<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-altin-fiyatlari-ne-kadar-13-nisan-2026-pazartesi-gram-altin-ceyrek-alti-271813</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! Altın fiyatları ne kadar? 13 Nisan 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları yön arayışında! Orta Doğu'daki gerilimler sonrası gelen belirsizlikler altın piyasasında yükseliş ve düşüşlere neden oluyor. Altın fiyatları yön arayışında olsa da güne düşüşle başladı. Altın yatırımcılarının aklında tek soru: Peki, bugün altın fiyatları ne kadar? Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 13 Nisan 2026 Pazartesi altın fiyatlarında son rakamlar karşınızda...  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! Altın fiyatları ne kadar? 13 Nisan 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları araştırılıyor. Altın düştü mü yükseldi mi? merak ediliyor. Altın fiyatları vatandaşların ve yatırımcıların yakın markajında. Birikimlerini altın olarak değerlendirmek isteyenler ya da söz-nişan-düğün gibi organizasyonlar için altın alışverişi yapmak isteyenler güvenli limandaki son durumu ilgiyle takip ediyor. Haftanın dördüncü günü altın almak ya da bozdurmak isteyenler dikkat, bu haberden altındaki son dakika fiyat bilgisini elde edebilirsiniz.</p><p>Altın piyasasında Orta Doğu'daki gerilimin etkisiyle fiyat dalgalanmaları devam ediyor. Altın yatırımcıları son dakika fiyat değişikliklerini sorguluyor. 13 Nisan 2026 Pazartesi günü de altın yatırımcılarının aklında "Bugün altın fiyatları ne kadar oldu?" sorusu var.</p><p>Cuma günü ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 813 liradan tamamlamıştı.</p><p>Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın saat 09.25 itibarıyla 6 bin 798 lira seviyesinde bulunuyordu. nı dakika itibarıyla çeyrek altın 11 bin 360 liradan, Cumhuriyet altını 45 bin 910 liradan satılıyordu. Atının onsu, 4 bin 727 dolardan işlem görüyordu.</p><p>Peki, gram altın ve çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 13 Nisan 2026 Pazartesi güncel altın fiyatları tablosu canlı takip ile bu haberde karşınızda...</p><p><b>13 NİSAN 2026 PAZARTESİ GÜNÜNE ALTIN FİYATLARI ALIŞ-SATIŞ TABLOSU</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.777,03</p><p>Satış: 6.777,85</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.872,80</p><p>Satış: 11.120,47</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.677,65</p><p>Satış: 22.240,95</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 45.125,00</p><p>Satış: 45.810,00</p><p><b>ATA ALTIN</b></p><p>Alış: 44.850,31</p><p>Satış: 45.978,23</p><p><font color="#ff0000"><b><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></b></font></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/altinda-sert-dusus-altin--652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/56-ilde-deas-operasyonu-525-supheli-yakalandi-271812</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[56 ilde DEAŞ operasyonu: 525 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 56 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[56 ilde DEAŞ operasyonu: 525 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, 56 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/video2-130420263c99a226.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/56-ilde-deas-operasyonu-5-918_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesi-ile-yillik-180-bin-lira-destekte-bulunacagiz-271811</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi ile yıllık 180 bin lira destekte bulunacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nde başvuruları almaya başladıklarını belirterek, "95 dişi, 5 erkek küçükbaş hayvanı vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira destekte bulunmuş olacağız." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi ile yıllık 180 bin lira destekte bulunacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nü ziyaret etti.</p><p>Burada incelemelerde bulunan Yumaklı, daha sonra koyun-kuzu buluşmasını izledi.</p><p>Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, TİGEM'in, Türkiye'de hem bitkisel üretimdeki tohum hem de hayvansal üretimdeki damızlık ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan önemli bir işletme olduğunu söyledi.</p><p>Hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna işaret eden Yumaklı, bu kapsamda 2024'te 5 yıllık yol haritası açıkladıklarını hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/3-130420264f8a929a.jpg"/><p>Yumaklı, bu süreçte meraların geliştirilmesinden küçük aile işletmeleri ile genç ve kadın girişimcilerin sektöre girmesine kadar birçok hususu devreye aldıklarını bildirdi.</p><p>Hem üretim planlaması hem de uygulamaya alınan yol haritasının olumlu sonuçlarını gördüklerine işaret eden Yumaklı, "Bugün itibarıyla küçükbaş sürülerimiz yüzde 11 artışla 58 milyon başa yükselmiş durumdayız. Anadolu'muzun hem coğrafi koşulları hem de küçükbaş hayvancılıkla ilgili tecrübesi, bu alanda yapılması gereken çok daha önemli işler olduğunu da ifade etmekte. Dolayısıyla Anadolu'yu küçükbaş hayvancılığın merkezi haline getirmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Hedeflere ulaşmak için çalışmaya devam edeceklerini bildiren Yumaklı, "Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir bir üretimi hayvansal üretimde yerine getireceğiz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/2-13042026d04fbd75.jpg"/><p><strong>"EN İYİ IRKIN OLUŞTURULMASI İÇİN ÇALIŞILMIŞ SÜRÜLERDEN VERİLECEK"</strong></p><p>Küçükbaş hayvancılığa ayrı önem verdiklerini belirten Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Küçükbaşa destekle alakalı bir uygulamayı Sayın Cumhurbaşkanı'mız açıklamıştı. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nin detaylarını da oluşturmaya başladık. 1 Nisan itibarıyla başvuruları aldık, 30 Nisan itibarıyla bu başvurular sona ermiş olacak. 95 dişi, 5 de erkek küçükbaş hayvanı vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve diğer giderler için destekte bulunmuş olacağız. Verilecek olanların tamamı, TİGEM'de en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek. Burada da yüzde 100'e varan faiz desteğiyle Ziraat Bankamızın 2 ila 7 yıl arasındaki vadelendirmesi söz konusu olacak."</p><p>Yumaklı, bütün gayretlerinin, üreticilerle Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli en üst düzeye çıkarmak olduğunu bildirerek, bitkisel ve hayvansal üretimde bu avantajlara sahip olmayan ülkelerin tedarik ihtiyacını karşılayabilecek güce sahip olduklarını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/1-13042026b1248221.jpg"/><p><strong>"BAKANLIK OLARAK BİR MODEL OLUŞTURUYORUZ"</strong></p><p>Projenin ayrıntılarına ilişkin bilgi veren Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>"Gençler, kadınlar ve şehit yakınları ilave puan alacak. Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri bu konuyla ilgili eğitimleri aldıkları için ilave puan alacak. Aile işletmeleri, birinci derecede örgüt, yani tarımsal herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olanlar da yine ilave puan almış olacak. Üç yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Belki düşük bir rakam gibi gelebilir 58 milyonun yanında ama biz Bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Dolayısıyla konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bakan-yumakli-kirsalda-be-848_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/la-casa-de-papel-turkiyede-cekilseydi-hangi-rolu-kim-oynardi-listedeki-isimleri-goren-herk-271810</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[La Casa De Papel Türkiye'de çekilseydi hangi rolü kim oynardı? Listedeki isimleri gören herkes aynı yorumu yaptı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya çapında geniş bir izleyici kitlesine ulaşan “La Casa De Papel” dizisinin Türkiye'de çekilmesi halinde hangi oyuncuların hangi karakterleri canlandırabileceğine dair paylaşımlar sosyal medyada gündem oldu. Kullanıcıların oluşturduğu listede birçok tanınmış oyuncu yer alırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[La Casa De Papel Türkiye'de çekilseydi hangi rolü kim oynardı? Listedeki isimleri gören herkes aynı yorumu yaptı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>La Casa De Papel dizisi, yayınlandığı dönemde tüm dünya  çapında büyük ilgi gördü. Kısa sürede fenomen hale gelen La Casa De Papel'in  farklı ülkelerde uyarlama olacağı iddiaları sık sık gündeme geliyor. </p><p>Dizinin Türkiye'de çekilmesi halinde hangi oyuncuların  hangi karakterlere hayat verebileceği ise sosyal medyada konuşulmaya başlandı. </p><p>İşte sosyal medya kullanıcılarının örnek olarak gösterdiği  o isimlerin listesi;</p><h2>İLKER KALELİ - PROFESÖR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ilker-13042026ddb60819.jpg"/><h2>DİLAN ÇİÇEK DENİZ - TOKYO</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/dilan-13042026c81e2df8.jpg"/><h2>İSMAİL HACIOĞLU - BERLİN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ismail-1304202677dd3ca5.jpg"/><h2>HANDE ERÇEL - NAİROBİ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/09/handee-0903202673fcaee8.jpg"/><h2>TANER ÖLMEZ - RİO</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/taner-130420263e5c8b2f.jpg"/><h2>GÖKÇE BAHADIR - LİZBON</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/gokce-130420260a2011b2.jpg"/><h2>BÜŞRA DEVELİ - MANİLA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/busra-130420264d1292cb.jpg"/><h2>AÇELYA TOPALOĞLU - STOCHOLM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/acelya-130420264c752b69.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/la-casa-de-papel-turkiyed-109_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-watch-ultra-4-sizintisi-tasarimda-ve-ozelliklerinde-buyuk-yenilik-var-271809</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Watch Ultra 4 sızıntısı! Tasarımda ve özelliklerinde büyük yenilik var]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch Ultra 4 ile ilgili ortaya çıkan yeni iddialar, cihazın pil ömrü ve tasarımında köklü değişiklikler olacağını gösteriyor. Apple'ın yeni nesil akıllı saati, T8320 işlemcisi ve gelişmiş sensörleriyle kullanıcı beklentilerini karşılamaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Watch Ultra 4 sızıntısı! Tasarımda ve özelliklerinde büyük yenilik var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Watch Ultra 4 hakkında sızdırılan bilgiler, teknoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Şirketin yeni akıllı saatinin, özellikle pil ömrü ve tasarımında önemli değişiklikler sunacağı iddia ediliyor. Apple'ın premium segmentteki bu ürünü, geliştirilmiş donanım ve yazılımıyla hem sporculara hem de günlük kullanıcılara hitap etmeyi hedefliyor. Ultra 4'ün, seleflerinde sıkça eleştirilen kısa pil ömrü sorununa çözüm getireceği ve yeni nesil T8320 işlemcisiyle performansta çıtayı yükselteceği belirtiliyor. Apple Watch Ultra 4'ün 2026 yılının Eylül ayında tanıtılması beklenirken, cihazın dayanıklılığı artırılmış yeni tasarımı ve gelişmiş sağlık izleme özellikleriyle dikkat çekeceği öne sürülüyor.</p><h3>Apple Watch Ultra 4: Pil ömründe yeni dönem başlıyor</h3><p>Apple Watch Ultra serisi, bugüne kadar sunduğu dayanıklılık ve işlevsellik ile öne çıkarken, pil ömrü konusunda rakiplerinin gerisinde kalmıştı. Mevcut Ultra modelleri, genellikle iki ila üç gün arası bir kullanım süresi sunuyor ve bu süre, Garmin ve Fitbit gibi markaların haftalar süren pil performansının oldukça gerisinde yer alıyor. Sızan bilgilere göre Apple, Ultra 4 modelinde bu sorunu kökten çözmeyi amaçlıyor. Şirketin, T8320 işlemcisinin sağladığı enerji verimliliği ve daha büyük pil kapasitesiyle, tek şarjda çok daha uzun kullanım süresi sağlaması bekleniyor. Bu gelişme, özellikle uzun süreli açık hava aktiviteleriyle ilgilenen kullanıcılar için büyük bir avantaj olarak öne çıkıyor. Pil ömründeki bu iyileştirme, Apple Watch Ultra 4'ü sadece sporcuların değil, günlük kullanıcıların da tercih ettiği bir akıllı saat haline getirebilir. Pil ömrünün artırılması, Apple'ın akıllı saat pazarındaki rekabet gücünü önemli ölçüde yükseltecek bir adım olarak görülüyor.</p><h3>T8320 işlemcisi ve yeni sensörlerle performans zirvede</h3><p>Apple Watch Ultra 4'te yer alacak T8320 işlemcisi, cihazın hem performansını hem de enerji yönetimini ileriye taşıyacak. Bu yeni nesil çip, güç tüketimini azaltırken uygulama performansını artıracak şekilde tasarlandı. Kullanıcılar, daha akıcı bir deneyim ve daha hızlı uygulama açılışları ile karşılaşacak. Ayrıca T8320, gerçek zamanlı sağlık takibi ve gelişmiş GPS özellikleriyle, Ultra 4'ü rakiplerinden ayıracak. Saatte sekize kadar yeni sensörün bulunacağı, bunlar arasında kan basıncı izleme, hidrasyon seviyesi ölçümü ve stres tespiti gibi gelişmiş sağlık fonksiyonlarının yer alacağı belirtiliyor. Böylece kullanıcılar, günlük aktivitelerinin yanı sıra sağlık durumlarını da çok daha kapsamlı biçimde takip edebilecek. Apple'ın bu adımı, Ultra 4'ü hem profesyonel sporcular hem de sağlıklı yaşamı önemseyen kullanıcılar için cazip bir seçenek haline getiriyor. T8320 işlemcisinin sunduğu güç ve verimlilik dengesi, Apple Watch Ultra 4'ü premium akıllı saat segmentinde liderliğe taşıyabilir.</p><h3>Touch ID ile güvenlik ve kolaylık bir arada</h3><p>Apple Watch Ultra 4'te beklenen bir diğer yenilik ise Touch ID'nin entegre edilmesi. Yan düğmeye veya ekranın altına yerleştirileceği konuşulan bu biyometrik kimlik doğrulama özelliği, kullanıcıların cihazlarını daha güvenli ve pratik şekilde kullanmasını sağlayacak. Touch ID sayesinde, saatin kilidini açmak, Apple Pay ile ödeme yapmak ya da hassas sağlık verilerine erişmek çok daha hızlı ve güvenli hale gelecek. Bu özellik, özellikle Apple ekosistemine bağlı kullanıcılar için büyük bir kolaylık sunacak. Ayrıca, Touch ID'nin getirdiği güvenlik seviyesi, Ultra 4'ün kurumsal ve profesyonel kullanım alanlarında da tercih edilmesini sağlayabilir. Apple, bu hamlesiyle kullanıcı deneyimini ve veri güvenliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Touch ID'nin Ultra 4'e entegre edilmesi, Apple'ın akıllı saatlerinde güvenlik standartlarını yeniden tanımlayacak bir yenilik olarak öne çıkıyor.</p><h3>Daha ince ve hafif tasarımda dayanıklılık ön planda</h3><p>Apple Watch Ultra 4'ün tasarımında da önemli değişiklikler bekleniyor. Sızan bilgilere göre, yeni model seleflerine göre daha ince ve hafif olacak. Ancak bu hafiflik, cihazın dayanıklılığından ödün vermeyecek. Apple, Ultra 4'te kullanılan malzeme ve mühendislik çözümleriyle, aşırı koşullara karşı yüksek direnç sağlamayı sürdürecek. Bu tasarım evrimi, saatin hem günlük kullanımda konforunu artıracak hem de zorlu doğa koşullarında güvenilirliğini koruyacak. Ayrıca, yeni tasarım sayesinde Ultra 4, gelişmiş sağlık sensörlerine de ev sahipliği yapabilecek. Sekize kadar sensörün entegre edilmesiyle, kullanıcılar sağlık verilerini daha detaylı ve doğru şekilde takip edebilecek. Apple'ın bu yenilikçi yaklaşımı, Ultra 4'ü hem teknoloji tutkunları hem de aktif yaşam tarzına sahip bireyler için vazgeçilmez bir cihaz haline getirebilir.</p><h3>Sağlık ve zindelik özelliklerinde kapsamlı yenilikler</h3><p>Apple Watch Ultra 4, sağlık ve zindelik takibi konusunda da önemli adımlar atıyor. Yeni sensörler sayesinde kullanıcılar, kalp atış hızı, uyku düzeni, kan basıncı, hidrasyon seviyesi ve stres gibi birçok parametreyi anlık olarak izleyebilecek. Bu detaylı sağlık verileri, kullanıcıların günlük yaşamlarında daha bilinçli kararlar almasına yardımcı olacak. Özellikle sporcular ve yoğun tempoda çalışan bireyler için bu gelişmiş takip sistemleri büyük kolaylık sağlayacak. Apple, sağlık teknolojilerinde yaptığı bu yatırımlarla, Ultra 4'ü sadece bir akıllı saat değil, aynı zamanda kişisel bir sağlık asistanı olarak konumlandırıyor. Kullanıcılar, Ultra 4 sayesinde sağlıklarını daha yakından izleyip, yaşam kalitelerini artırabilecek. Apple'ın bu alandaki yenilikleri, akıllı saat pazarında şirketin liderliğini pekiştirecek nitelikte.</p><h3>Gelişmiş güç yönetimiyle uzun süreli kullanım</h3><p>Apple Watch Ultra 4'ün öne çıkan yeniliklerinden biri de akıllı güç yönetimi sistemi olacak. T8320 işlemcisiyle birlikte çalışan gelişmiş yazılım algoritmaları, cihazın enerji tüketimini optimize edecek. Bu sayede, saat farklı kullanım senaryolarında pil ömrünü uzatmak için enerjiyi akıllıca dağıtacak. Özellikle pil seviyesi azaldığında temel fonksiyonların çalışmaya devam etmesi, kullanıcılar için büyük bir avantaj sağlayacak. Uzun yolculuklar, açık hava etkinlikleri ve yoğun aktiviteler sırasında Ultra 4, güvenilir bir yardımcı olarak öne çıkacak. Apple'ın güç yönetimi konusundaki bu yeniliği, pil ömrü sorununu tarihe gömmeyi hedefliyor. Kullanıcılar, şarj endişesi yaşamadan Ultra 4'ü uzun süre boyunca kullanabilecek. Bu özellik, Apple Watch Ultra 4'ü piyasadaki rakiplerinden ayıran en önemli farklardan biri olarak dikkat çekiyor.</p><h3>Spor saatleri pazarında Apple'ın rekabet stratejisi</h3><p>Apple Watch Ultra serisi, özellikle spor saatleri pazarında Garmin ve benzeri markalarla rekabet ediyor. Bu segmentte kullanıcılar, dayanıklılık, uzun pil ömrü ve gelişmiş aktivite takibi gibi özellikleri ön planda tutuyor. Ultra 4 ile Apple, hem kendi ekosisteminin avantajlarını hem de spor saatlerinin vazgeçilmez fonksiyonlarını bir arada sunmayı amaçlıyor. Şirketin bu stratejisi, Apple Watch Ultra 4'ü sadece teknoloji meraklılarının değil, profesyonel sporcuların ve outdoor tutkunlarının da tercihi haline getirebilir. Apple'ın, Ultra 4 ile spor saatleri pazarında daha güçlü bir konum elde etmesi bekleniyor. Bu rekabet, kullanıcılar için daha yenilikçi ve fonksiyonel ürünlerin geliştirilmesine de zemin hazırlayacak.</p><h3>Çıkış tarihi ve beklentiler: Apple Watch Ultra 4 için geri sayım başladı</h3><p>Apple Watch Ultra 4'ün N240 kod adıyla geliştirildiği ve 2026 yılının Eylül ayında tanıtılacağı öngörülüyor. Bu tarih, Apple'ın geleneksel ürün lansman takvimiyle uyumlu. Şirketin, cihazı piyasaya sürmeden önce kapsamlı testler ve geliştirme çalışmaları yürüttüğü belirtiliyor. Kullanıcılar için bu, daha güvenilir ve sorunsuz bir ürün deneyimi anlamına geliyor. Ultra 4'ün piyasaya çıkışı, Apple'ın sadık müşteri kitlesinin yanı sıra yeni kullanıcıları da cezbetme potansiyeli taşıyor. Eğer iddialar doğrulanırsa, Apple Watch Ultra 4, giyilebilir teknoloji pazarında yenilik, işlevsellik ve tasarımın başarılı bir birleşimini sunarak rakipleriyle arasındaki farkı daha da açacak. Apple'ın yeni nesil akıllı saati, sektörde çıtayı bir kez daha yukarı taşıyacak gibi görünüyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple Watch Ultra 4 ile ilgili sızan bilgiler, markanın giyilebilir teknoloji alanında büyük bir atılım yapmaya hazırlandığını gösteriyor. Pil ömründen tasarıma, güvenlikten sağlık takibine kadar pek çok alanda sunulacak yenilikler, Apple'ın akıllı saat pazarındaki liderliğini pekiştirecek. T8320 işlemcisi, gelişmiş sensörleri ve yeni nesil güç yönetimiyle Ultra 4, kullanıcıların beklentilerini karşılamaya ve sektöre yön vermeye aday bir cihaz olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/apple-watch-ultra-4-sizin-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/heyecanlandiran-kesif-evrenin-en-saf-antik-yildizi-ortaya-cikti-271808</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Heyecanlandıran keşif! Evrenin en saf antik yıldızı ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Samanyolu galaksisinde keşfedilen SDSS J0715-7334 yıldızı, şimdiye kadar gözlemlenen en saf antik yıldız olarak dikkat çekiyor. Chicago Üniversitesi ve Johns Hopkins Üniversitesi'nden bilim insanları, bu yıldızın bileşiminde Güneş'e kıyasla 40 kat daha az metal buldu. SDSS J0715-7334'ün keşfi, evrenin ilk yıldızlarının doğası ve Büyük Macellan Bulutları'nın yıldız oluşumu hakkında önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Heyecanlandıran keşif! Evrenin en saf antik yıldızı ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samanyolu galaksisinde ortaya çıkarılan SDSS J0715-7334 adlı yıldız, astronomi dünyasında büyük heyecan yarattı. Chicago Üniversitesi'nden kozmolog Alexander Ji liderliğindeki ekip, bu yıldızın şimdiye kadar keşfedilen en saf antik yıldız olduğunu açıkladı. SDSS J0715-7334, Güneş'e göre 40 kat daha az metal içeriyor ve neredeyse tamamen hidrojen ile helyumdan oluşuyor. Bilim insanları, bu yıldızın evrenin ilk yıldız nesillerinin kalıntılarından doğduğunu ve evrenin erken dönemine dair eşsiz bilgiler sunduğunu vurguladı.</p><h3>Chicago Üniversitesi: SDSS J0715-7334 yıldızında rekor düzeyde düşük metal oranı</h3><p>Chicago Üniversitesi'nden Alexander Ji, SDSS J0715-7334 yıldızının spektral analizinde elde edilen verilerin, bilim dünyasında bugüne kadar rastlanan en düşük metal oranını gösterdiğini belirtti. Yıldızın bileşiminde, Güneş'teki metal miktarının yalnızca yüzde 0,005'i kadar metal bulundu. Bu oran, daha önceki en düşük metal içeriğine sahip yıldızdan bile neredeyse yarı yarıya daha düşük. Özellikle karbon oranı son derece düşük olan SDSS J0715-7334, evrenin ilk dönemlerinde meydana gelen kozmik toz serpintisinin izlerini taşıyor. Ji, "Bu yıldızın karbon oranı öylesine az ki, oluşumunda erken evrenin nadir rastlanan toz serpintisi etkili olmuş olabilir" diyerek, bu oluşum yolunun daha önce yalnızca bir kez gözlemlendiğinin altını çizdi. SDSS J0715-7334'ün kimyasal yapısı, evrenin ilk yıldızlarının nasıl oluştuğu ve geliştiği konusunda bilim insanlarına yeni bir bakış açısı kazandırdı.</p><h3>Johns Hopkins Üniversitesi: Population III yıldızlarının izleri SDSS J0715-7334'te gizli</h3><p>Johns Hopkins Üniversitesi'nden astronom Kevin Schlaufman, SDSS J0715-7334'ün evrenin ilk yıldız nesli olan Population III yıldızlarının izlerini taşıdığına dikkat çekti. Schlaufman, "Hiçbir Population III yıldızını doğrudan gözlemleyemedik. Ya çok büyük oldukları için kısa sürede yok oldular ya da günümüze kadar ulaşabilen düşük kütleli örnekleri son derece nadir" açıklamasında bulundu. Population II kategorisinde yer alan SDSS J0715-7334, metal içeriği bakımından evrenin erken döneminde oluşan yıldızların özelliklerini yansıtıyor. Bilim insanları, bu tür yıldızların kimyasal analizleri sayesinde, Population III yıldızlarının yaşam döngüsü ve evrenin ilk süpernova patlamalarının sonuçları hakkında değerli bilgiler elde ediyor. SDSS J0715-7334'ün spektrumundaki karbon eksikliği, yıldızın alışılmadık bir ara rejimde doğduğunu ve kozmik tozun yıldız oluşumuna katkı sağladığını gösteriyor. Schlaufman, bu tür ultra-metal yetersiz yıldızların daha fazla incelenmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Büyük Macellan Bulutları ve SDSS J0715-7334: Yıldızın kökeni galaksiler arası araştırmaları hızlandırdı</h3><p>SDSS J0715-7334'ün gökyüzündeki hareketi ve konumu, bu yıldızın Samanyolu galaksisinden değil, Samanyolu'nu çevreleyen Büyük Macellan Bulutları'ndan geldiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu bulgunun Büyük Macellan Bulutları'nda SDSS J0715-7334 gibi ultra-metal yetersiz yıldızların daha fazla bulunabileceğine işaret ettiğini belirtti. Schlaufman, "Macellan Bulutları gibi galaksilerde, Samanyolu'na kıyasla daha fazla ultra-metal yetersiz yıldız keşfetme şansımız var" dedi. Bu tür yıldızlar, evrenin gençlik döneminde gerçekleşen süreçleri anlamak için kritik öneme sahip. Araştırmacılar, SDSS J0715-7334'ün keşfinin ardından, benzer yıldızların farklı galaktik ortamlarda aranması gerektiğini ve bu yıldızların evrenin ilk dönemlerine dair daha fazla ipucu sunabileceğini düşünüyor.</p><h3>SDSS J0715-7334'ün keşfi erken evren araştırmalarına yeni bir yön veriyor</h3><p>SDSS J0715-7334'ün keşfi, astronomi dünyasında evrenin ilk yıldızlarının doğası ve yıldız oluşumunun nasıl başladığına dair soruları yeniden gündeme taşıdı. Yıldızın neredeyse tamamen hidrojen ve helyumdan oluşması, evrenin ilk dönemlerinde yıldız oluşumunda karbon ve oksijen gibi elementlerin eksikliğinin nasıl aşıldığına dair yeni teorilerin geliştirilmesine yol açtı. Araştırma ekibi, SDSS J0715-7334 gibi ultra-metal yetersiz yıldızların bulunmasının, evrenin kimyasal evrimi ve galaksilerin oluşumu hakkında önemli bilgiler sağlayacağını belirtti. Bilim insanları, bu tür yıldızların keşfiyle birlikte, erken evrenin sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştıklarını düşünüyor. SDSS J0715-7334 yıldızının detaylı analizi, gelecekte yapılacak araştırmalar için yol gösterici nitelik taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, SDSS J0715-7334 yıldızının keşfi, evrenin ilk yıldızlarının izini sürmek ve galaksilerin kimyasal evrimini anlamak isteyen bilim insanlarına yeni bir pencere açtı. Bu yıldızın benzersiz özellikleri, hem Samanyolu'nun hem de Büyük Macellan Bulutları'nın geçmişine dair önemli ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, SDSS J0715-7334 gibi ultra-metal yetersiz yıldızların bulunmasının, evrenin erken dönemlerini aydınlatmak için kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/heyecanlandiran-kesif-evr-734_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-jeopolitik-riskleri-sinirlandirmaya-yonelik-calismalarimiz-suruyor-271807</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Jeopolitik riskleri sınırlandırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Jeopolitik riskleri sınırlandırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan şubat ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/odemeler-dengesi-verileri-aciklandi-271749" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/odemeler-dengesi-verileri-617_2-41.jpg"/></div><h3>Ödemeler Dengesi verileri açıklandı</h3></a><p>Cari işlemler açığının şubatta 7,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Bolat, böylece yıllıklandırılmış cari işlemler açığının 35,4 milyar dolar olduğu bilgisini paylaştı.</p><p>Bolat, yıllıklandırılmış altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının 30,8 milyar dolar fazla verdiğine dikkati çekerek, "Hizmet ihracatı, şubatta yıllıklandırılmış olarak geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 artarak 122,3 milyar dolara ulaşmıştır. Seyahat gelirlerimiz şubatta 60,1 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz 42,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Mal ve hizmet ihracatı toplamı da geçen yıla göre yüzde 3,9 artarak 395 milyar dolara yükselmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel konjonktürde artan risk ve belirsizliklere rağmen cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ettiğine işaret eden Bolat, açığın milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini aktardı.</p><p>Bolat, bu yıla ilişkin öngörülerini de paylaşarak, şunları kaydetti:</p><p>"2026'da küresel konjonktüre bağlı olarak cari denge üzerinde ilave baskılar oluşabilecek olmakla birlikte, Türkiye'nin çeşitlendirilmiş ihracat yapısı, genişleyen ürün yelpazesi ve gelişen teknolojik kapasitesi, bu aşamada olası bozulmanın kontrol altında tutulmasına ve risklerin yönetilebilir seviyelerde kalmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca Kovid-19 salgını döneminde olduğu gibi küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların ortaya çıkması halinde Türkiye'nin yeniden güvenilir tedarikçi olarak öne çıkması, yatırım ile lojistik açısından daha cazip bir merkez haline gelmesi mümkün görülmektedir. Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ticaret-bakani-bolat-jeop-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/elektronik-atikta-altin-avi-geri-donusumde-yeni-donem-basliyor-271806</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elektronik atıkta altın avı! Geri dönüşümde yeni dönem başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ETH Zürih'teki araştırmacılar, bilgisayar anakartlarında gizli kalan altını peynir altı suyu kullanarak geri kazandı. 20 anakarttan 450 miligram saf altın elde edilen bu yöntem, elektronik atıkların değerini gözler önüne serdi. Elektronik atıkta altın geri dönüşümü artık daha çevreci ve ekonomik hale geliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elektronik atıkta altın avı! Geri dönüşümde yeni dönem başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ETH Zürih'te görev yapan bir araştırma ekibi, bilgisayar anakartlarında bulunan ve çoğu zaman fark edilmeden atılan gizli altını geri kazanmanın çevre dostu bir yolunu geliştirdi. İsviçre'de yürütülen çalışmada, 20 eski bilgisayar anakartı üzerinde uygulanan yeni yöntemle toplamda 450 miligram 22 ayar saf altın elde edildi. Bilim insanları, bu değerli metali geri kazanmak için geleneksel yöntemlerin aksine peynir altı suyu proteinlerinden üretilen özel bir sünger kullandı. Böylece hem elektronik atıkların hem de gıda sanayisinin yan ürünlerinin çevreye zarar vermeden değerlendirilmesi sağlandı.</p><h3>ETH Zürih ekibi: Anakartlarda altın geri dönüşümünde peynir altı suyu ile yenilikçi çözüm</h3><p>ETH Zürih'te Profesör Raffaele Mezzenga ve ekibi, elektronik atıklarda bulunan değerli metallerin geri kazanılması konusunda önemli bir adım attı. Ekip, bilgisayar anakartlarında yer alan ve çoğunlukla hurda olarak görülen ince altın yolları, peynir altı suyu proteinlerinden elde edilen bir süngerle yakalamayı başardı. Araştırmada, anakartların metal bileşenleri asit banyosunda çözülerek altın, bakır, demir ve alüminyum iyonları karışımı oluşturuldu. Ardından protein bazlı sünger bu sıvıya bırakıldı ve amiloid fibrilleri, altın iyonlarını diğer metallere göre çok daha etkili biçimde yakaladı. Bu yöntem, yüksek sıcaklık ve toksik kimyasallar gerektiren geleneksel uygulamalara göre hem daha ekonomik hem de çevre dostu bir alternatif sundu. Sonuçta, 20 anakarttan toplam 450 miligram saf altın elde edildi. Bu miktarın yaklaşık yüzde 91'i altın, yüzde 9'u ise bakırdan oluştu. Elde edilen altın, endüstriyel kullanıma uygun saflıkta olduğu için ikinci bir rafinasyona gerek duyulmadı. Çalışmanın sonuçları Advanced Materials dergisinde yayımlandı ve elektronik atıkta altın geri dönüşümünde yeni bir dönemin kapılarını araladı.</p><h3>Profesör Mezzenga: 'Elektronik atıkta altın geri dönüşümü için gıda atığı kullanıyoruz'</h3><p>Profesör Raffaele Mezzenga, geliştirilen yöntemin en dikkat çekici yönünün, gıda sanayisinin yan ürünü olan peynir altı suyunun değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Mezzenga, "En çok hoşuma giden şey, elektronik atıklardan altın elde etmek için bir gıda sanayi yan ürününü kullanmamız," diyerek bu yaklaşımın sürdürülebilirliğine dikkat çekti. Araştırmada kullanılan peynir altı suyu, süt ürünleri tesislerinde peynir üretimi sırasında ortaya çıkan ve genellikle düşük değerli hayvan yemi ya da atık olarak değerlendirilen bir madde. Bu sıvı, asidik koşullarda ısıtıldığında proteinleri mikroskobik lifler olan amiloid fibrillerine dönüştürüyor. Lifler birleşerek gözenekli bir sünger oluşturuyor ve bu sünger, çözeltideki altın iyonlarını seçici biçimde yakalıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin enerji maliyetini ciddi şekilde düşürdüğünü ve kimyasal kalıntı riskini ortadan kaldırdığını vurguladı. Ayrıca, peynir altı suyu temin etmenin maliyeti, geri kazanılan altının piyasa değerinin yaklaşık 50 katı daha düşük. Bu da yöntemin ekonomik olarak cazip hale gelmesini sağlıyor.</p><h3>Elektronik atıkta altın geri dönüşümü: İki sektör tek değerli üründe buluşuyor</h3><p>ETH Zürih'te yürütülen bu çalışma, elektronik atıkta altın geri dönüşümü konusunda iki farklı endüstrinin atıklarını bir araya getirerek sürdürülebilir bir çözüm ortaya koyuyor. Peynir üreticileri, yılda tonlarca peynir altı suyunu atık olarak değerlendirirken, elektronik geri dönüşüm tesisleri de devre kartlarında bulunan ve ekonomik olarak çıkarılamayan değerli metalleri kaybediyor. Yeni yöntem, her iki endüstrinin atıklarını birleştirerek hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor. Elde edilen altının endüstriyel kullanıma hazır olması, yöntemin pratikliğini artırıyor. Ayrıca, araştırmacılar asit çözünme adımını geliştirerek, kullanılan sıvının nötralize edilip tekrar kullanılmasını hedefliyor. Bu sayede, elektronik atıkta altın geri dönüşümü sürecindeki son önemli kimyasal girdi de ortadan kaldırılmış olacak. Ekip, aynı yöntemin platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerin geri kazanımında da kullanılabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde yaygın olan bu metallerin de peynir altı suyu bazlı süngerlerle toplanabileceği belirtiliyor.</p><h3>Gelecek adımlar: Elektronik atıkta altın geri dönüşümünde endüstriyel uygulama ve sürdürülebilirlik</h3><p>Araştırmanın başındaki isimlerden Mohammad Peydayesh, geliştirdikleri yöntemin sanayiye kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Peydayesh, uygun maliyet oranının elektronik atıkta altın geri dönüşümünü daha yaygın hale getirebileceğini belirtti. ETH Zürih ekibi, yerel atık akışlarından topladıkları anakartları kullanarak sürecin ölçeklenebilirliğini test etti. Her bir anakartta, üretim sırasında elektrik iletkenliğini sağlamak için kullanılan altın izlerinin toplamda ciddi bir ekonomik değer oluşturduğu saptandı. 20 anakarttan neredeyse yarım gram altın elde edilmesi, bu tür elektronik atıkların aslında ne kadar değerli olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, sürecin endüstriyel ölçekte uygulanabilirliğini artırmak için asit çözeltisinin tekrar kullanımına ve diğer değerli metallerin geri kazanımına yönelik yeni teknikler üzerinde de çalışıyor. ETH Zürih'in bu yenilikçi yaklaşımı, elektronik atıkta altın geri dönüşümünde sürdürülebilirlik ve ekonomik kazanç açısından yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, ETH Zürih'te geliştirilen peynir altı suyu proteinli sünger yöntemi, elektronik atıkta altın geri dönüşümünde hem çevreci hem de ekonomik bir çözüm sunuyor. Bilgisayar anakartlarında gizli kalan altın, artık daha kolay ve temiz bir şekilde geri kazanılabiliyor. Bu gelişme, elektronik atıkların sürdürülebilir yönetimi ve değerli metal kaynaklarının korunması açısından büyük önem taşıyor. Elektronik atıkta altın geri dönüşümü konusunda atılan bu adım, hem endüstri hem de çevre için umut verici bir gelecek vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/elektronik-atikta-altin-a-100_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/atlas-caglayan-cinayetinde-yeni-gelisme-ilk-durusma-tarihi-belli-oldu-271805</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme... İlk duruşma tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren E.Ç. hakkında 3 suçtan toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İlk duruşmanın da 9 Haziran saat 10.00'da yapılmasını kararlaştıran mahkeme, dosyada yer alan müşteki, mağdur ve tanıkların duruşma gününde zorla getirilmesine hükmetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme... İlk duruşma tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, 14 Ocak'ta Güngören'de Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin şüpheli E.Ç. hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.</p><p>İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme, tensip zaptı düzenledi.</p><p>Buna göre mahkeme, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, otopsi raporu, telefon inceleme ve kamera çözümleme tutanağı, HTS kayıtları ve dosyadaki tüm deliller dikkate alınarak 18 yaşından küçük şüpheli E.Ç'nin tutukluluk halinin devamına karar verdi.</p><p>Mahkeme, bu karara karşı 2 hafta içerisinde Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolunun açık olduğunu belirterek, şüpheli E.Ç'ye avukat tayin edilmesi için İstanbul Baro Başkanlığına müzekkere yazılmasını hükmetti.</p><p>Şüpheli için Sosyal İnceleme Raporu talep edildi</p><p>18 yaşından küçük şüpheliyle ilgili Sosyal İnceleme Raporu (SİR) alınması için dosyanın psikolog/sosyal hizmet uzmanına gönderilmesine kararlaştıran mahkeme, E.Ç'nin psikolog/sosyal hizmet uzmanıyla görüşme yapmak üzere belirlenecek günde hazır edilmesini karara bağladı.</p><p>Şüpheli E.Ç'nin 18 yaşını doldurana kadar duruşmanın kapalı yapılmasına hükmeden mahkeme, tutukluluk incelemesinin ise 4 Mayıs'ta yapılmasına karar verdi.</p><p>İlk duruşmanın 9 Haziran saat 10.00'da yapılmasını kararlaştıran mahkeme, dosyada yer alan müşteki, mağdur ve tanıkların duruşma gününde zorla getirilmesine hükmetti.</p><p><b>İDDİANAME</b></p><p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk (SSÇ) E.Ç'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç'nin "kasten öldürme", "silahla tehdit" ve "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor.</p><p>İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor.</p><p>Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin bulunduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor.</p><p>Olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayılması gerektiği değerlendirilen iddianamede, kasten öldürme suçunun çocuğa karşı işlenmesinin nitelikli hal teşkil ettiğinin altı çiziliyor.</p><p>E.Ç'nin elverişli nitelikte bulunan bıçakla çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eylemi nedeniyle "nitelikli kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç'nin olayda kullandığı bıçağın "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor.</p><p>E.Ç'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O'ya doğrulttuğu, "Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm." şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda "zincirleme silahla tehdit" suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor.</p><p>İddianamede, E.Ç. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit" suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/atlas-caglayanin-cinayeti-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/samsung-ve-appledan-kullanicilarina-kritik-yeniden-baslatma-uyarisi-271804</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsung ve Apple'dan kullanıcılarına kritik yeniden başlatma uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung ve Apple, akıllı telefon kullanıcılarına cihazlarını belirli aralıklarla yeniden başlatmalarını öneriyor. Uzmanlar, düzenli yeniden başlatmanın hem performans hem de pil ömrü açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Samsung'un Galaxy serisi için yaptığı uyarılar, Android ve iPhone kullanıcılarının alışkanlıklarını gözden geçirmesine yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsung ve Apple'dan kullanıcılarına kritik yeniden başlatma uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefon kullanıcılarının en çok merak ettiği konulardan biri olan "yeniden başlatma sıklığı", teknoloji devlerinin yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. Samsung ve Apple, kullanıcıların cihazlarında karşılaştığı performans düşüşü, bağlantı sorunları veya uygulama donmaları gibi problemlerin çözümünde düzenli yeniden başlatmanın önemine işaret etti. Uzmanlar, yalnızca yazılım güncellemeleri sırasında değil, günlük veya haftalık periyotlarla yapılan yeniden başlatmaların, akıllı telefonlarda yazılım hatalarını ve arka planda çalışan gereksiz süreçleri ortadan kaldırarak cihazın genel performansını artırdığını belirtti.</p><h3>Samsung'un Galaxy serisine özel yeniden başlatma tavsiyesi dikkat çekti</h3><p>Akıllı telefon pazarında liderliğini sürdüren Samsung, Galaxy serisi kullanıcılarına yönelik hazırladığı destek belgelerinde, düzenli yeniden başlatma alışkanlığının gerekliliğini vurguladı. Şirket, özellikle Galaxy S26 gibi üst düzey modellerin yanı sıra, daha uygun fiyatlı Galaxy A serisi cihazlarda da performans kaybı ve donma sorunlarının önüne geçmek için telefonun her gün veya haftada en az bir kez yeniden başlatılmasını tavsiye etti. Samsung'un önerileri arasında "Otomatik yeniden başlat" özelliğinin kullanılmasının da yer alması, kullanıcıların manuel olarak da belirli aralıklarla cihazlarını kapatıp açmalarını kolaylaştırıyor. Şirketin bu yaklaşımı, Android ekosisteminde yaşanan yazılım çeşitliliği ve üreticiye özgü arayüzlerin getirdiği ekstra yük nedeniyle, yeniden başlatmanın önemini daha da artırıyor. Samsung destek ekibi, düzenli yeniden başlatmanın özellikle eski cihazlarda ve giriş seviyesi modellerde performans kayıplarını önleyebileceğini ifade etti.</p><h3>Apple ve Google'dan iPhone ile Android için net öneriler</h3><p>Apple, iPhone kullanıcılarına doğrudan belirli bir yeniden başlatma sıklığı önermese de, resmi destek sayfalarında uygulama veya sistemde yaşanan sorunlarda ilk adım olarak yeniden başlatmayı öneriyor. Şirket, özellikle uygulama yanıt vermediğinde veya cihazda beklenmeyen bir sorun oluştuğunda, iPhone'un yeniden başlatılmasıyla sistemdeki geçici hataların giderilebileceğini belirtiyor. iPhone'un yeniden başlatılması, açık uygulamaların kapatılmasına ve hafızanın tazelenmesine yardımcı oluyor. Google ise Pixel telefonları için hazırladığı destek belgelerinde, "dondurulmuş uygulamalar, kamera hataları veya zayıf bağlantı" gibi yaygın sorunlarda, ilk çözümün cihazı yeniden başlatmak olduğunu açıkça dile getiriyor. Ancak Google da tıpkı Apple gibi, belirli bir yeniden başlatma aralığı sunmuyor. Buna rağmen, uzmanlar hem iPhone hem de Android cihazlarda haftada bir veya iki haftada bir yeniden başlatmanın, olası yazılım sorunlarını önceden engellemek açısından faydalı olduğu görüşünde birleşiyor. Özellikle cihazların yaşı ilerledikçe ve donanım kaynakları zorlandıkça, düzenli yeniden başlatma alışkanlığı daha da önemli hale geliyor.</p><h3>Yeniden başlatma alışkanlığı performans ve pil ömrü için kritik</h3><p>Yeniden başlatma işlemi, akıllı telefonlarda biriken geçici dosyaların temizlenmesini, arka planda çalışan gereksiz uygulamaların kapatılmasını ve sistem belleğinin yenilenmesini sağlıyor. Uzmanlara göre, bu alışkanlık yalnızca performans artışı ile sınırlı kalmıyor; aynı zamanda pil ömrünü uzatıyor ve yazılım tabanlı hataların önüne geçiyor. Özellikle Android cihazlarda üreticiye özgü arayüzlerin ve ek uygulamaların sisteme yük bindirmesi, düzenli yeniden başlatmanın önemini artırıyor. iPhone kullanıcıları için ise Apple'ın sunduğu güçlü donanım ve optimize edilmiş işletim sistemi sayesinde, performans sorunları daha az yaşansa da, belirli aralıklarla yeniden başlatma tavsiye ediliyor. Samsung'un sunduğu otomatik yeniden başlatma özelliği, kullanıcılara cihazlarını belirli bir programa göre kapatıp açma kolaylığı sağlıyor. Bu sayede, kullanıcılar manuel olarak yeniden başlatmayı unutsa bile, sistem otomatik olarak cihazı tazeleyerek olası sorunların önüne geçiyor.</p><h3>Android ve iPhone kullanıcıları için pratik yeniden başlatma yöntemleri</h3><p>Hem Android hem de iPhone cihazlarda yeniden başlatma işlemi oldukça basit adımlarla gerçekleştirilebiliyor. iPhone kullanıcıları, genellikle yan ve ses kısma tuşlarına aynı anda basarak cihazlarını kapatıp yeniden açabiliyor. Eski modellerde ise yalnızca güç düğmesi yeterli oluyor. Android cihazlarda ise güç düğmesine birkaç saniye basılı tutmak, açılır menüden "Yeniden Başlat" seçeneğini seçmek yeterli. Samsung Galaxy serisinde ise "Otomatik yeniden başlat" özelliği sayesinde, kullanıcılar istedikleri günü ve saati seçerek cihazın kendiliğinden yeniden başlatılmasını sağlayabiliyor. Bu yöntemler, kullanıcıların cihazlarını düzenli olarak taze tutmalarına ve performans kayıplarının önüne geçmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca, yeniden başlatma sırasında açık olan uygulamaların kapatılması, sistem kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Kullanıcılar, bu işlemleri düzenli hale getirerek, cihazlarının ömrünü uzatabiliyor ve olası yazılım problemlerinden korunabiliyor.</p><h3>Yeniden başlatma alışkanlığı ile teknoloji sorunlarına pratik çözüm</h3><p>Sonuç olarak, Samsung ve Apple başta olmak üzere teknoloji devlerinin önerileri doğrultusunda, akıllı telefonların belirli aralıklarla yeniden başlatılması, hem performans hem de güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Özellikle Samsung'un Galaxy serisi için yaptığı uyarılar, Android kullanıcılarının cihazlarını günlük veya haftalık periyotlarla yeniden başlatmalarını teşvik ediyor. Apple ve Google ise, belirli bir sıklık vermese de, yaşanan sorunlarda ilk çözüm olarak yeniden başlatmayı ön plana çıkarıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığın cihaz ömrünü uzattığını, pil performansını artırdığını ve yazılım tabanlı hataların önüne geçtiğini vurguluyor. Akıllı telefon kullanıcılarının, cihazlarının sağlığını korumak ve maksimum verim almak için yeniden başlatma alışkanlığını ihmal etmemeleri öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/samsung-ve-appledan-kulla-851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/papadan-trumpa-korkmuyorum-yaniti-savasa-karsi-yuksek-sesle-konusmaya-devam-edecegim-271803</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Papa'dan Trump'a "korkmuyorum" yanıtı: Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, kendisine sert eleştirilerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminden korkmadığını belirterek, "Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Papa'dan Trump'a "korkmuyorum" yanıtı: Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte ABD'li ilk Papa olan 14. Leo, ABD Başkanı Trump'ın kendisine yönelik dünkü eleştirilerini yanıtladı.</p><p>Papa 14. Leo, 11 gün sürecek ve 4 ülkeyi kapsayan Afrika turunun ilk ayağı için Roma'dan Cezayir'e uçtuğu sırada, seyahatini takip eden gazetecilere Trump'ın sözlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>İtalyan ANSA ajansının haberine göre Papa 14. Leo, "Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim. Ben İncil'den bahsediyorum. Bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim. Onunla bir tartışmaya girmeye niyetim yok." diye konuştu.</p><p>"Bazı insanların yaptığı gibi İncil'in istismar edilebileceğini düşünmüyorum." ifadelerini kullanan Papa, ABD Başkanı'nın mesajına atıf yaparak, bu mesajı okuyan insanların kendi sonuçlarını çıkarabileceklerini düşündüğünü kaydetti.</p><p>Papa, savaşların son bulması, diyalog ve sorunlara adil çözümler bulmak için uluslar arasında çok taraflı ilişkiler üzerinde durulması gerektiğini vurguladı.</p><p>Papa 14. Leo, "Çok fazla insan acı çekiyor, çok fazla masum öldürüldü ve bence birilerinin ayağa kalkıp daha iyi bir yol olduğunu söylemesi gerekiyor." şeklinde konuştu.</p><p><b>VATİKAN VE ABD İLİŞKİLERİNDE TANSİYON SON DÖNEMDE YÜKSELDİ</b></p><p>Vatikan-ABD ilişkilerinin gerildiğine dair ilk sinyal, ay başında çıkan bir haberle gündeme gelmişti.</p><p>ABD merkezli yayın organı "The Free Press"in 6 Nisan'daki haberinde, Papa 14. Leo'nun, ocak ayındaki bir konuşmasında, "güce dayalı diplomasiyi" eleştirmesi nedeniyle, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Müsteşarı Elbridge Colby'nin, o tarihte Vatikan Büyükelçisi olarak görev yapan Kardinal Christophe Pierre'i sert şekilde uyardığı ileri sürülmüştü.</p><p>Bu haber, geçen hafta her iki ülke tarafından yalanlansa da ABD-Vatikan ilişkilerinde "tansiyonun yükseldiği" şeklinde yorumlanmıştı.</p><p>Bunun üzerinden çok geçmeden Papa 14. Leo'nun, 11 Nisan'da ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan'daki görüşmeler sürerken Aziz Petrus Bazilikası'ndaki dünya barışı etkinliğinde, "Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir" ifadelerini kullanması dikkati çekmişti.</p><p>Basında, Papa'nın bu sözlerinin, hiç isim vermemesine karşın Trump'a yönelik olduğu yorumlarına yer verilmişti.</p><p>Papa'nın sözlerinin ardından ABD Başkanı Trump da dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, Papa 14. Leo'nun "suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf" ve "dış politikada berbat" olduğunu savunmuş ve Papa 14. Leo'nun bu göreve sırf ABD'li olduğu ve kendisi Beyaz Saray'da bulunduğu için Kilise tarafından "onunla başa çıkmak" amacıyla getirildiğini iddia etmişti.</p><p>Trump, basına yaptığı açıklamada da şu ifadeleri kullanmıştı:</p><p>"İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum. Amerika'nın, ABD'ye büyük miktarda uyuşturucu gönderen ve daha da kötüsü katiller ve uyuşturucu satıcıları dahil hapishanelerini ülkemize boşaltan Venezuela'ya saldırmasının kötü bir şey olduğunu düşünen bir Papa istemiyorum ve ben, ezici bir çoğunlukla seçildiğim şeyi tam olarak yaptığım için ABD Başkanı'nı eleştiren bir Papa istemiyorum. Leo, Papa olarak kendine çekidüzen vermeli, sağduyulu davranmalı, radikal solun isteklerine boyun eğmeyi bırakmalı ve siyasetçi değil de büyük bir Papa olmaya odaklanmalı."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/aksam-130420267a8bf5d0.jpg"/><p>Trump, eleştirilerinin ardından kendisini Hazreti İsa gibi tasvir eden bir görseli paylaşmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/papadan-trumpa-korkmuyoru-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-hurmuz-bogazini-ablukaya-iliskin-diger-kartlarimizi-ortaya-koyariz-aciklamasi-271802</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan Hürmüz Boğazı'nı ablukaya ilişkin "Diğer kartlarımızı ortaya koyarız" açıklaması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma girişimine ilişkin, "Belki diğer kartlarımızı ortaya koyarız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan Hürmüz Boğazı'nı ablukaya ilişkin "Diğer kartlarımızı ortaya koyarız" açıklaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarına yönelik ifadelerinin "gerçeklikten uzak ve bir blöf" olduğunu savundu.</p><p>Azizi, "Bu girişim savaş olarak sayılır ve biz buna karşılık vereceğiz. Ayrıca biz de henüz oyuna sokmadığımız diğer kartlarımızı ortaya koyabiliriz." ifadelerini kullandı.</p><p>Hürmüz Boğazı'na yönelik bir abluka girişiminin mevcut durumu daha karmaşık hale getireceğini ve piyasalardaki dalgalanmaların şiddetleneceğini kaydeden Azizi, mevcut durumun daha iyi hale gelmesi isteniyorsa İran halkına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Azizi, "Yenilginizi kabul edin, savaşta kazanamadıklarınızı müzakere masasında talep etmeyin." ifadelerine yer verdi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/wsj-trump-muzakerelerdeki-cikmazi-asmak-amaciyla-irana-sinirli-saldirilari-degerlendiriyor-271773" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/wsj-trump-muzakerelerdeki-231_2-41.jpg"/></div><h3>WSJ: Trump müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla İran'a sınırlı saldırıları değerlendiriyor</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-ile-iran-arasindaki-diplomasi-kapisinin-hala-acik-oldugu-one-suruldu-271758" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/abd-ile-iran-arasindaki-d-269_2-41.jpg"/></div><h3>ABD ile İran arasındaki diplomasi kapısının hala açık olduğu öne sürüldü!</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-bugun-iran-limanlarina-yonelik-deniz-ablukasina-basliyor-271742" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/abd-bugun-iran-limanlarin-295_2-41.jpg"/></div><h3>ABD bugün İran limanlarına yönelik deniz ablukasına başlıyor</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/irandan-hurmuz-bogazini-a-443_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-geminiden-3d-egitimde-devrim-etkilesimli-simulasyon-donemi-basliyor-271801</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Gemini'den 3D eğitimde devrim! Etkileşimli simülasyon dönemi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, Gemini uygulamasına eklediği 3D modelleme ve interaktif simülasyon özelliğiyle eğitimde yeni bir kapı araladı. Artık kullanıcılar, karmaşık fizik ve kimya kavramlarını Google Gemini üzerinden görsel olarak keşfetme fırsatına sahip olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Gemini'den 3D eğitimde devrim! Etkileşimli simülasyon dönemi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Gemini adlı yapay zeka sohbet uygulamasına getirdiği kapsamlı güncellemeyle eğitim alanında çığır açan bir adım attı. Şirket, Gemini kullanıcılarının artık sohbet ekranı üzerinden etkileşimli 3D modeller ve gerçek zamanlı simülasyonlar oluşturabileceğini duyurdu. Bu yenilik, özellikle fizik ve kimya gibi soyut bilimsel kavramların daha anlaşılır ve görsel hale gelmesini sağlıyor. Kullanıcılar, karmaşık konuları yalnızca metinle değil, aynı zamanda dinamik görseller ve simülasyonlarla da öğrenebilecek.</p><h3>Google Gemini: Etkileşimli 3D modeller ile öğrenme deneyimi değişiyor</h3><p>Yeni güncelleme sayesinde Gemini, statik diyagramların ötesine geçerek kullanıcıya aktif katılım imkânı sunuyor. Örneğin, çift sarkaç hareketini ya da ayın Dünya etrafındaki yörüngesini merak edenler, artık Gemini üzerinden değişkenlerle oynayabiliyor. Uygulama, yörünge mekaniği gibi karmaşık konularda, yerçekimi kuvveti ve başlangıç hızı gibi parametrelerin manuel olarak ayarlanabildiği simülasyonlar üretiyor. Böylece kullanıcılar, değişkenlerin etkisini anında gözlemleyerek öğrenme sürecini daha verimli ve kalıcı hale getirebiliyor. Google Gemini'nin bu yeni özelliği, özellikle öğrenciler ve eğitimciler için bilimsel konuların anlaşılmasını büyük ölçüde kolaylaştırıyor.</p><h3>3D molekül modelleme ve simülasyonlar artık herkesin erişiminde</h3><p>Google Gemini'nin güncellenen sürümü, kimya alanında da dikkat çekici yenilikler sunuyor. Kullanıcılar, 3D molekül modelleri oluşturup bu modelleri ekranda döndürerek inceleyebiliyor. Bu özellik, soyut kimya kavramlarının görselleştirilmesini sağlayarak hem öğrencilerin hem de bilim meraklılarının derinlemesine keşif yapmasına olanak tanıyor. Google, bu güncellemeyi küresel çapta tüm Gemini uygulama kullanıcılarına sunduğunu açıkladı. Kullanıcıların "Bana göster" veya "Bana görselleştirmede yardımcı ol" gibi ifadelerle Gemini'ye talepte bulunması yeterli oluyor. Henüz bu özelliğe erişemeyenler için ise şirket, güncellemenin kısa süre içinde tüm cihazlarda aktif hâle geleceğini belirtti.