<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suudi-arabistandaki-kik-olaganustu-zirvesinde-bolgesel-konular-gorusuldu-273905</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan'daki KİK Olağanüstü Zirvesi'nde bölgesel konular görüşüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkelerin liderleri, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenen KİK Olağanüstü İstişare Toplantısı'nda bölgedeki gelişmeleri ele aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suudi Arabistan'daki KİK Olağanüstü Zirvesi'nde bölgesel konular görüşüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yayımlanan habere göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Zirve'ye başkanlık etti.</p><p>Zirvede bölgesel ve uluslararası alandaki güncel gelişmelere dair bazı kritik konular ele alındı. Liderler, toplantıda ayrıca küresel meseleler karşısında ortak tutum sergilemek ve yürütülen çabaların koordinasyonunu sağlamak amacıyla görüş alışverişinde bulundu.</p><p>Üye ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın korunmasına yönelik kararlılık da Zirve'de vurgulandı.</p><p>Suudi Arabistan'ın "El-İhbariyye" televizyon kanalı, Katar Emiri Temim bin Hamed, Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife ve Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamad es-Sabah'ın Cidde'de Veliaht Prens tarafından karşılandıklarını bildirmişti.</p><p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid de Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan tarafından karşılanırken Umman Sultanlığını temsil eden isme dair bilgi paylaşılmamıştı.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/suudi-arabistandaki-kik-o-938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-app-storeda-abonelikte-devrim-12-aylik-taahhut-donemi-basliyor-273903</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan App Store'da abonelikte devrim! 12 aylık taahhüt dönemi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, App Store'da geliştiriciler için 12 aylık taahhütle aylık abonelik modelini devreye aldı. Bu yeni sistem kullanıcıya hem indirimli fiyat hem de aylık ödeme kolaylığı sunarken, geliştiriciler de abonelik seçeneklerini artırıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Singapur ise bu yenilikten şimdilik muaf tutuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan App Store'da abonelikte devrim! 12 aylık taahhüt dönemi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, App Store geliştiricilerine yönelik önemli bir yeniliğe imza attı. Şirket, 12 aylık taahhütlü aylık abonelik modelini duyurarak ödeme seçeneklerinde köklü bir değişikliğe gitti. Bu yeni sistemle birlikte, kullanıcılar yıllık aboneliklere benzer avantajlı fiyatlara sahip olurken ödemelerini aylık olarak gerçekleştirebilecek. Apple'ın bu adımı, hem geliştiricilere hem de kullanıcılara daha esnek ve şeffaf bir abonelik deneyimi sunmayı hedefliyor.</p><h3>Apple: 'Kullanıcıya şeffaflık ve kolay takip imkanı'</h3><p>Apple, hayata geçirdiği 12 aylık taahhütlü abonelik modelinde şeffaflık vurgusu yaptı. Kullanıcılar, App Store üzerinden yıllık taahhüt kapsamında ödemeleri tamamladıklarında aboneliklerini istedikleri anda iptal edebilecek. Ayrıca, kalan ödeme sayısı ve yapılan ödemeler App Store üzerinden kolayca takip edilebilecek. Şirket, abonelik yenilemeleri öncesinde e-posta yoluyla ve isteğe bağlı bildirimlerle kullanıcılara bilgi vereceğini açıkladı. Böylece, kullanıcılar ödeme ve abonelik süreçlerini daha rahat yönetebilecek.</p><h3>Geliştiricilere yeni fırsatlar: App Store Connect ve Xcode'da test imkanı</h3><p>Apple, geliştiricilere bu yeni abonelik türünü App Store Connect üzerinden oluşturma ve Xcode'da test etme imkanı tanıdı. Geliştiriciler, bugünden itibaren yeni modeli uygulamalarına entegre edebilecek. 12 aylık taahhütlü abonelikler, iOS 26.5 ve eşdeğer diğer platform güncellemeleriyle birlikte gelecek ay tüm kullanıcılara sunulacak. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri ve Singapur bu uygulamanın dışında bırakıldı. Apple, bu iki pazarda yeniliğin ne zaman devreye gireceği konusunda henüz bir açıklama yapmadı.</p><p>Apple'ın App Store'da başlattığı 12 aylık taahhütlü abonelik modeli, hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için yeni avantajlar sağlıyor. Şirketin şeffaflık ve esneklik odaklı yaklaşımı, mobil uygulama ekosisteminde aboneliklerin yönetimini daha kullanıcı dostu hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde, bu modelin diğer büyük pazarlara yayılıp yayılmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/appledan-app-storeda-abon-484_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-cekirdeginde-cigir-acan-kesif-273902</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'nın çekirdeğinde çığır açan keşif]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden araştırmacılar, Dünya'nın çekirdeğinde bugüne kadar bilinmeyen karmaşık bir yapı tespit etti. Sismik verilerle ortaya çıkan bu bulgu, gezegenimizin iç yapısına dair bilimsel anlayışı kökten değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'nın çekirdeğinde çığır açan keşif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde görev yapan araştırmacılar, Dünya'nın derinliklerinde uzun süredir gizemini koruyan çekirdek bölgesinde daha önce bilinmeyen bir yapı keşfetti. Sismik dalgaların analizine dayanan bu bulgu, gezegenin çekirdeğinde yaklaşık 650 kilometre uzaklıkta belirgin bir iç sınırın varlığına işaret ediyor. Bilim insanlarının elde ettiği veriler, çekirdeğin homojen bir küre olmadığını, merkezinde farklı bir tabaka bulunduğunu gösteriyor. Bu gelişme, Dünya'nın iç yapısına dair mevcut teorilerin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.</p><h3>Avustralya Ulusal Üniversitesi: Sismik dalgalarda beklenmedik değişim tespit edildi</h3><p>Uzmanlar, sismik dalgaların Dünya'nın merkezinden geçerken hız ve yön değiştirdiğini belirledi. On yıllık verileri ve gelişmiş algoritmaları kullanan ekip, çekirdekteki bu yeni yapının özellikle demir kristallerinin düzeniyle bağlantılı olabileceğini açıkladı. Sismik dalgaların yayılımındaki farklılıklar, Dünya'nın geçmişte yaşadığı soğuma evreleriyle ilişkilendiriliyor. Ayrıca, alternatif sismik yöntemlerle elde edilen yeni sonuçlar, bu bölgenin varlığını doğrulayarak bulgunun güvenilirliğini artırıyor.</p><h3>Çekirdekteki yeni sınır, bilimsel modelleri gözden geçirmeye zorluyor</h3><p>Bilim insanları, Dünya çekirdeğinde ortaya çıkan bu yeni sınırın, gezegenin evrimiyle ilgili önemli ipuçları sunduğunu vurguladı. Araştırmacılar, mevcut verilerin depremlerin ve sismik kayıt istasyonlarının düzensiz dağılımı nedeniyle bazı sınırlamalar içerdiğini belirtti. Buna rağmen, çekirdekteki bu karmaşık yapının bulunması, Dünya'nın iç yapısının sanılandan çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Bu keşif, gezegenimizin oluşumundan bugüne kadar geçen süreçte meydana gelen değişimlerin anlaşılmasında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p><p>Dünya çekirdeği üzerindeki bu yeni bulgu, bilim dünyasında heyecan ve merak uyandırdı. Araştırmacılar, elde edilen sismik verilerin ilerleyen dönemde daha kapsamlı çalışmalar için yol gösterici olacağını düşünüyor. Gelecekte yapılacak yeni analizler, gezegenimizin iç yapısına dair soruları yanıtlamak için kritik öneme sahip olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/dunyanin-cekirdeginde-cig-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-aymnin-64-kurulus-yil-donumu-torenine-katildi-273901</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM'nin 64. kuruluş yıl dönümü törenine katıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi 64. Kuruluş Yıl Dönümü ve Ant İçme Töreni'ne katıldı. Törende yeni üye Şaban Kazdal yemin ederken cübbesi AYM Başkanı Kadir Özkaya tarafından giydirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM'nin 64. kuruluş yıl dönümü törenine katıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Anayasa Mahkemesi Kuruluş Yıl Dönümü etkinliği ve Yüksek Mahkeme yeni üyesi Şaban Kazdal için düzenlenen Ant İçme törenine katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/1-2804202609d7999b.jpg"/><p>Kazdal'a cübbesini Yüksek Mahkeme Başkanı Kadir Özkaya giydirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/2-2804202648795f78.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/cumhurbaskani-erdogan-aym-618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abden-kurallari-sadelestirme-plani-273900</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'den kuralları sadeleştirme planı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Birlik mevzuatını daha sade, açık ve etkin biçimde uygulanabilir hale getirmenin amaçlandığı yeni bir plan hazırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'den kuralları sadeleştirme planı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Birlik mevzuatını modernize etmeye yönelik planını kamuoyuyla paylaştı.</p><p>Buna göre, AB kurallarının vatandaşlar ve işletmeler açısından daha anlaşılır olması, uygulanmasının kolaylaştırılması ve daha güçlü denetlenmesi hedefleniyor.</p><p>Planla, AB yasama süreci daha verimli, etkili ve şeffaf hale getirilecek. Kurallar, tasarım aşamasından itibaren sadeleştirilecek, AB yasalarının anlaşılması, uygulanması ve denetlenmesi kolay olacak şekilde hazırlanacak.</p><p>AB Komisyonu, her yeni yasa teklifinde kimlerin ne yapacağını, kurallara nasıl uyulacağını ve uyulmaması halinde sonuçların ne olacağını açık biçimde ortaya koyacak. Yürürlükteki geniş mevzuat stoku da gözden geçirilecek. Hazırlanacak eylem planıyla, öncelikli alandaki çelişkiler, örtüşmeler ve aşırı karmaşık hükümler ele alınacak.</p><p>Üye ülkelerin AB kurallarından daha katı veya kapsamlı yükümlülükler getirdiği durumlarda ortaya çıkan gereksiz karmaşıklık giderilecek. Seçilen politika alanlarında Tek Pazar kurallarının uygulanması güçlendirilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/abden-kurallari-sadelesti-985_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lafarge-teror-finansmanindan-hukum-giydigi-davada-temyize-gidecek-273899</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lafarge terör finansmanından hüküm giydiği davada temyize gidecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransız çimento firması Lafarge'ın terör örgütlerini finanse etmekten suçlu bulunarak 1 milyon 125 bin avro para cezasına çarptırıldığı davada temyize gideceği açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lafarge terör finansmanından hüküm giydiği davada temyize gidecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paris Temyiz Mahkemesinden yapılan açıklamada, Lafarge'ın 2013-2014'te Suriye'deki faaliyetleri kapsamında terör örgütlerine yaklaşık 5,6 milyon avro ödeme yaptığı gerekçesiyle suçlu bulunduğu mahkeme kararına karşı temyize başvuracağı bildirildi.</p><p>Açıklamada, şirket ve beraberinde hüküm giyen 8 kişinin temyize gideceği aktarıldı.</p><p>Paris Ceza Mahkemesi, 13 Nisan'da Lafarge ve 8 kişinin, Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" suçlu olduğuna karar vermişti. Davada yargılanan 8 kişi, 18 ay ila 7 yıl hapis cezaları ve para cezalarına çarptırılmıştı.</p><p>Şirkete ise 1 milyon 125 bin avro ceza kesilmişti.</p><p><strong>AA, LAFARGE'IN DEAŞ'I FİNANSE ETTİĞİNİ KANITLAYAN BELGELERİ YAYIMLAMIŞTI</strong></p><p>Anadolu Ajansı (AA), 7 Eylül 2021'de Fransız şirketi Lafarge'ın, terör örgütü DEAŞ'ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamış, bu belgeler dünya genelinde geniş yankı bulmuştu.</p><p>Şirket hakkında Haziran 2017'de açılan soruşturma kapsamında Lafarge'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont'un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler, "teröre finansman sağlamakla" suçlanmıştı.</p><p>Soruşturmadan sorumlu 3 sorgu hakimi, 16 Ekim 2024'te Lafarge Grubu ve şirketin 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve DEAŞ dahil terör örgütleri ile her türlü finansal ve ticari ilişkiyi yasaklayan Avrupa Birliği'nin (AB) ambargosunu ihlal ettikleri suçlamalarıyla yargılanmalarına karar vermişti.</p><p>Tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve 8 kişinin, 2013-2014'te Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" yargılanmasına yönelik dava Kasım-Aralık 2025'te Paris Ceza Mahkemesinde görülmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/lafarge-teror-finansmanin-853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273898</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlarindan-cagri-demansin-onlenmesi-icin-yasam-tarzi-degismeli-273898</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından çağrı! Demansın önlenmesi için yaşam tarzı değişmeli]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'daki York Üniversitesi'nin yürüttüğü geniş çaplı araştırma, demans riskini azaltmak için ideal uyku süresini 7-8 saat olarak belirledi. Araştırmada, uyku süresi, fiziksel aktivite ve oturma alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerindeki etkileri detaylı biçimde analiz edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından çağrı! Demansın önlenmesi için yaşam tarzı değişmeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'nın önde gelen eğitim kurumlarından York Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, demans riskini azaltmak amacıyla yürüttükleri kapsamlı bir araştırmada, ideal uyku süresinin gecelik 7 ila 8 saat arasında olması gerektiğini ortaya koydu. Araştırma ekibi, toplamda 4,5 milyon kişinin verilerini içeren 69 farklı bilimsel çalışmadan elde edilen bulguları analiz etti. Araştırmada, uyku süresi, fiziksel aktivite düzeyi ve oturma alışkanlıkları ile demans gelişimi arasındaki ilişkiler detaylı biçimde incelendi. Bilim insanları, elde edilen veriler ışığında, düzenli ve kaliteli bir gece uykusunun yanı sıra, hareketli bir yaşam tarzının ve uzun süre oturmaktan kaçınmanın, demans riskini önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti.</p><h3>York Üniversitesi: 7-8 saatlik uyku demans riskini azaltıyor</h3><p>York Üniversitesi'nin yürüttüğü bu büyük ölçekli araştırmada, gecelik uyku süresinin demans gelişiminde belirleyici bir faktör olduğu vurgulandı. Bilim insanları, 7 saatten az uyuyan bireylerde demans riskinin yüzde 18 oranında arttığını, 8 saatten fazla uyuyanlarda ise bu oranın yüzde 28'e yükseldiğini açıkladı. Araştırmacılar, hem yetersiz hem de aşırı uykunun beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını, bu nedenle ideal uyku süresinin 7 ila 8 saat arasında tutulmasının hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. Araştırmada ayrıca, demans riskinin yalnızca uyku süresiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kişinin günlük hareket düzeyi ve oturma alışkanlıklarının da bu riski etkilediği belirtildi. Bu kapsamda, haftada 150 dakikadan az fiziksel aktivite yapan ve günde 8 saatten fazla oturan bireylerin demans geliştirme olasılığının anlamlı biçimde yükseldiği kaydedildi. Bilim insanları, elde ettikleri sonuçların, önceki çalışmalarla büyük ölçüde uyumlu olduğunun altını çizdi.</p><h3>Fiziksel aktivite ve oturma süresi de demans riskinde belirleyici</h3><p>Araştırmada dikkat çekici bir diğer bulgu ise, yalnızca uyku süresinin değil, hareket alışkanlıklarının da demans gelişimi üzerinde etkili olmasıydı. Bilim insanları, düzenli fiziksel aktivitenin ve oturma süresinin azaltılmasının, beyin sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirtti. Özellikle haftada 150 dakikadan az hareket edenlerde ve günün büyük bölümünü oturarak geçirenlerde demans riskinin ciddi şekilde arttığı ortaya kondu. Bu bulgular, beyin sağlığını korumak isteyenler için hareketli bir yaşam tarzının ve uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınmanın gerekliliğini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, egzersiz ve düzenli hareketin, beyin kan akışını destekleyerek nöronlardan atıkların temizlenmesine yardımcı olduğunu ve kalp gibi beyinle ilişkili organların sağlığını da olumlu etkilediğini belirtti. Bu nedenle, demans riskinin azaltılmasında uyku süresiyle birlikte, günlük hareket düzeyinin artırılması ve oturma süresinin kısaltılması önerildi.</p><h3>Uzmanlar: Demans riskini azaltmak için yaşam tarzı değişikliği şart</h3><p>York Üniversitesi araştırmacıları, demans gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra, yaşam tarzı seçimlerinin de belirleyici olduğunu vurguladı. Araştırmada, sağlıklı bir hareket profili ve ideal uyku süresinin, beyin sağlığını destekleyerek demansın başlangıcını veya ilerlemesini geciktirebileceği ifade edildi. Bilim insanları, demans vakalarının önümüzdeki yıllarda artış göstermesinin beklendiğini, bu nedenle önleyici stratejilerin önem kazandığını belirtti. Araştırmada yer alan verilerin, 35 yaşından itibaren bireyleri kapsaması, demans riskinin yalnızca yaşlılık döneminde değil, daha genç yaşlarda da önlenebileceğine işaret etti. Uzmanlar, yaşam tarzı risk faktörlerinin azaltılmasıyla demans vakalarının yaklaşık yarısının önlenebileceğini tahmin ediyor. Araştırmacılar, mevcut bulguların neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamadığını, ancak elde edilen verilerin, uyku, hareket ve oturma alışkanlıklarının demans riskini etkilediğine dair güçlü göstergeler sunduğunu ifade etti.</p><h3>Gelecek araştırmalar için yeni öneriler ve sonuç değerlendirmesi</h3><p>York Üniversitesi ekibi, araştırmanın geniş katılımcı kitlesiyle bilim dünyasına önemli katkı sunduğunu belirtti. Ancak, incelenen 69 çalışmanın veri toplama ve analiz yöntemlerinde farklılıklar bulunduğuna dikkat çekildi. Özellikle, hareketsiz yaşam alışkanlıklarıyla ilgili verilerin sınırlı olması, bu alanda gelecekte daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Bilim insanları, orta yaşlı bireyler üzerinde uzun vadeli takip çalışmalarının artırılması, hareket ve uyku alışkanlıklarındaki değişimlerin zamanla izlenmesi gerektiğini ifade etti. Araştırmacılar, demans riskini azaltmak için bireylerin uyku düzenlerine, günlük hareket miktarına ve oturma sürelerine dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak, sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyen bireylerin, beyin sağlığını koruyarak demans gelişimini önlemede önemli bir avantaj elde ettiği belirtildi.</p><p>Bilim insanlarının yürüttüğü bu geniş kapsamlı araştırma, demans riskini azaltmak için uyku süresi, fiziksel aktivite ve oturma alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Uzmanlar, yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle demansın önlenebileceğini ve beyin sağlığının korunabileceğini belirtiyor. Bu bulgular, özellikle genç yaşlardan itibaren sağlıklı alışkanlıklar edinmenin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/bilim-insanlarindan-cagri-878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/stresle-basa-cikmak-isteyenlere-diyetisyen-tavsiyesi-bu-gidalara-dikkat-273897</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Stresle başa çıkmak isteyenlere diyetisyen tavsiyesi! Bu gıdalara dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen P. Juravleva, stresle etkili şekilde başa çıkmak isteyenler için beslenmenin önemine dikkat çekti. Uzman, özellikle bitter çikolata, yağlı balık ve bazı meyvelerin stres yönetiminde rol oynadığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Stresle başa çıkmak isteyenlere diyetisyen tavsiyesi! Bu gıdalara dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen P. Juravleva, stresle mücadelede doğru beslenmenin kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Uzman, stresli anlarda insanların sıklıkla zararlı yiyeceklere yöneldiğini, ancak bu alışkanlığın hem ruh halini olumsuz etkilediğini hem de kilo artışına yol açtığını ifade etti. Juravleva, özellikle serotonin seviyesini artıran ve kaygıyı azaltan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.</p><h3>Juravleva: 'Bitter çikolata ve yağlı balık stresi azaltıyor'</h3><p>Juravleva, yağlı balık, tam tahıllı ekmek, keten ve chia tohumları, badem ve siyah pirincin düzenli tüketilmesini önerdi. Bu gıdaların B vitamini açısından zengin olduğunu ve sinir sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağladığını belirtti. Stres anında tatlı isteği artıyorsa, bir parça bitter çikolatanın tercih edilebileceğini söyleyen diyetisyen, bitter çikolatanın içerdiği antioksidanlar sayesinde hem endorfin üretimini teşvik ettiğini hem de ruh halini iyileştirdiğini aktardı.</p><h3>Doğal antidepresan etkili meyveler önerildi</h3><p>Uzman, çilek, ahududu ve yaban mersini gibi meyvelerin serbest radikalleri yok ederek vücudu koruduğunu ve doğal antidepresan etkisi gösterdiğini belirtti. Ayrıca lahana, ıspanak ve marulun da stresle mücadelede faydalı olduğunu dile getirdi. Juravleva, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının stres yönetiminde önemli bir rol oynadığını ve zararlı gıdalardan uzak durulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Stresle başa çıkmak isteyenlerin, uzman tavsiyelerine kulak vererek, beslenme düzenlerinde bu önerilere yer vermesi önerildi. Doğru gıdaların seçimi, hem ruh sağlığını koruyor hem de günlük yaşamda daha dengeli bir ruh hali sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/stresle-basa-cikmak-istey-284_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/xbox-ceosu-sharmadan-project-helix-icin-bellek-ve-fiyat-uyarisi-273896</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Xbox CEO'su Sharma'dan Project Helix için bellek ve fiyat uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Xbox CEO'su Asha Sharma, yeni nesil konsol Project Helix'in fiyatı ve piyasadaki bulunabilirliği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Sharma, RAM fiyatlarındaki artışın Project Helix üzerindeki etkilerine dikkat çekti ve oyuncuları olası değişiklikler konusunda uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Xbox CEO'su Sharma'dan Project Helix için bellek ve fiyat uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Xbox'ın yeni CEO'su Asha Sharma, Project Helix adıyla geliştirilen yeni nesil Xbox konsolunun fiyatı ve piyasadaki bulunabilirliğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Sharma, Microsoft'un Game File ile yaptığı röportajda, son dönemde artan RAM fiyatlarının ve piyasa koşullarının Project Helix'i doğrudan etkileyebileceğini söyledi. Özellikle bellek maliyetlerindeki yükselişin, yeni Xbox'ın hem fiyatlandırmasını hem de stok durumunu belirleyeceğini vurguladı. Sharma, şu anda kesin bir çıkış tarihi paylaşmadıklarını belirtti ve önceliğinin, oyunculara yüksek performanslı ve yenilikçi bir konsol sunmak olduğunu dile getirdi.</p><h3>Asha Sharma: 'RAM fiyatları Project Helix'in geleceğini belirleyecek'</h3><p>Sharma'nın açıklamalarına göre, RAM gibi donanım bileşenlerinin fiyatlarındaki dalgalanmalar, Project Helix'in piyasadaki rekabet gücünü ve erişilebilirliğini doğrudan etkileyebilir. Özellikle AMD ile sürdürülen yakın işbirliği sayesinde, yeni Xbox'ın hem konsol hem de PC oyunlarını kapsayan gelişmiş bir deneyim sunması hedefleniyor. Ancak, teknoloji devlerinin ve yapay zekâ şirketlerinin büyük miktarlarda RAM talep etmesi, maliyetleri yükseltiyor ve bu durum, Project Helix'in fiyat politikasını zorlaştırıyor.