltabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>KRIYA-839 ile kas hücreleri insülin fabrikasına dönüşüyor</h3><p>KRIYA-839 adlı gen terapisi, tip 1 diyabet tedavisinde köklü bir farklılık sunuyor. Bu yöntemde, hastaların kaslarına enjekte edilen genetik talimatlar sayesinde, kas hücrelerinin insülin ve diğer kan şekeri düzenleyici proteinleri üretmesi hedefleniyor. Böylece, hastaların günlük olarak insülin enjeksiyonu yapma zorunluluğu ortadan kalkabilir ya da büyük ölçüde azalabilir. Araştırmacılar, bu tedavinin gen düzenlemesi olmadığını ve hastaların DNA'sında kalıcı bir değişiklik oluşturmadığını özellikle vurguluyor. Bunun yerine, kas hücrelerine belirli bir süre için insülin üretme yeteneği kazandırılıyor. Hayvanlar üzerinde yapılan ilk deneylerde, tedavinin dört yıla kadar etkili olduğu ve bağışıklık baskılaması gerektirmediği görüldü. Şimdi ise, tedavinin insanlar üzerindeki etkinliği ve güvenliği ölçülecek.</p><h3>İlk insan denemesi: Kapsam, süreç ve beklentiler</h3><p>Bu yıl Uluslararası İleri Teknolojiler ve Diyabet Tedavileri Konferansı'nda duyurulan KRIYA-839 denemesi, tip 1 diyabetli yetişkinler arasında, otomatik insülin dağıtım sistemlerine rağmen kan şekeri kontrolü sağlayamayan bireyleri kapsayacak. Katılımcılar, tek bir ayaktan tedavi randevusunda her iki uyluklarına enjeksiyon alacak. Tedavinin etkisinin ortaya çıkması için iki ila üç ay geçmesi bekleniyor. Ayrıca, tedavinin hücrelere başarılı şekilde girmesi için kısa süreli bir bağışıklık modülasyonu aşaması uygulanacak. Araştırmacılar, bu adımın tedavinin başarısı için kritik olduğunu belirtiyor. Denemenin bir yıl sürmesi planlanıyor ve olumlu sonuçlar alınması halinde, daha geniş bir hasta grubunu kapsayacak yeni çalışmaların yolu açılacak.</p><h3>Uzmanlardan temkinli iyimserlik: Tedavi mi, fonksiyonel çözüm mü?</h3><p>KRIYA-839 gen terapisiyle ilgili bilim dünyasında büyük bir heyecan yaşanırken, bazı uzmanlar temkinli yaklaşıyor. Ljubljana UCH-UMC Endokrinoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tadej Battelino, "Tedavi" teriminin bu aşamada dikkatli kullanılmasını gerektiğini belirtti ve "Bunun bir potansiyeli var mı? Kesinlikle" ifadesini kullandı. Battelino, KRIYA-839'un kan şekerini çoğu zaman sağlıklı aralıkta tutabilmesi halinde, özellikle mevcut teknolojilerle birlikte kullanıldığında pratikte bir tedavi olarak işlev görebileceğini söyledi. Ancak, tedavinin ne kadar insülin üreteceği ve etkilerin ne kadar süreceği gibi soruların hâlâ yanıt beklediğini de vurguladı. Diğer yandan, Kaliforniya Üniversitesi'nden endokrinolog Dr. Jeremy Pettus, "Bu alanın yeni bir aşamaya girdiğini görmek heyecan verici" dedi ve şu anda üzerinde çalışılan bir çözümün varlığının tip 1 diyabet topluluğu için umut verici olduğunu ifade etti.</p><h3>Tip 1 diyabet için tek doz aşıda yeni dönem başlıyor</h3><p>Birleşik Krallık'ta yaklaşık 464 bin kişinin etkilendiği tip 1 diyabet, şu an için tedavi edilemez bir hastalık olarak biliniyor ve hastalar yaşamlarını sürdürmek için günlük insülin enjeksiyonlarına bağımlı. KRIYA-839 gen terapisiyle geliştirilen tek dozluk aşı, bu tabloyu kökten değiştirme potansiyeli taşıyor. Eğer denemeler başarılı olursa, tip 1 diyabet yönetimi, sürekli enjeksiyon ve cihaz kullanımından, tek bir müdahale ile kontrol edilebilen bir düzeye taşınabilir. Bu gelişme, hem hastaların yaşam kalitesinde kayda değer bir artış sağlayabilir hem de diyabet tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. Bilim insanları, KRIYA-839'un tip 1 diyabet tedavisinde bir dönüm noktası olabileceği görüşünde birleşiyor.</p><p>Sonuç olarak, KRIYA-839 gen terapisiyle ilgili ilk insan denemeleri, tip 1 diyabet tedavisinde devrim yaratabilecek bir potansiyel taşıyor. Uzmanlar, bu yöntemin hastaların hayatında köklü bir değişiklik sağlayabileceğine inanıyor. Ancak, tedavinin uzun vadeli etkinliği ve güvenliği konusunda daha fazla veriye ihtiyaç duyuluyor. Önümüzdeki süreçte elde edilecek sonuçlar, tip 1 diyabetin gelecekteki yönetimini şekillendirebilir ve milyonlarca hastaya yeni bir umut sunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/tip-1-diyabette-devrim-ge-699_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271279</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-leventte-sosyal-medyada-polisle-alay-eden-8-kisi-adliyede-271279</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Levent'te sosyal medyada polisle alay eden 8 kişi adliyede]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Levent'teki terör saldırısı sırasında polisle alay eden ve olay anlarını küçümseyici ifadelerle sosyal medyada paylaşan 8 kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, güvenlik güçlerini hedef alan paylaşımları nedeniyle 'emniyet teşkilatını alenen aşağılama' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla yargılanacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Levent'te sosyal medyada polisle alay eden 8 kişi adliyede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Levent'te yaşanan terör saldırısı sırasında polisle alay eden ve olay anlarını sosyal medyada küçümseyici ifadelerle paylaşan 8 kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında adliyeye sevk edildi. Güvenlik güçlerinin hayatlarını tehlikeye atarak müdahale ettiği anlarda kaydedilen ve sosyal medyada paylaşılan görüntüler, kamuoyunda büyük tepki topladı. Başsavcılık, bu paylaşımların hem güvenlik güçlerini hedef aldığını hem de toplumda infial yarattığını belirtti.</p><h3><b>BAŞSAVCILIKTAN LEVENT'TEKİ SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA SORUŞTURMA</b></h3><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Levent'teki terör saldırısı sırasında yapılan sosyal medya paylaşımlarının ardından harekete geçti. Soruşturma kapsamında, olay anında polisle alay eden ve ciddiyetsiz ifadeler kullanan kişilerin kimlikleri tespit edildi. Bu kişilerin, kamu düzenini bozacak şekilde güvenlik güçlerini alenen hedef aldığı ve toplumda huzursuzluğa yol açtığı vurgulandı. Başsavcılığın hızlı müdahalesiyle şüpheliler kısa sürede yakalandı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">POLİSLE ALAY EDENLERE SORUŞTURMA<br><br>İstanbul Beşiktaş&amp;#39;ta, İsrail Konsolosluğu&amp;#39;nun bulunduğu bina önünde, polisin canını ortaya koyduğu çatışma anı... Ama o anlarda bazı kişiler yaşananları izlemekle yetinmedi. Adeta bir oyun izler gibi, polisle dalga geçti. Sosyal medyaya yansıyan... <a href="https://t.co/We3V1crznZ">pic.twitter.com/We3V1crznZ</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2041920254759113010?ref_src=twsrc%5Etfw">April 8, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><h3><b>8 ŞÜPHELİYE 'EMNİYET TEŞKİLATINI AŞAĞILAMA' VE 'HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK' SUÇLAMASI</b></h3><p>Soruşturmanın ilk aşamasında gözaltına alınan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler hakkında 'emniyet teşkilatını alenen aşağılama' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamaları yöneltildi. Yetkililer, sosyal medyada yapılan bu tür paylaşımların hem güvenlik güçlerinin moralini bozduğunu hem de toplumda olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Olayla ilgili adli süreç devam ediyor.</p><p>İstanbul Levent'teki terör saldırısı sonrası başlatılan bu soruşturma, sosyal medya üzerinden yapılan sorumsuz paylaşımlara karşı yetkililerin kararlı tutumunu bir kez daha ortaya koydu. Emniyet güçlerinin güvenliği ve toplum huzuru için benzer olaylara karşı önlemler artırılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/istanbul-leventte-sosyal--789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271278</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-denizinde-milyonlarca-yil-once-yasanan-felaketin-izleri-bulundu-271278</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Denizi'nde milyonlarca yıl önce yaşanan felaketin izleri bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık açıklarındaki Kuzey Denizi'nde yer alan Gümüş Çukur, dev bir asteroidin çarpmasıyla oluştuğu kesinleşen nadir deniz çarpışma kraterlerinden biri olarak bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Araştırmacılar, kraterin oluşumunu ve etkilerini detaylı şekilde inceledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Denizi'nde milyonlarca yıl önce yaşanan felaketin izleri bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Krallık kıyılarındaki Kuzey Denizi'nde yer alan Gümüş Çukur'un, yaklaşık 43-46 milyon yıl önce dev bir asteroidin çarpmasıyla oluştuğu kesinleşti. Son bilimsel araştırmalar, bu çarpmanın 330 fit yüksekliğinde dev bir tsunamiye yol açtığını ve deniz tabanında eşsiz bir iz bıraktığını gösterdi. Yirmi yılı aşkın süredir jeologlar arasında tartışma konusu olan Gümüş Çukur'un sırrı, mikroskobik şok izlerinin tespit edilmesiyle çözüldü. Araştırmacılar, kraterin oluşumunu ve bölgesel etkilerini detaylı biçimde analiz etti.</p><h3>Dr. Nicholson'dan Gümüş Çukur açıklaması: 'Tartışmasız bir çarpışma krateri'</h3><p>Gümüş Çukur'un gizemi, Heriot-Watt Üniversitesi'nden Dr. Uisdean Nicholson ve ekibinin bulgularıyla aydınlandı. Bilim insanları, deniz tabanında tespit edilen konsantrik halkaların ve kavisli fay desenlerinin, batıdan düşük açılı bir asteroid çarpmasına işaret ettiğini belirtti. Eski petrol kuyusu örneklerinde yapılan incelemelerde, krater tabanında çarpışma basıncıyla şekillenmiş kuvars kristalleri ve feldispat tanecikleri bulundu. Bu mikroskobik izler, sıradan jeolojik süreçlerle açıklanamayacak kadar özgün özellikler taşıyor. Dr. Nicholson, "Bunları bulmak gerçek bir 'samanlıkta iğne aramak' gibiydi. Kristallerdeki şok izleri, Gümüş Çukur'un bir asteroid çarpmasıyla oluştuğunun tartışmasız kanıtı" diye konuştu. Araştırmacılar, bu bulguların Gümüş Çukur'u, Dünya'nın en net deniz çarpışma kraterlerinden biri haline getirdiğini vurguladı.</p><h3>Gümüş Çukur'da asteroid çarpması: Tsunami ve jeolojik değişimler</h3><p>Araştırmalara göre, yaklaşık 535 fit genişliğinde bir asteroid, saatte 33 bin 500 mil hızla Kuzey Denizi'nin sığ sularına çarptı. Çarpmanın etkisiyle saniyeler içinde dev bir çukur oluştu. Oluşan boşluk, 12 saniye gibi kısa bir sürede açıldı ve hemen ardından su ve taşlar yukarı doğru fışkırarak devasa bir güçle tekrar çukura aktı. Bilim insanları, çevredeki suyun 328 fitten fazla yükseldiğini ve bu durumun 330 fit yüksekliğinde bir tsunamiye yol açtığını tespit etti. Yakın çevrede oluşan yaralar ve küçük kraterler, çarpmanın ardından düşen blokların ve geri dönen suyun deniz tabanını dakikalar içinde yeniden şekillendirdiğini gösterdi. Gümüş Çukur, yalnızca çarpışmanın izini değil, aynı zamanda denizin krateri tekrar işgal ettiği sırada meydana gelen karmaşık süreçleri de koruyor. Bu özellikleriyle krater, benzer deniz çarpışma kraterleri arasında eşsiz bir yere sahip.</p><h3>Çarpışmanın zamanlaması ve Gümüş Çukur'un önemi</h3><p>Kraterin oluşum zamanı, tortullarda bulunan küçük fosil kalıntıları sayesinde 43 ila 46 milyon yıl öncesine, yani orta Eosen dönemine tarihlendirildi. Bilgisayar modellemeleri, çarpan asteroidin gözlemlenen deliği saniyeler içinde açabileceğini ve bu sürecin bölgesel ölçekte yıkıcı sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. Çarpmanın ardından deniz tabanında meydana gelen değişiklikler, yalnızca yerel jeolojiyi değil, aynı zamanda küresel anlamda çarpışma kraterlerinin incelenmesi için önemli bir örnek oluşturdu. Gümüş Çukur'un korunmuş yapısı, bilim insanlarına tsunami dalgalarının geri dönüşünü, tortuların nasıl çöktüğünü ve kraterlerin nasıl evrildiğini gözlemleme fırsatı sundu. Bu sayede, geçmişte yaşanan benzer felaketlerin izleri ve etkileri daha iyi anlaşılabiliyor.</p><h3>Gümüş Çukur: Nadir bir deniz çarpışma krateri olarak öne çıkıyor</h3><p>Dünya genelinde karada yaklaşık 200, okyanuslarda ise yalnızca 33 onaylı çarpışma krateri bulunuyor. Deniz tabanındaki kraterler, okyanusların sürekli hareketi ve tortu birikimi nedeniyle genellikle kısa sürede kayboluyor. Gümüş Çukur ise, Batı Afrika açıklarındaki Nadir Krateri ile birlikte tamamen üç boyutlu sismik haritalanabilen ender deniz çarpışma kraterlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu nadirlik, Gümüş Çukur'u sıradan bir jeolojik oluşumdan çok daha fazlası haline getiriyor. Bilim insanları, bu tür kraterlerin yalnızca geçmişteki tehlikeleri anlamak için değil, aynı zamanda gelecekte yaşanabilecek benzer olaylara karşı hazırlık yapmak açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurguluyor. Gümüş Çukur, asteroid çarpmasının ardından oluşan kaya parçalanması, gaz salınımı, su baskını ve çamur altında gömülme gibi süreçlerin tamamını net bir şekilde sergiliyor.</p><h3>Jeolojik tartışmalar ve yeni bulgular: Gümüş Çukur'un bilimsel yolculuğu</h3><p>Gümüş Çukur ilk kez 2002 yılında petrol endüstrisinin deniz tabanı araştırmaları sırasında fark edildi. O günden bu yana, bilim insanları arasında yapının kökenine dair fikir ayrılıkları yaşandı. Bazı araştırmacılar, oluşumun yer altındaki tuzun hareketiyle ilişkili olduğunu savunurken, diğerleri bir uzay taşının çarpması sonucu meydana geldiğini ileri sürdü. Eski radar görüntülerinin yetersizliği ve bazı ana özelliklerin belirsizliği, tartışmaların uzun yıllar devam etmesine neden oldu. Ancak son yıllarda elde edilen daha kapsamlı sismik veriler ve mikroskobik şok izlerinin tespiti, Gümüş Çukur'un bir asteroid çarpması sonucu oluştuğunu kesin şekilde ortaya koydu. Bu gelişmeler, uzun süredir devam eden jeolojik tartışmalara son noktayı koydu.</p><h3>Gümüş Çukur'dan çıkarılan dersler: Gelecekteki tehlikelere ışık tutuyor</h3><p>Bilim insanları, Gümüş Çukur gibi büyük çarpışma kraterlerinin gezegenimizin evriminde kritik bir rol oynadığını belirtiyor. 330 fitten büyük asteroidlerin çarpışmaları nadir görülse de, bu tür olaylar bölgesel ölçekte ciddi hasarlara yol açabiliyor. Gümüş Çukur, araştırmacılara kraterlerin ne kadar hızlı çöktüğünü, tsunami dalgalarının nasıl yayıldığını ve tortuların nasıl başarısız olduğunu gözlemleme imkanı sağladı. Dr. Nicholson, "Bu bulgular, asteroid çarpışmalarının tarih boyunca Dünya'yı nasıl şekillendirdiğini anlamamıza yardımcı oluyor" dedi. Kraterin korunmuş yapısı, gelecekte olası asteroid çarpışmalarına karşı hazırlık ve risk planlaması açısından da büyük önem taşıyor. Bilim dünyası, Gümüş Çukur'u yalnızca geçmişin bir kalıntısı olarak değil, aynı zamanda gezegenimizin geleceği için kritik bir uyarı olarak değerlendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Gümüş Çukur'un sırlarının çözülmesiyle birlikte, Kuzey Denizi'nde yaşanan bu dev asteroid çarpmasının hem jeolojik hem de bilimsel açıdan önemi bir kez daha ortaya çıktı. Elde edilen bulgular, yalnızca bölgesel bir olayın izini sürmekle kalmıyor, aynı zamanda Dünya'nın evrimine ve olası tehlikelere karşı alınacak önlemlere ışık tutuyor. Araştırmalar, Gümüş Çukur'un bilim dünyasında uzun yıllar boyunca merak konusu olmaya devam edeceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/kuzey-denizinde-milyonlar-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271277</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bassavciliktan-universite-yurdunda-yasanan-olaya-iliskin-aciklama-271277</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başsavcılıktan üniversite yurdunda yaşanan olaya ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Sarıyer'deki kız yurduna girerek uygunsuz davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "hayasızca hareketler", "konut dokunulmazlığının ihlali" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlarından soruşturma başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başsavcılıktan üniversite yurdunda yaşanan olaya ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada, dün saat 20.15 sıralarında ilde bulunan bir öğrenci yurdundan gelen ihbar üzerine kolluk birimlerinin olay yerine intikal ettiği belirtildi.</p><p>Açıklamada, yapılan ilk tespitlere göre, kimliği başlangıçta belirlenemeyen yabancı uyruklu bir erkeğin kız öğrenci yurduna ait çamaşırhane bölümünde uygunsuz şekilde bulunduğunun anlaşıldığı, şüphelinin söz konusu alana nasıl girdiği hususunda inceleme başlatıldığı kaydedildi.</p><p>Olay yerinde gerçekleştirilen çalışmalar ve devamında yapılan kimlik tespit işlemleri neticesinde şüphelinin kimliğinin belirlendiği ifade edilen açıklamada, zanlının daha önce suç kaydının bulunduğu ve hakkında &quot;kayıp şahıs&quot; kaydı olduğu aktarıldı.</p><p>Açıklamada, savcılığın talimatı doğrultusunda şüphelinin gözaltına alındığı, hakkında &quot;hayasızca hareketler&quot;, &quot;konut dokunulmazlığının ihlali&quot; ve &quot;özel hayatın gizliliğini ihlal&quot; suçlarından soruşturma başlatıldığı bildirildi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/bassavciliktan-universite-227_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271276</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/15-bin-kisi-incelendi-kilo-kaybi-ilaclarinda-buyuk-farkin-nedeni-ne-271276</link>
