<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277604</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-katilacagi-fetih-programi-icin-istanbullulara-davet-277604</link>
      <pubDate>2026-05-28T01:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılacağı fetih programı için İstanbullulara davet]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine Bayramlaşma ve Fetih Kutlama Programı"na tüm İstanbulluları aileleriyle birlikte davet etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılacağı fetih programı için İstanbullulara davet]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti İstanbul İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, &quot;İstanbul&#39;un Fethi&#39;nden Gönüllerin Fethine Bayramlaşma ve Fetih Kutlama Programı&quot;, 29 Mayıs Cuma günü Haliç Kongre Merkezi&#39;nde düzenlenecek.</p><p>Program kapsamında Cuma namazı Haliç Kongre Merkezi&#39;nde kılınacak.</p><p>Cuma namazının ardından Haliç Kongre Merkezi bahçesinde gerçekleştirilecek programda, hem Kurban Bayramı&#39;nın manevi iklimi hem de İstanbul&#39;un Fethi&#39;nin 573&#39;üncü yıl dönümü coşkusu birlikte yaşanacak.</p><p>İl Başkanı Özdemir, yayımladığı video mesajda, Kurban Bayramı&#39;nın paylaşma, dayanışma ve kardeşlik iklimine işaret ederek, İstanbul&#39;da yaşayan vatandaşların bayramını tebrik etti.</p><p>İstanbul&#39;un asırlardır merhametin, kardeşliğin ve medeniyetin merkezi olduğunu belirten Özdemir, kentte bayram sevincinin hep birlikte yaşayacaklarını belirtti.</p><p>Özdemir, Gazze&#39;den Doğu Türkistan&#39;a kadar gönlü mahzun tüm mazlumların dualarında olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye&#39;nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın liderliğinde mazlumların yanında duran güçlü bir vicdan olmaya devam ettiğini vurgulayan Özdemir, bayramların kardeşlik, birlik ve dayanışma ruhunu güçlendiren müstesna günler olduğunu kaydetti.</p><p>Özdemir, bu yıl Kurban Bayramı&#39;nın manevi atmosferinin İstanbul&#39;un Fethi&#39;nin yıl dönümü heyecanıyla birleştiğini belirterek, &quot;29 Mayıs Cuma günü, Cuma namazının ardından İstanbul&#39;un Fethi&#39;nin yıl dönümü ve bayramlaşma programımız vesilesiyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın teşrifleriyle Haliç Kongre Merkezi&#39;nin bahçesinde gerçekleştireceğimiz &#39;İstanbul&#39;un Fethi&#39;nden Gönüllerin Fethine Bayramlaşma ve Fetih Kutlama Programı&#39;mıza sizleri ailelerinizle birlikte davet ediyor, hayırlı bayramlar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Program kapsamında sanatçı Azerin konseri, mehteran gösterileri ve çocuklar için çeşitli etkinlikler düzenlenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/28/cumhurbaskani-erdoganin-k-107_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277603</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turk-hacilarla-telefonda-gorustu-277603</link>
      <pubDate>2026-05-28T00:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk hacılarla telefonda görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getiren hacılarla telefonda görüştü. Erdoğan, tüm Hacıların Kurban Bayramını tebrik etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk hacılarla telefonda görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hac vazifesi için kutsal topraklarda bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türk hacılarla bir araya geldi.</p><p>Bakan Kurum burada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla arayarak hacıların selamını iletti.</p><p>Kurum, Erdoğan'a, "Efendim burada 300'e yakın hacımız var, seslenmek ister misiniz?" diye sorarak, bayramını kutladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefondan hacılara seslenerek, "Allah kabul etsin. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Bütün hacı kardeşlerime de şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.</p><p>Hacıların bayramının mübarek olmasını dileyen Erdoğan, "Rabbim nice bayramlara hayırlısıyla kavuştursun" dedi.</p><p>Türk hacılar, kendilerine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı alkışladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/28/cumhurbaskani-erdogan-tur-357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277602</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israil-gazzede-bir-binayi-vurdu-7-olu-18-yarali-277602</link>
      <pubDate>2026-05-28T00:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail Gazze'de bir binayı vurdu: 7 ölü, 18 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin merkezine düzenlediği saldırıda 2'si kız çocuğu, 2'si kadın 7 Filistinli hayatını kaybetti, 18 kişi yaralandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail Gazze'de bir binayı vurdu: 7 ölü, 18 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Gazze kentindeki bir binaya hava saldırısı düzenledi.</p><p>Saldırı sonrası binada ağır hasar oluşurken, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi.</p><p>Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, İsrail saldırısı sonucu 2'si kız çocuğu, 2'si kadın 7 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin yaralandığı belirtildi.</p><p>Öte yandan, İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıda Gazze'de Hamas'ın "iki üst düzey üyesinin" hedef alındığı iddia edildi.</p><p>İsrail ordusunun dün Gazze'ye düzenlediği hava saldırısında Hamas'ın askeri kanadının komutanlarından Muhammed Avde'nin de aralarında olduğu 6 kişi yaşamını yitirmişti.</p><p>İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te varılan ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Filistin makamlarının verilerine göre, İsrail'in ateşkesten bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 910'dan fazla Filistinli hayatını kaybetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/28/katil-israil-gazzede-bir--720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277601</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/zelenski-rusya-fuzelere-guvendigi-surece-diplomasiye-ilgisinde-samimi-degil-277601</link>
      <pubDate>2026-05-28T00:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zelenski: Rusya, füzelere güvendiği sürece diplomasiye ilgisinde samimi değil]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rus füze saldırılarını önlemek konusunda destek almak için ABD tarafına mektup ilettiğini belirterek, "Rusya, füzelere güvendiği sürece diplomasiye ilgisinde samimi değil." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zelenski: Rusya, füzelere güvendiği sürece diplomasiye ilgisinde samimi değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından paylaştığı günlük görüntülü mesajında, Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında cephe hattındaki gelişmelere dikkati çekti. </p><p>Ukrayna ordusu ve güvenlik güçleri yetkilileriyle bir araya geldiğini aktaran Zelenskiy, Rusya&#39;daki hedeflere yönelik uzun menzilli saldırıların sürdürülmesi konusunu ele aldıklarını belirtti. </p><p>Zelenskiy, &quot;Uzun menzilli saldırılarımız, Rusya&#39;nın savaş kayıplarıyla bedelini ödemek zorunda kalacağını hissetmesi için gerekli olan şeydir.&quot; dedi.</p><p><b>- "AMERİKA'NIN UKRAYNA'YI DUYMASI ÖNEMLİDİR"</b></p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya&#39;nın füze saldırılarını önlemek konusunda destek almak için ABD Başkanı Donald Trump ve Kongresi adına bir mektup hazırladığını dile getirerek, şunları söyledi:</p><p>&quot;Bu mektup, dün Washington&#39;daki ilgili kurumlara iletildi. Başka bir devletin liderinin, ABD Başkanı ve Kongresi&#39;ne bu şekilde, aynı anda bir mektup aracılığıyla hitap etmesi nadir görülen bir durumdur. Ancak mevcut durum, harekete geçmemizi, derhal harekete geçmemizi, etkili şekilde hareket etmemizi gerektiriyor. Amerika&#39;nın Ukrayna&#39;yı duyması önemlidir.&quot;</p><p>ABD&#39;nin şimdilik İran meselesiyle ilgilendiğine işaret eden Zelenskiy, &quot;Avrupa&#39;da tam kapsamlı şekilde devam eden çok kanlı bir savaşı da durdurmalıyız. Balistik füzelere karşı daha fazla koruma sağlarsak, diplomasiyi o kadar çabuk faydalı hale getirebiliriz. Rusya, füzelere güvendiği sürece diplomasiye ilgisinde samimi değil.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>ABD Kongre üyelerinden oluşan bir heyetin bugün Kiev&#39;i ziyaret ettiğini aktaran Zelenskiy, &quot;Amerika&#39;nın Ukrayna&#39;yı desteklemesi ve Amerikan temsilcilerinin burada, Ukrayna&#39;da, neler olup bittiğini, tehditleri kendi gözleriyle görmeleri önemlidir. Özellikle Rusların pazar gecesi acımasız ve yoğun bir saldırı yapmasından sonra.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/28/zelenski-rusya-fuzelere-g-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277600</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/anlasmayi-macron-duyurdu-fransanin-nukleer-korumasi-altina-girdiler-277600</link>
      <pubDate>2026-05-27T23:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anlaşmayı Macron duyurdu! Fransa'nın nükleer koruması altına girdiler]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Norveç'in, ülkesinin nükleer caydırıcılık şemsiyesine katılmayı kabul ettiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anlaşmayı Macron duyurdu! Fransa'nın nükleer koruması altına girdiler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa&#39;nın başkenti Paris&#39;i ziyaret eden Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Elysee Sarayı&#39;nda Macron ile görüştü.</p><p>Görüşmenin ardından iki lider, ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p>Macron, toplantıda yaptığı konuşmada, &quot;Norveç, bugün Avrupalıların ve Fransızların ortak güvenliği için değerli ve vazgeçilmez bir ortak.&quot; dedi.</p><p>Haziran 2025&#39;te Norveç&#39;in başkenti Oslo&#39;da iki ülke arasında imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının ardından güvenlik ve savunma gibi alanlarda kaydedilen ilerlemeden gurur duyduğunu belirten Macron, Fransa&#39;nın nükleer caydırıcılık şemsiyesine ilişkin, &quot;Sayın Başbakan, Ile Longue&#39;da ileri nükleer caydırıcılık olarak adlandırdığımız (girişimine) Norveç&#39;in katılmasına onay verdiniz. Bu, ortaklığımız için çok önemli bir aşama ve son derece güçlü olan işbirliğimizin motoru olacak.&quot; diye konuştu.</p><p>Macron, Avrupa&#39;nın yeni tehditlerle karşı karşıya olduğu bir bağlamda iki ülke arasındaki işbirliğinin hızlandırılması gerektiğini vurgulayarak, bugün imzalanan Narvik Anlaşması&#39;nın da bu amaçla hazırlandığını söyledi.</p><p>&quot;İmzaladığımız bu anlaşma, iki ülkemiz arasında karşılıklı yardımlaşma ilkesini öngörüyor. Ordularımız arasında her düzeyde düzenli diyalogların kurulmasını sağlamaktadır.&quot; diyen Macron, söz konusu anlaşmanın iki ülke arasında hava savunması, Arktik ve uzay gibi birçok önemli alanda işbirliğinin güçlendirilmesini kapsadığını belirtti.</p><p>Macron, iki ülkenin savunma alanındaki işbirliğinin güçlenmesinin Avrupa savunmasına yönelik hedefleri destekleyeceğine işaret etti.</p><p>Fransa Cumhurbaşkanı, ülkenin batısındaki Brest kentinde nükleer denizaltıların bulunduğu Ile Longue Üssü&#39;nde 2 Mart&#39;ta yaptığı konuşmada, Fransa&#39;nın nükleer silahlarının olası kullanımına ilişkin doktrinde değişikliğe gittiklerini açıklamıştı.</p><p>&quot;Jeopolitik bir kırılma döneminden geçiyoruz. (Nükleer) modelimizi güçlendirmeliyiz.&quot; diyen Macron, yeni doktrini &quot;stratejik ve teknik anlamda NATO&#39;nun çabalarını tamamlayıcı&quot; ve &quot;ileri caydırıcılık&quot; olarak tanımlamıştı.</p><p>Macron, &quot;ileri caydırıcılık&quot; aşamasının Avrupalı müttefiklere Fransız caydırıcılık tatbikatlarına katılma olanağı sunacağını söylemişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/anlasmayi-macron-duyurdu--968_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277599</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-israilden-gazzeye-hava-saldirisi-4-filistinli-yasamini-yitirdi-277599</link>
      <pubDate>2026-05-27T23:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı İsrail'den Gazze'ye hava saldırısı! 4 Filistinli yaşamını yitirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin merkezine düzenlediği saldırıda en az 4 Filistinli hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı İsrail'den Gazze'ye hava saldırısı! 4 Filistinli yaşamını yitirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Gazze kentindeki bir binaya hava saldırısı düzenledi.</p><p>Saldırı sonrası binada ağır hasar oluşurken, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi.</p><p>Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, İsrail saldırısı sonucu ilk belirlemelere göre en az 4 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 15 kişinin yaralandığı belirtildi.</p><p>Öte yandan, İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıda Gazze&#39;de Hamas&#39;ın &quot;iki üst düzey üyesinin&quot; hedef alındığı iddia edildi.</p><p>İsrail ordusunun dün Gazze&#39;ye düzenlediği hava saldırısında Hamas&#39;ın askeri kanadının komutanlarından Muhammed Avde&#39;nin de aralarında olduğu 6 kişi yaşamını yitirmişti.</p><p>İsrail ordusu, 10 Ekim 2025&#39;te varılan ateşkese rağmen Gazze&#39;ye saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Filistin makamlarının verilerine göre, İsrail&#39;in ateşkesten bu yana Gazze&#39;ye düzenlediği saldırılarda 910&#39;dan fazla Filistinli hayatını kaybetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/soykirimci-israilden-gazz-899_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277598</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/manisada-bicakli-saldiri-1-kisi-oldu-1-kisi-tutuklandi-277598</link>
      <pubDate>2026-05-27T21:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Manisa'da bıçaklı saldırı! 1 kişi öldü, 1 kişi tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde bir kişinin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 3 kişiden 1'i tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Manisa'da bıçaklı saldırı! 1 kişi öldü, 1 kişi tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, 1. Anafartalar Mahallesi&#39;ndeki bir evde kavga ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandığı belirlenen Okan Çetin (50), kaldırıldığı özel hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>Çetin&#39;in cansız bedeni, otopsi için Merkezefendi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p><p>Polis ekipleri, Çetin&#39;in arkadaşları oldukları ve alkol aldıkları ileri sürülen evdeki 3 şüpheliyi gözaltına aldı.</p><p>Şüphelilerden 2&#39;si emniyetteki ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen B.K. ise çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/manisada-bicakli-saldiri--184_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277597</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-iran-mesaji-uranyumdan-vazgecseler-yaptirimlarin-kalkmayacak-277597</link>
      <pubDate>2026-05-27T21:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan İran mesajı: Uranyumdan vazgeçseler yaptırımların kalkmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretiminden vazgeçmesinin, ülkenin yaptırımlardan kurtulmasına yetmeyeceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan İran mesajı: Uranyumdan vazgeçseler yaptırımların kalkmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, PBS News&#39;e yaptığı açıklamada, İran&#39;ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesini kabul etmeyeceğini söyledi.</p><p>Haber kanalına telefonla bağlanan Trump, iki ülke arasında devam eden pazarlığın olumlu sonuçlanması durumunda, İran&#39;ın yaptırımların hafifletilmesi karşılığında yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçeceği anlamına gelip gelmeyeceği sorusuna &quot;Hayır, hayır, kesinlikle değil. Yaptırımların hafifletilmesi değil, hayır.&quot; yanıtını verdi.</p><p>ABD Başkanı, İran&#39;ın elinde bulunan zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesinin, yaptırımların kaldırılmasıyla doğrudan bir bağı olmadığını vurguladı.</p><p>Trump&#39;ın açıklaması, ABD ve İran&#39;ın, yaklaşık 3 aydır Orta Doğu&#39;yu etkisi altında tutan çatışmaları sonlandırmak için anlaşmaya varma çabalarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi.</p><p>Dün, Truth Social hesabından, İran ile müzakerelerin &quot;gayet iyi gittiğini&quot; duyuran Trump&#39;ın bugünkü kabine görüşmesindeki konular arasında İran ile müzakereler konusu da yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/trumptan-iran-mesaji-uran-861_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277596</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-ve-afganistan-arasinda-yeni-donem-anlasma-resmen-imzalandi-277596</link>
      <pubDate>2026-05-27T21:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya ve Afganistan arasında yeni dönem! Anlaşma resmen imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya ile Afganistan arasında askeri teknik işbirliği anlaşması imzalandığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya ve Afganistan arasında yeni dönem! Anlaşma resmen imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rus haber ajansı TASS&#39;a göre, Rus ve Afgan yetkililer, Moskova bölgesinde düzenlenen Uluslararası Güvenlik Forumu&#39;nda askeri teknik işbirliği anlaşması imzaladı.</p><p>Anlaşmanın içeriğine dair detay verilmedi.</p><p>Rusya, 2021&#39;de meydana gelen yönetim değişikliği sonrası kurulan Afganistan yönetimini geçen yıl resmen tanımıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/rusya-ve-afganistan-arasi-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277595</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kurban-bayraminin-ilk-gununde-13-bin-513-kisi-yaralandi-277595</link>
