<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288210</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bolge-esnafini-sevindiren-haber-bakan-bolat-mujdeledi-dev-ilave-destek-yolda-288210</link>
      <pubDate>2026-08-20T18:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bölge esnafını sevindiren haber! Bakan Bolat müjdeledi: Dev ilave destek yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kütahya'da STK İstişare Toplantısı'na katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölge esnafını sevindiren dev finansman paketini açıkladı. TESKOMB ve Halkbank iş birliğiyle Kütahya esnafına 100 milyon liralık ilave kaynak sağlanacağı duyuruldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bölge esnafını sevindiren haber! Bakan Bolat müjdeledi: Dev ilave destek yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kütahya'da Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İstişare Toplantısı'na katıldı. Zafer Kalkınma Ajansı'nda düzenlenen toplantıda Bakan Bolat, Kütahya'nın ekonomik potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bolat, Kütahya'nın sanayi, madencilik, enerji, turizm ve ihracat alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Kütahya'nın 2002 yılında 46 milyon dolar olan ihracatının geçen yıl 975 milyon dolara ulaştığını ifade eden Bolat, bu yıl 1 milyar dolar ihracat sınırının aşılmasının beklendiğini söyledi. Kütahyalı ihracatçılara 2025 yılında 82 milyon dolar Eximbank finansman desteği sağlandığını belirten Bolat, 2026 yılının ilk 7 ayında bu desteğin 62 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı ihracat destekleri kapsamında ise Kütahya'ya geçen yıl 104 milyon lira, bu yılın ilk 7 ayında 60 milyon liranın üzerinde destek verildiğini açıkladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258505.jpg"/><p><b>"KÜTAHYA ESNAFINA 100 MİLYON LİRALIK EK DESTEK"</b></p><p>Bolat, toplantıda Kütahya esnafına yönelik önemli bir destek müjdesi de verdi. TESKOMB ve Halkbank ile yapılan görüşmeler sonucunda Kütahya'ya 100 milyon liralık ilave finansman desteği gönderileceğini açıkladı. Kütahya'da yaklaşık 18 bin 100 esnaf bulunduğunu belirten Bakan Bolat, geçen yıl esnafa 1,6 milyar lira, 2026 yılının ilk 7 ayında ise 860 milyon lira finansman desteği sağlandığını ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258506.jpg"/><p><b>"KÜTAHYA, HEM KURULUŞUN HEM DE KURTULUŞUN ŞEHRİDİR"</b></p><p>Vali Musa Işın da Bakan Bolat'ın Kütahya ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek ilin tarihi ve ekonomik önemine dikkat çekti. Kütahya'nın yaklaşık 7 bin yıllık geçmişiyle kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirten Vali Işın, Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna beşiklik eden kentin, Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanan son büyük hamlesinin de başladığı topraklar olduğunu söyledi. Işın, "Kütahya, hem kuruluşun hem de kurtuluşun şehridir" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258507.jpg"/><p>Kütahya'nın güçlü bir üretim ve sanayi şehri olduğunu vurgulayan Vali Musa Işın, ilin tarımsal üretimde de önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle kentin birçok sektörde önemli potansiyel barındırdığını ifade etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bolge-esnafina-piyango-vu-563_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288209</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nevsehirde-duygulandiran-ihtida-merasimi-alman-damat-islamiyeti-secti-288209</link>
      <pubDate>2026-08-20T18:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nevşehir'de duygulandıran ihtida merasimi: Alman damat İslamiyet'i seçti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'da yaşayan Marko Cvitkusic, Nevşehirli eşinin memleketine yaptığı ziyaret sırasında kendisine hediye edilen Almanca Kur'an-ı Kerim'i inceleyerek Müslüman olmaya karar verdi. Nevşehir İl Müftülüğü'nde düzenlenen merasimde dualar ve tekbirler eşliğinde Kelime-i Şehadet getiren Alman damat, "Muhammet" adını aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nevşehir'de duygulandıran ihtida merasimi: Alman damat İslamiyet'i seçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehirli bir ailenin kızıyla 26 yıl önce Almanya'da evlenen Marko Cvitkusic, eşi ve çocuklarıyla birlikte ailesinin Nevşehir'deki yakınlarını ziyarete geldi. Ziyaret sırasında ailenin yakını olan Araştırmacı-Yazar Hüsrev Öndegelen'in İslamiyet'e davet ettiği Marko'ya Almanca Kur'an-ı Kerim hediye edildi. Kendisine verilen Kur'an-ı Kerim'i inceleyen Marko, İslamiyet hakkında araştırmalar yapmaya başladı. İslamiyet'i yakından inceledikten sonra Müslüman olmaya karar veren Marko, bu kararının ardından iş yerinden yıllık izin alarak, eşi ve çocuklarıyla birlikte Nevşehir'e geldi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77134402-20082026d79d379b.jpg"/><p><b>KELİME-İ ŞEHADET GETİRDİ, MUHAMMET ADINI ALDI</b></p><p>Marko Cvitkusic için Nevşehir İl Müftülüğü'nde düzenlenen ihtida merasiminde Alibey Camii Uzman İmam Hatibi Bilal Özkaya tarafından Kur'an-ı Kerim okundu. Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel, Marko'yu İslamiyet'i seçmesinden dolayı tebrik ederek, İslam dini hakkında bilgiler verdi. Kelime-i Şehadet'in anlamını da anlatan Müftü Güzel, Marko'ya Kelime-i Şehadet getirirken eşlik etti. Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olan Marko Cvitkusic, Muhammet adını aldı. İl Müftüsü Kazım Güzel tarafından kendisine ihtida belgesi takdim edildi.  </p><p>Tekbir ve salavatlarla devam eden merasime Marko Cvitkusic'un eşi ve çocuklarının yanı sıra aile yakınları ile müftülük personeli de katıldı. Merasim, yapılan duanın ardından sona erdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/nevsehirde-duygulandiran--171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288208</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/misilleme-tedbirleri-basladi-yemen-ordusu-son-24-saatin-bilancosunu-acikladi-288208</link>
      <pubDate>2026-08-20T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Misilleme tedbirleri başladı: Yemen ordusu son 24 saatin bilançosunu açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yemen'de gerilim yeniden tırmanıyor. Yemen ordusu, son 24 saatte İran destekli Husilere ait mevzi ve hedeflere 81 operasyon düzenlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Misilleme tedbirleri başladı: Yemen ordusu son 24 saatin bilançosunu açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid Abdullah en-Nezili, açıklamayı ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptı.</p><p>Nezili, ordunun son 24 saatte Husilere ait askeri mevziler ve tehdit kaynaklarına yönelik 81 operasyon gerçekleştirdiğini kaydetti.</p><p>Yemenli yetkili, operasyonların, &quot;çok sayıda saha komutanı ile terör örgütü Husi unsurlarının etkisiz hale getirilmesi, çok sayıda ekipman ve aracın yanı sıra tehdit kaynaklarının imha edilmesiyle sonuçlandığını&quot; belirtti.</p><p>Nezili, &quot;Bu operasyonlar, silahlı kuvvetlerimizin, Yemen halkının kaynakları ve çıkarlarına yönelik tekrarlanan Husi terör saldırılarına karşı aldığı bir dizi misilleme tedbirinin parçasıdır. Husiler, sivil alanları kasıtlı olarak hedef alarak Yemen halkını kuşatmakta ve halkın çektiği sıkıntıları artırmaktadır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Husilerden de Yemen ordusunun açıklamalarına ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.</p><p>Yemen&#39;de yaklaşık 12 yıl önce başlayan iç savaş, başkent Sana dahil ülkenin bazı bölgelerini 21 Eylül 2014&#39;ten bu yana kontrolleri altında tutan Husiler ile hükümet güçleri arasında sürüyor.</p><p>Taraflar arasında Nisan 2022&#39;den bu yana görece sakin bir dönem yaşanırken, son haftalarda Marib, Cevf, Dali ve Taiz başta olmak üzere çeşitli bölgelerde çatışmalar yeniden yoğunlaştı.</p><p>Yemen, dünyanın en ağır insani ve ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/misilleme-tedbirleri-basl-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288207</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-baslatiyoruz-diyerek-duyurdu-20-arastirma-universitesi-devrede-288207</link>
      <pubDate>2026-08-20T18:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "başlatıyoruz" diyerek duyurdu: 20 araştırma üniversitesi devrede!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, yapay zekâ ve siber güvenlikte vites yükseltiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 araştırma üniversitesini kapsayan dev projede ilk etapta 550, 5 yılın sonunda ise 3 bin genç araştırmacı hedeflendiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "başlatıyoruz" diyerek duyurdu: 20 araştırma üniversitesi devrede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, sosyal medya hesabından "Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı"na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz.<br><br>Yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezî sınavla seçecek, 20 araştırma... <a href="https://t.co/bgyxfi5oHW">pic.twitter.com/bgyxfi5oHW</a></p>&#8212; Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) <a href="https://x.com/RTErdogan/status/2090453810841886854?ref_src=twsrc%5Etfw">August 20, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>"Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz. Yapay zeka, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezi sınavla seçecek, 20 araştırma üniversitemizde yetiştireceğiz. 5 yılın sonunda ise yaklaşık 3 bin genç araştırmacıyı ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandıracağız. Türkiye Yüzyılı'nı bilimin, teknolojinin ve gençlerimizin gücüyle inşa edeceğiz. Geleceğin teknolojilerini geliştiren, üreten ve dünyaya sunan güçlü, müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz."</p><p>Erdoğan'ın paylaşımındaki infografikte ise "Kritik teknolojilerde nitelikli insan kaynağımızı artıracağız. Kamu ve özel sektörümüzün ileri uzmanlık ihtiyacını karşılayacağız. Başarılı gençlerimizin bilimsel kariyere daha erken katılmalarını sağlayacağız." ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/cumhurbaskani-erdogan-bas-354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288206</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/en-son-10-gun-once-gorulmuslerdi-anne-ile-kizin-cansiz-bedenine-ulasildi-288206</link>
      <pubDate>2026-08-20T18:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[En son 10 gün önce görülmüşlerdi! Anne ile kızın cansız bedenine ulaşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 93 yaşındaki Ayten Harputlugil ile 71 yaşındaki kızı Nilgün Harputlugil birlikte yaşadıkları evde ölü olarak bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[En son 10 gün önce görülmüşlerdi! Anne ile kızın cansız bedenine ulaşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilbahçe Mahallesi&#39;ndeki bir sitede bulunan 5&#39;inci kattaki dairede yaşayan anne ve kızından haber alamayan yakınları, öğle saatlerinde eve geldi. Kapının açılmaması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne bildirildi.</p><p>İhbar üzerine adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla daireye giren ekipler, Ayten Harputlugil ile kızı Nilgün Harputlugil&#39;i kendilerine ait odalardaki yataklarında hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede anne ve kızının yaşamını yitirdiği belirlendi.</p><p>Olay yerindeki incelemelerin ardından cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.</p><p>Apartman sakinleri, anne ve kızı en son yaklaşık 10 gün önce gördüklerini ifade etti.</p><p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/en-son-10-gun-once-gorulm-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288205</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kocaeli-daricada-kan-donduran-olay-cesetler-morga-goturuldu-288205</link>
      <pubDate>2026-08-20T17:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kocaeli Darıca'da kan donduran olay: Cesetler morga götürüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Darıca ilçesinde sahilde 3 ceset bulundu. Cesetler, otopsi ve kimlik tespiti yapılmak üzere Gebze Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kocaeli Darıca'da kan donduran olay: Cesetler morga götürüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cevher Dudayev Parkı mevkisindeki sahilde hareketsiz halde duran bedenleri gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77134302-200820262586dd94.jpg"/><p>İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye ve sahil güvenlik ekipleri sevk edildi.</p><p>Ekiplerce yapılan kontrolde 2&#39;si kadın olmak üzere 3 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77134304-200820260901ee6e.jpg"/><p>Cesetler, otopsi ve kimlik tespiti yapılmak üzere Gebze Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77134301-20082026e7ec1973.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kocaeli-daricada-kan-dond-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288204</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bayraktar-kalkan-dihanin-envantere-alinmasina-yonelik-toren-duzenlendi-288204</link>
      <pubDate>2026-08-20T17:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bayraktar KALKAN DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bayraktar KALKAN Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı'nın (DİHA) envantere alınmasına yönelik tören yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bayraktar KALKAN DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve T3 Vakfının ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda gerçekleştiriliyor.</p><p>Bu kapsamda TEKNOFEST Mavi Vatan açılış seremonisinin ardından Bayraktar KALKAN DİHA&#39;nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlendi.</p><p>TCG Oruçreis&#39;te gerçekleştirilen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuvvet komutanları, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile savunma sanayisi sektör temsilcileri katıldı.</p><p>Öte yandan, haberleşme menzili 70 kilometrenin üzerinde ve operasyonel menzili 500 kilometre olan Bayraktar KALKAN DİHA&#39;nın azami kalkış ağırlığı 78 kilogram, faydalı yük kapasitesi de 3 kilogram seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bayraktar-kalkan-dihanin--118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288203</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/endonezyada-77-buyuklugunde-deprem-olu-sayisi-75e-yukseldi-288203</link>
      <pubDate>2026-08-20T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Endonezya'da 7,7 büyüklüğünde deprem! Ölü sayısı 75'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Endonezya'da 15 Ağustos'ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 75'e çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Endonezya'da 7,7 büyüklüğünde deprem! Ölü sayısı 75'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antara&#39;nın haberine göre, Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansı (BNPB), ülkenin Flores bölgesindeki depreme ilişkin son verileri açıkladı.</p><p>BNPB Afet Veri Merkezi Başkan Vekili Berton Panjaitan, depremde ölü sayısının 75&#39;e yükseldiğini belirterek, yaralı sayısının da 907&#39;ye çıktığını kaydetti.</p><p><b>2 BİN 700'ÜN ÜSTÜNDE ARTÇI SARSINTI KAYDEDİLDİ</b></p><p>Endonezya&#39;nın Flores bölgesinde 15 Ağustos&#39;ta 7,7 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, en büyüğü 6,2 olmak üzere 2 bin 700&#39;ün üstünde artçı sarsıntı kaydedilmişti.</p><p>Öte yandan, Kuzey Sumatra eyaletindeki Pematangsiantar kenti yakınlarında 6,9 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelmişti.</p><p>Depremde 900&#39;den fazla ev yıkılmış, 1300&#39;ü aşkın ev kısmi hasar görmüş ve yaklaşık 5 bin kişi geçici barınma alanlarına yerleştirilmişti.</p><p>Heyelanlar, Flores bölgesi boyunca yerleşim yerlerini birbirine bağlayan yaklaşık 700 kilometrelik kara yolunun bazı bölümlerini ulaşıma kapatmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/endonezyada-77-buyuklugun-763_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288202</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/selcuk-bayraktar-butun-bu-sivil-alanlarin-da-silaha-donusturuldugu-bir-donemden-geciyoruz-288202</link>
      <pubDate>2026-08-20T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Selçuk Bayraktar: Bütün bu sivil alanların da silaha dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "Sadece savunma sanayi ile değil, artık bu yaşadığımız dönemde tüm kurumları, müessesleriyle beraber yıkılan bir dünya görüyoruz. Sadece savunma teknolojilerinin değil, tüm sivil alanların da müreffeh olmak için önemli olduğu gibi, bütün bu sivil alanların da silaha dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Selçuk Bayraktar: Bütün bu sivil alanların da silaha dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan etkinlikleri kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bu yıl TEKNOFEST yarışlarına 1 milyon 600 bin gencin başvurmasıyla rekor kırıldığının bilgisini veren Bayraktar, "Burada düzenlediğimiz etkinliklerde de, İnsansız Sualtı Sistemleri yarışmamızdan İnsansız Deniz Aracı yarışmalarına, Sualtı Roket Yarışmasından TEKNOFEST Mavi Vatan yarışmasına kadar bir yarışma grubunu görüyoruz. Tabii burada sadece Sualtı Yarışmasına bile 4 bin 100 takım başvurdu" dedi.  </p><p><b>"TEKNOFEST'İ BU MİSYONLA DÜZENLİYORUZ"</b></p><p>Dünyanın önemli bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Bayraktar, küresel güç dengelerinin değiştiğine işaret ederek, şunları kaydetti:  </p><p>"Adeta tektonik bir kırılmayla devam ediyor. Hem küresel güç hem de üretim dengesinin değiştiğini görüyoruz. Bütün bunun merkezinde dünya ticaretinin özellikle enerji kaynaklarının ve ticaret yollarının denizlerle ilgili olduğunu görüyoruz. Bütün bunlar olurken, bütün bu dönüşümler olurken teknolojiyi tüketen değil, üreten, üretmekten de öte geliştiren bir neslin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. TEKNOFEST'i bu misyonla düzenlediğimiz gibi, Mavi Vatan'ın da sadece engin mavilerden ibaret olmadığını, bağımsızlığımız ve egemenliğimiz için ne kadar önemli olduğunu tüm kuşaklarımızla paylaşmak için bu etkinliği düzenliyoruz."  </p><p><b>"ÇOK YOĞUN BİR İLGİ VAR"</b></p><p>Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'e gösterilen yoğun ilgiye de değinerek, "Gölcük Tersanesinde muazzam bir ilk günde bu etkinlik başladı. Çok yoğun bir ilgi var, 4 gün boyunca devam edecek. Özellikle hafta sonu daha da yoğun olacaktır. Bu anlamda bugün ve yarını ziyaret edecek tüm vatandaşlarımıza özellikle tavsiye ediyorum. Deneyim açısından daha kaliteli bir deneyim sunacaktır. Denizaltıları da ziyaret edebiliyorsunuz, milli teknoloji eserlerimizi de görebiliyorsunuz, hemen ileride yarışma çadırlarımız var. Teknolojinin şampiyonlarının eserlerini görebiliyorsunuz. Tabii NSosyal üzerinden kayıt olmak önemli, buradaki deneyimi daha nitelikli hale getirmek için. Sabahın erken saatleri özellikle tüm vatandaşlarımıza tavsiye ediyorum" diye konuştu.  </p><p><b>"BAYKAR, DÜNYANIN EN BÜYÜK İNSANSIZ HAVA ARACI ŞİRKETİ"</b></p><p>Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, şöyle konuştu:  </p><p>"Ülkemizin savunma sanayisinde küresel bir iddia ortaya koymuş olması, bu gibi diplomatik alanların da önünü açtığını görüyoruz. Şuanda arkamda gördüğünüz insansız hava aracı Bayraktar TB3, üzerinde gördüğünüz mühimmatlar ve sistemlerle birlikte tümüyle milli. Uçağın içinde 100'den fazla bilgisayar, 6'dan fazla yapay zeka bilgisayarı var. Neredeyse lastiğinden, fren balatasından, milyonlarca satır yazılımına kadar Türk mühendislerin eseri bir teknolojiden bahsediyoruz. Baykar, dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi ve bütün gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde ediyor. Bu yüksek teknolojiyi geliştirirken de tümüyle öz kaynaklarını kullanıyor. Böylesine bir iddiayı ortaya koyduğunuzda, tüm dost ve kardeş coğrafyalara, sizlere güvenecek olanlara güven, korkacak olanlara da adeta korku salmış oluyorsunuz. Dolayısıyla ben milli savunma sanayi ekosisteminin başardığı teknolojik hamlenin, bu gibi küresel ittifaklarda da ülkemizin önünü açtığını da değerlendiriyorum. Buradaki kuşaklarımız tüm gönül coğrafyamızla birlikte, sadece savunma sanayiinde değil, teknolojinin her alanında ülkemizi bağımsız ve müreffeh kılmak için eserler geliştirecektir ve o gönül coğrafyamız, o geliştirdikleri teknolojilerin doğal pazarı olacaktır. Aynen SİHA'larımızda olduğu gibi. Bizim bütün gelirlerimizin yüzde 90'ını ihracattan geliyor. Eğer o dost ve kardeş coğrafyalara biz bu teknolojileri sunmasaydık belki 10'da birini ancak yapabilecektik. Küresel devlerle yarışacak ölçeğe gelmiş oluyorsunuz. Bunun da mümkün olmasının yolu, artık bu yaşadığımız bilişim ve teknoloji çağında, yeni kuşakların takımlar halinde yüksek teknolojiyi dünyayı yeniden inşa eder şekilde geliştirmesine bağlı olduğunu düşünüyorum."  </p><p><b>"BENİ ÇOK DUYGULANDIRDI..."</b></p><p>Sırada düzenlenecek olan TEKNOFEST Güneydoğu hakkında da bilgi veren Bayraktar, "30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek. Güneydoğumuzun neredeyse her ilinde etkinlik düzenliyoruz. Hatta geçtiğimiz hafta Şırnak'taydık. Ben Şırnak'ta yıllarca kaldım. SİHA'larımızın gelişmesi açısından da çok önemli bir merkez. Adeta terörün en zorlu şartlarını yaşatan bir yerden bu kadar bereketli, TEKNOFEST kuşağı ile birlikte, dron şampiyonasının kutlandığı bir yere dönüşmesi hakikaten beni de çok duygulandırdı. Çünkü oralarda gündüzün bir noktadan bir noktaya dahi emniyet ve güven içinde gidemiyordunuz maalesef. Allah'a şükür, özellikle milli teknolojimizin eseri olan SİHA'lar, terörün belini kırmasıyla, terörden bölgenin temizlenmesiyle, küresel emperyalizmin uzantısı olan terörden onu da başarmış olduk" dedi.  </p><p><b>"BÜTÜN BU SİVİL ALANLARIN DA SİLAHA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ"</b></p><p>Selçuk Bayraktar, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında kendini bağımsız kılacak her türlü teknolojiyi geliştirdiğini de ifade ederek, şöyle devam etti:  </p><p>"Ama kimisini bunların yeterli sayıda üretmedi. Şimdi üretim hattını ölçeklendirmesi, tüm dost ve kardeş coğrafyaları da koruyacak bir şekilde daha büyük bir ölçeğe ulaşması zamanı gelmiş durumda. Sadece savunma sanayi ile değil, artık bu yaşadığımız dönemde tüm kurumları, müessesleriyle beraber yıkılan bir dünya görüyoruz. Sadece savunma teknolojilerinin değil, tüm sivil alanların da müreffeh olmak için önemli olduğu gibi, bütün bu sivil alanların da silaha dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Kulağınıza taktığınız kulaklıklardan tutun da, kolunuzdaki dijital saatlerden, cebinizde taşıdığınız telefonlara...bunların her birinin topladığı verilerin veya tedarik zincirine yerleştirilen düşünün ki bombaların, tümüyle insanlığın bütün kurallarını hiçe sayar bir şekilde yıkarak sivil alanların hepsinin de silaha dönüştüğünü görüyoruz. Sadece savunma sanayinde yakaladığımız ivmeyi diğer alanlara da yaymaya çalışırken, bir yandan da dünyada özellikle bazı devletlerin sivil alanları da silaha dönüştürdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla hem kendi bağımsızlığımız için savunma sanayisi ne kadar önemliyse, tüm diğer sivil alanları da Milli Teknoloji Hamlemimizle kuşatmamız çok önemli olduğunu değerlendiriyorum. Bu mücadelenin hatta savunma veya diğer alanlar diye ayrılmadan adeta yekpare bir hat gibi mücadele ve seferberlik olarak yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum."  </p><p><b>"İNSANSIZ HAVA ARAÇLARINDA BUGÜN LİDERLİĞE OYNUYORUZ"</b></p><p>Konuşmasında yapay zeka teknolojisine de yer veren Bayraktar, "Yapay zeka deyince eskiden bunlara 'ileri algoritma' diyorduk. Şuanda 1'den 10'a kadar sayan algoritmaya da 'yapay zeka' deniliyor. Bilgisayarın yaptığı her şeye yapay zeka deniyor ama spesifik olarak dil makinelerinden bahsediyorsanız, dil makineleri hem kendi modellerimizi geliştirmek üzere T3 AI dediğimiz, hem de bu teknolojiden istifade etmek adına yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Hem bir yandan kendi özgü modellerimizi geliştirirken, bir yandan da bu teknolojide kırılım noktalarını yakalayarak çok daha verimli ve etkin geliştirecek yolları aramaya, yani bir yanda mühendislik ve bilimsel araştırma yaparken, bir yandan da bu teknolojiyi kullanarak hem kendi modellerimizde hem de dış kaynaklı modellerle teknoloji geliştirmeye devam ediyoruz. Teknoloji muhakkak hayatın her alanını etkileyecektir. Özellikle bu alanda bizler de bu oyunun dışında kalmamak için kendimize göre stratejimizi belirledik. Yüksek işlem gücüne erişmenizin mümkün olmadığı ve hatta çok pahalı olduğu durumlarda, kırılıma odaklanmanın aynen SİHA'larımızda olduğu gibi, biz havacılıkta dünyada doğarken maalesef o ilk dalgayı kaçıran ülkelerden bir tanesiyiz ama insansız hava araçlarında bugün liderliğe oynuyoruz. Kırılıma odaklanırsak, uzun vadede herkesin önüne geçebileceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"TEKNOLOJİ ÇOK GÜZEL AMA BAĞIMLISI, MÜPTELASI VE ONUN SON KULLANICISI OLACAKSAK SADECE ÇOK PROBLEMLİ"</b></p><p>Selçuk Bayraktar, teknolojinin kölesi olmanın değil, teknolojiyi geliştirerek hükmeden olabilmenin önemli olduğuna da dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:  </p><p>"Teknoloji çok güzel ama bağımlısı, müptelası ve onun son kullanıcısı olacaksak sadece çok problemli. TEKNOFEST etkinliğinin düzenlenmesinin yegane sebebi de teknolojiyi tüketen değil, bilimsel araştırmadan itibaren, mühendisliğiyle birlikte geliştirebilen, onu doğru şekilde ve doğru amaçlı kullanabilen nesiller yetiştirmek ve tüm kurumlarıyla yıkılmış olan dünyayı yeniden inşa edebilmek. Burada yeniden inşa derken kastım şu; dünyayı geliştirenler, ilerletenler... Bu artık yüksek teknolojiyle oluyor. Onu yapanlar değerleriyle hükmetmeye başlıyorlar. O değerlerin tümüyle içi boş da olabilir. Dolayısıyla medeniyetimizin adalet, iyilik, güzellik, hürriyet değerlerinin sesinin gür çıkabilmesi için bütün bu alanları teknolojinin tüm alanlarını nesillerimizle birlikte geliştirmemiz gerekiyor."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/selcuk-bayraktar-butun-bu-181_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288201</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ailenin-serefiyle-ilgili-bildiklerim-var-tehdidi-eski-mensup-kuytul-yapilanmasini-savciliga-anlatti-288201</link>