</p><p>Google Gemini'nin sunduğu etkileşimli 3D simülasyonlar, eğitimde dijital dönüşümün yeni bir aşamasını temsil ediyor. Bu gelişme, özellikle görsel öğrenmeyi tercih eden bireyler için bilimsel konuların daha anlaşılır ve ilgi çekici hâle gelmesini sağlıyor. Google, kullanıcılarından gelecek geri bildirimlerle bu özelliği daha da geliştirmeyi planladığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/google-geminiden-3d-egiti-393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/netflixten-one-piece-icin-uzun-soluklu-dizi-plani-271800</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netflix'ten One Piece için uzun soluklu dizi planı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[One Piece dizisinin yaratıcı ekibi, Netflix'in desteğiyle serinin en az 10 sezon sürmesini hedefliyor. Yapımcılar, Eiichiro Oda'nın vizyonuna sadık kalarak uzun soluklu bir hikaye anlatmak istediklerini vurguladı. Netflix'in dizi iptal kararlarına rağmen ekip, One Piece'in geleceği için umutlu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netflix'ten One Piece için uzun soluklu dizi planı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>One Piece'in canlı aksiyon uyarlamasında görev alan ekip, Netflix'in dizinin uzun yıllar devam etmesine onay vermesini istiyor. Dizinin yapımcıları ve yazarları, serinin geleceği için büyük planlar hazırladı. Özellikle Netflix'in projeleri erken sonlandırma eğilimine rağmen, One Piece ekibi, hikayenin en az 10 sezon boyunca izleyiciyle buluşmasını amaçlıyor. Bu süreçte, One Piece'in yaratıcısı Eiichiro Oda'nın vizyonu ve onayı, tüm yapım aşamalarında belirleyici rol oynuyor.</p><h3>Becky Chambers ve ekip: 'One Piece için sekiz sezonluk hikaye hazır'</h3><p>Yapımcı Becky Chambers, yazar Ian Stokes ve ortak yapımcı Joe Tracz, IGN'ye verdikleri röportajda One Piece'in geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Ekip, sekiz sezonluk bir hikaye kurgusunu şimdiden oluşturdu ve hedeflerinin 10 sezonluk bir macera olduğunu belirtti. Chambers, Netflix'in dizi iptal kararlarının farkında olduklarını ancak One Piece'in uzun ömürlü olmasını arzuladıklarını ifade etti. Joe Tracz ise, "Bu karakterler ve bu dünya için uzun vadeli bir anlatı inşa etmek istiyoruz. Kurduğumuz evrenin hakkını tam anlamıyla verebilmek için zamana ihtiyacımız var," dedi. Ekip üyeleri, hayranların One Piece'in hangi hikaye arcına ulaşacağını merak ettiklerini ve bu konuda Oda'nın da belirli bir hedefi olduğunu aktardı.</p><h3>Eiichiro Oda'nın onayı: Her aşamada anahtar rol</h3><p>Dizinin yaratıcı sürecinde Eiichiro Oda'nın etkisi büyük önem taşıyor. Ian Stokes, Oda'nın taslaklardan oyuncu seçimlerine, senaryodan düzenlemelere kadar her aşamada onay verdiğini açıkladı. Oda'nın taleplerinin yapım sürecini şekillendirdiğini belirten Stokes, "Oda'nın isteklerine karşı çıkmak genellikle onun haklı çıkmasıyla sonuçlanıyor," dedi. Joe Tracz ise Oda'nın veto yetkisine sahip olduğunu ve onun istemediği hiçbir şeyi yapmayacaklarını vurguladı. Ekip, Oda'nın içgörülerinin ve yaratıcılığının One Piece dizisinin başarısı için vazgeçilmez olduğunu düşünüyor. Ayrıca, dizinin yeni sezonlarının 2027 yılında izleyiciyle buluşacağı da kesinleşti.</p><p>One Piece ekibi, uzun soluklu bir hikaye anlatımı için Netflix'in desteğine ihtiyaç duyuyor. Hayranların heyecanı ve Oda'nın vizyonu, dizinin geleceğini şekillendiriyor. Yapımcılar ve yazarlar, One Piece'in canlı aksiyon uyarlamasının, anime ve manga hayranları için unutulmaz bir deneyim olmasını hedefliyor. Önümüzdeki yıllarda, One Piece'in yeni sezonlarının hangi hikaye arcına ulaşacağı merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/netflixten-one-piece-icin-454_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/suriye-sinirindaki-350-kilometrelik-hat-tren-trafigine-acildi-271798</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlandığını ve güzergahın yeniden tren trafiğine açıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlandığını ve güzergahın yeniden tren trafiğine açıldığını bildirdi.</p><p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, demir yolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p><p>Karkamış-Nusaybin ile Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen çalışmaların yalnızca bakım değil, uzun yılların birikmiş ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı yenileme süreci olduğunu belirten Uraloğlu, çalışmalarda hattın bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını kaydetti.</p><p>Uraloğlu, "325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmaları tamamlandı. Hat, 31 Mart tarihi itibarıyla yeniden tren trafiğine açıldı. Bu hatları yeniden işletmeye alarak hem ekonomik canlılığı artırıyor hem de ülkemizin lojistik kapasitesini güçlendiriyoruz." ifadelerine yer verdi.</p><p>Toplam 350 kilometrelik hattın 2011-2024 yıllarında gerçekleştirilemeyen bakım ve onarım faaliyetlerini tamamladıklarını aktaran Uraloğlu, "Suriye sınırındaki hattı sadece işler hale getirmedik, alt ve üstyapısıyla daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşturduk." ifadesini kullandı.</p><p><strong>"2 BİN 500'Ü AŞKIN KÖPRÜ TRAVERSİNİ YENİLEDİK"</strong></p><p>Uraloğlu, çalışmalar kapsamında hat ve istasyon altyapısının baştan sona yenilendiğini, birçok istasyonda mevcut hatların sökülerek yeniden inşa edildiğini vurguladı.</p><p>Altyapıda oluşan tahribatların da giderildiğini belirten Uraloğlu, özellikle sel ve doğal etkenler nedeniyle zarar gören kesimlerde gerekli müdahalelerin tamamlandığına işaret etti.</p><p>Uraloğlu, 750 metrelik hat kesiminde zemin güçlendirmesi gerçekleştirdiklerine, menfez imalatları ve drenaj düzenlemelerini tamamladıklarına dikkati çekti.</p><p>Güzergah boyunca platform iyileştirme çalışmalarını da bitirdiklerini aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Sanat yapılarının güçlendirilmesine özel önem verdik. Köprü ve menfezlerde gerekli yenileme ve iyileştirme çalışmalarını da tamamlayarak hat genelinde 2 bin 500'ü aşkın köprü traversini yeniledik. Başta Karkamış Köprüsü olmak üzere kritik yapılarda dayanımı artırıcı müdahaleleri hayata geçirdik. Hattın yeniden devreye alınması hem yük taşımacılığı kapasitesini artıracak hem de bölgesel entegrasyona katkı sağlayacak. Karkamış-Nusaybin ile Mardin-Şenyurt hatları, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında inşa edilecek Ovaköy-Nusaybin demir yolunu destekleyecek."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/suriye-sinirindaki-350-ki-753_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-333-oldu-271797</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 72 bin 333 oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana katil İsrail'in saldırılarında 754 kişi yaşamını yitirdi, 2 bin 100 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 72 bin 333 oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katil İsrail ordusunun Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 72 bin 333'e ulaştı.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere ölen 4 kişinin naaşı ve 10 yaralının getirildiği belirtildi.</p><p>Buna göre Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 754 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 100 kişinin yaralandığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 333'e, yaralı sayısının da 172 bin 202'ye yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlen binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/katil-israilin-gazzeye-sa-854_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-mezarliklar-724-kamerayla-izlenecek-271796</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da mezarlıklar 7/24 kamerayla izlenecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliğince, kabirlerin korunması, hırsızlık, tahribat ve diğer asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla kentteki tüm ana mezarlık giriş­ ve çıkışları ile kör noktalara 7/24 esasına göre çalışan kamera kurulması için ilgili kurumlara yazı gönderildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da mezarlıklar 7/24 kamerayla izlenecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül'ün imzasıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve İstanbul İl Müftülüğünün de aralarında bulunduğu bazı kamu kurumlarına, kentteki ana mezarlıklara kamera kurulmasına ilişkin yazı tebliğ edildi.</p><p>Yazıda, İstanbul sınırları içerisinde bulunan mezarlıklarda, kabirlerin korunması, hırsızlık, tahribat ve diğer asayiş olaylarının önlenmesi ile vatandaşların huzur içerisinde ziyaretlerini gerçekleştirmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasına gerek duyulduğu belirtildi.</p><p>5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7'nci maddesinin anımsatıldığı yazıda, mezarlık alanlarını tespit etmek, mezarlıklar tesis etmek, işletmek, işlettirmek ve definle ilgili hizmetleri yürütmenin İstanbul'da Büyükşehir Belediyesinin görev alanında olduğu kaydedildi.</p><p><b>60 GÜN İÇERİSİNDE FAAL HALE GETİRİLECEK</b></p><p>Yazıda, 3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanun'un "korunma" başlığı altındaki maddesinde, "Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatıyla veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiçbir amaç için kullanılamaz." hükmünün yer aldığı aktarıldı.</p><p>Bu doğrultuda, İstanbul ve ilçelerindeki tüm ana mezarlık giriş­ ve çıkışları ile kör noktalara 7/24 esasına göre çalışan yüksek çözünürlüklü kamera kurulması, gece görüş özelliği olmayan veya arızalı olan kameraların 60 gün içerisinde faal hale getirilmesi istenen yazıda, kamera kayıtlarının 30 gün süreyle muhafaza edilmesi, aydınlatmaların yetersiz olduğu yerlerde gerekli düzenlemelerin yapılması, kolluk kuvvetlerince gerekli devriye faaliyetlerinin titizlikle yerine getirilmesi gerektiği belirtildi.</p><p>Yazıda, başta kolluk, zabıta birimleri olmak üzere yetkili birimlerce denetim faaliyetlerine ağırlık verilerek, aksine hareket edenlerin tespit edilmesi halinde ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde adli ve idari işlemler yapılması, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32'nci maddesinde öngörülen idari para cezasının uygulanması hususunda gereğinin yapılması istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/istanbulda-mezarliklar-72-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yorungede-kargo-kapasitesi-rekoru-5-tonluk-teslimatla-sinirlar-asildi-271795</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yörüngede kargo kapasitesi rekoru! 5 tonluk teslimatla sınırlar aşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kargo kapasitesinde sınırların zorlandığı bu yeni dönemde, anahtar kelime olan 'yük kapasitesi' uzay lojistiğinin geleceğini belirliyor. Yenilikçi teknolojiler ve artan verimlilikle birlikte, insanlık yörüngede daha büyük hedeflere doğru ilerliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yörüngede kargo kapasitesi rekoru! 5 tonluk teslimatla sınırlar aşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 Nisan 2026 sabahı gerçekleşen tarihi fırlatmayla, insanlık uzayda tedarik zincirinin sınırlarını bir kez daha zorladı. Florida'daki Cape Canaveral'dan havalanan bir Falcon 9 roketi, Cygnus XL adlı yeni nesil kargo gemisini yörüngeye taşıyarak Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) 5 tonun üzerinde hayati malzeme ulaştırdı. Bu gelişme, yük kapasitesi konusunda bugüne dek atılan en büyük adımlardan biri olarak dikkat çekiyor ve uzay lojistiğinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Yük kapasitesi artışı: 5 tonluk teslimatla çıta yükseldi</h3><p>Yük kapasitesi, bu misyonun en dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Cygnus XL, yaklaşık 11.000 pound yani 5.000 kilogramlık bir bilimsel ekipman ve temel ihtiyaç yükünü ISS'ye taşıyarak önceki kargo araçlarının sınırlarını aştı. Orijinal Cygnus gemisinin 8.500 poundluk kapasitesiyle kıyaslandığında, bu artış uzay istasyonunda yürütülen bilimsel araştırmalar ve teknolojik gelişmeler için yeni fırsatlar sunuyor. Artık daha büyük ve kapsamlı deneyler, ileri düzey ekipmanlar ve uzun süreli görevler mümkün hale geliyor. Yük kapasitesinin bu seviyeye ulaşması, uzayda sürdürülebilir insan varlığının ve gelecekteki derin uzay görevlerinin önünü açıyor.</p><h3>S.S. Steven R. Nagel: Bir astronotun mirası yaşatılıyor</h3><p>Cygnus XL, bu tarihi yolculuğunda özel bir anlam da taşıyor. Uzay aracı, dört uzay mekiği görevine katılan ve 720 saatten fazla uzayda kalan Steven R. Nagel'in adını taşıyor. S.S. Steven R. Nagel olarak adlandırılan gemi, hem uzay topluluğuna hem de insanlı uzay uçuşlarının öncülerine bir saygı duruşu niteliğinde. NASA sözcüsü Sandra Jones, fırlatma sırasında yaptığı açıklamada, bu ismin insanlı uzay uçuşlarının kalıcı etkisini ve yeni nesil astronotlara ilham olma özelliğini vurguladı. Nagel'in mirası, yük kapasitesi artırılan bu yeni nesil araçla birlikte, uzay keşfinde atılan adımların arkasındaki insan faktörünün önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p><h3>Yeniden tedarik misyonunda ikinci uçuş: Süreklilik ve verimlilik</h3><p>Cygnus XL'nin 11 Nisan'daki fırlatması, Eylül 2025'teki ilk başarılı uçuşun ardından ikinci kez yörüngeye çıkışını simgeliyor. Bu süreklilik, yük kapasitesi ve tedarik zincirinin güvenilirliğini pekiştiriyor. Uzay aracı, yaklaşık altı ay boyunca ISS'ye bağlı kalacak ve bu süreçte astronotlara araştırma ekipmanları, gıda ve diğer temel malzemeleri sağlayacak. Ayrıca, görev bitiminde istasyondaki atıkların güvenli şekilde bertarafı da yine bu araçla gerçekleştirilecek. Bu tür operasyonlar, yük kapasitesi artışının doğrudan günlük uzay yaşamına ve bilimsel faaliyetlere olan etkisini gözler önüne seriyor.</p><h3>Falcon 9'un başarısı: Yeniden kullanılabilirlik ve maliyet avantajı</h3><p>Fırlatma sırasında kullanılan Falcon 9 roketi, uzay lojistiğinde güvenilirliğin ve maliyet etkinliğinin simgesi haline geldi. Sekizinci dakikada başarılı bir şekilde Cape Canaveral'a iniş yapan birinci aşama itici, yedinci uçuşunu tamamlamış oldu. Bu başarı, yük kapasitesi artışının yanı sıra, roket teknolojisinde sürdürülebilirlik ve ekonomik avantajların da ön plana çıkmasını sağlıyor. Falcon 9'un yeniden kullanılabilirliği, gelecekteki misyonlarda yük kapasitesinin daha da artırılmasına ve fırlatma maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunuyor.</p><h3>Geleceğe bakış: Uzay lojistiğinde özel sektörün yükselişi</h3><p>Yük kapasitesi konusunda elde edilen bu ilerleme, sadece bir teknik başarı olmanın ötesinde, uzay lojistiğinde özel sektörün artan rolünü de ortaya koyuyor. SpaceX'in öncülüğünde gerçekleşen bu misyon, NASA ve diğer uzay ajanslarıyla yapılan işbirliklerinin verimliliğini ve önemini bir kez daha kanıtladı. Daha büyük yüklerin daha verimli şekilde taşınabilmesi, Ay ve Mars gibi uzak hedeflerde sürdürülebilir insan varlığının önünü açıyor. Uzay aracı teknolojilerindeki gelişmeler ve yük kapasitesi artışı, önümüzdeki yıllarda yörünge ötesi keşiflerde yeni bir çağ başlatacak gibi görünüyor.</p><p>Sonuç olarak, yük kapasitesinin 5 tonun üzerine çıkması, uzayda tedarik zincirinin ve bilimsel araştırmaların geleceği açısından kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Bu gelişme, insanlığın uzaydaki varlığını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni nesil keşiflerin ve teknolojik atılımların da önünü açıyor. Yük kapasitesi artışı sayesinde, uzayda daha büyük hedeflere ulaşmak artık hayal olmaktan çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/yorungede-kargo-kapasites-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlek-detaylari-acikladi-119-ulkede-2-bin-707-fetocunun-pesindeyiz-271794</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek detayları açıkladı! 119 ülkede 2 bin 707 FETÖ'cünün peşindeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet Gazetesi'nden Nedim Şener'e yaptığı açıklamalarda FETÖ ile mücadelede kararlılık vurgusu yaptı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek detayları açıkladı! 119 ülkede 2 bin 707 FETÖ'cünün peşindeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek hem yurt içinde hem yurt dışında sürdürülen operasyonlara dikkat çekerek, "119 ülkede 2 bin 707 FETÖ mensubunun peşindeyiz" dedi.</p><p><b>"FETÖ İLE MÜCADELE BİR MİLLİ MESELEDİR"</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet Gazetesi'ne yaptığı açıklamalarda FETÖ ile mücadelenin sadece bir güvenlik meselesi değil, doğrudan Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren milli bir mesele olduğunun altını çizdi.</p><p>Hem içeride hem dışarıda sürdürülen bu çok boyutlu mücadelede geri adım atılmayacağını vurgulayan Gürlek'in sözleri, önümüzdeki dönemde uluslararası alanda daha aktif ve kararlı bir mücadele yürütüleceğine işaret etti.</p><p><b>"MÜCADELEDE YENİ STRATEJİ: HEDEF YURTDIŞI AĞI"</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, FETÖ ile mücadelenin artık sadece Türkiye sınırları içinde değil, uluslararası boyutta sürdürüldüğünü belirterek örgütün "beyninin yurtdışında" olduğuna dikkat çekti; bu kapsamda yeni bir diplomatik ve hukuki hamlenin başlatıldığını vurguladı.</p><p>Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı'nın elde edilen yeni delillerle iade taleplerini yenileyeceğini ve özellikle ABD ile Avrupa ülkeleriyle yapılan görüşmelerde bu konunun öncelikli gündem maddesi olacağını ifade etti.</p><p><b>"FETÖ KENDİNİ YENİLİYOR, OPERASYONLAR SÜRECEK"</b></p><p>Bakan Gürlek'in açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri örgütün güncel yapılanmasına ilişkin tespitler oldu. FETÖ'nün kendisini sürekli yenileyen bir yapı olduğuna dikkat çeken Gürlek, özellikle yeni eleman kazanma ve finans ağlarının yakından takip edildiğini vurguladı.</p><p>Savcılıkların teyakkuz halinde olduğunu belirten Gürlek, ankesör soruşturmaları ve yeni deliller ışığında operasyonların hız kesmeden devam edeceğini ifade etti. Yakın dönemde yeni operasyonların gündeme gelebileceğinin de sinyalini verdi.</p><p><b>BATI'DAN TARTIŞMALI TUTUM: İADE YOK, SORUŞTURMA BİLE YOK</b></p><p>Yetkililer, Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü iade taleplerine rağmen ABD ve Avrupa ülkelerinin bu konudaki sessizliğinin dikkat çekici boyuta ulaştığını kaydediyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye, ABD'den 423, Almanya'dan 746, Hollanda'dan 217 ve diğer Avrupa ülkelerinden yüzlerce FETÖ mensubunun iadesini talep etti. Ancak bugüne kadar yalnızca 3 kişinin iade edildiği görülüyor.</p><p>Üstelik Türkiye'nin Interpol üzerinden ilettiği çok sayıda kırmızı bülten talebinin de işleme alınmadığı ifade ediliyor. Bu tablo, FETÖ'nün uluslararası alandaki varlığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.</p><p><b>GÜRLEK, HOLLANDA'YA NET MESAJ VERMİŞTİ: "MÜTTEFİKSEK GEREĞİNİ YAPIN"</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollandalı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede de dikkat çeken mesajlar vermişti. 15 Temmuz'da 251 vatandaşın şehit olduğunu hatırlatan Gürlek, FETÖ'nün anayasal düzeni hedef alan bir terör örgütü olduğunu vurgulayarak iade taleplerinin karşılanması gerektiğini açık şekilde dile getirmişti. Gürlek'in bu çıkışı, Türkiye'nin müttefik ülkelerden beklentisini bir kez daha net biçimde ortaya koymuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bakan-gurlek-detaylari-ac-634_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-suc-orgutu-davasinin-20nci-durusmasi-basladi-imamoglunun-iletisim-danismani-sanik-271793</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20'nci duruşması başladı! İmamoğlu'nun iletişim danışmanı sanık kürsüsünde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 20'nci duruşması başladı. İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20. celsesi Silivri'de yine gergin başladı. İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında nasıl bir konuşma geçti? 24 ekibinden Oğuz Polatbilek detayları aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20'nci duruşması başladı! İmamoğlu'nun iletişim danışmanı sanık kürsüsünde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Duruşmada söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney ve bir kısım arkadaşının bu dosyaya eklendiğini söyledi.</p><p>Duruşma, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan'ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.</p><b>İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20. celsesi Silivri'de yine gergin başladı. İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında nasıl bir konuşma geçti? 24 ekibinden Oğuz Polatbilek detayları aktardı.</b><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/video1-13042026f60d19ef.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/imamoglu-suc-orgutu-davas-562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lafarge-teror-finansmani-davasinda-suclu-bulundu-271792</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lafarge terör finansmanı davasında suçlu bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Paris Ceza Mahkemesi, Fransız çimento firması Lafarge'ın "terör örgütünü finanse etmekten" suçlu olduğuna hükmetti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lafarge terör finansmanı davasında suçlu bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paris Ceza Mahkemesi, tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve 8 kişinin, 2013-2014 döneminde Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" yargılandığı davada kararını açıkladı.</p><p>Mahkemeye başkanlık eden hakim Isabelle Prevost-Desprez Lafarge'ın o dönem Suriye'de faaliyetlerini sürdürerek "bir seçim" yaptığını belirtti.</p><p>Firmadan terör örgütlerine "güvenlik ödemeleri" adı altında ödeme yapılmasına Eylül 2012'de bir toplantı sırasında karar verildiğini aktaran hakim Prevost-Desprez, davaya konu olan suçlar kapsamında firmanın DAEŞ dahil bölgedeki 3 silahlı örgüte 5,6 milyon avroya varan ödeme yaptığını bildirdi.</p><p>Mahkeme, Lafarge ve 8 kişinin, Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" suçlu olduğuna hükmetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/aksam-13042026eb02ae5d.jpg"/><p><strong>AA, LAFARGE'IN DEAŞ'I FİNANSE ETTİĞİNİ KANITLAYAN BELGELERİ YAYIMLAMIŞTI</strong></p><p>Anadolu Ajansı (AA), 7 Eylül 2021'de Fransız şirketi Lafarge'ın, terör örgütü DEAŞ'ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamış, bu belgeler dünya genelinde geniş yankı bulmuştu.</p><p>Şirket hakkında Haziran 2017'de açılan soruşturma kapsamında Lafarge'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont'un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler, "teröre finansman sağlamakla" suçlanmıştı.</p><p>Soruşturmadan sorumlu 3 sorgu hakimi, 16 Ekim 2024'te Lafarge Grubu ve şirketin 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve DEAŞ dahil terör örgütleri ile her türlü finansal ve ticari ilişkiyi yasaklayan Avrupa Birliği'nin (AB) ambargosunu ihlal ettikleri suçlamalarıyla yargılanmalarına karar vermişti.</p><p>Tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve 8 kişinin, 2013-2014 döneminde Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" yargılanmasına yönelik dava Kasım-Aralık 2025'te Paris Ceza Mahkemesinde görülmüştü.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/paris-ceza-mahkemesi-lafa-145_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/tolgahan-sayismanin-unutulmaz-rolleri-acemi-cadida-oynadigina-inanamayacaksiniz-271791</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tolgahan Sayışman'ın unutulmaz rolleri... Acemi Cadı'da oynadığına inanamayacaksınız!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Tolgahan Sayışman, yer aldığı projelerde farklı karakterlere hayat verdi. Tolgahan Sayışman, “Elveda Rumeli” ve “Lale Devri” gibi yapımlarla hafızalara kazındı. Tolgahan Sayışman'ın rol aldığı projeleri sizin için derledik.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tolgahan Sayışman'ın unutulmaz rolleri... Acemi Cadı'da oynadığına inanamayacaksınız!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tolgahan Sayışman, model olarak başladığı kariyerine  oyuncu olarak devam etme kararı aldı. Kısa sürede televizyon dünyasının en çok  takip edilen isimleri arasında yer almayı başaran Tolgahan Sayışman, birçok  başarılı projede rol aldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan2-13042026e7756bfb.jpg"/><p>Oyunculuk sürecinde farklı karakterlerle izleyici karşısına  çıkan Sayışman, her projede bambaşka biri oldu.</p><p>"Elveda Rumeli" dizisinde canlandırdığı Tıbbiyeli Mustafa  karakteriyle geniş kitlelere adını duyuran oyuncu Sayışman, Lale Devri'nde  hayat verdiği Çınar rolüyle de ekranların unutulmaz isimleri arasına girdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan-13042026f0503a3c.jpg"/><p>Sayışman, kariyeri boyunca farklı türlerdeki projelerde  yer alarak ekran yolculuğunu sürdürdü. Oyuncu, şimdilerde yapımcı olarak  kariyerini sürdürüyor.</p><p>İşte dünden bugüne Tolgahan Sayışman'ın rol aldığı  projeler;</p><h2>ACEMİ CADI - BARIŞ </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan3-13042026af4017f8.jpg"/><h2>ESİR KALPLAR - LEVENT </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan4-130420265d4cbe1e.jpg"/><h2>MAÇOLAR - TUNCAY </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan5-130420265c3d7fe5.jpg"/><h2>DİCLE - FERHAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan6-1304202656f536ec.jpg"/><h2>ELVEDA RUMELİ - TIBBİYELİ MUSTAFA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan7-1304202653cf9c08.jpg"/><h2>AŞK TUTULMASI - UĞUR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan8-13042026c346471b.jpg"/><h2>AŞK GELİYORUM DEMEZ - ALİ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan9-13042026c210002a.jpg"/><h2>KAVAK YELLERİ - KEREM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan10-13042026deccadbd.jpg"/><h2>LALE DEVRİ - ÇINAR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan11-130420262c333df8.jpg"/><h2>SÜRGÜN - SEDAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan12-13042026be4e55c5.jpg"/><h2>ASLA VAZGEÇMEM - YİĞİT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan13-13042026bffb74d2.jpg"/><h2>BİZANS OYUNCULARI - PRENS ADONİS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan14-13042026b32b4b54.jpg"/><h2>SİYAH İNCİ - KENAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan15-130420268f7a0b8a.jpg"/><h2>ŞAMPİYON - FIRAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan16-1304202628365b98.jpg"/><h2>ŞEREF SÖZÜ - CİHAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan17-130420265a99d358.jpg"/><h2>AYNASIZ HALUK - EFE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan18-13042026cf8ae96d.jpg"/><h2>BARBAROS HAYREDDİN PAŞA: SULTANIN FERMANI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan19-13042026fc8e64fa.jpg"/><h2>ARJEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan20-13042026d4c87ae9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan-sayismanin-unutu-838_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nvidia-rtx-60-sizintilari-sok-etkisi-yaratti-oyunlarda-yeni-donem-basliyor-271790</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nvidia RTX 60 sızıntıları şok etkisi yarattı! Oyunlarda yeni dönem başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nvidia'nın RTX 60 serisine dair sızan bilgiler, oyun dünyasında heyecan ve endişe yarattı. 