</p><h3>Microsoft, oyunculara güçlü bir konsol sözü verdi</h3><p>Microsoft cephesi, Project Helix için yüksek performans ve oyuncu odaklı bir deneyim vaat ediyor. Sharma, kontrol edebilecekleri unsurlara odaklandıklarını ve oyuncuların beklentilerini karşılayacak bir konsol geliştirmek için çalıştıklarını belirtti. RAM stoklarının ve maliyetlerinin, yeni konsolun çıkış sürecini etkileyebileceğini yineleyen Sharma, kesin takvimin henüz açıklanmadığını ancak gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Project Helix, bellek krizinin gölgesinde, oyun dünyasında heyecanla bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Xbox'ın yeni nesil konsolu Project Helix'in fiyatı ve piyasadaki bulunabilirliği, RAM fiyatlarındaki artış ve sektör genelindeki bellek talebine bağlı olarak şekillenecek. Oyuncular ve teknoloji takipçileri, Microsoft'un bu süreci nasıl yöneteceğini merakla izliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/xbox-ceosu-sharmadan-proj-614_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273895</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/axios-abdisrail-iran-savasinin-sona-erme-ihtimali-yakin-gelecekte-gorunmuyor-273895</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Axios: ABD/İsrail-İran Savaşı'nın sona erme ihtimali yakın gelecekte görünmüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD merkezli Axios sitesi, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın sona erme ihtimalinin yakın zamanda görünmediğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Axios: ABD/İsrail-İran Savaşı'nın sona erme ihtimali yakın gelecekte görünmüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Axios haber platformunun haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın adeta "Soğuk Savaş dönemini andıran" bir aşamaya girdiği belirtildi.</p><p>Taraflar arasındaki durumun "çıkmaz" olarak nitelendirildiği haberde, savaşın sona erme ihtimalinin ufukta görülmediği ifade edildi.</p><p>Haberde, konuyla ilgili bilgi sahibi olan, ismi açıklanmayan yetkililerin değerlendirmelerine de yer verildi.</p><p>Buna göre, yetkililer, ABD'nin savaş ve anlaşmanın olmadığı "donuk çatışma" durumuna sürükleneceğine dair endişeli olduklarını belirtti.</p><p>Yetkililer, ABD'de 3 Kasım'da yapılması planlanan ara seçimlere 6 ay kalmışken ülkenin "donuk çatışma" sürecine girmesini, Başkan Donald Trump için siyasi ve ekonomik açıdan en kötü senaryo olarak nitelendirdi.</p><p>Trump'ın yeni askeri saldırılar başlatma seçeneğiyle mali yaptırımlar yoluyla İran'ı müzakereye daha sıcak bakmaya yöneltme arasında kaldığını ifade eden yetkililer, hayal kırıklığına uğrayan ancak gerçekçi biri olarak tanımlayabileceği ABD Başkanı hakkında "Güç kullanmak istemiyor ama geri adım atmıyor." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/axios-abdisrail-iran-sava-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evcil-hayvan-sahiplerine-kritik-uyari-olu-av-getiren-kedi-ve-kopeklere-dikkat-273894</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evcil hayvan sahiplerine kritik uyarı! Ölü av getiren kedi ve köpeklere dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Evcil hayvan sahipleri, özellikle kediler ve köpekler tarafından eve getirilen ölü avlarla karşılaşınca ne yapmalı? Uzmanlar, bu davranışın hem hayvanların doğası hem de yaban hayatı için önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Anahtar kelime olarak 'evcil hayvan' ifadesi metin boyunca öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evcil hayvan sahiplerine kritik uyarı! Ölü av getiren kedi ve köpeklere dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evcil hayvan sahipleri, özellikle kedi ve köpeklerin zaman zaman eve ölü bir av getirmesiyle karşılaşabiliyor. Bu durum, çoğu zaman hayvanların içgüdüsel davranışlarından kaynaklanıyor. Uzmanlar, evcil hayvanların özellikle kuş veya fare gibi küçük canlıları sahiplerine sunmasının, hem bir bağlılık göstergesi hem de yaban hayatı için ciddi bir tehdit olduğuna dikkat çekiyor. Peki, kedi ya da köpek eve ölü bir av getirdiğinde nasıl bir yol izlenmeli ve hangi önlemler alınmalı?</p><h3>Uzmanlardan evcil hayvan sahiplerine önemli uyarılar</h3><p>Evcil hayvan sahipleri, kediler ve köpeklerin getirdiği avların kaynağını doğru şekilde tespit etmeli. Bazı durumlarda, hayvanlar gerçekten avladıkları bir canlıyı eve getirirken, kimi zaman ise yolda buldukları ölü hayvanları sahiplerine sunabiliyor. Özellikle kediler, avlarını ağızlarında taşıyarak yüksek sesle miyavlayıp sahiplerinin dikkatini çekiyor. Bu davranış, evcil hayvan ile sahibi arasındaki özel bağın bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Ancak aynı zamanda, bu alışkanlık yaban hayatı üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Avustralya gibi ülkelerde, evcil hayvanların yaban hayata verdiği zarar devlet politikalarıyla kontrol altına alınmaya çalışılıyor.</p><h3>Evcil hayvanların av davranışı yaban hayatını tehdit ediyor</h3><p>Evcil hayvanların avladığı veya bulduğu ölü hayvanlar, sadece sahipleri için değil, aynı zamanda ekosistem için de tehlike oluşturuyor. Uzmanlar, evcil hayvanların taşıdığı avlarda keneler ve çeşitli parazitlerin bulunabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, evcil hayvanların düzenli olarak parazitlere karşı korunması büyük önem taşıyor. Ayrıca, köpeklerin tasma ile gezdirilmesi ve çeşitli oyunlarla dikkatlerinin dağıtılması, kedilerin ise mümkün olduğunca evde tutulması öneriliyor. Bu önlemler, evcil hayvanların yaban hayatına zarar vermesinin önüne geçerken, aynı zamanda sahiplerini de olası sağlık risklerinden koruyor. Sonuç olarak, evcil hayvan sahipleri, hayvanlarının getirdiği ölü avlara karşı bilinçli davranmalı ve hem kendi sağlıkları hem de doğanın dengesi için gerekli tedbirleri almalı.</p><p>Evcil hayvanların ölü av getirme davranışı, onların doğası gereği normal kabul edilse de, yaban hayatı ve ekosistem üzerindeki etkileri göz ardı edilmemeli. Sahipler, hem hayvanlarının sağlığını korumak hem de doğaya zarar vermemek adına bilinçli hareket etmeli ve uzmanların önerilerine kulak vermeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/evcil-hayvan-sahiplerine--963_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-klima-bakimi-uyarisi-yaz-gelmeden-bu-5-adimi-atlamayin-273893</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan klima bakımı uyarısı! Yaz gelmeden bu 5 adımı atlamayın]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte uzmanlar, klima bakımı konusunda ev sahiplerini uyardı. Hava filtresinin düzenli değişimi ve dış ünitenin temizliği başta olmak üzere 5 temel adımın atlanmaması gerektiği vurgulandı. Bu adımlar sayesinde hem enerji tasarrufu sağlanıyor hem de yüksek fatura riskinin önüne geçiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan klima bakımı uyarısı! Yaz gelmeden bu 5 adımı atlamayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde sıcaklıkların artmaya başlamasıyla birlikte, uzmanlar klima bakımı konusunda ev sahiplerine önemli uyarılarda bulundu. Klimayı yaz sezonunda ilk kez çalıştırmadan önce alınacak 5 temel önlem, hem cihazın verimli çalışmasını sağlıyor hem de beklenmedik arızaların ve yüksek fatura sürprizlerinin önüne geçiyor. HVAC alanında uzman isimler, özellikle hava filtresi değişimi ve dış ünite temizliğinin, klima bakımı açısından kritik rol oynadığını belirtti. Enerji verimliliğini artırmak ve bakım masraflarını azaltmak için bu adımların ihmal edilmemesi gerektiği bildirildi.</p><h3>Michael Klobe: 'Hava filtresi değişimi faturada yüzde 20 tasarruf sağlıyor'</h3><p>Üçüncü nesil HVAC uzmanı ve HVAC Mind'ın kurucusu Michael Klobe, klima bakımı sürecinde hava filtresinin değiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Klobe, "Kirli bir filtre, hava akışını ciddi şekilde engeller ve bu durum sistemin gereğinden fazla çalışmasına yol açar" dedi. Kış aylarında kullanılmayan filtrelerde toz, evcil hayvan tüyü ve çeşitli partiküller birikiyor. Bu birikintiler, cihazın verimini düşürürken, enerji faturalarında yüzde 15 ila 20 oranında artışa neden olabiliyor. Klobe, filtre değişiminin sadece 30 saniye sürdüğünü ve bu basit adımın klima bakımı için en büyük tasarruf fırsatını sunduğunu vurguladı. Ayrıca, tıkanmış filtrelerin cihazın diğer parçalarında gereksiz strese yol açtığını ve bunun da ileride maliyetli onarımlar gerektirebileceğini söyledi. Uzmanlar, yaz sezonu başlamadan önce hava filtresi değişiminin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><h3>Elizabeth Shavers: 'Dış ünite temizliği klima bakımı için şart'</h3><p>Oncourse Home Solutions'ta HVAC ve sıhhi tesisat yöneticisi Elizabeth Shavers, klima bakımı kapsamında dış ünitenin etrafındaki atıkların temizlenmesi gerektiğini ifade etti. Sonbahar ve kış aylarında dış ünitenin çevresinde biriken yaprak, toprak ve rastgele atıklar, sistemin hava akışını engelleyebiliyor. Shavers, "Dış HVAC üniteleri, evden ısıyı atabilmek için serbest hava akışına ihtiyaç duyar. Atıklar veya bitki örtüsü ünitenin önünü kapattığında, sistem daha fazla enerji harcamak zorunda kalır ve verimlilik düşer" şeklinde konuştu. Ayrıca, dış ünitenin yüzeyinde, kanatlarında veya açıklıklarında herhangi bir hasar olup olmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Eğer bir hasar tespit edilirse, klimayı düzenli kullanıma almadan önce lisanslı bir teknisyenden destek alınması önerildi. Bu adım, klima bakımı sürecinde cihazın ömrünü uzatırken, beklenmedik arızaların önüne geçiyor.</p><h3>Termostat ve sistem testi: Sorunları önceden tespit edin</h3><p>Klima bakımı kapsamında bir diğer önemli adım ise termostatın kontrol edilmesi. Isıtma modundan soğutmaya geçmeden önce, termostatın doğru çalışıp çalışmadığını test etmek gerekiyor. Özellikle ilk sıcak havalarda termostat ile klima arasında bir uyumsuzluk yaşanması, serinleme ihtiyacının karşılanamamasına yol açabiliyor. Uzmanlar, termostatı soğutma moduna alarak birkaç derece düşürmeyi ve cihazı 10-15 dakika çalıştırarak sistemin performansını gözlemlemeyi öneriyor. Modern Purair'ın kurucu ortağı Lane Martin, "Erken sistem testi, yılın ilk sıcak günü gelmeden önce potansiyel sorunları tespit etmenize imkan tanır. Özellikle HVAC firmalarının en yoğun olduğu dönemde, olası bir arızayı önceden fark etmek büyük avantaj sağlar" dedi. Sistemde zayıf hava akışı, alışılmadık sesler veya yetersiz soğutma tespit edilirse, profesyonel bir inceleme planlamak gerektiği bildirildi. Bu sayede klima bakımı sırasında erken müdahale ile daha büyük sorunların önüne geçilebiliyor.</p><h3>Richie Drew: 'Profesyonel klima bakımı uzun vadede tasarruf getiriyor'</h3><p>One Hour Heating &amp; Air Conditioning'ın operasyonlardan sorumlu başkan yardımcısı Richie Drew, klima bakımı konusunda profesyonel desteğin önemine dikkat çekti. Drew, "Bakım, daha büyük arızalara yol açmadan önce potansiyel sorunları tespit etmek ve çözmek için gereklidir" ifadelerini kullandı. Profesyonel teknisyenler, klima bakımı sırasında soğutucu seviyelerini kontrol ediyor, kirli bobinleri temizliyor, elektrik bağlantılarını sıkılaştırıyor ve termostat kalibrasyonunu sağlıyor. Bu işlemler, çoğu ev sahibi için hem zor hem de riskli olabiliyor. Drew, "Bu tür bakım adımlarını sezon başında veya klimayı ilk kez açmadan önce planlamak, ileride karşılaşılabilecek maliyetli onarımları önler ve cihazın yaz boyunca sorunsuz çalışmasını sağlar" dedi. Uzmanlar, klima bakımı için profesyonel desteğin ihmal edilmemesi gerektiğini ve bu sayede sistemin verimli çalışmasının garanti altına alınabileceğini belirtti.</p><h3>Klima bakımı ile enerji tasarrufu ve konfor bir arada</h3><p>Klima bakımı, yalnızca cihazın ömrünü uzatmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji faturalarında önemli bir düşüş sağlıyor. Hava filtresi değişimi, dış ünite temizliği, termostat kontrolü, sistem testi ve profesyonel bakım adımları, yaz aylarında hem serin hem de ekonomik bir ortam sunuyor. Uzmanlar, bu 5 temel adımın atlanmaması halinde, yüksek fatura ve beklenmedik arıza riskinin minimuma indiğini vurguladı. Türkiye'de artan sıcaklıklarla birlikte klima bakımı, ev sahipleri için vazgeçilmez bir önlem olarak öne çıkıyor. Sezon başlamadan önce alınacak bu basit ama etkili önlemler sayesinde, yaz boyunca konforlu ve sorunsuz bir serinlik mümkün hale geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/uzmanlardan-klima-bakimi--784_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyadaki-en-tehlikeli-yirtici-hangisidir-ogrenince-cok-sasiracaksiniz-273892</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyadaki en tehlikeli yırtıcı hangisidir? Öğrenince çok şaşıracaksınız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İnsan, dünyadaki en tehlikeli yırtıcı olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 15 bin omurgalı türüne avlanan insan, doğada bıraktığı izle ekosistemi geri dönülmez biçimde etkiliyor. Bilim insanları, insan etkisinin boyutlarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyadaki en tehlikeli yırtıcı hangisidir? Öğrenince çok şaşıracaksınız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan türü, doğadaki yırtıcılar arasında benzersiz bir konuma sahip. Yaklaşık 15 bin farklı omurgalı türünü avlayan insan, dünya ekosisteminde bugüne kadar görülmemiş bir baskı oluşturdu. Araştırmalara göre, insanların tükettiği omurgalıların oranı neredeyse her üç türden biri seviyesine ulaştı. Bu durum, insanın doğadaki yırtıcı etkisini diğer tüm canlılardan çok daha belirgin kılıyor.</p><h3>Bilim insanları: İnsan etkisi 1300 kat daha fazla</h3><p>Uzmanlar, insanın doğada bıraktığı etkinin diğer yırtıcı türlere göre 1300 kat daha fazla olduğunu belirtiyor. Ancak avlanan hayvanların yalnızca yüzde 50'si gıda olarak kullanılıyor. İnsanların bu ölçüde avlanma ve tüketim alışkanlıkları, birçok türün varlığını tehdit ederken, ekosistemde ciddi dengesizliklere yol açıyor. Bilim insanları, bu yıkıcı etkinin sonuçlarına karşı uyarıyor.</p><h3>İnsanlar ekosistemi tehdit ediyor, çözüm bilimde</h3><p>İnsan kültürünün büyük bir bölümü ilkel ihtiyaçlar çevresinde şekillendiği için, avcılık ve yırtıcılık eğilimi tarih boyunca sürdü. Ancak günümüzde bilimsel bilgi ve farkındalık artıyor. Uzmanlar, insanın doğadaki yıkıcı etkisini anlaması ve bu etkiyi azaltacak bilimsel yöntemleri uygulaması gerektiğini vurguluyor. İnsan kaynaklı tehditlerin önlenmesi için acil önlemler alınması gerektiği ifade ediliyor. Ekosistemin dengesinin korunması, insan sorumluluğu ile mümkün olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/dunyadaki-en-tehlikeli-yi-180_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-ermenistan-ortak-calisma-grubu-toplantisinda-kars-gumru-demir-yolu-vurgusu-273891</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu toplantısında Kars-Gümrü demir yolu vurgusu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Ermenistan Arasındaki Ortak Çalışma Grubu toplantısında, Kars-Gümrü demir yolunun bir an evvel faaliyete geçirilmesinin önemi vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu toplantısında Kars-Gümrü demir yolu vurgusu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci kapsamında varılan mutabakat çerçevesinde, Kars-Gümrü demir yolunun rehabilitasyonu ve faaliyete geçirilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu'nun toplantısı Kars'ta düzenlendi.</p><p>Taraflar, bölgesel ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi kapsamında Kars-Gümrü demir yolunun bir an evvel faaliyete geçirilmesinin önemini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/turkiye-ermenistan-ortak--642_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uyusturucu-saticilarina-operasyon-638-supheli-tutuklandi-273890</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyuşturucu satıcılarına operasyon! 638 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, son 10 günde 75 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 1319 şüpheliden 638'inin tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyuşturucu satıcılarına operasyon! 638 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının NSosyal hesabından, Emniyet Genel Müdürlüğünce 75 ilde son 10 günde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlar düzenlendiği duyuruldu.</p><p>Operasyonlarda yakalanan 1319 şüpheliden 638'inin tutuklandığı, 174'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin ise sürdüğü ifade edildi.</p><p>4 bin 950 personel, 21 hava aracı ve 43 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla gerçekleştirilen operasyonlarda 767 kilogram uyuşturucu ile 3 milyon 340 bin 726 uyuşturucu hap ele geçirildiği belirtildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/video2-280420264808f6ab.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/uyusturucu-saticilarina-o-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bolgede-jeopolitik-denge-yeniden-yaziliyor-birlesik-arap-emirlikleri-opecten-ayrilma-karari-aldi-273888</link>
      <pubDate>2026-04-28T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bölgede jeopolitik denge yeniden yazılıyor: Birleşik Arap Emirlikleri OPEC'ten ayrılma kararı aldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliğinden çekileceğini duyurdu. Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC ve OPEC+ üyeliğinden çekilme kararını 24 TV ekranlarında değerlendirdi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bölgede jeopolitik denge yeniden yazılıyor: Birleşik Arap Emirlikleri OPEC'ten ayrılma kararı aldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Enerji ve Altyapı Bakanlığından yapılan açıklamada, kararın ülkenin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonu ile değişen enerji profili doğrultusunda alındığı belirtilerek, özellikle yurt içi enerji üretimine yönelik yatırımların hızlanmasının bu adımda etkili olduğu ifade edildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/video1-28042026a8f0587a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Açıklamada, BAE'nin, OPEC'ten ayrılmasının ardından da piyasaya ilave üretimi kademeli ve ölçülü şekilde sunmaya devam edeceği, bunun talep ve piyasa koşullarıyla uyumlu şekilde yürütüleceği aktarıldı.</p><p>OPEC'e 1967'de Abu Dabi Emirliği üzerinden katılan BAE'nin 1971'de ülkenin kurulmasının ardından üyeliğini sürdürdüğü ve küresel petrol piyasasında istikrarın korunmasına aktif katkı sunduğu kaydedildi.</p><p>Söz konusu kararın BAE'nin küresel piyasa istikrarına yönelik taahhüdünü ve üretici ile tüketici işbirliğine dayalı yaklaşımını değiştirmediğinin, aksine ülkenin değişen piyasa ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verme kapasitesini güçlendirdiğinin altı çizildi.</p><p>BAE'nin üretim politikalarının sorumluluk ve piyasa istikrarı ilkeleri doğrultusunda şekilleneceğinin belirtildiği açıklamada, küresel arz ve talep dengesinin dikkate alınmaya devam edileceği bildirildi.</p><p>Açıklamada ayrıca, petrol, doğal gaz, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler dahil olmak üzere enerji değer zinciri boyunca yatırımların süreceği, küresel enerji piyasalarında istikrarın desteklenmesi amacıyla uluslararası ortaklarla aktif işbirliğinin devam edeceği kaydedildi.</p><p><b>Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC ve OPEC+ üyeliğinden çekilme kararını 24 TV ekranlarında değerlendirdi. İşte detaylar...</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/video3-28042026d73aa83d.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/birlesik-arap-emirlikleri-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/brent-petrolun-varil-fiyati-105-dolar-seviyesini-asti-273884</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı 105 dolar seviyesini aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 105,75 dolardan işlem görüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı 105 dolar seviyesini aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün 102,63 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 101,69 dolardan tamamladı.</p><p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 14.51 itibarıyla kapanışa göre yüzde 4 artarak 105,75 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 101,47 dolardan alıcı buldu.</p><p>Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'nın sekiz haftadan uzun süredir ulaşıma kapalı kalması ve ABD-İran görüşmelerinde devam eden belirsizlikler nedeniyle yükselişini sürdürüyor.</p><p>Piyasalar, savaş öncesinde küresel günlük petrol ve LNG akışının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki kesintinin beklenenden uzun süreceğini fiyatlamaya başladı. Savaşın ilk günlerinde analistler, boğazdaki aksamanın kısa süreli olacağını ve geçişin nisanda yeniden açılacağını öngörüyordu.</p><p>Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için nükleer programa yönelik müzakerelerin sonraki aşamaya bırakılması teklifine "sıcak bakmadığı" iddia edildi.</p><p>Konuyla ilgili bilgi sahibi iki yetkili, CNN'e yaptıkları açıklamada, Başkan Trump'ın, bu teklife "sıcak bakmadığını" ve Hürmüz Boğazı'nın, nükleer konulardaki sorunların çözülmeden açılmasının ABD'nin elindeki "kozu zayıflatabileceğini" ifade etti.</p><p>İran'ın dün, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ABD'ye yeni teklif sunduğu, nükleer programa yönelik müzakerelerin sonraki aşamaya bırakılmasını önerdiği iddia edilmişti.</p><p>ABD'nin İran'ın teklifine mesafeli yaklaştığına yönelik haber akışı ve devam eden deniz ablukası arzı kısıtlayarak fiyatları destekliyor.</p><p>Öte yandan, uzmanlar düşük stok seviyeleri ve hem ticari hem de stratejik rezervlerin yeniden doldurulması ihtiyacının petrol fiyatlarını gelecek dönemde de desteklemeye devam edeceğini tahmin ediyor.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 105,9 doların direnç, 102,26 doların destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.    </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/brent-petrolun-varil-fiya-127_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273879</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-trendyol-super-ligde-2-mayista-rams-basaksehiri-agirlayacak-273879</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe Trendyol Süper Lig'de 2 Mayıs'ta RAMS Başakşehir'i ağırlayacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında 2 Mayıs Cumartesi günü RAMS Başakşehir'i konuk edeceği müsabakanın hazırlıklarına devam etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe Trendyol Süper Lig'de 2 Mayıs'ta RAMS Başakşehir'i ağırlayacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı-lacivertli kulübün açıklamasına göre Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri&#39;ndeki antrenman, yardımcı antrenör Zeki Murat Göle yönetiminde gerçekleştirildi.</p><p>Salonda core çalışmasıyla başlayan idman, sahada ısınma, çabukluk ve koordinasyon hareketleriyle devam etti. Ardından pas çalışması yapan oyuncular, antrenmanı taktiksel ve bireysel çalışmalarla tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/39621474-28042026f689e322.