﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-2026-heyecani-diyarbakirda-basladi-291674</link>
      <pubDate>2026-09-16T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST 2026 heyecanı Diyarbakır'da başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, 2026 yılında teknoloji yarışmalarının önemli duraklarından biri olarak Diyarbakır'ı teknoloji tutkunları ve geleceğin mühendisleriyle buluşturuyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında Diyarbakır'da toplam 11 teknoloji yarışmasının final heyecanı yaşanacak. Yarışmaların üçü 16-18 Eylül tarihlerinde Dicle Üniversitesinde, sekizi ise 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST 2026 heyecanı Diyarbakır'da başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'da finalleri düzenlenecek yarışmalara toplam <strong>571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi</strong> başvurdu. Değerlendirme aşamalarının ardından <strong>677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı</strong> finalist olmaya hak kazandı. Finaller, Türkiye'nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya'dan yarışmacıları Diyarbakır'da buluşturacak. Böylece <strong>13 farklı ülkeden</strong> finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girmek için mücadele edecek.</p><p><b>Dicle Üniversitesinde Teknoloji Heyecanı</b></p><p>Diyarbakır'daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk adresi Dicle Üniversitesi olacak. <strong>16-18 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında üniversitede üç yarışmanın finalleri düzenlenecek.</p><p><strong>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesi</strong>, <b>SANKO</b> yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam <strong>189 bin 701 takımın</strong> başvurduğu yarışmada 101 takım finalist olarak mücadele edecek. Gençler; astronomi ve uzay teknolojilerinden doğa bilimleri ve çevresel farkındalığa, sağlık ve iyi yaşam teknolojilerinden eğitim teknolojilerine kadar farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sergileyecek.</p><p><strong>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi</strong> ise <b>AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA</b> yürütücülüğünde düzenlenecek. <strong>250 bin 637 takımın</strong> başvurduğu yarışmada Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan'dan toplam 78 finalist takım yer alacak.</p><p>Dicle Üniversitesindeki bir diğer önemli mücadele <strong>Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması</strong> olacak. <b>T.C.</b> <b>Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB</b> yürütücülüğünde gerçekleştirilecek yarışmada <strong>4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım</strong> finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanlarında yapay zeka temelli yenilikçi çözümler yarışacak.</p><p><strong>Mezopotamya Fuar Alanı 8 Yarışmaya Ev Sahipliği Yapacak</strong></p><p>Diyarbakır'daki TEKNOFEST yarışmalarının bir diğer adresi de <strong>18-20 Eylül </strong>tarihlerinde <b>Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak</b>. Burada teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarından toplam sekiz yarışmanın finalleri gerçekleştirilecek.</p><p><b>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı </b>yürütücülüğündeki <strong>Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması</strong>, <b>TEI </b>yürütücülüğündeki <strong>Jet Motor Tasarım Yarışması</strong>, <b>TÜBİTAK </b>yürütücülüğündeki <strong>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi</strong> ile <strong>Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması</strong> Diyarbakır'da finalistlerini buluşturacak.</p><p>Ayrıca <b>ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ</b> yürütücülüğündeki <strong>Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması</strong>, <b>TÜBİTAK ve YONGATEK</b> yürütücülüğündeki <strong>Çip Tasarım Yarışması</strong>, <b>ASELSAN </b>yürütücülüğündeki <strong>Elektronik Harp Yarışması</strong> ile <b>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı </b>yürütücülüğündeki <strong>TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması</strong> da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek.</p><p>Özellikle <strong>Elektronik Harp Yarışması</strong>, 500 bin TL'lik birincilik, 400 bin TL'lik ikincilik ve 300 bin TL'lik üçüncülük ödülüyle dikkat çekiyor. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi prestij ödülleri de verilecek.</p><p>TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışmasında ise kaynakçılıktan marangozluğa, elektrik tesisatından PCB montajına, mekatronikten orta gerilim teknolojilerine ve akıllı fabrika sistemleri programlamaya kadar geniş bir yelpazede gençlerin mesleki becerileri yarışacak. Yarışmanın üniversite seviyesinde birinci olan takım <strong>500 bin TL</strong> ödülün sahibi olacak.</p><p><b>571 Binden Fazla Takımın Başvurduğu Yarışmaların Finali Diyarbakır'da</b></p><p>Diyarbakır'da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokuldan üniversite ve üzeri seviyeye kadar farklı yaş ve eğitim gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler Diyarbakır'da sergilenecek.</p><p>TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmaları genelinde ise <strong>62 ana kategori ve 145 alt kategoride</strong> Türkiye'nin 81 ilinden ve 97 farklı ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara <strong>730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı</strong> başvurdu. Yarışmacılara <strong>100 milyon TL'nin üzerinde maddi destek</strong> sağlanırken, <strong>75 milyon TL'nin üzerinde ödül</strong> veriliyor.</p><p><strong>TEKNOFEST Güneydoğu</strong>, <strong>30 Eylül-4 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında gerçekleştirilecek.</p><p>Diyarbakır'da 16 Eylül'de başlayacak teknoloji yarışmaları ise TEKNOFEST Güneydoğu yolunda bölgenin gençlerini bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon ekseninde bir araya getirerek büyük festival heyecanının önemli duraklarından biri olacak.</p><p><strong>TEKNOFEST 2026 DİYARBAKIR YARIŞMA TAKVİMİ</strong></p><p><strong>16-18 Eylül 2026 - Dicle Üniversitesi</strong></p><p>· İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması &#8211; Ortaokul Seviyesi</p><p>· İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması &#8211; Lise Seviyesi</p><p>· Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması</p><p><strong>18-20 Eylül 2026 - Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi</strong></p><p>· Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması</p><p>· Jet Motor Tasarım Yarışması</p><p>· İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması &#8211; İlkokul Seviyesi</p><p>· Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması</p><p>· Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması</p><p>· Çip Tasarım Yarışması</p><p>· Elektronik Harp Yarışması</p><p>· TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması</p><p><b><a target="_blank" href="#0">www.teknofest.org</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/teknofest-2026-heyecani-d-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291671</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/organize-suc-orgutlerine-yonelik-5-ildeki-operasyonlarda-53-supheli-yakalandi-291671</link>
      <pubDate>2026-09-16T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Organize suç örgütlerine yönelik 5 ildeki operasyonlarda 53 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Jandarma ekiplerince 5 ilde organize suçlara yönelik operasyonlarda, hesaplarında 9 milyar 170 milyon liralık hareketlilik tespit edilen 53 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Organize suç örgütlerine yönelik 5 ildeki operasyonlarda 53 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, Batman, Hatay, Kars, Kocaeli ve Tokat jandarma komutanlıklarınca çalışma yürütüldü.</p><p>Bu kapsamda, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "tefecilik", "nitelikli yağma", "özel belgede sahtecilik" ve "kasten öldürme" suçları kapsamında operasyonlar düzenlendi.</p><p>Operasyonlarda 53 şüpheli yakalanırken, şüphelilerin hesaplarında 9 milyar 170 milyon liralık para hareketliliği tespit edildi. Şüphelilere ait 273 milyon lira değerindeki mal varlığına da el konuldu.</p><p>Şüphelilerin, vatandaşları yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldıkları, teminat olarak boş veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattıkları, ödeme yapamayan vatandaşlara ait mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları belirlendi.</p><p>Açıklamada, operasyonların gerçekleştirilmesine katkı sunanlar tebrik edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/organize-suc-orgutlerine--973_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291661</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-tekin-turkiyedeki-tum-butcelerde-egitim-ogretime-ilk-sirada-yer-verilmesinin-netices-291661</link>
      <pubDate>2026-09-16T14:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Türkiye'deki tüm bütçelerde eğitim-öğretime ilk sırada yer verilmesinin neticesini OECD'de gördük]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2003 yılından itibaren Türkiye'deki bütün bütçelerde eğitim-öğretime birinci sırada yer verildi. Bunun neticesini dünya ortalamalarının üzerine, OECD ortalamalarının üzerine çekerek gördük." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Tekin: Türkiye'deki tüm bütçelerde eğitim-öğretime ilk sırada yer verilmesinin neticesini OECD'de gördük]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Valiliğini ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra burada gerçekleştirilen İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'na katıldı.</p><p>Toplantının ardından konuşma yapan Tekin, tüm eğitim camiasına, öğretmenlere, idarecilere, çalışanlara, öğrencilere ve velilere hayırlı, başarılı ve verimli bir eğitim-öğretim yılı temenni etti.</p><p>Tekin, bu eğitim-öğretim yılının başlangıcında, yaklaşık çeyrek asırdır ilmek ilmek ördükleri Türkiye'nin eğitim altyapısının güçlendirilmesi çabalarının uluslararası arenada da karşılık bulduğunu gördüklerini ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 2002 yılından itibaren eğitimde teknolojik ve fiziki altyapıları geliştirecek adımlar attıklarını dile getiren Tekin, şöyle konuştu:</p><p>"2003 yılından itibaren Türkiye'deki bütün bütçeler arasında eğitim-öğretime birinci sırada yer verildi. Bunun neticesini derslik başına düşen öğrenci sayılarını, öğretmen başına düşen öğrenci sayılarını dünya ortalamalarının üzerine, OECD ortalamalarının üzerine çekerek gördük. Bunlar fiziki göstergelerdi. Bunları açıkladığımızda, bunlardan bahsettiğimizde muhalefetin 'Tamam bunları yapıyorsunuz ama sonuç? PISA'da yine başarılı olamadık. PISA skorlarımız şöyle' gibi eleştirilerle karşı karşıya kalıyorduk. 2015 yılından itibaren Türkiye, PISA göstergelerinde, matematik, fen bilimleri ve okuma-yazma, bu üç alanda yapılan sınavlarda veya değerlendirmelerde PISA Yönetim Kurulu Başkanının ifadesiyle 2015'ten itibaren Türkiye istikrarlı bir yükseliş gösterdi."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42483728.jpg"/><p><b>FARKLI ÜLKELERİN BAKANLARINDAN İŞBİRLİĞİ TEKLİFİ</b></p><p>Tekin, 2025 yılını kapsayan ve geçen hafta sonuçları açıklanan PISA uygulamasında Türkiye'nin her alanda ortalamasını yükselten tek OECD ülkesi olduğunu belirterek, farklı ülkelerin eğitim bakanlarının bulunduğu ortamda uluslararası bağımsız bir derecelendirme mekanizmasının Türkiye ve Türkiye'deki eğitim sistemine ilişkin övgü dolu cümlelerinden dolayı gurur ve mutluluk duyduğunu dile getirdi.</p><p>Toplantı çıkışında birçok ülkenin bakanının Türkiye'nin bu konudaki tecrübelerini paylaşmak üzere kendilerine işbirliği teklif ettiğini anlatan Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi, muhalefetin bütün engelleme çabalarına rağmen dik duruşu, öğretmen arkadaşlarımızın ve idarecilerimizin sürece sahip çıkışları neticesinde böyle bir sonuca eriştik. Bu sonucu, bu güzellikleri yaşatan herkese teşekkür ediyorum, Allah hepsinden razı olsun." diye konuştu.</p><p>Tekin, Yalova'daki eğitim yatırımlarına da değinerek, şunları kaydetti:</p><p>"2002-2003 eğitim-öğretim yılında Yalova'da toplam 1599 öğretmenimiz varmış, bugün 3 bin 929 öğretmenle eğitim-öğretim hizmeti sunuyoruz ki bu uluslararası göstergelere de yansıyor. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda 16, ortaokullarda 14, ortaöğretim kurumlarında 11. Bu gerçekten çok güzel bir istatistik. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında 1171 olan derslik sayısı şu an 2 bin 682'ye yükseldi. 104 dersliğin de yapımı devam ediyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42483727.jpg"/><p>Bu yıl eğitim-öğretim temasının, demokrasi, insan hakları, milli birlik gibi konuların anlatılması hedeflenerek, "Mayamız Birlik, İlk Dersimiz Kardeşlik" olarak belirlendiğini aktaran Tekin, şöyle devam etti:</p><p>"Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de emaneti olan dünya barışına katkı sağlamak anlamındaki misyonumuza, çocukların dünya barışına sahip çıkma bilinciyle yetişme arzusuna da uygun biçimde okullarımızda Filistin ve Gazze'deki çocuklarımız için bugüne kadar yürüttüğümüz etkinliklere ilave olarak 'Uçurtmaları Vurmasınlar, Gökyüzü Çocukların Olsun' mottosuyla okullarımızda yine Gazze'deki çocuklara ve onların bağımsızlıklarını destekleyecek etkinlikleri yapacağız."</p><p>Bakan Tekin, Yalova Esenköy'deki Hizmet İçi Eğitim Merkezi'nde Türkiye'nin her tarafından belirli periyotlarla öğrencilerin gelip etkinlik yapacağı bir bilim merkezi kuracaklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Onu da 2027 yatırım programımıza aldık. Gerçekten çok güzel bir proje oldu. Projeyi TÜBİTAK ile beraber yürütüyoruz. Özellikle yapay zekanın, teknolojinin gençlerimiz ve çocuklarımız arasında çok ilgi uyandırdığı bir dönemde, bu tür yetkinlikleri alanında uzman kişilerle birlikte geliştirebilecekleri gerçekten herkesin imrenerek bakacağı, 'Ben de oraya gitmek istiyorum' diyeceği çok güzel bir proje oldu. O da Yalova halkına ve ülke çocuklarımıza hayırlı olsun."</p><p>Tekin'e, Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü ve kurum müdürleri eşlik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42483729.jpg"/><p><b>İZNİK GÖLÜ'NDE VEFAT EDEN ÖĞRETMENİN OKULUNU ZİYARET</b></p><p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, valilikteki programı öncesinde Abdülhamid Han Ortaokulu'nu ziyaret etti.</p><p>Bahçede beden eğitimi dersinde olan öğrencilerle sohbet eden Tekin, daha sonra sınıfları gezerek, sorularını yanıtladığı öğrencilere yeni eğitim-öğretim yılı için tavsiyelerde bulundu.</p><p>Öğretmenler odasında eğitimcilerle bir araya gelen Tekin, İznik Gölü'nde cansız bedeni bulunan okulun matematik öğretmeni İlhan Algınkaplan'ın vefatından derin bir üzüntü duyduğunu dile getirdi.</p><p>Öğretmenlerle yeni eğitim öğretim yılını değerlendiren Tekin, 90'dan fazla ülkenin katıldığı PISA araştırmasında Türkiye'nin elde ettiği başarıya ilişkin çok güzel cümleler duyduklarını söyledi.</p><p>Tekin, alınan sonucun mutluluk verici olduğunu vurgulayarak, "Bu cümleleri sizler hak ediyorsunuz. Bu başarı sizlerin, bizlerin, hepimizin başarısı. Allah razı olsun, teşekkür ediyorum." dedi.</p><p>Öğretmenler de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli için Bakan Tekin'e teşekkür ederek, uygulanan bu başarılı program sayesinde sorgulayan, kendini ifade edebilen, çözüm üretebilen öğrencilerin yetişeceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/bakan-tekin-turkiyedeki-t-895_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291656</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglunun-cezaevindeki-supheli-olumu-kurtlar-vadisi-pusu-dizisi-hakkinda-inceleme-291656</link>
      <pubDate>2026-09-16T13:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümü... Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında inceleme başlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında örgütsel propaganda iddiaları üzerine inceleme başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümü... Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında inceleme başlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.</p><p>Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında örgütsel propaganda iddiaları üzerine inceleme başlatıldı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglunun-supheli-olumu-kurtlar-vadisi-dizisinin-senaristi-raci-sasmaz-o-sahneyi--291591" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/kasif-kozinoglunun-suphel-586_2-41.jpg"/></div><h3>Dizinin senaristi Şaşmaz o sahneyi böyle savundu! "Hikâyesi bittiği için öldürüldü"</h3></a><p><b>ESKİ MİT GÖREVLİSİ KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜMÜ SORUŞTURMASI</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.</p><p>Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:</p><p>"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."</p><p>Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</p><p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti. Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.</p><p>Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.</p><p>Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.</p><p>Bu arada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.</p><p>Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere çağrılmıştı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglu-sorusturmasi-kurtlar-vadisi-pusu-dizisine-uzandi-senaristler-cinayet-senar-291478" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/15/eski-mit-gorevlisi-kasif--937_2-41.jpg"/></div><h3>Kozinoğlu soruşturması Kurtlar Vadisi Pusu dizisine uzandı! Cinayet senaryosunu anlattılar</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/kasif-kozinoglunun-cezaev-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/2027-formula-1-dunya-sampiyonasinda-turkiye-grand-prixsinin-tarihi-belli-oldu-291652</link>
      <pubDate>2026-09-16T13:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2027 Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda Türkiye Grand Prix'sinin tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda 2027 sezonunun takvimi açıklanırken organizasyonun Türkiye ayağı, 1-3 Ekim 2027'de İstanbul'da koşulacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2027 Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda Türkiye Grand Prix'sinin tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonunun (TOSFED) açıklamasına göre Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda 2027 sezonunun takvimi ilan edildi.</p><p>Altı yıl aranın ardından Formula 1 takvimine eklenen Türkiye Grand Prix'si, TOSFED İstanbul Park Pisti'nde 1-3 Ekim 2027'de koşulacak.</p><p>Formula 1 Türkiye Grand Prix'si, 1 Ekim 2027 Cuma günü antrenman turlarıyla başlayacak, 2 Ekim Cumartesi günü ise sıralama turlarıyla devam edecek.</p><p>Ana yarışın heyecanı ise 3 Ekim Pazar günü yaşanacak.</p><p>Açıklamada, Türkiye Grand Prix'sinin bilet satışı ve resmi duyuruları için organizasyonun internet sitesinden ön kayıt yaptırılabileceği de aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/2027-formula-1-dunya-samp-376_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu-turk-devletlerinin-ortak-kalkinma-bankasi-kurmasi-g-291651</link>
      <pubDate>2026-09-16T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Türk devletlerinin ortak kalkınma bankası kurması gerektiğini söyledi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin dijital ticaret alanını hayata geçirmesi ve ortak kalkınma bankası kurması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Türk devletlerinin ortak kalkınma bankası kurması gerektiğini söyledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen, TDT üyesi ülkelerin lider ulusal analitik merkezlerini bir araya getiren "Türk Dünyası Analitik Merkezleri II. Uluslararası Konferansı"nda konuştu.</p><p>Konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ve iyi dileklerini ileterek başlayan Zorlu, dünyanın küresel krizler ve kaoslarla karşı karşıya olduğunu, jeopolitik risklerin arttığını ve ekonomilerde korumacılık eğiliminin yükseldiğini ifade etti.</p><p>Bu dönemde ülkeler açısından tarımda millileşmenin sağlanması, gıda güvenliğinin önceliklendirilmesi, güvenli lojistik hatlarının oluşturulması, yapay zekada milli doktrinlerle iş birliğinin artırılması ve savunma sanayisinde öz kaynakların harekete geçirilmesinin stratejik bir güvenlik meselesi haline geldiğini belirten Zorlu, bu sorumlulukların bölgesel iş birliklerini zorunlu kıldığını kaydetti.</p><p>Zorlu, Türk dünyasının tarihin, kültürün ve özellikle dil ortaklığının bir araya getirdiği geniş bir coğrafyanın parçası olduğunu belirterek yeni çağda güçlü bir bölgesel işbirliğine ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Ülkelerin gücünün yalnızca doğal kaynakları veya milli gelirleriyle ölçülemeyeceğini ifade eden Zorlu, "Asıl güç, kaynakları birbirine bağlayabilmek, pazarları bütünleştirebilmek, sermayeyi harekete geçirebilmek, teknolojiyi birlikte değerlendirebilmek ve en önemlisi ortak bir geleceğe doğru ilerleyebilmektir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482734.jpg"/><p>Türk Devletleri Teşkilatının yaklaşık 200 milyon nüfusu, Avrupa ile Asya'nın merkezindeki konumu, enerji kaynakları, insan kaynağı ve üretim kapasitesiyle yeni bir küresel mimarinin sözcüsü ve öncüsü olabilme potansiyeli taşıdığını belirten Zorlu, teşkilatın gözlemci üyeleriyle birlikte yılın ilk çeyreği itibarıyla 674 milyar dolara ulaşan ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu söyledi.</p><p>Türk dünyasının yalnızca büyüyen bir ekonomik coğrafya olmadığını dile getiren Zorlu, bölgenin küresel üretim, ticaret, enerji ve lojistik dengelerinde ağırlığı giderek artan stratejik çekim merkezlerinden biri haline geldiğini kaydetti.</p><p>Zorlu, bu yıl ikincisi düzenlenen konferansın ana temasının önemine işaret ederek, 21. yüzyılda kararların sağlam veri ve analizden geçtiğini, konferansta yapılacak değerlendirmelerin gelecek döneme ilişkin önemli bilgiler sağlayacağını söyledi.</p><p>Türk Dünyası Vizyonu'nun ekonomik sütunlarının güçlendirilmesi ve ticaret hacmi ile potansiyelin en uygun seviyelere taşınması için ortak akla ihtiyaç bulunduğunu belirten Zorlu, şöyle konuştu:</p><p>"Türk dünyası ülkelerinin kendi aralarındaki ticaretinin toplam ticaretleri içindeki payı bugün hala yaklaşık yüzde 7'nin biraz üzerindedir. Birkaç yıl önce yüzde 3 civarında olan bu oranın yükselmesi elbette kıymetlidir. Ancak mevcut ekonomik kapasitemizi düşündüğümüzde kısa bir sürede bunu yüzde 10'un üzerine çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz ve aslında avantajımız da burada bulunmaktadır. Artık sadece kendi aramızda mal satmak üzerine hedefler koymak yerine, şu an birlikte üretmek, birlikte finanse etmek, birlikte taşımak, birlikte teknoloji geliştirmek ve açıkçası dünyaya birlikte açılmak zamanıdır."</p><p><b>"ORTA KORİDOR EKONOMİK KALKINMA KUŞAĞINA DÖNÜŞEBİLİR"</b></p><p>Küresel ticarette giderek daha stratejik hale gelen Orta Koridor'un önemine dikkati çeken Zorlu, bu güzergahın yeni pazarlara ulaşılması ve küresel risklerin azaltılması bakımından önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Hazar geçişli güzergahın Doğu ile Batı arasında güvenli ve hızlı bir taşımacılık hattı sunmanın yanı sıra Türk dünyasının küresel ekonomiye daha güçlü bağlanmasını sağlayacağını belirten Zorlu, lojistik altyapının uyumlu hale getirilmesi, gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi ve tek pencere sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><p>Zorlu, Orta Koridor'un yalnızca Çin'den Avrupa'ya uzanan alternatif bir taşımacılık hattı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek "Çünkü Orta Koridor yalnızca bir demiryolu hattı değildir, yalnızca bir lojistik güzergahı da değildir. Orta Koridor doğru politikalarla bir ekonomik kalkınma kuşağına dönüşebilir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482736.jpg"/><p><b>TÜRK DÜNYASI DİJİTAL TİCARET ALANI HEDEFİ</b></p><p>Ekonomik iş birliği konuşulurken geleceğin dünyasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Zorlu, dijital entegrasyon, yapay zeka, veri odaklı yönetişim, blokzincir ve finansal teknolojilerin yeni bir sanayi devrimi oluşturduğunu söyledi.