2027'ye kadar piyasaya çıkmayacağı iddia edilen yeni grafik kartları, ray tracing ve path tracing teknolojilerine odaklanarak sektörde köklü bir değişimin habercisi oldu. Nvidia'nın bu radikal hamlesi, PC oyuncuları ve teknoloji tutkunları arasında yoğun tartışmalara yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nvidia RTX 60 sızıntıları şok etkisi yarattı! Oyunlarda yeni dönem başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nvidia'nın yeni nesil grafik kartı serisi RTX 60'a dair sızdırılan teknik detaylar, oyun ve teknoloji dünyasında ciddi bir tartışma başlattı. Sektörün önde gelen isimlerinden gelen bilgiler, Nvidia'nın alışılmışın dışına çıkarak riskli bir strateji benimsediğini gösteriyor. Şirketin, ray tracing ve path tracing gibi ışık simülasyonu teknolojilerine odaklanan yeni yaklaşımı, klasik oyun deneyiminden uzaklaşılacağı endişesini beraberinde getirdi. RTX 60 serisinin 2027'ye kadar piyasaya çıkmayacağına dair iddialar, oyuncuların ve teknoloji meraklılarının sabırsızlığını artırırken, bu dönemde masaüstü kullanıcılarının yeni bir ana akım grafik kartı beklemeyeceği öngörülüyor.</p><h3>Nvidia'dan riskli hamle: RTX 60 serisiyle kurallar değişiyor</h3><p>Birden fazla kaynaktan gelen sızıntılar, Nvidia'nın RTX 60 serisinde alışılmışın ötesinde büyük riskler aldığını ortaya koydu. Şirketin yeni nesil grafik kartlarında, bugüne kadar oyuncuların vazgeçilmezi olan rasterizasyon teknolojisinin ikinci plana atılması dikkat çekiyor. Nvidia'nın odak noktasını tamamen ray tracing ve path tracing'e kaydırması, oyun grafiklerinde gerçekçi ışık efektlerini ön plana çıkaracak. Ancak bu yaklaşım, klasik oyunlarda yüksek kare hızını önemseyen kullanıcılar için potansiyel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Şirketin bu hamlesi, oyun sektöründe yeni bir çağın başlangıcı olarak yorumlanıyor.</p><h3>RTX 60'ın teknik detayları: 3nm üretim süreci ve devasa bellek kapasitesi</h3><p>Sızdırılan teknik bilgiler, RTX 60 serisinin TSMC'nin 3nm üretim teknolojisiyle geliştirileceğini gösteriyor. Rubin mimarisi temel alınarak tasarlanan yeni seride, amiral gemisi RTX 6090 modelinin 32GB VRAM ve 512-bit bellek veri yoluna sahip olacağı iddia edildi. Ayrıca, RTX 6080 ve 6070 modellerinde ise sırasıyla 320-bit ve 256-bit veri yolu kullanılacağı belirtiliyor. Bu yüksek bellek ve bant genişliği, özellikle ultra yüksek çözünürlüklü oyunlar ve karmaşık ışık simülasyonları için büyük bir avantaj sağlayacak. Nvidia, yeni nesil RT Cores ve Tensor Cores ile donanımı baştan aşağı yenileyerek, fotogerçekçi oyun deneyimini daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Bu gelişmeler, RTX 60 serisinin oyun grafiklerinde çıtayı önemli ölçüde yükselteceğine işaret ediyor.</p><h3>Rasterizasyon performansında gerileme endişesi</h3><p>RTX 60 serisiyle ilgili en çok tartışılan konulardan biri de rasterizasyon performansındaki olası düşüş oldu. Sektörde dolaşan raporlar, geleneksel rasterizasyonun RTX 50 serisine göre %30-35 oranında gerileyebileceğini öne sürüyor. Bu iddia doğrulanırsa, oyun dünyasında benzeri görülmemiş bir değişim yaşanacak. Nvidia'nın ray tracing performansını iki katına çıkarma hedefi, klasik oyunları tercih eden kullanıcıları zor durumda bırakabilir. Özellikle eski oyunlarda yüksek kare hızını tercih eden oyuncular için bu durum, yeni kartlara geçişte tereddüt yaratıyor. Nvidia'nın aldığı bu risk, şirketin geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koyarken, sektörün de ray tracing odaklı bir döneme gireceğine işaret ediyor.</p><h3>Oyun sektöründe yeni dönem: Konsollar ve geliştiriciler nasıl etkilenecek?</h3><p>Uzmanlar, Nvidia'nın RTX 60 serisiyle birlikte tüm oyun sektörünü ray tracing teknolojisine yönlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. PlayStation 6 ve yeni nesil Xbox konsollarının da ray tracing yeteneklerini artıracağına dair söylentiler, Nvidia'nın stratejisinin sektör genelinde karşılık bulacağını gösteriyor. Ancak bu yaklaşım, oyun geliştiricileri için de yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Geliştiricilerin, path tracing ve ışık simülasyonu teknolojilerini oyun motorlarına daha derinlemesine entegre etmeleri gerekecek. Bu süreç, oyunlarda görsel kalitenin artmasına katkı sağlarken, klasik oyun deneyimini seven kullanıcılar için alışılmışın dışında bir döneme girileceğini gösteriyor.</p><h3>RTX 60'ın çıkış tarihi ve bekleyişin sektöre etkisi</h3><p>RTX 60 serisinin çıkışıyla ilgili en dikkat çekici detaylardan biri de piyasaya sürülme tarihinin belirsizliği. Sızdırılan bilgiler, yeni grafik kartlarının 2027'ye kadar kullanıcılarla buluşmayacağını öne sürüyor. Bu durum, masaüstü bilgisayar kullanıcılarının uzun bir bekleyişe girmesine neden olacak. 2024 yılı itibarıyla, 30 yıl aradan sonra ilk kez yeni bir ana akım masaüstü grafik kartı piyasaya sürülmeyecek. Bu süreçte, oyun geliştiricilerinin yeni teknolojilere uyum sağlaması için ek zaman kazanacağı belirtiliyor. Nvidia'nın stratejik yaklaşımı, donanım ve yazılım tarafında köklü değişikliklerin habercisi olarak görülüyor.</p><h3>Ray tracing teknolojisi oyun deneyimini nasıl değiştirecek?</h3><p>Ray tracing ve path tracing, oyun grafiklerinde gerçekçi ışık ve gölge efektleriyle öne çıkıyor. Nvidia'nın RTX 60 serisinde bu teknolojilere verdiği ağırlık, oyunlarda görsel gerçekçiliği en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Ancak bu hamle, klasik rasterizasyon yönteminin gerilemesiyle birlikte, bazı oyun türlerinde performans kaybı yaşanabileceği anlamına geliyor. Yüksek çözünürlüklü dokular ve karmaşık ışık simülasyonları için geliştirilen donanım, özellikle yeni nesil oyunlarda büyük avantaj sağlayacak. Nvidia'nın bu stratejisi, oyun dünyasında kalıcı bir değişimin kapılarını aralıyor.</p><h3>Sonuç: Nvidia'nın RTX 60 serisiyle oyun dünyasında yeni bir çağ başlıyor</h3><p>Nvidia'nın RTX 60 serisine dair sızan bilgiler, oyun teknolojisinde köklü bir değişime işaret ediyor. Şirketin riskli ve yenilikçi yaklaşımı, ray tracing ve path tracing teknolojilerini sektörün merkezine yerleştiriyor. Beklenen çıkış tarihi 2027 olarak öne çıkarken, bu süreçte oyun geliştiricileri ve oyuncular için yeni fırsatlar ve zorluklar ortaya çıkacak. Nvidia'nın aldığı bu cesur kararlar, oyun dünyasında yeni bir çağın başlangıcı olarak şimdiden tartışılmaya başlandı. Nihai teknik özellikler ve stratejiler, resmi lansman öncesinde değişiklik gösterebilir; ancak RTX 60 serisinin oyun sektöründe uzun yıllar konuşulacağı kesin görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/nvidia-rtx-60-sizintilari-353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyeye-yilin-ilk-2-ayinda-15-milyar-dolarlik-uluslararasi-dogrudan-yatirim-geldi-271789</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'ye yılın ilk 2 ayında 1,5 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[u dönemde Türkiye'ye en çok yatırım yapan üç ülke Almanya, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Türkiye'ye şubat ayında 780 milyon dolarlık uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'ye yılın ilk 2 ayında 1,5 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım (UDY) girişi, yılın ilk 2 ayında 1,5 milyar dolar oldu.</p><p>Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ödemeler Dengesi istatistiklerinin açıklanmasının ardından Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bülteni'ni yayımladı.</p><p>Buna göre, şubatta Türkiye'ye 780 milyon dolarlık UDY girişi gerçekleşirken, yılın ilk 2 ayında Türkiye'ye gelen toplam UDY miktarı 1,5 milyar dolar olarak kaydedildi. 2003'ten itibaren Türkiye'ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar doları aştı.</p><p>Şubatta gerçekleşen toplam 780 milyon dolarlık UDY girişinin 370 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Aynı ay içerisinde yatırımların 513 milyon doları borçlanma araçları, 230 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Yatırım tasfiyelerinin 333 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisi oldu.</p><p><strong>İLK 2 AYDA EN FAZLA YATIRIM TOPTAN VE PERAKENDE TİCARETTE GERÇEKLEŞTİ</strong></p><p>Şubatta gerçekleşen 370 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 65 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 18'lik bir pay aldı. Finans ve sigorta faaliyetleri ile toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 14'lük paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu.</p><p>Yılın ilk 2 ayı toplamında ise 146 milyon dolarla toptan ve perakende ticaret ile 143 milyon dolarlık yatırım girişiyle elektronik imalatı öne çıkan sektörler oldu.</p><p><strong>EN FAZLA ULUSLARARASI YATIRIM ALMANYA'DAN GELDİ</strong></p><p>2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59'luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026'nın ikinci ayında yüzde 35'lik pay aldı.</p><p>Şubat ayında ülkeler özelinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 18 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Singapur, yüzde 15 ile ABD, yüzde 14 ile Almanya ve yüzde 9 ile İspanya takip etti.</p><p>Yılın ilk 2 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise yatırımların geldiği kaynaklar ülkeler özelinde 198 milyon dolarlık yatırım ile Almanya öne çıkarken, onu 118 milyon dolar ile Hollanda ve 95 milyon dolarla BAE izledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/turkiyeye-yilin-ilk-2-ayi-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/googlein-turboquant-algoritmasi-bellek-cipi-talebinde-yeni-donem-baslatti-271788</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google'ın TurboQuant algoritması bellek çipi talebinde yeni dönem başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google tarafından geliştirilen TurboQuant algoritması, yapay zeka uygulamalarında bellek kullanımını azaltma potansiyeliyle küresel bellek çipi piyasasında büyük tartışmalara yol açtı. Samsung ve SK Hynix gibi devlerin hisseleri etkilenirken, uzmanlar bu teknolojinin talebi azaltmak yerine artırabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google'ın TurboQuant algoritması bellek çipi talebinde yeni dönem başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google'ın geliştirdiği TurboQuant algoritması, yapay zeka alanında bellek kullanımını önemli ölçüde azaltma vaadiyle teknoloji dünyasında geniş yankı uyandırdı. Mart ayının sonunda Google Araştırma ekibi tarafından duyurulan bu yeni algoritma, özellikle Güney Kore merkezli Samsung ve SK Hynix gibi dev bellek çipi üreticilerinin gelecekteki pazar beklentilerini yeniden şekillendirdi. Uzmanlar, TurboQuant'un ilk bakışta bellek çiplerine olan talebi azaltacağı yönünde kaygılar doğurduğunu, ancak uzun vadede yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte talebin daha da artabileceğine dikkat çekti. Özellikle Samsung'un yılın ilk çeyreğinde açıkladığı rekor kar tahmini, yatırımcıların endişelerini bir nebze hafifletirken, bellek piyasasında süregelen "süper döngü"nün devam ettiğine işaret etti.</p><h3>Samsung: 'Bellek çiplerinde süper döngü devam ediyor'</h3><p>Samsung Electronics, 2024 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın tamamından daha yüksek bir kar beklediğini duyurdu. Şirketin bu açıklaması, Google'ın TurboQuant algoritmasının piyasaya sürülmesinin ardından bellek çipi talebinin azalacağı yönündeki endişeleri bir süreliğine yatıştırdı. Samsung yetkilileri, yapay zeka şirketlerinin bellek kullanımında herhangi bir daralma yaşanmadığını, aksine yüksek bant genişliğine sahip çiplere olan talebin arttığını vurguladı. Şirketin hisseleri, bu gelişmelerin ardından tüm zamanların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Özellikle büyük dil modellerinin ve gelişmiş yapay zeka uygulamalarının artan bellek ihtiyacı, Samsung'un sektör liderliğini pekiştirdi. Google'ın TurboQuant algoritması ise, verimlilik artışının toplam çip talebini azaltmak yerine daha da artırabileceğine dair yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.</p><h3>Uzmanlar: 'TurboQuant talebi azaltmaz, artırır'</h3><p>Yapay zeka teknolojilerinde verimliliğin artması, bellek çiplerine olan ihtiyacı azaltacağı düşüncesini beraberinde getirse de, uzmanlar bu görüşe temkinli yaklaşıyor. Seul'deki Sungkyunkwan Üniversitesi'nden Prof. Seok-joon Kwon, TurboQuant'un büyük dil modellerinin çalıştırma maliyetini dört ila sekiz kat düşürebileceğini belirtti. Kwon, bu durumun ilk bakışta yüksek bant genişliğine sahip bellek çiplerine olan talebi azaltacak gibi göründüğünü ancak gerçek zamanlı kodlama asistanları ve aynı anda çalışan çok sayıda yapay zeka ajanı gibi yeni iş yüklerinin ortaya çıkmasıyla toplam hesaplama ihtiyacının artacağını ifade etti. Google'ın algoritması, anahtar değer önbelleğini sıkıştırarak yapay zeka modellerinin konuşma bağlamını korumasını sağlıyor ve bu sayede doğruluk kaybı olmadan bellek kullanımını azaltıyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin Jevons paradoksunu hatırlattığını, yani verimlilik arttıkça toplam kaynak kullanımının da artabileceğini söyledi.</p><h3>SK Hynix ve Samsung hisselerinde TurboQuant etkisi</h3><p>TurboQuant algoritmasının duyurulmasının ardından Samsung ve SK Hynix hisselerinde kısa süreli bir düşüş yaşandı. Ancak analistler, bu düşüşün geçici olduğunu ve yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bellek çiplerine olan talebin yeniden yükseleceğini öngörüyor. Mirae Asset Securities'ten Kim Young-gun, Google'ın Kubernetes teknolojisinin ilk çıktığı dönemde de benzer endişelerin yaşandığını, ancak zamanla donanım talebinin arttığını hatırlattı. SemiAnalysis araştırma şirketinden Ray Wang ise, pazarın TurboQuant'u yanlış yorumladığını ve yapay zeka modelleri geliştikçe hem eğitim hem de çıkarım süreçlerinde daha fazla belleğe ihtiyaç duyulacağını belirtti. Güney Koreli üreticiler, büyük yapay zeka hizmet sağlayıcılarıyla uzun vadeli tedarik sözleşmeleri yaparak olası dalgalanmalara karşı önlem alıyor. Samsung'un eş CEO'su Jun Young-hyun, şirketin büyük müşterilerle üç ila beş yıllık sözleşmelere geçtiğini açıkladı.</p><h3>Jevons paradoksu: Verimlilik artışı talebi tetikliyor</h3><p>Ekonomist William Stanley Jevons'un 19. yüzyılda ortaya koyduğu Jevons paradoksu, günümüzde yapay zeka ve bellek çipi piyasasında yeniden gündeme geldi. Jevons, daha verimli buhar motorlarının kömür talebini azaltmak yerine artırdığını savunmuştu. Benzer şekilde, Google'ın TurboQuant algoritması da bellek kullanımında verimlilik sağlasa bile, yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla toplam çip talebinin artabileceği öngörülüyor. Han In-su, TurboQuant'un daha önce mümkün olmayan zorlu görevlerin üstesinden gelinmesini sağlayabileceğini ve bu sayede sınırlı bellekle çok daha uzun bağlamların işlenebileceğini ifade etti. Bu gelişmeler, küçük cihazlarda yüksek performanslı yapay zeka uygulamalarının önünü açıyor ve sektör genelinde büyük bir dönüşümü tetikliyor.</p><h3>Gerçek etki, uluslararası konferansta netleşecek</h3><p>TurboQuant algoritmasının pratikteki etkisi, Nisan ayı sonunda Brezilya'da düzenlenecek Uluslararası Temsil Öğrenme Konferansı'nda gözler önüne serilecek. Google dışındaki araştırmacıların da algoritmayı test etmesi bekleniyor. Nihai başarının, büyük teknoloji şirketlerinin TurboQuant'u ölçekli olarak kullanabilme yeteneğine bağlı olduğu belirtiliyor. Han In-su, bu teknolojinin akademik bir sorudan yola çıkarak küresel ölçekte sosyal ve ekonomik dalgalanmalara yol açacağını öngörmediklerini söyledi. Sektör temsilcileri, verilerin daha etkin sıkıştırılmasıyla ilgili çalışmaların, yapay zeka ve bellek çipi piyasasında önümüzdeki dönemde yeni fırsatlar ve zorluklar yaratacağını belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Google'ın TurboQuant algoritması, bellek çipi talebinde kısa vadeli dalgalanmalara yol açsa da, uzun vadede yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte toplam talebin artacağı öngörülüyor. Samsung ve SK Hynix gibi dev üreticiler, bu dönüşüme hazırlıklı olduklarını vurgularken, sektör genelinde verimlilik ve inovasyonun önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bellek çipi piyasasında yaşanan gelişmelerin, teknoloji dünyasında dengeleri kökten değiştirebileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/googlein-turboquant-algor-149_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-iphone-kullanicilarina-kritik-uyari-bu-mesaja-asla-yanit-vermeyin-271787</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iPhone kullanıcılarına kritik uyarı! Bu mesaja asla yanıt vermeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple kullanıcıları, iCloud hesaplarını hedef alan yeni bir dolandırıcılık dalgasıyla karşı karşıya. Özellikle iPhone sahiplerini tehdit eden bu sahte mesajlar, kişisel bilgileri ve finansal verileri ele geçirmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, iCloud mesajlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iPhone kullanıcılarına kritik uyarı! Bu mesaja asla yanıt vermeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın iPhone ve iCloud kullanıcılarını hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi ortaya çıktı. Son günlerde birçok kullanıcı, iCloud hesaplarının saldırı altında olduğu yönünde sahte mesajlar almaya başladı. Özellikle "Tüm fotoğraflarınız silinecek" şeklinde gelen bu mesajlar, kişisel verileri ve finansal bilgileri ele geçirme amacı taşıyor. Uzmanlar, Apple'dan geliyormuş gibi görünen bu e-postalara kesinlikle yanıt verilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p><h3>Tüketici grubu Which: Sahte iCloud mesajları tehlike saçıyor</h3><p>Tüketici hakları savunucusu Which, Apple kullanıcılarını uyardı. Grup, iCloud'dan geliyormuş gibi hazırlanan bu mesajların, kullanıcıları "tüm fotoğraflarınız silinecek" tehdidiyle panikletmeye çalıştığını açıkladı. Sahte e-postalar, depolama alanınızın dolduğunu veya ödeme bilgilerinizin güncellenmesi gerektiğini iddia ederek kullanıcıları tuzağa çekiyor. Mesajlarda yer alan bağlantılara tıklanması halinde, banka ve ödeme bilgileri dolandırıcıların eline geçebiliyor. Which, bu tür mesajların her Apple kullanıcısı için ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.</p><h3>Apple: Şüpheli iCloud mesajlarına asla yanıt vermeyin</h3><p>Apple yetkilileri, iCloud üzerinden gelen şüpheli mesaj ve aramalara karşı kullanıcıların dikkatli olması gerektiğini söyledi. Şirket, Apple'dan geldiği öne sürülen ancak gerçek olmayan mesajlara yanıt verilmemesini ve hiçbir şekilde kişisel ya da finansal bilginin paylaşılmamasını öneriyor. Özellikle "ücretsiz depolama alanı" veya "ödeme yöntemini güncelle" gibi talepler içeren bağlantıların dolandırıcılık amacıyla gönderildiği belirtiliyor. Apple, kullanıcıların bu tür mesajları derhal silmesini ve asla verilen numaraları aramamasını tavsiye ediyor. Son dönemde artan Apple Pay dolandırıcılığı da benzer yöntemlerle ilerliyor. Uzmanlar, iCloud hesabı güvenliği için bilinmeyen mesajlara karşı her zaman temkinli olunması gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>Siber güvenlik uzmanları, iCloud kullanıcılarının bu tür saldırılara karşı bilinçli davranmasının önemine dikkat çekiyor. Sahte mesajların yaygınlaşması, Apple ekosisteminde güvenlik önlemlerinin daha fazla gündeme gelmesine yol açtı. Kullanıcılar, iCloud hesaplarıyla ilgili herhangi bir şüpheli durumda doğrudan Apple'ın resmi kanallarıyla iletişime geçmeli ve kişisel bilgilerini asla paylaşmamalı. Yetkililer, dolandırıcılık girişimlerine karşı toplumsal farkındalığın artması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/appledan-iphone-kullanici-301_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271786</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-catismalara-karsi-sesimizi-yukseltmek-gelecek-nesillere-karsi-sorum-271786</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin artan belirsizlik ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, parlamentoların vizyon ve kararlılıkla hareket etme sorumluluğu hiç bu kadar büyük olmamıştı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtulmuş, TBMM'nin ev sahipliğinde 15-19 Nisan'da İstanbul'da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu öncesinde PAB Yürütme Komitesi toplantısına katıldı.</p><p>Kurtulmuş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, PAB 152'nci Genel Kurulu dolayısıyla kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul'da parlamenterleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Bugün itibarıyla 77'si parlamento başkanı olmak üzere 157 delegasyonu ve 800'den fazla milletvekilini bir araya getireceklerini, bunu ev sahibi olarak hem cesaret verici hem de anlamlı bulduklarını belirten Kurtulmuş, Genel Kurul'un, başarılı ve verimli geçmesi için her türlü gayreti gösterdiklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/1-13042026ea3c1b48.jpg"/><p>Kurtulmuş, 152'nci Genel Kurul'un temasında vurgulanan "umudu beslemek, barışı güvence altına almak ve gelecek nesiller için adaleti sağlamak" kavramlarının sadece bir özlem değil, parlamentolara emanet edilmiş bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>"Bu bağlamda, rolünüz özellikle önemlidir. Burada vereceğiniz rehberlik ve alacağınız kararlar, yalnızca birliğin başarısını değil, aynı zamanda parlamenter diplomasinin daha geniş kapsamlı etkisini de doğrudan etkileyecektir. Uluslararası sistemin artan belirsizlik ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, parlamentoların vizyon ve kararlılıkla hareket etme sorumluluğu hiç bu kadar büyük olmamıştı. Diyaloğumuzu artırmak, adaletsizliğe ve çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek ve daha iyi bir dünya için yeni fikirler geliştirmek, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Bu nedenle Birliğimizin, barışın, demokrasinin ve çok taraflılığın savunulması ve güçlendirilmesini destekleyen güçlü mesajlar iletmek için bir fırsat olmasını umuyorum. Bu anlayışla Yürütme Komitesi'ne toplantılarında başarılar diliyorum. Görüşmelerinizin ülkelerimiz ve işbirliğimiz için somut ve yapıcı sonuçlara yol açacağından eminim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/2-130420261348cdad.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tbmm-baskani-kurtulmus-ca-655_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271785</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/zendaya-ve-jean-smart-imkansizi-basarabilir-emmy-rekoru-kirilabilir-mi-271785</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zendaya ve Jean Smart imkansızı başarabilir! Emmy rekoru kırılabilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Zendaya ve Jean Smart, Emmy tarihinde bir ilki başarma yolunda ilerliyor. HBO'nun Euphoria ve Hacks dizileriyle her sezon ödül kazanma hedefiyle dikkat çeken iki yıldız, kadın oyuncular arasında rekor kırmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zendaya ve Jean Smart imkansızı başarabilir! Emmy rekoru kırılabilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zendaya ve Jean Smart, televizyon dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Emmy'de kadın oyuncular arasında bir ilki gerçekleştirme hedefiyle gündemde. HBO'nun sevilen dizileri Euphoria ve Hacks'in yeni sezonlarının başlamasıyla, her iki oyuncu da dizilerinin her sezonunda Emmy ödülü kazanma şansını sürdürmeye devam ediyor. Şimdiye dek hiçbir kadın oyuncunun başaramadığı bu başarı, televizyon tarihine damga vuracak nitelikte görülüyor. Zendaya ve Smart, pazar gecesi başlayan yeni sezonlarla birlikte, Emmy tarihinde kadınlar arasında 'her sezon ödül' rekorunu kırmaya bir adım daha yaklaştı.</p><h3>Jean Smart: Hacks ile Emmy'de istikrarlı yükseliş</h3><p>Jean Smart, HBO'nun beğenilen komedi dizisi Hacks'teki performansıyla Emmy yarışında adından sıkça söz ettiriyor. Altı yıl süren ve beş sezonluk bir serüvene sahip olan Hacks, Hollywood'daki grevlerin yol açtığı üretim aksamalarına rağmen istikrarını korudu. Smart, dizinin her uygun sezonunda 'baş kadın komedi oyuncusu' ödülünü kazanarak bu alanda istikrarlı bir başarıya imza attı. Şimdi ise, dizinin beşinci sezonuyla birlikte yeni bir zafer için güçlü adaylar arasında yer alıyor. Ancak bu yıl, Lisa Kudrow'un The Comeback'teki ve Quinta Brunson'un Abbott Elementary'deki performanslarıyla ciddi bir rekabetle karşı karşıya. 74 yaşındaki Jean Smart'ın kariyerinde yedi Emmy ödülü bulunuyor ve bunlar arasında Frasier dizisindeki iki konuk oyuncu ödülü ile Samantha Who? dizisindeki yardımcı oyuncu ödülü de yer alıyor. Smart'ın Hacks ile yakaladığı bu istikrarlı başarı, Emmy tarihinde kadın oyuncular için yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p><h3>Zendaya: Euphoria ile genç yaşta tarihi başarı</h3><p>Zendaya'nın Euphoria dizisindeki çıkışı, Emmy tarihine geçen bir yolculuğa dönüştü. Sam Levinson'ın yarattığı Euphoria, ilk sezonunu 2019'da sekiz bölümle tamamladı ve ardından 2020-2021 yıllarında iki özel bölümle izleyiciyle buluştu. Ancak bu özel bölümler, Emmy'nin ana yarışmalarında değerlendirilmedi ve resmi sezonlar arasında yer almadı. Dizinin ikinci sezonu Ocak 2022'de yayınlandı ve uzun bir aradan sonra üçüncü sezonu izleyicilerle buluşuyor. Zendaya, 2020 yılında 24 yaşındayken baş kadın drama oyuncusu ödülünü kazanarak bu kategoride tarihin en genç kazananı oldu. Ayrıca, yapımcı olarak aday gösterilen en genç kadın ve iki kez başrol oyuncusu ödülü alan en genç isim olarak da Emmy tarihine geçti. Euphoria'nın son sezon olup olmayacağı henüz HBO tarafından netleştirilmedi, ancak Zendaya'nın son röportajlarında bu yönde sinyaller verdiği biliniyor. Her durumda, Zendaya'nın başrol kadın oyuncu kategorisindeki üstünlüğü ve istikrarlı başarısı, Emmy'de kadın oyuncular arasında yeni bir rekorun habercisi olabilir.</p><h3>Emmy tarihinde sezon ödüllerinde nadir başarılar</h3><p>Emmy tarihinde, bir dizinin üç veya daha fazla sezonunun her birinde ödül kazanan tek oyuncu Bill Cosby olarak kayıtlara geçti. Cosby, 1966-1968 yılları arasında yayınlanan I Spy dizisinin tüm sezonlarında ödül kazanmayı başardı. İki sezonluk Huff dizisiyle Blythe Danner da benzer bir başarıya ulaştı, ancak dizinin kısa sürede sona ermesi bu istikrarı sınırlı tuttu. Julia Louis-Dreyfus ise Veep dizisinin yedi sezonundan altısında ödül kazanarak bu alanda modern dönemin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Şimdi ise Zendaya ve Jean Smart, kendi dizilerinin her sezonunda ödül kazanma hedefiyle bu elit oyuncular arasına katılabilir. Emmy'de her sezon aday gösterilen 31 oyuncu bulunuyor ve bu başarı, televizyon dünyasında nadir rastlanan bir istikrarı temsil ediyor. Alan Alda'dan Bryan Cranston'a, Rachel Brosnahan'dan Peter Dinklage'a kadar birçok önemli isim bu listede yer alıyor. Ancak kadın oyuncular arasında her sezon ödül kazanma başarısı henüz gerçekleşmedi.</p><h3>Hacks ve Euphoria: Emmy'de kadın oyuncular için yeni bir çağ</h3><p>Hacks dizisinin Emmy yolculuğu, Jean Smart'ın yanı sıra yardımcı oyuncu Hannah Einbinder'ın da öne çıkmasına yol açtı. Eğer Einbinder bu sezon da aday gösterilirse, beş sezon boyunca beş adaylıkla mükemmel bir istikrar serisi yakalamış olacak. Geçtiğimiz sezon kazandığı ödül, bu başarıya ayrı bir anlam katıyor. Diğer yandan, FX'in The Bear dizisi de son üç yılda ödül sezonlarının favorisi haline geldi. Jeremy Allen White, Ayo Edebiri, Ebon Moss-Bachrach ve Jon Bernthal gibi oyuncular, dördüncü kez adaylık alabilir. Haziran 2026'da beşinci ve son sezonun beklenmesiyle, bu topluluğun da Emmy tarihinde benzer bir rekoru yakalaması mümkün görünüyor. Emmy oylamalarında sadece oyunculuk performansları değil, aynı zamanda hikaye ve anlatı da büyük rol oynuyor. Zendaya ve Jean Smart'ın her sezon ödül kazanması, hem kadın oyuncular için hem de Emmy'nin anlatı tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor.</p><h3>Emmy'de kadın oyuncular için tarihi fırsat</h3><p>Zendaya ve Jean Smart'ın Emmy'deki bu tarihi yürüyüşü, televizyon dünyasında kadın oyuncuların görünürlüğünü ve başarısını daha da artırıyor. Eğer her iki oyuncu da dizilerinin her sezonunda ödül kazanırsa, bu başarı sadece kendi kariyerleri için değil, aynı zamanda kadınların televizyon endüstrisindeki gücünü kanıtlayan sembolik bir zafer anlamına gelecek. Emmy oylayıcılarının performansın yanı sıra anlatıya da büyük önem verdiği biliniyor ve iki ikonik kadının bu tarihi rekoru kırması, ödül töreninin gelecekteki anlatılarını da şekillendirebilir. Zendaya ve Jean Smart, kadın oyuncular için yeni bir başarı standardı belirleyerek Emmy tarihinde kalıcı bir iz bırakmaya hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/zendaya-ve-jean-smart-imk-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271784</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tek-igneyle-mucize-kireclenme-resmen-tersine-dondu-271784</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tek iğneyle mucize! Kireçlenme resmen tersine döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Colorado Üniversitesi'nde yürütülen deneysel çalışma, osteoartrit tedavisinde çığır açacak bir gelişmeye işaret ediyor. Hayvan deneylerinde uygulanan tek doz yavaş salınımlı ilaç, eklem kıkırdağında haftalar içinde kayda değer iyileşme sağladı. Araştırmanın klinik denemelere taşınması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tek iğneyle mucize! Kireçlenme resmen tersine döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Colorado Üniversitesi'nde gerçekleştirilen deneysel bir araştırma, kireçlenme tedavisinde çığır açıcı sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, eklem kıkırdağının kronik kaybına yol açan ve dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen kireçlenmeye karşı, hayvanlar üzerinde uyguladıkları yeni bir ilaç sayesinde haftalar içinde belirgin iyileşme kaydetti. Araştırma ekibi, hasarlı eklemlere yavaş salınımlı özel bir ilaç enjekte ederek vücudun kendi kıkırdak ve kemik hücrelerini onarıma teşvik etti. Bu yöntemle, kireçlenmeli eklemlerde kısa sürede kayda değer bir düzelme sağlandığı bildirildi. Çalışmanın ilk aşaması başarıyla tamamlanırken, elde edilen bulguların insan klinik denemelerine taşınması için hazırlıklar sürüyor.</p><h3><strong>Colorado Üniversitesi'nden tek doz tedaviyle hızlı sonuç</strong></h3><p>Kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve kaybı nedeniyle ortaya çıkan, ağrıya ve hareket kısıtlılığına yol açan yaygın bir rahatsızlık olarak biliniyor. Colorado Üniversitesi'nden kimya ve biyoloji mühendisi Stephanie Bryant, ekibiyle birlikte geliştirdiği yavaş salınımlı ilaç dağıtım sistemiyle, tek bir enjeksiyonun bile eklemdeki hasarı haftalar içinde tersine çevirdiğini açıkladı. Bryant, "Sadece ağrıyı hafifletmek veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatmakla yetinmek istemiyoruz; kireçlenmeyi tamamen sona erdirmeyi hedefliyoruz" dedi. Hayvan deneylerinin ilk aşamasında elde edilen başarı, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Araştırma ekibi, ikinci aşamada güvenlik ve toksikoloji verilerini toplayarak insan klinik denemelerine geçmeyi planlıyor. Eğer bu aşama da olumlu sonuçlanırsa, kireçlenme tedavisinde yeni bir dönemin kapıları aralanacak.</p><h3><strong>ARPA-H desteğiyle kireçlenmede yenilikçi yaklaşım</strong></h3><p>Deneysel ilacın geliştirilmesi, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'na bağlı İleri Araştırma Projeleri Ajansı Sağlık (ARPA-H) tarafından desteklenen NITRO programı kapsamında yürütülüyor. Programın amacı, kireçlenme gibi kronik eklem hastalıklarında doku yenilenmesini teşvik eden yenilikçi tedavi seçenekleri sunmak. ARPA-H Direktörü Alicia Jackson, "Amacımız, insanların ağrıyla uyanmadığı ve sevdikleri aktivitelerden mahrum kalmadığı bir gelecek inşa etmek" ifadelerini kullandı. Araştırma ekibi, yavaş salınımlı ilaç dışında, vücudun kendi hücrelerini kıkırdak dokusunu onarmaya yönlendiren yeni nesil implantlar üzerinde de çalışıyor. Bu sayede, kireçlenmenin farklı evrelerine uygun tedavi alternatifleri geliştirilmesi hedefleniyor. Uzmanlar, mevcut durumda hastaların ya ağrı yönetimiyle yetinmek ya da eklem protezi ameliyatı olmak zorunda kaldığını, yeni tedavilerin ise bu zorunluluğu ortadan kaldırabileceğini belirtiyor.</p><h3><strong>Kireçlenmede güncel yaklaşımlar ve geleceğe dair umutlar</strong></h3><p>Kireçlenme, dünya genelinde yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte giderek daha fazla kişiyi etkiliyor. Eklem kıkırdağının zamanla azalması, hareket kabiliyetini kısıtlıyor ve yaşam kalitesini düşürüyor. Uzmanlar, düzenli egzersizin eklemlerdeki yükü azaltarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini vurguluyor. Ayrıca, Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaşlanmaya bağlı kıkırdak kaybında rol oynayan belirli bir proteini tespit etti. Bu proteinin seviyesinin düşürülmesi, eklem sağlığını korumada yeni bir yol olarak öne çıkıyor. Öte yandan, semaglutid gibi ilaçların da hücre metabolizmasını artırarak sağlıklı kıkırdağın korunmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor. Tüm bu gelişmeler, kireçlenme tedavisinde yakın gelecekte daha etkili ve kalıcı çözümlerin gündeme gelmesini sağlayabilir. Colorado Üniversitesi'ndeki araştırma ekibi, klinik denemelerin önümüzdeki 18 ay içinde başlayabileceğini belirtiyor. Başarılı sonuçlar elde edilirse, kireçlenmeli hastalar için ameliyatsız ve kalıcı bir tedavi seçeneği gündeme gelebilir.</p><p>Sonuç olarak, Colorado Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu deneysel çalışma, kireçlenme tedavisinde umut verici bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Hayvan deneylerinde elde edilen olumlu sonuçlar, insan klinik denemeleriyle birlikte hastalığın tedavisinde devrim yaratabilir. Uzmanlar, yeni ilaç ve implant teknolojilerinin, kireçlenmeli hastaların yaşam kalitesini yükseltme potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. Tüm gözler şimdi, araştırmanın bir sonraki aşamasında ve klinik denemelerde elde edilecek sonuçlarda.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tek-igneyle-mucize-kirecl-457_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271783</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/perihan-abla-dizisinin-oyuncularinin-son-hali-gundem-oldu-bir-doneme-damga-vurmustu-271783</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali gündem oldu! Bir döneme damga vurmuştu...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[“Perihan Abla” dizisi, oyuncu kadrosu ve mahalle hikayeleriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştı. Yayınlandığı dönemde büyük ilgi gören Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali gündeme geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali gündem oldu! Bir döneme damga vurmuştu...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Perran Kutman, Şevket Altuğ, Ercan Yazgan, Tuluğ Çizgen  ve Cihat Tamer gibi isimlerin başrollerini paylaştığı Perihan Abla dizisi 1986  yılında ekran macerasına başladı.</p><p>Şevket Altuğ'un 1987'de Perihan Abla dizisine veda  etmesinin ardından yapımın kanalı değişti. Dizi 1988 yılında ekran macerasını  noktaladı. Türk televizyon tarihinin en kült yapımlarından olan dizi büyük bir  ilgiyle takip edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan-130420262eef0d86.jpg"/><p>Perihan Abla, Perran Kutman'ın hayat verdiği Perihan  karakteri etrafında şekillenen ve aynı mahallede yaşayan birbirinden farklı  insanların günlük yaşamlarını konu alan bir yapım olarak ekranlara damga vurdu.  Dizi, dönemin birçok tiyatro kökenli oyuncusunu bir araya getirmesiyle dikkat  çekti. Şevket Altuğ'un diziden ayrıldığı döneme kadar toplam 74 bölüm çekildi.</p><p>Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali de merak  edilip araştırılmaya başlandı. İşte Perihan Abla oyuncularının son hali;</p><h2>PERRAN KUTMAN - PERİHAN ABLA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan1-1304202689794123.jpg"/><h2>ŞEVKET ALTUĞ - ŞAKİR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan2-13042026b0e55791.jpg"/><h2>TULUĞ ÇİZGEN - MERAKLI MELAHAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan3-130420266a395159.jpg"/><h2>BURÇİN TERZİOĞLU - HASİBE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan4-130420263bd59abb.jpg"/><h2>CİHAT TAMER - CİHAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan5-130420262914d953.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan-abla-dizisinin-oy-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271782</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/oppo-find-x9-ultra-dunya-lansmani-oncesi-tanitildi-21-nisanda-piyasada-271782</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Oppo Find X9 Ultra dünya lansmanı öncesi tanıtıldı! 21 Nisan'da piyasada]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Oppo, yeni amiral gemisi akıllı telefonu Find X9 Ultra'nın tasarım ve teknik detaylarını, global lansmandan günler önce resmi olarak duyurdu. 21 Nisan'da dünya genelinde satışa çıkacak olan Find X9 Ultra, üç farklı renk seçeneği ve dikkat çekici kamera özellikleriyle teknoloji dünyasında büyük ilgi topluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Oppo Find X9 Ultra dünya lansmanı öncesi tanıtıldı! 21 Nisan'da piyasada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oppo, teknoloji dünyasının merakla beklediği yeni amiral gemisi Find X9 Ultra'yı, global lansman tarihinden kısa süre önce resmi olarak tanıttı. 21 Nisan'da dünya genelinde satışa sunulacak Oppo Find X9 Ultra, şirketin resmi Weibo hesabı üzerinden paylaşılan görsellerle birlikte tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. Oppo Find X9 Ultra, serinin en üst düzey modeli olarak öne çıkarken, üç farklı renk seçeneği ve gelişmiş kamera yetenekleriyle dikkatleri üzerine çekti.</p><h3>Oppo Find X9 Ultra'nın tasarımı ve renk seçenekleri göz doldurdu</h3><p>Oppo Find X9 Ultra'nın tasarımında, "Earth Tundra" adlı koyu tonlu ve çift renkli bir kaplama, "Polar Glacier" isimli açık mavi renk ve dokulu yüzeyiyle öne çıkan turuncu "Sand Canyon" seçeneği sunuluyor. Şirketin resmi Weibo hesabında paylaşılan tanıtım görüntülerinde, bu üç renk alternatifi teknoloji meraklılarının beğenisine sunuldu. Find X9 Ultra'nın arka kısmında, dört sensörlü ve Hasselblad işbirliğiyle geliştirilen büyük dairesel kamera modülü yer alıyor. Ayrıca, artık silinmiş olan bir tanıtım videosunda, cihazın ön yüzünde ortalanmış kamera deliğine sahip düz bir ekran tasarımı dikkat çekti. Cihazın sağ tarafında, kamera uygulamasına hızlı erişim sağlayan özel bir tuşun bulunduğu da ortaya çıktı. Bu detaylar, Oppo Find X9 Ultra'nın hem estetik hem de işlevsel açıdan amiral gemisi standartlarını karşıladığını gösteriyor.</p><h3>Oppo Find X9 Ultra'nın teknik özellikleri: 200MP kamera ve güçlü batarya öne çıkıyor</h3><p>Oppo Find X9 Ultra, teknik özellikleriyle de segmentinde iddialı bir konuma yerleşiyor. Cihazda 200MP çözünürlüğünde Sony LYT-901 ana kamera, 200MP 3x periskop zoom kamera, 50MP 10x periskop zoom kamera ve 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Bu kamera kombinasyonu, fotoğrafçılıkta üst düzey performans sunmayı hedefliyor. Ayrıca, Find X9 Ultra'nın Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemciyle güçlendirileceği ve bu sayede OnePlus 15 gibi amiral gemisi telefonlarla aynı seviyede performans sağlayacağı belirtildi. 7.050mAh kapasiteli batarya, 100W hızlı kablolu ve 50W kablosuz şarj desteğiyle uzun kullanım süresi ve hızlı enerji dolumu sunuyor. Oppo'nun aynı lansmanda, kompakt formda tasarlanan Find X9s modelini de kullanıcılarla buluşturacağı doğrulandı. Tüm bu özellikler, Oppo Find X9 Ultra'nın akıllı telefon pazarında önemli bir yer edinmesini sağlıyor.</p><p>Oppo Find X9 Ultra, yenilikçi tasarımı, gelişmiş kamera seçenekleri ve güçlü donanımıyla teknoloji severlerin beklentilerini karşılayacak gibi görünüyor. 21 Nisan'da gerçekleşecek global lansman sonrasında, Oppo'nun yeni amiral gemisi modelinin sektörde nasıl bir etki yaratacağı şimdiden merak konusu oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/oppo-find-x9-ultra-dunya--179_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271780</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-insanlari-imkansizi-yapti-nanopartikul-artik-kontrol-altinda-271780</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları imkansızı yaptı! Nanopartikül artık kontrol altında]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Viyana Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırma, silika nanopartikülün döngüsel hareketini iki eksende kuantum temel durumuna soğutarak bilim dünyasında önemli bir kilometre taşı oluşturdu. Elde edilen başarı, kuantum tork ölçümü ve döngüsel madde-dalga enterferometrisi gibi alanlarda yeni deneylerin önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları imkansızı yaptı! Nanopartikül artık kontrol altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Viyana Üniversitesi, TU Wien ve Ulm Üniversitesi'nden bilim insanları, silika nanopartiküllerin döngüsel hareketini iki eksende kuantum temel durumuna kadar soğutmayı başardı. Bu önemli gelişme, laboratuvar ortamında havada asılı bir nanorotorun hareketinin mümkün olan en düşük enerji seviyesine indirildiği ilk deney olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, optik soğutma tekniklerini kullanarak, kuantum mekaniğinin öngördüğü belirsizlik sınırlarına ulaşmayı başardı. Bu sayede, 100 milyon atomdan oluşan bir silika nanorotorun yönelimi, mutlak sıfıra yakın sıcaklıklarda, yalnızca kuantum dalgalanmaların izin verdiği kadar oynayabildi. Elde edilen sonuçlar, kuantum kontrol teknolojilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Viyana Üniversitesi ekibi: Kuantum sınırında iki eksenli kontrol sağladı</h3><p>Kuantum alanında çığır açan bu deneyde, Markus Arndt (Viyana Üniversitesi), Uro&#353; Deli&#263; (TU Wien) ve Benjamin Stickler (Ulm Üniversitesi) liderliğindeki ekip, her biri 150 nanometre çapında iki silika küresinden oluşan dumbbell şeklinde bir rotor kullandı. Bu nanorotor, lazer ışınlarının oluşturduğu yoğun bir optik alan içerisinde havada asılı tutuldu. Lazerin elektrik alanı, parçacığı hem konum hem de yönelim açısından sıkıca kontrol etti ve görünmez bir yay gibi davranarak rotorun hareketini sınırladı. Başlangıçta, rotorun termal enerji nedeniyle librasyon adı verilen rastgele döngüsel hareketleri gözlendi. Optik soğutma uygulandıktan sonra, sistemin sıcaklığı mutlak sıfırın yalnızca birkaç on mikrokelvin üzerine kadar indirildi. Bu aşamada, klasik fiziğin ötesinde, kuantum etkileri baskın hale geldi ve rotorun yönelimi yalnızca kuantum dalgalanmaların izin verdiği kadar oynayabildi. Ekip, iki eksende aynı anda bu hassasiyeti sağlayarak, kuantum temel durumuna ulaşan ilk döngüsel sistem deneyini gerçekleştirdi. Bu başarı, daha önce yalnızca tek eksende ETH Zürih tarafından elde edilen sınırın ötesine geçilmesini sağladı.</p><h3>Stephan Troyer: 'Bir pusula iğnesinin bakteriden daha hassas hizalanması mümkün oldu'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından Stephan Troyer, elde edilen hassasiyetin büyüklüğünü şu sözlerle açıkladı: 'Rotorun ucu, bir atom çapının yüzde birinden daha az hareket ediyor. Bu, bir pusula iğnesinin bir bakterinin genişliğinden daha iyi hizalanması anlamına geliyor.' Elde edilen bu kontrol seviyesi, yalnızca teknik bir başarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda döngüsel madde-dalga enterferometrisi ve kuantum tork ölçümleri gibi yeni deneylerin önünü açıyor. Kuantum dünyasında, mutlak sıfıra yaklaşıldıkça parçacıkların enerji seviyeleri ayrık hale geliyor ve en düşük enerji seviyesinde bile tamamen hareketsiz kalamıyorlar. Araştırmacılar, nanorotorun yöneliminin yaklaşık 20 mikroradyanlık bir belirsizlikle sınırlı olduğunu belirledi. Bu değer, kuantum belirsizlik ilkesinin öngördüğü minimum sınırı temsil ediyor. Elde edilen hassasiyet, gelecekte kuantum algılama teknolojilerinin gelişmesine ve çok küçük torkların ölçümünde yeni bir standart oluşmasına zemin hazırlıyor.</p><h3>Kuantum madde-dalga enterferometrisinde yeni ufuklar</h3><p>Viyana Üniversitesi ekibinin elde ettiği bu sonuçlar, yalnızca temel bilim açısından değil, uygulamalı kuantum teknolojileri bakımından da büyük önem taşıyor. Silika nanorotorun 100 milyon atomdan oluşmasına rağmen kuantum davranışı sergilemesi, mevcut kuantum sistemlerinin çoğunda gözlenen atomik ölçekten çok daha büyük sistemlerde de kuantum kontrolün mümkün olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bu tür büyük parçacıkların döngüsel hareketlerinin kuantum süperpozisyonuna girebileceğini, yani rotorun aynı anda birden fazla yönelime sahip olabileceğini vurguladı. Bu durum, madde-dalga enterferometrisinin döngüsel versiyonunun önünü açıyor. Eğer rotorun tutulduğu optik alan kapatılırsa, parçacık zamanla başlangıç hizalamasını kaybediyor ve kuantum canlanması adı verilen bir süreçle yeniden hizalanıyor. Bu etkiyi gözlemleyebilmek için, silika nanorotordan yaklaşık 100 kat daha hafif ve tütün mozaik virüsü boyutunda parçacıklar kullanılması gerekebilir. Stephan Troyer, 'İki boyutlu soğutma yöntemimizin güzelliği, hem büyük hem de küçük ölçeklerde çalışabilmesi. Büyük cisimlerde soğutma daha kolay, ancak tekniklerimizi daha küçük yapılara uygulayarak döngüsel kuantum enterferansını doğrudan gözlemlemeyi hedefliyoruz,' ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, kuantum fiziği ile günlük yaşamda karşılaşılan fenomenler arasındaki sınırların daha iyi anlaşılmasını sağlayacak.</p><h3>Optik soğutma ve kuantum tork ölçümünde devrim</h3><p>Deneyde kullanılan koherent saçılma soğutma yöntemi, nanorotorun yaklaşık 100 MW/cm² yoğunluğunda bir ışık alanında tutulmasını sağladı. Bu yoğun optik alan, parçacıktan saçılan her fotonun bir birim döngüsel enerjiyi sistemden uzaklaştırmasına imkan tanıdı. Bu işlem defalarca tekrarlandığında, rotorun enerjisi sürekli azaldı ve kuantum temel durumuna ulaşıldı. Optik soğutmanın bu şekilde kullanılması, yalnızca konumsal değil, aynı zamanda döngüsel hareketlerin de hassas biçimde kontrol edilebileceğini gösterdi. Elde edilen bu teknik başarı, gelecekte kuantum tork ölçümlerinde ve hassas algılayıcıların geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacak. Özellikle, soğutulmuş bir nanorotorun çok küçük kuvvetlerin döngüsel eşdeğeri olan torkları tespit edebilmesi, kuantum algılama teknolojilerinde yeni bir çağ başlatabilir. Araştırmacılar, bu teknolojilerin ilerleyen yıllarda hem temel bilimde hem de pratik uygulamalarda geniş bir kullanım alanı bulmasını bekliyor.</p><p>Viyana Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen bu deney, kuantum fiziği alanında yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Kuantum sınırında kontrol edilen nanopartiküller sayesinde, hem temel bilimsel sorulara yanıt bulunacak hem de gelecekte tıbbi, teknolojik ve endüstriyel uygulamalara kapı aralanacak. Bilim insanları, bu başarıyı daha küçük ve hafif parçacıklara uygulayarak kuantum dünyasının sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bilim-insanlari-imkansizi-667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trumpin-hurmuz-bogazi-tehdidi-petrol-fiyatlarini-yukseltti-271779</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'ın Hürmüz Boğazı tehdidi petrol fiyatlarını yükseltti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ilişkin yaptığı tehditkar açıklamalar, enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açtı. Özellikle petrol fiyatları uluslararası piyasalarda hızla yükselirken, uzmanlar bu gelişmenin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'ın Hürmüz Boğazı tehdidi petrol fiyatlarını yükseltti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda geçiş yapan gemilere müdahale edileceğini duyurmasının ardından, uluslararası enerji piyasalarında petrol fiyatları hızlı bir artış gösterdi. Pazar günü yapılan açıklamaların ardından, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8 yükselerek yaklaşık 102 dolara çıktı. ABD ham petrolü ise aynı oranda artışla 104 doları gördü. Trump'ın açıklamaları, Orta Doğu'daki gerginliğin tırmanmasına ve küresel petrol ticaretinin geleceğine dair endişelerin artmasına neden oldu. ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri engelleme tehdidi, özellikle enerji piyasalarında büyük yankı uyandırdı ve petrol fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynadı.</p><h3>Trump'ın açıklamaları enerji piyasasını sarstı</h3><p>Donald Trump, Fox News'ta yayınlanan "Sunday Morning Futures" programında yaptığı konuşmada, İran'ın petrol satışından gelir elde etmesine izin vermeyeceklerini açıkça dile getirdi. "Ya hepsi ya hiçbiri olacak" ifadesini kullanan Trump, İran'ın sadece dost ülkelere değil, kimseye petrol satmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Bu sert çıkış, piyasada petrol arzına ilişkin ciddi endişeler doğurdu ve fiyatların yeniden 100 doların üzerine çıkmasına yol açtı. Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerle ilgili tutumu, enerji piyasalarında belirsizliği artırdı ve yatırımcıları tedirgin etti. Ayrıca, ABD borsalarında da önemli düşüşler görüldü; Dow vadeli işlemleri 502 puan gerilerken, S&amp;P 500 ve Nasdaq vadeli işlemlerinde de yüzde 1'in üzerinde kayıplar yaşandı.</p><h3>İran ve ABD arasında gerilim tırmanıyor</h3><p>İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu, Pazar günü yaptığı açıklamada, boğaza yaklaşan askeri gemilere karşı kararlı biçimde hareket edeceklerini duyurdu. İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın aktardığına göre, bu uyarı bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. ABD Merkez Komutanlığı ise Hürmüz Boğazı'ndaki blokajın Pazartesi sabahı yürürlüğe gireceğini bildirdi. Öte yandan, İran'ın boğazdan geçiş yapan gemilerden aldığı 2 milyon dolara kadar ulaşan geçiş ücretleri, ülkeye savaş sürecinde ek gelir sağladı. Trump da geçtiğimiz hafta bu konuda İran'la "ortak girişim" fikrini gündeme getirdi. Kpler veri ve analiz şirketinin raporuna göre, İran Mart ayına kadar günde ortalama 1,85 milyon varil ham petrol ihraç ederek önceki üç aya göre ihracatını 100 bin varil artırdı. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol ticaretindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Petrol fiyatlarındaki artış küresel ekonomiyi tehdit ediyor</h3><p>Petrol fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. ABD'de benzin fiyatları ortalama 4,12 dolara ulaşarak savaşın başlangıcından bu yana yüzde 38 arttı. Ancak hafta sonu hafif bir gerileme yaşansa da, yüksek petrol maliyetleri tüketiciler üzerinde baskı oluşturuyor. Orta Doğu Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Karen Young, CNN'e yaptığı açıklamada, savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının düşmesi için daha fazla zamana ihtiyaç olduğunu belirtti. Young ayrıca, yükselen petrol fiyatlarının gıda maliyetlerini de artıracağını vurguladı. Gübre ve gıda ambalajında kullanılan hammaddelerin tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle fiyatların daha da yükselebileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları artıracağı ve özellikle büyük mağaza perakendecilerinde satılan ürünlerin fiyatlarını yukarı çekeceği konusunda uyarıyor.</p><p>Sonuç olarak, Trump'ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı açıklamalar, petrol fiyatlarında ani ve sert yükselişlere neden oldu. Hem enerji piyasalarında hem de küresel ekonomide ciddi dalgalanmalar yaşanırken, uzmanlar krizin etkilerinin önümüzdeki dönemde daha da hissedilebileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel ticaretin ve enerji güvenliğinin ne kadar hassas dengeler üzerinde olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/trumpin-hurmuz-bogazi-teh-580_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271778</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kadinlarda-sabah-yuksek-tansiyon-uyarisi-uzmanlar-erken-mudahale-cagrisi-yapti-271778</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadınlarda sabah yüksek tansiyon uyarısı! Uzmanlar erken müdahale çağrısı yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sabah saatlerinde tansiyonun yükselmesi, özellikle kadınlarda ciddi sağlık risklerine yol açabiliyor. Kardiyolog Dr. Kardie Tobb, sabah yüksek tansiyonun nedenlerini ve alınması gereken önlemleri açıkladı. Uzmanlar, sabah hipertansiyonunu kontrol altına almak için basit ama etkili yöntemler öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadınlarda sabah yüksek tansiyon uyarısı! Uzmanlar erken müdahale çağrısı yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sabah saatlerinde tansiyonun yükselmesi, özellikle kadınlarda dikkat edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Kardiyolog Dr. Kardie Tobb, sabah yüksek tansiyonun hem yaygın hem de tehlikeli olabileceğini vurguladı. Tobb, sabah saatlerinde tansiyonun neden arttığını, hangi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini ve sabah hipertansiyonunu kontrol altında tutmak için izlenmesi gereken yolları detaylı biçimde anlattı. Uzmanlar, sabah yüksek tansiyonun zamanında fark edilmemesi halinde kalp-damar hastalıkları, inme ve diğer ciddi komplikasyonların ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Dr. Kardie Tobb: 'Sabah patlaması' kadınlarda daha sık görülüyor</h3><p>Kardiyolog Dr. Kardie Tobb, sabah saatlerinde yaşanan tansiyon artışının tıp literatüründe 'sabah patlaması' olarak adlandırıldığını belirtti. Bu durumun, uyanmanın ardından ilk üç saat içinde tansiyon değerlerinde belirgin bir yükselişe yol açtığını ifade eden Tobb, sabah yüksek tansiyonun özellikle kadınlarda ve risk grubundaki bireylerde daha sık görüldüğünü açıkladı. Dr. Tobb, "Sabah patlaması çoğu zaman normal bir fizyolojik süreçtir, ancak abartılı bir artış, kalp sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturabilir" dedi. Tansiyonun sabah saatlerinde yükselmesinin temel nedenleri arasında, vücudun uyanırken salgıladığı adrenalin ve kortizol gibi stres hormonlarının etkisiyle damarların daralması ve kalp atış hızının artması yer alıyor. Dr. Tobb, bu doğal sürecin bazı kişilerde tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini ve özellikle daha önce inme, kalp hastalığı, diyabet veya yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri bulunanlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Sabah yüksek tansiyonun belirtileri ve risk grubundakiler için uyarı</h3><p>Sabah yüksek tansiyon çoğu zaman belirgin bir şikâyete yol açmasa da, bazı uyarıcı belirtilerle kendini gösterebiliyor. Dr. Tobb, sabah saatlerinde sıkça yaşanan baş ağrısı, bulanık görme, kalp çarpıntısı, baş dönmesi ve uyanırken yorgunluk hissi gibi semptomların sabah hipertansiyonunun işaretleri olabileceğini söyledi. Özellikle sabah yüksek tansiyonun, inme geçirmiş, kalp hastalığı tanısı almış, diyabeti veya uyku apnesi bulunan kişilerde çok daha tehlikeli olabileceği uyarısında bulunan Tobb, "Bu gruptaki bireylerin sabah saatlerinde tansiyonlarını düzenli olarak takip etmeleri hayati önem taşıyor" dedi. Dr. Tobb, sabah hipertansiyonunun kontrol altına alınmaması halinde kalp ve damar sisteminde ciddi hasarlara, hatta ani felçlere yol açabileceğini belirtti. Uzmanlar, sabah yüksek tansiyonun, özellikle kadınlarda uzun vadede kalp sağlığını tehdit ettiğini ve bu nedenle farkındalığın artırılması gerektiğini ifade ediyor.