<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290700</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/antalyada-alevler-evlere-dayandi-5-ev-ve-seralar-kule-dondu-290700</link>
      <pubDate>2026-09-08T01:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antalya'da alevler evlere dayandı: 5 ev ve seralar küle döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor. Yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antalya'da alevler evlere dayandı: 5 ev ve seralar küle döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/08/42410412.jpg"/><p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.</p><p>Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/08/42410414.jpg"/><p>Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.</p><p>Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/08/42410423.jpg"/><p>Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.<br></p><p>Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/08/42410457.jpg"/><p>Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/08/antalyada-alevler-evlere--397_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290699</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karar-resmi-gazetede-sayistay-ve-bakanliklarda-kritik-atamalar-290699</link>
      <pubDate>2026-09-08T00:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karar Resmi Gazete'de... Sayıştay ve bakanlıklarda kritik atamalar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlarla Sayıştay Savcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı il müdürlükleri ile Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey atamalar gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karar Resmi Gazete'de... Sayıştay ve bakanlıklarda kritik atamalar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sayıştay ve bazı bakanlıklara ilişkin atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p><strong>SAYIŞTAY SAVCILIĞINA YENİ İSİM</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Sayıştay Savcılığına Milli Emlak Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akcan getirildi.</p><p><strong>KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINDA DEĞİŞİKLİKLER</strong></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Bitlis İl Kültür Turizm Müdürlüğüne Osman Fadıl Üner atandı. Mersin İl Kültür Turizm Müdürü Hakan Doğanay görevinden alınırken yerine Malatya İl Kültür Turizm Müdürü Yener Oba getirildi. Abdullah Oğuz Aksaray İl Kültür Turizm Müdürlüğüne, Süleyman Demirtaş ise Samsun İl Kültür Turizm Müdürlüğüne atandı.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğüne Faruk Berat Akçeşme getirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/08/karar-resmi-gazetede-sayi-592_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290698</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilin-universitelerinde-de-zulum-filistinli-ogrenciler-hedefte-290698</link>
      <pubDate>2026-09-07T23:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'in üniversitelerinde de zulüm: Filistinli öğrenciler hedefte]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İnsan hakları örgütü Adalah'ın raporuna göre, İsrail üniversiteleri 7 Ekim 2023 sonrası Gazze'ye yönelik saldırıları eleştiren en az 100 Filistinli öğrenciye disiplin cezası uyguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'in üniversitelerinde de zulüm: Filistinli öğrenciler hedefte]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail üniversiteleri, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten sonra Gazze Şeridi'ne düzenlediği soykırıma varan saldırıları eleştiren en az 100 Filistinli öğrenciye ayrımcı cezalar verdi.</p><p>İnsan hakları ve hukuk örgütü "Adalah", 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail üniversitelerindeki Filistinli öğrencilerin karşılaştığı ayrımcı uygulamalara ilişkin bir rapor yayımladı.</p><p>Adalah'ın bu süreçte yaklaşık 40 akademik kurumdan onlarca öğrenciye açılan disiplin soruşturmalarını incelediği rapor, İsrail akademi dünyasının Yahudi ve Filistinli öğrenciler arasında "apartheid" niteliğinde iki ayrı disiplin sistemi oluşturduğunu ortaya koydu.</p><p>Rapora göre, İsrailli akademik kurumlar, 7 Ekim'i takip eden ilk günlerde siyasi baskı nedeniyle Filistinli öğrencilerin eğitimlerini askıya almaya, aleyhlerine disiplin işlemleri başlatmaya ve paylaşımlarını "teröre destek" olarak sınıflandırmaya başladı.</p><p>Bazı durumlarda, akademik kurumlar kendi öğrencilerini polise ihbar etti ve tutuklamalara yol açtı.</p><p>Kırka yakın akademik kurumdan 132 öğrenci bu konuda başvuru yaparken; öğrencilerin dörtte üçünden fazlasını kadınlar oluşturdu.</p><p>Adalah 100 öğrenciye hukuki temsil ve danışmanlık hizmeti sundu.</p><p>Seksenden fazla vakada akademik kurumlar herhangi bir soruşturma yapmadan Filistinli öğrencilere geçici uzaklaştırma uygularken, 20 vakada ise öğrenciler kalıcı olarak okuldan atıldı veya bir ila beş yıl uzaklaştırıldı.</p><p>İsrail hükümetinin politikasına, İsrail ordusuna veya Gazze'ye yönelik saldırılara ilişkin eleştiriler, 7 Ekim ile ilgili içerikler, Gazze Şeridi'ndeki vahim insani durum, Kur'an ayetleri dahil dini ifadeler, ve Filistin kimliğini simgeleyen görsel semboller öğrenciler hakkında disiplin işlemlerinin başlatılmasına neden oldu.</p><p>Raporda, bazı durumlarda, bir gönderiyi sadece beğenmek, profilde Filistin bayrağı veya "Filistin" kelimesini kullanmak, bir haber paylaşmak ya da Gazze sakinleri için dua etmenin bile bir şikayet veya disiplin işleminin başlatılması için yeterli olduğuna dikkati çekildi.</p><p>Kurumların Filistinli öğrencilerin akademik çalışmalarla ilgisi olmayan özel paylaşımları için de disiplin yetkilerini kullandığı belirtilen raporda, aşırı, kışkırtıcı ve ırkçı söylemlerin yer aldığı durumlarda bile Yahudi öğrencilere karşı aynı uygulamanın yapılmadığı vurgulandı.</p><p>Raporda, İsrail akademisinin, öğrencilerin eğitimlerini düzenleyen bir kurum olmaktan çıkıp, ifade özgürlüklerini denetleyen ve Filistin kimliğine, dine, dayanışmaya ve eleştiriye ilişkin        hangi ifadelerin meşru olduğuna karar veren bir kuruma dönüştüğü savunuldu.</p><p>İsrail'de nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini 1948 Arapları diye isimlendirilen Filistinliler oluşturuyor.</p><p>Filistinliler, Yahudi toplumunda radikalleşmenin yükselişi ve siyasi baskılar nedeniyle mevcut ayrımcı uygulamalara yenilerinin eklendiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/israilin-universitelerind-733_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290697</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-duyurdu-okullarda-guvenlik-icin-yeni-donem-290697</link>
      <pubDate>2026-09-07T23:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi duyurdu: Okullarda güvenlik için yeni dönem]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Çiftçi, okul güvenliğine ilişkin tedbirleri kararlılıkla uygulayacaklarını söyledi. Çiftçi, "Çocuklarımızın güvenliği, ailelerimizin huzuru ve şehirlerimizin emniyeti için tüm kurumlarımızla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi duyurdu: Okullarda güvenlik için yeni dönem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, okullarda öğrencilerin huzur ve güven içinde eğitim görmesinin en temel önceliklerinden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Kabine Toplantımızın ardından Muhterem Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın vurguladıkları üzere, okul güvenliğine ilişkin tedbirlerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Çocuklarımızın güvenliği, ailelerimizin huzuru ve şehirlerimizin emniyeti için tüm kurumlarımızla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.</p><p>Huzur ve güvenliği hayatın her alanında kalıcı hale getirme irademizin en önemli hedeflerinden biri de 'Terörsüz Türkiye'dir. Muhterem Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerleyecek, süreci zehirleyecek hiçbir istismara asla müsaade etmeyeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bakan-ciftci-duyurdu-okul-544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290696</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/45-bin-ogretmeni-ilgilendiriyor-mazerete-bagli-yer-degistirme-takvimi-belli-oldu-290696</link>
      <pubDate>2026-09-07T23:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[45 bin öğretmeni ilgilendiriyor: Mazerete bağlı yer değiştirme takvimi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, 2023 yılında atanan ve Eylül ayında kadroya geçecek sözleşmeli öğretmenler için mazerete bağlı yer değişikliği duyurusunu yayımladı. Başvurular iki aşamada alınacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[45 bin öğretmeni ilgilendiriyor: Mazerete bağlı yer değiştirme takvimi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 45 bin sözleşmeli öğretmen ataması kapsamında 2023 yılında atanan ve 3 yıllık yasal çalışma süresini Eylül ayı itibarıyla tamamlayarak kadroya geçecek öğretmenlerce beklenen mazerete bağlı yer değişikliği duyurusu yayımlandı.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden; "2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme" işlemleri kapsamında ataması gerçekleşmeyenler, söz konusu dönemden sonra mazereti oluşanlar ile sözleşmeli öğretmen iken ön başvurunun son günü olan 14 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kadroya geçecek olan ve mazereti bulunan öğretmenlere yönelik "2026 Yılı Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu 2" yayımlandı.</p><p><b>BAŞVURULAR İKİ AŞAMALI OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLECEK</b></p><p>Duyuruya göre başvurular iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek. Ön başvurular 9-14 Eylül 2026 tarihleri arasında, tercih başvuruları ise 16-17 Eylül 2026 tarihleri arasında https://mebbis.meb.gov.tr veya https://personel.meb.gov.tr adresleri üzerinden alınacak.</p><p>Atamalar 18 Eylül 2026 tarihinde ilan edilecek. Tebligat ve ilişik kesme işlemleri de aynı tarihten itibaren başlatılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/45-bin-ogretmeni-ilgilend-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290695</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibb-davasinda-imamoglu-ve-ekibine-ates-puskurdu-yatirimlarimi-heba-ettiler-tamamindan-sikayetciyim-290695</link>
      <pubDate>2026-09-07T21:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB davasında İmamoğlu ve ekibine ateş püskürdü: Yatırımlarımı heba ettiler, tamamından şikayetçiyim]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında iş adamı Necmettin Şimşek'in savunması, İBB'nin KİPTAŞ üzerinden yürüttüğü rüşvet ağını ifşaladı. Kendisinden 500 bin dolar talep edildiğini söyleyen Şimşek, 'Kendi öz sermayemle okul kurdum, 'peşkeş çekildi' diyerek şov yaptılar. Sorunu hukuken ve siyaseten çözeriz diyen İmamoğlu'nun danışmanına 200 bin dolar peşin verdik. Ne iş çözüldü ne para iade edildi!' dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB davasında İmamoğlu ve ekibine ateş püskürdü: Yatırımlarımı heba ettiler, tamamından şikayetçiyim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında savunma yapan tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek "Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur. Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan yatırımlarımı heba etmişlerdir, tamamından şikayetçi olduğumu arz ederim" dedi.</p><p>'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşmasının 12'inci gününde tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek'in savunmasına geçildi. İddianamede Eylem 29'da ismi geçen Şimşek'in, 2014 yılında İBB iştirak firması olan KİPTAŞ A.Ş.'den Başakşehir'de bulunan arsayı kiralayarak yatırım yaptığı, 2019 yılında ise söz konusu yer hakkında tahliye davası açıldığı, 2024 yılında kararın kesinleşerek tahliyeye karar verildiği belirtilmişti.</p><p><strong><b>" 500 BİN DOLAR RÜŞVET TALEP ETTİ"</b></strong></p><p>İddianamede Necmettin Şimşek'in, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak kendini tanıtan Turan Aydoğan ile tanıştırıldığı, Aydoğan'ın tahliye davasını çözmek için örgüt sistemine aktarmak üzere 500 bin dolar rüşvet talep ettiği ifade edilmişti. Şimşek'in ilk etapta konunun çözüme kavuşması için 200 bin dolar rüşvet vermeyi kabul ederek Turan Aydoğan'a teslim ettiği iddianamede açıklanmıştı. Ancak mahkemeden karar çıkması üzerine Necmettin Şimşek'in vermiş olduğu rüşveti geri istediği buna ilişkin dosyaya sunulan ses kaydının incelemesinde Turan Aydoğan'ın örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına hareket ettiği ve örgüt üyesi Ali Kurt'un konudan haberdar olduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı iddianamede belirtilmişti.</p><p><strong><b>"KİPTAŞ A.Ş. BİR TAHLİYE KARARI ALDI"</b></strong></p><p>Şimşek savunmasında "Ben öncelikle diğer sanıkların hakkımda oluşturdukları yanlış algı ve karalama kampanyasıyla ilgili bir bilgilendirme yapmak isterim. Şöyle ki, bahse konu taşınmazı biz 2013 yılında İBB'nin iştiraki olan KİPTAŞ Anonim Şirketi'nden kiraladık lunapark yapmak üzere. Yatırımı tamamladık. Hatta burada ruhsatlandırma süreçlerinde hep KİPTAŞ vardı. Bir yıl işlettik. Bu bir yılın sonunda komşulardan ve çevreden lunapark olarak oradaki faaliyetlerimizden ciddi rahatsızlıklar olması ve şikayetler olması nedeniyle tekrardan bir yatırım yaparak ve KİPTAŞ Anonim Şirketi yetkililerinden muvafakat alarak okul olarak dönüştürdük. Tekrar yatırım yaptık ve faaliyetlerimize devam ettik yaklaşık 4 yıl. 2019'da yönetimin değişmesiyle birlikte, KİPTAŞ Anonim Şirketi'nin vakti zamanında bu arsa ile ilgili okul olarak işletmemize muvafakat veren iki tane yetkiliden birisi bir tespit yaparak akde aykırı olarak kullanıldığıyla ilgili bir süreç başlatıp, bu sürecin sonunda da usulen bir tahliye kararı almasına kadar gitti. KİPTAŞ A.Ş. bir tahliye kararı aldı. Elbette biz de burayı okul olarak işletirken birçok öğrenci buraya aidiyet geliştirdi, bir düzen oluşturdu. Bu tahliye kararının çıkmasından sonra biz bir uzlaşı ve anlaşma zeminini ararken, şikayetçi olduğum Turan Aydoğan isimli şahısla yollarımız kesişti ve tanıştık" dedi.</p><p><strong><b>"İMAMOĞLU TAHLİYE BİNASINA GELİP ŞOV YAPTI"</b></strong></p><p>Şimşek savunmasının devamında, "Öncelikle bu tahliye olduğumuz arsanın, yerin tüm üstyapısı kendi şirketlerimizin öz kaynaklarıyla yapılmıştır. Burada İmamoğlu ve şürekası, tahliyeden sonra tahliye merkezine gelip bir şov yapmışlar ve sanki bu yatırımları İBB ve kamunun kaynaklarıyla yapılmış ve bana da burası çok ucuz şartlarla kiraya verilmiş, peşkeş çekilmiş gibi bir algı oluşturarak, yaklaşık bir hafta bu konuyu işlediler sosyal medyada ve diğer mecralarda. Bunun böyle olmadığını ifade etmek isterim. Orada o dönemdeki KİPTAŞ yönetiminin de gözetiminde yapılan yatırımların tamamı benim şirketimin sermayesiyle yapılmıştır. Burada bana bir özür borçlular, bunu da ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.</p><p><strong><b>"BAŞKAN VE ŞÜREKASI HALK ADINA, KAMUNUN MENFAATİNİ KOLLUYORUM GÖRÜNTÜSÜ ADI ALTINDA KAMU ZARARI OLUŞTURMUŞTUR"</b></strong></p><p>Hüseyin Aydın isimli arkadaşının kendisini İmamoğlu'nun danışmanı olarak bilinen Turan Aydoğan'la tanıştırdığını anlatan Şimşek, "Turan Aydoğan İmamoğlu'nun danışmanı olduğunu ve KİPTAŞ Genel Müdürü'nü de kendilerinin atadığını, kendisi için bu işlerin kolay olduğunu ifade etti. Biz olabiliyorsa hukuki, olamıyorsa siyasi bir çözüm ve buradan yeniden bir uzlaşı talebimizi görüşmek üzere anlaştık ve görevi tevdi ettik. Ancak devamında, tahliye olma aşamasına kadar 'her şey yolunda, bir sorun yok, biz bu konuyu görüşüyoruz, çözüyoruz' demesine rağmen tahliye işlemi gerçekleşti. Devamında da ödemiş olduğumuz parayı da geri vermedi. Epeyce bu konuda baskılarımız oldu 'parayı ödeyin, madem işi yapamadınız' gibi. Sonuç itibarıyla, Hüseyin Aydın isimli arkadaşımın bu konuda da çok çabaları oldu. Hatta bir dönem kendisiyle de ilişkilerimiz bozulma noktasına geldi tanışmamıza vesile olduğu için. Bir gün bir ses kaydıyla bana geldi ve kendisinin bu konuda çok ciddi gayretleri olmasına rağmen Turan Aydoğan isimli şahsın kötü niyetli olduğunu kendi ifadeleriyle, onun da yeni vakıf olduğunu, artık ümidinin kalmadığını ve şikayet edelim diye de beyanını ifade etti. İsnat edilen suç unsurlarını kendi adıma rüşvet vermek gibi hiçbir zaman algılamadım. Fakat muhatabımızın bu konuları bu şekilde yönettiği görülmüştür. Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur. Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan, yatırımlarımı heba etmişlerdir ve tamamından şikayetçi olduğumu arz ederim" ifadelerini kullandı.</p><p><strong><b>MAHKEME BAŞKANI: "HUKUKİ, SİYASİ SORUN ÇÖZME DİYE BİR PARA VERİLME DİYE BİR ŞEY YOK"</b></strong></p><p>Mahkeme başkanının "Siz bu 200 bin dolar ödemeyi kime yapmıştınız?" sorusuna sanık Şimşek, "Biz Turan Aydoğan'la anlaştık. Ben müsait olmadığım için Hüseyin Aydın vasıtasıyla Turan Aydoğan'a teslim ettik" yanıtını verdi.</p><p>Mahkeme başkanının "Parayı bizzat kime teslim ettiniz?" sorusuna ise Şimşek "Hüseyin Aydın'a teslim ettik" cevabını verdi. Mahkeme başkanının "Şimdi biraz önce diyorsunuz ki savunmada, 'biz bunun rüşvet olduğunu değerlendirmedik'. Hüseyin Aydın'ın getirdiği ses kaydını dinleyince oradaki ifadelerden rüşvet olduğunu anladım diyorsunuz. Siz ne mantığıyla vermiştiniz bu 200 bin doları?" sorusunu sordu.</p><p>Sanık Şimşek, "Bu tahliye olan karar çıkan kurum bir eğitim kurumu. 500 öğrencisi olan bir müessese, yıllardır işletilen bir yer. Hiç ummadığımız bir dönemde ve Yargıtay yolu kapalı olmak üzere tahliye kararıyla muhatap kaldık. Tabi mağduriyetimiz çok büyüktü. Bunu önlemek adına biz nasıl bir yol izleriz? Hem hukuki yoldan hem de siyaseten bu konunun muhatabı elbette Büyükşehir yöneticileri" dedi.</p><p><strong><b>"500 BİN DOLAR ÜCRET İSTEDİ, 200 BİN DOLARINI DA PEŞİN İSTEDİ"</b></strong></p><p>Mahkeme başkanı ardından "Necmettin Bey, soru çok net. 200 bin doları siz ne mantığıyla verdiniz, ne amacıyla? Ne parası bu yani? Hüseyin Aydın'a verirken bunu ne parası olarak verdiniz?" sorusunu sordu.</p><p>Şimşek "Bizim anlaşmamız Turan Aydoğan'la şu şekilde, hukuken gidilecek yollar var. Çünkü zaten bizim ona gitmemizin temel nedeni de hukukçu olması ve Başkanın danışmanı olduğunu ifade etmesi. Hukukçu olması hasebiyle bizim hukuki sorunumuzu daha doğru anlar ve bizi uzlaşmaya götürür diye biz bunu hem hukuki hem de siyasi her ne şekilde bizim orada çözebilirse çöz diye anlaştık. 500 bin dolar ücret istedi, 200 bin dolarını da peşin istedi" dedi.</p><p>Mahkeme başkanı "Hukuki, siyasi sorunu çözme diye para karşılığı bir kurum yok yani. Bu bir avukatlık ücretiyse avukatlık ücretidir, değilse değildir. Bu ne parası? Bir avukatlık ücretine dair danışmanlık var mı, sözleşmeniz var mı, yaptığınız herhangi bir şey var mı?" sorusunu sordu.</p><p>Sanık Şimşek soruya "Sözlü anlaşmalarımız var. Danışmanlık sıfatıyla oturduğumuz için" yanıtını verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ibb-davasinda-imamoglu-ve-569_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290694</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kayserili-ogrencilerin-mektubu-sancheze-ulasti-ispanya-basbakanindan-anlamli-cevap-290694</link>
      <pubDate>2026-09-07T21:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kayserili öğrencilerin mektubu Sanchez'e ulaştı: İspanya Başbakanı'ndan anlamlı cevap]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin İncesu ilçesindeki Mustafa Özkan Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı edebiyat dergisini alan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, okula teşekkür mektubu gönderdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kayserili öğrencilerin mektubu Sanchez'e ulaştı: İspanya Başbakanı'ndan anlamlı cevap]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (AA) - Kayseri&#39;nin İncesu ilçesindeki Mustafa Özkan Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı edebiyat dergisini alan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, okula teşekkür mektubu gönderdi.</p><p>İncesu Mustafa Özkan Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Haziran 2026&#39;da, hazırladıkları ve içinde şiir, makale ile çeşitli edebiyat yazılarının yer aldığı &quot;Kıvılcım Dergisi&quot;nin bir nüshasını İspanya Başbakanı Sanchez&#39;e ulaştırarak, kendisini okula davet etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7b3ec8989832482fa20c-07092026d07e74c2.jpg"/><p>Derginin kendisine ulaşmasının ardından Sanchez, okula kendi imzasını taşıyan bir teşekkür mektubu yolladı.</p><p>Sanchez mektubunda, yoğun iş temposu ve programındaki sıkışıklık nedeniyle okula ziyaret gerçekleştiremediğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7243731f7a824e6288b6-07092026dfffd118.jpg"/><p>Okul Müdürü Fatih Şahin, gazetecilere, okul olarak öncelikle öğrencilerin ufkunu açmak için etkinlikler düzenlediklerini, bu kapsamda bir dergi çıkarttıklarını söyledi.</p><p>Kıvılcım ismini verdikleri dergide şiir, deneme, okulu anlatan yazıların yer aldığını dile getiren Şahin, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Farklı bir şey olsun dedik. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez&#39;i sürekli medyadan takip ediyoruz, görüyoruz. Ona gönderelim dedik. Sonra normal postayla gönderdik. Sağ olsun kendileri de dergimizi okumuş, incelemiş, çok beğenmiş. Zaten mektubunda da anlatmış, &#39;Büyük bir ilgiyle takip ettim&#39; diyor. Hatta dergide kendisini okulumuza davet etmiştik. Ona da &#39;İşlerimin yoğunluğundan dolayı katılamayacağım&#39; demiş ve güzel bir mektupla altına da imzasını atarak bizi mutlu etti. Biz, öğrencilerimiz, mektup elimize geçince çok mutlu olduk. Kendisine buradan, Türkiye&#39;den teşekkürlerimizi iletiyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/7ebca6fcedb24feab36b-07092026f9ae7552.jpg"/><p>Şahin, Sanchez&#39;in mektubunda ne yazdığıyla ilgili de bilgi vererek, &quot;Mektubun içeriğinde, dergimizi büyük bir ilgiyle okuduğunu, nereden geldiğini merak ettiğini, mutlu olduğunu, buna bir cevap olarak kendi imzasıyla karşılık verdiğini, işlerinin yoğunluğu ve yükümlülükleri nedeniyle de davetimize icabet edemeyeceğini yazmış. Kendisi gerçekten büyük bir samimiyetle yazmış bu mektubu ve bizi çok mutlu etti.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Başbakan Pedro Sanchez&#39;in özellikle Filistin meselesine destek verdiğini vurgulayan Şahin, desteğinden dolayı bir insan, bir Müslüman olarak mutlu olduklarını belirtti.</p><p>Şahin, Sanchez&#39;in gönderdiği mektup için okulda özel bir köşe hazırladıklarını ve okula gelen herkesin o mektubu okuduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kayserili-ogrencilerin-me-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290693</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/canli-yayinda-dehset-soykirimci-israil-lubnanli-gazeteciyi-vurdu-290693</link>