      <pubDate>2026-04-09T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[15 bin kişi incelendi! Kilo kaybı ilaçlarında büyük farkın nedeni ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Nature dergisinde yayımlanan yeni araştırma, kilo kaybı iğnesi kullanan kişilerin genetik farklılıklarına göre tedaviden elde ettikleri faydanın değişebileceğini ortaya koydu. Özellikle Wegovy ve Mounjaro gibi ilaçların etkinliğinde genetik varyantların önemli bir rol oynadığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[15 bin kişi incelendi! Kilo kaybı ilaçlarında büyük farkın nedeni ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nature dergisinde yayımlanan son araştırma, kilo kaybı iğnesi kullanan kişilerin tedaviye verdiği yanıtların genetik varyantlara göre değiştiğini gösterdi. Birleşik Krallık'ta yapılan çalışmada, iştah ve sindirimle ilgili iki genin belirli varyasyonlarını taşıyan bireylerin, Wegovy ve Mounjaro gibi popüler kilo kaybı iğneleriyle daha fazla kilo verdiği tespit edildi. Araştırmada, bu ilaçları kullanan yaklaşık 15 bin kişinin verileri analiz edildi ve genetik yapının, kilo kaybı iğnesinin etkinliğinde belirleyici bir unsur olabileceği vurgulandı. Bilim insanları, kilo kaybı iğnesi ile elde edilen sonuçların kişiden kişiye büyük oranda farklılık gösterdiğini ve genetik faktörlerin yanı sıra yaş, cinsiyet ve etnik köken gibi unsurların da önemli rol oynadığını belirtti.</p><h3>Prof. Ruth Loos: 'Genetik varyantı olanlar daha fazla kilo veriyor'</h3><p>Kopenhag Üniversitesi'nden Prof. Ruth Loos, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, kilo kaybı iğnesi kullanan kişiler arasında belirli bir genetik varyantı taşıyanların, ortalama olarak daha fazla kilo verdiğini açıkladı. Loos, genetik varyantın sadece kilo kaybını değil, aynı zamanda bulantı ve kusma gibi yan etkilerin görülme sıklığını da etkileyebileceğini ifade etti. Araştırmada, genin iki kopyasına sahip olan kişilerin kaybettikleri kilo miktarının, tek kopya taşıyanlara göre iki kat fazla olduğu belirtildi. Avrupa kökenli bireylerde bu genetik varyantın yaygınlığı dikkat çekici düzeyde; yüzde 64'ü bir kopya, yüzde 16'sı ise iki kopya taşıyor. Buna karşılık, Afrikalı Amerikalılar arasında bu oran çok daha düşük. Prof. Loos, "Varyanta sahipseniz, daha fazla kilo kaybedeceksiniz" sözleriyle bulguların önemini vurguladı.</p><h3>Birleşik Krallık'ta kilo kaybı iğnesi kullanımı artıyor</h3><p>Birleşik Krallık'ta son bir yıl içinde en az 1.6 milyon kişinin kilo kaybı iğnesi denediği tahmin ediliyor. Bu ilaçların çoğunluğu çevrimiçi eczaneler aracılığıyla temin ediliyor. Ulusal Sağlık Servisi (NHS) ise yalnızca obezite ve ilgili sağlık sorunları bulunan küçük bir gruba Wegovy ve Mounjaro reçete ediyor. Araştırmaya göre, sekiz aylık tedavi süresince kilo kaybı iğnesi kullanan kişiler ortalama yüzde 11.7 oranında kilo verdi. Ancak bazı kullanıcılar vücut ağırlıklarının yüzde 30'una kadarını kaybederken, bazıları ise çok az ya da hiç kilo veremedi. Uzmanlar, kilo kaybı iğnesinin etkisinde genetik faktörlerin yanı sıra kullanılan ilacın türü, dozu ve süresi ile birlikte cinsiyet, yaş ve etnik kökenin de belirleyici olduğunu aktardı.</p><h3>Kilo kaybı iğnesinde yan etki riski: Genetik farklılıklar belirleyici olabilir</h3><p>Çalışmada, Mounjaro (tirzepatid) kullanan kişilerde bulantı ve kusma gibi yan etkilerin ortaya çıkmasında da genetik varyantların etkili olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, ilgili genetik varyanta sahip olanların, ilacı kullananların yüzde 1'ine kadarında şiddetli kusma riskiyle karşılaşabileceğini belirtti. Bu oran, normalden yaklaşık 15 kat daha yüksek bir risk anlamına geliyor. Uzmanlar, genetik etkinin mütevazı düzeyde olmasına rağmen, diğer klinik ve davranışsal faktörlerle birlikte değerlendirildiğinde öneminin arttığını vurguladı. Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Marie Spreckley ise, genetiğin kilo kaybı iğnesi ile elde edilen sonuçlarda yalnızca bir parça olduğunu, asıl belirleyicilerin ise egzersiz, sağlıklı beslenme ve kişisel sağlık alışkanlıkları olduğunu söyledi. Spreckley, kilo kaybı iğnesi kullananlarda kişiselleştirilmiş tedaviye geçişin, genetik ve diğer faktörlerin bir arada değerlendirilmesiyle mümkün olabileceğini kaydetti.</p><h3>Uzmanlar: Kişiselleştirilmiş tedavi için daha fazla araştırma gerekli</h3><p>Glasgow Üniversitesi'nden metabolik sağlık uzmanı Prof. Naveed Sattar, kilo kaybı iğnesiyle ilgili genetik bulguların bilimsel açıdan ilginç olduğunu ancak henüz klinik uygulamaları değiştirmek için yeterli olmadığını belirtti. Sattar, "Bu ve benzeri yeni tedavilerde fayda ve zarar dengesini netleştirmek için daha kapsamlı klinik verilere ihtiyaç var" dedi. Araştırmacılar, uzun vadede genetik ve davranışsal bilgilerin birleştirilmesiyle, kilo kaybı iğnesi tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımların önünün açılabileceğini öngörüyor. Ancak şu an için, kilo kaybı iğnesi kullanan herkesin aynı sonucu almadığı ve tedaviye başlamadan önce çok sayıda faktörün dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Bilim dünyası, kilo kaybı iğnesiyle ilgili yeni bulguların, obezite tedavisinde daha etkili ve güvenli yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini düşünüyor.</p><p>Sonuç olarak, kilo kaybı iğnesi kullanımında genetik faktörler, tedaviye verilen yanıtların çeşitliliğini anlamada önemli bir anahtar sunuyor. Ancak uzmanlar, kişiselleştirilmiş tedavinin yaygınlaşabilmesi için daha fazla bilimsel kanıta ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Kilo kaybı iğnesi ile ilgili gelişmeler, önümüzdeki dönemde obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/15-bin-kisi-incelendi-kil-708_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271275</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-9-nisan-2026-persembe-271275</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 9 Nisan 2026 Perşembe]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile “Günün Manşeti”nde “Savaşın 40. gününde ateşkes geldi,  Ankara'nın barış diplomasisi, Erdoğan'dan barış diplomasisi, CHP'li Bornova'ya operasyon, Ateşkesin mimarı: Türkiye” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 9 Nisan 2026 Perşembe]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><font color="#ff0000"><b>Programdan önemli satır başları:</b></font></p><p><b>SAVAŞIN 40. GÜNÜNDE ATEŞKES GELDİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç:</b> Trump'a göre ABD kazandı. Avrupa çok ağır dayak yedi ve aynı zamanda terbiye de edildi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">SAVAŞIN 40. GÜNÜNDE ATEŞKES GELDİ<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://twitter.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Trump'a göre ABD kazandı. Avrupa çok ağır dayak yedi ve aynı zamanda terbiye de edildi. <a href="https://t.co/rPkkO1iItL">pic.twitter.com/rPkkO1iItL</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042154395933319464?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ANKARA'NIN BARIŞ DİPLOMASİSİ</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök:</b> Türkiye, savaşın ilk gününden beri çok önemli diplomatik hamlelerde bulundu. Meselenin bütünüyle çözüme ulaştırılması ve taraflarla tam temas kurulması noktasında Türkiye sahadaydı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ANKARA'NIN BARIŞ DİPLOMASİSİ <br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://twitter.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): Türkiye, savaşın ilk gününden beri çok önemli diplomatik hamlelerde bulundu. Meselenin bütünüyle çözüme ulaştırılması ve taraflarla tam temas kurulması noktasında Türkiye sahadaydı. <a href="https://t.co/ST40Y94DIf">pic.twitter.com/ST40Y94DIf</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042158070848221233?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ERDOĞAN'DAN BARIŞ DİPLOMASİSİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Türkiye, küresel bir aktördür. Herhangi bir küresel konu, Orta Doğu olmadan tartışılamaz. Eğer işin içerisinde Orta Doğu coğrafyası, Avrupa coğrafyası ve Anadolu varsa; Türkiyesiz bu iş olmaz. Dönüp dolaşıp bize geleceksin!</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ERDOĞAN'DAN BARIŞ DİPLOMASİSİ<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://twitter.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Türkiye, küresel bir aktördür. Herhangi bir küresel konu, Orta Doğu olmadan tartışılamaz. Eğer işin içerisinde Orta Doğu coğrafyası, Avrupa coğrafyası ve Anadolu varsa; Türkiyesiz bu iş olmaz. Dönüp... <a href="https://t.co/1BlPSFx6r3">pic.twitter.com/1BlPSFx6r3</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042161342539555017?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>CHP'Lİ BORNOVA'YA OPERASYON</b></p><p>Başkan dahil 4 kişi gözaltına alındı. </p><p>24 TV GYY Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç "Günün Manşeti"nde değerlendirdi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">CHP'Lİ BORNOVA'YA OPERASYON <br><br>Başkan dahil 4 kişi gözaltına alındı. <br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://twitter.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>) ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://twitter.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>) "Günün Manşeti"nde değerlendirdi. <a href="https://t.co/FPvEBJxtvB">pic.twitter.com/FPvEBJxtvB</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042162914136834474?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ATEŞKESİN MİMARI: TÜRKİYE</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök:</b> Görünmeyen isimsiz kahramanlar yine sahadaydı. Görünür aktörler vitrindeydi, görünmeyenler ise sahadaydı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sayın Cumhurbaşkanı'nın riyasetinde bu 40 günü olabilecek en doğru noktadan atlattı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ATEŞKESİN MİMARI: TÜRKİYE<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://twitter.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): Görünmeyen isimsiz kahramanlar yine sahadaydı. Görünür aktörler vitrindeydi, görünmeyenler ise sahadaydı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sayın Cumhurbaşkanı&amp;#39;nın riyasetinde bu 40 günü olabilecek en doğru noktadan... <a href="https://t.co/uR2RKQhcQY">pic.twitter.com/uR2RKQhcQY</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042163104113401982?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ÖZKAN YALIM OTELDE BASILMIŞTI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>CHP'nin son yıllarda 'azgın teke sendromuna' düçar olduğunu görüyoruz. Bu azgın teke sendromu bulaşıcı galiba</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ÖZKAN YALIM OTELDE BASILMIŞTI<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://twitter.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): CHP'nin son yıllarda &amp;#39;azgın teke sendromuna&amp;#39; düçar olduğunu görüyoruz. Bu azgın teke sendromu bulaşıcı galiba <a href="https://t.co/YUw7Fqn2IH">pic.twitter.com/YUw7Fqn2IH</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2042165621400481907?ref_src=twsrc%5Etfw">April 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/canli-gunun-manseti-24-tv-754_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271274</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bornovada-sevgili-kontenjani-sorusturmasi-chpli-omer-eski-gozaltina-alindi-271274</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bornova'da ''sevgili kontenjanı'' soruşturması! CHP'li Ömer Eşki gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'la ilişkili olduğu iddia edilen kişinin, İzmir Bornova Belediyesinde işe alınmasıyla ilgili soruşturmada aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bornova'da ''sevgili kontenjanı'' soruşturması! CHP'li Ömer Eşki gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Bornova Belediyesinde A.A'nın "bankamatik memuru olarak çalıştırıldığına ilişkin" başlatılan soruşturma kapsamında AA'nın 22 Eylül 2025'te çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak SGK kaydı bulunduğunun ancak fiilen görev yapmadığının tespit edildiği belirtildi.</p><p>Açıklamada şunlar kaydedildi:</p><p>"Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Bornova Belediyesinde çağrı merkezi müşteri temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel AŞ Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü İ.A'nın SGK Uzmanlık Raporu'nda sorumluluğu bulundukları tespit edilmiş olup, 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca gözaltına alınmıştır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/asds-09042026f4254bf1.jpg"/><p><b>17 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, Uşak Belediye Başkanı Yalım'ın da aralarında bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alınmış, Yalım ile 8 şüpheli tutuklanmış, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p><p>İçişleri Bakanlığı, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak" ile "icbar suretiyle irtikap ve rüşvet alma" suçlarından tutuklanan Özkan Yalım'ın görevden uzaklaştırıldığını bildirmişti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/yalm2-090420265bb5e030.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 1 Nisan'da, Özkan Yalım'la ilişkili olduğu iddia edilen bir kişinin Bornova Belediyesi bünyesinde işe alındığı, fiilen görev yapmadığı halde belediyeden maaş aldığı yönündeki haber ve paylaşımlar üzerine "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçuyla soruşturma başlatmıştı.</p><p><b>EŞKİ SKANDALI İTİRAF ETMİŞTİ</b></p><p>Eşki, geçtiğimiz günlerdeA.A.'nın işe alındığını kabul etmişti.</p><p>A.A.'nın Bornova Belediyesi'nde 5 ay 8 gün çalıştığını belirten Eşki, bu sürede oluşan kamu zararını kendisinin karşılayacağını belirtmişti</p><p>A.A.'nın işe gelmemesinin nedeni olarak ise birim müdürünün rahatsızlığı ve denetim eksikliği gösterilmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/asdasd-090420265dfecba6.jpg"/><p><b>UŞAK BELEDİYESİ'NE OPERASYON</b></p>Rüşvet ve yolsuzluk batağında çırpınan Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki skandalların son ismi Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım olmuştu. Hakkında soruşturma başlatılan Özkan Yalım, 21 yaşındaki "belediye çalışanı sevgilisi' ile Ankara'da bir otel odasında yakalanmıştı.