<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273862</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-hurmuz-bogazinin-kapali-kalmasi-baska-yerler-icin-tehlikeli-emsal-teskil-eder-273862</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB: Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması başka yerler için tehlikeli emsal teşkil eder]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının dünyanın farklı yerleri için de tehlikeli bir emsal teşkil edeceği konusunda uyardı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB: Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması başka yerler için tehlikeli emsal teşkil eder]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brunei'de bulunan AB Yüksek Temsilcisi Kallas, AB-Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Bakanlar Toplantısı'nın ikinci gününde basına açıklamalarda bulundu.</p><p>Kallas, mevcut küresel ortamda hiçbir ülkenin tek başına hareket etmeyi göze alamayacağına işaret ederek, "Orta Doğu'da şu anda yaşananlar, bunu herkes için açıkça ortaya koymaktadır. İran savaşı 2 ayını doldurmuşken diplomatik çabalar henüz bir ilerleme sağlayamamıştır." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/gunes-28042026e7a92301.jpg"/><p>Yükselen enerji fiyatlarının hem Avrupa'yı hem de Asya'yı olumsuz etkilediğinin altını çizen Kallas, "Seyrüsefer serbestisi korunmalıdır. Aksi takdirde bu durum dünyanın başka bölgelerinde de tehlikeli bir emsal oluşturacaktır." uyarısını yaptı.</p><p>ASEAN üyelerinin Rus petrolü alma isteğine ilişkin de konuşan Kallas, petrol gelirlerinin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını finanse etmeye yaradığını anımsattı.</p><p>Kallas, dünyada enerji krizi yaşandığını, bunun da Rusya'ya fayda sağladığını ifade ederek, "Biz savaşların sona ermesini, barışın sağlanmasını istiyoruz. Böylece bu tür sorunlarla karşı karşıya kalmayız. Bu yüzden enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve Rusya dışındaki alternatiflere yönlendirilmesini savunuyoruz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ab-hurmuz-bogazinin-kapal-213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273861</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turunda-5-etap-pataradan-kemere-zorlu-mucadele-273861</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda 5. etap: Patara'dan Kemer'e zorlu mücadele]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 30 Nisan Perşembe günü koşulacak Patara – Kemer etabıyla devam edecek. 30 Nisan Perşembe günü gerçekleştirilecek Patara – Kemer etabı, 14.30 – 16.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda 5. etap: Patara'dan Kemer'e zorlu mücadele]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu,  kıyasıya mücadelelere sahne olan etapların ardından 30 Nisan Perşembe günü  koşulacak Patara &#8211; Kemer etabıyla devam edecek. </p><p>23 takım, 27 ülkeden 161 bisikletçinin mücadele  ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye'nin  doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağıyla dünya  sahnesine taşımaya devam ediyor.</p><p>30 Nisan Perşembe günü gerçekleştirilecek Patara  &#8211; Kemer etabı, 14.30 &#8211; 16.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport  ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde  izleyiciyle buluşacak.</p><p><b>5. ETAP:  PATARA &#8211; KEMER (180,7 KM)</b></p><p>30 Nisan  Perşembe günü koşulacak 5. etap, 180,7 kilometrelik parkurda  gerçekleştirilecek. Patara'dan 11.35'te start alacak etap, Kemer'de sona  erecek.</p><p>Akdeniz  kıyılarının büyüleyici manzarası eşliğinde başlayacak etap; Patara çıkışının  ardından Kaş ve Kalkan hattında ilerleyerek zorlu bir parkur yapısıyla  sporcuları karşılayacak. Etabın ilk bölümünde yer alan 2. kategori tırmanış,  pelotonu erken safhalarda zorlayarak yarışın temposunu belirleyecek ilk kritik  nokta olacak.</p><p>Yarışın 82.  kilometresinde yer alan sprint kapısı, sprinterler için önemli bir hedef  sunarken, etap boyunca dalgalı profil mücadeleyi sürekli diri tutacak.  İlerleyen kilometrelerde konumlanan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı'nın  ardından, parkurun ikinci yarısında sporcuları bekleyen ikinci tırmanış kapısı,  etabın kazananı üzerinde belirleyici bir rol oynayacak.</p><p>Tırmanışların  ardından Kemer'e doğru uzanan bölümde tempo yeniden şekillenirken, uzun ve  yıpratıcı parkur, etap sonuna doğru farkların açılmasına zemin hazırlayacak.  Son kilometrelerde nispeten daha akıcı bir profil sporcuları beklerken, günün  genel yorgunluğu finiş mücadelesinin kaderini belirleyecek. Sporcuların 16.00 &#8211;  16.30 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması bekleniyor.</p><p>Bu etap, TUR  2026'nın en uzun ve en zorlu parkurlarından biri olarak öne çıkarken, genel  klasman mücadelesinde önemli kırılma anlarına sahne olmaya aday. Kemer finişi  ise güçlü sprinterlerin yanı sıra dayanıklılığı yüksek bisikletçilerin de öne  çıkabileceği farklı senaryolara açık bir mücadele sunuyor.</p><p><b>KEMER TUR'UN  DENEYİMLİ DURAKLARINDAN BİRİ</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı  Türkiye Bisiklet Turu rotasında daha önce Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı  olarak yer alan Patara, 2026 yılı itibarıyla ilk kez bir etap startına ev  sahipliği yaparak TUR tarihinde yeni bir sayfa açıyor.</p><p>Kemer ise  organizasyonun tecrübeli duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Bugüne kadar 9  kez TUR rotasında yer alan Kemer, 5 kez etap startı, 4 kez ise finiş noktası  olarak sporcuları ağırladı. 2014 ve 2021 yıllarında elde ettiği etap  zaferleriyle Mark Cavendish, Kemer'de en fazla galibiyet yaşayan isim olarak  dikkat çekiyor.</p><p><b>LİKYA  UYGARLIĞININ İZİNDE AKDENİZ'İN BÜYÜLEYİCİ ROTASI</b></p><p>Patara'dan  Kemer'e uzanan bu etap, yalnızca zorlu parkuruyla değil, Likya medeniyetinin  izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Antik Likya Birliği'nin  başkenti Patara, kilometrelerce uzanan altın sarısı kumsalları ve tarihsel  derinliğiyle bu yolculuğun başlangıç noktasında güçlü bir hikâye sunarken, aynı  zamanda dünyanın en önemli yürüyüş rotalarından biri kabul edilen Likya  Yolu'nun da kapılarını aralıyor. Patara'da ayrıca, M.Ö. 167 yılında inşa edilen  ve dünyanın bilinen en eski demokratik meclis binası olarak kabul edilen Likya  Birliği yönetim merkezi Bouleuterion yer alıyor. TBMM tarafından restore edilen  bu yapı, 2012 yılında yeniden ziyarete açılarak bölgenin tarihsel önemini  günümüze taşıyor.</p><p>Kaş ve Kalkan  hattında ilerleyen etap, Kaputaş Plajı'nın turkuaz tonları ve sarp kayalıklar  arasında uzanan eşsiz manzarasıyla Akdeniz'in en etkileyici kıyı panoramalarını  gözler önüne seriyor. Antik kentler, kaya mezarları ve tarihi limanlarıyla bu  bölge, doğa ile tarihin iç içe geçtiği bir açık hava müzesi niteliği taşıyor.</p><p>Rotanın  devamında yer alan Kekova ve Kaleköy, berrak sular altında saklı antik  kalıntıları ve korunmuş dokusuyla ziyaretçilerine zamanda yolculuk hissi  yaşatırken; Demre, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos'un mirası ve  etkileyici kaya mezarlarıyla kültürel derinliği artırıyor. Finike ve Kumluca  hattı ise portakal bahçeleri, sakin yaşam kültürü ve Akdeniz'in doğal  zenginlikleriyle etap boyunca farklı bir ritim sunuyor.</p><p>Toros  Dağları'nın Akdeniz'le buluştuğu bu rotada Çıralı ve Olympos, doğanın en saf  haliyle korunmuş koyları, Caretta Caretta kaplumbağaları ve mitolojik  hikâyeleriyle öne çıkarken; Phaselis Antik Kenti, denizle iç içe geçmiş tarihi  dokusuyla bu yolculuğa benzersiz bir atmosfer katıyor.</p><p>Etabın finiş  noktası Kemer ise modern marinaları, kristal berraklığındaki koyları ve  Beydağları'nın etkileyici manzarasıyla Akdeniz'in en prestijli turizm  merkezlerinden biri olarak bu eşsiz rotayı tamamlıyor.</p><p><b>AKDENİZ'İN  ZENGİN MUTFAĞIYLA LEZZET DOLU BİR YOLCULUK</b></p><p>Patara'dan  Kemer'e uzanan etap boyunca, Akdeniz mutfağının zengin ve karakteristik  lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin köklü mutfak kültürü, doğal ürünlerin  ön planda olduğu özgün tarifleriyle etap boyunca güçlü bir gastronomi  çeşitliliği sunuyor.</p><p>Kaş ve Kalkan  hattında öne çıkan deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve yerel lezzetler, Akdeniz  mutfağının taze ve rafine karakterini yansıtırken; bölgeye özgü doğal ürünlerle  hazırlanan yemekler, bu yolculuğa özgün bir tat katıyor.</p><p>Finike ve  Kumluca çevresinde yetişen ürünler, özellikle narenciye ve yerel üretimle  şekillenen mutfak kültürüyle dikkat çekerken; Antalya mutfağının öne çıkan  lezzetlerinden piyaz, tahinli kabak tatlısı ve Torosların özgün aromalarını  taşıyan keçi peyniri, bu gastronomi deneyimini tamamlıyor.</p><p>Akdeniz'in  doğallığını ve zenginliğini yansıtan bu lezzet rotası, uluslararası izleyiciye  Türkiye'nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir şekilde sunuyor.</p><p><b>TUR2026'NIN KRALİÇE  ETABI YARIN KOŞULACAK</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun altıncı etabında (1 Mayıs),  Antalya'dan Feslikan'a uzanan zirve finişli parkur, TUR 2026'nın <b>kraliçe  etabı</b> olarak genel klasman mücadelesinin en kritik kırılma noktalarından  birine sahne olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/etapstage05-28042026290f2e6c.jpg"/><p>www.tourofturkiye.org.tr  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/61-cumhurbaskanligi-turki-458_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273860</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkiye-kritik-mineraller-icin-aktif-rol-oynamaya-hazir-273860</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Türkiye kritik mineraller için aktif rol oynamaya hazır]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Daha iyi bir dünyayı hedefleyen yeni bir iş birliği hikayesine ihtiyacımız var. Türkiye, kritik mineraller için daha çeşitlendirilmiş, güvenli ve verimli tedarik zincirlerini desteklemede aktif rol oynamaya hazır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Türkiye kritik mineraller için aktif rol oynamaya hazır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, jeopolitik gerilimlerin yalnızca artmakla kalmadığını, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geldiğini belirterek, "Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor." dedi.</p><p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği "OECD Kritik Mineraller Forumu" OECD İstanbul Merkezi'nde yapıldı.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve çok sayıda davetlinin katıldığı forumun açılışında konuşan Bolat, Gelişen Piyasalar Forum Serisi'nin, OECD üyeleri, ortak ülkeler ile özel sektör ve sivil toplumdan kilit paydaşlar arasında, ortak kalkınma sorunlarına çözüm arayışına yönelik üst düzey, kapsayıcı ve bölgeler arası bir diyalog platformu sunduğunu söyledi.</p><p>Bolat, bu çerçevede, OECD İstanbul Merkezi'nin, bölgeler arasında politika yapıcıları, uzmanları ve paydaşları bir araya getiren hem bölgesel hem de küresel bir bilgi merkezi olarak önemli bir başarıya imza attığına inandıklarının altını çizdi.</p><p>Bugün küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelindiğini dile getiren Bolat, "Jeopolitik gerilimler yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor." diye konuştu.</p><p>Aynı zamanda ticaret politikalarında açık bir yön değişimine tanık olunduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler daha fazla devlet desteği alıyor. Ekonomik güvenliğe ilişkin kaygılar, ulusal kararları her zamankinden daha fazla şekillendirmektedir. Tüm bu gelişmeler birlikte ele alındığında, daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret etmektedir. Bu geçici bir durum değil. Bu yapısal bir dönüşüm ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. Nitekim kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne ilişkin zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır."</p><p>Bolat, ikiz dönüşüm süreci küresel ekonomide merkezi önem kazandıkça, kritik minerallerin yüzyılı şekillendiren büyük dönüşümler açısından vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı.</p><p>Bu minerallerin bataryalar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekeleri gibi temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez olduğunu belirten Bolat, "Buna ek olarak, yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine ve gelişmiş telekomünikasyon altyapılarına kadar dijitalleşme açısından da aynı derecede hayati öneme sahip." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/1-280420260c1fa8f1.jpg"/><p><strong>"SON 10 YILDA TEMEL KRİTİK MİNERALLERE OLAN TALEP ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTTI"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, son 10 yılda temel kritik minerallere olan talebin önemli ölçüde arttığını belirterek, lityuma olan talebin yaklaşık 4 kat arttığını, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talebin ise yaklaşık iki katına çıktığını dile getirdi.</p><p>Diğer minerallerde de benzer talep artışları görüldüğünü vurgulayan Bolat, "Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor." şeklinde konuştu.</p><p>Karbonsuzlaşmayı, dijitalleşmeyi ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen bugünün dünyasında kritik minerallerin sanayi rekabetçiliği ile ulusal güvenlik ve ekonomik dayanıklılık açılarından giderek artan stratejik önem kazandığını dile getiren Bolat, özellikle arzın yoğunlaşması, lojistik darboğazlar ve kesintilerin, sanayi üretiminin dayanıklılığı ve ekonomik güvenlik açısından temel bir endişe kaynağı haline geldiğinin altını çizdi.</p><p>Bolat, "Bazı durumlarda yoğunlaşma yalnızca tek bir üreticiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda sınırlı coğrafyalarda yoğunlaşma söz konusudur. Arz belirli bölgelerde yoğunlaştığında riskler daha da karmaşık hale gelmektedir." açıklamasında bulundu.</p><p><strong>"(KRİTİK MİNERAL ÜRETİMİNDEKİ) YOĞUNLAŞMA, İTHALATÇILAR AÇISINDAN STRATEJİK KIRILGANLIKLAR YARATIYOR"</strong></p><p>Ömer Bolat konuşmasında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin küresel kobalt üretiminin yaklaşık 4'te 3'ünü sağladığını, Filipinlerin ise Endonezya ile birlikte nikel üretiminin 3'te ikisinden fazlasını karşıladığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Avustralya ve Şili, lityum üretiminin yarısından fazlasını temsil etmektedir, bazı ülkeler ise nadir toprak elementlerinin üretimi ve işlenmesinde hakim konumlarını sürdürmektedir. Bu yoğunlaşma, ithalatçılar açısından stratejik kırılganlıklar yaratırken, üreticiler açısından da çıkarım faaliyetlerinin yeterli yerel katma değer, teknoloji transferi, beceri geliştirme ve altyapı yatırımları olmaksızın yürütülmesi halinde yapısal eşitsizlikler doğurmaktadır."</p><p>Bakan Bolat, ihracat kısıtlamaları veya vergileri gibi piyasayı bozucu politika ve uygulamaların da kritik mineraller alanında giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/2-280420264765e151.jpg"/><p>Bu durumun küresel tedarik zincirlerine ilave bir karmaşıklık kattığını ifade eden Bolat, "Önümüzdeki soru, kritik minerallerin önemli olup olmadığı değildir. Asıl soru, kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetişimin eski dengesizlik ve bağımlılık kalıplarını derinleştirip derinleştirmeyeceğidir." dedi.</p><p>Bolat, küresel ekonomide adil bir ikiz dönüşüm ve ortak refah sağlayacak dengeli ve hakkaniyetli bir uluslararası düzen için kritik mineraller tedarik zincirinin yönetiminin 4 temel sütuna dayanması gerektiğini vurguladı.</p><p>İlk olarak çeşitlendirme yoluyla dayanıklılık sağlanması gerektiğini kaydeden Bolat, "Üretimin, teknolojilerin, ulaşım koridorlarının ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, küresel karşılıklı bağımlılığı daha istikrarlı hale getirmenin temel araçlarıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bolat, "İkincisi, adil ve öngörülebilir ticarete ihtiyaç vardır. Öngörülemez kısıtlamalar, şeffaf olmayan sübvansiyon rekabeti ve tedarik bağımlılıklarının silah haline getirilmesi tüm küresel ekonomi için maliyet oluşturuyor." diye konuştu.</p><p>Üçüncü olarak maden zengini gelişmekte olan ülkelerin kaynaklarından daha fazla değer elde etmesi gerektiğini ifade eden Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Sanayi devriminin ilk aşamalarında doğal kaynaklar bakımından zengin ülkeler, sanayi kapasitesi açısından yoksul kalmıştır. Dördüncü ve son olarak, kritik mineraller arzında yalnızca çıkarımı düşünmemeliyiz. Geri dönüşüm, yeniden kullanım, ikame, malzeme verimliliği ve batarya kimyası ile sanayi tasarımındaki yenilikler de tedarik yönetiminin parçası olmalıdır. Türkiye'nin, kritik mineraller alanı da dahil olmak üzere küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü özellikle vurgulamak isterim."</p><p><strong>"DAHA İYİ BİR DÜNYAYI HEDEFLEYEN YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ HİKAYESİNE İHTİYACIMIZ VAR"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p>Bolat, şeffaf piyasa bilgisi, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, uyumlu standartlar, daha güçlü teknoloji ortaklıkları, daha iyi finansman araçları ve yatırımların riskten arındırılmasına yönelik güvenilir mekanizmalar üzerinde çalışılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Mevcut zorluklar karşısında, kritik minerallerin uluslararası yönetiminin eski bir hikayenin yeni bölümü olmaması gerektiğini dile getiren Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Ekonomik ikiz dönüşümün yeni çağı ortaya çıkarken, ortak refahı ve gelecek nesiller için daha iyi bir dünyayı hedefleyen yeni bir iş birliği hikayesine ihtiyacımız var. Türkiye, kritik mineraller için daha çeşitlendirilmiş, güvenli ve verimli tedarik zincirlerini desteklemede aktif rol oynamaya hazır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/bakan-bolat-turkiye-kriti-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273859</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/kim-ne-kadar-kazandi-unlulerin-plaka-serveti-ortaya-cikti-273859</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kim ne kadar kazandı? Ünlülerin plaka serveti ortaya çıktı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü isimlerin yatırım tercihleriyle ilgili paylaşılan bir liste kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Ünlülerin taksi plakalarından elde ettiği geliri duyanlar kulaklarına inanmadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kim ne kadar kazandı? Ünlülerin plaka serveti ortaya çıktı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Magazin dünyasında son dönemde yalnızca sahne  performansları değil, ünlü isimlerin yatırım tercihleri de konuşuluyor.  Özellikle taksi plakası gibi uzun vadeli gelir getiren alanlara yönelen bazı  tanınmış isimler, sosyal medyada yeniden gündeme geldi.</p><p>İddialara göre farklı dönemlerde bu alana yatırım yapan  bazı ünlülerin sahip oldukları plaka sayıları ve kazançları dudak uçuklattı.</p><p>En çok taksi plakası olan 4 ünlü:</p><h2>4 - LVBEL C5</h2>96 plaka, kazancı 3 milyon lira<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/04/lvbel1-040420267ec33324.jpg"/><h2>3 - ALEYNA TİLKİ</h2>133 plaka, kazancı 5 milyon lira<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aleyna-280420267c3201d2.jpg"/><h2>2 - İBRAHİM TATLISES</h2><p> 340 plaka, kazancı 13 milyon lira</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ibrahim2-07042026c65a77e3.jpg"/><h2>1 - SİBEL CAN </h2><p>396 plaka, kazancı 15 milyon lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/11/sibel-1104202606d7cb0a.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kim-ne-kadar-kazandi-unlu-355_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273858</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilin-gazzede-suyu-kasitli-olarak-engellemesi-soykirimin-bir-parcasi-olarak-tanimlandi-273858</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'in Gazze'de suyu kasıtlı olarak engellemesi soykırımın bir parçası olarak tanımlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), İsrail'in Gazze'deki Filistinlilere karşı suyu toplu cezalandırma silahı olarak kullandığını belirterek, "Filistinlilerden suyun kasıtlı esirgenmesi, İsrail'in soykırımının ayrılmaz bir parçası." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'in Gazze'de suyu kasıtlı olarak engellemesi soykırımın bir parçası olarak tanımlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), İsrail'in Gazze'ye yönelik su kesintilerine ilişkin rapor yayımladı.</p><p>Raporda, İsrail'in Gazze'de su erişimini cezalandırma silahı olarak kullandığına işaret edilerek, "İsrail, Gazze'deki insanları sistematik olarak sudan mahrum bırakıyor ve toplu cezalandırma kampanyası yürütüyor." değerlendirmesi yer aldı.</p><p>İsrailli yetkililere Gazze'deki insanlara gerekli seviyelerde suyu derhal geri vermeleri çağrısı yapılan raporda, İsrail'in müttefiklerinin, su altyapısı ihtiyaçları dahil insani yardıma erişimi engellemeyi bırakması için İsrail'e baskı uygulamak üzere nüfuzlarını kullanması gerektiği belirtildi.</p><p>Raporda, "Filistinlilerden kasıtlı olarak suyun esirgenmesi, İsrail'in soykırımının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu, İsrail yetkililerinin suyu tekrar tekrar silah olarak kullanmasının münferit eylemler olmadığını, tekrarlayan, sistematik ve kümülatif bir modelin parçası olduğunu belgeliyor. Bu durum, sivillerin doğrudan öldürülmesi, sağlık tesislerinin tahrip edilmesi ve evlerin yerle bir edilerek kitlesel yer değiştirmeye zorlanmasıyla gerçekleşiyor. Bunlar birlikte, Gazze'deki Filistinlilere kasıtlı olarak yıkıcı ve insanlık dışı koşullar dayatılması anlamına geliyor." ifadeleri kullanıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/1-280420269bd4e2d8.jpg"/><p><strong>"İSRAİL ORDUSUNUN AÇIKÇA TANIMLANMIŞ SU KAMYONLARINA ATEŞ ETTİĞİNİ VE SONDAJ KUYULARINI YOK ETTİĞİNİ BELGELEDİK"</strong></p><p>İsrail'in, Gazze'deki su ve sanitasyon altyapısının neredeyse yüzde 90'ını yok ettiği veya hasar verdiği belirtilen raporda, bunlar arasında tuzdan arındırma tesisleri, sondaj kuyuları, boru hatları ve kanalizasyon sistemlerinin de yer aldığı kaydedildi.</p><p>Raporda, "MSF ekipleri, İsrail ordusunun açıkça tanımlanmış su kamyonlarına ateş ettiğini veya 10 binlerce insan için hayati önem taşıyan sondaj kuyularını yok ettiğini belgeledi." ifadesi yer aldı.</p><p>İnsanlara su dağıtılırken sık sık şiddet olayları yaşandığı da vurgulanan raporda, bu işlem sırasında Filistinliler ve yardım görevlilerinin yaralandığına ve ekipmanlarına zarar verildiğine işaret edildi.</p><p>MSF'nin kritik su ve sanitasyon malzemelerini getirme taleplerinin 3'te 1'inin reddedildiği veya cevapsız bırakıldığı belirtilen raporda, İsrail yetkilileri tarafından onaylanan birçok malzemenin daha sonra sınırda geri çevrildiğine yer verildi.</p><p><strong>"GAZZE'DEKİ SU ALTYAPISINI KASITLI VE SİSTEMATİK OLARAK YOK ETTİLER"</strong></p><p>Raporda görüşlerine yer verilen MSF Acil Durum Yöneticisi Claire San Filippo, "İsrail yetkilileri, su olmadan hayatın bittiğini biliyor ancak Gazze'deki su altyapısını kasıtlı ve sistematik olarak yok ettiler." ifadelerini kullandı.</p><p>İsrail'in, suyla ilgili malzemelerin girişini sürekli olarak engellediğine dikkati çeken Filippo, "Filistinliler sadece suya erişmeye çalışırken yaralandılar ve öldüler. Bu yoksunluk, vahim yaşam koşulları, aşırı kalabalık ve çökmüş sağlık sistemiyle birleşince, hastalıkların yayılması için ortam oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/israilin-gazzede-suyu-kas-615_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273857</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-avusturyayi-ziyaret-edecek-273857</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'yı ziyaret edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan'da Avusturya'ya resmi ziyarette bulunacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'yı ziyaret edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan'da Avusturya'ya yapacağı ziyarette, Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek.</p><p>Bakan Fidan'ın ziyaret kapsamında Avusturya Başbakanı Christian Stocker tarafından kabul edilmesi, AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşmesi, Viyana Diplomasi Akademisi'nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunması ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor.</p><p>Fidan'ın ziyaret kapsamında Avusturyalı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alması ve mevcut işbirliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkati çekmesinin yanı sıra Avusturya ile enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayisi başta olmak üzere stratejik nitelik taşıyan alanlarda işbirliği potansiyelinin altını çizmesi ve bunu geliştirmeye yönelik imkanları kapsamlı şekilde ele alması bekleniyor.</p><p>Türkiye'nin Avusturya'daki Türk toplumunun huzuruna, refahına ve toplumsal uyumuna verdiği önemi vurgulaması ve bu çerçevede Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli mesele olduğunun altını çizmesi öngörülen Fidan'ın, ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifini koruduğunu ifade etmesi, Türkiye-AB ilişkilerine stratejik perspektifle yaklaşılması, bu ilişkilerin dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların yararına olacağını belirtmesi ve ayrıca mevcut tıkanıklıkların aşılabilmesi için Türkiye-AB ilişkilerinde daha kapsamlı ve kurumsal işbirliği anlayışına ihtiyaç bulunduğunu dile getirmesi hedefleniyor.</p><p>Fidan'ın yetkililere, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında tarafların yeniden müzakere masasına dönmesine ve savaşın adil, kalıcı ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini ifade etmesi, İran ile ABD arasındaki çatışmanın kalıcı biçimde sona erdirilmesi amacıyla yürütülen girişimlere Türkiye'nin desteğinin devam edeceğini belirtmesi, ayrıca Hürmüz Boğazı'nda, seyrüsefer serbestisinin en kısa sürede yeniden tesis edilmesi ve savaş öncesi statükoya dönülmesinin küresel ölçekte taşıdığı önemin altını çizmesi bekleniyor.</p><p>Ayrıca İsrail'in Gazze'de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkati çekeceği belirtilen Fidan'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret etmesi, İsrail'in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulaması öngörülüyor.</p><p><strong>TÜRKİYE-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ</strong></p><p>Türkiye ve Avusturya arasındaki çok yönlü ve tarihi ilişkiler olumlu mecrada ilerliyor. İki ülkenin üst düzey yetkilileri arasında özellikle uluslararası konferanslar ve toplantılar marjında son dönemde görüşmeler gerçekleşti.</p><p>Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Meinl-Reisinger, son olarak 5. Antalya Diplomasi Forumu'na katılmış ve Bakan Fidan'la bir araya geldi.</p><p>Avusturya'yla ikili ticaret hacmi 2025'te 4,3 milyar doları aşarken, bunun kısa vadede 5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.</p><p>Avusturya'nın Türkiye'ye doğrudan yatırımları, 2005-2025 döneminde 11,2 milyar doları aştı ve aynı dönemde Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımları ise 887 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p>İki ülkenin ortak zenginliği olarak görülen, Avusturya'da yaşayan yaklaşık 350 bin nüfuslu Türk toplumu, iki ülke ilişkilerinde önemli beşeri bağ oluşturuyor.</p><p>Türkiye'yi 2025'te ziyaret eden Avusturyalı turist sayısı 563 bini aştı.</p><p>İkili ilişkileri ilgilendiren konuların yanı sıra Avrupa güvenliği dahil güncel, bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da iki ülke arasında yakın eş güdüm ve işbirliği bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/disisleri-bakani-fidan-av-118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273855</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/500-bin-dolar-rusvet-iddiamin-arkasindayim-soytekin-donemin-kiptas-genel-muduru-kurt-talep-etti-273855</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[500 bin dolar rüşvet iddiamın arkasındayım... Soytekin: Dönemin KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt talep etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı suç örgütü davasının 28. duruşması başladı. Duruşmada, önemli isimler savunma yaptı ve mahkeme salonunda yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[500 bin dolar rüşvet iddiamın arkasındayım... Soytekin: Dönemin KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt talep etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında yer aldığı çıkar amaçlı suç örgütü davasının 28. duruşmasını Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda başlattı. Toplamda 414 sanığın yargılandığı davada, 92 kişi tutuklu olarak yargılanıyor. Duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve avukatı Mehmet Pehlivan gibi önemli isimler katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ekreo-28042026ee60caaf.jpg"/><p><b>EKREM İMAMOĞLU VE BELEDİYE BAŞKANLARI HAKİM KARŞISINDA</b></p><p>Davanın 28. celsesine katılan sanıklar arasında, İstanbul'un yönetiminde söz sahibi olan birçok belediye başkanı ve üst düzey isimler bulunuyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı bu dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Mahkeme salonunda alınan geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekerken, sanıkların savunmaları ve ifadeleri gün boyunca sürdü. Duruşmada, savunma yapan isimlerin açıklamaları, sürecin seyrine etki edecek nitelikte oldu. Özellikle tutuklu sanıkların ifadeleri, dosyanın ilerleyişinde belirleyici rol üstleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ademsoytekin3-28042026258af6ca.jpg"/><b>"İMAMOĞLU SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASINDA 28. CELSE!</b><p></p><p>Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da olduğu 414 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.</p><p>Bugün kritik isimlerden Adem Soytekin savunma yapıyor.</p><p>Davayı takip eden 24 TV Editörü Oğuz Polatbilek Silivri izlenimlerini aktardı.</p><p></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">&#55357;&#56628;&amp;quot;İMAMOĞLU SUÇ ÖRGÜTÜ&amp;quot; DAVASINDA 28. CELSE!<br><br>&#55357;&#56633;Aralarında Ekrem İmamoğlu&amp;#39;nun da olduğu 414 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. <br><br>&#55357;&#56633;Bugün kritik isimlerden Adem Soytekin savunma yapıyor.<br><br>&#10145;&#65039;Davayı takip eden 24 TV Editörü Oğuz Polatbilek (<a href="https://twitter.com/Oguzpolatbilek?ref_src=twsrc%5Etfw">@Oguzpolatbilek</a>), Silivri... <a href="https://t.co/Yn3AfFnGXt">pic.twitter.com/Yn3AfFnGXt</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049069331820970066?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Davanın bundan sonraki celselerinde, sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkemenin nihai kararını açıklaması bekleniyor. İstanbul'da devam eden bu kritik yargılamanın, hem siyasi hem de toplumsal etkileri önümüzdeki süreçte netleşecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/500-bin-dolar-rusvet-iddi-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273854</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/survivorda-kimler-sampiyon-oldu-iste-yillara-damga-vuran-o-isimler-273854</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Survivor'da kimler şampiyon oldu? İşte yıllara damga vuran o isimler]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Survivor'da sezonlar boyunca yaşanan zorlu mücadelelerin ardından şampiyon olan isimler merak konusu oldu. İşte yarışmanın başladığı günden bu yana Survivor şampiyonu olan o isimler...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Survivor'da kimler şampiyon oldu? İşte yıllara damga vuran o isimler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk televizyonlarının en çok izlenen yarışma programları  arasında yer alan Survivor Türkiye, adadaki zorlu şartlar ve mücadelenin yanı  sıra, şampiyonlarıyla da gündemden düşmüyor. Bazı isimler yarışmadaki  başarılarıyla Survivor tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başardı.</p><p>Survivor, her sezon yeni rekabetlere sahne olurken,  şampiyonluk yarışı da izleyicinin en çok merak ettiği başlıklar arasında yer  almayı sürdürüyor. Bizde sizler için yayınladığı günden bugüne kadar olan  Survivor şampiyonlarını derledik.</p><h2>İŞTE YILLARA GÖRE SURVİVOR ŞAMPİYONLARI:</h2><h2>2005 - UĞUR PEKTAŞ </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ugur-280420266a492e29.jpg"/><h2>2006 - DERYA DURMUŞLAR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/derya-28042026ec7da8be.jpg"/><h2>2007 - TANER ÖZDEŞ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/taner-2804202635235e36.jpg"/><h2>2010 - MERVE OFLAZ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/merve-280420261ca32354.jpg"/><h2>2011 - DERYA BÜYÜKUNCU</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/deryab-28042026289a254c.jpg"/><h2>2012 - NİHAT ALTINKAYA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nihat-280420262e76f9f0.jpg"/><h2>2013 - HİLMİ CEM İNTEPE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hilmi-28042026aea16660.jpg"/><h2>2014 - TURABİ ÇAMKIRAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/turabi-28042026ff27e4ff.jpg"/><h2>2015 - TURABİ ÇAMKIRAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/turabi1-28042026dbca13ad.jpg"/><h2>2016 - ÇAĞAN ATAKAN ARSLAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/atakan-28042026fd28a72d.jpg"/><h2>2017 - OGEDAY GİRİŞKEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ogeday-2804202609eafe48.jpg"/><h2>2018 - ADEM KILIÇCI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/adem-28042026d2c059b4.jpg"/><h2>2019 - YUSUF KARAKAYA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/yusuf-2804202635153a0e.jpg"/><h2>2020 - CEMAL CAN CANSEVEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/yusuf-2804202635153a0e.jpg"/><h2>2021 - İSMAİL BALABAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ismail-280420268cc62b15.jpg"/><h2>2022 - NİSA BÖLÜKBAŞI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nisa-28042026d98c9ed1.jpg"/><h2>2023 - NEFİSE KARATAY   </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nefise-2804202677726e9e.jpg"/><h2>2024 - OGEDAY GİRİŞKEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ogeday1-28042026143003f6.jpg"/><h2>2025 - ADEM KILIÇCI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/adem1-28042026c3f0ded5.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/survivorda-kimler-sampiyo-769_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273852</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahcede-olaganustu-secimli-genel-kurul-6-7-haziranda-yapilacak-273852</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de Olağanüstü Seçimli Genel Kurul 6-7 Haziran'da yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul'un gerçekleştirileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe'de Olağanüstü Seçimli Genel Kurul 6-7 Haziran'da yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, yaptığı yazılı açıklamada camiaya verilen söz doğrultusunda 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu gerçekleştirileceğini camianın bilgisine sunduğunu açıkladı.  </p><p><b>Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, yaptığı yazılı açıklama şu şekilde:  </b></p><p>"Fenerbahçemizin her bir ferdine, kalbi bu arma için atan camiamıza, bugün sizlere sadece bir başkan olarak değil, bu camianın bir evladı olarak sesleniyorum. Göreve talip olduğumuz gün, 'Ne sabır ne süre' diyerek yola çıktık. Çünkü bu camianın artık beklemeye değil, ayağa kalkmaya ihtiyacı olduğunu biliyorduk. Seçimin uygun olmayan tarihte gerçekleşmesine rağmen elimizi taşın altına koymaktan bir an olsun çekinmedik. Sorumluluktan kaçmadık; geri durmadık. Biz o gün, yeniden birlikte olmanın, yeniden inanmanın ve yeniden başarmanın mümkün olduğunu göstermek için buradaydık.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sadettino-2804202606880380.jpg"/><p>Göreve başladığımızda, şampiyonluk umudunun zayıfladığı bir tabloyla karşı karşıyaydık; buna rağmen uzun yıllardır süren şampiyonluk özlemini sona erdirmek, Fenerbahçemizi hak ettiği yere taşımak için ben ve yol arkadaşlarım gece gündüz çalıştık.  </p><p>Bu süreçte kimseyi kırmamaya, camiamızı ayrıştıracak bir dil kullanmamaya, bir kavga ortamı oluşturmamayı özellikle özen gösterdik. Ne bahanelerin arkasına sığındık ne de zorluklardan korktuk. Tek odağımız kulübümüzün başarısı oldu.  </p><p>Ben, verdiğim söz üzerine; herkesin geri durduğu bir dönemde başkanlık yarışına girdim. Yine ben, verdiğim söz üzerine bugün camiamın karşısına çıkıyorum. Hepinizin yakından bildiği üzere görev süremizin henüz başında yaşanan saha dışı gelişmeler ve oluşan şartlar, o gün farklı bir değerlendirme yapmamızı mümkün kılmamıştı.  </p><p>O gün nasıl ki sorumluluktan kaçmadıysak, bugün de verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. Sezon boyunca bazı kararları, şampiyonluk yarışımıza zarar vermemesi adına bilinçli şekilde erteledik. Ancak gelinen noktada, bu süreci daha fazla ötelemenin doğru olmayacağı açıktır.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/39417939-280420268074240f.jpg"/><p>Bu nedenle; Camiamıza verdiğimiz söz doğrultusunda, 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurulumuzun gerçekleştirileceğini camiamızın bilgisine sunuyorum.  </p><p>Bu kararı, Fenerbahçemizin önünü açmak ve camiamızın önünde yeni bir sayfa açılmasına imkan tanımak adına aldım. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kapıların eşit şekilde açılmadığı ve şartların herkes için aynı olmadığı bir ortamda görev yaptık. Buna rağmen odağımızı bir gün olsun kaybetmedik. Gönlümden geçen, bu görevi camiamıza şampiyonluk mutluluğunu yaşatarak tamamlamaktı.  </p><p>Hedeflerimiz için her şeyi ortaya koyduk, ancak bugün itibarıyla istediğimiz noktada değiliz. Bu süreçte ortaya koyduğumuz mücadeleye ve niyete inancım tamdır. Benim için bu kararı almak kolay olmadı. Ancak bu koltuk, kişisel tercihlerle değil, doğru zamanda doğru kararları alabilme sorumluluğuyla taşınır.  </p><p>Bugün ise şunu çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki: Bu koltuk için savaşmanın, bu makamı bir hırs meselesine dönüştürmenin Fenerbahçe'ye hiçbir faydası yoktur. Aslolan Fenerbahçe'dir.  </p><p>Bu koltuğa gelmek kadar, zamanı geldiğinde bırakabilmek de bir erdemdir. Hele ki bunu kırgınlıkla değil, bir hırsla değil; camianın önünü açma sorumluluğuyla, Fenerbahçemizin geleceğini düşünerek yapabilmek İşte asıl mesele budur.  </p><p>Geçmişte görev yapmış, bugün görevde olan ya da yarın bu sorumluluğu üstlenecek herkes için geçerli olan tek gerçek vardır: Bu kulüp kimsenin değil, hepimizindir. Fenerbahçe, hiçbir zaman kişilerin gölgesinde kalmamalıdır.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sadettinsarana-2804202647deb758.jpg"/><p>Bundan sonra bu sorumluluğa talip olacak herkese, bu yoldan geçmiş biri olarak şunu söylemek isterim:  </p><p>Fenerbahçe başkanlığı, kazanmak için her yolun mübah görülebileceği bir alan değildir. Bu makam, birini aşağı çekerek yükselebileceğiniz bir yer değildir. Burada asıl olan; birbirini eksilterek değil, Fenerbahçe'yi büyüterek var olabilmektir. Bu kulübe hizmet etmek, sadece mücadele etmekle değil, o mücadelenin nasıl verildiğiyle de anlam kazanır.  </p><p>Bu koltuğun asıl ağırlığı, oturduğunuzda değil; kalkarken anlaşılır.  </p><p>Fenerbahçe'ye hizmet etmek, bazen kalmayı değil, gerektiğinde kenara çekilmeyi de bilmeyi gerektirir. Çünkü bu arma, hiçbirimizin hırsını taşıyacak bir yer değildir; hepimizin sorumluluğunu taşıyacak bir emanettir.  </p><p>Taraftarlarımıza ise bir beklenti dile getirmekten çok, bir hatırlatma yapmak isterim: Bugün de yarın da, bizi güçlü kılacak olan şey; kim olursa olsun, Fenerbahçe'nin etrafında kenetlenebilme irademizdir.  </p><p>Bu camiada artık geriden konuşan, kulübün enerjisini iç tartışmalarla tüketen, kişisel hesaplarla hareket eden anlayışların Fenerbahçemize ne kaybettirdiği ortadadır.  </p><p>Ben ve yol arkadaşlarım, bu görevi devrettikten sonra da kulübümüzün yanında, onu ileriye taşıyan bir duruşun parçası olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, bu kulübe yakışanın ne olduğunu biliyoruz ve buna göre hareket edeceğiz: sorumluluk almak, gerektiğinde geri durmak ve her koşulda asaletle yol almak."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/fenerbahcede-olaganustu-s-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273849</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nigde-tarim-ve-orman-il-mudurlugunden-ureticilere-destek-nohut-kuru-fasulye-tohumu-ve-cile-273849</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden üreticilere destek: Nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtımı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından üreticilere yönelik nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtım programı gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden üreticilere destek: Nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtımı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlenen törenle kent genelinde toplam 522 üreticiye tarımsal üretimi desteklemek amacıyla tohum ve fide desteği sağlandı.  </p><p>Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen dağıtım törenine Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Furkan Mete, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı.  </p><p>Üreticilere destek  projesi kapsamında il genelinde 250 üreticiye 40 ton nohut, 250 üreticiye 32 bin 500 kilogram kuru fasulye ve 22 üreticiye ise 140 bin adet çilek fidesi teslim edildi.  </p><p>Programda konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasının kamu politikalarının öncelikli alanları arasında bulunduğunu belirterek, üreticilere verilen desteğin stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=YhWrUNGHUBK3EJKTUpWDEdGvERKnYdWvIFabYdKbYJKPYda3YJC7EVGLYhG_U.aHIRWfYdWPU1KbQ9az.jpg"/><p>Vali Akmeşe, tarım arazilerinin etkin kullanımını teşvik etmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, "Tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve gıda arz güvenliğinin temini, üreticimizin desteklenmesi kamu politikalarımızın öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen tarım arazilerinin kullanılmasının teşvik edilmesi politikası kapsamında üretime kazandırılmayan alanların değerlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve üretimin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir" dedi.  </p><p>Amaçlarının üretimi artıran, toprağını işleyen ve katma değer oluşturan tarımsal yapıyı daha güçlü hale getirmek olduğunu kaydeden Akmeşe katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.  </p><p>Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Furkan Mete ise bakanlık tarafından yürütülen destek programlarının ülke genelinde üretime önemli katkılar sunduğunu belirtti.  </p><p>Mete, son yıllarda üreticilere sağlanan desteklerin kapsamına değinerek, "Bakanlığımız son 5 yılda ülke genelinde 512 bin üreticimize tohum, fide ve fidan desteği sağlamıştır. İlimizde de bu yıl toplam 32 ton kuru fasulye ve nohut tohumu dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında çilek üretimini yaygınlaştırmak ve üreticilerimize alternatif gelir imkanı sunmak amacıyla 22 üreticimize toplam 140 bin adet çilek fidesi dağıtımı yapıyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=YZWTUVW7UtWfEFWDUpWnEBavA5KnYdWvIRW7YdS7U5KXYJa3A9arEBGTY1G_IFGLE5KjA5KXU1KbQ9az.jpg"/><p>Tarımda sürdürülebilir üretim anlayışının önemine vurgu yapan Mete, "Amacımız üretimi artıran, üreticisini destekleyen ve toprağını boş bırakmayan bir tarım anlayışını hep birlikte güçlendirmektir. Tarımsal üretimin devamlılığı ve kırsal kalkınmanın güçlenmesi adına bu tür destekler büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.  </p><p>Desteklerden yararlanan üreticiler adına konuşan Süleyman Çetin de verilen desteklerin üreticiler açısından büyük anlam taşıdığını söyledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=E.S_E5aPIBS_YRWDUpWjA9C_YJKnYdKLUNaPYdS7EVWDYJa3EBarYJaLYhG7E5aLINS7U9WjU1KbQ9az.jpg"/><p>Çertin, devlet desteklerinin çiftçiye moral ve güç verdiğini ifade ederek, "Toprakla uğraşıp emeğini alın teriyle yoğuran bizler için bu tür destekler sadece bir yardım değil, aynı zamanda umut, motivasyon ve geleceğe dair bir güven kaynağıdır. Üretmek kolay değil ama devletimizin yanımızda olduğunu bilmek bizlere güç veriyor" dedi.  </p><p>Konuşmaların ardından üreticilere tohum ve çilek fidelerinin dağıtımı gerçekleştirildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nigde-tarim-ve-orman-il-m-404_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273847</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bm-genel-sekreteri-guterresten-nukleer-savas-uyarisi-273847</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres'ten nükleer savaş uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünya genelinde nükleer savaş tehdidinin yeniden yükseldiğini belirtti. Guterres, artan nükleer başlık sayısına ve nükleer testlerin yeniden gündeme gelmesine dikkat çekerek tüm ülkeleri antlaşma kapsamındaki taahhütlerine uymaya çağırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres'ten nükleer savaş uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada, dünya genelinde nükleer savaş riskinin tehlikeli biçimde arttığını açıkladı. Guterres, uzun yılların ardından ilk kez nükleer başlık sayısında artış yaşandığını ve nükleer testlerin yeniden tartışılmaya başlandığını vurguladı. Konferansın, insanlığı nükleer yok oluş tehdidinden korumak amacıyla düzenlendiğini belirten Guterres, ülkeler arasında artan güvensizliğin nükleer silahlanma yarışını tetiklediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/antonioguterres3-28042026db166583.jpg"/><h3>Guterres: 'Nükleer kılıçlar tekrar şıkırdıyor'</h3><p>Antonio Guterres, İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan nükleer silahlanma yarışına dikkat çekerek, insanlığın olası bir nükleer felaketin gölgesinde yaşadığını ifade etti. "Nükleer kılıçlar bir kez daha şıkırdıyor, güvensizlik hüküm sürüyor" diyen Guterres, nükleer savaş riskinin ciddiyetini gözler önüne serdi. Genel Sekreter, ülkelerin hiçbir koşul, gecikme veya mazeret göstermeden uluslararası antlaşmalar kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/antonioguterres-280420267d0e93d9.jpg"/><h3>BM'den acil çağrı: Tehdit büyüyor, iş birliği şart</h3><p>Guterres, nükleer savaş olasılığının yalnızca belirli ülkeleri değil, tüm insanlığı tehdit ettiğini belirtti. Ülkeleri, nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik antlaşmalara eksiksiz uymaya çağıran Guterres, "Bir araya geldiğimizde neler başarabileceğimize olan inancımızı tazeleyelim" dedi. Ayrıca, insanlığın üzerinde dolaşan bu kara bulutun kaldırılması için hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Nükleer savaş riski, BM'nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer almaya devam ediyor.</p><p>Guterres'in uyarıları, dünya genelinde barış ve güvenliğin korunması adına uluslararası toplumun birlikte hareket etmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Nükleer savaş tehdidinin ortadan kaldırılması için ülkelerin iş birliğini güçlendirmesi gerektiği ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/bm-genel-sekreteri-guterr-527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sampiyonluk-macina-yogun-ilgi-samsunspor-galatasaray-maci-icin-bilet-kuyrugu-olustu-273846</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şampiyonluk maçına yoğun ilgi! Samsunspor-Galatasaray maçı için bilet kuyruğu oluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun'da Galatasaray'ın şampiyonluk ihtimalinin olduğu Samsunspor-Galatasaray karşılaşmasına taraftarların gösterdiği yoğun ilgi, bilet satış noktalarında uzun kuyruklara neden oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şampiyonluk maçına yoğun ilgi! Samsunspor-Galatasaray maçı için bilet kuyruğu oluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Samsunspor ile Galatasaray, 19 Mayıs Stadyumu'nda cumartesi günü saat 20.00'de karşı karşıya gelecek. Sezonun bitimine üç hafta kala en yakın rakibi Fenerbahçe'nin 7 puan önünde bulunan Galatasaray, bu maçta galip gelmesi ya da Fenerbahçe'nin puan kaybetmesi halinde şampiyonluğunu ilan edecek.  </p><p>Şampiyonluk ihtimalinin ortaya çıkmasıyla birlikte Galatasaray taraftarları karşılaşmaya büyük ilgi gösterirken, Avrupa kupalarına katılma hedefiyle mücadele eden Samsunspor taraftarları da bilet satış noktalarında sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk oluşturdu. Saat 11.00'de satışa sunulan biletler için her iki takım taraftarları kuyruğa girdi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/5b79261befb144f7aca2-280420267e4ec9d3.