      <pubDate>2026-09-07T21:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Canlı yayında dehşet! Soykırımcı İsrail Lübnanlı gazeteciyi vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lübnan'da soykırımcı İsrail'in Nebatiye kenti çevresine düzenlediği hava saldırısı, Al-Manar kanalı muhabiri Ali Shabib'i canlı yayın sırasında vurdu. Yaralanan gazeteci hastaneye kaldırıldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Canlı yayında dehşet! Soykırımcı İsrail Lübnanlı gazeteciyi vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan'da soykırımcı İsrail'in hava saldırıları sürerken hedefte bu kez bir gazeteci vardı. Hizbullah ile bağlantılı Al-Manar kanalının muhabiri Ali Shabib, canlı yayın sırasında soykırımcı İsrail'in Nebatiye kenti çevresine düzenlediği saldırının hedefi oldu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/655c50bb71954dd094ef-070920267d6e1473.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>SALDIRI ANI KAYITLARA YANSIDI</strong></p><p>Patlama anı kameralara anbean yansırken yayın kesintiye uğradı. Saldırıda yaralanan Shabib, olay yerinden hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/canli-yayinda-dehset-soyk-510_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290692</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/italya-bu-yil-kavruldu-son-76-yilin-en-sicak-yaziydi-290692</link>
      <pubDate>2026-09-07T20:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İtalya bu yıl kavruldu! Son 76 yılın en sıcak yazıydı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İtalya'da bu yılki yaz mevsiminin, 1950'den bu yana en sıcak yaz olarak kayıtlara geçtiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İtalya bu yıl kavruldu! Son 76 yılın en sıcak yazıydı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya Ulusal Araştırmalar Konseyi&#39;nden (CNR) bugün yapılan yazılı açıklamada, 2026 yazının, 1950&#39;den beri ülke genelinde &quot;en sıcak yaz&quot; olarak kayıtlara geçtiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/978b0c3a4cca48a2b6c6-070920266fbee431.jpg"/><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen CNR Biyoekonomi Enstitüsü araştırmacısı Lorenzo Arcidiaco, 2026 yazında ülke genelinde yerden iki metre yükseklikteki ortalama sıcaklığın 24,3 derece olduğunu; buna karşılık 2003 yazında yine ülke genelinde ve yerden iki metre yükseklikteki ortalama sıcaklığın 23,6 derece olarak kaydedildiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/a26a510c3f4d4c1597af-0709202656bad730.jpg"/><p>CNR&#39;in verilerine göre, Ocak-Ağustos 2026 döneminde sıcaklıkların bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla her ay artış gösterirken ve en büyük sapma ağustos ayında yaşandı. Ağustos 2026&#39;da kaydedilen 25,6 santigrat derecelik ulusal ortalama sıcaklık, 1951-1980 ortalaması olan 20,4 santigrat dereceden 5,2 derece, 1991-2020 ortalaması olan 22,1 santigrat dereceden ise 3,5 derece daha yüksek olarak gerçekleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/734b8009c1f74f8ea6a2-070920269466de60.jpg"/><p>İtalyan basınında çıkan haberlerde de ülkede, bu yıl yaz mevsiminin başından sonuna kadar 6 farklı aşırı sıcak hava dalgasının ülkenin güneyinden kuzeyine haftalarca etkisini gösterdiğine dikkat çekilerek, 2026 yazının, 2003&#39;teki rekor olarak tanımlanan hava sıcaklıklarını geride bıraktığı vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/italya-bu-yil-kavruldu-so-980_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290691</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanya-gazzedeki-soykirim-davasindan-kacis-yolu-ariyor-uadnin-yetkisine-itiraz-etti-290691</link>
      <pubDate>2026-09-07T20:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya, Gazze'deki soykırım davasından kaçış yolu arıyor: UAD'nin yetkisine itiraz etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya, Gazze'deki soykırıma siyasi, mali ve askeri destek verdiği iddiasıyla Nikaragua tarafından açılan davada, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) yargı yetkisine itiraz etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya, Gazze'deki soykırım davasından kaçış yolu arıyor: UAD'nin yetkisine itiraz etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nikaragua tarafından, Almanya&#39;nın Gazze&#39;deki soykırıma destek verdiği iddiasıyla UAD&#39;de açılan davanın duruşması, Lahey&#39;deki Barış Sarayı&#39;nda başladı.</p><p>Duruşmaların ilk turunda söz alan Almanya heyeti, ön itirazlarını Divan hakimlerine sundu.</p><p>Almanya, davada karara varılabilmesi için öncelikle İsrail&#39;in Gazze&#39;deki eylemlerinin hukuka uygunluğuna hükmedilmesi gerektiğini, ancak üçüncü taraf konumundaki İsrail&#39;in davaya taraf olmadığını ve buna rıza göstermediğini belirterek, davanın esasa girilmeden hukuken ilerletilemeyeceğini savundu.</p><p>Almanya adına ilk sözü alan Almanya Dışişleri Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü ve Hukuk Danışmanı Julia Monar, ülkesinin İsrail&#39;e silah satışına ilişkin çok sayıda talep ve suç duyurusu aldığını söyledi.</p><p>Monar, bu başvuruların bir kısmının incelemeye alındığını, bir kısmının ise soruşturma açılmasına gerek görülmeyerek reddedildiğini belirtti. Reddin gerekçesine ilişkin olarak da Monar, Alman makamlarının ve adli mercilerin, şikayette bulunan ve talepte bulunanlara söz konusu kararlar hakkında ayrıntılı bilgilendirme yaptığını savundu.</p><p>Almanya&#39;nın İsrail&#39;e desteğinin uluslararası insancıl hukuka uyum taahhütlerinden ayrılamaz nitelikte olduğunu ileri süren Monar, &quot;İsrail Devleti&#39;nin varlığına ve güvenliğine yönelik sarsılmaz desteğimiz, Almanya&#39;nın kalıcı tarihi sorumluluğundan doğan Alman-İsrail ilişkilerinin özünü oluşturuyor.&quot; dedi.</p><p>Bu desteğin uluslararası hukuka aykırılık anlamına gelmediğini savunan Monar, ülkesinin UNRWA&#39;ya (Birleşmiş Milletler Yakın Doğu&#39;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı) sağladığı mali desteği de Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını desteklediğinin bir kanıtı olduğunu kaydetti.</p><p>Monar ayrıca Almanya&#39;nın, Gazze&#39;de kullanılabilecek silahlara ilişkin ihracat lisanslarının onayını 8 Ağustos-23 Kasım 2025 tarihlerinde askıya aldığını belirtti. Silah ihracat lisanslarının işleme alınmasının ancak 2025&#39;in sonlarına doğru yeniden başladığını kaydeden Monar, bu kararın doğrudan Ekim 2025&#39;te varılan ateşkes anlaşmasıyla bağlantılı olduğunu savundu.</p><p>Almanya&#39;nın 24 Kasım 2025&#39;te ihracat kısıtlamalarını kaldırmasının ardından Alman savunma sanayisi üreticilerine bu yılın ocak-haziran döneminde İsrail&#39;e toplam 800 milyon avro değerinde askeri malzeme tedariki için lisans verildiği ortaya çıktı. Alman Der Spiegel dergisinin haberine göre bu bilgi, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığının, muhalif Sol Parti&#39;nin (Die Linke) hükümete sunduğu soru önergesine verdiği yazılı yanıtta yer aldı.</p><p>İkinci konuşmacı olarak söz alan Oxford Üniversitesi Uluslararası Kamu Hukuku Profesörü Antonios Tzanakopoulos, Nikaragua ile Almanya arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını öne sürdü.</p><p>Tzanakopoulos, Nikaragua&#39;nın davayı açtığı tarihte Almanya&#39;nın, davanın UAD önüne taşınmasını gerektirecek bir uyuşmazlıktan haberdar edilmediğini ifade etti.</p><p>Davanın, Divan önüne getirilebilmesi için gerekli olan uyuşmazlığın varlığı ve bunun taraflarca kabul edilmesi şeklindeki kabul edilebilirlik şartlarının karşılanmadığını savunan Tzanakopoulos, bu nedenle davanın esasa geçilmeden usulden reddedilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p><b>- İDDİALAR UAD'NİN YARGI YETKİSİ DIŞINDA</b></p><p>Üçüncü konuşmacı King&#39;s College London&#39;dan Uluslararası Hukuk Profesörü Christian J. Tams ise iki ülke arasında bir uyuşmazlık bulunduğu ve davanın kabul edilebilirlik kriterlerini karşıladığı varsayılsa bile, Nikaragua&#39;nın Almanya&#39;ya yönelttiği iddiaların bir kısmının UAD&#39;nin yargı yetkisi dışında kaldığını ileri sürdü.</p><p>Tams, özellikle uluslararası insancıl hukuk ihlalleri, Cenevre Sözleşmeleri ihlalleri ve hukukun genel ilkelerinin ihlaline ilişkin iddiaların Divan tarafından karara bağlanamayacağını, bu konularda Divanın yargı yetkisi bulunmadığını savundu.</p><p>Almanya heyeti adına son sözü alan Samuel Wordsworth ise iki ülke arasındaki uyuşmazlığın kaynağının, İsrail&#39;in Gazze&#39;deki saldırılarının ve eylemlerinin hukuka uygunluğu meselesi olduğunu söyledi.</p><p>Üçüncü taraf konumundaki İsrail davaya taraf olmadan ve rızası bulunmadan davanın ilerletilemeyeceğini savunan Wordsworth, &quot;Nikaragua&#39;nın iddiasının merkezinde, İsrail&#39;in Almanya&#39;dan askeri yardım alma hakkına yönelik itirazı yer alıyor.&quot; dedi.</p><p>Almanya&#39;nın İsrail&#39;in Gazze&#39;deki eylemlerine ilişkin bir pozisyon almadığını, sadece Nikaragua&#39;nın öne sürdüğü iddiaların Divan tarafından karara bağlanabilmesi için önce İsrail&#39;in davranışının hukuka uygunluğuna hükmedilmesi gerektiğini vurguladığını belirten Wordsworth, bu nedenle İsrail&#39;in yokluğunda davanın hukuken sürdürülemeyeceğini kaydetti.</p><p>Duruşmaların ikinci turunda Almanya, 9 Eylül&#39;de savunmasını tamamlayacak. Nikaragua ise 8 ve 10 Eylül&#39;de sözlü argümanlarını Divana sunacak.</p><p><b>- NİKARAGUA'NIN ALMANYA ALEYHİNE AÇTIĞI DAVA</b></p><p>Nikaragua, İsrail&#39;e siyasi, mali ve askeri destek sağlayarak &quot;soykırım işlemesini kolaylaştırdığı&quot; gerekçesiyle Almanya aleyhine 1 Mart 2024&#39;te UAD&#39;de dava açmıştı.</p><p>Nisan 2024&#39;te yapılan duruşmalarda Nikaragua, Almanya&#39;nın İsrail&#39;e en çok silah tedarik eden ikinci ülke olduğunu ve bu mühimmatın Gazze&#39;deki soykırımda kullanıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını savunmuştu.</p><p>Nikaragua, ayrıca Almanya&#39;nın, bir yandan Filistinlilere yönelik yardımları keserken diğer yandan İsrail&#39;e tank mermisi, insansız hava aracı ve savaş gemisi mühimmatı gönderdiğine işaret etmişti.</p><p>Almanya ise duruşmalarda &quot;İsrail&#39;in Gazze&#39;deki soykırımını desteklediği&quot; iddialarını reddederek, silah ihracatının uluslararası hukuk kurallarına uygun yapıldığını ve ciddi ihracat lisansı incelemesine tabi tutulduğunu savunmuştu.</p><p>UAD, davada &quot;tedbir kararı vermeyi gerektirecek derecede aciliyetin olmadığına&quot; hükmetti, ancak sivillerin gıda ve diğer temel ihtiyaçlardan uzun süreli ve yaygın şekilde mahrum bırakıldığına dikkati çekti.</p><p>Divanın kararında &quot;soykırımın ve diğer savaş suçlarının işlendiği bir bölgeye silah sevkiyatı yapan devletlerin, işlenen suçlardan sorumlu tutulabilme ihtimalinin&quot; olduğu vurgulandı.</p><p>Alman hükümeti, Gazze&#39;de soykırım uygulamakla suçlanan İsrail&#39;e yönelik devreye alınan kısmi silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırmasının ardından bu ülkeye yaklaşık 800 milyon avro değerinde askeri teçhizat sevkiyatına onay verdi.</p><p>UAD&#39;nin ihtiyati tedbir taleplerini reddetmesinin ardından dava, Nikaragua&#39;nın esasa ilişkin iddiaları kesin hükme bağlanana kadar görülmeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/almanya-gazzedeki-soykiri-596_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290690</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karaisalida-orman-yangini-ekipler-havan-ve-karadan-mudahale-etti-290690</link>
      <pubDate>2026-09-07T20:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaisalı'da orman yangını: Ekipler havan ve karadan müdahale etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'nın Feke ilçesindeki orman yangını kontrol altına alındı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaisalı'da orman yangını: Ekipler havan ve karadan müdahale etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'nın Feke ilçesinde ormanlık alandaki yangın kontrol altına alındı.</p><p>Mansurlu Mahallesi kırsalında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın ormanlık alana sıçradı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 6 arazöz ile 4 söndürme helikopteri yönlendirildi.</p><p>Yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı, soğutma çalışmaları devam ediyor.</p><p>Bölgedeki çalışmaları takip eden Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, "Tüm ekiplerimizle Burhaniye bölgesindeyiz. Toplam 350 ekip organize olmuş halde soğutma çalışmalarına devam ediyor." diye konuştu.</p><p>Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk de jandarma ekiplerinin yangının çıkış nedenini araştırdığını belirterek, "Feke ve Yahyalı Belediyesi ekipleri dahil olmak üzeri orman bölge müdürlüklerinin ekipleri hepsi burada. Yukarı Burhaniye bölgesine ulaşan yangında, kıl payı konutlar etkilenmedi. Mahalle sakinlerimizin de gayretleriyle hiçbir can ve mal kaybı yaşanmadı." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/karaisalida-orman-yangini-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290689</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ahmet-ve-hulya-gokcek-adli-kontrolle-serbest-birakildi-290689</link>
      <pubDate>2026-09-07T20:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ahmet ve Hülya Gökçek adli kontrolle serbest bırakıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifade veren eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek, "yurt dışına çıkış yasağı" şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ahmet ve Hülya Gökçek adli kontrolle serbest bırakıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Adliyesi&#39;ne avukatlarıyla gelen Ahmet ve Hülya Gökçek, yaklaşık 5 saat süren savcılık ifadelerinin ardından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Hakimlik, Ahmet ve Hülya Gökçek&#39;i &quot;yurt dışına çıkış yasağı&quot; şartıyla serbest bıraktı.</p><p>- Olayın geçmişi</p><p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, &quot;yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı&quot; iddialarına ilişkin Melih Gökçek hakkında soruşturma başlatmıştı.</p><p>Bu kapsamda Gökçek&#39;in &quot;şüpheli&quot; sıfatıyla 4 Eylül&#39;de ifadesi alınmıştı.</p><p>Başsavcılık, Gökçek&#39;in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek&#39;i de &quot;şüpheli&quot; sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi&#39;ne çağırmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ahmet-ve-hulya-gokcek-adl-418_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290688</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ressam-orhan-albas-arafta-sorularda-insanlara-bir-sey-ogrettigin-zaman-degerlisin-290688</link>
      <pubDate>2026-09-07T20:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ressam Orhan Albaş Arafta Sorular'da: İnsanlara bir şey öğrettiğin zaman değerlisin]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Ressam Orhan Albaş  “İnsanlara eğitim verdiğin zaman, insanlara bir şey öğrettiğin zaman değerlisin.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ressam Orhan Albaş Arafta Sorular'da: İnsanlara bir şey öğrettiğin zaman değerlisin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>"İnsanlara eğitim verdiğin zaman, insanlara bir şey öğrettiğin  zaman değerlisin."</b></p><p class="MsoNormal">Ben bugüne  kadar yalnızca bir Cumhurbaşkanımıza tablo hediye ettim. Onun dışında hiç  kimseye tablo vermedim.Kökenim İmam Hatip olduğu için resim bilgimi de bunun  üzerine bina ettim. Bakara Suresi'nde resim ve heykel bilgisi gibi  değerlendirdiğim bir anlatım vardır. İşte bir çamur vardı; çamurdan halk  edilen, var edilen bir insan vardı. "O heykel ne biliyor, o çamur ne biliyor?"  denildiğinde, "Çamur sizin bilmediğinizi bilir." Ne bilir? Eşyayı bilir. Dünya  hayatında ne varsa, eşyayı bilir.Ama Yaratıcı dedi ki bunun kalbinden  çıkarttığı zaman benim adımı söyleyecek. İnsanın kalbi ne kadar doluysa, malı  mülkü ne kadar çoksa benim adımı söyleyemeyecek. Mesela şu odayı boşaltın; Esra  değil, bütün duvarların "Esra" dediğini duyarsınız. Bakın, eşyalar hem  görüntüyü çeker hem sesi çeker. Ve biz birbirimizi duyamayız.Yaratıcıyla bizim  aramızdaki bağ boşluktur. Siz o boşluğu doldurursanız, sürekli doldurmaya  çalışır ve rahatsız olursunuz. Çok mal, çok kibir getirir. Kibir, kendini bir  yere koymaktır; yani kendini büyütmektir.Oysa insan aciz ve fakirdir, zaruret  içindedir. Yaratıkların içinde en aciz olan insandır. Bir karıncayla kendini  ölçsen, karınca senden 20 kat güçlüdür. Bit var ya, saçımızdaki bitler; bit  kendinden 200 kat fazla zıplıyor. Eğer ben bit kadar güçlü olsaydım Antalya'ya  üç adımda varırdım. Öyle bir hesap yaptım. Tabii bit kadar güçlü olsaydım,  kendimden iki üç kat daha güçlü olsaydım... 200'ü 2 ile çarptığın zaman, 500  kilometreyi ben en fazla 10 dakika içinde alacaktım.Yani yaratıkların içinde en  aciz olan insandır. İnsan neyle kendini büyütsün? İşte var ediyor ve sana karşı  var ediyor: "Benim daha çok malım var." Ben sana karşı mal sahibi oluyorum, sana  karşı mülk sahibi oluyorum. Kötü komşu insanı mal sahibi yapıyor. Bunların  hepsi yüktür.Bizim rızkımız bugün yediklerimizdir. Bugün gördüklerimizdir,  bugün eğlendiklerimizdir. Yarın Allah kerim. Yarını düşünmeyin; bugün lazım  bize. Bugün ne yiyeceğimizle ilgili hayal kurduk mu? Nasıl mutlu olacağımızla  ilgili hayal kurduk mu? Nasıl bir tat alacağımızla ilgili hayal kurduk mu?Bunu  yapmamışsak... Yaptıysan ve bulamamışsan yine zararda değilsin. Ama  yapmadıysan, varsa da yine zarardasın. Çünkü sen sadece var ettin; oraya bir  şey koydun, yığdın. Bunun bir anlamı yoktur. Bir yere bir şey gömmenin bir  anlamı yoktur.Birine bir şey verdiğin zaman değerlidir. Birini memnun ettiğin  zaman değerlidir. İnsanlara eğitim verdiğin, insanlara bir şey öğrettiğin zaman  değerlisin. Yoksa "Bende bu var, sende yok." demenin bir değeri yok. "Bu bende  var, sende yok." diye çok seviniyorum. İşte deprem oluyor; sen ölüyorsun, ben  ölmüyorum. Çok seviniyorum, rahatlıyorum ama üzülmüş gibi yapıyorum. "Allah'ım,  ne olur..."</p><p class="MsoNormal">Bakın, gerçeği  gördüğüm için bunları görüyorum. İnsan, başka bir insanın mutluluğuyla mutlu  olurken; başka bir insanın mutsuzluğuyla, var ettikleri üzerinden mutlu  oluyorsa o zaman kötü bir zamana düşüyor. İnsan da kötü oluyor.Kötü insanın kim  olduğu artık anayasaya girdi: Yalan söyleyen, hırsızlık yapan, iftira atan,  zulmeden... Hayır, mesela şöyle: Tamam, bunlar bizim bilimimizde insanı kötü  ediyor. Bunları yapmayan insanlar iyi insanlardır. "Ben zulmetmiyorum, ben iyi  bir insanım. Ben yoldaki taşları topluyorum, yolları kapatmıyorum. İnsanlar  geçsin diye yolu kapatıp onları bekletmiyorum. Yani ışığa doğru yürüyorum,  karanlık yolu seçmiyorum."Bu bir tercihtir. Kötü olmak da iyi olmak da bir  tercihtir. Kötünün yaptığı kötü şeyler de iyiye vesile olabilir. Bir kaza oldu  orada. "Demek ki orada kaza oluyormuş, bir trafik ışığı koyarız oraya."Ben  bazen kötü insanların iyi bir iş yaptığı zaman bile korkuyorum. Bir çocuğu  severken bile korkuyorum, "Acaba bir şey mi olacak?" diye. Çünkü kötünün iyi  yaptığı şey de kötüye doğru gidiyor.O yüzden insanlar başta seçiyorlar. "Ben  kötü müyüm, iyi miyim?" diye seçiyor ve karar veriyorlar. Bu dünyada kötü  insanlar ve iyi insanlar vardır. İyi insanlar şartlar gereği kötü de  olabilirler. Onda da bir rahmet vardır.</p><p class="MsoNormal"><b>"Her insan evinde mutlaka sanatla uğraşması lazım."</b></p><p class="MsoNormal">Hücrenin 10  yılı, benim 60 yıllık ömrümden daha değerli. Ve diyor ki nöronlara, "Git, bana  melemen yap." Nöronlar bedavadan domates alıp yiyor. Nöronların senin gibi  gidip marketten alışveriş yapmıyor. Ev işlerini yapıyorsun, onu yapıyorsun,  bunu yapıyorsun. O baba, hücre, orada yatmış; çok güzel bir hayat yaşıyor. En  yaşlısı 6 yıl yaşıyor ama o 6 yılda muhteşem bir hayat sürüyor; senin benim  hayatımızın yüz katı.Mesela salyangoz 300 yumurta yapıyor. İnsanoğlu şimdi  evlenip bir çocuk yapmanın hesabını yapıyor, bakın. 300 yumurta yapan, doğaya,  evrene bu kadar katkıda bulunan salyangoz mu? Salyangoz 300 yumurta yapıyor.  Hamsi 3.000 yumurta yapıyor, yılda 3.000 tane yavru yapıyor.Bakın, insanoğlu  hesap yapıyor. Diyor ki: "Bir çocuk yapsam acaba ne olur?" falan filan. "Ya boş  ver, uğraşamam. Çok uzun iş." diyor. Yani insanoğlu aklıyla, fikriyle iyi  olandan kaçar oldu. İşte bunu söylüyorum. Hesap yaptığı için başını beladan  kurtaramıyor.Yani insan şöyle yapmalı: 10 çocuk yapsın, 5 çocuk yapsın, 8 çocuk  yapsın. Bunu 3 çocukla da kısıtlamasın, tamam mı? Şöyle yapsın: Seviyorsa  yapsın. Bakın, mutlu oluyorsa...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/araftasorularressamo-070920263c9ddf39.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p class="MsoNormal">Yine kadim  bilgide "kötü çocuk", "gayrimeşru çocuk" var ya; gayrimeşru çocuğu şöyle izah  eder. Kadim bilgiden bahsediyorum: İki kötü insan bir araya gelmiştir. Kavga ve  gürültüyle bir çocuk yetiştiriyordur. Bu olmasın.Ama iki kişi birbirini istedi,  birbirini çok sevdi; aşk ve sevgi var orada. Bunlar çocuk yapabiliyorlarsa  yapsınlar. Çünkü mutlu aileden mutlu çocuklar, mutlu insanlar ve iyi insanlar  çıkar. Böyle.O yüzden insanları mutlu etmenin peşinden gitmek için, her insanın  evinde mutlaka sanatla uğraşması lazım. Babanın evde resimle uğraşması lazım.  Göstermelik yap; resim çiziyormuş gibi yap, müzik yapıyormuş gibi yap. Şarkı  söyle, güzel bir şey söyle.Ben öğrenci ararken diyorum ki: "Orta zekânın  altında değilsen, ben herkese üç günde dünya ölçülerinde resim öğretirim."  Bakın, o içinde var. Var o, insanın içinde var. Matematiği biz uydurduk.</p><p class="MsoNormal"><b>"Yani siz olmasanız sanat, sanat değildir."</b></p><p class="MsoNormal">Dediğim gibi,  üç yıldır sokaktayım. Üç yıldır halkın içindeyim. Diğer 28-30 yıl boyunca bir  atölyem vardı; orada izole bir şekilde çalışıyordum. Hem devlet büyüklerine hem  de büyük iş adamlarına ders verdim. Yani sadece belirli kişilere ders verdim.Son  üç yıldır da sadece kadınlara ders veriyorum. Şöyle oldu: Kadınların sayısı  çoğalınca erkekleri istemediler, "Huzurumuz bozulmasın." dediler. Şu an bizim  atölyemizde 340 kadın üyemiz var.Mısır heykelini oraya yaptığımızda, orada  mısır tarlaları varmış. Şimdi ise binalar var. İşte ben isterdim ki benim mısır  heykelim orada olmasın, yine mısır tarlası olsun. Ama şehrin ortasında araziler  pahalanıyor.Sanki şöyle bir şey oluyor: Okuduğumuz okulun bir müfredatı var. O  müfredata göre bir heykel anlayışı var. Türkiye'de bu kabul görmüyor. Çünkü  Türkiye'de inanç ve kültür bakımından heykele ve resme karşı bir duruş var.  Benim okuduğum okulda ise heykel ve resim eğitimi, tam tersine, kadın vücuduyla  başlıyor. Yani nü resimle, çıplak insan resmiyle başlıyor.Biz onu yapmadığımız  için ve ben de o bilgiye sahip olduğum için... Heykeltıraşım ya, adım öyle.  İşte beni çağırıyorlar, "Hoca, oraya bir mısır yap. Hoca, oraya bir enginar  yap. Hoca, oraya bir elma yap." diyorlar.Ben de ev geçindiriyorum tabii. O zamanlar,  bundan 30 yıl önce, çocuğum vardı. Şu an en büyük çocuğum 32 yaşında. İşte ben  ne yapıyordum? Belediyeler ne derse onu yapıyordum. Çünkü ekmek parası.Türkiye'de  şu an heykeltıraşların birçoğu, ressamların birçoğu para kazanamadığı için  meczup durumuna düştüler. Hani resim yap, yap... İşte saç sakal birbirine  karışıyor. Çünkü resim sanatından fazla para kazanamıyorlar. Kültürel olarak,  kültür anlayışı anlamında, genelimiz resim ve heykeli doğru bulmuyor. Böyle bir  şey var.</p><p class="MsoNormal">Şöyle  anlatayım ben size: Bir şeyden çok iyi şeyler anlatabilirsiniz. İşte Fransa'da  bir kadın vardı. Tahtalarla küçük sandalyecikler yapıyorlardı. Sonra "Mavi  Sandalye" diye o kadının eline sandalyeyi aldılar, büyüttüler ve turizmi  geliştirdiler.Mesela bu heykeli, Mısır heykelini, bu hafta Amerika'dan gelen  iki gazeteci görmeye geldi. Ben de onlara izah ettim. Yani bizim burada mısır  tarlalarımız var. Türkiye'de daha iyi sanatımız, daha iyi bilgimiz var diye ben  de iyi bir sanatçı olduğumu onlara gösterdim. Misafirimiz oldular.