<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290329</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-sivas-kongresinin-107-yil-donumu-dolayisiyla-mesaj-yayimladi-290329</link>
      <pubDate>2026-09-04T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şunları ifade etti:</p><p>&quot;Milli Mücadele&#39;mizin siyasi istikametinin tayin edilmesinde önemli bir dönüm noktası olan Sivas Kongresi ile milletimiz, 107 yıl önce yurdumuzun bölünmez bütünlüğünü ve kayıtsız şartsız bağımsızlık hedefimizi tüm dünyaya ilan etmiştir. Sivas&#39;ta alınan bu karar, milletimizin istikbalini ancak kendi elleriyle inşa edeceğinin ilanıdır aynı zamanda.</p><p>Bugün de aynı bilinç ve iradeyle birliğimize ve kardeşliğimize sahip çıkacak, coğrafyamızda emperyalist emellerin kök salmasına izin vermeyeceğiz. Sivas Kongresi&#39;nin 107. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele&#39;nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla ve şükranla yad ediyorum. Cenab-ı Allah milletimizin birliğini daim, aziz vatanımızı kıyamete kadar payidar eylesin.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/tbmm-baskani-kurtulmus-si-978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290328</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/otomotiv/togg-yabanci-markalarin-fiyat-politikasini-frenliyor-290328</link>
      <pubDate>2026-09-04T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Togg, yabancı markaların fiyat politikasını frenliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
      <description><![CDATA[TOBB Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, yerli otomobil Togg'un pazardaki yabancı markaların yüksek fiyat politikasını frenlediğini belirterek, 'Togg olmasaydı vatandaşlarımız diğer elektrikli araçları en az yüzde 20-30 daha pahalıya alacaktı' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Togg, yabancı markaların fiyat politikasını frenliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotiv sektöründe ikinci el ve sıfır araç piyasasında yaşanan daralmayı değerlendiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, yerli otomobil Togg'un piyasayı regüle eden en kritik güç olduğunu söyledi. Togg'un 1 milyon 300 bin TL bandında çıkaracağı yeni modelle birlikte satışlarda birinci sıraya yerleşeceğini öngören Batı, her vilayete acil servis ve satış ağı kurulması çağrısında bulunurken; yüksek mevduat faizleri ve altında terse kalan yatırımcılar nedeniyle piyasadaki durgunluğun 2027 yılına kadar sürebileceğine dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/toggbeyaz-04092026debdcf84.jpg"/><p><b>"İKİNCİ EL SEKTÖRÜNDE DE SIFIR ARAÇ SEKTÖRÜNDE DE ŞU ANDA DARALMA VAR"</b></p><p>Piyasadaki daralmanın nedenlerine ve ekonomik faktörlere değinen Batı, "Haziran ayına kadar bir durağanlık vardı. Temmuz, ağustos aylarında bir yukarı yönlü ivme kazandı. Ama 2025 yılı aynı aya oranla şu anda yüzde 25'lik hala bir daralma var. Fiyatlarda abartı bir yükselme yok. Geçen yılla bu yıl arasında araç fiyatlarında maksimum yüzde 5 ila yüzde 10 arasında bir fiyat artışı var. Sıfır araçlarda da yine geçen aya ve geçen yıla göre ciddi bir daralma var. Dolayısıyla otomotiv sektörü şu anda biraz daha daralmış vaziyette. Bunun birkaç tane sebebi ve etkeni var. Birincisi banka faiz oranlarının yüksek olması, ikincisi yukarı yönlü altın fiyatları. İkinci el ve sıfır araç sektöründe şu anda bir daralma var ama bu çok büyük, abartı bir şekilde değil. 2026 bizim beklentilerimizin altında kaldı. Faizlerin düşmesi gerekiyor. Altın, döviz ve gümüş gibi insanların yatırım aracı olarak kullandığı emtiaların değerlerinin yükselmesi gerekiyor. İnsanlar ancak o zaman ellerindeki birikimi herhangi bir mala, ihtiyaca yöneltiyor" dedi.</p><p><b>"TOGG SATIŞTA BİRİNCİ SIRAYA OTURACAK"</b></p><p>Togg'un çıkaracağı yeni modele ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fahrettin Batı, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Togg 1 milyon 300 bin lira bandında yeni bir araç çıkaracak. Bunun ikinci ele hiçbir etkisi olmaz, çünkü sıfır bir araç bu. Sıfır, küçük, A ve B segmentindeki araçlarda Togg'a yönelim fazla olur. Elektrikli olması nedeniyle Togg'a olan talebin de yüksek olacağını düşünüyorum. Şu anda ağustos ayı ile ilgili rakamlar açıklandı. Bir ve ikinci sırada biri yerli marka, biri Avrupa marka olmak üzere 2 tane en çok satan araba var. Üçüncü sırada da Togg var. 1 milyon 300 bin TL'lik Togg'un elektrikli arabası da çıktığı zaman ben inanıyorum ki ileriki aylarda Togg satışta birinci sıraya oturacak" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/togg51-040920267970a49b.jpg"/><p><b>"OTOMOBİLDE DİP FİYAT FIRSATI"</b></p><p>Sıfır araç bayilerinin fiyatları mümkün olduğunca aşağı çektiğini ve kampanyaları genişlettiğini belirten Batı, "Şu anda otomobil bayileri sıfır karla ya da yüzde 1-2 karla araç satıyor. Dövizdeki hareketliliğin sınırlı olması da fiyatların sabit kalmasını sağlıyor. Aksi durumda dolar ve Euro altın gibi yükselse, araç fiyatlarına yüzde 50'ye varan zam yapmak zorunda kalırlar. Bu nedenle sıfır faiz ve düşük faizli kampanyalarla satış yapmaya çalışıyorlar" dedi.</p><p>Piyasada ciddi bir daralma olduğunu söyleyen Batı, insanların hala beklemede olduğunu belirterek, "Bence şu anda özellikle arsa, emlak ve otomobilde fiyatlar dip seviyelerde. İhtiyacı olanların değerlendirmesi doğru olur" diye konuştu.</p><p>2027'ye kadar piyasanın toparlanmasının zor olduğunu savunan Batı, yüksek faizlerin insanların paralarını harcamak yerine bankada tutmasına neden olduğunu ifade etti.</p><p><b>"TOGG OLMAMIŞ OLSAYDI VATANDAŞLAR ELEKTRİKLİ ARAÇLARI EN AZ YÜZDE 20-30 DAHA PAHALI ALACAKLARDI"</b></p><p>Togg şu anda en dip rakamdan satıldığını ifade eden Batı, "Vatandaşlarımız Togg'un sayesinde diğer marka elektrikli araçları ucuz alıyor. Togg olmamış olsaydı vatandaşlar elektrikli araçları en az yüzde 20-30 daha pahalı alacaklardı. Çin grubu bu millete o araçları en az 500-600 bin lira daha pahalı satacaklardı. Togg onları frenliyor. Devletin buradaki politikası ultra olağanüstü, çok büyük bir şey. 1 milyon 300 bin liraya sıfır elektrikli araba alıyorsun, daha ne yapacak devlet?. Togg her şekilde vatandaşın yüzünü güldürecek" ifadelerini kullandı.</p><p>Togg'un servis altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Batı, araç sahiplerinin bakım, onarım ve yedek parça ihtiyaçları için farklı illere gitmek zorunda kalmaması gerektiğini söyledi. Batı, bu nedenle Türkiye genelinde hızlı bir şekilde servis ve satış ağının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/togg-yabanci-markalarin-f-949_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290327</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lubnan-bakani-rasamni-demir-yollari-ile-limanlari-bolgesel-pazarlara-baglayacagiz-290327</link>
      <pubDate>2026-09-04T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lübnan Bakanı Rasamni: Demir yolları ile limanları bölgesel pazarlara bağlayacağız!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lübnan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Fayiz Rasamni, "Demir yolu hatlarının yeniden işletilmesi yalnızca Lübnan ile Suriye'yi birbirine bağlamayı değil, Lübnan limanlarını bölgesel ağlar üzerinden Körfez, Irak ve Türkiye pazarlarına bağlamayı hedefliyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lübnan Bakanı Rasamni: Demir yolları ile limanları bölgesel pazarlara bağlayacağız!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan&#39;da demir yolları ve limanlarla ilgili çalışmaları AA&#39;ya değerlendiren Rasamni, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı&#39;nda yaşanan gerilim ve bunun dünya ticaretine yansımalarının sürdüğü bir zamanda Lübnan limanlarının önemini artırdığını belirtti.</p><p>Rasamni, &quot;Lübnan limanları bölgede inşası süren tüm yeni rotaların temeli. Bu limanların geliştirilmesi ve bunların Türkiye, Suriye ve Körfez&#39;deki bölgesel ulaşım ağlarına bağlanması Lübnan&#39;ın ticari rolünü artıracak bir fırsat.&quot; dedi.</p><p>Lübnanlı Bakan, limanları ve onların altyapısını geliştirmenin yanı sıra Körfez, Irak ve Türkiye&#39;ye kadar uzanan bölgesel bir ağa ulaşmak amacıyla Suriye ile demir yolu bağlantısı üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/a-04092026ec1dde55.jpg"/><p><b>- LİMANLARIN KAPASİTESİ ARTIRILACAK</b></p><p>Bölgedeki su yollarında özellikle Hürmüz ve Babu&#39;l Mendeb Boğazı&#39;nda yaşanan gelişmelerin, Lübnan limanlarının önemini ve yatırım çekme kabiliyetini artırdığına dikkati çeken Rasamni, Beyrut ve Trablus limanlarıyla ilgili verileri ve geleceğe dair planlarıyla ilgili şunları söyledi:</p><p>&quot;Beyrut Limanı&#39;nın kapasitesi şu anda yaklaşık yıllık 1,2 milyon konteyner. Bunu yaklaşık 3 milyon konteynere çıkarmak için çalışıyoruz. Trablus Limanı&#39;nın kapasitesini ise yaklaşık 300 bin konteynerden bir milyonun üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.&quot;</p><p>Rasamni, limanların yerel pazar ve üretime hizmet ettiğini kaydederek, asıl fırsat yaratacak durumun, bu limanların bölgesel transit ağlarına bağlanması olduğunu ifade etti.</p><p>Lübnan&#39;ın demir yollarıyla ilgili projesinden de bahseden Rasamni, &quot;Demir yolu hatlarının yeniden işletilmesi yalnızca Lübnan ile Suriye&#39;yi birbirine bağlamayı değil, Lübnan limanlarını bölgesel ağlar üzerinden Körfez, Irak ve Türkiye pazarlarına bağlamayı hedefliyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/demiryolu-04092026251f8abb.jpg"/><p>Rasamni, Lübnan karayollarının mal ve ürün nakliyesindeki artışı karşılayamayacağını kaydederek, öncelikle işin Lübnan limanlarının ve altyapısının faaliyete geçirilmesi olduğuna değindi.</p><p>Lübnanlı Bakan, Trablus Limanı&#39;nı Suriye sınırına ardından da Suriye demir yolu ağına bağlamanın, nakliyeyi kolaylaştıracağını ve tüccarlara ek seçenekler sunacağını vurgulayarak, demir yollarının da bu çözümlerden biri olduğunu söyledi.</p><p><b>- BÖLGESEL KORİDOR KURULACAK</b></p><p>Projeyi Suriye ile Lübnan&#39;ın birbirine bağlanmasıyla sınırlandırmanın istenen ekonomik faydayı sağlamayacağını dile getiren Rasamni, &quot;Fayda, Lübnan ve Suriye limanları Basra Körfezi, Irak ve Türkiye&#39;ye bağlandığında gerçekleşir. İşte o zaman hepimiz birbirimize bağlanırız ve ekonomik fayda da, yatırımcıları demir yolu bağlantısına yatırım yapmaya motive eder.&quot; diye konuştu.</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin, Avrupa, Körfez ve Suriye&#39;ye yakınlığı ve demir yolu ağının gelişmiş olması nedeniyle çok büyük bir rolü var.&quot; diyen Rasamni, Türkiye&#39;nin gelecekteki herhangi bir bölgesel ulaşım ağında kilit bir rol oynayacağına dikkati çekti.</p><p>Rasamni, bu ve benzeri projelerde Ankara&#39;nın kendilerine yardımcı olacağına güvendiklerini dile getirdi.</p><p>Rasamni ayrıca, bir davet aldığını ve projeyi ve diğer konuları görüşmek üzere yakında Ankara&#39;ya gideceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/lubnan-bakani-rasamni-dem-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290326</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/engelli-ve-eski-hukumlu-vatandaslar-icin-hibe-destegi-basvurulari-basladi-290326</link>
      <pubDate>2026-09-04T14:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Engelli ve eski hükümlü vatandaşlar için hibe desteği başvuruları başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, engelli ve eski hükümlü vatandaşlar için 2026 yılı 5. dönem hibe desteği başvurularının başladığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Engelli ve eski hükümlü vatandaşlar için hibe desteği başvuruları başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Işıkhan, NSosyal hesabından söz konusu hibe desteğine ilişkin yaptığı paylaşımda, kendi işini kurma, mesleki eğitim ve rehabilitasyon, destek teknolojileri, işe uyum, destekli istihdam ve korumalı iş yeri projeleri ile çalışma hayatına adım atmak isteyen dezavantajlı grupların yanında olduklarını belirtti.</p><p>Kendi işini kurmak isteyen engelli vatandaşların projelerine 735 bin liraya, eski hükümlü vatandaşların projelerine 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlayacaklarını bildiren Işıkhan, korumalı iş yeri projelerinde kuruluş sermayesi desteğinin üst limitinin ise 905 bin lira olarak uygulanacağını ifade etti.</p><p>Bu dönem itibarıyla eski hükümlü hibe desteği başvuru süreçlerini dijitale taşıdıklarını belirten Işıkhan, vatandaşların işlem süreçlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla başvuruların artık e-Devlet&#39;ten çevrim içi olarak yapılacağını bildirdi.</p><p>Işıkhan, hibe desteğine son başvuru tarihinin 16 Eylül olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/=YxKTIRC7Q9WrYdWDUpWDYVGzEVKnYdKTE9afYdKnYJWnU5a3EBajU9aDYpWDUFC7Q9KbYRG7U1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/engelli-ve-eski-hukumlu-v-560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290325</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-yil-sonuna-kadar-6-milyar-dolarlik-e-ihracat-rakamina-ulasmayi-hedefliyoruz-290325</link>
      <pubDate>2026-09-04T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Yıl sonuna kadar 6 milyar dolarlık e-ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bu yıl sonuna kadar 6 milyar dolarlık e-ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Yıl sonuna kadar 6 milyar dolarlık e-ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382398.jpg"/><p>Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) işbirliğiyle düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi&#39;nin (IGEXX 2026) açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu ile iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382397.jpg"/><p>Bolat, zirvede yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin istihdam noktasında başarılı bir performans gösterdiğini, son 39 aydır işsizlik oranının tek haneli seviyede, temmuz ayı itibarıyla da yüzde 8,1&#39;de olduğunu söyledi.</p><p>Ekonomik büyümede de son 24 çeyrektir, diğer bir ifadeyle 6 yıldır pozitif büyüme oranları kaydedildiğini ifade eden Bolat, &quot;2026 yılının ilk yarısını yüzde 2,5&#39;lik büyümeyle kapatıp 1,7 trilyon dolarlık bir ekonomik üretim gücüne, ekonomik büyüklüğe ulaştık.&quot; dedi.</p><p>Enflasyonda da hazirandan bu yana gerileme sürecinin devam ettiğine işaret eden Bolat, &quot;Manşet enflasyon, temel mallarda yüzde 16 civarındayken TÜFE de yüzde 31,55 boyutlarına kadar geriledi.&quot; bilgisini verdi.</p><p>Mal ihracatındaki gelişmelere değinen Bolat, &quot;Son olarak ülkemizde mal ihracatı anlamında nisan, haziran, temmuz ve ağustos aylarında aylık rekorları kırdık. Ağustos ayında 23,5 milyar dolar, yüzde 8,1&#39;lik artışla ilk 8 aylık mal ihracatında 185 milyar dolara ulaştık. Yine yıllıklandırılmış mal ihracatı ağustos itibarıyla 280,3 milyar dolarla tarihi rekor seviyeye geldi.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382398.jpg"/><p>İhracatın önemli sütunlarından birinin e-ihracat olduğunu vurgulayan Bolat, Türkiye&#39;nin dijital ticarete uyumu ve küresel e-ticaretteki yerinin güçlendirilmesi noktasında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</p><p>Dünyada çok hızlı değişimlerin yaşandığına işaret eden Bolat, dijital, teknolojik ve yeşil ekonomi dönüşümlerinin hepsinin dev adımlarla ilerlediğini vurguladı.</p><p>Bolat, &quot;Bu kapsamlı dönüşüm dünya ekonomisinde üretim çarklarını, ticaret çarklarını kökten değiştirmektedir. Tüketiciye ulaşma noktasında artık dijital alan en önemli ulaşım kanalı haline gelmektedir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Kovid-19 salgınının bilişim ve e-ticaret alanlarında önemli değişimlere yol açtığını anlatan Bolat, şunları kaydetti:</p><p>&quot;2020 yılı başında patlayan Kovid-19 pandemisi bilişime ve e-ticarete dev, hızlı adımlarla ilerleme fırsatı tanımıştır. Gerek dünya ortalaması gerekse Türkiye&#39;nin milli gelir ortalaması olarak e-ticaretin payı 2019&#39;da yüzde 4,5 iken bu rakamlar hızla yükselmiştir. Toplam ticaret içinde e-ticaretin payı yüzde 4,5&#39;lerden yüzde 20&#39;ye kadar yükselmiştir.&quot;</p><p>Bolat, Türkiye&#39;de e-ticaretin 2019-2025 dönemindeki yıllık büyüme oranının yüzde 80 olduğunu, genel perakende sektörü içindeki payının da hızlı şekilde yükselerek yüzde 20 civarına geldiğini açıkladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382399.jpg"/><p><b>- "DÜNYA ÜRETİM BÜYÜKLÜĞÜ DE 118 TRİLYON DOLARA ULAŞTI"</b></p><p>Bakan Bolat, dünyadaki e-ticaret verilerine de değinerek, &quot;2019-2025 arası dünya Gayri Safi Yurt İçi Hasıla&#39;sı yüzde 33 büyürken genel perakende sektörü yüzde 28 büyüdü. Genel perakende sektörü 32 trilyon dolara, dünya üretim büyüklüğü de 118 trilyon dolara ulaştı.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>İşletmeden tüketiciye (B2C) e-ticarette ise daha hızlı bir büyümenin gerçekleştiğini aktaran Bolat, &quot;B2C denilen direkt iş yerinden müşteriye olan e-ticaret hacmi ise yüzde 91 büyüdü ve 6,5 trilyon dolara ulaştı. Küresel e-ticaretin toplam perakende satışlardaki payı yüzde 20. Dünya ortalaması da böyle, Türkiye açısından da böyle.&quot; dedi.</p><p>Bolat, Ticaret Bakanlığının e-ticaret ve e-ihracat alanındaki çalışmalarına ilişkin bilgi vererek, bakanlık bünyesinde yurt içindeki e-ticaret düzenlemeleri ile İhracat Genel Müdürlüğü bünyesindeki e-ihracat düzenlemeleri ve teşvikleri için birbirinden farklı ancak işbirliği içerisinde çalışan ekiplerin bulunduğunu anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382400.jpg"/><p>Her yıl mayıs ayının başında Türkiye&#39;de E-Ticaretin Görünümü raporunu açıkladıklarını belirten Bolat, şöyle konuştu:</p><p>&quot;E-ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 19,3, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içinde e-ticaretin payı da yaklaşık yüzde 7&#39;ye ulaşmıştır. Bu, e-ticaretin ekonomimiz açısından ne kadar stratejik önemi olduğunu göstermektedir. E-ticaretle iştigal eden satıcıların, firmaların sayısı da 2025 yılı sonu itibarıyla 650 bine ulaşmıştır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382402.jpg"/><p>Bolat, Kovid-19 salgını döneminde birçok sektörün daraldığını belirterek, birçok sektörün daralmasına, bazılarının rekabetin dışına düşmesine ve toplam ihracattaki azalış etkisine rağmen salgın sırasında e-ihracata yapılan yatırımlarla krizi fırsata dönüştürmeyi başardıklarını dile getirdi.</p><p>E-ihracat faaliyetlerinin desteklenmesi noktasında İhracat Genel Müdürlüğü bünyesindeki E-İhracat Daire Başkanlığının yoğun şekilde çalıştığını belirten Bolat, İhracat Genel Müdürlüğü ve Hizmet İhracatı Genel Müdürlüğünün de kendi alanlarında çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.</p><p>Bolat, e-ihracatta hedef pazar sayısını bu yıl 26&#39;dan 35&#39;e çıkardıklarını, Avrupa Birliği&#39;nde e-ithalatla ilgili muafiyetin kaldırılmasıyla oluşan vergi yükünün hafifletilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382403.jpg"/><p>Bolat, &quot;Avrupa Birliği Komisyonu ile yaptığımız anlaşma sonucunda basitleştirilmiş gümrük beyannamesinden otomatik üretilen A.TR belgesiyle vergi yükünü hafifleterek e-ihracat noktasında firmalarımıza önemli bir katkı sağlamış olduk.&quot; diye konuştu.</p><p>E-ihracat faaliyetlerini teşvik etmek, bu konudaki farkındalığı, bilinirliği ve motivasyonu artırmak amacıyla zirveler düzenlediklerini anlatan Bolat, Bakanlık tarafından kurulan İhracat Akademisinin müfredatında da e-ihracat eğitim programının ayrıntılı şekilde yer aldığını bildirdi.</p><p>Firmaların ihtiyaç duydukları bilgilere daha kolay ulaşmaları için çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Bolat, şöyle devam etti:<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382404.jpg"/><p>&quot;Şu ana kadar 25 ülkeye ilişkin e-ihracat yol haritaları, gümrük uygulamaları, 28 pazar yeri ve 5 dijital kanala yönelik yaklaşık 40 rehber ve kılavuzu Ticaret Bakanlığımızın web sitelerinde firmalarımızın kullanımına sunduk. E-ihracat konusunda bu yıl sonuna kadar 6 milyar dolarlık e-ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. Yılda 10 bin doların üzerinde e-ihracat gerçekleştiren firma sayısı 2022&#39;de 8 bin 132 iken 2025 yılı sonunda 11 bin 420&#39;ye yükseldi. E-ihracat hacminde İstanbul&#39;un birinci sırada yer aldı, sektörel bazda ise hazır giyim ve konfeksiyonun ilk sırada bulunuyor. ABD, Almanya, Azerbaycan, Romanya, Suudi Arabistan gibi ülkeler bizim partner ülkelerimiz konumunda önde gelmektedir.&quot; </p><p>Dijital dönüşümde yapay zekanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Bolat, dünya nüfusunun yüzde 73&#39;üne karşılık gelen 6 milyardan fazla insanın dijital dünyada aktif olduğunu bildirdi.</p><p>Bolat, &quot;Dijital ekonominin büyüklüğü de 16 trilyon dolara ulaşmış durumdadır. Dünya üretiminin 118 trilyon dolar olduğunu düşündüğümüzde 16 trilyon dolar çok büyük bir payı ifade etmektedir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382405.jpg"/><p>Yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilerin ticaretin bütün aşamalarını etkilediğine işaret eden Bolat, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Dijital dönüşümün merkezinde yer alan yapay zeka, nesnelerin interneti ve blok zincir teknolojileri artık üretimden lojistiğe, fiyatlamadan karar alma sürecine, pazarlamadan ticarete varıncaya kadar ticaretin her aşamasını ilgilendirmektedir. Bunu görmeyen ya da bunu dikkate almayanların rekabette ayakta kalma şansları yoktur. Biz Türkiye olarak dijital dünyaya uyum noktasında oldukça başarılı, hızlı adımlarla yerimizi almaktayız.&quot;</p><p>Türkiye&#39;deki dijitalleşme verilerini de paylaşan Bolat, 2026 yılı itibarıyla internet kullanım oranının yüzde 92,3&#39;e yükseldiğini, işletmelerin yüzde 93,6&#39;sının internet erişimine, yüzde 56,5&#39;inin de kendi dijital vitrinine sahip olduğunu dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382406.jpg"/><p><b>- "5G HİZMETİ TÜRKİYE'DE 4 AYDA 44,5 MİLYON ABONEYE ULAŞTI"</b></p><p>Bolat, 5G hizmetinin ülkede 4 ayda 44,5 milyon aboneye ulaştığını, yapay zeka alanındaki kapasitenin de giderek güçlendiğini ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın açıkladığı yapay zeka eylem planına değinen Bolat, &quot;Biz de Ticaret Bakanlığı olarak yapay zekayı firmalarımızın küresel pazarlara açılması noktasında stratejik bir araç olarak görmekteyiz.&quot; diye konuştu.</p><p>Ticaret Bakanlığının dijital ihracata yönelik platformlarına ilişkin de bilgi veren Bolat, geleneksel mal ihracatını kolaylaştırmak amacıyla 2020&#39;de Kolay İhracat Platformu&#39;nun (KİP) hizmete açıldığını hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382407.jpg"/><p>Bolat, 2024&#39;te ise e-ihracatı desteklemek amacıyla E-Kolay İhracat Platformu&#39;nun (E-KİP) devreye alındığını belirterek, &quot;12 modülden oluşan E-KİP, firmalarımızı doğrudan pazar ve satış yerlerine yönlendiriyor. 26 ülkeye ilişkin güncel bilgiler sunmaktadır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Akıllı E-İhracat Robotu&#39;nun da yenilendiğini bildiren Bolat, &quot;Akıllı e-ihracat robotumuz da firma özelinde daha hedefli sonuçlar getirecek şekilde yenilenmiştir.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bakan-bolat-yil-sonuna-ka-165_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290323</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kktcde-batan-yolcu-gemisi-icin-devam-eden-arama-kurtarma-calismalarina-msb-destegi-290323</link>