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Samsunspor taraftarları, sahasında Galatasaray'a karşı galibiyet alarak şampiyonluk kutlamalarına izin vermek istemediklerini ifade ederken, sarı-kırmızılı taraftarlar ise takımlarının şampiyonluk yolunda kritik virajı geçmesini beklediklerini dile getirdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aw69310807-280420268ed06d03.jpg"/><p>32 bin kapasiteli 19 Mayıs Stadyumu'nda Samsunspor tribünlerine ayrılan 22 bin 524 biletten yaklaşık 13 bininin ilk bir saat içinde satıldığı öğrenildi.  </p><p>Samsunspor-Galatasaray karşılaşması cumartesi günü saat 20.00'de oynanacak.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sampiyonluk-macina-yogun--634_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273844</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/mehmet-keskin-dunya-kupasi-icin-belcikada-273844</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mehmet Keskin Dünya Kupası için Belçika'da]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Parabisiklet branşındaki başarılarıyla dikkat çeken Denizli'nin gururu Mehmet Keskin, milli takım formasıyla Dünya Kupası için Belçika'da sahne alacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mehmet Keskin Dünya Kupası için Belçika'da]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 UCI Parabisiklet Yol Dünya Kupası'nda 28 Nisan 01 Mayıs 2026 tarihlerinde ülkemizi temsil edecek olan Keskin, en iyi dereceyi elde etmek için pedal çevirecek. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Kulübü formasıyla bu sezon katıldığı son yarışta Türkiye Şampiyonu olarak milli takıma seçilen Mehmet Keskin, azmi ve disipliniyle genç sporculara da örnek oluyor. Başarılı sporcu, Belçika'da dünyanın en iyi parabisikletçileriyle mücadele edecek.  </p><p>Ay-yıldızlı bayrağımızı kürsüye taşımayı hedefleyen milli sporcu, hazırlık sürecini başarıyla tamamlayarak yarış startını beklemeye başladı. Konuyla ilgili açıklama yapan İl Temsilcisi Hakan Yıldırım, Mehmet Keskin'in formunun zirvesinde olduğunu belirterek Belçika'dan başarılı sonuçlarla dönmesini beklediklerini ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=EdS7IFW7UNW3YVWHUpKLYBGfEVKnYdWPIFW_YdS7ENG7YVa3A9abYNaPEpKHQ9GPUFWvEJKPU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/mehmet-keskin-dunya-kupas-132_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273843</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kirsehir-mucurda-karbonmonoksit-gazindan-zehirlenme-1-olu-273843</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kırşehir Mucur'da karbonmonoksit gazından zehirlenme: 1 ölü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kırşehir'in Mucur ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen genç hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kırşehir Mucur'da karbonmonoksit gazından zehirlenme: 1 ölü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçeye bağlı Kurugöl köyünde yalnız yaşayan 23 yaşındaki Kadir Dişsiz&#39;in çalıştığı iş yerine gitmemesi üzerine yakınlarına haber verildi. Dişsiz&#39;e ulaşamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne bildirdi. <br></p><p>İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, Dişsiz&#39;i hareketsiz halde buldu.</p><p>Sağlık ekiplerince yapılan ilk incelemede Dişsiz&#39;in sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek yaşamını yitirdiği değerlendirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kirsehir-mucurda-karbonmo-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sariyerde-cati-yangini-itfaiye-ekipleri-hizli-mudahale-etti-273842</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sarıyer'de çatı yangını: İtfaiye ekipleri hızlı müdahale etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sarıyer'de bir binanın çatısında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sarıyer'de çatı yangını: İtfaiye ekipleri hızlı müdahale etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeköy Merkez Mahallesi Fuştan Sokak&#39;taki 5 katlı binanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler çatının tamamını sardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41230754.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41230753.jpg"/><p>Alevlere farklı noktalardan müdahale eden ekiplerin çalışması sonucu yangın söndürüldü. Binada bir süre soğutma çalışması da yapıldı.</p><p>Yangın nedeniyle binada hasar oluştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sariyerde-cati-yangini-it-481_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273841</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sehit-ailesine-musallat-oldular-ya-100-deve-ya-da-evlerinizi-vereceksiniz-273841</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şehit ailesine musallat oldular: Ya 100 deve ya da evlerinizi vereceksiniz]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da şehit kardeşi ve ağabeyinin kayınbiraderinin trafikte yaşadığı tartışma, tartışmanın taraflarınca husumete dönüştürüldü. Bir kişinin yaralandığı olayda şehit ailesinden 100 deve diyet istenirken, aile tehditler ve kundaklama sonucu polis eşliğinde Diyarbakır'a göç ederek olayların son bulması çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şehit ailesine musallat oldular: Ya 100 deve ya da evlerinizi vereceksiniz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şehit kardeşi Yunus A., ağabeyi Mahsum A.'nın kayınbiraderi Kerim K. ile birlikte Temmuz 2025'te Adana'da trafikte bir grupla tartıştı. Kavgaya dönüşen tartışmada gruptan birinin yaralanmasıyla olay kan davasına dönüştü. Grup, aracılar üzerinden şehit ailesinden 100 deve, bugünün parasıyla yaklaşık 40 milyon lira 'kan parası' istedi. Şehit ailesi, bunu karşılamayınca evlerinin kundaklanması sonucu polis eşliğinde Adana'dan göç ederek farklı şehirlere dağıldı. Şehit ailesi, taşındıkları şehirlerde de tehditler almaları üzerine Bakanlıklara çağrıda bulundu. Şehit kardeşi Mahsum A., yaklaşık 1 yıldır ailesiyle birlikte çok ağır ve korku dolu bir süreçten geçtiklerini söyledi. Olayların, kardeşi ve kayınbiraderinin yaşanan bir kavga ile başladığına değinen Mahsum A., sürecin kısa sürede büyüyerek kontrol edilemez bir hale geldiğini dile getirdi. Mahsum A., bu süreçte bir grup tarafından hedef alındıklarını öne sürerek, "Bu şahıslar, kendi beyanlarına göre ve tarafımıza ilettikleri ses kayıtlarında kendilerini DEAŞ terör örgütü mensubu olarak tanıttılar. Bu kişiler silahlanarak evimizi bastı, üzerimize ateş açtılar. Ailem kendini korumaya çalışırken bir kişi yaralandı. Bu olaydan sonra, olay yerini görüntülediği için bir bakkala ses bombası atıldı, üst katı silahla tarandı. İnsanlar korktukları için şikayetçi olamadı ancak bu olaylara ilişkin görüntüler elimizde mevcuttur" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/a14a5255d88542229d4a-280420267de42e1d.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"CAN GÜVENLİĞİMİZ KALMADIĞI İÇİN ADANA'YI EMNİYET EŞLİĞİNDE TERK ETMEK ZORUNDA KALDIK"</b></p><p>Daha sonra sözde 'sulh' için bir araya geldiklerini belirten Mahsum A., "Ancak bu süreçte aile evimiz kundaklandı. Ardından kayınbabamın evi de yakıldı. Can güvenliğimiz kalmadığı için Adana'yı emniyet eşliğinde terk etmek zorunda kaldık. Ancak baskılar burada da bitmedi. Bizden 'kan bedeli' adı altında 100 deve, yani yaklaşık 40 milyon TL istediler. Ya da evlerimizi vermemizi talep ettiler" diye konuştu.  </p><p><b>"KENDİ İFADELERİNE GÖRE, MAHKEMELERİ TANIMADIKLARINI, DEVLETİ KABUL ETMEDİKLERİNİ, ŞİKAYETÇİ OLSAK BİLE SONUÇ ALAMAYACAĞIMIZI SÖYLEDİLER" DİYEN MAHSUM A., KONUŞMASINI ŞÖYLE SÜRDÜRDÜ:</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aw69304901-28042026914c13ef.jpg"/><p>"Ses kayıtlarında, adreslerimizi bildiklerini, bizi takip ettiklerini, her an ulaşabileceklerini ifade etmektedirler. Her gün farklı numaralardan tehdit almaya devam ediyoruz. En son kayınbabamın evine baskı kurularak tapusu ellerinden alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada biz, bir şehit ailesi olarak korku içinde yaşıyoruz. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum, artık bu yaşananlara bir son verilmesini istiyoruz. Biz yaşadık, başka aileler yaşamasın."  </p><p><b>"HAYATLARIMIZI KORKMADAN YAŞAMAK İSTİYORUZ"</b></p><p>Hayatlarını korkmadan yaşamak istediklerini kaydeden Mahsum A., devamlı bu şahıslar tarafından adreslerinin tespit edildiği için adres değiştirmek zorunda kaldıklarını aktardı. Şahısların, burada taşındığı evi bularak evinin kapısını zorladıklarını belirten Mahsum A., "Endonezya hatlarından arayarak tehditte bulundular. O anda eşim ve çocuklarım evdeydi. Bu şahıslar tekrar babamı arayarak evine geldik, siz kadınları öne sürüyorsunuz diye tehditlerde bulundular. Olaylar bu şekilde devam ediyor. Yaklaşık bir yıldır bu şekilde zulüm görüyoruz. Sadece fail olarak evi kundaklayan bir şahıs gözaltına alındı. Ama ses kayıtlarında bir kişi değil, yaklaşık 10 kişinin ismi zikrediliyor. Bunlar bir örgüt olarak hareket ediyorlar. Kendileri de örgüt olduklarını kabul ediyor. Emniyetten aldığımız bilgiye göre şahısların örgütle bağlantıları olduğu söyleniyor. Ama ellerinde yeterince delil olmadığını dile getiriyorlar" şeklinde konuştu.  </p><p>Mahsum A.'nın ağabeyi Mehmet Devran A., 2017 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde PKK'lı teröristlerce şehit edilmişti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sehit-ailesine-musallat-o-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-serbest-bolgelerinden-yuzde-18lik-ihracat-artisi-273839</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin serbest bölgelerinden yüzde 1,8'lik ihracat artışı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'deki serbest bölgelerin ocak-mart döneminde yaptığı ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 artarak 3 milyar 23 milyon dolara ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin serbest bölgelerinden yüzde 1,8'lik ihracat artışı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği Başkanı Yusuf Kılınç, yaptığı açıklamada, serbest bölgelerin ilk çeyrekteki ticaret hacminin yıllık bazda yüzde 0,45 artışla 6 milyar 733 milyon dolara çıktığını bildirdi. </p><p>Bu dönemde Türkiye&#39;den serbest bölgelere ticaretin yüzde 3,3 yükselişle 855 milyon doları bulduğunu belirten Kılınç, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Serbest bölgelerin ihracatı yüzde 1,8 artışla 3 milyar 23 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye&#39;nin serbest bölgeleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel ticaretteki yavaşlama ve bölgesel risklere rağmen dayanıklılığını koruyan bir performans sergiledi. İlk çeyrekte ticaret hacmi 6 milyar 733 milyon dolara ulaşırken, özellikle ihracat ve dış bağlantılı ticaret kalemlerindeki artış serbest bölgelerin Türkiye ekonomisi açısından stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu.&quot;</p><p>Kılınç, bu dönemde Bursa Serbest Bölgesi&#39;nin ihracatı yüzde 29, ticaret hacmini yüzde 22 artırarak en güçlü artışı sağlayan bölge olduğunu ifade etti.</p><p>Serbest bölgelerin 2026&#39;nın ilk çeyreğinde sınırlı ancak nitelikli bir büyüme sergilediğini belirten Kılınç, &quot;Türkiye&#39;nin ihracat kapasitesine katkı sunmayı sürdürdü. Özellikle dış ticaret odaklı büyüme kompozisyonu, serbest bölgelerin yalnızca ticaret hacmi yaratan alanlar değil, aynı zamanda Türkiye&#39;nin küresel rekabet gücünü destekleyen stratejik üretim ve lojistik merkezleri olduğunu teyit ediyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/turkiyenin-serbest-bolgel-877_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/carpici-baldir-kasi-arastirmasi-oturarak-kan-sekeri-kontrolu-mumkun-273838</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çarpıcı baldır kası araştırması! Oturarak kan şekeri kontrolü mümkün]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nevada Üniversitesi ve uzman fizyoterapistlerin yürüttüğü yeni araştırmalar, yemek sonrası oturarak yapılan baldır kaldırma hareketlerinin, kan şekeri seviyesini saatler boyunca dengeleyebileceğini ortaya koydu. Soleus şınavı adı verilen bu egzersiz, özellikle uzun süre oturmak zorunda kalanlar için pratik bir çözüm sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çarpıcı baldır kası araştırması! Oturarak kan şekeri kontrolü mümkün]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde Nevada Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bilimsel araştırmalar, yemek sonrası yükselen kan şekeriyle mücadelede baldır kası egzersizlerinin etkili bir yöntem olabileceğini gösterdi. Özellikle soleus şınavı olarak bilinen ve oturarak gerçekleştirilen baldır kaldırma hareketlerinin, kan şekerinde yaşanan ani dalgalanmaları önlemede önemli rol oynadığı belirlendi. Uzmanlar, bu yöntemin özellikle masa başında uzun saatler geçiren bireyler için pratik ve ulaşılabilir bir çözüm sunduğunu vurguladı.</p><h3>Nevada Üniversitesi araştırması: Soleus şınavı kan şekerini düşürdü</h3><p>2025'te yayımlanan kapsamlı bir çalışmada, uzun süreli oturmanın her 30 dakikasında üç dakikalık soleus şınavı yapılmasının insülin yanıtında %26'ya varan bir azalma sağladığı ortaya kondu. Araştırmacılar, soleus kasının baldır bölgesinde yer aldığını ve glukozu doğrudan kullanabilme yeteneğiyle öne çıktığını belirtti. Bu kasın düşük yoğunlukta bile sürekli çalışabilmesi, kan dolaşımındaki glukozun düzenlenmesinde avantaj sağladı. Elde edilen veriler, geleneksel ağırlık egzersizlerini uygulayamayanlar için de soleus şınavının glukoz kontrolünde etkili bir alternatif olduğunu gösterdi. Araştırmaya katılanlar, kısa süreli ve düşük yoğunluklu bu hareketin, insülin duyarlılığını artırdığını ve damar fonksiyonlarını iyileştirdiğini bildirdi.</p><h3>Uzmanlar: Oturarak egzersizle glukoz dalgalanmaları önlenebilir</h3><p>Cape Concierge Fiziksel Terapi'nin sahibi ve fizik tedavi doktoru Ashley Katzenback, araştırmanın sonuçlarının dikkat çekici olduğunu söyledi. Katzenback, "Daha önce yemek sonrası kan şekerini dengelemek için yürüyüşün şart olduğunu düşünüyorduk. Ancak bu çalışma, otururken yapılan basit müdahalelerin de etkili olduğunu gösterdi" dedi. 2022'de gerçekleştirilen bir başka deneyde ise katılımcılara glukoz içeceği verildi ve ardından toplam 270 dakika boyunca soleus şınavı yaptırıldı. Bu süreçte 4 dakikadan fazla oturma molası verilmedi. Sonuçlar, 180 dakikalık gözlem süresince glukoz tepe noktalarında %52 oranında bir azalma yaşandığını gösterdi. Ayrıca, 30. dakikada glukoz konsantrasyonunda ortalama 19 mg/dL'lik bir fark tespit edildi. Araştırmacılar, bu etkinin zamanla yavaş ve birikimli şekilde ortaya çıktığına dikkat çekti.</p><h3>Sara Rosenkranz: "Soleus kası düşük yoğunlukta bile glukoz kullanıyor"</h3><p>Nevada Üniversitesi Las Vegas Kinesiyoloji ve Beslenme Bilimleri Doçenti Sara K. Rosenkranz, soleus kasının yüksek oksidatif kapasiteye sahip olduğunu ve depolanmış glikojenden daha az yararlandığını açıkladı. Rosenkranz, "Soleus kası, düşük yoğunluklu hareketlerde bile sürekli olarak glukoz tüketir. Vücutta az bir kas kütlesi temsil etmesine rağmen, glukoz düzenlemesinde etkili rol oynar" ifadelerini kullandı. Katzenback ise baldır kasının alt ekstremitelerin adeta kalbi gibi çalıştığını, kanı bacaklardan kalbe doğru pompaladığını ve aktive olduğunda kan akışındaki glukozu yavaşça çekerek kan şekeri dalgalanmalarını azalttığını belirtti.</p><h3>Baldır kaldırma egzersizinin uygulanışı ve etkileri</h3><p>Uzmanlar, soleus şınavı sırasında belirli bir tekrar sayısı vermenin zor olduğunu, ancak hareketin sürekli ve düzenli şekilde yapılmasının önemli olduğuna işaret etti. Araştırmalar, bu egzersizin bireysel tekrarlar yerine uzun süreli kasılmalar halinde yapılmasını öneriyor. Baldır kaldırma hareketi için, düz bir sandalyede oturup ayaklar yere basılıyken topuklar yukarı kaldırılıyor ve ardından tekrar yere indiriliyor. Bu hareket, gün boyunca birkaç kez tekrarlanabiliyor. İster tek bacakla ister iki bacakla birlikte uygulanabilen bu yöntem, özellikle hareket kabiliyeti sınırlı bireyler için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p><h3>Yemek sonrası yürüyüş ve soleus şınavı karşılaştırması</h3><p>Rosenkranz, yemek sonrası yürüyüşün de kan şekeri kontrolünde etkili olduğunu, ancak oturarak yapılan baldır kaldırmalarının özellikle hareket imkânı kısıtlı kişiler için avantaj sağladığını söyledi. Araştırmalar, yemek sonrası yaklaşık 10-15 dakika süren yürüyüşlerin tepe glukozunu 10-30 mg/dL düşürebildiğini, 2023'te yapılan bir çalışmada ise 27 mg/dL'lik bir fark tespit edildiğini ortaya koydu. Hatta sadece 2 dakikalık kısa bir yürüyüşün bile anlamlı fayda sağladığı belirtildi. Rosenkranz, "Oturarak yapılan baldır kaldırmaları, özellikle masa başında çalışanlar için yemek sonrası glukozu azaltmada etkili olabilir. Ancak, genel sağlık açısından daha büyük kas gruplarını çalıştıran hareketler ve yürüyüş daha fazla fayda sağlar" değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sonuç olarak, soleus şınavı ve baldır kaldırma egzersizleri, kan şekeri kontrolünde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Uzmanlar, bu pratik yöntemin özellikle oturarak çalışanlar ve egzersiz yapmaya imkânı olmayanlar için önemli bir avantaj sunduğunu belirtiyor. Ancak, genel sağlık için hareketli bir yaşam tarzının ve düzenli yürüyüşlerin de ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/carpici-baldir-kasi-arast-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/hakki-bulutun-mutevazi-evi-cok-konusuldu-goren-herkes-ayni-yorumu-yapti-273837</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hakkı Bulut'un mütevazı evi çok konuşuldu! Gören herkes aynı yorumu yaptı...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Hakkı Bulut'un ailesiyle birlikte yaşadığı mütevazı evi sosyal medyada gündem oldu. 3+1 evde yaşamını sürdüren Hakkı Bulut'un sade bir tarz ile evini dekore etmesi takdir topladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hakkı Bulut'un mütevazı evi çok konuşuldu! Gören herkes aynı yorumu yaptı...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arabesk müziğin sevilen isimlerinden Hakkı Bulut, bu kez  şarkılarıyla değil, yıllardır yaşadığı eviyle gündeme geldi. Magazin basınından  uzakta bir yaşam sürdürmeyi tercih eden Hakkı Bulut'un ailesiyle birlikte  yaşadığı mütevazı evi, sosyal medyada ilgi odağı oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki7-280420266783f679.jpg"/><p>Uzun yıllardır eşi Saadet Bulut ile sakin bir hayat süren  Bulut'un yaşadığı apartmanda iki ayrı dairesinin olduğu öğrenildi. Bu  alanlardan birini yaşam alanı olarak kullanan Bulut'un, diğer daireyi ise  kızıyla birlikte çalışmalarını yürüttüğü özel bir ofis olarak değerlendirdiği  ortaya çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki6-28042026c431e240.jpg"/><p>Evde tercih edilen dekorasyonda mavi ve kahve tonları öne  çıkarken, klasik mobilyalar sıcak ve samimi bir atmosfer oluşturuyor. Evin  farklı köşelerinde ise şarkıcının yıllardır sürdürdüğü müzik kariyerinden  hatıralar dikkat çekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki5-280420260e60269a.jpg"/><p>Görüntülerin paylaşılmasının ardından sosyal medyada çok  sayıda yorum yapıldı. Sosyal medya kullanıcıları "Böyle samimi hayatları  özledik", "İşte gerçek sanatçı duruşu" ve "Halktan kopmayan bir isim" gibi  yorumlarda bulundu.</p><p>İşte Hakkı Bulut'un mütevazı evi;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki3-280420268e95e40a.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki2-280420265a15bdd0.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki-280420266574346d.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki1-2804202608de07de.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hakki-bulutun-mutevazi-ev-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlardan-karaciger-sagligi-icin-elma-tavsiyesi-her-gun-tuketin-273836</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan karaciğer sağlığı için elma tavsiyesi! Her gün tüketin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, elmanın içerdiği flavonoidler ve lif sayesinde karaciğer sağlığını desteklediğini vurguluyor. Doğu Anglia Üniversitesi'nde yürütülen araştırmalar, elmanın düzenli tüketiminin karaciğer fonksiyonlarını iyileştirdiğini ve vücudu zararlı maddelere karşı koruduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan karaciğer sağlığı için elma tavsiyesi! Her gün tüketin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elmanın karaciğer sağlığı üzerindeki etkileri bilim dünyasında yeniden gündeme geldi. İngiltere'deki Doğu Anglia Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı araştırmalar, elmanın içerdiği flavonoid ve lif gibi doğal bileşenlerin karaciğer fonksiyonlarını desteklediğini gösterdi. Uzmanlar, düzenli elma tüketiminin, karaciğerde yağ birikimini ve iltihaplanmayı azaltarak organın genel sağlığını koruduğunu belirtti. Araştırmanın sonuçları, elmanın sadece tatlı isteğini gidermekle kalmadığını, aynı zamanda vücudun detoksifikasyon ve enerji üretimi gibi kritik süreçlerinde karaciğere önemli bir destek sunduğunu ortaya koydu.</p><h3>Doğu Anglia Üniversitesi'nden karaciğer için elma uyarısı</h3><p>Doğu Anglia Üniversitesi'nde William Bell'in öncülüğünde yürütülen araştırmada, flavonoid açısından zengin diyetlerin karaciğer sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirildi. Bilim insanları, düzenli olarak elma tüketen bireylerde, karaciğerle ilişkili hastalıkların görülme oranının azaldığını tespit etti. Araştırmada, flavonoidlerin yanı sıra elmanın içerdiği lif ve antioksidanların da karaciğer fonksiyonlarını olumlu etkilediği vurgulandı. Özellikle elmanın kabuğunda bulunan ekstra lifin sindirimi desteklediği, bunun da dolaylı olarak karaciğerin yükünü azalttığına dikkat çekildi. Uzmanlar, elmanın kabuğu ile birlikte tüketilmesinin, karaciğeri zararlı maddelerden arındırma sürecini hızlandırdığını belirtti. Elmanın bu etkisi, karaciğerde yağ birikimini ve iltihaplanmayı önleme açısından da kritik bir rol oynuyor.</p><h3>Elmadaki flavonoidler karaciğeri nasıl koruyor?</h3><p>Elmanın karaciğere sağladığı faydaların temelinde flavonoid adı verilen bitkisel bileşikler yer alıyor. Flavonoidler, vücutta oksidatif stresi azaltarak hücreleri serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyor. Araştırmaya göre, flavonoid açısından zengin bir diyet, karaciğerde yağlanma ve iltihaplanma riskini belirgin şekilde düşürüyor. Elmanın içerdiği lif ise sindirim sistemini düzenleyerek, karaciğerin toksinleri daha etkin şekilde atmasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, elmanın antioksidan kapasitesinin, karaciğerdeki zararlı kimyasal tepkimeleri azaltarak organın genel sağlığını koruduğunu belirtiyor. Ayrıca, elmadaki çözünür ve çözünmez liflerin birlikte bulunması, sindirim ritmini destekleyerek karaciğer üzerindeki baskıyı azaltıyor. Elmayı kabuğuyla tüketmek, hem flavonoid hem de lif alımını maksimum seviyeye çıkarıyor.</p><h3>Uzmanlar: Elmayı kabuğuyla yiyin, karaciğerinizi koruyun</h3><p>Beslenme uzmanları, elmanın kabuğunda bulunan flavonoid ve lifin, karaciğer sağlığını desteklemede kilit rol oynadığını vurguluyor. Elmayı soymadan tüketmek, vücudun ihtiyaç duyduğu antioksidanları ve lifleri daha fazla almasını sağlıyor. Araştırmacılar, elmanın farklı şekillerde tüketilmesinin de faydalı olduğunu, ancak kabuğuyla yenmesinin besin değerini artırdığını belirtiyor. Elma, içerdiği vitaminler ve polifenollerle karaciğerdeki kolesterol seviyesinin dengelenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, elmanın düşük kalorili ve doyurucu yapısı sayesinde, sağlıklı bir kiloyu korumak isteyenler için de ideal bir seçenek sunuyor. Günlük beslenme planına elma eklemek, karaciğerin zararlı maddelere karşı daha dirençli olmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, elmanın organik olarak tercih edilmesi ve iyi yıkanarak tüketilmesi gerektiği konusunda da uyarıyor.</p><h3>Elma ve flavonoid açısından zengin besinler birlikte tüketilmeli</h3><p>Uzmanlar, elmanın yanı sıra böğürtlen, soğan ve çay gibi flavonoid açısından zengin diğer gıdaların da karaciğer sağlığını desteklediğini belirtiyor. Bu besinlerin birlikte tüketilmesi, vücudun genel direncini ve metabolik dengesini artırıyor. Elmanın kolay taşınabilir ve uygun fiyatlı olması, günlük diyetlere eklenmesini pratik hale getiriyor. Lifli yapısı sayesinde açlık hissini bastıran elma, öğünler arasında enerji seviyesinin korunmasına da yardımcı oluyor. Özellikle sağlıklı yaşamı hedefleyen bireyler için elma, karaciğer fonksiyonlarını destekleyen doğal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, elmanın farklı tariflerde kullanılabileceğini, çiğ olarak, fırınlanmış ya da smoothie şeklinde tüketilebileceğini belirtiyor. Bu çeşitlilik, elmanın günlük hayatta daha sık tercih edilmesini sağlıyor.