Şu an yurt  dışında gazetelerde yer alıyor. İki üniversite bunun kitabını aldı. Bakın, bu ders  olarak okutuluyor: Cumhuriyet tarihinde 70-80 yıllık bir süreç içerisinde  heykel sanatı Türkiye'de neden mısıra indirgendi? Bu çok değerli bir şeydir.  Bunların konuşulması, sanatın konuşulması...Mesela Fransa'da tahta kaşıklardan  yapılmış bir sandalye bile şu an Fransa'nın simgesi hâline gelmişken, bir mısır  da tüm dünyaya referans olabiliyor.Yani sanat, insanla sanattır. Şu elinize  aldığınıza "Bu sanat." dediniz ya; siz dediğiniz için bu sanattır. Yani siz  olmasanız sanat, sanat değildir. İnsanla sanattır. Dedikleriniz de sanattır,  konuştuklarınız da sanattır.Hüseyin Bürge vardı, belediye başkanımız. Buradan  çok sevgiler.Ben görünüş itibarıyla keyifli yaşadım. Hiç böyle kasmadım  kendimi. Bir gün dedi ki: "Hoca, oraya yaptığın heykelin..." Üç katlı bir havuz  yapmıştım. Havuz aşağıya değil, yukarı akıyordu. Alt kattaki suyu üst kata  atıyordu, üst kattaki de bir üst kata. Üstüne de tavus kuşu yaptım.Dedi ki:  "Hoca, buna kuşlar gelsin. Çok güzel, o kuşlar gelsin."Dedim ki: "Başkanım,  kuşlar hangi gün gelsin?""Pazartesi günü gelsin." dedi.</p><p class="MsoNormal">Ben de  gittim, tabii bilimsel baktığım için düşündüm: Kuşlar neye gelir? Şekere gelir.  Kiraz suyuna, kiraza, vişneye gelir. Köylüyüm ya, biliyorum. Gittim, 50 kilo  şeker döktüm. Biraz da kırmızı gıda boyası döktüm.Bir gün sonra zabıta beni  Bayrampaşa'dan arıyor: "Burası, her taraf pislik oldu. Kedi, köpek, ne kadar  kuş ve hayvan varsa havuza, havuzun etrafına dolmuş."Sonra başkan beni aradı.  Dedi ki: "Hoca, bu kuşları geri gönder."Dedim ki: "Ne zaman göndereyim?"</p><p class="MsoNormal">"Cumartesi  günü gönder." dedi.Şimdi onunla ilgili de bir şey var. Size bir resim  göndermiştim; köpükler var. Enginarın içinde köpükler var. Biz gittik oraya, bu  sefer de içine şampuan döktüm. Bir daha kuş falan gelmedi. Ben kuşları  göndermiş oldum. Böyle bir şey oldu. Yani bir keramet gibi...Bakın, burada  havuza şampuan döktüm mesela, gelmesinler diye. Birkaç havuza daha döktüm. Çok  hoşuma gitmişti böyle, köpüklerin havaya uçuşması. Havuz kuşu ayrı, bu ayrı. O  havuza dökünce buna da döktüm. "Madem köpükler havaya uçuşuyor..." dedim. Bunu  gizliden döktüm.Sonra orada Park ve Bahçeler Müdürü dedi ki: "Ya ne yapıyoruz?  Havuzu temizliyoruz, temizliyoruz, hâlâ köpük geliyor."Bunun bilimsel bir  tarafı vardı ama sanki keramet gösteriyormuşum gibi gördüler. "Hocaya bak."  dediler. "Çağırdı kuşları, şimdi de geri gönderiyor."Tabii bana nasıl  getirdiğimi sormadı ya. "Kuş gelsin." dedi, kuş geldi. "Kuş gitsin." dedi, kuş  gitti. Kuş da gitti yani. Ben onu nasıl yapacağımı köylü olduğum için  biliyorum.</p><p class="MsoNormal"><b>"Bu evrende bir tane yüz var, bir tane vücut var, bir tane de  bilinç var."</b></p><p class="MsoNormal">Resimle ve  anatomiyle ilgili bazı şeyler keşfettim. Ben bunları anlattığımda, resim dersi  verdiğimde İsviçre'den, İngiltere'den, Almanya'dan, Amerika'dan birçok kişi  buraya resim dersi almaya geldi. Bir ay içerisinde üç kişi, beş kişi gelip  burada otellerde kalarak resim öğreniyorlar."Orada yok mu?" diyorum. İsviçre'de  "Art School" diye bir okuldan geldiler. Oradan buraya hiç ara vermeden öğrenci  gönderirler. Öğrenci buraya geldiğinde diyor ki: "20 yıllık eğitimde elde  edeceğimiz bilgiyi biz burada üç günde elde ettik."Ben hakikaten öyle bir şey  yapıyorum ki "45 dakikada resim dersi" diye bir şey çıkarttım. Hiç kimse buna  inanmıyor. Ben 20 yıllık akademik eğitimi 45 dakikaya düşürüyorum. Hani son  dört yılı ilkokulla birlikte sayıyorum, toplamda 20 yıl diyorum. Çünkü ben  çalışarak bu işin kolay yönlerini keşfettim.Mesela 10 yıl kara kalem çizip  anatomi ortaya koyarken ben bunu 5-10 dakikaya düşürdüm. Bunu yaptığım için de  Batı'dan çok öğrencim var. Bunu çok çalışmaya borçluyum.Tabii konuyu nereden  nereye getirdim, şimdi tekrar toparlayalım. Anadolu'dan gelmiş, sıfır  noktasından gelmiş bir insan olarak Avrupa'ya ders vermek, Avrupa'nın belirli  ve iyi okullarına buradan öğrenci yetiştirmek benim için ülkem adına çok doğru  bir şeydir.Mesela oradan gelip çekim yapmak istiyorlar. Ben bunu kabul  etmiyorum. Diyorum ki: "Yine öğrenci gönderin, burada eğitim alsınlar. Ben  eğitimlere devam edeyim ama çekmeyin." Yani derslerimin videosunu  çektirmiyorum.Şöyle çektirmiyorum: Çünkü bunu da alıp götürürler. Çok şeyimizi  alıp götürdükleri gibi bunu da götürürler. Bu, bizim topraklarımızda kalması  lazım.Ben önümüzdeki dört yıl içinde Türkiye'de bu hizmeti son sürat veriyorum.  Çok insan yetiştiriyorum. İşte İsviçre'de dört tane, Amerika'da altı tane...  Toplamda Avrupa'da 20 tane resim atölyesi açtılar benim üzerimden. Ve benim  tarzımı öğretiyorlar.Anatomi ve görme üzerine, resim üzerine bir şey anlatıyorum.  Sadece resim değildir; resim yapıyoruz, duvara asıyoruz, değil. İnsan anatomisi  öğretiyorum. İnsan anatomisini öğrenince her şeyin resmini yapabildiğiniz gibi  her teknolojiye de sahip olabiliyorsunuz.Mesela bir uçağın anatomisiyle insan  anatomisi, kurbağanın anatomisi, kaplumbağanın anatomisi, solucanın anatomisi  aynı. Elips diye bir şey var. Bu, evrenimizin vücududur. Evrenin vücudu  elipstir. Bunun arasında ne kadar canlı varsa onlar da elipstir.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/araftasorularressamo-070920266d4652de.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p class="MsoNormal">Bunlara her  dokunduğumuzda bir canlıya dönüştüğünü keşfettim ben. Her dokunduğumuzda bir  canlıya dönüşüyor. Diyelim ki bu bir kurbağa olsun. Bak, kurbağa olsun. Aynı  zamanda bunu bir insana da dönüştürmek mümkündür.Yani 20 yıl kare kare çizene  kadar herhangi bir şekilde... Bak, bu da bir uçağın anatomisidir. Teknolojinin  de altında anatomi vardır. Her şeyin altında bir anatomi vardır. Eğer anatomi  bilgisine doğru sahip çıkarsanız her şeyi, her teknolojiyi yapabilirsiniz. Uçak  da yapabilirsiniz, helikopter de yapabilirsiniz, denizaltı da yapabilirsiniz.  Hepsinin altında anatomik bir form vardır. Ben bunu öğretiyorum.Yani her şeyin  bir elden çıktığı gözüküyor. Kusursuzluk aramıyoruz. Kusursuzluk değil. Şöyle  söyleyeyim: Yaratılış itibarıyla bir anatomi, bir form var. Bir böceğin  anatomisiyle bir insanın anatomisi vücut olarak aynı. Yüz olarak da aynı.Bakın,  yüzümüz var. İşte sizin yüzünüz sadece size ait değil. Gidip aynaya bakın;  annenizi görürsünüz, babanızı görürsünüz, dedenizi görürsünüz, daha  büyüklerinizi görürsünüz. Yine aynaya bakın; çocuklarınızı görürsünüz,  torunlarınızı görürsünüz.Yani siz kendi yüzünüzde herkesi görürsünüz. Doğru  bakarsanız beni bile görürsünüz kendi yüzünüzde. Yani bu evrende bir tane yüz  var, bir tane vücut var, bir tane de bilinç var.Bilinç şunu düşünüyor: "Ne  yesem, nasıl bir enerji alsam, nasıl mutlu olsam ve nasıl bir haz alsam?" Bütün  bilinç de buna dayanıyor.Bu üç şeyi ben 45 dakika içerisinde teferruatlıca  öğretiyorum. İnsanlar oturup uçak da yapabilirler ama resim yapıyorlar.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ressam-orhan-albas-arafta-744_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290687</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/isci-servisi-ile-otomobil-carpisti-13-kisi-yaralandi-290687</link>
      <pubDate>2026-09-07T19:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşçi servisi ile otomobil çarpıştı: 13 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde işçi servisi ile otomobilin çarpışması sonucu 13 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşçi servisi ile otomobil çarpıştı: 13 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürücülerinin kimliği henüz öğrenilemeyen 35 RV 375 plakalı otomobil ile 71 AEG 104 plakalı işçi servisi, Kılıçlar köyü girişinde çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle işçi servisi devrildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/3fa27e905438497688ca-0709202655ff7247.jpg"/><p>İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye, AFAD, UMKE ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><p>Kazada 13 kişi yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/cbb8e41cb1bf4cdcafa9-07092026d3b3b894.jpg"/><p>Yaralılar, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/isci-servisi-ile-otomobil-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290686</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/arap-birliginden-ortak-bildiri-iranin-saldirilarini-ve-israilin-ihlallerini-kinadilar-290686</link>
      <pubDate>2026-09-07T19:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arap Birliği'nden ortak bildiri: İran'ın saldırılarını ve İsrail'in ihlallerini kınadılar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Arap ülkelerinin dışişleri bakanları, İran'ın "bölgedeki gerilimi tırmandıran adımlarını ve bazı Arap ülkelerini hedef alan saldırılarına" tepki göstererek, İsrail'in Filistin, Lübnan ve Suriye'deki saldırı ve ihlallerinin durdurulması çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arap Birliği'nden ortak bildiri: İran'ın saldırılarını ve İsrail'in ihlallerini kınadılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Arap Birliği&#39;nin 166. Bakanlar Düzeyi Toplantısı, Mısır&#39;ın başkenti Kahire&#39;deki genel merkezde gerçekleştirildi.</p><p>Dönem başkanlığını Tunus Dışişleri Bakanı Muhammed en-Nefti&#39;nin üstlendiği toplantıda, bölgedeki son gelişmeler ele alındı.</p><p>Toplantıda dışişleri bakanlarının, İran'ın &quot;bölgedeki gerilimi tırmandıran adımlarını ve bazı Arap ülkelerini hedef alan saldırılarına&quot; tepki göstererek, İsrail&#39;in Filistin, Lübnan ve Suriye&#39;deki saldırı ve ihlallerinin durdurulması çağrısında bulunduğu kaydedildi.<br></p><p>Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati toplantıda yaptığı konuşmada, ülkesinin &quot;bazı Arap ülkelerini hedef alan İran saldırılarını&quot; kesin bir dille kınadığını belirterek, Kahire&#39;nin Arap ülkelerinin egemenliğinin, güvenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlal edilmesini reddettiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/791d51de16574ea48ec9-0709202657b9cb83.jpg"/><p>Çatışma çemberinin genişlemesinden kaçınılması ve gerilimin azaltılması amacıyla diplomatik yola dönülmesi gerektiğini kaydeden Abdulati, ABD ile İran arasında haziran ayında varılan mutabakat zaptı üzerine inşa edilecek nihai ve sürdürülebilir bir anlaşmaya ulaşılması temennisini dile getirdi.</p><p>Abdulati, bölgedeki hızlı gelişmelerin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria&#39;da yaşanan insani trajediyi gölgelememesi gerektiğine dikkati çekerek, Mısır&#39;ın zorla yerinden edilme, yasa dışı yerleşimler, ilhak ve Filistin davasının tasfiye edilmesine yönelik girişimlere karşı tutumunu yineledi.</p><p>Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, Şarm el-Şeyh Anlaşması mutabakatlarının uygulanması ve ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın barış planının ikinci aşamasına geçilerek İsrail&#39;in Gazze&#39;den çekilmesini sağlayacak yol haritasının tamamlanması için çabaların süreceğini belirten Abdulati, Gazze&#39;ye kesintisiz insani yardım ulaştırılması, erken toparlanma ile yeniden imar süreçlerinin desteklenmesi ve Filistin Yönetimi&#39;nin Gazze ile Batı Şeria&#39;da sorumluluklarını tam olarak üstlenmesi amacıyla kurulan Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin yetkilendirilmesi gerektiğini kaydetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/arap-birliginden-ortak-bi-234_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290685</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eskisehirde-aci-olay-yakinlari-haber-alamadi-evinde-olu-bulundu-290685</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de acı olay: Yakınları haber alamadı, evinde ölü bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yakınlarının kendisinden haber alamadığı 58 yaşındaki kadın yaşadığı evde ölü bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eskişehir'de acı olay: Yakınları haber alamadı, evinde ölü bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de kendisinden haber alınamayan 58 yaşındaki kadın yaşadığı evinde ölü bulundu.  </p><p>Olay, Tepebaşı ilçesine bağlı Güllük Mahallesi Sakarya-2 Caddesi üzerinde bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 58 yaşındaki N.Ş. isimli kadından bir süredir haber alamayan yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, N.Ş.'yi hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Bahse konu yere gelen belediye tabibi şahsın ölümünü şüpheli olarak değerlendirdi. Olay yeri inceleme ekipleri ve savcının evdeki incelemelerinin ardından N.Ş.'nin cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için hastane morguna kaldırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/=YhS7UBaDIBKjYZS_UpKXYJa3ExKnYdWXIFGPYdKbYFKXYRa3YJGfEFGzYdWXIVaPIBWjU9G_U1KbQ9az.jpg"/><p>Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/eskisehirde-aci-olay-yaki-414_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290684</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/marmarada-umutlu-bekleyis-silivri-aciklarindaki-batan-gemi-icin-calismalar-suruyor-290684</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marmara'da umutlu bekleyiş: Silivri açıklarındaki batan gemi için çalışmalar sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi'nde MT Alsu tankeriyle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin 720 metre derinlikte bulunduğu bölgede arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marmara'da umutlu bekleyiş: Silivri açıklarındaki batan gemi için çalışmalar sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri açıklarında Türk bayraklı "MT Alsu" tankeriyle çarpışması sonucu 10 kişilik mürettebatıyla batan ve 720 metre derinlikte konumu tespit edilen Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin bulunduğu bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/05/42393432.jpg"/><p>Marmara Denizi'nde 2 Eylül'de "MT Alsu" tankeriyle çatışan "Tuğberk İmamoğlu" isimli geminin batmasının ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, AFAD ve Kızılay başta olmak üzere ilgili kurumlar yer alıyor.</p><p>Kaza sonrası Silivri'de İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce oluşturulan kriz merkezinde mürettebatın aileleri ve yakınlarının bekleyişi de sürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/05/42390940.jpg"/><p>Öte yandan, yetkililer kriz merkezinin yakınında bulunan öğretmenevinde aile temsilcileriyle görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmeye, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Silivri Kaymakamı Murat Eren, Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Barış Kurt, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Şahin, AK Parti Silivri İlçe Başkanı Sami Barlas katıldı. Görüşmede, ailelere süreçle ilgili bilgi verildiği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/05/42392270.jpg"/><p>Cüneyt Yüksel, daha sonra kriz merkezinde bekleyen aile yakınlarıyla da görüşerek son durumla ilgili bilgi verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/marmarada-umutlu-bekleyis-916_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290683</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/pompeiopolis-antik-kentinde-binlerce-yillik-miras-gun-isigina-kavustu-290683</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pompeiopolis Antik Kenti'nde binlerce yıllık miras gün ışığına kavuştu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda Milattan Sonra (MS) 4. yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardıklarını ve MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı bulduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pompeiopolis Antik Kenti'nde binlerce yıllık miras gün ışığına kavuştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Ersoy, Kastamonu&#39;nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti&#39;nde devam eden kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarına ilişkin sosyal medyadan açıklamalarda bulundu.</p><p>Pompeiopolis&#39;te Roma İmparatorluk Dönemi&#39;nden Geç Antik Çağ&#39;a uzanan yeni izlerin gün yüzüne çıkarıldığını belirten Bakan Ersoy, bazilikanın orta nefindeki çalışmalarda önemli buluntulara ulaşıldığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404265.jpg"/><p>Ersoy, &quot;MS 4. yüzyıla tarihlenen, geometrik kompozisyonlardan oluşan ve oldukça iyi korunmuş yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardık. Üstelik orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı da henüz ortaya çıkarılmış değil. Kazılarımız sürüyor. 2026 yılı çalışmalarımızdan önemli bir buluntunun daha müjdesini verelim, MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404271.jpg"/><p>Bazilikanın ilk inşa evresinin de MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiğini belirten Ersoy, kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarıyla Pompeiopolis&#39;in kentsel ve dini tarihini daha bütüncül biçimde ortaya koymayı sürdürdüklerini aktardı.</p><p>Bakan Ersoy, Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere kazı heyetine ve çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404276.jpg"/><p><b>- BAZİLİKA ROMA'DAN GEÇ ANTİK ÇAĞ'A UZANAN DÖNÜŞÜMÜ ORTAYA KOYUYOR</b></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Paphlagonia Bölgesi&#39;nin Roma İmparatorluk Dönemi&#39;ndeki önemli merkezlerinden ve eyalet başkenti olan Pompeiopolis Antik Kenti&#39;nde Bazilika kazılarına ilk kez 2025 yılında başlandı ve çalışmalar bu yıl da devam ediyor.</p><p>Yapının mimari özellikleri, stratigrafik veriler ve kazılarda ele geçen buluntular birlikte değerlendirildiğinde Bazilika'nın ilk inşa evresinin MS 2. yüzyılın ikinci yarısına, yaklaşık MS 150-160 yıllarına tarihlendirilebileceği değerlendiriliyor.</p><p>Yapının sonraki dönemlerde önemli bir mimari ve işlevsel dönüşüm geçirdiği belirtiliyor.</p><p>2026 yılı kazılarında yapının Pastoforion bölümünde bulunan Eros başı da MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Buluntu, Pompeiopolis&#39;in Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki sanatsal ve kültürel ortamına ilişkin yeni veriler sunuyor.</p><p>Pompeiopolis&#39;in MS 5. yüzyılda piskoposluk merkezi niteliği kazanması, kentin Geç Antik Çağ&#39;daki dini ve idari önemini ortaya koyuyor.</p><p>Bazilikadaki mimari düzenlemeler, bezemeler ve zemin mozaikleri de yapının sonraki evresinin kentin Hristiyanlaşma süreci ve piskoposluk merkezi olarak önem kazandığı dönemle ilişkili olduğunu gösteriyor.</p><p><b>- 105 METREKARELİK MOZAİK ALANI ORTAYA ÇIKARILDI</b></p><p>Antik kentteki 2026 yılı çalışmalarında ortaya çıkarılan mozaiklerin konservasyon çalışmaları tamamlanarak mevcut durumlarının korunmasına yönelik uygulamalar gerçekleştirildi.</p><p>Ancak orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı henüz açığa çıkarılmadı. Mozaiklerin devamını ortaya çıkarmaya yönelik kazılar sürüyor.</p><p>Pompeiopolis Bazilikası&#39;ndaki çalışmalar, yapının Roma İmparatorluk Dönemi&#39;nden Geç Antik Çağ&#39;a kadar geçirdiği mimari ve işlevsel dönüşümün daha ayrıntılı biçimde ortaya konulmasını sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404280.jpg"/><p>İlk inşa evresine ilişkin veriler, Eros başı, Geç Antik Çağ&#39;a ait mimari unsurlar ve zemin mozaikleri, Bazilika&#39;nın Pompeiopolis&#39;in kentsel ve dini tarihindeki yerinin anlaşılmasına katkı sunuyor.</p><p>Devam eden kazı ve konservasyon çalışmalarıyla yapının mimari planının ve farklı kullanım evrelerinin daha kapsamlı biçimde ortaya çıkarılması, mozaik döşemelerinin tamamının belgelenmesi ve korunması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/pompeiopolis-antik-kentin-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-290682</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,99 değer kazanarak 14.151,59 puandan tamamladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 139,17 puan artarken, toplam işlem hacmi 175,5 milyar lira oldu.</p><p>Bankacılık endeksi yüzde 0,55, holding endeksi yüzde 1,02 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 3,38 ile orman kağıt basım, en fazla kaybettiren ise yüzde 2,41 ile bilişim oldu.</p><p>Yapay zeka alanındaki olumlu gelişmelere karşın Orta Doğu&#39;da devam eden jeopolitik gerginliklerden dolayı petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi küresel piyasalarda risk iştahını törpüledi.</p><p>ABD piyasalarında ise bugün tatil olması nedeniyle işlem gerçekleşmiyor.</p><p>Analistler, yarın yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Japonya&#39;da büyüme, Japonya, Almanya ve Çin&#39;de dış ticaret dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/borsa-gunu-yukselisle-tam-862_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tokyodaki-asiri-yagislar-gundelik-hayati-olumsuz-etkiledi-290681</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tokyo'daki aşırı yağışlar gündelik hayatı olumsuz etkiledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da yağışlar nedeniyle iptal edilen tren seferleri 140 binden fazla kişiyi etkiledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tokyo'daki aşırı yağışlar gündelik hayatı olumsuz etkiledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın başkenti Tokyo'yu etkisi altına alan şiddetli yağışlar nedeniyle iptal edilen tren seferlerinden 140 binden fazla kişi etkilendi.</p><p>Kyodo ajansının haberine göre Tokyo&#39;da şiddetli yağış gündelik yaşamı olumsuz etkiledi.</p><p>Demir yolu işletmecileri yaptıkları açıklamada, Tokyo&#39;da etkili olan şiddetli yağışlar dolayısıyla bazı tren seferlerinin iptal edildiğini belirtti.</p><p>Açıklamada, iptal edilen tren seferlerinin 140 binden fazla kişiyi etkilediği ifade edildi.</p><p>Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), şiddetli yağmurlar nedeniyle başkent Tokyo&#39;nun güneyindeki volkanik Niijima Adası için en yüksek seviye heyelan uyarısını yayımlamıştı.</p><p>Ada bölgesinde olası heyelanlara karşı &quot;en yüksek seviyedeki alarmda kalınması&quot; talep edilen açıklamada, başkent ile çevresindeki Saitama ve Çiba eyaletlerinde şiddetli yağmurların etkisinin hafta içinde sürebileceği aktarılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/tokyodaki-asiri-yagislar--310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290680</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-partiden-chpye-sert-tepki-uskudari-hizmetle-degil-siyasi-krizle-yonetiyorlar-290680</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti'den CHP'ye sert tepki: Üsküdar'ı hizmetle değil, siyasi krizle yönetiyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, CHP ve Yeni Partili meclis üyelerinin başkan vekilliği seçimine katılmamasını protesto ederek, Cumhur İttifakı grubunun olağan meclis toplantısına katılmadığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti'den CHP'ye sert tepki: Üsküdar'ı hizmetle değil, siyasi krizle yönetiyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, CHP ve Yeni Partili meclis üyelerinin 5 Eylül'deki belediye başkan vekilliği seçimine katılmamasına tepki göstererek, Cumhur İttifakı grubunun bugünkü olağan meclis toplantısına katılmadığını açıkladı. Sarıcaoğlu, "Üsküdar Belediye Meclisi siyasi hesaplara göre kapısı açılıp kapanacak bir salon değildir. Yarın yapılacak başkan vekilliği seçiminde 21 meclis üyemizle yerimizi alacağız" dedi.</p><p>AK Parti Üsküdar İlçe Başkanlığı yönetimi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde yaşanan son gelişmeler ve belediye başkan vekilliği seçim sürecine ilişkin Üsküdar Belediye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.