<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277337</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sosyal-medyada-deas-yalani-dmm-o-iddialara-aciklik-getirdi-kamuoyunu-provoke-etmeye-donuk--277337</link>
      <pubDate>2026-05-25T18:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal medyada DEAŞ yalanı! DMM o iddialara açıklık getirdi: Kamuoyunu provoke etmeye dönük çarpıtılmış içerik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, 7 IŞİD bağlantılı kişinin mal varlığının dondurulması hükmünün kaldırıldığı iddialarının manipülasyon içerdiğini duyurdu. DMM, söz konusu kişilerin BM Güvenlik Konseyi tarafından 'ölüm' bilgisi doğrultusunda listeden çıkarıldığını ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirdiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal medyada DEAŞ yalanı! DMM o iddialara açıklık getirdi: Kamuoyunu provoke etmeye dönük çarpıtılmış içerik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında hızla yayılan bir iddia, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin radarına girdi. DMM, 7 IŞİD bağlantılı kişinin mal varlığının dondurulması hükmüyle ilgili iddiaların manipülasyon içerdiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, kararın BM Güvenlik Konseyi'nin yaptırım komitesinin listeden çıkarma kararına dayandığı ve söz konusu kişilerin hayatını kaybettiği bilgisi paylaşıldı.</p><p><b>DMM'DEN MANİPÜLASYON UYARISI: İDDİALAR KAMUOYUNU YANILTIYOR</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "7 IŞİD bağlantılı kişinin mal varlığının dondurulması hükmü kaldırıldı" şeklindeki iddiaların manipülasyon içerdiğini bildirdi.</p><p>DMM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla 7 IŞİD bağlantılı kişinin mal varlığının dondurulması hükmü kaldırıldı" iddialarının yer aldığı belirtildi.</p><p><b>BMGK KARARI VE 'ÖLÜM' BİLGİSİ DETAYI</b></p><p>Söz konusu iddiaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülasyon içerikli paylaşımlar olduğu vurgulanarak, şu bilgilere yer verildi:</p><p>"Resmi Gazete'de yayımlanan karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) ilgili yaptırım komitesinin 21 Mayıs 2026 tarihli listeden çıkarma kararına dayanılarak alınmıştır. Söz konusu kişiler, komite tarafından 'ölüm' bilgisi doğrultusunda yaptırım listesinden çıkarılmıştır. Türkiye'nin aldığı karar, uluslararası yükümlülükler ve yürürlükteki mevzuat gereği BMGK kararlarının gecikmeksizin uygulanmasına yöneliktir. Kamuoyunu provoke etmeye dönük çarpıtılmış içeriklere itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/sosyal-medyada-deas-yalan-915_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277336</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhpde-bayramlasma-programi-belli-oldu-277336</link>
      <pubDate>2026-05-25T18:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP'de bayramlaşma programı belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP'de bayramlaşma programı belli oldu ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP'de bayramlaşma programı belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) Kurban Bayramı dolayısıyla partilerle gerçekleştireceği bayramlaşma programı belli oldu.  </p><p>MHP'nin Kurban Bayramı dolayısıyla partilerle gerçekleştireceği bayramlaşma programı belli oldu. Takvime göre MHP 7 siyasi parti ile bayramlaşma programı gerçekleştirecek. Bu partiler ise şu şekilde:  </p><p>"Demokratik Sol Parti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM), AK Parti, Saadet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Gelecek Partisi"  </p><p>MHP'nin kabul heyetinde Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, MYK üyesi Turan Şahin ve MYK üyesi Özmen Alp Giray Erdemir yer alacak. Ziyaret heyetinde ise Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Genel Başkan Başdanışmanı ve MYK üyesi Esma Özdaşlı ve MYK üyesi Şahin Kartal bulunacak.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/mhpde-bayramlasma-program-877_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277335</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/erzurumda-aci-haber-dereye-dusen-kucuk-kiz-hayatini-kaybetti-277335</link>
      <pubDate>2026-05-25T18:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'da acı haber: Dereye düşen küçük kız hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Tekman ilçesinde dereye düşen 9 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'da acı haber: Dereye düşen küçük kız hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Toptepe Mahallesi&#39;nde A.P. dereye düştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/7e151f9a60244e52abbd-2505202690fc35c7.jpg"/><p>Bir süre sonra gözden kaybolan çocuğun cansız bedeni, Aras Nehri yakınlarında bir çoban tarafından bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/c0103504d0ac46839025-25052026dc5427dd.jpg"/><p>Çocuğun cenazesi, aynı mahallede kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/erzurumda-aci-haber-derey-429_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277334</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-bayram-hazirligi-vatandaslar-eminonune-akin-etti-277334</link>
      <pubDate>2026-05-25T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bayram hazırlığı... Vatandaşlar Eminönü'ne akın etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldı. İstanbul'daki vatandaşlar, bayram hazırlığını Fatih Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı'nda yaptı. Tarihi Yarımada'daki araç ve vatandaş hareketliliği havadan görüntülendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da bayram hazırlığı... Vatandaşlar Eminönü'ne akın etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'na 2 gün kala hazırlık için Fatih Eminönü'nde bulunan Mısır Çarşısı gelen vatandaşlar yoğunluk oluşturdu. Tarihi Yarımada'daki araç ve vatandaş hareketliliği havadan görüntülendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41490889.jpg"/><p>Kurban Bayramı öncesi Fatih Eminönü'nde bulunan Mısır Çarşısı ve civarında vatandaş yoğunluğu yaşandı. Bayram hazırlığı yapan vatandaşlar, ikramlık ve kahvaltılık almak için tarihi çarşıya akın etti. Galata Köprüsü, Refik Saydam Caddesinde yaşanan araç trafiği ise dronla görüntülendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41490892.jpg"/><p>Alışverişe gelen Münevver Dereli, "Gezmeye geldik, bayramda evdeyiz. Tatile çıkmayacağız, bugün burası çok kalabalık. Daha önceden geliyordum bu kadar kalabalık değildi. Hava güzel olduğu için herkes dışarıda" dedi. İzmir'den bayram için İstanbul'a geldiğini söyleyen Recep Çalık, tatili İstanbul'da geçireceğini söyledi. Eminönü'nde yoğun bir kabalalık olduğunu söyleyen Erdoğan Demirhan ise, "Gezmeye, dolaşmaya geldim. Eminönü bugün anormal kalabalık. Her gün oluyor ama bu kadar kalabalık olmuyor. Bayram sebebiyle bir yoğunluk var. Nerdeyse adım atacak yer yok" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41490895.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/istanbulda-bayram-hazirli-422_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277333</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hanzala-69-israil-askerinin-kimligini-ifsa-etti-her-biri-icin-100-bin-dolar-odul-koydu-277333</link>
      <pubDate>2026-05-25T17:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hanzala, 69 İsrail askerinin kimliğini ifşa etti: Her biri için 100 bin dolar ödül koydu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran bağlantılı Hanzala hacker grubu, Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda müdahale eden Şayetet 13 Deniz Komando Birliği'ne mensup 69 İsrail askerinin kişisel bilgilerini yayımladı ve her bir asker için 100 bin dolar ödül koyduğunu duyurdu. Grup ayrıca İsrail kabine üyelerinin sanal ve fiziki takip altında olduğunu iddia etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hanzala, 69 İsrail askerinin kimliğini ifşa etti: Her biri için 100 bin dolar ödül koydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran bağlantılı Hanzala hacker grubu, Gazze'ye yardım götürmeye çalışan Küresel Sumud Filosu'na müdahale eden İsrail askerlerini hedef alan yeni bir siber operasyon gerçekleştirdi. Grup, İsrail'in elit deniz kuvvetleri birliğine mensup 69 askerin kimlik bilgilerini kamuoyuyla paylaştı ve her biri için 100 bin dolar ödül ilan etti. Daha önce de üst düzey İsrail yetkililerinin cihazlarına sızan Hanzala, bu kez İsrail kabinesine doğrudan gözdağı verdi.</p><p><b>HANZALA 69 İSRAİL ASKERININ BİLGİLERİNİ YAYIMLADI</b></p><p>"Hanzala", ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, "Şayetet 13 Deniz Komando Birliği"ne mensup 69 İsrail askerinin kişisel bilgilerini paylaştı.</p><p>İsrail kurumları ve askeri personeline yönelik siber saldırılarla sık sık gündeme gelen İran bağlantılı hacker grubundan yapılan açıklamada, Gazze'ye yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na saldıran İsrail ordusu "denizde bozgunculuk çıkaranlar" ifadeleriyle nitelendirildi.</p><p>Hanzala, kimlik bilgilerini paylaştığı İsrail donanması mensubu askerlerin her biri için 100 bin dolar ödül koyduğunu belirtti.</p><p><b>İSRAİL KABİNESİNE DOĞRUDAN GÖZDAĞı: 'TAKİP ALTıNDASıNıZ'</b></p><p>İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Tel Aviv hükümetine seslenen İran bağlantılı hacker grubu, her bir kabine üyesinin sanal ve fiziki takip altında olduğunu iddia etti.</p><p>İsrail askerlerine ait olduğu belirtilen ve kamuoyuyla paylaşılan bilgilerin doğru olup olmadığına ilişkin Tel Aviv yönetiminden resmi bir açıklama yapılmadı.</p><p><b>HALEVİ'DEN BENNETT'E UZANAN SİBER SALDIRI SİCİLİ</b></p><p>Hanzala 9 Nisan'da eski İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin elektronik cihazlarına sızarak ele geçirdiği gizli fotoğraf ve videolarını yayımlamıştı.</p><p>İran bağlantılı hacker grubu daha önce de eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, eski Adalet Bakanı Ayelet Shaked ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Başdanışmanı Tzachi Braverman'ın telefonlarını hacklediğini duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/hanzala-69-israil-askerin-957_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277332</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kiev-rusyanin-hedefinde-sistematik-olarak-saldiracagiz-277332</link>
      <pubDate>2026-05-25T17:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kiev, Rusya'nın hedefinde: Sistematik olarak saldıracağız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki askeri sanayi tesisleri ile karar alma ve komuta merkezlerine sistematik olarak saldırı düzenleyeceklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kiev, Rusya'nın hedefinde: Sistematik olarak saldıracağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ukrayna ordusunun 22 Mayıs&#39;ta Luhansk bölgesinde bulunan Starobelsk şehrindeki meslek kolejine insansız hava araçları (İHA) ile saldırı düzenlediği anımsatıldı.</p><p>Açıklamada, &quot;bu saldırının, Kiev yönetiminin Nazi ve terörist doğasını gösterdiği&quot; belirtilerek, Ukrayna ve Batılı ülkelerin uluslararası insancıl hukuku çiğnediği vurgulandı.</p><p>Son saldırıların &quot;bardağı taşıran son damla&quot; olduğu aktarılan açıklamada, &quot;Bu koşullarda Rusya Silahlı Kuvvetleri, İHA&#39;ların tasarlandığı, üretildiği, programlandığı ve kullanıma hazır edildiği merkezler dahil Kiev&#39;deki askeri sanayi tesislerine yönelik sistematik olarak saldırılar düzenlemeye başlayacak. Kiev yönetimi, bu İHA&#39;ları NATO uzmanlarının desteğiyle kullanıyor. Saldırılar, karar alma ve komuta merkezlerine de gerçekleştirilecek.&quot; ifadeleri yer aldı.</p><p>Açıklamada, yabancı uyruklu vatandaşlar, yabancı misyon temsilcilik çalışanları ve uluslararası örgüt temsilcilerine Kiev&#39;i derhal terk etme, Ukraynalı vatandaşlara da askeri unsurlar ve yönetim binalarından uzak durma çağrısı yapıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/kiev-rusyanin-hedefinde-s-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277331</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yolcular-tahliye-edildi-bahcelievlerde-metrobuste-yangin-cikti-277331</link>
      <pubDate>2026-05-25T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yolcular tahliye edildi! Bahçelievler'de metrobüste yangın çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Bahçelievler'de seyir halindeki metrobüsün motor kısmında çıkan yangın görevlilerin müdahalesiyle söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yolcular tahliye edildi! Bahçelievler'de metrobüste yangın çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yenibosna durağında yolcu alıp indirdikten sonra Şirinevler durağına doğru seyreden metrobüsün motor kısmında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>Dumanı fark eden yolcuların uyarıları üzerine şoför, aracı güvenli alanda durdurdu. Yolcular metrobüsten tahliye edildi.</p><p>Aracın motor kısmında küçük çapta çıkan yangın görevlilerin müdahalesiyle söndürüldü.</p><p>Yolcular, güvenlik görevlilerinin yardımıyla başka bir metrobüse alındı.</p><p>Metrobüsteki yangın yolcuların cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yolcular-tahliye-edildi-b-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277330</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/katliam-kabinesinin-cinnet-hali-herzog-itiraf-etmek-zorunda-kaldi-277330</link>
      <pubDate>2026-05-25T17:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Katliam Kabinesi"nin cinnet hali! Herzog itiraf etmek zorunda kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail'in Cumhurbaşkanı Herzog kameraların karşısına geçti. "Günah çıkarır" gibi konuşan Herzog, "Vahşi Batı" Şeria işgalcilerinin Mad Max yağmacıları gibi davrandığını itiraf etti. Üstelik İsraillilerin de bu vahşete ortak olduğunu söyledi. Siyonizmin bu şekilde yol yürüyemeyeceğini kabul etmek zorunda kaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Katliam Kabinesi"nin cinnet hali! Herzog itiraf etmek zorunda kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ve açık söylemek gerekirse Batı Şeria'daki vahşet, Mad Max filmindekini  gölgede bırakacak nitelikte.</p><p>Bugün geldiğimiz noktada İsrail cumhurbaşkanı Herzog dahi bu  vahşeti itiraf etmek zorunda kaldı.</p><p>Herzog, "Görkemli İsrail Toplumunun kenarlarında korkunç bir  sürecin de sincice ilerlediğine şahitlik ediyoruz. Bunu büyük bir acıyla  söylüyorum. Korkunç bir vahşileşme süreciyle karşı karşıyayız." diyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/video15-2505202675605b4e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Herzog'un vahşileşme süreci deyi anlattığını biz daha önce  sırtlan İsrailli fotoğrafıyla gündeme taşımıştık. Zira kökten dinci anlayışla  yetiştirilen Batı Şeria'daki işgalcilere göre kendilerinden olmayanlar  insanımsı hayvanlar. Ve katledilmeleri, mallarının çalınması, yağmalanması bir  hak... İsrail Cumhurbaşkanı Herzog bu durumu itiraf ediyor.</p><p>Herzog, "İçimizdeki şiddet karşısında artık zar zor dehşete  düşen bir kesim var. Büyük bir kesimse bunu hafife alıyor. Arap toplumunda  cinayet işlenmeyen neredeyes tek bir gün bile geçmiyor. Ve artık buna şaşıran  veya dehşete düşen kimse kalmadı." dedi.</p><p>İşte tam da anlatmaya çalıştığımız durum bu... İsrailli  işgalciler, Mad Max yağmacılarından bile daha beter... İsrail güvenlik  güçlerinin gözetiminde yağma ve katliam yapıyorlar... Ve İsrailliler bunu  umursamıyor... Hatta içten içe destekliyor. İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'un dikkat  çekmeye çalıştığı durum tam bir cinnet hali... </p><p>Herzog, "Toplumumuzun kenarlarında şiddeti normalleştiren  kesimler var. Ve ne yazık ki bunu daha da ileri götürüp kutlayanlar, bununla  övünenler var. Yahudiye ve Samiriye'de anarşist bir güruh tarafından  gerçekleştirilen korkunç bir şiddet dalgasına tanık oluyoruz..." diye konuştu. </p><p>Netanyahu Kabinesi'nin körüklediği bu cinnet hali artık Herzog'u  bile endişelendirecek boyuta gelmiş vaziyette. Ancak bunun sebebi insani  değerlerden çok Siyonizm'in sırtını yasladığı kalelerin çöküyor olmasından... </p><p>Örneğin Avrupa Parlamentosu'nda açık açık soykırımcılar  lanetleniyor artık... gidişatın farkına varan Herzog, "Toplumun kenarlarında  ortaya çıkan ve hepimizi tehdit eden bu vahşileşmeyi kabul etmemiz kesinlikle  yasaktır..." </p><p>Oysa İsrail hapishanelerinde tutuklulara cinsel saldırı,  hatta tecavüzün normal kabul edildiği bu gerçeği ortaya çıkan savcı ve  gazetecilerin tehdit edildiği bir İsrail gerçekliği var karşımızda. Sadece iki  gün İsrail'in elinde kalan Sumud aktivistlerine yapılanları bir düşünün.</p><p>Bir de ömrü cezaevinde çürüyen Filistinlilerin yaşadıklarını...  Bu yüzden devletin terör estirdiği bir yerde vahşi işgalcilerin yaptıklarını  gündeme getiren</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/papa-israil-cumhurbaskani-herzog-ile-gorustu-diyalog-kanallarini-acin-270506" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/03/papa-israil-cumhurbaskani-227_2-41.jpg"/></div><h3>Papa, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile görüştü: Diyalog kanallarını açın</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/steinmeier-herzog-ile-bir-araya-geldi-155935" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2024/02/16/steinmeier-herzog-ile-bir-404_2-41.jpg"/></div><h3>Steinmeier, Herzog ile bir araya geldi</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-cumhurbaskani-herzog-ile-abd-disisleri-bakani-blinken-tel-avivde-gorustu-146728" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2024/01/10/israil-cumhurbaskani-herz-677_2-41.jpg"/></div><h3>İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile ABD Dışişleri Bakanı Blinken Tel Aviv'de görüştü</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/katliam-kabinesinin-cinne-461_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277329</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-nanoplastik-tehdidine-karsi-sporu-oneriyor-277329</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları nanoplastik tehdidine karşı sporu öneriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, zebrafish üzerinde yapılan deneylerle nanoplastiklerin organizmaya verdiği zararı araştırdı. Bulgular, düzenli fiziksel aktivitenin nanoplastiklerin zararlı etkilerini belirgin şekilde azalttığını gösteriyor. Araştırmacılar, özellikle bağırsak, beyin ve üreme sistemi üzerindeki olumlu değişimlere dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları nanoplastik tehdidine karşı sporu öneriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, nanoplastiklerin canlılar üzerindeki etkilerini ortaya koyan yeni bir araştırmaya imza attı. The FASEB Journal'da yayımlanan çalışmada, bilim insanları zebrafish türü balıklar üzerinde üç hafta süren deneyler gerçekleştirdi. Balıklar, bu süre boyunca polistiren nanoplastiklere maruz bırakıldı ve bir grup düzenli olarak aerobik egzersiz programına dahil edildi. Araştırmanın sonuçları, nanoplastiklerin balıkların dokularında biriktiğini, özellikle de yumurtalıklarda yoğunlaştığını ve bu durumun oksidatif stres, hücre ölümü ve hormon üretiminde bozulma gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Ayrıca, nanoplastiklere maruz kalan balıklarda kaygı ve depresyon benzeri davranış değişiklikleri ile stres hormonlarında artış da gözlemlendi.</p><h3>Fiziksel aktivite nanoplastiklerin zararını azaltıyor</h3><p>Düzenli fiziksel aktivite uygulanan zebrafish bireylerinde ise nanoplastiklerin yol açtığı olumsuz etkilerin belirgin şekilde hafiflediği tespit edildi. Egzersiz sayesinde balıkların dokularındaki oksidatif stres seviyesi düştü, hücre ölümü oranı azaldı ve hormon dengesi kısmen toparlandı. Ayrıca, davranışsal düzeyde de kaygı ve depresyon belirtilerinde azalma görüldü. Araştırmacılar, fiziksel aktivitenin bağırsak mikrobiyotasında nanoplastiklerin neden olduğu bozulmaları da düzelttiğini belirtiyor. Bu bulgular, bağırsak, beyin ve üreme sistemi arasındaki etkileşimin egzersizle olumlu yönde değişebileceğine işaret ediyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Spor, nanoplastik riskine karşı koruyucu olabilir'</h3><p>Çalışmanın yazarları, elde edilen sonuçların hayvan modelleriyle sınırlı olduğunu vurgulasa da, nanoplastik ve benzeri kirleticilere karşı düzenli fiziksel aktivitenin potansiyel koruyucu etkisine dikkat çekiyor. Bilim insanlarına göre, bu araştırma mikropartiküller ve diğer zararlı maddelere maruz kalan canlılarda sporun sağlık üzerindeki olumlu rolünü ortaya koyuyor. Uzmanlar, nanoplastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerinin daha fazla araştırılması gerektiğini belirtiyor ve fiziksel aktivitenin koruyucu bir önlem olarak değerlendirilmesini öneriyor.</p><p>Nanoplastiklerin canlı organizmalar üzerindeki etkileri ve sporun bu zararlara karşı sağladığı koruma, gelecekte insan sağlığı açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Araştırmacılar, yeni çalışmalarla bu ilişkinin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/bilim-insanlari-nanoplast-916_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277328</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/agri-kesicilerde-kritik-sureye-dikkat-doktora-gitmeden-uzatmayin-277328</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ağrı kesicilerde kritik süreye dikkat! Doktora gitmeden uzatmayın]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Eczacı E. Rıbina-Kuznetsova, ağrı kesici ilaçların doğru kullanımı konusunda önemli bilgiler paylaştı. Uzman, bu tür ilaçların rastgele ve uzun süreli kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Özellikle ağrı kesicilerin doktor kontrolü olmadan alınmaması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ağrı kesicilerde kritik süreye dikkat! Doktora gitmeden uzatmayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eczacı E. Rıbina-Kuznetsova, ağrı kesici ilaçların doğru kullanımıyla ilgili hayati bilgiler verdi. Uzman, ağrı kesicilerin yalnızca ağrı hissini azaltmak için geçici bir çözüm sunduğunu, ancak ağrının asıl nedenini ortadan kaldırmadığını belirtti. Rıbina-Kuznetsova'ya göre, bu ilaçların yemek sırasında veya hemen sonrasında, mutlaka su ile birlikte alınması gerekiyor. Ayrıca, ağrı kesicilerin doktor tavsiyesi olmadan beş günden fazla kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Eğer ağrı devam ederse mutlaka bir sağlık uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Eczacı Rıbina-Kuznetsova: 'Yanlış ağrı kesici kullanımı mideyi tehdit ediyor'</h3><p>Uzman, ağrı kesicilerin yanlış veya uzun süreli kullanımının mide mukozasında ciddi zararlara yol açabileceğini söyledi. Mide sağlığının korunması için ilaçların önerilen dozda ve süreyle alınmasının önemine değindi. Ayrıca, ilaç formlarının etkileri konusunda da uyarılarda bulundu. Efervesan tabletler ve çözünebilen tozların etkisinin daha hızlı başladığını, kapsül ve klasik tabletlerin ise etkisinin daha geç hissedildiğini belirtti. Çocuklar için ise süspansiyon formundaki ağrı kesicilerin daha uygun ve güvenli bir seçenek olabileceğini ifade etti.