      <pubDate>2026-09-04T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KKTC'de batan yolcu gemisi için devam eden arama kurtarma çalışmalarına MSB desteği]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Girne açıklarında batan yolcu gemisi ile ilgili arama kurtarma çalışmaları Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) 7 gemi ve 6 hava aracı desteği ile devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KKTC'de batan yolcu gemisi için devam eden arama kurtarma çalışmalarına MSB desteği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Girne açıklarında 30 Ağustos'ta batan yolcu gemisi ile ilgili arama kurtarma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aw78132104-04092026baeb8b56.jpg"/><p>Bu kapsamda MSB tarafından yapılan açıklamada, bölgeye toplamda 7 gemi ve 6 hava aracı ile arama kurtarma çalışmalarına destek sağlandığı belirtilerek "Girne açıklarında batan yolcu gemisi ile ilgili arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. TCG Işın Kurtarma ve Yedekleme Gemisi ve ardından TCG Alemdar Denizaltı Kurtarma Gemisi de dahil olmak üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza ait 7 gemi ve 6 hava vasıtasıyla sahil şeridi, dip ve batık gemi etrafı taranarak kayıp 16 yolcunun arama/kurtarma faaliyetlerine destek sağlanıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aw78132103-04092026827737b0.jpg"/><p>TCG Işın, batığın yerini 550 metre derinlikte tespit ederken TCG Alemdar'ın sahip olduğu 3000 metrede harekat icra edebilme yeteneğine haiz ROV cihazı ile de batığa dalış icra edildi. Şu ana kadar 4 kişinin naaşı su üstüne çıkarılarak ilgili makamlara teslim edildi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu da dün arama kurtarma çalışmalarını yerinden takip etti" ifadelerine yer verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aw78132102-0409202690cbad88.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/kktcde-batan-yolcu-gemisi-218_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290310</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/faciadan-25-dakika-once-cekildikayip-kardeslerin-baba-ocaginda-umutlu-bekleyis-suruyor-290310</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Faciadan 25 dakika önce çekildi! Kayıp kardeşlerin baba ocağında umutlu bekleyiş sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde gemi faciasında kaybolan Mahmut ve Mustafa Demir kardeşlerin gemiye binmeden 25 dakika önce birlikte yolculuk yaptıkları arkadaşları tarafından çekilen görüntüleri ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Faciadan 25 dakika önce çekildi! Kayıp kardeşlerin baba ocağında umutlu bekleyiş sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Girne açıklarında batan gemide yolculuk yapan ve kaybolan 33 yaşındaki Mustafa Demir ve 28 yaşındaki Mahmut Demir'in Reyhanlı ilçesi Harran Mahallesi'ndeki baba ocaklarında umutlu bekleyiş devam ediyor.  </p><p>Demir kardeşlerle birlikte aynı gemide yolculuk yapan ve kurtulan Abdullah Demir'in cep telefonuyla yola çıkmadan 25 dakika önce çektiği görüntü ortaya çıktı. Görüntülerde; denizde batan gemide kaybolan ağabey ve kardeşinin görüldüğü anlaşıldı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/1a513163f9bc48b0bbe7-040920263835b931.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Görüntüyü yola çıkacağını eşine haber vermek için çektiğini anlatan Abdullah Demir, "Yola çıkacağımı söyleyerek video çekip eşime atmıştım. Gideceğimin ümidiyle videoyu atmıştım. Mustafa ve Mahmut ile birlikte aynı evden gemiyle yola çıkmıştık. Böyle bir şey olacağını bilsek başka bir şekilde giderdik. Tesadüfen görüntüyü çektim. Arkadaşlarıma haberi ben verdim ve ailelere ulaştı. Hava almaya çıkmıştık. Mustafa ailesiyle, Mahmut da başkasıyla görüşüyordu. Gemi batmadan 25 dakika önce görüntüyü çekmiştim" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aw78099301-040920266d9ce2f0.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/faciadan-25-dakika-once-c-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290309</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/truva-ati-mi-israilin-radarindaki-iki-ulke-290309</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Truva Atı mı? İsrail'in radarındaki iki ülke!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ile Yunanistan arasında imzalanan 3,1 milyar avroluk "Aşil Kalkanı" anlaşması ne anlama geliyor? İsrail neden hava savunma sistemlerini NATO üyelerine ihraç etmeye çalışıyor? Neden Yunanistan ve Finlandiya öne çıkıyor? Economyfirst Londra Direktörü Klaus Jürgens, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda bu sorulara odaklanıyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Truva Atı mı? İsrail'in radarındaki iki ülke!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Jürgens, makalesinde "Küresel barış ve istikrarla ilgili meşru endişeler taşımak ayrı, İsrail'in teknoloji ihracatını Avrupa'yı bölmek için bir "Truva Atı" olarak kullanması apayrı bir konudur. AB, Avrupa'nın geneli ve NATO, böyle bir senaryonun hayata geçmesine asla müsaade etmemelidir" diyor. Jürgens şu notu da eklemiş: "İsrail, dünyanın dört bir yanında saygı gören, giderek daha etkin ve demokratik bir bölgesel aktör haline gelen Türkiye'den ciddi anlamda kaygı duyuyor.</b></p><p>Jürgens'in analizi şöyle: </p><b>YUNANİSTAN NE OLDU DA KENDİNİ BÖYLE KONUMLANDIRDI</b><p></p><p>"Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ülkesinin bu hafta başında İsrail ile imzaladığı dev savunma anlaşmasını "Yunanistan'ı yeni bir gerçekliğe taşıyan bir adım" olarak nitelendirdi. Anlaşma, orta ve uzun menzilli <b>"Davut Sapanı" (David's Sling)</b> başta olmak üzere, İsrail menşeli hava savunma teknolojilerinin tedariki için 3,1 milyar avroluk yatırımı öngörüyor. Elbette her devletin olası tehditlere karşı meşru müdafaa hakkı saklıdır, füze saldırıları, savaş uçakları ya da giderek artan dron tehditleri göz önüne alındığında önleyici stratejiler hayati bir rol oynuyor ancak bu tablo, gözlemcilerin aklına ister istemez şu soruyu getiriyor:<b> Yunanistan, ne oldu da bir anda kendini sıcak çatışma hattındaki cephe ülkelerinden biri olarak konumlandırmaya başladı?</b></p><b>NEDEN ŞİMDİ, NEDEN İSRAİL'DEN</b><p></p><p>Kısaca hatırlatmak gerekirse <b>"Aşil Kalkanı"</b> Projesi, 31 Ağustos'ta imzalanan bu anlaşmadan önce de masadaydı. Programın bütünü için 4,2 milyar avroluk kaynak ayrılmıştı ancak gelinen noktada bu bütçenin aslan payı İsrail'e aktarılıyor. Bu da bizi can alıcı o soruya götürüyor: <b>Neden şimdi ve neden İsrail'den?</b></p><p>İsrail cephesinden bakıldığında Yunanistan'ı kendi yörüngesine çekmek, son derece fırsatçı bir stratejik manevra. Avrupalı olan ve olmayan pek çok aktörün nihayet gerçeği dile getirerek Filistin'deki eylemleri <b>"soykırım" </b>olarak nitelendirdiği bir dönemde bölgedeki bir NATO üyesine hava savunma sistemleri tedarik etmek,<b> şüphesiz dikkatleri on binlerce masum sivili hedef alan katliamlardan uzaklaştırmayı amaçlıyor.</b></p><p>Anlaşma, İsrail'in küresel kamuoyunu sahte ahlaki üstünlük illüzyonuyla kutuplaştırmayı ve "iyi taraf" rolünü oynamayı hedefleyen <b>"böl ve yönet"</b> stratejisine hizmet ediyor ancak 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in "var olma hakkının", "Filistin'in var olma hakkı bulunmadığı" şeklinde meşrulaştırılamayacağını savunan eleştirel sesler giderek yükseliyor.</p><p>Kaldı ki İsrail, Lübnan gibi egemen komşu devletleri hukuksuzca işgal ederek bölgesel istikrarsızlığı körüklemeye devam ediyor. Ortada sistemli bir şekilde tırmandırılan bir gerilim sarmalı var ve Yunanistan&#39;la masaya yatırılan Aşil Kalkanı Anlaşması da bu trendin bir parçası. Geçtiğimiz yıl 740 milyon dolar bedelle 36 adet İsrail menşeli roket topçu sistemi alınmasına yönelik anlaşmanın hemen üzerine inşa edilen bu yeni savunma ortaklığı, Tel Aviv&#39;in NATO müttefikleri arasına nifak sokma niyetinin en net göstergesi olarak okunabilir.</p><p><b>NATO'YA İSTİKRARSIZLIK İHRACI</b></p><p><b>İsrail'in radarındaki tek ülke</b> <b>Yunanistan </b>değil. <b>Finlandiya </b>da 2027'ye kadar "Davut Sapanı" füze savunma sistemini kullanmaya başlayacak.<b> Önce Finlandiya, şimdi ise Yunanistan, burada bir strateji mi var? </b>İsrail, hava savunma teknolojilerini giderek daha fazla NATO üyesine ihraç ederek kendini bir saldırgandan ziyade barışçıl bir müttefik olarak konumlandırmaya çalışıyor.</p><p>İsrail, NATO&#39;nun değişen jeopolitik dinamikler nedeniyle bir tür kimlik arayışında olduğunu, İttifak&#39;ın değer temelli bir yapıya mı yoksa asli hedeflerine mi odaklanması gerektiği konusunda kararsızlık yaşadığını çok iyi biliyor. Tüm bu tablo, sadece savunma teknolojilerinin değil aynı zamanda istikrarsızlığın da ihraç edilmesine dayanan bu yaklaşımla kusursuz biçimde örtüşüyor.</p><b>3 NATO ÜLKESİ</b><p></p><p>Meseleyi daha da çetrefilli kılan husus ise <b>Washington'ın "Hayır" demesi durumunda</b> anlaşmanın hayata geçemeyecek olması. Fikri mülkiyet haklarının üçüncü taraflara devrinde söz sahibi olan <b>Washington'ın, </b>söz konusu teknolojiler için de onayının alınması gerekiyor. <b>Dolayısıyla karşımızda İsrail hava savunma sistemlerinin satışını halihazırda aktif biçimde destekleyen üç NATO ülkesi var.</b></p><p>Bu durum akıllara can alıcı bir soruyu getiriyor: Washington, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılandığını bilmesine rağmen onun diğer<b> NATO üyelerine teknoloji transfer etmesine nasıl izin verebiliyor?</b></p><p>Geriye kalan NATO ülkelerinin, savunma politikalarında Finlandiya ve Yunanistan'ın açtığı yoldan<b> gitmekten kaçınması kendi yararlarına olacaktır. </b>Uluslararası Adalet Divanındaki yargılama sürerken İsrail rejimini savunma sanayisi anlaşmaları ve yatırımlarıyla finanse etmek oldukça uygunsuz görünüyor. Şüphesiz ki bir ulusun sınırlarını ve topraklarını güvence altına alması, son derece meşru bir adımdır. Ne var ki dünyada hava savunma sistemi üreten tek ülke İsrail değil.</p><p><b>Ekonomik yanılsamalar ve gizli ajandalar</b></p><p>Her şeyden önce bu anlaşma, kağıt üzerinde cazip görünse de ortada bir<b> "kazan-kazan" durumu kesinlikle yok. </b>Yunan şirketlerinin üretim sürecine dahil edilmesiyle 3,1 milyar avroluk yatırımın yalnızca <b>yüzde 25'lik cüzi bir kısmı Yunan ekonomisine geri dönecek.</b></p><p>İkincisi, Yunanistan&#39;ın kendisine yönelik farazi tehditler üzerinden endişe üretmek yerine yurt içinde yeni istihdam alanları yaratmaya odaklanması daha akılcı olmaz mıydı?</p><p>Son olarak, İsrail'in Yunanistan'a teknoloji ihraç ederek art niyetli şekilde<b> Yunan kamuoyunu Türkiye'ye karşı kışkırtmayı amaçlama ihtimali var mı? Şurası kesin ki İsrail, dünyanın dört bir yanında saygı gören, giderek daha etkin ve demokratik bir bölgesel aktör haline gelen Türkiye'den ciddi anlamda kaygı duyuyor.</b></p><p>Küresel barış ve istikrarla ilgili meşru endişeler taşımak ayrı, İsrail&#39;in teknoloji ihracatını Avrupa&#39;yı bölmek için bir &quot;Truva Atı&quot; olarak kullanması apayrı bir konudur. AB, Avrupa&#39;nın geneli ve NATO, böyle bir senaryonun hayata geçmesine asla müsaade etmemelidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/truva-ati-mi-israilin-rad-809_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290308</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-enerji-guvenligi-ile-enerji-donusumu-birlikte-ilerlemek-zorunda-290308</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Enerji güvenliği ile enerji dönüşümü birlikte ilerlemek zorunda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için uygun maliyetli ve uzun vadeli iklim finansmanına erişimin hayati önem taşıdığını belirterek, "Enerji talebinin ve yatırım ihtiyacının en hızlı arttığı ülkelerde finansman pahalı veya erişilemez kaldığı sürece küresel enerji dönüşümünün başarıya ulaşması mümkün değil." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Enerji güvenliği ile enerji dönüşümü birlikte ilerlemek zorunda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Bayraktar, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi&#39;nin açılışında konuştu.</p><p>Türkiye açısından enerji dönüşümünün tek hedeften ibaret olmadığını, aynı anda 3 kritik amacın gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Bayraktar, &quot;Birincisi, enerji arz güvenliğini sağlamak. İkincisi, ekonomimiz açısından önemli bir kırılganlık olmaya devam eden ithal enerjiye bağımlılığımızı azaltmak. Üçüncüsü ise Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından konulan 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz başta olmak üzere iklim taahhütlerimizi yerine getirmek.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bayraktar, bu hedeflerin hiçbirinin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini, bugünün koşullarında ise bu 3 amacı aynı anda gerçekleştirmenin her zamankinden daha zorlu hale geldiğini dile getirdi.</p><p>Son yıllarda dünya genelinde yaşanan zorluklara dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bugün ise küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında yeniden ciddi baskılar yaşıyoruz. Enerji fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Avrupa doğal gaz fiyatları son yılların en yüksek seviyelerine yeniden ulaştı. Bu tablo bize temel bir gerçeği yeniden hatırlatıyor, enerji dönüşümüyle birlikte enerji güvenliği gündemden çıkmış değil. Tam tersine, enerji güvenliği ile enerji dönüşümü birlikte ilerlemek zorunda. Türkiye açısından bunun anahtarı elektrifikasyon.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382373.jpg"/><p><b>- YENİLENEBİLİR ENERJİ, ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN MERKEZİNDE</b></p><p>Bakan Bayraktar, yenilenebilir enerjinin bu dönüşümün merkezinde yer alacağını ifade ederek, &quot;Türkiye, güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar bakımından önemli potansiyele sahip. Yenilenebilir kurulu gücümüzü hızla artırıyor, aynı zamanda çok daha yüksek miktarda değişken yenilenebilir üretimi sisteme entegre edebilecek elektrik altyapısı inşa ediyoruz.&quot; dedi.</p><p>Enerji verimliliğinin de başlı başına stratejik enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Bayraktar, &quot;Mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı&#39;mız, 2024-2030 döneminde hem kamu hem de özel sektörde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörmekte. Bu yatırımlar, sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsayacak. Üstelik hedefimiz 2030 ile sınırlı değil. Bir sonraki 10 yıl için çok daha iddialı hedefler içeren Üçüncü Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı&#39;nı hazırlayacağız.&quot; diye konuştu.</p><p>Bayraktar, nükleer enerjinin de Türkiye&#39;nin karbon içermeyen elektrik üretim portföyünün vazgeçilmez unsurlarından biri olacağını vurgulayarak, &quot;Giderek daha fazla elektrikleşen bir ekonomide, nükleer enerji ile yenilenebilir enerjiyi rakip değil, güvenli ve temiz bir enerji sisteminin birbirini tamamlayan iki temel bileşeni olarak görüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>- "HEM İLETİM HEM DE DAĞITIM ŞEBEKELERİNDE ÇOK BÜYÜK ÖLÇEKLİ YATIRIMLARA İHTİYAÇ DUYUYORUZ"</b></p><p>Ulaştırmada da büyük bir dönüşüme hazırlanıldığını, batarya depolama sistemlerinin ise giderek daha kritik bir rol üstleneceğini söyleyen Bayraktar, &quot;Bütün bunlar bizi belki de önümüzdeki dönemin en önemli başlığına getiriyor, elektrik altyapısı. Yalnızca üretim yatırımlarına odaklanmak yeterli değil. Hem iletim hem de dağıtım şebekelerinde çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyuyoruz. Elektrik şebekelerimizin daha büyük, güçlü, akıllı ve esnek hale gelmesi gerekiyor.&quot; dedi.</p><p>Bayraktar, iletim hatları ve bataryalar için gerekli kritik minerallere yatırımın önemine ilişkin de &quot;Nasıl ki 1800&#39;lü yıllarda bir &#39;altına hücum&#39; yaşandıysa, bugün de kritik mineraller için küresel bir yarış yaşanmakta. Bu minerallere erişemeyen ülkeler, yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine, yapay zekadan geleceğin sanayilerine kadar pek çok alanda geride kalacak. Kısacası, bu minerallerin çıkarılması ve madencilik projelerinin finansmanı stratejik öneme sahip.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- ELEKTRİK ALTYAPISI YENİDEN TASARLAMALI VE GÜÇLENDİRMELİ</b></p><p>Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan aşırı hava olaylarına dikkati çeken ve bunların elektrik üretimini, iletimini ve dağıtımını doğrudan etkileyebildiğini dile getiren Bayraktar, &quot;Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle elektrik altyapısını yeniden düşünmek, yeniden tasarlamak ve güçlendirmek zorundayız.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>Bakan Bayraktar, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;İklim finansmanı yalnızca emisyonların azaltılmasını finanse etmemeli. Aynı zamanda iklim direncini ve uyum yatırımlarını da finanse etmeli. Bugün inşa ettiğimiz altyapı, geçmişin iklim koşullarına değil, gelecek 10 yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalı. Bunun için ise çok büyük finansman kaynaklarına ihtiyaç var. Kamu finansmanı tek başına yeterli olmayacaktır. Özel sektör sermayesini, uluslararası finans kuruluşlarını, kalkınma bankalarını ve uzun vadeli kurumsal yatırımcıları harekete geçirmek zorundayız. Riski azaltan, sermaye maliyetini düşüren ve temiz enerji ile iklim dirençli altyapı yatırımlarını ticari açıdan cazip hale getiren finansman mekanizmalarına ihtiyacımız var. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için uygun maliyetli ve uzun vadeli iklim finansmanına erişim hayati önem taşımaktadır. Enerji talebinin ve yatırım ihtiyacının en hızlı arttığı ülkelerde finansman pahalı veya erişilemez kaldığı sürece küresel enerji dönüşümünün başarıya ulaşması mümkün değil.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382376.jpg"/><p>Enerji dönüşümü ölçeği bakımından eşi benzeri görülmemiş bir dönüşüm olduğunu söyleyen Bayraktar, &quot;Bu yalnızca çevre gündemi değil. Bu aynı zamanda bir enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sanayi rekabetçiliği gündemi. Gerekli yatırımları harekete geçirir ve doğru finansman mimarisini kurabilirsek, daha güvenli bir enerji sistemini, daha rekabetçi bir ekonomiyi ve daha temiz bir geleceği birlikte inşa edebiliriz.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bakan-bayraktar-maliyeti--469_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290307</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mikro-trendler-sosyal-medyanin-hizlandirdigi-tuketim-dongusunu-besliyor-290307</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Mikro trendler" sosyal medyanın hızlandırdığı tüketim döngüsünü besliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Sosyal medya platformlarında her gün yeni bir akım, estetik anlayış ya da tüketim alışkanlığı olarak kullanıcıların karşısına çıkan "mikro trendler," kısa sürede geniş görünürlük kazanarak sosyal medyanın hızlandırdığı tüketim döngüsünü besliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Mikro trendler" sosyal medyanın hızlandırdığı tüketim döngüsünü besliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dar bir kitle tarafından benimsenen ve ömrü çoğunlukla kısa olan bu geçici akımlar, &quot;mikro trend&quot; olarak adlandırılıyor.</p><p>Mikro trendler, özellikle TikTok, Instagram ve benzeri platformların kullanıcıların içerikle etkileşim biçimini değiştirmesiyle gündelik hayatın daha görünür bir parçası haline geldi.</p><p>Belirli bir giyim tarzı, makyaj biçimi, dekorasyon anlayışı, yiyecek veya yaşam tarzı kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından taklit edilebilirken, aynı hızla popülerliğini kaybedebiliyor.</p><p>Sosyal medya algoritmaları, kullanıcıların ilgi alanlarına göre içerikleri öne çıkararak belirli trendlerin kısa sürede daha fazla kişiye ulaşmasına zemin hazırlıyor.</p><p>İçerik üreticileri ve markaların da dahil olduğu bu süreçte, bir akımın ortaya çıkışı ile yaygınlaşması arasındaki süre giderek kısalırken, kullanıcıların yeni trendlere yönelme ve onları tüketme hızı artıyor.</p><p>Mikro trendlerin yalnızca dijital kültürle sınırlı kalmadığı, tüketim alışkanlıkları üzerinde de etkili olduğu değerlendiriliyor.</p><p>&quot;Yeni&quot; ve &quot;popüler&quot; olana kısa aralıklarla yönelme, kullanıcıların sahip oldukları ürünleri veya benimsedikleri tarzları hızla değiştirmesine neden olabilirken, sosyal medyada görünür olma isteği de bu döngüyü destekleyebiliyor.</p><p><b>- "GENÇ NESİLLER, KENDİLERİNİ İFADE ETME KONUSUNDA SOSYAL MEDYAYA GÜVENİYOR"</b></p><p>St. Mary&#39;s Üniversitesi Sanat, Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi İletişim Çalışmaları bölümünden Profesör Katherine Hampsten ve İletişim Bilimleri bölümü öğrencisi Camila Berumen, mikro trendlerin nasıl ortaya çıktığını, neden bu kadar hızlı yayıldığını ve kullanıcı davranışlarını nasıl etkilediğini AA muhabirine değerlendirdi.</p><p>Profesör Hampsten, genç nesillerin, kendilerini ifade etme konusunda sosyal medyaya güvendiklerini söyleyerek, bu neslin mikro trendlere gösterdiği ilgiyle onların tüketim alışkanlıklarına ve süreç içerisinde şekillenen kültürel değerlerine ilişkin pek çok bilgi edinilebileceğine dikkati çekti.</p><p>Berumen de mikro trendlerin çok daha kısa ömürlü bir moda akımı, popüler hale gelen bir ürün ya da estetik olarak tanımlanabileceğini belirterek, mikro trendlerin sosyal medyadaki popülerlik süresinin birkaç hafta ila 3 ay sürdüğünü kaydetti.</p><p><b>- MİKRO TRENDLERİN HIZLA YAYILMASINDA "HAYRANLIK UYANDIRAN ÖZELLİKLERE SAHİP" İÇERİK ÜRETİCİLERİNİN ETKİSİ VAR</b></p><p>TikTok ve Instagram gibi sosyal medya platformlarının tüketim alışkanlıklarını tamamen değiştirdiğine işaret eden Berumen, günlük olarak sunulan içerik sayısının bu zamana kadar hiç görülmemiş bir hızda arttığını vurguladı.</p><p>Berumen, sosyal medyada sürekli yeni ve ilgi çekici bilgiler sunulduğunu aktararak &quot;Bu platformlardaki algoritmalar, bizim sürekli hızlı tempoda ekran kaydırma (scrolling) yapmamız nedeniyle daha kısa formatlı içerikleri ön plana çıkarıyor. Bu nedenle, izleyicilere daha kısa içerikler, daha kısa videolar sunuyorlar çünkü izleyiciler bu tür içeriklere olumlu tepki veriyor. Bu da şu anlama geliyor; eğer belirli bir konu hakkında insanların beğendiği kısa bir video yaparsanız, bu içerik yüksek sıklıkta öne çıkarılmaya devam edecek.&quot; diye konuştu.</p><p>Sosyal medya ile ortaya çıkan &quot;anlık tatmin&quot; kavramına değinen Berumen ve Hampsten, mikro trendlerin hızla yayılmasının gençler üzerinde &quot;hayranlık uyandıran özelliklere sahip&quot; içerik üreticilerinin etkisiyle bağlantısına işaret etti.</p><p><b>- "SOSYAL MEDYADAN UZAKLAŞMAK DA BİR TREND HALİNE GELDİ"</b></p><p>Berumen, sosyal medyadan önce bu akımların magazin dergileri üzerinden ilerlediğini hatırlatarak &quot;Ama şimdiki, çok daha büyük ölçekte ve çok daha hızlı bir tempoda gerçekleşiyor. Aradaki fark ise sosyal medyanın milyonlarca insana görme, izleme ve taklit etme imkanı sunması. Buna karşılık, tek bir unsurun birkaç gün içinde küresel bir fenomen haline gelmesidir.&quot; dedi.</p><p>Sosyal medya profillerinin, kişiyi &quot;bir nevi marka haline&quot; getirdiğini dile getiren Berumen, insanların yeni tanıştığı bir kişiyi hemen sosyal medya platformlarında aratmasının yaygınlaşmasına da değindi.</p><p>Berumen ve Hampsten, hiç bitmeyen hızlı değişim döngüsünden ve tüm bunların günlük hayatta bu kadar hızlı şekilde tüketilmesinden kaynaklanan bir tür yorgunluk oluşmaya başladığının altını çizdi.</p><p>Hızlı tüketim alışkanlıklarının, kişilerin sosyal medyadan uzaklaşmasına da yol açtığını aktaran Berumen, &quot;Bence bu biraz ironik çünkü son zamanlarda fark ettiğim kadarıyla, bu durumun kendisi bir trend haline geldi; analog medyaya yönelme, telefondan uzaklaşıp yapacak başka şeyler bulma gibi. Bu durumun kendisi bir trend haline geldi. Ancak bunun nedeni, son birkaç yıldır kendimizi kaptırdığımız dijital alandan uzaklaşmaya çalışmamız.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/mikro-trendler-sosyal-med-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290306</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-berhan-simsekin-kadina-siddet-uyguladigi-anlar-ortaya-cikti-290306</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li Berhan Şimşek'in kadına şiddet uyguladığı anlar ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek ile 10 yıldır birlikte yaşadığı Özlem Şanver arasında yaşandığı belirtilen olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde taraflar arasında yaşanan gerginliğin dikkat çeken anları yer aldı. Öte yandan Şimşek, 'Parmağımı bile sürmedim, bugüne kadar iddialara ilişkin hiçbir somut delil yok.' ifadelerini kullanmıştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li Berhan Şimşek'in kadına şiddet uyguladığı anlar ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek ile 10 yıldır birlikte yaşadığı Özlem Şanver, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek Nisan 2026'da mahkemeye başvurdu. Başvuruyu değerlendiren İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi, 6284 Sayılı Kanun kapsamında Berhan Şimşek hakkında 2 ay süreyle uzaklaştırma ve koruma tedbiri kararı verdi. Söz konusu kararın daha sonra 2 ay daha uzatıldığı öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aakamdetay-04092026d2164cdd.jpg"/><p><b>GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI</b></p><p>Şanver'in geçmişte verdiği ifadelerde de Şimşek'in kendisine fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ve tehditte bulunduğu yönünde iddiaların yer aldığı belirtildi.</p><p>Olaya ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde ise taraflar arasında yaşanan gerginliğin bazı anları görülüyor. Görüntülerle ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/dd700ef5c18e4145b160-04092026c0be9294.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>GÖRÜNTÜLER "DOKUNMADIM" YALANINI ÇÜRÜTTÜ</b></p><p>Berhan Şimşek, "Parmağımı bile sürmedim, bugüne kadar iddialara ilişkin hiçbir somut delil yok." ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/chpli-berhan-simsekin-kad-341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290305</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/oya-lale-arslana-sorusturma-iki-ayri-suctan-gozaltina-alindi-290305</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Oya Lale Arslan'a soruşturma! İki ayrı suçtan gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada yaptığı yayın ve paylaşımlar nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan sunucu Oya Lale Arslan gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Oya Lale Arslan'a soruşturma! İki ayrı suçtan gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Arslan hakkında &quot;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot; ve &quot;terör örgütü propagandası yapma&quot; suçlarından soruşturma başlatıldı.</p><p>Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Arslan&#39;ın ikametinde yapılan aramalarda dijital materyallere el kondu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/oya-lale-arslana-sorustur-383_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290304</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-uraloglu-vodafone-izmir-veri-merkezinin-acilisinda-konustu-290304</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Vodafone İzmir Veri Merkezi'nin açılışında konuştu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vodafone ve dijital altyapı sağlayıcılarından DAMAC Digital işbirliğiyle hayata geçirilen İzmir Veri Merkezi, hizmete açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Vodafone İzmir Veri Merkezi'nin açılışında konuştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vodafone Türkiye&#39;den yapılan açıklamaya göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu&#39;nun katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde, Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, DAMAC Digital Kıdemli Başkan Yardımcısı Ma&#39;an Manna ile kamu ve iş dünyasının temsilcileri bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382897.jpg"/><p>İlk fazı 100 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan merkez, 7 bin 500 metrekarelik alan üzerinde 650&#39;den fazla kabinetle faaliyet gösterecek. Uluslararası &quot;Tier III&quot; standartlarına uygun yüksek güvenlikli altyapıya ve yapay zeka iş yüklerini destekleyen ölçeklenebilir mimariye sahip merkez, başlangıçta 4 megavat (MW) kapasiteyle hizmet verecek. DAMAC Digital ile uzun vadeli ortaklık kapsamında, söz konusu yatırım tutarının yaklaşık 300 milyon dolara ve kapasitenin de 20 MW&#39;a çıkarılması hedefleniyor.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382901.jpg"/><p>Sismik izolatör uygulamasıyla inşa edilen veri merkezi, deprem gibi doğal afetlere karşı yüksek koruma, uzun vadeli güvenlik ve hizmet sürekliliği sağlıyor. İşletmelerin verilerini güvenli biçimde saklayabileceği, yüksek hızla işleyebileceği ve yapay zeka odaklı çözümlerini kesintisiz çalıştırabileceği merkez, bulut bilişim, bağlantı, yönetilen hizmetler ve siber güvenlik alanlarında hizmet sunacak. <br></p><p>Merkez, yeni nesil GPU teknolojilerini destekleyen altyapısı sayesinde geleneksel yapay zeka uygulamalarının yanı sıra üretken yapay zeka modellerinin de güvenli ve ölçeklenebilir biçimde çalıştırılmasına imkan sağlayacak.</p><p>Vodafone, İzmir Veri Merkezi ile Türkiye&#39;de hizmet veren veri merkezi sayısını 6&#39;ya çıkardı. Coğrafi açıdan stratejik konuma sahip İzmir&#39;i, Türkiye ve Akdeniz&#39;de bir veri merkezi haline getirmeyi hedefleyen şirket, farklı şehirlerdeki veri merkezleri üzerinden kurumsal müşterilerine bulut, bağlantı, yönetilen hizmetler ve siber güvenlik çözümleri de sunuyor. Vodafone altyapılarında her ay 100 petabaytın üzerinde veri işlenirken, milyonlarca işlem, binlerce uygulama ve çok sayıda sinyal gerçek zamanlı olarak analiz ediliyor.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382898.jpg"/><p><b>- "STRATEJİK BİR YATIRIMI HAYATA GEÇİRMEKTEN GURUR DUYUYORUZ"</b></p><p>Açıklamada açılış törenindeki görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye CEO&#39;su Engin Aksoy, Türkiye&#39;nin dijital geleceğine güç katacak stratejik bir yatırımı daha hayata geçirmekten gurur duyduklarını belirtti.</p><p>Bu yıl Türkiye&#39;deki 20. yılını kutladıklarını aktaran Aksoy, bu süreçte &quot;daha iyi bir gelecek için teknoloji&quot; vizyonuyla hareket ederek, Türkiye&#39;nin dijitalleşme yolculuğuna yaklaşık 600 milyar lira reel yatırım kazandırdıklarını ifade etti.<br></p><p>Gürsoy, 25 milyondan fazla mobil müşteriye, milyonlarca KOBİ&#39;ye ve binlerce büyük kuruma hizmet verirken, Türkiye&#39;nin potansiyeline inançlarını her zaman sürdürdüklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:<br></p><p>&quot;1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamladığımız ve açılışını gerçekleştirdiğimiz İzmir Veri Merkezi de bu inancın ve Türkiye&#39;nin geleceğine duyduğumuz güvenin somut bir göstergesi. Yeni veri merkezimizin yalnızca Vodafone&#39;un altyapısını değil, Türkiye&#39;nin bulut altyapısını ve veri egemenliğini de güçlendireceğine, işletmelerimizin artan veri işleme ve yapay zeka ihtiyaçlarına yanıt vereceğine inanıyoruz.&quot; </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382910.jpg"/><p>DAMAC Digital Kıdemli Başkan Yardımcısı Ma&#39;an Manna da söz konusu merkezin Ege Bölgesi&#39;nin en büyük veri merkezi oduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382916.jpg"/><p>&quot;Bu tesisi, Türkiye&#39;nin dijital geleceği açısından son derece stratejik görüyoruz. Uluslararası kalite standartlarındaki bu tesisin geliştirilmesi sürecinde, DAMAC Digital&#39;in dünyanın farklı bölgelerinde veri merkezlerinin geliştirilmesi konusunda sahip olduğu deneyim ile Vodafone Türkiye&#39;nin yerel deneyimi ve güçlü teknoloji yetkinlikleri, birbirini tamamladı. Birlikte dijital geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek ve Türkiye&#39;nin bölgede bir teknoloji merkezi olarak büyümesini destekleyecek güçlü bir altyapı kurduk.&quot;<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382914.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bakan-uraloglu-vodafone-i-327_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290303</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyenin-surdurulebilir-turizm-vizyonu-cop31-ile-dunyaya-tanitilacak-290303</link>
