<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-katarda-dondurulan-12-milyar-dolarlik-varligin-6-milyar-dola-281827</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Katar'da dondurulan 12 milyar dolarlık varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin dondurulmuş varlıklarına ilişkin, "Oluşturulan programa göre, Katar'da bulunan 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Katar'da dondurulan 12 milyar dolarlık varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, din adamı Ayetullah Şebiri Zencani ile Kum kentinde yaptığı görüşmede, ülkesinin dondurulmuş varlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>"Oluşturulan programa göre, Katar'da bulunan 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek." diyen Pezeşkiyan, kalan 6 milyar doların ülkeye dönmesi için de gerekli çalışmaların yapıldığını söyledi.</p><p>Pezeşkiyan ayrıca, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının İran halkı için bir kazanım olduğunu belirterek, söz konusu mutabakat ile birlikte İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırıldığını hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/iran-cumhurbaskani-pezesk-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-almanya-sansolyesi-merz-ile-gorustu-281826</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merz ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merz ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merz ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p><p>İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye ile Almanya'nın ikili ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, bu doğrultuda karşılıklı adımlar atmayı sürdürmenin önemine dikkati çekti.</p><p><b>NATO ZİRVESİ VE "TRANSATLANTİK BAĞ" VURGUSU</b></p><p>Gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'ne de değinen Erdoğan, Avrupa'nın NATO zemininde kendi savunmasını kuvvetlendirmesi ve "Transatlantik Bağın" muhafazası için güçlü bir iradenin ortaya konulmasını beklediklerini ifade etti.</p><p><b>"RUSYA-UKRAYNA ARASINDA DİPLOMATİK SÜREÇ CANLANDIRILMALI"</b></p><p>Görüşmede bölgesel barış çabalarına da işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın kalıcı bir barışla neticelenmesi için gayret gösterdiklerini vurguladı. Erdoğan, müzakerelerin yeniden başlatılması ve diplomatik sürecin canlandırılması için Türkiye'nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cumhurbaskani-erdogan-alm-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ben-artik-tarihim-dedi-bakin-zerrin-ozer-muzik-kariyerine-meger-kac-yil-once-baslamis-281825</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[‘Ben artık tarihim' dedi… Bakın Zerrin Özer müzik kariyerine meğer kaç yıl önce başlamış!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Zerrin Özer yıllardır müzik kariyerini aktif bir şekilde sürdürüyor. Son dönemde 'Basit Numaralar' şarkısıyla en çok dinlenen isimler arasına da yerleşen Özer, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla dikkat çekti. 'Ben artık tarihim' diyen şarkıcının, tam 50 yıllık bir kariyere sahip olduğunu duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[‘Ben artık tarihim' dedi… Bakın Zerrin Özer müzik kariyerine meğer kaç yıl önce başlamış!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pop müziğin önemli isimlerinden Zerrin Özer, şarkıcılık kariyerini yıllardır aktif bir şekilde sürdürüyor. Son dönemde 'Basit Numaralar' şarkısıyla milyonlarca dinlenmeye ulaşan Özer, bir yandan da konser çalışmalarını sürdürüyor. Son olarak sahneye çıkmadan önce duygularını paylaşan Zerrin Özer, sahip olduğu tecrübeye rağmen halen ilk günkü heyecanı yaşadığını itiraf etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/zerrin1-29062026cc45ebf8.jpg"/><p>"Korkunç heyecanlıyım. Korku ve heyecan var. Sanki ilk defa sahneye çıkıyor gibiyim." diyen Zerrin Özer, kendisi hakkında da bir itirafta bulundu.</p><p>"İlk zamanlar amatördüm, hatırlamıyorum." derken, "Ben 50 sene demiyorum, 40 sene diyorum" diyerek tam 50 senedir sahnede olduğunu ve amatörlük yıllarını da ayrı tuttuğunu açıkladı.</p><p>Zerrin Özer kendisi için, "Ben artık tarihim" yorumunda da bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/zerrin2-29062026bccd5299.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ben-artik-tarihim-dedi-ba-750_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogandan-ak-parti-33-istisare-ve-degerlendirme-toplantisina-iliskin-paylasim-281824</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na ilişkin paylaşımında, istişare ve dayanışmanın önemine dikkati çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan'dan "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na ilişkin, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p><p>Paylaşımında Erdoğan, "İstişare ve dayanışma içinde alınan kararların, ülkemizin her alandaki yükselişine ivme kazandırmasını diliyorum. Kardeşliğin, birlik ruhunun ve ortak hedeflerin ışığında, Türkiye'mizin yolunun açık, gücünün daim olmasını temenni ediyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Emine Erdoğan, toplantıdan görüntülerin yer aldığı bir videoya da paylaşımında yer verdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video1-29062026146fb850.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/emine-erdogandan-ak-parti-868_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-israilin-1915-olaylarina-iliskin-ermeni-iddialariyla-ilgili-kararina-tepki-281823</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail hükümetinin Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarına yönelik aldığı karara tepki gösterdi.</p><p>"Bebek, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum sivili gözlerini kırpmadan katlederek 21. yüzyılın en vahşi katliamına imza atan İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür." görüşünü aktaran Duran, şunları kaydetti:</p><p>"İsrail'in 1915 olaylarını sözde 'soykırım' olarak tanıması, ellerine bulaşan Filistinli masumların kanını, Orta Doğu'da yürüttükleri devlet terörünü ve fütursuzca işledikleri insanlık suçlarını örtbas etme çabasının beyhude bir dışavurumudur.</p><p>Ahlaki ve tarihi yükümlülüklerden bahsedenlerin, bugün hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve mülteci kamplarını aralıksız bombalayan, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapı olması insanlık tarihinin gördüğü en büyük ironidir. Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçuyla yargılananların Türkiye'ye tarih dersi vermeye veya vicdan bekçiliğine soyunmaya zerre kadar hakkı yoktur."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycandan-israilin-1915-olaylarina-iliskin-ermeni-iddialariyla-ilgili-kararina-tepki-281818" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/azerbaycandan-israilin-19-578_2-41.jpg"/></div><h3>Azerbaycan'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/iletisim-baskani-durandan-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-iran-toplanti-talebinde-bulundu-281822</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran, toplantı talebinde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'ın toplantı talebinde bulunduğunu, toplantının yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran, toplantı talebinde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın toplantı talebinde bulunduğunu, toplantının yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını duyurdu.</p><p>Trump, "İran, toplantı talebinde bulundu. Toplantı, yarın Doha'da düzenlenecek." ifadelerini kullandı.</p><p>ABD merkezli Axios haber sitesi, ismi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İran'ın birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için 30 Haziran'da Katar'da görüşme planladığını duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/abd-baskani-trump-iran-to-396_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycandan-israilin-1915-olaylarina-iliskin-ermeni-iddialariyla-ilgili-kararina-tepki-281818</link>
      <pubDate>2026-06-29T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Azerbaycan'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarına yönelik aldığı karara ilişkin, "İsrail hükümetini aldığı bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Azerbaycan'dan İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili kararına tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili aldığı karara yönelik yazılı açıklama yaptı.</p><p>İsrail hükümetinin aldığı kararın ciddi endişe doğurduğu belirtilen açıklamada, "1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerin çarpıtılması, karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel temellerden uzak bir şekilde siyasi karar konusu haline getirilmesi kabul edilemez." değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Bu tür adımların uzlaşma ve karşılıklı anlayışa değil, mevcut çelişkilerin daha da derinleşmesine hizmet ettiği, bölgede kalıcı barış ve uzlaşı çabalarını engellediği kaydedilen açıklamada, "İsrail hükümetini aldığı bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.</p><p>Azerbaycan'ın tarihi gerçeklerin savunulması, uluslararası hukukun ilkelerine saygı gösterilmesi ve bölgede kalıcı barışın teşvik edilmesi yönündeki kararlı tutumunu bundan sonra da sürdüreceği vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/azerbaycandan-israilin-19-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-memisoglu-saglik-sanayisini-turkiyenin-lokomotif-sektorlerinden-biri-haline-getirecegiz-281817</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hep birlikte üretip, birlikte güçlenip, inşallah çok daha büyük işler başaracağız. Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Konferans Merkezi'ndeki "Sağlıkta Yerlileşme ve Stratejik İşbirliği Etkinliği ve Yerli Ürün Tanıtım Günleri" programına katıldı.</p><p>Burada yaptığı konuşmada Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sağlıkta son 24 yılda çok büyük gelişim kaydettiklerini belirterek, birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinden şehir hastanelerine kadar çok güçlü bir altyapı oluşturduklarını ifade etti.</p><p>Nitelikli insan kaynağı ve gelişmiş altyapılarıyla vatandaşlara her gün milyonlarca muayene ve tedavi hizmetini kesintisiz olarak sunduklarını vurgulayan Memişoğlu, "Sağlık hizmet sunumunda ulaştığımız bu noktayı bir varış çizgisi olmaktan öte, yepyeni bir eşik olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, 'Sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusuyuz." diye konuştu.</p><p>Memişoğlu, Türkiye'nin artık sadece sağlık hizmeti sunan değil, bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve sağlıkta yön veren ülkelerden birisi olduğunun altını çizdi.</p><p>Sahip oldukları bu güçlü altyapıyı ve nitelikli insan kaynağını yerli üretim sağlık teknolojileri hamleleriyle çok daha ileri bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Memişoğlu, bu yeni dönemin stratejisine kısaca "üreten sağlık" dediklerini söyledi.</p><p>Memişoğlu, bu modelin kendi sağlık teknolojilerini geliştiren, bilimini, mühendislik gücünü ve tecrübesini somut ürüne dönüştüren, küresel ölçekte rekabet eden bir ekosistem inşa etme ideali olduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-2906202619f93d73.jpg"/><p><b>"YERLİ MOBİL DİJİTAL RÖNTGEN CİHAZIMIZI ÜRETTİK, KAMU HASTANELERİNDE KULLANIYORUZ"</b></p><p>Türkiye'nin en büyük gücünün sahip olduğu insan kaynağı olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bizler, bir ve beraber olduğumuzda neler başarabileceğimizi defalarca kanıtladık. 45 gün gibi kısa bir sürede bu ülkenin üreticisi, mühendisi, hekimi ve bilim insanı bir araya geldi ve yerli solunum cihazımızı ürettik. Yoğun bakımda ve acil durumlarda çekilen görüntüleri yapay zekayla işleyerek hekimlerimize anlık ön tanı desteği sağlayan yerli mobil dijital röntgen cihazımızı ürettik, kamu hastanelerinde kullanıyoruz." şeklinde konuştu.</p><p>Memişoğlu, toplumda ilk yardım bilincini hayat kurtarma vesilesine dönüştürecek yerli üretim otomatik şok cihazlarını ülkenin her köşesine yaygınlaştırmaya devam ettiklerini belirterek, yerli üretim sağlık teknolojilerinin gökyüzündeki imzası, en zorlu coğrafyada, en sert iklimde vatandaşa uzanan devletin şefkat eli olacak GÖKBEY ambulans helikopterlerini de bu yıl sonu itibarıyla hizmete alacaklarını söyledi.</p><p>Geçen günlerde Bakanlığın öncülüğünde Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) ve ASELSAN işbirliğiyle geliştirilen yerli üretim kalp-akciğer makinesiyle ilk ameliyatın başarıyla gerçekleştirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Sağlık sistemimiz için tarihi bir başarı, bir dönüm noktası olarak nitelendirdiğimiz ve bugün burada gururla sergilediğimiz yerli kalp-akciğer makinemiz, yaklaşık 100 bin saatlik emeğin ürünüdür. Mühendislerimizin, hekimlerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın idealizmini gerçeğe dönüştüren ortak iradenin eseridir." dedi.</p><p>Memişoğlu, dünyada yalnızca 3 ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin piyasadaki en gelişmiş özelliklere sahip olanını tamamen öz kaynaklarla geliştirdiklerini vurgulayarak, yerli kalp-akciğer makinesinin tasarımıyla, donanımıyla, yazılımıyla 3 ayrı alanda ödüle sahip bir cihaz olduğunu aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-29062026b32cd2a8.jpg"/><p>Türkiye'nin artık dünyanın takip ettiği, sağlık teknolojilerini geliştiren bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerlediğinin altını çizen Memişoğlu, bu başarıların "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı"nın gurur kaynağı olduğunu ifade etti.</p><p>Kamu, üniversite, özel sektörün hep birlikte çok daha büyük başarılara imza atabilecek potansiyelleri ve güçlerinin olduğunu belirten Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>"Sağlıkta yeni şeyler söyleyeceğiz. Yeni eserler üreteceğiz. Yeter ki bir olalım, çalışalım, üretelim. Allah'ın izniyle Türkiye olarak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir iş yoktur. Bugün stratejik öneme sahip 41 kritik tıbbi cihazı yerli imkanlarla üretmek üzere yol haritamızı oluşturduk. Bunları kendi kaynaklarımızla, işçisi, mühendisi, hekimi omuz omuza vererek hep birlikte üreteceğiz. Ar-Ge'den seri üretime kadar olan süreçte meyvelerini toplamaya başladığımız birçok projemiz var. Yerli hastabaşı monitörleri, hemodiyaliz ve anestezi cihazı projelerinde sona yaklaştık. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin gerçekleştirebildiği yapay zeka destekli endoskopik kapsül görüntüleme cihazı çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/3-2906202671f1ae43.jpg"/><p><b>"MANTISCOPE CİHAZININ SERİ ÜRETİMİNE BAŞLADIK"</b></p><p>Memişoğlu, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazı için geliştirme ve seri üretim sözleşmelerini imzaladıklarını ve ilk etapta yıllık 700 cihaz ve 3 farklı özellikte 2 bin 500 ultrason probu üreteceklerini vurgulayarak, "Hematoloji alanında yapay zeka destekli uzaktan tanı ve dijital değerlendirme imkanı sağlayan yerli olarak geliştirdiğimiz mantiscope cihazının seri üretimine başladık. Mikrodalga meme kanseri tarama ve teşhis sisteminde cihaz geliştirme süreçlerini tamamladık. İlk üretilen cihazları kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezilerinde kullanmaya başlayacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>Ayrıca aşı konusunda da büyük bir kararlılıkları olduğunun altını çizen Bakan Memişoğlu, teknoloji transfer yöntemiyle ülkeye kazandırdıkları yerli üretim Hepatit A aşısını sahada kullanıma sunduklarını hatırlattı.</p><p>Memişoğlu, üretmenin meşakkatli bir yolculuk olduğunu, Bakanlık olarak öncülük etmek, destek olmak için var olduklarını, oluşturdukları ekosistemle fikrin laboratuvarda doğmasından ürüne dönüşüp hastaya şifa olmasına kadar geçen tüm süreci, devletin güvencesiyle tek çatı altında yönettiklerini aktardı.</p><p>Devreye aldıkları "Üreten Sağlık Portalı" ile üniversitelerde ve şehir hastanelerinde kurdukları 25 Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla fikri olanı finansmanla, araştırmayı sanayiyle buluşturduklarını anımsatan Memişoğlu, "Sadece 2 yılda 5 bin 800'ün üzerinde yenilikçi proje başvurusu aldık. Araştırmacılarımızı ve sanayicilerimizi sürekli olarak teşvik ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızca onaylanan, TÜSEB destekli klinik araştırma projelerini geri ödeme sistemine dahil ettik. Son bir yılda kamu tıbbi cihaz alımlarında yüzde 24 olan yerli üretim oranımızı yüzde 31'in üzerine çıkardık." ifadelerini kullandı.</p><p>Sisteme dair yapısal adımlar da attıklarını kaydeden Memişoğlu, bu kapsamda Türkiye'ye özgü sağlık sistemleriyle uygun mali sürdürülebilirliği gözeten, kamu, üniversite ve özel sektör işbirliğini destekleyen, yenilikçi tedavilere erişimi güçlendiren modeller geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/5-290620269b30a039.jpg"/><p><b>"SAĞLIK SANAYİSİNİ TÜRKİYE'NİN LOKOMOTİF SEKTÖRLERİNDEN BİRİ HALİNE GETİRECEĞİZ"</b></p><p>Memişoğlu, tıbbi cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranının yaklaşık 20 puanlık artışla yüzde 43'e yükseldiğini bildirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Şu an uluslararası platformlarda adıyla, kalitesiyle ve teknolojisiyle öne çıkan bambaşka bir Türkiye var. Özellikle belirtmek isterim ki yerli üretim sağlık teknolojilerinde elde edilen başarılarda ve ülkemizin 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla tam bağımsız bir geleceğe yürümesinde en büyük pay fedakar sağlık çalışanlarımıza, azimle üreten bilim insanlarımıza ve sanayicilerimize aittir. Üreten Sağlık vizyonumuz doğrultusunda, alandaki çalışmalara ağırlık vermeyi sürdüreceğimizin bir kez daha altını çiziyorum. Hep birlikte üretip, birlikte güçlenip, inşallah çok daha büyük işler başaracağız. Sağlık sanayisini Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz."</p><p>Memişoğlu, "sağlıkta yeni bir fikrim var" diyen tüm araştırmacıları ve "üretim gücüm var" diyen tüm girişimcileri "uretensaglik.gov.tr" adresinde buluşmaya davet etti.</p><p>TÜSEB Başkanı Ümit Kervan ise sağlık hizmetlerinde dönüşümün yanı sıra üretim odaklı yeni bir süreci de başlattıklarını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/6-29062026cb17a525.jpg"/><p>Kervan, "Üreten Sağlık" portalına ilginin her geçen gün arttığını, portala kayıt için her ay yaklaşık bin yeni başvuru yapıldığını bildirdi.</p><p>Programa, Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Sırrı Kotanoğlu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı Fatin Dağçınar, sektör temsilcileri, kamu kurumları ve akademi temsilcileri katıldı.</p><p>Program kapsamında yerli üretici firmalar tarafından geliştirilen tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileri sergilendi. Bakan Memişoğlu, daha sonra stantları gezerek geliştirilen ürünler hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/bakan-memisoglu-saglik-sa-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-bu-hafta-resmen-kavrulacak-termometreler-42-dereceyi-asacak-281816</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye bu hafta resmen kavrulacak! Termometreler 42 dereceyi aşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'yı kavuran rekor sıcaklıklar Türkiye'nin de kapısını çaldı. Türkiye bu hafta resmen kavrulacak. Termometrelerin 42 dereceyi aşması bekleniyor. Peki, meteoroloji hangi iller için uyardı? 24 TV Meteoroloji Editörü Elde Biran Ayan detaylandırdı. İşte, meteorolojik uyarılarla günlük ve haftalık hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye bu hafta resmen kavrulacak! Termometreler 42 dereceyi aşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, günlük hava durumu tahminlerini paylaştı. "Bugün hava nasıl olacak? Bu hafta hava nasıl olacak? Sıcaklıklar kaç derece?" tüm bu soruların yanıtını merak edenler toplansın. İşte, 29 Haziran 2026 Pazartesi ve haftalık hava durumu bilgisi detayda karşınızda...</p><p><b>TÜRKİYE SICAKTAN KAVRULACAK</b></p><p>Avrupa'yı kavuran rekor sıcaklıklar Türkiye'nin de kapısını çaldı. Türkiye bu hafta resmen kavrulacak. Termometrelerin 40 dereceyi aşması bekleniyor. Peki, meteoroloji hangi iller için uyardı? 24 TV Meteoroloji Editörü Elde Biran Ayan detaylandırdı.</p><p><b>YENİ HAFTADA KAVURUCU SICAKLAR BEKLENİYOR</b></p><p>Yeni haftayla birlikte Türkiye genelinde hava sıcaklıkları artacak. Meteoroloji verilerine göre, bu hafta bazı bölgelerde termometreler 42 dereceyi gösterecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/havadurumubilgisi-2906202676537832.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b> İşte, meteorolojik uyarılarla birlikte hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları sizlerle...</b></p><p><b>29 Haziran 2026 Pazartesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: </b>Ülkemiz genelinde yağış beklenmiyor. Ülkemizin kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Kuzey kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p><p colspan="2"><b>KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: </b>Rüzgarın, Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN 29 HAZİRAN PAZARTESİ HAVA DURUMU TAHMİNLERİ</strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p><p><strong>BURSA °C, 35°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 35°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>İSTANBUL °C, 34°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>KIRKLARELİ °C, 34°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.</p><p><strong>A.KARAHİSAR °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>DENİZLİ °C, 37°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>İZMİR °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>MUĞLA °C, 36°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ADANA °C, 36°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ANTALYA °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>BURDUR °C, 33°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>HATAY °C, 31°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 32°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ÇANKIRI °C, 34°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 32°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>KONYA °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>BOLU °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>BARTIN °C, 33°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>KASTAMONU °C, 31°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 28°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>AMASYA °C, 32°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>RİZE °C, 28°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>SAMSUN °C, 30°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>TRABZON °C, 28°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ERZURUM °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>KARS °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>MALATYA °C, 33°C</strong></p><p>Az bulutlu</p><p><strong>VAN °C, 26°C</strong></p><p>Parçalı ve az bulutlu</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 37°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>GAZİANTEP °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>MARDİN °C, 35°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 38°C</strong></p><p>Az bulutlu ve açık</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Kuzey Ege'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu. Rüzgar: Batı Karadeniz'de kuzey ve kuzeybatıdan, akşam saatlerinden itibaren kuzeydoğudan; Doğu Karadeniz'de batı ve güneybatıdan, öğle saatlerinde kuzeydoğudan, akşam saatlerinden itibaren güneydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6, kuzeyi yer yer 7; Güney Ege'de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5, kuzeyi 6 kuvvetinde. Dalga: 1,5 ila 2,5 m, Kuzey Ege'nin kuzeyi yer yer 3,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Batı Akdeniz'de batı ve güneybatıdan, sabah saatlerinde kuzeybatıdan; Doğu Akdeniz'de batı ve güneybatıdan, sabah saatlerinde batısı kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m. Görüş: İyi.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Az bulutlu ve açık. Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, öğle ve akşam saatlerinde güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 0,25 ila 0,75 m. Görüş: İyi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/turkiye-bu-hafta-resmen-k-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/69-ilde-uyusturucu-saticilarina-operasyon-423-supheli-tutuklandi-281814</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[69 ilde uyuşturucu satıcılarına operasyon: 423 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[69 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 708 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 971 bin 218 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda yakalanan 1.005 şüpheliden 423'ü tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[69 ilde uyuşturucu satıcılarına operasyon: 423 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 69 ilde operasyonlar gerçekleştirildi.</p><p>Operasyonlara 1.505 ekip, 3 bin 815 personel, 23 hava aracı ve 49 narkotik dedektör köpeği katıldı.</p><p>Son 1 haftada düzenlenen operasyonlar sonucunda 708 kilo 269 gram uyuşturucu madde, 2 milyon 971 bin 219 adet uyuşturucu hap ve 47 kilo sentetik ecza hammaddesi ele geçirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video-2906202682070548.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>1.005 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 423'ü tutuklandı, 138'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.</p><p>Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/69-ilde-uyusturucu-satici-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-turk-sanayi-urunleri-dunyada-kalite-ve-itibarin-sembolu-281812</link>