</p><h3>Uzmanlar: 'Ağrı kesiciler doktor kontrolünde alınmalı'</h3><p>Rıbina-Kuznetsova, ağrı kesici kullanımında en önemli kuralın doktor gözetimi olduğunu özellikle vurguladı. Ağrı kesicilerin yalnızca semptomu hafiflettiğini, altta yatan hastalığı tedavi etmediğini hatırlattı. Bu nedenle, ağrı kesici kullanım süresi sona erdiğinde ağrı hâlâ devam ediyorsa veya tekrar başlıyorsa, mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini söyledi. Eczacı, bilinçsiz ağrı kesici kullanımının hem mide sağlığını hem de genel vücut dengesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Doğru ilaç seçimi ve uygun dozun belirlenmesinde mutlaka doktor tavsiyesine başvurulması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.</p><p>Ağrı kesicilerin bilinçsiz ve uzun süreli kullanımı, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, toplumun bu konuda daha bilinçli olması ve ağrı kesicileri yalnızca gerekli durumlarda, doktor önerisiyle kullanması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/agri-kesicilerde-kritik-s-127_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277327</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kronik-sirt-agrisinda-uyku-kalitesi-hayati-rol-oynuyor-277327</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kronik sırt ağrısında uyku kalitesi hayati rol oynuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kronik sırt ağrısı yaşayanlar için Profesör Danilov, uyku düzeninin ağrı yönetimindeki kritik rolüne dikkat çekti. Uzmanlar, uyku kalitesinin iyileşmeden ağrı seviyesine kadar birçok alanda belirleyici olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kronik sırt ağrısında uyku kalitesi hayati rol oynuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kronik sırt ağrısı ile uyku sorunları arasındaki bağlantı, sağlık uzmanlarının son dönemde üzerinde durduğu önemli konular arasında yer alıyor. Profesör A. Danilov, Kommersant gazetesine verdiği röportajda, kronik sırt ağrısı çeken kişilerin çoğunun tedavi arayışında uyku düzenini göz ardı ettiğini belirtti. Danilov'a göre, yıllarca ilaçlar ve çeşitli yöntemlerle ağrıyı azaltmaya çalışan pek çok kişi, uyku kalitesinin iyileşme sürecindeki etkisini yeterince önemsemiyor. Oysa uyku düzeni sağlanmadan, kronik ağrı sendromundan tamamen ve hızlı şekilde kurtulmak çoğu zaman mümkün olmuyor.</p><h3>Profesör Danilov: 'Uyku kalitesi ağrı seviyesini doğrudan etkiler'</h3><p>Danilov, uyku kalitesi ile ağrı seviyesi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu vurguladı. Uzun ve kesintisiz bir gece uykusu sırasında vücut, doğal ağrı azaltıcı mekanizmaları devreye sokuyor. Ancak uyku bozulduğunda, bu sistemlerin etkinliği azalıyor ve rahatsızlık daha uzun süre devam edebiliyor. Zamanla, bu durum ağrının kronikleşmesine yol açabiliyor. Danilov, özellikle gece saatlerinde vücutta onarıcı süreçlerin başladığını, iltihaplanmanın azaldığını ve ağrı kesici maddelerin üretiminin arttığını ifade etti. Böylece, iyi bir uyku sadece ağrıyı hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda ağrı kesici ilaçlara duyulan ihtiyacı da azaltabiliyor.</p><h3>Uyku düzeni ağrı yönetiminde anahtar rol üstleniyor</h3><p>Uzmanlar, kronik sırt ağrısı ile mücadelede uyku düzeninin önemine dikkat çekiyor. Uyku kalitesinin artması, yalnızca fiziksel iyileşmeyi hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kişinin ruh halini de olumlu etkiliyor. Danilov, ağrıdan kurtulmak isteyenlerin tedavi planlarında mutlaka uyku düzenine öncelik vermesi gerektiğini belirtiyor. Sağlıklı bir uyku, kronik sırt ağrısı yaşayanların yaşam kalitesini yükseltirken, ağrının günlük yaşama etkisini de azaltıyor.</p><p>Kronik sırt ağrısı ile uyku arasındaki ilişkiye dair uzman görüşleri, hastaların tedavi süreçlerinde uyku kalitesine daha fazla önem vermesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uyku düzeninin sağlanması, ağrı yönetiminde etkili bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/kronik-sirt-agrisinda-uyk-197_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277326</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/universite-ogrencisi-evinde-olu-bulundu-277326</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üniversite öğrencisi evinde ölü bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de 19 yaşındaki üniversite öğrencisi evinde ölü bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üniversite öğrencisi evinde ölü bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çamlıca Mahallesi&#39;ndeki bir apartmanda yaşayan üniversite öğrencisi R.Y&#39;yi hareketsiz halde bulan kız kardeşi durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.</p><p>İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Hayatını kaybettiği belirlenen üniversite öğrencisinin cenazesi, Gümüşhane Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/universite-ogrencisi-evin-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277325</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tukenmislik-mi-depresyon-mu-doktordan-dikkat-ceken-uyari-277325</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tükenmişlik mi depresyon mu? Doktordan dikkat çeken uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikiyatrist A. Grebenyukov, depresyon ile duygusal tükenmişlik arasındaki belirgin farkları ve ayırt edici belirtileri açıkladı. Uzman, depresyonun kişisel ilgi kaybına yol açtığını ve psikoterapiste başvurmayı gerektirdiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tükenmişlik mi depresyon mu? Doktordan dikkat çeken uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatrist A. Grebenyukov, depresyon ile duygusal tükenmişlik arasında sıkça karıştırılan farklılıkları detaylı şekilde anlattı. Grebenyukov, yaptığı açıklamada depresyonun ve tükenmişliğin hem belirtileri hem de nedenleri açısından birbirinden ayrıldığını belirtti. Özellikle depresyonun, kişinin daha önce keyif aldığı aktivitelerden ve genel olarak hayattan zevk alamama durumu yarattığını vurguladı. Uzman, duygusal tükenmişliğin ise daha çok iş veya eğitim gibi belirli alanlarla bağlantılı olduğunu ifade etti.</p><h3>Grebenyukov: 'Depresyon kişisel ilgi kaybına yol açıyor'</h3><p>Grebenyukov, depresyonun ana belirtisinin, kişinin günlük yaşamındaki hemen her alanda motivasyonunu yitirmesi olduğunu söyledi. Bu durumun, sadece işe ya da belirli bir faaliyete karşı isteksizlikle sınırlı kalmadığını, kişinin hobilerine, sosyal etkinliklere ve hatta kişisel bakımına karşı da ilgisinin tamamen kaybolduğunu aktardı. Ayrıca, depresyonun genellikle uyku ve iştah sorunlarıyla birlikte seyrettiğine dikkat çekti. Bu nedenle depresyon yaşayan bireylerin profesyonel psikoterapi desteği almasının önemini vurguladı.</p><h3>Duygusal tükenmişlik iş ve eğitimle bağlantılı</h3><p>Uzman, duygusal tükenmişliğin genellikle mesleki ya da akademik yüklerle ilişkili ortaya çıktığını belirtti. Tükenmişlik yaşayan bireylerde belirgin bir yorgunluk ve sinirlilik hali gözleniyor; ancak bu kişiler iş dışında kalan hobi veya diğer faaliyetlere ilgi göstermeye devam edebiliyor. Grebenyukov, tükenmişliğin depresyondan farklı olarak, kişinin yaşamının tamamını etkilemediğini ve çoğunlukla iş ortamına veya eğitim hayatına özgü olduğunu ifade etti. Bu ayrımın, doğru tanı ve tedavi için kritik öneme sahip olduğunu da sözlerine ekledi.</p><p>Psikiyatrist Grebenyukov'un açıklamaları, depresyon ve tükenmişlik belirtilerinin doğru anlaşılması ve zamanında müdahale edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle depresyon şüphesi olan bireylerin vakit kaybetmeden bir psikoterapiste başvurmalarını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/tukenmislik-mi-depresyon--787_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277324</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/hormonal-dengesizliklerde-uyku-sorunlarina-dikkat-277324</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hormonal dengesizliklerde uyku sorunlarına dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Endokrinolog A. Oderiy, uykusuzluğun yalnızca basit bir sorun olmadığını, kaygı bozuklukları ve hormonal dengesizlikler gibi ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabileceğini açıkladı. Uzmanlar, uyku bozukluklarının şeker hastalığı ve depresyonla da bağlantılı olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hormonal dengesizliklerde uyku sorunlarına dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endokrinolog A. Oderiy, uykusuzluk şikayetlerinin kaygı bozuklukları ve hormonal dengesizlikler başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa işaret edebileceğini belirtti. Oderiy, uyku problemlerinin psikolojik ve hormonal kaynaklı olabileceğini vurgulayarak, bu durumun bazen şeker hastalığı ve depresyon gibi hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Uzman, özellikle uykuya dalma güçlüğü yaşayan bireylerde kaygı bozukluğunun sık görüldüğünü, depresyon durumunda ise erken uyanmaların ve tekrar uyuyamamanın yaygın olduğunu ifade etti.</p><h3>Oderiy: 'Hormonal dengesizlikler uyku düzenini bozuyor'</h3><p>Hormonal bozuklukların da uykusuzluğa yol açabileceğini belirten Oderiy, hipertiroidizmde metabolizmanın hızlanması ve sinir sisteminin aşırı çalışmasının uykuya dalmayı zorlaştırdığını söyledi. Hipotiroidizmde ise tam tersi bir tablo ortaya çıktığını, sürekli uyku hali ve uzun süre uyunsa bile yorgunluk hissinin devam ettiğini aktardı. Bu tür hormonal dengesizliklerin hem yaşam kalitesini hem de genel sağlık durumunu olumsuz etkilediğinin altını çizdi.</p><h3>Uzmanlar Parkinson ve şeker hastalığına karşı uyarıyor</h3><p>Oderiy'nin açıklamalarına ek olarak, nörolog E. Demyanovskaya da ani gelişen uykusuzluğun Parkinson hastalığının ilerlemesiyle ilişkili olabileceğini dile getirdi. Uzmanlar, uyku bozukluklarının yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda endokrin ve nörolojik hastalıkların da habercisi olabileceğini belirtiyor. Uyku düzeninde yaşanan değişikliklerin dikkate alınması ve altta yatan nedenlerin araştırılması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu belirtilerin ciddiye alınmasının, erken teşhis ve tedavi açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.</p><p>Uyku bozukluklarının ihmal edilmemesi, kaygı bozuklukları ve hormonal dengesizlikler gibi ciddi sağlık sorunlarının erken tespiti açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlar, uykusuzluk yaşayan kişilerin mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurmasını tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/hormonal-dengesizliklerde-755_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277323</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/klima-kullanicilarina-acil-uyari-dikkatsiz-kullanim-ciddi-sorunlara-neden-oluyor-277323</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Klima kullanıcılarına acil uyarı! Dikkatsiz kullanım ciddi sorunlara neden oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Profesör A. Konykov, klima cihazlarının yanlış kullanımı nedeniyle sağlık sorunlarının artabileceğini vurguladı. Uzman, özellikle sıcaklık ayarındaki aşırı farkların ve cihaz bakımının ihmal edilmesinin ciddi riskler taşıdığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Klima kullanıcılarına acil uyarı! Dikkatsiz kullanım ciddi sorunlara neden oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Profesör A. Konykov, klima cihazlarının hatalı kullanımı sonucu sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Konykov, özellikle ev ve ofis ortamlarında klima kullanırken yapılan en büyük hatalardan birinin, iç mekandaki sıcaklığın dışarıya göre aşırı derecede düşürülmesi olduğunu ifade etti. Uzman, dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkı 10-15 dereceye ulaştığında, vücudun bu ani değişime tepki verdiğini ve bu durumun baş ağrısı, boğazda rahatsızlık, burun tıkanıklığı gibi şikayetlere yol açtığını açıkladı.</p><h3>Profesör Konykov: 'Klima kullanımı enfeksiyona doğrudan yol açmaz'</h3><p>Konykov, klimaların doğrudan enfeksiyon kaynağı olduğuna dair yaygın görüşün yanlış olduğunu belirtti. Ancak, klima cihazlarının ürettiği soğuk ve kuru havanın, vücudun doğal savunma mekanizmalarını zayıflattığını vurguladı. Bu nedenle, klima kullanımı sırasında mukozaların kuruması ve savunma sisteminin zayıflaması, kişileri virüs ve enfeksiyonlara daha açık hale getiriyor. Özellikle uzun süreli klima kullanımı, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde daha fazla risk yaratıyor.</p><h3>Klima cihazlarında temizlik ve bakım hayati önem taşıyor</h3><p>Uzman, klima cihazlarının içinde zamanla toz, mikroorganizma ve küf mantarlarının birikebileceğine dikkat çekti. Bu durumun, özellikle astım, alerji ve kalp-damar hastalığı olan kişiler için ciddi tehlikeler oluşturduğunu ifade etti. Konykov, klima cihazlarının düzenli olarak temizlenmesi ve bakımının yapılmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığını, aksi halde solunum yolu hastalıklarının ve alerjik reaksiyonların artabileceğini belirtti. Klima kullanımı sırasında hem sıcaklık ayarına hem de cihaz hijyenine özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Klima cihazlarının bilinçsiz kullanımı, kısa vadede rahatsızlıklara, uzun vadede ise daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, klima kullanımı sırasında hem sıcaklık farkına hem de düzenli bakıma dikkat edilmesinin, sağlığın korunması açısından vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/klima-kullanicilarina-aci-185_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277322</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/cilegin-gizli-gucu-ortaya-cikti-kan-sekerini-dengeleyebilir-277322</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çileğin gizli gücü ortaya çıktı! Kan şekerini dengeleyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog A. Rojas, çileğin düzenli tüketilmesinin kalp sağlığını korumada ve kan şekeri seviyelerini dengelemede önemli bir rol oynadığını belirtti. Uzman, çileğin antioksidan ve lif içeriğiyle diyabet ve obeziteyle mücadelede de etkili olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çileğin gizli gücü ortaya çıktı! Kan şekerini dengeleyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog A. Rojas, çileğin düzenli olarak beslenme programına eklenmesinin kalp sağlığı üzerinde son derece olumlu etkiler yarattığını açıkladı. Uzman, çileğin içeriğindeki antioksidanlar ve lif sayesinde kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olduğunu, ayrıca insülin hassasiyetinin artmasına katkı sağladığını vurguladı. Çileğin bu özellikleriyle, kalp hastalıkları riskini azaltmada ve damar sağlığının korunmasında önemli bir yere sahip olduğu bildirildi.</p><h3>Kardiyolog Rojas: 'Çilek iltihaplanmayı azaltıyor'</h3><p>Dr. Rojas, çilekte bulunan antioksidanlar ve lifin, diyabet ve obezite gibi kronik hastalıklarla birlikte görülen iltihaplanma süreçlerinin hafifletilmesinde etkili olduğunu belirtti. Uzman, kan şekeri seviyesindeki ani yükselmelerin vücuttaki iltihaplanmayı tetikleyebileceğine dikkat çekti. Bu durumun, hücrelerin ve damarların hızlı yaşlanmasına yol açtığını, dolayısıyla kalp rahatsızlıkları riskini artırdığını ifade etti. Çileğin düzenli tüketimiyle bu risklerin azaltılabileceğinin altını çizdi.</p><h3>Çilek, açlık hissini kontrol altına alıyor</h3><p>Çileğin, açlık hissini bastırmada da etkili olduğu bildirildi. Uzman, çileğin düşük kalorili yapısıyla kilo kontrolüne yardımcı olurken, aynı zamanda oksidatif stresin azalmasına destek verdiğini söyledi. Vücuda gereksiz kalori yüklemeden sağladığı bu faydalar sayesinde, çilek hem sağlıklı beslenme hem de kalp sağlığının korunmasında önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Dr. Rojas, çileğin düzenli ve dengeli tüketilmesini önerdi.</p><p>Çileğin beslenme alışkanlıklarında düzenli olarak yer alması, hem kalp sağlığını destekliyor hem de kan şekeri kontrolünde etkili oluyor. Uzmanlar, çileğin antioksidan ve lif zenginliğiyle sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden biri olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/cilegin-gizli-gucu-ortaya-201_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277321</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahve-tuketenlere-kritik-ilac-uyarisi-yan-etkiler-artabilir-277321</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve tüketenlere kritik ilaç uyarısı! Yan etkiler artabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kahve tüketimi, özellikle bazı ilaçlarla birlikte alındığında ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor. Eczacı S. Ortega, tiroid, hipertansiyon, psikotropik ilaçlar ve doğum kontrol haplarıyla kahvenin birlikte kullanılmasının yan etki riskini artırdığına dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve tüketenlere kritik ilaç uyarısı! Yan etkiler artabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahve, günlük yaşamda sıkça tüketilen bir içecek olsa da bazı ilaçlarla birlikte kullanıldığında sağlığınız için tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Eczacı S. Ortega, kahvenin özellikle tiroid ilaçları, hipertansiyon ilaçları, psikotropik ilaçlar ve doğum kontrol haplarıyla birlikte tüketilmesinin ciddi riskler barındırdığını açıkladı. Uzmanlar, kahve ve ilaç etkileşiminin beklenmeyen yan etkilere ve ilaçların etkinliğinde azalmaya neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>Eczacı Ortega: 'Kahve bazı ilaçların etkisini azaltıyor'</h3><p>Eczacı S. Ortega, kahvenin tiroid hastalıkları için kullanılan ilaçların vücut tarafından emilimini olumsuz etkilediğini belirtti. Kahve ve ilaç etkileşiminin, özellikle tiroid tedavisi gören hastalarda ilacın beklenen faydasını azaltabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, kahvede bulunan tanen maddelerinin psikotropik ilaçların emilimini yavaşlatabildiğini ve bu nedenle bu ilaçların vücuttaki etkisinin değişebileceğini vurguladı. Ortega, kahve ve ilaç etkileşiminin sadece ilaçların etkisini azaltmakla kalmayıp, vücudun bu ilaçlara verdiği tepkiyi de değiştirebileceğini ifade etti.</p><h3>Kahve ve ilaç etkileşimi: Yan etki riski artıyor</h3><p>Kahve, içerdiği kafein sayesinde uyarıcı bir etki gösteriyor ve bu durum hipertansiyon ilaçlarının işlevini engelleyebiliyor. Kafein, kan basıncını artırdığı için tansiyon hastalarında ilacın etkisi azalabiliyor. Ayrıca, doğum kontrol haplarıyla birlikte kahve tüketildiğinde kafeinin vücutta daha yavaş parçalanması sonucu kaygı, baş ağrısı ve uyku sorunları gibi yan etki riskleri artabiliyor. Uzmanlar, kahve ve ilaç etkileşimi nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kahve tüketimini sınırlandırmasını öneriyor.</p><p>Kahve ve ilaç etkileşimi konusunda bilinçli olmak, hem ilaçların beklenen faydasını almak hem de istenmeyen yan etkilerden korunmak için büyük önem taşıyor. Eczacıların ve sağlık profesyonellerinin bu konuda yaptığı uyarılar dikkate alındığında, ilaç kullanan kişilerin kahve tüketimine özellikle dikkat etmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/kahve-tuketenlere-kritik--797_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277320</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-afrika-gunu-ve-afrika-birliginin-kurulus-yil-donumunu-kutladi-277320</link>
      <pubDate>2026-05-25T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika Günü ve Afrika Birliğinin kuruluş yıl dönümünü kutladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Mayıs Afrika Günü ile Afrika Birliğinin kuruluş yıl dönümünü kutladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika Günü ve Afrika Birliğinin kuruluş yıl dönümünü kutladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;25 Mayıs Afrika Günü ile Afrika Birliğinin kuruluş yıl dönümünü canıgönülden tebrik ediyor, güçlü tarihi ve beşeri bağlara sahip olduğumuz Afrika Kıtası&#39;nın dört bir yanındaki tüm dostlarımıza, tüm Afrikalı kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/cumhurbaskani-erdogan-afr-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277319</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/liderlerin-kurban-bayrami-programi-belli-oldu-277319</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Liderlerin Kurban Bayramı programı belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Kurban Bayramı'nı karşılamaya hazırlanırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi parti genel başkanlarının bayram programları belli oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Liderlerin Kurban Bayramı programı belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramı İstanbul&#39;da geçirecek.</p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da bayramı İstanbul&#39;da karşılayacak.</p><p>Bayramda Ankara&#39;da olacak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bayramın ikinci günü CHP Genel Merkezi&#39;nde partililerle bayramlaşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/111-25052026a736e4e9.jpg"/><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bayramı Ankara&#39;da geçirecek liderlerden. Bahçeli, birinci gün Ankara&#39;da bayram namazına katılacak ve ardından Ülkücü Hareket&#39;in lideri Alparslan Türkeş&#39;in kabrini ziyaret edecek.</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da bayramı Ankara&#39;da geçirecek. Dervişoğlu, bayram namazını Çankaya ilçesine bağlı Oran Mahallesi&#39;ndeki Abdülkerim Kuzu Camisi&#39;nde kılacak.</p><p>Bayramda DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Hatay&#39;da, Tuncer Bakırhan da Ankara&#39;da olacak.</p><p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bayramda İstanbul&#39;da bulunacak.</p><p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan&#39;ın bayramda Ankara&#39;da olması bekleniyor.</p><p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise bayramı memleketi Kayseri&#39;de ailesiyle karşılayacak.</p><p>CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel ise bayramda Manisa&#39;da olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/liderlerin-kurban-bayrami-295_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277318</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cumhurbaskani-erdogan-necip-fazil-kisakureki-andi-277318</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'i andı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefatının 41. yılında Necip Fazıl Kısakürek'i sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla andı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'i andı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Büyük şair, fikir, dava ve aksiyon adamı Üstat Necip Fazıl Kısakürek&#39;i ebedi aleme irtihalinin 41&#39;inci yıl dönümünde rahmetle hasretle yad ediyorum. Allah mekanını cennet eylesin.