      <pubDate>2026-09-04T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin sürdürülebilir turizm vizyonu COP31 ile dünyaya tanıtılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), Türkiye'nin sürdürülebilir turizm alanındaki çalışmalarını dünyaya tanıtmasına ve turizm sezonunun uzamasına katkı sağlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin sürdürülebilir turizm vizyonu COP31 ile dünyaya tanıtılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın önemli turizm merkezlerinden Antalya, 5-9 Ekim&#39;de düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi&#39;nin ardından 9-20 Kasım&#39;da COP31&#39;e ev sahipliği yapacak.</p><p>Her iki organizasyonun da özellikle ekim ve kasım aylarında otellerdeki doluluk oranlarını artırması ve turizm sezonunun uzamasına katkı sağlaması bekleniyor.</p><p>Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, COP31&#39;in Antalya turizmi açısından önemli bir organizasyon olduğunu söyledi.</p><p>EXPO alanının rehabilite edilerek yeniden kullanılacak olmasının da önemli olduğunu belirten Kavaloğlu, bölgedeki çok sayıda otelin konferans kapsamında ziyaretçileri ağırlayacağını ifade etti.</p><p>Kavaloğlu, COP31&#39;in turizm sezonuna olumlu katkı sağlayacağını vurgulayarak, &quot;COP31&#39;in çok başarılı geçeceğine ve turizm sezonunu uzatacağına inanıyorum. Ekim ayında Uzay Kongresi nedeniyle yoğunluk yaşanacak. Sonbahar tatilleri de bu dönemde turizme katkı sağlıyor.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381525.jpg"/><p>Turizmin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmaların ekim ayındaki doluluklara olumlu yansıdığını anlatan Kavaloğlu, bazı otellerin kongre ve toplantı turizmine uygun olmadığı için kasım ayında sezonu kapattığını söyledi.</p><p>Kavaloğlu, COP31 sayesinde sezonun kasım ayının üçüncü haftasının sonuna kadar uzamasını beklediklerini dile getirerek, &quot;Bu anlamda iklim konferansı bizim için çok önemli.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE ÖNEMLİ BİR ÖRNEK</b></p><p>Türkiye&#39;nin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile işbirliği yaparak Sürdürülebilir Turizm Programı&#39;nı hayata geçiren ilk ülke olduğunu hatırlatan Kavaloğlu, Türk turizminin sürdürülebilirlik konusunda önemli çalışmalar yaptığını dile getirdi.</p><p>Turizm sektörünün bu alanda öncü olduğunu ifade eden Kavaloğlu, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Turizm sektörü sürdürülebilirlik anlamında ülkemizdeki itici güç. Sürdürülebilir Turizm Programı&#39;nı uygulayan ilk ülkeyiz. COP31&#39;in Türkiye&#39;de ve Antalya&#39;da yapılmasını çok istiyorduk. Hayalimiz gerçekleşiyor. Türkiye ve Antalya bu organizasyon için önemli bir altyapıya sahip. Turizm sektörünün sürdürülebilirlik alanındaki uygulamalarını COP31&#39;de anlatma fırsatımız olacak. Türkiye&#39;de sürdürülebilirlikle ilgili çok iyi uygulamalar var. Özellikle Antalya bu konuda önemli bir merkez. GSTC sertifikalı otellerimizin sayısı da her geçen gün artıyor.&quot;</p><p><b>- KUNDU'DA OTELLERDE CİDDİ DOLULUK VAR</b></p><p>IC Hotels Green Palace ve Villas İşletme Müdürü İsmail Çağlar da COP31 kapsamında toplantı gruplarından üst düzey devlet yetkililerine kadar çok sayıda konuğun otellerde ağırlanacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381526.jpg"/><p>Organizasyon nedeniyle konaklama, yiyecek-içecek ve güvenlik hizmetlerinde hazırlıkların yeniden düzenlendiğine dikkati çeken Çağlar, otellerinde özel önlemler aldıklarını kaydetti.</p><p>Çağlar, COP31&#39;in sezon sonuna denk gelmesi nedeniyle turizm açısından önemli bir hareketlilik oluşturacağını belirterek, &quot;Normalde ekim ve kasım aylarında sezonun sonuna geliyoruz. Ancak COP31&#39;den beklentimiz olumlu. Özellikle Kundu bölgesindeki otellerde ciddi doluluklar var.&quot; diye konuştu.</p><p>Çok sayıda heyeti farklı bölgelere yönlendirmek durumunda kaldıklarını vurgulayan Çağlar, bu durumun şehir otellerine de olumlu yansıyacağını ve yaklaşık 150 bin ziyaretçi beklendiğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/turkiyenin-surdurulebilir-167_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290302</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/sanliurfa-teknofest-guneydoguya-hazirlaniyor-290302</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa, TEKNOFEST Güneydoğu'ya hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 30 Eylül-4 Ekim'de kentte düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında GAP Havalimanı'ndaki hazırlıkları büyük ölçüde tamamladıklarını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa, TEKNOFEST Güneydoğu'ya hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali bu yıl 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da TEKNOFEST Güneydoğu ismiyle düzenlenecek.</p><p>Vali Şıldak, kentteki hazırlıklara ilişkin AA muhabirine, hazırlıkların 2026&#39;nın başında başladığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381529.jpg"/><p>Festivalin GAP Havalimanı&#39;nda yapılacağını hatırlatan Şıldak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Havalimanımızda geniş kapsamlı hazırlıklarımızı neredeyse tamamladık. Burada 500 bin metrekarelik bir alan üzerinde otopark alanları ve festivalin gerçekleştirileceği zeminlerin hazırlıkları tamamlandı. Çok yüksek katılımla şehirde de büyük bir heyecan uyandıran ve Cumhurbaşkanımızın takdiriyle ilimize yapılacak bu organizasyonu bütün Şanlıurfa ve bölge illerimiz merakla, heyecanla bekliyor. Hazırlıklarda iyi bir aşamadayız. Herhangi bir gecikmemiz yok. Bütün kurumlarımız TEKNOFEST yönetimiyle birlikte istişareli ve koordineli bir çalışma sürdürüyoruz. Biz ev sahibi olarak bu yıl yarışmalara da çok iyi hazırlandık. Bu konuda bir teşvik mekanizması ve bütçe oluşturduk kurumlarımızla birlikte. Yerel yönetimlerimizle birlikte 5 milyon Türk lirasına yakın projelere destek sağladık.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381530.jpg"/><p>Teşvik çalışmalarıyla proje başvuru sayısının 13 binden 27 bine, finalist sayısının ise 20&#39;lerden 34&#39;e yükseldiğini ifade eden Şıldak, kentte ev sahipliğinin getirdiği sinerjiyle proje sunma kapasitesinin arttığını söyledi.</p><p>Şıldak, büyükşehir belediyesi, karayolları, ilçe belediyeleri ve kamu kurumlarının festival hazırlıklarına katkı sunduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381531.jpg"/><p>&quot;Proje sunma kapasitesi olarak ev sahibi olmanın gerektirdiği sinerjiyi oluşturdu şehir. Bütün kurumlarımız, büyükşehir belediyemiz, karayollarımız, ilçe belediyelerimiz, tüm kamu kurum kuruluşları bütün imkanlarını seferber ederek havalimanında çalışmalara katkı sundular. Valilik olarak güzel bir koordinasyon çalışması gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz. İnşallah sağ salim ve iyi bir organizasyonla Şanlıurfa&#39;yı hem tanıtacağız hem de bu büyük milli ve yerli teknolojinin ilimizdeki gururunu bütün ülkemize yaşatmak istiyoruz.&quot;</p><p>Şıldak, TEKNOFEST&#39;in kentin tanıtımı açısından da büyük önem taşıdığına işaret ederek, herkesi Şanlıurfa&#39;ya davet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/sanliurfa-teknofest-guney-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290301</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-mal-ihracatindaki-artis-g20-ortalamasini-asti-290301</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin mal ihracatındaki artış G20 ortalamasını aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin mal ihracatı, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 8,5 artarak yüzde 5,9 olan G20 ortalamasının üzerinde gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin mal ihracatındaki artış G20 ortalamasını aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin uluslararası ticaret istatistiklerinden derlenen bilgilere göre, G20 ülkelerinde mal ticareti yılın ikinci çeyreğinde hızlandı.</p><p>Cari dolar bazında ve mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, G20&#39;nin mal ihracatı ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 5,9 artarken mal ithalatındaki yükseliş yüzde 6,7&#39;ye ulaştı.</p><p>Türkiye ise ihracattaki performansıyla G20 ortalamasını geride bıraktı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,8 gerileyen Türkiye&#39;nin mal ihracatı, ikinci çeyrekte yüzde 8,5 artış gösterdi. Böylece Türkiye&#39;nin mal ihracatındaki çeyreklik artış, G20 ortalamasının 2,6 puan üzerinde gerçekleşti.</p><p>Türkiye&#39;nin mevsimsellikten arındırılmış mal ihracatının parasal büyüklüğü de ilk çeyrekteki 67,3 milyar dolardan ikinci çeyrekte 73 milyar dolara yükseldi.</p><p>Türkiye&#39;nin mal ithalatının parasal büyüklüğü de ilk çeyrekteki 95,7 milyar dolardan ikinci çeyrekte 95,2 milyar dolara geriledi.</p><p>G20 üyeleri arasında ikinci çeyrekte mal ihracatında en yüksek artış yüzde 20,4 ile Hindistan&#39;da kaydedildi. Hindistan&#39;ı yüzde 19,3 ile Güney Kore, yüzde 13,5 ile Kanada ve yüzde 12,2 ile Meksika izledi.</p><p>Türkiye&#39;de yüzde 8,5 olarak gerçekleşen ihracat artışı ise G20 ortalamasının yanı sıra Avustralya&#39;nın yüzde 8,4, İngiltere&#39;nin yüzde 6,6, Çin&#39;in yüzde 4,7, ABD&#39;nin yüzde 3,9, Avrupa Birliği&#39;nin yüzde 3,9, Brezilya&#39;nın yüzde 3,7, Almanya&#39;nın yüzde 2,1, Fransa ve İtalya&#39;nın yüzde 1,8&#39;lik ihracat artışlarının üzerinde gerçekleşti.</p><p>Türkiye böylece OECD tablosunda yer verilen G20 ekonomileri arasında mal ihracatındaki çeyreklik artış bakımından üst sıralarda yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/hra-04092026a9a3f900.jpg"/><p>Türkiye&#39;nin dış ticaretindeki olumlu görünüm hizmet ihracatına da yansıdı.</p><p>OECD&#39;nin öncü tahminlerine göre, G20 genelinde hizmet ihracatı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3,4, hizmet ithalatı ise yüzde 2,5 arttı.</p><p>Türkiye&#39;nin hizmet ihracatı ise ilk çeyrekteki yüzde 7,3&#39;lük düşüşün ardından ikinci çeyrekte yüzde 7,6 yükseldi. Böylece Türkiye&#39;nin hizmet ihracatındaki artış da G20 ortalamasının iki katından fazla gerçekleşti.</p><p>Aynı dönemde Türkiye&#39;nin hizmet ithalatındaki artış yüzde 0,3 ile sınırlı kaldı.</p><p><b>- "HİZMET TİCARETİ ULAŞTIRMA, SEYAHAT VE DİJİTAL HİZMETLERDEN DESTEK ALIYOR"</b></p><p>AA muhabirlerine açıklamalarda bulunan Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, G20&#39;de mal ithalatının yüzde 6,7, mal ihracatının yüzde 5,9 artmasının küresel ekonomide talebin tamamen zayıflamadığını gösterdiğini belirtti.</p><p>Al, &quot;Özellikle bilgisayar, yarı iletken ekipmanı, elektronik ve makine ticaretindeki artış üretim ve yatırım faaliyetlerinin sürdüğüne işaret ederken, hizmet ticareti ulaştırma, seyahat ve dijital hizmetlerden destek alıyor.&quot; dedi.</p><p>Al, bununla birlikte Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve ticaret politikalarındaki belirsizliğin küresel görünümü kırılgan tuttuğunun altını çizdi.</p><p>Bu nedenle ikinci çeyrekteki hızlanmayı kalıcı bir toparlanmanın kesin işareti olarak değil, güçlü fakat jeopolitik ve ekonomik şoklara açık bir ticaret genişlemesi olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını belirten Al, özellikle teknoloji yatırımlarının sürmesinin, küresel ticaretin sanayi ve hizmet kanallarında eş zamanlı direnç oluşturduğunu söyledi.</p><p>Al, &quot;Korumacılık bugün ticareti azaltmaktan çok, ticaretin yönünü, maliyetini ve bileşimini değiştiriyor. ABD, AB, Çin, Hindistan ve diğer büyük ekonomiler tarifeler, sübvansiyonlar, ihracat kontrolleri ve yerli üretim teşvikleriyle stratejik sektörleri koruyor.&quot; açıklamasında bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/ditcaret-04092026658e421a.jpg"/><p>Firmaların tedarikçilerini çeşitlendirdiğini, üretimin bazı aşamalarını başka ülkelere taşıdığını ve alternatif pazarlara yöneldiğini dile getiren Al, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu nedenle küresel ticaret hacmi artarken aynı anda jeoekonomik parçalanma da derinleşebiliyor. Mevcut hızlanma serbest ticaret düzenine geri dönüşten ziyade, güvenlik kaygılarının, stratejik bağımlılıkların ve devlet destekli sanayi politikalarının giderek daha fazla belirlediği yeni bir ticaret yapısına işaret ediyor. Dolayısıyla ticaretin büyümesi ile korumacılığın güçlenmesi günümüz uluslararası ekonomik düzeninde birbirini zorunlu olarak dışlayan gelişmeler değildir.&quot;</p><p>Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Al, küresel ticarette Çin, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki rekabetin derinleşmesinin Türkiye açısından bu üç merkezden birini seçmek olmadığını, aralarındaki rekabetten ekonomik alan açabilmek olduğunu belirtti.</p><p>Al, AB ile Gümrük Birliği&#39;nin önemli bir avantaj olduğunu ve güncellenmesinin iki taraf için de yeni ticaret ve yatırım imkanları sağlayacağını belirterek, Türkiye&#39;nin Avrupa Birliği&#39;nin beşinci büyük mal ticaret ortağı olduğunu ve 2025&#39;te mal ihracatının yüzde 42,7&#39;sinin AB ülkelerine yapıldığını vurguladı.</p><p><b>Al, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Buna ABD, Körfez, Afrika ve Asya pazarlarında çeşitlenme eklenmelidir. Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer jeopolitik kırılmalar Orta Koridor&#39;un önemini artırıyor. Veriler bu yönde adımlar atıldığını gösteriyor. Lojistik altyapının, stratejik üretim kapasitesinin ve pazar çeşitlendirmesinin güçlendirilmesi Türkiye'nin ekonomik güvenliği açısından önem taşıyor. Böylece ticaret politikası, dış politika ve güvenlik stratejisiyle giderek daha doğrudan birleşiyor.&quot;</p><p>Al, sektörel veriler ikinci çeyrekte üretim ve yatırım talebinin daha belirgin olduğunu gösterdiğini, elektronik, yarı iletken ekipmanı, makine ve yüksek teknoloji ürünlerindeki ithalat artışının bu eğilimi desteklediğini kaydetti.</p><p>Enerji ithalatındaki yükselişte ise fiyat etkisinin önemli rol oynadığını dile getiren Al, buna karşılık yeni tarifeler, ihracat kontrolleri ve diğer ticaret kısıtlamalarına ilişkin beklentilerin bazı ekonomilerde stoklamayı ve ithalatın öne çekilmesini teşvik ettiğini söyledi.</p><p>Al, &quot;Bu nedenle yüzde 6,7'lik ithalat artışı, küresel talepteki canlanma ile ticaret politikası kaynaklı öne çekilmiş alımların birlikte etkilediği bir görünüm sunuyor. Sonraki çeyrekler bu iki etkinin ağırlığını daha açık gösterecektir. Bu ayrım, politika yapıcılar açısından özellikle önemlidir.&quot; açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/turkiyenin-mal-ihracatind-188_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290300</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/universite-tercihinde-yaptigi-yanlis-kodlama-hayatini-degistirdi-290300</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üniversite tercihinde yaptığı yanlış kodlama hayatını değiştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Üniversite tercihinde yaptığı kodlama hatasıyla halıcılık bölümüne yerleşen Fatma Turgut'un hayatı, bu yanlış tercihle değişti. İlk yıllarında zorluklarla mücadele eden Turgut, 13 yıldır verdiği kurslarla geleneksel halı dokumacılığını yeni nesillere aktarıyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üniversite tercihinde yaptığı yanlış kodlama hayatını değiştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Nevşehir'de 1994 yılında üniversite tercihinde yaptığı yanlış kodlama sonucu halıcılık bölümüne yerleşen 51 yaşındaki Fatma Turgut, 13 yıldır düzenlediği kurslarla kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlıyor.</b></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığının verdiği<b> "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" </b>ünvanına sahip Turgut, 1994 yılında üniversite tercihinde yaptığı kodlama hatasıyla Erciyes Üniversitesi Halıcılık Bölümüne yerleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381539.jpg"/><p>Dokumacılıktaki zorluklar nedeniyle okulu bırakmak isteyen ancak annesinin ısrarıyla eğitimini tamamlayıp mezun olan Turgut&#39;un, süreç içinde motif ve renklere tutkusu arttı.</p><p>Yaklaşık 16 yıl atölye ve sanat galerilerinde halı dokuyan Turgut, 2013 yılından beri Nevşehir&#39;de belediye ve halk eğitimi merkezlerince düzenlenen kurslarda sanatın inceliklerini öğrencilerine aktarıyor.</p><p>Yünden ip yapma aşamasından kök boya ile renklendirmeye kadar üretimin her safhasında yer alan Turgut, kurs merkezindeki tezgahlarda çeyrek asırdan fazla sürede elde ettiği tecrübesini öğrencilerle paylaşıyor.</p><p><b>"İlk başladığımda çok zorlandım, ellerimden kan aktı"</b></p><p>Usta öğretici Turgut, AA muhabirine, tercih kılavuzunda sütun kaydırarak hatalı kodu işleyip farkında olmadan bu sanata yöneldiğini söyledi.</p><p>Halı dokumanın zor ve meşakkatli bir alan olduğunu dile getiren Turgut, &quot;Gerçekten de emek ve sabır ister. Gençlikte sabır ve emek her zaman ikinci planda kaldığından okula ilk başladığımda çok zorlandım, ellerimden kan aktı, parmaklarım acıdı, yara oldu. Annemi aradım, &#39;Ben burayı okuyamayacağım, geri dönmek istiyorum&#39; dedim. Annem de &#39;Hayır orayı kazandın, o senin altın bileziğin, o okulu bitirip öyle geri döneceksin.&#39; dedi. Daha sonra sabır ve emekle çıkan ürünleri görüp halı dokumanın meşakkatli ama bir o kadar değerli olduğunu anladıkça çok sevdim.&quot; diye konuştu.</p><p>Turgut, yıllar içinde halı dokumadaki yeteneğini geliştirdiğine dikkati çekerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı &quot;Yaşayan İnsan Hazinesi&quot;ne dokumacılık alanında aday olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381540.jpg"/><p>Dokuma tezgahıyla her gün buluştuğunu, desenleri ilmek ilmek işlemekten keyif aldığını anlatan Turgut, &quot;Sevdiğimiz renkleri o çiçeğe, hüznümüzü ve mutluluğumuzu desenlere aktarıyoruz. Halı benim için sözsüz mektupları okumaktır. Dokuduğumuz her desen, kurduğumuz her motif, bizi bize anlatan, bizi geleceğe taşıyacak olandı. O yüzden de gerçekten hiç vazgeçmeden, pes etmeden, herkese öğretmeye, anlatmaya başladım. Çünkü yaptığımız şey bizim hikayemizdi.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381543.jpg"/><p>Turgut, geleneksel dokuma sanatının geleceğe taşınması amacıyla birçok sanat elçisi öğrenciye eğitim verdiğine değinerek, 3-4 aylık dönemlerde kurs açtıklarını, eğitim verdiği öğrenci sayısının 700&#39;ü aştığını sözlerine ekledi.</p><p><b>"Bize satır satır, ilmek ilmek her detayı öğretiyor"</b></p><p>Nevşehir Belediyesi ile Nevşehir Şehit Jandarma Onbaşı Muhammet Can Biçici Halk Eğitimi Merkezi işbirliğinde devam eden kursa katılan Fadime Ünal da dokumacılığı tecrübeli birinden öğrenmenin kolaylık sağladığını dile getirdi.</p><p>Her düğümde sanata bağlılığının arttığını kaydeden Ünal, &quot;Hocamız alanında çok tecrübeli. Bize satır satır, ilmek ilmek her detayı öğretiyor. Çok keyif alıyorum. Gelemediğim zamanlar aklım tezgahımda kalıyor. Burada sadece düğüm atmıyoruz, aynı zamanda kadim sanatımızı öğreniyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381542.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/universite-tercihinde-yap-697_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290299</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-hava-yollarinin-yeni-hedefi-bir-ilk-olmak-290299</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Hava Yolları'nın yeni hedefi: Bir ilk olmak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Ahmet Olmuştur, Türkiye'nin en değerli markası olan Türk Hava Yollarının marka değerini daha da yukarı taşımak istediklerini belirterek, "Dünyanın en değerli 100 markası arasına giren ilk Türk markası olmayı hedefliyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Hava Yolları'nın yeni hedefi: Bir ilk olmak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Olmuştur, bugün dünyanın en değerli hava yolu markasının 120'li basamaklarda yer aldığını söyledi.</b></p><p>Bugüne kadar hiçbir hava yolu markasının ilk 100'e giremediğine dikkati çeken Olmuştur, söz konusu hedefin iddialı olmakla birlikte dünyada bu seviyeye yaklaşmış hava yolları varsa hedef alınabileceğini ifade etti.</p><p>Olmuştur, hacim odaklı büyümenin yanı sıra değer odaklı büyümeye ağırlık vereceklerini dile getirdi.</p><p>Marka değerinin, kolaylıkla kopyalanamayan ve markaların çok uzun süre sürdürülebilir büyüme koridorunda yaşamasına sebebiyet veren çok kıymetli ve inşa edilmesi uzun bir sürece yayılmış bir değer olduğunu belirtti.</p><p>Bu doğrultuda müşteri memnuniyetini ve net tavsiye skorunu artırmaya yönelik çok sayıda çalışma yürüttüklerini belirten Olmuştur, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yolcularımızla temas ettiğimiz 122 deneyim noktamız bulunuyor. Bu yolculuk, yolcumuzun internet sitemizi ziyaret etmesiyle başlıyor, havalimanındaki check-in ve boarding süreçleriyle, uçak içi deneyimle, bagaj teslimiyle ve sonrasında müşteri ilişkileri süreçleriyle devam ediyor. Müşteri deneyiminin parçaları olan tüm bu temas noktalarının, değer odaklı büyüme stratejimizde en önemli kriter olduğunun farkındayız. Bu stratejinin hayata geçirilmesinde yönetim kurulu başkanımız Prof. Dr. Murat Şeker Bey&#39;in de desteği bizler için çok kıymetli.&quot;</p><p><b>Olmuştur, THY'nin son 9 yıldır Türkiye'nin en değerli markası seçildiğini belirterek, "2025 yılında 2,9 milyar dolarlık marka değerine ulaşarak kendi tarihimizin en yüksek marka değerini elde ettik." diye konuştu.</b></p><p>THY'nin dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu olduğunu bildiren Olmuştur, firmanın Avrupa'nın en iyi hava yolu ödülünü 10. kez aldığını, Skytrax ve APEX değerlendirmelerinde de uzun yıllardır dünyanın önde gelen hava yolları arasında gösterildiğini kaydetti.</p><p>Marka değerini yükseltmenin önemli unsurlarından birinin yolcuya sunulan ürünün çeşitlendirilmesi olduğunu vurgulayan Olmuştur, bu kapsamda üzerinde çalışılan projelerden birinin de Premium Ekonomi kabin olduğunu açıkladı.</p><p><b>"Premium Ekonomi'nin filoda yaygınlaştırılması için 2029'u hedefliyoruz"</b></p><p>Premium Ekonomi&#39;nin Business ile Ekonomi kabinleri arasında konumlandırılan bir ürün olduğunu dile getiren Olmuştur, ürüne ilişkin fizibilite ve hazırlık çalışmalarını tamamladıklarını belirtti.</p><p>Olmuştur, Premium Ekonomi'nin tüm geniş gövde uçak filosunda yaygınlaştırılmasının planlandığını aktararak, &quot;Bu dönüşüm ile yolcularımızı daha yüksek yatış açısına ve geniş diz mesafesine sahip koltuklarda, zenginleştirilmiş ikram konsepti ile sadakat programımız Miles&amp;Smiles&#39;da ilave avantajlar sunacağız.&quot; diye konuştu.</p><p>Premium Ekonomi'nin filoda yaygınlaştırılması için 2029'u hedeflediklerini ifade eden Olmuştur, THY filosunu uçuş ağının gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>Bölgesel uçak projesinin öncelikli stratejik gündemlerinden biri olduğuna işaret eden Olmuştur, &quot;Bölgesel uçak ihalesi sürecine başladık; Temmuz ayında üreticilere şartnamemizi gönderdik.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Olmuştur, bölgesel uçağın yalnızca filo planlaması açısından değil, THY'nin uçuş ağını derinleştirmesi ve marka değerini desteklemesi bakımından da kıymetli olduğunun, İstanbul'un coğrafi konumunun bu uçakların etkin kullanımı açısından önemli bir avantaj sunduğunun altını çizdi.</p><p>İstanbul&#39;un rakip küresel aktarma merkezlerine kıyasla önemli avantajlarından birinin Avrupa&#39;ya coğrafi yakınlığı olduğunu vurgulayan Olmuştur, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bölgesel uçaklarla Avrupa'da bugün uçtuğumuz noktaların yanında, daha sınırlı yolcu potansiyeli nedeniyle mevcut filomuzla verimli şekilde hizmet veremediğimiz yeni şehirlere de ulaşma imkanına kavuşacağız. Günlük 100-140 yolcu potansiyeline sahip birçok şehri İstanbul'a bağlayıp, yolcularımızı İstanbul üzerinden uçuş ağımızdaki diğer destinasyonlara taşıyacağız. Bu sayede, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla hizmete alınan İstanbul Havalimanı&#39;nın lider aktarma merkezi konumunu daha da güçlendireceğiz.&quot;</p><p>Olmuştur, bölgesel uçakların filoya katılması için 2028'in ikinci yarısını hedeflediklerini, bölgesel uçakların yanı sıra, uçuş ağında ihtiyaç duyulan uzun menzilli ve 400 koltuğa yaklaşan yüksek kapasiteli uçak tipleriyle ilgili çalışmaların da yapıldığını ve uzun menzilli uçakların filodaki payının artırılması yönünde stratejik planlamaların yapıldığını ifade etti.</p><p><b>Airbus A350 ve Boeing 787 Dreamliner'ın uzun menzilli havacılığın en ileri teknolojiye sahip uçakları arasında bulunduğunu belirten Olmuştur, bu uçakların daha sessiz ve yüksek müşteri memnuniyetine sahip olmasının yanı sıra yakıt verimliliği ve daha düşük karbon emisyonlarıyla da yeni nesil havacılığı temsil ettiğini açıkladı.