</p><p>Zorlu, "Ve bu nedenle hedefimiz Türk dünyası dijital ticaret alanını hayata geçirmek olmalıdır. Dijital sahada ticareti de konuşlandırmak bizler için bir zorunluluk." ifadelerini kullandı.</p><p>Bu kapsamda geçen günlerde Astana'da bir toplantı yapıldığını belirten Zorlu, Ticaret Odaları Birliğinin çalışmalarının devam edeceğini kaydetti.</p><p><b>"ORTAK KALKINMA BANKASI OLUŞTURULMALIDIR"</b></p><p>Türk Yatırım Fonunun çalışmalarına devam ettiğini belirten Zorlu, fonun görece hatırı sayılır bir bütçeyi bünyesinde topladığını söyledi.</p><p>Zorlu, "Türk Yatırım Fonu çok önemli ama bizim dünyada bu sektörde finansal anlamda söz sahibi olabilmemizi sağlayacak ortak kalkınma bankası oluşturmamız lazım. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisimizle birlikte bir çalışma da hazırladık. Bunu şu anda diğer Türk devletlerimizin de dillerine çevirdik ve teşkilatımızın genel sekreterliğine bunu sunacağız ve oradan da diğer devletlere tekliflerimizi göndereceğiz. Çünkü biz elimizdeki bütçeleri kullanmanın yanı sıra dünyada yeni bir kredibiliteyi, bu kapasiteyi hedefleyip özellikle Orta Koridor'un inşasında iş adamlarımıza yeni bir takım kredileri, destekleri de sağlayabilmemiz lazım." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482738.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE'NİN BAŞARISI TÜM TÜRK DÜNYASININ BAŞARISIDIR"</b></p><p>Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la imzaladığı Mekke Ortak Savunma Antlaşması'nın da Orta ve Güney Koridoru'nun güvence altına alınmasına katkı sağlayabilecek ciddi bir uluslararası duruş ve aşama ortaya koyduğunu belirten Zorlu, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın dünya tarafından kabul edildiğini söyledi.</p><p>Zorlu, Türk dünyasının bu alandaki gelişmelerden de fayda sağlayacağını belirterek "Bizim bu noktada elde ettiğimiz başarı aslında tüm Türk dünyasının başarısıdır. Biz bu konuda adım attıkça, yeniliklere imza attıkça emin olun hepimiz için yeni bir bu alanda güç yükselişi başlamış ve devam edecek demektir." diye konuştu.</p><p><b>"TDT DEVLET BAŞKANLARI ZİRVESİ'NE ÇOK SIKI HAZIRLANIYORUZ"</b></p><p>Etkinlik sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Zorlu, Türkiye'nin 29-30 Ekim'de TDT 13. Devlet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını hatırlattı.</p><p>Zorlu, "Diğer üye ülkelerle birlikte bu zirveye çok sıkı hazırlanıyoruz." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/ak-parti-genel-baskan-yar-579_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291650</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gumushane-kurtunde-icradan-satilik-tarla-291650-291650</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gümüşhane Kürtün ilçesinde 3.523 metrekare tarla icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.105.697 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/8 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 10/11/2026 - 10:21</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 17/11/2026 - 10:21</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 10/12/2026 - 10:21</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 17/12/2026 - 10:21</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2221202/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-gumushane-kurtun-ilcesinde-3-523-m2-tarla-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/gumushane-kurtunde-icrada-931_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/afyonkarahisar-iscehisarda-icradan-satilik-tarla-291647-291647</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar İscehisar'da 10.494 metrekare tarla icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 2.623.505 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/2 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2220572/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-afyonkarahisar-iscehisarda-10-494-m2-tarla-mahkemeden-satiliktir-coklu-satis-">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/afyonkarahisar-iscehisard-421_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/samsun-atakumda-icradan-satilik-tripleks-mesken-291644-291644</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun Atakum'da 273 metrekare tripleks mesken taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 10.793.445 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/19690 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 13/11/2026 - 14:00</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 20/11/2026 - 14:00</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 08/12/2026 - 14:00</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 15/12/2026 - 14:00</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2221497/emlak-konut-samsun-atakumda-273-m2-tripleks-mesken-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/samsun-atakumda-icradan-s-498_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/magnezyum-ve-tansiyon-ilaclari-birlikte-alinirsa-ne-olur-291643</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Magnezyum ve tansiyon ilaçları birlikte alınırsa ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Magnezyum takviyesi ve tansiyon ilaçlarının birlikte kullanımı, özellikle kronik böbrek hastalığı olanlar ve birden fazla ilaç kullananlar için risk oluşturabiliyor. Uzmanlar, magnezyumun tansiyonnu düşürücü etkisinin ilaçlarla birleşerek istenmeyen sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Magnezyum ve tansiyon ilaçları birlikte alınırsa ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Magnezyum takviyesi ile tansiyon ilaçlarının birlikte kullanımı, özellikle hipertansiyon tedavisi gören hastalar arasında merak konusu oldu. Uzmanlar, magnezyumun vücuttaki kan damarlarını gevşetici etkisiyle tansiyonu düşürmeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Ancak, bu mineralin antihipertansif ilaçlarla eş zamanlı kullanımı, bazı bireylerde beklenmedik sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle böbrek hastalığı olanlar, birden fazla tansiyon ilacı kullananlar ve yaşlı bireyler için bu kombinasyonun dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. Magnezyumun tansiyona etkisi, bilimsel araştırmalarda da sayısal verilerle ortaya konmuş durumda. Bu nedenle, magnezyum takviyesiyle ilgili kararlar mutlaka bir sağlık profesyonelinin gözetiminde alınmalı.</p><h3>Uzmanlar: 'Magnezyum tansiyonu anlamlı düzeyde düşürebilir'</h3><p>Magnezyum, tansiyonu düzenleyen önemli minerallerden biri olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, magnezyum takviyesi alan bireylerde büyük tansiyonda ortalama 2.8 mm Hg, küçük  tansiyonda ise yaklaşık 2.0 mm Hg'lik bir azalma tespit edildiğini gösteriyor. Özellikle yüksek tansiyonu olan ve antihipertansif ilaç kullanan kişilerde bu düşüş daha belirgin hale geliyor. Ancak uzmanlar, magnezyumun tek başına bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Tansiyon kontrolünde yaşam tarzı değişikliklerinin ve ilaç tedavisinin bir arada değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Magnezyumun, doktor önerisiyle ve kontrollü dozlarda kullanılması, olası yan etkilerin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca, magnezyumun ilaçlarla birlikte kullanımında doz aşımı veya etkileşim riskine karşı da dikkatli olunması gerekiyor.</p><h3>Birlikte kullanımda aşırı düşük tansiyon riski artıyor</h3><p>Hem magnezyum hem de antihipertansif ilaçlar tansiyonu düşürdüğü için, bu iki unsurun birleşimi bazı kişilerde hipotansiyon riskini artırabiliyor. Özellikle birden fazla tansiyon ilacı kullananlar, tansiyon zaten düşük olanlar, yaşlılar veya sıvı kaybı yaşayanlar için bu risk daha yüksek. Magnezyum takviyesinin yüksek dozlarda alınması da bu olasılığı güçlendiriyor. Aşırı düşük tansiyonun baş dönmesi, sersemlik, bulanık görme, halsizlik ve bayılma gibi belirtileri bulunuyor. Bu tür semptomlar ortaya çıktığında, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. Tek seferlik düşük tansiyon ölçümleri genellikle tehlikeli olmasa da, tekrarlayan veya şiddetli semptomlarda tıbbi değerlendirme şart. Uzmanlar, magnezyum takviyesine başlanacaksa ilk haftalarda tansiyonun sıkı şekilde takip edilmesini tavsiye ediyor.</p><h3>Böbrek hastalarında magnezyum birikimi tehlikesi</h3><p>Böbrek sağlığı, magnezyum takviyesinin güvenli kullanımı açısından kritik rol oynuyor. Sağlıklı böbrekler fazla magnezyumu idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırabiliyor. Ancak kronik böbrek hastalığı olan bireylerde magnezyumun birikmesi mümkün oluyor ve bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Magnezyumun vücutta birikmesi halinde bulantı, kas zayıflığı, düşük tansiyon, yavaş kalp atışı ve ileri vakalarda kalp ritim bozuklukları gibi komplikasyonlar görülebiliyor. Kronik böbrek hastalığı olanların çoğunda aynı zamanda hipertansiyon da bulunduğu için, magnezyum takviyesi almadan önce mutlaka doktora danışılması gerekiyor. Böbrek fonksiyonları yetersiz olan bireylerde magnezyum takviyesinin kontrolsüz kullanımı hayati risk oluşturabiliyor.</p><h3>Magnezyumun en güvenli kaynağı: Doğal gıdalar</h3><p>Uzmanlar, kalp ve damar sağlığını korumak isteyen bireylere magnezyum ihtiyacını öncelikle beslenme yoluyla karşılamalarını öneriyor. Kabak çekirdeği, badem, kaju, ıspanak, siyah fasulye, edamame, tam tahıllar ve avokado gibi gıdalar magnezyum açısından zengin içerikleriyle öne çıkıyor. Gıdalardan alınan magnezyum, böbrekler tarafından doğal olarak düzenlendiği için sağlıklı bireylerde birikme veya toksik etki riski taşımıyor. Takviye ürünlerinde ise yüksek dozlarda kullanım, özellikle böbrek yetmezliği olanlarda ciddi yan etkilere sebep olabiliyor. Bu nedenle, magnezyumun doğal kaynaklardan alınması hem güvenli hem de uzun vadede sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, gereksiz yere yüksek doz magnezyum takviyesine başvurulmamasını tavsiye ediyor.</p><h3>Magnezyum takviyesinde güvenli kullanım için öneriler</h3><p>Magnezyum takviyesine başlamadan önce bir sağlık profesyoneline danışmak, olası risklerin önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor. Kullandığınız tüm ilaç ve takviyelerin listesini doktorunuza sunmak, olası etkileşimlerin önceden tespit edilmesini sağlıyor. Magnezyum almaya başlandıktan sonraki ilk haftalarda tansiyonun düzenli olarak ölçülmesi, beklenmeyen değişikliklerin erken fark edilmesini kolaylaştırıyor. Ayrıca, önerilen dozların dışına çıkmamak ve yalnızca güvenilir, bağımsız kuruluşlar tarafından test edilmiş ürünleri tercih etmek gerekiyor. Özellikle antibiyotikler veya osteoporoz ilaçları gibi başka ilaçlarla birlikte magnezyum kullanılıyorsa, ilaçların emilimini olumsuz etkilememesi için saat aralıklarına dikkat edilmesi öneriliyor. Sağlık uzmanları, magnezyum takviyesi konusunda bireysel farklılıkların dikkate alınmasını ve her hastanın kendi özel durumu doğrultusunda hareket etmesini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/magnezyum-ve-tansiyon-ila-278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291642</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ispanyadan-italyaya-uzanan-tek-karinca-kolonisi-bilim-insanlarini-sasirtti-291642</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İspanya'dan İtalya'ya uzanan tek karınca kolonisi bilim insanlarını şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Akdeniz kıyılarında Arjantin karıncası, bir milyar birey ve bir milyon yuvadan oluşan dev bir süperkoloniyle bilim dünyasını şaşırtıyor. Avrupa'nın İspanya'dan İtalya'ya uzanan bu benzersiz işbirliği ağı, ekosistemlerde köklü değişimlere yol açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İspanya'dan İtalya'ya uzanan tek karınca kolonisi bilim insanlarını şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'nın Akdeniz kıyılarında, biyoloji dünyasını hayrete düşüren bir doğa olayı yaşanıyor. Arjantin karıncası (Linepithema humile), İspanya'nın Atlantik kıyısından başlayıp İtalya'nın göllerine kadar uzanan yaklaşık 6.000 kilometrelik bir hat boyunca, birbirine bağlı devasa bir süperkoloni kurdu. İsviçreli araştırmacıların yürüttüğü saha çalışmaları, bu karıncaların farklı ülkelerdeki işçilerinin bir araya geldiğinde herhangi bir saldırganlık göstermediğini ortaya koydu. Böylece, Portekiz'den İtalya'ya, İspanya ve Fransa üzerinden yayılan bu dev karınca topluluğu, hayvanlar alemindeki en büyük işbirlikçi ağlardan birini oluşturdu. Bilim insanları, bu süperkoloninin yaklaşık bir milyar birey ve bir milyon yuvadan meydana geldiğini tahmin ediyor. Üstelik bu devasa ağda, her yuva birden fazla kraliçeye ev sahipliği yapıyor ve aralarında merkezi bir yönetim bulunmuyor.</p><h3>İsviçreli bilim insanları: Arjantin karıncasının kimyasal şifresi çözüldü</h3><p>Lausanne Üniversitesi'nden Laurent Keller liderliğindeki ekip, Arjantin karıncası süperkolonisinin sırrını çözmek için Avrupa'nın güneyinde 33 farklı noktadan işçi karıncalar topladı. Araştırmacılar, bu karıncalar üzerinde hem genetik hem de davranışsal testler uyguladı. Deneyler sırasında, farklı ülkelerden ve uzak mesafelerden gelen işçi karıncalar küçük tüplerde bir araya getirildiğinde, birbirlerine karşı hiçbir saldırganlık göstermedikleri gözlendi. Oysa karınca türlerinde genellikle her koloni, kendine özgü bir koku imzası taşır ve yabancılar hemen saldırıya uğrar. Arjantin karıncasında ise, kimyasal tanıma sisteminin çökmesiyle, süperkoloniye ait tüm bireyler birbirini dost olarak algılıyor. Bilim insanları, bu kimyasal şifrenin çözülmesinin, süperkoloninin bu kadar geniş bir alana yayılmasının anahtarı olduğunu vurguladı.</p><h3>Genetik daralma ve kimyasal çeşitlilikte çöküş, Arjantin karıncasının yayılımını hızlandırdı</h3><p>Araştırmalar, Arjantin karıncası süperkolonisinin kökeninde güçlü bir kurucu etki olduğunu gösteriyor. Avrupa'ya ilk getirilen küçük üreme grupları, genetik çeşitlilikte ciddi bir azalmaya yol açtı. Ancak klasik genetik yetersizlik, karıncaların birbirini tanıyamamasını tam olarak açıklamıyor. Bilim insanları, kimyasal tanıma sinyallerinin, gelen popülasyonlarda genetik temizlenme süreciyle birlikte hızla azaldığını belirtiyor. Sonuçta, kimyasal çeşitlilik genel genetik çeşitlilikten çok daha hızlı bir şekilde çöktü. Bu durum, Arjantin karıncası işçilerinin, süperkoloni sınırları içinde karşılaştıkları tüm bireyleri kendi yuvalarından biri gibi kabul etmesini sağladı. Ancak aynı coğrafyada, farklı süperkoloniler arasında karşılaşıldığında ise, yoğun bir saldırganlık ve düşmanlık gözleniyor. Özellikle 1906'da kurulan ana Avrupa süperkolonisi ile 1916'da ortaya çıkan Katalan süperkolonisi arasındaki sınırda, kimyasal tanıma farkları nedeniyle sürekli çatışma yaşanıyor.</p><h3>İstilacı Arjantin karıncası, Akdeniz ekosistemlerinde yerli türleri tehdit ediyor</h3><p>Arjantin karıncası, kökeni Güney Amerika'nın subtropikal bölgelerine dayanan istilacı bir tür olarak biliniyor. 20. yüzyılın başından itibaren, insan faaliyetleri sayesinde Avrupa'ya ve dünyanın birçok bölgesine yayıldı. Saksı bitkileri ve ticari malların taşınması, bu yayılımda önemli rol oynadı. Avrupa'da ilk kez 1906'da Fransa'da, ardından 1917'de Alpes-Maritimes'te, 1921'de Portekiz'de ve 1923'te İspanya'da kayda geçti. Arjantin karıncası süperkolonisinde, komşu yuvalar arasında toprak kavgası yaşanmadığı için, tüm enerji büyümeye ve diğer karınca türleriyle rekabete yöneliyor. Bu durum, yerli karınca türlerinin yavaş yavaş ortadan kaybolmasına, ekosistemlerin dengesinin bozulmasına ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açıyor. Özellikle Akdeniz bahçelerinde ve kıyı şeritlerinde, Arjantin karıncası işçilerinin oluşturduğu kesintisiz koloniler, yerel türlerin yaşam alanlarını hızla ele geçiriyor.</p><h3>Arjantin karıncası kolonileri Avrupa'nın kuzeyine doğru genişliyor</h3><p>Arjantin karıncası süperkolonisinin etkisi, yalnızca tarihi Akdeniz kıyılarıyla sınırlı kalmıyor. Katalan süperkolonisine genetik olarak bağlı yeni bir koloni, Fransa'nın Nantes kentinin merkezinde tespit edildi. 2016'dan 2018'e kadar üç yıl boyunca gözlemlenen bu koloni, şehir merkezinde üç hektardan fazla bir alanı kapladı. Bu gelişme, Arjantin karıncasının ısınan Avrupa kıtasında daha kuzey bölgelere yayılma potansiyeline işaret ediyor. Bilim insanları, bu tür izole odakların, Akdeniz kıyılarından uzaklaşarak yeni istilaların habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor. Arjantin karıncası, yalnızca karınca topluluklarını değil, aynı zamanda ekosistemdeki diğer canlıları da etkiliyor. Özellikle yaprak bitleriyle kurduğu simbiyotik ilişkiler, bal özü toplama ve yayılma stratejilerini güçlendiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/ispanyadan-italyaya-uzana-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291641</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yolcu-ucaklari-neden-11-bin-metrede-ucuyor-iste-sinirin-ardindaki-fizik-291641</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yolcu uçakları neden 11 bin metrede uçuyor? İşte sınırın ardındaki fizik]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yolcu uçakları, dünya genelinde genellikle 11 bin metre civarında seyrederken, bu yüksekliğin ötesine neden geçilmediği merak konusu. Havacılık uzmanları, uçak irtifasının sınırlarını belirleyen aerodinamik, fiziksel ve güvenlik faktörlerini detaylı biçimde açıklıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yolcu uçakları neden 11 bin metrede uçuyor? İşte sınırın ardındaki fizik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yolcu uçaklarının seyir irtifası, dünya genelinde çoğunlukla 11 bin metre civarında sabitleniyor. Pek çok yolcu, uçakların neden bu yükseklikte uçtuğunu ve daha yukarıya neden çıkmadığını merak ediyor. Airbus A320 gibi modern yolcu uçakları genellikle 11.900 metreye, Boeing 777 ise 10.700 metreye kadar yükselebiliyor. Boeing 747 ise 12.500 metreye kadar çıkabiliyor. Ancak uçakların bu seviyelerin ötesine çıkmaması, yalnızca teknik bir tercih değil; havacılığın temel fiziksel sınırlarından kaynaklanıyor. Havacılık uzmanları, bu sınırın arkasında aerodinamik, yakıt tasarrufu, güvenlik ve kabin basıncı gibi birçok faktörün birlikte rol oynadığını vurguluyor.</p><h3>Havacılık mühendislerinden 11 bin metre açıklaması: Yakıt tasarrufu ve aerodinamik sınırlar</h3><p>Bir uçağın yükseldikçe karşılaştığı en önemli avantajlardan biri, hava yoğunluğunun azalmasıyla birlikte aerodinamik sürüklenmenin düşmesi. 11.000 metre yükseklikte, atmosferin yoğunluğu deniz seviyesinin yaklaşık dörtte biri kadar oluyor. Bu seyrek hava, uçağın daha az dirençle karşılaşmasını sağlıyor. Sonuç olarak, uçak her kilometre için daha az yakıt tüketiyor. Örneğin, 5.000 metrede uçan bir Boeing 737, seyir irtifasında olduğundan yaklaşık yüzde 30 daha fazla jet yakıtı harcıyor. Havayolu şirketleri bu nedenle, hava ve uçuş koşulları elverdiği sürece, uçaklarını mümkün olan en yüksek irtifada uçurmaya çalışıyor. Ancak bu avantajın bir sınırı var. Uçağın irtifası arttıkça, kanatların taşıma kapasitesi azalıyor. Hava daha seyrekleştiği için, kanatlar uçağı taşımakta zorlanıyor ve belirli bir hızın altına düşüldüğünde uçak stall riskiyle karşı karşıya kalıyor. Aynı zamanda, yüksek irtifada hava sıcaklığı düşüyor ve sesin hızı da azalıyor. Bu da uçağın belirli bir hızda, ses hızına daha fazla yaklaşmasına neden oluyor. Pilotlar ve mühendisler, bu iki sınırın birbirine yaklaştığı noktaya 'cenaze köşesi' adını veriyor. Bu dar alanda, düşük hızda stall riski artarken, yüksek hızda ise Mach titreşimi tehlikesi ortaya çıkıyor. Uçak motorları da bu sınırdan etkileniyor; hava inceldikçe motorların üretebildiği itme azalıyor. Tüm bu nedenler, yolcu uçaklarının irtifa sınırını belirliyor ve 11 bin metre civarında sabitlenmesine yol açıyor.</p><h3>Kabin basıncı ve güvenlik: Uçakların irtifa sınırında hayati denge</h3><p>Yüksek irtifada uçmak, beraberinde önemli fizyolojik ve yapısal riskler getiriyor. 10.000 feetin (yaklaşık 3.000 metre) üzerinde, atmosfer basıncı ve oksijen seviyesi insan sağlığı için tehlikeli derecede düşüyor. Bu nedenle uçaklarda kabin basıncı sistemleri kullanılıyor. Ancak uçak daha yükseğe çıktıkça, kabin ile dış ortam arasındaki basınç farkı artıyor ve bu da gövdenin her uçuş döngüsünde daha fazla gerilime maruz kalmasına yol açıyor. Havacılık kuralları, kabin basıncının maksimum işletim irtifasında 8.000 feetin üzerine çıkmamasını zorunlu kılıyor. Ayrıca, ani basınç kaybı durumunda uçağın, yolcuların nefes alabileceği bir irtifaya hızla inebilmesi gerekiyor. Bu süre, uçulan irtifa arttıkça uzuyor ve güvenlik riski büyüyor. Hava durumu da uçakların seyir irtifasını etkileyen önemli bir faktör. Orta enlemlerdeki fırtına bulutlarının çoğu, bu seyir bandının altında kalıyor. Bu sayede uçaklar, şiddetli türbülanslardan ve olumsuz hava koşullarından korunabiliyor. Ayrıca, hava trafiği düzenlemeleri de uçakların irtifasını belirli seviyelerde tutuyor. Uçuş seviyeleri, üst üste yığılmış bir otoyol gibi dikey olarak ayrılıyor ve her uçağa belirli bir yükseklik atanıyor. Bu düzen, hava trafiğinin güvenli ve düzenli akışını sağlıyor.</p><h3>Uçuşta kademeli yükseliş ve istisnai örnekler: Concorde'un sınırları zorlayan irtifası</h3><p>Uzun mesafeli uçuşlarda, uçaklar genellikle kalkıştan hemen sonra en yüksek irtifalarına ulaşmıyor. Kalkışta uçaklar, tam yakıt yüküyle ağır oluyor ve en yüksek irtifaya çıkmak için yeterli kaldırma kuvvetine sahip olmuyor. Uçuş ilerledikçe yakıt tüketiliyor, uçak hafifliyor ve daha yüksek irtifalara tırmanabiliyor. Bu süreçte 'step climb' adı verilen kademeli yükselişler uygulanıyor. Örneğin, bir uçak önce 33.000 feet, ardından 35.000 ve sonrasında 37.000 feet irtifaya geçiyor. Bu yöntem, hem yakıt tasarrufu sağlıyor hem de uçuşun güvenliğini artırıyor. Seçilen irtifa, fırtınalardan kaçınmak, donma riskini azaltmak ve bazen de jet akıntılarından yararlanmak için belirleniyor. Daha yavaş olan turboprop uçaklar ise genellikle 5.200 ile 7.600 metre arasında, daha alçak irtifalarda uçuyor. Çünkü bu uçakların hızları ve tavan irtifaları jetlere göre daha düşük. Ancak havacılık tarihinde istisnai örnekler de bulunuyor. Efsanevi Concorde, 18.288 metre gibi olağanüstü bir irtifada uçarak, kabin irtifasını 1.828 metre seviyesinde tutabiliyordu. Bu, yapısal açıdan büyük zorluklar getiriyordu ve günümüz yolcu uçaklarının 9.000 ile 12.500 metre arasındaki seyir irtifasının, tüm uçaklar için evrensel bir kural olmadığını gösteriyor. Süpersonik uçaklar için farklı dinamikler geçerli olurken, günümüz ticari yolcu uçakları için 11 bin metre civarı, güvenlik, verimlilik ve operasyonel gerekliliklerin ortak sonucu olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/yolcu-ucaklari-neden-11-b-738_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291640</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evin-bakimini-kolaylastiran-9-aliskanlik-hangi-sorunlari-hemen-cozmelisiniz-291640</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evin bakımını kolaylaştıran 9 alışkanlık! Hangi sorunları hemen çözmelisiniz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ev sahipleri için düzenli bakım alışkanlıkları, yalnızca konfor ve güvenlik değil, aynı zamanda evin değerinin korunması açısından da kritik öneme sahip. Özellikle küçük problemler zamanında giderilmezse, ileride çok daha büyük ve maliyetli sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Uzmanlar, ev bakımı konusunda ihmalin ciddi zararlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evin bakımını kolaylaştıran 9 alışkanlık! Hangi sorunları hemen çözmelisiniz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ev sahiplerinin sıklıkla göz ardı ettiği küçük bakım eksiklikleri, zaman içinde ciddi ve maliyetli sorunlara dönüşebiliyor. Uzmanlar, evde düzenli bakım alışkanlıklarının hem yaşam kalitesini artırdığını hem de uzun vadede büyük masrafların önüne geçtiğini vurguluyor. Özellikle su sızıntıları, elektrik arızaları ve yapısal hasarlar, ihmal edildiğinde evin değerini kayda değer biçimde düşürebiliyor. ABD'de yapılan son araştırmalar, ev sahiplerinin bakım ve onarım projelerine daha fazla bütçe ayırdığını gösterirken, yenileme projelerinin ise ikinci planda kaldığı dikkat çekiyor. Uzmanlar, küçük arızaların zamanında giderilmemesinin beklenmedik onarım maliyetlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>Brian Meussner: 'Yapısal sorunlar ertelenmemeli'</h3><p>Ev bakımında önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini belirten Mr. Handyman'ın başkanı Brian Meussner, kozmetik projelerin bekleyebileceğini, ancak evin güvenliğini ve yapısını tehdit eden problemlerin hızla müdahale gerektirdiğini ifade ediyor. Meussner, yıpranmış zeminler veya eski kaplamaların estetik açıdan rahatsız edici olabileceğini, fakat su sızıntıları, çatlaklar ya da elektrik arızalarının uzun vadede çok daha büyük zararlara neden olabileceğini vurguluyor. Özellikle su hasarının, alçıpan, zemin ve dolap gibi temel yapı elemanlarında ciddi tahribata yol açabileceğini, bunun da evin değerini kalıcı olarak düşürebileceğini belirtiyor. Meussner, ev sahiplerinin önceliği su ve elektrikle ilgili sorunlara vermesi gerektiğini, bu tip arızaların gecikmeden çözülmemesi halinde onarım maliyetlerinin katlanarak artabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Uzmanlardan 9 adımda ev bakımı: küçük sorunlar büyümeden çözülmeli</h3><p>Ev bakımında dikkat edilmesi gereken dokuz temel alışkanlık, ev sahiplerinin büyük masraflardan korunmasına yardımcı oluyor. İlk adım olarak, projelerin aciliyetine göre sıralanması ve özellikle su sızıntıları, elektrik arızaları gibi riskli konuların önceliklendirilmesi öneriliyor. Uzmanlar, damlayan musluklar, çatı sızıntıları, tıkanmış yağmur olukları veya sıcak prizler gibi uyarı işaretlerinin hemen ele alınmasını tavsiye ediyor. Elektrik sorunlarının ciddi güvenlik ve yangın riski taşıdığı, bu nedenle ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, evde fark edilen en küçük değişikliklerin, örneğin yavaş akan bir lavabo ya da duvarda beliren çatlakların, ileride daha büyük sorunlara yol açmaması için erken müdahale ile çözülebileceği aktarılıyor. Bakım kontrol listeleri kullanmak, düzenli denetimler yapmak ve mevsim geçişlerinde evin iç ve dışını detaylıca gözden geçirmek, hiçbir problemin gözden kaçmamasını sağlıyor. Evin malzemelerinin raf ömrünü bilmek ve bakım ziyaretlerinden tasarruf etmemek de uzun vadede önemli avantajlar sunuyor. Kapasitenin üzerinde işlere kalkışmamak, gerektiğinde profesyonel destek almak ve yapılan tüm işlemleri kayıt altında tutmak, ev sahiplerinin karşılaşabileceği riskleri minimize ediyor. Son olarak, her ay bakım için bütçeden pay ayırmak, beklenmedik onarımlar karşısında ev sahibinin hazırlıklı olmasını sağlıyor.