<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280121</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/orta-doguda-tarihi-donum-noktasi-trump-mutabakat-metnini-elektronik-olarak-imzaladi-280121</link>
      <pubDate>2026-06-18T00:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta Doğu'da tarihi dönüm noktası: Trump, mutabakat metnini elektronik olarak imzaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve İran, savaşı sona erdirecek 14 maddelik mutabakat metnini elektronik olarak imzaladı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta Doğu'da tarihi dönüm noktası: Trump, mutabakat metnini elektronik olarak imzaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İran, savaşı sona erdirecek 14 maddelik mutabakat metnini elektronik olarak imzaladı</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/18/orta-doguda-tarihi-donum--865_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bm-raporu-israilin-teror-devleti-oldugunu-bir-kez-daha-gozler-onune-serdi-cocuklara-yoneli-280120</link>
      <pubDate>2026-06-17T23:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM raporu İsrail'in terör devleti olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi: Çocuklara yönelik 9 bin 465 ağır ihlal]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres'in "Çocuklar ve Silahlı Çatışma" raporu, 2025'in çocuk hakları açısından en karanlık yıl olduğunu ortaya koydu. İşgalci İsrail'in çocuklara yönelik ağır ihlal vakalarında yüzde 34 artış olduğunu belirterek, İsrail güçlerine atfen işgal altındaki Filistin topraklarında 9 bin 465 ağır ihlalde bulunulduğunun tespit edildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM raporu İsrail'in terör devleti olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi: Çocuklara yönelik 9 bin 465 ağır ihlal]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA, 47 sayfalık BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in "Çocuklar ve silahlı çatışma (CAAC)" raporuna ulaşarak, 2025 yılına dair öne çıkan bilgileri derledi.</p><p>Raporda, 2025&#39;te silahlı çatışmalara karışan taraflarca rekor sayıda çocuğun ağır ihlallere maruz kaldığı belirtilerek, bunun, &quot;CAAC&#39;ın göreve başlamasından bu yana etkilenen çocuk sayısının en yüksek seviyesi&quot; olduğu vurgulandı.</p><p>Doğrulanmış BM verilerine göre 2025&#39;te çocuklara karşı 38 bin 558 ağır ihlal işlendiği kaydedilen raporda, bu ihlallerde toplam 24 bin 174 çocuğun doğrudan haklarının ihlal edildiğine işaret edildi.</p><p>Raporda, &quot;Binlerce çocuk, öldürme ve sakatlama, askere alma ve kullanma, kaçırma, tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimleri, okullara ve hastanelere saldırılar ve insani yardıma erişimin engellenmesi de dahil olmak üzere birden fazla ihlale (3 bin 176) maruz kaldı.&quot; denildi.</p><p>En yüksek sayıda ağır ihlalin, işgal altındaki Filistin toprakları ve İsrail'de (12 bin 445) gerçekleştiği aktarılan raporda, daha sonra sırasıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti (4 bin 114), Nijerya (2 bin 560), Myanmar (2 bin 203) ve Somali&#39;nin (2 bin 195) geldiğinin tespit edildiği kaydedildi.</p><p><b>RAPORDA, ŞU İFADELERE YER VERİLDİ:</b></p><p>&quot;Çocukların öldürülmesi yüzde 34 ve sakat bırakılması yüzde 10&#39;luk bir artışla endişe verici seviyelere ulaştı. Birçok bağlamda, askeri stratejiler ayrım ve orantılılık ilkelerini, çocuklara sağlanan özel korumaları ve mümkün olan tüm önlemleri alma yükümlülüğünü göz ardı ederek çocukları öngörülebilir ve önlenebilir tehlikelere maruz bıraktı.&quot;</p><p><b>İSRAİL GÜÇLERİ, FİLİSTİN TOPRAKLARINDA ÇOCUKLARA YÖNELİK 9 BİN 465 AĞIR İHLALDE BULUNDU</b></p><p>BM'nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki 12 bin 436, İsrail'de 9 olmak üzere, çocuklara yönelik toplam 12 bin 445 ağır ihlali doğruladığı belirtilen raporda, bu ihlaller Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da 5 bin 452, Gazze'de 6 bin 984 olarak tasnif edildi.</p><p>Raporda, &quot;BM, Gazze Şeridi&#39;nde 4 bin 588 çocuğun öldürüldüğüne ve İsrail&#39;de 346 çocuğun sakat bırakıldığına dair raporlar aldı. Bunların doğrulanması bekleniyor. Özellikle Gazze Şeridi&#39;ndeki ciddi erişim zorlukları ve çatışmanın yoğunluğu nedeniyle burada sunulan bilgiler, çocuklara karşı işlenen ihlallerin tam kapsamını yansıtmamaktadır.&quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>İsrail silahlı ve güvenlik güçlerine, çocuklara yönelik 9 bin 465 ağır ihlal vakası atfedilen raporda, Filistinlilerin topraklarını gasbetmeye çalışan İsrailliler tarafından çocuklara yönelik gerçekleştirilen 326 ağır ihlal olayının tespit edildiği kaydedildi.</p><p>Raporda, İsrail güçlerinin 2025'te 973'ü erkek, 8'i kız olmak üzere, 981 Filistinli çocuğu gözaltına aldığına dikkati çekilerek, 180 Filistinli çocuğun suçlama ve yargılama olmaksızın tutulduğu, 66 çocuğun gözaltında tutulurken fiziksel şiddet ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı konusunda ifade verdiği belirtildi.</p><p>Bir Filistinli çocuğun gözaltı sırasında hayatını kaybettiğine işaret edilen raporda, BM'nin İsrail güçlerince Gazze ve Batı Şeria'da 3 çocuğu canlı kalkan olarak kullanıldığını doğruladığı aktarıldı.</p><p>Raporda, Gazze Şeridi&#39;nden 2 bin 223, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da 2 bin 921 çocuğun İsrail güçleri ve Filistinlilerin topraklarını gasbetmeye çalışan İsrailliler tarafından sakat bırakıldığına işaret edildi.</p><p><b>GUTERRES: "GAZZE ŞERİDİ'NDEKİ DEVAM EDEN AĞIR İHLALLERDEN ŞOK OLDUM"</b></p><p>BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, rapora atfen, işgal altındaki Filistin topraklarında çocuklara karşı işlenen ağır ihlallerden, özellikle de kalabalık bölgelerde patlayıcı silahların yaygın kullanımının boyutundan dehşete düştüğünü belirtti.</p><p>Guterres, "Gazze Şeridi&#39;ndeki devam eden ağır ihlallerden şok oldum ve Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria&#39;daki şiddetin tırmanmasından derin endişe duyuyorum." ifadesini kullandı.</p><p>İsrail güçlerince çocuklara karşı işlenen ağır ihlallerdeki şaşırtıcı artıştan, öldürülen ve sakat bırakılan çocuk sayısının yüksekliğinden "son derece endişeli" olduğunu vurgulayan Guterres, okullara, hastanelere, ambulanslara yönelik saldırılara ve insani yardıma erişimin engellenmesine de dikkati çekti.</p><p><b>"ÇOCUKLARI KORUMA AÇISINDAN 2025, ŞÜPHESİZ EN KARANLIK YILLARDAN BİRİ"</b></p><p>Rapor hakkında AA'ya bilgi veren üst düzey BM yetkilisi de 30 yılda ilk kez hükümet güçlerinin, çocuklara karşı işlenen ağır ihlallerin başlıca failleri olarak listelendiğini ve İsrail ordusu ile güvenlik güçlerinin listenin başında yer aldığını vurguladı.</p><p>Yetkili, "Rapor, bu durumun, yoğun nüfuslu bölgelerde patlayıcı silahların artan kullanımı ile yapay zekanın hedefleme süreçlerine giderek daha fazla entegre edilmesinden kaynaklanan risklerle daha da şiddetlendiğini gösteriyor." dedi.</p><p>&quot;Raporlama başladığından beri çocukları koruma açısından 2025, şüphesiz en karanlık yıllardan biri.&quot; ifadesini kullanan yetkili, çocukları koruma yükümlülüğü bulunan devletlerin, bunun yerine çocukların acı çekmesine neden olduğunda, bunun uluslararası hukuka saygının daha da kötüleştiğini gösterdiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/bm-raporu-israilin-teror--741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-zaferini-ilan-etti-abd-ve-siyonist-rejimi-yendik-280119</link>
      <pubDate>2026-06-17T23:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran zaferini ilan etti: ABD ve Siyonist rejimi yendik]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ile varılan 14 maddelik tarihi mutabakatın ardından kameralar karşısına geçen İran Meclis Başkanı Kalibaf, sahadaki askeri üstünlüğün masaya yansıdığını savunarak, "İsrail ve ABD'nin 9 hedefine de geçit vermedik" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran zaferini ilan etti: ABD ve Siyonist rejimi yendik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonu, üst düzey ABD&#39;li bir yetkilinin, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaşmasının ardından, Kalibaf ile gerçekleştirilen röportajı yayımladı.</p><p>Röportajda Kalibaf, ABD ve İsrail'in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermediklerini kaydederek, "Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü İsrail ile birlikte karşımıza çıktı. Bu savaşın çatışma sahnesi küresel etkiler doğurdu ve bu uluslararası bir konuydu. Gelişmeler bölgesel olabilir ancak etkileri küresel boyuttadır. ABD ve İsrail'in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermedik. ABD ve Siyonist rejimi yendik." diye konuştu.</p><p>Mevcut müzakerelerin, ABD ile geçmiş dönemde gerçekleştirilen müzakerelerden farklı olduğunu söyleyen Kalibaf, "Şimdiki müzakerelerin önceki dönemlerden farkı, sahadaki zaferin müzakereye dayanak oluşturmasıdır. Silahlı kuvvetlerimiz düşman karşısında galip gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kalibaf, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Müzakereler sırasında düşmanın Fars Körfezi'ndeki eylemlerine cevap verdik. Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki düşman fırkateyn vuruldu ve yandı. Öte yandan düşman uçaklarının kalktığı tüm havalimanları bulundukları ülkelerde vuruldu. Bu olaylar müzakereler devam ederken meydana geldi.</p><p>İsrail Dahiye'yi vurduğunda ABD'ye karşılık vereceğimiz hususunda tehdit ettik ve ültimatom verdik, taleplerimizin kabul edilmesini istedik. Ardından ABD Başkanı, Netanyahu'nun Dahiye'ye saldırma hakkının bulunmadığına dair paylaşım yapmak zorunda kaldı.&quot;</p><p>Kalibaf son olarak, "Benim işim diplomasi değil ben bir savaşçıyım. Diplomasiyi savaşçı ruhuyla yürütüyorum. Askeri eylemle elde etmek istediğimiz şeyleri hatta daha fazlasını müzakere ile başardık. Savaşı kazandık ve kazanımlar müzakerelerde şekillenecektir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/iran-zaferini-ilan-etti-a-397_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280118</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kanun-teklifi-tbmmde-emniyette-yeni-donem-rutbe-oranlari-yeniden-belirlendi-280118</link>
      <pubDate>2026-06-17T23:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanun teklifi TBMM'de! Emniyette yeni dönem: Rütbe oranları yeniden belirlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni kanun teklifiyle emniyet amirlerinin kadro oranları sil baştan düzenlenirken, ticari plaka satışındaki gelir vergisi kaldırılıyor. Ormanlık alanlarda ise yaşlı ve engelliler için yeni bir dönem başlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanun teklifi TBMM'de! Emniyette yeni dönem: Rütbe oranları yeniden belirlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kabul edilen maddelere göre, düzenlemeyle Emniyet Teşkilat Kanunu&#39;nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Emniyet Teşkilatında yönetim kapasitesinin artırılması, denetim ve gözetim mekanizmasının güçlendirilmesi, karar alma sürelerinin hızlandırılması, personel motivasyonu ve kariyer planlamasının desteklenmesi, stratejik planlama ve uzmanlaşmanın geliştirilmesi amacıyla her amir rütbesinde bulunması gereken azami oranlar yeniden düzenlenecek.</p><p>Her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısı oranı, birinci sınıf emniyet müdürü için 10 binde 65, ikinci sınıf emniyet müdürü için 10 binde 75, üçüncü sınıf emniyet müdürü için 10 binde 90, dördüncü sınıf emniyet müdürü için 10 binde 100, emniyet amiri için 10 binde 300, başkomiser için 10 binde 310, komiser için 10 binde 320, komiser yardımcısı için 10 binde 330 olacak.</p><p>Bu düzenleme dolayısıyla önceki oranlar yönünden geçerli olan geçici madde yürürlükten kaldırılacak.</p><p>Kanun&#39;daki değişiklikle, Emniyet Genel Müdürlüğü eğitim ve öğretim kurumlarına girişte aranan sağlık şartlarını taşımadıkları gerekçesiyle eğitim ve öğretim kurumlarından ilişiği kesilenlerden yargı kararına istinaden eğitim ve öğretime devam ederek mezun olan ve polis memuru veya polis amiri rütbesiyle Emniyet Hizmetleri Sınıfı&#39;na atanan, daha sonra sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş olanlar, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde Emniyet Genel Müdürlüğüne başvurmaları halinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfı&#39;nda durumlarına uygun ünvana atanacak.</p><p>Yapılacak atamalarda Devlet Memurları Kanunu&#39;ndaki şartlar ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışında kalan diğer hizmet sınıflarına açıktan yapılacak atamalar için belirlenmiş olan sağlık şartlarına uygunluk aranacak. Düzenleme kapsamında yapılacak olan devlet memurluğuna açıktan atama işlemleri ile ilgili diğer usul ve esaslar, Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenecek.</p><p>Orman Kanunu&#39;ndaki değişiklikle, devlete ait engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri ormanlarda açılabilecek.</p><p>Gelir Vergisi Kanunu&#39;nda düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri olmaksızın kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri halinde tespit kazançları üzerinden vergilendirilecek. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla 3 yıl süreyle yararlanabilecek.</p><p>Kazancın tespitine ilişkin oran için Cumhurbaşkanına verilen indirim yetkisi, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar dışındakilerle sınırlandırılacak.</p><p>Gelir Vergisi Kanunu&#39;ndaki diğer bir değişiklikle, ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar, gelir vergisinden istisna olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/kanun-teklifi-tbmmde-emni-613_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280117</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ap-raporu-sonrasi-manipulasyonda-gecikmediler-yesil-pasaport-iddialarina-dmmden-yalanlama-280117</link>
      <pubDate>2026-06-17T22:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AP raporu sonrası manipülasyonda gecikmediler: Yeşil pasaport iddialarına DMM'den yalanlama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan "yeşil pasaportla vizesiz seyahat dönemi bitti" iddiaları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından kesin bir dille yalanlandı. Yapılan resmi açıklamada, Avrupa Parlamentosu raporunda yeşil pasaportluların haklarını kısıtlayan hiçbir karar bulunmadığı ve hakların aynen korunduğu vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AP raporu sonrası manipülasyonda gecikmediler: Yeşil pasaport iddialarına DMM'den yalanlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM&#39;nin NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, bazı sosyal medya hesaplarında yer alan, &quot;yeşil pasaportla seyahat dönemi bitti&quot; yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu belirtildi.</p><p><b>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Kasıtlı bir gündemle ve hakkaniyetten uzak bir değerlendirmeyle hazırlandığı açıkça görülen AP Türkiye raporunda, hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin mevcut vizesiz seyahat haklarını kısıtlayan, engelleyen ya da ortadan kaldıran herhangi bir karar bulunmamaktadır. Vatandaşlarımızın yeşil pasaportla sahip olduğu vizesiz seyahat haklarında hiçbir değişiklik yaşanmamıştır. Kamuoyunu manipüle etmeyi, dezenformasyon yaymayı ve vatandaşlarımız arasında asılsız bir endişe yaratmayı amaçlayan içeriklere itibar edilmemesi önemle rica olunur.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/ap-raporu-sonrasi-manipul-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280116</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kazandaki-kritik-zirvede-dostluk-vurgusu-putin-cumhurbaskani-erdogan-sayesinde-oldu-280116</link>
      <pubDate>2026-06-17T21:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kazan'daki kritik zirvede dostluk vurgusu! Putin: Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti kapsamında Kazan'da, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edildi. Putin, Türkiye ile ilişkilere vurgu yaparak, "Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler istikrarlı şekilde gelişiyor. Bundan çok memnunuz. Temaslarımız artık resmi çerçevenin ötesine geçmiş ve dostane bir nitelik kazanmıştır. Bu, büyük ölçüde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sergilediği yaklaşım sayesinde oldu." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kazan'daki kritik zirvede dostluk vurgusu! Putin: Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Putin, Rusya&#39;ya ziyarette bulunan Fidan&#39;ı Kazan&#39;da kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41703660.jpg"/><p><b>"ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ İLİŞKİLER İSTİKRARLI ŞEKİLDE GELİŞİYOR"</b></p><p>Kremlin Sarayı&#39;ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya&#39;ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti&#39;nin başkenti Kazan&#39;da gerçekleşen Putin-Fidan görüşmesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov da yer aldı.</p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'I ÜLKEMİZDE KARŞILAMAKTAN HER ZAMAN MEMNUNUZ</b><p></p><p>Görüşmenin başında konuşan Putin, Türkiye ile ilişkilere vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler istikrarlı şekilde gelişiyor. Bundan çok memnunuz. Temaslarımız artık resmi çerçevenin ötesine geçmiş ve dostane bir nitelik kazanmıştır. Bu, büyük ölçüde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sergilediği yaklaşım sayesinde oldu. Erdoğan'a en güzel dileklerimizi iletmenizi istiyorum. Onu ülkemizde karşılamaktan her zaman memnunuz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41703658.jpg"/><p>Dışişleri Bakanı Fidan da Putin&#39;e Erdoğan&#39;ın selamlarını ileterek, &quot;Bölgemizde ve dünyada çok yoğun bir gündem var. Bu konudaki deneyiminiz son derece önemli. İstişare etmemiz gerek çok konu var.&quot; değerlendirmesinde bulundu. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/kazandaki-kritik-zirvede--941_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280115</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-apye-yunanistan-ve-teror-soylemi-tokadi-bu-rapor-ayrismaya-hizmet-ediyor-280115</link>
      <pubDate>2026-06-17T21:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan AP'ye Yunanistan ve terör söylemi tokadı: Bu rapor ayrışmaya hizmet ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raporuna çok sert tepki gösterdi. Raporun ideolojik önyargılarla ve çarpıtılmış bilgilerle hazırlandığını belirten Duran, Mavi Vatan, Kıbrıs ve bağımsız Türk yargısına yönelik hadsiz ithamları reddetti. Duran ayrıca, "Yunanistan'ın maksimalist taleplerine verilen destek ve Kıbrıs meselesindeki yanlı tutum, raporun ne denli taraflı hazırlandığını açıkça göstermektedir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan AP'ye Yunanistan ve terör söylemi tokadı: Bu rapor ayrışmaya hizmet ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p><p>Avrupa Parlamentosu'nun ideolojik yaklaşımlarla ve çarpıtılmış bilgilerle hazırladığı, Türkiye'nin gerçeklerini yansıtmayan raporunu en sert şekilde reddediyoruz.</p><p>Raporda yer alan Mavi Vatan'a ilişkin dayanaksız ve hakkaniyetsiz değerlendirmeler, Yunanistan'ın maksimalist taleplerine verilen destek ve Kıbrıs meselesindeki yanlı tutum, raporun ne denli taraflı hazırlandığını açıkça göstermektedir. Terör örgütlerinin ve Türkiye karşıtı çevrelerin söylemlerine alan açan bu anlayışın, yapıcı diyaloga değil, ayrışmaya hizmet ettiği açıktır.</p><p>Bağımsız Türk yargısına yönelik mesnetsiz ithamları ve Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'i hedef alan siyasi nitelikli değerlendirmeleri kabul etmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı süreçlerini kendi kurumları eliyle yürütmektedir.</p><p>Türkiye-AB ilişkilerinin ortak çıkarlar temelinde ilerlemesine katkı sunması beklenen çevrelerin, ön yargılar yerine gerçekleri, siyasi saikler yerine hakkaniyeti esas alan yapıcı bir yaklaşım benimsemesi en doğru yol olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/iletisim-baskani-durandan-495_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280114</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/kuresel-duzenin-sifreleri-cozuldu-trump-ihaleyi-netanyahuya-yikmak-istiyor-280114</link>
      <pubDate>2026-06-17T21:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel düzenin şifreleri çözüldü: Trump ihaleyi Netanyahu'ya yıkmak istiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV ekranlarında yayınlanan, gazeteci Murat Çiçek'in moderatörlüğünü üstlendiği Açık Görüş programında, ABD-İran mutabakatının perde arkası masaya yatırıldı. Programda, Trump ile Netanyahu arasındaki gizli savaş ve ABD'nin "süper güç" imajındaki derin çatlaklar mercek altına alındı. Burada, Netanyahu'nun savaşı sürdürerek koltuğunu korumayı, Trump'ın ise barış hamlesiyle kongre seçimlerinden güçlü çıkmayı hedeflediği değerlendirmesi yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel düzenin şifreleri çözüldü: Trump ihaleyi Netanyahu'ya yıkmak istiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açık Görüş'te, ABD-İran mutabakatının ardından Orta Doğu'da kartların yeniden dağıtıldığı vurgulandı. Programda, Trump'ın kongre hesabı ile Netanyahu'nun iktidar savaşı arasındaki büyük çatışma gözler önüne serildi.</p><p>Gazeteci Murat Çiçek'in moderatörlüğünde ekrana gelen Açık Görüş, yine uluslararası siyasetin en sıcak ve en çok tartışılan konusuna ışık tuttu. ABD ile İran arasında varılan ve bölgedeki tüm askeri dengeleri değiştiren mutabakatın yankıları tartışılırken, konukların özellikle İsrail ve Washington eksenindeki tespitleri programa damga vurdu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/ssstwitter-17062026d0851e27.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"TRUMP İHALEYİ NETANYAHU'YA YIKACAK"</b></p><p>Programın dikkat çeken anlarından biri, Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yücel Koç'un Tel Aviv ve Washington arasındaki kirli pazarlığı deşifre ettiği anlar oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun barışa neden direndiğini net bir dille özetleyen Koç, şu çarpıcı analizi paylaştı:</p><p>"Netanyahu'nun iktidarda kalabilmek için bu savaşın devam etmesine hayati bir ihtiyacı var. Savaş bittiği an koltuğunu kaybedeceğini biliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın ise tam tersi bir stratejisi var. Trump, tüm faturayı ve ihaleyi Netanyahu'ya yıkıp, önlerindeki kongre seçimlerinden çok güçlü bir şekilde çıkmayı hedefliyor."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/ssstwitter-170620262098bebd.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ABD-İRAN RESTLEŞMESİ: SÜPER GÜÇ İMAJI SARSILDI</b></p><p>Korkut Ata Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatma Yeşilkuş ise mutabakatın küresel düzende ABD imajına vurduğu ağır darbeyi gündeme taşıdı. Washington'ın artık sahada tek başına oyun kuramadığına dikkat çeken Yeşilkuş, ABD'nin stratejik yalnızlığını şu sözlerle ifade etti:</p><p>Trump'ın bu süreçteki en büyük kayıplarından biri, ABD'nin "yenilmez süper güç" imajının sarsılması oldu.</p><p>Bu mutabakat ve peşinden gelen süreç gösterdi ki; artık küresel bir savaş veya kriz çıktığında, ABD arkasından sürükleyecek müttefik toplamakta aciz kalıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/kuresel-duzenin-sifreleri-278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280113</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/son-dakika-fed-kritik-faiz-kararini-acikladi-280113</link>