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/bornovada-sevgili-kontenj-451_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271273</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hizbullah-lideri-kasimin-yegeni-olduruldu-iddiasi-israil-ordusu-acikladi-271273</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hizbullah lideri Kasım'ın yeğeni öldürüldü iddiası! İsrail ordusu açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, Hizbullah lideri Kasım'ın yeğeni ve sekreteri Harşi'nin öldüğünü iddia etti]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hizbullah lideri Kasım'ın yeğeni öldürüldü iddiası! İsrail ordusu açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Lübnan'a dün eş zamanlı düzenlenen ve 254 kişinin hayatını kaybettiği saldırılarda Hizbullah'ı hedef aldıklarını iddia etti.</p><p>Adraee, söz konusu saldırılarda Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın şahsi sekreteri ve yeğeni Ali Yusuf Harşi'nin hedef alındığını ve öldüğünü öne sürdü.</p><p>Harşi'nin Hizbullah liderinin danışmanı olduğunu belirten Adraee, Kasım'ın ofisinin yönetimi ve güvenliğinde merkezi bir görevi olduğunu da ifade etti.</p><p>Adraee, Lübnan'ın güneyinde altyapıyı hedef alan saldırılarını sürdürdüklerini söyleyerek Litani Nehri üzerindeki 2 köprünün hedef alındığını aktardı.</p><p>Köprüleri Hizbullah'ın askeri amaçlarla kullandığını savunan Adraee, ayrıca Hizbullah'a ait silah depoları ve fırlatma rampalarını da vurduklarını ileri sürdü.</p><p>İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti.</p><p>Akşam ise İsrail savaş uçakları Beyrut'un Tel Hayyat bölgesinde bir binayı bombalamıştı. Saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçmişti.</p><p>İsrail'in dün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254 olarak açıklanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/hizbullah-lideri-naim-kas-493_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271272</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-guler-turkiye-nato-ittifakinda-onemli-bir-rol-oynuyor-271272</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Güler: Türkiye, NATO ittifakında önemli bir rol oynuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye 1952 yılında ittifaka katıldığından bu yana bu büyük kurumsal mimarinin yalnızca bir parçası olmamış kararları etkileyen, risk üstlenen, sahada sonuç üreten ve müttefiklerin güvenliğine doğrudan katkı sağlayan belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Güler: Türkiye, NATO ittifakında önemli bir rol oynuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) işbirliğiyle bir otelde düzenlenen "NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma" konferansına katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058816.jpg"/><p>Burada konuşan Güler, Türkiye'nin NATO'ya katılışının 74'üncü yılı nedeniyle düzenlenen programa katılmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA Vakfı'na teşekkürler eden Güler, NATO ittifakının bugüne kadar geçirdiği dönüşümü Türkiye'nin bu süreçte üstlendiği stratejik rolü ve değişen güvenlik ortamı karşısında NATO'nun gelecek dönem vizyonuna ilişkin değerlendirmeleri paylaşacaklarını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058819.jpg"/><p>Güler, NATO'nun kurulduğu 1949'dan bu yana üye ülkelerin güvenliğini korumayı hedefleyen, kolektif savunma ilkesini kurumsallaştıran ve uluslararası güvenlik mimarisinin en köklü en uzun ömürlü ittifakı olarak varlığını sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Tarih boyunca birçok ittifak kurulduğunu, bir kısmının kısa sürede dağıldığını, bir kısmının ise değişen tehdit ortamı karşısında işlevsiz hale geldiğini söyleyen Güler, "Türkiye ise 1952 yılında ittifaka katıldığından bu yana bu büyük kurumsal mimarinin yalnızca bir parçası olmamış kararları etkileyen, risk üstlenen, sahada sonuç üreten ve müttefiklerin güvenliğine doğrudan katkı sağlayan belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058821.jpg"/><p><b>- "GÜÇLÜ VE CAYDIRICI BİR ASKERİ YAPI TESİS ETMEK OLMUŞTUR"</b></p><p>Güler, ittifakın bugüne kadar artarak gelişen güçlü yapısının nasıl şekillendiğini daha iyi anlayabilmek için NATO'nun tarihsel gelişim sürecine kısaca bakmanın gerekli olduğunu söyledi.</p><p>Bakan Güler, NATO'nun 1949'da imzalanan Washington Antlaşması'nın 5'inci maddesi çerçevesinde bölgesel ve küresel gelişmelere göre dönüşümünü sağlayarak tarihin bugüne kadar görmüş olduğu en önemli ittifak özelliğini kazandığımı ifade etti.</p><p>İttifakın İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Soğuk Savaş'ın gerektirdiği büyük askeri kabiliyetler bu kabiliyetleri destekleyecek altyapı ve idame tesisleri ile birlikte çalışabilirliği inşa ederek, ortak güvenliği sağladığını vurgulayan Güler, "Bu dönemde NATO'nun temel önceliği kolektif savunma çerçevesinde güçlü ve caydırıcı bir askeri yapı tesis etmek olmuştur." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058822.jpg"/><p>Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte uluslararası sistemde köklü bir değişim yaşandığını ifade eden Güler, şunları söyledi:</p><p>"Fukuyama'nın 'Tarihin Sonu' olarak tanımladığı, Berlin Duvarı'nın yıkılması ile biten Soğuk Savaş, beraberinde küreselleşme ve liberalizmin yaygınlaşmasının da etkisiyle müttefiklerin askeri kabiliyetlerini önemli ölçüde azaltmasına ve NATO'nun gerekliliğinin sorgulanmasına yol açmıştır. Bununla birlikte söz konusu dönemde Balkanlardaki çatışmalar ile Avrupa-Atlantik Bölgesi'ne yönelik terör saldırıları bu tartışmaları kısa sürede sonlandırmıştır. Bu dönemde NATO, ortaklıklar mekanizması ve kapasite inşası ile barışı sağlama ve koruma harekatlarına ağırlık verirken müttefiklerin güvenliğini sağlayacak etkili askeri kabiliyetler ve sistemler geliştirmiştir. Konvansiyonel silahlı çatışmaların NATO coğrafyasının kapısına dayanmasıyla birlikte ittifak yeniden bir dönüşüm geçirirken 2020 yılında Savunma ve Caydırıcılık Konseptini onaylamasıyla tekrar ortak savunmayı ön plana çıkarmıştır. Bu kapsamda stratejik ve bölgesel planlar hazırlanmış bahse konu planları uygulayacak komuta yapıları tesis edilmiş ve alarm sistemleri modernize edilmiştir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058823.jpg"/><p><b>- "AVRUPA'NIN GELECEĞİ AÇISINDAN BELİRLEYİCİ OLACAKTIR"</b></p><p>Güler, bu dönemde müttefiklerin bahse konu planların askeri kuvvet ihtiyaçlarını geliştirmek maksadıyla yeni askeri yetenek hedeflerini onayladığını söyledi.</p><p>Bu hedeflerin yakalanması için gerekli savunma bütçesini sağlamayı geçen yıl Lahey'de icra edilen Liderler Zirvesi'nde taahhüt ettiklerini aktaran Güler, "Aynı zirve ve müteakip toplantılarda ABD'nin adil külfet paylaşımı talepleri ile Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın NATO'da daha fazla sorumluluk alması da kabul edilmiştir." dedi.</p><p>ABD'nin NATO'ya verdiği desteğe ilişkin konuşan Güler, şunlar kaydetti:</p><p>"ABD'nin Avrupa'ya verdiği desteği azaltmaya ilişkin sınamasıyla karşı karşıya kalan NATO'nun, bu yeni şartlar altında göstereceği değişim, Avrupa'nın geleceği açısından da belirleyici olacaktır. Bu gelişmeler doğrultusunda Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını güçlendirmek amacıyla savunma harcamalarının artırılması savunma sanayii üretiminin geliştirilmesi tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve silahlı kuvvetlerin kabiliyetlerinin pekiştirilmesine yönelik adımlar atmaktadırlar."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058824.jpg"/><p><b>- "ÜLKEMİZ, ÇOK SAYIDA SINAMAYLA KARŞI KARŞIYA KALMIŞTIR"</b></p><p>Güler, hibrit tehditlere karşı koyma kapasitesinin geliştirilmesi ve silahlı kuvvetler için sürdürülebilir insan kaynağının oluşturulması gibi alanlarda çeşitli inisiyatifler, finansman modelleri ve yatırım tedbirlerin hayata geçirildiğini ifade etti.</p><p>Bahse konu çabaların temelinde ise NATO'nun Avrupa güvenliğindeki merkezi rolünün olduğunu belirten Güler, bu rolün sadece organizasyon yapısından değil, oluşturduğu askeri kabiliyetlerden kaynaklandığını söyledi.</p><p>Güler, Avrupa'da bu işlevi ikame edebilecek bir uluslararası yapı bulunmadığını vurgulayarak, "İfade etmiş olduğum bu gelişmeler, NATO'nun yalnızca kurumsal dönüşümünü değil aynı zamanda müttefik ülkelerin bu süreçte üstlendiği rollerin önemini de açıkça ortaya koymaktadır." dedi.</p><p>Türkiye'nin uzun tarihsel süreç içerisinde ittifakın yüzleştiği her sınamada aktif rol üstlendiğini ve sahada belirleyici katkılar sunduğunu söyleyen Güler, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Şu bir gerçek ki 74 yıllık süreçte hem ittifak hem de ülkemiz, çok sayıda sınamayla karşı karşıya kalmıştır. Soğuk Savaş'ın sert kutuplaşmasından Balkan krizlerine, Afganistan'dan Afrika'daki güvenlik sorunlarına terör tehdidinden hibrit saldırılara, enerji güvensizliğinden siber risklere kadar genişleyen tehdit yelpazesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Bu dönemde NATO proaktif bir anlayışla ve dayanışma içinde hareket ederken tüm bu kriz ortamlarındaki tutum ve reaksiyonlarıyla dünyanın en başarılı savunma örgütü olarak da kendini açıkça kanıtlamıştır. Dolayısıyla, tarihsel tecrübenin üzerine inşa edilen günümüz güvenlik ortamına bakmak NATO'nun neden halen vazgeçilmez bir aktör olduğunu ve Türkiye'nin İttifak içindeki artan önemini daha net ortaya koyacaktır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058825.jpg"/><p><b>- "BÖLGESEL ÇATIŞMALAR, TERÖRİZM, HİBRİT HAREKAT VE VEKALET SAVAŞLARI YAYGINLAŞMAKTADIR"</b></p><p>Bakan Güler, artan risk ve tehditleri nedeniyle güvenlik paradigmalarının hızlı ve sürekli olarak değiştiği hassas bir süreçten geçildiğini söyledi.</p><p>Küresel ve bölgesel düzeyde belirsizlik ile öngörülemezliğin hakim olduğu ortamda konvansiyonel tehditler, siber saldırılar ve nükleer riskte artış gözlemlendiğini ifade eden Güler, "Bölgesel çatışmalar, terörizm, hibrit harekat ve vekalet savaşları yaygınlaşmaktadır. Enerji güvenliğinin çatışmaları artırma potansiyeli ticaret savaşlarının yoğun etkisi ve uzay yarışının yeni rekabet ortamı yaratma potansiyeli önümüzdeki dönemin öne çıkan güvenlik konuları arasındadır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Güler, Çin'in muhtemel bir rakip olarak ortaya çıkmasıyla başta ABD olmak üzere dünyanın dikkatinin büyük ölçüde Hint-Pasifik'e yöneldiğini söyleyen Güler, Hindistan-Pakistan ve Pakistan-Afganistan hattında çatışma eğilimlerinin olduğunu belirtti.</p><p>Son 4 yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı'nın oluşturduğu çok yönlü risklerle birlikte, İsrail'in son yıllarda Gazze başta olmak üzere Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılarıyla bölgesel güvenliği tehdit altında bıraktığını söyleyen Güler, şunları kaydetti:</p><p>"Bu kaotik ortam geçtiğimiz ay İsrail ve ABD'nin İran'a saldırıları buna karşı İran'ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri ile bölgemizi ve tüm dünyayı daha büyük güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmakta ve tüm dengeleri etkileyecek bir potansiyeli de taşımaktadır. Bu yüzden dün itibarıyla ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgenin daha büyük felaketlerle karşılaşmaması adına memnuniyetle karşılıyor, bu önemli adımın, sahada tam anlamıyla uygulanmasını ve kalıcı barışa giden yolda değerli bir başlangıç olmasını diliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/balksz1-09042026f9c2b2bd.jpg"/><p><b>- "HİBRİT VE ÇOK KATMANLI TEHDİTLERE KARŞI EN KRİTİK SAVUNMA HATTI HALİNE GELMİŞTİR"</b></p><p>Bakan Güler, içinden geçilen dönemde uluslararası güvenlik mimarisinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini açıkça gösterdiğini ifade ederek, bu gelişmelerle ortaya çıkan değişken ve öngörülemez savunma ile güvenlik ortamında, NATO'nun kritik öneminin devam ettiğini bildirdi.</p><p>NATO'nun geleceğinin, yalnızca askeri kapasitesine değil, stratejik dayanıklılığına, uyum ve koordinasyon kabiliyetine ve siyasi bütünlüğüne doğrudan bağlı olduğunu belirten Güler, "Bu nedenle dayanıklılık kavramı ittifakın yalnızca askeri gücünü destekleyen bir unsur değil aynı zamanda hibrit ve çok katmanlı tehditlere karşı en kritik savunma hattı haline gelmiştir." dedi.</p><p>Güler, birçok ülkede askeri hazırlık düzeyi tartışılır hale gelmediğine işaret ederek, Türkiye'nin çevresindeki çatışma alanlarının sürekliliği, tehdit çeşitliliği ve çok boyutlu güvenlik baskıları sebebiyle, stratejik kültürünü saha tecrübesiyle besleyen nadir devletlerden biri olduğunu vurguladı.</p><p><b>Milli Savunma Bakanı Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>"Nitekim kahraman ordumuz, her türlü arazi ve iklim şartında, meskun mahal özel harekat ve sınır ötesi gibi çok yönlü operasyonlarda NATO standartlarındaki ortak harekat, hızlı intikal ve lojistik destek kabiliyetleriyle personelinin eğitim sürekliliği disiplin seviyesi ve profesyonel omurgasıyla göz doldurmaktadır. Bu nitelikler dünya ordularının önemli bir bölümünün aksine hazır olma seviyemizi sürekli yüksek tutan bir kuvvet yapısının en somut göstergesidir. Bu mümtaz seviyeye stratejik öngörü doğru personel politikaları etkin kuvvet planlaması ve Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yerli ve milli savunma teknolojileriyle desteklenen modernizasyon sayesinde ulaşılmıştır. Bugün yerli ve milli savunma sanayimiz, insansız sistemler, hava savunma çözümleri, elektronik harp kapasitesi, mühimmat teknolojileri deniz platformları ve komuta-kontrol altyapılarıyla sadece ulusal savunmamıza değil NATO'nun caydırıcılık ve savunma kapasitesine de doğrudan katkı sunan stratejik bir kuvvet çarpanı haline gelmiştir."</p><p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye, NATO'nun güvenilir bir ortağı, etkin bir katkı sağlayıcısı ve stratejik bir denge unsuru olma rolünü başarıyla yerine getirmeye ve ittifakın dönüşüm sürecine aktif katkı sunan bir müttefik olmaya devam edecektir." dedi.</p><p>Güler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) işbirliğiyle bir otelde düzenlenen "NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma" konferansına katıldı.</p><p>Burada konuşan Güler, Türkiye'nin, NATO'nun caydırıcılık ve savunma konsepti ile beraber, kendi coğrafyasında sağladığı askeri etkilere ilave olarak 360 derece yaklaşımıyla geliştirdiği kabiliyetleriyle hızlı reaksiyon kuvvetlerini harekat alanı seviyesinde sevk ve idare edebilen ender müttefiklerden birisi olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin, Soğuk Savaş dönemindeki kanat ülkesi rolünden "Avrupa coğrafyasının tamamında" güvenlik sağlayabilen merkezi bir müttefik olarak konumlandığını belirten Güler, bu stratejik rol kapsamında Türkiye'nin, Afganistan'dan Bosna-Hersek'e ve Kosova'ya, Akdeniz'den Baltık bölgesine kadar uzanan NATO görev ve operasyonlarında etkin bir rol üstlendiğini hatırlattı.</p><p>Güler, Türkiye'nin yalnızca bulunduğu coğrafyada değil, İttifakın tamamında güvenlik üreten, riskleri dengeleyen ve gerektiğinde sahada sonuç alan bir müttefik olarak öne çıktığını söyledi.