</p><h3>"ÜSKÜDAR BELEDİYE MECLİSİ SİYASİ HESAPLARA GÖRE KAPATILAMAZ"</h3><p>Basın toplantısında konuşan AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, "Bugün burada yalnızca Cumhur İttifakı'nı temsilen değil; burada bulunmasa bile evlerinde kentsel dönüşümün yapılmasını, mahallelerinde çöplerinin toplanmasını ve çukurlu yollarının yapılmasını beklerken, 10 milyara yakın borçla, siyasi krizlerle ve hizmetsizliklerle karşı karşıya bırakılan; velhasılı hizmet bekleyen Üsküdarlıların sesi olmak adına bulunuyoruz. Biz bugün burada; ilk seçimde Beylikdüzü merkezli kayyım heyeti tarafından iradeleri gasp edilen vicdanlı meclis üyelerinin yanında olduğumuzu ifade etmek ve iki buçuk yıllık süreç boyunca Üsküdar'da bir çivi bile çakmayan yönetimin, bugün tek bir gündem maddesiyle toplanmasını protesto etmek adına bulunuyoruz" dedi.</p><p>Sarıcaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bundan yalnızca iki gün önce, 5 Eylül Cumartesi günü, Üsküdar'ın geleceği açısından son derece önemli bir seçim için Üsküdar Belediye Meclisi toplantıya çağrıldı. Cumhur İttifakı olarak 21 meclis üyemizle eksiksiz şekilde yerimizi aldık. Beylikdüzü merkezli kayyım heyeti, vicdanlı meclis üyelerinin tavırlarından korktuğu için seçime katılmama kararı aldı. Gerekli çoğunluğun oluşmasını engelleyerek belediye başkan vekilliği seçiminin yapılmasına mâni oldular. Üsküdar Belediye Meclisi, siyasi hesaplara göre kapısı açılıp kapanacak bir salon değildir."</p><p>Sarıcaoğlu, 5 Ağustos'taki başkan vekilliği seçimini de hatırlatarak, "Bugün yaşananları değerlendirirken 5 Ağustos'taki Belediye Başkan Vekilliği seçimini de unutmuyoruz. İlk seçimde meclis üyelerinin iradesini gasp eden Beylikdüzü merkezli kayyım heyeti, ikinci seçimde de vicdanlı meclis üyelerinin meclise gelmesini engelleyerek seçimin yapılmasına mâni oldu. Üsküdar Belediye Meclisi 8 Eylül Salı günü, yani yarın, belediye başkan vekilini seçmek üzere yeniden toplanacak" ifadelerini kullandı.</p><h3>"BİZ ÜSKÜDAR'DA YENİ BİR SAYFANIN AÇILMASINI İSTİYORUZ"</h3><p>Cumhur İttifakı olarak yarın 21 meclis üyesinin belediye meclisinde olacağını söyleyen Sarıcaoğlu, "Biz kapalı kapılar ardında kurulacak hesaplara değil, meclisin hür iradesine güveniyoruz. Vicdanlı meclis üyelerinin hiçbir baskı altında kalmadan, vicdanlarıyla ve Üsküdar'ın geleceğini düşünerek oy kullanmasını istiyoruz. Son günlerde yaşanan gelişmeler de göstermiştir ki Üsküdar Belediye Meclisinde hiçbir siyasi parti, hiçbir meclis üyesinin iradesini kendi tapulu malı gibi göremez. Meclis üyeleri her şeyden önce Üsküdar halkına karşı sorumludur" dedi.</p><p>"Biz Üsküdar'da yeni bir sayfanın açılmasını istiyoruz. Belediyenin enerjisinin soruşturmalara, siyasi krizlere ve mecliste yaşanan tartışmalara harcanmasını istemiyoruz. Üsküdarlı komşularımız belediyesinden hizmet bekliyor. Gençlerimiz geleceklerini kurabilecekleri bir Üsküdar istiyor. Esnafımız yanında duran bir belediye istiyor. Ailelerimiz çocuklarının huzurla yaşayacağı bir Üsküdar istiyor. Mahallelerimiz yatırım bekliyor. Üsküdar'ın kaybedecek bir günü daha yok. Yarın yapılacak seçimde ortaya çıkacak iradenin Üsküdar'ımız için hayırlı olmasını diliyoruz" diyen Sarıcaoğlu, şöyle devam etti: "Cumhur İttifakı olarak irademiz de tavrımız da açıktır: Meclisin iradesine sahip çıkacağız. Üsküdar'ın itibarına sahip çıkacağız. Üsküdarlının emanetine sahip çıkacağız. Ve hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün meclis üyelerimizi, hiçbir baskıya boyun eğmeden yalnızca vicdanlarının ve Üsküdar halkına karşı taşıdıkları sorumluluğun gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz. Bizim çağrımız kavga değil. Bizim çağrımız gerilim değil. Bizim çağrımız demokrasinin, hukukun ve Üsküdar halkının iradesinin gereğinin yerine getirilmesidir."</p><h3>"BÖYLE BİR CİDDİYETSİZLİĞİN İÇİNDE BULUNMAK İSTEMİYORUZ"</h3><p>Üsküdar Belediye Meclisinin bugün gerçekleştirilecek toplantısına Cumhur İttifakı grubu olarak katılmama kararı aldıklarını aktaran Sarıcaoğlu, şunları söyledi: "Bugüne kadar olduğu gibi, bugün de meclisin gündeminde Üsküdarlı komşularımızın hayatını kolaylaştıracak, kentsel dönüşümü hızlandıracak, gençleri ve çocukları mutlu edecek hiçbir çalışma bulunmuyor. 29 aydır bununla mücadele ediyoruz. Üsküdar Belediye Meclisi'nde Üsküdar'a hizmet konuşulmuyor. Böyle bir ciddiyetsizliğin içinde bulunmak istemiyoruz. Ve bu durumu protesto ediyoruz. Bugün ortaya koyduğumuz tavır, Üsküdar'a daha iyi hizmet edilmesi gerektiğini vurgulama tavrıdır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ak-partiden-chpye-sert-te-754_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/this-castle-reminiscent-of-a-fantasy-movie-has-a-railway-system-inside-290679</link>
      <pubDate>2026-09-07T18:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[This castle, reminiscent of a fantasy movie, has a railway system inside]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Ünye Castle, one of the important historical landmarks in Türkiye's Black Sea region, is highly impressive with its historic atmosphere and stunning views.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[This castle, reminiscent of a fantasy movie, has a railway system inside]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Built on a steep rock formation, the approximately 2,500-year-old castle is thought to have been constructed around 250 BC during the reign of Pontic King Mithridates II.</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/nyekalesi-070920260515c559.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Various arrangements were made as part of the restoration works launched in 2018 to make the castle more accessible to visitors.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403968.jpg"/><p>As part of these efforts, wooden stairs and viewing terraces were built to facilitate access to the castle. A rail system was also installed to provide access to the tunnel inside the castle.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403966.jpg"/><p>Ünye Castle is said to be the only castle in the world where visitors can descend into its tunnel using a rail system. Visitors can reach the tunnel inside the castle by rail and explore previously difficult-to-access sections of the historic structure.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403965.jpg"/><p><b>ABOUT CASTLE</b></p><p>Ünye Castle is an approximately 2,500-year-old historic castle built on a steep rock formation along the Ünye-Niksar road, about 5&#8211;7 kilometers from the city center of Ünye, Ordu.</p><p>The castle is notable for its elevated location, fortifications, tunnels, cisterns and rock-cut tombs.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403963.jpg"/><p>The castle held strategic importance during the Roman and Pontic periods and continued to be used during the Ottoman period. Traces from different periods can still be seen at the site.</p><p><b>ROCK-CUT TOMB</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403964.jpg"/><p>One of the castle's most striking features is the rock-cut tomb carved into the main rock, approximately 8&#8211;10 meters above ground level near the entrance. The tomb is associated with the Paphlagonian rock-cut tomb tradition.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403970.jpg"/><p>The tomb, which features eagle reliefs on its triangular pediment, is attributed to Mithridates II in some sources.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403958.jpg"/><p>Near the summit of the castle, there are two tunnels extending northwest.</p><p>One of them, with approximately 420 steps, appears to descend all the way to the foothills of the castle.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403959.jpg"/><p>In addition to its fortifications, the castle contains bathhouse remains, pools, water channels, cisterns, caves and wells. Today, it is one of Ünye's important tourist attractions, both for its historic character and its striking appearance atop the rocky terrain.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42403971.jpg"/><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/discover/gladiator-battles-once-took-place-here-290623" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gladiator-battles-once-to-512_2-41.jpg"/></div><h3>Gladiator battles once took place here</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/this-castle-reminiscent-o-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/baskan-erdogan-mujdeyi-verdi-yarisi-bizden-kampanyasi-2027ye-kadar-uzatildi-290678</link>
      <pubDate>2026-09-07T17:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkan Erdoğan müjdeyi verdi! Yarısı Bizden Kampanyası 2027'ye kadar uzatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "Yarısı Bizden Kampanyası'nı 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkan Erdoğan müjdeyi verdi! Yarısı Bizden Kampanyası 2027'ye kadar uzatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.</p><p>Toplantıda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokakların daha emniyetli hale getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettiklerini belirten Erdoğan, vatandaşların refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldıklarını söyledi.</p><p>Bunlara geçmeden önce son toplantıdan bu yana millete hizmet mücadelelerinde neler yaptıklarını hatırlatmak istediğini dile getiren Erdoğan, "Biz tarihine sırt çeviren değil, 'Mazisi olmayanın istikbali olmaz' düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sari köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkarcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet'e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar, Türkiye'yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ECDADIN AYAK İZLERİNİ TAKİP ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek parti döneminde bu tarz projelerin uygulanmak istendiğine işaret ederek "Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.</p><p>Bu anlayışla son yıllarda Ahlat ve Malazgirt'te Okçular Vakfı'nın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenlediklerini hatırlatan Erdoğan, bu sene de Kabine olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerinin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attıklarını söyledi.</p><p>Erdoğan, Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerden gelenlerle Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladıklarını, Sultan Alparslan ve kahraman ordusuyla birlikte "ilayi kelimetullah davası" uğrunda can veren tüm şehitleri şükranla yad ettiklerini belirtti.</p><p><b>"TÜRKİYE, HER HUKUKSUZLUĞUN KARŞISINDADIR"</b></p><p>Malazgirt'ten verdikleri mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördüklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim; bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz.</p><p>Türkiye, hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye, her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır. Olmaya da devam edecektir. Tekrar söylüyorum, kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine, içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye, dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz."</p><p>Diyanet İşleri Başkanlığının 28 Ağustos'ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle İstanbul'da düzenlediği programa iştirak ettiğini anımsatan Erdoğan, "Siret ve suretiyle, veladet ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan gönüllere ferahlık veren Hatemül Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur'an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabb'imden niyaz ediyorum." dedi.</p><p><b>GİRNE VE SİLİVRİ AÇIKLARINDAKİ GEMİ KAZALARI</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:</p><p>"Girne'den Taşucu'na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise halen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile işbirliği içerisinde halihazırda 9 gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dahil 8 mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci, resmi kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.</p><p>Aynı şekilde 2 Eylül'de, Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama kurtarma çalışmalarımız da devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum."</p><p>Bu yıl 104'üncü yıl dönümü kutlanan Büyük Zafer'in zorluklar karşısında milletin mücadele azmini gösteren önemli bir referans olduğunu belirten Erdoğan, milletin 30 Ağustos'ta istiklal ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğini, namusunu kimseye çiğnetmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.</p><p>Erdoğan, 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan ve ordusunun açtığı Anadolu kapısının 30 Ağustos 1922'de müstevlilerin yüzüne ilanihaye kapandığını ve ebediyen kapalı kalacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye, tarihi ve kültürel birikimiyle büyük iktisadi ve beşeri potansiyeliyle dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülkedir. Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihi bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz var. Günümüzün dünyasında toplumlar arası yakınlaşmanın ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye'yi ve Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle işbirliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz. Diyalog ortağı olduğumuz Şanghay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir."</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN TEŞKİLAT İÇİN TAŞIDIĞI ÖNEMİ VURGULADIK"</b></p><p>Şanghay İşbirliği Örgütü'nün 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisiyle çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırdığına dikkati çeken Erdoğan, şunları ifade etti:</p><p>"Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz. Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek'te icra edilen liderler zirvesine iştirak ederek, bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye'nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık. Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu. Birleşmiş Milletler'in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz."</p><p><b>"BİRÇOK ÜLKEDE PETROL FİYATLARI TARİHİ SEVİYELERİ GÖRMÜŞ DURUMDA"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride kalan haftada ekonomiye dair önemli verilerin açıklandığını anımsatarak, şöyle konuştu:</p><p>"İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık. İhracatımız 2026 yılının 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaştı. Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu. Ağustos ayı ihracat rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarıda emeği geçen ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Enflasyon tarafında İran merkezli küresel krizin etkilerini tüm dünya gibi biz de hissediyoruz. Amerika dahil dünyanın birçok ülkesinde petrol fiyatları tarihi seviyeleri görmüş durumda. Bilhassa dizel fiyatlarında daha önce görülmedik artışlar yaşanıyor."</p><p><b>"İSRAİL'İN TAHRİKLERİYLE BAŞLAYAN SAVAŞIN FATURASINI HERKES ÖDEMEKTE"</b></p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki düğüm çözülmediği sürece petrol fiyatlarındaki artışın herkesi zorlamaya devam edeceğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Burada şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. İsrail'in tertip ve tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir. Tüm bölgemize rahat bir nefes aldıran İslamabad Mutabakatı'nı akim bırakan da yine İsrail'in yalanları ve sabotajlarıdır. En küçük bir barış ihtimalini bile kendisine tehdit gören bu radikal zihniyet değişmedikçe, bölgemizdeki kriz fırtınası dinmeyecektir. Bu gerçekler ışığında hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapıyor olsak da Türkiye ekonomisini kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı sürdürüyoruz. Dün açıkladığımız Orta Vadeli Program bunun en son örneğidir."</p><p><b> "ÜRETİMİ ÖNCELEYEN POLİTİKALARIMIZDA DEĞİŞİKLİK SÖZ KONUSU DEĞİL"</b></p><p>Erdoğan, Orta Vadeli Program'la ekonomide gelecek 3 yıla ait yol haritasını kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:</p><p>"Orta Vadeli Program ile tarım ve sanayi sektörleriyle turizm başta olmak üzere hizmetler sektörümüzün güçlendirilmesi, yüksek teknoloji ve katma değere dayalı üretimin artırılması, ihracat kapasitemizin geliştirilmesi ve ekonomimizin rekabet gücünün daha ileri seviyelere taşınması yönündeki politikalarımızı ortaya koyduk. Jeopolitik risk ve belirsizliklerden kaynaklanan sıkıntılara rağmen yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımızda hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Aynı şekilde, enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürecektir. Milletimizin refahını artıracak, ekonomimizin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretecek adımları atmaya devam edeceğiz. Ekonomik güvenlikten iş ve yatırım ortamına, imalat sanayinden fiyat istikrarına, kamu maliyesinden ticaret, istihdam ve beşeri sermayeye Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Önümüzdeki 3 senenin makro ekonomik rotasını belirleyen Orta Vadeli Program'ın hazırlanmasına katkı sunan herkesi tebrik ediyor, programın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum."</p><p>Kabine Toplantısı'nda 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi ile sosyal konut projesini ele aldıklarını belirten Erdoğan, dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformlarından biri olan COP31'e başarıyla ev sahipliği yapmak için yürüttükleri hazırlıkların devam ettiğini söyledi.</p><p>Erdoğan, organizasyonun toplam 1,1 milyon metrekare büyüklüğe sahip Antalya EXPO alanında gerçekleştirileceğini hatırlatarak, "Bu alanı yeniliyor, altyapıdan ulaşıma, güvenlikten konaklamaya kadar her türlü hazırlığı yapıyoruz. Bu kapsamda Antalya'mızda trafiği de çok rahatlatacak bir adımı attık ve TOKİ'mizle 38 kilometrelik yol çalışmasını tamamladık." ifadelerini kullandı.</p><p>Tüm bunların sadece COP31 için yapılmadığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Misafirlerimiz gidecek, zirve bitecek, ama bu yollar, bu yatırımlar, Ankara'da olduğu gibi milletimize kalacak, milletimiz tarafından uzun yıllar kullanılacak. EXPO alanı yenilenmiş haliyle Antalya'nın yeni cazibe noktası olacak. Dolayısıyla turizmcimiz, esnafımız, vatandaşımız, Antalya'mız, yani tüm ülkemiz kazanacak. 190'dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği iklim zirvesini, tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz."</p><p><b> "EVLERİ, PİYASA RAYİÇLERİNİN ALTINDA KULLANIMINA SUNACAĞIZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye" diyerek yeni bir sosyal konut kampanyası başlattıklarını ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmek için kuraları çektiklerini anımsattı.</p><p>Gelecek yılın mart ayı itibarıyla anahtarları teslim etmeye başlayacaklarını belirten Erdoğan, "Tabii bu proje kapsamında bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül'de almaya başlıyoruz. İnşallah ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Evleri, piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, "Yarısı Bizden" kampanyasıyla İstanbul'daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırdıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Bugüne kadar 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Yani 500 bine yakın vatandaşımızı sağlam konutlarına kavuşturduk. 435 bin 683 bağımsız bölümün de yapım süreçlerini başlattık. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece sadece bu kampanyayla İstanbul'daki 2 milyon vatandaşımızı güvenli ve afetlere dirençli yuvalarına kavuşturmuş olacağız. İstanbullulara bir müjde daha vermek istiyorum, bu yıl sonu bitmesi planlanan 'Yarısı Bizden' projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız 'Yarısı Bizden' kampanyamızdan faydalanabilecekler. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."</p><p><b>"HER BİR YAVRUMUZA BAŞARILAR NİYAZ EDİYORUM"</b></p><p>Erdoğan, Trendyol 2026 CEV Kadınlar Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan "Filenin Sultanları"nı tebrik etti.</p><p>Okullarda uyum haftasının başlamasına işaret eden Erdoğan, "Uyum haftası kapsamında bugün dersbaşı yapan okul öncesi, ilkokul ve ortaokul birinci sınıf öğrencilerimizin tek tek gözlerinden öpüyor, her bir yavrumuza Rabb'imden üstün başarılar niyaz ediyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"14 Eylül'de başlayacak 2026-2027 eğitim-öğretim yılının evlatlarımız, ailelerimiz, hocalarımız ve maarif teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Geçtiğimiz aylarda yaşanan müessif hadiselerin tekrarlanmaması için aldığımız güvenlik tedbirlerini okullarımızda kararlılıkla uygulayacağımızı da altını çizerek ifade etmek istiyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/baskan-erdogan-mujdeyi-ve-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/8-yildir-araniyordu-kadin-kiliginda-yakalandi-290676</link>
      <pubDate>2026-09-07T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[8 yıldır aranıyordu, kadın kılığında yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun'da işlediği bir suçtan dolayı 8 yıldır aranan, tanınmamak için kadın kılığına girip, kız kardeşinin kimliğini kullanan firari hükümlü, Kadıköy'de düzenlenen operasyonda yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[8 yıldır aranıyordu, kadın kılığında yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Samsun'da işlediği bir suçtan dolayı 8 yıldır aranan, tanınmamak için kadın kılığına girip, kız kardeşinin kimliğini kullanan firari hükümlü, Kadıköy'de düzenlenen operasyonda yakalandı.</b></p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, 2010&#39;da Samsun&#39;da meydana gelen &quot;yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık&quot; suçundan 3 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 28 Şubat 2018&#39;den beri aranan T.B. hakkında çalışma başlattı.</p><p>Tanınmamak için kadın kılığına girip, kız kardeşinin kimliğini kullandığı tespit edilen T.B. Kadıköy&#39;de düzenlenen operasyonla yakalandı.</p><p>Kadıköy İskele Polis Merkezi Amirliğine götürülen hükümlü hakkında nöbetçi cumhuriyet savcısının talimatıyla &quot;başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığı&quot; gerekçesiyle adli işlem de yapıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/8-yildir-araniyordu-kadin-401_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tirnaklardaki-cizgi-ve-oluklar-ne-anlama-geliyor-uzman-doktordan-kritik-uyarilar-290675</link>