      <pubDate>2026-05-27T21:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nın ilk gününde 13 bin 513 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı'nın ilk günü yaralanma nedeniyle 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurban Bayramı'nın ilk gününde 13 bin 513 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kurban Bayramı'nın ilk gününde, kurban kesimi esnasında yaşanan yaralanmalar nedeniyle sağlık tesislerimize toplam 13 bin 513 kişi başvurmuştur. Süreç boyunca vatandaşlarımızı daha dikkatli olmaya davet ediyor; yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Bayram mesaisinde fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kurban-bayraminin-ilk-gun-802_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277594</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/erzurumda-iki-aile-arasindaki-kavgada-5-kisi-yaralandi-277594</link>
      <pubDate>2026-05-27T19:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'da iki aile arasındaki kavgada 5 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Palandöken ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada 5 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'da iki aile arasındaki kavgada 5 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toparlak Mahallesi&#39;nde iki aile arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışma silahlı ve bıçaklı kavgaya dönüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41512171.jpg"/><p>Kavgada 5 kişi yaralandı.</p><p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41512172.jpg"/><p>Yaralılar sağlık ekiplerince kentteki hastanelere kaldırıldı.</p><p>Jandarma ekipleri, mahallede geniş güvenlik önlemleri aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/erzurumda-iki-aile-arasin-485_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277593</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-bayramin-ilk-gunu-sahiller-ve-millet-bahceleri-doldu-tasti-277593</link>
      <pubDate>2026-05-27T19:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bayramın ilk günü sahiller ve millet bahçeleri doldu taştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da vatandaşlar, Kurban Bayramı'nın birinci gününde millet bahçeleri, sahiller ve parklarda vakit geçirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da bayramın ilk günü sahiller ve millet bahçeleri doldu taştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram namazı ve kurban kesimlerinin ardından kent genelinde özellikle sahil şeritleri, yeşil alanlar ve millet bahçelerinde hareketlilik yaşandı.</p><p>Şehir dışına çıkmayan kent sakinleri, aileleriyle açık alanlarda vakit geçirirken bazı noktalarda yoğunluk oluşturdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41512055.jpg"/><p>Avcılar sahilinde çok sayıda vatandaş bayram tatilinin ve güneşli havanın keyfini çıkardı. Vatandaşların bir kısmı yeşil alanlarda piknik yapmayı tercih ederken, bazıları deniz kenarında oturdu, bazıları ise yürüyüş yaptı. Çocuklar da sahillerdeki oyun alanlarında keyifli vakit geçirdi.</p><p>Tarihi Yarımada&#39;nın önemli noktalarından Eminönü sahilinde de hareketlilik yaşandı. Bölgede ağırlıklı olarak yabancı turistler ile şehir dışına çıkmayan İstanbulluların yoğunluk oluşturduğu görüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41512057.jpg"/><p>Bazı turistler ve vatandaşlar güneşli havada sahilde yürüyüş yaparken, bazıları da tarihi mekanları gezmeyi tercih etti.</p><p>İstanbul&#39;un farklı ilçelerindeki millet bahçeleri, parklar ve sahil kesimlerinde de ailelerin vakit geçirdiği gözlendi.</p><p>Özellikle Avrupa Yakası&#39;nda Bakırköy ve Florya, Anadolu Yakası&#39;nda ise Üsküdar ve Caddebostan sahillerinde vatandaşların yoğunluk oluşturduğu gözlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/istanbulda-bayramin-ilk-g-497_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277592</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-bayram-trafigi-yogunluk-yuzde-36-olarak-olculdu-277592</link>
      <pubDate>2026-05-27T17:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bayram trafiği! Yoğunluk yüzde 36 olarak ölçüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da, Kurban Bayramı'nın birinci gününde kentte trafik akıcı seyrederken, bazı noktalarda yoğunluk gözlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da bayram trafiği! Yoğunluk yüzde 36 olarak ölçüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sabah saatlerinde trafiğin sakin olduğu kentte, vatandaşların güzel havayı da fırsat bilerek bayram ziyareti ve gezmek için dışarı çıkması nedeniyle öğle saatlerinden itibaren hareketlilik arttı, bazı bölgelerde zaman zaman yoğunluk oldu. </p><p>İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, sabah saatlerinde kent genelinde yüzde 6 olarak ölçülen trafik yoğunluğu, akşam saatlerinde yüzde 36 seviyesine çıktı.</p><p>Avrupa Yakası&#39;nda D-100 kara yolu Avcılar Parseller mevkisi Küçükçekmece istikametinde trafik yoğunluğu yaşanırken, Haramidere bölgesinde Çatalca yönünde araçlar yavaş ilerliyor.</p><p>TEM Otoyolu Bahçeşehir mevkisinde Edirne istikametinde yoğunluk nedeniyle sürücüler düşük hızda seyrediyor.</p><p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve bağlantı yollarında da zaman zaman trafik yavaşlıyor.</p><p>Anadolu Yakası&#39;nda D-100 kara yolu Üsküdar, Göztepe ve Bostancı mevkilerinde bazı noktalarda lokal yoğunluk gözlenirken, TEM Otoyolu Ataşehir çevresi ile Ümraniye bağlantı yollarında da araçlar yavaş ilerliyor.</p><p>Özellikle sahil kesimlerine ulaşımı sağlayan yollarda ve bazı ilçe merkezlerinde de bayram hareketliliğine bağlı trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Kent genelinde toplu ulaşım duraklarında da gün içinde zaman zaman yoğunluk oluştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/istanbulda-bayram-trafigi-183_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277591</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-29-mayis-heyecani-fethin-573-yil-donumu-ozel-etkinliklerle-kutlanacak-277591</link>
      <pubDate>2026-05-27T17:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 29 Mayıs heyecanı! Fethin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, 29 Mayıs'ta İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü kapsamında İstanbul genelinde tarihi ve kültürel mirası yaşatmaya yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da 29 Mayıs heyecanı! Fethin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#39;un farklı noktalarında gerçekleştirilecek kültürel, sanatsal ve görsel etkinliklerle fetih ruhunun geniş kitlelerle buluşturulması amaçlanırken, Sultanahmet Meydanı&#39;nda, Fatih Sultan Mehmet&#39;in çocukluk yıllarından İstanbul&#39;un fethine uzanan entelektüel serüvenini konu alan bir projeksiyon gösterisine de yer verilecek.</p><p><b>- MEHTERAN PERFORMANSLARI SERGİLENECEK</b></p><p>Fetih coşkusu, İstanbul genelinde Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birlik Komutanlığı, Jandarma Mehteran Komutanlığı ve İstanbul Mehter Orkestrası&#39;nın mehteran konserleriyle şehrin farklı noktalarına taşınacak.</p><p>Bu kapsamda, Kadıköy Meydanı, Üsküdar Meydanı, Ümraniye Meydanı, Kartal Meydanı, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önü, Haliç Kongre Merkezi, Taksim Meydanı, Fatih Cami, Eminönü Meydanı ve Eyüpsultan Meydanı&#39;nda mehteran performansları sergilenecek.</p><p>Rumeli Hisarı Ön Kulesi&#39;nde İstanbul&#39;un Fethi temalı özel bir video haritalama (mapping) gösterisi düzenlenecek.</p><p><b>- DUA PROGRAMI GERÇEKLEŞTİRİLECEK</b></p><p>Program kapsamında ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı himayelerinde, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Fatih Belediyesi işbirliğiyle, cuma namazından önce Fatih Cami&#39;nde, İstanbul&#39;un fethinin 573. yılına ithafen &quot;İstanbul&#39;un Fethinden Türkiye Yüzyılı&#39;na 1453 Genç Hafız 1453 Hatim&quot; dua programı gerçekleştirilecek.</p><p>Kur&#39;an-ı Kerim tilavetleri ve hatim dualarıyla fetih ruhunun manevi iklimi yeniden ihya edilirken, ecdadın mirası dualarla yad edilecek.</p><p>Programda, Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden oluşan mehter takımı marşlar seslendirecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/istanbulda-29-mayis-heyec-830_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277590</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/silivriye-neden-gitmedi-ozel-14-haziranda-sandik-istedi-277590</link>
      <pubDate>2026-05-27T17:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri'ye neden gitmedi? Özel, 14 Haziran'da sandık istedi]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na 14 Haziran'da sandığa gidelim çağrısında bulundu. 2 milyon CHP üyesi oy kullansın teklifini ortaya koydu. Ancak yasaya göre genel başkanı sadece kurultay ile delegeler seçebiliyor. Bu yüzden özel ‘in teklifi ön yoklamadan öteye gitmiyor... Peki özel neden bu kadar acele ediyor? Ve nasıl bir endişe içinde bulunuyor?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri'ye neden gitmedi? Özel, 14 Haziran'da sandık istedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>ÖZEL "YÜZDE 85 ALIRIM" İDDİASINDA</h2><p></p><p>Özel bu konuda Kılıçdaroğlu'na Manisa'dan seslenerek, "Buradan  Kemal Bey'e sesleniyorum... Bayramdan 15 gün sonraki pazar, 973 ilçede, 81 ilde  bütün il ve ilçe başkanlıklarımıza sandıkları kurarak 2 milyon CHP üyesi ile  genel başkanlık seçimini istiyorum. İddia ediyorum sandığı koyun, oy kullanan  üyelerin yüzde 85'i istemezse, yüzde 80 oy alsam görevi kabul etmeyeceğim." dedi.  </p><p>CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, bayram için gittiği  memleketinde CHP genel başkanı kemal Kılıçdaroğlu'na yeni bir teklifle geldi. Peki  özel neden bu kadar acele ediyor? Ve neden bu teklifi yapıyor? Meselenin bazı  sebepleri var elbette....</p><p>Öncelikle özel, koltuktan düşenin gözden de düşebileceği  endişesi içinde... Ne de olsa eskilerin deyimiyle "zaman her şeyin  ilacı" ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iddia ettiği gibi CHP'yi  arındırıp, bir de üstüne konsolidasyon sağlarsa elini güçlendirmiş olacak..</p><h2>ZAMAN ÖZEL'İN ALEYHİNE İŞLİYOR</h2><p></p><p>Bu yüzden özel, zamanın kendi aleyhine işlediğinin  farkında... Aynı zamanda hukuki olarak şu an kurultaya gitmenin bir imkanı yok.  Zira kararın kesinleşmesi için yargı sürecinin Yargıtay safhası var... Bu  yüzden de özel ön seçim formülüne sarılıyor... Hızlıca sandığa gidelim  teklifinde bulunuyor... Kılıçdaroğlu'nunsa hiç ama hiç acelesi yok... Zira  kendisini peş peşe ziyarete gelen CHP milletvekillerine bakılırsa Kılıçdaroğlu  tahkimata başlamış bile...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/video24-2705202640da6c4e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ise son yaşananlara  ilişkin, "Onun sorumlusu, başta Grup Başkanı Özgür Özel ve diğer  arkadaşlarımız. İçeri almadıkları için biz 15.00'te geri çekildik. Almadıkları  için de böyle bir operasyon yapıldı. Bunun sorumlusu başta Özgür Özel ve  arkadaşları." dedi. </p><p>CHP'de 40 yıldır siyaset yaptığını belirten Yıldız,  "Ben böyle bir şey görmedim. Polislerin içeri girmesinin, oradaki  olayların tek sebebi o arkadaşlarımız. Kusura bakmasınlar." diye konuştu.</p><p>Öte yandan Özgür Özel, aynı zamanda sandıktan kendisinin  çıkması durumunda İmamoğlu vesayetinden de kurtulacağını düşünüyor olabilir...  Zira bugüne kadar İmamoğlu'nun duygusal motivasyon sağladığı delegelerle o  koltukta oturabilmişti. Bundan sonra İmamoğlu'na "seçimi ben kazandım  parti benim arkamda" mesajı verebilir. Ancak tabii tüm bunlar sadece  senaryolar. Zira asıl senaryoyu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yazıyor. Ve  cuma gününden itibaren peş peşe attığı stratejik adımlara bakılırsa da Kılıçdaroğlu  neyi ne zaman nasıl yapacağını çoktan planlamış... </p><p>Öte yandan Özgür Özel ve kurmaylarının millete yaptığı  çağrılar da bir karşılık bulmuş değil. CHP medyasının köpürttüğü rakamlarda  dahi Özel'in davetine icabet edenlerin sayısı 10 bini bile bulmuyor. Bu yüzden CHP  medyasında da artık Özel'in yaptığı hatalar, partideki kirlenmeye dair  itiraflar daha yüksek sesle söyleniyor. </p><p>CHP'ya yakın gazeteci İsmail Saymaz "Ben o belediye  başkanlarının adını vererek eleştirdim Uşak söyledim, Antalya'yı söyledim vs."  dedi. </p><p>Çünkü CHP'liler de parti içi kavgalardan, skandallardan,  sorunlardan, hançerlemeden bıkmış gibi görünüyor. CHP tabanında da arınma  talebi artıyor.</p><p>Bu arada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir detay daha  var... O da yaşanan bunca hadiseye rağmen Özgür Özel'in hala Silivri'nin yolunu  tutmamış olması. Bayramda Silivri yerine memleketi Manisa'ya giden Özgür  Özel'in elbette bir b planı daha var. O da yeni bir parti... Zaten CHP  medyasında bu öneri de köpürtülmeye başlandı bile..</p><p>CHP medyası Halk TV, "Butlan sonrası eğer özgür özel yeni  bir parti kurarsa yüzde 29,4 alıyor..." diye anket bile yayınladı. </p><p>Yani Halk TV ekranındaki ankete göre Özgür Özel'in kuracağı  parti CHP'nin tüm oylarını silip süpürüyor. Kılıçdaroğlu'naysa oy pastasındaki  kırıntılar kalıyor. Oysa bir başka ankete göreyse CHP'den başka partiye oy  vermem diyen CHP'lilerin oranı yüzde 84'ün üstünde çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/hjjouwiwmaaf6we-270520262fbe06d5.jpg"/><p>Özetle CHP mahallesindeki, manipülasyonlar,  kaotik atmosfer daha uzunca bir süre devam  edecek gibi görünüyor. </p><p>Öte yandan Kılıçdaroğlu'nun gazetecilerin sorularını  cevapladığı yayını tüm haber kanalları son dakika başlıklarıyla yayınlarken,  bir tek Halk TV'nin yayınlaması da bu açıdan manidardı...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/silivriye-neden-gitmedi-o-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277589</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hamas-duyurdu-kassam-tugaylari-liderlerinden-avde-israil-saldirisinda-sehit-oldu-277589</link>
      <pubDate>2026-05-27T17:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hamas duyurdu! Kassam Tugayları liderlerinden Avde, İsrail saldırısında şehit oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hamas, askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları komutanlarından Muhammed Avde ve ailesinin İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hamas duyurdu! Kassam Tugayları liderlerinden Avde, İsrail saldırısında şehit oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamas&#39;tan yapılan yazılı açıklamada, Kassam Tugayları komutanı Avde ve ailesinin İsrail saldırısında hayatını kaybettiği teyit edildi.</p><p>Açıklamada, &quot;Büyük bir gurur ve şerefle, sarsılmaz bir inanç, teslimiyet, sabır ve azimle, fedakarlık ve cihat yoluna olan daimi bağlılığımızla Filistin halkı, Arap ve İslam alemiyle dünya çapındaki tüm özgürlük seven insanlara Kassam&#39;ın büyük komutanı kahraman Muhammed Avde&#39;nin şehadetini müjdeliyoruz.&quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Avde&#39;nin dün akşam Gazze kentinde bir konutu hedef alan İsrail bombardımanında eşi ve iki çocuğuyla yaşamını yitirdiği belirtilen açıklamada, saldırı hakkında &quot;halkımızın direnişini ve kararlılığını kırmaya yönelik umutsuz bir girişim&quot; nitelendirmesi yapıldı.</p><p>Açıklamada, Avde'den &quot;Kassam'ın büyük lideri&quot; olarak söz edilirken, onun &quot;cihat ve askeri faaliyetlerin kurucu ilk neslinden&quot; olduğu ve Aksa Tufanı dahil tüm askeri süreçlerde etkili rol oynadığı belirtildi..</p><p>Avde&#39;nin &quot;planlama, yönlendirme, çaba, deneyim ve kaynakların bir araya getirilmesi konusunda eşsiz bir lider olduğu&quot; vurgulanan açıklamada, &quot;Gazze topraklarında arife gününde en yüce arzusuna ulaştığı&quot; kaydedildi.</p><p>Açıklamada ayrıca, Avde&#39;nin &quot;30 yıl boyunca kurucu nesle eşlik ettiği&quot; ve &quot;uzun yıllar İsrail işgali tarafından arandığı ve takip edildiği&quot; bilgisine yer verildi.</p><p><b>- KASSAM TUGAYLARI KOMUTANLARINDAN MUHAMMED AVDE</b></p><p>20 Temmuz 1975&#39;te Gazze Şeridi&#39;nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı&#39;nda dünyaya gelen Avde, 1987 yılında kurulduğunda Hamas&#39;ın askeri kanadına katıldı.</p><p>2000&#39;li yıllarda Kassam&#39;ın saha komutanı olarak öne çıkan Avde, füze ve bombaların geliştirilmesine katkı sağladı.</p><p>Kassam&#39;ın üst düzey komutanları arasında yer alan Avde, İzzeddin el-Haddad&#39;dan sonra Kassam Tugayları&#39;nın ikinci adamı olarak tanındı.</p><p>Avde daha önce birkaç kez İsrail&#39;in suikast girişiminden kurtuldu. İsrail&#39;in 2008 yılında Gazze saldırılarında hedef alınan Avde, bu saldırılarda hayatta kaldı.</p><p>İsrail ordusunun, 2023 yılında Avde&#39;nin Cibaliya&#39;daki evini bombalaması sonucu en büyük oğlu Ömer yaşamını yitirdi.</p><p>Ebu Ömer künyesiyle bilinen Avde, evli ve 4&#39;ü erkek 2&#39;si kız 6 çocuk babasıydı.</p><p>İsrail ordusunun dün akşam Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi&#39;ndeki bir apartmana düzenlediği hava saldırısında 6 Filistinlinin hayatını kaybettiği, en az 20 kişinin yaralandığı bildirilmişti.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptıkları ortak açıklamada, ordunun Gazze Şeridi&#39;ne düzenlediği saldırıda Kassam Tugayları komutanlarından Muhammed Avde&#39;nin hedef alındığını iddia etmişti.</p><p>Saldırının Netanyahu ile Katz'ın talimatıyla gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, Avde&#39;nin Kassam Tugayları&#39;nın yeni lideri olduğu ileri sürülmüştü.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/hamas-duyurdu-kassam-tuga-682_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277588</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/haram-parayla-alinmistir-vurgusu-ozel-doneminde-kullanilan-araclar-satisa-cikti-277588</link>