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/fenerbahce-trendyol-super-671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/shai-gilgeous-alexander-lakers-ve-houston-serisini-bastan-beri-izliyorum-273878</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Shai Gilgeous-Alexander: Lakers ve Houston serisini baştan beri izliyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Batı Konferansı'nda yarı finale yükselen Oklahoma City Thunder'ın yıldızı Shai Gilgeous-Alexander şimdiden hazırlıklara başladıklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Shai Gilgeous-Alexander: Lakers ve Houston serisini baştan beri izliyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oklahoma City Thunder yıldızı Shai Gilgeous-Alexander, takımının bir sonraki rakibini beklerken şimdiden hazırlıklara başladıklarını açıkladı.</p><p>Thunder, 4. maçta Phoenix Suns'ı 131-122 mağlup ederek Batı Konferansı yarı finallerine yükselen ilk takım oldu. Şimdi gözler, bir sonraki rakibin belirleneceği seriye çevrildi.</p><p>Bu rakibin büyük ihtimalle Los Angeles Lakers ile Houston Rockets arasındaki seriden çıkması bekleniyor. Lakers, 5. maç öncesinde seride 3-1 önde bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/af3709da1c1544f5816a-280420264201219a.jpg"/><p>Shai Gilgeous-Alexander ise bu süreci yakından takip ettiklerini belirtti:</p><p>"Lakers ve Houston serisini baştan beri izliyorum. Her iki takımı da analiz edip güçlü ve zayıf yönlerini görmeye çalışıyorum. İkisi de Batı'da yer alıyor ve bu sezon birkaç kez karşılaştık. Nasıl bir tabloyla karşılaşacağımızı biliyoruz."</p><p>Oklahoma City, normal sezonda Lakers karşısında oldukça üstün bir performans sergileyerek seriyi 4-0 ile süpürdü. Houston'a karşı ise daha çekişmeli geçen eşleşmede Thunder 2-1 üstünlük kurdu.</p><p>Öte yandan Lakers'ın bir sonraki tura daha güçlü bir kadroyla girme ihtimali de bulunuyor. Luka Doncic ve Austin Reaves'in dönüşü, serinin dinamiklerini önemli ölçüde değiştirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/shai-gilgeous-alexander-l-250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/karacigerin-pasini-silip-atiyor-kimse-yuzune-bakmiyor-kiymetini-bilen-yasiyor-273877</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğerin pasını silip atıyor! Kimse yüzüne bakmıyor, kıymetini bilen yaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Hem Güneş'e hem de ay'a benzeyen bitki tam bir karaciğer dostu. Karahindiba bitkisi genellikle yol kenarlarında, yeşillik alanlarda ve hendeklerde kendiliğinden yetişen karaciğerden iltihaba ve böbrek taşına kadar birçok hastalığa şifa oluyor. Karahindiba çoğu yörelerde farklı isimlerle de anılabiliyor. İşte karaciğeri temizleyen mucize bitkinin faydaları ve kullanımı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğerin pasını silip atıyor! Kimse yüzüne bakmıyor, kıymetini bilen yaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Karahindiba, özellikle karaciğer sağlığını destekleyerek toksinlerin atılmasına, hazımsızlık, şişkinlik ve kabızlık gibi sindirim sorunlarını gidermeye yardımcı olur.  Karahindiba bitkisi genellikle yol kenarlarında, yeşillik alanlarda ve hendeklerde kendiliğinden yetişen karaciğerden iltihaba ve böbrek taşına kadar birçok hastalığa şifa oluyor.<p></p><p>Karahindiba çayı; yüksek antioksidan içeriğiyle karaciğeri temizler, doğal idrar söktürücü özelliğiyle ödem atar ve sindirimi rahatlatarak hazmı kolaylaştırır. Kan şekerini dengelemeye, cilt sağlığını iyileştirmeye ve romatizmal ağrıları azaltmaya yardımcı olur. Özellikle karaciğer ve safra sağlığı için destekleyicidir.</p><p><b>KARAHİNDİBA YENİR Mİ ?</b></p><p>Evet, karahindiba (Taraxacum officinale) yenebilir ve kökünden çiçeğine kadar tamamen tüketilebilen oldukça besleyici bir bitkidir. Genç yaprakları çiğ olarak salatalara (acımsı tadıyla roka benzeri) eklenebilir veya ıspanak gibi pişirilerek yenebilir. Çiçekleri kızartılabilir, kökleri kurutulup çay veya kahve alternatifi olarak kullanılabilir. </p><p><b>KARAHİNDİBA FAYDALARI</b></p><p>Karahindiba (Taraxacum officinale), güçlü antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendiren, karaciğeri detoksifiye eden ve yüksek potasyum oranıyla doğal idrar söktürücü (ödem atıcı) özellik gösteren şifalı bir bitkidir. Sindirimi destekler, kan şekerini dengelemeye yardımcı olur, iltihap giderici etkisiyle eklem sağlığını destekler ve yağlı karaciğer sorunlarına karşı kullanılabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/karahin-280420264bbf8263.jpg"/><p><b>KARAHİNDİBANIN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ DİĞER ÖNEMLİ ETKİLERİ ŞUNLARDIR:</b></p><p>Karaciğer ve Safra Sağlığı: Karaciğer fonksiyonlarını düzenler, safra akışını artırarak karaciğer detoksu sağlar.</p><p>Sindirim Sistemi: İştahı açar, hazımsızlık ve şişkinliği azaltır.</p><p>İdrar Yolu Enfeksiyonları: Hafif bir idrar söktürücü (diüretik) olarak idrar yolu enfeksiyonlarına iyi gelebilir.</p><p>Kan Şekeri ve Kolesterol: Kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilir ve kolesterolü düşürme etkisi vardır.</p><p>İltihap Karşıtı: Romatizma ve artrit gibi iltihaplı hastalıkların semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur.</p><p>Antioksidan Kaynağı: Hücreleri serbest radikallerin zararlarına karşı korur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/balksz1-280420268cd303c9.jpg"/><p><b>KARAHİNDİBA NASIL TÜKETİLİR?</b></p><p>Karahindiba, taze yaprakları salata ve sandviçlere eklenerek çiğ, ıspanak gibi haşlanarak veya sotelenerek yemek olarak tüketilebilir. Kurutulmuş kök ve yapraklarından çay demlenebilir (5-10 dakika) veya kavrularak kahve alternatifi olarak hazırlanabilir. Genç yapraklar acımsı tadı dengelemek için limon/sirke ile tatlandırılabilir.</p><p><b>Önemli Not:</b> Karahindiba kullanmadan önce, özellikle kronik bir rahatsızlığınız varsa veya ilaç kullanıyorsanız, bir sağlık uzmanına danışmanız önemlidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/karacigerin-pasini-silip--979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/aksiyon-tutkunlarina-cagri-jason-statham-ve-john-doe-firtinasi-basliyor-273876</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aksiyon tutkunlarına çağrı! Jason Statham ve John Doe fırtınası başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Jason Statham, aksiyon sinemasının usta yönetmeni David Ayer ile John Doe adlı yeni bir projede buluştu. Filmde hafızasını kaybetmiş bir adamı canlandıran Statham, dünya çapında 8,5 milyar dolar hasılat elde eden kariyerine bir halka daha ekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aksiyon tutkunlarına çağrı! Jason Statham ve John Doe fırtınası başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jason Statham, aksiyon sinemasının önemli yönetmenlerinden David Ayer ile John Doe adlı yeni bir filmde yeniden bir araya geldi. Hollywood'un iki güçlü ismi, bu kez hafızasını yitirmiş ve kimliğini bulmaya çalışan bir karakterin hikayesini izleyiciyle buluşturacak. John Doe, Statham'ın kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak gösteriliyor. Yönetmen koltuğunda David Ayer yer alırken, senaryosunu ise Ready Player One ve The Avengers gibi yapımlardan tanınan Zak Penn üstleniyor. Proje, sinema dünyasında büyük bir merak ve beklenti oluşturdu.</p><h3>Jason Statham: 8,5 milyar dolarlık hasılatla rekor kırdı</h3><p>Britanyalı oyuncu Jason Statham, aksiyon türündeki başarısını her geçen gün daha da ileri taşıyor. Statham, bugüne kadar rol aldığı filmlerle dünya genelinde toplam 8,5 milyar dolar gişe geliri elde etti. Bu etkileyici rakam, onu aksiyon sinemasının en çok kazandıran isimlerinden biri haline getirdi. Statham'ın projeleri, sadece gişe başarısı ile değil, aynı zamanda izleyicilerden aldığı olumlu eleştirilerle de dikkat çekiyor. John Doe filmi de, Statham'ın bu etkileyici kariyerine yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.</p><h3>David Ayer ve Zak Penn iş birliğiyle farklı bir aksiyon deneyimi</h3><p>Filmin yönetmeni David Ayer, aksiyon ve gerilim türündeki deneyimiyle projeye güçlü bir vizyon katıyor. Senaryoyu kaleme alan Zak Penn ise, daha önceki büyük prodüksiyonlardaki başarısıyla tanınıyor. John Doe'nun başrolünde Jason Statham, hafızasını kaybetmiş ve peşindeki kişilerden kaçmak zorunda kalan bir adamı canlandırıyor. Film, izleyicilere hem aksiyon hem de psikolojik gerilim dolu anlar vadediyor. Statham'ın önümüzdeki dönemde Guy Ritchie'nin Viva La Madness'ı ve Miramax'ın The Beekeeper 2'si gibi projelerde de yer alacağı biliniyor. John Doe'nun, aksiyon tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunması bekleniyor.</p><p>Jason Statham ve David Ayer'in John Doe ile sinemaseverlere sunacağı bu yeni aksiyon filmi, türün meraklıları için şimdiden büyük bir heyecan yarattı. Projenin vizyon tarihi ve detayları açıklandıkça, beklenti daha da artıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aksiyon-tutkunlarina-cagr-547_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-antidepresan-kullananlara-kulak-cinlamasi-uyarisi-273875</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan antidepresan kullananlara kulak çınlaması uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi'nden Dr. Lawrence Trussell'in öncülüğünde yürütülen kapsamlı araştırma, antidepresan kullanan bireylerde kulak çınlaması riskinin artabileceğine dikkat çekti. Araştırmada serotonin seviyesindeki değişimlerin işitme yollarında önemli etkiler yarattığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan antidepresan kullananlara kulak çınlaması uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi'nde Dr. Lawrence Trussell liderliğinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, antidepresan ilaçların kulak çınlaması riskini artırabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, serotonin düzeyini yükselten antidepresanlar, bazı hastalarda ruhsal iyileşme sağlarken, aynı zamanda kulak çınlaması şikayetlerinin de şiddetlenmesine yol açabiliyor. Bilim insanları, bu etkiyi laboratuvar ortamında fareler üzerinde detaylı biçimde inceledi.</p><h3>Dr. Trussell: 'Serotonin kulak çınlamasını tetikliyor'</h3><p>Araştırma ekibi, serotonin maddesinin beyin işitme yollarında yer alan hücreleri uyararak, bu hücrelerin normalden çok daha hızlı aktive olmasına neden olduğunu belirledi. Bu süreçte, üst düzey sinyal yorumlama kapasitesi yetersiz kalınca, kulak çınlamasına benzer semptomlar ortaya çıktı. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, nöronlar ışıkla uyarıldığında hayvanların sessiz ortamda dahi bir ses algıladıkları gözlemlendi. Serotonin yolunun kemogenetik yöntemlerle baskılanması veya serotonin reseptörlerinin bloke edilmesi halinde ise kulak çınlaması belirtilerinin azaldığı tespit edildi. Araştırmacılar, bu bulguların antidepresan kullanan bireylerde kulak çınlaması riskinin biyolojik temelini ortaya koyduğunu ifade etti.</p><h3>Küresel veriler ve uzmanlardan önemli uyarı</h3><p>Küresel araştırma sonuçları, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 14,4'ünün hayatlarının bir döneminde kulak çınlaması yaşadığını, yüzde 2'sinin ise bu sorunun uyku ve konsantrasyon üzerinde ciddi olumsuz etkiler bildirdiğini gösteriyor. Dr. Trussell, doktorların antidepresan tedavisi sırasında kulak çınlaması şikayetlerini dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, hastaların kulak çınlaması nedeniyle tedavilerini kendi başlarına sonlandırmamaları gerektiğini, aksi halde yoksunluk sendromu veya mevcut durumun kötüleşmesi riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini belirtti. Araştırmanın sonuçları, antidepresan kullanımında kulak çınlaması şikayetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><p>Sonuç olarak, antidepresan ve kulak çınlaması arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bu çalışma, hastaların tedavi süreçlerinde doktorlarıyla sürekli iletişimde olmalarının önemini vurguluyor. Uzmanlar, kulak çınlaması şikayetlerinin artması halinde profesyonel destek alınmasının gerekliliğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/uzmanlardan-antidepresan--953_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meteorolojiden-turkiye-genelinde-kritik-firtina-ve-saganak-uyarisi-273874</link>
      <pubDate>2026-04-28T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den Türkiye genelinde kritik fırtına ve sağanak uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde beş gün boyunca etkili olacak sağanak yağış ve fırtına için uyarıda bulundu. Özellikle iç ve güney bölgelerde sel ve dolu riski öne çıkarken, yüksek kesimlerde karla karışık yağmur bekleniyor. Vatandaşların ani hava değişimlerine karşı dikkatli olması istendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteoroloji'den Türkiye genelinde kritik fırtına ve sağanak uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde 29 Nisan Çarşamba gününden itibaren beş gün boyunca kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini açıkladı. Yapılan değerlendirmelere göre, ülkenin büyük bölümünde çarşamba akşamından başlayarak pazar gününe kadar aralıksız yağışlar ve kısa süreli fırtınalar görülecek. İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgede sel, dolu ve yıldırım riski artarken, yüksek rakımlı alanlarda ise karla karışık yağmur ihtimali dikkat çekiyor. Uzmanlar, vatandaşların ani hava değişimlerine karşı tedbirli olması gerektiğini vurguladı.</p><h3><b>METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ: 5 GÜN BOYUNCA SAĞANAK VE FIRTINA BEKLENİYOR</b></h3><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son açıklamada, çarşamba günü itibarıyla Türkiye genelinde hava koşullarının belirgin şekilde değişeceği belirtildi. Özellikle İç Anadolu'nun güneyi, Akdeniz'in iç kesimleri ve Doğu Anadolu'nun batısında gök gürültülü sağanak yağışlar öne çıkıyor. Perşembe gününden itibaren ise yağışlı sistemin etkisi daha da artacak. Akdeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu hattında kuvvetli sağanaklar ve kısa süreli fırtınalar görülecek. Marmara ve Karadeniz kıyılarında ise parçalı bulutlu hava hakim olurken, yerel yağış geçişleri bekleniyor. Meteoroloji yetkilileri, özellikle sel ve dolu riskinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayanların dikkatli olmasını istedi.</p><h3><b>UZMANLAR UYARDI: SEL, DOLU VE ANİ SICAKLIK DÜŞÜŞÜNE KARŞI HAZIRLIKLI OLUN</b></h3><p>Uzmanlar, beş gün boyunca devam edecek yağışlı hava dalgasının etkisiyle ani sel, su baskını ve yerel dolu olaylarının yaşanabileceğine dikkat çekti. Sıcaklıklar hafta boyunca güney bölgelerde 25&#8211;28 dereceye kadar çıkarken, kuzey ve iç kesimlerde 14&#8211;22 derece arasında seyredecek. Ancak yağış anlarında sıcaklıklarda kısa süreli ve hızlı düşüşler bekleniyor. Cuma günüyle birlikte yağışlı sistem daha geniş bir alana yayılacak ve özellikle iç ile doğu bölgelerde yağışların şiddeti artacak. Hafta sonuna girilirken, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu hattında kısa süreli fırtına, yıldırım ve dolu riski öne çıkacak. Pazar günü ise yağışlar Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu genelinde sıklaşırken, hava sıcaklıkları kuzey ve batı kesimlerde belirgin şekilde azalacak. Yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ihtimalinin bulunduğu belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/m-28042026ff778421.jpg"/><h3><b>TÜRKİYE GENELİNDE HAVA DURUMU: BÖLGE BÖLGE DETAYLI YAĞIŞ VE SICAKLIK TABLOSU</b></h3><p>Çarşamba günü yurdun büyük bölümünde parçalı ve çok bulutlu bir hava bekleniyor. İç Anadolu'nun güneyi, Akdeniz'in iç kesimleri ve Doğu Anadolu'nun batısı gök gürültülü sağanak yağışların etkisi altında olacak. Ege ve Marmara'da ise bulutlu hava öne çıkarken, yerel ve kısa süreli yağışlar görülebilir. Sıcaklıklar batı kesimlerde 20&#8211;24 derece, güneyde ise 25 derece civarında seyredecek. Perşembe gününden itibaren Akdeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu hattında kuvvetli sağanaklar ve fırtına riski artacak. Marmara ve Karadeniz kıyılarında ise parçalı bulutlu hava devam edecek. Güneyde sıcaklıklar 27&#8211;29 dereceye kadar yükselirken, yağış anlarında ani düşüşler yaşanacak. Cuma günü yağışlı sistem neredeyse tüm yurtta etkili olacak. İç ve doğu bölgelerde gök gürültülü sağanaklar yaygınlaşırken, Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu'nun kuzeyi yağışın en sık görüleceği yerler arasında yer alacak. Batı bölgelerde ise yağışlar daha aralıklı ve zayıf görülecek. Sıcaklıklar kuzeyde 14&#8211;17 dereceye kadar düşerken, güneyde 26&#8211;28 derece bandında kalacak. Cumartesi günü gök gürültülü sağanaklar ve yer yer kuvvetli yağışlar etkisini sürdürecek. Akdeniz, İç Anadolu'nun güneyi ve Güneydoğu Anadolu hattında fırtına ve dolu riski devam edecek. Marmara ve Ege'de ise yağışlar daha zayıf ve aralıklı olacak. Pazar günü ise yağışlar yurda yayılırken, hava belirgin şekilde serinleyecek. Karadeniz kıyıları, Marmara'nın doğusu ve İç Anadolu genelinde yağmur geçişleri sıklaşacak. Batı ve kuzey kesimlerde sıcaklıklar 12&#8211;17 dereceye kadar gerilerken, güneyde 22&#8211;25 derece aralığında kalacak. İç kesimlerin yükseklerinde ise karla karışık yağmur ihtimali öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/vvv-2804202681a3b8d5.jpg"/><p>Yetkililer, önümüzdeki beş gün boyunca Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün hava durumu raporlarını yakından takip etmeleri konusunda vatandaşlara çağrıda bulundu. Özellikle sel, dolu ve ani sıcaklık değişimlerinden etkilenebilecek bölgelerde yaşayanların dikkatli ve hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı. Sıcaklık ve yağış değişimlerinin tarım, ulaşım ve günlük yaşam üzerinde de etkili olabileceği hatırlatıldı. Hava koşullarındaki ani değişimlere karşı alınacak önlemlerle olası olumsuzlukların önüne geçilebileceği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/meteorolojiden-turkiye-ge-430_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273873</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sigara-sirketlerinin-hedefi-gencler-bagimlilik-kucuk-yasta-basliyor-273873</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sigara şirketlerinin hedefi gençler: Bağımlılık küçük yaşta başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, sigara şirketlerinin özellikle 20 yaş altı gençleri ve çocukları hedef aldığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sigara şirketlerinin hedefi gençler: Bağımlılık küçük yaşta başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ergüder, AA muhabirine, sigaranın en ölümcül ve önlenebilir risk faktörlerinden biri olduğunu ifade etti.</p><p>Dünyada her yıl yaklaşık 7 milyon, Türkiye&#39;de ise 100 bine yakın kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle erken yaşta hayatını kaybettiğini vurgulayan Ergüder, sigara dumanında 7 binin üzerinde kimyasal madde bulunduğunu, bunların yaklaşık 80&#39;inin doğrudan kanserojen olduğunu belirtti.</p><p>Sigara şirketlerinin stratejik olarak gençleri hedef aldığını dile getiren Ergüder, &quot;Sigara şirketleri en çok 20 yaşından küçük gençleri ve çocukları hedef alır çünkü onları küçük yaşta nikotin bağımlısı yaptıklarında, hayat boyu bağımlı hale getirerek ekonomik olarak da kendilerine bağlarlar.&quot; dedi.</p><p>Türkiye'nin 2008 yılında yürürlüğe giren &quot;Dumansız Hava Sahası&quot; uygulamasıyla tütün kullanım oranını yüzde 27&#39;lere kadar düşürdüğünü hatırlatan Ergüder, 2013 yılından sonra sigara şirketlerinin taktik değişikliğine gitmesiyle bu oranların yeniden yükselişe geçtiğini kaydetti.<br></p><p>Son 10 yılda tütün kullanımında artış gözlendiğine dikkati çeken Ergüder, &quot;Özellikle 2013&#39;ten sonra sigara şirketleri daha çok genç kadınlara ve kız çocuklarına yöneldi. Bu durum kadınlar arasında tütün kullanım oranının artmasına neden oldu. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye&#39;de tütün kullanım oranı yüzde 34&#39;e, kadınlarda ise yüzde 20&#39;nin üzerine çıktı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sigaranın toplum sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Ergüder, Türkiye&#39;de erkeklerin yaklaşık yüzde 50&#39;sinin sigara kullandığını söyledi.</p><p>Tütün kullanımının yalnızca sağlık alanında değil, ekonomi üzerinde de büyük yük oluşturduğunu belirten Ergüder, tedavi giderleri, ilaç harcamaları ve iş gücü kaybının ülke ekonomisine ciddi zarar verdiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/prof-dr-toker-erguder-sig-340_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273872</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/kocaelisporun-golcusu-serdar-dursun-sezon-sonunda-takimdan-ayrilabilir-mi-273872</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kocaelispor'un golcüsü Serdar Dursun, sezon sonunda takımdan ayrılabilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Kasımpaşa ile karşılaşacak olan Kocaelispor'da Serdar Dursun, maç öncesi yaptığı açıklamada, her maçta sahaya üç puan hedefiyle çıktıklarını ifade ederek, sezon sonu sözleşmesinin biteceğini ve bazı kulüplerin kendisiyle iletişime geçtiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kocaelispor'un golcüsü Serdar Dursun, sezon sonunda takımdan ayrılabilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Kocaelispor, deplasmamda Kasımpaşa ile karşılaşacak. Müsabaka öncesinde hazırlıklarını sürdüren Körfez ekibinde golcü oyuncu Serdar Dursun, antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İstanbul deplasmanında kazanmak için sahaya çıkacaklarını söyleyen Serdar Dursun, "Bizi kimin düşeceği ya da kimin kalacağı ilgilendirmiyor. Biz Kocaelispor olarak her maça üç puan hedefiyle çıkıyoruz. Bu durum rakipleri etkileyebilir ancak biz kendi en iyi performansımızı sergileyerek sahada daha iyi oynamak istiyoruz. Gençlerbirliği maçında da bunu gördük. Yaklaşık 30 dakika boyunca oyun tamamen tek top oynandı. Hakemin de oyuna oldukça fazla müsaade ettiğini söyleyebiliriz. Ligin dengesi açısından böyle bir durum oluşturulmaya çalışılıyor gibi görünüyor. Aslında buna çok gerek yok ama geçen maçta bunu hissettik. Özellikle kaleci atışlarının bile bir ila bir buçuk dakika sürmesi oyunun temposunu düşürüyor. Bu nedenle biz sahada baskılı oynayıp, öne geçerek maçları üç puanla tamamlamak istiyoruz" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/18/41146604.jpg"/><p><b>"YURT İÇİNDEN VE YURT DIŞINDAN BAZI KULÜPLER BENİMLE İLETİŞİME GEÇİYOR"</b></p><p>Sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Dursun, "Kocaelispor'u ilk günden beri gerçekten çok sevdim. Güzel bir camia, güçlü bir taraftarı olan bir kulüp. Bu nedenle kendimi aidiyet açısından buraya ait hissediyorum. Burayı çok sevdim. Şu an sözleşmem devam ediyor ancak sezon sonunda bitecek. Performansıma bakacak olursak, şu ana kadar 7 gol ve 1 asistle oynuyorum. Oynama süreme göre gayet iyi bir istatistik olduğunu düşünüyorum. Forvet olarak çok fazla pozisyona giremiyoruz ama oynadığımız maçlara göre iyi gidiyor. Bana teklifler geliyor. Kulüp sözleşmeyi uzatmak isteyip istemeyecek mi bilmiyorum. Ona göre sezon sonu duruma bakacağız. Şu an yurt içinden ve yurt dışından bazı kulüpler benimle iletişime geçiyor. Ancak ben şu an için net bir karar vermedim. Haziran ayı gibi bu konuları konuşacağımı söylüyorum. Kulübün de sözleşme uzatıp uzatmayacağına göre sezon sonunda bir değerlendirme yapacağız. Bakalım süreç nasıl ilerleyecek" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/18/41146605.jpg"/><p><b>"KALEYE 19 ŞUTUM VAR, BUNLARIN 10'U KALEYİ BULMUŞ VE 7'Sİ GOL OLMUŞ"</b></p><p>Performansını nasıl bulduğu sorusuna Serdar Dursun, "Altıncı haftada geldim. O dönem takımın bir puanı vardı. Şu an ise 36 puandayız. Genel olarak baktığımızda 15 maçta ilk 11 oynadım, 7 gol ve 1 asistim var. Gol katkısı açısından iyi bir performans olduğunu düşünüyorum. Geçen gün istatistik gördüm; kaleye 19 şutum var, bunların 10'u kaleyi bulmuş ve 7'si gol olmuş. Çok iyi bir istatistik. Petkovic olsun ben olayım inanılmaz bir pozisyona girmiyoruz. Buna rağmen fena gitmediğimizi düşünüyorum. Önümüzde 3 maç daha var. Hedefim bu maçlarda 3 gol daha atarak 10 gole ulaşmak ve mümkünse bunun da üzerine çıkmak. Bu 3 maç hem ligin hem de benim durumumu belirleyecek. Milli takım hedefim de olduğu için bu maçları iyi geçirmek istiyorum ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/18/41146606.jpg"/><p><b>"SAHAYA GALİBİYET HEDEFİYLE ÇIKACAĞIZ"</b></p><p>Kasımpaşa maçının kendileri için önemli olduğunu söyleyen Dursun, "31 puanları var, alt sıralardaki takımların ise 28 puanı bulunuyor. Bu nedenle Kasımpaşa'yı doğrudan ilgilendiren bir karşılaşma olacak. Bizim ise 36 puanımız var ve hedefimiz bu maçtan 39 puanla ayrılmak. Kasımpaşa'nın iyi bir teknik ekibi ve oyuncu kadrosu var. Ancak atmosfer açısından biraz daha rahat bir maç olabilir. Çünkü arkasında güçlü bir taraftar gücü yok. Bu durum Kasımpaşa üzerinde bir miktar stres oluşturabilir ama onlar da maça kazanmak için çıkacak. Biz de aynı şekilde sahaya galibiyet hedefiyle çıkacağız. Bence keyifli bir maç olacak. Bol gollü ve seyir zevki yüksek bir karşılaşma olmasını bekliyorum. Özellikle ilk 20 dakikada goller gelirse" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/18/41146607.