      <pubDate>2026-06-29T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türk sanayi ürünleri dünyada kalite ve itibarın sembolü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hakkın, adaletin ve üretimin yanında durmaya devam edeceğiz. Türk sanayi ürünleri artık dünyada kalitenin ve itibarın sembolüdür." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Türk sanayi ürünleri dünyada kalite ve itibarın sembolü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) gerçekleştirilen "Ankara Ekonomi Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, Bakanlık çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p><p>Bakanlık olarak dış ticaretteki dengeyi korumanın ana görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Bolat, mayıs sonu itibarıyla son 12 aylık mal ve hizmet ihracatı gelirinin 396 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p><p>Bolat, ithalat da eklendiğinde geçen yıl 820 milyar dolarlık devasa bir ticaret hacmini yönettiklerine dikkati çekerek, bu süreci yönetirken bir yandan yerli ve milli üretimi küresel rekabete karşı koruduklarını diğer yandan ihracatçıları yeni pazarlara teşvik ettiklerini bildirdi.</p><p>Gümrük teşkilatının da ticaretin kurallara uygun yürümesini sağlayarak Türkiye'nin ekonomik sınırlarının bekçiliğini yaptığını ifade eden Bolat, "Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede geçen yıl 12,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Bu bölgeler istihdam ve döviz girdisi noktasında kritik rol oynuyorlar." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-29062026594faa84.jpg"/><p><b>BAŞKENTİN TİCARETTE YÜKSELİŞİ</b></p><p>Ankara'nın ekonomik performansındaki yükselişe işaret eden Bolat, kentin kişi başına düşen geliriyle Türkiye üçüncüsü olduğunu söyledi.</p><p>Bolat, Ankara'nın ihracat verilerinde de son dönemde önemli yükselişler yaşandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Ankara geçen yıl önemli ihracat başarılarına imza attı. Türkiye'nin toplam ihracatı yüzde 4,2 artarken Ankara'nın ihracat artış oranı yaklaşık yüzde 17,8 olarak gerçekleşti. Bu, Ankara'nın Türkiye ortalamasından 4 kat daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor."</p><p>Merkez iller bazındaki sıralamada da Ankara'nın 18,5 milyar dolarlık ihracatla Türkiye ikinciliğine yükseldiğine işaret eden Bolat, bu başarının arkasında yatan temel gücün yüksek teknoloji olduğunu dile getirdi.</p><p><b>ANKARA SAVUNMA SANAYİSİ, SAĞLIK VE EĞİTİMİN DE MERKEZİ</b></p><p>Bolat, Ankara'nın savunma sanayisinde bir dünya markası haline geldiğini belirterek, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi gurur kaynağı kurumlar ve onlara iş yapan binlerce alt yüklenici firmanın başkentte bir kümelenme modeli oluşturduğunu anlattı.</p><p>Savunma sanayisinin Türkiye'nin ihracatında önemli sektör olduğunu vurgulayan Bolat, ülkenin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracat payının yüzde 44'e yükselmesinde Ankara'daki teknoloji ordusunun payının büyük olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-290620262f2fe49f.jpg"/><p>Bolat, Ankara'nın sağlık turizminin ve eğitimin de merkezi olduğunu, Ankara Lojistik Üssü'nün Türkiye'nin bir numaralı lojistik merkezi olarak örnek gösterildiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"25 sene önce sadece bir memur şehri olarak lanse edilen Ankara'da bugün modern ve örnek sanayi bölgeleri, teknoloji merkezleri, teknoparklar var. Türkiye'nin sağlık turizminin kalbi Ankara. 2025 yılında Ankaralı esnaflarımıza 12 milyar 227 milyon liralık finansman sağladık. 2003'ten bu yana Ankaralı 277 bin esnafımız 51,5 milyar liralık destekten faydalandı. Ayrıca Ankara'daki firmalarımıza mal ihracatı için 2,2 milyar lira, hizmet ihracatı için ise 665 milyon lira devlet yardımı ödemesi gerçekleştirdik."</p><p>Bolat, iç ticarette istikrarı sağlamak amacıyla bugüne kadar 80'e yakın sektörel düzenleme yaptıkları bilgisini vererek, ikinci el otomobil ve emlak piyasasında hayata geçirilen düzenlemelerle piyasa bozucu faaliyetlerin önüne geçtiklerini, sosyal medya üzerinden yapılan yanıltıcı ilanlarla mücadeleyi de kararlılıkla sürdüreceklerini, yakında ticari reklam konusunda yönetmelik çıkaracaklarını kaydetti.</p><p><b>"TÜRK SANAYİ ÜRÜNLERİ DÜNYADA KALİTE VE İTİBARIN SEMBOLÜ"</b></p><p>Dünya ekonomisinin Kovid-19 salgını sonrası yüksek enflasyon ve jeopolitik gerilimlerle sarsıldığı bir dönemden geçtiğini hatırlatan Bolat, dünya genelinde gümrük duvarlarının yükseldiğini anlattı.</p><p>Bolat, yakın coğrafyada devam eden savaşlara rağmen Türkiye'nin istikrarını korumayı başardığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"2019'da ekonomik büyüklüğü 100 birim olan birçok G7 ülkesi bugün hala o seviyeye ulaşamazken Türkiye 2023 sonu itibarıyla 135 birime ulaşmıştır. Son 23 çeyrektir kesintisiz büyüyoruz. 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hakkın, adaletin ve üretimin yanında durmaya devam edeceğiz. Türk sanayi ürünleri artık dünyada kalitenin ve itibarın sembolüdür. Ankara da bu milli mücadelenin en güçlü motorlarından biridir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ticaret-bakani-bolat-turk-668_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-calisma-ekiplerinin-teknik-toplantilari-bu-hafta-icin-planlanmamisti-281810</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ve İranlı teknik heyetlerin toplantı tarihine ilişkin, “Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştır.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile İran teknik heyetlerinin toplantı tarihine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>İran ile Katar arasında, mutabakat zaptına ilişkin görüşmelerin devam ettiğini belirten Garibabadi, "Çalışma ekiplerinin teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştır." ifadelerini kullandı.</p><p>Garibabadi, teknik görüşmelerin yeri ve tarihi konusunda istişarelerin arabulucu ülkeler aracılığı ile devam ettiğini ve gerekli şartların oluşmasının ardından tarih ve yer konusunda bir sonuca varılacağını söyledi.        </p><p>ABD merkezli Axios haber sitesi, ismi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İran'ın birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için 30 Haziran'da Katar'da görüşme planladığını duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/iran-calisma-ekiplerinin--447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ankara-zirvesi-ab-yuksek-temsilcisi-kallas-her-zirve-icin-tarihi-denir-ancak-bu-kez-gercekten-oyle-281808</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara Zirvesi... AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler, son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek, son derece önemli" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara Zirvesi... AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Türkiye-AB ilişkileri, NATO Ankara Zirvesi ve Orta Doğu'daki gelişmeler konusunda Brüksel'de açıklamalarda bulundu.</p><p>AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner ile bugün ve yarın Türkiye'ye ziyaret düzenleyeceklerini belirten Kallas, "Türkiye, stratejik öneme sahip bir ortak. Göç gibi konularda olduğu kadar savunma ve bölgesel istikrar açısından da önemli bir ülke. Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri düşündüğümüzde Türkiye'nin burada da önemli bir rolü var." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Kallas, görüşmelerde bağlantısallık konularını da ele alacaklarını belirterek "Orta Doğu'nun ötesine, Kafkasya'ya baktığımızda da Türkiye'nin çok önemli bir rol oynadığını görüyoruz. Bu yüzden bu görüşmeleri yapmak ve birlikte neler yapabileceğimizi değerlendirmek önemli." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ANKARA ZİRVESİ, GERÇEKTEN TARİHİ BİR ZİRVE"</b></p><p>7-8 Temmuz'da NATO Ankara Zirvesi için de yeniden Türkiye'ye gideceğini belirten Kallas, "Elbette her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler, son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek, son derece önemli. Bu, yalnızca İttifak için değil hasımlarımıza da güçlü bir mesaj olacaktır." diye konuştu.</p><p>Kallas, Ankara Zirvesi'ndeki başlıca konuların arasında savunma sanayisi üretiminin nasıl artırılacağının, savunma ve caydırıcılık konusunda nasıl daha güvenilir olunacağının ve Ukrayna'ya daha fazla nasıl destek verilebileceğinin olacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-29062026a2d26fa5.jpg"/><p><b>"AVRUPA'NIN ORTAK BİR ORDUYA İHTİYACI YOK"</b></p><p>AB Yüksek Temsilcisi, "Avrupa'nın ortak bir orduya ihtiyacı var mı?" sorusuna ise "Hayır." diyerek cevap verdi.</p><p>Her üye devletin kendi ordusunun bulunduğunu ve bunların zaten NATO'nun genel savunma yapısının parçası olduğunu dile getiren Kallas, "Dolayısıyla her AB üyesinin ayrıca Avrupa liderliğine bağlı ikinci bir ordu kurması mümkün değil. Bu nedenle elimizdeki araçlarla çalışmalıyız. Savunma kabiliyetlerimizi güçlendirmemiz ve savunmaya daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor ancak bunu birlikte yapmamız da önemli çünkü tehditler bölgesel, dolayısıyla verilecek yanıt da bölgesel olmalı." ifadelerini kullandı.</p><p>Avrupa başkentlerinin savunma kapasitesini NATO'yla mükerrerlik riski yaşamadan nasıl geliştirebileceklerine ilişkin ise Kallas, amacın herhangi bir mükerrerlik yaratmamak olduğunu, bu nedenle NATO'yla sürekli yakın temas halinde bulunduklarını söyledi.</p><p><b>"NATO İÇİNDEKİ AVRUPA AYAĞINI GÜÇLENDİRMELİYİZ"</b></p><p>Kallas, "Bizim için önemli olan, NATO içindeki Avrupa ayağını güçlendirmek ve böylece NATO'yu daha güçlü hale getirmek. Bunun için mevcut kabiliyet eksikliklerini belirliyoruz. Ayrıca üye ülkeleri ortak tedarik projelerine yönlendiriyoruz çünkü bazı savunma kabiliyetleri tek bir ülkenin tek başına karşılayamayacağı kadar maliyetli. Savunma harcamalarının nasıl daha verimli kullanılabileceğini de değerlendiriyoruz." diye konuştu.</p><p>Avrupa'nın yeni kabiliyetler konusunda Ukrayna'dan da öğreneceği çok şeyin bulunduğunu ifade eden Kallas, "Bütün bunlar, Avrupa'yı NATO içinde daha güçlü hale getirmek için yaptığımız çalışmalar." dedi.</p><p><b>"TÜRKİYE, NATO İÇİNDE SON DERECE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP"</b></p><p>Türkiye'nin yeni oluşan Avrupa güvenlik mimarisi ve NATO içindeki rolü konusunda Kallas, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p><p>"Türkiye, AB'ye aday bir ülke. Elbette üyeliğin temelini oluşturan temel hak ve özgürlükler konusunda uzun süredir devam eden sorunlar var ancak NATO açısından bakıldığında Türkiye, İttifak'ın ikinci büyük ordusuna sahip ve çok güçlü bir savunma sanayisi bulunuyor. Bu nedenle NATO içinde son derece önemli bir konuma sahip. Avrupa güvenliğinin genel çerçevesine baktığımızda ve özellikle bölgesel istikrarı değerlendirdiğimizde, örneğin Kafkasya'daki istikrar açısından Türkiye ile diyalog yürütmemiz gerekiyor."</p><p>AB ile Türkiye'nin, Kıbrıs meselesini de ele almaları gerektiğini dile getiren Kallas, bu çerçevede Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in taraflar arasındaki arabuluculuk ve müzakere çabalarını desteklediklerini vurguladı.</p><p>Kallas, Kıbrıs meselesinde barışçıl çözüme ulaşılmasının birçok sorunun önünü açacağını düşündüğünün altını çizdi.</p><p><b>"İSRAİL'İN ATTIĞI ADIMLAR, AVRUPA'DA GENİŞ ÖLÇÜDE KINANIYOR"</b></p><p>İsrail'in Orta Doğu'daki uluslararası hukuk ihlalleri konusunda da Kallas, "Bu, Avrupa dışişleri bakanlarının katıldığı her Dış İlişkiler Konseyi toplantısında ele aldığımız zor bir konu. İsrail'in attığı adımlar, Avrupa'da geniş ölçüde kınanıyor. Özellikle şiddet yanlısı yerleşimcilerin eylemleri ve yerleşim faaliyetleri, iki devletli çözümü fiilen imkansız hale getiriyor." uyarısında bulundu.</p><p>Kallas, Avrupa'nın hem iki devletli çözümün hem de Filistinlilerin "en güçlü destekçisi" olduğunu belirtti.</p><p>İsrail'le yaptıkları görüşmelerde "zor başlıkları" sürekli gündeme getirdiklerini anlatan Kallas, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın kendisiyle ilişkileri kesme kararıyla ilgili, "Diyalog, bu meseleleri dile getirmenin ve sesimizi duyurmanın tek yolu." dedi.</p><p>Kallas, "Ama taraflardan biri sizinle diyalog kurmak istemezse bunu nasıl yapabilirsiniz?" sorusu üzerine, "Bu, gerçekten zor bir soru. Şu anda Bakan Saar, benimle görüşmeyeceğini söyledi ancak bence eleştiriyle karşı karşıya kaldığınızda verilecek doğru tepki bu değil." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ankara-zirvesi-ab-yuksek--867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abde-150-avroluk-gumruk-muafiyeti-1-temmuzda-kalkiyor-281807</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'de 150 avroluk gümrük muafiyeti 1 Temmuz'da kalkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) genelinde, AB dışı ülkelerden internet üzerinden sipariş edilen ve değeri 150 avroya kadar olan ürünlere yönelik uygulanan gümrük vergisi muafiyeti 1 Temmuz'da yürürlükten kalkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'de 150 avroluk gümrük muafiyeti 1 Temmuz'da kalkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Gümrük İdaresinden yapılan açıklamaya göre, 1 Temmuz'dan itibaren üçüncü ülkelerden AB'deki tüketicilere yönelik uzaktan satış yoluyla gönderilen ve değeri 150 avroyu geçmeyen gönderilerde, paket içindeki her bir farklı ürün kategorisi başına 3 avro tutarında sabit bir gümrük vergisi uygulanacak.</p><p>AB'nin bu adımla, gümrük muafiyeti nedeniyle birlik içindeki satıcılar aleyhine oluşan haksız rekabeti önlemeyi ve iç pazarı korumayı hedeflediği belirtildi. İstisnai durumlarda ise standart gümrük tarife oranları geçerli olmaya devam edecek.</p><p>Yeni düzenlemeyle kargo paketindeki her farklı ürün kategorisi başına 3 avro vergi alınacak. Örneğin, pakette sadece 4 çift çorap varsa tek kategori sayılacak ve 3 avro ödenecek. Ancak çorabın yanında oyuncak ve şarj kablosu da varsa, 3 farklı kategori oluştuğu için vergi 9 avroya çıkacak.</p><p>1 Temmuz'dan önce sipariş edilse bile bu tarihten sonra gümrüğe giren tüm ürünler yeni kurala tabi olacak. Mevcut yüzde 19 ve yüzde 7'lik ithalat KDV'si uygulaması ise aynen sürecek.</p><p>Tüketiciler için gümrük işlemlerinde bir prosedür değişikliği olmayacak. Taşıyıcı kargo firmaları gümrük vergisini önceden ödeyip teslimat anında alıcıdan tahsil etmeye devam edecek.</p><p>Ayrıca "Tek Durak İthalat Noktası" (IOSS) sistemine kayıtlı online satıcılar bu vergiyi doğrudan satış fiyatına da yansıtabilecek. Öte yandan yetkililer, bu sabit verginin kasım ayında yürürlüğe girecek "Kargo İşlem Ücreti" ile karıştırılmaması gerektiği uyarısında bulundu.</p><p>Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, 150 avroluk gümrük muafiyeti sınırının 1 Temmuz'da kaldırılmasının yerel istihdama doğrudan katkı sağlayacağına işaret etti.</p><p>Kararın iç piyasayı koruyacağını savunan Klingbeil, "Bu adım, perakende ticaretimizi, dolayısıyla Almanya'daki ekonomiyi ve istihdamı korumaktadır. Söz konusu muafiyet kapsamında genellikle sağlığa veya çevreye zararlı, kalitesiz ürünler ithal edilmekteydi." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/abde-150-avroluk-gumruk-m-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ikna-calismalari-sonucu-bu-yil-134-pkkli-terorist-teslim-oldu-281806</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İkna çalışmaları sonucu bu yıl 134 PKK'lı terörist teslim oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, bu yıl içerisinde 134 bölücü terör örgütü PKK mensubunun ikna çalışmaları sonucu teslim olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İkna çalışmaları sonucu bu yıl 134 PKK'lı terörist teslim oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ile Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucunda bu yıl içerisinde 2'si gri, 1'i sarı kategoride olmak üzere 134 terör örgütü PKK mensubunun ikna yoluyla güvenlik güçlerine teslim olduğu belirtildi.</p><p>Teslim olan terör örgütü mensuplarından 115'inin tutuklandığı, 14'ü hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı, 5'inin de adli işlemlerinin sürdüğü aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda terörle mücadelemizi, güvenlik operasyonlarımızın yanı sıra ikna çalışmaları ve etkin pişmanlık mekanizmasıyla çok yönlü şekilde sürdürüyoruz. Aziz milletimizin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan terör örgütlerine karşı mücadelemiz aynı azim ve kararlılıkla devam edecektir. Kahraman Jandarma ve Emniyet teşkilatlarımız ile emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ikna-calismalari-sonucu-b-155_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ogrenci-affi-tbmm-gundemine-gelecek-281805</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Öğrenci affı TBMM gündemine gelecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti milletvekilleri, 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişiği kesilen ön lisans, lisans ve doktora öğrencileri ile kayıt yaptırma hakkı kazanıp kayıt yaptırmayanların yeniden öğrenciliğe dönmelerine ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Öğrenci affı TBMM gündemine gelecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Yükseköğretim Kanunu'nda bazı değişiklikler öngören kanun teklifinin çalışmalarında sona geldi.</p><p>Teklifle, kamuoyunda "öğrenci affı" olarak bilinen, ilişiği kesilen üniversite öğrencilerine yönelik düzenlemelere gidilecek.</p><p>Ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim görenlerden 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişikleri kesilenler ile kayıt yaptırma hakkı elde edip kayıt yaptırmayanlar, teklifin yasalaşarak yürürlüğe girmesinden 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversiteye başvuruda bulunmaları şartıyla 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine başlayacak.</p><p>Terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde imalatı ve ticaretinden mahkum olanlar, sahte belge dolayısıyla kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı olanlar, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.</p><p>Teklifle, Yükseköğretim Kanunu'nda bazı düzenlemeler de yapılacak. Kanun teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ogrenci-affi-tbmm-gundemi-852_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-nato-tarihi-bir-donemecten-geciyor-281804</link>