</p><h3>Karaciğer sağlığında elmanın rolü artıyor</h3><p>Karaciğer, vücudun toksinlerden arındırılması ve enerji üretimi gibi yaşamsal fonksiyonları üstleniyor. Uzmanlar, dengesiz beslenme ve aşırı yağ tüketiminin karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yarattığını, bu nedenle elma gibi doğal ve besleyici gıdaların öneminin arttığını ifade ediyor. Elmanın içerdiği flavonoid ve lif, karaciğerin kendini yenileme kapasitesini destekliyor. Araştırmalar, elmanın düzenli tüketiminin, karaciğer hastalıkları riskini azaltabileceğini gösteriyor. Elmanın kabuğunda bulunan maddeler, karaciğerin zararlı maddeleri daha hızlı temizlemesine yardımcı oluyor. Bu nedenle, elmayı kabuğuyla tüketmek, karaciğer sağlığını korumak için basit ama etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, elma tüketiminin, pahalı takviyeler yerine doğal bir koruma sağladığını vurguluyor.</p><h3>Sonuç: Elma, karaciğerin gizli savunucusu</h3><p>Elmanın karaciğer üzerindeki olumlu etkileri, bilimsel araştırmalarla da destekleniyor. Flavonoid ve lif bakımından zengin olan elma, karaciğerin fonksiyonlarını güçlendiriyor ve organın toksinlerle mücadelesine katkı sağlıyor. Uzmanlar, elmanın günlük beslenme düzenine dahil edilmesini, özellikle kabuğuyla tüketilmesini öneriyor. Elmanın kolay ulaşılabilir ve ekonomik olması, herkes için sağlıklı bir seçenek sunuyor. Karaciğer sağlığını korumak, uzun vadede daha enerjik ve dengeli bir yaşam sürmek isteyenler için elma tüketimi basit ama etkili bir adım olarak öne çıkıyor. Flavonoid açısından zengin besinlerin düzenli tüketimi, karaciğerin yanı sıra genel vücut sağlığını da destekliyor. Elma, bu zincirin en önemli halkalarından biri olarak, sağlıklı yaşama katkı sağlamaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/uzmanlardan-karaciger-sag-364_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sabiha-gokcen-havalimanina-bir-odul-daha-verildi-273835</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sabiha Gökçen Havalimanı'na bir ödül daha verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Terminalde uçuşunu kaçıran ve demans hastalığı nedeniyle büyük zorluk yaşayan yaşlı yolcuyu, ertesi günkü uçuşuna kadar yalnız bırakmayan ISG çalışanı Doğukan Demirbek, gösterdiği özveri ve destekle "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülüne layık görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sabiha Gökçen Havalimanı'na bir ödül daha verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çaresiz kalan yolcuya 24 saat boyunca kesintisiz destek sağlayan Demirbek'in sergilediği profesyonel ve vicdani yaklaşım, standart bir operasyonel desteğin ötesine geçerek örnek bir başarı hikayesine dönüştü.  </p><p>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, insan odaklı hizmet anlayışını bu yıl da küresel bir başarıyla taçlandırdı. Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) tarafından yönetilen 40 havalimanı arasında düzenlenen "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" (Best Front Liner Awards) yarışmasında, ISG Satınalma Uzmanı Doğukan Demirbek yaşlı yolcuya zor anında sağladığı destek ve sergilediği özverili yaklaşımla ödüle layık görüldü.  </p><p><b>40 HAVALİMANI ARASINDAN EN ANLAMLI 'İLK TEMAS' ISG'DE GERÇEKLEŞTİ</b></p><p>Yolcuların seyahatine temas eden havalimanı personelinin, kaliteli hizmet sunma ve misafir memnuniyetini artırmaya yönelik özverili çalışmalarını ödüllendiren "MAHB En Başarılı İlk Temas Personeli Yarışması"nda geçtiğimiz yıl Kurumsal İletişim Uzmanı Barış Burak Demirayak insan odaklı yaklaşımıyla ödüle layık görülmüştü.  </p><p>Bu yıl, iki güçlü aday Doğukan Demirbek (ISG) ve Yağmur Kanber (Kepler) 40 havalimanı arasından sıyrılarak finale kaldı. 28 Nisan Salı günü gerçekleştirilen ve tüm ISG Ailesinin tek yürek olarak takip ettiği dev finalde, misafir odaklı yaklaşımı ve örnek teşkil eden profesyonelliğiyle Doğukan Demirbek, "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülünün sahibi oldu. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte ekipler büyük bir coşku yaşarken, bu prestijli zaferi omuz omuza kutlayarak Doğukan'ı tebrik etti.  </p><p><b>DEMANS HASTASI YOLCUYA "GÜVENLİ LİMAN" OLDU</b></p><p>Yolculuk esnasında yönünü kaybeden yaşlı bir yolcu, o sırada havalimanı çalışanı yaka kartı taşıdığını fark ettiği Doğukan'a yaklaştı.  Doğukan yiyecek içecek alanlarına yöneldiği esnada, yolcunun panik halini fark etti. Mola süresinde olmasına rağmen, yolcuyu dinleyen fakat sorduğu sorularda zaman ve mekân çelişkileri olduğunu farkeden Doğukan, yaşlı amcayı yalnız bırakmayarak sürece anında müdahale etti.  </p><p>Önce yolcunun yakınlarına ulaşan Doğukan, misafirin demans hastası olduğunu teyit etti. Kendisine uçuş kapısına kadar eşlik etmek istese de yolcunun uçuşunu kaçırdığı belirlendi. En yakın uçuşun ertesi gün olması dolayısıyla ilgili havayolu şirketiyle koordine olarak biletin ücretsiz değişimini sağladı. Yolcuyu bir sonraki günkü uçuşuna kadar takip eden ve güvenli bir şekilde seyahatini gerçekleştirmesine yardımcı olan Demirbek'in bu yaklaşımı, havacılık sektöründe "koşulsuz yolcu memnuniyetinin" en iyi örneği seçilerek ödüle layık görüldü.  </p><p>Yolcunun konaklama ve transfer süreci organize edilerek, süreç ertesi gün de birebir takip edildi  </p><p>Yolcunun en yakın uçuşunun ertesi gün olduğunun tespit edilmesi üzerine harekete geçen Doğukan Demirbek, misafirin geceyi güvenli bir ortamda geçirebilmesi için ISG Airport Hotel ile koordinasyonu sağlayarak konaklama ve transfer süreçlerini titizlikle organize etti. Yolcunun ailesini bilgilendirerek check-in işlemlerini tamamlayan Demirbek, aynı zamanda havayolu firmasıyla kurduğu etkili iletişim sayesinde yolcunun biletinin hiçbir ek ücret talep edilmeden bir sonraki güne aktarılmasını sağladı.  </p><p>Hizmet anlayışını bir adım öteye taşıyan Demirbek, süreci ertesi gün de birebir takip ederek yolcuyu konakladığı otelden bizzat aldı. Havalimanına varışından itibaren check-in, güvenlik geçişleri ve pasaport işlemleri boyunca yolcuya refakat eden Demirbek, misafirin hiçbir aksaklık yaşamadan uçağına ulaşmasını ve seyahatine güvenle başlamasını sağladı.  </p><p>Operasyonel başarının ötesinde derin bir hassasiyetle yönetilen bu süreç, yolcu ailesinin içten teşekkür ve takdirleriyle karşılık bularak Sabiha Gökçen'in misafir memnuniyetindeki kararlılığını bir kez daha perçinledi.  </p><p>ISG Yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, insan odaklı yaklaşımın misafir deneyiminin temel taşı olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:  </p><p>"Sabiha Gökçen Havalimanı olarak bu yıl yaşadığımız gurur, başarılarımızın sürdürülebilirliğini kanıtlar niteliktedir. İki değerli çalışma arkadaşımızın küresel ölçekte finale kalarak bizleri temsil etmesi, havalimanımızdaki yüksek hizmet standartlarının ve sarsılmaz ekip ruhunun en seçkin tezahürüdür. Doğukan Demirbek'in sürecin ilk anından itibaren sorumluluk üstlenerek misafirimizin güvenliğini ve konforunu en üst seviyede tesis etmesi, sadece bir operasyonel başarı değil, aynı zamanda kurum kültürümüzün bir yansımasıdır.  </p><p>Çalışma arkadaşımızın sergilediği bu özveri, yolcu memnuniyetini bir vaatten öteye taşıyarak somut bir değer haline getirdiğimizin kanıtıdır. Yolcularımıza güvenli ve huzurlu bir seyahat deneyimi sunma kararlılığımızda, çalışanlarımızın inisiyatif alan ve çözüm odaklı yaklaşımları en güçlü motivasyon kaynağımız olmaya devam edecektir."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sabiha-gokcen-havalimanin-205_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/hurmuz-bogazi-gerilimi-abd-ekonomisini-nasil-etkiledi-uzmani-kaleme-aldi-273834</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı gerilimi ABD ekonomisini nasıl etkiledi? Uzmanı kaleme aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı krizinin ABD ekonomisine etkileri ne oldu? ABD/İsrail ve İran savaşının sürmesi halinde ortaya çıkabilecek olası ekonomik senaryolar neler? Uzmanı, analiz yazısıyla kaleme aldı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz Boğazı gerilimi ABD ekonomisini nasıl etkiledi? Uzmanı kaleme aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Sarı, Hürmüz Boğazı krizinin ABD ekonomisine etkilerini ve savaşın sürmesi halinde ortaya çıkabilecek olası ekonomik senaryoları analiz yazısıyla kaleme alındı.</p><center><b><center><b>***</center></b></b></center><p>Orta Doğu'daki savaşın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasıyla tetiklenen küresel enerji krizi, ABD için hem stratejik bir güç gösterisi hem de derin bir ekonomik kırılganlık kaynağı haline gelmiştir. ABD, günlük 21,6 milyon varillik rekor üretim kapasitesiyle fiziksel arz güvenliğini büyük ölçüde sağlasa ve iç envanterlerini artırmayı başarsa da piyasa yapısı gereği küresel fiyat şoklarına karşı savunmasız kalmıştır. Nisan 2026 itibarıyla 120 dolar sınırına dayanan petrol fiyatları, Amerikan tüketicisini doğrudan vuran bir talep yıkımına yol açmıştır. Boru hattı darboğazları nedeniyle üretim artışının sınırlanması ve enerji maliyetlerindeki artışın stagflasyon endişelerini körüklemesi, ABD Merkez Bankasının (Fed) manevra alanını daraltırken Michigan Tüketici Güven Endeksi'ni tarihi bir şekilde diplere sürüklemiş, bu da enerji bağımsızlığının yerel fiyat istikrarını garanti etmeye yetmediğini açık bir şekilde ortaya koymuştur.</p><p><strong>ABD PETROL PİYASASINDAKİ YAPISAL ÇELİŞKİLER</strong></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin dünyadaki en büyük petrol üreticisi olması sebebiyle artan fiyatlardan finansal fayda sağlandığını ve krizden diğer ülkeler kadar etkilenilmediğini öne sürse de entegre küresel piyasa yapısı bu tezi zayıflatmaktadır. Başka bir deyişle, Basra Körfezi'nden yapılan günde yaklaşık 490 bin varillik ithalat, toplam ABD ithalatının yalnızca yüzde 8'ini oluştursa da (toplam ithalatın yüzde 70'i Kanada ve Meksika'dan gelmektedir) petrol fiyatlarının küresel bir havuzda belirlenmesi nedeniyle tedarik zincirindeki herhangi bir kırılma ABD iç pazarındaki fiyatları doğrudan yukarı çekmekte ve faturayı hane halkı ile işletmelere kesmektedir. Ayrıca ABD, hafif ve daha az yoğun ham petrol üretip ihraç ederken yerel rafinerileri dışarıdan gelen daha ağır ham petrole göre dizayn edildiği için ithalata yönelik yapısal bir bağımlılık taşımaktadır.</p><p>Global Petrol Prices verilerine göre çatışmaların başlamasından nisan ayı başına kadar ABD'de petrol fiyatları yüzde 31, motorin fiyatları ise yüzde 41 oranında artmıştır. Yoğunlaşan maliyet baskıları, ABD'de bahar ekimlerinin devam ettiği bir dönemde üretici, perakendeci ve çiftçileri sıkıştırmaya başlamıştır. ABD yönetimi, normalde yaz aylarında uygulanan yakıt kısıtlamalarını askıya almak ve yüzde 15 etanol karışımlı benzin satışına sezon boyunca izin vermek zorunda kalmıştır.</p><p><strong>STAGFLASYONİST BASKILAR VE FED'İN POLİTİKA ÇIKMAZI</strong></p><p>Savaş başlamadan önce ABD'de zaten yavaşlayan bir ekonomi söz konusuyken; mevcut krizin makroekonomik bilançosu en net şekilde enflasyon kanalında kendisini göstermektedir. Dallas Fed'in analizlerine göre, boğazdaki kapanmanın süresine bağlı olarak 2026'nın dördüncü çeyreğinde manşet kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) enflasyonunda 0.35 ile 1.47 yüzde puan, çekirdek enflasyonda ise 0.18 ile 0.49 yüzde puan arasında bir yükseliş beklenmektedir. Yüksek fiyatların yaratacağı bu maliyet yükü, talep yıkımına ve ekonomik daralmaya zemin hazırlarken, Fed yetkililerini artan enerji fiyatlarının yarattığı kısa vadeli stagflasyonist baskılar ile faiz politikasını yönetme konusunda oldukça zorlu bir konuma itmektedir.</p><p>Fed Başkanı Jerome Powell, son toplantıda merkez bankasının enflasyon düşüşe geçene kadar faiz oranlarını indirmeyeceğini belirtmiş ve faiz oranlarını yüzde 3,5 ile yüzde 3,75 aralığında sabit tutmuştur. Ancak finans piyasaları orta vadede daha yüksek enflasyonu fiyatlamaktadır. On yıllık hazine tahvillerinin getirisi, çatışmalar başlamadan önceki yüzde 4'ün altındaki seviyesinden mart ayında yüzde 4,4'ün üzerine çıkmıştır. Bu süreçte artan yatırımcı endişesi finansal piyasaları doğrudan etkilemiş; S&amp;P 500 endeksi yüzde 2.2, Dow Jones endeksi yüzde 4.0 değer kaybederken, piyasadaki oynaklık beklentisini ölçen VIX endeksi yüzde 11.7 oranında sert bir yükseliş göstermiştir. Dolar Endeksi (DXY) ise güvenli liman arayışıyla yüzde 2.0 oranında değer kazanmıştır.</p><p>ABD yönetiminin stratejisinin temelinde enflasyonu kontrol altına almak, uygulanan agresif küresel gümrük tarifelerinin yaratacağı iç enflasyonist baskıyı dengelemek ve ekonomik büyümeyi canlandırmak için enerji maliyetlerini düşürmek yatmaktadır. Ucuz enerji aynı zamanda sanayinin ülkeye geri çekilmesi ve yüksek elektrik tüketen yapay zeka veri merkezlerinin rekabet gücü için kritik görülmektedir. Bu hedefler doğrultusunda, Stratejik Petrol Rezervinden (SPR) 172 milyon varil serbest bırakılmış ve Doğu Kıyısı'ndaki arz sorunlarını hafifletmek için yabancı bayraklı gemilerin yurtiçi taşıma yapmasını sağlayan 60 günlük geçici Jones Yasası muafiyeti devreye alınmıştır. Ancak fiyatları düşürme çabası, ABD kaya petrolü sektörü için kritik bir karlılık açmazı yaratmaktadır. Ekonomik optimizasyon, üreticilerin hem kar etmeye devam edeceği hem de yatırımlarını sürdürebileceği, aynı zamanda enflasyonist baskıların yatışacağı 80-90 dolar bandındaki kontrollü bir düşüşü gerektirmektedir.</p><p><strong>KÜRESEL MAKROEKONOMİK RİSK SENARYOLARI</strong></p><p>Trump, 7 Nisan'da ilan edilen iki haftalık geçici ateşkesi sınırsız uzattığını ilan etmiş olsa da ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği ve Hürmüz Boğazı üzerinden düzenli sevkiyat akışının yeniden başlayıp başlamayacağı belirsizliğini korumaktadır. Nisan ayının sonu itibarıyla, krizin gelecekteki seyrine ilişkin IEA, IMF, Goldman Sachs, JPMorgan gibi büyük finans kuruluşları ve enerji otoritelerinin sunduğu makroekonomik risk senaryoları durumun potansiyel ciddiyetini ortaya koymaktadır. Buna göre, nisan ayındaki ateşkesin kalıcı bir barışa dönüştüğü iyimser senaryoda, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatında yıllık bazda yalnızca yüzde 1,4'lük sınırlı bir kayıp ve fiyatların hızla 85-95 dolar bandına çekilmesi öngörülmektedir. Mevcut gidişata en yakın olan baz senaryoda ise, çatışmanın üç ay süreceği ve tesislerdeki fiziksel hasarın kısıtlı kalacağı varsayılmaktadır. Bu durumun 2026 küresel ihracatında yüzde 5-6'lık bir daralmaya yol açarak fiyatları 110-130 dolar aralığında sabitleyeceği tahmin edilmektedir. Son olarak, İran'ın Hark Adası'ndaki kritik tesislerin kalıcı hasar gördüğü ve ABD ablukasının tam blokaja dönüştüğü kötümser senaryo, küresel ihracatta yüzde 8-9'luk yapısal bir yıkımı beraberinde getirerek petrol fiyatlarını 150 doların üzerine, Avrupa doğalgaz fiyatlarını ise 120 avro seviyesine taşıyabilecektir. Bu son senaryo, ancak 1970'lerin sonlarındaki küresel arz şoklarıyla kıyaslanabilecek yapısal bir yıkım anlamına gelmektedir.</p>[Doç. Dr. İsmail Sarı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Yirmidort.tv'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hurmuz-bogazi-gerilimi-ab-167_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-sosyal-medya-duzenlemesi-6-ay-icerisinde-fiilen-hay-273832</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Sosyal medya düzenlemesi 6 ay içerisinde fiilen hayata geçmiş olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Göktaş, "Çocuklarımızı dijital ve teknoloji şirketlerinin, algoritmaların insafına bırakmayacağız. Bir yönetmelik çıkacak, 6 ay içerisinde bu düzenlemeye geçtiğimizde Türkiye'de sosyal medya düzenlememiz fiilen hayata geçmiş olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Sosyal medya düzenlemesi 6 ay içerisinde fiilen hayata geçmiş olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p><p><b>Bakan Göktaş'ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle:</b></p><p>Doğum iznine yönelik düzenlemeler</p><p>"Avrupa'ya göre genç ve dinamik nüfus yapısına sahibiz. Evet yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor ancak fırsat penceresini kapatmamak adına tedbirler alıyoruz.</p><p>Böyle gidersek TÜİK'e göre önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokuldaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. Biz bu tedbirleri çok hızlı ve öncü bir şekilde alıyoruz."</p><p><b>SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ</b></p><p>"Çocuklarımızı büyük şirketlerin, dijital ve teknoloji şirketlerinin, algoritmaların insafına bırakmayacağız.</p><p>Bir yönetmelik çıkacak, 6 ay içerisinde bu düzenlemeye geçtiğimizde Türkiye'de sosyal medya düzenlememiz fiilen hayata geçmiş olacak.</p><p>Çocuklarımızı korumak bir zorunluluktur. Aileleri de sürecin parçası haline getirmemiz lazım. Amacımız denetlemek, çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamak.</p><p>Çocuklarımız kimlerle iletişim halinde hiçbir şekilde bilmiyoruz. Çocukların yüzde 10'u yabancı biriyle en az 1 kere iletişimde olduğunu ifade ediyor.</p><p>Amacımız yasaklamak değil, denetlemek, bir muhatap bulmak, hassasiyetlerimizi onlara bildirebilmek.</p><p>Yaş doğrulama sistemini hayata geçiriyoruz. Çok kapsamlı bir politika ve güvenli. Türkiye bu konuda öncü ülkelerden biri.</p><p>(Platformlar, oyun yapıcılar, teknoloji üreten firmalara) Gelin, temiz içerikli teknoloji üretelim, çocukları zorbalıktan, şiddeti özendiren içeriklerden koruyalım."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41230059.jpg"/><p><b>OKULLARA YÖNELİK SALDIRILAR</b></p><p>"Uzun zamandır çalıştığımız sosyal risk haritamız var. Amacımız risk altındaki çocuklarımızı korumak ve önlemler almak.</p><p>Hem fiziki önlem hem de vaka bazlı, yapay zeka destekli bir önlem modelini hayata geçiriyoruz. Amacımız burada vaka oluşmadan önüne geçebilmek."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/bakan-goktas-turkiye-genc-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/81-ilde-kullanima-sunulacak-13-hastaliga-karsi-koruma-sagliyor-273831</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[81 ilde kullanıma sunulacak! 13 hastalığa karşı koruma sağlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Türkiye'nin yerli aşı üretim kapasitesini artırma çalışmaları kapsamında hepatit A aşısının formülasyon ve dolum aşamalarının ilk kez Türkiye'de gerçekleştirilerek tüm illerde kullanıma sunulduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[81 ilde kullanıma sunulacak! 13 hastalığa karşı koruma sağlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan &quot;Dünya Aşı Haftası&quot; dolayısıyla yapılan açıklamaya göre, aşılar bireylerin bağışıklık kazanmasını sağlayarak bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynuyor.</p><p>Sistematik aşılama programları sayesinde birçok hastalık kontrol altına alınıyor ve toplum genelinde sağlık riskleri azaltılıyor.</p><p>Özellikle çocuklar, gebeler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin hekim önerisi doğrultusunda aşılarını yaptırmaları büyük önem taşıyor.</p><p><b>- ULUSAL AŞILAMA PROGRAMI 13 HASTALIĞA KARŞI KORUMA SAĞLIYOR</b></p><p>Türkiye&#39;de yürütülen Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) kapsamında difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, poliomiyelit (çocuk felci), hepatit A, hepatit B, suçiçeği, Hemofilus influenza Tip b (menenjit ve zatürreye yol açabilen Hib bakterisi enfeksiyonu) ve invaziv pnömokok hastalıklar (zatürre, menenjit ve kana yayılan enfeksiyonlar) olmak üzere toplam 13 hastalığa karşı aşı yapılıyor.</p><p>Erişkin dönemi aşı uygulamalarında ise sağlıklı erişkinlere 10 yılda bir tetanos-difteri aşısı, gebelere tetanos-difteri, boğmaca ve influenza aşıları ve grip aşıları, 65 yaş ve üzeri bireylere zatürre ve grip aşıları uygulanıyor.</p><p>Risk grubunda bulunan bireylere ise kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, hepatit A, hepatit B, pnömokok, grip (İnfluenza), meningokok (menenjite yol açan bakteri) aşıları öneriliyor ve uygulanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/al-2804202691b3b319.jpg"/><p><b>- ALTI BİLEŞENLİ AŞI UYGULAMASI DEVAM EDİYOR</b></p><p>Geçen yıl nisan itibarıyla uygulamaya alınan altı bileşenli aşı (DaBT-İPA-Hib-HepB), difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, Hemofilus influenza tip b ve hepatit B hastalıklarına karşı koruma sağlıyor. Altı bileşenli karma aşı sayesinde çocuklara daha az enjeksiyonla daha fazla hastalığa karşı koruma sağlanıyor.</p><p>Hepatit A virüsüyle mücadele kapsamında hepatit A aşısının 2012&#39;de Ulusal Aşı Takvimi&#39;ne dahil edilmesiyle birlikte hastalığın görülme sıklığında önemli bir azalma sağlandı. Elde edilen bu başarı sayesinde Türkiye&#39;de hastalığın görülme oranı Avrupa ülkeleri ortalamasının altına gerileyerek dünya genelinde en düşük seviyeler arasında yer almıştı. </p><p><b>- AŞI TAKVİMİNDEKİ AŞILARIN TÜRKİYE'DE ÜRETİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLÜYOR</b></p><p>Sağlık alanında yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar eşliğinde hepatit A aşısında önemli bir aşamaya geçildi. Hepatit A ve suçiçeği aşıları, bir yılı aşkın süredir teknoloji transferi yoluyla yerelleşme kapsamında temin ediliyor. Bu çerçevede hepatit A aşısının formülasyon ve dolum aşamaları ilk kez Türkiye&#39;de gerçekleştirildi ve tüm illerde kullanıma başlandı.</p><p>Başta kuduz aşısı olmak üzere aşı takviminde yer alan tüm aşıların Türkiye&#39;de üretilmesine yönelik çalışmalar ise kararlılıkla sürdürülüyor.</p><p>Aşı uygulamaları, Aile Sağlığı Merkezleri başta olmak üzere Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Göç Sağlığı Merkezleri, Seyahat Sağlığı Merkezleri ve hastanelerde rutin aşı takvimine uygun şekilde vatandaşlara sunuluyor. </p><p>Ulusal Çocukluk Dönemi Aşı Takvimi ve risk gruplarına yönelik aşıların büyük bölümü Sağlık Bakanlığınca ücretsiz olarak uygulanıyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/81-ilde-kullanima-sunulac-932_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kurumlar-vergisi-odemesi-icin-son-3-gun-uyumlu-mukelleflere-yuzde-5-indirim-273830</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurumlar vergisi ödemesi için son 3 gün! Uyumlu mükelleflere yüzde 5 indirim]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 2025 hesap dönemine ait beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ödeme süreleri 30 Nisan Perşembe günü dolacak. Kurumlar vergisi mükelleflerinden belirlenen şartları taşıyanların beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin yüzde 5'i indirime tabi tutuluyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurumlar vergisi ödemesi için son 3 gün! Uyumlu mükelleflere yüzde 5 indirim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurumlar vergisi mükellefi sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları için beyanname dönemi devam ediyor.</p><p>Bu çerçevede, 2025 hesap dönemine yönelik beyannameler 30 Nisan Perşembe günü sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) verilebilecek. Beyannamelere ilişkin ödemelerin de aynı tarihe kadar yapılması gerekiyor.</p><p>Öte yandan, özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar ise vergilerini, beyannamelerini verdikleri ilgili ayın sonuna kadar ödeyebiliyor.</p><p>Mükellefler, vergilerini GİB'e ait "gib.gov.tr" internet sitesinden, Dijital Vergi Dairesi ve GİB mobil uygulaması üzerinden, anlaşmalı bankaların banka-kredi kartı veya hesaplarından, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların kartlarıyla ödeyebiliyor. Ayrıca anlaşmalı bankaların şubeleri, internet, telefon ve mobil bankacılık gibi alternatif kanallar ile PTT şubelerinden de ödeme gerçekleştirilebiliyor.</p><p><strong>UYUMLU MÜKELLEFLERE YÜZDE 5 İNDİRİM</strong></p><p>Beyannamelere, bilanço, gelir tablosu, işletme hesabı özeti, kesinti yoluyla ödenen vergiler, serbest bölgelerde elde edilen kazançlar, teknogirişim ve teknokent sermaye destekleri, yabancı ülkelerde ödenen vergiler, temel mali tablolar, kurum ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin bildirimler gibi bilgi ve belgelerin eklenmesi gerekiyor.</p><p>AR-GE, tasarım, nakdi sermaye artışı, sınai mülkiyet hakkı istisnası gibi indirim ve istisnalara ilişkin bilgi ve belgelerin de beyannameyle sunulması önem taşıyor.