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/cumhurbaskani-erdogan-nec-675_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277317</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dunyanin-en-buyuk-sifir-atik-etkinligi-5-7-haziranda-istanbulda-yapilacak-277317</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın en büyük "Sıfır Atık" etkinliği 5-7 Haziran'da İstanbul'da yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sürdürülebilir kalkınma, iklim diplomasisi ve kaynak verimliliği ekseninde şekillenen küresel dönüşümün en kapsamlı platformu olan Sıfır Atık Forumu, 5-7 Haziran'da Atatürk Havalimanı'nda düzenlenecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın en büyük "Sıfır Atık" etkinliği 5-7 Haziran'da İstanbul'da yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfından yapılan açıklamaya göre, söz konusu forum 1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası kapsamında gerçekleştirilecek.</p><p>Sıfır Atık Hareketi&#39;nin kurucusu, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan&#39;ın vizyonu ve himayesiyle ulusal ve uluslararası alanda çalışmalarını sürdüren vakıf, bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek Sıfır Atık Forumu&#39;nu Atatürk Havalimanı&#39;nda düzenleyecek.</p><p>Vakfın öncülüğünde ve BM&#39;nin ana paydaşlığındaki forum, kapsamı, diplomatik etki alanı ve küresel ölçekte oluşturduğu politika zeminiyle dünyanın en büyük sivil çevre ve sıfır atık platformlarından biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Bakanlar, uluslararası kuruluş temsilcileri, yerel yönetimler, akademi, özel sektör ve sivil toplum aktörlerini aynı çatı altında buluşturan organizasyon, çok taraflı çevre diplomasisinin en güçlü buluşma noktalarından biri olma niteliğini taşıyor.</p><p>180&#39;den fazla ülkeden 5 bini aşkın üst düzey katılımcının, 120&#39;nin üzerinde bakanın ve 200&#39;den fazla belediye başkanının iştirak edeceği forumda sürdürülebilir kalkınma, iklim kriziyle mücadele, döngüsel ekonomi ve sıfır atık politikaları ekseninde oturumlar gerçekleştirilecek.</p><p>Üç gün sürecek etkinlik, sıfır atık yaklaşımını yalnızca çevresel hassasiyet olmaktan çıkararak ekonomik dayanıklılık, kalkınma vizyonu ve uluslararası işbirliğinin temel başlıklarından biri haline getirmeyi hedefliyor.</p><p><b>- "BM'NİN BÜTÜN ORGANİZASYONLARI, SIFIR ATIK FORUMU'NUN ANA PAYDAŞI"</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, forumun bir vakıfça organize edilen dünyadaki en büyük sivil, çevre ve sıfır atık alanındaki toplantı olma özelliğini taşıdığını belirtti.</p><p>Ağırbaş, &quot;Bu, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde Sıfır Atık Hareketi&#39;nin hangi noktaya ulaştığını gösteriyor. BM&#39;nin bütün organizasyonları, Sıfır Atık Forumu&#39;nun ana paydaşı. Dünya Bankası, Sıfır Atık Forumu&#39;nun ana paydaşı. Harvard Üniversitesi, Oxford ve Yale üniversiteleri, Sıfır Atık Forumu&#39;nun ana paydaşı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Geçen yıl BM&#39;nin İklim Konferansı&#39;na 72 bakanın katıldığına dikkati çeken Ağırbaş, sivil toplantı Sıfır Atık Forumu&#39;na ise 120&#39;den fazla bakanın gelecek olmasının İstanbul&#39;un ne kadar önemli bir merkez olma yolunda ilerlediğini gösterdiğini vurguladı.</p><p>Ağırbaş, etkinliğe dünya genelinden 200&#39;den fazla belediye başkanının, dünyanın büyük şehirlerinden üst düzey yöneticilerin geleceğini, katılımcıların burada kendi alanlarında sıfır atığın geleceğini tartışacaklarını, bu yılki forumun sonuç bildirgesini 180&#39;den fazla ülkenin imzalayacağını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41491463.jpg"/><p><b>- "DÜNYA BANKASI, SIFIR ATIK FORUMU'NA 30 KİŞİYLE GELİYOR"</b></p><p>Sıfır Atık Forumu&#39;na Dünya Bankası ve Dünya Ekonomik Forumu&#39;ndan (WEF) da katılım gösterileceğine dikkati çeken Ağırbaş, &quot;Dünya Bankası, Sıfır Atık Forumu&#39;na 30 kişiyle geliyor. Dünya Bankası Başkanı, &#39;Biz bugüne kadar hiçbir toplantıya 30 kişilik bir delegasyon göndermedik.&#39; dedi. Sekiz eski devlet başkanı Sıfır Atık Forumu&#39;na katılacak. Davos&#39;u hepimiz biliyoruz, Dünya Ekonomik Forumu. Dünya Ekonomik Forumu da Sıfır Atık Forumu&#39;nun ana partneri. Dünyada ikinci bir forum yoktur ki Dünya Ekonomik Forumu&#39;nun partner olarak yer aldığı.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Ağırbaş, dezavantajlı grupların da etkinlikte temsil edileceklerinin altını çizerek, COP31&#39;de tartışılması planlanan konuların forumda işleneceğini vurguladı.</p><p>Kenya&#39;nın başkenti Nairobi&#39;nin Kibera bölgesindeki gecekondu mahallelerinden 10 genci foruma getireceklerini, yaşadıkları sorunları dünyaya anlatacaklarını belirten Ağırbaş, &quot;Bizim, Türkiye olarak en büyük sorumluluklarımızdan bir tanesi de dünyadaki mazlum coğrafya problemleri. Biz, dünyaya anlatmak istiyoruz. COP31&#39;de artık sıfır atık konusu da ana gündem maddesi olarak tartışılacak. Bu bağlamda Sıfır Atık Vakfının liderliğinde, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi&#39;nin liderliğinde bu yapıldı ve artık COP31&#39;in gündeminde sıfır atık hususu var. Orada tartışılması planlanan bütün sıfır atık konularının detayları Sıfır Atık Forumu&#39;nda işlenecek.&quot; bilgisini verdi.</p><p><b>- FORUMUN ANA PARTNERLERİNDEN BİRİ DÜNYA EKONOMİK FORUMU</b></p><p>Forumun ana partnerleri arasında yer alan Dünya Ekonomik Forumu, dünyada ilk kez bu nitelikte bir sivil foruma kurumsal ortaklık sağlayarak dikkat çekici işbirliğine imza atacak.</p><p>Uluslararası finans çevrelerinin güçlü temsilcilerinden Dünya Bankası da forumun ana partnerleri arasında yer alıyor.</p><p>Dünya Bankası, tarihindeki en geniş katılımlardan biriyle İstanbul&#39;da olacak. Banka, 30 kişilik özel delegasyonla teknik oturumlara ve politika istişarelerine aktif katkı sunacak.</p><p>Forumun bilimsel ve teknik zemini de dünyanın en saygın akademik kurumlarının katkılarıyla güçleniyor. Harvard, Oxford ve Yale üniversiteleri de forumun ana paydaşları arasında bulunuyor.</p><p>Forum kapsamında gerçekleştirilecek üç yüksek düzeyli bakanlar oturumu, küresel sürdürülebilirliğin sektörel ve yapısal yol haritasını çizecek.</p><p>Dünyanın dört bir yanından gelecek bakanlar, Türkiye&#39;deki bakanların ev sahipliğinde stratejik alanlara odaklanacak.</p><p>Bu kapsamda gerçekleştirilecek &quot;Yüksek Düzeyli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanları Oturumu&quot;nda enerji politikalarının geleceğine yön verecek başlıklar masaya yatırılacak.</p><p>&quot;Tarım ve Orman Bakanları Oturumu&quot;nda ise sıfır atık yaklaşımının gıda sistemleri ve doğal varlıkların korunması boyutu ele alınacak.</p><p>&quot;Yüksek Düzeyli Sanayi ve Teknoloji Bakanları Oturumu&quot;nda da üretim süreçlerinin yeniden tasarımı ve teknolojik dönüşüm stratejileri değerlendirilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/dunyanin-en-buyuk-sifir-a-192_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277316</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/eklem-agrisi-icin-egzersiz-tavsiyesi-ameliyat-ve-ilactan-once-hareket-277316</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eklem ağrısı için egzersiz tavsiyesi! Ameliyat ve ilaçtan önce hareket]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Osteoartrit ve eklem ağrısı yaşayanlar için en iyi çözümün ilaçlar ya da cerrahi değil, düzenli egzersiz olduğu uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Birleşik Krallık'ta yapılan araştırmalar, egzersizin eklem sağlığında kritik rol oynadığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eklem ağrısı için egzersiz tavsiyesi! Ameliyat ve ilaçtan önce hareket]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osteoartrit ve eklem ağrısı yaşayan milyonlarca kişi, ağrılarını hafifletmek için genellikle ilaçlara veya cerrahi müdahalelere yöneliyor. Ancak son dönemde Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Birleşik Krallık'ta gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar, eklem ağrısında en etkili çözümün düzenli egzersiz olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, eklem sertliği ve ağrısı yaşayan hastaların, hareket etmekten kaçınmak yerine, kontrollü ve düzenli fiziksel aktiviteyle ağrılarını azaltabileceği ve hareket kabiliyetlerini artırabileceği konusunda hemfikir. Araştırmalar, egzersizin anti-inflamatuar ilaçlar ve steroid enjeksiyonları gibi geçici çözümlerden daha kalıcı ve etkili sonuçlar sunduğunu gösteriyor.</p><h3>Clodagh Toomey'den egzersiz vurgusu: 'En iyi ilaç bir hap şişesinde değil'</h3><p>İrlanda'daki Limerick Üniversitesi'nden fizyoterapist Clodagh Toomey, 2025 yılında The Conversation için kaleme aldığı makalede, egzersizin osteoartritli hastalar için birinci basamak tedavi olması gerektiğini belirtti. Toomey, "En iyi ilaç bir hap şişesinde veya ameliyathanede bulunmaz" diyerek, egzersizin eklemleri koruyup ağrıyı hafiflettiğinin altını çizdi. Toomey'e göre, birçok ülkede ve sağlık sisteminde hastalar hâlâ ilaç veya cerrahiye yönlendirilirken, egzersiz gibi kanıtlanmış bir yöntem yeterince önerilmiyor. Uzmanlar, eklem ağrısı çekenlerin çoğunun fizyoterapiste yönlendirilmediğini ve bu durumun yanlış tedavi yaklaşımlarına yol açtığını vurguluyor.</p><h3>Egzersiz, eklem sağlığında neden bu kadar etkili?</h3><p>Osteoartrit uzun yıllar boyunca 'aşınma ve yıpranma' hastalığı olarak biliniyordu. Fakat günümüzde bilim insanları, eklemlerdeki bozulmanın yalnızca kıkırdak kaybı veya aşırı kullanım sonucu oluşmadığını, vücuttaki sistemik süreçlerin de iltihap, ağrı ve hasarı tetiklediğini belirtiyor. Egzersiz, eklemlerdeki kasları, bağları, kemikleri ve kıkırdağı güçlendirerek hem bölgesel hem de genel sağlığı destekliyor. Ayrıca, fiziksel hareketin sistemik iltihabı azalttığı veya metabolik ve hormonal süreçleri olumlu etkilediği düşünülüyor. Yine de bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Uzmanlar, özellikle diz ve kalça osteoartriti olan hastalarda, ağrı ve rahatsızlık tolere edilebildiği sürece egzersizin ciddi faydalar sunduğunu ifade ediyor.</p><h3>15 binden fazla hasta: Egzersiz hangi tür eklem ağrılarında öne çıkıyor?</h3><p>Osteoartrit tedavisinde egzersizin etkisini inceleyen araştırmalar, kısa vadeli sonuçlara odaklansa da, uzun vadede düzenli ve profesyonel bir egzersiz planının semptomların yönetiminde daha başarılı olabileceğini gösteriyor. 15.000'den fazla diz osteoartriti hastasını kapsayan 217 randomize kontrollü çalışmanın analizi, aerobik egzersizin 12 hafta sonunda ağrıda en büyük iyileşmeyi sağladığını ortaya koydu. Hızlı yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktiviteler hem ağrıda azalma hem de 24 hafta sonunda eklem fonksiyonunda belirgin artışa yol açıyor. 2023 yılında yapılan sistematik bir inceleme ise, yoga, tai chi, pilates, aerobik ve direnç antrenmanlarının da diz osteoartriti olan hastalara fayda sağladığını gösterdi. Egzersizin türünden çok, düzenli olarak yapılması ve hastanın ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanması önem taşıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Egzersiz cerrahi ve ilaçtan önce düşünülmeli'</h3><p>Adelaide Üniversitesi'nden egzersiz bilimcisi Hunter Bennett ve fizyoterapist Lewis Ingram, mevcut bilimsel kanıtları değerlendirerek osteoartrit tedavisinde egzersizin öncelikli rolüne dikkat çekti. Uzmanlar, profesyonel rehberlikle yapılan egzersizin uzun vadede ilaçların yan etkilerinden ve cerrahi müdahalelerin risklerinden kaçınmayı sağladığını belirtiyor. Cerrahi müdahaleler bazı ileri vakalarda gerekebiliyor; ancak çoğu hasta için fizyoterapist eşliğinde yürütülen egzersiz programları, daha az riskli ve daha ekonomik bir alternatif sunuyor. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi (NHS), düzenli egzersizin kasları güçlendirdiğini, eklemleri kuvvetlendirdiğini ve eklem ağrısı ile sertliğini azaltmada etkili olduğunu paylaşıyor. NHS, hastaların egzersizin semptomları kötüleştireceği endişesini taşımamaları gerektiğini, aksine aktif bir yaşam tarzının eklem sağlığını iyileştirdiğini vurguluyor.</p><h3>Hangi egzersizler eklem ağrısına iyi geliyor?</h3><p>Osteoartritte en etkili egzersiz türü kişisel tercihlere ve hastanın durumuna göre değişebiliyor. Araştırmalar, aerobik egzersizlerin yanı sıra yoga, tai chi, pilates ve direnç antrenmanlarının da eklem ağrısı üzerinde olumlu etkiler yarattığını gösteriyor. Egzersiz bilimcisi Hunter Bennett ve fizyoterapist Lewis Ingram, "En iyi egzersiz türü, yapılan egzersizdir" ifadesiyle, hastaların keyif aldığı ve sürdürebildiği aktiviteleri seçmelerinin önemine dikkat çekiyor. Dışarıda yürüyüş yapmak, yüzmek veya bisiklet sürmek hem genel sağlık üzerinde olumlu etkiler bırakıyor hem de eklem ağrısını azaltıyor. Uzmanlar, egzersiz programlarının mutlaka fizyoterapist gözetiminde ve hastanın sınırlarına uygun şekilde düzenlenmesini öneriyor.</p><p>Sonuç olarak, osteoartrit ve eklem ağrısı yaşayan bireylerin tedavi süreçlerinde egzersiz, ilaç ve cerrahiye kıyasla daha güvenli ve etkili bir seçenek olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, eklem sağlığını korumak ve ağrıyı azaltmak için düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekiyor. Hastaların, egzersizi birinci basamak tedavi olarak değerlendirmesi, uzun vadede yaşam kalitelerini artırabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/eklem-agrisi-icin-egzersi-486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277315</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-milli-aile-haftasi-mesaji-kararlilikla-surdurecegiz-277315</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Millî Aile Haftası mesajı: Kararlılıkla sürdüreceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Aile Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, ailenin millî ve manevi değerlerin muhafaza edildiği bir okul hükmünde olduğunu belirtecek, 'Güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum' şiarıyla aile müessesesinin korunması ve güçlendirilmesine yönelik kararlı çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Millî Aile Haftası mesajı: Kararlılıkla sürdüreceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mayıs ayının son haftası vesilesiyle kutlanan Millî Aile Haftası dolayısıyla sosyal medya hesaplarından bir paylaşımda bulundu. Erdoğan, mesajında aile müessesesinin önemine dikkat çekerek bu yapının korunmasına yönelik kararlılık vurgusu yaptı.</p><b>"AİLE BİR OKUL HÜKMÜNDEDİR"</b><p>Millî Aile Haftası'nın tüm aileler ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailenin toplumsal ve kültürel süreklilikteki rolünü şu sözlerle ifade etti:</p><p>"Kimliğin, kültürün yaşatıldığı, millî ve manevi değerlerin muhafaza altına alındığı bir okul hükmünde olan aile müessesesinin korunması, özellikle de gelecek nesillere aktarılması ülkemiz ve milletimiz için büyük önem arz etmektedir."</p><p><b>"ÇABALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>Devletin aileyi güçlendirme vizyonuna da değinen Erdoğan, "Güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızı bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullanarak, gelecek döneme ilişkin politikalardaki hassasiyeti ve kararlılığı net bir şekilde ortaya koydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/hjkon43xuaaf9vv-250520267c788db4.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/cumhurbaskani-erdogandan--361_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277314</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-mkyk-uyesi-emine-cifte-veda-cumhurbaskani-erdogandan-acili-babaya-telefon-277314</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski MKYK üyesi Emine Çift'e veda... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan acılı babaya telefon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'da kanser tedavisi gördüğü hastanede 49 yaşında hayatını kaybeden AK Parti eski MKYK üyesi Emine Çift, memleketi Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde son yolculuğuna uğurlanırken; cenazeye katılan TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu aracılığıyla acılı baba Salih Çift'i telefonla arayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taziyelerini iletti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski MKYK üyesi Emine Çift'e veda... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan acılı babaya telefon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da bir süredir kanser tedavisi gördüğü sırada 49 yaşında yaşamını yitiren AK Parti eski Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyelerinden ve iki dönem Alaplı Belediye Meclis Üyesi olan Emine Çift, memleketi Alaplı'da son yolculuğuna uğurlandı.</p><p>Alaplı Merkez Camii'nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına; TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu, Cumhurbaşkanlığı eski başdanışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, kaymakamlar, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ile Çift'in sevenleri katıldı.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN BABASINA TAZİYE</b></p><p>Cenaze merasimine katılan İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu, bir dönem MKYK'da, AR-GE Başkan Yardımcılığında ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İletişim Müşavirliğinde birlikte mesai yaptığı Emine Çift'in babasını telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem genel başkan danışmanlığı ve MKYK'da birlikte görev yaptığı Emine Çift'in vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek babasına başsağlığı dileklerini iletti.</p><p><b>SİYASET KÜRSÜSÜNDE TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLMUŞTU</b></p><p>Uzun yıllar siyaset ve medya alanında aktif görevlerde bulunan, geçmiş dönemlerde milletvekili adaylığı da yapan Emine Çift, 2009 yılında AK Parti Kadın Kolları tarafından düzenlenen "Siyaset Kürsüsünde Ben de Varım" hitabet yarışmasında Türkiye birincisi olmuş ve başarısının ardından aynı yıl MKYK üyeliğine seçilmişti. Çift'in cenazesi, kılınan namazın sonrasında ilçede toprağa verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/eski-mkyk-uyesi-emine-cif-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277313</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/noa-langin-kaderi-yeni-teknik-direktorun-elinde-olacak-277313</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Noa Lang'ın kaderi yeni teknik direktörün elinde olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Geçen sezonun ikinci yarısını Galatasaray'da kiralık olarak tamamlayan Noa Lang İĞtalyan ekibi Napoli'ye geri döndü. Noa Lang'ın Napoli'deki geleceği yeni teknik direktörün kararına bağlı olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Noa Lang'ın kaderi yeni teknik direktörün elinde olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'ın geçen sezon devre arasında Napoli'den satın alma opsiyonuyla kiraladığı Noa Lang, sezonun bitmesiyle birlikte İtalyan ekibine geri döndü.</p><p><b>CONTE'DEN VEDA</b></p><p>Napoli'de ise teknik direktör Antonio Conte ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. 56 yaşındaki teknik adam, sezonun son haftasındaki Udinese maçının ardından Napoli'de son maçına çıktığını ve görevinden ayrıldığını duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/noalang1-25052026ef378ebc.jpg"/><p><b>YENİ HOCAYI BEKLEYECEK</b></p><p>İtalyan basını, daha önce Lang'ın Conte döneminde Napoli'de forma şansı bulmasının zor olduğunu duyurmuştu. Hollandalı futbolcu, Conte'nin görevden ayrılmasının ardından Napoli'de göreve gelecek yeni teknik direktörün kendisiyle ilgili vereceği kararı bekleyecek.</p><p>26 yaşındaki Noa Lang, geçen sezonun ikinci yarısında formasını giydiği Galatasaray'da kalmaya sıcak bakıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/nnolang-25052026fd00fcdf.jpg"/><p><b>GALATASARAY'DA NE YAPTI?</b></p><p>Galatasaray'da geride kalan sezonda 19 maçta süre bulan Noa Lang, 2 gol attı ve 3 asist yaptı.</p><p><b>SÖZLEŞMESİ, PİYASA DEĞERİ</b></p><p>Napoli ile mevcut sözleşmesi 2030 yılına kadar devam eden Noa Lang'ın, güncel piyasa değeri 22 milyon euro olarak gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/noa-langin-kaderi-yeni-te-287_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277310</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/meryem-uzerlinin-annesini-gorenler-saskinligini-gizleyemedi-guzelligi-genetikmis-277310</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meryem Uzerli'nin annesini görenler şaşkınlığını gizleyemedi... Güzelliği genetikmiş!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Meryem Uzerli, annesi Ursula Uzerli'nin doğum günü için yaptığı paylaşımla sosyal medyada gündem oldu. Meryem Uzerli'nin annesinin gençlik fotoğraflarını yayınlamasının ardından, anne-kız arasındaki benzerlik dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meryem Uzerli'nin annesini görenler şaşkınlığını gizleyemedi... Güzelliği genetikmiş!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rol aldığı yapımlardaki başarılı performansı kadar doğal güzelliğiyle de sık sık gündeme gelen oyuncu Meryem Uzerli, sosyal medya paylaşımıyla takipçilerinin dikkatini çekti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem9-250520268f303486.jpg"/><p>Magazin dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olan Meryem Uzerli, bu kez annesi için yaptığı duygusal paylaşımla adından söz ettirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem10-25052026af022cbe.jpg"/><p>Ursula Uzerli'nin 77'nci yaş gününü kutlayan oyuncu Uzerli, sosyal medya hesabından peş peşe aile fotoğrafları yayınladı. Paylaşımda annesinin gençlik yıllarına ait karelere de yer veren oyuncu, gönderisine duygusal bir not ekledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem8-25052026b25c42d4.jpg"/><p>Kısa sürede yoğun ilgi gören paylaşım, binlerce beğeni ve yorum aldı. Özellikle anne-kız arasındaki benzerlik sosyal medyada gündem olurken, takipçileri "Güzelliğin kaynağı belli oldu" ve "Adeta annesinin kopyası" yorumlarında bulundu.</p><p>İşte Meryem Uzerli'nin annesi;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem6-2505202672d5fc75.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem3-250520262bf40c60.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem7-25052026883f919a.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem4-250520268a05723e.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem5-25052026d39d5323.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem2-25052026e606f9b0.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem-uzerlinin-annesini-255_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277309</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/60-yas-alti-icin-kritik-uyari-kan-grubu-inme-riskini-etkiliyor-277309</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[60 yaş altı için kritik uyarı! Kan grubu inme riskini etkiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Maryland Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırma, kan grubu ile erken yaşta inme riski arasında doğrudan bir bağlantı tespit etti. Özellikle A kan grubuna sahip bireylerin 60 yaşından önce inme geçirme olasılığı yüzde 16 daha yüksek. Araştırmacılar, bu bulgunun inme riskini etkileyen genetik faktörler konusunda yeni bir perspektif sunduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[60 yaş altı için kritik uyarı! Kan grubu inme riskini etkiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Maryland Üniversitesi'nin liderliğinde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, kan grubu ile erken yaşta inme riski arasında dikkat çekici bir bağlantı ortaya koydu. 