      <pubDate>2026-08-20T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Ailenin şerefiyle ilgili bildiklerim var' tehdidi! Eski mensup Kuytul yapılanmasını savcılığa anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana Cumhuriyet Başsavcılığının “Alparslan Kuytul Suç Örgütü”ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında değerlendirilen müşteki Mürsel Güler'in ifadesinde, yapılanmanın iç işleyişine ilişkin dikkat çekici suçlamalar yer aldı. Yaklaşık 25 yıl yapı içerisinde bulunduğunu belirten Güler; Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un kendilerini eleştiren mensupları “hain” ve “ajan” ilan ederek hedef gösterdiklerini, aile ve namus üzerinden tehdit ve şantajda bulunduklarını söyledi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Ailenin şerefiyle ilgili bildiklerim var' tehdidi! Eski mensup Kuytul yapılanmasını savcılığa anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, yapılanmanın eski mensuplarından Mürsel Güler'in müşteki sıfatıyla verdiği ifade de incelemeye alındı.</p><p>1998 yılında Furkan Vakfı ile tanıştığını ve yaklaşık 25 yıl boyunca yapı içerisinde aktif görev yaptığını anlatan Güler, yıllar içerisinde gördüğü yanlışları eleştirdiği için Alparslan Kuytul'un hedefi haline geldiğini söyledi.</p><p>Güler'in ifadesi; tehdit, şantaj, hakaret, sosyal medya üzerinden toplu hedef gösterme, psikolojik baskı, itibarsızlaştırma ve eleştiren mensupların yapıdan dışlanmasına yönelik sistematik uygulamalar bulunduğu beyanlarını içeriyor.</p><p><b>"ELEŞTİRDİĞİM İÇİN HER ZAMAN BANA KARŞI TAVIR ALDI"</b></p><p>Güler, yapıda bulunduğu dönem boyunca Alparslan Kuytul'un bazı karar ve uygulamalarına itiraz ettiğini belirterek, bu nedenle kendisine karşı tavır alındığını söyledi.</p><p>İfadesinde, Kuytul'un siyasi söylemlerinin zaman içerisinde sertleştiğini; hükümet yetkilileri, valiler, belediye başkanları, müftüler, cami görevlileri ve başka dini gruplar hakkında kullanılan dilin yapı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu düşündüğünü anlattı.</p><p>Bu eleştirilerini doğrudan Kuytul'a da ilettiğini belirten Güler, bundan sonra kendisinin yapı içerisinde itibarsızlaştırılmaya başlandığını belirtti.</p><p><b>SEMRA KUYTUL'A "KAFA KESME" VE "YUMRUK" SUÇLAMASI</b></p><p>Mürsel Güler'in en dikkat çekici iddialarından biri Semra Kuytul'un yaptığı belirtilen toplantı ve yayınlara ilişkin oldu. Güler, Semra Kuytul'un bir toplantıda eleştirel isimlere yönelik olarak "Biz fitnecilerin ayağını kestik, Alparslan Hocam gelse kafalarını keser" şeklinde ifade kullandığını söyledi.</p><p>Başka bir konuşmada ise Alparslan Kuytul'un siyasi değerlendirmelerini eleştiren kişilerin "ağzının üstüne yumruk çakılması" yönünde sözler sarf edildiğini ifade etti. Güler, bu ifadelerin yapı içerisinde eleştiri getirenleri sindirmek ve mensupları söz konusu kişilere karşı harekete geçirmek amacı taşıdığını belirtti.</p><p><b>"KARAKTERSİZ, TERBİYESİZ, AJAN..."</b></p><p>Müşteki Güler, Semra Kuytul'un sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bir yayında kendisini ismiyle hedef göstererek "karaktersiz", "terbiyesiz", "karakteri bozuk" ve "ajan" gibi ifadeler kullandığını söyledi.</p><p>Bunun yalnızca kişisel bir tartışma olmadığını savunan Güler, yapı içinde tanınan bir isim olması nedeniyle kendisinin itibarsızlaştırılmasının diğer mensuplara da mesaj niteliği taşıdığını ifade etti. Güler'e göre amaç, "eleştiren kişinin yapı içerisindeki saygınlığını ortadan kaldırmak ve başkalarının da aynı yolu izlemesini önlemekti."</p><p><b>AİLENİN "ŞEREFİ" ÜZERİNDEN ŞANTAJ</b></p><p>İfadedeki en ağır suçlamalardan biri ise Güler ve ailesinin özel hayatına ilişkin tehditlerde bulunulduğu hususu oldu. Güler, Semra Kuytul'un kendisine yönelik olarak "Hocam senin ne sırlarını biliyor, hocam bir konuşursa görürsün" şeklinde sözler kullandığını söyledi.</p><p>Daha sonra Alparslan Kuytul'un da kendisine ailesinin şerefiyle ilgili bildiği şeyler bulunduğu yönünde sözler söylediğini belirtti. Güler, bu söylemleri "şantaj ve susturma girişimi" olarak nitelendirirken, sonraki süreçte kendisi ve ailesi hakkında sosyal medya hesapları üzerinden namus ve özel hayatı hedef alan paylaşımlar yapıldığını savundu.</p><p><b>"BİZ HAYATTAYKEN HOCAMIZA SAYGISIZLIK YAPAMAZSINIZ"</b></p><p>Güler'in anlatımına göre Semra Kuytul, kendisinden Alparslan Kuytul'un bazı siyasi açıklamalarını açıkça desteklediğini söylemesini de istedi. Güler, bu talebi yerine getirmemesi halinde yapı içerisinde kabul görmeyeceğinin kendisine söylendiğini ve "Biz hayattayken kimse hocamıza saygısızlık yapamaz, yüzünüze tükürürüz" şeklinde tehdit edildiğini belirtti.</p><p>Aynı yöntemin siyasi konularda Alparslan Kuytul ile aynı fikirde olmayan diğer mensuplara da uygulandığını savunan Güler, kişilerin topluluk önünde "hizaya getirilmeye" çalışıldığını söyledi.</p><p><b>"2 GÜN HERKES TWEET ATACAK" TALİMATI İDDİASI</b></p><p>Güler'in ifadesinde sosyal medya faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı iddialar da yer aldı. Kendisinin hedef gösterilmesinin ardından yüzlerce kişinin katıldığı toplantılar düzenlendiğini ileri süren Güler, Alparslan Kuytul'un taraftarlarına iki gün boyunca kendisi ve ailesi aleyhine paylaşım yapmaları yönünde talimat verdiğini söyledi.</p><p>Güler'in aktarımına göre Kuytul, "2 gün herkes tweet atacak, sonrasında bizim belirlediğimiz hesaplar tweet atacak" şeklinde talimat verdi. Güler, bu yöntemle kendisi ve ailesi hakkında binlerce hakaret ve tehdit içerikli paylaşım yapıldığını, bunun bir "psikolojik linç kampanyasına" dönüştüğünü söyledi.</p><p><b>8,5 SAATLİK "İKNA TOPLANTISI" YAPILDI</b></p><p>Güler, kendisinin itibarsızlaştırılması amacıyla Adana'da onlarca kişinin bir araya getirildiğini, farklı şehirlerde ve yurt dışında da takipçilerin belirli noktalarda toplandığını söyledi.</p><p>Bu kapsamda yaklaşık 8,5 saat süren bir yayın yapıldığını belirten Güler, bu toplantılarda kendisinin hedef gösterildiğini ve yapı mensuplarının kendisine karşı tavır almaya yönlendirildiğini beyan etti.</p><p><b>"ZORLA VİDEO ÇEKTİRİLDİ"</b></p><p>Mürsel Güler'in ifadesinde dikkat çeken bir başka başlık, yapılanmadan ayrılan veya Alparslan Kuytul ile sorun yaşayan kişilere karşı mensuplara video çektirildiği beyanı oldu. Güler, geçmişte Hasan Koyuncu hakkında manevi baskı altında video çekmeye zorlandığını söyledi.</p><p>Daha sonra bu davranışından pişman olduğunu ve Koyuncu'dan helallik istediğini belirten Güler, benzer yöntemin Koray Sarısaçlı konusunda da kullanıldığını ifade etti. Beyana göre yaklaşık 10 kişi bir binada toplanarak kendilerine ne söylemeleri gerektiği anlatıldı.</p><p>Güler, video çekmek istemeyen bir kişinin yapıdan uzaklaştırıldığını, mensupların görevlerini kaybetme ve cemaatten dışlanma korkusuyla video çekmek zorunda kaldığını beyan etti.</p><p><b>"KİMİN NE KONUŞACAĞINI DAHİ KUYTUL BELİRLİYORDU"</b></p><p>Güler, söz konusu itibarsızlaştırma videolarının doğrudan Alparslan Kuytul tarafından organize edildiğini söyledi. İfadesinde "Kimin ne konuşacağını, ne anlatacağını dahi Alparslan Kuytul belirlemektedir" diyen Güler, çekilen görüntülerin daha sonra yapıya ait sosyal medya hesaplarından yayıldığını, ardından diğer mensuplar tarafından geniş kitlelere ulaştırıldığını söyledi.</p><p>Güler'e göre bu uygulama yalnızca kendisine değil, Kuytul ile sorun yaşayan başka eski mensuplara karşı da kullanıldı.</p><p><b>KORAY SARISAÇLI, HASAN KOYUNCU VE GALİP KIRAN ÖRNEKLERİNİ VERDİ</b></p><p>Güler, ifadesinde Galip Kıran, Hasan Koyuncu ve Koray Sarısaçlı'nın isimlerini de verdi. Bu kişilerin de geçmişte Alparslan ve Semra Kuytul ile yaşadıkları sorunların ardından itibarlarını hedef alan kampanyalarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.</p><p>Koray Sarısaçlı ve ailesine yönelik sosyal medya yayınlarında özel hayat ve namus üzerinden suçlamalarda bulunulduğunu savunan Güler, benzer yöntemin daha sonra kendi ailesine karşı da devreye sokulduğunu beyan etti. Güler, bunu "itibar suikastı" olarak nitelendirdi.</p><p><b>"CEMAATTEN AYRILANLARLA KONUŞMA YASAĞI"</b></p><p>Mürsel Güler'e göre yapılanmadan ayrılan veya liderliği eleştiren isimler yalnızca sosyal medyada hedef alınmıyor, aynı zamanda diğer mensuplarla temaslarının da kesilmesi sağlanıyordu. Güler, Alparslan Kuytul'un kendisini eleştirenlerin itibarsızlaştırılmasının ardından yapı mensuplarına bu kişilerle görüşmemeleri yönünde talimat verdiğini ifade etti.</p><p>Kendisinin de "hain" ilan edildiğini söyleyen Güler, ailesiyle görüşmeye devam eden mensupların dahi hedef gösterildiğini söyledi. İfadesine göre bir yayında bu kişiler için "Bunlarla görüşende cemaat kanı yoktur, bunlarla görüşen kansızdır" ifadeleri kullanıldı.</p><p><b>SOSYAL MEDYA HESAPLARI İÇİN "MERKEZDEN YÖNETİLİYOR" İDDİASI</b></p><p>Güler; "Furkan Duruşu", "Furkan Harekatı Gündem" ve "Davet Meydanı" isimli sosyal medya hesaplarının da kendisi ve ailesine yönelik kampanyalarda kullanıldığını belirtti.</p><p>Bu hesaplardan aile şerefini ve özel hayatını hedef alan tehdit ve şantaj içerikli paylaşımlar yapıldığını savunan Güler, hesapların Alparslan Kuytul ve yakın çevresinin yönlendirmesiyle hareket ettiğini söyledi.</p><p>İfadesinde, sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyaların yalnızca birkaç hesaptan ibaret olmadığını, binlerce paylaşım yapılarak konuların Türkiye gündemine taşınmaya çalışıldığını ifade etti.</p><p><b>"VİDEOLARI MANİPÜLE EDİN, ALGI OLUŞTURUN"</b></p><p>Güler ayrıca İsmail Ataş isimli bir yapı mensubunun, ayrılan kişiler hakkında mizahi ve aşağılayıcı videolar hazırlamakla görevlendirildiğini söyledi.</p><p>Dosyaya sunduğunu belirttiği bir mesajlaşmada ise teknik ekibe yönelik olarak cemaatten ayrılan kişiler hakkındaki videoların "manipüle edilmesi ve algı oluşturulması" amacıyla kullanıldığına ilişkin ifadeler bulunduğunu savundu.</p><p><b>GüLER: "BENİM VE AİLEMİN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIN"</b></p><p>Mürsel Güler, ifadesinin sonunda Alparslan Kuytul, Semra Kuytul ve isimlerini verdiği bazı yapı mensupları ile sosyal medya hesaplarından şikâyetçi olduğunu belirtti. Güler'in savcılığa ilettiği en dikkat çekici talep ise can güvenliğine ilişkin oldu.</p><p>Kendisinin veya ailesinin başına herhangi bir olay gelmesi halinde sorumluluğun Alparslan Kuytul'da aranmasını istediğini belirten Güler, kendisinin ve ailesinin can güvenliğinin sağlanmasını talep etti.</p><p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında söz konusu beyanlar ve Güler'in delil olarak sunduğunu belirttiği sosyal medya kayıtları ile diğer materyaller adli makamlarca değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ailenin-serefiyle-ilgili--384_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yerli-ve-milli-teknoloji-teknofest-mavi-vatana-yogun-ilgi-288173</link>
      <pubDate>2026-08-20T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yerli ve milli teknoloji, TEKNOFEST Mavi Vatan'a yoğun ilgi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen etkinlikler vatandaşların yoğun ilgisiyle devam ederken, Türkiye'nin denizcilik ve savunma sanayisindeki yerli ve milli teknoloji ürünlerinin sergilendiği organizasyona gelen ziyaretçiler yarışma ve gösterileri takip ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yerli ve milli teknoloji, TEKNOFEST Mavi Vatan'a yoğun ilgi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfının (T3 Vakfı) ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda gerçekleştiriliyor.</p><p>Organizasyon kapsamında düzenlenen etkinliklere vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Denizcilik ve savunma sanayisine yönelik teknoloji ve projelerin sergilendiği organizasyona gelen vatandaşlar, yarışmaları ve etkinlik alanındaki gösterileri yakından takip ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42257860.jpg"/><p>Eskişehir&#39;den gelen Mehmet Abbasoğlu, &quot;İşimiz vardı burada. Biz de bu fırsatı değerlendirelim dedik. Burası çok muhteşem bir şey. Milletimizin özlem duyduğu silahlı kuvvetlerimizin deniz gücü buraya yansıtılmış bulunuyor. İnsanın duyguları çok farklı oluyor burada. Böyle şeyleri çok özledik. Çok hasret kaldık. Keşke bunlar daha önceki senelerde yapılmış olsaydı şu anda Türkiye&#39;miz daha farklı yerde olurdu. Emeği geçenlerin hepsinden Allah razı olsun. Bu güncel teknolojik silahların yapılması, geliştirilmesi ve hizmete sunulmasıyla Türkiye&#39;nin gücü ve kuvveti bütün kıtalarda hissedilir olacaktır. Öyle olduğuna da inanıyorum.&quot; dedi.<br></p><p>İrem ve Sinem adındaki ikiz kızlarıyla Avusturya&#39;dan gelen ve ilk kez TEKNOFEST&#39;i ziyaret eden Tevfik Ün, sabah saatlerinde alana geldiklerini ve o zamandan beri bütün yerli ve milli teknolojiyle üretilmiş ürünleri incelediklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42257864.jpg"/><p><b>Tevfik Ün, şunları ifade etti:</b></p><p>&quot;Buraya geldiğimiz için mutluyuz, muhteşem, gururlanıyoruz. Yurt dışında yaşayan biri olarak gurur duyuyoruz. Türkiye milli teknolojide çok ilerledi. Yurt dışından bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Yüzde 85 oranına yükseldi yerlilik oranımız. Bundan sonra da inşallah yüzde 100&#39;e ulaşana kadar devam edecektir umarım. Bugüne kadar yapılanlar bile muhteşem. Hayranlıkla izliyoruz.&quot;</p><p>İrem Ün, Türkiye&#39;nin yerli ve milli olarak ürettiği bu ürünleri ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirterek, &quot;Her şey gerçekten vatanım için. TCG Anadolu&#39;ya da girdik, içi çok büyük ve çok güzel. Hisler anlatılacak gibi değil, kelimeler yetmez. Diğer vatandaşlarımıza da çağrıda bulunuyorum. Muhakkak gelip görmeleri gereken bir yer.&quot; derken, kardeşi Sinem Ün &quot;Çok mutluyum yetiştiğimiz için. Çok gurur duyuyorum. Çok heyecanlandım ve çok güzel. Alan çok büyük. Gez gez bitmiyor. Bunların hepsinin yerli ve milli ürünlerimiz olduğunu bilmek bize mutluluk veriyor. Çok güzel bir güç bu.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42257866.jpg"/><p><b>- "Buraya gelince tüylerimiz diken diken oldu"</b></p><p>Kemal Kuzu, TEKNOFEST&#39;e ilk kez geldiğini belirterek, &quot;Çok gurur duyuyoruz. Çok destekliyoruz. Gerçekten mükemmel bir şey. Buraya gelince tüylerimiz diken diken oldu. Ülkemizde, vatanımızda da kendimizi çok huzurlu hissediyoruz bu sayede. Emeği geçen herkese çok teşekkürler. TCG Anadolu muhteşem bir şey.&quot; dedi. </p><p>Kemal Kuzu&#39;nun küçük oğlu Uras Kuzu ise gemileri gördüğünü ve çok beğendiğini dile getirerek, &quot;İleride dalgıç olmak istiyorum. Şu anda ben akşama kadar burada kalmak istiyorum. Babama burada kalalım diyorum.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>TEKNOFEST&#39;e ilk kez gelen vatandaşlardan Meltem Okçu da buranın çok büyük bir gurur olduğunu vurgulayarak, &quot;Milli gururlarımız. Tarif edilemez bir duygu. Bunlar Türkiye&#39;nin yerli ve milli olarak ne kadar ileri gittiğinin bir göstergesi.&quot; dedi.<br></p><p>Okçu&#39;nun 8 yaşındaki kızı Zeynep Ela Okçu da &quot;Gemileri gezdim annemle birlikte. Her şey çok güzel. Çok beğendim. İleride pilot olmak istiyorum. Gemiler çok güzel.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42257865.jpg"/><p><b>Levent Koç ise Gölcük'te yaşadığını ve ilk kez TEKNOFEST'e geldiğini belirterek şunları söyledi:</b></p><p>&quot;Gurur duyuyoruz. Çok güzel yapılan işler var. Bunlar bizim milli gururlarımız, milli değerlerimiz. Buraya herkesin gelip görmesi lazım. Bunları yapabilmek de ayrıyeten çok büyük bir olay. Bunlar yapıldığı için bizim diğer ülkelerden farkımızın ne olduğunu biraz daha anlıyoruz. Şimdi kızlarımla birlikte TCG Anadolu&#39;ya gireceğiz. Onu çok merak ediyorduk.&quot;</p><p>Levent Koç&#39;un 6&#39;ncı sınıfa giden kızı Ece Koç da &quot;TEKNOFEST&#39;e ilk kez geldim. Buradaki ürünleri görünce gurur duyuyorum ülkemde. Ülkemi çok seviyorum. Şimdi TCG Anadolu&#39;ya geçiyoruz.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/yerli-ve-milli-teknoloji--377_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/aleksey-batrakov-istanbulda-ilk-fotograflar-288172</link>
      <pubDate>2026-08-20T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aleksey Batrakov İstanbul'da: İlk fotoğraflar]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın yeni transferi Aleksey Batrakov, İstanbul'a geldi.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aleksey Batrakov İstanbul'da: İlk fotoğraflar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Galatasaray'ın transfer görüşmelerine başladığı 21 yaşındaki Rus futbolcu Aleksey Batrakov, İstanbul'a geldi.</b></p><p>Rusya&#39;nın başkenti Moskova&#39;dan ailesiyle kalkan uçakla Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali&#39;ne gelen Batrakov&#39;u sarı-kırmızılı kulübün yetkilileri ve taraftarları karşıladı.</p><p>Rus futbolcu, sarı-kırmızılı taraftarları selamladıktan sonra kendisi ve ailesi için tahsis edilen özel araçla havalimanından havaalanından ayrıldı.</p><p>Aleksey Batrakov, geçen sezon Lokomotiv Moskova formasıyla Rusya Premier Lig&#39;de çıktığı 28 maçta 13 gol kaydetti.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258844.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258850.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258853.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aleksey-batrakov-istanbul-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/sifir-atik-malzemeleri-uc-boyutlu-sanat-eserlerine-donusuyor-288171</link>
      <pubDate>2026-08-20T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıfır atık malzemeleri üç boyutlu sanat eserlerine dönüşüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu'da rölyef sanatçısı İlker Çorbacı, atık malzemelerle kentin kültürel mirasını üç boyutlu eserlere taşıyor. Çorbacı, Sıfır Atık Projesi'nin uluslararası alana taşınmasına öncülük edenlere teşekkür ederek, "Son yıllarda sıfır atık çok revaçta. Emine Erdoğan Hanımefendi'ye teşekkür ediyorum. Birleşmiş Milletlere verdiği önerge ile 30 Mart Dünya Sıfır Atık Günü'nün ilan edilmesiyle yaptığımız bu sanatı dünyaya tanıtmak istiyorum." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıfır atık malzemeleri üç boyutlu sanat eserlerine dönüşüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ünye ilçesinde yaşayan Çorbacı, bakır, alüminyum, plastik ve karton gibi çeşitli atıkları bir araya getiriyor.<br></p><p>Daha sonra bu malzemeleri işleyerek şekillendiren Çorbacı, tarihi mekanları üç boyutlu tablolara taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258511.jpg"/><p>Çorbacı, AA muhabirine, resim yapmaya çocukluğundan itibaren ilgi duyduğunu, zamanla üç boyutlu eserlere yöneldiğini söyledi.</p><p>Tutkusunun ve arzusunun hiçbir zaman azalmadığını dile getiren Çorbacı, &quot;Osmanlı mimarisine hayranlığım dolayısıyla sokak ve caddeleriyle beraber 10 yıl boyunca aynı tablonun farklı fraksiyonlarını yapmaya başladım. Bu atıklarla 7-8 yılda 9 tablo yaptım. Daha sonra sembolik yerler yapmaya başladım. İtalya&#39;dan, İstanbul&#39;dan sembolik yerleri tabloya dönüştürdüm. 27 yıl boyunca damıta damıta gelinmiş bir noktadayız.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258512.jpg"/><p>İnsanların değersiz gördüğü malzemeleri değerlendirdiğini ifade eden Çorbacı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258513.jpg"/><p>&quot;Aslında gözle görmediğimiz, değersiz malzemeleri değerli hale getirme çabasıydı benimki. İnsanların değersiz görüp, gözden çıkarıp çöpe attığı malzemeleri ortaya çıkarmak çok kıymetli. Eserlerimi yaparken ilk başta kağıt, karton, çöpe atılmış malzemelerin ahşap kaplamaları gibi, malzeme çeşitliliği arttıkça tablonun zenginliği de görseli de artmış oldu. Bugün yaklaşık 30 çeşit farklı atık kullanıyorum. Çalışmalarımda esere göre bakır, alüminyum, plastik, karton gibi çok çeşitli atıklar kullanıyorum. Tek hazır olan şey yapışkan ve boyası. Gerisi çerçevesine varana kadar tamamı atıklardan yapılıyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258515.jpg"/><p>Çorbacı, Sıfır Atık Projesi'nin uluslararası alana taşınmasına öncülük edenlere teşekkür ederek, "Son yıllarda sıfır atık çok revaçta. Emine Erdoğan Hanımefendi'ye teşekkür ediyorum. Birleşmiş Milletlere verdiği önerge ile 30 Mart Dünya <b>Sıfır Atık</b> Günü'nün ilan edilmesiyle yaptığımız bu sanatı dünyaya tanıtmak istiyorum." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/sifir-atik-malzemeleri-uc-225_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/netanyahunun-hadsizligine-israil-icinden-dikkat-ceken-yorumlar-geldi-288170</link>
      <pubDate>2026-08-20T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun hadsizliğine İsrail içinden dikkat çeken yorumlar geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Netanyahu'nun Suriye'ye saldırıları ve Türkiye'yle gerilim arayışına İsrailli siyasetçilerden "küstah ve tehlikeli" tepkisi var. Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ise 'aptalca' değerlendirmesi yaptı.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netanyahu'nun hadsizliğine İsrail içinden dikkat çeken yorumlar geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İsrail'de bazı siyasetçiler ve politika yorumcuları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne saldırısını, ekimdeki seçimler öncesinde oyunu artırmak için yaptığı görüşünde.</b></p><p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları, 18 Ağustos&#39;ta İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü&#39;ne saldırı düzenledi.</p><p>İsrail&#39;deki bazı muhalif isimlerin kaleme aldığı değerlendirmelerde, söz konusu saldırının zamanlamasına dikkat çekildi.</p><p><b>İsrailli muhalif siyasetçi, Netanyahu'nun hamlesini "tehlikeli" buluyor</b></p><p>İsrail'de Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, söz konusu saldırıyla Netanyahu'nun <b>"küstah ve tehlikeli"</b> bir hamle yaptığını belirtti.</p><p>Saldırıyla birlikte İsrail'in "<b>Türkiye ile gerilimi yükselttiğini ve ABD ile çatlağı derinleştirdiğini"</b> ifade eden Golan, Netanyahu'nun siyasi hesaplarla askeri güç kullandığını, İsrail'in güvenlik bakımından bunun bedelini ödediğini vurguladı.</p><p>Golan, Netanyahu'nun <b>"aşırı ve güvenilmez"</b> bir aktör olduğunu vurgulayarak onunla istikrarlı bölge inşa edilemeyeceğini aktardı.</p><p>Netanyahu&#39;nun İsrail&#39;i ortaklarından ve müttefiklerinden uzaklaştırdığını kaydeden Golan, İsrail Başbakanı&#39;nın siyasi olarak hayatta kalma uğruna daha fazla savaş ürettiğini ve bunun değişmesi gerektiğini kaydetti.</p><p><b>Eski Başbakan Barak'tan saldırıya "aptalca" nitelemesi</b></p><p>Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail&#39;de 27 Ekim&#39;de yapılacak seçimler öncesinde Netanyahu&#39;nun güvenlik gerilimleriyle seçmenlere ulaşma siyaseti izlediği değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Netanyahu'nun Türkiye'ye karşı yükselttiği gerilimin <b>sorumsuz ve aptalca</b> olduğunu kaydeden Barak, hangisinin daha fazla olduğuna karar vermenin zor olduğunu aktardı.</p><p>Barak, "<b>Türkiye'nin Esed'in Suriyesi veya İran olmadığı",</b> ABD ile koordineli olarak Türkiye ve Suriye'deki temaslarla sorunların çözülebileceği değerlendirmesinde bulunarak <b>"Netanyahu tamamen raydan çıktı."</b> ifadesini kullandı.</p><p>Netanyahu'nun savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamadığını ve siyasi olarak hayatta kalmaya çalıştığını belirten Barak,<b> "Netanyahu'nun pervasız davranışlarının, İsrail'in dünyadaki ve bölgedeki az sayıdaki müttefikini endişelendirdiğini" </b>kaydetti.</p><p><b>Eski İsrail Savunma Bakanı'ndan Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırma çağrısı</b></p><p>Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Moşe Yaalon, saldırının ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımla Netanyahu&#39;yu eleştirdi.</p><p>Yaalon, İsrail muhalefet liderlerine, sivillerin ve askerlerin hayatını kurtarmak ve &quot;yıkımı önlemek&quot; için çabalarını Netanyahu&#39;yu iktidardan uzaklaştırmaya odaklanmaları çağrısında bulundu.</p><p>Başbakan&#39;ın Suriye&#39;nin askeri hava üssüne saldırarak Türkiye ile gerilimlere neden olduğunun altını çizen Yaalon, bu yüzden Netanyahu&#39;nun ABD&#39;nin de tepkisini üzerine çektiğini ifade etti.</p><p>Yaalon, Netanyahu&#39;yu İsrail&#39;in savaş cephelerini açık tutmakla ve Ekim 2023&#39;teki &quot;Aksa Tufanı&quot; ile ilgili hesap vermekten kaçınmak için yeni cepheler yaratmaya çalışmakla suçlayarak, saldırıdan ve ardından gelen İsrail&#39;deki krizden nihayetinde Netanyahu&#39;nun sorumlu olduğunu belirtti.</p><p><b>İsrailli siyaset yorumcuları, Netanyahu'nun bu hamlesinin siyasi kaygılar taşıdığı görüşünde</b></p><p>İsrailli siyaset yorumcusu Esther Solomon, Haaretz gazetesinde yayımlanan analizinde, Netanyahu'nun seçimler öncesi <b>"bütün çabalarına rağmen"</b> anketlerde istediği sonucu elde edemediğini ifade etti.</p><p>Solomon, seçimler öncesi partisine ivme kazandırmak için Başbakan&#39;ın &quot;muhalefeti bunaltmak, şaşırtmak ve yıpratmak için her türlü cepheyi kullanarak daha fazla oy toplamaya çalıştığını&quot; vurguladı.</p><p>Bu amaçla sadece son birkaç gün içinde Netanyahu'nun İsrail savaş uçaklarına Suriye'yi, Lübnan'ın güneyini ve Gazze'yi bombalattığını aktaran Solomon,<b> "Ele geçirmek, yeniden kullanmak, yutmak, kusmak, yok etmek: Netanyahu İsrail'e birçok cephede işte bunları yapıyor."</b> ifadelerini kullandı.</p><p>Solomon, Netanyahu&#39;nun Henry Kissinger&#39;ın 1976&#39;daki &quot;İsrail&#39;in dış politikası yok, sadece iç politikası var.