</p><p>Türkiye'nin, İttifakın güçlü ve saygın bir üyesi, aynı zamanda ikinci büyük ordusuna sahip ülke olarak, askeri eğitim, tatbikat, harekat ve diğer sorumluluklarını örnek teşkil edecek şekilde büyük bir başarıyla yerine getirdiğine dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye, NATO misyonlarına yalnızca kuvvet katkısı sunan bir ülke değildir. Eğitimden müşterek planlamaya, tatbikatlardan komuta-kontrol süreçlerine kadar uzanan geniş bir alanda İttifakın operasyonel etkinliğini artıran başlıca müttefiklerden biridir. Bunun en yakın ve somut örneği Steadfast Dart-26 tatbikatıdır. NATO'nun bu kapsamlı tatbikatına 2 bin 67 personelden oluşan müşterek bir kuvvet ve Anadolu Deniz Görev Grubu ile katıldık. Bu unsurların ülkemizden 6 bin 450 kilometre mesafeye, merkez bölgesine konuşlanması bölgedeki NATO ve davet tatbikatlarında aktif rol üstlenmesi ve Esnek Caydırıcılık Seçenekleri faaliyetine iştiraki NATO'nun birlik ve dayanışmasına desteğimizin en açık göstergesi olmuştur."</p><p><b>- İLAVE KOMANDO TUGAYLARI TEŞKİL EDİLECEK</b></p><p>Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin konvansiyonel kapasitesini artırmaya da devam ettiğini belirterek, "Komando tugayı kapasitemizi 25'e çıkararak ve teröre karşı 6 farklı harekat bölgesinde eş zamanlı olarak doğrudan silahlı mücadeleden kapasite inşasına kadar değişik görevler icra ederek başarılı olduk. 3 yıl içerisinde ilave komando tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40'lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz. Bu tugaylar muharebe sahasında kendini ispatlamış olup günümüzde önem kazanan hibrit savaş tekniklerini en iyi uygulayan birliklerdir." ifadelerini kullandı.</p><p>NATO'nun en kritik ve stratejik kuvveti olan ve müttefiklerin en yüksek oranda kuvvet katkısı sağladığı Müttefik Reaksiyon Kuvvetinin (Allied Reaction Force) emir ve komutası görevini 2028'den itibaren 2 yıl süre ile Türkiye'nin üstleneceğini belirten Güler, "Müttefik Reaksiyon Kuvveti görevi, NATO'ya verdiğimiz önemi 360 derece güvenlik perspektifimizi ve Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliğindeki merkezi rolünü bir kez daha vurgulamaktadır." dedi.</p><p><b>- "TÜRKİYE NATO'NUN GÜVENLİK MİMARİSİNE YÖN VEREN BAŞLICA ÜLKELERDEN BİRİ"</b></p><p>Bakan Güler, ayrıca Akdeniz ve Ege'de faaliyet gösteren NATO Deniz Harekat ve Misyonlarının komutasının Türkiye tarafından değişik dönemlerde sürekli olarak deruhte edildiğini belirtti.</p><p>Türkiye'nin, bu yıl Estonya'da, akabinde ise Romanya'da NATO Hava Polisliği görevlerini üstleneceğini aktaran Güler, "Türkiye tüm bu faaliyet ve katkılarıyla yalnızca sahada değil NATO'nun planlama ve karar alma mekanizmalarında görev yapan yüksek profesyonellik ve sorumluluk bilincine sahip komutanlarımız ve karargah subaylarımız ile NATO'nun güvenlik mimarisine yön veren başlıca ülkelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.</p><p>Güler, NATO'da askeri ve operasyonel katkıların ulaştığı bu seviyenin doğal olarak diplomatik ve stratejik ağırlığı da daha görünür kıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Ülkemizin İttifak'a sağladığı katkılar ile güvenlik üretmedeki askeri ve diplomatik güç ve en önemlisi Sayın Cumhurbaşkanımızın etkili ve güvenilir lider diplomasisi 2026 yılı NATO Ankara Zirvesi'nde ön plana çıkacaktır. İttifakların yalnızca ortak tehditlere karşı değil aynı zamanda ortak değerler ve ortak akıl etrafında güçlü kaldığını tarih bize göstermektedir. Dolayısıyla ortak değerleri paylaştığımız müttefiklerimizin liderlerinin dönüşüme ilişkin ortaya koyacağı çabalar NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığının / somut bir göstergesi olacaktır. Bu zirvede hedefimiz ittifakın birlik ve beraberliği ile günümüz tehdit ve sınamalarına karşı Avrupa-Atlantik bölgesinin korunmasına yönelik NATO'nun kararlılığının vurgulanmasıdır."</p><p><b>- "TÜRKİYE, AVRUPA'NIN GÜVENLİĞİNE VE SAVUNMASINA DAHA DA FAZLA KATKI SAĞLAYABİLİR"</b></p><p>Geleceğin NATO'sunun çok boyutlu bir güvenlik ekosistemi sağlayabilmesi maksadıyla Ankara Zirvesi'nden beklentinin öncelikle müttefiklerin 5'inci maddeye bağlılıklarını teyit etmeleri olduğuna vurgu yapan Güler, şöyle devam etti:</p><p>"Müttefiklerin savunma harcama taahhütleri ve kendilerine tahsis edilen askeri yetenek hedeflerinde geldikleri aşamayı somut olarak ortaya koymaları, savunma üretim kapasitesini artırmak yenilikçi ve sürdürülebilir savunma sanayi ekosistemini güçlendirmek ve yeni yetenek hedeflerine ulaşmayı kolaylaştıracak iş birliği alanlarını belirlemeleri, liderlerimize sunulacak olan savunma ve caydırıcılık hazırlıklarını onaylamalarıdır. Ayrıca zirvede Avrupa Birliği'nin, başta ülkemiz olmak üzere AB üyesi olmayan NATO müttefiklerini dışarıda bırakan güvenlik yaklaşımlarından vazgeçmesini ve NATO'yu destekleyici pozisyonuna geri dönmesini ümit ediyoruz. Aksi takdirde Avrupa Birliği'ni bu yaklaşımının Avrupa'nın güvenliği ve dayanıklılığına ABD'nin Avrupa'da kuvvet azaltmasından daha fazla zarar vereceğini değerlendiriyoruz. Gerçek şu ki, Türkiye güçlü savunma yetenekleri ve sanayisiyle Avrupa'nın güvenliğine ve savunmasına daha da fazla katkı sağlayabilir. Avrupalı pek çok dostumuzun bunun farkında olduğunu biliyor diğerlerinin de bunu çok iyi analiz edeceğini ve makul bir yaklaşım sergileyeceklerini düşünüyoruz."</p><p>Güler, küresel güç mücadelelerinin ve buna bağlı çatışmaların daha da artmasının muhtemel olduğu süreçte NATO'nun devamlılığının Türkiye ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği açısından büyük önem arz ettiği kanaatinde olduğunu belirterek, "Türkiye bu hassas süreçte karşılaştığı krizlerde gerilimi artıran değil azaltan çatışmayı derinleştiren değil yöneten bir yaklaşımı savunmaktadır. Çevremizdeki ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte aynı zamanda diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için yoğun bir çaba sarf etmektedir." diye konuştu.</p><p><b>- "MÜTTEFİK GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI TEMEL İLKEMİZ"</b></p><p>Türkiye'nin, İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan riyasetindeki makul, rasyonel, yapıcı tutum ve yaklaşımının her kesimden vatandaş tarafından doğru bulunduğunu ifade eden Güler, "Ülkemizin yerli ve milli savunma sanayinde gerçekleştirdiği atılımlar da takdir edilmekte ve bekamız açısından vazgeçilmez görülmektedir. Yapılan güncel anketler de bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye olarak bekamızın korunması, egemenlik haklarımıza saygı, uluslararası hukuka bağlılık ve müttefik güvenliğinin sağlanması temel ilkelerimizdir." şeklinde konuştu.</p><p>Bakan Güler, Türkiye'nin NATO içindeki kritik rolü ve bağımsız karar alma kapasitesiyle müttefiklik sorumluluklarını aynı anda yürütebilen dengeli ve ilkeli bir stratejik anlayışa dayandığını belirtti.</p><p>Hem milli menfaatlerin korunması hem de kolektif savunma yükümlülüklerinin güçlü şekilde yerine getirilmesini mümkün kılan bir konsepte sahip olunduğuna dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye, kendi güvenliğini de içeren NATO'nun uzun vadeli güvenliği kapsamındaki ortak vizyona önemli katkılar sağlama hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Bundan sonra da her türlü tehdide karşı müttefikleriyle entegre bir şekilde çalışan yaklaşımını devam ettirecektir. Türkiye, NATO'nun güvenilir bir ortağı, etkin bir katkı sağlayıcısı ve stratejik bir denge unsuru olma rolünü başarıyla yerine getirmeye ve ittifakın dönüşüm sürecine aktif katkı sunan bir müttefik olmaya devam edecektir. Bu çerçevede bugün gerçekleştirilen bu panelin NATO'nun dönüşen güvenlik ortamı içerisindeki rolüne dair farkındalığı artırmasını ve Türkiye'nin bu yapı içerisindeki stratejik konumuna katkı sunacak yeni değerlendirmelere vesile olmasını temenni ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/bakan-guler-turkiye-nato--491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271271</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/petrolde-arz-endisesi-ateskesin-onune-gecti-271271</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Petrolde "arz endişesi" ateşkesin önüne geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve İran arasında sağlanan geçici ateşkese rağmen, İsrail'in Lübnan'a yönelik şiddetli saldırıları ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş aksamaları petrol fiyatlarını yeniden tırmandırdı. Brent petrolün varil fiyatı, arz endişelerinin etkisiyle artarak 97 dolar seviyesini aştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Petrolde "arz endişesi" ateşkesin önüne geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 97,03 dolardan işlem görüyor.</p><p>ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından dün 90,40 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı, günü 94,75 dolardan tamamladı.</p><p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.45 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 2,41 artarak 97,03 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 97,48 dolardan alıcı buldu.</p><p>Fiyatlardaki artışta, geçici ateşkese karşın Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalar ile İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının yol açtığı arz endişeleri etkili oldu.</p><p>İki haftalık ateşkes şartlarından biri olarak Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişleri yeniden başlamış olsa da İran'ın geçiş ve erişim üzerinde önemli ölçüde kontrolünü sürdürmesi nedeniyle deniz taşımacılığındaki aksamalar devam ediyor.</p><p>İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, devlet televizyonundan yaptığı duyuruda, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş planlayan gemilerden olası deniz mayınları riskine karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi ve boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen yarı resmi Fars Haber Ajansının haberinde ise İsrail'in Lübnan'a saldırıları nedeniyle boğazın kapatıldığı ifade edilmişti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, geçici ateşkes kapsamında "İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını ve Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağını" belirterek, aksi halde saldırılara devam edileceği tehdidinde bulundu.</p><p>Trump, tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personelinin ek mühimmat ve silahlarla birlikte "varılan gerçek anlaşma tam olarak yerine getirilene kadar İran'ın içinde ve çevresinde kalmaya devam edeceğini" belirtti. Aksi halde saldırıların yeniden başlayacağını öne süren Trump, bunun "daha büyük ve daha önce kimsenin görmediği kadar daha güçlü şekilde" gerçekleşeceğini iddia etti.</p><p>İsrail'in Lübnan'a yönelik artan saldırıları da ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizliği derinleştirdi.</p><p>İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan, eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı. Dünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti.</p><p>Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt dün düzenlediği basın brifinginde, 11 Nisan'da İslamabad'da yapılacak ABD-İran müzakerelerinin ilk turuna Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılacağını, görüşmelere ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in de öncülük edeceğini açıkladı.</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ve bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.</p><p>Trump, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade ederken İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini belirtmişti.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 99,46 doların direnç, 94,54 doların destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/petrolde-arz-endisesi-ate-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271270</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msb-acikladi-c-130-ucagi-kazasinda-kritik-bulgu-271270</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB açıkladı! C-130 uçağı kazasında kritik bulgu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MSB, düşen C-130 uçağında bir CO2 tüpünün yerinden çıkarak gövde ve kuyruk bölümüne çarpmasının kazaya yol açmış olabileceğini açıkladı. Tüpün uçağın kritik parçalarında yapısal hasara neden olduğu değerlendirilirken, olayla ilgili metalurjik ve detaylı analizler devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB açıkladı! C-130 uçağı kazasında kritik bulgu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında son 1 hafta içerisinde 10 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056874.jpg"/><p>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı dolayısıyla TCG Anadolu&#39;da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><p>Tuğamiral Aktürk, Mavi Vatan Tatbikatı&#39;nın, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 3-9 Nisan arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz&#39;de gerçekleştirildiğini hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056875.jpg"/><p>Tatbikat kapsamında, harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri yapıldığını belirten Aktürk, şu bilgileri paylaştı:</p><p>&quot;Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin yer aldığı Mavi Vatan Tatbikatında, TCG Anadolu&#39;dan kalkan TB-3 SİHA ile bir kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ilk kez imha edilmekte, milli üretim &#39;AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu&#39; Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlenmektedir. Deniz Kuvvetlerimiz, sahip olduğu modern, yüzer, dalar ve uçar unsurlarıyla, başta Mavi Vatanımız olmak üzere sınırlarımızın ötesinde ve dünya denizlerinde hak ve menfaatlerimizin korunması, etkinliğimizin sürdürülmesi ve caydırıcılığımızın pekiştirilmesi amacıyla azim, kararlılık ve üstün bir görev anlayışıyla faaliyetlerine kesintisiz devam edecektir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056876.jpg"/><p><b>- TERÖRLE MÜCADELE</b></p><p>Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, sayısı ve kapsamı her geçen yıl artan tatbikatlarla karada, denizde, havada ve siber alandaki etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırdığına dikkati çekerek, &quot;Devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde, 10 PKK&#39;lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056877.jpg"/><p>Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların da başarıyla devam ettiğini belirten Aktürk, Suriye harekat alanlarında ise Münbiç bölgesinde imha edilen tünel uzunluğunun 768 kilometreye ulaştığını söyledi.</p><p><b>- HUDUT GÜVENLİĞİ</b></p><p>Aktürk, kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2&#39;si terör örgütü mensubu olmak üzere 127 şahsın yakalandığını ifade ederek, 1095 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini söyledi.</p><p>Böylece, yıl içerisinde sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1822 olduğunu aktaran Aktürk, hududu geçemeden engellenen kişi sayısının da 19 bin 992&#39;ye ulaştığını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056878.jpg"/><p><b>- BÖLGEDEKİ SON DURUM</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, bölgedeki son duruma ilişkin bilgileri de paylaştı.</p><p>Ortadoğu&#39;daki gelişmeler kapsamında, bölgede bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Temennimiz, ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması ve bu iki haftalık geçici ateşkes süresinin yapıcı adımlar ile değerlendirilerek kalıcı ateşkese ve barışa evrilmesi, bölgede istikrar, huzur ve güvenliğin tesis edilmesidir. Öte yandan İsrail&#39;in, Lübnan&#39;ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz. Ayrıca İsrail&#39;in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa&#39;ya yapılan baskınları kınıyor, Mescid-i Aksa&#39;nın ibadete açılması ve Kudüs&#39;te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056879.jpg"/><p><b>- TATBİKATLAR VE EĞİTİM FAALİYETLERİ</b></p><p>Tuğamiral Aktürk, TSK&#39;nın etkin ve caydırıcı faaliyetlerinin yanı sıra eğitim ve tatbikatlarını da sürdürdüğünü belirterek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>&quot;29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara&#39;da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarih aralığında Kars&#39;ta Türkiye-Azerbaycan Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti, 6-17 Nisan tarihleri arasında Konya&#39;da Uluslararası Anadolu Ankası tatbikatı icra edilmektedir. 