      <pubDate>2026-05-27T17:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[''Haram parayla alınmıştır'' vurgusu... Özel döneminde kullanılan araçlar satışa çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla Özgür Özel yönetimi döneminde kullanıldığı iddia edilen 2 lüks araç, üzerinde "Haram parayla alınmıştır" yazısıyla parti genel merkezinin bahçesinde sergilendi. Satışa çıkarılan araçlardan birinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş'ın parasıyla alındığı, diğerinin ise daha önce partiden ihraç edilen eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'a ait olduğu öne sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[''Haram parayla alınmıştır'' vurgusu... Özel döneminde kullanılan araçlar satışa çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararı ile yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla Özgür Özel döneminde partiye tahsis edildiği iddia edilen 2 lüks araç satışa çıkarıldı. </p><p>Genel merkez bahçesinde sergilenen araçların birinin İBB davasının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş'ın parasıyla alındığı, diğerinin ise partiden ihraç edilen eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'a ait olduğu öne sürüldü. </p><p>Yalım'a ait olduğu ve içinin 10 milyon liraya dizayn ettirildiği iddia edilen aracın önünde "Havlucu belediye başkanından satılık haram araç", Aktaş'ın aldığı ileri sürülen arabanın önünde ise "Müteahhit Aziz'den satılık haram araç" yazıları yer aldı. Araçların satışından elde edilecek gelirin bir derneğe ve Uşak Belediyesi'ne verileceği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/haram-parayla-alinmistir--792_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277587</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tomaya-zarar-veren-saldirgan-tutuklandi-277587</link>
      <pubDate>2026-05-27T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TOMA'ya zarar veren saldırgan tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel'in İzmir programı öncesi Cumhuriyet Meydanı'nda çıkan olaylarda gözaltına alınan 2 şüpheliden 1'i tutuklandı, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TOMA'ya zarar veren saldırgan tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün gözaltına alınan 2 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p><p>TOMA&#39;nın üzerine çıkarak zarar veren şüpheli tutuklandı, polise mukavemette bulunan şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><p> İzmir Valiliğinin CHP İl Başkanlığının Cumhuriyet Meydanı&#39;nda miting yapma talebini, kentte belirlenen miting alanının Gündoğdu Meydanı olduğunu belirterek kabul etmemesine rağmen, çeşitli sendika ve siyasi partilerin bayraklarını taşıyan bir grup, dün Cumhuriyet Meydanı&#39;nın çevresinde toplanmıştı.</p><p>Polisin uyarısına rağmen dağılmayan ve yolu kapatarak meydana girmek isteyen kalabalığa müdahale edilmiş, TOMA üzerine çıkarak araca zarar veren kişi ile polise mukavemette bulunan kişi gözaltına alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/tomaya-zarar-veren-saldir-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277586</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/30-yil-sonra-bulundu-harry-potter-kitabi-rekor-fiyata-satildi-277586</link>
      <pubDate>2026-05-27T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[30 yıl sonra bulundu! Harry Potter kitabı rekor fiyata satıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin Staffordshire kentinde, yaklaşık 30 yıl boyunca çatı katında unutulan bir 'Harry Potter ve Felsefe Taşı' ilk baskısı, müzayedede 17 bin sterline satılarak rekor kırdı. Uzmanlar, kitabın mükemmel korunmuş olması ve nadirliği sayesinde koleksiyoncular için büyük önem taşıdığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[30 yıl sonra bulundu! Harry Potter kitabı rekor fiyata satıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'nin Staffordshire bölgesinde gerçekleşen bir müzayedede, yaklaşık 30 yıl boyunca bir çatı katında saklı kalan 'Harry Potter ve Felsefe Taşı' adlı ilk baskı kitap, 17 bin sterline satıldı. 1997 yılında 4,99 sterline alınan bu yumuşak kapaklı eser, uzun süre kutusunda unutulmuş halde kaldı. Kitabın sahibi, gazeteci Katrina MacNichol, kitabı incelemek için aldığını ancak hiç okumadan bir kutuya koyduğunu aktardı. Yıllar sonra eşyalarını toparlarken tesadüfen bulduğu bu kitap, şimdi Harry Potter koleksiyoncuları için büyük bir referans noktası oluşturdu.</p><h3>Uzmanlar: 'Harry Potter'ın ilk baskısı koleksiyoncuları heyecanlandırdı'</h3><p>Kitabın mükemmel durumda olması, uzmanlar tarafından ilk baskının en iyi korunmuş örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Nadir kitaplar arasında yer alan bu Harry Potter baskısı, üzerinde ilk baskılara özgü hataların bulunmasıyla da dikkat çekti. Uzmanlar, bu tür hataların kitabın orijinalliğini kanıtladığını ve değerini artırdığını vurguladı. Staffordshire'da düzenlenen Rare Book Auctions adlı müzayedede, kitap özel bir koleksiyonere satıldı. Harry Potter kitaplarının ilk baskıları, özellikle iyi korunmuş olanlar, son yıllarda koleksiyonerler arasında ciddi bir ilgi görüyor.</p><h3>Harry Potter kitabı yeni rekorun sahibi oldu</h3><p>Daha önce benzer bir Harry Potter ilk baskısı 12 bin sterline satılmıştı. Ancak bu satış, 17 bin sterlinlik fiyatıyla şimdiye kadarki en yüksek rakama ulaştı. Kitabın bu kadar yüksek bir bedelle alıcı bulması, Harry Potter'ın kültürel etkisini ve koleksiyon pazarındaki değerini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, bu satışın Harry Potter koleksiyoncuları için yeni bir referans noktası oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, HBO'nun yeni Harry Potter dizisinden ilk resmi kareyi paylaşması da serinin popülerliğini koruduğunu gösteriyor. Harry Potter kitapları, hem edebiyat hem de koleksiyon dünyasında önemini artırmaya devam ediyor.</p><p>Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın bu tarihi satışı, hem koleksiyoncular hem de edebiyat tutkunları için unutulmaz bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, nadir kitapların değerinin zamanla daha da artabileceğini belirterek, Harry Potter kitaplarının koleksiyon piyasasında uzun yıllar konuşulacağını öngörüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/30-yil-sonra-bulundu-harr-297_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277585</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hindistanda-dehset-kaplan-saldirisinda-dort-kadin-can-verdi-277585</link>
      <pubDate>2026-05-27T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hindistan'da dehşet! Kaplan saldırısında dört kadın can verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın Chandrapur bölgesinde, tigre saldırısı sonucu dört kadın yaşamını yitirdi. Olay sırasında ormanda tendu yaprağı toplayan kadınların çığlıkları köyü alarma geçirdi. Yetkililer, yeni yasak ve tazminat kararlarını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hindistan'da dehşet! Kaplan saldırısında dört kadın can verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın Maharaştra eyaletindeki Chandrapur bölgesinde, 22 Mayıs sabahı yaşanan tigre saldırısı büyük bir trajediye yol açtı. Ormanda tendu yaprağı toplayan on üç kadından dördü, tigre saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Saldırı sırasında dokuz kadın, çığlık atarak ve yardım çağırarak ormandan kaçmayı başardı. Olay köyde büyük paniğe neden oldu.</p><h3>Yetkililerden ormanda tendu yaprağı toplama yasağı</h3><p>Köy sakinleri, kadınların çığlıklarını duyunca hemen ormana koştu. Kısa süre sonra orman idaresi ve polis ekipleri olay yerine ulaştı. Yaşanan trajedinin ardından yetkililer, bir sonraki bildirime kadar ormanda tendu yaprağı toplamayı yasakladı. Bu karar, benzer saldırıların önüne geçilmesi amacıyla alındı.</p><h3>Tigre saldırısı sonrası ailelere tazminat ödenecek</h3><p>Yetkililer, saldırıda yaşamını yitiren dört kadının ailelerine 25 bin rupi (yaklaşık 263 dolar) tazminat ödeneceğini açıkladı. Bölgedeki köylüler, son günlerde artan vahşi hayvan saldırıları nedeniyle endişeli. Geçtiğimiz hafta da Hindistan'da bir turist, fil saldırısına uğramıştı. Chandrapur'daki tigre saldırısı, orman güvenliği konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme taşıdı.</p><p>Olay sonrası alınan önlemler, benzer trajedilerin önüne geçilmesi için büyük önem taşıyor. Yetkililer, bölge halkına dikkatli olmaları yönünde uyarılarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/hindistanda-dehset-kaplan-630_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277584</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yeni-arastirma-sasirtti-bisiklet-sosyal-kaygiyi-azaltabiliyor-277584</link>
      <pubDate>2026-05-27T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma şaşırttı! Bisiklet sosyal kaygıyı azaltabiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bisiklet sürmek, yalnızca fiziksel değil, zihinsel sağlık üzerinde de güçlü etkiler yaratıyor. 19 ülkede yürütülen 87 bilimsel araştırmanın sonuçları, bisikletin beyin sağlığını dört temel alanda iyileştirdiğini ortaya koydu. Bu bulgular, eğitimciler ve sağlık uzmanları için yeni önerilerin kapısını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma şaşırttı! Bisiklet sosyal kaygıyı azaltabiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bisiklet sürmenin yalnızca fiziksel kondisyonu artırmakla kalmayıp, beyin sağlığı üzerinde de önemli etkiler yarattığına dair yeni bilimsel kanıtlar ortaya çıktı. Kaliforniya merkezli Outride adlı kuruluşun Kıdemli Araştırma Yöneticisi Lauren Schuck liderliğinde yürütülen kapsamlı analizde, 19 farklı ülkede gerçekleştirilen 87 bilimsel çalışma bir araya getirildi. Sonuçlar, bisiklet sürmenin psikolojik durum, sosyal bağlar, ruh hali ve bilişsel işlev olmak üzere dört temel alanda ölçülebilir iyileşmeler sağladığını gösteriyor. Araştırma ekibi, laboratuvar ortamında ve gerçek dünyada yapılan bisiklet sürüşlerinin, katılımcıların zihinsel sağlıklarında anlamlı değişiklikler yarattığını saptadı. Bu bulgular, bisiklet sürmenin sadece bir ulaşım aracı ya da spor etkinliği olmanın ötesine geçtiğini; bireylerin ruhsal ve bilişsel gelişimlerinde de etkili bir rol oynadığını ortaya koyuyor.</p><h3>Lauren Schuck ve ekibi: Bisiklet sürmek dört alanda zihni güçlendiriyor</h3><p>Lauren Schuck'un liderliğinde yürütülen ve beş farklı veri tabanından toplanan 1.653 makalenin titizlikle incelenmesiyle seçilen 87 çalışma, bisiklet ve beyin sağlığı arasındaki ilişkiyi detaylı biçimde gözler önüne serdi. Katılımcılar arasında ortaokul çağındaki dağ bisikletçileri, felç sonrası kapalı alanda pedal çeviren yaşlılar ve farklı yaş gruplarından bireyler yer aldı. Araştırma, bisiklet sürmenin psikolojik durum, sosyal bağlar, ruh hali ve bilişsel işlev üzerinde düzenli ve olumlu etkiler yarattığını ortaya koydu. Özellikle depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlarla mücadelede bisikletin sağladığı katkı dikkat çekti. Grup sürüşleri ve eşli bisiklet aktiviteleri, sosyal anksiyetenin azalmasına ve gerçek arkadaşlık ağlarının genişlemesine yol açtı. Bu bulgular, bisiklet sürmenin sadece bireysel bir egzersiz değil, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendiren bir faaliyet olduğunu da gösteriyor. Ayrıca, araştırmada yer alan klinik gruplarda Parkinson ve felç gibi nörolojik rahatsızlıkların tedavisinde bisikletin olumlu etkileri gözlemlendi. Bununla birlikte, depresyon ve demans üzerindeki etkiler konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu vurgulandı.</p><h3>87 çalışmadan çıkan sonuç: Bisiklet sürmek beyin sağlığında devrim yaratıyor</h3><p>İncelenen 87 çalışmanın ortak noktası, bisiklet sürmenin dört ana alanda sağladığı faydaların neredeyse her yaş grubunda ve farklı nüfuslarda gözlemlenmesi oldu. Araştırma, bisiklet sürmenin ruh hali üzerinde en güçlü etkiyi yarattığını; depresif belirtilerde ve anksiyete seviyelerinde belirgin düşüşler sağladığını ortaya koydu. Ayrıca, bilişsel işlevlerdeki gelişmeler de dikkat çekiciydi. Orta tempolu bisiklet sürüşlerinin, kısa süreli hafıza, dikkat ve tepki hızında iyileşmelere yol açtığı saptandı. Beyin dalgası ölçümleriyle de desteklenen bu bulgular, bisikletin zihinsel performansı artırıcı etkisini bilimsel olarak kanıtladı. Araştırmacılar, bu değişikliklerin arkasında artan kan akışı, hormonlar ve nörotransmitterler gibi biyolojik mekanizmaların rol oynayabileceğini düşünüyor. Ancak çalışmaların büyük kısmı davranışsal sonuçlara odaklandığı için, biyolojik nedenlerin net açıklanması için daha fazla araştırma yapılması gerektiği belirtiliyor. Öte yandan, bisiklet sürmenin etkilerine dair kanıtlar, bu etkilerin nedenlerinden daha güçlü durumda.</p><h3>Dış mekan bisiklet programları ve grup sürüşleri daha fazla fayda sağlıyor</h3><p>Bisiklet sürmenin beyin sağlığına etkisini inceleyen araştırmalar, dış mekan etkinliklerinin kapalı ortamlara göre çok daha fazla fayda sağladığını gösterdi. Doğayla iç içe yapılan bisiklet sürüşleri, yalnızca fiziksel değil, ruhsal ve sosyal açıdan da daha güçlü etkiler yaratıyor. Çok seanslı programlar, tek seferlik sürüşlere kıyasla daha kalıcı ve derin değişiklikler sağladı. 20 dakikalık kısa bir sürüş bile dikkat düzeyini artırırken, haftalar süren düzenli programlar ruh hali, dayanıklılık ve aidiyet duygusunu belirgin şekilde geliştirdi. Okullarda düzenlenen dağ bisikleti birimleri, aktif işe gidiş programları ve yaşlılar için grup sürüşleri, bisiklet sürmenin toplumsal ve bireysel faydalarını artıran uygulamalar arasında öne çıktı. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalar ise mekanizmayı anlamak açısından değerli olsa da, gerçek hayat deneyimlerinin etkisini tam olarak yansıtamıyor. Araştırmacılar, dış mekan programlarının ve sosyal etkileşimin, bisikletin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini artırdığını vurguluyor.</p><h3>Bilişsel işlevlerde ölçülebilir gelişmeler: Bisiklet sürmek zihni keskinleştiriyor</h3><p>Bilişsel testlerde elde edilen sonuçlar, bisiklet sürmenin hafıza, dikkat ve tepki hızında belirgin iyileşmelere yol açtığını ortaya koydu. Özellikle orta tempoda yapılan sürüşler, kısa süreli bellek ve görevler arası geçişte esneklik sağladı. Renk adlandırma testleri ve beklenmeyen uyarıcılara verilen tepkilerde, bisiklet süren katılımcılar daha hızlı ve etkin performans gösterdi. Beyin dalgalarındaki farklılıklar da, bisikletin zihinsel süreçler üzerinde doğrudan etkili olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bu gelişmelerin arkasındaki kesin biyolojik nedenleri henüz tam olarak açıklayamasalar da, artan kan akışı ve hormonal değişikliklerin önemli rol oynadığını düşünüyor. Ayrıca, bisiklet sürmenin bilişsel faydalarının, yaş ve sağlık durumu fark etmeksizin pek çok grupta gözlemlenmesi, bu etkinliğin geniş bir yelpazede önerilmesini sağlıyor. Ancak, uzun vadeli etkiler ve çocuklar, yaşlılar ile dezavantajlı topluluklar üzerindeki sonuçlar için daha fazla veri toplanması gerektiği de raporda yer aldı.</p><h3>Demografik boşluklar ve uzun vadeli etkilerde eksiklikler dikkat çekiyor</h3><p>87 çalışmanın analizi, bisiklet sürmenin beyin sağlığına olumlu etkilerini güçlü biçimde ortaya koysa da, araştırmalarda bazı önemli boşluklar bulunduğu da vurgulandı. Çoğu çalışma, özellikle kapalı alanlarda bisiklet süren sağlıklı yetişkin erkekleri kapsadı. Çocuklar, yaşlılar ve dezavantajlı gruplar ise araştırmalarda daha az temsil edildi. Ayrıca, uzun vadeli sonuçlara dair veri eksikliği dikkat çekiyor. Birçok çalışma tek bir oturumla sınırlı kalırken, üç aydan uzun süreli takip edilen katılımcı sayısı oldukça düşük. Bu durum, bisikletin yıllar içindeki etkilerini net biçimde ortaya koymayı güçleştiriyor. Klinik gruplar üzerinde yapılan araştırmalar, Parkinson hastalığı ve felç sonrası iyileşmede bisikletin olumlu rol oynadığını gösterse de, depresyon ve demans gibi hastalıklar üzerindeki etkiler konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Araştırma ekibi, bu boşlukların giderilmesinin, bisikletin beyin sağlığı üzerindeki etkilerini daha geniş kitlelere yaymak açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><h3>Bisiklet programları eğitim ve sağlık politikalarında yeni dönemi başlatıyor</h3><p>Bir araya getirilen 87 çalışma, bisiklet sürmenin yalnızca fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal gelişimi de desteklediğini güçlü bir şekilde gösteriyor. Bu bulgular, eğitimciler, klinik uzmanlar ve politika yapıcılar için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Okullarda uygulanan bisiklet programları, yaşlılar için düzenlenen grup sürüşleri ve bisiklet paylaşım sistemleri, artık yalnızca kardiyovasküler faydalar için değil, bilişsel ve duygusal gelişim açısından da destekleniyor. Lauren Schuck, "Bir bisiklet sürmek, ruh halindeki artışlardan bilişsel işlevlerin güçlenmesine kadar pek çok alanda fayda sağlayabilir" diyerek, bisikletin kanıta dayalı bir sağlık aracı olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı. Artık bisiklet sürmek, faydalı bir alışkanlıktan öte, bilimsel olarak desteklenen bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Bu gelişmelerin, toplumun her kesiminde bisikletin daha fazla teşvik edilmesine ve sağlık politikalarında öncelikli bir yere sahip olmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, bisiklet sürmenin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, bilimsel verilerle güçlü biçimde destekleniyor. 19 ülkede yürütülen ve farklı yaş gruplarını kapsayan 87 çalışmanın bulguları, bisikletin psikolojik, sosyal, duygusal ve bilişsel alanlarda önemli katkılar sağladığını ortaya koydu. Bu veriler ışığında, bisiklet sürmenin toplum genelinde daha fazla teşvik edilmesi ve sağlık ile eğitim programlarında daha geniş yer bulması gerektiği açıkça görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/yeni-arastirma-sasirtti-b-211_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277583</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iklim-krizi-yilan-istilasini-tetikliyor-dunya-alarma-gecti-277583</link>
