﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291565</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/sogutten-bursaya-osmanlinin-kurulus-ve-fetih-guzergahi-291565</link>
      <pubDate>2026-09-15T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Söğüt'ten Bursa'ya: Osmanlı'nın Kuruluş ve Fetih Güzergahı]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Osmanlı Beyliği'nin Söğüt'te atılan ilk adımlarından Bursa'da başkente dönüşmesine uzanan tarihi rota; türbeler, camiler ve kalelerle beylikten devlete geçişin izlerini günümüze taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Söğüt'ten Bursa'ya: Osmanlı'nın Kuruluş ve Fetih Güzergahı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Osmanlı Beyliği'nin kuruluş yıllarında Bilecik, Söğüt, Yenişehir ve İnegöl hattında şekillenen güzergahtaki tarihi yapılar, Bursa'nın fethine uzanan askeri ve siyasi sürecin izlerini bugüne taşıyor. Bölgedeki yapılar, Osmanlı'nın beylikten devlete geçiş dönemine ilişkin mimari, dini ve sosyal hayatın farklı yönlerine ışık tutuyor.</b></p><p>Güzergahın Söğüt'teki duraklarından <b>Ertuğrul Gazi Türbesi,</b> Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin babası ve Selçuklu Uçbeyi Ertuğrul Gazi'nin hatırasını yaşatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474418.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Fotoğrafta Ertuğrul Gazi Türbesi görülüyor.</p><p>Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün açıklamasına göre 13. yüzyıl sonlarına tarihlenen türbenin ilk olarak Osman Gazi tarafından açık mezar şeklinde yaptırıldığı, daha sonra 1. Mehmet Çelebi tarafından türbeye dönüştürüldüğü belirtiliyor. Türbe çevresinde <b>Ertuğrul Gazi'nin aile üyelerinin ve kayı boyunun önemli isimlerinin mezarları</b> da bulunuyor.</p><p>Söğüt Çayı kenarındaki <b>Kuyulu Mescit</b> ise Ertuğrul Gazi'nin aşiretiyle bölgeye geldiğinde ilk çadırını kurduğu yer olduğuna ilişkin rivayet ediliyor. İçindeki kuyudan dolayı bu adla bilinen mescidin, 2. Abdülhamid döneminde aynı temeller üzerine yeniden inşa edildiği aktarılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474419.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Hamidiye Cami</p><p>Söğüt'teki önemli eserlerden biri <b>Hamidiye Camisi</b> ise kuruluş döneminden çok daha sonraki bir dönemin eseri olarak öne çıkıyor. 2. Abdülhamid tarafından 1903-1905 yıllarında yaptırılan cami, son Osmanlı döneminin neoklasik mimari özelliklerini taşıyor.</p><p>Güzergahın Bilecik durağında <b>Şeyh Edebali Türbesi,</b> Osmanlı'nın kuruluş hafızasının önemli merkezlerinden birini oluşturuyor. Osman Gazi'nin kayınpederi ve dönemin önemli alimlerinden Şeyh Edebali'nin türbesi, eski Bilecik'in hakim noktalarından birinde bulunuyor. Türbenin Orhan Gazi döneminde inşa edildiği kabul ediliyor.</p><p>Türbenin hemen aşağısındaki <b>Orhangazi Camisi</b> de erken Osmanlı dönemine ait önemli yapılardan biri. Şeyh Edebali Türbesi'ne yaklaşık 50 metre mesafedeki caminin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Orhan Gazi dönemine tarihlendiriliyor. Yapının ana binadan yaklaşık 30 metre uzaklıktaki kaya üzerinde bulunan minaresi ise dikkati çekiyor.</p><p><b>Yenişehir ve çevresinde erken Osmanlı izleri</b></p><p>Osman Gazi döneminde Osmanlı topraklarına katılan Yenişehir, kuruluş sürecinin önemli yerleşim merkezlerinden biri oldu. İlçenin Osmanlı döneminden kalan tarihi yapıları arasında <b>Koca Sinan Paşa Külliyesi ve Postinpuş Baba Zaviyesi </b>de bulunuyor. Koca Sinan Paşa Külliyesi, 16. yüzyılda inşa edilirken, Postinpuş Baba Zaviyesi erken Osmanlı dönemine ait yapılar arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474422.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Postinpuş Baba Zaviyesi</p><p>Güzergah üzerindeki <b>Köprühisar </b>ise kale kalıntılarıyla bölgenin geçmişteki savunma yapısına ilişkin izler taşıyor.</p><p>Yarhisar'da bulunan <b>Orhan Gazi Camisi,</b> erken Osmanlı döneminin bölgedeki izlerinden biri olarak öne çıkarken, Orhan Hamamı da tarihi yerleşim dokusunun önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Bölgedeki <b>Yarhisar Şelalesi</b> ise tarihi yapıların yanı sıra güzergahın doğal duraklarından biri olarak ziyaret ediliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474420.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Yarhisar Şelalesi</p><p>Güzergahın önemli duraklarından <b>Aydoğdu Bey Türbesi, </b>Yenişehir'in Koyunhisar bölgesinde bulunuyor. Türbe, Osmanlı'nın kuruluş yıllarındaki mücadelelerin hatırasını yaşatan mekanlardan biri olarak öne çıkıyor. <b>Osman bey'in yeğeni Aydoğdu, Dimbos savaşı sırasında şehit düşmüştü.</b></p><p>İnegöl'deki<b> İshak Paşa Camisi</b> ise Osmanlı döneminin önemli dini yapılarından biri olarak güzergahın devamındaki tarihi dokuyu oluşturuyor. Caminin içinde bulunan Sakal-ı Şerif de yapının ziyaret edilen en önemli unsurları arasında bulunuyor.</p><p><b>KESTEL'DEN BURSA'YA UZANAN KALELER</b></p><p>Bursa&#39;ya yaklaşıldıkça güzergah üzerinde bulunan kaleler, bölgenin askeri ve stratejik geçmişine ilişkin izleri ortaya çıkarıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474424.jpg"/><p><b>Kestel Kalesi, </b>Bizans döneminden kalan ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde güçlü bir savunma noktası olarak kullanılan yapılardan biri. <b>Kite Kalesi </b>de bugünkü Ürünlü mahallesi çevresinde bulunan antik sur kalıntılarıyla bölgenin geçmişteki stratejik önemine işaret ediyor.</p><p>Bursa'nın doğusunda yer alan <b>Balabanbey Kalesi</b> ise doğrudan Bursa'nın kuşatılması ve fethiyle ilişkilendirilen önemli noktalardan biri. Yıldırım Belediyesi kayıtlarına göre Osman Gazi'nin Bursa kuşatması sırasında yaptırdığı ilk yapılardan biri olan kale, Balaban Bey'in kumandanlığında kentin abluka altına alınmasında kullanıldı.</p><p>Kestel'deki <b>Geyikli Baba Türbesi</b> de kuruluş ve fetih güzergahının manevi duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Osmanlı'nın kuruluş döneminin gazi-dervişlerinden Geyikli Baba'nın, Orhan Gazi döneminde Bursa'nın fethine katıldığına ilişkin rivayet bulunuyor. Fetihten sonra Orhan Gazi'nin kendisine bugünkü Babasultan bölgesinde zaviye kurması için yer verdiği aktarılıyor.</p><p><b>Bursa Hisarı'nda fetih hafızası</b></p><p>Güzergahın Bursa'daki bölümünü <b>Hisar</b> içindeki tarihi doku oluşturuyor. Bursa'nın 1326'da Osmanlı hakimiyetine geçmesinin ardından Hisar bölgesi, Osmanlı hanedanının ve yeni başkentin siyasi hafızasının önemli merkezlerinden biri haline geldi. Bursa'nın 6 Nisan 1326'da Orhan Gazi'ye teslim edilmesinin ardından şehir Osmanlı'nın başkenti oldu.</p><p>Hisar'da bulunan<b> Üftade Hazretleri Cami ve Türbesi,</b> Bursa'nın sonraki dönemlerde oluşan manevi mirasının önemli yapıları arasında yer alıyor. 16. yüzyılda Üftade Mehmed Muhyiddin tarafından yaptırılan cami, 1855 depreminde zarar gördükten sonra yeniden inşa edildi. Caminin karşısındaki türbede Üftade Hazretleri ile aile fertlerine ait sandukalar bulunuyor.</p><p>Şehadet Camisi de Hisar bölgesindeki tarihi yapıların başında geliyor. Bursa'nın erken Osmanlı dönemine ait yapı ve hatıralarının bulunduğu bölgedeki cami, geçmişteki <b>Kaleiçi Orhan Cami'nin</b> kitabe taşının da üzerinde bulunduğu yapılardan biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Hisar'ın en önemli duraklarından <b>Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri, </b>Osmanlı hanedanının Bursa'daki en güçlü sembollerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bursa'yı fethedemeden hayatını kaybeden Osman Gazi, vasiyeti üzerine fetih sonrasında Gümüşlü Kümbet olarak bilinen yapıya defnedilirken, Bursa'yı fetheden Orhan Gazi de daha sonra babasının yanına defnedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474425.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Osman Gazi Türbesi</p><p>Hisar'dan şehir merkezine uzanan güzergahın bir diğer önemli yapısı ise<b> Gazi Orhan Camisi.</b> 1339'da Orhan Bey tarafından yaptırılan cami, erken Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyor ve Ulu Cami'nin doğusunda, tarihi çarşı bölgesinde yer alıyor.</p><p>Güzergahın en önemli duraklarından <b>Ulu Cami </b>ise Bursa'nın Osmanlı başkenti kimliğini yansıtan en güçlü yapılardan birisi. Yıldırım Bayezid tarafından 1396-1400 yılları arasında yaptırılan cami, 20 kubbesi, hat sanatı ve mimari özellikleriyle Bursa'nın simge yapıları arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42474426.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Ulu Cami</p><p><b>Söğüt'ten başlayarak Bilecik, Yenişehir, Yarhisar, İnegöl ve Kestel üzerinden Bursa'ya ulaşan güzergah, </b>böylece yalnızca bir askeri fetih hattını değil, Osmanlı Beyliği'nin kuruluşundan Bursa'nın başkent oluşuna ve sonraki yüzyıllarda şekillenen kültürel mirasa kadar uzanan çok katmanlı bir tarihi ortaya koyuyor.</p><p>Ertuğrul Gazi ve Şeyh Edebali&#39;den Osman Gazi ve Orhan Gazi&#39;ye, Geyikli Baba ve Üftade Hazretleri&#39;nden Bursa&#39;nın erken Osmanlı mimarisini yansıtan cami, hamam ve külliyelere kadar uzanan eserler, Bursa&#39;nın fetih yolculuğunun bugüne ulaşan somut izlerini oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/sogutten-bursaya-osmanlin-903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291564</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/selcuklu-ve-osmanli-mirasi-gelecege-tasiniyor-291564</link>
      <pubDate>2026-09-15T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Selçuklu ve Osmanlı mirası geleceğe taşınıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Erzincan'ın Kemah ilçesinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları, Mengücekli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bugüne ulaşan tarihi yapıların gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Selçuklu ve Osmanlı mirası geleceğe taşınıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kemah ilçesinin tarihi ve kültürel mirasının gün yüzüne çıkarılması için kazı ve restorasyon çalışmaları yürütülüyor.</b></p><p>Bu kapsamda Vakıflar Genel Müdürlüğünce sekizgen gövdesi, tuğla işçiliği ve geometrik süslemeleriyle Mengücekli döneminin önemli mimari eserleri arasında bulunan Sultan Melik Mengücek Gazi Türbesi&#39;nde çalışma başlatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42473829.jpg"/><p>Dikdörtgen planlı ve geometrik tuğla süslemeleriyle öne çıkan Behramşah Zaviyesi, dıştan sekizgen, içten yuvarlak gövdeli Sancaktar Türbesi ve Osmanlı dönemine ait 45 mezar taşının bulunduğu Sağıroğlu Mezarlığı da restorasyon kapsamında ele alınıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42473830.jpg"/><p>Yaklaşık 30 kişilik ekibin görev aldığı çalışmaların 13 ayda tamamlanması planlanıyor.</p><p>Restorasyon kapsamında, yapıların özgün mimari özelliklerinin korunmasına, zamanla meydana gelen bozulmaların giderilmesine ve yapıların sağlamlaştırılmasına yönelik çalışmalar hassas şekilde yürütülüyor.</p><p>Sanat tarihçisi Makbule Kanberoğlu, AA muhabirine, tarihi ve kültürel miras açısından çok önemli bir bölgede çalıştıklarını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42473831.jpg"/><p><b>Restorasyon sürecinin ilçenin tarihinin anlaşılması açısından önem taşıdığını anlatan Kanberoğlu, şunları kaydetti:</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42473834.jpg"/><p>&quot;Vakıflar Genel Müdürlüğü uhdesinde gerçekleştirilen kazı ve restorasyon çalışmalarında özellikle Mengücekli döneminden kalan bu değerlerin gün yüzüne çıkartılması, korunması ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması hedefleniyor. Bu çalışmaların Kemah&#39;ın tarihine ve kültürel hafızasına çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Böylesine değerli yapıların yeniden ihya edilmesi Erzincan ve ülkemiz adına çok değerlidir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42473835.jpg"/><p><b>"Yapıların özgün ve doğal özelliklerine zarar vermeden restorasyon yapılıyor"</b></p><p>Restoratör Murat Sinop da çalışmalarda yaklaşık 30 kişilik ekibin görev yaptığını belirterek, &quot;Bu çalışmalarda amacımız, Kemah ilçesine kültürel ve turistik anlamda katkı sağlamak. Yapıların özgün ve doğal özelliklerine zarar vermeden restorasyon çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların amacı Mengücek tarihini gün yüzüne çıkarmak, yapıları onarmak ve geleceğe sağlıklı bir şekilde aktarmaktır.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/42473836.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/selcuklu-ve-osmanli-miras-424_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291563</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uyku-apnesi-olanlar-neden-daha-sik-hasta-oluyor-291563</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi olanlar neden daha sık hasta oluyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'nın Morioka kentinde yürütülen bir araştırma, uyku apnesi sorunu yaşayan erkeklerde enfeksiyonlara karşı savaşan LL-37 adlı bağışıklık proteininin seviyesinin ciddi oranda düştüğünü gösterdi. Çalışmada elde edilen bulgular, uyku apnesi ile enfeksiyon riski arasındaki bağlantıya yeni bir ışık tutuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku apnesi olanlar neden daha sık hasta oluyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın Morioka kentinde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, uyku apnesi bulunan erkeklerde bağışıklık sisteminin önemli bir bileşeni olan LL-37 proteininin seviyesinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu. Iwate Tıp Üniversitesi'nden bilim insanları, horlama şikâyetiyle başvuran 78 erkek üzerinde yaptıkları incelemede, uyku apnesi ile enfeksiyonlara yatkınlık arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı. Araştırmada, gece boyunca solunumun sık sık durduğu veya yüzeysel hale geldiği, yani apne ataklarının yaşandığı erkeklerde, LL-37 adlı proteinin kandaki miktarının üçte bir oranında daha düşük olduğu tespit edildi. Bu bulgu, uyku apnesi ile grip, zatürre ve ağır COVID-19 gibi enfeksiyonların neden daha yaygın görüldüğüne dair yeni bir açıklama sunuyor.</p><h3>Iwate Tıp Üniversitesi: LL-37 seviyesi apne şiddetine göre değişiyor</h3><p>Çalışmayı yürüten Takayuki Yamaguchi ve ekibi, Morioka'daki Uchimaru Tıp Merkezi'ne başvuran erkeklerin LL-37 seviyelerini detaylı biçimde ölçtü. Katılımcılar, bir gece boyunca klinikte sensörlere bağlanarak uyudu. Bu sırada beyin dalgaları, solunum düzeni ve kandaki oksijen oranı kaydedildi. Sabah saatlerinde alınan kan örnekleri incelendiğinde, orta veya şiddetli uyku apnesi tanısı alan erkeklerde LL-37 seviyesinin ortalama 47,1 nanogram/litre olduğu belirlendi. Apnesi olmayan veya hafif apne yaşayan erkeklerde ise bu değer 75,3 nanogram/litre olarak kaydedildi. Aradaki farkın üçte birden fazla olması, bilim dünyasında bugüne dek rapor edilmemiş önemli bir veri olarak öne çıktı. Araştırmacılar, LL-37 seviyesinin düşüklüğü ile gece boyunca solunumun sık sık kesilmesi ve oksijen seviyesindeki düşüş arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu vurguladı. Ayrıca, uyku kalitesinin bozulduğu, özellikle hafif uyku evresinde daha fazla zaman geçirilen kişilerde LL-37'nin daha düşük olduğu gözlendi.</p><h3>LL-37 eksikliği enfeksiyon riskini artırıyor</h3><p>LL-37 proteini, beyaz kan hücreleri ve vücudun yüzeyini kaplayan hücreler tarafından üretiliyor ve bakteri, mantar ile virüslerin yok edilmesinde kilit rol oynuyor. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin genel işleyişini düzenleyen bu molekül, düşük seviyelerde olduğunda enfeksiyonlara karşı savunmasızlığı artırıyor. Araştırma ekibi, LL-37'nin eksikliğinin uyku apnesiyle enfeksiyonların sıkça bir arada görülmesinin temel nedenlerinden biri olabileceğini belirtti. Özellikle, yaşlı erkeklerde LL-37'nin daha düşük seviyede olduğu ve şiddetli apneye sahip kişilerin yaş ortalamasının daha yüksek olduğu saptandı. Çalışmada, tüm katılımcıların aktif bir enfeksiyonu bulunmadığı kan testleriyle doğrulandı. Araştırmacılar, LL-37'nin kandaki seviyesinin uyku apnesinin şiddetini belirlemede potansiyel bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini ancak mevcut uyku testlerinin yerine geçemeyeceğini ifade etti.</p><h3>CPAP tedavisi LL-37 seviyesini kısmen artırdı</h3><p>Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu, şiddetli uyku apnesi yaşayan ve CPAP cihazı kullanan erkeklerde gözlendi. En az saatte 30 apne atağı yaşayan 20 erkek, üç ay boyunca CPAP tedavisi aldı. Bu süreçte, uyku sırasında solunum durmaları büyük ölçüde azaldı ve oksijen seviyeleri normale yaklaştı. Tedavi öncesi 41,8 nanogram/litre olan LL-37 seviyesi, tedavi sonrası 54,3 nanogram/litreye yükseldi. Ancak bu artış, apnesi hafif ya da olmayan gruptaki 75,3 seviyesine ulaşmadı. Araştırmacılar, LL-37'nin tamamen normale dönmemesinin tedavi süresinin kısa olmasından kaynaklanabileceğini belirtti. Ayrıca, daha önceki çalışmalarda apneyle bozulan diğer iki kan molekülünün CPAP tedavisiyle normale döndüğü, ancak LL-37'nin bu hızda iyileşmediği görüldü.</p><h3>LL-37 seviyesi tanı ve tedavide yeni bir yol olabilir</h3><p>LL-37'nin uyku apnesi ve enfeksiyon riski arasındaki bağlantıda oynadığı rol, bilim insanlarını yeni araştırmalara yönlendirdi. Çalışmanın gözlemsel olduğu ve sadece erkek katılımcılarla sınırlı kaldığı vurgulandı. Ayrıca, LL-37'nin gün içindeki dalgalanmaları ve genetik belirleyicileri araştırılmadı. Araştırmacılar, ileride yapılacak çalışmalarda günün farklı saatlerinde kan örnekleri alınmasının ve LL-37'nin uzun vadeli CPAP tedavisiyle nasıl değiştiğinin incelenmesinin önemine dikkat çekti. LL-37 seviyesinin yükselmesinin, uyku apnesi hastalarında enfeksiyon riskini azaltıp azaltmayacağı ise hâlâ yanıt bekleyen bir soru olarak öne çıkıyor. Bilim dünyası, bu protein üzerinde yapılacak yeni çalışmalarla, uyku apnesi hastalarının yaşam kalitesini artıracak ve enfeksiyonlara karşı daha dirençli olmalarını sağlayacak yollar arıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/uyku-apnesi-olanlar-neden-453_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291562</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-altinda-gizli-bir-okyanus-mu-var-yeni-arastirma-farkli-bir-tablo-ciziyor-291562</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'nın altında gizli bir okyanus mu var? Yeni araştırma farklı bir tablo çiziyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Leeds Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen yeni araştırmada, Dünya'nın manto katmanının 1.800 mil altında, daha önce bilinmeyen miktarda suyun saklı olabileceği öne sürüldü. Bilim insanları, bu gizli suyun, gezegenin iklim dengesi ve yaşamı için kritik bir rol oynayabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'nın altında gizli bir okyanus mu var? Yeni araştırma farklı bir tablo çiziyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, Leeds Üniversitesi'nden jeobilimci Alfred Wilson ve ekibinin yürüttüğü son araştırmayla sarsıldı. Araştırmacılar, Dünya'nın yüzeyinden yaklaşık 1.800 mil derinlikte, manto katmanında gizli bir su rezervinin varlığına dair önemli bulgulara ulaştı. Söz konusu suyun, gezegenin çekirdek-manto sınırında, daha önce tespit edilemeyen minerallerin içinde saklı olduğu düşünülüyor. Bu keşif, Dünya'daki yaşamın temel kaynağı olan suyun kökenine ve gezegenin iç yapısına dair önemli soruları yeniden gündeme taşıdı. Bilim insanları, bu derin suyun gezegenin jeolojik döngüsünde ve iklim düzeninde kritik bir rol üstlenebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Leeds Üniversitesi ekibi: Derin manto suyu için yeni mineraller keşfetti</h3><p>Araştırmanın merkezinde, manto katmanında suyun nasıl depolandığı ve hangi koşullarda var olabileceği sorusu yer alıyor. Bilim insanları, çekirdek-manto sınırındaki aşırı sıcaklık ve basınç ortamını laboratuvarda yeniden canlandırmak için lazerle ısıtılan elmas örs hücreleri kullandı. Bu deneylerde, yalnızca kağıt kalınlığında örnekler iki elmas arasında sıkıştırılarak ısıya maruz bırakıldı. Sonuçta, daha önce bilinmeyen iki yeni demir oksihidrat minerali (Fe5O12Hx ve Fe7O12Hx) tanımlandı. Bu mineraller, manto katmanında büyük miktarda suyu hapsedecek kadar yoğun ve kararlı yapıya sahip. Leeds Üniversitesi'nden Alfred Wilson, bu bulgunun, Dünya'nın su döngüsünün derinliklerine dair önemli bir atılım olduğunu vurguluyor. Araştırma, manto katmanında suyun, serbest halde değil, bu yeni keşfedilen minerallerin yapısına entegre biçimde depolandığını gösteriyor. Özellikle, çok az miktarda hidrojenin bile bu minerallerin oluşumunu ve stabilitesini sağladığı ortaya kondu. Bu durum, Dünya'nın derinliklerinde dev bir yer altı okyanusu bulunmadığını, ancak suyun mineral yapılar içinde saklanabildiğini gösteriyor.</p><h3>Çekirdek-manto sınırında gizlenen suyun iklim ve jeolojik döngüye etkisi</h3><p>Bilim insanları, bu derin su rezervinin gezegenin iklim dengesi ve tektonik hareketlerinde oynadığı potansiyel rol üzerinde duruyor. Manto katmanında bulunan su, kaya katmanlarının hareketini kolaylaştırıyor ve tektonik döngünün devamını sağlıyor. Bu süreç, jeolojik zaman boyunca Dünya'nın iklimini düzenleyen temel bir mekanizma olarak öne çıkıyor. Araştırmada elde edilen bulgular, yeni keşfedilen minerallerin, çekirdek-manto sınırında uzun süre boyunca suyu tutabileceğini gösteriyor. Ancak manto sirkülasyonu sırasında bu mineraller yukarı çekildiğinde, azalan basınç nedeniyle suyun serbest kalıp diğer manto fazlarına geçebileceği belirtiliyor. Sonuç olarak, bu suyun bir kısmı volkanik faaliyetler ve manto plütonları aracılığıyla yüzeye ulaşabiliyor. Araştırmacılar, bu sürecin Dünya'nın erken tarihinde, ilkel erimiş "bazal magma okyanusu"nun soğuması sırasında başladığını ve günümüze kadar devam ettiğini düşünüyor. Ayrıca, daha önce yüksek basınç deneylerinde gözlemlenen ve "H-fazı" olarak bilinen mineralin, şimdi tanımlanan oksihidratlardan biriyle örtüştüğü ortaya çıktı. Bu durum, geçmişteki bazı bilimsel gizemleri de aydınlatmış oldu.</p><h3>Alfred Wilson: 'Dünya'nın suyu nasıl koruduğu konusunda yeni bir pencere açıldı'</h3><p>Leeds Üniversitesi'nden Alfred Wilson ve Bayreuth Üniversitesi'nden Leonid Dubrovinsky, keşfedilen minerallerin Dünya'nın su döngüsünde oynadığı rolün henüz tam olarak anlaşılmadığını belirtiyor. Araştırmacılar, çekirdek-manto sınırında bulunan bu minerallerin ne kadar su içerdiği ve bu suyun yüzeye geri dönme sürecinin ne kadar hızlı gerçekleştiği konusunda daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. Ayrıca, bu derin minerallerde depolanan suyun yüzeye dönüşünün, gezegenin yaşam döngüsü ve iklim düzeni üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceği vurgulanıyor. Bilim insanları, bu bulgunun, Dünya'nın suyu nasıl elde ettiği ve koruduğu konusundaki gizemi çözmek için önemli bir adım olduğuna inanıyor. Araştırmanın devamında, bu minerallerin dağılımı ve su taşıma kapasitesi daha detaylı şekilde incelenecek. Uzmanlara göre, elde edilen veriler, gezegenimizin iç yapısı ve evrimi hakkında yeni soruların kapısını aralayacak nitelikte.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/dunyanin-altinda-gizli-bi-894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291561</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tirnaklarinizdaki-bu-degisiklik-neyin-isareti-olabilir-291561</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tırnaklarınızdaki bu değişiklik neyin işareti olabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Rutgers New Jersey Tıp Okulu'ndan araştırmacılar, tırnaklardaki kırmızı lunulae görünümünün kalp yetmezliği, karaciğer sirozu ve romatoid artrit gibi ciddi hastalıkların erken belirtisi olabileceğini açıkladı. Uzmanlar, bu işaretin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tırnaklarınızdaki bu değişiklik neyin işareti olabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rutgers New Jersey Tıp Okulu'ndan bilim insanları, tırnakların tabanında yer alan ve genellikle beyaz renkte görülen lunulae adı verilen yarım ay şeklindeki alanlarda oluşan kırmızı renk değişiminin, vücutta gizli seyreden ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekti. American Journal of the Medical Sciences dergisinde yayımlanan yeni vaka incelemelerine göre, tırnaklardaki kırmızı lunulae başta kalp yetmezliği, karaciğer sirozu ve romatoid artrit olmak üzere çok sayıda sistemik hastalıkla bağlantılı bulunuyor. Uzmanlar, bu belirgin renk değişiminin çoğu zaman gözden kaçtığını ve erken teşhis için önemli bir ipucu sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Rutgers Üniversitesi: Kırmızı lunulae sistemik hastalıkların habercisi</h3><p>Amerikan bilim insanlarının yaptığı araştırmada, tırnaklardaki lunulae alanının normalde beyaz olması gerekirken, bazı durumlarda kırmızıya döndüğü tespit edildi. Araştırmacılar, bu renk değişiminin çoğunlukla vücudun başka bir yerinde henüz belirti vermeyen bir hastalığın varlığına işaret ettiğini bildiriyor. Özellikle kalp-damar, karaciğer, bağ dokusu ve romatolojik hastalıklarla ilişkili olduğu belirtildi. Kırmızı lunulae, ilk kez 1954 yılında tanımlanmış ve o günden bu yana çok sayıda vaka raporunda sistemik hastalıklarla bağlantısı ortaya konmuş durumda. Bilim insanları, bu belirgin işaretin erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, kırmızı lunulae'nin sadece bir tırnakta değil, birden fazla tırnakta görülmesi halinde sistemik bir hastalığın habercisi olabileceğinin altı çiziliyor.</p><h3>Tırnaklardaki kırmızı lunulae hangi hastalıklarla ilişkilendiriliyor?</h3><p>Yapılan kapsamlı vaka analizlerinde, kırmızı lunulae'nin en çok kalp yetmezliği, karaciğer sirozu, romatoid artrit, alopesi areata ve karbon monoksit zehirlenmesi gibi ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, bağ dokusu hastalıkları ve bazı otoimmün rahatsızlıklar da bu renk değişimini tetikleyebiliyor. Araştırmacılar, kırmızı lunulae'nin görülmesinin her zaman bir hastalığın kesin göstergesi olmadığını, ancak özellikle birden fazla tırnakta aynı anda ortaya çıkması durumunda mutlaka detaylı bir sağlık taramasının yapılması gerektiğini belirtiyor. Bunun yanı sıra, tek bir tırnaktaki renk değişiminin ise genellikle tırnak altı tümör, enfeksiyon veya kanama gibi lokal sorunlardan kaynaklandığı bildiriliyor. Uzmanlar, tırnaklardaki kırmızı lunulae'nin göz ardı edilmemesi ve sağlık profesyonelleri tarafından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p><h3>Uzmanlar: Kırmızı lunulae erken teşhis için önemli bir işaret</h3><p>Bilim insanları, tırnak lunulasının görevinin keratin proteininden yeni hücreler üretmek olduğunu ve bu nedenle vücuttaki birçok sistemik değişikliğe hızlıca tepki verebildiğini belirtiyor. Tırnaklarda ortaya çıkan kırmızı renk değişimi, tırnak altındaki kılcal damarların genişlemesi ve artan kan akışı ile ilişkili olabiliyor. Araştırmada, kırmızı lunulae'ye parmakla bastırıldığında beyaza dönmesinin, vasküler sistemde bir sorun olduğuna işaret edebileceği kaydediliyor. Ayrıca, tırnak lunulasının farklı renklerde de değişiklik gösterebileceği, örneğin mavi rengin diyabet, kahverenginin ise böbrek hastalıklarıyla bağlantılı olabileceği belirtiliyor. Ancak araştırmacılar, özellikle kırmızı lunulae'nin sistemik hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol oynadığını ve bu işaretin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Kırmızı lunulae'nin tanısı ve klinik önemi</h3><p>Uzmanlar, tırnaklardaki kırmızı lunulae'nin nadir görülen bir bulgu olmasına rağmen, tanısal açıdan büyük önem taşıdığını belirtiyor. Özellikle bu işaretin birden fazla tırnakta görülmesi, doktorların altta yatan sistemik bir hastalığı araştırmasını gerektiriyor. Araştırmacılar, kırmızı lunulae tanısı koyarken tırnak yatağı enfeksiyonu, subungual tümör veya kanama gibi lokal patolojilerin de dışlanması gerektiğini hatırlatıyor. Literatürde en sık karşılaşılan hastalık gruplarının kardiyovasküler, otoimmün ve romatolojik rahatsızlıklar olduğu bildiriliyor. Bu nedenle, sağlık profesyonellerinin hastaların tırnaklarında oluşan kırmızı lunulae bulgusunu ciddiye alması ve gerekli tetkikleri yapması öneriliyor. Ayrıca, bu işaretin erken dönemde yakalanması sayesinde, hastalığın ilerlemesi önlenebilir ve tedaviye daha hızlı başlanabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/tirnaklarinizdaki-bu-degi-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291560</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/007-first-light-nintendo-switch-2de-bir-kez-daha-ertelendi-291560</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[007: First Light, Nintendo Switch 2'de bir kez daha ertelendi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[IO Interactive, Nintendo Switch 2 kullanıcılarını ilgilendiren önemli bir açıklama yaptı. James Bond'un yeni oyunu 007: First Light'ın çıkış tarihi bir kez daha ertelendi ve Mart 2027'ye alındı. Oyunseverler, Nintendo Switch 2'de Bond'un hikayesini deneyimlemek için birkaç yıl daha bekleyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[007: First Light, Nintendo Switch 2'de bir kez daha ertelendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IO Interactive, Nintendo Switch 2 için geliştirilen 007: First Light'ın çıkış tarihini bir kez daha ertelediğini duyurdu. Şirketin yaptığı resmi açıklamaya göre, James Bond'un köken hikayesini anlatan bu oyun, Nintendo Switch 2 kullanıcılarıyla ancak Mart 2027'de buluşacak. Başlangıçta diğer platformlarla aynı anda piyasaya sürülmesi planlanan 007: First Light, daha sonra yaz aylarına ertelendi. Ancak bu plan da gerçekleşmedi ve oyun hayranları için bekleyiş yeniden uzadı.