&quot; sözünü alıp, içini doldurarak Orta Doğu&#39;yu ve dünyanın büyük bir bölümünü seçim kampanyasına dahil ettiğinin altını çizdi.</p><p>Bir başka siyaset yorumcusu Jonathan Lis de Haaretz gazetesinde yazdığı yazıda, güvenlik ve diplomatik parametrelerin yanında siyasi konuların da Netanyahu&#39;nun karar alma sürecinde rol oynadığını ifade etti.</p><p>Lis, &quot;İsrail&#39;in ekim ayındaki seçimleri yaklaşırken özellikle Trump yönetiminin taraflar arasında sükuneti teşvik etmesi nedeniyle, Netanyahu&#39;nun Türkiye ve Suriye ile bir gerilimin tırmanmasını istemesi oldukça şüpheli.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Netanyahu&#39;nun seçim kampanyasının, büyük ölçüde &quot;ABD Başkanı Donald Trump&#39;la olan ilişkisine ve Orta Doğu&#39;yu yeniden şekillendirme çabalarındaki yakın işbirliğine&quot; dayandığını kaydeden Lis, İsrail&#39;deki seçimler ve ABD ara seçimleri öncesinde yaşanacak bir askeri çatışmanın Tel Aviv ile Washington yönetimleri arasındaki gerilimi artırabileceğine dikkati çekti.</p><p>Lis, bu durumun ABD Başkanı&#39;yla Netanyahu arasında bir ayrılık yaratabileceğini vurgulayarak bunun da siyasi olarak hayatta kalma mücadelesi veren bir başbakanın imajına zarar verebileceğini belirtti.</p><p><b>Netanyahu'nun partisi anketlerde geriye düştü</b></p><p>120 sandalyelik İsrail Meclisinde (Knesset) 32 milletvekiline sahip Netanyahu&#39;nun partisi Likud&#39;un, ekimdeki seçimler öncesi yapılan anketlerde güç kaybettiği görülüyor.</p><p>İsrail&#39;in Kanal 13 televizyonunun yaptığı ve dün yayımladığı ankete göre, Netanyahu&#39;nun partisi Likud&#39;un gelecek seçimde sandalye sayısının 32&#39;den 23&#39;e gerilediği ve ikinci parti konumuna düştüğü görülüyor.</p><p>Ankette ayrıca, Netanyahu&#39;nun başbakanlığını yaptığı koalisyon hükümetinde yer alan partilerin toplam sandalye sayısının 51&#39;de kaldığı ve hükümet kuracak çoğunluğu sağlayacak milletvekili sayısına ulaşamadığı görüldü.</p><p><b>Ne olmuştu?</b></p><p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye&#39;nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü&#39;ne saldırı düzenlemişti.</p><p>Saldırıda can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.</p><p>Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü&#39;ne 8 saldırı düzenlediğini belirterek saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/netanyahunun-hadsizligine-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-fiyatlarinda-yukselis-surer-mi-bir-uzmandan-yorumlar-var-288169</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın fiyatlarında yükseliş sürer mi? Bir uzmandan yorumlar var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk bugün 24  TV ekranlarında altın fiyatlarını değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın fiyatlarında yükseliş sürer mi? Bir uzmandan yorumlar var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yatırımcının gözü altın fiyatlarında. Peki, altın cephesinde neler oluyor? Altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk'ün bugün (20 Ağustos) 24 TV ekranlarında yaptığı analiz şöyle:</b></p><p>"Sayın Mehmet Şimşek'in de belirttiği gibi uluslararası para piyasalarında çok olağanüstü günler yaşanıyor. Özellikle bir süreden beri Amerikan tahvillerini satıp onun yerine doları ve sonra o dolarla da altın alan merkez bankaları olduğunu biliyoruz. Bunu özellikle de Dünya Altın Konseyi'nin aylık raporlarından da izliyoruz.  </p><p>Ve bunda da Çin birinci sırada yer alıyordu. Şimdi bu borçlanma tahvillerinin geri alımlarının iki katına çıkarılması, yani 2 trilyon dolardan 4 trilyon dolara çıkarılması, bir noktada artık faiz artırım beklentisini azaltmış durumda Amerika'da. Zaten faizlerin bir miktar yükselmesi bu tahvil alımlarında ters çalışıyor biliyorsunuz. Satımlar olduğu zaman faiz yukarı gidiyor. Satımların çok olduğu bir dönemi geride bırakmıştık. Bunun üzerine özellikle Amerikan hazinesi de böyle bir tedbir almış durumda. </p><p>Bu da faizlerin sert düşüşüne neden oldu. </p><p>Dolayısıyla bu faizin düşmüş olması altına destek bulmuş durumda. Bir taraftan da bu alımlar yapılırken piyasaya dolar verileceği için doların değeri de bir miktar düşük. </p><p>Doların altın üzerindeki baskısı da azalmış durumda.  Bu nedenle çok kısa sürede altının onsu 4.358 dolardan bir anda 4.458 dolara yükseldi. Akşam kapanışında da 4.500'ün üzerinde bir kapanış yaptı. Şimdi tabii 4.500 önemli. Hatta 4.485 önemli. Burası geçilirse 4.500 üzerinde kalmaya devam edecek diye düşünüyorum.  </p><p>4.700-5.000 dolar ons seviyelerini önümüzdeki dönemde görebiliriz.  </p><p><b>ABD SENATO SEÇİMLERİ</b></p><p>Bu arada Kasım'da yapılacak senato yenileme seçimlerinde şu anda Trump'ın oylarının da oldukça düşük olduğu veriler var. %33'lerde oran. O bakımdan bu belirsizlik de bir miktar tabii altına destek oluyor diyebilirim.  </p><p>Ve zaten altının yaz aylarındaki o rehavetli günlerinden biraz daha hareketli günlerine döndüğümüz bir sürece girmiş durumdayız. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, İran-Amerika arasındaki bu ateşkes sürecinin tekrarlanıp tekrarlanmayacağı veya bir anlaşma olup olmayacağı... Bunun yanında Ukrayna-Rusya savaşında karşılıklı yine çatışmalar devam ediyor zaman zaman.</p><p>İsrail'in Orta Doğu'daki saldırıları da devam ediyor.</p><p>Dolayısıyla bölgemizdeki jeopolitik gerginliklerde bir sakinleşme söz konusu değil. <b>Bu da tabii ki altını dış piyasalar itibariyle destekliyor. </b></p><p>Ve dediğim gibi geri çekilmeler belki olabilir ama çok kalıcı olmayacak.  </p><p>Çünkü seans içi düzeltmeler oluyor. </p><b>SENE SONU TAHMİNİ</b><p></p><p>Tabii bu arada Amerika'dan gelecek ekonomik veriler, merkez bankalarının toplantı tutanakları, oradaki ifadeler. Bunlar piyasalarda yakından izleniyor. Böyle olunca önümüzdeki dönemde de altın yine 5000 dolara geçtikten sonra 6000 dolar gibi bir hedefe sene sonuna doğru ulaşabilir gibi görünüyor.  </p><p>Biliyorsunuz 2026 Ocak ayında da 5600 dolar ons seviyelerini görmüştük. </p><p>İç piyasada daha farklı bir görünüm var. Likidite sıkışıklığı bir noktada nakit ihtiyacı için altın satımlarını da beraberinde getiriyor. Özellikle bireylerin. Hatta ne kadar ihtiyacı varsa o kadar satıyor. <b>Bu biraz dış piyasa ile iç piyasa arasındaki aradaki fiyat farkının kapanmasına neden oldu. </b> Özellikle dış piyasayla iç piyasa arasındaki makasın kapanmasıyla beraber şimdilerde <b>ihracat tarafında da bir miktar iyimserlik oluşmaya başladı.</b> Özellikle enflasyonun seyrine bağlı olarak ve faizlerin olası gerilemesine bağlı olarak  bir miktar altında böyle dengeli bir seyir <b>sürebilir gibi de görünüyor. Ama dış piyasadaki yükseliş iç piyasada her halükarda yansıyacaktır"</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/altin-fiyatlarinda-yuksel-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/deniz-harbinde-goreve-hazir-tufan-kamikaze-insansiz-deniz-araci-ida-ilk-kez-suya-indirildi-288167</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deniz harbinde göreve hazır! TUFAN Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (İDA) ilk kez suya indirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Deniz harbinde yeni nesil vurucu güç olarak geliştirilen TUFAN Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (İDA) ilk kez suya indirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deniz harbinde göreve hazır! TUFAN Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (İDA) ilk kez suya indirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda gerçekleştiriliyor.</p><p>ASELSAN&#39;ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, &quot;Deniz harbinde oyunun kurallarını değiştiren TUFAN Kamikaze İDA, ilk kez sularımızda.&quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>TUFAN, 20-23 Ağustos tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Açıklamada, vatandaşlar TUFAN&#39;ı yakından görmek üzere TEKNOFEST Mavi Vatan&#39;a davet edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/balksz1-20082026e127bde2.jpg"/><p><b>- TEKNOFEST MAVİ VATAN'DA DENİZ TEKNOLOJİLERİ VİTRİNE ÇIKIYOR</b></p><p>Denizcilik ve savunma sanayii teknolojilerini odağına alan TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos&#39;ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda gerçekleştiriliyor.</p><p>Etkinlik kapsamında Türkiye&#39;nin denizlerdeki teknolojik kabiliyetlerini yansıtan çeşitli platform ve sistemler ziyaretçilere tanıtılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/deniz-harbinde-goreve-haz-959_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yeni-bir-is-haftasina-baslarken-dijital-calisma-alani-nasil-duzenlenir-teknik-ozelliklerde-288166</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni bir iş haftasına başlarken dijital çalışma alanı nasıl düzenlenir: Teknik özelliklerden gerçek kullanıma]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Gerçek kullanımda cihazın performansı; ekran, işlem gücü, bellek, depolama, bağlantılar ve taşınabilirlik gibi unsurların birlikte nasıl çalıştığıyla anlam kazanır. Bu nedenle yeni haftasına başlarken araştırması yapan bir kullanıcının önce kendi kullanım biçimini tanımlaması, ardından teknik verileri bu ihtiyaçlarla eşleştirmesi gerekir. Casper Nirvana S100, bu değerlendirmeyi somutlaştırmak için güncel bir örnek sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni bir iş haftasına başlarken dijital çalışma alanı nasıl düzenlenir: Teknik özelliklerden gerçek kullanıma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>YOĞUN GÜNDEMDE DİJİTAL ÇALIŞMA DÜZENİ:  YENİ BİR İŞ HAFTASINA BAŞLARKEN </b></p><p class="MsoNormal">İlk adım, kullanım senaryosunu ölçülebilir  hale getirmektir. yeni haftasina başlarken aramasının arkasında bazen hız,  bazen ekran konforu, bazen de aynı anda birden fazla işi sürdürebilme ihtiyacı  vardır. Gün içinde kullanılan uygulamaları, açık kalan dosya sayısını, cihazın  ne kadar taşındığını ve prize erişimin ne sıklıkta olduğunu not etmek doğru  başlangıçtır. Böylece gereksiz özelliklere bütçe ayırmak yerine gerçekten  etkili bileşenlere odaklanılabilir. laptop seçimi açısından da bu yaklaşım,  teknik özellikleri soyut rakamlardan çıkarıp kullanım kararına dönüştürür.</p><p class="MsoNormal"><b>HIZ, BAĞLANTI VE EKRAN KONFORU </b></p><p class="MsoNormal">Teknik tablo okunurken değerleri tek tek  değil, birbirleriyle ilişkili değerlendirmek gerekir. İşlemci veya grafik gücü  yüksek olsa bile bellek, depolama ya da ekran beklentiyi karşılamıyorsa deneyim  dengeli olmayabilir. Benzer şekilde ince ve hafif bir gövde taşımayı  kolaylaştırırken bağlantı seçenekleri masa başındaki düzeni doğrudan etkiler.  Bu nedenle yeni haftasina başlarken için en yüksek teknik değere odaklanmak  yerine gerçek iş yükünde hangi bileşenin belirleyici olduğuna bakmak daha  sağlıklı bir karşılaştırma sağlar. Bu yaklaşım, teknik özellikleri tek tek  sıralamak yerine kullanım senaryosuyla ilişkilendirerek daha anlaşılır bir  değerlendirme sunar.</p><p class="MsoNormal"><b>CASPER NİRVANA S100 İLE CASPER İLE HAREKETLİ  ÇALIŞMA SENARYOSU </b></p><p class="MsoNormal">Nirvana S100'de aydınlatmalı klavye, parmak  izi okuyucu, Wi&#8209;Fi 6 ve Dolby ses sistemi bulunuyor. İşletim sistemi  seçenekleri arasında Windows 11 Home, Windows 11 Pro ve FreeDOS yer alabiliyor.  Bu özellikler, yeni bir is haftasina başlarken dijital çalışma alani nasıl  düzenlenir konusunu değerlendirirken cihazın yalnızca kâğıt üzerindeki gücüne  değil, hedeflenen iş yüküne uygunluğuna bakılması gerektiğini gösterir. Örneğin  ekranla uzun süre çalışan bir kullanıcı görüntü özelliklerine daha fazla  ağırlık verebilirken, yoğun dosya kullanan biri depolama kapasitesi ve  genişleme imkânını daha kritik görebilir. Buradaki amaç her kullanıcıya aynı  yapılandırmayı önermek değil, Casper Nirvana S100 seçeneklerini kullanım  biçimine göre okumaktır.</p><p class="MsoNormal"><b>GÜN BOYU KULLANIMDA PERFORMANS DENGESİ </b></p><p class="MsoNormal">Casper Nirvana S100, 16 inç 16:10 FHD IPS  300 nit ekranla sunuluyor. S100'ün alüminyum gövdesi 18,3 mm inceliğe ve yaklaşık  1,8 kg ağırlığa sahip. Bu yapı, uzun vadeli kullanım planı yapılırken önemli  olabilir. Cihaz seçimi yalnızca satın alındığı günkü ihtiyaca göre  yapıldığında, birkaç yıl içinde kapasite beklentisi değişebilir. Bu yüzden  bellek ve depolama gibi alanlarda mevcut kapasitenin yanı sıra yükseltme veya  genişletme seçenekleri de değerlendirilmelidir. yeni haftasina başlarken  odağında karar verirken performans kadar sürdürülebilir kullanım, bakım  kolaylığı ve bağlantı esnekliği de hesaba katılmalıdır.</p><p class="MsoNormal"><b>MOBİL ÇALIŞMADA ÖNE ÇIKAN AYRINTILAR </b></p><p class="MsoNormal">Son kontrol aşamasında cihazın  kullanılacağı gerçek ortam düşünülmelidir. Masa başında harici ekran veya çevre  birimleri kullanılacaksa portlar; sık seyahat edilecekse ağırlık ve incelik;  uzun içerik tüketiminde ekran; çoklu görevlerde ise bellek ve depolama öncelik  kazanır. Modelde DDR5 bellek seçenekleri, M.2 SSD depolama ve iki DDR5 RAM  yuvası bulunuyor. Bağlantı seçenekleri arasında tam işlevli Type-C, HDMI ve iki  USB 3.2 Gen 1 portu yer alıyor. Böylece Casper Nirvana S100 için yapılan  değerlendirme yalnızca ürün adından veya tek bir performans göstergesinden  değil, bütün kullanım zincirinden hareket eder.</p><p class="MsoNormal"><b>İŞ AKIŞI ÖNCESİ TEKNİK KONTROLLER: YENİ  BİR İŞ HAFTASINA BAŞLARKEN </b></p><p class="MsoNormal">Günlük deneyimde farkı yaratan unsur,  teknik kapasitenin doğru anda kullanılabilmesidir. yeni bir is haftasina  başlarken dijital çalışma alani nasıl düzenlenir ile ilgili bir özellik,  yalnızca belirli uygulamalarda veya belirli yük altında anlamlı hale gelebilir.  Bu nedenle kısa süreli bir deneme yapılabiliyorsa, sık kullanılan uygulamalarla  gerçek iş akışını test etmek daha sağlıklı sonuç verir. Ekran okunabilirliği,  uygulamalar arası geçiş, dosya açılışları, çevre birimi bağlantıları ve cihazın  fiziksel kullanımı birlikte gözlemlenmelidir. Böyle bir test, Casper Nirvana  S100 gibi model odaklı aramalarda da pazarlama ifadesiyle gerçek ihtiyacı  ayırmaya yardımcı olur.</p><p class="MsoNormal"><b>TEKNİK ÖZELLİKLERDEN PRATİK FAYDAYA </b></p><p class="MsoNormal">Bir cihazın güçlü tarafı, başka bir  bileşenle dengelenmediğinde kullanıcı açısından beklenen sonucu vermeyebilir.  Örneğin yüksek performans ihtiyacı olan bir senaryoda bellek ve depolama  kapasitesi; mobil kullanımda ise gövde, ekran ve bağlantılar birlikte  düşünülmelidir. Casper Nirvana S100 değerlendirilirken de yapılandırma  seçenekleri bu bütünlük içinde ele alınmalıdır. Böylece kullanıcı yalnızca  bugünkü ihtiyacına değil, kullanım yoğunluğunun artabileceği döneme de  hazırlıklı bir seçim yapabilir.</p><p class="MsoNormal"><b>UZUN SÜRELİ KULLANIM İÇİN KAPASİTE PLANI </b></p><p class="MsoNormal">Uzun vadede kullanım alışkanlıkları  değişebilir; daha büyük dosyalar, yeni uygulamalar veya farklı çevre birimleri  devreye girebilir. Bu yüzden yeni haftasina başlarken araştırmasında yalnızca  ilk gün performansına değil, kapasite planına da bakmak gerekir. Yazılım  güncellemeleri, depolama alanının zamanla dolması ve aynı anda yürütülen  işlerin artması cihazdan beklenen kaynak miktarını değiştirebilir. Donanımın  bağlantı ve genişleme seçeneklerini baştan incelemek, daha sonra oluşabilecek  ek maliyetleri azaltabilir. çalışma verimliliği konusu da bu nedenle satın alma  kararının doğal bir parçasıdır.</p><p class="MsoNormal"><b>SIK SORULAN SORULAR </b></p><p class="MsoNormal">Casper Nirvana S100 Hangi Kullanım  Yaklaşımına Uygun Değerlendirilmeli? - h3</p><p class="MsoNormal">Casper Nirvana S100, teknik özellikleri  günlük iş yüküyle eşleştirmek isteyen kullanıcılar için yapılandırma ve kullanım  senaryosu üzerinden değerlendirilmelidir. Seçim yapılırken ihtiyaç duyulan  kapasite ve taşınabilirlik birlikte düşünülmelidir.</p><p class="MsoNormal"><b>YENİ HAFTASİNA BAŞLARKEN İÇİN UZUN  VADEDE NE KONTROL EDİLMELİ? </b></p><p class="MsoNormal">Bellek ve depolama kapasitesi, bağlantı  seçenekleri, ekran ihtiyacı ve kullanım yoğunluğunun zamanla nasıl  değişebileceği kontrol edilmelidir. Böylece cihazın yalnızca bugünkü değil,  ilerideki kullanım biçimine de uyumu görülebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/yeni-bir-is-haftasina-bas-321_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ermenistanin-5-yillik-planinda-azerbaycan-ile-baris-ve-turkiye-iliskileri-oncelikli-288165</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ermenistan'ın 5 yıllık planında Azerbaycan ile barış ve Türkiye ilişkileri öncelikli]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ermenistan hükümetinin ilan ettiği 5 yıllık planda, Azerbaycan ile tesis edilen barışın sağlamlaştırılması, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin tesisi ve sınırların açılması yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ermenistan'ın 5 yıllık planında Azerbaycan ile barış ve Türkiye ilişkileri öncelikli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Armenpress&#39;in haberine göre, hazirandaki seçimlerden galip ayrılan Nikol Paşinyan hükümetinin &quot;Gerçek Ermenistan&quot; konseptine dayandırdığı 2026-2031 programı açıklandı.</p><p>Programda beklenen önemli dış politika sonuçları arasında Azerbaycan ile tesis edilen barışın sağlamlaştırılması ve daha ileri düzeyde kurumsallaştırılması, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin tesisi, bölge ülkeleriyle ilişkilerin normalleştirilmesi gibi maddeler yer aldı.</p><p>Programda, &quot;Barış Kavşağı&quot; girişimi, Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı (TRIPP) temelinde ülkenin ulaşım ve bağlantı engellerinin kaldırılmasının hedeflendiği kaydedildi.</p><p><b>- DIŞ POLİTİKADA BAKÜ VE ANKARA İLE NORMALLEŞME</b></p><p>Programın dış politika bölümünde Ermenistan&#39;ın &quot;dengeli ve dengeleyici dış politika&quot; çizgisini sürdürmeye devam edeceği mesajı verildi.</p><p>Gürcistan, İran, Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin daha da geliştirilmesinin temel önem taşıdığı kaydedilen programda, Bakü ile tesis edilen barışın kurumsallaştırılması ve sınır belirleme süreci, iki ülke arasında paraflanan barış anlaşması metninin imzalanması, ikili ticaretin geliştirilmesi ve sınırlara ilişkin maddeler yer aldı.</p><p>Programda, Türkiye ile normalleşme sürecinin ilerletilmesine yer verilirken, diplomatik ilişkilerin tesisi, sınırın açılması ve &quot;en az 2 modern sınır geçiş noktasının&quot; faaliyete geçirilmesi yönünde çalışmalar yürütüleceği ve ulaştırma, enerji, dijital altyapı gibi alanlarda gelişmelerin hedeflendiği aktarıldı.<br></p><p>Ankara ile ikili ve çok taraflı ticaretin teşvik edilmesi yönünde çalışmalar yürütüleceği bildirilen programda, İran ile stratejik ilişkilerin derinleştirilmesi, siyasi diyaloğun sürdürülmesi ve ticari-ekonomik ilişkilerin genişletilmesinin Erivan-Tahran ilişkilerinin öncelikleri arasında bulunduğunun altı çizildi.</p><p><b>- AVRUPA BİRLİĞİ VE ABD İLE İLİŞKİLER</b></p><p>Avrupa Birliği (AB) ile stratejik ortaklığın derinleştirilmesi için çalışmaların devam edeceği belirtilen programda, bu kapsamda AB ile stratejik işbirliğinin sektörel olarak geliştirilmesi ve entegrasyon sürecinin anlaşmaların etkin biçimde uygulanması yoluyla sürdürüleceği mesajı verildi.</p><p>Programda, Ermenistan&#39;ın demokrasi ve hukukun üstünlüğü, ekonomi, finans, çevre, sosyal politikalar gibi alanlarda AB standartlarına uyum sağlaması için çalışmalar yürütüleceği bilgisi paylaşıldı ve ayrıca Ermenistan vatandaşları için AB ile vize serbestisi eylem planının tamamlanması öngörüldü.</p><p>Ermenistan ile ABD&#39;nin yararına olacak şekilde ikili ortaklığın daha da derinleştirileceğine işaret edilen programda, karşılıklı öncelik taşıyan geniş konu yelpazesinde işbirliğinin artırılacağının altı çizildi.</p><p>Programda, ABD ile sektörel işbirliğinin Ağustos 2025&#39;te imzalanan mutabakat zabıtları ve kapsamlı stratejik ortaklık tüzüğü temelinde sürdürülmesinin planlandığı belirtildi.</p><p><b>- RUSYA İLE İLİŞKİLERDE DÖNÜŞÜM VURGUSU</b></p><p>Programda, Rusya ile karşılıklı yarara dayalı çok sektörlü işbirliğini hedefleyen diyaloğun sürdürüleceği ve ilişkilerin bölgedeki yeni koşullar ekseninde &quot;dönüştürülmesi, geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin&quot; amaçlandığı aktarıldı.</p><p>Hükümetin ayrıca Şanghay İşbirliği Örgütüne üyelik yönünde çalışmalar yürüteceği bilgisi paylaşılan programda, Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni ilişkilerin kurulması için de çaba gösterileceğine vurgu yapıldı.</p><p>Programda Ermenistan-Çin ilişkilerinin stratejik ortaklık düzeyine yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği ve Hindistan ile ekonomi, savunma, ulaştırma, eğitim ve kültür, sağlık ve bilgi teknolojileri başta olmak üzere karşılıklı çıkar alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiği bildirildi.</p><p>Barışın ve güvenliğin sağlanmasının &quot;tek etkin ve güvenilir&quot; garantisi olduğuna yer verilen programda, Ermenistan&#39;ın barışın korunmasına özen göstermesi gerektiğinin altı çizildi.</p><p>Paşinyan&#39;ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, hazirandaki seçimlerde oyların yüzde 49,74&#39;ünü alarak parlamentoda bir dönem daha çoğunluğu ve hükümeti kurma hakkını elde etmişti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ermenistanin-5-yillik-pla-882_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-kamu-borcunun-gsyhye-orani-ceyreginde-yuzde-231-ile-tarihi-dusuk-seviyede-288164</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Kamu borcunun GSYH'ye oranı çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyede]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Kamu borcunun GSYH'ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Kamu borcunun GSYH'ye oranı çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin borçluluk görünümüne ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Şimşek, düşük borçluluğun ekonominin küresel şoklara karşı direncini artıran önemli bir unsur olduğunu belirtti.  </p><p>Düşük borçluluğun Türkiye ekonomisinin direncini artıran önemli bir unsur olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Kamu, finansal sektör, özel sektör ve hanehalkının toplam borcunun milli gelire oranı ülkemizde yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229'un ve dünya ortalaması yüzde 306'nın oldukça altındadır. Kamu borcunun GSYH'ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir. Brüt dış borç stoku ikinci çeyrek itibarıyla 539 milyar dolar gerçekleşirken milli gelire oranının yüzde 31,8 ile yatay seyretmesini bekliyoruz. Zorlu küresel şartlarla mücadelede düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor" ifadelerine yer verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bakan-simsek-kamu-borcunu-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saglik-bakani-memisoglu-hastanelerde-24-saat-kres-hizmeti-basliyor-288163</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Hastanelerde 24 saat kreş hizmeti başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hastanelerde kreş ve anaokulu konusunda bir yapılanmaya gideceklerini belirterek, "24 saat kreş hizmeti sunacak, çocuklarını bırakacağı kreşleri kuracağız. Bu sene için 7 tanesine başlıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Hastanelerde 24 saat kreş hizmeti başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur Valiliği&#39;ni ziyaret ederek, Vali Tülay Baydar Bilgihan ile görüşen Memişoğlu, Burdur İl Değerlendirme Toplantısı&#39;na katıldı.</p><p>Bakan Memişoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, &quot;Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&quot; kapsamında Türkiye&#39;yi gezip, değerlendirmeler yaptıklarını söyledi.</p><p>Vali, milletvekilleri ile hep beraber sağlıkla ilgili değerlendirmelerde bulunacaklarını anlatan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Burdur&#39;da daha iyi sağlık hizmeti verebilmek için neler yapabiliriz, neler yaptık?&#39;, bunlarla istişare edeceğiz ve değerlendirmelerimiz neticesinde de inşallah Burdur&#39;da çok daha iyi sağlık hizmeti sunabilecek bir politikayı oluşturacağız. Burdur gerçekten Anadolu&#39;nun en güzel şehirlerinden biri, Yörüklerin diyarı. 2023 sonu itibarıyla çok güzel hastane yaptık, 400 yataklı hizmete açtık. Şu anda o hastane devlet hastanesi pozisyonunda ama tıp fakültesi kurulmuş Burdur&#39;da ve bu tıp fakültesinde de çok büyük bir heyecan var. Onunla beraber bu hastaneyi eğitim araştırma hastanesi statüsüne döndürüp, tıp fakültesiyle beraber çalışacağız. Burdur&#39;dan hiçbir hastamızın başka yere sağlık hizmeti alma ihtiyacı olmayacak şekilde de bir sağlık planlaması yapacağız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42258247.jpg"/><p>Memişoğlu, özellikle hastaneyle beraber merkezdeki ana binada da yeniden bir değerlendirmeyle onu da sağlık hizmetinde kullanmaya devam edeceklerini belirtti.</p><p>Eşeler Devlet Hastanesi ile ilgili projede son aşamaya geldiklerini anlatan Memişoğlu, &quot;Birkaç ay içinde de projeyi bitirmiş olacağız. Milletimize orada 50 yataklı hastaneyle hizmet vereceğiz. Burdur sağlık hizmetlerini en iyi şekilde yönetecek, sürdürebilecek bir altyapıya, bir insan gücüne sahip. Onu da yeniden şekillendirip, Burdur&#39;daki insanlarımıza özellikle söylüyorum. Burayı çok iyi hekimler ve sağlık hizmetiyle burada hizmet almasını sağlayacağız.&quot; diye konuştu.</p><p>Memişoğlu, sağlıklı toplumun önemine işaret ederek, sağlık çalışanlarının 1,5 milyonu aştığını, sağlık ekibinin insanlara şifa vermek için çaba harcadığını anlattı.