11-17 Nisan arasında, İstanbul ve İzmir&#39;de EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekat Tatbikatı&#39;nın Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası, 15-21 Nisan tarihleri arasında Doğu Akdeniz&#39;de Dynamic Minotaur/Kurtaran Denizaltı Arama-Kurtarma tatbikatlarının icra edilmesi, 13 Nisan-1 Mayıs tarih aralığında ise Libya ve Fildişi Sahili&#39;nde Flintlock Tatbikatı&#39;na katılım sağlanması planlanmaktadır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056880.jpg"/><p><b>- SAVUNMA SANAYİ</b></p><p>TSK&#39;nın, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle daha da geliştiğini belirten Aktürk, &quot;Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TB-3 SİHA ile ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hale Getirme Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca ise çeşitli miktarda Aksungur ve Akıncı insansız hava araçları ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır.&quot; bilgisini verdi.</p><p>Aktürk ayrıca, temin edilmesi planlanan 8 &quot;Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi&quot; kapsamında 3 Nisan&#39;da ikinci geminin hizmete alındığını, üçüncü geminin liman kabul testlerinin de tamamlandığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056881.jpg"/><p>Personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin de planlanan takvime uygun şekilde devam ettiğini belirten Aktürk, şöyle devam etti:</p><p>&quot;25 Mart&#39;ta başlayan 2026 Yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askeri Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında ilk 2 haftada 70 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Yoğun ilgi gösteren gençlerimize ve ailelerine teşekkür ediyoruz. Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 13-14 Nisan&#39;da Antalya&#39;daki Batı Akdeniz, 15-16 Nisan&#39;da Aydın&#39;daki Ege Kariyer fuarlarına katılım sağlanacaktır. 6 Nisan&#39;da başlayan ve İŞKUR&#39;a yapılmakta olan Engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları yarın sona erecektir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41056882.jpg"/><p>Milli Savunma Bakanlı (MSB), 11 Kasım 2025'te Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından yapılan incelemede, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmadığını bildirdi.</p><p>Mavi Vatan-2026 Tatbikatı kapsamında TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık, basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu.</p><p>Terör örgütü EOKA'nın kuruluş yıl dönümünde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde yapılan açıklamalar ve faaliyetlere ilişkin sorular üzerine, "Terör örgütü EOKA'nın geçmişte Kıbrıs adasında yürüttüğü şiddet eylemlerinin tek taraflı ve çarpıtılmış anlatımlarla 'özgürlük mücadelesi' olarak sunulması, adadaki kalıcı çözüm çabalarına ve mevcut güven ortamına zarar vermektedir." ifadeleri kullanıldı.</p><p>EOKA terör örgütünün kuruluş yıl dönümünde yapılan açıklama ve etkinliklerin, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak yorumlanmaya devam ettiğinin açık bir göstergesi olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Söz konusu yaklaşımın, Kıbrıs Rum kesimindeki çocuk ve gençlere gerçeğe aykırı şekilde aktarılması, adadaki karşılıklı diyalog ve anlayış zeminini zayıflatmaktadır. Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki sivilleri hedef alan provokatif eylemler de bu çarpık zihniyetin günümüzdeki yansımaları olarak ortaya çıkmaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, her zaman olduğu gibi adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi yönündeki yapıcı ve iyi niyetli tutumunu sürdürmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğine yönelik her türlü tehdit ve şiddet eylemi karşısında gerekli tedbirleri kararlılıkla aldığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Adada gerilimi artırabilecek girişimlerden kaçınılması ve sağduyunun hakim kılınması, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamının korunması açısından büyük önem arz etmektedir."</p><p><b>- C-130 UÇAĞINA İLİŞKİN ÖN RAPOR</b></p><p>Bakanlık açıklamasında, 11 Kasım 2025'te düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin inceleme ve değerlendirmelere de yer verildi.</p><p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"11 Kasım 2025 tarihinde 68-1609 Kanat Numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza-kırım sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığımız koordinesinde yapılan teknik inceleme heyetinin faaliyetleri, önce Gürcistan'daki enkaz alanında, sonrasında da enkazın getirildiği 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde aralıksız olarak devam etmektedir. Detaylı incelemeler koordineli olarak icra edilmekte ve bu süreçte 1'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı ilgili uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir. Teknik rapor çalışmaları devam etmekte olup kaza incelemesine yönelik mevcut durumda, Uçuş Veri Kayıt Cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde, kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin uçak gövdesinden ayrılması nedeniyle FDR'ye ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir. Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır. Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ve analizler detaylı olarak devam etmektedir. Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup, gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir."</p><p><b>- "PROVOKATİF SÖYLEMLERE İTİBAR EDİLMEMELİ"</b></p><p>Basında çıkan "azot tüpüyle ilgili haberlerin" gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p><p>"Aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup, bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/msb-acikladi-c-130-ucagi--576_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271269</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/adanada-kan-donduran-cinayet-hamile-kadini-barajin-buzunu-kirip-icine-atti-271269</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adana'da kan donduran cinayet! Hamile kadını barajın buzunu kırıp içine attı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da 7 aylık hamile Bahar Aksüt'ün, bebeğini aldırmadığı gerekçesiyle bıçaklanarak öldürüldüğü ve cesedinin baraja atıldığı ortaya çıktı. Cinayetle ilgili yürütülen soruşturmada, şüphelinin mahalle muhtarı olduğu belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adana'da kan donduran cinayet! Hamile kadını barajın buzunu kırıp içine attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, barajda fotoğraf çektirmeye giden vatandaşların ihbarı üzerine bulunan kadın cesedinin, Tufanbeyli'de pavyonda çalışan Bahar Aksüt'e ait olduğu tespit edilmişti. Yapılan incelemede genç kadının 8 yerinden bıçaklandıktan sonra baraja atıldığı belirlenmişti.</p><p>Olayı derinleştiren jandarma ekipleri, cinayetin şüphelisinin Yeni Cami Mahallesi Muhtarı, evli ve 2 engelli çocuk babası 44 yaşındaki Mustafa Arıkan olduğunu ortaya çıkardı. İddiaya göre Arıkan ile Aksüt arasında gönül ilişkisi bulunduğu, bu ilişkiden hamile kalan genç kadının 7 aylık olduğu öğrenildi. Durumu öğrenen muhtarın ailesinin bebeği istemediği, Arıkan'ın da Aksüt'e bebeği aldırması için baskı yaptığı öne sürüldü.</p><p>Cinayetin, 22 Şubat günü gece işlendiği belirlendi. İddiaya göre Arıkan, arkadaşı Vural Ö. ile birlikte Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesine giderek Bahar Aksüt ve arkadaşı Kader K.'yi (25) alıp Tufanbeyli'ye getirdi. Daha sonra Kader K. ve Vural Ö. (37) evde kalırken muhtar Bahar Aksüt'ü alarak Kürebeli Yaylası'ndaki baraj kenarına götürdü. Burada genç kadına bebeği aldırmasını isteyen Arıkan, olumsuz yanıt alınca sinirlenerek 7 aylık hamile Aksüt'ü, 8 yerinden bıçaklayarak öldürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/08/=ExKTIFaPUNS_YdWLUpS_YFC7EVKnYdKTUVGLYdS7EBWjYNa3EBarA9C_EdKXQ9abUtK3A5KDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"CESET BULUNMASIN DİYE BUZU KIRIP GENÇ KADINI BARAJA ATTI"</b></p><p>Muhtar, genç kadını öldürdükten sonra cesedin bulunmaması için baraja atmayı denedi. Ancak baraj soğuktan dolayı buz tuttuğu için atamadı. Bunun üzerine araçtan balyoz alarak buzu kırıp genç kadını baraja attı. Daha sonrada Kader K. ve Vural Ö.'nün olduğu eve geldi. Bir süre sonra muhtar cesedin dışarı çıkacağını düşünerek Vural Ö. ve Kader K.'yi alıp olay yerine gitti. Muhtar cesedi attığı yere bakıp genç kadının yüzeye çıkmadığını görünce tekrar Tufanbeyli'ye döndü.</p><p>Cinayete tanık olan Kader K.'yi de öldürmek isteyen zanlının, genç kadının yalvarması üzerine bundan vazgeçtiği ileri sürüldü.</p><p>Cesedin bulunmasının ardından harekete geçen jandarma ekipleri, muhtar Mustafa Arıkan ile birlikte olayla bağlantılı çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Arıkan'ın sorgusunda cinayeti itiraf ettiği, olayı Vural Ö. ile Kader K.'nin de bildiğini söylediği öğrenildi.</p><p>Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen muhtar Mustafa Arıkan "kasten öldürme" suçundan tutuklanırken, diğer iki şüpheli "yardım ve yataklık" suçlamasıyla cezaevine gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/adanada-kan-donduran-cina-399_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271268</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-test-amaciyla-taktik-balistik-fuze-firlattigini-acikladi-271268</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore test amacıyla taktik balistik füze fırlattığını açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore, ordunun muharebe hazırlık seviyesi ve saldırı kabiliyetlerini test etmek için misket bombası başlıklı taktik balistik füze fırlattığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore test amacıyla taktik balistik füze fırlattığını açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberinde, 6-8 Nisan tarihlerinde yürütülen silah testleri kapsamında, misket bombası başlığıyla donatılmış karadan karaya "Hwasongpho-11 Ka" taktik balistik füzesinin denendiği belirtildi.</p><p>Denemenin, misket mühimmatının etkisiyle ordunun muharebe hazırlık seviyesi ve saldırı kabiliyetlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapıldığı aktarılan açıklamada, füzenin, yüksek yoğunluklu tahrip gücüyle 6,5 ila 7 hektarlık alanı hedef alarak yok edebileceği iddia edildi.</p><p>Açıklamada, testler kapsamında, kısa menzilli mobil hava savunma füze sisteminin muharebe güvenilirliğinin de test edildiği kaydedildi.</p><p>Güney Kore ve Japonya, dün, Kuzey Kore'nin, Doğu Denizi'ne (Japon Denizi) çok sayıda kısa menzilli balistik füze fırlattığını bildirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/kuzey-kore-test-amaciyla--752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271267</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-cumhurbaskanimizin-liderliginde-adalet-odakli-diplomatik-cozumler-d-271267</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Cumhurbaşkanımızın liderliğinde adalet odaklı diplomatik çözümler devam edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Cumhurbaşkanımızın liderliğinde adalet odaklı diplomatik çözümler devam edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA tarafından bir otelde düzenlenen &quot;NATO&#39;nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma&quot; konferansına katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058593.jpg"/><p>NATO&#39;nun, dünyanın &quot;Soğuk Savaş&quot; iklimine girdiği bir dönemde üye ülkelerin güvenliğini teminat altına almak ve dönemin jeopolitik gerilimleri karşısında kolektif bir savunma ve caydırıcılık mekanizması oluşturmak amacıyla kurulduğunu belirten Duran, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Bugün baktığımızda, NATO bu anlamda misyonunu önemli ölçüde gerçekleştirdi. Fakat Soğuk Savaş&#39;ın sona ermesiyle 1990&#39;lı yıllarda hem NATO hem de tüm küresel aktörler için güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirme zarureti ortaya çıktı. İşte tam bu evrede NATO, klasik savunma anlayışının ötesine geçerek bazı çok boyutlu görevler üstlendi. Bu bir anlamda gelişen şartlar karşısında ittifakın kendini güncelleyebilme kapasitesinin de bir tezahürüydü. Günümüzde uluslararası sistem açısından tekrar yeni bir konjonktürle karşı karşıyayız. Haliyle NATO ittifakı da tekrar güçlü bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıya. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda birbiriyle farklı başlıklarda kesişen çok sayıda krizin aynı anda yaşandığını; uluslararası sistemi ayakta tutan yapılarda ciddi kırılmaların meydana geldiğini görüyoruz. Diğer bir ifadeyle, uluslararası düzen, çok boyutlu ve derin bir kırılma yaşıyor. Geçici bir kriz döneminden çok kalıcı ve yapısal bir dönüşüm evresi olarak tanımlayabileceğimiz bu süreç; yeni sorunları beraberinde getirdiği gibi doğal olarak yeni çözümlere olan ihtiyacı da perçinliyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058592.jpg"/><p><b>- "NATO, KENDİSİNİ DÖNÜŞTÜREREK BİR YAKLAŞIMI BENİMSEMEK ZORUNDA"</b></p><p>Rusya-Ukrayna savaşının Soğuk Savaş sonrası dönemin en büyük meydan okumalarından biri olduğuna dikkati çeken Duran, bu gelişmenin Avrupa&#39;da güvenliğin ve savunmanın nasıl sağlanacağı sorusunu da gündeme getirdiğini vurguladı.</p><p>Donald Trump&#39;ın ikinci başkanlık dönemiyle ABD&#39;nin NATO&#39;ya ilişkin ortaya koyduğu yeni yaklaşım ile &quot;NATO&#39;dan ayrılabileceğine&quot; yönelik mesajların Avrupa ülkelerini savunma kapasitelerini güçlendirmeye ve güvenlik politikalarına yeniden öncelik vermeye sevk ettiği tespitinde bulunan Duran, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye ise bu tablo karşısında NATO ittifakının iş birliğini güçlendirmesi ve dayanıklılığını her anlamda daha da artırması gerektiğini vurguladı, vurgulamayı da sürdürüyor. Ne var ki NATO üyesi ülkelerin; kendi önceliklerini göz önünde bulundurarak farklı savunma paradigmalarını benimsediklerini, bunun da doğal olarak ittifak içerisinde bazı fikir ayrılıklarını doğurduğunu müşahede ediyoruz. Bu durum bize şunu açık biçimde gösteriyor: NATO, yapısal savaş ortamında kendisini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Türkiye, bu bağlamda NATO&#39;ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir. Aynı şekilde, NATO da Türkiye&#39;nin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çok önemli bir ittifaktır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058594.