2022 yılında yayımlanan bu uluslararası çalışmada, özellikle A kan grubuna sahip kişilerin 60 yaşından önce inme geçirme olasılığının diğer gruplara göre kayda değer biçimde yüksek olduğu belirlendi. Yaklaşık 17.000 inme hastası ve 600.000'den fazla kontrol grubunun dahil edildiği analiz, genetik faktörlerin inme riskindeki rolünü yeniden gündeme getirdi. Araştırmacılar, bu bulguların inme için değiştirilemeyen risk faktörlerine ilişkin mevcut bilgileri derinleştirdiğini ve genetik yapıların sağlık üzerindeki etkisini daha iyi anlamamıza yardımcı olduğunu belirtti.</p><h3>Maryland Üniversitesi: A kan grubu inme riskini artırıyor</h3><p>Araştırma kapsamında, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan antijenlere göre belirlenen A, B, AB ve O kan grupları incelendi. Bulgular, A1 alt grubuna sahip bireylerin 60 yaşından önce inme geçirme riskinin yüzde 16 arttığını gösterdi. Buna karşılık, O1 kan grubuna sahip olanlarda bu riskin yüzde 12 daha düşük olduğu tespit edildi. Maryland Üniversitesi'nden vasküler nörolog Steven Kittner, erken yaşta inme geçirenlerin yaşamı tehdit eden komplikasyonlar ve uzun süreli engellilik riskiyle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Kittner, erken inmelerin nedenlerinin halen tam olarak açıklanamadığını, ancak kan grubu genlerinin bu süreçte etkili olabileceğini söyledi. Araştırmada ayrıca, erken inmenin mekanizmasının yaşlı bireylerdeki inmelerden farklı olabileceği öne sürüldü.</p><h3>Genetik analizler: Kan grubu ve inme ilişkisi netleşiyor</h3><p>Çalışma, 18 ile 59 yaş arasındaki katılımcılardan elde edilen verilerle yürütüldü ve 48 ayrı genetik araştırmanın sonuçları bir araya getirildi. Genom çapında yapılan taramada, erken inme ile ilişkili iki genetik bölge tespit edildi ve bunlardan biri doğrudan kan grubu genleriyle bağlantılıydı. Araştırmacılar, A grubunun bir varyasyonunu taşıyan kişilerin erken inme riskinin diğer gruplara göre belirgin şekilde yükseldiğini belirledi. B kan grubuna sahip bireylerde ise yaşa bakılmaksızın inme riskinin yaklaşık yüzde 11 arttığı saptandı. Önceki çalışmalar, kan grubu genlerinin bulunduğu 'ABO lokusu'nun, kan akışını kısıtlayan ve kalp kriziyle ilişkilendirilen damar sorunlarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koymuştu. Bu yeni bulgular, kan grubu ile inme arasındaki ilişkinin sadece yaşa değil, genetik dizilime de bağlı olduğunu gösterdi.</p><h3>Erken inme ve genetik faktörler: Uzmanlardan uyarı</h3><p>Maryland Üniversitesi'nden Mark Gladwin, kan grubunun inme için değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer aldığını ve bu yeni verilerin sağlık alanında önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade etti. Araştırmaya Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya, Pakistan ve Avustralya'dan katılımcılar dahil edildi; ancak örneklemin yüzde 35'ini Avrupa kökenli olmayanlar oluşturdu. Uzmanlar, daha çeşitli bir örneklemle yapılacak yeni çalışmaların sonuçların genellenebilirliğini artıracağını belirtiyor. Ayrıca, 60 yaşından sonra inme geçirenlerle yapılan karşılaştırmada, A kan grubunun risk faktörü olarak öne çıkmadığı görüldü. Bu durum, erken yaşta ortaya çıkan inmelerin farklı biyolojik mekanizmalara bağlı olabileceğine işaret etti. Gençlerdeki inmelerin, arterlerdeki yağ birikiminden çok, kan pıhtılaşmasıyla ilgili faktörlerden kaynaklanabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar, kan grubunun inme riskini artırsa da, elde edilen verilerin bu gruba sahip bireyler için ekstra bir tarama gerektirmediğini de ekledi.</p><p>Sonuç olarak, Maryland Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu geniş kapsamlı araştırma, kan grubu ile erken inme riski arasındaki ilişkiye dair önemli ipuçları sundu. Elde edilen bulgular, genetik yapıların sağlık üzerindeki etkisini daha iyi anlamamıza olanak tanıdı. Uzmanlar, kan grubunun inme riskini tamamen belirlemediğini, ancak genetik faktörlerin göz önünde bulundurulmasının erken teşhis ve önleme çalışmalarında yeni bir yaklaşım sağlayabileceğini vurguladı. Gelecekte yapılacak daha geniş ve çeşitli araştırmalar, kan grubu ile inme arasındaki ilişkinin tüm yönlerini aydınlatmaya yardımcı olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/60-yas-alti-icin-kritik-u-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277308</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uyku-apnesi-ilaci-icin-geri-sayim-basladi-277308</link>
      <pubDate>2026-05-25T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi ilacı için geri sayım başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve Kanada'da 646 hasta üzerinde yapılan klinik denemede AD109 adlı yeni ilaç, uyku apnesi tedavisinde önemli başarı sağladı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, ilacın onay sürecini hızlandırırken, uzmanlar AD109'un mevcut tedavilere alternatif olabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku apnesi ilacı için geri sayım başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve Kanada'da gerçekleştirilen geniş çaplı bir klinik araştırmada, AD109 adlı yeni bir ilaç, obstrüktif uyku apnesi tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koydu. 646 hasta üzerinde yürütülen bu denemede, mevcut tedavi yöntemlerini tolere edemeyen ya da kullanmak istemeyen hastalar yer aldı. Araştırma ekibi, 26 hafta boyunca her gece alınan AD109'un, uyku apnesinin şiddetini önemli ölçüde azalttığını bildirdi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), bu gelişmelerin ardından AD109'un onay sürecini hızlandırdı. Onay kararı 2027 yılında açıklanacak. AD109'un, CPAP makinesi gibi geleneksel tedavilere alternatif olarak sunulması bekleniyor.</p><h3>AD109 ile tedavi edilen hastalarda belirgin iyileşme</h3><p>AD109'un klinik denemesi, obstrüktif uyku apnesi tanısı konmuş ve CPAP makinesi kullanımında zorluk yaşayan hastalara odaklandı. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı: Bir grup AD109 ilacını, diğer grup ise plasebo aldı. Denemenin sonunda, AD109 alan hastaların apne-hipopne indeksi (AHI) yaklaşık yüzde 44 oranında düştü. Plasebo grubunda ise bu oran yüzde 18'de kaldı. Ayrıca, AD109 kullananların yüzde 42'si daha düşük şiddet kategorisine geçti. Neredeyse yüzde 18'lik bir kesim ise apne ataklarını tamamen durdurdu. Bu veriler, ilacın hastalık üzerinde anlamlı ve istatistiksel olarak önemli bir etki yarattığını gösteriyor. Araştırmacılar, AD109'un mevcut tedavileri tolere edemeyen hastalar için yeni ve etkili bir seçenek olabileceğini belirtiyor.</p><h3>Uzmanlar: AD109, tedavi seçeneklerini çeşitlendiriyor</h3><p>Pittsburgh Tıp Merkezi'nden uyku tıbbı uzmanı Patrick John Strollo, obstrüktif uyku apnesi hastalarının büyük bölümünün ya hiç tedavi almadığını ya da mevcut tedavilerden yeterli fayda göremediğini ifade etti. Strollo, "Nöromüsküler işlev bozukluğunu hedef alan bir ağız tableti, tedavi edilmeyen hastalar için ciddi bir boşluğu doldurabilir" dedi. AD109'un, CPAP makinesinin konforsuzluğundan şikayet eden ve tedaviyi sürdüremeyen hastalar için pratik bir çözüm sunduğuna dikkat çekti. İlacın mekanizması, parasempatik sinir sisteminin aktivasyonunu azaltan aroksibutinin ile ADHD tedavisinde bilinen atomoksetinin birleşimine dayanıyor. Bu kombinasyon, uyku sırasında üst hava yolu kaslarının gevşemesini önleyerek solunum yollarını açık tutuyor. Klinik denemede gözlenen yan etkiler ise ağız kuruluğu, bulantı ve uykusuzluk gibi hafif semptomlarla sınırlı kaldı.</p><h3>Alternatif tedavi arayışlarında yeni gelişmeler</h3><p>AD109'un başarısı, obstrüktif uyku apnesi tedavisinde ilaç tabanlı çözümlere olan ilgiyi artırdı. CPAP makinesi, uzun yıllardır standart tedavi olarak kabul edilse de, cihazın konforsuz yapısı nedeniyle birçok hasta tedaviyi bırakıyor. Son yıllarda, epilepsi ilaçlarının yeniden kullanımı ve GLP-1 ilaçlarının obeziteyle ilişkili apne vakalarında etkili olduğu gösterildi. Ayrıca, deneysel olarak dile elektrot yerleştirme gibi teknikler de test ediliyor. Bilim insanları, üst hava yolu kaslarını güçlendirmek için farklı yöntemler üzerinde çalışıyor. Ancak AD109 gibi farmasötik seçenekler, özellikle CPAP makinesine alternatif arayanlar için daha erişilebilir ve uygulanabilir bir çözüm sunuyor. FDA'nın 2027'de vereceği karar, uyku apnesi tedavi protokollerinde önemli bir dönüm noktası olabilir.</p><p>Sonuç olarak, AD109'un klinik başarısı ve hızlandırılan onay süreci, obstrüktif uyku apnesiyle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Uzmanlar, ilacın yaygın kullanıma girmesiyle birlikte, tedaviye erişimi artmayan, mevcut yöntemleri tolere edemeyen milyonlarca hastanın yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme bekliyor. FDA'nın vereceği karar, hem hastalar hem de sağlık sektörü açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/uyku-apnesi-ilaci-icin-ge-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277307</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fifadan-2026-dunya-kupasina-tarihi-yenilik-sarjli-top-kullanimi-basliyor-277307</link>
      <pubDate>2026-05-25T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[FIFA'dan 2026 Dünya Kupası'na tarihi yenilik! Şarjlı top kullanımı başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[2026 Dünya Kupası'nda futbolun geleceğini şekillendirecek TRIONDA topu, şarj edilebilen yapısı ve entegre hareket sensörüyle dikkat çekiyor. Bu yenilik, VAR kararlarında doğruluğu artırırken, izleyici deneyimini de üst seviyeye taşıyacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[FIFA'dan 2026 Dünya Kupası'na tarihi yenilik! Şarjlı top kullanımı başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 Dünya Kupası'nda sahaya çıkacak TRIONDA isimli şarj edilebilen futbol topu, oyunun kurallarını değiştirecek bir teknolojiyle geliyor. FIFA, turnuvada kullanılacak bu özel topun içine entegre edilen hareket sensörü sayesinde, her temas ve yön değişikliği anında kaydedilecek. Bu sayede, ofsayt, elle oynama ve tartışmalı pozisyonlarda VAR sistemine çok daha kesin veriler sağlanacak. TRIONDA'nın pil ömrü yaklaşık altı saat sürüyor ve maçlardan önce şarj edilmesi gerekiyor.</p><h3>TRIONDA topu: Futbolda veri çağını başlatıyor</h3><p>TRIONDA'nın en dikkat çekici özelliği, saniyede 500 kez veri toplayabilen gelişmiş hareket sensörüyle futbolun analizini yeni bir seviyeye taşıması. Bu teknoloji, oyuncuların top üzerindeki hakimiyetini ve oyunun akışını değiştirmeden, anlık veri akışı sunuyor. FIFA yetkilileri, şarj edilebilen bu topun, hakem kararlarını daha şeffaf ve isabetli kılacağını vurguluyor. Ayrıca, izleyiciler için de oyunun her anı daha anlaşılır ve izlenebilir hale geliyor.</p><h3>VAR sistemi için devrim: Doğru kararlar, hızlı çözümler</h3><p>2026 Dünya Kupası'nda TRIONDA topunun kullanılması, VAR sisteminin etkinliğini önemli ölçüde artıracak. Topun içindeki sensörler sayesinde, tartışmalı pozisyonlarda milimetrik hassasiyetle veri elde edilecek. Bu da, özellikle ofsayt ve elle oynama gibi kritik kararların saniyeler içinde netleşmesini sağlayacak. Futbolseverler, bu yenilikle birlikte oyunun hızının ve adaletinin artacağına inanıyor. FIFA'nın TRIONDA ile başlattığı bu dönem, futbol teknolojisinde yeni bir çağın kapılarını aralıyor.</p><p>TRIONDA'nın 2026 Dünya Kupası'nda yaratacağı etki, hem hakem kararlarında hem de izleyici deneyiminde hissedilecek. Futbolun gelişen yüzü, bu yenilikçi teknolojiyle birlikte daha adil ve şeffaf bir oyun vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/fifadan-2026-dunya-kupasi-807_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277306</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/akilli-tasma-gundem-oldu-evcil-hayvanlar-artik-konusuyor-277306</link>
      <pubDate>2026-05-25T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akıllı tasma gündem oldu! Evcil hayvanlar artık konuşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çin merkezli bir startup olan Meng Xiaoyi, PettiChat adını verdiği yapay zekâ destekli akıllı tasma ile evcil hayvanların seslerini insan diline çevirdiğini öne sürüyor. Bilim dünyası ise bu iddiaların doğruluğu konusunda temkinli yaklaşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akıllı tasma gündem oldu! Evcil hayvanlar artık konuşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de faaliyet gösteren Meng Xiaoyi isimli bir startup, evcil hayvan sahiplerinin dikkatini çeken yeni bir teknolojiyi tanıttı. Şirket, PettiChat adını verdiği akıllı tasmanın köpekler ve kediler tarafından çıkarılan sesleri gerçek zamanlı olarak insan diline çevirebildiğini iddia ediyor. Sadece 27,2 gram ağırlığında olan bu cihaz, mevcut tasmaya kolayca takılabiliyor ve GPS, su ile toz dayanıklılığı gibi ek özellikler sunuyor. Ayrıca, kullanıcılar için bir mobil uygulama aracılığıyla hayvanlarının konuşma geçmişi, davranış takvimi ve analizlerine erişim imkânı sağlanıyor.</p><h3>Alibaba Cloud altyapısı ve ses verisiyle güçlendirildi</h3><p>PettiChat tasmasının arkasında Alibaba Cloud'un yapay zekâ modeli bulunuyor. Şirket, cihazın 1,5 milyondan fazla evcil hayvan ses örneğiyle eğitildiğini ve yüzde 90'ın üzerinde bir doğruluk oranı sunduğunu açıklıyor. Bu yüksek doğruluk oranı, evcil hayvan sahipleri arasında heyecan yaratırken, teknolojinin gerçek potansiyeli ve güvenilirliği ise merak konusu oldu. Mobil uygulama üzerinden sunulan detaylı analizler, kullanıcıların hayvanlarıyla daha derin bir iletişim kurmasını hedefliyor.</p><h3>Bilimsel doğruluk tartışmaları gündemde</h3><p>Her ne kadar Meng Xiaoyi ve ekibi PettiChat'in çığır açan bir buluş olduğunu savunsa da, bağımsız bilimsel çevreler bu iddialara temkinli yaklaşıyor. Şu ana kadar yapılan bağımsız araştırmalarda, tasmanın gerçek anlamda bir çeviri başarısı elde ettiğine dair kesin bulgulara ulaşılamadı. Uzmanlar, PettiChat'in şimdilik daha çok yenilikçi bir gadget olarak öne çıktığını, ancak bilimsel olarak hayvanların dilini çözme noktasında henüz yolun başında olduğunu vurguluyor. Evcil hayvan sahipleri için ilgi çekici olan bu yeni teknoloji, gelecekte bilimsel onay alırsa, hayvan iletişimi alanında önemli bir dönüm noktası olabilir.</p><p>Sonuç olarak, PettiChat tasmaları, evcil hayvan sahiplerinin ilgisini çekmeye devam ediyor. Ancak bilimsel çevrelerden gelecek yeni veriler, bu iddiaların ne kadar gerçeği yansıttığını belirleyecek. Gerçekten hayvanların dili çözülecek mi, yoksa bu ürün sadece bir teknoloji harikası olarak mı kalacak, zaman gösterecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/akilli-tasma-gundem-oldu--565_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277305</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/teknoloji-dunyasinda-alarm-isten-cikarmalar-kontrolden-cikti-277305</link>
      <pubDate>2026-05-25T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Teknoloji dünyasında alarm! İşten çıkarmalar kontrolden çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[2026'da teknoloji sektöründe işten çıkarma sayısı 100 bini aştı. Meta, Cisco ve Intuit gibi dev şirketler, yapay zekâya yönelirken binlerce çalışan işini kaybetti. Analistler, AI yatırımlarının ve önceki yıllardaki aşırı istihdamın sektörde büyük değişimlere yol açtığını belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Teknoloji dünyasında alarm! İşten çıkarmalar kontrolden çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılında teknoloji sektöründe küresel çapta yaşanan işten çıkarmalar, 100 bin eşiğini geçti. Meta, Cisco ve Intuit gibi sektörün önde gelen şirketleri, yapay zekâya yönelik büyük yatırımlar nedeniyle binlerce çalışanla yollarını ayırdı. İşten çıkarmaların özellikle yılın ilk beş ayında hız kazanması, sektörün yapısal dönüşüm sürecini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu dalganın arkasında sadece AI yatırımlarının değil, aynı zamanda önceki yıllarda oluşan fazla istihdamın ve şirketlerin maliyetleri düşürme çabalarının da etkili olduğunu vurguluyor.</p><h3>Meta ve Cisco'dan dev AI yatırımı, binlerce işten çıkarma</h3><p>Meta, 2026 yılı içinde yaklaşık 8 bin iş pozisyonunu azaltacağını açıkladı. Şirket, çalışanların bir kısmını yapay zekâ ile bağlantılı yeni görevlere kaydırmayı değerlendiriyor. Meta'nın, veri merkezleri ve yapay zekâ donanımlarına 100 milyar doların üzerinde yatırım yapma planı, şirketin operasyonel maliyetleri azaltma ve rekabette öne çıkma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Cisco ise, teknolojik gelişmelerin gerisinde kalmamak için AI altyapılarına yatırım yapma kararı aldı ve bu süreçte yaklaşık 4 bin çalışanını işten çıkardı. Her iki şirketin de bu hamleleri, teknoloji sektöründe yapay zekâya geçişin istihdam üzerinde ciddi etkiler yarattığını gösteriyor.</p><h3>Intuit ve oyun sektöründe de işten çıkarma dalgası büyüyor</h3><p>Intuit, faaliyetlerini yeniden yapılandırma kapsamında toplamda 3 bin çalışanın işine son verdi. Bu sayı, şirketin toplam personelinin yaklaşık yüzde 17'sine denk geliyor. Sadece büyük teknoloji şirketleri değil, video oyunları endüstrisi de işten çıkarmaların etkisi altında. Quantic Dream, yeni bir oyunun iptalinin ardından işten çıkarma kararları aldı. Bungie ise Destiny 2 projesindeki gelişmeler nedeniyle personel azaltımını gündemine aldı. TrueUp verileri, 2026 sonunda teknoloji sektöründe toplam işten çıkarma sayısının 370 bine ulaşabileceğine işaret ediyor. Yapay zekâya geçiş, teknoloji sektöründe istihdamın yeniden şekillenmesine ve şirketlerin operasyonel yapılarında köklü değişikliklere yol açıyor.</p><p>Analistler, teknoloji sektöründe yaşanan bu işten çıkarma dalgasının yalnızca yapay zekâ yatırımlarından kaynaklanmadığını, aynı zamanda önceki yıllarda hızla büyüyen istihdamın ve şirketlerin verimlilik odaklı yeniden yapılanma stratejilerinin de önemli rol oynadığını belirtiyor. Sektördeki bu dönüşümün, önümüzdeki dönemde de istihdam ve iş gücü piyasası üzerinde etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/teknoloji-dunyasinda-alar-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277304</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/cinli-lisuandan-rtx-4060-rakibi-ekran-karti-ilk-parti-saniyeler-icinde-tukendi-277304</link>
      <pubDate>2026-05-25T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çinli Lisuan'dan RTX 4060 rakibi ekran kartı! İlk parti saniyeler içinde tükendi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çin merkezli teknoloji şirketi Lisuan, RTX 4060 performansına yakın yeni ekran kartı LX 7G100'ü piyasaya sürdü. 480 dolardan satışa çıkan kart, ilk partiyle birlikte saniyeler içinde tükendi. Lisuan'ın bu hamlesi, oyun donanımı pazarında büyük bir rekabetin fitilini ateşledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çinli Lisuan'dan RTX 4060 rakibi ekran kartı! İlk parti saniyeler içinde tükendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli teknoloji firması Lisuan, oyun donanımı pazarında Nvidia ve AMD'ye alternatif olarak geliştirdiği yeni ekran kartı LX 7G100'ü satışa sundu. Şirketin iddiasına göre, LX 7G100 modeli RTX 4060 seviyesinde performans sunuyor. 480 dolarlık fiyat etiketiyle piyasaya çıkan kart, Çin'de ilk satış gününde saniyeler içinde tükenerek büyük ilgi gördü. Lisuan'ın bu hamlesi, Çin'in grafik kartı sektöründe global rekabete güçlü bir adım attığını gösteriyor.</p><h3>Lisuan: 'RTX 4060 ayarında performans' iddiası</h3><p>Lisuan, yeni ekran kartının teknik detaylarını da kamuoyuyla paylaştı. LX 7G100, 12GB GDDR6 bellek, 192-bit veri yolu ve 225W güç gereksinimiyle dikkat çekiyor. TrueGPU mimarisi üzerine inşa edilen kart, DX12, Vulkan 1.3, OpenGL 4.6 ve OpenCL 3.0 desteği sunuyor. Ayrıca, 60Hz'de 8K çözünürlük, HDR ve FreeSync gibi özelliklerle donatıldı. Lisuan, kartın 100'den fazla popüler oyunda sorunsuz çalıştığını ve kullanıcıların yüksek çözünürlükte akıcı oyun deneyimi yaşayabileceğini belirtiyor.</p><h3>Oyun testlerinde güçlü sonuçlar: 88 FPS ve üstü</h3><p>İnternette yayınlanan ilk test videoları, LX 7G100'ün performansını gözler önüne serdi. Black Myth: Wukong ve Forza Horizon 5 gibi popüler oyunlarda başarılı sonuçlara imza atan kart, Cyberpunk 2077'de 1080P çözünürlükte 88 FPS'ye ulaştı. Red Dead Redemption 2 gibi grafik açısından zorlu oyunları da sorunsuz çalıştırdığı bildirildi. Bu performans değerleri, Lisuan'ın RTX 4060 seviyesine yakın bir deneyim sunduğu iddiasını destekler nitelikte görünüyor. Ancak bazı bağımsız testlerde, kartın Nvidia'nın modeline tam olarak yetişemediği de belirtiliyor.</p><p>Şirket, yoğun talep nedeniyle ilk partinin anında tükendiğini açıkladı. Lisuan'ın yeni ekran kartı, Çin merkezli üreticilerin küresel oyun donanımı pazarında daha güçlü bir yer edinme arzusunu bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde yeni partilerin piyasaya sürülmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/cinli-lisuandan-rtx-4060--101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277303</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sosyal-maskelenme-uyarisi-kimliginizi-gizlemek-ruh-sagliginizi-etkileyebilir-277303</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal maskelenme uyarısı! Kimliğinizi gizlemek ruh sağlığınızı etkileyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal maskelenme, özellikle büyük şehirlerde ve kalabalık ortamlarda giderek yaygınlaşıyor. Uzmanlar, sosyal beklentilere uyum sağlamak için kimliğinizi gizlemenin ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal maskelenme uyarısı! Kimliğinizi gizlemek ruh sağlığınızı etkileyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sosyal ortamlarda birçok kişi, toplumun beklentilerine uyum sağlamak amacıyla gerçek kimliğini gizlemeyi tercih ediyor. Uzmanlar, 'sosyal maskelenme' olarak tanımlanan bu davranış biçiminin, uzun vadede ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle yeni iş ortamları, kalabalık buluşmalar ya da otorite karşısında, bireyler kendi duygularını ve düşüncelerini bastırarak, toplumsal normlara uygun bir profil sergilemeye çalışıyor. Bu durumun, zamanla yoğun zihinsel yorgunluk, kaygı artışı ve yalnızlık hissine yol açtığı belirtiliyor. Psikologlar, sosyal maskelenmenin sadece belirli gruplarla sınırlı olmadığını, her yaştan ve kimlikten bireyin bu baskıyı hissedebileceğini vurguluyor.</p><h3>Psikologlar: 'Sosyal maskelenme ruhsal yorgunluğu tetikliyor'</h3><p>Sosyal maskelenme kavramı, kişinin davranışlarını, duygularını ve iletişim tarzını toplumsal beklentilere göre uyarlaması anlamına geliyor. Thrive Counseling Center'ın kurucusu ve direktörü Deborah Bloom, maskelenmenin, bir sohbet sırasında bedensel ifadeleri kasıtlı olarak kontrol etmekten, konuşmalar öncesi senaryolar hazırlamaya kadar uzanabileceğini belirtiyor. Bloom, "Maskelenen kişiler, çoğu zaman kendilerinin yetersiz ya da uygunsuz görülmesinden korktukları için, gerçek düşüncelerini ve duygularını gizliyor" diyor. Bu süreç, sosyal farkındalıktan farklı olarak, çok daha fazla çaba ve enerji gerektiriyor. Uzmanlar, sosyal maskelenmenin sürekli hale gelmesi durumunda, bireyin özsaygısında azalma ve kaygı düzeyinde artış yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Manhattan Therapy'den psikoterapist Dori Ellowitch ise, maskelenmenin uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirdiğini ve bireyin otantik kimliğiyle bağ kurmasını zorlaştırdığını vurguluyor.