</p><p>Kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç) belirlenen şartları taşıyanların beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin yüzde 5'i indirime tabi tutuluyor. Bunun için indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergilerin kanuni süresinde ödenmesi ve belirtilen sürede kesinleşmiş olması koşuluyla beyannamelerdeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, resen veya idarece yapılmış tarhiyatın bulunmaması gibi şartlar aranıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kurumlar-vergisi-odemesi--407_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/uydu-ve-uzay-sektorunun-guvenligi-ankarada-masaya-yatirilacak-273829</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uydu ve uzay sektörünün güvenliği Ankara'da masaya yatırılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Uydu ve uzay sektörünün güvenliği ile bu alanlarda yaşanan son gelişmeler yarın başkentte düzenlenecek INSECSPACE'2026 Konferansı'nda ele alınacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uydu ve uzay sektörünün güvenliği Ankara'da masaya yatırılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre etkinlik, Türkiye Uzay Ajansı (TUA), TÜRKSAT, TÜBİTAK UZAY, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği (TUYAD) ile MONIN işbirliğinde yapılacak.</p><p>AA da konferansa &quot;Global İletişim Ortağı&quot; olarak medya desteği sağlayacak. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Konferans Salonu&#39;nda yapılacak INSECSPACE&#39;2026 Konferansı&#39;nda, uzay teknolojilerinden siber güvenliğe ve yeni nesil uydu mimarilerine kadar çeşitli alanlarda uzmanlar gelişmeleri değerlendirecek.</p><p>INSECSPACE&#39;2026 Konferans Başkanı Ali Yazıcı, son dönemde uzay ve uydu teknolojilerinin, teknolojik ilerlemenin göstergesi olmaktan öteye geçerek güvenlik, egemenlik, sürdürülebilirlik ve stratejik işbirliğinin merkezinde yer alan kritik bir alana dönüştüğünü söyledi.</p><p>Dijital çağda, uzay sistemlerinin güvenli, verimli ve sürdürülebilir kullanımının artık bir tercih meselesi değil, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Yazıcı, &quot;Bu vizyon doğrultusunda, uzay, uydu sistemleri ve siber güvenlik kesişiminde faaliyet gösteren, uzayda başta yapay zeka, kuantum, çoklu yörünge (multi orbit operation), ikili kullanım (dual-use), robotik enkaz temizleme, uydu ömrü uzatma, tedarik zinciri güvenliği olmak üzere yenilikçi teknolojilerin güvenli kullanımına güçlü bir şekilde odaklanan, yüksek değerli ve stratejik konumlu bir platform olan INSECSPACE&#39;2026 Konferansı yarın BTK Konferans Salonu&#39;nda, &#39;Uydu Sistemlerinde Yenilikçi Teknolojilerin Güvenli Kullanımı&#39; ana temasıyla gerçekleştirilecek.&quot; dedi.</p><p><b>- SEKTÖRDEKİ KİLİT PAYDAŞLAR BULUŞACAK</b></p><p>Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler, bölgesel krizler ve artan jeopolitik gerilimlerin uydu sistemlerinin haberleşmeden savunmaya, istihbarattan kritik altyapı yönetimine kadar her alanda önemini gösterdiğini belirten Yazıcı, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Özellikle siber tehditler, elektronik harp faaliyetleri, sinyal karıştırma girişimleri ve veri güvenliği riskleri, uzay altyapılarının yalnızca performansını değil, aynı zamanda güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini de doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamda, INSECSPACE&#39;2026 Konferansı ile ülkemizdeki uzay ekosisteminde güvenlik odaklı bir inovasyon kültürünü geliştirmeyi, bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve disiplinler arası işbirliğini teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Bu bağlamda konferans, uzay, havacılık ve savunma sanayi şirketlerini, uydu operatörlerini ve üreticilerini, kamu ve devlet kurumlarını, politika yapıcıları, stratejik planlamacıları, sektör karar vericilerini, akademisyenleri ve AR-GE ekosisteminin kilit paydaşlarını bir araya getirecek.&quot;</p><p>Yazıcı, konferansta Yenilikçi ve Gelişmekte Olan Uydu Teknolojileri ve Ulusal Savunmadaki Rolleri, Uzay Ekonomisi ve Durumsal Farkındalığı, Dayanıklı ve Güvenli Uydu İletişim Teknolojileri, Gelecek Uydu Teknolojileri başlıklarıyla oturumların düzenleneceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/uydu-ve-uzay-sektorunun-g-562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/demir-yollarinda-yolcu-tasima-platformu-ytp-ile-3-bin-agacin-kesilmesi-onlendi-273828</link>
      <pubDate>2026-04-28T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Demir yollarında Yolcu Taşıma Platformu (YTP) ile 3 bin ağacın kesilmesi önlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yolcu Taşıma Platformu (YTP) ile dijital ortamda gerçekleştirilen yıllık yaklaşık 24 milyon biletleme işlemi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesinin önlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Demir yollarında Yolcu Taşıma Platformu (YTP) ile 3 bin ağacın kesilmesi önlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demir yoluyla yolcu taşımacılığı kapsamındaki dijitalleşme çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Dijitalleşmenin, çağın gereklilikleri doğrultusunda demir yolu taşımacılığında hizmet kalitesini dönüştüren en önemli unsurlardan biri olduğuna işaret eden Uraloğlu, Yolcu Taşıma Platformu ile bilet alma süreçlerini kolaylaştırdıklarını ve doğanın korunmasına katkı sağladıklarını vurguladı.</p><p>Uraloğlu, Yolcu Taşıma Platformu'nun Türkiye Bilişim Derneği'nin 2025 Türkiye Bilişim Ödülleri kapsamında "Kamudan Vatandaşa Hizmetler" kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldüğüne değinerek, "Yolcu Taşıma Platformu, biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak, dijital ortamda gerçekleştirilen yılda yaklaşık 24 milyon biletleme işlemi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önledik." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/1-28042026708d2bd0.jpg"/><p><strong>"BİLET KESİM SÜRESİ GİŞEDE 15, MOBİLDE 35 SANİYEYE DÜŞTÜ"</strong></p><p>TCDD Taşımacılık AŞ tarafından tamamen Türk mühendislerle geliştirilen platformla, vatandaşların biletlerini web veya mobil uygulama üzerinden saniyeler içinde alabildiğine dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Bilet kesim işlem süresi gişede 15, mobilde 35 saniyeye kadar düştü. Bulut tabanlı altyapısı sayesinde, sistem günde 85 bin biletleme işlemini karşılayabiliyor. Mikro servis mimarisi ise yalnızca ihtiyaç duyulduğunda kaynak kullanarak, enerji tasarrufu sağlıyor. Artık trenlerde yolcu kabul işlemleri, QR kod veya kimlik kartıyla saniyeler içinde gerçekleştiriliyor. Bu sayede, yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi. Toplam bilet satışlarımızın 2025'te yüzde 45'i mobil uygulama, yüzde 24'ü web sitesi üzerinden yapıldı. Yüksek hızlı trenlerde ise bilet satışlarının yaklaşık yüzde 90'ı dijital kanallar aracılığıyla gerçekleşti."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/2-28042026b5709f72.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/demir-yollarinda-yolcu-ta-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kisrak-4x4-hayat-kurtaracak-273827</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KISRAK 4x4 hayat kurtaracak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Güvenlik güçlerinin en zorlu koşullardaki lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geliştirilen yüksek performanslı araçlar SAHA 2026'da tanıtılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KISRAK 4x4 hayat kurtaracak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs'ta İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.</p><p>Koluman Otomotiv, SAHA 2026'da operasyonel verimliliği ve personel güvenliğini odağına alan DERMAN ve KISRAK araçlarının iki farklı segmentini tanıtacak.</p><p>Bu kapsamda, DROPS ve Zırhlı AKTAN konseptleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde aktif görevde bulunan DERMAN aracının çekici versiyonu 8x8 DERMAN Çekici fuarda sergilenecek.</p><p>DERMAN Çekici Araç, ana muharebe tankları ve ağır paletli askeri platformların nakliyesi için yüksek kapasiteli lojistik destek sağlamak üzere yapılandırıldı.</p><p>Çekici araçta, 625 HP (460 kW) güç üreten OM473 motor kullanılıyor. Ağır yükler altında kalkış ve seyir emniyetini artırmak amacıyla şanzıman sisteminde Turbo Retarder Kavrama (TRC) teknolojisi yer alıyor.</p><p>250 tona kadar çekme kapasitesine sahip olan platform, 1000 litreyi aşan yakıt deposuyla uzun mesafeli harekat sahalarında ikmal ihtiyacını minimize edecek şekilde tasarlandı.</p><p>Zorlu askeri standartlara cevap verecek şekilde geliştirilen araç, yüzde 60 tırmanma eğimi ve 1200 mm derinliğe kadar sudan geçiş yeteneğiyle arazi koşullarında süreklilik sağlıyor.</p><p>NATO standartlarında karartma ışıkları ve geri görüş kameraları standart olan araç, ihtiyaca göre zırhlı kabin koruması ve KBRN filtrasyon sistemleri ile konfigüre edilebiliyor</p><p><strong>KISRAK İLE STANDART ARAÇLARIN GEÇEMEDİĞİ ARAZİLERDEN TAHLİYE</strong></p><p>Personel taşıyıcı versiyonuyla daha önceki fuarlarda yer alan KISRAK platformu, SAHA 2026'da ilk kez tam donanımlı ambulans konseptiyle sergilenecek.</p><p>Araç, 330 HP (240 kW) motor ve Allison 3500 SP tam otomatik şanzımanla donatıldı. Portal aks yapısı sayesinde 520 milimetre karın altı yüksekliğine ulaşan KISRAK Ambulans, standart araçların geçemediği engebeli arazilerde tahliye imkanı sunuyor. Yaralı nakli sırasında kritik önem taşıyan sarsıntı yönetimi için araçta helezon yaylı süspansiyon sistemi tercih ediliyor.</p><p>Araç ana motorundan bağımsız çalışabilen iklimlendirme sistemine sahip platform, 5 personel ve 2 yatan hasta kapasitesi barındırıyor. NATO standartlarıyla uyumlu raylı yükleme sistemine sahip sedye yapısı bulunan araçta, canlandırma ünitesi, oksijen destek sistemi, çeşitli tıbbi müdahale kitleri ve yanmaz malzemeden imal edilen ecza depolama alanları yer alıyor.</p><p><strong>YENİ İŞBİRLİKLERİ VE KÜRESEL PAZAR HEDEFİ</strong></p><p>Koluman Otomotiv, SAHA 2026'yı sadece ürün sergileme alanı değil, stratejik hedeflerin gerçekleştirileceği bir platform olarak değerlendiriyor.</p><p>Şirket, DERMAN ve KISRAK platformlarının ihracat potansiyelini Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya başta olmak üzere müttefik ülkelerle somut işbirliklerine dönüştürmeyi hedefliyor.</p><p>KISRAK Ambulans örneğinde olduğu gibi "tek platformda çoklu görev" yeteneğini vurgulamayı planlayan Koluman, fuar süresince yabancı askeri heyetler ve satın alma komisyonlarıyla teknik görüşmeler yapacak.</p><p>Savunma sanayisi ekosistemindeki alt üreticilerle yerlilik oranlarını artıracak AR-GE ortaklıkları üzerine istişarelerde bulunacak şirket, sahadan alınan geri bildirimlerle yeni nesil araç tasarımları için veri toplayacak.</p><p>Firma ayrıca, araç yaşam döngüsü yönetimindeki profesyonel yaklaşımını uluslararası arenada bir kez daha vurgulayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kisrak-4x4-hayat-kurtarac-279_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/marketlerde-eksi-mayali-ekmekte-sahtecilik-uyarisi-iste-dikkat-edilmesi-gerekenler-273826</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marketlerde ekşi mayalı ekmekte sahtecilik uyarısı! İşte dikkat edilmesi gerekenler]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Marketlerde satılan ekşi mayalı ekmeklerin çoğu, beklenen geleneksel fermantasyon sürecinden geçmeden raflara çıkıyor. Uzman şefler, gerçek ekşi mayalı ekmeğin nasıl anlaşılacağı konusunda tüketicilere önemli uyarılarda bulundu. İçerik listesi ve kullanılan maya türü, ekmeğin otantik olup olmadığını belirlemede kritik rol oynuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marketlerde ekşi mayalı ekmekte sahtecilik uyarısı! İşte dikkat edilmesi gerekenler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde market raflarında yer alan ekşi mayalı ekmeklerin birçoğunun, geleneksel yöntemlerle üretilmediği ortaya çıktı. Uzman şefler, özellikle büyük marketlerde satılan ekşi mayalı ekmeklerin çoğunda ticari maya kullanıldığını ve gerçek ekşi mayalı ekmeğin ayırt edilmesinin zorlaştığını belirtti. Bu durum, sağlıklı ve doğal ekmek arayışında olan tüketiciler için önemli bir sorun teşkil ediyor. Ekşi mayalı ekmekte olması gereken doğal fermantasyon sürecinin atlanması, hem lezzet hem de sağlık açısından ciddi farklar yaratıyor.</p><h3>Şef Oechsner: 'Gerçek ekşi mayalı ekmek sadece üç ana malzeme içerir'</h3><p>Auguste Escoffier Culinary Arts Okulu'nda fırıncılık ve pastacılık eğitmeni olan Şef John Oechsner, marketlerde satılan ekşi mayalı ekmeklerin çoğunda ticari maya kullanıldığını vurguladı. Oechsner, "Gerçek ekşi mayalı ekmek yalnızca un, su ve tuzdan oluşur" diyerek, içerik listesinde bu üç ana malzemenin dışında çok sayıda katkı maddesi bulunan ürünlerin sahte olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, otantik ekşi mayalı ekmekte kullanılan maya, doğal yolla fermente edilir ve bu süreç ekmeğe özel bir aroma ve doku kazandırır. Oechsner'e göre, bazı üreticiler üretim süresini kısaltmak için çok az miktarda ticari maya ekleyebiliyor. Ancak bu oran genellikle unun ağırlığının yüzde 0.2'sini geçmiyor. Uzmanlar, içerik listesinin dikkatlice incelenmesini ve ekşi mayalı ekmek alırken bu detaya mutlaka bakılmasını öneriyor.</p><h3>Şef Chavez: 'Fermantasyon süreci ekşi mayalı ekmeği benzersiz kılar'</h3><p>Culinary Education Enstitüsü'nden Kıdemli Şef Eğitmeni Stephen Chavez, ekşi mayalı ekmeğin asıl farkının uzun ve zahmetli fermantasyon sürecinden kaynaklandığını söyledi. Chavez, "Un ve suyun doğal olarak fermente edilmesiyle oluşan maya, ekmeğe kendine özgü bir tat ve doku kazandırır" dedi. Bu süreçte ortaya çıkan laktik ve asetik asitler, ekşi mayalı ekmeğin hem lezzetini hem de sindirilebilirliğini artırıyor. Chavez, market raflarında bulunan ve kısa sürede üretilen ekmeklerin genellikle bu doğal fermantasyon sürecinden geçmediğini, bunun da ekmeğin hem besin değerini hem de aromasını olumsuz etkilediğini belirtti. Tüketicilere, ekşi mayalı ekmek alırken içerik listesini incelemeleri ve kısa içerikli, doğal ürünleri tercih etmeleri tavsiye edildi.</p><p>Uzmanların uyarılarına göre, ekşi mayalı ekmek alırken içerik listesini kontrol etmek en güvenilir yöntem olarak öne çıkıyor. Un, su ve tuz dışında çok sayıda katkı maddesi ya da yüksek oranda ticari maya içeren ürünler, otantik ekşi mayalı ekmekten uzaklaşıyor. Tüketiciler, gerçek ekşi mayalı ekmekten tam anlamıyla faydalanmak için bu ayrıntılara dikkat etmeli ve satın alma tercihlerinde bilinçli hareket etmeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/marketlerde-eksi-mayali-e-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahcede-3-isimle-yollar-ayrildi-yeni-hoca-kim-olacak-273825</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de 3 isimle yollar ayrıldı: Yeni hoca kim olacak?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'de başkan Sadettin Saran ve yönetim kurulu, teknik direktör Domenico Tedesco ile yolları ayırdı. Sportif direktör Devin Özek ve yardımcı Berke Çelebi de görevlerinden ayrıldı. Yeni teknik direktörlük için Aykut Kocaman ve İsmail Kartal isimleri gündemde öne çıkarken, şu an için farklı bir aday ön plana çıkmadı. Kulüpte yeni teknik direktör için karar, başkanlık seçiminden sonra verilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe'de 3 isimle yollar ayrıldı: Yeni hoca kim olacak?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de teknik direktör Domenico Tedesco ile yollar resmen ayrıldı. Kulüp yönetimi, sportif direktör Devin Özek ve yardımcısı Berke Çelebi'nin de görevlerine son verdi. Karar, başkan Sadettin Saran ve yönetim kurulu üyelerinin Samandıra'da gerçekleştirdiği toplantı sonrası alındı. </p><p>Toplantıya finans ve futbol şubesinden sorumlu yöneticiler de katıldı. Yeni teknik direktörlük için Aykut Kocaman ve İsmail Kartal isimleri gündemde öne çıkarken, şu an için farklı bir aday ön plana çıkmadı. Kulüpte yeni teknik direktör için karar, başkanlık seçiminden sonra verilecek. Gelişmeler, kulüpte hem teknik kadroda hem de yaklaşan seçim sürecinde önemli değişikliklerin sinyalini verdi.</p><h3>Sadettin Saran yönetimi: Tedesco dönemi sona erdi</h3><p>Fenerbahçe'de Domenico Tedesco'nun görevine son verilmesi, kulüpte yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Sportif direktör Devin Özek ve yardımcı Berke Çelebi'nin de görevden alınmasıyla, yönetim köklü bir değişim mesajı verdi. Başkan Sadettin Saran ve ekibi, bu kararları akşam saatlerinde yapılan detaylı görüşmelerin ardından açıkladı. Taraftarlar ve camia, bu gelişmelerin ardından yeni teknik direktörün kim olacağına dair beklenti içine girdi.</p><h3>Yeni teknik direktör için karar seçim sonrası</h3><p>Fenerbahçe'de teknik direktörlük görevini geçici olarak Zeki Murat Göle üstlenecek. Kulüpte yeni teknik direktörün belirlenmesi ise başkanlık seçiminden sonraya bırakıldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ismailkartal-28042026b6e95ee0.jpg"/>Aykut Kocaman ve <b>İsmail Kartal </b>isimleri gündemde öne çıkarken, şu an için farklı bir aday ön plana çıkmadı. Yönetim, seçim sonrası süreci yakından takip edeceklerini ve en doğru ismi Fenerbahçe'nin başına getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Taraftarlar ise kulüpteki bu değişimin takıma nasıl yansıyacağını merakla bekliyor.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ismailkartal-28042026e9c5b118.jpg"/><p>Fenerbahçe'de yaşanan bu önemli değişimlerin ardından, gözler başkanlık seçimi ve yeni teknik direktör kararına çevrildi. Kulüp yönetimi, süreci titizlikle yürüteceklerini ve Fenerbahçe'yi başarıya taşıyacak adımlar atacaklarını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/fenerbahcede-3-isimle-yol-842_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-teroru-eski-mossadciyi-da-isyan-ettirdi-yahudi-olmaktan-utaniyorum-273824</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail terörü eski Mossad'çıyı da isyan ettirdi: Yahudi olmaktan utanıyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mossad'ın eski Direktörü Tamir Pardo, Batı Şeria'daki uygulamaları sert sözlerle eleştirerek yaşananları Holokost'a benzetti. Pardo, bu durum karşısında, 'Yahudi olmaktan utanıyorum' ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail terörü eski Mossad'çıyı da isyan ettirdi: Yahudi olmaktan utanıyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail dış istihbarat servisi Mossad'ın eski Direktörü Tamir Pardo, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusu ile Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin yaptıklarını Holokost'a benzeterek, "Yahudi olmaktan utanıyorum." dedi.</p><p>İsrail&#39;in Kanal 13 televizyonunun haberine göre, 2011-2016 yıllarında Mossad Direktörü olarak görev yapan Pardo, İsrail&#39;in Batı Şeria&#39;daki uygulamalarını eleştirdi.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aa-28042026eefe7461.jpg"/><p>&quot;Eski Mossad Direktörü, son dönemde Yahudi terörünün vurduğu Batı Şeria&#39;daki bölgeleri gezdi.&quot; ifadesine yer verilen haberde, Pardo&#39;nun &quot;yağma, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalan Filistinli ailelerle görüştüğü&quot; aktarıldı.<br></p><p>İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusunun ve Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin eylemlerinin Holokost&#39;u hatırlattığına işaret eden Pardo, &quot;Gördüklerim, geçen yüzyılda Yahudilere karşı yapılanları hatırlattı. Utanç duyuyorum.&quot; ifadelerini kullandı.<br></p><p>İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria&#39;da neredeyse hemen her gün Filistinlilere ve mülklerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/b-28042026f15ea374.jpg"/><p>İşgal altındaki Batı Şeria&#39;da Ekim 2023&#39;ten bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırılarında en az 1154 Filistinli hayatını kaybetti, 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi de gözaltına alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/israil-teroru-eski-mossad-940_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-28-nisan-2026-sali-273823</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 28 Nisan 2026 Salı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile “Günün Manşeti”nde “ Türk silahları dünyaya açıldı,20 yılda savunmada dev dönüşüm, Ertan Yıldız'dan Ali Kurt'a yanıt, İzmir'de “Hizmet” başka bahara ” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 28 Nisan 2026 Salı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>TÜRK SİLAHLARI DÜNYAYA AÇILDI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Türkiye, hem Batı'da hem de Doğu'da hem de uluslararası arenada savaş bölgelerinde aktif ve iyi denenmiş makinelere sahip bir ülke. Gurur duymalıyız.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">TÜRK SİLAHLARI DÜNYAYA AÇILDI <br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://twitter.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Türkiye, hem Batı'da hem de Doğu'da hem de uluslararası arenada savaş bölgelerinde aktif ve iyi denenmiş makinelere sahip bir ülke. Gurur duymalıyız. <a href="https://t.co/bs4REykSD3">pic.twitter.com/bs4REykSD3</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049050163566575619?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>ERTAN YILDIZ'DAN ALİ KURT'A YANIT</b></p><p>İBB davasının kilit ismi Ertan Yıldız, eski KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un kendisi hakkında "kaçacağı" yönündeki beyanları üzerine açıklama yaptı: </p><p>"Ali Kurt şımarık çocuk gibidir"</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">ERTAN YILDIZ'DAN ALİ KURT'A YANIT <br><br>İBB davasının kilit ismi Ertan Yıldız, eski KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un kendisi hakkında "kaçacağı" yönündeki beyanları üzerine açıklama yaptı: <br><br>"Ali Kurt şımarık çocuk gibidir" <a href="https://t.co/r4lJt7teum">pic.twitter.com/r4lJt7teum</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049048312947290319?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>İZMİR'DE "HİZMET" BAŞKA BAHARA</b></p><p>24 TV GYY Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç  "Günün Manşeti"nde değerlendirdi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İZMİR'DE "HİZMET" BAŞKA BAHARA<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://twitter.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>) ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://twitter.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>) "Günün Manşeti"nde değerlendirdi. <a href="https://t.co/Zn7ZY5KE9n">pic.twitter.com/Zn7ZY5KE9n</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049050556124082614?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/canli-gunun-manseti-24-tv-411_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasa-astronotu-christina-kochun-ay-yolculugu-sonrasi-denge-mucadelesi-273822</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA astronotu Christina Koch'un Ay yolculuğu sonrası denge mücadelesi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA astronotu Christina Koch, Ay etrafında gerçekleştirdiği 10 günlük yolculuğun ardından Dünya'ya döndükten sonra denge sorunları yaşadığını açıkladı. Koch'un paylaştığı video, uzay yolculuğunun insan vücudu üzerindeki etkilerini bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA astronotu Christina Koch'un Ay yolculuğu sonrası denge mücadelesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın deneyimli astronotu Christina Koch, Ay etrafında tamamladığı on günlük uzay görevinin ardından Dünya'ya döndüğünde yaşadığı denge kaybıyla gündeme geldi. Koch, inişten bir hafta sonra sosyal medyada paylaştığı videoda, gözleri kapalı şekilde yürümeye çalışırken yaşadığı zorlukları gözler önüne serdi. Uzun süreli mikrogravite ortamında kalmanın insan vücudu üzerindeki etkileri, özellikle de denge hissi üzerindeki olumsuz sonuçları, bu görüntülerle bir kez daha tartışma konusu oldu.</p><h3>Christina Koch: 'Yerçekimine alışmak zaman alıyor'</h3><p>Christina Koch, Pasifik Okyanusu'na iniş yaptıktan bir hafta sonra Instagram hesabında paylaştığı kısa videoda, gözleri kapalıyken bir ayağını diğerinin önüne koymakta zorlandığını gösterdi. Koch, "Sanırım tekrar sörf yapmak için bir dakika bekleyeceğim" notunu da ekledi. Astronot, mikrogravite ortamında geçirilen sürenin ardından Dünya'nın yerçekimine uyum sağlamanın kolay olmadığını vurguladı. Uzayda uzun süre kalan astronotlarda, vestibüler sistemin yeterince işlev gösterememesi nedeniyle denge kaybı ortaya çıkıyor. Koch, "İnsanlar mikrogravitede yaşarken, beynimize hareket ettiğimizi bildiren vestibüler sistemler doğru çalışmaz. Dünya'ya döndüğümüzde, görsel ipuçlarına daha fazla bağımlı hale geliyoruz" açıklamasını yaptı. Bu durumun, baş dönmesi ve denge bozuklukları gibi nörolojik sorunların tedavisinde yeni yaklaşımlara ışık tutabileceğini belirtti.