<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/meb-ogrencilerin-okula-uyumunun-ailelerle-desteklenmesi-icin-program-hazirladi-289949</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MEB öğrencilerin okula uyumunun ailelerle desteklenmesi için program hazırladı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla "Ailemle Okul Yolu Programı" hazırlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MEB öğrencilerin okula uyumunun ailelerle desteklenmesi için program hazırladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek için 7-11 Eylül'de "uyum haftası" düzenlenecek.</p><p>Bakanlık, söz konusu haftada okul-aile işbirliğinin daha etkin hale getirilmesi için mesaisini artırdı.</p><p>Bu doğrultuda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Ailemle Okul Yolu Programı", öğrencilerin okula, öğretmenlerine, akranlarına ve öğrenme ortamlarına güvenle uyum sağlamalarını desteklerken ailelerin de eğitim sürecine etkin katılımını esas alıyor.</p><p>Program, uyum, aile katılımı, gelişimsel destek ve rehberlik çalışmalarını birbiriyle ilişkilendirerek eğitim öğretim yılının tamamını kapsayacak biçimde yapılandırıldı.</p><p><b>ÜÇ AYRI PROGRAM HAZIRLANDI</b></p><p>Öğrencilerin bulundukları eğitim kademesine özgü gelişimsel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak okul öncesi eğitim, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf düzeylerine yönelik üç ayrı program hazırlandı. Program, okul öncesi eğitim ile 1'inci ve 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" ile başlayacak.</p><p>Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için beş, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri için ise üç gün olarak uygulanacak.</p><p>Bu kapsamda okul öncesi eğitim için "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi" hazırlandı. Rehberde beş günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.</p><p>"Okula Uyum Süreci Aile Bilgilendirme Sunumu" ile ailelerin sürece nasıl eşlik edebilecekleri açıklanırken, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin velileri için de ayrı ayrı "Okula Uyum Veli Sunumları" oluşturuldu.</p><p><b>PROGRAMLAR EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BOYUNCA DEVAM EDECEK</b></p><p>Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.</p><p>Okul öncesi eğitim programı, doğayı birlikte keşfetme, kitaplarla yolculuğa çıkma, üretme ve paylaşma, ailece oyun, hareket, araştırma, sanat ve doğayla bütünleşme gibi alanları içeren gelişim modüllerinden oluşuyor.</p><p>İlkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf programlarında ise "Günlük Yaşam Becerileri", "Ailem ve Ortak Değerlerimiz", "Çevre ve Sürdürülebilir Yaşam" ile "Birlikte Yaşam Kültürü" olmak üzere dört tema altında sekiz gelişim modülü yer alıyor.</p><p>Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p><p><b>HER EĞİTİM KADEMESİ İÇİN AYRI HEDEFLER BELİRLENDİ</b></p><p>Okul öncesi eğitim programıyla ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının desteklenmesi ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ve değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p><p>Bu doğrultuda çocukların okula olumlu ve etkin katılımının desteklenmesi, çocuk-aile-okul arasındaki etkileşim ve işbirliğinin güçlendirilmesi ve aile katılımının eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p><p>İlkokul 1'inci sınıf programıyla öğrencilerin okula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları ve okul yaşamına katılımlarını eğitim yılı boyunca aileleriyle işbirliği içinde sürdürmeleri desteklenecek.</p><p>Öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor.</p><p>Ortaokul 5'inci sınıf programıyla da öğrencilerin ortaokula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları aileleriyle işbirliği içinde desteklenecek. Öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri amaçlanıyor.</p><p><b>AİLELERE YIL BOYU REHBERLİK EDİLECEK</b></p><p>Okul öncesi eğitim kapsamında hazırlanan "Aile Etkinlik Takvimi", eylül-haziran döneminde ailelere oyun, doğa, deney, üretim ve kitaplarla etkileşim gibi günlük yaşam temelli çalışmalar konusunda rehberlik edecek.</p><p>Ailelerden ve okul öncesi öğretmenlerinden alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan aylık aile bültenlerinde ise bilgilendirici içeriklere ve uygulama önerilerine yer verilecek.</p><p>Ayrıca "Okula Uyum Materyalleri Platformu" aracılığıyla okul öncesi eğitim sürecinde öğretmenlerin, ailelerin, okul yönetimlerinin ve rehberlik hizmetlerinin ihtiyaç duyabileceği rehberlere, uygulama örneklerine, oyunlara, şarkılara ve dijital içeriklere tek bir ortamdan erişilebilmesi amaçlanıyor.</p><p>Velilerden biri talebi halinde idari izinli sayılacak</p><p>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep etmeleri halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.</p><p>MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/meb-ogrencilerin-okula-uy-873_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mehmetcik-suriyede-firat-nehri-uzerine-yuzer-kopru-kurdu-289945</link>
      <pubDate>2026-09-02T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mehmetçik, Suriye'de Fırat Nehri üzerine yüzer köprü kurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından, Suriye'nin Mayadin bölgesinde Fırat Nehri üzerinden geçişler için yüzer köprü kurulduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mehmetçik, Suriye'de Fırat Nehri üzerine yüzer köprü kurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından, Suriye'nin Mayadin bölgesinde Fırat Nehri üzerinden geçişler için yüzer köprü kurulduğunu bildirdi.</p><p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığımız tarafından, Suriye'nin Mayadin bölgesindeki nehirden geçişler için katlanabilir şerit yüzücü köprü kuruldu." ifadesi kullanıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/video-0209202658213c5f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Paylaşımda, yüzer köprüden görüntüler de yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/mehmetcik-suriyede-firat--309_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alo-adalet-135-hizmeti-tum-turkiyede-faaliyete-gececek-bakan-gurlek-acikladi-289944</link>
      <pubDate>2026-09-02T13:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Alo Adalet 135' hizmeti tüm Türkiye'de faaliyete geçecek! Bakan Gürlek açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek "Vatandaşın sesini doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden, çözüm üretme kapasitesini artıran adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. 'Alo Adalet 135' hizmeti ekim ayında tüm Türkiye'deki adliyelerde faaliyete geçecek" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Alo Adalet 135' hizmeti tüm Türkiye'de faaliyete geçecek! Bakan Gürlek açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca adliyenin atrium alanında düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, her yeni adli yılın geçmiş dönemi değerlendirmek, milletin adalet hizmetlerinden beklentilerini hatırlamak ve vatandaşların adalet sistemine duyduğu güveni güçlendirecek adımlarla yeni döneme başlamak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.</p><p>Gürlek, "Adalet hizmetlerini kişi, düşünce, makam ayırt etmeksizin, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız müşterek bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum. Kimse hukukun üzerinde değildir, hiçbir vatandaşımız da hukukun koruması dışında değildir." diye konuştu.</p><p>Adalet camiasının bütün şehitlerini, özellikle şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı rahmet, minnet ve şükranla andığını belirten Gürlek, meslek hayatının önemli bir bölümünü İstanbul Adalet Sarayı'nda hakim ve cumhuriyet savcısı olarak geçirdiğini dile getirdi.</p><p>Gürlek, yargının ihtiyaçlarını yakından bildiklerini belirterek çalışma şartlarının iyileştirilmesi, personel ve teknik altyapının güçlendirilmesi ile fiziki imkanların geliştirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini ifade etti.</p><p>Adalet hizmetlerinin hızlı, adil, eşitlik ilkesine bağlı, güvenilir ve makul sürede sunulmasının vatandaşların temel beklentisi olduğunu vurgulayan Gürlek, bunun teşkilatın tüm unsurlarının ortak gayretiyle mümkün olacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367357.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA BU DÖNEMİ 'ADALETİN YÜZYILI' KILMAK İSTİYORUZ"</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, milletin adalete olan güvenini daha da güçlendirmek için ise yalnızca mevcut sistemi işletmekle yetinemeyeceklerini belirterek, "Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bu dönemi aynı zamanda 'Adaletin Yüzyılı' kılmak istiyoruz. 'Adaletin Yüzyılı' bizim için yalnızca bir slogan değildir. Vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaştığı, yargılamaların makul sürede sonuçlandığı, hukuki güvenliğin ve öngörülebilirliğin arttığı, savunmanın güçlendiği, adalete erişimin kolaylaştığı ve teknolojinin adalet hizmetinin hızına ve kalitesine katkı sunduğu bir Türkiye hedefidir." diye konuştu.</p><p>Reform anlayışını kanun değişiklikleriyle sınırlı tutmadıklarını belirten Gürlek, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları aracılığıyla uzun süren dava ve soruşturmaların nedenlerini erken tespit etmeyi, hedef süreleri daha sağlıklı takip etmeyi ve yargı hizmetlerinin daha hızlı, düzenli ve etkin işlemesini sağlayacak idari ve teknik kapasiteyi güçlendirmeyi amaçladıklarını kaydetti.</p><p>Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Bu anlayışın son adımlarından biri de 'Alo Adalet 135' hizmetidir. 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot bölge olarak başlayan uygulamayla, özellikle uzun süren dava ve soruşturmalara ilişkin vatandaşlarımızın başvurularını hızlı ve güvenli biçimde ilgili mercilere ulaştırabilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturduk. Vatandaşımızın sesini daha doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden ve çözüm üretme kapasitesini artıran bir adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. İnşallah 'Alo Adalet 135' hizmeti ekim ayında tüm Türkiye'deki adliyelerde faaliyete geçecek."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367355.jpg"/><p><b>"ÇOK SAYIDA FAİLİ MEÇHUL OLAYIN AYDINLATILMASINDA ÖNEMLİ MESAFE ALINMIŞTIR"</b></p><p>Adaletin zamanında tecellisi kadar maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının da önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı aracılığıyla geçmişte aydınlatılamayan ve kamu vicdanında yanıt bekleyen dosyaların günümüzün teknolojik ve kriminal imkanlarıyla yeniden değerlendirildiğini ifade etti.</p><p>Gürlek, "Bugüne kadar çok sayıda faili meçhul olayın aydınlatılmasında önemli mesafe alınmıştır. Aradan geçen zaman, maddi gerçeğin değerini azaltmaz. Kamu vicdanında kapanmamış her dosyanın hukukun imkanları ve somut deliller çerçevesinde titizlikle ele alınması gerektiğine inanıyoruz." dedi.</p><p>Bakan Gürlek, yeşil vatanın korunmasının hukuk devletinin sorumluluk alanında olduğunu belirterek, bu alandaki soruşturmaların titizlikle yürütülmesinin ve maddi gerçeğin süratle ortaya çıkarılmasının önem taşıdığını söyledi.</p><p>Uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar, organize suç örgütleri, suç gelirlerinin aklanması ve dijital suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Gürlek, bu mücadelede yargı mensuplarının hukuka ve somut delile dayalı çalışmalarını takdir ettiklerini kaydetti.</p><p><b>"HER TÜRLÜ YOLSUZLUK İDDİASININ HUKUK İÇERİSİNDE ELE ALINMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ"</b></p><p>Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>"Biz hiçbir dini yapılanmaya, milli oluşuma veya toplumsal fayda amacı taşıyan insani ve sosyal projeye karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz, toplumumuzun değerlerini istismar eden, insanların iyi niyetini ve güvenini kötüye kullanan, hukuki boşluklardan yararlanarak haksız menfaat sağlayan, milletimizin vicdanını zedeleyen ve kamu düzenine zarar veren gerçek veya tüzel kişilerdir. Bu yapılara karşı yürütülen mücadelede, ucu nereye giderse gitsin, hukukun ve somut delillerin gösterdiği istikamette maddi gerçeğin ortaya çıkarılacağına inanıyoruz. Aynı kararlılığı kamu vicdanını yaralayan yolsuzluklarla mücadelede de gösteriyoruz. Kamu gücünü, kamu kaynağını veya kendisine tevdi edilen yetkiyi kişisel ya da örgütsel menfaat için kullanan, toplumun devlete ve adalet sistemine duyduğu güveni zedeleyen her türlü yolsuzluk iddiasının hukuk içerisinde, titizlikle ve somut deliller kapsamında ele alınması gerektiğine inanıyoruz."</p><p>Gürlek, suçluların cezalandırılması kadar masumların korunmasının da adaletin temel görevi olduğunu belirterek, en ağır suçlarla mücadelede dahi hukuk sınırları içinde kalınmasının önemini vurguladı.</p><p>"Terörsüz Türkiye" hedefinin toplumsal huzur ile milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Gürlek, süreçte hukuk devletinin temel esaslarından taviz verilmeyeceğini ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.</p><p>30 Ağustos Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümünün, köklü devletlerin güçlü kurumlar ve fedakar kadrolarla geleceğe yürüdüğünü bir kez daha gösterdiğini belirten Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü şekilde geleceğe taşımanın sorumlulukları olduğunu ifade etti.</p><p>Bakan Gürlek, yargıya güvenin temel önceliklerden biri olduğunu, milletin emaneti olan yetkinin kullanımında meslek ilkeleri, tarafsızlık, dürüstlük ve hukuka bağlılıktan hiçbir koşulda taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Savunmanın adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Gürlek, avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik istişarelerin sürdürüleceğini ve mesleğin güven ve itibarını zedeleyen suistimallere karşı gerekli hassasiyetin gösterileceğini dile getirdi.</p><p>"Adaletin Yüzyılı" hedefinin hukukun üstünlüğünün güçlendiği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, vatandaşların haklarına zamanında ulaştığı, terör ile suç ve vesayet yapılanmalarının gündemden çıktığı ve yargıya güvenin pekiştiği bir Türkiye ideali olduğunu belirten Gürlek, bu hedefe yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve insan onurunun korunmasıyla ulaşılacağını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367356.jpg"/><p><b>"YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİNE KARŞI MÜCADELEMİZİ DAHA DA KARARLI HALE GETİRECEĞİZ"</b></p><p>Programda konuşan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez ise görevi başında hayatını kaybeden hakim ve cumhuriyet savcıları ile adalet teşkilatının tüm mensuplarını rahmet ve minnetle andığını dile getirdi.</p><p>Adaletin, vatandaşın devlete duyduğu güvenin temel teminatı olduğunu söyleyen Dönmez, İstanbul'un ulusal ve uluslararası önemi ile ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi bünyesinde birleşmesi nedeniyle adli hizmetlerde özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunu ifade etti.</p><p>Başsavcı Dönmez, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olarak yeni adli yılda, terör ve organize suçlardan uyuşturucu ve yasa dışı bahis suçlarına, bilişim suçlarından suç gelirlerinin aklanmasına kadar suçun her türüyle etkin, kararlı ve hukuk içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Özellikle yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi daha da kararlı hale getireceğiz. Bu yapıların yalnızca sokaktaki faaliyetlerine değil, ekonomik yapılanmalarına, finansal kaynaklarına, suçtan elde ettikleri gelirlere ve bu gelirleri aklama yöntemlerine de odaklanacağız. Suç örgütlerinin ekonomik damarlarını hedef alan soruşturmalarla, mal varlıklarına ve finansal ağlarına yönelik tedbirlerle bu yapılara ağır darbeler vuracak, onları hukuk içinde etkisizleştirerek ve sindirerek mücadelemizi sürdüreceğiz."</p><p>Yeni dönemde uzmanlaşma, teknolojik kapasite, suç gelirlerinin takibi, kurumlar arası koordinasyon ve uluslararası adli işbirliğine daha fazla önem vereceklerini belirten Dönmez, suç örgütlerinin ekonomik güç kazanmasına izin vermeden mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüleceğini vurguladı.</p><p>Törene, Adalet Bakan Yardımcıları Can Tuncay ve Burak Ceyhan, İstanbul Valisi Davut Gül, HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tümgeneral İdris Tataroğlu, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ile diğer adliyelerin başsavcıları ve çok sayıda hakim ve savcı katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/alo-adalet-135-hizmeti-tu-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289943</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilden-irana-tehdit-ucaklarimiz-kalkmaya-hazir-289943</link>
      <pubDate>2026-09-02T13:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'den İran'a tehdit: Uçaklarımız kalkmaya hazır]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD'nin İran üzerindeki ekonomik baskısının artmasıyla Tahran'ın ülkesine saldırma ihtimalinin de yükseldiğini öne sürerek, "Uçaklarımız kalkmaya hazır." tehdidinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'den İran'a tehdit: Uçaklarımız kalkmaya hazır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin düzenlediği konferansta konuşan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran'ın eylül ayında kutlanacak Yahudi bayramları sırasında İsrail'e saldırabileceğini iddia etti.</p><p>ABD'nin İran üzerindeki ekonomik baskısının artmasının Tahran'ın İsrail'e yönelik olası saldırı riskini yükselttiğini savunan Katz, "ABD ile koordineli olarak savunma ve saldırı açısından hazırlanıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>İran'ın Lübnan, işgal altındaki Batı Şeria veya Gazze üzerinden dolayı saldırı başlatabileceğini öne süren Katz, "Uçaklarımız havalanmaya hazır." ifadeleriyle Tahran'ı tehdit etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/israilden-irana-tehdit-uc-965_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289941</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-orgutun-fiilen-silah-birakmasi-tasf-289941</link>
      <pubDate>2026-09-02T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Çerçeve yasa) Uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir. Tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı belli, süreç adım adım ilerlemekte" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan ziyareti dönüşü uçakta TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve Star Gazetesi Yazarı Halime Kökce'nin de aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını cevapladı.</p><p class="MsoNoSpacing"><b>GENEL  DEĞERLENDİRME</b></p><p class="MsoNoSpacing">Değerli basın  mensubu arkadaşlarım, </p><p class="MsoNoSpacing">Sizleri en  kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kırgız Cumhuriyeti'nin ev  sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne katılmak üzere  Bişkek'e yaptığımız ziyareti tamamlamış bulunuyoruz.</p><p class="MsoNoSpacing">Değerli  dostum, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle diyalog ortağı olduğumuz  Teşkilat'ın bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak iştirak ettim. Ayrıca  liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış  törenine katıldım, sporcularımızı selamladım. Bu vesileyle kardeş Kırgız  halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü bir kez daha canı gönülden tebrik  ediyor, kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız  halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.</p><p class="MsoNoSpacing"><b>Kıymetli basın  mensupları, </b></p><p class="MsoNoSpacing">Bundan 30 yıl  önce "Şanghay Beşlisi" ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı, zaman  içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en  büyük bölgesel teşkilat haline gelmiştir. Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu'yu  bünyesinde buluşturan yegâne yapı olan bu Teşkilat, toplam 35 trilyon doları  bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de  sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara  yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki  stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla  ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz  "Yeniden Asya" girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği  Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus,  paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu  hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan  diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve  sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile  mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim.</p><p class="MsoNoSpacing">Zirve marjında  mevkidaşlarımla da görüşmelerim oldu. Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya  Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık.  Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de yer aldığı  muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk.</p><p class="MsoNoSpacing">Kıymetli basın  mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı  ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı  sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin  uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli  tutumumuzu devam ettireceğiz.</p><p class="MsoNoSpacing">Bu  düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için  hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU: Bişkek  Zirvesi'nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki  ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye'nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile  iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mıdır?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Değerli  arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik  seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye  olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve  ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin'den Orta Asya'ya, Rusya'dan Güney Asya'ya  uzanan geniş coğrafyada, Türkiye'nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar  barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış  politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler  kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen,  bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye'nin bu yaklaşımı,  küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma  amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte  ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da  altını özellikle çizmek isterim. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir  bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360  derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.</p><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU: Zirve  kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir  Putin'le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl  geçti? Hangi konuları ele aldınız?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Sayın Putin  ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna  arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok  samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok  alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus  turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist  Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama  Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki  çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir  an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an  önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de  gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız,  hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin  memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da  bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın  Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için  de her türlü gayreti göstermeye hazırız.