</b></p><p>Olmuştur, "Bir hava yolu için uçak en değerli kaynaklardan biridir. Emniyet, bakım standartları ve operasyonel gereklilikleri en üst seviyede tutarak, uçaklarımızın etkin kullanımını sağlamayı hedefliyoruz. Çünkü uçaklarımız havada oldukça yolcularımıza hizmet ediyor, uçuş ağımızı büyütüyor ve şirketimiz için değer üretiyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bu yaklaşımın sonuçlarını yeni nesil geniş gövdeli filoda gördüklerini kaydeden Olmuştur, 2025-2026 döneminde Airbus A350 ve Boeing 787 uçaklarının verimli kullanımında dünyada ilk sırada olduklarını, bunun güçlü uçuş ağı, tarife planlaması, teknik kabiliyet ve operasyonel organizasyonun birlikte etkin çalışmasının sonucu olduğunu vurguladı.</p><p>Yeni nesil uzun menzilli uçak filosunu da dünyada en verimli ve yüksek uçuş saatiyle kullandıklarını belirten Olmuştur, Airbus 350 tipi TC-LGP uçağının 2025 yılında günde ortalama 17 saat 20 dakika uçurulduğunu, THY&#39;nin bu uçak tipinde dünyada en yüksek verime ulaşan hava yolu olduğunu dile getirdi.</p><p><b>THY Genel Müdürü, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Olmuştur, THY'nin pazar payındaki gelişimin önemli unsurlarından birinin yeni müşteriler olduğunu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla THY ile ilk kez seyahat eden 1,2 milyon kişiyi misafir ettiklerini açıkladı.</b></p><p>Olmuştur, &quot;Kazandığımız yeni yolcularımızın markamızla ilişkilerini güçlendirmek amacıyla sadakat programımız başta olmak üzere farklı alanlarda ticari aksiyonlar almaya devam ediyoruz.&quot; dedi.</p><p><b>"Çin'in Chengdu şehrine 11 Kasım'da sefer başlatacağız"</b></p><p>Uçuş ağına ilişkin gelişmelere de değinen Olmuştur, Çin&#39;in Chengdu kentine 11 Kasım&#39;da sefer başlatacakları, aynı zamanda 20 Eylül itibarıyla Belarus'un başkenti Minsk'e seferlerin yeniden icra edileceği bilgisini verdi.</p><p>Dünyanın en geniş uluslararası uçuş ağlarından birine sahip olmaları nedeniyle uçuş ağımıza yeni nokta ekleme imkanlarının giderek daha sınırlı hale geldiğini ifade eden Olmuştur, buna karşın stratejik pazarlardaki büyüme fırsatlarını değerlendirmeye devam ettiklerini vurguladı.</p><p>Çin&#39;deki uçuş sayılarını hızlı şekilde artırdıklarını anlatan Olmuştur, &quot;Pekin, Şanghay ve Guangzhou'da haftalık 14&#39;er frekansa ulaştık. Şimdi Chengdu'yu da uçuş ağımıza ekliyoruz.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Olmuştur, kargonun THY için önemli bir kar merkezi ve değer üretim alanı olduğunu, bu alanda kapasitenin talebin güçlü olduğu pazarlara yönlendirilmesine odaklandıklarını belirtti.</p><p>Olmuştur, &quot;Kargoda kapasitemizi arzın kısıtlı, talebin güçlü olduğu pazarlara doğru şekilde yönlendirirken pazardaki fiyat dengesini de yakından takip ediyoruz. Bu sayede kapasitemizi daha verimli kullanarak ilave gelir oluşturuyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yapay zekanın kullanıldığı alanlardan birinin, yolcuyla şirket arasında doğrudan köprü vazifesi gören TK Asistan uygulaması olduğunu belirten Olmuştur, uygulamanın 100'den fazla dilde, kesintisiz hizmet verdiğini, yolculara uçuş durumundan biletlerindeki haklara, uçuş tarifelerinden fiyatlara ve ürün içeriklerine kadar birçok konuda yardımcı olduğunu anlattı.</p><p>Olmuştur, TK Asistan&#39;da ilk 7 ayda 2 milyondan fazla konuşma gerçekleştirildiğinin altını çizdi.</p><p>Dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu olarak Türkiye'nin turizm potansiyeline de katkı sağlamaya devam ettiklerini bildiren Olmuştur, yolcu deneyimini yalnızca uçuşla sınırlandırmamak amacıyla, uçuş+otel+transfer gibi hizmetlerin tek bir platformda sunulduğu Turkish Airlines Holidays'i 1,5 yıl önce hayata geçirdiklerini hatırlattı.</p><p>Olmuştur, platformun öne çıkan değer önermelerinden birinin seyahate 30 gün kalaya kadar koşulsuz ücretsiz iptal seçeneğinin olduğunu, bunun yanı sıra Miles&amp;Smiles üyelerinin 1 Eylül'den itibaren Turkish Airlines Holidays üzerinden satın alacakları seyahat paketlerinde ilave statü mili kazanabileceğini de ifade etti.</p><p><b>"Miles&amp;Smiles 25 milyon üyeye ulaştı"</b></p><p>THY&#39;nin sadakat programı Miles&amp;Smiles&#39;ın 25 milyon üyeye ulaştığını, sürdürülebilir büyümede müşteri sadakatinin kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Olmuştur, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu artık sadece bir sık uçan yolcu programı olarak tarif edilemeyecek bir ölçek. Geçtiğimiz günlerde programın kuruluşundan bu yana aralıksız en çok uçan ve yıllardır markamızla çok güçlü bağ kurmuş 100 yolcumuzla İstanbul Havalimanı'nda bir araya geldik. Önümüzdeki dönemde programın değer önermelerini daha da zenginleştirmeyi planlıyoruz. Çalışanlarımızın fikirleri ve hayalleri bizim için çok önemli.&quot;</p><p><b>"Türk Hava Yollarındaki ilk görevime 2000 yılında Çağrı Merkezi'nde başladım"</b></p><p>Kariyer yolculuğuna ilişkin de bilgi veren Olmuştur, Türk Hava Yolları'ndaki ilk görevine 2000 yılında Çağrı Merkezi'nde başladığını anlattı.</p><p>Daha sonra yüksek lisans eğitimi nedeniyle bir süre yurt dışında bulunduğunu ifade eden Olmuştur, THY'ye dönüşünde Gelir Yönetimi Başkanlığında uzman olarak göreve başladığını ve sonraki yıllarda şirketin farklı kademelerinde sorumluluk üstlendiğini belirtti.</p><p>Çalışanlarla bir araya gelmeye ve fikir alışverişinde bulunmaya önem verdiğini anlatan Olmuştur, şirketin önceliklerini çalışanlarla paylaşırken onların da görüşlerini doğrudan dinlemeye çalıştığını vurguladı.</p><p>Çalışanların fikirlerine ve hayallerine değer verdiklerini dile getiren Olmuştur, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Çalışma arkadaşlarımızın fikirlerini ve hayallerini öncelediğimiz ölçüde müşteri deneyimimizi daha ileriye taşıyabileceğimize inanıyoruz. Müşteri memnuniyetindeki iyileşme net tavsiye skorumuza, oradaki gelişim de sürdürülebilir büyümemize ve krlılığımıza katkı sağlıyor. Dünyanın en çok tavsiye edilen hava yolu markası olma hedefimizde bütün çalışma arkadaşlarımızın fikrine, hayaline ve gayretine ihtiyacımız var."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/turk-hava-yollarinin-yeni-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290298</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bakan-goktas-kalben-cocuk-koyunu-ziyaret-etti-290298</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş, KALBEN Çocuk Köyü'nü ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Korunma Altında Yetişen Gençler ve Koruyucu Aile Derneği (KALBEN) tarafından oluşturulan KALBEN Çocuk Köyü'nde devlet himayesindeki çocuklarla bir araya gelerek çeşitli atölye çalışmalarına katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş, KALBEN Çocuk Köyü'nü ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Göktaş, Balıkesir'in Marmara ilçesi Ekinlik Adası'ndaki programı kapsamında önce köy meydanında vatandaşlarla sohbet etti. Ardından devlet himayesindeki çocukların yaz aylarında doğayla bağ kurabilecekleri ve sosyal becerilerini geliştirebilecekleri KALBEN Çocuk Köyü'ne geçen Göktaş'a, köyün kuruluş amacı, çalışma modeli, kullanım alanları ve yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381770.jpg"/><p>Göktaş, ziyaret kapsamında Üsküdar Hasan Tan Çocuk Evleri Sitesi'nden programa katılan 24 çocukla buluştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381775.jpg"/><p>Üç gruba ayrılan çocuklar, sukulent dikimi ve saksı boyama, dostluk bilekliği yapımı ve tartolet süsleme atölyelerinde etkinlik gerçekleştirdi. Göktaş da çocuklara eşlik ederek atölye çalışmalarına katıldı, çocuklarla sohbet etti ve yaptıkları çalışmaları inceledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381780.jpg"/><p><b>"YAZ BOYUNCA 650 ÇOCUĞUMUZ BURADA BU TÜR ETKİNLİKLERDEN İSTİFADE ETTİ"</b></p><p>Göktaş, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, KALBEN'in öncülüğünde kurulan çocuk köyünün oluşumuna, Bakanlık olarak da destek sunduklarını hatırlatarak, şu an devlet himayesindeki 24 çocuğun bu adada hizmet aldığını, 3 hafta boyunca düzenlenen kamplarda akademik, sanatsal ve doğa faaliyetlerine katıldıklarını kaydetti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381777.jpg"/><p>Göktaş, "Türkiye genelinde, özellikle denizle teması olmamış ve İç Anadolu'dan gelen çocuklarımız, yaz boyunca Ekinlik Adası'nda 3 hafta süreyle faaliyetlere katılıyor ve burada çok güzel dostluklar kuruyorlar" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381782.jpg"/><p>Çocukların atölyeler vasıtasıyla zihinsel, fiziksel ve sanatsal açıdan donanım kazandığını vurgulayan Göktaş, yaz boyunca gerçekleştirilen bu etkinliklerle kendilerini çok iyi geliştirdiklerini belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381781.jpg"/><p>Kamu-STK iş birliğiyle nelerin başarılabileceğini gösteren bu çalışma için Kalben Derneğine teşekkür eden Bakan Göktaş, derneğin aynı zamanda koruyucu aileliği teşvik eden önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Göktaş, Türkiye genelinde devlet himayesinde bulunan çocuklara yönelik yürütülen gönüllülük faaliyetlerinin ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapılan protokoller kapsamındaki bu tür iş birliklerinin, çocukların yarınlarına yapılmış son derece kıymetli bir yatırım olduğunu kaydetti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42381782.jpg"/><p><b>Çocuklarla çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyleyen Göktaş, şöyle konuştu:  </b></p><p>"Bu tür gönüllü etkinliklerin daha da yaygınlaştırılmasını, devlet himayesindeki çocuklarımıza el birliğiyle daha güzel bir gelecek sunmak adına çok kıymetli buluyoruz. Yaz boyunca 650 çocuğumuz burada bu tür etkinliklerden istifade etti. Geçtiğimiz yıl da benzer bir çalışma olanağı sunuldu. Burası tamamen çocuklara adanmış bir köy. Vatandaşlarımız da, özellikle köy sakinleri de çocuklarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorlar. Onların buraya bereket getirdiğine inanıyorlar. Bu çok örnek bir proje. Türkiye'de bir ilk. Bu tür öncü projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Devletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız el birliğiyle çocuklarımıza daha güzel yarınlar sunmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde onlara her türlü imkanı seferber etmek bizim borcumuz."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bakan-goktas-kalben-cocuk-412_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290297</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-besiktas-18-futbolcu-ilk-derbi-heyecanini-yasayacak-290297</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe-Beşiktaş: 18 futbolcu ilk derbi heyecanını yaşayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında 5 Eylül Cumartesi günü oynanacak derbide 18 futbolcu, forma giymeleri halinde iki takım arasındaki rekabette ilk kez sahne alacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe-Beşiktaş: 18 futbolcu ilk derbi heyecanını yaşayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında 5 Eylül Cumartesi günü oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde toplam 18 futbolcu, forma giymeleri durumunda ilk kez iki ekip arasındaki bir maçta görev yapacak.</b></p><p><b>Fenerbahçe'de 5 oyuncu Beşiktaş'a karşı ilk kez</b></p><p>Fenerbahçe&#39;de yeni transferlerden Nathan Ake, Kojo Oppong, Mason Greenwood ve Romelu Lukaku&#39;nun yanı sıra kaleci Mert Günok, süre almaları durumunda ilk kez sarı-lacivertli formayla Beşiktaş&#39;a karşı derbi atmosferini sahada yaşayacak.</p><p>AA'nın derlemesine göre geçtiğimiz sezon devre arasında Beşiktaş'tan Fenerbahçe'ye transfer olan kaleci Mert Günok, sarı-lacivertli formayla siyah-beyazlılara karşı daha önce hiç forma giymedi.</p><p><b>Beşiktaş'ta 13 futbolcu derbide ilk peşinde</b></p><p>Siyah-beyazlılarda 13 oyuncu, teknik direktör Vincenzo Italiano&#39;nun forma vermesi halinde ilk kez Fenerbahçe derbisinin heyecanını tadacak.</p><p>Beşiktaş&#39;ta Leandro Trossard, Kassoum Ouattara, Alexander Nübel, Ernest Poku, İlhan Fakılı, Fabio Miretti, Salih Özcan, Doğan Alemdar, Dusan Vlahovic, Ümit Akdağ, Ahmet Sami Bircan, Taylan Bulut ve Yasin Özcan şans bulmaları durumunda ilk kez Fenerbahçe&#39;ye rakip olacak.</p><p><b>En fazla forma giyen isim İsmail Yüksek</b></p><p>Sarı-lacivertlilerde İsmail Yüksek, Süper Lig ve Türkiye Kupası&#39;nda toplam 5 maçla Beşiktaş derbisinin atmosferini en fazla yaşayan isim olarak göze çarpıyor.</p><p>Öte yandan Milan Sikriniar, Oğuz Aydın ve Mert Müldür 4&#39;er, Levent Mercan, Kerem Aktürkoğlu ve Marco Asensio 3&#39;er, Archie Brown, Nelson Semedo, Ederson ve Dorgeles Nene 2&#39;şer, N&#39;Golo Kante, Matteo Guendouzi, Tarık Çetin ve Yiğit Efe Demir de 1&#39;er kez bu derbide forma giydi.</p><p>Ayrıca hak mahrumiyeti cezası devam eden Mert Hakan Yandaş, siyah-beyazlılara karşı Fenerbahçe formasıyla 6 kez mücadele etti.</p><p><b>Beşiktaş'ta derbinin en tecrübelileri Rıdvan ve Rashica</b></p><p>Beşiktaş&#39;ta sol bek Rıdvan Yılmaz ve kanat oyuncusu Milot Rashica, Fenerbahçe&#39;ye karşı 5&#39;er maçla en fazla forma giyen isimler olarak dikkati çekiyor.</p><p>Siyah-beyazlılarda ayrıca Orkun Kökçü ve Vaclav Cerny 3&#39;er, Emirhan Topçu, Mustafa Hekimoğlu ve Wilfred Ndidi 2&#39;şer, Kartal Kayra Yılmaz, Tiago Djalo, Hyeon-gyu Oh, Junior Olaitan, Emmanuel Agbadou ve Michael Murillo da 1&#39;er defa siyah-beyazlı formayla sarı-lacivertli ekibe karşı görev yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/fenerbahce-besiktas-18-fu-473_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290296</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/silivride-gemi-faciasi-murettebati-arama-calismalari-3uncu-gununde-290296</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri'de gemi faciası! Mürettebatı arama çalışmaları 3'üncü gününde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında Alsu ve Tuğberk İmamoğlu isimli 2 geminin kazasının ardından arama kurtarma çalışmaları 3'üncü gününde de devam ediyor. Sahilde kurulan kriz masasında ise kayıp yakınlarının endişeli bekleyişi sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri'de gemi faciası! Mürettebatı arama çalışmaları 3'üncü gününde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri açıklarının 18 mil açığında yaşanan kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/03/42372509.jpg"/><p>Kazada Tuğberk İmamoğlu isimli gemi 8 dakika içerisinde batarken, içinde bulunan 10 kişilik mürettebatı aramak için çalışmalar 3'üncü gününde de devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/03/42372511.jpg"/><p>Silivri'ye yaklaşık 2 kilometre açığa çekilen ve bilirkişi incelemesi yapılan Alsu isimli gemide ise incelemelerin devam ettiği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/03/42372510.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/silivride-gemi-faciasi-mu-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290295</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/girnedeki-gemi-faciasinda-kahreden-haber-can-kaybi-12ye-cikti-290295</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Girne'deki gemi faciasında kahreden haber! Can kaybı 12'ye çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiye yönelik çalışmalarda 2 kadının naaşına ulaşıldığını, faciada toplam can kaybının 12'ye yükseldiğini, kayıp 16 kişiye ulaşılması için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Üstel, kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'ne araştırma önergesi sunduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Girne'deki gemi faciasında kahreden haber! Can kaybı 12'ye çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geçtiğimiz pazar günü Girne Limanı'ndan Mersin Taşucu'na gitmek üzere hareket ettikten sonra alabora olan gemiye ilişkin yürütülen arama çalışmalarına dair açıklamalarda bulundu. Başbakan Üstel, pazar gününden bu yana büyük bir acı yaşandığını belirterek gemide bulunan vatandaşlara ulaşılması amacıyla KKTC ve Türkiye'nin tüm ilgili kurumlarının arama-kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Kazada yaşamını yitirenlerin ve kayıp kişilerin bulunduğunu ifade eden Üstel, Türkiye'ye ait arama-kurtarma gemisi TCG Işın'ın KKTC'ye ulaşmasının ardından çalışmalara başladığını kaydetti. Üstel, TCG Işın'ın ardından TCG Alemdar'ın da bölgeye geldiğini belirterek geminin arama çalışmalarını 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382344.jpg"/><p><b>"ÇALIŞMALAR ROBOTİK SİSTEMLERLE YÜRÜTÜLÜYOR"</b></p><p>Arama çalışmalarının çok zorlu şartlar altında gerçekleştirildiğine dikkati çeken Üstel, geminin 554 metre derinlikte bulunduğunu ve bu derinliğe insanların inemediğini söyledi. Çalışmaların tamamen robotik sistemler aracılığıyla yürütüldüğünü aktaran Başbakan Üstel, aramaların başlamasının ardından önce 1 naaşa, dün ise 2'nci naaşa ulaşıldığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382345.jpg"/><p><b>YILMAZ'IN TAZİYE ZİYARETİ</b></p><p>Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın dün KKTC'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak Yılmaz'ın hem geçmiş olsun dileklerini ilettiğini hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın süreci yakından takip ettiğini ve taziye mesajlarını ilettiğini söyledi. Yılmaz'ın acılı ailelerle bir araya geldiğini belirten Üstel, ailelere arama-kurtarma çalışmaları hakkında bilgi verildiğini kaydetti.</p><p><b>FACİADA CAN KAYBI 12'YE YÜKSELDİ</b></p><p>Her sabah hem ailelere hem de basına açıklamalarda bulunduklarını ifade eden Üstel, gece yürütülen çalışmaların sonucunda 2 kadının naaşına daha ulaşıldığını belirterek, "Böylece 554 metre derinlikten çıkarılan naaş sayısı 4'e yükseldi. Yani vefat edenlerin sayısı 12 oldu" ifadelerini kullandı. Arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirten Üstel, kayıp 16 kişiye daha ulaşılması için TCG Alemdar'ın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p><p>Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'na, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı'na, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı'na, TCG Alemdar'da görev yapan askerlere ve çalışmalara katkı koyan herkese teşekkür etti. Denizin 554 metre derinliğinde yürütülen çalışmaların zorluğuna dikkati çeken Üstel, çalışmalarda zamana ihtiyaç duyulduğunu ailelerle de paylaştığını söyledi.</p><p><b>"SORUMLULAR HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEK"</b></p><p>Arama çalışmalarının kayıp kişilere ulaşılana kadar devam edeceğini vurgulayan Üstel, kazanın meydana gelmesinde ihmal veya başka bir unsurun bulunup bulunmadığının araştırılacağını kaydetti. Üstel, kazanın yaşanmasında sorumluluğu bulunan kişilerin, görev ve konumlarına bakılmaksızın hukuk karşısında hesap vereceğini belirtti. Kazanın araştırılması amacıyla Cumhuriyet Meclisi'nde de çalışma başlatılacağını açıklayan Üstel, hükümet olarak Meclis'e araştırma önergesi sunduklarını bildirdi. Üstel, "Bu konuda Cumhuriyet Meclisimizde bir araştırma komitesi kurulması ve çalışmaların Cumhuriyet Meclisinde başlaması için dünden itibaren müracaatımızı yapmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı.</p><p>Başbakan Üstel, gelişmelere ilişkin akşam saatlerinde yeniden halka ve ailelere bilgi vereceğini kaydederek bütün naaşlara tek tek ulaşmayı ümit ettiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382346.jpg"/><p><b>"KESİN SÜRE VEREMİYORUZ"</b></p><p>Basın mensuplarının arama çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına ilişkin sorusunu yanıtlayan Üstel, umudun hiçbir zaman tükenmeyeceğini söyledi. Deniz Kuvvetleri personelinin umutların gerçeğe dönüşmesi için 7 gün 24 saat çalıştığını belirten Üstel, çalışmaların ne zaman sonuçlanacağına ilişkin kesin bir süre verilemeyeceğini ifade etti. Konunun tamamen teknik olduğunu dile getiren Üstel, 554 metre derinlikte çok zor şartlarda yürütülen bir çalışmadan söz edildiğini vurguladı.</p><p><b>ULAŞILAN 2 NAAŞIN KİMLİK TESPİTİ ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</b></p><p>Üstel, ulaşılan 2 naaşın kimlik tespitine ilişkin bir gelişme olup olmadığı yönündeki soru üzerine naaşların Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü açıkladı. Kimlik tespitinin ardından ailelere bilgi verileceğini belirten Üstel, "Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelerimize duyuracağız" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/girnedeki-gemi-faciasinda-849_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290294</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kisisel-verileri-yasa-disi-panel-sistemlerinde-kullanan-31-avukat-hakkinda-gozalti-karari-290294</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kişisel verileri yasa dışı panel sistemlerinde kullanan 31 avukat hakkında gözaltı kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini açıkladı. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerinin başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kişisel verileri yasa dışı panel sistemlerinde kullanan 31 avukat hakkında gözaltı kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesinin ve ticari meta haline getirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktardı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/27/akingurlek2444510-270820268711d642.jpg"/><p>Yapılan incelemelerde söz konusu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı belirlendi. Bazı hukuk bürolarının ise herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak, "borcunuz yasal takibe düştü", "uzlaşma sürecini kaçırdınız", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" şeklindeki gerçeğe aykırı ifadelerle vatandaşları mağdur ettiği kaydedildi.  </p><p>Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kurduğu, işlettiği ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapıldığı ve 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığı belirtildi. Soruşturmanın genişletilmesiyle yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verildiği, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerinin sürdüğü bildirildi.  </p><p>Gürlek, paylaşımında soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve görev alan kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır" ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/kisisel-verileri-yasa-dis-572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290293</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meteoroloji-raporu-4-eylul-2026-cuma-hava-durumu-ve-haftasonu-tahminleri-290293</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteoroloji raporu: 4 Eylül 2026 Cuma hava durumu ve haftasonu tahminleri!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji, 4 Eylül 2026 Cuma Bugün ve haftasonu hava durumu raporunu paylaştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları önemli bir değişiklik beklenmiyor. Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, yurt ve dünya genelinde hava durumunu 24 TV'den aktarıyor. İşte 4 Eylül 2026 Cuma Bugün ve haftasonu meteorolojik uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteoroloji raporu: 4 Eylül 2026 Cuma hava durumu ve haftasonu tahminleri!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havanın nabzını tutmak isteyenler, hafta sonu için plan yapanlar hava durumunu araştırıyor.  Peki, hafta sonu hava nasıl olacak? Merak edilen soru yanıt buldu. İşte, hafta sonu hava durumu tahminleri...</p><p>4 Eylül 2026 Cuma Bugün ve haftasonu lodos rüzgarlarının etkisiyle sıcaklıkların yurt genelinde kademe kademe tırmanacağını ve mevsim normallerinin üzerine çıkacağı yerler belli oldu.</p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü 4 Eylül 2026 Cuma Bugün ve haftasonu raporunda detay detay açıkladı. Bugün hava nasıl sorusuna da 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan 24 TV ekranlarından yanıt verdi.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/11-040920260dd82766.jpg"/><p><b>YURT VE DÜNYA GENELİNDE HAVA DURUMU NASIL? (24 TV HAVA DURUMU VİDEOLU ANLATIM)</b></p><p class="">4 Eylül 2026 Cuma Bugün ve haftasonu 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, 24 TV ekranlarından yurt ve dünya genelinde hava durumunu bildiriyor.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">Yurt ve dünya genelinde hava durumu nasıl? 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan (<a href="https://x.com/eldebiran?ref_src=twsrc%5Etfw" draggable="false">@eldebiran</a>) bildiriyor. <a href="https://t.co/BbzvT8A7P1" draggable="false">pic.twitter.com/BbzvT8A7P1</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095784104272781354?ref_src=twsrc%5Etfw" draggable="false">September 4, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p class="">İşte, Meteoroloji verileri ışığında uyarılarla birlikte 4 Eylül 2026 Cuma il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...</p><p><b><font color="#0000ff">Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:</font></b></p><p>Ankara: Az bulutlu ve açık 31</p><p>İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 29</p><p>İzmir: Az bulutlu ve açık 35</p><p>Bursa: Parçalı ve az bulutlu 32</p><p>Adana: Az bulutlu ve açık 37</p><p>Antalya: Az bulutlu ve açık 37</p><p>Samsun: Parçalı bulutlu, doğu kesimleri aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 27</p><p>Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 27</p><p>Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 28</p><p>Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 38</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/meteoroloji-raporu-4-eylu-390_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290292</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/dort-buyuk-yapay-zeka-hizmeti-ayni-anda-neden-aksadi-290292</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dört büyük yapay zeka hizmeti aynı anda neden aksadı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[OpenAI, Google, Anthropic ve xAI tarafından işletilen popüler yapay zeka modelleri, Perşembe sabahı dünya genelinde eş zamanlı olarak erişim sorunlarıyla karşılaştı. Kullanıcılar, bu dev platformlardaki beklenmedik hizmet kesintileri nedeniyle şaşkınlık yaşadı ve şirketler çözüm için hızlıca harekete geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dört büyük yapay zeka hizmeti aynı anda neden aksadı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Perşembe sabahı, OpenAI, Google, Anthropic ve xAI'nin işlettiği bulut tabanlı yapay zeka modellerinde ender görülen bir hizmet kesintisi yaşandı. Farklı şirketlerin öncü yapay zeka servislerinde aynı zaman diliminde ortaya çıkan bu erişim sorunları, dünya çapında milyonlarca kullanıcıyı etkiledi. Sorunun ortaya çıkmasının ardından şirketler, kesintilerin nedenini araştırarak hızlıca müdahale etti ve servislerin eski haline dönmesi için yoğun çaba harcadı.