</p><h3>Su hasarı ve elektrik arızaları: En büyük riskler</h3><p>Evde bakım alışkanlıklarının en önemli noktalarından biri, su ve elektrik kaynaklı arızaların hemen fark edilip giderilmesi. Uzmanlar, küçük bir su sızıntısının kısa sürede alçıpan, zemin ve dolaplarda ciddi hasara yol açabileceğini, hatta küf oluşumuna neden olabileceğini belirtiyor. Angi'nin verilerine göre, su hasarı restorasyonunun maliyeti 1.500 ila 6.000 dolar arasında değişiyor ve bu rakamlar, hasar gören zeminlerin onarımı veya değiştirilmesi gerektiğinde daha da yükseliyor. Elektrik arızalarında ise titreyen ışıklar, sık sık atan sigortalar ya da sıcak prizler gibi belirtiler, ciddi yangın riskinin habercisi olabiliyor. Bu tür sorunların ertelenmesi, evin güvenliğini tehdit ettiği gibi, ileride çok daha yüksek onarım masraflarına sebep olabiliyor. Uzmanlar, elektrik işleri ve su tesisatı gibi konularda eğitimli profesyonellerden destek alınmasının, yanlış müdahaleler sonucu doğabilecek ek maliyetleri önleyeceğini vurguluyor.</p><h3>Bakım alışkanlıklarıyla evin değerini koruyun</h3><p>Ev sahiplerinin düzenli bakım alışkanlıkları geliştirmesi, yalnızca mevcut sorunları önlemekle kalmıyor, aynı zamanda evin uzun vadeli değerini de koruyor. Her mevsim başında yapılan genel kontroller, potansiyel risklerin erken tespit edilmesini sağlıyor. Su lekeleri, damlayan armatürler, hasar görmüş silikonlar, çatlaklar, soyulan boya, gevşek kiremitler ve haşere belirtileri gibi detaylara dikkat edilmesi öneriliyor. Ayrıca, HVAC sistemlerinin düzenli bakımı için harcanan yıllık birkaç yüz dolar, sistemin ömrünü uzatarak ileride binlerce dolarlık onarım masraflarının önüne geçiyor. Evde yapılan her bakım ve onarımın kaydının tutulması, garanti sürelerinin ve ana sistemlerin yaşının takip edilmesi, ev sahiplerinin ileride karşılaşabileceği büyük masrafları önceden öngörmesini kolaylaştırıyor. Bütçede bakım için her yıl evin değerinin yüzde 1 ila 3'ü oranında bir pay ayrılması, acil durumlarda finansal yükün hafiflemesine yardımcı oluyor. Özellikle eski evlerde, bakım ihtiyacının daha fazla olabileceği ve bu nedenle ayrılan bütçenin artırılması gerekebileceği hatırlatılıyor.</p><h3>Profesyonel destek ve düzenli takip şart</h3><p>Ev sahipleri, temel bakım işlerinde kendi başlarına hareket edebilecekleri gibi, karmaşık ve riskli projelerde profesyonel hizmet almanın önemini unutmamalı. Özellikle elektrik, çatı, büyük sıhhi tesisat ve HVAC onarımları gibi alanlarda uzman desteği almak, hem güvenlik risklerini azaltıyor hem de yanlış yapılan müdahalelerin yol açabileceği ek maliyetleri önlüyor. Uzmanlar, yapılan tüm bakım ve onarımların kaydının tutulmasının, garanti süreçlerinde ve ileride oluşabilecek masrafların öngörülmesinde büyük kolaylık sağladığını belirtiyor. Ayrıca, her ay belirli bir miktar paranın bakım için ayrılması, beklenmedik arızalar karşısında ev sahiplerinin hazırlıklı olmasına olanak tanıyor. Bu alışkanlıklar, evin uzun vadeli değerini koruma noktasında kritik rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/evin-bakimini-kolaylastir-732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291639</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/memur-ve-emekliye-ne-kadar-zam-yapilacak-bakan-simsekden-aciklama-291639</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Memur ve emekliye ne kadar zam yapılacak? Bakan Şimşek'den açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ücretli kesimin en az enflasyon kadar alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Her zaman memurumuza, emeklimize, kamu çalışanlarına az enflasyon artışı kadar artış verdik, vermeye de devam edeceğiz. Kamu çalışanları ve emeklilerimizin maaşları en az enflasyon kadar artacak" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Memur ve emekliye ne kadar zam yapılacak? Bakan Şimşek'den açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p><p>Orta Vadeli Program'ın (OVP) kamu açısından bir politika taahhüdü içerdiğini, özel sektör açısından ise daha çok bir yol haritası ve rehber niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, "Temel hedefimiz dezenflasyondur. Dezenflasyon var. Arzuladığımız hızda mı, değil. Bir sürü iç ve dış faktör var. Özellikle bu aralar dış faktörler ön planda." dedi.</p><p>Dünyada bir enerji şoku yaşandığını, ayrıca bütün emtia fiyatlarında da ciddi artış olduğunu dile getiren Şimşek, bunun Türkiye'de de dünyada da enflasyonu olumsuz etkilediğini söyledi.</p><p><b>"OVP AÇISINDAN EN BAĞLAYICI HEDEF BÜTÇEDİR"</b></p><p>Şimşek, OVP hedeflerine değinerek, şöyle konuştu:</p><p>"OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Neden? Çünkü o, önemli ölçüde kamunun kontrolündedir. Gelirler değil ama giderler kamunun kontrolündedir. 2023'te biz bütçe açığı olarak yüzde 6,4'lük bir hedef koymuşuz, daha iyi bir performans göstermişiz, yüzde 5,1. 2024'te yüzde 6,4'lük bir hedef koymuşuz yüzde 4,7 ile çok daha iyi bir performans göstermişiz. 2025'te hedeften çok daha iyi bir performans sergilemişiz. Geçen sene bütçe açığını yüzde 2,9'a düşürmüşüz. Bize benzer ülkelerin ortalaması yüzde 5,9. Yani biz, bize benzer ülkelerin yarısı kadar bile açık vermemişiz. 2026'da eşel mobil sistemini uyguluyoruz. Şimdiye kadar gelirden ciddi feragat ettik. Türkiye ekonomisi dış şokların etkisiyle biraz daha yavaş gidiyor. Buna rağmen 2026 için yüzde 3,5'lik bütçe açığı hedefimiz vardı. Biz yüzde 3,5 değil, yüzde 3,1'lik performans göstereceğimizi söylüyoruz."</p><p>Geçen seneki OVP'de 2026 yılı için yüzde 3,8'lik büyüme öngörüldüğünü, yurt dışındaki bu kadar şoka rağmen büyümenin bu sene yüzde 3,3 civarı olmasını beklediklerini aktaran Şimşek, "Yaşanan şoka oranla buradaki sapma çok ciddi boyutlarda değil. Burada tutmayan net bir hedef var, o da enflasyon hedefi. Kısmen savaşın etkisi var ama Türkiye'de belli ki enflasyonda bizim öngördüğümüzden veya modelin öngördüğünden daha fazla atalet ve katılık var. Bu bir sorun tabii. O zaman daha çok zamana ihtiyaç var. Nitekim hedefler de bu çerçevede revize edildi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"OVP HEDEFLERİ BÜYÜK ORANDA TUTUYOR"</b></p><p>OVP sayesinde birçok hedefin başarıldığına işaret eden Şimşek, kur korumalı mevduatın sona erdiğini, rezervleri endişe kaynağı olmaktan çıkardıklarını, mali disiplini tesis etme hedeflerini gerçekleştirdiklerini, büyümenin de dünyaya oranla makul olduğunu bildirdi.</p><p>Şimşek, "OVP hedeflerinin tutmadığı" yönündeki eleştirilere şu yanıtı verdi:</p><p>"OVP hedeflerinin tutmadığı yaklaşımı doğru değil, hedefler büyük oranda tutuyor. Hedeflerin bir kısmı niteliksel, bir kısmı sayısal hedeflerdir. Zaten bütün dünyada tam olarak mükemmel bir şekilde tutturulması söz konusu değil. Önemli olan yöndür ve yönde de bir değişiklik yoktur."</p><p><b>"ENFLASYON ARTIŞ ORANINDA CİDDİ YAVAŞLAMA VAR"</b></p><p>Dezenflasyonun 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını anımsatan Şimşek, "Bu sene savaş etkisi arındırılırsa çok büyük ihtimalle enflasyon yüzde 20-22 arası bir noktada olurdu. Geçen sene yüzde 31 civarıydı, bir önceki sene 44, daha önceki sene yüzde 65. Dolayısıyla, enflasyon artış oranında ciddi yavaşlama var. Bu da aslında programın sonuç verdiğini ortaya koyuyor. Sadece belki başlangıçta öngördüğümüz zaman çerçevesi bir miktar daha uzayacak." dedi.</p><p>Ölçüm metodolojisinin EUROSTAT'ta neyse Türkiye'de de öyle olduğunu belirten Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumunun uluslararası normlarda veri ürettiğini söyledi.</p><p><b>"SEÇİM SÜRECİNDE DE DEZENFLASYONDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"</b></p><p>Şimşek, dezenflasyon sürecine ilişkin şu mesajları verdi:</p><p>"Hayat pahalılığıyla mücadele bizim en büyük önceliğimiz. Biz seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü dezenflasyon gelir dağılımını iyileştiriyor. Dezenflasyon demek hayat pahalılığıyla mücadele demek. Zaten vatandaşımız bunu istiyor. Dolayısıyla sürdürülebilir yüksek büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var. Seçim sonuçlarını etkileyecek en önemli faktör dezenflasyonun devam etmesidir. Vatandaşın çok daha güçlü şekilde hissettiği çerçevede enflasyonun yavaşlamasıdır. Onun için bu programın ana hedefi fiyat istikrarıdır. Bu konuda maliye politikası ve diğer alanlarda en güçlü desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Ücretli kesimin en az enflasyon oranında alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Bu bizim temel hedefimizdir. Biz her zaman memura, emekliye, ücretlimize, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak."</p><p><b>"TEK YÖNLÜ PİYASA VARSA 'YÖNETİLEN KUR REJİMİ' İLE KARŞI KARŞIYASINIZ"</b></p><p>Türkiye'de normalde olması gerekenin "dalgalı kur rejimi" olduğunu vurgulayan Şimşek, bunun şokları absorbe etmeye, şoklara karşı doğru tepki vermeye zemin hazırladığını anlattı.</p><p>Şimşek, kur rejiminin günübirlik işlemesinin Merkez Bankasının uhdesinde olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Tek yönlü bir piyasa varsa o zaman 'yönetilen kur rejimi' ile karşı karşıyasınız. Uzun bir süredir çalkantılı dönemler hariç, genelde Türk lirasına rağbet var. Bırakırsanız piyasaya, Türk lirası o dönemlerde aşırı değerlenir. Yok eğer piyasada olursanız, onu da yönetmeniz gerekir. Şimdi şartlar bunu gerektiriyor. Aslında ideal olarak, enflasyonun tek hanelere doğru evrildiği bir ortamda, ihracatçıların zorunlu döviz satışı yükümlülüğü kaldırılarak daha esnek bir kur rejimine geçilebilir. Fakat henüz piyasada bu şartlar oluşmuş değil. Zamanı gelince bakarız. Ama kur tartışmaları bu ülkede her zaman olmuştur, yeni bir şey değildir. Kurla ilgili tartışmalar da baz yılınıza bağlı. 2010 yılını baz alın, 2010 eşittir 100 deyin. Hiçbir ölçümde şu anda reel kur 100'de değil, 100'ün altında. 2000 yılını baz alın, hangi veriyi ve seriyi kullanırsanız kullanın, reel kur 100'ün altında. Ama 2020'yi baz alırsanız reel kur 100'ün üstünde."</p><p><b>REKABETTE DIŞ TALEP ETKİSİ</b></p><p>Şimşek, rekabet gücünü belirleyen faktörün sadece kur olmadığına dikkati çekerek, girdi maliyetlerinin önemli olduğunu bildirdi.</p><p>Orta Doğu kenara bırakılırsa rakiplere oranla sanayiye en ucuz doğal gazı ve elektriği Türkiye'nin verdiğini belirten Şimşek, diğer önemli faktörün de "dış talep" olduğunu ifade etti.</p><p>"Bu tartışmaları dış talepten bağımsız okursak yanlış okuruz." ifadesini kullanan Şimşek, şunları kaydetti:</p><p>"Orta Doğu bizim önemli bir pazarımız. Bu sene Orta Doğu ve Kuzey Afrika ekonomileri küçülüyor. Avrupa Birliği'nde, Avro Bölgesi'nde büyüme çok uzun süredir yüzde 1-1,5 arası. Bu sene dünya yüzde 3 civarı büyüyecekken bizim ticaret ortaklarımız yüzde 1,5-1,6 büyüyecek. Bunun etkisini ortaya koymak yorumcular açısından zordur ama bu da etkilidir. Mesela ikinci Çin şoku önemli bir gelişmedir. 2000'li yılların başında Çin, Dünya Ticaret Örgütüne girdiğinde daha çok düşük katma değerli, orta-düşük veya düşük teknoloji ürünlerinde ciddi bir kırılma yaşandı. Şimdi gelinen noktada geçen seneki ticaret savaşı ile birlikte dünyada ikinci şoktan bahsediliyor. Çünkü ABD'nin yükselttiği gümrük vergilerine karşı Çin üretimi azaltmadı, kapasiteyi düşürmedi. Tam aksine Afrika'ya ihracatını dolar bazında yüzde 27 artırdı. Asya zaten kendi pazarı. Avrupa Birliği'ne yüzde 13-14 artış var. Bunlar bizim de pazarlarımız, biz de oralara mal satıyoruz. Dolayısıyla Çin etkisi burada yine dikkate alınmıyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/memur-ve-emekliye-ne-kada-182_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291638</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-hakan-fidan-kardes-azerbaycan-ile-olan-isbirligimizi-daha-da-derinlestirm-291638</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Kardeş Azerbaycan ile olan işbirliğimizi daha da derinleştirmeye devam edeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan ziyaretini değerlendirerek, "Kardeş Azerbaycan ile olan işbirliğimizi daha da derinleştirmeye, ortak hedeflerimiz doğrultusunda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Kardeş Azerbaycan ile olan işbirliğimizi daha da derinleştirmeye devam edeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NSosyal hesabından Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye düzenlediği ziyarete ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>Söz konusu ziyaretin Bakü'nün işgalden kurtuluşunun 108. yıl dönümünde gerçekleşmesinin güzel bir tevafuk olduğunu belirten Fidan, "Küresel sorunlar ve bölgesel gelişmeler karşısında her daim işbirliği ve dayanışma içinde olduğumuz, kardeş ve müttefikimiz Azerbaycan'a önemli bir ziyaret gerçekleştirdik." ifadesine yer verdi.</p><p>Fidan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov başta olmak üzere tüm Azerbaycanlı yetkililere samimi misafirperverlikleri için teşekkür etti.</p><p>Ziyaret kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildiğini ve Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Fidan, görüşmelerde bölgedeki krizleri değerlendirdiklerini, Güney Kafkasya'da kalıcı barış, istikrar ve refahın tesisi ile Türk dünyasının ortak geleceğine yönelik görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.</p><p>Fidan, görüşmelerde ayrıca ekonomik ve ticari ilişkileri daha da ileriye taşıyacak adımları, enerji ve ulaştırma alanlarındaki ortak projeleri ve güvenlik alanındaki işbirliğini ele aldıklarını vurguladı.</p><p>Bakan Fidan, "Çok sayıda probleme sahne olan bölgemizde Türkiye ve Azerbaycan iki istikrar adası konumundadır. Kardeş Azerbaycan ile olan işbirliğimizi daha da derinleştirmeye, ortak hedeflerimiz doğrultusunda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/disisleri-bakani-hakan-fi-241_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291637</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tedesconun-italya-macerasi-kisa-surdu-291637</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tedesco'nun İtalya macerası kısa sürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Domenico Tedesco'nun Bologna macerası beklenenden çok daha kısa sürdü. Serie A ekiplerinden Bologna, İtalyan teknik direktörü Domenico Tedesco'nun görevine ilk 4 maçın ardından son verildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tedesco'nun İtalya macerası kısa sürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kulüpten yapılan açıklamada, "Takımın teknik direktörü Domenico Tedesco'nun görevine son verildi. Kulüp, sergilediği profesyonellik ve yetkinlikten dolayı kendisine içtenlikle teşekkür eder. Kendisine ve ekibine gelecekteki kariyerlerinde başarılar diler." ifadeleri kullanıldı.</b></p><p>Tedesco, Bologna'daki görevine atanmasının üzerinden yalnızca 99 gün geçtikten sonra Rossoblu'dan ayrıldı.</p><p>Tedesco yönetimindeki Bologna, dört maç sonunda yalnızca 1 puan toplayarak Serie A tablosunda 16. sırada kaldı. Lazio, Atalanta ve Napoli'ye 1-0 mağlup olan Bologna, sezonun tek golünü Eylül başında Sassuolo ile oynadığı ve 2-2 berabere kaldığı maçta kaydetti.</p><p><b>Palladino dönemi başlıyor</b></p><p>Bologna, Tedesco'nun yerine Raffaele Palladino'nun getirildiğini de açıkladı.</p><p>Kulübün açıklamasına göre daha önce Monza, Fiorentina ve Atalanta'yı çalıştıran Palladino, erkek A takımının yeni teknik direktörü oldu. İtalyan teknik adamla 2029 yazına kadar geçerli üç yıllık sözleşme imzalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/tedesconun-italya-maceras-619_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291636</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israilden-gazzeye-kapsamli-saldiri-ve-filistinlileri-surgun-etme-tehdidi-291636</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail'den Gazze'ye kapsamlı saldırı ve  Filistinlileri sürgün etme tehdidi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma Bakanı Yisrael Katz, ateşkese rağmen kapsamlı saldırılara işaret ederek Gazze Şeridi'nde "işi bitirmeye" ve Filistinlileri sürgün planını hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail'den Gazze'ye kapsamlı saldırı ve  Filistinlileri sürgün etme tehdidi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze Şeridi'ne yönelik kapsamlı saldırıları yeniden başlatmalarının ve bölgedeki yaklaşık 2 milyon Filistinliyi sürgün etme planını hayata geçirmelerinin "an meselesi" olduğunu söyledi.</p><p>Savunma Bakanı Katz, ateşkese rağmen hedef aldıkları Gazze Şeridi'ne yeniden kapsamlı saldırı ve Filistinlileri sürgün etme tehdidinde bulundu.</p><p>"Bunun (Hamas'ın kendiliğinden silah bırakmasının), gerçekleşmeyeceğini hepimiz biliyoruz." ifadelerini kullanan Katz, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne kapsamlı saldırı talimatı verilir verilmez "işi bitirmeye" ve böylece Filistinlileri sürgün planını uygulamaya hazır olduğunu belirtti.</p><p>Katz ayrıca, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılar sebebiyle Gazze Şeridi'nin nüfusunun halihazırda yüzde 70 azaldığını öne sürdü.</p><p>Katz, bu ay başında yaptığı açıklamada, İsrail'in Filistinlileri deniz ve kara yoluyla Gazze'den sürgün etmeye hazır olduğunu, ancak iki milyon kişinin nereye gideceğini tartışmakta olan ABD'yi beklediklerini söylemişti.</p><p>ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise "insanların istekleri dışında Gazze'den sürülmesine" yönelik herhangi bir planı reddetmişti.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığının son açıklamasına göre, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 174 binden fazla kişi de yaralandı.</p><p><b>1 YILDIR ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRILAR DEVAM EDİYOR</b></p><p>Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkes yürürlüğe girmesine rağmen İsrail ordusu bölgeye sık sık saldırılar düzenliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/katil-israilden-gazzeye-k-138_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291635</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sahbaz-serif-mekke-i-mukerremeye-yapilan-saldiri-girisimini-kinadi-291635</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şahbaz Şerif Mekke-i Mükerreme'ye yapılan saldırı girişimini kınadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke-i Mükerreme'ye yönelik İHA saldırısı girişimini sert bir dille kınadı. Şerif, Suudi Arabistan'ın egemenliği ve Harameyn-i Şerifeyn'in güvenliği konusunda kardeş ülkenin yanında olduklarını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şahbaz Şerif Mekke-i Mükerreme'ye yapılan saldırı girişimini kınadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke-i Mükerreme'ye yönelik saldırı girişimini kınayarak, Pakistan halkının bu çirkin eylem karşısında üzgün ve tedirgin olduğunu söyledi.</p><p><b>PAKİSTAN'DAN SERT KINAMA</b></p><p>Pakistan, Mekke-i Mükerreme'ye yönelik saldırı girişimini şiddetle kınadı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, "Mekke-i Mükerreme'ye yönelik alçakça ve menfur İHA saldırısı girişimini mümkün olan en güçlü ifadelerle kınıyorum. Pakistan halkı bu çirkin eylem karşısında üzgün ve tedirgindir. Bu kınanmaması ve affedilmesi mümkün olmayan eylemin bizlerde yol açtığı derin ıstırap ve üzüntüyü anlatmaya hiçbir kelime yetmez" dedi.</p><p>Saldırı girişimini engelleyen Suudi Arabistan'ı öven Şerif, "Bir kez daha tüm taraflara azami itidal göstermeleri ve daha fazla tırmandırmadan kaçınmaları çağrısında bulunuyorum. Bölgemiz çatışmalardan zaten fazlasıyla zarar gördü. Diyalog ve diplomasi, barışa giden sürdürülebilir tek yol olmaya devam ediyor. Pakistan, Suudi Arabistan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yanı sıra Harameyn-i Şerifeyn'in güvenliği ve kutsiyetinin savunulması konusunda kardeş Suudi Arabistan'ın yanında, omuz omuza ve güçlü bir şekilde durmaktadır" dedi.</p><p><b>İHA YASAKLI BÖLGEYE ULAŞAMADI</b></p><p>Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin sözcüsü Tümgeneral Turki El-Malki yaptığı açıklamada, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi hedef alan bir İHA saldırısı gerçekleştirdiğini bildirmiş, İHA'nın Mekke-i Mükerreme'nin hava sahasındaki yasaklı bölgeye ulaşmadan önlendiğini aktarmıştı. El-Maliki, daha önce Husilerin 2017 yılında kutsal şehri hedef alan balistik füze saldırısının da engellendiğini hatırlatmıştı.</p><p>Yemen'deki İran destekli Husilerin siyasi kanadının sözcüsü Hazım el-Esed ise Suudi Arabistan'ın açıklamasına yanıt vererek, saldırıyı kesin bir dille reddetmiş, "Mekke-i Mükerreme'nin hedef alındığına dair iddialar, daha önce de başvurulan ve artık kimsenin inanmadığı bayat bir yalandan ibarettir" demişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/sahbaz-serif-mekke-i-muke-269_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291634</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-savas-olmasaydi-enflasyon-en-az-7-puan-daha-dusuk-olurdu-291634</link>