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE, 360 DERECE GÜVENLİK PERSPEKTİFİYLE ÖRNEK TEŞKİL EDEBİLECEK POZİSYONDA"</b></p><p>Burhanettin Duran, bugünün krizleri konuşulurken ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın küresel sistemde bir eskalasyon endişesini doğurduğunun da gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;40 gün boyunca süren gerilim, dünyanın farklı noktalarındaki krizlerin çatışmalara evrilme ihtimalini canlı tutmakta ve geleneksel güvenlik paradigmasının dönüşümünü de tetiklemektedir. Oluşan bu jeopolitik rekabet ortamı da silahlanma, etnik ve mezhepsel çatışmalar, enerji ve ticaret savaşları gibi birçok riski uhdesinde barındırıyor. Üstelik küresel sistemin işleyişinde önemli rolü olan uluslararası kurum ve kuruluşların bu tablo karşısında etkisiz kaldığı bir gerçek. Bakınız bugün Birleşmiş Milletler, çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde yitirmiş halde. Sözünü ettiğimiz bu gelişmeler NATO&#39;nun kendi içindeki dayanıklılığını ve iş birliğini tahkim etmesinin ne denli hayati olduğunu bizlere gösteriyor.&quot;</p><p>NATO&#39;nun güçlü olduğu ölçüde müttefiklerinin güvenliğini temin edebileceğini ve dayanıklılığını geliştirdiği nispette krizlere yapıcı çözümler sunabileceğini dile getiren Duran, &quot;Türkiye bu anlamda NATO&#39;nun en stratejik paydaşlarından biridir. Türkiye, ittifaka &#39;istikrar&#39; başta olmak üzere farklı bağlamlarda kritik katkılar sağlayan bir ülkedir. Jeopolitik konumu ve tarihsel bağlarıyla Orta Doğu&#39;da sözü geçen; Karadeniz&#39;in ve Doğu Akdeniz&#39;in güvenliği konusunda ise ittifak içerisinde öne çıkan bir aktördür. Aynı zamanda, Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır. Bu güvenlik perspektifiyle ülkemiz; askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik alandaki tehditlerle, iletişim sahasında oluşan riskleri bütüncül biçimde ele almakta, sert güç ve yumuşak gücünü entegre biçimde kullanarak güvenliğini tesis etmektedir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058609.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE, GÜVENLİ LİMAN OLMA VASFINI SÜRDÜRMEKTE"</b></p><p>Türkiye&#39;nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde geliştirdiği imkan ve kabiliyetleriyle hem bölgesel hem de küresel alanda belirleyici bir güç haline geldiğini belirten Duran, şunları söyledi:</p><p>&quot;Türkiye, bu süreçte yalnızca kendi iç güvenliğini sağlamaya odaklanmamış; aynı zamanda bölgesel ve küresel ölçekte barış ve güvenlik ortamının korunması ve güçlendirilmesi için de kararlılıkla çaba göstermiştir. Bu çerçevede Türkiye, barış ve istikrarı esas alan dış politikasıyla bölgesinde bir darüsselam, bir barış yurdu ve aynı zamanda bir güvenli liman olma vasfını sürdürmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın ifadeleriyle &#39;Bugün barış, huzur, istikrar denince akla ilk Türkiye gelmekte; Suriye&#39;den Gazze&#39;ye, Körfez&#39;den Rusya Ukrayna arasındaki çatışmaya kadar hiçbir yerde Türkiye&#39;siz bir denklem kurulamamaktadır&#39;. Yakın geçmişe baktığımızda; Rusya-Ukrayna arasındaki krizde Türkiye&#39;nin yapıcı rol üstlendiğini, lider diplomasisi yürüterek tarafları birçok kez barış masasında bir araya getirdiğini görebiliriz. Nitekim bu yapıcı girişimler tahıl koridoru anlaşmasıyla dünyayı olası bir gıda krizinden kurtarmıştır. Yine on yıllarca süren Karabağ krizinin adil bir çözüme kavuşmasında Türkiye kilit rol oynamıştır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058603.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE, KRİZİN SAVAŞA EVRİLMEMESİ İÇİN DİPLOMASİYİ DEVREYE SOKTU"</b></p><p>Duran, Suriye&#39;de 13 yıl boyunca devam eden iç savaşın Suriye halkının birlik ve bütünlüğünü esas alacak biçimde sonuçlanmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın kararlı liderliğinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>&quot;Keza Afrika Boynuzu&#39;nda Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlığın çözüm adresi Ankara olmuştur. Son olarak Türkiye, ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkesin sağlanmasına da ciddi katkılarda bulunmuştur. Aslında Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasinin tüm imkanlarını en baştan itibaren devreye sokmuştu. Liderler arasında diyalog kurma girişimi de dahil olmak üzere farklı inisiyatifleri ortaya koyduk. Tarafları İstanbul&#39;da bir araya getirerek çatışma iklimine meydan vermemenin, barışı sağlamanın mücadelesini gösterdik. Bölge ülkeleriyle temasa geçerek farklılıkları minimum seviyeye düşürmeye çalıştık. Savaş başladıktan sonra ise, ABD ve İran ile doğrudan görüşmeler de dahil geniş bir diplomatik seferberlik ilan ettik. Savaşın bölgeye yayılmaması için bölge ülkeleriyle ikili temaslar gerçekleştirdik. Bu kapsamda aralarında Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman başta olmak üzere bölge ülkeleriyle savaşı durdurmaya çabaladık. Aynı şekilde; Rusya, İspanya, Fransa, İtalya, Almanya başta olmak üzere 20&#39;nin üzerinde küresel aktörle ikili temaslar gerçekleştirdik. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımızın barışı sağlamak için harcadığı mesaiye yakinen şahitlik eden biri olarak bu konudaki liderliğine müteşekkir olmamız gerektiği kanaatindeyim.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058602.jpg"/><p><b>- "NATO ZİRVESİ'NİN BU YIL ANKARA'DA GERÇEKLEŞECEK OLMASI ANLAMLI"</b></p><p>Söz konusu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın, Dışişleri Bakanlığı ve MİT başta olmak üzere ilgili tüm kurumların, barışın tesisi için yürüttüğü çalışmaları yakından takip ettiğini aktaran Burhanettin Duran, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz. Ne yazık ki, bölgede henüz sağlanan ateşkese rağmen, Netanyahu hükümeti, Lübnan&#39;a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef almayı sürdürmektedir. Türkiye olarak Lübnan&#39;ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmeye davet ediyoruz. Buraya kadar ele aldığımız tüm süreçler, Türkiye&#39;nin küresel barış ve istikrar açısından ne kadar önemli bir aktör olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda NATO Zirvesi&#39;nin bu yıl Ankara&#39;da gerçekleşecek olması da ayrıca anlamlıdır. Böylesi stratejik önemi haiz bir ülkenin başkentinde liderlerin vereceği mesajlar, NATO&#39;nun geleceği açısından büyük ölçüde belirleyici olacaktır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/41058610.jpg"/><p><b>- "İLETİŞİM ALANI ARTIK ÇATIŞMA VE SAVAŞLARIN BİZZAT PARÇASI HALİNE GELMİŞTİR"</b></p><p>İletişim alanı göz ardı edilerek bugünün sorunlarına çözüm aranamayacağını belirten Duran, şu hususlara dikkati çekti:</p><p>&quot;Zira iletişim alanı; dezenformasyon, algı yönetimi, yapay zeka tabanlı sahte içerikler ve daha nice unsurla artık çatışma ve savaşların bizzat parçası haline gelmiştir. İletişim alanında hibrit tehditler karşısında devletler, enformasyon trafiğinin tamamını kapsayacak bütüncül bir stratejik iletişim yaklaşımını benimsemek durumundadır. NATO da üye ülkelerin stratejik iletişim kapasitelerinin arttırılmasını öncelikleri arasına almıştır. Bugün NATO kapsamında dayanıklılığın pekişeceği yeni bir stratejik konumlanmadan söz edeceksek, mevcut küresel krizleri iletişim bağlamında da derinlemesine irdelememiz; bu alanda geliştirilecek iş birliği imkanları üzerine fikir teatilerinde bulunmamız gerekir. Zira modern çağda barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi, mutlaka ama mutlaka hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır.&quot;<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/iletisim-baskani-duran-cu-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271266</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gelecek-partisi-ilce-baskani-ve-34-kisi-ak-partiye-katildi-271266</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gelecek Partisi ilçe başkanı ve 34 kişi AK Partiye katıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Gelecek Partisi İlçe Başkanı Ecevit Anuş'un da aralarında bulunduğu 35 kişi istifa ederek AK Parti'ye katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gelecek Partisi ilçe başkanı ve 34 kişi AK Partiye katıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu İmam Hatip Lisesi konferans salonunda düzenlenen   AK Parti Yüksekova İlçe Meclis Danışma Toplantısı'nın ardından Büyükçiftlik beldesine bağlı Kerem Zeydan Mahallesi'nde gerçekleştirilen törende, Gelecek Partisi'nden ayrılarak AK Parti'ye katılan isimlere rozetleri takıldı. Gelecek Partisi Büyükçiftlik belde teşkilatından, aileleriyle birlikte toplam 390 kişinin AK Parti saflarına katıldığı bildirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/aw67952801-09042026e08680e2.jpg"/><p>AK Parti Hakkâri İl Başkanı Zeydin Kaya, partiye yeni katılan üyelere rozetlerini takarak, "AK Parti ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/aw67952802-0904202698275115.jpg"/><p><b>AK Parti bünyesine katılan önemli isimler arasında şunlar yer alıyor:  </b></p><p>"Gelecek Partisi Yüksekova İlçe Başkanı Ecevit Anuş, Gelecek Partisi Büyükçiftlik Belde Başkanı Bayram Bilin, Belediye Encümeni Mehmet Cemil Yalçın, Ayhan Kayhan, Veli Caner, Ziya Kayhan, Ferzende Örnek, M. Emin Kayhan, Behri Örnek, İrfan Kayhan, Kadir Yaşar, Çetin Genç, Fesih Demir, Emrullah Yalçın, Sercan Anuş, M. Salih Anuş, Fatih Genç, Alaattin Genç, Vefa Caner, Naif Caner, Mesut Caner, Nurettin Caner, Tahir Caner, Tekin Yalçın, Sinan Örnek, Hadi Bilin, Tekin Kayhan, Nurullah Genç, Muhammed Kayhan, Yusuf Anuş, M. Selim Kayhan, Rojhat Kayhan ve Kamuran Kayhan."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/gelecek-partisi-ilce-bask-451_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271265</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-9-nisan-2026-persembe-gunune-1353061-puandan-basladi-271265</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa 9 Nisan 2026 Perşembe gününe 13.530,61 puandan başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 9 Nisan 2026 Perşembe gününe yüzde 0,05 azalışla 13.530,61 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa 9 Nisan 2026 Perşembe gününe 13.530,61 puandan başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>9 Nisan 2026 Perşembe borsa haberleri... Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 4,76 değer kazanarak 13.536,84 puandan tamamladı.</p><p>Bugün açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 6,23 puan ve yüzde 0,05 azalışla 13.530,61 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,51, holding endeksi yüzde 0,06 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,01 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen yüzde 0,85 ile tekstil deri oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkesin bozulabileceğine yönelik tedirginliklerle karışık bir seyir öne çıkarken, gözler bugün ABD'de açıklanacak büyüme ve Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) Fiyat Endeksi verilerine çevrildi.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD'de büyüme, PCE Fiyat Endeksi ve toptan eşya stoklarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.400 ve 13.300 puanın destek, 13.600 ve 13.700 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/borsa-9-nisan-2026-persem-542_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271264</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/polis-adaylarinin-egitim-sureleri-kisaltildi-icisleri-bakanligindan-yeni-duzenleme-271264</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Polis adaylarının eğitim süreleri kısaltıldı: İçişleri Bakanlığından yeni düzenleme!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ İçişleri Bakanlığınca yapılan düzenlemeyle, Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) ve Polis Meslek Eğitim Merkezlerindeki (POMEM) polis adaylarının eğitim süreleri, 2025-2026 eğitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere kısaltıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Polis adaylarının eğitim süreleri kısaltıldı: İçişleri Bakanlığından yeni düzenleme!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Polis Meslek Yüksekokulları Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&quot; ile &quot;Polis Meslek Eğitim Merkezleri Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&quot;, Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>PMYO yönetmeliğine eklenen geçici maddeye göre, normal şartlarda sınavlarda verilen süreler hariç en az 14&#39;er haftalık güz ve bahar yarıyıllarından oluşan eğitim-öğretim yılı, 2025-2026 döneminde mezun olacak öğrenciler için toplam 21 hafta olarak uygulanacak.</p><p><b>- POMEM'LERDE EĞİTİM SÜRESİ 10 AYDAN 8 AYA ÇEKİLDİ</b></p><p>POMEM yönetmeliğinde yapılan değişiklikle de polis adaylarının eğitim takviminde güncellemeye gidildi. Geçtiğimiz yılın şubat ayında yapılan düzenlemeyle &quot;en az 10 ay&quot; olarak belirlenen POMEM&#39;lerdeki eğitim-öğretim süresi, yönetmeliğe eklenen geçici madde uyarınca sadece 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için 8 aya düşürüldü.</p><p>Yapılan bu geçici düzenlemelerle her iki eğitim kurumunda öğrenim gören polis adaylarının eğitimlerini daha erken tamamlayarak Emniyet Teşkilatı saflarına katılımlarının hızlandırılması öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/polis-adaylarinin-egitim--167_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271263</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/luis-enrique-simdi-onemli-olan-liverpooldaki-rovansa-odaklanmak-271263</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Luis Enrique: Şimdi önemli olan Liverpool'daki rövanşa odaklanmak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Şampiyonlar Ligi çeyrek finali ilk maçında Liverpool'u 2-0 mağlup eden Paris Saint-Germain'in başarılı teknik direktörü Luis Enrique maçın ardından açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Luis Enrique: Şimdi önemli olan Liverpool'daki rövanşa odaklanmak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinin ilk ayağında Paris Saint-Germain, Liverpool'u 2-0 mağlup ederek büyük bir avantaj yakaladı. Maç sonrası açıklama yapan teknik direktör Luis Enrique, karşılaşmanın zorluk derecesine dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/08/41055123.jpg"/><p>İspanyol çalıştırıcı, "Bence bu sonucu hak ettik. İlk yarı inanılmaz zordu ve gergindi. İkinci yarıda birçok gol fırsatı yarattık. Aslında bir gol daha atabilirdik ama futbol bu; kabul etmemiz gerekiyor" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/08/41054740.jpg"/><p>Enrique, taraftarların desteğini de övdü:</p><p>"Stadyumdaki atmosfer inanılmazdı. Takım olarak taraftarlarımızın tezahüratlarına paralel bir performans sergiledik - bu kolay bir şey değil! Şimdi önemli olan bu galibiyetin tadını çıkarmak, toparlanmak ve Liverpool'daki rövanşa odaklanmak."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/08/41054741.jpg"/><p>Rövanş hakkında ise şunları söyledi:</p><p>"Her zaman olduğu gibi kazanma niyetiyle Liverpool'a gidiyoruz. Anfield çok güçlü bir stadyum ve gerçek bir meydan okuma olacak. Bu grupta en iyi oyunumuzu göstereceğiz ve bu da başlangıçtan bitişe kadar hücum etmeyi gerektiriyor!"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/luis-enrique-simdi-onemli-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271262</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/antalya-kepezde-1067-metrekare-mahkemeden-satilik-arsa-271262</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antalya Kepez'de 1.067 metrekare mahkemeden satılık arsa!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Kepez'de 1.067 metrekare arsa mahkemeden satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antalya Kepez'de 1.067 metrekare mahkemeden satılık arsa!