</p><h3>Anthropic ve xAI: Kullanıcı taleplerinde büyük hata artışı</h3><p>Kesintinin ilk sinyalleri Anthropic'in Claude modellerinde görüldü. Şirket, sabah saat 09:23'te Claude Mythos 5.1, Claude Fable 5.1 ve Claude Opus 5 modellerinde taleplere yanıt verirken hata oranlarının yükseldiğini duyurdu. Yaklaşık 15 dakika içinde hatanın kaynağı tespit edildi ve saat 12:16'da Claude modellerinde yaşanan sorunların tamamen giderildiği açıklandı. Ancak öğleden sonra kısa süreli bir kesinti daha yaşandı ve Claude Sonnet 5 modeline yapılan isteklerde de hata oranları arttı. Bu gelişmeler, Anthropic'in güvenilirliğiyle bilinen yapay zeka modellerinde ender rastlanan bir sorun olarak kayıtlara geçti.</p><h3>OpenAI ve Google Gemini: Erişim sorunları rekor seviyeye ulaştı</h3><p>OpenAI tarafında ise ChatGPT ve Codex servislerinde sabah 10:43 itibarıyla performans düşüşü ve hata artışı görüldü. Kullanıcılar, bu popüler yapay zeka modellerine erişimde gecikmeler ve bağlantı sorunları yaşadı. Yaklaşık bir buçuk saat süren müdahalenin ardından sorun saat 12:55'te çözüldü ve hizmetler normale döndü. Google'ın Gemini modeliyle ilgili resmi bir açıklama gelmemesine rağmen, DownDetector platformunda sabah 10:30'da 23 olan sorun raporu, 11:00'den sonra 412'ye fırladı. StatusGator verileri ise Gemini API'sinde 10:45 ile 11:15 arasında muhtemel bir kesinti yaşandığını ortaya koydu. Google cephesinde yaşanan bu artış, kullanıcıların kısa süreli de olsa Gemini hizmetine ulaşamamasına neden oldu.</p><h3>xAI'nin Grok modelinde rekor şikayet: Kullanıcılar mağdur oldu</h3><p>Elon Musk'ın sahibi olduğu xAI'nin Grok modeli de kesintiden etkilenen sistemler arasında yer aldı. Kullanıcılar, sabah saatlerinde Grok'a erişmeye çalışırken "sorunlar yaşıyor" uyarısıyla karşılaştı. Şirket, hizmeti en kısa sürede geri getirmek için çalıştığını duyurdu. DownDetector verilerine göre, Grok ile ilgili şikayetler sabah 9'dan önce 10'un altındayken, 9:45'te 1.365'e yükseldi ve haberin yazıldığı an itibarıyla 273'e geriledi. Bu rakamlar, xAI'nin Grok modelinde yaşanan kesintinin büyüklüğünü ve kullanıcıların mağduriyetini gözler önüne serdi.</p><h3>Küresel yapay zeka sistemlerinde ender rastlanan bir arıza</h3><p>Amazon Web Services, Microsoft Azure ve Cloudflare gibi diğer büyük internet hizmet sağlayıcılarında ise aynı sabah saatlerinde küçük çaplı artışlar dışında önemli bir sorun bildirilmedi. Ancak, dört büyük yapay zeka modelinin aynı anda kesintiye uğraması sektör uzmanları tarafından neredeyse eşi benzeri görülmemiş bir durum olarak değerlendirildi. Claude, son 90 günde %99,4 çalışma süresiyle dikkat çekerken, OpenAI'nin ChatGPT'si %99,63'lük bir oran açıkladı. Bu yüksek çalışma sürelerine rağmen, yaşanan bu eş zamanlı kesinti, yapay zeka tabanlı hizmetlerin küresel ölçekte ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gösterdi.</p><p>Bu tür beklenmedik arızalar, yapay zeka teknolojilerinin hayatımızdaki merkezi rolünü ve bu sistemlere olan bağımlılığımızı gözler önüne seriyor. Sektör temsilcileri, benzer kesintilerin önüne geçmek için altyapı yatırımlarını ve izleme sistemlerini daha da güçlendirmeyi planlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/dort-buyuk-yapay-zeka-hiz-899_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290291</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abdden-turk-tersanelerine-ilgi-gunun-manseti-4-eylul-2026-cuma-290291</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'den Türk tersanelerine ilgi | Günün Manşeti | 4 Eylül 2026 Cuma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile “Günün Manşeti”nde “Emine Erdoğan'dan botanik turu, Rusya-Avrupa karşı karşıya, ABD'den Türk tersanelerine ilgi, Sultanbeyli'de DEAŞ operasyonu” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'den Türk tersanelerine ilgi | Günün Manşeti | 4 Eylül 2026 Cuma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç "Günün Manşeti"nde 4 Eylül 2026 Cuma gündemini değerlendirdi.</p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>EMİNE ERDOĞAN'DAN BOTANİK TURU</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök : </b>Sayın Emine Erdoğan, tüm insanlığın şükran borçlu olduğu bir isim.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">EMİNE ERDOĞAN'DAN BOTANİK TURU<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://x.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): Sayın Emine Erdoğan, tüm insanlığın şükran borçlu olduğu bir isim. <a href="https://t.co/2CNY70qwLk">pic.twitter.com/2CNY70qwLk</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095788421763523000?ref_src=twsrc%5Etfw">September 4, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>RUSYA-AVRUPA KARŞI KARŞIYA</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Avrupa-Rusya gerginliği, uzun süren Rusya-Ukrayna savaşının bir uzantısıdır.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">RUSYA-AVRUPA KARŞI KARŞIYA<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>): Avrupa-Rusya gerginliği, uzun süren Rusya-Ukrayna savaşının bir uzantısıdır. <a href="https://t.co/mKPnaGff54">pic.twitter.com/mKPnaGff54</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095791314885329042?ref_src=twsrc%5Etfw">September 4, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>ABD'DEN TÜRK TERSANELERİNE İLGİ</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç değerlendirdi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">ABD'DEN TÜRK TERSANELERİNE İLGİ<br><br>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç (<a href="https://x.com/hikmetgenc?ref_src=twsrc%5Etfw">@hikmetgenc</a>) değerlendirdi. <a href="https://t.co/3cBqRENAPF">pic.twitter.com/3cBqRENAPF</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095793988531794324?ref_src=twsrc%5Etfw">September 4, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>SULTANBEYLİ'DE DEAŞ OPERASYONU</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b>Bu Siyonistler her tuşa basıyor. Türkiye'nin 'Terörsüz Türkiye' yolunda ilerliyor olmasından duyulan rahatsızlığı her platformda köpürtme gayretine giriyorlar.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">SULTANBEYLİ'DE DEAŞ OPERASYONU<br><br>24 TV GYY Ömer Özkök (<a href="https://x.com/omerozkok?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerozkok</a>): Bu Siyonistler her tuşa basıyor. Türkiye'nin 'Terörsüz Türkiye' yolunda ilerliyor olmasından duyulan rahatsızlığı her platformda köpürtme gayretine giriyorlar. <a href="https://t.co/bi3SrMrD1j">pic.twitter.com/bi3SrMrD1j</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095796508431876220?ref_src=twsrc%5Etfw">September 4, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/canli-gunun-manseti-24-tv-455_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290290</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kurum-asil-mesele-yasanabilir-bir-dunyayi-gelecek-nesillere-birakmak-290290</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Asıl mesele, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Savunmaya ayrılan kaynak nasıl gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yatırım yapmak olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız. Asıl mesele yalnızca ülkeleri savunmak değil, savunmaya değer, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum: Asıl mesele, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kurum, İstanbul Finans Merkezi Halk Bankası Ana Salon&#39;da &quot;COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanına&quot; temalı İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi&#39;nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin ağırlaşan etkilerinin üzerlerindeki baskıyı artırdığını söyledi.</p><p>Artan sıcaklıkların etkisini Nepal ve Çin&#39;de acı olaylarla bir kez daha gösterdiğini, iklim adaleti ve finansman meselesini gündemin birinci sırasından asla düşürmeyeceklerini belirten Kurum, bir hedefi uygulamaya, bir planı yatırıma, bir kararı sonuca dönüştürmenin yegane aracının finansman olduğunu kaydetti.</p><p>Kurum, dünyanın içinde bulunduğu kötü koşulların finans sektörünün sürece çok daha güçlü şekilde katılmasını gerektirdiğini anlattı.</p><p>Zirveyi bu aciliyet anlayışıyla düzenlediklerini ifade eden Kurum, iklim finansmanı ihtiyacı 7,5 ile 9 trilyon dolar seviyesindeyken dünya için harcanan mevcut finansmanın yaklaşık 1,9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/1-04092026f648b088.jpg"/><p><b>Bakan Kurum, şöyle devam etti:</b><br></p><p>&quot;Bizce, bundan sonraki büyük pazar, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm pazarı olacaktır. Bu büyük dönüşüme bugün yatırım yapanlar, çok daha kısa sürede karşılığını almaya başlayacak, yeni iş alanlarına, yeni finansman kaynaklarına ve büyüyen pazarlara erkenden erişecektir. Önümüzdeki yıllarda birçok geleneksel sektör daralacak, bazı iş modelleri pazarını bütünüyle kaybedecek. Buna karşılık yeşil, temiz ve sürdürülebilir yatırımlar, ekonominin en canlı, en dirençli ve en uzun ömürlü alanları arasında yerini koruyacaktır. Yani geleceğin kazananları, bu dönüşümü uzaktan izleyenler olmayacak, bugünden yatırım yapanlar olacaktır.&quot;</p><p>COP31 Başkanlığı olarak İklim Uygulama Köprüsü&#39;nü oluşturduklarına dikkati çeken Kurum, &quot;Bu köprü sayesinde, ülkelerimizin, açıkladıkları ulusal iklim hedefleri ile bu hedeflerin uygulanması arasındaki boşluğu tamamen kapatmayı hedefliyoruz. Daha basit ifadeyle ihtiyacı olan ülke ile çözümü sunan finansmanı bu köprünün tam ortasında el sıkıştıracağız. Bu noktada Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı&#39;yla yürüttüğümüz ortaklık için kendilerine teşekkür ediyorum. Bugün ayrıca, köprü kapsamında işbirliği yapmak üzere ortak irademizi koyarak müşterek bir bildirgeyi de yayımlamaktan memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Hedefimiz net. Ülkelerin iklim ve kalkınma önceliklerini, finansman sağlanabilecek somut proje portföylerine dönüştüreceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/2-04092026492d71b6.jpg"/><p><b>- "İKLİM FİNANSMANINI EKONOMİK VE SOSYAL KAYIPLARI BUGÜNDEN ÖNLEYEN STRATEJİK BİR YATIRIM OLARAK GÖRMEK ZORUNDAYIZ"</b></p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, İklim Uygulama Köprüsü&#39;nün önemli uygulamalarından birinin de Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti (SURFF) olduğunu söyledi.</p><p>İLBANK, İklim Değişikliği Başkanlığı ve COP31 Başkanlığıyla birlikte geliştirilen faaliyetin yeni bir fon olmadığını vurgulayan Kurum, &quot;SURFF, finansmanı, proje hazırlama kapasitesini ve uygulamayı bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Amacımız, yerel yönetimlerin proje geliştirme kapasitesini güçlendirmek ve şehirlerin ihtiyaçlarını finansmana hazır yatırımlara dönüştürmektir.&quot; dedi.</p><p>Kurum, İstanbul&#39;da müsilaj sorununa ilişkin projelerin hızlı şekilde hazırlandığını belirtti.</p><p>Müsilajla mücadelede çok önemli bir adımı bu toplantı sonrasında atacaklarına işaret eden Kurum, &quot;Marmara&#39;ya kıyısı olan şehirlerimizde, arıtma tesislerimizle bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürme adına Asya Kalkınma Bankasıyla birlikte ortak bir iradeyi koyacağız. Türkiye&#39;de geliştirilen bu yaklaşımın, uluslararası işbirlikleriyle güçlenerek farklı ülkelerde ve şehirlerde de kullanılabilecek bir modele dönüşmesini hedefliyoruz.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382578.jpg"/><p>Kurum, İklim Uygulama Köprüsü ve SURFF&#39;le iklim hedeflerini uygulanabilir, finansmana hazır yatırımlara dönüştüreceklerine olan inançlarının tam olduğunu dile getirerek, &quot;Şu çok net: İstisnasız hepimiz, iklim finansmanını bir maliyet başlığı olarak görmüyoruz, gelecekte karşılaşacağımız çok daha büyük ekonomik ve sosyal kayıpları bugünden önleyen stratejik bir yatırım olarak görmek zorundayız. Bunun için de, sözü ya da temennileri değil, aksiyonu hızlandıracak mekanizmalara ihtiyaç var.&quot; ifadelerini kullandı. </p><p>Özel sektörün yenilikçi gücüne, yatırım kapasitesine ve uygulama hızına ihtiyaçları olduğunu belirten Kurum, bu kritik ihtiyacı görüp Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanlığını &quot;iş dünyası temsilcisi&quot; olarak görevlendirdiklerini bildirdi.</p><p>TOBB&#39;un 12-13 Kasım&#39;da &quot;Liderler Zirvesi ve Finans Günü&quot;yle eş zamanlı &quot;İş Dünyası Zirvesi&quot;ne ev sahipliği yapacağını aktaran Kurum, &quot;Bu yapı sayesinde finans kuruluşlarını, yatırımcıları, şirketleri ve proje sahiplerini aynı zeminde buluşturacağız. İnşallah bu sayede, finansmanla uygulama arasındaki mesafeyi kapatmayı hedefliyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/42382577.jpg"/><p><b>- "COP31 BAŞKANLIĞI VE BURADAKİ DOSTLARIMIZDAN ALDIĞIMIZ GÜÇLE AÇIK BİR ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ"</b></p><p>Bakan Kurum, her finansman kararının sonunda korunacak bir şehir, dönüşecek bir fabrika, devam edecek bir üretim ve hayatı kurtulacak insanlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><blockquote>"Dünya, güvenlik konseptini yeniden kurmaktadır. NATO ülkeleri savunmayla bağlantılı yatırımlarını, milli gelirlerinin yüzde 5'ine kadar çıkaracak büyük bir dönüşüm başlatmıştır. Biz, benzer ölçekte bir hamleyi iklim güvenliği için de bekliyoruz. Çünkü savunmaya ayrılan kaynak nasıl gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yatırım yapmak olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız. Asıl mesele yalnızca ülkeleri savunmak değil, savunmaya değer, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmaktır. Buradan bütün dünya liderlerine COP31 Başkanlığı ve buradaki dostlarımızdan aldığımız güçle açık bir çağrıda bulunuyoruz: İklim meselesinde artık daha güçlü, daha cesur ve daha somut bir siyasi irade ortaya koymanın zamanı geldi de geçmiştir. Tüm dünya liderlerini temiz enerjiye, elektrifikasyona, su güvenliğine, dirençli şehirlere ve yeşil sanayiye daha fazla kaynak ayırmaya ve bu dönüşümü hızlandıracak ortak bir küresel irade oluşturmaya acilen davet ediyoruz."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bakan-kurum-asil-mesele-y-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290289</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ceyrek-asira-ulasan-bosphorus-cupta-geleneksel-cup-handover-toreni-gerceklesti-290289</link>
      <pubDate>2026-09-04T11:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çeyrek asıra ulaşan Bosphorus Cup'ta geleneksel Cup Handover töreni gerçekleşti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da her yıl büyük heyecana sahne olan ve bu sene 17-19 Eylül tarihlerinde 25. kez düzenlenecek Bosphorus Cup'ta geleneksel Cup Handover töreni İstanbul Boğazı'nda, teknede yapılan basın toplantısıyla gerçekleştirildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çeyrek asıra ulaşan Bosphorus Cup'ta geleneksel Cup Handover töreni gerçekleşti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>Bosphorus Cup'ın kurucusu Orhan Gorbon, ''Bosphorus Cup, Türkiye'nin Boğaz'daki gururu ve bu  ekosistem çeyrek asırlık tarihinde İstanbul'a 1 milyar Euro'ya yakın değer kattı. Dünyanın en önemli 10 yelken yarışı  arasında yer alıyoruz ve sıralamada giderek yukarılara çıkıyoruz. Bugün  kupayı geri aldık ve bu sene de çok zorlu bir yarış olacağını biliyoruz''  ifadelerini kullandı. </b></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin Boğaz'dan dünyaya açılan kapısı Bosphorus Cup,  bu yıl 25. kez düzenlenecek. Organizasyonda geleneksel olarak yapılan Cup  Handover töreni, İstanbul Boğazı'nda yelkenli bir teknede düzenlendi. Törende  Premium Partner Türk Hava Yolları Miles&amp;Smiles'ı temsilen Türk Hava Yolları  Marka ve Tanıtım Başkanı Rafet Fatih Özgür, Senior Partner Audi'yi temsilen  Audi Türkiye Pazarlama Müdürü Levent Can Özokutucu, Senior Partner Bilyoner'i  temsilen Bilyoner Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Hitay ve medya partneri  TürkMedya'yı temsilen TürkMedya İcra Kurulu Üyesi Ziyad Varol konuşma yaptı.  Genç yelkencileri temsilen 2026 Optimist Kızlar Türkiye Şampiyonu Yağmur  Öztekin'in de yer aldığı törende, geçen yılın şampiyonu Rossko Racers'ın  temsilcisi, bir yıldır sahip oldukları gümüş kupayı organizasyona teslim etti.</p><p class="MsoNormal"><b>Bosphorus  Cup'ın 25. yılında güçlü iş birlikleri </b></p><p class="MsoNormal">Bosphorus Cup'ın 25. yılında Premium Partner olarak Türk  Hava Yolları Miles&amp;Smiles yer alıyor. Senior Partner olarak Audi ve  Bilyoner katılırken, medya sponsorluğunu Türkmedya Grubu üstleniyor. Bunlara ek  olarak Çırağan Palace Kempinski, Gorbon Seramik ve Misela da bu senenin ticari  ortakları arasında bulunuyor. </p><p class="MsoNormal"><b>Kupa  yine göz kamaştırdı</b></p><p class="MsoNormal">Bosphorus Cup organizasyonun, İstanbul'u tüm dünyaya bir  yelken penceresinden göstermek adına tasarlanan kupası, basın toplantısında  büyük ilgi çekti. 7 kilogram ağırlığındaki kristal-gümüş kupa, çok sayıda  uluslararası ödülü olan Türk tasarımcı Can Yalman tarafından tasarlanırken,  Kapalıçarşı'da tecrübeli ustalar tarafından el emeği ile üretildi. Yarışlar  sonunda kazanan ekibe teslim edilen sanat eseri niteliğindeki kupa, bir sonraki  yıl tekrar geri geliyor ve her yıl ilgi odağı oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/orhangorbon-040920261e6fc3ba.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Orhan Gorbon:  "Çeyrek asırda 1 milyar Euro'ya yakın değer sağladık"</b></p><p class="MsoNormal">Bosphorus Cup kurucusu ve CEO'su Orhan  Gorbon, şu ifadeleri kullandı: ''Bosphorus Cup markasına ilk günden beri hep  inandım ve İstanbul'da yelken yapmanın çok özel bir tecrübe olduğunu biliyorum.  25 yıl önce bu eşsiz şehirde yapılacak bir etkinlik ile İstanbul'un kültürünü  tüm dünyaya daha iyi tanıtmamız gerektiğine inandım. Bugüne baktığımız zaman  hayallerimizin çok daha ötesine geçtiğimizi görüyoruz. Bosphorus Cup  ekosisteminin 25 yılda İstanbul'a kattığı değer 1 milyar Euro'ya yakın. Çeyrek  asırda dünyanın en iddialı 10 yelken yarışı arasında yer almayı başardık ve her  geçen yıl bu anlamda çıtayı biraz daha yukarılara taşıyoruz. Geçen sene kupayı  kazanan ekibi tekrar tebrik ediyorum, çok çekişmeli bir yarış oldu ama  kazanmayı başardılar. Bugün kupayı geri aldık ve bu sene de çok zorlu bir yarış  olacak. Şimdi artık yeni şampiyonu bekliyoruz. Tüm ekiplere başarılar  diliyoruz'' ifadelerini kullandı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/1-04092026a86556ed.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Rafet Fatih Özgür: "Bosphorus Cup'ın 25. yılına eşlik  etmek bizim için son derece anlamlı"</b></p><p class="MsoNormal">Türk Hava Yolları Marka ve Tanıtım Başkanı Rafet Fatih  Özgür, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Türk Hava Yolları olarak,  Türkiye'yi dünyanın dört bir yanına bağlayan global marka kimliğimizle,  Miles&amp;Smiles'ın Premium Sponsorluğunda Bosphorus Cup'ın 25. yılına eşlik  etmek bizim için son derece anlamlı. Miles&amp;Smiles ile üyelerimize yalnızca  seyahatlerinde değil, hayatın her anına değer katan ayrıcalıklı deneyimler  sunmayı hedefliyoruz. Bosphorus Cup iş birliğimiz de bu yaklaşımımızı çok güçlü  bir şekilde temsil ediyor; farklı coğrafyalardan insanları İstanbul'da  buluşturuyor, rekabetin yanı sıra dostluğu ve ortak bir tutkuyu da yaşatıyor.  Bugün burada, 25 yıllık bir geleneğin sembolü olan kupanın yeni sahibine  devrine tanıklık etmekten ayrıca mutluluk duyuyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/kupateslim2-040920260505aad7.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Levent Can Özokutucu: "Bosphorus Cup'ın dinamizmi ile  Audi arasında çok doğal bir bağ görüyoruz"</b></p><p class="MsoNormal">Bosphorus Cup'ın 25 yıldır İstanbul'un eşsiz coğrafyasını  sportif performans ve rekabet ile buluşturan çok özel bir organizasyon olduğunu  söyleyen Audi Türkiye Pazarlama Müdürü Levent Can Özokutucu ise şunları  söyledi: "Yelkende başarı; değişen koşulları doğru okumayı, yüksek performansı  hassasiyet ve doğru zamanlamayla birleştirmeyi, doğal şartları insan becerisi  ile aynı potada buluşturmayı gerektiriyor. Audi'nin uzun yıllardır 'Home of  Sailing' mottosu ile sahiplendiği yelken sporu, markanın değişen koşullara  insan becerisi ve teknoloji ile beraber nasıl cevap verdiğinin de sportif bir  karşılığı. Bu nedenle Bosphorus Cup'ın dinamizmi ve sportif karakteriyle Audi arasında  çok doğal bir bağ görüyoruz. Bosphorus Cup'ın 25. yılında Senior Partner olarak  yer almaktan ve bu köklü organizasyonun gelecekteki yolculuğuna eşlik etmekten  büyük mutluluk duyuyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/3-040920265500970b.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Oğuzhan Hitay: "Üç yıldır Bosphorus Cup'ın yanında yer  almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz"</b></p><p class="MsoNormal">Bilyoner Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Hitay,  değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Bosphorus Cup'ın 25 yıldır İstanbul  Boğazı'nda yelken sporunun rekabetini ve heyecanını yaşatan, aynı zamanda  ülkemizin uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan önemli bir organizasyona  dönüşmesini çok değerli buluyoruz. Bilyoner olarak sporun gelişiminin güçlü ve  sürdürülebilir bir ekosistemle mümkün olduğuna inanıyor; uzun yıllardır sporun  farklı branşlarına ve değer yaratan organizasyonlara verdiğimiz desteğin bir  parçası olarak, üç yıldır Bosphorus Cup'ın yanında yer almaktan büyük  memnuniyet duyuyoruz. Geleneksel kupa devir teslim töreni de organizasyonun  yıllar içinde oluşturduğu köklü geleneğin önemli bir yansıması. Bu yıl da  İstanbul Boğazı'nda heyecan dolu bir rekabete tanıklık edeceğimize inanıyor;  17-19 Eylül'de Bilyoner teknemizle yeniden yarışın içinde olmayı ve bu  mücadeleye eşlik etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/ouzhanhitay-040920260ad8089b.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Ziyad Varol: "Bosphorus Cup'ın coşkusunu hem ekranlara  taşıyor hem de denizde yaşıyoruz"</b></p><p class="MsoNormal">TürkMedya İcra Kurulu Üyesi Ziyad Varol ise şu ifadeleri  kullandı: "Çeyrek asırdır aralıksız sürdürülen Bosphorus Cup, İstanbul  Boğazı'nda rüzgârı ve deniz sevgisini ortak bir paydada buluşturarak ülkemizin  spor turizmine ve küresel prestijine önemli katkı sağlıyor. TürkMedya olarak bu  büyük yolculuğun medya partneri olmaktan gurur duyuyor, organizasyonun  coşkusunu, mücadelesini ve eşsiz görselliğini tüm mecralarımızla  izleyicilerimiz ve okurlarımızla buluşturuyoruz. Üstelik bu tutkunun yalnızca  yayıncısı değil, TürkMedya Yelken Takımı'yla bizzat içindeyiz. Kupa Teslim  Töreni de geçmişin emeğine saygı duyarken geleceğin mücadelesine yelken  açmanın; dürüst rekabetin, takım ruhunun ve denizcilik geleneğinin güçlü bir  sembolü."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/ziyadvarol-040920264702c114.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Bosphorus Cup 2026 &#8211; Yarış Takvimi</b></p><p class="MsoNormal">&#9679;         <b>17 Eylül  Perşembe</b> &#8211; 1. Gün:  Caddebostan Yarışı</p><p class="MsoNormal">&#9679;         <b>18 Eylül Cuma</b> &#8211; 2. Gün: Adalar Yarışı</p><p class="MsoNormal">&#9679;         <b>19 Eylül  Cumartesi</b> &#8211; 3. Gün: Boğaz  Yarışı @ Çırağan Palace Kempinski</p><p class="MsoNormal">&#9679;         <b>19 Eylül  Cumartesi</b> &#8211; Ödül Töreni @ Çırağan Palace Kempinski</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/ceyrek-asira-ulasan-bosph-794_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290288</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanadada-kral-charlesin-portresiyle-yeni-20-dolar-donemi-290288</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada'da Kral Charles'ın portresiyle yeni 20 dolar dönemi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada Merkez Bankası, Kral Charles'ın portresinin yer aldığı yeni 20 dolarlık banknotu kamuoyuna tanıttı. Bu adım, ülkede 70 yılı aşkın süredir ilk kez yeni bir monarkın portresinin banknota taşınması anlamına geliyor. Kanada, Kral Charles'ın tahta çıkışından sonra Britanya dışındaki ilk Commonwealth ülkesi olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada'da Kral Charles'ın portresiyle yeni 20 dolar dönemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada, Kraliçe II. Elizabeth'in 2022'deki ölümünün ardından, 70 yılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez farklı bir monarkın portresine yer verdiği yeni 20 dolarlık banknotunu tanıttı. Kral Charles'ın portresini taşıyan yeni banknot, Kanada Merkez Bankası tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte kamuoyuna sunuldu. Tanıtım töreninde konuşan Merkez Bankası Guvernörü Tiff Macklem, bu gelişmenin ülke için tarihi bir an olduğunu vurguladı. Yeni banknotun tasarımında öne çıkan en dikkat çekici unsur ise, dikey olarak hazırlanmış olması ve arka yüzünde Fransa'daki Vimy Ridge anıtının yer alması oldu. Bu anıt, Kanada'nın I. Dünya Savaşı'ndaki rolünü simgeliyor ve ülkenin tarihine göndermede bulunuyor.</p><h3>Kanada Merkez Bankası'ndan sembolik tasarım ve yenilikçi detaylar</h3><p>Yeni 20 dolarlık banknot, sadece monarşiyle ilgili bir değişimi temsil etmiyor; tasarımındaki detaylarla da dikkat çekiyor. Banknotun dikey tasarımı, Kanada'da bir ilk değil; daha önce siyah sivil haklar savunucusu Viola Desmond'ın yer aldığı 10 dolarlık banknotta da bu yaklaşım kullanılmıştı. Bu yeni banknotun arka yüzünde ise Vimy Ridge anıtının görüntüsü bulunuyor. Ayrıca, Kral Charles'ın çevreye olan bağlılığını yansıtan çiçekli ve yapraklı dokuma motifleri de banknotun öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Kanada Merkez Bankası yetkilileri, bu motiflerin seçiminde bir Yerli danışma konseyinin görüşlerine başvurulduğunu belirtti. Böylece, yeni banknot hem monarşinin yeni yüzünü hem de Kanada'nın çok kültürlü kimliğini yansıtıyor.</p><h3>Wayne Long: 'Yeni banknot ulusal değerlerimizin yansıması'</h3><p>Liberal Parti milletvekili ve Kanada Gelir İdaresi devlet sekreteri Wayne Long, yeni banknotun tanıtımında yaptığı açıklamada, banknot üzerindeki sembollerin ülkenin kimliğine ve değerlerine güçlü bir gönderme olduğunu söyledi. Long, Kral Charles'ın portresinin ve diğer sembollerin, Kanada'nın tarihine ve toplumsal çeşitliliğine dikkat çektiğini ifade etti. Bu banknotun bazı unsurlarının Yerli danışma konseyinin önerileriyle şekillendiği de vurgulandı. Kanada, Kral Charles'ın tahta çıkışından sonra Britanya dışında banknotlarında Kral'ı kullanan ilk Commonwealth ülkesi olarak öne çıkıyor. Yeni banknotun, 2025'in başında dolaşıma girmesi planlanıyor.