      <pubDate>2026-05-27T16:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İklim krizi yılan istilasını tetikliyor dünya alarma geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[DSÖ'nün öncülüğünde yürütülen geniş çaplı araştırma, iklim değişikliğinin zehirli yılanların yaşam alanlarını hızla değiştirdiğini ortaya koydu. Dünya genelinde 508 tıbbi olarak önemli yılan türünün yeni risk bölgelerine doğru hareket ettiği saptandı. Sağlık sistemleri ve antivenom tedarik zincirleri için kritik uyarılar yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İklim krizi yılan istilasını tetikliyor dünya alarma geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, iklim değişikliğinin etkisiyle zehirli yılanların küresel dağılımında önemli kaymalar yaşandığını gösterdi. Bilim insanları, 508 tıbbi olarak önemli yılan türünün yaşam alanlarını ve bu türlerin insanlarla temas ettiği bölgeleri detaylı biçimde haritalandırdı. Araştırmaya göre, bazı bölgelerde yılan-insan örtüşmesi artarken, sağlık sistemlerinin mevcut antivenom stokları hızla yetersiz hale gelebilir. DSÖ, yeni risk bölgeleri ve değişen habitatlar konusunda sağlık otoritelerini uyardı.</p><h3>Anna Pintor ve DSÖ ekibi: 508 zehirli yılan türü için haritalama tamamlandı</h3><p>DSÖ Göz Ardı Edilen Tropikal Hastalıklar Kontrolü Departmanı'ndan biyolog Anna F. V. Pintor liderliğindeki ekip, bugüne kadar tıbbi açıdan en tehlikeli kabul edilen 508 yılan türünün yaşadığı alanları ilk kez bu kadar ayrıntılı biçimde haritaladı. Bu çalışma, kamuya açık veri tabanları, müze koleksiyonları, saha gözlemleri, bilimsel yayınlar ve doğrulanmış sosyal medya paylaşımlarından elde edilen kayıtların titizlikle analiz edilmesiyle gerçekleştirildi. 30'dan fazla yılan uzmanı, elde edilen verileri gözden geçirerek şimdiye kadarki en büyük yılan konum veri setini oluşturdu. Her bir yılan türünün gözlemleri; iklim, bitki örtüsü, toprak yapısı ve insan nüfusu verileriyle karşılaştırıldı. Elde edilen bilgilerle, araştırmacılar hem mevcut hem de gelecekteki habitat uygunluğunu modelledi. Bu modellemeye, karbon emisyonlarının yüksek seyrettiği bir senaryoda 2050 ve 2090 yılları için öngörülen iklim değişikliği projeksiyonları da eklendi. Sonuç olarak, gelecekte hangi yılanların hangi bölgelerde yaşayacağına dair bir küresel atlas ortaya çıktı.</p><h3>Yılan-insan örtüşmesi: Sahra Altı Afrika ve Hindistan'da risk tırmanıyor</h3><p>Çalışmada, yılan-insan örtüşmesi endeksi oluşturularak, bir yılan türünün potansiyel olarak bulunabileceği bölgede yaşayan insan sayısı hesaplandı. Araştırma, Sahra Altı Afrika ve Hindistan'ın yanı sıra Güney Asya kuşağında bu örtüşmenin en yüksek seviyede olduğunu gösterdi. Orta ve Güney Amerika ile Orta Doğu'da ise daha küçük, ancak önemli risk cepleri tespit edildi. Her yıl yaklaşık 130.000 insan yılan ısırığı nedeniyle hayatını kaybederken, 400.000'den fazla kişi kalıcı sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor. Bu vakaların büyük kısmı, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde yaşanıyor. DSÖ'nün 2030 yılına kadar yılan ısırığı ölümlerini ve engellilik oranını yarıya indirme hedefi bulunuyor. Ancak, yılan-insan örtüşmesinin değişmesiyle birlikte, yardıma en çok ihtiyaç duyulan bölgelerin tespiti daha da zorlaşıyor.</p><h3>İklim değişikliği ve habitat kaybı: Yılan türleri yeni bölgelere göç ediyor</h3><p>Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, iklim değişikliğinin etkisiyle yılan türlerinin yaşam alanlarında yaşanan dramatik kaymalar oldu. Analizler, yılanların daha yüksek enlemlere doğru hareket ettiğini ve sıcaklık değişimlerine bağlı olarak Kuzey Yarımküre'de kuzeye, Avustralya'da ise güneye doğru kaydığını ortaya koydu. Örneğin, ABD'deki pamuk yılanı tarihsel yaşam alanının dışına çıkarken, ölümcül Asya türü çok bantlı krait kuzeye, Çin'e doğru ilerliyor. Avustralya'da ise ölümcül yılanlar, kurak iç kesimlerden kıyı bölgelerine yöneliyor. Bazı türler ise habitatlarını kaybediyor. Kıvrak yılan, 2090 yılına kadar önemli bir alan daralmasıyla karşı karşıya kalacak. Buna karşın, Doğu ve Batı Afrika'da birçok ısırık vakasına yol açan siyah boyunlu tüküren kobra, kıtanın genelinde yayılacak. Ancak genel tabloya bakıldığında, yılanların yarısından fazlasının 2090'a kadar hem yaşam alanı hem de insanlarla temas ettiği bölgelerde ciddi düşüşler yaşayacağı öngörülüyor.</p><h3>Antivenom tedarik zinciri: Yanlış stoklar ölümcül sonuçlar doğurabilir</h3><p>Zehirli yılan ısırıklarının tedavisinde kullanılan antivenomlar, genellikle belirli yılan türlerine veya bölgesel gruplara yönelik üretiliyor. Bir klinikte bulunan antivenom, sadece hedeflenen yılan türünde etkili oluyor. Yanlış antivenomun kullanılması ise tedavide zaman kaybına ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Araştırmaya göre, yılan türlerinin iklim değişikliği nedeniyle yeni bölgelere göç etmesi, antivenom tedarik zincirlerinde ciddi bir revizyon ihtiyacını ortaya çıkardı. Örneğin, bugün nadiren bakır yılanı vakası gören Kuzey Carolina'daki bir klinik, 20 yıl sonra bu tür vakalarla daha sık karşılaşabilir. Aynı şekilde, Kenya'da pamuk yılanı vakalarını tedavi eden bir hastane, ilerleyen yıllarda tüküren kobra vakalarında artış yaşayabilir. Pintor'un ekibi, elde edilen veri setini DSÖ'nün kamuya açık platformunda ülke bazında erişime açtı. Böylece, sağlık bakanlıkları ve klinikler, yılan-insan örtüşmesinin arttığı bölgelerde uygun antivenom stoklarını önceden planlayabilecek.</p><h3>Ekosistem dengesi ve yılanların korunması: Kaybedilen türler yeni riskler doğuruyor</h3><p>Yılanların sadece tehlike unsuru olarak görülmesi yanıltıcı olabilir. Çünkü yılanlar, kemirgen popülasyonunu kontrol ederek tarım alanlarının korunmasına ve hastalıkların yayılmasının önlenmesine katkı sağlıyor. Ayrıca birçok besin ağının merkezinde yer alıyorlar. Ancak, DSÖ'nün verilerine göre, tıbbi açıdan önemli yılan türlerinin üçte birinden fazlası zaten tehdit altında, yakın tehdit altında veya hakkında yeterli bilgi bulunmayan kategoride yer alıyor. İklim değişikliğiyle birlikte, özellikle alanı dar olan ve kaçacak yeri kalmayan türler daha büyük risk altında. Bu durum, kırsal toplulukların bağlı olduğu ekosistemlerde dengenin bozulmasına yol açabilir. Yeni haritalama çalışması, Hindistan, Çin ve güneydoğu ABD gibi ülkelerde sağlık sistemlerinin ve çevre politikalarının gelecekteki riskleri öngörerek hareket etmesini mümkün kılıyor. Risk haritasının güncellenmesiyle, sağlık otoriteleri ve politika yapıcılar, yılan-insan örtüşmesinin arttığı bölgelerde önleyici tedbirler alabilecek.</p><p>Sonuç olarak, DSÖ'nün öncülüğünde tamamlanan bu araştırma, iklim değişikliğinin yılanların yaşam alanlarını ve insan sağlığını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Zehirli yılanların yeni bölgelere doğru göç etmesi, hem sağlık sistemlerinde hem de ekosistemlerde önemli değişikliklere yol açabilir. Uzmanlar, antivenom tedarik zincirlerinin güncellenmesi ve risk haritalarının düzenli olarak gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecekte yılan ısırıklarının yol açacağı sağlık sorunlarının azaltılması için, küresel iş birliği ve bilimsel veriye dayalı politika geliştirilmesi kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/iklim-krizi-yilan-istilas-792_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277582</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sok-liste-ortaya-cikti-her-gun-tuketilen-gidalar-risk-saciyor-277582</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şok liste ortaya çıktı! Her gün tüketilen gıdalar risk saçıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bağırsak sağlığı, Türkiye'de son yıllarda hem uzmanlar hem de vatandaşlar için önemli bir gündem maddesi haline geldi. Sindirimden bağışıklığa kadar vücudun pek çok sistemi bağırsakların durumundan etkilenirken, doğru gıda seçimi kritik bir rol oynuyor. Özellikle probiyotik ve lif içeren besinler ile işlenmiş gıdalar arasındaki fark, bağırsak mikrobiyomunu doğrudan etkiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şok liste ortaya çıktı! Her gün tüketilen gıdalar risk saçıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağırsak sağlığı, son yıllarda beslenme ve genel sağlık alanında en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi. Sindirim sisteminin düzenli çalışması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve vücudun genel sağlığının korunması için bağırsakların durumu büyük önem taşıyor. Uzmanlar, günlük olarak tüketilen bazı gıdaların bağırsak sağlığını olumlu etkilerken, bazı yiyeceklerin ise ciddi zararlar verebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle yoğurt, kefir, lahana turşusu, kimchi gibi probiyotik açısından zengin besinler ve lifli meyve-sebzeler bağırsak dostu olarak öne çıkarken; işlenmiş gıdalar, yapay tatlandırıcılar, kızartılmış yiyecekler ve aşırı alkol ise bağırsak sağlığını tehdit ediyor. Bağırsak sağlığı için doğru gıda seçimi, hem sindirim sistemi hem de genel sağlık üzerinde belirleyici rol oynuyor.</p><h3>Uzmanlar bağırsak sağlığı için yoğurt ve kefir öneriyor</h3><p>Yoğurt ve kefir, bağırsak sağlığını destekleyen en önemli iki besin olarak öne çıkıyor. Yoğurt, içerdiği canlı probiyotik kültürler sayesinde sindirim sisteminde dengeyi sağlıyor ve şişkinlik gibi sorunların azalmasına yardımcı oluyor. Özellikle Lactobacillus ve Bifidobacterium türlerinin bulunduğu yoğurtlar, bağırsak mikrobiyomunun çeşitliliğini artırıyor. Uzmanlar, sade ve şekersiz yoğurtların tercih edilmesini öneriyor. Kefir ise yoğurda kıyasla daha fazla probiyotik türü içeriyor ve bu özelliğiyle bağırsak sağlığına katkı sağlıyor. Ayrıca kefir, kalsiyum, magnezyum ve B12 vitamini açısından da zengin. Bağırsak sağlığı için bu iki fermente süt ürünü, günlük beslenme rutininin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Özellikle düzenli tüketim, bağırsak florasının güçlenmesine ve sindirim sorunlarının azalmasına destek veriyor.</p><h3>Lahana turşusu ve kimchi bağırsak dostu besinler arasında</h3><p>Fermente sebzeler, bağırsak sağlığını korumada önemli bir yere sahip. Lahana turşusu, yüksek probiyotik içeriğiyle bağırsaklarda faydalı bakteri popülasyonunu artırıyor. Aynı zamanda lif, C vitamini ve antioksidanlar açısından zengin olan lahana turşusu, besin emilimini iyileştiriyor ve vücudu iltihaplanmaya karşı koruyor. Kore mutfağının geleneksel lezzeti kimchi ise hem probiyotik hem de prebiyotik özellikler taşıyor. Kimchi, A, C ve K vitaminlerinin yanı sıra anti-inflamatuar bileşenler de içeriyor. Bu besinler, bağırsak mikrobiyomunun çeşitlenmesine katkı sağlarken, bağışıklık sistemini de destekliyor. Uzmanlar, bu tür fermente sebzelerin düzenli tüketilmesinin, hem sindirim hem de genel sağlık açısından önemli olduğunu vurguluyor.</p><h3>Lifli meyve ve sebzeler bağırsak düzenini sağlıyor</h3><p>Elma, muz, kuşkonmaz ve brokoli gibi lif açısından zengin meyve ve sebzeler, bağırsak sağlığının korunmasında kilit rol oynuyor. Bu besinlerin içerdiği prebiyotik lifler, bağırsaktaki faydalı bakterileri besliyor ve düzenli sindirimi destekliyor. Yüksek lifli bir diyet, kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim sorunlarının önüne geçiyor. Ayrıca, lifli gıdaların uzun vadede bağırsak iltihabını azalttığı ve genel bağırsak sağlığını iyileştirdiği belirtiliyor. Uzmanlar, günlük beslenmede farklı meyve ve sebze çeşitlerine yer verilmesini öneriyor. Bu sayede bağırsak florası zenginleşiyor ve sindirim sistemi daha sağlıklı çalışıyor.</p><h3>İşlenmiş gıdalar bağırsak sağlığı için tehdit oluşturuyor</h3><p>Bağırsak sağlığını olumsuz etkileyen gıdaların başında işlenmiş ürünler geliyor. Aşırı işlenmiş gıdalar, katkı maddeleri, koruyucular ve rafine şekerler içeriyor. Bu maddeler, bağırsak mikrobiyomunun dengesini bozarak, zararlı bakterilerin çoğalmasına yol açıyor. Ayrıca, işlenmiş gıdalar genellikle lif açısından fakir olduğu için sindirim sistemini olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, bu tür ürünlerin uzun süreli tüketiminin bağırsak zarında iltihaplanmayı artırabileceğine dikkat çekiyor. Bağırsak sağlığını korumak için doğal ve taze besinlerin tercih edilmesi, işlenmiş gıdalardan ise uzak durulması öneriliyor.</p><h3>Yapay tatlandırıcılar ve kızartılmış yiyecekler sindirimi zorlaştırıyor</h3><p>Yapay tatlandırıcılar, özellikle diyet ürünlerinde sıkça kullanılıyor. Ancak bu maddeler, bağırsak mikrobiyotasının dengesini bozabiliyor ve hassas bireylerde şişkinlik ya da gaz gibi sorunlara yol açabiliyor. Bazı araştırmalar, yapay tatlandırıcıların glukoz metabolizmasını da olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Kızartılmış ve yağlı yiyecekler ise sindirimi zorlaştırıyor ve bağırsak zarını tahriş edebiliyor. Bu tür gıdaların düzenli tüketimi, iltihaplanma riskini artırıyor ve sindirim sistemi üzerinde ekstra yük oluşturuyor. Uzmanlar, sağlıklı bir bağırsak için yapay tatlandırıcılar ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.</p><h3>Kırmızı et ve aşırı alkol bağırsak mikrobiyomunu olumsuz etkiliyor</h3><p>Kırmızı ve işlenmiş etlerin aşırı tüketimi, bağırsak sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu tür etler, zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olurken, bağırsak iltihabına da zemin hazırlıyor. Ayrıca, işlenmiş etlerde bulunan katkı maddeleri ve koruyucular da bağırsak zarını tahriş edebiliyor. Aşırı alkol tüketimi ise bağırsak zarına zarar veriyor ve faydalı bakteri popülasyonunun azalmasına yol açıyor. Bu durum, sindirim sorunlarının yanı sıra bağırsak geçirgenliğinin artmasına da neden olabiliyor. Uzmanlar, hem kırmızı et hem de alkol tüketiminin sınırlandırılmasının, bağırsak sağlığının korunması açısından önemli olduğunu belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, bağırsak sağlığı için doğru gıda seçimi büyük önem taşıyor. Probiyotik ve lif açısından zengin besinler bağırsak dostu olarak öne çıkarken, işlenmiş ürünler, yapay tatlandırıcılar, kızartılmış yiyecekler ve aşırı alkol ise ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir sindirim sistemi ve güçlü bir bağışıklık için, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesini ve doğal, taze gıdalara ağırlık verilmesini öneriyor. Bağırsak sağlığına dikkat eden bireyler, hem kısa vadede sindirim sorunlarından korunuyor hem de uzun vadede genel sağlıklarını güçlendiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sok-liste-ortaya-cikti-he-850_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277581</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kollajen-ve-kreatin-birlikte-kullanimi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-277581</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kollajen ve kreatin birlikte kullanımı hakkında bilinmesi gerekenler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kollajen ve kreatin, son yıllarda hem sporcular hem de sağlıklı yaşamı önemseyenler arasında popülerliğini artırdı. Uzmanlar, bu iki takviyenin birlikte kullanımına dair önemli bilgiler paylaşıyor ve dikkat edilmesi gereken noktaları vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kollajen ve kreatin birlikte kullanımı hakkında bilinmesi gerekenler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kollajen ve kreatin, hem sporcular hem de genel sağlığına dikkat eden bireyler arasında giderek daha fazla ilgi görüyor. Son dönemde, bu iki popüler takviyenin birlikte kullanılıp kullanılamayacağı ve olası etkileri üzerine merak artarken, uzmanlar konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunuyor. Kollajen ve kreatinin birlikte alındığında kas gücü, antrenman sonrası iyileşme, hareketlilik ve yaşlanma süreçlerine nasıl katkı sağladığı, son bilimsel veriler ışığında değerlendiriliyor.</p><h3>Kollajen ve kreatin kombinasyonunda uzman görüşü: 'Güvenli ve etkili olabilir'</h3><p>Kollajen ve kreatin, vücutta farklı mekanizmalarla çalışan ve birbirini tamamlayıcı özelliklere sahip iki temel takviye olarak öne çıkıyor. Kollajen, tendon, bağ, eklem ve cilt sağlığını desteklerken; kreatin, kasların enerji üretimini artırıyor ve yoğun egzersiz sırasında performansı yükseltiyor. Uzmanlar, bu iki takviyenin birlikte alınmasının, her birinin tek başına sağladığı faydalardan daha geniş bir etki yelpazesi sunabileceğini belirtiyor. Özellikle kas gücü, dayanıklılık ve antrenman sonrası toparlanma süreçlerinde sinerjik bir etki oluşabileceği vurgulanıyor. Bilimsel araştırmalar henüz sınırlı olsa da, mevcut bulgular çoğu sağlıklı yetişkinin kollajen ve kreatini birlikte güvenle kullanabileceğine işaret ediyor. Ayrıca, bu takviyelerin vücutta birbirinin emilimini veya kullanımını olumsuz etkilemediği de altı çizilen noktalar arasında yer alıyor.</p><h3>Kollajen ve kreatin birlikte alındığında kas gelişimi ve iyileşme hızlanıyor</h3><p>Kollajen ve kreatin kombinasyonu, kas kütlesi ve gücünde artış, egzersiz sonrası toparlanmada hızlanma ve eklem sağlığında iyileşme gibi sonuçlar doğurabiliyor. Kreatin, kaslarda enerji kaynağı olan ATP'nin üretimini destekleyerek kısa süreli, yüksek yoğunluklu aktivitelerde performansı yükseltiyor. Kollajen ise kasları çevreleyen bağ dokularının ve eklemlerin onarımına katkı sağlıyor. Bu sayede, özellikle yoğun antrenman yapanlar için kas ağrılarında azalma ve egzersiz toleransında artış gözlenebiliyor. Ayrıca, kollajen ve kreatinin birlikte kullanımı, cilt elastikiyeti ve nem dengesinin korunmasında da olumlu rol oynayabiliyor. Kreatinin bazı araştırmalarda kollajen üretimini tetiklediği yönünde bulgulara rastlanırken, kollajen peptidlerinin beyin ve sinir sistemi sağlığında da etkili olabileceği düşünülüyor. Ancak, bu alandaki bilimsel çalışmaların henüz yeni başladığı ve kesin sonuçlar için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğu hatırlatılıyor.</p><h3>Kollajen ve kreatin kullanımı: Doz, zamanlama ve güvenlik önerileri</h3><p>Kollajen ve kreatin takviyeleri, genellikle günlük olarak ve tercihe göre birlikte ya da ayrı ayrı alınabiliyor. Kollajen için önerilen günlük dozlar çoğunlukla 2,5 ila 15 gram arasında değişirken, kreatin için yaygın olarak 3-5 gram kreatin monohidrat tavsiye ediliyor. Uzmanlar, bu takviyelerin düzenli ve istikrarlı bir biçimde kullanılmasının, belirli bir saatten ziyade günlük devamlılığın daha önemli olduğunu vurguluyor. Kollajen ve kreatin, su, kahve, smoothie veya protein shake gibi içeceklere kolayca karıştırılabiliyor ve günlük rutine rahatlıkla dahil edilebiliyor. Takviye etiketlerinde yer alan kullanım talimatlarına uyulması ve özellikle düzenli ilaç kullananlar veya kronik rahatsızlığı olanların bir sağlık profesyoneline danışmadan takviye kullanmaması gerektiği önemle belirtiliyor. Yan etkiler genellikle hafif düzeyde olup, şişkinlik, ishal, baş ağrısı ve hazımsızlık gibi durumlar görülebiliyor. Kreatin, kaslarda su tutulmasına yol açarak geçici kilo artışına neden olabiliyor; bu durum genellikle vücudun alışmasıyla zaman içinde ortadan kalkıyor.