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kocaelisporun-golcusu-ser-334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahve-tuketiminde-yeni-donem-kafeinsiz-kahvenin-etkileri-sasirtti-273871</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve tüketiminde yeni dönem! Kafeinsiz kahvenin etkileri şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İrlanda'daki University College Cork'ta yürütülen kapsamlı araştırma, kahvenin yalnızca kafeinli versiyonunun değil, kafeinsiz kahvenin de ruh hali ve bilişsel performans üzerinde belirgin etkiler yarattığını ortaya koydu. Araştırma, kahvenin bağırsak mikrobiyomu ve beyin arasındaki ilişkiye dair çarpıcı sonuçlar sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve tüketiminde yeni dönem! Kafeinsiz kahvenin etkileri şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İrlanda'nın önde gelen üniversitelerinden University College Cork'ta gerçekleştirilen yeni bir araştırma, kahve severlerin ilgisini çekecek önemli bulgulara ulaştı. Bilim insanları, kafeinli ve kafeinsiz kahvenin hem ruh hali hem de beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler yarattığını tespit etti. Araştırma ekibi, günde üç ila beş fincan kahve tüketen 31 kişiyle, hiç kahve içmeyen 31 kişiyi karşılaştırdı. Bu kapsamlı çalışma, katılımcıların sağlık göstergeleri ve algılanan iyilik halleri üzerinden yürütüldü. Sonuçlar, kahve içicilerinin kanlarındaki bağışıklık göstergelerinde ve bağırsak mikrobiyomlarında belirgin değişiklikler yaşadığını gösterdi. Üstelik bu değişikliklerin, sadece kafeinli kahveyle sınırlı kalmadığı, kafeinsiz kahveyle de ortaya çıktığı belirlendi.</p><h3>University College Cork ekibi: Kafeinsiz kahve de bağırsak-beyin eksenini etkiliyor</h3><p>Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, katılımcıların iki hafta boyunca kahve tüketimine ara vermesiyle başladı. Ardından, 16 kişi kafeinli kahveye, 15 kişi ise kafeinsiz kahveye yeniden başladı. Katılımcılar, hangi tür kahve içtiklerini bilmeden, diyetlerine tekrar kahveyi ekledi. Araştırmacılar, kahveye dönüşle birlikte tüm katılımcıların bağırsak mikrobiyom desenlerinde değişiklikler gözlemledi. Bu değişiklikler, kahvede kafein bulunsun ya da bulunmasın, bağırsak mikrobiyomunun kahveye karşı duyarlı olduğunu ortaya koydu. University College Cork ekibi, kafeinsiz kahvenin de bağırsak-beyin bağlantısını güçlendirdiğini, mikrobiyomda tür düzeyinde farklılıklar yarattığını vurguladı. Bulgular, kahvenin yalnızca merkezi sinir sistemi üzerinde değil, sindirim sistemi ve bağışıklık üzerinde de etkili olduğunu gösterdi.</p><h3>John Cryan: 'Kahve sadece kafein değildir'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından mikrobiyolog John Cryan, kahvenin etkilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Cryan, "Kahve sadece kafein değildir; bağırsak mikroplarımız, metabolizmamız ve duygusal iyiliğimizle etkileşime giren karmaşık bir diyet faktörü" diyerek, kahvenin insan fizyolojisi üzerindeki çok yönlü etkilerine dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve, stres, depresyon, dürtüsellik ve iltihabı azaltırken, ruh halini ve bilişsel performansı artırdı. Ancak sadece kafeinli kahve, anksiyeteyi ve psikolojik sıkıntıyı azaltırken, dikkat ve stresle başa çıkma becerisini geliştirdi. Kafeinsiz kahve ise özellikle uyku kalitesi, fiziksel aktivite ve hafıza üzerinde olumlu etkiler gösterdi. Bu sonuçlar, kahvenin farklı türlerinin farklı fizyolojik ve psikolojik avantajlar sunduğunu ortaya koydu.</p><h3>Kahve tüketimi: Ruh hali ve bilişsel performans arasında güçlü ilişki</h3><p>Araştırmada, kahve içicilerinin kan basıncı, vücut kitle indeksi, stres ve anksiyete gibi sağlık göstergeleri başlangıçta kahve içmeyenlerle benzer seviyede seyretti. Ancak kahveye yeniden başlandıktan sonra, özellikle bağırsak mikrobiyomunda ve bağışıklık göstergelerinde kayda değer değişiklikler yaşandı. Kafeinli kahve tüketenlerde anksiyete ve psikolojik sıkıntı azalırken, kafeinsiz kahve tüketicilerinde uyku kalitesi ve hafıza gelişti. Bilim insanları, kahvenin bağırsak mikrobiyomu ile ruh hali ve davranış arasındaki ilişkiyi güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca, katılımcıların kendi bildirimlerine dayanan verilerin gerçeği tam olarak yansıtmayabileceği ifade edildi. Yine de, kahvenin bağırsak mikrobiyomu üzerindeki etkilerinin, beyin fonksiyonları ve genel sağlık üzerinde önemli rol oynayabileceği vurgulandı.</p><h3>Bağırsak mikrobiyomu ve kahve: Gelecek araştırmalar için yeni kapılar açıldı</h3><p>University College Cork araştırmacıları, elde edilen bulguların gelecekteki sağlık müdahaleleri için yeni bir zemin oluşturduğunu belirtti. Araştırma, kahvenin insan fizyolojisi üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için bağırsak mikrobiyomu ve beyin arasındaki bağlantının incelenmesi gerektiğini ortaya koydu. John Cryan, sindirim ve zihinsel sağlık arasındaki ilişkinin giderek daha iyi anlaşıldığını ancak kahvenin bağırsak-beyin eksenindeki etkilerinin arkasındaki mekanizmaların hâlâ tam olarak bilinmediğini söyledi. Bilim insanları, kahvenin hem vücut hem de zihin sağlığı açısından çeşitli faydalar sunduğunu, stresin azalması, ruh halinin yükselmesi ve depresyon semptomlarının hafiflemesiyle ilişkilendirildiğini kaydetti. Araştırmacılar, özellikle kafeinsiz kahvenin bilişsel işlev üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti.</p><p>Sonuç olarak, University College Cork'ta yürütülen bu güncel araştırma, kahve tüketiminin yalnızca kafeinli versiyonuyla sınırlı kalmadığını; kafeinsiz kahvenin de ruh hali, bilişsel performans ve bağırsak sağlığı üzerinde önemli faydalar sağlayabileceğini gösterdi. Araştırma ekibi, kahvenin insan sağlığı üzerindeki çok yönlü etkilerini daha iyi anlamak ve bu bulguları sağlık müdahalelerine dönüştürmek için ileri çalışmaların gerekliliğine işaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kahve-tuketiminde-yeni-do-604_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-f-5i-abd-ussunu-bombalamis-273870</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran F-5'i ABD üssünü bombalamış]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikan NBC News'in iddiasına göre, İran'a ait eski nesil bir F-5 savaş uçağı Kuveyt'teki Camp Buehring ABD üssünü bombaladı. Olayda, Patriot hava savunma sistemlerinin atlatıldığı ve milyar dolarlık zararın Kongre'den gizlendiği öne sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran F-5'i ABD üssünü bombalamış]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan NBC News'in ortaya attığı iddia, uluslararası gündemi sarsmaya devam ediyor. Habere göre, savaşın ilk günlerinde İran Hava Kuvvetleri'ne ait eski bir F-5 savaş uçağı, Kuveyt'te bulunan Camp Buehring adlı ABD üssünü hedef aldı. İranlı pilotun, modern radar sistemlerinden yoksun olan bu 60 yaşından büyük uçağı çok alçak irtifada uçurarak, milyarlarca dolarlık Patriot hava savunma sistemlerini aşmayı başardığı belirtiliyor. Saldırı sonucunda ABD üssünde ağır hasar meydana geldiği, zararın boyutunun ise kamuoyundan ve Kongre'den gizlendiği iddia ediliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/abdiranreu1951158240-28042026f8aace06.jpg"/><h3>NBC News: 'Patriot sistemi İran'ın F-5 uçağını durduramadı'</h3><p>NBC News'in haberinde, İran'ın ABD ve İsrail'in saldırılarına karşı Körfez'deki Amerikan üslerine füze ve İHA'larla karşılık verdiği hatırlatıldı. Ancak asıl dikkat çeken olay, İran'a ait eski bir F-5 savaş uçağının, Kuveyt'teki Camp Buehring üssüne sızarak bombalarını bırakması oldu. Üs, gelişmiş Patriot hava savunma sistemleriyle korunuyordu. Uzmanlar, Patriotların daha çok füze tehditlerine karşı optimize edildiğini, bu nedenle İranlı pilotun düşük irtifada uçarak radar ağını aştığını belirtiyor. Saldırı, yıllar sonra ilk kez bir düşman savaş uçağının Amerikan üssünü vurmasıyla sonuçlandı. Pilotun İran'a dönüp dönmediği ise hâlâ bilinmiyor.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İRAN F-5&amp;#39;İ ABD ÜSSÜNÜ BOMBALAMIŞ<br><br>Amerikan NBC News&amp;#39;un iddiası gündemi sarstı. Habere göre savaşın ilk günlerinde İran&amp;#39;a ait eski nesil bir F-5 savaş uçağı, milyarlarca dolarlık Patriot sistemlerini atlatarak Kuveyt&amp;#39;teki bir Amerikan üssünü bombaladı. <a href="https://t.co/5PbvNTJOj1">pic.twitter.com/5PbvNTJOj1</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049083705868624253?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><h3>Amerikan düşünce kuruluşları: 'Zarar milyar doları aştı, Kongre'ye bilgi verilmedi'</h3><p>Amerikan Enterprise Institute tarafından yayımlanan raporda, saldırının etkilerinin tek bir üs ile sınırlı kalmadığı vurgulandı. İran'ın savaş sırasında Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün, Irak ve Suudi Arabistan'daki toplam 11 ABD üssünü hedef aldığı açıklandı. Bahreyn'deki ABD Donanması karargâhı, çok sayıda komuta merkezi, uçak hangarı ve gelişmiş radar sisteminin de saldırılarda zarar gördüğü belirtildi. Rapora göre, vurulan 100'den fazla hedefin yalnızca tamir masraflarının 5 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Pentagon'un hasarın gerçek boyutunu kamuoyundan ve Kongre'den gizlediği iddiası ise ABD'de büyük tartışmalara yol açtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/balksz1-280420268a94cfee.jpg"/><p>İran'ın bu saldırıları, bölgedeki askeri dengeleri ve Amerikan üslerinin güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. Patriot sistemlerinin yetersiz kaldığı bu olay, savunma teknolojilerinin zafiyetlerini ve olası yeni tehditleri tartışmaya açtı. Uzmanlar, yaşananların hem bölgesel güvenlik hem de ABD'nin askeri harcamaları açısından önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nbc-news-iddiasi-irandan--771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/arilar-gercekten-sayi-sayabiliyor-mu-sorusunun-yaniti-yeni-bir-arastirmayla-ortaya-kondu-273869</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Arılar gerçekten sayı sayabiliyor mu?" sorusunun yanıtı yeni bir araştırmayla ortaya kondu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan "arılar sayı sayıyor mu yoksa sadece görsel desenleri mi ayırt ediyor?" sorusu, yeni bir araştırmayla netlik kazandı. Arıların dünyayı algılama biçimlerini esas alan bilim insanları, bu canlıların görsel yanılsamaların ötesine geçerek sayısal değerleri kavrayabildiğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Arılar gerçekten sayı sayabiliyor mu?" sorusunun yanıtı yeni bir araştırmayla ortaya kondu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT HABER'in Sciencealert'tan aktardığı habere göre, Arıların sayısal yetenekleri, son yıllarda biyoloji dünyasında sıkça tartışılan bir konu oldu. Bazı uzmanlar, önceki deneylerde arıların sayısal beceri sergilemediğini, sadece görsel desenler arasındaki farkları ayırt ederek başarıya ulaştığını savunuyordu. Ancak İtalya'daki Trento Üniversitesi'nden nörobilimci Mirko Zanon ve Avustralya'daki Monash Üniversitesi'nden zoolog Scarlett Howard liderliğindeki ekip, bu tartışmayı sonlandıracak bir çalışma yürüttü. Araştırmacılar, arıların bilişsel yeteneklerini değerlendirirken insan merkezli bakış açısını bir kenara bırakarak, dünyayı arıların gözünden analiz etmeye odaklandı.</p><p>Daha önce yapılan önemli çalışmalarda arılara, sayısal değerlerle eşleştirilmiş semboller öğretilmiş ve ardından belirli sayıda şekil içeren kartlarla test edilmişlerdi. Arılar eğitim aşamasında yüzde 75-80 oranında başarı gösterse de, eleştirmenler bu başarının "sayı saymaktan" ziyade, görsel karmaşıklığa dayalı bir yöntemle sağlandığını öne sürmüştü. Arıların görüşü insanlara kıyasla daha kaba ve düşük detaylı olduğu için, eleştirmenler arıların aslında sayıları değil, "daha dolu" veya "daha karmaşık" görünen kartları seçmiş olabileceğini savunuyordu.</p><p>Bilim insanları bu eleştirileri temel alarak, önceki deneylerde kullanılan görselleri arıların görme kapasitesini esas alan bir matematiksel modelle yeniden inceledi. Yapılan değerlendirmeler, daha fazla nesne içeren görsellerin arıların gözünde mutlaka "daha karmaşık" veya "daha detaylı" görünmediğini ortaya koydu. Yani arılar, görsel ipuçlarını kullanarak testi yanıltıcı yöntemlerle geçmek için gereken görsel veriye sahip değildi.</p><p>Bu durum, arıların görsel karmaşıklık yerine doğrudan sayısal miktara tepki verdiği sonucunu güçlendirdi. Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan bulgular, bir hayvanın zekasını değerlendirirken, dünyayı sadece kendi perspektifimizden değil, o canlının görme ve algılama kapasitesiyle değerlendirmenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/arilar-gercekten-sayi-say-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273868</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sessiz-tehlikeye-dikkat-yetiskinlerin-yuzde-40ini-etkiliyor-273868</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlikeye dikkat! Yetişkinlerin yüzde 40'ını etkiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Osteopeni, kemik mineral yoğunluğunun azalmasıyla ortaya çıkan ve dünya çapında yetişkinlerin yaklaşık yüzde 40'ını etkileyen önemli bir sağlık sorunu. Birleşik Krallık'ta her yıl 500 binden fazla kırığa yol açan bu sessiz durum, özellikle menopoz sonrası kadınlarda ve yaşlı yetişkinlerde yaygın olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sessiz tehlikeye dikkat! Yetişkinlerin yüzde 40'ını etkiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osteopeni, kemik mineral yoğunluğunun azalmasıyla ortaya çıkan ve dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık yüzde 40'ını etkileyen yaygın bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Özellikle menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki yetişkinler, bu sessiz ilerleyen durumun en büyük risk grubunu oluşturuyor. Birleşik Krallık'ta her yıl düşük kemik yoğunluğu nedeniyle 500 binden fazla kırık meydana geliyor. Osteopeni genellikle belirti göstermediği için, birçok kişi bu durumdan habersiz şekilde yaşamını sürdürüyor ve çoğunlukla bir kırık yaşandığında veya risk faktörlerine bağlı olarak yapılan kemik yoğunluğu testiyle tanı alıyor. Bu nedenle, osteopeni hem ciddi bir halk sağlığı problemi hem de yeterince farkında olunmayan bir tehdit olarak kabul ediliyor.</p><h3>Menopoz sonrası kadınlarda osteopeni riski artıyor</h3><p>Osteopeni, kemiklerin sürekli yenilendiği ve kemik remodelasyonu adı verilen süreçle eski kemik dokusunun yıkılıp yerine yenisinin yapıldığı bir dönemde ortaya çıkıyor. Genç yetişkinlikte kemik kaybı ve oluşumu dengede ilerlerken, kemik kütlesi genellikle 20'li yaşların ortasından 30'lu yaşların başlarına kadar en yüksek seviyeye ulaşıyor. Ancak bu zirveden sonra, kemik kaybı yavaş yavaş kemik oluşumunu geçmeye başlıyor ve zamanla kemik yoğunluğunda azalma meydana geliyor. Yaşlanma, osteopeni için başlıca risk faktörü olarak öne çıkarken, özellikle menopoz sonrası kadınlarda östrojen seviyesindeki düşüş kemik parçalanmasını hızlandırıyor. Östrojen, kemiklerin korunmasında önemli rol oynadığı için hormon seviyelerindeki bu değişiklikler kemik kaybını artırıyor. Araştırmalar, 50 yaş üzerindeki her iki kadından birinin yaşamı boyunca en az bir kırık yaşadığını gösteriyor. Bu da menopoz sonrası dönemde osteopeni ve osteoporoz riskinin ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>Yaşam tarzı ve beslenme kemik sağlığını belirliyor</h3><p>Osteopeni gelişiminde yaşam tarzı alışkanlıkları da büyük rol oynuyor. Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve fiziksel aktivite eksikliği zaman içinde kemik gücünü azaltıyor. Ayrıca, yetersiz kalsiyum alımı ve düşük vitamin D seviyeleri, vücudun kemik yapısını koruma kapasitesini sınırlıyor. Uzun süreli steroid kullanımı gibi bazı ilaçlar ve Crohn hastalığı veya çölyak hastalığı gibi emilimi bozan sağlık sorunları da osteopeni riskini artırıyor. Bu nedenle, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, kemik sağlığının korunmasında kritik öneme sahip. Özellikle ağırlık taşıyan egzersizler, kemiklerin güçlenmesine ve yeni kemik dokusunun oluşmasına katkı sağlıyor. Yürüyüş, koşu, dans gibi aktiviteler ile direnç antrenmanları, kemik ve kas yapısını destekliyor. Tai Chi gibi dengeyi geliştiren egzersizler ise düşme ve buna bağlı kırık riskini azaltıyor.</p><h3>Osteopenide erken teşhis ve önlem hayat kurtarıyor</h3><p>Osteopeni teşhisinde kemik mineral yoğunluğu genellikle çift enerji X-ışını absorpsiyometri (DXA) taraması ile ölçülüyor. Bu düşük dozlu X-ışını yöntemi, kemik gücünü objektif olarak değerlendirme imkanı sunuyor. Sonuçlar T-skoru ile ifade ediliyor; &#8211;1.0 ile &#8211;2.5 arasındaki değerler osteopeni tanısı için kullanılırken, &#8211;2.5'in altındaki skorlar osteoporozu gösteriyor. Osteopeninin yönetimi, kemik kaybını yavaşlatmaya ve kırık riskini azaltmaya odaklanıyor. Bu kapsamda, yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme desteği ve gerekirse reçeteli ilaçlar devreye giriyor. Ancak her osteopeni hastası için ilaç tedavisi gerekmiyor. Klinikler, yaş, kemik yoğunluğu, steroid kullanımı ve diğer risk faktörlerine göre on yıllık kırık riskini değerlendiriyor. Kırık riski yüksek olan veya daha önce kırık yaşamış bireylerde, kemik parçalanmasını yavaşlatan antiresorptif ilaçlar önerilebiliyor. Bu tedaviler, özellikle osteoporozda yaygın olarak kullanılsa da, osteopenisi olan ve yüksek risk taşıyan kişilerde de fayda sağlıyor.</p><h3>Erken müdahale ile osteoporoz önlenebilir</h3><p>Osteopeni, sadece osteoporozun öncüsü olarak görülmemeli; aynı zamanda ciddi bir uyarı işareti ve müdahale fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Osteopeniden osteoporoza geçiş kaçınılmaz değildir. Bilimsel veriler, erken teşhis ve hedefe yönelik yaşam tarzı değişikliklerinin kemik sağlığını koruyabildiğini, kemik kaybını yavaşlattığını ve ilerleyen yaşlarda osteoporoz riskini belirgin şekilde düşürebildiğini gösteriyor. Uygun tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle kemik yoğunluğunda iyileşme sağlanabiliyor. Ancak, kemik sağlığını korumak için uzun vadeli bir bakış açısı gerekiyor. Yaşam boyu sağlıklı alışkanlıklar edinmek, dengeli beslenmek, yeterli kalsiyum ve vitamin D almak, düzenli fiziksel aktiviteyi sürdürmek ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, kemik gücünü korumanın en etkili yolları arasında yer alıyor.</p><p>Sonuç olarak, osteopeni dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve genellikle sessizce ilerleyen bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Erken teşhis, düzenli kemik yoğunluğu takibi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla osteopeni ile mücadelede önemli yol alınabilir. Bu sayede, ileride karşılaşılabilecek ciddi kemik kırıkları ve osteoporoz riski en aza indirilebilir. Toplumun osteopeni konusunda bilinçlenmesi, kemik sağlığının korunması ve kırıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sessiz-tehlikeye-dikkat-y-887_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273867</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-gelistiricilere-dorduncu-ios-265-beta-guncellemesini-sundu-273867</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple geliştiricilere dördüncü iOS 26.5 beta güncellemesini sundu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iOS 26.5 ve iPadOS 26.5'in dördüncü beta sürümlerini geliştiriciler için yayınladı. Güncellemede Haritalar uygulamasına yeni öneri özellikleri eklenirken, RCS mesajlaşma ve üçüncü taraf cihaz entegrasyonu gibi önemli testler de devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple geliştiricilere dördüncü iOS 26.5 beta güncellemesini sundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iOS 26.5 ve iPadOS 26.5'in dördüncü beta sürümlerini geliştiricilere sundu. Şirket, yeni beta güncellemelerini bir önceki sürümün üzerinden sadece bir hafta geçtikten sonra dağıtıma çıkardı. Geliştiriciler, iPhone veya iPad cihazlarında Ayarlar menüsünden Genel ve Yazılım Güncellemesi adımlarını izleyerek bu beta güncellemelerine erişebiliyor. Apple'ın bu adımı, iOS 26.5 ve iPadOS 26.5 sürümlerinde yer alacak yeniliklerin son test aşamalarına geldiğini gösteriyor.</p><h3>Apple Haritalar'da öneri ve reklam altyapısı dikkat çekiyor</h3><p>iOS 26.5 ve iPadOS 26.5 beta sürümlerinde, Apple Haritalar uygulamasına yeni özellikler eklendi. Kullanıcılar artık bulundukları konuma yakın popüler noktaları ve geçmiş aramalara dayalı önerileri görebiliyor. Ayrıca Apple, Haritalar uygulamasında reklam gösterimi için gerekli altyapıyı hazırlamaya başladı. Bu yenilikler, Apple'ın dijital harita hizmetlerinde kullanıcı deneyimini artırmayı ve ticari fırsatları genişletmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.