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 24.007.500 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/6 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2071827/emlak-arsa-antalya-kepezde-1-067-m2-arsa-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/antalya-kepezde-1067-metr-334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271261</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msbden-mavi-vatanda-yerli-guc-vurgusu-271261</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB'den Mavi Vatan'da yerli güç vurgusu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mavi Vatan-2026 Tatbikatı'nda milli torpido AKYA'nın ilk kez ateşlendiğini ve hedefini başarıyla vurduğunu, Suriye'de imha edilen terör tünellerinin 768 kilometreye ulaştığını ve TB-3 SİHA'ların envantere girdiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB'den Mavi Vatan'da yerli güç vurgusu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı kapsamında Antalya Körfezi'nde bulunan TCG Anadolu gemisinde haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda, terörle mücadeleden hudut güvenliğine, yerli savunma sanayi sistemlerinden bölgesel gelişmelere kadar pek çok kritik başlık kamuoyuyla paylaşıldı.</p><p><b>MAVİ VATAN'DA GÖVDE GÖSTERİSİ: AKYA İLK KEZ ATEŞLENDİ</b></p><p>Bakanlık kaynaklarından alınan bilgilere göre; Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz'de eş zamanlı olarak icra edilen Mavi Vatan-2026 Tatbikatı başarıyla devam ediyor. Deniz Kuvvetleri'nin yanı sıra Kara, Hava ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin katıldığı tatbikatta bir ilk gerçekleştirildi. Milli üretim "AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu", Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlenerek hedefini başarıyla vurdu.</p><p><b>SURİYE'DE 768 KİLOMETRELİK TÜNEL İMHA EDİLDİ</b></p><p>TSK'nın terörü kaynağında kurutma stratejisi kapsamında yürüttüğü operasyonlarda son bir haftada 10 PKK'lı terörist teslim oldu. Suriye harekat alanlarında yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, Menbiç bölgesinde imha edilen yeni tünellerle birlikte, bugüne kadar etkisiz hale getirilen toplam tünel uzunluğunun 768 kilometreye ulaştığı bildirildi.</p><p><b>HUDUTLARDA GEÇİŞE İZİN YOK</b></p><p>Hudut güvenliğine yönelik yürütülen kesintisiz faaliyetler kapsamında; Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 127 şahıs yakalandı. Bu şahıslardan 2'sinin terör örgütü mensubu olduğu belirlendi.</p><p>1.095 şahıs ise hududu geçemeden engellendi. Yılbaşından bu yana yakalananların sayısı 1.822'ye, engellenenlerin sayısı ise 19 bin 992'ye ulaştı.</p><p><b>TB-3 ENVANTERDE</b></p><p>Bakanlık, yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin TSK envanterine girmeye devam ettiğini müjdeledi. Bu kapsamda; TB-3 SİHA ile elektronik devreli EYP düzeneklerini tespit sistemleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine ilk kez alındı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesine ise Aksungur, Akıncı İHA'lar ve CATS Elektro-Optik sistemlerinin kabul faaliyetleri tamamlandı. "Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi" kapsamında ikinci gemi hizmete alınırken, üçüncü geminin test sürecine geçildi.</p><p><b>BÖLGESEL BARIŞ VE SOMALİ MİSYONU</b></p><p>Dış ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, Somali Deniz Görev Grubu'nun (TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş) Çağrı Bey Sondaj Gemisi ile birlikte 10 Nisan'da Mogadişu'ya ulaşmasının planlandığı açıklandı.</p><p>İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırılarına da değinilen açıklamada, geçici ateşkesin kalıcı barışa evrilmesi gerektiği vurgulanarak, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar kınandı.</p><p><b>MSÜ TERCİHLERİ VE PERSONEL ALIMI</b></p><p>Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) tercih sürecine ilişkin paylaşılan verilerde, 25 Mart'ta başlayan aday tercih işlemlerinde ilk iki haftada 70 bin adayın tercihini tamamladığı belirtildi. Ayrıca İŞKUR üzerinden yapılan engelli ve terörle mücadele malulü statüsündeki işçi alımı başvurularının yarın (10 Nisan) sona ereceği hatırlatıldı.</p><p>Toplantı sonunda, Türk Polis Teşkilatı'nın 181'inci kuruluş yıl dönümü kutlanarak, asayiş ve güvenlik için görev yapan tüm emniyet teşkilatına teşekkür edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/msbden-mavi-vatanda-yerli-218_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271260</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/thynin-yolcu-sayisi-mart-ayinda-72-milyona-cikti-271260</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[THY'nin yolcu sayısı mart ayında 7,2 milyona çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yollarının (THY) yolcu sayısı mart ayında yüzde 16 artarak 7,2 milyona çıktı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[THY'nin yolcu sayısı mart ayında 7,2 milyona çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Yollarının (THY) Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) Mart 2026 dönemine ilişkin trafik sonuçlarını açıkladı.</p><p>Açıklamaya göre, şirketin Mart 2025 döneminde 6,2 milyon olan yolcu sayısı, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 16 artarak 7,2 milyona çıktı.</p><p>Yolcu doluluk oranı, Mart 2026 döneminde 2025 yılının aynı dönemine göre 6,1 puan artarak yüzde 83,6 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde yurt dışı doluluk oranı yüzde 5,9 puan artışla yüzde 83,7'ye, yurt içi yolculuk doluluk oranı 8 puan yükselerek yüzde 82,3'e ulaştı.</p><p>Mart 2025'te 20,9 milyar olan Toplam Arz Edilen Koltuk Kilometre (AKK), bu yılın aynı döneminde yüzde 8,7 artışla 22,8 milyar olarak gerçekleşti. Taşınan Kargo-Posta yüzde 8,8 artarak 182,2 bin tondan 198,3 bin tona çıktı.</p><p>2026 Mart sonundaki şirketin filosundaki uçak sayısı yüzde 11,9 artarak 472'den 528'e çıktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/thynin-yolcu-sayisi-mart--607_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271259</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chp-ankara-il-baskani-umit-erkol-gozaltina-alindi-271259</link>
      <pubDate>2026-04-09T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'li belediyelere yönelik soruşturmaların bir kolu Ankara'ya kadar uzandı. CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON ve bağlı kooperatifler üzerinden yürütülen soruşturmada CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON A.Ş. üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturmalar kapsamında; İZBETON A.Ş üzerinden İzmir Gaziemir İlçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında S.S. İş insanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat teminine ilişkin olarak Zimmet, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Denetim Görevinin İhmali suçlarından soruşturma yürütüldü. Kooperatif yeni yönetim kurulunun şikâyet dilekçesi, mağdurların beyanı ve bilirkişi raporları doğrultusunda, suç tarihlerinde İZBETON A.Ş. yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bugün düzenlenen operasyonda, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Erkol'un da bulunduğu 10 şüpheliden 9'u yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanamayan şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi. CHP Ankara İl Başkanı Erkol, Ankara'daki işlemlerin ardından İzmir'e sevk edilecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/video1-09042026c547d058.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ÜMİT ERKOL'UN OPERASYONLA BAĞLANTISI</b></p><p>Edinilen bilgiye göre, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, soruşturma konusu S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi'nde 16 Ocak 2022 &#8211; 28 Haziran 2024 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Bu itibarla Erkol'un, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tunç Soyer, İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, Serdar Deniz, Pakize Kavak ve Emre Pınar Kılıç gibi isimlerle birlikte, kooperatif ve inşaat sürecinde alınan kararlarda yer aldığı değerlendiriliyor. Kooperatif yapılanması içinde yönetim kurulu üyesi sıfatıyla öne çıkan isimlerden Erkol'un dosyadaki rolü şöyle özetleniyor:</p><p>1. Kooperatifin zarara uğratıldığı iddia edilen yönetim yapısı içinde yer alması</p><p>Dosyada, Ümit Erkol'un Serdar Deniz, Pakize Kavak ve Emre Pınar Kılıç ile birlikte, kooperatifi zarara uğratan işlemlerde görev alan yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğu ifade edilmektedir.</p><p>2. Yüklenici ve ihale sürecindeki bağlantılar:</p><p>Soruşturma kapsamında sözde alınan ihale tekliflerinden birinin, Ümit Erkol'un oğlu Fırat Erkol'a ait ARES firmasından alındığı belirtilmektedir. Bu durum, teklif sürecinin serbest rekabet yerine bağlantılı şirketler üzerinden yürütüldüğünü gösteren bulgulardan biridir.</p><p>3. Mali kayıtlardaki açıklanamayan farkların oluştuğu dönemlerde görev yapması</p><p>Mali bilirkişi raporuna göre:</p><p>* 2022 yılında oluştuğu belirtilen 178.535,19 TL'lik farkın bulunduğu dönemde yönetim kurulu üyesidir.</p><p>* 2023 yılında tespit edilen 14.128.424,19 TL'lik farkın bulunduğu dönemde yine yönetim kurulu üyesidir.</p><p>* 2024 yılında tespit edilen 14.178.459,92 TL'lik farkın bulunduğu süreçte de adı yönetim kurulu üyeleri arasında geçmektedir.</p><p>4. Belgesiz kasa çıkışı tespit edilen dönemde yönetimde bulunması</p><p>Bilirkişi raporunda 31 Aralık 2023 tarihinde kasa hesabından yapılan ve belgeye bağlanamayan nakit çıkışı yönünden de Ümit Erkol'un yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu olduğu belirtilmektedir.</p><p>Özetle, soruşturmaya göre Ümit Erkol'un rolü; kooperatif yönetiminde aktif görev alan, ihale/teklif süreçlerinde bağlantı iddialarıyla anılan ve mali usulsüzlük şüphesi bulunan dönemlerin tamamına yakınında yönetim sorumluluğu taşıyan isimlerden biri olmasıdır. En dikkat çekici nokta ise, oğluna ait olduğu belirtilen şirketin teklif veren firmalar arasında yer almasıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/chp-ankara-il-baskani-umi-939_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271258</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdisrail-iran-ateskesi-taraflar-ve-orta-dogu-icin-ne-ifade-ediyor-uzman-yorumu-271258</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD/İsrail-İran ateşkesi taraflar ve Orta Doğu için ne ifade ediyor? Uzman yorumu...]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Körfez bölgesinin güvenlik algısı dönüşmekte, İran rejimi yapısal bir evrim sürecine girmekte, ABD bölgedeki angajmanını daha seçici bir çerçeveye oturtmakta ve bölgesel güvenlik denklemine yeni aktörler dahil olmaktadır.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD/İsrail-İran ateşkesi taraflar ve Orta Doğu için ne ifade ediyor? Uzman yorumu...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin taraflar ve Orta Doğu için ne ifade ettiğini kaleme aldı.</p><p>ABD ve İsrail ile İran arasında 40 gündür devam eden ve tüm bölgeyi etkisi altına alan savaş, Pakistan'ın arabuluculuğuyla varılan ateşkesle şimdilik durduruldu. Bu duraklama, tarafların stratejik hedeflerine ulaşamaması sebebiyle pozisyonlarını gözden geçirme imkanı tanıyan geçici bir ferahlama olarak değerlendirilmelidir. Zira, ortada kapsamlı bir uzlaşı çerçevesi bulunmadığından savaşın bu aşamada bir süre dondurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Uluslararası kamuoyuna yansıyan çerçevenin kalıcı bir ateşkese zemin hazırlaması ise oldukça güç görünmektedir.</p><p>Bu süreç en iyi ihtimalle taraflara yeniden kalibrasyon için zaman kazandıracaktır. Sonrasına ilişkin müzakere ise daha uzun bir zamana yayılacaktır. Bu nedenle, mevcut ateşkesi bir çözümden ziyade geçici bir duraklama olarak okumak daha doğru olacaktır. Duraklamanın geleceği, krizin tamamen çözülüp çözülmeyeceği ya da kısa süre içinde yeniden tırmanıp tırmanmayacağı zamanla netleşecektir. Ancak mevcut aşamada tarafların yeni bir eskalasyon konusunda istekli olmadıkları net biçimde görülmektedir.</p><p>Bu süreçte bölge ülkeleri de kritik bir eşikte bulunmaktadır. Askeri hedeflerin ve üslerin önemli ölçüde zarar gördüğü, kritik sanayi tesislerinin vurulduğu bir ortamda, sıradaki hedeflerin enerji ve deniz suyu arıtma tesisleri olması bekleniyordu. Bu tür hedeflerin vurulması, bölgede ciddi bir insani krizi ve göç dalgasını tetikleyebilirdi. Dolayısıyla ateşkes kararını bu bağlam içinde de değerlendirmek gerekmektedir. Nitekim bölge uçurumun eşiğinden dönmüş olsa da mevcut tablo güvenli ve kalıcı istikrar aşamasına geçildiğini henüz teyit etmemektedir. Ancak savaş, kritik alanlarda yeni bir değişim dalgasını tetikleyecektir.</p><p><strong>İRAN'DA REJİM YIKILMASA DA DÖNÜŞEBİLİR</strong></p><p>İran açısından bakıldığında rejim, ciddi şekilde sarsılmış ve önemli derecede hasar almış olsa da direnmeyi başardı ve çökmedi. Aksine toplumsal desteğin de etkisiyle kayda değer bir direnç sergiledi. Şii siyasal geleneğinin matem ve kahramanlık anlatıları üzerine kurulu ideolojik çerçevesi dikkate alındığında, bu savaşın İran için güçlü ve taze bir hikaye sunduğu oldukça açık. İran'ın siyasi elitleri de bu deneyimi yeni söylemler ve ideolojik çerçeveler üretmek için kullanacaktır.</p><p>Bununla birlikte, kalıcı bir ateşkes durumunda, rejimin böylesi bir kriz karşısında güçlü bir dayanışma sergileyen İran toplumuna yönelik önceki sert ve baskıcı yaklaşımını da belli bir ölçüde değiştirmesi muhtemeldir. Zira İran toplumu, savaş sırasında rejime karşı kitlesel bir hareket geliştirmeyerek farklı bir siyasal pozisyon aldı ve bu tutumuyla yeni bir müzakere alanı oluşturdu. Dolayısıyla toplum, geçmişte sokak hareketleriyle elde edemediği bazı kazanımları, bu süreçte ortaya koyduğu direnç üzerinden farklı biçimlerde elde edebilir. Öte yandan rejimin sahip olduğu sınırlı gücü doğrudan topluma karşı kullanma konusunda daha temkinli davranması beklenebilir. Bu durum, İran'da zaten belirli ölçüde mayalanmakta olan reform arayışlarının önünü kısmen açabilir.</p><p>Bu bağlamda mevcut sürecin İran İslam Cumhuriyeti açısından bir kırılma noktası olduğu söylenebilir. Dini referansların belirleyici olduğu mevcut yapının zaman içinde daha milliyetçi ve pragmatik bir çizgiye evrilmesi ihtimal dahilinde. Olası dönüşüm, dış aktörlerin öngördüğü türden bir rejim değişikliği olmasa da İran toplumunun beklentileriyle daha fazla örtüşen bir yönelim güç kazanabilir.</p><p>Savaşın etkilerinin ise bölgede uzun süre hissedilmeye devam edeceği oldukça açık. İran, önceki stratejik yaklaşımını sürdürerek vekil aktörler üzerinden bölgesel istikrarsızlığı artırması halinde, daha sert ve yıkıcı bir karşılıkla yüzleşecektir. Bu nedenle, savaş sırasında İran'a görece daha olumlu yaklaşan uluslararası aktörler de dahil olmak üzere tüm dikkatler, Tahran'ın bundan sonraki stratejik tercihleri üzerinde yoğunlaşacaktır.</p><p><strong>ABD VE FIRSAT MALİYETİNDE YAPILAN HATA</strong></p><p>ABD açısından bu aşamadan sonraki öncelik, İran'ın Çin eksenine daha fazla kaymasını engellemek ve diğer stratejik alanlara odaklanmak olacaktır. Zira savaşın başından itibaren Donald Trump yönetiminin bu süreçten ancak "makul bir zafer anlatısı" ile çıkmaya çalışacağı öngörülmekteydi. Nitekim, Amerikan pilotlarının kurtarılmasına yönelik operasyon, bu anlatının merkezine yerleştirilecektir. Bu tür operasyonların, kamuoyuna yönelik bir başarı hikayesi olarak sunulması beklenebilir. Eğer ateşkes, kalıcı bir hal alırsa Trump kendini güçlendireceğini düşündüğü diğer alanlara odaklanacaktır.</p><p>Trump yönetiminin bu süreci, Amerikan savunma sanayisinin reklamını yapmak adına askeri kapasiteyi öne çıkaracak bir iletişim stratejisiyle değerlendirmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bu yaklaşım, Amerikan askeri-endüstriyel sanayinin uluslararası pazardaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir fırsat olarak da değerlendirilmeye çalışılacaktır. Ayrıca küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasında yaşanan sıkışma göz önüne alındığında, ABD'nin bu alandaki etkisinin artması ve Amerikan tedarikçilerinin bu süreçten görece kazançlı çıkması mümkündür.