</p><h3>Monarşi tartışmaları ve ulusal kimlikte Kral Charles etkisi</h3><p>Yeni 20 dolarlık banknotun tanıtılması, Kanada'da monarşiyle ilgili tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Anketler, özellikle Fransızca konuşulan Quebec bölgesinde, halkın önemli bir bölümünün ülkenin Britanya monarşisiyle resmi bağlarını sona erdirmesi gerektiğini düşündüğünü gösteriyor. Buna rağmen, ABD ile yaşanan ticaret gerilimleri ve siyasi gelişmeler, monarşinin ülke içindeki popülaritesinde küçük de olsa bir artışa yol açtı. Kanada Başbakanı Mark Carney, Kral Charles'ı Mayıs ayında parlamentonun açılışına davet ederek, ülkenin egemenliğinin altını çizdi. Kral Charles, Kanada'da devlet başkanı olarak kabul ediliyor ve ülkede Genel Vali Louise Arbour tarafından temsil ediliyor. Yeni banknot, Kanada'nın tarihinde bir dönüm noktası olarak görülüyor ve ülkenin ulusal kimliğinde Kral Charles'ın etkisini güçlendiriyor.</p><p>Kanada'da Kral Charles'ın portresini taşıyan 20 dolarlık yeni banknotun önümüzdeki yıl dolaşıma girmesiyle birlikte, ülkenin para tarihinde önemli bir değişim yaşanacak. Bu adım, Kanada'nın monarşiyle olan bağlarını ve ulusal kimliğini yeniden tartışmaya açarken, yeni banknotun sembolik ve kültürel anlamı da kamuoyunda geniş yankı buluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/kanadada-kral-charlesin-p-918_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290287</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/okul-katliaminda-hesap-vakti-caninin-babasina-muebbet-hapis-talebi-290287</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Okul katliamında hesap vakti! Caninin babasına müebbet hapis talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta 15 Nisan tarihinde Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Okul katliamında hesap vakti! Caninin babasına müebbet hapis talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avukat Özcan Kara, bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en hunharca işlenmiş katliamlarından birinin yargılamasına başlandığını belirterek, 'Bu yargılama ve sonunda verilecek karar bundan sonra ebeveynlerin çocuklarının eğitim ve gözetimi konusunda çok önemli bir hukuki belge olacak ve topluma yön verecektir. Bu davada savcılık şüpheli Uğur Mersinli hakkında 10 kez müebbet hapis ve 30 yıla kadar hapis cezası talep etmekte.' dedi.</p><p>Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili dava bugün Kahramanmaraş Adliyesi'nde görülmeye başlandı. Duruşma öncesi ailelerin avukatı Özcan Kara, basın açıklamasında bulundu.</p><p>Avukat Özcan Kara, bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en hunharca işlenmiş katliamlarından birinin yargılamasına başlandığını belirterek, "Bu yargılama ve sonunda verilecek karar bundan sonra ebeveynlerin çocuklarının eğitim ve gözetimi konusunda çok önemli bir hukuki belge olacak ve topluma yön verecektir. Bu davada savcılık şüpheli Uğur Mersinli hakkında 10 kez müebbet hapis ve 30 yıla kadar hapis cezası talep etmekte. Peyman Pınar Mersinli hakkında ise 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edilmektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/mersinli-04092026ce54ef18.jpg"/><p>Bu iddianamenin temelinde gerekçe olarak da silahlar, evde 7 adet şarjörleri dolu vaziyette tabancanın bulunması ve 2 adet av tüfeğinin bulunması olarak gösterilmekte. Aile hem çocuklarının psikolojik sorunlarının varlığını bilmekte hem de bu silahları evde muhafaza etmede bulundurmaktadır. Savcılığın en temel gerekçesi bunlardır. Bunun dışında çocuğa atış poligonunda atış yaptırması da ayrı bir kusurlarıdır. Biz bu hunharca katliamın oluşmasına sebep veren şüphelilerin en ağır cezayı almaları için elimizdeki tüm hukuki mücadeleleri vereceğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz" diye konuştu.</p><p>Açıklamanın ardından hayatını kaybeden çocukların aileleri duruşmaya katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/okul-katliaminda-hesap-va-333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290286</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yasanan-catismadan-en-sicak-goruntuler-deasli-teroristin-etkisiz-hale-getirildigi-anlar-24te-290286</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşanan çatışmadan en sıcak görüntüler! DEAŞ'lı teröristin etkisiz hale getirildiği anlar 24'te]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sultanbeyli'de terör örgütü DEAŞ mensubunun etkisiz hale getirildiği çatışma anı, ilk kez 24 TV ekranlarına yansıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşanan çatışmadan en sıcak görüntüler! DEAŞ'lı teröristin etkisiz hale getirildiği anlar 24'te]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün koordineli çalışmasında, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu ve Türkiye'de saldırı planladığı belirlenen 21 yaşındaki Berkan Ç.'nin Sultanbeyli'deki adresine operasyon düzenlenmişti.</p><p>Teröristin polise ateş açması üzerine çıkan ve bir vatandaşın yaralandığı çatışma anları, çevredeki bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.</p><p>Görüntülerde polisin müdahalesi ve yaşanan hareketli dakikalar yer alırken, olayla ilgili tahkikatın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.</p><p>İstanbul Valisi Davut Gül, NSosyal hesabından operasyonla ilgili yaptığı paylaşımda, "Milletimizin huzuruna, devletimizin güvenliğine kasteden terör odaklarına karşı kararlılıkla mücadele eden Milli İstihbarat Teşkilatımızı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzü yürekten tebrik ediyorum. Gece gündüz demeden, büyük bir cesaret ve fedakarlıkla görev yapan tüm kahramanlarımıza teşekkür ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin." ifadelerini kullandı.</p><p><b>DEAŞ'LI TERÖRİST'İN ETKİSİZ HALE GETİRİLDİĞİ ANLAR 24'TE...</b></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/SONDAK%C4%B0KA?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#SONDAKİKA</a> DEAŞ'LI TERÖRİST'İN ETKİSİZ HALE GETİRİLDİĞİ ANLAR 24'TE... <a href="https://t.co/pQfJSGVtZb">pic.twitter.com/pQfJSGVtZb</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2095781429007221033?ref_src=twsrc%5Etfw">September 4, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/yasanan-catismadan-en-sic-499_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290285</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/2-ilde-operasyon-fetocu-terorist-burkay-karatepeye-yardim-eden-10-isim-gozaltina-alindi-290285</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2 ilde operasyon! FETÖ'cü terörist Burkay Karatepe'ye yardım eden 10 isim gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer alan ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari durumdayken maddi yardımda bulunduğu tespit edilen 10 şüpheli Eskişehir ve İstanbul'da yapılan operasyonlarda yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2 ilde operasyon! FETÖ'cü terörist Burkay Karatepe'ye yardım eden 10 isim gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ Silahlı Terör Örgütüne yönelik yürütülen çalışmalarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer alan ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe ile ilgili soruşturma devam ediyor.</p><p>Soruşturma kapsamında, FETÖ Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı oldukları yönünde tespit ve teşhis yapılan şüpheliler ile Burkay Karatepe'den ele geçen ve incelemesi yapılan dijital materyallerde, firari olarak arandığı dönemde maddi yardımda bulundukları yönünde tespit yapılan şüphelilere yönelik İstanbul ilinde 5 şüpheliye, Eskişehir ilinde 5 şüpheliye yönelik olmak üzere toplam 10 şüpheli için bugün sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, dijital materyallere el konuldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/balksz1-04092026ca6baf1d.jpg"/><p>Muğla Emniyet Müdürlüğü tarafından şüphelilerin teslim alınarak Muğla iline getirileceği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/2-ilde-operasyon-fetocu-t-174_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290283</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/zehirli-sis-3-ulkeye-daha-yayildi-endonezyadaki-orman-yanginlari-buyuyor-290283</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zehirli sis 3 ülkeye daha yayıldı! Endonezya'daki orman yangınları büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Endonezya'da Temmuz ayından bu yana süren orman yangınları, El Niño'nun etkisiyle büyüyerek Güneydoğu Asya genelinde toksik sisin yayılmasına yol açtı. Bölgedeki milyonlarca insan, sağlığı tehdit eden ve Dünya Sağlık Örgütü standartlarının çok üzerinde kirliliğe maruz kalıyor. Uzmanlar, bu yılki yangınların şiddetinin önceki yılları aşabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zehirli sis 3 ülkeye daha yayıldı! Endonezya'daki orman yangınları büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya'nın Sumatra ve Borneo adalarında Temmuz ayından bu yana devam eden orman yangınları, El Niño'nun şiddetli etkisiyle birlikte bölgeyi saran toksik sisin Güneydoğu Asya'ya yayılmasına neden oldu. Yangınların yol açtığı zehirli duman, Endonezya'nın ardından Malezya, Singapur ve Filipinler gibi komşu ülkelere kadar ulaştı. Milyonlarca insan, bazı bölgelerde Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sınırların 15 katını aşan seviyelerde hava kirliliğine maruz kalıyor. Özellikle çocuklar ve solunum yolu hastalıklarına yatkın bireyler ciddi risk altında bulunuyor. Yetkililer, yangınların kontrol altına alınamaması halinde durumun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulunuyor.</p><h3>Endonezya'da orman yangını: 50 binden fazla solunum vakası kaydedildi</h3><p>Endonezya Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları arasında orman ve arazi yangınlarıyla bağlantılı olarak 50 bini aşkın solunum yolu enfeksiyonu vakası rapor edildi. Bu vakaların 12 binden fazlası beş yaşın altındaki çocuklarda görüldü. Özellikle Güney Kalimantan'ın Banjarbaru kentindeki okullarda öğrenciler, yoğun toksik sis nedeniyle ders yapmakta zorlandı. 19 yaşındaki öğretim asistanı Rizma Nur Fatimah, sınıflarda dumanın o kadar kalın olduğunu, öğrencilerin kendi ayaklarını bile göremediğini belirtti. Bölgede yaşayanlar, kapalı alanlarda dahi sisin içeri sızdığını ve her yıl benzer sorunlarla karşılaştıklarını dile getiriyor. Ancak bu yılki orman yangını felaketinin önceki yıllara kıyasla daha ağır geçtiği vurgulanıyor.</p><h3>Güneydoğu Asya'da toksik sisin etkileri: milyonlarca kişi tehlikede</h3><p>Yangınlardan yayılan toksik sis, Endonezya sınırlarını aşarak Malezya, Singapur ve Filipinler'e kadar ulaştı. Malezya'da hava kalitesinin bozulmasıyla birlikte astım ve konjonktivit gibi sağlık sorunlarında artış gözlendi. Filipinler'in Palawan bölgesinde ise baş ağrısı, göz ve boğazda kaşıntı gibi semptomlar yaygın şekilde bildirildi. Dr. Precious Bañas-Melad, normalde alerjisi olmayan bireylerde bile yeni alerjik reaksiyonların ortaya çıktığını aktardı. Özellikle çocuklar ve yaşlılar, toksik sis nedeniyle daha fazla risk altında bulunuyor. Bölge genelinde, milyonlarca insanın günlük yaşamı ve sağlığı orman yangını kaynaklı hava kirliliğinden olumsuz etkileniyor.</p><h3>Uzmanlar: El Niño ve insan etkisi orman yangını felaketini büyütüyor</h3><p>Uzmanlar, Endonezya'daki orman yangını krizinin sadece doğal koşullardan kaynaklanmadığını, insan faaliyetlerinin de büyük rol oynadığını vurguluyor. Özellikle Suharto döneminden bu yana süregelen arazi kullanım değişiklikleri, geniş yağmur ormanlarının ve turba alanlarının plantasyonlara ve ticari projelere açılmasına yol açtı. Çevre örgütleri ve araştırmacılar, bazı şirketlerin geniş alanları hızlı ve ucuz şekilde temizlemek için ateş yöntemini tercih ettiğini belirtiyor. Kuraklık ve El Niño koşulları ise yangınların yayılmasını kolaylaştırıyor. Boşaltılmış turba alanları ve palm yağı plantasyonları, bölgeyi yangına daha duyarlı hale getiriyor. Yangınların genellikle aynı bölgelerde tekrarlaması, ekosistemin giderek daha kırılgan bir hale gelmesine neden oluyor.</p><h3>Turba alanlarında karbon bombası riski: çevre felaketi derinleşiyor</h3><p>Endonezya Borneo'sunda yer alan dünyanın en büyük tropikal turba alanı ekosistemlerinden biri, bu yılki orman yangını felaketinin merkezinde bulunuyor. Normalde devasa karbon rezervuarı olarak işlev gören bu alanlar, yangın ve kuraklık koşullarında büyük miktarda karbonun atmosfere salınmasına yol açabiliyor. Yayasan Konservasi Alam Nusantara'dan Dr. Nisa Novita, turba alanlarının suyla doygun olduklarında karbonu binlerce yıl boyunca depolayabildiğini, ancak boşaltılıp yakıldıklarında adeta 'karbon bombası'na dönüştüklerini ifade etti. Bu durum, küresel iklim değişikliğini hızlandıran bir etki yaratıyor.</p><h3>Yangınların boyutu büyüyor: 11 milyon hektar risk altında</h3><p>Bogor Tarım Üniversitesi'nden Prof. Bambang Hero Saharjo, geçen yıl El Niño olmadan 359 bin hektarlık alanın yandığını, bu yıl ise El Niño'nun etkisiyle 11 milyon hektara kadar alanın risk altında olduğunu açıkladı. Bu rakam, Endonezya'nın 1997-1998'de yaşadığı en kötü orman yangını sezonuyla eşdeğer bir tehdide işaret ediyor. Uzmanlar, yangınların önümüzdeki aylarda daha da şiddetlenebileceği konusunda uyarıyor. Endonezya Orman Bakanı Raja Juli Antoni de yangın söndürme çalışmalarının kritik bir aşamaya geldiğini, Eylül ayının mücadelede belirleyici olacağını ifade etti. Bakan, El Niño'nun zirveye ulaştığı bu dönemde yangınlarla mücadelenin sona ermediğini ve daha büyük bir çaba gerektiğini vurguladı.</p><p>Endonezya'da yaşanan orman yangını felaketi, yalnızca bölge halkını değil, tüm Güneydoğu Asya'yı etkisi altına alıyor. Toksik sisin yayılmasıyla birlikte milyonlarca insanın sağlığı tehdit altında bulunuyor. Uzmanlar ve yetkililer, yangınların kontrol altına alınabilmesi için daha güçlü önlemler alınması gerektiğini belirtiyor. El Niño'nun etkisinin önümüzdeki dönemde artması beklenirken, bölgedeki orman yangını krizi hem çevre hem de halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/zehirli-sis-3-ulkeye-daha-366_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290282</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ceutadaki-kriz-nasil-bu-noktaya-geldi-sanchezden-dikkat-ceken-aciklama-290282</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ceuta'daki kriz nasıl bu noktaya geldi? Sanchez'den dikkat çeken açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Fas'tan Ceuta'ya gerçekleşen ve yaklaşık 72 bin kişinin sınırı geçtiği büyük göçmen kriziyle ilgili hükümetine yöneltilen suçlamalara yanıt verdi. Sánchez, olay öncesinde herhangi bir uyarı almadığını belirtti ve hükümetin kriz yönetimini güçlü şekilde savundu. Ceuta'daki göçmen akını, hem İspanya içinde hem de Avrupa Birliği'nde ciddi siyasi tartışmalara yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ceuta'daki kriz nasıl bu noktaya geldi? Sanchez'den dikkat çeken açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'nın Kuzey Afrika kıyısındaki özerk bölgesi Ceuta, Temmuz ayı sonunda Fas'tan gelen yaklaşık 72 bin kişinin sınırı geçmesiyle büyük bir göçmen krizine sahne oldu. Olayda onlarca kişi yaşamını yitirdi ve binlerce göçmen hala şehirde kalmaya devam ediyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, parlamentoda yaptığı konuşmada, hükümetin bu kitlesel geçişten önce herhangi bir uyarı almadığını ve tüm kriz yönetimi sürecinde şeffaf davrandıklarını vurguladı. Sánchez, hükümetin Ceuta'daki göçmen kriziyle ilgili olarak hiçbir bilgiyi gizlemediğini ve tüm resmi raporların kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.</p><h3>Pedro Sánchez: 'Ceuta'daki göçmen akını önceden öngörülemedi'</h3><p>Başbakan Pedro Sánchez, parlamentoda yaptığı açıklamada, 30-31 Temmuz'da yaşanan kitlesel göçmen geçişiyle ilgili olarak devletin güvenlik birimlerinden herhangi bir özel uyarı veya bildirim almadıklarını belirtti. Sánchez, "Devlet güvenlik aparatından gelen tüm mesaj, açıklama ve sözlü raporları ayrıntılı biçimde inceledik. Hiçbirinde yaşanan olayın ölçeği ya da olasılığına dair bir öngörüye rastlamadık. Bütün bilgiler yalnızca rutin raporlamadan ibaretti" dedi. Hükümetin Ceuta'daki göçmen krizi yönetiminde şeffaf davrandığını vurgulayan Sánchez, tüm resmi belgelerin yer aldığı bir dosyayı yayımlayacaklarının altını çizdi. Başbakan, hükümetin bu süreçte saklayacak hiçbir şeyi olmadığını belirterek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için gereken tüm adımların atıldığını ifade etti.</p><h3>Ceuta'daki göçmen krizi İspanya ve AB'de siyasi tartışmaya yol açtı</h3><p>Ceuta'da yaşanan göçmen akını, İspanya'da hükümete yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Başkent Madrid başta olmak üzere Ceuta ve diğer şehirlerde on binlerce kişi sokağa çıkarak hükümeti protesto etti. Olay, yalnızca İspanya'da değil, Avrupa Birliği genelinde de diplomatik gerilime neden oldu. Özellikle İtalya Başbakanı Giorgia Meloni gibi göçmen karşıtı liderler, İspanya'nın Schengen bölgesindeki üyeliğinin askıya alınmasını talep etti. İtalya, İspanya'dan gelen seyahatler için geçici kontrolleri sıkılaştırdı. İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani'nin göç politikalarına ilişkin iddiaları nedeniyle İtalyan büyükelçisini Madrid'e çağırdı. Sánchez ise Ceuta'nın Schengen bölgesine dahil olmadığını hatırlattı ve diğer Avrupa ülkelerini Madrid'e yeterli destek vermemekle eleştirdi.</p><h3>Frontex ve Europol'den destek talebi: Ceuta'da kalıcı güvenlik arayışı</h3><p>Pedro Sánchez, Ceuta ve Melilla gibi Kuzey Afrika'daki İspanyol bölgelerinde sınır güvenliğinin sağlanabilmesi için Avrupa Birliği kurumlarından ve AB'nin sınır ajansı Frontex'ten destek isteyeceklerini açıkladı. Sánchez, kalıcı bir Frontex varlığının oluşturulmasının yanı sıra, Ceuta'daki düzensiz göçün izlenmesi için özel bir Europol misyonu talep edeceklerini belirtti. Ayrıca, İspanyol hükümeti AB'den Ceuta ve Melilla'nın blokun en uzak bölgeleri olarak tanınmasını talep edecek. Bu statü, söz konusu bölgelerin AB gümrük birliğine katılmasına olanak tanıyor. Ceuta'da halen yaklaşık 10 bin göçmen bulunduğu tahmin ediliyor; bu rakam, bölgenin 80 bin kişilik nüfusu dikkate alındığında ciddi sosyal gerilimlere yol açıyor ve ülkede aşırı sağcı siyasi hareketlerin yükselmesine zemin hazırlıyor.</p><h3>İspanya-Fas ilişkilerinde yeni dönem: Sınır işbirliği ve tartışmalar</h3><p>Ceuta'daki göçmen krizi, İspanya ile Fas arasındaki ilişkileri de önemli ölçüde etkiledi. Olayın ardından iki ülke arasındaki diplomatik temaslar sıklaştı. Bazı kesimler, Fas makamlarının bu kitlesel geçişi kolaylaştırdığı yönünde iddialar ortaya atarken, Pedro Sánchez bu tür spekülasyonlara karşı temkinli yaklaştı. Başbakan, şu ana kadar Fas'ın doğrudan rolüne dair kesin bir kanıt bulunmadığını, ancak konuyla ilgili soruşturmaların sürdüğünü vurguladı. Sánchez, iki ülkenin sınır güvenliği konusunda işbirliğini sürdüreceğini, fakat yaşananların ardından bu işbirliğinin farklı bir yapıya kavuşması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, sınırların tamamen güvenli hale getirilmesinin mümkün olmadığını, göçün temelinde yatan eşitsizlik ve fırsat arayışının bu tür krizlerin önüne geçilmesini zorlaştırdığını ifade etti.</p><p>Ceuta'daki göçmen krizi, yalnızca İspanya'nın değil, tüm Avrupa'nın sınır politikalarını ve göçmenlere yaklaşımını yeniden tartışmaya açtı. Pedro Sánchez'in liderliğindeki İspanyol hükümeti, hem ulusal hem de uluslararası alanda çözüm arayışlarını sürdürürken, Ceuta'daki gelişmelerin siyasi ve toplumsal etkileri uzun süre gündemde kalmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/ceutadaki-kriz-nasil-bu-n-545_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290281</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gece-saldirilari-yetmedi-rusya-kievi-gun-boyu-drone-saldirilariyla-hedef-aliyor-290281</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gece saldırıları yetmedi! Rusya, Kiev'i gün boyu drone saldırılarıyla hedef alıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırı taktiklerinde son günlerde yaşanan değişim, başkentte yaşayanların günlük hayatını derinden etkiledi. Gündüz ve gece aralıksız süren hava saldırıları, kentte siren seslerini ve tedirginliği kalıcı hale getirdi. Kiev'de hayat, sürekli alarm ve patlama sesleriyle bölünüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gece saldırıları yetmedi! Rusya, Kiev'i gün boyu drone saldırılarıyla hedef alıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna'nın başkenti Kiev, Rusya'nın son bir haftadır uyguladığı yeni saldırı stratejisiyle sarsıldı. Önceki aylarda çoğunlukla gece saatlerinde gerçekleşen hava saldırıları, artık gündüz vakitlerine de yayıldı. Bu değişim, kentte yaşayan sivillerin günlük yaşamını neredeyse her an kesintiye uğratıyor. Hızla artan alarm sesleri, patlamalar ve gökyüzünde görülen duman bulutları, işten alışverişe, eğitimden sosyal hayata kadar kentin tüm rutinlerini altüst ediyor. Uzmanlar, Rusya'nın bu yeni taktiğiyle, Kiev'de psikolojik baskıyı artırmayı ve halkın direncini kırmayı amaçladığına dikkat çekiyor.</p><h3>Rusya'nın 24 saatlik saldırı taktiği Kiev'de hayatı felç etti</h3><p>Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırı taktiklerinde belirgin bir değişim göze çarpıyor. Savaşın başından bu yana çoğunlukla gece saatlerinde gerçekleşen dron ve füze saldırıları, son günlerde gündüz vakitlerine de yayıldı. Kentte yaşayanlar, artık sadece geceleri değil, gündüzleri de sürekli alarm sesleriyle karşılaşıyor. Hava saldırısı sirenlerinin çığlığı, Kiev'in sokaklarında ve evlerinde neredeyse hiç dinmiyor. Bu durum, işe gidiş gelişleri, alışverişleri, çocukların okula gitmesini ve hatta düğün ya da cenaze gibi özel anları bile kesintiye uğratıyor. Özellikle hızlı uçan jet motorlu dronların kullanılması, hava savunma sistemlerinin işini daha da zorlaştırıyor. Kentteki Telegram kanalları ve sosyal medya grupları, saldırıların başladığı anlardan itibaren anbean bilgi paylaşıyor. Her alarmda, kent sakinleri evde kalmak ile metroya ya da sığınaklara koşmak arasında karar vermek zorunda kalıyor. Saldırıların sıklığı ve süresi arttıkça, birçok kişi bu psikolojik baskıya ne kadar dayanabileceklerini sorgulamaya başladı.</p><h3>Gündüz saldırılarıyla birlikte rutinler altüst oldu</h3><p>Kiev'de hava saldırıları artık yaşamın bir parçası haline geldi. Alarm sesi duyulduğunda, insanlar refleks olarak telefonlarına veya gökyüzüne bakıyor. Ardından, hava savunma sistemlerinin dronları engellemeye çalıştığı sesler kente yayılıyor. Uzaktan yükselen duman bulutları, saldırıların etkisini gözler önüne seriyor. Bu görüntüler, kısa süre içinde sosyal medyada ve Telegram kanallarında paylaşılıyor. Alışveriş merkezlerinde, bankalarda ve diğer işletmelerde, alarm sesi duyulduğu anda müşteriler ve çalışanlar dışarıya çıkmak zorunda kalıyor. Bir banka işlemi ya da alışveriş, aniden yarıda kesilerek tahliye ve geri dönüş döngüsüne dönüşüyor. Volodymyr Bovsunovskyi, kızı için alışverişe çıktığında, 20 dakika sonra alarm nedeniyle alışveriş merkezini terk etmek zorunda kaldı ve ihtiyaçlarını karşılayamadan geri döndü. Kentte tren yolculukları da ciddi şekilde uzuyor. Yolcular, trenler raylarda durduğunda, hava saldırısı alarmı nedeniyle saatlerce açık alanda beklemek ya da yürümek zorunda kalıyor. Taksi uygulamaları ise, GPS sinyallerinin dronları engellemek için kesilmesiyle, kullanılamaz hale geliyor. Yakın gözüken bir araç bir anda binlerce dakika uzaklıkta görünebiliyor. Tüm bu gelişmeler, kentteki günlük yaşamı ciddi biçimde sekteye uğratıyor.</p><h3>Hayatın en özel anları bile saldırıların gölgesinde</h3><p>Kiev'de saldırılar, insanların en özel ve önemli anlarını da etkiliyor. Bir çift, tüm sirenlere ve patlamalara rağmen düğünlerini gerçekleştirme kararı aldı. Iryna Baranova ve Evhen Mytsyk, sabah saatlerinde patlama sesleri eşliğinde nikâh törenlerine katıldı. Baranova, "İki patlama duyduk, alarm sona erdi, bir araya geldik ve kayıt törenine gittik" diyerek yaşadıklarını anlattı. Mytsyk ise, "Eğer sabah uyanıyorsanız, o günü en iyi şekilde değerlendirmelisiniz, çünkü bir daha şansınız olmayabilir" sözleriyle, yaşananların psikolojik etkisini vurguladı. Kentteki botanik bahçesinde meditasyon yapan Tetyana Shevchenko ise, hava saldırısı sırasında bile sakin kalmaya çalıştığını belirtti. Shevchenko, ilk saldırıların sesinin çok rahatsız edici olduğunu, ancak zamanla vücudunun buna alıştığını ifade etti. Meditasyonun, hem saldırılar hem de bürokratik işlemler sırasında kendisine yardımcı olduğunu söyledi. Shevchenko, annesinin ölümünden sonra devlet fonlarını almak için yaptığı başvurularda, alarm nedeniyle randevusunu kaçırmak zorunda kaldı ve işlemlerini yeniden başlatmak zorunda kaldı. Bu tür olaylar, kentteki sivil yaşamın ne kadar zorlaştığını gözler önüne seriyor.</p><h3>Kiev'de psikolojik baskı artıyor, göç hazırlıkları gündemde</h3><p>Aralıksız süren saldırılar, bazı Kiev sakinlerini şehri terk etmeyi düşünmeye yöneltti. IT çalışanı Ivan Datsiv, bir Rus dronunun kendi oturduğu apartmana isabet etmesiyle, dairesinin tavan ve duvarlarının karardığını, yan dairenin ise tamamen yok olduğunu anlattı. Datsiv, sürekli çalan alarmlar nedeniyle artık sığınağa gitmenin bir anlamı olmadığını, bu hızla tek seçeneğin bodrumda yaşamak olacağını ifade etti. "Alarmlar sürekli çalıyor. Aşağı inip geri çıkmaya bile zaman kalmıyor. Geri gidip gelmek sadece zaman kaybı" diyen Datsiv, başka bir şehirde, daha güvenli ve sessiz bir yaşam arayışında olduğunu söyledi. Bovsunovskyi de benzer şekilde, ailesine ve hamile eşine dinlenme fırsatı vermek için bir süreliğine şehri terk etmeyi planlıyor. Kızının anaokulu, alarm sesi duyulduğunda çocukları sığınağa taşımak zorunda kalıyor. Uyarıların sıklığı nedeniyle, kızını gün ortasında okuldan almak zorunda kaldığını belirten Bovsunovskyi, "Hiçbir istikrar yok" diyerek yaşadığı belirsizliği dile getirdi. Kentte, çocukların oyun oynadığı parklar ve basketbol sahaları bile siren ve patlama seslerinin gölgesinde kaldı. Sürekli saldırı tehdidi, Kiev'de yaşayanların psikolojisini derinden etkiliyor ve göç eğilimini artırıyor.</p><p>Rusya'nın Kiev'e yönelik gündüz ve gece süren saldırı taktiği, kentte hayatın akışını kökten değiştirdi. Sürekli alarm ve patlama sesleri, hem fiziksel hem de psikolojik olarak kent sakinlerini yıpratıyor. Gündelik yaşamın tüm alanlarında hissedilen bu baskı, birçok kişiyi alternatif çözümler aramaya itiyor. Kiev'de istikrar ve huzur arayışı, saldırıların gölgesi altında giderek zorlaşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/gece-saldirilari-yetmedi--173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290280</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-fiyatlari-bugune-nasil-basliyor-4-eylul-altin-yorumu-290280</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın fiyatları bugüne nasıl başlıyor? 4 Eylül altın yorumu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları haftanın son işlem gününe hareketli başladı. Gram altın 6 bin 950 lira seviyesine yükselirken, piyasalarda gözler ABD'nin açıklayacağı tarım dışı istihdam verisine ve Fed'in faiz politikasına ilişkin sinyallere çevrildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın fiyatları bugüne nasıl başlıyor? 