</p><h3>NASA ve ESA astronotlarından benzer deneyimler</h3><p>Christina Koch'un yaşadıklarına benzer şekilde, Avrupa Uzay Ajansı'ndan Andreas Mogensen ve NASA astronotu Jasmin Moghbeli de uzay görevlerinin ardından denge sorunları yaşadıklarını ifade etti. Mogensen, "Gözler kapalıyken düz bir çizgide yürümek neredeyse imkansızdı" diyerek yaşadığı zorluğu anlattı. Moghbeli ise, "İlk iki gün boyunca dengesiz hissettim, başımı tutmaktan boynum çok yoruldu" sözleriyle yaşadığı süreci aktardı. Uzay yolculuğunda mikrogravitenin kemik sağlığı, optik sinirler ve DNA üzerinde de etkileri bulunduğu biliniyor. Astronotlar, bu etkileri azaltmak için uzayda yoğun egzersiz programları uygulasa da, Dünya'ya döndüklerinde denge hissini tamamen geri kazandıracak kesin bir yöntem henüz bulunamadı. Christina Koch, daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaklaşık bir yıl geçirmiş deneyimli bir isim olarak, bu tür etkilerin uzun vadeli sonuçlarına da dikkat çekti.</p><p>Uzay yolculuklarının insan sağlığı üzerindeki etkileri, Christina Koch'un son Ay göreviyle yeniden gündeme taşındı. NASA ve diğer uzay ajansları, astronotların Dünya'ya döndükten sonra yaşadığı denge kaybı ve diğer sağlık sorunlarını azaltacak yeni yöntemler üzerinde çalışıyor. Uzmanlar, bu bulguların yalnızca uzay yolculuğu yapanlar için değil, Dünya'da baş dönmesi ve denge sorunları yaşayan hastaların tedavisinde de yol gösterici olabileceğini vurguluyor. Koch'un paylaştığı video, uzay araştırmalarının insan vücudu üzerindeki etkilerini anlamak açısından önemli bir örnek oluşturdu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nasa-astronotu-christina--149_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273821</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kurban-bagisi-yapmak-isteyenler-dikkat-dolandiricilarin-hedefi-olmayin-273821</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurban bağışı yapmak isteyenler dikkat! Dolandırıcıların hedefi olmayın]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte internetten kurban bağışı yapmak isteyen tüketiciler, çeşitli dolandırıcılık girişimlerinin hedefi haline geliyor. Uzmanlar, güvenilir dernek veya vakıfların isimleri kullanılarak sahte bağış siteleri oluşturulduğunu belirterek, sahte internet sitesi bağlantılarına karşı uyarıyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurban bağışı yapmak isteyenler dikkat! Dolandırıcıların hedefi olmayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, güvenilir dernek veya vakıfların isimleri kullanılarak sahte bağış siteleri oluşturulduğunu belirterek, tüketicileri sahte internet sitesi bağlantılarına karşı uyarıyor.</p><p>Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla bağışların da öne çıktığını belirterek, "İnternet siteleri kopyalanarak tüketicilerin dolandırılmasında şimdi de kurban bağışıyla ilgili kamuoyunun yakından bildiği vakıf ve derneklerin sitelerinin kopyalanarak tüketicilerin dolandırılması olasılığı söz konusu." dedi.</p><p>Kurban bağışlarının internet ortamında kredi kartı bilgisi ya da IBAN'a havale yöntemiyle yapıldığını dile getiren Deniz, "Tüketicinin internet arama motorlarında herhangi bir dernek veya vakıf ismini arattığında karşısına ilk çıkan linke tıklamamasını öneriyoruz. Çünkü site kopyalamalarında dolandırıcıların çeşitli yöntemlerle arama motorlarında sahte siteleri ilk sıraya yerleştirebildiklerini biliyoruz. Dolayısıyla ilk çıkan linke tıklamamalarını tavsiye ediyoruz." diye konuştu.</p><p>Deniz, kurban bağışı yapılacak dernek veya vakfın iletişim bilgilerine ulaşılarak teyit edilmesinin önemine işaret ederek, tüketicilerin imkanı varsa bizzat dernek veya vakıfa giderek bağış yapmalarını önerdi.</p><p><strong>"KİŞİSEL VERİLERİMİZİ ELE GEÇİRİYORLAR"</strong></p><p>Tüketici Konfederasyonu Siber Güvenlik Komisyonu Başkanı Muharrem Baki de "Bir internet sitesinin birebir kopyasını yapmak çok basit. Ancak bir sitenin linkinin aynısını yapmak mümkün değil. Bir siteye girdiğinizde ilk dikkat edilmesi gereken yer linki." ifadesini kullandı.</p><p>İnternet sitesi bağlantılarının yanı sıra ödeme yöntemlerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Baki, güvenli ödeme sistemlerinin önemine işaret etti.</p><p>Baki, dolandırıcıların önceden telefon ya da kısa mesajla iletişime geçtiğini hatırlatarak şöyle dedi:</p><p>"Artık dijital ortamda dolandırmak çok daha kolay. Bunu da vatandaşlarımızın unutmaması gerekiyor. Dolandırıcılar sürekli çalışıyor. Sadece dönem dönem o an gündemde ne varsa onu kullanıyorlar. Şimdi yakın zamanda Kurban Bayramı olduğu için onun uyarısında bulunuyoruz. Ancak her zaman bu tehlikelerle karşı karşıyayız.</p><p>Kişisel verilerimizi ele geçirip, bize bir yetkiliymiş gibi ulaşıp detaylı bilgilerimizi verebilirler. Anne, baba adı, hesap, banka bilgileri gibi kimsenin bilemeyeceği konuları bile biliyor olabilirler. O yüzden birinin size detaylı bilgiyle gelmesi o kişinin doğrudan yetkili kişi veya devlet kuruluşundan iletişime geçtiği anlamına gelmiyor."</p><p>Dolandırıcıların arama motorlarındaki reklamları aktif şekilde kullandığını söyleyen Baki, "Dernek, vakıflar da vatandaşlara ulaşmak için reklamları kullanıyor. Reklamla gelenlere doğrudan dolandırıcı demek yanlış olur. Doğrudan bir hedefimiz varsa bir internet sitesine gireceksek reklama değil kendi sitesine tıklamalıyız. Reklama tıklamamakta fayda var, çünkü aldatılma ihtimalimiz daha yüksek." diye konuştu.</p><p>Baki, tüketicilerin dolandırıcılık faaliyetiyle karşı karşıya kaldığında ilk aşamada bankayla iletişime geçmesi gerektiğini belirterek, "Ayrıca bu kurumların reklamını verdiği yerlere şikayet etmeliyiz ki başka vatandaşlar da sıkıntı yaşamasın. Ancak mağduriyet büyükse ve dolandırıcılık sınıfına girecek seviyedeyse orada resmi olarak şikayette bulunulması gerekmektedir." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kurban-bagisi-yapmak-iste-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rus-superyat-nord-hurmuz-bogazindan-ablukaya-ragmen-gecti-273820</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rus süperyat Nord, Hürmüz Boğazı'ndan ablukaya rağmen geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rus milyarder Alexey Mordashov ile bağlantılı olan ve değeri 500 milyon doları aşan Nord isimli süperyat, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve artan bölgesel gerilime rağmen Dubai'den Umman'ın başkenti Maskat'a geçti. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve küresel enerji arzı açısından kritik önemde olduğu vurgulanırken, bu geçiş uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rus süperyat Nord, Hürmüz Boğazı'ndan ablukaya rağmen geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yakın çevresinde yer alan iş insanı Alexey Mordashov ile bağlantılı lüks yat Nord, Hürmüz Boğazı'nda devam eden ablukaya rağmen geçtiğimiz hafta sonu Dubai'den ayrılarak Umman'ın başkenti Maskat'a ulaştı. 142 metre uzunluğundaki süperyatın bu kritik geçişi, bölgedeki artan tansiyon ve deniz taşımacılığındaki kısıtlamalar nedeniyle dünya gündemine oturdu. Uluslararası yaptırımların hedefindeki Mordashov'un yatı, son aylarda Hürmüz Boğazı'ndan geçebilen nadir özel gemilerden biri oldu.</p><h3>Nord'un Hürmüz Boğazı'ndan geçişi enerji piyasasını etkiledi</h3><p>Hürmüz Boğazı, küresel ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği, dünyanın en önemli deniz yollarından biri olarak biliniyor. Son dönemde ABD ile İran arasında yaşanan gerginlikler, boğazdaki deniz trafiğini ciddi şekilde azalttı. Özellikle Körfez kanalında savaş öncesine kıyasla sefer sayılarında gözle görülür bir düşüş yaşanırken, bu durum küresel petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Brent petrolünün varil fiyatı geçtiğimiz Pazartesi günü 109 dolara kadar çıktı. Nord'un bu kritik bölgede gerçekleştirdiği geçiş, enerji piyasasındaki dalgalanmaların yanı sıra, bölgedeki güvenlik risklerine ve jeopolitik gelişmelere de dikkat çekti. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen her büyük geminin, uluslararası ticaret ve enerji arzı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.</p><h3>Putin ve İran'dan stratejik yakınlaşma mesajı</h3><p>Rusya ile İran arasında son dönemde artan diplomatik temaslar, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle paralel biçimde ilerliyor. Geçtiğimiz hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ilişki öne çıkarılırken, Araghchi sosyal medya hesabında Putin ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile el sıkıştığı fotoğrafları paylaştı. Araghchi, "Son olaylar, stratejik ortaklığımızın gücünü bir kez daha kanıtladı. Rusya'nın diplomasiye verdiği desteği memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerini kullandı. Putin ise İran halkının Amerikan ve İsrail baskısına karşı kararlı duruşunu övdü. Bu açıklamalar, bölgedeki ittifakların ve denge arayışlarının yeni bir boyut kazandığına işaret etti.</p><h3>Mordashov'un yatı Nord, batı yaptırımlarına rağmen yolculuğunu sürdürüyor</h3><p>Nord isimli süperyat, resmi kayıtlarda Alexey Mordashov'un eşi tarafından sahip olunan bir şirkete ait görünüyor. Değeri 500 milyon doları aşan ve yüzme havuzu, denizaltı ile helikopter pisti gibi lüks donanımlara sahip olan yat, batılı ülkelerin Rusya'ya uyguladığı yaptırımlara rağmen şimdiye kadar el konulmadı. Mordashov, çelik devi Severstal'ın başkanı olarak biliniyor ve Forbes'a göre yaklaşık 37 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin isimleri arasında yer alıyor. Hong Kong ve Maldivler gibi ülkeler, batılı otoritelerin varlık dondurma çağrılarına rağmen Nord'a müdahale etmedi. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş sırasında Mordashov'un yatın içinde olup olmadığı ise bilinmiyor. Yatın bu kritik geçişi, uluslararası yaptırımların etkinliği ve denizcilik güvenliği açısından da tartışma yarattı.</p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki ablukaya rağmen gerçekleşen bu geçiş, hem enerji piyasasında hem de uluslararası ilişkilerde dikkatle izleniyor. Nord'un rotası ve Rusya-İran ilişkilerindeki gelişmeler, önümüzdeki dönemde bölgedeki dengeleri etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/rus-superyat-nord-hurmuz--548_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kuantum-fiziginde-dev-adim-elektron-geometrisi-tarihte-ilk-defa-kaydedildi-273819</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuantum fiziğinde dev adım! Elektron geometrisi tarihte ilk defa kaydedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[MIT öncülüğünde gerçekleştirilen uluslararası bir araştırma ekibi, elektronun şeklinin ilk kez doğrudan ölçülmesini sağlayarak kuantum fiziğinde yeni bir dönem başlattı. Bu çığır açan gelişme, özellikle elektron geometrisinin anlaşılması ve yeni nesil elektronik cihazların tasarımı açısından büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuantum fiziğinde dev adım! Elektron geometrisi tarihte ilk defa kaydedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Massachusetts Institute of Technology (MIT) liderliğinde yürütülen uluslararası bir bilim ekibi, elektronun bir katı madde içindeki şeklinin doğrudan ölçülmesini başardı. Bu gelişme, kuantum fiziğinde uzun süredir cevap aranan bir sorunun yanıtlanmasını sağladı ve elektronun geometrisinin ilk kez gözlemlenmesiyle bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. MIT'nin önde gelen fizikçilerinden Riccardo Comin'in başkanlık ettiği ekip, bu tarihi başarıya, farklı üniversitelerle iş birliği yaparak ve gelişmiş deneysel teknikler kullanarak ulaştı. Araştırma, özellikle elektronların farklı malzemeler içindeki davranışlarının daha iyi anlaşılmasına ve yeni teknolojilerin geliştirilmesine zemin hazırlıyor.</p><h3>Riccardo Comin ve ekibi: Elektron şekli ölçümünde ilk başarı</h3><p>Çalışmanın liderliğini üstlenen Riccardo Comin, MIT'de 1947 sınıfı Kariyer Geliştirme Doçenti olarak görev yapıyor. Comin ve ekibi, daha önce mümkün olmayan yeni bilgileri elde etmek için özel bir plan geliştirdi. Ekip üyelerinden Mingu Kang, araştırmanın büyük bölümünü MIT laboratuvarlarında yürüttü ve ardından çalışmalarını Cornell Üniversitesi'nde sürdürdü. Elektron şekli, onlarca yıldır teorik olarak tartışılan ancak doğrudan ölçülemeyen bir kavramdı. Bu başarı, kuantum bilgi bilimi ve elektronik üretimi gibi alanlarda önemli etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Comin, "Daha önce erişilemeyen gerçek verilere ulaşarak, elektronun kuantum geometrisini gözlemlemeyi başardık" ifadelerini kullandı. Bu gelişme, malzeme bilimi ve elektronik mühendisliği alanlarında devrim niteliğinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kagome metallerde elektron geometrisi: ARPES ile tarihi ölçüm</h3><p>Bilim insanları, elektronların davranışını ve dalga fonksiyonlarını anlamak için yıllardır çeşitli yöntemler denedi. Ancak, elektronların yalnızca noktasal parçacıklar değil, aynı zamanda karmaşık dalga fonksiyonlarına sahip olduğu biliniyor. Bu dalga fonksiyonları, yüksek boyutlu alanlarda karmaşık şekiller veya yüzeyler oluşturabiliyor. Araştırma ekibi, açı çözümlemeli fotoelektron spektroskopisi (ARPES) isimli ileri bir teknik kullanarak, elektronların ışıkla etkileşimi sırasında ortaya çıkan ayrıntılı verileri topladı. ARPES yöntemi, kristale gönderilen foton ışınının elektronları dışarı çıkarması ve bu elektronların açılarının hassas biçimde ölçülmesi esasına dayanıyor. Özellikle kagome metaller olarak bilinen ve üçgenlerin birbirine kenetlendiği özel bir atomik yapıya sahip malzemelerde yapılan bu ölçümler, elektronların geometrik davranışlarını ilk kez doğrudan ortaya koydu. Kagome metallerdeki bu özel yapı, elektronların neden alışılmadık şekillerde hizalandığını ve süperiletkenlik gibi olağanüstü özellikler gösterdiğini açıklamada anahtar rol oynuyor.</p><h3>Kuantum geometrisi ve elektronik teknolojilerde yeni ufuklar</h3><p>Elektron şeklinin ölçülmesi, yalnızca temel bilim açısından değil, aynı zamanda pratik uygulamalar bakımından da büyük önem taşıyor. Kuantum geometrisi, elektronların bir malzeme içinde nasıl etkileştiğini, çiftleştiğini ve alışılmadık davranışlar sergilediğini belirleyen temel faktörlerden biri. Örneğin, süperiletkenlik gibi özellikler, elektronların belirli geometrik düzenler oluşturmasıyla doğrudan bağlantılı. Bilim insanları, elektron geometrisinin hassas biçimde kontrol edilmesiyle, enerji kaybı minimum olan elektronik cihazlar ve yeni nesil kuantum bilgisayarlar geliştirmeyi hedefliyor. Elektron şekli üzerindeki bu kontrol, özellikle enerji verimliliği açısından kritik bir rol üstleniyor. Elektronun geometrik özelliklerinin anlaşılması, gelecekte çok daha güçlü ve verimli elektronik bileşenlerin tasarlanmasına imkan tanıyacak.</p><h3>ARPES tekniğiyle bir milyarda bir inç hassasiyetinde ölçüm</h3><p>ARPES yöntemi, bilim insanlarına kristal yapıların içindeki elektronların hareketini ve oluşturduğu şekilleri yüksek hassasiyetle inceleme fırsatı veriyor. Bu teknik sayesinde, malzeme içindeki elektronların açıları, spinleri ve geometrik düzenleri detaylı biçimde analiz edilebiliyor. Elde edilen veriler, kristal içindeki elektronların hareketini ve enerji paylaşımını yeniden yapılandırmaya olanak sağlıyor. ARPES'in sağladığı bu benzersiz pencere, bir milyarda bir inçten daha küçük ölçeklerde gerçekleşen kuantum olaylarının doğrudan gözlemlenmesine imkan tanıyor. Ancak bu ölçümler, son derece hassas ekipmanlar ve özel laboratuvar koşulları gerektiriyor. Araştırma ekibi, bu zorluklara rağmen, elektron şekli üzerinde yapılan ilk doğrudan ölçümle bilim dünyasında büyük bir başarıya imza attı.</p><h3>Küresel işbirliği ve pandemi sürecinin etkileri</h3><p>Elektron şekli araştırması, farklı ülkelerden kurumların ortaklığıyla yürütüldü. MIT'nin yanı sıra Cornell Üniversitesi ve diğer uluslararası araştırma merkezlerinden gelen bilim insanları, teorik ve deneysel uzmanlıklarını birleştirdi. Ekip, kagome metalinin elektronik yapısını tasarlayarak sentezledi ve ARPES ile ölçümler gerçekleştirdi. Pandemi dönemi, bazı ekip üyelerinin uzaktan çalışmasına neden oldu. Buna rağmen, laboratuvarlarda görev alan araştırmacılar yeni roller üstlendi ve çalışmanın ilerlemesini sağladı. Bu süreç, teori ile deneyin yakın ilişkisini ve kolektif çalışmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Uluslararası işbirliği, bu tür zorlu ve yenilikçi projelerin hayata geçirilmesinde belirleyici bir faktör olarak öne çıktı.</p><h3>Elektron şekli: Geleceğin teknolojileri için anahtar</h3><p>Kuantum geometrisi, klasik matematikte alışık olunan şekillerden çok daha karmaşık ve zengin formlar içeriyor. Elektronun dalga fonksiyonu, sıradan bir daire ya da küre yerine, yüksek boyutlarda bükülen, döngü oluşturan ve karmaşık desenler sergileyen bir yapıya sahip. Bu şekillerin gerçek malzeme içinde gözlemlenmesi, uzun süredir teorisyenlerin öngördüğü tahminleri doğruluyor. Artık, bu teorik yapıların gerçek ve ölçülebilir sonuçları olduğu kesinleşti. Bilim insanları, elektron geometrisinin ölçülmesiyle birlikte, gelecekte daha iddialı deneyler ve yeni malzeme araştırmalarına yönelmeyi planlıyor. Özellikle egzotik özellikler gösteren yeni nesil malzemelerin keşfi ve geliştirilmesi için bu bulgular büyük bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.</p><h3>Gelecek adımlar ve potansiyel uygulamalar</h3><p>Araştırmacılar, ARPES gibi ileri teknikleri geliştirerek, kuantum geometrisinin iletkenlik, manyetizma ve diğer pratik özellikler üzerindeki etkilerini daha detaylı incelemeye hazırlanıyor. Elektron şekli üzerindeki manipülasyonun, elektronların daha senkronize ve işbirlikçi bir davranış sergilemesini sağlayıp sağlamayacağı da merak konusu. Bu tür senkronizasyon, özellikle kuantum sensörleri ve bellek elemanları gibi çok sayıda elektronu aynı anda kontrol etmeye dayanan teknolojiler için kritik önemde. Uzmanlar, elektron geometrisinin anlaşılmasıyla birlikte, daha önce ölçülemeyen kuantum özelliklerinin ortaya çıkarılacağı ve yeni nesil elektronik bileşenlerin geliştirilmesinin mümkün olacağı görüşünde. Her yeni bulgu, malzeme araştırmacılarını geleceğin teknolojileri için bir adım daha ileri taşıyor. Elektron şekli, küçüklüğüne rağmen, teknolojinin geleceğini şekillendirme konusunda büyük sırlar barındırıyor.</p><p>Sonuç olarak, MIT ve iş birliği içindeki araştırmacıların elektron şekli üzerindeki bu tarihi ölçümü, kuantum fiziği ve elektronik teknolojilerde devrim niteliğinde bir dönemin kapılarını aralıyor. Elektron geometrisinin anlaşılması, hem temel bilimde hem de ileri teknolojilerde çığır açacak yeni gelişmelerin önünü açıyor. Bilim dünyası, bu önemli keşfin yol açacağı yenilikleri ve uygulamaları yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kuantum-fiziginde-dev-adi-983_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/samanyolunun-arkasinda-gizlenen-vela-banzi-superkumesi-bilim-dunyasini-sasirtti-273818</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samanyolu'nun arkasında gizlenen Vela-Banzi süperkümesi bilim dünyasını şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Samanyolu'nun arkasında bugüne kadar gözden kaçan devasa bir kozmik yapı olan Vela-Banzi süperkümesini keşfederek evrenin haritasını yeniden şekillendiriyor. Bu keşif, galaksimizin ötesinde neler bulunduğuna dair bildiklerimizi sorgulatırken, kozmik mimarinin gizli bölgelerine ışık tutuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samanyolu'nun arkasında gizlenen Vela-Banzi süperkümesi bilim dünyasını şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astronomlar, Samanyolu galaksisinin yoğun yıldız ve toz diskinin arkasında bugüne kadar gizli kalan devasa bir kozmik yapıyı gün yüzüne çıkardı. Vela-Banzi adı verilen bu yeni süperküme, yaklaşık 800 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alıyor ve evrende şimdiye kadar haritalanan en büyük yapılar arasında gösteriliyor. Son araştırmalar, bu muazzam oluşumun, galaksimizin oluşturduğu doğal engelin hemen arkasında, 'Kaçınma Bölgesi' olarak adlandırılan ve doğrudan gözlemin son derece güç olduğu bir alanda yer aldığını ortaya koydu. Bilim insanları, Vela-Banzi'nin keşfiyle birlikte evrendeki madde dağılımı ve büyük ölçekli kozmik mimari anlayışının kökten değişebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Astronomlar: Vela-Banzi Samanyolu'nun ötesinde yeni bir dev ortaya çıkardı</h3><p>Vela-Banzi süperkümesi, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Yıllar boyunca Samanyolu'nun yoğun yıldız diski, galaksimizin ötesindeki kozmik yapıları adeta perdelemişti. Ancak son analizler, yaklaşık 300 milyon ışık yılı boyunca uzanan ve Samanyolu'ndan 3.000 kat daha geniş olan bu devasa süperkümeyi ortaya koydu. Bölgede en az 20 galaksi kümesi tespit edildi ve her bir küme, yerçekimiyle birbirine bağlı yüzlerce galaksi içeriyor. Araştırmacılar, Vela-Banzi'nin toplam kütlesinin yaklaşık 30 katrilyon Güneş'e eşit olduğunu belirtti. Bu büyüklük, Vela-Banzi'yi sadece yakın evrendeki en büyük yapılardan biri haline getirmekle kalmıyor, aynı zamanda Lani&#257;kea ve Shapley gibi bilinen dev süperkümelerle kıyaslanabilir bir konuma taşıyor. Özellikle kütlenin büyük kısmının iki dev çekirdek etrafında toplandığı ve bu çekirdeklerin birbirine doğru hareket ettiği tespit edildi. Bu durum, süperkümelerin zaman içinde nasıl büyüdüğüne ve birleştiğine dair bilim insanlarına eşsiz bir pencere sunuyor. Vela-Banzi adı ise, keşfin geniş çaplı bir açığa çıkış anlamı taşıdığı Xhosa dilinden türetildi.</p><h3>MeerKAT teleskobu ve kırmızıya kayma ölçümleriyle Vela-Banzi'nin sınırları çizildi</h3><p>Samanyolu'nun oluşturduğu kozmik engel, astronomların galaksimizin ötesini doğrudan gözlemlemesini uzun yıllar boyunca zorlaştırdı. Galaksinin yoğun yıldız ve toz tabakası, 'Kaçınma Bölgesi' olarak bilinen alanı adeta bir kör noktaya dönüştürdü. Araştırmacı Renee Kraan-Korteweg, galaktik düzlemin yoğunluğunun gözlemi imkânsız hale getirdiğini vurguladı. Ancak bilim insanları, bu engeli aşmak için yaklaşık 65.000 galaksiye ait mesafe ölçümünü, 8.000 yeni kırmızıya kayma gözlemiyle birleştirdi. Kırmızıya kayma verileri, galaksilerin uzaydaki hareketleri ve uzaklıkları hakkında kritik bilgiler sundu. Güney Afrika'da bulunan MeerKAT radyo teleskobu, galaksilerdeki hidrojen gazından yayılan radyo sinyallerini tespit ederek, toz bulutlarının engellediği bölgelerde bile gözlem imkânı sağladı. Yaklaşık 2.000 kırmızıya kayma ölçümü doğrudan MeerKAT'tan elde edildi. Bu sayede, Vela-Banzi'nin sınırları ve iç yapısı, daha önce hiç olmadığı kadar ayrıntılı biçimde haritalandı. Her ne kadar henüz tam bir harita ortaya çıkmamış olsa da, bu veriler süperkümenin gerçek ölçeğini ve karmaşıklığını anlamada önemli bir temel oluşturdu.</p><h3>Vela-Banzi'nin keşfi kozmik haritalamayı nasıl etkiliyor?</h3><p>Vela-Banzi süperkümesinin tanımlanması, evrenin büyük ölçekli yapılarının anlaşılması açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Süperküme gibi devasa oluşumlar, kozmoloji modellerinin sınanmasında ve evrenin kökeni ile evriminin anlaşılmasında temel rol oynuyor. Bilim insanları, bu tür yapılar sayesinde maddenin evrende nasıl dağıldığını ve mevcut teorilerin gerçekliği ne ölçüde yansıttığını test edebiliyor. arXiv'de yayımlanan son çalışma, kozmik yapıların sadece boyutunun değil, aynı zamanda hareketlerinin de ölçülmesinin gerekliliğine dikkat çekiyor. Araştırmacı Kraan-Korteweg, "Birini anlamak için diğerini bilmemiz gerekiyor" diyerek, hem büyüklük hem de dinamiklerin birlikte değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Vela-Banzi'nin keşfi, evrenin büyük bölümünün aslında gözlemlenemeyen engellerin arkasında saklı olduğunu da gösteriyor. Bu durum, radyo astronomisinin sunduğu yeni olanaklarla birlikte, bilim insanlarının kozmik bulmacanın eksik parçalarını tamamlamasına katkı sağlıyor.