</p><p><b>- "TOPLUM SAĞLIKLI OLURSA TÜRKİYE SAĞLIKLI OLUR"</b></p><p>Bu konuda yapılanmaya gittiklerine dikkati çeken Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Artık özellikle hastanelerimizde, büyük hastanelerimiz başta olmak üzere hepsinde kreş ve anaokulu konusunda bir yapılanmaya girip, onlara 24 saat kreş hizmeti sunacak, çocuklarını bırakacağı, aynı zamanda güvenli olacak kreşleri kuracağız. Bunlara inşallah bu sene için 7 tanesine başlıyoruz. Çünkü sağlıkta çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 60&#39;ının üzeri kadın çalışanımız var. Bunların çocuklarını da yanlarında onlarla beraber o hastanede güven içinde hizmetini sunacağız.&quot;</p><p>Toplumun sağlıklı kalması için hareketli yaşamı, kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını, düzgün ve sağlıklı beslenmelerini önemsediklerini belirten Memişoğlu, &quot;Toplum sağlıklı olursa Türkiye sağlıklı olur ve sağlıklı bir Türkiye Yüzyılı dediğimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın hedeflerini gerçekleştiririz. Onun için de bu konuda özellikle Burdurlu vatandaşlarımızın da iki Sağlıklı Hayat Merkezi var. Buralara gitmelerini, hastalanmadan sağlıklarının kıymetini bilmelerini ve sağlıklı kalmak için burada fizyoterapistinden, diyetisyenine, psikoloğuna, çocuk gelişimcisine, kanser taramasına kadar 17 alanda ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını bekliyoruz.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/saglik-bakani-memisoglu-h-355_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/2026-tus-1-donem-uzmanlik-dali-degisikligi-tercihleri-basladi-288162</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, 2026 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-TUS 1. Dönem) uzmanlık dalı değişikliği için tercihleri başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#39;nin internet sitesindeki duyuruya göre, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği&#39;nin 13. maddesinin 10. fıkrası gereği, 2026-TUS 1. Dönem sonuçlarına göre uzmanlık dalı değişikliği için ÖSYM tarafından yerleştirme yapılacak.</p><p>Adaylar tercihlerini 23 Ağustos saat 23.59&#39;a kadar yapabilecek.</p><p>Tercih işlemleri, Tercih Kılavuzu kurallarına göre ÖSYM&#39;nin &quot;ais.osym.gov.tr&quot; adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle bireysel olarak yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/2026-tus-1-donem-uzmanlik-832_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-itibarsiz-netanyahunun-oyununu-turkiye-bozacak-288161</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: İtibarsız Netanyahu'nun oyununu Türkiye bozacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Netanyahu'nun verdiği bir mülakatta Türkiye ve Suriye'ye yönelik dile getirdiği tehdit ve yalanlar, İsrail Başbakanı'nın artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansımasıdır. Kendi politik geleceklerini garanti altına almak için, bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi itibarsızların kanlı oyunlarını, Türkiye'nin basiretli ve barışçıl dış politikası bozacaktır.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: İtibarsız Netanyahu'nun oyununu Türkiye bozacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına yönelik Anadolu Ajansının (AA) sorularını yanıtladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/16-20082026f84646ea.jpg"/><p><b>Soru: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Burhanettin Duran: Netanyahu'nun verdiği bir mülakatta Türkiye ve Suriye'ye yönelik dile getirdiği tehdit ve yalanlar, İsrail Başbakanı'nın artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansımasıdır. Bununla birlikte, Netanyahu'nun hayali tehditler ve düşmanlar üreterek, uluslararası kamuoyunu yanıltma çabaları artık herhangi bir etki yaratmamaktadır. Zira izlediği politikaların kötülüğüne dair uluslararası toplum hemfikirdir.</p><p>ABD, İngiltere ve uluslararası toplumun İsrail'in saldırgan politikalarına tepkisi giderek artıyor. İsrail Başbakanı, bu akıl dışı tutuma, yaklaşan seçimler, iç politik kaygı ve korkuları nedeniyle sarılmıştır. Türkiye düşmanlığını siyasi anlamda bir can simidi olarak görmektedir. Dahası diğer radikal partilerle aşırılık rekabeti içinde, Türkiye'ye ve bölge ülkelerine olan düşmanlığı körüklemektedir.</p><p>Elbette bu noktada Netanyahu'nun iç politikada olduğu kadar dış politikada da bu söylemle varmak istediği bir nokta bulunmaktadır. Gazze'den Suriye'ye ve Lübnan'a kadar uyguladığı saldırgan politikalar, göz yumduğu yerleşimci terörü ve başta kabinedeki bakanları olmak üzere aşırılık yanlısı karakterlerin ifadeleri, İsrail'in algısını tarihteki en düşük noktalardan birine indirmiştir. Netanyahu ve suç ortakları başta Türkiye olmak üzere, bölgedeki ülkeleri farklı ithamlarla suçlayıp üzerindeki bu kiri pası çevresine yayma çabası içindedir. Suriye'de yaptığı saldırıdan sonra Türkiye'yi suçlama çabası bu durumun en açık göstergelerinden biridir.</p><p>Ama unuttukları bir durum var. Sorun insanların İsrail politikalarını yeterince anlamaması değil, giderek daha fazla insanın bu politikaları anlayıp reddetmesidir. Bu da gerek bu tip suçlamaların gerekse yüksek bütçeli iletişim kampanyalarının sınırlı sonuç vermesine sebep olur.</p><p><b>Soru: Netanyahu'nun Türkiye'yi doğrudan hedef göstermesi İsrail'in saldırı çemberini Türkiye'ye doğru genişletmesi sonucunu doğurur mu?</b></p><p>Burhanettin Duran: Uluslararası toplum ve bölge ülkeleri, Netanyahu'nun işgalci zihniyetinin ve bölgesel savaş başlatma projesinin karşısında güçlü bir tutum sergilemekte ve Orta Doğu'da barış ve huzurun tesisini desteklemektedir. Stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı tüm bölge bir araya gelmektedir. Keza özellikle son üç senedir tüm bölge, saldırgan bir komşunun bölgede yarattığı yıkım ve savaşı görmüştür.</p><p>Dahası mevcut haliyle Netanyahu yönetimi, tüm diplomatik ve diyalog çabalarından vazgeçmiş durumdadır. Mevcut iktidarın temel sorunu, güvenliği istikrarla ve diplomasiyle değil, sürekli saldırganlıkla özdeşleştirmesidir. Dolayısıyla Türkiye'ye karşı olan tavrındaki temel dinamik de Türkiye'nin İsrail'e bir tehdit teşkil etmesi değil, mevcut gücü ve etkisiyle Türkiye'nin, İsrail'in bölgesel güvenlik ve istikrara verdiği zarara karşı çıkan isabetli politikalarıdır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/duran2-200820268642e71d.jpg"/><p><b>Soru: İsrail kamuoyundan da Netanyahu'nun açıklamaları için tepkiler yükseldi. Bu konuda görüşünüz nedir?</b></p><p>Burhanettin Duran: Elbette biz Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere bölgeye barış ve uzlaşı getirmeye çabalayan bir ülkeyiz. Temel meselemiz bölgede kanın ve gözyaşının durmasıdır ve Gazze'deki durum ve Filistin meselesi bu haliyle bizim için hayati bir unsurdur.</p><p>Ayrıca şunu da ifade etmemiz gerekir ki; Netanyahu'nun yaptığı büyük hata, İsrail kamuoyunun da gündemindedir. İsrail muhalefeti sık sık Netanyahu'nun Türkiye karşıtı söylemlerini "sorumsuzca, aşırı ve aptalca" bulduklarını, toplumda kaygıya neden olduğunu dile getirmektedir.</p><p>İsrail'in birçok müttefikini tek tek kaybettiğini ve iyice itibarsızlaştığını kendi politikacıları dahi itiraf etmektedir. Dahası Türkiye ile oluşturulmaya çalışılan gerginlik politikasının bir getirisi ortaya konulamamıştır.</p><p>Türkiye, bölgesindeki ve küresel zemindeki gücünü ve etkinliğini defalarca perçinlemiş, sert gücünü tahkim etmiş ve seçkin kabiliyetlerini sürekli geliştiren bir NATO ülkesidir.</p><p>Bu noktada İsrail hükümetinin geliştireceği en akılcı tutum, çevresine tehditler savurmak, Kudüs'te Mescid-i Aksa'yı hedef almak ve Batı Şeria'da yeni korsan yerleşim yerleri planlamak yerine, İsrail-Filistin anlaşmazlığını tamamen ortadan kaldıracak iki devletli çözüm için çabalamak ve bölgede daha fazla istikrarsızlaştırıcı adımları durdurmaktır.</p><p><b>Soru: Türkiye bu saldırgan zihniyete karşı nasıl karşılık verecek?</b></p><p>Burhanettin Duran: Türkiye olarak, soykırımcı Netanyahu'nun istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye ve Suriye başta olmak üzere bölgemizde barışçı politika izleyen tüm devletlerin yanında durmaya devam edeceğiz.</p><p>Türkiye, bölgenin en tecrübeli ve köklü ülkelerinden biridir. Bizim devlet geleneğimiz derindir. Tedbirli, serinkanlı ve kudretli bir ülkeyiz.</p><p>Tarih bizim kendi güvenliğimiz, devletimizin bekası ve milletimizin selameti için yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışımız bugün de değişmemiştir.</p><p>Ancak Netanyahu gibi figüranların, bölgemizdeki barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek kadar da tecrübe sahibiyiz.</p><p>Biz, bölgemizde ve dünyada barışı önceleyen, barış için gayret gösteren bu yaklaşımıyla, dünyada takdir gören bir ülkeyiz.</p><p>Kendi politik geleceklerini garanti altına almak için, bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi itibarsızların kanlı oyunlarını, Türkiye'nin basiretli ve barışçıl dış politikası bozacaktır.</p><p>Kimse, milletimizin ve dostlarımızın huzurunu kaçıramaz. Türkiye buna asla müsaade etmez.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/durandan-suriyedeki-kiski-132_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alparslan-kuytulun-feto-baglantisi-yegeni-bakin-kim-cikti-288160</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alparslan Kuytul'un FETÖ bağlantısı! Yeğeni bakın kim çıktı?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonda gözaltına alınan Alparslan Kuytul'un yeğeninin FETÖ'nün "jandarma mahrem sorumlusu" olduğu ortaya çıktı. 22,5 yılla yargılanan yeğen Kuytul'un etkin pişmanlıktan faydalandığı ve cezasının 2 yıl 6 aya indirildiği öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alparslan Kuytul'un FETÖ bağlantısı! Yeğeni bakın kim çıktı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Adana İl Emniyet Müdürlüğünce kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen ve Alparslan Kuytul'un liderliğini yaptığı belirtilen yapılanmaya yönelik dün sabah 6 ilde toplam 49 adrese eş zamanlı şafak vakti operasyon düzenlenmişti. Çeşitli suçlardan Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul dahil 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş ve Kuytul çifti gözaltına alınmıştı.  </p><p>Operasyonun ardından Alparslan Kuytul'un yeğeni Hakan Kuytul'un 2021 yılında Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün "jandarma mahrem sorumlusu" olduğu iddiasıyla yargılandığı ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan Hakan Kuytul hakkındaki iddianamede, darbe girişiminden birkaç ay sonra İstanbul'da FETÖ'nün jandarma mahrem yapılanmasında "Marmara Bölge Sorumlusu" olduğu tespit edilen Nihat K.'nın evinde ele geçirilen dijital materyalde, flaş bellek ve SD kartta örgütün Jandarma Genel Komutanlığı mahrem yapılanmasında görevli kişilerin bilgilerinin olduğu program tespit edildi. Program kapsamında elde edilen bilgilerde, Kuytul'un FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün jandarma mahrem yapılanmasında yer aldığının anlaşıldığı, dosya içindeki tanık beyanları ile şüphelinin örgütün jandarma yapılanmasında mahrem hizmetler sınıfında üst düzey sorumlu olarak yer aldığı belirlendi. İddianamede, Kuytul hakkında "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.  </p><p>Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada ise cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın FETÖ içerisinde "jandarma mahrem sorumlusu" olarak faaliyet yürüttüğünü, örgütün sözde üst düzey yöneticilerinden aldığı talimatla askeri personelle görüştüğünü, aldığı himmetleri bir üst yöneticisine ilettiğini, sabit ve ankesörlü hatlardan farklı tarihlerde ardışık arandığını ve hakkında tutarlı tanık beyan ve teşhislerinin bulunduğunu belirtti. Hakkındaki suçlamaları kabul eden sanığın FETÖ'nün yapısı ve örgüt kapsamında işlenen suçlara dair faydalı bilgiler verdiğini bildiren savcı, bu durumun dikkate alınarak Kuytul'un üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan etkin pişmanlık hükümleri kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Hakan Kuytul'a "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/alparslan-kuytulun-feto-b-333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-ilk-yerli-elektrikli-lokomotifi-e5000-avrupa-birligi-sertifikasini-aldi-288159</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk yerli elektrikli lokomotifi E5000, Avrupa Birliği sertifikasını aldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş tarafından üretilen Türkiye'nin ilk yerli ve milli elektrikli lokomotifi E5000'in Avrupa Birliği Karşılıklı İşletilebilirlik Belgesi olan TSI Sertifikasını aldığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin ilk yerli elektrikli lokomotifi E5000, Avrupa Birliği sertifikasını aldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>E5000 lokomotifinin Avrupa Birliği standartlarına uygunluğunu belgeleyen TSI Sertifikası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında Bakan Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla gerçekleştirilen takdimde, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Çağlar Tabak tarafından TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay'a verildi.  </p><p>E5000 lokomotifinin Sivas, Eskişehir ve Sakarya'da üretiminin yapıldığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Bugün TÜRASAŞ'ımızın ürettiği yerli ve milli lokomotifimiz E-5000'in sertifika işlemini gerçekleştirmiş olduk. TÜRASAŞ, Türkiye'nin üç yerinde: Sivas'ta, Eskişehir'de ve Sakarya'da üretim yapıyor. Eskişehir'de ürettiğimiz E-5000'in TSI belgesini bugün arkadaşlarımız, Düzenleme Genel Müdürlüğümüz, TÜRASAŞ Genel Müdürlüğümüze teslim etmiş oldu; aynı zamanda onun sertifikasını vermiş oldu" dedi.  </p><p><b>"E500 LOKOMOTİFİMİZ, AVRUPA BİRLİĞİ SERTİFİKASYONU OLAN TSI'YA SAHİP OLDU"</b></p><p>Hem üretim tesisinde hem de sahada zorlu testler yapılarak performans ölçümü yapıldığını kaydeden Uraloğlu, "Lokomotifimiz, Avrupa Birliği sertifikasyonu olan TSI'ya sahip oldu; artık bu vesileyle hem Avrupa Birliği'ne hem de bütün dünyaya satabilme imkanına da sahip olduk. Yani dolayısıyla yerli ve milli bir lokomotifin dünya standartlarında üretilebilir olduğunu da belgelemiş olduk" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>BUGÜNE KADAR 30 ADET E5000 ÜRETİLDİ</b></p><p>E5000 Lokomotif Projesi kapsamında toplam 95 yeni nesil elektrikli lokomotif üretilmesi planlanıyor. Seri üretimi aralıksız devam eden proje kapsamında bugüne kadar 30 adet E5000 lokomotifinin üretimi tamamlandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/turkiyenin-ilk-yerli-elek-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyen-ukraynanin-fuze-savunmasini-desteklemek-icin-calistikla-288158</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Ukrayna'nın füze savunmasını desteklemek için çalıştıklarını bildirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya'nın Ukrayna'da sivilleri ve sivil altyapıyı hedef aldığını belirterek, Ukrayna'nın balistik füzelere karşı savunma kapasitesini desteklemek için üye ülkelerle ve ortaklarla çalıştıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Ukrayna'nın füze savunmasını desteklemek için çalıştıklarını bildirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Von der Leyen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy&#39;nin Rusya&#39;nın, başkent Kiev başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerine düzenlediği hava saldırılarına ilişkin paylaşımını alıntıladı.</p><p>&quot;Rusya başlattığı savaşı kaybediyor ve buna sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alarak karşılık veriyor.&quot; ifadesini kullanan von der Leyen, Ukrayna&#39;nın hava savunmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Von der Leyen, &quot;Ukrayna&#39;nın can kayıplarını önleyecek imkanlara sahip olması için üye ülkelerle ve ortaklarımızla birlikte ülkenin balistik füzelere karşı savunma kapasitesini desteklemek üzere çalışıyoruz. Bu, en acil önceliğimiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Zelenskiy de Rus ordusunun gece saatlerinde başta Kiev olmak üzere Ukrayna&#39;nın farklı bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini, Kiev&#39;de 12 kişinin hayatını kaybettiğini ve 40 kişinin yaralandığını açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ab-komisyonu-baskani-von--278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mavi-vatanda-tarihi-bulusma-selcuk-bayraktar-tek-damlasindan-vazgecmeyiz-288157</link>
      <pubDate>2026-08-20T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan'da tarihi buluşma! Selçuk Bayraktar: Tek damlasından vazgeçmeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "Açıkça ifade etmek gerekirse, karadaki vatanımız yuvamızsa, Mavi Vatan bizlerin huzur bulduğu bahçemizdir. Nasıl ki evimizin bir odasından vazgeçmiyorsak, bahçemiz olan Mavi Vatan'ın tek bir damlasından da asla vazgeçmeyiz. İşte bu yüzden gençlerimize denizlerimizi sevdirmek, Mavi Vatan bilincini kazandırmak için buradayız" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mavi Vatan'da tarihi buluşma! Selçuk Bayraktar: Tek damlasından vazgeçmeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan 2026'nın açılışında konuşma yaptı. Selçuk Bayraktar, konuşmasında, "Dedem Lütfi Reis, ekmeğini Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla boğuşarak çıkaran bir balıkçıydı. Çocukluğumdan itibaren denizle iç içe olmak, o engin ufka bakmak bize dalgalara göğüs germeyi, yılmamayı öğretti. Ömrünü Milli Teknoloji Hamlesi'ne adayan rahmetli babam Özdemir Bayraktar da tam bir Mavi Vatan sevdalısıydı. Bizlere ve çevresine her zaman denizlerin stratejik önemini, bağımsızlığın sadece karada değil, engin maviliklere uzandığını anlatırdı. Bugün siz genç kardeşlerimizle Mavi Vatan'ın ufuklarına imza atmaktan gurur duyuyorum" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/video-200820265c9c8e9b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"MAVİ VATAN'IN TEK BİR DAMLASINDAN ASLA VAZGEÇMEYİZ"</b></p><p><b>Selçuk Bayraktar, açıklamalarına şöyle devam etti:  </b></p><p>"Türkiye'nin kara yüzölçümü yaklaşık 783 bin kilometrekare. Mavi Vatan deniz yetki alanlarımız ise 462 bin kilometrekare.  </p><p>Açıkça ifade etmek gerekirse, karadaki vatanımız yuvamızsa, Mavi Vatan bizlerin huzur bulduğu bahçemizdir. Nasıl ki evimizin bir odasından vazgeçmiyorsak, bahçemiz olan Mavi Vatan'ın tek bir damlasından da asla vazgeçmeyiz.  İşte bu yüzden gençlerimize denizlerimizi sevdirmek, Mavi Vatan bilincini kazandırmak için buradayız.  Yüzme yarışlarından yelken organizasyonuna ve kürek yarışmasından, SAT ve SAS komandolarımızın nefes kesen gösterileriyle, deniz kültürümüzü hak ettiği gibi yaşatmaya çalışıyoruz. TEKNOFEST yarışmacısı gençlerimiz ise İnsansız Su Altı Sistemleri, Su Altı Roketi ve İnsansız Deniz Araçları yarışmalarıyla yarının teknolojilerini geliştiriyor. Ata yadigarımız Savarona'dan, dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu'ya, TCG İstanbul'dan denizaltılarımıza kadar donanmamızın göz bebekleri de milletimizi bekliyor. Baykar'daki yol arkadaşlarımla geliştirdiğimiz Bayraktar TB3, TCG Anadolu'dan kalkıp inebilme kabiliyetiyle dünya deniz havacılığında yeni bir çağ açtı. TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca gökyüzünde AKINCI ve Bayraktar TB3, sizleri ve Körfez'i selamlayarak bağımsızlık irademizi dünyaya haykıracak."  </p><p><b>"TÜM MİLLETİMİZİ, TEKNOFEST İKLİMİNİN GÜNEYDOĞU'YU SARACAĞI BÜYÜK ŞÖLENE BEKLİYORUM"</b></p><p>Katılım ve ziyaret kayıtlarının TEKNOFEST kuşağının sosyal medya platformu "NSosyal" üzerinden rahatlıkla yapılabildiğini hatırlatan Bayraktar; Milli Savunma Bakanlığına, Deniz Kuvvetlerine, T3 Vakfı'ndaki yol arkadaşlarına, yarışmacı gençlere ve destekleri ile dualarını esirgemeyen tüm vatandaşlara teşekkürlerini iletti. Selçuk Bayraktar, "Gölcük'teki bu coşkunun ardından tüm milletimizi, TEKNOFEST ikliminin Güneydoğu'yu saracağı büyük şölene bekliyorum. Hepinizi 30 Eylül'de başlayacak TEKNOFEST Güneydoğu'ya, Şanlıurfa'ya davet ediyorum. TEKNOFEST Mavi Vatan, vatanımıza, tüm dost ve kardeş coğrafyalara hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu.  </p><p><b>"SİZLERE YAŞAMIMDAN SÜZDÜĞÜM İKİ TAVSİYEM VAR"</b></p><p>Konuşmasında gençlere de önemli mesajlar veren Selçuk Bayraktar, açıklamalarını şöyle tamamladı:  </p><p>"Bu yollardan geçmiş mühendis bir abiniz olarak, sizlere yaşamımdan süzdüğüm iki tavsiyem var. Unutmayın ki rotası ve menzili olmayan bir gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz. Hayat denizinde yelken açarken kendinize ait yüksek bir idealiniz, bir KIZILELMA'nız olsun. Sizi menzilsiz girdaplara ve karanlığa sürükleyecek başkalarının rotalarında değil, insanlığa fayda sağlayacak dosdoğru rotalardan ilerleyin. Bunun yanında göğe ve enginlere ne kadar açılacağınızı, köklerinize ve değerlerinize ne kadar derin tutunduğunuz belirler. Kökleri dar kalıplara hapsedilmiş, medeniyetinden kopuk bir fidan, ilk sert rüzgarda devrilmeye mahkumdur. Köklerinize sımsıkı sarılın ki, fırtınalara meydan okuyabilesiniz, dimdik bir şekilde ayakta durabilesiniz. Bugün baktığımızda ahlaken yıkılmış, vicdanını yitirmiş ve büyük bir karanlığa sürüklenen bir dünya görüyoruz. Adaletin, merhametin ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bu küresel sistem, insanlığa umut veremiyor. İşte Mavi Vatan'da verdiğimiz bu mücadele, bu nedenle sadece bir teknoloji hamlesi değil. Bu çaba, bir adalet ve bağımsızlık mücadelesidir. Tüm kurumlarıyla yıkılmış bu dünyanın yeniden inşası, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları, sizler, TEKNOFEST kuşağı tarafından gerçekleşecek. Hürriyetin, adaletin ve refahın kuşattığı o güzel dünyada buluşmak dileğiyle sevgiyle kalın. Yolumuz açık, pruvamız neta, ufkumuz KIZILELMA."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/mavi-vatanda-tarihi-bulus-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kadin-stklar-terorsuz-turkiye-sureci-icin-tek-ses-oldu-cozumun-yanindayiz-288156</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadın STK'lar Terörsüz Türkiye süreci için tek ses oldu: Çözümün yanındayız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hukukçu Kadınlar Derneği öncülüğünde bir araya gelen 15 kadın sivil toplum kuruluşu, TBMM'de 467 oyla kabul edilip Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile "Terörsüz Türkiye" sürecine tam destek verdiklerini belirterek, terörün bitirilmesinin hukuki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadın STK'lar Terörsüz Türkiye süreci için tek ses oldu: Çözümün yanındayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun" TBMM'de 467 nitelikli oy ile kabul edildi.</p><p>Kanun, önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzalamasıyla Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Türkiye'nin ulusal ve uluslararası menfaatlerinin gereği olarak "Terörsüz Türkiye" sürecini ve "Çerçeve Kanunu" desteklediklerini açıklayan İstanbul Kadın Sivil Toplum Kuruluşları "Sürecin hukuki ve fiili olarak yürütülmesine dair çözüme destek olduğumuzu deklere ediyoruz" açıklamasında bulundu.</p><p>Açıklamada, "Türkiye coğrafi konumu itibariyle savaşların, çatışmaların, illegal yapılanmaların ve terör faaliyetlerinin yaşandığı stratejik bir bölgededir. II.Dünya savaşından sonra dünyada savaş riskinin en yüksek seviyeye çıktığı, sınır komşularımızın aktif savaş halinde olduğu dikkate alındığında devletin iç güvenliği tahkim etmesi, dışardan gelebilecek tehditlere karşı hazırlıklı olabilmemiz için hayati önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.</p><p><b>"HUKUKİ VE VİCDANİ SORUMLULUĞUMUZDUR"</b></p><p>İstanbul Kadın Sivil Toplum Kuruluşları ayrıca, Öte yandan, toplumsal barışı ve huzuru temin etmek için, Türkiye'nin müreffeh bir ülke olma yolundaki tüm gayret ve çalışmalarını sekteye uğratan illegal tüm yapıların tasfiyesi hukuki ve meşru zeminde kalıcı barışın temini; milletimizle 86 milyonluk büyük Türkiye olma idealini gerçekleştirmek için TBMM'nin ve yürütmenin müşterek üstlendiği büyük sorumluluğa sivil toplum alanında çalışan kadınlar olarak destek vermememiz annelerin ağlamadığı, çocukların yetim/kadınların dul kalmadığı, terörden arındırılmış, herkesin barış içinde yaşadığı bir topluma ulaşmak için hukuki ve vicdani sorumluluğumuzdur" değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"ÜLKEMİZİN MİLLİ MENFAATLERİNİN GEREĞİ OLARAK TERÖRÜN BİTİRİLMESİ ZARURETTİR"</b></p><p>Şüphesiz terörün en ağır bedelini vatanı uğruna canlarını feda eden şehitler, gaziler ve masum vatandaşların ödediği ifade edilen açıklamada, "Şehitlerimizin aziz hatırası ve emanetlerine sahip çıkmak, gazilerimizin ve terörden zarar gören vatandaşlarımızın haklarını gözetmek; manevi olarak muazzep olmamaları şüphesiz hepimizin mesuliyetidir. Ancak, insanımızın maddi/manevi olarak daha fazla zarar görmemesi ve ülkemizin milli menfaatlerinin gereği olarak terörün bitirilmesi zarurettir" ifadeleri kullanıldı.</p><p>Açıklamada, Terörsüz Türkiye sürecini ve "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun"u, Türkiye'nin milli birlik ve bütünlüğünün, barış ve huzurun temini için; sürecin hukuki bir zeminde yürümesi ve devletin bölünmezliği ilkesinden taviz vermeden, tarihi bir adım olarak değerlendirildiği ve desteklendiği dile getirildi.</p><p><b>KADIN STK'LARDAN TAM DESTEK</b></p><p>Terörsüz Türkiye sürecine ve çerçeve kanuna destek veren kadın STK'lar belli oldu.</p><p>1-) Hukukçu Kadınlar Derneği</p><p>2-) Ensar Vakfı</p><p>3-) Aysit Vakfı</p><p>4-) Asitane Vakfı</p><p>5-) Süreyya Derneği</p><p>6-) Nisan Girişim Grubu</p><p>7-) Hakeder</p><p>8-) Ak-Der</p><p>9-) Neyad( Nil Egitim ve Yardımlaşma Derneği)</p><p>10-) Kasav (Kadın saglıkçılar egitim ve dayanışma vakfı)</p><p>11-)Bakap (Başakşehir Gençlik ve Kadın Platformu)</p><p>12-)Aydost Eğitim Kültur Dayanışma Derneği</p><p>13-) Akadder</p><p>14-) Şule Yüksel Şenler Vakfı</p><p>15-) İftah İlim ve Kültür Derneği</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kadin-stklar-terorsuz-tur-134_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/malazgirt-zaferinin-955-yilina-ozel-program-sampiyonlar-ahlat-ve-malazgirtte-bulusacak-288155</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955. yılına özel program: Şampiyonlar Ahlat ve Malazgirt'te buluşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Okçular Vakfı tarafından 10. kez düzenlenecek Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955. yılına özel program: Şampiyonlar Ahlat ve Malazgirt'te buluşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu'nun kapılarını Türklere açan 1071 Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü, bu yıl da Ahlat ve Malazgirt'te düzenlenecek kapsamlı etkinliklerle kutlanacak.