4 Eylül altın yorumu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Gram altın güne değer kazancıyla başlamasının ardından 6 bin 950 liradan işlem görüyor.</b></p><p>Dün ons altındaki yükselişe paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 2 artışla 6 bin 949 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne yükselişle başlayan gram altın saat 10.00 itibarıyla önceki kapanışın hemen üzerinde 6 bin 950 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 359 liradan, cumhuriyet altını 45 bin 227 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu yüzde 0,2 değer kaybıyla 4 bin 461 dolardan alıcı buluyor.</p><p>Orta Doğu&#39;daki askeri gerilimlerin henüz tam anlamıyla sönümlenmemesi, piyasalarda savaş riskine ilişkin endişelerin canlı kalmasına neden oluyor.</p><p>Halihazırda fiyatlamalar, dünya genelinde devam eden enflasyon riskini barındırırken, merkez bankalarının bu ay alacağı politika kararlarına ilişkin şahin tahminler öne çıkıyor.</p><p>ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik faiz artırım beklentileri bir miktar zayıflasa da şahin öngörülerin varlığını koruması ve yüksek seyretmeye devam eden tahvil faizleri altın fiyatlarını baskılıyor.</p><p>Enerji tarafında kasım vadeli Brent petrol, varil başına 95 dolar civarındaki seyrini koruyor. ABD-İran gerilimi, Hürmüz Boğazı&#39;ndaki gemi trafiğine ilişkin riskler ve İran&#39;ın enerji altyapısına yönelik olası saldırı endişeleri arz güvenliğini gündemde tutuyor.</p><p>Analistler, bugün açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini ve yatırımcılara Fed&#39;in bundan sonraki politikalarına ilişkin ipucu verebileceğini söyledi.</p><p>Bugün yurt içinde reel efektif döviz kurunun takip edileceğini belirten analistler, yurt dışında ise ABD&#39;de istihdam verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin izleneceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/altin-fiyatlari-bugune-na-154_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290279</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bmden-kritik-iklim-uyarisi-dunya-15-derece-esigini-asmaya-hazirlaniyor-290279</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM'den kritik iklim uyarısı! Dünya 1,5 derece eşiğini aşmaya hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler, yeni yayımladığı raporda küresel ısınmanın tehlikeli bir eşiğe dayandığını vurguladı. BM, ülkelerin Paris Anlaşması taahhütlerini yerine getirmediğini ve iklim değişikliğiyle mücadelede acil önlemler alınması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM'den kritik iklim uyarısı! Dünya 1,5 derece eşiğini aşmaya hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler, küresel ısınmanın tehlikeli bir dönüm noktasına yaklaştığı konusunda dünyayı uyardı. BM Çevre Programı tarafından yayımlanan son rapora göre, ülkeler 2015 Paris Anlaşması kapsamında belirlenen 1.5 derece sınırını koruma hedefine ulaşamıyor. Raporda, bu sınırın aşılması halinde iklim değişikliğinin etkilerinin çok daha yıkıcı olacağına dikkat çekildi. Özellikle yoğun fırtınalar, yükselen deniz seviyeleri ve tarımsal üretimde yaşanacak ciddi kayıplar, iklim değişikliğiyle mücadelede başarısızlığın sonuçları arasında gösterildi.</p><h3>BM: 'Emisyonlar sıfırlanmazsa felaketler artacak'</h3><p>Birleşmiş Milletler'in hazırladığı raporda, fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan emisyonların hızla azaltılması gerektiği belirtildi. Sadece sera gazı salınımının durdurulması değil, aynı zamanda atmosferdeki mevcut karbonun da çekilmesi gerektiği vurgulandı. BM, ülkelerin mevcut politikalarının yetersiz olduğunu ve iklim değişikliği kaynaklı felaketlerin sayısının artabileceğini bildirdi. Uzmanlar, emisyonların azaltılmaması durumunda küresel ısınmanın kontrol edilemez boyutlara ulaşabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>Paris Anlaşması hedefi tehlikede: Ülkelere hazırlık çağrısı</h3><p>BM raporunda, Paris Anlaşması'nın küresel ısınmayı 1.5 dereceyle sınırlandırma hedefinin ciddi risk altında olduğu açıklandı. Ülkelerin taahhütlerini yerine getirmemesi, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Raporda, iklim kaynaklı felaketlere karşı hazırlıkların artırılması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle mücadele için uluslararası iş birliğinin ve hızlı aksiyonun şart olduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Birleşmiş Milletler'in uyarısı, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için acil ve kapsamlı adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. 1.5 derece hedefinin korunması ve küresel felaketlerin önlenmesi için ülkelerin sorumluluk üstlenmesi hayati önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bmden-kritik-iklim-uyaris-374_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290278</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-sivas-kongresi-mesaji-290278</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Sivas Kongresi mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, kongrenin milli güçlerin ortak bir ideal etrafında birleşmesini sağlayan tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Milletimizin işgalci güçlere asla boyun eğmeyeceği bütün dünyaya ilan edilmiştir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Sivas Kongresi mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Erdoğan mesajında, Sivas Kongresi'nin Anadolu'nun farklı cephelerinde faaliyet gösteren milli güçlerin müşterek bir ideal etrafında birleşmelerini sağlayan tarihi bir dönemeç olduğunu ifade etti.  </p><p>Kongre ile milletin işgalci güçlere boyun eğmeyeceğinin ve mücadeleye hazır olduğunun tüm dünyaya ilan edildiğini vurgulayan Erdoğan, "Sivas Kongresi'nde hakim olan milli birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu, günümüzde de milletimize, bayrağımıza, vatanımıza ve devletimize yönelen tehditler karşısında en büyük gücümüzdür" ifadelerini kullandı.  </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 107 yıl önce imkansızlıklara rağmen ortaya konulan azim ve kararlılığın bugün de Türkiye Yüzyılı hedefinde en güçlü motivasyon kaynaklarından biri olduğunu belirtti.  </p><p>Erdoğan, mesajının sonunda, "Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve şükranla anıyor; bu kongreye ev sahipliği yapan Sivaslıları ve tüm vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyorum" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/cumhurbaskani-erdogandan--921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290277</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/halkbank-ucuncu-halka-arz-icin-yatirimcilarla-bulustu-290277</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Halkbank, üçüncü halka arz için yatırımcılarla buluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Halkbank, sermaye yapısını güçlendirmeye yönelik üçüncü halka arz süreci kapsamında yerli ve yabancı yatırımcılarla bir araya geldi. Yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Üçüncü halka arzla birlikte güçlenecek sermaye-özkaynak yapımız; sürdürülebilir kredi büyümesini destekleyecek, daha dengeli ve verimli bir kaynak yapısına geçmemize olanak tanıyacak.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Halkbank, üçüncü halka arz için yatırımcılarla buluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkbank, sermaye yapısını daha da güçlendirmeyi hedeflediği üçüncü halka arz sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p><p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ev sahipliğinde ve Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) katılımıyla Halkbank Kuleleri'nde gerçekleştirilen toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi.</p><p>Toplantıda, Banka'nın yeni 5 Yıllık Stratejik Planı kapsamında büyüme, finansman ve dijital dönüşüm hedefleri yurt içi ve uluslararası finans dünyasının temsilcileri ve paydaşlarına aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/whatsappimage2026090-04092026fac8b865.jpg"/><p><b>"HALKA ARZLA BİRLİKTE SERMAYE-ÖZ KAYNAK YAPIMIZ GÜÇLENECEK"</b></p><p>Toplantıda konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Halkbank'ın uluslararası piyasalardaki faaliyetleri açısından yeni bir dönemin başladığını söyledi. ABD'de 9 yıl süren ceza davasının sona ermesinin yurt dışı kaynak temin imkânlarının artması için önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Recep Süleyman Özdil, "Davanın bitmesinin ardından yurt dışı piyasalardan kısa süre içinde 1,1 milyar dolar düzeyinde kaynak toplamayı başardık. Ayrıca, yurt dışı tahvil ihraçlarımız için yeni bir program oluşturduk. Gerçekleştirdiğimiz yurt dışı yatırımcı turu, yakın dönemde planladığımız ihraçlara yönelik ilginin güçlü olduğuna işaret ediyor. Muhabir banka sayısında gözlenen hızlı artış da Bankamız adına memnuniyet verici." ifadelerini kullandı.</p><p>Yeni oluşturulan 5 Yıllık Stratejik Plan doğrultusunda sürdürülebilir ve kârlı büyümeye odaklanacaklarını söyleyen Halkbank Genel Müdürü, "Dijital bankacılık ve yapay zekâ entegrasyonumuzla Bankamızın mali bünyesini daha etkin hale getireceğiz. Uluslararası finansman kaynaklarına yeniden erişim ve üçüncü halka arzla birlikte güçlenecek sermaye-özkaynak yapımız; sürdürülebilir kredi büyümesini destekleyecek, daha dengeli ve verimli bir kaynak yapısına geçmemize olanak tanıyacak." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/whatsappimage2026090-04092026455ee036.jpg"/><p><b>"KOBİ, ESNAF VE SANATKÂRLAR ÖNCELİĞİMİZ OLMAYA DEVAM EDECEK"</b></p><p>Gelecek dönemde KOBİ, esnaf ve sanatkârların Halkbank'ın önceliği olmaya devam edeceğini vurgulayan Recep Süleyman Özdil, kadın ve genç girişimcilere yönelik desteklerini sürdüreceklerini, bireysel bankacılıkta özellikle kredi kartlarındaki pazar paylarını artırmayı, kurumsal ve ticari bankacılıkta ise altyapı ve enerji başta olmak üzere büyük ölçekli projeleri desteklemeyi hedeflediklerini dile getirdi.</p><p>Halkbank Genel Müdürü Özdil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yeni hikâyemizin başarısı; çalışanlarımızın, müşterilerimizin, arkamızda desteğini her zaman hissettiğimiz devletimizin, Türkiye Varlık Fonu'nun ve özellikle bize güvenen hisse yatırımcılarımızın el ele vermesiyle yazılacaktır. Başarıyla tamamlayacağımıza yürekten inandığım üçüncü halka arz sürecimizin Bankamıza, yatırımcılarımıza ve Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."</p><p>Bilgilendirme toplantısının ardından süreci yürüten lider aracı kurumlar Halk Yatırım, Citi ve J.P. Morgan ile Halkbank üst yönetimi tarafından gerçekleştirilecek yatırımcı tanıtım turları (roadshow) kapsamında, dünyanın önemli finans merkezlerinde yerli ve yabancı yatırımcılara yönelik tanıtım ve talep toplama çalışmaları yürütülecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/whatsappimage2026090-04092026af28cfff.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/halkbank-ucuncu-halka-arz-893_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290276</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/14-yillik-sir-cozuldu-bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi-290276</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[14 yıllık sır çözüldü! Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 3 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[14 yıllık sır çözüldü! Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir" diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, 3 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.</p><p><b>Bakan Gürlek'in açıklamaları;</b></p><p>Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir babanın, bir kardeşin yıllardır beklediği adaleti sağlamak için durmadan çalışıyoruz.</p><p>Bu çerçevede 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın titiz ve kapsamlı çalışmaları sonucunda bugün 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı.</p><p>İstanbul'da 12 Eylül 2022 tarihinden bu yana kayıp olan Zeynep Yıldırım'ın kaybolmadan önce en son olarak Fethi Dağlı ile iletişim kurduğu belirlendi. Başka bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Dağlı'nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen yer gösterme işleminde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin kimliği Adli Tıp Kurumumuzca tespit edilirken, Fethi Dağlı yürütülen soruşturması kapsamında yeniden tutuklandı.</p><p>Mardin Nusaybin'de 2012 yılında İsmail Akın ile henüz 10 yaşındaki kızı Elif Akın'ın öldürülmesine ilişkin dosya 14 yıl sonra yeniden ele alındı. Beyanlardaki çelişkiler, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve elde edilen yeni bulguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda cinayetlerin şüphelileri tespit edildi. Dört ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</p><p>Manisa Akhisar'da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu'nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>Bugün aydınlatılan 3 faili meçhul cinayetle birlikte, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın kurulduğu 24 Nisan 2026 tarihinden bugüne kadar, Başkanlığımızın koordinasyonunda Cumhuriyet Başsavcılıklarımızla yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda 40 dosyada, 46 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatılmış oldu.</p><p>Bu önemli dosyaların aydınlatılmasında özveriyle görev yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Mardin ve Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze, Mardin JASAT ve Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığımıza, Akhisar Jandarma Komutanlığımıza; Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Adli Tıp Kurumumuza ve emeği geçen tüm kamu görevlisi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.</p><p>Teknolojinin sunduğu bütün imkânlardan yararlanarak, eski dosyalardaki her bir delili yeniden incelemeye, çelişkileri tek tek değerlendirmeye ve faili meçhul olayların üzerindeki karanlığı kaldırmaya devam edeceğiz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/14-yillik-sir-cozuldu-bak-851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290271</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ispanyada-ceuta-gocmen-krizi-buyuyor-binlerce-kisi-hukumeti-protesto-etti-290271</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İspanya'da Ceuta göçmen krizi büyüyor! Binlerce kişi hükümeti protesto etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk bölgesi Ceuta'ya yönelik rekor göçmen akını, ülke genelinde hükümet karşıtı protestoları tetikledi. Muhalefet partileri Başbakan Pedro Sánchez'i sert dille eleştirirken, binlerce gösterici Madrid ve Ceuta başta olmak üzere birçok şehirde sokağa çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İspanya'da Ceuta göçmen krizi büyüyor! Binlerce kişi hükümeti protesto etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'nın Kuzey Afrika kıyısında yer alan özerk bölgesi Ceuta'ya Temmuz ayı sonunda yaşanan kitlesel göçmen akını, ülke genelinde büyük tepkilere yol açtı. 30 ve 31 Temmuz tarihlerinde Fas'tan Ceuta'ya geçen göçmen sayısı 72 bini bulurken, bu olağanüstü hareketlilik hükümetin kriz yönetimini tartışmaya açtı. Madrid, Ceuta ve diğer şehirlerde binlerce kişi hükümetin göçmen krizine yaklaşımını protesto etti. Muhalefet liderleri, Başbakan Pedro Sánchez'i Ceuta halkını yalnız bırakmakla suçladı. Hükümet ise sağcı partilerin yaşananları siyasi çıkar için kullandığını savundu.</p><h3>Ceuta'da göçmen akını sonrası hükümete sert eleştiri</h3><p>Göçmen kriziyle birlikte Ceuta'da ve İspanya genelinde toplumsal huzursuzluk arttı. Ceuta'ya sadece iki günde 72 bin göçmen geçiş yaptı. Belediye kaynaklarına göre, bu kişilerin önemli bir bölümü geri dönse de yaklaşık 5 bin kişi hâlâ geçici kamplarda, sokaklarda veya plajlarda kalıyor. Bu durum, hem Ceuta'daki günlük yaşamı hem de ülke genelinde kamuoyunu derinden etkiledi. Yerel halk, göçmenlerin kendi ülkelerine iade edilmesini veya İspanya'nın farklı bölgelerine dağıtılmasını talep ediyor. Ceuta'da sık sık düzenlenen protestolarda, "Ceuta satılık değil, Ceuta savunulmalı" sloganları öne çıktı. Protestoların odağında ise anahtar kelime olarak öne çıkan Ceuta'nın güvenliği ve geleceği yer aldı.</p><h3>Madrid'de 50 bin kişi toplandı: Sánchez'e istifa çağrıları yükseldi</h3><p>Başkent Madrid'de, hükümetin göçmen politikalarına karşı en büyük protestolardan biri gerçekleşti. Muhafazakâr Partido Popular (PP) lideri Alberto Núñez Feijóo'nun katıldığı mitinge, resmi rakamlara göre 50 binden fazla kişi iştirak etti. Feijóo, "Bir İspanyol şehri işgal edildi, işgal altında ve ne yazık ki bu, İspanya Hükümeti'nin bilgisi dahilinde gerçekleşti," diyerek hükümete sert eleştiriler yöneltti. Aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal ise Başbakan Sánchez'i "Fas rejiminin hizmetinde olmakla" itham etti. Protestolarda anahtar kelime olan Ceuta sıkça vurgulanırken, göstericiler Sánchez'in istifasını istedi. Ceuta'daki kriz, hükümetin sınır politikalarını ve göçmen akınına verdiği yanıtı ülke gündeminin merkezine taşıdı.</p><h3>Fas ve sosyal medya etkisi: Polis raporları tartışma yarattı</h3><p>Göçmen akınının arka planında ise Fas ve sosyal medyada yayılan mesajlar önemli rol oynadı. Çarşamba günü açıklanan polis raporunda, Fas güvenlik güçlerinin göçmen geçişleri sırasında "tam bir hoşgörü" gösterdiği, sınır çevresindeki konuşlanmalarının ise olağan seviyenin altında olduğu belirtildi. Raporda, Fas'ın kitlesel geçişi organize ettiği iddiası kesin bir dille yer almasa da, Fas jandarmalarının geçişlerdeki pasif tutumu dikkat çekti. Öte yandan, İspanyol doğrulama platformu Maldita, Temmuz sonunda Fas sosyal medyasında sınırı geçmeye teşvik eden çok sayıda mesajın yayıldığını ortaya koydu. Ağustos ayında ise, Ceuta sınır telini yüzerek geçmeye çalışan en az 100 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Tüm bu gelişmeler, Ceuta'daki göçmen krizinin yalnızca yerel bir mesele olmadığını, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri ve sosyal medyanın etkisini de gündeme taşıdı.</p><h3>Ceuta'da göçmen krizi siyasi tartışmaları alevlendirdi</h3><p>Göçmen akını ve ardından gelen protestolar, İspanya'da siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştirdi. Muhalefet partileri, hükümeti Ceuta'daki gelişmelere geç ve yetersiz yanıt vermekle suçladı. 45 yaşındaki öğretmen David Hernandez, hükümetin tutumunu "tam bir görev ihmali" olarak nitelendirdi ve Ceuta'nın ikinci sınıf bir şehir gibi görülmesine karşı çıktı. Hükümet ise insan kaçakçılığı çeteleri ve çevrimiçi yanlış bilgilendirme kampanyalarını krizin ana nedeni olarak gösterdi. Ceuta'da yaşananlar, İspanyol kamuoyunda göçmen politikalarının ve sınır güvenliğinin tekrar tartışılmasına yol açtı. Ceuta'nın özerk statüsü ve Fas ile olan tarihi gerilimler, krizin çözümünü daha da karmaşık hale getiriyor.</p><p>Ceuta'da yaşanan göçmen krizi, İspanya'da hem toplumsal hem de siyasi anlamda derin izler bıraktı. Göçmen akınının ve protestoların etkisiyle, hükümetin sınır politikaları ve Ceuta'nın güvenliği önümüzdeki dönemde de ülke gündeminde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/ispanyada-ceuta-gocmen-kr-185_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290270</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/zelenskyyden-havayollarina-uyari-rus-hava-sahasi-tamamen-guvensiz-hale-geliyor-290270</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zelenskyy'den havayollarına uyarı! Rus hava sahası tamamen güvensiz hale geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskyy, Kiev'in drone operasyonlarını genişletmesiyle birlikte uluslararası havayollarını Rus hava sahasından kaçınmaları konusunda sert bir dille uyardı. Rusya'nın ana havaalanlarını kullanan şirketlere yönelik yapılan bu çağrı, son dönemde artan drone saldırıları ve bölgedeki güvenlik risklerinin ciddiyetini bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zelenskyy'den havayollarına uyarı! Rus hava sahası tamamen güvensiz hale geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, Kiev yönetiminin insansız hava aracı operasyonlarını genişletmesiyle birlikte, uluslararası havayolu şirketlerine Rus hava sahasından uzak durmaları yönünde dikkat çekici bir uyarıda bulundu. Zelenskyy, Salı akşamı yaptığı açıklamada, Rusya'nın hava sahasının giderek daha güvensiz hale geldiğini vurguladı ve bu bölgeyi kullanan havayolları ile sigorta şirketlerini ciddi riskler konusunda bilgilendirdi. Ukrayna'nın son dönemde Rus petrol rafinerilerine ve lojistik merkezlerine yönelik uzun menzilli drone saldırılarını artırması, Moskova için savaşın ekonomik ve stratejik maliyetini yükseltti. Zelenskyy, özellikle Moskova, St. Petersburg ve Rusya'daki diğer önemli destinasyonlara uçan havayollarının, artan hava sahası tehlikesini ciddiyetle değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.</p><h3>Zelenskyy: 'Rus hava sahası tamamen güvensiz'</h3><p>Ukrayna Cumhurbaşkanı, yaptığı konuşmada, "Rus hava sahasını kullanan her havayoluna, her sigortacıya ve hala Rusya'nın ana havaalanlarını kullanan herkese uyarıda bulunmak istiyoruz: Rus hava sahası tamamen güvensiz hale geliyor," sözleriyle uluslararası topluma net bir mesaj verdi. Bu açıklama, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik drone saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından geldi. Batılı havayolu şirketlerinin büyük çoğunluğu, Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı tam kapsamlı işgalden bu yana Rus hava sahasını kullanmıyor. Ancak Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin yanı sıra bazı Çinli havayolu firmaları, halen Rus hava sahasında uçuşlarını sürdürüyor. Zelenskyy, sivil havacılığın doğrudan hedef alınmadığını belirtse de, Rusya'nın gökyüzünde çok sayıda drone bulunduğunun altını çizdi ve bunun tüm havayolları için ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.</p><h3>Putin'den sert yanıt: 'Devlet terörizmi' suçlaması</h3><p>Ukrayna'nın bu uyarısına Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'den hızlı bir yanıt geldi. Putin, Zelenskyy'nin açıklamalarını "devlet terörizmi" ile eşdeğer olarak nitelendirdi ve Kremlin'in Ukrayna'ya yönelik saldırılarını artırmayı sürdüreceğini açıkladı. Salı günü Kırgızistan'da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Putin, müzakerelere dönme fikrini de kesin bir dille reddetti ve "Teröristlerle müzakere edilmez" ifadesini kullandı. Ukrayna, Rusya'nın işgalinin ardından sivil uçaklar için kendi hava sahasını kapatmıştı. Zelenskyy, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların, Rus hava sahasındaki tehlikeler konusunda uluslararası kuruluşları bilgilendireceğini bildirdi. Bu gelişmeler, Rusya Savunma Bakanlığı'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik "büyük saldırılar" planladığı yönündeki açıklamalarıyla birleşince, bölgedeki güvenlik endişeleri daha da arttı. Son günlerde Rus güçleri, Kiev'in hava savunma sistemlerinde yaşanan sıkıntılardan da faydalanarak Ukrayna şehirlerine yönelik füze saldırılarını yoğunlaştırdı.</p><p>Ukrayna ve Rusya arasındaki gerilim, hem bölgesel hem de küresel havacılık sektörünü doğrudan etkiliyor. Zelenskyy'nin Rus hava sahasıyla ilgili yaptığı uyarı, uluslararası havayolları ve yolcular açısından yeni bir güvenlik tartışmasının fitilini ateşledi. Önümüzdeki dönemde, bölgedeki hava trafiği ve sivil uçuşlar üzerindeki risklerin daha da artması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/zelenskyyden-havayollarin-357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290269</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nepalde-umutlandiran-gelisme-sel-felaketinden-gunler-sonra-iki-isci-kurtarildi-290269</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nepal'de umutlandıran gelişme! Sel felaketinden günler sonra iki işçi kurtarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nepal'in Çin sınırında meydana gelen büyük sel felaketinin ardından, bir haftadan fazla süre sonra hidroelektrik tünelinde mahsur kalan iki işçi canlı olarak kurtarıldı. Tünelde kaç kişinin kaldığı ise hâlâ bilinmiyor. Kurtarma çalışmaları, bölgede binlerce kayıp ve artan ölü sayısı nedeniyle kritik önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nepal'de umutlandıran gelişme! Sel felaketinden günler sonra iki işçi kurtarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nepal'in Çin sınırındaki hidroelektrik tünelinde, sel felaketinden bir haftadan fazla süre sonra mahsur kalan iki işçi sağ olarak kurtarıldı. Ülkede büyük yıkıma yol açan selin ardından, tünelde kaç kişinin mahsur kaldığı ise hâlâ netlik kazanmadı. Felaketin yaşandığı bölgede kurtarma ekipleri, işçilerin hayatta olduğuna dair sesler alınca çalışmalarını yoğunlaştırdı. Nepal'deki bu hidroelektrik tünelinde yaşanan gelişme, selin ardından umutları yeniden yeşertti.</p><h3>Kurtarma ekipleri tünelde ses aldı: 'Araba büyüklüğünde' kayalar patlatıldı</h3><p>Kurtarma operasyonunda ekipler, tünelin içinden gelen sesler üzerine harekete geçti. Hayatta kalanlara ulaşmak için elleriyle kazı yapan ekipler, büyük kayaları patlatarak yol açtı. Bu tünel, yüzlerce işçinin mahsur kaldığı enerji projelerinden sadece biri olarak öne çıkıyor. Kurtarma çalışmaları sırasında karşılaşılan zorluklar, operasyonun ne kadar riskli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yetkililer, içerideki diğer kişilere ulaşmak için zamana karşı yarışıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Dünyada bir ilk' olarak nitelendirilen operasyon</h3><p>Afet müdahale uzmanları, tüneldeki kurtarma operasyonunu tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir girişim olarak tanımladı. Bu operasyon, gömülü tünel girişlerini belirlemek ve mahsur kalanlara ulaşmak açısından dünyada örneği az görülen bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Nepal'de sel felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1,290'ı geçti. Çin'de ise ölü sayısı 21 olarak açıklandı. Her iki ülkede toplamda yaklaşık 5,500 kişinin kayıp olduğu bildirildi. Yaşanan bu felaketin ardından kurtarma ekiplerinin çalışmaları, bölgedeki umutları ayakta tutuyor.</p><p>Yetkililer, hidroelektrik tünelinde mahsur kalan diğer işçilere ulaşmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü açıkladı. Nepal'deki sel felaketi sonrası yürütülen kurtarma operasyonları, hem kayıpların bulunması hem de yeni mucizelerin yaşanması açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/nepalde-umutlandiran-geli-331_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290268</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarinin-gozu-merkurde-8-yil-sonra-iki-uzay-araci-gezegenin-sirlarini-cozmeye-hazirlaniyor-290268</link>