</p><h3>IO Interactive: "Nintendo Switch 2'de kalite önceliğimiz"</h3><p>IO Interactive, Nintendo Switch 2 versiyonunda oyuncuların beklediği kaliteyi sunmak istediklerini vurguladı. Şirket, ek süreyle oyunun performansını optimize etmeye odaklanacaklarını belirtti. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, kesin çıkış tarihinin ise daha sonra paylaşılacağı bilgisi verildi. Geliştirici ekip, Gamescom etkinliğindeki olumlu geri dönüşlerin motivasyonlarını artırdığını dile getirdi. 007: First Light'ın Nintendo Switch 2'de en iyi deneyimi sunması için çalışmalar sürüyor.</p><h3>James Bond hayranları diğer platformlarda oyuna erişebiliyor</h3><p>007: First Light şu anda PC, PlayStation 5 ve Xbox Series X|S platformlarında oyuncuların erişimine açık durumda. Ancak Nintendo Switch 2 kullanıcıları için bu heyecan verici deneyim birkaç yıl daha uzamış oldu. Mart 2027'de planlanan çıkış, Nintendo Switch 2 sahiplerinin James Bond'un hikayesini kendi konsollarında oynayabilmeleri için sabırla beklemelerini gerektiriyor. IO Interactive, oyunun Nintendo Switch 2'de mükemmel bir performans göstermesi için ek süreye ihtiyaç duyduklarını tekrar vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/007-first-light-nintendo--763_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291559</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hubble-birbirine-dogru-uzanan-iki-galaksiyi-goruntuledi-aralarinda-kozmik-bir-kopru-olusuyor-291559</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hubble, birbirine doğru uzanan iki galaksiyi görüntüledi! Aralarında kozmik bir köprü oluşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hubble Uzay Teleskobu ve yer tabanlı teleskoplar, Andromeda takımyıldızına doğru yaklaşık 318 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan NGC 169 ve IC 1559 galaksilerinin dikkat çekici etkileşimini gözler önüne serdi. ESA'nın paylaştığı verilere göre, bu iki galaksi arasındaki yerçekimi bağlantısı ve etkin galaksi çekirdekleri, evrenin dinamik yapısına dair yeni ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hubble, birbirine doğru uzanan iki galaksiyi görüntüledi! Aralarında kozmik bir köprü oluşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hubble Uzay Teleskobu ile birlikte yer tabanlı gözlemevlerinden elde edilen veriler, Andromeda takımyıldızına doğru yaklaşık 318 milyon ışık yılı uzaklıkta konumlanan NGC 169 ve IC 1559 galaksilerinin etkileyici bir etkileşim sergilediğini ortaya koydu. Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı güncel görüntülerde, bu iki galaksinin sarmal kolları ve aralarındaki toz şeritleri, adeta bir köprü oluşturuyormuş gibi gözlemleniyor. Gözlemler, NGC 169'un merkezinden çıkıp IC 1559'a doğru uzanan yoğun toz bulutlarının, galaksiler arasındaki yerçekimi etkisinin bir sonucu olarak şekillendiğini gösteriyor. Bu çarpıcı manzara, galaksiler arası etkileşimlerin evrende ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p><h3>ESA: 'NGC 169 ve IC 1559 galaksileri yerçekimiyle birbirine yaklaşıyor'</h3><p>ESA tarafından yapılan açıklamada, NGC 169 ve IC 1559 galaksilerinin birbirleriyle yerçekimi aracılığıyla etkileşim halinde olduğu vurgulandı. 1966 yılında ünlü astronom Halton Arp tarafından "Atlas of Peculiar Galaxies" isimli katalogda "Arp 282" olarak kaydedilen bu galaksiler, bilim insanlarının galaksi evrimi ve birleşme süreçlerine dair önemli ipuçları sunuyor. Yerçekimi nedeniyle şekilleri bozulmaya başlayan galaksiler, zamanla daha da yaklaşarak çarpışma ve birleşme sürecine girebilir. Bu tür etkileşimler, evrenin sürekli değişen ve dönüşen yapısını anlamak açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, galaksiler arasındaki bu tür yakınlaşmaların, yeni galaksilerin doğuşuna zemin hazırladığını belirtiyor.</p><h3>Hubble Uzay Teleskobu ve DECam'dan detaylı gözlem</h3><p>NGC 169 ve IC 1559 galaksilerinin dikkat çekici görüntüsü, Hubble Uzay Teleskobu'nun yüksek çözünürlüklü ACS kamerası, Cerro Tololo Uluslararası Gözlemevi'ndeki Victor M. Blanco 4m teleskobuna yerleştirilen DECam ve SDSS projesinin verileriyle oluşturuldu. Bu gelişmiş gözlem araçları sayesinde, galaksilerin sarmal kolları ve aralarındaki toz köprüsü detaylı biçimde incelendi. Ayrıca, her iki galaksinin de merkezinde, dar bir alandan güçlü elektromanyetik dalgalar yayan etkin galaksi çekirdeklerinin (AGN) bulunduğu biliniyor. ESA'nın açıklamasına göre, optik gözlemlerle bu çekirdeklerin ayrıntılarını net biçimde görmek zor olsa da, galaksiler arasındaki etkileşimin izleri net şekilde tespit edildi. Bilim insanları, bu tür gözlemlerle evrenin karmaşık yapısına dair yeni bilgiler edinmeyi sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/hubble-birbirine-dogru-uz-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291558</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/avokado-yediginizde-kalbiniz-ve-beyninizde-neler-oluyor-291558</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avokado yediğinizde kalbiniz ve beyninizde neler oluyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Avokado, içerdiği sağlıklı yağlar, lif ve vitaminlerle kalp ve beyin sağlığını destekliyor. Uzmanlar, avokadoyu düzenli tüketenlerde kötü kolesterol seviyelerinde düşüş, bilişsel fonksiyonlarda ise belirgin artış gözlemlendiğini belirtiyor. Özellikle Türkiye'de avokado tüketiminin artması, toplum sağlığı açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avokado yediğinizde kalbiniz ve beyninizde neler oluyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avokado, besin değeri yüksek yapısıyla son yıllarda Türkiye'de de sıkça tercih edilen bir meyve haline geldi. Uzmanlar, avokadoyun kalp ve beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini vurguluyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, düzenli avokado tüketiminin kötü kolesterol seviyelerini düşürdüğünü, vücutta iltihabı azalttığını ve bilişsel fonksiyonlarda iyileşme sağladığını ortaya koyuyor. Ayrıca, avokadonun içerdiği potasyum, K vitamini ve folat gibi vitamin ve minerallerin genel sağlık üzerinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Avokado, kötü kolesterolü düşürüyor'</h3><p>Bir dizi bilimsel çalışma, avokado tüketiminin kalp sağlığına doğrudan katkı sağladığını gösteriyor. Özellikle düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) olarak bilinen "kötü" kolesterol seviyelerinde belirgin bir azalma tespit edildi. Araştırmalarda, günlük karbonhidrat alımının bir kısmı avokadoyla değiştirildiğinde, kardiyovasküler sistemdeki iltihaplanmanın azaldığı ve kan akışının iyileştiği gözlemlendi. Toplam kolesterol ve trigliserit düzeylerinde de düşüş kaydedildi. Avokadonun içerdiği oleik asit, zeytinde de bulunan tekli doymamış yağ asitleriyle benzerlik gösteriyor ve bu yağ asitlerinin kalp hastalıkları riskini azaltma potansiyeli uzmanlarca sıklıkla dile getiriliyor. Türkiye'de de avokado tüketiminin artması, kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde yeni bir umut olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Avokadoyla bilişsel fonksiyonlarda artış</h3><p>Avokadonun beyin sağlığı üzerindeki etkileri de yapılan araştırmalarla kanıtlandı. Günde bir avokado tüketen kişilerde lutein seviyelerinin yükseldiği, bunun da bilişsel esneklik, gelişmiş görme ve genel zihinsel sağlık üzerinde olumlu sonuçlar doğurduğu belirtildi. Özellikle görsel hafıza ve odaklanma gibi bilişsel fonksiyonlarda anlamlı iyileşmeler saptandı. Avokadonun lif ve prebiyotik içeriği bağırsak mikrobiyomunu güçlendirerek hem sindirim sisteminin hem de bağışıklık ve bilişsel fonksiyonların desteklenmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, avokadonun içerdiği çözünür lifin kolesterolü düşürdüğünü ve beyin fonksiyonlarını desteklediğini vurguluyor.</p><h3>İltihap ve sindirim sistemi için avokado önerisi</h3><p>Avokado tüketiminin bir diğer önemli faydası ise vücut genelindeki iltihap seviyelerini azaltması. Araştırmalara göre, düzenli avokado tüketenlerde C-reaktif protein (CRP) seviyelerinde azalma gözlendi. Yüksek CRP seviyeleri, kalp hastalığı, bazı kanser türleri, enfeksiyonlar ve romatoid artrit gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Ayrıca, avokadonun bağırsak mikrobiyomunu iyileştirdiği ve tek zincirli yağ asitlerinin üretimini artırdığı da bilimsel verilerle destekleniyor. Bu yağ asitlerinin ruh hali üzerinde de olumlu etkileri olduğu belirtiliyor. Türkiye'de beslenme alışkanlıklarına avokadonun eklenmesi, hem kalp hem de sindirim sistemi sağlığı için önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p><h3>Avokadoyu diyete eklerken dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>Avokadonun olgunlaşma süreci ve tüketim şekli de uzmanlar tarafından detaylı olarak değerlendiriliyor. Koyu yeşil renge ulaşıp hafif yumuşadığında olgunlaşan avokado, salatalardan guacamole'ye kadar pek çok yemekte kullanılabiliyor. Ancak, avokado alerjisi olanların, huş poleni ya da lateks alerjisi bulunanların tüketim konusunda dikkatli olmaları öneriliyor. Ayrıca, böbrek hastalığı tanısı alan bireylerin yüksek potasyum içeriği nedeniyle avokadoyu sınırlı miktarda tüketmesi gerektiği vurgulanıyor. Avokadonun sağladığı vitamin ve minerallerin yanı sıra, içerdiği sağlıklı yağlar sayesinde karotenoid emilimini artırdığı ve vücutta antioksidan etkisi gösterdiği de uzmanlar tarafından ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/avokado-yediginizde-kalbi-532_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291557</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evden-calisinca-bu-aliskanlik-fark-edilmeden-degisiyor-291557</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evden çalışınca bu alışkanlık fark edilmeden değişiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'da üniversite çalışanları üzerinde yapılan araştırma, evden çalışmanın günlük hareket süresini ciddi şekilde azalttığını ortaya koydu. Özellikle ayakta durma ve orta-yoğun aktivite oranlarında büyük düşüşler yaşanırken, uzmanlar hibrit çalışanların sağlığı için uyarılarda bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evden çalışınca bu alışkanlık fark edilmeden değişiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'da yürütülen kapsamlı bir araştırma, evden çalışan hibrit çalışanların günlük hareket alışkanlıklarında önemli değişimler yaşadığını ortaya çıkardı. Turku Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, 97 üniversite çalışanının ofiste ve evde geçirdiği günlerdeki fiziksel aktiviteleri karşılaştırıldı. Sonuçlar, uzaktan çalışma günlerinde hem ayakta durma hem de orta-yoğun aktivite sürelerinde ciddi azalmalar olduğunu gösterdi. Özellikle evden çalışanların, ofis günlerine kıyasla daha uzun süre oturduğu ve daha az hareket ettiği tespit edildi.</p><h3>Dr. Kristin Suorsa: 'Evde çalışma günlerinde hareketlilik belirgin şekilde azaldı'</h3><p>Turku Üniversitesi'nden Dr. Kristin Suorsa'nın liderliğinde yürütülen araştırmada, katılımcıların günlük hareketleri özel sensörlerle takip edildi. Bu sensörler, vücut pozisyonlarını ve hareket türlerini hassas şekilde ayırt edebiliyor. Araştırmaya dahil edilen 97 çalışanın büyük çoğunluğu kadınlardan oluştu ve yaş ortalaması 42 olarak kaydedildi. Katılımcıların çoğu, Finlandiya'daki üniversiteye bağlı profesyonel pozisyonlarda görev alıyor. Her bir çalışan, en az bir ofis ve bir uzaktan çalışma günü boyunca hareket sensörü takarak verilerin toplanmasına katkı sundu. Ortalama olarak, katılımcılar 2,4 ofis ve 2,6 uzaktan çalışma günü boyunca izlendiler. Araştırma, evden çalışmanın yalnızca hareket alışkanlıklarını değil, aynı zamanda genel yaşam düzenini de etkilediğini gösterdi.</p><h3>Uzaktan çalışma günlerinde oturma süresi ve hareketsizlik arttı</h3><p>Çalışmanın bulgularına göre, hibrit çalışanların evden çalıştıkları günlerde ofis günlerine kıyasla yaklaşık 44 dakika daha fazla oturduğu belirlendi. Ayrıca, yatakta geçirilen süre de 14 dakika artış gösterdi. Ofis ortamında, katılımcılar ortalama 7,6 saatlerini yatakta, 10,6 saatlerini ise oturarak veya uzanarak geçirdi. Buna karşın, evden çalışılan günlerde bu süreler sırasıyla 7,8 saat ve 11,3 saate yükseldi. Hafif fiziksel aktivite süresi ise ofis günlerinde 5 saat iken, uzaktan çalışma günlerinde 4,4 saate düştü. Orta-yoğun aktivite ise 49 dakikadan 28 dakikaya geriledi. Bu veriler, evden çalışmanın günlük hareket miktarında ciddi bir azalmaya yol açtığını ortaya koyuyor. Özellikle orta-yoğun aktivitede yüzde 43'lük bir azalma dikkat çekiyor. Hafif aktivite ise yaklaşık yüzde 12 oranında düştü.</p><h3>Ayakta durma süresindeki azalma dikkat çekiyor</h3><p>Araştırmacılar, evden çalışmanın neden olduğu hareketsizlik artışının büyük ölçüde ayakta durma süresindeki azalmadan kaynaklandığını belirtti. Dr. Kristin Suorsa, "Uzaktan çalışma günlerinde hareketsiz davranıştaki artış, çoğunlukla daha az ayakta durmaktan kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı. Ofislerde yaygın olan ayakta çalışma istasyonlarının ev ortamında bulunmaması, bu değişimin başlıca nedeni olarak gösteriliyor. Detaylı analizlerde, ayakta durmaktan oturmaya geçişin günlük net farkı 19 dakika olarak hesaplandı. Bisiklet sürme gibi aktif ulaşım biçimleri de evden çalışılan günlerde önemli ölçüde azaldı. Katılımcıların yarısından fazlası, ofis günlerinde işe yürüyerek veya bisikletle gidiyordu. Ancak evden çalıştıklarında, bu hareketli ulaşım biçimleri günlük rutinlerinden çıktı ve hareketlilikleri daha da azaldı.</p><h3>Çalışma saatlerinde hareket kaybı daha belirgin</h3><p>Araştırmada, hareketlilikteki en büyük değişimin özellikle mesai saatlerinde yaşandığı vurgulandı. Ofis çalışma saatlerinde, katılımcılar ortalama 5,2 saatlerini hareketsiz şekilde geçirirken, 2,2 saat hafif aktivite ve 13 dakika orta-yoğun aktivite gerçekleştiriyordu. Uzaktan çalışma sırasında ise hareketsiz süre yaklaşık 36 dakika artış gösterdi. Hafif aktivite 26 dakika, orta-yoğun aktivite ise 10 dakika azaldı. Evden çalışılan günlerde, iş dışındaki uyanık saatlerde de benzer bir tablo ortaya çıktı: Hareketsiz geçirilen süre 19 dakika artarken, hafif ve orta-yoğun aktivitelerde sırasıyla 8 ve 11 dakikalık azalmalar gözlendi. Bu bulgular, evden çalışmanın mesai saatleriyle sınırlı kalmadığını, genel günlük hareket alışkanlıklarını da olumsuz etkilediğini gösteriyor.</p><h3>Evden çalışma ve fiziksel aktivite arasındaki ilişki netleşiyor</h3><p>Finlandiya'daki bu çalışma, evden çalışmanın fiziksel aktivite üzerindeki etkilerini sayısal verilerle ortaya koyarken, işyerine gidip gelmenin ve ofis ortamındaki rutin hareketlerin, çalışanların toplam hareket miktarına önemli katkı sağladığını gösterdi. Araştırmacılar, aktif ulaşım kullanan çalışanlarda, ofis ve ev günleri arasındaki hareket farkının daha belirgin olduğunu belirtti. Ancak bu bulgunun istatistiksel olarak kesinleşmediği de vurgulandı. Ayrıca, evdeki çalışma istasyonları, ofis ekipmanları ve işveren politikaları gibi faktörlerin de çalışanların hareket düzeylerini etkileyebileceği ifade edildi. Araştırmacılar, bulguların doğrudan sağlık sonuçlarını kanıtlamadığını, ancak günlük rutinlerin hareketliliği şekillendirdiğini ve evden çalışanların aktif kalmak için yeni yöntemler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Çalışmanın sınırlamaları ve uzmanların önerileri</h3><p>Araştırma, uzaktan çalışmanın doğrudan sağlığa zararlı olduğunu söylemek için yeterli veri sunmuyor. Katılımcıların zamanlarını nasıl geçirdiği ölçülürken, kalp sağlığı, kan şekeri, kilo değişimi veya stres gibi sağlık göstergeleri değerlendirilmedi. Ayrıca, yatakta geçirilen sürenin tamamının uyku olmadığı, bir kısmının uyanık şekilde yatakta geçirilmiş olabileceği ifade edildi. Katılımcı grubunun çoğunluğunu kadınlar oluşturduğu ve örneklemin Finlandiya'daki üniversite çalışanlarıyla sınırlı olduğu için, bulguların tüm çalışanlara genellenemeyeceği belirtildi. Araştırmacılar, evden çalışanların hareketli kalabilmek için iş aralarında kısa yürüyüşler yapmasını, ayakta çalışma istasyonları kullanmasını ve günlük rutinlerine fiziksel aktivite eklemesini öneriyor. Bu öneriler, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığın korunması açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Hibrit çalışanlar için kritik uyarı: Günlük hareketinizi kaybetmeyin</h3><p>Uzmanlar, evden çalışma günlerinde kaybolan hareketin, yalnızca egzersiz eksikliğinden değil, ofis rutinlerinin ve işe gidip gelmenin ortadan kalkmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor. Ayakta durmak, yürümek, bisiklet sürmek gibi günlük aktiviteler, çoğu zaman egzersiz olarak görülmese de toplam hareket miktarını ciddi şekilde etkiliyor. Hibrit çalışanlar için evden çalışmak, avantajlar kadar riskler de barındırıyor. Araştırmacılar, günlük hareketin azaldığı bu yeni çalışma düzeninde, çalışanların fiziksel aktiviteyi bilinçli olarak artırmasının sağlık açısından kritik olduğunu vurguluyor. Bu bulgular, uzaktan çalışma yaygınlaşırken sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/evden-calisinca-bu-aliska-164_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291556</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tek-bir-surucuyle-calisan-hoparlor-sesi-hedeflenen-kisiye-odakliyor-291556</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tek bir sürücüyle çalışan hoparlör sesi hedeflenen kişiye odaklıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Kore'nin önde gelen bilim kurumlarından POSTECH, Junsuk Rho liderliğinde geliştirdiği yenilikçi yönlü hoparlör ile kişiye özel ses iletiminde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Bu teknoloji, kulaklık kullanmadan yalnızca hedeflenen kişiye ses gönderebiliyor ve ses kirliliğini minimuma indiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tek bir sürücüyle çalışan hoparlör sesi hedeflenen kişiye odaklıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore'de bulunan POSTECH Üniversitesi'nden Junsuk Rho ve ekibi, kişiye özel ses iletimi konusunda önemli bir başarıya imza attı. Araştırmacılar, 3D baskılı iki metamaterial kullanarak geliştirdikleri yeni yönlü hoparlör sayesinde, bir ses kaynağını doğrudan tek bir kişiye iletebiliyor. Bu yenilikçi hoparlör sistemi, kulaklık kullanmaya gerek kalmadan konuşma ve müziği yalnızca belirlenen dinleyiciye ulaştırıyor ve çevredeki diğer kişilerin sesi duymasını engelliyor. Prototipin testleri, yaklaşık 0,5 metre mesafede sesin yalnızca hedeflenen koltuğa yönlendirilebildiğini gösterdi. Teknolojinin temelinde, ultrasonik dalgaların hassas şekilde yönlendirilmesi ve işitilebilir sesin yalnızca belirli bir noktada ortaya çıkması bulunuyor. POSTECH ekibi, bu yöntemle hem ses kirliliğini azaltmayı hem de kişiye özel ses deneyimini mümkün kılmayı hedefliyor.</p><h3>Junsuk Rho: 'Metamateriallerle tasarımda sınırları aştık'</h3><p>Kişiye özel ses iletimi konusunda uzun süredir devam eden araştırmalar, genellikle karmaşık ve maliyetli sistemlerle sınırlıydı. Geleneksel yönlü hoparlörler, yüzlerce küçük ultrasonik vericiye ve karmaşık zamanlama sistemlerine ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle, böylesi teknolojiler ticari olarak yaygınlaşamıyordu. Junsuk Rho ve POSTECH ekibi ise bu engelleri aşarak, tek bir titreşen sürücüyle çalışan ve içecek altlığı büyüklüğünde olan yeni bir hoparlör geliştirdi. Cihaz, ön tarafında 21 katmanlı bir akustik metasurface ve arka kısmında 18 küçük rezonans yayı içeriyor. Akustik metasurface, ultrasonik dalgaları hassas biçimde yönlendirirken, yaylar istenmeyen ses sızıntılarını engelliyor. Rho, "Metamaterialleri ve ultrasonik cihazı tek bir sistem olarak birlikte tasarlayarak, maliyet, karmaşıklık ve tasarım esnekliği sınırlamalarını aynı anda aştık" sözleriyle projedeki yenilikçi yaklaşımı vurguladı. Bu gelişme, kişiye özel ses teknolojilerinde tasarım esnekliği ve erişilebilirlik açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>POSTECH yönlü hoparlörle ses kirliliğine çözüm arıyor</h3><p>Yeni yönlü hoparlör teknolojisinin en dikkat çekici özelliği, sesi yalnızca hedeflenen kişiye iletebilmesi. Geleneksel hoparlörlerde ses, ortamda bulunan herkes tarafından duyulurken, POSTECH'in geliştirdiği sistemle bu durum tamamen değişiyor. Araştırma ekibi, hoparlörün performansını anekoik bir odada test etti. 0,5 metre mesafede yapılan ölçümlerde, sesin yalnızca doğrudan karşıda oturan kişiye ulaştığı ve yanlardaki mikrofonların sesi neredeyse hiç algılamadığı tespit edildi. Özellikle 2 kilohertz frekansında yapılan testlerde, yaylar takılı olduğunda yan açılarda ses seviyesi belirgin biçimde düştü. Ancak, sistemin yalnızca belirli frekanslarda etkin olduğu ve düşük frekanslarda bazı sızıntıların devam ettiği gözlemlendi. Buna rağmen, teknolojinin ses kirliliğini azaltma potansiyeli büyük ilgi çekiyor. Uzun süreli trafik gürültüsü ve istenmeyen seslerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde, kişiye özel ses iletimi sağlayan bu hoparlörün toplu taşıma, sinema salonları ve ofis ortamları gibi alanlarda önemli bir çözüm sunabileceği belirtiliyor.</p><h3>Ultrasonik teknolojiyle kişiye özel ses: Teknik detaylar ve testler</h3><p>POSTECH'in yönlü hoparlöründe kullanılan ultrasonik teknoloji, işitilebilir sesin yalnızca belirli bir noktada oluşmasını sağlıyor. Sistem, 60 ve 62 kilohertz gibi insanlar tarafından duyulamayan yüksek frekanstaki ultrasonik tonları kullanıyor. Bu iki ton havada etkileşime girerek, aralarındaki fark frekansında yeni bir işitilebilir ses yaratıyor. Bu yöntem, ilk kez 1963 yılında tanımlanmış ve daha sonra ses spotu oluşturmak için kullanılmıştı. Fakat önceki tasarımlar, yüzlerce verici gerektirdiği için pratikte yaygınlaşamamıştı. POSTECH ekibi ise 3D baskılı metamaterialler sayesinde bu karmaşıklığı ortadan kaldırdı. 21 katmanlı akustik metasurface, ultrasonik dalgaların yönünü hassas biçimde ayarlayarak, sesin yalnızca hedeflenen noktada duyulmasını sağlıyor. Arka kısımdaki 18 yay ise, istenmeyen frekansların yayılmasını engelleyerek sesin yalnızca belirlenen kişiye ulaşmasını destekliyor. Testlerde, hoparlörden çalınan metro duyurusu yalnızca hedeflenen noktada net biçimde algılandı; yan açılarda ise ses seviyesi ciddi oranda azaldı. Bu sonuçlar, kişiye özel ses iletiminde ultrasonik teknolojinin etkili ve pratik bir çözüm sunduğunu gösteriyor.</p><h3>Yönlü hoparlörün teknik sınırları ve gelecekteki hedefler</h3><p>POSTECH'in geliştirdiği yönlü hoparlör, kişiye özel ses deneyimi sunarken bazı teknik sınırlamalara da sahip. En önemli kısıtlama, hoparlörün çıkış ses seviyesinin kişisel dinleme için ideal olan 70 desibelin altında kalması. Ultrasonik dalgaların işitilebilir sese dönüştürülmesi, doğası gereği verimsiz bir süreç olduğundan, cihaz yüksek ses seviyelerine ulaşamıyor. Ayrıca, sistemin yalnızca belirli frekanslarda etkili olduğu ve düşük frekanslarda ses sızıntılarının tamamen engellenemediği belirtildi. Araştırmacılar, bu sınırlamaları aşmak için hoparlörün ses çıkışını artırmayı ve farklı frekansların aynı anda yönlendirilmesini sağlamayı hedefliyor. Gelecekte, bu teknolojinin sinema salonları, toplu taşıma araçları, açık ofisler ve kişisel eğlence sistemlerinde yaygın biçimde kullanılması öngörülüyor. Ayrıca, metamaterial teknolojisinin sunduğu tasarım esnekliği sayesinde, hoparlörün farklı koltuk aralıklarına veya özel alanlara uyarlanması mümkün. POSTECH ekibi, kişiye özel ses iletiminde yeni standartlar belirlemeyi ve ses kirliliğiyle mücadelede etkili çözümler sunmayı amaçlıyor.</p><h3>Kişiye özel ses iletiminde POSTECH imzası: Ses kirliliğine karşı umut</h3><p>Ses kirliliği, modern şehirlerde giderek büyüyen bir sorun haline gelirken, POSTECH'in yönlü hoparlör teknolojisi bu alanda umut vadediyor. Araştırmacılar, kişiye özel ses iletimiyle hem toplu alanlarda hem de bireysel kullanımda istenmeyen seslerin önüne geçmeyi hedefliyor. Özellikle trafik gürültüsü ve yüksek sesli ortamlara uzun süre maruz kalmanın ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilinirken, bu yeni teknolojiyle birlikte daha sağlıklı ve konforlu bir yaşam alanı oluşturulabileceği düşünülüyor. Kişiye özel ses deneyimi, sinema salonlarından toplu taşıma araçlarına kadar birçok farklı alanda uygulanabilir. POSTECH ekibi, geliştirdikleri yönlü hoparlörün teknik sınırlarını aşmak ve daha yüksek ses seviyelerine ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Sonuç olarak, kişiye özel ses iletimi sağlayan bu yenilikçi hoparlör, hem teknolojik gelişmeler hem de toplumsal fayda açısından dikkat çekici bir adım olarak öne çıkıyor.</p><p>POSTECH'in yönlü hoparlör projesi, kişiye özel ses iletiminde yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Metamaterial ve ultrasonik teknolojilerin birleşimiyle geliştirilen bu sistem, hem teknik yenilikleri hem de toplumsal faydalarıyla dikkat çekiyor. Gelecekte, daha yüksek ses seviyeleri ve çoklu frekans desteğiyle, kişiye özel ses deneyiminin daha da yaygınlaşması ve ses kirliliğinin azaltılması hedefleniyor. Araştırma ekibi, teknolojinin potansiyel kullanım alanlarını genişletmek için çalışmalarına devam ediyor ve yönlü hoparlörün günlük yaşamda önemli bir rol üstlenmesini amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/tek-bir-surucuyle-calisan-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291555</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/casper-notebook-guvenilirliginin-uretim-test-ve-servis-verileriyle-analizi-291555</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Casper notebook güvenilirliğinin üretim test ve servis verileriyle analizi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Casper notebook güvenilirliğinde; üretim ekosistemi bağlantısı, Nirvana ve Excalibur modellerine ait bağımsız test özetleri ile güncel servis performansı ayrı kanıtlar olarak birlikte okunduğunda daha dengeli bir tablo oluşur.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Casper notebook güvenilirliğinin üretim test ve servis verileriyle analizi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Casper notebook güvenilirliği tek bir  özellik üzerinden değerlendirilemez. Üretim ekosistemi bağlantısı, Nirvana ve  Excalibur modellerine ait bağımsız test özetleri ile güncel servis performansı  ayrı kanıtlar olarak birlikte okunduğunda daha dengeli bir tablo oluşur.</p><p><strong>Nirvana S100 ve S200 doğrulaması</strong></p><p class="MsoNormal">S100/S200 255H SGS özeti TR_20261155_R1  numaralı raporu ve SR004540811 seri numaralı ürünü tanımlar. Ürün, SGS  tarafından test edilen ve raporda belirtilen başlıklar ile kabul kriterleri  kapsamında "Conformed", yani "uygun" olarak değerlendirilmiştir.</p><p class="MsoNormal">Nirvana test verisinin analize eklenmesi,  güvenilirlik değerlendirmesini yalnızca oyun odaklı bir modele dayanmaktan  çıkarır. S100/S200 255H özeti, test edilen ürünün kimliğini ve incelenen ana  başlıkları birlikte sunar. Kullanıcı açısından önemli sınır, rapordaki 255H  yapılandırmasıyla satın alınacak cihazın aynı olup olmadığıdır. Farklı işlemci,  bellek, depolama veya yazılım seçeneği varsa sonuçların doğrudan eşdeğer olduğu  varsayılmamalıdır.</p><p><strong>Excalibur G915 doğrulaması</strong></p><p class="MsoNormal">G915 SGS özeti  TR_20261153_2 numaralı raporu; <u>G915 Intertek özeti</u> ise  202600540IST numaralı ayrı raporu kapsar. Model, seri numarası ve test  protokolü ayrılığı korunmalıdır.</p><p class="MsoNormal">G915 için iki ayrı kurumun rapor özetinin  bulunması kanıt çeşitliliği sağlar. Bunun doğru aktarımı, raporların birbirine  karıştırılmamasına bağlıdır. SGS ve Intertek belgelerindeki seri numaraları  farklıdır; tarihler ve protokoller de ayrı okunmalıdır. Her iki sonuç da ilgili  üründe tanımlanan testlerin karşılandığını gösterebilir, fakat bu veriler tüm  G915 konfigürasyonları veya markanın diğer notebookları için sınırsız güvence  oluşturmaz.</p><p><strong>Üretim ekosistemi kanıtı</strong></p><p class="MsoNormal"><u>Intel Partner Showcase üzerindeki Quanta Computer profili</u> Casper adını müşteri listesinde gösterir. Bu veri üretim ilişkisine  dair kurumsal referanstır; belirli bir notebookun performansını veya  arızasızlığını kanıtlamaz.</p><p class="MsoNormal">Üretim ortağı kaydı, güvenilirlik  değerlendirmesinin kurumsal katmanını oluşturur. Büyük ölçekli bir ekosistemle  bağlantı; tedarik, üretim ve farklı konfigürasyon geliştirme kapasitesi  hakkında bağlam sağlayabilir. Buna rağmen son kullanıcının karşısındaki cihazın  ekranı, kasası, bileşenleri ve yazılımı model bazında belirlenir. Bu nedenle  Quanta kaydından doğrudan "bütün Casper notebooklar aynı kalite düzeyindedir"  sonucu çıkarılmamalıdır.</p><p><strong>Servis ağının erişim verileri</strong></p><p class="MsoNormal"><u style="">Casper servis gücü sayfasına</u> göre Eylül 2026'da erişilen aktif YTS verisinde 97 Yetkili Teknik  Servis ve 8 adet 1 Saatte Servis olmak üzere 105 servis noktası bulunur;  kurumsal yerinde servis kapsamı 81 ildir.