      <pubDate>2026-09-16T12:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan daha düşük olurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle dışarıdan gelen fiyat şoklarının etkisinin görece daha güçlü hissedildiğini belirterek, savaşın yaşanmaması halinde mevcut enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan daha düşük olurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Orta Vadeli Program'ın (OVP) iki temel fonksiyonunun bulunduğunu belirten Şimşek, programın kamu açısından bir politika taahhüdü, özel sektör açısından ise yol haritası niteliğinde olduğunu söyledi.</p><p>Üç yıllık dönemde politika çerçevesinin korunduğunu vurgulayan Şimşek, temel hedeflerinin dezenflasyon olmaya devam ettiğini ifade etti.</p><p><b>"SAVAŞ OLMASAYDI ENFLASYON 7 PUAN DAHA AŞAĞIDA OLURDU"</b></p><p>Dezenflasyonun arzuladıkları hızda ilerlemediğini belirten Şimşek, bunda dış faktörlerin önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Orta Doğu'daki savaşın yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatları üzerinden etkili olmadığını kaydeden Şimşek, bütün emtia fiyatlarında artış yaşandığını ve bunun enflasyonu olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><p>Şimşek, Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle dışarıdan gelen fiyat şoklarının etkisinin görece daha güçlü hissedildiğini belirterek, savaşın yaşanmaması halinde mevcut enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağını söyledi.</p><p>Enflasyon tahminlerinin yapıldığı günün koşullarını yansıttığını dile getiren Şimşek, IMF'nin tahminlerini yılda dört kez gözden geçirdiğini, Türkiye'nin ise OVP tahminlerini yılda bir kez güncellediğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/bakan-simsek-savas-olmasa-891_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291633</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avrupada-olmayan-ulkeye-abden-ortak-uyelik-teklifi-geldi-291633</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa'da olmayan ülkeye AB'den 'ortak üyelik' teklifi geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada ile AB arasındaki ilişkiler yeni bir boyuta taşınırken, Ursula von der Leyen dikkat çeken bir öneri ortaya koydu. AB Komisyonu Başkanı, Kanada'nın Birliğin ilk “ortak üyesi” olması için çalışmak istediklerini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa'da olmayan ülkeye AB'den 'ortak üyelik' teklifi geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üye" olmasının önünü açmak istediklerini söyledi.</b></p><p>Von der Leyen, Strazburg&#39;da Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumundaki yıllık &quot;Birliğin Durumu&quot; konuşmasında, Kanada ile ilişkiler hakkında açıklamalarda bulundu.</p><p>Kanada Başbakanı Mark Carney&#39;nin de katıldığı oturumda von der Leyen, Avrupa ile Kanada arasındaki kültürel, tarihi ve insani bağların güçlü olduğunu belirtti.</p><p>Von der Leyen, AB ile Kanada arasındaki Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) sayesinde ikili mal ticaretinin 10 yıldan kısa sürede yüzde 75 arttığına dikkati çekerek, bunun ticaret anlaşmalarının gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p>Avrupa ile Kanada&#39;nın yapay zeka, iklim değişikliği, Arktik ve jeopolitik konularda benzer yaklaşımlara sahip olduğunu belirten von der Leyen, tarafların Ukrayna, savunma, kritik ham maddeler ve tedarik zincirleri alanlarında birlikte hareket ettiğini anlattı.</p><p>Von der Leyen, AB ile Kanada arasındaki ilişkileri daha ileri bir düzeye taşımayı hedeflediklerini vurgulayarak, &quot;CETA&#39;dan geleceğe yönelik bir ittifaka geçerek ortak bir refah ve ekonomik güvenlik alanı oluşturacağız.&quot; dedi.</p><p>Tarafların akıllı imalat alanında işbirliği yapacağını, teknoloji ittifakı kuracağını ve savunma sanayisi altyapılarını bütünleştireceğini aktaran von der Leyen, Arktik bölgesinin de işbirliğinin öne çıkan alanlarından biri olacağını kaydetti.</p><p>Von der Leyen, enerji, kritik mineraller, bataryalar, yapay zeka, kuantum teknolojileri, siber güvenlik ve ekonomik güvenlik alanlarında da işbirliğini geliştireceklerini belirtti.</p><p>Bu ortaklığın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını, Avrupa ile Kanada&#39;nın ortak gücünü artırmayı amaçladığını dile getiren von der Leyen, &quot;Kanada ile ilişkilerimizi mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmak istiyoruz.&quot; diye konuştu.</p><b>BİR İLK OLACAK</b><p></p><p>Von der Leyen, Kanada Başbakanı Carney'ye hitaben<b>, "Kanada'nın AB'nin ilk ortak üyesi olmasının önünü açmak için sizinle birlikte çalışmak istiyorum." </b>ifadesini kullandı.</p><b>BÖYLE BİR STATÜ YOK</b><p></p><p>AB anlaşmalarında halen &quot;ortak üyelik&quot; adıyla tanımlanmış resmi bir statü bulunmuyor. Von der Leyen&#39;in teklifi bu bakımdan bir ilk ve ayrıntılarının taraflar arasında yapılacak görüşmelerle şekillendirilmesi gerekiyor.</p><p><b>AB Antlaşması'na göre, Avrupa devleti niteliğindeki ülkeler Birliğe tam üyelik başvurusunda bulunabiliyor. Kanada coğrafi konumu nedeniyle Avrupa devleti sayılmıyor.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/avrupada-olmayan-ulkeye-a-986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291632</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpnin-38-olagan-kurultayinda-usulsuzluk-iddiasina-iliskin-dava-21-ekime-ertelendi-291632</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük iddiasına ilişkin dava 21 Ekim'e ertelendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük iddiasıyla, hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük iddiasına ilişkin dava 21 Ekim'e ertelendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, taraf avukatları katıldı.</p><p>Hakim dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra, dinlenmesi talep edilen tanıkların gelmediğini bildirerek, avukatlara söz verdi.</p><p>Sanık İmamoğlu'nun avukatı Çağlar Çağlayan da Nezahat Kurt'un, Adem Soytekin'in "dağıtılacak ev listesi" iddiasına ilişkin İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki beyanlarının tutanağının dosyaya eklenmesini istedi.</p><p>Diğer sanık avukatları da tanıkların dinlenmesinin beklenmesini talep etti.</p><p>Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, eksik hususların giderilmesini istedi.</p><p>Ara kararını açıklayan mahkeme, avukat taleplerinin kabulüne ve tanıkların bir sonraki celse hazır edilmesine hükmetti.</p><p>Duruşma, 21 Ekim'e ertelendi.</p><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Haziran'da, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırlanmıştı.</p><p>İddianamede, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na mağdur, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'a müşteki sıfatıyla yer verilmişti.</p><p>Sanıkların birlikte hareket ederek atılı suçu işlediklerine işaret edilen iddianamede, şunlar yer alıyor:</p><p>"4-5 Kasım 2023 tarihinde Ankara Spor Salonu'nda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı'nda oy kullanan bir kısım kurultay delegelerine, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanmaları için bir kısım delegeye para verdikleri, bir kısmına değişik il ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif ve taahhüt ettikleri, bir kısım delege ve yakınlarını CHP'li belediyeler ile bu belediyelere bağlı şirket ve iştiraklerinde işe yerleştirdikleri, bir kısım delege ve yakınlarına çok sayıda market alışveriş kartları dağıttıkları, kurultayda oy kullanan bu delegelerden kullandıkları oyların fotoğrafını cep telefonlarıyla çekerek kendilerine göndermelerini istedikleri, kurultay salonunda 1. tur oylama sonucunda 2. tur oylamaya geçilmesini geciktirerek Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylıktan çekildiğine yönelik gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundukları, bu şekilde kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğratarak, genel başkan adayı Özgür Özel'in genel başkanlık seçimini kazanmasına yönelik faaliyet yaptıkları anlaşılmıştır."</p><p>CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda "para karşılığı oy kullandırıldığı" iddialarına ilişkin aralarında İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın da arasında bulunduğu 12 sanık hakkında "oylamaya hile karıştırma" suçundan 1 yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/chpnin-38-olagan-kurultay-798_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291631</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ucretli-calisan-sayisi-temmuzda-yillik-yuzde-17-artti-291631</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ücretli çalışan sayısı temmuzda yıllık yüzde 1,7 arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artarak 16 milyon 393 bin 563 oldu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ücretli çalışan sayısı temmuzda yıllık yüzde 1,7 arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı.</p><p>Buna göre, Temmuz 2025'te 16 milyon 114 bin 128 kişi olan sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, temmuzda yüzde 1,7 artışla 16 milyon 393 bin 563 kişiye yükseldi.</p><p>Söz konusu ayda ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yıllık bazda yüzde 1,5 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 3,5 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 3,1 arttı.</p><p>Aylık değişim</p><p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, temmuzda hazirana göre yüzdesel olarak değişim göstermedi.</p><p>Bu dönemde ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yüzde 0,1 azalırken, inşaat sektöründe yüzdesel olarak değişim göstermedi, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 0,1 yükseldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/ucretli-calisan-sayisi-te-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291629</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-bist-100-endeksi-gune-dususle-basladi-291629</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne düşüşle başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 16 Eylül Çarşamba gününe yüzde 0,17 düşüşle 13.868,17 puandan başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne düşüşle başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>16 Eylül 2026 Çarşamba borsa haberleri... Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,41 değer kaybederek 13.892,30 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 24,13 puan ve yüzde 0,17 azalışla 13.868,17 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,28 artarken, holding endeksi ise yüzde 0,52 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,71 ile finansal kiralama faktoring, en çok gerileyen yüzde 2,18 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, tahvil piyasasındaki satış baskısının azalması ve petrol fiyatlarındaki yükselişlerin hız kesmesiyle risk iştahı ılımlı bir şekilde yükselirken, gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) bugün açıklayacağı faiz kararına çevrildi.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksinin, yurt dışında ise Fed'in faiz kararı ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın basın toplantısı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.700 ve 13.600 puanın destek, 14.000 ve 14.100 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/borsa-istanbulda-bist-100-307_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291628</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/magarada-6-ay-bekliyor-kilosu-1500-liraya-cikiyor-291628</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mağarada 6 ay bekliyor, kilosu 1.500 liraya çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Karaman'ın yerin 36 metre altında saklanan coğrafi işaretli lezzeti Divle obruk peyniri, aylar süren bekleyişin ardından yeniden sofralara çıkıyor. Kuzu ve oğlak derilerine basılan peynirler, özel mağara florasının etkisiyle dış yüzeyinde kırmızı bir tabaka oluştururken, kilosu 1.500 liraya kadar alıcı buluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mağarada 6 ay bekliyor, kilosu 1.500 liraya çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Karaman'ın Ayrancı ilçesinde yaklaşık 6 ay bekletildiği mağarada olgunlaşma sürecini tamamlayan coğrafi işaretli Divle obruk peyniri, tüketiciyle buluşmaya hazırlanıyor.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482198.jpg"/><p>Divle köyünde nisan ve mayısta meralarda otlayan koyun ve keçilerin sütünden hazırlanan peynirler, kadınlar tarafından temizlendikten sonra dikilen kuzu ve oğlak derilerine basılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482205.jpg"/><p>Köyün 1 kilometre doğusundaki, 36 metre derinliğinde ve 250 metre uzunluğundaki Divle Obruk Mağarası&#39;na bırakılan tulumlar, yaklaşık 6 ayın sonunda olgunlaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482204.jpg"/><p>Mağaranın özel florası sayesinde zamanla beyaz, mavi ve kırmızı küfle kaplanan coğrafi işaretli peynirler, ekim-kasım döneminde mağaradan çıkarılarak tüketiciyle buluşturuluyor.</p><p>Divle Köyü Muhtarı Tacettin Durna, AA muhabirine, peynirin ilkbaharda meraya yayılan hayvanlardan elde edilen doğal sütle yapıldığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482195.jpg"/><p>Yağışların bolluğunun üretime katkı sağladığını anlatan Durna, &quot;Mağaramızın kapasitesi yaklaşık 45 ton. Bu yıl mağaramızda 42 ton peynir var. Nisan ve mayısta mağaraya giren peynirler, ekim ve kasım aylarında çıkarılıyor. Yaklaşık 5-6 aylık olgunlaşma dönemini tamamlaması gerekiyor. Her yıl mağaranın açılışını törenle yapıyoruz, sonra satışa sunuyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482192.jpg"/><p><b>"Mağaradaki flora hem tuluma rengini veriyor hem lezzet katıyor"</b><br></p><p>Durna, peynirin kendine özgü lezzetini ve kalitesini belirleyen en önemli unsurların, doğal olarak merada otlayan hayvanların sütü ile mağaranın kendine has florası olduğunu vurguladı.</p><p>Peynirlerin, hiçbir fenni yem yedirilmeden doğada otlayan hayvanların sütünden elde edildiğini dile getiren Durna, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482189.jpg"/><p>&quot;Mağaradaki flora hem tuluma rengini veriyor hem lezzet katıyor. Peynirler mağaraya beyaz tulum halinde giriyor. Buradaki mikroorganizmaların etkisiyle tulumların dış yüzeyi kırmızı renge dönüşüyor. Bizi diğer ürünlerden ayıran en önemli özelliklerden biri tulumdaki bu kırmızı renk. Bu mağara haricinde dünyanın hiçbir yerinde mağaraya beyaz bırakılan peynir kırmızı çıkmaz. Tüketiciler ürünü alırken tulumun dışındaki doğal kırmızı renge dikkat etmeli.&quot;</p><p><b>Durna, peynire yoğun talep olduğunu belirterek, "Mağara açılmadan yaz aylarında siparişleri almaya başlıyoruz. Talepleri yazdırıyor vatandaşlar. Mağara açıldıktan sonra 2 ay içinde peynir bitmiş olur. Orijinal Divle obruk peyniri 1200-1500 liradan satılıyor. İnternet üzerinden 1700-1800 liraya kadar çıkabiliyor." ifadelerini kullandı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42482197.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/magarada-6-ay-bekliyor-ki-277_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291627</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bayraktar-akinci-hava-hedefini-sungur-ile-vurdu-atis-testinde-tam-isabet-291627</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bayraktar AKINCI hava hedefini SUNGUR ile vurdu! Atış testinde tam isabet]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), SUNGUR Hava Savunma Füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde yüksek süratli hedef insansız hava aracını tam isabetle vurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bayraktar AKINCI hava hedefini SUNGUR ile vurdu! Atış testinde tam isabet]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA, hava muharebesi kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda yapılan testte, ROKETSAN tarafından geliştirilen SUNGUR, hedef hava aracını tam isabetle vurdu.</p><p>Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte gökyüzünde seyreden hedef insansız hava aracı, AKINCI'dan ateşlenen SUNGUR mühimmatı tarafından tam isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından AKINCI, planlanan rotayı takip ederek Çorlu'ya geri döndü.</p><p>Daha önce KEMANKEŞ 1 Yapay Zeka Tabanlı Mini Seyir Füzesi ile hava-hava atışları gerçekleştiren AKINCI, ROKETSAN tarafından geliştirilen EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile de hedefini başarıyla vurdu. SUNGUR Hava Savunma Füzesi'nin de kullanılmasıyla farklı sınıflardaki milli mühimmatları hava hedeflerine karşı kullanma kabiliyetini genişleten AKINCI, sahip olduğu geniş mühimmat yelpazesiyle hava muharebesinde mühimmat çeşitliliği kabiliyetini ortaya koydu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/video-1609202685df190c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>KATMANLI HAREKAT GÜCÜ</b></p><p>Bugüne kadar milli TİHA'nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-300 Süpersonik Füze, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, yakın mesafeden uzun menzile uzanan, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen katmanlı bir harekat ve taarruz kabiliyeti kazandı.</p><p>Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Son 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu.</p><p>Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/bayraktar-akinci-hava-hed-663_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291626</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-16-eylul-2026-carsamba-291626</link>
      <pubDate>2026-09-16T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 16 Eylül 2026 Çarşamba]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 16 Eylül 2026 Çarşamba gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 16 Eylül 2026 Çarşamba]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 16 Eylül 2026 Çarşamba gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/video1-160920262d7864b7.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>YAPAY ZEKA VE İNSANLIĞIN GELECEĞİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Artık dünya küçüldü. Bundan sonra Edison gelmeyecek, beklemeyin. Bir Tesla gelmeyecek, beklemeyin. Başka bir mucit olmayacak artık.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/video-16092026be4ce3c7.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CHP'NİN BÜYÜK TEKNOLOJİ HAMLESİ!</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Bir adam hem imam hatipli olabilir hem de dünya çapında bir bilim insanı olabilir. Müslüman karşıtlığı yapacağım diye bu kadar ahmaklaşmanın manası yok. "CHP: aydınlanmacı, çağdaş, laik, bilim insanı..." Palavra. Çok gericisiniz. Yalan söylüyorsunuz!</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/video-16092026c5224374.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>AKINCI'DAN BAŞARILI SUNGUR TESTİ</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b>AKINCI TİHA, ayar bozmaya devam ediyor! "Bizi seçin ilk işimiz İHA ve SİHA'lara dokunmak olacak" diyenlere de her defasında kapak oluyor. </p><p><b> Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Bir Türk malı; bu ülkenin evlatlarının yaptığı, dünyaya meydan okuyan bir ürün! Türkiye teknoloji satıyor. Bu işlerin kıymetini bileceğiz, sahip çıkacağız.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/video-1609202692f61843.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ANKARA'DAN ATİNA'YA ADA UYARISI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Türkiye'nin aktif ve çok boyutlu bir dış politikası var. Türkiye, artık böyle bir ülke.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/video-16092026fce1933e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İMAMOĞLU SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASI!</b></p><p>Duruşmada rüşvet itirafları:  "Rüşveti yukarısı istiyor" "Ekosistemi rüşvetlerle besledik"</p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç,</b><b> </b>"Günün Manşeti"nde değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/gunun-manseti-16-eylul-20-511_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291625</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/einsteinin-yercekimi-teorisi-icin-yeni-sinav-bilim-insanlari-muonlarin-nasil-dustugunu-olcecek-291625</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Einstein'ın yerçekimi teorisi için yeni sınav! Bilim insanları müonların nasıl düştüğünü ölçecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ETH Zürih ve Paul Scherrer Enstitüsü'nden (PSI) bilim insanları, müonyum atomları üzerinde gerçekleştirdikleri çığır açan deneyle, Einstein'ın yerçekimi teorisinin temel ilkelerini sorguluyor. Bu deney, ikinci nesil parçacıkların yerçekimiyle olan ilişkisini ilk kez gözler önüne serecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Einstein'ın yerçekimi teorisi için yeni sınav! Bilim insanları müonların nasıl düştüğünü ölçecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ETH Zürih ve İsviçre'nin Villigen kentindeki Paul Scherrer Enstitüsü (PSI) bünyesinde yürütülen yeni bir deney, fizik dünyasında büyük heyecan yarattı. Fizik profesörü Anna Soter ve ekibi, müonyum adı verilen egzotik bir atomun yerçekimiyle nasıl etkileşime girdiğini araştırıyor. Bilim insanları, bu deneyle Einstein'ın yerçekimi teorisinin temel taşı olan eşdeğerlik ilkesinin, ikinci nesil parçacıklar için de geçerli olup olmadığını test etmeye hazırlanıyor. Müonyumun davranışını inceleyerek, evrendeki tüm parçacıkların yerçekimine aynı şekilde yanıt verip vermediği sorusuna yanıt aranıyor. PSI'daki gelişmiş parçacık hızlandırıcılar sayesinde üretilen müonyum ışını, bu alandaki en hassas ölçümleri mümkün kılıyor. Araştırma ekibi, önümüzdeki birkaç yıl içinde bu tarihi deneyi tamamlamayı hedefliyor.</p><h3>ETH Zürih ekibi: Müonyumla yerçekimi ölçümlerinde yeni dönem başlıyor</h3><p>Yerçekimi, evrendeki en temel güçlerden biri olarak kabul ediliyor ve bugüne dek yapılan tüm deneylerde birinci nesil parçacıklar üzerinde incelendi. Ancak ETH Zürih ve PSI'dan araştırmacılar, ikinci nesil bir parçacık olan müonyumun yerçekimsel davranışını ölçerek yeni bir sayfa açıyor. Müonyum, elektronun daha ağır bir versiyonu olan müon ile bir elektronun birleşiminden oluşan, nötr ve son derece kısa ömürlü bir atom. Bu özelliği sayesinde, elektromanyetik etkilerden arındırılmış saf bir ortamda, yalnızca yerçekiminin etkisi altında incelenebiliyor. Profesör Anna Soter, "Bu deneyle, yerçekimi ve atalet kütlesi arasındaki eşdeğerliğin ikinci nesil parçacıklara da uygulanıp uygulanmadığını ilk kez gözlemleyeceğiz" diyerek çalışmanın önemini vurguluyor. Ekip, müonyumun serbest düşüşünü ölçerek, Einstein'ın genel görelilik teorisinin sınırlarını zorlamayı ve evrenin temel yasalarına dair yeni ipuçları elde etmeyi amaçlıyor.</p><h3>PSI'nın dev parçacık hızlandırıcısı: Müonyum ışınıyla hassas ölçümler sağlanıyor</h3><p>Paul Scherrer Enstitüsü'nde kurulu olan devasa parçacık hızlandırıcı, bu deneyin hayata geçirilmesinde kritik bir rol üstleniyor. PSI'da, antimüonlar süper akışkan helyuma yönlendirilerek, burada yavaşlatılıp serbest elektronlarla birleşmeleri sağlanıyor. Bu süreç sonucunda, son derece düşük sıcaklıklarda ve paralel hareket eden 'soğuk' müonyum atomları elde ediliyor. Süper akışkan helyumun mutlak sıfıra yakın sıcaklığı, atomların çarpışmasız ve kontrollü biçimde hareket etmesine olanak tanıyor. Çalışmanın baş yazarı Jesse Zhang, "Süper akışkan helyum, atomların kimliğini kaybettiği ve safsızlığa izin vermeyen bir kuantum sıvısıdır" diyerek yöntemin benzersizliğine dikkat çekiyor. Müonyum atomları, kimyasal potansiyel farkı sayesinde sıvıdan dikey olarak fırlatılıyor ve bu sayede, yerçekimi etkisinin ölçülebileceği hassas deneyler için uygun bir ışın elde ediliyor. PSI'nın ürettiği yüksek yoğunluklu müon ışını, deneyin başarısı için vazgeçilmez bir kaynak oluşturuyor ve araştırmacılara, daha önce mümkün olmayan düzeyde hassasiyet sağlıyor.</p><h3>Einstein'ın eşdeğerlik ilkesi müonyumla test ediliyor: Beşinci kuvvet ihtimali gündemde</h3><p>Einstein'ın genel görelilik teorisinin temelini oluşturan eşdeğerlik ilkesi, bugüne kadar yalnızca sıradan madde ve birinci nesil antimadde üzerinde sınandı. Müonyumun yerçekimsel davranışını incelemek, ikinci nesil parçacıklar için bu ilkenin geçerli olup olmadığını ortaya koyacak. Eğer müonyum, sıradan maddeden farklı bir şekilde yerçekimine yanıt verirse, bu durum fizik dünyasında devrim niteliğinde sonuçlar doğurabilir. Böyle bir bulgu, evrendeki dört temel kuvvetin ötesinde, "beşinci bir kuvvet"in varlığına dair ipuçları sunabilir. Anna Soter, "Yerçekimi ve atalet kütlesi arasındaki eşdeğerliğin ikinci nesil parçacıklara da uygulanıp uygulanmadığını ilk kez ölçmek istiyoruz" diyerek, araştırmanın potansiyel etkilerini öne çıkarıyor. Bilim insanları, interferometre olarak bilinen özel bir cihazla müonyum ışını üzerindeki yerçekimi etkisini ölçmeyi planlıyor. Atomların dalga özelliklerini kullanan bu yöntem, Dünya'nın yerçekimi nedeniyle oluşan girişim desenlerindeki küçük kaymaları tespit etmeye olanak tanıyacak. Deneyin başarıya ulaşması halinde, Einstein'ın teorisinin sınırları daha da netleşecek ve temel fiziğin en büyük sorularından biri yanıt bulacak.</p><h3>Müonyum ışınıyla lazer spektroskopisinde yeni ufuklar açılıyor</h3><p>Yeni nesil müonyum ışını, yalnızca yerçekimi deneyleriyle sınırlı kalmayacak. Araştırmacılar, bu ışını kullanarak lazer spektroskopisi alanında da çığır açıcı çalışmalar yürütmeyi hedefliyor. Müonyumun temel özellikleri, önceki yöntemlere kıyasla çok daha hassas biçimde ölçülebilecek. Bu gelişme, müonun kütlesi ve evrensel fizik sabitleri hakkında daha doğru bilgiler elde edilmesini sağlayacak. Müonyumun davranışları üzerine yapılacak detaylı ölçümler, parçacık fiziğinin standart modelini sorgulayan yeni teorilerin geliştirilmesine de zemin hazırlayabilir. ETH Zürih ve PSI ekipleri, bu alandaki ilerlemelerin gelecekte temel bilimsel anlayışımızı kökten değiştirebileceğini düşünüyor. Müonyum ışını, evrenin yapı taşlarını anlamada bilim insanlarına yeni bir pencere açıyor.