</p><h3>Gizli evrenin sırları: Vela-Banzi ve ötesi</h3><p>Her ne kadar Vela-Banzi'nin haritası büyük ölçüde ortaya çıkarılmış olsa da, süperkümenin tamamı henüz tam anlamıyla aydınlatılmış değil. Tüm galaksiler güçlü radyo sinyalleri yaymadığı için, bazı bölgelerin gözlemlenmesi hâlâ büyük zorluklar içeriyor. Bilim insanları, gelecekte daha hassas teleskopların geliştirilmesiyle, Vela-Banzi'nin ve benzeri dev yapılarının daha ayrıntılı biçimde incelenebileceğini düşünüyor. Bununla birlikte, bazı kısımların kalıcı olarak gizli kalma ihtimali de bulunuyor. Elde edilen ilerleme, Kaçınma Bölgesi'nin daha derinlemesine araştırılmasına imkân tanırken, astronomların Vela-Banzi ile boy ölçüşebilecek yeni gizli süperküme adaylarını keşfetmesini de mümkün kılıyor. Her yeni bulgu, evrenin haritasını daha eksiksiz bir hale getiriyor ve bilim insanlarını kozmik mimarinin tam resmine biraz daha yaklaştırıyor. Vela-Banzi'nin açığa çıkışı, evrenin en iyi incelenen bölgelerinde bile hâlâ büyük sırlar barındırabileceğini gösteriyor. Gözlem teknolojilerindeki her gelişme, evrenin gizli yapılarının daha fazlasını gün yüzüne çıkarıyor ve insanlığın kozmik konumunu yeniden değerlendirmesini sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Vela-Banzi süperkümesinin keşfi, Samanyolu'nun arkasındaki kozmik engellerin ötesinde nelerin bulunduğunu anlamamızda yeni bir dönem başlattı. Bu devasa yapı, evrenin büyük ölçekli mimarisine dair bildiklerimizi derinden etkilerken, gelecekte yapılacak keşiflerin de önünü açıyor. Bilim insanları, Vela-Banzi ve benzeri süperkümelerin haritalanmasıyla evrenin daha önce gizli kalan bölgelerine ışık tutmayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/samanyolunun-arkasinda-gi-836_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avrupada-turkiye-etkisi-macrondan-yunanistana-askeri-destek-sozu-273817</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa'da Türkiye etkisi: Macron'dan Yunanistan'a askeri destek sözü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa, Türkiye'nin yükselen potansiyeliyle karşı karşıya. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Yunanistan'a askeri destek sözü ve Türkiye'nin açıkladığı yeni teşvik paketi, kıtada büyük bir ayrışmaya yol açtı. Belçika Kraliçesi Mathilde'nin Ankara'ya gerçekleştireceği dev ziyaret, Avrupa'nın Türkiye'ye ilgisini gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa'da Türkiye etkisi: Macron'dan Yunanistan'a askeri destek sözü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa, Türkiye'nin artan etkisiyle birlikte önemli bir yol ayrımına girdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Yunanistan'a askeri destek sözü vermesi ve Lefkoşa'da Türkiye'nin davet edilmediği Orta Doğu Zirvesi'nin düzenlenmesi, kıtanın Türkiye'nin rolü konusunda ciddi bir bölünme yaşadığını ortaya koydu. Türkiye'nin son dönemde açıkladığı yeni teşvik paketi ve uluslararası temasları ise Avrupa'daki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/25/41208573.jpg"/><h3>Macron'un Yunanistan çıkışı Avrupa'da tartışma yarattı</h3><p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Yunanistan'ın Ege'deki egemenliğiyle ilgili bir tehdit oluşması durumunda, Atina'ya askeri destek vereceklerini net bir şekilde açıkladı. Macron'un bu açıklaması, Avrupa ülkeleri arasında Türkiye'ye karşı ortak bir cephe oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor. Özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini sınırlamaya yönelik girişimleri, Fransa'nın da desteğiyle hız kazandı. Lefkoşa'da Türkiye'nin katılımı olmadan toplanan Orta Doğu Zirvesi de bu stratejinin bir parçası olarak öne çıktı. Ancak Avrupa Birliği içinde Türkiye'ye karşı izlenen bu çizgiye itiraz eden ülkeler de bulunuyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in son açıklamaları, Türkiye'nin potansiyelinin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı ve kıtada görüş ayrılıklarının derinleştiğini gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/25/41206348.jpg"/><h3>Türkiye'nin teşvik paketi ve uluslararası temasları Avrupa'nın gündeminde</h3><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı yeni teşvik paketi, Türkiye'nin uluslararası finans ve ticaret merkezi olma hedefini güçlendirdi. Bu kapsamda, Erdoğan'ın BlackRock CEO'su Larry Fink ile gerçekleştirdiği görüşme, küresel yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin arttığını ortaya koydu. BlackRock'un dünya genelinde 9 trilyon doları aşan varlık yönetimi, Türkiye'nin ekonomik projeksiyonlarının uluslararası alanda yankı bulmasını sağladı. Ayrıca, Londra'da İngiltere Dışişleri Bakanı David Cooper ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın imzaladığı Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımların artırılması yönünde önemli bir adım oldu. Londra'nın dünya finans piyasalarındaki lider konumu, Türkiye'nin ekonomik açılımlarını daha da cazip hale getirdi.</p><h3>Belçika Kraliçesi Mathilde'den Ankara'ya kritik ziyaret</h3><p>Belçika Kraliçesi Mathilde, iş insanları ve bakanlardan oluşan 450 kişilik geniş bir heyetle Ankara'ya gelmeye hazırlanıyor. Bu ziyaret, Belçika'nın Türkiye'ye verdiği önemin göstergesi olarak öne çıkıyor. Kraliçe Mathilde'nin, Türkiye'nin yeni teşvik paketini ilk elden değerlendirme ve Belçikalı şirketlerin bu avantajlardan yararlanmasını sağlama amacı taşıdığı belirtiliyor. Belçika'nın başkenti Brüksel'den yapılan açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları, bu ziyaretin sıradan bir diplomatik temasın ötesinde, ekonomik ve stratejik iş birliğinin derinleştirilmesini hedeflediğini ortaya koydu. Ayrıca, Antwerp Limanı'nın Türkiye'ye daha güçlü bağlanması hedefi, Avrupa için yeni bir ticaret merkezi oluşturulmasına katkı sağlayacak.</p><h3>Türkiye'nin merkezde olduğu rekabet: Avrupa'da yeni ticaret yolları</h3><p>Son dönemde Körfez ülkelerinin güvenli liman olma özelliğini kaybetmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, dünya ticaretinin yeni güzergahlar aramasına yol açtı. Bu süreçte, doğu ve batı ekonomilerinin entegrasyonu için iki büyük proje öne çıktı. Birinde Türkiye merkezi bir rol üstlenirken, diğerinde İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın oluşturduğu alternatif ön plana çıktı. Avrupa'nın Türkiye'siz bir entegrasyonu tamamlama çabaları, kıtada tartışmalara neden oldu. Ancak uzmanlar, Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitik avantajların ve ekonomik potansiyelin göz ardı edilmesinin uzun vadede mümkün olmayacağını belirtiyor. Türkiye'nin sunduğu yeni fırsatlar ve teşvikler, Avrupa'nın ekonomik ve siyasi geleceğinde belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.</p><p>Türkiye'nin Avrupa'daki etkisi, son dönemde atılan adımlar ve açıklanan teşvik paketleriyle birlikte hızla artıyor. Fransa'nın Yunanistan'a verdiği askeri destek sözü ve Belçika Kraliçesi'nin Ankara'ya yapacağı büyük çaplı ziyaret, kıtada Türkiye merkezli yeni bir denge arayışını gündeme getirdi. Uzmanlar, Avrupa'nın Türkiye'nin potansiyelini göz ardı ederek uzun süre yol almasının mümkün olmadığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/avrupada-turkiye-etkisi-m-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-disisleri-komisyonu-baskani-oktay-urdunluler-hicaz-demir-yolunu-sabirsizlikla-bekliyor-273816</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: Ürdünlüler Hicaz Demir Yolu'nu sabırsızlıkla bekliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, Ürdün'deki temaslarında yeni Hicaz Demir Yolu projesinin en sıcak gündem ve bu projenin hayata geçirilmesi konusunda büyük sabırsızlık olduğunu gözlemlediklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: Ürdünlüler Hicaz Demir Yolu'nu sabırsızlıkla bekliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdün temasları çerçevesinde, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Ürdün Temsilciler Meclisi Başkanı Mazin el-Kadı, Ürdün Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Heysem ez-Ziyadin ile görüşmeler gerçekleştirdi.</p><p>TBMM Dışişleri Komisyonunda yer alan AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun da Oktay'a temasları sırasında eşlik etti.</p><p>Oktay, Ürdün parlamentosundaki görüşmeleri ve Amman'daki diğer temaslarını AA muhabirine değerlendirdi.</p><p>Bölgedeki son gelişmelerin ve Körfez'deki krizin Hicaz Demir Yolu projesini cazip bir alternatif güzergaha çevirdiğine işaret eden Oktay, "projenin bir ihtiyaçtan da öte gereklilik haline geldiğini" vurguladı.</p><p>Ürdün'deki temaslarında en sıcak gündemin Hicaz Demir Yolu projesi olduğunu aktaran Oktay şunları kaydetti:</p><p>"Hemen hemen tüm görüşmelerimizde; hükümet ve parlamento kanadının yanı sıra sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve üniversiteler dahil görüştüğümüz tüm kesimlerde Hicaz Demir Yolu projesinin Ürdün'de sıcak bir gündem ve bir an önce hayata geçirilmesi noktasında büyük bir sabırsızlık olduğu izlenimi edindik."</p><p><strong>HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ TARİHİ VE MANEVİ AÇIDAN DA SON DERECE KIYMETLİ</strong></p><p>Oktay, Hicaz Demir Yolu projesinin kuzey-güney hattı bağlantısının yanı sıra Çin'den Avrupa'ya kadar bir bağlantıya da ekleneceğini kaydetti.</p><p>Projenin ticari açıdan çok önemli olduğunu vurgulayan Oktay, ayrıca tarihi ve manevi açıdan da son derece kıymetli olduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye, Suriye ve Ürdün güzergahının İskenderun ve Akabe limanları arasındaki bir bağlantıyla farklı bir boyut kazanabileceğine işaret eden Oktay, şöyle devam etti:</p><p>"Türkiye ile Suriye'nin ilişkileri şimdi yeni döneminde ne kadar sıcaksa, Ürdün ve Suriye ilişkileri de bir o kadar sıcak. Amman'dan çıktığınızda Antep'e ulaşmanız, Hatay'a ulaşmanız, altyapının güçlü olduğu bir ortamda kara yoluyla 5-6 saatte çok rahat olabilecek durumda.</p><p>Dolayısıyla Hicaz Demir Yolu'yla bu daha farklı bir boyut kazanacak. İskenderun başta olmak üzere birçok limanımızdan çok hızlı bir şekilde (Kızıldeniz'deki) Akabe Limanı ile bir deniz bağlantısallığı gerçekleştirilebilir."</p><p>Katar, Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye bağlanacak olası bir enerji hattının hem Ürdün hem Türkiye'ye enerji açısından da katkı sunacağını ifade eden Oktay, bu durumun Ürdün'ün de enerji noktasındaki kendi ihtiyaçlarını karşılamasına katkıda bulunacağını söyledi.</p><p>Komisyon Başkanı Oktay, Türkiye'nin enerjide bağlantı noktası olma projesine de ciddi katkı sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"İSRAİL KOMŞULARININ İSTİKRARSIZLIĞI ÜZERİNDEN KENDİNE İSTİKRAR SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR"</strong></p><p>Oktay, İsrail'in Ürdün dahil bölgedeki tüm ülkeleri etkileyen yayılmacı politikası hakkında ise şu ifadeleri kullandı:</p><p>"İsrail'in durmayacağını, komşularına saldırmak için yeni bahaneler üreteceğini, asıl amacının kendi topraklarını ve sınırlarını genişletmek ve komşularının istikrarsızlığı üzerinden kendisine bir güvenlik ve istikrar sağlamak olduğunu görüyoruz."</p><p>İsrail'in bölgedeki politikasında dışarıdan destek aldığını, bölge ve İslam ülkelerinin zaaflarından yararlandığını söyleyen Oktay, "Komşularının istikrarsızlığından istikrar ve güvenlik sağlayacağını düşünen İsrail'in aslında kendi halkına ve kendi güvenliğine zarar verdiğinin bir an önce farkına varması gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"ÜRDÜN'LE SERBEST TİCARET ANLAŞMASI KONUSUNU ISRARLA GÜNDEME GETİRDİK"</strong></p><p>Okay, Türkiye ve Ürdün arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 2 milyar dolar olduğunu hatırlatarak Türk firmaların Ürdün'deki yatırımlarının ciddi rakamlara ulaştığını belirtti.</p><p>Ürdün temasları sırasında serbest ticaret anlaşması konusunu ısrarla gündeme getirdiklerini aktaran Oktay, "Biliyorsunuz daha önce serbest ticaret anlaşması imzalamıştık Ürdün'le. İki ülke arasındaki ticaret hacmindeki dengesizlik dolayısıyla bu durmuştu." dedi.</p><p>Başkan Oktay, "Türkiye'nin ticaret hacmi fazla olabilir ama bu dengeyi gerekirse yatırımlarla kapatmaya çalışalım. Ürdün'deki toplam Türk yatırımları 300 milyon dolar. Şimdi sadece bir firmamız 400 milyon dolarlık Ürdün'e yeni bir yatırım yapacak." diye konuştu.</p><p>Oktay, Ürdün'deki temaslarına dair sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Son derece pozitif bir gündem vardı burada. Türkiye-Ürdün ilişkileri ile ilgili ve bölgesel konularla alakalı Dışişleri Komisyonu olarak arkadaşlarımızla birlikte katkı vermeye çalıştık.</p><p>Türkiye'den milletimizin selamını getirdik. Cumhurbaşkanımızın selamını getirdik ve buradan da aynı samimi selamları milletimize getiriyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/tbmm-disisleri-komisyonu--500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbul-uskudarda-polis-ve-savci-kiliginda-milyonluk-dolandiricilik-273815</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Üsküdar'da polis ve savcı kılığında milyonluk dolandırıcılık]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Üsküdar'da kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan iki şüpheli, bir vatandaşı 3 milyon 400 bin lira ve 165 gram altın dolandırdı. Olay sonrası yakalanan zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Üsküdar'da polis ve savcı kılığında milyonluk dolandırıcılık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un Üsküdar ilçesinde, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan iki dolandırıcı, bir vatandaşı milyonlarca lira zarara uğrattı. Şüpheliler, mağduru telefonla yönlendirerek toplamda 3 milyon 400 bin lira havale yaptırdı ve 165 gram altını elden aldı. Olayın ardından harekete geçen asayiş ekipleri, zanlıların kimliğini kısa sürede belirledi ve gözaltına aldı.</p><h3>Üsküdar'da dolandırıcılık şebekesi çökertildi</h3><p>Polis ve savcı kılığına giren şüpheliler, mağduru kandırarak yüklü miktarda para ve altın elde etti. Asayiş ekipleri, titiz bir çalışma ile dolandırıcıların izini sürdü. Zanlıların daha önce de benzer suçlardan çok sayıda kaydı olduğu ortaya çıktı. Gözaltına alınan iki kişi, emniyetteki işlemlerden sonra adliyeye sevk edildi.</p><h3>İstanbul Emniyeti'nden suçlulara geçit yok</h3><p>Emniyet güçleri, vatandaşları benzer dolandırıcılıklara karşı uyarırken, olayın ardından şüpheliler tutuklandı. İstanbul Emniyeti'nin hızlı müdahalesi sayesinde, mağdur edilen vatandaşın şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kısa sürede sonuçlandı. Yetkililer, vatandaşlara polis veya savcı olduklarını söyleyen kişilere karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.</p><p>Olayın ardından güvenlik güçleri, benzer yöntemlerle dolandırıcılık yapan kişilere karşı operasyonların süreceğini belirtti. İstanbul'da artan bu tür vakalara karşı vatandaşların bilinçli olması önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/istanbul-uskudarda-polis--337_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-suca-giden-yollari-kapatan-onleyici-tedbirlere-odaklandik-273814</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Suça giden yolları kapatan önleyici tedbirlere odaklandık]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Uyuşturucuyla mücadelede yeni güvenlik paradigmasının şifrelerini paylaşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sadece operasyonel başarıya değil, suça giden yolları kapatan 'önleyici' tedbirlere odaklandıklarını vurguladı. Çiftçi, riski kaynağında yok eden bütüncül bir yaklaşımla toplumun ve ailenin korunacağını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Suça giden yolları kapatan önleyici tedbirlere odaklandık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü" paneline katılarak uyuşturucuyla mücadele stratejileri ve yürütülen projeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Uyuşturucunun sadece bir asayiş meselesi olmadığını, terör örgütleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti;</p><p>Uyuşturucu, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Yani uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak, devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı borcumuzdur. Bu mücadele, çocuklarımızın istikbalini koruma mücadelesidir. Aile kurumumuzu muhafaza etme mücadelesidir. Milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Türkiye Yüzyılı'nın güçlü geleceğini koruma iradesidir.</p><p>Türkiye, dünyanın en stratejik coğrafyalarından birinde yer almaktadır. Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında tarihi, ticari ve jeopolitik bir bağlantı noktasıyız. Bu konum bize büyük imkanlar sunduğu gibi, sınır aşan suçlarla mücadelede de büyük sorumluluklar yüklemektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı güzergahları, uluslararası suç ağları ve bölgesel istikrarsızlıklar dikkate alındığında; Türkiye'nin mücadelesi yalnızca kendi sınırlarımızdan ibaret bir güvenlik çabası da değildir. Bu mücadele, bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunan stratejik bir kararlılıktır.</p><p><b>YENİ GÜVENLİK PARADİGMASI: ÖNLEYİCİLİK</b></p><p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonunu; huzurun, güvenin, istikrarın ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olarak inşa ediyoruz. Bu vizyonun merkezinde insan vardır, aile vardır, gençlik vardır ve gelecek vardır. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılı'nı 'Huzurun Yüzyılı' yapmak için yeni güvenlik paradigmamızda 'önleyici'lik ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz.</p><p><b>PRODES İLE STK'LARA DESTEK</b></p><p>Bu anlayışın en önemli araçlarından biri de Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yürütülen PRODES'tir. Yani Proje Destek Sistemi'dir. Bakanlığımız, derneklere proje karşılığında hibe desteği sağlamakta; STK'larımızın kurumsal kapasitelerini güçlendirmekte, kamu-STK iş birliğini geliştirmekte ve toplumsal sorunlara gönüllü kuruluşlar eliyle çözümler üretilmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/icisleri-bakani-ciftci-su-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ugurcan-cakirin-performansi-avrupa-devlerinin-radarinda-273813</link>
      <pubDate>2026-04-28T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uğurcan Çakır'ın performansı Avrupa devlerinin radarında!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray forması giyen milli kaleci Uğurcan Çakır gösterdiği performansla dikkat çekiyor. Avrupa'dan talipleri olan yıldız oyuncuyu Fenerbahçe derbisinde İngiliz ekibi stattan takip etti. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uğurcan Çakır'ın performansı Avrupa devlerinin radarında!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uğurcan Çakır'ın talipleri giderek artıyor. Galatasaray'da kalesinde güven veren bir performans ortaya koyan milli eldiven, Avrupa'dan pek çok takımı peşine taktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/detaykurtarld-28042026715e6fe4.jpg"/><p>Öte yandan Galatasaray-Fenerbahçe derbisini statta takip eden Arsenal'in sportif direktörü Andrea Berta, Uğurcan Çakır'a hayran kaldı. TransferFeed'de yer alan habere göre Berta, İngiltere'ye döner dönmez yönetime milli eldiven için olumlu rapor verdi.</p><p>Haberin detaylarında İngiliz ekibinin, Uğurcan Çakır'ı yaz transfer döneminde kadrosuna katmak amacıyla bir girişimde bulunacağı ve Arsenal'e ek olarak Bayern'in de ilgisinin devam ettiği ileri sürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/52091802093c45d194a4-28042026cfe7549f.jpg"/><p><b>GALATASARAY'IN BEKLENTİSİ</b></p><p>Bununla birlikte Galatasaray, 30 milyon euro karşılığında kadrosuna kattığı Uğurcan Çakır'dan kolay vazgeçmek istemiyor. Sarı-kırmızılıların milli kalecinin transferine onay vermek için 45-50 milyon euro bandında bir beklentisinin olduğu öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ugurcan-cakirin-performan-388_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/psg-bayern-munihi-yari-final-maci-bugun-273812</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PSG - Bayern Münihi yarı final maçı bugün!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında bu akşam Paris Saint-Germain sahasında Bayern Münih'i konuk edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PSG - Bayern Münihi yarı final maçı bugün!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UEFA Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Paris Saint-Germain ve Bayern Münih karşı karşıya gelecek.</p><p>Parc des Princes'te oynananak dev mücadele saat 23.00'te başlayacak ve TRT 1 canlı yayınlayacak.</p><p>Zorlu müsabakada İsviçreli hakem Sandro Scharer düdük çalacak. VAR masasında ise İspanyol hakem Carlos de Cerro Grande olacak.</p><p><b>EN GOLCÜ İKİ TAKIM KARŞI KARŞIYA</b></p><p>Paris ve Bayern, son 16 turunda sırasıyla Liverpool ve Real Madrid'i elediler. İki takım da nefes kesici karşılaşmalara alışkın... Bu sezon turnuvada her iki takım da 38 gol atarak (tüm kulüpler arasında en fazla) zirveyi paylaştılar.</p><p><b>BAYERN, PSG'YE KARŞI 5 MAÇLIK SERİ YAPTI</b></p><p>İkinci kez üst üste finale çıkmak isteyen Paris, son sezonlarda kendisine en çok zorluk çıkaran takımı yenmek zorunda. 4. maç haftasında Bayern'in 2-1'lik galibiyeti, Alman şampiyonunun Şampiyonlar Ligi şampiyonu karşısında üst üste beşinci galibiyetini getirdi.</p><p>Luis Enrique'nin takımı, 2024/25 sezonunun 2. maç haftasında Arsenal'e 2-0 yenilmişti, ancak eleme aşamasında vites yükseltti ve yarı finalde İngiliz devini toplamda 3-1'lik skorla saf dışı bıraktı.</p><p><b>MUHTEMEL 11'LER</b></p><p><b>Paris Saint-Germain: </b>Safonov; Hakimi, Marquinhos, Pacho, Nuno Mendes; Zaire-Emery, Vitinha, Joao Neves; Doue, Dembele, Kvaratskhelia</p><p><b>Bayern Münih:</b> Neuer; Stanisic, Upamecano, Tah, Laimer; Kimmich, Pavlovic; Olise, Musiala, Luis Diaz; Kane</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/psg-bayern-munihi-yari-fi-973_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cinin-rekor-gunes-paneli-ihracati-kuresel-enerjiye-yon-veriyor-273811</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'in rekor güneş paneli ihracatı küresel enerjiye yön veriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin, küresel enerji krizinin ortasında güneş enerjisi ihracatında tarihi bir artış yakaladı. Mart ayında Çin'den yapılan güneş paneli, hücre ve wafer ihracatı 68 gigavat ile rekor seviyeye ulaştı. Bu gelişme, enerji güvenliğine yönelik endişelerin arttığı bir dönemde, yenilenebilir kaynaklara olan talebin yükseldiğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'in rekor güneş paneli ihracatı küresel enerjiye yön veriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel enerji piyasalarında yaşanan kriz, ülkeleri alternatif kaynaklara yönlendirdi. İran'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğinin sık sık sekteye uğraması, petrol ve gaz arzında ciddi daralmaya yol açtı. Bu gelişmelerin ardından, dünyanın en büyük güneş enerjisi ekipmanı üreticisi olan Çin, Mart ayında güneş paneli, hücre ve wafer ihracatını iki katına çıkararak 68 gigavatlık rekor seviyeye ulaştı. Çin'in bu hamlesi, güneş enerjisi sektöründe küresel ölçekte yeni bir dönemin başladığını gösterdi.</p><h3>Fatih Birol: 'Enerji güvenliği tarihin en büyük tehdidi altında'</h3><p>Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, yaşanan arz şokunu "tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidi" olarak nitelendirdi. Birol'un sözleri, enerji piyasalarında yaşanan belirsizliğin ve risklerin boyutunu gözler önüne serdi. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrolün dünya arzındaki payı dikkate alındığında, bölgede yaşanan çatışmaların etkisi daha da belirgin hale geldi. Uzmanlar, bu süreçte güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların öneminin arttığına vurgu yaptı. Çin'in Mart ayındaki ihracat rekoru, ülkelerin enerji güvenliği için alternatif çözümler arayışına hız verdiğini ortaya koydu.</p><h3>Çin'in güneş enerjisi atağı Asya ve Afrika'yı etkiledi</h3><p>Çin'in ihracatındaki artış özellikle Asya ve Afrika ülkelerine yönelik oldu. Hindistan, Laos ve Malezya'ya yapılan güneş enerjisi ekipmanı ihracatı, bir önceki aya göre iki katına çıktı. Kenya, Etiyopya ve Nijerya gibi Afrika ülkelerine gönderilen güneş panelleri ise üç katından fazla arttı. Çin gümrük yetkililerinin verilerine göre, Mart ayında yapılan ihracat, İspanya'nın mevcut tüm güneş enerjisi kapasitesine eşdeğer büyüklüğe ulaştı. Bu gelişme, yenilenebilir enerjiye olan küresel talebin hızla arttığını ve Çin'in bu alandaki liderliğini pekiştirdiğini gösteriyor. Ember'in yayımladığı rapora göre, yeni güneş enerjisi kapasitesi, küresel enerji talebinin büyük bölümünü karşılamaya başladı ve ilk kez yenilenebilir kaynaklar kömürden daha fazla enerji sağladı. Ancak, ülkeler Çin'den güneş enerjisi ithalatını artırırken, ABD'den de petrol ve gaz alımlarını sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta ABD'nin petrol ve gaz ihracatı günlük 12,9 milyon varile ulaşarak yeni bir rekora imza attı.