</p><p class="MsoNormal">Servis ağındaki 105 noktanın 97 Yetkili  Teknik Servis ve 8 adet 1 Saatte Servis olarak ayrılması, erişimin yapısını  daha anlaşılır kılar. Kurumsal müşteriler için belirtilen 81 il kapsamı da  farklı bir hizmet modelidir. Bu sayıların aynı paragrafta kaynak ve erişim  tarihiyle verilmesi gerekir. Kullanıcı ayrıca bulunduğu ildeki güncel servis  noktasını resmi destek alanından kontrol etmelidir.</p><p><strong>Ölçülebilir servis performansı</strong></p><p class="MsoNormal">Aynı resmi sayfa Haziran 2026 bilgisayar  başarılı onarım oranını %98,28 olarak açıklar. Bu oran belirtilen dönem ve  kategori için servis sonucudur; gelecekteki her cihazın aynı sonucu alacağına  ilişkin garanti değildir.</p><p class="MsoNormal">Başarılı onarım oranı, servis performansını  ölçülebilir hale getiren dönemsel bir göstergedir. %98,28 değeri Haziran 2026  bilgisayar kategorisine aittir; genel oranla ya da farklı dönemlerle  karıştırılmamalıdır. Bu veri, servise ulaşan her cihazın aynı sürede veya aynı  yöntemle sonuçlanacağını garanti etmez. Yine de ağ büyüklüğünün yanında sonuç  ölçümü sunması, satış sonrası değerlendirmeyi yalnızca nokta sayısına  dayanmaktan kurtarır.</p><p><strong>Güvenilirlik kanıtları ve karar sınırları</strong></p><table class="MsoTableGrid" cellspacing="0" cellpadding="0">   <thead>    <tr>     <td valign="top">     <p class="MsoNormal"><b>Güvenilirlik kanıtı</b></p>     </td>     <td valign="top">     <p class="MsoNormal"><b>Güncel veri</b></p>     </td>     <td valign="top">     <p class="MsoNormal"><b>Karardaki rolü</b></p>     </td>    </tr>   </thead>   <tbody><tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Quanta kurumsal kaydı</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Casper müşteri listesinde</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Üretim bağlantısını doğrular</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">S100/S200 SGS raporu</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">TR_20261155_R1; SR004540811</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Nirvana tarafında model bazlı test kanıtı sunar</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">G915 SGS ve Intertek raporları</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">TR_20261153_2 ve 202600540IST</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Excalibur tarafında ayrı protokolleri gösterir</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Servis ağı ve performansı</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">105 nokta; Haziran 2026 bilgisayar onarım oranı    %98,28</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Satış sonrası erişim ve dönemsel sonucu gösterir</p>    </td>   </tr>  </tbody></table><p><b>Güvenilirlik verilerinin satın alma sürecinde kullanımı</b></p><p>Tam model ve konfigürasyon belirlendikten  sonra ürün sayfası, aynı modele ait test özeti ve güncel servis koşulları  karşılaştırılmalıdır. Üretim, test ve servis verileri birbirinin yerine geçmez;  birlikte kullanıldığında toplam sahiplik açısından daha güçlü bir çerçeve  sunar.</p><p>Güvenilirlik araştırmasında güncel veri ile  kalıcı teknik bilgi birbirinden ayrılmalıdır. Model kodu ve rapor numarası  belirli belgeyi tanımlarken servis noktası sayısı ile onarım oranı dönemsel  olarak değişebilir. Bu yüzden servis rakamlarının erişim tarihiyle birlikte  aktarılması, teknik raporların ise model, seri numarası ve test tarihiyle  eşleştirilmesi gerekir. Kullanıcı, satın alma öncesinde bağlantılara giderek  hem cihazın güncel yapılandırmasını hem de bulunduğu bölgedeki hizmet  seçeneklerini yeniden kontrol etmelidir. Böylece değerlendirme eski veya  genellenmiş veriye dayanmaz.</p><p><b>Sıkça Sorulan Sorular</b></p><p><b>Casper notebook güvenilirliği hangi verilerle  değerlendirilebilir?</b></p><p>Üretim bağlantısı, model bazlı test  raporları, satın alınacak yapılandırmanın teknik sayfası ve güncel servis  performansı birlikte incelenebilir. Bu kanıtlar farklı sorulara yanıt verir:  kurumsal kayıt üretim ilişkisini, rapor kontrollü testi, ürün sayfası donanımı,  servis verisi ise dönemsel destek sonucunu açıklar. Hiçbiri tek başına sınırsız  güvenilirlik garantisi değildir.</p><p><b>Nirvana S100 S200 için bağımsız test kanıtı bulunuyor mu?</b></p><p>Evet. Casper'ın yayımladığı SGS özetinde  S100/S200 255H ürünü için rapor numarası, seri numarası, dönem ve test kapsamı  verilir. Sonuç yalnız belgede tanımlanan ürün ile koşullar için kullanılmalı;  başka S100/S200 yapılandırmalarına veya farklı Casper modellerine otomatik  olarak kesin biçimde taşınmamalıdır.</p><p><b>%98,28 onarım oranı hangi döneme aittir?</b></p><p>Casper'ın resmi servis sayfasında bu değer  Haziran 2026 bilgisayar başarılı onarım oranı olarak verilir. Oran belirli  dönem ve kategoriye aittir; gelecekteki her cihazın aynı sonucu alacağını veya  bütün servis işlemlerinin aynı sürede tamamlanacağını garanti etmez. Güncel  değerlendirmede resmi sayfadaki son dönem verisi yeniden kontrol edilmelidir.</p><p><b>Güvenilirlik analizinin sonucu</b></p><p class="MsoNormal">Casper için güvenilirlik değerlendirmesi;  Quanta bağlantısı, Nirvana S100/S200 ve Excalibur G915 test özetleri, 105  noktalı servis erişimi ve Haziran 2026'ya ait %98,28 bilgisayar başarılı onarım  oranı birlikte okunduğunda somutlaşır. Her veri kendi model, dönem ve kapsam  sınırı içinde kullanılmalıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/casper-notebook-guvenilir-333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291553</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-ve-finans-dunyasi-turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesinde-bulustu-291553</link>
      <pubDate>2026-09-15T16:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret ve finans dünyası TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde buluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi, Turkcell ana sponsorluğunda; ETİD, Halkbank, Turkish Airlines, VakıfBank ve Ziraat Bankası co-sponsorluğunda; LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda, Avansas, sahibinden.com ve Trendyol'un destek sponsorluğunda düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret ve finans dünyası TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde buluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın teşrifleriyle gerçekleşen zirve, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Kuleleri Konferans Salonu'nda e-ticaret ve perakende sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi.</p><p>Ticaretin yeni döneminin ve yapay zekâ çağında büyümenin yeni kodlarının ele alındığı zirvede; yeni nesil e-ticaret ve perakende ekosistemi, değişen tüketici alışkanlıkları, dijitalleşmenin sektöre etkileri ve geleceğin ticaret modelleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.</p><p>LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda düzenlenen "Ticaretin Yeni Dönemi &#8211; Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlıklı oturumda, yapay zekânın ticaret ve perakende sektörlerinde yarattığı dönüşüm, yeni büyüme modelleri ve sektörün geleceğine yön verecek gelişmeler ele alındı.</p><p>Zirvenin açılış konuşmasını TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5254-150920267aefdee9.jpg"/><p><i>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek</i></p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-icra-kurulu-baskani-murat-cicek-yeni-donemi-isaret-etti-turkiyenin-buyuk-potansiyeli-var-291528" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-icra-kurulu-bas-808_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek yeni dönemi işaret etti: Türkiye'nin büyük potansiyeli var</h3></a><p><b>"TÜRKİYE'NİN BÜYÜK POTANSİYELİ VAR"</b></p><p><b>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek,</b> TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin ticaretin dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini belirtti.</p><p>Çiçek, Türkiye'nin genç nüfusu, girişimcilik ekosistemi, dijital altyapısı ve üretim gücüyle e-ticaret ve perakende alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/rece-15092026149f2e01.jpg"/><i>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil</i><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-halkbank-genel-muduru-ozdil-e-ticaretin-finansal--291530" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-431_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz</h3></a><p><b>"E-TİCARET'İN FİNANSAL ALTYAPISINI İNŞA EDİYORUZ"</b></p><p>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde açıklamalarda bulunan <b>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil,</b> "Sektör olarak ekosistem bankacılığı anlayışıyla yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmaktan çıkarak ticaretin daha aktif aktörleri haline geldik. E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz. Bir yandan teşvik ediyoruz. Tedarik ve stok döngüsünü fonluyor." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5423-15092026d9855374.jpg"/><p><i>Ticaret Bakanı Ömer Bolat</i></p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkmedya-zirvesinde-duyurdu-fahis-fiyata-yeni-onlem-yolda-291531" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abnin-ithalat-duzenlemesi-745_2-41.jpg"/></div><h3>Bakan Bolat, TürkMedya Zirvesi'nde duyurdu: Fahiş fiyata yeni önlem yolda</h3></a><p><b>"TÜRKİYE'NİN MÜZAKERELERİ SONUÇ VERDİ"</b></p><p><b>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, </b>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde konuştu. Bakan Bolat, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren AB'nin e-ithalat düzenlemesi kapsamında getirilen ek vergilerin, yürütülen yoğun müzakereler sonucunda Türkiye'nin e-ihracat ürünlerine uygulanmadığını açıkladı.</p><p>Bakan Bolat, sebze ve meyve ticaretinde fiyat artışlarını sınırlamaya yönelik yeni düzenlemelerin hazırlık aşamasında olduğunu belirterek, ilgili kanunun önümüzdeki yasama döneminde çıkarılması için çalıştıklarını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5589-15092026b7e6e163.jpg"/><p><b>TİCARETİN YENİ DÖNEMİ &#8211; YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA BÜYÜMENİN YENİ KODLARI OTURUMU</b></p><p>LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda düzenlenen "Ticaretin Yeni Dönemi &#8211; Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlıklı oturumda, yapay zekânın ticaret ve perakende sektörlerinde oluşturduğu dönüşüm, yeni büyüme modelleri ve sektörün geleceğine yön verecek gelişmeler ele alındı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaretin-kodlari-turkmedya-zirvesinde-konusuldu-yeni-rota-yapay-zeka-291540" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaretin-kodlari-turkmed-199_2-41.jpg"/></div><h3>Ticaretin kodları TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu: Yeni rota yapay zeka</h3></a><p><b>LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Meltem Yanovalı Kalkan,</b> "Yapay Zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler, kurumların iç uygulama ve sistemlerinde buna ayak uydurabilmesi için içerideki altyapı mimarisini gerektiriyordu. Bu nedenle veriyi tam olarak her şeyin merkezine koymuş durumdayız." ifadelerini kullandı.</p><p><b>Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz,</b> "Paycell olarak 2026 yılının ilk yarısında kanal yapılarımızı güçlendirip modernize ettik" dedi.</p><p><b>Avansas Genel Müdürü Ahmet Güleç, </b>"Yapay zeka, e-ticaret için yeni değil. 15 yıldır neredeyse bütün e-ticaret sitelerinde görsel içerik üretimi, müşteri hizmetleri yönetimi ve finansal analizler gibi pek çok alanda kullanılıyordu ama bu sene çok yaygınlaştığını söyleyebilirim" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>ETİD Yönetim KuruluBaşkanı Hakan Çevikoğlu, </b>"Biz platformlar tarafında yapay zekayı daha çok kullanıyoruz ama müşteriler de kullanmaya başladı. Bu onların deneyimlerinde de farklılıklar getiriyor" şeklinde konuştu.</p><p><b>SEKTÖRÜN GELECEĞİNE IŞIK TUTTU</b></p><p>Kamu ve iş dünyasının önemli temsilcilerini buluşturan TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi, yapay zekâdan dijital dönüşüme, yeni nesil e-ticaretten değişen tüketici beklentilerine uzanan geniş bir perspektifle sektörün geleceğine ışık tuttu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaret-ve-finans-dunyasi-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291552</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-myk-toplandi-291552</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti MYK toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti MYK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti MYK toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında başladı.</p><p>AK Parti MYK toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi'nde saat 15.08'de başladı. Toplantıda, Mali ve İdari İşleri Başkanlığı'nın sunumu ile TBMM Parti Grubu çalışmalarının ele alınacağı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ak-parti-myk-toplandi-276_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291551</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kuresel-petrokimya-haritasi-cikarildi-emisyonlarin-en-buyuk-kaynaklari-tek-tek-belirlendi-291551</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel petrokimya haritası çıkarıldı! Emisyonların en büyük kaynakları tek tek belirlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sheffield Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen yeni bir araştırma, dünya genelindeki 37.000 petrokimyasal tesisin yalnızca %10'unun sektörün toplam emisyonlarının %53'ünü ürettiğini ortaya koydu. Araştırma, petrokimya sektöründeki emisyonların coğrafi ve kimyasal olarak nasıl dağıldığını ilk kez bu denli ayrıntılı şekilde gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel petrokimya haritası çıkarıldı! Emisyonların en büyük kaynakları tek tek belirlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sheffield Üniversitesi'nin Kimya, Malzeme ve Biyomühendislik Okulu'ndan Fanran Meng'in öncülüğünde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, küresel petrokimya sektöründe emisyonların nereden ve nasıl kaynaklandığını çarpıcı biçimde ortaya çıkardı. Dünya genelinde 37.000'den fazla petrokimyasal tesisin incelendiği araştırmada, bu tesislerin yalnızca %10'unun sektörün toplam sera gazı emisyonlarının %53'ünü oluşturduğu belirlendi. Bulgular, petrokimya endüstrisinin karbon ayak izi açısından ne denli kritik bir rol oynadığını ve emisyonların belirli tesislerde yoğunlaştığını gösteriyor. Araştırma, mevcut politikalar ve üretim alışkanlıkları değişmediği takdirde, petrokimya kaynaklı emisyonların 2050 yılına kadar %50 oranında artabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Fanran Meng: 'Petrokimya sektöründe emisyonlar kritik düzeyde yoğunlaşıyor'</h3><p>Araştırmanın başındaki isim Fanran Meng, bugüne kadar petrokimya sektöründeki emisyonların bu kadar detaylı ve küresel ölçekte haritalanmadığını vurguladı. Çalışmada, emisyonların yalnızca toplam miktarı değil, aynı zamanda hangi ülkelerde, hangi ürünlerde ve hatta hangi fabrikalarda yoğunlaştığı da açıkça ortaya kondu. Analiz edilen tesislerin onda birinin, sektörün toplam sera gazı salımının yarısından fazlasını üretmesi, sektördeki dengesizliği gözler önüne seriyor. Meng, bu durumun, emisyon azaltımı için öncelikli müdahale noktalarını belirlemede büyük avantaj sunduğuna işaret etti. Özellikle etilen ve amonyak üretiminin, petrokimya sektöründeki en yüksek emisyon kaynakları arasında yer aldığı belirtildi. Bu kimyasallar, plastikten gübreye, ambalajdan temizlik ürünlerine kadar pek çok alanda kullanıldığı için, üretimlerinin karbon ayak izine olan etkisi de büyük boyutlara ulaşıyor.</p><h3>Sheffield Üniversitesi araştırmasında emisyonlar için açık erişimli veri tabanı oluşturuldu</h3><p>Araştırma ekibi, elde edilen kapsamlı verileri daha kullanılabilir hale getirmek amacıyla, sektör temsilcilerinin, politika yapıcıların ve bilim insanlarının emisyonların kaynağını ayrıntılı şekilde görebileceği açık erişimli bir gösterge paneli hazırladı. Bu platform, petrokimya sektöründe hangi tesislerin ve süreçlerin en fazla emisyon ürettiğini şeffaf biçimde ortaya koyuyor. Böylece, verimlilik artışları, elektrifikasyon, hammadde değişimi ya da karbon yakalama ve depolama gibi müdahalelerin en etkili olacağı noktalar somut şekilde tespit edilebiliyor. Sheffield Üniversitesi'nin bu katkısı, hem endüstri hem de hükümetler için emisyon azaltıcı stratejiler geliştirmede önemli bir rehber niteliği taşıyor. Araştırmacılar, bu detaylı haritalamanın, sektörün karmaşıklığı içinde somut adımlar atılabilmesi için bir başlangıç noktası sunduğunu belirtiyor.</p><h3>2050'de net sıfır hedefi petrokimya için gerçekçi değil</h3><p>Çalışmanın en önemli bulgularından biri ise, petrokimya sektöründe emisyonların azaltılması için en iyimser senaryoların bile yetersiz kalması. Fanran Meng ve ekibi, büyük ölçekli elektrik şebekesi karbonsuzlaştırması, karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin tam uygulanması ve biyolojik bazlı hammaddelerin yaygın kullanımı gibi önlemlerin bir araya getirilmesi halinde dahi, sektörün 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşamayacağını ortaya koydu. Bu sonuç, yalnızca üretim süreçlerini temizlemenin yeterli olmadığını, aynı zamanda petrokimyasal ürünlere olan talebin de azaltılması gerektiğini gösteriyor. Meng, petrokimya endüstrisinin modern üretim, tarım ve tüketim alışkanlıklarının temelinde yer aldığını, bu nedenle tek bir çözümün mümkün olmadığını vurguladı. Sektördeki yapısal zorluklar ve modern toplumun petrokimyasallara bağımlılığı, çözüm arayışını daha da karmaşık hale getiriyor.</p><h3>Petrokimya sektöründe eyleme geçmek için kısa liste hazır</h3><p>Yeni araştırma, ağır sanayi alanında iklim politikalarının genellikle daha temiz enerji ve teknolojilere odaklandığını, ancak petrokimya özelinde talep azaltıcı önlemlerin de zorunlu olduğunu öne sürüyor. Emisyonların yarısından fazlasının yalnızca %10'luk bir tesis grubunda yoğunlaşması, düzenleyicilere ve şirketlere somut bir müdahale listesi sunuyor. Fanran Meng, bu kısa listenin eyleme dönüşmesinin, politika, yatırım ve araştırma alanında atılacak adımlara bağlı olduğunu belirtti. Araştırmada, karbon yakalama, elektrifikasyon ve hammadde değişikliklerinin hâlâ önemli olduğu, ancak bunların tek başına sorunu çözmeyeceği açıkça ifade edildi. Sheffield Üniversitesi'nin sunduğu tesis düzeyindeki veriler, hem sektörün dönüşümü hem de küresel iklim hedefleri için yol haritası oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/kuresel-petrokimya-harita-673_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291550</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ai-dijital-ikizleri-neden-gercek-kisilere-benzemiyor-291550</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AI dijital ikizleri neden gerçek kişilere benzemiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi liderliğinde yürütülen kapsamlı araştırmada, AI dijital ikizlerin insan davranışlarını kopyalamada beklenenden çok daha başarısız olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, kişisel verilerle donatılan yapay zeka ikizlerinin dahi, özgün insan tepkilerini yansıtmak yerine demografik ortalamalara yaklaştığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AI dijital ikizleri neden gerçek kişilere benzemiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen geniş çaplı bir araştırma, AI dijital ikizlerin insan davranışlarını kopyalama konusundaki yetersizliğini gözler önüne serdi. 23 bilim insanından oluşan ekip, kişisel yanıtlarla oluşturulan yapay zeka dijital ikizlerinin, özgün insan tepkilerini taklit etmekte başarısız olduğunu tespit etti. Araştırma kapsamında, 1.784 katılımcının 500'den fazla soruya verdiği kişisel yanıtlar, GPT-4.1 tabanlı dijital ikizlere aktarıldı ve bu ikizler 164 farklı konuda yeni sorulara yanıt verdi. Sonuçlar, AI dijital ikizlerin, bireysel yanıtların ötesinde, daha çok demografik grupların ortalama cevaplarına yakın sonuçlar ürettiğini gösterdi.</p><h3>Olivier Toubia: 'AI dijital ikizler, insan tepkilerini tam olarak yansıtamıyor'</h3><p>Columbia İşletme Okulu'ndan Profesör Olivier Toubia, araştırmanın sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, AI dijital ikizlerin insanları birebir kopyalamak yerine, onları daha çok bir ortalamanın temsilcisi haline getirdiğini belirtti. Toubia, dijital ikizlerin doğruluğunu ölçerken, bu sistemlerin insan karşıtlarıyla doğrudan kıyaslanmasının şart olduğunu vurguladı. Araştırmada, kişisel verilerle oluşturulan ikizlerin, 164 soruluk testte 0.748 doğruluk puanına ulaştığı, yalnızca demografik bilgileri içeren personanın ise 0.746 puan aldığı kaydedildi. Bu yakınlık, kişisel verilerin tahmin gücünü artırmadığını ortaya koydu. Ayrıca, kişisel bilgi içermeyen bir istemin dahi 0.734 puana ulaşması, AI dijital ikizlerin kişiye özgü detayları kullanmakta zorlandığını gösterdi.</p><h3>Demografik ortalamaya yakınlık ve stereotipleme sorunu</h3><p>Araştırmada ortaya çıkan en önemli bulgulardan biri, AI dijital ikizlerin özgün insan davranışlarını yansıtmak yerine, demografik ortalamalara doğru kayma eğilimi göstermesi oldu. 164 sorunun 154'ünde, ikizlerin verdiği yanıtlar insanlara göre daha az çeşitlilik içerdi ve cevaplar daha sıkı bir şekilde toplandı. Bu durum, ikizlerin kişisel detayları yansıtmak yerine, ortalama yanıtlar üretme eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, stereotipleme eğilimi de dikkat çekti; AI dijital ikizler, yalnızca demografik verilere dayanan personaya daha yakın, gerçek insanlara ise daha uzak cevaplar verdi. Kişisel veriler, ikizleri belirli bir kişiye değil, daha çok demografik bir ortalamaya yönlendirdi. Bu bulgu, AI dijital ikizlerin, kimlikten bağımsız istemlerle bile tanıdık stereotipler üretebildiğini gösteriyor.</p><h3>AI dijital ikizlerin önyargıları ve hiper-rasyonellik tehlikesi</h3><p>Çalışma, AI dijital ikizlerin doğruluk oranlarının, katılımcıların eğitim düzeyi, gelir seviyesi, siyasi ve dini görüşlerine göre değiştiğini de ortaya koydu. Dijital ikizler, daha yüksek eğitimli ve gelirli, ılımlı siyasi ve dini görüşlere sahip kişiler için daha doğru tahminlerde bulundu. Ancak, bu durumun panelde eşit dağılmaması, belirli grupların daha iyi temsil edildiği, diğerlerinin ise yeterince kapsanmadığı anlamına geliyor. Ayrıca, AI dijital ikizler, insanlara kıyasla daha olumlu, güvenilir ve adil bir dünya görüşü benimsedi. Algoritmalar tarafından yapılan işe alım kararlarını daha kabul edici buldular ve çevrimiçi reklam hedeflemesi konusunda daha az rahatsızlık belirttiler. Netflix ve TikTok gibi platformların kullanımını ise olduğundan daha az bildirdiler. Yaratıcılık değerlendirmelerinde ise, insanların önerdiği fikirleri daha düşük puanladılar. Bu önyargılar, AI dijital ikizlerin ince yollarla kararları etkileyebileceğini gösterdi.</p><h3>AI dijital ikizler, insan davranışındaki irrasyonelliği yansıtamıyor</h3><p>Bir diğer önemli bulgu ise, AI dijital ikizlerin insanlara özgü irrasyonel davranışları taklit edememesi oldu. Objektif olarak doğru cevaplar gerektiren sorularda, ikizler insanlardan daha doğru yanıtlar verdi ve hatalı akıl yürütmeyi yakalamakta daha başarılı oldu. Ancak, bu durum iki klasik irrasyonel alışveriş modelinin yeniden üretilmesini engelledi. Ekip, yayımlanmamış bir kurulumda iyi bilinen bir varsayılan etkiyi test ettiğinde, ikizler bu etkiyi göstermedi. Fakat, ünlü yayımlanmış versiyon kullanıldığında, ikizler klasik sonucu güçlü şekilde yansıttı. Bu durum, AI dijital ikizlerin, eğitim aldıkları veri setlerindeki kalıpları tekrar ettiğini, ancak gerçek insana özgü karar verme süreçlerini tam anlamıyla kopyalayamadığını gösteriyor.</p><h3>AI dijital ikizlerde tahmin sınırı ve model çeşitliliği</h3><p>Çalışmanın ana testleri önceden planlanmış olsa da, araştırmacılar sürecin sonunda beş temel bozulma tespit etti. AI dijital ikizler, yalnızca bir ABD panelinden ve belirli bir model ailesinden türetildi. Ekip, sıcaklık ayarlarını değiştirerek GPT-5, DeepSeek, Gemini ve ince ayar yapılmış GPT-4.1 gibi farklı modelleri de test etti. En iyi korelasyon oranı 0.232'ye ulaşsa da, bu oran bile, bir kişinin kendi yanıtlarıyla haftalar sonra ne kadar tutarlı olduğuyla kıyaslandığında oldukça düşük kaldı. Profesör Toubia, eğitim materyalinin modelden daha önemli olduğunu ve insan davranışının tahmin edilmesinin son derece zor olduğunu vurguladı. Hiçbir eğitim veri setinin, insan davranışındaki tahmin edilemez varyansı ortadan kaldıramadığını belirtti.</p><h3>AI dijital ikizler, tahmin aracı olarak öne çıkıyor</h3><p>2024 yılında gerçekleştirilen ve iki saatlik yaşam mülakatlarından ajanlar oluşturan bir başka çalışma, daha umut verici sonuçlar bildirse de, AI dijital ikizlerin insan davranışını kopyalamak yerine yalnızca tahmin edebildiğini gösterdi. Şu anki durumda, AI dijital ikizler, bir kişi kategorisi hakkında iyi bilgilendirilmiş tahminler sunabiliyor; ancak bir insanın birebir kopyası olamıyor. Bu boşluk, AI'nın bir kişi yerine geçtiği her alanda, örneğin terapi uygulamalarında da ortaya çıkıyor. Bilim insanları, AI dijital ikizlerin sunduğu tahminlerin, insan davranışının karmaşıklığı ve çeşitliliği karşısında sınırlı kaldığına dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ai-dijital-ikizleri-neden-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291549</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ayda-sehir-kurmanin-onundeki-asil-sorun-ortaya-cikti-291549</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ay'da şehir kurmanın önündeki asıl sorun ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Harvard ve Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden iki astronom, Ay'ın kutuplarındaki buz rezervlerinin bir milyon kişilik bir şehir için sadece bir yüzyıl yeteceğini ortaya koydu. Geri dönüşüm teknolojilerindeki ilerlemelere rağmen, suyun sürdürülebilirliği konusunda kritik uyarılar yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ay'da şehir kurmanın önündeki asıl sorun ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard ve Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Martin Elvis ve Jonathan McDowell, Ay'ın kutuplarında bulunan buz rezervlerinin, bir milyon kişilik bir şehirde yaşayan insanların su ihtiyacını karşılamada beklenenden çok daha kısa süreli bir çözüm olabileceğini açıkladı. İki bilim insanı, en iyi uzay istasyonu seviyesindeki su geri dönüşüm sistemleriyle bile, Ay'daki buzun yaklaşık bir yüzyıl içinde tükenebileceğini hesapladı. Bu çarpıcı bulgu, gelecekte Ay'da kalıcı yerleşim planları yapan bilim insanları ve girişimciler için kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle Jeff Bezos'un ağır sanayiyi Ay'a taşıma hayali ve Elon Musk'ın Ay'da kendiliğinden büyüyen şehirler vizyonu, bu yeni hesaplamalar ışığında yeniden değerlendirilmek zorunda kalabilir.</p><h3>Martin Elvis ve Jonathan McDowell: 'Bir milyar ton su bir yüzyıl yetecek'</h3><p>Ay'ın kutuplarındaki buz rezervlerinin toplam miktarı, yörüngedeki uzay araçlarının 2013 yılından bu yana yaptığı gözlemlerle yaklaşık bir milyar metrik ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, ilk bakışta devasa görünse de, Martin Elvis ve Jonathan McDowell tarafından yapılan hesaplamalar, bir milyon kişinin yaşadığı bir Ay şehrinin bu kaynağı yalnızca bir yüzyılda tüketebileceğini gösteriyor. Bilim insanları, ABD'deki ortalama su tüketim oranlarını ve Ay'daki geri dönüşüm verimliliğini dikkate alarak bu sonuca ulaştı. Özellikle Uluslararası Uzay İstasyonu'nda uygulanan %98'lik su geri dönüşüm oranı esas alındı. Ancak kaybedilen %2'lik su miktarı, uzun vadede ciddi bir sorun yaratıyor. Hesaplamalara göre, mevcut teknolojiyle bir milyon kişilik bir şehir, yaklaşık yüz yıl içinde tüm buz rezervini tüketiyor. 100 bin kişilik bir şehir ise bu rezervle yaklaşık bin yıl idare edebiliyor. Bilim insanları, su kayıplarını on kat azaltmanın teknik olarak çok zor olduğunu belirtiyor ve Ay'daki uzun vadeli yerleşimlerin birkaç yüz bin kişilik nüfuslarla sınırlı kalabileceğini öngörüyor.</p><h3>Ay'ın enerji potansiyeli yüksek, su ise kritik sınırda</h3><p>Ay'da enerji üretimi, suya kıyasla daha kolay çözülebilecek bir sorun olarak öne çıkıyor. Ay'ın kutuplarındaki kraterlerin kenarları neredeyse sürekli güneş ışığı alıyor. 1.5 derecelik eksen eğikliği sayesinde, bu bölgelerde yüksek güneş kuleleri inşa etmek mümkün. Bilim insanlarının aktardığına göre, 1 kilometre yüksekliğe ulaşabilen kuleler, yaklaşık 3 gigawatt enerji sağlayabilir. Bu miktar, ABD'nin en yüksek elektrik tarifeleriyle bile, bir milyon kişinin yaşadığı bir şehirdeki toplam ihtiyacı karşılamaya yetiyor. Tarım ve sanayi de hesaba katıldığında toplam enerji gereksinimi 2.1 gigawatta ulaşıyor. Ancak enerji konusunda yaşanan bu avantaj, su kaynaklarının sınırlılığı karşısında gölgede kalıyor. Su rezervlerinin hızla tükenmesi, Ay'daki uzun vadeli yerleşim projelerinin en büyük engeli olarak öne çıkıyor.