</p><h3>Yeni ortamlar ve güç dinamikleri maskelenmeyi artırıyor</h3><p>Uzmanlara göre, sosyal maskelenme eğilimi belirli ortamlarda daha da güçleniyor. Özellikle yeni bir işyeri, kalabalık bir tanışma etkinliği ya da sosyal olarak yabancı olunan bir grup, bireylerin kendilerini daha fazla gizleme ihtiyacı hissetmesine yol açıyor. Therapy Trainings'in kurucusu Matt Grammer, yeni ortamlarda sosyal beklentilerin ve güç dinamiklerinin belirsizliği nedeniyle, bireylerin olumsuz yargıdan kaçınmak için daha yoğun bir sosyal maskelenme davranışı sergilediğini ifade ediyor. Grammer, iş görüşmeleri ve otoriteyle temas edilen toplantılarda, bireylerin genellikle en olumlu ve idealize edilmiş hallerini öne çıkardığını belirtiyor. Flört gibi sosyal ilişkilerde de, karşı tarafın beklentilerine uyum sağlamak için maskelenme eğilimi artış gösteriyor. Uzmanlar, bu tür ortamlarda sosyal maskelenmenin, bireyin gerçek kimliğini ortaya koymasını daha da zorlaştırdığını ve ruhsal yorgunluğu artırdığını aktarıyor.</p><h3>Sosyal maskelenmenin sonuçları: Kaygı, yalnızlık ve özsaygı kaybı</h3><p>Maskelenmenin en önemli sonuçlarından biri, kişinin sürekli olarak kendini kontrol etme ve toplumsal onaya uygun davranma baskısı altında hissetmesi. Uzmanlar, bu durumun zamanla yoğun kaygı, tükenmişlik ve yalnızlık duygularını beraberinde getirdiğini söylüyor. Dori Ellowitch, maskelenmenin, bireyin gerçek benliğini gizlediği için samimi ilişkiler kurmasını engellediğini ve bu nedenle sosyal bağlantıların yüzeysel kaldığını belirtiyor. Ayrıca, sürekli olarak toplumsal beklentilere uygun davranmak, bireyin kendini yeterli görmemesine ve özsaygısında azalmaya neden olabiliyor. Maskelenmenin, başta otizm, DEHB, ruhsal sağlık sorunları ya da farklı kimliklere sahip bireylerde daha sık görülse de, herkesin hayatının bir döneminde bu baskıyı hissedebileceği ifade ediliyor.</p><h3>Kendiniz olmanın yolları: Uzmanlardan öneriler</h3><p>Uzmanlar, sosyal maskelenmenin olumsuz etkilerini azaltmak ve bireylerin kendileri gibi hissedebileceği güvenli ortamlar yaratmak için çeşitli önerilerde bulunuyor. Deborah Bloom, düşük riskli sosyal ortamlarda, güvenilen kişilerle içten duyguları paylaşmanın önemli bir adım olduğunu söylüyor. Örneğin, bir arkadaşınıza büyük gruplarda yorulduğunuzu ve bire bir iletişimi tercih ettiğinizi açıkça ifade etmek, sosyal maskelenme baskısını hafifletebilir. Ayrıca, gündelik yaşamda küçük adımlarla, örneğin yanlış gelen bir siparişi nazikçe düzeltmek gibi davranışlar, bireyin otantik kimliğini ortaya koymasına yardımcı olabiliyor. Bloom, maskelenmeye ihtiyaç duyulmayan insanlarla ve ortamlarda daha fazla zaman geçirmenin, kişinin kendini daha rahat hissetmesini sağladığını belirtiyor. Eğer böyle bir ortam henüz yoksa, bireylerin zamanla kendilerine uygun, destekleyici sosyal çevreler oluşturabileceği vurgulanıyor.</p><p>Sosyal maskelenme, modern yaşamın getirdiği baskılar ve beklentiler nedeniyle giderek yaygınlaşıyor. Uzmanlar, kimliğinizi gizlemenin kısa vadede koruyucu gibi görünse de, uzun vadede ruh sağlığınızı olumsuz etkileyebileceğini ve yalnızlık hissini derinleştirebileceğini belirtiyor. Kendiniz olmanın yollarını bulmak ve destekleyici sosyal çevreler oluşturmak, bu baskıyı azaltmada önemli bir rol oynuyor. Sosyal maskelenmenin farkında olmak ve gerekirse profesyonel yardım almak, ruhsal dengeyi korumak açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/sosyal-maskelenme-uyarisi-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277302</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yeni-arastirma-korkuttu-babalik-beyni-yeniden-sekillendiriyor-277302</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma korkuttu! Babalık beyni yeniden şekillendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'daki RWTH Aachen Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, babalığın erkek beyninde doğumdan sonraki ilk haftalarda belirgin yapısal değişimlere yol açtığını ortaya koydu. Beyin taramaları, babalığın ilk dönemlerinde erkeklerin beyninde hızlı ve dinamik bir yeniden yapılanma gerçekleştiğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma korkuttu! Babalık beyni yeniden şekillendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın önde gelen bilim kurumlarından RWTH Aachen Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, babalığın erkek beyninde doğumdan sonraki ilk haftalarda dikkate değer yapısal değişikliklere yol açtığını ortaya koydu. Araştırma kapsamında, 25 yeni baba üzerinde yapılan beyin taramaları, erkek beyninin babalığın gerektirdiği yeni sorumluluklara uyum sağlamak için kendini hızla yeniden düzenlediğini gözler önüne serdi. Doğumdan sonraki ilk 24 haftada, erkek beyninde belirli bölgelerde hacim azalması ve artışı yaşandığı tespit edildi. Araştırmacılar, bu değişimlerin temel bakım becerilerinin gelişmesine katkı sağladığını vurguladı.</p><h3>RWTH Aachen Üniversitesi araştırmacılarından babalıkta hızlı beyin dönüşümü</h3><p>RWTH Aachen Üniversitesi'nde psikiyatrist Negin Daneshnia liderliğinde yürütülen bu çalışma, erkeklerin beyinlerinde babalığın ilk dönemlerinde yaşanan dönüşümleri detaylı biçimde inceledi. Araştırmada, doğumdan sonraki ilk altı haftada erkek beyninde parietal, temporal, frontal ve oksipital loblar dahil olmak üzere birçok bölgede gri madde hacminde belirgin azalma ölçüldü. Bu süreçte, sinir yollarının bazıları budanırken, diğerlerinde yeniden yapılanma gerçekleşti. Araştırmacılar, bu dinamik değişimin, erkeklerin temel bakım ve ebeveynlik becerilerini geliştirmesine olanak tanıdığını ifade etti. Çalışmanın sonuçlarına göre, doğumdan sonraki 12 haftalık süreçte gri madde miktarı azalırken, 12 ile 24 hafta arasında ise bazı beyin bölgelerinde hacim artışı gözlemlendi. Bu bulgular, erkek beyninin babalığa özgü taleplere hızla yanıt verdiğini gösteriyor.</p><h3>Babalıkta beynin ödül ve bağlanma merkezlerinde dikkat çekici değişiklikler</h3><p>Araştırmada, erkek beyninin doğumdan sonraki ilk haftalarda sadece hacimsel olarak değil, fonksiyonel olarak da büyük bir dönüşüm geçirdiği saptandı. Özellikle sol anterior singulat korteksinde yaşanan hacim artışı, babaların görevleri öngörme ve dikkatini bölme yeteneğinde artış sağlıyor. Bunun yanında, substantia nigra bölgesinde de belirgin değişiklikler tespit edildi. Bu bölge, dopamin üretimiyle ilişkili olup, ödül sistemi ve motivasyon üzerinde önemli bir rol oynuyor. Araştırmacılar, babalığın erkek beyninde dopamin salınımını artırarak, bakım ve bağlanma davranışlarını güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca, duygusal işleme ve ebeveyn-çocuk bağıyla yakından ilişkili olan amigdala bölgesinde de doğum sonrası bağlantıların kuvvetlendiği gözlemlendi. Bu nörolojik değişikliklerin, babaların çocuklarına daha duyarlı ve ilgili yaklaşmasını sağladığı ifade edildi.</p><h3>Babalık beyin değişimi: Uzun vadeli etkiler ve gelecekteki araştırmalar</h3><p>RWTH Aachen Üniversitesi araştırmacıları, erkek beynindeki bu değişimlerin ne kadar kalıcı olduğunun henüz netlik kazanmadığını belirtiyor. Mevcut çalışmada, beyin taramaları doğumdan sonraki 24 haftaya kadar sürdüğü için, uzun vadeli etkiler konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Kadınlar üzerinde yapılan bazı önceki çalışmalar, ebeveynliğe bağlı beyin değişikliklerinin yıllar boyunca devam edebildiğini ortaya koymuştu. Ancak, babalar üzerinde yapılan araştırmalar oldukça sınırlı. Uzmanlar, babalığın erkek beyninde yarattığı bu dönüşümün, sadece ilk çocukta değil, sonraki çocuklarda da farklılık gösterebileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, babalığın getirdiği nörolojik değişimlerin, doğum sonrası depresyon gibi psikolojik süreçlerle de bağlantılı olabileceği vurgulanıyor. Önümüzdeki yıllarda, insan beyninin ebeveynliğe nasıl adapte olduğu ve bu süreçte yaşanan dönüşümlerin toplumsal ve bireysel etkileri üzerine daha kapsamlı çalışmalar planlanıyor.</p><p>Babalığın erkek beyni üzerinde yarattığı bu dönüşüm, ebeveynlik sürecinin sadece psikolojik değil, biyolojik olarak da erkekler üzerinde derin etkiler bıraktığını gösteriyor. RWTH Aachen Üniversitesi'nin bu bulguları, babaların çocuklarıyla kurduğu bağı güçlendiren ve bakım becerilerini geliştiren nörolojik süreçlerin önemine dikkat çekiyor. Uzmanlar, babalık deneyiminin erkek beyninde kalıcı izler bırakabileceğini ve gelecekte bu alanda yapılacak araştırmaların, ebeveynliğin nörobiyolojisine dair yeni kapılar açacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yeni-arastirma-korkuttu-b-239_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277301</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/super-guclerin-rekabeti-kizisti-yapay-zeka-yatirimlarinda-rekor-kirildi-277301</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Süper güçlerin rekabeti kızıştı, yapay zeka yatırımlarında rekor kırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Yapay zeka hayatın her alanında tarihi bir dönüşüm başlatırken ülkeler arasındaki rekabet de yatırımlarda rekoru beraberinde getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Süper güçlerin rekabeti kızıştı, yapay zeka yatırımlarında rekor kırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekanın birçok sektörde hızla benimsenmesiyle söz konusu teknolojilere yönelik artan talep, şirketleri çip, grafik işleme merkezi, veri merkezi ve enerji altyapısı yatırımlarını hızlandırmaya yöneltti. Bu alanda çalışmalar yürüten Nvidia, AMD, Microsoft, Google, Amazon ve Huawei gibi şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırımları enerji, yarı iletken ve savunma sanayisi gibi alanları doğrudan etkiler boyuta ulaştı.</p><p><b>- REKABET ARTTI, YATIRIMLAR KATLANDI</b></p><p>Son yıllarda yapay zeka rekabeti büyürken yapılan yatırımlar da rekoru beraberinde getirdi.</p><p>Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, 2013-2025 döneminde ülkelerin özel sektör yapay zeka yatırımları 757,3 milyar doları buldu.</p><p>En büyük gelişme ise geçen yıl yaşandı. Şirketler, sadece 2025&#39;te bir önceki yıla göre yüzde 127,5 artışla 344,7 milyar dolarlık yapay zeka yatırımı yaptı. Böylece söz konusu dönemdeki yatırımların yaklaşık yarısı geçen yıl yapıldı.</p><p>Söz konusu geçen yıl yapılan yatırımların 285,9 milyar dolarlık kısmını ABD&#39;li şirketler gerçekleştirdi. Bunu &quot;bilinen&quot; 12,4 milyar dolarlık yatırımla Çinli şirketler, 5,9 milyar dolarla Birleşik Krallık şirketleri izledi.</p><p>Bazı ülkelerin ve şirketlerin yatırımlarını gizli yürütmesi dolayısıyla açıklananlar dışında da bu alana yatırımların zamanla gün yüzüne çıkması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yzeka1-250520266256b9c3.jpg"/><p><b>- TÜRKİYE YENİ STRATEJİYLE ATILIM PLANLIYOR</b></p><p>Son yıllarda Türkiye de yapay zeka projelerine ağırlık verdi. Stanford Üniversitesinin raporunda Türkiye ile ilgili verilerin yer almadığı görüldü.</p><p>Türkiye ise yaptığı çalışmaların yanı sıra stratejisini güncelledi. Yeni Eylem Planı&#39;nın Kurban Bayramı&#39;ndan sonra kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında 6 öncelik ve 119 tedbirle adımlar atılmıştı. Yeni stratejiyle yapay zeka yatırımlarının artırılması hedefleniyor.</p><p><b>- YAPAY ZEKA MODELİNDE ABD-ÇİN YARIŞI</b></p><p>Kurumsal ve diğer yan yatırımlarla birlikte toplam yapay zeka yatırımı ise geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 129,9 artışla 581,7 milyar dolara ulaştı.</p><p>ABD, fonlanan şirketler sayısında da 1953 ile ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 172 ile Birleşik Krallık ve üçüncü sırada 161 ile Çin geldi.</p><p>Buna karşın Çin, bu alandaki yayınlar, atıflar ve patent verme konularında lider konumda bulunuyor. Çin, sadece geçen yıl 35 patent alarak dikkati çekti.</p><p><b>- YAPAY ZEKA YASALARINA ÖNCELİK</b></p><p>Ülkeler bir yandan bu dönüşümün ekonomik fırsatlarını değerlendirmeye çalışırken teknolojinin oluşturabileceği sosyal, etik ve güvenlik risklerini kontrol altına alabilmek amacıyla yeni regülasyon mekanizmalarını da devreye alıyor.</p><p>Veri güvenliği, telif hakları, dezenformasyon, kişisel mahremiyet ve algoritmik şeffaflık gibi başlıklar, hükümetlerin yapay zeka politikalarında öncelikli alanlar arasında bulunuyor. Avrupa Birliği&#39;nin &quot;AI Act&quot; düzenlemesi, ABD&#39;de yürütülen güvenlik odaklı tartışmalar ve Çin&#39;in devlet kontrolünü merkeze alan yaklaşımı küresel ölçekte farklı regülasyon modellerini ortaya koyuyor.</p><p>Bu kapsamda 2016&#39;ya kadar G20 ülkeleri arasında yapay zekayla ilgili hiçbir yasa yokken geçen yıl sonu itibarıyla bu sayı 150&#39;ye yükselmiş bulunuyor. ABD, 25 ile burada da ilk sırada yer alırken bu ülkeyi Güney Kore 17, Fransa ve Japonya 10&#39;ar yasayla takip ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yappayyzzeka-25052026eb19f884.jpg"/><p><b>- "YAPAY ZEKA ÇAĞI" SEKTÖRLERİ DE DÖNÜŞTÜRÜYOR</b></p><p>Teknolojiyi derinlemesine değiştiren yapay zeka, sağlıktan tarıma, ulaştırmadan enerjiye, savunmadan bankacılık ve finansa kadar hemen her alanda dönüşümü beraberinde getirdi.</p><p>Bu kapsamda yapay zekanın tarım teknolojilerinde kullanılmasıyla üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kaynak kullanımının optimize edilmesi ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin azaltılması hedefleniyor. Halen tarımda sensörler, uydu görüntüleri, dron teknolojileri de kullanılarak, sulama, gübreleme, ürün sağlığı ve hasat zamanı yapay zekayla doğru şekilde belirlenebiliyor.</p><p><b>- SAĞLIKTA UZAKTAN AMELİYAT, ULAŞIMDA AKILLI YOL UYGULAMALARI ARTIYOR</b></p><p>Sağlık alanında ise yapay zeka, erken teşhis, tıbbi görüntüleme, ilaç geliştirme, hasta takibi ve kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerinde önemli rol üstleniyor. Son dönemde mobil imkanların da artmasıyla birlikte uzaktan ameliyatlar dahil birçok tedavi yönteminde yapay zekadan yararlanılıyor.</p><p>Ulaştırma ve lojistik sektöründe yapay zeka, rota optimizasyonu, trafik yönetimi, yakıt tasarrufu, otonom araç teknolojileri ve tedarik zinciri planlamasında kullanılıyor. Sürücüsüz araçlar, akıllı yollar gibi sistemler yapay zekayla birlikte günlük hayatı kolaylaştırıyor.</p><p>Enerji ve sanayi sektöründe yapay zeka, yenilenebilir enerji üretiminin desteklenmesi, arıza tahmini ve verimlilik uygulamalarında öne çıkıyor.</p><p><b>- SAVAŞLARDA YAPAY ZEKAYLA KONSEPT DEĞİŞİYOR</b></p><p>Savunma sanayisinde ise otonom sistemler, görüntü işleme, hedef tespiti, elektronik harp, siber güvenlik, simülasyon ve karar destek sistemleri gibi alanlarda yapay zeka stratejik bir unsur haline geliyor. Son dönemde yaşanan savaşlarda yapay zeka teknolojilerinden de yoğun olarak yararlanıldı.</p><p>Bankacılık ve finans sektöründe yapay zeka teknolojisi, dolandırıcılık tespiti, kredi risk analizi, müşteri davranışlarının modellenmesi ve kişiselleştirilmiş finansal hizmetlerde yaygın şekilde kullanılıyor. Bu sayede banka şubelerine gitmeden işlemlerin yapılması, yatırımlarda yapay zekanın kullanılması hem zamandan hem mekandan tasarruf imkanı sağlıyor.</p><p><b>- ÜLKELER YAPAY ZEKAYLA DOLANDIRICILIĞA ÇARE ARIYOR</b></p><p>Bu yönüyle yapay zeka, yalnızca yeni bir teknoloji alanı olarak değil, ülkelerin üretim kapasitesini, hizmet ihracatını, verimlilik artışını ve küresel rekabet gücünü etkileyen temel ekonomik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Son dönemde yapay zeka kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık ve usulsüzlük faaliyetleri ise ülkelerin odaklandığı ana sorunlar arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yapay-zeka-yatirimlari-re-961_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277300</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chp-izmir-milletvekili-nalbantoglu-parti-kurulus-kodlarina-odaklaniyor-277300</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Nalbantoğlu, parti kuruluş kodlarına odaklanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, "Genel Başkanımız partiyi kuruluş kodlarına yeniden çevirmek için çok zor bir görev üstlendi" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Nalbantoğlu, parti kuruluş kodlarına odaklanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'li Nalbantoğlu Kemal Kılıçdaroğlu ile konutunda görüştü. Görüşmenin ardından CHP İzmir milletvekili Nalbantoğlu, konut önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.  </p><p>"Genel Başkanımız partiyi kuruluş kodlarına yeniden çevirmek için çok zor bir görev üstlendi"  </p><p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında olup destek vereceklerini aktaran Nalbantoğlu "Genel başkanımızın sonuna kadar arkasındayız. Daha önce de bunu defalarca dile getirmiştik. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin çok büyük ihtiyacıdır. Genel Başkanımız partiyi kuruluş kodlarına yeniden çevirmek için çok zor bir görev üstlendi. Biz de elimizden geldiğince yanında olmak, destek olmak  için gayret içinde olacağız" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>"UMARIZ BU BİRLİĞİMİZİ, BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ KORUMAYI BAŞARIRIZ"</b></p><p>28 Mayıs günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti genel merkezinde bayramlaşma programına katılacağını ifade eden Nalbantoğlu, "Herkes gibi genel başkanımız da bu görüntülerden rahatsızlık duymuştur. Bundan rahatsız olmayacak herhangi bir insan yok. Ama bütün bunlar nasıl oluştu? Nasıl bu süreçler buralara geldi? Bu apayrı bir şey. Dünkü görüntülerden rahatsız olmamak, olumlu bulmak başka bir şey ama Kemal Bey çok tecrübeli bir siyasetçidir. Genel başkanımız 28'inde genel merkeze geçecek. Hem partilerle hem de katılacak olan milletvekillerimizle bir bayramlaşma töreni gerçekleşecek ve böylece genel başkanımız başlamış olacak. Umarız bu birliğimizi, bütünlüğümüzü korumayı başarırız" diye konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/chp-izmir-milletvekili-na-449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277299</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanimiz-kirmizi-cizgimizdir-celik-ozel-haddini-asan-ifadeler-kullaniyor-277299</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir... Çelik: Özel haddini aşan ifadeler kullanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gündem ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Sözcüsü Çelik 'Kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların gelinen noktada sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı, AK Partimizi, Cumhur İttifakımızı bu üslupla hedef alması bizim onların karşısında önlerine koyacağımız şey en net hukuki ve siyasi mücadeledir. Sayın Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir bu kırmızı çizgiye kimseyi dokundurtmayız.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir... Çelik: Özel haddini aşan ifadeler kullanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel'e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi.  </p><p>Adana'ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41491238.jpg"/><p><b>"BÜYÜK DOĞU İDEALİ YAŞIYOR"</b></p><p>Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek'i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl'ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı.  </p><p>"Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda"  </p><p>CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP'lilerin, CHP'lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu.  </p><p><b>"SİYASİ ZORBALIĞA VE SİYASİ EŞKIYALIĞA ASLA İZİN VERMEYİZ"</b></p><p>Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:  </p><p>"Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel'e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41491237.jpg"/><p><b>"CUMHURBAŞKANIMIZ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"</b></p><p>Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye'nin demokrasisi olgundur, Türkiye'nin rejimi, Türkiye'nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi.  </p><p><b>"HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ"</b></p><p>'Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür' diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"BİZ BU OLAYIN HERHANGİ BİR YERİNDE DEĞİLİZ"</b></p><p>CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi:  </p><p>"Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP'lilerin CHP'lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi'nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi'nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi'nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41491236.jpg"/><p><b>"YARGI VESAYETİ VE YARGISAL AKTİVİZM ÜZERİNDE HASSASİYETLE DURDUK"</b></p><p>Özgür Özel'in 'Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor' sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti'nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye'nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi.  </p><p><b>"YARGININ KENDİ İŞİNİ YAPMASINA KARIŞMAMAK ÇOK ÖNEMLİDİR"</b></p><p>Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki 'Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor'. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu.  </p><p><b>"BUNLAR ANTİ SİYASETTİR, DEMOKRASİYE AYKIRIDIR"</b></p><p>CHP'nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, 'Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.' Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti'de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"HERKES KENDİ EVİNİN BAHÇESİNİ TEMİZLEMELİDİR"</b></p><p>AK Parti'nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu'ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti'ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara'nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi.  </p><p><b>"GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TOPLUMUMUZUN ORTAK DEĞERİDİR"</b></p><p>Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki 'Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin' dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, 'Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur' dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi'nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk'ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu.  </p><p><b>"KENDİ GENEL MERKEZİNİZE ZARAR VERİYORSUNUZ"</b></p><p>CHP'nin iç durumunun Ortadoğu'dan 'Fersah fersah' karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:  </p><p>"2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP'nin içi Orta Doğu'dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP'nin içinin Orta Doğu'dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu'ya haksızlık etmişim. CHP'nin içi Orta Doğu'yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye'de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye'de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur."  </p><p><b>"NE İŞİNİZ VAR TOMA'NIN ÜZERİNDE"</b></p><p>Özgür Özel'in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA'nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu.  </p><p><b>"GAZZE'DE SOYKIRIM DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Türkiye'nin ABD-İsrail ve İran Savaşı'nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı'nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump'ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze'dir. Gazze'de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria'ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi.  </p><p><b>"BİLGİ ÜNİVERSİTESİ FAALİYETLERİNE DEVAM EDECEK"</b></p><p>Bilgi Üniversitesi'nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi:  </p><p>"Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; 'Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır' diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu'nun raporları ve diğer değerlendirmeler Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi'ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun."  </p><p><b>"TORBA KANUNU DEĞERLENDİRMESİ DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Öte yandan, Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/cumhurbaskanimiz-kirmizi--471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277298</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/ustad-necip-fazilin-vefatinin-43-yili-eserleriyle-derin-izler-birakti-277298</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üstad Necip Fazıl'ın vefatının 43. yılı! Eserleriyle derin izler bıraktı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Türk edebiyatında Baki'den sonra ikinci "Sultanu'ş Şuara (Şairler Sultanı)" ünvanına sahip şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek'in vefatının ardından 43 yıl geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üstad Necip Fazıl'ın vefatının 43. yılı! Eserleriyle derin izler bıraktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savcılık ve hakimlik görevlerinde bulunan hukukçu Abdülbaki Fazıl Bey ile Girit muhaciri ailenin kızı Mediha Hanım&#39;ın çocuğu olarak 26 Mayıs 1904&#39;te dünyaya gelen Kısakürek&#39;in çocukluğu, &quot;Terbiyemi borçluyum&quot; dediği, dönemin hakimlerinden büyükbabası Maraşlı Kısakürekzade Mehmet Hilmi Bey&#39;in Çemberlitaş&#39;taki konağında geçti.</p><p>Okumayı 5-6 yaşlarındayken dedesinden öğrenen ve günlük gazeteleri okuyarak çevresine anlatan Kısakürek, büyükannesi Zafer Hanım&#39;ın da etkisiyle okuma tutkusuyla tanıştı.</p><p>Kısakürek, mahalle mektebinde başladığı öğrenimine Fransız Papaz Mektebi, Amerikan Koleji ve Rehber-i İttihad okullarında devam etti.</p><p>İlkokulu Heybeliada Numune Mektebinde tamamlayan şair, 1916&#39;da Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Akseki ve Hamdullah Suphi Tanrıöver&#39;in öğretmenlik yaptığı Mekteb-i Fünun-u Bahriye-i Şahane&#39;ye (Deniz Harp Okulu) girdi. Usta yazarın tasavvufla ilk teması ise bu okuldaki edebiyat hocası İbrahim Aşki Bey&#39;in kendisine verdiği &quot;Semarat-ül Fuat&quot; ve &quot;Divan-ı Şah-ı Nakşibend&quot; eserleriyle gerçekleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/necip-250520269d3217b6.jpg"/><p><b>- ÖĞRENCİLİK YILLARINDA DERGİ ÇIKARDI</b></p><p>Şiire ilgisi öğrencilik yıllarında oluşan ve &quot;Nihal&quot; isminde haftalık dergi çıkaran usta yazar, şair Nazım Hikmet Ran ile aynı okulda eğitim gördü.</p><p>Kısakürek, Lord Byron, Oscar Wilde ve William Shakespeare&#39;in de aralarında bulunduğu önemli yazarların eserlerini orijinal dilinde okudu.</p><p>Usta edebiyatçı, 1918&#39;de Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Ahmed Kudsi gibi edebiyatçılarla tanıştığı Darülfünun Edebiyat Medresesi Felsefe Bölümü&#39;nde eğitime başladı, Ziya Gökalp&#39;in kurduğu, Yakup Kadri ve arkadaşlarının çıkardığı &quot;Yeni Mecmua&quot; dergisinde ilk kez şiiri yayımlandı.</p><p>Maarif Vekaletinin 1924&#39;te açtığı sınavı kazanan Kısakürek, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 20 yaşında Paris Sorbonne Üniversitesine gitti ve bir sene sonra İstanbul&#39;a dönerek ilk şiir kitabı &quot;Örümcek Ağı&quot;nı çıkardı.</p><p><b>- "KALDIRIMLAR" ESERİ, OKURUN BÜYÜK İLGİSİNİ VE HAYRANLIĞINI KAZANDI</b></p><p>&quot;Kaldırımlar&quot;ı 1928&#39;de yayımlayan şairin bu eseri, okurun büyük ilgisini ve hayranlığını kazandı. Kısakürek hakkında kullanılan &quot;Bir mısrası bir millete şeref vermeye yeter&quot;, &quot;Şimdiye kadar gelen şairlerin en büyüğü&quot; gibi ifadeler de bu dönemde yoğunlaşmaya başladı.</p><p>Usta şair, 1929&#39;da Fikret Adil&#39;in Asmalı Mescit&#39;teki pansiyon odasında Peyami Safa, ressam İbrahim Çallı, Tanburi Cemil Bey&#39;in oğlu Mesut Cemil ve gazeteci Eşref Şefik gibi ünlü isimlerle kısa bir süre bohem hayatı yaşadı. Ankara&#39;da İş Bankasının genel muhasebe şefi olarak 1930&#39;da çalışmaya başlayan Kısakürek, bir taraftan da &quot;Hakimiyet-i Milliye&quot; gazetesinde tahlil yazıları yazdı.</p><p>Ankara&#39;da bulunduğu dönemde Şevket Süreyya Aydemir&#39;in müdürü olduğu Ankara Ticaret Lisesinde 2 ay öğretmen olarak görev alan Kısakürek, 1931&#39;de Taksim Taşkışla&#39;da 1,5 yıl askeri eğitimin yanı sıra subaylık yaptı. Daha önce çıkardığı &quot;Örümcek Ağı&quot; ve &quot;Kaldırımlar&quot; şiirleriyle yeni yazdıklarını bir araya getirerek &quot;Ben ve Ötesi&quot; kitabını 1932&#39;de çıkaran usta yazar, eserde 1922&#39;den 1932&#39;ye kadar yazdığı 71 şiirine yer verdi.</p><p><b>- ABDÜLHAKİM ARVASİ İLE TANIŞMASI DÖNÜM NOKTASI OLDU</b></p><p>Abdülhakim Arvasi ile 1934&#39;te tanışan Kısakürek için bu tarih bir milat oldu ve eserlerinde tasavvufi düşüncenin izleri görülmeye başlandı.</p><p>Ayrıca bu dönemden sonra sanat ve edebiyat çevrelerinde &quot;Mistik şair&quot; ve &quot;Bay mistik&quot; diye anılmaya başlayan Kısakürek, bu söylemlere karşı &quot;Tam 30 Yıl&quot; başlıklı şiirinde &quot;Tam 30 yıl saatim işlemiş, ben durmuşum/Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><p>Kısakürek&#39;in 1935&#39;te Muhsin Ertuğrul&#39;un tavsiyesiyle yazdığı &quot;Tohum&quot; ile 1937&#39;de kaleme aldığı &quot;Bir Adam Yaratmak&quot; eserleri, İstanbul Şehir Tiyatrolarında Ertuğrul&#39;un rejisiyle sahnelendi.</p><p>İnsanları Anadolu&#39;nun içinde barındırdığı tohumu keşfe çağıran, Maraş&#39;ın Fransız işgalinden kurtuluşunu anlatan &quot;Tohum&quot;, sanat çevrelerinden büyük ilgi görürken halkın ise ilgisini çekmedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/birrr-250520266b8e7bc9.jpg"/><p><b>- "BİR ADAM YARATMAK" ESERİ BEYAZPERDEYE UYARLANDI</b></p><p>Kısakürek, olay örgüsü ve diyalogların derinliği bakımından herkes tarafından büyük ilgi gören &quot;Bir Adam Yaratmak&quot; eserinin ardından &quot;Türk Shakespeare&#39;i&quot; diye anılmaya başlandı.</p><p>Usta edebiyatçının 1936&#39;da kurduğu ve başyazarlığını yaptığı &quot;Ağaç&quot; mecmuası, çıktığı 17 sayı boyunca dönemin önde gelen entelektüellerini aynı çatı altında topladı.</p><p>Kendi deyimiyle &quot;mücadele sahası&quot;na girdiği 1938&#39;de yeni bir milli marş yazılması için &quot;Ulus&quot; gazetesinin açtığı yarışmada yapılan teklifi kabul eden Kısakürek, yarışmadan vazgeçilmesi şartını öne sürdü. İsteği kabul gören Kısakürek, &quot;Büyük Doğu Marşı&quot;nı yazdı.</p><p>Necip Fazıl Kısakürek, Fatma Neslihan Baban ile 1941&#39;de evlendi ve Mehmed, Ömer, Ayşe, Osman ve Zeynep isimli çocukları dünyaya geldi.</p><p>Usta şair, 1939-1943&#39;te Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Devlet Konservatuvarında ve İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde (Bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) dersler verdi.</p><p>Atlara ve ata binmeye özel ilgi duyan usta şair, bu ilgisini de &quot;Dokuz yaşında ata bindim ve bir daha inmedim. Her binişimde büyüdüm ve her inişimde küçüldüm.&quot; sözleriyle dile getirdi. Kısakürek, &quot;At&#39;a Senfoni&quot; adlı bir eser de kaleme aldı.</p><p><b>- BÜYÜK DOĞU DERGİSİNDE ÜNLÜ İSİMLERİN YAZILARINA YER VERİLDİ</b></p><p>Kısakürek, ilk kez Eylül 1943&#39;te haftalık yayımlanan ve dönemin ünlü isimlerinin yazılarına yer verilen &quot;Büyük Doğu&quot; dergisinde ana hatlarıyla &quot;İdeolocya Örgüsü&quot; köşesinde açıkladığı düşünce sistemiyle özgül tarih muhasebesi, devlet anlayışı, estetik bakış ve fikri duruş ortaya koydu.</p><p>Kısakürek&#39;in dergide &quot;Adıdeğmez&quot;, &quot;İstanbul Çocuğu&quot;, &quot;Fa&quot;, &quot;Tenkitçi&quot;, &quot;N.F.K.&quot;, &quot;Ne-Mu&quot;, &quot;Ahmet Abdülbaki&quot;, &quot;Abdinin Kölesi&quot;, &quot;Bankacı&quot;, &quot;Be-De&quot;, &quot;Dilci&quot;, &quot;İstanbullu&quot;, &quot;Muhbir&quot; gibi takma isimlerle de yazıları yayımlandı.</p><p>Bakanlar Kurulu kararıyla 1944&#39;te kapatılan dergi, 1945&#39;te yeniden yayımlanmaya başlasa da 1 yıl sonra bir kez daha kapatıldı. Dergi, 1947&#39;de yeniden okuyucularla buluştu fakat kısa süre sonra mahkeme kararıyla yine kapatılırken bu kez Kısakürek tutuklandı ve derginin sahibi görünen eşi Neslihan Hanım ile &quot;Padişahlık propagandası yapmak, Türklüğe ve Türk milletine hakaret&quot; etmekten yargılandı.</p><p>Şair Kısakürek, 1949&#39;da &quot;Büyük Doğu Cemiyeti&quot;ni kurmasından yaklaşık bir sene sonra, eşi Neslihan Kısakürek ile cezaevine girdi ve aynı yıl yapılan genel seçimlerden sonra Demokrat Partinin çıkardığı af kanunu ile serbest kaldı.</p><p>İslami değerleri öne çıkarmasıyla dikkati çeken &quot;Büyük Doğu&quot;yu tekrar yayımlayan Kısakürek&#39;in dünya görüşünü ve cemiyet nizamına ait düşüncelerini aksettiren &quot;İdeolocya Örgüsü&quot; yazıları da bu dönemde başladı.</p><p><b>- BAŞ ESERİ "ÇİLE" 1962'DE YAYIMLANDI</b></p><p>Kısakürek&#39;in günlük fıkra ve yazıları, derginin çıkmadığı zamanlarda &quot;Yeni İstanbul&quot;, &quot;Son Posta&quot;, &quot;Babıalide Sabah&quot;, &quot;Bugün&quot;, &quot;Milli Gazete&quot;, &quot;Her Gün&quot; ve &quot;Tercüman&quot; gazetelerinde yayımlandı.</p><p>Birçok kez cezaevine giren Kısakürek&#39;in farklı dönemlerle 512 sayıya ulaştırdığı &quot;Büyük Doğu&quot; dergisinde Özdemir Asaf, Peyami Safa, Nurettin Topçu, Nihal Atsız, Cemil Meriç, Şevket Eygi, Sezai Karakoç, Sabahattin Zaim, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Ziya Osman Saba, Sabahattin Kudret Aksal, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Sait Faik, Oktay Akbal, Samiha Ayverdi, Reşat Ekrem Koçu ve Ahmet Adnan Saygun&#39;un da aralarında bulunduğu pek çok isim yer aldı.</p><p>Necip Fazıl Kısakürek&#39;in &quot;baş eser&quot; olarak gördüğü, şiir mefkuresini de ortaya çıkaran &quot;Çile&quot; eseri, 1962&#39;de okuyucularla buluştu. Usta şair, bütün şiirleri arasından &quot;süzme ve bütünleştirme&quot; yaptığını söyleyerek, bu kitabın dışındaki şiirlerinin artık kendisine mal edilmemesini istemişti.</p><p>Sezai Karakoç, Kısakürek için &quot;Şiir, aslında Necip Fazıl&#39;da sürekli olarak, benin hiçlikle yaptığı ölümüne savaşın en etkili belki de tek silahıdır.&quot; ifadesini kullanmıştı.</p><p>Kısakürek, Büyük Doğu Hareketi&#39;yle geniş kitlelere ulaştı ve 1963&#39;te başta İzmir, Erzurum, Bursa olmak üzere Türkiye&#39;nin her tarafına yayılan konferans dizisine başladı. Yurdun en ücra kazalarında bile insanlarla bir araya gelen Kısakürek&#39;in bu konferansları daha sonra yurt dışına da taşındı.</p><p>Almanya&#39;ya 1972&#39;de giden şair, 1973&#39;te oğlu Mehmed ile Büyük Doğu Yayınevini kurdu. Yayınevi bünyesinde &quot;Esselam&quot; isimli manzum eserinden başlayarak daha evvel çeşitli yayınevlerince basılmış eserlerinin düzenli yayınına başlandı.</p><p><b>- 1980'DE "SULTANU'Ş ŞUARA" ÜNVANINI ALDI</b></p><p>Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından 1975&#39;te mücadelesinin 40. yılı münasebetiyle jübile düzenlenen Kısakürek, 1976&#39;dan 1980&#39;e kadar 13 sayı &quot;Rapor&quot; dergisini yayımladı.</p><p>Necip Fazıl Kısakürek, Türk Edebiyatı Vakfınca 1980&#39;de &quot;Sultanu&#39;ş Şuara (Şairler Sultanı)&quot; ünvanı verilen, Baki&#39;den sonra bu ünvana sahip ikinci şair olarak tarihe geçti. 1980&#39;de Kültür ve Turizm Bakanlığı Büyük Ödülü verilen Kısakürek, 1981&#39;de Milli Kültür Vakfı Armağanı&#39;nı, 1982&#39;de Türkiye Yazarlar Birliği &quot;Üstün Hizmet Ödülü&quot;nü aldı.</p><p>&quot;Üstad&quot; olarak anılan Kısakürek, hayatı boyunca &quot;Künye&quot;, &quot;Sabır Taşı&quot;, &quot;Çerçeve&quot;, &quot;Para&quot;, &quot;Vatan Şairi Namık Kemal&quot;, &quot;İdeolocya Örgüsü&quot;, &quot;Son Devrin Din Mazlumları&quot;, &quot;Halkadan Pırıltılar&quot;, &quot;Çöle İnen Nur&quot;, &quot;Maskenizi Yırtıyorum&quot;, &quot;Ulu Hakan II. Abdülhamid Han&quot;, &quot;Kanlı Sarık&quot;, &quot;Sonsuzluk Kervanı&quot;, &quot;At&#39;a Senfoni&quot;, &quot;Sahte Kahramanlar&quot;, &quot;Her Cephesiyle Komünizm&quot;, &quot;Babıali&quot;, &quot;Ahşap Konak&quot; ve &quot;Reis Bey&quot;in de aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza attı.</p><p>Usta edebiyatçının &quot;Bir Adam Yaratmak&quot; eseri 1977&#39;de Yücel Çakmaklı tarafından televizyona, &quot;Reis Bey&quot; adlı eseri ise Mesut Uçakan tarafından sinemaya uyarlandı. &quot;Bir Adam Yaratmak&quot; 2002&#39;de, &quot;Reis Bey&quot; 2017&#39;de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2018&#39;de Devlet Tiyatroları tarafından sahneye konuldu.</p><p>Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri kabul edilen &quot;Bir Adam Yaratmak&quot;, Murat Çeri tarafından 87 yıl sonra sinemaya uyarlandı. Eserdeki &quot;Hüsrev&quot; karakterini Engin Altan Düzyatan canlandırdı. Film halen vizyonda izleyicilerle buluşuyor.</p><p>Aksiyon ve dava adamı Kısakürek, şiirde olduğu kadar Türk fikir, siyaset ve sosyal hayatında emsalsiz izler bırakırken pek çok ismin hayatına yön verdi.</p><p>Yaklaşık 80 yıllık ömrüne birçok gazete ve dergide sayısız yazıyı, &quot;Ağaç&quot;, &quot;Rapor&quot; ve &quot;Büyük Doğu&quot; adlarıyla çıkardığı dergileri, düzineleri aşan konferans ve hitabenin yanı sıra 70 eseri sığdıran usta şair, şeker hastalığı sebebiyle Erenköy&#39;deki evinde 25 Mayıs 1983&#39;te vefat etti. Cenaze namazı, Türkiye&#39;nin her tarafından binlerce gencin katılımıyla Fatih Camisi&#39;nde kılınan Kısakürek&#39;in naaşı omuzlarda taşınarak Eyüp Sultan Mezarlığı&#39;nda toprağa verildi.</p><p>Hakkında birçok tez, makale, deneme ve kitap kaleme alınan Necip Fazıl Kısakürek&#39;in aynı zamanda manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star gazetesi tarafından 10 yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle &quot;Necip Fazıl Ödülleri&quot; takdim ediliyor.</p><p>Kısakürek&#39;in ailesi tarafından usta edebiyatçının sanat ve fikir dünyasını gelecek nesillere aktarmak gayesiyle 2015&#39;te Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı kuruldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/ustad-necip-fazilin-vefat-767_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277297</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozdemir-erdogandan-24-tvde-carpici-yorum-sadece-gazze-isgal-altinda-degil-277297</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özdemir Erdoğan'dan 24 TV'de çarpıcı yorum: Sadece Gazze işgal altında değil]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Besteci-Müzisyen Özdemir Erdoğan "Sadece Gazze işgal altında değil ki. Yani köşeler tutulmuş vaziyette Türkiye'de de. Ve bunlar gizli gizli resmen o zehirlerini saçıyorlar topluma. Yani çok güzel şırınga ediyorlar. Dediğim gibi, bu moda denen hadise mesela her şeyden evvel… Ve modayı azarlama işi, yani karşı çıkma hadisesi bana empoze edilen." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özdemir Erdoğan'dan 24 TV'de çarpıcı yorum: Sadece Gazze işgal altında değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV'nin her bölümü merakla beklenen programı Arafta Sorular'ın bu haftaki konuğu Besteci-Müzisyen Özdemir Erdoğan oldu.</p><p><strong>"'SADECE GAZZE İŞGAL ALTINDA DEĞİL"</strong></p><p></p><p>''Sadece Gazze işgal altında değil ki. Yani köşeler tutulmuş  vaziyette Türkiye'de de. Ve bunlar gizli gizli resmen o zehirlerini saçıyorlar  topluma. Yani çok güzel şırınga ediyorlar. Dediğim gibi, bu moda denen hadise  mesela her şeyden evvel... Ve modayı azarlama işi, yani karşı çıkma hadisesi bana  empoze edilen.''</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/bestecimzisyenzdemir-250520264997ac03.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Mesela herkes  diyordu ki bir zamanlar: "Ya sen ne güzel Batı müziği söylüyorsun. Ne gereği  var şimdi böyle besteler mesteler, Türk müziği yapıyorsun, halk müziğinden? Ne  gereği var yani böyle bir şeye?"Batı hayranlığı deniyor. Toplumda böyle bir  hadise var.''Yani değil, bu bir empozisyondur. Yani toplum yönetiliyor. Ve  bizim bakir halkımız da çok çabuk etkileniyor bu işlerde. Çünkü bütün yayın  organları... Yani önemli yayın organları.Size çok enteresan bir şey söyleyeyim:  "Düşünceli Şarkılar" diye bir albüm yaptım ben 1990 yılında. Yani zamanımızdan  36 sene evvel. Burada bir Adem Baba kılığında Özdemir Erdoğan var. O şöyle  bakıyor, böyle bakıyor. Nereye bakıyor biliyor musunuz? Füzelere bakıyor, bombalara  bakıyor, açlıktan ölen çocuklara bakıyor, uyuşturuculara bakıyor... Ve çaresiz  bir vaziyette öyle bakıyor.Bugün de ben bakıyorum yine. Ve bugün bütün  plakçılar camiasında o albüm, "Düşünceli Şarkılar", plak olarak yayınlanıyor.  Ben de plak kapağına "Ben de Gazzeliyim" diye yazdım. Bundan daha başka bir  mesaj gerekir mi? Ben, çaresizce gücün hunharca ve zalimce sergilendiği bir  dünyadan yaka silkiyorum ama elimden bir şey gelmiyor. 86 yaşındayım. Ben yani  ne yapabilirim bu saatten sonra? Sadece bestelerimi yapabilirim. En iyi  yaptığım iş çünkü. Başka bir şeyden anlamam, hiçbir şeyden anlamam. Yaptığım iş  benim hayatımı kurtaran şeydir. Biliyorsunuz, okulda da hayatımı kurtaran  müziktir. Yani ben şimdi işte sıkıldıkça, üzüldükçe, etkilendikçe müzik yapıyorum.  Ve bunu satıyorum. Bir de işin en enteresan tarafı bu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/bestecimzisyenzdemir-25052026af4298bc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"Ben masonluktan istifa ettikten sonra TRT'de Yüksek Denetim  Kurulu Başkanı olan Aydın Ongun'la bir yerde karşılaştık. Bana, 'Biz seni  nerelere getirecektik, sen kızdın istifa ettin' dedi. Meğer o da masonmuş."</b></p><p>Ben  masonluktan istifa ettikten sonra TRT'de Yüksek Denetim Kurulu Başkanı olan  Aydın Ongun'la, 80'li yıllarda bir yerde karşılaştık. Bana dedi ki: 'Ya, biz  seni nerelere getirecektik? Sen kızdın, istifa ettin.' Meğer o da masonmuş.TRT'de  Yüksek Denetim Kurulu Başkanı kendisiydi. Denetim kurulundaki görevli  kişilerden bir tanesi de Mine Ongun'du. Bir de Erol Pekcan vardı. O da  Amerikalıların tercümanıydı ve aynı zamanda davul çalardı.Onlar denetim  kurulundaydı. Ve bu memlekete yapmış oldukları kötülüğün, zararın haddi hesabı  yoktu. Öküzün altında buzağı aradılar. 'Yok efendim, şu şöyleymiş, bu  böyleymiş...' diyerek bir sürü yapıt geri çevrildi. O zamanlar tek TRT vardı.</p><p></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/ozdemir-erdogan-turkiyede-456_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277296</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/755-yil-once-yapilan-kultur-hazinesi-buruciye-277296</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[755 yıl önce yapılan kültür hazinesi: Buruciye]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ta 1271 yılında Selçuklu Sultanı 3. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan Buruciye Medresesi'nde kapsamlı restorasyon çalışması yürütülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[755 yıl önce yapılan kültür hazinesi: Buruciye]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Vali Yılmaz Şimşek, AA muhabirine, tarihi ve kültürel mirasın en nadide eserlerinden olan ve tarihi kent meydanını süsleyen Buruciye Medresesi'nde kapsamlı bir restorasyon çalışması başlattıklarını söyledi.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41489462.jpg"/><p class="">Sivas'ın tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerin izlerini taşıyan köklü bir şehir olduğunu vurgulayan Şimşek, "Sivas tarih ve kültür şehri, bu medeniyetlerin izlerini her köşesinde görebiliyoruz. Bunlardan birisi de şehrimizin merkezinde, meydanda bulunan Buruciye Medresesi. Medrese, <b>1271 yılında inşa edilmiş bir Selçuklu eseridir. Sivas'ımızın da en önemli tarihi yapılarından birisidir. </b>Asırlar boyunca fizik, kimya ve astronomi eğitimlerinin verildiği bu eşsiz eser, aslında yalnızca Sivas'ın değil, Anadolu'nun da ilim ve medeniyet tarihine <b>ışık tutan çok kıymetli bir kültür hazinesidir.</b>" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41489465.jpg"/><p>Şimşek, bu önemli kültür varlığını daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımak amacıyla &quot;Buruciye&#39;de Usta Sesleri Yükseliyor Projesi&quot; kapsamında restorasyona başladıklarını ifade etti.</p><p><b> "Bilimsel hassasiyetle yürütülüyor"</b></p><p>Ocak ayı itibarıyla Valilik öncülüğünde İl Özel İdaresi işbirliğiyle ve ORAN Kalkınma Ajansı destekleriyle başlayan restorasyon çalışmasının 2027 yılı Nisan ayında tamamlanmasını beklediklerini dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41489469.jpg"/><p>&quot;Restorasyon sürecinin en önemli yönlerinden biri de bilimsel hassasiyetle yürütülüyor olmasıdır. Bu kapsamda oluşturulan Bilim Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirmiş, yapılacak müdahaleler ve uygulanacak yöntemlere ilişkin önemli kararlar almıştır. Bundan sonraki süreçte de tüm çalışmalar, kurulun değerlendirmeleri doğrultusunda titizlikle sürdürülecektir. Bizler inanıyoruz ki tarihi eserler yalnızca taş ve duvardan ibaret değildir. Onlar, medeniyetimizin hafızası, kültürümüzün taşıyıcısı ve geleceğe bırakacağımız en kıymetli emanetlerdir. Buruciye Medresesi&#39;nde yükselen her usta sesi, aslında geçmişle gelecek arasında kurulan güçlü bir köprünün sesidir. Bu önemli onarım projesinin başlamasından dolayı Özel İdaremiz, Oran Kalkınma Ajansımız başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, projenin şimdiden şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41489467.jpg"/><p><b>Buruciye Medresesi</b></p><p>Sağlam kalmış <b>taç kapısıyla Sivas'ın ve Anadolu'nun en ünlü yapıları arasında yer alan Buruciye Medresesi, Selçuklu Sultanı 3. Gıyaseddin Keyhüsrev </b>döneminde 1271 yılında, Hamedan (İran) yakınlarındaki Burucerd'den gelme Muzaffer Burucerdi tarafından fizik, kimya, astronomi öğretimi amacıyla yaptırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41489471.jpg"/><p>Mimarı belli olmayan, Anadolu&#39;da simetrisi en düzgün medrese planına sahip, açık avlulu, kesme taştan örülmüş, dört eyvanlı ve iki katlı yapı, dışa taşkın taç kapısının yanlarındaki mukarnaslı iki penceresi ve köşelerdeki yivli kuleleri ile uyumlu öğelerden oluşan çok düzenli bir görünüm taşımaktadır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/41489463.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/755-yil-once-yapilan-kult-424_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277295</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nnpc-ve-cinli-firmalardan-nijerya-rafinerilerinde-kritik-ortaklik-adimi-277295</link>