<s></s></p><p class="MsoNoSpacing"><b>SORU:  İstanbul'da Mekke İttifakı'nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz  biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir  coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma iş birliğinden neden bu  kadar rahatsızlar?</b></p><p class="MsoNoSpacing">İstanbul'da  gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli.  Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere  Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları,  Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada,  bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşışımıza binaen, teknik  olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın  kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi  konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir  de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri  standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi  teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun  kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden  tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye  dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu  ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza  kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.</p><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU: "Terörsüz  Türkiye" sürecinde "çerçeve yasa" büyük bir çoğunlukla Meclis'ten geçti. Artık  terör örgütünün silahları bırakması bekleniyor. Bu süreçte hedefe ulaşmak için  merak ettiğim şey şu; sizce bu sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması  gerekir?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Bu tür  olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün  değil. "Terörsüz Türkiye" sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef  meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim  bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair  ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada  Meclis'imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı  Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak  adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır.  Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve  tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir.  Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara  hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet  ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de  "Terörsüz Türkiye'ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık  süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak  üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu  kararlılık içerisinde devam ediyoruz.</p><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU: Sayın  Cumhurbaşkanım, siz iç cephenin güçlendirilmesine çok önem veren bir  lidersiniz. Siz önem verirken DEM Parti'den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi  "Toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor" yorumlarına yol açıyor. Bunu aşacak  yeni dil nasıl inşa edilecek? Tavsiye ve çağrınız ne olabilir?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Biz meseleye  dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu  olacağız, Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor  ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal  bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden  harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan  bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte  etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet  etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz.  Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini  düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi  güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç  cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında  kenetleneceğiz. Biz buna "Büyük Türkiye Mutabakatı" diyoruz. Bunu unutmayalım.  Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz.</p><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU:  "Terörsüz Türkiye" konusundan devam edeyim. Bu örgütün Suriye'deki yapılanması  YPG-PYD'nin fesih kararıyla ilgili nasıl bir değerlendirme yapacaksınız?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Açıklanan  karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve  entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada  uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan  bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye'nin bütün  unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de  sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için  Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya  devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri  başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye  halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece  Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını  aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin  devri artık kapanmalı.</p><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU:  Suriye'den devam edeceğim. Amerika'nın Suriye politikasıyla ilgili özellikle son  dönemde Suriye'nin toprak bütünlüğünü vurguladığını görüyoruz. Hatta  Amerikalılar da "tek bayrak, tek ordu" söylemini vurgulamaya başladılar. Bu  vesileyle Washington'la, Türkiye'nin yıllardır savunduğu bu Suriye politikası  arasında bir yakınlaşma görüyor musunuz?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Türkiye olarak  biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz.  Suriye'nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki  istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı  çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı.  Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de  bütün Suriye'yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve  Suriye'ye dost ülkeleri Suriye'nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya  davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye'deki durum  bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi  olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da  önemli. Suriye'nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart.  Suriye'nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ortadouaskeriye-02092026024d1547.jpg"/><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU:  Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı  olarak S400'lerin üçüncü bir ülkeye devri konusunda adım atılabileceği ifade  ediliyor. Sayın Putin'le görüşmenizde bu konu masaya geldi mi?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Sayın Putin'le  ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35  programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu.  Türkiye'nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor.  Amerika'daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride  bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de  KAAN'dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten  vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye  budur. Güçlü Türkiye'nin yol haritası budur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kaan15-02092026e21873a4.jpg"/><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU: Benim  sorum da Karadeniz'le ilgili olacak. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş  sürecinde Karadeniz'de zaman zaman ticari gemiler de hedef haline gelebiliyor.  Ve zaman zaman da Türk gemileri de bu süreçten zarar görebiliyorlar. Sayın  Putin'le görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi? Ortak bir çözüm geliştirilecek  mi?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Yalnız Türk  bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz'deki  bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar  arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak  bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle  hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek  katlanıyor. Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı  şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki,  tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz.  Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/yunanistanbayraaa-020920267384c873.jpg"/><p class="MsoNoSpacing"><b><i>SORU: Benim  sorum Yunanistan'la ilgili... Biliyorsunuz bir taraftan Türkiye'yle diyalog  mesajları verirken bir taraftan da Ege adalarındaki askeri kapasitelerini  artırıyorlar. Son olarak Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye'nin  itirazlarına rağmen bölgede planlarının değişmeyeceğini söyledi. Eğer  Yunanistan gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam ederse bundan  sonraki süreçte Türkiye'nin yaklaşımı nasıl olacak?</i></b></p><p class="MsoNoSpacing">Ne yapalım?  Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan'la biz iyi komşuluk temelinde  yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş'tan Yunanistan'a bir ses versek  duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf  olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa  Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü  yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe  sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye'nin  serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık  söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış  yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir.  Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde  barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/cumhurbaskani-erdogan-bol-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289939</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/silivride-batan-geminin-sahibi-24e-konustu-gemimiz-karsi-tarafi-2-kez-uyardi-289939</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri'de batan geminin sahibi 24'e konuştu: Gemimiz karşı tarafı 2 kez uyardı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasının ardından batan Tuğberk İmamoğlu isimli ticari geminin sahibi Tuğberk Doğruyol 24'e konuştu. Doğruyol, 'Acentemiz, karşı geminin üçüncü kaptanına ya da yetkili bir personeline telefonla ulaşıyor. Yapılan görüşmede, bizim gemimizin kaptanının veya o sırada vardiyada bulunan personelimizin karşı gemiyi iki kez uyardığı, ancak buna rağmen kazanın meydana geldiği belirtiliyor. Acı olan taraflardan birisi de bu' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri'de batan geminin sahibi 24'e konuştu: Gemimiz karşı tarafı 2 kez uyardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari gemi çarpıştı. Kaza sonrası 24'ün canlı yayınına bağlanan Tuğberk İmamoğlu isimli ticari geminin sahibi Tuğberk Doğruyol, önemli açıklamalarda bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ssstwitter-02092026c45ba79d.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Doğruyol, "Kazanın saat 03.10'da yaşandığını, ancak trafik operatörlerine saat 03.41'de bilgi verildiğini aktardılar. Maalesef bu, oldukça uzun bir süre. Kazayla ilgili söyleyeceğimiz şudur: Gemimiz İskenderun'dan hareket etti ve herhangi bir teknik aksaklığı bulunmuyordu. Gemimiz demir yüklüydü ve gemide 10 personelimiz vardı. Yaklaşık 10 dakika gibi kısa bir sürede battığını biliyoruz" dedi.</p><p>Geminin bakımlarının eksiksiz yapıldığını belirten Doğruyol, "Bunları Liman Başkanlığına ve savcılığın açacağı soruşturma kapsamında ilgili makamlara sunacağız" ifadelerini kullandı.</p><p>Doğruyol, "Acentemiz, karşı geminin üçüncü kaptanına ya da yetkili bir personeline telefonla ulaşıyor. Yapılan görüşmede, bizim gemimizin kaptanının veya o sırada vardiyada bulunan personelimizin karşı gemiyi iki kez uyardığı, ancak buna rağmen kazanın meydana geldiği belirtiliyor" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/silivride-batan-geminin-s-911_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289937</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kalp-krizi-belirtisi-olabilir-mi-frank-isareti-tartismasi-289937</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp krizi belirtisi olabilir mi? ‘Frank işareti' tartışması]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Anjiyo olan komedyen Cem Yılmaz'ın kulak memesinde derin çizgi olarak adlandırılan ‘Frank İşareti' tıp dünyasını ikiye böldü. Prof. Dr. Cengiz Köksal “O detay krize işaret edebilir' derken Doç. Dr. Emre Selçuk, “Tek başına krizin göstergesi değil” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp krizi belirtisi olabilir mi? ‘Frank işareti' tartışması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cem Yılmaz'ın geçirdiği kalp krizinin ardından bu kez kulak memesindeki belirgin çizgi gündeme geldi. </p><p>Sosyal medyada Yılmaz'ın 30'lu, 40'lı ve 50'li yaşlarındaki fotoğraflarını karşılaştıran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Türker Pabuccu, "Kulak memesindeki bu çizgi Cem Yılmaz yaş aldıkça daha da belirgin ve derin bir hale gelmiş. Kulak memesinde olan bu enine derin çizgiye kardiyolojide Frank İşareti diyoruz" dedi. Pabuccu'nun paylaşımı sonrası, kulak memesini çapraz şekilde geçen bu çizginin kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkisi yeniden tartışılmaya başlandı. İlk kez 1970'li yıllarda tanımlanan ve bazı araştırmalarda koroner arter hastalığı ile damar sertliğiyle ilişkili olabileceği belirtilen 'Frank İşareti'nin, özellikle yaşla birlikte daha sık görülebildiği biliniyor. Ancak uzmanlar, bu fiziksel bulgunun tek başına kalp hastalığı tanısı koydurmadığının altını çiziyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/cemylmaz2-020920265271f082.jpg"/><p>Cem Yılmaz dün akşam hastaneden taburcu edildi.</p><p><b>SADECE KÜÇÜK BİR GÖSTERGE</b></p><p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal kulak memesindeki 'Frank İşareti'nin tamamen bilim dışı bir inanış olmadığını, yapılan çalışmalarda kalp-damar hastalığı bulunan, stent takılan, bypass yapılan ya da kalp krizi geçiren kişilerde bu çizgiye daha sık rastladıklarını söyledi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/cengizkoksal3095-02092026e72bc82e.jpg"/><p><b>50 YAŞ ÜZERİ DİKKAT</b></p><p>Köksal, "O çizginin varlığı damar yaşının ve damar sertliğinin ileri olduğuna ilişkin küçük bir gösterge olabilir. Ancak her 'Frank İşareti' olan kişinin kalp krizi riski taşıdığını söylemek mümkün değil" dedi. Köksal açıklamalarına şöyle devam etti: "50 yaşın üzerinde, sigara içen ve tansiyonu yüksek bir kişide 'Frank İşareti' varsa zaten çizgiden bağımsız olarak kardiyoloji değerlendirmesi gerekir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/cemylmaz1-020920260fc35a34.jpg"/><p><b>TEK BAŞINA RİSK DEĞİL</b></p><p>AKŞAM'a konuşan Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, kulak memesindeki çizginin tek başına kalp krizi göstergesi olmadığını belirterek, "Damar kireçlenmesinin dolaylı bir belirtisi olabileceği söyleniyor ancak sadece kulak mememize bakarak kalp damar tıkanıklığı riskimizin yüksek olduğunu söylememiz mümkün değil" dedi. Selçuk, genetik yatkınlık, sigara, yüksek tansiyon, kolesterol ve stresin önemli risk faktörleri olduğunu vurguladı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kalpdamarcerrahisiuz-02092026da5e7638.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kalp-krizi-belirtisi-olab-957_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289935</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/silivri-aciklarinda-iki-ticari-geminin-carpismasina-iliskin-sorusturma-baslatildi-289935</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışmasına ilişkin soruşturma başlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Silivri açıklarında Türk bayraklı iki ticari geminin çarpıştığı olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışmasına ilişkin soruşturma başlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan Türk bayraklı ALSU isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye seyir halinde bulunan Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi gece saat 03.00 sıralarında çarpışmıştı. Bölgede yapılan ilk incelemelerde ALSU isimli gemide gözle görülür bir hasar bulunmadığı tespit edilmişti. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli gemideki 10 personelle henüz irtibat kurulamadığı öğrenilmişti.  </p><p><b>KAZAYA İLİŞKİN SORUŞTURMA BAŞLATILDI</b></p><p>İletişim kurulamayan geminin 10 kişilik mürettebatını arama çalışmaları sürerken, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Başsavcılık tarafından olayın meydana geliş nedeni, varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespiti ile gemiye ait radar ve haberleşme sistemlerinin tespitine yönelik delillerin toplanması için ekiplere talimat verildi. Kazaya ilişkin 1 cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/silivri-aciklarinda-iki-t-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289932</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/denizlinin-merkezefendi-ilcesinde-palet-fabrikasinda-yangin-289932</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Denizli'nin Merkezefendi ilçesinde palet fabrikasında yangın]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Denizli'nin Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren bir palet fabrikasında çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Denizli'nin Merkezefendi ilçesinde palet fabrikasında yangın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre; Merkezefendi ilçesine bağlı Sümer Mahallesi 82 Sokakta faaliyet gösteren bir palet üretim fabrikasında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbarın ardından Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığından bölgede çok sayıda ekip sevk edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77977003-020920261609767f.jpg"/><p>Kısa sürede bölgeye ulaşan ekiplerin yangının kontrol altına alınabilmesi için çalışmaları devam ederken, yanan fabrikadan yükselen alev ve dumanlar kentin birçok bölgesinden gözlemlendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/denizlinin-merkezefendi-i-367_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289931</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-gong-bakirci-gyo-icin-caldi-289931</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da gong Bakırcı GYO için çaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Halka arz sürecini tamamlayan Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) AŞ, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle "BKRGY" koduyla işlem görmeye başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da gong Bakırcı GYO için çaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırcı GYO'nun gong töreni, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Bakırcı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Sağlam, <b>Bakırcı GYO </b>Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Yılmaz ve İntegral Yatırım Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>İntegral Yatırım Menkul Değerler AŞ liderliğinde gerçekleştirilen halka arzın talep toplama işlemleri 24-26 Ağustos&#39;ta tamamlandı. Halka arz kapsamında 167 milyon lira nominal değerli pay, 12,93 lira sabit fiyatla satışa sunulurken, halka arzın toplam büyüklüğü 2 milyar 159 milyon 310 bin lira olarak gerçekleşti. Halka arzda toplam 502 bin 90 yatırımcıya pay dağıtıldı.</p><p>Dağıtım kapsamında 501 bin 344 yurt içi bireysel yatırımcıya 110 milyon 813 bin 470 lot, 724 yüksek başvurulu yatırımcıya 38 milyon 777 bin 600 lot ve 22 yurt içi kurumsal yatırımcıya 17 milyon 408 bin 930 lot pay verildi. Böylece dağıtılan payların yüzde 66,36&#39;sı yurt içi bireysel, yüzde 23,22&#39;si yüksek başvurulu ve yüzde 10,42&#39;si yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edildi.</p><p>Tamamı sermaye artırımı yoluyla gerçekleştirilen halka arzın ardından şirketin halka açıklık oranı yüzde 25 oldu. Şirket payları, Borsa İstanbul Yıldız Pazar&#39;da işlem görmeye başladı.</p><p>Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, törende yaptığı konuşmada, Bakırcı GYO&#39;nun inşaat sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle sermaye piyasalarına önemli bir adım attığını söyledi.</p><p>Şirketin sonraki dönemde ticaret ve lojistik merkezleriyle büyümesini sürdüreceğini belirten Ergun, &quot;Şirketimiz, halka arzdan elde ettiği gelirle yatırımlarını gerçekleştirecek ve hedeflerini daha da ileriye taşıyacak. Bu önemli halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığına borsamız ailesine hoş geldiniz diyor, halka arzın sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyorum.&quot; dedi.</p><p><b>- "BU GONG 45 YILLIK EMEĞİN VE GÜVENİN SİMGESİ"</b></p><p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Sağlam da 1981&#39;de Bakırcı Yapı ile başlayan yolculuklarında çok özel ve anlamlı bir noktaya ulaştıklarını, 45 yılda emek vererek, çalışarak ve kendilerini sürekli geliştirerek şirketi bugünlere taşıdıklarını dile getirdi.</p><p>Ailelerine zaman içinde yeni üyelerin katıldığına değinen Sağlam, birlikte çalışıp güçlenerek ve sahip oldukları tecrübeyi yeni nesillere aktararak, Bakırcı&#39;yı geleceğe taşımak istediklerini ifade etti.</p><p>Sağlam, &quot;Yıllar boyunca emek vererek büyüttüğümüz şirketimizin bugün Bakırcı GYO olarak sermaye piyasalarında yeni bir döneme adım atmasına tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bu gong, sadece bir halka arzın değil, 45 yıllık emeğin, güvenin ve gelecek kuşaklara uzanan bir yolculuğun da simgesi oldu. Bugün geldiğimiz noktayı, geçmişte attığımız adımların ve bize güvenen tüm paydaşlarımızın ortak eseri olarak görüyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- "HALKA ARZ YENİ BİR BAŞLANGIÇ"</b></p><p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam da halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından şirket açısından yeni bir dönemin başladığını ifade etti.</p><p>Yatırımcılardan gelen güçlü talebin, şirkete duyulan güvenin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sağlam, halka arzla şirketin büyüme hikayesine yaklaşık 502 bin yeni ortağın katıldığını aktardı.</p><p>Sağlam, Bakırcı Grubu olarak 1981&#39;den bu yana gayrimenkul sektörünün birçok dönemine tanıklık ettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Geride bıraktığımız 45 yılda 2 milyon metrekarenin üzerinde inşaat alanında 85&#39;ten fazla projeyi hayata geçirdik ve 5 binin üzerinde bağımsız bölümün teslimini başarıyla gerçekleştirdik. Gayrimenkul geliştirme ve proje üretimi alanındaki 45 yıllık bilgi birikimimizi ve deneyimimizi, 2025&#39;te gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüşümümüzle daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya taşıdık. Bugün turizmden ticarete, lojistikten konuta kadar çeşitlendirilmiş portföyümüz, güçlü bilanço yapımız ve şeffaf yönetim anlayışımızla yatırımcılarımız için uzun vadeli değer yaratma hedefiyle büyümemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.&quot;</p><p>Geçmişten gelen tecrübeyi sermaye piyasalarının sağladığı imkanlarla birleştireceklerini aktaran Sağlam, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yenilikçi, kaliteli ve getiri potansiyeli yüksek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu yolculuğun yeni bir sayfasını birlikte açıyoruz. Halka arzımızla şirketimizin büyüme hikayesine yatırımcılarımızı da ortak ediyoruz. Bu sorumlulukla, yatırımcılarımızın şirketimize duyduğu güvene layık olmak için aynı disiplin, şeffaflık ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için halka arz, bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç.&quot;</p><p><b>- "HALKA ARZ SERMAYE PİYASALARININ DERİNLEŞMESİNE KATKI SAĞLAYACAK"</b></p><p>İntegral Yatırım Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu, Bakırcı GYO&#39;nun halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından ve şirketin attığı bu önemli adıma tanıklık etmekten mutluluk duyduklarını söyledi.