</p><h3>Geri dönüşümsüz kullanımda buz sadece iki yıl dayanıyor</h3><p>Bir milyar ton suyun büyüklüğü, kabaca bir kübik kilometreye eşit. Bu miktar, örneğin New York Central Park'a döküldüğünde 120 metre derinliğinde bir su tabakası oluşturuyor. Ancak kişi başı yıllık su tüketimi, özellikle ABD standartlarında, içme, temizlik ve tarım dahil edildiğinde yılda 500 tona kadar çıkıyor. Bu oranla, bir milyon kişinin yaşadığı bir şehirde, geri dönüşüm olmadan mevcut buz rezervi sadece iki yıl içinde tamamen tükeniyor. Uzay istasyonu seviyesindeki geri dönüşümle bu süre yüz yıla çıkıyor. Ancak gerçek bir şehirde duşlar, çamaşırhaneler ve tuvaletler gibi günlük yaşam unsurları, su kaybını artırıyor ve geri dönüşüm verimliliğini düşürüyor. Bilim insanları, bu nedenle Ay'da sürdürülebilir bir şehir kurmanın önündeki en büyük engelin su olduğunu vurguluyor.</p><h3>Ay'daki buz rezervleri tahmin edilenden çok daha az olabilir</h3><p>Ay'ın kutuplarındaki buz miktarına ilişkin tahminler, son yıllarda yapılan gözlemlerle sürekli güncelleniyor. 2013 yılında Hindistan'ın Chandrayaan-1 uzay aracıyla yapılan ilk radar ölçümleri, güney kutbunda birkaç yüz milyon ton su bulunduğunu gösterdi. Ancak 2022 yılında gerçekleştirilen 65 büyük kraterin detaylı incelemesi, en fazla buza sahip sekiz kraterin toplamda yalnızca 34 milyon ton su barındırdığını ortaya koydu. Ayrıca, 2024'te krater tabanlarını inceleyen yeni kameralar, yalnızca en soğuk bölgelerin %3,5'inde buz bulunduğunu tespit etti. Bu bulgular, Ay'daki gerçek buz rezervinin daha önce tahmin edilen miktarın 30'da biri kadar olabileceğine işaret ediyor. Eğer bu düşük miktar doğruysa, bir milyon kişilik bir şehir için suyun dayanma süresi de aynı oranda azalacak. Bu durumda, Ay'da büyük ölçekli yerleşimlerin sürdürülebilirliği ciddi şekilde tehlikeye giriyor.</p><h3>Küçük yerleşimler binlerce yıl dayanabilir, büyük şehirler risk altında</h3><p>Bilim insanları, Ay'daki buz rezervlerinin büyüklüğüne ve geri dönüşüm teknolojisinin verimliliğine bağlı olarak, küçük yerleşimlerin binlerce yıl boyunca varlığını sürdürebileceğini belirtiyor. Örneğin, Antarktika'nın kış nüfusuna benzer şekilde 1.000 kişilik bir Ay köyü, mevcut buz rezervleriyle binlerce yıl yaşayabilir. 10.000 kişilik bir yerleşim ise yaklaşık bin yıl boyunca su sıkıntısı yaşamadan varlığını sürdürebilir. Ancak bir milyon kişilik bir şehir için bu süre sadece bir yüzyıla düşüyor. Bu nedenle, bilim insanları Ay'da ilk yerleşimlerin ölçeğinin dikkatli şekilde belirlenmesi ve buz rezervlerinin sıkı şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, buzun 'ilk gelen alır' mantığıyla değil, merkezi bir planlamayla dağıtılması gerektiğinin altını çiziyorlar.</p><h3>Tarım, su tüketiminin en büyük belirleyicisi olacak</h3><p>Ay'da su tüketiminin en büyük kısmını tarım oluşturacak. Dünya Bankası verilerine göre, bir kişinin bir günlük gıdasını yetiştirmek için 2 ila 5 ton su gerekiyor. Bilim insanları, daha verimli tarım yöntemleriyle bu miktarın azaltılabileceğini öngörüyor. Özellikle dikey tarım ve laboratuvar ortamında üretilen et gibi yenilikçi yaklaşımlar, su tüketimini önemli ölçüde düşürebilir. Bir dikey tarım şirketinin çilek yetiştirirken %97 daha az su kullandığı örneği, bu alandaki potansiyeli gösteriyor. Ancak bu teknolojilerin Ay koşullarında uygulanabilirliği henüz net değil. Bilim insanları, suyun sürdürülebilirliği için tarımda radikal yeniliklere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.</p><h3>Daha fazla buz bulmak ve ithalat seçenekleri</h3><p>Ay'daki su sorununu çözmek için dört ana seçenek öne çıkıyor: daha verimli geri dönüşüm, daha az su kullanımı, asteroitlerden su ithalatı ve yeni buz kaynaklarının keşfi. Asteroitlerden su taşımak, yılda 10 milyon ton su ihtiyacı için günde 27 iniş aracı gerektirdiği için pratik görünmüyor. Yörüngedeki nötron dedektörleri ve radarlar, buzun yalnızca yüzeyin birkaç metre altında bulunduğunu gösteriyor. Ancak daha derinlerde ne kadar buz olduğu henüz bilinmiyor. Bilim insanları, bir sondaj deliği açılmadan Ay'daki buz rezervlerinin gerçek büyüklüğünün netleşmeyeceğini vurguluyor. Bu nedenle, Ay'da büyük ölçekli şehir planları yapılırken, buzun yalnızca yüzeydeki birkaç metreyle sınırlı olabileceği gerçeği göz önünde bulundurulmalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ayda-sehir-kurmanin-onund-200_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291548</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gunes-panelleri-icin-yeni-alan-10-metre-derinlikte-bile-enerji-uretildi-291548</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş panelleri için yeni alan! 10 metre derinlikte bile enerji üretildi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Yunnan Üniversitesi ve uluslararası ortaklarının Güney Çin Denizi'nde gerçekleştirdiği su altı güneş paneli denemesi, 33 feet derinlikte yüksek verimlilik oranlarıyla dikkat çekti. Bu çalışma, okyanusların uzak bölgelerinde enerji ihtiyacını karşılamak ve su altı sensörlerini uzun süreli çalıştırmak için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş panelleri için yeni alan! 10 metre derinlikte bile enerji üretildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunnan Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve Çin Bilimler Akademisi ile İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü (EPFL) araştırmacılarının da katıldığı uluslararası bir ekip, su altı güneş paneli teknolojisinde önemli bir başarıya imza attı. Araştırmacılar, Güney Çin Denizi'nde Weizhou Adası açıklarında gerçekleştirdikleri saha denemelerinde, perovskit tabanlı özel güneş hücrelerinin 33 feet (10 metre) derinlikte dahi yüksek enerji verimliliğiyle çalışabildiğini gösterdi. Bu gelişme, okyanusların ulaşılması güç bölgelerinde enerji üretimi ve sürekli veri toplama ihtiyacı için umut verici bir çözüm olarak öne çıkıyor.</p><h3>Yunnan Üniversitesi ekibi: Su altında rekor verimlilik sağlandı</h3><p>Çalışmanın başında yer alan Wen-Hua Zhang ve ekibi, su altı güneş paneli tasarımında geleneksel yaklaşımlardan farklı bir yol izledi. Ekip, güneş ışığının suyun derinliklerinde büyük ölçüde mavi-yeşil dalga boylarına indirgenmesini göz önünde bulundurarak, perovskit kristal yapısını özellikle bu dalga boylarını yakalayacak şekilde ayarladı. Standart güneş panelleri genellikle daha geniş bir spektrumu hedeflerken, Zhang'ın ekibi, panelin verimliliğini derinlikte gerçekten ulaşan ışıkla maksimize etmeye odaklandı. Bu yaklaşım, 33 feet derinlikte yapılan testlerde %34.71 gibi çarpıcı bir enerji dönüşüm oranı elde edilmesini sağladı. Bu oran, aynı panelin tam güneş ışığında ulaştığı %17.08'lik verimliliğin neredeyse iki katı olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, bu başarının sadece daha az ışığın kullanılmasıyla ilgili olmadığını, panelin ışık toplama kabiliyetinin optimize edilmesiyle ilgili olduğunu vurguladı. Ayrıca, panelin 33 feet derinlikte bir watt'lık LED'in yaklaşık 20 dakika boyunca yanmasını sağlayacak kadar enerji üretebildiği belirtildi. Uzmanlar, bu teknolojinin balık çiftlikleri, mercan resiflerinin izlenmesi ve su altı iletişim sistemleri gibi birçok uygulama alanında devrim yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Deniz ortamında dayanıklılık ve sürdürülebilirlik testleri başarıyla geçti</h3><p>Yapılan saha denemelerinde, su altı güneş paneli modülleri alüminyum oksit bariyerler, lastik benzeri sızdırmazlık maddeleri ve cam kapaklarla korunarak deniz suyunun zorlu koşullarına karşı izole edildi. Güney Çin Denizi'nde gerçekleştirilen denemelerde, paneller 6.5, 20 ve 33 feet derinliklerde iki saat süreyle test edildi ve her derinlikte farklı miktarlarda lityum iyon pillerini şarj etmeyi başardı. Özellikle en az ışığın ulaştığı 33 feet derinlikte, 324 milivat-saatlik enerji elde edildi ve bu enerjiyle üniversitenin adını yazan kırmızı harflerden oluşan bir panel aydınlatıldı. Araştırmacılar, panellerin su altında altı ay boyunca çatlamadan dayanabildiğini, tank ortamında ise 200 gün boyunca çevreye zararlı kurşun sızıntısının 1.15 milyar parçadan az düzeyde kaldığını aktardı. Ayrıca, laboratuvar ortamında yapılan dayanıklılık testlerinde, simüle edilmiş deniz suyunda 1.000 saatlik çalışmanın ardından panelin başlangıç verimliliğinin %99.58'ini koruduğu tespit edildi. Bu sonuçlar, su altı güneş paneli teknolojisinin uzun ömürlü ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Wen-Hua Zhang: 'Beklenmedik derecede yüksek enerji üretimi elde ettik'</h3><p>Çalışmanın lideri Wen-Hua Zhang, elde ettikleri bulguların beklentilerinin ötesinde olduğunu vurguladı. Zhang, "Su altı ortamındaki sınırlı güneş foton akışı nedeniyle, 10 metre derinlikte 50-100 mWh civarında bir şarj çıkışı bekliyorduk. Ancak sahadaki veriler 300 mWh'nin üzerinde bir değere ulaştı ve bu bizi gerçekten şaşırttı" dedi. Araştırma ekibi, hücrelerin 16 ile 20 feet derinlikte şarj etmeyi durduracağını öngörürken, 33 feet derinlikte dahi enerji üretiminin sürdüğünü gözlemledi. Zhang, bu başarıda su altı ortamının serinliği ve ultraviyole ışığın neredeyse tamamen yokluğunun önemli rol oynadığını belirtti. Karasal ortamlarda bu tür panellerin ömrü ısı ve UV ışını nedeniyle kısalırken, su altındaki serin ve loş koşulların perovskit hücreler üzerinde dengeleyici bir etki sağladığı ifade edildi. Ayrıca, araştırmacılar panelin 77°F (25°C) ortalama su sıcaklığında %80 verimlilik seviyesine 48.094 saat yani yaklaşık 5,5 yıl sonra ulaşacağını hesapladı. Bu öngörü, su altı güneş paneli teknolojisinin uzun vadeli enerji çözümleri için uygun olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Su altı güneş paneli uygulamalarında yeni dönem başlıyor</h3><p>Su altı güneş paneli teknolojisindeki bu ilerleme, okyanusların uzak bölgelerinde sürekli enerji ihtiyacını karşılamak için yeni bir yol açıyor. Özellikle mercan resiflerinin izlenmesi, balık çiftliklerinin enerji ihtiyacı, su altı robotları, sensörler ve iletişim ekipmanları gibi uygulamalarda bu panellerin kullanılması mümkün görünüyor. Ayrıca, araştırma ekibi, farklı derinliklerde ve deniz ortamlarında panelin performansının izlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Şu ana kadar yapılan en uzun sürekli deneme iki saat ile sınırlı kalsa da, laboratuvar ortamında elde edilen dayanıklılık verileri ve saha testlerinin sonuçları, su altı güneş paneli teknolojisinin denizcilik ve okyanus bilimi alanlarında devrim yaratabileceğine işaret ediyor. Wen-Hua Zhang, "Deniz altı 20-30 metre deniz ortamlarında su altı güneş hücrelerinin güç üretim kapasitesini değerlendirmek için deneylerimiz devam ediyor. Bu derinliklerde de iyi sonuçlar almayı bekliyoruz" diyerek, gelecekte daha derin ve uzun süreli denemelerin planlandığını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/gunes-panelleri-icin-yeni-791_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291547</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ucus-rehberim-ile-bircok-hizmete-tek-uygulamadan-erisilebiliyor-291547</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Uçuş Rehberim" ile birçok hizmete tek uygulamadan erişilebiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından geliştirilen mobil uygulama "Uçuş Rehberim" ile yolcuların uçuş takibinden havalimanı içi navigasyona kadar birçok hizmete tek uygulamadan erişebildiklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Uçuş Rehberim" ile birçok hizmete tek uygulamadan erişilebiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, söz konusu uygulamaya ilişkin bilgi verdi.</p><p>Kamuoyuna Ekim 2020'de tanıtılan Uçuş Rehberim'in iOS ve Android işletim sistemlerinde hizmet verdiğini belirten Uraloğlu, uygulamanın yolcuların seyahat ve iletişim ihtiyaçlarını dijital ortamda tek noktadan karşılamayı amaçladığını kaydetti.</p><p><b>UÇUŞLAR ANLIK OLARAK TAKİP EDİLEBİLİYOR</b></p><p>Yolcuların seyahatleri başlamadan uçuşlarına ilişkin bilgilere cep telefonlarından erişebildiklerine işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Uçuş Rehberim mobil uygulamasıyla yolcular, uçuş takibinden havalimanı içi navigasyona, ücretsiz internet hizmetinden araç konumunun kaydedilmesine kadar birçok hizmete tek uygulamadan erişebiliyor. Uygulamayla uçuş takip özelliği ve anlık bildirimlerle yolcularımız uçuşlarına ilişkin bilgilere kolaylıkla ulaşabiliyor. Canlı uçuş takip sistemi sayesinde Türkiye hava sahasındaki iç hat, dış hat ve transit uçuşlar da harita üzerinden anlık olarak izlenebiliyor."</p><p>Uraloğlu, Uçuş Rehberim'in bugüne kadar 623 binden fazla kez indirildiğine dikkati çekerek, uygulamayla uçuş bilgilerinin yanı sıra havalimanında yolculuğu kolaylaştıran hizmetlerin de kullanıcıların erişimine sunulduğunu belirtti.</p><p>"Aracım Nerede?" ile park yeri cep telefonunda</p><p>52 havalimanının kat planları baz alınarak hazırlanan interaktif haritalarla yolculara havalimanı içinde navigasyon imkanı sağlandığını da bildiren Uraloğlu, "52 havalimanımızın interaktif haritalarıyla yolcularımız bulundukları noktadan uçuş kapılarına kadar rota oluşturabiliyor. Yolcularımız 'Kapıya Git' özelliğiyle uçuş kapısının konumunu kat planları üzerinden görebiliyor, bulunduğu noktadan kapıya kadar rota oluşturabiliyor. Böylece havalimanı içinde gitmek istedikleri noktaya uygulama üzerinden kolaylıkla ulaşabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Uraloğlu, Uçuş Rehberim'in otopark kullanımını kolaylaştıran özellikler de sunduğuna işaret ederek, havalimanına aracıyla gelen yolcuların 'Aracım Nerede?' hizmetiyle araçlarının konumunu fotoğrafıyla kaydedebildiklerini ve dönüşlerinde araçlarını bıraktıkları noktaya kolaylıkla ulaşabildiklerini vurguladı.</p><p>Uraloğlu, uygulama üzerinden havalimanlarına ilişkin ulaşım bilgilerinin de görüntülenebildiğini belirtti.</p><p>Uçuş Rehberim kullanıcılarına ücretsiz internet hizmeti de sunduklarını belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"DHMİ tarafından işletilen havalimanlarımızda uygulama kullanıcılarımıza aylık 2 gigabayt ücretsiz Wi-Fi imkanı sağlıyoruz. Yolcularımız bu hizmetten havalimanlarımızın iç ve dış hatlar, gelen ve giden yolcu alanları ile kara ve hava tarafındaki bölümlerinde yararlanabiliyor. Yolcularımız 'Çek-Gönder' hizmeti aracılığıyla havalimanlarına ilişkin görüş ve önerilerini hızlı şekilde DHMİ'ye iletebiliyor, memnuniyet anketleri üzerinden de geri bildirimde bulunabiliyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ucus-rehberim-ile-bircok--313_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291546</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/siber-suclarla-mucadele-operasyonlarinda-76-supheli-tutuklandi-291546</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siber suçlarla mücadele operasyonlarında 76 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 21 ilde düzenlenen operasyonlarda 150 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 76'sının tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siber suçlarla mücadele operasyonlarında 76 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, il emniyet müdürlüklerinin siber suçlarla mücadele şube müdürlüklerince çalışma yürütüldü.</p><p>Bu kapsamda, "nitelikli dolandırıcılık", "yasa dışı bahis", "çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi" ile "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik 21 ilde son 5 günde operasyonlar düzenlendi.</p><p>Operasyonlarda 150 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 76'sı çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 17'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri sürüyor.</p><p>Şüphelilerin, çocuklara ait müstehcen görüntüleri barındırdıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerindeki para nakline aracılık ettikleri ve yasa dışı bahis sitelerinin reklamını yaptıkları tespit edildi.</p><p>Ayrıca söz konusu kişilerin, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, sosyal medya platformlarında "ürün bedeli" ve "yatırım ortaklığı" gibi temaları kullanarak dolandırıcılık yaptıkları belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/siber-suclarla-mucadele-o-288_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291545</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-suc-orgutleri-burada-suc-isleyip-yurt-disina-kactiklarinda-peslerini-birakaca-291545</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Suç örgütleri burada suç işleyip yurt dışına kaçtıklarında peşlerini bırakacağımızı zannetmesinler]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Organize suç örgütleri burada suç işleyip yurt dışına kaçtıklarında peşlerini bırakacağımızı zannetmesinler. Onları yurt dışında da takip ediyoruz. Yurt dışında da yakalayıp onları adalete teslim ediyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi: Suç örgütleri burada suç işleyip yurt dışına kaçtıklarında peşlerini bırakacağımızı zannetmesinler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programı kapsamında Amasya'ya gelen Çiftçi, Amasya Valisi Önder Bakan'ı ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığı'nda basın toplantısı yaptı.</p><p>İçişleri Bakanlığının Türkiye'nin huzuruna katkı vermek amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Çiftçi, "Biz İçişleri Bakanlığıyız. Toplam 682 bin personelimizle 'Türkiye Yüzyılı'nda huzurun yüzyılını inşa etmek üzere emniyet teşkilatımızla, jandarma teşkilatımızla, sahil güvenlik teşkilatımızla, Göç İdaresi Başkanlığımızla, AFAD teşkilatımızla, valiliklerimizle, kaymakamlıklarımızla yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Mümkün mertebe tüm personelimizle Türkiye'nin huzuruna katkı vermeye çalışıyoruz." diye konuştu.</p><p>Yeni eğitim öğretim yılının başladığını belirten Çiftçi, öğrencilere, öğretmenlere, velilere, Milli Eğitim teşkilatına ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.</p><p>Asayiş suçlarına ilişkin verileri paylaşan Çiftçi, 2026'nın 8 aylık döneminde kişilere karşı işlenen 8 önemli suç başlığında 267 bin olay meydana geldiğine işaret etti.</p><p>Beş yılın ortalamasıyla karşılaştırdıklarında yüzde 14'lük bir düşüş olduğunu gördüklerini anlatan Çiftçi, "Önceki bu 5 yıllık ortalama 309 bin civarında. Bu sene 267 bin, Türkiye'de kişilere karşı en önemli 8 suç başlığından bahsediyorum. Suç işlenmiş. Bu sene yüzde 14'lük bir düşüşe şahit oluyoruz. Bu bizim açımızdan sevindirici bir oran." ifadelerini kullandı.</p><p>Mal varlığına karşı işlenen suçlarda da düşüş yaşandığını aktaran Çiftçi, yine 8 ay 10 günlük zamanda 2021-2025 yılları ortalamasında 196 bin 500 olan olay sayısının bu yıl 136 bin 600'e gerilediğini, bunun yüzde 30,5'lik düşüşe karşılık geldiğini bildirdi.</p><p>Hapis cezası bulunan firarilerin yakalanmasına büyük önem verdiklerini dile getiren Çiftçi, günlük ortalama yakalanan kişi sayısının 2024'te 569, 2025'te 562, 2026'da ise 599 olduğunu söyledi.</p><p>Motosiklet kullanılarak gerçekleştirilen silahlı saldırılara da değinen Çiftçi, şöyle konuştu:</p><p>"Bu da toplumumuzu son derece rahatsız eden bir durumdu. Geçen sene 2025 yılında aynı dönemde 193 olay meydana gelmiş. Motosikletle gidiyor, iş yerini kurşunluyor, evi kurşunluyor, aracı kurşunluyor. Bu sene 2026 yılının aynı döneminde meydana gelen olay sayısı sadece 65. Yani bunda da yüzde 66'lık bir azalma olduğunu görüyoruz."</p><p>Organize suç örgütleriyle mücadele</p><p>Yeni nesil organize suç örgütleri, suç çeteleri ve "şehir eşkıyaları" olarak nitelendirdikleri yapılarla mücadeleye öncelik verdiklerini vurgulayan Çiftçi, göreve geldiği tarihten bu yana 562 organize suç örgütüne yönelik 1592 operasyon gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p>Bakan Çiftçi, ülke genelinde düzenlenen son operasyonlara ilişkin de bir günde yaklaşık 3 bin 500 kişi hakkında işlem yapıldığını ifade ederek, operasyonların hem okulların güvenliğini sağlamaya hem de organize suç örgütlerini çökertmeye yönelik olduğuna işaret etti.</p><p>"Bunlara hiçbir zaman hiçbir yerde alan bırakmamakta kararlıyız"</p><p>Operasyonların devam edeceğini belirten Çiftçi, "Bundan sonra da operasyonlarımız aynı kararlılıkla devam edecek. Bu organize suç örgütlerinden, üyelerinden, liderlerinden bazıları yakalanacaklarını anlayınca yurt dışına kaçıyorlar. İçişleri Bakanlığı olarak bunların yurt dışında da izlerini sürüyoruz." dedi.</p><p>Gürcistan'a yaptığı ziyaretlerin ardından Gürcistan'ın bu yıl Türkiye'ye 438 kişiyi iade ettiğini söyleyen Çiftçi, yurt dışına kaçan organize suç örgütü üyelerinin de takip edildiğini söyledi.</p><p>Bakan Çiftçi, "Yani organize suç örgütleri burada suç işleyip yurt dışına kaçtıklarında peşlerini bırakacağımızı zannetmesinler. Onları yurt dışında da takip ediyoruz. Yurt dışında da yakalayıp onları adalete teslim ediyoruz. Önümüzdeki günlerde Yunanistan'a, Almanya'ya, İtalya'ya da bu organize suç örgütlerinin üyeleri ve liderlerinin iade edilmesiyle ilgili ziyaretlerimi devam ettireceğim. Bunlara hiçbir zaman hiçbir yerde alan bırakmamakta kararlıyız." diye konuştu.</p><p>Türkiye'de suç işledikten sonra yurt dışına kaçan kişilere ilişkin de Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>"Bu sene 8 aylık dönemde yurdumuzda Türkiye'de suç işleyip de yurt dışına kaçan 684 kişiyi ülkemize iade edilmesini sağladık. Bunlar Türkiye'de suç işlemiş ve değişik ülkelere kaçmışlardı. Haklarında kırmızı bülten veya difüzyon çıkardık ve bunların da ülkemize iadesini sağladık. Bu 684 kişinin 167'si organize suç örgütü lideri veya üyesiydi."</p><p>Çiftçi, organize suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizerek, "Bunları dünyanın neresine giderlerse gitsinler, mutlaka bulup, yakalayıp, adaletin önüne çıkaracağız. Bunları çökertmek, kendilerine faaliyet alanı bırakmamakta hem İçişleri Bakanlığı olarak hem de Adalet Bakanlığı olarak yine kararlı bir mücadeleyi yürüttüğümüzü sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum." dedi.</p><p><b>SİBER SUÇLARLA MÜCADELE</b></p><p>Siber suçlarla mücadeleye de değinen Çiftçi, "Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız bünyesinde, attığımız siber devriyeler neticesinde bu sene içinde toplamda 184 bin suç unsuru tespit ettik. Biz hem sokakta devriye atıyoruz hem de siber alemde devriye atıyoruz. Yeşil vatan diyoruz, mavi vatan diyoruz gök vatan diyoruz. Siber vatanda da huzuru ve asayişi sağlamakta görevli bir teşkilat olarak buradaki çalışmalarımızı da 7 gün 24 saat kesintisiz sürdürüyoruz." diye konuştu.</p><p>Siber devriyeler kapsamında yapılan işlemlere ilişkin Çiftçi, "Attığımız bu devriyelerin neticesinde 40 bin tane web sayfasını kapattık. Yine 73 bin sosyal medya hesabına erişim engeli getirdik. 62 bin 500 yasa dışı bahis sitesini kapattık." ifadelerini kullandı.</p><p>Siber ortamda işlenen suçların gerçek kişileri mağdur ettiğini vurgulayan Çiftçi, "Siber alemde her ne kadar suçlar siber alemde işlense de bunların mağduru gerçek insanlar. Suç gerçek, mağdur gerçek. Siber alemde işlenmesi bizim açımızdan değiştirmiyor. İçişleri Bakanlığı suç nerede işlenirse işlensin, suç ve suçlularla kararlı bir şekilde mücadele etmeye bundan sonra da devam edecek." dedi.</p><p>Bakan Çiftçi, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Amasya'daki programında teşkilat mensupları, vatandaşlar, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geleceklerini belirtti.</p><p>Basın toplantısında, AK Parti Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez, Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, MKYK Üyesi Abdulkadir Develi ve AK Parti Amasya İl Başkanı Galip Uzun da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/bakan-ciftci-suc-orgutler-505_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291544</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/emeklilik-beyni-nasil-etkiliyor-291544</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emeklilik beyni nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Emeklilik döneminde beyin sağlığını korumak isteyenler için Dr. Norman Swan önemli uyarılar yaptı. Uzman, emeklilik sonrası bilişsel gerilemenin hızlandığına dikkat çekerek, beyni aktif tutmanın yollarını anlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emeklilik beyni nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilik sürecinde beyin sağlığını korumak isteyenler için Dr. Norman Swan'dan dikkat çekici açıklamalar geldi. Uzman, iş hayatının sona ermesiyle birlikte bilişsel gerilemenin hızlanabileceğine işaret etti. Swan, özellikle emeklilik sonrası dönemde, günlük rutinin yerini beyni zorlayan yeni aktivitelerin almasının önemine vurgu yaptı. Beyin sağlığını korumak için yalnızca çalışmak değil, aynı zamanda yeni hobiler edinmek, gönüllü faaliyetlerde bulunmak ve karmaşık beceriler üzerinde çalışmak gerektiğini belirtti.</p><h3>Dr. Norman Swan: 'Beyin yeni görevlerle güçlenir'</h3><p>Dr. Norman Swan, insanların emeklilik sonrası boş vakitlerini yalnızca televizyon izleyerek geçirmesinin, ani bir aktivite azalmasına yol açtığını söyledi. Uzman, beyin sağlığını desteklemek için yeni görevler ve farklı aktivitelerin şart olduğunu ifade etti. Swan'a göre, yaş ilerledikçe beyin hâlâ yeni zorluklara ve düşünsel uyarıcılara ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, emeklilikte pasif bir yaşam tarzı yerine, zihni zorlayan uğraşlar ve sosyal etkileşimler ön plana çıkmalı. Ayrıca, kişinin alışık olmadığı alanlarda yeni şeyler öğrenmesi, bilişsel fonksiyonların korunmasına büyük katkı sağlıyor.</p><h3>Beslenme ve egzersiz beyin sağlığını destekliyor</h3><p>Dr. Norman Swan, beyin sağlığını korumak için her yaşta harekete geçilebileceğini belirtti. Uzman, düzenli fiziksel egzersizin ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. Özellikle bol sebze, yeşillik, meyve ve fermente gıdaların tüketilmesi, kırmızı etin ise ölçülü alınması gerektiğini vurguladı. Swan, ayrıca stresli olaylara takılıp kalmamanın ve sorunlara çözüm aramanın da beyin sağlığını olumlu etkilediğini söyledi. Sonuç olarak, emeklilikte beyin sağlığını korumak için aktif bir yaşam tarzı ve sağlıklı alışkanlıklar ön planda tutulmalı.</p><p>Emeklilik sonrası dönemde beyin sağlığını korumak, yalnızca bireysel refah için değil, yaşam kalitesinin sürdürülebilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Dr. Norman Swan'ın önerileri, bu süreçte yol gösterici nitelikte.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/emeklilik-beyni-nasil-etk-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291543</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/inme-40-yas-altindaki-insanlarda-neden-daha-sik-goruluyor-291543</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnme 40 yaş altındaki insanlarda neden daha sık görülüyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Valentina Baydina, büyük şehirlerde yaşayan 40 yaş altındaki gençlerde inme vakalarının hızla arttığını açıkladı. Baydina, hipertansiyonun genç yaşlarda görülmesinin felç riskini yükselttiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnme 40 yaş altındaki insanlarda neden daha sık görülüyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Valentina Baydina, büyük şehirlerde 40 yaş altındaki gençlerde inme vakalarının hızla arttığına dikkat çekti. Baydina, özellikle son yıllarda hipertansiyonun gençlerde daha sık görülmesinin, inme riskini önemli ölçüde yükselttiğini belirtti. Eskiden yüksek tansiyon şikâyetiyle genellikle 40 yaş üstü hastalar başvururken, şimdi 20'li yaşlardaki gençlerde de bu sorun ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu eğilimin şehir yaşamının getirdiği yoğun tempo ve sürekli stres ile doğrudan ilişkili olduğunu ifade ediyor.</p><h3>Baydina: 'Büyük şehirlerde gençler risk altında'</h3><p>Baydina, büyük şehirlerde yaşayan gençlerin, hızlı yaşam temposu ve sürekli aceleyle hareket etmenin getirdiği kronik stres nedeniyle sağlıklarını ihmal ettiğini söyledi. Gençler, iş ve sosyal hayatın baskısı altında düzenli sağlık kontrollerine zaman ayıramıyor. Psikolojik ve duygusal stresin yanı sıra sigara kullanımı ve tansiyonun kontrolsüz kalması, erken yaşta inme riskini daha da artırıyor. Baydina, bu faktörlerin birleşmesiyle gençlerde damar sağlığının ciddi şekilde tehdit altında olduğunu vurguladı.</p><h3>Hipertansiyonun erken teşhisi felç riskini azaltıyor</h3><p>Uzmanlar, hipertansiyonun erken yaşlarda fark edilmesinin ve düzenli kontrol altında tutulmasının, inme riskini önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan gençlerin, sağlıklarını ihmal etmemeleri ve düzenli olarak tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulunuluyor. Baydina, gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesinin, hem hipertansiyon hem de inme riskini düşürdüğünü ifade etti. Sonuç olarak, genç yaşta ortaya çıkan hipertansiyonun ciddiye alınması ve erken müdahale edilmesi, ileride yaşanabilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/inme-40-yas-altindaki-ins-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291542</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gozlerinizi-actiniz-ama-vucudunuz-hareket-etmiyor-uyku-bilimciler-sebebini-acikladi-291542</link>