</p><h3>Apple, RCS mesajlaşma ve üçüncü taraf cihaz entegrasyonunu test ediyor</h3><p>Apple, iOS 26.5 beta ile birlikte iPhone ve Android kullanıcıları arasında RCS mesajlaşma için uçtan uca şifreleme testlerini sürdürüyor. Şirket, daha önce iOS 26.4 beta sürümünde bu özelliği denemiş ancak halka açık sürümde kaldırmıştı. Ayrıca Avrupa Birliği'nde Apple, üçüncü taraf kulaklık ve akıllı saatler için yakınlık eşleştirme, bildirim yönlendirme ve Canlı Aktiviteler gibi yeni entegrasyonları test ediyor. Bu özellikler, Apple ekosistemi dışındaki giyilebilir cihazların, Apple Watch ve AirPods'a benzer işlevler kazanmasını sağlayacak. Şirketin bu adımları, cihazlar arası iletişimde esneklik ve kullanıcıların daha geniş bir ürün yelpazesiyle uyumlu çalışabilmesi açısından önem taşıyor.</p><p>Apple'ın iOS 26.5 ve iPadOS 26.5 beta güncellemeleri, hem yazılım geliştirme sürecinin hızlandığını hem de kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik önemli adımlar atıldığını gösteriyor. Şirketin Haritalar, mesajlaşma ve cihaz entegrasyonu alanlarında yaptığı testler, önümüzdeki dönemde Apple ekosisteminde daha fazla yeniliğin habercisi olarak görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/apple-gelistiricilere-dor-674_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273866</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunun-kalbinde-kritik-mineraller-var-273866</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye'nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kritik minerallere sahip olmanın yeterli olmadığını, bunları işlemek gerektiğini belirterek, "Detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye'nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini açıklayacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye'nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD İstanbul Merkezi tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu'nun açılış programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar, dünyanın yakın tarihin en büyük enerji krizlerinden birini yaşadığına dikkat çekti. Bayraktar, "Son gelişmeler bize bölgesel çatışmaların etkilerinin yalnızca o bölgelerle sınırlı kalmadığını bir kez daha göstermiştir" dedi. Bayraktar, Türkiye'nin Kritik Ham Maddeler stratejisini de yakında açıklayacaklarını belirtti.  </p><p><b>''KÜRESEL ENERJİ TALEBİ YÜZDE 1,3, ELEKTRİK TALEBİ İSE BU HIZIN İKİ KATINDAN FAZLA BÜYÜDÜ''</b></p><p>Bakan Bayraktar, küresel enerji sahnesinde halihazırda hızlı bir değişim yaşandığını dile getirerek "Dünyanın enerji talebi artıyor ve resmi olarak Elektrik Çağı'na giriyoruz. Geçtiğimiz yıl küresel enerji talebi yüzde 1,3 oranında arttı, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41231526.jpg"/><p><b>'' OECD GİBİ KURULUŞLAR, KÜRESEL PİYASALARDA GÜVEN İNŞA ETMEDE HAYATİ BİR ROL OYNAMAKTADIR''</b></p><p>Ülkelerin bugünün zorluklarıyla tek başına yüzleşemeyeceğini vurgulayan Bayraktar, "Uluslararası iş birliğine, değer zinciri şeffaflığına ve ortak sorumluluğa ihtiyacımız var. OECD gibi kuruluşlar burada, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır" değerlendirmesini yaptı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41231527.jpg"/><p><b>''TÜRKİYE'NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN KALBİNDE KRİTİK MİNERALLER VAR''</b></p><p>Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik minerallerin yer aldığını belirterek, "Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa etmektedir: Kaynak çıkarımını, derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer üretimi ile birleştiriyoruz" açıklamasında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41231528.jpg"/><p><b>''TÜRKİYE'NİN KAPSAMLI KRİTİK HAM MADDELER STRATEJİSİNİ YAKINDA AÇIKLAYACAĞIZ''</b></p><p>Bu vizyonun, 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu'nda ana hatlarıyla belirtildiğine değinen Bayraktar, "Raporun bulgularına dayanarak detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye'nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/41231529.jpg"/><p>Bayraktar, Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementleri sahasının Kritik Ham Maddeler stratejisinin temel taşı olduğunu vurguladı. Bayraktar, ''Beylikova'nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inanıyoruz. ETİ Maden, ortaklarıyla birlikte bu konu üzerinde çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Beylikova'daki pilot tesis halihazırda faaliyettedir ve şu anda ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz'' ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/enerji-bakani-bayraktar-t-176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273865</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuresel-sumud-filosu-bm-israilin-gazzeye-insani-yardim-ulastirilmasina-izin-verme-yukumlulugu-var-273865</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel Sumud Filosu... BM: İsrail'in Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasına izin verme yükümlülüğü var]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Al-Kheetan, Küresel Sumud Filosu'na dair, "İsrail yetkililerinin, bu temel yaşam ihtiyaçları için tüm kısıtlamaları kaldırma ve Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasına izin verme yükümlülüğü var." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel Sumud Filosu... BM: İsrail'in Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasına izin verme yükümlülüğü var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>AA muhabirinin, "Küresel Sumud Filosu, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yeniden dün İtalya'dan yola çıktı. Hatırlayacağınız üzere, geçen yıl sadece insani yardım taşıyan teknelerdeki aktivistler, uluslararası sularda İsrail'in sert ve hukuk dışı müdahalesiyle karşılaşmıştı. Aktivistlerin güvenliğinin sağlanması ve Gazze'ye sorunsuz ulaşabilmesi için İsrail makamlarına çağrınız nedir?" sorusuna Al-Kheetan, şu yanıtı verdi:</p><p>"Gazze'de işgalci güç olan İsrail'in, Gazze'deki Filistinlilerin tüm temel yaşam ihtiyaçlarını karşılaması, insani yardımın girişine ve akışına yönelik tüm kısıtlamaları kaldırmasını sağlama yükümlülüğü var." ifadelerini kullandı.</p><p>Al-Kheetan, Gazze'deki durumun çok vahim olmaya devam ettiğine dikkati çekerek, temiz içme suyu, gıda, yemek pişirmek için gaz ve diğer birçok temel ihtiyaçta hala ciddi kıtlıklar yaşandığını söyledi.</p><p>Bu durumun, nüfusun büyük çoğunluğunun uzun süreli yerinden edilmesinin yanı sıra koruma, sanitasyon ve hijyenden yoksun derme çatma yerleşim alanlarında yaşamasıyla ortaya çıktığına işaret eden Al-Kheetan, yaşananların artan sağlık sorunlarına da yol açtığını belirtti.</p><p>Al-Kheetan, "İsrail yetkililerinin, bu temel yaşam ihtiyaçları için tüm kısıtlamaları kaldırma ve Gazze'deki kişilere insani yardım ulaştırılmasına izin verme yükümlülüğü var." ifadelerini kullandı.</p><p>İsrail'in Gazze ablukasını kırmayı ve buraya insani yardım taşımayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nun "2026 Bahar Misyonu", İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki son hazırlıklarını tamamlayarak 26 Nisan'da Akdeniz'e açılmıştı.</p><p>Küresel Sumud Filosu'nun Eylül 2025'teki ilk girişiminde, İsrail ordusu, filoyu Akdeniz'in uluslararası sularında yasa dışı şekilde durdurup zorla teknelere çıkarak buradaki gönüllüleri alıkoymuş ve İsrail'e götürmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kuresel-sumud-filosu-bm-i-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273864</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/hurjetin-ihracati-icin-imzalar-resmen-atildi-savunma-sanayii-baskani-gorgun-bu-bir-son-deg-273864</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[HÜRJET'in ihracatı için imzalar resmen atıldı! Savunma Sanayii Başkanı Görgün: Bu bir son değil başlangıç]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından üretilen milli jet eğitim uçağı HÜRJET'in İspanya'ya ihracına ilişkin imza töreni Madrid'deki Airbus şirketi tesislerinde yapıldı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Bu bir son değil başlangıç." derken, bu anlaşma ile Türkiye ve İspanya arasındaki bağın her anlamda çok daha güçleneceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[HÜRJET'in ihracatı için imzalar resmen atıldı! Savunma Sanayii Başkanı Görgün: Bu bir son değil başlangıç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Airbus'ın Madrid'in Getafe ilçesindeki tesislerinde gerçekleşen imza törenine TUSAŞ ve Airbus yetkilileri ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve İspanya Savunma Bakanlığı Devlet Sekreteri Maria Amparo Valcarce Garcia, Türkiye'nin Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci ve her iki ülkeden üst düzey askeri yetkililer katıldı.</p><p>Anlaşmaya, Görgün, İspanya Savunma Bakanlığı Silahlanma ve Malzeme Genel Müdürü Amiral Aniceto Rosique, Airbus Savunma ve Uzay Şirketi Air Power Sorumlusu Jean Brice Dumont, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Gökhan Uçar ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu imza attı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/video1-28042026baf8ed75.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Törende konuşma yapan Görgün, "Bu bir son değil başlangıç." derken, bu anlaşma ile Türkiye ve İspanya arasındaki bağın her anlamda çok daha güçleneceğini vurguladı.</p><p>Görgün, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, "İspanya Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı, TUSAŞ ve AIRBUS birlikte uzun zamandır çalıştığımız bu programda aslında resmi imzayı önceden atmıştık. Bugün sadece bu resmi imzanın hep beraber duyurulması üzerine İspanya'da buradaki bakanlığın daveti üzerine gelmiş bulunduk. Bugün itibariyle artık bütün dünyaya bu anlaşmayı duyuruyoruz." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade ve destekle ve Türk mühendisliğine güvenle ortaya çıkan kara, deniz ve hava platformlarının uluslararası karşılığını görmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Görgün "Bizim kendi güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarını karşılarken onların sağladığı katkılarla birlikte en iyileşen, fonksiyonlarını en iyi yerine getiren ve maliyet etkin çözümler üreten bir sektörümüz var. Allah'a çok şükür bugün itibariyle ana entegratörlerimiz ve bunlara destek olan yan sanayimiz ve KOBİ'lerimiz ve üniversitelerimizle birlikte sinerjik bir şekilde uyum içinde gayretle çalışıyoruz." şeklinde konuştu.</p><p>Bu çabaların karşılık bulduğunu kaydeden Görgün, "Birçok alanda Türkiye ürettiği ürünlerle savunma alanındaki başarısını dünyaya duyurdu. Özellikle insansız hava araçlarındaki başarısı Türkiye'nin bu alandaki kabiliyetini, yeteneğini bir taraftan gösterirken diğer taraftan da ülkemizin stratejik ve diplomatik ilişkilerine de katkı sağladı." dedi.</p><p>Görgün, imzalanan anlaşma hakkında şu bilgileri verdi:</p><p>"TUSAŞ'la birlikte yaptığımız bu Airbus ortaklığıyla gerçekleşecek olan özellikle savaş uçaklarının pilotlarını eğitmek üzere kullanılacak bu HÜRJET platformunun bir kısmı Türkiye'de üretilip İspanya'ya teslim edilecek. Bir kısmı İspanya'da üretilecek ve İspanya'da üretilecek ve Türkiye'de üretilecek kısımlar için İspanya'daki yerel üreticilerin de katkı sağlayacağı bir model üzerine hem Türkiye'nin hem İspanya'nın her bakımdan razı olduğu gerçek bir müttefiklik işbirliği ve anlaşmasına örnek teşkil edilecek bir program oluşmuş oldu. Bu programla birlikte tabii biz sadece İspanya'nın ve Türkiye'nin bir başarısı ve ortaya koyduğu bir irade olmanın ötesinde NATO müttefikleri açısından da örnek teşkil edilecek bir işbirliği olmasını, diğer ülkelere, üçüncü ülkelere de pazarlanabilecek ve yeni nesil ürünlerin birlikte geliştirebilecek olması açısından da anlamlı buluyoruz."</p><p>"Tabii burada şirketlerimizin ortaya koyduğu bu platform seviyesindeki başarı, uluslararası işbirliği yapma ve ticareti geliştirme konusundaki geliştirdikleri modeller, Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bizim de desteklememiz böyle güzel sonuçları ortaya çıkardı."</p><p>Savunma Sanayii Başkanı Görgün, bu anlaşmaya yoğun katkıları nedeniyle Türkiye'nin Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci'ye teşekkür etti.</p><p>Büyükelçi Ezberci de "İspanya ve Türkiye arasındaki ilişkiler son senelerde her alanda ivme kazanmış yoluna hızla devam etmekte. Bunun motoru savunma sanayisi oldu. Ama ticari ilişkilerimizde de 19,3 ile başlayan ticaret hacmimiz 26,6 milyar dolara kadar çıktı. Şimdi iki Akdeniz ülkesiyiz biz. Doğu ve Batı'yı birlikte koruyoruz, kolluyoruz." dedi.</p><p><strong>"GÜVENİLİR DOST TÜRKİYE"</strong></p><p>Törende konuşan İspanya Savunma Devlet Sekreteri Maria Amparo Valcarce Garcia da törendeki konuşmasında "Güvenilir bir dost olan Türkiye ile bu yolculuğa çıkmak çok önemli. İnovasyon tek başına yeterli değil, bunu zamanında ve iyi ortaklarla gerçekleştirmek önemli. Bu anlaşma stratejik ve sürdürülebilir bir planlamanın sonucudur. Bu proje savunma sanayimize yeni bir ivme kazandıracak." dedi.</p><p>Türkiye'ye teşekkürlerini ileten Garcia, "Türkiye'nin bu projedeki işbirliği bizim için kaçınılmazdır ve güven vermektedir. Karşılıklı güven, saygı ve birlikte ilerlemeye dayalı iyi bir örnek teşkil eden bu anlaşma stratejik ortaklığımızı pekiştiren, ayrılmaz iş birliğimizin ve ortak vizyonlarımızın bir sonucudur. Her iki taraf için de geri kazanımları olacaktır ve ittifakımızın daha güçlü temellere dayanmasını sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p>İspanya'nın savunma harcamalarının gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 2'sine ulaştığını vurgulayan Garcia, "Eğitim uçağı bu planlarımızın bir parçası ve kilit bir program. Sadece eğitim uçağı projesi tek başına yeterli değil. Bu, yatırım, taahhüt, işbirliği, dost ve müttefik bir ülke olan Türkiye ile birliktelik açısından da çok önemli. F5'lerin yerine alacak bu proje bizim egemenliğimiz, stratejik özerkliğimiz ve 21. yüzyılın ihtiyaçlarına karşılık verecek rekabetçi bir konuma gelmemiz aşısından da önemli." açıklamasında bulundu.</p><p><strong>"TÜRKİYE İLE ANLAŞMA UZUN VADELİ, YOLU IŞIKLARLA DOLU"</strong></p><p>Airbus Savunma ve Uzay Şirketi İspanya İşleri Sorumlusu Marta Nogueira da "Bu sadece stratejik bir işbirliği değildir. Karşılıklı güven ve ortak vizyonun bir ürünüdür. Askeri savunma endüstrimiz karşılıklı olarak olağanüstü gelişecektir. Türkiye ile yapılan bu anlaşma uzun vadeli, yolu ışıklarla dolu, çok büyük bir meydan okumadır. Sadece ülkeler arası değil, sektörler arası da önemli bir dönüm noktasını oluşturacaktır." şeklinde konuştu.</p><p>Airbus Savunma ve Uzay Şirketi Air Power Sorumlusu Jean Brice Dumont da "Sektörde öncü bir ruh olacak bir anlaşma imzalanmıştır. bu geçiş noktası olacaktır." dedi.</p><p>Dumont, proje kapsamında Hürjet uçaklarının 2028'te gelmeye başlayacağını, 2029-2030 eğitim kurslarında kullanıma gireceğini ve 2030-2035 döneminde toplam 30 uçağın envanterlerinde olacağını açıkladı.</p><p>Dumont, "Türkiye'nin katılımı bizim için olmazsa olmazdır ama bu proje, uçak anahtar teslim bir proje değil." diyerek, projenin gelişmeye çok açık olduğunu ve 2 bin 500 kişiye istihdam sağlayacağını kaydetti.</p><p><strong>İSPANYOL ŞİRKETLERDEN TÜRKİYE'YE ÖVGÜ</strong></p><p>Bu arada projeye katılan savunma sektöründeki İspanyol şirketlerinin temsilcileri de konuşmalarında Türkiye ile yapılan ortaklığın ve projenin büyüklüğüne dikkati çekti.</p><p>İndra şirketinden Rafael Junco, "Örnek teşkil edecek, lokomotif bir proje.", ITP Savunma Mühendislik Şirketi Temsilcisi Alfredo Lopez Diez de "Türkiye ile 20 yıldan fazladır birlikte işler yapıyoruz. Türk mühendislerin olağanüstü bir kapasitesi var." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hurjetin-ihracati-icin-im-271_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273863</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/avustralyadan-google-ve-metaya-milyon-dolarlik-odeme-zorunlulugu-273863</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avustralya'dan Google ve Meta'ya milyon dolarlık ödeme zorunluluğu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya hükümeti, Google ve Meta gibi teknoloji devlerinin yerel medya kuruluşlarına haber içerikleri için ödeme yapmasını öngören yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, anlaşma sağlanmaması durumunda şirketlere yıllık gelirlerinin yüzde 2,25'i oranında para cezası uygulanmasını gündeme getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avustralya'dan Google ve Meta'ya milyon dolarlık ödeme zorunluluğu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya hükümeti, Google ve Meta'nın ülkedeki yerel medya kuruluşlarına haber içerikleri için ödeme yapmasını zorunlu kılan yeni bir yasa tasarısı hazırladı. 2024 yılında başlatılan bu girişim kapsamında, teknoloji devleri ile yerel yayıncılar arasında anlaşma sağlanmaması halinde, şirketlerin Avustralya'daki gelirlerinin yüzde 2,25'i oranında para cezası uygulanması gündeme geliyor. Tasarının temel amacı, yerel gazeteciliğin ve medya kuruluşlarının sürdürülebilirliğini korumak ve dijital platformların haber içeriklerinden elde ettiği gelirin adil paylaşımını sağlamak olarak öne çıkıyor.</p><h3>İletişim Bakanı Wells: 'Dijital platformlar adil ödeme yapmalı'</h3><p>Avustralya İletişim Bakanı Anika Wells, dijital platformların haber içeriklerinden kazanç sağladığını ve bu gelirlerin bir kısmının yerel medya kuruluşlarına aktarılması gerektiğini vurguladı. Wells, insanların giderek daha fazla haberleri Google, Meta ve TikTok gibi platformlardan takip ettiğini belirtti. Bakan, büyük teknoloji şirketlerinin, platformlarında yayınlanan gazetecilik ürünlerinin değerini kabul ederek, bu içeriklerin üreticilerine ödeme yapmasının adil bir yaklaşım olacağını söyledi. Ayrıca, teknoloji firmalarının yerel medya kuruluşlarıyla anlaşmalar yapmaması halinde, çok daha yüksek para cezalarıyla karşılaşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu düzenlemenin, Avustralya'nın çevrimiçi arama pazarında 250 milyon Avustralya Doları'na ulaşan gelirleri olan şirketleri de kapsayacağı ifade edildi.</p><h3>Haber pazarlık teşviği ve cezai yaptırımlar gündemde</h3><p>2024'te devreye giren Haber Pazarlık Teşviği, teknoloji firmalarının yerel medya kuruluşlarının ürettiği haberleri ücretsiz kullanmasına son vermeyi amaçlıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte, Google ve Meta gibi şirketler, yerel haber içeriklerini kullanmaya devam etmek için medya kuruluşlarıyla anlaşmak zorunda kalacak. Anlaşmaya varılamazsa, şirketler gelirlerinin yüzde 2,25'i oranında cezayla karşı karşıya kalacak ve bu rakam milyonlarca dolara ulaşabilecek. Söz konusu yasa, yalnızca Google, Meta ve TikTok gibi büyük teknoloji şirketlerini kapsıyor; yapay zeka platformları ise bu kapsamın dışında tutuldu. Avustralya'nın en büyük medya kuruluşlarının yöneticileri, bu adımın ülke gazeteciliğinin geleceğini güvence altına almak için kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, Kanada örneğinde olduğu gibi, teknoloji devlerinin haber içeriklerine ödeme yapmaması halinde gazeteciliğin sürdürülemez hale geleceği vurgulandı.</p><p>Avustralya'nın bu hamlesi, teknoloji firmalarının yerel medya kuruluşlarına karşı sorumluluklarını artırırken, dijital çağda gazeteciliğin finansal olarak desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yeni yasa tasarısının 1 Temmuz'da yürürlüğe girmesi bekleniyor ve gelişmeler, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/avustralyadan-google-ve-m-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273862</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-hurmuz-bogazinin-kapali-kalmasi-baska-yerler-icin-tehlikeli-emsal-teskil-eder-273862</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB: Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması başka yerler için tehlikeli emsal teşkil eder]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının dünyanın farklı yerleri için de tehlikeli bir emsal teşkil edeceği konusunda uyardı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB: Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması başka yerler için tehlikeli emsal teşkil eder]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brunei'de bulunan AB Yüksek Temsilcisi Kallas, AB-Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Bakanlar Toplantısı'nın ikinci gününde basına açıklamalarda bulundu.</p><p>Kallas, mevcut küresel ortamda hiçbir ülkenin tek başına hareket etmeyi göze alamayacağına işaret ederek, "Orta Doğu'da şu anda yaşananlar, bunu herkes için açıkça ortaya koymaktadır. İran savaşı 2 ayını doldurmuşken diplomatik çabalar henüz bir ilerleme sağlayamamıştır." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/gunes-28042026e7a92301.jpg"/><p>Yükselen enerji fiyatlarının hem Avrupa'yı hem de Asya'yı olumsuz etkilediğinin altını çizen Kallas, "Seyrüsefer serbestisi korunmalıdır. Aksi takdirde bu durum dünyanın başka bölgelerinde de tehlikeli bir emsal oluşturacaktır." uyarısını yaptı.</p><p>ASEAN üyelerinin Rus petrolü alma isteğine ilişkin de konuşan Kallas, petrol gelirlerinin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını finanse etmeye yaradığını anımsattı.</p><p>Kallas, dünyada enerji krizi yaşandığını, bunun da Rusya'ya fayda sağladığını ifade ederek, "Biz savaşların sona ermesini, barışın sağlanmasını istiyoruz. Böylece bu tür sorunlarla karşı karşıya kalmayız. Bu yüzden enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve Rusya dışındaki alternatiflere yönlendirilmesini savunuyoruz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ab-hurmuz-bogazinin-kapal-213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273861</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turunda-5-etap-pataradan-kemere-zorlu-mucadele-273861</link>