      <pubDate>2026-06-17T21:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fed kritik faiz kararını açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fed kritik faiz kararını açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fed&#39;den yapılan açıklamada, politika faizinin sabit tutulması kararının oybirliğiyle alındığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, Federal Açık Piyasa Komitesi&#39;nin (FOMC) bankanın hedeflerini desteklemek amacıyla federal fon oranı için hedef aralığı yüzde 3,5-3,75 seviyesinde tutmaya karar verdiği bildirildi.</p><p>Fed&#39;in açıklamasında, Komite&#39;nin ayrıca bankacılık sisteminde yeterli rezerv bulundurulması politikasını yeniden teyit ettiği aktarıldı.</p><p>Ekonomik faaliyetin kısmen Orta Doğu&#39;daki çatışmadan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen sağlam bir hızda büyümeye devam ettiği belirtilen açıklamada, verimlilik artışı ve sermaye yatırımlarının güçlü seyrettiği kaydedildi.</p><p>Açıklamada, istihdam artışının iş gücüyle uyumlu bir şekilde devam ettiği, işsizlik oranında sınırlı değişim görüldüğü belirtildi.</p><p>Enflasyonun enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz şoklarının da etkisiyle bankanın yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürdüğüne işaret edilen açıklamada, Komite&#39;nin fiyat istikrarını sağlamaya kararlı olduğu vurgulandı.</p><p>Öte yandan, Kevin Warsh başkanlığında gerçekleştirilen ilk FOMC toplantısının ardından yayımlanan karar metninin önceki açıklamalara kıyasla belirgin şekilde kısaltıldığı dikkati çekti. Metinden, gelecekteki faiz indirimlerine yönelik eğilime işaret eden ifadelerin çıkarıldığı görüldü.</p><p><b>ÜST ÜSTE DÖRDÜNCÜ TOPLANTIDA POLİTİKA FAİZİ DEĞİŞMEDİ</b></p><p>Fed, geçen yılın ilk beş toplantısında politika faizini sabit tutarken, eylül, ekim ve aralık aylarında toplam 75 baz puan indirime gitmişti.</p><p>Banka, geçen yıl art arda üç faiz indirimi yapmasının ardından bu yılın ilk üç toplantısında da politika faizini sabit tutmuştu.</p><p>Son kararla birlikte, Fed&#39;in yeni Başkanı Warsh&#39;un görevdeki ilk toplantısında politika faizinde değişikliğe gidilmemiş oldu.</p><p>Fed, federal fon oranına ilişkin yıl sonu tahminini mart ayında öngördüğü yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükseltti.</p><p>Banka, federal fon oranına ilişkin 2027 tahminini yüzde 3,1'den yüzde 3,6'ya ve 2028 tahminini yüzde 3,1'den yüzde 3,4'e yükseltti. Fed uzun dönem ortalama faiz beklentisini ise yüzde 3,1 olarak korudu.</p><p>Söz konusu tahminler, Fed'in 2026'da faiz artışı yapılabileceğinin sinyalini verdi.</p><p>FOMC üyelerinin gelecekteki faiz beklentilerini gösteren nokta grafiği de 18 yetkiliden 9'unun bu yıl en az bir faiz artırımı öngördüğünü ortaya koydu.</p><p><b>ENFLASYON TAHMİNİ BU YIL İÇİN YÜKSELTİLDİ</b></p><p>Bankanın enflasyon tahminleri ise bu yıl için yüzde 2,7'den yüzde 3,6'ya, 2027 için yüzde 2,2'den yüzde 2,3'e çıkarılırken, 2028 için yüzde 2'de sabit bırakıldı.</p><p>Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyona ilişkin tahminler de bu yıl için yüzde 2,7'den yüzde 3,3'e, 2027 için yüzde 2,2'den yüzde 2,5'e ve 2028 için yüzde 2'den yüzde 2,1'e revize edildi.</p><p><b>BU YILKİ BÜYÜME TAHMİNİNDE AŞAĞI YÖNLÜ REVİZYON</b></p><p>ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahmini, bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,2'ye düşürüldü. Büyüme tahmini 2027 için yüzde 2,3'te bırakılırken, 2028 için yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye yükseltildi.</p><p>İşsizlik oranına ilişkin tahminler bu yıl için yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e düşürülürken, 2027 için yüzde 4,3 ve 2028 için yüzde 4,2 olarak korundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/son-dakika-fed-kritik-fai-619_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280112</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/macrondan-g7-finalinde-abd-iran-aciklamasi-hurmuz-bogazindan-lubnana-kadar-uzaniyor-280112</link>
      <pubDate>2026-06-17T20:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Macron'dan G7 finalinde ABD-İran açıklaması: Hürmüz Boğazı'ndan Lübnan'a kadar uzanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD ile İran arasında varılan tarihi mutabakata G7 liderleri olarak oy birliğiyle tam destek verdiklerini açıkladı. Trump'ın askeri tehdit yorumlarına göğüs geren Macron, "Bu anlaşma savaşı Hürmüz'den Lübnan'a kadar her yerde bitiriyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Macron'dan G7 finalinde ABD-İran açıklaması: Hürmüz Boğazı'ndan Lübnan'a kadar uzanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa'nın Evian kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nin kapanış basın toplantısı düzenledi. Zirvenin "son derece zor bir uluslararası bağlamda" yapıldığını belirten Macron, G7'nin bu yıl "birlik, kaliteli görüşme ve gerçek iş birliği" zemini oluşturduğunu söyledi. Kapanış konuşmasında özellikle ABD ile İran arasında varılan anlaşma, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş ve Lübnan'daki ateşkes süreci öne çıktı. Ukrayna savaşı, Rusya'ya yönelik baskının artırılması, yapay zeka, kritik madenler ve küresel ekonomik dengeler de zirvede ele alınan başlıklar arasında yer aldı.  </p><p><b>İRAN ANLAŞMASI VE HÜRMÜZ BOĞAZI ÖNE ÇIKTI</b></p><p>Kapanış konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri ABD ile İran arasında varılan anlaşma oldu. G7 ülkelerinin anlaşmayı oybirliğiyle memnuniyetle karşıladığını belirten Macron, "ABD ile İran arasında varılan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından elde edilen çok iyi anlaşmayı oybirliğiyle memnuniyetle karşıladık" ifadelerini kullandı.  </p><p>Anlaşmanın bölge ve dünya ekonomisi açısından önemli sonuçlar doğuracağını vurgulayan Fransız lider, "Bu desteklediğimiz bir anlaşma, çünkü ekonomilerimiz için sonuçları korkunç olan çok büyük bir istikrarsızlık durumuna son veriyor" dedi.  </p><p>Çatışmaların devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın aylarca kapalı kalabileceğini, petrol ve gaz altyapısının zarar görebileceğini ve bölgedeki insani krizin daha da ağırlaşabileceğini söyledi. Trump'ın İran'ın anlaşmaya uymaması halinde askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceğine ilişkin sözleri de basın toplantısında ele alındı. Macron, "Bence bunu kısa vadeli bir tehdit olarak yorumlamamak gerekir. Bir anlaşma imzalandı. Birçok kişi anlaşma imzalanmaması gerektiğini söylüyordu. Ben bu anlaşmanın iyi bir şey olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden destekliyoruz" diye konuştu.  </p><p>Anlaşmanın tüm sorunları hemen çözmeyeceğini, ancak mevcut şartlarda en doğru seçenek olduğunu belirten Macron, "Bu anlaşma savaşı Hürmüz Boğazı'ndan Lübnan'a kadar her yerde sona erdiriyor, bu iyi bir şey. Ben bunu destekliyorum, gerekli olduğunu düşünüyorum" dedi.  </p><p>Anlaşmanın nükleer boyutuna da değinen Fransa Cumhurbaşkanı, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceğinin önümüzdeki süreçte ele alınacak temel başlıklardan biri olduğunu söyledi. "Zenginleştirilmiş uranyum konusunda bu, en geç 60 gün içinde tamamlanması gereken nükleer anlaşmanın kilit konularından biri olacak" diyen Macron, uranyumun yerinde seyreltilmesi ya da Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) denetiminde transfer edilmesi gibi teknik seçeneklerin masada olduğunu belirtti.  </p><p><b>"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN ÜCRET ALINMADAN GEÇİŞ HAKKI BU ANLAŞMANIN BAŞLANGICININ TEMEL TAŞI"</b></p><p>Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkının anlaşmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Macron, "Hürmüz Boğazı'ndan engelsiz ve herhangi bir ücret alınmadan transit geçiş hakkının bu anlaşmanın başlangıcının temel taşı olduğunu yeniden teyit ettik. Bu hemen başlıyor" dedi. Fransa ve İngiltere tarafından hazırlanan çok uluslu savunma girişiminin de ticari gemilerin korunması ve deniz trafiğinin yeniden başlamasına katkı sunabileceği aktarıldı.  </p><p><b>LÜBNAN İÇİN "MUTLAK ACİLİYET" MESAJI</b></p><p>Kapanış konuşmasında Lübnan başlığı da İran anlaşmasıyla birlikte ele alındı. Macron, "Bu anlaşmada Lübnan'ın önemini vurgulamayı unutmadık" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı, Lübnan'da ateşkese verilen desteğin G7 içinde oybirliğiyle benimsendiğini söyledi.  </p><p>Macron, "Lübnan için elde edilen ateşkese oybirliğiyle verdiğimiz desteği de vurguladık. Sağlam ve acil bir ateşkes mutlak aciliyettir" ifadelerini kullandı. Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması gerektiğini de belirtti.  </p><p><b>"HİZBULLAH İSRAİL'E KARŞI FAALİYET YÜRÜTMEMELİ, İSRAİL HEMEN KARŞILIK VERMEMELİ"</b></p><p>Ateşkesin korunması için tüm taraflara sorumluluk düştüğünü söyleyen Macron, İran, Hizbullah ve İsrail'e mesaj verdi. Macron, "İran artık topraklara saldırmamalı. Hizbullah artık Lübnan toprağında ya da Lübnan toprağından İsrail'e karşı faaliyet yürütmemeli. İsrail de artık hemen karşılık vermemeli. Herkese sükunet çağrısı yapıyoruz. Sivil nüfusu etkileyen saldırıların durması gerekiyor. Ateşkes" dedi.  </p><p>Lübnan'da kalıcı istikrarın sağlanması için devlet otoritesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Macron, "Anahtar, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun'a, Başbakan Nawaf Salam'a, hükümetine ve Lübnan silahlı kuvvetlerine destek vermektir" ifadelerini kullandı.  </p><p>Lübnan ordusunun ülke genelinde kontrolü yeniden sağlaması gerektiğini belirten Macron, "Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin silahlar üzerindeki tekeli yeniden tesis etmesi ve tüm topraklar üzerinde otoritesini yeniden kurması gerekiyor" dedi.  </p><p>İsrail'in de ateşkese uyması gerektiğini belirten Macron, "İran'ın çok önemli bir sorumluluğu var. Ne kendisi doğrudan ne de Hizbullah üzerinden durumu kötüleştirmemeli. İsrail'in de kendisini ilgilendiren kısımda bu ateşkese saygı gösterme sorumluluğu var" diye konuştu.  </p><p>Gazze ve Batı Şeria da Orta Doğu gündeminde yer aldı. Gazze'de insani yardım ve yeniden inşa çabalarının hızlandırılması gerektiğini belirten Macron, Batı Şeria'daki şiddetin sona ermesi çağrısının da liderler tarafından desteklendiğini söyledi. Fransız lider, "Batı Şeria'daki şiddete son verilmesi çağrısında bulunduk. Bu da herkes tarafından hatırlatılan ve desteklenen bir gereklilikti" dedi.  </p><p><b>UKRAYNA KONUSUNDA ÖNEMLİ YAKINLAŞMA SAĞLANDI</b></p><p>Zirvenin bir diğer ana başlığı Ukrayna savaşı oldu. Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin katılımıyla yapılan görüşmelerde, Kiev'e askeri, enerji ve ekonomik desteğin artırılmasının ele alındığını aktardı. Ukrayna'nın sahadaki direncine dikkat çeken Macron, "Ukrayna ilerliyor, direniyor; Rusya geriliyor" dedi.  </p><p>G7 liderlerinin hava savunma sistemleri, ek mühimmat, önleyici sistemler ve uzun menzilli kabiliyetler konusunda Ukrayna'ya desteği artırma yönünde ortak irade ortaya koyduğunu söyledi. Trump'ın ABD savunma sanayisinin bu destek için mobilize edilmesi gerektiğini vurguladığını aktaran Macron, Ukrayna'nın talebi doğrultusunda bazı askeri üretimlerin Ukrayna topraklarında lisans yoluyla yapılmasının da gündeme geldiğini belirtti. Macron, Ukrayna konusunda G7 içinde daha net bir yakınlaşma sağlandığını ifade ederek, "Bu, G7'de ilk kez bu kadar net bir yakınlaşma sağlanmasıdır ve benim gözümde gerçek bir ilerlemedir" dedi.  </p><p>Macron, kış öncesi Ukrayna'nın enerji altyapısının desteklenmesi ve tesislerinin güvenliğinin sağlanması için finansman üzerinde çalışıldığını açıkladı. Rusya'nın barış müzakerelerine ciddi yaklaşmadığını savunan Macron, "Başkan Trump da hepimiz gibi bugün Rusya'nın barışı tartışma konusunda ciddi bir iradesi olmadığını tespit etti" ifadelerini kullandı.  </p><p>Ukrayna toprakları ve muhtemel barış müzakereleri konusunda ise kararın Kiev'e ait olduğunu vurgulayan Macron, "Toprak meselesini Ukraynalılar görüşür" dedi.  </p><p>G7 metninde Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verilen desteğin açık şekilde yer aldığını hatırlatan Macron, "Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek, G7'nin pozisyonunu söylüyor" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"TRUMP'A HER ZAMAN GÜVENDİM"</b></p><p>Macron, Trump ile ilişkisine yönelik eleştirilere de cevap verdi. Görüş ayrılıklarını gizlemediğini, ancak diyaloğu sürdürmenin diplomasi açısından gerekli olduğunu belirten Macron, "Güven meselesine gelince, ben kendi adıma Başkan Trump'a her zaman güvendim. Çünkü ona her zaman her şeyi söyledim. Anlaşmazlıklarımız olduğunda bunları üstlendik" dedi.  </p><p><b>G7 KARARLARI AÇIKLANDI</b></p><p>Macron'un kapanış konuşmasında, zirvede kabul edilen ortak kararlar da aktarıldı. G7 liderleri, jeopolitik başlıkların yanı sıra sağlık, dijital güvenlik, kritik madenler, küresel ekonomi, göçmen kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretiyle mücadele alanlarında 9 ayrı bildiriyi oybirliğiyle kabul etti.  </p><p>Jeopolitik bildiride ABD ile İran arasında varılan anlaşma memnuniyetle karşılandı. Bildiride, anlaşmanın İran'ın nükleer silah edinmesini engelleyecek ve bölgesel tehditleri azaltacak daha kapsamlı bir diplomatik sürecin önünü açabileceği belirtildi. Lübnan başlığında sağlam ve acil ateşkes çağrısı yapılırken, Hizbullah'ın silahsızlandırılması, Lübnan devletinin silahlar üzerinde tekel sahibi olması ve ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünün korunması yönündeki çabalara destek verildi.  </p><p>Ukrayna konusunda ülkenin toprak bütünlüğüne destek teyit edildi. Liderler, Rusya'nın savaş ekonomisi üzerindeki baskının artırılması, petrol ve gaz sektörleri dahil yaptırımların güçlendirilmesi, Ukrayna'ya hava savunma ve uzun menzilli kabiliyetler sağlanması konusunda ortak tutum ortaya koydu.  </p><p><b>YAPAY ZEKA, KRİTİK MADENLER VE EKONOMİ</b></p><p>Zirvede teknoloji, ekonomi ve tedarik zincirleriyle ilgili uzun vadeli dosyalar da ele alındı. Yapay zeka başlığında gelişmiş modellerin güvenli şekilde geliştirilmesi, demokrasiler arasında iş birliğinin artırılması ve çocukların çevrim içi ortamda korunması öne çıktı.  </p><p>Macron, yapay zekanın demokrasi ve toplumlar üzerindeki etkisinin artık göz ardı edilemeyeceğini belirterek, "Ne siyasi liderler ne de ekonomik aktörler, yapay zekanın demokrasilerimiz ve toplumlarımız üzerindeki etkisini artık görmezden gelebilir. Bu nedenle bugün düzenleme imkanı ve zorunluluğu kendisini dayatıyor" dedi.  </p><p>Kritik madenler konusunda da G7 içinde yeni bir dayanıklılık ve üretim ittifakı oluşturuldu. Liderler, tedarik zincirlerinde tek bir ülkeye aşırı bağımlılığın azaltılması ve kritik madenlerde ekonomik baskı aracı olarak kullanılan kısıtlamalara karşı ortak hareket edilmesi konusunda uzlaştı. Bu kapsamda 2026'da duyurulan 195 proje ve 64 milyar euroluk yatırım hacmi dikkat çekti.  </p><p>Küresel ekonomik dengesizliklere ilişkin değerlendirmelerde Çin'in aşırı kapasite, devlet sübvansiyonları ve iç tüketim eksikliği konularını ele alması gerektiği belirtildi. Avrupa'nın daha fazla yatırım yapması, ABD'nin ise bütçe ve ticaret açıklarına odaklanması gerektiği ifade edildi.  </p><p>G7'nin Çin aleyhinde bir zirve olduğu iddialarını reddeden Macron, "Bu G7 hiçbir zaman Çin karşıtı olmadı. Çünkü bu Fransa'nın pozisyonu değil. Bunu söylemek kabul edilemez" dedi.  </p><p>"G7 tarihinde ilk kez kanserle mücadeleye ilişkin özel bildiri kabul edildi"  </p><p>Sağlık başlığında Ebola salgınına koordineli karşılık verilmesi, kanserle mücadelede iş birliği, çocukluk çağı kanserleri ve sağlık hizmetlerine evrensel erişim konularında ortak kararlar alındı. Macron, Ebola'ya acil karşılık için 1 milyar euronun üzerinde kaynak taahhüdünde bulunulduğunu, G7 tarihinde ilk kez kanserle mücadeleye ilişkin özel bir bildiri kabul edildiğini söyledi.  </p><p>Fransa'nın G7 dönem başkanlığının yıl sonuna kadar devam edeceğini belirten Macron, yapay zeka, dijital güvenlik, kritik madenler, uluslararası finansman ve küresel ekonomik dengesizlikler gibi başlıklarda bakanlar düzeyindeki çalışmaların süreceğini kaydetti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/macrondan-g7-finalinde-ab-201_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280111</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/modern-savas-stratejilerini-kokten-degistirecek-akinci-ve-bozok-nefes-kesti-280111</link>
      <pubDate>2026-06-17T20:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Modern savaş stratejilerini kökten değiştirecek: AKINCI ve BOZOK nefes kesti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Baykar'ın göklerdeki gururu Bayraktar AKINCI TİHA, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen yerli akıllı mühimmat BOZOK ile nefes kesen bir teste imza attı. Selçuk Bayraktar'ın "Tam isabet" diyerek paylaştığı o anlar, modern savaş stratejilerini kökten değiştirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Modern savaş stratejilerini kökten değiştirecek: AKINCI ve BOZOK nefes kesti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK SAGE Bozok Mini Akıllı mühimmat, Bayraktar Akıncı TİHA'dan hareketli hedef platforma başarıyla atıldı.</p><p>Başarılı bir şekilde yapılan test atışını Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar sosyal medya hesabından paylaşarak, "Bayraktar AKINCI. BOZOK Mühimmatı Atış Testi. Tam isabet" ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/ssstwitter-17062026560d1c01.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>BOZOK MÜHİMMATI</b></p><p>BOZOK, insansız hava araçlarına taarruz yeteneği kazandırarak, asimetrik savaş ortamında dost unsurlarını tehlikeye atmadan etkin savunma sağlamaktadır. Hafif ve minyatür tasarımı ile toplam ağırlığın kritik olduğu İHA'lara operasyonel esneklik sunmaktadır. Özgün tasarımlı BOZOK, gürbüz harekât kabiliyetleri sayesinde rakiplerinin önüne geçmektedir.</p><p>BOZOK son safhaya kadar ataletsel güdümle hedefe yönelmekte ve son safhada yarı aktif lazer arayıcı başlığı ile hassas güdüm yapabilmektedir.</p><p>Son safhanın bitiminde, yükseklikölçer duyargaları ve en iyilenmiş hedef etkinliği sayesinde geniş ölçekli personel etkinliği ile hedefleri etkisiz hâle getirmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/modern-savas-stratejileri-607_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280110</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/pariste-turkiye-ruzgari-bakan-kacir-kuresel-hedefi-acikladi-istanbul-dunyanin-ilk-20sine-girecek-280110</link>
      <pubDate>2026-06-17T20:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Paris'te Türkiye rüzgarı! Bakan Kacır küresel hedefi açıkladı: İstanbul dünyanın ilk 20'sine girecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'yi dünyanın en iyi 10 startup ekosisteminden biri haline getirmek istediklerini belirtti. Bakan Kacır, "Türkiye'yi dünyanın en iyi 10 startup ekosisteminden biri haline getirmek ve İstanbul'u teknoloji yatırımları ve girişimcilik için en iyi 20 küresel merkez arasında konumlandırmak için çalışıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Paris'te Türkiye rüzgarı! Bakan Kacır küresel hedefi açıkladı: İstanbul dünyanın ilk 20'sine girecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa&#39;nın başkenti Paris&#39;te Avrupa&#39;nın en büyük teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinden olan VivaTech 2026 Fuarı başladı.</p><p>Türkiye, VivaTech 2026 Fuarı&#39;na bu yıl 135 metrekarelik Türkiye Pavilyonu ve 26 teknoloji girişimiyle katılıyor.</p><p>Bakan Kacır ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, VivaTech 2026&#39;daki Türkiye Pavilyonu&#39;nu ziyaret ederek, Türk girişimcilerle bir araya geldi.</p><p>Bakan Kacır fuarda yaptığı konuşmada, girişimciliği Türkiye&#39;nin yeni nesil başarı hikayelerinin ana motorlarından biri olarak gördüklerini belirterek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak girişimcilere sunulan sermaye hattını genişlettiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702794.jpg"/><p>Kacır, &quot;Girişimciliğin kapılarını toplumun her kesiminden yeteneklere açarak, Türkiye&#39;yi teknoloji girişimciliğinde Avrupa&#39;nın yükselen yıldızı haline getirdik.&quot; diyerek, Türkiye&#39;den 100 bin girişimin çıkmasını ve &quot;Turcorn&quot;ların toplam değerinin 100 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı.</p><p>&quot;Türkiye&#39;yi dünyanın en iyi 10 startup ekosisteminden biri haline getirmek ve İstanbul&#39;u teknoloji yatırımları ve girişimcilik için en iyi 20 küresel merkez arasında konumlandırmak için çalışıyoruz.&quot; ifadesini kullanan Kacır, unicorn çıkma potansiyeline sahip Türk startupları desteklemek için &quot;Turcorn 100 Programı&quot;nı başlattıklarını belirtti.</p><p>Kacır, bu program kapsamında 39 Turcorn adayının desteklendiğini ve onlardan 14&#39;ünün bugün fuarda bulunduğunu ifade ederek, Türkiye Tech Visa Programı&#39;nın, teknoloji uzmanlarının Türkiye&#39;de büyümesini sağlayan kapsamlı bir destek sunduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye&#39;nin yapay zeka devrimini insanlığın yararına yönlendirmeye kararlı olduğu değerlendirmesinde bulunan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Yapay Zeka Eylem Planı&#39;nın bu vizyonu somut programlara, ölçülebilir hedeflere ve Türkiye&#39;nin ekonomisi ile Türk toplumu için pratik araçlara dönüştürmeyi amaçladığının altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702793.jpg"/><p><b>"SAVUNMA SANAYİMİZ BU DÖNÜŞÜMÜN EN AÇIK ÖRNEKLERİNDEN BİRİ OLARAK DURMAKTADIR"</b></p><p>&quot;Amacımız, Türkiye&#39;yi yapay zekada önde gelen ülkeler arasına taşımak.&quot; diyen Kacır, 2030&#39;a kadar Türkiye&#39;nin veri merkezi kapasitesini 1 gigavata çıkarmayı ve yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolar yatırımı seferber etmeyi hedeflediklerini belirtti.</p><p>Kacır, Türkiye&#39;nin sanayi temelini güçlendirmek için uzun vadeli bir vizyon izlediklerini vurgulayarak &quot;Savunma sanayimiz bu dönüşümün en açık örneklerinden biri olarak durmaktadır. Türkiye için kritik savunma teknolojilerinde ulusal kabiliyetler oluşturmak hiçbir zaman yalnızca bir tercih meselesi olmamıştır. Stratejik bir gereklilik olmuştur.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İnsansız hava araçlarının (İHA) havacılık, savunma ve güvenlik sektörlerinin geleceğini dönüştürdüğüne dikkati çeken Kacır, Türkiye&#39;nin çabalarını bu alana yoğunlaştırarak kendi kabiliyetlerini oluşturduğunu anlattı.</p><p>Kacır, Türkiye&#39;nin birçok ülkenin yapamadığını kısa sürede başardığının altını çizerek &quot;Savaşta kanıtlanmış İHA modellerimiz, modern savaş alanında oyunun kurallarını değiştiren bir unsur olarak geniş çapta kabul ediliyor.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da son 20 yılda Türkiye ve Fransa arasındaki ekonomik ilişkilerin çok iyi gittiğini vurguladı.</p><p>İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 24 milyar dolar olduğunu aktaran Dağlıoğlu, Türkiye&#39;de faaliyet gösteren yaklaşık 1800 Fransız şirketi olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702795.jpg"/><p>Dağlıoğlu, Türkiye&#39;nin startup ekosistemi için iyi bir konuma sahip olduğuna işaret ederek, Türkiye&#39;nin kendisini bölgesel bir girişim ve teknoloji merkezi olarak kanıtladığını belirtti.</p><p>Yapay zeka, çevrim içi oyunlar, FinTech ve derin teknoloji (deep tech) sektörlerine önem verdiklerine işaret eden Dağlıoğlu, Türkiye&#39;de derin teknoloji alanında büyüyen bir ekosistemin olduğunun altını çizdi.</p><p>Dağlıoğlu, Türk bankacılığının ve finans ve ticari kurumlarının dijitalleşmede çok iyi olduğunu kaydederek, Türkiye&#39;nin yatırımcılar için elverişli bir ortam, cömert teşvikler ve yetenekli personel imkanı sunduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/pariste-turkiye-ruzgari-b-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280109</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/50-milyar-dolarlik-ortakliga-tarihi-nisane-bakan-fidana-fahri-doktora-unvani-verildi-280109</link>