</p><h3>Sonuç: Müonyum deneyiyle temel fizik yasaları yeniden şekillenebilir</h3><p>ETH Zürih ve PSI'nın ortaklaşa yürüttüğü müonyum deneyi, yalnızca Einstein'ın yerçekimi teorisinin sınırlarını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda evrenin en gizemli sorularına da ışık tutuyor. İkinci nesil parçacıkların yerçekimiyle olan ilişkisini ilk kez doğrudan gözlemleme fırsatı, temel fiziğin geleceğini şekillendirecek bulguların kapısını aralıyor. Müonyum ışını sayesinde elde edilen hassas veriler, hem teorik hem de deneysel fizik açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, önümüzdeki yıllarda bu deneyin sonuçlarının açıklanmasıyla, evrenin işleyişine dair daha derin ve kapsamlı bir anlayışa ulaşmayı umuyor. Müonyumun yerçekimiyle ilişkisi, bilimin sınırlarını genişletmeye aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/einsteinin-yercekimi-teor-228_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291624</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diz-agrisini-hafifletmede-hangi-yontemler-daha-etkili-iste-39-calismadan-dikkat-ceken-sonuclar-291624</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diz ağrısını hafifletmede hangi yöntemler daha etkili? İşte 39 çalışmadan dikkat çeken sonuçlar]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Neijiang İlk Halk Hastanesi'nden uzmanların yürüttüğü geniş çaplı araştırma, diz kireçlenmesi tedavisinde diz desteği, su terapisi ve egzersizin yüksek teknoloji yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçları, milyonlarca hastanın tedavi yaklaşımını değiştirebilecek nitelikte.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diz ağrısını hafifletmede hangi yöntemler daha etkili? İşte 39 çalışmadan dikkat çeken sonuçlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Neijiang İlk Halk Hastanesi'nden Yuan Luo liderliğinde gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırma, diz kireçlenmesi tedavisinde en etkili yöntemlerin neler olduğunu gözler önüne serdi. Yaklaşık 10 bin hastanın dahil edildiği 139 klinik çalışmanın detaylı analizine göre, diz desteği, su terapisi ve düzenli egzersiz, diz kireçlenmesi için uygulanan pek çok yüksek teknoloji tedavisini geride bıraktı. Sonuçlar, diz osteoartritiyle mücadele eden milyonlarca kişinin yaşam kalitesini artırabilecek pratik ve erişilebilir çözümlerin öne çıktığını gösterdi.</p><h3>Yuan Luo: 'Diz desteği ve egzersiz, ağrı ve hareket kısıtlılığını azaltıyor'</h3><p>Diz osteoartriti, özellikle ileri yaşlardaki bireylerde yaygın olarak görülen ve günlük yaşamı önemli ölçüde zorlaştıran bir eklem hastalığı olarak biliniyor. Araştırmanın başyazarı Yuan Luo ve ekibi, 139 farklı klinik denemeyi inceleyerek, hastalarda en çok hangi tedavilerin işe yaradığını belirlemeye çalıştı. Elde edilen bulgulara göre, diz desteği kullanımı, ağrı, sertlik ve hareket kısıtlılığında anlamlı bir azalma sağladı. Ayrıca, su terapisi &#8212; özellikle sıcak su içinde yapılan egzersizler &#8212; ağrının hafiflemesinde öne çıktı. Düzenli egzersiz ise hem ağrıyı hem de fiziksel hareket kabiliyetini artırarak hastaların yaşam kalitesini yükseltti. Araştırmada, diz kireçlenmesi için yaygın şekilde uygulanan ultrason gibi yüksek teknoloji tedavilerin ise beklenenin aksine daha zayıf sonuçlar verdiği vurgulandı.</p><h3>10 bin hastadan elde edilen veriler, klinik yaklaşımları sorgulattı</h3><p>Çalışmada diz kireçlenmesi tedavisinde kullanılan 12 farklı yöntem karşılaştırıldı. Lazer terapisi, elektriksel uyarım, tabanlıklar, kinesiyoloji bandı, su terapisi, egzersiz ve ultrason gibi çeşitli tedavi seçenekleri, ağ meta-analizi yöntemiyle detaylı biçimde analiz edildi. Bu yöntem, farklı klinik çalışmalar arasında doğrudan karşılaştırma imkanı sunarak, hangi tedavinin diğerlerine göre ne kadar etkili olduğunu ortaya koydu. Sonuçlara göre, diz desteği, su terapisi ve egzersiz, diz kireçlenmesi olan hastalarda en yüksek başarı oranına sahip ilaçsız tedavi seçenekleri olarak öne çıktı. Özellikle diz desteği, hem ağrıyı hem de hareket kısıtlılığını azaltmada en başarılı yöntemlerden biri olarak sıralandı. Su terapisi ise ağrının hafifletilmesinde büyük avantaj sağladı. Egzersizin düzenli olarak uygulanması ise hastaların hem ağrıda hem de günlük hareketliliğinde belirgin iyileşmeler yarattı. Buna karşılık, ultrason gibi teknolojik tedaviler, klinik sonuçlarda alt sıralarda yer aldı ve beklenen faydayı sağlayamadı.</p><h3>Basit ve erişilebilir tedaviler, ilaç risklerini azaltıyor</h3><p>Diz kireçlenmesi tedavisinde sıklıkla başvurulan iltihap önleyici ilaçlar, mide-bağırsak ve kalp damar sistemi üzerinde ciddi yan etkilere yol açabiliyor. Bu nedenle, hastalar ve klinik uzmanlar, ilaçsız tedavi seçeneklerine yöneliyor. Araştırma ekibi, diz desteği, su terapisi ve egzersiz gibi basit ve düşük maliyetli yöntemlerin, hem güvenli hem de etkili bir alternatif sunduğunu belirtti. Ayrıca, bu yöntemlerin yaygın ağrı kesicilerle ilişkili riskleri ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Araştırmacılar, elde edilen bulguların klinik kılavuzlarda değişiklik yapılmasını gerektirebileceğini ve tedavi standartlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle, fiziksel terapi uygulamalarının diz kireçlenmesi tedavisinde öncelikli seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan hastalara ve kliniklere önemli çağrı: Kanıta dayalı yöntemleri önceliklendirin</h3><p>Çalışmanın yazarları, diz kireçlenmesi tedavisinde diz desteği, su terapisi ve egzersizin öncelikli olarak tercih edilmesini önerdi. Yaklaşık 10 bin hastadan elde edilen veriler, bu yaklaşımların hem ağrıyı azalttığını hem de hareketliliği artırdığını net biçimde gösterdi. Ayrıca, bu yöntemlerin yaygın kullanılan ilaçların neden olabileceği mide veya kalp risklerini taşımadığı vurgulandı. Araştırmacılar, gelecekte yapılacak çalışmaların, farklı tedavi yöntemlerinin bir arada uygulanmasının sonuçlarını ve maliyet-etkinliğini incelemesi gerektiğini belirtti. Sonuç olarak, diz osteoartritiyle mücadele eden hastalar ve tedavi planlarını belirleyen klinik uzmanlar, kanıta dayalı bu basit ve etkili yöntemleri önceliklendirmeye davet edildi.</p><p>Kapsamlı analiz, diz kireçlenmesi tedavisinde basit, ilaçsız ve erişilebilir çözümlerin yüksek teknolojiye sahip alternatiflerden daha fazla fayda sağlayabileceğini ortaya koydu. Bu bulgular, hem hastaların yaşam kalitesini artıracak hem de sağlık sistemlerinde daha güvenli ve ekonomik yaklaşımların benimsenmesini destekleyecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/diz-agrisini-hafifletmede-402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291623</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kara-deliklerle-ilgili-ezber-bozan-bulgu-yildiz-olusumuna-katkida-bulunuyor-olabilirler-291623</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kara deliklerle ilgili ezber bozan bulgu! Yıldız oluşumuna katkıda bulunuyor olabilirler]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nin liderliğinde yürütülen araştırmada, dokuz yakın galakside aktif kara deliklerin yıldız oluşumunu engellemek yerine destekleyebileceği ortaya çıktı. Elde edilen veriler, galaksilerdeki yıldız oluşumu ve kara deliklerin dinamik etkileri hakkında bilim dünyasına yeni bir bakış açısı kazandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kara deliklerle ilgili ezber bozan bulgu! Yıldız oluşumuna katkıda bulunuyor olabilirler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, Dünya'ya yakın dokuz galakside aktif kara deliklerin yıldız oluşumunu engellemekten ziyade, bu sürece katkı sağlayabileceğini gösterdi. Bilim insanları, VLT/MUSE gözlem aracıyla elde edilen veriler ışığında, aktif kara deliklerin çevrelerinde yıldız oluşum halkaları, koni şeklinde enerjilendirilmiş gaz bölgeleri ve hızlı şok dalgaları oluşturduğunu tespit etti. The Astrophysical Journal'da yayımlanan bu bulgular, galaksilerin büyüme ve evrim süreçlerinde aktif kara deliklerin rolüne dair önemli ipuçları sunuyor.</p><h3>Peixin Zhu: 'Kara delikler maddeyi hem çekiyor hem dışarı atıyor'</h3><p>Astrofizik Merkezi'nde yüksek lisans öğrencisi olan Peixin Zhu, araştırmanın başında yer alıyor ve aktif kara deliklerin yalnızca madde çekmekle kalmadığını, aynı zamanda maddeyi dışarıya da attığını vurguluyor. Zhu, enjeksiyon ve akresyon süreçlerinin birbirine bağlı şekilde işlediğini belirtiyor. Araştırma ekibi, merkezi kara delikleri aktif olan ve yakın materyali çeken galaksilere odaklandı. Zhu'nun danışmanı ve Astrofizik Merkezi direktörü Lisa Kewley de kara deliklerin galaksilerin merkeziyle sınırlı kalmadığını, çevrelerini de aktif biçimde yeniden şekillendirdiğini ifade ediyor. Bilim insanları, bu geri besleme döngüsünün galaksi evriminde oynadığı karmaşık rolü anlamak için bu çalışmanın önemli bir adım olduğunu düşünüyor.</p><h3>Dokuz galakside yıldız oluşum halkaları ve şok dalgaları tespit edildi</h3><p>Araştırmada, yıldız oluşumu, aktif kara delik radyasyonu ve şok dalgalarının etkilerini ayırt edebilmek için yeni bir üç boyutlu tanılama yöntemi kullanıldı. Bilim insanları, galaksilerin merkezlerinden yaklaşık 0.8 ila 6 kiloparsek uzaklıkta yıldız oluşum halkaları veya kavisleri gözlemledi. Ayrıca, kara delik radyasyonunun galaksi disklerinden dışarı doğru uzandığı koni biçiminde iyonize gaz bölgeleri tespit edildi. En dikkat çekici bulgu ise, hızlı şok dalgalarının genellikle bu konilere dik doğrultuda, galaksilerin merkezlerinde baskın olarak ortaya çıkması oldu. Araştırmacılar, bu şokların aktif kara delik jetleriyle yıldızlararası ortam arasındaki etkileşimlerden kaynaklandığını belirtiyor. Özellikle düşük güçlü jetlere sahip galaksilerde, kara delik rüzgarlarının da bu şoklara katkı sağladığı düşünülüyor.</p><h3>Astrophysical Journal'da yayımlanan bulgular galaksi evrimini yeniden şekillendiriyor</h3><p>Çalışma kapsamında, MUSE aracı ile elde edilen yüksek çözünürlüklü optik veriler, Astrofizik Merkezi'nden Kewley ve Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden Ralph Sutherland'ın geliştirdiği teorik modellerle karşılaştırıldı. Chandra X-ışını gözlemleri de analizlere bağımsız destek sağladı. Sonuçlar, aktif kara deliklerin galaksilerle karmaşık bir akresyon, dış akış ve etkileşim döngüsüne sahip olduğunu ortaya koydu. Kara delik radyasyonu, yıldız oluşumu ve şokların etkileri net biçimde ayrıştırılarak, bu süreçlerin birbirine nasıl bağlı olduğu daha iyi anlaşıldı. Bilim insanları, elde edilen bulguların galaksi evrimi ve yıldız oluşumu süreçlerinin gelecekteki araştırmalarına ışık tutacağını düşünüyor. Araştırma, aktif kara deliklerin yalnızca galaksi merkezlerinde değil, tüm galaksi yapısında belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/kara-deliklerle-ilgili-ez-119_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291622</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-car-key-destegi-genisliyor-uc-yeni-marka-ortaya-cikti-291622</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Car Key desteği genişliyor! Üç yeni marka ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, Car Key özelliğini Lucid, Lincoln ve Freelander markalarına da sunmaya hazırlanıyor. Şirket, dijital anahtar desteğini daha fazla otomobil üreticisine yayarak araç sahiplerine iPhone ve Apple Watch üzerinden kolay erişim imkânı sağlamayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Car Key desteği genişliyor! Üç yeni marka ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, dijital anahtar teknolojisi Car Key'i üç yeni otomobil üreticisine daha entegre etmek için altyapı çalışmalarını başlattı. Şirketin yazılım kodunda yapılan güncellemeler, Lucid, Lincoln ve Freelander markalarının Car Key desteğine yakında kavuşacağını gösteriyor. Bu gelişme, Apple'ın araç sahiplerine iPhone ve Apple Watch üzerinden araçlarını kilitleme, açma ve çalıştırma imkânı sunan Car Key teknolojisini daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırma hedefiyle örtüşüyor. Şu anda Car Key, 50'den fazla modelde aktif olarak kullanılırken, yeni markaların eklenmesiyle birlikte sistemin kapsama alanı daha da genişleyecek.</p><h3>Apple Car Key altyapısında kapsamlı güncelleme</h3><p>Teknoloji dünyasında yankı uyandıran bu gelişme, Apple'ın Car Key altyapısında yaptığı kod güncellemeleriyle ortaya çıktı. Aaron Perris'in X platformunda paylaştığı bilgilere göre, Lucid, Lincoln ve Freelander'ın da aralarında bulunduğu üç yeni üretici, Apple'ın dijital anahtar ekosistemine katılıyor. Ancak, Car Key'in bu markalarda ne zaman aktif olacağı veya hangi modellerin destekleneceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Şirketin daha önce de Lucid ve başka markalar için hazırlık yaptığı biliniyor. Geçmişte GWM'nin Tank ve Haval markalarına yönelik benzer referanslar da bulunmuştu. Bu adımlar, Apple Car Key'in otomotiv sektöründe daha yaygın hale geleceğinin sinyalini veriyor.</p><h3>Car Key desteğiyle dijital anahtar dönemi hız kazanıyor</h3><p>Apple Car Key, ilk olarak 2020'de WWDC etkinliğinde tanıtılmıştı ve sürücülerin uyumlu araçları akıllı telefon veya saatleriyle yönetmesine olanak sağlıyor. Bugüne kadar BMW, Mercedes-Benz, Hyundai, Kia, Genesis, Toyota ve Rivian gibi büyük üreticiler bu teknolojiyi araçlarında sunmaya başladı. Apple Car Key'in yeni markalara açılması, dijital anahtar teknolojisinin otomotiv sektöründe standart haline gelmesine katkı sağlıyor. Özellikle güvenlik, pratiklik ve kullanıcı deneyimi açısından öne çıkan bu sistemin, ilerleyen dönemde daha fazla marka ve modelde yer alması bekleniyor. Apple, Car Key desteğiyle otomotiv dünyasında dijitalleşme sürecini hızlandırıyor.</p><p>Apple Car Key'in yeni üreticilere yayılması, araç sahiplerine daha fazla esneklik ve güvenlik sunarken, otomobil teknolojilerinde de dijitalleşmenin önünü açıyor. Şirketin bu alandaki yatırımları, sektördeki rekabeti ve yenilikçi çözümlerin yaygınlaşmasını tetikliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/apple-car-key-destegi-gen-569_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291621</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/et-urunlerine-yonelik-yeni-standartlarin-belirlendi-bakan-yumakli-bildirdi-291621</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Et ürünlerine yönelik yeni standartların belirlendi! Bakan Yumaklı bildirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, güvenilir gıda için et ürünlerine yeni standartlar getirdiklerini belirterek, "Sucuk ve pastırma gibi geleneksel lezzetlerimizin içine farklı katkılar katarak özünü bozanları engelliyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Et ürünlerine yönelik yeni standartların belirlendi! Bakan Yumaklı bildirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan "Türk Gıda Kodeksi Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Tebliğle, çiğ et, kıyma, kanatlı kıyma, hazırlanmış et karışımları, mekanik ayrılmış kanatlı eti ve et ürünlerinin, tekniğine uygun olarak üretilmesi, ambalajlanması ve piyasaya arzına ilişkin hususlar belirlendi.</p><p><b>BURGER ÜRÜNÜNE KÖFTE KRİTERİ GETİRİLDİ</b></p><p>Buna göre ürünlere et, süt, yumurta ve yoğurt haricinde protein ve azot kaynağı olabilecek diğer bileşenlerin eklenmesi engellendi.</p><p>Sucuk, pastırma ve kavurma gibi geleneksel ürünlerde tütsüleme işlemi ile fıstık ve peynir gibi çeşni maddelerinin kullanımı yasaklandı. Burger ürününün tanımı ve kriterleri belirlenerek köfte kriterlerine uygun şekilde üretilmesi sağlandı.</p><p>Döner adının etikette üretim şekline bağlı olarak "yaprak döner", "yaprak-kıyma döner" ve "kıyma döner" şeklinde belirtilmesi zorunlu hale getirildi.</p><p>Hazırlanmış kanatlı eti karışımları ile kanatlı eti dönerinin yağ oranı yüzde 20'den yüzde 15'e indirildi. Nişasta ve soya gibi dolgu maddelerinin ürün ağırlığını artırmak amacıyla kullanılmasını önlemek için kısıtlamalar getirildi.</p><p>Tebliğin yayımlanma tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecilerinin, 31 Mart 2027'ye kadar düzenleme hükümlerine uyum sağlamaları gerekiyor.</p><p><b>"GÜVENİLİR GIDA İÇİN KARARLI ADIMLAR ATMAYA DEVAM EDİYORUZ"</b></p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da söz konusu düzenlemeyi NSosyal hesabından yaptığı paylaşımla değerlendirdi.</p><p>Türk Gıda Kodeksi ile güvenilir gıda için kararlı adımlar atmaya devam ettiklerini, et ürünlerine yönelik yeni standartlar belirlediklerini ifade eden Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>"Ürün ağırlığını artırmak için etin içine soya ve nişasta katılması gibi uygulamalara son veriyoruz. Sucuk ve pastırma gibi geleneksel lezzetlerimizin içine farklı katkılar katarak özünü bozanları engelliyor, dönerimizi 'yaprak' ve 'kıyma' olarak şeffafça etiketliyoruz. Tavuk dönerdeki yağ oranını da yüzde 15'e çekerek hem sağlığı koruyor hem de standartları netleştiriyoruz. Sofralarımıza gelen her lokmanın güvenilir ve hak ettiği kalitede olması için denetimlerimizi ve düzenlemelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/et-urunlerine-yonelik-yen-453_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291620</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/toki-47-ilde-arsa-satisi-yapacak-odeme-kosullari-nasil-291620</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TOKİ 47 ilde arsa satışı yapacak: Ödeme koşulları nasıl?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 47 İlde 405 arsayı 29 - 30 Eylül 2026 tarihinde açık artırma yöntemiyle satacak. Alıcılar, arsalara yüzde 25 peşinat ve 48 ay vadeyle sahip olabilecek, peşin satışa sunulan bazı taşınmazlarda ise yüzde 15 indirim uygulanacak]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TOKİ 47 ilde arsa satışı yapacak: Ödeme koşulları nasıl?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Alıcılar; konut, ticaret, turizm, eğitim, tarım, sanayi, spor, kentsel çalışma, plansız alan, rekreasyon alanı, depolama alanı, akaryakıt istasyon alanı, lojistik tesis alanı ve ağaçlandırılacak alan niteliğindeki arsalara, yüzde 25 peşinat 48 ay vade ile sahip olabilecek. Bazı taşınmazlar ise peşin bedelle satılacak.</b></p><p>Satışa sunulan taşınmazlar arasında Ankara'nın Çankaya, İstanbul'un Avcılar, Başakşehir ve Silivri ile İzmir'in Aliağa, Dikili ve Menemen ilçelerindeki alanlar da yer alıyor. </p><p>Peşin alımlarda yüzde 15 indirim uygulanacak.</p><b>ARSALAR HANGİ İLLERDE?</b><p></p><p>Muhammen bedeli 10 milyar 780 milyon 468 bin 297 lira olan toplam 1 milyon 767 bin 982 metrekare büyüklüğündeki Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bolu, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kilis, Konya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Van, Yozgat ve Zonguldak'ta bulunan 405 arsa açık artırmayla satılacak.</p><p>Açık artırmalar, 29 &#8211; 30 Eylül 2026 tarihlerinde saat 10.30'da Ankara Bilkent Otel ile TOKİ İstanbul Hizmet Binası'nda yapılacak. Ayrıca internet üzerinden de (muzayede.emlakyonetim.com.tr) teklif verilebilecek.</p><p>Ayrıntılı bilgilere, "www.toki.gov.tr" ile "muzayede.emlakyonetim.com.tr" internet adreslerinden ve "444 84 34" numaralı telefondan ulaşılabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/toki-47-ilde-arsa-satisi--640_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291619</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/deniz-kuslarinda-plastik-rekoru-kirildi-bir-kusta-894-parca-bulundu-291619</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deniz kuşlarında plastik rekoru kırıldı! Bir kuşta 894 parça bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın Lord Howe Adası'nda yürütülen uzun soluklu araştırma, deniz kuşlarının vücutlarında rekor düzeyde plastik biriktiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bir kuşun midesinde neredeyse 900 parça plastik buldu. Bu bulgu, okyanuslardaki plastik kirliliğinin geldiği vahim noktayı gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deniz kuşlarında plastik rekoru kırıldı! Bir kuşta 894 parça bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Lord Howe Adası'nda 15 yıldır devam eden bilimsel araştırmalar, deniz kuşlarının bedenlerinde biriken plastik miktarının her yıl yeni rekorlara ulaştığını gösterdi. Adrift Lab'dan araştırmacılar, sable shearwater türü genç deniz kuşlarının midesinde 2023-2026 yılları arasında yapılan incelemelerde, bir kuşta 894 parça plastik tespit etti. Bu miktar, kuşun vücut ağırlığının yüzde 15'inden fazlasına denk geliyor. Araştırmanın sonuçları, okyanuslardaki plastik kirliliğinin deniz canlıları üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Adrift Lab araştırmacıları: Plastik rekoru her yıl aşıldı</h3><p>Adrift Lab ekibi, sable shearwater yavrularının mide içeriğini yıkayarak plastik yutma oranlarını 15 yıldır düzenli olarak ölçüyor. 2011'de bir kuşun midesinde 276 parça plastik bulunduğunda bu miktarın en yüksek seviye olduğu düşünülüyordu. Ancak 2023 yılına gelindiğinde, bir shearwater yavrusunda 400'den fazla plastik parça bulundu ve bu rakam sonraki yıllarda her yıl aşıldı. Son olarak bir kuşun midesinde 894 parça plastik tespit edildi. Bu plastiklerin toplam ağırlığı 64,2 grama ulaştı ve kuşun vücut kütlesinin önemli bir bölümünü oluşturdu. Araştırmacılar, bu oranın insan vücudunda yaklaşık 12 kilogram plastiğe denk geldiğini belirtti. Bu çarpıcı bulgular, okyanuslara karışan plastik atık miktarındaki artışın doğrudan deniz kuşlarına yansıdığını ortaya koyuyor.</p><h3>Plastik atıklar ve küresel anlaşma: Bilim insanlarından uyarı</h3><p>Bilim insanları, deniz kuşlarının plastik yutmasında yaşanan keskin artışın, okyanuslara bırakılan atıkların hızla çoğalmasından kaynaklandığını vurguluyor. Araştırma ekibi, özellikle plastik reçine peletleri (nurdle) ve şişe kapaklarının oranında belirgin bir yükseliş tespit etti. Bu tip atıkların geri dönüşümünü artırmak için şişe kapaklarının şişelere bağlı olması gibi yasal düzenlemelerin şart olduğu ifade edildi. Küresel Plastik Antlaşması görüşmeleri sürerken, uzmanlar plastik krizinin çözümü için daha hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğine dikkat çekiyor. Ancak, tüm plastik üretimi bugün dursa bile, okyanuslardaki atık seviyesinin 2050 yılına kadar artmayı sürdüreceği öngörülüyor. Bu nedenle, deniz yaşamı üzerindeki plastik etkisinin uzun vadeli ve kapsamlı araştırmalarla daha iyi anlaşılması büyük önem taşıyor.</p><h3>Dr. Alex Bond: 'Plastik krizi beklenenden hızlı büyüyor'</h3><p>Çalışmanın ortak yazarlarından ve Doğa Tarihi Müzesi'nin kuşlar baş küratörü Dr. Alex Bond, 2012'de bir sable shearwater yavrusunda 276 parça plastik bulduklarında bunun en kötü senaryo olduğunu düşündüklerini söyledi. Ancak son yıllarda yaşanan artışın, plastik krizinin tahmin edilenden çok daha hızlı büyüdüğünü gösterdiğini vurguladı. Bond, "2023-2026 yılları arasında her yıl yeni bir rekor kırıldı. Plastik krizi sadece büyümekle kalmıyor, aynı zamanda çözüm için yeterince hızlı hareket etmiyoruz," dedi. Bilim insanları, plastik kirliliğiyle mücadele için uluslararası iş birliği ve verilerin dijital olarak paylaşılmasının hayati önemde olduğunu belirtiyor.</p><p>Uzmanlar, deniz kuşlarında plastik yutma oranlarının hızla yükselmesinin, okyanuslardaki plastik atık sorununu ciddiyetle ele almak gerektiğini gösterdiğini ifade ediyor. Araştırmanın sonuçları, Earth's Future dergisinde yayımlandı. Plastik kirliliğiyle mücadelede, uzun vadeli bilimsel çalışmaların ve küresel ölçekte alınacak önlemlerin önemi bir kez daha gündeme geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/deniz-kuslarinda-plastik--637_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291618</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yastiklariniz-neden-sarariyor-iste-en-sik-yapilan-5-hata-291618</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yastıklarınız neden sararıyor? İşte en sık yapılan 5 hata]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yastık sararması, hem hijyen hem de sağlık açısından ciddi riskler taşıyor. Dermatolog Dr. Shamsa Kanwal, yastıkların neden sarardığını ve bu sorunun nasıl önlenebileceğini detaylı şekilde açıkladı. Yastık temizliği ve doğru bakım yöntemleriyle ilgili kritik uyarılar haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yastıklarınız neden sararıyor? İşte en sık yapılan 5 hata]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerde sıkça karşılaşılan yastık sararması, hem görüntü hem de sağlık açısından önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Son araştırmalar ve dermatolog Dr. Shamsa Kanwal'ın değerlendirmelerine göre, yastıkların zamanla sararmasının ardında beş temel alışkanlık yatıyor. Bu alışkanlıklar arasında ter ve vücut yağları, ıslak saçla yatmak, makyaj ve cilt bakım ürünlerinin kalıntıları, yastık ve kılıflarının yeterince sık yıkanmaması ile yastıkların uzun süre değiştirilmemesi bulunuyor. Uzmanlar, yatma ve çamaşır yıkama rutinlerinde yapılacak bazı basit değişikliklerle yastıkların daha uzun süre beyaz ve hijyenik kalabileceğini belirtiyor.