</p><h3>Kollajen ve kreatin: Vücutta üstlendikleri roller ve sağladıkları katkılar</h3><p>Kollajen, vücudun en bol bulunan proteini olarak kemik, kıkırdak, kas, cilt, tendon ve bağların yapısal bütünlüğünü koruyor. Yaşla birlikte doğal kollajen üretimi azalırken, takviyeler bu kaybı telafi etmeye yardımcı olabiliyor. Kollajen desteği, eklem ve kemik sağlığının yanı sıra, cilt elastikiyeti ve kasların çevresindeki bağ dokuların güçlenmesinde de etkili oluyor. Kreatin ise vücutta amino asitlerden sentezleniyor ve esas olarak kaslarda depolanıyor. Kırmızı et ve deniz ürünlerinde bulunan kreatin, kas kasılması için gerekli olan ATP üretiminde kritik rol üstleniyor. Özellikle ağırlık antrenmanları ve sprint gibi yüksek yoğunluklu egzersizlerde kasların daha fazla güç üretmesini ve daha hızlı toparlanmasını sağlıyor. Kreatin takviyesi, kas büyümesini teşvik ederken, zihinsel yorgunluğu azaltma ve hafızayı destekleme gibi bilişsel faydalar da sunabiliyor. Her iki takviye, farklı alanlarda etki gösterse de, birlikte kullanıldığında hem fiziksel performans hem de genel sağlık üzerinde olumlu sonuçlar doğurabiliyor.</p><h3>Kollajen ve kreatin takviyelerinde dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>Kollajen ve kreatin takviyeleri, doğru dozda ve önerilen şekilde kullanıldığında genellikle güvenli kabul ediliyor. Ancak, kişisel sağlık durumu ve mevcut kullanılan ilaçlar göz önünde bulundurularak hareket edilmesi büyük önem taşıyor. Takviye kullanmaya başlamadan önce bir sağlık uzmanına danışmak, olası riskleri en aza indiriyor. Yan etkiler çoğunlukla hafif ve geçici olsa da, beklenmeyen bir durumla karşılaşıldığında takviyenin bırakılması ve bir uzmana başvurulması öneriliyor. Özellikle kreatin kullanımında görülebilen su tutulumuna bağlı kilo artışı, genellikle kalıcı olmuyor ve vücudun adaptasyonuyla birlikte normale dönüyor. Kollajen ve kreatin, sağlıklı bir yaşam tarzı ve dengeli beslenmeyle birlikte kullanıldığında, kas gücü, eklem sağlığı ve genel iyilik hali üzerinde önemli katkılar sağlayabiliyor.</p><p>Kollajen ve kreatin takviyelerinin birlikte kullanımı, hem sporcular hem de sağlıklı yaşamına özen gösteren bireyler için kapsamlı faydalar sunuyor. Ancak, her bireyin sağlık durumu farklı olduğundan, takviye kullanımı konusunda mutlaka profesyonel görüş alınması gerekiyor. Bilimsel araştırmalar devam ettikçe, bu iki takviyenin birlikte kullanımının uzun vadeli etkileri hakkında daha net bilgilere ulaşılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kollajen-ve-kreatin-birli-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277580</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-airtag-2-kullanicilarina-surpriz-firmware-guncellemesi-277580</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan AirTag 2 kullanıcılarına sürpriz firmware güncellemesi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, AirTag 2 kullanıcılarını yakından ilgilendiren yeni bir firmware güncellemesini devreye aldı. Şirket, 3.0.49 sürüm numaralı yazılımı tüm AirTag 2 cihazlarına aynı anda sunarak önemli bir adım attı. Güncellemenin içeriğiyle ilgili detaylar ise merak konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan AirTag 2 kullanıcılarına sürpriz firmware güncellemesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, AirTag 2 için geliştirdiği yeni firmware güncellemesini bugün itibarıyla kullanıcılarla buluşturdu. 3.0.45 sürümünden 3.0.49'a yükseltilen bu yazılım, tüm AirTag 2 sahiplerine eş zamanlı olarak ulaştırılıyor. Şirket, önceki güncellemelerde olduğu gibi bu kez de kullanıcıların cihazlarını daha güvenli ve verimli şekilde kullanmasını hedefliyor. Güncellemenin hangi yenilikleri veya düzeltmeleri içerdiği henüz açıklanmadı. Ancak Apple'ın geçmişteki AirTag firmware güncellemeleri genellikle hata düzeltmeleri ve performans iyileştirmeleriyle öne çıkmıştı.</p><h3>Apple, AirTag 2 güncellemesini eş zamanlı olarak dağıttı</h3><p>Apple, AirTag 2 firmware güncellemesini önceki nesil AirTag'lerde olduğu gibi kademeli olarak değil, tüm kullanıcılarına aynı anda sunuyor. Bu yaklaşım, güncellemenin hızlı ve etkin şekilde yayılmasını sağlıyor. Şirket, 3.0.49 sürümünün içeriğiyle ilgili ayrıntıları resmi destek sayfasında paylaşacağını duyurdu. Kullanıcılar, güncellemenin tam olarak hangi yenilikleri getirdiğini öğrenmek için Apple'ın açıklamalarını bekliyor. AirTag 2 sahipleri, cihazlarının yeni firmware'i aldığını Find My uygulamasındaki Eşyalar sekmesinden kontrol edebiliyor.</p><h3>AirTag 2 güncellemesi için kullanıcılar ne yapmalı?</h3><p>AirTag 2'nin yeni firmware güncellemesi, kullanıcı müdahalesi olmadan otomatik olarak yükleniyor. Cihazın bağlı olduğu iPhone'un menzilinde bulunması, güncellemenin sorunsuz şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Kullanıcılar, AirTag 2'nin yazılım sürümünü kontrol etmek için Find My uygulamasını açıp Eşyalar bölümünden ilgili cihazı seçebiliyor. Güncellemenin manuel olarak yüklenmesi mümkün değil. Apple, yeni firmware ile AirTag 2'nin performans ve güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Detaylı içerik ise destek sayfası güncellendiğinde netleşecek.</p><p>Apple'ın AirTag 2 için sunduğu bu yeni firmware güncellemesi, kullanıcı deneyimini daha üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Şirketin ilerleyen günlerde güncellemenin kapsamı ve yenilikleriyle ilgili daha fazla bilgi paylaşması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/appledan-airtag-2-kullani-335_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277579</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-demans-riski-uyarisi-hobiler-beyin-sagligini-koruyor-277579</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan demans riski uyarısı! Hobiler beyin sağlığını koruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Demans, özellikle Avustralya'da ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alırken, uzmanlar hobi edinmenin beyin sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Araştırmalar, çeşitli hobilerin demans riskini önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor. Özellikle sosyal etkileşim içeren aktivitelerin, beyin sağlığını korumada kilit rol oynadığı belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan demans riski uyarısı! Hobiler beyin sağlığını koruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demans, Avustralya başta olmak üzere dünya genelinde ciddi bir sağlık tehdidi haline gelirken, uzmanlar hobi edinmenin beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Son veriler, ülkede yaklaşık 446 bin kişinin hafıza, düşünme ve davranışlarını etkileyen bir beyin hastalığı ile yaşadığını gösteriyor. Bilim insanları, bu sayının 2065 yılına kadar neredeyse iki katına çıkacağını öngörüyor. Demansın yalnızca genetik ve yaş gibi değiştirilemez faktörlerle sınırlı olmadığı, yaşam tarzı seçimlerinin de riski önemli ölçüde etkilediği belirtiliyor. Araştırmalar, dünya genelindeki demans vakalarının yüzde 40'ının değiştirilebilir yaşam tarzı faktörleriyle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Hobiler ise bu noktada öne çıkıyor. Uzmanlar, hem zihinsel hem de sosyal açıdan aktif bir yaşam sürdürmenin, demans riskini azaltmada kritik bir rol oynadığını söylüyor.</p><h3>Lancet Komisyonu'ndan demans riskine karşı 14 değiştirilebilir faktör</h3><p>Demans riskini etkileyen unsurlar üzerine yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, özellikle Lancet Komisyonu tarafından ortaya konan bulgularla dikkat çekiyor. Komisyon, demansın önlenmesi ve bakımı üzerine dünya genelindeki çok sayıda çalışmayı bir araya getirerek, yaşamın çeşitli evrelerinde etkili olan 14 değiştirilebilir risk faktörü belirledi. Bunlar arasında erken yaşta yetersiz eğitim, işitme kaybı, egzersiz eksikliği, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, orta yaşta yüksek tansiyon, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, tedavi edilmeyen görme kaybı, hava kirliliği, baş travması, depresyon ve sosyal izolasyon bulunuyor. Bu faktörlerden bir veya birkaçını azaltmak, ilerleyen yaşlarda demans riskini önemli ölçüde düşürebiliyor. Uzmanlar, bu bulguların kimseyi suçlamak için değil, günlük yaşam seçimlerinin beyin sağlığı üzerindeki etkisini ortaya koymak için önemli olduğunu vurguluyor. Özellikle sosyal izolasyonun, yaşlılık döneminde demans riskinin en güçlü belirleyicilerinden biri olduğuna dikkat çekiliyor.</p><h3>Hobiler ve sosyal etkileşim demans riskini nasıl azaltıyor?</h3><p>Beynin sağlıklı kalmasında hobilerin ve sosyal etkileşimin rolü, bilim dünyasında giderek daha fazla önem kazanıyor. Araştırmacılar, zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin "bilişsel rezerv" oluşturduğunu, bunun da beyin hücreleri arasında daha fazla bağlantı anlamına geldiğini belirtiyor. Yüksek bilişsel rezerve sahip bireyler, yaşlanma veya hastalık kaynaklı değişimlerle başa çıkmada daha başarılı oluyor. Sistematik incelemeler, düzenli olarak boş zaman aktivitelerine katılan kişilerin, katılmayanlara göre demans riskinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu gösteriyor. Bu aktiviteler fiziksel (örneğin yürüyüş), bilişsel (bulmaca çözmek gibi) ve sosyal (bir kulübe katılmak gibi) olarak üç ana grupta toplanıyor. Her biri, demans riskinin azalmasıyla ilişkili bulunuyor. Özellikle sosyal etkileşim içeren hobiler, beyin sağlığını korumada öne çıkıyor. Uzmanlar, bir hobi seçerken zihinsel zorluk, düzenli hareket, ruh halini iyileştirme ve sosyal bağlantı gibi unsurların bir arada olmasının, beyin sağlığı açısından en etkili sonuçları verdiğini belirtiyor.</p><h3>Japonya ve Avustralya'dan dikkat çeken araştırma sonuçları</h3><p>Japonya'da gerçekleştirilen geniş çaplı bir çalışma, demans riski ile hobiler arasındaki ilişkiye dair çarpıcı veriler sundu. Araştırma kapsamında, 11 yıl boyunca demansı olmayan 22 binden fazla kişi takip edildi. Orta yaş döneminde en az bir hobiye sahip olanların, hobi sahibi olmayanlara göre demans geliştirme riskinin yaklaşık yüzde 19 daha düşük olduğu saptandı. Birden fazla hobiyle ilgilenenlerde ise bu oran yüzde 23'e kadar çıktı. Ancak, belirli bir hobi türünün diğerlerinden daha fazla koruyucu olduğuna dair bir bulguya rastlanmadı. Avustralya'da yapılan 2023 tarihli bir araştırma da benzer sonuçlar ortaya koydu. Yazma, bulmaca çözme veya bilgisayar kullanma gibi okuryazarlık ve eleştirel düşünme gerektiren aktivitelerin demans riskini yüzde 9-11 oranında azalttığı tespit edildi. Yaratıcı hobiler, örneğin örgü veya ahşap işçiliği gibi uğraşlar ise yaklaşık yüzde 7'lik bir risk azalmasıyla ilişkilendirildi. Bu bulgular, herhangi bir tek hobi yerine, çeşitlilik içeren ve düzenli yapılan aktivitelerin beyin sağlığına daha fazla katkı sağladığını gösteriyor.</p><h3>Demans riskini azaltmada sosyal bağlantının önemi</h3><p>Hobilerin demans riskini azaltmadaki etkisi, birden fazla faydalı bileşenin bir araya gelmesiyle açıklanıyor. Yeni beceriler öğrenmek ve sorun çözmek, bilişsel rezervi artırırken; dans veya bahçecilik gibi fiziksel aktiviteler, beyin sağlığını destekliyor. Stresin azaltılması da önemli, çünkü kronik stres ve depresyon, demans riskini yükselten faktörler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, bu bileşenler arasında sosyal bağlantının özel bir yere sahip olduğunun altını çiziyor. Mevcut kanıtlar, sosyal izolasyonun demans vakalarının yaklaşık yüzde 5'ini tek başına oluşturduğunu ve sosyal olarak aktif olmayan bireylerin, aktif akranlarına göre demans belirtilerini ortalama beş yıl daha erken yaşadığını gösteriyor. Bu nedenle, hobiler aracılığıyla sosyal etkileşimi artırmak, demans riskini azaltmada en etkili stratejilerden biri olarak öne çıkıyor. Örneğin, kart oyunları tek başına oynandığında sadece bilişsel fayda sağlarken, grup halinde oynandığında hareket, stres azaltma ve sosyal bağlantı gibi ek avantajlar sunuyor.</p><h3>Hangi hobiler beyin sağlığı için en etkili?</h3><p>Bilimsel veriler, demans riskini azaltmak için belirli bir hobiye odaklanmanın gereksiz olduğunu, önemli olanın düzenli olarak keyif alınan ve çeşitli faydalar sağlayan aktiviteler seçmek olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, bir hobi seçerken şu soruların sorulmasını öneriyor: Bu hobi zihinsel olarak zorlayıcı mı? Düzenli hareket gerektiriyor mu? Ruh halini iyileştiriyor veya amaç duygusu veriyor mu? Diğer insanlarla bağlantı kurmayı sağlıyor mu? Bu sorulara verilen "evet" yanıtlarının sayısı arttıkça, hobi seçiminin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkisi de artıyor. Dolayısıyla, hobiler demansa karşı sihirli bir çözüm sunmasa da, birden fazla risk faktörünü aynı anda azaltarak beyin sağlığını korumada pratik ve keyifli bir yol olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, demans riskiyle mücadelede hobiler ve sosyal etkileşim önemli bir koruyucu faktör olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, çeşitlilik içeren ve düzenli yapılan aktivitelerin, özellikle sosyal bağlantıyı güçlendiren hobilerin, beyin sağlığını korumada etkili olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bireylerin yaş ve genetik dışında, yaşam tarzı seçimleriyle de demans riskini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, beyin sağlığını desteklemek isteyen herkesin, keyif aldığı ve sosyal etkileşim sağlayan hobileri hayatına dahil etmesi öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/uzmanlardan-demans-riski--685_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277578</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ingilterede-16-yas-alti-icin-sosyal-medya-yasagi-gundemde-277578</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere'de 16 yaş altı için sosyal medya yasağı gündemde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkilerine karşı hükümetin kararlı adımlar atacağını açıkladı. Özellikle 16 yaş altı gençler için yeni düzenlemeler ve kısıtlamaların gündeme gelmesi, ailelerin endişelerini artırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere'de 16 yaş altı için sosyal medya yasağı gündemde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, hükümetin sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine karşı yeni ve sert önlemler alacağını duyurdu. Starmer, Downing Street'te, sosyal medya kullanımı ya da çevrimiçi tehlikeler nedeniyle çocuklarını kaybeden ailelerle bir araya gelerek, kamuoyunun bu konudaki hassasiyetine dikkat çekti. Görüşmeler sırasında, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının tamamen yasaklanması gibi radikal adımların da gündeme geldiği belirtildi. Son dönemde kamuoyunda, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik taleplerin hızla arttığı gözlemleniyor.</p><h3>Starmer'dan ailelere net mesaj: 'Çocuklarımızı koruyacağız'</h3><p>Başbakan Starmer, buluşmada sosyal medya kaynaklı tehlikelerle mücadelede kararlı olduklarını vurguladı. Ancak, toplantıya katılan bazı aileler, daha önce verilen benzer sözlerin tutulmamasından dolayı temkinli yaklaştı. Ebeveynler, internetin çocuklar için oluşturduğu risklere karşı daha somut ve hızlı adımlar beklediklerini dile getirdi. Aileler, benzer acıların tekrar yaşanmaması için hükümete çağrıda bulundu. Starmer ise, çocukların güvenliğinin hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını ve bu konuda geri adım atılmayacağını belirtti.</p><h3>Teknoloji Bakanı Liz Kendall: Yeni önlemler 2026'ya kadar geliyor</h3><p>Hükümet, sosyal medya platformlarına yönelik yaş doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi, kullanım sürelerine sınırlama getirilmesi ve otomatik oynatma gibi bağımlılık yaratan işlevlerin devre dışı bırakılması gibi bir dizi önlemi değerlendiriyor. Teknoloji Bakanı Liz Kendall, 16 yaş altı için planlanan yeni uygulamaların 2026'nın sonuna kadar yürürlüğe gireceğini açıkladı. Ayrıca, kamuoyu danışmanlığından çıkacak sonuçların yaz aylarında paylaşılması bekleniyor. Uzmanlar ise, sosyal medya şirketlerine yönelik baskının giderek arttığını ve bu alanda kapsamlı bir düzenlemenin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Ancak, yasakların mı yoksa mevcut yasaların daha etkin uygulanmasının mı doğru çözüm olduğu konusunda tartışmalar sürüyor. Kesin olan ise; İngiltere'de sosyal medya ve çocuk güvenliği konusunun önümüzdeki dönemde daha da gündemde kalacağı.</p><p>İngiltere hükümetinin sosyal medya konusunda atacağı adımlar, hem ailelerin beklentileri hem de teknoloji şirketlerinin yaklaşımları açısından yakından takip ediliyor. Önümüzdeki süreçte alınacak kararların, çocukların dijital güvenliği açısından belirleyici olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/ingilterede-16-yas-alti-i-684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277577</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/the-witcher-3-songs-of-the-past-icin-cikis-tarihi-ve-detaylar-aciklandi-277577</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[The Witcher 3: Songs of the Past için çıkış tarihi ve detaylar açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[CD Projekt Red, The Witcher 3: Wild Hunt evrenine neredeyse 10 yıl aradan sonra yeni bir genişleme paketi ekliyor. Songs of the Past adıyla duyurulan bu içerik, Geralt of Rivia'nın hikayesini devam ettirirken, oyun dünyasında büyük heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[The Witcher 3: Songs of the Past için çıkış tarihi ve detaylar açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CD Projekt Red, oyun dünyasında uzun zamandır beklenen bir gelişmeye imza attı. Şirket, The Witcher 3: Wild Hunt için Songs of the Past isimli yeni bir genişleme paketini resmen duyurdu. The Witcher 3'ün çıkışının üzerinden yaklaşık on yıl geçerken, bu yeni içerik Geralt of Rivia'nın macerasını kaldığı yerden sürdürecek. Genişleme paketi, CD Projekt Red'in Fools Theory stüdyosu ile yaptığı iş birliği sonucu ortaya çıktı. Songs of the Past'ın 2027 yılı içinde PC, Xbox Series X|S ve PlayStation 5 platformlarında yayınlanması planlanıyor. Şirket, yaz aylarında daha fazla ayrıntı paylaşacağını açıkladı.