      <pubDate>2026-06-17T19:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[50 milyar dolarlık ortaklığa tarihi nişane: Bakan Fidan'a "fahri doktora" ünvanı verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'nın en prestijli üniversitesi Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) tarafından fahri doktora ünvanına layık görüldü. Türkiye-Rusya ortaklığının somut sonuçlarından birinin; ikili ticaret hacminin şu anda 50 milyar doları aşması olduğuna değinen Fidan, enerji alanındaki stratejik işbirliğinin de her geçen gün derinleştiğini ve bunun en açık örneklerinden birinin; Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) olduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[50 milyar dolarlık ortaklığa tarihi nişane: Bakan Fidan'a "fahri doktora" ünvanı verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fidan için Rusya'ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında MGIMO'da fahri doktora töreni düzenlendi.</p><p>Törene katılan Fidan'a, MGIMO Rektörü Anatoliy Torkunov tarafından fahri doktora ünvanı takdim edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702186.jpg"/><p>Bakan Fidan, törende yaptığı konuşmada, verilen fahri doktora ünvanı için Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Rektörü Profesör Torkunov&#39;a ve Akademik Kurulu&#39;na teşekkürlerini iletti.</p><p>Bu kurumun 80 yılı aşkın süredir uluslararası ilişkilerin yürütülmesine yön veren diplomatlar, akademisyenler, devlet adamları yetiştirdiğini, mezunları arasında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un olduğunu belirten Fidan, şunları söyledi:</p><p>&quot;Bu nedenle bu onuru benden öte Türkiye ile Rusya arasındaki köklü ilişkiye ve halklarımızı birbirine bağlayan karşılıklı anlayışa yönelik bir saygı nişanesi olarak kabul ediyorum. Bu vesileyle bu kurumun bir diğer seçkin mezunu olan, ülkesine olağanüstü bir adanmışlıkla hizmet etmiş merhum Büyükelçi Andrey Karlov'un anısını da saygıyla anmak istiyorum. Onun mirası, diplomasinin birleştirici gücüne bir kanıt olarak yaşamaya devam ediyor ve bu kurumun, nesiller boyunca mezunlarına aşıladığı en yüksek idealleri somutlaştırıyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702192.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE-RUSYA ORTAKLIĞI DAHA FAZLA ÖNEM KAZANIYOR"</b></p><p>Fidan, Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin, tarihin şekillendirdiği, krizlerle sınanan, işbirliği ve üst düzey diyalog sayesinde sürdürülen ve belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde daha fazla önem kazanan bir ortaklık olduğunu dile getirdi.</p><p>Dünya genelinde yaşanan dönüşümlere işaret eden Fidan, çok merkezli bir dünyanın var olduğunu ve bu durumun daha adil bir gelecek için büyük umutlar vadederken, geçiş aşamasının belirsizliklerle dolu olduğunu vurguladı.</p><p>Fidan, &quot;Eski paradigma etkisini yitirirken ve yenisi henüz tam anlamıyla şekillenmemişken, stratejik yanlış hesaplamalara yönelik hata payı tehlikeli ölçüde daralmaktadır.&quot; dedi.</p><p>Yakın bölgenin bu dönemde yapısal dönüşümün sonuçlarına dair fazlasıyla örnek sunduğuna işaret eden Fidan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ülkeler üzerinde birçok alanda baskı kurduğunun altını çizdi.</p><p>Fidan, çabaların ardından ABD-İran mutabakatı imzalanmasının bir rahatlama olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin bölgedeki ülkelerle birlikte bu sonuç için aktif çalıştığını ve gerilimi azaltmak için mutabakatın uygulanmasını desteklemeye devam edeceğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702198.jpg"/><p><b>"BÖLGE, BİR DAHA ASLA BÖYLE BİR GERİLİME MARUZ KALMAMALI"</b></p><p>Bakan Fidan, &quot;Bu krizin komşu ülkelerde yarattığı ciddi aksaklıklara tanık olduktan sonra, bölgemizin bir daha asla böyle bir gerilime maruz kalmaması gerektiğine kesin olarak inanıyoruz.&quot; dedi.</p><p>Krizin başından beri bölgesel anlaşmazlıkların çözümünde diplomasinin tek etkili araç olduğunu savunduğunu kaydeden Fidan, son birkaç ayın en önemli dersinin, yakın zamanda varılan mutabakatın kalıcı ve kapsamlı barış anlaşmasına dönüştürülmesi gerektiği olduğunu söyledi.</p><p>Fidan, &quot;Aynı zamanda kalıcı güvenliğin coğrafyamızın dışındaki aktörler tarafından ithal edilemeyeceğini veya dayatılamayacağını kabul etmeliyiz. Gerçek istikrar, ancak bölgesel sahiplenme ve uzlaşma üzerine kurulabilir. Bu bölgesel barış ve istikrar arayışında, Türkiye ve Rusya arasındaki ortaklık her zamanki gibi vazgeçilmezdir.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702195.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE-RUSYA BİRBİRİNE YAKIN KOMŞULAR"</b></p><p>İki ülke arasındaki köklü bağlara da değinen Fidan, &quot;Türkiye-Rusya birbirine yakın komşulardır.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Fidan, iki aktif ve etkili güç olarak bakış açılarının zaman zaman farklılaşmasının doğal olduğunun altını çizerek, &quot;İlişkimizi farklı kılan şey, bu farklılıklar ortaya çıktığında nasıl davrandığımızdır.&quot; dedi.</p><p>Türkiye-Rusya ilişkilerinin son yıllarda bazı ciddi sınamalardan geçtiğine ve daha da güçlendiğine işaret eden Fidan, bu olgunluğun tek bir günde kazanılmadığını anlattı.</p><p>Fidan, diplomasinin değerinin belirsizlikler zamanında anlaşıldığını, iki ülkenin liderinin birbirine karşılıklı güven ve saygı duyduğunu dile getirdi.</p><p>Bu liderlik dinamiğinin, iki ülke arasındaki ilişkilere olağanüstü bir stratejik derinlik ve net bir yön duygusu kazandırdığını belirten Fidan, bunun en şiddetli küresel jeopolitik zorluklar karşısında bile ikili ilişkilerin istikrarlı, dengeli ve vizyoner kalmasını sağladığını ifade etti.</p><p>Fidan, ticaret ve enerji alanlarındaki işbirliğinin, ilişkilerin belkemiğini oluşturduğunu vurgulayarak, karşılıklı ekonomik bağımlılığın son derece gelişmiş bir düzeyde seyrettiğini ve bunun da karşılıklı refah ve dayanıklılığı garanti altına aldığını aktardı.</p><p>Bu ortaklığın somut sonuçlarından birinin; ikili ticaret hacminin şu anda 50 milyar doları aşması olduğuna değinen Fidan, enerji alanındaki stratejik işbirliğinin de her geçen gün derinleştiğini ve bunun en açık örneklerinden birinin; Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) olduğunu söyledi.</p><p>Fidan, bu ortaklığın iki halk arasındaki derin yakınlığa dayandığına dikkati çekerek, yaklaşık 7 milyon Rus vatandaşının geçen yıl Türkiye&#39;yi ziyaret ettiğini, yüz binlerce Rus vatandaşının Türkiye&#39;nin farklı şehirlerinde yaşadığını, çalıştığını ve eğitim gördüğünü belirtti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702194.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE VE RUSYA, ÖNEMLİ BÖLGELERİN STRATEJİK MERKEZİNDE YER ALIYOR"</b></p><p>Türkiye ve Rusya&#39;nın Karadeniz&#39;den Kafkasya&#39;ya, Orta Doğu&#39;dan daha geniş Avrasya coğrafyasına dünyanın en önemli bölgelerinin stratejik merkezinde yer aldığını aktaran Fidan, Rusya&#39;nın hem bölgesel hem de küresel dengelerin korunmasında en kilit aktörlerden biri olmaya devam ettiğini dile getirdi.</p><p>Fidan, iki ülke için de bu komşu coğrafyalardaki istikrarın, ulusal güvenlik ve ekonomik refah açısından mutlak bir gereklilik olduğunun altını çizdi.</p><p>Ortak coğrafyadaki istikrarın ancak Ankara ile Moskova arasında süreklilik arz eden stratejik işbirliği yoluyla sürdürülebileceğini belirten Fidan, bölgelere &quot;bölgesel sahiplenme ve işbirliği&quot; çağrısı yaptı.</p><p>Fidan, Güney Kafkasya&#39;da, 3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu&#39;nun tam da bu ilkeye dayandığına işaret ederek, &quot;Asıl zor olan görev ise bu ruhu diğer bölgelere, özellikle de Orta Doğu'ya taşımaktır. İşte bu noktada, bunun mümkün olduğunu kanıtlamak için çalışıyoruz.&quot; dedi.</p><p>Orta Doğu&#39;nun çok uzun süre boyunca başkalarının emellerinin sahnesi olarak görüldüğünü ve bölgedeki ülkelerle birlikte bu kalıbın ötesine geçme konusunda kararlı olduklarını aktaran Fidan, bölgede savaş sonrası düzenin, bölgenin kendisi tarafından inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p><b>"RUSYA, TÜRKİYE İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR MUHATAP"</b></p><p>Fidan, karşılıklı saygı, sürekli diyalog ve ortak bir kadere dayanan bölgesel bir vizyon öngördüklerine işaret ederek, &quot;Tüm bu bölgesel çabalarda Rusya, Türkiye için vazgeçilmez bir muhatap olmaya devam etmektedir. Bu, Orta Doğu için geçerlidir, Kafkasya için de geçerlidir ve Avrupa'nın güvenliğinin geleceğine baktığımızda da aynı şekilde geçerlidir.&quot; diye konuştu.</p><p>Bu çağın en tartışılan konularından birinin; Avrupa güvenliğinin geleceği olduğuna vurgu yapan Fidan, bu sorunun merkezindeki kaçınılmaz gerçeğin, bu gelecekte Rusya ile nasıl kalıcı işbirliği ortaklığı kurulabileceği sorusunun yer aldığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702192.jpg"/><p><b>"RUSYA'DAN BAHSEDİLMEYEN BİR AVRUPA GÜVENLİK MİMARİSİ EKSİK KALACAKTIR"</b></p><p>Fidan, Türkiye&#39;nin görüşünün her zaman net olduğuna dikkati çekerek, &quot;Rusya&#39;nın bu yapıdaki yerine değinmeyen bir Avrupa güvenlik mimarisi eksik kalacaktır. Kalıcı istikrar, kıtanın başlıca aktörlerinden birini denklem dışında bırakan bir çerçeveye dayanamaz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Türkiye&#39;nin Ukrayna savaşı boyunca her iki tarafla da anlamlı temaslarını sürdüren tek bölgesel aktör olmayı sürdürdüğünün altını çizen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bir zamanlar Türkiye&#39;yi Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptığı için eleştirenlerden bazılarının, bugün Moskova ile iletişim kanallarının yeniden kurulması gerekliliği konusunda kendilerinin de yoğun bir tartışma içinde olduklarını hatırlatmakta fayda var. Türkiye olarak biz, diplomasinin gücüne inanmaya devam edeceğiz. Bölgemizde barış ve istikrarın tam anlamıyla sağlanması için gerekli her adımı atmaya hazırız.&quot;</p><p>Fidan, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın kapsamının çoktan kıta sınırlarının ötesine genişlediğini belirterek, uluslararası gündemde iki ülkenin stratejik çıkarlarının ve endişelerinin kesişmediği neredeyse hiçbir alan bulunmadığını söyledi.</p><p>Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin, yakın tarihteki her türlü zorlu sınamayı başarıyla atlattığını ve her seferinde daha da güçlendiğini vurgulayan Fidan, birlikte, bu dayanıklılığı ve stratejik vizyonu daha da ileriye taşımaya kararlı olduklarını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702162.jpg"/><p><b>"ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ DİYALOG, RUS VE TÜRK HALKLARINA FAYDA SAĞLIYOR"</b></p><p><b>MGIMO Rektörü Torkunov da Fidan'ı üniversitede ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;Üniversitenin Akademik Kurulu, barışın güçlendirilmesine, uluslararası işbirliği ve halklar arasındaki dostane ilişkilerin geliştirilmesine katkılarınızdan dolayı fahri doktora ünvanını verme konusunda oy birliğiyle karar aldı. Bu ünvan, uluslararası ilişkiler ve dış politika alanında çalışan seçkin devlet adamlarına, siyasi ve kamu figürlerine, diplomatlara ve akademisyenlere veriliyor.&quot;</p><p>Üniversitede Türkçeye yoğun ilgi olduğunu, çeşitli bölümlerde 220 öğrencinin Türkçe gördüğünü aktaran Torkunov, &quot;Bazıları da ücret karşılığında Türkçeyi ek yabancı dil olarak seçiyor. Bu, ülkemizde Türkçe, Türk kültürüne ve Türkiye&#39;ye gösterilen büyük ilginin göstergesi.&quot; dedi.</p><p>Torkunov, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere değinerek &quot;İlişkilerimiz; karmaşık dünyada, her iki ülkenin de çıkarlarını karşılayan işbirliğinin güzel bir örneği. Ülkelerimiz arasındaki diyalog, Rus ve Türk halklarına fayda sağlıyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türkiye&#39;nin BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) çerçevesindeki işbirliğine ilgi gösterdiğine dikkati çeken Torkunov, &quot;Rusya ve Türkiye, geniş yelpazedeki konularda işbirliğine ilgi gösteriyor. Uluslararası alanda egemenliğini çok net ve kararlı şekilde savunan iki ülke arasındaki işbirliği büyük öneme sahip.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41702168.jpg"/><p><b>MGIMO ÜNİVERSİTESİ</b></p><p>MGIMO, Rusya Dışişleri Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren ve ülkenin dış politika, diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanlarında uzman insan kaynağı yetiştiren yükseköğretim kurumlarından biri. 1944&#39;te kurulan kurum, 1994&#39;te &quot;üniversite&quot; statüsü kazandı.</p><p>MGIMO, Rusya'nın yanı sıra Avrasya coğrafyasındaki pek çok ülke tarafından da önde gelen diplomasi okullarından biri olarak kabul edilen üniversitenin mezunları arasında çok sayıda devlet başkanı, dışişleri bakanı, diplomat ve üst düzey kamu görevlisi bulunuyor.</p><p>Üniversitenin öne çıkan mezunları arasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Müşaviri Vladimir Medinskiy gibi isimler yer alıyor.</p><p>MGIMO fahri doktorası, önde gelen yabancı siyasetçiler, diplomatlar ile uluslararası ilişkiler ve dış politika konusunda çalışan akademisyenlere veriliyor.</p><p>Bugüne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz El Suud, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Ürdün Kralı 2. Abdullah, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, eski Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, eski İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, eski Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, eski Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Hamad bin Jassim Al Thani &quot;fahri doktora&quot; ünvanı verilen isimler arasında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/50-milyar-dolarlik-ortakl-467_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280108</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gozdagi-mi-itiraf-mi-trump-anlasmasaydik-bombalamaya-devam-edecektik-280108</link>
      <pubDate>2026-06-17T19:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gözdağı mı itiraf mı? Trump: Anlaşmasaydık bombalamaya devam edecektik]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan anlaşmaya ilişkin, "Bu anlaşmayı yapmasaydık, iki hafta daha, üç hafta daha, dört hafta daha, hatta iki yıl daha bomba atmaya devam edebilirdik. Bu durumda Hürmüz Boğazı asla açılmazdı" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gözdağı mı itiraf mı? Trump: Anlaşmasaydık bombalamaya devam edecektik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi&#39;nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, &quot;Anlaşma kısa süre içinde, yarın ya da belki ertesi gün imzalanacak.&quot; dedi.</p><p>İsviçre&#39;de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa&#39;da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance&#39;in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.</p><p>Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, &quot;Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran&#39;ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Anlaşmanın özünün &quot;Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak&quot; ve &quot;İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak&quot; olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu.</p><p>Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.</p><p><b>TRUMP'TAN NETANYAHU'YA LÜBNAN ELEŞTİRİSİ</b></p><p>Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan&#39;a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti.</p><p>Netanyahu&#39;nun &quot;aslında iyi bir adam&quot; olduğunu savunan Trump, &quot;Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>ABD&#39;yi &quot;büyük ortak&quot; olarak tanımlayan Trump, İsrail için &quot;çok küçük bir ortak&quot; ifadesini kullandı.</p><p>İsrail&#39;in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, &quot;İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İsrail&#39;in Lübnan&#39;a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, &quot;Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı... Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı.&quot; dedi.</p><p><b>ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMLA İLGİLİ MÜZAKERELERE DERHAL BAŞLANACAK</b></p><p>Trump ayrıca, İran&#39;daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi.</p><p>Hürmüz Boğazı&#39;ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.</p><p>Söz konusu sürecin Orta Doğu&#39;da daha kapsamlı bir &quot;barışın&quot; başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, &quot;Gazze&#39;de yaptığımız işe bir bakın, Hamas&#39;a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz.&quot; yorumunu yaptı.</p><p>Abraham Anlaşmaları&#39;nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan&#39;ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.</p><p><b>İRAN'IN 300 MİLYAR DOLARLIK DONDURULMUŞ FONLARI</b></p><p>Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran&#39;ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.</p><p>&quot;Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak.&quot; diyen Trump, bu paraların İran&#39;a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.</p><p>Trump, &quot;Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>İran&#39;a yönelik yaptırımların da aynı şekilde &quot;Tahran&#39;ın anlaşmaya uygun şekilde&quot; davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran&#39;daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti.</p><p>İran&#39;a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran&#39;a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.</p><p><b>Şİ İLE PUTİN'E TEŞEKKÜR</b></p><p>ABD Başkanı, İran konusunda &quot;tarafsız&quot; davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#39;e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.</p><p>Özellikle Çin&#39;in bu süreçte İran&#39;a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.</p><p>Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye&#39;de Ahmed Şara&#39;nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara&#39;nın &quot;çok iyi bir iş çıkardığını&quot; vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.</p><p>Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani&#39;nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, &quot;ABD ile İsrail&#39;in ortak işi&quot; olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/gozdagi-mi-itiraf-mi-trum-701_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280107</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mutabakat-dinlemeyen-isgalci-israile-darbe-5-siyonist-askerin-dibinde-iha-patladi-280107</link>
      <pubDate>2026-06-17T19:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutabakat dinlemeyen işgalci İsrail'e darbe! 5 Siyonist askerin dibinde İHA patladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ile İran'ın tüm cephelerde çatışmaları bitirmek üzere anlaştığı tarihi mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki işgalini sürdüreceğini ilan eden işgalci İsrail, sahada sert bir kayaya çarptı. Kefertebnit bölgesinde düzenlenen ardışık kamikaze İHA saldırılarında 5 İsrail askeri yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutabakat dinlemeyen işgalci İsrail'e darbe! 5 Siyonist askerin dibinde İHA patladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, bugün erken saatlerde gerçekleşen olayda yaralanan İsrail askerlerinden 1&#39;inin durumunun ağır, 2&#39;sinin orta ve 2&#39;sinin hafif olduğu bildirildi.</p><p>Açıklamada, Lübnan&#39;ın güneyinde patlayıcı yüklü İHA&#39;nın çarpması sonucu yaralanan askerlerin hastaneye nakledildiği aktarıldı.</p><p>İsrail basını, olayın sabah 06:00 sularında Kefertebnit bölgesinde yaşandığını ve patlayıcı yüklü İHA&#39;nın bir tankın yanında patladığını kaydetti.</p><p>Patlama sonucunda 4 İsrail askerinin yaralandığı ve hastaneye tahliyeleri sırasında ikinci bir İHA ile daha saldırı düzenlendiği belirtilen haberde, ikinci saldırıda 1 askerin yaralandığı bildirildi.</p><p><b>ABD-İRAN MUTABAKATI</b></p><p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran&#39;da ABD ve İran&#39;ın, yürütülen müzakerelerin ardından, Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaları sonlandırmak üzere mutabakata vardığını duyurmuştu.</p><p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran&#39;da İsviçre&#39;de imzalanacağını açıklamıştı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı&#39;nın açılarak ABD&#39;nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını belirtmişti.</p><p>ABD-İran mutabakatının özellikle Lübnan&#39;ı da kapsayacağının açıklanması İsrail&#39;de tartışmalara neden olmuş, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan&#39;ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini ileri sürmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/mutabakat-dinlemeyen-isga-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280106</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kuresel-duzene-revizyon-cagrisi-tbmm-baskani-kurtulmus-mevcut-sistem-bozuldu-insan-odakli--280106</link>
      <pubDate>2026-06-17T19:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel düzene revizyon çağrısı! TBMM Başkanı Kurtulmuş: Mevcut sistem bozuldu, insan odaklı yeni düzen kurulmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Birleşik Krallık-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Tahir Ali ve beraberindeki heyeti kabul etti. Küresel ölçekte yaşanan krizler ve bölgesel istikrarsızlıklara değinen Kurtulmuş, mevcut uluslararası düzenin artık işlevini yitirdiğini ve yeni sistemin kurulması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel düzene revizyon çağrısı! TBMM Başkanı Kurtulmuş: Mevcut sistem bozuldu, insan odaklı yeni düzen kurulmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Birleşik Krallık-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Tahir Ali ve beraberindeki heyeti kabul etti.</p><p>Kurtulmuş, kabulde, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin her alanda geliştirilmesi arzusunda olduğumuzu belirterek, parlamentolarda karşılıklı dostluk gruplarının bulunmasının ilişkilerin geliştirilmesinde büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/detayulul-17062026f107ca58.jpg"/><p>Küresel ve bölgesel konularda birlikte hareket etmenin zaruretine işaret eden Kurtulmuş, dünyada kural bazlı sistemin bozulduğunu, artık insanı merkeze alan yeni bir sistemin kurulması gerektiğini vurguladı.</p><p>Avrupa'da istikrar ve güvenliğin sağlanmasının tüm Avrupalıların ortak hedefi ve sorumluluğu olduğunu dile getiren TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin Avrupa'nın geleceğinde ve güvenliğinde vazgeçilmez bir aktör olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/detaycokyuk-170620264b2503a4.jpg"/><p>Gazze'de üç yılı aşkın süredir soykırımını sürdüren İsrail'in bölge ülkelerine yönelik saldırılarının yayılmacılık politikasının bir işareti olduğunu ifade eden Kurtulmuş, İsrail'in bölgedeki saldırganlığının durdurulması için tüm devletlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>28-29 Haziran'da İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi'nin gerçekleşeceğini, 7-8 Temmuz'da ise Ankara'da NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yapılacağını dile getiren TBMM Başkanımız Kurtulmuş, NATO Zirvelerinin günümüz sorunlarının ve İttifakın geleceğinin tartışılacağı önemli bir zemin olacağını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/kuresel-duzene-revizyon-c-728_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280105</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israilin-barbarligi-dur-durak-bilmiyor-gazzede-sehit-sayisi-artiyor-280105</link>