</p><h3>Dr. Kanwal: 'Ter ve yağlar yastık liflerini hızla sarartıyor'</h3><p>Yastık sararmasında en önemli faktörlerden biri, gece boyunca vücuttan salınan ter ve doğal yağlar olarak gösteriliyor. Dr. Shamsa Kanwal, ter, sebum, tükürük ve ölü deri hücrelerinin uyku sırasında yastık liflerine nüfuz ettiğini ve oksijenle temas ettiğinde sarı lekelerin oluştuğunu vurguluyor. Özellikle aşırı terleme eğilimi olan bireylerde bu süreç daha da hızlanıyor. Dr. Kanwal, gece boyunca yaşanan ısınmanın da terlemeyi artırdığını ve bu durumun yastıkta kalıcı renk değişimlerine yol açtığını belirtiyor. Sarı lekelerin sadece estetik bir sorun olmadığını, aynı zamanda bakteri ve alerjen birikimine de zemin hazırladığını ifade ediyor.</p><h3>Islak saç ve makyaj kalıntıları yastıkların ömrünü kısaltıyor</h3><p>Yastık sararmasının diğer önemli nedenleri arasında ıslak saçla uyumak ve cilt bakım ürünlerinin kalıntıları öne çıkıyor. Uzmanlar, saçtaki nemin yastık kılıfından geçerek dolguya ulaştığını ve burada oksitlenerek sarı lekelere sebep olduğunu bildiriyor. Özellikle makyajla ya da cilt bakım ürünleri henüz emilmeden yatağa gitmek, bu ürünlerin yastığa geçmesine ve zamanla sararmaya neden oluyor. Dr. Kanwal, retinol, yoğun nemlendiriciler ve yağ bazlı bakım ürünlerinin yastıkta kalıcı izler bırakabileceğini aktarıyor. Ayrıca, bu tür ürünlerin ter ve vücut yağlarıyla birleştiğinde yastıkta daha inatçı lekeler oluştuğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Düzenli yıkama eksikliği sarı lekeleri kalıcı hale getiriyor</h3><p>Yastık ve yastık kılıflarının yeterince sık yıkanmaması, sarı lekelerin kumaşa derinlemesine işlemesine neden oluyor. Yapılan anketler, yetişkinlerin dörtte birinin yastık kılıflarını üç-dört haftada bir, yalnızca %15'inin ise yastıklarını düzenli olarak yıkadığını gösteriyor. Uzmanlar, yastık kılıflarının haftada bir, yastıkların ise ayda bir yıkanmasının hijyen ve beyazlık açısından gerekli olduğunu belirtiyor. Yıkama sıklığının düşük olması, hem lekelerin birikmesine hem de bakteri ve toz akarlarının çoğalmasına yol açıyor. Bu durum, özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde sağlık sorunlarını tetikleyebiliyor.</p><h3>Yastık değişim süresi ve koruyucu kullanımı hijyenin anahtarı</h3><p>Yastıkların ortalama kullanım ömrünün iki yıl olduğu belirtiliyor. Ancak yapılan araştırmalar, katılımcıların sadece %18'inin bu süreden haberdar olduğunu ve çoğu kişinin yastıklarını değiştirmesi gereken zamandan yaklaşık 14 ay daha uzun süre kullandığını ortaya koyuyor. Dr. Kanwal, eski ve sararmış yastıkların hem destekleyici özelliğini kaybettiğini hem de sağlıksız bir ortam oluşturduğunu vurguluyor. Yastık koruyucu kullanımı ise, ter, nem ve bakım ürünü kalıntılarının yastığa geçmesini büyük oranda engelliyor. Su geçirmez veya nefes alabilen koruyucular, yastığın ömrünü uzatırken, temizliğini de kolaylaştırıyor. Uzmanlar, yastık koruyucuların düzenli olarak yıkanmasının da önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Yastık sararmasını önlemenin 5 etkili yolu</h3><p>Dr. Kanwal ve uzmanlar, yastıkların beyazlığını korumak ve hijyenini sağlamak için beş temel öneride bulunuyor: Yastıkların her üç ayda bir, kılıfların ise haftada bir yıkanması; yastık koruyucu kullanılması; cilt bakım ürünlerinin yatmadan en az bir saat önce uygulanması; nefes alabilen, doğal kumaştan yapılmış yastık kılıflarının tercih edilmesi ve yastıkların en geç iki yılda bir yenilenmesi. Ayrıca, terlemeyi azaltan ve nem birikimini önleyen malzemelerin seçilmesi de öneriliyor. Bu adımlar, hem yastıkların daha uzun süre beyaz kalmasını sağlıyor hem de uyku hijyenine katkı sunuyor. Dr. Kanwal, doğru bakım rutiniyle alerji, boyun ağrısı ve diğer sağlık sorunlarının da önüne geçilebileceğini belirtiyor.</p><h3>Doğru yastık bakımıyla sağlıklı ve konforlu uyku mümkün</h3><p>Yastık temizliği ve bakımı, sadece estetik değil, aynı zamanda sağlık açısından da büyük önem taşıyor. Sarı lekelerle mücadele için önerilen yöntemler, düzenli temizlik alışkanlığı ve doğru ürün seçimiyle birleştiğinde, yastıkların ömrü uzuyor ve uyku kalitesi artıyor. Uzmanlar, evlerdeki yastıkların düzenli aralıklarla kontrol edilmesini, gerekirse değiştirilmesini ve hijyen standartlarının yükseltilmesini tavsiye ediyor. Yastık bakımı konusunda toplumsal bilincin artması, hem bireysel sağlık hem de yaşam kalitesi açısından uzun vadede önemli kazanımlar sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/yastiklariniz-neden-sarar-199_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291617</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/roman-uzay-teleskobu-icin-buyuk-surpriz-gorev-suresi-22-yila-cikabilir-291617</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Roman Uzay Teleskobu için büyük sürpriz! Görev süresi 22 yıla çıkabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Florida'dan fırlattığı Roman Uzay Teleskobu, yakıt verimliliği ve hafif tasarımı sayesinde ömrünü iki katına çıkardı. Roman, en az 22 yıl boyunca karanlık enerji ve ötegezegenler üzerine önemli bilimsel araştırmalar yürütecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Roman Uzay Teleskobu için büyük sürpriz! Görev süresi 22 yıla çıkabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın yeni nesil gözlemevi Roman Uzay Teleskobu, Cape Canaveral'dan 30 Ağustos'ta fırlatıldıktan sonra, yakıt kullanımındaki verimlilik ve beklenenden hafif tasarımıyla bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Başlangıçta beş yıllık ana görev ve beş yıllık uzatılmış görev için planlanan Roman, şimdi 22 yıl boyunca uzayda kalabilecek kapasiteye sahip. NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi Direktörü Jamie Dunn, operasyon ekibi ve SpaceX'in hassas fırlatma süreci sayesinde teleskobun en az 2048 yılına kadar bilimsel araştırmalarına devam edebileceğini açıkladı. Roman Uzay Teleskobu, L2 Lagrange noktasında, James Webb Uzay Teleskobu gibi diğer büyük gözlemevleriyle birlikte, karanlık enerjinin sırlarını çözmek ve ötegezegenleri incelemek üzere görev yapacak.</p><h3>NASA'dan Roman teleskobuna rekor ömür kazandıran hamle</h3><p>Roman Uzay Teleskobu'nun ömrünün uzamasındaki en önemli faktör, yakıt verimliliği ve uzay aracının beklenenden hafif olması oldu. İlk tasarımda 21,605 pound (9,800 kilogram) ağırlık öngörülürken, tamamlanan Roman yalnızca 17,760 pound (8,065 kilogram) geldi. Bu durum, yakıt tanklarının tamamen doldurulmasına olanak sağladı ve fırlatmadan önce teleskoba ek yakıt yüklendi. Böylece, daha önce sadece 10 yıl için planlanan yakıt kapasitesi, en az 14 yıllık bir görev süresini garantiledi. Fırlatmadan hemen sonra yapılan üç dakikalık motor ateşi, Roman'ı L2'ye olağanüstü bir hassasiyetle yönlendirdi. Sadece 40 pound (18 kilogram) yakıt harcayan bu manevra, bütçelenen miktarın %10'undan az bir yakıtla tamamlandı ve teleskoba ek dört yıl daha kazandırdı. Bu gelişmeler sayesinde Roman Uzay Teleskobu'nun görev süresi 18 yıla çıktı.</p><h3>Uzayda yakıt tasarrufu Roman'ın görev süresini 22 yıla taşıdı</h3><p>31 Ağustos'ta gerçekleştirilen ikinci motor ateşiyle birlikte, Roman'ın L2'deki yörüngesine ulaşması için gereken kurs düzeltmesi de çok daha az yakıt gerektirdi. Bu sayede, eğer teknik bir sorun yaşanmazsa, teleskobun ömrüne dört yıl daha eklenmesi bekleniyor. L2 noktasına ulaştıktan sonra, Roman'ın istasyonunu koruması için her 28 günde bir küçük ateşlemeler yapılacak. Bu ateşlemeler ise yalnızca önemsiz miktarda yakıt harcayacak. Tüm bu gelişmeler, Roman Uzay Teleskobu'nun toplamda en az 22 yıl boyunca aktif kalmasını sağlıyor. Böylece, 2048 yılına kadar karanlık enerjinin doğası ve ötegezegenlerin keşfi gibi evrenin en büyük gizemlerine ışık tutacak gözlemler yapılabilecek. NASA yetkilileri, bu uzun ömürlü görev sayesinde önümüzdeki yıllarda Roman Uzay Teleskobu'ndan çok sayıda önemli bilimsel bulgu bekliyor.</p><p>Roman Uzay Teleskobu, NASA'nın uzay araştırmalarındaki yenilikçi yaklaşımının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Yakıt tasarrufu ve hafif tasarım gibi mühendislik başarıları sayesinde, bilim insanları önümüzdeki iki ya da üç on yıl boyunca Roman'dan büyük keşifler bekliyor. Uzay teleskobunun uzun ömrü, karanlık enerji ve ötegezegen araştırmalarında çığır açacak veriler sunacak. NASA'nın bu başarısı, uzay teknolojilerinin sınırlarını zorlamaya ve insanlığın evreni anlama yolculuğuna önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/roman-uzay-teleskobu-icin-744_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291616</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-35-milyon-uyusturucu-hap-uretecek-ham-madde-ele-gecirildi-291616</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 3,5 milyon uyuşturucu hap üretecek ham madde ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 3,5 milyon uyuşturucu hap üretecek ham madde ve 800 bin uyuşturucu hap ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da 3,5 milyon uyuşturucu hap üretecek ham madde ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğünün desteğiyle "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçunun önlenmesine ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.</p><p>Çalışmalarda, Esenyurt'ta uyuşturucu üretildiğini tespit eden ekipler, bir adrese ve araca eş zamanlı operasyon düzenledi.</p><p>Operasyonda 2 şüpheli yakalanırken, aramalarda 3,5 milyon uyuşturucu hap üretecek 840 kilogram toz ham madde, 800 bin uyuşturucu hap (sentetik ecza), 347 kilogram katkı maddesi, 1 milyon 200 bin doluma hazır boş kapsül ve hap üretiminde kullanılan 5 makine ele geçirildi.</p><p>Şüpheliler işlemler için emniyete götürüldü.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesabından konuya ilişkin görüntüler paylaşıldı.</p><p>Operasyon yapılan adresi yerinde inceleyen ve paylaşımda görüşlerine yer verilen İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "Uyuşturucuya topyekün savaş açtık. Bu mücadeleyi sadece İstanbul adına değil tüm insanlık adına veriyoruz. Uyuşturucunun sadece sokak satıcılarına değil baronundan torbacısına, finans kaynağına kadar bu suç ve karanlık zincirin tüm halkalarını kırıp atacağız." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/istanbulda-35-milyon-uyus-163_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291615</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hunga-tonga-patlamasi-atmosferde-beklenmedik-bir-kimyasal-surec-baslatmis-olabilir-291615</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hunga Tonga patlaması atmosferde beklenmedik bir kimyasal süreç başlatmış olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Pasifik'te Ocak 2022'de meydana gelen Hunga Tonga-Hunga Ha'apai volkanik patlaması, atmosferdeki metan kirliliğini yok eden şaşırtıcı bir kimyasal reaksiyonu tetikledi. Bilim insanları, bu olayın küresel ısınmanın yavaşlatılmasında kritik bir rol oynayabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hunga Tonga patlaması atmosferde beklenmedik bir kimyasal süreç başlatmış olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Pasifik'te Ocak 2022'de gerçekleşen Hunga Tonga-Hunga Ha'apai volkanik patlaması, bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Patlama sonrası oluşan devasa volkanik bulutun, atmosferdeki metan gazını yok eden beklenmedik bir kimyasal süreci tetiklediği ortaya çıktı. Araştırmacılar, bu keşfin iklim değişikliğiyle mücadelede yeni yöntemler geliştirilmesine ilham verebileceğini belirtiyor. Metan, küresel ısınmaya karbondioksitten çok daha hızlı katkı sağladığı için, atmosferdeki miktarının azalması iklim üzerinde çarpıcı bir etki yaratabilir. Bilim insanları, volkanik bulutun metan kirliliğini azaltma kapasitesinin, mevcut metan bütçesi hesaplamalarını ve küresel ısınmaya karşı alınacak önlemleri yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Dr. Maarten van Herpen: 'Volkanik bulut metan kirliliğini temizledi'</h3><p>Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Hunga Tonga patlaması sırasında volkanik bulutun içindeki kimyasal reaksiyonlar, atmosferdeki metan gazını yok etti. Araştırmanın ilk yazarı Dr. Maarten van Herpen, patlamanın ardından uydu görüntülerinde rekor seviyede formaldehit tespit ettiklerini açıkladı. Formaldehit, metanın atmosferde parçalanması sırasında kısa süreliğine oluşan bir kimyasal olarak biliniyor. Bilim insanları, bu yüksek formaldehit seviyesinin, bulutun metan gazını sürekli olarak yok ettiğine işaret ettiğini belirtti. Uydu gözlemleri, bulutun 10 gün boyunca Güney Amerika'ya kadar hareket ettiğini ve bu süreçte metan temizliğinin sürdüğünü gösterdi. Dr. van Herpen, "Volkanlar patladığında metan yaydığı biliniyor, ancak volkanik külün bu gazı kısmen temizleyebileceği ilk kez gözlemlendi" dedi.</p><h3>Güney Pasifik'te 2 milyon ineğe denk metan yok oldu</h3><p>Araştırmacıların hesaplamalarına göre, Hunga Tonga patlaması sırasında yaklaşık 300 gigagram metan atmosfere salındı. Bu miktar, iki milyondan fazla ineğin bir yılda yaydığı metan gazına eşdeğer. Ancak volkanik bulut, günde yaklaşık 900 megagram metanı yok etti. Bu da iki milyon ineğin günlük emisyonuna denk geliyor. Bilim insanları, bu oranın atmosferdeki metan seviyesinin kısa sürede önemli ölçüde azalmasına yol açtığını belirtti. Metan, küresel ısınmada karbondioksitten yaklaşık 80 kat daha etkili bir sera gazı olarak biliniyor ve atmosferde ortalama 10 yıl kalıyor. Bu nedenle, metan seviyesinin hızlı bir şekilde düşürülmesi, iklim değişikliğinin yavaşlatılması açısından kritik bir öneme sahip. Bilim insanları, Hunga Tonga örneğinin, doğanın metan temizliğini hızlandırma potansiyelini gözler önüne serdiğini vurguluyor.</p><h3>Volkanik kül, deniz tuzu ve güneş ışığı metan temizliğinde birleşti</h3><p>Patlama sırasında okyanus altındaki volkanik külle birlikte devasa miktarda tuzlu deniz suyu atmosfere fırladı. Araştırmacılar, bu karışımın güneş ışığıyla etkileşime girerek son derece reaktif klor atomları ürettiğini ve bu atomların metan moleküllerini parçalayarak yok ettiğini ortaya koydu. Bu kimyasal süreç, daha önce Sahra tozunun Atlantik Okyanusu'nu geçerken deniz tuzu ile birleşmesiyle oluşan demir tuzu aerosolleriyle benzerlik gösteriyor. Ancak Hunga Tonga patlamasında, aynı mekanizmanın atmosferin stratosfer katmanında da gerçekleştiği tespit edildi. Kopenhag Üniversitesi'nden Profesör Matthew Johnson, "Fiziksel koşulların tamamen farklı olduğu stratosferde, bu kimyasal reaksiyonun gerçekleşmesi bilim dünyası için büyük bir sürpriz" ifadelerini kullandı. Bu bulgu, atmosferik kimyanın iklim üzerindeki etkilerini yeniden değerlendirmeye yol açıyor.</p><h3>Metan azaltımı küresel ısınmada acil fren etkisi yaratabilir</h3><p>Metan, küresel ısınmanın yaklaşık üçte birinden sorumlu. Karbondioksitten daha az bulunmasına rağmen, kısa sürede çok daha fazla ısıyı hapsediyor. Metan emisyonlarının hızlıca azaltılması, on yıl gibi kısa bir sürede belirgin iklim faydaları sağlayabiliyor. Bu nedenle, bilim insanları metan azaltımını "acil fren" olarak tanımlıyor. Hunga Tonga patlaması, doğal yollarla büyük miktarda metanın atmosferden temizlenebileceğini göstererek, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni stratejiler geliştirilmesine kapı aralıyor. Ancak uzmanlar, metan azaltımının uzun vadede karbondioksit emisyonlarının azaltılmasının yerini alamayacağına da dikkat çekiyor. Kalıcı iklim istikrarı için CO2 salınımında da ciddi düşüşler gerekiyor.</p><h3>Uydu gözlemleriyle kimyasal süreçler izlendi</h3><p>Bilim insanları, Avrupa Uzay Ajansı'nın Sentinel-5P uydusundaki TROPOMI cihazını kullanarak, volkanik bulut içindeki formaldehit seviyelerini hassas biçimde ölçtü. Bu ölçümler, cihazın standart çalışma sınırlarının ötesine geçilerek gerçekleştirildi. Kraliyet Belçika Uzay Aeronomisi Enstitüsü'nden Dr. Isabelle De Smedt, sinyalin olağanüstü yüksekliği nedeniyle uydu hassasiyetini dikkatlice ayarladıklarını ve kükürt dioksit gibi parazitleri dikkate aldıklarını belirtti. Yapılan düzeltmeler, volkanik bulutun içindeki metan yok olmasının gerçek olduğunu ve uzaydan izlenebildiğini ortaya koydu. Bu yöntem, gelecekte atmosferdeki metan değişimlerinin daha hassas ve güvenilir biçimde takip edilmesini sağlayabilir.</p><h3>Bilim insanları doğadan ilham alıyor: Metan temizliği için yeni yöntemler araştırılıyor</h3><p>Hunga Tonga patlamasının ardından elde edilen bulgular, bilim insanlarına ve mühendislik şirketlerine atmosferdeki metanı temizlemenin yeni yollarını araştırma konusunda ilham verdi. Araştırmacılar, doğadaki bu kimyasal sürecin güvenli ve etkili biçimde taklit edilip edilemeyeceğini test ediyor. Ancak atmosferdeki metan miktarının doğru şekilde ölçülmesi ve temizleme yöntemlerinin işe yaradığının kanıtlanması büyük bir zorluk oluşturuyor. Kraliyet Hollanda Meteoroloji Enstitüsü'nden Dr. Jos de Laat, "Atmosferden metanın çıkarıldığını nasıl kanıtlayabiliriz? Yöntemimizin işe yaradığını nasıl bilebiliriz?" sorularının yanıtının, uydu gözlemlerinden geçtiğini vurguladı. Uzmanlar, doğadan alınan bu örneğin, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni teknolojilere yol gösterebileceğini düşünüyor.</p><h3>Metan bütçesi yeniden hesaplanacak</h3><p>Hunga Tonga patlamasıyla ortaya çıkan metan temizliği, bilim insanlarını küresel metan bütçesi hesaplamalarını gözden geçirmeye zorluyor. Metan bütçesi, atmosferdeki metanın kaynakları ve yok edilme süreçlerinin detaylı bir muhasebesini içeriyor. Araştırmacılar, atmosferik tozun ve volkanik külün metan yok edici etkisinin daha önce bu hesaplamalara tam olarak dahil edilmediğini belirtiyor. Eğer bu tür doğal olaylar metan temizliğini hızlandırıyorsa, mevcut tahminlerin ve iklim modellerinin güncellenmesi gerekecek. Kopenhag Üniversitesi'nden Matthew Johnson, "Artık atmosferik tozun metan bütçesini etkilediğini biliyoruz. Bu, atmosfere eklenen ve çıkarılan metan miktarının doğru hesaplanabilmesi için verilerin güncellenmesini gerektiriyor" dedi.</p><h3>Sonuç: Hunga Tonga'nın doğal kimyası iklim araştırmalarına yön veriyor</h3><p>Hunga Tonga-Hunga Ha'apai volkanik patlaması, atmosferdeki metan gazının doğal yollarla yok edilebileceğini göstererek, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni perspektifler sundu. Bilim insanları, bu sürecin güvenli ve etkili biçimde taklit edilip edilemeyeceğini araştırıyor. Ancak patlamanın ardından elde edilen bulgular, atmosferik kimyanın iklim üzerindeki etkisini anlamada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Doğanın sunduğu bu olağanüstü örnek, gelecekteki iklim politikaları ve teknolojik çözümler için yol gösterici olabilir. Bilim insanları, metan temizliğinde doğadan ilham alarak, küresel ısınmanın yavaşlatılması için yeni stratejiler geliştirmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/hunga-tonga-patlamasi-atm-529_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291614</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/trafik-ekiplerinin-dur-ihtarina-uymayan-surucuye-610-bin-tl-ceza-kesildi-291614</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trafik ekiplerinin dur ihtarına uymayan sürücüye 610 bin TL ceza kesildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde motosikletin ön tekerlerini kaldırarak ters yönden gelen sürücü, trafik ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçtı. Polis ekiplerince yakalanan sürücüye 610 bin 168 TL para cezası uygulanırken, motosiklet 180 gün trafikten men edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trafik ekiplerinin dur ihtarına uymayan sürücüye 610 bin TL ceza kesildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manavgat ilçesi Antalya Caddesi'nde plakasız motosikletin ön tekerlerini kaldırarak ters yönden gelen Mevlüt S.M. isimli sürücü, uygulama yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçmaya başladı.</p><p>Kısa süreli kovalamacanın ardından polis ekipleri tarafından motosiklet sürücüsünün sürücü belgesine kısa süre önce el konulduğu için sürücü belgesinin olmadığı ve motosikletin plakasının da oturağın altında olduğu belirlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/2-1609202694027859.jpg"/><p class=""><b>610 BİN TL CEZA KESİLDİ</b></p><p>Motosiklet sürücüsüne sürücü belgesine el konulmasına rağmen sürücü belgesiz araç kullanmaktan 200 bin TL, dur ihtarına uymamaktan 200 bin TL, 2. kez plaka takılı olmadan yakalanmaktan 140 bin TL, akrobasi hareketleri yapmaktan 46 bin TL, ters yönden gelmekten 17 bin TL, kırmızı ışık ihlali yapmaktan 5 bin TL, ayna takmamaktan 2 bin 168 TL olmak üzere toplam 610 bin 168 TL para cezası uygulandı.</p><p>Motosiklet; ön tekerini kaldırmaktan 60 gün, dur ihtarına uymamaktan 60 gün, 2. kez plaka takmamaktan 60 gün olmak üzere 180 gün trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/trafik-ekiplerinin-dur-ih-432_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291613</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cumhurbaskani-erdoganin-samsunda-otobusten-inerek-sohbet-ettigi-engelli-emre-vural-yasadik-291613</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Samsun'da otobüsten inerek sohbet ettiği engelli Emre Vural yaşadıklarını anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Samsun Şehir Hastanesinin açılışı için geldiği Samsun'da otobüsten inerek sohbet ettiği engelli Emre Vural, yaşadıklarını anlattı. Yaklaşık 13 yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Karadeniz Bölgesi'ndeki programlarına gittiğini anlatan Emre Vural, "Tam otobüs geçerken Cumhurbaşkanı'mızla göz göze geldik ve bir işaret yaptı. Otobüsü durdurdu, aşağıya indi. Halimi hatırımı, bir isteğim olup olmadığını sordu. Gerçekten bu çok güzel bir anıydı." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Samsun'da otobüsten inerek sohbet ettiği engelli Emre Vural yaşadıklarını anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Samsun Şehir Hastanesinin açılışı için geldiği Samsun'da otobüsten inerek sohbet ettiği engelli Emre Vural, yaşadıklarını anlattı.</p><p class="">SMA hastalığı nedeniyle yaşamını tekerlekli sandalyede sürdüren ve boccia branşında milli sporcu olan 35 yaşındaki Emre Vural, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hiçbir zaman unutmayacağı, hafızasında kayıtlı kalacak bir anı yaşadığını söyledi.</p><p>Bugüne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birçok programda bir araya geldiklerini ancak bu sefer yaşadıklarının bambaşka olduğunu belirten Vural, "Sayın Cumhurbaşkanı'mız Samsun'a Şehir Hastanesi açılışı için geldi. Ben de sabah o programdaydım. Programdan çıkıp Atakum'da evime dönerken Atakum'da Cumhurbaşkanı'mızın bir programı daha vardı. Gençlik Buluşması vardı. O program alanı da evime çok yakındı. Evime doğru giderken Cumhurbaşkanı'mızın konvoyunu, otobüsünü görünce anneme durmamızı söyledim. El sallamak istiyordum sadece Sayın Cumhurbaşkanı'mıza ama devamında çok harika olaylar gelişti. Tam otobüs geçerken Cumhurbaşkanı'mızla göz göze geldik ve bir işaret yaptı. Otobüsü durdurdu, aşağıya indi. Halimi hatırımı, bir isteğim olup olmadığını sordu. Gerçekten bu çok güzel bir anıydı." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42480117.jpg"/><p><b>"BU GERÇEKTEN KELİMELERLE TARİF EDİLEMEZ BİR KALP OLAYI"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yolda bir engelli vatandaşı görüp otobüsünü durdurup halini hatırını sorabildiğine işaret eden Vural, şöyle devam etti:</p><p>"Bu gerçekten kelimelerle tarif edilemez bir kalp olayı, samimiyet, vicdan olayı. Akabinde Cumhurbaşkanı'mız sağ olsun, beni Gençlik Buluşması'na davet etti. Ben de programa katıldım. Orada bir soru-cevap kısmı vardı gençlerle Cumhurbaşkanı'mızın. Söz hakkı bana geldiğinde soru sormak istemedim ve az önce otobüsten inme olayını gençlerle paylaşmak istedim. Böyle bir lidere sahip olduklarını görmelerini, böyle bir samimi, vicdani bir Cumhurbaşkanı'na sahip olduklarını göstermek için bu anımı anlattım. Orada da Cumhurbaşkanı'mızın yine bir sözü kalplerimizi fethetti. 'Ben otobüsü durdurmasaydım Allah'a bunun nasıl hesabını verebilirim?' deyince gerçekten çok duygu yüklü bir anı oldu benim için. Bu da Türkiye'de bir ses getirdi."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42480116.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Gençlik Buluşması programının ardından yaşadığı diyaloğa da değinen Vural, "Son olarak Cumhurbaşkanı'mızla yaklaşık 15 ay önce görüşmüştük bir programda ve bana şunu söylemişti. 'Emre, seni bir daha gördüğümde mutlaka evlenmiş olacaksın. Bugüne kadar birçok şeyi başardın, birçok şeyi tamamladın. Artık geriye evlilik kaldı.' dedi. Samsun'daki programda gördüğünde direkt o söylediği söz aklına geldi ve dedi ki, 'Ben sana demedim mi seni bir daha gördüğümde evlenmiş olacaksın.' diye. Bu da çok güzel bir anıydı. Cumhurbaşkanı'mızın dünya meseleleriyle bu kadar uğraşırken, artık Avrupa'nın, Afrika'nın, Orta Asya'nın umudu olmuş bir noktadayken aramızdaki konuşmayı hatırlaması, bunu gündeme getirmesi ne denli hafızaya sahip olduğunu, nasıl bir insan olduğunu gösteriyor." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/42480118.jpg"/><p>Vural, yaklaşık 13 yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Samsun ve Trabzon başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi'ndeki programlarına gittiğini anlattı.</p><p>Sohbetin ardından sosyal medyada binlerce mesaj aldığını dile getiren Vural, "Ben 'Keşke senin yerinde olsaydım.' tarzında bir hayli mesaj aldım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan artık Türkiye özelinde değil, dünya genelinde bir isim. Bu ismin hafızasında olmak, kalbinde olmak benim için ciddi bir mutluluk vesilesi." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun'daki programı kapsamında AK Parti Genel Merkez Gençlik Kollarınca Samsun Büyükşehir Belediyesi Yalı Kafe Kütüphanesi'nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına da katılmıştı.</p><p>Emre Vural, programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Hoş geldiniz" diyerek bir süre önce annesiyle birlikte yolda ilerlerken Erdoğan'ın otobüsünü durdurduğunu ve kendisine bir isteği olup olmadığını sorduğunu anlatmıştı.</p><p>Bunun üzerine Erdoğan, "Emre, ben şimdi otobüsten aşağı inmemiş olsam Allah'a bunun hesabını nasıl veririm? Biliyorsun, seni ben ilk defa bu seyahatte tanımadım. Yıllardır Samsun'a her gelişimde seni görüyorum." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Vural da "Bu liderin arkasından yürüyün. Bu liderin omzundan yük alın ve bu lidere sabah akşam dua edin. Ben öyle yapıyorum. Hepinizi de buna davet ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun." şeklindeki sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah hep beraber yar ve yardımcımız olsun. Rabb'im bizleri inşallah yalnız koymasın." diye konuşmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/cumhurbaskani-erdoganin-s-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291612</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kuresel-piyasalarda-gozler-fedin-faiz-kararina-cevrildi-291612</link>