</p><h3>CD Projekt Red: 'Songs of the Past ile yeni bir köprü kuruyoruz'</h3><p>CD Projekt Red, Songs of the Past genişleme paketinin The Witcher 3 ile gelecek olan The Witcher 4 arasında bir bağlantı oluşturacağını belirtti. Oyunseverler, bu yeni içerikle birlikte Geralt'ın hikayesinin nasıl şekilleneceğini merak ediyor. Genişlemenin, serinin hayranları için önemli bir geçiş noktası sunacağı düşünülüyor. Şirket, 28 Mayıs'ta özel bir canlı yayın düzenleyerek Songs of the Past'a dair ilk görüntüleri paylaşacağını duyurdu. Bu canlı yayında, oyunseverlerin yeni paketle ilgili soruları da yanıt bulacak.</p><h3>Sistem gereksinimleri ve teknik yenilikler duyuruldu</h3><p>Yeni genişleme paketiyle birlikte, The Witcher 3: Wild Hunt'ın minimum sistem gereksinimleri de güncellendi. CD Projekt Red, bir sonraki güncellemede oyuncuların AMD Ryzen 5 2600 veya Intel Core i5-8400 işlemciye, NVIDIA GeForce GTX 1660 veya AMD Radeon RX 5500 XT 8GB ekran kartına, en az 6 GB VRAM ve 12 GB RAM'e sahip olmalarını öneriyor. Ayrıca, 70 GB SSD depolama alanı ve 64-bit Windows 11 işletim sistemi gerekecek. Bu değişiklikler, Songs of the Past'ın sunduğu yeni içerik ve teknik geliştirmelerle daha akıcı bir oyun deneyimi hedefliyor.</p><p>Oyun dünyasında büyük yankı uyandıran Songs of the Past, The Witcher 3 hayranlarını yeniden heyecanlandırdı. CD Projekt Red'in yeni genişleme paketiyle seriye taze bir soluk getirmesi bekleniyor. Yaz aylarında paylaşılacak yeni bilgiler ve 2027'deki çıkış tarihiyle birlikte, The Witcher evreni önümüzdeki yıllarda da gündemde kalmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/the-witcher-3-songs-of-th-455_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277576</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/aydinin-didim-ilcesinde-bicakli-kavgada-1-kisi-oldu-277576</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aydın'ın Didim ilçesinde bıçaklı kavgada 1 kişi öldü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Didim ilçesinde çıkan bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aydın'ın Didim ilçesinde bıçaklı kavgada 1 kişi öldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi 1144 Sokak&#39;ta Ali Öztürk (66) ile komşusu M.N.A. (66) arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.</p><p>Tartışmanın büyümesi üzerine M.N.A. Öztürk&#39;ü bıçakladı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, Öztürk&#39;ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p><p>Olay yerinden kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/aydinin-didim-ilcesinde-b-884_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277575</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-sehitlerimiz-direnisin-simgesidir-277575</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Şehitlerimiz direnişin simgesidir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Ülkücü Şehitleri Anma Günü" dolayısıyla Kızılcahamam Ülkücü Şehitler Anıtını ziyaret eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Değerli dava arkadaşlarım; şehadet bizim inancımızda tükeniş değil direniştir.Şehitlerimiz batılın zulmün ve zilletin karşısında dağ gibi duruşun ve dos doğru yaşayarak hepimize örnek olan ve peygamber efendimize komşu olan yiğitlerdir." dedi.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Şehitlerimiz direnişin simgesidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ülkücü Şehitleri Anma Günü' dolayısıyla Kızılcahamam'a gelen MHP lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı'nı ziyaret etti. Çok sayıda partili tarafından karşılanan Bahçeli, dua ettikten sonra Ülkücü Şehitler Anıtı'na kırmızı karanfil bıraktı. Burada bir konuşma gerçekleştiren ve sözlerine ülkücü şehitleri rahmetle, minnetle, hürmetle yad ederek başlayan Devlet Bahçeli, "Her yılın 27 Mayıs'ında Ülkücü Şehitler Anıtı'nda gerçekleştirdiğimiz bu cem; toprağa verdiği yol arkadaşlarına bitmek bilmeyen bir hicran duyan ülküdaşlarımızın ve görmeden sevdiği şehit ağabeylerinin acılarını gönüllerinde saklayan genç kardeşlerimizin aynı duada birleştiği, aynı sancağın gölgesinde sadakat ve şuur tazelediği mübarek bir hatırlayış meclisidir. 27 Mayıs; şehitlerimizin aziz hatırası karşısında nefsimizi hesaba çektiğimiz, bugün oturduğumuz makamların, üstlendiğimiz vazifelerin, taşıdığımız unvanların ardında nasıl büyük bedeller, nasıl ağır çileler, nasıl mübarek fedakârlıklar bulunduğunu yeniden hatırladığımız kutlu bir muhasebe günüdür" diye konuştu.</p><p><b>"ÜLKÜCÜ İÇİN MAKAM HAKKI VERİLECEK BİR EMANETTİR"</b></p><p>Ülkücülüğün sorumluluklarından bahseden Bahçeli, "Bilinmelidir, Milliyetçi Hareket Partisi'nin başkanlık divanından ilçe başkanlıklarına; milletvekilliği sorumluluğundan Ülkü Ocaklarımızdaki orta öğretimli genç kardeşlerimizin masa başkanlıklarına kadar bu hareketin her kademesi; şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri, taş medreselilerimizin çektikleri ıstıraplar üzerine kuruludur. Bundan dolayı ülkücü için makam, hakkı verilecek bir emanettir. Milliyetçi-Ülkücü Hareket içinde alınan her görev, bir gösteriş payesi değil; hesabı önce Allah'a, sonrasında ise aziz milletimize ve hatıralarıyla mukaddes şehitlerimize verilecek ağır bir mesuliyettir. Bu ağır mesuliyetin altında ezilmeyişimiz, istikametimizin şahsi hesaplara değil; İ'la-yı Kelimetullah davasına, Nizam-ı Alem ülküsüne ve Türk milletinin ebedi istiklal iradesine dayanmasındandır. Çünkü davamız dualıdır, himaye edenimiz Allah'tır" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ŞEHİTLERİMİZ, BEDENİ FANİ ALEMDEN ÇEKİLMİŞ OLSA DA ADIYLA VE HATIRALARIYLA NESİLLERİN YOLUNA KANDİL OLMAKTADIR"</b></p><p>Şehadetin, inançlarında tükeniş değil, diriliş olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Şehitlerimiz, Hakk'ın yoluna kuvvet olan, emrine şahitlik eden, son nefesiyle imanını tasdik eden, davasını nefsinin üstüne çıkaran kahramanlardır. Şehitlerimiz; batılın, zulmün ve zilletin karşısında dağ gibi duruşu ve dosdoğru yaşayışıyla hepimize örnek olan; dünya sürgününden ayrılıp ebediyete seferiyle Peygamber Efendimize komşu olma duasını taşıyan yiğitlerdir. Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır. Şehitlerimizin toprağın altındaki sükutu, nice nutuktan daha gür; yoklukları, aramızdaki nice varlıktan daha diridir. Zira onlar, lütuf ve keremle sevindirilen; arkalarından gelecek dava arkadaşlarına korkuya ve hüzne burada yer bulunmadığını müjdelemektedir. Bu müjde bugün saflarımızı sıklaştırmakta, imanımızı tazelemekte, irademizi metinleştirmektedir. Geride kalanlarımızın omuzlarına miras, gönüllerine miyar, yokuşlu yollarına mihver, karanlık zamanlarda ise mukaddes bir meşale olarak parlamaktadır. Ülkücü şehitlerimiz de böyledir. Duruşlarıyla gencecik ömürlerini aşan, binlerce genç kardeşimizin yüreğinde taşan, ocaklarımızda dua dua çoğalan, emanetleriyle nesilden nesle büyüyen iman erlerimiz, davaya hasredilmiş bir varlığın, aziz milletimize vakfedilmiş bir iradenin abideleşmiş isimleridir" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>"BİR ÜLKÜ PEŞİNDE, BİR TURAN DÜŞÜNDE ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇTİLER"</b></p><p>Ülkücü şehitlerin birçok yarım kalan hikayesi olduğuna vurgu yapan Bahçeli, "Kimi üniversite koridorlarında, kimi öğrenci yurtlarında, kimi sokak başlarında, kimi zindan karanlıklarında, kimi darağacının gölgesinde imtihan edildi. Lakin her biri celladın urganına, hainin kurşununa, namerdin pususuna tebessümle yürüdü. Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler. Can verdiler de canan bildikleri Türk-İslam davasını şahsi ikbal masalarında bozdurmadılar. Ülkücü şehitlerimiz; delikanlı düşlerinden, ana kucağından, baba ocağından, evlat sıcaklığından, kurulamamış yuvalarından, alınamamış diplomalarından geçtiler; dünyalık ne varsa ellerinin tersiyle ittiler, musalla taşını düğün meydanı saydılar. Ölümün soğuk nefesi puslu havaları sararken ürkenler ülkücü şehitlerimiz değildi. Ülkücü şehitlerimiz idam sehpalarına gülerek yürürken şehitlerimizin imanları karşısında küçülen, zulümlerini korkuyla büyüten o kahpe düzenin sahiplerinin dizleri titrerdi. Azrail'in nefesi enselerinde hissedilirken dahi kendi canını değil yanındaki dava arkadaşını düşünen; 'Önce beni asın, o benim acıma dayanamaz' diyerek cellatlara dahi sıra nizamı veren ülkücü şehitlerimizin baş eğmeyen iradesi, Hareket'imizin tarihine altın harflerle yazılmış en mübarek satırlardır. Bunun içindir ki ülkücü şehitlerimiz; al bayrağımız ne zaman dalgalansa, üç hilalli sancağımız ne zaman gökleri kaplasa, ezanımız ne zaman gür sesle okunsa, nerede bir ülkücü Türk gencinin gözleri şehit ağabeyleri için dolsa orada yeniden hayat bulacaktır" açıklamasında bulundu.</p><p><b>"ŞEHİTLER KERVANIMIZIN HER HALKASIYLA BİR ÖLSEK DE BİN DİRİLECEĞİMİZİ BİR KEZ DAHA BURADAN HAYKIRIYORUM"</b></p><p>"Ülkücü şehitlerimiz, Milliyetçi Hareket Partisi'nin fırtınalara rağmen değişmeyen dik duruşunda ve Ülkü Ocakları'nın sönmeyen ateşinde daima yaşayacaktır" diyen Bahçeli, "İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran'dan şehit Bakanımız Gün Sazak'a, Mustafa Pehlivanoğlu'ndan Cevdet Karakaş'a, Yusuf İmamoğlu'ndan Dursun Önkuzu'ya, Fikri Arıkan'dan Cengiz Baktemur'a, Ahmet Kerse'den son ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na kadar uzanan şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" diye konuştu.</p><p><b>"TÜRK BİRLİĞİ MEFKUREMİZE, TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN SON KALESİ SIFATIYLA İLELEBET SAHİP ÇIKACAĞIZ"</b></p><p>Ülkücülerin çetin zamanların, sarp yokuşların, çakıllı yolların, dar geçitlerin, sisli gecelerin yılmaz ve sarsılmaz yolcular olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti:</p><p>"Nefsini rafa kaldırmış, menfaatlere yüz çevirmiş, korkularını ardında bırakmış dava adamlarıdır. Güce yaslanmayan, istikbal kollamayan, secdeden başka hiçbir yerde alnını yere değdirmeyen bahadırlardır. Yağızlıklarını lafla değil, hayatlarıyla ispat eden; sadakatlerini kalabalık laflarla değil hainin karşısında değişmeyen karakterleriyle gösteren; kamera karşılarında değil mücadelede saf tutanlar ülkücülerdir. İşte bu nedenle ülkücülük, bir ömür taşınacak en yüce şereftir. Şehadet ise o şerefin ebediyetle taçlanmış halidir. Şehitlerimizin huzurunda bir kez daha ilan ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak milletimizin birlik ve beraberliğini, dirlik ve düzenini, milli beka ve maneviyatımızı son nefesimize dek gözeteceğiz. 'Devlet-i ebed müddet' şiarımıza, Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız. Bugün aziz şehitlerimizin manevi huzurunda başımız mahzun, gönlümüz müsterih, irademiz işte burada dava arkadaşlarımızla müstahkemdir. Mahzunuz; çünkü nice dava arkadaşımızı kara toprağa emanet ettik. Müsterihiz; çünkü onların her biri tertemiz yaşadı, şahidiz. Müstahkemiz; çünkü asenasıyla, bozkurduyla, kundaktaki bebeğinden ak saçlısına dek burada ve onların bıraktığı sancağa omuz vermek için dimdik ayaktayız. Sözlerime son verirken başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere; 27 Mayıs 1980'de menfur bir suikast sonucu şehit edilen merhum Gün Sazak Bey'i, 12 Eylül zulmünde darağaçlarına gönderilen ülkücü şehitlerimizle birlikte münferit tarihlerde Türk-İslam ülküsü uğruna toprağa düşen bütün dava şehitlerimizi hasretle ve vefayla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, makamları ali, emanetleri ebediyen aziz olsun. Ne mutlu ülküsünü şahsiyetinin özü sayanlara."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mhp-genel-baskani-devlet--466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277574</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/17-milyonu-askin-musluman-haci-oldu-277574</link>
      <pubDate>2026-05-27T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1,7 milyonu aşkın Müslüman hacı oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Hac ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan 1,7 milyonu aşkın Müslüman hacı oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1,7 milyonu aşkın Müslüman hacı oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arafat&#39;ta vakfeye duran ve daha sonra otobüslerle Müzdelife&#39;ye geçen hacı adayları, burada namaz kılıp, vakfe duasını yaptıktan sonra şeytan taşlama için taş topladı.<br></p><p>Müslümanlar, gece yarısından itibaren kafileler halinde yaklaşık 3,5 kilometrelik yolu yürüyerek geçtikleri Cemerat&#39;taki şeytan taşlama alanında, büyük şeytan olarak ifade edilen &quot;Akabe Cemresi&quot;ne 7 taş attı.<br></p><p>Şeytan taşlamanın ardından yine yürüyüşle ulaştıkları Kabe&#39;de ziyaret tavafı ve sa&#39;yi gerçekleştiren Müslümanlar, tıraş olduktan sonra ihramdan çıktı. <br></p><p>Böylece görevlerini tamamlayan Müslümanlar, hacı oldu.<br></p><p>İhramdan çıkan kimi hacılar ise bayram süresince ziyaret tavafı ve sa&#39;yi yapacak.</p><p><b>- GÖREVLİ VE HAYIRSEVERLER İKRAMDA BULUNDU</b></p><p>Arafat vakfesinden Kabe&#39;ye kadar gerçekleşen süreç içerisinde hacılara, hem görevliler hem de hayırseverler tarafından yol boyunca su, hurma ve yiyecek ikram edildi.<br></p><p>Bu arada hacılar, bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde şeytan taşlamayı sürdürecek. <br></p><p>Kafileler halinde Cemerat bölgesine ulaşacak olan hacılar, Müzdelife bölgelerinden topladıkları yedişer taşı bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde sırayla küçük, orta ve büyük şeytana atacak.</p><p>Şeytan taşlamanın ardından Mekke&#39;den ayrılacak olan hacılar Kabe&#39;ye giderek veda tavafı da yapacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/17-milyonu-askin-musluman-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277572</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-ve-umman-arasinda-yeni-deniz-trafigi-mekanizmasi-uzerine-gorusmeler-devam-ediyor-277572</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran ve Umman arasında yeni deniz trafiği mekanizması üzerine görüşmeler devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, ülkesinin Umman ile Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine ilişkin yeni bir mekanizma üzerinde görüşmeler yürüttüğünü, ABD ile devam eden dolaylı müzakerelerde ise uranyum rezervleri konusunun gündemde olmadığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran ve Umman arasında yeni deniz trafiği mekanizması üzerine görüşmeler devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran&#39;ın yarı resmi Tesnim haber ajansına göre, Moskova&#39;da düzenlenen 14. Uluslararası Üst Düzey Güvenlik Yetkilileri Konferansı&#39;na katılan Bakıri, basına açıklamalarda bulundu.</p><p>ABD ile Hürmüz Boğazı konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını belirten Bakıri, &quot;Komşu kıyı ülkeleri olan İran ve Umman, Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçiş için yeni bir mekanizma belirlemek üzere müzakere ediyor. Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçiş koşulları ve düzenlemeleri, İran&#39;a karşı savaş başlamadan önceki döneme kıyasla farklı olacak.&quot; dedi.</p><p> ABD ile dolaylı görüşmelerin devam ettiğini ve İran&#39;ın zenginleştirilmiş uranyum rezervlerinin geleceği konusunun müzakerelerin gündeminde olmadığını söyleyen Bakıri, &quot;Tüm konularda bir anlaşmaya varana kadar, hiçbir konuda anlaşmaya varmadığımıza inanıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/iran-ve-umman-arasinda-ye-146_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277571</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turk-mutfagi-londrada-tanitildi-277571</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk mutfağı Londra'da tanıtıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin başkenti Londra'da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen etkinlikte, "Bir Sofrada Miras" teması çerçevesinde Türk sofra kültürü ve geleneksel lezzetleri tanıtıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk mutfağı Londra'da tanıtıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın eşi Emine Erdoğan himayesinde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası kapsamında Türkiye&#39;nin Londra Büyükelçiliği rezidansında etkinlik düzenlendi.</p><p>Emine Erdoğan&#39;ın görüntülü mesajının gösterildiği etkinliğin ev sahibi olan Türkiye&#39;nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türk mutfağının yemekten öte güçlü kültürel ve sosyal bağlar kuran derin bir anlayışı yansıttığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501800.jpg"/><p>Türk mutfağının çeşitliliğiyle bilindiğini kaydeden Ertaş, Türkiye&#39;nin tarihi olarak Orta Asya&#39;dan Balkanlar&#39;a, Kafkaslar&#39;dan Orta Doğu&#39;ya kadar birçok bölgeyle var olan güçlü bağlarının mutfağına da yansıdığını anlattı.</p><p>Ertaş, Türk mutfağının sadece farklı kültürler ve bölgeler arasında değil, geçmişten günümüze ve geleceğe güçlü bir bağ oluşturduğunu belirtti.<br></p><p>Etkinlikte konuşan mutfak uzmanı ve yazar Özlem Warren, Türklerin Anadolu&#39;ya gelerek var olan Anadolu mutfak mirasını daha da zenginleştirdiğini söyledi.</p><p>Osmanlı ile bu mirasın farklı coğrafyalardan lezzetlerin eklenmesiyle daha da katmanlı hale geldiğini anlatan Warren, Türk mutfağının tarihsel süreçteki gelişimine ve farklı kültürlerin katkılarına değindi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501801.jpg"/><p>İstanbul&#39;da çok farklı sokak lezzetlerinin bulunduğunu, son yüz yılda Türkiye&#39;nin farklı bölgelerinden İstanbul&#39;a gelenlerle farklı yemek kültürlerinin de kente geldiğini kaydeden Warren, artık herkese göre bir yemek bulunur hale geldiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501803.jpg"/><p>Warren, bugünkü üretici pazarlarının benzeri olarak Osmanlı&#39;daki İstanbul bostanlarını göstererek, &quot;Bayrampaşa enginarıyla, Arnavutköy ise çileğiyle bilinirdi. Yemek kültürü ile hayat gerçekten iç içeydi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Aslen Antakyalı olduğunu belirten Warren, evlerinde yemeklerin birlikte yapılarak diğer nesle aktarıldığını söyledi.