      <pubDate>2026-06-29T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO tarihi bir dönemeçten geçiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "NATO tarihi bir dönemden geçiyor. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar anlamlarını yitirmiştir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, "Ankara Zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." diye konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO tarihi bir dönemeçten geçiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan İstanbul'da katılımcılarla bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesi temennisini dile getiren Erdoğan, zirveye katkı sunacak herkese teşekkür etti.</p><p>Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Erdoğan, "Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/3-290620264d5764ee.jpg"/><p>Erdoğan, "Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken, yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirdiğinin altını çizen Erdoğan, "Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere, yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, mevcut jeopolitik denklemin NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayarak, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." görüşünü paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-29062026bb107439.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-29062026cf43cb75.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/nato-parlamenter-zirvesi--853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sadece-birkac-dakika-yurumek-bile-ruh-halinizi-degistirebilir-281800</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sadece birkaç dakika yürümek bile ruh halinizi değiştirebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yürüyüş alışkanlığının ruh haline ve yorgunluğa etkisi, 19 bin yetişkinin katıldığı geniş çaplı bir araştırmada incelendi. Araştırma, kısa yürüyüşlerin özellikle ofis çalışanları için önemli faydalar sunduğunu ve herkes için kolayca uygulanabileceğini gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sadece birkaç dakika yürümek bile ruh halinizi değiştirebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>19 bin yetişkinin katılımıyla gerçekleştirilen yeni bir araştırma, kısa süreli yürüyüşlerin ruh halini iyileştirdiğini ve yorgunluğu belirgin şekilde azalttığını ortaya koydu. Katılımcılar, 14 gün boyunca 30, 60 veya 120 dakikalık aralıklarla beş dakikalık yürüyüşler yaptı. Sonuçlar, özellikle bir saatlik aralıklarla yapılan kısa yürüyüşlerin, ruh hali üzerinde olumlu bir etki yarattığını ve yorgunluk hissini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Araştırmada, yürüyüşün hemen ardından bu olumlu sonuçların hissedildiği vurgulandı. Ayrıca, katılımcıların iş verimliliğinde veya katılımlarında herhangi bir düşüş yaşanmadığı, aksine küçük olumlu değişiklikler gözlemlendiği belirtildi.</p><h3>Araştırmacılar: 'Kısa yürüyüşler herkes için erişilebilir'</h3><p>Çalışmayı yürüten araştırmacılar, beş dakikalık yürüyüşlerin özel bir ekipman gerektirmemesi ve neredeyse herkes tarafından kolayca uygulanabilmesi nedeniyle halk sağlığı açısından önemli bir fırsat sunduğunu açıkladı. Yarım saatlik aralıklarla yapılan yürüyüşler en büyük etkiyi sağlasa da, bu şekilde düzenli yürüyüş yapmanın sürdürülebilirliği daha düşük bulundu. İki saatlik aralıklar ise daha kolay uygulanabilir olsa da, etkisi daha az hissedildi. Araştırma, ofis ortamında kısa yürüyüş molalarının yaygınlaşmasının fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde olumlu bir temel oluşturabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Yürüyüş alışkanlığı ofis çalışanlarında olumlu değişiklikler yarattı</h3><p>Araştırmanın verileri, katılımcıların kendi bildirimlerine dayanıyor. Bu durum, elde edilen sonuçlar için bir sınırlama olarak değerlendirilse de, kısa yürüyüşlerin hemen ardından hissedilen olumlu etkiler, alışkanlığın pekiştirilmesinde önemli rol oynuyor. Uzmanlar, yürüyüş alışkanlığının iş verimliliği ve katılımı olumsuz etkilemediğini, aksine küçük de olsa olumlu değişiklikler sağladığını vurguluyor. Bu bulgular, ofis çalışanlarına yönelik fiziksel aktivite önerilerinin daha pratik ve erişilebilir olmasına katkı sunuyor. Araştırmacılar, yürüyüş alışkanlığının yaygınlaştırılması için topluma çağrıda bulunuyor.</p><p>Sonuç olarak, beş dakikalık kısa yürüyüşlerin hem ruh halini iyileştirdiği hem de yorgunluğu azalttığı bilimsel olarak ortaya kondu. Uzmanlar, bu kolay uygulanabilir alışkanlığın, özellikle ofis çalışanları için günlük rutine eklenmesinin sağlık açısından önemli faydalar sunduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/sadece-birkac-dakika-yuru-978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kil-ile-meyve-tazeliginde-cigir-acan-bulus-281799</link>
      <pubDate>2026-06-29T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kil ile meyve tazeliğinde çığır açan buluş]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kopenhag Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, sıradan bir kil olan montmorillonitin meyve ve sebzelerin tazeliğini korumasında büyük rol oynayabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, geliştirdikleri yeni yöntemle etilen gazının zararlı etkilerini azaltmayı başardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kil ile meyve tazeliğinde çığır açan buluş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi'nde görev yapan bir grup bilim insanı, meyve ve sebzelerin tazeliğini korumak için sıradan bir kil olan montmorilloniti kullanarak önemli bir buluşa imza attı. Araştırma ekibi, modifiye ettikleri kil sayesinde, meyve ve sebzelerin olgunlaşma sürecinde ortaya çıkan ve bozulmayı hızlandıran etilen gazını etkili şekilde emebilen bir malzeme geliştirdi. Çalışma, özellikle her yıl dünya genelinde gıda maddelerinin üçte birinin kaybolması veya atılması gibi büyük bir sorunun çözümüne katkı sunmayı hedefliyor. Bilim insanları, bu yöntemin hem ucuz hem de toksik olmayan yapısı sayesinde gıda sektöründe yaygın biçimde kullanılabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Kopenhag Üniversitesi bilim insanları montmorillonit ile etileni kontrol altına aldı</h3><p>Araştırmacılar, montmorillonit kili üzerinde gerçekleştirdikleri yumuşak kimyasal işlemlerle malzemenin mikroporozitesini artırdı ve etilen gazını tutma kapasitesini yükseltti. Ekip, gazın kil ile nasıl bağlandığını anlamak için nötron ve X-ışını spektroskopisi gibi ileri analiz tekniklerine başvurdu. Bu analizler sayesinde, kilin bileşimi daha da optimize edildi ve meyve ile sebzelerin raf ömrünü uzatmada yüksek verimlilik sağlandı. Araştırma, etilenin kontrol altına alınmasının, meyve ve sebzelerin tam lezzetine ulaşana kadar daha uzun süre taze kalmasına olanak tanıyacağını gösteriyor.</p><h3>Kil bazlı paketler gıda sektöründe yeni dönemi başlatıyor</h3><p>Geliştirilen montmorillonit bazlı toz paketlerinin, taşıma konteynerlerine yerleştirilmesi öneriliyor. Tıpkı ayakkabı kutularındaki silika jel gibi çalışan bu paketler, meyve ve sebzelerin taşınması sırasında etilen gazını emerek bozulmayı geciktiriyor. Böylece, ürünler hasat edildikten sonra tam olgunluğa ulaşana kadar tazeliğini koruyabiliyor ve gıda israfı önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca, montmorillonitin ucuz, yaygın ve toksik olmayan bir malzeme olması, bu yöntemi hem ekonomik hem de güvenli kılıyor. Araştırmacılar, şimdi bu yeniliği gerçek ambalaj sistemlerinde test ederek gıda sektörüne entegre etmeyi planlıyor.</p><p>Sonuç olarak, Kopenhag Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, gıda kaybının azaltılması ve meyve-sebze tazeliğinin korunması açısından umut verici bir adım olarak öne çıkıyor. Montmorillonit kiliyle geliştirilen yeni teknoloji, hem ekonomik hem de çevreci bir çözüm sunarak gelecekte gıda sektöründe önemli değişimlere öncülük edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/kil-ile-meyve-tazeliginde-938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-hidroelektrikte-avrupanin-ikinci-buyuk-gucu-oldu-281798</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye hidroelektrikte Avrupa'nın ikinci büyük gücü oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, geçen yıl hidroelektrikte toplam kurulu gücünü yaklaşık 32 bin 294 megavatlık seviyesine taşıyarak Avrupa kıtasında ikinci sırada yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye hidroelektrikte Avrupa'nın ikinci büyük gücü oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Avrupa kıtasında Norveç'in hemen ardından en büyük ikinci hidroelektrik kurulu güç kapasitesiyle, Fransa, İspanya ve İtalya gibi gelişmiş ekonomileri geride bırakarak yaklaşık 32 bin 294 megavatlık kapasiteyle dünyada ve Avrupa'da üst sıralardaki yerini sağlamlaştırdı.</p><p>Uluslararası Hidroelektrik Derneği (IHA) tarafından yayımlanan "2026 Dünya Hidroelektrik Görünümü" raporundan derlenen verilere göre, Türkiye, dünya genelindeki sıralamada ise Çin, Brezilya, ABD, Kanada, Hindistan, Rusya, Japonya ve Norveç'in ardından dünyanın en büyük 9'uncu hidroelektrik kapasitesine sahip ülkesi olarak kayıtlara geçti.</p><p>Rapora göre, geçen yıl dünya genelinde hidroelektrik kurulu gücü 1469 gigavata ulaşırken bunun 1269 gigavatını konvansiyonel hidroelektrik santraller, 201 gigavatını ise pompaj depolamalı hidroelektrik tesisleri oluşturdu. Geçen yıl toplam 28 gigavat yeni hidroelektrik kapasitesi devreye alınırken pompaj depolamalı santraller tarihindeki en yüksek yıllık kapasite artışını kaydetti.</p><p>Küresel hidroelektrik üretimi ise geçen yıl 4 bin 495 teravatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu miktar, dünya genelindeki rüzgar ve güneş enerjisi üretiminin toplamına yakın seviyeye ulaşarak hidroelektriğin halen dünyanın en büyük yenilenebilir elektrik kaynağı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p><p><b>POMPAJ DEPOLAMALI HİDROELEKTRİK YATIRIMLARINI HIZLANDIRMASI GEREKİYOR</b></p><p>Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye'nin özellikle pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımlarını hızlandırması gerektiğini ifade etti.</p><p>Güven, artan elektrik talebi, enerji güvenliği endişeleri ve güneş ile rüzgar enerjisi kurulu gücündeki hızlı artışın hidroelektrik yatırımlarını yeniden ön plana çıkardığını söyledi.</p><p>Küresel ölçekte geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyüne dikkati çeken Güven, "Dünya genelinde geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyü 1127 gigavata ulaştı. Bunun 621 gigavatını pompaj depolamalı hidroelektrik projeleri, 506 givagavatını ise konvansiyonel hidroelektrik projeleri oluşturuyor. Toplam proje portföyünün 390 gigavattan fazlası halihazırda inşaat aşamasında bulunuyor." dedi.</p><p>Güven, enerji sistemlerinin yalnızca elektrik üretimine değil, aynı zamanda esneklik, dengeleme, rezerv kapasite ve şebeke güvenliğini sağlayacak teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirterek, hidroelektrik santrallerinin bu hizmetleri aynı anda sunabilen nadir üretim kaynakları arasında yer aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye açısından ise güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarındaki artışın rezervuarlı hidroelektrik santralleri ile pompaj depolamalı tesislerin önemini daha da artırdığına işaret eden Güven, "Dünya hidroelektrik sektöründe başlayan yeni yatırım dalgası, Türkiye için de enerji dönüşümünü destekleyecek önemli fırsatlar sunuyor." ifadesini kullandı.</p><p>Güven, Türkiye'de enerji depolama yatırımlarının uzun süreli depolama sağlayan pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye için yapılacak yatırım modelinde depolama tesisleri ile beraber sistemi destekleyecek ve uzun süreli depolama sağlayacak pompaj depolamalı santrallerin yatırım kararlarının en kısa sürede verilmesinin enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve depolama kapasitesinin yenilenebilir kaynaklar kanalıyla hayata geçirilmesi için çok önemli olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/turkiye-hidroelektrikte-a-823_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/5g-elektronik-haberlesme-yatirimlarini-rekor-seviyeye-tasidi-281797</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5G elektronik haberleşme yatırımlarını rekor seviyeye taşıdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G ihalesinde oluşan bedeller de dahil edildiğinde, elektronik haberleşme sektöründeki şirketlerin toplam yatırım tutarının yılın ilk çeyreğinde 263 milyar liraya ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5G elektronik haberleşme yatırımlarını rekor seviyeye taşıdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan yılın ilk çeyreğine ilişkin Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'nu değerlendirdi.</p><p>Ocak-mart döneminde elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısının 416'ya, bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısının ise 782'ye ulaştığını belirten Uraloğlu, 16 Ekim 2025'te gerçekleştirilen 5G hizmetine ilişkin yetkilendirme ihalesinin ardından 1 Nisan'da ülke genelinde hizmete sunulan 5G abone sayısının 43 milyonun üzerine çıktığını ifade etti.</p><p>Uraloğlu, hızlı yaygınlaşmayı destekleyen yatırımların da hız kesmeden devam ettiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"5G'nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve artan veri kapasitesi ihtiyaçları doğrultusunda işletmeciler, hem mobil şebekelerini hem de fiber altyapılarını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını artırdı. 5G ihalesinde oluşan bedelleri yatırım hesaplamalarına dahil ettiğimizde, yüksek kapasiteli mobil iletişim yatırımları başta olmak üzere elektronik haberleşme sektöründeki şirketlerin toplam yatırım tutarı 2026 yılının ilk çeyreğinde 263 milyar liraya ulaştı. Böylece söz konusu yatırım miktarı, 2025 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 1300 artış gösterdi."</p><p><b>TÜRKİYE, MOBİLDE EN UZUN SÜRE GÖRÜŞME YAPAN ÜLKE</b></p><p>Bu yılın birinci çeyreğinde sabit telefon abone sayısının 8,3 milyon, gerçek kişi mobil abone sayısının yaklaşık 86 milyon, makineden makineye iletişim (M2M) abone sayısının ise 12,3 milyon olduğunu aktaran Uraloğlu, "2026 yılının ilk çeyreğinde mobil şebekelerdeki toplam trafik miktarı yaklaşık 71,8 milyar dakika, sabit şebekelerdeki trafik miktarı ise 1,3 milyar dakika olarak gerçekleşti. Böylece mobil ve sabit hatlarda toplam 73,1 milyar dakikayı aşan görüşme gerçekleştirildi." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, toplam mobil abonelerin yaklaşık yüzde 78'inin bireysel, yüzde 22'sinin ise kurumsal abonelerden oluştuğuna işaret ederek, bu yılın birinci çeyreğinde 439 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresiyle Türkiye'nin önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığının altını çizdi.</p><p><b>ÜÇ AYDA 3,5 MİLYON ABONE NUMARASINI TAŞIDI</b></p><p>Söz konusu dönemde yaklaşık 3,5 milyon mobil abonenin numarasını taşıdığı bilgisini veren Uraloğlu, 31 Mart'a kadar taşınan mobil numara sayısının toplam yaklaşık 211,3 milyon olduğunu bildirdi.</p><p>Uraloğlu, bu yılın birinci çeyreği itibarıyla geniş bant internet abone sayısının 21,2 milyonunun sabit, 78,3 milyonunun mobil abone olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"Toplam 99,5 milyon geniş bant internet abone sayısına ulaştık. İnternet abone sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 artarken en yüksek artış yüzde 29,2'lik oranla 'Eve Kadar Fiber' abone sayısında gerçekleşti. Fiber altyapı açısından ise 2025 yılının ilk çeyreğinde 618 bin kilometre olan fiber uzunluğu 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 12,8'lik artışla 697 bin kilometreye ulaştı. Böylece fiber ağımız, dünyanın çevresini 17 kez dolaşacak uzunluğa erişti."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/5g-elektronik-haberlesme--386_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-en-samimi-arzusu-turk-dunyasinin-kulturumuze-sahip-cikmasidir-281796</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının kültürümüze sahip çıkmasıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının kültürümüze sahip çıkmasıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümü vesilesiyle Bakü'de düzenlenen Türk Dünyası Haftası'nın açılışına mesaj gönderdi. Erdoğan'ın mesajını Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı okudu.</p><p>Mesajında etkinliğin başarılı geçmesini ve Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir asır önce Türk dünyasının farklı bölgelerinden münevverlerin Bakü'de ortak bir tarih ve medeniyet bilincini müspet ilimler temelinde güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.</p><p>Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı'na katılan aydınların yaptıkları istişareler ve aldıkları kararla, bugüne ışık tutan akademik çalışmalarla dirayetli bir irade ve vizyon ortaya koyduklarına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Bakü Kurultayı'nın bizlere miras bıraktığı bu ülküyü gönül coğrafyamızın her köşesinde yaşatmak, güçlendirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Nitekim Türk dünyasındaki kurumsal işbirliğimizin tezahürleri olan Türk işbirliği teşkilatları bünyesindeki faaliyetlerimizi büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' şiarından da ilham alarak her geçen gün derinleştiriyor ve çeşitlendiriyoruz."</p><p>Tüm bu süreçte Bakü Kurultayı'nın ortaya koyduğu vizyonu, yollarını aydınlatan bir fener olarak görmeye devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir. Bu bağlamda önümüzdeki sonbaharda düzenleyeceğimiz ve dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacağımız Türk Devletleri Teşkilatı Ankara Zirvesi'ni, Türk dünyasını bütünleştirme hedefimize yön verecek bir dönem noktası haline getirmek için var gücümüzle çalışmaktayız." ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı gibi bu etkinliğin de Bakü'de yapılmasının tesadüf olmadığının altını çizerek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Türk dünyasının birlik ve dayanışmasının en güçlü savunucularından biri olan Azerbaycan bugün de Türk devletlerinin ortak hedeflerine katkı sunmaya devam etmektedir. Bu düşüncelerle bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen can Azerbaycan'ın tüm kurum ve kuruluşlarını tebrik ediyorum. Kongre vesilesiyle Birinci Türkoloji Kurultayı'na katılan ecdadımızı rahmetle anıyor, Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin diyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cumhurbaskani-erdogan-tur-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/5-soru-5-cevap-tasinmaz-ticaretinde-guvenli-odeme-sistemi-281795</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5 soru 5 cevap: Taşınmaz ticaretinde "Güvenli Ödeme Sistemi"]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı tarafından taşınmaz satışına yönelik geliştirilen Güvenli Ödeme Sistemi, satış bedelinin güvenli ve eş zamanlı el değiştirmesini sağlayarak alım-satım süreçlerinde dolandırıcılık risklerini azaltacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5 soru 5 cevap: Taşınmaz ticaretinde "Güvenli Ödeme Sistemi"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığınca taşınmaz ticaretini daha güvenli hale getirmek amacıyla geliştirilen söz konusu sistem, alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık, hırsızlık ve sahtecilik riskine maruz kalmamasını, kayıt dışılığın azaltılmasını ve para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesini hedefliyor.</p><p>Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklik kapsamında sistemin 1 Temmuz'da zorunlu olarak devreye alınması öngörülüyordu.</p><p>Ticaret Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve diğer paydaşlarla işbirliği içinde tüm teknik süreçlerin ve entegrasyon çalışmalarının tamamlanabilmesi için sistemin uygulamaya girme tarihini 1 Ekim'e erteledi.</p><p>Taşınmaz ticaretinde şeffaflığı güçlendirmek için uzun süredir üzerinde çalışılan sisteme ilişkin merak edilen 5 soru ve cevapları şöyle:</p><p><b>1- Güvenli Ödeme Sistemi nedir?</b></p><p>Taşınmaz satışlarında, satış bedelinin güvenli ve eş zamanlı şekilde el değiştirmesini sağlamak amacıyla oluşturulan bir ödeme altyapısıdır. Sistem sayesinde, alıcının ödediği para, taşınmazın tapuda devri tamamlanmadan satıcının hesabına geçemeyecek. Böylelikle taşınmaz mülkiyeti ile satış bedeli eş zamanlı el değiştirecek.</p><p><b>2- Sistem hangi soruna çözüm getiriyor?</b></p><p>Türkiye'de taşınmaz satışlarında bedel, satıcıya çoğunlukla elden ödeniyor. Bu durum da alıcı ve satıcı taraflar açısından bazen ödememe ihtilaflarına yol açabildiği gibi işlemlerde güvensizlik oluşturabiliyor. Ayrıca tarafların yüksek meblağda nakit taşımasına neden olduğu için paranın çalınması gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Sistem, bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla oluşturuldu.</p><p><b>3- Sistem nasıl çalışacak?</b></p><p>Belirlenmiş bankalarda hesap açılarak satış bedeli buralarda bloke edilecek. Vatandaşlar, kendilerine verilen referans numarasıyla e-Devlet üzerinden başvuru yaparak tapu dairesinde işlemlerini başlatacak. İşlemler tamamlandıktan sonra tapu dairesinin onayıyla ödeme satıcının hesabına aktarılacak. Satışta olumsuz bir durum yaşanırsa para güvenli şekilde ödeme hesabında kalacak ve işlem gerçekleşmezse ilgili tarafa iade edilecek. Sistem üzerinden yapılan her işlemde kullanım bedeli alınacak. Kullanım bedeli, satıcıya aktarılan taşınmaz satış bedelinden mahsup edilecek.</p><p><b>4- Sistemin kullanımı zorunlu mu olacak, kimleri kapsayacak?</b></p><p>Ticaret Bakanlığına verilen yetki kapsamında, Güvenli Ödeme Sistemi'nin devreye alınması 3 ay ertelendi ve uygulamanın 1 Ekim'den itibaren zorunlu hale gelmesine karar verildi.</p><p>Sistem taşınmazın mülkiyetini devreden gayrimenkul sahibi (satıcı) ile bu taşınmazı satın alan alıcıyı kapsayacak. Uygulama yalnızca gerçek kişilere değil, tüzel kişiler (şirketler ve benzeri) tarafından yapılan taşınmaz alım-satım işlemlerini de içerecek.</p><p><b>5- Emlakçılar sürece dahil mi?</b></p><p>Güvenli ödeme süreci bankalar ve tapu işlemleri üzerinden yürütülecek. Emlakçılar ise bu süreçte aracı ve yönlendirici konumunda yer alacak. Bu kapsamda emlakçılar, alıcı ve satıcıyı bir araya getirecek, referans numarası ve sistem kullanımı konusunda yardımcı olabilecek, tarafları tapu ve ödeme adımlarına hazırlayabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/5-soru-5-cevap-tasinmaz-t-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/izmir-narliderede-icradan-satilik-daire-281794-281794</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir Narlıdere'de 3+1 daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/9 VESAYET SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2150739/emlak-konut-izmir-narliderede-3-1-daire-mahkemeden-satiliktir-coklu-satis-">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/izmir-narliderede-icradan-886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kocaeli-gebzede-icradan-satilik-tasinmaz-281793-281793</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli Gebze'de 4.511,00 metrekare taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 8.500.000  TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/7362 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 20/08/2026 - 14:15</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 27/08/2026 - 14:15</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 17/09/2026 - 14:15</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 24/09/2026 - 14:15</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2150998/emlak-konut-kocaeli-gebzede-4-511-00-m2-tasinmaz-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/kocaeli-gebzede-icradan-s-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/antalya-muratpasada-icradan-satilik-daire-281792-281792</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Muratpaşa'da 2+1 daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 3.250.