      <pubDate>2026-09-15T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gözlerinizi açtınız ama vücudunuz hareket etmiyor!  Uyku bilimciler sebebini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku felci, kişinin uyanık olduğu halde hareket edememesiyle ortaya çıkan bir uyku bozukluğu olarak dikkat çekiyor. Uzman uyku bilimci Sofia Cherkasova, bu rahatsızlığın nedenlerini ve alınabilecek önlemleri açıkladı. Uyku felci, özellikle düzensiz uyku ve stresle ilişkilendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gözlerinizi açtınız ama vücudunuz hareket etmiyor!  Uyku bilimciler sebebini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece uykusundan uyanan bazı kişiler, kısa bir süreliğine hareket edemediğini ya da konuşamadığını fark ediyor. Uyku bilimci Sofia Cherkasova, bu durumu 'uyku felci' olarak tanımlıyor ve nedenlerini detaylı biçimde açıklıyor. Cherkasova'ya göre, bu rahatsızlık genellikle beynin uyanma süreci ile kasların tekrar hareket kabiliyeti kazanması arasındaki dengesizlikten kaynaklanıyor. Özellikle hızlı göz hareketleriyle geçen uyku evresinde, kaslar geçici olarak devre dışı kalıyor. Bazen bilinç, kaslar tekrar harekete geçmeden önce uyanıyor ve kişi çevresinin farkında olduğu halde vücudunu hareket ettiremiyor.</p><h3>Sofia Cherkasova: 'Uyku felci sırasında korku ve halüsinasyon görülebilir'</h3><p>Uzmanlar, uyku felci sırasında beyin ile vücut arasındaki bağlantının henüz tam olarak sağlanamadığını belirtiyor. Bu süreçte, kişi gerçek ortamda olduğunu bilse de, rüyadan bazı unsurlar devam edebiliyor. Sofia Cherkasova, bu nedenle uyku felci yaşayanların sıklıkla göğüslerinde baskı hissi, odada birinin varlığı ya da alışılmadık sesler duyduklarını düşündüğünü ifade ediyor. Yoğun korku ve kaygı yaşanmasına rağmen, Cherkasova uyku felcinin fiziksel bir tehlike oluşturmadığının altını çiziyor. Ancak bu deneyim, özellikle ilk kez karşılaşanlarda ciddi bir panik yaratabiliyor.</p><h3>Kronik uyku eksikliği ve stres uyku felci riskini artırıyor</h3><p>Uyku felci riskini yükselten başlıca faktörler arasında düzensiz uyku, kronik yorgunluk, stres, saat dilimi değişiklikleriyle yapılan uzun uçuşlar ve sırt üstü yatma alışkanlığı yer alıyor. Cherkasova, bu tür bir rahatsızlığın genellikle ciddi bir hastalığın işareti olmadığını, çoğunlukla sinir sisteminin aşırı yorulmasına bağlı geliştiğini vurguluyor. Uyku felcinin önlenmesi için düzenli bir uyku rutini oluşturmak, gece yatmadan önce elektronik cihaz kullanımını azaltmak ve stresle başa çıkmayı öğrenmek büyük önem taşıyor. Ayrıca, uyku felci yaşandığında panik yapmadan, derin nefes alıp küçük kas gruplarını yavaşça hareket ettirmek vücut üzerindeki kontrolün daha hızlı geri kazanılmasına yardımcı olabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Cherkasova'nın önerileriyle uyku felciyle karşılaşanların bu durumu daha kolay atlatması mümkün olabilir. Uyku hijyenine dikkat etmek ve stres yönetimi uygulamak, hem uyku felci riskini azaltıyor hem de genel uyku kalitesini artırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/gozlerinizi-actiniz-ama-v-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291541</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-yeni-teknik-direktorunu-buldu-291541</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor yeni teknik direktörünü buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'da teknik direktörlük koltuğu için Thomas Reis dönemi başlıyor. Bordo-mavililer, Alman çalıştırıcıyla prensip anlaşmasına varırken, Reis'in bugün Trabzon'a gelmesi bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor yeni teknik direktörünü buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Tekke ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör arayışına hız veren Trabzonspor, yeni teknik direktörünü belirledi.</p><p>Bordo-mavililer, daha önce Samsunspor'da da görev yapan Alman teknik direktör Thomas Reis ile anlaşmaya vardı.</p><p>TRT'nin haberine göre kariyerine Bulgaristan ekibi Ludogorets'te devam eden 52 yaşındaki çalıştırıcının bugün Trabzon'a gelmesi bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/thomas-1509202631f7bc9a.jpg"/><p>Reis, 2024-2026 yılları arasında Samsunspor'u çalıştırmış ve Türkiye'de görev yapmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/trabzonspor-yeni-teknik-d-391_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291540</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaretin-kodlari-turkmedya-zirvesinde-konusuldu-yeni-rota-yapay-zeka-291540</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaretin kodları TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu: Yeni rota yapay zeka]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda düzenlenen "Ticaretin Yeni Dönemi – Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlıklı oturum gerçekleştirildi. Oturumda söz alan konuşmacılar yapay zekanın e-ticarete olan etkilerini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaretin kodları TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu: Yeni rota yapay zeka]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın teşrifleriyle gerçekleşen zirve, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Kuleleri Konferans Salonu'nda e-ticaret ve perakende sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi.</p><p>Ticaretin yeni döneminin ve yapay zekâ çağında büyümenin yeni kodlarının ele alındığı zirvede; yeni nesil e-ticaret ve perakende ekosistemi, değişen tüketici alışkanlıkları, dijitalleşmenin sektöre etkileri ve geleceğin ticaret modelleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5589-150920266eb401df.jpg"/><p>LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda düzenlenen "Ticaretin Yeni Dönemi &#8211; Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlıklı oturumda, yapay zekânın ticaret ve perakende sektörlerinde yarattığı dönüşüm, yeni büyüme modelleri ve sektörün geleceğine yön verecek gelişmeler ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/meltem-15092026d346ef04.jpg"/><i>LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Meltem Yanovalı Kalkan</i><p><b>"VERİYİ TAM OLARAK HER ŞEYİN MERKEZİNE KOYMUŞ DURUMDAYIZ"</b></p><p lang="tr" id="id__tomoex0s6n" data-testid="tweetText">LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Meltem Yanovalı Kalkan, "Yapay Zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler, kurumların iç uygulama ve sistemlerinde buna ayak uydurabilmesi için içerideki altyapı mimarisini gerektiriyordu. Bu nedenle veriyi tam olarak her şeyin merkezine koymuş durumdayız" ifadelerini kullandı.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Meltem Yanovalı Kalkan: Yapay Zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler, kurumların iç uygulama ve sistemlerinde buna ayak uydurabilmesi için içerideki altyapı mimarisini gerektiriyordu. Bu nedenle veriyi tam olarak her şeyin merkezine koymuş... <a href="https://t.co/BgSQCKaRSz">pic.twitter.com/BgSQCKaRSz</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099822665204703644?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5554-15092026d605e8ec.jpg"/><i>Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz</i><p><b>"KANAL YAPILARIMIZI GÜÇLENDİRİP MODERNİZE ETTİK"</b></p><p lang="tr" id="id__8kcq66nbou5" data-testid="tweetText">Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz, "Paycell olarak 2026 yılının ilk yarısında kanal yapılarımızı güçlendirip modernize ettik" dedi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz: Paycell olarak 2026 yılının ilk yarısını kanal yapılarımızı güçlendirip modernize ettik ve bu alandaki regülasyonların şekil değiştirdiğini görünce oraya uyumlanmayla geçirdik. Yılın kalan ikinci yarısında ve sonraki yıllarda bu alana... <a href="https://t.co/FF4MvIG3CO">pic.twitter.com/FF4MvIG3CO</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099831071009370507?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Dolaz, "Bu alandaki regülasyonların şekil değiştirdiğini görünce oraya uyumlanmayla geçirdik. Yılın kalan ikinci yarısında ve sonraki yıllarda bu alana odaklanmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ahmetgle-150920262147c01f.jpg"/><i>Avansas Genel Müdürü Ahmet Güleç</i><p><b>"YAPAY ZEKA, E-TİCARET İÇİN YENİ DEĞİL"</b></p><p lang="tr" id="id__4q4m45oo5t7" data-testid="tweetText" class="">Avansas Genel Müdürü Ahmet Güleç, "Yapay zeka, e-ticaret için yeni değil. 15 yıldır neredeyse bütün e-ticaret sitelerinde görsel içerik üretimi, müşteri hizmetleri yönetimi ve finansal analizler gibi pek çok alanda kullanılıyordu ama bu sene çok yaygınlaştığını söyleyebilirim" ifadelerine yer verdi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">Avansas Genel Müdürü Ahmet Güleç: Yapay Zeka, e-ticaret için yeni değil. 15 yıldır neredeyse bütün e-ticaret sitelerinde görsel içerik üretimi, müşteri hizmetleri yönetimi ve finansal analizler gibi pek çok alanda kullanılıyordu ama bu sene çok yaygınlaştığını söyleyebilirim. <a href="https://t.co/0ChwW7WVOR">pic.twitter.com/0ChwW7WVOR</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099829204674089052?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/balksz1-1509202673dff3d7.jpg"/><i>ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çevikoğlu</i><p><b>"YAPAY ZEKA MÜŞTERİLERİN DENEYİMLERİNE DE FARKLILIK GETİRİYOR"</b></p><p>ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çevikoğlu, "Biz platformlar tarafında Yapay Zeka'yı daha çok kullanıyoruz ama müşteriler de kullanmaya başladı. Bu onların deneyimlerinde de farklılıklar getiriyor" şeklinde konuştu.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çevikoğlu (<a href="https://x.com/hkncevikoglu?ref_src=twsrc%5Etfw">@hkncevikoglu</a>): Biz platformlar tarafında Yapay Zeka'yı daha çok kullanıyoruz ama müşteriler de kullanmaya başladı. Bu onların deneyimlerinde de farklılıklar getiriyor. <a href="https://t.co/Gk28jnZbxU">pic.twitter.com/Gk28jnZbxU</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099834192771133441?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Çevikoğlu, "Bizim sektör olarak son birkaç yılımız aslında yönetmeliklerle geçti. Bu yönetmeliklerdeki temel amaç tüketicinin korunmasıdır. Yapay zeka o kadar gelişti ki bazen gerçek kişi ile yapay zeka ile yaratılmış bir karakteri ayırt edemez duruma geldik. Bu gibi durumlarda yapılan işin yapay zeka ile yapıldığının belirtilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-icra-kurulu-baskani-murat-cicek-yeni-donemi-isaret-etti-turkiyenin-buyuk-potansiyeli-var-291528" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-icra-kurulu-bas-808_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek yeni dönemi işaret etti: Türkiye'nin büyük potansiyeli var</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-halkbank-genel-muduru-ozdil-e-ticaretin-finansal--291530" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-431_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkmedya-zirvesinde-duyurdu-fahis-fiyata-yeni-onlem-yolda-291531" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abnin-ithalat-duzenlemesi-745_2-41.jpg"/></div><h3>Bakan Bolat, TürkMedya Zirvesi'nde duyurdu: Fahiş fiyata yeni önlem yolda</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-ve-finans-dunyasi-turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesinde-bulustu-291553" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaret-ve-finans-dunyasi-741_2-41.jpg"/></div><h3>Ticaret ve finans dünyası TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde buluştu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaretin-kodlari-turkmed-199_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291539</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/emmy-awards-2026widows-bay-dominates-emmys-with-record-14-wins-291539</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emmy Awards 2026:‘Widow's Bay' dominates Emmys with record 14 wins]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Matthew Rhys made Emmy history by winning Outstanding Lead Actor in two different categories, as Widow's Bay set a new record with 14 awards.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emmy Awards 2026:‘Widow's Bay' dominates Emmys with record 14 wins]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>TV series "Widow's Bay" made Emmy history Monday, winning a record 14 awards, the most ever won by a comedy series in a single season, including Outstanding Comedy Series at the 78th Emmy Awards.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/emmy3-15092026064dd6c7.jpg"/><p>The Apple TV series is set in the fictional US New England island town of Widow's Bay, where the mayor resolves to turn it into the next tourist hot spot despite local warnings that it's afflicted with a centuries-old curse that brings supernatural evils upon the island.</p><p>The six wins added to the eight Emmys the series had received before the televised ceremony, bringing its total to 14 awards.</p><p>The series received 19 nominations for its debut season, the third-most of any series this year, and secured multiple nominations in some categories, including editing and supporting actress in a comedy.</p><p>In addition to winning Outstanding Comedy Series, Widow's Bay also took home golden statuettes for Outstanding Writing for a Comedy Series, Outstanding Directing for a Comedy Series, Outstanding Supporting Actor in a Comedy Series (Stephen Root), Outstanding Supporting Actress in a Comedy Series (Kate O'Flynn) and Outstanding Lead Actor in a Comedy Series (Matthew Rhys).</p><p><b>Rhys wins 2 categories</b></p><p>Rhys made Emmy Awards history at the 2026 Emmy Awards, becoming the first actor to win the Outstanding Lead Actor award in two different categories.</p><p>In addition to taking home the Emmy for Outstanding Lead Actor in a Comedy Series for Widow's Bay, where Rhys plays the town's mayor, he also took home the golden statuette for Outstanding Lead Actor in a Limited or Anthology Series or Movie for The Beast in Me.</p><p>The Netflix psychological crime thriller miniseries follows a famous author who is pulled into a twisted mind game after beginning to write a book about her new rich and powerful next-door-neighbor, played by Rhys, who allegedly murdered his wife.</p><p>During his acceptance speech, Rhys thanked his family for his success.</p><p>"Obviously, my parents, they just kicked me onto the stage from a very early age. My sister, who's here tonight ... turns out, she was the brains of the outfit all along."</p><p><b>Other winners</b></p><p>Spoiling the clean sweep of the comedy categories was Jean Smart, who won the Emmy for Outstanding Lead Actress in a Comedy Series for HBO Max's series Hacks.</p><p>Hacks is a dark comedy drama that follows a stand-up comedian, played by Smart, who navigates the contemporary comedy industry with her comedy writer after mistaken news reports of her death.</p><p>In the drama categories, The Pitt scored two big wins, including the Emmy for Outstanding Drama Series and Outstanding Lead Actor in a Drama Series (Noah Wyle).</p><p>In the HBO Max series, Wyle plays a senior attending physician at a fictional Trauma Medical Center in Pittsburgh, Pennsylvania who suffers from post-traumatic stress disorder (PTSD) after the COVID-19 pandemic.</p><p>Rhea Seehorn won the Emmy for Outstanding Lead Actress in a Drama Series for Apple TV's Pluribus. The post-apocalyptic science fiction series follows a miserable novelist, played by Seehorn, who finds herself isolated after an alien virus transforms the rest of humanity into a peaceful hive mind, in which she must save the world from happiness.</p><p><b>Pluribus</b> also received the Emmy for Outstanding Writing for a Drama Series.</p><p>Tom Pelphrey took home the Emmy for Outstanding Supporting Actor in a Drama Series for HBO's Task.</p><p>The crime drama is set in the working-class suburbs of Philadelphia, Pennsylvania, where an FBI agent heads a Task Force to put an ending to a string of violent robberies of drug houses. Pelphrey plays a garbage collector who robs the trap houses operated by drug gangs.</p><p><b>Janney wins for The Diplomat</b></p><p>Allison Janney claimed the Emmy for Outstanding Supporting Actress in a Drama Series for Netflix's The Diplomat.</p><p>The political thriller is about a veteran US diplomat who is unexpectedly appointed as the ambassador to the United Kingdom amid an emerging international crisis. Janney plays the vice president of the United States who eventually becomes the president.</p><p><b>Slow Horses </b>won the Emmy for Outstanding Directing for a Drama Series. The Apple TV spy drama follows a dysfunctional team of MI-5 agents as they navigate the espionage world's smoke and mirrors to defend England from sinister forces.</p><p><b>DTF-St. Louis</b> took home the Emmy for Outstanding Limited or Anthology Series. The HBO dark comedy miniseries is about a love triangle between three adults experiencing mid-life crises, which leads to one of them ending up dead and detectives discovering that the crime is connected to a dating app.</p><p><b>Sally Field </b>won the Emmy for Outstanding Actress in a Limited or Anthology Series or Movie for Remarkably Bright Creatures. The Netflix drama film, based on the book, follows a widow, played by Field, who bonds with an octopus and an adrift musician while working as a night janitor at an aquarium.</p><p><b>The Traitors received the Emmy for Outstanding Reality Competition Program and The Late Show with Stephen Colbert won the Emmy for Outstanding Variety Series.</b></p><p>Actor Michael J. Fox was honored with the Bob Hope Humanitarian Award for his advocacy work and for raising more than $3 billion for Parkinson's Disease research and awareness.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/emmy-awards-2026widows-ba-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291538</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-beyinde-gecmis-goruntu-ile-yeni-karar-arasindaki-baglantiyi-buldu-291538</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları beyinde geçmiş görüntü ile yeni karar arasındaki bağlantıyı buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde yapılan araştırmada, farelerin karar mekanizmasında görsel deneyimlerin önemli bir rol oynadığı ortaya çıktı. Bilim insanları, pulvinar adı verilen beyin bölgesinin, yeni ve önceki görsel uyarıcılar arasındaki farkları frontal kortekse ilettiğini tespit etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları beyinde geçmiş görüntü ile yeni karar arasındaki bağlantıyı buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları, farelerin karar verme süreçlerinde görsel deneyimlerin etkisini ortaya koyan dikkat çekici bir çalışma gerçekleştirdi. ABD'nin önde gelen bilim merkezlerinden MIT'de yürütülen deneyde, 24 fareye ekranda hareket eden noktalar gösterildi ve bu noktaların hareket yönünü belirlemeleri istendi. Deneyin amacı, farelerin yeni bir görsel uyarıcıyı, kısa süre önce yaşadıkları görsel deneyimle nasıl ilişkilendirdiğini anlamaktı. Bilim insanları, doğru seçim yapan farelere su verirken, yanlış yanıt verenlere gürültü ve ekranda bir patlama ile karşılık verdi. Böylece, görsel deneyim ve karar mekanizması arasındaki bağlantılar detaylı şekilde incelendi.</p><h3>MIT araştırmacıları: Pulvinar bölgesi karar sürecinde kilit rol oynuyor</h3><p>Deneylerde, ekranda hareket eden noktaların oranı değiştirilerek görevlerin zorluk seviyesi ayarlandı. Kolay ve zor görevler arasında geçiş yapılırken, farelerin davranışlarının önceki deneyimlerine göre şekillendiği gözlendi. Eğer bir fare kısa süre önce doğru bir yanıt vermişse ve yeni görsel uyarıcı öncekiyle benzerlik gösteriyorsa, genellikle aynı kararı tekrarladı. Ancak, ardışık görüntüler belirgin şekilde farklı olduğunda, farelerin yanıtlarını değiştirme eğilimi arttı. Özellikle hata yapıldığında, bu davranışta ters bir örüntü izlendi. Araştırmacılar, bu süreçte pulvinar adı verilen ve insan beyninde talamusun yastık çekirdeğine karşılık gelen bölgenin anahtar rol üstlendiğini belirledi. Daha önce dikkat ve görsel bilgi seçimiyle ilişkilendirilen pulvinarın, yeni bulgular ışığında mevcut uyarıcı ile yakın zamanda görülen arasındaki farkları frontal kortekse aktardığı tespit edildi.</p><h3>Sinir ucu uyarımı ve bilgisayar modellemesiyle çarpıcı sonuçlar</h3><p>Araştırma ekibi, pulvinar bölgesindeki sinir uçlarını ışığa duyarlı hale getirerek görev sırasında uyarım uyguladı. Beynin bir tarafına yapılan uyarım, farelerin yön seçimini değiştirirken, bu etkinin gücü mevcut görüntünün önceki görüntüden ne kadar farklı olduğuna bağlı olarak değişti. Her iki taraftan aynı anda yapılan uyarım ise bu davranış kaymasını ortadan kaldırdı. Denemeler arasında uygulanan uyarımda ise davranış üzerinde anlamlı bir etki görülmedi. 1035 sinir ucu ve 126 alıcı bölgedeki hücrelerin aktivitesi incelendiğinde, pulvinarın hareket parametreleri ve ardışık görüntüler arasındaki farklılıkları yansıttığı, ancak farelerin gelecekteki yanıtlarını doğrudan belirlemediği ortaya çıktı. Buna karşılık, frontal korteks nöronlarının gelecekteki seçimlerle bağlantılı olduğu saptandı. Bilgisayar modellemesi, tek taraflı uyarımın iki beyin yarımküresi arasındaki rekabetle açıklanabileceğini gösterdi.</p><h3>Otizm araştırmaları için umut: İnsanlara doğrudan etkisi henüz bilinmiyor</h3><p>MIT araştırmacıları, bu bulguların otizm gibi nörolojik durumların anlaşılması için yeni bir yol açabileceğini düşünüyor. Çünkü otizmde, yeni bilgilerin işlenmesinde önceki deneyimlerin nasıl kullanıldığı önemli bir tartışma konusu. Ancak, bilim insanları bu sonuçların doğrudan insanlara uygulanamayacağını vurguluyor. Deneyler fareler üzerinde yapıldı ve onların beyin yapısı sadece insan pulvinarına karşılık geliyor. Ayrıca, frontal korteksin karşılaştırılan bilgiyi somut bir eyleme nasıl dönüştürdüğü ve kısa süreli deneyimlerin karar kalitesini artırıp artırmadığı henüz netlik kazanmadı. Araştırma ekibi, gelecekteki çalışmalarda önceki olayların hayvanları yanlış karara yönlendirdiği durumları test etmeyi planlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/bilim-insanlari-beyinde-g-402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291537</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ormanlarda-firtina-sonrasi-gizli-tehlike-ikinci-hasar-yillar-sonra-gelebiliyor-291537</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ormanlarda fırtına sonrası gizli tehlike! İkinci hasar yıllar sonra gelebiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Finlandiya Üniversitesi araştırmacıları, fırtına sonrası ormanlarda ciddi risklerin ortaya çıktığını belirledi. 70 binden fazla orman alanını inceleyen ekip, özellikle ilk sekiz yılın kritik olduğunu ve böcek ile kar hasarının ormanların geleceğini tehdit ettiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ormanlarda fırtına sonrası gizli tehlike! İkinci hasar yıllar sonra gelebiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Finlandiya Üniversitesi'nden bilim insanları, ormanlarda fırtına sonrası ortaya çıkan hasarların neden yıllar sonra dahi etkisini gösterdiğini ortaya koyan kapsamlı bir çalışma yürüttü. Araştırmada, şiddetli rüzgarların ardından 70 binden fazla orman alanında yaşanan değişimler detaylı biçimde incelendi. Elde edilen bulgular, fırtına sonrası ormanların yalnızca ilk anda değil, sonraki yıllarda da ciddi risklerle karşı karşıya kaldığını gösterdi. Özellikle böcek zararı ve kar hasarı gibi ikincil etkilerin, olaydan sonraki sekiz yıl içinde yoğunlaştığı belirlendi. Bu sonuçlar, orman yönetimi ve sürdürülebilirlik açısından önemli uyarılar içeriyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Böcek ve kar hasarı ilk sekiz yılda zirveye ulaşıyor'</h3><p>Analizler, fırtına sonrası zincirleme zararların büyük bölümünün kısa sürede ortaya çıktığını gösterdi. Araştırmaya göre, "rüzgar - kar hasarı" dizilerinin yaklaşık yüzde 94'ü ilk beş yıl içinde yaşanıyor. Böceklerin neden olduğu zarar ise, rüzgar sonrası vakaların yaklaşık yüzde 76'sında yine ilk beş yılda gözleniyor. Tüm zincirlerin yüzde 90'ından fazlası, ilk olaydan sekiz yıl sonra en geç sona eriyor. Bu veriler, böcek zararı ve kar hasarının ormanların geleceği için kritik bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor. Özellikle karışık ağaç türlerine sahip alanlarda böcek zararı daha sık görülürken, çam ormanlarının ise kar yüküne karşı daha hassas olduğu tespit edildi.</p><h3>Doğu Finlandiya Üniversitesi: 'Orman yönetiminde evrensel çözüm yok'</h3><p>Araştırmacılar, fırtına sonrası ormanlarda izlenecek yolun, tek tip bir yaklaşımla belirlenemeyeceğini vurguladı. Her orman alanının kendine özgü özellikleri, ağaç türü bileşimi ve yerel koşulları dikkate alınmalı. Özellikle sıcak bölgelerdeki çam ve karışık ormanlar, böcek zararı açısından daha dikkatli izlenmeli. Dik yamaçlarda ise kar yükü riski öne çıkıyor. Bilim insanları, ormanların sürdürülebilirliğini sağlamak ve aşırı yoğunlaşmayı önlemek için, ilk yıllarda düzenli gözlem ve proaktif yönetim öneriyor. Bu yaklaşımla, fırtına sonrası yaşanabilecek kayıplar en aza indirilebilir.</p><p>Sonuç olarak, Doğu Finlandiya Üniversitesi'nin çalışması, ormanlarda fırtına sonrası oluşan risklerin uzun yıllar devam edebileceğini ve yönetim stratejilerinin bölgesel farklılıklar gözetilerek belirlenmesi gerektiğini ortaya koydu. Uzmanlar, böcek zararı ve kar hasarının orman ekosistemleri üzerindeki etkisine karşı, özellikle ilk sekiz yılın kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ormanlarda-firtina-sonras-868_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291536</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-yaslanma-icin-ezber-bozan-sonuc-ayni-yastakiler-molekuler-olarak-farklilasiyor-291536</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından yaşlanma için ezber bozan sonuç! Aynı yaştakiler moleküler olarak farklılaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'da 335 kadın üzerinde sekiz yıl boyunca yürütülen araştırma, aynı yaşta olan bireylerin moleküler düzeyde farklı şekillerde yaşlandığını ortaya koydu. Araştırmacılar, gen ve metabolit değişimlerinin kişisel farklılıklar gösterdiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından yaşlanma için ezber bozan sonuç! Aynı yaştakiler moleküler olarak farklılaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa kökenli 335 kadın üzerinde sekiz yıl süren geniş çaplı bir araştırma, aynı yaşa sahip bireylerin moleküler düzeyde birbirinden oldukça farklı şekilde yaşlandığını gösterdi. 32 ile 80 yaş aralığındaki katılımcıların gen ve metabolit düzeyleri detaylı biçimde incelendi. Araştırmacılar, yaşlanma sürecinin yalnızca takvim yaşına bağlı olmadığını, bireysel moleküler değişimlerin kişiye özel ilerlediğini belirtti. Bu bulgular, yaşlanmanın biyolojik olarak karmaşık ve çok yönlü bir süreç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Araştırmacılardan yaşlanma sürecine dair çarpıcı tespitler</h3><p>Çalışmada, katılımcıların 16.292 geninin aktivitesi ve kanda bulunan 915 farklı metabolitin seviyesi sekiz yıl boyunca takip edildi. Analizler sonucunda, 5.036 genin yaşa bağlı olarak değişim gösterdiği tespit edildi. Bu genlerden 2.739'unun aktivitesinde ortalama bir azalma, 2.297'sinde ise artış kaydedildi. Ancak, bireysel düzeyde sonuçlar sıklıkla genel eğilimlerle örtüşmedi. Bazı katılımcıların moleküler göstergeleri beklenenin aksine ters yönde değişti veya neredeyse hiç değişiklik göstermedi. Ayrıca, 25 farklı genin bazı kadınlarda belirgin biçimde değiştiği, ancak bu değişimlerin tüm grup için ortak bir yön taşımadığı saptandı. Bu durum, moleküler yaşlanmanın kişiye özel ilerlediğini ve standart ölçütlerle tam olarak değerlendirilemeyeceğini gösterdi.</p><h3>Bağışıklık sistemi ve çevresel faktörler moleküler yaşlanmayı etkiliyor</h3><p>Bağışıklık sisteminin moleküler yaşlanma üzerindeki rolü de araştırmada öne çıkan bir başlık oldu. CD4 ve CD8 T hücrelerinde yaş ilerledikçe daha fazla genin aktivitesinde azalma görülürken, doğal öldürücü hücrelerde ise genellikle tam tersi bir tablo ortaya çıktı. Bu sonuçlar, bağışıklık hücrelerinin yaşlanma sürecine farklı tepkiler verdiğine işaret etti. Araştırmada ayrıca, genlerin yaklaşık %26'sı ve metabolitlerin %39'u günün saatine göre, %25'i ise mevsime göre değişiklik gösterdi. Bu bulgular, moleküler yaşlanma analizlerinde yalnızca yaşın değil, kan alınan zamanın ve çevresel koşulların da dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu. PFAS kimyasalları grubuna ait PFOA ve PFOS seviyeleri de izlenirken, bu maddelerin bazı gen ve metabolitlerle ilişkisi başlangıçta istatistiksel olarak anlamlı bulundu; fakat son değerlendirmede bu anlamlılık kayboldu. Araştırmacılar, tekrarlayan analizlerin bireysel moleküler değişimleri tek bir testten daha iyi yansıttığını belirtti. Ancak, elde edilen verilerin yalnızca Avrupa kökenli, çoğunluğu menopoz sonrası dönemdeki kadınları kapsadığını ve sonuçların tüm topluma genellenemeyeceğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, moleküler yaşlanma sürecinin kişiden kişiye değiştiği ve bu değişimlerin karmaşık bir ağ oluşturduğu anlaşıldı. Bilim insanları, yaşlanmanın yalnızca takvim yaşıyla ölçülemeyeceğini, genetik ve çevresel etkenlerin de hesaba katılması gerektiğini hatırlattı. Araştırmanın, kişiye özel yaşlanma süreçlerinin daha iyi anlaşılması için önemli bir adım olduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/bilim-insanlarindan-yasla-934_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291535</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/milyonlarca-ton-plastik-istatistiklerde-yok-bilim-insanlari-kuresel-veri-acigini-ortaya-cikardi-291535</link>