      <pubDate>2026-06-17T18:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail'in barbarlığı dur durak bilmiyor: Gazze'de şehit sayısı artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[10 Ekim'de varılan ateşkese rağmen saldırılarını durdurmayan katil İsrail, Gazze Şeridi'ne saldırmaya devam ediyor. Son 24 saatte düzenlenen saldırılarda 2 şehit ve5 yaralı var. 7 Ekim'den bu yana toplam can kaybı ise korkunç boyutlara ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail'in barbarlığı dur durak bilmiyor: Gazze'de şehit sayısı artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Hamas ile yürürlükteki ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırıları nedeniyle son 24 saat içinde 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 kişinin yaralandığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, ilgili işlemlerin tamamlanmasının ardından daha önceki saldırılarda hayatını kaybeden 6 kişinin de toplam can kayıplarına dahil edildiğini bildirdi.  </p><p>İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim'de varılan ateşkesten bu yana yaşamını yitirenlerin sayısı bin 5'e, yaralı sayısı 3 bin 157'ye yükseldi. İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde toplam can kaybı ise 73 bin 16'ya, yaralı sayısı 173 bin 265'e ulaştı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/katil-israilin-barbarligi-955_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280104</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-ap-raporuna-yargi-resti-tum-ithamlari-reddediyoruz-280104</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den AP raporuna yargı resti: Tüm ithamları reddediyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin, "Raporda, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülmekte olan hukuki süreçlerin çarpıtılarak, Sayın Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını kesin bir dille reddediyoruz" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den AP raporuna yargı resti: Tüm ithamları reddediyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı tarafından AP Genel Kurulu'nda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin açıklama yayımlandı. Açıklamada; raporun, Türkiye karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayanan, gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmeler içerdiği ifade edildi.  </p><p><b>"AP TÜRKİYE RAPORU'NDA ADALET BAKANIMIZIN MESNETSİZ İTHAMLARLA HEDEF ALINMASINI KESİN BİR DİLLE REDDEDİYORUZ"</b></p><p>Raporun bazı AP üyelerinin ideolojik ezberlerini yansıtacak şekilde kasıtlı bir siyasi gündem çerçevesinde hazırlandığı belirtilen açıklamada, "Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığı bir dönemde, mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı açıktır. Terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere zemin sağlayan bu yaklaşım, AP'nin Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine yönelik stratejik bir vizyon ortaya koymaktan ne denli uzak olduğunu bir kez daha göstermektedir. Raporda, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülmekte olan hukuki süreçlerin çarpıtılarak, Sayın Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını kesin bir dille reddediyoruz. Devletimizin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olan Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir. AP'den beklentimiz, küresel sınamaların arttığı mevcut ortamda, aday ülke Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde, yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsemesidir" denildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/son-dakika-apnin-turkiye--600_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280103</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-6-isim-icin-ihrac-istemi-280103</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de 6 isim için ihraç istemi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'de Erzurum, Bursa ve Bitlis il başkanları ile eski Mardin, İstanbul ve Batman il başkanları hakkında disiplin süreci  başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de 6 isim için ihraç istemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de kurultay sürecinin ardından 'mutlak butlan' kararıyla yeniden Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK toplantısı bugün saat 14.00'te gerçekleştirildi.</p><p>Parti içi yapılanmaya ilişkin önemli başlıkların ele alındığı toplantıda, başta yeni kurulların oluşturulması olmak üzere bazı isimlere yönelik ihraç dosyaları ve görev değişiklikleri masaya yatırıldı.</p><p>Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya'nın tedbirli olarak disipline sevk edilip görevden alındığını duyurdu.</p><p>Sarı yaptığı açıklamada, "Bu çerçevede bugünkü MYK toplantımızda örgütlerimizle ilgili bir takım değerlendirmeler yapıp bazı kararlar aldık. Bu kararları sizinle paylaşmak istiyorum.</p><p>3 il başkanımız ve 3 eski il başkanımız olmak üzere toplam 6 arkadaşımız hakkında, özellikle mutlak butlan davası süreci içinde yer alan iddialarda bulunmaları ve bugün içine düştüğümüz mutlak butlan krizinin bir parçası olmaları sebebiyle disiplin süreci başlatmış oluyoruz. Bu arkadaşlarımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk etmiş bulunuyoruz. Bugünkü MYK kararıyla mevcut il başkanlarımızdan Erzurum İl Başkanımız Serhat Can Eş'i disipline sevk ederek, yönetimiyle birlikte il yönetimini feshetme kararı almış bulunuyoruz. Yerine de Mahmut Edebali isimli arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz" diye konuştu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/nimet-ozdemir-chpden-istifa-etti-280102" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/nimet-ozdemir-chpden-isti-814_2.jpg"/></div><h3>Nimet Özdemir, CHP'den istifa etti</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/chpde-6-isim-icin-ihrac-i-711_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280102</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nimet-ozdemir-chpden-istifa-etti-280102</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nimet Özdemir, CHP'den istifa etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, CHP'den istifa etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nimet Özdemir, CHP'den istifa etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa etti.</p><p>Nimet Özdemir, TBMM'nin internet sitesinde "Bağımsız Milletvekili" listesinde yer aldı.</p><p>Nimet Özdemir'in istifasıyla CHP'nin Meclis'teki sandalye sayısı 137'ye düştü, bağımsız milletvekili sayısı 10'a yükseldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/nimet-ozdemir-chpden-isti-814_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280101</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/topraklarla-ilgili-ezber-bozuldu-karbon-deposu-ortaya-cikti-280101</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Topraklarla ilgili ezber bozuldu! Karbon deposu ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Oregon Üniversitesi liderliğinde yürütülen yeni bir çalışma, dağlık toprakların sanılandan iki kat fazla karbon depoladığını ortaya koydu. Araştırma, karbon yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadelede dağlık bölgelerin önemini yeniden gündeme taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Topraklarla ilgili ezber bozuldu! Karbon deposu ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oregon Üniversitesi'nden bilim insanları, dağlık bölgelerdeki toprakların bugüne kadar düşünülenin iki katı kadar karbon depoladığını tespit etti. Araştırma, Oregon Kıyı Sırası'nda gerçekleştirilen binlerce toprak kaymasını inceleyerek, karbonun toprakta ne ölçüde biriktiğini ve bu alanların küresel karbon döngüsündeki rolünü detaylı biçimde ortaya koydu. Elde edilen bulgular, karbonun yalnızca bitki örtüsü ve atmosferde değil, aynı zamanda dağlık topraklarda da yoğun şekilde depolandığını gösterdi. Bu sonuç, bugüne dek kabul edilen küresel iklim modellerinin güncellenmesi gerektiğine işaret ediyor.</p><h3>Oregon Üniversitesi ekibi: Dağlık arazilerde karbon rezervleri şaşırtıcı seviyede</h3><p>Çalışmanın başında yer alan Brooke Hunter ve ekibi, Oregon Kıyı Sırası'nda yaşları 4 ila 480.000 yıl arasında değişen yaklaşık 10.000 toprak kaymasını inceledi. Ekip, bu toprak kaymalarının geride bıraktığı derin ve ince taneli topraklarda karbon birikimini ölçtü. Araştırmanın sonucunda, dağlık alanların karbon rezervi olarak sanılandan çok daha etkili olduğu ortaya çıktı. Özellikle toprak kaymalarının ardından oluşan derin toprak tabakalarının, karbonu yüz binlerce yıl boyunca saklayabildiği belirlendi. Araştırmacılar, karbonun yalnızca hacim olarak değil, birim başına da daha yoğun biçimde tutulduğunu vurguladı. Bu bulgu, dağlık toprakların karbon döngüsünde kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor.</p><h3>Karbon depolama modelleri güncelleniyor: Küresel hesaplamalar değişebilir</h3><p>Önceki küresel karbon depolama tahminleri, genellikle toprak derinliğini 30 santimetreyle sınırlı tutuyordu. Ancak Oregon Kıyı Sırası'nda yapılan ölçümler, toprak derinliğinin beş metreyi aştığı durumların yaygın olduğunu ortaya çıkardı. Derinleşen toprak katmanlarında karbon yoğunluğunun da arttığı gözlemlendi. Ekip, altı farklı toprak kaymasında doğrudan ölçümler yaparak tüm bölgeye yayılan bir karbon modeli oluşturdu. Sonuçlar, derin toprak kaymalarında depolanan karbon miktarının, mevcut küresel modellerin öngördüğünden yaklaşık iki kat fazla olduğunu doğruladı. Bu durum, karbon bütçesi hesaplamalarında dağlık bölgelerin bugüne kadar göz ardı edildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, karbon yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadelede bu yeni verilerin dikkate alınması gerektiğini belirtti.</p><h3>Brooke Hunter: 'Doğal iklim çözümlerinde dağlık topraklar kilit rol oynuyor'</h3><p>Çalışmanın yürütücüsü Brooke Hunter, toprak karbonunun iklim değişikliğiyle mücadelede giderek daha merkezi bir konuma geldiğine dikkat çekti. Hunter, "Karasal karbonu düşündüğümüzde, toprak, bitki örtüsü ve atmosferin toplamından daha fazla karbon içeriyor" ifadelerini kullandı. Araştırmaya göre, doğal iklim çözümleri kapsamında toprak yönetimi ve minerallerin kullanımı gibi yöntemler, ancak yer altındaki mevcut karbon stoklarının doğru haritalanmasıyla etkili olabiliyor. Hunter ve ekibi, karbonun nerede ve ne yoğunlukta bulunduğunun bilinmesinin, koruma ve müdahale stratejilerinin başarısı açısından hayati olduğunu vurguladı. Özellikle karbon açısından zengin dağlık alanların tespit edilip öncelikli olarak korunması gerektiği belirtildi.</p><h3>Küresel karbon yönetimi için yeni yol haritası: Doğru veri, etkili çözüm</h3><p>Uzmanlar, karbonun yer aldığı alanların doğru şekilde haritalanmasının, iklim değişikliğiyle mücadelede büyük fark yaratacağını ifade etti. Araştırma ekibi, karbonun dağılımını bilmeden yapılacak müdahalelerin etkisinin sınırlı kalacağını, bu nedenle dağlık toprakların karbon döngüsündeki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, toprak yönetimi ve doğal iklim çözümlerinde tek bir mucizevi yol bulunmadığı, her bölgenin kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği kaydedildi. Sonuç olarak, Oregon Üniversitesi'nin çalışması, karbon yönetimi stratejilerinin yeniden şekillenmesinde önemli bir referans noktası oluşturuyor.</p><p>Dağlık toprakların karbon depolama kapasitesinin sanılandan çok daha yüksek olduğunun ortaya çıkması, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni yaklaşımların önünü açtı. Bilim insanları, karbon yönetimi politikalarının ve küresel iklim modellerinin güncellenmesi için bu tür araştırmaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Oregon Üniversitesi'nin bulguları, karbonun toprakta nasıl ve nerede biriktiğinin anlaşılmasının, sürdürülebilir bir gelecek için kritik önemde olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/topraklarla-ilgili-ezber--731_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280100</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/uzman-isim-uyardi-turkiyenin-beka-sorunu-kirlilik-280100</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzman isim uyardı... Türkiye'nin beka sorunu kirlilik]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Müsilaj kabusu Marmara İstanbul'dan İzmir'e kadar uzandı.İzmir'in önemli dalış noktalarından Sığacık'taki suyun derinliklerindeki müsilaj öbeklerini dalgıçlar görüntüledi. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, ileri biyolojik arıtmanın önemine dikkati çekti. Zira Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin İzmit Körfezi'nde başardığını CHP'li belediyelerin de başarmasının önünde bir engel yok. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzman isim uyardı... Türkiye'nin beka sorunu kirlilik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mavi derinliklere doğru palet çırpmaya başladığınızda gördüğünüz manzara beraberinde derin bir hayal kırıklığı getiriyor.</p><p>Zira burası İzmir'in önemli dalış noktalarından Sığacık. Sığacık'ta 10 metre derinlikte yer yer kendini gösteriyor.</p><p>Deniz salyası, müsilaj görüntüleri, İzmir körfezindeki sorunların artık başka noktalara da sirayet ettiğini gösteriyor. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/videoo-170620269f825aa9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"İZMİR KÖRFEZİ BERBAT"</b></p><p>TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Denizlerimiz şu anda ciddi anlamda kirli. Bir tek Sığacık falan değil. İzmir körfezi berbat. Foseptik olarak kullanıyoruz hala daha.  2003 yılında çok güzel bir şekilde temizledik. Masmavi yaptık, piknikler yapıldı Alkapınar'da ama günümüze geldiğimizde yeniden o bütün yapılan çalışmalar heba edildi. Ve yönden şu anda ciddi olarak kirleniyor"</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/1-17062026eade0d0c.jpg"/><p>Mesele hiç de hafife alınacak gibi değil ve en önemli mücadele silahı ileri biyolojik arıtma tesislerinin kurulması. </p><p>Ancak bunun için de yerel yönetimlerin elini taşın altına koyması gerekiyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/msilaj-17062026dc2f39d9.jpg"/><p>Yaşar, "Marmara dedi ki ben doyuyorum, bana daha fazla kirlilik yüklemeyin dedi. Ama biz yüklemeye devam ettik ve 2020'de olasılı bir patlama. Dediler ki küresel ısınma. Bunların küresel ısınmayla yakından uzaktan hiçbir ilgisi yok kardeşim. Yani onu söylüyorum. Bunların küresel ısınmayla yakından uzaktan hiçbir ilgisi yok. Bu tamamen kirliliktir" ifadelerini kullandı. </p><p>Hatırlayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde İmamoğlu, Silahtarağa ileri biyolojik arıtma tesisi projesini nasıl iptal etmişti? </p><blockquote>"Yani yaprakları çılgınca beni alkışlıyor bu ağaçların haberiniz olsun"</blockquote><p>Yaşar, "Marmara çok ciddi olarak kirlendi ve sonunda patladı. Müsilaj dediğimiz olayla patladı ve şu anda hala daha tehlike devam ediyor" dedi. </p><p>Marmara'daki müsilajın artık Ege kıyılarında da kendisini göstermesi hiç hayra alamet değil. </p><p>Ve burada topyekun bir mücadele lazım. </p><p>Örneğin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yıllardır ileri biyolojik arıtma tesislerine yatırım yapıyor. </p><p>Bu sayede İzmit Körfezi'nde yaşam yeniden canlandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un su altına yaptığı yolculukta kameraya yansıyanlar başka bir dünya mümkün diyordu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/14/41668103.jpg"/><b>"BÜTÜN SULARI ARITMAMIZ GEREKİYOR"</b><p></p><p>Yaşar, "Bizim bütün Türkiye'nin bütün nehirlerin üzerindeki bütün suları arıtmamız gerekiyor. Yani bütün fabrika çıkışlarını ya da evsel çıkışlardan diyeyim hepsinin arıtılarak nehirlere verilmesi ve o şekilde denizlere gelmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ileri biyolojik arıtmaya yılda 1 milyar liraya yakın harcama yapıyor. Ancak buna karşın Marmara'ya, Ege'ye kıyısı olan belediyelerin konuyu ihmal etmesi, işini hakkıyla yapan belediyelerin emek ve çabalarına da zarar veriyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/2-170620262cd0f2fa.jpg"/><p>Yaşar, "Türkiye'nin en büyük sorunu şu anda hatta beka sorunu suyun kirliliği, suların biraz önce arıtılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. </p><p>TÜBA üyesi Profesör Doktor Doğan Yaşar, İzmir körfezinin ve su kaynaklarının bilimsel yönetilmediğini belirterek Büyükşehir yönetimini hedef aldı. </p><p>Yaşar, İzmir'in çözülebilecek en basit sorunu körfez kirliliğidir. Ancak Büyükşehir'i yönetenler belediye raflarındaki bilimsel raporları okumadığı için bu hale geldi. "On üzerinden sıfır veririm. Ne su konusunda ne körfez konusunda bilgileri var" görüşünü paylaştı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/uzman-isim-uyardi-turkiye-740_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280099</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/1istanbulda-tarabya-british-school-mezuniyetinde-ingiliz-etkisi-tartisma-yaratti-280099</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1İstanbul'da Tarabya British School mezuniyetinde İngiliz etkisi tartışma yarattı]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da Tarabya British School'un mezuniyet töreni, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu bahçesinde düzenlendi. Törende İngiliz askeri ritüelleri, gayda gösterileri ve İngiliz marşı dikkat çekti. Etkinliğe ünlü isimlerin de katılması, kültürel yabancılaşma ve yabancı okulların denetimi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1İstanbul'da Tarabya British School mezuniyetinde İngiliz etkisi tartışma yarattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da Tarabya British School'un mezuniyet töreni, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu'nun bahçesinde gerçekleşti. Törende İngiliz askeri geleneklerine özgü gayda gösterileri düzenlendi, öğrenciler kilt adı verilen geleneksel İskoç etekleriyle sahneye çıktı. Mezuniyet töreninde İngiliz marşı da seslendirildiği iddia edildi. Etkinliğe ünlü isimler Cem Yılmaz, Mustafa Sandal ve Özcan Deniz de çocuklarının mezuniyeti için katıldı. Törenin içeriği ve mekân seçimi, İstanbul'da kültürel yabancılaşma ve yabancı okulların rolüyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/video72-1706202626061a73.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>BİRLEŞİK KRALLIK BAŞKONSOLOSLUĞU'NDA İNGİLİZ RİTÜELLERİ ÖNE ÇIKTI</b></p><p>Mezuniyet töreninin Türkiye'de mi yoksa yurtdışında mı gerçekleştiği, törende kısa süreliğine ekrana yansıtılan Türk bayrağı dışında neredeyse anlaşılmadı. Öğrenciler, Britanya askeri geleneklerine uygun şekilde gayda eşliğinde yürüdü ve törene İngiliz kültürüne ait semboller damga vurdu. Törenin sonunda, İngiltere'nin Milli Eğitim Bakanı ile İngiliz yetkililere selam gönderildi. Bu durum, törende Türkiye'nin değil, İngiltere'nin ön planda tutulduğu yönünde eleştiriler doğurdu. Katılımcıların çoğunluğunu Türk aileler oluştururken, törende batılı ritüellerin ağırlıkta olması dikkat çekti.</p><p><b>YABANCI OKULLAR VE KÜLTÜREL YABANCILAŞMA YENİDEN TARTIŞILIYOR</b></p><p>Tarabya British School mezuniyetinin ardından, Türkiye'deki yabancı okulların denetimi ve eğitim sistemine etkisi yeniden gündeme geldi. Özellikle 1940'lardan bu yana yasal zemini tartışmalı şekilde açılan ve denetimi konusunda soru işaretleri bulunan yabancı okullar, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in daha önce yaptığı uyarıları akıllara getirdi. Uzmanlar, bu okullarda eğitim gören çocukların kültürel olarak topluma yabancılaşabileceği ve aidiyet duygularının zayıflayabileceği görüşünü savunuyor. Törende batılılaşma çabalarının, ailelerin çocuklarını üst sınıfa taşıma isteğiyle birleşerek kültürel bir kopuşa yol açtığı belirtiliyor. Ayrıca, bu okullarda eğitim alan öğrencilerin üniversite girişinde avantaj elde etmesi de tepkiyle karşılanıyor.</p><p>İstanbul'daki mezuniyet töreni, Türkiye'de yabancı okulların eğitimdeki yeri, kültürel kimlik ve toplumsal aidiyet gibi konularda yeni bir tartışma başlattı. Uzmanlar, benzer etkinliklerin uzun vadede gençlerin kendi toplumlarıyla bağlarını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yabancı okullar konusunda atacağı adımlar ve denetim politikaları, önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/1istanbulda-tarabya-briti-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280098</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abddeki-halkbank-davasi-sona-erdi-280098</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'deki Halkbank davası sona erdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Halkbank aleyhinde 9 yıldır süren ceza davası mahkeme onayıyla son buldu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'deki Halkbank davası sona erdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkbank, ABD'de banka aleyhine açılan ceza davasının, ABD mahkemesi tarafından verilen onayla kesin ve nihai olarak kapandığını duyurdu.</p><p>Halkbank'tan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, ABD Güney New York Bölge Mahkemesi'nin, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Halkbank'ın davanın düşürülmesi yönündeki müşterek başvurusunu onayladığı belirtildi. Kararla birlikte, 9 yıldır devam eden hukuki süreç herhangi bir adli veya idari yaptırım uygulanmadan tamamlanmış oldu.</p><p><b>"MİLLETİMİZE VE DEVLETİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM"</b></p><p>Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, sürecin olumlu sonuçlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu uzun ve zorlu dava sürecinde bize destek olan ve her zaman yanımızda duran başta devletimiz ve milletimiz olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyorum." dedi.</p><p>Özdil, titizlikle yürütülen hukuki mücadelenin bankanın şeffaflık ve uluslararası finansal düzenlemelere uyum politikasını teyit ettiğini vurguladı. Kararın banka çalışanları, müşteriler ve yatırımcılar için hayırlı olmasını dileyen Özdil, "Bu karar, faaliyetlerimize daha öngörülebilir ve daha yüksek bir motivasyonla odaklanmamıza imkân sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p><b>ULUSLARARASI PİYASALARDA GÜÇLENME BEKLENTİSİ</b></p><p>Hukuki sürecin sona ermesinin bankanın küresel finans sistemindeki yerini sağlamlaştıracağına dikkat çeken Özdil, gelecek döneme ilişkin hedeflerini şöyle aktardı;</p><p>Bu gelişmenin; yurt dışı kaynak temin imkânlarımızı artırmasını, muhabir bankalarla mevcut ilişkilerimizi daha ileriye taşımasını ve uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliklerimizi derinleştirmesini bekliyoruz. Yeni dönemde, uluslararası yatırımcılar ile finans çevrelerinin bankamıza yönelik güveninin istikrarlı şekilde artacağını öngörüyoruz.</p><p><b>"KAYNAKLAR REEL SEKTÖRÜN HİZMETİNE SUNULACAK"</b></p><p>Özdil, artan güven ortamının finansman kaynaklarını çeşitlendireceğini ve maliyet yönetiminde avantaj sağlayacağını belirterek, elde edilecek kaynakların Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı. "Uluslararası piyasalardan sağlayacağımız kaynakları daha etkin şekilde reel sektörün hizmetine sunabilecek; üretimin, yatırımın, istihdamın ve ihracatın finansmanına verdiğimiz desteği daha da artırabileceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>KAP açıklamasında ayrıca, 88 yıldır Türkiye ekonomisine hizmet veren Halkbank'ın, tüm faaliyetlerini ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güvenilir ve kesintisiz bir şekilde sürdürmeye devam edeceği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/abddeki-halkbank-davasi-s-439_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280097</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-ve-ispanyol-savunma-sanayisinden-eurosatory-2026da-stratejik-isbirligi-imzalar-atildi-280097</link>