</p><p>Sonuç olarak, Çin'in güneş enerjisi ihracatında yaşanan bu büyük artış, enerji krizine karşı yenilenebilir kaynaklara yönelimin hızlandığını açıkça ortaya koydu. Güneş enerjisi, enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından küresel ölçekte daha da önemli hale geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/cinin-rekor-gunes-paneli--559_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuz-bogazinda-kriz-20-bin-denizci-mahsur-kaldi-273810</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda kriz! 20 bin denizci mahsur kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda yaşanan askeri gerginlik, yaklaşık 20 bin denizcinin yük gemilerinde mahsur kalmasına yol açtı. Bölgedeki kriz, küresel petrol ve gaz taşımacılığında ciddi aksamalara ve güvenlik endişelerine neden oluyor. Uzmanlar, Boğaz'daki tıkanıklığın dünya ekonomisi için büyük risk oluşturduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda kriz! 20 bin denizci mahsur kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı'nda son haftalarda tırmanan askeri gerilim, bölgedeki ticari gemilerin geçişini neredeyse durma noktasına getirdi. İran'ın boğazın önemli bir bölümünü kapatmasının ardından, petrol ve gaz tankerleri dahil olmak üzere yüzlerce gemide yaklaşık 20 bin denizci mahsur kaldı. Bu gelişme, küresel enerji ticaretinde ciddi aksaklıklara yol açarken, denizcilerin güvenliğiyle ilgili endişeleri de artırdı. Uluslararası denizcilik otoriteleri, Hürmüz Boğazı'nda güvenli bir koridor oluşturulması için acil önlem çağrısında bulunuyor.</p><h3>Hürmüz Boğazı'nda geçişler azaldı, ticaret sekteye uğradı</h3><p>Dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan taşınıyor. Ancak son verilere göre, savaş öncesinde günde 130'dan fazla geminin geçtiği boğazdan, 13-19 Nisan haftasında sadece 80 gemi geçebildi. Bu dramatik düşüş, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe neden oldu. Gemilerin boğazda beklemek zorunda kalması, hem tedarik zincirinde gecikmelere hem de maliyet artışlarına yol açıyor. Denizcilik veri şirketi Lloyd's List Intelligence, geçişlerdeki azalmanın enerji fiyatlarını ve dünya ticaretini doğrudan etkilediğini bildirdi.</p><h3>Denizciler artan saldırı riskiyle karşı karşıya</h3><p>Bölgedeki askeri çatışmalar, denizciler için büyük bir tehdit oluşturuyor. Birleşmiş Milletler, savaşın başlamasından bu yana en az 10 denizcinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. İran, boğazdaki gemilere ateş açarken, iki gemiyi de el koydu. ABD ise İran limanlarındaki ablukayı sürdürüyor ve deniz mayınlarını temizleme sözü verdi. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, "Hürmüz Boğazı'nda güvenli bir geçiş yok" diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti. Kaptan Arunkumar Rajendran ise yaklaşık sekiz haftadır mürettebatıyla birlikte mahsur kaldığını ve denizcilerin jeopolitik çatışmalardan en fazla zarar gören grup olduğunu belirtti. Uluslararası Denizcilik Örgütü ve diğer kurumlar, ticari gemiler için güvenli geçiş sağlanması adına uluslararası iş birliği çağrısı yapıyor.</p><p>Son yıllarda COVID-19 pandemisi, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları gibi krizler, denizcilerin denizde mahsur kalmasına yol açmıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut kriz, küresel enerji taşımacılığında yarattığı risklerle birlikte, dünya ekonomisi için çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bölgedeki tansiyonun düşmemesi halinde enerji arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hurmuz-bogazinda-kriz-20--732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-baskanliginda-ekk-toplandi-273809</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında EKK toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında EKK toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki toplantıya, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ve Ahmet Baha Öğütken, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar ve bazı bakan yardımcıları katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41228993.jpg"/><p>İmalat sanayindeki gelişmeler ve KOBİ ekosisteminin değerlendirileceği toplantıda, son dönem finansal gelişmeler ve kamu bankalarının yurt dışında şube açmalarına yönelik yapılan çalışmalar ele alınacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41228992.jpg"/><p>Toplantının ardından yazılı açıklama yapılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/cumhurbaskani-yardimcisi--154_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cinden-abye-sanayi-yasasi-tepkisi-bruksele-karsi-onlem-sinyali-273808</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'den AB'ye sanayi yasası tepkisi! Brüksel'e karşı önlem sinyali]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği'nin yeni Sanayi Hızlandırma Yasası'na sert tepki gösterdi. Brüksel'in yabancı yatırımlara yönelik kısıtlayıcı adımlarının ekonomik ilişkilerde gerginliği tırmandırdığına dikkat çekildi. Çin Ticaret Bakanlığı, AB'nin bu politikalarını sürdürmesi halinde karşı önlemler alacaklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'den AB'ye sanayi yasası tepkisi! Brüksel'e karşı önlem sinyali]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, Avrupa Birliği'nin sanayi politikalarında attığı yeni adımlara karşı net bir tavır ortaya koydu. Pekin yönetimi, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında özellikle piller, elektrikli araçlar, fotovoltaikler ve kritik ham maddeler alanında getirdiği kısıtlamaların, Çinli şirketlere doğrudan zarar verdiğini belirtti. Çin Ticaret Bakanlığı, Brüksel'in bu düzenlemeleriyle yabancı yatırımcıları dezavantajlı konuma sürüklediğini ve kamu alımlarında yalnızca AB kökenli ürünlere öncelik tanıyarak ayrımcılığı artırdığını vurguladı. Bakanlık, Avrupa Komisyonu'na resmi olarak ilettiği görüşlerde, bu yasa nedeniyle oluşan kurumsal ayrımcılığın ve yatırım engellerinin uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğunu savundu. Çinli yetkililer, AB'nin öneriyi yürürlüğe sokmakta ısrar etmesi halinde, kendi şirketlerinin haklarını korumak için karşı önlemler alacaklarının altını çizdi.</p><h3>Çin Ticaret Bakanlığı: 'AB kurallarında ayrımcılık artıyor'</h3><p>Çin Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasında, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası ile getirdiği düzenlemelerin, özellikle teknoloji transferi zorunluluğu, fikri mülkiyet kısıtlamaları ve yerel içerik şartlarıyla yabancı yatırımcıları hedef aldığı belirtildi. Bakanlık sözcüsü, Avrupa Komisyonu'na sundukları yorumlarda, bu tür ayrımcı hükümlerden vazgeçilmesi ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına tam uyum sağlanması çağrısında bulundu. Çin'in önerilerinin dikkate alınmaması halinde, AB'nin bu yasayı uygulamaya koymasının Çinli firmaların çıkarlarına ciddi biçimde zarar vereceği ifade edildi. Ticaret Bakanlığı, Pekin'in meşru haklarını korumak için gerekli tüm karşı önlemleri devreye sokmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu açıklamalar, Çin'in Brüksel'e karşı kararlı ve net bir duruş sergilediğini gösterirken, AB'nin sanayi politikalarında giderek daha korumacı bir çizgiye kaydığına dikkat çekildi.</p><h3>AB'de bölünmeler derinleşiyor: 9 ülke endişelerini iletti</h3><p>AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası, üye ülkeler arasında da tartışmalara yol açtı. Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, İrlanda, Letonya, Malta, Portekiz, İsveç ve Slovakya başta olmak üzere dokuz AB ülkesi, bu düzenlemenin fiyatlar, tedarik zincirleri ve rekabet ortamı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda ortak uyarı yayımladı. Söz konusu ülkeler, yasanın "en yüksek dikkatle" değerlendirilmesini istedi. AB içinde yaşanan bu bölünmeler, Brüksel'in Çin'e dönük politikalarında tam bir uzlaşı sağlanamadığını ortaya koydu. Analistler, üye devletlerin farklı ekonomik önceliklere sahip olmasının, Çin ile işbirliği ve stratejik çıkarların korunması açısından önemli bir engel oluşturduğunu belirtti. Bu tablo, AB'nin Çin ile ilişkilerinde hem işbirliğine hem de gerilime açık bir süreç yaşandığını gösteriyor.</p><h3>Çinli uzmanlar: 'Eşit olmayan oyun alanı' küresel ticareti tehdit ediyor</h3><p>Çinli sanayi uzmanları, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası'nın geleneksel anti-damping ve anti-sübvansiyon önlemlerinin ötesine geçerek, daha geniş bir ekonomik güvenlik stratejisine yöneldiğini savundu. Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nden Jian Junbo, bu yasa tasarısının Çinli şirketlere karşı belirgin bir korumacı ve ayrımcı yaklaşım içerdiğini söyledi. Jian, düzenlemenin uluslararası ticaretin temel ilkelerini ihlal ettiğini ve 1994 Genel Tarife ve Ticaret Anlaşması (GATT) gibi anlaşmalara aykırı olduğunu vurguladı. Uzmanlar, AB'nin siber güvenlik, karbon sınır ayarlama ve kritik ham maddeler gibi başka alanlarda da benzer şekilde Çin'i hedef alan önlemler devreye aldığını hatırlattı. Çin Politika Bilimleri ve Hukuk Üniversitesi'nden Shi Xiaoli ise, AB'nin ekonomik özerkliğinin sınırlarına işaret ederek, Brüksel'in ABD'nin baskısı altında Çin'e karşı daha sert adımlar attığını belirtti. Shi, bu yaklaşımın AB'nin kendi çıkarlarına da zarar verebileceğini ve üye ülkeler arasında maliyetli uzlaşmazlıklara yol açabileceğini ekledi. Ayrıca, AB'nin Çin ile tam anlamıyla bir kopuş veya containment stratejisi izleyemeyeceği, çünkü karşılıklı bağımlılığın yüksek olduğu ifade edildi.</p><h3>Brüksel'in yeni adımları: Çinli şirketlere yönelik kısıtlamalar arttı</h3><p>Geçtiğimiz hafta, Avrupa Komisyonu Yabancı Sübvansiyonlar Yönetmeliği'ni devreye alarak, bir Çinli alt yüklenicinin Lizbon metro projesinden çıkarılmasını talep etti ve Rusya ile ilgili yaptırımlar kapsamında birden fazla Çinli varlığı hedef aldı. Bu adımlar, AB'nin Çinli şirketlerin Avrupa'daki faaliyetlerini sınırlandırmaya yönelik yeni bir döneme girdiğini gösterdi. Çin Ticaret Bakanlığı ise, AB'nin iki Çinli şirkete uyguladığı yaptırımların kaldırılması üzerine, iki AB finansal kurumuna yönelik karşı önlemleri geri çektiğini açıkladı. Bu gelişmeler, Çin ve AB arasındaki ekonomik ilişkilerin bir yandan gerilimle, diğer yandan karşılıklı gevşeme ve işbirliği arayışlarıyla şekillendiğini ortaya koydu. Alman Ekonomi Bakanı Katherina Reiche'nin Mayıs ayında Çin'e yapacağı ziyaretin, iki taraf arasındaki diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli bir fırsat olacağı belirtiliyor.</p><h3>Avrupa'da Çin politikası: Pragmatizm ve rekabet bir arada</h3><p>Son dönemde, başta Almanya, Fransa ve Finlandiya olmak üzere bazı AB ülkeleri, Çin ile ekonomik ilişkileri derinleştirme yönünde adımlar attı. İspanyol Başbakanı Pedro Sanchez'in 2023'ten bu yana dördüncü kez Çin'i ziyaret etmesi ve diğer Avrupalı liderlerin benzer temaslarda bulunması, Avrupa'da Çin ile ilişkilerde daha pragmatik bir yaklaşımın öne çıktığını gösteriyor. Analistler, bu eğilimin, AB'nin içindeki "Çin şoku" tartışmalarına rağmen, iş dünyası ve tedarik zinciri istikrarının önceliklendirilmesinden kaynaklandığını belirtiyor. Avrupa Komisyonu'nun ise, 29 Mayıs'ta Çin'in sanayi kapasitesi ve piyasa etkileriyle ilgili yeni bir toplantı planladığı, burada Brüksel'in Çin'e karşı düzenleyici araçlarını daha da sıkılaştırabileceği kaydediliyor. Bu durum, AB'nin Çin politikasında hem işbirliğine hem de risk kontrolüne odaklanan çelişkili bir yaklaşım sergilediğini ortaya koyuyor.</p><h3>Çin: 'Koruma duvarları büyümeyi ve işbirliğini baltalar'</h3><p>Çinli uzmanlar, AB'nin korumacı önlemlerinin hem Avrupa'nın sanayi rekabetçiliğine hem de küresel büyümeye zarar vereceği uyarısında bulundu. Fudan Üniversitesi'nden Jian Junbo, bu tür önlemlerin AB'nin yeşil ve dijital dönüşümünü geciktirebileceğini ve Çin'in avantajlarından yararlanma fırsatlarını azaltabileceğini söyledi. Çinli kaynaklar, Pekin'in ticaret sürtüşmelerinden korkmadığını, ancak gerilimin tırmanmasının her iki tarafı da olumsuz etkileyeceğini ve küresel tedarik zincirlerini sekteye uğratacağını vurguladı. İspanyol Başbakanı Pedro Sanchez'in Tsinghua Üniversitesi'ndeki konuşmasında, sıfır toplamlı bir bakış açısının hem geçmişe saplanmak hem de gelecekteki fırsatları kaçırmak anlamına geldiği uyarısı dikkat çekti. Çin, AB ile karşılıklı faydaya dayalı işbirliğinin sürdürülmesini ve korumacı politikaların terk edilmesini istiyor.</p><p>Sonuç olarak, Çin ve AB arasındaki sanayi politikaları ve ticari ilişkilerdeki gelişmeler, küresel ekonomi için kritik önem taşıyor. Brüksel'in yeni düzenleyici adımları, Çin tarafından yakından izleniyor ve karşı önlemlerle yanıt verilmesi gündemde. Uzmanlar, iki tarafın da ekonomik çıkarlarını koruyacak şekilde diyalog ve işbirliğine öncelik vermesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, korumacı politikalar hem Avrupa'nın hem de Çin'in büyüme potansiyelini sınırlandıracak ve küresel tedarik zincirlerinde uzun vadeli riskler yaratacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/cinden-abye-sanayi-yasasi-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/100-binden-700-bine-kadar-fiyat-degisiyor-kurban-pazarinda-hareketlilik-basladi-273807</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[100 binden 700 bine kadar fiyat değişiyor! Kurban pazarında hareketlilik başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte yurt genelinde kurbanlık pazarlarında hareketlilik başladı. Vatandaşlar bütçelerine uygun kurbanlık arayışına girerken, pazarlarda sıkı pazarlıklar da dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[100 binden 700 bine kadar fiyat değişiyor! Kurban pazarında hareketlilik başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükbaş kurbanlık fiyatları bu yıl 100 bin liradan başlayarak hayvanın cinsine, kilosuna ve bakım şartlarına göre 700 bin liraya kadar yükseliyor. Özellikle iri ve besili hayvanlar yüksek fiyatlarıyla alıcı bulurken, satıcılar artan maliyetlerin fiyatlara yansıdığını ifade ediyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aw69285701-280420263e6b15d5.jpg"/><p>Pazarlarda en çok dikkat çeken detaylardan biri ise alıcı ile satıcı arasında yaşanan pazarlıklar. Geleneksel görüntülerin oluştuğu kurbanlık alanlarında, vatandaşlar uygun fiyat için uzun süre pazarlık yaparken, satıcılar da maliyetlerini kurtarma mücadelesi veriyor.  </p><p>Uzmanlar, kurbanlık alacak vatandaşların hayvanların sağlık durumuna ve resmi belgelerine dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aw69285703-28042026755a011f.jpg"/><p>Kurban Bayramı öncesi önümüzdeki günlerde pazarlardaki yoğunluğun daha da artması bekleniyor.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/b58914e7f6224e41b32c-2804202680183d4e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/100-binden-700-bine-kadar-390_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/afrikada-rusyaya-buyuk-darbe-usler-bir-bir-dusuyor-273806</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Afrika'da Rusya'ya büyük darbe! Üsler bir bir düşüyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mali'de yaşanan son çatışmalar, Rusya'nın Afrika Kolordusu olarak bilinen paralı askerlerinin Kidal'dan çekilmesiyle yeni bir boyut kazandı. Hükümetin kontrolü kaybetmesiyle birlikte askeri üsler ve stratejik noktalar isyancıların eline geçti. Anahtar kelime olan Afrika Kolordusu, bu gelişmelerin merkezinde yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Afrika'da Rusya'ya büyük darbe! Üsler bir bir düşüyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mali'de hafta sonu yaşanan geniş çaplı saldırılar, ülkenin kuzeyindeki Kidal şehrinde Rusya'nın Afrika Kolordusu olarak bilinen paralı askerlerinin ani bir şekilde geri çekilmesine yol açtı. El Kaide bağlantılı militanlar ile Tuareg ayrılıkçı grupların koordineli saldırıları sonucu, Mali hükümeti ülke üzerindeki kontrolünü büyük oranda kaybetti. Askeri üsler ve şehirler isyancı güçlerin eline geçerken, ülkenin savunma bakanının hayatını kaybettiği ve devlet başkanının ise gizlendiği bildirildi. Özellikle Afrika Kolordusu'nun Kidal'dan çekilmesi, Rusya'nın Mali'deki askeri varlığı açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Afrika Kolordusu: Kidal'dan çekilme ve askeri kayıplar</h3><p>Rusya'nın Afrika Kolordusu, 2021 yılında Mali hükümetinin davetiyle ülkedeki silahlı gruplara karşı mücadele etmek üzere bölgeye gönderilmişti. Ancak son günlerde yaşanan yoğun çatışmalar ve isyancı grupların ilerleyişi, Afrika Kolordusu'nun Kidal'daki varlığını sürdürememesine neden oldu. Hafta sonu boyunca sosyal medyaya yansıyan çok sayıda video, Afrika Kolordusu'na bağlı askerlerin ve askeri araçların Kidal'dan tahliye edildiğini gösterdi. Uydu görüntüleri ve açık kaynak analizleri, askeri üssün çevresinde patlamaların ve yıkımın yaşandığını doğruladı. Mali Silahlı Kuvvetleri (FAMa) ile birlikte hareket eden Afrika Kolordusu, ağır yaralı askerleri ve değerli askeri ekipmanları öncelikli olarak bölgeden çıkardı. Bu çekilme, Mali'deki Rus askeri varlığının geleceği hakkında soru işaretleri doğurdu.</p><h3>Kidal'da askeri teçhizat kaybı ve moral bozukluğu</h3><p>Afrika Kolordusu'nun Kidal'dan çekilmesiyle birlikte, Rusya'nın bölgeye sağladığı askeri teçhizatın akıbeti de tartışma konusu oldu. Moskova Times'ın analiz ettiği videolarda, Sovyet yapımı BMP-1 veya BMP-2 tipi piyade savaş araçlarının ve Rus Typhoon-K zırhlı personel taşıyıcıların çatışmalar sırasında imha edildiği görüldü. Ayrıca, Çin yapımı Shacman SX2190N gibi lojistik araçların da konvoyda kullanıldığı tespit edildi. Washington merkezli The Sentry adlı araştırma kuruluşunun yöneticisi Justyna Gudzowska, imha edilen bu araçların bir kısmının geçtiğimiz yıl Mali'ye teslim edildiğini belirtti. Mali'de Afrika Kolordusu'nun yaşadığı bu kayıplar, hem askeri hem de psikolojik açıdan önemli bir darbe olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin Rusya'nın bölgedeki etkinliğini ve Mali hükümetinin güvenliğini ciddi şekilde zayıflattığını vurguladı.</p><h3>İsyancıların ilerleyişi ve hükümetin kontrol kaybı</h3><p>Hafta sonu gerçekleşen saldırılar, Mali'nin son on yılda karşılaştığı en büyük koordineli isyan hareketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. El Kaide bağlantılı gruplar ile silahlı Tuareg ayrılıkçıları, kuzeydeki askeri üsleri ve stratejik şehirleri hızla ele geçirdi. Bu saldırılar sonucunda, Mali hükümeti ülke genelindeki otoritesini büyük ölçüde kaybetti. Özellikle Kidal'daki askeri üssün düşmesi ve Afrika Kolordusu'nun çekilmesi, isyancıların elini güçlendirdi. Mali'nin başkenti Bamako'da faaliyet gösteren Konrad Adenauer Vakfı'nın Sahel programı başkanı Ulf Laessing, bu gelişmelerin Rusya'nın bölgedeki askeri kapasitesine ağır bir darbe vurduğunu ve Mali hükümetinin moralini ciddi biçimde sarstığını ifade etti. Ayrıca, Kidal'daki kampların yağmalandığı ve askeri altyapının büyük oranda zarar gördüğü bildirildi.</p><h3>Afrika Kolordusu'nun geleceği ve bölgesel etkiler</h3><p>Mali'de Afrika Kolordusu'nun yaşadığı bu geri çekilme, Rusya'nın Afrika'daki askeri stratejisini ve bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirebilir. 2021'de Wagner Grubu adıyla başlayan Rus paralı asker varlığı, geçtiğimiz yıl Afrika Kolordusu adı altında Savunma Bakanlığı'nın kontrolüne geçmişti. Ancak son yaşanan gelişmeler, Afrika Kolordusu'nun etkinliğini sorgulatıyor. Uzmanlara göre, Mali'deki askeri kayıplar ve isyancıların artan gücü, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunu azaltabilir. Mali hükümeti ise, güvenlik ortaklarının çekilmesiyle birlikte yeni bir savunma stratejisi geliştirmek zorunda kalabilir. Bölgedeki çatışmaların artması, yalnızca Mali için değil, tüm Batı Afrika için de güvenlik risklerini artırıyor. Türkiye'nin de yakından takip ettiği bu gelişmeler, Afrika'daki dengeler açısından önem taşıyor.</p><p>Mali'de Afrika Kolordusu'nun Kidal'dan çekilmesi, ülkenin güvenlik yapısında önemli bir kırılma yarattı. Rusya'nın askeri desteğinin zayıflaması, Mali hükümetinin isyancılar karşısında daha savunmasız kalmasına yol açtı. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde hem Mali'de hem de çevre ülkelerde istikrarsızlığın artabileceğine dikkat çekiyor. Afrika Kolordusu'nun gelecekteki rolü ve bölgedeki çatışmaların seyri, uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/afrikada-rusyaya-buyuk-da-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/piyasalarda-supheli-hareketler-hurmuz-bogazi-icin-kritik-analiz-24-tvde-273805</link>
      <pubDate>2026-04-28T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Piyasalarda şüpheli hareketler! Hürmüz Boğazı için kritik analiz 24 TV'de]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Figen Yıldırım, 28 Nisan 2026'da 24 TV'de yaptığı değerlendirmede Hürmüz Boğazı'nın sadece petrol değil, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde de büyük etkisi olduğunu vurguladı. Yıldırım, piyasalardaki şüpheli hareketlere ve ABD Merkez Bankası Başkanı Powell'ın yaklaşan toplantısına dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Piyasalarda şüpheli hareketler! Hürmüz Boğazı için kritik analiz 24 TV'de]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Figen Yıldırım, 28 Nisan 2026 tarihinde 24 TV'nin Analiz Sentez programında Hürmüz Boğazı'nın ekonomik etkilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca petrol geçişleriyle değil, aynı zamanda küresel gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde de belirleyici bir rol oynadığını belirtti. Uzman isim, boğazdaki gelişmelerin sadece enerji piyasalarını değil, tüm dünyada fiyat dengelerini etkileyebileceğini söyledi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">Prof. Dr. Figen Yıldırım (<a href="https://twitter.com/figen_yildirim?ref_src=twsrc%5Etfw">@figen_yildirim</a>): Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın önemli olmasının tek sebebi petrol değil; başta gıda olmak üzere büyük bir enflasyon oluşturacağını da görüyoruz. <a href="https://t.co/RlZ7X3qVAh">pic.twitter.com/RlZ7X3qVAh</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049017039038320701?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><strong>Figen Yıldırım: 'Enflasyon riski sadece petrolde değil'</strong></p><p>Figen Yıldırım, Hürmüz Boğazı'ndaki hareketliliğin gıda başta olmak üzere birçok temel üründe ciddi fiyat artışlarına yol açabileceğini dile getirdi. Yıldırım, enflasyonun ana nedenlerinden birinin bu tür stratejik geçiş noktalarındaki belirsizlikler olduğunu vurguladı. Boğazda yaşanacak herhangi bir aksaklığın, tedarik zincirlerinde bozulmaya ve küresel piyasalarda dalgalanmalara neden olacağını ifade etti. Bu nedenle, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">PİYASALARDA ŞÜPHELİ HAREKETLER<br><br>Prof. Dr. Figen Yıldırım (<a href="https://twitter.com/figen_yildirim?ref_src=twsrc%5Etfw">@figen_yildirim</a>): İletişim analizlerini doğru yaparsanız esas hikaye ekonominin verilerinde değil, bu iletişimin alt birtakım mesajlarında gizli. <a href="https://t.co/Slqkc3e33k">pic.twitter.com/Slqkc3e33k</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049024136849007067?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><strong>Piyasalarda şüpheli hareketler ve Powell'ın etkisi</strong></p><p>Yıldırım, piyasalarda gözlenen şüpheli hareketlerin ekonomik verilerden ziyade iletişim stratejilerindeki gizli mesajlarla bağlantılı olduğunu savundu. Ayrıca, ABD Merkez Bankası Başkanı Powell'ın yaklaşan toplantısının küresel piyasalar için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. ABD seçimleri öncesinde radikal bir değişim beklemediğini söyleyen Yıldırım, Powell'ın faiz oranlarını sabit bırakacağı öngörüsünü paylaştı. Bu gelişmelerin, Hürmüz Boğazı ve enflasyon üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Ekonomistlerin değerlendirmelerine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve küresel merkez bankalarının kararları, önümüzdeki dönemde enflasyonun seyrini belirleyecek ana unsurlar arasında yer alıyor.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">POWELL'IN SON TOPLANTISI<br><br>Prof. Dr. Figen Yıldırım (<a href="https://twitter.com/figen_yildirim?ref_src=twsrc%5Etfw">@figen_yildirim</a>): Önümüzde ABD seçimleri var. Çok agresif bir tavır veya değişim beklemiyorum. Sabit tutacağını düşünüyorum. <a href="https://t.co/0NCUH1NKVn">pic.twitter.com/0NCUH1NKVn</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049029850795520255?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/piyasalarda-supheli-harek-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>