      <pubDate>2026-09-07T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tırnaklardaki çizgi ve oluklar ne anlama geliyor? Uzman doktordan kritik uyarılar]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'de pratisyen hekim Dr. Giuseppe Aragona, tırnaklarda görülen çizgi ve olukların sağlık açısından önemli ipuçları taşıyabileceğini belirtti. Tırnaklardaki yatay ve dikey değişikliklerin altında yatan nedenleri açıklayan Aragona, bazı çizgilerin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tırnaklardaki çizgi ve oluklar ne anlama geliyor? Uzman doktordan kritik uyarılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de görev yapan pratisyen hekim Dr. Giuseppe Aragona, tırnak yüzeyinde oluşan çizgi ve olukların farklı sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini açıkladı. Dr. Aragona'ya göre, tırnaklarda ortaya çıkan yatay ve dikey değişiklikler, bazen yaşlanmanın doğal bir sonucu olurken, bazen de önemli hastalıkların erken işareti olabilir. Özellikle tırnaklarda gelişen yatay oluklar ve çizgiler, ciddi bir hastalık geçirildikten ya da fizyolojik stres yaşandıktan sonra tırnak büyümesinin yavaşlamasıyla ortaya çıkabiliyor.</p><h3>Dr. Aragona: 'Tırnaktaki Bo çizgileri hastalığın izini taşıyabilir'</h3><p>Dr. Aragona, tırnaklarda oluşan Bo çizgilerinin genellikle yatay oluklar şeklinde görüldüğünü ve bu çizgilerin tırnak büyümesinin bir süre durması sonucu oluştuğunu ifade etti. Bu tür değişiklikler, vücutta geçirilen ciddi bir hastalığın veya ağır stresin ardından tırnaklarda iz bırakabiliyor. Ayrıca, tırnak yüzeyinde ortaya çıkan Myrke çizgileri de dikkat çekiyor. Bu beyaz çizgiler, tırnağa dokunulduğunda yüzeyin düz kaldığı bölgelerde görülüyor ve sıklıkla kandaki protein seviyesinin düşüklüğüne işaret ediyor. Özellikle kronik hastalıkları olan kişilerde bu tür çizgilere rastlanabiliyor.</p><h3>Dikey oluklar yaşlanmanın doğal bir sonucu olabilir</h3><p>Tırnaklarda gözlenen dikey oluklar ise genellikle yaşa bağlı olarak ortaya çıkıyor ve çoğu zaman endişe yaratmıyor. Ancak Dr. Aragona, tırnaklarda başka değişikliklerle birlikte dikey olukların da görülmesi halinde, altta yatan başka bir sağlık sorununun olabileceğine dikkat çekiyor. Tırnak çizgileri ve yüzey değişiklikleri, vücudun genel sağlık durumunun bir yansıması olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, tırnaklarda ani ve belirgin değişiklikler fark eden kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını öneriyor.</p><p>Dr. Giuseppe Aragona'nın açıklamaları, tırnak sağlığının genel sağlıkla ne kadar bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Tırnaklarda oluşan çizgiler ve değişiklikler, çoğu zaman basit nedenlere bağlı olsa da, bazı durumlarda ciddi hastalıkların erken habercisi olabiliyor. Bu nedenle, tırnak sağlığına dikkat etmek ve anormal değişikliklerde uzman görüşü almak büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/tirnaklardaki-cizgi-ve-ol-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/prime-videodan-soke-eden-marvel-karari-elestirmenlerin-ovdugu-spider-noir-2-sezonu-gormeyecek-290674</link>
      <pubDate>2026-09-07T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Prime Video'dan şoke eden Marvel kararı! Eleştirmenlerin övdüğü Spider-Noir 2. sezonu görmeyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Nicolas Cage'in başrolünde yer aldığı ve Marvel evreninde geçen Spider-Noir dizisi, Prime Video ve MGM+ tarafından yalnızca bir sezonun ardından iptal edildi. Dizinin 11 Emmy adaylığı ve yüksek izleyici puanlarına rağmen ikinci sezonunun gelmeyeceği açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Prime Video'dan şoke eden Marvel kararı! Eleştirmenlerin övdüğü Spider-Noir 2. sezonu görmeyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prime Video ve MGM+, Marvel'ın sevilen karakterlerinden esinlenen Spider-Noir dizisinin ikinci sezonunu yayınlamama kararı aldı. Nicolas Cage'in başrolünde yer aldığı ve 1930'ların New York'unda geçen yapım, sekiz bölümün ardından ekranlara veda etti. Dizinin iptal edilmesi, hem Cage'in televizyon kariyerindeki ilk başrol deneyimi olması hem de aldığı olumlu eleştiriler ve 11 Emmy adaylığıyla dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.</p><h3>Prime Video'nun Spider-Noir kararı izleyicileri şaşırttı</h3><p>Spider-Noir, 2026 yılının Mayıs ayı sonunda önce MGM+ platformunda, ardından dünya genelinde Prime Video'da izleyiciyle buluştu. Nicolas Cage'in Ben Reilly karakterini canlandırdığı dizi, klasik film noir atmosferini süper kahraman aksiyonu ile birleştirdi. İzleyicilere hem siyah-beyaz hem de renkli izleme seçeneği sunan dizide, Lamorne Morris, Li Jun Li, Karen Rodriguez, Jack Huston ve Brendan Gleeson gibi isimler de rol aldı. Rotten Tomatoes puanlarında eleştirmenlerden yüzde 92, izleyicilerden ise yüzde 90 gibi yüksek notlar alan Spider-Noir, Prime Video'nun bu yılki en fazla Emmy adaylığı alan dizisi oldu. Tüm bu olumlu göstergelere rağmen, Amazon ikinci sezon için onay vermedi.</p><h3>Emmy adaylığına rağmen Spider-Noir neden iptal edildi?</h3><p>Spider-Noir dizisinin iptal edilmesi, hem sektör uzmanlarını hem de Marvel hayranlarını şaşkına çevirdi. Dizinin yüksek izleyici puanları ve 11 Primetime Emmy adaylığı, devam etmesi yönünde güçlü bir beklenti oluşturmuştu. Ancak, Amazon ve MGM+ cephesinden alınan bu kararın gerekçesiyle ilgili resmi bir açıklama yapılmadı. İzlenme oranları veya prodüksiyon maliyetlerinin etkili olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor. Diziye dair tüm bölümler Prime Video'da izlenmeye devam ediyor. Ancak Nicolas Cage'in Ben Reilly olarak canlandırdığı Spider-Noir karakterinin hikayesi, şimdilik burada noktalandı. İzleyiciler ve Marvel tutkunları, ilerleyen dönemde bu evrende yeni projelerin gündeme gelip gelmeyeceğini merakla bekliyor.</p><p>Spider-Noir'un beklenmedik iptali, Prime Video'nun içerik stratejisi ve Marvel dizilerinin geleceği açısından sektörde yeni tartışmalara yol açtı. Dizinin başarısına rağmen alınan bu karar, hem izleyici hem de eleştirmen cephesinde yankı buldu. Marvel evreninin farklı bir yüzünü sunan Spider-Noir, kısa süren yolculuğuna rağmen hafızalarda iz bırakmayı başardı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/prime-videodan-soke-eden--259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290673</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nvidiadan-devrim-niteliginde-gpt-6-astra-aciklamasi-insan-seviyesinde-yapay-zeka-donemi-basladi-290673</link>
      <pubDate>2026-09-07T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NVIDIA'dan devrim niteliğinde GPT-6 Astra açıklaması! İnsan seviyesinde yapay zeka dönemi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nvidia CEO'su Jensen Huang, OpenAI'nin yeni GPT-6 Astra modeliyle ilgili yaptığı açıklamada 'AGI geldi' ifadelerini kullandı. Huang, modelin eğitimi için 100 binden fazla Nvidia Grace Blackwell NVLink72 sistemi kullanıldığını duyurdu. Bu açıklama, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NVIDIA'dan devrim niteliğinde GPT-6 Astra açıklaması! İnsan seviyesinde yapay zeka dönemi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nvidia CEO'su Jensen Huang, OpenAI tarafından geliştirilen GPT-6 Astra modeliyle ilgili yaptığı çarpıcı açıklamayla teknoloji dünyasının gündemine oturdu. Huang, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, insanlığın artık Yapay Genel Zeka (AGI) çağında olduğunu ileri sürdü. Paylaşımında 'AGI geldi' ifadesini kullanan Huang, GPT-6 Astra'nın eğitimi için 100 binden fazla Nvidia Grace Blackwell NVLink72 sistemi kullanıldığını açıkladı. Ayrıca, ilerleyen süreçte 400 bin Nvidia GPU'nun daha devreye alınacağını belirtti. Ancak bu ek GPU'ların hangi müşteriler için ve ne zaman kullanılacağı konusunda detay vermedi. Nvidia'nın bu açıklaması, AGI'nin gerçekten elde edilip edilmediği konusunda yeni tartışmalar başlatırken, teknoloji sektöründe büyük bir merak ve heyecan yarattı.</p><h3>Jensen Huang: 'AGI geldi' paylaşımı tartışma yarattı</h3><p>Jensen Huang'ın yaptığı açıklama, GPT-6 Astra'nın geliştirilme sürecinde kullanılan devasa hesaplama gücüne dikkat çekti. Huang'ın X'te yaptığı ilk paylaşımda, modelin eğitimi için 300 bin GPU kullanıldığını ifade ettiği, ancak daha sonra bu paylaşımı silip sayıyı 100 bin olarak güncellediği ortaya çıktı. Nvidia, bu değişikliğin nedenini kamuoyuna açıklamadı. Huang'ın 'AGI geldi' ifadesi, AGI'nin resmi olarak elde edildiğine dair bir kanıt sunmasa da, teknoloji dünyasında büyük yankı buldu. OpenAI'nin resmi olarak 'AGI'yi başardık' şeklinde bir açıklaması bulunmuyor. Ancak şirket, Astra'yı bugüne kadarki en akıllı ve uyumlu model olarak tanımlıyor. Modelin bilgisayar kullanımı, bilim, yazılım mühendisliği ve siber güvenlik gibi alanlarda yüksek performans gösterdiği belirtiliyor. OpenAI Başkanı Greg Brockman da benzer şekilde, 'Artık AGI çağındayız' diyerek, bu alandaki gelişmelerin önemini vurguladı.</p><h3>Nvidia'nın hesaplama gücü ve ticari etkisi dikkat çekiyor</h3><p>Nvidia, yapay zeka alanında yaşanan hızlı gelişmelerin arkasındaki en önemli donanım tedarikçisi olarak öne çıkıyor. Şirket, yalnızca son çeyrekte veri merkezi gelirlerinde 89 milyar dolarlık bir rakama ulaştı. Bu gelir, yıllık bazda yüzde 117'lik bir artış anlamına geliyor. Nvidia'nın sağladığı devasa hesaplama gücü, GPT-6 Astra gibi modellerin geliştirilmesinde kritik rol oynuyor. Huang'ın açıklamalarında ticari bir boyutun da bulunduğu gözlemleniyor. Zira, AGI'nin gerçekten elde edilip edilmediği konusundaki tartışmalar devam ederken, Nvidia'nın donanım satışlarındaki artış dikkat çekiyor. GPT-6 Astra'nın, AGI'nin başlangıcı olup olmadığı henüz kesinlik kazanmasa da, Nvidia'nın bu alandaki liderliği ve etkisi tartışmasız kabul ediliyor.</p><p>AGI, yani Yapay Genel Zeka, bir yapay zeka sisteminin insan seviyesinde veya üzerinde geniş bir yelpazede zihinsel görevleri yerine getirme yeteneğine sahip olması anlamına geliyor. Ancak, AGI'nin kesin olarak tanımlanmış ve evrensel olarak kabul edilen bir standardı henüz bulunmuyor. Bu nedenle, Jensen Huang'ın 'AGI geldi' açıklaması, daha çok güçlü bir öngörü olarak değerlendiriliyor. Sonuç olarak, GPT-6 Astra'nın gerçekten bir dönüm noktası olup olmadığı tartışılmaya devam ederken, Nvidia'nın bu süreçteki rolü ve sağladığı teknolojik altyapı, yapay zeka alanındaki gelişmelerin hızını belirlemeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/nvidiadan-devrim-niteligi-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290672</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/samanyolunun-merkezinde-tarihi-kesif-kara-deligin-donusu-ilk-kez-gozlemleniyor-290672</link>
      <pubDate>2026-09-07T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samanyolu'nun merkezinde tarihi keşif! Kara deliğin dönüşü ilk kez gözlemleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* kara deliği, S301 adlı yıldızın sıra dışı yörüngesi sayesinde ilk kez dönüş hızını ortaya koymaya yaklaşıyor. Astronomlar, bu olağanüstü gözlemle Einstein'ın genel görelilik teorisinin sınırlarını test etmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samanyolu'nun merkezinde tarihi keşif! Kara deliğin dönüşü ilk kez gözlemleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samanyolu'nun merkezinde yer alan devasa kara delik Sagittarius A*, S301 adlı yıldızın olağanüstü yörüngesi sayesinde bilim dünyasında merak uyandıran bir dönemece girdi. S301 yıldızı, 8.7 yıllık kısa yörüngesi ve ışık hızının yüzde 8'ine ulaşan hızıyla, Sagittarius A*'ya şimdiye dek hiçbir yıldızın yaklaşmadığı kadar yaklaştı. Bu yakın temas, kara deliğin dönüş hızını ve eksenini ilk kez doğrudan ölçebilme olanağı sunuyor. Astronomlar, Sagittarius A*'nın kütlesini büyük bir doğrulukla bilirken, dönüşü hâlâ gizemini koruyordu. S301'in gözlemleri bu bilinmezi çözmek için kritik bir fırsat olarak görülüyor.</p><h3>Felix Mang: 'S301 kara deliğin 140 katı yakınlığa ulaştı'</h3><p>S301, 2023 yılı başında, yaklaşık 25 bin kilometre/saatlik etkileyici bir hızla Sagittarius A*'nın yanından geçti. Astronomlar, bu gözlemi Şili'deki Avrupa Güney Gözlemevi'nin (ESO) Çok Büyük Teleskopu'nun dört dev aynasını GRAVITY adlı özel bir aletle birleştirerek gerçekleştirdi. Bu teknoloji, galaksimizin merkezindeki bireysel yıldızları ayırt etmeye imkân tanıyor. S301'in yörüngesi, daha önce rekoru elinde tutan S55 yıldızından üç yıl daha kısa. Yıldız, kara deliğe en yakın noktasında yaklaşık 1.1 milyar mil (1.78 milyar kilometre) mesafeden geçti. Bu uzaklık, Dünya ile Güneş arasındaki mesafenin 12 katına, S2 yıldızının en yakın geçişinden ise 10 kat daha yakın. Felix Mang, Max Planck Uzay Dışı Fizik Enstitüsü'nde doktora öğrencisi ve ekibin önemli üyelerinden biri olarak, S301'in bu kadar yakın geçişinin kendilerini şaşırttığını belirtti. Mang, "Bu yıldız, kara deliğin kendisinin yaklaşık 140 katı bir yarıçapa kadar yaklaştı. Bu, Güneş ile Satürn arasındaki mesafeye denk geliyor," diyerek gözlemin önemini vurguladı. S301'in sıradan bir yıldız olması, bu kadar yakın bir geçişte parçalanmadan kalabilmesini sağladı. Dev yıldızlar bu mesafede hayatta kalamazken, S301'in hidrojen yakan, Güneş'ten biraz daha ağır bir yıldız olması, bu gözlemi mümkün kıldı.</p><h3>Stefan Gillessen: 'Einstein'ın teorisi için kritik bir test'</h3><p>S301'in yörüngesi, kara deliğin çevresindeki uzay-zamanı nasıl büktüğünü gözlemlemek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Newton fiziğiyle açıklanamayan bu bükülme, her yörünge tamamlandığında elipsin uzun ekseninin yaklaşık iki derece dönmesine neden oluyor. Sagittarius A*'nın dönüşü ise bu harekete ek bir burulma etkisi katıyor. Ekip, S301'in yörüngesindeki bu ekstra dönüşü her turda onda bir dereceye kadar ölçebildi. Bu, 2020'de S2 yıldızıyla gözlenen kaymaya oldukça yakın bir değer. Ancak S301'in daha kısa ve yakın yörüngesi, kara deliğin dönüşünü çok daha hassas biçimde tespit etmeye olanak tanıyor. Araştırmanın başındaki Stefan Gillessen, "İlk kez, gerçekten büyük bir kara deliğin dönüşünü çok doğrudan ölçebileceğiz. Bu, Einstein'ın genel görelilik teorisinin önemli bir testi olacak," sözleriyle bu keşfin önemine dikkat çekti. Felix Mang ise, bu ölçümün sadece Sagittarius A*'nın değil, evrendeki diğer süper kütleli kara deliklerin de nasıl oluştuğuna ve geliştiğine dair değerli ipuçları sunacağını belirtti. Sagittarius A*'nın tipik bir kara delik olması halinde, elde edilecek bulgular galaksilerin büyüme süreçlerinin anlaşılmasına da katkı sağlayacak.</p><h3>Dört teleskoplu gözlemle S301'in izleri bulundu</h3><p>S301, oldukça sönük bir yıldız olmasına rağmen, çevresindeki parlak yıldız kalabalığı içinde ayırt edilebildi. Astronomlar, Şili'deki ESO'nun dört büyük teleskopunu GRAVITY cihazıyla birleştirerek, galaksinin merkezinden gelen zayıf sinyalleri güçlendirdi. S301, 2023 baharında Sagittarius A*'nın hemen kuzeybatısında tespit edildi ve sonraki aylarda dışarı doğru ilerledi. 2024 yılında ise görüş alanından çıktı. Ekip, yıldızın geçmişteki konumlarını belirleyebilmek için eski gözlem verilerini inceledi. 2017 ve 2021 yıllarındaki gözlemlerde, S301'in beklenen noktalara yakın pozisyonlarda bulunduğu anlaşıldı. Toplamda on dokuz farklı pozisyon, yıldızın gökyüzünde uzun, ince bir elips çizdiğini ve sekiz yıldan fazla bir süre boyunca bu hareketin izlendiğini ortaya koydu. S301'in yörüngesinin bu kadar sıkı ve kısa olması, Sagittarius A* çevresinde şimdiye dek gözlenen en kısa yörünge olarak kayda geçti.</p><h3>Kara deliğin dönüşü yörüngeyi nasıl etkiliyor?</h3><p>Kara deliğin kütlesi, S301'in yörüngesinde Newton fiziğinin ötesinde bir sapma yaratıyor. Her döngüde yörüngenin uzun ekseninin yaklaşık iki derece dönmesi, genel görelilik teorisinin öngördüğü bir etki. Ancak Sagittarius A*'nın dönüşü, bu harekete ek olarak uzay-zamanı da buruyor. Dönmekte olan bir kara delik, çevresindeki uzayı sürükler ve bu etki, kara deliğin dönüş hızına ve ekseninin yönüne bağlı olarak değişiyor. S301'in yörüngesinde gözlenen ekstra kayma, bu sürüklenmenin doğrudan bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ekip, GRAVITY ve gelecekte devreye girecek MICADO adlı yeni bir cihaz sayesinde, Sagittarius A*'nın dönüş hızını ve eksenini 1'in en hızlı dönebildiği bir ölçek üzerinde 0.2'nin altında bir hassasiyetle belirlemeyi hedefliyor. Bu ölçüm, kara deliklerin doğası ve evrimiyle ilgili temel sorulara yanıt arayan bilim insanları için büyük önem taşıyor.</p><h3>S301'in kökeni ve yörüngesinin gizemi</h3><p>S301'in bu kadar büyük bir kara deliğin yakınında oluşması olası görülmüyor. Yıldızların doğduğu gaz bulutları, Sagittarius A*'nın güçlü gelgit etkileri nedeniyle bu kadar yakın bir bölgede kararlı şekilde var olamıyor. Bu nedenle bilim insanları, S301'in başka bir yerde oluştuğunu ve daha sonra kara deliğin yakın çevresine çekildiğini düşünüyor. 1988 yılında Hills tarafından ortaya atılan teoriye göre, ikili yıldız sistemleri kara deliğe yaklaştığında, gelgit kuvvetleri bu çifti ayırabiliyor. Bir yıldız kara deliğe yakalanırken, diğeri muazzam bir hızla galaksiden dışarı fırlatılıyor. S301'in yörüngesi ve dinamik özellikleri de bu modele uyuyor. Hesaplamalara göre, S301'in eşlik eden yıldızı çoktan galaksiyi terk etti. Bu süreç, Sagittarius A* çevresinde neden bu kadar çok genç yıldız bulunduğu sorusuna da ışık tutuyor. S301 gibi yıldızlar, galaksinin merkezine taşınmadan önce uzun süre başka bir yerde var olmuş olabilir.</p><h3>S301'in yörüngesi ve gelecekteki gözlemler</h3><p>S301'in gökyüzündeki hareketi, sekiz yılı aşkın bir süredir dikkatle izleniyor. Ancak eksik olan önemli bir ölçüm bulunuyor: radial hız verisi. Bu ölçüm, yıldızın bize doğru ya da bizden ne kadar hızlı hareket ettiğini belirlemek için gerekiyor ve genellikle yıldız ışığının spektruma ayrılmasıyla elde ediliyor. S301'in sönük ışığı, bu verinin elde edilmesini şu an için zorlaştırıyor. Bu nedenle, yıldızın yörüngesiyle ilgili iki olası senaryo hâlâ geçerliliğini koruyor. Ayrıca, Sagittarius A* çevresinde dönen daha küçük kara delikler de yörüngede benzer bir kayma yaratabilir. S301, 2031 yılında tekrar kara deliğe en yakın konumdan geçecek. Ekip, o zamana kadar eksik radial hız ölçümünü elde etmeyi ve Sagittarius A*'nın dönüşünü daha da hassas biçimde belirlemeyi planlıyor. Bu gelişmeler, kara deliklerin ve galaksilerin evrimiyle ilgili önemli sorulara ışık tutacak.</p><p>Sonuç olarak, S301 yıldızının Sagittarius A* çevresindeki olağanüstü yörüngesi, kara deliklerin dönüşü ve evrimiyle ilgili şimdiye dek yanıtlanamayan soruları çözmek için eşi benzeri görülmemiş bir fırsat sunuyor. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni gözlemler ve teknolojik gelişmelerle, evrenin en gizemli nesnelerinden biri olan Sagittarius A*'nın sırlarını açığa çıkarmaya bir adım daha yaklaşacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/samanyolunun-merkezinde-t-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290670</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkcell-one-kullanicilara-yuzde-40a-varan-tasarruf-sagladi-290670</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell One kullanıcılara yüzde 40'a varan tasarruf sağladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, dijital platformlardaki abonelikleri tek paket ve tek faturada buluşturduğu Turkcell One'a Disney+'ı da ekledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell One kullanıcılara yüzde 40'a varan tasarruf sağladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, HBO Max'lı TV+, Netflix, Amazon Prime, YouTube Premium ile reklamsız YouTube, fizy Sesli Kitap, lifebox, Wonjo Kids gibi platformları bir araya getiren Turkcell One, Turkcell uygulamasından tarifeye eklenerek kullanılabiliyor.</p><p>Ayrı ayrı yapılan aboneliklere kıyasla kullanıcılara yüzde 40'a varan tasarruf ve 12 ay sabit fiyat garantisi sağlayan Turkcell One'a eklenen son dijital platform ise Disney+ oldu.</p><p>Bireysel faturalı mobil müşterilere sunulan Turkcell One paketleri, tarifeye ek 500 liradan başlayan fiyatlarla alınabiliyor. 12 aylık taahhüt süresince paket fiyatı sabit kalıyor.</p><p>Kullanıcılar ayrı ayrı yapılan aboneliklere kıyasla yüzde 40'a varan tasarruftan yararlanabiliyor. Turkcell One servisine Turkcell Uygulaması, çağrı merkezi ve Turkcell mağazaları üzerinden ulaşılabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-070920262cab6bb9.jpg"/><p><b>"2024'TEN BU YANA BİRÇOK YENİLİKÇİ ÇÖZÜMÜ HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, Turkcell One'ın, müşteri deneyiminde ortaya koydukları "Turkcell Çözüm Gücü" yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu belirtti.</p><p>Müşteri deneyimini mükemmelleştirme seferberliğinde 2024'ten bu yana birçok yenilikçi çözümü hayata geçirdiklerini aktaran Akgüç, Turkcell Çözüm Gücü yaklaşımımızın merkezinde müşterilerimizi dinlemek, değişen ihtiyaçlarını doğru zamanda görmek ve hayatlarını kolaylaştıran çözümler geliştirmek var. Türkiye'de bir ilke imza atarak hayata geçirdiğimiz Turkcell One da bu anlayışın en somut ve güçlü adımlarından biri. Bugün kullanıcılar filmden diziye, müzikten çocuk içeriklerine kadar çok geniş bir dijital içerik dünyasına erişim sağlıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Akgüç, dijital platformların sayısı arttıkça da abonelikleri yönetmenin daha karmaşık hale geldiğine işaret ederek, farklı hesaplar, farklı ödeme günleri ve fiyat değişikliklerinin kullanıcıların üzerine yeni yük getirdiğini ve takibinin zorlaştığını anlattı.</p><p>Turkcell One'ı söz konusu iç görüden hareketle, dijital hayatı sadeleştiren bütünleşik bir çözüm olarak sunduklarına dikkati çeken Akgüç, "Böylece Turkcell'liler sevdikleri içeriklere daha kolay ulaşırken, farklı abonelikleri ayrı ayrı yönetmek zorunda kalmıyor ve önemli bir tasarruf avantajı elde ediyor. Kısa sürede gördüğümüz ilgi, Turkcell'lilerin değişen ihtiyaçlarını doğru yakaladığımızın kanıtı." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Akgüç, son olarak Disney+'ın eklenmesiyle Turkcell One dünyasının daha da genişlediğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Turkcell One ile dijital içerik deneyimini daha sade, daha avantajlı ve daha erişilebilir hale getiriyoruz. Turkcell One çatısı altında HBO Max'lı TV+, Netflix, Disney+, Amazon Prime, YouTube Premium ile reklamsız YouTube, fizy Sesli Kitap, lifebox, Wonjo Kids yer alıyor. Turkcell gücünde 5G ile dijital deneyimin daha da hızlandığı bu dönemde yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-0709202685633d4e.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/turkcell-one-kullanicilar-408_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290669</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyin-kanseri-tedavisinde-cigir-acan-kesif-kafatasi-sadece-kemik-degil-bagisiklik-merkeziymis-290669</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyin kanseri tedavisinde çığır açan keşif! Kafatası sadece kemik değil, bağışıklık merkeziymiş]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Washington Üniversitesi'nden bilim insanları, kafatası iliğinin beyin tümörlerine karşı bağışıklık yanıtında kilit rol oynadığını ortaya koydu. Fareler üzerinde yapılan deneyler, kafatası iliğindeki özel bağışıklık kümelerinin tümörlere vücuttaki diğer dokulardan önce tepki verdiğini gösterdi. Bu bulgu, beyin kanseri tedavisinde yeni yaklaşımların kapısını aralayabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyin kanseri tedavisinde çığır açan keşif! Kafatası sadece kemik değil, bağışıklık merkeziymiş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar, kafatası iliğinin beyin tümörlerine karşı bağışıklık sisteminin ilk savunma hattını oluşturduğunu gösteren dikkat çekici bir çalışmaya imza attı. Fareler üzerinde yürütülen deneylerde, kafatası kemik iliğinde, lenf düğümlerindekine benzer şekilde organize olmuş bağışıklık hücreleri kümeleri tespit edildi. Bu kümeler, beyin kanseri gelişen farelerde, boyundaki lenf düğümlerinden önce tümöre yanıt verdi. Çalışma, beyni koruyan kafatası kemiklerinin, yalnızca fiziksel bir zırh olmanın ötesinde, bağışıklık sisteminin aktif bir parçası olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmanın başında yer alan Prof. Jonathan Kipnis, kafatası iliğinin beyin değişikliklerine hızlı ve yerel yanıtlar sağlayan özel bir bağışıklık ortamı sunduğunu vurguladı.