      <pubDate>2026-06-17T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk ve İspanyol savunma sanayisinden Eurosatory 2026'da stratejik işbirliği! İmzalar atıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Eurosatory 2026 Fuarı kapsamında Türkiye ve İspanya arasında savunma ve havacılık alanında köprü kuracak imzalar atıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk ve İspanyol savunma sanayisinden Eurosatory 2026'da stratejik işbirliği! İmzalar atıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi'nden (OSSA) yapılan açıklamaya göre, Paris'te düzenlenen dünyanın önde gelen savunma sanayi fuarlarından Eurosatory 2026, Türkiye ve İspanya arasında sektörel köprü kuracak imzalara ev sahipliği yaptı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkan Yardımcısı Gökhan Uçar'ın gözlemci olarak katıldığı SSB standındaki imza töreni, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Söz konusu anlaşmalar, gelecek dönemde Ankara ve Valencia'da düzenlenecek organizasyonların temelini oluşturuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/1-1706202618c4f561.jpg"/><p><strong>FUARCILIK VE BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ PROTOKOLLERİ</strong></p><p>Tören kapsamında ilk protokol, etkinlik organizasyonunu üstlenen kurumlar arasında yapıldı. NGF Fuarcılık AŞ Genel Müdürü Erdal Usta ile Feria Valencia Genel Müdürü Mariano Clemente tarafından atılan imzalarla, iki ülkenin fuarcılık ve organizasyon tecrübesinin birleştirilmesi hedefleniyor.</p><p>Günün ikinci protokolü ise bölgesel ve sektörel işbirliğini geliştirmek amacıyla "iyi niyet anlaşması" (MoU) olarak imza altına alındı.</p><p>Anlaşma, OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan ile Valencia Hükümeti Sanayi Bakan Yardımcısı ve Hükümet Sekreteri Felipe Carrasco arasında imzalandı. Anlaşma ile iki ülkenin savunma KOBİ'lerinin ve ana sanayi üreticilerinin entegrasyonunun hızlandırılması amaçlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/2kopya-17062026de425000.jpg"/><p><strong>"UZUN VADELİ TEKNOLOJİ VE ORTAK ÜRETİM KÖPRÜSÜ KURACAK"</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yarsan, anlaşmanın, kümelenmenin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırma stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirtti.</p><p>KOBİ'lerin yüksek üretim kabiliyetlerini, İspanyol ana sanayi üreticileri ve küresel tedarik zinciriyle daha dinamik şekilde entegre etmeyi amaçladıklarını vurgulayan Yarsan, şunları kaydetti:</p><p>"SSB'nin himayelerinde gerçekleşen bu imza, iki ülke arasında sadece ticari bir bağ değil, aynı zamanda uzun vadeli bir teknoloji ve ortak üretim köprüsü kuracaktır. Bu ortak iradenin ilk güçlü yansımasını bu yıl 14-16 Ekim'de Başkentimizde gerçekleştireceğimiz 'IDA Türkiye' etkinliğimizde göreceğiz. Sektörün devlerini Ankara'da ağırladıktan sonra, bu sinerjiyi kesintiye uğratmadan Eylül 2027'de Valencia'ya taşıyacağız. Paris'te attığımız bu imzaların, üye firmalarımızın ihracat potansiyeline doğrudan katkı sunacağına inanıyor, bu işbirliğinin ülkemize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/3kopya-170620268bfd879d.jpg"/><p><strong>ANKARA VE VALENCIA'DA ORTAK VİZYON</strong></p><p>İmzalanan protokoller kapsamında taraflar, savunma ve havacılık sektörünü bir araya getirecek iki büyük organizasyon için ortak hareket edecek.</p><p>İşbirliği kapsamında, 14-16 Ekim'de Ankara'da "IDA Türkiye Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İşbirliği Günleri" düzenlenecek. Stratejik ortaklığın ikinci ayağı ise 22-24 Eylül 2027'de "IDA İspanya Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri" adıyla Valencia'da gerçekleştirilecek.</p><p>Söz konusu anlaşmalar, her iki ülkenin savunma ve havacılık ekosistemlerinin pazar payını artırma, teknoloji transferi ve ortak üretim yeteneklerini geliştirme kararlılığını destekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/turk-ve-ispanyol-savunma--527_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280096</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-maliyeti-dronlarla-ayni-seviyede-olan-onleme-yontemleri-gelistirmemiz-gerekiyor-280096</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO: Maliyeti dronlarla aynı seviyede olan önleme yöntemleri geliştirmemiz gerekiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Uzun vadede, dronları son derece pahalı önleme füzeleriyle düşürmeye devam edemeyeceğimiz açık. Bu nedenle maliyeti dronlarla aynı seviyede olan önleme yöntemleri geliştirmemiz gerekiyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO: Maliyeti dronlarla aynı seviyede olan önleme yöntemleri geliştirmemiz gerekiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Brüksel'deki NATO karargahında Letonya Başbakanı Andris Kulbergs'le basın toplantısı düzenledi.</p><p>NATO'nun doğu kanadında yaşanan dron olaylarını anımsatan Rutte, bunların Rusya'nın tehlikeli ve sorumsuz eylemlerini gösterdiğini belirtti.</p><p>Rutte, aynı zamanda NATO'nun caydırıcılık ve savunma konusundaki kararlılığını ve kapasitesini de bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizerek, "NATO'da hiçbir müttefik yalnız değildir." ifadesini kullandı.</p><p>7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nin somut sonuçlar elde etmeye odaklanacağını kaydeden Rutte, bu kapsamda savunma yatırımlarının artırılması, savunma üretiminin güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya verilen güçlü desteğin sürdürülmesinin ele alınacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/1-1706202622e8f908.jpg"/><p>Rutte, "Müttefiklere daha ileri gitmeleri ve daha hızlı hareket etmeleri çağrısında bulunuyorum çünkü daha tehlikeli bir dünyayla karşı karşıyayız." uyarısında bulundu.</p><p><strong>"MALİYETİ DAHA DÜŞÜK ÖNLEME YÖNTEMLERİ GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR"</strong></p><p>Rutte, "Uzun vadede, dronları son derece pahalı önleme füzeleriyle düşürmeye devam edemeyeceğimiz açık. Bu nedenle maliyeti dronlarla aynı seviyede olan önleme yöntemleri geliştirmemiz gerekiyor." dedi.</p><p>Bu bağlamda dron karşıtı teknolojilerin devreye girdiğine dikkati çeken Rutte, inovasyonun da bu çerçevede önemine işaret etti.</p><p>Rutte, NATO'nun, en gelişmiş dron karşıtı savunma sistemlerini süratle devreye sokma konusunda son derece kararlı olduğunun altını çizdi.</p><p>Geçen yılın sonlarında NATO'nun dron karşıtı kapasitesini genişletmek ve hızlandırmak amacıyla önlem paketi açıkladığını anımsatan Rutte, "Ankara'daki NATO Zirvesi'nde de buna benzer yeni girişimlerin açıklanmasını bekliyorum." diye konuştu.</p><p>Rutte, hızlı deney ve test süreçlerini gerçek operasyonel kabiliyetlere dönüştürmeye yoğunlaştıklarını aktararak, "Amaç, düşük maliyetli dron karşıtı yöntemleri sahaya sürmek ve düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla sürü dronları, kuvvetlerimizi, hava sahamızı ve ülkelerimizi tehdit etmeden önce etkisiz hale getirebilmek." ifadelerini kullandı.</p><p>NATO'nun bu çerçevede yakın zamanda karadan konuşlu önleme sistemlerine ilişkin tatbikatlar gerçekleştirdiğini belirten Rutte, hızlı hareket etmenin öneminin altını çizdi.</p><p>Rutte, deneysel aşamadan operasyonel kullanıma geçişin tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini öngörmenin mümkün olmadığını, sürecin devam ettiğini söyledi.</p><p>Zaman içinde daha fazla sistemin devreye alınacağını ve dron karşıtı teknolojilerinin etkin şekilde çalışmasının sağlanacağını belirten Rutte, "Böylece giderek daha az ölçüde son derece pahalı geleneksel önleme sistemlerine bağımlı hale geleceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/nato-maliyeti-dronlarla-a-971_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280095</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sivrisineklerin-hedef-secme-sirri-cozuldu-yillardir-tartisiliyordu-280095</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisineklerin hedef seçme sırrı çözüldü! Yıllardır tartışılıyordu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa ve İsveç'ten bilim insanları, sivrisineklerin bazı insanları neden daha fazla ısırdığını ortaya koyan dikkat çekici sonuçlara ulaştı. Araştırmada, koku, vücut ısısı ve bira tüketiminin sivrisinek ısırıklarını artırdığı tespit edildi. Sivrisineklerin yayılış alanının iklim değişikliğiyle birlikte genişlemesi ise riskin her geçen gün arttığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisineklerin hedef seçme sırrı çözüldü! Yıllardır tartışılıyordu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'nın Gelişim Araştırmaları Enstitüsü ve İsveçli bilim insanları, sivrisineklerin bazı insanları diğerlerine göre neden daha fazla ısırdığını aydınlatan yeni bir araştırmaya imza attı. Yapılan kapsamlı laboratuvar deneylerinde, sivrisineklerin insanları seçerken vücut kokusu, sıcaklık ve nefesle yayılan karbondioksit gibi faktörleri dikkate aldığı belirlendi. Araştırmacılar, özellikle Aedes aegypti türü sivrisineklerin, belirli kokulara sahip kişilere yöneldiğini ve bu tercihin bulaşıcı hastalıkların yayılmasında kritik rol oynadığını vurguladı. Bilim insanları, elde ettikleri bulguların sivrisinek kaynaklı hastalıklara karşı korunma yöntemlerinin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını belirtti.</p><h3>Frederic Simard: 'Sivrisinekler için koku ve vücut ısısı belirleyici'</h3><p>Fransız tıbbi entomolog Frederic Simard, sivrisineklerin bazı insanlara diğerlerinden daha fazla ilgi gösterdiğini doğruladı. Simard, sivrisineklerin insanları seçerken öncelikle solunan karbondioksiti algıladığını ve bunun ardından vücut kokusu ve sıcaklığının devreye girdiğini açıkladı. Ayrıca, sivrisineklerin yalnızca dişi bireylerinin ısırdığı ve bu davranışın hastalıkların yayılmasında temel bir faktör olduğu belirtildi. Simard, kan grubu, cilt, saç veya göz rengi gibi özelliklerin sivrisineklerin seçiminde etkisiz olduğunu, esas belirleyicinin ciltteki mikrobiyomun ürettiği kimyasal bileşenler olduğunu ifade etti. Araştırmalara göre, insanlar 300 ile 1.000 arasında değişen sayıda kokulu bileşen salgılıyor ve sivrisinekler bu karışım içindeki bazı maddelere özellikle duyarlı tepki gösteriyor.</p><h3>Aedes aegypti sineği laboratuvar testlerinde tercihlerini gösterdi</h3><p>İsveçli bilim insanı Rickard Ignell'in liderliğindeki ekip, sarı humma ve dang gibi hastalıkları taşıyan Aedes aegypti sivrisineklerini kullanarak 42 kadın üzerinde laboratuvar deneyleri gerçekleştirdi. Sivrisineklerin, cilt yağı sebumun parçalanmasıyla oluşan ve "1-okten-3-ol" olarak bilinen bir bileşeni yüksek miktarda salgılayan kadınları daha fazla tercih ettiği gözlendi. Bu bulgu, sivrisineklerin hedef seçiminde küçük kimyasal değişimlerin bile önemli rol oynadığını ortaya koydu. Özellikle hamile kadınların, vücutlarındaki değişim nedeniyle sivrisinekler için daha çekici hale geldiği de deneylerle doğrulandı. Araştırmacılar, sivrisineklerin 1.000'e yakın kokulu bileşen arasından 27 tanesini ayırt edebildiğini ve bu bileşenlerin sivrisineklerin davranışını doğrudan etkilediğini belirtti.</p><h3>Bira tüketimi sivrisinek ısırıklarını artırıyor</h3><p>Çeşitli ülkelerde yürütülen çalışmalar, bira içmenin sivrisineklerin ilgisini artırdığını gösterdi. Burkina Faso'da yapılan bir araştırmada, gönüllüler önce bira, ardından su içerek test edildi ve sıtma taşıyabilen Anopheles sivrisineklerinin bira içenlerin kokusuna daha fazla yöneldiği tespit edildi. Hollanda'da 2023 yılında 465 gönüllüyle gerçekleştirilen deneyde, son 24 saat içinde bira tüketenlerin sivrisinekler için 1.35 kat daha çekici olduğu belirlendi. Bilim insanları, bira tüketiminin vücut sıcaklığını ve nefesle atılan karbondioksit miktarını artırmasının yanı sıra cilt kokusunu da değiştirdiğini ve tüm bu faktörlerin sivrisineklerin insanları daha fazla ısırmasına yol açtığını açıkladı.</p><h3>Küresel ısınma sivrisineklerin yayılımını hızlandırıyor</h3><p>Bilim insanları, sivrisineklerin belirli insanları tercih etme nedenlerinin anlaşılmasının, iklim değişikliğiyle birlikte daha da önem kazandığını belirtti. Özellikle chikungunya virüsünü taşıyan kaplan sineğinin Avrupa'da yeni bölgelere yayılması, riskin arttığını gösteriyor. Geçtiğimiz yıl, chikungunya virüsü Fransa'nın Alsace bölgesine kadar ulaştı. Uzmanlar, sivrisinekerin yayılış alanının genişlemesiyle birlikte daha fazla insanın risk altına girdiğini, bu nedenle korunma önlemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Simard, sivrisinek ısırıklarından korunmak için bol ve kapalı giysiler, sivrisinek ağları ve böcek kovucu ürünlerin kullanımını önerdi.</p><p>Sonuç olarak, sivrisineklerin insanları seçerken koku, vücut ısısı ve yaşam tarzı gibi faktörleri dikkate aldığı bilimsel olarak ortaya kondu. İklim değişikliğiyle birlikte sivrisineklerin yayılım alanının genişlemesi, bu bulguların halk sağlığı açısından önemini artırıyor. Uzmanlar, özellikle riskli bölgelerde yaşayanların sivrisinek ısırıklarına karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/sivrisineklerin-hedef-sec-619_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280094</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/turk-takimlarinin-avrupa-kupalarindaki-rakipleri-belli-oldu-280094</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk takımlarının Avrupa kupalarındaki rakipleri belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turunda Gornik Zabrze, Beşiktaş ise Avrupa Ligi ikinci eleme turunda Midtjylland ile eşleşti. Başakşehir de Konferans Ligi ikinci eleme turunda Sarajevo-Inter Turku eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk takımlarının Avrupa kupalarındaki rakipleri belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turunda Gornik Zabrze, Beşiktaş ise Avrupa Ligi ikinci eleme turunda Midtjylland ile eşleşti. Başakşehir de Konferans Ligi ikinci eleme turunda Sarajevo-Inter Turku eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.</p><p>İsviçre'nin Nyon kentindeki UEFA merkezinde gerçekleştirilen kura çekiminde lig yoluna seri başı olarak katılan sarı-lacivertlilerin rakibi Gornik Zabrze oldu.</p><p>Gornik Zabrze, 2025-2026 sezonunda Polonya Ligi'ni 56 puanla şampiyon Lech Poznan'ın 4 puan gerisinde ikinci sırada tamamladı. Maçlarını Zabrze kentiyle aynı adı taşıyan yaklaşık 29 bin kişi kapasiteli statta oynayan Gornik Zabrze, sezonu Polonya Kupası'nı alarak kapattı.</p><p>Tarihinde 1985-1986 sezonunda Intertoto Kupası'nı kazanarak uluslararası arenadaki tek başarısını yakalayan Gornik Zabrze, 14 şampiyonluk yaşadığı Polonya Ligi'nde 1988'den bu yana mutlu sona ulaşamadı.</p><p>Turda ilk maçlar 21-22 Temmuz'da, rövanşları ise 28-29 Temmuz'da yapılacak.</p><p>Fenerbahçe Kulübünden yapılan açıklamaya göre sarı-lacivertli ekip, rakibiyle ilk maçı kendi sahasında rövanşı ise deplasmanda oynayacak.</p><p><strong>BEŞİKTAŞ'IN RAKİBİ MIDTJYLLAND</strong></p><p>Kura çekiminde seri başı olamayan siyah-beyazlılar, 1. Grup'ta yer aldı. Beşiktaş, kura çekimi sonucunda Midtjylland'ın rakibi oldu.</p><p>Danimarka Ligi'nde geçen sezonu ikinci sırada tamamlayan Midtjylland'da milli futbolcu Aral Şimşir forma giyiyor.</p><p>Eşleşmede ilk maçlar 23 Temmuz'da, rövanşları ise 30 Temmuz'da oynanacak.</p><p><strong>BAŞAKŞEHİR, SARAJEVO-INTER TURKU EŞLEŞMESİNİN GALİBİYLE KARŞILAŞACAK</strong></p><p>Kura çekimine ana yol 2. Grup'ta seri başı giren turuncu-lacivertlilerin rakibi belirlendi. Başakşehir, birinci eleme turunda oynanacak Sarajevo-Inter Turku maçının kazananıyla ikinci eleme turunda eşleşecek.</p><p>Eşleşmede, ilk maçlar 23 Temmuz'da, rövanşları ise 30 Temmuz'da yapılacak.</p><p><strong>ŞAMPİYONLAR LİGİ EŞLEŞLEMELERİ</strong></p><p>Eşleşmeler şöyle:</p><p><strong>ŞAMPİYONLAR YOLU</strong></p><p>Mjallby (İsveç) - Lincoln Red Imps (Cebelitarık) / Inter Club d'Escaldes (Andorra)</p><p>Tre Fiori (San Marino) / Larne (Kuzey İrlanda) - Kızılyıldız (Sırbistan)</p><p>Sabah (Azerbaycan) / The New Saints (Galler) - Vardar (Kuzey Makedonya) / Kuopio (Finlandiya)</p><p>Klaksvik (Faroe Adaları) / Atert Bissen (Lüksemburg) - Kauno Zalgiris (Litvanya) / Drita (Kosova)</p><p>Aarhus (Danimarka) - Lech Poznan (Polonya)</p><p>Ararat-Armenia (Ermenistan) / Riga (Letonya) - Floriana (Malta) / Shamrock Rovers (İrlanda Cumhuriyeti)</p><p>Borac (Bosna Hersek) / Levski Sofya (Bulgaristan) - Vitebsk (Belarus) / Universitatea Craiova (Romanya)</p><p>Omonoia (Kıbrıs Rum Kesimi) - Kairat (Kazakistan) / Sutjeska-Niksic (Karadağ)</p><p>Thun (İsviçre) - Dinamo Zagreb (Hırvatistan)</p><p>Vikingur (İzlanda) / Györ (Macaristan) - Hapoel Beer-Sheva (İsrail)</p><p>Flora Tallinn (Estonya) / Iberia (Gürcistan) - Slovan Bratislava (Slovakya)</p><p>Petrocub (Moldova) / Egnatia (Arnavutluk) - Celje (Slovenya)</p><p><strong>LİG YOLU</strong></p><p>Fenerbahçe - Gornik Zabrze (Polonya)</p><p>Sturm Graz (Avusturya) - Hearts (İskoçya)</p><p><strong>AVRUPA LİGİ EŞLEŞMELERİ</strong></p><p>Eşleşmeler şöyle:</p><p>Beşiktaş-Midtjylland (Danimarka)</p><p>Hammarby (İsveç)-Anderlecht (Belçika)</p><p>Tromsö (Norveç)-Viktoria Plzen (Çekya)</p><p>Sheriff (Moldova)/Aluminij (Slovenya)-Maccabi Tel Aviv (İsrail)</p><p>Dinamo Kiev (Ukrayna)/Universitatea Cluj (Romanya)-PAOK (Yunanistan)</p><p>Vojvodina (Sırbistan)/Ferencvaros (Macaristan)-Twente (Hollanda)</p><p>Hajduk Split (Hırvatistan)/Zilina (Slovakya)-Pafos (Kıbrıs Rum Kesimi)</p><p>St. Gallen (İsviçre)-Benfica (Portekiz)</p><p>Karabağ (Azerbaycan)/Vestri (İzlanda)-CSKA Sofya (Bulgaristan)/Derry City (İrlanda Cumhuriyeti)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/turk-takimlarinin-avrupa--554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280093</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/10-cocuktan-3u-mih-riskiyle-karsi-karsiya-kalici-hasar-birakabiliyor-280093</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[10 çocuktan 3'ü MIH riskiyle karşı karşıya! Kalıcı hasar bırakabiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kopenhag Üniversitesi'nin araştırmaları, molar insizör hipomineralizasyonu (MIH) adlı az bilinen bir diş hastalığının Avrupa'da milyonlarca çocuğu etkilediğini ortaya koydu. Uzmanlar, MIH'nin teşhis ve tedavisinde geç kalınmaması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[10 çocuktan 3'ü MIH riskiyle karşı karşıya! Kalıcı hasar bırakabiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi'nin diş hastanesi öğretim kliniğinde yürütülen son araştırmalar, molar insizör hipomineralizasyonu (MIH) olarak bilinen ve kamuoyunda çok az bilinen bir diş hastalığının, Avrupa genelinde milyonlarca çocuğun diş sağlığını tehdit ettiğini gözler önüne serdi. Özellikle İskandinav ülkelerinde her on çocuktan yaklaşık üçünde görülen MIH, diş çürüğü kadar yaygın olmasına rağmen diş hekimliği camiası dışında yeterince tanınmıyor. Bu durum, kalıcı dişlerin oluşumunu erken çocukluk döneminde etkileyerek, diş minesinin zayıf ve kırılgan olmasına yol açıyor. Uzmanlar, MIH'nin nedenleri ve yaygınlığı konusunda hâlâ pek çok bilinmezlik bulunduğunu, ancak erken teşhis ve doğru bakımın çocukların yaşam kalitesi üzerinde kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.</p><h3>Kopenhag Üniversitesi uzmanları MIH'nin yaygınlığına dikkat çekti</h3><p>Kopenhag Üniversitesi Diş Hastanesi'nde yapılan gözlemler, MIH'nin Avrupa'da çocuklar arasında en sık rastlanan dişsel sorunlardan biri olduğunu ortaya koydu. Araştırmalara göre, İskandinavya'da çocukların yaklaşık yüzde 28'i bu hastalıktan etkileniyor. Avrupa'nın diğer bölgelerinde de benzer oranlar söz konusu. Buna karşılık, Afrika ve Asya'da MIH'nin daha az görüldüğü bildiriliyor. Uzmanlar, bu farkın büyük ölçüde teşhis ve raporlama yöntemlerindeki farklılıklardan, genetik yatkınlık ve erken çocukluk hastalıklarının yaygınlığından kaynaklandığını düşünüyor. MIH'nin çocuklarda kalıcı diş minesini zayıflattığını ve dişlerin sarımsı, kahverengi renkte ve kolay kırılır şekilde çıkmasına yol açtığını belirten uzmanlar, toplumda farkındalığın artmasının önemine dikkat çekiyor. Kopenhag Üniversitesi'nden diş hekimleri, MIH'nin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, ağrı, hassasiyet ve çürük riskini de artırdığını vurguluyor.</p><h3>MIH'nin nedenleri ve belirtileri: Erken teşhis neden kritik?</h3><p>MIH'nin temel nedeni, dişlerin oluştuğu erken çocukluk döneminde mine gelişiminin bozulması olarak açıklanıyor. Uzmanlara göre, bu bozulma genellikle doğumdan itibaren iki yaşına kadar olan süreçte meydana geliyor. MIH'nin oluşmasında beş ana faktör öne çıkıyor: Erken yaşta geçirilen uzun süreli hastalıklar (özellikle ateşli enfeksiyonlar), uzun süreli antibiyotik kullanımı, hamilelik veya doğumda yaşanan komplikasyonlar (örneğin oksijen yetersizliği, erken doğum), çevresel etmenler (hava kirliliği, D vitamini eksikliği) ve genetik yatkınlık. MIH'li çocuklarda dişlerin dış katmanı olan mine, normalden daha az mineral içeriyor ve bu nedenle dişler hem renk değiştiriyor hem de kolayca kırılıyor. İlk kalıcı azı dişleri ve ön dişler en sık etkilenen dişler arasında yer alıyor. Çocuklar, diş hassasiyeti nedeniyle fırçalamadan kaçınabiliyor ve sıcak-soğuk yiyeceklerde ağrı yaşayabiliyor. Bu belirtiler, MIH'nin erken teşhisini zorlaştırsa da, diş hekimlerinin aileleri bu konuda bilgilendirmesi büyük önem taşıyor.</p><h3>Ebeveynlere ve diş hekimlerine MIH ile mücadelede önemli görevler düşüyor</h3><p>Uzmanlar, MIH'nin mevcut bilgiler ışığında önlenebilir olmadığını, ancak etkilerinin azaltılabileceğini ifade ediyor. Ebeveynlere düşen en önemli görev, çocuklarının diş bakımına özen göstermeleri ve düzenli olarak diş hekimine gitmelerini sağlamak. MIH'li çocuklarda diş minesinin zayıf olması nedeniyle, dişlerin florürlü macunla fırçalanması ve çürük riskinin azaltılması hayati önem taşıyor. Ayrıca, çocukların diş hekimleriyle olumlu bir ilişki kurmaları ve dişlerindeki hassasiyet ya da ağrıyı açıkça ifade etmeleri teşhis ve tedavi sürecini kolaylaştırıyor. Diş hekimleri ise, MIH'li dişleri hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırıyor. Hafif vakalarda yoğun florür uygulamaları ve koruyucu kaplamalar tercih edilirken, orta ve şiddetli vakalarda dolgu, paslanmaz çelik kaplama veya nadiren dişin çekilmesi gündeme gelebiliyor. Özellikle sekiz-on yaş aralığında, dişin uzun vadeli sağlığı çok kötü ise çekim önerilebiliyor. Ön dişlerde ise genellikle estetik kaygılarla daha ileri yaşlarda tedaviye başvuruluyor. Son yıllarda geliştirilen reçine uygulamaları ve beyazlatma yöntemleri, MIH'li çocukların dişlerinin görünümünü ve dayanıklılığını artırıyor.</p><h3>MIH'nin geleceği ve araştırmalarda yeni hedefler</h3><p>MIH'nin çocukların diş sağlığı üzerindeki etkisini tam olarak anlamak için, uzmanlar daha kapsamlı ve tutarlı bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Avrupa genelinde hastalığın yaygınlığının net biçimde ortaya konması, teşhis ve raporlama standartlarının geliştirilmesi, MIH ile mücadelede kritik rol oynayacak. Araştırmacılar, MIH'nin ana tetikleyicilerini ve hangi çocukların risk altında olduğunu belirlemeye çalışıyor. Uzun vadede, yeni bulguların tedavi yöntemlerini geliştirmesi ve MIH'nin yol açtığı kalıcı diş problemlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu sayede, çocuklar ve yetişkinler için daha sağlıklı dişlere sahip olmak ve zorlu diş tedavisi gereksinimini azaltmak mümkün olacak. Kopenhag Üniversitesi, MIH'nin toplumda daha fazla tanınması, ailelerin ve sağlık profesyonellerinin bilinçlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Sonuç olarak, molar insizör hipomineralizasyonu (MIH), Avrupa'da milyonlarca çocuğun diş sağlığını tehdit eden, teşhis ve tedavi süreçlerinde uzmanlık gerektiren bir hastalık olarak öne çıkıyor. Kopenhag Üniversitesi'nin araştırmaları, MIH'nin yaygınlığının ve etkilerinin ciddiyetle ele alınması gerektiğini ortaya koyarken, erken teşhis ve bütüncül tedavi yaklaşımlarının çocukların yaşam kalitesini artıracağına işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/10-cocuktan-3u-mih-riskiy-132_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280092</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/merz-g7-zirvesinde-ortak-bildiri-yayinlanmasini-basari-olarak-nitelendirdi-280092</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Merz "G7 Zirvesi"nde ortak bildiri yayınlanmasını başarı olarak nitelendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, G7 Zirvesi'nde ortak bir bildirinin yayımlanmasının başarı olduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Merz "G7 Zirvesi"nde ortak bildiri yayınlanmasını başarı olarak nitelendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde yapılan G7 Zirvesi kapsamında basın toplantısı düzenledi.