      <pubDate>2026-04-28T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda 5. etap: Patara'dan Kemer'e zorlu mücadele]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 30 Nisan Perşembe günü koşulacak Patara – Kemer etabıyla devam edecek. 30 Nisan Perşembe günü gerçekleştirilecek Patara – Kemer etabı, 14.30 – 16.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda 5. etap: Patara'dan Kemer'e zorlu mücadele]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu,  kıyasıya mücadelelere sahne olan etapların ardından 30 Nisan Perşembe günü  koşulacak Patara &#8211; Kemer etabıyla devam edecek. </p><p>23 takım, 27 ülkeden 161 bisikletçinin mücadele  ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye'nin  doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağıyla dünya  sahnesine taşımaya devam ediyor.</p><p>30 Nisan Perşembe günü gerçekleştirilecek Patara  &#8211; Kemer etabı, 14.30 &#8211; 16.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport  ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde  izleyiciyle buluşacak.</p><p><b>5. ETAP:  PATARA &#8211; KEMER (180,7 KM)</b></p><p>30 Nisan  Perşembe günü koşulacak 5. etap, 180,7 kilometrelik parkurda  gerçekleştirilecek. Patara'dan 11.35'te start alacak etap, Kemer'de sona  erecek.</p><p>Akdeniz  kıyılarının büyüleyici manzarası eşliğinde başlayacak etap; Patara çıkışının  ardından Kaş ve Kalkan hattında ilerleyerek zorlu bir parkur yapısıyla  sporcuları karşılayacak. Etabın ilk bölümünde yer alan 2. kategori tırmanış,  pelotonu erken safhalarda zorlayarak yarışın temposunu belirleyecek ilk kritik  nokta olacak.</p><p>Yarışın 82.  kilometresinde yer alan sprint kapısı, sprinterler için önemli bir hedef  sunarken, etap boyunca dalgalı profil mücadeleyi sürekli diri tutacak.  İlerleyen kilometrelerde konumlanan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı'nın  ardından, parkurun ikinci yarısında sporcuları bekleyen ikinci tırmanış kapısı,  etabın kazananı üzerinde belirleyici bir rol oynayacak.</p><p>Tırmanışların  ardından Kemer'e doğru uzanan bölümde tempo yeniden şekillenirken, uzun ve  yıpratıcı parkur, etap sonuna doğru farkların açılmasına zemin hazırlayacak.  Son kilometrelerde nispeten daha akıcı bir profil sporcuları beklerken, günün  genel yorgunluğu finiş mücadelesinin kaderini belirleyecek. Sporcuların 16.00 &#8211;  16.30 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması bekleniyor.</p><p>Bu etap, TUR  2026'nın en uzun ve en zorlu parkurlarından biri olarak öne çıkarken, genel  klasman mücadelesinde önemli kırılma anlarına sahne olmaya aday. Kemer finişi  ise güçlü sprinterlerin yanı sıra dayanıklılığı yüksek bisikletçilerin de öne  çıkabileceği farklı senaryolara açık bir mücadele sunuyor.</p><p><b>KEMER TUR'UN  DENEYİMLİ DURAKLARINDAN BİRİ</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı  Türkiye Bisiklet Turu rotasında daha önce Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı  olarak yer alan Patara, 2026 yılı itibarıyla ilk kez bir etap startına ev  sahipliği yaparak TUR tarihinde yeni bir sayfa açıyor.</p><p>Kemer ise  organizasyonun tecrübeli duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Bugüne kadar 9  kez TUR rotasında yer alan Kemer, 5 kez etap startı, 4 kez ise finiş noktası  olarak sporcuları ağırladı. 2014 ve 2021 yıllarında elde ettiği etap  zaferleriyle Mark Cavendish, Kemer'de en fazla galibiyet yaşayan isim olarak  dikkat çekiyor.</p><p><b>LİKYA  UYGARLIĞININ İZİNDE AKDENİZ'İN BÜYÜLEYİCİ ROTASI</b></p><p>Patara'dan  Kemer'e uzanan bu etap, yalnızca zorlu parkuruyla değil, Likya medeniyetinin  izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Antik Likya Birliği'nin  başkenti Patara, kilometrelerce uzanan altın sarısı kumsalları ve tarihsel  derinliğiyle bu yolculuğun başlangıç noktasında güçlü bir hikâye sunarken, aynı  zamanda dünyanın en önemli yürüyüş rotalarından biri kabul edilen Likya  Yolu'nun da kapılarını aralıyor. Patara'da ayrıca, M.Ö. 167 yılında inşa edilen  ve dünyanın bilinen en eski demokratik meclis binası olarak kabul edilen Likya  Birliği yönetim merkezi Bouleuterion yer alıyor. TBMM tarafından restore edilen  bu yapı, 2012 yılında yeniden ziyarete açılarak bölgenin tarihsel önemini  günümüze taşıyor.</p><p>Kaş ve Kalkan  hattında ilerleyen etap, Kaputaş Plajı'nın turkuaz tonları ve sarp kayalıklar  arasında uzanan eşsiz manzarasıyla Akdeniz'in en etkileyici kıyı panoramalarını  gözler önüne seriyor. Antik kentler, kaya mezarları ve tarihi limanlarıyla bu  bölge, doğa ile tarihin iç içe geçtiği bir açık hava müzesi niteliği taşıyor.</p><p>Rotanın  devamında yer alan Kekova ve Kaleköy, berrak sular altında saklı antik  kalıntıları ve korunmuş dokusuyla ziyaretçilerine zamanda yolculuk hissi  yaşatırken; Demre, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos'un mirası ve  etkileyici kaya mezarlarıyla kültürel derinliği artırıyor. Finike ve Kumluca  hattı ise portakal bahçeleri, sakin yaşam kültürü ve Akdeniz'in doğal  zenginlikleriyle etap boyunca farklı bir ritim sunuyor.</p><p>Toros  Dağları'nın Akdeniz'le buluştuğu bu rotada Çıralı ve Olympos, doğanın en saf  haliyle korunmuş koyları, Caretta Caretta kaplumbağaları ve mitolojik  hikâyeleriyle öne çıkarken; Phaselis Antik Kenti, denizle iç içe geçmiş tarihi  dokusuyla bu yolculuğa benzersiz bir atmosfer katıyor.</p><p>Etabın finiş  noktası Kemer ise modern marinaları, kristal berraklığındaki koyları ve  Beydağları'nın etkileyici manzarasıyla Akdeniz'in en prestijli turizm  merkezlerinden biri olarak bu eşsiz rotayı tamamlıyor.</p><p><b>AKDENİZ'İN  ZENGİN MUTFAĞIYLA LEZZET DOLU BİR YOLCULUK</b></p><p>Patara'dan  Kemer'e uzanan etap boyunca, Akdeniz mutfağının zengin ve karakteristik  lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin köklü mutfak kültürü, doğal ürünlerin  ön planda olduğu özgün tarifleriyle etap boyunca güçlü bir gastronomi  çeşitliliği sunuyor.</p><p>Kaş ve Kalkan  hattında öne çıkan deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve yerel lezzetler, Akdeniz  mutfağının taze ve rafine karakterini yansıtırken; bölgeye özgü doğal ürünlerle  hazırlanan yemekler, bu yolculuğa özgün bir tat katıyor.</p><p>Finike ve  Kumluca çevresinde yetişen ürünler, özellikle narenciye ve yerel üretimle  şekillenen mutfak kültürüyle dikkat çekerken; Antalya mutfağının öne çıkan  lezzetlerinden piyaz, tahinli kabak tatlısı ve Torosların özgün aromalarını  taşıyan keçi peyniri, bu gastronomi deneyimini tamamlıyor.</p><p>Akdeniz'in  doğallığını ve zenginliğini yansıtan bu lezzet rotası, uluslararası izleyiciye  Türkiye'nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir şekilde sunuyor.</p><p><b>TUR2026'NIN KRALİÇE  ETABI YARIN KOŞULACAK</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun altıncı etabında (1 Mayıs),  Antalya'dan Feslikan'a uzanan zirve finişli parkur, TUR 2026'nın <b>kraliçe  etabı</b> olarak genel klasman mücadelesinin en kritik kırılma noktalarından  birine sahne olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/etapstage05-28042026290f2e6c.jpg"/><p>www.tourofturkiye.org.tr  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/61-cumhurbaskanligi-turki-458_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273860</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkiye-kritik-mineraller-icin-aktif-rol-oynamaya-hazir-273860</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Türkiye kritik mineraller için aktif rol oynamaya hazır]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Daha iyi bir dünyayı hedefleyen yeni bir iş birliği hikayesine ihtiyacımız var. Türkiye, kritik mineraller için daha çeşitlendirilmiş, güvenli ve verimli tedarik zincirlerini desteklemede aktif rol oynamaya hazır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Türkiye kritik mineraller için aktif rol oynamaya hazır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, jeopolitik gerilimlerin yalnızca artmakla kalmadığını, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geldiğini belirterek, "Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor." dedi.</p><p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği "OECD Kritik Mineraller Forumu" OECD İstanbul Merkezi'nde yapıldı.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve çok sayıda davetlinin katıldığı forumun açılışında konuşan Bolat, Gelişen Piyasalar Forum Serisi'nin, OECD üyeleri, ortak ülkeler ile özel sektör ve sivil toplumdan kilit paydaşlar arasında, ortak kalkınma sorunlarına çözüm arayışına yönelik üst düzey, kapsayıcı ve bölgeler arası bir diyalog platformu sunduğunu söyledi.</p><p>Bolat, bu çerçevede, OECD İstanbul Merkezi'nin, bölgeler arasında politika yapıcıları, uzmanları ve paydaşları bir araya getiren hem bölgesel hem de küresel bir bilgi merkezi olarak önemli bir başarıya imza attığına inandıklarının altını çizdi.</p><p>Bugün küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelindiğini dile getiren Bolat, "Jeopolitik gerilimler yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor." diye konuştu.</p><p>Aynı zamanda ticaret politikalarında açık bir yön değişimine tanık olunduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler daha fazla devlet desteği alıyor. Ekonomik güvenliğe ilişkin kaygılar, ulusal kararları her zamankinden daha fazla şekillendirmektedir. Tüm bu gelişmeler birlikte ele alındığında, daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret etmektedir. Bu geçici bir durum değil. Bu yapısal bir dönüşüm ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. Nitekim kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne ilişkin zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır."</p><p>Bolat, ikiz dönüşüm süreci küresel ekonomide merkezi önem kazandıkça, kritik minerallerin yüzyılı şekillendiren büyük dönüşümler açısından vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı.</p><p>Bu minerallerin bataryalar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekeleri gibi temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez olduğunu belirten Bolat, "Buna ek olarak, yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine ve gelişmiş telekomünikasyon altyapılarına kadar dijitalleşme açısından da aynı derecede hayati öneme sahip." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/1-280420260c1fa8f1.jpg"/><p><strong>"SON 10 YILDA TEMEL KRİTİK MİNERALLERE OLAN TALEP ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTTI"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, son 10 yılda temel kritik minerallere olan talebin önemli ölçüde arttığını belirterek, lityuma olan talebin yaklaşık 4 kat arttığını, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talebin ise yaklaşık iki katına çıktığını dile getirdi.</p><p>Diğer minerallerde de benzer talep artışları görüldüğünü vurgulayan Bolat, "Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor." şeklinde konuştu.</p><p>Karbonsuzlaşmayı, dijitalleşmeyi ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen bugünün dünyasında kritik minerallerin sanayi rekabetçiliği ile ulusal güvenlik ve ekonomik dayanıklılık açılarından giderek artan stratejik önem kazandığını dile getiren Bolat, özellikle arzın yoğunlaşması, lojistik darboğazlar ve kesintilerin, sanayi üretiminin dayanıklılığı ve ekonomik güvenlik açısından temel bir endişe kaynağı haline geldiğinin altını çizdi.</p><p>Bolat, "Bazı durumlarda yoğunlaşma yalnızca tek bir üreticiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda sınırlı coğrafyalarda yoğunlaşma söz konusudur. Arz belirli bölgelerde yoğunlaştığında riskler daha da karmaşık hale gelmektedir." açıklamasında bulundu.</p><p><strong>"(KRİTİK MİNERAL ÜRETİMİNDEKİ) YOĞUNLAŞMA, İTHALATÇILAR AÇISINDAN STRATEJİK KIRILGANLIKLAR YARATIYOR"</strong></p><p>Ömer Bolat konuşmasında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin küresel kobalt üretiminin yaklaşık 4'te 3'ünü sağladığını, Filipinlerin ise Endonezya ile birlikte nikel üretiminin 3'te ikisinden fazlasını karşıladığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Avustralya ve Şili, lityum üretiminin yarısından fazlasını temsil etmektedir, bazı ülkeler ise nadir toprak elementlerinin üretimi ve işlenmesinde hakim konumlarını sürdürmektedir. Bu yoğunlaşma, ithalatçılar açısından stratejik kırılganlıklar yaratırken, üreticiler açısından da çıkarım faaliyetlerinin yeterli yerel katma değer, teknoloji transferi, beceri geliştirme ve altyapı yatırımları olmaksızın yürütülmesi halinde yapısal eşitsizlikler doğurmaktadır."</p><p>Bakan Bolat, ihracat kısıtlamaları veya vergileri gibi piyasayı bozucu politika ve uygulamaların da kritik mineraller alanında giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/2-280420264765e151.jpg"/><p>Bu durumun küresel tedarik zincirlerine ilave bir karmaşıklık kattığını ifade eden Bolat, "Önümüzdeki soru, kritik minerallerin önemli olup olmadığı değildir. Asıl soru, kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetişimin eski dengesizlik ve bağımlılık kalıplarını derinleştirip derinleştirmeyeceğidir." dedi.</p><p>Bolat, küresel ekonomide adil bir ikiz dönüşüm ve ortak refah sağlayacak dengeli ve hakkaniyetli bir uluslararası düzen için kritik mineraller tedarik zincirinin yönetiminin 4 temel sütuna dayanması gerektiğini vurguladı.</p><p>İlk olarak çeşitlendirme yoluyla dayanıklılık sağlanması gerektiğini kaydeden Bolat, "Üretimin, teknolojilerin, ulaşım koridorlarının ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, küresel karşılıklı bağımlılığı daha istikrarlı hale getirmenin temel araçlarıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bolat, "İkincisi, adil ve öngörülebilir ticarete ihtiyaç vardır. Öngörülemez kısıtlamalar, şeffaf olmayan sübvansiyon rekabeti ve tedarik bağımlılıklarının silah haline getirilmesi tüm küresel ekonomi için maliyet oluşturuyor." diye konuştu.</p><p>Üçüncü olarak maden zengini gelişmekte olan ülkelerin kaynaklarından daha fazla değer elde etmesi gerektiğini ifade eden Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Sanayi devriminin ilk aşamalarında doğal kaynaklar bakımından zengin ülkeler, sanayi kapasitesi açısından yoksul kalmıştır. Dördüncü ve son olarak, kritik mineraller arzında yalnızca çıkarımı düşünmemeliyiz. Geri dönüşüm, yeniden kullanım, ikame, malzeme verimliliği ve batarya kimyası ile sanayi tasarımındaki yenilikler de tedarik yönetiminin parçası olmalıdır. Türkiye'nin, kritik mineraller alanı da dahil olmak üzere küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü özellikle vurgulamak isterim."</p><p><strong>"DAHA İYİ BİR DÜNYAYI HEDEFLEYEN YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ HİKAYESİNE İHTİYACIMIZ VAR"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p>Bolat, şeffaf piyasa bilgisi, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, uyumlu standartlar, daha güçlü teknoloji ortaklıkları, daha iyi finansman araçları ve yatırımların riskten arındırılmasına yönelik güvenilir mekanizmalar üzerinde çalışılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Mevcut zorluklar karşısında, kritik minerallerin uluslararası yönetiminin eski bir hikayenin yeni bölümü olmaması gerektiğini dile getiren Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Ekonomik ikiz dönüşümün yeni çağı ortaya çıkarken, ortak refahı ve gelecek nesiller için daha iyi bir dünyayı hedefleyen yeni bir iş birliği hikayesine ihtiyacımız var. Türkiye, kritik mineraller için daha çeşitlendirilmiş, güvenli ve verimli tedarik zincirlerini desteklemede aktif rol oynamaya hazır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/bakan-bolat-turkiye-kriti-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273859</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/kim-ne-kadar-kazandi-unlulerin-plaka-serveti-ortaya-cikti-273859</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kim ne kadar kazandı? Ünlülerin plaka serveti ortaya çıktı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü isimlerin yatırım tercihleriyle ilgili paylaşılan bir liste kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Ünlülerin taksi plakalarından elde ettiği geliri duyanlar kulaklarına inanmadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kim ne kadar kazandı? Ünlülerin plaka serveti ortaya çıktı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Magazin dünyasında son dönemde yalnızca sahne  performansları değil, ünlü isimlerin yatırım tercihleri de konuşuluyor.  Özellikle taksi plakası gibi uzun vadeli gelir getiren alanlara yönelen bazı  tanınmış isimler, sosyal medyada yeniden gündeme geldi.</p><p>İddialara göre farklı dönemlerde bu alana yatırım yapan  bazı ünlülerin sahip oldukları plaka sayıları ve kazançları dudak uçuklattı.</p><p>En çok taksi plakası olan 4 ünlü:</p><h2>4 - LVBEL C5</h2>96 plaka, kazancı 3 milyon lira<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/04/lvbel1-040420267ec33324.jpg"/><h2>3 - ALEYNA TİLKİ</h2>133 plaka, kazancı 5 milyon lira<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/aleyna-280420267c3201d2.jpg"/><h2>2 - İBRAHİM TATLISES</h2><p> 340 plaka, kazancı 13 milyon lira</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/ibrahim2-07042026c65a77e3.jpg"/><h2>1 - SİBEL CAN </h2><p>396 plaka, kazancı 15 milyon lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/11/sibel-1104202606d7cb0a.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kim-ne-kadar-kazandi-unlu-355_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273858</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilin-gazzede-suyu-kasitli-olarak-engellemesi-soykirimin-bir-parcasi-olarak-tanimlandi-273858</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'in Gazze'de suyu kasıtlı olarak engellemesi soykırımın bir parçası olarak tanımlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), İsrail'in Gazze'deki Filistinlilere karşı suyu toplu cezalandırma silahı olarak kullandığını belirterek, "Filistinlilerden suyun kasıtlı esirgenmesi, İsrail'in soykırımının ayrılmaz bir parçası." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'in Gazze'de suyu kasıtlı olarak engellemesi soykırımın bir parçası olarak tanımlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), İsrail'in Gazze'ye yönelik su kesintilerine ilişkin rapor yayımladı.</p><p>Raporda, İsrail'in Gazze'de su erişimini cezalandırma silahı olarak kullandığına işaret edilerek, "İsrail, Gazze'deki insanları sistematik olarak sudan mahrum bırakıyor ve toplu cezalandırma kampanyası yürütüyor." değerlendirmesi yer aldı.</p><p>İsrailli yetkililere Gazze'deki insanlara gerekli seviyelerde suyu derhal geri vermeleri çağrısı yapılan raporda, İsrail'in müttefiklerinin, su altyapısı ihtiyaçları dahil insani yardıma erişimi engellemeyi bırakması için İsrail'e baskı uygulamak üzere nüfuzlarını kullanması gerektiği belirtildi.</p><p>Raporda, "Filistinlilerden kasıtlı olarak suyun esirgenmesi, İsrail'in soykırımının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu, İsrail yetkililerinin suyu tekrar tekrar silah olarak kullanmasının münferit eylemler olmadığını, tekrarlayan, sistematik ve kümülatif bir modelin parçası olduğunu belgeliyor. Bu durum, sivillerin doğrudan öldürülmesi, sağlık tesislerinin tahrip edilmesi ve evlerin yerle bir edilerek kitlesel yer değiştirmeye zorlanmasıyla gerçekleşiyor. Bunlar birlikte, Gazze'deki Filistinlilere kasıtlı olarak yıkıcı ve insanlık dışı koşullar dayatılması anlamına geliyor." ifadeleri kullanıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/1-280420269bd4e2d8.jpg"/><p><strong>"İSRAİL ORDUSUNUN AÇIKÇA TANIMLANMIŞ SU KAMYONLARINA ATEŞ ETTİĞİNİ VE SONDAJ KUYULARINI YOK ETTİĞİNİ BELGELEDİK"</strong></p><p>İsrail'in, Gazze'deki su ve sanitasyon altyapısının neredeyse yüzde 90'ını yok ettiği veya hasar verdiği belirtilen raporda, bunlar arasında tuzdan arındırma tesisleri, sondaj kuyuları, boru hatları ve kanalizasyon sistemlerinin de yer aldığı kaydedildi.</p><p>Raporda, "MSF ekipleri, İsrail ordusunun açıkça tanımlanmış su kamyonlarına ateş ettiğini veya 10 binlerce insan için hayati önem taşıyan sondaj kuyularını yok ettiğini belgeledi." ifadesi yer aldı.</p><p>İnsanlara su dağıtılırken sık sık şiddet olayları yaşandığı da vurgulanan raporda, bu işlem sırasında Filistinliler ve yardım görevlilerinin yaralandığına ve ekipmanlarına zarar verildiğine işaret edildi.</p><p>MSF'nin kritik su ve sanitasyon malzemelerini getirme taleplerinin 3'te 1'inin reddedildiği veya cevapsız bırakıldığı belirtilen raporda, İsrail yetkilileri tarafından onaylanan birçok malzemenin daha sonra sınırda geri çevrildiğine yer verildi.</p><p><strong>"GAZZE'DEKİ SU ALTYAPISINI KASITLI VE SİSTEMATİK OLARAK YOK ETTİLER"</strong></p><p>Raporda görüşlerine yer verilen MSF Acil Durum Yöneticisi Claire San Filippo, "İsrail yetkilileri, su olmadan hayatın bittiğini biliyor ancak Gazze'deki su altyapısını kasıtlı ve sistematik olarak yok ettiler." ifadelerini kullandı.</p><p>İsrail'in, suyla ilgili malzemelerin girişini sürekli olarak engellediğine dikkati çeken Filippo, "Filistinliler sadece suya erişmeye çalışırken yaralandılar ve öldüler. Bu yoksunluk, vahim yaşam koşulları, aşırı kalabalık ve çökmüş sağlık sistemiyle birleşince, hastalıkların yayılması için ortam oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/israilin-gazzede-suyu-kas-615_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273857</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-avusturyayi-ziyaret-edecek-273857</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'yı ziyaret edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan'da Avusturya'ya resmi ziyarette bulunacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'yı ziyaret edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan'da Avusturya'ya yapacağı ziyarette, Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek.</p><p>Bakan Fidan'ın ziyaret kapsamında Avusturya Başbakanı Christian Stocker tarafından kabul edilmesi, AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşmesi, Viyana Diplomasi Akademisi'nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunması ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor.</p><p>Fidan'ın ziyaret kapsamında Avusturyalı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alması ve mevcut işbirliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkati çekmesinin yanı sıra Avusturya ile enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayisi başta olmak üzere stratejik nitelik taşıyan alanlarda işbirliği potansiyelinin altını çizmesi ve bunu geliştirmeye yönelik imkanları kapsamlı şekilde ele alması bekleniyor.</p><p>Türkiye'nin Avusturya'daki Türk toplumunun huzuruna, refahına ve toplumsal uyumuna verdiği önemi vurgulaması ve bu çerçevede Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli mesele olduğunun altını çizmesi öngörülen Fidan'ın, ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifini koruduğunu ifade etmesi, Türkiye-AB ilişkilerine stratejik perspektifle yaklaşılması, bu ilişkilerin dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların yararına olacağını belirtmesi ve ayrıca mevcut tıkanıklıkların aşılabilmesi için Türkiye-AB ilişkilerinde daha kapsamlı ve kurumsal işbirliği anlayışına ihtiyaç bulunduğunu dile getirmesi hedefleniyor.</p><p>Fidan'ın yetkililere, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında tarafların yeniden müzakere masasına dönmesine ve savaşın adil, kalıcı ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini ifade etmesi, İran ile ABD arasındaki çatışmanın kalıcı biçimde sona erdirilmesi amacıyla yürütülen girişimlere Türkiye'nin desteğinin devam edeceğini belirtmesi, ayrıca Hürmüz Boğazı'nda, seyrüsefer serbestisinin en kısa sürede yeniden tesis edilmesi ve savaş öncesi statükoya dönülmesinin küresel ölçekte taşıdığı önemin altını çizmesi bekleniyor.</p><p>Ayrıca İsrail'in Gazze'de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkati çekeceği belirtilen Fidan'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret etmesi, İsrail'in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulaması öngörülüyor.</p><p><strong>TÜRKİYE-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ</strong></p><p>Türkiye ve Avusturya arasındaki çok yönlü ve tarihi ilişkiler olumlu mecrada ilerliyor. İki ülkenin üst düzey yetkilileri arasında özellikle uluslararası konferanslar ve toplantılar marjında son dönemde görüşmeler gerçekleşti.</p><p>Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Meinl-Reisinger, son olarak 5. Antalya Diplomasi Forumu'na katılmış ve Bakan Fidan'la bir araya geldi.</p><p>Avusturya'yla ikili ticaret hacmi 2025'te 4,3 milyar doları aşarken, bunun kısa vadede 5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.