</p><p>Bu savaşın kültürel ve toplumsal yansımalarının da kısa sürede ortaya çıkması beklenebilir. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda nedeni ve amacı yeterince net olmayan bir savaşın sona ermiş olması Amerikan kamuoyunda ciddi bir rahatlama yaratacaktır. Bununla birlikte, ABD iç siyasetinde İsrail ve (Binyamin) Netanyahu'nun politikalarına yönelik eleştirilerin daha görünür hale gelmesi oldukça muhtemeldir.</p><p>Benzer şekilde Trump yönetiminin bu savaşa sürüklenmesi İsrail lobisinin bir kazanımı gibi görünse de bu hezimetin yaralarını sarma çabası İsrail lobisi açısından oldukça maliyetli olacaktır. Bundan sonra hem Demokratları hem de MAGA'cıları ikna etmek için çok daha fazla kaynak harcamak zorunda kalacaklardır. Yine ABD'de bir kesim bu savaşı "Epstein Savaşı" olarak ifade etmeye devam edecektir. Ancak bütün bu tartışmalar "Destansı Öfkenin" ABD yakın tarihinin en anlamsız savaşlarından biri olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Ortaya çıkan maliyetler bu gerçeği net bir biçimde göstermektedir.</p><p>Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise bu kriz ABD'nin bölgedeki güvenlik şemsiyesinin sınırlarını da ortaya koymuştur. ABD'nin güvenlik rolünün daha seçici ve sınırlı hale gelmesi, bölgesel aktörlerin alternatif güvenlik arayışlarını hızlandırabilir. Bu bağlamda Körfez ülkelerinin mevcut stratejik tercihlerini yeniden değerlendirmesi ve Türkiye ile Pakistan gibi aktörlerin daha görünür hale gelmesi bu bağlamda değerlendirilebilir.</p><p><strong>SOYKIRIMCI NETANYAHU'NUN STRATEJİK BAŞARISIZLIĞI</strong></p><p>Kamuoyuna yansıyan ve on maddeden oluştuğu ifade edilen ateşkes çerçevesinin doğru olması halinde, genel anlamda bu süreci ABD ve özellikle de İsrail açısından stratejik bir başarısızlık olarak değerlendirmek mümkündür. İran önemli ölçüde zarar görmüş ve bu hasarın onarılması uzun yıllara yayılacak olsa da savaşı başlatan aktörlerin hedeflerine tam olarak ulaştığını söylemek oldukça güçtür.</p><p>Bu durum hem bölgesel hem de küresel düzeyde mevcut stratejilerin yeniden değerlendirilmesini beraberinde getirecektir. İsrail siyasetinde ise bu sürecin iç tartışmalara yol açması ve mevcut politikaların sorgulanması muhtemeldir. Trump yönetimine güvenerek bölgede hegemon güç haline gelebileceğini düşünen Netanyahu, çok büyük bir iç kriz ile karşı karşıya kalabilir. Kendi iç sorunlarını etrafına savaş açarak örtmeye çalışan "Bibi rejiminin" alanı daha da daralacaktır.</p><p>Dünya ise er ya da geç soykırımcı "Bibi rejimi" ve işbirlikçileri ile hesaplaşacaktır. "Bibi rejimi" ile iş tutan siyasetçi ve uluslararası aktörler, başta kendi toplumlarında ve iç siyasetlerinde olmak üzere uluslararası camiada uzun yıllar ayıplanacak ve dışlanacaklardır. Tıpkı Nazi hafızasında olduğu gibi olumsuz şekilde hatırlanıp itibarlarını yitireceklerdir.</p><p><strong>KÖRFEZ'İN DURUMU</strong></p><p>Körfez açısından bakıldığında ise bu savaşın kitle imha niteliği taşıyan silahlar kullanılmadan ve Hürmüz Boğazı tamamen kapanmadan durdurulmuş olması önemli bir gelişmedir. Bu sayede hızla yükselen enerji fiyatlarının ve buna bağlı olarak gıda, petrokimya ve diğer sektörlerde yaşanabilecek ciddi fiyat artışlarının ve tedarik zinciri sorunlarının kısmen önüne geçilebildi.</p><p>Bununla birlikte, ateşkesin kalıcı bir istikrara dönüşebilmesi için Körfez'de yeni bir güvenlik düzeninin oluşması gerekmektedir. Ancak kısa vadede böyle bir düzenin tesis edilmesi mümkün görünmemektedir. Bu nedenle Hürmüz üzerinden deniz ticaretinin eski güvenlik koşulları altında sürdürülebilmesi de giderek zorlaşacaktır. Bu durum, alternatif ticaret ve lojistik hatlarına yönelik arayışları hızlandıracaktır. Küresel ticaret açısından atıl kalan bazı güzergahlarla petrol ve doğalgaz boru hatları yeniden gündeme gelecektir. Bu gelişmeler, Türkiye açısından da yeni fırsatlar doğurabilir. Körfez ülkeleri ise yaşadıkları süreçten önemli dersler çıkarmak mecburiyetindedir.</p><p><strong>SONUÇ: BELİRSİZLİKLER DEVAM EDİYOR</strong></p><p>Bu krizin stratejik sonuçları önümüzdeki dönemde farklı disiplinlerden pek çok analiz ve değerlendirmeye konu olacaktır. Nitekim askeri, jeopolitik ve ekonomik boyutlarıyla çok katmanlı bir etki alanı söz konusudur. Dolayısıyla doğru ve kapsamlı değerlendirmeler için zaman gerekmektedir.</p><p>Ancak mevcut tabloya bakıldığında birkaç temel eğilim öne çıkmaktadır: Körfez bölgesinin güvenlik algısı dönüşmekte, İran rejimi yapısal bir evrim sürecine girmekte, ABD bölgedeki angajmanını daha seçici bir çerçeveye oturtmakta ve bölgesel güvenlik denklemine yeni aktörler dahil olmaktadır.</p><p>Bununla birlikte, deniz ticaret yolları ve enerji hatları yeniden şekillenirken, güvenliğin yalnızca askeri kapasiteyle değil, aynı zamanda teknolojik, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiği daha net ortaya çıkmaktadır.</p><p>Diğer taraftan Avrupa ve Rusya'nın bu süreçte sınırlı bir etki alanında kalması, bölgesel düzenin yeniden inşasında yeni aktörlerin önünü açabilir. Bu bağlamda Çin'in alacağı pozisyon, önümüzdeki dönemin en belirleyici unsurlarından biri olacaktır.</p><p>Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise bu savaşın ardından bölgedeki güç dengeleri ve güvenlik yaklaşımlarının yeniden şekillenmesi beklenebilir. Bu süreç, mevcut aktörlerin stratejik tercihlerinin uzun vadeli sonuçlarını daha görünür hale getirecektir.</p>[Prof. Dr. Talha Köse, Milli İstihbarat Akademisi Başkanıdır.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve bu sitenin editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/abdisrail-iran-ateskesi-t-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271257</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gram-altin-gune-yukselisle-basladi-iste-guncel-fiyat-271257</link>
      <pubDate>2026-04-09T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gram altın güne yükselişle başladı: İşte güncel fiyat!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gram altın, güne yükselişle başlamasının ardından 6 bin 895 liradan işlem görüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gram altın güne yükselişle başladı: İşte güncel fiyat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün ons fiyatındaki artışla paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışın yüzde 1,2 üstünde 6 bin 749 liradan tamamladı.</p><p>Güne pozitif başlayan gram altın saat 10.25 itibarıyla önceki kapanışının yüzde 2,2 üstünde 6 bin 895 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 530 liradan, cumhuriyet altını 46 bin 480 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu, önceki kapanışın yüzde 2,3 üstünde 4 bin 814 dolardan işlem görüyor.</p><p>Orta Doğu&#39;da ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından, enerji fiyatlarına bağlı enflasyonist endişelerin azalmasıyla tahvil faizlerinde yaşanan gerileme ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi altın fiyatlarını destekliyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi&#39;nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Fed&#39;in toplantı tutanaklarının takip edileceğini belirterek, Fed&#39;in toplantı tutanaklarından gelecek mesajların varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olabileceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/gram-altin-gune-yukselisl-793_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271256</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuz-bogazinda-gecici-ateskes-sonrasi-kritik-gecisler-basladi-271256</link>
      <pubDate>2026-04-09T09:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda geçici ateşkes sonrası kritik geçişler başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda ABD ve İsrail ile sağlanan geçici ateşkesin ardından, İran'ın koordinasyon şartıyla ilk gemiler geçiş yaptı. Bölgedeki 800 gemi ve 20 bin denizci için yeni bir umut doğarken, Pakistan'ın arabuluculuk rolü ve Umman ile yapılan anlaşma sürece yön veriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda geçici ateşkes sonrası kritik geçişler başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İsrail ile varılan geçici ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı'nda beklenen hareketlilik başladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, iki hafta boyunca boğazdan güvenli geçişlerin İran Silahlı Kuvvetleri'nin koordinasyonu altında gerçekleşeceğini açıkladı. İlk gemiler, teknik ve güvenlik şartlarının sağlanmasıyla birlikte boğazdan geçiş yaptı. Pakistan'ın arabuluculuk girişimleri bu sürecin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı. İranlı yetkililer ise boğazın resmî olarak Perşembe veya Cuma günü tamamen açılabileceğini belirtti.</p><h3><b>DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ: 'GEÇİŞLER İRAN'IN KONTROLÜNDE'</b></h3><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin iki haftalık süreyle İran Silahlı Kuvvetleri'nin gözetiminde ve teknik kısıtlamalara bağlı olarak gerçekleşeceğini duyurdu. Arakçi, Pakistan'ın diplomatik çabalarına teşekkür ederek, güvenli geçişlerin sağlanmasında bölgesel iş birliğinin önemine dikkat çekti. İran'ın bu adımı, bölgede bekleyen 800 gemi ve 20 bin denizcinin umutlarını artırdı. Ancak bir başka İranlı yetkili, boğazın henüz tam anlamıyla açılmadığını ve resmî açılışın Perşembe veya Cuma günü gerçekleşebileceğini söyledi. Bu belirsizlik, küresel ticaret akışının kısa sürede normale dönmesini engelliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/abbasaraki1-09042026c1b573a8.jpg"/><h3><b>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA İLK GEÇİŞLER BAŞLADI: ŞİRKETLER TEMKİNLİ</b></h3><p>Hürmüz Boğazı'nda ateşkesin ilan edilmesinin ardından ilk geçişler kaydedildi. Liberya bayraklı Daytona Beach adlı yük gemisi, Türkiye saatiyle 08.28'de İran'ın Bender Abbas Limanı'ndan ayrıldıktan sonra 09.59'da boğazdan geçti. Yunan sahipli NJ Earth ise saat 11.44'te geçişini tamamladı. Şirketler, boğazdan geçiş için hızla hazırlık yaparken, teknik belirsizlikler ve güvenlik riskleri nedeniyle süreç temkinli bir iyimserlikle izleniyor. Gemilerin büyük kısmı ham petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz taşıyor. Küresel şirketler, sevkiyatı normalleştirmeye çalışsa da, uzmanlar Hürmüz Boğazı'nın tamamen serbest geçişe açılması halinde bile ticaretin bir gecede eski düzene dönemeyeceğini vurguluyor. Tanker sahipleri, mürettebat ve sigorta şirketleri öncelikle riskin gerçekten azaldığına ikna olmak istiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/hrmz1-0904202629cdea49.jpg"/><h3><b>UMMAN İLE ANLAŞMA VE BM GÜVENLİK KONSEYİ'NDE YAŞANANLAR</b></h3><p>Ateşkesten hemen önce İran, Hürmüz'ün diğer kıyıdaş ülkesi Umman ile boğazdan geçişleri düzenleyen bir mutabakat metni imzaladı. Tahran yönetimi, boğazdan geçen her gemi başına alınacak 2 milyon dolarlık ücretin Umman ile paylaşılacağını açıkladı. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasına yönelik karar tasarısı, Rusya ve Çin'in engeline takıldı. Bu gelişmeler, boğazdaki deniz trafiğinin geleceği ve küresel enerji piyasaları açısından belirleyici olmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri ve küresel ticaret aktörleri tarafından yakından izleniyor.</p><p>Hürmüz Boğazı'nda geçici ateşkesin ardından başlayan hareketlilik, bölgedeki denizcilik ve enerji taşımacılığı açısından kritik bir döneme işaret ediyor. İran'ın koordinasyon şartı ve Umman ile yapılan anlaşma, önümüzdeki günlerde boğazdaki trafik ve ticaretin seyrini belirleyecek. Şirketler ve denizciler, sürecin güvenli bir şekilde ilerlemesi için gelişmeleri dikkatle takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/hurmuz-bogazinda-gecici-a-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271255</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilden-beyruta-en-agir-saldiri-lubnanda-can-kaybi-artiyor-271255</link>
      <pubDate>2026-04-09T09:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'den Beyrut'a en ağır saldırı: Lübnan'da can kaybı artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yoğun nüfuslu bölgeleri hedef aldı. Saldırılarda en az 80 kişi yaşamını yitirdi, 200'den fazla kişi yaralandı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanı İsrail'e sert tepki gösterdi; uluslararası toplumdan acil müdahale çağrısı yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'den Beyrut'a en ağır saldırı: Lübnan'da can kaybı artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yoğun nüfuslu mahalleleri hedef alan geniş çaplı hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda en az 80 kişi hayatını kaybetti, 200'den fazla kişi ise yaralandı. İsrail yönetimi, İran ve ABD arasında varılan ateşkes anlaşmasının Lübnan'ı kapsamadığını savunarak operasyonlarını sürdürdüğünü açıkladı. Özellikle Beyrut'un Dahiyye semti başta olmak üzere birçok noktada patlamalar meydana geldi ve kentin üzerinde duman bulutları oluştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/lbnangal-09042026c5449606.jpg"/><h3><b>İSRAİL'İN HAVA SALDIRILARI BEYRUT'U VURDU: 9 MAHALLE HARABEYE DÖNDÜ</b></h3><p>Beyrut'ta gerçekleştirilen saldırılarda 9 farklı mahalle hedef alındı. İsrail'e ait 50 savaş uçağı, Lübnan genelinde sadece 10 dakika içinde 100 hedefe 160 bomba bıraktı. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda bina ve araç kullanılamaz hale geldi, geniş bir alan ağır hasar gördü. En az 100 ambulans, yaralıları hastanelere taşımak için seferber oldu. Beyrut'taki tüm doktorlar acil olarak göreve çağrıldı ve kan bağışı için halka duyuru yapıldı. Enkaz altında hala çok sayıda kişinin bulunduğu belirtiliyor.</p><h3><b>LÜBNAN LİDERLERİNDEN İSRAİL'E SERT TEPKİ: 'BÖLGESEL ATEŞKES YOK SAYILDI'</b></h3><p>Lübnan Başbakanı, İsrail'in yoğun nüfuslu bölgeleri hedef almasını kınadı ve saldırıların uluslararası ateşkes çabalarını hiçe saydığını vurguladı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı ise İsrail'i "katliam" yapmakla suçladı. Lübnan'ın güneyinde de saldırılar yaşanırken, Sayda kentinde 8 kişi öldü, 22 kişi yaralandı. Sur kentindeki Hiram Hastanesi ve Kasimiye ile Kefr Dunin bölgeleri de hedef alındı. İsrail Savunma Bakanı Katz, İran'la savaşın Lübnan'daki çatışmadan ayrı tutulmasında ısrar ettiklerini ve sürpriz saldırılarla yüzlerce Hizbullah mensubunu vurduklarını iddia etti. Ayrıca Hizbullah lideri Naim Kasım'a da açık tehditte bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/lbnangenel-09042026449a079e.jpg"/><p>İran ise İsrail'in Lübnan'daki saldırılarına karşı sert tepki gösterdi. Fars Haber Ajansı, Tahran yönetiminin İsrail'in ateşkes ihlallerine karşılık vermeye hazırlandığını bildirdi. Lübnan kaynakları kesin can kaybı açıklaması yapmazken, İran medyasına göre ölü sayısı 300'e kadar çıkmış olabilir. Bazı kaynaklar ise 100'den fazla ölü ve 500 yaralı olduğunu öne sürüyor. Enkaz altında kalanların sayısının fazla olması, ölü ve yaralı sayısının artabileceği endişesini güçlendiriyor.</p><p>Beyrut'ta yaşanan bu kanlı saldırılar, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Lübnan yönetimi, İsrail'in saldırılarını durdurması için acil müdahale çağrısı yaptı. Bölgedeki gerginliğin daha da tırmanması, yeni bir insani krizin kapıda olduğu yönünde endişelere yol açtı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/09/israilden-beyruta-en-agir-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>