</p><p>Zirvede, İran ve Ukrayna konusunda ortak bir bildiri üzerinde anlaştıklarına işaret eden Merz, "Bu zorlu bir çalışmaydı ancak değdi. Çünkü (ABD Başkanı Donald) Trump'ın göreve gelmesinden bu yana ilk kez G7 zirvesinde ortak bir bildiri yayımlıyoruz ve bu dönemin büyük dış ve güvenlik meselelerine ilişkin ortak bir dil buluyoruz. Bunu gerçek bir başarı olarak görüyorum." dedi.</p><p>Bildiriyle, İran konusunda net bir mesaj verdiklerini aktaran Merz, G7 olarak herkesin Başkan Trump ile İran yönetimi arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.</p><p>Merz, petrol fiyatlarının düşmesinin iyi bir sinyal olduğunu belirterek, bu mutabakatın ardından müzakerelerin, özellikle de ikinci müzakere turunun yapılmasını talep etti.</p><p>Hedefte mutabık olduklarını vurgulayan Şansölye Merz, Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir kısıtlama olmadan açık olması ve İran'ın kalıcı ve denetlenebilir şekilde nükleer programına son vermesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Barışın korunmasını isteyen Merz, "Bu sadece İran için değil, özellikle Lübnan'ın güneyi için de geçerlidir." diye konuştu.</p><p>Orta Doğu'nun istikrarlı olmasına, serbest deniz yollarına ve enerji fiyatlarının istikrarına ihtiyaç duyduklarının altını çizen Merz, "Almanya yardım edecek. Barışın kalıcı olması bizim çıkarımıza." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"HÜKÜMET, ALMAN ASKERLERİNİN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GÖREVİ İÇİN MECLİSTEN YETKİ İSTEYECEK"</strong></p><p>Hürmüz Boğazı'nda Almanya'nın askeri olarak görev alabileceğini yineleyen Merz, ön koşullar oluştuğunda Alman hükümetinin bununla ilgili Federal Meclisten yetki isteyeceğini söyledi.</p><p>Merz, buna ilişkin hazırlıkların devam ettiğini ve bunun yeni bir şey olmadığını, çatışmalar durduğunda veya daha da iyisi ateşkes sağlandığında askeri olarak Hürmüz Boğazı'nı güvence altına almaya hazır olduklarını dile getirdi.</p><p>Başbakan Merz, ancak henüz ön koşulların yerine gelmediğini, bu yüzden acele davranmaya gerek olmadığını, Federal Meclisin temmuzun birinci haftasından sonra yaz tatiline gireceğini ve hükümetin, son oturum haftasında meclisten bu konuda yetki isteyebileceğini anlattı.</p><p>Ukrayna konusunda da G7 bildirisinin net mesaj içerdiğine işaret eden Merz, tüm G7 üyelerinin Ukrayna'ya yönelik askeri ve mali katkılarını artıracağını belirtti.</p><p>Şansölye, aynı zamanda tüm G7 ortaklarının Moskova'ya baskıyı da artıracağını ifade ederek, bunun transatlantik birlik ve kararlılık açısından yeni bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.</p><p>Merz, "Belki bu, barış müzakerelerinde bizi önemli bir adım daha ileriye götürebilir." şeklinde konuştu.</p><p><strong>E5 ÜLKELERİNİN LİDERLERİ BERLİN'DE BULUŞACAK</strong></p><p>Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Polonya'nın oluşturduğu E5 formatı kapsamında bu ülkelerin liderlerini gelecek hafta Berlin'e davet ettiği bilgisini paylaşan Merz, burada G7 ve Avrupa Birliği Liderler zirvelerini değerlendireceklerini ve NATO Zirvesi'ne hazırlık yapacaklarını belirtti.</p><p><strong>"HAMMADDE TEDARİKİNDE ROTAMIZ AFRİKA OLACAK"</strong></p><p>       Yapay zeka ve yeni nesil teknolojilerin potansiyeline değinen Merz, Anthropic gibi öncü girişimlerin geliştirdiği yapay zeka teknolojilerinin tüm ülkelerin erişimine açık olması gerektiğini vurguladı.</p><p>Merz, mevcut tablonun Avrupa için bir uyarı niteliğinde olduğuna dikkati çekerek, "Bu durum, Avrupa'nın teknoloji yarışında arayı kapatması gerektiğini gösteriyor. Bu alandaki çalışmalarımızı daha da hızlandıracağız." dedi.</p><p>Küresel tedarik zincirlerindeki riskleri azaltmak adına hammadde kaynaklarını çeşitlendirme kararlılığını vurgulayan Merz, "Hammadde arzında çeşitliliği artıracağız. Bu süreçte öncelikli olarak Afrika kıtasına odaklanacağım." diye konuştu.</p><p>Merz, küresel ticaret dengelerini etkileyen döviz kuru politikalarına da işaret etti.</p><p>Çin para birimi yuanın ekonomik gerçeklere kıyasla yüzde 20 ila yüzde 30 daha düşük değerlendiğini kaydeden Merz, bunun dünya liderleri arasında acilen ve detaylı şekilde tartışılması gereken kritik bir konu olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/merz-g7-zirvesinde-ortak--739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280091</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yerel-kalkinma-tesvik-programi-cagri-sonuclari-aciklandi-280091</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yerel kalkınma teşvik programı çağrı sonuçları açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarının belli olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yerel kalkınma teşvik programı çağrı sonuçları açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarının belli olduğunu bildirdi.</p><p>Bakan Kacır, NSosyal hesabından, topyekun kalkınma vizyonuyla şehirlerde yatırımı, üretimi ve istihdamı büyüttüklerini ifade etti.</p><p>Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarına dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:</p><p>"Tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayisine 303 yatırım projesini destekliyoruz. Şehirlerimizin potansiyelini harekete geçirecek ve 22 bini aşkın yeni istihdamın önünü açacak 185 milyar liralık yatırım şehirlerimize ve ülkemize hayırlı olsun. 2026 yılı çağrısı başvurularının değerlendirmelerini de hızla tamamlayacak, sonuçları yakında açıklayacağız.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kuzeyden güneye, doğudan batıya ülkemizin dört bir yanında yatırımları hızlandırmaya, şehirlerimizi tüm imkanlarımızla desteklemeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/yerel-kalkinma-tesvik-pro-574_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280090</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/shrek-5-fragmani-yayinlandi-dreamworksten-buyuk-donus-280090</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Shrek 5 fragmanı yayınlandı! DreamWorks'ten büyük dönüş]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[DreamWorks, Shrek 5'in ilk fragmanını yayınladı. Mike Myers, Eddie Murphy ve Cameron Diaz'ın yeniden bir araya geldiği filmde Zendaya da kadroya katıldı. Shrek 5, 30 Haziran 2027'de sinema salonlarında izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Shrek 5 fragmanı yayınlandı! DreamWorks'ten büyük dönüş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DreamWorks'ün efsanevi animasyon serisi Shrek, beşinci filmiyle tekrar sinema dünyasına dönüyor. Shrek 5'in ilk resmi fragmanı izleyicilerle buluştu ve büyük ilgi gördü. Mike Myers, Eddie Murphy ve Cameron Diaz gibi orijinal kadro üyeleri, Shrek 5 için yeniden seslendirme yaptı. Ayrıca, Zendaya'nın Shrek ile Fiona'nın kızı Felicia'yı seslendirmesi dikkat çekti. Yeni filmde Marcello Hernandez ve Skyler Gisondo da Felicia'nın kardeşlerine hayat veriyor. Fragmanda, William Steig'in kitabına yapılan göndermeler ve serinin önceki filmlerinden daha büyük bir maceranın izleri öne çıkıyor.</p><h3>DreamWorks: Shrek 5 ile yeni bir dönem başlatıyor</h3><p>Shrek 5'in 30 Haziran 2027'de vizyona gireceği açıklandı. Bu tarih, serinin hayranları için büyük önem taşıyor. Fragman, sinemaseverlere unutulmaz bir macera vaat ediyor. DreamWorks, Shrek 5 ile animasyon dünyasında yeni bir heyecan yaratmayı hedefliyor. Zendaya'nın kadroya dahil olması, filme taze bir soluk getiriyor. Stüdyo, Shrek 5 ile hem nostalji hem de yenilik sunmayı amaçlıyor.</p><h3>Zendaya ve orijinal kadrodan güçlü dönüş</h3><p>Zendaya'nın Shrek 5'te Felicia karakterini seslendirmesi, hayranlar arasında büyük yankı uyandırdı. Mike Myers, Eddie Murphy ve Cameron Diaz'ın yeniden bir araya gelmesi ise serinin ruhunu koruyor. Marcello Hernandez ve Skyler Gisondo'nun da yer aldığı yeni kadro, karakterlerin aile bağlarını ve maceralarını derinleştiriyor. Fragmanda, Shrek ve ailesinin karşılaşacağı yeni zorluklara dair ipuçları verildi. Shrek 5, DreamWorks'ün animasyon alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Shrek 5'in fragmanı, serinin hayranlarını heyecanlandırırken, 30 Haziran 2027'de vizyona girecek film için beklentiler şimdiden yükseldi. DreamWorks, Shrek 5 ile animasyon dünyasında unutulmaz bir iz bırakmaya hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/shrek-5-fragmani-yayinlan-901_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280089</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sifir-atik-vakfi-ile-g7den-is-birligi-280089</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ile G7'den iş birliği]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı, COP31 ve COP32 süreçlerinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanlarında ortak çalışmalar yürütmek amacıyla G7 ülkeleriyle özel bir çalışma grubu kurulacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ile G7'den iş birliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfından yapılan açıklamada, 4 Mayıs'ta Paris'te gerçekleştirilen temaslarda G7 ülkeleriyle sıfır atık, döngüsel ekonomi, atık kaynaklı emisyonların azaltılması ve iklim eylemi başlıklarında oluşturulan işbirliği zemininin ardından, ortak çalışmaların kurumsal bir yapıyla sürdürülmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, Sıfır Atık Hareketi'nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren vakfın, sıfır atık yaklaşımını uluslararası iklim politikalarının merkezine taşımayı hedeflediği kaydedildi.</p><p>Bu kapsamda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş öncülüğünde G7 ülkelerinde yürütülen temaslarda sıfır atık çözümlerinin yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi modellerinin güçlendirilmesi, metan emisyonlarının azaltılması, iklim finansmanı mekanizmalarının geliştirilmesi ve yerel uygulamaların küresel iklim eylemine dahil edilmesi konularının ele alındığı kaydedilen açıklamada, kurulacak çalışma grubuyla G7 ülkeleriyle COP31 ve COP32 süreçlerinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi odaklı ortak projeler geliştirilmesinin, bilgi paylaşımının artırılmasının ve küresel iklim hedeflerine katkı sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılmasının amaçlandığı aktarıldı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, uluslararası işbirliklerinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol oynadığını belirtti.</p><p>Ağırbaş, "Sıfır Atık vizyonumuzu küresel ölçekte güçlendirmek, iklim eylemini sahada karşılığı olan sonuçlara dönüştürmek için uluslararası ortaklarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. G7 ülkeleriyle oluşturacağımız çalışma grubu, COP31 ve COP32 süreçlerinde ortak hedefler doğrultusunda önemli bir işbirliği platformu olacak." ifadelerini kullandı.</p><p><b>SIFIR ATIK VAKFI, KÜRESEL İKLİM EYLEMİNE KATKI SUNMAYI SÜRDÜRÜYOR</b></p><p>Açıklamada, Vakfın G7 ülkeleriyle geliştirdiği işbirliği sürecinin yalnızca atık yönetimiyle sınırlı olmadığı, kaynak verimliliği, sürdürülebilir üretim ve tüketim modelinin yaygınlaştırılması, gıda kayıplarının önlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede kapsayıcı çözümler geliştirilmesini de kapsadığı belirtildi.</p><p>Samed Ağırbaş'ın, Paris'te gerçekleştirilen G7 toplantıları kapsamında Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık başta olmak üzere çeşitli ülkelerin temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde, sıfır atık uygulamalarının iklim politikalarına entegrasyonu, döngüsel ekonomi çözümleri, metan emisyonlarının azaltılması ve iklim finansmanı konularının ele alındığı ifade edilen açıklamada, Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı temsilcileriyle yapılan temaslarda, sıfır atık uygulamalarının iklim politikalarına entegrasyonu ve sahadaki uygulamaların desteklenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunulduğu aktarıldı.</p><p>Açıklamada, Birleşik Krallık'tan bilim insanları ve iklim kuruluşlarının temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde ise akademik ağların, bilimsel çalışmaların ve yenilikçi çözümlerin COP31 sürecine sağlayabileceği katkıların ele alındığı dile getirilerek, Avrupa İklim Vakfı ve Global Methane Hub yetkilileriyle yapılan temaslarda da küresel iklim politikalarının geleceği, metan emisyonlarının azaltılmasına yönelik stratejiler ve çözüm odaklı işbirliği imkanlarının değerlendirildiği anlatıldı.</p><p>Ağırbaş'ın, G7 kapsamında düzenlenen toplantılarda sıfır atık yaklaşımının yalnızca atık yönetimiyle sınırlı olmadığını, kaynak verimliliği, gıda kayıplarının önlenmesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı kapsayan bütüncül bir iklim çözümü sunduğunu vurguladığı belirtilen açıklamada, gerçekleştirilen temasların, Sıfır Atık Vakfı ile G7 ülkeleri arasında COP31 ve COP32 süreçlerinde yürütülecek ortak çalışmalar için güçlü bir diplomasi zemini oluşturduğu kaydedildi.</p><p>Açıklamada, vakfın kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren uluslararası ortaklıklarla küresel iklim eylemine katkı sunmayı sürdürdüğü aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/sifir-atik-vakfi-ile-g7de-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280088</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-sta-muzakerelerinin-tamamlanmasiyla-40-milyar-dolarlik-ortak-hedefe-ulasmayi-amacliyoruz-280088</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: STA müzakerelerinin tamamlanmasıyla 40 milyar dolarlık ortak hedefe ulaşmayı amaçlıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Bolat, "Bu hafta içinde 5'inci turunu gerçekleştirdiğimiz STA müzakerelerinin tamamlanması sayesinde, ticaretimizi daha rekabetçi ve entegre yapıya kavuşturarak, 40 milyar dolarlık ortak hedefimize ulaşmayı amaçlıyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: STA müzakerelerinin tamamlanmasıyla 40 milyar dolarlık ortak hedefe ulaşmayı amaçlıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant ile görüşmesine ilişkin bilgi verdi.</p><p>Bryant'ı Ticaret Bakanlığında ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu vurgulayan Bolat, "Görüşmemizde, Türkiye-Birleşik Krallık ekonomik ortaklığının daha da güçlendirilmesi, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) modernizasyonu, yatırımların artırılması, savunma sanayisi işbirliği, iş dünyalarımız arasındaki etkileşimin derinleştirilmesi ve üçüncü ülkelerde ortak projelerin geliştirilmesi konularını ele aldık." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bolat, 2025'te 24 milyar dolara ulaşan iki ülke arasındaki ticaret hacminin, ilişkilerin güçlü potansiyelini ortaya koyduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Bu hafta içinde 5'inci turunu gerçekleştirdiğimiz STA müzakerelerinin tamamlanması sayesinde, ticaretimizi daha rekabetçi ve entegre yapıya kavuşturarak, Allah'ın izniyle 40 milyar dolarlık ortak hedefimize ulaşmayı amaçlıyoruz. Türkiye, üretim gücü, stratejik konumu ve güçlü tedarik altyapısıyla Birleşik Krallık şirketleri için güvenilir ortak ve bölgesel merkez olmaya devam edecektir. Karşılıklı ticaret ve yatırımları artıracak, iş insanlarımızın önünü açacak ve ekonomik ortaklığımızı yeni alanlara taşıyacak adımları birlikte atmayı sürdüreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/bakan-bolat-sta-muzakerel-119_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280087</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/sandiskten-ps5-icin-rekor-kapasiteli-ssd-atagi-280087</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SANDISK'ten PS5 için rekor kapasiteli SSD atağı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[SANDISK, PlayStation 5 ve PlayStation 5 Pro için geliştirilen yeni Optimus GX PRO 850P NVMe SSD serisini tanıttı. Sony onaylı olan bu diskler, 1TB'dan 8TB'a kadar uzanan geniş kapasite seçenekleriyle dikkat çekiyor ve yüksek performans arayan oyunculara hitap ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SANDISK'ten PS5 için rekor kapasiteli SSD atağı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANDISK, PlayStation 5 ve PlayStation 5 Pro kullanıcılarına yönelik Optimus GX PRO 850P NVMe SSD serisini resmi olarak duyurdu. Sony'nin lisanslı logosunu taşıyan ve konsollar için özel olarak geliştirilen bu yeni SSD'ler, depolama alanı ihtiyacı duyan oyun tutkunlarına yüksek performans ve güvenilirlik sunuyor. Dört farklı kapasite seçeneğiyle piyasaya çıkacak olan seride 1TB, 2TB, 4TB ve 8TB gibi geniş depolama alternatifleri bulunuyor. Fiyatları ise 1TB için 379 dolar, 2TB için 759,99 dolar, 4TB için 1.499 dolar ve 8TB için 2.959 dolar olarak açıklandı.</p><h3>SANDISK'ten PlayStation 5 için yüksek kapasiteli SSD hamlesi</h3><p>SANDISK'in yeni SSD serisi, özellikle büyük oyun arşivlerine sahip olan PlayStation 5 kullanıcılarına hitap ediyor. Sony tarafından onaylanan Optimus GX PRO 850P NVMe SSD'ler, konsollarda resmi olarak kullanılabilecek. Bu disklerin yüksek fiyatları dikkat çekse de, depolama alanı gereksinimi artan ve oyun yüklemelerinde hız isteyen oyuncular için önemli bir çözüm sunuyor. SANDISK, yeni ürünlerinin performans ve güvenilirlik açısından da iddialı olduğunu belirtiyor.</p><h3>Yüksek fiyat, yüksek performans: SANDISK Optimus GX PRO 850P</h3><p>Serideki tüm SSD'ler, Sony'nin resmi onayını taşıyor ve bu sayede PlayStation 5 ile tam uyumlu şekilde çalışıyor. Geniş kapasite seçenekleri sayesinde kullanıcılar, depolama sıkıntısı yaşamadan oyun koleksiyonlarını büyütebilecek. Ancak fiyatların yüksekliği, özellikle 4TB ve 8TB modelleri için önemli bir yatırım gerektiriyor. Şu anda SANDISK'in resmi web sitesinde ürünler satışa sunulmuş değil, ancak kullanıcılar "Beni Bilgilendir" seçeneğiyle stok güncellemelerini takip edebiliyor. Yeni SSD'lerin piyasaya sürülmesiyle PS5 kullanıcılarının depolama seçeneklerinde önemli bir artış bekleniyor.</p><p>SANDISK'in bu hamlesi, PlayStation 5 ve Pro kullanıcıları için depolama alanında yeni bir dönemi başlatıyor. Yüksek kapasiteli SSD'ler, oyun deneyimini daha akıcı ve sorunsuz hale getirirken, Sony'nin onayı da kullanıcılar için ek bir güvence sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/sandiskten-ps5-icin-rekor-732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280086</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nvidiadan-rtx-kullanicilarina-kritik-surucu-guncellemesi-280086</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nvidia'dan RTX kullanıcılarına kritik sürücü güncellemesi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nvidia, RTX grafik kartı kullanıcıları için 610.62 numaralı yeni Oyun Sürücüsü güncellemesini yayınladı. Güncelleme, DLSS desteğiyle Empulse dahil birçok oyunda önemli performans artışı ve hata düzeltmeleri sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nvidia'dan RTX kullanıcılarına kritik sürücü güncellemesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nvidia, RTX grafik kartı sahipleri için 610.62 sürüm numaralı yeni Oyun Sürücüsü güncellemesini Nvidia Uygulaması üzerinden kullanıma sundu. Şirket, bu güncellemeyle birlikte hem DLSS desteği hem de oyunlarda yaşanan çeşitli hatalara yönelik önemli iyileştirmeler getirdiğini açıkladı. Özellikle Empulse oyununa eklenen DLSS desteği ve World of Warcraft başta olmak üzere birçok oyunda gözle görülür performans artışı sağlandığı belirtildi.</p><h3>Nvidia: 'Apex Legends ve çoklu monitör sorunları giderildi'</h3><p>Nvidia, RTX kullanıcılarının Apex Legends oynarken karşılaştığı hata için çözüm sunduğunu duyurdu. Ayrıca, V-Sync etkinken DLSS Frame Generation kullanan ve aynı anda birden fazla monitörde oyun oynayan kullanıcıların yaşadığı performans sorunlarının da ortadan kaldırıldığı bildirildi. Bu güncelleme ile DirectX 11 tabanlı bazı oyunlarda Smooth Motion etkinken ortaya çıkan ghosting problemi de giderildi. Şirket, yeni sürücünün özellikle çoklu monitör ve gelişmiş grafik ayarları kullanan oyuncular için sorunsuz bir deneyim sunduğunu vurguladı.</p><h3>World of Warcraft ve monitör yanıt sorunlarına çözüm</h3><p>Güncellemeyle birlikte World of Warcraft oyuncuları için performansın arttığı, ayrıca bazı oyun monitörlerinde uyku modundan sonra yaşanan "yanıt vermeme" probleminin çözüldüğü ifade edildi. Nvidia, tüm RTX grafik kartı sahiplerine bu güncellemeyi yapmalarını öneriyor. Şirket, böylece kullanıcıların en güncel özelliklerden ve hata düzeltmelerinden tam anlamıyla faydalanabileceğini belirtiyor. Yeni sürücü, daha istikrarlı ve keyifli bir oyun deneyimi sunmayı amaçlıyor.</p><p>Nvidia'nın bu güncellemesi, oyunseverlerin karşılaştığı birçok teknik sorunu ortadan kaldırırken, RTX kart sahiplerine daha akıcı ve güvenilir bir oyun deneyimi vadediyor. Kullanıcılar, yeni sürücüyü Nvidia Uygulaması üzerinden kolayca indirip kurabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/nvidiadan-rtx-kullanicila-253_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280085</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ucak-pencerelerindeki-minik-deliklerin-sirri-ne-280085</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uçak pencerelerindeki minik deliklerin sırrı ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uçak pencerelerinin alt kısmında yer alan minik delik, yolcuların güvenliği için kritik bir işlev üstleniyor. Havacılık uzmanlarına göre, bu pencere deliği basınç dengelemesi, sıcaklık kontrolü ve nemin tahliyesi gibi hayati görevlerle uçuş sırasında riskleri azaltıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uçak pencerelerindeki minik deliklerin sırrı ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uçak pencerelerinin alt bölümünde bulunan minik delik, yolcu güvenliğini sağlamak amacıyla özel olarak tasarlandı. Bu küçük pencere deliği, modern yolcu uçaklarında kabin basıncının dengelenmesinde ve camların dayanıklılığının artırılmasında önemli bir rol oynuyor. Özellikle yüksek irtifalarda, kabin içi basıncı yapay olarak sabit tutulduğu için, pencere deliği sayesinde cam katmanları arasındaki hava hareketi düzenleniyor. Böylece, basınç farkından kaynaklanan yük, en sağlam dış camda toplanıyor ve olası bir dış cam hasarında orta katman geçici olarak basınca karşı direnç gösteriyor.</p><h3>Havacılık uzmanları: Pencere deliği uçuş güvenliğini artırıyor</h3><p>Pencere deliği, yalnızca basınç dengelemesiyle sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda sıcaklık değişimlerinde havanın genişlemesi ve sıkışması durumunda, camlar arasında oluşabilecek gerilimi azaltıyor. Bu sayede çatlak oluşma riski en aza indiriliyor. Uzmanlar, pencere deliğinin uçuş güvenliğinde hayati bir unsur olduğunu vurguluyor. Ayrıca, bu minik delik aracılığıyla nem dışarı atılıyor ve camın buğulanması veya donması engelleniyor. Yolcular için konforlu ve güvenli bir ortam sağlanmasında pencere deliği önemli bir katkı sunuyor.