      <pubDate>2026-09-04T10:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarının gözü Merkür'de! 8 yıl sonra iki uzay aracı gezegenin sırlarını çözmeye hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) iş birliğiyle geliştirilen BepiColombo misyonu, 8 yıllık zorlu yolculuğun ardından Merkür'e ulaşmaya hazırlanıyor. Bilim insanları, bu tarihi görev sayesinde Merkür'ün bugüne dek çözülemeyen sırlarını aydınlatmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarının gözü Merkür'de! 8 yıl sonra iki uzay aracı gezegenin sırlarını çözmeye hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile Japonya Uzay Araştırma Ajansı'nın (JAXA) ortaklaşa yürüttüğü BepiColombo uzay görevi, sekiz yıl süren uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından Merkür'e ulaşmak üzere son aşamaya girdi. 2018 yılında fırlatılan BepiColombo, güneş sisteminin en küçük ve en az incelenmiş gezegeni olan Merkür'ün gizemlerini çözmek amacıyla tasarlandı. Bilim insanları, bu kritik misyonun, şimdiye kadar yanıtlanamayan pek çok soruya ışık tutmasını bekliyor. Önümüzdeki günlerde BepiColombo'nun taşıdığı iki uzay aracı, bilimsel ekipmanlarıyla birlikte ayrılarak Merkür'ün yörüngesine yerleşecek ve kapsamlı gözlemler yapacak.</p><h3>ESA ve JAXA'dan ortak BepiColombo hamlesi: Hedefte Merkür'ün sırları var</h3><p>BepiColombo misyonu, Avrupa ve Japonya'nın uzay araştırmalarındaki en iddialı iş birliği projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ekim 2018'de fırlatılan bu görev, Merkür'ün zorlu ortamında çalışabilecek şekilde özel olarak tasarlandı. İki ana uzay aracı olan Merkür Gezegen Yörünge Aracı (MPO) ve Merkür Magnetosferik Yörünge Aracı (Mio), farklı bilimsel hedeflere odaklanıyor. MPO, gezegenin yüzeyini haritalayacak, kabuktaki mineralleri ve yerçekimi alanını inceleyecek, ayrıca volkanik oluşumları ve güneşten gelen yüklü parçacıkların etkilerini gözlemleyecek. Mio ise Merkür'ün manyetosferi, ince atmosferi ve çevresindeki toz bulutları üzerine ayrıntılı veriler toplayacak. Her iki araç da gezegenin manyetik alanını ölçmek için gelişmiş cihazlar taşıyor. Bu sayede, bilim insanları Merkür'ün farklı bölgelerinden aynı anda veri elde etme imkanı bulacak. Misyonun en kritik aşamalarından biri ise, kısa süre içinde bilim ekipmanlarının taşıyıcı modülden ayrılması ve her iki uzay aracının bağımsız olarak görevlerine başlaması olacak. Bu ayrılma işlemiyle birlikte, BepiColombo'nun Merkür'ün gizemli yüzeyine ve atmosferine dair kapsamlı veriler sunması bekleniyor.</p><h3>Merkür'ün bilinmeyenleri: BepiColombo yeni keşiflerin kapısını aralıyor</h3><p>Misyonun önemi, Merkür'ün bugüne kadar yalnızca iki uzay aracı tarafından ziyaret edilmiş olmasından kaynaklanıyor. NASA'nın Mariner 10 aracı, 1970'lerde gezegenin yüzeyinin ilk görüntülerini elde etmiş, ardından 2011'de MESSENGER uzay aracı Merkür'ün yörüngesine oturmuştu. MESSENGER, dört yıl boyunca topladığı verilerle gezegenin yüzeyini ayrıntılı biçimde haritaladı ve Merkür'ün zayıf atmosferi ile manyetik alanına dair önemli bulgular sundu. Ancak bu görevler, gezegenin pek çok sırrını çözmekte yetersiz kaldı. Örneğin, Merkür'ün nasıl oluştuğu, yüzeyinde neden bu kadar fazla uçucu element bulunduğu ve manyetik alanının neden çekirdeğinden kaymış olduğu gibi sorular hâlâ yanıt bekliyor. Ayrıca, MESSENGER'ın yörüngesi nedeniyle gezegenin güney yarısı yeterince incelenemedi. BepiColombo'nun gelişmiş teknolojisi sayesinde, hem kuzey hem de güney yarımküreye dair yüksek çözünürlüklü görüntüler ve element haritaları elde edilecek. Özellikle MPO'nun taşıdığı yeni tip spektrometreler, Merkür'ün yüzeyindeki mineralleri ve elementleri daha önce mümkün olmayan bir hassasiyetle tespit edecek. Böylece, gezegenin oluşumuna ve evrimine dair çok daha kapsamlı bir tablo ortaya konacak.</p><h3>Bilim insanları BepiColombo'nun sağlayacağı verilerle umutlu</h3><p>Uzay araştırmaları alanında çalışan bilim insanları, BepiColombo'nun Merkür'de gerçekleştireceği gözlemlerden büyük umut taşıyor. Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı'ndan gezegen jeoloğu Rachel Klima, Merkür'ün bugüne dek yeterli ilgiyi görmediğini, ancak BepiColombo'nun sağlayacağı yeni verilerle bu durumun değişeceğini ifade etti. Klima'ya göre, özellikle MPO'nun yüzeydeki element ve mineral haritalama kapasitesi, MESSENGER'ın eksik bıraktığı noktaları tamamlayacak ve gezegenin yapısal özellikleri hakkında çok daha derin bilgiler sunacak. Columbia Üniversitesi'nden gezegen bilimci Sean Solomon ise, BepiColombo'nun Merkür'ün güney yarımküresinde gizli su buzu tortularını ortaya çıkarabileceğini belirtti. Bu tür keşifler, yalnızca Merkür'ün değil, aynı zamanda tüm güneş sisteminin evrimine dair önemli ipuçları sağlayacak. Bilim insanları, gezegenin manyetik alanı ve yüzeyindeki sıra dışı oluşumlar hakkında elde edilecek yeni verilerin, gezegenin geçmişine ışık tutacağı görüşünde birleşiyor.</p><h3>Misyonun önündeki zorluklar ve beklenen bilimsel atılımlar</h3><p>BepiColombo'nun yolculuğu, hem teknolojik hem de bilimsel açıdan pek çok zorluğu beraberinde getirdi. Merkür, güneşe olan yakınlığı nedeniyle aşırı sıcaklık farklarına ve yoğun radyasyona sahip. Bu nedenle, uzay araçlarının hem donanım hem de yazılım açısından özel olarak korunması gerekti. Ayrıca, Merkür'ün yörüngesine ulaşmak için karmaşık manevralar ve hassas zamanlamalar uygulandı. Şu ana kadar BepiColombo, Merkür'ün yakınından altı kez geçti ve bu geçişler sırasında bazı bilimsel gözlemler yapıldı. Ancak, araçların tam kapasiteyle çalışabilmesi için MPO ve Mio'nun tamamen ayrılması ve yörüngeye yerleşmesi gerekiyor. Bu işlemin Aralık ayında tamamlanması planlanıyor. Tam yörüngeye yerleşme süreciyle birlikte, BepiColombo'nun bilimsel gözlemlerinde büyük bir artış bekleniyor. Bilim insanları, bu yeni dönemde Merkür'ün bugüne kadar karanlıkta kalan yönlerinin aydınlatılacağına inanıyor. Özellikle gezegenin yüzeyindeki "boşluklar" olarak adlandırılan çukurlar, uçucu elementlerin dağılımı ve manyetik alanın yapısı, BepiColombo'nun ana araştırma konuları arasında yer alıyor.</p><h3>Merkür'ün keşfiyle güneş sisteminin sırları çözülecek mi?</h3><p>BepiColombo misyonunun başarısı, yalnızca Merkür'ün bilinmeyenlerini ortaya çıkarmakla kalmayacak; aynı zamanda güneş sistemimizin oluşumu ve evrimi hakkında da yeni teorilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Bilim insanları, bu görevden elde edilecek verilerin, gezegenler arası farklılıkların kökenini anlamada kritik rol oynayacağını düşünüyor. Merkür, bugüne kadar Mars ve Venüs kadar ilgi görmemiş olsa da, sahip olduğu sıra dışı özelliklerle bilim dünyasının dikkatini çekiyor. BepiColombo'nun getireceği yeni bilgiler, hem akademik çevrelerde hem de genel kamuoyunda Merkür'e olan ilgiyi artırabilir. Uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralayacak olan bu misyon, gelecekteki gezegen keşifleri için de ilham kaynağı olacak.</p><p>BepiColombo'nun Merkür'e ulaşmasıyla birlikte, bilim dünyasında heyecanlı bir bekleyiş başladı. Önümüzdeki yıllarda elde edilecek veriler, Merkür'ün ve belki de tüm güneş sisteminin sırlarını aydınlatmaya yardımcı olacak. ESA ve JAXA'nın bu ortak hamlesi, uzay araştırmalarında uluslararası iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bilim insanları, BepiColombo'nun sağlayacağı verilerle Merkür'ün bilinmeyen yüzünü ortaya çıkarmayı amaçlıyor ve bu tarihi görevle birlikte güneş sistemimizin en gizemli gezegenlerinden birinin sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/bilim-insanlarinin-gozu-m-831_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290267</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/dave-bautista-kratos-icin-yeniden-kaslaniyor-fiziksel-donusumunu-gosterdi-290267</link>
      <pubDate>2026-09-04T09:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dave Bautista Kratos için yeniden kaslanıyor! Fiziksel dönüşümünü gösterdi]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Prime Video'nun merakla beklenen God of War dizisinde Kratos'u canlandıracak olan Dave Bautista, sosyal medyada paylaştığı antrenman görüntüleriyle dikkatleri üzerine çekti. Bautista'nın fiziksel dönüşümü, dizinin hayranları arasında heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dave Bautista Kratos için yeniden kaslanıyor! Fiziksel dönüşümünü gösterdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prime Video'nun canlı aksiyon God of War dizisinde Kratos karakterine hayat verecek olan Dave Bautista, rolü için hazırlık sürecini sosyal medya üzerinden paylaştı. Ünlü aktör, Instagram hesabında yayınladığı videoda, yoğun antrenman programının üçüncü haftasında olduğunu belirterek, Kratos'un ikonik fiziğine ulaşmak için iki ayı daha olduğunu vurguladı. Bautista'nın bu paylaşımı, dizinin hayranları ve takipçileri arasında büyük ilgi gördü. God of War dizisinin çekimlerinin sonbaharda Vancouver'da başlaması planlanıyor.</p><h3>Dave Bautista: 'Kratos için eski formuma dönüyorum'</h3><p>WWE geçmişiyle tanınan Dave Bautista, Kratos rolü için kas kütlesini yeniden artırıyor. Son yıllarda The Killer's Game, Trap House ve The Wrecking Crew gibi filmlerde daha ince bir fiziğe sahip olan Bautista, Marvel Sinematik Evreni'ndeki Drax the Destroyer karakterinden sonra ilk kez bu kadar yoğun bir fiziksel dönüşüm sürecine girdi. Instagram'da paylaştığı videoda kaslarını sergileyen aktör, "Ağırlık antrenmanına tekrar başladığım 3. hafta. Olmam gereken yere ulaşmak için 2 ayım daha var. Bisiklet sürmek gibi! Hadi bakalım!" notunu düştü. Bu açıklama, oyuncunun Kratos karakterini ne kadar ciddiye aldığını gözler önüne serdi. Hayranlar, Bautista'nın God of War'daki performansını şimdiden merakla bekliyor.</p><h3>God of War dizisinde yıldızlar buluşuyor</h3><p>God of War dizisinin oyuncu kadrosunda Dave Bautista'nın yanı sıra Callum Vinson, Mandy Patinkin, Ed Skrein, Max Parker, Ólafur Darri Ólafsson, Teresa Palmer, Alastair Duncan, Jeff Gulka ve Danny Woodburn gibi isimler de yer alıyor. Dizi, Kratos ve oğlu Atreus'un, Faye'in küllerini taşırken yaşadıkları maceralara odaklanıyor. Hikaye, Kratos'un oğluna daha iyi bir tanrı olmayı öğretmeye çalışmasını ve Atreus'un da babasına insan olmanın ne demek olduğunu göstermesini konu alıyor. Ronald D. Moore'un showrunner olarak görev aldığı yapım, video oyun serisinin son iki bölümünden esinleniyor. Son olarak, dizide bir stunt sırasında biceps sakatlığı yaşayan Ryan Hurst'ın başrolü Bautista'ya devretmesi de yapım sürecine damga vurdu.</p><p>God of War dizisinin prodüksiyonunun sonbaharda Vancouver'da başlaması beklenirken, Dave Bautista'nın Kratos rolüne yönelik hazırlıkları ve dizinin yıldız oyuncu kadrosu, projeye olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Dizi, hem oyun dünyasının hem de dizi severlerin gündeminde uzun süre yer alacağa benziyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/dave-bautista-kratos-icin-667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290266</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/otomotiv-devinden-tarihi-karar-100-bin-kisi-isini-kaybedebilir-290266</link>
      <pubDate>2026-09-04T09:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otomotiv devinden tarihi karar! 100 bin kişi işini kaybedebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Volkswagen yönetim kurulu, Almanya merkezli otomotiv devinin tarihinde eşi görülmemiş bir dönüşüm programına imza atıyor. Şirket, 2030 yılına kadar toplam 100 bin pozisyonu azaltma kararı aldı. Bu adım, VW'nin küresel rekabet gücünü korumak ve değişen otomotiv pazarına uyum sağlamak amacıyla atıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otomotiv devinden tarihi karar! 100 bin kişi işini kaybedebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Volkswagen yönetim kurulu, şirketin tarihinde görülmemiş bir yeniden yapılandırma programına onay verdi. Almanya merkezli otomotiv devi, 2030 yılına kadar dünya genelinde toplam 100 bin iş pozisyonunu azaltmayı hedefliyor. Bu karar, geçtiğimiz mart ayında duyurulan 50 bin kişilik işten çıkarma planına ek olarak alındı ve dönüşümün boyutunu iki katına çıkardı. Volkswagen, Audi, Porsche, Skoda ve VW markalarını kapsayan geniş grubunda, özellikle Çinli otomobil üreticilerinin artan rekabeti ve düşen satışlar nedeniyle bu radikal adımı atma gereği duydu.</p><h3>Volkswagen CEO'su Blume: 'Güçlü bir sinyal verdik'</h3><p>Volkswagen CEO'su Oliver Blume, perşembe günü yaptığı açıklamada, alınan kararın şirketin geleceği için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Blume, "Tüm çalışanlarımız için sorumluluk alıyoruz" diyerek, işten çıkarmaların kaçınılmaz olduğunu ancak bu sürecin şirketin sürdürülebilirliği için zorunlu hale geldiğini belirtti. Temmuz ayında ek kesintiler gündeme gelmiş, şimdi ise kapsam daha da genişletildi. Blume'nin açıklamaları, Volkswagen'in küresel çapta rekabet gücünü koruması ve teknolojik değişimlere ayak uydurması için bu adımların şart olduğuna işaret etti.</p><h3>VW'den üretim ve model sayısında büyük değişim</h3><p>Volkswagen, yalnızca iş gücünde değil, üretim ve ürün gamında da köklü değişikliklere hazırlanıyor. Şirket, 2035 yılına kadar ürettiği model sayısını yüzde 50 oranında azaltacak. Ayrıca ürünlerin karmaşıklığı yüzde 75 indirilecek. VW, "en çekici araçlara" odaklanarak her modelden daha fazla üretmeyi ve böylece maliyetleri düşürmeyi planlıyor. Emden, Zwickau, Hanover ve Neckarsulm gibi fabrikalarda ise kapasitenin talebi aştığı belirtiliyor. Bu tesisler için alternatif kullanım senaryoları gündemde. Tüm bu değişiklikler, Volkswagen'in esnekliğini artırmayı ve dünya genelindeki 660 bini aşkın çalışanı için uzun vadeli istikrar sağlamayı amaçlıyor.</p><h3>IG Metall: 'Kriz için çözüm arayışı sürüyor'</h3><p>Avrupa'nın en büyük sanayi sendikası IG Metall'in başkanı ve Volkswagen Denetim Kurulu başkan yardımcısı Christiane Benner, şirketin karşı karşıya olduğu krize dikkat çekti. Benner, işten çıkarma kararlarının ardından "iyi çözümler bulmak için sert bir mücadele yürütüldüğünü" ifade etti. Son yıllarda Volkswagen'in kârları, özellikle Çin'deki düşen satışlar ve ABD'de uygulanan ithalat tarifeleri nedeniyle ciddi şekilde geriledi. Çinli otomobil üreticileri, düşük maliyet avantajları ve yeni teknolojilerle pazardaki paylarını hızla artırıyor. BYD gibi markalar, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Güneydoğu Asya'da satışlarını yükseltti. Tüm bu gelişmeler, Volkswagen'i kapsamlı bir yeniden yapılanmaya zorladı.</p><p>Volkswagen'in başlattığı bu dev dönüşüm programı, otomotiv sektöründe yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Şirket yönetimi, işten çıkarma ve üretim değişikliklerinin, VW'nin gelecekte de rekabetçi kalabilmesi için kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Sendikalar ise çalışanların haklarının korunması ve sosyal diyalogun sürdürülmesi için mücadeleye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/otomotiv-devinden-tarihi--671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290265</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-sagligini-destekleyen-pratik-atistirmalik-sadece-72-kalori-290265</link>
      <pubDate>2026-09-04T09:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp sağlığını destekleyen pratik atıştırmalık! Sadece 72 kalori]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Srihari Naidu, her gün haşlanmış yumurta tüketmenin kalp sağlığına olumlu etkileri olduğunu belirtiyor. Kalp hastalığı riskini azaltmak isteyenler için yumurta, düşük kalorili ve yüksek proteinli bir atıştırmalık olarak öne çıkıyor. Naidu'nun önerileri, kalp dostu beslenme konusunda önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp sağlığını destekleyen pratik atıştırmalık! Sadece 72 kalori]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Srihari Naidu, kalp sağlığını korumak isteyenler için her gün haşlanmış yumurta tüketmenin önemine dikkat çekiyor. ABD'de görev yapan Naidu, kişisel beslenme alışkanlıklarını paylaşarak, özellikle atıştırmalık saatlerinde haşlanmış yumurtayı tercih ettiğini belirtiyor. Naidu, yumurtanın düşük kalorili ve yüksek proteinli yapısıyla, kalp hastalığı riskini azaltmada etkili bir rol oynadığını vurguluyor. Uzmanlar, kalp sağlığı açısından doğru atıştırmalık seçimlerinin hayati önemde olduğuna işaret ediyor.</p><h3>Naidu: 'Haşlanmış yumurta kolesterolü olumsuz etkilemiyor'</h3><p>Dr. Srihari Naidu, yumurtanın içerdiği kolesterolün yıllarca yanlış anlaşıldığını ifade ediyor. Birçok kişinin yumurta sarısında bulunan kolesterol nedeniyle bu besinden uzak durduğunu, ancak güncel bilimsel verilerin yumurtanın iyi kolesterolü artırabildiğini ve kötü kolesterolün yapısını değiştirebildiğini gösterdiğini söylüyor. Naidu, yumurtanın kan lipid profiline etkisini "nötrden hafif olumluya" olarak tanımlıyor. Amerikan Kalp Derneği'nin de günde bir ila iki yumurtanın tüketilmesini onayladığını hatırlatan Naidu, yumurtanın kalp sağlığına katkısı konusunda toplumu bilgilendiriyor. Ayrıca, diyet kolesterolünden ziyade doymuş yağ ve lif alımının kolesterol seviyeleri üzerinde daha büyük bir rol oynadığını belirtiyor. Bu nedenle yumurta, dengeli bir diyetin parçası olduğunda kalp sağlığı için güvenli bir atıştırmalık olarak öne çıkıyor.</p><h3>Yumurta: Düşük kalorili ve yüksek proteinli atıştırmalık</h3><p>Her büyük boy yumurta yaklaşık 72 kalori içeriyor ve bunun üçte biri yüksek kaliteli protein sağlıyor. Srihari Naidu, atıştırmalık saatlerinde bir veya iki haşlanmış yumurta tüketmenin toplam kalori alımını artırmadan uzun süre tok kalmaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Yüksek protein içeriği sayesinde yumurta, insülin seviyesini yükseltmeden tokluk hissi sağlıyor. Ayrıca, protein kas gelişimine katkıda bulunuyor ve yaş ilerledikçe kas kütlesini korumak için önemli bir kaynak sunuyor. Naidu, yumurtanın içerdiği dokuz temel amino asit sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu tüm protein yapı taşlarını sağladığını aktarıyor. 2025-2030 Amerikan Diyet Rehberi'nde de yetişkinlerin vücut ağırlığının her kilogramı başına 1,2-1,6 gram protein alması öneriliyor. Bu oran, yumurtanın sağlıklı bir diyetin parçası olmasında önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.</p><h3>İşlenmiş gıdalara alternatif: Yumurtanın pratikliği ve taşınabilirliği</h3><p>Atıştırmalık tercihlerinde çoğu insanın işlenmiş ürünlere yöneldiğini belirten Naidu, haşlanmış yumurtanın hem pratik hem de taşınabilir bir seçenek sunduğunu ifade ediyor. Yumurta, doğal ambalajı sayesinde dışarıda veya iş yerinde kolayca tüketilebiliyor. Ayrıca, işlenmiş atıştırmalıkların aksine, yumurta katkı maddesi ve fazla sodyum içermiyor. Naidu, yumurtaya lezzet katmak için karabiber, kimyon ve acı biber tozu gibi baharatlar kullanılmasını öneriyor. Özellikle acı biber tozunun, yalnızca lezzet değil, aynı zamanda metabolizmayı hızlandırıcı ve iltihaplanmayı azaltıcı antioksidan özellikler taşıdığını belirtiyor. Tuz eklenmediği sürece baharatların yumurtanın kalp dostu özelliğini desteklediğini vurguluyor.</p><h3>Kalp sağlığı için atıştırmalık önerileri ve stratejiler</h3><p>Kardiyolog Naidu, atıştırmalıkların da ana öğünler kadar kalp sağlığını destekleyecek şekilde seçilmesi gerektiğini söylüyor. Sağlıklı yağların, özellikle mono ve çoklu doymamış yağların, kolesterolü iyileştirebileceğini ve kan basıncını düşürebileceğini belirtiyor. Kuruyemişler ve konserve ton balığı gibi gıdalardan bu yağları almak mümkün. Doymuş yağların ise sınırlandırılması gerektiğini, çünkü fazla doymuş yağın kolesterolü artırarak kalp hastalığı riskini yükseltebileceğini ifade ediyor. Sodyum alımının azaltılması da önemli bir diğer unsur. Paketli atıştırmalıkların düşük sodyum içeriğine sahip olması ya da taze meyve ve sebze gibi doğal ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor. Lif alımının artırılması ise kolesterolün vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Fasulye bazlı atıştırmalıklar, tam tahıllı ürünler ve böğürtlen gibi meyveler bu açıdan öne çıkıyor.</p><h3>Kardiyologlardan kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı tavsiyeleri</h3><p>Atıştırmalık seçimlerinin yanı sıra, Naidu kalp sağlığını korumak için günlük yaşamda uygulanabilecek başka stratejilere de dikkat çekiyor. Toplam kalori alımının kontrolü, vücut ağırlığının korunmasına ve dolayısıyla kalp hastalığı riskinin azalmasına katkı sağlıyor. Naidu, keyifli ve sürdürülebilir bir egzersiz rutini oluşturmanın önemini vurguluyor. Spor salonu, açık hava aktiviteleri veya hobiler aracılığıyla düzenli hareket etmek, kalbin güçlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, düzenli ve kaliteli uykunun, gece yedi ila dokuz saat arası bir uyku süresinin, kalp sağlığı açısından temel olduğunu belirtiyor. Naidu'nun önerileri, kalp hastalığı riskinin düşürülmesinde bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğini gözler önüne seriyor.</p><p>Sonuç olarak, kardiyolog Srihari Naidu'nun önerileri, kalp sağlığını korumak isteyenler için yumurtanın güvenli ve etkili bir atıştırmalık olduğunu gösteriyor. Yumurta, düşük kalori ve yüksek protein içeriğiyle, işlenmiş gıdalara sağlıklı bir alternatif sunuyor. Uzmanlar, dengeli beslenme ve doğru atıştırmalık seçimlerinin, kalp hastalıklarıyla mücadelede önemli bir rol oynadığını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/kalp-sagligini-destekleye-974_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290264</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-50-yil-sonra-ilk-hasidik-yahudiler-beyaz-sarayda-290264</link>
      <pubDate>2026-09-04T09:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de 50 yıl sonra ilk! Hasidik Yahudiler Beyaz Saray'da]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, 1979'dan bu yana Beyaz Saray'da Hasidik Yahudi hahamlarını Oval Ofis'te ilk kez ağırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de 50 yıl sonra ilk! Hasidik Yahudiler Beyaz Saray'da]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail basınında yer alan habere göre Trump, Beyaz Saray'da bir grup Hasidik Yahudi hahamını ağırladı.</p><p>Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın, Trump'ın damadı Jared Kushner'ın ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da hahamlarla görüştüğü belirtildi.</p><p>Ayrıca sosyal medyada hahamların, ABD yönetiminin İsrail'le ilişkilerini eleştiren mektubu da Trump'a sundukları öne sürüldü.</p><p>Beyaz Saray'daki bu görüşme, 1979'dan bu yana bir ABD başkanının Hasidik hahamlarla yaptığı ilk görüşme olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/abdde-50-yil-sonra-ilk-ha-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290263</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mahkeme-secimi-iptal-etti-chpli-belediye-ak-partiye-gecti-290263</link>
      <pubDate>2026-09-04T09:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mahkeme seçimi iptal etti! CHP'li belediye AK Parti'ye geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da görevden uzaklaştırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın yerine vekalet edecek isim konusunda yaşanan seçim ve yargı süreci sonuçlandı. Belediye meclisinde iki kez CHP'li Cafer Boyraz'ın seçilmesinin ardından yapılan itirazı değerlendiren mahkeme, başkan vekilliği görevini AK Parti'nin adayı Tarık Özünal'a verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mahkeme seçimi iptal etti! CHP'li belediye AK Parti'ye geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, hakkında yürütülen dava kapsamında aldığı ceza gerekçe gösterilerek 21 Nisan'da İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırıldı. Demirçalı'nın görevden alınmasının ardından belediye meclisi, başkan vekilini belirlemek üzere toplandı. İlk seçimde CHP'nin adayı Cafer Boyraz 21 oy alarak başkan vekili seçilirken, AK Parti'nin adayı Tarık Özünal 15 oyda kaldı. Sonuca itiraz eden Özünal, seçimin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya başvurdu.</p><p>Dosyayı inceleyen Adana 2'nci İdare Mahkemesi, başkan vekilliği seçimine ilişkin yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Mahkeme kararı doğrultusunda seçim 3'üncü turdan itibaren yeniden yapıldı.</p><p>Yenilenen seçimde üçüncü turda Tarık Özünal 19 oy, Cafer Boyraz ise 18 oy aldı. Dördüncü turda ise Boyraz 19 oyla üstünlük sağlarken Özünal 17 oyda kaldı. Böylece Cafer Boyraz, ikinci kez Yüreğir Belediye Başkan Vekilliği görevine seçildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/balksz1-0409202643a16d78.jpg"/><p>Ancak AK Parti, tekrarlanan seçimin sonucuna da itiraz ederek konuyu yeniden mahkemeye taşıdı. İtirazı değerlendiren Adana 2'nci İdare Mahkemesi, verdiği kararla Yüreğir Belediye Başkan Vekilliği görevinin Tarık Özünal'a geçmesine karar verdi.</p><p>Mahkemenin son kararıyla birlikte Yüreğir Belediyesi'nde başkan vekilliği görevini AK Parti'nin adayı Tarık Özünal üstlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/mahkeme-secimi-iptal-etti-749_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290262</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sultanbeylide-iett-otobusu-ile-otomobil-carpisti-4-yarali-290262</link>
      <pubDate>2026-09-04T09:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sultanbeyli'de İETT otobüsü ile otomobil çarpıştı: 4 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sultanbeyli'de İETT otobüsü ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1'i bebek 4 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, kaza anı güvenlik kamerası ve araç içi kamerasına yansıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sultanbeyli'de İETT otobüsü ile otomobil çarpıştı: 4 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, saat 16.15 sıralarında Sultanbeyli Battalgazi Mahallesi Karadeniz Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, E.Ö. idaresindeki 34 LN 5520 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle E.K.'nin kullandığı İETT otobüsü ile çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsü E.Ö. ile otobüste bulunan 1'i bebek 3 yolcu yaralandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aw78107803-04092026466bf6f5.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri cadde üzerinde güvenlik önlemi alırken, yaralılar sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/aw78107802-040920268a8a19d7.jpg"/><p>İETT otobüsü sürücüsü E.K.'nin ise trafik ekiplerince yapılan kontrollerin ardından önce hastaneye, daha sonra emniyete götürüldüğü öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p><p><b>KAZA ANI KAMERADA</b></p><p>Güvenlik kamerası ve araç içi kamerasına yansıyan görüntülerde, dört yol ağzında ilerleyen İETT otobüsüne yolun sol tarafından gelen otomobilin çarptığı anlar yer aldı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/b0e498cc7e894bb9a442-040920262c35da04.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/04/sultanbeylide-iett-otobus-867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>