</p><p>Avusturya'nın Türkiye'ye doğrudan yatırımları, 2005-2025 döneminde 11,2 milyar doları aştı ve aynı dönemde Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımları ise 887 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p>İki ülkenin ortak zenginliği olarak görülen, Avusturya'da yaşayan yaklaşık 350 bin nüfuslu Türk toplumu, iki ülke ilişkilerinde önemli beşeri bağ oluşturuyor.</p><p>Türkiye'yi 2025'te ziyaret eden Avusturyalı turist sayısı 563 bini aştı.</p><p>İkili ilişkileri ilgilendiren konuların yanı sıra Avrupa güvenliği dahil güncel, bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da iki ülke arasında yakın eş güdüm ve işbirliği bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/disisleri-bakani-fidan-av-118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273856</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/almanyada-altin-rezervi-satisi-tartismasi-3350-tonluk-karar-gundemde-273856</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da altın rezervi satışı tartışması! 3.350 tonluk karar gündemde]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya, yaklaşık 3.350 tonluk dev altın rezerviyle dünyanın en büyük ikinci sahibi konumunda. Son dönemde ekonomik durgunluk ve bütçe açıkları nedeniyle hükümetin altın rezervlerinin bir kısmını satıp satmaması gerektiği yönünde yoğun bir tartışma yaşanıyor. Altın rezervi, ülkenin mali istikrarı için kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da altın rezervi satışı tartışması! 3.350 tonluk karar gündemde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya, 3.350 tonluk altın rezerviyle dünya sıralamasında ikinci sırada yer alıyor. Ülkenin yaklaşık 240 milyar dolar değerindeki bu rezervi, son dönemde artan bütçe açıkları ve ekonomik durgunluk nedeniyle gündemin ilk sırasına taşındı. Hükümetin, altın rezervinin bir bölümünü satıp satmama konusunda baskı altında olduğu belirtiliyor. Özellikle altyapı, teknoloji ve iklim projelerine kaynak yaratılması amacıyla altınların bir kısmının nakde çevrilmesi fikri kamuoyunda tartışılıyor.</p><h3>Bundesbank: 'Altın rezervi Almanya'nın güvencesi'</h3><p>Bundesbank ve pek çok ekonomist, altın rezervinin Almanya için yalnızca bir yatırım aracı olmadığını, aynı zamanda ulusal para birimi Euro'nun güven kaynağı ve mali krizlere karşı bir koruma olarak görüldüğünü vurguladı. Uzmanlar, altın satışının kısa vadede mali rahatlama sağlayabileceğini ancak uzun vadede Almanya'nın finansal istikrarını ve uluslararası kredi notunu olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Altın rezervinin korunması gerektiğini savunanlar, bu varlığın ülkenin ekonomik bağımsızlığı için kritik olduğunun altını çiziyor.</p><h3>Almanya hükümeti henüz adım atmadı</h3><p>Almanya hükümeti, artan tartışmalara rağmen altın rezervlerinin satışı konusunda şu ana kadar resmi bir karar almadı. Yetkililer, altının ulusal zenginliğin önemli bir parçası olduğunu ve mevcut ekonomik belirsizlik ortamında bu rezervin korunmasının öncelikli olduğunu ifade etti. Tartışmalar devam ederken, altın rezervinin geleceği ve olası satış kararı, ülkenin ekonomik politikaları açısından yakından izleniyor. Altın rezervi, Almanya'nın finansal gücünün ve uluslararası prestijinin temel taşlarından biri olarak önemini koruyor.</p><p>Almanya'nın altın rezerviyle ilgili tartışmalar, ülkenin ekonomik geleceği ve uluslararası piyasadaki konumu açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. Hükümetin atacağı adımlar, yalnızca Almanya için değil, küresel ekonomi için de yakından takip ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/almanyada-altin-rezervi-s-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273855</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/500-bin-dolar-rusvet-iddiamin-arkasindayim-soytekin-donemin-kiptas-genel-muduru-kurt-talep-etti-273855</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[500 bin dolar rüşvet iddiamın arkasındayım... Soytekin: Dönemin KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt talep etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı suç örgütü davasının 28. duruşması başladı. Duruşmada, önemli isimler savunma yaptı ve mahkeme salonunda yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[500 bin dolar rüşvet iddiamın arkasındayım... Soytekin: Dönemin KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt talep etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında yer aldığı çıkar amaçlı suç örgütü davasının 28. duruşmasını Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda başlattı. Toplamda 414 sanığın yargılandığı davada, 92 kişi tutuklu olarak yargılanıyor. Duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve avukatı Mehmet Pehlivan gibi önemli isimler katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ekreo-28042026ee60caaf.jpg"/><p><b>EKREM İMAMOĞLU VE BELEDİYE BAŞKANLARI HAKİM KARŞISINDA</b></p><p>Davanın 28. celsesine katılan sanıklar arasında, İstanbul'un yönetiminde söz sahibi olan birçok belediye başkanı ve üst düzey isimler bulunuyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı bu dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Mahkeme salonunda alınan geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekerken, sanıkların savunmaları ve ifadeleri gün boyunca sürdü. Duruşmada, savunma yapan isimlerin açıklamaları, sürecin seyrine etki edecek nitelikte oldu. Özellikle tutuklu sanıkların ifadeleri, dosyanın ilerleyişinde belirleyici rol üstleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ademsoytekin3-28042026258af6ca.jpg"/><b>"İMAMOĞLU SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASINDA 28. CELSE!</b><p></p><p>Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da olduğu 414 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.</p><p>Bugün kritik isimlerden Adem Soytekin savunma yapıyor.</p><p>Davayı takip eden 24 TV Editörü Oğuz Polatbilek Silivri izlenimlerini aktardı.</p><p></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">&#55357;&#56628;&amp;quot;İMAMOĞLU SUÇ ÖRGÜTÜ&amp;quot; DAVASINDA 28. CELSE!<br><br>&#55357;&#56633;Aralarında Ekrem İmamoğlu&amp;#39;nun da olduğu 414 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. <br><br>&#55357;&#56633;Bugün kritik isimlerden Adem Soytekin savunma yapıyor.<br><br>&#10145;&#65039;Davayı takip eden 24 TV Editörü Oğuz Polatbilek (<a href="https://twitter.com/Oguzpolatbilek?ref_src=twsrc%5Etfw">@Oguzpolatbilek</a>), Silivri... <a href="https://t.co/Yn3AfFnGXt">pic.twitter.com/Yn3AfFnGXt</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049069331820970066?ref_src=twsrc%5Etfw">April 28, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Davanın bundan sonraki celselerinde, sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkemenin nihai kararını açıklaması bekleniyor. İstanbul'da devam eden bu kritik yargılamanın, hem siyasi hem de toplumsal etkileri önümüzdeki süreçte netleşecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/500-bin-dolar-rusvet-iddi-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273854</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/survivorda-kimler-sampiyon-oldu-iste-yillara-damga-vuran-o-isimler-273854</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Survivor'da kimler şampiyon oldu? İşte yıllara damga vuran o isimler]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Survivor'da sezonlar boyunca yaşanan zorlu mücadelelerin ardından şampiyon olan isimler merak konusu oldu. İşte yarışmanın başladığı günden bu yana Survivor şampiyonu olan o isimler...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Survivor'da kimler şampiyon oldu? İşte yıllara damga vuran o isimler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk televizyonlarının en çok izlenen yarışma programları  arasında yer alan Survivor Türkiye, adadaki zorlu şartlar ve mücadelenin yanı  sıra, şampiyonlarıyla da gündemden düşmüyor. Bazı isimler yarışmadaki  başarılarıyla Survivor tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başardı.</p><p>Survivor, her sezon yeni rekabetlere sahne olurken,  şampiyonluk yarışı da izleyicinin en çok merak ettiği başlıklar arasında yer  almayı sürdürüyor. Bizde sizler için yayınladığı günden bugüne kadar olan  Survivor şampiyonlarını derledik.</p><h2>İŞTE YILLARA GÖRE SURVİVOR ŞAMPİYONLARI:</h2><h2>2005 - UĞUR PEKTAŞ </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ugur-280420266a492e29.jpg"/><h2>2006 - DERYA DURMUŞLAR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/derya-28042026ec7da8be.jpg"/><h2>2007 - TANER ÖZDEŞ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/taner-2804202635235e36.jpg"/><h2>2010 - MERVE OFLAZ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/merve-280420261ca32354.jpg"/><h2>2011 - DERYA BÜYÜKUNCU</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/deryab-28042026289a254c.jpg"/><h2>2012 - NİHAT ALTINKAYA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nihat-280420262e76f9f0.jpg"/><h2>2013 - HİLMİ CEM İNTEPE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/hilmi-28042026aea16660.jpg"/><h2>2014 - TURABİ ÇAMKIRAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/turabi-28042026ff27e4ff.jpg"/><h2>2015 - TURABİ ÇAMKIRAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/turabi1-28042026dbca13ad.jpg"/><h2>2016 - ÇAĞAN ATAKAN ARSLAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/atakan-28042026fd28a72d.jpg"/><h2>2017 - OGEDAY GİRİŞKEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ogeday-2804202609eafe48.jpg"/><h2>2018 - ADEM KILIÇCI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/adem-28042026d2c059b4.jpg"/><h2>2019 - YUSUF KARAKAYA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/yusuf-2804202635153a0e.jpg"/><h2>2020 - CEMAL CAN CANSEVEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/yusuf-2804202635153a0e.jpg"/><h2>2021 - İSMAİL BALABAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ismail-280420268cc62b15.jpg"/><h2>2022 - NİSA BÖLÜKBAŞI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nisa-28042026d98c9ed1.jpg"/><h2>2023 - NEFİSE KARATAY   </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nefise-2804202677726e9e.jpg"/><h2>2024 - OGEDAY GİRİŞKEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/ogeday1-28042026143003f6.jpg"/><h2>2025 - ADEM KILIÇCI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/adem1-28042026c3f0ded5.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/survivorda-kimler-sampiyo-769_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273853</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyetisyenlerden-patlamis-misir-ve-kraker-uyarisi-hangisi-daha-saglikli-273853</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyenlerden patlamış mısır ve kraker uyarısı! Hangisi daha sağlıklı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Samantha Peterson, patlamış mısır ve kraker arasında yapılan karşılaştırmada patlamış mısırın besin değeri açısından öne çıktığını açıkladı. Uzmanlar, sağlıklı atıştırmalık tercihlerinde özellikle patlamış mısırın lif ve antioksidan yönünden avantaj sağladığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyenlerden patlamış mısır ve kraker uyarısı! Hangisi daha sağlıklı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanı Diyetisyen Samantha Peterson, patlamış mısır ve kraker arasında sağlıklı atıştırmalık tercihi yapmak isteyenler için önemli bilgiler paylaştı. Peterson, özellikle patlamış mısırın lif ve antioksidan içeriğiyle öne çıktığını belirtirken, krakerin ise genellikle rafine un ve yüksek sodyum içeriğiyle dikkat çektiğini vurguladı. Her iki atıştırmalığın da farklı besin profilleri sunduğunu ifade eden Peterson, seçim yaparken kişisel ihtiyaçların ve sağlık hedeflerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, özellikle patlamış mısırın doğru hazırlanması halinde krakere göre çok daha besleyici bir seçenek sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Diyetisyen Peterson: 'Patlamış mısır lif ve antioksidan bakımından önde'</h3><p>Diyetisyen Samantha Peterson, patlamış mısırın hava ile patlatıldığında ve minimum düzeyde işlendiğinde besin değeri açısından son derece zengin olduğunu söyledi. Patlamış mısırın tam tahıl olması, doğal olarak lif, polifenol antioksidanlar, B vitaminleri ve bir miktar protein içermesiyle öne çıktığını belirten Peterson, lifin sindirim sistemi sağlığına katkı sağladığını ve tokluk hissini artırdığını ifade etti. Polifenol antioksidanların ise hücreleri oksidatif stresten koruyarak genel vücut sağlığına destek verdiğini ekledi. Patlamış mısırda bulunan tiamin (B1) ve niasin (B3) gibi vitaminlerin, vücudun enerji üretiminde ve sinir sistemi fonksiyonlarında önemli rol oynadığını vurgulayan Peterson, bu özelliklerin patlamış mısırı sağlıklı atıştırmalık arayanlar için cazip hale getirdiğini söyledi. USDA verilerine göre, hava ile patlatılmış tuzsuz patlamış mısırın 28 gramlık porsiyonunda 108 kalori, 3.4 gram protein, 4.28 gram lif ve 1.19 gram yağ bulunduğu bilgisini paylaşan Peterson, bu rakamların patlamış mısırın besleyici yönünü gösterdiğini kaydetti. Ayrıca, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko gibi minerallerin de patlamış mısırda yer aldığını belirtti. Ancak Peterson, patlamış mısırın besin değerinin hazırlanış biçimine ve kullanılan malzemelere göre değişebileceğini, özellikle yüksek işlenmiş yağlar, tatlandırıcılar ve fazla tuz içeren çeşitlerin sağlık açısından daha az uygun olabileceğini söyledi. Sağlıklı bir atıştırmalık için besin mayası, tarçın, kuru otlar ve zeytinyağı gibi doğal eklemelerin tercih edilebileceğini vurguladı.</p><h3>Kraker: Rafine un ve yüksek sodyum içeriğiyle dikkat çekiyor</h3><p>Diyetisyen Peterson, marketlerde satılan sert krakerlerin çoğunlukla rafine beyaz unla üretildiğini ve bu nedenle lif ile protein içeriğinin düşük olduğunu açıkladı. Krakerlerin genellikle düşük yağ oranına sahip olduğunu belirten Peterson, ancak rafine unun kan şekerini patlamış mısıra göre daha hızlı yükselttiğini ifade etti. Krakerlerin tuzla kaplanmasının bu atıştırmalığın lezzetini artırdığını, fakat aynı zamanda sodyum miktarını da yükselttiğini söyleyen Peterson, ticari krakerlerde porsiyon başına 300 ila 400 miligram sodyum bulunabildiğini aktardı. Bu oranın, özellikle yüksek tansiyon, tuz hassasiyeti veya kalp rahatsızlığı olan bireyler için risk oluşturabileceğine dikkat çekti. Ancak düşük tansiyonu olan, aktif yaşam süren veya sıcak havalarda terleyen kişilerin ise bu sodyumdan fayda görebileceğini belirtti. USDA verilerine göre, 28 gram sert tuzlu krakerde yine 108 kalori, 2.58 gram protein, 0.794 gram lif ve 0.992 gram yağ bulunduğunu aktaran Peterson, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko gibi minerallerin de krakerde yer aldığını ancak miktarlarının patlamış mısıra göre daha düşük olduğunu kaydetti. Krakerin besin değerinin de ürünün içeriğine ve kullanılan malzemelere göre değiştiğini belirten Peterson, tuzsuz veya tam tahıllı krakerlerin daha sağlıklı bir alternatif sunabileceğini söyledi.</p><h3>Patlamış mısır ve kraker tercihi: Kişisel ihtiyaçlara göre değişiyor</h3><p>Uzmanlar, patlamış mısır ile kraker arasında tercih yaparken bireysel beslenme ihtiyaçlarının ve sağlık hedeflerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Diyetisyen Peterson, patlamış mısırın özellikle lif ve antioksidan bakımından zengin yapısıyla öne çıktığını ve uzun süre tokluk sağladığını belirtti. Öğünler arasında açlık hissini bastırmak isteyenler için lif açısından zengin patlamış mısırın ideal bir seçenek olduğunu ifade eden Peterson, patlamış mısırın tam tahıl olması nedeniyle de istikrarlı enerji sağladığını söyledi. Buna karşılık, egzersiz öncesi hızlı bir karbonhidrat kaynağı arayanların krakeri tercih edebileceğini belirten Peterson, krakerin ise lif ve protein bakımından daha zayıf olduğunu hatırlattı. Her iki atıştırmalığın da minimum işlenmiş ve doğal içeriklerle hazırlanmasının sağlık açısından önemli olduğunu vurgulayan Peterson, atıştırmalıkların humus, fındık ezmesi gibi protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin kan şekerini dengelemeye ve tokluk hissini artırmaya yardımcı olabileceğini söyledi. Son olarak, patlamış mısır ve krakerin besleyici değerlerinin, seçilen ürünün içeriğine ve hazırlanış biçimine göre önemli ölçüde değişebileceği, bu yüzden etiketlerin dikkatle okunması ve kişisel sağlık durumunun göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.</p><h3>Sonuç: Uzmanlardan sağlıklı atıştırmalık için patlamış mısır önerisi</h3><p>Diyetisyen Peterson ve uzmanlar, patlamış mısırın doğru ve doğal şekilde hazırlandığında krakere göre daha besleyici ve sağlıklı bir atıştırmalık olduğunu dile getiriyor. Patlamış mısırın lif, antioksidan ve vitamin içeriğiyle öne çıktığı, krakerin ise rafine un ve yüksek sodyum nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerektiği belirtiliyor. Her iki atıştırmalık da ölçülü ve dengeli bir beslenme planında yer alabilir; ancak sağlıklı bir seçim yapmak için işlenmiş ürünlerden kaçınılması, etiketlerin dikkatle incelenmesi ve kişisel sağlık durumunun göz önünde bulundurulması gerekiyor. Uzmanlar, atıştırmalıkların besin değerini artırmak için protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla birlikte tüketilmesini de öneriyor. Sonuç olarak, patlamış mısır, sağlıklı atıştırmalık arayanlar için güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/diyetisyenlerden-patlamis-903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273852</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-baskani-sadettin-saran-olaganustu-secimli-genel-kurul-6-7-haziranda-yapilacak-273852</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran: Olağanüstü Seçimli Genel Kurul 6-7 Haziran'da yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul'un gerçekleştirileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran: Olağanüstü Seçimli Genel Kurul 6-7 Haziran'da yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, yaptığı yazılı açıklamada camiaya verilen söz doğrultusunda 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu gerçekleştirileceğini camianın bilgisine sunduğunu açıkladı.  </p><p><b>Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, yaptığı yazılı açıklama şu şekilde:  </b></p><p>"Fenerbahçemizin her bir ferdine, kalbi bu arma için atan camiamıza, bugün sizlere sadece bir başkan olarak değil, bu camianın bir evladı olarak sesleniyorum. Göreve talip olduğumuz gün, 'Ne sabır ne süre' diyerek yola çıktık. Çünkü bu camianın artık beklemeye değil, ayağa kalkmaya ihtiyacı olduğunu biliyorduk. Seçimin uygun olmayan tarihte gerçekleşmesine rağmen elimizi taşın altına koymaktan bir an olsun çekinmedik. Sorumluluktan kaçmadık; geri durmadık. Biz o gün, yeniden birlikte olmanın, yeniden inanmanın ve yeniden başarmanın mümkün olduğunu göstermek için buradaydık.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sadettino-2804202606880380.jpg"/><p>Göreve başladığımızda, şampiyonluk umudunun zayıfladığı bir tabloyla karşı karşıyaydık; buna rağmen uzun yıllardır süren şampiyonluk özlemini sona erdirmek, Fenerbahçemizi hak ettiği yere taşımak için ben ve yol arkadaşlarım gece gündüz çalıştık.  </p><p>Bu süreçte kimseyi kırmamaya, camiamızı ayrıştıracak bir dil kullanmamaya, bir kavga ortamı oluşturmamayı özellikle özen gösterdik. Ne bahanelerin arkasına sığındık ne de zorluklardan korktuk. Tek odağımız kulübümüzün başarısı oldu.  </p><p>Ben, verdiğim söz üzerine; herkesin geri durduğu bir dönemde başkanlık yarışına girdim. Yine ben, verdiğim söz üzerine bugün camiamın karşısına çıkıyorum. Hepinizin yakından bildiği üzere görev süremizin henüz başında yaşanan saha dışı gelişmeler ve oluşan şartlar, o gün farklı bir değerlendirme yapmamızı mümkün kılmamıştı.  </p><p>O gün nasıl ki sorumluluktan kaçmadıysak, bugün de verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. Sezon boyunca bazı kararları, şampiyonluk yarışımıza zarar vermemesi adına bilinçli şekilde erteledik. Ancak gelinen noktada, bu süreci daha fazla ötelemenin doğru olmayacağı açıktır.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/39417939-280420268074240f.jpg"/><p>Bu nedenle; Camiamıza verdiğimiz söz doğrultusunda, 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurulumuzun gerçekleştirileceğini camiamızın bilgisine sunuyorum.  </p><p>Bu kararı, Fenerbahçemizin önünü açmak ve camiamızın önünde yeni bir sayfa açılmasına imkan tanımak adına aldım. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kapıların eşit şekilde açılmadığı ve şartların herkes için aynı olmadığı bir ortamda görev yaptık. Buna rağmen odağımızı bir gün olsun kaybetmedik. Gönlümden geçen, bu görevi camiamıza şampiyonluk mutluluğunu yaşatarak tamamlamaktı.  </p><p>Hedeflerimiz için her şeyi ortaya koyduk, ancak bugün itibarıyla istediğimiz noktada değiliz. Bu süreçte ortaya koyduğumuz mücadeleye ve niyete inancım tamdır. Benim için bu kararı almak kolay olmadı. Ancak bu koltuk, kişisel tercihlerle değil, doğru zamanda doğru kararları alabilme sorumluluğuyla taşınır.  </p><p>Bugün ise şunu çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki: Bu koltuk için savaşmanın, bu makamı bir hırs meselesine dönüştürmenin Fenerbahçe'ye hiçbir faydası yoktur. Aslolan Fenerbahçe'dir.  </p><p>Bu koltuğa gelmek kadar, zamanı geldiğinde bırakabilmek de bir erdemdir. Hele ki bunu kırgınlıkla değil, bir hırsla değil; camianın önünü açma sorumluluğuyla, Fenerbahçemizin geleceğini düşünerek yapabilmek İşte asıl mesele budur.  </p><p>Geçmişte görev yapmış, bugün görevde olan ya da yarın bu sorumluluğu üstlenecek herkes için geçerli olan tek gerçek vardır: Bu kulüp kimsenin değil, hepimizindir. Fenerbahçe, hiçbir zaman kişilerin gölgesinde kalmamalıdır.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/sadettinsarana-2804202647deb758.jpg"/><p>Bundan sonra bu sorumluluğa talip olacak herkese, bu yoldan geçmiş biri olarak şunu söylemek isterim:  </p><p>Fenerbahçe başkanlığı, kazanmak için her yolun mübah görülebileceği bir alan değildir. Bu makam, birini aşağı çekerek yükselebileceğiniz bir yer değildir. Burada asıl olan; birbirini eksilterek değil, Fenerbahçe'yi büyüterek var olabilmektir. Bu kulübe hizmet etmek, sadece mücadele etmekle değil, o mücadelenin nasıl verildiğiyle de anlam kazanır.  </p><p>Bu koltuğun asıl ağırlığı, oturduğunuzda değil; kalkarken anlaşılır.  </p><p>Fenerbahçe'ye hizmet etmek, bazen kalmayı değil, gerektiğinde kenara çekilmeyi de bilmeyi gerektirir. Çünkü bu arma, hiçbirimizin hırsını taşıyacak bir yer değildir; hepimizin sorumluluğunu taşıyacak bir emanettir.  </p><p>Taraftarlarımıza ise bir beklenti dile getirmekten çok, bir hatırlatma yapmak isterim: Bugün de yarın da, bizi güçlü kılacak olan şey; kim olursa olsun, Fenerbahçe'nin etrafında kenetlenebilme irademizdir.  </p><p>Bu camiada artık geriden konuşan, kulübün enerjisini iç tartışmalarla tüketen, kişisel hesaplarla hareket eden anlayışların Fenerbahçemize ne kaybettirdiği ortadadır.  </p><p>Ben ve yol arkadaşlarım, bu görevi devrettikten sonra da kulübümüzün yanında, onu ileriye taşıyan bir duruşun parçası olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, bu kulübe yakışanın ne olduğunu biliyoruz ve buna göre hareket edeceğiz: sorumluluk almak, gerektiğinde geri durmak ve her koşulda asaletle yol almak."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/fenerbahcede-olaganustu-s-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273851</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/intelden-cpu-sektorunde-kritik-atik-donusumu-hamlesi-273851</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Intel'den CPU sektöründe kritik atık dönüşümü hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Intel, CPU talebinin rekor seviyelere ulaşması üzerine atık yonga dökümlerini yeniden değerlendirerek üretime kazandırıyor. Şirketin bu yenilikçi stratejisi, silikon israfını önlerken sektördeki arz sorununa da etkili bir yanıt sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Intel'den CPU sektöründe kritik atık dönüşümü hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Intel, dünya genelinde CPU talebinin hızla artmasıyla birlikte üretim süreçlerinde önemli bir değişikliğe gitti. Şirket, bugüne kadar atık olarak kabul edilen silikon wafer kenarındaki yonga parçalarını yeniden işleyerek piyasaya sürmeye başladı. Bu stratejiyle Intel, hem kaynak israfını azaltmayı hem de tedarik zincirindeki sıkışıklığı hafifletmeyi amaçlıyor. Özellikle AMD ve Intel gibi dev üreticilerin stoklarının hızla tükenmesi ve teslimat sürelerinin uzaması, sektörde yeni çözümler arayışını hızlandırdı. Intel'in bu adımı, endüstrinin kritik bir döneminde dikkat çekici bir çözüm olarak öne çıkıyor.</p><h3>Intel'den atık yonga dönüşümüyle üretimde yeni dönem</h3><p>Intel, endüstri analisti Ben Bajarin'in de doğruladığı bilgilere göre, daha önce atık olarak ayrılan silikon wafer'ın kenarındaki yongaları, müşteri taleplerini karşılamak üzere yeniden değerlendiriyor. Normal şartlarda silikon wafer üretiminde, verimlilik ve güç kriterlerine uymayan bazı yongalar üretim hattında eleniyor ve çöpe gidiyordu. Ancak son dönemde yaşanan CPU kıtlığı nedeniyle, Intel bu yongaları düşük çekirdekli SKU'lara dönüştürüp satışa sunmaya başladı. Özellikle Xeon 6 "Granite Rapids" işlemcilerde, üretim sırasında verim kaybı yaşanan yongalar, daha az çekirdekli ama işlevsel ürünlere dönüştürülerek hem kaynak kaybı önleniyor hem de müşterilerin acil ihtiyaçları karşılanıyor. Bu yaklaşım, her bir silikon parçasının değerini maksimuma çıkarıyor ve şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor.</p><h3>Intel Foundry'den verim artışıyla rekor gelir</h3><p>Intel Foundry, Intel 4, Intel 3 ve 18A üretim düğümlerinde elde ettiği verim artışı sayesinde operasyonlarını ciddi şekilde büyüttü. Şirket, bu gelişmiş üretim teknolojileriyle daha fazla kullanılabilir CPU üretmeyi başardı. Özellikle Intel 3 düğümünde üretilen Xeon 6 işlemcilerde, verimlilikteki iyileşme sayesinde daha fazla yonga piyasaya sürüldü. Intel Foundry, bu düğümlerden elde edilen yüksek verimle çeyrek bazında 72 milyon dolarlık gelir artışı sağladı. Sektördeki CPU kıtlığına rağmen, şirketin atık yonga dönüşüm stratejisi ve yeni nesil üretim teknolojileri, Intel'i rakiplerinden bir adım öne taşıyor. Bu gelişmeler, hem müşterilerin taleplerine hızlı yanıt verilmesini sağlıyor hem de şirketin finansal performansını güçlendiriyor.</p><p>Intel'in atık yonga değerlendirme stratejisi, sektörün geleceğinde önemli bir dönüm noktası olarak gösteriliyor. Şirketin üretim ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, hem kaynakların verimli kullanımını sağlıyor hem de küresel CPU talebine etkin bir yanıt sunuyor. Bu yenilikçi adımlar, Intel'in teknoloji dünyasındaki liderliğini pekiştiriyor ve önümüzdeki dönemde sektörde benzer uygulamaların yaygınlaşmasına öncülük edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/intelden-cpu-sektorunde-k-230_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273850</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/elma-ve-fistik-ezmesi-neden-birlikte-oneriliyor-273850</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elma ve fıstık ezmesi neden birlikte öneriliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Elma ve fıstık ezmesi kombinasyonu, kan şekeri kontrolü ve sürdürülebilir enerji için uzmanlar tarafından öneriliyor. Diyetisyenler, bu sağlıklı atıştırmalığın sindirimi yavaşlatıp uzun süre tok tuttuğunu vurguluyor. Özellikle porsiyon kontrolü ve doğru seçimler, en iyi fayda için önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elma ve fıstık ezmesi neden birlikte öneriliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elma ve fıstık ezmesi, son dönemde sağlıklı atıştırmalık arayışında olanların gözdesi haline geldi. Beslenme uzmanları, özellikle kan şekeri kontrolünde bu ikilinin önemli bir rol oynadığını belirtiyor. New York Tıp Koleji'nden Diyetisyen Diane Lindsay-Adler ve USF Halk Sağlığı Koleji'nden Lauri Wright, elma ve fıstık ezmesinin birlikte tüketilmesinin hem ani kan şekeri yükselmelerini önlediğini hem de enerjinin gün boyu daha dengeli dağılmasına yardımcı olduğunu açıkladı. Uzmanlar, elmanın lif içeriğiyle kan şekerini dengelediğini, fıstık ezmesinin ise protein ve sağlıklı yağ katkısıyla sindirimi yavaşlattığını, böylece uzun süreli tokluk ve istikrarlı enerji sağladığını vurguladı.</p><h3>Diyetisyen Lindsay-Adler: 'Elma ve fıstık ezmesiyle enerji dalgalanması önleniyor'</h3><p>Elma, doğal şekerlerinin yanı sıra özellikle kabuğunda yüksek oranda lif barındırıyor. Diyetisyen Diane Lindsay-Adler, lifin kan şekerinin hızla yükselmesini önlediğini ve elmanın sindirimini yavaşlattığını belirtti. Fıstık ezmesiyle birlikte tüketildiğinde ise, sağlıklı yağlar ve bitkisel protein devreye giriyor. Bu kombinasyon, ani şeker yükselmelerinin ve ardından gelen düşüşlerin önüne geçiyor. Lindsay-Adler, "Birçok kişi yalnızca elma yediğinde kısa sürede tekrar acıktığını ya da hızlı bir enerji artışıyla birlikte kısa süre sonra yorgunluk hissettiğini söylüyor. Fıstık ezmesiyle birlikte tüketim ise hem daha uzun süre tok tutuyor hem de enerji seviyesini daha dengeli tutmaya yardımcı oluyor" dedi. Uzmanlar, elma ve fıstık ezmesinin birlikte tüketilmesinin, işlenmiş atıştırmalıklara kıyasla çok daha sağlıklı bir alternatif sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Beslenme uzmanları: 'Elma ve fıstık ezmesiyle kan şekeri kontrolü güçleniyor'</h3><p>USF Halk Sağlığı Koleji'nden Lauri Wright, elmanın çözünür lif bakımından zengin olduğunu ve bu liflerin sindirimi yavaşlattığını ifade etti. Çözünür lif, glukozun kana geçişini yavaşlatırken, fıstık ezmesiyle eklenen sağlıklı yağ ve protein, mide boşalmasını geciktiriyor. Bu sayede kan şekeri daha istikrarlı bir şekilde yükseliyor ve düşüyor. Wright, karbonhidrat içeren besinlerin yanında protein ve yağ tüketiminin, özellikle diyabet riski taşıyan bireyler için önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, elmanın kabuğunda bulunan çözünmez lifin bağırsak hareketlerini desteklediği ve sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sunduğu belirtildi. Uzmanlar, bu sayede hem kan şekeri kontrolünün hem de bağırsak sağlığının desteklendiğine dikkat çekti.</p><h3>Elma ve fıstık ezmesiyle uzun süreli tokluk ve enerji sağlanıyor</h3><p>Elma ve fıstık ezmesi kombinasyonu, yalnızca kan şekeri kontrolü açısından değil, aynı zamanda uzun süreli tokluk ve sürdürülebilir enerji için de öneriliyor. Lindsay-Adler, elmanın büyük oranda karbonhidrat içerdiğini, ancak fıstık ezmesindeki protein ve yağın bu karbonhidratların sindirimini yavaşlattığını söyledi. Bu durum, özellikle gün içinde ani açlık ataklarını ve enerji düşüşlerini önlemeye yardımcı oluyor. Uzmanlar, bu ikiliyi tercih edenlerin, işlenmiş, şekerli atıştırmalıklar yerine daha sağlıklı ve dengeli bir seçenek elde ettiğini belirtiyor. Elma ve fıstık ezmesinin düzenli tüketimiyle birlikte, tokluk hissinin arttığı ve kilo yönetimine de katkı sağlandığı ifade ediliyor.</p><h3>Uzmanlar porsiyon kontrolü ve doğru seçimler konusunda uyardı</h3><p>Elma ve fıstık ezmesiyle sağlıklı atıştırmalık hazırlarken, porsiyon kontrolü büyük önem taşıyor. Uzmanlar, orta boy bir elma ile bir ya da iki yemek kaşığı fıstık ezmesinin ideal bir porsiyon oluşturduğunu belirtiyor. Fıstık ezmesi yüksek kalori içerdiği için, fazla miktarda tüketim kilo artışına yol açabiliyor. Ayrıca, fıstık ezmesi seçerken içerik listesinin kısa olmasına, eklenmiş şeker ve hidrojenize yağ bulunmamasına dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, elmanın kabuğuyla birlikte tüketilmesinin lif ve antioksidan alımını artırdığını, Granny Smith gibi ekşi elma türlerinin ise daha düşük şeker içerdiğini belirtiyor. Böylece, hem daha sağlıklı hem de dengeli bir atıştırmalık elde edilebiliyor.</p><h3>Elma ve fıstık ezmesiyle ilgili besin değerleri ve sağlık etkileri öne çıkıyor</h3><p>Elma ve fıstık ezmesi, besin değeri açısından oldukça zengin bir ikili olarak öne çıkıyor. Orta boy bir elma ve bir yemek kaşığı fıstık ezmesi, yaklaşık 180-200 kalori, 4 gram protein, 6 gram tekli doymamış yağ, 24-28 gram karbonhidrat, 3-6 gram lif ve 17-19 gram şeker içeriyor. Elmadaki çözünür ve çözünmez lifler, sindirim sağlığını desteklerken, fıstık ezmesindeki magnezyum, niasin, E vitamini, demir ve çinko gibi mineraller bağışıklık ve kalp sağlığına katkı sağlıyor. Ayrıca, kuruyemişler ve fıstık ezmesiyle ilgili yapılan araştırmalar, bu besinlerin kalp sağlığını desteklediğini ve kilo yönetimine yardımcı olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, elma ve fıstık ezmesinin, kurabiye, cips ve şekerli atıştırmalıkların yerine geçtiğinde diyetin genel kalitesini ciddi şekilde artırdığını ifade ediyor.</p><h3>Elma ve fıstık ezmesiyle sağlıklı atıştırmalık için pratik öneriler</h3><p>Uzmanlar, elma ve fıstık ezmesiyle sağlıklı atıştırmalık hazırlarken birkaç önemli noktaya dikkat edilmesini öneriyor. Lif ve antioksidanlardan maksimum fayda sağlamak için elmanın kabuğuyla tüketilmesi tavsiye ediliyor. Şeker oranı düşük bir tat arayanlar için Granny Smith gibi ekşi elma türleri öne çıkıyor. Fıstık ezmesi seçerken ise, yalnızca fıstık ve tuz içeren, ek şeker ya da hidrojenize yağ barındırmayan ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor. Porsiyon kontrolü sağlamak adına, yetişkinler için bir orta boy elma ve bir-iki yemek kaşığı fıstık ezmesi ideal olarak kabul ediliyor. Bu öneriler, hem kan şekeri kontrolünü destekliyor hem de uzun süreli tokluk hissi sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, elma ve fıstık ezmesi kombinasyonu, hem pratik hem de besleyici bir atıştırmalık olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle kan şekeri kontrolü ve enerji dengesini sağlamak isteyenler için bu ikilinin düzenli olarak tercih edilmesini öneriyor. Doğru porsiyon ve ürün seçimiyle, elma ve fıstık ezmesi sağlıklı yaşamın önemli bir parçası haline gelebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/elma-ve-fistik-ezmesi-ned-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273849</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nigde-tarim-ve-orman-il-mudurlugunden-ureticilere-destek-nohut-kuru-fasulye-tohumu-ve-cile-273849</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden üreticilere destek: Nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtımı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından üreticilere yönelik nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtım programı gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden üreticilere destek: Nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtımı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlenen törenle kent genelinde toplam 522 üreticiye tarımsal üretimi desteklemek amacıyla tohum ve fide desteği sağlandı.  </p><p>Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen dağıtım törenine Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Furkan Mete, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı.  </p><p>Üreticilere destek  projesi kapsamında il genelinde 250 üreticiye 40 ton nohut, 250 üreticiye 32 bin 500 kilogram kuru fasulye ve 22 üreticiye ise 140 bin adet çilek fidesi teslim edildi.  </p><p>Programda konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasının kamu politikalarının öncelikli alanları arasında bulunduğunu belirterek, üreticilere verilen desteğin stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=YhWrUNGHUBK3EJKTUpWDEdGvERKnYdWvIFabYdKbYJKPYda3YJC7EVGLYhG_U.aHIRWfYdWPU1KbQ9az.jpg"/><p>Vali Akmeşe, tarım arazilerinin etkin kullanımını teşvik etmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, "Tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve gıda arz güvenliğinin temini, üreticimizin desteklenmesi kamu politikalarımızın öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen tarım arazilerinin kullanılmasının teşvik edilmesi politikası kapsamında üretime kazandırılmayan alanların değerlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve üretimin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir" dedi.  </p><p>Amaçlarının üretimi artıran, toprağını işleyen ve katma değer oluşturan tarımsal yapıyı daha güçlü hale getirmek olduğunu kaydeden Akmeşe katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.  </p><p>Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Furkan Mete ise bakanlık tarafından yürütülen destek programlarının ülke genelinde üretime önemli katkılar sunduğunu belirtti.  </p><p>Mete, son yıllarda üreticilere sağlanan desteklerin kapsamına değinerek, "Bakanlığımız son 5 yılda ülke genelinde 512 bin üreticimize tohum, fide ve fidan desteği sağlamıştır. İlimizde de bu yıl toplam 32 ton kuru fasulye ve nohut tohumu dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında çilek üretimini yaygınlaştırmak ve üreticilerimize alternatif gelir imkanı sunmak amacıyla 22 üreticimize toplam 140 bin adet çilek fidesi dağıtımı yapıyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=YZWTUVW7UtWfEFWDUpWnEBavA5KnYdWvIRW7YdS7U5KXYJa3A9arEBGTY1G_IFGLE5KjA5KXU1KbQ9az.jpg"/><p>Tarımda sürdürülebilir üretim anlayışının önemine vurgu yapan Mete, "Amacımız üretimi artıran, üreticisini destekleyen ve toprağını boş bırakmayan bir tarım anlayışını hep birlikte güçlendirmektir. Tarımsal üretimin devamlılığı ve kırsal kalkınmanın güçlenmesi adına bu tür destekler büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.  </p><p>Desteklerden yararlanan üreticiler adına konuşan Süleyman Çetin de verilen desteklerin üreticiler açısından büyük anlam taşıdığını söyledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/=E.S_E5aPIBS_YRWDUpWjA9C_YJKnYdKLUNaPYdS7EVWDYJa3EBarYJaLYhG7E5aLINS7U9WjU1KbQ9az.jpg"/><p>Çertin, devlet desteklerinin çiftçiye moral ve güç verdiğini ifade ederek, "Toprakla uğraşıp emeğini alın teriyle yoğuran bizler için bu tür destekler sadece bir yardım değil, aynı zamanda umut, motivasyon ve geleceğe dair bir güven kaynağıdır. Üretmek kolay değil ama devletimizin yanımızda olduğunu bilmek bizlere güç veriyor" dedi.  </p><p>Konuşmaların ardından üreticilere tohum ve çilek fidelerinin dağıtımı gerçekleştirildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/nigde-tarim-ve-orman-il-m-404_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273848</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kenya-ve-etiyopyada-bilim-dunyasini-sarsan-kirilma-asamasi-273848</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kenya ve Etiyopya'da bilim dünyasını sarsan kırılma aşaması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi'nin Lamont-Doherty Yer Gözlemevi'nden bilim insanları, Kenya ve Etiyopya sınırındaki Turkana Rift'te, Afrika kıtasının ayrılma sürecinde geri dönüşü olmayan bir aşamaya ulaşıldığını açıkladı. Araştırmacılar, bu kritik jeolojik kırılma noktasının, bölgedeki fosil zenginliğiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kenya ve Etiyopya'da bilim dünyasını sarsan kırılma aşaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi Lamont-Doherty Yer Gözlemevi'nde görevli araştırmacılar, Kenya ve Etiyopya sınırında yer alan Turkana Rift bölgesinde, Afrika kıtasının ikiye ayrılma sürecinde geri dönülmez bir noktaya gelindiğini duyurdu. 23 Nisan 2026 tarihinde Nature Communications dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma, Doğu Afrika Rift Sistemi'nin bu segmentinde kabuğun tehlikeli ölçüde inceldiğini ve kıtasal ayrılmanın ileri bir aşamaya ulaştığını ortaya koydu. Bilim insanlarının tespitine göre, yaklaşık 500 kilometre genişliğindeki Turkana Rift'te yer kabuğu, merkez eksende 12,7 kilometreye kadar incelerek "boyun verme" olarak adlandırılan kritik bir evreye girdi. Bu gelişme, bölgenin jeolojik tarihinde ilk kez gözlemlenen bir aşama olarak kayıtlara geçti ve Afrika'nın gelecekteki jeodinamiği açısından önemli bir dönüm noktası oluşturdu.</p><h3>Columbia Üniversitesi ekibi: "Turkana Rift'te kabuk kritik eşiği aştı"</h3><p>Lamont-Doherty Yer Gözlemevi'nden Christian M. Rowan ve jeofizikçi Anne Bécel, araştırmanın başında yer alarak Turkana Rift'teki jeolojik değişimi detaylı biçimde inceledi. Rowan, bölgedeki kabuğun şimdiye kadar gözlemlenmemiş derecede inceldiğini ve kırılmanın ileri seviyeye ulaştığını belirtti. Bécel ise, "Kritik kabuk bozulma eşiğine ulaştık ve bu durum, ayrılmanın artık daha hızlı ilerleyeceğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Araştırma, sismik yansıma verileri ve derin sondaj kayıtlarına dayanarak, Turkana Rift'in Doğu Afrika Rift Sistemi'nin diğer bölümlerinden farklı olarak, iki ayrı kırılma döneminin ardından iyileşmeye fırsat bulamayan bir kabuğa sahip olduğunu ortaya çıkardı. İlk kırılma, Mesozoik'ten erken Senozoik'e kadar sürerken, ikinci kırılma yaklaşık 40-45 milyon yıl önce başladı. Aradaki sürenin kısa olması, kabuğun tam anlamıyla yeniden sertleşmesini engelledi ve bu durum, bugünkü kırılgan jeolojik yapının temelini oluşturdu.</p><h3>Turkana Rift'te jeolojik kırılma, insan evrimiyle bağlantılı çıktı</h3><p>Turkana Rift bölgesi, yalnızca jeolojik açıdan değil, aynı zamanda insanlık tarihi bakımından da büyük önem taşıyor. Son 4 milyon yılda bölgede 1.200'den fazla hominin fosili bulundu ve bu rakam, Afrika genelindeki fosil buluntularının yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Araştırmacılar, bölgedeki hızlı tortu birikiminin ve havzaların birleşmesinin, fosillerin korunmasında belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Boyun verme evresine geçiş, arazinin çökmesine ve tortunun çok daha hızlı birikmesine neden oldu. Rowan, "Sürekli bir fosil kaydının korunması için uygun koşullar oluştu" dedi. Bu bulgu, insan atalarının bu bölgeyi özellikle tercih ettiğine dair geleneksel görüşü sorguluyor; çünkü araştırmaya göre, bölgenin jeolojisi, biyolojik tercihlerden ziyade, uygun yaşam ve fosil koruma koşulları sundu.</p><h3>Uzmanlar: "Afrika'nın ayrılması milyonlarca yıl sürecek, bilim için eşsiz fırsat"</h3><p>Bilim insanları, Afrika ve Somali levhalarının tamamen ayrılmasının ve okyanuslaşma aşamasının başlamasının milyonlarca yıl alacağını öngörüyor. Ancak, Turkana Rift'teki güncel gelişmeler, dünyanın dört bir yanında benzer süreçlerin temelini anlamak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Ortak yazar Folarin Kolawole, "Şu anda, dünya üzerindeki tüm büyük okyanus havzalarının oluşumunda temel rol oynayan kritik bir kırılma aşamasını canlı olarak gözlemleme şansına sahibiz" diye konuştu. Araştırmanın sonuçları, yalnızca Afrika'nın jeolojik geleceğine ışık tutmakla kalmıyor, aynı zamanda fosil kayıtlarının ve insan evriminin anlaşılmasında da yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Turkana Rift, hem bilimsel hem de evrimsel açıdan dünyanın en dikkat çekici laboratuvarlarından biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Columbia Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu araştırma, Turkana Rift'in Doğu Afrika Rift Sistemi içindeki benzersiz konumunu ve Afrika kıtasının ayrılma sürecinde ulaşılan kritik noktayı gözler önüne serdi. Jeolojik kırılmanın boyun verme aşamasına gelmesi, bölgenin hem bilimsel hem de evrimsel önemini artırdı. Bilim dünyası, bu kırılmanın ilerleyişini ve sonuçlarını yakından izlemeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/kenya-ve-etiyopyada-bilim-542_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.273847</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bm-genel-sekreteri-guterresten-nukleer-savas-uyarisi-273847</link>
      <pubDate>2026-04-28T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres'ten nükleer savaş uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünya genelinde nükleer savaş tehdidinin yeniden yükseldiğini belirtti. Guterres, artan nükleer başlık sayısına ve nükleer testlerin yeniden gündeme gelmesine dikkat çekerek tüm ülkeleri antlaşma kapsamındaki taahhütlerine uymaya çağırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres'ten nükleer savaş uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada, dünya genelinde nükleer savaş riskinin tehlikeli biçimde arttığını açıkladı. Guterres, uzun yılların ardından ilk kez nükleer başlık sayısında artış yaşandığını ve nükleer testlerin yeniden tartışılmaya başlandığını vurguladı. Konferansın, insanlığı nükleer yok oluş tehdidinden korumak amacıyla düzenlendiğini belirten Guterres, ülkeler arasında artan güvensizliğin nükleer silahlanma yarışını tetiklediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/antonioguterres3-28042026db166583.jpg"/><h3>Guterres: 'Nükleer kılıçlar tekrar şıkırdıyor'</h3><p>Antonio Guterres, İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan nükleer silahlanma yarışına dikkat çekerek, insanlığın olası bir nükleer felaketin gölgesinde yaşadığını ifade etti. "Nükleer kılıçlar bir kez daha şıkırdıyor, güvensizlik hüküm sürüyor" diyen Guterres, nükleer savaş riskinin ciddiyetini gözler önüne serdi. Genel Sekreter, ülkelerin hiçbir koşul, gecikme veya mazeret göstermeden uluslararası antlaşmalar kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/antonioguterres-280420267d0e93d9.jpg"/><h3>BM'den acil çağrı: Tehdit büyüyor, iş birliği şart</h3><p>Guterres, nükleer savaş olasılığının yalnızca belirli ülkeleri değil, tüm insanlığı tehdit ettiğini belirtti. Ülkeleri, nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik antlaşmalara eksiksiz uymaya çağıran Guterres, "Bir araya geldiğimizde neler başarabileceğimize olan inancımızı tazeleyelim" dedi. Ayrıca, insanlığın üzerinde dolaşan bu kara bulutun kaldırılması için hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Nükleer savaş riski, BM'nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer almaya devam ediyor.</p><p>Guterres'in uyarıları, dünya genelinde barış ve güvenliğin korunması adına uluslararası toplumun birlikte hareket etmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Nükleer savaş tehdidinin ortadan kaldırılması için ülkelerin iş birliğini güçlendirmesi gerektiği ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/28/bm-genel-sekreteri-guterr-527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>