</p><p>Halka arzın şirketin büyüme hedeflerine ve yeni yatırımlarına güç katacağına işaret eden Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Aynı zamanda, sermaye piyasalarımızın gelişimine ve derinleşmesine katkı sağlacağını umuyoruz. Bu süreçte emeği geçen Bakırcı GYO yönetimine, tüm paydaşlarımıza ve halka arza gösterdikleri ilgi ve güven için tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Bakırcı GYO&#39;ya Borsa İstanbul&#39;daki yeni yolculuğunda başarılar diliyorum. Halk arzın şirketimiz, yatırımcılarımız ve sermaye piyasalarımız için hayırlı olmasını temenni ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/borsa-istanbulda-gong-bak-765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289929</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ordunun-ikizce-ilcesinde-tarim-araci-devrildi-1-olu-1-yarali-289929</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ordu'nun İkizce ilçesinde tarım aracı devrildi: 1 ölü, 1 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu'nun İkizce ilçesinde tarım aracının devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ordu'nun İkizce ilçesinde tarım aracı devrildi: 1 ölü, 1 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emrah Demirci idaresindeki &quot;patpat&quot; olarak adlandırılan tarım aracı, Fatih Mahallesi&#39;nde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77977301-0209202630a1c102.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77977303-0209202684cb825b.jpg"/><p>Kazada yaralanan sürücü ile araçta bulunan Çavuş Demirci olay yerindeki müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Emrah Demirci müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ordunun-ikizce-ilcesinde--827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289928</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktasin-alman-kalecisi-nubel-istanbulun-atmosferi-beni-etkiledi-289928</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ın Alman kalecisi Nübel: İstanbul'un atmosferi beni etkiledi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ın sezon başında kadrosuna kattığı Alman kaleci Alexander Nübel, kulüp dergisine önemli açıklamalarda bulundu. Siyah beyazlı ekibe transferi hakkında konuşan başarılı kaleci 'Beşiktaş çok büyük bir kulüp ve burada inanılmaz bir atmosfer var. Bunu gelmeden önce de biliyor ve hissediyordum. İstanbul da kararımda önemli bir etkendi.' ifadelerini kullandı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş'ın Alman kalecisi Nübel: İstanbul'un atmosferi beni etkiledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş'ın Alman kalecisi Alexander Nübel, siyah beyazlı kulübün eylül sayısına özel açıklamalarda bulundu.</p><p>Siyah-Beyazlı kariyerine etkileyici bir başlangıç yapan Nübel; Beşiktaş'a transfer kararından Tüpraş Stadyumu'nun atmosferine, Vincenzo Italiano ile iletişiminden İstanbul'daki yeni hayatına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/77eb070b95964a24bb6b-0209202680e3527a.jpg"/><p>Beşiktaş'ın yeni sezon öncesinde kadrosuna kattığı Alexander Nübel, "Namağlup Tek Şampiyon" Beşiktaş Dergisi'nin Eylül sayısının konuğu oldu. Siyah-Beyazlı formayla kısa sürede dikkat çeken Alman file bekçisiyle Beşiktaş kariyerinin ilk günlerinden sezon hedeflerine, taraftarın yarattığı atmosferden İstanbul'daki yaşamına uzanan keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.</p><p>Beşiktaş'a transfer sürecini anlatan Nübel, kararında kulübün büyüklüğünün yanı sıra İstanbul'un ve ailesinin de önemli rol oynadığını söyledi. Siyah-Beyazlıların yeni yapılanmasının kendisine anlatıldığı ilk görüşmelerden etkilendiğini belirten başarılı kaleci, oyun profilinin Vincenzo Italiano'nun futbol anlayışıyla örtüşmesinin de tercihinde önemli bir etken olduğunu ifade etti.</p><p>Tüpraş Stadyumu'nda yaşadığı ilk deneyimlere de değinen Nübel, Beşiktaş taraftarının yarattığı atmosferden övgüyle söz etti. Çocukken futbolcu olmayı hayal ederken böylesine coşkulu atmosferlerde oynamanın da bu hayalin bir parçası olduğunu dile getiren Alman file bekçisi, Siyah-Beyazlı taraftarların önünde sahaya çıkmanın kendisi için çok özel olduğunu vurguladı.</p><p>Röportajın en renkli bölümlerinden biri ise Nübel'in İstanbul'daki yeni hayatına ilişkin anlattıkları oldu. Şehri yalnızca futbolcu olarak değil, İstanbul'da yaşayan biri gibi keşfetmeye başlayan 29 yaşındaki kaleci; İstanbulkart aldığını, İETT otobüsüyle Taksim'e gittiğini, vapurla Asya Yakası'na geçtiğini ve Kilyos'ta denize girdiğini anlattı. Analog fotoğrafçılığa olan ilgisinden de bahseden Nübel, İstanbul sokaklarını fotoğrafladığını ve çektiği filmleri dijitalleştirebileceği bir yer dahi bulduğunu söyledi.</p><p>Beşiktaş'taki ilk sezonuna dair hedeflerini, takım savunmasındaki uyumu ve yeni oyun sistemine adaptasyon sürecini de değerlendiren Nübel, Siyah-Beyazlıların hem Süper Lig'de hem de Avrupa'da mümkün olduğunca başarılı olmak istediğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/64acb23bd8c843a1b25f-02092026ce931dd8.jpg"/><p>Alexander Nübel'in samimi açıklamaları, İstanbul macerası ve Beşiktaş'taki hedeflerinin tamamı "Namağlup Tek Şampiyon" Beşiktaş Dergisi'nin Eylül sayısında.</p><p>"Taraftarlarımız 90 dakika boyunca arkamızda duruyor ve bizi destekliyor. Çocukken futbolcu olmayı hayal ettiğinizde, aslında böyle atmosferlerde oynamayı da hayal ediyorsunuz. Şimdi ben de böyle bir atmosferin içerisinde oynama fırsatı buluyorum."</p><p>"Ülke, şehir ve tabii ki kulübün kendisi... Beşiktaş çok büyük bir kulüp ve burada inanılmaz bir atmosfer var. Bunu gelmeden önce de biliyor ve hissediyordum. İstanbul da kararımda önemli bir etkendi."</p><p>"Beşiktaş'ta dolaşıyorum, farklı yerlere gidiyorum. Kilyos'ta bir plaja gittim, vapura bindim, İstanbulkart aldım ve hatta İETT otobüsüne binerek Taksim'e gittim. Asya Yakası'na da geçtim. İstanbul'un farklı yerlerini görmekten ve şehri kendi başıma keşfetmekten büyük keyif alıyorum."</p><p>"Fotoğrafçılığa büyük ilgim var. Özellikle analog fotoğraf çekmeyi çok seviyorum ve analog bir fotoğraf makinem var. İstanbul'u gezerken fotoğraflar çekiyorum. Şehri gezerken fotoğraf çekmek benim için çok keyifli."</p><p>"Taraftarlarımızın desteğiyle çok güzel bir sezon geçirmek istiyoruz. Umarım sezon sonu taraftarlarımızı mutlu edecek başarılara hep birlikte ulaşmış oluruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/besiktasin-alman-kalecisi-574_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289927</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/otomotiv/turkiyede-en-cok-satan-otomobiller-belli-oldu-289927</link>
      <pubDate>2026-09-02T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'de en çok satan otomobiller belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin yerli otomobili Togg'un T10X modeli, geçen ay 2 bin 939 adetlik satışla otomobil pazarında en çok tercih edilen araç oldu. 2026 yılı ağustos ayında Türkiye'de en çok satan otomobiller ise detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'de en çok satan otomobiller belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Türkiye'nin otomobili" vizyonuyla yola çıkan, fikri mülkiyet haklarına Türkiye'nin sahip olduğu küresel mobilite teknolojileri markası Togg, otomobil pazarındaki güçlü konumunu sürdürdü.</p><p>Geçen ay otomobil pazarındaki daralmaya rağmen Togg, model bazında toplam satışlarda zirvede yer aldı.</p><p>Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen ay otomobil satışları önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,16 daralarak 61 bin 529'a geriledi. Bu dönemde Togg'un iki modeli T10X ve T10F ise aylık satışlarda ilk iki sıraya yerleşti.</p><p>Togg T10X geçen ay 2 bin 939 adet satışla otomobil pazarında en çok tercih edilen model olurken, T10F de 1947 satışla ikinci sıraya oturdu. T10F, geçen ay aynı adette araç satışı gerçekleştiren KIA Sportage ile ikinciliği paylaştı. Aynı dönemde 1904 adet satışla Renault Duster (benzinli) üçüncü, 1894 adet satışla Renault Clio dördüncü ve 1761 adet satışla Hyundai i20 beşinci sırada konumlandı.</p><p>Bu yılın ocak-ağustos döneminde ise model bazında toplam satışlarda 31 bin 643 adetle Renault Clio ilk sırada yer aldı. Bu aracı, 19 bin 50 satışla Renault Megane (sedan) modeli izlerken, Togg T10X de 17 bin 783 satışla toplam satışlarda üçüncü sıraya yerleşti.</p><p><b>T10X ELEKTRİKLİ OTOMOBİL PAZARINI AYAKTA TUTTU</b></p><p>Geçen ay elektrikli araçların toplam satışlar içindeki payı yüzde 19,4'e geriledi. Ağustos ayındaki pazar daralmasına rağmen Togg T10X satışlarındaki pozitif ivme dikkati çekti. T10X geçen yılın ağustos ayında 1249 adet satılmıştı.</p><p>Elektrikli ve hibrit otomobiller birlikte değerlendirildiğinde ağustosta toplam pazarın yüzde 53,7'sini oluşturduğu, satışların 33 bin 8'e ulaştığı görüldü. Böylece geçen ay Türkiye'de satılan otomobillerin yarısından fazlasını elektrikli ve hibrit araçlar oluşturdu.</p><p>Ocak-ağustos döneminde ise elektrikli ve hibrit otomobiller toplam satışlar içinde 292 bin 996 adetle yüzde 51,9 paya sahip oldu.</p><p>Bu dönemde elektrikli otomobillerde 160 kilovat altındakilerin satışları yüzde 7,3 artarak pazarın yüzde 16,8'ini, 160 kilovat üstündekilerin satışları ise yüzde 65,3 azalarak pazarın yüzde 2'sini oluşturdu.</p><p>Öte yandan önceki gün AA Finans Masası'nın konuğu olan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Togg'un pazardaki hakim konumuna değinerek, "T10X ile T10F'nin bir aylık satışına rakiplerimizin toplam satışı yetişemiyor." ifadesini kullanmıştı.</p><p>Tosyalı ayrıca Togg'un yeni modeli T6X'in her ay bir şekle büründüğünü ve gelecek haziran ayında bu aracı kullanıcılarla buluşturmayı planladıklarını da belirtmişti.</p><p><b>ODMD verilerine göre, 2026 yılı ağustos ayında Türkiye'de en çok satan otomobiller şöyle:</b></p><table><tbody><tr><td><b>Marka</b></td><td><b>Model</b></td><td><b>Alt model</b></td><td><b>Motor tipi</b></td><td><b>Ağustos</b></td><td><b>Ocak-Ağustos</b></td></tr><tr><td>TOGG</td><td>T10X</td><td>T10X</td><td>Elektrik</td><td>2.939</td><td>17.783</td></tr><tr><td>TOGG</td><td>T10F</td><td>T10F</td><td>Elektrik</td><td>1.947</td><td>12.951</td></tr><tr><td>KIA</td><td>SPORTAGE</td><td>SPORTAGE</td><td>Benzin</td><td>1.947</td><td>11.885</td></tr><tr><td>RENAULT</td><td>Duster</td><td>Duster</td><td>Benzin</td><td>1.904</td><td>13.150</td></tr><tr><td>RENAULT</td><td>Clio</td><td>Clio HB</td><td>Benzin</td><td>1.894</td><td>31.643</td></tr><tr><td>HYUNDAI</td><td>i20</td><td>i20</td><td>Benzin</td><td>1.761</td><td>15.635</td></tr><tr><td>KG MOBILITY &#8211; SSANGYONG</td><td>TORRES</td><td>TORRES</td><td>Elektrik</td><td>1.602</td><td>10.204</td></tr><tr><td>TOYOTA</td><td>Corolla</td><td>Corolla</td><td>Benzin</td><td>1.592</td><td>14.067</td></tr><tr><td>VOLKSWAGEN</td><td>TAIGO</td><td>TAIGO</td><td>Benzin</td><td>1.411</td><td>15.554</td></tr><tr><td>RENAULT</td><td>Boreal</td><td>Boreal</td><td>Benzin</td><td>1.402</td><td>6.490</td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/turkiyede-en-cok-satan-ot-663_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289926</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/izmirin-buca-ilcesinde-mobilya-atolyesinde-yangin-289926</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir'in Buca ilçesinde mobilya atölyesinde yangın!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ İzmir'in Buca ilçesinde mobilya atölyesinde çıkan ve 3 iş yeri ile bir eve sıçrayan yangın, hasara neden oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir'in Buca ilçesinde mobilya atölyesinde yangın!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, Aydın Hatboyu Caddesi&#39;ndeki üç katlı bir mobilya atölyesinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>Alevler çevredeki 3 iş yeri ile bir eve sıçradı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42366283.jpg"/><p>Yangının sıçradığı evde yaşayan çift ile iki çocuğu itfaiye ekiplerince tahliye edildi.</p><p>Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.</p><p>Mobilya atölyesi ve evin kullanılamaz hale geldiği, 3 iş yerinde hasar oluştuğu belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42366284.jpg"/><p>Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42366288.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/izmirin-buca-ilcesinde-mo-702_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289925</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/filenin-sultanlarinin-hedefi-yari-final-almanya-turkiye-voleybol-maci-icin-heyecan-dorukta-289925</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları'nın hedefi yarı final! Almanya-Türkiye voleybol maçı için heyecan dorukta]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Filenin Sultanları, 3 Eylül Perşembe günü çeyrek finalde Almanya ile karşılaşacak. Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanacak Almanya-Türkiye voleybol maçı saat 19.00'da başlayacak. Almanya-Türkiye maçının kazananı ise, yarı finalde Sırbistan-Yunanistan eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filenin Sultanları'nın hedefi yarı final! Almanya-Türkiye voleybol maçı için heyecan dorukta]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, CEV Trendyol 2026 Kadınlar Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde 3 Eylül 2026 Perşembe günü  Almanya ile karşı karşıya gelecek.</p><p>Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanacak karşılaşma, saat 19.00'da başlayacak.</p><p>Mücadeleyi Bulgaristan Voleybol Federasyonundan Vanya Parvanova ve Polonya Voleybol Federasyonundan Bartlomiej Adamczyk yönetecek.</p><p>Müsabaka, TRT 1'den canlı yayımlanacak.</p><p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, A Grubu'nu 2. sırada tamamladıktan sonra son 16 turunda Azerbaycan'ı eleyerek çeyrek finale yükseldi.</p><p>Ay-yıldızlı ekip ile A Grubu'nda yer alan ve grup aşamasını 4. sırada noktalayan Almanya ise son 16 turunda Belçika'yı geçerek adını son 8 takım arasına yazdırdı.</p><p>Almanya-Türkiye maçının kazananı, yarı finalde Sırbistan-Yunanistan eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/filenin-sultanlarinin-hed-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289924</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-karsilik-verecek-iki-ulke-arasinda-ipler-neden-gerildi-289924</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Rusya karşılık verecek': İki ülke arasında ipler neden gerildi?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta bulunan patlayıcı yüklü İHA nedeniyle Rusya'yı sorumlu tutarak aldığı yeni kararlara Moskova'dan sert tepki geldi. Medvedev, Almanya'nın Ukrayna ordusu için askeri teçhizat üreten tesislerine doğrudan saldırıyı "hak ettiğini" savundu. Kremlin ve Rusya Dışişleri Bakanlığı suçlamaları reddederek, Almanya'nın aldığı kararlara karşılık vereceklerini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Rusya karşılık verecek': İki ülke arasında ipler neden gerildi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<b>Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Almanya'nın Ukrayna ordusu için askeri teçhizat üreten tesislerine doğrudan saldırıyı "hak ettiğini" belirtti.</b><p>Medvedev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Almanya'nın Leipzig-Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü İHA bulunduğu gerekçesiyle<b> Rusya'ya karşı bazı tedbirler alma kararını değerlendirdi.</b></p><p>Almanya'nın İHA konusundaki suçlamalarının kanıtsız olduğunu vurgulayan Medvedev, Alman yönetiminin Rusya'ya karşı yaklaşım sergilediğini belirterek,<b> "Onlar (Almanlar), Bandera yönetimi için askeri teçhizat üreten tesislere, hatta Berlin'deki başka yerlere doğrudan saldırı hak ediyor."</b> ifadesini kullandı.</p><p>Medvedev, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy&#39;nin Rus sivil havacılığına yönelik tehdidine ilişkin &quot;Teröristlerle müzakere edilmez, eylemlerine karşılık misilleme yapılır. Her türlü terörün sponsorları vardır. Şu anda bunlar, başta Avrupalı ülkeler olmak üzere Batılı ülkelerin liderleri. Onlar, Kiev&#39;e trenle sık sık gidiyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><b>ZAHAROVA: RUSYA KARŞILIK VERECEK</b><div><br></div><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Almanya'nın Leipzig-Halle Havalimanı'ndaki <b>insansız hava aracı (İHA) olayı nedeniyle Rusya'ya yönelik aldığı kararlara karşılık vereceklerini belirterek, "</b>Berlin, uydurma bir gerekçeyle bir kez daha ikili ilişkilerde gerilimi tırmandırma yolunu tercih etti." dedi.</p><p>Rus haber ajansı TASS'a konuşan Zaharova, Almanya'nın Leipzig-Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü İHA bulunduğu gerekçesiyle Rusya'ya karşı bazı tedbirler alma kararını değerlendirdi.</p>Zaharova, Almanya'nın İHA olayıyla ilgili kanıt sunmadığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:<br>"Berlin, uydurma bir gerekçeyle bir kez daha ikili ilişkilerde gerilimi tırmandırma yolunu tercih etti. Ortaya herhangi bir ciddi kanıt konulmadı çünkü kanıt yok ve olamaz. Bir bahane uydurdular. Buna karşın Berlin, Ukrayna krizini körükleyerek, sivillere yönelik terör eylemlerine karıştı. Rus Evi, Berlin'i uzun zamandır rahatsız ediyordu. Bu nedenlerle harekete geçmek için bahane aradılar. Moskova, Rusya'ya karşı alınan tüm kararlara yanıt verecek."<br>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da konuyla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bunu yorumlamak zor çünkü böylesine ciddi suçlamaların kanıtlarla desteklenmesi lazım. Herhangi bir kanıt ortaya konulmadı. Almanya, gerginliği artırma yolunu izliyor." değerlendirmesinde bulundu.<p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p><b><br></b></p><p>Almanya&#39;daki Leipzig-Halle Havalimanı&#39;nda 4 Ağustos&#39;ta Ukrayna&#39;ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.</p><p>ABD istihbaratı, bulunan patlayıcı yüklü İHA&#39;nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına &quot;özgü&quot; olduğunu iddia etmişti.</p><p><b>Almanya hükümeti, dün, olayla ilgili soruşturmada elde edilen bulguların Rusya'yı sorumlu gösterdiğini belirterek, bir dizi tedbir açıklamıştı.</b></p><p>Karar gereği, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacak, Berlin'deki Rus Evi ile ilgili sözleşme feshedilecek, Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrolleri sıkılaştırılacak ve Rusya'nın sözde gölge filosuna yönelik baskı artırılacak. <b>Fotoğraf: AA</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/rusya-karsilik-verecek-ik-418_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289923</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kktc-cumhurbaskani-erhurman-girne-aciklarinda-batan-geminin-enkazi-bulundu-289923</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Girne açıklarında batan geminin enkazı bulundu!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında geçen pazar günü alabora olan yolcu gemisinin enkazına ulaşıldığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Girne açıklarında batan geminin enkazı bulundu!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erhürman, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, &quot;Gemiye ulaşıldı. Görüntüleme ve arama çalışmaları 24 saat esasıyla devam ediyor. Aralıksız biçimde devam edecek.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362041.jpg"/><p>Erhürman açıklamasında, TCG Alemdar gemisinin bölgeye gelerek arama çalışmalarına başladığını, dünden beri Girne açıklarında arama çalışmaları yapan TCG Işın ile aynı teknolojiye sahip olduğunu kaydetti.</p><p><b>- GİRNE AÇIKLARINDA ALABORA OLAN GEMİ</b></p><p>KKTC&#39;deki Girne Limanı ile Mersin&#39;deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan &quot;Filo Jet&quot; isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne&#39;den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362039.jpg"/><p>Girne Limanı&#39;na dönmeye çalıştığı sırada alabora olan gemiden 241 kişi kurtarılmış, 8 kişinin cenazesine ulaşılmış, kayıp 20 kişi için arama çalışması başlatılmıştı.</p><p>Batan geminin enkazının, Girne açıklarında denizin 550 metre derinliğinde bulunduğu bildirilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kktc-cumhurbaskani-erhurm-429_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289922</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-ile-besiktas-arasindaki-rekabetin-en-sik-skoru-1-0-289922</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki rekabetin en sık skoru: 1-0]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki dev rekabette bugüne kadar tüm kulvarlarda en çok 1-0'lık skor görüldü. Taraflar arasında oynanan son 4 lig maçının 3'ünde bu skor yaşandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki rekabetin en sık skoru: 1-0]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 3. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş, 5 Eylül Cumartesi günü saat 20.00'de Kadıköy'de karşı karşıya gelecek. Sarı-lacivertlilerin, siyah-beyazlılara karşı 137'ye 130 galibiyet üstünlüğü bulunurken, ezeli rakipler arasındaki müsabakalarda en çok görülen sonuç 1-0 oldu.  </p><p>102 yıllık derbi tarihinde toplam 80 maçta futbolseverler birer gol görürken, Fenerbahçe, Beşiktaş'ı 41 kez, Beşiktaş da Fenerbahçe'yi 39 kez 1-0'lık skorlarla yendi. İki ekip arasında yapılan son 4 lig maçının 3'ünde 1-0'lık sonuçlar kayıtlara geçti. 2024-2025 sezonunda Kara Kartal, Dolmabahçe'de Alex Oxlade-Chamberlain'in, Kadıköy'de Gedson Fernandes'in golüyle galibiyete uzandı. Geçtiğimiz sezon 5 Nisan 2026'da oynanan son lig maçında ise Kanarya, Kerem Aktürkoğlu'nun golüyle 3 puanı hanesine yazdırdı.  </p><p>Türkiye Kupası'nda ise bu skor son olarak 5 Şubat 2017'de yaşanırken, Fenerbahçe sahadan galibiyetle ayrıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/fenerbahce-ile-besiktas-a-395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289921</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/her-kosulda-tam-isabet-tolun-muhimmat-ailesi-akinci-ile-gucunu-gosterdi-289921</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her koşulda tam isabet! TOLUN mühimmat ailesi AKINCI ile gücünü gösterdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN Derin Taarruz Mühimmat ailesinin farklı görev ihtiyaçlarına yönelik 3 üyesi, Bayraktar AKINCI'dan gerçekleştirilen atışlarla kabiliyetlerini sergiledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her koşulda tam isabet! TOLUN mühimmat ailesi AKINCI ile gücünü gösterdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Konya Karapınar Atış Test Poligonu'nda 15'ten fazla ülkenin askeri yetkililerinin katılımıyla Güdüm Sistemleri Uluslararası Demo Faaliyeti icra edildi.</p><p>Demo faaliyetinde TOLUN Derin Taarruz Mühimmat ailesinde sırasıyla çarpma tapası ve parçacık etkili harp başlıklı TOLUN I, yaklaşım sensörü ve parçacık etkili harp başlıklı TOLUN F mühimmatı ile programlanabilir zaman ayarlı tapa ve delici harp başlıklı TOLUN P mühimmat atışı gerçekleştirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/video-0209202663992351.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Çarpma tapası ve parçacık etkili harp başlıklı TOLUN I mühimmatı konteyner hedefe tam isabet kaydetti. TOLUN I, hassas vuruş yeteneği ve parçacık etkili harp başlığı tasarımı ile sabit ve hareketli hedeflere karşı etkin bir şekilde kullanılıyor.</p><p>TOLUN F mühimmatı ile etrafında personel bulunan zırhlı personel taşıma aracına atış gerçekleştirildi. TOLUN F, hedef üzerindeki tahribat gücünü en üst düzeye çıkarabilmek için kokpitten programlanabilir, zaman ayarlı güvenilir elektronik tapasını ve mühimmat hedefe çarpmadan önce belirli bir mesafeden harp başlığını patlatmaya olanak sağlayan yaklaşım sensörünü de içeriyor. GPS aldatmasına karşı dayanıklı yazılım özelliğiyle dikkati çeken TOLUN F'nin seçilebilir vuruş açısı bulunuyor.