</p><h3>Kipnis: 'Kafatası iliği, beyin tümörlerine karşı ilk savunma hattı'</h3><p>Kafatası iliği, kan ve bağışıklık hücrelerinin üretildiği bir merkez olarak biliniyor. Ancak bu çalışmada, kafatasının arka kısmında yer alan iliğin, beyin tümörü gelişen farelerde olağan dışı bir şekilde bağışıklık hücrelerini organize ettiği ortaya çıktı. Araştırmacılar, farelerin beyin hücrelerine işaretleyici bir protein enjekte etti ve bir ay sonra bu proteinin kafatası iliğine ulaştığını gözlemledi. Göğüs kemiği iliği veya dalakta ise bu proteine rastlanmadı. Bu bulgu, beynin kendi atık drenaj sisteminin, ihtiyaç duyulan proteinleri kafatası iliğine taşıdığını gösterdi. Protein taşınamayan farelerde, kafatası iliğine ulaşan işaretleyici miktarı azaldı, bağışıklık yanıtı zayıfladı ve bu hayvanlar daha erken yaşamını yitirdi. Kipnis, bu sonuçların kafatası iliğinin beyin tümörlerine karşı doğrudan ve hızlı bir yanıt verdiğini kanıtladığını belirtti.</p><h3>Kafatası iliğinde organize bağışıklık hücreleri kümeleri tespit edildi</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, kafatası iliğinde, lenf düğümlerindeki gibi sıkı şekilde kümelenmiş yardımcı T hücreleri ve antikor üreten B hücrelerinin varlığı oldu. Bu kümeler, kafatasının özellikle arka kısmında yoğun olarak gözlendi. Göğüs kemiği iliğinde ise benzer yapılar nadiren bulundu. Araştırmacılar, bu kümelerin doğumdan hemen sonra farelerde oluştuğunu ve daha önce sağlıklı kemik iliğinde bu tür yapılar görülmediğini açıkladı. Çalışmanın ilk yazarı Jang Hyun Park, bu bulgunun kemik iliği bağışıklığı açısından yeni bir dönemi başlatabileceğini ifade etti. Kipnis ise, lenfoid yapıların sağlıklı farelerde de yer aldığını ve bu keşfin beyin-bağışıklık ilişkisine bakışı kökten değiştirebileceğini söyledi.</p><h3>Beyin tümörlerine karşı ilk yanıt kafatası iliğinden geliyor</h3><p>Araştırma ekibi, beyin tümörü oluşturulan farelerde bağışıklık sisteminin nerede ve ne zaman tepki verdiğini detaylı şekilde inceledi. Tümör gelişiminden sadece iki gün sonra, kafatası iliğinde bağışıklık yanıtı başladığı tespit edildi. Boyundaki lenf düğümleri, dalak ve diğer kemik iliği bölgeleri ise bu aşamada sessiz kaldı. Özellikle kafatası iliğindeki antikor üreten kümelerin, tümör varlığında büyüdüğü ve aktifleştiği görüldü. Göğüs kemiği iliği ise bu süreçten etkilenmedi. Ayrıca, normal bağışıklık organları çalışmayan farelerde bile kafatası iliği yanıtı devam etti. Bu hayvanlarda yanıt daha zayıf olsa da, yine de tümörlere karşı bir savunma oluştu. Bu sonuçlar, kafatası iliğinin beyin tümörlerine karşı benzersiz bir bağışıklık merkezi olduğunu gösteriyor.</p><h3>Saç derisi altına uygulanan jel, kafatası iliği bağışıklığını güçlendirdi</h3><p>Araştırmacılar, kafatası iliğindeki bağışıklık kümelerinin ne kadar önemli olduğunu anlamak için çeşitli müdahaleler gerçekleştirdi. Saç derisinin altına bağışıklık sistemini engelleyen bir antikor taşıyan jel yerleştirildiğinde, bu kümeler devre dışı kaldı ve fareler daha erken öldü. Tümörlerdeki bağışıklık hücresi sayısı da azaldı. Tersine, saç derisinin altına bağışıklık uyarıcı ajanlar içeren bir jel uygulandığında, kafatası iliğindeki antikor üretimi artış gösterdi ve farelerin yaşam süresi uzadı. Ancak, antikor üretmeyen farelerde bu tedavi etkisiz kaldı. Bu bulgu, kafatası iliğindeki antikorların beyin tümörlerine karşı mücadelede temel unsur olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, tek başına kullanılan bazı ajanlar durumu kötüleştirdi ve hayvanların daha erken ölümüne yol açtı.</p><h3>İnsan kafatası iliğiyle ilgili kanıtlar henüz sınırlı</h3><p>Çalışmanın insanlara uzanan kısmı ise şu an için sınırlı. Araştırmacılar, insan kafatası iliğine ait mevcut veri setlerini yeniden analiz etti ve az sayıda yardımcı T hücresine rastladı. Önceki bazı çalışmalar, beyin kanseri olan hastaların kafatası iliğinde tümörle savaşan T hücrelerinin varlığını göstermişti. Ancak, farelerde olduğu gibi organize bağışıklık kümeleri insanlarda henüz doğrudan gözlemlenmedi. Prof. Jonathan Kipnis, kafatası iliği yolunun sadece kanser değil, Alzheimer ve multipl skleroz gibi beyin iltihabı ile ilişkili hastalıklarda da önemli olabileceğini belirtti. Ancak, insanlarda bu kümelerin oluşup oluşmadığı ve hastalık sırasında büyüyüp büyümediği henüz bilinmiyor. Kipnis, daha fazla insan örneği incelenmeden bu bulgunun insanlar için ne anlama geldiğinin netleşmeyeceğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Washington Üniversitesi'nin kafatası iliği üzerine yaptığı bu araştırma, beyin tümörleri ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiye dair çığır açıcı bir bakış sunuyor. Kafatası iliğindeki bağışıklık kümelerinin, beyin tümörlerine karşı ilk ve hızlı yanıtı vermesi, gelecekte kanser tedavilerinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. İnsanlarda da benzer yapıların varlığı ve işlevi ortaya konduğunda, beyin kanseriyle mücadelede önemli bir dönüm noktası yaşanması mümkün görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/beyin-kanseri-tedavisinde-124_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290668</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ezel-seksenler-kurulus-osman-gibi-sevilen-dizilerde-yer-aldi-unlu-oyuncu-serhat-kilic-son--290668</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ezel, Seksenler, Kuruluş Osman gibi sevilen dizilerde yer aldı! Ünlü oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA["Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi sevilen yapımlarda yer edinen başarılı oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ezel, Seksenler, Kuruluş Osman gibi sevilen dizilerde yer aldı! Ünlü oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi sevilen yapımlarda canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlünde yer edinen başarılı oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi.</p><p>Tören, Kağıthane'deki evinde yaşamını yitiren 51 yaşındaki oyuncunun fotoğraflarından ve rol aldığı oyunlardan oluşan videoların izlenmesiyle başladı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven konuşmasında, törene Serhat Kılıç'ın bir dostu olarak katıldığını belirterek, "Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki, tabii diğer arkadaşlarımızla birlikte, bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi." dedi.</p><p>Kılıç'ın mutluluk, üzüntü gibi duyguları büyüterek yaşadığını dile getiren Güven, "Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi, çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu." şeklinde konuştu.</p><p><b>"HER ZAMAN SEVGİ, SAYGI VE ÖZLEMLE ANILACAK"</b></p><p>İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Kılıç'ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Duyduğum andan itibaren uzun bir süre hiç konuşamadım. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissettiğim bir zaman dilimi olmadı." ifadelerini kullandı.</p><p>Kendisiyle Haldun Taner Sahnesinde bir oyunun provalarında tanıştığını belirten İşsever, şunları kaydetti:</p><p>"Benim de provam vardı. İki prova arasında iki oyuncu sohbet ettik. İçimden 'Ne kadar saygılı, ne kadar enerjik, ne kadar iştahlı bir oyuncu' diye düşünmüştüm. Sonrasında takip ettiğimde de bu hiç değişmedi. Ödül aldığını öğrendiğim zaman hiç şaşırmadım çünkü gerçekten çok başarılıydı. Burada ne söylesem eksik kalacak. Ben tekrar herkese başsağlığı diliyorum. Yattığı yer incitmesin. Bu evde her zaman sevgi, saygı ve özlemle anılacak."</p><p><b>"BİLİNENİN AKSİNE FAZLA AĞLARDI"</b></p><p>Oyuncu Ertan Saban, Kılıç ile son projede birlikte çalıştıklarını dile getirdi.</p><p>Kılıç'ın niteliğe önem verdiğine dikkati çeken Saban, "Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederiz. Bilinenin aksine fazla ağlardı. Türkiye'yi güldüren kardeşim, on parmağında on bir yeteneği olan kardeşimdi. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatımız oldu. Daha önce de çalışmıştık beraber. Yan yanaydı odalarımız son projemizde. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler." diye konuştu.</p><p>Oyuncu Bennu Yıldırımlar ise Kılıç ile tanışma hikayesini anlattı. Yıldırımlar, duygularını şu sözlerle aktardı:</p><p>"Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen, coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi... Sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyunu oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan, çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikayeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyle."</p><p>Törende oyuncular Mahir İpek, Burak Altay, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar ve Emre Karayel, müzisyen Uğur Gülbaharlı ve dramaturg Dilek Tekintaş da konuşma yaparak Kılıç ile ilgili hatıralarını, duygu ve düşüncelerini paylaştı.</p><p>Sanatçının babası Mehmet Ali Kılıç ile tiyatrocu arkadaşları ve sevenlerinin katıldığı törenin ardından cenaze omuzlara alınarak uğurlandı.</p><p>Kılıç'ın cenaze namazı, yarın öğle vakti Ankara'daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde kılınacak. Oyuncunun naaşı, Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ezel-seksenler-kurulus-os-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290667</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gec-saatte-aksam-yemegi-yemek-tansiyonu-nasil-etkiliyor-290667</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Geç saatte akşam yemeği yemek tansiyonu nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Geç saatlerde akşam yemeği yemek, kan basıncı üzerinde beklenmedik olumsuz etkiler yaratabiliyor. Uzmanlar, özellikle büyük şehirlerde yaygınlaşan geç yemek alışkanlığının, sirkadiyen ritmi bozarak hipertansiyon riskini artırabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Geç saatte akşam yemeği yemek tansiyonu nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece geç saatlerde akşam yemeği yemek, kan basıncı üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Uzmanlar, özellikle akşam yemeğini uykuya yakın saatlerde tüketenlerde, vücudun doğal sirkadiyen ritminin bozulduğunu ve bunun da gece boyunca kan basıncında istenmeyen artışlara yol açabileceğini vurguluyor. Araştırmalar, geç saatlerde yemek yemenin kan basıncı riskini artırabileceğini gösterse de, ideal bir akşam yemeği saati konusunda bilimsel bir uzlaşı henüz yok. Ancak, yemeğin zamanlaması kadar, ne yendiği ve genel yaşam tarzı da kan basıncı üzerinde belirleyici rol oynuyor. Geç yemek alışkanlığı, özellikle büyük şehirlerde ve yoğun tempoda çalışan bireylerde sıkça görülürken, bu alışkanlığın uzun vadede hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalık riskini artırabileceği belirtiliyor.</p><h3>Geç akşam yemeği kan basıncında ani yükselişe yol açıyor</h3><p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, geç saatlerde akşam yemeği yemenin, kan basıncı üzerinde doğrudan etkileri olabileceğini ortaya koydu. Özellikle günün sonuna doğru, vücut dinlenmeye hazırlanırken alınan ağır ve sodyum içeriği yüksek yiyecekler, gece boyunca fazla sodyumun tutulmasına ve sabah saatlerinde kan basıncında ortalama üç puanlık bir artışa neden olabiliyor. Küçük çaplı bir araştırmada, aynı yüksek sodyumlu yemeğin günün erken saatlerinde ve geç saatlerinde tüketilmesi karşılaştırıldığında, geç saatlerde yemek yiyenlerde gece boyunca vücutta daha fazla tuz tutulduğu ve ertesi sabah sistolik kan basınçlarının anlamlı şekilde yükseldiği tespit edildi. Ancak, bu artışın geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Uzmanlar, geç yemek alışkanlığının uzun vadede yüksek tansiyon gelişimine zemin hazırlayabileceğini ve bu nedenle özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireylerin akşam yemeği saatine dikkat etmesi gerektiğini söylüyor.</p><h3>Sirkadiyen ritim ve beslenme saati: Kan basıncı için kritik denge</h3><p>Vücudun biyolojik saati olarak bilinen sirkadiyen ritim, yalnızca uyku düzenini değil, aynı zamanda kan basıncı, metabolizma, böbrek fonksiyonları ve kalp sağlığını da doğrudan etkiliyor. Normalde, gün içinde aktif olunan saatlerde kan basıncı yüksek seyrederken, gece uyku sırasında yüzde 10-20 oranında düşüş yaşanıyor. Bu doğal düşüş, vücudun dinlenme ve onarım süreçleri için hayati önem taşıyor. Ancak, geç saatlerde yemek yemek, bu ritmin bozulmasına ve gece boyunca kan basıncının beklenenden daha az düşmesine yol açabiliyor. Özellikle ışık, yiyecek ve fiziksel aktivite gibi dış etkenler, sirkadiyen ritmi etkileyen en önemli faktörler arasında yer alıyor. Akşam yemeğini çok geç saatlere bırakmak, vücudun içsel saatinin dengesini bozarak, hem metabolizmanın hem de böbreklerin işleyişini olumsuz etkiliyor. Bu durum, kan basıncının gece boyunca yüksek kalmasına ve uzun vadede hipertansiyon riskinin artmasına neden olabiliyor.</p><h3>Geç yemek uykuyu ve sindirimi olumsuz etkiliyor</h3><p>Akşam yemeğinin geç saatlere kalması sadece kan basıncını değil, aynı zamanda uyku kalitesini de etkiliyor. Dolu mideyle yatmak, mide yanması, hazımsızlık ve reflü gibi sindirim sorunlarının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Bu tür rahatsızlıklar, gece boyunca sık sık uyanmaya ve uyku kalitesinin bozulmasına sebep olabiliyor. Kalitesiz uyku ise, vücutta stres hormonlarının artmasına ve bunun sonucunda da kan basıncının yükselmesine neden olabiliyor. Araştırmalar, uyku ile kan basıncı arasındaki ilişkinin oldukça güçlü olduğunu gösteriyor. Özellikle kronik uyku bozukluğu yaşayan bireylerde, hipertansiyon riski daha yüksek seyrediyor. Bu nedenle, akşam yemeği saatinin uyku düzeniyle uyumlu olması, hem sindirim hem de kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Uzmanlar: Yemek saatini öne çekmek kan basıncını düşürebilir</h3><p>Bilim insanları, akşam yemeğini uyumadan en az üç saat önce bitirmenin, gece boyunca kan basıncında daha belirgin bir düşüş sağladığını belirtiyor. Yapılan klinik çalışmalarda, son yemeği erken saatlerde yiyen bireylerin, gece kan basıncında daha sağlıklı bir düşüş yaşadığı gözlemlendi. Ayrıca, sekiz saatlik bir yemek penceresiyle beslenmenin, sadece kalori kısıtlamasına göre kan basıncını daha fazla düşürdüğü tespit edildi. Özellikle DASH diyeti gibi kalp dostu beslenme modellerinin, zaman kısıtlamalı yeme ile birleştirildiğinde, hipertansiyon üzerinde daha etkili olduğu görülüyor. Ancak, bu sonuçların çoğu küçük ve kısa süreli çalışmalara dayanıyor. Bu yüzden, uzmanlar herkes için tek bir ideal akşam yemeği saati önermekten kaçınıyor ve kişisel ihtiyaçlara göre esnek bir yaklaşımın daha uygun olabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Geç yemek alışkanlığından tamamen vazgeçmek gerekir mi?</h3><p>Uzmanlar, arada bir geç saatte yemek yemenin, kronik hipertansiyon riskini ciddi şekilde artırmadığını ancak bu alışkanlığın düzenli hale gelmesi durumunda, kan basıncı ve kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Özellikle geç yemek yeme alışkanlığı olanların, akşam yemeği ile uyku arasında en az üç saat bırakmaları öneriliyor. Eğer geç saatlerde yemek zorunlu hale geliyorsa, daha az sodyum ve şeker içeren, küçük ve kalp dostu öğünler tercih edilmeli. Ayrıca, genel yaşam tarzı değişiklikleri de kan basıncını kontrol altında tutmada büyük rol oynuyor. Sodyum alımının günde 2.300 miligramın, hatta mümkünse 1.500 miligramın altında tutulması, yağsız et, taze sebze ve meyve, tam tahıllar ve düşük yağlı süt ürünleriyle beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stres yönetimi ve alkol tüketimini sınırlamak, kan basıncını sağlıklı seviyelerde tutmak için önemli adımlar arasında yer alıyor.</p><h3>Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı: Kan basıncını korumanın anahtarı</h3><p>Yemek saatinin kan basıncı üzerindeki etkisi önemli olsa da, uzmanlar asıl odaklanılması gerekenin sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı olduğunu vurguluyor. Sodyumun azaltılması, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilonun korunması ve stresi yönetmek, kan basıncını kontrol altına almak için bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemler arasında. Özellikle DASH diyeti gibi kalp dostu diyetler, kan basıncı üzerinde olumlu etki yaratıyor. Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz yapmak, nefes egzersizleri ve meditasyon gibi stres azaltıcı teknikler uygulamak, hem kalp sağlığını hem de genel yaşam kalitesini artırıyor. Uzmanlar, geç yemek alışkanlığından kaçınmanın yanında, genel beslenme düzenine ve yaşam tarzına da dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, geç saatlerde akşam yemeği yemenin kan basıncı üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor. Ancak, bu etkinin büyüklüğü kişisel alışkanlıklar, beslenme düzeni ve genel yaşam tarzı ile yakından ilişkili. Kan basıncını sağlıklı seviyelerde tutmak için, yalnızca yemek saatine değil, aynı zamanda sağlıklı ve dengeli beslenmeye, düzenli egzersize ve stres yönetimine de özen göstermek gerekiyor. Uzmanlar, özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireylerin, akşam yemeği saatine ve yemeğin içeriğine dikkat etmeleri konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gec-saatte-aksam-yemegi-y-962_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290666</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi-290666</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 14.50'de başladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/cumhurbaskanligi-kabinesi-530_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290665</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/iki-yilda-158-milyon-kronik-hastalik-taramasi-yapildi-290665</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, aile sağlığı merkezlerinde son iki yılda gerçekleştirdikleri 158 milyon kronik hastalık taraması sayesinde 14 milyondan fazla erken teşhis koyarak hastalıklara zamanında müdahale ettiklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımda, "Sağlıkla yaş alalım, sağlıklı kalalım." çağrısı yaptı.</p><p>Memişoğlu, 8 binden fazla aile sağlığı merkezinde görev yapan 31 bin aile hekimiyle kronik hastalıklara karşı erken tanı ve düzenli izlem süreçlerini titizlikle yürüttüklerini vurgulayarak, "Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz 158 milyon kronik hastalık taraması sayesinde 14 milyondan fazla erken teşhis koyarak hastalıklara zamanında müdahale ettik. Unutmayalım, erken teşhis, sağlıklı bir geleceğin en önemli adımlarından biridir. Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmelerini desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.</p><p>Kronik hastalıklarla mücadelede erken tanı ve düzenli izlem önem taşıyor</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Halk Sağlığı Haftası'nın 5. gün temasının bu yıl "Sağlıkla Yaş Al, Sağlıklı Kal" olarak belirlendiği aktarıldı.</p><p>Bu kapsamda, Türkiye genelinde düzenlenecek etkinliklerle, diyabet, hipertansiyon, obezite, böbrek hastalığı, KOAH, inme ve kalp-damar hastalıklarında risk farkındalığının artırılması, düzenli izlem ve erken müdahalenin önemine dikkati çekilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p><p>Sağlıklı ve kaliteli yaşam yıllarının uzatılabilmesi için kronik hastalıklarla etkin şekilde mücadele edilmesi gerektiği dile getirilen açıklamada, bu kapsamda hastalıkların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik risk faktörleriyle mücadele edilmesi, taramalarla erken tanı konulması, uygun tedavinin uygulanması ve düzenli izlemlerin yapılmasının önem taşıdığı kaydedildi.       </p><p>Açıklamada, kronik hastalıklarla mücadelede önlenebilir risk faktörleriyle mücadelenin önemli bir yer tuttuğu, bu kapsamda, 81 ilde hizmet veren Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sigara bırakma, kronik hastalıklar ve yaşlı sağlığı, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve psikososyal destek alanlarında risk faktörlerine yönelik ücretsiz danışmanlık hizmetleri sunulduğu bilgisi verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/iki-yilda-158-milyon-kron-799_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290664</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gumuste-kritik-dusus-7-eylul-2026-pazartesi-gumus-ne-kadar-oldu-son-dakika-gumus-fiyatlari-290664</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gümüşte kritik düşüş! 7 Eylül 2026 Pazartesi gümüş ne kadar oldu? Son dakika gümüş fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gümüş, yatırımcıların odağında yer alıyor. Gümüş piyasasında son durum merak ediliyor. Güncel gümüş fiyatları araştırılıyor. Gümüş alışverişi yapacaklar son dakika fiyatları ilgiyle takip ediyor. Bugün gümüş ne kadar oldu? Gram gümüş alış satış fiyatı kaç lira? İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi gram gümüş alış satış fiyatı son dakika canlı takip ile detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gümüşte kritik düşüş! 7 Eylül 2026 Pazartesi gümüş ne kadar oldu? Son dakika gümüş fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılında kayda değer bir yükseliş ile dikkat çeken gümüşe yatırımcının ilgisi 2026'da da arttı. Peki, <b>gümüş fiyatları</b>nda son durum ne oldu? Detaylar bu haberde...</p><p><b>Son dakika gümüş fiyatları... </b>Gümüş piyasasındaki dalgalanmalar yatırımcının radarında. Gümüşteki fiyat iniş çıkışları yatırımcısı tarafından ilgiyle takip ediliyor. Gümüş alıp satacaklar dikkat, bu haberi okumadan hareket etmeyin.</p><p><b>Gümüş piyasası</b> son günlerde hareketli bir seyir seyrediyor. </p><p><b>Peki, 7 Eylül 2026 Pazartesi (bugün) gümüş fiyatları şimdi ne kadar oldu? İşte, anlık verilere göre güncel gümüş fiyatları alış satış listesi...</b></p><p><b>7 Eylül 2026 Pazartesi GÜMÜŞ FİYATLARI ALIŞ SATIŞ FİYAT LİSTESİ</b></p><p><b>Gram gümüş alış fiyatı: </b>102,07 TL</p><p><b>Gram gümüş satış fiyatı: </b>102,16 TL</p><p><b>Ons Gümüş alış fiyatı (USD): </b>66,20 Dolar</p><p><b>Ons Gümüş satış fiyatı (USD): </b>66,25 Dolar</p><p><b><font size="5" color="#ff0000">CANLI TAKİP | GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASINA İÇİN TIKLAYINIZ</font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gumus-fiyatlari-dususte-7-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290663</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bel-agrisinda-ilac-kullanimini-dusuren-yontem-290663</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bel ağrısında ilaç kullanımını düşüren yöntem]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da gerçekleştirilen geniş çaplı klinik deney, lumbar kemer kullanımının alt sırt ağrısı yaşayan yetişkinlerde ağrı ve günlük yaşam kısıtlamalarını azaltmada etkili olduğunu gösterdi. Uzmanlar, lumbar kemerin bazı hastalarda hareket kabiliyetini artırabileceğini vurgularken, yöntemin her hasta için uygun olmayabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bel ağrısında ilaç kullanımını düşüren yöntem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da 17 farklı tıp merkezinde yürütülen kapsamlı bir klinik çalışma, alt sırt ağrısından şikâyetçi yetişkinlerde lumbar kemer kullanımının, ağrıyı ve günlük yaşam kısıtlamalarını azaltmada dikkate değer bir etki yarattığını ortaya koydu. JAMA Network Open dergisinde yayımlanan araştırmada, mevcut alt sırt ağrısı 1 ila 6 aydır devam eden 168 yetişkin iki gruba ayrıldı. Bir grup, standart tedavilerine ek olarak yumuşak ve ayarlanabilir bir lumbar kemer kullandı; diğer grup ise yalnızca standart bakım aldı. On iki haftalık takip sonunda, kemer takan hastaların ağrı seviyelerinde ve günlük aktiviteleri yerine getirme becerilerinde anlamlı iyileşmeler gözlendi. Ayrıca, bu grup ağrı kesici ilaçları daha az kullandı ve hareket sırasında yaşadıkları rahatsızlıkta da azalma bildirdi.