</p><p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Okçular Vakfı tarafından bu yıl 10. Kez gerçekleştirilecek "955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı", tarihi anma etkinliklerinin yanı sıra geleneksel Türk sporlarında önemli şampiyonalara da ev sahipliği yapacak.</p><p>Program kapsamında Türkiye'nin farklı illerinden sporcuların katılımıyla okçuluk, atlı okçuluk ve kökbörü müsabakaları düzenlenecek. Tarihi zaferin yaşandığı topraklarda gerçekleştirilecek Türkiye şampiyonaları, geleneksel sporların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da önemli bir buluşma olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/img4478-200820269d6f09c4.jpg"/><p><b>MALAZGİRT'TE OKÇULUK VE ATLI OKÇULUK HEYECANI</b></p><p>Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu tarafından düzenlenecek "955. Yıl Sultan Alparslan Açık Hava Özel Puta Koşusu", 23-24 Ağustos tarihlerinde Malazgirt'te gerçekleştirilecek. Türkiye'nin dört bir yanından gelecek sporcular, Sultan Alparslan'ın Anadolu'nun kapılarını açtığı topraklarda hedef başında mücadele edecek.</p><p>Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu (TGASDF) tarafından düzenlenecek "TGASDF Atlı Okçuluk 2026 Türkiye Şampiyonası Final Müsabakaları" ise 24-25 Ağustos tarihlerinde Malazgirt'te yapılacak. Türkiye şampiyonunun belirleneceği final müsabakalarında sporcular, at üzerindeki okçuluk becerilerini sergileyecek.</p><p><b>KÖKBÖRÜ FİNALİ AHLAT'TA</b></p><p>Geleneksel Türk atlı sporlarının önemli branşlarından Kökbörü de 955. yıl etkinlikleri kapsamında Ahlat'ta sporseverlerle buluşacak. TGASDF Kökbörü Ligi 2026 Final Müsabakası, 23-24 Ağustos tarihlerinde Ahlat'ta gerçekleştirilecek. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ekiplerin mücadele edeceği final, geleneksel Türk spor kültürünün önemli örneklerinden birini izleyicilerle buluşturacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/img4482-20082026d3262a6d.jpg"/><p><b>TARİH, KÜLTÜR VE SPOR AYNI SAHNEDE</b></p><p>Bu yıl 10'uncusu düzenlenecek anma programı, Malazgirt Zaferi'nin tarihi mirasını gelecek kuşaklara aktarmanın yanı sıra geleneksel Türk sporlarının yaşatılmasına da katkı sağlayacak.</p><p>23-24 Ağustos tarihlerinde Ahlat ve Malazgirt'te başlayacak etkinlikler, 24-25 Ağustos tarihlerindeki Türkiye şampiyonası finalleriyle devam edecek. Programın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek etkinliklerle taçlandırılması planlanıyor.</p><p>Anadolu'nun fethinin 955. yılında Ahlat ve Malazgirt; tarih, kültür, spor ve millî coşkunun buluşma noktası olacak.</p><p>Tarihin izinde, milli ruhla geleceğe...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/malazgirt-zaferinin-955-y-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-cocuklari-8-yil-izledi-ekran-suresiyle-ilgili-sasirtici-sonuc-288153</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları çocukları 8 yıl izledi! Ekran süresiyle ilgili şaşırtıcı sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'da yürütülen ve sekiz yıl süren geniş çaplı bir çalışma, çocuklarda ekran süresi ile bilişsel gelişim arasındaki ilişkiye dair ezberleri bozdu. Araştırmada, ekran süresinin çocukların zihinsel becerilerini olumlu etkileyebileceği sonucuna varıldı. Bilim insanları, ekran süresi ve fiziksel aktivite arasında doğru dengeyi bulmanın önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları çocukları 8 yıl izledi! Ekran süresiyle ilgili şaşırtıcı sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'da sekiz yıl boyunca süren kapsamlı bir araştırma, çocukların ekran başında geçirdikleri sürenin, ergenlik dönemindeki bilişsel gelişimleri üzerinde beklenmedik bir etki yarattığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, çocukluk döneminde daha fazla ekran süresi biriktiren bireyler, ergenlikte daha iyi bilişsel işlevlere sahip olma eğilimi gösterdi. Bu bulgu, ekran süresinin çocuklar üzerindeki etkisiyle ilgili yaygın önyargıları sorgulatırken, uzmanlar ekran kullanımının tamamen olumsuz bir alışkanlık olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Araştırmacılar, ekran süresi ile fiziksel aktivite arasında denge kurmanın, çocukların zihinsel ve bedensel gelişimi açısından kritik bir rol oynadığını vurguladı.</p><h3>Petri Jalanko: 'Ekran süresi ve aktif düşünme dengede olmalı'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından Jyväskylä Üniversitesi'nden Doktora Araştırmacısı Petri Jalanko, ekran süresinin çocukların ve ergenlerin bilişsel gelişimini destekleyebileceğine dikkat çekti. Jalanko, ekran süresinin yalnızca zararlı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, önemli olanın çocukların ekran başında geçirdiği zamanı aktif düşünmeyi, problem çözmeyi ve yaratıcılığı teşvik eden etkinliklerle değerlendirmeleri olduğunu söyledi. Araştırmada, bilişsel gelişim ile ekran süresi arasındaki ilişkinin ekran başında yapılan faaliyetlerin niteliğine bağlı olabileceği vurgulandı. Jalanko, "Ekran süresini yalnızca olumsuz bir unsur olarak görmek yerine, aktif düşünmeyi artıran etkinliklerle fiziksel aktivite arasında bir denge kurmak gerekiyor" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, çocukların hem dijital dünyadan faydalanmalarını hem de sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemelerini sağlayabilir.</p><h3>Fiziksel aktivite ve ekran süresi: cinsiyete göre farklı etkiler</h3><p>Araştırmada, fiziksel aktivite ile bilişsel işlevler arasındaki ilişkinin ise daha karmaşık olduğu belirlendi. Çalışmaya göre, kız çocuklarında çocukluktan itibaren daha fazla hafif yoğunlukta fiziksel aktivite, ergenlikte daha iyi çalışma belleğiyle ilişkilendirildi. Erkeklerde ise, çocukluktan ergenliğe kadar rehberli fiziksel aktivitelere katılımın, çalışma belleği üzerinde olumlu etkisi olduğu gözlendi. İlginç bir şekilde, denetimsiz egzersize katılımın düşük olduğu erkeklerde de ergenlik döneminde daha iyi bilişsel işlem kapasitesi tespit edildi. Bununla birlikte, kalp atış hızı ve hareketi ölçen cihazlarla izlenen fiziksel aktivite ve sedanter zamanın, bilişsel işlevlerle doğrudan bağlantılı olmadığı anlaşıldı. Araştırmacılar, bu tür cihazların sadece hareket ve fizyolojik aktiviteyi ölçebildiğini, ancak çocukların hangi etkinliklerle meşgul olduğunu tam olarak belirleyemediğini ifade etti.</p><h3>Finlandiya araştırmasında ekran süresi ve bilişsel gelişim ilişkisi</h3><p>Finlandiya'da yürütülen araştırma, çocukluktan ergenliğe kadar ekran süresi, fiziksel aktivite ve sedanter davranışın ergenlik dönemindeki bilişsel işlevlerle nasıl bağlantılı olduğunu detaylı biçimde inceledi. Sekiz yıl boyunca takip edilen 124 kız ve 136 erkek çocuk üzerinde yapılan analiz, özellikle ekran süresinin bilişsel gelişime olan etkisini mercek altına aldı. Sonuçlar, çocukluk çağında daha fazla ekran süresi geçirenlerin, ergenlik döneminde dikkat, öğrenme ve çalışma belleği gibi bilişsel alanlarda daha yüksek performans sergilediğini gösterdi. Araştırmacılar, bu ilişkinin neden-sonuç olduğunu kanıtlamadıklarını, ancak ekran süresinin çocukların zihinsel gelişimini destekleyebileceğine dair güçlü bulgular elde ettiklerini belirtti. Ekran süresi ve fiziksel aktiviteye dair toplumsal önyargıların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.</p><h3>Çocuklarda ekran süresi: uzmanlardan denge vurgusu ve yeni çağrı</h3><p>Çalışmanın sonuçları, ekran süresinin çocukların bilişsel gelişiminde sanıldığı kadar olumsuz bir rol oynamadığını, hatta doğru şekilde kullanıldığında fayda sağlayabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, çocukların ekran başında geçirdiği zamanı aktif düşünmeyi, yaratıcılığı ve problem çözmeyi teşvik eden etkinliklerle değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, fiziksel aktivite ile ekran süresi arasında sağlıklı bir denge kurulmasının, çocukların hem zihinsel hem de bedensel gelişimi için kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Araştırmacılar, cinsiyet farklılıklarının ve fiziksel aktivite türlerinin etkilerinin daha ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini, bu alanda daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti. Sonuç olarak, Finlandiya'da yürütülen bu uzun soluklu çalışma, çocukların ekran süresi ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının bilişsel gelişim üzerindeki etkilerini yeniden değerlendirmek için önemli bir zemin sundu.</p><p>Gelecekte yapılacak araştırmalarla, ekran süresinin ve fiziksel aktivitenin çocukların bilişsel performansındaki rolünün daha ayrıntılı biçimde anlaşılması bekleniyor. Bu bulgular, ebeveynler, öğretmenler ve sağlık uzmanları için çocukların ekran kullanımı ve fiziksel aktiviteye yönelik politikaların ve uygulamaların yeniden şekillendirilmesine ışık tutabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bilim-insanlari-cocuklari-365_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-trumpin-askeri-tatbikat-teklifine-kapiyi-kapatti-288152</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore, Trump'ın askeri tatbikat teklifine kapıyı kapattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore, ABD'nin Güney Kore ile düzenlediği ortak askeri tatbikatların süresinin kısaltılmasına rağmen, Pyongyang yönetiminden beklenen olumlu yanıt gelmedi. Kim Yo Jong'un açıklamaları, Trump'ın diyalog çağrısına karşı Kuzey Kore'nin tutumunu ve ABD ile ilişkilerdeki yeni gerilimleri gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore, Trump'ın askeri tatbikat teklifine kapıyı kapattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore, ABD'nin Güney Kore ile yürüttüğü ortak askeri tatbikatların süresinin azaltılmasına rağmen, Pyongyang yönetiminden olumlu bir karşılık gelmedi. Kim Jong Un'un kız kardeşi ve üst düzey yetkilisi Kim Yo Jong, yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın diyalog çağrılarını ve iki ülke arasındaki iletişim iddialarını net bir dille reddetti. Pyongyang'ın bu kararı, Washington ile ilişkilerde yeni bir gerilimin işareti olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kim Yo Jong: "Tatbikat indirimi provokatif doğayı değiştirmiyor"</h3><p>Kuzey Kore'nin etkili isimlerinden Kim Yo Jong, Çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, ABD ve Güney Kore'nin ortak askeri tatbikatlarının süresinin veya kapsamının azaltılmasının, tatbikatların temel olarak "provokatif ve saldırgan" niteliğini değiştirmediğini vurguladı. Kim Yo Jong, ABD'nin bu adımı "iyi niyet göstergesi" olarak sunmasının Pyongyang'da karşılık bulmayacağını belirtti. Açıklamasında, "Eğer ABD bu indirimi bir jest olarak görüyorsa, bekledikleri cevabı alamayacaklar" ifadelerine yer verdi. Kim, tatbikatların Kuzey Kore tarafından uzun süredir bir işgal provası olarak değerlendirildiğini ve bu algının değişmediğini de hatırlattı. Bu açıklamalar, Pyongyang'ın ABD'nin son hamlelerine karşı sert tutumunu sürdürdüğünü gösteriyor.</p><h3>Trump'ın iletişim iddialarına Pyongyang'dan şüphe</h3><p>Kim Yo Jong, ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile iletişimde olduğu yönündeki iddialarına da açıkça şüpheyle yaklaştı. Kendisinin ve kardeşinin bu tür bir iletişimden tamamen habersiz olduğunu dile getiren Kim, Trump'ın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Buna rağmen Kim Yo Jong, iki lider arasındaki kişisel ilişkilerin olumlu seyrettiğini ve Kim Jong Un'un Trump'a karşı "güzel anılar ve duygular" beslediğini de ekledi. Bu ifadeler, liderler düzeyindeki kişisel temasların diplomatik kanallardan bağımsız olarak varlığını koruduğuna işaret ediyor. Ancak Pyongyang'ın resmi tutumu, ABD'nin mevcut politikalarına ve askeri faaliyetlerine karşı temkinli ve mesafeli olmayı sürdürüyor.</p><h3>Ulchi Freedom Shield tatbikatı Pyongyang'ın tepkisini büyüttü</h3><p>Güney Kore ve ABD'nin birlikte yürüttüğü Ulchi Freedom Shield tatbikatı, Kuzey Kore'nin uzun süredir hedefinde. Pyongyang yönetimi, bu yıllık tatbikatları olası bir işgalin provası olarak nitelendiriyor ve her fırsatta kınıyor. ABD Başkanı Trump, geçtiğimiz Pazartesi günü bu tatbikatları "uygunsuz ve düşmanca" olarak tanımladıktan sonra, Güney Koreli yetkililer, tatbikatların altı gün erken sona ereceğini duyurdu. Ancak bu karara rağmen Pyongyang'ın tavrı değişmedi. Kuzey Kore, askeri hazırlıkların kapsamı ne kadar daraltılırsa daraltılsın, tehdidin ve provokasyonun ortadan kalkmadığını savunuyor. Uzmanlar, Pyongyang'ın bu tutumunun, ABD ile ilişkilerde yeni bir açılımın önünde önemli bir engel oluşturduğunu belirtiyor.</p><h3>Kim Yo Jong'dan Rusya vurgusu ve Zelenskyy'ye yanıt</h3><p>Kim Yo Jong, açıklamasında Rusya ile olan stratejik ittifaka da dikkat çekti. Kuzey Kore'nin Ukrayna'daki Moskova yönetimini "tam desteklediğini" belirten Kim, Pyongyang'ın Rusya'ya asker ve silah göndermeye hazırlandığı iddialarını ise kesin bir dille yalanladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy'nin, Kuzey Kore'nin Rusya'ya 50.000 asker göndereceği yönündeki açıklamalarını "asılsız" olarak değerlendirdi. Kim Yo Jong, ülkesinin Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonlarını haklı bulduğunu ve desteklediğini tekrar etti. Bu açıklamalar, Kuzey Kore'nin uluslararası politikadaki yeni pozisyonunu ve ABD'ye karşı güç dengesini koruma stratejisini de gözler önüne seriyor.</p><h3>ABD ile yeni zirve ihtimalinde güç dengesi değişti</h3><p>Kuzey Kore'nin nükleer kapasitesindeki artış ve Rusya ile derinleşen ilişkiler, Pyongyang'ın ABD karşısında elini güçlendiriyor. Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Kuzey Kore'nin artık 57 adet güçlü nükleer silaha sahip olduğunu kabul etti. Pyongyang'ın konvansiyonel cephaneliğini de genişlettiği biliniyor. Uzmanlar, olası bir ABD-Kuzey Kore zirvesinde Pyongyang'ın 2018-2019 dönemine kıyasla çok daha avantajlı bir konumda olduğunu vurguluyor. Sejong Enstitüsü'nden Choi Eunju'ya göre, Kuzey Kore yönetimi liderler arasındaki kişisel ilişkileri ileride kullanılabilecek bir kanal olarak açık tutarken, ABD'nin değişen uluslararası dengeleri dikkate alması gerektiği mesajını da veriyor.</p><h3>Seul'den iyimser mesaj: Diyalog ve barış umudu</h3><p>Kuzey Kore'nin sert açıklamalarının hemen ardından, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, sosyal medya platformu X'te daha yumuşak bir dil kullandı. Lee, Trump'ın tatbikatların süresini kısaltma kararını "düşmanlık ve çatışmanın ötesine geçmek için tarihi bir adım" olarak değerlendirdi. Güney Kore lideri, bu gelişmenin diyalogun yeniden başlamasına ve Kore Yarımadası'nda kalıcı barışın sağlanmasına katkı sunmasını umduğunu dile getirdi. Seul yönetiminin bu yapıcı yaklaşımı, bölgede diplomatik çözüm arayışlarının tamamen sona ermediğine işaret ediyor.</p><p>Kuzey Kore'nin ABD'ye yönelik son mesajları, Pyongyang'ın askeri tatbikatlar ve uluslararası ilişkilerdeki yeni pozisyonu konusunda kararlılığını ortaya koydu. Kim Yo Jong'un açıklamaları, Washington ile Pyongyang arasındaki diyalogun kısa vadede kolayca yeniden başlamayacağını gösteriyor. Ancak liderler arasındaki kişisel ilişkilerin ileride yeni fırsatlar yaratabileceği de göz ardı edilmiyor. Bölgedeki gelişmeler, Kore Yarımadası'nda barış ve istikrar arayışının önümüzdeki dönemde de gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kuzey-kore-trumpin-askeri-695_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyabet-riskini-azaltmak-icin-egzersiz-rutininizde-eksik-olan-ne-288151</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyabet riskini azaltmak için egzersiz rutininizde eksik olan ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'da 8 bin kişi üzerinde yürütülen ve yaklaşık on yıl süren kapsamlı bir araştırma, hem aerobik egzersiz hem de kas güçlendirme antrenmanını düzenli olarak yapan bireylerin tip 2 diyabet geliştirme riskinin yarı yarıya azaldığını ortaya koydu. Journal of Science and Medicine in Sport dergisinde yayımlanan çalışma, yalnızca kardiyo yapmanın yeterli olmadığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyabet riskini azaltmak için egzersiz rutininizde eksik olan ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Spor salonlarında sıkça gözlemlenen bir tablo vardır: Bir tarafta koşu bandında kilometre yiyen, eliptik bisiklette ter döken ya da sabit bisiklete binen kardiyo tutkunları; diğer tarafta ise göğüs presi yapan, ağırlıklı squat'a inen ya da dambıllarla biceps curl çalışan güç antrenmanı meraklıları. Bu iki grup arasında görünmez bir sınır çizilmiş gibidir. Oysa sağlık otoriteleri yıllardır yetişkinlerin her hafta her iki egzersiz türünü de hayatına dahil etmesi gerektiğini vurguluyor. Öneriler net: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite ve buna ek olarak haftada en az iki gün kas güçlendirme çalışması. Bilimsel literatür de her iki fiziksel aktivite türüne birlikte katılmanın kalp hastalığı, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve belirli kanser türleri gibi kronik rahatsızlıkların riskini azalttığını gösteriyor. Şimdi ise yeni bir araştırma, bu birleşik yaklaşımın özellikle diyabet önleme konusundaki etkisini çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi.</p><h3>Brisbane'de 8 bin kişilik araştırma: Diyabet riski yüzde 50 düştü</h3><p>Journal of Science and Medicine in Sport dergisinde yayımlanan güncel çalışma, düzenli olarak hem aerobik hem de kas güçlendirme aktivitelerine katılan bireylerin tip 2 diyabet dahil birçok kronik hastalığa yakalanma riskinin belirgin biçimde azaldığını ortaya koydu. Araştırmacılar verileri, Avustralya'nın Brisbane kentinde yaşayan 40 ile 65 yaş arasındaki 11 binden fazla yetişkini kapsayan HABITAT (How Areas in Brisbane Influence Health and AcTivity) kohortundan derledi. Bu büyük ölçekli kohort çalışması, katılımcıları yaklaşık on yıl boyunca takip etti ve 2007, 2009, 2011, 2013 ile 2016 yıllarında anketler aracılığıyla veri topladı. Söz konusu analiz için araştırmacılar, kohorttaki yaklaşık 8 bin kişilik bir örneklem grubuyla çalıştı. Katılımcıların hem fiziksel aktivite düzeyleri hem de sağlık geçmişleri detaylı biçimde incelendi.</p><p>Katılımcılar, yürüyüş yaparak ve orta ile yüksek yoğunlukta fiziksel aktivitelere ayırdıkları süreyi kaydederek aerobik egzersiz düzeylerini raporladı. Bunun yanı sıra ağırlık kaldırma ve gücü artırmaya yönelik diğer egzersizler gibi kas güçlendirme aktivitelerine ne sıklıkla katıldıklarını da bildirdiler. Araştırmacılar bu verileri kullanarak katılımcıları dört farklı kategoriye ayırdı: Yalnızca önerilen aerobik aktivite miktarını karşılayanlar, yalnızca kas güçlendirme kılavuzunu karşılayanlar, her iki kılavuzu birden karşılayanlar ve hiçbirini karşılamayanlar. Burada referans alınan öneriler, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite ile haftada en az iki gün kas güçlendirme egzersiziydi. Fiziksel aktivite takibinin ötesinde katılımcılar, altı ay veya daha uzun süredir devam eden uzun süreli sağlık durumlarıyla ilgili teşhis alıp almadıklarını da bildirdi. Araştırma ekibi özellikle diyabet (hem tip 1 hem tip 2), kardiyovasküler hastalık, yüksek tansiyon ve kanser gelişimiyle ilgilendi. Çalışmanın temel amacı, hem aerobik hem de kas güçlendirme egzersiz kılavuzlarını birlikte karşılamanın bu dört büyük kronik hastalığın ortaya çıkış sıklığı üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktı.</p><h3>En çarpıcı sonuç: Kombine egzersiz tip 2 diyabet riskini yarıya indirdi</h3><p>Araştırmanın en güçlü ve en tutarlı bulgusu, hem aerobik hem de kas güçlendirme aktivite kılavuzlarını birlikte karşılayan bireylerin tip 2 diyabet geliştirme olasılığının yaklaşık yüzde 50 daha düşük olduğuydu. Bu rakam, egzersizin kronik hastalık önlemesindeki rolünü somut biçimde gözler önüne seriyor. Yüksek tansiyon, kanser ve kalp hastalığı geliştirme riskinin azalmasına yönelik de potansiyel bir ilişki tespit edildi; ancak bu bulgular diyabet verileri kadar tutarlı çıkmadı. Yine de araştırmacılar, bu yöndeki sinyallerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><p>Katılımcıların fiziksel aktivite türlerine göre dağılımı incelendiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. 2007'den 2011'e kadar katılımcıların yaklaşık yüzde 50'si yalnızca aerobik aktivite kılavuzunu karşılarken, bu oran 2011'den 2016'ya doğru yaklaşık yüzde 40'a geriledi. Yalnızca kas güçlendirme kılavuzunu karşılayan katılımcıların oranı ise çalışma boyunca yüzde 1 civarında kaldı; bu durum, güç antrenmanının tek başına ne kadar az tercih edildiğini açıkça gösteriyor. Her iki kılavuzu birden karşılayanların oranı 2007-2011 döneminde yaklaşık yüzde 12 iken, 2011-2016 döneminde yüzde 23'e yükseldi. Hiçbir aktivite kılavuzunu karşılamayan katılımcıların oranı ise çalışma süresince yaklaşık yüzde 37 düzeyinde seyretti. Bu rakamlar bir arada değerlendirildiğinde, aerobik egzersizin güç antrenmanına kıyasla katılımcılar arasında çok daha yaygın olduğu net biçimde görülüyor. Her iki kılavuzu karşılayan grubun zamanla büyümesi olumlu bir gelişme olsa da, tek başına kas güçlendirme aktivitesine katılım son derece düşük kaldı.</p><h3>Halk sağlığı mesajı: Direnç antrenmanı ihmal edilmemeli</h3><p>Araştırmacılar, kronik hastalıkların önlenmesi açısından bu birleşik yaklaşımın değerini özellikle vurguladı. Halk sağlığı girişimlerinde hem aerobik hem de kas güçlendirme aktivitelerinin birlikte teşvik edilmesinin kritik önem taşıdığını belirttiler. Çalışma aynı zamanda fiziksel aktivite alışkanlıklarındaki önemli bir boşluğa da dikkat çekiyor: Aerobik aktivite katılımcılar arasında kas güçlendirme egzersizinden çok daha yaygın. Bu dengesizliğin giderilmesi, insanların direnç antrenmanının sağlıklı bir egzersiz rutininin vazgeçilmez bir parçası olduğunu kavramasıyla mümkün olabilir. Düzenli fiziksel aktivitenin daha iyi sağlık sonuçlarıyla ve tip 2 diyabet gibi kronik hastalık riskinin düşmesiyle bağlantılı olması elbette şaşırtıcı değil. Ancak bu çalışma, hem aerobik aktivitenin hem de kas güçlendirme egzersizinin kapsamlı bir fiziksel aktivite programında birlikte yer alması gerektiğine dair büyüyen bilimsel kanıt havuzuna güçlü bir katkı sunuyor.</p><h3>Egzersizi hayata geçirmek için pratik öneriler</h3><p>Her iki egzersiz türünü de haftalık programa dahil etmek ilk bakışta zorlayıcı görünebilir; ancak birkaç basit stratejiyle bu hedef ulaşılabilir ve sürdürülebilir hale getirilebilir. İlk olarak, hareketi gün boyunca küçük parçalara bölmek büyük fark yaratıyor. Tüm aerobik aktiviteyi tek bir uzun seansta tamamlamak şart değil. Bunun yerine asansör yerine merdivenleri tercih etmek, öğle arasında 20 dakikalık tempolu bir yürüyüşe çıkmak ya da toplantılar arasına birkaç jumping jack sıkıştırmak gibi günlük alışkanlıklar oluşturulabilir. Bu küçük adımlar toplandığında haftalık hedeflere ulaşmayı kolaylaştırıyor.</p><p>Güç antrenmanı için pahalı bir spor salonu üyeliğine ya da ev spor salonuna ihtiyaç yok. Squat, lunge, şınav ve plank gibi vücut ağırlığı egzersizleri, herhangi bir ekipman gerektirmeden kas geliştirmeye yardımcı olabiliyor. Önemli olan, sürdürülebilir bir rutin oluşturmak. Antrenmanları gerçekçi biçimde haftanın programına yerleştirmek ve tutarlı kalmak, sonuç almanın en temel koşulu. Egzersizi sosyal bir aktiviteye dönüştürmek de motivasyonu artırıyor: Bir arkadaşla birlikte antrenman dersine katılmak, bir yürüyüş grubuna dahil olmak ya da güç antrenmanı partneri bulmak hem keyfi artırıyor hem de sürekliliği sağlıyor. Son olarak toparlanma sürecini ihmal etmemek gerekiyor. Daha fazla egzersiz her zaman daha iyi anlamına gelmiyor. Özellikle yeni bir rutine başlarken kaslara aerobik ve güç antrenmanı seansları arasında yeterli dinlenme süresi tanımak, sakatlanma riskini azaltıyor ve uzun vadeli başarıyı destekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/diyabet-riskini-azaltmak--302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-aleksei-batrakov-transferi-icin-resmen-devrede-288150</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Aleksei Batrakov transferi için resmen devrede]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray, 21 yaşındaki Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi için oyuncu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile görüşmelere başlandığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray, Aleksei Batrakov transferi için resmen devrede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kulüpten yapılan açıklamada, "Profesyonel futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi konusunda futbolcu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile resmi görüşmelere başlanmıştır." denildi.</p><p>Rus orta saha oyuncusu, Lokomotiv Moskova formasıyla 84 maçta 34 gol kaydetti.</p><p>Genç oyuncu, Rusya Milli Takımı'nda da görev yaptığı 12 karşılaşmada 4 kez gol sevinci yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/galatasaray-aleksei-batra-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/egzersiz-hapi-ilk-insan-testini-gecti-deneysel-ilac-guvenli-bulundu-288149</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Egzersiz hapı” ilk insan testini geçti! Deneysel ilaç güvenli bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Enveda tarafından geliştirilen ve egzersizin kimyasal etkilerini taklit eden ENV-308 adlı ilaç, ilk insan testlerinden güvenli ve olumlu sonuçlarla çıktı. Şirket, bu yeni egzersiz hapının obezite tedavisinde devrim yaratabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Egzersiz hapı” ilk insan testini geçti! Deneysel ilaç güvenli bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli ilaç şirketi Enveda, egzersiz sırasında vücutta doğal olarak üretilen bir molekülü taklit eden deneysel ilacı ENV-308'in ilk insan testinde başarılı sonuçlar elde ettiğini duyurdu. ENV-308, sağlıklı yetişkin gönüllüler üzerinde uygulanan Faz I denemesinde güvenli bulundu ve ciddi bir yan etki rapor edilmedi. Şirket, bu gelişmenin, egzersiz yapmadan kilo kaybını korumak ve kas kütlesini desteklemek isteyenler için önemli bir adım olduğunu vurguladı. Enveda'nın kurucusu ve CEO'su Viswa Colluru, ENV-308'in egzersizin kimyasal faydalarını günlük bir tabletle sunmayı amaçladığını belirtti.