</p><p>Programlanabilir zaman ayarlı tapa ve delici harp başlıklı TOLUN P ile iki katlı beton bina hedefine atıldı. TOLUN P, delici harp başlığı tasarımı ve özel şekle sahip delici burun yapısı ile iki kat betonu delerek programlanabilir zaman ayarlı tapası ile hedeflenen katmandaki unsurları imha etti. ASELSAN tarafından geliştirilen ASAF-Sert Hedef Tapasına sahip TOLUN P mühimmatı güçlendirilmiş beton hedeflere karşı etkinliğini bir kez daha kanıtlamış oldu.</p><p>TOLUN Derin Taarruz Mühimmat ailesi, ASELSAN'ın geliştirdiği SADAK-4T çoklu taşıma salanı aracılığıyla hava platformlarına çoklu sayıda yüklenebiliyor. TOLUN, tek sortide tek veya çoklu hedeflere karşı eş zamanlı angajman sağlayabiliyor. TOLUN, gece ve gündüz, farklı hava şartlarında görev yapabiliyor.</p><p>Şirketin, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda da "İstediğimiz anda, istediğimiz yerde, istediğimiz şekilde. ASELSAN TOLUN derin taarruz mühimmat ailesi, AKINCI ile gururla sunar. Her koşulda tam isabet" ifadelerine yer verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/her-kosulda-tam-isabet-to-613_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289920</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/seferihisar-belediyesine-yonelik-operasyonda-1-yeni-tutuklama-289920</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 1 yeni tutuklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'de Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında rüşvete aracılık ettikleri iddiasıyla adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri tutuklandı, diğeri hakkında ev hapsi kararı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 1 yeni tutuklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesine yönelik 25 Haziran'da düzenlenen rüşvet operasyonunda, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Seferihisar belediye başkan yardımcıları G.P, N.H. ve İ.K'nin de aralarında bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alınmıştı.  </p><p>Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 12 zanlı tutuklanırken, İçişleri Bakanlığı Yetişkin'in görevden uzaklaştırıldığını bildirmişti. Ardından Seferihisar Belediye Meclisinde yapılan seçimde, CHP'li meclis üyesi Fuat Gümüş belediye başkan vekilliğine seçilmişti. Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ise ev hapsi kararı verilerek görevden uzaklaştırılmış, daha sonra görevine iade edilmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, tutuklu Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in şoförü A.D. ile tutuklu başkan yardımcısı G.P.'nin şoförü M.K., 28 Ağustos'ta polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.  </p><p>İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan iki şüpheli, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Hakimlik karşısına çıkarılan şüphelilerden M.K. tutuklanırken, A.D. hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/seferihisar-belediyesine--718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-savunma-sirketlerinin-devler-liginde-yolu-ihracatla-aciliyor-289919</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk savunma şirketlerinin "devler liginde" yolu ihracatla açılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma sanayisinin "devler liginde" Türkiye'yi temsil eden şirketler, Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un yönetiminde yer almaları ve artan ihracat performanslarıyla dikkati çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk savunma şirketlerinin "devler liginde" yolu ihracatla açılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Defense News'in her yıl açıkladığı ve dünyanın en büyük 100 savunma şirketinin sıralandığı "Top 100" listesinde bu yıl 5 Türk şirketi yer aldı.</p><p>Listedeki isimlerin ortak özelliği, SAHA İstanbul'un hem yönetim kadrosunda söz sahibi olmaları hem de kümelenmenin düzenlediği SAHA Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda milyarlarca dolarlık anlaşmaların tarafı durumunda bulunmaları.</p><p>Listede, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu'nu şekillendiren ASELSAN 40, TUSAŞ 48, ARCA Savunma 53, ROKETSAN 64, MKE 81'inci sırada Türk savunma sanayisini temsil etti.</p><p>SAHA İstanbul Yönetim Kurulu'nda ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, MKE Genel Müdürü İlhami Keleş, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ise Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla kümelenmenin stratejik kararlarında pay sahibi. Listeye bu yıl ilk kez giren ARCA Savunma da Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Rodoplu ile SAHA İstanbul yönetiminde temsil ediliyor.</p><p>Türk şirketlerinin sıralamalardaki yerleri özellikle son dönemde ihracat gelirlerinin de katkısıyla üst basamaklara çıkıyor. Listede yer alan 5 Türk şirketi de savunma sanayisi gelirlerini artırdı ve toplamda 14,9 milyar dolarlık savunma gelirinin önemli bir kısmını ihracattan elde etti.</p><p>SAHA İstanbul'un düzenlediği, Türk savunma sanayisini uluslararası arenaya taşıyan SAHA fuarı da son dönemde ihracat odaklı bu gelişimi güçlü biçimde destekliyor. Bu şirketlerin yurt dışı gelirlerine doğrudan katkı sağlayan bir sözleşme platformuna dönüşen SAHA'da, 2024 yılında yaklaşık 4,5, 2026'da 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandı.</p><p>SAHA İstanbul, kamu-sanayi-üniversite işbirliğini tek çatı altında toplayan bir kümelenme modeliyle Türk savunma sanayisinin gelişimini destekliyor.</p><p>ASELSAN, TUSAŞ, ARCA Savunma, ROKETSAN ve MKE gibi kuruluşların SAHA İstanbul'un yönetim kademelerinde ve komitelerinde aktif rol alması, savunma sanayisinde ana yüklenici pozisyonundaki bu aktörlerin, kümelenme üyesi 1300'den fazla KOBİ ile doğrudan entegrasyon kurmasını sağlıyor. KOBİ'lerin üretim gücü, bu şirketlerin tedarik zincirini esnekleştiriyor ve teslimat sürelerini kısaltarak küresel rekabetçiliklerini artırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/turk-savunma-sirketlerini-220_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/esi-iflas-edince-bu-isi-kurdu-simdi-3-subeye-ulasti-289918</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eşi iflas edince bu işi kurdu, şimdi 3 şubeye ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta eşinin iflasıyla her şeyini satıp tarhana üretim başlayan Neşe Leblebici; pandemi ve deprem felaketlerine rağmen devlet destekleriyle işletmesini büyüterek 3 şubeye ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eşi iflas edince bu işi kurdu, şimdi 3 şubeye ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kahramanmaraş'ta eşinin iflasının ardından evini ve ziynet eşyalarını satarak tarhana ve firik üretimine başlayan kadın girişimci Neşe Leblebici, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023 depremlerine rağmen üretimden vazgeçmedi, aldığı desteklerle 3 şubeye ulaştı.</b></p><p>Eşinin sağlık sorunları nedeniyle iflas etmesinin ardından iş hayatına atılmaya karar veren üç çocuk annesi 45 yaşındaki Leblebici, yaklaşık 7 yıl önce kendi işini kurmak için çalışmalara başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365729.jpg"/><p>Kayınvalidesinin de desteğini alan Leblebici, 2019&#39;da evini ve ziynet eşyalarını satarak tarhana ve firik üretimi yapacağı imalathanenin inşaatına başladı.</p><p>İmalathanenin inşaatına başladığı dönemde Kovid-19 salgınıyla karşı karşıya kalan Leblebici, 6 Şubat 2023 depremlerinde ise işletmesinin ağır hasar görmesiyle yeniden zorlu bir süreç yaşadı.</p><p>İşletmesini yeniden faaliyete geçirmek için çözüm arayan Leblebici, yaptığı araştırmaların ardından <b>Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) ve KOSGEB'e </b>başvurdu.</p><p>Bu kurumlardan aldığı desteklerle makine ve ekipmanlarını tamamlayarak imalathanesini yeniden üretime kazandıran Leblebici, zamanla işletmesini büyüterek kentte 3 şubeye ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365730.jpg"/><p><b>"Önce kendilerine güvensinler"</b></p><p>Leblebici, AA muhabirine, işlerinin umduğundan daha iyi gittiğini ve hedefinin kentteki şube sayısını daha da artırmak olduğunu söyledi.</p><p>İşini çok sevdiğini belirten Leblebici, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365731.jpg"/><p>&quot;Yaklaşık 3 bin metrekare alanım var, 800 metrekaresi kapalı. Yıllık 20 ton tarhana üretimim var. 15 ton da firik üretiyorum. Burada benimle birlikte 5 kişiye istihdam sağlıyorum. Şu an 3 şubem var ve yola devam ediyorum. Kadın girişimci arkadaşlar önce kendilerine güvensinler, sonra devletine güvenip yola adım atarak başlasınlar, gerisi gelir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365735.jpg"/><p>Ev hanımlığından patronluğa ulaştığını dile getiren Leblebici, elde ettiği başarının diğer kadınlara da örnek olmasını istedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365733.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/esi-iflas-edince-bu-isi-k-451_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289917</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-besiktas-derbisi-mason-greenwood-ile-31-milyarlik-kadro-degeri-289917</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi: Mason Greenwood ile 31 milyarlık kadro değeri!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak derbide iki ezeli rakibin kadro değerleri toplamı 31 milyar lira. Görev alması halinde sahadaki en değerli isim sarı lacivertlilerin İngiliz futbolcusu Mason Greenwood olacak. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi: Mason Greenwood ile 31 milyarlık kadro değeri!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında cumartesi günü Kadıköy'de Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında sezonun ilk derbisi oynanacak. İki ekibin kadrolarına bakıldığında Fenerbahçe'nin daha değerli olduğu görülüyor. Transfermarkt verilerine göre kadro değeri 293 milyon euro olan Fenerbahçe, bu alanda ligin en değerli ikinci kadrosuna sahip olurken, Beşiktaş ise 264 milyon euro değerle üçüncü sırada yer alıyor. İki İstanbul temsilcisinin toplam kadro değeri ise 557 milyon euro. Merkez Bankası'nın günlük kuruna göre lira karşılığı ise yaklaşık 31 milyar oldu.  </p><p>Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak derbide iki ezeli rakibin kadro değerleri toplamı 31 milyar lira.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42244027-02092026363725cb.jpg"/><p><b>DERBİNİN EN DEĞERLİ İSMİ MASON GREENWOOD</b></p><p>Kadrolara bakıldığında müsabakada görev almaları durumunda sahanın en değerli ismi, 55 milyon Euro ile Fenerbahçe'nin İngiliz futbolcusu Mason Greenwood olacak. Greenwood'un ardından Matteo Guendouzi'nin 27 milyon euro, Kerem Aktürkoğlu ve Dorgeles Nene'nin de 20'şer milyon euro değerleri var.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/7355e83b523e4b1da66a-02092026c723fec2.jpg"/><p>Beşiktaş'ta ise bu alanda ön plana çıkan isim 35 milyon euroluk piyasa değeriyle Sırp golcü Dusan Vlahovic. Siyah-beyazlılarda Orkun Kökçü ve Ernest Poku'nun da 25'er milyon euro değeri bulunuyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/fenerbahce-besiktas-derbi-882_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kamu-personeline-zorunlu-yapay-zeka-egitimi-yolda-289916</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kamu personeline zorunlu yapay zeka eğitimi yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kamu personeline zorunlu yapay zeka eğitimi yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu çalışanlarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi "Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı"ndaki hedeflere uyumlu şekilde e-öğrenme yöntemiyle temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilecek.</p><p>Çalışanlara ayrıca görev ve sorumluluklarına göre hazırlanan kısa uygulama modülleri sunulacak. Eğitimler, kamu kurumlarının insan kaynakları sistemleri üzerinden zorunlu tutulacak.</p><p>Personelin yalnızca eğitimleri tamamlayıp tamamlamadığı değil, eğitimlerdeki başarı düzeyi de düzenli izlenecek.</p><p>Kamu personelinin de hedef grupları arasında bulunduğu yapay zeka okuryazarlığı programlarında, yapay zekanın temel kavramları, üretken yapay zeka araçlarının güvenli kullanımı, kişisel verilerin korunması, yanlış bilgi ve "derin sahte" içeriklere karşı farkındalık ile etik kullanım ilkeleri öğretilecek.</p><p>Eğitimleri tamamlayanlara, ölçme ve değerlendirme sonucunda kazandıkları temel yetkinlikleri gösteren seviye bazlı mikro sertifikalar verilecek.</p><p><b>HER KURUMUN YAPAY ZEKA YÖNETİCİSİ OLACAK</b></p><p>Kamu kurumlarındaki dönüşüm, kullanım alanlarının belirlenmesi, uygulamaların sahada denenmesi ve başarılı projelerin yaygınlaştırılmasını içeren "tara-pilotla-ölçekle" döngüsüyle bütüncül bir yönetişim ve güven çerçevesinde yürütülecek.</p><p>Kamudaki bu dönüşümü yönetmek üzere kurumlarda bu alandan sorumlu birim amiri veya başkana bağlı üst düzey yönetici görevlendirilecek.</p><p>Söz konusu yönetici, kurumun yapay zeka proje ve uygulamalarından oluşan portföyünü yönetecek, çalışmaların ilerleme durumunu düzenli olarak raporlayacak.</p><p>Görevlendirmelerin tamamlanmasının ardından tüm kurumlar, 12 hafta içinde üç yıllık "Yapay Zeka Yol Haritası" ile yıllık hedeflerini hazırlayacak.</p><p>Pilot ve ilk ölçekli konuşlandırmalar için küçük-orta hacimli alımlar önceliklendirilecek, yapay zeka projelerine yönelik kamu alımlarına katılacak girişimlerin teknogirişim belgesine sahip olması esas alınacak.</p><p>Her bakanlıkta yapay zekadan yararlanılabilecek alanlar sistematik olarak taranacak. Potansiyeli yüksek alanlarda hızlı pilot uygulamalar başlatılacak, belirlenen başarı eşiğini geçen projeler 6 ile 12 ay içinde ölçeklendirilecek.</p><p><b>10 BAKANLIKTA 30 PİLOT BAŞLATILACAK</b></p><p>Plan kapsamında ilk 12 ayda en az 2 pilot dalgasıyla 10 veya daha fazla bakanlıkta toplam en az 30 yapay zeka pilotunun başlatılması hedefleniyor.</p><p>En az 10 kritik kamu hizmeti için pilot aşamasından ölçeklendirmeye uzanan uçtan uca "pilot-ölçek hattı" kurulacak.</p><p>e-Devlet, vatandaşların yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği öncelikli dönüşüm alanı olacak. Kişiselleştirilmiş hizmet yönlendirmesi, başvuruların ön kontrolü ve akıllı belge desteği gibi uygulamalar öncelikle pilot olarak hayata geçirilecek.</p><p>En az 5 yapay zeka destekli vatandaş hizmetinin e-Devlet üzerinden pilotlanarak ölçeklendirilmesi planlanıyor. Uygulamalarda kişisel verilerin korunması, kararların açıklanabilir olması ve insan gözetimi ilkeleri dikkate alınacak.</p><p>Kamu kurumlarında devreye alınan yüksek etkili yapay zeka sistemlerinin de belgelendirme ve değerlendirme süreçlerinden geçirilmesi zorunlu olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kamu-personeline-zorunlu--382_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bm-yetkilisi-bati-seriada-yasananlara-dikkat-cekti-gazzedekine-benzer-ciddiyet-seviyesinde-289915</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM yetkilisi, Batı Şeria'da yaşananlara dikkat çekti: Gazze'dekine benzer ciddiyet seviyesinde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Üyesi Sidoti, Batı Şeria'da halihazırda yaşananların, İsrail'in büyük yıkıma neden olduğu Gazze'dekine benzer bir "ciddiyet seviyesinde" olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM yetkilisi, Batı Şeria'da yaşananlara dikkat çekti: Gazze'dekine benzer ciddiyet seviyesinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Üyesi Chris Sidoti, İsrail ordusu ve Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarını artırdığı işgal altındaki Batı Şeria'da halihazırda yaşananların, İsrail'in büyük yıkıma neden olduğu Gazze'dekine benzer bir "ciddiyet seviyesinde" olduğunu bildirdi.</p><p>Sidoti, İsrail ordusu ve Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırı ve baskısını artırdığı, işgal altında bulunan Batı Şeria'daki duruma ilişkin soruları yanıtladı.</p><p>Batı Şeria'daki durumun çok hızlı ve ciddi şekilde kötüye gittiğini vurgulayan Sidoti, "Bu kötüye gidiş yeni bir durum değil, yıllardır sürüyor. (Batı Şeria'da) Durum, 7 Ekim 2023'ten sonra çok daha kötü oldu ve son bir buçuk yılda daha da kötüleşti." ifadelerini kullandı.</p><p>Sidoti, İsrail ordusunun Batı Şeria'da bazı yönlerden Gazze'de yaşananlara benzer saldırılar düzenlediğine işaret etti.</p><p>Batı Şeria'daki bazı şehirler ile Cenin ve Tulkerim'deki mülteci kampları gibi bölgelerin Gazze'dekilere benzer bombardımanlara maruz kaldığını belirten Sidoti, "Batı Şeria'da halihazırda yaşananlar, Gazze'dekine benzer bir ciddiyet seviyesinde." dedi.</p><p>Komisyon olarak haziranda Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillerin şiddetine dair bir rapor yayımladığını aktaran Sidoti, bu kişilerin İsrail ordusuyla "el ele çalıştığını" söyledi.</p><p>Sidoti, "İsrail devletinin politikaları, minimum nüfusla maksimum toprak edinme olarak adlandırılabilecek politikalar. Bunu (Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle) birlikte yapıyorlar. Dolayısıyla aşırılıkçı yerleşimcilerin eylemleri, artan şiddet, ölüm ve yaralanma sayıları İsrail ile işbirliği içinde gerçekleşiyor ve İsrail devleti bundan sorumlu. Bunun sadece (yasa dışı) bireysel yerleşimciler veya yerleşimci grupları tarafından yapılan suç faaliyeti olduğu söylenemez. Bunlar, İsrail'in dev bir kolu olarak hareket eden yerleşimcilerdir." diye konuştu.</p><p>Cenin, Tulkerim, Nablus'taki Filistinli mülteci kamplarında da Gazze'deki duruma benzer durumlar yaşandığını dile getiren Sidoti, "Buralarda büyük bir yıkım, Filistinlilerin zorla tahliyesini, İsrail'in kampları işgalini, kamplardaki çok sayıda binanın yıkılmasını ve hizmetin kasıtlı olarak engellenmesini gördük." ifadesini kullandı.</p><p>Sidoti, Filistin yönetiminin fonlarının İsrail tarafından alıkonulduğunu ve Filistinlilere ambargo uygulandığını belirterek "İsrail, bu yoksul ve iflas etmiş Filistin yönetiminin, bu büyük şehirlerde yaşayan milyonlarca Filistinlinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını görmeyi tercih ediyor." diye konuştu.</p><p>İsrailli politikacıların "Batı Şeria'nın Gazze gibi olmasına" ve "Batı Şeria'daki Filistinlilerin buradan sürgün edilmesine" yönelik açıklamaları karşısında dehşete kapıldığının altını çizen Sidoti, ancak bunun şaşırtıcı olmadığını söyledi.</p><p>Sidoti, şunları kaydetti:</p><p>"Bu politikacılar yıllardır bu tür şeyler söylüyor ve İsrail Meclisi (Knesset) bu açıklamaları yapıyor. Bu açıklamalar şimdi daha da kötü çünkü İsrail'de ekimde seçimler var. Bu politikacılar, bu dramatik açıklamalarla kendilerine reklam yapacaklarını düşünüyor. Bunlar, bildiğiniz gibi her şeyden çok kendi siyasi kariyerlerini ilerletmekle ilgileniyor. Bu yüzden bu açıklamaların yapılmasına şaşırmıyorum. Ancak objektif bir analizle, yapılan açıklamalara, söylenenlere ve bunların İsrail'in niyetleri hakkında ima ettiklerine baktığımızda dehşete düşmekten başka bir şey yapamayız."       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/bm-yetkilisi-bati-seriada-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289914</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/a-milli-kadin-basketbol-takimi-dunya-kupasinda-3-kez-sahne-alacak-289914</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[A Milli Kadın Basketbol Takımı, Dünya Kupası'nda 3. kez sahne alacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Basketbol Takımı, Dünya Kupası'nda 3 yer alacak. Ay-yıldızlılar, Berlin'de 4-13 Eylül tarihlerinde düzenlenecek FIBA 2026 Kadınlar Basketbol Dünya Kupası'yla 8 yıllık özleme son verecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[A Milli Kadın Basketbol Takımı, Dünya Kupası'nda 3. kez sahne alacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Kadın Basketbol Takımı, Almanya'nın başkenti Berlin'de 4-13 Eylül tarihlerinde düzenlenecek FIBA 2026 Kadınlar Basketbol Dünya Kupası'yla 8 yıllık özleme son verecek.</p><p>Dünya Kupası'nda ilk kez 2014'te mücadele eden milli takım, 4. olarak önemli bir başarıya imza attı.</p><p>2018 Dünya Kupası'nı 10. tamamlayan Türkiye, 2022'deki turnuvaya ise katılma hakkı kazanamadı.</p><p><b>İLK DÜNYA KUPASI'NDA MADALYANIN KIYISINDAN DÖNDÜ</b></p><p>A Milli Kadın Basketbol Takımı, ilk kez katıldığı 2014 Dünya Kupası'nda 4. olarak önemli bir başarıya imza attı.</p><p>Ay-yıldızlılar, ev sahibi olduğu organizasyonda Fransa, Kanada ve Mozambik ile B Grubu'nda yer aldı.</p><p>Ankara'da oynanan tüm maçları kazanarak grubu lider tamamlayan milli takım, doğrudan çeyrek finale yükseldi. A Milli Takım, İstanbul'da yapılan çeyrek final müsabakasında Sırbistan'a 62-61 üstünlük kurarak adını yarı finale yazdırdı.</p><p>Yarı finalde İspanya'ya 66-56 yenilen Türkiye, üçüncülük maçında ise Avustralya'ya 74-44 mağlup olarak bronz madalyayı kazanamadı ve turnuvayı 4. tamamladı.</p><p><b>2018'DE BEKLENTİLERİ KARŞILAYAMADI</b></p><p>Ay-yıldızlı ekip, son kez katıldığı 2018 Dünya Kupası'nda istediği performansı sergileyemedi.</p><p>Milliler, İspanya'nın Tenerife kentinde gerçekleştirilen organizasyonda Avustralya, Nijerya ve Arjantin ile B Grubu'nda mücadele etti.</p><p>Tek galibiyet alabildiği grubu üçüncü sırada bitiren Türkiye, eleme turu oynamaya hak kazandı. A Milli Kadın Basketbol Takımı, Fransa'ya 78-61 yenilerek elendi ve Dünya Kupası'nı 10. sırada tamamladı.</p><p><b>MİLLİ TAKIM 457 RESMİ MAÇA ÇIKTI</b></p><p>A Milli Kadın Basketbol Takımı, tarihinde 457 resmi maç oynadı.</p><p>Ay-yıldızlılar, 1964 yılında Batı Almanya'ya karşı Münih'te yaptığı maçlarla başlayan serüvende geride kalan 457 müsabakanın 268'ini kazandı, 189'undan yenilgiyle ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/a-milli-kadin-basketbol-t-219_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289913</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kamu-personeline-zorunlu-yapay-zeka-egitimi-yolda-289913</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kamu personeline zorunlu yapay zeka eğitimi yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kamu personeline zorunlu yapay zeka eğitimi yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi "Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı"ndaki hedeflere uyumlu şekilde e-öğrenme yöntemiyle temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilecek.</p><p>Çalışanlara ayrıca görev ve sorumluluklarına göre hazırlanan kısa uygulama modülleri sunulacak. Eğitimler, kamu kurumlarının insan kaynakları sistemleri üzerinden zorunlu tutulacak.</p><p>Personelin yalnızca eğitimleri tamamlayıp tamamlamadığı değil, eğitimlerdeki başarı düzeyi de düzenli izlenecek.</p><p>Kamu personelinin de hedef grupları arasında bulunduğu yapay zeka okuryazarlığı programlarında, yapay zekanın temel kavramları, üretken yapay zeka araçlarının güvenli kullanımı, kişisel verilerin korunması, yanlış bilgi ve &quot;derin sahte&quot; içeriklere karşı farkındalık ile etik kullanım ilkeleri öğretilecek.</p><p>Eğitimleri tamamlayanlara, ölçme ve değerlendirme sonucunda kazandıkları temel yetkinlikleri gösteren seviye bazlı mikro sertifikalar verilecek.</p><p><b>- HER KURUMUN YAPAY ZEKA YÖNETİCİSİ OLACAK</b></p><p>Kamu kurumlarındaki dönüşüm, kullanım alanlarının belirlenmesi, uygulamaların sahada denenmesi ve başarılı projelerin yaygınlaştırılmasını içeren &quot;tara-pilotla-ölçekle&quot; döngüsüyle bütüncül bir yönetişim ve güven çerçevesinde yürütülecek.</p><p>Kamudaki bu dönüşümü yönetmek üzere kurumlarda bu alandan sorumlu birim amiri veya başkana bağlı üst düzey yönetici görevlendirilecek.</p><p>Söz konusu yönetici, kurumun yapay zeka proje ve uygulamalarından oluşan portföyünü yönetecek, çalışmaların ilerleme durumunu düzenli olarak raporlayacak.</p><p>Görevlendirmelerin tamamlanmasının ardından tüm kurumlar, 12 hafta içinde üç yıllık &quot;Yapay Zeka Yol Haritası&quot; ile yıllık hedeflerini hazırlayacak.