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/2 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 04/08/2026 - 10:40 Bitiş Tarih ve Saati : 11/08/2026 - 10:40</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 01/09/2026 - 10:40 Bitiş Tarih ve Saati: 08/09/2026 - 10:40</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2145504/emlak-konut-antalya-muratpasada-2-1-daire-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/antalya-muratpasada-icrad-591_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/bakan-tekin-siniflarin-ritmini-okullarin-nabzini-ve-sahanin-gercek-ihtiyaclarini-en-iyi-og-281791</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Sınıfların ritmini, okulların nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi öğretmenler biliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sınıfların ritmini, okulların nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi öğretmenlerin bildiğini belirterek, "Sizlerden gelen değerlendirmeleri eğitim politikalarımızın merkezinde tutmayı sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Tekin: Sınıfların ritmini, okulların nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi öğretmenler biliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı haziran dönemi mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmen ve okul yöneticilerine video mesajla hitap etti.</p><p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlere çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, eğitim öğretim yılının tamamlandığını, ortaya konulan emekleri değerlendirdiklerini belirtti.</p><p>Eğitimin etkilerinin zamana yayılan uzun soluklu bir yolculuk olduğunu aktaran Tekin, öğretmenlerin sınıflarda attıkları her adımın, çocukların yüreğine dokunan her sözlerinin yıllar boyunca onların hayatında karşılığını bulmaya devam edeceğini vurguladı.</p><p>Bakan Tekin, bu doğrultuda mesleki çalışma dönemlerini, bir yılın muhasebesini yapmak, tecrübeleri değerlendirmek ve yeni eğitim öğretim yılına daha güçlü hazırlanmak bakımından son derece kıymetli gördüğünü dile getirerek, iki günlük mesleki çalışma döneminin verimli geçmesini temenni etti.</p><p>Haziran dönemi mesleki çalışmalarının, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden çevrim içi gerçekleştirildiğini hatırlatan Tekin, şunları kaydetti:</p><p>"Mesleki çalışma programımız kapsamında sizlerle 'Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile' ile 'Dijital Çağ ve Aile' başlıklarını birlikte ele alacağız. Bu iki başlığın özenle seçildiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi bugün çocuklarımız, dijital dünyanın sunduğu imkanlarla birlikte yeni risk alanlarıyla da karşı karşıya bulunuyor. Dijital bağımlılık, yalnızlaşma, akran ilişkilerinde yaşanan değişimler ve aile içi iletişimde ortaya çıkan yeni sorunlar eğitim süreçlerini doğrudan etkileyen önemli meseleler arasında yer alıyor."</p><p><b>"SİZLERİN DEĞERLENDİRMELERİNİN, YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLAYACAĞINA İNANIYORUM"</b></p><p>Tekin, çocukların sağlıklı bir şahsiyet geliştirebilmeleri için aileyi eğitimin asli paydaşı olarak gördüklerini bildirdi.</p><p>Çocuğun iç dünyasının ailede şekillendiğini vurgulayan Tekin, okulda verilen eğitimin kalıcı ve nitelikli sonuçlar üretebilmesinin büyük ölçüde aileyle kurulan sağlıklı işbirliğine bağlı olduğunun altını çizdi.</p><p>Yusuf Tekin, bu anlayış doğrultusunda bu eğitim öğretim yılında, öğretmen-veli arasındaki iletişimi daha güvenli, doğrudan ve etkili hale getirmek amacıyla yerli ve milli iletişim uygulaması "Öğretmen Bilgi Servisi" ile Okul Veli Asistanı'nı (OVA)" hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bu uygulamalarla hem sizlerin kurumsal iletişim süreçlerini güçlendirmeyi hem de velilerimizin çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine daha etkin ve bilinçli katılımını sağlamayı amaçlıyoruz. Tam da bu sebeple mesleki çalışma dönemimizde bağımlılık, dijitalleşme ve aile ilişkilerini birlikte değerlendirmeyi son derece kıymetli buluyoruz. Sizlerin yapacağı değerlendirmelerin yeni eğitim öğretim yılına önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Göreve geldikleri ilk günden itibaren attıkları adımlarla öğretmenleri merkeze almaya özel önem verdiklerini, eğitimde kalıcı başarıya giden yolun, güçlü öğretmenlerden geçtiğini aktaran Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Öğretmenlik, insan yetiştirme mesuliyetini üstlenen, bir çocuğun geleceğini kendi geleceğiyle birlikte düşünebilenlerin mesleğidir. Aynı zamanda öğrencinin dünyayı anlamlandırma biçimine refakat etmeyi de içerir. Böylesine ağır ve kurucu bir vazifenin hakkıyla yerine getirilebilmesi için öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerini, çalışma huzurlarını ve mesleki itibarlarını desteklemeyi temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Öğretmen yetiştirme meselesi, maarif tarihimizin en köklü başlıklarından birisidir. Medreselerden Darülmuallim'ine, öğretmen okullarından günümüze uzanan güçlü bir birikime sahibiz. Günümüzün değişen şartları ve öğretmenlik mesleğinin giderek çeşitlenen sorumlulukları, bu birikimi günün ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirmeyi gerekli kılmıştır.</p><p>Bu anlayışla öğretmen yetiştirme süreçlerini de yeniden ele aldık ve Milli Eğitim Akademimizi hayata geçirdik. Ardından Akademi Giriş Sınavı'nı (AGS) ilk kez uygulayarak burada eğitim alacak öğretmen adaylarımızı belirledik. Bugün ise Akademi çatısı altında eğitim gören ilk öğretmen grubumuz, mesleğe hazırlık süreçlerine devam ediyor. Milli Eğitim Akademisi ile mesleğe hazırlık ve meslek içi gelişim süreçlerini birbirlerini tamamlayan bütüncül bir yapı içerisinde kurguladık. Öğretmen adaylarımızın alan bilgilerini, pedagojik yeterliklerini, meslek ahlakını ve uygulama becerilerini daha sağlam bir zeminde geliştirmelerini amaçladık. Ayrıca eğitim kurumu yöneticilerimizin liderlik, yönetim ve iletişim yetkinliklerini geliştirmek amacıyla ilk kez Eğitim Kurumları Yöneticisi Yeterliklerini hazırladık. Bu çerçevede Milli Eğitim Akademimiz bünyesinde yönetici yetiştirme programlarını da hayata geçirdik. Bu kapsamda 81 ilimizde 18 bin 874 okul yöneticimize yüz yüze eğitimler verdik."</p><p><b>"MESLEKİ GELİŞİMİNİZİ ÇAĞIN ŞARTLARINA UYGUN BİÇİMDE DESTEKLEMEK ASLİ GÖREVİMİZ"</b></p><p>Bakan Tekin, eğitim öğretim yılı boyunca sürpriz okul ziyaretlerinin ve Öğretmenler Odası Buluşmaları'nın sürdüğünü, bu ziyaretler dolayısıyla öğretmenlerle bir araya gelerek eğitim süreçlerine ilişkin onların tecrübe ve önerilerini dinleme imkanı bulduklarını bildirdi.</p><p>Eğitime dair meselelerin en sahici karşılığının, okul hayatının gündelik akışı içerisinde ortaya çıktığına inandığını belirten Tekin, "Sınıflarımızın ritmini, okullarımızın nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi sizler biliyorsunuz. Bu nedenle sizlerle istişare etmeyi, ortak akıldan beslenmeyi ve sizlerden gelen değerlendirmeleri eğitim politikalarımızın merkezinde tutmayı önümüzdeki dönemde de inşallah sürdüreceğiz." dedi.</p><p>Tekin, yaşadıkları çağda bilgiye erişim biçimlerinin, öğrenme ortamlarının ve çocukların ihtiyaçlarının büyük hızla değiştiğine işaret ederek, "Böylesi bir dönemde mesleki gelişim, öğretmenlik yolculuğunun tabii ve ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu çerçevede mesleki gelişiminizi çağın şartlarına uygun biçimde desteklemeyi asli görevimiz olarak görüyoruz." ifadesine yer verdi.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin eğitim öğretim çalışmalarının ana istikametini belirlediğini vurgulayan Tekin, şunları paylaştı:</p><p>"Bu modeli, insan yetiştirme anlayışımıza dair bütüncül bir maarif tasavvuru olarak görüyoruz. Modelimizin merkezinde yer alan 'yetkin ve erdemli insan' anlayışı doğrultusunda, çocuklarımızın akademik gelişimlerini desteklemenin yanı sıra onları ahlaklı, sorumluluk sahibi, merhametli, üretken, sorgulayan ve vatanını seven şahsiyetler olarak yetiştirmeyi esas alıyoruz. Bu doğrultuda yürüttüğümüz her çalışmada bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle, değeri de eylemle buluşturuyoruz. Sizlerin rehberliğinde çocuklarımızın; bildiğini hayata taşıyan, üreten, düşünen ve karşılaştığı meseleler karşısında inisiyatif alabilen bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Bu eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin kademeli uygulamasını sürdürdük. İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinde uygulama alanını genişletirken sizlerden gelen değerlendirmeleri de büyük bir dikkatle takip ettik. Aynı doğrultuda ölçme ve değerlendirme anlayışımızı da gözden geçirdik. Sizlerin sınıflarınızda yürüttüğünüz ölçme ve değerlendirme süreçlerini desteklemek amacıyla 'Soru Yazım Kılavuzu' hazırladık. Yanında öğrencilerimizin muhakeme, analiz, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerini daha etkin biçimde değerlendirecek yayınlarla besleyeceğiz."</p><p><b>"MAARİFİN KALBİNDE" ETKİNLİKLERİ</b></p><p>Bakan Tekin, bu eğitim öğretim yılında öğrencilerin milli ve manevi değerlerle buluşmasını sağlayan birçok etkinliğin gerçekleştirildiğini belirtti.</p><p>"Maarifin Kalbinde" etkinliklerinin de söz konusu modelin sahadaki önemli yansımalarından biri olduğunu kaydeden Tekin, bu kapsamda "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin çocukların paylaşma, yardımlaşma, dayanışma ve merhamet gibi değerleri yaşayarak öğrenmelerini desteklediğine, nisan ayındaki "Maarifin Kalbinde Çocuk" etkinlikleriyle milli egemenlik bilinci, demokrasi kültürü ve sorumluluk duygusunun güçlenmesine katkı sunmaya çalıştıklarına dikkati çekti.</p><p>Tekin, mayısta düzenlenen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinlikleriyle gençlerin üretimle, emekle, meslek ahlakıyla ve toplumsal sorumlulukla daha güçlü bağlar kurmalarını hedeflediklerini bildirerek, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında ve zanaat atölyelerinde yürütülen çalışmaların, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine, üretim kültürüyle tanışmalarına ve Ahilik geleneğinin temsil ettiği çalışma ahlakını benimsemelerine önemli katkılar sunduğuna inandıklarını aktardı.</p><p><b>"EMEK, SABIR VE FEDAKARLIK İÇİN HER BİRİNİZE AYRI AYRI TEŞEKKÜR EDİYORUM"</b></p><p>Bakan Tekin, İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylarda hayatını kaybeden öğretmenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diledi.</p><p>Öğretmenlerin huzuru, güvenliği ve mesleki itibarının her şeyden önce geldiğini, yaşanan olayların ardından devletin tüm kurumlarının süratle harekete geçtiğini vurgulayan Tekin, gerekli idari ve psikososyal destek süreçlerinin başlatıldığına ve sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiğine işaret etti.</p><p>"Güvenli okul iklimi" meselesini yalnızca fiziki güvenlik tedbirleriyle sınırlı değerlendirmediklerine dikkati çeken Tekin, okul-aile işbirliğini güçlendirmeye, rehberlik ve psikososyal destek kapasitesini artırmaya, dijital bağımlılık ve akran zorbalığı gibi risk alanlarına yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi.</p><p>Tekin, öğretmenlere yönelik değerlendirmelerde bulunarak, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>"Sizler, çocuklarımızın hayatında çoğu zaman ailesinden sonra en güçlü rehber konumundasınız. Çoğu zaman öğrencilerimizin sevinçlerine, kaygılarına ve hayallerine en yakından siz şahit oluyorsunuz. Öğrencilerimizin kendilerini tanımalarında, aidiyet geliştirmelerinde, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt etmelerinde üstlendiğiniz sorumluluk son derece kıymetli. Geride bıraktığımız eğitim öğretim yılı boyunca hep birlikte büyük özveriyle çalıştık. Sınıflarımızda, öğretmenler odalarımızda, okul bahçelerimizde ve ülkemizin en ücra köşelerine kadar uzanan eğitim yuvalarımızda çocuklarımızın geleceği için gayret gösterdik.</p><p>Sizler, bu ülkenin geleceğini inşa eden büyük bir maarif hareketinin öncülerisiniz. Her biriniz, çocuklarımızın hayatına dokunan, onların ufkunu genişleten, hayallerini büyüten ve karakter gelişimlerine rehberlik eden çok kıymetli bir vazife icra ediyorsunuz. Bütün içtenliğimle ifade etmek istiyorum ki sizlere güveniyorum. Türkiye Yüzyılı'nın inşasında en büyük gücümüz sizlersiniz. Buna yürekten inanıyorum. Görev yaptığınız yer, şartlarınız ve imkanlarınız ne olursa olsun çocuklarımız için ortaya koyduğunuz emek, sabır ve fedakarlık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/bakan-tekin-siniflarin-ri-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ekonomik-guven-endeksi-haziranda-aylik-yuzde-18-artarak-989-oldu-281790</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ekonomik güven endeksi haziranda aylık yüzde 1,8 artarak 98,9 oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ekonomik güven endeksi, haziranda aylık bazda yüzde 1,8 artışla 98,9 değerini aldı. Öte yandan, ekonomik güven endeksinde yaklaşık son 5 yılın aylık verileri ise detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ekonomik güven endeksi haziranda aylık yüzde 1,8 artarak 98,9 oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, mayısta 97,2 olan endeks, haziranda yüzde 1,8 yükselerek 98,9 değerine çıktı.</p><p>Tüketici güven endeksi, haziranda aylık bazda yüzde 2,5 artarak 87,9'a yükseldi.</p><p>Aynı dönemde reel kesim güven endeksi, yüzde 1 artışla 102 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Hizmet sektörü güven endeksi, yüzde 1,4 yükselişle 110,5 oldu.</p><p>Perakende ticaret sektörü güven endeksi, yüzde 0,3 artışla 112,8, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,1 artarak 83 değerini aldı.</p><p><b>Ekonomik güven endeksinde yaklaşık son 5 yılın aylık verileri şöyle:</b></p><table><tbody><tr><td>Aylar/Yıllar</td><td>2022</td><td>2023</td><td>2024</td><td>2025</td><td>2026</td></tr><tr><td>Ocak</td><td>102,6</td><td>99,9</td><td>99,6</td><td>99,7</td><td>99,4</td></tr><tr><td>Şubat</td><td>99,7</td><td>99,4</td><td>99,2</td><td>99,2</td><td>100,7</td></tr><tr><td>Mart</td><td>96,6</td><td>99,3</td><td>100,4</td><td>100,8</td><td>97,9</td></tr><tr><td>Nisan</td><td>96</td><td>102,8</td><td>99,3</td><td>96,5</td><td>96,4</td></tr><tr><td>Mayıs</td><td>98,3</td><td>104,2</td><td>98,4</td><td>96,5</td><td>97,2</td></tr><tr><td>Haziran</td><td>95</td><td>101,7</td><td>95,9</td><td>96,5</td><td>98,9</td></tr><tr><td>Temmuz</td><td>94,5</td><td>99,7</td><td>94,3</td><td>96,1</td><td></td></tr><tr><td>Ağustos</td><td>95,1</td><td>94,5</td><td>93,1</td><td>97,7</td><td></td></tr><tr><td>Eylül</td><td>95,1</td><td>95,7</td><td>95</td><td>97,7</td><td></td></tr><tr><td>Ekim</td><td>98</td><td>96,8</td><td>98,1</td><td>98</td><td></td></tr><tr><td>Kasım</td><td>97,7</td><td>95,5</td><td>97,1</td><td>99,3</td><td></td></tr><tr><td>Aralık</td><td>98,6</td><td>96,5</td><td>98,8</td><td>99,4</td><td></td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/ekonomik-guven-endeksi-ha-232_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-29-haziran-2026-pazartesi-281789</link>
      <pubDate>2026-06-29T11:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 29 Haziran 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak 'Günün Manşeti'nde 29 Haziran 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 29 Haziran 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak 'Günün Manşeti'nde 29 Haziran 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video-29062026d3ad131b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak:</b> Hürmüz Boğazı'nda 28 Şubat öncesindeki duruma dönülmesini kimse beklememeli, İran orada varlığını sürdürmeye devam edecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video1-290620263a7db53c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>SAVAŞTA HANGİ TARAF KAZANÇLI? </b></p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>: </b>ABD/İsrail &#8211; İran savaşının kazananı bana göre İran.<video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video2-29062026c2f29601.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>''SOYKIRIMIN HESABI SORULACAK''</b></p><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>: </b>İsrail'in Lübnan'ı işgal çabası doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video3-290620266908955f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>: </b>Erdoğan'ın söylemiş olduğu 'Mogadişu'nun, Hartum'un, Beyrut'un, Trablusşam'ın, Trablusgarp'ın umudu sizlersiniz' demesi sadece bir liderin söylemek için söylediği ifadeler değil. Bu gerçektir, bu realitedir.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/video-2906202671f0948b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CHP'LİLERİN %74'Ü: YOLSUZLUK VAR</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak </b>değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/gunun-manseti-24-tvde-bas-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buzdolabi-sahiplerine-sicak-hava-uyarisi-a4-kagidi-testiyle-tasarruf-mumkun-281788</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Buzdolabı sahiplerine sıcak hava uyarısı! A4 kağıdı testiyle tasarruf mümkün]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Buzdolabı sahipleri için sıcak havalarda artan elektrik faturalarına karşı basit bir çözüm önerildi. A4 kağıdıyla yapılacak kısa bir test, hem sızdırmazlık sorunlarını hem de gereksiz enerji kaybını önlemeye yardımcı oluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Buzdolabı sahiplerine sıcak hava uyarısı! A4 kağıdı testiyle tasarruf mümkün]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak havaların etkisini artırdığı günlerde, buzdolabı sahipleri için elektrik tasarrufu sağlayacak pratik bir yöntem öne çıktı. Uzmanlar, buzdolabının kapı contasında oluşan aşınmaların kompresörü fazladan çalıştırdığını ve gereksiz enerji tüketimine yol açtığını belirtiyor. Sızdırmazlık kontrolü için önerilen A4 kağıdı testiyle, kapı contasında sorun olup olmadığı kolayca anlaşılabiliyor. Test sırasında, kapalı kapının arasına yerleştirilen A4 kağıdı zorlanmadan çekilebiliyorsa, contanın sızdırmazlığı zayıflamış demektir.</p><h3>Buzdolabı contasında A4 kağıdı testiyle kolay teşhis</h3><p>Uzmanlara göre, A4 kağıdı testi eski buzdolabı sahipleri için özellikle önemli. Sızdırmazlık sorunu tespit edildiğinde, contayı sıcak su ve hafif temizlik ürünüyle silmek çoğu zaman yeterli oluyor. Eğer kauçukta sertleşme varsa, saç kurutma makinesiyle dikkatlice ısıtmak contanın eski elastikiyetini geri kazandırabiliyor. Bu basit adımlar, hem kompresörün yükünü azaltıyor hem de elektrik faturalarında önemli bir tasarruf sağlıyor.</p><h3>Elektrik faturalarındaki artışa karşı bir dakikalık önlem</h3><p>Sıcak havalarda buzdolabı kompresörü daha fazla çalıştığı için, sızdırmazlık sorunu elektrik tüketimini hızla artırıyor. A4 kağıdıyla yapılan test yalnızca bir dakika sürüyor ve pahalı onarımların önüne geçiyor. Uzmanlar, bu yöntemin ürünlerin taze kalmasını sağladığını ve bozulma riskini düşürdüğünü vurguluyor. Evde kolayca uygulanabilen bu test, hem bütçeyi hem de gıda güvenliğini korumaya yardımcı oluyor.</p><p>Buzdolabı sahiplerine yönelik bu pratik öneri, özellikle eski cihazlarda enerji tasarrufu sağlamak isteyenler için önemli bir çözüm sunuyor. Sıcak yaz aylarında A4 kağıdı testiyle yapılan düzenli kontroller, gereksiz masrafların ve enerji israfının önüne geçiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/buzdolabi-sahiplerine-sic-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/susuzluga-yeni-cozum-havadan-su-ureten-giysi-gelistirildi-281787</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Susuzluğa yeni çözüm! Havadan su üreten giysi geliştirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Teksas Üniversitesi'nde geliştirilen su üreten ceket, havadaki nemi içilebilir suya dönüştürerek kurak bölgelerde ve acil durumlarda yeni bir çözüm sunuyor. Teksas ve Çin'de yapılan testlerde ceket, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun su üretti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Susuzluğa yeni çözüm! Havadan su üreten giysi geliştirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teksas Üniversitesi'nden bir grup mühendis, havadaki nemi içilebilir suya dönüştürebilen yenilikçi bir ceket geliştirdi. Bu su üreten ceket, yürüyüş gibi açık hava aktivitelerinde sabit cihazlara ihtiyaç duymadan suya erişim sağlıyor. Yeni tasarım, geleneksel yoğun çekirdekli liflerin aksine, dallanmış iç kanallar barındırıyor ve bu sayede buhar emilimini önemli ölçüde hızlandırıyor. Kumaşta kullanılan bitkisel bazlı hidrojel ve lityum klorür, nemi çekerek su üretim sürecini destekliyor. Denemelerde yaklaşık 20 santimetre boyutundaki örnek, kopma dayanımının yüzde 75'ini koruyarak ölçeklendirme sırasında önceki malzemelerden 3 ila 10 kat daha iyi performans gösterdi.</p><h3>Teksas Üniversitesi: Su üreten cekette yüksek verimlilik sağlandı</h3><p>Su üreten ceketin tasarımında, doygunluğa ulaştıktan sonra katlanabilir bir toplayıcıya yerleştirilebilen dört çıkarılabilir panel bulunuyor. Bu panellerde biriken su, ısıtılarak buharlaştırılıyor ve ardından yoğunlaşan su, içme suyu rezervuarında toplanıyor. Teksas ve Çin'de gerçekleştirilen saha testlerinde, ceketin nem seviyesine bağlı olarak günde 400 ila 900 mililitre arasında içme suyu ürettiği gözlemlendi. Üretilen suyun kalitesi ise Dünya Sağlık Örgütü'nün içme suyu standartlarına tam olarak uygun çıktı. Bu sonuçlar, su üreten ceketin özellikle sabit su sistemlerinin mümkün olmadığı kurak bölgelerde büyük bir potansiyel taşıdığını gösteriyor.</p><h3>Su üreten ceket acil durum ekipmanlarında umut vadediyor</h3><p>Uzmanlar, su üreten ceketin yalnızca kişisel kullanım için değil, aynı zamanda sırt çantaları, çadırlar ve acil durum ekipmanlarına entegre edilebileceğini belirtiyor. Bu yenilik, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu veya altyapının bulunmadığı bölgelerde büyük bir avantaj sağlayabilir. Su üreten ceketin dayanıklılığı ve verimliliği, hem günlük kullanım hem de afet anlarında güvenilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Teksas Üniversitesi'nin geliştirdiği bu teknoloji, gelecekte kuraklıkla mücadelede ve insani yardım operasyonlarında önemli bir rol üstlenebilir. Su üreten ceket konseptinin daha da geliştirilmesiyle, farklı iklim koşullarında ve çeşitli alanlarda uygulanabilirliği artabilir.