</p><h3>Pencere deliği sayesinde camlarda buğulanma ve don önleniyor</h3><p>Uçak penceresi tasarımında yer alan pencere deliği, dış ortam koşullarının yolcular üzerindeki etkisini azaltıyor. Yüksek irtifadaki sıcaklık farkları ve nem, pencere deliği sayesinde cam katmanları arasında birikmiyor. Böylece, camların buğulanması ve donması önlenerek görüş netliği korunuyor. Havacılık sektöründe bu küçük ama etkili mühendislik detayı, uçuş sırasında hem yolcu güvenliği hem de konforu için vazgeçilmez kabul ediliyor. Sonuç olarak, pencere deliği uçak yolculuklarının güvenli ve sorunsuz geçmesine katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/ucak-pencerelerindeki-min-263_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280084</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/neden-cips-paketlerinde-bu-kadar-hava-var-280084</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neden cips paketlerinde bu kadar hava var?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cips paketlerinde sıkça karşılaşılan hava doluluğu, üreticiler tarafından ürünün tazeliğini ve çıtırlığını koruma amacıyla kullanılıyor. Ancak azot gazının çevre üzerindeki etkileri ve alternatif ambalaj yöntemleri konusunda uzmanlar farklı görüşler ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neden cips paketlerinde bu kadar hava var?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cips paketlerindeki yoğun hava doluluğu, hem tüketicilerin hem de uzmanların dikkatini çekiyor. Üreticiler, bu paketlerde sıradan hava yerine azot gazı kullandıklarını belirtiyor. Azot, cipslerin raf ömrünü uzatıyor ve çıtırlığını korumasına yardımcı oluyor. Ayrıca, taşıma sırasında kırılmaları önlemek amacıyla da tercih ediliyor. Ancak azot gazının çevre üzerindeki etkileri ve ambalajın neden bu kadar hacimli olduğu konusunda tartışmalar sürüyor.</p><h3>Henry Hargreaves: 'Vakumlu ambalaj daha etkili olabilir'</h3><p>Sanatçı ve gıda fotoğrafçısı Henry Hargreaves, cips paketlerindeki azot gazının cipsleri korumada yeterli olmadığını öne sürdü. Hargreaves'in gerçekleştirdiği deneyler, hava dolu paketlerin ürünleri kırılmaktan tam anlamıyla koruyamadığını gösterdi. Hargreaves, vakumlu ambalajların daha iyi bir çözüm sunabileceğini savundu. Bu görüş, tüketicilerin cips paketlerindeki azot miktarına yönelik eleştirilerini de artırdı.</p><h3>Çevre uzmanları: Azotlu ambalaj karbon ayak izini büyütüyor</h3><p>Çevre alanında çalışan uzmanlar ise cips paketlerinde kullanılan azot gazının ve büyük hacimli ambalajların, taşımada daha fazla yer kapladığını ve karbon ayak izini artırdığını belirtiyor. Bu tür ambalajların sürdürülebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Daha kompakt ve çevre dostu ambalajların hem atık miktarını azaltacağı hem de tüketici algısını olumlu yönde etkileyeceği ifade ediliyor. Sonuç olarak, cips paketlerinde azot kullanımının önümüzdeki dönemde yeniden tartışılması bekleniyor.</p><p>Cips paketlerindeki azot gazı, ürünün kalitesi için önemli avantajlar sağlasa da, çevresel etkileri ve alternatif çözümler üzerindeki tartışmalar devam ediyor. Hem üreticilerin hem de tüketicilerin beklentilerini karşılayacak sürdürülebilir ambalaj çözümlerinin geliştirilmesi, sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/neden-cips-paketlerinde-b-287_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280083</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gozleri-koruyan-kritik-sistem-kirpiklerin-sirri-cozuldu-280083</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gözleri koruyan kritik sistem! Kirpiklerin sırrı çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli bilim insanları, kirpiklerin göz sağlığını korumadaki rolünü mercek altına aldı. Profesör Jiang Le'nin liderliğindeki ekip, kirpiklerin yalnızca koruyucu bir bariyer olmadığını, aynı zamanda nemi ve suyu gözden uzaklaştırarak görme netliğini desteklediğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gözleri koruyan kritik sistem! Kirpiklerin sırrı çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de gerçekleştirilen yeni bir araştırmada, Profesör Jiang Le ve beraberindeki bilim ekibi, kirpiklerin göz sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi. Araştırmacılar, kirpiklerin sadece dış etkenlere karşı bir kalkan görevi görmediğini, aynı zamanda göz yüzeyini nemden ve su damlalarından koruyan özel bir yapıya sahip olduğunu ortaya çıkardı. Elde edilen bulgulara göre, kirpikler hidrofobik ve esnek liflerden oluşuyor. Bu sayede, yüksek nem veya yağışlı hava koşullarında dahi gözlerin kuru kalması mümkün oluyor.</p><h3>Profesör Jiang Le: 'Kirpiklerin morfolojisi gözleri koruyor'</h3><p>Profesör Jiang Le'nin liderliğinde yürütülen çalışmada, kirpiklerin yapısı, ıslanabilirliği ve nem itici özellikleri detaylı biçimde analiz edildi. Bilim insanları, matematiksel modeller yardımıyla kirpiklere etki eden kuvvetleri değerlendirdi ve bu yapıların hidrodinamik avantajlarını açıkladı. Kirpiklerin üzerinde bulunan mikrokırıklar, suyun göz yüzeyine ulaşmasını engelliyor. Bu bulgular, kirpiklerin göz sağlığının korunmasındaki kritik rolünü daha da belirginleştiriyor.</p><h3>Biyomimetik teknolojilerde kirpiklerden ilham</h3><p>Araştırmanın sonuçları, yalnızca biyoloji alanında değil, teknolojik yenilikler açısından da dikkat çekiyor. Bilim insanları, kirpiklerin su itici yapısından ilham alarak yeni teknolojiler geliştirdi. Bunlar arasında, yüksek nem koşullarında çalışabilen görselleştirme cihazları ve suya dayanıklı takma kirpikler öne çıkıyor. Kirpiklerin doğal yapısını taklit eden bu teknolojiler, biyomimetik alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Göz sağlığının korunmasına yönelik bu bulgular, ilerleyen dönemde hem tıp hem de teknoloji dünyasında önemli gelişmelere yol açabilir.</p><p>Sonuç olarak, Çinli araştırmacıların kirpikler üzerine yaptığı bu kapsamlı çalışma, hem biyolojik işlevlerin anlaşılmasına hem de yeni teknolojik uygulamaların geliştirilmesine ilham veriyor. Kirpiklerin göz sağlığında oynadığı rolün önemi bir kez daha ortaya kondu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/gozleri-koruyan-kritik-si-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280082</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hava-tahmin-uzmani-acikladi-3-gun-boyunca-yagis-gorulecek-280082</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hava tahmin uzmanı açıkladı! 3 gün boyunca yağış görülecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, yurt genelinde bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulunarak yurdun büyük bölümünde 3 gün boyunca kuvvetli yağış beklendiğini açıkladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hava tahmin uzmanı açıkladı! 3 gün boyunca yağış görülecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, yurt genelinde bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Çelik, yurdun büyük bölümünde 3 gün boyunca yağış görüleceğini ve sıcaklığın düşeceğini söyledi.</p><p>Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağış beklenmediğini ifade eden Çelik, yurdun kuzey ve iç bölgelerinde 3 gün yağış geçişleri görüleceğini, diğer bölgelerde ise özellikle öğle ve akşam saatlerinde sağanak beklendiğini bildirdi.</p><p><strong>"ANİ SEL VE SU BASKINLARINA KARŞI TEDBİRLİ OLUNMALI"</strong></p><p>Yağışların İç Ege, Göller Yöresi, İç Anadolu'nun kuzeybatısı ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde kuvvetli olacağını belirten Çelik, "Gök gürültülü sağanakla birlikte yerel dolu ve kuvvetli rüzgar hadiseleri görülebilir. Yağışın kısa sürede etkili olması nedeniyle ani sel ve su baskınlarına karşı vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmalarını tavsiye ediyoruz." dedi.</p><p>Yağışlı sistemin pazar gününden itibaren etkisini kaybederek alansal olarak azalacağını dile getiren Çelik, yarın 3-4 derece düşecek hava sıcaklıklarının pazar gününden itibaren yeniden artacağını ifade etti.</p><p><strong>3 BÜYÜKŞEHİRDE HAVA DURUMU</strong></p><p>Ankara'da 3 gün boyunca kuvvetli gök gürültülü yağış ve dolu riski bulunduğunu belirten Çelik, hava sıcaklığının 30 dereceden 23-24 dereceye düşeceğini söyledi.</p><p>İstanbul'da havanın az bulutlu olacağını, cuma günü kısa süreli yağış beklendiğini dile getiren Çelik, sıcaklığın 25-27 derece civarında seyredeceğini kaydetti.</p><p>Çelik, İzmir'de ise yarın bazı ilçelerde görülecek yağışın ardından sıcaklığın 30-32 derece olacağını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/hava-tahmin-uzmani-acikla-656_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280081</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-maarif-vakfi-10-yilini-kutluyor-280081</link>
      <pubDate>2026-06-17T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye Maarif Vakfı 10. yılını kutluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Maarif Vakfı Kanunu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesinin üzerinden 10 yıl geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye Maarif Vakfı 10. yılını kutluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Maarif Vakfının açıklamasına göre, 17 Haziran 2016'da kabul edilen 6721 sayılı Kanun'la kurulan Türkiye Maarif Vakfı, "Geleceği İnşa Eden 10 Yıl" vurgusuyla Türkiye'nin küresel alandaki en güçlü eğitim ve kültür odaklarından biri haline geldi. Vakıf 6 kıtada, 66 ülkede 75 bini aşkın öğrenciyi geleceğe hazırlıyor.</p><p>On yıllık süreçte okul öncesinden yükseköğretime, bilim festivallerinden spor organizasyonlarına kadar çok boyutlu bir yapı inşa eden vakıf, eğitime ilişkin önemli konuların tartışıldığı İstanbul Eğitim Zirvesi ile dünya çapında gündem belirleyebilen bir eğitim markası oldu.</p><p>Türkiye'nin uluslararası eğitim vizyonunu üstlenen Türkiye Maarif Vakfı, bugün dünya genelinde 524 okul, 2 üniversite, 16 eğitim merkezi, 57 öğrenci yurdu ve 12 Türkiye Araştırmaları Merkezi ile faaliyet gösteriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/2-17062026d1797679.jpg"/><p>FETÖ ile mücadelede önemli bir role sahip olan vakıf, Afganistan'dan Pakistan'a, Somali'den Tunus ve Venezuela'ya kadar 23 ülkedeki okulları ve 1 üniversiteyi FETÖ'den devralarak yeniden yapılandırdı.</p><p>Eş zamanlı olarak dünyadaki stratejik bölgelerde ve Türk diasporasının ihtiyaç duyduğu coğrafyalarda 245 yeni okul ve 1 üniversiteye sahip olan vakıf, faaliyet gösterdiği ülke sayısını 3'e katlayarak küresel varlığını kökleştirdi.</p><p><strong>ÇOK DİLLİ VE ÇOK YÖNLÜ EĞİTİM</strong></p><p>Maarifin on yıllık başarısının temelinde, yerel değerlere saygılı ancak uluslararası standartlara açık özgün bir eğitim yaklaşımı yer alıyor.</p><p>Faaliyet gösterdiği ülkelerin ulusal müfredatlarına tam uyum sağlayan vakıf okulları, aynı zamanda ihtiyaç duyulan kademelerde Oxford, IB ve Cambridge gibi uluslararası programları da başarıyla uyguluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/2-17062026d1797679.jpg"/><p>Vakıf tarafından K-12 düzeyinde geliştirilen "Uluslararası Maarif Eğitim Modeli" (IM) ise yapılandırmacı yaklaşımıyla öne çıkıyor. Bu modelle öğrencilerin sadece akademik sınavlarda değil, eleştirel düşünme, çok dillilik, teknoloji okuryazarlığı, sosyal beceriler ve estetik duyarlılık gibi alanlarda da donanımlı, dünya vatandaşı bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor.</p><p><strong>SINIFLARI AŞAN VİZYON: BİLİM VE KÜLTÜR DİPLOMASİSİ</strong></p><p>Eğitimi sadece dört duvarla sınırlı görmeyen Türkiye Maarif Vakfı, TEKNOFEST, İstanbul Eğitim Zirvesi, Afrika Bilim Festivali (Science Fest Africa) ve Afrika Maarif Spor Oyunları gibi dev organizasyonlarla küresel eğitim aktörlerini ve genç yetenekleri buluşturuyor.</p><p>Fildişi Sahili'nde ilki düzenlenen bilim festivali 27 Afrika ülkesindeki liseli gençlerin STEM alanlarına ilgisini artırırken, Mali'de başlayıp komşu ülkelerin katılımıyla 20 ülkeye ve binlerce sporcuya ulaşan spor oyunları, kültürlerarası dostluk bağlarını pekiştiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/3-170620264f25af12.jpg"/><p>Her yıl farklı bir vizyoner temayla düzenlenen İstanbul Eğitim Zirvesi ise küresel eğitim politikalarına yön veren uluslararası bir platform niteliği taşıyor.</p><p>Vakfın "Geleceği İnşa Eden 10 Yıl" vurgusu, aynı zamanda Türkiye'nin küresel ölçekteki kültürel diplomasi faaliyetlerinin ve insani bağlarının güçlendiği bir dönem oldu.</p><p><strong>MAARİF MEZUNLARI KÜLTÜR ELÇİSİ OLUYOR</strong></p><p>Maarif okullarından mezun olduktan sonra yükseköğrenim için Türkiye'ye gelen 3 bini aşkın genç, ülkenin 68 farklı şehrinde ve 143 üniversitesinde eğitim görerek birer kültür elçisine dönüşüyor. Maarif Ajansının sunduğu profesyonel rehberlik ve kariyer planlaması desteğiyle yönlerini çizen bu gençler, vakfın geleceğe bıraktığı en değerli miras olarak değerlendiriliyor.</p><p>İkinci on yılına güçlü bir kurumsal kapasite, nitelik ve sürdürülebilirlik vizyonuyla adım atan Türkiye Maarif Vakfı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın işaret ettiği "BM'ye üye tüm ülkelerde faaliyet gösterme" hedefi doğrultusunda, insanlığın ortak geleceğine değer katma kararlılığıyla küresel yürüyüşünü sürdürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/4-1706202694381f10.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/turkiye-maarif-vakfi-10-y-772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280080</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/eurosatory-2026da-aselsandan-iki-stratejik-anlasma-280080</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[EUROSATORY 2026'da, ASELSAN'dan iki stratejik anlaşma]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN, EUROSATORY 2026'da entegre çok alanlı savunma portföyünü tanıttı. Şirket, Çelik Kubbe hava savunma mimarisinin İHA karşıtı bileşeni DRONEDEF'in yanı sıra elektronik harp sistemleri, hassas güdümlü mühimmatlar ve otonom su altı araçlarını sergiledi. ASELSAN ayrıca, savunma ekosistemlerinde iş birliğini genişletmek ve birlikte çalışabilirliği artırmak amacıyla iki stratejik anlaşmaya imza attı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[EUROSATORY 2026'da, ASELSAN'dan iki stratejik anlaşma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin savunma sanayisi şirketlerinden ASELSAN, EUROSATORY 2026'da hava, kara, deniz ve elektromanyetik alanlardaki kabiliyetlerini içeren entegre çok alanlı savunma portföyünü tanıttı.</p><p>Şirketin öne çıkan sistemleri arasında KALKAN II/M araç üstü mobil arama radarı ve DRONEDEF konsepti yer aldı. DRONEDEF; İHTAR anti-drone sistemi, GÖKBERK lazer silah sistemi, KORKUT 100/25 SB anti-drone silah sistemi ve EJDERHA yüksek güçlü elektromanyetik anti-İHA sistemini bir araya getiren entegre bir çözüm olarak sunuldu. Sistem, İHA tehditlerine karşı hard-kill, yönlendirilmiş enerji ve elektromanyetik etkileri birlikte kullanıyor.</p><p>ASELSAN ayrıca Çelik Kubbe katmanlı hava savunma mimarisini, KORAL AD mobil radar elektronik harp sistemini, TOLUN hassas güdümlü mühimmat ailesini ve KILIÇ otonom su altı araçları ailesini tanıttı. Bu sistemlerin, modern harp sahasının çok alanlı ihtiyaçlarına yönelik geliştirildiği belirtildi.</p><p><b>ASELSAN'DAN İKİ AYRI STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Şirket, uluslararası iş birliğini artırma stratejisi kapsamında EUROSATORY 2026'da iki ayrı anlaşma imzaladı.</p><p>ASELSAN, Daimler Truck ile ASELSAN'a ait faydalı yüklerin ve sistemlerin Mercedes Benz Truck markalı Daimler Truck platformlarına entegre edilmesine yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendirmek amacıyla bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Anlaşmanın, hava savunma ve elektronik harp programlarına katılım kapsamında bir iş birliği oluşturmayı hedeflediği belirtildi.</p><p>Söz konusu anlaşmanın, karşılıklı mutabık kalınacak müşteriler için ortak pazarlama ve iş geliştirme faaliyetlerine yönelik bir çerçeve sunduğu ifade edildi. Türkiye'de Daimler Truck'ın OEM'i olan Koluman'ın da iş birliğinin uygulanmasına destek vereceği kaydedildi.</p><p>ASELSAN ayrıca Letonya merkezli VIC TEC ile İHA savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine yönelik bir niyet mektubu imzaladı. Bu iş birliğinin, Letonya'nın C-UAS kabiliyetlerini dedektörler ve efektörler alanında güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi.</p><p><b>ELEKTRONİK HARP VE OTONOM SİSTEMLER YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR</b></p><p>ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ASELSAN'ın İHA karşıtı, hassas vuruş, elektronik harp ve otonom sistemlerinin uluslararası ölçekte yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Bu durum, entegre ve sahada kendini kanıtlamış savunma kabiliyetlerine olan ihtiyacın arttığını gösteriyor" dedi.</p><p>Akyol ayrıca, EUROSATORY 2026'daki varlıklarının şirketin teknoloji portföyünün genişliğini ve uluslararası iş ortaklıklarının gücünü ortaya koyduğunu vurgulayarak, imzalanan anlaşmalarla ASELSAN'ın çok alanlı savunma kabiliyetlerini daha da geliştirdiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/eurosatory-2026da-aselsan-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280079</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/osmanlidan-gunumuze-at-yetistiriciligi-sampiyon-soyundan-gelen-elit-taylar-hipodromlara-hazirlaniyor-280079</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osmanlı'dan günümüze at yetiştiriciliği! Şampiyon soyundan gelen "elit taylar" hipodromlara hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Osmanlı'dan günümüze uzanan at yetiştiriciliği geleneğinin yaşatıldığı Sultansuyu Tarım İşletmesi'nde, şampiyon aygır ve kısrakların soyundan gelen "elit taylar" genlerindeki yarış mirasını hipodromlara taşımak için özenle yetiştiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osmanlı'dan günümüze at yetiştiriciliği! Şampiyon soyundan gelen "elit taylar" hipodromlara hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı döneminde savaş atı yetiştirmek için 1865&#39;te Malatya&#39;nın Akçadağ ilçesinde 27 bin dönüm arazide kurulan işletmede, her yıl doğan taylar titiz bir eleme sürecinden geçiriliyor.</p><p>İşletmede bulunan 9 damızlık aygır ve 133 kısraktan elde edilen taylar, doğdukları andan itibaren geleceğin şampiyon adayları olarak yetiştiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696448.jpg"/><p>İşletmede daha önce hipodromlarda başarılarıyla adından söz ettiren Özgünhan, Demirperde, Madrabaz, Taykut, Bilirhan, Soydere, Onurkaan, Koç Mehmet ve Aypars gibi şampiyon aygırların soyundan gelen taylar, genetik özellikleriyle ön plana çıkıyor.</p><p>Soy kütüğü bakımından öne çıkan taylar, daha sonra fiziksel yapıları, ortopedik özellikleri ve gelişimleri dikkate alınarak değerlendiriliyor. Bu süreçte kusursuza en yakın olanlar &quot;elit tay&quot; kategorisine ayrılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696449.jpg"/><p>Protein destekli beslenme programları uygulanan taylar, uygun mevsimlerde günün büyük bölümünü geniş mera ve padoklarda serbestçe dolaşarak geçiriyor. Özenle büyütülen taylar, 2,5 yaşına geldiklerinde açık artırmayla satışa sunuluyor, 3 yaşında ise yarış pistlerinde boy göstermeye başlıyor.</p><p>Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Ali Yağlıcı, AA muhabirine, işletmede bulunan şampiyon aygır ve kısraklardan farklı kombinasyonlarla taylar elde ettiklerini söyledi.</p><p>Doğan tayların büyük bölümünü koşu tayı olarak satışa sunduklarını belirten Yağlıcı, &quot;Elde ettiğimiz tayların büyük bir kısmını koşu tayı olarak satıyoruz. İçlerinden orijin olarak, eşgal olarak, fizik olarak, ortopedik olarak en sıkıntısız olanlarını, anne baba orijinlerinin en kaliteli olanlarını, koşan kardeşlerinin en iyi performans gösterenlerini İstanbul Veli Efendi Hipodromu&#39;nda elit tay olarak satışa sunmaktayız.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696450.jpg"/><p><b>- SEÇİMLERDE SOY KÜTÜĞÜ EN BÜYÜK ETKEN</b></p><p>Elit tay seçiminde en önemli ölçütün soy kütüğü olduğunu ifade eden Yağlıcı, geçmişte şampiyonluklar kazanan atların yavrularının yarış camiasında yakından takip edildiğini dile getirdi.</p><p>Yağlıcı, elit tay seçiminde kardeşlerinin yarış performanslarının yanı sıra tayın fiziksel gelişiminin de büyük önem taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696454.jpg"/><p>&quot;Doğan taylarımızın abilerinin, ablalarının hipodromlardaki performansları, yarışlardaki başarıları bu tayların elit olarak ayrılmasındaki diğer bir sebep. Bir de doğan tayımızın elit olarak ayrılacağı yaşa geldiğindeki ortopedik olarak ayağında ya da başka bir yerinde bir bozukluk, bir kusur ya da bir problem var mı ona bakıyoruz. En kusursuz olanını, hatta hiç kusuru olmayanı elit olarak ayırıp İstanbul Veli Efendi Hipodromu&#39;nda atçılık ve yarışçılık camiasının beğenisine sunuyoruz.&quot;</p><p>Tayın boyu, kilosu ve genel gelişiminin ideal ölçülerde olması gerektiğini ifade eden Yağlıcı, en küçük bir fiziksel kusurun bile elit kategoriye girmesine engel olabildiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696459.jpg"/><p>İşletmede doğan tüm taylara aynı özenle yaklaşıldığını vurgulayan Yağlıcı, &quot;Biz doğan taylarımızın tamamına elit adayı gözüyle baktığımız için taylarımızın arasında herhangi bir ayrım gözetmiyoruz. Hepsine ilerinin şampiyonu olacakmış gibi bakımlarını, beslemelerini, sevk ve idarelerini kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yapıyoruz. Bakım besleme noktasında elit tayla koşu tayı arasında hiçbir fark yok. Elit olarak belirlenen tayların orijinleri, eşgalleri ve geçmişleri diğerlerine nazaran daha iyi olduğu için camia tarafından daha çok tercih ediliyor.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696461.jpg"/><p>Yağlıcı, daha önce çok sayıda şampiyonluk kazanan aygırların soyundan gelen tayların da yeni başarı hikayeleri yazması için aynı titizlikle yetiştirildiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/osmanlidan-gunumuze-at-ye-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280078</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tohumda-ihracat-rekoru-yuzde-141-karsilama-orani-280078</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tohumda ihracat rekoru: Yüzde 141 karşılama oranı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, tohumculuk sektöründe yürüttüğü AR-GE ve teknoloji odaklı çalışmalarla dış ticaret fazlası veren küresel bir aktör haline geldi. 2018'de yüzde 108 olan ihracatın ithalatı karşılama oranının 2025 yılı itibarıyla yüzde 141'e ulaştığı sektörde, temel hedef dünya tohum ticaretinde ilk 10'dan ilk 5 ülke arasına yükselmek olarak belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tohumda ihracat rekoru: Yüzde 141 karşılama oranı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım, Türkiye'nin tohum ihracatında önemli bir gelişme kaydettiğini belirtti.<p></p><p>Yıldırım, AA muhabirine, küresel gıda güvenliğinin temel yapı taşı olan tohum ve tohumculuk sektörünün 21. yüzyılın stratejik öneme sahip, ülkelerin milli güvenlik konseptleri içerisinde değerlendirilen en kritik endüstrilerinden biri haline geldiğini söyledi.</p><p>Türk tohumculuk sektörünün de tarihsel süreç içerisinde geleneksel tedarik yöntemlerinden sıyrılarak ileri teknolojiye dayalı, AR-GE odaklı ve dış ticaret fazlası veren küresel bir aktör konumuna ulaştığını dile getiren Yıldırım, 2000&#39;li yıllarda tohumculuk kanunundan sonra kamu ve özel sektör işbirliğiyle AR-GE çalışmalarının hızlandığını ve sektörün ivme kazandığını kaydetti.</p><p>Sektörün uluslararası alanda daha aktif rol oynamaya başladığına işaret eden Yıldırım, &quot;2018&#39;den beri ülkemiz ciddi bir şekilde ihracatçı ülke konumunda. 2018&#39;de yüzde 108&#39;lik bir ihracatın ithalatı karşılama oranı vardı. 2025&#39;te bu oran yüzde 141&#39;e çıkmış durumda.&quot; diye konuştu.</p><p>Sektör olarak ihracatı artırmak amacıyla önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Yıldırım, 1-5 Aralık&#39;ta Antalya&#39;da düzenlenecek Uluslararası Asya Tohumculuk Kongresi&#39;nin önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/tohumbuday-170620268ea17c96.jpg"/><p><b>- TOHUMCULUK SEKTÖRÜ DÜNYA TİCARETİNDE İLK 5'E GİRMEYİ HEDEFLİYOR</b></p><p>Yıldırım, Asya Pasifik ülkelerinin dünya pazarının yüzde 30&#39;una hakim olduğunu belirterek, organizasyonun Türkiye&#39;nin tohum ticaretinin artmasına önemli katkı sunacağını bildirdi.