</p><p>Pilot ve ilk ölçekli konuşlandırmalar için küçük-orta hacimli alımlar önceliklendirilecek, yapay zeka projelerine yönelik kamu alımlarına katılacak girişimlerin teknogirişim belgesine sahip olması esas alınacak.</p><p>Her bakanlıkta yapay zekadan yararlanılabilecek alanlar sistematik olarak taranacak. Potansiyeli yüksek alanlarda hızlı pilot uygulamalar başlatılacak, belirlenen başarı eşiğini geçen projeler 6 ile 12 ay içinde ölçeklendirilecek.</p><p><b>- 10 BAKANLIKTA 30 PİLOT BAŞLATILACAK</b></p><p>Plan kapsamında ilk 12 ayda en az 2 pilot dalgasıyla 10 veya daha fazla bakanlıkta toplam en az 30 yapay zeka pilotunun başlatılması hedefleniyor.</p><p>En az 10 kritik kamu hizmeti için pilot aşamasından ölçeklendirmeye uzanan uçtan uca &quot;pilot-ölçek hattı&quot; kurulacak.</p><p>e-Devlet, vatandaşların yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği öncelikli dönüşüm alanı olacak. Kişiselleştirilmiş hizmet yönlendirmesi, başvuruların ön kontrolü ve akıllı belge desteği gibi uygulamalar öncelikle pilot olarak hayata geçirilecek.</p><p>En az 5 yapay zeka destekli vatandaş hizmetinin e-Devlet üzerinden pilotlanarak ölçeklendirilmesi planlanıyor. Uygulamalarda kişisel verilerin korunması, kararların açıklanabilir olması ve insan gözetimi ilkeleri dikkate alınacak.</p><p>Kamu kurumlarında devreye alınan yüksek etkili yapay zeka sistemlerinin de belgelendirme ve değerlendirme süreçlerinden geçirilmesi zorunlu olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kamu-personeline-zorunlu--376_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289912</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bakan-goktas-terorsuz-turkiye-buyuyen-bir-turkiye-demektir-289912</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Terörsüz Türkiye, büyüyen bir Türkiye demektir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Terörsüz Türkiye süreci, geçmişi unutmak değil, milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmenin adıdır. Bundan sonraki süreçte de el birliğiyle daha güçlü bir Türkiye'ye sizlerle beraber yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş: Terörsüz Türkiye, büyüyen bir Türkiye demektir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Göktaş, Muş&#39;ta düzenlenen &quot;Şehit Ailelerimiz ve Gazilerimizle Birlik ve Vefa Buluşması&quot; programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.</p><p>Göktaş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin bugünlere şehitlerin kahramanlıkları ve gazilerin cesareti sayesinde geldiğini, şehit yakınları ve gazilerle bir araya gelmeyi vazife bildiklerini ve vefa olarak gördüklerini aktardı.</p><p>Geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Malazgirt&#39;te bulunduklarını hatırlatan Göktaş, Muş&#39;un ve bölgenin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, Muşlu vatandaşların her zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın yanında güçlü bir şekilde durduğunu belirtti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365653.jpg"/><p><b>- "AİLELERİMİZİN HASSASİYETLERİNİ DİLE GETİRDİK"</b></p><p>Göktaş, Terörsüz Türkiye sürecinde şehit yakınları ve gazilerin hassasiyetlerinin en önemli başlıklardan biri olduğunu, süreç kapsamında ailelerle ve temsilci kuruluşlarla istişarelerde bulunduklarını kaydetti.</p><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan komisyonda da şehit aileleri ve gazileri temsil eden derneklerle bir araya geldiklerini belirten Göktaş, &quot;Ailelerimizin hassasiyetlerini dile getirdik.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365656.jpg"/><p>Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın liderliğinde şehit yakınları ve gazilere yönelik çok sayıda çalışmaya öncülük ettiklerini aktaran Bakan Göktaş, &quot;Bu kahramanlıkların bedeli ödenemez ve hiçbir makam bir şehitlik makamına eş tutulamaz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Terörün ailelerin ve toplumun huzuruna büyük zarar verdiğini, yarım asırlık terör sürecinde çok ağır bedeller ödendiğini vurgulayan Göktaş, &quot;Yarım asırlık terör, ailenin huzurunu, mahallenin huzurunu, ilin huzurunu ve Türkiye&#39;nin huzurunu hedef almıştır. Aileler parçalandı, evlatlarımız babasız kaldı, annelerimiz evlatlarını toprağa verdi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365659.jpg"/><p><b>- "ŞEHİT YAKINLARIMIZ VE GAZİLERİMİZE YÖNELİK PEK ÇOK İYİLEŞTİRME YAPTIK"</b></p><p>Şehit ailelerinin yaşadığı acının hiçbir şeyle telafi edilemeyeceğini vurgulayan Göktaş, o ateşi hiçbir şeyin söndüremeyeceğini ve evlat acısının yerini hiçbir şeyin dolduramayacağını belirtti.</p><p>Terörsüz Türkiye sürecinin temel amacının huzur, birlik ve beraberliği güçlendirmek olduğuna işaret eden Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Terörsüz Türkiye süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde terörün son bulduğu, hiçbir annenin gözyaşı dökmediği, hiçbir hanenin artık huzursuz olmadığı, Türkiye&#39;nin huzuru, birliği ve beraberliği için yürüttüğümüz çok kıymetli bir adımdır. Milletimizin hayali, terörün olmadığı bir Türkiye&#39;de evlatlarımızı yetiştirmek. Bundan sonraki süreçte de inşallah terörün olmadığı, huzurun hakim olduğu, evlatlarımızın güvenle büyüdüğü, gençlerimizin istihdamla güçlendiği, ülkemizin üretim gücüyle daha fazla büyüdüğü bir Türkiye kurmak istiyoruz.&quot;</p><p>Göktaş, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçen kanun düzenlemesiyle terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayan erlerin durumunda da iyileştirme yapıldığını belirterek, &quot;Şehit yakınlarımız ve gazilerimize yönelik pek çok iyileştirme yaptık. 9 bine yakın er gazimizin durumunu iyileştirdik. Bugün itibarıyla başvurular e-Devlet üzerinden başlayacak. 2002 yılında şehit yakını atamamız 5 bin 500 iken bugün bu rakam 53 bine ulaştı.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365655.jpg"/><p><b>- "TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BÜYÜYEN BİR TÜRKİYE DEMEKTİR"</b></p><p>Terörsüz Türkiye hedefinin aynı zamanda daha güçlü ve büyüyen bir Türkiye anlamına geldiğini aktaran Göktaş, &quot;Terörsüz Türkiye süreci, geçmişi unutmak değil, milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmenin adıdır. Bundan sonraki süreçte de el birliğiyle daha güçlü bir Türkiye&#39;ye sizlerle beraber yürüyeceğiz. Terörsüz Türkiye büyüyen bir Türkiye demektir. Terörsüz Türkiye kardeşliğin vuku bulduğu bir Türkiye&#39;dir.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365660.jpg"/><p><b>Göktaş, konuşmasının sonunda şehit aileleri ve gazilere teşekkür ederek, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Sizlerle yol yürümekten gurur duyuyoruz. Sizlerden bin kere Allah razı olsun. Çünkü bugün bu süreçteysek sizler sayesinde buradayız ve sizlerle beraber yol yürüyoruz. Sizlerin duasıyla bugünlere geldik, bundan sonraki süreçte de her daim yan yana olacağız, birlikte olacağız ve birlikte Terörsüz Türkiye&#39;yi inşallah inşa edeceğiz.&quot;<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365654.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/bakan-goktas-terorsuz-tur-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tkdk-toy-kusu-icin-265-milyon-tl-hibe-saglayacak-289911</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TKDK, toy kuşu için 265 milyon TL hibe sağlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük kuş türü ve dünyada da uçabilen en büyük kuşlardan olan toy kuşunun popülasyonunun geliştirilmesine katkı sağlanacak. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından toy kuşu popülasyonunun korunması ve artırılmasına yönelik IPARD destekli 148 projeye toplam 265 milyon lira hibe sağlanacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TKDK, toy kuşu için 265 milyon TL hibe sağlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, IPARD-III Programı Tarım-Çevre İklim ve Organik Tarım Tedbiri kapsamında ilk kez Mayıs 2017'de Avrupa Komisyonundan akreditasyon aldı.</p><p>Avrupa Birliği&#39;ne aday ülkeler arasında söz konusu tedbiri uygulayan ilk ve tek ülke konumundaki Türkiye, tedbirle çevre dostu ve sürdürülebilir uygulamalar yoluyla kırsal alanların sürdürülebilir gelişiminin desteklenmesini hedefliyor. </p><p>Tedbir kapsamında çevre ve iklimi korumak için pilot uygulama yapılarak farkındalığın yaygınlaştırılması planlanırken bu yıl ilk kez biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik faaliyetler de uygulamaya alınacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/28sks4bugday-02092026f499d199.jpg"/><p><b>- TOY KUŞU POPÜLASYONUNUN GELİŞTİRİLMESİ İLK KEZ UYGULAMAYA ALINDI</b></p><p>Bu kapsamda nesli tükenme riskiyle karşı karşıya bulunan Türkiye&#39;nin en büyük kuş türü ve dünyada da uçabilen en büyük kuşlardan olan toy kuşunun popülasyonunun geliştirilmesine katkı sağlanacak.</p><p>Biyoçeşitlilik sektöründeki bu uygulama kapsamında, Polatlı&#39;da toy kuşlarının habitatlarının bulunduğu alanlarda, türün beslenmesinde tercih ettiği yem bitkilerinin ekimi gerçekleştiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/balksz1-02092026ab459ca8.jpg"/><p>Ekilen söz konusu ürünler hasat edilmeyerek bu kuşların beslenme ve üreme alanlarının desteklenmesi, popülasyonunun korunması ve artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.</p><p>TKDK Başkanı Ahmet Antalyalı, AA muhabirine, IPARD-III Programı kapsamında tarımsal işletmelerin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü desteklerken tedbirle çevre dostu ve sürdürülebilir tarımsal uygulamaları yaygınlaştırdıklarını söyledi.</p><p>Antalyalı, IPARD-II döneminde tedbir kapsamında ilk olarak toprak örtüsü yönetimi ve toprak erozyonunun kontrolü sektörünü uygulamaya aldıklarını ve Ankara&#39;nın Beypazarı ilçesinde pilot olarak uyguladıklarını anlattı.</p><p>Bu kapsamda 92 çiftçiyle 5 yıllık taahhütler içeren sözleşmeler imzaladıklarını ve uygulama sonunda 931 hektarlık alanda programı tamamladıklarını belirten Antalyalı, IPARD-II döneminde sektör kapsamında toplam 21 milyon lira destek ödemesi gerçekleştirdiklerini bildirdi.</p><p><b>- "BİYOÇEŞİTLİLİĞE KATKI SAĞLAYAN DESTEK MEKANİZMASINI HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Antalyalı, IPARD-III döneminde tedbiri daha da güçlendirdiklerine dikkati çekerek, "Toprak erozyonunun kontrolüne yönelik uygulamalarımızı sürdürürken biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik toy kuşu popülasyonunun geliştirilmesi sektörünü ilk kez uygulamaya aldık. Böylece tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin yanı sıra biyoçeşitliliğin korunmasına da doğrudan katkı sağlayan bir destek mekanizmasını hayata geçirdik." dedi.</p><p>IPARD-III<b> </b>döneminde toprak örtüsü yönetimi ve erozyon kontrolü sektöründe 95 başvuruyu uygun buldukları ve toplam 715,8 hektarlık alanı destek kapsamına aldıkları bilgisini veren Antalyalı, şunları paylaştı:</p><p>&quot;Bu sektör için yaklaşık 77,2 milyon lira destek sağlanması planlanıyor. Biyoçeşitlilik sektöründe ise toy kuşu habitatının iyileştirilmesi, popülasyonunun korunması ve artırılması amacıyla projeleri uygulamaya bu yıl itibarıyla başlayacağız. Ankara&#39;nın Polatlı ilçesinde pilot olarak başlattığımız tedbir kapsamında gerçekleştirilen çağrıda 148 başvuru desteklenmeye hak kazandı. Toplam 265 milyon lira destek sağlanması öngörülüyor. Tedbirimizin temelinde, üreticilerimizin çevre dostu uygulamaları benimsemeleri nedeniyle ortaya çıkan gelir kayıplarını ve katlandıkları maliyetleri telafi etmek bulunuyor. 5 yıllık gönüllü tarımsal-çevresel taahhütler aracılığıyla üreticilerimizi desteklerken topraklarımızın, doğal yaşam alanlarımızın ve biyoçeşitliliğimizin korunmasına da katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de tedbir kapsamında sürdürülebilir tarım uygulamalarını, toprak ve doğal kaynakların korunmasını ve biyoçeşitliliğin geliştirilmesini desteklemeye devam edeceğiz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/tarmparack-02092026915bb8dc.jpg"/><p><b>- IPARD III İLE KIRSAL KALKINMAYA 20,4 MİLYAR LİRA DESTEK</b></p><p>Öte yandan, TKDK tarafından uygulanan IPARD-III Programı kapsamında, Türkiye genelinde tarım ve kırsal kalkınma yatırımlarına yönelik destekler devam ediyor.</p><p>Program kapsamında bugüne kadar hayvancılık, gıda işleme, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, LEADER ve tarım-çevre tedbirlerinde toplam 499 milyon avro bütçeli 12 başvuru çağrı ilanı yayımlandı. Bu çağrılar kapsamında 2 bin 721 proje ile toplam 20,4 milyar lira hibe tutarında sözleşme imzalandı.</p><p>Gıda işleme sektöründe 520, hayvancılık sektöründe 554, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesinde 1050, açık alanda bitkisel üretimde 199, LEADER kapsamında 155 ve tarım-çevre tedbirlerinde 243 olmak üzere toplam 2 bin 721 proje sözleşmeye bağlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/6-020920264a1ec375.jpg"/><p>Sözleşmeye bağlanan projelere bugüne kadar 10,4 milyar lira hibe ödemesi gerçekleştirildi.</p><p><b>- 27 BİNDEN FAZLA İŞLETMEYE DESTEK</b></p><p>Türkiye&#39;de 2011&#39;den bu yana uygulanan IPARD programları kapsamında bugüne kadar 27 binden fazla işletmeye 2,1 milyar avro destek verildi.</p><p>Desteklenen yatırımlarla yaklaşık 5 milyar avroluk yatırım hacmi oluşturulmasına katkı sağlanırken 107 binden fazla istihdam yaratıldı. Ayrıca yatırımlar kapsamında yaklaşık 800 milyon avro vergi muafiyeti tanındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/tkdk-toy-kusu-icin-265-mi-871_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/siirt-kurtalanda-traktor-kazasi-4-yarali-289910</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siirt Kurtalan'da traktör kazası: 4 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Siirt'in Kurtalan ilçesine bağlı Ak­söğüt köyünde seyir halindeki traktörün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada ilk belirlemelere göre 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siirt Kurtalan'da traktör kazası: 4 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Ak­söğüt köyü kırsalında meydana geldi. Seyir halindeki traktör, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 4 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.  </p><p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/siirt-kurtalanda-traktor--938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gurcistanda-kirmizi-bultenle-aranan-22-kisi-yakalandi-11i-turkiyeye-iade-edildi-289909</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gürcistan'da kırmızı bültenle aranan 22 kişi yakalandı, 11'i Türkiye'ye iade edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Gürcistan makamlarıyla bizim polis teşkilatımız ortak bir operasyona imza attı. Bunun neticesinde kırmızı bültenle aradığımız 22 kişinin yakalaması yapıldı. Bu 22 kişinin 11'ini Gürcistan makamları bize iade ettiler, 11'i de burada işledikleri suçlardan dolayı şu anda cezaevindeler. Cezalarını çektikten sonra onların da iadesini sağlayacaklar." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gürcistan'da kırmızı bültenle aranan 22 kişi yakalandı, 11'i Türkiye'ye iade edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çiftçi, Türkiye&#39;nin Tiflis Büyükelçiliği&#39;nde gazetecilere Gürcistan ziyareti ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Gürcistan İçişleri Bakanı Sulkhan Tamazaşvili ile baş başa ve heyetler arası görüştüklerini anımsatan Çiftçi, beklenti ve taleplerini Tamazaşvili&#39;ye direkt ilettiklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/mustafaciftciaa24473-18082026707453a3.jpg"/><p>Bakan Çiftçi, &quot;Bunun neticesinde de Gürcistan İçişleri Bakanı ile ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi, derinleştirilmesi noktasında bir mutabakata vardık. Gürcistan bizim için sadece bir komşu değil; aynı zamanda dost ve müttefik bir ülke ve stratejik ortağımız. Dolayısıyla, her alanda ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekiyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Ziyaretlerinin önemli noktalarından birinin de sınır aşan suçlarla, uyuşturucuyla, düzensiz göçle ve asayiş suçlarıyla mücadele noktasında Gürcistan İçişleri Bakanlığı ile irtibatlarını daha da artırmak, Türkiye&#39;de suç işleyip de burada barınan kişilerin iadesinin sağlanması, sınır dışı edilmesini temin etmek olduğunu anlatan Çiftçi, Gürcistan İçişleri Bakanlığının toplam 866 kişinin ve bu yıl içerisinde de 438 kişinin iadesini gerçekleştirdiğini hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/01/mustafaciftciaa24573-01082026b48da063.jpg"/><p><b>Çiftçi, ziyaretlerinden sonra bu iadelerin daha da artacağını düşündüklerini belirterek, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;Geçtiğimiz günlerde, 23-24 Ağustos tarihlerinde burada Gürcistan makamlarıyla bizim polis teşkilatımız ortak bir operasyona imza attı. Bunun neticesinde kırmızı bültenle aradığımız 22 kişinin yakalaması yapıldı. Bu 22 kişinin 11&#39;ini Gürcistan makamları bize iade ettiler, 11&#39;i de burada işledikleri suçlardan dolayı şu anda cezaevindeler. Cezalarını çektikten sonra onların da iadesini sağlayacaklar.</p><p>Ülkemizde suç işleyen, yurt dışına kaçan kişiler, suçlular başka yerlere kaçmakla bizim elimizden kurtulamayacaklar. Dünyanın neresine giderlerse gitsinler, hangi ülkesine kaçarlarsa kaçsınlar takip edeceğiz. Bu tür ziyaretlerle peşlerini bırakmayacağız, ikili ilişkileri geliştireceğiz ve onları yakalayıp Türk adaletine teslim edeceğiz. Bu ziyaretin en büyük amaçlarından biri buydu. Bunun da maksadının hasıl olduğunu düşünüyorum.&quot;</p><p>Diğer ülkelerle de ilişkilerini artıracaklarını vurgulayan Çiftçi, &quot;Bizim anlayışımız, düşüncemiz, hiçbir ülke başka bir ülkenin güvenliğini ilgilendiren konuda güvenli bahçe olmamalı. Türkiye Cumhuriyeti olarak kendi ülkemizin güvenliğini de diğer ülkelerin güvenliğinden ayrı görmüyoruz, bağımsız görmüyoruz. Eğer Türkiye huzurluysa komşuları da huzurludur, bölge huzurludur. Gürcistan huzurluysa Türkiye Cumhuriyeti de huzurludur. Onun için kendi güvenliğimizi bölge güvenliğiyle, huzuruyla da eşdeğer olarak görüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bakan Çiftçi, Türkiye&#39;de suç işleyen birisinin Gürcistan&#39;a, Almanya&#39;ya, İtalya&#39;ya veya dünyanın başka bir ülkesine kaçmakla ellerinden kurtulamayacaklarını göstermiş olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bu sene Türkiye&#39;de 545 organize suç örgütüne yönelik 1524 operasyon yaptık. Bunun neticesinde 6 bin 620 kişinin tutuklanmasını sağladık. Tabii bunların bir kısmı da komşu ülkelere kaçıyorlar adaletin elinden kurtulmak, hesap vermekten kurtulmak için. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak onları kaçtıkları yere kadar kovalıyoruz. Dolayısıyla, bundan sonra da bu çabalarımızı artırarak devam ettireceğiz.&quot;</p><p><b>- SİBER SUÇLARLA MÜCADELE</b></p><p>İçişleri Bakanı Çiftçi, siber suçlarla mücadeleye ilişkin, &quot;1 Ocak - 20 Ağustos 2026 tarihlerinde, yani 8 aylık dönem içerisinde toplam 171 bin 656 suç unsuru tespit ettiğimiz kişi var. Bu, geçtiğimiz yıl aynı dönem zarfında 117 bin civarındaydı. Yani neredeyse bunu da iki katına ulaştırmışız.&quot; bilgisini verdi.</p><p>Çiftçi, bunun neticesinde gözaltına alınan, tutuklanan veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılan kişilerin olduğunu aktardı.</p><p>Şu anda suçların artık daha çok &quot;siber alemde&quot; işlenmeye başlandığına dikkati çeken Çiftçi, &quot;Her ne kadar siber alemde işlense de mağdur gerçek, dolandırılan kişi gerçek. Dolayısıyla nasıl Türkiye&#39;de sokaklarda devriye atıyorsak; asayiş suçlarıyla, narkotik suçlarla, diğer suçlar başlığı altında mücadele ediyorsak siber alemde de bu mücadelemizi devam ettiriyoruz. Orada da peşlerini bırakmıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak suçun her türlüsüyle her platformda mücadele etmeye devam ediyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- "OKULLARIMIZI DAHA GÜVENLİKLİ HALE GETİRMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Mustafa Çiftçi, okulların açılmasına az bir zamanın kaldığını hatırlatarak, İçişleri Bakanlığının da bulunduğu 7 bakanlığın bir protokol hazırlığının olduğunu bildirdi.</p><p>Bakan Çiftçi, şunları paylaştı:</p><p>&quot;Muhtemelen önümüzdeki hafta içerisinde Sayın Bakanlarımızla bir araya geleceğiz. Bunun içerisinde Milli Eğitim Bakanımız, Aile Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız var. Onlarla bir protokol imzalayacağız. Amacımız şu, okullarımızı daha güvenlikli hale getirmek istiyoruz. Çocuklarımız evlerinden güvenle çıksınlar, okula güvenle gelsinler. Okulda bulundukları süre içerisinde herhangi bir fiziksel veya psikolojik şiddete uğramasınlar. Okuldan çıktıktan sonra da yine aynı şekilde güvenli bir şekilde evlerine ulaşsınlar.&quot;</p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 31 bin okul bahçe görevlisi kadrosu verdiğini ifade eden Çiftçi, &quot;Bahçe güvenlik elemanı, personeli alacağız. Onları okullarda görevlendireceğiz okulun bahçe güvenliğinin sağlanması noktasında. Bu sene içerisinde bekçilerin ve polislerin yerine daha çok onları kullanmış olacağız.&quot; dedi.</p><p><b>Çiftçi, vali ve kaymakamların her ay okul güvenlik toplantıları yaptığını belirterek, şunları dile getirdi:</b><br></p><p>&quot;Burada 1. ve 2. dereceden riskli okullara zaten polis veriyoruz. 3. ve 4. dereceden riskli olan okullarda da okul irtibat görevlilerimiz var polislerimizden. Milli Eğitim Bakanlığımız okullardaki güvenliği artırıyor, onlar kendi açılarından artırıyorlar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız onlar yine artırıyor, Sağlık Bakanlığımız tedbirler alıyor, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, belediyelerimiz bununla ilgili değişik çocukları meşgul edecek, onları okul sonrasındaki zamanlarını internet kafelerde, farklı yerlerde boş işlerle geçirmemeleri için tedbirler geliştiriyorlar.&quot;</p><p>Bu 7 bakanlığın kendi görev alanına giren konularda tedbirler aldığını anlatan Çiftçi, bundan sonra sistemde herhangi bir açık bırakmamayı hedeflediklerini vurguladı.<br></p><p><b> Bakan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Mesela, herhangi bir çocuk eğer psikolojik açıdan sıkıntılı, tedavi olması gerekiyorsa bunu okul tespit ettiyse mutlaka sağlık teşkilatının bundan haberi olacak. Sağlık teşkilatına yönlendirildi, bundan mutlaka polisin, jandarmanın haberi olacak. Güvenlik kuvvetlerinin de haberi olacak ki sistemde herhangi bir aksama olmasın. Ondan sonra Kahramanmaraş&#39;ta, Şanlıurfa&#39;da olduğu gibi üzücü hadiseler yaşamayalım. Daha topyekun bir planlamayla, tedbirlerle bu sene okulları açmayı, eğitim-öğretimi sürdürmeyi planlıyoruz.&quot;</p><p><b>- "HİÇBİR ŞEKİLDE PROVOKASYONLARA VE SABOTAJA İZİN VERMEYECEĞİZ"</b></p><p>İçişleri Bakanlığı olarak &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinin akamete uğramaması, tam başarıya ulaşması için sahayı dikkatli bir şekilde izlediklerini dile getiren Çiftçi, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır&#39;da münferit hadiseler oldu. Bazı kişiler veya terör örgütü mensuplarının fotoğraflarını direklere astılar. Biz bunu haber aldıktan sonra Diyarbakır Valiliğimizle irtibata geçtik. O kişilerin adres tespitleri yapıldı ve ertesi gün sabaha karşı gözaltına alındı.</p><p>Dolayısıyla, süreci akamete uğratmak isteyenlere de bir çağrım var, boşuna uğraşmasınlar. İçişleri Bakanlığı olarak, devletin diğer kurumları olarak süreci yakından takip ediyoruz. Hiçbir şekilde provokasyonlara ve sabotaja da izin vermeyeceğiz. Aklından bu tür düşünceler geçirenler varsa bu yanlış yoldan dönmelerini de tavsiye ediyorum. Biz sürecin takipçisiyiz. Zaten Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturulan Takip Kurulu da bunları yakından takip ediyor. Her türlü önlemi alıyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/gurcistanda-kirmizi-bulte-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/eytyi-kil-payi-kaciranlara-mujde-gibi-karar-yargitay-hizmet-suresi-tespitinde-yeni-kapi-acti-289908</link>