</p><p>Su üreten ceket, taşınabilirliği ve yüksek performansı sayesinde, özellikle acil su ihtiyacının karşılanamadığı zorlu ortamlarda yeni bir umut kaynağı haline geldi. Teksas Üniversitesi'nin bu alandaki çalışmaları, giyilebilir teknolojilerin insani yaşamı kolaylaştırmada ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/susuzluga-yeni-cozum-hava-751_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281786</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-islam-ulkelerinin-dunya-ticaretinden-aldigi-payi-artirmamiz-lazim-281786</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İslam ülkelerinin dünya ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İslam ülkelerinin dünya ekonomisi ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İslam ülkelerinin dünya ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İslam ülkelerinin dünya ekonomisi ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım. Bu da tek tek yapacağımız çabaların dışında birlikte yapacağımız işlerle gerçekleşecek. Bu kapsamda daha fazla üretim ortaklığına, yatırımlarda daha fazla işbirliğine, lojistiğe, bağlantısallığa ve entegrasyona ihtiyacımız var." dedi.</p><p>Yılmaz, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası toplantıları kapsamında 20 İslam ülkesinden oda temsilcilerinin katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kabul Salonu'nda düzenlenen gala yemeğine iştirak etti.</p><p>Programda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile İslam Ticaret ve Kalkınma Odası ve Suudi Arabistan Odalar Federasyonu (FSC) Başkanı Abdullah Salih Kamil de yer aldı.</p><p>Yılmaz, yaptığı konuşmada küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve dijitalleşmenin hızlanması gibi çok boyutlu gelişmelerle ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, finansmana erişim sorunları ve yeşil dönüşüm gibi yeni sınamalarla karşı karşıya olduğunu söyledi.</p><p>Bu çerçevede İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasındaki ticaret imkanlarının artırılması ve işbirliklerinin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "57 üyesi bulunan İslam İşbirliği Teşkilatı, dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini barındırmakla beraber küresel mal ticaretinin yalnızca yüzde 10'u ila yüzde 11'ini oluşturmaktadır. Bu veriler, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında önemli bir ekonomik potansiyel bulunduğunu da göstermektedir." diye konuştu.</p><p>Yılmaz, bu tablonun değiştirilmesi gerektiğini belirterek, "İslam ülkelerinin dünya ekonomisi ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım. Bu da tek tek yapacağımız çabaların dışında birlikte yapacağımız işlerle gerçekleşecek. Bu kapsamda daha fazla üretim ortaklığına, yatırımlarda daha fazla işbirliğine, lojistiğe, bağlantısallığa ve entegrasyona ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/2-2906202659e010c3.jpg"/><p><b>"FİLİSTİN'DE 38 PROJE BAŞARIYLA UYGULANMIŞTIR"</b></p><p>Türkiye'nin ekonomik ve ticari işbirliğinde İİT içindeki çabalara öncülük ettiğine dikkati çeken Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde AK Parti hükümetleri 2002 yılında göreve geldiğinde bizim ekonomik büyüklüğümüz 238 milyar dolardı. 2025 yılı itibarıyla ekonomik büyüklüğümüz 1,6 trilyon doların üzerine çıktı. Çok önemli bir gelişme kaydettik. Yine geçen yıl itibarıyla, mal ve hizmet ticareti olarak baktığınızda 396 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu sene inşallah 400 milyar doları aşacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yılmaz, geçen yıl itibarıyla Türkiye'nin İİT üyesi ülkelerle ticaret hacminin 118 milyar dolara ulaştığını dile getirerek, şöyle konuştu:</p><p>"Geçmişe bakarsak çok önemli bir gelişme var. Potansiyele bakarsak yeterli değil. Daha yapacağımız çok iş var. 2003 yılından itibaren İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerden ülkemize 27,3 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gelirken ülkemizden İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerine 15,2 milyar dolar doğrudan yatırım gerçekleştirilmiştir. Bunu da artırmamız lazım. Yatırımları karşılıklı ne kadar artırırsak ticari ilişkilerimizi de sağlam bir zemine kavuşturmuş oluruz.</p><p>Sayın Cumhurbaşkanı'mızın başkanlığında faaliyetlerini sürdüren İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) kapsamında 40 yılı aşkın süredir İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin güçlendirilmesine önemli katkılar sunuyoruz. Bu kapsamda ticaret, tarım, turizm, ulaştırma ve iletişim, yoksulluğun azaltılması, mali işbirliği ve dijital dönüşüm alanlarında bugüne kadar 155 teknik çalışma grubu toplantısı gerçekleştirildi. Ayrıca 276 saha araştırması ve 357 vaka analizini içeren 119 kapsamlı bilimsel araştırma raporu hazırlanarak üye ülkelere somut politika önerileri olarak sunuldu. Bu politika tavsiyelerinin hayata geçirilmesi amacıyla da Proje Destekleme Programı'nı hayata geçirdik ve bugüne kadar 209 projeye İSEDAK'ın bu programı kapsamında proje bazında destek sunuldu. Özellikle İSEDAK Kudüs Programı kapsamında mesleki ve teknik eğitim, kadın ve genç istihdamı, KOBİ'lerin güçlendirilmesi ve turizm gibi alanlarda Filistin'de 38 proje başarıyla uygulanmıştır."</p><p>Geçen yıl İSEDAK Bakanlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İSEDAK Suriye Programı'nın ilan edildiğini anlatan Yılmaz, bu yıl bu programı hayata geçireceklerini söyledi.</p><p>Yılmaz, "İslam ülkeleri olarak hedeflediğimiz yüzde 25'lik İslam İşbirliği Teşkilatı içi ticaret hedefine henüz ulaşabilmiş değiliz. Aslında bu yüzde 25 bile düşük. Çok daha fazlasını hedeflememiz lazım. Bu alanda hedeflerimize ulaşmak için ikili ilişkilerimizin yanı sıra elimizdeki en önemli enstrüman, İSEDAK'ın bayrak projelerinden biri olan Tercihli Ticaret Sistemi'dir." dedi.</p><p>Uzun vadede serbest ticaret alanının oluşturulması ve ortaya çıkacak zenginlikten herkesin kazanmasının ana hedef olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Diğer taraftan ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarının tarafsız, adil ve bağımsız bir şekilde çözülmesi bakımından İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi'nin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımladık ve kurumlarımıza, iş dünyamıza bu mekanizmayı kullanmaları tavsiyesinde bulunduk. Aynısını sizler de ülkelerinizde yaparsanız bu mekanizmayı da el birliğiyle güçlendirmiş oluruz." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/1-290620260d5858ad.jpg"/><p><b>"BU ÖNEMLİ DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE İŞBİRLİKLERİMİZİ ARTIRMALIYIZ"</b></p><p>Yılmaz, dünyanın dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret ederek, "Bu ortamda en düşük maliyetle üretmenin yerini dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturma hedefinin aldığını görüyoruz. Yükselen riskler karşısında yakın coğrafyalarla, dost ülkeler ve coğrafyalarla ekonomik bağlantıların çok daha ön plana çıktığını görüyoruz. İşte dünyanın bu önemli dönüşüm sürecinde işbirliklerimizi artırmalıyız ve oluşan bu ortamı kendi lehimize dönüştürmeliyiz. Riskler kadar fırsatlar da var bu yeni ortamda. Yeter ki biz bunları iyi analiz edelim ve güçlü bir işbirliğiyle bu fırsatları değerlendirelim." ifadelerini kullandı.</p><p>Bu kapsamda yeni Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi Belgesi'ni hazırladıklarını ve bu çerçevede yatırım ortamını iyileştirmeye dönük çalışmalar yaptıklarını anlatan Yılmaz, Güçlü Merkez Türkiye Programı ile yeni vizyon ortaya koyduklarını ve önemli kararlar aldıklarını vurguladı.</p><p>Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'ne de bu kapsamda yeni birtakım teşvikler sağladıklarını, katılım ve İslami finans enstrümanları başta olmak üzere finansal anlamda çok daha güçlü bir merkez oluşturma çabalarını sürdürdüklerinin altını çizdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gala yemeği kapsamında TOBB ile FSC arasında imzalanan İşbirliği Mutabakat Zaptı'ndan dolayı memnun olduklarını dile getirerek, "Türkiye ve Suudi Arabistan hem ekonomik alanda hem siyasi alanda çok olumlu ilişkilere sahipler. Bu iki ülke ne zaman bir konuda bir araya gelse o konuda bir fark, başarı oluşturuyorlar. Bunu çeşitli hadiselerde gördük. Şimdi de yeni bir işbirliği oluşuyor. Bundan da büyük mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cumhurbaskani-yardimcisi--343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281785</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasadan-sasirtan-kesif-asteroitin-sekli-herkesi-hayrete-dusurdu-281785</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'dan şaşırtan keşif! Asteroitin şekli herkesi hayrete düşürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Lucy uzay aracı, Nisan 2025'te Donaldjohanson asteroidini yakın mesafeden gözlemleyerek bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Fıstık biçimindeki bu asteroitte keşfedilen eşsiz hareketler ve jeolojik özellikler, asteroitlerin evrimine dair yeni ipuçları sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'dan şaşırtan keşif! Asteroitin şekli herkesi hayrete düşürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Lucy uzay aracı, Nisan 2025'te ana asteroit kuşağında yer alan Donaldjohanson asteroidini yaklaşık 1000 kilometre mesafeden gözlemledi. Bu yakın geçişte elde edilen veriler, Donaldjohanson'un yalnızca dönen bir gök cismi olmadığını, aynı zamanda fıstık şeklinde ve takla atan bir yapı sergilediğini ortaya koydu. Yer tabanlı gözlemevlerinden bugüne kadar alınan veriler, asteroitin ana ekseni etrafında 10,5 günlük periyotlarla döndüğünü gösteriyordu. Ancak Lucy'nin çektiği ayrıntılı görüntüler, bu hareketin ötesinde, 26,5 günlük uzunlamasına eksen boyunca ek bir sallanma hareketi bulunduğunu gözler önüne serdi. Bu benzersiz hareket, Dünya'dan yapılan gözlemlerle tespit edilememişti ve Donaldjohanson'un dinamik yapısına dair yeni bir pencere açtı.</p><h3>Lucy'nin Donaldjohanson keşfi bilim dünyasında yankı uyandırdı</h3><p>Lucy'nin Donaldjohanson üzerinde yaptığı incelemeler, asteroitin iki küresel parçadan oluştuğunu ve bu parçaların ince bir boyunla birbirine bağlı olduğunu gösterdi. Bilim insanları, bu yapının geçmişte yaşanan bir çarpışma sonucu oluştuğu görüşünde birleşiyor. Çarpışma sırasında daha büyük bir ana gövdenin yok olduğu, geriye ise çekim etkisiyle birleşen iki ana parçanın kaldığı tahmin ediliyor. Asteroitin dönüş hızının, ilk hızına göre on kat daha düşük seviyeye gerilemesinin nedeni ise YORP etkisi olarak açıklanıyor. Asimetrik güneş ışığı nedeniyle yüzeyde oluşan termal radyasyon, milyonlarca yıl boyunca Donaldjohanson'un dönüşünü yavaşlatmış durumda. Dönüşün yavaşlaması, yüzeydeki gevşek kayaların kaymasına ve kraterlerin düzleşmesine yol açtı. Bu da asteroitin yüzeyinin körelmiş bir görünüme sahip olmasını sağladı.</p><h3>Donaldjohanson asteroidinde su izleri ve genç yaş tespit edildi</h3><p>Lucy'nin kızılötesi spektrometresiyle yapılan analizlerde, Donaldjohanson'un yüzeyinde demirli kil minerallerine rastlandı. Bu mineraller, yalnızca kısa süreli su temasıyla oluşabiliyor. Bilim insanları, bu bulgunun Donaldjohanson'un suyla teması açısından önemli bir ipucu sunduğunu belirtiyor. Bennu ve Ryugu gibi diğer asteroitlerde ise magnezyum çeşitleri baskın bulunmuştu; bu farklılık, onların suya daha uzun süre maruz kaldıklarını gösteriyor. Donaldjohanson'un yaşı yaklaşık 155 milyon yıl olarak hesaplandı. Bu değer, Bennu ve Ryugu'dan çok daha genç olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Donaldjohanson, ana asteroit kuşağında kalmayı sürdürürken, Bennu ve Ryugu Dünya'ya yakın yörüngelere geçiş yaptı. Lucy'nin bu gözlemi, 2027'de Jüpiter'in Trojan asteroitleriyle buluşması öncesinde önemli bir prova niteliği taşıyor. Donaldjohanson ismi ise, ünlü Australopithecus iskeletini keşfeden paleontologun anısına verildi.</p><p>Lucy'nin Donaldjohanson asteroidi üzerindeki detaylı gözlemleri, gök cisimlerinin evrimsel süreçleri ve güneş sisteminin dinamikleri hakkında bilim dünyasına yeni veriler kazandırdı. Bu keşif, Lucy'nin önümüzdeki yıllarda gerçekleştireceği diğer görevler için de yol gösterici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/nasadan-sasirtan-kesif-as-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281784</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/retina-sagligi-icin-karanlikta-adaptasyon-suresi-kritik-onem-tasiyor-281784</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Retina sağlığı için karanlıkta adaptasyon süresi kritik önem taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Retina sağlığı, gözlerin karanlığa uyum sürecinde önemli rol oynuyor. Uzmanlar, karanlık adaptasyonunun gözdeki çubuk hücrelerin işlevine bağlı olarak bir saate kadar sürebildiğini ve özellikle yaşlılarda gece görüşünün bu nedenle risk altında olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Retina sağlığı için karanlıkta adaptasyon süresi kritik önem taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözlerin karanlığa alışma süreci, retina sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, gözdeki çubuk ve koni hücrelerinin farklı hassasiyetleri nedeniyle, karanlık adaptasyonunun tam anlamıyla sağlanmasının bir saate kadar uzayabildiğini belirtiyor. Bu süreçte, karanlıkta görmeden sorumlu olan çubuk hücreler, ışığa karşı konilere göre yaklaşık 20 kat daha duyarlı. Ancak bu hücrelerin ışığa duyarlı pigmenti olan rodopsin, bir foton emildikten sonra parçalanıyor ve yeniden oluşması zaman alıyor. Retina pigment epitelinde gerçekleşen bu yenilenme, çubuk hücrelerin bir kısmı için 10 ila 15 dakika, tamamı için ise yaklaşık bir saat sürüyor. Konilerin sayısı ise çubuklara göre oldukça az, yalnızca 6 milyon civarında. Gözbebeği karanlıkta genişleyerek daha fazla ışığın içeri girmesine izin verse de, asıl belirleyici olan rodopsinin yenilenmesi oluyor.</p><h3>Retina fonksiyonu yaşlılarda gece görüşünü etkiliyor</h3><p>Retina sağlığı yaş ilerledikçe daha da önem kazanıyor. Çubuk hücreler, yaşa bağlı değişikliklere karşı oldukça hassas. Bu hücrelerde meydana gelen işlev bozuklukları, gece görüşünde belirgin bir azalmaya yol açıyor. Özellikle yaşlı bireylerde, retina fonksiyonundaki düşüş nedeniyle karanlık adaptasyonu süresi uzayabiliyor ve bu durum gece görüşünü ciddi şekilde olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, bu nedenle yaşlıların düşük ışık koşullarında daha dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Retina sağlığını korumak, karanlıkta güvenli hareket edebilmek için büyük önem taşıyor.</p><h3>Bilim insanları retina testleriyle adaptasyonu ölçüyor</h3><p>Bilim dünyası, retina sağlığına yönelik yeni testler geliştiriyor. Rutin göz muayenelerinde, karanlık adaptasyonunu değerlendirmek için özel ölçümler yapılıyor. Bu testler sayesinde, gözlerin karanlığa alışma süresi objektif olarak belirlenebiliyor ve olası retina hastalıklarının erken teşhisi mümkün hale geliyor. Uzmanlar, retina sağlığını korumak ve gece görüşünü iyileştirmek için düzenli göz kontrollerinin önemine dikkat çekiyor. Karanlık adaptasyonunun anlaşılması, göz sağlığının korunmasında kritik bir adım olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, retina sağlığı ve karanlık adaptasyonu arasındaki ilişki, hem gençler hem de yaşlılar için büyük önem taşıyor. Uzmanlar, düzenli göz muayeneleriyle retina fonksiyonunun izlenmesini ve gece görüşü sorunlarının erken dönemde tespit edilmesini öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/retina-sagligi-icin-karan-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281783</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/demon-slayer-infinity-castle-icin-geri-sayim-resmen-basladi-281783</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Demon Slayer: Infinity Castle için geri sayım resmen başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Demon Slayer: Infinity Castle, dünya çapında sinemalarda ilgiyle izlendikten sonra, Crunchyroll üzerinden yayınlanacağı tarih resmen açıklandı. Anime severlerin uzun süredir beklediği film, 29 Temmuz 2026'da dijital platformda izleyicilerle buluşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Demon Slayer: Infinity Castle için geri sayım resmen başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demon Slayer: Infinity Castle, sinema gösteriminin ardından geçen yaklaşık bir yılın sonunda, Crunchyroll platformunda yayınlanacağı kesin tarihi aldı. Dünya genelinde büyük yankı uyandıran ve 2026 Anime Ödülleri'nde Yılın Filmi seçilen bu yapım, 29 Temmuz 2026'da Crunchyroll aboneleriyle buluşacak. Özellikle Kanada'daki Prime Video'nun Temmuz 2026 içerik listesinde yer almasıyla birlikte, Infinity Castle'ın dijital prömiyeri anime tutkunları tarafından heyecanla karşılandı. Bu gelişme, Demon Slayer evreninin hayranları için uzun süren bekleyişin sonuna işaret ediyor.</p><h3>Crunchyroll'dan Demon Slayer: Infinity Castle için tarihi açıklama</h3><p>Demon Slayer: Infinity Castle'ın Crunchyroll'da yayınlanacak olması, anime sektöründe önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Filmin 29 Temmuz 2026'da platforma ekleneceği, Kanada teknoloji sitesi MobileSyrup ve Prime Video Kanada'nın resmi içerik listesiyle doğrulandı. Bu tarih, filmin Japonya'daki ev medya çıkışıyla aynı zamana denk geliyor ve küresel izleyici kitlesine eş zamanlı erişim sağlanacak. Crunchyroll, daha önce Demon Slayer'ın tüm sezonlarını ve özel bölümlerini yayınlamıştı; şimdi ise Infinity Castle ile serinin finaline ev sahipliği yapacak. Bu gelişme, platformun anime alanındaki liderliğini pekiştiren bir adım olarak yorumlanıyor.</p><h3>Demon Slayer: Infinity Castle'ın hikayesi ve önemi</h3><p>Demon Slayer: Infinity Castle, Koyoharu Gotouge'nin ünlü mangasından uyarlanan ve anime serisinin finalini oluşturan üç bölümlük film serisinin ilk halkası olarak öne çıkıyor. Filmde, Tanjiro Kamado'nun kız kardeşi Nezuko'nun bir iblise dönüşmesiyle başlayan mücadele, Demon Slayer Corps'un başı çektiği büyük bir savaşla devam ediyor. Hashira üyeleriyle birlikte, Tanjiro ve arkadaşları, baş düşman Muzan Kibutsuji'nin ortaya çıkışıyla kendilerini Infinity Castle adlı gizemli bir mekanda buluyor. Bu kale, iblislerle Demon Slayer Corps arasındaki nihai savaşın sahnesi haline geliyor. Infinity Castle'ın hikayesi, hem karakterlerin kişisel yolculuklarını hem de insanlık ile iblisler arasındaki destansı çatışmayı derinlemesine işliyor. Film, sinemalarda gösterildiği dönemde rekor izleyici sayılarına ulaştı ve anime dünyasında büyük ses getirdi.</p><h3>Yayın süreci ve küresel ilgi</h3><p>Infinity Castle, dünya genelinde sinemalarda gösterime girdikten sonra, Crunchyroll'un yayın tarihiyle dijitalde de geniş bir izleyici kitlesine ulaşmaya hazırlanıyor. ABD'de henüz resmi yayın tarihi açıklanmasa da, Kanada'daki gelişmeler ve Japonya'daki kısa aralıklarla yapılan yeniden gösterimler, filmin uluslararası popülaritesini artırdı. Anime severler, Crunchyroll üzerinden Demon Slayer serisinin önceki bölümlerini ve filmlerini izleyebiliyor. Ayrıca, Demon Slayer mangası Viz Media ve Manga Plus uygulamaları aracılığıyla dijital ortamda okunabiliyor. Infinity Castle'ın yayınlanması, hem serinin takipçileri hem de yeni izleyiciler için büyük bir buluşma noktası olacak.</p><p>Demon Slayer: Infinity Castle'ın Crunchyroll'da yayınlanacak olması, anime dünyasında büyük bir heyecan yarattı. 29 Temmuz 2026 tarihi, hem serinin hayranları hem de genel anime izleyicileri için özel bir anlam taşıyor. Bu gelişme, Demon Slayer evreninin popülaritesini ve kültürel etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/demon-slayer-infinity-cas-179_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281782</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-bist-100-endeksi-gune-yukselisle-basladi-29-haziran-pazartesi-281782</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne yükselişle başladı (29 Haziran Pazartesi)]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 29 Haziran 2026 Pazartesi gününe yüzde 0,33 yükselişle 14.321,44 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne yükselişle başladı (29 Haziran Pazartesi)]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[29 Haziran 2026 Pazartesi borsadaki son gelişmeler...<p></p><p>Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,10 değer kazanarak 14.274,02 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 47,43 puan ve yüzde 0,33 artışla 14.321,44 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,27, holding endeksi yüzde 0,34 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,07 ile orman kağıt basım, en çok gerileyen yüzde 0,45 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu'ya ilişkin haber akışlarından kaynaklı jeopolitik belirsizliklerle haftaya karışık bir seyirle başladı.</p><p>Orta Doğu'da tansiyonun tekrar yükselmesi ise hafta başında küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde etkili oluyor. Hafta sonu tarafların düzenlediği karşılıklı saldırıların ardından İran ve ABD'nin saldırıları durdurma ve görüşmeleri yeniden başlatma konusunda anlaşması piyasalarda karar alma süreçlerini zorlaştırırken, bu durum yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına yol açıyor.</p><p>Öte yandan Borsa İstanbul'da açığa satış yasağının kalkmasıyla birlikte pay piyasasında emir/işlem oranının bugünden itibaren yeniden 5/1 olarak uygulanmasına karar verildi.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise Avro Bölgesinde ekonomik güven endeksi ve tüketici güven endeksi, ABD'de Dallas Fed imalat sanayi endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.400 ve 14.500 puanın direnç, 14.100 ve 14.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/borsa-istanbulda-bist-100-395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281781</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzun-omur-arastirmacilarindan-surdurulebilir-diyet-uyarisi-281781</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzun ömür araştırmacılarından sürdürülebilir diyet uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan son araştırmalar, uzun ömür için kalori saymaktan çok sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının etkili olduğunu ortaya koydu. Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden uzmanlar, beslenme düzeninde yapılacak kalıcı değişikliklerin sağlıklı yaşlanmada kritik rol oynadığını vurguladı. Uzmanlar, özellikle bitkisel temelli gıdalara ve sürdürülebilir yeme alışkanlıklarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzun ömür araştırmacılarından sürdürülebilir diyet uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de uzun ömür araştırmaları yürüten uzmanlar, kalori saymanın ötesinde sürdürülebilir ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, yaşam süresini uzatmada çok daha etkili olduğunu açıkladı. Güney Kaliforniya Üniversitesi Leonard Davis Yaşlanma Okulu'ndan Prof. Dr. Valter Longo ve Dr. Sebastian Brandhorst, beslenme şeklinin düzenli egzersiz ve kaliteli uykuyla birlikte uzun vadeli sağlığın anahtarı olduğunu belirtti. Uzmanlar, Amerika'da beslenme eğitiminin yıllardır yaygın olmasına rağmen, birçok kişinin uzun ömürle ilişkilendirilen yeme alışkanlıklarını sürdürmekte zorlandığını ifade etti. The Wall Street Journal'da yayımlanan güncel makalede, bilgi eksikliğinden ziyade sağlık sisteminin, bireyleri kalıcı diyet değişikliklerine yönlendirme konusunda yetersiz kaldığına dikkat çekildi.