      <pubDate>2026-09-15T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milyonlarca ton plastik istatistiklerde yok! Bilim insanları küresel veri açığını ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tsinghua Üniversitesi ve Kaliforniya Üniversitesi, Santa Barbara'dan bilim insanları, dünya genelinde plastik üretimi ve atık yönetimiyle ilgili istatistiklerde büyük eksiklikler bulunduğuna dikkat çekti. Araştırmacılar, ülkelerin plastik döngüsünü karşılaştırılabilir verilerle izleyebilmesi için ortak bir raporlama sistemi önerdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milyonlarca ton plastik istatistiklerde yok! Bilim insanları küresel veri açığını ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, küresel çapta plastik üretimi ve atık yönetimiyle ilgili verilerin hâlâ net ve karşılaştırılabilir olmadığını ortaya koydu. Tsinghua Üniversitesi ile Kaliforniya Üniversitesi, Santa Barbara'dan araştırmacılar, dünya genelinde plastik üretimi, tüketimi ve atık yönetimi süreçlerinin sağlıklı şekilde takip edilebilmesi için mevcut istatistiklerde önemli boşluklar bulunduğunu açıkladı. Araştırma ekibi, ülkelerin plastik döngüsüne dair topladığı verilerin farklı standartlara dayanması nedeniyle, bu alandaki rakamların güvenilirliğinin tartışmalı olduğuna vurgu yaptı. Özellikle plastik üretimi, kimyasal katkı maddeleri, ürünlerde kullanım ve atıkların akıbeti gibi kritik aşamalarda, ülkeler arasında büyük veri uyumsuzlukları yaşandığı belirtildi.</p><h3>Bilim insanları: 'Plastik üretimi tam anlamıyla ölçülemiyor'</h3><p>Araştırmacılar, plastik üretimiyle ilgili istatistiklerin ülkeden ülkeye önemli farklılıklar gösterdiğine dikkat çekti. Örneğin, sentetik liflerin bazı ülkelerde tekstil veya hafif sanayi kapsamında değerlendirilmesi, plastik üretimi istatistiklerinde ciddi sapmalara yol açıyor. 2022 yılında Çin'de içecek ambalajı için üretilen yaklaşık 11,52 milyon ton PET'in, resmi plastik üretim verilerinde yer almaması bu uyumsuzluğun çarpıcı bir örneği olarak gösterildi. Ayrıca, plastiklerin içeriğinde kullanılan kimyasal katkı maddeleriyle ilgili şeffaflık eksikliği de büyük bir sorun olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, plastik üretimi ve işlenmesinde kullanılan 16.325 farklı madde tespit etti. Bunlardan 3.200'den fazlası doğrudan plastiklerde yer alıyor ve bu grubun yüzde 26,7'si tehlikeli olarak sınıflandırılıyor. Ancak şirketler, kullandıkları katkı maddelerinin türleri ve miktarları hakkında genellikle bilgi paylaşmıyor.</p><h3>Küresel plastik atık yönetiminde büyük farklar</h3><p>Atık yönetimi konusunda da ülkeler arasında büyük uçurumlar bulunuyor. Plastik içerebilecek yanlış yönetilen evsel atıkların oranı Kuzey Amerika'da neredeyse sıfıra yakınken, Sahra Altı Afrika ülkelerinde bu oran yüzde 87'ye kadar çıkıyor. Ayrıca, geri dönüşüm oranlarının da ülkeden ülkeye farklı şekillerde tanımlanması, küresel plastik döngüsünün izlenmesini daha da zorlaştırıyor. Bazı ülkelerde geri dönüşüm oranı, yalnızca bu amaçla toplanan ham maddeyi ifade ediyor. Diğerlerinde ise gerçekten geri dönüştürülen malzeme esas alınıyor. Bilim insanları, bu tür farklılıkların plastik üretimi, tüketimi ve atık yönetimiyle ilgili sağlıklı ve karşılaştırılabilir bir tablo oluşturulmasını engellediğini belirtiyor.</p><p>Önerilen yeni raporlama sistemi, plastikle ilgili istatistiklerin daha tutarlı ve karşılaştırılabilir olmasını hedefliyor. Ancak bu sistemin, plastik kirliliğinin sağlık, çevre ve ekonomi üzerindeki tüm etkilerini tam olarak kapsamadığı da vurgulanıyor. Mikroplastiklerin düzenli olarak ölçülmesi veya zararın boyutunun doğrudan değerlendirilmesi gibi başlıklar, mevcut önerilerde henüz yer almıyor. Araştırmacılar, ortak tanımlar ve güvenilir veriler sağlanmadıkça, plastik üretimi ve atık yönetimindeki değişimlerin güvenilir biçimde izlenemeyeceğini dile getiriyor.</p><p>Küresel plastik üretimi ve atık yönetimi konusunda yaşanan bu veri eksikliği, hem çevresel risklerin hem de sürdürülebilirlik politikalarının sağlıklı şekilde yönetilmesini zorlaştırıyor. Bilim insanları, ülkelerin ortak bir raporlama çerçevesi üzerinde uzlaşmasının, plastik kirliliğiyle mücadelede atılacak en önemli adımlardan biri olacağı görüşünde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/milyonlarca-ton-plastik-i-121_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291534</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kediniz-size-surtunuyor-veya-yastigi-yoguruyorsa-ne-anlatmak-istiyor-291534</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediniz size sürtünüyor veya yastığı yoğuruyorsa ne anlatmak istiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kedilerde sürtünme davranışı, özellikle ev ortamında güven ve bağlılık göstergesi olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, kedi sahiplerinin bu hareketlerin ardındaki duygusal mesajları doğru okuması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediniz size sürtünüyor veya yastığı yoğuruyorsa ne anlatmak istiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kediler, ev ortamında sergiledikleri sürtünme davranışlarıyla sahiplerine karşı güven ve bağlılık hissini ortaya koyuyor. Özellikle bir kedi, sahibinin bacaklarına ya da ellerine sürtünüyorsa, bu hareket onun sevgi dolu bir ilişki kurduğunu ve yanında kendini güvende hissettiğini gösteriyor. Uzmanlara göre, kediler bu davranışı genellikle sahipleri eve döndüğünde ya da uzun süre ayrı kaldıklarında sergiliyor. Ayrıca, sürtünme sırasında kediler, üzerlerinde kendi kokularını bırakarak hem alanlarını işaretliyor hem de kendilerini daha huzurlu hissediyor.</p><h3>Kedilerde sürtünme hareketi: Duygusal bağın göstergesi</h3><p>Kedilerde sürtünme davranışı, yalnızca fiziksel bir temas değil, aynı zamanda duygusal bir bağın da göstergesi olarak kabul ediliyor. Kedi sahipleri, evcil hayvanlarının bu hareketleriyle aslında kendilerine olan güvenini ve sadakatini ifade ettiğini bilmelidir. Uzmanlar, sürtünme davranışının kökeninde kedilerin içgüdüsel olarak alanını işaretleme ve sahipleriyle iletişim kurma isteğinin yattığını belirtiyor. Bu nedenle, kedinin sürtünme hareketi, onun sosyal bir bağ kurma ihtiyacından kaynaklanıyor.</p><h3>Kedilerde yoğurma hareketi: Rahatlama ve huzurun anahtarı</h3><p>Kediler, sürtünme davranışının yanı sıra sıkça yumuşak yüzeyleri patileriyle yoğuruyor. Bu hareket, kedinin rahatlamaya ve huzur bulmaya çalıştığını gösteriyor. Yavru kedilerde annelerinin karnını yoğurma davranışının yetişkinlik döneminde de devam ettiği gözleniyor. Kedi sahipleri, bu tür davranışların kedinin kendini güvende ve mutlu hissettiğinin bir işareti olduğunu bilmeli. Sonuç olarak, sürtünme ve yoğurma hareketleri, kedilerde güven, huzur ve bağlılık duygularının dışa vurumu olarak öne çıkıyor.</p><p>Kedilerde sürtünme davranışı, sahipleriyle aralarındaki bağı güçlendiren önemli bir iletişim biçimi olarak öne çıkıyor. Kedi sahiplerinin bu hareketleri doğru yorumlaması, evcil hayvanlarıyla daha sağlıklı ve huzurlu bir ilişki kurmalarına katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/kediniz-size-surtunuyor-v-858_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291533</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/atakama-colundeki-7500-yillik-mumyalarin-beyinleri-neden-daha-kucuktu-291533</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atakama Çölü'ndeki 7.500 yıllık mumyaların beyinleri neden daha küçüktü?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Atakama Çölü'nde binlerce yıl önce yaşamış Chinchorro kültürüne ait mumyaların beyin hacmi, modern Şilililere kıyasla belirgin şekilde daha küçük çıktı. Uzmanlar, bu farkın beslenme yetersizliği ve zorlu çevre koşullarıyla bağlantılı olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atakama Çölü'ndeki 7.500 yıllık mumyaların beyinleri neden daha küçüktü?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atakama Çölü'nde 7.500 yıl öncesine uzanan Chinchorro kültürüne ait mumyalar üzerinde yapılan son araştırmalar, bu eski topluluğun beyin hacminin günümüz Şilililerinden ortalama %12 daha küçük olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, elde edilen bulguların, bölgenin kurak ve sert doğasının yanı sıra, kronik çocukluk dönemi beslenme eksikliklerinin beyin gelişimini olumsuz etkilediğine işaret ettiğini belirtiyor. İncelemeler, Chinchorro halkının avcı ve toplayıcı yaşam tarzı nedeniyle besin kaynaklarına sınırlı erişim sağladığını ve bu durumun beyin hacmi üzerinde doğrudan etkili olduğunu gösteriyor.</p><h3>Chinchorro mumyalarında beslenme ve çevre etkisi öne çıktı</h3><p>Toplamda 68 Chinchorro mumyası üzerinde yapılan taramalar, beyin hacmi açısından dokuz antik tarımcı ve 83 modern Şililiyle karşılaştırıldı. Sonuçlar, son 150 yılda beyin hacminde dikkat çekici bir artış yaşandığını gösterdi. Uzmanlar, bu artışın temelinde beslenme, hijyen koşulları ve sağlık hizmetlerindeki iyileşmelerin yattığını vurguluyor. Ayrıca, modern Şilililerin atalarına kıyasla 4,6 ila 8,4 santimetre daha uzun olduğu da kayıtlara geçti. Araştırmacılar, beyin hacmi ve fiziksel büyüme arasındaki ilişkiyi, özellikle erken çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıklarının belirlediğini ifade ediyor.</p><h3>Uzmanlar: Erken yaşta beslenme beyin gelişiminde belirleyici</h3><p>Çalışmaya göre, Atakama Çölü gibi zorlu coğrafyalarda büyüyen topluluklarda çocukluk dönemindeki beslenme yetersizliği, hem beyin hacmini hem de genel fiziksel gelişimi sınırlıyor. Bilim insanları, bu verilerin sadece geçmiş toplumların değil, günümüzün de sağlıklı nesiller yetiştirmesi için erken yaşta yeterli ve dengeli beslenmenin hayati öneme sahip olduğunu gösterdiğini ifade ediyor. Sonuçlar, beyin gelişimi ve boy uzunluğunda çevresel ve beslenmeye dayalı faktörlerin belirleyici rol oynadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.</p><p>Atakama Çölü'nden elde edilen bu bulgular, insan sağlığında çevresel koşullar ve beslenmenin uzun vadeli etkileri konusunda önemli ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, sağlıklı nesiller için çocuklukta doğru beslenmenin kritik olduğunu yineliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/atakama-colundeki-7500-yi-782_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291532</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/ultra-islenmis-gidalar-vucutta-neleri-degistiriyor-291532</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ultra işlenmiş gıdalar vücutta neleri değiştiriyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, ultra işlenmiş ürünlerin insan vücudu üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor. Özellikle bağışıklık sistemi, sinir sistemi ve kalp sağlığı, bu tür gıdaların düzenli tüketimiyle büyük risk altına giriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ultra işlenmiş gıdalar vücutta neleri değiştiriyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yayımlanan bilimsel bir araştırma, ultra işlenmiş ürünlerin insan vücudu üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Araştırmada, birçok yapay katkı maddesi içeren ultra işlenmiş ürünlerin, temel organların işleyişini olumsuz etkilediği tespit edildi. Uzmanlar, bu tür gıdaların vücudun biyolojik süreçlerini değiştirdiğini ve hücresel işleyişi yeniden programlayabildiğini vurguluyor. Özellikle bağışıklık sistemi, sinir sistemi, karaciğer ve kardiyovasküler sistemde bozulmalar görüldüğü belirtiliyor.</p><h3>Uzmanlardan ultra işlenmiş ürünler için kronik hastalık uyarısı</h3><p>Bilim insanları, ultra işlenmiş ürünlerin düzenli tüketiminin obezite, diyabet ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik hastalığın riskini artırdığına dikkat çekiyor. Araştırmadan elde edilen bulgular, bu ürünlerin içeriğinde bulunan katkı maddelerinin vücutta birikerek uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, modern toplumda ultra işlenmiş ürünlerin yaygın olarak tüketilmesinin kronik hastalıkların artışında önemli bir rol oynadığını belirtiyor.</p><h3>Sağlık için ultra işlenmiş ürünler yerine doğal gıdalar öneriliyor</h3><p>Bilim insanları, ultra işlenmiş ürünlerin zararlarından korunmak için daha doğal ve az işlenmiş gıdaların tercih edilmesi gerektiğini savunuyor. Araştırma sonuçları, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesinin ve ultra işlenmiş ürünlerin tüketiminin sınırlandırılmasının önemini ortaya koyuyor. Sağlık otoriteleri, toplumun bilinçlenmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması için uyarılarda bulunuyor. Sonuç olarak, ultra işlenmiş ürünlerden uzak durmak, uzun vadede sağlığın korunmasına önemli katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ultra-islenmis-gidalar-vu-423_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291531</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkmedya-zirvesinde-duyurdu-fahis-fiyata-yeni-onlem-yolda-291531</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, TürkMedya Zirvesi'nde duyurdu: Fahiş fiyata yeni önlem yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı. Bakan Bolat, sebze ve meyve ticaretinde fiyat artışlarını sınırlamaya yönelik yeni düzenlemelerin hazırlık aşamasında olduğunu belirterek, ilgili kanunun önümüzdeki yasama döneminde çıkarılması için çalıştıklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat, TürkMedya Zirvesi'nde duyurdu: Fahiş fiyata yeni önlem yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi, Turkcell ana sponsorluğunda; ETİD, Halkbank, Turkish Airlines, VakıfBank ve Ziraat Bankası co-sponsorluğunda; LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda, Avansas, sahibinden.com ve Trendyol'un destek sponsorluğunda düzenlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5522-1509202659c3146d.jpg"/><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nin açılış konuşmasını gerçekleştirdi.</p><p><b>BAKAN BOLAT'TAN TÜRKMEDYA'YA TEŞEKKÜR</b></p><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TürkMedya'ya teşekküründe şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu zirveyi TürkMedya Yayın Grubu düzenliyor: E-Ticaret ve Perakende Zirvesi. Bu zirvede sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.</p><p>Ülkemizin önde gelen iş liderlerini ve yöneticilerini bir araya getiren bu önemli organizasyonu düzenlediği için; Star, Akşam, 360 TV, 24 TV ve radyolarıyla beraber yayın hayatımızın çok önemli bir lokomotifi olan TürkMedya Yayın Grubu'na, çok teşekkür ediyorum."</p><p>Dünya ekonomisinin Covid-19 salgınının başladığı 2020 yılından bu yana savaşlar, enerji ve gıda krizleri, lojistik ağlarındaki kırılmalar ve tedarik zincirlerindeki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Bolat, 2025 yılından itibaren ticaret savaşları ve artan gümrük vergilerinin küresel ekonomide korumacılığı güçlendirdiğini söyledi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat (<a href="https://x.com/omerbolatTR?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerbolatTR</a>): Star, Akşam, 360 TV, 24 TV ve radyolarıyla beraber yayın hayatımızın çok önemli bir lokomotifi olan TürkMedya Yayın Grubu'na ve Değerli Başkanı Sayın Zeki Yeşildağ Bey'e İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek Bey'e çok çok teşekkürler... <a href="https://t.co/PRMHAWYU6g">pic.twitter.com/PRMHAWYU6g</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099810266636574810?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Bolat, dünya ekonomisinde büyümenin yüzde 3 seviyesine gerilemesinin beklendiğini, dünya ticaretindeki büyüme tahmininin ise yüzde 1,6 olduğunu ifade etti.</p><p><b>E-TİCARET HACMİ 4,5 TRİLYON LİRAYI AŞTI</b></p><p>Türkiye'de internet kullanım oranının 2026 itibarıyla yüzde 92,3'e ulaştığını belirten Bolat, internet üzerinden mal ve hizmet sipariş edenlerin oranının da yüzde 60 seviyesine çıktığını kaydetti.</p><p>Ticaret Bakanlığının Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi verilerine değinen Bolat, Türkiye'de e-ticaret hacminin 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 52 artarak 4,5 trilyon lirayı aştığını söyledi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat: AB'nin e-ithalat düzenlemesinde getirilen ekstra vergilerde gümrük birliğimiz olduğu için Türkiye'nin e-ihracat ürünlerine vergi getirilmedi. <a href="https://t.co/6s6YuhLQmk">pic.twitter.com/6s6YuhLQmk</a></p>&#8212; Akşam Gazetesi (@Aksam) <a href="https://x.com/Aksam/status/2099813891513499955?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Dolar bazında e-ticaret hacminin yüzde 29 artışla 115,5 milyar dolara ulaştığını ifade eden Bolat, perakende e-ticaret hacminin ise yüzde 52 artarak 2 trilyon 457 milyar liraya yükseldiğini bildirdi.</p><p>Bolat, e-ticaretin milli gelir içindeki payının 2019'da yüzde 2,7 seviyesindeyken 2025 yılında yaklaşık yüzde 7'ye çıktığını söyledi.</p><p><b>GENEL TİCARETİN BEŞTE BİRİ E-TİCARET</b></p><p>E-ticaretin toplam ticaret içindeki payının 2019 yılında yüzde 4,5 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Bolat, 2025 yılında bu oranın yüzde 19,3'e yükseldiğini belirtti.</p><p>E-ticarette işlem sayısının da 2019'daki 1 milyar 360 milyon seviyesinden 2025 yılında yaklaşık 6 milyara çıktığını aktaran Bolat, perakende e-ticarette işlem sayısının ise aynı dönemde 380 milyondan yaklaşık 2 milyara yükseldiğini söyledi.</p><p><b>E-TİCARET YAPAN İŞLETME SAYISI 634 BİNE ULAŞTI</b></p><p>Türkiye'de e-ticaret faaliyetinde bulunan işletme sayısının 2019 yılında 64 bin olduğunu hatırlatan Bolat, bu rakamın 2025 sonunda 634 bine ulaştığını açıkladı.</p><p>Bolat, e-ticaret yapan işletmelerin yüzde 75'inin şahıs işletmesi, yüzde 21'inin limited şirket, yüzde 4'ünün ise anonim şirket olduğunu belirterek, e-ticaretin tabana yayıldığına dikkat çekti.</p><p>Elektronik ticarette kurallı piyasa yapısının önemine vurgu yapan Bolat, sahte ve aldatıcı reklamlar, taklit ürünler ve tüketiciyi yanıltan satış yöntemlerine karşı mevzuat çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</p><p><b>TÜRK ŞİRKETLERİNE KÜRESEL E-İHRACAT HEDEFİ</b></p><p>Bolat, Türkiye'deki e-ticaret şirketlerinin yalnızca iç pazarda değil, küresel ölçekte de güçlü oyuncular haline gelmesini hedeflediklerini söyledi.</p><p>Bu amaçla e-ihracat mevzuatında düzenlemeler yaptıklarını belirten Bolat, dijital pazar yeri tanıtımı, sipariş karşılama hizmetleri ve pazar yeri komisyonlarına yönelik destekler sağlandığını kaydetti.</p><p>Bu yıl 134 firmanın e-ihracat desteklerinden yararlandığını ve toplam 638 milyon lira destek sağlandığını belirten Bolat, destek kapsamındaki ülke sayısının 26'dan ilk etapta 35'e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.</p><p>E-İhracat Konsorsiyumu modeline 15 firmanın katıldığını söyleyen Bolat, yapay zeka destekli E-Kolay İhracat Platformu'nun da ihracatçılara hizmet verdiğini ifade etti.</p><p>Bolat ayrıca Avrupa Birliği'nin 1 Temmuz'da yürürlüğe giren e-ithalat düzenlemesi kapsamında getirilen ek vergilerin, yapılan müzakereler sonucunda Türkiye'nin e-ihracat ürünlerine uygulanmadığını söyledi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Türkiye geneli e-ticaret alanındaki işletme sayısı 2019'da 64 bindi. 6 yıl sonra 634 bin işletme e-ticaret faaliyetinde bulunuyorlar. <a href="https://t.co/8dFXI19FZL">pic.twitter.com/8dFXI19FZL</a></p>&#8212; Akşam Gazetesi (@Aksam) <a href="https://x.com/Aksam/status/2099813280055480352?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>PERAKENDE TİCARET 23 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</b></p><p>Türkiye'de yaklaşık 4,8 milyon işletme bulunduğunu belirten Bolat, bunların 1,6 milyonunun perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini söyledi.</p><p>Gıda perakendeciliğinin yıllık cirosunun 2021 yılında 467 milyar lira olduğunu hatırlatan Bolat, bu rakamın 2025 sonunda 4,6 trilyon liraya çıktığını kaydetti.</p><p>Gıda perakendeciliğinin toplam perakende ticaret içindeki payının yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Bolat, toplam perakende ticaret büyüklüğünün ise yaklaşık 23 trilyon liraya ulaştığını ifade etti.</p><p>Bolat, Bakanlığın hedefinin geleneksel perakendecilik ile organize perakendeciliğin birbirini yıpratmadan ve yıkıcı rekabete yol açmadan dengeli şekilde büyümesini sağlamak olduğunu söyledi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Tüketicilerin sağlığının korunması ve güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans, en önemli çalışmalarımızdan biridir. Ticaret Bakanlığı denetmenleri sahadadır. <a href="https://t.co/TKcG3aobZo">pic.twitter.com/TKcG3aobZo</a></p>&#8212; Akşam Gazetesi (@Aksam) <a href="https://x.com/Aksam/status/2099819208590635370?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>HAKSIZ TİCARİ UYGULAMALARA KARŞI YENİ DÜZENLEMELER</b></p><p>Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında üretici, tedarikçi ve perakendeci arasındaki ilişkileri düzenleyen yeni kurallar getirildiğini belirten Bolat, kampanya maliyetinin kampanyaya katılmak istemeyen tarafa yüklenmesi, ürün talebini doğrudan etkilemeyen hizmetler için raf veya yer kirası istenmesi gibi uygulamaların yasaklandığını söyledi.</p><p>Üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinde azami ödeme süresinin 45 gün olduğunu aktaran Bolat, küçük ölçekli üretici ve tedarikçiler açısından bu sürenin 30 güne kadar indiğini ifade etti. Diğer tarım ve gıda ürünlerinde ise azami ödeme süresinin 60 gün olduğunu söyledi.</p><p><b>YENİ HAL KANUNU TASLAĞI HAZIR</b></p><p>Sebze ve meyve ticaretine ilişkin yeni Hal Kanunu taslağının Ticaret Bakanlığı tarafından tamamlandığını açıklayan Bolat, çalışmanın AK Parti TBMM Grup Başkanlığı nezdinde ilgili kamu ve özel sektör temsilcileriyle değerlendirildiğini söyledi.</p><p>Yeni düzenlemeyle sebze ve meyve ticaretindeki fiyat artışlarının aşağı çekilmesinin, kooperatifleşmenin artırılmasının ve üretici birliklerinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Bolat, yeni yasama döneminde düzenlemenin Meclis gündemine gelmesini beklediklerini ifade etti.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Sebze ve meyvelerin ticareti konusunda, önümüzdeki yasama döneminde fiyat artışlarını daha da aşağı çekmeye yarayacak hükümlerle kanun çıkması için çalışıyoruz. <a href="https://t.co/LnJuROCiTT">pic.twitter.com/LnJuROCiTT</a></p>&#8212; Akşam Gazetesi (@Aksam) <a href="https://x.com/Aksam/status/2099818733564735899?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>FAHİŞ FİYATA 1,8 MİLYON LİRAYA KADAR CEZA</b></p><p>Fahiş fiyat ve stokçulukla mücadele kapsamında cezaların artırıldığını belirten Bolat, 2026 itibarıyla fahiş fiyat artışında idari para cezasının yaklaşık 180 bin liradan başlayarak 1 milyon 806 bin liraya kadar çıktığını söyledi.</p><p>Stokçulukta cezanın 1 milyon 806 bin liradan başlayıp 21 milyon 674 bin liraya kadar ulaştığını aktaran Bolat, tekrarlanan stokçuluk ihlallerinde iş yeri kapatma yaptırımının da uygulanabildiğini ifade etti.</p><p><b>322 BİN FİRMA, 39 MİLYON ÜRÜN DENETLENDİ</b></p><p>Ticaret Bakanlığının piyasa gözetimi ve denetim faaliyetlerine de değinen Bolat, 2011 yılında denetlenen ürünlerde yüzde 32 olan güvensizlik oranının 2025 yılında yüzde 1 seviyesine kadar gerilediğini bildirdi.</p><p>Bolat, 2026 yılının ilk sekiz ayında yaklaşık 322 bin firmanın ve 39 milyon ürünün denetlendiğini, güvensiz ürün, fahiş fiyat ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle toplam 2 milyar 240 milyon liralık idari para cezası uygulandığını söyledi.</p><p><b>ESNAFA KREDİ DESTEĞİ 1,5 MİLYON LİRAYA ÇIKTI</b></p><p>Esnaf ve sanatkarlara sağlanan finansman desteğine ilişkin de bilgi veren Bolat, Halkbank aracılığıyla piyasa şartlarına kıyasla uygun maliyetli işletme ve yatırım kredileri sağlandığını belirtti.</p><p>2002 yılından bu yana esnafa toplam 853 milyar liralık kredi kullandırıldığını söyleyen Bolat, bunun 460 milyar lirasının son üç yılda sağlandığını ifade etti.</p><p>2025 yılında 257 bin kredi kullandırımıyla 178 milyar liralık finansman sağlandığını belirten Bolat, 2026'nın ilk sekiz ayında ise 137 bin kullandırım ve yaklaşık 123 milyar liralık finansmana ulaşıldığını kaydetti.</p><p>İşletme sermayesi kredi limitinin 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya, ticari araç değişimi, makine, demirbaş ve iş yeri yatırımlarına yönelik kredi limitinin ise 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya çıkarıldığını açıkladı.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat: E-ihracatı destekleme noktasında bakanlık olarak yoğun gayretlerimiz var. Bu yıl 134 firma, sağladığımız desteklerden faydalanarak 638 milyon lira e-ihracat konusunda destek almışlardır. Şu anda 26 ülkeye yapılan e-ihracat bu destekler... <a href="https://t.co/rWAWNuNB1I">pic.twitter.com/rWAWNuNB1I</a></p>&#8212; Akşam Gazetesi (@Aksam) <a href="https://x.com/Aksam/status/2099815343338184705?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"AMACIMIZ TİCARETİN VE EKONOMİNİN GÜÇLENMESİ"</b></p><p>Perakende ticaretin milyonlarca kişinin geçimini sağladığı dev bir sektör olduğuna dikkat çeken Bolat, iklim şartları, kuraklık, don, lojistik sorunlar ve arz-talep dengesizliklerinin fiyatları anlık olarak etkileyebildiğini söyledi.</p><p>Üretimin artırılması, denetimlerin güçlendirilmesi ve mevzuatın etkin şekilde uygulanmasının fiyat artışlarının kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını belirten Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Amacımız bütün ticaretin gelişmesi, güçlenmesi, ekonominin büyümesi ve güçlenmesi. Vatandaşlarımızın da hakkaniyetli ticaret koşullarıyla, adil ticaret uygulamalarıyla ve haksız fiyatlara maruz kalmadan alışveriş yapabilmelerini sağlamak."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-icra-kurulu-baskani-murat-cicek-yeni-donemi-isaret-etti-turkiyenin-buyuk-potansiyeli-var-291528" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-icra-kurulu-bas-808_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek yeni dönemi işaret etti: Türkiye'nin büyük potansiyeli var</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-halkbank-genel-muduru-ozdil-e-ticaretin-finansal--291530" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-431_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaretin-kodlari-turkmedya-zirvesinde-konusuldu-yeni-rota-yapay-zeka-291540" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaretin-kodlari-turkmed-199_2-41.jpg"/></div><h3>Ticaretin kodları TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu: Yeni rota yapay zeka</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-ve-finans-dunyasi-turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesinde-bulustu-291553" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaret-ve-finans-dunyasi-741_2-41.jpg"/></div><h3>Ticaret ve finans dünyası TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde buluştu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abnin-ithalat-duzenlemesi-745_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291530</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-halkbank-genel-muduru-ozdil-e-ticaretin-finansal--291530</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde açıklamalarda bulunan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, "Sektör olarak ekosistem bankacılığı anlayışıyla yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmaktan çıkarak ticaretin daha aktif aktörleri haline geldik. E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz. Bir yandan teşvik ediyoruz. Tedarik ve stok döngüsünü fonluyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaretin yeni döneminin ve yapay zekâ çağında büyümenin yeni kodlarının ele alındığı TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi gerçekleştirildi.</p><p>Zirve, Turkcell ana sponsorluğunda; ETİD, Halkbank, Turkish Airlines, VakıfBank ve Ziraat Bankası co-sponsorluğunda; LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda, Avansas, sahibinden.com ve Trendyol'un destek sponsorluğunda düzenlendi.</p><p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. <b>Ömer Bolat</b>'ın teşrifleriyle gerçekleşen zirve, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Kuleleri Konferans Salonu'nda e-ticaret ve perakende sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi.</p><p>Zirvenin açılış konuşmalarını TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat gerçekleştirdi.</p><p><strong>"İHRACATIN E-TİCARET YOLUYLA GELİŞTİRİLMELİ"</strong></p><p>Halkbank Genel Müdürü <b>Recep Süleyman Özdil</b>, zirvenin açılışında açıklamada bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ssstwitter-150920260ac48a26.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, e-ticaret ve perakende sektöründeki dönüşümde bankacılık sektörünün rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, konuklar ve basın temsilcilerini selamlayan Özdil, Türkiye'nin ticari geleceğini yakından ilgilendiren TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi vesilesiyle İstanbul Finans Merkezi Halkbank Kuleleri'nde katılımcıları ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtti.</p><p>Zirveyi hayata geçiren TürkMedya ailesine ve teşrifleriyle kendilerini onurlandıran Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a teşekkür eden Özdil, tüm konukları selamlayarak zirvenin hayırlı olmasını diledi.</p><p>Geçen hafta açıklanan Orta Vadeli Program'ın (OVP), ihracat kapasitesini kalıcı kılmayı, dijital ticareti tabana yaymayı ve katma değerli üretimi büyütmeyi temel hedef olarak belirlediğini ifade eden Özdil, ihracatın e-ticaret yoluyla geliştirilmesi ve pazar çeşitliliğinin sağlanmasının da öncelikler arasında yer aldığını söyledi.</p><p><b>"BİZLER YENİ MODELE ÇOK İYİ ADAPTE OLDUK"</b></p><p>Özdil, ticaret dönüşürken Türk bankacılık sektörünün perakendedeki rolünün de yenilendiğine dikkati çekerek, "Yapılan son araştırmalara göre dünya hızla gömülü finans çağına ilerliyor. Özetle, finansal hizmetler artık ayrı bir işlem adımı olmaktan çıkarak doğrudan e-ticaret platformlarının ve satış anının içine entegre oluyor. Bankacılık sektörü olarak bizler bu yeni modele çok iyi adapte olmuş durumdayız." dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ssstwitter-15092026eac55af6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>"E-TİCARETİN FİNANSAL ALTYAPISINI İNŞA EDİYORUZ"</strong></p><p>Güçlü sermaye yapısı, müşteri odaklı yaklaşım ve teknolojik donanımla pazar yerlerinin arkasındaki ana finansal destek görevini üstlendiklerini belirten Özdil, "Sektör olarak ekosistem bankacılığı anlayışıyla yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmaktan çıkarak ticaretin daha aktif aktörleri haline geldik. <b><i>E-ticaretin finansal altyapısını inşa ediyoruz. Bir yandan teşvik ediyor, tedarik ve stok döngüsünü fonluyoruz</i></b>. Diğer yandan gerektiğinde taksit ve tüketici finansmanı imkanlarıyla müşterinin satın alma gücünü ayakta tutuyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Türk perakende sektörünün büyük organize perakendecilerden çarşı esnafına kadar piyasa canlılığının ana aktörü konumunda olduğunu belirten Özdil, bankacılık sektörünün ise finansal sağlamlığıyla bu canlılığın en büyük teminatı olduğunu söyledi.</p><p><strong>"ESNAFIMIZIN YANINDA OLMAYI BİR ÖNCELİK GÖRÜYORUZ"</strong></p><p>Özdil, Halkbank'ın perakende sektörünün en büyük destekçilerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Kuruluşumuzdan bu yana KOBİ'lerin ve esnafımızın yanında olmayı bir öncelik olarak görmekteyiz." dedi.</p><p>Halkbank'ın ticari kredi hacmine ilişkin de bilgi veren Özdil, "2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla ticari kredi hacmimiz 2 trilyon Türk lirası eşiğini geride bıraktı. Ticari kredilerimizin yarısından fazlasını oluşturan KOBİ kredilerimizde yüzde 14'ün üzerinde bir pazar payına sahibiz." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>DİJİTAL BANKACILIKTA YAPAY ZEKA DESTEKLİ TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Perakende ve e-ticaret işletmelerinin rekabet gücünü artırmak amacıyla fiziki ve dijital tahsilat kanallarını yeni nesil ödeme teknolojileriyle uçtan uca entegre ettiklerini aktaran Özdil, yapay zeka destekli teknolojiler ve gelişmiş veri modelleriyle beslenen dijital bankacılık altyapısına da değindi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ssstwitter-1509202674d34687.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Özdil, finansal verimliliği artırmak amacıyla geliştirdikleri nakit yönetimi hizmetleri sayesinde işletmelerin maliyetlerini düşürerek büyüme hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olduklarını belirtti.</p><p>Ekonomi yönetiminin çizdiği dengeli büyüme hedefleri doğrultusunda perakende ve e-ticaret sektörünü desteklemeyi sürdüreceklerini kaydeden Özdil, "Perakende ve e-ticaret sektörümüzü finansmandan üretime, ticaretten sürdürülebilir büyümeye uzanan sağlam bir ekosistemle desteklemeyi sürdüreceğiz." dedi.</p><p>Özdil, konuşmasının sonunda zirvenin perakende dünyası, e-ticaret ekosistemi ve Türkiye için bereketli sonuçlar getirmesini temenni etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/aksam-15092026fa7ba862.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-431_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291529</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-en-sessiz-yeri-nerede-insanlar-kendi-bedenlerini-duymaya-basliyor-291529</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın en sessiz yeri nerede? İnsanlar kendi bedenlerini duymaya başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Minnesota'daki Orfield akustik odası, eksi 24,9 desibel ile dünyanın en sessiz yeri olarak öne çıkıyor. Bu özel oda, sesi neredeyse tamamen emerek ziyaretçilerin kendi vücut seslerini duymasına yol açıyor ve bilimsel araştırmalar için eşsiz bir ortam sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın en sessiz yeri nerede? İnsanlar kendi bedenlerini duymaya başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Minnesota, ABD'de bulunan Orfield akustik odası, sessizlikte ulaşılan rekor seviyesiyle dikkat çekiyor. Eksi 24,9 desibel ölçülen bu oda, insan kulağının işitebileceği sınırların da altında bir sessizlik sunuyor. Özel olarak tasarlanan ve dışarıdan gelen titreşimleri tamamen engelleyen bu odada, ses dalgaları neredeyse tamamen emiliyor. Ziyaretçiler, Orfield akustik odasında kısa sürede kendi kalp atışlarını, kan dolaşımlarını ve hatta göz kırpışlarını duyabilecek kadar izole bir deneyim yaşıyor.</p><h3>Orfield akustik odası üç kez rekor kırdı</h3><p>Orfield akustik odası, sessizlik seviyesiyle Guinness Rekorlar Kitabı'nda üç kez dünyanın en sessiz yeri olarak kayıtlara geçti. Odanın bu özelliği, yalnızca bilimsel deneyler için değil, aynı zamanda duyusal yoksunluk uygulamalarında da kullanılmasını sağlıyor. Hawaii'deki Haleakal&#257; kraterinde ölçülen 10 desibel arka plan gürültüsünden çok daha düşük olan bu değer, Orfield akustik odasını doğal ortamların çok ötesine taşıyor. Buradaki deneyimler, insan algısının sınırlarını zorlamasıyla biliniyor.</p><h3>Gazeteciler Orfield odasında saatler geçirdi</h3><p>Orfield akustik odasıyla ilgili yaygın efsanelerin aksine, bazı gazeteciler bu odada birkaç saat boyunca kalmayı başardı. Odanın akustik özellikleri sayesinde, içeride kalanlar mutlak sessizliğin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini doğrudan gözlemleyebiliyor. Bilim insanları ve meraklı ziyaretçiler için Orfield akustik odası, hem teknolojik hem de insani açıdan eşsiz bir deneyim sunuyor. Sessizlikte rekor kıran bu oda, dünya genelinde benzeri olmayan bir araştırma ve deney alanı olarak öne çıkıyor.</p><p>Orfield akustik odası, sessizlikte ulaşılan bu benzersiz rekorla sadece bilim dünyasının değil, sessizlik arayan herkesin dikkatini çekiyor. Oda, insan duyularının sınırlarını keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/dunyanin-en-sessiz-yeri-n-111_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291528</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-icra-kurulu-baskani-murat-cicek-yeni-donemi-isaret-etti-turkiyenin-buyuk-potansiyeli-var-291528</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek yeni dönemi işaret etti: Türkiye'nin büyük potansiyeli var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin ticaretin dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Çiçek, Türkiye'nin genç nüfusu, girişimcilik ekosistemi, dijital altyapısı ve üretim gücüyle e-ticaret ve perakende alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek yeni dönemi işaret etti: Türkiye'nin büyük potansiyeli var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi, Turkcell ana sponsorluğunda; ETİD, Halkbank, Turkish Airlines, VakıfBank ve Ziraat Bankası co-sponsorluğunda; LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda, Avansas, sahibinden.com ve Trendyol'un destek sponsorluğunda düzenlendi.</p><p>Zirvenin açılışında konuşan TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün tüketici davranışlarından iş modellerine, tedarik zincirlerinden ödeme sistemlerine kadar perakende sektörünün tüm dinamiklerini değiştirdiğini ifade etti.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek (<a href="https://x.com/MuratCicekTM?ref_src=twsrc%5Etfw">@MuratCicekTM</a>): Önümüzdeki dönemde başarılı olacak sektörlerin; teknolojiyi insan odaklı bir yaklaşımla kullanan, tüketicinin değişen beklentilerini doğru anlayan, güçlü tedarik ve lojistik altyapısına sahip olan ve... <a href="https://t.co/V4cF4UldhA">pic.twitter.com/V4cF4UldhA</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099807953431740738?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"YAPAY ZEKÂ ALIŞVERİŞ DENEYİMİNİ DÖNÜŞTÜRÜYOR"</b></p><p>Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin alışveriş deneyimini yeniden şekillendirdiğini belirten Çiçek, e-ticaretteki yükselişin işletmelere ve markalara yeni pazarlara ulaşma imkânı sunduğunu söyledi.</p><p>Çiçek, sürdürülebilirlik, lojistik altyapısı, veri güvenliği ve müşteri deneyiminin sektörün geleceğini belirleyecek temel başlıklar arasında yer aldığına işaret etti.</p><p>Zirvede "Ticaretin Yeni Dönemi &#8211; Yapay Zeka Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlığı altında e-ticaret ve fiziksel perakendenin geleceğinin, dijital dönüşümün sektöre etkilerinin, yapay zekânın alışveriş deneyiminde oluşturacağı değişimin, yeni tüketici eğilimlerinin ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin ele alınacağını kaydeden Çiçek, panelistlerin bilgi ve deneyimlerinin sektörün geleceğine yönelik önemli fikirler ortaya koyacağına inandığını belirtti.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek (<a href="https://x.com/MuratCicekTM?ref_src=twsrc%5Etfw">@MuratCicekTM</a>): Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, tüketici davranışlarından iş modellerine, tedarik zincirlerinden ödeme sistemlerine kadar perakende sektörünün tüm dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. <a href="https://t.co/iYTwn747iW">pic.twitter.com/iYTwn747iW</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099807399301263441?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"EKONOMİNİN TÜM AKTÖRLERİ İÇİN YENİ FIRSATLAR YARATIYOR"</b></p><p>E-ticaret ve perakendenin güçlenmesinin yalnızca ticaret hacmi ve ekonomik büyüme açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, sektörün üreticiden girişimciye, KOBİ'lerden büyük markalara kadar ekonominin tüm aktörleri için yeni fırsatlar oluşturduğunu söyledi.</p><p>Çiçek, bu dönüşümün aynı zamanda istihdamı, inovasyonu, ihracatı ve Türkiye'nin küresel ticaretteki rekabet gücünü desteklediğini ifade etti.</p><p><b>BAŞARININ FORMÜLÜNÜ AÇIKLADI</b></p><p>Önümüzdeki dönemde başarılı olacak sektör ve markaların ortak özelliklerine de değinen Çiçek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Teknolojiyi insan odaklı bir yaklaşımla kullanan, tüketicinin değişen beklentilerini doğru anlayan, güçlü tedarik ve lojistik altyapısına sahip olan ve sürdürülebilirliği iş modellerinin merkezine yerleştiren markaların başarılı olacağına inanıyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/d5522-150920269e004956.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİP"</b></p><p>Türkiye'nin e-ticaret ve perakende alanındaki potansiyeline dikkat çeken Çiçek, genç ve dinamik nüfusun, güçlü girişimcilik ekosisteminin, gelişen dijital altyapının ve üretim gücünün Türkiye açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti.</p><p>Çiçek, "Bu potansiyeli doğru stratejiler ve güçlü iş birlikleriyle hayata geçirmek, ülkemizin bölgesel ve küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirecektir." dedi.</p><p>Zirvenin yeni iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni eden Çiçek, konuşmasının sonunda katılımcılara, panelistlere, izleyicilere ve sponsor temsilcilerine teşekkür etti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkmedya-zirvesinde-duyurdu-fahis-fiyata-yeni-onlem-yolda-291531" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abnin-ithalat-duzenlemesi-745_2-41.jpg"/></div><h3>Bakan Bolat, TürkMedya Zirvesi'nde duyurdu: Fahiş fiyata yeni önlem yolda</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-halkbank-genel-muduru-ozdil-e-ticaretin-finansal--291530" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-431_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaretin-kodlari-turkmedya-zirvesinde-konusuldu-yeni-rota-yapay-zeka-291540" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaretin-kodlari-turkmed-199_2-41.jpg"/></div><h3>Ticaretin kodları TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu: Yeni rota yapay zeka</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-ve-finans-dunyasi-turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesinde-bulustu-291553" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ticaret-ve-finans-dunyasi-741_2-41.jpg"/></div><h3>Ticaret ve finans dünyası TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde buluştu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-icra-kurulu-bas-808_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291527</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/elon-musktan-yapay-zekanin-insanligi-yok-edebilecegi-iddialarina-esprili-yanit-291527</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elon Musk'tan "yapay zekanın insanlığı yok edebileceği" iddialarına esprili yanıt]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Tesla ve SpaceX'in Üst Yöneticisi (CEO) Musk, yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceğine ilişkin endişeler konusundaki soruya, "Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz." şeklinde esprili yanıt verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elon Musk'tan "yapay zekanın insanlığı yok edebileceği" iddialarına esprili yanıt]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen yapay zeka ve inovasyon zirvesi All-In Summit 2026'ya konuşmacı olarak katılan Tesla ve SpaceX'in Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk,, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesine ilişkin artan endişeleri değerlendirdi.</p><p>Musk'a, yapay zeka sektöründe son dönemde dile getirilen risklere atıfta bulunarak, "Hepimiz 10 yıl içinde ölecek miyiz?" sorusu yöneltildi.</p><p>Yapay zekadan kaynaklanan tehlikelerin ciddi boyutlara ulaştığı uyarısında bulunan Musk, kendisine yöneltilen soruyu alaycı bir ifadeyle yanıtlayarak, "Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz." dedi.</p><p>Musk, güvenlik konusunda daha fazla önlem alınmaması halinde yapay zeka modellerinin gelişmesiyle risklerin de giderek artacağını vurguladı.</p><p>Yapay zekanın insanlık için nasıl bir tehdit oluşturabileceğinin sorulması üzerine de Musk, "Askeri sistemlerin kontrolünü ele geçirip, örneğin bir nükleer silahın fırlatılması emrini vermesi kötü olur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"KARŞILIKLI DENETİM" ÖNERİSİ</b></p><p>OpenAI şirketince yapılan bir siber güvenlik testinde yapay zeka ajanlarının "Hugging Face" platformunun altyapısındaki sistemleri hedef aldığı siber saldırıları hatırlatan Musk, yeterince gelişmiş yapay zeka modellerinin kendilerine getirilen kısıtlamalardan kurtulabileceğini savundu.</p><p>Musk, önde gelen yapay zeka şirketlerinin yeni modellerini piyasaya sürmeden önce birbirlerinin sistemlerini güvenlik açısından test etmesini önerdi.</p><p>Bu konuda Çin ile de anlaşmaya varılabileceğini belirten Musk, önde gelen yapay zeka şirketleri arasında karşılıklı denetim mekanizmasının mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p><b>"YAPAY ZEKANIN İNSANLIĞI YOK EDEBİLECEĞİ" İDDİASI</b></p><p>OpenAI ve Anthropic'te son üç yıldır araştırmacı olarak çalışan Jacob Coxon, iki şirketin de yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranmadığını savunarak Anthropic'ten istifa etmişti.</p><p>Şirketlerin kendi kendini geliştirebilen yapay zeka sistemleri için kontrolsüz bir yarış içinde olduğunu ileri süren Coxon, bu sistemlerin yakın gelecekte "her şeyi hackleyebilecek" insanüstü sistemlere dönüşebileceğini savunmuştu.</p><p>Coxon ayrıca, yapay zeka modellerini geliştiren bazı sektör çalışanlarının bu sistemlerin 10 yıl içinde "insanlığı öldürebileceğine" ciddi şekilde inandığını öne sürmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/elon-musktan-yapay-zekani-340_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291526</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/elon-musk-gunun-birinde-zaten-hepimiz-olecegiz-291526</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elon Musk: Günün birinde zaten hepimiz öleceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Tesla ve SpaceX'in Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceğine ilişkin endişeler konusunda kendisine yöneltilen soruya, "Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz." şeklinde esprili yanıt verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elon Musk: Günün birinde zaten hepimiz öleceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen yapay zeka ve inovasyon zirvesi All-In Summit 2026'ya konuşmacı olarak katılan Musk, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesine ilişkin artan endişeleri değerlendirdi.</b></p><p>Musk'a, yapay zeka sektöründe son dönemde dile getirilen risklere atıfta bulunarak,<b> "Hepimiz 10 yıl içinde ölecek miyiz?"</b> sorusu yöneltildi.</p><p>Yapay zekadan kaynaklanan tehlikelerin ciddi boyutlara ulaştığı uyarısında bulunan Musk, kendisine yöneltilen soruyu alaycı bir ifadeyle yanıtlayarak,<b> "Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz."</b> dedi.</p><p>Musk, güvenlik konusunda daha fazla önlem alınmaması halinde <b>yapay zeka modellerinin gelişmesiyle risklerin de giderek artacağını vurguladı.</b></p><b>NASIL BİR TEHDİT OLUR?</b><p></p><p>Yapay zekanın insanlık için nasıl bir tehdit oluşturabileceğinin sorulması üzerine de Musk, <b>"Askeri sistemlerin kontrolünü ele geçirip, örneğin bir nükleer silahın fırlatılması emrini vermesi kötü olur." </b>değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>-"Karşılıklı denetim" önerisi</b></p><p>OpenAI şirketince yapılan bir siber güvenlik testinde yapay zeka ajanlarının &quot;Hugging Face&quot; platformunun altyapısındaki sistemleri hedef aldığı siber saldırıları hatırlatan Musk, yeterince gelişmiş yapay zeka modellerinin kendilerine getirilen kısıtlamalardan kurtulabileceğini savundu.</p><p>Musk, önde gelen yapay zeka şirketlerinin yeni modellerini piyasaya sürmeden önce birbirlerinin sistemlerini güvenlik açısından test etmesini önerdi.</p><p>Bu konuda Çin ile de anlaşmaya varılabileceğini belirten Musk, önde gelen yapay zeka şirketleri arasında karşılıklı denetim mekanizmasının mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p><b>"Yapay zekanın insanlığı yok edebileceği" iddiası</b></p><p>OpenAI ve Anthropic&#39;te son üç yıldır araştırmacı olarak çalışan Jacob Coxon, iki şirketin de yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranmadığını savunarak Anthropic&#39;ten istifa etmişti.</p><p>Şirketlerin kendi kendini geliştirebilen yapay zeka sistemleri için kontrolsüz bir yarış içinde olduğunu ileri süren Coxon, bu sistemlerin yakın gelecekte &quot;her şeyi hackleyebilecek&quot; insanüstü sistemlere dönüşebileceğini savunmuştu.</p><p>Coxon ayrıca, yapay zeka modellerini geliştiren bazı sektör çalışanlarının bu sistemlerin 10 yıl içinde &quot;insanlığı öldürebileceğine&quot; ciddi şekilde inandığını öne sürmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/elon-musk-gunun-birinde-z-909_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291525</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/uefa-finallere-ev-sahipligi-yapacak-stadyumlari-acikladi-291525</link>
      <pubDate>2026-09-15T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[UEFA finallere ev sahipliği yapacak stadyumları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA, gerçekleştirilen yürütme kurulu toplantısının ardından çeşitli finallere ev sahipliği yapacak şehir ve stadyumları açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[UEFA finallere ev sahipliği yapacak stadyumları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>UEFA Yürütme Kurulu, bugün Yunanistan'ın Selanik kentinde toplandı. Toplantının ardından çeşitli finallere ev sahipliği yapılacak şehir ve stadyumlar duyurdu.  </b></p><p>Finallerin ev sahipleri aşağıdaki gibi belirlendi:  </p><p><b>UEFA Şampiyonlar Ligi  </b></p><p>2028: Allianz Arena, Münih  </p><p>2029: Camp Nou, Barselona  </p><p><b>UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi  </b></p><p>2028: Parc Olimpiyat Lyonnais, Lyon-Decines  </p><p>2029: Galler Ulusal Stadyumu, Cardiff  </p><p><b>UEFA Avrupa Ligi  </b></p><p>2028: Ulusal Arena, Bükreş  </p><p>2029: Sırbistan Ulusal Stadyumu, Belgrad  </p><p><b>UEFA Konferans Ligi  </b></p><p>2028: Juventus Stadyumu, Torino  </p><p>2029: Puskas Arena, Budapeşte  </p><p><b>UEFA Süper Kupası  </b></p><p>2027: Johan Cruyff Arena, Amsterdam  </p><p>2028: Astana Arena, Astana  </p><p><b>UEFA Futsal Şampiyonlar Ligi  </b></p><p>2027: Biel/Bienne Arena, İsviçre  </p><p>UEFA Yürütme Kurulu'nun bir sonraki toplantısı, UEFA EURO 2028 elemelerinin aynı şehirde yapılacak kura çekiminden bir gün sonra, 7 Aralık'ta Kuzey İrlanda'nın Belfast şehrinde gerçekleştirilecek.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/uefa-finallere-ev-sahipli-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291524</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-iran-savasi-nedeniyle-muhimmat-sikintisi-yasadi-291524</link>
      <pubDate>2026-09-15T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD, İran savaşı nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) denetçisi, yayımladığı raporda, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ABD'de mühimmat açığına ve tedarik zincirlerinde "darboğaza" neden olduğunu kaydetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD, İran savaşı nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NBC News'un haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon)  denetçisi tarafından, "Destansı Öfke Operasyonu (Operation Epic Fury)" adıyla anılan İran savaşına ilişkin rapor yayımlandı.</p><p>Raporda, bu kısıtlamaların hafifletilmesi amacıyla tedarik süreçlerinin kolaylaştırılması ve kritik malzemelerin stoklanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p><p><b>SAVAŞIN MALİYETİ 33,4 MİLYAR DOLAR</b></p><p>Temmuz itibarıyla savaşın maliyetinin 33,4 milyar dolar olduğunun değerlendirildiği raporda, bu rakamın, harcanan mühimmat için 22,3 milyar dolar, ekipman kayıpları için 3,7 milyar dolar ve diğer harcamalar için 7,4 milyar doları kapsadığı, ancak altyapı onarımı masraflarının dahil edilmediği vurgulandı.</p><p>Raporda ayrıca Dışişleri Bakanlığının, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere dört ülkede 208 milyon dolardan fazla zarara uğradığına dikkat çekildi.</p><p>Bu tutarın 184 milyon dolarını, "diplomatik tesislerde" meydana gelen hasarın oluşturduğu belirtilen raporda, 25 milyon dolarını ise inşaat projelerindeki gecikmelerin oluşturduğu aktarıldı.</p><p><b>ÇOK SAYIDA HAVA ARACI HASAR ALDI VEYA İMHA EDİLDİ</b></p><p>Rapordaki bulgular arasında, İran'ın, Bahreyn'de bulunan ABD Donanmasına ait ana lojistik üssünü İHA ve balistik füzelerle hedef aldığına dair ilk resmi teyitlerden biri de yer aldı.</p><p>Otuzun üstünde büyük insansız hava aracının (İHA) imha edildiği kaydedilen raporda, dört F-15E, bir F-35A, bir A-10 Warthog savaş uçaklarının "büyük hasar aldığı" ya da imhaya uğradığı belirtildi.</p><p>Raporda ayrıca, on iki KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı ile dokuz hava aracının imha edildiği        bilgisi paylaşıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abd-iran-savasi-nedeniyle-456_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291523</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gunes-bir-gezegen-katili-olabilir-bilim-insanlari-iceride-iz-birakmis-olabilecegini-dusunuyor-291523</link>
      <pubDate>2026-09-15T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş bir gezegen katili olabilir! Bilim insanları içeride iz bırakmış olabileceğini düşünüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi'nden astronom Mutlu Yıldız'ın liderliğinde yürütülen yeni araştırma, Güneş'in milyarlarca yıl önce süper-Dünya kütlesinde bir gezegeni yutmuş olabileceğini ortaya koyuyor. Araştırma, Güneş'in iç yapısında bu olayın izlerinin bulunabileceğini öne sürüyor ve bilim dünyasında büyük yankı uyandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş bir gezegen katili olabilir! Bilim insanları içeride iz bırakmış olabileceğini düşünüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi'nden astronom Mutlu Yıldız'ın Kraliyet Astronomik Derneği'nin Aylık Bildirileri'nde yayımlanan yeni çalışması, Güneş'in geçmişine dair şaşırtıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. Bilim insanları, Güneş'in milyarlarca yıl önce, Dünya'nın kütlesinin 5 ila 10 katı büyüklüğünde bir süper-Dünya gezegenini yutmuş olabileceğini öne sürüyor. Araştırmada, bu devasa gezegenin yok oluşunun, Güneş'in iç yapısında kalıcı kimyasal izler bıraktığı ve bu izlerin günümüzde hâlâ tespit edilebileceği belirtiliyor. Yapılan analizler, Güneş'in iç kısmındaki bazı kimyasal anormalliklerin ve lityum eksikliğinin, bu gezegen yutulması senaryosu ile açıklanabileceğini gösteriyor. Bulgular, Güneş'in evrimsel geçmişine dair önemli soruları gündeme getirirken, yıldızımızın beklenmedik bir şekilde 'gezegen katili' olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Mutlu Yıldız: 'Güneşin geçmişinde gezegen yutulması izleri var'</h3><p>Araştırmanın başındaki isim olan Mutlu Yıldız, Güneş'in kimyasal yapısında gözlenen sıra dışı bulguların, gençlik döneminde yaşanan bir gezegen yutulmasıyla açıklanabileceğini ifade ediyor. Yıldız, Dünya'dan birkaç kat daha ağır bir gezegenin genç Güneş'e düşmesiyle, yıldızın derinliklerinde kalıcı bir kimyasal iz oluştuğunu vurguluyor. Bu izlerin, Güneş'in iç yapısına dair yapılan bağımsız ölçümlerle de örtüştüğünü belirten Yıldız, "Güneş'in kimyasal tarihinde yaşanan bu olay, yıldızımızın bugünkü yapısının anlaşılmasında kritik rol oynayabilir" diyor. Özellikle lityum eksikliği gibi bugüne kadar açıklanamayan bazı gözlemler, bu senaryoyla anlam kazanıyor. Yıldız, "Gezegenler, yıldızların oluşum diskindeki gazdan farklı malzemeler içerir. Erken dönemde yaşanan bir gezegen yutulması, Güneş'in kimyasal yapısında özgün bir imza bırakmış olabilir" değerlendirmesinde bulunuyor.</p><h3>Güneşin iç yapısında süper-Dünya hipoteziyle örtüşen veriler</h3><p>Çalışmada, Güneş'in evrimsel geçmişini anlamak için açık kaynaklı yıldız evrimi modelleri kullanıldı. Farklı gezegen yutulma senaryoları üzerinde yapılan hesaplamalar, en iyi uyumun, Güneş'in milyarlarca yıl önce süper-Dünya kütlesinde bir gezegeni yutmasıyla sağlandığını ortaya koydu. Elde edilen sayısal veriler, Güneş'in iç yapısı ve lityum içeriğiyle ilgili mevcut gözlemlerle de büyük oranda örtüşüyor. Ayrıca, bu senaryo, Güneş Sistemi'nin neden süper-Dünya boyutunda gezegenlere sahip olmadığına dair uzun süredir devam eden gizemi de açıklayabilir. Mutlu Yıldız, "Gezegen yutulmasının Güneş'in yapısını bu kadar belirgin şekilde etkileyebileceğini görmek bizi şaşırttı. Özellikle hesaplamaların belirli bir süper-Dünya kütle aralığına işaret etmesi, araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri oldu" diyerek bulguların önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Bilim dünyasında tartışma: Güneş gerçekten bir gezegeni yuttu mu?</h3><p>Araştırmanın sonuçları, Güneş'in geçmişinde yaşanmış olabilecek bu dramatik olayın, yıldızımızın bugünkü kimyasal yapısını ve evrimini anlamada yeni bir pencere açabileceğini gösteriyor. Ancak Mutlu Yıldız, elde edilen bulguların kesin bir kanıt sunmadığını, yalnızca gezegen yutulması senaryosunun güçlü bir aday olarak öne çıktığını vurguluyor. "Hesaplamalarımız, Güneş'in bir süper-Dünya gezegenini yutmuş olabileceğini gösteriyor. Ancak bu olayın gerçekten yaşandığına dair kesin bir doğrulama için daha fazla gözlemsel ve teorik çalışmaya ihtiyaç var" diyen Yıldız, bilim dünyasını bu konuda yeni araştırmalar yapmaya davet ediyor. Araştırmacılar, Güneş'in iç yapısındaki olası 'parmak izlerinin' bağımsız olarak tespit edilmesiyle, bu hipotezin ilerleyen yıllarda netlik kazanabileceğini ifade ediyor. Güneş'in geçmişine dair bu çarpıcı iddia, yıldız evrimi ve gezegen oluşumu konularında yeni tartışmaların kapısını aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, Ege Üniversitesi'nden çıkan bu iddia, Güneş'in geçmişine dair tüm ezberleri bozuyor. Güneş'in süper-Dünya kütlesinde bir gezegeni yutmuş olabileceği yönündeki bulgular, hem yıldızımızın kimyasal yapısını hem de Güneş Sistemi'nin bugünkü düzenini anlamada kritik bir rol oynayabilir. Araştırma, bu alandaki yeni gözlemsel ve teorik çalışmaların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bilim insanları, Güneş'in sırlarını aydınlatmak için araştırmalarını sürdürmeye kararlı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/gunes-bir-gezegen-katili--843_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291522</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedyadan-e-ticarete-yon-veren-zirve-finans-dunyasi-istanbulda-bulustu-291522</link>