</p><h3>Enveda: 'Egzersiz hapı' ile yeni bir dönem başlıyor</h3><p>ENV-308, yoğun egzersiz sırasında insan vücudunda doğal olarak artan ve iştahı baskıladığı bilinen Lac-Phe adlı molekülü taklit ediyor. Bilim insanları, vücudun bu molekülü hem egzersiz sırasında hem de yemek sonrası daha fazla ürettiğini gözlemledi. Özellikle obeziteyle mücadelede etkili olabileceği düşünülen Lac-Phe, obez fareler üzerinde yapılan çalışmalarda kilo kaybını destekledi. Ancak, doğal Lac-Phe'nin vücutta kısa süre kalması nedeniyle ENV-308, günde bir kez alınabilecek şekilde, daha uzun süre etkili olması için özel olarak tasarlandı. Enveda, bu ilacı kendi geliştirdiği yapay zeka modeli PRISM ile keşfetti. Şirketin açıklamasına göre ENV-308, popüler GLP-1 sınıfı ilaçların sıkça yol açtığı gastrointestinal yan etkiler olmadan, kilo yönetimini ve kas kütlesini korumayı hedefliyor.</p><h3>Faz I denemesinde 88 gönüllüde güvenli sonuçlar</h3><p>ENV-308'in Faz I denemesi kapsamında, 88 sağlıklı yetişkin gönüllüye farklı dozlarda ilaç uygulandı. Bu aşamada, deneysel ilaçların insan sağlığı üzerindeki güvenliği değerlendirilir ve ENV-308'in bu testi başarıyla geçtiği açıklandı. Denemeye katılanlar arasında ciddi bir yan etki görülmedi ve hiçbir gönüllü ilacı bırakmak zorunda kalmadı. Enveda, ilacın "olağanüstü gastrointestinal güvenlik profiline" sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, deneme sırasında insanlarda dolaşımdaki leptin hormonunda düşüş gözlemlendi. Bilim insanları, obez bireylerde genellikle yüksek olan leptin seviyelerinin, vücudun bu hormona yanıt vermemesiyle ilişkili olduğunu belirtiyor. ENV-308'in leptin seviyelerini düşürmesi, iştah kontrolünde yeni bir mekanizmanın devreye girebileceğini gösteriyor. Bu bulgular, ilacın sadece kilo kaybı değil, aynı zamanda metabolik sağlık üzerinde de olumlu etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.</p><h3>ENV-308'in obezite tedavisindeki potansiyeli dikkat çekiyor</h3><p>ENV-308, egzersizin sağladığı tüm faydaları tek başına sunmasa da, obezite ve diğer metabolik hastalıkların tedavisinde yeni bir alternatif olarak öne çıkıyor. Şirket yetkilileri, mevcut GLP-1 ilaçlarının yan etkilerini tolere edemeyen veya enjeksiyon yerine hap formunu tercih eden hastalar için ENV-308'in önemli bir seçenek olabileceğini ifade ediyor. Özellikle yaşlı yetişkinler gibi kas kaybına duyarlı gruplar için, kas kütlesini daha iyi koruyabilen bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekiyor. Enveda, ENV-308'in kilo kaybı üzerindeki etkilerini daha kapsamlı değerlendirmek için Faz II denemelerine başlamayı planlıyor. Ayrıca, migren ve iltihabi bağırsak hastalığı gibi egzersiz benzeri etkilerden fayda görebilecek diğer rahatsızlıklar için de ilacın potansiyeli araştırılıyor. Şirket, ENV-308 ile egzersizin kimyasal etkilerini güvenli ve pratik bir şekilde taklit etmenin mümkün olabileceğini düşünüyor.</p><p>Sonuç olarak, ENV-308'in ilk insan denemelerinden elde edilen olumlu veriler, egzersiz hapı olarak bilinen bu yeni ilacın gelecekte obezite ve metabolik hastalıklarla mücadelede önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Ancak, ilacın etkilerinin tam olarak anlaşılması ve yaygın kullanıma sunulması için daha geniş kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyuluyor. Enveda'nın ENV-308 üzerindeki çalışmaları, egzersiz yapamayan ya da kilo yönetiminde yeni çözümler arayan bireyler için umut vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/egzersiz-hapi-ilk-insan-t-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/emette-ak-parti-ilce-baskanligi-binasina-saldiri-288148</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emet'te AK Parti İlçe Başkanlığı binasına saldırı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ Kütahya'nın Emet ilçesinde AK Parti İlçe Başkanlığı binasına kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda parti binasının camları kırılırken, kapılar, masa ve sandalyeler ile çeşitli mobilyalar zarar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emet'te AK Parti İlçe Başkanlığı binasına saldırı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler AK Parti Emet İlçe Başkanlığı binasına girerek içeride bulunan eşyalara zarar verdi. </p><p>Binanın çeşitli bölümlerindeki camlar kırılırken, masa ve sandalyeler devrildi, bazı mobilyalar ise kullanılamaz hale geldi. Saldırı nedeniyle parti binasında geniş çaplı maddi hasar meydana gelirken, olayda herhangi bir yaralanma ya da can kaybının yaşanmadığı öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77111701-200820269a65f49f.jpg"/><p>Olayın ardından güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldı. Saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma yürütülürken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/emette-ak-parti-ilce-bask-543_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/kartal-anadolu-imam-hatip-lisesi-yksdeki-basari-gelenegini-surdurdu-288147</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, YKS'deki başarı geleneğini sürdürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile bu yıl öğrencilerini İstanbul Teknik, Boğaziçi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İstanbul Üniversitesi, Yıldız Teknik ve Marmara üniversiteleri başta olmak üzere Türkiye'nin seçkin üniversitelerinin mühendislik, tıp, hukuk, işletme ve iktisat gibi çok sayıda bölümüne yerleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, YKS'deki başarı geleneğini sürdürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, kurulduğu günden bugüne öğrencilerini üniversitelere yerleştirme oranlarıyla öne çıkıyor. Başarı geleneğini sürdüren okulun bu yıl YKS&#39;de ilk 5&#39;te 3, ilk 10&#39;da 4, ilk 100&#39;de 22, ilk 500&#39;de 58 ve ilk 1000&#39;de 78 öğrencisi yer aldı.</p><p>Bu yıl 127 öğrencinin mezun olduğu okul, önceki yıl mezunlarının da eklenmesiyle 128 öğrencisini üniversitelerin yüksek puanlı çeşitli bölümlerine yerleştirdi.</p><p>İstanbul Teknik, Boğaziçi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İstanbul Üniversitesi, Yıldız Teknik ve Marmara üniversiteleri başta olmak üzere Türkiye&#39;nin seçkin üniversitelerine öğrenci yerleştiren okulun öğrencilerinden 45&#39;i mühendislik, 33&#39;ü tıp, 13&#39;ü ekonomi, işletme, iktisat ve uluslararası ticaret, 7&#39;si hukuk bölümlerini tercih etti.</p><p>Mezunlardan 4&#39;er öğrenci hukuk ve psikoloji, 3&#39;er öğrenci diş hekimliği, eczacılık, medya-sinema ve ilahiyat, 2&#39;şer öğrenci matematik ve tarih, birer öğrenci de veri bilimi, fizik, fizyoterapi, mimarlık, okul öncesi öğretmenliği ve sosyoloji bölümlerine yerleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42257336.jpg"/><p>Okul Müdürü Doç. Dr. Özkan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinin başarının gelenek haline geldiği okullardan biri olduğunu söyledi.</p><p>Okulun şahsiyet eğitiminin yanı sıra akademik eğitimiyle de öne çıktığını belirten Öztürk, mezun öğrencilerin arzuladıkları üniversitelere yerleştiğini vurguladı.</p><p>Öğrencilerin ağırlıklı olarak mühendislik ve tıp fakültelerini tercih ettiğini dile getiren Öztürk, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerini hem arzuladıkları üniversiteye ulaştıran hem de çok yönlü şahsiyet gelişimiyle onları destekleyen bir okul. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 40 yılını aşmış geleneğe sahip bir okul. İlk mezunlarını verdiği 1993 senesinden bugüne kadar Türkiye birincileri çıkartmış bir okul. Sayısalda, sözelde, eşit ağırlıkta dereceler yapmış bir okul. Geçen sene ilk 100&#39;de 25 derecemiz vardı, bu sene 22 derecemiz var. Aslında bu gelenek başarının yanında öğrencilerine karakter eğitimi veren, öğrencilerini hayata hazırlayan, öğrencilerini çağa uyarlı bir şekilde aktif ve açık bir zihinle yetiştiren bir okul olmakla öne çıkıyor.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE'DE İLK 20 OKUL ARASINA YERLEŞMİŞ BİR OKULUZ"</b></p><p>Okulun bu sene yüzdelik 0,47 taban puanla öğrenci aldığının altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yani Türkiye&#39;nin en iyi öğrencilerinin kayıt yaptırdığı bir okul. İstanbul&#39;da 10&#39;uncu sıradayız, Türkiye&#39;de ilk 20 okul arasına yerleşmiş bir okuluz. 5 yıllık (eğitim veren) bir okuluz. Hazırlıkta dil eğitimi veren, 9 ve 10&#39;uncu sınıfta çok yönlü şahsiyet geliştirme modelini uygulayan, bunun yanında Cambridge Üniversitesinin lise diploma sertifikasını veren, uluslararası IB sertifikası diploma programına sahip olan bir okuluz. Öğrencilerimizin 11 ve 12&#39;nci sınıfa geldiklerinde üniversiteye hazırlandıkları bir etap var. Aslında okulumuz çok geniş bir zihin haritasına sahip. Okulumuz, sistematiği olan ve Türkiye&#39;nin gurur duyacağı nadide okullardan bir tanesi.&quot;</p><p>Öğrencileri, ailelerini ve okulun öğretmenlerini tebrik eden Öztürk, başarı geleneğinin sürmesi için gayretle çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kartal-anadolu-imam-hatip-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/at-sinekleri-neden-bahcenize-geliyor-288146</link>
      <pubDate>2026-08-20T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[At sinekleri neden bahçenize geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[At sineği, yaz aylarında bahçelerde ve açık alanlarda ciddi sorunlara yol açıyor. Uzmanlar, hem insanlar hem de evcil hayvanlar için ağrılı ısırıklara neden olan bu zararlılara karşı alınabilecek doğal ve etkili önlemleri sıraladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[At sinekleri neden bahçenize geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının başlamasıyla birlikte at sineği, özellikle bahçelerde ve açık alanlarda ciddi bir sorun haline geldi. Bu sineklerin ısırıkları, anında ağrı ve tahrişe yol açarken, aynı zamanda hayvanlarda hastalık riskini de artırıyor. Uzmanlar, hem insanları hem de evcil hayvanları korumak için at sineğine karşı alınabilecek önlemleri ve etkili yöntemleri detaylı şekilde paylaştı.</p><h3>Rawlings: 'Bahçenizi bakımlı tutarak at sineği riskini azaltın'</h3><p>Entomolog Ngan Nguyen Rawlings, at sineğinin özellikle uzun çimlerde ve bakımsız bahçelerde çoğaldığını vurguladı. Bahçede düzenli biçimde çimlerin kesilmesi ve otların temizlenmesi, bu zararlıların barınma alanlarını azaltıyor. Rawlings, "Bahçenizi sürekli bakımlı tutmak, at sineğinin ortaya çıkma ihtimalini ciddi ölçüde düşürür" dedi. Bu yöntemin düşük maliyetli ve pratik olduğunu belirten Rawlings, yine de komşu alanlardan gelen sineklerin tamamen engellenemeyebileceğine dikkat çekti. Özellikle nemli bölgelerde ve su birikintilerinin yakınında yaşayanlar için bahçe bakımının önemi daha da artıyor. At sineği problemiyle mücadelede proaktif davranmak, yaz boyunca daha huzurlu bir ortam sağlıyor.</p><h3>Evcil hayvan sahiplerine at sineği uyarısı</h3><p>Veteriner teknisyeni Amber Batteiger, at sineğinin evcil hayvanlar için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Özellikle yaz aylarında dışarıda uzun süre kalan kediler ve köpekler, at sineği ısırıklarına karşı savunmasız kalıyor. Batteiger, "Dişi at sineği, yumurta gelişimi için kana ihtiyaç duyar ve evcil hayvanlar bu nedenle hedef haline gelir" şeklinde konuştu. Eğer bir evcil hayvanda ısırık sonrası şişlik, enfeksiyon veya alerjik reaksiyon belirtileri görülürse, vakit kaybetmeden veterinerle iletişime geçilmesi gerektiğini vurguladı. Evcil hayvanların dışarıda geçirdiği sürenin sınırlandırılması, at sineği kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçmekte etkili oluyor.</p><h3>Durgun su ve nemli alanlar at sineği için cazibe merkezi</h3><p>Rawlings, at sineğinin nemli ve su birikintisi olan bölgelerde hızla çoğaldığını belirtti. Özellikle bahçede unutulan yağmur suyu birikintileri, sineğin yumurtlaması için ideal ortamlar sunuyor. Uzmanlar, bahçede bulunan kapların düzenli olarak boşaltılması ve aşırı nemli alanların kurutulması gerektiğini söylüyor. Durgun suyun ortadan kaldırılması, yalnızca at sineği değil, sivrisinek gibi diğer zararlıları da engellemede etkili bir yöntem. Ayrıca, gölet veya dere gibi doğal su kaynaklarının yakınında yaşayanların, bahçelerinde ekstra önlem alması öneriliyor. Bu şekilde, at sineği popülasyonunun azalması ve yaz aylarının daha rahat geçmesi mümkün hale geliyor.</p><h3>Fiziksel engeller ve yapışkan tuzaklarla at sineğine karşı koruma</h3><p>At sineğiyle mücadelede fiziksel önlemler de önemli rol oynuyor. Rawlings, özellikle verandalara perde eklenmesini ve kapalı alanlar oluşturulmasını tavsiye etti. Bu tür fiziksel engeller, sineklerin insanlara ve evcil hayvanlara ulaşmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, dışarı çıkarken hafif ve uzun kollu giysilerin tercih edilmesi de ısırık riskini azaltıyor. Dış mekanlarda kullanılan fanlar, sürekli hava akışı sağlayarak sineklerin alana iniş yapmasını engelliyor. Yapışkan sinek tuzakları ise, verandalardan ve kapı girişlerinden uzakta kullanıldığında, at sineği popülasyonunu kontrol altında tutmaya yardımcı oluyor. Ancak bu tuzakların, ilk kurulumda zaman ve maddi yatırım gerektirdiği, ayrıca bahçe estetiğini olumsuz etkileyebileceği de unutulmamalı.</p><h3>Doğal ve çevre dostu yöntemlerle sağlıklı bir yaz mümkün</h3><p>Kimyasal spreyler yerine, toksik olmayan sinek tuzakları ve doğal yöntemler tercih edildiğinde, hem çevre hem de yararlı böcekler korunmuş oluyor. Sirke ve kağıt şeritleriyle hazırlanan yapışkan tuzaklar, zararlı sinekleri yakalarken, polinatörler gibi faydalı canlılara zarar vermiyor. At sineğiyle mücadelede doğal yöntemlerin uygulanması, bahçede geçirilen zamanı daha keyifli ve güvenli hale getiriyor. Uzmanlar, düzenli bahçe bakımı, durgun suyun ortadan kaldırılması, fiziksel engellerin kullanılması ve evcil hayvanların korunmasının, at sineği sorununu büyük ölçüde azaltacağını belirtiyor. Yaz aylarında alınan bu basit ama etkili önlemler sayesinde, ağrılı ısırıklar ve sinek istilası riski en aza indirilebiliyor.</p><p>Sonuç olarak, at sineği özellikle sıcak ve nemli havalarda, bakımsız ve su birikintisi bulunan bahçelerde ciddi bir tehdit oluşturuyor. Uzmanların önerdiği doğal ve pratik yöntemler, hem insanları hem de evcil hayvanları bu zararlılardan korumada etkili oluyor. Yaz boyunca alınan bu önlemlerle, açık alanlarda daha sağlıklı ve huzurlu zaman geçirmek mümkün hale geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/at-sinekleri-neden-bahcen-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288145</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ruya-baslamadan-50-saniye-once-beyinde-neler-oluyor-288145</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rüya başlamadan 50 saniye önce beyinde neler oluyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'nın Sendai kentindeki Tohoku Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, fareler üzerinde yapılan deneylerle REM uykusu sırasında canlı rüyaların beyin enerjisinde şaşırtıcı bir düşüşe yol açtığını ortaya koydu. Araştırmada, rüya gören beyinlerin beklenenden farklı şekilde enerji tükettiği anlaşıldı ve bu bulgunun insan sağlığı üzerindeki etkileri tartışılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rüya başlamadan 50 saniye önce beyinde neler oluyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın Sendai kentinde bulunan Tohoku Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, fareler üzerinde gerçekleştirdikleri detaylı bir araştırma ile REM uykusu sırasında canlı rüyaların beyin enerjisi üzerinde beklenmedik bir etki yarattığını ortaya çıkardı. Çalışmada, özellikle rüya görme aşamasında beyne artan kan akışına rağmen nöronların enerji seviyesinde belirgin bir düşüş gözlemlendi. Bu durum, uykudan sonra beklenen dinlenmiş his yerine, bazı sabahlar yorgun uyanmanın bilimsel temelini sorgulattı. Araştırma ekibinin liderliğini Tohoku Üniversitesi Süper Ağa Beyin Fizyolojisi Laboratuvarı Başkanı Profesör Ko Matsui üstlenirken, Yusuke Takahashi de çalışmanın ilk yazarı olarak öne çıktı. Deneylerde, 15 sağlıklı fare kullanıldı ve bu hayvanların kafatasları üzerinden yapılan gözlemlerle REM uykusunun beyin enerjisiyle ilişkisi ayrıntılı biçimde incelendi.</p><h3>Profesör Matsui: 'REM uykusu sırasında beyin dinlenmiyor'</h3><p>Araştırmanın başındaki isim olan Profesör Ko Matsui, uyku sırasında insanın huzurlu göründüğünü, ancak özellikle rüya anlarında beynin son derece aktif çalıştığını vurguladı. Matsui, "Rüya görmek, beklenenden farklı olarak beyni yorar mı?" sorusuna bilimsel yanıt aradıklarını belirtti. Bilim dünyasında REM uykusu, en canlı rüyaların görüldüğü ve vücudun hareketsiz kaldığı bir dönem olarak biliniyor. Ancak bu aşamada beyin neredeyse uyanık gibi davranıyor. Yeni bulgular, REM uykusu sırasında artan kan akışının, nöronlar içinde enerji kaybı ile sonuçlandığını gösterdi. Matsui'nin ekibi, farelerin saç derisini çıkarıp kafataslarını özel bir reçineyle kapladı ve böylece beyin dokusunu rahatsız etmeden, kameralarla canlı beyin görüntüleri elde etti. Bu yöntem sayesinde, rüya gören farelerin beyinlerinde kan hacmindeki değişiklikler, nöronların enerji seviyesi ve metabolik süreçler eş zamanlı olarak takip edildi.</p><h3>REM uykusu öncesi ve sırasında enerji tüketiminde şaşırtıcı değişimler</h3><p>Deneyler sırasında, farelerin REM uykusuna geçişinden yaklaşık bir dakika önce beyinlerinin arka bölgesinde kan hacmi artmaya başladı. Bu artış, retrosplenial korteks adı verilen alandan ön bölgelere yayıldı ve REM uykusunun başlamasıyla birlikte beyin genelinde gözle görülür bir aktivasyon yaşandı. Ancak tüm bu hazırlıklar sırasında, nöronlarda enerji kaynağı olan ATP seviyelerinde bir değişiklik olmadı. REM uykusu başladığında ise astrosit adı verilen destek hücrelerinde pirüvat miktarı artarken, nöronlardaki ATP seviyesi hızlı ve belirgin şekilde düştü. Özellikle retrosplenial kortekste bu düşüş çok daha belirgin gerçekleşti. Bu bölge, hafıza merkezi hipokampus ile yakın temas halinde çalışıyor ve mekansal anıların oluşmasında kritik bir rol üstleniyor. Ayrıca, kıllı sinyalleri işleyen korteks bölgesi REM sırasında diğer alanlara göre daha az enerji kaybetti. Araştırmacılar, bunun farelerin rüyalarında dokunsal navigasyonu tekrar etmeleriyle ilgili olabileceğini düşünüyor.</p><h3>Beynin enerji dengelemesi ve insan sağlığına etkileri tartışılıyor</h3><p>Çalışmada, fareler uyanır uyanmaz nöronlardaki ATP seviyesinin hızla eski haline döndüğü, astrositlerdeki pirüvatın ise daha yavaş bir şekilde azaldığı tespit edildi. Araştırma ekibi, REM uykusunda nöronların daha fazla ATP harcayabileceği, bunun da hipokampus ile iletişim ve anı depolama süreçlerinde kullanılmış olabileceği üzerinde durdu. Ancak sadece nöronal ateşlemenin artması bu enerji kaybını tam olarak açıklamıyor. Ek olarak, astrositlerin nöronlara daha az enerji iletmesi ya da hücrelerin daha hızlı ama verimsiz yollarla ATP üretmesi ihtimalleri de değerlendirildi. Bu üç senaryo birbirini dışlamıyor ve araştırmacılar henüz en baskın nedeni tespit edebilmiş değil. Profesör Matsui ve ekibi, beynin enerji arzını ve tüketimini nasıl dengelediğini anlamanın, biyolojik zekanın verimliliğini açıklamak açısından kritik olduğunu belirtiyor. Ayrıca, REM uykusunun enerji ekonomisi açısından beynin iç işleyişine dair önemli ipuçları sunduğu ifade ediliyor. Bu bulgular, insanlarda da benzer bir enerji kaybı yaşanıp yaşanmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Çünkü bozulmuş enerji düzenlemesi, uyku bozuklukları ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların temelinde yer alıyor.</p><h3>Fonksiyonel beyin taramalarında yanılgı riski ve gelecekteki araştırmalar</h3><p>Araştırmacılar, insan beyin araştırmalarında yaygın olarak kullanılan fonksiyonel MRI taramalarının, kan akışındaki artışı doğrudan beyin aktivitesiyle eşleştirmesinin yanıltıcı olabileceği uyarısında bulundu. Çünkü bu çalışma, REM uykusunda artan kan akışının, nöronlarda enerji artışı anlamına gelmediğini gösterdi. Tohoku Üniversitesi ekibi, insanlarda REM uykusu sırasında benzer enerji kayıplarının yaşanıp yaşanmadığını anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı. Özellikle astrositlerin nöronlara enerji iletimini kontrol eden moleküllerin ve REM sırasında mitokondrilerin rolünün detaylı şekilde incelenmesi gerektiği aktarıldı. Bu tür çalışmaların, yalnızca sabah yorgunluğunu anlamakla kalmayıp, aynı zamanda uyku bozuklukları ve Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde de yol gösterici olabileceği belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Tohoku Üniversitesi'ndeki bu kapsamlı REM uykusu araştırması, canlı rüyaların beyin enerjisinde beklenmedik bir düşüşe yol açtığını ve bu durumun hem temel bilimsel anlayış hem de insan sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, REM uykusu ve enerji tüketimi ilişkisini anlamanın, gelecekte nörolojik hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için kritik ipuçları sunabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ruya-baslamadan-50-saniye-283_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288144</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kosta-rikanin-derinliklerinde-daha-once-bilinmeyen-bir-mercan-turu-kesfedildi-288144</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kosta Rika'nın derinliklerinde daha önce bilinmeyen bir mercan türü keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kosta Rika açıklarındaki Pasifik Okyanusu'nun yüzlerce metre derinliğinde, bilim insanları daha önce bilinmeyen ve 'altın ağaç mercanı' olarak adlandırılan yeni bir mercan türü keşfetti. Bu keşif, deniz biyolojisi alanında büyük heyecan yarattı ve bölgedeki ekosistemlerin ne kadar gizemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kosta Rika'nın derinliklerinde daha önce bilinmeyen bir mercan türü keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kosta Rika'nın Pasifik kıyısında, deniz biyologları şimdiye dek kayıtlara geçmemiş yeni bir mercan türüne rastladı. 'Altın ağaç mercanı' olarak adlandırılan bu canlı, 360 ile 529 metre arasındaki derinliklerde, kırılgan yıldızlarla kaplı kayalık deniz dağlarında keşfedildi. Schmidt Okyanus Enstitüsü'ne ait araştırma gemileri Falkor ve Falkor (too) ile 2019 ve 2023 yıllarında gerçekleştirilen seferlerde, uzaktan kumandalı SuBastian aracı kullanılarak toplanan örnekler, bilim dünyasında büyük bir ilgiyle karşılandı. Mercanın anatomik ve genetik özellikleri, bilinen mercan akrabalarından belirgin şekilde ayrılarak, tamamen yeni bir aile ve cinsin tanımlanmasına yol açtı. Bu olağanüstü keşif, ZooKeys dergisinde yayımlanan makaleyle bilimsel olarak duyuruldu.</p><h3>Dr. Odalisca Breedy: 'Altın ağaç mercanı' yeni bir aileyi temsil ediyor</h3><p>Kosta Rika Üniversitesi'nden Dr. Odalisca Breedy'nin başında bulunduğu uluslararası araştırma ekibi, altın ağaç mercanının taksonomik konumunu belirlemek için kapsamlı moleküler analizler yürüttü. Genetik incelemeler sırasında, mercan türünün üç farklı geninin her biri, farklı ailelere işaret etti ve bu durum, bilim insanlarını daha derinlemesine bir filogenomik analiz yapmaya yöneltti. Yüzlerce genin karşılaştırılması sonucunda, altın ağaç mercanı için Laurinqueidae adında tamamen yeni bir aile ve Laurinque adında yeni bir cins tanımlandı. Mercanın tür adı ise elenya olarak belirlendi. Dr. Breedy, ilk kez 2019 yılında bu mercan bahçesini gördüğünde, manzaranın güzelliğinden etkilendiğini ve türün adının da Tolkien'in yarattığı Elf dilinden ilhamla seçildiğini vurguladı. Araştırma, Cathy McFadden, Catalina Murillo ve Andrea Quattrini'nin katkılarıyla daha da derinleştirildi ve türün bilimsel literatürdeki yeri kesinleşti.</p><h3>Kosta Rika'nın deniz dağlarında biyolojik çeşitlilik artıyor</h3><p>Altın ağaç mercanı, deniz tabanında neredeyse tamamen kırılgan yıldızlarla kaplı kayalık çıkıntılar üzerinde, yoğun ve parlak sarı dallarıyla dikkat çekiyor. Bazı koloniler bir metreden fazla büyüyerek, derin deniz canlıları için karmaşık ve zengin bir yaşam alanı oluşturuyor. Laurinqueidae ailesine ait bu yeni tür, daha önce bilinen hiçbir mercan ailesiyle tam olarak eşleşmeyen genetik ve anatomik özellikler gösteriyor. Bu durum, Kosta Rika'nın deniz dağlarında keşfedilen daha önce belgelenmemiş türlerin sayısının giderek arttığını ve bölgenin biyolojik çeşitlilik açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Schmidt Okyanus Enstitüsü'nün desteğiyle yürütülen seferler ve National Geographic Society'nin sağladığı araştırma hibesi sayesinde, bölgedeki derin okyanus ekosistemleri hakkında yeni bilgiler elde edildi. Bilim insanları, altın ağaç mercanı gibi türlerin, karmaşık yapıları sayesinde birçok derin deniz canlısına habitat sağladığını ve bu nedenle ekosistemin korunmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><h3>Derin okyanus ekosistemleri ve koruma çağrısı</h3><p>Dünya yüzeyinin yaklaşık üçte ikisini kaplayan derin okyanus bölgeleri, hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiş durumda. Altın ağaç mercanı gibi yeni türlerin bulunması, bu alanların ne kadar zengin ve eşsiz canlılara ev sahipliği yaptığını gösteriyor. Araştırmacılar, özellikle Kosta Rika'nın deniz dağlarının, henüz tam anlamıyla incelenmemiş ve keşfedilmemiş çok sayıda türe ev sahipliği yaptığına dikkat çekiyor. Derin deniz mercan bahçeleri, karmaşık yapılarıyla yalnızca biyolojik çeşitlilik için değil, aynı zamanda hassas deniz ekosistemlerinin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir rol üstleniyor. Bilim insanları, bu tür keşiflerin, okyanusların korunmasına yönelik uluslararası işbirliğinin ve araştırmaların artırılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni seferler ve genetik analizlerle, Kosta Rika ve çevresindeki derin denizlerin sırlarının daha da gün yüzüne çıkması bekleniyor.