      <pubDate>2026-09-02T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[EYT'yi kıl payı kaçıranlara müjde gibi karar! Yargıtay hizmet süresi tespitinde yeni kapı açtı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Eksik prim günü nedeniyle emeklilik düzenlemesinden yararlanamayanlar için açılan hizmet süresi davalarında Yargıtay'ın son kararı dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[EYT'yi kıl payı kaçıranlara müjde gibi karar! Yargıtay hizmet süresi tespitinde yeni kapı açtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir üretim tesisinde 1994 yılında işbaşı yapan M.D., 2017 yılı Temmuz ayında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrenince hayatının şokunu yaşadı. Bunun üzerine iş sözleşmesini feshedip işten ayrılan M.D., İş Mahkemesi'nin kapısını çaldı. Ücret bordrolarının asgari ücretten düzenlendiğini, ödenmeyen ücret alacakları bulunduğunu, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ücret ve yıllık ücretli izi alacaklarının tahsili talebiyle dava açtı. Davalı işletmeci, davacının sigorta işe giriş beyannâmeleri ile işten çıkış beyannâmeleri arasındaki dönemlerde, bordrolarda gösterilen ve sigortaya bildirilen asgari ücret ile çalıştığını, 2017'de istifa ettiğini, işlerinin az olması nedeni uzun yıllardır sezonluk olarak çalıştığını savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi, davacının davalı işyerinde 1995-2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak 23 yıl 2 ay çalıştığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca ücret ve yıllık ücretli izin talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/paranaf-02092026e02b6445.jpg"/><p>Kararı davalı işveren avukatı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, hizmet süresini ispat yükünün davacıda olduğu ve yazılı delil bulunmadığında tanık beyanlarına göre sonuca gidilmesi gerektiğine dikkat çekti. Davacı tanıklarının davacının yakın akrabası olduğu ve fesih dönemine kadar davacı ile birlikte çalışmalarının da bulunmadığı, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre davacının kesintili olarak 13 yıl 2 ay 25 gün çalışması bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararı davacı işçi temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.</p><p>Bilirkişi raporunda tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre 1. seçenekte davacının 23 yıl 2 ay ve 2. seçenekte SGK kayıtları doğrultusunda 13 yıl 2 ay ve 25 gün üzerinden hesaplama yapıldığı hatırlatıldı. İş Mahkemesi'nin davacının çalışmasının tanık beyanlarına göre kesintisiz olarak 23 yıl 2 ay olduğu kabul edilen 1. seçeneğe itibar edildiği vurgulandı. Bölge Adliye Mahkemesi'nin ise davacı tanıklarının davacının kardeşi olduğu ve fesih dönemine kadar davacı ile birlikte çalışmalarının da bulunmadığı, bu nedenle SGK kayıtlarına göre davacının kesintili olarak 13 yıl 2 ay 25 gün çalıştığı kabul edilerek bilirkişi raporundaki 2. seçeneğe göre sonuca varıldığı dile getirildi. Yargıtay'ın, eksik gün sayısı sebebiyle EYT'yi kıl payı kaçıranlara müjde niteliğindeki kararda şu ifadelere yer verildi;</p><p>"Dosya kapsamında davacının kardeşi olduğunu beyan eden davacı tanıklarından İ.D, davalı işyerinde 1989 yılı sonlarında çırak olarak çalışmaya başladığını, 1993 yılından Şubat 2006 tarihine kadar üretim bölümünde kesici olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davacının davalı işyerinde kendisi aracılığıyla Nisan-Mayıs 1994 aylarında çalışmaya başladığını ifade etmiş; davacının ilk işe giriş tarihi ve davalı işyerinde kesintisiz çalışma olgusunu doğrular mahiyette beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı İ.D'nin davacıyla akrabalık ilişkisi tek başına tanık olarak beyanına itibar edilmemesini gerektiren bir husus olmadığından ve tanığın davalı işyerindeki hizmet süresi nazara alındığında dosyadaki mevcut ispat durumuna göre; davacının davalı işyerinde 01.05.1994 tarihinden 31.01.2006 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığı kabul edilmeli ve sonraki çalışma dönemleri için SGK kayıtlarına itibarla sonuca gidilmelidir. Kararın bozulmasına Bölge Adliye Mahkemesi'ne dosyanın gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/paramemur-02092026a4ce25d6.jpg"/><p>Öte yandan kararda, çalışma süresinin belirlenmesinde şu kayıt ve delillerin dikkate alınabileceği ifade edildi;</p><blockquote>"SGK kayıtları, işveren ve işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, işyerinde çalışan kişilerin tanıklıkları, komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıkları ve dosya kapsamındaki diğer deliller."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/eytyi-kil-payi-kaciranlar-952_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-ukraynanin-lojistik-merkezi-ile-liman-ve-enerji-altyapisina-saldiri-duzenledik-289907</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna'nın lojistik merkezi ile liman ve enerji altyapısına saldırı düzenledik]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın lojistik merkezi ile liman ve enerji altyapısına saldırı düzenlediklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya: Ukrayna'nın lojistik merkezi ile liman ve enerji altyapısına saldırı düzenledik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'daki eylemleri hakkında bilgi verildi.</p><p>Kiev bölgesinde, dün insansız hava araçlarının (İHA) depolanması ve sevkiyatı için kullanılan "Çayki" lojistik merkezinin vurulduğu aktarılan açıklamada, gece ise Odessa kenti ve Odessa bölgesinde limanların çalışmasını sağlayan 4 enerji tesisinin hedef alındığı belirtildi.</p><p>Odessa Limanı'na yönelik saldırıda, insansız deniz araçlarının üretim merkezi, 6 yakıt tankı, askeri depoların vurulduğu kaydedilen açıklamada, saldırılarda İHA'ların kullanıldığı ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/rusya-ukraynanin-lojistik-728_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/marmarada-2-gemi-carpisti-bir-gemi-batti-gunun-manseti-2-eylul-2026-carsamba-289906</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marmara'da 2 gemi çarpıştı, bir gemi battı! Günün Manşeti | 2 Eylül 2026 Çarşamba]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile “Günün Manşeti”nde “ Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı, Tuğberk İmamoğlu gemisiyle irtibat kurulamıyor, Atina savunmasını İsrail'e verdi, Marmara'da 2 gemi çarpıştı, bir gemi battı, ABD İran'ı yine vurdu” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marmara'da 2 gemi çarpıştı, bir gemi battı! Günün Manşeti | 2 Eylül 2026 Çarşamba]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><b>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç "Günün Manşeti"nde 2 Eylül 2026 Çarşamba gündemini değerlendirdi.</b></p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>SİLİVRİ AÇIKLARINDA İKİ GEMİ ÇARPIŞTI</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç değerlendirdi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">SİLİVRİ AÇIKLARINDA İKİ GEMİ ÇARPIŞTI<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>), değerlendirdi. <a href="https://t.co/wNEs87oXjH">pic.twitter.com/wNEs87oXjH</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095062924767183141?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>TUĞBERK İMAMOĞLU GEMİSİYLE İRTİBAT KURULAMIYOR</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Aslında bir sürü soru var ama burada önemli olan kayıp 10 kişidir.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">TUĞBERK İMAMOĞLU GEMİSİYLE İRTİBAT KURULAMIYOR<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Aslında bir sürü soru var ama burada önemli olan kayıp 10 kişidir. <a href="https://t.co/H6AdgnyTU5">pic.twitter.com/H6AdgnyTU5</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095066699263266821?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ATİNA SAVUNMASINI İSRAİL'E VERDİ</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök:</b> İsrail ile Yunanistan bir savunma anlaşmasına imza attı: "Aşil Kalkanı." Enteresan olan şey, bölgedeki hareketliliğin adeta deprem sonrası sismik hareketlilik gibi devam ettiğini göstermesidir.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">ATİNA SAVUNMASINI İSRAİL'E VERDİ<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://x.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): İsrail ile Yunanistan bir savunma anlaşmasına imza attı: "Aşil Kalkanı." Enteresan olan şey, bölgedeki hareketliliğin adeta deprem sonrası sismik hareketlilik gibi devam ettiğini göstermesidir. <a href="https://t.co/gL8hPFz227">pic.twitter.com/gL8hPFz227</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095073151981932780?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>MARMARA'DA 2 GEMİ ÇARPIŞTI, BİR GEMİ BATTI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç:</b> Yaşanan olaylarla ilgili çok erken konuşmamak lazım. Bilmeden sallamamak ve raporu görmek gerekiyor.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">MARMARA'DA 2 GEMİ ÇARPIŞTI, BİR GEMİ BATTI<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Yaşanan olaylarla ilgili çok erken konuşmamak lazım. Bilmeden sallamamak ve raporu görmek gerekiyor. <a href="https://t.co/xHdAxMEEWQ">pic.twitter.com/xHdAxMEEWQ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095072165318066210?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ABD İRAN'I YİNE VURDU</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b>Klasik tiyatro devam ediyor. Çok enteresan şeyler yaşıyoruz. Biri diğerini vurduğunu söylüyor ama tek kare görüntü yok. Herkes birbirini yalanlıyor ve ortada çok enteresan bir tiyatro oynanıyor.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">ABD İRAN'I YİNE VURDU<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://x.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): Klasik tiyatro devam ediyor. Çok enteresan şeyler yaşıyoruz. Biri diğerini vurduğunu söylüyor ama tek kare görüntü yok. Herkes birbirini yalanlıyor ve ortada çok enteresan bir tiyatro oynanıyor. <a href="https://t.co/74PkacFLdt">pic.twitter.com/74PkacFLdt</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095072990773874847?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/canli-gunun-manseti-24-tv-986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/silivri-aciklarinda-gemi-faciasi-bakan-uraloglu-gemi-11-dakikada-hizla-batti-289905</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri açıklarında gemi faciası! Bakan Uraloğlu: Gemi 11 dakikada hızla battı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Marmara Denizi'nde yaşanan gemi kazasına ilişkin, 11 dakika gibi bir sürede çok hızlı bir batmanın gerçekleştiğini belirterek, "Gerek denizden gerekse de havadan arama kurtarma çalışmalarımızı halihazırda takip ediyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri açıklarında gemi faciası! Bakan Uraloğlu: Gemi 11 dakikada hızla battı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi&#39;nde motor yağı yüklü tanker ile çarpışan ve 10 gemi insanının bulunduğu rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin durumuna ilişkin basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Acil Durum Konum Gösterici Radyo Vericisi (EPIRB) cihazından acil durum sinyali aldıklarını belirtti.</p><p>Cihazın, acil durumda konum bildiren bir sistem olduğunu hatırlatan Uraloğlu, &quot;Bunun üzerine VHF radyo üzerinden bizim ana arama kurtarma merkezimiz anons geçerek gemiye ulaşmaya çalıştı. Orada çarpışan iki gemiden biri olan ALSU gemisinin kaptanı dönüş yaparak 03.15&#39;te bir gemiyle çakıştığının bilgisini verdi ve biz bu anlamda olayı teyit etmiş olduk.&quot; dedi.</p><p>Uraloğlu, dakikalar sonra Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik ve arama kurtarma botlarıyla römorkörlerin bölgeye yönlendirildiğini dile getirdi.</p><p>Bölgeye ulaşıldığında Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığını düşündüklerini ifade eden Uraloğlu, &quot;(Tuğberk İmamoğlu gemisi) Battığını aşağı yukarı da teyit ettiğimiz gemiydi. Diğeri de ALSU gemisiydi ikisi de ticari gemi. Oradaki herhangi bir gemiden sadece kalan emareler olduğunu arkadaşlarımız teyit etmiş oldu ve arama kurtarma çalışmalarına başlamış durumdayız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, bu noktadaki derinliğin yaklaşık 900 metre olduğunu belirterek, batan gemide kaptanlar dahil 10 deniz insanı olduğunu ve bunların tamamının Türk olduğunu dile getirdi.</p><p>Tuğberk İmamoğlu gemisinden 03.26&#39;da alınan acil çağrı sonrası gemi personeline kayıtlı cep telefonlarıyla ulaşılmaya çalışıldığını söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Arkadaşlarımız aynı zamanda telsiz sistemleriyle ulaşmaya çalıştı ama maalesef ulaşamadı. Buradaki çarpışmanın olduğu anı saat 03.15 olarak kabul edersek, bizim de acil çağrı aldığımız dakikayı 03.26 olarak kabul edersek, bizim çağrı aldığımız dakika net, kaptanın bildirdiği 03.15&#39;in de doğru olduğunu kabul edersek, 11 dakikalık gibi bir sürede çok hızlı bir batmanın gerçekleştiğini söyleyebiliriz.</p><p>Orada denizci filikasından bir tanesinin olduğunu ve içinin boş olduğunu, aynı zamanda can simitleri olduğunu ve geminin bazı emarelerinin olduğunu gördük ama maalesef şu ana kadar sağ olarak kimseye ulaşılamadı. Gerek denizden gerekse de havadan arama kurtarma çalışmalarımızı halihazırda takip ediyoruz. Ama elbette bu verdiğim bilgiler ilk bilgilerdir. Detay bilgilere ulaştığımız müddetçe kamuoyumuzu bilgilendirmeye devam edeceğiz. Ben tekrar geçmiş olsun diyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/0326da-bir-acil-cagri-ald-877_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/allah-devletimize-zeval-vermesinvillalari-aratmayan-koy-evlerinin-bahcesinde-uretim-289904</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[''Allah devletimize zeval vermesin'' Villaları aratmayan köy evlerinin bahçesinde üretim]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[6 Şubat 2023 depremlerinden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Gaziantep'in İslahiye ilçesinde TOKİ tarafından yapımı tamamlanan kırsal konutlara yerleşen vatandaşlar, hem konforlu hem de sağlam olan evlerin bahçesinde üretim yapmanın mutluluğunu yaşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[''Allah devletimize zeval vermesin'' Villaları aratmayan köy evlerinin bahçesinde üretim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'in İslahiye ilçesi 6 Şubat 2023 depremlerinde büyük bir yıkım yaşadı. Depremlerin ardından TOKİ tarafından kısa sürede tamamlanan kırsal konutlara yerleşen vatandaşlar, sağlamlık ve konforun yanında evlerinin bahçesinde sebze ve meyve ekerek üretime katkıda bulunuyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77960904-02092026ead2502f.jpg"/><p><b>"DEPREMDE EVİMİZ YIKILDI, EŞİMİ KAYBETTİM, OĞLUMLA KURTULDUK"</b></p><p>Depremde evlerinin yıkıldığını, eşini kaybettiğini ve kendisinin de enkaz altından oğluyla beraber kurtulduğunu ifade eden depremzede İbrahim Pişkin, "6 Şubat depremine uykuda yakalandık. Kendimizi kurtarma şansımız yoktu. Eşim depremde vefat etti. Ben ve çocuğumu enkaz altından abim çıkarttı" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ad526a48c45745a3b8d1-02092026a21e6001.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"SAĞOLSUN DEVLETİMİZ EVİMİZİ VİLLA GİBİ YAPMIŞ"</b></p><p>Depremzede İbrahim Pişkin devletin kendileri için yaptığı evlerinin villaları aratmadığını ifade ederek, "Devletimiz köy evlerini geçen sene teslim etti. Allah devletimize zeval vermesin. Allah yapanlardan razı olsun evimiz 300 metre kare alan üzerinde kurulu 3+1 şeklinde yapılmış" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77960906-02092026dd9d8f5a.jpg"/><p><b>"BAHÇEMİZDE ÜRETİM YAPIYORUZ"</b></p><p>Bahçelerinde ihtiyaçları kadar üretim yaptıklarını ifade eden Pişkin, "Bahçemize biber, patlıcan, nane, çiçek ektik. Ürettiklerimizi yedik. Evden çok memnunuz. Villa gibi yapmışlar. Köyde nasıl yaşıyorsak burada da öyle yaşıyoruz. Ha pazardan almışsın, ha kendin ekmişsin bizde kendimiz bahçemizde ekiyoruz" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77960904-02092026ead2502f.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77960906-02092026dd9d8f5a.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/allah-devletimize-zeval-v-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyaz-yastik-kiliflarindaki-sari-lekeler-nasil-cikarilir-289903</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyaz yastık kılıflarındaki sarı lekeler nasıl çıkarılır?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beyaz yastık kılıflarındaki sarı lekeler, ev sahiplerinin en çok şikayet ettiği sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu lekelerin nedenlerini ve beyaz yastık kılıfı temizliği için etkili yöntemleri açıkladı. Yatak odası hijyenini korumak isteyenler için önemli ipuçları haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyaz yastık kılıflarındaki sarı lekeler nasıl çıkarılır?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz yastık kılıflarında zamanla ortaya çıkan sarı lekeler, birçok kişinin ortak sorunu haline geldi. Yastık kılıflarını düzenli olarak yıkayanlar bile, bir süre sonra kumaş üzerinde bu inatçı lekeleri fark ediyor. Peki, beyaz yastık kılıflarındaki sarı lekeler neden oluşuyor ve bu lekelerden tamamen kurtulmak mümkün mü? Tekstil ve yatak uzmanları, sarı lekelerin oluşum sebeplerini, etkili temizlik yöntemlerini ve beyaz yastık kılıfı kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaları detaylarıyla anlattı.</p><h3>Parima Ijaz: 'Sarı lekelerin nedeni vücut yağları ve ter'</h3><p>Beyaz yastık kılıfı üzerinde zamanla oluşan sarı lekelerin başlıca nedeni, insan vücudunun doğal olarak ürettiği yağlar ve ter. Tekstil uzmanı Parima Ijaz, bu lekelerin yalnızca yetersiz temizlikten kaynaklanmadığını, asıl sebebin ciltteki sebum, gece boyunca kullanılan cilt bakım ürünleri ve terleme olduğunu belirtiyor. Özellikle retinoid içeren kremler, güneş koruyucular ve saç ürünleri de kumaşa nüfuz ederek sarı tonların oluşmasına yol açıyor. Zaman içinde oksitlenen bu maddeler, beyaz yastık kılıfı üzerinde gözle görülür bir renk değişikliğine neden oluyor. Ayrıca, çamaşır yıkama alışkanlıkları da bu sorunu tetikliyor. ZILK Sleep'in kurucusu Elizabeth Cook, yumuşatıcı ve kurutucu kağıtların, kumaş üzerinde yağ birikimini artırdığını, bazı deterjanların ise optik beyazlatıcıları sayesinde yanıltıcı bir kirli görünüm oluşturduğunu vurguluyor. Bu nedenle, beyaz yastık kılıfı kullanıcılarının hem kişisel bakım hem de yıkama yöntemlerine dikkat etmesi büyük önem taşıyor.</p><h3>Uzmanlardan beyaz yastık kılıfı temizliği için adım adım öneriler</h3><p>Beyaz yastık kılıfı üzerindeki sarı lekelerle mücadelede, kumaşın türüne uygun temizlik yöntemleri seçmek gerekiyor. Pamuk ve perkal gibi dayanıklı kumaşlar, daha yoğun leke çıkarma işlemlerine uygun. Uzmanlar, bu tür yastık kılıflarının her üç-dört günde bir yıkanmasını öneriyor. Yıkama öncesinde yastık kılıfı ılık su ve enzim bazlı deterjan ile 30 ila 60 dakika bekletilmeli. Eğer lekeler çıkmazsa, oksijen bazlı ağartıcı içeren bir solüsyonda bir ila dört saat bekletmek etkili oluyor. Sonrasında, yastık kılıfı bol suyla durulanmalı ve çamaşır makinesinde aşırı yükleme yapılmadan yıkanmalı. Leke tamamen çıkmadan kurutucuya atmak ise lekenin kumaşa sabitlenmesine neden olabiliyor. Bu yüzden leke kalırsa ön yıkama işlemi tekrarlanmalı ve mümkünse yastık kılıfı açık havada, güneş ışığında kurutulmalı. Güneşin ultraviyole ışınları, beyaz yastık kılıfı üzerinde doğal bir aydınlatıcı etki sağlıyor. Eğer dışarıda kurutmak mümkün değilse, düşük ısıda makinede kurutma tercih edilmeli.</p><h3>İpek yastık kılıflarında hassas temizlik şart</h3><p>Beyaz yastık kılıfı olarak ipek tercih edenler için ise çok daha nazik bir temizlik süreci gerekiyor. Uzmanlar, ipek yastık kılıflarının sararmasını önlemenin, oluşan lekeleri çıkarmaktan çok daha kolay olduğunu belirtiyor. Temizlik için soğuk su ve pH nötr, enzim içermeyen deterjanlar tercih edilmeli. Yastık kılıfı, su içinde 10-15 dakika boyunca nazikçe hareket ettirilmeli, kesinlikle sıkılmamalı veya ovulmamalı. Durulama işlemi de soğuk suyla yapılmalı ve tüm deterjanın arındırıldığından emin olunmalı. Eğer üretici etiketi makinede yıkamaya izin veriyorsa, ipek yastık kılıfı file torba içinde, nazik programda ve soğuk suyla yıkanabilir. Kurutma aşamasında ise doğrudan güneş ışığından ve yüksek ısıdan uzak tutulmalı, düz bir zeminde doğal şekilde kuruması sağlanmalı. Bu yöntemle, beyaz yastık kılıfı hem formunu koruyor hem de sarı lekelerin oluşma riski azalıyor.</p><h3>Beyaz yastık kılıfı için önleyici bakım önerileri</h3><p>Beyaz yastık kılıfı üzerindeki sarı lekeleri tamamen önlemek için, uzmanların tavsiye ettiği bazı alışkanlıkları hayatınıza dahil etmeniz gerekiyor. Öncelikle, yastık kılıflarını sık sık değiştirip yıkamak, birikimi azaltıyor. Her gece aynı yastık kılıfını kullanmak yerine, birkaç farklı kılıfı dönüşümlü olarak kullanmak hem hijyen sağlıyor hem de kumaşın ömrünü uzatıyor. Yatmadan önce cildin iyice temizlenmesi, gece boyunca yastık kılıfına aktarılacak yağ ve ürün kalıntılarını azaltıyor. Cilt bakım ürünlerinin tam olarak emilmesi için en az 15 dakika beklemek, özellikle yağ bazlı ürünler ve retinoidler için önemli. Ayrıca, yastık kılıflarını saklamadan önce tamamen kuru olduğundan emin olunmalı ve nefes alabilen ortamlarda muhafaza edilmeli. Islak veya nemli yastık kılıfları, hem sarı leke oluşumunu hem de bakteri üremesini kolaylaştırıyor. Son olarak, yatmadan önce saçın da kuru olması, özellikle ipek yastık kılıfı kullananlar için ekstra koruma sağlıyor. Islak saç ve şekillendirici ürünler, kumaşa nem ve yağ transfer ederek sarı lekelerin oluşmasına yol açabiliyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Beyaz yastık kılıfı temizliğinde doğru alışkanlıklar şart'</h3><p>Beyaz yastık kılıfı kullanımında, hem temizlik hem de bakım alışkanlıklarının önemi büyük. Uzmanlar, düzenli temizlik ve doğru yıkama teknikleriyle, sarı lekelerin oluşumunu büyük ölçüde engellemenin mümkün olduğunu vurguluyor. Ayrıca, kişisel bakım rutininin gözden geçirilmesi ve yastık kılıflarının doğru şekilde saklanması, hem hijyen hem de estetik açıdan önemli avantajlar sunuyor. Yatak odası tekstillerinde uzun ömür ve kalıcı beyazlık için, bu pratik önerilere dikkat etmek gerekiyor. Sonuç olarak, beyaz yastık kılıfı üzerinde oluşan sarı lekeler kaçınılmaz gibi görünse de, alınacak basit önlemler ve düzenli bakım sayesinde bu sorunun önüne geçmek mümkün.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/beyaz-yastik-kiliflarinda-555_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/vucudun-ikinci-kalbi-olarak-aniliyor-baldir-kaslari-neden-bu-kadar-onemli-289902</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vücudun “ikinci kalbi” olarak anılıyor! Baldır kasları neden bu kadar önemli?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Baldır kası, vücudun dolaşım sisteminde hayati bir rol üstleniyor ve uzmanlar, bu kasın düzenli hareket ettirilmesinin kalp sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Mayo Kliniği'nin son araştırmaları, baldır kası fonksiyonunun yaşam süresiyle doğrudan ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vücudun “ikinci kalbi” olarak anılıyor! Baldır kasları neden bu kadar önemli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baldır kası, insan vücudunda 'ikinci kalp' olarak adlandırılan ve dolaşım sağlığı açısından kritik bir işlev gören önemli bir kas grubu. Uzmanlar, baldır kasının her hareketle kanı bacaklardan yukarı, kalbe doğru iterek dolaşım sistemine büyük destek verdiğini belirtiyor. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, baldır kası fonksiyonunun yalnızca bacak sağlığı değil, genel yaşam süresi üzerinde de etkili olabileceğini gösteriyor. Özellikle Minnesota'daki Mayo Kliniği'nde yürütülen araştırmalar, baldır kası pompasının zayıf olduğu kişilerde ölüm riskinin anlamlı biçimde arttığını ortaya koydu. Masa başında uzun süre hareketsiz kalanlar ve düzenli egzersiz yapmayanlar için uzmanlar, baldır kası hareketinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Mayo Kliniği'nin araştırmaları: Baldır kası fonksiyonu ölüm riskini etkiliyor</h3><p>2020 yılında Mayo Kliniği damar laboratuvarında gerçekleştirilen bir araştırmada, 2.728 yetişkinin baldır kası fonksiyonu ve sağlık kayıtları incelendi. Araştırmacılar, baldır kası pompası zayıf olan kişilerin, sonraki yıllarda ölüm riskinin belirgin şekilde yükseldiğini tespit etti. Çalışmada, normal baldır kası fonksiyonuna sahip olanlarda 10 yıl sonra ölüm oranı yüzde 6 seviyesinde kalırken, baldır kası pompası bozulmuş olanlarda bu oran yüzde 18'e ulaştı. Bu veriler, baldır kası sağlığının dolaşım sistemi üzerindeki etkisinin ötesine geçerek genel sağlık durumunun önemli bir göstergesi olabileceğini düşündürüyor. 2024 yılında aynı merkezde yürütülen daha kapsamlı bir çalışmada ise yaklaşık 6.000 hasta üzerinde benzer sonuçlar elde edildi. Baldır kası pompası yetersiz çalışan bireylerde ölüm riski, fonksiyonu iyi olanlara kıyasla iki kattan fazla arttı. Araştırmacılar, bu ilişkinin doğrudan bir neden-sonuç bağlantısı taşımasa da, baldır kası fonksiyonunun genel sağlık ve yaşam süresiyle yakından ilişkili olduğunu belirtiyor.</p><h3>Baldır kası hareketinin önemi: Uzmanlardan egzersiz tavsiyesi</h3><p>Baldır kası, özellikle yürüyüş, koşu, merdiven çıkma ya da parmak ucuna kalkma gibi hareketlerle aktif hale geliyor. Bu kas grubunun düzenli çalıştırılması, kanın bacaklarda birikmesini önleyerek dolaşım sisteminin sağlıklı işleyişine katkı sağlıyor. Uzmanlar, masa başında uzun süre oturan kişilere en az saatte bir ayağa kalkıp birkaç adım atmayı öneriyor. Ayağa kalkmak mümkün değilse, ayak bileklerini yukarı-aşağı hareket ettirmek veya topukları kaldırıp indirmek de baldır kası aktivitesini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite ve iki gün kas güçlendirici egzersiz yapılmasını tavsiye ediyor. Baldır kası hareketinin, sadece dolaşımı değil, aynı zamanda glukoz ve yağ metabolizmasını da olumlu etkilediğine dair bulgular bulunuyor. 2022 yılında yapılan bir araştırmada, 'soleus şınavı' adı verilen ve otururken topukların tekrar tekrar kaldırılmasıyla yapılan hareketin, kasın enerji tüketimini artırdığı ve yemek sonrası kan şekeri ile yağ seviyelerini düzenlemeye yardımcı olduğu gözlemlendi. Ancak uzmanlar, bu tür hareketlerin tam anlamıyla yürüyüş veya egzersizin yerini tutmadığını, fakat hareketsiz kalmamak için iyi bir alternatif sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Baldır kası fonksiyonu bozulduğunda ortaya çıkan riskler</h3><p>Baldır kası pompası düzgün çalışmadığında, bacaklarda şişlik, ağrı, ağırlık hissi gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, bu belirtilerin uzun vadede damar hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca, sürekli şişlik veya bir bacakta ani ağrı, kızarıklık ve sıcaklık gibi belirtiler görüldüğünde, bunun yalnızca hareketsizliğe bağlanmaması gerektiği belirtiliyor. Bu tür durumlar, ciddi bir damar tıkanıklığının veya kan pıhtısının habercisi olabileceğinden, mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması öneriliyor. Baldır kası fonksiyonunun bozulması, çoğu zaman fiziksel hareketsizlik, kas kaybı, eklem sorunları veya sinir hastalıkları gibi daha geniş sağlık sorunlarının bir işareti olarak da değerlendiriliyor. Bu nedenle, düzenli baldır kası hareketiyle sadece bacak sağlığını değil, genel vücut sağlığını da korumak mümkün olabiliyor.</p><h3>Hareketsiz yaşam baldır kası sağlığını olumsuz etkiliyor</h3><p>Modern yaşamda masa başında uzun saatler geçirmek, baldır kası fonksiyonunun zayıflamasına yol açabiliyor. Uzmanlar, teknolojik gelişmelerin getirdiği hareketsiz yaşam tarzının, dolaşım sistemi ve özellikle baldır kası sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor. Sürekli oturmak, baldır kaslarının damarları sıkıştırmasını ve kanı kalbe doğru itmesini engelliyor. Bu durum, zamanla kronik dolaşım sorunlarına ve damar hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlar, gün içinde kısa molalar vererek ayağa kalkmanın, birkaç adım atmanın veya topuk kaldırma hareketleri yapmanın, baldır kası fonksiyonunu korumada etkili olduğunu ifade ediyor. Egzersiz alışkanlığının kazandırılması, sadece baldır kası değil, tüm vücut sağlığı için temel bir gereklilik olarak öne çıkıyor.</p><h3>Baldır kası hareketiyle sağlıklı bir yaşam mümkün</h3><p>Baldır kası, vücudun ikinci kalbi olarak adlandırılsa da, kalbin yerini tutmuyor. Ancak her kasıldığında, kanı yukarı doğru iterek gerçek kalbe önemli bir destek sağlıyor. Bilimsel araştırmalar, baldır kası fonksiyonunun yaşam süresi ve genel sağlık üzerinde belirleyici olabileceğini gösteriyor. Hareketli bir yaşam tarzı, düzenli egzersiz ve kısa aralıklarla yapılan baldır kası aktiviteleri, dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, özellikle masa başında çalışanların hareketsiz kalmaktan kaçınması ve baldır kası hareketine günlük rutinlerinde mutlaka yer vermesi gerektiğini hatırlatıyor. Sağlıklı bir yaşam ve uzun ömür için baldır kası hareketinin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/vucudun-ikinci-kalbi-olar-463_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/plutonun-atmosferi-cokmeye-mi-basladi-basincta-yuzde-16lik-dusus-tespit-edildi-289901</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plüton'un atmosferi çökmeye mi başladı? Basınçta yüzde 16'lık düşüş tespit edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Plüton'un atmosferinde son yıllarda yaşanan %16'lık basınç düşüşü, bilim dünyasında endişe yarattı. Gözlemler, azot gazının yüzeye donmaya başladığını ve cüce gezegenin atmosferinin tarihi bir değişim sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu gelişmenin Plüton'un iklim dengesi ve gelecekteki gözlemler için önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plüton'un atmosferi çökmeye mi başladı? Basınçta yüzde 16'lık düşüş tespit edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plüton'un atmosferinde son yıllarda kaydedilen hızlı değişim, gökbilimciler ve gezegen bilimcileri arasında büyük bir merak ve endişe uyandırdı. 2021 ortasından 2023 Temmuz'una kadar yapılan gözlemler, Plüton'un atmosfer basıncında %16'lık bir azalma yaşandığını gösteriyor. Bu düşüş, cüce gezegenin Güneş'ten uzaklaşma sürecinin devam ettiği ve azot gazının yavaş yavaş yüzeye donmaya başladığı bir döneme denk geliyor. Bilim insanları, bu gelişmenin Plüton'un atmosferinin kaderinde önemli bir dönüm noktasına işaret ettiğini belirtiyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Plüton'un atmosferi hızla inceliyor'</h3><p>Yapılan yıldız örtmesi gözlemleri, Plüton'un uzun süredir devam eden atmosfer basıncı platosunun sona erdiğini ve azot gazının donarak yüzeye geri çekildiğini ortaya koydu. 2026 yılında The Planetary Science Journal'da yayımlanan kapsamlı araştırmada, Plüton'un atmosfer basıncının 2015'teki New Horizons uzay aracı geçişinden 2021'e kadar sabit kaldığı, bu tarihten sonra ise belirgin şekilde azaldığı bildirildi. Araştırma ekibinin sisin etkisini de içeren modellerine göre, 2021 sonrası dönemde atmosfer basıncı %16 oranında düştü. Bu orandaki bir düşüş, Plüton'un yüzeyinde azot donunun birikmeye başladığını gösteriyor. Bilim insanları, kaybolan gazın büyük ölçüde Plüton'un yüzeyine donmuş azot olarak geri döndüğünü, derin uzaya kaçmadığını vurguluyor. Bu durum, gezegenin yüzey ve atmosfer arasında milyonlarca yıl boyunca süren azot döngüsünde yeni bir evreye girildiğine işaret ediyor.</p><h3>Yıldız örtmeleriyle Plüton atmosferi izleniyor</h3><p>Plüton'un çevresinde sürekli gözlem yapan bir uzay aracı bulunmuyor. New Horizons, 2015'te tek bir geçişle değerli veriler sağladıktan sonra Kuiper Kuşağı'na yöneldi. Bu nedenle, Plüton'un atmosferindeki değişimler büyük oranda yıldız örtmeleriyle takip ediliyor. Bir yıldız örtmesi, Plüton'un Dünya'dan bakıldığında uzak bir yıldızın önünden geçmesiyle gerçekleşiyor. Atmosferi olmayan bir gök cismi, yıldız ışığını bir anda keserken, Plüton'un atmosferi ışığı kırıyor ve emiyor; bu da basınç, sıcaklık ve atmosfer yapısı hakkında bilgi veren kademeli bir ışık düşüşü oluşturuyor. 2017 Ağustos'undan 2023 Temmuz'una kadar yapılan on yıldız örtmesi gözlemi, atmosferdeki değişimi doğruladı. Özellikle 2022'deki çoklu akor gözlemleri, atmosfer basıncındaki düşüşün en güçlü kanıtlarını sundu. Tek akor gözlemler ise atmosferin detaylarını ayırt etmeyi daha zorlaştırıyor. Yıldız örtmeleri, 1988'de Plüton'un atmosferinin ilk kez keşfedilmesinde de kritik rol oynamıştı.</p><h3>Plüton'un atmosferindeki %16'lık azalma ne anlama geliyor?</h3><p>Yeni analizlerde, Plüton'un merkezinden 1.215 kilometre uzaklıkta, atmosfer basıncı 2015-2021 döneminde 6.17 mikrobardan, 2021 sonrası 5.20 mikrobara geriledi. Bu, %16'lık bir azalmaya işaret ediyor ve belirsizlik payı 2 yüzde puanı olarak ölçüldü. Alternatif bir yöntemle, sadece üst atmosfer dikkate alındığında ise %7'lik bir düşüş belirlendi; bu yöntemde belirsizlik 6 yüzde puanına kadar çıkıyor. Uzmanlar, bu farklılıkların yıldız örtmelerinin ölçüm hassasiyetinden ve atmosferdeki sis tabakalarının değişkenliğinden kaynaklandığını belirtiyor. Araştırmacılar, yıldız ışığının atmosferin hangi seviyesinden geçtiğini dikkate alarak basınç profilleri oluşturuyor ve bu profillerdeki değişimler, atmosferin yüzeye yakın katmanlarındaki dönüşümü daha net ortaya koyuyor. 2021 ortasından 2023 Temmuz'una kadar olan süreçte gözlemlenen düşüş, Plüton'un atmosferinde yeni bir evreye geçildiğinin en belirgin göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Azot döngüsünde kritik dönemeç</h3><p>Plüton'un atmosferi büyük ölçüde moleküler azottan oluşuyor ve yüzeyinde de özellikle Sputnik Planitia adlı bölgede geniş azot-buz rezervleri bulunuyor. Bu azot, yüzey ve atmosfer arasında sürekli bir döngü halinde. Plüton'un sıcaklıklarında, azot buzu ısındığında doğrudan gaz haline geçiyor; soğuduğunda ise tekrar donarak yüzeye iniyor. Bu nedenle, atmosfer basıncı yüzeydeki azot buzunun buhar basıncıyla doğrudan bağlantılı. Küçük sıcaklık değişimleri bile atmosferde büyük basınç değişimlerine yol açabiliyor. New Horizons'ın çektiği görüntüler, Plüton'un atmosferinin katmanlı ve mavi bir alacakaranlıkla çevrili olduğunu gözler önüne serdi. Son araştırmalar, üst atmosferin 2017-2023 arasında büyük oranda sabit kaldığını, ancak alt katmanlarda belirgin değişiklikler yaşandığını ortaya koydu. Sis tabakalarının kalınlığı ve termal gradyanlardaki farklılıklar, bu değişimlerin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.</p><h3>Atmosfer çöküşü mü, geçici bir evre mi?</h3><p>Bilim insanları, Plüton'da gözlemlenen basınç kaybını 'atmosfer çöküşü' olarak adlandırsa da, bu ifadenin yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurguluyor. Plüton'un atmosferindeki azotun büyük bölümü, faz değiştirerek yüzeydeki buz rezervlerine katılıyor; yani gezegenin atmosferi tamamen yok olmuyor. Gelecekte, mevsimsel değişimlerle birlikte bu donmuş azot tekrar gaz haline geçip atmosferi yeniden oluşturabilir. Modeller, atmosferdeki basıncın ne kadar düşeceği konusunda farklı tahminler sunuyor. Eski senaryolar, Plüton'un yörüngesinin soğuk bölümlerinde atmosferin büyük kısmının donacağını öngörürken, yeni modeller Sputnik Planitia'nın büyük azot rezervleri ve yüzeyin termal ataletinin etkisiyle zayıf da olsa küresel bir atmosferin varlığını sürdürebileceğini gösteriyor. Bu fark, Plüton'un iklim döngülerinin uzun vadeli seyrini anlamada büyük önem taşıyor.</p><h3>Plüton'un atmosferi milyonlarca yıl nasıl var oldu?</h3><p>Plüton'un atmosferinin milyonlarca yıl boyunca kesintisiz varlığını sürdürüp sürdürmediği kesin olarak bilinmiyor. İnsanlık, Plüton'un atmosferini ilk kez 1988'de yıldız örtmesiyle tespit etti. Ancak, azot döngüsüne dayalı modeller, volatiliteli taşınmanın ve yüzeydeki azot rezervlerinin gezegenin atmosferini uzun jeolojik dönemler boyunca yeniden inşa edebileceğini gösteriyor. Simülasyonlar, azotun Sputnik Planitia ve diğer bölgeler arasında hareket ettiğini, tortular oluşturduğunu ve yüzey basınçlarının son 30 milyon yıl boyunca dalgalandığını ortaya koyuyor. Bu süreçte, atmosferin tamamen kaybolması gerekmiyor; azot gazı donabilir, yüzeyde birikebilir ve daha sıcak dönemlerde tekrar atmosfere dönebilir. Bilim insanları, Plüton'un atmosferinin bugünkü basıncını milyonlarca yıl boyunca kesintisiz koruduğunu iddia etmenin fazla iddialı olacağını, ancak atmosferin yeniden oluşmasını sağlayan mekanizmaların çok uzun iklim döngüleri boyunca çalıştığını düşünüyor.</p><h3>Gelecekte Plüton atmosferinde neler bekleniyor?</h3><p>NASA'nın verilerine göre, Plüton 2114 yılında Güneş'ten en uzak noktası olan aphelion'a ulaşacak. Ancak bu tarih, atmosferin tamamen kaybolacağı anlamına gelmiyor. Plüton, 1989'da Güneş'e en yakın konumundan geçtikten sonra uzaklaşmaya başladı ve atmosferinin hemen incelmeye başlaması bekleniyordu. Fakat yıldız örtmeleri, atmosfer basıncının 1988-2002 arasında iki katına çıktığını, 2006-2007'de duraksadığını ve 2015'e kadar artmaya devam ettiğini gösterdi. 2021'e kadar ise basınç genel olarak sabit kaldı. Bu gecikmeli tepki, Plüton'un mevsimlerinin ve iklim döngülerinin karmaşıklığını ortaya koyuyor. Gezegenin eksen eğikliği, yörüngesinin eliptik yapısı ve yüzeydeki ısının depolanma kapasitesi, atmosferin davranışını doğrudan etkiliyor. Modeller, atmosferdeki düşüşün yaklaşık 2025 civarında belirginleşeceğini öngörüyor. Ancak, gözlemlerin hassasiyeti ve yıldız örtmelerinin sınırlı sayıda olması nedeniyle, atmosferin geleceği konusunda kesin bir öngörüde bulunmak zor.</p><h3>Bilim dünyası kesin sonuç için daha fazla gözlem istiyor</h3><p>2026 tarihli makalede, elde edilen bulguların dikkatli değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. On yıldız örtmesi arasında sinyal-gürültü oranı 2 ile 158 arasında değişti. Özellikle tek akor gözlemler, Plüton'un atmosferinin boyutunu ve gölgesinden geçen yolu tam olarak ayırt etmeyi zorlaştırıyor. Sis tabakalarına yönelik farklı yaklaşımlar da basınç değişikliklerinin yorumlanmasında farklı sonuçlara yol açıyor. Araştırmacılar, mevcut verilerin atmosfer basıncının düşmeye başladığını gösterdiğini, ancak atmosferin gelecekteki seyrini kesin olarak haritalamanın mümkün olmadığını belirtiyor. Sis dahil edilen modellerdeki %16'lık düşüş, atmosferdeki uzun süren plato döneminin sona ermekte olduğunun en güçlü işareti olarak öne çıkıyor. Ancak, üst atmosferin kararlılığı ve 2023'teki belirsiz gözlemler, bu sonucun geçici olabileceğine de işaret ediyor. Bilim insanları, Plüton'un atmosferini izlemek için gelecekte yapılacak yıldız örtmelerinin, tek bir uzay aracı geçişinin sağlayamayacağı kadar uzun vadeli ve detaylı veri sunacağını düşünüyor. Her gözlem, Plüton'un iklim döngülerini ve atmosfer değişimini insan ömrünü aşan bir zaman diliminde izleme fırsatı sağlıyor.</p><h3>Sonuç: Plüton'un atmosferi kaybolmuyor, dönüşüyor</h3><p>Plüton'daki atmosfer değişimi, gezegenin gökyüzünün tamamen kaybolduğu anlamına gelmiyor. Azot, gazdan don haline, atmosferden yüzey buzuna ve mevsimsel döngülerle tekrar atmosfere geçiş yapabiliyor. Gözlemler, Plüton'un atmosferinin dinamik ve sürekli değişen bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Bilim dünyası, önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni gözlemlerle bu değişimin seyrini daha net ortaya koymayı hedefliyor. Plüton'un atmosferinin geleceği, hem gezegenin iklim dinamikleri hem de Güneş Sistemi'nin evrimi açısından önemli ipuçları sunmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/plutonun-atmosferi-cokmey-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/klinikler-artik-hasta-kayitlarini-chatgpt-ile-analiz-edebilecek-289900</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Klinikler artık hasta kayıtlarını ChatGPT ile analiz edebilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[OpenAI, ChatGPT Health platformunu ABD'nin en büyük elektronik sağlık kayıt sistemi Epic ile entegre ederek, 325 milyondan fazla hastanın verisine güvenli ve hızlı erişim imkânı sundu. Bu yenilik, klinik süreçlerde yapay zekâ destekli analiz ve özetleme olanaklarını artırırken, hasta güvenliği ve veri gizliliği konularında da dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Klinikler artık hasta kayıtlarını ChatGPT ile analiz edebilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OpenAI, ChatGPT Health platformunu ABD'nin önde gelen elektronik sağlık kayıt sistemi Epic ile entegre ettiğini açıkladı. Bu iş birliğiyle, 325 milyondan fazla hastanın verisi bulunan Epic sistemine bağlı klinikler, hasta bilgilerini ChatGPT Health üzerinden doğrudan içe aktarabiliyor. Entegrasyon sayesinde klinik çalışanları, randevu notlarından laboratuvar sonuçlarına, ilaç bilgilerinden uzman raporlarına kadar pek çok veriye hızlıca ulaşabiliyor ve bu veriler üzerinde yapay zekâ destekli analizler gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, sağlık çalışanları hasta geçmişini detaylı şekilde inceleyip, değişiklikleri tespit ederek gelecekteki randevulara daha iyi hazırlanabiliyor.</p><h3>OpenAI: 'ChatGPT Health ile klinik iş akışları hızlandı'</h3><p>OpenAI yetkilileri, ChatGPT Health'in bazı uygulamalarda doğrudan elektronik sağlık kayıtları iş akışına entegre edildiğini belirtti. Bu sayede klinik çalışanları, hasta dosyasından ayrılmadan ön ziyaret değerlendirmeleri yapabiliyor ve klinik zaman çizelgelerini kolayca oluşturabiliyor. Şirket, entegrasyonun sadece okunabilir erişim sağladığını ve yapay zekânın hasta kayıtlarına herhangi bir veri yazmadığını vurguluyor. OpenAI, bu özelliklerin sağlık personelinin iş yükünü azaltırken, hasta güvenliğini ve veri gizliliğini ön planda tutmaya devam ettiğini açıkladı.</p><h3>Sağlık kamu verisi eklentisi ve güvenlik vurgusu</h3><p>OpenAI, ChatGPT Health platformuna eklediği yeni Sağlık Kamu Verisi eklentisiyle, ClinicalTrials.gov, CMS Coverage, RxNorm, DailyMed ve PubMed gibi önemli kaynaklardan bilgi çekebiliyor. Bu özellik, sağlık çalışanlarının klinik araştırma uygunluk kriterlerinden ilaç tanımlayıcılarına kadar çeşitli verileri hızlıca sentezlemesini sağlıyor. Ayrıca, OpenAI'nin yaptığı açıklamaya göre, platformun kullanımı sırasında 4.300'den fazla doktor yanıtı analiz edildi ve bu yanıtların %99,1'i güvenli bulundu. Ancak, az sayıda güvensiz yanıtın potansiyel riskler taşıdığı ve bu nedenle sürekli olarak sistemin güvenliğinin denetlendiği ifade edildi.</p><p>Geçtiğimiz ay ChatGPT'nin ABD genelinde tüm tüketicilere açılmasıyla birlikte, her hafta yaklaşık 300 milyon sağlıkla ilgili sorgunun platforma yöneltildiği açıklandı. Tüm bu gelişmelere rağmen, OpenAI sağlık alanında ChatGPT'nin tanı ya da tedavi amacıyla kullanılmasının uygun olmadığını ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, son dönemde ChatGPT Health ile ilgili olarak bazı kullanıcılar tarafından açılan davalar, yapay zekâ tabanlı sağlık hizmetlerinde etik ve güvenlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.</p><p>OpenAI, ChatGPT Health ve Epic entegrasyonunun klinik süreçlerde hız ve verimlilik sağladığını, ancak hasta güvenliği ve veri gizliliği konusunda hassasiyetin sürdüğünü belirtiyor. Şirket, sağlık sektöründe yapay zekâ destekli çözümlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, sürekli olarak güvenlik ve etik standartlarını geliştirmeye odaklanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/klinikler-artik-hasta-kay-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nepalde-kurtarma-ekipleri-enkaz-altinda-kalanlari-ariyor-kayip-sayisi-3900u-asti-289899</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nepal'de kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları arıyor! Kayıp sayısı 3.900'ü aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nepal'in Himalaya bölgesinde yaşanan büyük sel felaketi, can kaybı ve kayıpların artmasıyla ülkeyi yasa boğdu. Nepal-Çin sınırında etkili olan sel ve toprak kaymaları, 1,003 kişinin ölümüne ve 3,916 kişinin kaybolmasına yol açtı. Kurtarma ekipleri, zorlu koşullar altında kayıp işçilere ve mahsur kalan topluluklara ulaşmak için zamana karşı yarışıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nepal'de kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları arıyor! Kayıp sayısı 3.900'ü aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nepal'in Himalaya bölgesinde meydana gelen büyük sel felaketi, 26 Ağustos'tan bu yana 1,003 kişinin hayatını kaybetmesine ve 3,916 kişinin kaybolmasına yol açtı. Nepal-Çin sınırında etkili olan bu felaket, bölgedeki toplulukları ve altyapıyı ağır şekilde etkiledi. Kurtarma ekipleri, çamur, taş ve enkazla dolu arazilerde kaybolan insanları ararken, kitlesel mezar uygulamaları ve kayıp işçilerin durumu felaketin boyutunu gözler önüne serdi. Nepal'in afet ajansı, ölü ve kayıp sayısının artmasından endişe ediyor. Çin tarafında da, özellikle Gyirong Limanı çevresinde benzer şekilde büyük kayıplar ve arama kurtarma çalışmaları yaşanıyor.</p><h3>Nepal'de kitlesel mezarlar ve kimliği belirsiz cesetler</h3><p>Kathmandu'da polis ekipleri, kimliği tespit edilemeyen çok sayıda cesedi ormanlık bir alanda açılan birden fazla çukura gömdü. Yoğun yağmur altında gerçekleşen bu toplu definler, felaketin ardından ölü sayısının hızla artmasıyla zorunlu hale geldi. Her bir cesede, ailelerin daha sonra teşhis edebilmesi için numaralandırılmış referanslar verildi. Yetkililer, cesetlerin kimliklerinin belirlenmesi amacıyla DNA örneklerini saklıyor, yüz özelliklerini fotoğraflıyor ve diğer ayırt edici detayları kayıt altına alıyor. Nepal'de kitlesel mezar uygulaması, hem sağlık önlemleri hem de kimlik tespit süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi için geçici bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bölgede kurulan dikenli teller ve mezar işaretleri, felaketin yarattığı insani krizin boyutunu gözler önüne seriyor.</p><h3>Kayıp hidroelektrik işçileri için zamana karşı yarış</h3><p>Sel felaketinin en çok etkilediği alanlardan biri de Nepal'in hidroelektrik projeleri oldu. Yerel otoritelere göre, 12 farklı projede çalışan yaklaşık 900 işçi kayboldu ve bunların yaklaşık 500'ünün tünellerde mahsur kaldığı düşünülüyor. Nepal ordusu sözcüsü Tümgeneral Raja Ram Basnet, arama kurtarma çalışmalarında yabancı uzmanların da destek verdiğini açıkladı. Ordu tarafından paylaşılan görüntülerde, kurtarma ekiplerinin enkazla dolu tünellere girerek yaşam belirtisi aradığı görülüyor. Ekipler, çamur ve su içinde ilerleyerek hayatta kalanlara ulaşmaya çalışıyor. Çin tarafında ise, Gyirong Limanı sınır geçişi çevresinde toprak kaymaları nedeniyle kaybolanlara ulaşmak için arama köpekleri ve ağır makineler devreye alındı. Kurtarma ekipleri, felaket bölgesine ekipman, personel ve yardım malzemesi ulaştırmak için yoğun çaba harcıyor.</p><h3>Mahsur kalan topluluklara yardım operasyonları genişliyor</h3><p>Felaketin ardından Nepal'de en az 11,814 kişi kurtarıldı. Acil durum ekipleri, yolların ve köprülerin sel ve toprak kaymaları nedeniyle yıkıldığı alanlarda mahsur kalan topluluklara ulaşmak için helikopterler ve hava araçları kullandı. Özellikle ulaşımın kesildiği bölgelerde, hayatta kalanlara yardım ulaştırmak için operasyonlar hız kazandı. Çin Dışişleri Bakanlığı, Nepal'e ikinci bir yardım malzemesi sevkiyatı gerçekleştirdiğini ve bu yardımda insansız hava araçları, DNA test kitleri ve su arıtma ekipmanlarının bulunduğunu duyurdu. Ayrıca Çinli DNA uzmanları, Nepal'de kimliği belirsiz cesetlerin teşhis sürecine destek veriyor. Helikopter pilotu Bimal Sharma, sınır kasabası Timure'deki yıkımı gördüğünde yaşadığı şoku dile getirirken, kurtarılan insanların gözlerindeki acının yürek parçalayıcı olduğunu ifade etti.