</p><h3>Evde doğru tansiyon ölçümü için kritik adımlar</h3><p>Kardiyolog Dr. Kardie Tobb, sabah yüksek tansiyonun doğru şekilde tespit edilmesinin, tedavi ve önlem açısından en kritik noktalardan biri olduğunu belirtti. Evde tansiyon ölçümü yapacak kişilere önemli tavsiyelerde bulunan Tobb, "Tansiyonu sabah, uyanır uyanmaz ve kahvaltıdan önce, mesane boşaltıldıktan sonra ölçmek en doğru sonucu verir" dedi. Ölçümden en az 30 dakika önce kafein, sigara ve egzersizden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Tobb, "Tansiyon ilacı kullananlar, doktorları aksi bir uyarıda bulunmadıysa, sabah ilacını almadan önce ölçüm yapmalı" diye ekledi. Ayrıca, ölçüm sırasında sessiz bir ortamda, sırtı destekli ve ayakları yere düz basacak şekilde en az beş dakika dinlenmek gerektiğini hatırlattı. Doğru ölçüm tekniklerinin uygulanması, sabah yüksek tansiyonun gerçek seviyesinin ortaya konmasını ve olası risklerin erken tespitini sağlıyor.</p><h3>Sabah yüksek tansiyona karşı 3 etkili öneri: Uyku, su ve kafein kontrolü</h3><p>Dr. Kardie Tobb, sabah yüksek tansiyonun kontrol altına alınabilmesi için uygulanması kolay üç temel öneri paylaştı. İlk olarak, kaliteli ve düzenli bir uykuya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Tobb, her gece yedi ila sekiz saat uyumanın ve sabit bir uyku düzeni oluşturmanın önemine işaret etti. Uyku apnesi riski olanların mutlaka bir uzmana başvurmalarını tavsiye eden Tobb, kaliteli uykunun Amerikan Kalp Derneği'nin de hipertansiyonla mücadelede öncelikli önerileri arasında yer aldığını vurguladı. İkinci öneri olarak, sabah uyanır uyanmaz su içmenin tansiyonun dengelenmesine yardımcı olduğunu belirten Tobb, vücudun susuz kalmasının sabah saatlerinde tansiyonun yükselmesine yol açabileceğini söyledi. Üçüncü olarak ise, kafein tüketiminin sabah saatlerinde ertelenmesini öneren Tobb, "Kahve içmek için uyanıştan sonra en az 60 dakika bekleyin ve önce mutlaka su için" dedi. Bu basit adımlar, sabah yüksek tansiyonun kontrolünde etkili sonuçlar veriyor.</p><h3>Uzmanlardan kadınlara özel sabah hipertansiyonu uyarısı</h3><p>Sabah yüksek tansiyonun kadınlarda daha sık görüldüğüne işaret eden Dr. Kardie Tobb, özellikle menopoz sonrası dönemdeki kadınların risk altında olduğunu hatırlattı. Hormonal değişikliklerin ve yaşam tarzı faktörlerinin sabah hipertansiyonu riskini artırabileceğine dikkat çeken Tobb, kadınların kendi sağlıkları için düzenli tansiyon takibi yapmaları ve gerekli önlemleri almaları konusunda uyardı. Ayrıca, sabah yüksek tansiyonun uzun vadede kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini, bu nedenle erken teşhis ve müdahalenin hayati önem taşıdığını ifade etti. Uzmanlar, kadınların sabah saatlerinde kendilerini daha dikkatli gözlemlemelerini, belirtileri ciddiye almalarını ve düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini öneriyor. Sabah yüksek tansiyonun kontrol altına alınması, kadınların yaşam kalitesini ve kalp sağlığını uzun yıllar boyunca koruyabilir.</p><h3>Sabah yüksek tansiyonla mücadelede doktor desteği şart</h3><p>Dr. Kardie Tobb, sabah yüksek tansiyon tespit edilen kişilerin mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmalarını önerdi. Kendi başına tansiyon ilacı veya farklı tedavi yöntemleri denemenin riskli olabileceğini belirten Tobb, tedavi planının mutlaka doktor gözetiminde oluşturulması gerektiğini söyledi. Ayrıca, sabah yüksek tansiyonun sadece ilaçla değil, yaşam tarzı değişiklikleri ile de kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Uyku düzeni, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve stres yönetimi gibi faktörlerin de sabah hipertansiyonunun önlenmesinde etkili rol oynadığını ifade etti. Uzmanlar, sabah saatlerinde yapılan doğru ölçümler ve doktor önerileriyle, sabah yüksek tansiyonun yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, sabah yüksek tansiyonun özellikle kadınlarda önemli bir risk faktörü oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Kardie Tobb, erken teşhis ve basit önlemlerle bu sorunun kontrol altına alınabileceğini belirtti. Uzmanlar, düzenli tansiyon takibi, kaliteli uyku, yeterli su tüketimi ve kafein kontrolünün, sabah hipertansiyonuna karşı en etkili koruma yöntemleri olduğunu vurguluyor. Kadınlar başta olmak üzere tüm risk grubundaki bireylerin, sabah yüksek tansiyon konusunda bilinçli olmaları ve doktor önerilerini dikkate almaları, kalp ve damar sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/kadinlarda-sabah-yuksek-t-128_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271777</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/finlandiyanin-onkalo-yeralti-tesisiyle-nukleer-atikta-dunyada-bir-ilk-271777</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Finlandiya'nın Onkalo yeraltı tesisiyle nükleer atıkta dünyada bir ilk]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya, Olkiluoto adasında inşa ettiği Onkalo yeraltı tesisiyle nükleer atıkların güvenli depolanmasında dünyada öncü bir adım atıyor. 6.500 ton kapasiteli bu dev yapı, yüz binlerce yıl boyunca radyoaktif atığı izole etmeyi hedefliyor. Onkalo, hem mühendislik başarısı hem de çevresel sorumluluk örneği olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Finlandiya'nın Onkalo yeraltı tesisiyle nükleer atıkta dünyada bir ilk]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya, Olkiluoto adasında hayata geçirdiği Onkalo yeraltı tesisiyle nükleer atıkların uzun vadeli depolanmasında dünyada bir ilke imza atıyor. 1,9 milyar yıllık bazalt kaya içerisine oyulan ve 430 metre derinlikte konumlanan Onkalo, harcanmış nükleer yakıtı yüz binlerce yıl boyunca çevreden izole etmeyi amaçlıyor. Tesisin önümüzdeki aylarda işletme lisansını alması beklenirken, 2004 yılından bu yana süren kapsamlı planlama ve yatırım süreci, Finlandiya'nın nükleer atık yönetimindeki kararlılığını ortaya koyuyor. 6.500 ton kapasiteye sahip olan Onkalo, nükleer atıkların güvenli şekilde muhafaza edilmesi için geliştirilen en ileri teknolojilerden biri olarak öne çıkıyor. Bu adım, küresel ölçekte nükleer atık sorununun çözümüne yönelik somut bir model sunuyor.</p><h3>Finlandiya'nın Onkalo hamlesi: Yeraltında devasa nükleer atık depolama</h3><p>Olkiluoto adasında yer alan Onkalo yeraltı tesisi, Finlandiya'nın nükleer enerji üretiminden kaynaklanan atıkları kendi topraklarında yönetme politikasının bir sonucu olarak inşa edildi. 1994 yılında yürürlüğe giren yasa gereği, ülkede üretilen tüm radyoaktif atıkların Finlandiya sınırları içinde işlenmesi ve depolanması zorunlu tutuldu. Bu kapsamda, Posiva şirketinin öncülüğünde geliştirilen Onkalo, hem finansman hem de mühendislik açısından uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olarak dikkat çekiyor. Tesisin 430 metre derinliğe ulaşan tünelleri, migmatit-gneiss bazalt kayası içinde yer alıyor ve düşük sismik aktivitesiyle güvenli bir ortam sağlıyor. Harcanmış nükleer yakıt, bakır kapsüller içinde bentonit kil ile çevrelenerek depolanacak. Bu yöntem, atığın çevreye zarar vermesini önlemeyi ve radyoaktivitenin güvenli seviyelere inene kadar izole kalmasını sağlamayı hedefliyor. Onkalo'nun 2120'li yıllara kadar faaliyette olması, ardından ise tamamen mühürlenerek atıkların yeraltında izole edilmesi planlanıyor. Tesisin devreye alınması, Finlandiya'nın kalıcı nükleer atık yönetiminde bağımsız ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.</p><h3>Uzmanlar uyarıyor: Onkalo'da uzun vadeli riskler ve belirsizlikler gündemde</h3><p>Onkalo yeraltı tesisi, nükleer atık yönetiminde çığır açıcı bir örnek olarak öne çıksa da, uzmanlar uzun vadeli risklere ve belirsizliklere dikkat çekiyor. Endişeli Bilim İnsanları Birliği'nden Edwin Lyman, jeolojik depolamanın mevcut koşullarda en az sorunlu seçenek olarak değerlendirildiğini ancak yine de mükemmel bir çözüm olmadığını belirtti. Özellikle bakır kapların zamanla korozyona uğrama ihtimali, sızıntı riskini gündeme getiriyor. Bilim insanları, radyoaktivitenin bozulma sürecinin yavaş ilerlemesi nedeniyle, herhangi bir sızıntı yaşanmadan önce güvenliğin sağlanmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, nükleer atıkların yüz binlerce yıl boyunca tehlikeli kalması, gelecek kuşakların bu riskleri anlaması için yeni iletişim yöntemlerinin geliştirilmesini gerektiriyor. Nükleer semiotik adı verilen bu alan, tehlikeyi anlatan dayanıklı seramik levhaların gömülmesi gibi yöntemlerle, uyarı sistemlerinin binlerce yıl boyunca anlaşılır kalmasını hedefliyor. Güvenlik kaygıları sadece çevresel değil; yeraltı depolama, radyoaktif malzemenin sabotaja karşı korunmasında da avantaj sağlıyor. Yüzeyde depolanan atıklar, olası saldırılara daha açık durumda bulunuyor. Onkalo'nun bu yönleriyle, hem mühendislik hem de toplumsal sorumluluk açısından örnek teşkil ettiği ancak tüm sorunları ortadan kaldırmadığı ifade ediliyor.</p><h3>Küresel nükleer atık sorunu: Onkalo diğer ülkelere yol gösteriyor</h3><p>Dünya genelinde nükleer enerji üretiminin başlamasından bu yana, yaklaşık 400 bin ton harcanmış nükleer yakıt birikti. Bu atıkların büyük bölümü reaktör sahalarında geçici havuzlarda veya kuru kasalarda tutuluyor. Finlandiya'nın Onkalo ile attığı adım, bu devasa sorunun uzun vadeli çözümüne yönelik önemli bir örnek oluşturuyor. İsveç ve Fransa gibi ülkeler de benzer yeraltı depolama projeleri geliştirse de, henüz hiçbir ülke ticari ölçekte faaliyete geçen kalıcı bir depo işletmeye başlamadı. Finlandiya Çevre Bakanı Sari Multala, ülkesinin yerel sorumluluk anlayışını vurgulayarak, Onkalo'nun küresel nükleer atık yönetiminde öncü bir model olabileceğini söyledi. Tesisin devreye alınmasıyla birlikte, gelecekte benzer projelerin artması ve uluslararası iş birliğinin güçlenmesi bekleniyor. Onkalo, hem teknolojik hem de etik açıdan nükleer atık sorununa kalıcı bir çözüm arayışında önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Finlandiya'nın Onkalo yeraltı tesisi, nükleer atıkların güvenli ve uzun vadeli şekilde depolanması konusunda dünyada ilk olma özelliği taşıyor. Tesis, hem mühendislik hem de çevre politikası açısından çığır açıcı bir örnek sunuyor. Ancak uzmanlar, yüz binlerce yıl sürecek risklerin ve iletişim zorluklarının devam ettiğine dikkat çekiyor. Onkalo'nun başarısı, küresel nükleer atık yönetimi için yeni standartların belirlenmesine katkı sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/finlandiyanin-onkalo-yera-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271776</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlarindan-dikkat-ceken-uyari-gri-sac-sadece-yaslanma-belirtisi-degil-271776</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından dikkat çeken uyarı! Gri saç sadece yaşlanma belirtisi değil]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, gri saçın yalnızca yaşlanmanın değil, vücudun hücresel stresle nasıl başa çıktığının da bir göstergesi olduğunu belirtti. Tokyo Üniversitesi'nde yapılan araştırma, gri saçın bağışıklık sistemi ve hücresel savunma mekanizmalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından dikkat çeken uyarı! Gri saç sadece yaşlanma belirtisi değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, gri saçın vücudun içsel işleyişine dair önemli ipuçları sunduğunu vurguladı. Tokyo Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırmada, gri saçın yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olmadığı, aynı zamanda hücresel stres yanıtlarının ve bağışıklık sisteminin aktif çalıştığının da bir işareti olabileceği belirtildi. Araştırmacılar, gri saçın, vücudun pigment üretiminden vazgeçip kaynaklarını hücresel güvenliğe yönlendirdiğini ve bunun da saçın renginin açılmasına yol açtığını açıkladı. Bu bulgular, gri saçın tıbbi bir tanı aracı olarak kullanılmamasına rağmen, vücudun stresle başa çıkma biçiminin görünür bir yansıması olarak değerlendirilmesine yol açtı.</p><h3>Tokyo Üniversitesi araştırması: Gri saç ve hücresel stres ilişkisi ortaya çıktı</h3><p>Tokyo Üniversitesi'nden bilim insanları, gri saç oluşumunun ardındaki biyolojik mekanizmaları detaylı şekilde inceledi. Araştırmada, saç foliküllerinde bulunan ve pigment üretiminden sorumlu olan melanosit kök hücrelerinin, çeşitli stres faktörlerine karşı nasıl tepki verdiği analiz edildi. Özellikle ultraviyole ışık, iltihaplanma ve metabolik yan ürünler gibi genotoksik ve oksidatif stres unsurlarının, melanosit kök hücrelerinde pigment üretimini durdurmaya ve gri saç oluşumuna yol açtığı tespit edildi. Bilim insanları, bu durumun, hücrelerin pigmentasyon görevinden vazgeçerek önceliği hücresel güvenliğe vermesinden kaynaklandığını belirtti. Araştırmanın sonuçlarına göre, saçtaki renk kaybı, vücudun içsel savunma mekanizmalarının aktifleştiğinin ve hücresel düzeyde bir koruma stratejisinin devreye girdiğinin görünür bir işareti olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Stres, bağışıklık sistemi ve gri saç: Bilim insanlarından çarpıcı bulgular</h3><p>Bilim insanları, gri saç oluşumunun yalnızca genetik ya da yaş faktörlerinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda yaşam tarzı ve çevresel etkenlerin de önemli rol oynadığını vurguladı. Araştırmada, melanosit kök hücrelerinin, bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğu ve vücudun oksidatif stres seviyesinin artması durumunda pigment üretimini azaltabildiği belirtildi. Reaktif oksijen türlerinin yükselmesi, saç foliküllerinde koruyucu bir yanıt oluşturuyor ve bu da kök hücrelerin pigmentasyon görevinden çekilmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu sürecin diğer organlardaki koruyucu yanıtlarla benzerlik gösterdiğini ve vücudun hayatta kalmak için bazı işlevlerden feragat edebildiğini ifade etti. Ayrıca, gri saçın tek başına bir hastalık belirtisi olmadığı, ancak hızlı grileşmenin genetik, beslenme yetersizliği veya sigara gibi çevresel faktörlerle ilişkili olabileceği hatırlatıldı. Eğer gri saçlanma, kilo kaybı, aşırı yorgunluk veya yeni cilt lezyonları gibi başka belirtilerle birlikte görülüyorsa, uzman değerlendirmesi önerildi.</p><h3>Gri saç, hücresel savunmanın görünür işareti olarak öne çıkıyor</h3><p>Uzmanlar, gri saçın vücudun genel sağlığı hakkında kesin bir ölçüt sunmadığını, ancak stres ve bağışıklık sistemiyle ilgili önemli bir ipucu taşıdığını belirtti. Gri saçın, kök hücre yaşlanması ve stres yanıtı arasındaki denge değişimini yansıttığı, doğrudan bir alarm işareti olmadığı ifade edildi. Araştırmacılar, kozmetik ürünlerin gri saç oluşumunu kalıcı olarak tersine çeviremeyeceğini, çünkü bu sürecin saç folikülündeki kök hücrelerin kaderinin değişmesiyle ilgili olduğunu açıkladı. Gri saç, genellikle yaş, genetik ve yaşam tarzı faktörlerinin etkisiyle ortaya çıkıyor. Ancak bilim insanları, düzenli egzersiz, bitki ağırlıklı beslenme, güneşten korunma, tütün kullanımından kaçınma, alkolü sınırlama ve kaliteli uyku gibi sağlıklı alışkanlıkların, hücresel stres seviyesini azaltabileceğini ve genel doku sağlığını desteklediğini vurguladı. Bu önlemler, her ne kadar saçın rengini garanti etmese de, DNA ve doku fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlıyor.</p><h3>Saç sağlığı ve yaşam tarzı: Uzmanlardan önemli tavsiyeler</h3><p>Bilim insanları, gri saçın tıbbi bir ölçüm aracı olmadığını, ancak vücudun stresle başa çıkma biçiminin dışa vurumu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gri saçın ortaya çıkışı, hücrelerin pigment üretiminden vazgeçip güvenliği tercih etmesinin bir sonucu olarak görülüyor. Uzmanlar, saç sağlığını korumak için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve stres yönetiminin önemine dikkat çekti. Ayrıca, saçın pigmentli kalıp kalmamasından bağımsız olarak, genel hücresel sağlığın desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Bilim insanları, gri saçın gençliğin kaybı olarak değil, biyolojik bir bilgelik kaydı ve vücudun önceliklerini değiştirmesinin doğal sonucu olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Gri saç tellerinin, dayanıklılığın ve hücresel savunmanın sessiz ve zarif bir göstergesi olabileceği mesajı verildi.</p><p>Sonuç olarak, gri saç yalnızca yaşlanmanın bir işareti değil, aynı zamanda vücudun stres ve hücresel savunma mekanizmalarının dışa yansıyan bir izi olarak karşımıza çıkıyor. Bilim insanları, saç sağlığını korumak ve genel vücut direncini artırmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin önemini vurguluyor. Gri saç, vücudun gösterişten ziyade güvenliği tercih ettiğinin ve biyolojik dayanıklılığın sessiz bir sembolü olduğunun altını çiziyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bilim-insanlarindan-dikka-594_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271775</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/internet-trafiginde-youtube-mesajlasmada-instagram-sesli-konusmada-whatsapp-one-cikti-271775</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnternet trafiğinde YouTube, mesajlaşmada Instagram, sesli konuşmada WhatsApp öne çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de geçen yılın 4. çeyreğinde internet trafiğinin büyük çoğunluğu sabit bağlantılar üzerinden gerçekleştirildi. İnternetten indirme ve yükleme trafiğinde de yine sabit bağlantılar ilk sırada yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnternet trafiğinde YouTube, mesajlaşmada Instagram, sesli konuşmada WhatsApp öne çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de geçen yılın 4. çeyreği itibarıyla toplam internet trafiğinde en yüksek paya sahip uygulama yüzde 44,3 ile YouTube olurken bu dönemde anlık mesajlaşmada Instagram yüzde 64,1, internet üzerinden sesli konuşmada ise WhatsApp yüzde 55,9 ile ilk sırada yer aldı.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) "Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'ndan" derlenen bilgilere göre, geçen yılın dördüncü çeyreğinde internet trafiğinin büyük çoğunluğu sabit bağlantılar üzerinden gerçekleşti.</p><p>Toplam internet trafiği içinde sabit bağlantıların oranı yüzde 83,5, mobil bağlantıların oranı yüzde 16,5 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca download (indirme) trafiğinin yüzde 83,3'ü sabit, yüzde 16,7'si mobil, upload (yükleme) trafiğinin ise yüzde 86,1'i sabit ve yüzde 13,9'u mobil bağlantılardan oluştu.</p><p>Söz konusu veriler, sabit bağlantıların hem veri indirme hem de veri yükleme açısından hala büyük oranda tercih edildiğini ve internet kullanımında baskın rol oynadığını ortaya koyarken toplam trafiğin kategori bazındaki dağılımına bakıldığında "streaming media (akışlı medya)" kullanımının yüzde 65,8 öne çıktığı görüldü.</p><p><strong>YOUTUBE HEM İNTERNET TRAFİĞİNDE HEM DE YAYIN TABANLI MEDYADA İLK SIRADA</strong></p><p>Toplam internet trafiğinde en yüksek paya sahip uygulama açık ara YouTube oldu. Bu uygulama yüzde 44,3 trafik payıyla kullanıcıların veri tüketiminde başı çekerken yüzde 17 ile Instagram ve yüzde 4,7 ile TikTok, YouTube'u takip etti. Bahse konu veriler, kullanıcı davranışlarının büyük ölçüde video içerik tüketimine dayandığına ve sosyal medya platformlarının da internet trafiğinin önemli kısmını oluşturduğuna işaret ediyor.</p><p>Yayın tabanlı medya kategorisinde yine YouTube öne çıkan uygulama oldu. Toplam trafik içinde yüzde 57,2'lik paya sahip olan YouTube'u, yüzde 16,8 ile Instagram ve yüzde 6,1 ile TikTok izledi. Bu da video içerik platformlarının dijital medya tüketiminde belirleyici konumda olduğunu ve kullanıcı eğilimlerinin büyük oranda görsel-işitsel içeriklere yöneldiğini gösterdi.</p><p><strong>ANLIK MESAJLAŞMADA INSTAGRAM LİDER</strong></p><p>Anlık mesajlaşmada en yaygın olarak kullanılan uygulama yüzde 64,1'lik oranla Instagram oldu. Instagram'ı yüzde 15,2 ile Facebook, yüzde 10,9 ile WhatsApp takip etti. Bu 3 uygulama, toplam trafiğin büyük kısmını oluşturarak kullanıcıların anlık iletişim ihtiyaçlarını karşıladıkları temel platformlar olarak öne çıktı.</p><p>Yazılım güncellemeleri kategorisinde en yoğun trafik oluşturan uygulama Apple Software Update olarak kayıtlara geçti. Yüzde 37,8'lik oranla lider konumda bulunan söz konusu uygulamayı yüzde 31,3 ile Google Play ve yüzde 11,6 ile Windows Updates güncellemeleri takip etti. Bu 3 platformun toplam güncelleme trafiğinde baskın olduğu görüldü.</p><p><strong>STEAM, OYUN İÇERİKLERİNE ERİŞİMDE ÖNE ÇIKTI</strong></p><p>Çevrim içi oyunlarda en yaygın olarak kullanılan uygulama platformu dünyanın en büyük PC oyun dağıtım platformu Steam oldu. Yüzde 35,6'lık orana sahip Steam, oyun içeriklerine erişimde birincil platform olarak öne çıktı. Bu platformu yüzde 21,9 ile Playstation, yüzde 9 ile Epic Games, yüzde 5,3 ile Xbox takip etti. Bu veriler, çevrim içi oyun trafiğinin büyük ölçüde çok oyunculu ve yüksek içerik hacmine sahip platformlarda yoğunlaştığını, aynı zamanda mobil ve bağımsız oyunların da azımsanmayacak bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu ortaya koydu.</p><p><strong>İNTERNET ÜZERİNDEN SESLİ KONUŞMADA TERCİH WHATSAPP'TAN YANA</strong></p><p>İnternet üzerinden sesli konuşma olan VOIP kategorisinde en yaygın olarak kullanılan uygulama açık ara WhatsApp oldu. Toplam kullanım trafiğinin yüzde 55,9'unu oluşturan WhatsApp, bu alanda lider konumda yer aldı. Bu uygulamayı yüzde 11,5 ile Facebook, yüzde 10,4 ile Face Time, yüzde 4 ile Snapchat ve yüzde 2,9 ile RTP takip etti. Söz konusu 5 uygulama, kullanıcıların sesli ve görüntülü iletişim ihtiyaçlarını karşılamada öncelikli tercihleri arasında yer aldı. Bu veriler, mobil tabanlı iletişim uygulamalarının VOIP trafiğinde baskın hale geldiğini ve geleneksel video konferans çözümleriyle çok yönlü bir kullanım alışkanlığının geliştiğini gösteriyor.</p><p>Ağ tabanlı depolamada kullanıcılar tarafından en yaygın şekilde kullanılan uygulama iCloud oldu. Yüzde 64'lük oranla bu kategoride önde yer alan iCloud, özellikle Apple ekosistemi içerisindeki cihazlar arasında veri senkronizasyonu ve yedekleme hizmetlerinde yoğun olarak tercih edildi. Onu yüzde 6,8 ile Google Cloud Storage ve yüzde 5,7 ile Google Photos izledi.</p><p>Son 1 yıl içerisinde tüm kategorilerdeki içerik üretim oranlarına bakıldığında en yüksek paya sahip platform YouTube olarak kayıtlara geçti. Yüzde 39,7'lik oranla içerik üretiminin büyük bölümünü oluşturan YouTube'u, yüzde 13,5 ile Instagram takip etti. Bu durum, video tabanlı platformların kullanıcılar tarafından yoğun içerik üretimi ve paylaşımı için tercih edildiğini gösterdi. Aylık içerik üretim eğilimleri ise 2025 yılı aylarında (özellikle şubat, mart ve eylül) en yüksek seviyeye ulaşıldığını (yüzde 7,5) gösterdi. Bu bulgular, kullanıcıların dönemsel olarak daha yoğun içerik ürettiğini ve platformların içerik üretim döngülerinin mevsimsel etkilerden etkilendiğini ortaya koydu.</p><p>Video, ses ve oyun gibi içeriklerin internet üzerinden, dosyaların tamamı indirilmeden, anlık ve sürekli veri akışıyla cihazlarda oynatılması teknolojisi olarak tanımlanan "streaming media (akışlı medya)" kategorisinde içerik üretim oranı açısından en yüksek paya sahip platform YouTube oldu. Yüzde 59,6 oranıyla bu kategorideki toplam içerik üretiminin yarısından fazlasını YouTube oluştururken, kullanıcıların video içerik üretiminde en yoğun tercih ettiği platform olarak da öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/internet-trafiginde-youtu-129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271774</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/67-ildeki-narkotik-operasyonlarinda-580-kilogram-uyusturucu-ele-gecirildi-271774</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[67 ildeki narkotik operasyonlarında 580 kilogram uyuşturucu ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Polis ekiplerince 67 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonlarda 580 kilogram uyuşturucu maddeyle 1 milyon 108 bin 107 uyuşturucu hap ele geçirildi. Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir asayiş meselesi olarak ele alınamayacağına dikkati çeken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak gençlerimizin zihinlerini, umutlarını ve geleceklerini karartmaya çalışan bu karanlık şebekelerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz."]]></description>