</p><h3>Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden sürdürülebilir diyet önerileri</h3><p>Prof. Dr. Valter Longo ve Dr. Sebastian Brandhorst, uzun ömür diyeti kapsamında, sebzeler, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler ve sağlıklı bitkisel yağlar ağırlıklı bir beslenme modelini öneriyor. Ayrıca, ölçülü miktarda meyve ve balık tüketimi de bu modelin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, kırmızı ve işlenmiş etlerin, eklenmiş şekerlerin ve aşırı işlenmiş gıdaların ise mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini vurguluyor. Protein tüketiminin de önemli olduğuna değinen araştırmacılar, protein ihtiyacının büyük ölçüde bitkisel kaynaklardan karşılanmasının uzun ömür açısından avantaj sağladığını belirtiyor. Sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının, kısa vadeli popüler diyetlerden daha kalıcı ve etkili sonuçlar verdiği, yapılan klinik çalışmalarla da destekleniyor. Uzmanlar, uzun vadede sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, yalnızca kilo kontrolü için değil, aynı zamanda yaşlanma sürecinde hastalık riskini azaltmak için de kritik olduğunun altını çiziyor.</p><h3>Valter Longo: 'Sağlıklı beslenme alışkanlıkları uzun yaşamın anahtarı'</h3><p>Longo ve Brandhorst, hızlı kilo kaybı vadeden diyetlerin genellikle kısa süreli başarılar getirdiğini, ancak çoğu zaman verilen kiloların geri alındığını belirtiyor. Bunun yerine, günde 11-12 saatlik bir yeme penceresiyle sınırlı beslenme ve oruç taklit eden diyetlerin, daha sürdürülebilir sonuçlar sunduğuna dikkat çekiyorlar. Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde geliştirilen oruç taklit eden diyetler, beş gün boyunca dikkatlice planlanmış öğünlerle orucun biyolojik etkilerini taklit etmeyi amaçlıyor. Klinik araştırmalar, bu tür yapılandırılmış diyetlerin metabolik sağlığı iyileştirdiğini ve yaşlanma ile ilişkili bazı belirteçleri azalttığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu sonuçların daha büyük ve uzun vadeli çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini de ekliyor. Kalıcı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının, toplum genelinde sağlıklı yaşlanma oranlarını artırabileceği belirtiliyor.</p><h3>ABD'de sağlık politikalarında beslenme vurgusu artıyor</h3><p>Uzmanlar, sağlık sistemlerinde beslenmenin hastalıkların önlenmesi ve sağlıklı yaşlanmanın temel unsuru olarak önceliklendirilmesi gerektiğini savunuyor. Longo ve Brandhorst, sigorta şirketlerinin diyetisyen hizmetlerini ve bilimsel olarak kanıtlanmış beslenme programlarını kapsamına almasının, toplum sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratacağını ifade ediyor. Ancak bu tür sağlık politikası değişikliklerinin uzun zaman alabileceğini belirten uzmanlar, bireylerin hemen bugün daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemeye başlaması gerektiğini söylüyor. Özellikle tabakların sebze, tam tahıl, baklagil ve kuruyemişlerle doldurulması; doymuş yağlar yerine sağlıklı bitkisel yağların tercih edilmesi ve aşırı işlenmiş gıdaların azaltılması öneriliyor. Kırmızı ve işlenmiş etlerin ise ana besin kaynağı olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulanıyor. Bu öneriler, uzun ömür ve sağlıklı yaşlanma hedefleyen herkes için yol gösterici nitelik taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, ABD'de uzun ömür araştırmalarında öne çıkan sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları, bireylerin yaşam kalitesini artırmada ve hastalık riskini azaltmada büyük rol oynuyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirilmesini, hızlı çözümler yerine uzun vadeli ve gerçekçi değişikliklere odaklanılmasını tavsiye ediyor. Toplum genelinde bu alışkanlıkların yaygınlaşması, uzun ve sağlıklı bir yaşam için en etkili yol olarak gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/uzun-omur-arastirmacilari-553_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281780</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/elon-musk-ve-tim-cooktan-appleda-tarihi-cip-krizi-uyarisi-281780</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elon Musk ve Tim Cook'tan Apple'da tarihi çip krizi uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, ABD'de bellek çipi krizi nedeniyle Mac ve iPad fiyatlarını yüzlerce dolar artırdı. Şirketin CEO'su Tim Cook, 'yüzyılın seli' olarak tanımladığı bu duruma dikkat çekti. Elon Musk da benzer bir uyarıda bulunarak, sektörün karşılaştığı en büyük fiyat artışıyla karşı karşıya olunduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elon Musk ve Tim Cook'tan Apple'da tarihi çip krizi uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika'da teknoloji sektörünü sarsan bellek çipi krizi, Apple'ın Mac ve iPad ürünlerinde yüzlerce dolarlık fiyat artışlarına yol açtı. Apple CEO'su Tim Cook, Wall Street Journal'a verdiği röportajda, tedarik zincirindeki bu sıkıntıyı 'yüzyılın seli' olarak nitelendirdi ve 40 yıllık kariyerinde böylesine büyük bir sorunla ilk kez karşılaştığını ifade etti. Tesla ve SpaceX'in CEO'su Elon Musk ise, X platformunda yaptığı açıklamada yaşanan fiyat artışının sektör tarihinde benzeri görülmediğini belirtti. İki teknoloji liderinin ortak uyarısı, bellek çiplerine olan talebin rekor seviyeye ulaşmasıyla tüketici elektroniği fiyatlarında ciddi yükselişlerin kapıda olduğunu gösteriyor.</p><h3>Tim Cook: 'Bu yüzyılın seli, fiyat artışları kaçınılmaz'</h3><p>Tim Cook'un Haziran ortasında Wall Street Journal'a verdiği röportajda kullandığı ifadeler, teknoloji sektöründe endişe yarattı. Cook, Apple'ın tedarik zincirini etkileyen bellek çipi kıtlığını 'yüzyılın seli' olarak tanımladı ve 40 yılı aşkın iş hayatında bu ölçekte bir krizle hiç karşılaşmadığını vurguladı. Apple, Haziran çeyreğinde 'önemli ölçüde daha yüksek bellek maliyetleri' ile karşı karşıya olduğunu daha önce yatırımcılarına duyurmuştu. 25 Haziran'da ise Mac ve iPad fiyatlarında yüzlerce dolarlık artışlar resmen açıklandı. Apple'ın çevrimiçi mağazası yeni fiyatlara geçiş sırasında kısa süreliğine kapatıldı ve şirket hisseleri bir günde yüzde 6'dan fazla değer kaybetti. Bu, Nisan 2025'ten bu yana Apple hisselerinde yaşanan en büyük günlük düşüş olarak kayıtlara geçti. Cook, 'Fiyat artışları kaçınılmaz' diyerek, müşterileri korumak için çaba gösterdiklerini ancak mevcut durumun sürdürülemez hale geldiğini belirtti.</p><h3>Elon Musk: 'Sektörde gördüğüm en büyük fiyat artışı'</h3><p>Elon Musk, Tim Cook'un açıklamalarına X platformunda yanıt vererek, bellek çipi krizinin ciddiyetine dikkat çekti. Musk, 'Gördüğüm en büyük fiyat artışı' ifadesiyle, sektörün karşılaştığı bu olağanüstü durumun altını çizdi. SpaceX'in Memphis'teki Colossus veri merkezi, dünyanın en büyük yapay zeka eğitim kümelerinden biri olarak, bellek ve depolama çiplerine olan talebi artırıyor. Musk'ın xAI ve SpaceX projeleri, tedarik zincirinin karşılayamayacağı hızda çip tüketiyor. Bu tablo, hem çip talebini tetikleyen hem de yüksek maliyet yükünü üstlenen şirketlerin aynı krizde buluştuğunu gösteriyor. Apple ve Musk'ın şirketleri, farklı uçlarda yer alsalar da, bellek çipi sıkıntısının etkilerinde hemfikirler. Bu uyum, krizin ne kadar derinleştiğini ve teknoloji sektörünün geleceğini nasıl tehdit ettiğini gözler önüne seriyor.</p><h3>Bellek çipi krizi fiyatları ve sevkiyatları vurdu</h3><p>Bellek ve depolama çipi fiyatları, Counterpoint Research verilerine göre son üç çeyrekte dört katına çıktı. Bu hızlı artışın temel nedeni, Google, Microsoft, Meta ve Amazon gibi devlerin yapay zeka veri merkezleri için yüksek bant genişliğine sahip belleğe olan talebinin patlaması. Çip tedarikçileri, bu talebi karşılamak için üretimlerini yeniden şekillendirirken, Apple, Dell, HP ve Nintendo gibi tüketici elektroniği üreticileri ise daha pahalı ve sınırlı kaynaklarla baş başa kaldı. Micron'un son çeyrek raporu, pazarın ne kadar hızla değiştiğini gösteriyor: Şirketin geliri yıllık bazda dört katına çıkarken, brüt kar marjı yüzde 39'dan yüzde 84,9'a yükseldi. Buna karşılık, bilgisayar yazılımları ve aksesuarlarının fiyatları yıllık bazda yaklaşık yüzde 15 arttı. Wall Street Journal, bu artışı 1980'lerden bu yana görülen en büyük yükseliş olarak tanımladı ve yapay zeka veri merkezi inşaatlarını enerji ve gıda enflasyonunun ardından 'üçüncü enflasyon dalgası' olarak nitelendirdi.</p><h3>Apple ve rakiplerinde zam dalgası yayılıyor</h3><p>Bellek çipi krizinin etkisi yalnızca Apple'la sınırlı kalmadı. HP, Dell ve Nintendo da ürünlerinde fiyat artışına gitti. Best Buy'ın yeni CEO'su Jason Bonfig, bilgisayar bölümünün önümüzdeki çeyreklerde bu artışlardan en fazla etkilenen alan olacağını açıkladı. Gartner'ın analizine göre, artan bellek maliyetleri 2026'da küresel PC sevkiyatlarını yüzde 10,4, akıllı telefon sevkiyatlarını ise yüzde 8,4 oranında azaltacak. Bu gelişme, yalnızca bir tedarik zinciri sorunu değil, dünya genelinde tüketici elektroniği cihazlarının erişilebilirliğinde ciddi bir daralma anlamına geliyor. Gartner analisti Ranjit Atwal, Apple'ın tüm uzmanlığına ve uzun vadeli planlamalarına rağmen bu krizden etkilenmekten kaçamayacağını vurguladı. Counterpoint Research, yükselen bellek maliyetlerinin iPhone başına yaklaşık 200 dolar ek maliyet getirebileceğini öngörüyor. Eğer bu artışlar tüketici fiyatlarına yansırsa, milyonlarca kişi için iPhone gibi cihazlar daha pahalı hale gelecek. Tim Cook, iPhone fiyatlarının ne zaman artacağına dair bilgi vermese de, Mac ve iPad'deki son zamlar yönü açıkça gösteriyor.</p><h3>Bellek çipi krizinin teknoloji sektörüne etkileri büyüyor</h3><p>Bellek çipi krizi, Apple ve diğer teknoloji devlerini yeni bir döneme zorluyor. Artan maliyetler, tüketicilerin cihazlara erişimini sınırlandırırken, şirketler de kâr marjlarını korumakta zorlanıyor. Yapay zeka veri merkezlerinin hızla büyümesi, bellek ve depolama talebini benzeri görülmemiş seviyelere taşırken, tedarik zincirindeki bu dengesizlik sektör genelinde fiyat artışlarını tetikliyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde benzer krizlerin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Apple, Dell, HP ve diğer üreticiler, hem tedarik zinciri sorunlarıyla başa çıkmak hem de tüketicileri korumak için yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalacak. Tüketiciler ise, bellek çipi krizinin etkilerini önümüzdeki aylarda daha net bir şekilde hissetmeye başlayacak.</p><p>Bellek çipi krizi, teknoloji sektöründe hem şirketleri hem de tüketicileri zor durumda bırakıyor. Apple ve diğer devlerin karşı karşıya kaldığı bu tarihi kriz, fiyat artışlarının yanı sıra cihaz sevkiyatlarında da azalmaya yol açıyor. Uzmanlar, bellek çipi sıkıntısının etkilerinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ve sektörün bu dalgalanmaya uyum sağlamak zorunda kalacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/elon-musk-ve-tim-cooktan--648_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlar-balik-yagi-ve-morina-karacigeri-yagi-takviyeleri-arasinda-kritik-farki-acikladi-281779</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar balık yağı ve morina karaciğeri yağı takviyeleri arasında kritik farkı açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Balık yağı ve morina karaciğeri yağı takviyeleri, kalp sağlığını korumak isteyenler için sıkça tercih ediliyor. Uzman diyetisyenler bu iki önemli takviyeyi karşılaştırarak, hangisinin kalp sağlığı açısından daha avantajlı olduğunu ve olası risklerini detaylı biçimde değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar balık yağı ve morina karaciğeri yağı takviyeleri arasında kritik farkı açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balık yağı ve morina karaciğeri yağı, özellikle kalp sağlığını koruma amacıyla takviye kullanan bireyler arasında en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Son yıllarda market raflarında, eczanelerde ve sağlık ürünleri satan mağazalarda bu iki takviye öne çıkarken, uzmanlar balık yağı ile morina karaciğeri yağı arasındaki farkların kalp sağlığı açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor. Her iki ürün de deniz kaynaklı olmasına rağmen, içeriklerinde ve sundukları faydalarda belirgin farklılıklar mevcut. Diyetisyenler ve beslenme uzmanları, balık yağı ile morina karaciğeri yağının kardiyovasküler sistem üzerindeki etkilerini karşılaştırarak, hangi takviyenin kalp sağlığı için daha uygun olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Balık yağı: Omega-3 içeriğiyle kalp sağlığında öne çıkıyor</h3><p>Balık yağı, özellikle somon, uskumru ve ton balığı gibi yağlı balıkların dokularından elde edilen bir takviye olarak biliniyor. Bu yağın en önemli özelliği, yüksek miktarda EPA (eikosapentaenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) içermesi. Omega-3 yağ asitleri olarak adlandırılan bu bileşenler, kalp sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Diyetisyen Lauren Williams, EPA ve DHA'nın trigliserit seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu, iltihaplanmayı azalttığını ve kan damarlarının esnekliğini desteklediğini belirtiyor. Trigliseritler, kanda bulunan ve yüksek seviyeleri kalp hastalıkları riskini artıran bir yağ türü. Araştırmalara göre, balık yağı takviyesinin karaciğerde üretilen ve kana salınan yağ miktarını azaltarak trigliseritlerin düşmesine katkı sağladığı görülüyor. Ayrıca, omega-3 yağ asitlerinin anti-inflamatuar özellikleri sayesinde, damar iç yüzeyinde oluşabilecek kronik iltihap riskini azaltarak, kalbin yükünü hafifletiyor ve kan akışını kolaylaştırıyor.</p><h3>Reçeteli balık yağı ve dozaj farkları: Uzmanlar uyarıyor</h3><p>Balık yağı takviyesi seçerken dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntılar bulunuyor. Williams, reçeteli balık yağı ürünlerinin, dozaj güvenilirliği ve saflık açısından reçetesiz satılanlara göre daha avantajlı olduğunu vurguluyor. Ayrıca, sadece EPA içeren balık yağı takviyelerinin, EPA ve DHA karışımı olan ürünlere göre kardiyovasküler faydalarda daha belirgin etki yaratabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, yüksek dozda DHA içeren ürünlerin, bazı kişilerde LDL (kötü) kolesterolü artırabileceği ve atriyal fibrilasyon riskini yükseltebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, balık yağı takviyesinin mutlaka sağlık uzmanı gözetiminde kullanılması öneriliyor. Takviye etiketlerinde EPA ve DHA miktarlarının dikkatlice incelenmesi, bireysel ihtiyaçlara uygun dozun seçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Her bireyin sağlık durumu ve ihtiyacı farklı olabileceğinden, balık yağı takviyesi almadan önce mutlaka bir uzmana danışılması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Morina karaciğeri yağı: Vitamin zenginliği ve olası riskler</h3><p>Morina karaciğeri yağı ise, adından da anlaşılacağı üzere morina balığının karaciğerinden elde edilen bir takviye. Bu ürün de balık yağı gibi omega-3 yağ asitleri içeriyor; ancak EPA ve DHA oranı genellikle balık yağına kıyasla daha düşük seviyede. Diyetisyen Michelle Routhenstein, morina karaciğeri yağının özellikle A ve D vitamini açısından son derece zengin olduğunu belirtiyor. Bu yağda bulunan A ve D vitaminleri, yağda çözünebilen vitaminler olduğu için vücutta birikme ve toksisite riski taşıyor. Özellikle A vitamini için günlük üst sınırın 3.000 mikrogram, D vitamini için ise 4.000 IU olduğu hatırlatılıyor. Kişilerin morina karaciğeri yağı takviyesi alırken, başka takviyeler veya vitamin içeren gıdalarla birlikte toplam alım miktarını göz önünde bulundurması gerekiyor. Aksi halde, vitamin toksisitesi gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Morina karaciğeri yağı, bazı araştırmalarda kolesterol düşürücü ilaçlarla birlikte kullanıldığında LDL ve toplam kolesterol üzerinde olumlu etki gösterebiliyor. Ancak, bu konuda daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç olduğu uzmanlar tarafından dile getiriliyor.</p><h3>Balık yağı mı morina karaciğeri yağı mı? Uzmanlar nihai tercihi açıkladı</h3><p>Balık yağı ve morina karaciğeri yağı arasında seçim yaparken, kalp sağlığı açısından balık yağı öne çıkıyor. Diyetisyen Williams, balık yağının kardiyovasküler faydalarının daha fazla araştırmayla desteklendiğini, genellikle daha yüksek EPA ve DHA oranı sunduğunu ve A veya D vitamini toksisitesi riski taşımadığını belirtiyor. Morina karaciğeri yağı ise, vitamin zenginliğiyle dikkat çekse de, omega-3 seviyesi ve kalp sağlığı üzerindeki doğrudan etkileri açısından balık yağı kadar güçlü bir seçenek olarak görülmüyor. Yine de, her iki takviyenin de içerik etiketleri dikkatle incelenmeli ve hangi ürünün bireysel ihtiyaçlara daha uygun olduğu konusunda sağlık uzmanına danışılmalı. Takviye seçimi sırasında, EPA ve DHA miktarlarının ürünler arasında önemli ölçüde değişebileceği unutulmamalı. Gereğinden fazla veya yetersiz omega-3 alımının önüne geçmek için, dozaj konusunda uzman görüşü almak büyük önem taşıyor.</p><h3>Kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı önerileri: Takviyeler tek başına yeterli değil</h3><p>Balık yağı veya morina karaciğeri yağı gibi takviyeler, kalp sağlığını destekleyici ek faydalar sunabilir; ancak uzun vadede en etkili koruma, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarından geçiyor. Diyetisyen Williams, doymuş yağ oranı yüksek gıdalar yerine, doymamış yağ içeren besinlerin tercih edilmesi ve sebze, meyve, tam tahıl ile baklagiller gibi lif açısından zengin ürünlerin ön plana çıkarılmasının önemini vurguluyor. Ayrıca, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve selenyum gibi minerallerin eksikliği, kalp hastalığı olan bireylerde sıkça görülen bir durum. Bu nedenle, çeşitli ve dengeli bir diyet, temel besin maddelerinin karşılanmasına yardımcı oluyor. Routhenstein, haftada en az 150 dakika orta düzeyde veya 75 dakika yüksek yoğunlukta fiziksel aktivitenin yetişkinler için ideal olduğunu, çocuklarda ise her gün en az 60 dakika aktif oyun süresinin gerekli olduğunu belirtiyor. Ek olarak, şeker tüketiminin günlük 25-36 gramı aşmamasına dikkat edilmesi, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için önem taşıyor. Kaliteli uyku ise, gece boyunca kan basıncında sağlıklı bir düşüş sağlayarak kalp ve damar sağlığını destekliyor.</p><h3>Uzman görüşü: Balık yağı kalp sağlığında bir adım önde</h3><p>Balık yağı ve morina karaciğeri yağı, kalp sağlığını desteklemek isteyenler için önemli takviyeler arasında yer alıyor. Ancak, mevcut bilimsel kanıtlar ve uzman görüşleri balık yağını bir adım öne çıkarıyor. Omega-3 yağ asitleri bakımından daha yüksek içeriğe sahip olan balık yağı, kardiyovasküler faydalarını destekleyen daha fazla araştırmaya sahip. Morina karaciğeri yağı ise, özellikle vitamin A ve D açısından zengin olmasıyla dikkat çekiyor; fakat bu özellik beraberinde toksisite riskini de getiriyor. Her iki takviyenin de bilinçli ve uzman kontrolünde kullanılması gerektiği unutulmamalı. Takviyelerin hiçbir zaman dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı uyku gibi temel yaşam tarzı alışkanlıklarının yerini tutamayacağı vurgulanıyor. Kalp sağlığına yatırım yapmak isteyen bireyler, balık yağı veya morina karaciğeri yağı takviyesi almadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmalı ve kişisel ihtiyaçlarına göre en doğru seçimi yapmalı.</p><p>Sonuç olarak, balık yağı ve morina karaciğeri yağı takviyeleri kalp sağlığını desteklemede önemli rol oynasa da, balık yağı omega-3 içeriği ve bilimsel desteğiyle öne çıkıyor. Ancak, her bireyin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, takviye kullanımı konusunda mutlaka uzman görüşü alınmalı ve yaşam tarzı alışkanlıklarının kalp sağlığındaki belirleyici rolü göz ardı edilmemeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/uzmanlar-balik-yagi-ve-mo-379_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281778</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-sinsi-tehlike-artemis-ii-ekibinde-virusler-yeniden-aktiflesti-281778</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda sinsi tehlike! Artemis II ekibinde virüsler yeniden aktifleşti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, Artemis II görevi kapsamında Ay çevresinde seyahat eden astronotların bağışıklık sistemi tepkilerini inceledi. Dünya'dan 252 bin mil uzaklıkta toplanan tükürük örnekleri, gizli virüslerin uzayda yeniden aktifleşip aktifleşmediğini belirlemek için analiz edildi. Bu çalışma, gelecekteki Mars görevleri için hayati öneme sahip yeni veriler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda sinsi tehlike! Artemis II ekibinde virüsler yeniden aktifleşti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Artemis II göreviyle birlikte, insan vücudunun derin uzay koşullarında nasıl tepki verdiğini araştırdı. Ay yörüngesine çıkan ve Dünya'dan yaklaşık 252 bin mil uzaklaşan astronotlar, bağışıklık sistemi üzerindeki değişimleri anlamak için tükürük örnekleri topladı. Bu örnekler, özellikle herpes virüsleri gibi gizli kalan virüslerin uzay ortamında yeniden aktifleşip aktifleşmediğini tespit etmek amacıyla incelendi. NASA, daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaptığı araştırmalarda, astronotların bağışıklık sistemlerinde meydana gelen değişikliklerin, vücutta sessizce bekleyen virüslerin tekrar harekete geçmesine yol açabileceğini gözlemlemişti. Şimdi ise Artemis II ile bu sorunun düşük Dünya yörüngesinin ötesinde, derin uzayda da geçerli olup olmadığı test edildi.</p><h3>NASA'nın Artemis II ekibi: Ay çevresinde bağışıklık sistemi takibi</h3><p>Artemis II misyonunda görev alan NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch ile Kanadalı astronot Jeremy Hansen, insan sağlığının uzayda nasıl etkilendiğini göstermek için biyolojik veriler topladı. Ekip, radyasyon, izolasyon ve uzun mesafelerin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini anlamak amacıyla tükürük örnekleri verdi. Bu örnekler, bağışıklık sistemiyle ilişkili biyomarkerlerin analizinde kullanıldı. NASA'nın Uçuş Günü 4 güncellemesine göre, ekip üyeleri Dünya'dan yaklaşık 169 bin mil uzaktayken, Orion uzay aracında tükürük örnekleri topladı. Bu numuneler, astronotların uzayda karşılaştığı radyasyon ve stresin, bağışıklık sistemini nasıl etkilediği konusunda kritik bilgiler sağladı. Özellikle herpes virüslerinin yeniden aktifleşmesi, bağışıklık sisteminin uzayda baskı altında olup olmadığının önemli bir göstergesi olarak kabul edildi.