      <pubDate>2026-09-16T10:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler, Fed'in faiz kararına çevrildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[15 Temmuz 2026 Çarşamba küresel piyasalarda, tahvil piyasasındaki satış baskısının azalması ve petrol fiyatlarındaki yükselişlerin hız kesmesiyle risk iştahı ılımlı bir şekilde yükselirken, gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) bugün açıklayacağı faiz kararına çevrildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler, Fed'in faiz kararına çevrildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz 2026 Çarşamba küresel piyasalara bakış... ABD Merkez Bankasının (Fed) bugün açıklanacak faiz kararının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. İstihdam piyasasına ilişkin güçlü veriler, yükselen enflasyon beklentileri ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu sonrası, para piyasalarındaki fiyatlamalarda 25 baz puanlık artırıma gidilmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p>Bankanın karar metnindeki açıklamalar yatırımcılar tarafından takip edilecek. Fed'in bu toplantıda makro tahminlerde ve faiz patikasında yapacağı olası değişiklikler de piyasaların odağında yer alacak.</p><p>Fed Başkanı Warsh'ın sözlü yönlendirme yapmaktan kaçınmasına karşın ondan gelecek açıklamalar da yakından izlenecek. Öte yandan Orta Doğu'da devam eden karşılıklı çatışmaların ne kadar sürebileceği konusundaki belirsizlikler de küresel piyasalarda risk unsuru olmaya devam ediyor.</p><p>Dün yüzde 5,04'e çıkarak Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi gören ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in ABD tahvil piyasasının dünyanın en iyi performansını gösteren piyasa olduğu yorumunda bulunmasının ardından bugün yüzde 5 seviyesinde dengelendi.</p><p>Öte yandan ABD Senatosunda, dijital varlıklara ilişkin düzenleyici çerçeve oluşturmayı amaçlayan ve "CLARITY Act" olarak bilinen "Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasa Tasarısı"nın Genel Kurulda görüşülmesine geçilmesini sağlayacak usul oylamasında gerekli çoğunluğa ulaşılamadı.</p><p>Bu gelişmeyle bitcoin yüzde 0,1 düşüşle 75 bin 780 dolar seviyelerinde seyrediyor. Kripto para borsası Coinbase'in hisselerindeki yüzde 10'luk düşüş de dikkati çekti.</p><p>Jeopolitik risklerden kaynaklı petrol arzına ilişkin endişelere karşın, ABD stoklarındaki artışın etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 azalışla 108,1 dolar seviyesinde bulunuyor. Altının onsu yüzde 0,6 değer kaybıyla 4 bin 321 dolardan işlem görüyor.</p><p>Fed'e ilişkin faiz artırım beklentilerine karşın ABD'ye ilişkin mali endişelerin etkisiyle dolar endeksi yüzde 0,1 azalışla 99,6 seviyesinde seyrediyor.</p><p><b>NEW YORK BORSASI NEGATİF SEYRETTİ</b></p><p>New York borsası, tahvil faizlerindeki yükselişin risk iştahını baskılamasıyla dün negatif seyretti.</p><p>Meta'nın hisseleri, şirketin yapay zeka modellerini daha düşük maliyet ve enerji tüketimiyle çalıştırmak için geliştirdiği yeni nesil çipleri test ettiğini duyurması sonrasında yüzde 1'e yakın değer kazandı.</p><p>Makroekonomik veri tarafına bakıldığında Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, eylülde 7,6 değerine düşerek beklentilerin altında gerçekleşti.</p><p>Diğer taraftan Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de dizelin ortalama galon fiyatı bugün 6,27 dolar ile rekor tazeledi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,63, S&P 500 endeksi yüzde 0,45 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,78 değer kaybetti.</p><p>ABD'de endeks vadeli kontratlar, güne pozitif başladı.</p><p><b>AVRUPA BORSALARI GERİLEDİ</b></p><p>Avrupa borsaları petrol fiyatlarındaki yükselişin risk iştahını baskılamaya devam etmesi ve tahvil piyasalarındaki satış baskısının derinleşmesiyle dün negatif seyretti. Almanya'da ZEW Ekonomik Güven Endeksi'nin eylül ayı sonuçları açıklandı.</p><p>Buna göre, ağustosta 34,2 puan olan endeks, eylülde 0,5 puanlık sınırlı bir artışla 34,7 puana yükseldi. Piyasa beklentisi ise endeksin bu dönemde 40 puana ulaşacağı yönündeydi.</p><p>Kurumsal tarafta, Deutsche Bank hisseleri yüzde 2,4 düştü. Bu gelişmelerle İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,37, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,34, İtalya'da FTSE MIB endeksi yüzde 0,14 ve Almanya'da DAX 40 endeksi, günü yüzde 0,15 değer kaybetti.</p><p>Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><b>ASYA BORSALARI POZİTİF SEYREDİYOR</b></p><p>Tahvil piyasasındaki satış baskısının hafif bir şekilde azalması ve petrol fiyatlarındaki yükselişlerin hız kesmesi, yeni günde Asya piyasalarında risk iştahını artırdı.</p><p>Bugün açıklanan makroekonomik verilere göre Japonya'da ağustos ayına ilişkin ihracat yüzde 19,3, ithalat da yüzde 28 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede ağustos ayına ilişkin dış ticaret açığı 638,3 milyar yenden 1,1 trilyon yene yükseldi. Japonya böylece dış ticaretinde 4 ay üst üste açık verdi. Analistler, ülkede üst üste verilen dış ticaret açığının enerji maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığını belirtti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,3, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,1, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 yükseldi.</p><p><b>BORSA GÜNÜ DÜŞÜŞLE TAMAMLADI</b></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,41 değer kaybederek 13.892,30 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,09 arttı.</p><p>Dolar/TL dün günü yatay seyirle 48,6292'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,6520'den işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksinin, yurt dışında ise ABD'de Fed'in faiz kararı ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın basın toplantısı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.800 ve 13.700 puanın destek, 14.000 ve 14.100 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/kuresel-piyasalarda-gozle-815_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291611</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-gelisme-2-zanli-daha-tutuklandi-291611</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! 2 zanlı daha tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 6 zanlıdan 2'si tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla, 2'si de savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! 2 zanlı daha tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyetin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden kalan 6'sının işlemleri tamamlandı.</p><p>2 başkomiserin de aralarında bulunduğu, biri emekli polis memuru olan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.</p><p>Savcılıktaki ifadelerinin ardından 2 şüpheli serbest bırakıldı. Zanlılardan 2'si tutuklanmaları, 2'si de adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.</p><p>Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 2 zanlının tutuklanmasına, 2 zanlının da adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.</p><p>Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 38'e yükseldi.</p><p>Soruşturma kapsamında, 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.</p><p>Önceden adliyeye sevk edilen zanlılardan polis memurları Gökcan M, Ahmet B, Osman Nuri G. ve Hüseyin Ü. tutuklanmış, B.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/gulistan-doku-sorusturmas-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291610</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/amsterdam-dahil-hollandanin-bircok-bolgesinde-tren-seferleri-supheli-sabotaj-nedeniyle-aksadi-291610</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Amsterdam dahil Hollanda'nın birçok bölgesinde tren seferleri şüpheli sabotaj nedeniyle aksadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hollanda'nın başkenti Amsterdam ve çevresinde yaşanan şüpheli sabotaj olayları, ülke genelinde demiryolu ulaşımında büyük aksamalara yol açtı. ProRail ve NS yetkilileri, 35'ten fazla sabotaj girişiminin ardından geniş çaplı soruşturma başlatıldığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Amsterdam dahil Hollanda'nın birçok bölgesinde tren seferleri şüpheli sabotaj nedeniyle aksadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda'nın Amsterdam başta olmak üzere merkezi ve kuzey bölgelerinde Salı sabahı yaşanan şüpheli sabotajlar, ülke genelinde demiryolu ulaşımını felce uğrattı. Demiryolu altyapısından sorumlu ProRail, 35'i aşkın olayda raylara boru ve kablolar yerleştirildiğini belirtti. Bu eylemlerin kasıtlı olduğu yönündeki şüpheler üzerine polis ve savcılık geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olaylar, tren seferlerinde iptaller ve uzun gecikmeler yaratırken, özellikle Amsterdam, Schiphol Havalimanı, Eindhoven ve Utrecht güzergahlarında ciddi aksamalar yaşandı. ProRail, sabotaj nedeniyle trenlerin bilgisayar sistemlerinde arıza oluştuğunu ve trafik kontrolünün rayları temizleyemediğini açıkladı. Şu ana kadar herhangi bir şüpheli tespit edilmezken, yetkililer olayların ciddiyetine dikkat çekiyor.</p><h3>ProRail: 'Raylara sabotaj, demiryolu sistemini kilitledi'</h3><p>ProRail yetkilileri, raylara yerleştirilen boru ve kabloların trenlerin bilgisayar sistemlerinde yanlış algılama yarattığını ve bu yüzden trafik kontrol merkezlerinin rayların boş olup olmadığını tespit edemediğini bildirdi. Bu durum, sadece seferlerin aksamasına değil, aynı zamanda güvenlik risklerinin de artmasına yol açtı. ProRail, bazı bölgelerde sabotaj girişimlerinin ardından raylardan nesneler kaldırıldıktan sonra bile yeni kesintilerin yaşandığını vurguladı. Şirket, "Raylara malzeme yerleştirmek son derece tehlikeli ve kabul edilemez. Neyse ki bugün herhangi bir kazaya yol açmadı" açıklamasını yaptı. Pazartesi sabahı Steenwijk yakınlarında bir trenin rayda bulunan metal parçaya çarpması ise daha büyük bir facianın eşiğinden dönüldüğünü gösterdi. Olayda trenin düşük hızda seyretmesi olası bir felaketi önledi.</p><h3>Başbakan Jetten ve NS'den acil durum çağrısı</h3><p>Hollanda Başbakanı Rob Jetten, yaşanan sabotajları "rahatsız edici ve hayatı tehdit edici" olarak nitelendirdi. Olayların ardından açıklama yapan NS'nin geçici CEO'su Mirjam van Velthuizen, demiryolu ulaşımına olan bağımlılığın bir kez daha ortaya çıktığını söyledi ve acil durum planlarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. NS, yaşanan kesintilerin o kadar geniş çaplı olduğunu, otobüsle ikame ulaşım sağlamanın mümkün olmadığını açıkladı. Salı günü saat 17.00 itibarıyla yeni bir engel bildirilmediği, mevcut sorunların ise büyük oranda giderildiği aktarıldı. Ancak, akşam saatlerinde iki hatta halen aksaklıkların sürdüğü belirtildi. Polis ve istihbarat birimleri, sabotaj girişimlerinin arkasında kimlerin olduğunu ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Çiftçi protestoları ve sabotajlar arasında bağlantı iddiası</h3><p>Salı günü Hollanda'da hükümetin bütçesinin açıklandığı Prinsjesdag'a denk gelen olaylar sırasında, ülkenin çeşitli noktalarında çiftçi protestoları da düzenlendi. Farmers Defence Force (FDF) adlı grup, hükümetin azot emisyonunu azaltma planlarına karşı çıkarken, bazı yollar üzerinde saman balyaları yakıldı. Yetkililer, çiftçi protestoları ile demiryolu sabotajları arasında herhangi bir bağlantı olmadığını belirtti. FDF ise sabotajdan sorumlu olmadıklarını, ancak bireysel çiftçilerin olaya karışmış olabileceğini ifade etti. Olaylar, Cuma günü Fransa'nın Normandiya bölgesinde yaşanan ve sabotaj şüphesiyle incelenen bir tren kazasının ardından geldi. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, benzer olaylarda tüm ipuçlarının titizlikle değerlendirildiğini vurguladı.</p><p>Hollanda'daki demiryolu sabotajları, ülkenin ulaşım altyapısının ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür olayların tekrarlanmaması için güvenlik önlemlerinin artırılması ve acil durum planlarının geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Soruşturma sürerken, yetkililer halkı dikkatli olmaya ve şüpheli durumları bildirmeye çağırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/amsterdam-dahil-hollandan-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291609</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/hadise-senol-sonmez-aski-yeniden-mi-basliyor-iddialarin-ardindaki-gercek-ortaya-cikti-291609</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hadise-Şenol Sönmez aşkı yeniden mi başlıyor? İddiaların ardındaki gerçek ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Şarkıcı Hadise'nin yönetmen eski sevgilisi Şenol Sönmez'e sosyal medyadan verdiği destek ‘Aşk yeniden mi?' sorularını akıllara getirdi. Ancak ikilinin ortak projelerinin olduğu öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hadise-Şenol Sönmez aşkı yeniden mi başlıyor? İddiaların ardındaki gerçek ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şarkıcı Hadise, 'Esas Oğlan' dizisinin setinde tanışıp aşk yaşadığı yönetmen Şenol Sönmez'e sosyal medya hesabı üzerinden verdiği destekle dikkatleri üzerine çekti. Şarkıcının eski sevgilisinin yeni projesine verdiği bu paylaşım kısa sürede etkileşim alırken 'Aşk yeniden mi başlıyor?' sorularını beraberinde getirdi. Çıkan aşk iddialarının ardından gerçek ortaya çıktı. </p><p>Konuşulanlara göre ikilinin ayrılık sonrası düşman kalmadığı, aksine çok iyi iki dost oldukları öğrenildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/9-1609202698dea6e7.jpg"/><p>Ayrıca şarkıcı ve yönetmenin yakın zamanda ortak bir proje için bir araya geleceği ve bu paylaşımın da yaklaşan iş birliğinin ilk sinyali olduğu belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/hadise-senol-sonmez-aski--922_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291608</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/japonyada-100-yasini-asanlarin-sayisi-ilk-kez-100-bini-gecti-291608</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'da 100 yaşını aşanların sayısı ilk kez 100 bini geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya, yüz yaşını aşanların sayısında yeni bir eşiği geçti. Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, ülkede 100 yaş ve üzeri kişi sayısı ilk kez 107 bini aştı. Uzmanlar, bu artışın hem sağlık sisteminin başarısını hem de demografik zorlukları gözler önüne serdiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'da 100 yaşını aşanların sayısı ilk kez 100 bini geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da 100 yaş ve üzeri nüfus, ilk kez 107 bin 677 kişiye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, yüz yaşlılar grubundaki artış 2024 Eylül ayı itibarıyla geçen yıla göre yaklaşık 8 bin kişi oldu. Bu yükseliş, Japonya'nın uzun ömürlülükte dünya liderliğini sürdürdüğünü ortaya koyarken, ülkenin demografik yapısında önemli bir değişimi de işaret ediyor.</p><h3>Sağlık Bakanı Ueno: 'Uzun ömür gurur kaynağımız'</h3><p>Japonya Sağlık Bakanı Kenichiro Ueno, yüz yaşlılar sayısındaki artışı olumlu karşıladıklarını belirtti. Ueno, "Bu kadar çok insanın aktif ve sağlıklı şekilde uzun yaşam sürmesinden büyük mutluluk duyuyorum" diyerek, ülkenin uzun ömürlü nüfusunun toplumsal bir başarı olduğuna dikkat çekti. Bakanlık verilerine göre, yüz yaş ve üzerindekilerin yüzde 88'ini kadınlar oluşturuyor. Kadın yüz yaşlıların sayısı 94 bin 298'e yükselirken, erkeklerde bu rakam 13 bin 379'da kaldı. Uzmanlar, Japonya'nın ortalama yaşam süresinin 84 yıla ulaşmasında sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve gelişmiş sağlık sisteminin etkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca, "ikigai" olarak bilinen yaşam amacı felsefesinin de uzun ömürlü yaşamda önemli rol oynadığı belirtiliyor.</p><h3>Yaşlı nüfus ekonomiye baskı yapıyor</h3><p>Japonya'da yüz yaşlılar sayısındaki artış, ekonomik ve toplumsal açıdan yeni zorlukları da beraberinde getiriyor. Ülkenin 123 milyonluk toplam nüfusu giderek azalırken, yaşlı bakım maliyetleri yükseliyor ve iş gücü daralıyor. Sağlık Bakanlığı, 107 bin 677 yüz yaşlının büyük bölümünün aktif sağlık hizmetlerinden yararlandığını, bu durumun sosyal refah bütçesine ek yük getirdiğini açıkladı. Kyoto'da yaşayan 114 yaşındaki Fuyo Kishimoto ve Kumamoto'dan 112 yaşındaki Hikaru Kato, Japonya'nın en yaşlı bireyleri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfusun sürdürülebilirliği için göçmen iş gücüne kapıların açıldığını, ancak vize politikalarında zaman zaman sıkılaştırmalar yapıldığını belirtiyor. Japonya'da doğum oranlarının rekor seviyede düşük olması, yüz yaşlılar sayısındaki artışın etkilerini daha da belirgin hale getiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Japonya'da yüz yaşlılar sayısında görülen bu rekor artış, ülkenin sağlık sistemi ve toplumsal yapısının gücünü ortaya koyarken, aynı zamanda demografik dengenin korunması için yeni adımların gerekliliğini gündeme taşıyor. Uzmanlar, uzun ömürlü nüfusun avantajları kadar, yaşlanan toplumun getirdiği ekonomik ve sosyal risklere de dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/japonyada-100-yasini-asan-272_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291607</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cocuklarini-yillarca-ormanda-saklayan-babanin-davasinda-yetkililere-sert-elestiri-291607</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocuklarını yıllarca ormanda saklayan babanın davasında yetkililere sert eleştiri]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Zelanda'da Tom Phillips'in çocuklarını yıllarca ormanda saklamasıyla ilgili yürütülen kamu soruşturması, ülkenin çocuk koruma sistemi ve yetkililer üzerindeki ihmalleri gün yüzüne çıkardı. Soruşturmanın sonuçları, Marokopa'da yaşanan kayıpların ardından yetkililerin olaylara zamanında ve etkili müdahale etmediğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocuklarını yıllarca ormanda saklayan babanın davasında yetkililere sert eleştiri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Zelanda'nın Marokopa kasabasında Tom Phillips'in çocuklarını yaklaşık dört yıl boyunca ormanda saklamasıyla ilgili yürütülen kapsamlı kamu soruşturması, ülkenin çocuk koruma sisteminde ciddi eksiklikler bulunduğunu gözler önüne serdi. Soruşturmanın yayımlanan raporunda, Phillips'in çocuklarını izole ederek sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum bırakmasının, polis ve çocuk koruma ajansı Oranga Tamariki tarafından ciddiye alınmadığı belirtildi. Çocukların annesi ve yakınlarının defalarca dile getirdiği endişelerin ise çoğunlukla ebeveynler arası bir anlaşmazlık olarak görüldüğü ve yeterince dikkate alınmadığı vurgulandı.</p><h3>Oranga Tamariki ve polis: 'Çocukların zarar görme riski küçümsendi'</h3><p>Kamu soruşturmasının sonuç raporu, özellikle Oranga Tamariki ve polis teşkilatının, Phillips'in çocuklarına yönelik riskleri yeterince değerlendirmediğini ortaya koydu. Soruşturmada, çocukların annesi ve akrabaları tarafından yapılan uyarıların, yetkililer tarafından genellikle hafife alındığı, hatta çoğu zaman göz ardı edildiği kaydedildi. Raporda, çocukların uzun süre sağlık ve eğitim hizmetlerinden uzak, dağlık ve zorlu koşullarda yaşamaya zorlandığı, bunun ise ciddi fiziksel ve psikolojik zararlara yol açtığı belirtildi. Ayrıca, yetkililerin ilk kaybolma vakası sırasında ve sonraki süreçte hızlı ve etkili bir müdahalede bulunmadığı, bu nedenle çocukların güvenliğinin riske atıldığı ifade edildi. Soruşturma, 2025 Kasım'ında başlatılarak, hükümet kurumlarının olaylara nasıl yaklaştığını ve hangi adımları atmadığını detaylı biçimde inceledi. Çocukların isimleri ve fotoğraflarının kayboldukları dönemde kamuoyuna yayılması, polisin başta "düşük profilli" bir yaklaşım sergilemesiyle çelişti ve bu durum kamuoyunda tepkiye yol açtı.</p><h3>Bakan Upston: 'Aileyi korumakta yetersiz kaldık'</h3><p>Yeni Zelanda Sosyal Gelişim Bakanı Louise Upston, kamu soruşturmasının ardından yaptığı açıklamada, yetkililerin Phillips ve çocuklarının ilk kaybolduğu dönemde gerekli adımları atmadığını kabul etti. Upston, ailenin kayboluşundan sonra özellikle polis ve sosyal hizmet uzmanlarının önemli fırsatları kaçırdığını, çocukların korunması için daha hızlı ve etkili yöntemler uygulanabileceğini belirtti. Soruşturma raporunda, 2023 yılında ailenin görüldüğü bir olayda da yetkililerin yavaş davrandığı, gözetim emirleri alınmadığı ve askeri müdahale gibi daha güçlü önlemler düşünülmediği vurgulandı. Bakan Upston, "Phillips çocuklarına doğrudan, bu rapor ajanslarımızın sizi korumak için tüm pratik adımları atmadığını buldu. Bunun için derin bir üzüntü duyuyoruz" diyerek kamuoyuna özür mesajı verdi. Hükümet, çocuklarla ilgili kurumlara yapılan endişe bildirimlerinin nasıl işleme alınacağına dair değişiklikler başta olmak üzere, rapordaki tüm önerilerin hayata geçirileceğini taahhüt etti.</p><h3>Oranga Tamariki'den öz eleştiri: 'Aile bizden daha iyisini hak etti'</h3><p>Oranga Tamariki İcra Direktörü Amanda Malu, soruşturma raporunu "okuması zor ve zaman zaman yürek burkan" olarak nitelendirdi. Malu, özellikle çocukların annesi ve büyük kardeşlerinin gösterdiği cesarete vurgu yaptı ve "Dinlemediğimiz şekilde dinlemedik ve bu ailenin bizden daha iyisini hak ettiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Raporda, ajans çalışanlarının, Phillips ile ilgili olarak çocukların annesi ve kız kardeşlerinin endişelerini çoğunlukla dikkate almadığı belirtildi. Ayrıca, raporun yazarı eski Yüksek Mahkeme yargıcı ve tanınmış avukat Simon Moore, çocukların annesi ve polis tarafından dile getirilen kaygıların mahkemeye yeterince aktarılmadığını vurguladı. Bu durumun, çocukların uzun süre güvensiz koşullarda yaşamasına neden olduğu kaydedildi.