      <pubDate>2026-09-15T12:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TürkMedya'dan e-ticarete yön veren zirve: Finans dünyası İstanbul'da buluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi, Turkcell ana sponsorluğunda; ETİD, Halkbank, Turkish Airlines, VakıfBank ve Ziraat Bankası co-sponsorluğunda; LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda, Avansas, sahibinden.com ve Trendyol'un destek sponsorluğunda düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TürkMedya'dan e-ticarete yön veren zirve: Finans dünyası İstanbul'da buluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın teşrifleriyle gerçekleşen zirve, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Kuleleri Konferans Salonu'nda e-ticaret ve perakende sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/ailefotoraf-1509202694feb7ed.jpg"/><p>Ticaretin yeni döneminin ve yapay zekâ çağında büyümenin yeni kodlarının ele alınacağı zirvede; yeni nesil e-ticaret ve perakende ekosistemi, değişen tüketici alışkanlıkları, dijitalleşmenin sektöre etkileri ve geleceğin ticaret modelleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.</p><p>Saat 14.00'te, LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda düzenlenecek "Ticaretin Yeni Dönemi &#8211; Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlıklı oturumda, yapay zekânın ticaret ve perakende sektörlerinde yarattığı dönüşüm, yeni büyüme modelleri ve sektörün geleceğine yön verecek gelişmeler ele alındı.</p><p>Zirvenin açılış konuşmasını TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, yaptı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/turkmedya-icra-kurulu-baskani-murat-cicek-yeni-donemi-isaret-etti-turkiyenin-buyuk-potansiyeli-var-291528" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-icra-kurulu-bas-808_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek yeni dönemi işaret etti: Türkiye'nin büyük potansiyeli var</h3></a><p><b>"TÜRKİYE'NİN BÜYÜK POTANSİYELİ VAR"</b></p><p><b>TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek,</b> TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin ticaretin dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini belirtti.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek (<a href="https://x.com/MuratCicekTM?ref_src=twsrc%5Etfw">@MuratCicekTM</a>): Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, tüketici davranışlarından iş modellerine, tedarik zincirlerinden ödeme sistemlerine kadar perakende sektörünün tüm dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. <a href="https://t.co/iYTwn747iW">pic.twitter.com/iYTwn747iW</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099807399301263441?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Çiçek, Türkiye'nin genç nüfusu, girişimcilik ekosistemi, dijital altyapısı ve üretim gücüyle e-ticaret ve perakende alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p><p>Çiçek, Türkiye'nin genç nüfusu, girişimcilik ekosistemi, dijital altyapısı ve üretim gücüyle e-ticaret ve perakende alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-halkbank-genel-muduru-ozdil-e-ticaretin-finansal--291530" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-431_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi... Halkbank Genel Müdürü Özdil: E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz</h3></a><p><b>"E-TİCARET'İN FİNANSAL ALTYAPISINI İNŞA EDİYORUZ"</b></p><p>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde açıklamalarda bulunan <b>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil,</b> "Sektör olarak ekosistem bankacılığı anlayışıyla yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmaktan çıkarak ticaretin daha aktif aktörleri haline geldik. E-Ticaret'in finansal altyapısını inşa ediyoruz. Bir yandan teşvik ediyoruz. Tedarik ve stok döngüsünü fonluyor." dedi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil: Güçlü sermaye yapımız, müşteri odaklı yaklaşımımız ve teknolojik donanımımızla pazar yerlerinin arkasındaki ana finansal destek görevini üstleniyoruz. <a href="https://t.co/pNWaBwJVAg">pic.twitter.com/pNWaBwJVAg</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099809007582027993?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abnin-ithalat-duzenlemesi-bakan-bolat-turkiyenin-muzakereleri-sonuc-verdi-291531" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abnin-ithalat-duzenlemesi-745_2-41.jpg"/></div><h3>AB'nin ithalat düzenlemesi... Bakan Bolat: Türkiye'nin müzakereleri sonuç verdi</h3></a><p><b>"TÜRKİYE'NİN MÜZAKERELERİ SONUÇ VERDİ"</b></p><p><b>Ticaret Bakanı Ömer Bolat,</b> TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde konuştu. Bakan Bolat, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren AB'nin e-ithalat düzenlemesi kapsamında getirilen ek vergilerin, yürütülen yoğun müzakereler sonucunda Türkiye'nin e-ihracat ürünlerine uygulanmadığını açıkladı.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> Ticaret Bakanı Ömer Bolat (<a href="https://x.com/omerbolatTR?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerbolatTR</a>): Her sektörde olduğu gibi eğer kural bazlı ticaret yapılamazsa korkunç bir kaos meydana gelir ama dijital dünya olduğu için bu e-ticarette çok daha önemlidir. <a href="https://t.co/sRDyzXgZVZ">pic.twitter.com/sRDyzXgZVZ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2099813412360335828?ref_src=twsrc%5Etfw">September 15, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Bakan Bolat, "Gümrük Birliğimiz olduğu için yaptığımız yoğun müzakereler neticesinde Türkiye'nin e-ihracat ürünlerine bu ekstra verginin getirilmemesi oldu" ifadelerini kullandı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkmedya-e-ticaret-ve-perakende-zirvesi-yapay-zeka-caginda-buyumenin-yeni-kodlari-291540" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedya-e-ticaret-ve-pe-537_2-41.jpg"/></div><h3>TürkMedya E-Ticaret ve Perakende Zirvesi: Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları</h3></a><p><b>TİCARETİN YENİ DÖNEMİ &#8211; YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA BÜYÜMENİN YENİ KODLARI OTURUMU</b></p><p>LC WAIKIKI oturum özel sponsorluğunda düzenlenen "Ticaretin Yeni Dönemi &#8211; Yapay Zekâ Çağında Büyümenin Yeni Kodları" başlıklı oturumda, yapay zekânın ticaret ve perakende sektörlerinde yarattığı dönüşüm, yeni büyüme modelleri ve sektörün geleceğine yön verecek gelişmeler ele alındı.</p><p lang="tr" id="id__gpuwgr7977u" data-testid="tweetText"><b>LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Meltem Yanovalı Kalkan, </b>"Yapay Zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler, kurumların iç uygulama ve sistemlerinde buna ayak uydurabilmesi için içerideki altyapı mimarisini gerektiriyordu. Bu nedenle veriyi tam olarak her şeyin merkezine koymuş durumdayız." ifadelerini kullandı.</p><p><b>Paycell'in Genel Müdürü Serhat Dolaz, </b>"Paycell olarak 2026 yılının ilk yarısında kanal yapılarımızı güçlendirip modernize ettik" dedi.</p><p><b>Avansas Genel Müdürü Ahmet Güleç, </b>"Yapay zeka, e-ticaret için yeni değil. 15 yıldır neredeyse bütün e-ticaret sitelerinde görsel içerik üretimi, müşteri hizmetleri yönetimi ve finansal analizler gibi pek çok alanda kullanılıyordu ama bu sene çok yaygınlaştığını söyleyebilirim" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>ETİD Yönetim KuruluBaşkanı Hakan Çevikoğlu, </b>"Biz platformlar tarafında yapay zekayı daha çok kullanıyoruz ama müşteriler de kullanmaya başladı. Bu onların deneyimlerinde de farklılıklar getiriyor" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/turkmedyadan-e-ticarete-y-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291521</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-dunyanin-yorungesinde-uzay-silahlari-konuslandirdiklarini-dogruladi-291521</link>
      <pubDate>2026-09-15T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD, Dünya'nın yörüngesinde uzay silahları konuşlandırdıklarını doğruladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Troy Meink, Dünya'nın yörüngesinde uzay silahları konuşlandırdıklarını belirterek, ülkesinin uzayda saldırı kabiliyeti olduğunu ilk kez kamuoyuna açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD, Dünya'nın yörüngesinde uzay silahları konuşlandırdıklarını doğruladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CNN televizyonunun haberine göre, ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Troy Meink, Maryland eyaletinde düzenlenen bir konferansta, ABD'nin uzun süredir varlığı tartışılan uzay silahlarına ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>Meink, değişen tehdit ortamına karşı hazırlıklarını artırmayı sürdürdüklerini savunarak, "İşte bu yüzden ABD'nin, yörüngede şu anda ortak kuvvetleri düşmanca eylemlere karşı savunabilecek kapasitede uzay kontrol silahları bulunuyor." dedi.</p><p>Bu silahların "ABD kuvvetlerini savunmak için kullanılacağına" işaret eden Meink, "Sadece havada değil, uzayda da üstünlüğümüzü korumamız son derece önemli. Bu nedenle tehdit edildiğimizde başa çıkabilmemiz için adımlar atmak zorunda kaldık." diye konuştu.</p><p>Troy Meink, silahlar hakkında ve ne zaman konuşlandırıldıklarına dair detay vermeyi reddetti.</p><p>Öte yandan, Meink, Çin'i ve Rusya'yı uzayda askeri kabiliyet geliştirmeyi amaçlamakla suçlayan ABD'nin, uzayda saldırı kapasitesi olduğunu böylece ilk kez doğrulamış oldu.</p><p>Washington Post gazetesine konuşan bir ABD'li yetkili de uzay saldırı kabiliyetlerinin, ABD birliklerinin veya uydularının hedef alınması halinde "düşman uydularının etkisiz hale getirilmesini içerebileceğini" söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/abd-dunyanin-yorungesinde-481_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291520</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-4-zanli-daha-tutuklandi-291520</link>
      <pubDate>2026-09-15T11:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 4 zanlı daha tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 5 zanlıdan 4'ü tutuklandı, 1'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 4 zanlı daha tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyet koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden 5'inin işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.</p><p>Savcılıktaki ifadelerinin ardından zanlılardan 4'ü tutuklanma, 1'i ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.</p><p>Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 4 zanlının tutuklanmasına, 1'inin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.</p><p>Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 36'ya yükseldi. Diğer 6 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.</p><p>Soruşturma kapsamında, 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/gulistan-doku-sorusturmas-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291519</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sanliurfada-tefecilik-operasyonu-15-milyar-liralik-para-hareketliligi-291519</link>
      <pubDate>2026-09-15T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da tefecilik operasyonu: 1,5 milyar liralık para hareketliliği]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da "Yeni Nesil Suç Örgütleri"ne finansman sağladıkları ve tefecilik yaptıkları belirlenen 7 şüpheli, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1,5 milyar liralık para hareketliliği tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa'da tefecilik operasyonu: 1,5 milyar liralık para hareketliliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "tefecilik" suçlarına yönelik çalışma yürütüldü.</p><p>Ekiplerin çalışmaları sonucunda düzenlenen operasyonlarda 7 şüpheli yakalandı.</p><p>Şüphelilerin, "Yeni Nesil Suç Örgütleri"ne finansman sağladıkları, vatandaşlara yüksek faizle borç verdikleri, verdikleri paraların teminatı olarak çek ve senet imzalattıkları ve bu kişiler üzerinde baskı kurdukları belirlendi.</p><p><b>"ŞEHİRLERİMİZİN HUZURUNU BOZAN HİÇBİR YAPIYA FIRSAT VERMEYECEĞİZ"</b></p><p>Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1,5 milyar liralık para hareketliliği bulunduğu tespit edildi.</p><p>Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Organize suç örgütleri ve çetelerle mücadelede gösterdiğimiz kararlılığı, vatandaşlarımızı mağdur eden tefecilik faaliyetlerine karşı da aynı şekilde sürdürüyoruz. Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya fırsat vermeyeceğiz. Kahraman jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığımızı, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/sanliurfada-tefecilik-ope-223_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291518</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-marsilya-macina-dogru-hakem-belli-oldu-291518</link>
      <pubDate>2026-09-15T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş-Marsilya maçına doğru: Hakem belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki Olimpik Marsilya sınavında düdük İtalyan hakem Andrea Colombo'da olacak. İşte UEFA Avrupa Ligi'nde ilk haftanın programı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş-Marsilya maçına doğru: Hakem belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Siyah Beyazlı temsilcimiz Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nin ilk haftasında 17 Eylül Perşembe günü sahasında Fransa temsilcisi Olimpik Marsilya ile yapacağı maçı, İtalyan hakem Andrea Colombo yönetecek.</b></p><p>UEFA&#39;nın internet sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre, Tüpraş Stadı&#39;nda saat 22.00&#39;de başlayacak müsabakada Colombo&#39;nun yardımcılıklarını Davide Imperiale ile Giuseppe Perrotti üstlenecek. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Simone Sozza olacak.</p><p>Mücadelede Video Yardımı Hakem (VAR) koltuğunda Michael Fabbri oturacak. Fabbri&#39;nin yardımcılığını ise Valerio Marini yapacak.</p><b>UEFA AVRUPA LİGİ'NDE BU HAFTA HANGİ MAÇLAR VAR?</b><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/11/42445524.jpg"/><p><b>UEFA Avrupa Ligi'nde 2026-2027 sezonunun ilk haftası, yarın oynanacak maçlarla başlayacak.</b></p><p>Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki iki numaralı futbol turnuvasında ilk maçlar, yarın ve 17 Eylül Perşembe günü oynayacak.</p><p>Organizasyonda mücadele eden tek Türk temsilcisi Beşiktaş, ilk maçında 17 Eylül Perşembe günü sahasında Fransa temsilcisi Olimpik Marsilya ile karşı karşıya gelecek.</p><p>Ligde ilk hafta maçlarının programı şöyle:</p><p><b>Yarın:</b></p><p>19.45 Ararat (Ermenistan)-Sparta Prag (Çekya)</p><p>19.45 Omonia (Güney Kıbrıs Rum Kesimi)-Celta Vigo (İspanya)</p><p>22.00 Milan (İtalya)-Benfica (Portekiz)</p><p>22.00 Anderlecht (Belçika)-Olimpik Lyon (Fransa)</p><p>22.00 Hapoel Beer-Sheva (İsrail)-Dinamo Zagreb (Hırvatistan)</p><p>22.00 Bayer Leverkusen (Almanya)-Celje (Slovenya)</p><p>22.00 Olympiakos (Yunanistan)-Jagiellonia (Polonya)</p><p>22.00 Sturm Graz (Avusturya)-Rennes (Fransa)</p><p>22.00 Sunderland (İngiltere)-AZ Alkmaar (Hollanda)</p><p><b>17 Eylül Perşembe:</b></p><p>19.45 Levski Sofya (Bulgaristan)-RB Salzburg (Avusturya)</p><p>19.45 OFİ (Yunanistan)-Hoffenheim (Almanya)</p><p>22.00 Celtic (İskoçya)-Ferencvaros (Macaristan)</p><p>22.00 Juventus (İtalya)-NEC Nijmegen (Hollanda)</p><p>22.00 Viktoria Plzen (Çekya)-Union Saint-Gilloise (Belçika)</p><p><b>22.00 Beşiktaş-Olimpik Marsilya (Fransa)</b></p><p>22.00 Lillestrom (Norveç)-Torreense (Portekiz)</p><p>22.00 Crystal Palace (İngiltere)-Lech Poznan (Polonya)</p><p>22.00 Real Sociedad (İspanya)-Bournemouth (İngiltere</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/besiktas-marsilya-macina--978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291517</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/silivri-aciklarinda-batan-geminin-kaptaninin-cansiz-bedenine-ulasildi-291517</link>
      <pubDate>2026-09-15T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri açıklarında batan geminin kaptanının cansız bedenine ulaşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik kayıp mürettebata ulaşmak için yürütülen çalışmalar sırasında bulunan cansız erkek bedeninin, batan geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri açıklarında batan geminin kaptanının cansız bedenine ulaşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında, 2 Eylül'de meydana gelen kazanın ardından Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarınca sürdürülen arama-kurtarma çalışmaları kapsamında denizde bulunan erkek cesedinin "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.</p><p><b>OLAY</b></p><p>Yaklaşık 18 mil açıkta meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden "Alsu" isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye seyreden "Tuğberk İmamoğlu" adlı gemi çarpışmış, kazanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" batmıştı.</p><p>Kazanın 4'üncü gününde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait kurtarma gemisi TCG Akın'ın gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) desteğiyle enkazın yeri tespit edilmiş, bu bölgede dalış ile tarama faaliyetleri yoğunlaştırılmıştı.</p><p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedilmişti:</p><p>"2 Eylül'de Marmara Denizi'nde ticari faaliyette bulunan 'M/T Alsu' ile 'Tuğberk İmamoğlu' isimli gemilerin çatışması ve 10 kişilik mürettebatı bulunan 'Tuğberk İmamoğlu' isimli geminin batmasıyla sonuçlanan olaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, yürütülen arama ve kurtarma faaliyetleri sırasında, çatma bölgesine yaklaşık 5 kilometre mesafede bir cansız erkek bedenine ulaşılmıştır. Cansız bedenin kazada kaybolan mürettebattan birine ait olup olmadığının belirlenmesi, kimlik tespitinin yapılması ve kesin ölüm sebebinin saptanması amacıyla Adli Tıp Kurumu'na sevki sağlanmıştır."</p><p>Açıklamada, yürütülen soruşturma kapsamında maddi gerçeğin her yönüyle açığa çıkarılması amacıyla gerekli tüm işlemlerin titizlikle sürdürüldüğü belirtilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/silivri-aciklarinda-bulun-661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291516</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dus-caminizdaki-bulaniklik-neden-gecmiyor-uzmani-cozumunu-acikladi-291516</link>
      <pubDate>2026-09-15T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Duş camınızdaki bulanıklık neden geçmiyor? Uzmanı çözümünü açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Duşakabin kapısı zamanla mineral birikintisi ve sabun kalıntısı nedeniyle matlaşabiliyor. Denver merkezli temizlik uzmanı Katie Lambert, doğru yöntemlerle duşakabin kapısının eski parlaklığına kavuşabileceğini vurguluyor. Evlerde sıkça karşılaşılan bu sorun için etkili ve pratik çözümler haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Duş camınızdaki bulanıklık neden geçmiyor? Uzmanı çözümünü açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerde sıkça karşılaşılan duşakabin kapısı bulanıklığı, özellikle zamanla oluşan mineral birikintileri ve sabun kalıntıları nedeniyle can sıkıcı bir hal alıyor. Denver'da temizlik hizmeti sunan Clean Queen'in sahibi Katie Lambert, bu sorunun sanıldığı kadar çözümsüz olmadığını belirtiyor. Lambert'e göre, doğru temizlik ürünleri ve yöntemleriyle duşakabin kapısı yeniden ilk günkü gibi parlak ve şeffaf hale getirilebiliyor. Özellikle banyo gibi nemli ortamlarda cam yüzeylerin bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, düzenli temizlikle hem hijyenin hem de görsel estetiğin korunabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Temizlik uzmanı Lambert: 'Oksalik asit ile duşakabin kapısı eski haline döner'</h3><p>Duşakabin kapısında oluşan mat ve puslu görüntünün en büyük nedeni, duş sırasında suyun buharlaşmasıyla camda kalan kalsiyum ve kireç gibi mineraller ile sabun kalıntılarının birleşmesi. Bu birikintiler, cam yüzeyde adeta ince bir film tabakası oluşturarak hem ışığı kırıyor hem de içerden dışarıyı görmeyi zorlaştırıyor. Temizlik uzmanı Katie Lambert, duşakabin kapısı temizliğinde oksalik asit içeren özel temizlik ürünlerinin etkili olduğunu belirtiyor. Lambert, özellikle Bar Keepers Friend markasının sprey formundaki ürününü öneriyor. Temizlik sırasında ürünü duşakabin kapısına sıktıktan sonra yaklaşık 15 dakika beklemek, birikmiş minerallerin çözülmesi için kritik önem taşıyor. Bu sürenin sonunda, yüzeyin dairesel hareketlerle, tercihen Scrub Daddy marka sünger ya da 0000 dereceli çok ince çelik yün ile nazikçe ovalanması gerekiyor. Lambert, daha kalın çelik yünlerin camı çizebileceği uyarısında bulunuyor. Temizlik işlemi sırasında ürünün yüzeyde ıslak kalmasına dikkat edilmesi, gerekirse su veya temizleyici eklenmesi öneriliyor. Eğer ilk denemede duşakabin kapısı tamamen şeffaflaşmazsa, işlemin tekrar edilmesinde bir sakınca olmadığını belirten Lambert, son olarak camın mikrofiber bezle iyice kurulanmasını tavsiye ediyor.</p><h3>Duşakabin kapısı için koruyucu vernik ve düzenli bakım önerisi</h3><p>Duşakabin kapısındaki matlaşmanın sürekli hale gelmesini önlemek için bazı ek önlemler de öneriliyor. Lambert, duş kapısı temizliği sonrasında cam yüzeylere özel olarak üretilmiş koruyucu verniklerin uygulanmasını tavsiye ediyor. Bu vernikler, camdaki mikroskobik çukurları doldurarak suyun yüzeyde birikmesini engelliyor ve yeni mineral tabakalarının oluşmasını zorlaştırıyor. Lambert, "Cam kalıcı olarak aşınmadığı sürece bu yöntem sorunu büyük ölçüde çözer" diyerek, koruyucu verniklerin etkisini vurguluyor. Ayrıca, sabun kalıntısı ve mineral birikiminin önüne geçmek için haftalık temizlik rutininin ihmal edilmemesi gerekiyor. Evde kolayca hazırlanabilen su ve sirke karışımı (yarı yarıya) ile duş kapısının düzenli olarak silinmesi, birikintilerin oluşmasını yavaşlatıyor. Her duş sonrası bir squeegee ile camın üzerinden geçmek, suyun ve sabun kalıntısının camda kurumasını önlüyor. Duş alanında pratiklik sağlamak için duvara monte edilen squeegee'ler de tercih edilebiliyor. Ayrıca, katı sabun yerine sıvı sabun kullanılması, duşakabin kapısı üzerinde biriken kalıntı miktarını azaltıyor. Uzmanlara göre, bu basit alışkanlıklar duşakabin kapısının uzun süre parlak ve temiz kalmasını sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, duşakabin kapısı temizliği için önerilen adımların düzenli uygulanması, hem banyo hijyenini artırıyor hem de cam yüzeylerin ömrünü uzatıyor. Temizlik uzmanlarının tavsiyelerine uyarak, evlerdeki duşakabin kapısı sorununu pratik ve etkili yöntemlerle çözmek mümkün. Özellikle oksalik asit bazlı temizleyiciler, ince çelik yün ve koruyucu vernik kullanımı, duşakabin kapısı için kalıcı parlaklık ve şeffaflık vaat ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/dus-caminizdaki-bulanikli-162_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291515</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-160-milyon-yillik-molekulleri-yeniden-canlandirdi-bazilari-super-bakterile-291515</link>
      <pubDate>2026-09-15T11:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları 160 milyon yıllık molekülleri yeniden canlandırdı! Bazıları süper bakterilere karşı daha güçlü çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Oregon Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, 160 milyon yıl öncesine ait antimikrobiyal peptitleri laboratuvar ortamında yeniden canlandırarak, süper bakterilere karşı şaşırtıcı derecede etkili savunma mekanizmaları ortaya çıkardı. Bu çalışma, modern antibiyotiklerin yetersiz kaldığı dirençli enfeksiyonlara karşı yeni tedavi yollarının kapısını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları 160 milyon yıllık molekülleri yeniden canlandırdı! Bazıları süper bakterilere karşı daha güçlü çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oregon Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırmada, bilim insanları 160 milyon yıl önce yaşamış antik memelilere ait antimikrobiyal peptitleri laboratuvarda yeniden sentezleyerek, süper bakterilere karşı beklenmedik derecede güçlü bir etki elde etti. 25 Ağustos'ta PLOS Biology dergisinde yayımlanan bu çalışma, günümüzün ilaçlara dirençli bakterilerine karşı yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından çığır açıcı nitelik taşıyor. Araştırma ekibi, antimikrobiyal peptitlerin atalarına ait formlarını yeniden yapılandırarak, bazı antik versiyonların modern insan proteinlerinden daha etkili şekilde bakteri öldürdüğünü tespit etti. Bu bulgular, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede antik proteinlerin potansiyelini gözler önüne seriyor.</p><h3>Matt Barber: 'Antimikrobiyal peptitlerin evrimi yeni tedavilere ilham verebilir'</h3><p>Çalışmanın kıdemli yazarı ve Oregon Üniversitesi Sanat ve Bilimler Fakültesi'nde evrimsel biyolog olan Matt Barber, antimikrobiyal peptitlerin geçmişteki evrimsel süreçlerinin günümüzdeki tedavi arayışlarına önemli katkılar sunabileceğini vurguladı. Barber, antibiyotiklerin tıpta devrim niteliğinde olduğunu ancak bakterilerin bu ilaçlara karşı hızla direnç geliştirdiğini belirtti. Araştırma kapsamında, antimikrobiyal peptitleri laboratuvar ortamında yeniden canlandırarak veya genetik mühendislik teknikleriyle geliştirerek, gelecekte bu moleküllerin terapötik amaçlarla kullanılmasının mümkün olup olmadığını sorguladıklarını ifade etti. Barber, evrimin milyarlarca yıl süren bir bilimsel deney olduğunu ve bu süreçte doğal olarak seçilen özelliklerin, yeni antimikrobiyal araçların tasarlanmasında yol gösterici olabileceğine dikkat çekti. Ona göre, antimikrobiyal peptitlerin evrimsel geçmişini anlamak, dirençli bakterilere karşı daha etkili tedavi stratejileri geliştirilmesine olanak tanıyabilir.</p><h3>Antik laktoferrin peptitleri süper bakterilere karşı üstünlük sağladı</h3><p>Araştırmanın merkezinde, plasental memelilerin ortak atasında ortaya çıkan ve günümüzde neredeyse tüm memelilerde bulunan bağışıklık proteini laktoferrin yer alıyor. Laktoferrin, kan hariç neredeyse tüm vücut sıvılarında bulunan ve bakterilerin büyümesi için gerekli olan demiri bağlayarak onları savunmasız bırakan bir protein olarak biliniyor. Ancak laktoferrinin asıl dikkat çeken özelliği, bünyesinde barındırdığı antimikrobiyal peptitler sayesinde bakteriyel zarları delip hücreleri parçalayabilmesi. Araştırma ekibi, insan ve inek gibi günümüzde yaşayan türlerin laktoferrin gen dizilerini karşılaştırarak, bu proteinin evrimsel geçmişine dair en olası atasal dizileri istatistiksel olarak yeniden oluşturdu. Sonrasında, yaklaşık 160 milyon yıl öncesine ait bu antik peptitleri sentezleyip, laboratuvar ortamında Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Streptococcus gibi insan sağlığı için tehdit oluşturan patojenlere karşı test etti. Elde edilen sonuçlar, bazı antik peptitlerin modern insan versiyonlarından daha güçlü antimikrobiyal aktivite gösterdiğini ortaya koydu. Özellikle amino asit zincirindeki tek bir mutasyonun, peptidin bakterilere karşı etkisini dramatik biçimde artırdığı belirlendi. Bu bulgu, küçük genetik değişikliklerin bile savunma mekanizmalarında büyük farklar yaratabileceğini gösteriyor.</p><h3>Yeni ilaçlar için antimikrobiyal peptitlerden umut: Engeller ve fırsatlar</h3><p>Çalışmanın baş yazarı ve Barber'ın laboratuvarında doktora öğrencisi olan Titas Sil, antimikrobiyal peptitlerin vücudun ilk savunma hattının önemli bir parçası olduğunu ve geniş bir patojen yelpazesine karşı etkili olabildiklerini belirtti. Sil, bilim dünyasının bu peptitleri terapötik amaçlarla kullanmak için çeşitli sentez yöntemleri üzerinde çalıştığını aktardı. Araştırmacılar, antik peptitlerin geleneksel antibiyotiklere göre daha az yapısal kararlılığa sahip olduğunu ve vücutta hızla parçalandığını vurgulasa da, evrimsel tarihin yeniden yapılandırılmasının antimikrobiyal aktivitenin nasıl değiştiğini anlamak açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Matt Barber, patojenlerin tıpkı antibiyotiklere olduğu gibi antimikrobiyal peptitlere karşı da direnç geliştirebileceğini, ancak bu moleküllere karşı direnç mekanizmalarını anlayıp öngörebilmenin, daha etkili ve dirençten kaçınan kombinasyon tedavilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini söyledi. Araştırma, antimikrobiyal peptitlerin gelecekteki ilaç geliştirme süreçlerinde kritik bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, Oregon Üniversitesi'nden bilim insanlarının antimikrobiyal peptitler üzerine yaptığı bu kapsamlı çalışma, modern tıbbın karşı karşıya olduğu süper bakteri tehdidine karşı yeni çözümler sunma potansiyeli taşıyor. Antik proteinlerin evrimsel geçmişine ışık tutan bu araştırma, gelecekte antibiyotiklere alternatif tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bilim dünyası, antimikrobiyal peptitlerin sunduğu fırsatları yakından takip ederken, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede yeni stratejiler geliştirmek için evrimsel biyolojiden ilham almayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/bilim-insanlari-160-milyo-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>