</p><h3>Bağışıklık sistemi ve gizli virüsler: Uzayda yeni riskler ortaya çıkıyor</h3><p>Herpes virüsleri, insan vücudunda ilk enfeksiyondan sonra ömür boyu sessizce kalabiliyor. Özellikle varicella zoster virüsü, su çiçeği geçiren kişilerde yıllarca sinir hücrelerinde gizlenip, bağışıklık sistemi zayıfladığında zona hastalığına neden olabiliyor. NASA'nın daha önceki istasyon araştırmalarında, astronotların bağışıklık sistemlerinde yaşanan değişikliklerin bu tür virüsleri yeniden aktif hale getirdiği gözlemlendi. Artemis II ile birlikte, bu fenomenin derin uzayda da gerçekleşip gerçekleşmediği araştırıldı. Tükürükte viral DNA'nın tespit edilmesi, astronotların hasta olduğu anlamına gelmese de, bağışıklık sisteminin uzay koşullarında farklı şekilde çalıştığını gösteren önemli bir biyomarker olarak öne çıktı. Bu bulgular, gelecekteki uzun süreli Ay veya Mars görevlerinde, astronot sağlığının korunması için kritik önlemler geliştirilmesine zemin hazırladı.</p><h3>Orion'da örnek toplama: Depolama ve analizde yeni yöntemler</h3><p>Artemis II misyonunda, tükürük örneklerinin toplanması ve korunması sürecinde yeni yöntemler denendi. Orion uzay aracında dondurucu bulunmadığı için, astronotlar tükürüklerini özel kağıtlara emdirerek kuru örnekler oluşturdu. Bu yöntem, örneklerin Dünya'ya güvenle getirilmesini sağladı. NASA, misyon öncesi, sırasında ve sonrasında kuru tükürük örnekleri topladı; sıvı tükürük ve kan örnekleri ise uçuş öncesinde ve sonrasında alındı. Bu kapsamlı veri seti, astronotların bağışıklık sisteminin uzayda radyasyon, izolasyon ve mesafe gibi stres faktörlerinden nasıl etkilendiğini detaylı biçimde ortaya koydu. Ayrıca, ekip üyeleri uyku ve hareket takibi yapan monitörler kullandı, radyasyon sensörleriyle maruziyet ölçüldü ve psikolojik performans testleri gerçekleştirildi. Tüm bu veriler, NASA'nın insan sağlığını uzayda korumak için geliştireceği stratejilere ışık tuttu.</p><h3>Gizli biyolojinin önemi: Mars yolculuğu için kritik veriler</h3><p>Artemis II'nin topladığı veriler, gelecekteki Mars görevleri için büyük önem taşıyor. Uzun süreli uzay yolculuklarında, bağışıklık sistemi sorunlarının yönetimi daha karmaşık hale gelebilir. Dünya yörüngesindeki bir ekip, acil durumda hızlıca gezegene dönebilirken, Ay veya Mars görevlerinde bu mümkün olmayacak. Bu nedenle, tükürük biyomarkerleri gibi erken uyarı sistemleri, astronotların sağlığını korumak için kritik rol oynayacak. NASA, bu bulguları kullanarak, aşılar, antiviral tedaviler, uyku ve iş yükü düzenlemeleri ya da kişiselleştirilmiş tıbbi kitler gibi önlemleri devreye almayı planlıyor. Artemis II'nin kısa süreli ve sınırlı sayıda astronotla gerçekleştirilmiş olması, Mars gibi uzun süreli görevlerde bağışıklık sisteminin nasıl davranacağını kesin olarak göstermese de, elde edilen veriler insanlı derin uzay yolculuklarının sağlık risklerinin yönetilmesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gizli virüslerin tükürükte tespit edilmesi, astronotların hastalanmasından çok daha önce bağışıklık sistemindeki değişiklikleri haber vererek, uzayda sağlık yönetiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>NASA'nın araştırmaları: Derin uzayda bağışıklık sistemi için yeni yol haritası</h3><p>NASA, Artemis II ile insan araştırmalarında yeni bir döneme adım attı. Uzay istasyonunda yıllarca süren gözlemler, düzenli örnek toplama ve uzun süreli görevlerle elde edilen tecrübe, Artemis II'nin kısa ama kritik misyonuyla derin uzaya taşındı. Elde edilen bulgular, bağışıklık sistemiyle ilgili risklerin sadece Dünya yörüngesinde değil, Ay ve Mars gibi uzak hedeflerde de geçerli olabileceğini gösteriyor. NASA, bu veriler ışığında, gelecekteki görevlerde astronotların sağlığını korumak için daha gelişmiş önlemler ve erken uyarı sistemleri geliştirmeye odaklanıyor. Artemis II'nin ortaya koyduğu sonuçlar, insanlığın uzayda uzun süreli yaşam hedefleri için yol haritası oluşturuyor. Sonuç olarak, bağışıklık sistemi ve gizli virüsler üzerindeki bu detaylı araştırmalar, Mars yolculuğu öncesinde insan sağlığı için atılmış en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/uzayda-sinsi-tehlike-arte-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281777</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/13-trilyon-dolarlik-yatirim-duyurusu-sonrasi-samsung-ve-sk-hynix-hisseleri-sert-dustu-281777</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1,3 trilyon dolarlık yatırım duyurusu sonrası Samsung ve SK Hynix hisseleri sert düştü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung ve SK Hynix, Güney Kore'de 1,3 trilyon dolarlık dev yatırım planlarını açıklamaya hazırlanırken, şirketlerin hisselerinde sert düşüşler yaşandı. Yatırımcılar, yapay zeka ve yarı iletken alanındaki bu büyük hamlenin piyasa üzerindeki etkilerini yakından izliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1,3 trilyon dolarlık yatırım duyurusu sonrası Samsung ve SK Hynix hisseleri sert düştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore'nin teknoloji devleri Samsung Electronics ve SK Hynix, önümüzdeki on yıl için toplamda 1,3 trilyon doları aşan yatırım planlarını açıklamaya hazırlanıyor. Bu devasa yatırım hazırlıkları, Pazartesi günü şirket hisselerinde ciddi bir düşüşe yol açtı. Samsung Electronics hisseleri yüzde 4,7, SK Hynix hisseleri ise yüzde 3,1 oranında geriledi. Yatırımcılar, bu büyük harcama planlarının şirketlerin finansal yapısına ve piyasa dengesine nasıl yansıyacağı konusunda endişe taşıyor. Planların, yerel saatle 14.00'te gerçekleştirilecek bir hükümet brifinginde kamuoyuna duyurulacağı bildirildi.</p><h3>Samsung ve SK Hynix: Yatırım planı hisse senetlerini vurdu</h3><p>Korea Economic Daily'nin aktardığı bilgilere göre, Samsung ve SK Hynix önümüzdeki on yıl boyunca toplam 2.000 trilyon won, yani yaklaşık 1,3 trilyon dolar değerinde yatırım yapmayı hedefliyor. Bu kapsamlı yatırım programı, özellikle yarı iletken fabrikaları, yapay zeka veri merkezleri, ileri teknoloji paketleme, pil ve ekran üretimi gibi stratejik alanları kapsıyor. Samsung'un yatırım planında, güneybatı Kore'de yeni fabrikalar için 300 trilyon won, Yongin yarı iletken kümesi için 360 trilyon won ve yapay zeka veri merkezleri için 350 trilyon wonun üzerinde bir bütçe ayrılması öngörülüyor. Söz konusu rakamların bazı alanlarda örtüşüp örtüşmediği henüz netlik kazanmadı. Yatırımın büyüklüğü, hem şirketlerin küresel rekabet gücünü artırmayı hem de yapay zeka teknolojilerinde liderlik hedefini öne çıkarmayı amaçlıyor.</p><h3>Yapay zeka ve çip sektöründe Samsung ve SK Hynix'in stratejik hamlesi</h3><p>Samsung ve SK Hynix'in bu dev yatırım planı, yapay zeka pazarında yaşanan hızlı büyümenin ve yüksek bant genişliğine sahip bellek çiplerine olan talebin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Özellikle bulut hizmeti sağlayıcıları ve teknoloji şirketleri, yapay zeka altyapılarını geliştirmek için bu tür çiplere büyük ihtiyaç duyuyor. SK Hynix, Nvidia gibi devlere ileri düzey HBM çipleri tedarik ederek pazarda güçlü bir konum elde etti. Samsung ise, rakibiyle arasındaki teknoloji farkını kapatmak ve sektördeki liderliğini pekiştirmek için yatırımlarını artırıyor. Uzmanlar, bu devasa yatırımın Güney Kore ekonomisine ve küresel yarı iletken sektörüne etkilerinin uzun vadede hissedileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Samsung ve SK Hynix'in 1,3 trilyon dolarlık yatırım planı, hem şirketlerin küresel rekabetteki konumunu güçlendirmeyi hem de yapay zeka teknolojilerinde öncü olmayı hedefliyor. Ancak, bu büyük adımın kısa vadede hisse senetleri üzerinde baskı yarattığı ve yatırımcıların temkinli davrandığı gözleniyor. Sektör temsilcileri, açıklanacak detayların piyasalarda yeni hareketlilik yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/13-trilyon-dolarlik-yatir-590_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281776</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/herkes-gitmek-istiyordu-o-koy-artik-pazar-gunleri-kapali-281776</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Herkes gitmek istiyordu! O köy artık pazar günleri kapalı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın Meghalaya eyaletinde bulunan ve 'Asya'nın en temiz köyü' unvanını taşıyan Mawlynnong, Pazar günleri turist kabul etmeme kararı aldı. Köy sakinleri, kültürel kimliklerini ve temizlik geleneklerini korumak için haftada bir gün ziyaretçi yasağı uyguluyor. Bu karar, bölgeye gelen turist sayısındaki artışın ardından köydeki huzuru ve günlük yaşamı korumayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Herkes gitmek istiyordu! O köy artık pazar günleri kapalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın kuzeydoğusunda, Bangladeş sınırına yakın bir konumda yer alan Mawlynnong köyü, 'Asya'nın en temiz köyü' olarak anılıyor. 600 kişilik bu küçük yerleşim, son yıllarda turizmde yaşanan büyük artışın ardından dikkat çekici bir uygulamaya imza attı. Ocak 2026'dan itibaren Mawlynnong, Pazar günleri günübirlik ziyaretçilere kapılarını kapattı. Köyün tek giriş yoluna yerleştirilen siyah metal kapılar, haftanın bir günü boyunca kilitleniyor ve köyün huzuru korunuyor. Sakinler, bu uygulamanın temel amacının, köyün geleneksel yaşamını ve temizlik kültürünü sürdürmek olduğunu vurguluyor. Turizmle değişen köyde, Pazar yasağıyla birlikte sakinler hem ibadet hem de topluluk yaşamına daha fazla vakit ayırıyor.</p><h3>Mawlynnong köyü: Temizlik kültürü ve turist akını</h3><p>Mawlynnong, 2003 yılında Discover India dergisinin 'Asya'nın en temiz köyü' ilan etmesiyle birlikte Hindistan genelinde ün kazandı. Ülkede hijyen standartlarının düşük olmasıyla bilinen bir ortamda, köyün bu unvanı elde etmesi büyük ilgi topladı. Çocuklar, daha ilkokul çağında temizlik alışkanlıklarını kazanıyor; sabahları okula gitmeden önce sokakları süpürüyor ve çöpleri topluyor. Köylüler ise biyolojik atıkların doğru şekilde bertaraf edilmesine büyük özen gösteriyor. Başbakan Narendra Modi'nin 2014 yılında başlattığı Temiz Hindistan Misyonu ile birlikte Mawlynnong, ulusal çapta daha fazla tanınmaya başladı. Modi, köyün temizlik alışkanlıklarını örnek göstererek, tüm ülkenin bu seviyeye ulaşabileceğini ifade etti. Bu övgülerin ardından Mawlynnong, tarım ekonomisinden turizme yöneldi; misafirhaneler, restoranlar ve hediyelik eşya dükkanları açıldı. Her Cumartesi köye yaklaşık 1.000 turist geliyor ve köyün pırıl pırıl sokaklarında dolaşıyor. Ancak bu yoğun ilgi, köy yaşamında bazı denge sorunlarını da beraberinde getirdi.</p><h3>Köy komitesinden Pazar yasağı: Kültürel kimlik ve huzur önceliği</h3><p>Günümüzde Mawlynnong'un çoğunluğu Hristiyan olan halkı, Pazar günlerini kilisede geçirmek ve toplu ibadet için bir araya gelmek istiyor. Köy komitesi, iki on yıl boyunca süren turist akınının ardından, haftada bir gün köyün gerçek yaşamına dönmesi için Pazar yasağını uygulamaya koydu. Precious Khongdup isimli komite üyesi, bu kararın hem köyün kültürel kimliğini korumak hem de Mawlynnong'u farklı kılan disiplinli yaşamı sürdürmek için alındığını belirtti. Festival Kharrymba ise turistlerin Pazar günü köyde bulunmasının, ibadet ve dua için gerekli olan huzuru bozduğunu söyledi. Yasağın uygulanmasından önce, köydeki işletmelerin çoğu Pazar günleri açık olmuyordu. Sadece birkaç restoran hizmet veriyor, ziyaretçiler ise yiyecek ve içecek bulmakta zorluk yaşıyordu. Köy yönetimi, turistlerin misafirperverlikten tam anlamıyla faydalanabilmesi için böyle bir karar alındığını, aksi halde ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayamayacaklarını ifade etti.</p><h3>Turizmin getirdiği değişim ve Mawlynnong'un yeni dengesi</h3><p>Pazar yasağı, yalnızca günübirlik ziyaretçileri kapsıyor. Cumartesi veya Pazar gecesi köyde konaklayan turistler bu kuraldan muaf tutuluyor. Mawlynnong'un köklü değişimi, 2003 sonrası dönemde hız kazandı. O yıllara kadar köy, komşu yerleşimlere düzgün yollarla bile bağlı değildi. Şimdi ise turizmden elde edilen gelirle yeni beton evler inşa edildi, yaşam standartları yükseldi. Köydeki herkesin Hristiyan olduğu ve yasağın oybirliğiyle kabul edildiği belirtiliyor. Precious Khongdup, turizmin sağladığı ekonomik faydalara rağmen, Pazar yasağının köylüler için önemli bir nefes alma fırsatı sunduğunu vurguladı. Bu sayede hem ibadet için zaman ayrılıyor hem de köyün temizlik geleneği korunuyor. Özellikle sosyal medyada paylaşılan ve turistlerin köyde bıraktığı plastik şişeleri gösteren videolar, bu yasağın gerekliliğini artırdı. Köy yönetimi, Mawlynnong'un temizliğine saygı göstermeyen ziyaretçilerin gelmemesi yönünde çağrıda bulundu.</p><h3>Mawlynnong'da Pazar sabahı: Sessizlik ve toplumsal dayanışma</h3><p>Pazar sabahları köyde alışılmış kalabalık yerini sessizliğe bırakıyor. Hediyelik eşya tezgahları kapalı, otoparklar boş ve köyün sokaklarında yalnızca kiliseye giden yerel halk görülüyor. Evlerden yükselen ilahiler köyün huzurlu atmosferini pekiştiriyor. Ziyaretçilerden bazıları yasağa itiraz etse de, köy sakinleri için bu uygulama büyük önem taşıyor. Köyün misafirperverliğiyle tanınan yapısı, haftanın altı günü turistlere açık kalırken, yedinci gün tamamen köylülere ayrılıyor. Mawlynnong'u ziyaret edenler, köyün temizlik kültüründen ve toplumsal dayanışmasından etkileniyor. Birçok turist, köyün örnek alınması gerektiğini ve Hindistan'ın genel hijyen sorunlarının bu tür uygulamalarla aşılabileceğini düşünüyor. Mawlynnong, Temiz Hindistan Misyonu'nun hedeflerine ulaşılması için ülke genelinde bir model olma özelliğini sürdürüyor.</p><h3>Meghalaya'nın örnek köyü: Temizlik ve huzurun bedeli</h3><p>Mawlynnong'un Pazar yasağı, köyün toplumsal dokusunu ve temizlik kültürünü korumada önemli bir rol oynuyor. Sakinler, bu uygulamanın sadece ibadet için değil, aynı zamanda köyün gerçek yaşamına ve huzuruna dönmek için de gerekli olduğunu savunuyor. Turizmin getirdiği ekonomik avantajlar, köydeki yaşam standartlarını yükseltti; ancak köylüler, geleneksel değerlerinden ödün vermemekte kararlı. Pazar günleri köyde yaşanan sessizlik, Mawlynnong'un kendine özgü kimliğini korumasına katkı sağlıyor. Köy yönetimi ve sakinler, bu uygulamanın hem turistler hem de yerel halk için en sağlıklı çözüm olduğuna inanıyor. Mawlynnong, Hindistan'ın hijyen ve toplumsal dayanışma açısından örnek köylerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Mawlynnong'da uygulanan Pazar yasağı, köyün temizlik kültürünü ve toplumsal huzurunu koruma amacını taşıyor. Turizmin sağladığı gelir ve popülariteye rağmen, köy sakinleri geleneksel değerlerinden taviz vermiyor. Mawlynnong, hem Hindistan'da hem de Asya genelinde temizlik ve toplumsal dayanışmanın simgesi olmaya devam ediyor. Ziyaretçiler ise köyün bu özgün uygulamasından etkilenerek, temizlik ve huzurun önemini bir kez daha anlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/herkes-gitmek-istiyordu-o-352_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281775</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuz-bogazinin-yonetimi-icin-kurulan-ortak-komitenin-ilk-toplantisi-ummanda-yapildi-281775</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nın yönetimi için kurulan Ortak Komite'nin ilk toplantısı Umman'da yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki Seyrüsefer Yönetimi İçin Umman ile kurulan Ortak Komite'nin ilk toplantısının başkent Maskat'ta gerçekleştirildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nın yönetimi için kurulan Ortak Komite'nin ilk toplantısı Umman'da yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı'ndaki Seyrüsefer Yönetimi İçin Umman ile kurulan Ortak Komite'nin ilk toplantısının başkent Maskat'ta gerçekleştirildiğini duyurdu.</p><p>Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Ortak Komite'nin ilk toplantısının düzenlendiğini söyledi.       </p><p>Umman ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada Garibabadi, "Maskat'a gerçekleştirdiğimiz ziyaretle birlikte İran-Umman Ortak Hürmüz Komitesi'nin ilk toplantısını yaptık. Toplantıda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin konular gözden geçirildi." ifadesini kullandı.</p><p>Garibabadi, toplantıda ayrıca "İslamabad Mutabakat Zaptı'nın 5. maddesi ve kıyıdaş devletlerin hakları çerçevesinde boğazın gelecekteki yönetimi" konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/hurmuz-bogazinin-yonetimi-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281774</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cinden-japonyaya-kritik-ihracat-kisitlamasi-savunma-ve-drone-devleri-listede-281774</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'den Japonya'ya kritik ihracat kısıtlaması! Savunma ve drone devleri listede]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin, Japonya'nın savunma ve teknoloji alanındaki önde gelen şirketlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını sertleştirdi. Aralarında Mitsubishi Electric, Terra Drone ve nükleer firmaların da bulunduğu 40 Japon kuruluşu yeni kara ve izleme listelerine aldı. Bu hamle, Pekin'in Tokyo'ya yönelik baskı kampanyasında yeni bir aşama olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'den Japonya'ya kritik ihracat kısıtlaması! Savunma ve drone devleri listede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, Japonya ile yaşanan siyasi gerilimin ardından savunma ve teknoloji sektörlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını genişletti. Pazartesi günü açıklanan yeni kararla, aralarında Mitsubishi Electric, Terra Drone ve nükleer yakıt işleyicilerinin de bulunduğu 40 Japon kuruluşu kara ve izleme listelerine dahil edildi. Çin Ticaret Bakanlığı, Japonya'nın kritik mineraller ve çift kullanımlı ürünlere erişimini daha sıkı denetim altına aldı. Bu adım, Pekin'in Tokyo'ya uyguladığı baskı politikasında dikkate değer bir tırmanış olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Çin Ticaret Bakanlığı: Savunma ve teknoloji şirketlerine yasak</h3><p>Çin Ticaret Bakanlığı'nın duyurusuna göre, Savunma Çalışmaları Ulusal Enstitüsü ile kara, deniz ve hava sistemleri üzerine çalışan dört önemli Japon araştırma merkezi kara listeye alındı. Ayrıca, Mitsubishi Electric ve Mitsubishi Heavy Industries'in çeşitli birimleri de kapsamlı kısıtlamalara tabi tutuldu. Bakanlık, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin bu kuruluşlara transferini kesin bir şekilde yasakladı. Hem Çinli ihracatçılar hem de yurtdışındaki ortaklar için bu yasaklar derhal yürürlüğe girdi. Bakanlık, ihracatçıların mevcut işlemlerini de hemen durdurmasını istedi. Bu gelişme, Çin'in Japonya'nın savunma kapasitesini artıracak teknolojik ürünlere erişimini engelleme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.</p><h3>Drone, nükleer ve elektronik devleri izleme listesinde</h3><p>Çin, Mitsui E&amp;S Co, drone üreticisi Terra Drone Corporation, nükleer yakıt işleyicileri ve OKI Electric Industry'nin birçok birimi gibi 20 Japon kuruluşunu da izleme listesine ekledi. Bu listeye giren firmalar, artık çok daha sıkı lisans denetimine tabi tutulacak. Bu şirketlere yapılacak ihracatlarda son kullanıcı ve kullanım incelemeleri artırıldı. Çin, özellikle Japon askeri kullanıcılarına veya savunma amaçlı projelere yönelik hiçbir ürünün ihracatına izin vermeyeceğini açıkladı. Bakanlık, bu önlemlerin askeri teknolojinin Japonya'ya aktarılmasını önlemeye yönelik olduğunu vurguladı. İzleme listesine alınan şirketler arasında, savunma ve ileri teknoloji alanında faaliyet gösteren birçok önemli Japon kuruluşu bulunuyor.</p><h3>Pekin'den Tokyo'ya: "Yanlış yoldan dönün" çağrısı</h3><p>Pazartesi günü yapılan açıklamada, Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü, Japonya'nın Şubat ayında yapılan listelemelerden sonra pişmanlık göstermediğini belirtti. Sözcü, Tokyo'nun "yeni tarz militarizm" olarak nitelendirilen askeri faaliyetlerini hızlandırdığını ve saldırgan silahların konuşlandırılması ile yurtdışında füzelerin fırlatılması gibi adımlar attığını ifade etti. Pekin yönetimi, Japonya'yı "yanlış yoldan dönmeye" davet etti. Ayrıca, alınan önlemlerin normal ikili ekonomik ve ticari faaliyetleri etkilemeyeceğini, yasalara uygun hareket eden Japon firmalarının endişe etmesine gerek olmadığını vurguladı. Ancak, Çin'in bu açıklamalarına rağmen, ihracat kısıtlamalarının Japonya'nın savunma ve teknoloji sektörlerinde ciddi etkiler yaratacağı öngörülüyor.</p><h3>Piyasalarda dalgalanma: Japon devleri değer kaybetti</h3><p>Çin'in ihracat kısıtlamalarını duyurmasının ardından, Japonya borsasında ilgili şirketlerin hisselerinde önemli dalgalanmalar yaşandı. İzleme listesinde yer alan Mitsubishi Electric'in hisseleri yaklaşık %1,4, Howa Machinery'nin hisseleri ise %4,6 oranında değer kaybetti. Buna karşılık, Mitsubishi Heavy Industries ve Terra Drone Corp. hisselerinde sırasıyla %4,9 ve %1,7 oranında artış görüldü. Bu dalgalanmalar, Çin'in ihracat kısıtlamalarının Japon şirketleri ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkisinin piyasalarda yakından takip edildiğini gösteriyor. Özellikle kritik minerallere ve ileri teknolojiye bağımlı sektörlerde belirsizlik artıyor.</p><h3>Kritik minerallerde Çin'in etkisi ve Japonya'nın bağımlılığı</h3><p>Çin, kritik mineral tedarik zincirlerindeki hakimiyetini siyasi baskı aracı olarak kullanıyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin raporuna göre, Pekin, askeri güç kullanmadan siyasi rakiplerini etkilemek için bu gücünü artırıyor. Tayvan'ı destekleyen ülkeler özel bir risk altında bulunuyor. Japonya ise 2010'dan bu yana nadir toprak mineralleri için Çin'e olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Yerli rafinaj ve işleme yatırımlarını artıran Tokyo, madencilikten sabit mıknatıs üretimine kadar Çin ve Vietnam'a bağımlı tedarik zincirlerinden henüz tam anlamıyla kopabilmiş değil. Daiwa Araştırma Enstitüsü'nden Koki Akimoto'nun Aralık ayında yaptığı tahmine göre, Çin'den nadir toprak ithalatının bir yıl süreyle kesilmesi, Japonya'nın reel GSYİH'sında yaklaşık %1,3, yani 7 trilyon yen (43,3 milyar dolar) düşüşe yol açabilir. Bu nedenle, Çin'in ihracat kısıtlamaları Japon ekonomisinde ciddi bir tehdit olarak görülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Çin'in Japonya'ya yönelik ihracat kısıtlamaları, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik gerilimin yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor. Kritik mineraller ve ileri teknoloji ürünleri üzerindeki bu baskı, Japonya'nın savunma ve teknoloji sektörlerinde uzun vadeli etkiler yaratabilir. Tokyo'nun Çin'e olan bağımlılığını azaltma çabaları sürerken, Pekin'in uyguladığı yaptırımların bölgesel ve küresel tedarik zincirleri üzerinde de yankı bulması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cinden-japonyaya-kritik-i-742_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281773</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsada-aciga-satis-yasagi-kalkti-281773</link>