</p><h3>Laurent Grange: 'Lumbar kemer, hareketi kolaylaştırıyor'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından Grenoble Alpes Üniversitesi Hastanesi romatoloğu Laurent Grange, lumbar kemerin özellikle hareket sırasında destek ve güven hissi sağlayarak bazı hastaların aktif kalmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Grange, araştırmada kullanılan lumbar kemerin gündüz saatlerinde 4 ila 8 saat arasında takılmasının istendiğini, kullanıcıların ise ortalama 4 saat kemeri kullandığını açıkladı. Bu süre zarfında, hareketin ağrılı hale geldiği hastalarda kemerin sağladığı desteğin, günlük aktiviteleri sürdürmede önemli bir kolaylık yarattığı vurgulandı. Grange, kemerin ağrıyı tamamen ortadan kaldırmadığını, ancak hastaların kendilerini daha az kısıtlanmış hissettiğini ve günlük yaşamlarına daha rahat devam edebildiklerini söyledi.</p><h3>Lombar kemer kullananlarda ilaç kullanımı ve günlük kısıtlamalar azaldı</h3><p>Çalışmada, lumbar kemer kullanan hastaların yaklaşık yarısı, deneme süresince ağrı kesici ilaçlara başvurdu. Buna karşılık, yalnızca standart bakım uygulanan grupta bu oran üçte ikiye yükseldi. Bu bulgu, lumbar kemerin doğrudan ağrı kesici etkisinin yanı sıra, ilaç ihtiyacını da azaltabildiğini gösteriyor. Ayrıca, Oswestry Engellilik İndeksi ile ölçülen günlük yaşam kısıtlamalarında kemer kullananlarda en az yüzde 30 iyileşme bildirenlerin oranı yaklaşık altıda bir oldu. Standart bakım grubunda ise bu oran dörtte birde kaldı. Araştırmacılar, bu düzeydeki iyileşmenin bireysel hasta açısından anlamlı olduğunu vurguladı. Ancak, kemer kullanımının ağrısız bir yaşam garantisi vermediği, her iki grupta da belirgin iyileşmeler olduğu ve ortalama ek etkinin mütevazı düzeyde kaldığı belirtildi.</p><h3>Uzmanlardan lumbar kemer için önemli uyarılar</h3><p>Denemenin bulguları lumbar kemerin potansiyel faydalarını ortaya koysa da, uzmanlar yöntemin sınırlarına da dikkat çekiyor. Çalışmada, kemer takan altı kişi hafif rahatsızlık veya cilt tahrişi gibi yan etkiler bildirdi. Ayrıca, kemerin etkisinin sadece kullanım süresiyle sınırlı olup olmadığı, çıkarıldıktan sonra faydanın devam edip etmediği ise bu çalışma kapsamında belirlenemedi. Katılımcılara kemer olmadan semptomlarını değerlendirmeleri istenmedi ve takip süresi 12 hafta ile sınırlı kaldı. Ayrıca, denemede sahte kemer kullanılmaması ve tüm katılımcıların hangi grupta olduğunu bilmesi, sonuçların beklenti ve güven duygusundan etkilenmiş olabileceğini gösteriyor. Laurent Grange, lumbar kemerin aktif tedavinin yerine geçmemesi gerektiğini, asıl hedefin hastaların hareketli kalmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2023 rehberinde de, kronik primer alt sırt ağrısı için lumbar kemerlerin rutin olarak önerilmediği hatırlatıldı.</p><h3>Lumbar kemer, her hasta için uygun mu?</h3><p>Çalışmayı destekleyen Thuasne firmasının araştırmaya finansal katkı sağladığı ve üç yazarın bilimsel komitede görev aldığı belirtilirken, makalede finansörün araştırma tasarımı, veri analizi veya yayımlama sürecine müdahil olmadığına dikkat çekildi. Araştırmacılar, lumbar kemerin etkisinin kişiden kişiye değişebileceğini ve her sırt ağrısı tipi için aynı sonucu vermeyebileceğini belirtti. Özellikle kronik sırt ağrısı, üç aydan uzun süren ve nedeni tam olarak anlaşılamayan karmaşık bir durum olarak tanımlanıyor. Bu nedenle, lumbar kemer kullanımının mutlaka uzman gözetiminde ve kişiye özel bir tedavi planı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sonuç olarak, lumbar kemer bazı hastalarda önemli bir destek sağlayabilirken, yöntemin tek başına çözüm sunmadığı ve hareketli yaşamın alt sırt ağrısının yönetiminde hâlâ en önemli unsur olduğu bir kez daha vurgulandı.</p><p>Fransa'daki bu klinik deney, lumbar kemerin alt sırt ağrısı tedavisinde yeni bir seçenek olarak ön plana çıkabileceğini gösterdi. Ancak, uzmanlar her hastanın durumunun farklı olduğunu ve tedavi yaklaşımlarının kişiye özel belirlenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Lumbar kemerin, aktif yaşamı destekleyici bir araç olarak kullanılabileceği, fakat tüm hastalar için tek başına yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Sırt ağrısı ile mücadelede, hareketli kalmanın ve profesyonel sağlık danışmanlığı almanın önemi bir kez daha ortaya kondu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bel-agrisinda-ilac-kullan-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290662</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aselsan-uretti-sahaya-indi-290662</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ASELSAN üretti, sahaya indi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN'ın tek araçta çok katmanlı savunma sunan yeni sistemi GÜRZ, atışlı testlerini başarıyla tamamlayarak saha faaliyetlerine başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ASELSAN üretti, sahaya indi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>ASELSAN tarafından geliştirilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, farklı hava tehditlerine karşı yakın mesafede katmanlı hava savunma imkanı sunan yapısıyla saha faaliyetlerine başladı.</b></p><p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, GÜRZ Hava Savunma Sistemi&#39;nin atışlı faaliyeti, başarıyla gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42406724.jpg"/><p>Yakın mesafede farklı hava tehditlerine karşı katmanlı hava savunma çözümünü tek araç üzerinden sunan sistemle gerçekleştirilen faaliyette, radar ve elektro-optik tespit ile takip, takip devamlılığı ve menzil doğruluğunda yüksek başarı sağlandı.</p><p>GÜRZ, dört yüzlü AESA radarı, elektro-optik süitleri ve haberleşme sistemleriyle yetkinliğini doğrularken, faaliyette kullanılan GÖKSUR füzesi de zorlu manevralar gerçekleştirerek beklenen yörüngeyi takip etti.</p><p class=""><b>ASELSAN tarafından geliştirilip üretilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, top ve füze olmak üzere farklı önleyicilerin kullanımına imkan tanıyarak tek platform üzerinde çok katmanlı hava savunma çözümü sunuyor.</b></p><p>ASELSAN, sosyal medya hesabından GÜRZ&#39;e ilişkin yaptığı paylaşımda da &quot;Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ. Yakın hava savunma çözümünü tek araçta sunan ASELSAN GÜRZ, farklı hava tehditlerine karşı oyun değiştirecek.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42406723.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aselsan-uretti-sahaya-ind-820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290661</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-krizi-ve-inmenin-erken-uyarisi-yuzunuzde-belirebilir-goz-cevresindeki-sari-lekelere-dikkat-290661</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp krizi ve inmenin erken uyarısı yüzünüzde belirebilir! Göz çevresindeki sarı lekelere dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi'nde yürütülen geniş çaplı araştırmada, göz çevresinde oluşan xanthelasma adlı sarımsı lekelerin, kalp krizi ve inme riskinin ciddi biçimde arttığına işaret ettiği belirlendi. Uzmanlar, bu lekelere sahip kişilerin erken dönemde kardiyovasküler riskler açısından değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp krizi ve inmenin erken uyarısı yüzünüzde belirebilir! Göz çevresindeki sarı lekelere dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi'nin yayımladığı yeni bir araştırma, göz kapaklarında ortaya çıkan xanthelasma adı verilen sarımsı lekelerin, kalp krizi ve inme gibi ciddi kardiyovasküler olayların habercisi olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, xanthelasma tanısı konmuş 17.925 kişiyle aynı sayıda kontrol grubunun sağlık verilerini uzun vadeli olarak inceleyerek, bu lekelerin kalp ve beyin damar hastalıklarıyla bağlantısını değerlendirdi. Elde edilen bulgular, xanthelasma bulunan bireylerde kalp krizi ve inme riskinin, xanthelasma taşımayanlara kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğunu gösterdi.</p><h3>Stanford araştırmacıları: 'Xanthelasma, kalp krizi ve inme riskini artırıyor'</h3><p>Stanford Üniversitesi'nden oftalmoloji araştırmacısı Dr. Negin Yavari ve ekibi, xanthelasma'nın kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki etkisini detaylı biçimde analiz etti. Çalışmanın ilk yılında, xanthelasma tanısı alan kişilerin yüzde 1'i (178 hasta) kalp krizi geçirirken, bu oran kontrol grubunda yüzde 0,35 (63 hasta) olarak kaydedildi. İnme vakalarında da benzer bir tablo ortaya çıktı: Xanthelasma grubunda yüzde 0,95 oranında inme görülürken, kontrol grubunda bu oran yüzde 0,3'te kaldı. Geçici iskemik atak (TIA) olarak bilinen mini-inme ise xanthelasma hastalarında yüzde 0,6, kontrol grubunda ise yüzde 0,19 oranında tespit edildi. Araştırmacılar, bu istatistiklerin xanthelasma'nın, sadece kozmetik bir sorun olmanın ötesinde, ciddi kardiyovasküler risklerin erken göstergesi olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, iki grup arasındaki risk farkı zaman içinde azalsa da, 5 ve 10 yıl sonunda xanthelasma hastalarında riskin anlamlı biçimde yüksek kalmaya devam ettiği vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan erken müdahale ve tarama çağrısı</h3><p>Çalışmada, xanthelasma'nın oluşumunda makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve yağlarla dolarak şişmesi temel rol oynuyor. Bu lekeler genellikle, kan yağlarının yüksekliğiyle ilişkilendirilse de, araştırmaya göre xanthelasma bulunan kişilerde yüksek kalp krizi ve inme riski, kan yağ düzeylerinden bağımsız biçimde ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, xanthelasma'nın, kalp ve beyin damar hastalıkları için bağımsız bir belirteç olabileceğine işaret ediyor. Dr. Yavari ve ekibi, 'Xanthelasma, 10 yıla kadar büyük kardiyo-beyin damar olaylarının kısa ve uzun dönem insidansını artırıyor ve klinik belirteç olarak önemli bir değere sahip' ifadesini kullandı. Bu nedenle, xanthelasma tespit edilen bireylerin sadece dermatologlar tarafından kozmetik amaçla değerlendirilmeyip, aynı zamanda kardiyovasküler risk faktörleri açısından da erken dönemde taranmasının gerekliliği vurgulandı. Erken tanı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tedavilerle, ileride ortaya çıkabilecek ciddi kalp ve beyin damar hastalıklarının önüne geçilebileceği bildirildi.</p><h3>Hekimlere ve topluma önemli uyarı: Xanthelasma, göz ardı edilmemeli</h3><p>Stanford Üniversitesi araştırmacıları, xanthelasma'nın kendisinin doğrudan kalp krizi veya inme nedeni olmadığının altını çiziyor, ancak bu lekelerin, vücutta henüz tanı konmamış veya kontrol altına alınmamış kardiyovasküler risk faktörlerinin bir işareti olabileceğini belirtiyor. Xanthelasma'nın kolayca tespit edilebilmesi, doktorlara ve hastalara önemli bir avantaj sağlıyor. Araştırmacılar, bu kişilerin düzenli olarak kalp sağlığı kontrollerinden geçmesini ve gerekirse lipid düşürücü tedaviler ile hipertansiyon kontrolüne yönelik önlemler alınmasını öneriyor. Ayrıca, xanthelasma'nın erken dönemde saptanmasının, önleyici sağlık uygulamalarının zamanında başlatılmasına olanak tanıyacağı, böylece kalp krizi ve inme riskinin azaltılabileceği ifade ediliyor. Sonuç olarak, göz çevresinde xanthelasma tespit edilen bireylerin, sadece estetik kaygılarla değil, sağlık açısından da kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiği konusunda hekimlere ve topluma çağrı yapıldı.</p><p>Xanthelasma'nın kardiyovasküler riskler açısından taşıdığı önem, araştırmanın bulgularıyla bir kez daha gündeme geldi. Uzmanlar, göz kapağında sarımsı lekeler fark eden bireylerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurarak gerekli taramaları yaptırmasının, gelecekte yaşanabilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde hayati rol oynayabileceğini belirtiyor. Bu bulgular ışığında, xanthelasma'nın sadece kozmetik bir sorun olmadığı, kalp ve beyin sağlığı için kritik bir erken uyarı işareti olabileceği bir kez daha ortaya kondu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kalp-krizi-ve-inmenin-erk-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290660</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/antarktikada-geri-donusu-olmayan-kirilma-buzul-erimesi-kendi-kendini-besleyen-felakete-donustu-290660</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antarktika'da geri dönüşü olmayan kırılma! Buzul erimesi kendi kendini besleyen felakete dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Antarktika'da buzulların 2014'ten bu yana 120 kilometre geri çekilmesi, dünya genelinde büyük bir tehlike olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin etkisiyle yaşanan bu hızlı erimenin, okyanus seviyelerinde ciddi artış ve küresel iklim düzeninde kalıcı değişiklikler yaratabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antarktika'da geri dönüşü olmayan kırılma! Buzul erimesi kendi kendini besleyen felakete dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antarktika kıtasında buzulların son yıllarda hızla erimesi, bilim dünyasında endişe yarattı. Nature dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, 2014 yılından bu yana Antarktika'daki deniz buzu alanının kıyıdan yaklaşık 120 kilometre çekildiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu değişimin yalnızca geçici bir dalgalanma olmadığını, kalıcı ve geri dönüşü olmayan etkiler yarattığını vurguluyor. Buzulların erimesi, küresel ısınmanın Antarktika üzerindeki etkilerini gözler önüne sererken, dünya genelinde deniz seviyelerinin yükselmesi ve iklim dengesinin bozulması riskini artırıyor.</p><h3>Bilim insanları: Buz kaybı yüzyıllar sürebilir</h3><p>Çalışmaya göre, buzulların erimesiyle birlikte okyanuslar daha fazla güneş ışığı emiyor. Bu durum, su sıcaklığında artışa ve erimenin daha da hızlanmasına yol açıyor. Bilim insanları, iklimde bir denge sağlansa dahi, Antarktika'daki buz kaybının yüzyıllar boyunca devam edeceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Teğvits Buzulu'nun önümüzdeki 200 yıl içinde tamamen erimesi bekleniyor. Bu gelişme, dünya okyanus seviyesinde 60 santimetreden fazla bir yükselmeye neden olabilir. Bu tür bir artış, kıyı şehirlerinde ve ada ülkelerinde ciddi tehditler oluşturuyor.</p><h3>Okyanus akıntıları ve ekosistemler tehdit altında</h3><p>Bilim insanları, Antarktika'daki deniz buzunun azalmasının yalnızca deniz seviyelerini değil, aynı zamanda okyanus akıntılarını da etkilediğine dikkat çekiyor. Deniz buzunun erimesi, gezegen genelinde ısı transferi ve besin maddelerinin dağılımını sağlayan okyanus akıntılarının yavaşlamasına neden olabilir. Bu durum, küresel ekosistemler üzerinde zincirleme etkilere yol açabilir. Uzmanlar, karbondioksit emisyonlarının acilen azaltılması gerektiğini belirtiyor ve artık bazı geri dönüşü olmayan eşiklerin aşıldığını ifade ediyor.</p><p>Antarktika'daki buzulların hızla erimesi, dünyanın iklim sisteminde ciddi ve kalıcı değişikliklere yol açıyor. Bilim insanları, küresel ısınmanın etkilerini azaltmak için acil önlemler alınması gerektiğinin altını çiziyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/antarktikada-geri-donusu--946_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290659</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/market-elmalarindaki-balmumu-tehlikeli-mi-290659</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Market elmalarındaki balmumu tehlikeli mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Marketlerde satılan elmaların parlak yüzeyleri, tehlikeli bir işlemden geçtiğine işaret etmiyor. Tarım uzmanı İlya Bereznyuk, market elmalarında kullanılan balmumu türleri ve sağlık üzerindeki etkileri konusunda önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Market elmalarındaki balmumu tehlikeli mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Market raflarında sıklıkla karşılaşılan parlak elmalar, tüketiciler arasında zaman zaman endişeye yol açıyor. Tarım uzmanı İlya Bereznyuk, market elmalarında kullanılan balmumu maddeleriyle ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Bereznyuk, elmalarda parlaklık sağlayan balmumu uygulamasının, meyvelerin korunması için gıda mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Uzman, bu işlemin sağlığa zararlı olmadığını vurgularken, kullanılan balmumu türlerinin arı balmumu, karnauba balmumu ve şelak gibi izinli gıda bileşenleri olduğunu aktardı.</p><h3>Bereznyuk: 'Balmumu sindirilmeden vücuttan atılıyor'</h3><p>Bereznyuk, market elmalarında kullanılan balmumu maddelerinin toksikolojik değerlendirmelerden geçtiğini ve Gümrük Birliği'nin teknik düzenlemeleriyle kullanımının onaylandığını ifade etti. Uzman, parafin ve otomotiv cilalarının elma yüzeyinde kullanılmadığını, yalnızca gıda sınıfı balmumunun tercih edildiğini söyledi. Balmumu maddesinin sindirim sisteminden geçerek vücutta emilmediğini, kana karışmadığını belirten Bereznyuk, bu uygulamanın meyvelerin tazeliğini korumaya yardımcı olduğunu dile getirdi. Ayrıca, endüstriyel yıkama sırasında elmaların doğal balmumu tabakasının bir kısmı kaybolduğu için ek koruyucu katman uygulamasının gerekli olduğunu açıkladı.</p><h3>Market elmalarında balmumu ve hijyen uyarısı</h3><p>Uzman Bereznyuk, elmalarda kullanılan balmumu sayesinde meyvelerin daha uzun süre taze kaldığını, solma ve bozulma oranının azaldığını belirtti. Ancak, balmumu tabakasının kabuk yüzeyinde pestisit kalıntılarını tutabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle, market elmalarını yemeden önce mutlaka bol suyla yıkamanın önemli olduğunu vurguladı. Bereznyuk, elmanın yüzeyinde balmumu olup olmadığına bakılmaksızın, hijyen açısından meyvelerin dikkatlice yıkanmasını önerdi. Böylece, hem balmumu hem de olası kalıntıların giderilmesi sağlanıyor.</p><p>Sonuç olarak, market elmalarında kullanılan balmumu, gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde seçiliyor ve insan sağlığına zarar vermiyor. Yine de, uzmanlar tüketicilere elmalarını yemeden önce iyice yıkamaları gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/market-elmalarindaki-balm-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290658</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yemek-yedikten-hemen-sonra-acikiyorsaniz-bu-ucluye-dikkat-290658</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yemek yedikten hemen sonra acıkıyorsanız bu üçlüye dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanı Federika Amati, tokluk hissini uzatmanın yollarını açıkladı. Uzman, lifli gıdaların ve sağlıklı yağların önemine dikkat çekerek, doğru beslenmeyle sürekli açlık hissinin önüne geçilebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yemek yedikten hemen sonra acıkıyorsanız bu üçlüye dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanı Federika Amati, tokluk hissinin süresini uzatmak isteyenler için önemli tavsiyelerde bulundu. Amati, iştahı etkileyen faktörlerin yalnızca yiyecek eksikliğiyle sınırlı olmadığını, diyetin içeriği, hormonal dengeler, bağırsak mikrobiyomu, uyku düzeni ve stres seviyesinin de bu süreçte belirleyici rol oynadığını belirtti. Uzman, özellikle lifli gıdaların ve çeşitli bitkisel besinlerin, tokluk hissini korumada anahtar olduğunu ifade etti.</p><h3>Federika Amati: 'Lifli gıdalar ve sağlıklı yağlar tokluk süresini uzatıyor'</h3><p>Amati, menüde lif miktarını artırmanın yanı sıra, çeşitli bitkisel gıdalara da yer verilmesi gerektiğini söyledi. Lifli gıdalar sindirimi yavaşlatırken, bağırsak mikroorganizmaları için de besleyici bir ortam sunuyor. Uzman, özellikle baklagiller, kuruyemişler, tohumlar, sebzeler, meyveler ve tam tahılların, menüye dahil edilmesini önerdi. Ayrıca, kaliteli protein ve sağlıklı yağ kaynaklarının da bu gıdalarla birlikte tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Yumurtadan süt ürünlerine, yağlı balıklardan tam tahıllara kadar birçok besin, uzun süreli tokluk hissine katkı sağlıyor.</p><h3>Uzman Amati'den açlık hissini önleyecek yaşam önerileri</h3><p>İştahı yalnızca yenen yiyeceklerin değil, aynı zamanda vücudun sıvı ihtiyacının da etkilediğini belirten Amati, susuzluğun bazen yanlışlıkla açlık hissiyle karıştırıldığını ifade etti. Bu nedenle, gün boyunca yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekti. Ayrıca, düzenli fiziksel aktivitenin de tokluk hissini desteklediğini, hareketin stresi azalttığını ve uyku kalitesini artırdığını dile getirdi. Amati, glikoz metabolizmasının dengede tutulmasının ve vücudun yiyeceklere verdiği tepkinin iyileştirilmesinin de, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekledi.</p><p>Beslenme uzmanı Federika Amati'nin önerileri, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle uzun süreli tokluk hissine ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Lifli gıdalar, sağlıklı yağlar ve düzenli fiziksel aktiviteyle desteklenen bir yaşam, hem iştah kontrolüne hem de genel sağlığa katkı sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/yemek-yedikten-hemen-sonr-116_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290657</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sabah-bas-agrisi-ve-sinirlilikle-uyaniyorsaniz-alarm-melodinizi-degistirin-290657</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sabah baş ağrısı ve sinirlilikle uyanıyorsanız alarm melodinizi değiştirin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog Artyom Baryşev, alarm sesi seçiminin uyku kalitesi ve güne başlama üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Ani ve yüksek sesli alarmların, vücutta stres tepkisini artırabileceğini belirten Baryşev, daha yumuşak ve kademeli artan alarm sesi kullanımını önerdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sabah baş ağrısı ve sinirlilikle uyanıyorsanız alarm melodinizi değiştirin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku ve uyanma süreçlerinde alarm sesi seçiminin önemi giderek daha fazla gündeme geliyor. Nörolog Artyom Baryşev, yüksek ve ani çalan çalar saatlerin insan vücudunda ciddi stres tepkilerine yol açabileceğini vurguladı. Baryşev'e göre, özellikle sabah saatlerinde aniden yükselen alarm sesi, kişide kaygı, huzursuzluk ve kalp atışlarında hızlanma gibi olumsuz etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle, alarm sesi seçimi konusunda dikkatli davranmak ve daha yumuşak, kademeli olarak artan sesleri tercih etmek gerekiyor.</p><h3>Nörolog Baryşev: 'Yavaş artan alarm sesi daha sağlıklı'</h3><p>Artyom Baryşev, alarm sesiyle ilgili olarak tek bir doğru seçeneğin olmadığını, ancak çoğu kişi için düşük seviyede başlayan ve zamanla şiddetlenen alarm seslerinin daha rahat bir uyanma süreci sağladığını belirtti. Beynin, uyku sırasında bile çevresel seslere tepki verdiğini hatırlatan uzman, ani ve yüksek alarm sesinin vücudu gereksiz yere alarma geçirdiğini söyledi. Özellikle alarm sesi sonrası sık sık kaygı, sinirlilik, baş ağrısı ya da çarpıntı yaşayanların alarm ayarlarını gözden geçirmesi gerektiğini ekledi. Sesin ani ve rahatsız edici olması, kişinin güne stresli başlamasına neden olabiliyor.</p><h3>Alarm sesi seçimi uyku kalitesini doğrudan etkiliyor</h3><p>Baryşev, alarm sesi seçiminin yanı sıra, alarmın ses seviyesinin gereksiz yere yükseltilmemesi gerektiğini de vurguladı. Özellikle telefon ya da çalar saat kulağa yakınsa, yüksek sesin işitme üzerinde ekstra yük oluşturabileceğine dikkat çekti. Uzman, düzenli bir uyku programının da büyük önem taşıdığını, her gün aynı saatlerde uyanmanın vücut ritmini olumlu etkilediğini söyledi. Ancak, doğru alarm sesi seçimi tam bir dinlenmenin yerini tutmuyor. Sürekli uykusuz kalan bir kişinin yalnızca alarm sesi değişikliğiyle bu sorunu aşmasının mümkün olmadığını belirten Baryşev, uyku kalitesinin bütünsel olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.