      <pubDate>2026-05-25T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NNPC ve Çinli firmalardan Nijerya rafinerilerinde kritik ortaklık adımı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), Port Harcourt ve Warri rafinerilerinde çoğunluk hissesinin Çinli firmalara devri için önemli bir mutabakat zaptı imzaladı. Bu iş birliği, rafinerilerin rehabilitasyonu ve sürdürülebilir kârlılığın sağlanması hedefiyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NNPC ve Çinli firmalardan Nijerya rafinerilerinde kritik ortaklık adımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), Port Harcourt ve Warri rafinerilerinde çoğunluk hissesinin devri için Çinli Sanjiang Chemical Company Limited ve Xinganchen (Fuzhou) Industrial Park Operation and Management Co. Ltd. ile önemli bir mutabakat zaptına imza attı. 30 Nisan 2026 tarihinde Çin'in Jiaxing kentinde gerçekleşen imzalar, NNPC Grup CEO'su Bayo Ojulari ve Çinli şirketlerin başkanları tarafından atıldı. Bu anlaşma, rafinerilerin rehabilitasyonu, ticari olarak yeniden konumlandırılması ve uzun vadeli sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla NLNG benzeri bir ortaklık modeli oluşturmayı hedefliyor. Öngörülen model, Port Harcourt ve Warri rafinerilerinde yaklaşık yüzde 51 oranında çoğunluk hissesinin Çinli ortaklara verilmesini kapsıyor.</p><h3>NNPC ve Çinli ortaklardan sürdürülebilirlik hamlesi</h3><p>İmzalanan mutabakat zaptı, geleneksel rehabilitasyon sözleşmelerinden farklı olarak, hisse devri, ortak yönetim ve operasyonel katılım gibi unsurları ön plana çıkarıyor. NNPC'nin geçmişte yaşadığı sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm arayan bu model, Nijerya LNG'nin uzun vadeli ortaklık yapısına benzer bir çerçeve sunuyor. Çinli firmalar, rafinerilerdeki tamamlanmamış projelere destek sağlayacak ve işletme ile bakım hizmetlerinde aktif rol üstlenecek. Ayrıca, rafinerilerin daha temiz yakıt standartlarına ulaşması için kapasite artışı hedefleniyor. Bu adım, Nijerya'nın enerji sektöründe rekabet gücünü artırmayı ve rafinerilerin kârlılığını uzun vadede güvence altına almayı amaçlıyor.</p><h3>Bayo Ojulari: 'Tüm taraflar için karşılıklı fayda sağlanacak'</h3><p>NNPC Grup CEO'su Bayo Ojulari, anlaşmanın altı aylık yoğun müzakereler sonucunda atılan stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Ojulari, tarafların NNPC'nin rafinaj varlıklarını geliştirmek ve sürdürülebilir kârlılık elde etmek için ortak bir irade sergilediğini belirtti. Mutabakat zaptı, rafineri komplekslerinin çevresinde petrokimya ve gaz bazlı sanayi projelerine genişleme fırsatlarını da içeriyor. Nijerya Büyük Enerji Pazarlamacıları Derneği İcra Sekreteri Clement Isong ise, bu iş birliğinin rafinerilerin verimli ve sürdürülebilir şekilde işletilmesi için yenilikçi bir model sunduğunu ifade etti. Isong, üçüncü tarafların ortak sahibi olarak sisteme dahil olmasının, yatırımların geri dönüşünü garanti altına alabileceğini dile getirdi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için teknik, finansal ve hukuki incelemeler ile düzenleyici onayların tamamlanması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, NNPC ve Çinli ortaklarının attığı bu adım, Nijerya rafinerilerinin geleceği için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Hisse devri ve ortaklık modeli, sektörün sürdürülebilirliğini ve uluslararası rekabet gücünü artırma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Nihai kararların alınması, kapsamlı incelemelerin ve yasal süreçlerin tamamlanmasına bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/nnpc-ve-cinli-firmalardan-182_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277294</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/melis-sezen-cok-degisti-ezgi-molanin-kopyasi-oldu-herkes-bu-degisimi-konusuyor-277294</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Melis Sezen çok değişti, Ezgi Mola'nın kopyası oldu! Herkes bu değişimi konuşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Delikanlı dizisinin final yapmasının ardından Melis Sezen imajında köklü bir değişikliğe gitti. Melis Sezen saçlarını kestirmesinin ardından gündem oldu. Sezen, son hali ile meslektaşı Ezgi Mola'ya benzetildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Melis Sezen çok değişti, Ezgi Mola'nın kopyası oldu! Herkes bu değişimi konuşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mert Ramazan Demir, Melis Sezen, Salih Bademci ve Mina  Demirtaş gibi isimlerin başrollerinde yer aldığı Delikanlı dizisinin ekran  macerası kısa sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/delikanli321024x683-090520267b873b5f.jpg"/><p>Delikanlı dizisi 32 milyon liralık bütçesiyle son dönemin  en yüksek maliyetli projeleri arasında gösteriliyordu. Yüksek bütçeli  prodüksiyonu ile sezona damga vuran dizi reytinglere yenik düştü. Beklenen  başarıyı karşılayamayan Delikanlı dizisi için erken final kararı verildi. </p><p>Delikanlı dizisi ekrana getirilen 7. bölümü ile final  yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/08/delikanli4-0805202673eff1db.jpg"/><h2>MELİS SEZEN'DEN İMAJ DEĞİŞİKLİĞİ</h2><p>Melis Sezen, dizinin final yapmasının ardından imaj  değişikliğine gitti. Son dönemin en dikkat çeken kadın oyuncularından olan  Melis Sezen'in radikal kararı herkesi şaşkına çevirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/melis1-25052026ca820029.jpg"/><p>Saçlarını kısacık kestiren Sezen, ayna pozunu sosyal  medya hesabından takipçileri ile paylaştı. Sosyal medya kullanıcıları Melis  Sezen'in yeni imajını Ezgi Mola'ya benzetti.</p><p>İşte Melis Sezen'in yeni imajı;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/melis-25052026b759969d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/melis-sezen-cok-degisti-e-456_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277293</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakanligindan-100-gunde-50-bine-yakin-operasyon-277293</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığından 100 günde 50 bine yakın operasyon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında 11 Şubat-21 Mayıs arasında ülke genelinde 49 bin 662 operasyon düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanlığından 100 günde 50 bine yakın operasyon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi&#39;nin 11 Şubat 2026&#39;da göreve başlamasının ardından yürütülen operasyonlar, güvenlik faaliyetleri, denetimler, ziyaretler ve yapılan düzenlemelerden derlediği bilgilere göre, terörden uyuşturucuya, kaçakçılıktan siber suçlara kadar birçok alanda çalışma yürütüldü.</p><p>Bu dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığınca uyuşturucuyla mücadelede 14 bin 452, terör örgütlerine yönelik 13 bin 709, kaçakçılıkla mücadelede 12 bin 658, mali suçlara yönelik 4 bin 223, göçmen kaçakçılığına yönelik 2 bin 92, siber suçlara yönelik 1946 ve organize suç örgütlerine yönelik 582 operasyon olmak üzere toplam 49 bin 662 operasyon gerçekleştirildi.</p><p><b>- NARKOTİK OPERASYONLARI İLK SIRADA YER ALDI</b></p><p>Bakanlıkça söz konusu dönemde hem operasyonel hem de önleyici çalışmalar artırıldı.</p><p>Polis ve jandarma ekiplerince uyuşturucuyla mücadeleye yönelik düzenlenen 14 bin 452 operasyon sonucunda 24 bin 489 kişi yakalandı ve bunlardan 11 bin 891&#39;i tutuklandı.</p><p>Operasyonlarda 13,6 ton uyuşturucu madde ile 38,3 milyon uyuşturucu hap ele geçirildi.</p><p>Bakanlık, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik eğitim ve önleme çalışmaları da yürüttü. Bu kapsamda, 2 milyon 244 bin 188 kişi ile iletişime geçildi.</p><p><b>- 245 BİN LİTRE SAHTE İÇKİ ELE GEÇİRİLDİ</b></p><p>Söz konusu dönemde kaçakçılıkla mücadele kapsamında 12 bin 658 operasyon düzenlendi.</p><p>Bu operasyonlarda 16 bin 182 kişi gözaltına alındı, 433 şüpheli tutuklandı, 501 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p><p>Operasyonlarda 852 bin 63 litre akaryakıt, 245 bin 687 litre sahte/kaçak içki, 5 milyon 331 bin 819 paket sigara, 141 bin 253 elektronik sigara ve 577 milyon 586 bin 27 adet makaron ele geçirildi.</p><p><b>- SİBER DEVRİYELERDE 78 BİN 263 HESAP HAKKINDA İŞLEM</b></p><p>Emniyet ve jandarmanın siber suçlarla mücadele birimleri de söz konusu tarihlerde 7 gün 24 saat esasıyla &quot;siber devriye&quot; gerçekleştirdi.</p><p>Siber devriyelerde 78 bin 263 hesapla ilgili suç unsuru tespit edilerek işlem yapıldı.</p><p>Aynı dönemde çevrim içi dolandırıcılık, çevrim içi yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği, bilişim suçları ve suç gelirleriyle mücadele kapsamında 1946 operasyon düzenlendi.</p><p>Operasyonlarda 7 bin 672 kişi gözaltına alındı, 3 bin 715 şüpheli tutuklandı, 1750 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p><p>Ayrıca 35 bin 127 web sayfası, 33 bin 113 sosyal medya hesabı ve 29 bin 870 yasa dışı bahis sitesi erişime engellendi.</p><p><b>- 181 SUÇ ÖRGÜTÜ ÇÖKERTİLDİ</b></p><p>Organize suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen 582 operasyonla 181 suç örgütü çökertildi.</p><p>Bu operasyonlarda 4 bin 295 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 2 bin 104&#39;ü tutuklandı, 960&#39;ı hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı.</p><p>Suç örgütlerinden 5&#39;i ulusal, 37&#39;si bölgesel, 139&#39;u yerel çapta yasa dışı faaliyet gösteriyordu.</p><p>Öte yandan 100 günlük süreçte operasyonların yanı sıra bazı önemli uygulamalar ve düzenlemeler de gündeme geldi.</p><p>APP (standart dışı) plaka krizinin çözüme kavuşturulması, polislerin 12/36 mesai sorununun giderilmesi, yeni güvenlik paradigmasının açıklanması öne çıkan adımlar arasında yer aldı.</p><p>Bakanlıkça sahipsiz sokak hayvanlarının toplanmasına ilişkin süreçte belediyelere talimat gönderildi. Sınır güvenliği ve düzensiz göç başlığında komşu ülkelerle istişare mekanizmaları hızlandırıldı.</p><p>İstanbul&#39;da görev yapan emniyet personelinin lojman ihtiyacı için girişimler başlatıldı. 1937 tarihli Emniyet Teşkilatı Kanunu&#39;nun günün ihtiyaçlarına göre yenilenmesi sürecine ivme kazandırıldı.</p><p>Okullarda 7 basamaklı güvenlik mekanizması için çalışma başlatıldı.</p><p>Dolandırıcılıkla mücadelede ise siber ve mali suçlara daha hızlı müdahale edilmesini hedefleyen DOLUNAY Projesi duyuruldu.</p><p>Trafikte sürücüleri mağdur eden saklı ve tuzak radar uygulamaları sonlandırıldı, HAYAT 112 mobil portalı vatandaşların hizmetine sunuldu ve basın kartlarının resmi kimlik belgesi olarak kabul edilmesi yönünde düzenleme yapıldı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/icisleri-bakanligindan-10-169_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277292</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/bu-aksam-hangi-diziler-var-25-mayis-2026-show-tv-kanal-d-star-tv-tv8-trt1-atv-yayin-akisi-277292</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu akşam hangi diziler var? 25 Mayıs 2026 Show TV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT1, ATV yayın akışı]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[25 Mayıs 2026 Pazartesi gününe ait tüm ulusal kanalların TV yayın akışı belli oldu. Bugün reyting rekorları kıran diziler ve birbirinden sürükleyici filmler izleyicilerle buluşacak. Peki, bu akşam hangi diziler var? 25 Mayıs 2026 Pazartesi TV'de neler var? İşte, 25 Mayıs 2026 Pazartesi TV yayın akışı…]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu akşam hangi diziler var? 25 Mayıs 2026 Show TV, Kanal D, Star TV, TV8, TRT1, ATV yayın akışı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pazartesi akşamını dizi keyfi yaparak geçirmek isteyen seyirciler, ulusal kanalların yayın akışlarını arama motorlarına yazıyor. Bugün akşam kuşağında Show TV, Kanal D ve Star TV gibi sevilen kanalların yayın akışında reyting rekortmeni diziler ve filmler seyirciyle buluşacak. Peki, bu akşam hangi diziler var? 25 Mayıs 2026 Pazartesi TV'de neler var? İşte, 25 Mayıs 2026 Pazartesi yayın akışı...</p><p><b><font color="#0000ff">KANALLARIN 25 MAYIS 2026 PAZARTESİ TV YAYIN AKIŞLARI</font></b></p><p><b><font color="#ff0000">360 YAYIN AKIŞI</font></b></p><p>00:45</p><p>Öykü Cengiz ile O An'ın...</p><p>02:00</p><p>Almanya'da Bir Türk Kızı</p><p>03:45</p><p>Kara Murat Şeyh Gaffar'a Karşı</p><p>05:15</p><p>Ece Vahapoğlu İle...</p><p>06:15</p><p>Banu Noyan'la En Moda</p><p>07:00</p><p>Kara Murat Şeyh Gaffar'a Karşı</p><p>08:45</p><p>Zamanı Geldi</p><p>10:45</p><p>Aşk Mabudesi</p><p>13:00</p><p>Almanya'da Bir Türk Kızı</p><p>15:00</p><p>Seren'le Mutfakta Buluşalım</p><p>16:00</p><p>Ataman ile Devr-i Alem</p><p>17:00</p><p>Lezzet Peşinde</p><p>17:30</p><p>Aşk Mabudesi</p><p>19:00</p><p>Ben Bilirim</p><p><b><font color="#ff0000">24 YAYIN AKIŞI</font></b></p><p>01:00</p><p>Küresel Oyun</p><p>02:00</p><p>24 Portre</p><p>03:25</p><p>Okur - Yazar</p><p>04:15</p><p>An ve Zaman</p><p>05:15</p><p>Arafta Sorular</p><p>07:00</p><p>Moderatör Sabah</p><p>09:00</p><p>Analiz Sentez</p><p>10:50</p><p>Hava Durumu</p><p>11:00</p><p>Günün Manşeti</p><p>12:00</p><p>Moderatör</p><p>12:35</p><p>Kahve Molası</p><p>13:00</p><p>Moderatör</p><p>16:00</p><p>Moderatör</p><p>17:00</p><p>Moderatör</p><p>18:00</p><p>Akşam Haberleri</p><p>20:00</p><p>Brifing Saati</p><p>20:45</p><p>Masada Ne Var?</p><p><b><font color="#ff0000">SHOW TV</font></b></p><p>06.00 Kuzey Yıldızı İlk Aşk</p><p>08.00 Cansu Canan ile Yeni Sayfa</p><p>10.00 Bahar</p><p>12.30 Gelin Evi</p><p>15.00 Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme</p><p>18.45 Show Ana Haber</p><p>20.00 Güldür Güldür Show</p><p>00.15 Gece Hattı</p><p>01.15 Aşk Tutulması</p><p>02.45 Sen ve Ben</p><p><b>KANAL D</b></p><p>07.00 Yabancı Damat</p><p>09.00 Neler Oluyor Hayatta?</p><p>11.00 Yaprak Dökümü</p><p>14.00 Gelinim Mutfakta</p><p>16.45 Aşk-ı Memnu</p><p>18.30 Kanal D Ana Haber</p><p>20.00 Uzak Şehir</p><p>23.15 Ana Kuzusu</p><p>02.45 Gelinim Mutfakta</p><p>04.45 Siyah Beyaz Aşk</p><p><b>STAR TV</b></p><p>07.00 İstanbullu Gelin</p><p>09.30 Songül ve Uğur ile Sana Değer</p><p>13.30 Nur Viral ile Sen İstersen</p><p>17.15 Aramızda Kalsın</p><p>19.00 Star Haber</p><p>20.00 Kara Bela</p><p>22.30 Kara Bela (Tekrar)</p><p>00.45 Aramızda Kalsın</p><p>02.30 İstanbullu Gelin</p><p>05.00 Dürüye'nin Güğümleri</p><p><b><font color="#ff0000">ATV</font></b></p><p>08.00 Kahvaltı Haberleri</p><p>10.00 Müge Anlı ile Tatlı Sert</p><p>13:00 atv Gün Ortası</p><p>14.00 Mutfak Bahane</p><p>16.00 Esra Erol'da</p><p>19.00 atv Ana Haber</p><p>20.00 Moskova'nın Şifresi: Temel / Yerli Sinema</p><p>21.40 Pilav Üstü Aşk / Yerli Sinema</p><p>00.20 Moskova'nın Şifresi: Temel / Yerli Sinema</p><p>02:10 Pilav Üstü Aşk / Yerli Sinema</p><p>03:50 Ateş Kuşları</p><p>05.50 Bir Küçük Gün Işığı</p><p><b><font color="#ff0000">TRT 1</font></b></p><p>05.18 İstiklal Marşı</p><p>05.20 Turgay Başyayla İle Lezzetli Tavsiye</p><p>06:15 Balkan Ninnisi</p><p>09:00 Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu | Türk Sineması</p><p>10.30 Alişan İle Hayata Gülümse</p><p>13.15 Seksenler</p><p>13.50 Benim Adım Melek</p><p>17:15 Mutfağın Elçileri</p><p>17.45 Lingo Türkiye</p><p>19.00 Ana Haber</p><p>19.55 İddiaların Aksine</p><p>20.00 Cennetin Çocukları</p><p>23.55 Nereye Gidiyorsun Aida? | Yabancı Sinema</p><p>02.00 Seksenler</p><p>02.45 Benim Adım Melek</p><p><b><font color="#000000">NOW</font></b></p><p>07.30 İlk Bakış</p><p>08:00 İlker Karagöz ile Çalar Saat</p><p>10.45 Yasak Elma</p><p>13.30 Kıskanmak</p><p>16.15 Halef: Köklerin Çağrısı</p><p>19.00 Selçuk Tepeli ile Now Ana Haber</p><p>20.00 Pirestij Meselesi</p><p>22.45 Fazla Şaapma</p><p>01.15 Kefaret</p><p>02.30 Adım Farah</p><p>04.15 Yasak Elma</p><p>06.00 Karagül</p><p><b><font color="#ff0000">TV8</font></b></p><p>07.15 Ebru ile 8'de Sağlık</p><p>09.00 Gel Konuşalım</p><p>12.30 Survivor Extra</p><p>16.00 Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p><p>20.00 Survivor Ünlüler-Gönüllüler 2026</p><p>00.15 Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p><p>02.30 Gel Konuşalım</p><p>04.30 Oynat Bakalım</p><p>05.30 Tuzak</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/bu-aksam-hangi-diziler-va-391_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277291</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-acikladi-iki-egzersizi-birlikte-yapan-kazaniyor-277291</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları açıkladı! İki egzersizi birlikte yapan kazanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kan basıncı dünya genelinde milyonlarca insanı etkilerken, İstanbul'da uzmanlar kardiyo ve ağırlık antrenmanının birlikte uygulanmasının kan basıncı kontrolünde en etkili yöntem olduğunu vurguluyor. Hem kardiyologlar hem de fizyoterapistler, egzersiz türlerinin damar sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiyor. Doğru egzersiz alışkanlıklarıyla yüksek tansiyon riskinin önemli ölçüde azaltılabileceği belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları açıkladı! İki egzersizi birlikte yapan kazanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kan basıncı yüksekliği, yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada yetişkinlerin önemli bir kısmını etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. İstanbul'da bir araya gelen kardiyologlar ve fizyoterapistler, kan basıncını yönetmede egzersizin rolünü masaya yatırdı. Uzmanlar, özellikle kardiyo ve ağırlık antrenmanının birlikte uygulanmasının, damar sağlığını korumak ve yüksek tansiyon riskini azaltmak açısından en etkili yaklaşım olduğunu açıkladı. Bu öneriler, günümüzde kalp hastalığı ve inme gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek isteyen bireyler için büyük önem taşıyor. Egzersizin hangi türünün daha faydalı olduğu yönündeki tartışmalar sürerken, her iki egzersiz tipinin de kan basıncı üzerinde olumlu etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.</p><h3>Kardiyolog Gould: 'Kardiyo egzersizi damarları rahatlatıyor'</h3><p>Kardiyo, yani aerobik egzersizler, kalp atış hızını ve solunumu artırarak vücudun genel dolaşım sistemini güçlendiriyor. Uzmanlar, hızlı tempolu yürüyüş, bisiklet, yüzme, dans veya koşu gibi aktivitelerin, kalbin kanı daha verimli pompalamasını sağladığını belirtiyor. Kardiyolog Randy Gould, düzenli kardiyo egzersizinin damarların iç yüzeyini desteklediğini ve nitrik oksit üretimini artırarak damarların daha esnek hale gelmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor. Bu süreç, damar duvarlarındaki baskıyı azaltırken, arterlerin yaşla birlikte sertleşmesini de önlüyor. Ayrıca, kardiyo egzersizleri norepinefrin hormonunun üretimini azaltarak damarların daralmasını engelliyor ve böylece kan akışını kolaylaştırıyor. Uzmanlar, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta veya 75 dakika şiddetli aerobik aktivite öneriyor. Bu sayede, arterlerin daha esnek ve sağlıklı kalması sağlanırken, kan basıncı seviyeleri de kontrol altında tutulabiliyor.</p><h3>Fizyoterapist Fujita: 'Ağırlık antrenmanı damar fonksiyonunu artırıyor'</h3><p>Ağırlık antrenmanı, kasları dirençle çalıştıran egzersizleri kapsıyor ve yalnızca kas kütlesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda damar fonksiyonunu da iyileştiriyor. Fizyoterapist Adam Fujita, ağırlık antrenmanının arterlerin elastikiyetini artırdığını ve dinlenme kan basıncını düşürdüğünü vurguluyor. Direnç egzersizleri, kas kütlesinin artması sayesinde kardiyovasküler sisteme olan yükü azaltıyor ve arterlerin üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Ayrıca, metabolik sağlığın iyileşmesiyle birlikte vücut glukozu ve enerjiyi daha verimli kullanabiliyor. Bu durum, hem sağlıklı kan şekeri seviyelerini hem de metabolik esnekliği destekliyor. Uzmanlar, ağırlık antrenmanının kolesterol seviyeleri üzerinde de olumlu etkiler yarattığının altını çiziyor. Özellikle LDL (kötü) kolesterolü düşürüp HDL (iyi) kolesterolü artırarak, kalbin yükünü azaltıyor ve kan basıncının düzenlenmesine katkı sağlıyor. Haftada iki gün kas güçlendirici egzersiz, Amerikan Kalp Derneği tarafından önerilen standartlar arasında yer alıyor.</p><h3>Kombinasyon yaklaşımı: En iyi sonuç için kardiyo ve ağırlık birlikte</h3><p>Konunun uzmanları, kardiyo ve ağırlık antrenmanının birlikte uygulanmasının, kan basıncını düşürmede tek başına yapılan egzersizlere göre çok daha etkili olduğuna dikkat çekiyor. Kardiyolog Gould, "Her iki egzersiz türü farklı mekanizmalarla kan basıncını azaltıyor, bu nedenle en iyi sonuç için ikisini birden uygulamak gerekiyor" görüşünü paylaşıyor. Fizyoterapist Fujita da, yapılan bilimsel çalışmaların kardiyo ve ağırlık antrenmanının bir arada yürütülmesiyle kan basıncında en yüksek düşüşün sağlandığını gösterdiğini belirtiyor. Uzmanlar, düzenli ve tutarlı egzersizin başarının anahtarı olduğunu vurguluyor. Amerikan Kalp Derneği'nin önerileri de bu yönde: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersizle birlikte, haftada iki gün kas güçlendirici antrenman yapmak, kan basıncını kontrol altında tutmak için ideal kabul ediliyor.</p><h3>Yüksek tansiyonu olanlara özel güvenlik uyarıları</h3><p>Egzersizin kan basıncı üzerindeki olumlu etkileri tartışmasız olsa da, yüksek tansiyonu veya kalp hastalığı bulunan kişilerin egzersiz programlarını oluştururken dikkatli olmaları gerekiyor. Uzmanlar, bu kişilerin egzersiz öncesinde mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmalarını öneriyor. Fizyoterapist Fujita, direnç egzersizleri sırasında nefes tutmanın ani kan basıncı yükselmelerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bu nedenle, egzersiz sırasında düzenli nefes alıp vermek ve konuşabilecek kadar rahat olmak önemli. Ayrıca, kan basıncı çok yüksek olan bireylerin, değerler kontrol altına alınana kadar yoğun egzersizden kaçınmaları tavsiye ediliyor. Kardiyolog Gould, kan basıncı 180/110 mm Hg veya daha yüksek olan kişilerin egzersize ara vermesinin en doğru yaklaşım olduğunu belirtiyor. Sağlıklı bir egzersiz rutini oluşturmak için güvenlik önlemlerine uyulması, uzun vadede kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı oluyor.