</p><p>Sofra kültürünün de bu şekilde gelecek nesillere aktarıldığını ifade eden Warren, &quot;Ninemin eli her zaman boldu ve cömertti. Her zaman sofraya birkaç tabak fazla koyardı, gelene ikram ederdi. Misafirperverlik ile insanlık iç içe geçmişti.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501804.jpg"/><p>Warren, İngiltere&#39;de Türk restoranı sayısının arttığını, içlerinde güzel örnekler bulunduğunu da sözlerine ekledi.</p><p>Konuşmaların ardından şef Günay Demirtaş&#39;ın hazırladığı Türk yemekleri davetlilere ikram edildi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/turk-mutfagi-londrada-tan-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277570</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kahve-severlere-mujde-kahve-analizi-icin-devrim-niteliginde-yontem-277570</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve severlere müjde! Kahve analizi için devrim niteliğinde yöntem]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Oregon Üniversitesi'nde geliştirilen yeni analiz yöntemiyle, kahve kalitesi artık elektrik akımı kullanılarak hızlı ve pratik şekilde belirlenebiliyor. Araştırmacılar, bu yeniliğin geleneksel laboratuvar testlerine kıyasla daha fazla veri sunduğunu ve endüstride devrim yaratabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve severlere müjde! Kahve analizi için devrim niteliğinde yöntem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oregon Eyalet Üniversitesi'nden kimyagerler, kahvenin kalitesini tespit etmek için elektrik akımına dayalı yenilikçi bir analiz yöntemi geliştirdi. Bu yöntem, laboratuvar ortamında karmaşık testlere gerek kalmadan kahvenin sertliği ve kavrulma derecesi gibi önemli kalite göstergelerini kısa sürede ortaya koyuyor. Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, elektrik akımıyla yapılan analiz, geleneksel yöntemlere göre hem daha hızlı sonuç veriyor hem de daha fazla veri sunuyor. Uzmanlar, yeni yaklaşımın kahve endüstrisinde kalite kontrol süreçlerini dönüştürebileceğini belirtiyor.</p><h3>Oregon Üniversitesi: 'Kahve analizi artık daha erişilebilir'</h3><p>Çalışmada, döngüsel voltamperometrik analiz adı verilen teknik kullanıldı. Bu yöntemde, siyah kahveyle dolu fincanlara üç farklı sonda yerleştirildi. Deneyde, platin disk çalışma elektrodu, platin tel karşı elektrot ve gümüş-klorür referans elektrot görev aldı. Potansiyostat cihazı, kahveye belirli aralıklarla elektriksel darbeler gönderdi ve oluşan akımı kaydetti. Araştırmacılar, geçen akımın miktarının kahvede çözünmüş bileşenlerin oranıyla doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi. Bu sayede, kahvenin kalitesi hızlı ve pratik şekilde ölçülebiliyor.</p><h3>Kavrulma derecesi elektrik akımıyla tespit edildi</h3><p>Uzmanlar, yöntemin özellikle kavrulma derecesi ve kahvenin sertliği gibi parametreleri aynı anda ölçebilmesiyle öne çıktığını belirtti. Denemelerde, daha koyu kavrulmuş kahve örneklerinde elektriksel sinyallerin zayıfladığı gözlemlendi. Bunun nedeni olarak, kavrulma sırasında ortaya çıkan bazı moleküllerin platin elektrota yapışması gösterildi. Araştırmacılar, yeni analiz tekniğinin hem zamandan tasarruf sağladığını hem de kimyasal reaktör veya özel örnek hazırlığı gerektirmediğini vurguladı. Bu yöntem, kahve üreticilerinin ve laboratuvarların kalite kontrolünde yeni bir standart oluşturabilir.</p><p>Sonuç olarak, Oregon Üniversitesi'nin geliştirdiği elektrik akımıyla kahve analizi yöntemi, sektörde kalite kontrol süreçlerini önemli ölçüde kolaylaştıracak gibi görünüyor. Bilim insanları, bu yeniliğin kahve endüstrisinde yaygınlaşması halinde, tüketicilere daha kaliteli ürünlerin sunulacağını düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kahve-severlere-mujde-kah-192_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277569</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dis-sagliginda-ihmal-edilen-noktalar-tehlike-saciyor-277569</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş sağlığında ihmal edilen noktalar tehlike saçıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi N. Sarmini, ağız hijyeninin ve düzenli bakımın ideal gülüş için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Sarmini, sigara ve stresin diş sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, ağız hijyeninin yalnızca diş fırçalamakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş sağlığında ihmal edilen noktalar tehlike saçıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi N. Sarmini, ağız sağlığını korumanın ve ideal gülüşe sahip olmanın yalnızca estetik bir kaygı olmadığını, aynı zamanda yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir unsur olduğunu açıkladı. 20minutos dergisine verdiği röportajda konuşan Sarmini, ağız hijyeninin düzenli sağlanmasının diş sağlığında kilit rol üstlendiğini ifade etti. Her yemek sonrası dişlerin temizlenmesi gerektiğini belirten uzman, ideal gülüş için yalnızca diş fırçası kullanımının yeterli olmadığını, diş ipi ve ara yüz fırçalarının da mutlaka günlük rutine eklenmesi gerektiğini vurguladı. Bu araçların, özellikle ulaşılması güç bölgelerde biriken plakları ve yiyecek artıklarını etkili şekilde temizlediğini söyledi.</p><h3>Diş hekimi Sarmini: 'Diş etlerine dikkat edilmeli'</h3><p>N. Sarmini, diş etlerinin sağlığının da ağız hijyeninin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlattı. Diş etlerinde kızarıklık, fırçalama sırasında kanama ya da dokununca ağrı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğine işaret eden Sarmini, bu tür şikayetlerin diş eti hastalıklarının habercisi olabileceğini belirtti. Diş etlerinin düzenli olarak kontrol edilmesiyle, ilerleyebilecek sorunların erken aşamada tespit edilip önlenebileceğini söyledi. Ayrıca, diş etlerindeki değişikliklerin estetik açıdan da ideal gülüşü olumsuz etkileyebileceğini ekledi.</p><h3>Sigara ve stres ağız sağlığını tehdit ediyor</h3><p>Diş hekimi Sarmini, sigaranın ağız sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Sigara kullanımının diş ve diş eti hastalıklarını artırdığını, ağız hijyenini bozduğunu ve ideal gülüşün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca, beslenmenin de diş sağlığında önemli bir rol oynadığını belirterek, şekerli ve doymuş yağ içeren gıdalardan uzak durulmasının ağız mikrobiyomunu koruduğunu söyledi. Sarmini, stresin de diş sağlığını tehdit ettiğini, özellikle bruksizm adı verilen diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığının uzun vadede dişlerde ciddi hasara yol açabileceğini kaydetti. Bu nedenle, ağız hijyenine özen göstermek ve zararlı alışkanlıklardan kaçınmak, sağlıklı ve estetik bir gülüşün anahtarı olarak öne çıkıyor.</p><p>Ağız hijyenine gösterilen özen, sadece dişlerin değil, genel sağlığın korunmasında da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, düzenli diş bakımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla ideal gülüşe ulaşmanın mümkün olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/dis-sagliginda-ihmal-edil-346_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277568</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yemek-sonrasi-karin-siskinligine-karsi-5-onemli-oneri-277568</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yemek sonrası karın şişkinliğine karşı 5 önemli öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterologlar, yemek sonrası karın şişkinliğiyle mücadele için sıvı tüketimi, beslenme düzeni ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekiyor. Uzmanlar, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için pratik öneriler paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yemek sonrası karın şişkinliğine karşı 5 önemli öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterologlar, yemek sonrası karın şişkinliği şikayetlerinin artması üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, özellikle yeterli sıvı alınmamasının karın şişkinliğinin başlıca nedenlerinden biri olduğunu belirtti. The Guardian'a konuşan doktorlar, sindirim sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Karın şişkinliği yaşayanların, bu durumu hafifletmek için bazı temel kurallara dikkat etmesi öneriliyor.</p><h3>Gastroenterologlar: Sıvı alımı ve beslenme düzeni anahtar rol oynuyor</h3><p>Uzmanlar, yetersiz sıvı tüketiminin yiyeceklerin bağırsakta daha uzun süre kalmasına yol açtığını, bunun da ağırlık hissi ve gaz oluşumunu artırdığını açıkladı. Karın şişkinliği sorununu azaltmak için beslenme düzenine daha fazla sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllı ürünler eklenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca, alkol, yağlı yiyecekler ve işlenmiş gıdaların sindirim sistemini olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle bu tür gıdaların tüketiminin sınırlandırılması gerektiği ifade edildi. Gastroenterologlar, su tüketiminin artırılmasıyla bağırsakların daha düzenli çalıştığını ve karın şişkinliği şikayetlerinin azaldığını belirtti.</p><h3>Uzmanlardan hareket ve stres yönetimi önerisi</h3><p>Doktorlar, beslenmenin yanı sıra yaşam tarzının da karın şişkinliği üzerinde etkili olduğunu vurguladı. Aşırı yemekten kaçınılması, yemek sonrasında hafif yürüyüşler yapılması ve düzenli fiziksel aktivitenin sürdürülmesi, sindirimin hızlanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, stresin azaltılması ve kaliteli uyku alınmasının da karın şişkinliği riskini düşürdüğü bildirildi. Gastroenterologlar, karın şişkinliği ile mücadelede bu önerilere uyulmasının sindirim sistemi sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını dile getirdi.</p><p>Karın şişkinliğiyle ilgili şikayetlerin önüne geçmek için uzmanların önerileri doğrultusunda yaşam tarzı değişikliklerine yönelmek, hem sindirim sistemini koruyor hem de günlük yaşam kalitesini artırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/yemek-sonrasi-karin-siski-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277566</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmandan-flas-uyari-cayla-tuketilen-gidalara-dikkat-277566</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmandan flaş uyarı! Çayla tüketilen gıdalara dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Nörogastroenterolog Dr. Simakov, düzenli olarak çay ile bisküvi veya simit tüketmenin diş sağlığı ve sindirim sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğini açıkladı. Uzman, özellikle koyu siyah çayın diş minesinde renk değişimine yol açtığını ve kuru gıdaların ağız ile mide sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmandan flaş uyarı! Çayla tüketilen gıdalara dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörogastroenterolog Dr. A. Simakov, çay ile bisküvi ve simit alışkanlığının hem diş sağlığı hem de sindirim sistemi üzerinde ciddi riskler barındırdığı konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzman, özellikle düzenli olarak koyu siyah çay tüketenlerin, dişlerinde kalıcı renk değişimiyle karşılaşabileceğini belirtti. Dr. Simakov, bu alışkanlığın diş minesine zarar veren tanen maddeleri nedeniyle ortaya çıktığını ve pigmentlerin diş yüzeyine kolayca tutunabildiğini ifade etti. Sık sık yoğun çay içen ve ardından ağız durulaması yapmayan kişilerde bu etkilerin daha belirgin hale geldiğini söyledi.</p><h3>Dr. Simakov: 'Kuru gıdalar diş minesini zayıflatıyor'</h3><p>Dr. Simakov, bisküvi ve simit gibi sert, kuru ürünlerin diş minesinde hasar, dolgu ve çatlak problemi yaşayan kişiler için ekstra risk oluşturduğunu vurguladı. Bu tür yiyeceklerin dişlerde hassasiyet ve ağrıya yol açabileceğini aktaran uzman, birçok kişinin bu nedenle sıcak çayda bisküvi veya simit yumuşatmayı tercih ettiğini belirtti. Ancak bu yöntemin de diş sağlığı açısından tam anlamıyla güvenli olmadığını dile getirdi. Özellikle dişlerinde hassasiyet bulunan bireylerin bu alışkanlıktan uzak durması gerektiğini sözlerine ekledi.</p><h3>Uzmandan sindirim sistemi için önemli uyarı</h3><p>Çay ve bisküvi alışkanlığının sadece ağız sağlığını değil, sindirim sistemini de olumsuz etkilediğini açıklayan Dr. Simakov, lif içeriği düşük kuru gıdaların sık tüketilmesinin şişkinlik, karın ağrısı ve kabızlık gibi problemlere yol açabileceğini belirtti. Yemeklerin yalnızca çay ile tüketilmesinin sindirim sisteminin doğal işleyişini bozduğuna dikkat çeken uzman, dengeli ve lif açısından zengin bir beslenme alışkanlığının önemine değindi. Dr. Simakov, sağlıklı bir ağız ve sindirim sistemi için çay ve bisküvi tüketimine sınır getirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Dr. Simakov'un uyarıları, çay ve bisküvi alışkanlığının sanıldığından daha fazla risk taşıdığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, diş ve sindirim sağlığını korumak isteyenlerin bu alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/uzmandan-flas-uyari-cayla-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277565</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursada-tartistigi-dayisini-olduren-genc-3-gun-boyunca-ayni-evde-kaldi-277565</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'da aile faciası: Dayısını öldüren genç, 3 gün boyunca aynı evde kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'da tartıştığı dayısını öldüren, annesini yaralayan genç, 3 gün boyunca aynı evde kalmaya devam etti. Daha sonra taksi durağına giden şahsın, dayısının hareketsiz yattığını söylemesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'da aile faciası: Dayısını öldüren genç, 3 gün boyunca aynı evde kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, 23 Mayıs 2026 tarihinde Bursa'nın Osmangazi İstiklal Mahallesi Uludağ Sokak'ta bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cüneyt Taşkıran (60), kısa süre önce kardeşi Ç.A. (63) ve yeğeni E.A. (35) ile aynı evde yaşamaya başladı. Olay günü evde alkol alan Taşkıran ve yeğeni E.A., tartışmaya başladı. Annesine yönelik şiddet iddiasına tepki gösteren Taşkıran ile yeğeni E.A. arasındaki tartışma, kısa sürede şiddetli kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Taşkıran, darp sonucu hayatını kaybetti.  </p><p>Şüpheli E.A., öldürdüğü dayısı ve darbettiği annesiyle, aynı evde kalmaya devam etti. E.A.'nın, dışarı çıksa da çevresindekilere farklı bilgiler verdiği 3 gün sonra ortaya çıktı. Mahallesindeki taksi durağına 25 Mayıs'ta giden E.A., dayısının evde hareketsiz yattığını söylemesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.  </p><p>İhbar sonrası adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, evde Taşkıran'ın cansız bedeniyle karşılaştı. Taşkıran'ın cansız bedeni ilk incelemenin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı durumda olan anne Ç.A. ise ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı.  </p><p>Olayın ardından şüpheli E.A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ilk ifadede suçlamaları kabul etmediği ve olay sırasında evde bulunmadığını öne sürdüğü öğrenildi.  </p><p>Ayrıca, E.A.'nın geçmişte de annesi Ç.A.'ya yönelik şiddet iddiaları nedeniyle emniyette suç kaydı olduğu ortaya çıktı.  </p><p>Olayla ilgili tahkikat sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/bursada-tartistigi-dayisi-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277564</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kurtalanda-viraj-kaza-yarali-2-kisi-yaralandi-277564</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurtalan'da viraj kaza yaralı: 2 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Siirt'in Kurtalan ilçesinde virajda meydana gelen kazada yoldan çıkan otomobildeki 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurtalan'da viraj kaza yaralı: 2 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Kurtalan ilçesi yakınlarında meydana geldi. Bayram ziyareti için yola çıkan vatandaşların bulunduğu otomobil, virajda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak savruldu. Kazada otomobildeki 2 kişi yaralanırken, araçta hasar oluştu. Olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Kurtalan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/aw71391701-27052026e81d02d1.jpg"/><p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kurtalanda-viraj-kaza-yar-441_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277563</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insani-acikladi-uzun-yasamin-sirri-bu-sporlarda-277563</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanı açıkladı! Uzun yaşamın sırrı bu sporlarda]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanı Dan Buettner, uzun yaşamın sırlarını açıklarken raketli sporların önemine dikkat çekti. Tenis, badminton ve pickleball gibi aktivitelerin hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurgulayan Buettner, bu sporların sosyal bağlantıları güçlendirdiğine işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanı açıkladı! Uzun yaşamın sırrı bu sporlarda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanı Dan Buettner, uzun ömürle ilgili yürüttüğü araştırmalar kapsamında, raketli sporların yaşam süresini artırmada önemli bir rol oynadığını açıkladı. Buettner, tenis, badminton ve pickleball gibi sporların sadece fiziksel sağlığı desteklemekle kalmadığını, aynı zamanda sosyal etkileşimi ve duygusal dengeyi güçlendirdiğini belirtti. Uzman, bu aktivitelerin hem bireysel hem de toplumsal düzeyde insanlara fayda sağladığını ifade etti.</p><h3>Dan Buettner: 'Raketli sporlar ömrü uzatıyor'</h3><p>Dan Buettner, raketli sporların diğer spor türlerinden ayrıştığını vurguladı. Ona göre, bu sporlar iyi bir hareket koordinasyonu gerektiriyor ve rekabetçi yapısı sayesinde kişilerin zihinsel olarak da aktif kalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, raketli sporların grup halinde oynanabilmesi, katılımcıların sosyal ilişkiler kurmasını ve güçlendirmesini sağlıyor. Buettner, bu faktörlerin birleşiminin uzun ve sağlıklı bir yaşam için kritik olduğunun altını çizdi.