      <pubDate>2026-06-29T10:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsada açığa satış yasağı kalktı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da açığa satış yasağı kalktı. Borsada açığa satış yasağının kalkmasıyla birlikte pay piyasasında emir/işlem oranının bugünden itibaren yeniden 5/1 olarak uygulanmasına karar verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsada açığa satış yasağı kalktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul'da açığa satış yasağının kalkmasıyla birlikte pay piyasasında emir/işlem oranının bugünden itibaren yeniden 5/1 olarak uygulanmasına karar verildi.</p><p>Borsa İstanbul tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamada, "Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 2 Mart-26 Haziran 2026 tarihleri arasında uygulanan tedbirlerin sona ermesiyle birlikte, Pay Piyasası'nda emir/işlem oranının 29 Haziran 2026 tarihinden itibaren yeniden 5/1 olarak uygulanmasına karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi.</p><p>SPK, 2 Mart'ta pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına karar vermişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/borsada-aciga-satis-yasag-331_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281772</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-cesme-ilce-baskanligina-galip-ulucam-yeniden-secildi-281772</link>
      <pubDate>2026-06-29T09:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Çeşme İlçe Başkanlığına Galip Uluçam yeniden seçildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Çeşme İlçe Başkanlığının 15. Olağan Kongresi'nde mevcut başkan Galip Uluçam yeniden seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Çeşme İlçe Başkanlığına Galip Uluçam yeniden seçildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çeşme İlçe Başkanlığının 15. Olağan Kongresi'nde mevcut başkan Galip Uluçam yeniden seçildi.</p><p>Çeşme Çakabey Kültür Merkezi'ndeki kongrede konuşan MHP İl Başkanı Veysel Şahin, başarılı çalışmalarından dolayı Uluçam'ı tebrik etti.</p><p>Terörsüz Türkiye hedefine değinen Şahin, "Bilge liderimizin ifade ettiği gibi 'İç cephe tahkim edilmeden dış cephe korunamaz.' Bizim yürüttüğümüz bu süreç bir pazarlık ya da taviz süreci değil, devletin kararlılığıyla terörün tamamen tasfiye edilmesi sürecidir" dedi.</p><p>Kongrede yeniden ilçe başkanı seçilen Uluçam ise ayrıştıran değil birleştiren bir siyaset anlayışını benimsediklerini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/mhp-cesme-ilce-baskanligi-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281771</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/prens-harrynin-ingiltere-ziyareti-guvenlik-engeline-takildi-281771</link>
      <pubDate>2026-06-29T09:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Prens Harry'nin İngiltere ziyareti güvenlik engeline takıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Prens Harry ve Meghan Markle, çocuklarıyla birlikte dört yıl aradan sonra Birleşik Krallık'a aile ziyareti planlarken, polis koruması taleplerinin reddedilmesi sonrası seyahatin akıbeti belirsizliğe sürüklendi. Sussex Dükü'nün ekibi, güvenlik endişeleri nedeniyle ziyaretin iptal edilip edilmeyeceği konusunda karar aşamasında.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Prens Harry'nin İngiltere ziyareti güvenlik engeline takıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prens Harry ve eşi Meghan Markle, çocukları Archie ile Lilibet'i de yanlarına alarak dört yıl sonra ilk kez İngiltere'ye aile ziyareti yapmayı planlıyordu. Ancak Sussex Dükü'nün ekibinin, Birleşik Krallık'ta bulundukları süre boyunca devletten polis güvenliği talebi, yetkililer tarafından reddedildi. Bu gelişme, ailenin önümüzdeki ay gerçekleşmesi beklenen seyahat planlarını ciddi biçimde zora soktu. Prens Harry'nin ekibi, Birleşik Krallık'a yönelik bu ziyaretin güvenli şekilde gerçekleşmesi için resmi kanallardan yapılan başvurunun olumsuz sonuçlanması sonrası, seyahatin nasıl devam edeceği konusunda yeni bir değerlendirme sürecine girdi. Kararın, ziyaretin başlamasına sadece günler kala alınması ise ailede hayal kırıklığı ve endişe yarattı.</p><h3>Prens Harry'nin güvenlik talebi hükümetten döndü</h3><p>Sussex Dükü'nün ekibi, İngiltere'ye kalacakları süre boyunca vergi mükellefleri tarafından finanse edilen polis koruması sağlanması için resmi talepte bulundu. Ancak hükümetin güvenlikten sorumlu komitesi Ravec, yapılan inceleme sonucunda bu talebi reddetti. Hükümet sözcüsü, koruma sisteminin "katı ve orantılı" şekilde uygulandığını vurguladı ve detay paylaşmanın güvenlik gerekçesiyle mümkün olmadığını belirtti. Prens Harry'nin ekibi, bu kararın ardından ailenin güvenliği için nasıl bir yol izleneceği konusunda yeni bir değerlendirme başlattı. Güvenlik talebinin reddedilmesi, Prens Harry'nin ailesini doğduğu ülkeye getirme isteğini zora sokarken, ailenin güvenliğinden endişe duyan Sussex Dükü'nün, ziyaretin iptal edilip edilmeyeceği konusunda kararsız kaldığı öğrenildi.</p><h3>Kraliyet malikanesi ve özel güvenlik seçenekleri gündemde</h3><p>Prens Harry ve Meghan'ın ekibi, çiftin ziyaret sırasında Kral Charles'ın davetiyle bir kraliyet malikanesinde kalma teklifini kabul ettiklerini açıkladı. Ancak Buckingham Sarayı kaynakları, bu kabulün kendilerine henüz resmi olarak bildirilmediğini aktardı. Çiftin, İngiltere'de özel bir konaklama da kullanabileceği belirtiliyor. Kraliyet malikanesinde kaldıkları süre boyunca polis koruması sağlanacak. Ancak bu sürenin dışında, Prens Harry ve ailesi, Kaliforniya'dan gelen özel güvenlik ekibine güvenmek zorunda kalacak. Yaklaşık beş gün sürmesi planlanan ziyaret kapsamında, Meghan Markle'ın Londra ve Midlands'taki çeşitli kamu etkinliklerine katılması bekleniyor. Ayrıca, Prens Harry'nin kurucusu olduğu ve önümüzdeki Temmuz ayında Birmingham'da düzenlenecek Invictus Oyunları'nın bir yıllık geri sayımının başlangıcına denk gelen bu ziyarette, çiftin İngiltere merkezli hayır kurumlarına da destek vereceği öngörülüyor.</p><h3>Geçmişte yaşanan güvenlik endişeleri ve hukuki mücadele</h3><p>Prens Harry, önceki ziyaretlerinde de güvenlik endişeleri nedeniyle Buckingham Sarayı'nda kalma teklifini geri çevirmişti. Geçen yıl ise İngiltere'de bulunduğu süre boyunca düzenli polis koruması talebinde bulunduğu hukuki mücadelesini kaybetti. Prens Harry, verdiği bir röportajda, Kraliyet Ailesi ile barışma arzusunu dile getirirken, ailesini İngiltere'ye getirmekten çekindiğini ve çocuklarının ülkede büyüyecekleri anları kaçıracak olmasından üzüntü duyduğunu ifade etti. Kral Charles'ın torunlarını en son 2022 yılında, Kraliçe II. Elizabeth'in Platin Jübile kutlamaları sırasında gördüğü biliniyor. Prens Harry, en son Eylül ayında Kral ile yüz yüze görüşme fırsatı buldu. Ailenin İngiltere'ye yapacağı ziyaretin ve çocukların katılımının kesinleşip kesinleşmeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.</p><p>Sonuç olarak, Prens Harry'nin İngiltere'ye aile ziyareti planları, polis koruması talebinin reddedilmesiyle ciddi bir güvenlik çıkmazına girdi. Sussex Dükü ve eşi Meghan Markle, çocuklarının güvenliğini ön planda tutarak nihai kararı kısa süre içinde verecek. Ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, hem kraliyet ailesi hem de kamuoyu tarafından yakından izleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/prens-harrynin-ingiltere--156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281770</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cifte-deprem-felaketinin-ardindan-venezuelada-dayanisma-seferberligi-devam-ediyor-281770</link>
      <pubDate>2026-06-29T09:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çifte deprem felaketinin ardından Venezuela'da dayanışma seferberliği devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Venezuela'yı sarsan çifte deprem felaketinin ardından başkent Caracas'ta bir araya gelen yüzlerce gönüllü, depremzedeler için bağışlanan kıyafet ve yardım malzemelerini kutulayarak büyük bir dayanışma sergiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çifte deprem felaketinin ardından Venezuela'da dayanışma seferberliği devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Caracas'a bağlı Altamira semtinde 24 Haziran'daki iki büyük deprem sonrası bir gökdelenin enkazında arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları diğer tarafta da gönüllülerin yardım seferberliği aralıksız devam ediyor.</p><p>Kentin çeşitli noktalarından gelen gönüllülerin oluşturduğu organizasyonla bağışlanan tüm malzemeler, kolektif şekilde kutulanarak depremzedelere ulaştırılması için toplama merkezlerinde hazır hale getiriliyor.</p><p>Venezuela basınına göre, başkent genelinde artçı sarsıntıların korkusu ve hasar tespit çalışmalarının sürmesi nedeniyle 25 bin ila 30 bin kişinin evlerine giremediği ifade ediliyor.</p><p>Caracas'a bağlı Chacao, Altamira ve tarihi merkeze bağlı mahallelerde bazı yapıların yıkılmasının yanı sıra 600'den fazla binada derin çatlaklar, taşıyıcı kolon hasarları ve yapısal bozulmalar tespit edildi.</p><p>Bu kişilerin bir kısmı parklarda kendi imkanlarıyla çadır kurarken evi tamamen yıkılan veya ağır hasar gören binlerce Caracaslı ise kapalı stadyumlarda, belediye spor salonlarında ve okullarda oluşturulan geçici barınma merkezlerinde konuk ediliyor.</p><p><b>YARDIM MALZEMELERİ DÜZENSİZ DAĞITILIYOR</b></p><p>Büyük bir dayanışma sergileyen Venezuelalılar, güvenlik güçlerinin ve sivil toplum örgütlerinin desteğiyle yardım malzemelerinin, depremde en çok can ve mal kaybının kaydedildiği başta La Guaira kenti olmak üzere afet bölgelerine süratle ulaştırılması için anlamlı bir çaba harcıyor.</p><p>Diğer yandan, depremin vurduğu bazı bölgelerde yağma olaylarının yaşanması nedeniyle güvenlik güçleri önlemlerini artırdı, yardım malzemelerinin düzensiz dağıtılması ve israfı ise yoksulluğun yüksek olduğu ülkede tepkilere yol açtı.</p><p>Depremin ardından ortaya çıkan trajik tabloda kimlik tespiti işlemlerinin gecikmesi nedeniyle La Guaira'daki hastanenin bahçesinde onlarca cenazenin açıkta bekletilmesi, salgın hastalık endişelerini ve bölgedeki insani krizi tırmandırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/cifte-deprem-felaketinin--109_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281769</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avustralyadan-sosyal-medya-devlerine-rekor-ceza-uyarisi-281769</link>
      <pubDate>2026-06-29T09:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avustralya'dan sosyal medya devlerine rekor ceza uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya hükümeti, sosyal medya yasağını ihlal eden platformlara yönelik maksimum para cezasını 99 milyon dolara yükselttiğini duyurdu. Hükümet, çocukların sosyal medyadan uzak tutulması için teknoloji şirketlerine daha sıkı denetimler ve ağır yaptırımlar uygulayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avustralya'dan sosyal medya devlerine rekor ceza uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya hükümeti, sosyal medya yasağını ihlal eden platformlara yönelik maksimum para cezasını iki katına çıkararak 99 milyon dolara yükselttiğini açıkladı. Hükümet, 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını engellemek amacıyla yürürlüğe giren yasağın uygulanmasında yaşanan zorluklara karşı daha sert adımlar atıyor. 10 Aralık 2025 tarihinden itibaren yürürlükte olan sosyal medya yasağına rağmen, birçok çocuğun Facebook, Instagram, Snapchat, TikTok ve YouTube gibi popüler platformlara erişim sağlamaya devam ettiği tespit edildi. Güncellenen düzenlemeler kapsamında eSafety Komiseri, sosyal medya şirketlerinden yasağa uyduklarını kanıtlamalarını talep edebilecek ve yeterli önlem almayan şirketler ağır para cezalarıyla karşı karşıya kalacak.</p><h3>Başbakan Albanese: 'Teknoloji şirketleri yeterli çabayı göstermiyor'</h3><p>Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, sosyal medya yasağının yürürlüğe girmesinden bu yana çocukların platformlara erişiminin sürdüğünü vurguladı. Albanese, "Sosyal medya minimum yaş uygulamasının ardından konuşma tarzında ve küresel farkındalıkta olumlu değişimler yaşandığını görmekten memnunum. Ancak, büyük teknoloji şirketlerinin yasalara uyum konusunda yeterli çaba göstermediği ortada," ifadelerini kullandı. Başbakan, çocukların sosyal medya kullanımının hâlâ yaygın olduğunu belirterek, hükümetin kararlılıkla daha sert önlemler alacağını söyledi. Albanese'nin açıklamaları, sosyal medya yasağının etkinliğini artırmak için atılan adımların arkasında güçlü siyasi desteğin bulunduğunu gösteriyor.</p><h3>eSafety Komiseri'ne geniş yetkiler, platformlara ağır yaptırımlar</h3><p>Bağımsız düzenleyici eSafety Komiseri, güncellenen yasalarla birlikte sosyal medya şirketlerine karşı daha etkili soruşturmalar yürütebilecek. Komiser, platformların yasağa uyum sağlamak için hangi önlemleri aldığını detaylı şekilde inceleyebilecek ve eksik bulunan şirketlere para cezası uygulayabilecek. Avustralya İletişim Bakanı Anika Wells, teknoloji şirketlerine yönelik memnuniyetsizliğini dile getirerek, "Sosyal medya platformlarının çocukları korumak için yeterli önlemleri almadığı açık. Şirketler, minimum gereklilikleri yerine getirerek sorumluluktan kaçıyor," dedi. Hükümet, sosyal medya yasağının etkinliğini artırmak ve çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak için cezaların artırıldığını, ayrıca gece sokağa çıkma yasağı ve sonsuz kaydırmayı durdurma gibi ek önlemlerin de değerlendirildiğini açıkladı.</p><p>Avustralya'nın sosyal medya yasağı, diğer ülkeler için de örnek teşkil ediyor. Birleşik Krallık, Haziran 2026'da benzer bir yasak getireceğini ve 2027 baharında uygulamaya başlayacağını duyurdu. Avustralya hükümeti, sosyal medya yasağının sadece ülke içinde değil, uluslararası alanda da etkili olmasını hedefliyor. Etkilenen platformların tam listesi henüz açıklanmasa da, sosyal etkileşimi kolaylaştıran ve kullanıcıların içerik paylaşmasına izin veren tüm platformlar bu düzenlemelerden etkilenecek. Hükümet, çocukların dijital ortamda korunmasını sağlamak için teknoloji şirketlerinden daha fazla sorumluluk bekliyor ve sosyal medya yasağının uygulanmasında kararlılığını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/avustralyadan-sosyal-medy-345_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281768</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kuresel-piyasalar-29-haziran-haftasina-jeopolitik-belirsizliklerin-golgesinde-basladi-281768</link>
      <pubDate>2026-06-29T09:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel piyasalar 29 Haziran haftasına jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[29 Haziran 2026 Pazartesi küresel piyasalar, Orta Doğu'ya ilişkin haber akışlarından kaynaklı jeopolitik belirsizliklerle haftaya karışık bir seyirle başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel piyasalar 29 Haziran haftasına jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>29 Haziran 2026 Pazartesi küresel piyasalara bakış... ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine ilişkin beklentiler ve teknoloji şirketleri üzerindeki satış baskısı, geçen hafta piyasalarda risk algısının yüksek seyretmesine neden oldu.</p><p>Orta Doğu'da tansiyonun tekrar yükselmesi ise hafta başında küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde etkili oluyor. Hafta sonu tarafların düzenlediği karşılıklı saldırıların ardından İran ve ABD'nin saldırıları durdurma ve görüşmeleri yeniden başlatma konusunda anlaşması piyasalarda karar alma süreçlerini zorlaştırırken, bu durum yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına yol açıyor.</p><p>Diğer taraftan İran ve ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı saldırılarını durdurarak bu hafta teknik görüşmelere başlama kararı aldığı iddia edildi.</p><p>ABD merkezli Axios haber sitesinin, ismi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre, ABD ve İran birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için 30 Haziran'da Katar'da görüşme planladı.</p><p>Diğer bir ABD'li yetkili de her iki tarafın da "şimdilik" saldırılardan el çekeceğini ve ilki geçen hafta İsviçre'de yapılan teknik görüşmelerin devam edeceği için "gemilerin serbestçe hareket edebileceğini" söyledi.</p><p>Analistler, söz konusu haber akışlarının Orta Doğu'da ibrenin çok hızlı bir şekilde tersine dönebileceğini gösterdiğini ve bu sebepten dolayı piyasalarda temkinli bir tutumun öne çıktığını söyledi.</p><p>Öte yandan yapay zeka ve teknoloji şirketlerine ilişkin aşırı değerleme endişeleri de küresel piyasaları baskı altına almaya devam ediyor. Şirketlerin yapay zeka yatırımları için yaptığı sermaye harcamalarının ne zaman kara dönüşeceğine dair belirsizliğin artması söz konusu endişelerin artmasına neden oluyor.</p><p>Ticaret tarafında Trump, Amerikan şirketlerine yönelik "dijital hizmet vergisi" getiren herhangi bir ülkeye karşı yüzde 100 gümrük vergisi uygulanacağını bildirdi. Öte yandan ABD'de bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin de piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p>Bu hafta ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey'nin ECB Forumu'nda açıklamalar yapması bekleniyor.</p><p>Makroekonomik veri tarafında, ABD'de mal ticareti açığı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 27,4 artarak 105,8 milyar dolara çıktı.</p><p>Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi de haziranda yukarı yönlü revizyonla 49,5 oldu. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi haziranda yüzde 4,8'den yüzde 4,6'ya, uzun vadeli enflasyon beklentisi yüzde 3,9'dan yüzde 3,3'e geriledi.</p><p>Ekonomik veriler ile jeopolitik gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, mart ayında yıl sonuna kadar "bir faiz indirimi" öngördüğünü, haziran ayında ise bu beklentisini "bir faiz artışı" yönünde değiştirdiğini belirtti. Kashkari, gelecek verilere göre bu görüşünün değişebileceğine işaret etti.</p><p>Diğer taraftan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), ABD'nin uzun vadeli kredi notunu "AA+" ve kısa vadeli kredi notunu "A-1+" olarak teyit ederken, not görünümünü "durağan" olarak korudu.</p><p>ABD ile İran arasında karşılıklı saldırıların durdurulduğuna dair haberlerle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,98 azalışla 72,8 dolara indi.</p><p>ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,39'da dolar endeksi önceki kapanışın hemen üstünde 101,4 seviyesinde seyrediyor.</p><p>Orta Doğu'da gerilimin tekrar tırmanabileceğine yönelik endişeler, Fed'in bu yıl faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin gücünü koruması ve dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerinde seyretmesinden kaynaklı negatif etkilerle altının onsu yüzde 0,4 azalışla 4 bin 58 dolardan işlem görüyor.</p><p><b>NEW YORK BORSASI NEGATİF SEYRETTİ</b></p><p>New York borsasında yapay zeka ile ilişkili çip hisselerindeki satış dalgasının etkisiyle cuma günü negatif seyir izlendi. ABD basınında yer alan OpenAI'ın, SpaceX'in halka arz sonrası zayıf performansı ile yapay zeka bağlantılı hisselerdeki genel volatilite nedeniyle halka arz için gelecek yılı beklemeyi düşündüğüne yönelik haberler üzerine çip şirketlerinin hisseleri değer kaybetti.</p><p>Nvidia hisseleri yüzde 1,6, Advanced Micro Devices hisseleri yüzde 2, Intel hisseleri yüzde 3,4, Broadcom hisseleri yüzde 3,7 ve Micron Technology hisseleri yüzde 7'ye yakın geriledi.</p><p>Sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin hisselerindeki yükseliş ise dikkati çekerken, Eli Lilly hisseleri yüzde 7 ve Johnson & Johnson ile AbbVie hisseleri yüzde 4 artış gösterdi.</p><p>Öte yandan Nasdaq'tan yapılan açıklamada, SpaceX'in 7 Temmuz'da piyasa açılışından hemen önce Nasdaq 100 endeksinin bir bileşeni olarak işlem görmeye başlayacağı kaydedildi.</p><p>Diğer taraftan yapay zeka şirketi OpenAI, ABD hükümetinin talebi üzerine, üç yeni yapay zeka modelini gelecek haftalarda genel kullanıma sunmadan önce "küçük bir grup güvenilir ortak" ile sınırlı bir ön izleme süreci başlatacağını duyurdu.</p><p>Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,09, S&P 500 endeksi yüzde 0,05 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,24 değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne pozitif seyirle başladı.</p><p><b>AVRUPA BORSALARI NEGATİF SEYRETTİ</b></p><p>Avrupa borsaları, cuma günü para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in bu yıl bir faiz artırımına gideceğine kesin gözüyle bakılması ve teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle negatif seyretti.</p><p>Frankfurt Borsası'nda yarı iletken üreticisi Infineon yüzde 4,5 değer kaybederken, sektör tedarikçileri PVA Tepla ve Siltronic'in hisseleri yüzde 6'ya yakın geriledi.</p><p>Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,21, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,55, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,98 değer kaybetti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><b>ASYA BORSALARI KARIŞIK SEYREDİYOR</b></p><p>Asya borsalarında, söz konusu gelişmelerle haftanın ilk işlem gününde karışık bir seyir izleniyor.</p><p>Çin'in 20 Japon savunma sanayisi ve araştırma kuruluşu şirketine yönelik ihracat kontrollerini sıkılaştırdığına dair haberler bölgede ticari gerilimlerin artabileceğine yönelik endişeleri artırdı ve Japonya borsasında haftanın ilk işlem gününde satış baskısı öne çıktı.</p><p>Diğer taraftan Güney Koreli teknoloji şirketleri Samsung Electronics ve SK Group'un yatırım planlarını açıklaması bekleniyor. İki şirketin yatırımların toplam tutarının 10 yıl içinde 1,3 trilyon doların üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.</p><p>Öte yandan makroekonomik veri tarafında Japonya'da mayıs ayında perakende satışlar aylık yüzde 1,9, yıllık bazda yüzde 5,3 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede nisan ayına ilişkin perakende satışlar aylık yüzde 1,3 yıllık yüzde 2,1 artmıştı.</p><p>Söz konusu veri, Japonya'da iç tüketimin güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.</p><p>Dolar/yen paritesi yatay seyirle 161,8 seviyesinde seyrediyor. Parite geçen hafta 161,95 ile 40 yılın en yüksek seviyesini görmüştü.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1, Güney Kore'de Kospi endeksi ise yüzde 2,3 değer kaybederken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,1 değer kazandı.</p><p><b>BORSA CUMA GÜNÜNÜ YÜKSELİŞLE TAMAMLADI</b></p><p>Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,10 değer kazanarak 14.274,02 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,2 yükseldi.</p><p>Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,1 artışla 46,6202'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,6360'tan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise Avro Bölgesinde ekonomik güven endeksi ve tüketici güven endeksi, ABD'de Dallas Fed imalat sanayi endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.400 ve 14.500 puanın direnç, 14.100 ve 14.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/kuresel-piyasalar-29-hazi-692_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>