</p><p>Altın ağaç mercanının keşfi, Kosta Rika'nın Pasifik derinliklerinde halen keşfedilmeyi bekleyen pek çok tür olduğuna işaret ediyor. Bu bulgu, yalnızca bilimsel açıdan değil, aynı zamanda deniz ekosistemlerinin korunması için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Araştırmacılar, altın ağaç mercanı gibi türlerin varlığının, derin okyanusların ne kadar özel ve savunmasız olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/kosta-rikanin-derinlikler-615_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288143</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aya-gidecek-astronotlarin-gorunmez-yolculari-5-mikrop-turu-kutup-golgelerinde-yasayabiliyor-288143</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ay'a gidecek astronotların görünmez yolcuları! 5 mikrop türü kutup gölgelerinde yaşayabiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA bilim insanlarının Science Advances dergisinde yayımlanan araştırması, insanlarla birlikte Ay'a seyahat edebilecek bazı mikropların Güney Kutbu'ndaki gölgeli bölgelerde hayatta kalma kapasitesine sahip olduğunu ortaya koydu. Bulgular, gelecekteki mürettebatlı Ay ve Mars görevlerinde kirlenme riskine dikkat çekerken, Ay'ın doğal bir laboratuvar olarak kullanılabileceği fikrini de gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ay'a gidecek astronotların görünmez yolcuları! 5 mikrop türü kutup gölgelerinde yaşayabiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA bünyesindeki bilim insanlarının gerçekleştirdiği kapsamlı bir araştırma, Dünya kaynaklı bazı mikropların Ay'ın Güney Kutbu bölgesindeki gölgeli ve karanlık alanlarda canlılığını sürdürebileceğini gözler önüne serdi. 19 Ağustos 2026 tarihinde prestijli Science Advances dergisinde yayımlanan çalışma, insanların uzay yolculuklarında yanlarında taşıdıkları mikroorganizmaların aşırı ay koşullarında bile dayanıklılık gösterebildiğini kanıtladı. Bu durum, özellikle Artemis programı kapsamında planlanan mürettebatlı Ay görevleri ve ileride Mars'a yönelik keşif misyonları açısından ciddi bir kirlenme riski oluşturuyor.</p><h3>NASA bilim insanı Saxena: 'Mikroplar insanlarla birlikte kaçınılmaz olarak geliyor'</h3><p>Araştırmaya liderlik eden Maryland Greenbelt'teki NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden gezegen bilimcisi Prabal Saxena, insanların doğuştan kaşif olduğunu ve yanlarında sesleri, anıları ve mikropları taşıdığını ifade etti. Saxena, bu gerçekliğin bazı bilim insanları için rahatsız edici olabileceğini kabul ederken, aynı zamanda kusurlu bir durumu yararlı bir deneye dönüştürme fırsatı yarattığını vurguladı. Mikropların insanlarla birlikte seyahat etmesi kaçınılmaz bir olgu olarak değerlendiriliyor çünkü insan vücudu devasa bir mikroorganizma ekosistemine ev sahipliği yapıyor. Örneğin, bir silgi boyutundaki her deri parçasında ortalama 1 milyon bakteri yaşıyor. Bu bakteriler uzay giysilerinden ve yaşam alanlarından kolaylıkla dış ortama sızabiliyor. Araştırmanın yazarları, bu mikropların eski jeolojik veya biyolojik süreçlere ait kimyasal ipuçlarının incelenmesini ciddi biçimde engelleyebileceği konusunda uyarıda bulundu.</p><h3>Ay'ın Güney Kutbu mikroplar için doğal bir sığınak görevi görüyor</h3><p>Ay'ın eksenindeki son derece küçük eğim, kutup bölgelerinde Güneş'in ufkun hemen üzerinde asılı kalmasına ve yüzeyi neredeyse yatay bir açıyla sıyırmasına neden oluyor. Bu benzersiz geometri, bir masa üzerinde yatan el feneri gibi düşünülebilir. Yüzeydeki yüksek noktalar, yani krater sırtları, dağlar ve hatta küçük tümsekler, güneş ışığının alçak araziye ulaşmasını engelliyor. Böylece sürekli gölgede kalan, soğuk kalabilen ve suyu koruyabilen alan cepleri oluşuyor. Bu gölgeli bölgeler aynı zamanda hassas molekülleri ve olası mikroorganizmaları ölümcül radyasyondan koruyan doğal kalkanlar işlevi görüyor. Bilim insanları, Dünya'da kolayca yeniden üretilemeyen bu eşsiz ortamda mikrobiyal hayatta kalmanın gerçek sınırlarını dikkatli bir şekilde test edebileceklerini savunuyor. Dolayısıyla Ay'ın Güney Kutbu, hem bir kirlenme riski hem de eşsiz bir bilimsel laboratuvar olarak çifte anlam taşıyor.</p><h3>Aspergillus niger: Uzayda bile direnen inatçı mantar</h3><p>Araştırma ekibi, uzay uçuşu ortamlarında yaygın olarak bulunan ve insan derisinde sıkça rastlanan beş farklı mikrop türünü incelemeye aldı. Bunlar arasında özellikle dikkat çeken Aspergillus niger, ev banyolarında ve ısıtma-havalandırma-klima sistemleri gibi sıcak, nemli ortamlarda gelişen bir mantar türü olarak biliniyor. Astronotlar bu mantarı Uluslararası Uzay İstasyonu'nun iç kısımlarında örnekledi ve yapılan deneyler mantarın istasyonun dışında bile canlılığını koruyabildiğini gösterdi. Aspergillus niger'in yanı sıra çalışmada Bacillus subtilis, Staphylococcus aureus, Deinococcus radiodurans ve birkaç Fusarium türü de test edildi. Bu mikropların uzay istasyonunun dışında hayatta kalması bilim insanlarını oldukça şaşırttı çünkü bu türler tipik olarak uzayın vakumu gibi aşırı koşullara dayanabilen "ekstremofiller" kategorisinde değerlendirilmiyor. Houston'daki NASA Johnson Uzay Merkezi'nden jeomikrobiyolog Aaron Regberg, bu mikropların kurumasını beklediğini ancak sonuçların aksini kanıtladığını belirtti.</p><h3>Üç kritik bölgede 'hayatta kalınabilir nişler' tespit edildi</h3><p>Araştırma ekibi, önceki çalışmaların kapsamlı bir analizine dayanarak her organizmanın dayanabileceği maksimum ısı ve ultraviyole radyasyon miktarını kaydetti. Ardından bu mikroplar, Ay'ın Güney Kutbu yakınındaki üç stratejik bölgenin simülasyonlarında test edildi: Nobile Rim, Connecting Ridge ve De Gerlache Rim. Bu simülasyonlar, NASA'nın Lunar Reconnaissance Orbiter uydusundaki aletlerin topladığı yükseklik ve sıcaklık verilerinden oluşturulan ayrıntılı çevresel haritaları, radyasyonun yüzeye nasıl çarptığına dair gelişmiş modellerle birleştirerek hazırlandı. Ortaya çıkan modeller, mil genişliğindeki bir krater tabanından bir astronotun ayak izi boyutuna kadar değişen ölçeklerde "hayatta kalınabilir nişler" haritaları ortaya koydu. UV radyasyonuna en dirençli tür olan Aspergillus niger, bir miktar güneş ışığına maruz kalan alanlarda bile canlılığını sürdürebildi. Bu sonuç özellikle dikkat çekici çünkü UV radyasyonu çoğu mikrop için o kadar öldürücü ki hastanelerde sterilizasyon amacıyla kullanılıyor. Çalışmada hayatta kalma kavramı, mikrobun en az bir Dünya günü boyunca canlı kalabilmesi olarak tanımlandı; bu durum organizmanın büyüyüp çoğalabileceği anlamına gelmiyor.</p><h3>Kirlenme riski Mars görevlerini de tehdit ediyor</h3><p>Araştırmanın ortak yazarlarından NASA Goddard merkezli Artemis kirlenme kontrolü bilim insanı Andrew Needham, Ay'a gitmeden önce orada ne olduğunun anlaşılması gerektiğini vurguladı. Needham, gezegenimizin ötesinde yaşam belirtileri aramak amacıyla Mars'a gidildiğinde, bulunan şeylerin insanların getirdiği mikroplar olmadığından emin olunması gerektiğinin altını çizdi. NASA'nın robotik uzay araçlarını üzerlerindeki canlı organizmaların sayısını azaltmak için 400 Fahrenheit derecenin üzerindeki sıcaklıklarda pişirdiği biliniyor ancak bu yöntem astronotlara uygulanamıyor. Bu nedenle kirlenme endişeleri, Ay'ın güney kutup ortamının mürettebatlı keşfinde tamamen yeni bir boyut kazanıyor. Sıkı sterilizasyon prosedürlerine rağmen bazı organizmalar inatla direnç gösteriyor ve bu durum gelecekteki bilimsel araştırmaların güvenilirliğini doğrudan etkiliyor.</p><h3>NASA Goddard uzmanı Graham: 'Ay bir hücrenin hayatta kalabileceği bir yer'</h3><p>NASA Goddard'da Dünya'nınkine hiç benzemeyen biyolojik yapıları tespit etmek için araçlar ve teknikler geliştirmeye yardımcı olan makale ortak yazarı Heather Graham, Ay denildiğinde genellikle biyolojinin akla gelmediğini söyledi. Ancak Graham, Ay'ın bir hücrenin hayatta kalabileceği bir ortam sunduğunu belirterek, bu bölgelerin ilk keşfinde mikrobiyal otostopçulara ekstra dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Graham, ziyaretlerin bulunacak şeyleri değiştirmesinden önce ay kimyasının karakterize edilmesi için yoğun çalışılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Herhangi bir yüzey bilimi çalışması başlamadan önce, bilim insanlarının insanların getirdiği kirleticilerin temel ölçümlerini yapması zorunlu görülüyor. Bu temel ölçümler olmadan, Ay'da keşfedilecek kimyasal izlerin doğal mı yoksa insan kaynaklı mı olduğunu ayırt etmek son derece güçleşecek.</p><h3>Mikroplar uykuda kalabilir ama çoğalamaz</h3><p>Araştırmanın yazarları, bazı mikropların Güney Kutbu çevresindeki bölgelerde uykuda bir durumda hayatta kalabileceğini ve böylece gelecekteki bazı bilimsel araştırmaları karıştırabileceğini belirtti. Ancak bilim insanları önemli bir ayrımın altını çizdi: Ay'ın büyüme ve çoğalmayı sürdürmek için gerekli temel bileşenlere sahip olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmuyor. Bu tür bileşenler arasında sıvı su yer alıyor ve sıvı suyun varlığı tipik olarak bir atmosfer ile ılımlı sıcaklıklar gerektiriyor. Dolayısıyla mikroplar Ay'da canlı kalabilse de aktif olarak büyüyüp çoğalmaları şu anki koşullarda mümkün görünmüyor. Yine de bu durum, insanlar Ay'da kalıcı bir varlık oluşturdukça eski ay kimyasını astronotların getirdiği kirlenmeden ayırt etmeyi giderek zorlaştıracak. Endişeler yalnızca Ay ile sınırlı kalmıyor; bilim insanları bu riskin Mars'a kadar uzandığını ve gelecekteki yaşam arama misyonlarının sonuçlarını doğrudan etkileyebileceğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aya-gidecek-astronotlarin-936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288142</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyada-siddetli-firtina-1-olu-2-yarali-288142</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da şiddetli fırtına: 1 ölü, 2 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın bazı bölgelerinde gece boyu etkili olan şiddetli fırtına büyük hasara yol açarken, 1 kadın hayatını kaybetti ve en az 2 kişi de yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da şiddetli fırtına: 1 ölü, 2 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'yı şiddetli fırtına vurdu. Güneybatıdaki Renanya-Palatinate eyaletinde bulunan Waldorf kentinde 58 ve 47 yaşlarındaki iki kadın, yürüdükleri sırada çıkan fırtına nedeniyle kapalı bir oturma alanının altına sığındı. Ancak bir ağacın devrilerek oturma alanının üzerine düşmesi sonucu 58 yaşındaki kadın olay yerinde hayatını kaybetti, 47 yaşındaki kadın ise hastaneye kaldırıldı. Berlin'in 78 kilometre güneydoğusundaki Fürstenwalde kasabasında ise hortum nedeniyle çatılar uçtu, devrilen ağaçlar nedeniyle birçok araçta hasar meydana geldi, 1 kişi yaralandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77106802-2008202667a9c690.jpg"/><p>Almanya'nın batısındaki Westerwald bölgesinde bulunan Höhr-Grenzhausen'de ise fırtına, binaların duvarlarını yıktı. En az 2 ev hasar gördü. Dış cephelerden düşen parçalar ve uçan enkaz hasara yol açarken, birçok ağaç devrildi. Bölgede geniş çaplı elektrik kesintisi yaşandı. A61 otoyolunda ise bir kamyon devrildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77106805-200820262d544d85.jpg"/><p>Hessen, Thüringen ve Bavyera'da da gece boyunca olumsuz hava şartları nedeniyle çok sayıda acil çağrı alındı.  </p><p>Hessen eyaletindeki Wetzlar'da fırtına yaklaşık 60 eve hasar verdi. Çatı parçaları 100 metreye kadar uzağa savruldu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77106806-20082026cc2677bb.jpg"/><p>Alman Meteoroloji Servisi günün ilerleyen saatlerinde, özellikle Almanya'nın güneyindeki Baden-Württemberg ve Bavyera'da daha şiddetli fırtınaların meydana gelebileceği konusunda uyarıda bulundu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/almanyada-siddetli-firtin-113_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288141</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karadenizde-gemileri-kim-neden-vuruyor-288141</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de gemileri kim, neden vuruyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e etkilerini ve Türkiye'nin buradaki duruşunu analiz etti. İsmayıl, asıl meselenin artık sadece 'Karadeniz'de gemileri kim vuruyor' sorusuna yanıt bulmak olmadığını söylüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'de gemileri kim, neden vuruyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Prof. Dr. Toğrul İsmayıl'ın yaşanan duruma ilişkin AA'da yer alan analizi şöyle:</b></p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'de ulaştığı son aşama, artık yalnızca iki ülkenin deniz kuvvetleri arasındaki mücadele olarak okunamaz. Ticari gemilerin, limanların, enerji tesislerinin ve deniz taşımacılığının giderek daha fazla risk altına girmesi, savaşın ekonomik ve jeopolitik etkilerinin Karadeniz'in çok ötesine taşındığını gösteriyor. Bugün sorulması gereken yalnızca<b> "Karadeniz'de gemileri kim vuruyor?"</b> değildir. Daha önemli soru şudur: Karadeniz, savaşın yeni bir cephesine mi dönüşüyor?</p><p><b>Karadeniz'de sivil gemiler de hedef oluyor</b></p><p>Son dönemde yaşanan gelişmelerin merkezinde Rusya ve Ukrayna bulunuyor. Ancak iki tarafın denizdeki stratejik hedefleri aynı değil. Ukrayna, Rusya'nın Karadeniz Filosu'nu, enerji altyapısını ve deniz yoluyla yürüttüğü lojistik faaliyetleri zayıflatmaya çalışıyor. Rusya ise Ukrayna'nın limanlarını, tahıl terminallerini ve deniz yoluyla ihracat kapasitesini hedef alarak Kiev'in ekonomik dayanıklılığını kırmayı amaçlıyor.</p><p>Bu nedenle ticari gemilere yönelik <b>her saldırıyı aynı kategoride değerlendirmek doğru olmaz.</b> Bazı olaylarda gemilerin doğrudan hedef alındığı iddiaları gündeme gelirken bazıları limanlara veya çevredeki askeri ve ekonomik altyapıya yönelik saldırıların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Ancak bütün bu gelişmelerin ortak bir sonucu var:<b> Karadeniz'de sivil deniz taşımacılığı artık savaşın dolaylı değil, giderek doğrudan etkilenen unsurlarından biri haline geliyor.</b></p><b>SAVAŞLARIN KARAKTERİ DEĞİŞİYOR</b><p></p><p><b>Bu durum tesadüf değil. </b>Savaşların modern karakteri değişiyor. Cephede askeri üstünlük sağlamak kadar karşı tarafın ekonomik damarlarını kesmek de stratejik bir hedef haline geliyor. Karadeniz ise bunun için son derece elverişli bir alan. <b>Çünkü Karadeniz yalnızca bir güvenlik havzası değil; aynı zamanda tahıl, enerji, hammadde ve ticaret yollarının kesiştiği stratejik bir ekonomik alandır.</b></p><p>Dolayısıyla bir limanın vurulması yalnızca askeri bir sonuç doğurmuyor. Bir ticaret gemisinin risk altına girmesi yalnızca o geminin güvenliğini ilgilendirmiyor. Sigorta maliyetleri yükseliyor, navlun fiyatları artıyor, rotalar değişiyor ve küresel tedarik zincirleri bundan etkileniyor. Karadeniz'deki herhangi bir güvenlik krizi, kısa sürede Avrupa'dan Orta Doğu'ya ve Afrika'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada ekonomik sonuç yaratabiliyor.</p><b>BURADAKİ ASIL TEHLİKE</b><p></p><p>Buradaki asıl tehlike ise askeri hedeflerle ticari faaliyetler arasındaki sınırın giderek bulanıklaşmasıdır. İnsansız deniz araçlarının, uzun menzilli füzelerin ve farklı gözetleme teknolojilerinin yaygın biçimde kullanıldığı bir savaş ortamında, ticari gemilerin yanlışlıkla olsa bile hedef alınması veya saldırıların ticari deniz taşımacılığını doğrudan etkilemesi ihtimali giderek artıyor.</p><p><b>Karadeniz'de bir güvenlik koridoru mümkün mü?</b></p><p>Bu noktada Karadeniz'de güvenli bir deniz koridoru oluşturulması fikri yeniden önem kazanıyor. Fakat burada kritik soru şudur: <b>Bu koridoru kim koruyacak?</b></p><p>Türkiye'nin tek başına askeri güvenlik sağlayıcısı olması gerçekçi ve rasyonel değildir. Ankara'nın böyle bir rol üstlenmesi, Türkiye'yi savaşın fiili taraflarından biri haline getirme riskini beraberinde getirebilir. <b>Buna karşılık Türkiye'nin öncülüğünde, Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra Birleşmiş Milletler'in (BM) dahil olduğu çok taraflı bir mekanizma oluşturulması daha uygulanabilir bir seçenek olarak öne çıkıyor.</b></p><p>Aslında bunun geçmişte bir örneği yaşandı. 2022'de Türkiye ve BM'nin girişimleriyle oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, birbirleriyle savaşan iki tarafın sınırlı da olsa ortak bir deniz mekanizması üzerinde anlaşabileceğini gösterdi. İstanbul'da kurulan Ortak Koordinasyon Merkezi, tarafların güvenlik kaygılarını dikkate alarak ticari gemilerin hareketini düzenleyen önemli bir model ortaya koydu.</p><p>Bugün ihtiyaç duyulan ise bu modelin daha gelişmiş ve güvenlik boyutu daha güçlü bir versiyonudur. Yeni bir Karadeniz güvenlik koridoru, öncelikle tarafların karşılıklı saldırmazlık taahhüdüne dayanmalıdır. Güzergahlar önceden belirlenmeli, ticari gemilerin hareketleri ortak bir sistem üzerinden izlenmeli, mayın ve deniz güvenliği konusunda teknik koordinasyon sağlanmalı ve olası ihlalleri tespit edecek uluslararası bir denetim mekanizması kurulmalıdır.</p><p><b>Türkiye'nin rolü önem kazanıyor</b></p><p>Burada Türkiye'nin rolü özellikle önem kazanıyor.<b> Türkiye, Rusya ve Ukrayna ile aynı anda konuşabilen az sayıdaki aktörden biri. Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedeniyle İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki sorumluluğu da Ankara'ya Karadeniz'in güvenliği bakımından ayrı bir stratejik ağırlık kazandırıyor.</b></p><p>Bu nedenle Türkiye'nin rolünü <b>"koridorun askeri garantörü" şeklinde tanımlamak yerine, Karadeniz'de yeni bir güvenlik mimarisinin diplomatik mimarı olarak görmek daha doğru olacaktır.</b></p><p>Ancak bunun gerçekleşmesi için Moskova ve Kiev'in de önemli bir siyasi karar vermesi gerekiyor. Çünkü teknik bir güvenlik mekanizması oluşturmak kolaydır. Asıl zor olan tarafların bu mekanizmanın kendi aleyhlerine kullanılmayacağına ikna edilmesidir. Başka bir ifadeyle Karadeniz'de güvenli bir koridorun önündeki en büyük engel teknoloji değil, güven eksikliğidir.</p><p>Bu nedenle yeni mekanizma taraflardan birinin diğerine güvenmesine değil, hiçbir tarafın sistemi kendi askeri amaçları doğrultusunda istismar edememesine dayanmalıdır. BM'nin denetimi, Türkiye'nin kolaylaştırıcılığı ve tarafların karşılıklı taahhütleri bu açıdan tamamlayıcı bir yapı oluşturabilir.</p><p><b>Karadeniz'de ticari gemilerin hedef haline gelmesi, savaşın yalnızca Ukrayna ve Rusya'yı ilgilendiren bir mesele olmaktan çıktığını bir kez daha gösteriyor. Karadeniz'de yaşanacak daha büyük bir deniz güvenliği krizi, enerji, gıda, ticaret ve ulaştırma güvenliğini aynı anda etkileyebilir.</b></p><p>Bu nedenle artık mesele yalnızca <b>"gemileri kim vuruyor?"</b> sorusuna cevap bulmak değildir. Asıl mesele, Karadeniz'in savaşın genişleyen bir cephesi mi, yoksa tarafların kontrollü diplomasi yoluyla yeniden güvenli bir ticaret alanına dönüştürebileceği bir havza mı olacağıdır.</p><p>Türkiye açısından stratejik hedef de burada ortaya çıkıyor: Karadeniz'de taraflardan birinin yanında yer almak değil, Karadeniz'i yeniden öngörülebilir ve güvenli bir deniz alanına dönüştürebilecek diplomatik zemini kurmak. Ankara'nın gerçek gücü de tam olarak burada yatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/karadenizde-gemileri-kim--759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288140</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyada-motorin-fiyati-225-avroya-firladi-vatandaslar-polonyaya-akin-ediyor-288140</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da motorin fiyatı 2,25 avroya fırladı: Vatandaşlar Polonya'ya akın ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'da motorin fiyatları, lojistik maliyetleri ve uluslararası petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle hızlı yükselişini sürdürüyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle benzin ve motorinde Avrupa başta olmak üzere fiyat artışları devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da motorin fiyatı 2,25 avroya fırladı: Vatandaşlar Polonya'ya akın ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerle özellikle akaryakıt tedarikçisi ülkelerin dahil olduğu Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle benzin ve motorinde Avrupa başta olmak üzere fiyat artışları devam ediyor.</p><p>Motorinin en pahalı olduğu ülke litre başına 2,334 avro ile Finlandiya olurken, Hollanda 2,323 avro ile ikinci sırada yer aldı. Bu ülkeleri 2,169 avro ile Fransa, 2,157 avro ile Belçika ve 2,149 avro ile Almanya izlerken, Türkiye genelinde motorinin litre fiyatı ortalama 80 lira (1,44 avro) seviyesinde bulunuyor.</p><p>Alman Otomobil Kulübü (ADAC) verilerine göre, Almanya&#39;da motorinin litre fiyatı 18 Ağustos itibarıyla 2,253 avroya yükselerek son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Motorin fiyatı geçen haftaya göre ise litre başına 5,3 sent arttı. Son üç ayın dip seviyesi 1,721 avro ile 23 Haziran&#39;da görülürken, motorinin litre fiyatı iki ayda yüzde 30&#39;un üzerinde artış gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256711.jpg"/><p><b>- TEDARİK VE LOJİSTİK MALİYETLER FİYATLARI YÜKSELTTİ</b></p><p>Almanya&#39;daki yüksek motorin fiyatı yalnızca uluslararası ham petrol fiyatlarıyla açıklanmıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Rus petrol ürünleri tedarikini kesen Almanya, dizel ihtiyacını daha farklı kaynaklardan karşılamaya başladı.</p><p>Federal İstatistik Ofisi&#39;ne (Destatis) göre, Norveç, Almanya&#39;nın en önemli ham petrol tedarikçisi konumunda bulunuyor. Geçen yıl Almanya&#39;nın toplam ham petrol ithalatının yüzde 16,6&#39;sı (12,5 milyon ton) Norveç&#39;ten geldi. ABD, yüzde 16,4 (12,4 milyon ton) payla ikinci sırada, Libya yüzde 13,8 (10,4 milyon ton) payla üçüncü sırada yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256715.jpg"/><p><b>- REN NEHRİ'NDEKİ DÜŞÜK SU SEVİYESİ TAŞIMACILIĞI OLUMSUZ ETKİLİYOR</b></p><p>Değişen tedarik rotalarının yanı sıra lojistik maliyetler de motorin fiyatlarını etkiliyor. Özellikle Ren Nehri&#39;ndeki düşük su seviyeleri, petrol ürünlerini taşıyan gemilerin tam kapasiteyle çalışmasını engelliyor.</p><p>ADAC verilerine göre, Ren Nehri&#39;ndeki düşük su seviyesi özellikle batı Almanya&#39;da akaryakıt fiyatlarını yukarı çekerken, Kuzey Ren-Vestfalya&#39;da motorinin litre fiyatı 2,254 avroya kadar yükseldi.</p><p><b>- MOTORİN FİYATINDA PETROL VE VERGİ ETKİSİ</b></p><p>Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığına göre ülkede motorin fiyatları temel olarak arz ve talep koşullarına göre belirleniyor.</p><p>Motorinin tüketiciye yansıyan nihai fiyatına, enerji vergisi, yüzde 19 KDV, karbon maliyeti ile taşıma, depolama ve dağıtım giderleri ekleniyor.</p><p>Ayrıca, Almanya&#39;da hükümetin akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla uyguladığı litre başına 17 sentlik enerji vergisi indirimi 30 Haziran&#39;da sona erdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256716.jpg"/><p><b>- "ARTIK ESKİSİ GİBİ HAREKET EDEMİYORUZ"</b></p><p>Alman vatandaşı Roswitha Henkel, AA muhabirine, akaryakıt ve enerji fiyatlarının yüksek olduğunu belirterek, &quot;Pahalı akaryakıt fiyatlarına rağmen hala yollarda çok sayıda sürücü görüyorum. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Son gördüğüm en yüksek fiyat 2,70 avro.&quot; dedi.</p><p>Bu fiyatları karşılayamayanların olduğuna işaret eden Henkel, &quot;Bu gelişmeyi çok korkunç buluyorum, çünkü bu bizim özgürlüğümüzü kısıtlıyor. Artık 60&#39;lar, 70&#39;lerdeki kadar rahat değiliz, eskisi gibi hareket edemiyoruz. Bu çok fazla gerginlik yaratıyor ve birçok insan için artık dayanılmaz hale geldi.&quot; diye konuştu.</p><p>Henkel, akaryakıt fiyatlarının yeniden istikrarlı hale gelmesini ve sona eren devlet teşvikinin devreye sokulmasını istediğini vurgulayarak, &quot;Ama bu konuda pek bir şey yapılmıyor. Hükümet ya da politikacılar bunu göze alabilirler. Sadece biz vatandaşlar acı çekmek zorundayız. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>- "HERKES POLONYA'YA GİDİP DEPOSUNU DOLDURUYOR"</b></p><p>Alman vatandaşı Dieter Krüger de fiyatların her yerde arttığını ve bunun katlanılabilir bir durum olmadığını söyledi.</p><p>Akaryakıt fiyatlarındaki yüksekliğe anlam veremediğini dile getiren Krüger, &quot;Bence, en mağdur olan her zaman tüketicidir. Genel olarak bakıldığında, bazıları bu durumdan cebini dolduracaktır, ama bunu kanıtlamak zor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Krüger, Polonya&#39;da akaryakıt fiyatlarının tekrar düştüğünü belirterek &quot;Herkes Polonya'ya gidip orada depoyu dolduruyor. Bunların hepsini anlayabiliyorum. Herkesin elinde o kadar çok para yok.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256719.jpg"/><p>Alman hükümetine de çağrıda bulunan Krüger, &quot;Hükümetimizden, halkı dinleyen, insanların neyi önemsediğine kulak veren mantıklı bir hükümet olmalarını dilerim. Bu belki de çok akıllıca olurdu. Genel olarak bir şeyler değişmeli. Böyle devam edemez. Kesinlikle olmaz.&quot;</p><p>Öğretmen Nadia Bening de aracını az kullansa dahi fiyatların yüksek olduğunu söyledi.</p><p>Elektrik ve ısınmanın temel ihtiyaçlar olduğunu ifade eden Bening, &quot;Neden temel ihtiyaçlar için bu kadar fazla para ödemek zorunda kalıyoruz? Su, elektrik, ısınma gibi şeyler temel yaşamın bir parçası. Bu kadar pahalı olunca insanı yoruyor.