</p><h3>Phillips'in kaçış süreci ve çocukların bulunması</h3><p>Tom Phillips, Aralık 2021'de Marokopa'dan çocuklarıyla birlikte kaybolduğunda, bu olay ilk kez yaşanmamıştı. Üç ay önce de aile, Phillips'in kamyonunun plajda bulunmasının ardından kaybolmuş, büyük bir arama başlatılmıştı. O dönemde yetkililer, ailenin denize sürüklendiğinden endişe etmişti. Ancak Phillips ve çocuklar, 18 gün sonra ormandan çıkarak kamp yaptıklarını açıklamıştı. Phillips, polis kaynaklarını israf etmekle suçlanmış, fakat mahkemeye çıkacağı gün yeniden çocuklarla birlikte ortadan kaybolmuştu. Çocukların velayeti o dönemde Phillips'te değildi. Oranga Tamariki çalışanları ise, ilk ve ikinci kayboluş arasında çocukların "tamamen iyi" olduğunu mahkemeye bildirmişti. Phillips, Aralık 2021'den itibaren çocuklarını ormanda saklamaya devam etti ve bu süreçte silahlı soygunlar gerçekleştirdi. Eylül 2025'te bir soygun sırasında polisle girdiği çatışmada öldürüldü. Olayın ardından çocuklar, yakınlardaki bir kamp alanında silah deposuyla birlikte bulundu. Yetkililer, çocukların sonraki yaşam koşulları ve bakıcıları hakkında ayrıntı vermedi. Davanın bazı detaylarının yasal olarak açıklanması ise yasaklandı.</p><h3>Kamu soruşturmasının sonuçları ve sistemdeki değişim ihtiyacı</h3><p>Kamu soruşturması, Yeni Zelanda'da çocuk koruma kurumlarının ve polisin, benzer vakalarda daha hızlı ve etkin hareket etmesi gerektiğini ortaya koydu. Soruşturma, yetkililerin çocukların kaybolmasının ardından riskleri küçümsediğini ve aileden gelen uyarıları yeterince değerlendirmediğini net şekilde gösterdi. Raporda, olayın ardından çocuk koruma ajanslarına yapılan endişe bildirimlerinin nasıl ele alınacağına dair yeni düzenlemeler önerildi. Hükümet, bu önerileri hayata geçirme sözü verdi. Ancak, soruşturma ceza davası açma veya bireysel yetkililere yaptırım uygulama yetkisine sahip olmadığı için, sistemde kalıcı değişimlerin gerçekleşmesi için siyasi iradenin ve kamuoyunun baskısının önemi arttı. Tom Phillips davası, hem Yeni Zelanda'da çocuk koruma sisteminin iyileştirilmesi gerekliliğini hem de benzer trajedilerin önüne geçilmesi için daha duyarlı ve etkin bir yaklaşımın şart olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/cocuklarini-yillarca-orma-223_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291606</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/maduronun-muttefiki-alex-saab-195-milyon-dolarlik-kara-para-davasinda-sucunu-kabul-etti-291606</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Maduro'nun müttefiki Alex Saab, 195 milyon dolarlık kara para davasında suçunu kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Venezuela'nın eski yetkililerinden Alex Saab, ABD'nin Miami kentinde görülen kara para aklama davasında suçunu kabul etti. ABD'de 195 milyon dolarlık yasa dışı para akışına dair itirafı, Maduro ve eşi Cilia Flores'in New York'ta yargılanacağı davaya yeni bir boyut kazandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Maduro'nun müttefiki Alex Saab, 195 milyon dolarlık kara para davasında suçunu kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela'nın eski üst düzey yetkililerinden ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun yakın çevresinden Alex Saab, ABD'nin Florida eyaletinin Miami kentinde görülen kara para aklama davasında suçunu kabul etti. 54 yaşındaki Saab, ABD'de açılan davada 195 milyon dolarlık yasa dışı para akışını kabul ederek, bu miktarı iade edeceğini ve savcılarla tam işbirliği yapacağını açıkladı. Saab'ın bu kararı, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores'in gelecek yıl New York'ta yargılanacağı davaya dair önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. ABD makamları, Saab'ın itirafının Maduro'ya yönelik suçlamalar üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>FBI Direktörü Patel: 'Alex Saab hesap verecek'</h3><p>FBI Direktörü Kash Patel, Alex Saab'ın Venezuela halkından çaldığı paralarla ABD finansal sistemini kötüye kullandığını vurguladı. Patel, "Venezuela halkından çalan ve Amerikan finansal kurumlarını yasa dışı faaliyetler için kullanan Alex Saab gibi suçlular, FBI tarafından mutlaka hesap verecek" dedi. Saab'ın suçunu kabul etmesiyle birlikte ABD'deki yetkililer, bu tür uluslararası finansal suçlara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtiyor. FBI, Alex Saab'ın kara para aklama faaliyetlerinin Venezuela'daki ekonomik kriz ve kronik kıtlıklarla doğrudan bağlantılı olduğunu düşünüyor. Bu süreçte, Venezuela'nın sosyal yardım programlarından çalınan paraların ABD bankalarına aktarıldığı tespit edildi.</p><h3>Alex Saab'ın itirafı Maduro davasını etkileyebilir</h3><p>Alex Saab'ın suçunu kabul etmesinin ardından, gözler New York'ta gelecek yıl başlayacak olan Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores'in yargı sürecine çevrildi. Saab'ın ifadesinin, Maduro ve çevresine yönelik suçlamalarda yeni delillerin ortaya çıkmasına yol açabileceği konuşuluyor. Özellikle Saab'ın, savcılarla tam işbirliği yapmayı kabul etmesi, duruşmada kritik bilgiler paylaşabileceği yönünde spekülasyonlara neden oldu. ABD'deki davada, Saab'ın "yanlış bilgi veya eksiklik yoluyla hiçbir kişi veya kimliği korumayacağı" açıkça belirtiliyor. Bu durum, Venezuela'dan ABD'ye uzanan kara para aklama ağının daha da aydınlatılmasına olanak sağlayabilir. Alex Saab'ın, daha önce suçlamaları reddetmesine rağmen, son duruşmada suçunu kabul etmesi dikkat çekti. Saab, Mayıs ayında Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez tarafından ABD'ye iade edilmişti ve daha önce de 2020 yılında 350 milyon dolarlık başka bir kara para aklama davasıyla gündeme gelmişti.</p><p>Alex Saab'ın ABD mahkemesinde suçunu kabul etmesi, Venezuela'daki siyasi ve ekonomik krizin yansımalarını uluslararası alana taşıdı. Bu gelişme, Maduro ve çevresine yönelik yargı sürecinin seyrini değiştirebilir. Önümüzdeki dönemde ABD'deki davaların Venezuela ile ilişkilerde yeni tartışmalar yaratması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/maduronun-muttefiki-alex--558_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291605</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanada-onculugundeki-savunma-bankasi-icin-ingiltere-yeniden-masada-291605</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada öncülüğündeki savunma bankası için İngiltere yeniden masada]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere, Kanada'nın öncülük ettiği Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'na (DSRB) katılma seçeneğini masaya yatırdı. Hükümet, artan savunma harcamalarını finanse etmek için uluslararası iş birliğine yönelirken, olası üyeliğin 870 milyon sterlinlik maliyeti ve NATO'nun doğu kanadında tırmanan gerilimler gündemin üst sıralarına çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada öncülüğündeki savunma bankası için İngiltere yeniden masada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere hükümeti, Kanada'nın liderliğinde kurulan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'na (DSRB) üye olma olasılığını ciddi şekilde değerlendiriyor. Londra yönetimi, savunma harcamalarını artırmak ve savunma sanayi kapasitesini güçlendirmek amacıyla DSRB'nin sunduğu uluslararası finansman imkanlarından yararlanmayı amaçlıyor. Maliye Bakanı John Healey'in liderliğinde yürütülen görüşmeler, İngiltere'nin artan askeri taahhütlerini karşılamak için yeni kaynaklar arayışında olduğunu ortaya koyuyor. Hükümet kaynakları, DSRB üyeliğinin üç yıl boyunca yaklaşık 870 milyon sterlinlik ön yatırım gerektirdiğini belirtiyor. Bu gelişme, NATO'nun doğu kanadında Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları nedeniyle artan güvenlik kaygılarının gölgesinde yaşanıyor.</p><h3>John Healey, DSRB üyeliğini gündeme taşıdı</h3><p>İngiltere'nin DSRB'ye katılımı, geçtiğimiz dönemde Maliye Bakanı John Healey tarafından gündeme getirildi. Healey, selefi Rachel Reeves'in bankaya katılım fikrine mesafeli yaklaşmasının ardından, İngiltere'nin savunma harcamalarını finanse etmek için DSRB'nin önemli bir fırsat sunduğunu savundu. Healey, istifa ettiği dönemde Hazine'yi, ülkenin savunma ihtiyaçları için gerekli finansmanı sağlamakta isteksiz davranmakla suçlamıştı. İstifa mektubunda ise çok uluslu finansman modellerinin savunma bütçesinin güçlendirilmesinde kritik rol oynayabileceğine dikkat çekmişti. Hükümet, savunma sanayi kapasitesini artırmak için uluslararası ortaklarla yakın iş birliği mesajı verdi. DSRB'nin, İngiltere gibi ülkelerin daha düşük maliyetlerle borçlanarak askeri yatırımlarını artırmasına olanak tanıması bekleniyor.</p><h3>DSRB üyeliği, NATO ve uluslararası güvenlik gündeminde</h3><p>Kanada'nın öncülük ettiği DSRB, savunma projelerine daha ucuz kredi sağlamak amacıyla Arnavutluk, Bulgaristan, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya, Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerin desteğini aldı. İngiltere'nin olası üyeliği, NATO'nun doğu sınırında tırmanan Rusya tehdidi ve Ukrayna'ya yönelik askeri yardımların artırılması gerekliliğiyle birlikte daha da önem kazandı. Son dönemde Litvanya hava sahasında bir Rus dronunun düşürülmesi ve Danimarka'nın Baltık Denizi'nde yaşadığı gerginlik, bölgedeki güvenlik risklerini gözler önüne serdi. Başbakan Andy Burnham'ın, Kanada Başbakanı Mark Carney ile planlanan görüşmesini babasının vefatı nedeniyle iptal etmesi, İngiltere'nin uluslararası savunma iş birliklerini sürdürme kararlılığını etkilemedi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin İngiltere ziyareti sırasında, ülkenin Ukrayna'ya desteğinin ve güvenlik konusundaki ciddiyetinin altı çizilecek. Hükümet, 2035 yılına kadar savunma harcamalarını ulusal gelirin yüzde 3,5'ine çıkarma hedefini yineledi.</p><p>İngiltere'nin DSRB'ye katılımı, hem finansal hem de stratejik açıdan ülkenin savunma politikasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Uluslararası güvenlik ortamındaki belirsizlikler ve artan riskler, İngiltere'nin savunma harcamalarını sürdürülebilir biçimde finanse etme ihtiyacını daha da acil hale getirdi. Hükümet, Kanada ve diğer müttefiklerle yakın temas halinde, DSRB'nin sunduğu çok taraflı finansman modelinin İngiltere'nin savunma kapasitesini güçlendireceğine inanıyor. Sonuç olarak, İngiltere'nin DSRB'ye olası üyeliği, ülkenin uluslararası güvenlik politikalarında ve NATO içindeki konumunda önemli bir rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/kanada-onculugundeki-savu-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291604</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-alzheimerda-hastalik-zincirini-baslatan-olasi-mekanizmayi-buldu-291604</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları Alzheimer'da hastalık zincirini başlatan olası mekanizmayı buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Won-Suk Chung liderliğindeki IBS Vasküler Araştırmalar Merkezi ekibi, Alzheimer hastalığının seyrinde ERBB4 reseptörünün anormal aktivasyonunun merkezi rol oynadığını ortaya çıkardı. İnsan ve fare beyinlerinde yapılan kapsamlı incelemeler, bu moleküler değişimin hastalığın ilerlemesinde zincirleme etkiler yarattığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları Alzheimer'da hastalık zincirini başlatan olası mekanizmayı buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alzheimer hastalığının gizemli ilerleyişine dair yeni bir pencere aralandı. Güney Kore'deki Temel Bilim Enstitüsü (IBS) Vasküler Araştırmalar Merkezi'nde Yardımcı Direktör Won-Suk Chung ve ekibi, Alzheimer'ın beyin üzerinde nasıl etkili olduğunu belirleyen kritik bir moleküler mekanizmayı ortaya çıkardı. Araştırmada, ERBB4 isimli reseptörün yanlış nöronlarda anormal şekilde aktive olmasıyla, hastalığın yalnızca klasik amiloid plaklar ve tau düğümleriyle sınırlı kalmadığı, çok daha geniş bir nöronal ve glial çöküş zincirini tetiklediği tespit edildi. Bu bulgular, hem farelerde hem de 446 insan beyni üzerinde yapılan analizlerle desteklendi ve Alzheimer'ın kökenine dair yeni bir bakış açısı sundu.</p><h3>Won-Suk Chung: 'ERBB4 Alzheimer'da patolojik zinciri tetikliyor'</h3><p>Won-Suk Chung ve IBS ekibi, Alzheimer hastalığının başlangıcında beyin devrelerinde meydana gelen karmaşık değişiklikleri çözmek için, öncelikle glial hücrelerin rolünü mercek altına aldı. Araştırmacılar, astrositler ve mikroglia gibi glial hücrelerin normalde sinapsları temizleyerek beyin sağlığını koruduğunu, ancak Alzheimer'ın erken dönemlerinde bu işlevin yıkıcı bir hal aldığını gözlemledi. Özellikle, hastalığın iki farklı fare modelinde yapılan deneylerde, glial hücrelerin uyarıcı sinapsları aşırı temizlerken, inhibitör sinapslara daha az müdahale ettiği belirlendi. Bu durum, beyin devrelerinde uyarıcı ve frenleyici sinyaller arasındaki hassas dengeyi bozarak, nöronal hiperaktiviteyi tetikledi ve hastalığın başlangıcında görülen bilişsel bozuklukların nedenini aydınlattı. ERBB4 reseptörünün bu süreçte merkezi bir rol oynadığı, anormal aktivasyonunun nöronal ve glial işlev bozukluklarını aynı anda başlattığı ortaya kondu.</p><h3>İnsan beyninde ERBB4 ifadesi: 446 doku örneğiyle çarpıcı kanıt</h3><p>Araştırmanın en dikkat çekici aşamalarından biri, insan beyinlerinden elde edilen verilerin analizi oldu. Ekip, 446 farklı kişiden alınan otopsi sonrası beyin dokuları ve transkriptomik veriler üzerinde yaptığı incelemelerde, Alzheimer hastalığından etkilenen uyarıcı nöronlarda ERBB4 ifadesinin belirgin şekilde arttığını tespit etti. Bu bulgu, farelerde gözlenen anormal nöronal durumun insanlarda da meydana geldiğini gösterdi. İstatistiksel modelleme, ERBB4 ifadesi yüksek olan bireylerde amiloid plak yükünün ve bilişsel gerilemenin daha ağır seyrettiğini ortaya koydu. Ancak bilim insanları, insan beyin örneklerinin çoğunlukla hastalığın ileri evresinde alındığını, bu nedenle ERBB4'ün hastalığın kesin tetikleyicisi olup olmadığını belirlemek için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><h3>ERBB4'ün mTOR ile bağlantısı: Moleküler zincirde yeni halka</h3><p>Çalışmada ERBB4 reseptörünün etkilerini taşıyan ana yolak olarak mTOR sinyal sistemi öne çıktı. mTOR, hücrelerin büyüme, metabolizma ve protein üretimi gibi yaşamsal süreçlerini düzenliyor. Beyinde bu sistemin kontrolsüz çalışması, nöronal işlevleri ve sinapsların bütünlüğünü olumsuz etkiliyor. Araştırmacılar, ERBB4'ün mTOR yolunu aktive ederek nöronların aşırı uyarılmasına, sinaptik dengenin bozulmasına ve glial hücrelerin reaktif hale gelmesine neden olduğunu belirledi. Bu moleküler zincirleme reaksiyon, Alzheimer'ın sadece bir protein birikimi hastalığı olmadığını, küçük bir nöron popülasyonundaki değişimin tüm beyin ortamını yeniden şekillendirebileceğini gösterdi. Özellikle, ERBB4 ifadesinin artmasıyla birlikte glial hücreler daha fazla sinaps tüketiyor, amiloid plaklar artıyor ve bilişsel performans hızla geriliyordu.</p><h3>Fare deneyleri: ERBB4 müdahalesiyle Alzheimer belirtileri geriledi</h3><p>Won-Suk Chung ve ekibi, ERBB4'ün Alzheimer'daki rolünü anlamak için fare modellerinde gen düzenleme teknikleri kullandı. Hipokampal uyarıcı nöronlardan ERBB4'ü ortadan kaldıran araştırmacılar, nöronal hiperaktivitenin azaldığını, inhibitör devrelerin dengeye kavuştuğunu ve anormal sinaptik değişikliklerin düzeldiğini gözlemledi. Ayrıca, bu müdahalenin etkileri sadece hedeflenen nöronlarla sınırlı kalmadı; astrositler ve mikroglia daha az reaktif hale geldi, amiloid plak miktarı azaldı ve farelerin hafıza ile mekansal beceri testlerindeki başarıları yükseldi. Dikkat çekici bir diğer bulgu ise, ERBB4'ün azaltılması hastalığın ilerlemiş evrelerinde bile patolojik özellikleri hafifletebilmesiydi. Tersine, sağlıklı farelerde ERBB4'ün uyarıcı nöronlarda yapay olarak aktive edilmesi, amiloid plak oluşumu olmadan bile bilişsel bozulma ve devre dengesizliği yarattı. Bu sonuçlar, ERBB4'ün Alzheimer patolojisinin hem tetikleyicisi hem de sürdürücüsü olabileceğini gösterdi.</p><h3>ERBB4 hedefli tedavi: Bilim dünyasında yeni umut</h3><p>Çalışmanın sonuçları, ERBB4'ün Alzheimer hastalığının tek nedeni olmadığını, ancak hastalığa yol açan olaylar zincirinde kritik bir erken adım olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, geleneksel yaklaşımların ötesine geçilerek, plak veya tau proteinlerini tek tek hedeflemek yerine, ERBB4 gibi erken moleküler değişikliklere müdahale edilmesinin birden fazla zararlı süreci aynı anda durdurabileceğini belirtti. Bu yaklaşım, gelecekte Alzheimer tedavisi için yeni bir yol haritası sunuyor. Ancak, ERBB4 hedefli tedavilerin insanlarda güvenli ve etkili olup olmadığını anlamak için kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyuluyor. Bilim insanları, bu süreçte moleküler mekanizmaların daha iyi anlaşılması ve yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesi için uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.</p><p>Sonuç olarak, Won-Suk Chung ve IBS ekibinin çalışması, Alzheimer hastalığının karmaşık yapısına ışık tutan ve ERBB4 reseptörünü hastalığın potansiyel köklerinden biri olarak öne çıkaran çığır açıcı bulgular sunuyor. Bu keşif, hem temel bilim hem de klinik uygulamalar açısından yeni araştırma alanlarının kapılarını aralıyor ve Alzheimer'a karşı mücadelede umut vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/bilim-insanlari-alzheimer-922_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291603</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kreatin-kullananlarin-bobrek-testleri-neden-daha-kotu-cikabilir-291603</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kreatin kullananların böbrek testleri neden daha kötü çıkabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni yayımlanan geniş kapsamlı bir meta-analiz, kreatin takviyesinin böbrek kan testlerinde beklenmedik sonuçlara yol açabildiğini ortaya koydu. Uzmanlar, kreatin kullananların kan testlerinin yanlış yorumlanabileceği konusunda uyarıyor ve özellikle böbrek rahatsızlığı olanların mutlaka doktorlarına danışmalarını öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kreatin kullananların böbrek testleri neden daha kötü çıkabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan yeni bir araştırma, özellikle sporcular arasında yaygın olarak kullanılan kreatin takviyesinin, böbrek fonksiyonunu değerlendiren kan testlerinde yanıltıcı sonuçlara yol açabildiğini gösterdi. 1.036 kişinin dahil edildiği 26 farklı çalışmanın incelendiği 2026 tarihli meta-analiz, kreatin takviyesi alan kişilerde, böbrek sağlığını ölçmek için yaygın şekilde kullanılan kreatinin düzeylerinde belirgin bir artış tespit etti. Bu artış, böbreklerin işlevinde bir bozulma olmamasına rağmen, kan testlerinde böbrek fonksiyonunun kötüleşmiş gibi görünmesine neden olabiliyor.</p><h3>Uzmanlardan kreatin kullanıcılarına önemli uyarı</h3><p>Analiz sonuçlarına göre, kreatin kullanan bireylerde kreatinin seviyesindeki yükselme, böbreklerin kanı filtreleme kapasitesiyle ilgili yanlış bir izlenim oluşturabiliyor. Araştırmacılar, kreatinin dışındaki başka yöntemlerle böbrek filtrasyonunu incelediklerinde ise anlamlı bir düşüş gözlemlemediklerini belirtti. Yani kreatin takviyesi, yalnızca kreatinine dayalı testlerde böbrek fonksiyonunu olduğundan daha kötü gösterebilirken, gerçekte böbrek sağlığında bir bozulma saptanmadı. Uzmanlar, bu bulgunun kreatinin metabolizmasındaki değişikliklerden kaynaklandığını ve doğrudan böbrek hasarına işaret etmediğini vurguladı.</p><h3>Kreatin kullananlar kan testi sonuçlarına dikkat etmeli</h3><p>Yapılan araştırmada, kreatin takviyesinin kan testlerinde böbrek fonksiyonunu olduğundan farklı gösterebileceği açıkça ortaya kondu. Araştırmacılar, kreatin kullanan kişilerin kan testlerinde kreatinin değerinin yüksek çıkabileceğine dikkat çekerek, bu durumun doktorlar tarafından bilinmesinin önemli olduğunu belirtti. Özellikle böbrek hastalığı tanısı konmuş kişiler veya böbrek fonksiyonuyla ilgili endişeleri olanlar, kreatin takviyesi almadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışmalı. Ayrıca, kreatin kullanan bireylerin kan testlerini değerlendirirken, doktorlarına bu takviyeyi kullandıklarını belirtmeleri gerekiyor. Böylece yanlış teşhislerin ve gereksiz endişelerin önüne geçilebileceği ifade edildi.</p><p>Sonuç olarak, kreatin takviyesinin böbrek sağlığı üzerindeki doğrudan etkisi sınırlı olsa da, kan testlerinde ortaya çıkan değişiklikler kafa karışıklığına yol açabiliyor. Uzmanlar, kreatin kullananların düzenli sağlık kontrollerini aksatmamasını ve test sonuçlarını doktorlarıyla ayrıntılı olarak paylaşmalarını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/kreatin-kullananlarin-bob-408_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291602</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nbcnin-haber-helikopteri-los-angelesta-dustu-en-az-3-kisi-hayatini-kaybetti-291602</link>
      <pubDate>2026-09-16T09:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NBC'nin haber helikopteri Los Angeles'ta düştü! En az 3 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Los Angeles'ta NBC4'e ait bir haber helikopterinin düşmesi sonucu en az üç kişi hayatını kaybetti. San Fernando Vadisi'nde yaşanan bu trajik olayda, helikopterin düştüğü alanda yangın çıktı ve çok sayıda acil ekip müdahale etti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NBC'nin haber helikopteri Los Angeles'ta düştü! En az 3 kişi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Los Angeles'ta Salı akşamı NBC4 kanalına ait bir haber helikopteri, San Fernando Vadisi'ndeki Chatsworth mahallesinde yere çakılarak alev aldı. Olayda en az üç kişi yaşamını yitirdi. Helikopter, bölgede meydana gelen ve iki kişinin öldüğü, altı kişinin ise yaralandığı otobüs kazasını haberleştirmek için olay yerine gitmişti. Kazanın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye ve acil durum ekibi sevk edildi. Los Angeles İtfaiye Departmanı, yangını kısa sürede kontrol altına aldı ancak helikopterdeki can kaybı ve yaralı sayısı kesinleşmedi.</p><h3>NBC4 ekibi kaza sırasında görevdeydi</h3><p>Kaza akşam saatlerinde yaşandı ve NBC4 Los Angeles sunucusu Colleen Williams, canlı yayında kanalın haber helikopterinin düştüğünü doğruladı. Williams, yaşanan acı kaybı duyururken sesi titredi ve yayın kısa süreliğine kesildi. Helikopterin, San Fernando Vadisi'nde bir depolama tesisinin yakınında yere çakıldığı belirtildi. Los Angeles İtfaiye Departmanı sözcüsü Kaptan Branden Silverman, kazada ölenlerden birinin ticari binanın yanındaki otoparkta bulunduğunu açıkladı. Diğer iki kişinin ise yerde mi yoksa helikopterde mi olduğu henüz netleşmedi. Silverman, helikopterin neredeyse tamamen yok olduğunu ve enkazın detaylı şekilde inceleneceğini belirtti. Yaralanan bir kişinin hastaneye kaldırıldığı, ancak sağlık durumunun bilinmediği aktarıldı.</p><h3>Yangın hızla söndürüldü, soruşturma başlatıldı</h3><p>Kaza sonrası helikopterin alev almasıyla birlikte, çevredeki dört araç ve iki depolama konteyneri de yandı. İtfaiye ekipleri, yangını kısa sürede kontrol altına aldı. Olay yerine 50'den fazla itfaiyeci müdahale etti. Helikopterin Angel City Air tarafından işletilen NewsChopper4 olduğu doğrulandı. Kazanın tam olarak neden meydana geldiği ise henüz bilinmiyor. Ulusal Taşımacılık Güvenliği Kurulu ve Federal Havacılık İdaresi, olayın nedenini araştırmak üzere bölgeye uzman ekip göndereceklerini açıkladı. Kazadan yaklaşık iki saat önce, bir SUV ile şehir otobüsünün çarpışması nedeniyle bölgede yoğun haber trafiği yaşanıyordu. NBC4 ekibinin de bu kazayı takip etmek için bölgede bulunduğu belirtildi. Vali Gavin Newsom, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, her iki kazaya müdahale eden acil durum ekiplerine teşekkür etti ve hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi.</p><p>Los Angeles'ta yaşanan bu iki ayrı kaza, şehirde büyük üzüntüye yol açtı. Haber helikopterinin düşmesiyle birlikte, medya dünyası da derin bir şok yaşadı. Yetkililer, kazanın tüm yönleriyle aydınlatılması için kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını vurguladı. Olayın ardından bölgedeki güvenlik önlemleri artırıldı ve soruşturmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/16/nbcnin-haber-helikopteri--105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>