      <subtitle><![CDATA[67 ildeki narkotik operasyonlarında 580 kilogram uyuşturucu ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından alınan bilgiye göre, Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığınca, 7-12 Nisan'da 67 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik geniş çaplı çalışma yürütüldü.</p><p>Bu kapsamda düzenlenen operasyonlara, 1329 ekip, 3 bin 322 personel, 16 hava aracı ve 39 narkotik dedektör köpeği katıldı.</p><p>Operasyonlarda gözaltına alınan 839 şüpheliden 349'u hakimliklerce tutuklandı, 115'i hakkında adli kontrol kararı uygulandı.</p><p>Güvenlik güçlerince yapılan aramalarda, 580 kilo 348 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 108 bin 107 uyuşturucu hap ele geçirildi.</p><p>Ekipler, İstanbul'da 174 kilo 750 gram skunk, 13 kilo 70 gram metamfetamin ve 72 bin 300 uyuşturucu hapa el koydu. Van'da 68 kilo 200 gram skunk ve 14 kilo 120 gram metamfetamin ele geçirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/aksam-13042026b3558623.jpg"/><p>Osmaniye'de 48 kilo 750 gram metamfetamin, Sivas'ta 27 kilogram metamfetamin ile 28 bin 56 sentetik ecza, İzmir'de 24 kilo 626 gram esrar, 16 kilo 500 gram skunk, 259 bin 196 sentetik ecza ve 101 bin 520 uyuşturucu hapa el konuldu.</p><p>Polis, Batman'da 24 kilo 600 gram metamfetamin, Diyarbakır'da 17 kilo 400 gram skunk, Antalya'da 17 kilo 20 gram skunk, Bursa'da 15 kilo esrar ve 14 kilo 630 gram skunk, Düzce'de 11 kilo 830 gram skunk, Çorum'da 249 bin 473 sentetik ecza, Ankara'da 169 bin 664 sentetik ecza, Uşak'ta 73 bin 740 sentetik ecza ve Konya'da 60 bin 536 sentetik ecza ele geçirdi.</p><p><strong>OPERASYON GÖRÜNTÜLERİ</strong></p><p>Operasyon görüntülerinde, polis ekiplerinin helikopter desteğiyle belirlenen adreslere intikal ettiği görüldü. Özel harekat polislerinin koçbaşıyla kapılarını kırarak girdiği adreslerde ve durdurulan araçlarda, hassas burunlu narkotik köpekleriyle aramaların yapıldığı anlar yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/546-13042026cdfccb96.jpg"/><p><strong>"MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"</strong></p><p>Operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir asayiş meselesi olarak ele alınamayacağına dikkati çekti.</p><p>Uyuşturucunun birçok suçu besleyen ana damarlardan biri olduğunu belirten Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>"Terör örgütlerinin finansmanı, organize suç ağlarının büyümesi, sokak şiddeti ve aile yapısındaki zedelenme doğrudan bu alandan beslenmektedir. Uyuşturucu tacirlerinin en büyük hedefi gençlerimizdir. İçişleri Bakanlığı olarak gençlerimizin zihinlerini, umutlarını ve geleceklerini karartmaya çalışan bu karanlık şebekelerle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz."</p><p>Çiftçi, operasyonlarda görev alan Cumhuriyet başsavcılıkları, polis ekipleri ve emeği geçenleri tebrik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/67-ildeki-narkotik-operas-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271773</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/wsj-trump-muzakerelerdeki-cikmazi-asmak-amaciyla-irana-sinirli-saldirilari-degerlendiriyor-271773</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WSJ: Trump müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla İran'a sınırlı saldırıları değerlendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının Tahran yönetimi ile müzakerelerdeki "çıkmazı aşmanın bir yolu" olarak İran'a sınırlı düzeyde saldırıları yeniden başlatmayı değerlendirdiği öne sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WSJ: Trump müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla İran'a sınırlı saldırıları değerlendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini açıklamak istemeyen ve konuya aşina yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ile İran arasında Pakistan'da yapılan doğrudan müzakerelerin "anlaşmaya varılmadan" sonuçlanmasının etkileri ele alındı.</p><p>Trump'ın İran'a "tam kapsamlı" saldırı yürütmesinin ihtimal dahilinde olduğu belirtilen haberde, ancak "bölgedeki istikrarsızlığın daha da artması olasılığı" ve "ABD Başkanı'nın uzun süreli askeri çatışmalardan kaçınma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda" bunun pek olası olmadığı savunuldu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-ile-iran-arasindaki-diplomasi-kapisinin-hala-acik-oldugu-one-suruldu-271758" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/abd-ile-iran-arasindaki-d-269_2-41.jpg"/></div><h3>ABD ile İran arasındaki diplomasi kapısının hala açık olduğu öne sürüldü!</h3></a><p>Haberde, Başkan Trump ve danışmanlarının, Pakistan'daki müzakerelerdeki "çıkmazı aşmak" amacıyla İran'a sınırlı düzeyde saldırıları yeniden başlatmayı değerlendirdiği iddia edildi.</p><p>Washington ve Tahran yönetimleri 11 Nisan'da Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-bugun-iran-limanlarina-yonelik-deniz-ablukasina-basliyor-271742" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/abd-bugun-iran-limanlarin-295_2-41.jpg"/></div><h3>ABD bugün İran limanlarına yönelik deniz ablukasına başlıyor</h3></a><p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran ile yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.</p><p>İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-abd-maksimalist-yaklasimdan-vazgecerse-anlasmanin-yollari-bulunacaktir-271748" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/iran-cumhurbaskani-pezesk-711_2-41.jpg"/></div><h3>Pezeşkiyan: ABD maksimalist yaklaşımdan vazgeçerse anlaşmanın yolları bulunacaktır</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/wsj-trump-muzakerelerdeki-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271772</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/mete-gazoz-dunya-kupasinda-klasik-yay-bireyselde-bronz-madalya-kazandi-271772</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mete Gazoz, Dünya Kupası'nda klasik yay bireyselde bronz madalya kazandı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Mete Gazoz, Meksika'daki 2026 Okçuluk Dünya Kupası'nın 1. ayağında bronz madalya elde etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mete Gazoz, Dünya Kupası'nda klasik yay bireyselde bronz madalya kazandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli sporcu Mete Gazoz, Meksika'da düzenlenen 2026 Okçuluk Dünya Kupası'nın 1. ayağında bronz madalya elde etti.</p><p>Puebla kentindeki organizasyonda Mete Gazoz, klasik yay bireysel yarı finalinde Tayvanlı rakibi Chih-Chun Tang'e yenilerek üçüncülük maçına çıktı.</p><p>Milli sporcu, bu karşılaşmada Meksikalı rakibi Matias Grande'yi 7-3 mağlup etti ve bronz madalyanın sahibi oldu.</p><p>Türkiye, Okçuluk Dünya Kupası'nın Meksika ayağını, 3 gümüş, 2 bronz madalyayla tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/mete-gazoz-dunya-kupasind-190_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271771</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/italya-deniz-kuvvetlerinin-bayraktar-tb3e-ilgisi-uzmanlardan-dikkat-ceken-degerlendirme-271771</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İtalya Deniz Kuvvetlerinin Bayraktar TB3'e ilgisi... Uzmanlardan dikkat çeken değerlendirme]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[İtalyan savunma ve güvenlik uzmanları, Bayraktar TB3'ün, İtalyan Donanmasındaki Cavour uçak gemisine entegre edilmesinin, söz konusu kuvvete önemli kabiliyetler kazandıracağı görüşünde birleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İtalya Deniz Kuvvetlerinin Bayraktar TB3'e ilgisi... Uzmanlardan dikkat çeken değerlendirme]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan savunma ve güvenlik uzmanları, İtalya Deniz Kuvvetleri tarafından Baykar'ın ürettiği ve halihazırda İtalya'nın Leonardo şirketiyle geliştirdiği Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) Bayraktar TB3'ün, İtalyan Donanmasındaki Cavour uçak gemisine entegre edilmesinin, söz konusu kuvvete önemli kabiliyetler kazandıracağı görüşünde birleşti.</p><p>İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Giuseppe Berutti Bergotto'nun, 25 Mart'taki İtalyan Parlamentosunun üst kanadı Senatonun Dışişleri ve Savunma Komisyonu'nun oturumunda, TB3 SİHA'larının yakın zamanda TCG Anadolu gemisinden kalkarak operasyon icra ettiğini söylemesi ve bu sistemlerin Cavour uçak gemisinde kullanabileceğini belirtmesi ülkede geniş yankı uyandırdı.</p><p>İtalyan Donanmasının Bayraktar TB3 ilgisi savunma ve güvenlik analistlerine soruldu.</p><p>İtalyan savunma ve güvenlik analisti Paolo Mauri, İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Bergotto'nun, İtalyan Donanmasının Bayraktar TB3 satın alma sürecinde ilerlediğini doğruladığını aktararak, "Bu hava aracı, Baykar tarafından üretilen ve Ukrayna'da kullanımıyla haberlerde sıkça yer alan TB2'nin gemide konuşlandırılabilen versiyonudur. TB3, bu nedenle Cavour uçak gemisine konuşlandırılacak ve F-35B savaş uçaklarından oluşan hava grubuna entegre edilerek düşük riskli ortamlarda gözetleme ve saldırı kabiliyeti sağlayacaktır." dedi.</p><p>Mauri, TB3'ün 21 ile 32 saat arasında değişen uzun uçuş süresi ve MAM-L güdümlü mühimmat da dahil olmak üzere taşıyabildiği yük kapasitesi sayesinde önemli kabiliyetler sunacağını ifade etti.</p><p>İtalyan Donanmasının TB3'e yönelmesinde büyük olasılıkla iki eş zamanlı faktörün etkili olduğunu dile getiren Mauri, "Bunlardan ilki, Mart 2025'te kurulan ve merkezi İtalya'da bulunan Leonardo ile Baykar arasındaki ortak girişim LBA Systems'tır. İtalya ile Türkiye arasında yüzde 50 - yüzde 50 ortaklık yapısına sahip bu şirket, insansız hava araçlarının (İHA) faydalı yüklerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve bakımından sorumludur." diye konuştu.</p><p>Mauri, ikinci faktörün ise daha çok pratikle alakalı olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p><p>"15 Şubat'ta Baltık Denizi'nde gerçekleştirilen (NATO) 2026 Steadfast Dart tatbikatı sırasında TB3, ilk kez operasyonel olarak sahneye çıktı. Bu tatbikat sırasında Avrupa tarihinde ilk kez bir taarruzi SİHA, bir uçak gemisinden kalkış yaptı, saldırı görevi icra etti ve ardından tekrar gemiye döndü. TB3'ün Türk İHA gemisi Anadolu'dan kalkış yaparak sergilediği bu kabiliyet gösterisi, bu tür bir SİHA'nın fırlatma mekanizması ve yakalama sistemi bulunmayan ancak Cavour gemisinde olduğu gibi baş kısmında yukarı eğilimli kalkış rampası bulunan bir uçak gemisinde etkin şekilde görev yapabileceğini kanıtladı. Ayrıca şubat ayında Baltık Denizi'ndeki zorlu iklim koşullarında da operasyon gerçekleştirebileceğini göstermiş oldu."</p><p>Bu yıla kadar İtalyan Donanmasının, 2035'e kadar uzanan yenileme ve geliştirme programının bir parçası olarak istihbarat, gözetleme ve keşif operasyonlarını da icra edebileceği yeni gemileri envantere katma planı olduğundan bahseden Mauri, TB3'e ilginin ise yeni kabiliyetler edinmeye işaret ettiğini aktardı.</p><p>Mauri, şöyle devam etti:</p><p>"Ek kabiliyetler edinme yönündeki bu yeni iradenin, uluslararası güvenlik ortamındaki değişim ve Çin gibi bazı ülkelerin yakın zamanda denize indirdiği 'Type 076' gibi İHA taşıyabilen büyük tonajlı deniz platformu dikkate alındığında aynı stratejik doğrultuda olduğu değerlendirilmektedir."</p><p><strong>"TB3'LERİN ÖZELLİKLE İTALYAN VE TÜRK DONANMALARI İÇİN ÖNEMLİ BİR KUVVET ÇARPANI HALİNE GELMESİ BEKLENMEKTEDİR"</strong></p><p>Savunma uzmanı ve denizcilik konularını yakından takip eden İtalyan gazeteci-yazar Luca Peruzzi de 25 Mart'ta Senatoda yapılan sunumda Koramiral Bergotto'nun, Kuvvetin gelişim hatlarına ilişkin kapsamlı bir genel bakış sunduğunu hatırlattı.</p><p>İtalyan Donanmasının, özellikle su altındaki kritik altyapının korunması için çok görevli alanlara sahip yeni platformların hizmete alınmasına ve farklı türlerde insansız sistemlere yöneldiğini belirten Peruzzi, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu sistemler bir kuvvet çarpanı oluşturmakta ve personelin risklerini, iş yükünü azaltmaya olanak sağlamaktadır. Koramiral Bergotto'nun Baykar-Leonardo işbirliğinde üretilecek TB3'lerin Cavour uçak gemisinde kullanılabileceğini belirtmesi, söz konusu uçuş ekibinin uçak gemisi görev grubunun yerine getireceği görev yelpazesini genişletmesine imkan tanıyacaktır. Bu da hem filonun hem de ordunun müşterek kuvvet kabiliyetlerinin yararına olacaktır. LBA Systems'ın bu stratejik işbirliğinin ürünü olan TB3'lerin, özellikle İtalyan ve Türk donanmaları için önemli bir kuvvet çarpanı haline gelmesi beklenmektedir."</p><p><b>"BU, TABİRİ CAİZSE, SANAYİ ALANINDAKİ İŞBİRLİĞİNİN MANTIKLI BİR GELİŞMESİDİR"</b></p><p>Merkezi Roma'da bulunan NATO Savunma Koleji Vakfı Direktörü ve askeri stratejiler uzmanı Alessandro Politi de TB3 sistemlerinin, İtalya'da üretilmesi ve Cavour uçak gemisinde kullanılması fikrinin, Ankara ile Roma arasındaki iyi ve köklü ilişkilere dayandığını vurguladı.</p><p>Politi, Baykar'ın TB3 insansız hava aracı sisteminin İtalyan Leonardo firmasıyla İtalya'da geliştirilecek olması ve bu sisteme İtalyan Donanmasının büyük bir ilgiyle yaklaşmasına ilişkin, "Bu, tabiri caizse, sanayi alanındaki işbirliğinin mantıklı bir gelişmesidir ve iki hükümetten de açıkça siyasi onay almıştır. Çünkü savunma sanayi işbirliği açıkça siyasi bir konudur." şeklinde konuştu.</p><p>Türkiye ve İtalya'nın, NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü (KFOR) bünyesinde olmak üzere uzun süredir işbirliği içinde olduğunu hatırlatan Politi, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye'ye olan bu dikkat, sadece bu hükümet döneminde değil, uzun zamandır var. Dolayısıyla çok güçlü bir geleneğimiz var. Akdeniz havzasını paylaşıyoruz, bu bölgedeki aynı endişeleri paylaşıyoruz. Ayrıca Ankara ile Roma arasında karşılıklı anlayışa dayalı çok iyi kurulmuş bir ilişki var. Dahası, NATO içinde kesinlikle müttefikiz ve Türkiye her zaman Avrupa Birliği'nin potansiyel bir ortağıdır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/italya-deniz-kuvvetlerini-705_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271770</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ingiltereden-trumpin-iran-ablukasina-ret-hurmuz-bogazinda-kritik-ayrisma-271770</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere'den Trump'ın İran ablukasına ret! Hürmüz Boğazı'nda kritik ayrışma]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran limanlarına yönelik askeri ablukasına katılmayacağını açıkladı. Hükümet, küresel enerji ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı'nda serbest seyrüseferi desteklemeye devam edeceğini vurgularken, bölgede askeri varlığını sınırlı tutmaya karar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere'den Trump'ın İran ablukasına ret! Hürmüz Boğazı'nda kritik ayrışma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın limanlarına uygulamaya başladığı askeri ablukaya katılmayacağını açıkladı. İngiltere hükümeti, ABD'nin çağrısına rağmen kendi askeri unsurlarını bu operasyonda kullanmama kararı aldı. Hükümet, bölgedeki stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda serbest seyrüseferin sürdürülmesini desteklediğini belirtti. İngiltere'nin bu tavrı, küresel enerji piyasası ve uluslararası ilişkiler açısından önemli bir ayrışma olarak değerlendiriliyor.</p><h3>İngiltere'den askeri abluka kararına karşı net duruş</h3><p>İngiltere, ABD'nin İran limanlarına yönelik askeri ablukasına katılmama gerekçesini ulusal çıkarları ve küresel istikrar ile açıkladı. BBC'nin elde ettiği bilgilere göre, İngiliz donanması ve askerleri İran limanlarını engellemek için kullanılmayacak. Bunun yerine, İngiltere'nin mayın tarama gemileri ve insansız hava aracı karşıtı sistemleri bölgede devriye faaliyetlerini sürdürecek. Hükümet sözcüsü, "Serbest seyrüseferi ve Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasını desteklemeye devam ediyoruz. Bu tutum, hem küresel ekonomi hem de İngiltere'deki yaşam maliyetleri açısından kritik önemde" ifadelerini kullandı. İngiltere'nin bu kararı, bölgedeki askeri gerilimin daha da tırmanmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Ayrıca, ülke yönetimi, askeri müdahaleden ziyade diplomatik yollarla çözüm arayışını sürdürüyor.</p><h3>Başbakan Starmer'dan diplomasi ve istikrar vurgusu</h3><p>İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer, Orta Doğu'da artan gerilim ve ABD'nin abluka kararının ardından diplomasiye öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı. Starmer, bölgedeki çatışmanın doğrudan askeri müdahaleye dönüşmemesi için İngiltere'nin askeri katılımını sürekli olarak dışladığını belirtti. Başbakan, "Hürmüz Boğazı'nda serbest seyrüseferin korunması için geniş bir uluslararası koalisyon ile çalışmak zorundayız" dedi. Starmer, geçtiğimiz hafta dört Körfez ülkesini ziyaret ederek bölgesel müttefiklerle ilişkileri güçlendirmeye odaklandı. Ayrıca, İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves'in bu hafta Washington'da yapılacak IMF toplantısında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için destek vereceği açıklandı. Starmer, bölgede yaşanacak askeri bir tırmanışın küresel enerji fiyatlarını daha da artırabileceğine dikkat çekti ve barışçıl çözüm çağrısını yineledi.</p><h3>Hürmüz Boğazı'nda petrol fiyatları ve küresel ticaret etkisi</h3><p>ABD'nin abluka kararının ardından, küresel enerji ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda tansiyon yükseldi. İran, ABD ve İsrail saldırılarının ardından boğazı fiilen kapalı tutarken, uluslararası piyasada Brent ham petrolünün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı. İngiltere hükümeti, İran'ın boğazdan geçen tankerlerden 2 milyon dolar civarında geçiş ücreti talep etmeye başlamasına tepki gösterdi. Hükümet sözcüsü, "Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin herhangi bir geçiş ücreti ödememesi gerekir" açıklamasında bulundu. Bu gelişmeler, enerji arz güvenliği ve küresel ekonomi üzerinde baskı yaratıyor. İngiltere, hem enerji fiyatlarındaki yükselişi hem de bölgesel istikrarsızlığı önlemek için uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekiyor. İngiltere'nin askeri abluka dışında kalma kararı, Avrupa ve NATO müttefikleriyle ortak diplomatik girişimlerin önünü açıyor.</p><p>İngiltere'nin ABD'nin İran'a yönelik askeri ablukasına katılmama kararı, bölgedeki gelişmelerin seyrini ve uluslararası ilişkileri yakından etkileyecek. Hükümetin serbest seyrüseferi destekleyen tutumu, enerji piyasalarında istikrar arayışını öne çıkarırken, diplomasi ve çok taraflı iş birliği çağrısının önümüzdeki dönemde belirleyici olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ingiltereden-trumpin-iran-664_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271769</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kamyonette-dehset-9-yasindaki-cocuk-2024ten-beri-kilitli-tutuluyordu-271769</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kamyonette dehşet! 9 yaşındaki çocuk 2024'ten beri kilitli tutuluyordu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'nın Hagenbach köyünde, 9 yaşındaki bir çocuk 2024 yılından beri babasının ticari aracında kilitli tutulduktan sonra polis tarafından kurtarıldı. Olay, komşuların ihbarı üzerine ortaya çıktı ve çocuk hastaneye kaldırıldı. Anahtar kelime olan 'kamyonette çocuk' dramı, ülke genelinde büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kamyonette dehşet! 9 yaşındaki çocuk 2024'ten beri kilitli tutuluyordu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'nın doğusundaki Hagenbach köyünde, 9 yaşındaki bir çocuk yaklaşık bir yıldır babasının ticari aracında kilitli tutulduktan sonra polis ekipleri tarafından kurtarıldı. Olay, İsviçre ve Almanya sınırına yakın bu küçük yerleşimde bir komşunun ihbarı üzerine ortaya çıktı. Kamyonetten çocuk sesi duyan komşunun polise başvurmasıyla birlikte harekete geçen ekipler, aracı zorla açarak çocuğu ağır koşullar altında buldu. Olayın ardından çocuk hastaneye kaldırılırken, babası gözaltına alındı ve hakkında kaçırma ile diğer suçlamalar yöneltildi.</p><h3>Savcı Heitz: 'Çocuk çıplak ve çöp yığınının üstünde bulundu'</h3><p>Basına açıklama yapan yerel savcı Nicolas Heitz, polislerin kamyoneti açtığında çocuğu fetal pozisyonda, çıplak ve yalnızca bir battaniyeye sarılı halde, çöp yığınının üstünde ve dışkının yakınında yatarken bulduğunu belirtti. Kamyonetteki çocuk, uzun süre oturmak zorunda bırakıldığı için yürüyemez hale geldi ve ciddi derecede yetersiz beslenmiş olarak tespit edildi. Ayrıca, 2024 yılından bu yana duş almadığını söyleyen çocuk, yaşadığı travmanın boyutunu gözler önüne serdi. Savcı Heitz, mağdurun veya ailesinin isimlerinin gizli tutulduğunu, soruşturmanın ise devam ettiğini açıkladı.</p><h3>Baba ve partnerine ağır suçlamalar: Sosyal hizmetler devreye girdi</h3><p>Olayın ardından kamyonette çocuk dramında babanın, oğlunu Kasım 2024'te 'onu korumak' amacıyla araca koyduğunu iddia ettiği öğrenildi. Baba, partnerinin 7 yaşındaki çocuğu bir psikiyatri hastanesine göndermek istemesinin ardından böyle bir yola başvurduğunu öne sürdü. Ancak savcılık, çocuğun kaybolmadan önce herhangi bir psikiyatrik sorununun olmadığını ve okulda başarılı olduğunu açıkladı. Babaya kaçırma başta olmak üzere çeşitli suçlamalar yöneltildi ve gözaltına alındı. Partneri ise çocuğun kamyonette olduğunu bilmediğini savundu fakat tehlikede olan bir çocuğa yardım etmemek suçlamasıyla yargı gözetimi altında serbest bırakıldı. Kamyonette çocuk olayı sonrası, 12 yaşındaki kız kardeşi ile partnerin 10 yaşındaki kızı sosyal hizmetlerin korumasına alındı. Savcılık, başka kişilerin olaydan haberdar olup olmadığını araştırıyor.</p><p>Kamyonetteki çocuk olayında, arkadaşlar ve aile üyeleri çocuğun bir psikiyatri kurumunda olduğunu düşündüklerini ifade etti. Öğretmenlere ise çocuğun başka bir okula geçtiği bilgisi verilmişti. Hagenbach sakinleri, yaşananlardan dolayı şok olduklarını dile getirdi ancak detaylar hakkında konuşmak istemediklerini belirtti. Soruşturmanın sürdüğü bu olay, Fransa'da çocuk istismarı ve aile içi ihmale karşı toplumsal duyarlılığı bir kez daha gündeme taşıdı.</p><p>Fransa'nın Hagenbach köyünde yaşanan kamyonette çocuk vakası, sosyal hizmetlerin ve adli makamların hızlı müdahalesiyle aydınlatıldı. Olay, ülkede çocuk hakları ve aile içi şiddetle mücadele konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, benzer olayların önlenmesi için yetkililerden daha etkin önlemler alınması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/kamyonette-dehset-9-yasin-114_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271768</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sgkdan-kalp-sagligina-guclu-katki-282-ilac-geri-odeme-kapsaminda-271768</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SGK'dan kalp sağlığına güçlü katkı: 282 ilaç geri ödeme kapsamında]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2025 Mart-2026 Mart döneminde, yaklaşık 4,5 milyon kalp hastası vatandaşımızın tedavisine destek olduk. Geri ödeme listemizde yer alan 282 kalp ilacı ile vatandaşlarımızın ilaca ve tedavi yöntemlerine erişimini kolaylaştırdık" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SGK'dan kalp sağlığına güçlü katkı: 282 ilaç geri ödeme kapsamında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla NSosyal hesabından paylaşımda bulundu.</p><p>Kalp sağlığını destekleyip hizmetlerin etkinliğini artırdıklarını belirten Işıkhan, şunları kaydetti:</p><p>"2025 Mart-2026 Mart döneminde, yaklaşık 4,5 milyon kalp hastası vatandaşımızın tedavisine destek olduk. Geri ödeme listemizde yer alan 282 kalp ilacı ile vatandaşlarımızın ilaca ve tedavi yöntemlerine erişimini kolaylaştırdık. Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığı ile vatandaşlarımızın daha iyi hizmet almalarını sağlamak için adımlar atmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/sgkdan-kalp-sagligina-guc-606_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271767</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ankara-mamakta-icradan-satilik-bagimsiz-bolum-271767-271767</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Mamak'ta bağımsız bölüm icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 6.800.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/263 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. </p><p><b>Artırma Bilgileri :</b></p><p>1. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 08/06/2026 - 13:36</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 15/06/2026 - 13:36</p><p>2. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 09/07/2026 - 13:36</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 16/07/2026 - 13:36</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2076345/emlak-konut-ankara-mamakda-bagimsiz-bolum-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ankara-mamakta-icradan-sa-264_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271766</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/antalya-manavgatta-icradan-satilik-arsa-271766-271766</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Manavgat ilçesinde 920 metrekare arsa icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 78.763.140 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/56 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2073412/emlak-arsa-antalya-manavgat-ilcesinde-920-m2-arsa-mahkemeden-satiliktir-coklu-satis-">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/antalya-manavgatta-icrada-896_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271765</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikesir-erdekte-icradan-satilik-arsa-271765-271765</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir Erdek'te 18.536 metrekare arsa icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 89.901.686 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/31 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/05/2026 - 12:03</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 02/06/2026 - 12:03</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 24/06/2026 - 12:03</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 01/07/2026 - 12:03</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2077731/emlak-arsa-balikesir-erdekte-18-536-m2-arsa-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/balikesir-erdekte-icradan-790_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271764</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/deneyap-turkiye-2026-e-sinav-sureci-basliyor-182-bin-ogrenci-teknoloji-yolculuguna-adim-atiyor-271764</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DENEYAP Türkiye 2026 E-Sınav süreci başlıyor: 182 bin öğrenci teknoloji yolculuğuna adım atıyor…]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin teknoloji odaklı insan kaynağını erken yaşta keşfetmeyi ve geliştirmeyi amaçlayan DENEYAP Türkiye Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı Öğrenci Seçme Süreci, E-Sınav aşamasıyla devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DENEYAP Türkiye 2026 E-Sınav süreci başlıyor: 182 bin öğrenci teknoloji yolculuğuna adım atıyor…]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojiye ilgi duyan ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği süreçte, bu yıl toplam 182.800 başvuru alındı. Aynı sayıda öğrencinin E-Sınav aşamasına katılım sağlaması bekleniyor.</p><p><b>81 İLDE, 133 MERKEZDE EŞ ZAMANLI UYGULAMA</b></p><p>DENEYAP Türkiye 2026 E-Sınavı, <b>10 Nisan - 8 Mayıs 2026 tarihleri arasında</b> Türkiye genelinde <b>81 ilde yer alan 133 sınav merkezinde eş zamanlı</b> olarak gerçekleştirilecek. Dijital altyapı üzerinden uygulanacak sınav sayesinde adaylara standart, güvenli ve ölçülebilir bir değerlendirme süreci sunulacak.</p><p>Elektronik ortamda gerçekleştirilecek sınav uygulaması, geniş katılımın etkin şekilde yönetilmesini sağlarken aynı zamanda teknoloji tabanlı ölçme-değerlendirme süreçlerinin yaygınlaştırılmasına da katkı sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/whatsappimage2026041-130420264bd2c5c1.jpg"/><p><b>GENÇ YETENEKLER ANALİTİK VE PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİYLE DEĞERLENDİRİLECEK</b></p><p>E-Sınav süreci; adayların analitik düşünme, problem çözme ve temel yetkinliklerini ölçmeye yönelik olarak özel olarak tasarlandı. Bu aşamada başarılı olan öğrenciler, DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde eğitim alma hakkı kazanma yolunda önemli bir adım atacak.</p><p>Sınav, yalnızca akademik bilgiye değil; aynı zamanda öğrencilerin düşünme becerilerine ve potansiyellerine odaklanarak çok yönlü bir değerlendirme imkânı sunuyor.</p><p><b>MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ VİZYONUNA KATKI</b></p><p>Türkiye'nin dört bir yanından yoğun katılımla gerçekleştirilecek olan bu büyük organizasyon, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda nitelikli insan kaynağının erken yaşta keşfedilmesini ve geliştirilmesini hedefliyor.</p><p>DENEYAP Türkiye Projesi; gençlerin teknoloji üretme yetkinliklerini artırmayı, yenilikçi düşünme becerilerini geliştirmeyi ve geleceğin mühendisleri, girişimcileri ve teknoloji liderlerini yetiştirmeyi amaçlıyor. Türkiye genelinde kurulan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri aracılığıyla öğrencilere uygulamalı eğitim imkânı sunulurken, onların bilim ve teknoloji alanlarında derinleşmeleri destekleniyor. Yoğun katılımla gerçekleşecek 2026 E-Sınav süreci, Türkiye'nin teknoloji ekosistemine yön verecek genç yeteneklerin belirlenmesinde kritik bir rol üstleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/deneyap-turkiye-2026-e-si-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271763</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-tum-dunyanin-istedigi-hurmuz-bogazinda-uluslararasi-gecisin-engellenmemesi-271763</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Tüm dünyanın istediği Hürmüz Boğazı'nda uluslararası geçişin engellenmemesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran arasındaki ateşkese ilişkin her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı gerilimi için de "Tüm dünyanın istediği, uluslararası geçişin engellenmemesi. Bizim durduğumuz yer barış yoluyla açılması. Uluslararası silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın zorlukları var." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Tüm dünyanın istediği Hürmüz Boğazı'nda uluslararası geçişin engellenmemesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AA Editör Masası'nda gündeme gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Bakan Fidan, İran ile ABD arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılan müzakereleri değerlendirerek, dün itibarıyla tarafları aldıkları mesafeyi kamuoyuyla paylaştıklarını, öncesinde de olduğu gibi ortaya çıkan tabloda Türkiye'nin ne yapabileceğini ve katkısının ne olabileceğini değerlendirmek, müzakerenin nerede tıkandığına bakmak için dün gün boyu müzakerede bulunan taraflarla iletişim halinde olduklarını söyledi.</p><p>Gelinen noktada ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in müzakerelerin ardından basın toplantısı düzenlediğini belirten Fidan, Vance'in açıklamalarının masaya bir teklif getirdiklerine ve nükleer konuda genel itibarıyla bir tıkanma olduğuna işaret ettiğini aktardı.</p><p>Fidan, taraflarla konuşulduğunda esas itibarıyla bu konuda şu anda belli teklifler olduğuna işaret ederek, uzun zamandır edindiği birçok müzakere tecrübesinden yola çıkarak tarafların başlangıç pozisyonlarını ortaya koyduklarını ve bunun normal olduğunu dile getirdi.</p><p><strong>"ABD VE İRAN ATEŞKES KONUSUNDA SAMİMİ"</strong></p><p>Fidan, "Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur. Daha sonra taraflar arabulucuların desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Yeter ki ateşkese ulaşmada, devam ettirmede, daimi kalıcı niyetleri olsun. Benim gördüğüm şu anda her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında." diye konuştu.</p><p>Her zaman için bir İsrail faktörü olduğunu dile getiren Fidan, "İsrail'in buradaki oyun bozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu Amerikalılara da diğer taraflara da sürekli söylüyoruz. Ama an itibarıyla Amerikalılar da İranlılar da kendi evlerine gittiler. İranlılar özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecekler. Bir cevap verecekler diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.</p><p>Fidan, ateşkesin süresine ilişkin, "Müzakere edilen konu başlıklarına baktığınız zaman bunların 15 gün içerisinde nihai bir imzalanacak belgeye bağlanması teknik olarak da mümkün olmayabilirdi." şeklinde konuştu.</p><p>Türkiye'nin her zaman için bunun ipucunu verdiğini kaydeden Fidan, tarafların iyi gittiği takdirde 45 veya 60 gün müzakerelerin devam edebilmesi için ilave bir ateşkesin gündeme gelebileceğini vurguladı.</p><p>Fidan, "Nükleer konuda olay 'ya hep ya hiç'e dönerse, özellikle zenginleştirmeyle ilgili konuda, orada bir ciddi engelle karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Bunu da bazı arabulucuların ve diğer ülkelerin desteğiyle aşmaya çalışacağız." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/1-13042026249ce74e.jpg"/><p><strong>"HÜRMÜZ BOĞAZI, SAVAŞIN BÖLGESEL BİR SAVAŞ OLMADIĞINI GÖSTEREN EN ÖNEMLİ ÖRNEK"</strong></p><p>"Hürmüz Boğazı üzerindeki kilitlenmenin nasıl çözüleceğinin" ve Türkiye'nin yaklaşımının sorulması üzerine Fidan, "Şimdi Hürmüz Boğazı aslında savaşın bölgesel bir savaş olmadığını, küresel etkileri olan bir savaş olduğunu da gösteren en önemli örnek." yanıtını verdi.</p><p>Fidan, Hürmüz Boğazı'nın dünya doğal gaz ve petrol ihracatının yüzde 20 ila 25'inin yapıldığı bir yer olduğunu belirterek, bunların sadece doğal gaz ve petrol alımı değil yan sanayi petrokimya tesislerinde üretilen birçok ürünün de ham maddesini teşkil ettiğini söyledi.</p><p>Bakan Fidan, "Çok büyük bir lojistik zincirinin, üretim ve sanayi altyapısının aslında inkıtaya uğramasıyla karşı karşıyayız burada. Dünya piyasalarının bunu bu kadar yakından hissettiği bir yerde, global bir ilginin, global bir çözüm arayışının olması normal." ifadelerini kullandı.</p><p>Ateşkesle beraber Hürmüz Boğazı'nın açılması, her iki tarafın da ateşkese riayet etmesi prensibinin geliştirildiğini vurgulayan Fidan, "Şimdi Hürmüz Boğazı bundan sonra nasıl işletilecek diye bir soru var. Bütün bölge ülkeleri ve dünyanın istediği Hürmüz Boğazı, uluslararası geçişleri tamamıyla serbest olan yani hiçbir ülkenin burada herhangi bir para ödeme durumunda kalmadan geçmesi ve geçişinde engellenmemesi gerekiyor. Genel kabul bu, yani savaştan önce olduğu gibi." diye konuştu.</p><p><strong>"SERBEST GEÇİŞLE İLGİLİ BİR SIKINTI OLMAZ"</strong></p><p>İranlıların ateşkes anlaşmasının veya ileride yapılacak barış anlaşmasının bir parçası olarak Hürmüz Boğazı ile ilgili belli talepleri gündeme getirdiğini aktaran Fidan, "Benim gördüğüm yani serbest geçişle ilgili bir sıkıntı olmaz. Yani orada da gerekli şartlar</p><p>sağlandıktan sonra burada bir sıkıntı olmaz." dedi.</p><p>Fidan, bundan etkilenen Avrupa ülkeleri, Asya Pasifik'te Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'nin bu sorunun çözümü için arayış içinde olduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Avrupa'da Fransızların, İngilizlerin teklif ettiği modeller var. Bazılarında, 'Uluslararası güç oluşturalım, gemilerin geçişini biz uluslararası güç olarak buradan mümkün kılalım. Savaşta ateşkes olmuş, olmamış, devam etmiş, etmemiş. Biz ülkelerin anlaşma takvimine bağlı kalmaya sabredecek bir ekonomik dayanıklılığımız yok. Kırılganlık çok fazla bütün ülkeler üzerinde. Bunun açılması lazım' yaklaşımı var. Haklı olarak böyle bir yaklaşım da var."</p><p>Fidan, öte yandan tarafların şu anda görüştüğünü ve herkesin ciddiyetin farkında olduğunu belirterek, "Bu mümkün, yakında olacak diye bir beklenti de var. Şimdi Başkan (Donald) Trump'ın yaklaşımı burada uluslararası bir güç oluşturup, bu güç vesilesiyle herkesin ihtiyacı olan bir çözümü getirmeye çalışırken Avrupalılar hiç bu konuya girmek istemiyorlar." ifadelerini kullandı.</p><p>Burada ince bir çizginin olduğunu, "Hürmüz Boğazı'nın açık tutmasını sağlamakla İran'a karşı yürütülen savaşın bir parçası olma" gibi bir durumun söz konusu olduğunu kaydeden Fidan,"Hiçbir ülke İran'a karşı yürütülen savaşın parçası olmak istemiyor. Bunu Avrupalılar da açıktan söylediler." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/2-1304202669673f9b.jpg"/><p><strong>"BUNUN AŞILMASI İÇİN HERKESİN ELİNDEN GELENİ YAPMASI LAZIM"</strong></p><p>Bakan Fidan, Türkiye'nin duruşunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başından beri ortaya koyduğu "Türkiye'yi savaşın dışında tutma politikası" olduğunu dile getirdi.</p><p>Öte yandan Hürmüz Boğazı'ndaki durumun küresel piyasalarda çok ciddi etkisi olduğuna işaret eden Fidan, bu durumun çözülmesi için Türkiye'nin her türlü katkıyı sağladığını vurguladı.</p><p>Fidan, "Bunun aşılması için herkesin elinden geleni yapması lazım. Biz Türkiye olarak enerji güvenliğimiz, enerji arzı açısından Hürmüz Boğazı'na çok fazla bağlı değiliz." dedi.</p><p>Türkiye'nin elektrik üretiminde doğal gazın payının düştüğünü, yenilenebilir enerji oranının özellikle son 20-23 yılda inanılmaz derecede arttığına dikkati çeken Fidan, "Fakat biz fiyatlar üzerine olan etkisinden dolayı, dolaylı etkisini hissediyoruz Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın. Çünkü bizim aldığımız enerjinin bize gelmesinde problem yok ama fiyatında bu sefer problem oluyor. Bu da ekonomiye uzun vadede yük bindirir." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Fidan, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın bu şekilde devam etmesi durumunda, Avrupa ve Asya Pasifik'te fiyatlara yük binmesinin yanı sıra enerji arzıyla da ilgili gelecek dönemde sıkıntı yaşanabileceğine dikkati çekerek, Rusya-Ukrayna Savaşı ile beraber Rus enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara iletilmesiyle ilgili ciddi sıkıntılar yaşandığını hatırlattı.</p><p>Beş yıl önce başlayan bu kriz anını özellikle Avrupa merkezli marketlerin yönetmesinin oldukça zaman aldığını kaydeden Fidan, "Şimdi üstüne böyle bir krizin gelmesi, başta Asya Pasifik olmak üzere diğer marketleri de etkileyecek bir olay. Hatta öyle ki Afrika'daki belli ülkelerde, 40-45 milyon kişiyi etkileyecek bir kıtlık ve açlık meselesine de sebep olabilir." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Fidan, ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş meselesinin Türkiye'nin çok uzun zamandır ortaya koyduğu bazı bölgesel bağlantısallık projelerinin önemini de ortaya çıkardığını vurguladı.</p><p><strong>"BİZİM DURDUĞUMUZ YER (HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN) BARIŞ YOLUYLA BURANIN AÇILMASI"</strong></p><p>Bölgede uluslararası gücün konumlanmasının İran tarafından nasıl karşılanacağını ve Türkiye'nin bu konudaki yaklaşımının sorulması üzerine Fidan, bu konunun henüz ciddi şekilde tartışılmadığını belirtti.</p><p>Fidan, şunları kaydetti:</p><p>"Bu konuda bizim durduğumuz yer barış yoluyla buranın açılması, tarafların bu konuda müzakerelerini tamamlaması. Çünkü her taraf bunun farkında. Bunun devam ettirilemeyeceğini görüyorlar. Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın şu anda çok fazla zorlukları var. Özellikle savaş devam ederken, bu nereye kadar daraltılacak, nereye kadar genişletilecek? Onun için birçok ülkenin buna gönüllü olmadığını görüyoruz. Ama bu tartışılan bir konu, bu devam ettirilemez."</p><p>Fidan, Türkiye'nin bu konudaki duruşunun, İran'la gerekli müzakerelerin yapılması, ikna yöntemlerinin kullanılması ve Hürmüz Boğazı'nın bir an önce açılması olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>"Ben, müzakere sonuçlandığı zaman Boğaz'la ilgili bir sorun kalacağına inanmıyorum açıkçası. Bütün değerlendirmelerimiz o yönde. Burada yeter ki müzakere bir yere ulaşsın. İranlılar bir tarafını tıkıyorlar ve istediklerini geçiriyorlar. Buna mukabil, bölgedeki boğazın fiili kontrolüne ele almış gözüktüğü için Amerikalılar da geliyorlar diyorlar ki, tamam benim istediklerimi sen geçirmiyorsun, sen kendi istediklerini geçiriyorsun, ben de boğazın öbür tarafına geleceğim, senin istediklerini de ben geçirmeyeceğim. Şimdi bu karşılıklı bir alanda pozisyon almayla alakalı bir durum. Tarafların birbirini mevcut hamlelerle bir dengeleme arayışı var. Yani birisi bir hamle yapıyor, diğeri öbür hamleyle o hamleyi biraz daha etkisiz hale getiriyor."</p><p>Fidan, Hürmüz'ün açılmasıyla ilgili sorun görmediğini belirterek, "Sorun, bundan sonra Hürmüz'ün regülasyonuyla ilgili bir önerme getirecek mi birisi? Özellikle İran. 'Ya bu zamana kadar Hürmüz Boğazı böyle geldi ama bundan sonra ben burada daha aktif ve söz söyleyen biri olmak istiyorum veya para alan biri olmak istiyorum' durumuna gelecek mi? Şimdi benim konuştuğum bölge ülkeleri haklı olarak tek bir konuda endişeliler. Yani burada savaştan önceki rejim neyse, savaştan sonraki rejimin de aynı olması konusunda büyük bir çıkarları, istekleri var." diye konuştu.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın uluslararası serbest geçiş bölgesi olduğunu vurgulayan Fidan, "Bu serbest seyrüsefer emniyetinin ihlal edilmiş olması veya inkıta uğratılması tarafların görmek istediği bir şey değil özellikle orada ihracat yapan, ithalat yapan (tarafların). Bir de sadece ihracat yok gaz, ihracat, Körfez ülkelerine gelen, başta gıda ve diğer hususlar olmak üzere birçok konu deniz yoluyla oradan geliyor. Şu anda belli ülkelerdeki gıda fiyatlarının da artmasının sebebi navlun bedellerinin daha yüksek hale gelmesi. Eskiden gemiyle çok oturmuş güzergahlardan gelen, belli sürelerde ne zaman, nasıl geleceği belli olan malzemelerin, gıdanın şimdi gelmesinde sorun çıkması da bir takım şeyleri etkiliyor. Ama herkes bütün bu sıkıntılara geçici olduğu varsayımıyla katlanıyor." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>DAHA BÜYÜK ÇATIŞMALAR "MÜMKÜN"</strong></p><p>Bölgedeki mevcut sürecin nereye evrileceği ve bölge için daha büyük, kalıcı çatışmaların mümkün olup olmadığına ilişkin soruya Fidan, "Mümkün. Yine aynı yerdeyiz maalesef. Şu anda 7 Ekim'den sonra başlayan süreçte İsrail'in ortaya koyduğu yayılmacı politika çoğu zaman Amerika'yı, zaman zaman başka ülkeleri de yanına alarak alet etmesi ve bu politikayı çok büyük bir ısrarla devam ettirmesi bölgede belli fay hatlarını, zaten kırılgan olan zemini daha da kırılgan hale getiriyor." yanıtını verdi.</p><p>Fidan, Hürmüz Boğazı örneğinde görüldüğü gibi olayın giderek daha küresel etki kazandığını belirterek, "Taraflar burada aslında sizin bizim çok fazla üstünde durmadığımız bazı konularda şey yapabiliyorlar. Başka bir aktörün Çin'le hesabı var, bakıyor ki buradaki tıkanıklık aslında Çin'i gerileten bir husus. Aslında tıkanıklık fena da olmayabilir." ifadelerini kullandı.</p><p>Küresel bir sıkıntıda, ilk başta dikkati çekmeyen ama başka aktörlerin işine yarayacak çok fazla senaryo ortaya çıktığını kaydeden Fidan," Dolayısıyla giderek daha karmaşık ve yönetilmesi zor bir hale gelen bir denklemle karşı karşıya kalıyoruz." dedi.</p><p>Bölge ülkeleriyle bu konuda atılması gereken adımlara yönelik zihinlerinin çok net olduğunu vurgulayan Fidan, "Elimizdeki savaşın bir an önce kalıcı barışa, ateşkese dönüşmesi gerekiyor. O konuda yoğun bir çaba içerisindeyiz açıkçası. Bunu inşallah başardığımız zaman yani savaş sonrası dönemde bölgede yeni bir düzenin daha kalıcı ve istikrara zemin hazırlayıcı bir halde olmasını diliyorum." değerlendirmesini yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/3-1304202605bfecb6.jpg"/><p><strong>İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI</strong></p><p>Fidan, "ABD-İran geçici ateşkesi duyurulduktan hemen sonra, İsrail Lübnan'a en şiddetli saldırılarından birini başlattı. Bu hafta taraflar, Lübnan ve İsrailli yetkililer, Washington'da bir araya gelecekler. İsrail, Lübnan'da ve Lübnan üzerinden bölgede nasıl bir planı yapıyor? Lübnan bu ateşkese dahil edilmeden ABD-İran ateşkesi sürdürülebilir mi? Türkiye bu tıkanıklığın aşılmasında nasıl bir inisiyatif alabilir?" sorusunu şu yanıtı verdi:</p><p>"Lübnan'daki olaylara baktığınız zaman, aslında İsrail işgaline baktığınız zaman, bu İsrail'in bölgesel yayılmacılığının bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Burada çok tanıdık bir senaryo var. İsrail, Lübnan'da belli bir nüfusun yaşadığı yeri sürekli bomba altına alıyor. 1 milyondan fazla insan şu anda yerlerinden edilmiş durumda."</p><p>İsrail'in, Lübnan'da yaptıklarının Gazze'de yaptığına benzediğini belirten Fidan, İsrail'in Lübnan'da belli bir bölgeyi insansızlaştırmak için konut, altyapı, yol, su ve köprüleri yok ettiğini kaydetti.</p><p>Fidan, bu geniş yayılma hamlesiyle yerlerinden edilmiş insanların aslında çok daha büyük bir trajedinin parçası olduğunu vurgulayarak, bunun bölgesel büyük bir çatışmayı beraberinde getirebileceğine dikkati çekti.</p><p>"Suriye'de büyük bir sorun alanı görüyoruz. Bu bizim için büyük bir risk." diyen Fidan, Gazze'yi insansızlaştırma operasyonlarını diplomatik yollarla durdurmaya çalıştıklarını ve Batı Şeria'da da bu mantıkla devam eden bir operasyon yapıldığını dile getirdi.</p><p>Fidan, İsrail'in Kudüs'te ilerlemeye çalıştığına işaret ederek, "Aynı şekilde Lübnan, daha sonra Suriye'de buna benzer hamlelerin olması söz konusu. Bu yakın bölgesiyle alakalı alan genişletme çabası İsrail'in hep hedefinde olan bir husustu. Bunu hayata geçirmek için bir fırsat bekliyordu. 2023 Ekim'inden sonra da buna kendince bir alan açıldığını gördü." diye konuştu.</p><p>"İsrail güvenlik peşinde değil, daha fazla toprak peşinde. Bu yayılmacılığını da güvenlik ihtiyacı adı altında gizliyor." diyen Fidan, bu açığa çıkarıldıkça uluslararası farkındalık ve siyasal retorik değişimi yaşandığını söyledi.</p><p>Fidan, Lübnan'da yürüyen görüşmeler konusunda uzun zamandır takip ettikleri bazı hususlardan bahsederek, "İsrail kendi yapmadığı bir şeyi Lübnan hükümetinden bekliyor. 'Hizbullah'ı silahsızlaştır.' Hizbullah, silahlı güç olarak Lübnan ordusundan neredeyse çok daha büyük bir güce sahip. Büyük de bir tabanı var." dedi.</p><p>Lübnan hükümetinin gücünün, Hizbullah'ı silahsızlandırmaya yetmeyeceği değerlendirmesinde bulunan Fidan, "Lübnan hükümetinden bu beklenmez. Burada Şiilerin, Sünnilerin, Hristiyanların, hepsinin içinde bulunduğu topyekun bir ulusal çözümün aranması gerekiyor. Lübnanlıların Lübnan'a ait bir çözüm üretmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Fidan, İsrail'in Lübnan'ın belli bölümünü işgal edip nüfusun 8'de 1'ini yerlerinden ederek bir politika takip etmesini "provokatif" olarak nitelendirerek, buna Avrupa'nın karşı çıktığını ve Amerika'nın belli noktalarda bunu tasvip etmediğini ancak bunu dillendirmediğini kaydetti.</p><p><strong>LÜBNAN'IN GEÇİCİ ATEŞKESTEKİ YERİ</strong></p><p>Lübnan'ın ABD-İran geçici ateşkesine dahil olup olmadığı hakkındaki soruyu cevaplayan Fidan, "Burada gri bir alan var. Aslında en başta bu dahil değil, dahil olarak algılandı." dedi.</p><p>Fidan, ara buluculuk görevini üstlenen Pakistan'ın algısının referans noktası görevi gördüğünü söyleyerek, "Pakistan, arabulucu. Taraflarla konuşan onlar. Biz o esnada konuşurken dahildi fakat Netanyahu her zaman yaptığı gibi geldi oyunu bozdu, limitleri zorladı, Amerika da buna hiç ses çıkartmadı, bir şey diyemedi." diye konuştu.</p><p>İlk günkü yaygın ve çok sayıda sivilin ölümüne neden olan bombalamadan sonra büyük taarruzların olmadığını ve görüşme devam ederken bir saldırı olmadığını belirten Fidan, "Orada da şunu anlıyoruz: Amerika resmi olarak dahildir demiyor, hatta dışındadır demekle beraber gelen taleplere de kulak asmamazlık etmiyor. Diyor ki 'Tamam, sen burada dur. Ben konuşurken, sen bunu vurma.'" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>SURİYE'YE İLİŞKİN TEMASLAR</strong></p><p>Fidan, Suriye ile son 10 günde yoğun bir trafik içinde olduklarını, sürekli telefonla görüştüklerini ancak yüz yüze iştişare edilmesi gereken önemli konular olduğunu vurguladı.</p><p>Bölgedeki savaşın, Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının ele alındığını kaydeden Fidan, Lübnan'a giden bazı Suriyelilerin ülkeye dönüşünün yanı sıra, bazı Lübnanlıların da Suriye'ye geldiği bilgisini paylaştı.</p><p>Fidan, "Biz belli gruplara da insani yardım yaptık Türkiye olarak. Şimdi Suriye, bu süreç içerisinde çok şükür bir emin bölge olarak kaldı. Sağında solunda sürekli savaş var, bombalamalar var. Lübnan'da var, hemen komşu olduğu Irak bombalanıyor, hemen öbür tarafında İran bombalanıyor, her yere bomba düşüyor ama bu süreç içerisinde Suriye'ye hiçbir şey olmadı." ifadelerini kullandı.</p><p>Suriye'ye Lübnan'dan gelen "mülteci akını meselesi olduğu" değerlendirmesini yapan Fidan, "(Suriye) Sınırlarında bir takım güvenlik tedbirleri aldılar. Oradaki insanlara da ellerinden geldiğince sahip çıkıyorlar ama. Tabii Körfezde de devam eden bu savaşın muhtemel etkileri nasıl olur, ona yönelik istişarenin ihtiyacı vardı. Onu gerçekleştirdik." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, Suriye'nin üzerinde çalıştığı ve Türkiye'yi de ilgilendiren dosyalar olduğunu aktararak bunlara savaşın etkisinin ne olduğunu gözden geçirdiklerine değindi.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, Suriye'ye yaptığı ziyarete atıfta bulunan Fidan, bunu "önemli bir ziyaret" olarak nitelendirdi.</p><p>Fidan, Zelenskiy'nin ziyareti ile ikili ilişkiler açısından bir takım konular konuşulduğunu belirterek bunun sistematik bir üçlü güvenlik doktrinine döneceğini düşünmediğini dile getirdi.</p><p><strong>SURİYE'DEKİ DURUM</strong></p><p>Suriye'deki yönetim tarzının mümkün olduğunca bütün halk kesimlerini kuşatan yapıda olması gerektiğine dikkati çeken Fidan, "Sistemin kendisini çok güçlü bir zeminin üzerine oturtması lazım. Biz hep bunu tavsiye ediyoruz en başta. Bu önemli; halk desteği önemli. Daha sonra somut güvenlik sorunlarına gelince özellikle bu SDG'yle devam eden entegrasyon sürecindeki ortaya konan yol haritasının devam etmesi önemli." diye konuştu.</p><p>Fidan, çok önemli aşamaların kat edildiğini gördüklerini belirterek Suriyeli yetkililerle toplantılarında bunu çok detaylı bir şekilde gözden geçirdikleri bilgisini paylaştı.</p><p>"Çünkü bizim kendi güvenlik değerlendirmelerimiz var, kendi istihbaratımıza dair ama bir de kendi dostlarımız bu olayı nasıl görüyorlar, önceliklendiriyorlar? O bizim için önemli bazı sonuçlara ulaşmada. O konu aslında şu anda belli bir ölçüde rayında gidiyor. Ama ulaşması gereken hedefler var." ifadelerini kullanan Fidan, Süveyda bölgesinde özellikle Dürzülerin içinde bulunduğu belirsizlik alanının "biraz daha devam ettiğini" kaydetti.</p><p>Fidan, İsrail'in burayı kullanmaya yönelik arzusu, hedefleri ve pratiğinin ortada olduğunun altını çizerek "Bunu da açıkçası Suriyeli kardeşlerimizin yönetmesi gerekiyor." dedi.</p><p>Suriye'deki yıkımın bir an önce rehabilite edilmesinin önemine vurgulayan Fidan, nüfusun geri dönmesi, ekonominin canlanması, yatırımların olmasını buna örnek gösterdi.</p><p>Fidan, bunun da güvenlik ortamı devam ettikçe giderek artarak devam ettiğini gördüklerini kaydederek Türkiye'nin de bunu görmek istediğini yineledi.</p><p>İsrail'in "Suriye'ye yönelik ertelediği politikaların" oluşturacağı risklere yönelik Fidan, "(İsrail) Şimdi İran'daki savaştan dolayı bazı şeyleri yapmıyor ama bunun olmayacağı manasına gelmez. Zamanı geldiğinde yapmak isteyecektir." dedi.</p><p>Fidan, Suriye'nin şu anda iyi bir diplomatik çalışmada olduğunu kaydederek şunları söyledi:</p><p>"(Suriye) Diplomatik olarak gerek Amerikalılarla gerek İsraillerle gerekli görüşmeleri yapmada, pozisyonlarını savunmada çok şükür hiçbir sıkıntıları yok. Ama dediğim gibi Netanyahu ve ekibinin bu noktadaki perspektifi ortada. Buna yönelik tedbirlerimizi biz alıyoruz, hamlelerimizi yapıyoruz."</p><p>Fidan,"(İsrail'in Suriye politikasının riskleri) Bizim için hayati bir çıkar alanı, güvenlik alanı, burada her türlü senaryoya bizim hazırlıklı olmamız gerekiyor." dedi.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla ilgili olarak, tüm dünyanın istediğinin, uluslararası geçişin serbest olması ve engellenmemesi olduğunun altını çizen Fidan, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda, "Bizim durduğumuz yer barış yoluyla açılması. Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var." diye konuştu.</p><p>Bakan Fidan, Ortadoğu'daki ülkelerin bir güvenlik paktı çerçevesinde, birbirinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine taahhütte bulunması gerektiğini bildirdi.</p><p>Fidan, Yunanistan-GKRY-İsrail arasındaki işbirliğine ilişkin, "Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor; daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorunu, savaşı getiriyor." dedi.</p><p>İran'dan sonra İsrail'in düşmansız yaşayamayacağını vurgulayan Bakan Fidan. Netanyahu'nun Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu söyledi.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye'de yapılacak NATO zirvesiyle ilgili olarak, "Belki NATO tarihinin en önemli ama en önemli zirvesi olacak." ifadelerini kullandı. Fidan, Avrupa'nın güvenliğinde, Türkiye'nin ana aktör olarak hem görüş oluşturmada hem sistem kurmada hem de pratikte çok ciddi rol almak durumunda olduğunun altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/disisleri-bakani-fidan-tu-715_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271762</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cibuti-cumhurbaskani-guelleh-altinci-zaferini-rekor-oyla-ilan-etti-271762</link>
      <pubDate>2026-04-13T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cibuti Cumhurbaşkanı Guelleh, altıncı zaferini rekor oyla ilan etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, ülkesindeki seçimlerde yüzde 97.8 oy oranıyla altıncı kez göreve seçildi. Muhalefetin büyük ölçüde boykot ettiği seçimde, Guelleh anayasa değişikliği sayesinde yeniden aday olabildi. Bu sonuç, Cibuti'nin siyasi istikrarı ve Afrika Boynuzu'ndaki stratejik konumu açısından dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cibuti Cumhurbaşkanı Guelleh, altıncı zaferini rekor oyla ilan etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cibuti'de yapılan son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, mevcut Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh oyların yüzde 97.8'ini alarak altıncı dönemine resmen başladı. Afrika Boynuzu'nda stratejik öneme sahip olan Cibuti'de, 78 yaşındaki Guelleh'in bu zaferi ülkedeki siyasi dengeleri ve uluslararası ilişkileri yeniden gündeme taşıdı. Seçimler, muhalefetin büyük kısmının boykot kararı alması nedeniyle tek taraflı bir yarışa sahne oldu. Guelleh'in bu başarısı, Kasım ayında yapılan anayasa değişikliğiyle birlikte yaş sınırının kaldırılması sayesinde mümkün oldu. Seçim sonuçları, Cibuti İçişleri Bakanlığı tarafından açıklandı ve resmi onay süreci için Anayasa Konseyi'nin onayına sunulacak.</p><h3>Guelleh: 'Zafer tüm ulusun' diyerek kutladı</h3><p>İsmail Omar Guelleh, seçim zaferini evinde kutladı ve bu başarının yalnızca kendisine değil, tüm Cibuti halkına ait olduğunu vurguladı. Guelleh'in rakibi Mohamed Farah Samatar, oyların yalnızca yüzde 2.19'unu alırken, ana muhalefet partileri seçimleri boykot etti. Muhalefet liderleri, ülkede serbest siyasi faaliyetlerin olmadığını ve seçimlerin adil bir ortamda gerçekleşmediğini savundu. Buna rağmen, seçim günü kayıtlı seçmenlerin yüzde 80'inden fazlası sandık başına gitti. Guelleh, 2021 seçimlerinde de benzer bir farkla galip gelmişti ve ülkede istikrarın devam edeceğini belirtti.</p><h3>Cibuti'nin stratejik konumu ve anayasa değişikliği dikkat çekiyor</h3><p>Bab el-Mandeb Boğazı'nda yer alan Cibuti, Süveyş Kanalı'na açılan önemli bir geçiş noktası olması nedeniyle dünya ticaretinde kritik bir rol üstleniyor. ABD, Çin, Fransa, İtalya ve Japonya gibi büyük ülkelerin askeri üsleri bu ülkede bulunuyor. Guelleh, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle görev süresi sınırlamalarının kaldırılmasının ardından, geçen Kasım ayında da 75 yaş üstü adaylık sınırını ortadan kaldırdı. Böylece, 27 yıldır iktidarda olan Guelleh yeniden aday olma hakkı kazandı. Seçimlerin ardından, sonuçların anayasa konseyindeki yargıçlar tarafından onaylanması bekleniyor. Muhalefetin boykotuna rağmen, Guelleh'in liderliğinde Cibuti'de siyasi istikrarın sürdüğü mesajı verildi.</p><p>Sonuç olarak, Cibuti'deki bu seçimler hem ülke içindeki güç dengelerini hem de bölgesel ve küresel siyasi ilişkileri yakından etkiliyor. Guelleh'in altıncı dönemine başlaması, anayasal değişikliklerin ve stratejik konumun etkisiyle, Cibuti'nin önümüzdeki yıllarda da uluslararası arenada önemli bir aktör olacağını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/cibuti-cumhurbaskani-guel-879_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>