</p><p>Sonuç olarak, alarm sesi tercihi ve ses düzeyi, güne zinde ve huzurlu başlamak için önemli unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, kişiye özel alarm sesi seçiminin ve düzenli uyku alışkanlığının, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/sabah-bas-agrisi-ve-sinir-866_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290656</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sarimsagi-tavaya-butun-olarak-atiyorsaniz-dikkat-doktor-yapilan-buyuk-hatayi-acikladi-290656</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sarımsağı tavaya bütün olarak atıyorsanız dikkat! Doktor yapılan büyük hatayı açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme ve sağlık alanında önemli bir uyarı Dr. Sara Marin'den geldi. Sarımsağı pişirmeden önce ezmek, biyolojik faydalarını artırıyor ve sağlığımız için büyük önem taşıyor. Marin, doğru hazırlama yönteminin antibakteriyel ve antioksidan etkiyi koruduğunu belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sarımsağı tavaya bütün olarak atıyorsanız dikkat! Doktor yapılan büyük hatayı açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Sara Marin, sarımsağın pişirilmeden önce ezilmesinin sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı. Marin'e göre, bütün halde doğrudan tavaya atılan sarımsak, sahip olduğu biyolojik aktif bileşenlerin potansiyelini tam olarak ortaya çıkaramıyor. Ezme veya doğrama işlemi, sarımsağın hücre yapısını bozarak önemli kimyasal reaksiyonların başlamasını sağlıyor. Bu sayede, sarımsağa özgü antibakteriyel, antifungal ve antioksidan özellikler daha etkin şekilde korunuyor. Marin, bu yöntemin özellikle sağlık bilincine sahip bireyler için büyük avantaj sunduğunu belirtti.</p><h3>Dr. Sara Marin: 'Sarımsakta alisinin oluşumu için ezmek şart'</h3><p>Uzman isim, sarımsağın içinde bulunan alinin ve alliinaz enzimlerinin ancak ezme veya doğrama sonrasında etkileşime geçtiğini açıkladı. Sarımsak dişi bütünken bu maddeler ayrı ayrı kalıyor. Ancak ezildiklerinde, aralarındaki kimyasal reaksiyon başlıyor ve alisinin adı verilen, kükürtlü ve kararsız bir bileşik ortaya çıkıyor. Bu madde, sarımsağın sağlık üzerindeki güçlü etkilerinin temelini oluşturuyor. Dr. Marin, alisinin antibakteriyel ve antioksidan özellikleriyle öne çıktığını, bu nedenle mutfakta sarımsağın doğru şekilde hazırlanmasının önem taşıdığını ifade etti.</p><h3>Brokoli ve diğer sebzelerde de benzer etki gözleniyor</h3><p>Dr. Sara Marin, benzer bir kimyasal sürecin brokoli gibi bazı sebzelerde de geçerli olduğunu söyledi. Brokolinin dokusu zarar gördüğünde, içindeki enzimler aktif hale geliyor ve sülforafan adlı, potansiyel kanser önleyici bir bileşik oluşuyor. Bu nedenle, sebzelerin hazırlanma şeklinin sağlık üzerindeki etkisi göz ardı edilmemeli. Marin, özellikle sarımsak ve brokoli gibi besinlerin doğru şekilde işlenmesinin, vücuda alınan faydalı maddelerin miktarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Uzmanlar, bu tür sebzeleri pişirmeden önce ezmenin veya doğramanın sağlık açısından en verimli yöntem olduğunu dile getiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Dr. Sara Marin'in açıklamaları, sarımsağın ve benzeri sebzelerin mutfakta doğru hazırlanmasının, sağlığımızı korumak ve biyolojik faydalarını en üst düzeye çıkarmak için büyük önem taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/sarimsagi-tavaya-butun-ol-340_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-7-eylul-pazartesi-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-ne-kadar-oldu-son-290655</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! 7 Eylül Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[7 Eylül 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını, ata altın ne kadar oldu? sorusu merak ediliyor. Güncel altın fiyatları arama motorlarında sorgulanıyor. Altında son durum araştırılıyor. Bugün altın kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ve ata altın fiyatları ne kadar? İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi altın fiyatlarında son dakika gelişmeleri...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! 7 Eylül Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün altın ne kadar? Altın düştü mü yükseldi mi? 2026 yılında altın fiyatları ne oldu? Altın fiyatlarındaki son durum araştırılıyor. <b>7 Eylül 2026 Pazartesi altın fiyatları</b>nı merak ediliyor. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ve ata altın fiyatları ne kadar? sorusunun yanıtı bu haberde...</p><p><b>ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p><b>Altın yeni günde düşüş yaşadı.</b></p><p>Cuma günü ons altındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 897 liradan tamamlamıştı.</p><p>Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışın hemen altında 6 bin 840 lira seviyesinden işlem görüyordu. 7 Eylül 2026 Pazartesi günü aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 195 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 573 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu, faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftada değer kaybederek 4 bin 389 dolardan alıcı buluyordu.</p><p><b>Peki, şimdi altın fiyatları ne kadar oldu? </b></p><p><b>İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi (bugün) gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını fiyatları hakkında bilgi almak isteyenler için son dakika, canlı tüm değerler ile altın alış satış fiyatları burada...</b></p><p><b>7 EYLÜL 2026 PAZARTESİ GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.831,91</p><p>Satış: 6.832,55</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.851,90</p><p>Satış: 11.101,82</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.635,98</p><p>Satış: 22.203,64</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 45.031,00</p><p>Satış: 45.712,00</p><p><b>ATA ALTIN</b></p><p>Alış: 44.764,10</p><p>Satış: 45.901,10</p><p><b><font size="5" color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/altinda-sert-hareketlilik-364_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aliyev-nobel-odullu-turk-bilim-insani-aziz-sancari-sohret-nisaniyla-odullendirdi-290654</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar'ı "Şöhret" nişanıyla ödüllendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Şöhret" nişanıyla ödüllendirilmesine ilişkin kararnameyi imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar'ı "Şöhret" nişanıyla ödüllendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Anayasa'nın ilgili maddelerini esas alarak Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Şöhret" nişanıyla ödüllendirilmesine ilişkin kararnameye imza attı.</p><p>Kararnamede, Sancar'ın Azerbaycan ile uluslararası bilimsel ve insani işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik özel hizmetleri dolayısıyla ödüle layık görüldüğü belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aliyev-nobel-odullu-turk--449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290653</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslandikca-vucutta-azaliyor-bilim-insanlarinin-odaklandigi-bagirsak-bakterisi-ne-ise-yariyor-290653</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlandıkça vücutta azalıyor! Bilim insanlarının odaklandığı bağırsak bakterisi ne işe yarıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'de yapılan yeni bir araştırma, Bifidobacterium pseudocatenulatum adlı bağırsak bakterisinin miktarının yaşla birlikte azaldığını ve bu azalmanın sağlıklı yaşlanma üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu bakterinin ve ürettiği 5-AVAB bileşiğinin yaşlanma sürecindeki rolünü vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlandıkça vücutta azalıyor! Bilim insanlarının odaklandığı bağırsak bakterisi ne işe yarıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel çalışma, Bifidobacterium pseudocatenulatum adlı bağırsak bakterisinin insanlarda yaşla birlikte azaldığını ve bu azalmanın sağlıklı yaşlanmayla doğrudan ilişkili olabileceğini gösterdi. Farklı yaş gruplarındaki bireylerden alınan bağırsak mikrobiyomu örneklerini inceleyen araştırmacılar, hem erkeklerde hem de kadınlarda bu bakterinin miktarının yıllar içinde belirgin biçimde düştüğünü saptadı. Bilim insanları, özellikle Bifidobacterium pseudocatenulatum'un sağlıklı yaşlanma sürecinde potansiyel bir rol oynayabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Bifidobacterium pseudocatenulatum ve 5-AVAB bağlantısı öne çıktı</h3><p>Araştırmada, yalnızca bakterinin miktarı değil, aynı zamanda Bifidobacterium pseudocatenulatum tarafından üretilen 5-AVAB adlı bileşiğin de yaşla birlikte azaldığı belirlendi. Analizler, bu metabolitin insan vücudundaki seviyesinin zamanla düştüğünü ortaya koydu. Bilim insanları, 5-AVAB'ın bağırsak sağlığı ve genel yaşlanma süreci üzerindeki etkilerinin de önemli olduğunu vurguladı. Bu bulgular, bağırsak mikrobiyomunun yaşlanma üzerindeki karmaşık etkilerini anlamada yeni bir pencere açtı.</p><h3>Hayvan deneyleri umut verdi: Yaşlanma belirtileri azaldı</h3><p>Çalışmanın bir diğer önemli aşamasında, bilim insanları Bifidobacterium pseudocatenulatum ve 5-AVAB'ın yaşlanma üzerindeki etkilerini yaşlı fareler üzerinde test etti. Bakteri takviyesi yapılan farelerde bağırsak sağlığında belirgin iyileşmeler gözlemlendi. Ayrıca, kronik iltihaplanma süreçlerinin hafiflediği, motor ve bilişsel fonksiyonların ise daha yüksek seviyelerde olduğu tespit edildi. 5-AVAB bileşiği tek başına verildiğinde de benzer olumlu sonuçlar elde edildi. Uzmanlar, bu bulguların Bifidobacterium pseudocatenulatum ve 5-AVAB'ın sağlıklı yaşlanma mekanizmalarında önemli bir rol oynayabileceğini düşündürüyor.</p><p>Bilim insanları, şu ana kadar elde edilen verilerin umut verici olduğunu belirtiyor ancak bu bulguların insanlar üzerindeki etkisinin netleşmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor. Gelecekte yapılacak çalışmaların, yaşlanma süreçlerinin yavaşlatılmasında Bifidobacterium pseudocatenulatum ve 5-AVAB'ın potansiyelini daha ayrıntılı şekilde ortaya koyması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/yaslandikca-vucutta-azali-430_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/harvarddan-dijital-detoks-arastirmasi-sosyal-medyayi-azaltmak-ruh-haline-nasil-yansidi-290652</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Harvard'dan dijital detoks araştırması! Sosyal medyayı azaltmak ruh haline nasıl yansıdı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Harvard Tıp Okulu ve Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nin ortak çalışmasında dijital detoks uygulayan gençlerde kaygı ve depresyon belirtileri önemli ölçüde azaldı. Sosyal medya kullanımını bir hafta boyunca kısıtlayan katılımcıların ruh sağlığında gözle görülür iyileşme saptandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Harvard'dan dijital detoks araştırması! Sosyal medyayı azaltmak ruh haline nasıl yansıdı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Tıp Okulu ile Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nin yürüttüğü kapsamlı bir araştırmada, 18-24 yaş aralığındaki gençler bir hafta boyunca sosyal medya kullanımını ciddi oranda azalttı. Araştırma sonucunda, gençlerin depresyon ve kaygı düzeylerinde dikkat çekici bir düşüş kaydedildi. Katılımcıların sosyal medya platformlarında geçirdikleri süre ortalama 1,9 saatten yarım saate inerken, depresyon belirtilerinde yüzde 24,8, kaygıda ise yüzde 16,1 oranında azalma görüldü. Uykusuzluk şikayetlerinde de yüzde 14,5'lik bir düşüş tespit edildi. Araştırma, sosyal medya kullanımının ruh sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koydu.</p><h3>Harvard uzmanları: Dijital detoks ruh sağlığında hızlı iyileşme sağladı</h3><p>Dijital detoks uygulamasının etkileri, özellikle sosyal medya kullanımını yoğun şekilde sürdüren gençlerde belirginleşti. Araştırmaya katılan 373 kişiden 295'i, beş popüler sosyal medya platformunda bir hafta boyunca kısıtlamayı gönüllü olarak kabul etti. Katılımcılardan sosyal medyayı tamamen bırakmaları istenmedi; bunun yerine, mümkün olduğunca az kullanmaları önerildi. Bu süreçte sosyal medya kullanım süresi günde yaklaşık 1,9 saatten 30 dakikaya düştü. PHQ-9 ölçeğiyle yapılan değerlendirmede, depresyon belirtileri yüzde 24,8, kaygı ise yüzde 16,1 oranında azaldı. Uykusuzluk şikayetlerinde de yüzde 14,5'lik bir iyileşme kaydedildi. Özellikle başlangıçta daha belirgin ruhsal sorunlar yaşayan gençlerde, dijital detoksun etkisi çok daha yüksek oldu.</p><h3>Sosyal medya kısıtlaması yalnızlık hissini değiştirmedi</h3><p>Araştırmada dijital detoksun diğer etkileri de incelendi. Sosyal medya kullanımındaki düşüş, akıllı telefon kullanım süresini neredeyse etkilemedi; katılımcılar boşalan zamanı telefonun diğer işlevlerine ayırdı. Yalnızlık hissi ise neredeyse sabit kaldı. Uzmanlar, sosyal medya platformlarının bazı gençler için iletişim ve bağlantı aracı olarak önemini koruduğunu belirtti. Ayrıca, sosyal medyada geçirilen zamanın miktarından çok, platformların problemli kullanımıyla olumsuz ruh hali arasında daha güçlü bir ilişki bulunduğu ortaya çıktı. Araştırmada, içerik türlerinin etkisi ise ayrı olarak analiz edilmedi. Bireysel farklılıkların da önemli rol oynadığı gözlendi; bazı gençler ruh hallerinde ciddi iyileşme bildirirken, bazıları ise değişiklik hissetmedi. Fiziksel aktivite açısından, grup genelinde anlamlı bir artış saptanmadı.</p><h3>Uzmanlar dijital detoksun kişiye özel uygulanmasını öneriyor</h3><p>Çalışmanın yazarları, bir haftalık dijital detoksun kendiliğinden iyileşme sağladığını kesin olarak söylemenin şu aşamada mümkün olmadığını vurguladı. Araştırmada kontrol grubu bulunmaması ve katılımcıların gönüllü olarak sürece dahil olması, bulguların genellenmesini sınırladı. Araştırmanın bir sonraki aşamasında, dijital detoksun kişiye özel planlanması hedefleniyor. Uzmanlar, herkes için tek tip bir yaklaşım yerine, bireyin sosyal medya alışkanlıklarına, uyku düzenine ve fiziksel aktivite düzeyine göre özel önlemler alınmasının daha etkili olacağını savunuyor. Bu yeni yaklaşımın, gençlerin ruh sağlığında daha kalıcı ve anlamlı iyileşmeler sağlayabileceği öngörülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Harvard ve Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nin ortak dijital detoks araştırması, sosyal medya kullanımının ruh sağlığı üzerindeki etkilerini net biçimde gösterdi. Dijital detoksun özellikle depresyon ve kaygı belirtileri üzerinde kısa sürede olumlu sonuçlar verdiği, ancak yalnızlık duygusu ve genel telefon kullanımı üzerinde sınırlı etkisi olduğu belirlendi. Uzmanlar, gelecekte daha kişiselleştirilmiş dijital detoks programlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/harvarddan-dijital-detoks-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/titanikin-batis-nedeni-lanetli-bir-misir-mumyasi-miydi-290651</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Titanik'in batış nedeni lanetli bir Mısır mumyası mıydı?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[1912'de Atlantik Okyanusu'nda batan Titanik ile ilgili Mısır mumyası söylentileri yıllardır tartışılıyor. Tarihçiler, gemide antik bir Mısır mumyası taşındığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve bu efsanenin herhangi bir kanıta dayanmadığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Titanik'in batış nedeni lanetli bir Mısır mumyası mıydı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1912 yılında Atlantik Okyanusu'nda batan Titanik, sadece denizcilik tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak değil, aynı zamanda Mısır mumyası söylentileriyle de hafızalara kazındı. Bazı araştırmacılar, facianın nedenini gemide taşındığı iddia edilen antik bir Mısır mumyasının lanetine bağladı. Özellikle, bu mumyanın trajediye yol açan bir rahibeye ait olduğu ve gemiye uğursuzluk getirdiği iddiaları uzun süre gündemde kaldı. Ancak tarihçiler, bu iddiaların gerçek bir temele dayanmadığını belirtiyor.</p><h3>Titanik ve Mısır mumyası iddiası Amerikan basınında geniş yer buldu</h3><p>O dönemde, mumya söylentileri başta Amerika olmak üzere birçok ülkede geniş yankı uyandırdı. Gazeteci William Stead gibi isimler, kötü ruhların huzurunu bozanlara karşı intikam alınabileceğine dikkat çekti. Amerikan basını, Titanik'in batışını gizemli bir lanetle ilişkilendirdi ve gemideki Mısır mumyasının felakete yol açtığı iddiasını manşetlere taşıdı. Bu söylentiler, özellikle Tutankhamun'un mezarının keşfiyle birlikte antik Mısır lanetlerine olan ilginin artmasına da neden oldu.</p><h3>Titanik tarih derneği: Mısır mumyası söylentisi asılsız</h3><p>1985 yılında Titanik'e adanmış bir tarih derneği, yürüttüğü araştırmalar sonucunda gemide hiçbir antik Mısır eserinin bulunmadığını açıkladı. Dernek, Mısır mumyası söylentisinin tamamen efsaneden ibaret olduğunu ve Titanik'in batışıyla herhangi bir bağlantısı olmadığını vurguladı. Uzmanlar, bu tür lanet hikayelerinin gerçek bir dayanağı olmadığını, sadece ilgi çekici bir öykü olarak kaldığını belirtiyor. Sonuç olarak, Titanik ve Mısır mumyası ilişkisi tarihte yalnızca bir efsane olarak yer alıyor.</p><p>Tüm bu açıklamalar, Titanik faciasının ardındaki gizemi çözmeye yetmese de, Mısır mumyası iddiasının bilimsel bir temeli olmadığını net şekilde ortaya koyuyor. Tarihçiler, bu tür söylentilerin gerçek olayların önüne geçmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/titanikin-batis-nedeni-la-510_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290648</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ev-bitkileriniz-sonbaharda-soluyorsa-bu-ayrintiya-dikkat-290648</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ev bitkileriniz sonbaharda soluyorsa bu ayrıntıya dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Biyolog T. Alexeeva, oda bitkilerinin sonbahar aylarında solmaması için fitolamba kullanımının önemine dikkat çekti. Uzman, evde bitki yetiştirenlerin özellikle gün ışığı süresi azaldığında doğru aydınlatma ve nem desteği sağlaması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ev bitkileriniz sonbaharda soluyorsa bu ayrıntıya dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biyolog T. Alexeeva, oda bitkilerinin sonbaharda karşılaştığı solgunluk sorununa karşı önemli uyarılarda bulundu. Alexeeva, günlerin kısalmasıyla birlikte oda bitkilerinin stres altında kaldığını ve bu dönemde fitolamba kullanımının bitkiler için büyük fayda sağladığını belirtti. Uzman, sıradan lambaların yerine özellikle fitolamba tercih edilmesinin, bitkilerin sağlıklı gelişimi açısından kritik rol oynadığını ifade etti. Sonbahar aylarında oda bitkileri için doğru aydınlatma ve bakım yöntemlerinin uygulanmasının, bitkilerin canlılığını koruması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><h3>Alexeeva: 'Fitolamba ve nem desteği şart'</h3><p>Biyolog Alexeeva, sonbaharda birçok bitkinin büyüme hızının düştüğünü ve sıcak ortam seven türlerin cereyan ile açık pencerelerden olumsuz etkilendiğini açıkladı. Bu nedenle, sıcak iklimi seven oda bitkilerinin geçici olarak daha korunaklı bir alana taşınmasının faydalı olacağını söyledi. Ayrıca, ısıtma sezonunda oda bitkilerinin nem ihtiyacının arttığını belirten Alexeeva, fitolamba ile birlikte düzenli nem desteği verilmesinin bitkilerin sağlığını koruduğuna dikkat çekti. Bitkilerin yanında su kabı bulundurmanın ya da belirli aralıklarla sprey kullanmanın, özellikle hassas türler için etkili bir çözüm sunduğunu dile getirdi.</p><h3>Eğrelti otları için günlük sprey önerisi</h3><p>Uzman, oda bitkilerinin türüne göre bakım ihtiyaçlarının değiştiğini ve bazı bitkilerde spreylemenin daha sık yapılması gerektiğini belirtti. Özellikle eğrelti otları gibi nem seven bitkilerin her gün spreylenmesi gerektiğini vurgulayan Alexeeva, fitolamba ve nem desteğinin bir arada uygulanmasının bitkilerin sonbahar boyunca sağlıklı kalmasına katkı sağladığını ifade etti. Sonbaharda oda bitkilerinin bakımında fitolamba, düzenli nem ve doğru ortam seçimi ile canlı ve sağlıklı bitkiler elde etmek mümkün oluyor. Bu yöntemler sayesinde, evdeki bitkiler mevsim geçişlerinden olumsuz etkilenmeden gelişimini sürdürebiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Alexeeva'nın önerileri, oda bitkilerinin sonbaharda solmaması için fitolamba ve nem desteğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Evde bitki yetiştirenlerin bu dönemde dikkatli hareket etmesi, bitkilerin sağlıklı kalmasına yardımcı oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ev-bitkileriniz-sonbahard-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bir-aracin-patlamasina-yol-acabilecek-hata-ne-290647</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir aracın patlamasına yol açabilecek hata ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, araçlarda akü takviyesi sırasında yapılan basit hataların ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yanlış kablo bağlantısının yangın ve patlama riskini artırdığı uyarısı yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir aracın patlamasına yol açabilecek hata ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomobil kullanıcıları için akü takviyesi sırasında yapılan küçük hatalar, büyük tehlikeleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle yanlış kablo bağlantısı nedeniyle araçlarda patlama ve yangın riskinin ciddi şekilde arttığını belirtiyor. Boş aküyle motoru çalıştırmaya çalışırken yapılan bir hata, aracın elektronik sisteminin devre dışı kalmasına, yangın çıkmasına veya patlamaya neden olabiliyor. Bu tür risklerin önüne geçmek için doğru adımların izlenmesi gerekiyor.</p><h3>Yanlış takviye bağlantısı patlama riskini artırıyor</h3><p>Aküyle ilgili sorunlar yalnızca boş aküyle sınırlı kalmıyor. Arızalı marş motoru, çalışmayan akü şarj sensörü veya yeterli akım üretmeyen alternatör de ciddi sorunlara yol açabiliyor. Araç sahiplerinin en sık yaptığı hata ise takviye sırasında kabloları yanlış bağlamak oluyor. Pek çok sürücü, önce negatif kabloyu aküye bağlayarak riskli bir işlem gerçekleştiriyor. Uzmanlar, bu bağlantının motor kaputundaki metal parçalarla temas etmesi halinde kıvılcım oluşabileceğini ve bu kıvılcımın aküden çıkan gazlarla birleşerek yangın veya patlamaya yol açabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, her adımda dikkatli davranmak şart.</p><h3>Doğru bağlantı sırası hayati önem taşıyor</h3><p>Böylesi tehlikeli sonuçların önüne geçmek için akü takviyesinde kabloların doğru şekilde bağlanması gerekiyor. Uzmanlar, "artı" kablonun doğrudan "artıya", "eksi" kablonun ise takviye yapılan aracın gövdesine bağlanmasını öneriyor. Ayrıca, bu işlemin karmaşık olabileceğini belirten uzmanlar, mümkünse profesyonel destek alınmasını tavsiye ediyor. Yanlış bağlantı sonucu oluşabilecek patlama ve yangın riski, hem araç hem de sürücü güvenliğini tehdit ediyor. Araç sahiplerinin, bu konuda bilinçli hareket etmesi ve güvenlik kurallarını ihmal etmemesi büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, akü takviyesi sırasında yapılan hatalar ciddi can ve mal kaybına yol açabiliyor. Uzmanlar, her sürücünün doğru bağlantı yöntemlerini öğrenmesini ve gerektiğinde profesyonel yardım almasını öneriyor. Araç güvenliği için bu adımların atlanmaması hayati önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bir-aracin-patlamasina-yo-993_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>