</p><h3>Himalaya buzul çöküşü felaketi tetikledi</h3><p>Uzmanlar, felaketin Himalayalar'daki bir buzulun çökmesiyle başladığını belirledi. Buzulun altındaki ana kayaların çökmesi, 5.2 büyüklüğünde bir sismik olaya yol açtı ve büyük miktarda taş, buz ve eriyik su vadilere aktı. Bu ani çöküş, aşağı akışta güçlü sel dalgaları oluşmasına neden oldu. Sel suları, Nepal ve Tibet'teki nehirlerin seviyesini hızla yükseltti, evleri, binaları, yolları ve köprüleri sürükledi. Bölgeye yayılan çamur ve taş yığınları, hem can kaybını hem de altyapı tahribatını artırdı. Bilim insanları, uydu görüntüleriyle felaketin boyutunu ve nedenlerini analiz ediyor.</p><h3>Başbakan Shah'dan iklim değişikliği vurgusu</h3><p>Nepal Başbakanı Balendra Shah, yaşanan felaketin iklim değişikliğinin Himalaya bölgesindeki etkilerini gözler önüne serdiğini açıkladı. Shah, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Bu olay, Himalaya bölgesinde karşılaşılan risklerin iklim değişikliğiyle birlikte arttığını gösteriyor" ifadesini kullandı. Başbakan, uluslararası topluma iklim değişikliği kaynaklı felaketlerle mücadele için iş birliğinin önemini vurguladı. Nepal yönetimi, bu tür doğal afetlerin hem ulusal hem de küresel düzeyde önlenebilmesi için daha fazla dikkat ve eylem çağrısında bulunuyor. Shah, bölgenin dikkatli olması gerektiğini ve iklim değişikliğinin yol açtığı felaketlerin uluslararası gündeme taşınmasının zorunlu olduğunu belirtti.</p><p>Himalaya bölgesinde yaşanan bu sel felaketi, iklim değişikliğinin etkileri ve bölgenin kırılgan yapısı nedeniyle gelecekte benzer olayların yaşanabileceği uyarısını da beraberinde getiriyor. Nepal ve komşu ülkeler, hem kayıpların hem de altyapı hasarının telafisi için uluslararası dayanışma ve yardıma ihtiyaç duyuyor. Felaketin ardından yürütülen kurtarma ve yardım çalışmaları, bölgedeki toplulukların yeniden ayağa kalkabilmesi için kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/nepalde-kurtarma-ekipleri-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289898</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/misirda-otobus-kazasi-16-olu-28-yarali-289898</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mısır'da otobüs kazası: 16 ölü, 28 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mısır'ın Sina Yarımadası'ndaki Dahab-Nuveyba yolunda meydana gelen otobüs kazasında 16 kişi hayatını kaybetti, 28 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mısır'da otobüs kazası: 16 ölü, 28 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın Kızıldeniz kıyısındaki turistik bölgelerinden Sina Yarımadası'nda ulaşım güzergahlarından birinde kaza meydana geldi. </p><p>Henüz nedeni bilinmeyen otobüs kazasında 16 kişi hayatını kaybederken, 28 kişi yaralandı. Mısır Sağlık Bakanlığı, Dahab-Nuveyba yolunda yaşanan kazanın ardından bölgeye ilk yardım sağlamak ve yaralıları tahliye etmek üzere 20 ambulans gönderildiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/misirda-otobus-kazasi-16--869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanya-leipzig-havalimanindaki-drone-saldirisindan-rusyayi-sorumlu-tuttu-yeni-onlemler-geliyor-289897</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya Leipzig Havalimanı'ndaki drone saldırısından Rusya'yı sorumlu tuttu! Yeni önlemler geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya, Leipzig/Halle Havaalanı'na yönelik patlayıcı yüklü drone saldırısından Rusya'yı sorumlu tuttu. Olay, ülkede güvenlik seviyesinin yükseltilmesine ve Moskova'ya karşı yeni yaptırımların gündeme gelmesine yol açtı. Almanya, Leipzig'de yaşanan bu saldırının ardından Rusya'ya karşı sert adımlar atıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya Leipzig Havalimanı'ndaki drone saldırısından Rusya'yı sorumlu tuttu! Yeni önlemler geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya, geçtiğimiz ay Leipzig/Halle Havaalanı'nda meydana gelen ve patlayıcı yüklü drone'ların kullanıldığı saldırıdan doğrudan Rusya'yı sorumlu tuttu. Olayın ardından Berlin yönetimi, Moskova'ya karşı bir dizi yeni yaptırım ve güvenlik önlemi açıkladı. Alman İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, saldırının ardından ülkedeki tehdit seviyesinin "genel"den "yüksek"e çıkarıldığını duyurdu. Dobrindt, Almanya'nın savaş halinde olmadığını ancak her gün hibrit saldırıların hedefi haline geldiğini vurguladı. Leipzig'deki olay, Almanya'da ve Avrupa genelinde büyük güvenlik endişelerine yol açarken, hükümet yetkilileri Rusya'ya yönelik yeni adımlar atma kararı aldı. Bu gelişmeler, Almanya ile Rusya arasındaki siyasi tansiyonun daha da yükselmesine neden oldu.</p><h3>Almanya İçişleri Bakanı Dobrindt: 'Hibrit saldırıların hedefindeyiz'</h3><p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Leipzig/Halle Havaalanı'nda yaşanan drone saldırısının ardından ülkenin güvenlik seviyesinin artırıldığını açıkladı. Dobrindt, saldırının ciddi bir tırmanış anlamına geldiğini ve Almanya'nın hibrit saldırıların hedefi olduğunu belirtti. Bakan, "Patlayıcı yüklü bir drone'un bir havaalanında bulunması, şimdiye kadar karşılaşılmamış yeni bir tehdit senaryosu" ifadelerini kullandı. Leipzig drone saldırısı, Almanya'da güvenlik güçlerinin alarm seviyesini yükseltmesine ve ülkede olağanüstü güvenlik önlemlerinin devreye alınmasına yol açtı. Dobrindt, Almanya'nın benzer hibrit saldırılara karşı hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi. Olay, Alman kamuoyunda da büyük yankı buldu ve güvenlik politikalarının gözden geçirilmesine neden oldu.</p><h3>Berlin'den Moskova'ya yaptırım dalgası: Kültür merkezi ve konsolosluk kapatıldı</h3><p>Leipzig'de yaşanan patlayıcı yüklü drone saldırısının ardından Almanya, Rusya'ya karşı yeni yaptırım kararları aldı. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Bonn'daki Rus konsolosluğunun ve Berlin'deki Rus Kültür Merkezi'nin kapatılması talimatını verdi. Ayrıca, Almanya'ya giriş yapan Rus vatandaşları üzerinde sınır kontrolleri sıkılaştırıldı. Bu önlemler, Almanya'nın Rusya'ya karşı attığı en sert adımlar arasında yer aldı. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, bu hafta içinde Rusya'ya yönelik ek yaptırımların açıklanacağını duyurdu. Almanya'nın aldığı bu kararlar, Leipzig drone saldırısı sonrası Rusya ile ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını gösterdi. Alman hükümeti, ülkenin ulusal güvenliğini tehdit eden eylemlere karşı kararlı bir duruş sergileyeceğini açıkladı.</p><h3>ABD ve NATO'dan Almanya'ya destek: 'Kararlılığımız sarsılmaz'</h3><p>Leipzig drone saldırısı, sadece Almanya'da değil, Avrupa ve NATO ülkelerinde de endişe yarattı. ABD'li savunma yetkilileri, saldırıda kullanılan drone'un Rus istihbarat servislerine ait olduğunu değerlendirdiklerini açıkladı. Amerikan kaynakları, patlayıcı yüklü drone'un askeri sınıf malzeme taşıdığını ve olayın Avrupa genelinde güvenlik alarmı oluşturduğunu bildirdi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Almanya'nın aldığı önlemleri desteklediklerini ve ittifakın Ukrayna'ya olan desteğinin devam edeceğini belirtti. Rutte, "NATO, tüm müttefikleri her türlü tehdide karşı koruma ve savunma kapasitemizi güçlendirmeye devam edecek" dedi. Leipzig'deki olay, NATO'nun Avrupa'daki güvenlik politikalarına yeni bir boyut kazandırdı.</p><h3>Leipzig'de art arda patlayıcı yüklü drone vakaları</h3><p>Leipzig/Halle Havaalanı'nda 4 Ağustos gecesi yaşanan ilk drone saldırısının ardından, 5 Ağustos'ta havaalanı yakınında ikinci bir uçan nesne bir kargo uçağına çarptı ve küçük çaplı hasara yol açtı. Uçak, Hannover'e güvenli bir şekilde indirildi. Alman medyası, olaydan bir hafta sonra havaalanı çevresinde üçüncü bir drone'un daha tespit edildiğini bildirdi. Bu gelişmeler, saldırıların organize ve çoklu drone kullanımı ile gerçekleştirildiği yönünde spekülasyonlara yol açtı. Alman Federal Savcılar Ofisi, devam eden soruşturma nedeniyle detaylı açıklama yapmaktan kaçındı. Leipzig drone saldırısı, Avrupa'nın en yoğun kargo havaalanlarından birinde yaşanması nedeniyle uluslararası lojistik ve güvenlik çevrelerinde de büyük yankı uyandırdı. Havaalanı, özellikle Ukrayna'nın Antonov Havayolları için önemli bir üs olarak biliniyor.</p><h3>Rusya'dan suçlamalara sert yanıt: 'Delil uyduruyorsunuz'</h3><p>Almanya'nın Leipzig drone saldırısı nedeniyle Rusya'yı suçlaması, Moskova'da sert tepkilere yol açtı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Berlin yönetimini delil uydurmakla itham etti ve suçlamaları "absürt" olarak nitelendirdi. Rusya'nın Berlin Büyükelçisi Sergey Nechayev ise, Almanya'nın attığı adımların iki ülke ilişkilerinde eşi benzeri görülmemiş bir tırmanışa yol açtığını savundu. Nechayev, suçlamaların dayanaksız ve mantıksız olduğunu belirterek, Rusya'nın misilleme önlemleri alabileceği uyarısında bulundu. Leipzig drone saldırısı nedeniyle iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde ciddi bir gerilim yaşanıyor. Moskova, Almanya'nın iddialarına karşı uluslararası kamuoyuna kendi tezlerini anlatmaya çalışıyor.</p><h3>Elektrik şebekesine sabotaj: Almanya enerji altyapısını hedef alan saldırı</h3><p>Leipzig drone saldırısı ile aynı günlerde, Almanya'nın elektrik şebekesinde de sabotaj girişimi yaşandı. Yetkililer, ülkenin en büyük enerji santrallerinden birinin yakınındaki trafo merkezinde birden fazla el yapımı patlayıcı cihaz buldu. Brandenburg İçişleri Bakanı Jan Redmann, saldırının arkasında kimin olduğunu henüz belirleyemediklerini açıkladı. Redmann, failin yüksek voltaj hatlarına iletken malzeme fırlatmak için roket kullandığını ve bunun iki kısa devreye yol açtığını söyledi. Olayda en az 10 roket bulunduğu, bu sayının artabileceği belirtildi. 50 Hertz isimli elektrik şebekesi operatörü ise, kısa süreli bir kesinti yaşandığını ancak sistemin yeniden çalışır duruma getirildiğini duyurdu. Leipzig drone saldırısı ile eşzamanlı yaşanan bu sabotaj, Almanya'da kritik altyapının hedef alındığı endişelerini artırdı.</p><h3>Avrupa'da hibrit savaş endişesi: Batılı istihbarattan Rusya'ya suçlama</h3><p>Leipzig drone saldırısı ve elektrik şebekesine yönelik sabotaj, Avrupa genelinde hibrit savaş tehditlerinin arttığına işaret ediyor. Batılı istihbarat servisleri, Rusya'yı Avrupa'daki kritik altyapılara yönelik sabotaj, siber saldırı, kundaklama ve GPS sinyal bozma gibi eylemlerle suçluyor. ABD istihbarat değerlendirmeleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önümüzdeki yıllarda NATO'nun kararlılığını test etmek amacıyla müttefik ülkelere sınırlı saldırılar düzenleyebileceğine dikkat çekiyor. Leipzig drone saldırısı, bu kapsamda Avrupa'nın güvenlik stratejisinin yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. Olaylar, NATO ve AB ülkeleri arasında daha yakın iş birliği ve bilgi paylaşımının önemini ortaya koyuyor.</p><p>Leipzig drone saldırısı, Almanya'nın güvenlik politikalarında yeni bir dönemi başlatırken, Avrupa genelinde hibrit tehditlere karşı daha kapsamlı önlemlerin alınmasını gündeme getirdi. Almanya'nın Rusya'ya karşı attığı sert adımlar, iki ülke arasındaki ilişkilerde kalıcı bir kırılmaya yol açabilir. Olay, Avrupa'nın kritik altyapılarının korunması ve ulusal güvenlik stratejilerinin güçlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/almanya-leipzig-havaliman-295_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/tulsa-king-4-sezon-ne-zaman-baslayacak-iste-yeni-sezonun-yayin-tarihi-289896</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tulsa King 4. sezon ne zaman başlayacak? İşte yeni sezonun yayın tarihi]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Sylvester Stallone'un başrolünde yer aldığı Tulsa King'in 4. sezon tanıtımı Paramount+ tarafından yayınlandı. Oklahoma, Tulsa'da geçen dizi, Dwight Manfredi'nin suç imparatorluğunu koruma mücadelesini ekrana taşıyor. Hayranlar sosyal medyada büyük heyecan yaşadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tulsa King 4. sezon ne zaman başlayacak? İşte yeni sezonun yayın tarihi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sylvester Stallone'un başrolünde olduğu Tulsa King dizisinin 4. sezon tanıtım videosu, 1 Eylül'de Paramount+ tarafından sosyal medya hesaplarında paylaşıldı. Oklahoma'nın Tulsa kentinde geçen ve mafya lideri Dwight Manfredi'nin hikayesini anlatan yapım, yeni sezon için izleyicilerde büyük bir beklenti yarattı. Yaklaşık bir dakikalık klipte, Dwight'ın bir polis memuru kılığına girmiş bir kişi tarafından hedef alınması ve karşısına çıkan tehlikeli rakiplerle mücadelesi öne çıkıyor. Tanıtımda, suç dünyasında artan tehditler ve karakterler arasındaki yeni gelişmeler izleyicilere aktarılırken, Sylvester Stallone'un "Benimle başa çıkamazsın" repliği dikkat çekti.</p><h3>Paramount+ sosyal medyada Tulsa King 4. sezonunu duyurdu</h3><p>Paramount+, Tulsa King 4. sezon tanıtımını, "Kral geri dönüyor, ama ne kadar süre hüküm sürecek?" başlığıyla sosyal medya platformlarında yayınladı. Bu paylaşım kısa sürede binlerce beğeni ve yorum aldı. Dizinin hayranları, tanıtım videosunu YouTube ve Instagram üzerinden yorum yağmuruna tuttu. "Kral geri döndü!", "Sly geri döndü, bu sezonu dört gözle bekliyorum" ve "Aman Tanrım, bekleyemem" gibi ifadelerle heyecanlarını dile getirdiler. Sosyal medyada öne çıkan yorumlar arasında, "Hiç kimse Dwight Manfredi gibi bir şehri yönetemez" ve "Tulsa King'in yeni sezonunu dört gözle bekliyorum!" gibi cümleler yer aldı. Tanıtımın ardından dizinin 4. sezonuna olan ilgi daha da arttı.</p><h3>Tulsa King 4. sezonda Dwight Manfredi'yi zorlu bir mücadele bekliyor</h3><p>Tulsa King'in yeni sezonunda, Dwight Manfredi'nin kurduğu suç imparatorluğu daha da büyüyor. Ancak bu büyüme, beraberinde yeni düşmanları ve artan baskıları getiriyor. Dwight, hem tehlikeli rakiplerle hem de kolluk kuvvetleri ve siyasi aktörlerle karşı karşıya kalıyor. Ekibi ona sadık kalsa da, değişen ittifaklar ve güç savaşları, imparatorluğun geleceğini belirsiz kılıyor. 4. sezonun ana teması, Dwight'ın sahip olduğu gücü korumak için ne kadar ileri gideceği ve sadakat sınavlarından nasıl çıkacağı olacak. Dizide Sylvester Stallone'a eşlik eden Martin Starr, Jay Will, Garrett Hedlund ve Frank Grillo gibi isimler rollerine devam ediyor. Ayrıca Gretchen Mol ve Eden Lee gibi yeni oyuncular da kadroya katıldı. Tulsa King'in 4. sezonu, 16 Ekim'de Paramount+ platformunda izleyicilerle buluşacak.</p><p>Tulsa King'in 4. sezon tanıtımı, hem dizinin hayranlarını hem de suç temalı yapımları seven izleyicileri heyecanlandırdı. Dwight Manfredi'nin karşılaşacağı yeni tehditler ve gelişen olaylar, sezonun merakla beklenmesine yol açtı. Paramount+, yeni sezonun prömiyerini 16 Ekim'de gerçekleştirecek ve izleyiciler, heyecan dolu bölümlerle buluşacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/tulsa-king-4-sezon-ne-zam-399_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adalet-bakani-gurlek-hukuka-aykiriliga-karsi-kararli-mucadelemiz-surecek-289894</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Hukuka aykırılığa karşı kararlı mücadelemiz sürecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde düzenlenen Adli Yıl Açılış Programı'nda açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Milletimizin ortak kaynaklarını ve kamu düzenini hedef alan hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması, hukuk devletinin ve adalete duyulan güvenin temel gereğidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Hukuka aykırılığa karşı kararlı mücadelemiz sürecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde düzenlenecek Adli Yıl Açılış Programı'nda konuştu.</p><p class="MsoNormal"><strong>Bakan </strong><strong>Gürlek'in</strong><strong> </strong><strong>konuşmalarından satır başları:</strong></p><p>Adalet hizmetini yalnızca klasik suç türleriyle sınırlı görmüyoruz. Ormanlarımızın, doğal varlıklarımızın ve gelecek nesillerimizin ortak emaneti olan Yeşil Vatan'ımızın korunması da hukuk devletimizin sorumlulukları arasındadır.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Adalet Bakanı Akın Gürlek (<a href="https://x.com/abakingurlek?ref_src=twsrc%5Etfw">@abakingurlek</a>): Adalet hizmetini yalnızca klasik suç türleriyle sınırlı görmüyoruz. Ormanlarımızın, doğal varlıklarımızın ve gelecek nesillerimizin ortak emaneti olan Yeşil Vatan'ımızın korunması da hukuk devletimizin sorumlulukları arasındadır. <a href="https://t.co/MPxich42lQ">pic.twitter.com/MPxich42lQ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095051781017350159?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Milletimizin ortak kaynaklarını ve kamu düzenini hedef alan hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması, hukuk devletinin ve adalete duyulan güvenin temel gereğidir.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Adalet Bakanı Akın Gürlek (<a href="https://x.com/abakingurlek?ref_src=twsrc%5Etfw">@abakingurlek</a>): Milletimizin ortak kaynaklarını ve kamu düzenini hedef alan hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması, hukuk devletinin ve adalete duyulan güvenin temel gereğidir. <a href="https://t.co/7s5S40I6sx">pic.twitter.com/7s5S40I6sx</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095052337379222000?ref_src=twsrc%5Etfw">September 2, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/canli-bakan-gurlek-onemli-441_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/canakkalenin-gelibolu-ilcesinde-bicakli-kavga-1-olu-289893</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde bıçaklı kavga: 1 Ölü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde çıkan bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde bıçaklı kavga: 1 Ölü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Camikebir Mahallesi&#39;nde İ.Y. ile C.Ş. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. <br></p><p>Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine İ.Y, C.Ş&#39;yi bıçakla yaraladı.</p><p>İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p>Ambulansla Gelibolu Şehit Koray Onay Devlet Hastanesine kaldırılan C.Ş, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42364761.jpg"/><p>Polis ekiplerinin takibi sonucu yakalanan şüphelinin emniyetteki sorgusu devam ediyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/canakkalenin-gelibolu-ilc-783_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-gune-dususle-basladi-altin-fiyatlari-neden-geriliyor-2-eylul-altin-yorumlari-289892</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın güne düşüşle başladı: Altın fiyatları neden geriliyor? 2 Eylül altın yorumları]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gram altın, küresel piyasalarda güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizlerinin baskısıyla yeni güne de düşüşle başlarken, yatırımcıların gözü Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın güne düşüşle başladı: Altın fiyatları neden geriliyor? 2 Eylül altın yorumları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b> Gram altın güne değer kaybıyla başlamasının ardından 6 bin 708 liradan işlem görüyor.</b></p><p>Dün ons altındaki düşüşle paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 2,6 azalışla 6 bin 719 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne satıcılı başlayan gram altın saat 10.10 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,2 düşüşle 6 bin 708 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 973 liradan, Cumhuriyet altını 43 bin 692 liradan satılıyor.</p><p>Orta Doğu'daki gerilimlerin bölgeselleşmesi enflasyon risklerini artırarak tahvil faizlerinin yüksek seyrini sürdürmesine yol açarken, bu etkiler altın üzerindeki baskıyı artırdı.</p><p>Söz konusu riskler çerçevesinde piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) bu ay faiz artırma ihtimali geçen hafta yüzde 30'lardayken bu hafta yüzde 70'e yaklaştı. Piyasa beklentilerindeki bu sert dalgalanma ileriye dönük yatırımcı kararlarını olumsuz etkiledi.</p><p>ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,82 ile yaklaşık 3 yılın en yüksek seviyelerine çıkarken, dolar endeksi 100 civarında iki haftanın zirvesine yakın seyrediyor.</p><p>Dün yüzde 2,7 değer kaybıyla 4 bin 328 dolara inen altının ons fiyatı, yeni işlem gününde de düşüş eğilimini sürdürüyor. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizlerinin etkisiyle gerileyen altının onsu 4 bin 139 dolardan alıcı buluyor.</p><p>Analistler bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD'de haftalık mortgage başvuruları, ADP özel sektör istihdamı, fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri ile Fed'in Bej Kitap raporunun takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/altin-gune-dususle-baslad-809_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/zeynep-sonmez-abd-acikta-ilk-turda-elendi-289891</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zeynep Sönmez, ABD Açık'ta ilk turda elendi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, ABD Açık'ın ilk turunda ABD'li tenişçi Coco Gauff'a 2-0 mağlup oldu ve turnuvaya veda etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zeynep Sönmez, ABD Açık'ta ilk turda elendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sezonun son grand slam turnuvası ABD Açık'ta milli tenisçi Zeynep Sönmez, 4 numaralı seribaşı olan ABD'li Coco Gauff ile karşı karşıya geldi. New York'ta düzenlenen tek kadınlar ilk tur maçında Sönmez, rakibine 6-3 ve 6-4'lük setler sonucu 2-0 mağlup oldu. Dünya sıralamasında 53. basamakta bulunan milli tenisçi, ABD Açık'ta ilk turda elendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/zeynep-sonmez-abd-acikta--229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/adanada-otomobilin-minibuse-carpmasi-sonucu-1-olu-3-yarali-289890</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adana'da otomobilin minibüse çarpması sonucu 1 ölü, 3 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ Adana'nın Ceyhan ilçesinde otomobilin yolcu minibüsüne çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adana'da otomobilin minibüse çarpması sonucu 1 ölü, 3 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alican Y&#39;nin kullandığı 01 AES 900 plakalı otomobil, Özdemir Sabancı Bulvarı&#39;nda Osman Ulaş idaresindeki 01 U 0650 plakalı minibüse yandan çarptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365204.jpg"/><p>Çarpışmanın etkisiyle sürücüsünün kontrolünden çıkan minibüs devrildi.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42365205.jpg"/><p>Ulaş&#39;ın yaşamını yitirdiğini belirleyen sağlık ekipleri, yaralanan Alican Y. ve minibüsteki 2 yolcuyu Ceyhan Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/adanada-otomobilin-minibu-220_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289889</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/plakadaki-l-harfini-bantla-uu-yapinca-289889</link>
      <pubDate>2026-09-02T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plakadaki 'L' harfini bantla 'U'u yapınca...]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te bant ile plakada harf değişikliği yaparak trafikte seyreden araç sürücüsü jandarma ekiplerine takıldı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plakadaki 'L' harfini bantla 'U'u yapınca...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu (TAG) Nurdağı kesiminde devriye gezen İl Jandarma Komutanlığı Otoyol Jandarması ekipleri, bir otomobilin plakasında okunmasını engelleyecek şekilde değişiklik yapıldığını tespit etti.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77955401-020920268e873800.jpg"/><p>Durdurulan otomobilde yapılan incelemede <b>plakadaki 'L' harfinin 'U' harfine dönüştürüldüğü</b> belirlendi.</p><p>Plakasını değiştirerek trafikte seyreden araç sürücüsüne jandarma ekiplerince <b>140 bin TL cezai işlem uygulandı, araç 30 gün trafikten men edildi.</b></p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/plakadaki-l-harfini-bantl-612_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>