</p><h3>Egzersiz alışkanlığıyla kan basıncı kontrolü mümkün</h3><p>Sonuç olarak, kardiyo ve ağırlık antrenmanı, kan basıncı kontrolünde birbirini tamamlayan ve destekleyen iki temel egzersiz türü olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu iki yöntemin bir arada uygulanmasının hem damar sağlığını iyileştirdiğini hem de yüksek tansiyon riskini önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor. Doğru egzersiz alışkanlıkları, kalp hastalığı ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik rol oynuyor. Egzersiz programına başlamadan önce kişisel sağlık durumunu göz önünde bulundurmak ve bir uzmana danışmak, olası riskleri en aza indiriyor. Kan basıncını kontrol altında tutmak isteyen herkes, düzenli kardiyo ve ağırlık antrenmanını yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirmeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/bilim-insanlari-acikladi--307_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277290</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dsoden-hukumetlere-uyari-kanser-riskini-azaltmak-icin-harekete-gecin-277290</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DSÖ'den hükümetlere uyarı! Kanser riskini azaltmak için harekete geçin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü'nün son analizine göre, dünya genelinde 2022 yılında görülen 19 milyon yeni kanser vakasının yüzde 38'i, değiştirilebilir risk faktörlerine bağlı olarak ortaya çıktı. DSÖ, tütün ve alkol kullanımının önlenebilir kanser vakalarının neredeyse yarısında belirleyici rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DSÖ'den hükümetlere uyarı! Kanser riskini azaltmak için harekete geçin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2022 yılında dünya genelinde kaydedilen 19 milyon yeni kanser vakasının yüzde 38'inin, değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğunu açıkladı. DSÖ'nün yayımladığı kapsamlı analizde, tütün ve alkol kullanımı başta olmak üzere, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerin milyonlarca kanser vakasına yol açtığına dikkat çekildi. Tütün kullanımı, tek başına tüm kanser vakalarının yüzde 15'inden sorumlu olurken, alkol tüketimi de önemli bir risk unsuru olarak öne çıktı. Uzmanlar, alınacak önlemlerle kanser vakalarının önemli bir bölümünün engellenebileceğine işaret etti.</p><h3>DSÖ: 'Tütün ve alkol, önlenebilir kanserlerin yüzde 48'ini oluşturuyor'</h3><p>DSÖ'nün analizine göre, 2022 yılında teşhis edilen 19 milyon yeni kanser vakasının yaklaşık yüzde 38'i, 30 farklı değiştirilebilir risk faktörüne bağlandı. Bu faktörler arasında tütün kullanımı, alkol tüketimi, yüksek vücut kitle indeksi, yetersiz fiziksel aktivite, hava kirliliği ve enfeksiyonlar yer aldı. Tütün kullanımı, 2022'deki tüm kanser vakalarının yüzde 15'ine, alkol ise yüzde 3,2'sine neden oldu. Araştırma, tütün ve alkolün birlikte, önlenebilir kanserlerin neredeyse yarısını (yaklaşık yüzde 48) oluşturduğunu ortaya koydu. Özellikle erkeklerde tütün kullanımı kaynaklı kanser riski daha yüksek seyretti; dünya genelindeki yeni kanser vakalarının yüzde 23'ü erkeklerde tütünle bağlantılı olarak tespit edildi. DSÖ yetkilileri, bu bulguların, kanserle mücadelede sigara ve alkol kullanımının azaltılmasının ne kadar kritik olduğunu gösterdiğini belirtti.</p><h3>Hava kirliliği ve enfeksiyonlar da risk faktörleri arasında</h3><p>DSÖ raporunda, tütün ve alkol dışında, hava kirliliği ve enfeksiyonların da önemli risk faktörleri arasında bulunduğu vurgulandı. Özellikle Doğu Asya'da kadınlarda akciğer kanseri vakalarının yüzde 15'i, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da ise erkeklerde akciğer kanseri vakalarının yüzde 20'si hava kirliliğiyle ilişkilendirildi. Enfeksiyonlar ise yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 10'unu oluşturdu. Kadınlar arasında, insan papillomavirüsü (HPV) kaynaklı serviks kanseri başı çekti. HPV aşısının bu kanser türüne karşı etkili bir koruma sağladığı, ancak aşıya erişimin dünya genelinde halen yetersiz olduğu belirtildi. Mide kanseri ise erkeklerde daha sık görülürken, sigara kullanımı ve yetersiz sanitasyon gibi faktörlerle bağlantılı olduğu ifade edildi. DSÖ uzmanları, ülkelerin ve toplumların bu risk faktörlerine karşı daha etkili mücadele yürütmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Uzmanlardan küresel önlem çağrısı: Kanser riskini azaltmak mümkün</h3><p>DSÖ Kanser Kontrolü Takım Lideri André Ilbawi ve tıbbi epidemiyolog Isabelle Soerjomataram, yayımlanan analizle önlenebilir kanser nedenlerinin ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde ele alındığını vurguladı. Araştırmacılar, ülkeler ve nüfus grupları arasındaki farklılıkların incelenmesiyle, hükümetlere ve bireylere kanser riskini düşürmek için daha spesifik ve etkili bilgiler sunulabileceğini belirtti. 2022 yılında kaydedilen kanser vakalarının neredeyse dörtte birinin, risk faktörlerine maruziyetin ortadan kaldırılmasıyla önlenebileceği bildirildi. DSÖ, sürdürülebilir siyasi taahhütler ve toplumların özel risk profillerine uygun yatırımlar sayesinde küresel kanser yükünün önemli ölçüde azaltılabileceğini açıkladı. Uzmanlar, kanserle mücadelede önleyici adımların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ve toplumun bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>DSÖ'nün verileri, kanserle mücadelede bireysel ve toplumsal düzeyde alınacak önlemlerin etkili sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor. Tütün ve alkol kullanımının azaltılması, hava kirliliğiyle mücadele ve aşı uygulamalarının yaygınlaştırılması, önlenebilir kanser vakalarının önemli ölçüde düşmesini sağlayabilir. Uzmanlar, kanser riskini azaltmak için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/dsoden-hukumetlere-uyari--333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277289</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-kritik-kesif-elmas-yagdiran-gezegen-bulundu-277289</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda kritik keşif! Elmas yağdıran gezegen bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu, PSR J2322-2650b adlı karbon zengini, tuhaf kimyasal yapıya sahip bir gezegen keşfetti. Bu keşif, pulsar etrafında dönen ve atmosferinde olağanüstü seviyede karbon barındıran ilk gezegen olma özelliğini taşıyor. Bilim dünyası, bu gezegenin oluşumu ve dinamikleriyle ilgili yeni sorularla karşı karşıya.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda kritik keşif! Elmas yağdıran gezegen bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST), bilim dünyasında büyük heyecan yaratan bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, PSR J2322-2650b adını verdikleri, karbon bakımından olağanüstü zengin ve benzersiz kimyasal özelliklere sahip bir gezegeni tespit etti. Bu gezegen, Jüpiter ile aynı kütleye sahip olmasına rağmen, bir pulsar etrafında dönüyor. Güneş'ten çok daha yoğun olan bu pulsar, bir süpernova patlaması sonrası oluşan nötron yıldızlarından biri olarak dikkat çekiyor. PSR J2322-2650b'nin atmosferinde, bilim insanlarının daha önce hiçbir gezegende rastlamadığı şekilde bol miktarda karbon ve helyum bulunuyor. Özellikle karbonun moleküler formları olan C&#8322; ve C&#8323;'ün varlığı, gezegenin atmosferini neredeyse saf karbon haline getiriyor. Bu olağanüstü durum.</p><h3>James Webb teleskobuyla tespit edilen karbon gezegenin atmosferi bilim insanlarını şaşırttı</h3><p>PSR J2322-2650b'nin atmosferinde tespit edilen karbon miktarı, bilinen tüm egzoplanetlerin ötesinde değerlere ulaşıyor. Araştırmalara göre, gezegenin karbon-oksijen oranı 100'ü, karbon-nitrojen oranı ise 10.000'i aşıyor. Bu oranlar, gezegenin atmosferinin neredeyse saf karbon içerdiğini gösteriyor. Alışılmış atmosferik moleküller olan su veya metan yerine, burada moleküler karbonun baskın olması bilim dünyasında büyük bir sürpriz yarattı. Carnegie Dünya ve Gezegen Laboratuvarı'ndan Peter Gao, elde edilen veriler karşısında şaşkınlığını gizleyemeyerek, "Bu kesinlikle bir sürprizdi. Verileri gördüğümüzde hepimiz 'Bu neyin nesi?' diye sorduk," dedi. Bu olağanüstü kimyasal kompozisyon, gezegenin oluşumu ve evrimi hakkında yeni sorulara kapı aralıyor. Bilim insanları, böylesine yüksek karbon oranlarının nasıl oluştuğunu ve gezegenin bu kadar farklı bir kimyasal yapıya nasıl sahip olduğunu anlamaya çalışıyor.</p><h3>PSR J2322-2650b'nin aşırı sıcaklıkları ve elmas oluşumu ihtimali dikkat çekiyor</h3><p>Gezegenin yüzey sıcaklıkları da en az kimyasal yapısı kadar dikkat çekici. PSR J2322-2650b'nin gece tarafında sıcaklık yaklaşık 1.200°F (yaklaşık 650°C) seviyesindeyken, gündüz tarafında ise sıcaklık 3.700°F'ye (yaklaşık 2.000°C) kadar yükseliyor. Bu kadar yüksek sıcaklıklar, atmosferde karbondan oluşan kurumsi bulutların süzülmesine neden oluyor. Araştırmacılar, gezegenin derinliklerinde bu karbon bulutlarının muazzam basınç altında elmasa dönüşebileceğini düşünüyor. Stanford Üniversitesi'nden Roger Romani, gezegen soğudukça içteki karbon ve oksijen karışımının kristalleşmeye başladığını, saf karbon kristallerinin yüzeye çıkarak helyumla karıştığını belirtti. Ancak bu süreçte oksijen ve nitrojenin nasıl uzak tutulduğuyla ilgili hâlâ büyük bir gizem var. Bilim insanları, gezegenin iç yapısında elmas benzeri kristallerin oluşabileceği ihtimalini ciddi şekilde değerlendiriyor.</p><h3>Pulsar etrafında 7,8 saatte dönen gezegen: Şekli limon gibi çarpık</h3><p>PSR J2322-2650b'nin yörüngesi, alışılmışın çok dışında. Gezegen, pulsarına yalnızca 1 milyon mil mesafede bulunuyor. Karşılaştırmak gerekirse, Dünya Güneş'ten yaklaşık 100 milyon mil uzaklıkta. Bu yakınlık nedeniyle, gezegenin bir yılı sadece 7,8 saat sürüyor. Pulsarın aşırı yoğun yerçekimi, gezegenin şeklini limon gibi çarpık hale getiriyor. Bu tür fiziksel çarpılmalar, gelgit kuvvetlerinin etkisiyle ortaya çıkıyor. Bilim insanları, bu kadar kısa yörünge süresi ve yoğun yerçekimi nedeniyle gezegenin yapısında ve dinamiklerinde benzersiz değişiklikler gözlemliyor. Ayrıca, bu sistemin 'kara dul' olarak bilinen ve pulsarın yakınındaki bir yıldızdan malzeme çektiği ikili sistemlere benzeyebileceği düşünülüyor. Ancak PSR J2322-2650b, kütlesi 13 Jüpiter'in altında olduğu için resmi olarak bir egzoplanet olarak nitelendiriliyor.</p><h3>James Webb'in kızılötesi yetenekleriyle karbon gezegenin sırları açığa çıkıyor</h3><p>Bu keşfi mümkün kılan en önemli unsur, James Webb Uzay Teleskobu'nun gelişmiş kızılötesi gözlem yetenekleri. Kızılötesi ışık, kozmik tozdan geçebilme ve soğuk ya da soluk nesneleri ortaya çıkarabilme avantajı sayesinde, gezegenin atmosferinin detaylı şekilde incelenmesini sağladı. Pulsar, gamma ışınları ve yüksek enerjili parçacıklar yaydığı için doğrudan gözlemlenemiyor. Ancak James Webb, gezegenin spektrumunu pulsardan gelen parazit olmadan analiz edebiliyor. Işığın farklı dalga boylarına ayrılmasıyla elde edilen spektrum, gezegenin bileşimi, sıcaklığı ve atmosferik özellikleri hakkında önemli bilgiler sunuyor. Stanford Üniversitesi'nden Maya Beleznay, "Bu sistemi normal egzoplanetlerden daha ayrıntılı inceleyebiliyoruz, çünkü gezegenin spektrumunu saf şekilde elde edebiliyoruz," ifadelerini kullandı. Bu sayede, karbon gezegenin atmosferi ve yapısı hakkında benzersiz veriler toplandı.</p><h3>PSR J2322-2650b: Bilinen egzoplanetler arasında eşi benzeri yok</h3><p>Dünya genelinde bugüne kadar yaklaşık 6.000 egzoplanet keşfedildi. Ancak PSR J2322-2650b, bir pulsar etrafında dönen ve sıcak Jüpiter'e benzeyen tek gezegen olarak öne çıkıyor. Alışılmadık atmosferi, aşırı kimyasal oranları, çarpık şekli ve olağanüstü dinamikleriyle PSR J2322-2650b, gezegenlerin nasıl oluştuğu, evrim geçirdiği ve evrendeki en zorlu koşullarda nasıl varlığını sürdürebildiğiyle ilgili bilimsel soruları yeniden gündeme getiriyor. Chicago Üniversitesi'nden Michael Zhang, "Bu gezegen tamamen tuhaf bir yıldızın etrafında dönüyor. Bu, daha önce hiç görülmemiş bir gezegen atmosferi türü," diyerek keşfin önemini vurguladı. Bilim insanları, bu tür karbon gezegenlerin oluşumunu ve evrendeki yerini anlamak için yeni araştırmalara başlamayı planlıyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu ile keşfettiği PSR J2322-2650b, karbon gezegen kavramına yeni bir boyut kazandırıyor. Bilim dünyası, bu olağanüstü yapının sırlarını çözmek için çalışmalarını sürdürüyor. Karbon gezegenin keşfi, evrenin bilinmeyenlerine dair umutları ve merakı artırırken, gelecekte yeni benzer keşiflerin yolunu açabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/uzayda-kritik-kesif-elmas-495_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277288</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nisan-ayinda-turkiyede-hidrolik-uretim-rekoru-kirildi-1166-milyar-kwh-277288</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nisan ayında Türkiye'de hidrolik üretim rekoru kırıldı: 11,66 milyar kWh!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de bahar aylarında artan yağışlarla barajların doluluk oranları yükselirken, nisanda hidrolik üretim değeri 11,66 milyar kilovatsaatle tüm zamanların aylık bazda rekorunu kırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nisan ayında Türkiye'de hidrolik üretim rekoru kırıldı: 11,66 milyar kWh!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, söz konusu ayda toplam elektrik üretimi 28,14 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geçti ve nisanda elektrik üretiminin yüzde 41,4&#39;ü hidroelektrik santrallerinden sağlanmış oldu.</p><p>Hidrolikteki bu üretim artışı, yenilenebilir enerjide elektrik üretim rekorunu da tazeledi.</p><p>Geçen ay hidroelektrik santrallerinden toplam 11,66 milyar kilovatsaat elektrik üretildi. Yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi 19,85 milyar kilovatsaat, yerli kaynaklı elektrik üretimi de 23,35 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geçti.</p><p>Bu dönemde, nisanda yerli kaynaklı elektrik üretiminin payı yüzde 83, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminin payı ise yüzde 70,5 olarak kaydedildi.</p><p>Mart 2025&#39;te 19,46 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi gerçekleştirilmiş ve toplam elektrik üretiminin 3&#39;te 2&#39;si yenilenebilir kaynaklardan elde edilmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/balksz1-25052026dbe462e1.jpg"/><p><b>- İLK 4 AYLIK VERİLERDE DE EN YÜKSEK DEĞERLER ELDE EDİLDİ</b></p><p>Yılın ilk 4 aylık döneminde de hidrolik kaynaklı elektrik üretim değeri 34,7 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek hidrolik üretim değerini oluşturdu.</p><p>Ayrıca, ilk 4 aylık dönemdeki toplam yerli kaynaklı elektrik üretimi 83,43 milyar kilovatsaat, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi de 68,41 milyar kilovatsaatle tüm zamanlar içerisindeki benzer dönemlerde miktarsal olarak en yüksek değer olarak kayıtlara geçti.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yenilenebilir enerji kurulu gücünde en büyük paya sahip hidroelektrik santralleriyle yerli ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı inşa ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/barajlarenerji-25052026bb7c47e5.jpg"/><p>&quot;Kendi kaynaklarımızdan aldığımız güçle dışa bağımlılığımızı azaltıyor, arz güvenliğimizi sağlıyor, 2053 net sıfır emisyon hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Yağışların bereketiyle nisan ayında hidrolikten 11,66 milyar kilovatsaat elektrik üreterek tüm zamanların en yüksek hidrolik kaynaklı üretim seviyesine ulaştık. Ülkemizin toplam elektrik üretiminin yüzde 41,4&#39;ünü sadece suyun gücüyle karşıladık. Böylece yenilenebilir enerjinin toplam üretimimizdeki payını da yüzde 70,5 gibi rekor bir seviyeye taşıdık. Suyumuzu enerjiye, enerjimizi de milletimizin refahına dönüştürmeye devam edeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/nisan-ayinda-turkiyede-hi-847_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277287</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/zeugmanin-cingene-kizi-mozaigi-icin-bir-parca-daha-turkiyeye-geldi-277287</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zeugma'nın Çingene Kızı mozaiği için bir parça daha Türkiye'ye geldi!]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gaziantep'in gözdesi Zeugma'nın simgesi "Çingene Kızı" mozaiğinin kayıp parçalarından birinin daha ABD'den Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zeugma'nın Çingene Kızı mozaiği için bir parça daha Türkiye'ye geldi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Ersoy, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, &quot;Daha önce iadesini sağladığımız 12 panelin ardından büyük kompozisyonun 13&#39;üncü parçası da bilimsel çalışmalar ve diplomatik girişimler sonucunda yeniden ait olduğu topraklara döndü. Zeugma Mozaik Müzesi&#39;ndeki eserlerle stil ve kompozisyon açısından önemli benzerlikler taşıyan panel, yürütülen çalışmaların ardından ülkemize teslim edildi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Kültür varlıklarının izini dünyanın neresinde olursa olsun sürmeye, medeniyet mirasına sahip çıkmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, bu süreçte başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri olmak üzere Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi, Chicago Başkonsolosluğu, ulusal ve uluslararası bilim insanları, Türk Hava Yolları ve Turkish Cargo ile emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.</p><p><b>- 28 YIL ÖNCE GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI</b></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Gaziantep&#39;in simgeleri arasında gösterilen ve yıllardır Zeugma&#39;nın en dikkati çekici eserlerinden biri olarak öne çıkan &quot;Çingene Kızı&quot; mozaiği panelinin bir parçasının ABD&#39;de bulunduğu tespit edildi.</p><p>Daha önce Türkiye&#39;ye getirilen 12 panelin ardından büyük kompozisyonun eksik parçalarından biri daha kültürel mirasa kazandırılmış oldu.</p><p>Mozaik panonun Türkiye&#39;ye iadesi sağlanırken eser Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü bilimsel ve diplomatik çalışmaların ardından yeniden ait olduğu coğrafyaya kazandırıldı.</p><p>Gaziantep&#39;in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti&#39;nde 1998&#39;de yürütülen kurtarma kazılarında yaklaşık 9,25 x 13,50 metre ölçülerindeki büyük taban mozaiği gün yüzüne çıkarılmıştı.</p><p><b>- ULUSLARARASI ÇALIŞMALAR İLE TAKİP EDİLDİ</b></p><p>Kamuoyunda &quot;Çingene Kızı&quot; olarak bilinen ve Dionysos kültü ile ilişkilendirilen Maenad başı tasviri de bu büyük kompozisyon içerisinde yer alıyordu.</p><p>Mozaik parçanın, çevrim içi bir müzayede evinde satışa sunulduğu bilgisi Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına iletildi.</p><p>Grenoble Alpes Üniversitesinden Dr. Djamila Fellague tarafından yürütülen araştırmalar kapsamında eserin büyük kompozisyona ait olabileceği değerlendirildi.</p><p>Bakanlık uzmanlarının yürüttüğü incelemelerde panelin, kullanılan tessera renkleri, geometrik bordür düzeni, kompozisyon özellikleri ile kesme ve sökülme izleri bakımından &quot;Çingene Kızı&quot; mozaiğinin ait olduğu büyük kompozisyonla önemli benzerlikler taşıdığı tespit edildi.</p><p>Bu tespit üzerine Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimine ulaşan Bakanlık yetkilileri bilimsel verilerle elde edilen kanıtları sundu. Bakanlık tarafından iki ülke arasında yürürlükte bulunan ikili anlaşmaya da atıfta bulunarak esere el konması istendi.</p><p>Ortaya konulan veriler arasında Zeugma&#39;nın daha önce kaçak kazılara maruz kalmış olması kriminolojik delilin zeminini oluşturdu. Ayrıca, 2018&#39;de ABD Bowling Green Üniversitesinden iadesi sağlanan diğer 12 parçanın varlığı da hukuken bu eserin iadesinde Türkiye&#39;nin lehine oldu.</p><p><b>- PANEL, ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ'NE TESLİM EDİLDİ</b></p><p>Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Biriminin soruşturmasını tamamlaması üzerine mozaik pano Chicago Başkonsolosluğuna teslim edilerek Turkish Cargo ile evine getirildi.</p><p>Daha önceki çalışmalarda da olduğu gibi bu eserin iadesi de kamu kaynağı harcanmadan uluslararası işbirliği sayesinde sağlandı.</p><p>Bilimsel değerlendirmelerin ardından Türkiye&#39;ye getirilen eser, süreç kapsamında Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#39;ne teslim edildi.</p><p>Panel, yürütülecek işlemlerin ardından Gaziantep&#39;te &quot;Çingene Kızı&quot; mozaiğinin sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi&#39;nde yeniden ait olduğu parçayla kavuşacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/zeugmanin-cingene-kizi-mo-387_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277286</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/80lerin-efsane-jonleriydi-yesilcam-yildizlari-bakin-simdi-ne-yapiyor-277286</link>
      <pubDate>2026-05-25T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[80'lerin efsane jönleriydi... Yeşilçam yıldızları bakın şimdi ne yapıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[80'li yıllarda Türk sinemasına damga vuran jönler, aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki yerini koruyor. Kimisi ekranlardan uzak bir hayat seçti, kimisi yurt dışına yerleşti, kimisi ise sanat dünyasına veda etti. İşte Yeşilçam'ın unutulmayan 7 jönü...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[80'lerin efsane jönleriydi... Yeşilçam yıldızları bakın şimdi ne yapıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>80'li yıllar, Türk sinemasında bambaşka bir yıldız  kuşağını ortaya çıkardı. Bir dönemin genç kızlarının posterlerini odalarına  astığı o jönler, yıllar geçse de hafızalardaki yerini koruyor.</p><p>İşte 80'li yıllara damga vuran o unutulmaz 7 jön...</p><h2>1. TOLGA SAVACI</h2><p>Podyumlardan sonra sinemaya geçiş yapan Tolga Savacı,  kısa sürede romantik filmlerin aranan yüzlerinden biri oldu. Savacı, uzun  yıllar Amerika'da yaşamını sürdürdü. Ouncu, 2024 yılında hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/tolga-25052026bde3985b.jpg"/><h2>2. FARUK PEKER</h2><p>80'li yılların başında sinemaya adım atan Faruk Peker,  "İffet" filmiyle büyük çıkış yakaladı. Oyuncu, bugün sosyal medyada Yeşilçam  anılarını paylaşmaya devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/faruk-25052026d7548762.jpg"/><h2>3. TARIK TARCAN</h2><p>Sinemada yakaladığı başarıyı televizyona taşıyan Tarcan  Tarcan, 80'lerde rol aldığı yapımlarla büyük ilgi gördü. 90'lı yıllarda ise  "Çarkıfelek" programıyla ekranlarda yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/25/tarik-25042026f11a1b16.jpg"/><h2>4. YAŞAR ALPTEKİN</h2><p>Dans kariyerinden mankenliğe, oradan da Yeşilçam'a uzanan  bir yolculuk yaşayan Yaşar Alptekin, ilerleyen yıllarda yaşamında büyük değişikliklere  giderek maneviyata yöneldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yasar-250520265a5e9281.jpg"/><h2>5. KENAN KALAV</h2><p>Kenan Kalav, "Çalıkuşu" dizisindeki karakteriyle  hafızalara kazındı ve uzun yıllardır İspanya'da yaşamını sürdürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/kenan-2505202697047654.jpg"/><h2>6. ENGİN KOÇ</h2><p>"Mankenler kralı" olarak tanınan Engin Koç, 80'lerin  romantik yapımlarında sık sık başrolde yer aldı. Koç, şimdilerde daha mütevazı  bir hayat yaşam sürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/engin-25052026b56f0d5c.jpg"/><h2>7. YILMAZ ZAFER</h2><p>Yılmaz Zafer, yalnızca oyunculuğuyla değil özel hayatıyla  da çok konuşuldu. Perihan Savaş ile yaşadığı büyük aşk magazin gündeminden uzun  süre düşmedi. Oyuncu, 1995 yılında hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/yilmaz-250520263a42d81e.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/80lerin-efsane-jonleriydi-931_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>