</p><p>Küresel tohum ticaretinde ABD&#39;nin ilk sırada geldiğini söyleyen Yıldırım, &quot;Çin ikinci, Fransa üçüncü sırada. Arkasından Brezilya geliyor. Ülkemiz de 10. sırada. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda ilk 5&#39;e çıkarmak. Bunun için milli tarım, milli AR-GE, daha çok uzun vadeli AR-GE planlamaları yapmamız gerekiyor. Çeşitli organizasyonlarla, ekstra çalışmalarla başarılı olacağımıza inanıyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye&#39;de dünyada önemli rekabet gücüne sahip çok sayıda firmanın bulunduğuna dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>&quot;117 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz, sadece tohum olarak. Ama fidan ve süs bitkisi de eklendiğinde bu 130 ülkeye çıkıyor. Bu da ciddi bir ülke sayısı. Mevcut ülkelerdeki potansiyelimizin daha da artacağını düşünüyorum. En fazla hububat gruplarında, mısır ve ayçiçeği ihracatımız var ama sebze tohumculuğunda da ihracat yapan ciddi firmalarımız bulunuyor.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/tohumda-ihracat-rekoru-yu-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280077</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/mardinde-parke-tasi-doseme-calismalari-sirasinda-tarihi-tas-bloklar-bulundu-280077</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mardin'de parke taşı döşeme çalışmaları sırasında tarihi taş bloklar bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Mardin'in Midyat ilçesinde parke taşı döşeme çalışmaları sırasında üzerinde yazıtların da yer aldığı tarihi taş bloklar bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mardin'de parke taşı döşeme çalışmaları sırasında tarihi taş bloklar bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Midyat Belediyesince kırsal Ortaca Mahallesi&#39;nde parke taşı döşeme çalışmaları yürütülüyor.</p><p>Bu kapsamda iş makinesiyle zemin düzeltme çalışması yapıldığı sırada 11 taş blok tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/41691705.jpg"/><p>Söz konusu bölgenin yakınında da ekiplerce üzerinde kitabelerin bulunduğu 2 ayrı taş blok daha bulundu.</p><p>Bunun üzerine Midyat Belediyesince ilgili kurumlara bilgi verildi. Mardin Müze Müdürlüğü ve jandarma ekiplerince alan koruma altına alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/41691708.jpg"/><p>Yapılan ilk incelemelere göre, Süryanice yazıların yer aldığı taş blokların 12. ile 14. yüzyıllar arasında tarihlendirildiği değerlendiriliyor.</p><p>Ortaca Mahallesi Muhtarı Edip Aslan, AA muhabirine, Midyat Belediyesinin çalışmaları esnasında yer altından büyük taşlar çıktığını belirterek, &quot;Yaşlılarımız burada zamanında bir kilise olduğundan söz ederlerdi ama biz görmemiştik. Taşların üzerindeki yazıları görünce hemen yetkililere haber verdik. Bölge şu an koruma altında.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/16/41691709.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/mardinde-parke-tasi-dosem-906_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280076</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sivasta-bu-yil-kkka-hastaligi-nedeniyle-26-kisiden-5i-hayatini-kaybetti-280076</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivas'ta bu yıl KKKA hastalığı nedeniyle 26 kişiden 5'i hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ta bu yıl Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören 26 kişiden 5'i hayatını kaybetti, 9 kişinin tedavisi ise sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivas'ta bu yıl KKKA hastalığı nedeniyle 26 kişiden 5'i hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ömer Tamer Doğan, AA muhabirine, bu yıl fazla yağışlardan dolayı KKKA hastalığında artış olabileceği yönünde bir görüş olduğunu söyledi.</p><p>Bu durumu zamanla göreceklerini belirten Doğan, hastane ve klinik olarak her türlü önlemi aldıklarını vurguladı.</p><p>Doğan, bu yıl Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi&#39;ne başvuran 38 hastadan 26&#39;sında KKKA hastalığının tespit edildiğini bildirdi.</p><p>Hastalardan 5&#39;inin hayatını kaybettiğini kaydeden Doğan, &quot;Bu oran geçen yıllardaki hasta sayısıyla paralel gidiyor. Şu anda ciddi bir artış yok ama önümüzdeki günlerde artış olup olmayacağını göreceğiz.&quot; dedi.</p><p><b>- HASTANEDE 9 HASTANIN TEDAVİSİ SÜRÜYOR</b></p><p>Yaşamını yitiren hastalar hakkında bilgi veren Doğan, &quot;KKKA hastalığı sonucu kaybettiğimiz hastalarımızın 2&#39;si Akıncılar, 1&#39;i ise Hafik ilçesinden. Biri Tokat&#39;tan gelen, son olarak yaşamını yitiren hastamız da Koyulhisar ilçesinden. Şu anda hastanemizde KKKA hastalığı tedavisi gören 9 kişinin durumları stabil seyrediyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Doğan, KKKA hastalığı konusunda tecrübeli bir hastane olduklarını belirterek, 2003 yılından bu yana hastaları takip ettiklerini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696949.jpg"/><p>Hastanede çok deneyimli bir ekibin olduğuna dikkati çeken Doğan, şöyle konuştu:</p><blockquote>"Her yıl KKKA hastalığının başlayacağı bahar aylarına yakın tedbirlerimizi alıyoruz. Ona göre de planlamalarımızı yapıyoruz. Bu nedenle hastanemize gelmelerini doğal karşılıyorum. KKKA hastalığı konusunda merkez hastanelerden birisiyiz. Şu ana kadar Sivas merkezden bir ölümle karşılaşmadık. Daha çok çevre iller ve uzak ilçelerden gelen hastalardan yaşamını yitiren oldu. Ölümlerin bir nedeni de hastaların biraz geç kalmalarından kaynaklanıyor. Vaka geciktiği zaman destek tedavisine başlayamadığımız için ölümler biraz daha fazla oluyor. Kene tutunduğu zaman bir an önce vücuttan uzaklaştırılması gerekiyor. Çünkü vücutta ne kadar uzun kalırsa, içindeki virüsü hastaya aktarma riski artıyor. Bir kişi vücudunda kene görürse en yakın sağlık kuruluşuna gitmelidir."</blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41696947.jpg"/><p><b>- VATANDAŞLARA KAPALI VE AÇIK RENKLİ GİYSİ GİYMELERİ TAVSİYESİ</b></p><p>Doğan, hasta sayısında artma riskine karşı 20 yataklı enfeksiyon kliniğinin yanında 10 yataklı rezerv servisi, anestezi yoğun bakım servisinde ise 4 yoğun bakım odasını hazır tuttuklarını söyledi.</p><p>Vatandaşlara otların çok olduğu yerlere gitmemeleri tavsiyesinde bulunan Doğan, &quot;Gittikleri zaman da pantolonun paçalarını çorapların içine koymalarını, daha kapalı kıyafetler giymelerini ve kenenin fark edilmesini sağlayacak açık renk giysi tercih etmelerini öneriyoruz. Eve geldikten sonra da özelikle koltuk altlarını, kasık bölgelerini, dizin arka kısmındaki yerleri mutlaka kontrol etmelerini tavsiye ediyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Doğan, hastalıkla ilgili tecrübe ve deneyimlerini, temmuz ayında düzenlenecek sempozyumla vatandaşlara tekrar anlatacaklarını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/sivasta-bu-yil-kkka-hasta-806_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280075</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/salda-golunde-atli-jandarma-ekibi-goreve-basladi-280075</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Salda Gölü'nde atlı jandarma ekibi göreve başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Burdur'un Yeşilova ilçesinde beyaz kumsalı ve turkuaz rengi suyunun güzelliğiyle ünlenen Salda Gölü'nde, atlı jandarma ekibi göreve başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Salda Gölü'nde atlı jandarma ekibi göreve başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında yerli ve yabancı turist yoğunluğunun arttığı bölgede görev yapmak üzere Nevşehir Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi Komutanlığından gönderilen 3 binici, 3 at ve 3 at bakıcısından oluşan ekip Burdur&#39;a geldi.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41698589.jpg"/><p>Yeşilova Kaymakamı Mustafa Turan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Salda Gölü&#39;nün geçen yıl 450 bine yakın ziyaretçi ağırladığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41698590.jpg"/><p>Gölün bilimsel yönüyle de ön plana çıktığını belirten Turan, &quot;Geçtiğimiz günlerde Burdur Valiliğimiz tarafından bilim günleri düzenlendi. Türkiye&#39;den ve dünyanın çeşitli yerlerinden bilim insanları, akademisyenler geldiler, burada bilim günleri etkinliğinde buluştuk. Gökyüzü gözlemleri yaptık. Bilim merkezinde, gerek akademisyenler gerekse öğrenciler tarafından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.&quot; dedi.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41698591.jpg"/><p>Turan, turistleri iyi şekilde ağırlamak hem de gölü korumak için önlemler alındığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41698596.jpg"/><p>Salda Gölü&#39;nde alınan tedbirlerle ilgili bilgi veren Turan, &quot;Şu an atlı birliklerimiz göreve başladı, jandarmamızın elektrikli botu var. Emniyet, jandarma, AFAD, sağlık ekiplerinden gölün çeşitli bölgelerinde görevlendirmelerimiz var. Her an her şeye müdahale edecek durumdayız.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/41698595.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/salda-golunde-atli-jandar-680_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280074</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/istanbulun-simgelerinden-haydarpasa-gari-yeni-yuzune-kavustu-280074</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'un simgelerinden Haydarpaşa Garı yeni yüzüne kavuştu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa Garı'nda yıllardır devam eden restorasyon ve dönüşüm çalışmaları havadan görüntülendi. Dron kamerasına yansıyan görüntülerde tarihi yapının dış cephesindeki restorasyonun büyük ölçüde tamamlandığı, çevre düzenleme çalışmalarının ise sürdüğü görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'un simgelerinden Haydarpaşa Garı yeni yüzüne kavuştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1908 yılında hizmete açılan ve Anadolu'yu İstanbul'a bağlayan en önemli ulaşım merkezlerinden biri olan Haydarpaşa Garı, 2010 yılında çıkan yangının ardından kapsamlı restorasyon sürecine girmişti. Tarihi yapıdaki çalışmalar dronla görüntülendi. Haydarpaşa Garı'ndaki restorasyon çalışmalarında artık kaba inşaat ve dış cephe yenileme sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını havadan çekilen görüntüler ortaya koyuyor. Özellikle denize hakim cephedeki taş işçiliği, kuleler ve çatı kaplamalarının bitme aşamasına gelmesi dikkat çekiyor. Restorasyon kapsamında yıllar içerisinde zarar gören taşların özgün malzemelerle yenilendiği, bazı bölümlerde ise tarihi dokuya uygun özel taşların kullanıldığı kaydedilmişti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamalarda, özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için geçmişte kapanan bazı taş ocaklarının yeniden açıldığı ifade edilmişti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/=YdWXUNaHUBWzEFWjUpWnERC7EVKnYdWHUBGXYdS_EFWPENa3A9GzEVGzYhKLQ5GXUBWjYdKPU1KbQ9az.jpg"/><p><b>TARİHİ GARIN ESKİ İHTİŞAMINA KAVUŞMAYA BAŞLADIĞI GÖRÜLDÜ</b></p><p>Fotoğraflarda görülen iş makineleri ise çalışmaların artık yapıdan çok çevre düzenlemesi, zemin güçlendirme ve kıyı alanlarına yoğunlaştığını gösteriyor. Tarihi garın yıllar sonra yeniden İstanbul siluetindeki eski ihtişamına kavuşmaya başladığı görülürken, çevresinde planlanan kütüphane, müze ve arkeopark projeleriyle bölgenin yalnızca bir ulaşım noktası değil, Anadolu Yakası'nın en önemli kültür merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. Dron görüntüleri aynı zamanda Haydarpaşa'nın denizle kurduğu tarihi ilişkiyi ve restorasyon sonrasında kıyı alanlarının yeniden kamusal kullanıma açılacağını da gözler önüne seriyor. Son dönemde hız kazanan çalışmalarla birlikte tarihi yapının özgün mimarisinin korunarak geleceğe taşınması hedefleniyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/=Y.WDIRW7UtKjEFG7UpG_ENC_YRKnYdG_UJGDYdS_YRWDEBa3U5a3ENaDEpWHIVC7Q5KnU5WDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>TARİHİ YAPI YENİ DÖNEMDE SADECE GAR OLMAYACAK</b></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında Haydarpaşa Garı'nın ana binası ulaşım işlevini korurken, bekleme salonları ve bazı bölümler sergi alanları olarak değerlendirilecek. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekarelik arkeoloji müzesi, arkeopark alanı, dijital müze bölümleri, kütüphane kompleksi ve büyük etkinlik alanlarının oluşturulması planlanıyor. Haydarpaşa Garı'nın dönüşümü, İstanbul'un son yıllardaki en büyük kültürel miras projelerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre proje tamamlandığında yapı, tarihi kimliğini korurken hem ulaşım hem de kültür sanat fonksiyonlarını aynı anda barındıran dünyadaki sayılı örneklerden biri olacak.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/=Y.WvUJaXUVKnYJKDUpG7YJGrENKnYdWLIRaPYdKbYdWnA5a3EFarEJW7YNKLU.aTQ9WzEJG_U1KbQ9az.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/=EdKLIFaHQ5KnYJWnUpWPEdanA9KnYdG7IVaHYdKbEFWDYNa3EBajEJGzEpWPUFaDUJWbYFKDU1KbQ9az.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/=YNS_E9aTIRKvYFWHUpWPYNGrU9KnYdKTUFW7YdKnYBKTYVa3YBavExaXYxKTURaHUVK3ENG7U1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/istanbulun-simgelerinden--485_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280072</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-maarif-vakfi-fetoden-devraldigi-okullari-ciddi-egitim-kurumlari-haline-getirdi-280072</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye Maarif Vakfı FETÖ'den devraldığı okulları ciddi eğitim kurumları haline getirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) devralınan okulları bir eğitim felsefesi olan, ciddi eğitim kurumları haline getirmek için çalıştıklarını, bu konuda büyük başarı elde ettiklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye Maarif Vakfı FETÖ'den devraldığı okulları ciddi eğitim kurumları haline getirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özdil, AA muhabirine, vakfın Türkiye adına yurt dışında yürüttüğü örgün ve yaygın eğitim faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Türkiye Maarif Vakfı Kanunu&#39;nun 17 Haziran 2016&#39;da Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;nde bütün siyasi partilerin katılımıyla kabul edildiğini, 28 Haziran 2016&#39;da da Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini anımsatan Özdil, aradan 10 yıl geçtiğine işaret etti.</p><p>Vakfın ilk 10 yılını &quot;geleceği inşa eden 10 yıl&quot; olarak adlandırdıklarını dile getiren Özdil, iyi yetişmiş nesillerin gelecek açısından önemine dikkati çekti.</p><p>Okullarda kendisinin, ülkesinin ne olduğunu bilen, kendi köklerinden kopmamış çocuklar yetiştirmeye gayret ettiklerinin altını çizen Özdil, &quot;10 yıldır iyi insanların yeşerdiği bir zemin oluşturabilmek için gayret ettik. Bugün itibarıyla da bunların filizlenmeye başladığını gördüğümüz bir aşamadayız. Dolayısıyla da hem çok memnunuz ama hem de büyük sorumluluk taşıdığımızın, bu sorumluluğun bitmediğinin farkındayız.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- "ANAOKULUNDAN LİSE SON SINIFA KADAR OKULLARIMIZ VAR"</b></p><p>Türkiye Maarif Vakfı olarak dünyanın 66 ülkesinde bulunduklarını, Antarktika dışındaki bütün kıtalarda faaliyet yürüttüklerini anlatan Özdil, bu ülkelerin 57&#39;sinde fiilen çalışan eğitim kurumlarının bulunduğunu, geri kalanında da çalışmaların tamamlanma aşamasında olduğunu belirtti.</p><p>Brezilya&#39;da eğitim kurumu açılmasına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü, bu kurumu gelecek yıl faaliyete geçirmeyi planladıklarını ifade eden Özdil, Kazakistan&#39;da da iki okul kurulması için anlaşma imzaladıklarını bildirdi.</p><p>Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Özdil, her kademede hizmet veren okullarının 75 binden fazla öğrencisinin bulunduğuna dikkati çekti.</p><p>Vakfın bulunduğu ülkelerde prestijli üniversitelerle anlaşmalar imzaladıklarını, bu çerçevede Türkiye Araştırmaları Merkezlerini faaliyete geçirdiklerini anımsatan Özdil, merkezlerin dünyada alternatif bir akademik bağlantı oluşturmak açısından önemine değindi.</p><p>Kırgızistan&#39;ın başkenti Bişkek ve Arnavutluk&#39;ta iki üniversitelerinin bulunduğunu aktaran Özdil, bugün itibarıyla kanunun çizdiği çerçevedeki örgün ve yaygın eğitim faaliyetlerinin hemen her alanında faaliyet gösterdiklerini vurguladı.</p><p><b>- "ÇOK BÜYÜK BAŞARI ELDE ETTİK"</b></p><p>Vakfın FETÖ ile mücadele kapsamında önemli sorumluluk üstlendiğine de işaret eden Özdil, birçok ülkenin sınırları içerisinde FETÖ iltisaklı okul istemediğini dile getirdi.</p><p><b>Özdil, şöyle devam etti:</b></p><blockquote>"Tehlikeyi onlar da gördüler ama o okulları kapatacak kapasiteleri de yoktu. Çünkü zaten eğitim arzı sıkıntılı. Bir okulun kapanması diyelim ki 300-500 çocuğun daha okul sistemi dışına çıkması anlamına gelebilirdi. Bazı ülkeler için bu bizim Türkiye'deki şartlarla idrak edemeyeceğimiz kadar büyük sorun olabilir. Dolayısıyla Türkiye Maarif Vakfı olarak biz bu okulları devralıp, rehabilite edip, ciddi, ayakları yere basan, bir eğitim felsefesi olan eğitim kurumları haline getirmeye gayret ettik. Burada da çok büyük başarı elde ettik.</blockquote><p>En son Kırgızistan&#39;daki bütün FETÖ iltisaklı okullar, Türkiye Maarif Vakfına devredildi. Sistemde 17 bin öğrenci vardı. Bugün öğrenci sayısı 20 bini geçti ki Kırgızistan, FETÖ iltisaklı grupların çok özel önem verdikleri bir ülkeydi. Orada da bütün bu sürecin sorunsuz, öğrencilerin hiçbir zarar görmemelerinin sağlanmasıyla ve velilerin kalpleri rahatlatılarak devam etmesi Türkiye Maarif Vakfının 10 yıl boyunca edindiği birikimin sahadaki kabiliyetini de son derece artırdığını gösteren güzel bir örnek oldu.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE MAARİF VAKFI, BUGÜN DÜNYADA BÜYÜK TEVECCÜH GÖREN BİR KURUM"</b></p><p>Vakfın, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesindeki rolüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdil, dünyada eğitim alanında yeni bir ses yükselmesi, bu modelin yaygınlaşması için çalıştıklarının altını çizdi.</p><p>Özdil, insanların kendilerine en kıymetli varlıkları olan çocuklarını emanet ettiklerini vurgulayarak, &quot;Diyorsunuz ki &#39;Sizin ülkenizin geleceğini bu okullarda yetişen çocuklar eline alacak.&#39; Bunun bir güven inşasıyla olması gerekir. Oralarda harcadığımız emeğe de hiç yanmıyoruz. Ne gerekiyorsa, nasıl ikna etmemiz gerekiyorsa, kendimizi nasıl ifade etmemiz gerekiyorsa, sabırla, ilmek ilmek örerek çalışıyoruz. Türkiye Maarif Vakfı, bugün dünyada büyük teveccüh gören bir kurum. Amerika Birleşik Devletleri&#39;ndeki okulumuz, bekleme listesi var önünde, orada da insanlar çocuklarını Türkiye Maarif Vakfı okullarına vermek istiyor. Avustralya&#39;da da benzer bir durumla karşı karşıyayız. Afrika ülkelerinde de aynı şekilde.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "OKULA GİRDİĞİMİZDE NE FİZİKİ ŞARTLAR NE MÜFREDAT AÇISINDAN HİÇBİR ÇERÇEVE OLMADIĞINI GÖRDÜK"</b></p><p>FETÖ iltisaklı okulların kendilerine &quot;çok başarılı&quot; algısını oturtmaya çalıştığını ama okullara girdikten sonra bunun tam tersi bir tabloyla karşılaştıklarını anlatan Özdil, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Örneğin, Fildişi&#39;nde FETÖ iltisaklı okulu devraldık. Devralmadan önce Fildişi kamuoyunda, Türkiye&#39;ye de yansıması var bunun elbette, &#39;burası çok üst düzey eğitim veren, çok elit okul&#39; algısı vardı. Fakat okula girdiğimizde ne fiziki şartlar ne müfredat ne eğitim anlayışı açısından hiçbir çerçevenin olmadığını gördük. Hani kötü bir çerçevenin olduğunu demiyorum. Hiçbir çerçevenin olmadığını gördük. Burkina Faso&#39;da okulları devralırken defalarca duyduğumuz şeydi, &#39;Bu okullar şöyle şahane, acaba Türkiye Maarif Vakfı olarak, bu okulları bu düzeyde devam ettirme kapasiteniz var mı?&#39; Fakat okulları devraldık. İçlerine girdiğimizde açıklıkla söylemek isterim bunu, kız yurduna öğürmeden girebilmeniz mümkün değil, pislik içerisindeydi. Yemekhane diye yapılan yer, bir insanın çocuğunu yemek yediremeyeceği bir ortam. Ama işte Afrikalılara o layık görülmüş.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE MAARİF VAKFI, FETÖ İLTİSAKLI OKULLARLA KOŞUT GÖRÜLMEMESİ GEREKEN BİR KURUM"</b></p><p>Bunların &quot;asap bozucu&quot; olduğunu vurgulayan Özdil, &quot;Neden asap bozucu diyorum? Daha iyi bir şey beklediğim için değil ama bu rezilliğin iyi bir eğitim, iyi bir okul olarak pazarlanabilmesi gerçekten asap bozucu. Mesela Kırgızistan en son örnek. Kırgızistan en güçlü oldukları yer deniliyor. Bütün okulları devraldık. İklimi tahmin edebiliyorsunuz, okullarda kömür yok, çocuklar üşüyor, titriyor. Etler kurtlanmış. O okulların adam edilmesi için ciddi çalışma yapmak gerekiyor. Bu sadece fiziki şartlar açısından.&quot; dedi.</p><p>Eğitim ayağında da çocukların hiçbir ihtiyacının gözetilmediğini aktaran Özdil, sözlerini şöyle tamamladı:<br></p><p>&quot;Çünkü aslında yapılmak istenen şey, başka bir faaliyet. Onun perdelemesi olarak eğitim yapılıyor. O perdenin önünde de en güzel fotoğrafı hangi öğrenci verecekse onun ittirilmesiyle bir hayal dünyası oluşturulmuş. Benim açımdan, Türkiye Maarif Vakfı açısından şöyle bir şey var: Türkiye Maarif Vakfı, FETÖ iltisaklı okullarla koşut görülmemesi gereken bir kurum. Yani bu bakış açısı, Türkiye Maarif Vakfı açısından hakaret addedeceğim bir şey. Çünkü bir tarafta hiçbir şey yok, bir tarafta uluslararası eğitim alanında dünyada yeni bir ses yükseltmeye çalışan, ciddi, işin ayrıntılarını düşünen, köşesine, bucağına dikkat eden bir eğitim anlayışı var.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/turkiye-maarif-vakfi-feto-616_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.280071</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-milletimizin-huzurunu-daim-kilmak-icin-kararliyiz-280071</link>
      <pubDate>2026-06-17T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Milletimizin huzurunu daim kılmak için kararlıyız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı'nın güvenli şehirlerini inşa etmek, milletimizin huzurunu daim kılmak için çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Milletimizin huzurunu daim kılmak için kararlıyız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen "İstişare ve Değerlendirme Toplantısı" kapsamında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve AK Parti milletvekilleriyle buluştu.</p><p>Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, toplantıda vatandaşların huzur ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren başlıkların detaylı bir şekilde ele alındığını belirtti.</p><p>Sahadaki güncel gelişmelerin ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik önceliklerin masaya yatırıldığını kaydeden Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda güvenli şehirlerin inşası için çalışmaların sürdüğünü vurguladı.</p><p>"Daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam ediyoruz"</p><p>Toplantının odak noktasının "ortak akıl" ve "etkin mücadele" olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;</p><p>Ortak akıl, güçlü koordinasyon ve etkin mücadele anlayışıyla; Türkiye Yüzyılı'nın güvenli şehirlerini inşa etmek, milletimizin huzurunu daim kılmak için çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Katılımları ve kıymetli katkıları dolayısıyla milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Aziz milletimizin emrinde, daha güvenli ve daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam ediyoruz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/17/icisleri-bakani-ciftci-mi-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>