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/almanyada-motorin-fiyatla-973_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288139</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-geminiye-ogrenciler-icin-yeni-ozellikler-geliyor-288139</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Gemini'ye öğrenciler için yeni özellikler geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, ABD'de ve uluslararası alanda öğrencilere yönelik Gemini uygulamasında önemli yenilikler açıkladı. Özellikle not defterleri ile AI Modu entegrasyonu ve derin araştırma özellikleri, eğitimde dijital dönüşümün hızlandığını gösteriyor. Gemini'nin yeni araçları, üniversite öğrencilerinin ders çalışma alışkanlıklarını kökten değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Gemini'ye öğrenciler için yeni özellikler geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, okula dönüş sezonunda Gemini uygulamasına ve arama özelliklerine kapsamlı yenilikler ekledi. ABD'deki üniversite öğrencileri için bir yıl boyunca ücretsiz sunulan Google AI Pro ve yüzde 70'e varan YouTube Premium indirimleriyle dikkat çeken bu güncellemeler, uluslararası alanda ise AI Plus'ın bir yıl ücretsiz kullanımıyla destekleniyor. Gemini'nin yeni "Öğrenci" merkezi, flash kartlar ve pratik quizler gibi eğitim araçlarıyla kullanıcıların ders başarısını artırmayı hedefliyor. Ayrıca, Gemini Live ile derin araştırma entegrasyonu sayesinde öğrenciler artık sesli olarak araştırma raporları talep edebiliyor ve üretilen içerikler üzerinde anında tartışma imkânı buluyor.</p><h3>Google Gemini: Not defterleri ve AI Modu birleşimiyle eğitimde yeni çağ</h3><p>Haziran ayında tanıtılan çalışma defterleri, Google Gemini'nin en iddialı yeniliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Öğrenciler, ders planlarını ve quizleri oluşturmak için notlarını ve ders materyallerini sisteme yükleyebiliyor. Önümüzdeki haftalarda ise grafik ve görsellerin eklenmesiyle defterler daha da işlevsel hale gelecek. Ayrıca, Google Takvim entegrasyonu sayesinde öğrenciler, müfredatlarına göre son tarihleri ve sınavları kolayca planlayabilecek. AI Modu ile entegre çalışan bu defterler, öğrencinin ders veya proje bazında slaytlar, müfredatlar ve makaleler eklemesine olanak tanıyor. Daha önce yapılan AI Modu sohbetlerinin de defterlere eklenebilmesi, tüm kaynakların tek bir yerde toplanmasını sağlıyor. Bu sayede öğrenciler, referans materyallerine dayalı sorular sorabiliyor ve konuları derinlemesine analiz edebiliyor. Not defterleri ve AI Modu'nun birleşimi, eğitimde kişiselleştirilmiş ve verimli bir öğrenme ortamı sunuyor.</p><h3>Derin araştırma ve etkileşimli öğrenme: Gemini Live ile ders çalışmak kolaylaşıyor</h3><p>Google Gemini, derin araştırma entegrasyonuyla birlikte öğrencilerin bilgiye erişimini ve analiz yeteneklerini güçlendiriyor. Gemini Live özelliği sayesinde kullanıcılar, sesli komutlarla araştırma raporları isteyebiliyor ve ortaya çıkan sonuçları anında tartışabiliyor. Özellikle karmaşık konular için geliştirilen özel araçlar ve simülasyonlar, öğrencilerin temel kavramları daha hızlı kavramasına yardımcı oluyor. Örneğin, "pH ölçeği" gibi bir konuda yapılan aramada, etkileşimli görseller sunuluyor ve kullanıcılar bu görseller üzerinden narenciye meyvelerinin pH değerlerini işaretleyerek öğrenme sürecini daha eğlenceli ve kalıcı hale getirebiliyor. Ayrıca, ACT, AP, ENEM, GRE, JEE, LSAT, MCAT, NEET ve SAT gibi standart testlere yönelik özel pratik quizler de Gemini'nin sunduğu avantajlar arasında yer alıyor. Öğrenciler, sıklıkla sorulan kelime dağarcığına yönelik quizler oluşturarak sınavlara daha etkin hazırlanabiliyor.</p><h3>Google Lens ve yeni çalışma belgeleri: Öğrenciler için pratik çözümler</h3><p>Google'ın geliştirdiği bir diğer önemli özellik ise, öğrencilerin yüklediği dosyalar veya AI Modu sohbetlerine dayalı olarak otomatik çalışma belgeleri oluşturabilmesi. Kullanıcılar, el yazısıyla alınan notların fotoğrafını ders slaytlarıyla birlikte sisteme yükleyerek, ana kavramları özetleyen sayfalar talep edebiliyor. Google Lens ise, zorlu kavramların tartışılabildiği ve doğru yolda olup olunmadığının kontrol edilebildiği yeni bir etkileşimli öğrenme deneyimi sunuyor. Sadece bir problemin fotoğrafını çekmek, öğrencilerin doğru çözüme ulaşmasını kolaylaştırıyor. Bu özelliklerin önümüzdeki haftalarda küresel olarak İngilizce dilinde kullanıma sunulacağı belirtiliyor. Tüm bu yenilikler, Google Gemini'nin eğitimde dijital dönüşümde öncü rolünü güçlendiriyor.</p><p>Google Gemini'nin sunduğu not defterleri, AI Modu entegrasyonu ve derin araştırma özellikleri, öğrencilerin ders çalışma ve öğrenme alışkanlıklarını kökten değiştirecek potansiyele sahip. Özellikle kişiselleştirilmiş eğitim araçları ve etkileşimli öğrenme deneyimi, hem ABD'de hem de uluslararası alanda milyonlarca öğrenciye dijital çağın fırsatlarını sunuyor. Google'ın bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, eğitimde teknolojinin rolünü bir adım öteye taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/google-geminiye-ogrencile-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288138</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-sekreteri-inan-terorsuz-turkiye-siyonist-israilin-basina-balyoz-gibi-inmistir-288138</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri İnan, "Terörsüz Türkiye" Siyonist İsrail'in başına balyoz gibi inmiştir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin "Görülüyor ki, mesajı almışlar. Türkiye'ye karşı havlamaya da başlamışlar. Terörsüz Türkiye Siyonist İsrail'in başına balyoz gibi inmiştir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri İnan, "Terörsüz Türkiye" Siyonist İsrail'in başına balyoz gibi inmiştir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnan, İzmir&#39;deki programları kapsamında MHP İl Başkanlığını ziyaret ederek, İl Başkanı Veysel Şahin ve partililerle sohbet etti.</p><p>Burada konuşan İnan, Cumhur İttifakı&#39;nın Türkiye&#39;nin ilerlemesi, kalkınması ve gelişmesinde birlik ve beraberlik tablosu ortaya koyduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256657.jpg"/><p>Cumhur İttifakı&#39;nın ortaya koyduğu birlik ve beraberlik tablosunun yalnızca Türkiye için değil, tüm mazlumlar açısından da önemli bir dayanak olduğunu ifade eden İnan, &quot;İnşallah önümüzdeki süreçlerde Cumhur İttifakı olarak gerek İzmir&#39;de gerekse Türkiye&#39;de çok önemli başarılara hep birlikte imza atmaya devam edeceğiz. İzmir&#39;de Cumhur İttifakı&#39;mız daha önce açıkladığım gibi çok güçlenerek yoluna devam ediyor ve bugün ittifakımız birinci parti pozisyonuna yükselmiş durumdadır.&quot; diye konuştu.</p><p>İnan, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefi doğrultusunda TBMM&#39;de kabul edilen &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun&quot; ile sürecin önemli bir aşamaya geldiğini bildirdi.</p><p>Geçmişte bu meseleye ilişkin Türkiye&#39;ye sürekli dışarıdan reçeteler sunulduğunu aktaran İnan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye Gazi Meclis&#39;in iradesiyle, bağımsız ve kendine özgü tüm kurumların iradesiyle çok üstün bir kabiliyet ortaya koyarak Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bilge Lider Devlet Bahçeli&#39;nin o tarihi çağrısıyla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu büyük bir kararlılıkla devlet politikasına dönüşmesiyle birlikte iki senedir kuyumcu titizliğiyle bu süreç işlendi ve bu Türkiye modeli ortaya çıktı. 467 sayısıyla Meclis&#39;te uzun zamandır böylesine büyük bir uzlaşı da görülmemişti. Milletin talebini, milletin artık bu terör belası sona ersin talebini de milletvekillerimiz gazi Meclis&#39;imizde hayata geçirmiş ve en yüksek temsil iradesini orada ortaya koymuştur.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/42256653.jpg"/><p><b>- "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SİYONİST İSRAİL'İN BAŞINA BALYOZ GİBİ İNMİŞTİR"</b></p><p>İnan, kanunun 467 oyla kabul edilmesinin yalnızca Türkiye açısından önem taşımadığını, bölge genelinde de büyük yankı uyandıracağını daha önce dile getirdiklerini hatırlattı.</p><p>&quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefinin aynı zamanda terörden arındırılmış bir bölge ile huzurlu bir Orta Doğu ve coğrafya oluşturmayı amaçladığını, kanunun verdiği mesajın en güçlü muhatabının ise İsrail yönetimi olacağını daha önce ifade ettiklerini aktaran İnan, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Görülüyor ki, mesajı almışlar. Türkiye&#39;ye karşı havlamaya da başlamışlar. Terörsüz Türkiye Siyonist İsrail&#39;in başına balyoz gibi inmiştir. Bizim amacımız Cumhurbaşkanımızla birlikte Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi öncülüğünde Türkiye&#39;nin iç tahkimatını olabildiğince güçlendirmek olmuştur. Ne kadar güçlendirdiğimizi de bugün şu zamanlarda da görmüş oluyoruz. Biz bölgemizde özellikle katil İsrail ortaya koyduğu bu kanlı emellerin ve yakmış olduğu bu ateşin en fazla kendini yakacağını da Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu hesabı da elbette Türkiye soracak ve kararlılıkla bu Siyonist rejimin bölgedeki ortaya koyduğu planların paramparça edilmesinden de Türkiye kararından asla vazgeçmeyecektir. Artık Türkiye&#39;de terör bitmiştir. Demokrasinin üzerinden terör tehdidi ve stresi kalkmıştır. İnşallah çocuklarımız, geleceğimiz böylesine tehdidin ortadan kalktığı sağlam, kararlı, güvenli bir gelecekte huzurla yoluna devam edecektir.&quot;</p><p>İnan, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin&#39;e &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinde sağladığı destekten dolayı teşekkür etti.</p><p>Veysel Şahin de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Eyyüp Kadir İnan ve beraberindeki AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ile AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı&#39;ya teşekkürlerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ak-parti-genel-sekreteri--198_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288137</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatanda-govde-gosterisi-sat-ve-sas-komandolari-nefes-kesti-288137</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da gövde gösterisi! SAT ve SAS komandoları nefes kesti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Sualtı Taarruz (SAT) ve Sualtı Savunma (SAS) komandolarının TEKNOFEST Mavi Vatan'da düzenledikleri gösteriler, katılımcılara heyecan dolu anlar yaşattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da gövde gösterisi! SAT ve SAS komandoları nefes kesti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı&#39;nda gerçekleştiriliyor.</p><p>Festivalde SAT ve SAS komandoları çeşitli senaryoları icra ederek, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel kabiliyetini ortaya koydu.</p><p>Faaliyette, senaryo gereği Karadeniz&#39;de sürüklenen serseri mayın, insansız deniz aracı (İDA) ve şüpheli cisimler, helikopterden denize atlayan personel tarafından etkisiz hale getirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/sassat-20082026d59c51d8.jpg"/><p>Diğer bir senaryoda da sahilde bir terörist tarafından kaçırılan rehine, SAT timinin ATAK botlarla düzenlediği baskınla kurtarıldı.</p><p>Gerçekleştirilen bir başka faaliyette, yüzen unsurlara örtülü taarruz ve limana sızma harekatı icra edildi. Su altından gelen taarruz dalgıçlar, gizlice limana sızarak, limandaki kritik su altı altyapılarını ve kabloları imha etti. Başarıyla gerçekleştirilen operasyonun ardından tim, karaya çıkarak Türk bayrağı açtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/sassat-20082026ae6bab46.jpg"/><p>Son faaliyette gemiye çıkma ve gemiyi ele geçirme harekatına imza atıldı. Senaryo gereği terörist unsurlarca kaçırılan bir ticari gemi, komandoların operasyonuyla kurtarıldı.</p><p>&quot;Disiplin şiarımız, görev aşkımız, bu ülkeye feda olsun canımız&quot; anonsuyla tamamlanan gösteri izleyicilerden yoğun alkış aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/teknofest-mavi-vatanda-go-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288136</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/karadeniz-eregli-ilce-emniyet-muduru-hasan-unlu-1-sinif-emniyet-muduru-olarak-atandi-288136</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü 1. Sınıf Emniyet Müdürü olarak atandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen değerlendirme ve atamalar kapsamında, Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü, 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü 1. Sınıf Emniyet Müdürü olarak atandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen rütbe terfi ve atama çalışmaları kapsamında, üst düzey emniyet personelinin yeni görev yerleri de önümüzdeki süreçte belirlenecek. Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü de yapılan değerlendirme sonucunda 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine yükselen isimler arasında yer aldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/aw77107401-20082026be8003d7.jpg"/><p>Ünlü'nün yeni görev yerinin, önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek atamalarla netlik kazanması bekleniyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/karadeniz-eregli-ilce-emn-813_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288135</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-ferencvaros-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-muhtemel-11ler-288135</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor-Ferencvaros maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, Avrupa sahnesine çıkıyor. Bordo Mavili temsilcimiz bu akşam UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Ferencvaros'u konuk edecek. İşte maçın saati, yayın bilgisi ve maç öncesi son detaylar: ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor-Ferencvaros maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trabzonspor bu akşam seyircisinin karşısına çıkıyor. Bordo Mavili ekip UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Macaristan temsilcisi Ferencvaros takımını ağırlayacak.</b></p><p><b>MAÇ SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b></p><p>Papara Park'ta oynanacak mücadele saat 20.00'de başlayacak. Mücadele ATV ekranlarından yayınlanacak.</p><p>Karşılaşmanın hakemi Hırvatistan Futbol Federasyonundan Igor Pajac olacak. Pajac'ın yardımcılıklarını ise aynı ülkeden Bojan Zobenica ve Ivan Mihalj yapacak.</p><p>Geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürerek UEFA Avrupa Ligi'ne play-off turundan itibaren katılma hakkı elde eden bordo-mavililer, ilk maçta avantajlı bir skor elde etmeyi hedefliyor.</p><p><b>AVRUPA HASRETİ BİTİYOR</b></p><p>AA'nın derlemesine göre bugün UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Ferencvaros ile karşılacak olan Trabzonspor, 720 gün sonra Avrupa kupalarında bir karşılaşmaya çıkacak.</p><p>En son 29 Ağustos 2024 tarihinde UEFA Konferans Ligi play-off turunda İsviçre'nin St. Gallen takımı ile sahasında karşılaşan ve normal süresi 1-1'lik beraberlikle biten karşılaşmada penaltı atışları sonucu elenen bordo-mavili takım, Avrupa'ya bir sezon ara verdi.</p><p>2024-2025 sezonunda ligi 7. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarına katılma hakkı elde edemeyen Karadeniz ekibi, geçen sezon ise Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanarak UEFA Avrupa Ligi'ne play-off turundan katılmaya hak kazandı.</p><p><b>FRENCVAROS İLE 2. MAÇ</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42252018.jpg"/><p>Bu arada Trabzonspor, Macar rakibi ile ikinci kez eşleşti.</p><p>Bordo-mavililer, 2022-2023 sezonunda, UEFA Avrupa Ligi grup maçlarında Ferencvaros'a deplasmanda 3-2 kaybetmiş, evinde 1-0 yenmişti. Karadeniz ekibi, 10 puanla lider Ferencvaros ve averajla ikinci sırada bulunan Monaco'nun ardından grubu 9 puanla 3. sırada bitirmişti.</p><p><b>EKSİK OYUNCULAR</b></p><p>Trabzonspor'da karşılaşma öncesinde 4 oyuncunun sakatlığı bulunuyor.</p><p>Bordo-mavili takımda uzun süreli sakatlıkları nedeniyle UEFA listesinde yer almayan Okay Yokuşlu ve Batagov'un yanı sıra tedavileri devam eden Folcarelli ile Muçi, forma giyemeyecek.</p><p><b>SALAH İLK 11'DE BEKLENİYOR</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42252012.jpg"/><p>Mısırlı yıldız Salah, Ferencvaros maçıyla Trabzon'da ilk kez bir müsabakaya çıkarak taraftarlarla buluşacak. Kasımpaşa karşılaşmasının 58. dakikasında oyuna giren bordo-Salah'ın mücadelede ilk 11'de görev alması bekleniyor.</p><p><b>MAÇA İLGİ BÜYÜK</b></p><p>AA'nın haberine göre Trabzonspor taraftarları da sezonun ilk iç saha maçına büyük ilgi gösteriyor. Bordo-mavili takımın hafta içinde satışa çıkardığı biletlerin tükenmek üzere olduğu ve 41 bin kişi kapasiteli tribünlerin dolmasının beklendiği belirtildi.</p><p><b>MUHTEMEL 11'LER</b></p><p><b>İki takımın sahaya çıkması beklenen muhtemel ilk 11'ler şöyle:</b></p><p><b>TRABZONSPOR:</b> André Onana, Wagner Pina, Chibuike Nwaiwu, Stefan Savic, Sidny Lopes Cabral, Benjamin Bouchouari, Ruslan Malinovskyi, Mohamed Salah, Aral Şimşir, Noah Saviolo, Paul Onuachu</p><p><b>FERENCVAROS: </b>Dibusz, Osvath, Raemaekers, Gomez, Cadu, Corbu, Rommens, Zachariassen, Kanichowsky, Yusuf, Joseph</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/trabzonspor-ferencvaros-m-767_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288134</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/akkuyu-ngs-sahasinda-guvenligi-artiran-yeni-itfaiye-istasyonu-hizmete-alindi-288134</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akkuyu NGS Sahasında güvenliği artıran yeni itfaiye istasyonu hizmete alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında, yangın güvenliği altyapısının güçlendirilmesi kapsamında yeni müstakil itfaiye istasyonu hizmete alındı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu NGS sahasında işletmeye alınan yeni istasyonda iki itfaiye ekibi 7 gün 24 saat görev yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akkuyu NGS Sahasında güvenliği artıran yeni itfaiye istasyonu hizmete alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 600 metrekare alana sahip bina, Akkuyu NGS sahasında hizmete giren ikinci itfaiye istasyonu oldu.</p><p>İstasyonda itfaiye araçları için garaj, eğitim sınıfı, yangın hortumları ile ekipman ve malzemelerin depolanması ve kurutulmasına yönelik alanların yanı sıra personelin fiziksel eğitimine ayrılan bölümler bulunuyor.</p><p>İstasyon altyapısına ayrıca dört katlı bina yüksekliğinde bir eğitim kulesinin eklenmesi planlanıyor. Kule sayesinde itfaiye ekipleri yüksek noktalara müdahaleye yönelik tatbikat yapabilecek.</p><p>İstasyon sahasında kullanılan harici yangın suyu temin sistemi ise bir itfaiye tankerinin yaklaşık 5 dakikada doldurulmasını sağlıyor. İtfaiye araçları ve ekipmanlar, ekiplerin olası olaylara hızlı müdahale edebilmesine imkan verecek şekilde istasyon içerisinde konumlandırılıyor.</p><p>Akkuyu NGS sahasında halihazırda iki itfaiye istasyonu faaliyet gösterirken, yangından korunma sistemi kapsamında tam teşekküllü itfaiye merkezine ait bina ve yapılar dahil toplam üç istasyonun hizmet vermesi öngörülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/akkuyu-20082026af1b4bdf.jpg"/><p>İtfaiye birimleri, ekiplerin saha içerisindeki herhangi bir tesise en fazla 10 dakika içinde ulaşmasını sağlayacak şekilde konumlandırılıyor.</p><p><b>- YANGIN GÜVENLİĞİ BİRİMİNDE 141 KİŞİ GÖREV YAPIYOR</b></p><p>Akkuyu Nükleer AŞ bünyesindeki Yangın Güvenliği Birimi, toplam 141 kişilik kadroyla faaliyet gösteriyor.</p><p>Birimin araç filosunda 5 itfaiye aracı bulunuyor. Birim, yangınların önlenmesi ve söndürülmesinin yanı sıra yangınlarla bağlantılı öncelikli acil kurtarma çalışmalarını yürütmek amacıyla görev yapıyor.</p><p>Birim çalışanları düzenli olarak teorik ve uygulamalı eğitimlere katılırken, bölgedeki itfaiye birimleriyle ortak tatbikatlar gerçekleştiriyor. Ekipler ayrıca doğal alanlar ve sanayi tesislerinde çıkan yangınların söndürülmesine yönelik çalışmalara da destek veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/akkuyu-06082026b30eff3f.jpg"/><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, güvenliğin projenin tüm aşamalarındaki öncelikleri olduğunu belirterek, &quot;Güvenlik, Akkuyu NGS projesinin tüm aşamalarında tartışmasız önceliğimizdir. Projede öngörülen teknik ve organizasyonel çözümleri kararlılıkla hayata geçiriyor, itfaiye teşkilatının altyapısını geliştiriyor, birimlerimizi modern araç ve donanımlarla hazırlıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Butckikh, gerek santral sahasında gerekse bölgede oluşabilecek yangın risklerine hızlı müdahale edilmesi için gerekli koşulları oluşturduklarını ifade ederek, yeni itfaiye istasyonunun işletmeye alınmasının bu kapsamda yürütülen çalışmaların önemli aşamalarından biri olduğunu bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/akkuyu-ngs-sahasinda-guve-724_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakanligi-4-bebek-giyim-urununu-toplatma-karari-aldi-288133</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı 4 bebek giyim ürününü toplatma kararı aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, küçük aksesuarlarının kolayca ayrılması nedeniyle boğulma ve yaralanma riski taşıdığı tespit edilen 4 farklı bebek giyim ürününün piyasaya arzını yasaklayarak, toplatma kararı aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanlığı 4 bebek giyim ürününü toplatma kararı aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, çocukların güvenliği ve tüketicilerin korunması amacıyla piyasanın titizlikle takip edildiği bildirildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/bebek-200820267eefed4a.jpg"/><p>Açıklamada, yürütülen piyasa gözetimi ve denetimleri sonucunda küçük aksesuarlarının kolayca ayrılması nedeniyle boğulma ve yaralanma riski taşıdığı belirlenen 4 farklı bebek giyim ürünü hakkında piyasaya arzın yasaklanması ve toplatma tedbiri uygulandığı kaydedildi. Vatandaşların piyasadan toplatılan ve güvensiz olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin güncel bilgilere Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden ulaşabileceği belirtildi. Bakanlık, vatandaşların güvenliği için piyasa denetimlerinin yakından takip edildiğini ve güvensiz ürünlere karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/untitled1-2008202635cd0cdd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/ticaret-bakanligi-4-bebek-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-kauno-zalgiris-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-muhtemel-11ler-288132</link>
      <pubDate>2026-08-20T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş-Kauno Zalgiris maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş bu akşam seyircisinin karşısına çıkıyor. Siyah Beyazlı temsilcimiz, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris'i konuk edecek. İşte maçın saat, yayın bilgisi ve maç öncesi son detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş-Kauno Zalgiris maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Beşiktaş, bir kez daha Avrupa sahnesinde. UEFA Avrupa Ligi'nde ikinci ve üçüncü eleme turlarını geçmeyi başaran siyah-beyazlı futbol takımının rakibi bu kez Litvanya'dan. Beşiktaş, play-off turu ilk maçında Kauno Zalgiris karşısına çıkıyor.</b></p><p><b>MAÇ SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248384.jpg"/><p>Beşiktaş bu turda ilk maçı evinde oynuyor. Tüpraş Stadı'nda oynanacak mücadele saat 20.00'de başlayacak. Maç S Sport Plus ekranlarından yayınlanacak. </p><p>Karşılaşmanın hakemi Almanya Futbol Federasyonundan Tobias Stieler. Stieler'in yardımcılıklarını Lasse Koslowski ve Jonas Weickenmeier yapacak.</p><p><b>Ouattara cezasını tamamladı</b></p><p>Beşiktaş'ta Hradec Kralove deplasmanında ikinci sarı karttan kırmızı kart gören Ouattara rövanşta forma giyememişti. Fransız sol bek Kassoum Ouattara, kırmızı kart cezasını tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248394.jpg"/><p><b>OYUNCU LİSTESİNDE VLAHOVİC DE VAR</b></p><p>Beşiktaş'ın savunma oyuncusu Felix Uduokhai, Avrupa kupaları için UEFA'ya bildirilen listede yer almadı.Takımdan ayrılması beklenen Uduokhai, Kauno Zalgiris karşılaşmasında görev yapamayacak.</p><p>Beşiktaş'ın UEFA'ya bildirdiği oyuncu listesinde yeni transfer <b>Dusan Vlahovic </b>de yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42249737.jpg"/><p>Teknik Direktör Italiano, dün yaptığı açıklamada Vlahovic'in maça yedek kulübesinde başlayacağını belirterek, <i>"Yarın Vlahovic kulübede olacak. Şu anda ritim ve kondisyonu, temposu artıyor. Biliyorsunuz, kendisi uzun süredir futbol sahalarından uzaktı. O yüzden umarım yarın süre alır, hatta fazla süre alır. Bunun gerçekten olmasını istiyorum. Yarın onun ve takımın beraber yolculuğu başlayacak, hep beraber göreceğiz. Çok değerli bir oyuncuyu aramıza kattık ama tabii ki burada dikkat etmemiz gerekiyor. Eğer dikkatli olmazsak sıkıntı yaşayabiliriz ve hepimiz de görmek istiyoruz. Sahada neler yapacağını, nasıl işler çıkartacağını görmek istiyoruz. Çünkü kendisi çok kaliteli bir oyuncu"</i> demişti.</p><p><b>KADRODA KİMLER VAR?</b></p><p>Siyah-beyazlıların listesinde "Alexander Nübel, Doğan Alemdar, Kassoum Ouattara, Emmanuel Agbadou, Taylan Bulut, Rıdvan Yılmaz, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Yasin Özcan, Amir Murillo, Wilfred Ndidi, Amir Hadziahmetovic, Salih Özcan, Milot Rashica, Kartal Kayra Yılmaz, Orkun Kökçü, Junior Olaitan, Vaclav Cerny, Leandro Trossard, İlhan Fakılı, Hyeon-Gyu Oh, Mustafa Erhan Hekimoğlu, Dusan Vlahovic ve Semih Kılıçsoy." bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248383.jpg"/><p>B listesinde ise Mehmet Tuğra Yeşilyurt, Emir Yaşar, Mustafa Azem Yortaç, Cumali Gürsel, Asım Efe Işık, Ali Pağda, Ozan Sevim, Fahri Kerem Ay ve Ahmet Sami Bircan yer alıyor.</p><p><b>MUHTEMEL 11'LER</b></p><p><b>BEŞİKTAŞ: </b>Alexander Nübel, Michael Murillo, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Salih Özcan, Václav &#268;erny, Junior Olaitan, Orkun Kökçü, Leandro Trossard, Hyeongyu Oh.</p><p><b>KAUNO &#381;ALGIRIS:</b> Deividas Mikelionis, Joris Moutachy, Anton Tolordava, Rokas Lekiatas, Marko Konatar, Yukiyoshi Karashima, Motiejus Burba, Amine Benchaib, Vykintas Slivka, Leon Krekovi&#263;, Renan Oliveira.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/20/besiktas-kauno-zalgiris-m-909_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>