</p><h3>Tenis ve badmintonun günlük yaşama etkisi</h3><p>Bilim insanı, raketli sporların erişilebilirliği sayesinde günlük hayata kolayca entegre edilebildiğini belirtti. Tenis ve badminton gibi aktiviteler, düzenli olarak uygulandığında hem fiziksel kondisyonu artırıyor hem de stres seviyesini düşürüyor. Buettner, bu sporların yaşam kalitesini yükselttiğini ve uzun ömür üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Ayrıca, daha önce et tüketiminin azaltılmasının da uzun yaşam üzerinde olumlu etkiler yarattığına dikkat çekmişti. Uzmanlar, toplumun bu tür sağlıklı alışkanlıkları benimsemesinin önemine vurgu yapıyor.</p><p>Sonuç olarak, Dan Buettner'ın önerileri, raketli sporların hem bedensel hem de zihinsel sağlık için büyük avantajlar sunduğunu ortaya koyuyor. Uzun ve sağlıklı bir yaşam isteyenler için tenis ve badminton gibi aktiviteler öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/bilim-insani-acikladi-uzu-365_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277562</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/alexandre-sorloth-icin-everton-ve-atletico-madrid-arasinda-transfer-savasi-277562</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alexandre Sörloth için Everton ve Atletico Madrid arasında transfer savaşı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin transfer gündeminde yer alan Norveçli golcü oyuncu Alexander Sörloth hakkında yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Kadrosuna güçlü bir forvet takviye etmek isteyen Everton kesenin ağzını açtı. Atletico Madrid yönetim, İngiliz ekibinin teklifini değerlendirmeye aldı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alexandre Sörloth için Everton ve Atletico Madrid arasında transfer savaşı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin forvet adaylarından birisi olan Alexander Sörloth için İngiltere Premier Lig ekibi Everton harekete geçti.</p><p>İspanyol basınından Fichajes'in haberine göre Everton Teknik Direktörü David Moyes, takımını Avrupa kupalarına taşıyacak güçlü bir santrfor transferini öncelik haline getirdi.</p><p>Deneyimli çalıştırıcı, fizik gücü ve golcülüğüyle öne çıkan Sörloth'u hücum hattının merkezine yerleştirmek istiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/stardetay27122025938-270520264252df96.jpg"/><p><b>SÖRLOTH SICAK BAKIYOR</b></p><p>30 yaşındaki Norveçli futbolcu, Atletico Madrid'de geride kalan sezonda çoğunlukla sonradan oyuna dahil olmasına rağmen 53 maçta 20 gol kaydetti. Ancak Sörloth'un düzenli forma giyeceği ve takımın ana gol silahı olacağı bir projeye sıcak baktığı belirtildi.</p><p><b>40 MİLYON EURO</b></p><p>İngiliz temsilcisi, Atletico Madrid forması giyen Alexander Sörloth için 40 milyon euro'luk resmi teklif sundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/596f13b4256146e18480-27052026f2528bb0.jpg"/><p><b>A. MADRID TEKLİFİ DEĞERLENDİRİYOR</b></p><p>Atletico Madrid yönetimi ise oyuncunun satışına tamamen kapıyı kapatmış değil. Kulübün, maaş bütçesini rahatlatmak ve yeni transferler için kaynak oluşturmak adına Everton'ın teklifini değerlendirmeye aldığı ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/detaykurtarld-27052026c323407f.jpg"/><p><b>F.BAHÇE VE MILAN DA DEVREDE</b></p><p>Transfer yarışında Fenerbahçe ve Milan'ın da devrede olduğu öne sürülürken, Everton'ın ekonomik açıdan daha güçlü bir pozisyonda bulunduğu kaydedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/00c74b34b40b4cc8a437-270520260f854118.jpg"/><p>İngiliz ekibi, FIFA 2026 Dünya Kupası sonrası oyuncunun değerinin yükselmesini önlemek için transferi kısa süre içinde sonuçlandırmayı hedefliyor. David Moyes, Sörloth'u Beto ve Thierno Barry ile birlikte hücum rotasyonunda kullanmayı planlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/alexandre-sorloth-icin-ev-262_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277561</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutluluk-arayisinda-en-sik-yapilan-3-hata-277561</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutluluk arayışında en sık yapılan 3 hata]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikiyatrist H. Kintero Deia, insanların mutlu olmasını engelleyen üç temel alışkanlığı açıkladı. Uzman, özellikle geçmişteki hatalara takılı kalmak, gelecekle ilgili aşırı kaygılanmak ve dışarıdan mutluluk beklemek gibi düşünce kalıplarının yaşam kalitesini ciddi biçimde etkilediğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutluluk arayışında en sık yapılan 3 hata]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatrist H. Kintero Deia, insanların mutluluk hissini engelleyen üç önemli alışkanlığı açıkladı. Uzman, geçmişte yapılan hatalara ya da söylenen sözlere sürekli takılmanın, kişinin yaşamdan tatmin olmasını zorlaştırdığını belirtti. Ayrıca, gelecekle ilgili aşırı endişe duymanın da yoğun stres yarattığını vurguladı. Kintero'ya göre, insanların çoğu zaman kaygılandığı olayların yüzde 85'i gerçekte yaşanmıyor. Buna rağmen, birçok kişi olası sorunları düşünerek gereksiz yere enerji harcıyor. Son olarak, başkalarından mutluluğu beklemenin yanlış olduğunu söyleyen Kintero, gerçek mutluluğun insanın kendi içinde başladığını ifade etti.</p><h3>Psikiyatrist Kintero: 'Geçmişe takılı kalmak mutluluğu gölgeler'</h3><p>Kintero, alınan kararlar ve yapılan hatalar üzerinde sürekli düşünmenin, pişmanlık ve suçluluk duygularını artırdığını söyledi. Bu tür bir alışkanlık, kişide içsel hayal kırıklığına yol açarak, ilerlemeyi ve yeni adımlar atmayı engelliyor. Uzman, yaşananların değiştirilemeyeceğine dikkat çekerek, geçmişe saplanıp kalmanın yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtti. Kintero, bu düşünce biçiminin kişisel gelişimi de olumsuz etkilediğini vurguladı. Ona göre, geçmişle barışmak ve ileriye bakmak, mutluluğun önünü açıyor.</p><h3>Kintero'dan kaygı ve dışsal mutluluk beklentisi uyarısı</h3><p>Geleceğe dair sürekli kaygı duymanın, insanların günlük yaşamında gereksiz stres yarattığını ifade eden Kintero, çoğu korkunun asılsız çıktığını hatırlattı. Uzman, kaygıların büyük bölümünün gerçekleşmediğini belirterek, bu alışkanlığın bireyin enerjisini tükettiğini söyledi. Ayrıca, başkalarının sorunları çözmesini veya içsel boşluğu doldurmasını beklemenin mutluluğu engellediğine işaret etti. Kintero, mutluluğun dışarıdan değil, kişinin kendi iç dünyasında şekillendiğine dikkat çekti. Bu nedenle, bireylerin düşünce alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Sonuç olarak, psikiyatrist H. Kintero Deia, mutluluğu engelleyen alışkanlıklardan kurtulmanın, hem zihinsel hem de duygusal açıdan daha tatmin edici bir yaşam sürdürmek için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Uzman, geçmişe takılmadan, kaygılardan uzaklaşarak ve mutluluğu kendi içinde arayarak yaşam kalitesinin yükseltilebileceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mutluluk-arayisinda-en-si-779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277560</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/damarlari-koruyan-besinler-ortaya-cikti-iste-o-liste-277560</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Damarları koruyan besinler ortaya çıktı! İşte o liste]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Terapist N. Çernışova, kanın normal yoğunluğunu korumak ve damar sağlığını desteklemek için hangi gıdaların tercih edilmesi gerektiğini açıkladı. Uzman, özellikle taze sebze ve meyvelerin kan viskozitesine olumlu etki yaptığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Damarları koruyan besinler ortaya çıktı! İşte o liste]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terapist N. Çernışova, kan viskozitesinin kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, bu konuda önemli uyarılarda bulundu. Çernışova, kanın yoğunluğunu dengeleyen ve dolaşım sistemini koruyan gıdaların seçilmesinin, kalp krizi ve beyin kan dolaşımı bozuklukları riskini azaltabileceğini belirtti. Uzman, özellikle taze sebze, mevsim meyveleri ve yeşilliklerin günlük diyette yer almasının, kan viskozitesi üzerinde olumlu etki yarattığını ifade etti.</p><h3>Çernışova: 'Kiraz ve yaban mersini kanı inceltiyor'</h3><p>Çernışova, kan viskozitesinin sağlıklı seviyede tutulabilmesi için bazı meyvelerin öne çıktığını söyledi. Kiraz, siyah frenk üzümü, çilek, ahududu ve yaban mersini gibi meyvelerin, kan akışını destekleyerek damar sistemini koruduğunu vurguladı. Uzman, bu meyvelerin düzenli tüketilmesinin, trombüs oluşumu riskini azaltabileceğini belirtti. Ayrıca, bu tür gıdaların sadece kan viskozitesi değil, genel kalp ve damar sağlığı açısından da önemli olduğunun altını çizdi.</p><h3>Proteinli gıdalar kan dolaşımını destekliyor</h3><p>Terapist Çernışova, proteinli gıdaların da kan viskozitesi üzerinde etkili olduğunu açıkladı. Tavuk, balık, yumurta ve süt ürünlerinin diyette yer almasının, vücudun dengeli çalışmasına katkı sağladığını ifade etti. Bu besinlerin, kan dolaşımını destekleyerek damar sağlığının korunmasında rol oynadığını belirten Çernışova, sağlıklı bir beslenme düzeninin kalp-damar hastalıkları riskini azaltmada temel unsur olduğunu vurguladı.</p><p>Uzmanlar, kan viskozitesini dengeleyen doğru gıdaların seçilmesinin, kalp ve damar sağlığını korumada kritik öneme sahip olduğu konusunda hemfikir. Dolaşım sistemi hastalıklarından korunmak için, taze sebze ve meyvelerle proteinli gıdaların birlikte tüketilmesi öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/damarlari-koruyan-besinle-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277559</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-stratejik-esik-turkiye-mavi-vatan-yasasi-ile-denizlerinde-haklarini-guclendiriyor-277559</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni stratejik eşik! Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerinde haklarını güçlendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerindeki hak ve menfaatlerini sadece askeri olarak değil hukuki, diplomatik ve stratejik düzeyde de tahkim ediyor. Kıbrıs, sadece Türkiye açısından tarihsel ve siyasi yönüyle bir milli mesele değil aynı zamanda Doğu Akdeniz enerji güvenliği, deniz egemenliği ve askeri denge yapısı bakımından ileri karakol özelliği taşımaktadır. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni stratejik eşik! Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerinde haklarını güçlendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya, Türkiye'nin Mavi Vatan Yasası&#39;nın jeopolitik, hukuki ve stratejik boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b><center><b><center><b>***</center></b></center></b></center></b></p><p>Türkiye'nin Mavi Vatan Yasası, sadece teknik olarak hazırlanmış bir deniz yetki sahası düzenlemesi olmamakla birlikte devletin deniz jeopolitiği ile alakalı stratejik vizyon ve doktrininin siyasi ve hukuki zeminde belirlenmesi olarak değerlendirilebilir. Bu politika, Doğu Akdeniz, Adalar Denizi ve Karadeniz'de Türkiye'nin karşılaştığı enerji, güvenlik ve egemenlik meselelerini mutlak ve kırmızı çizgilerle belirlenmiş hudutlar içinde çözme potansiyeli taşıyor. Elbette bu anlayışın ağırlık merkezinde Kıbrıs meselesi yer alıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nin (KKTC) eşit statülü, egemen devlet olarak tanınması ve Ada çevresindeki hukuki haklarına kavuşması, büyük önem arz ediyor. Ayrıca Adalar Denizi&#39;ndeki Yunanistan'ın maksimalist işgalci zihniyetinin "şamata diplomasisinden" ibaret olduğu oldukça aşikar. Bu bağlamda Lozan dengesini koruyarak Türkiye'nin kara sularının 6 mil esasına göre belirlendiği ve Yunanistan'ın bir kara devleti olmasından hareketle adalarının münhasır ekonomik bölge (MEB) sahası olamayacağı görüşü, Türkiye'nin kırmızı çizgisi ve "casus belli" yani savaş sebebidir.</p><p><b>- DENİZLERİNDEKİ "MİSAK-I MİLLİ'NİN" İLANI</b></p><p>Mavi Vatan doktrini, Türkiye'nin &quot;denizlerdeki Misak-ı Milli sınırlarının&quot; ilanıdır. Türkiye'nin yaklaşık kara yüz ölçümü 783 bin 562 kilometrekareyken Mavi Vatan coğrafyası içinde Karadeniz, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge ve deniz yetki alanları ile beraber yaklaşık 462 bin kilometrekaredir. Yani toplamda Türkiye'nin jeopolitik, siyasi ve ekonomik coğrafyası 1 milyon 245 bin kilometrekare olarak hesaplanabilir. Bu yaklaşımın mutlak muhasebesi, Türkiye'nin ana vatanının sadece kara olmadığı, denizlerdeki varlığı ve savunmasının, esas olarak ana karanın güvenliğini sağladığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla Türkiye, sadece kıyılarının güvenliğini değil aynı zamanda deniz ticaret güzergahlarını, enerji kaynaklarını, deniz altı zenginliklerini ve jeopolitik erişim bölgelerinin de güvenliğini sağlamak zorundadır. Bunun için de proaktif politikanın devamı büyük önem arz etmektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mavitatansavunma-27052026b6f073b3.jpg"/><p><b>- DOĞU AKDENİZ'DE JEOPOLİTİK KALKAN</b></p><p>Bilhassa Doğu Akdeniz'deki enerji diplomasisi ve rekabeti oldukça önemlidir. Hidrokarbon rezervleri, enerji hatları ve münhasır bölge tartışmaları, Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İsrail ve Mısır arasında katmanlı hegemonya mücadelesine neden oldu. Yunanistan'ın 'Enosis' ve 'Megali İdea' anlayışlarıyla 1940'lı yıllardan itibaren uyguladığı maksimalist politikalarına karşı çıkan Türkiye, yarı kapalı ve özel bir deniz olan Adalar Denizi&#39;nde deniz yetki alanlarını hukuka dayalı hakkaniyet ilkesi çerçevesinde barışçıl bir deniz jeopolitiği geliştiriyor. Bu hususta 2019 yılı Kasım ayında Libya ile imzalanan "Deniz Yetki Alanları Mutabakatı," Türkiye'nin bölgesel yalnızlaştırma politikalarını kırma ve enerji diplomasi masası dışında bırakılma teşebbüslerine karşı inşa ettiği jeopolitik politikalardan biri olarak düşünülebilir. Tam da bu aşamada oluşturulan 'Mavi Vatan Yasası' ile bu stratejik hattın kurumsallaştırılması mümkün kılınabilir.</p><p><b>- STRATEJİK KUŞATMADA KIBRIS VE MAVİ VATAN</b></p><p>Türkiye'nin 'milli davası' Kıbrıs meselesi, Mavi Vatan doktrininin tam da merkezinde yer alan güvenlik parametrelerinden biridir. Kıbrıs, sadece Türkiye açısından tarihsel ve siyasi yönüyle bir milli mesele değil aynı zamanda Doğu Akdeniz enerji güvenliği, deniz egemenliği ve askeri denge yapısı bakımından ileri karakol özelliği taşımaktadır. KKTC'nin özgürlüğünü ve egemenliğini inkar edenler, Ada&#39;nın tamamı GKRY'ye aitmiş gibi deniz yetki alanlarını işgal etme niyetini her defasında yineliyor. KKTC'nin deniz sahasını görmezden gelmek, aynı zamanda Türkiye'nin Mavi Vatan politikasına ve bölgesel menfaatlerine dönük stratejik kuşatma teşebbüsü olarak değerlendirilmelidir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kbrsss-27052026c80922c3.jpg"/><p>Bu perspektif dahilinde Türkiye denizlerinde askeri kapasite ve kabiliyetlerini arttırıyor. Deniz altı projeleri, insansız silahlı ve silahsız deniz araçları, yerli savaş gemileri, amfibi hücum kapasitesi ile deniz-hava unsurlarındaki modernizasyonu, Türkiye'nin sadece kara merkezli değil, deniz odaklı bir güvenlik paradigması inşa ettiğini gösteriyor. Mavi Vatan doktrininin sahadaki en önemli destek unsurlarından biri, savunma sanayiindeki yerlileşme girişimleri olmuştur.</p><p><b>- TÜRKİYE, NEDEN "PASİF KIYI ÜLKESİ" OLMAYI REDDEDİYOR?</b></p><p>Diğer taraftan ekonomik ve diplomatik rekabet, en az askeri mücadele kadar önem arz ediyor. Enerji arz güvenliği, deniz ticaret güzergahları, liman yarışı ve deniz altı kablo hatları artık klasik güvenlik stratejilerinin çok daha ilerisinde jeoekonomik güç parametreleri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla Doğu Akdeniz'deki gerilim, sadece bölgesel değil küresel güç dengeleri bakımından da kritik önem taşıyor. Küresel güçlerin Doğu Akdeniz'e olan ilgisi, her geçen gün artıyor. ABD, Rusya, Çin ve AB'nin Doğu Akdeniz'de var olmak adına Yunanistan ve GKRY ile temasları, Türkiye'nin Mavi Vatan politikalarını daha kritik hale getiriyor. Bilhassa Hürmüz krizi ve olası Babülmendep krizi, Türkiye'nin denizlerde 'pasif kıyı devleti' değil aktif ve sınırlarını çizen deniz gücü olmasını zorunlu kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/gemisava-270520267b2117cf.jpg"/><p>Neticede Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerindeki hak ve menfaatlerini sadece askeri olarak değil hukuki, diplomatik ve stratejik düzeyde tahkim ediyor. Kısa ve orta vadede Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Adalar Denizi&#39;ndeki muhtemel gelişmeler, sadece bölgesel güç mücadelesini değil aynı zamanda Türkiye'nin Mavi Vatan güvenlik vizyonunu ortaya koyacak. Bu milli perspektifin yalnızca askeri tatbikatlar, siyasi söylemler veya harita tartışmalarıyla kalmayıp "kurumsal ve hukuki devlet doktrini" seviyesine ulaştığı ifade edilebilir.</p>[Doç. Dr. Furkan Kaya, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi&#39;dir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/yeni-stratejik-esik-turki-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277558</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kardiyolog-uyardi-uykusuzluk-kalbi-cokuse-surukluyor-277558</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kardiyolog uyardı! Uykusuzluk kalbi çöküşe sürüklüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kalp hastalıkları riskini artıran alışkanlıklar konusunda uyarıda bulunan Kardiyolog F. Lo Monaco, uyku eksikliği, aşırı tuz tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzının kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. Uzman, özellikle geç saatlerde yemek yemenin ve ağız gargarası kullanımının da kalp damarları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kardiyolog uyardı! Uykusuzluk kalbi çöküşe sürüklüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog F. Lo Monaco, kalp hastalıkları riskini artıran alışkanlıklar konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Lo Monaco, uyku düzenindeki bozuklukların ve yetersiz dinlenmenin kardiyovasküler sistem üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi. Uzman, bu sorunların vücutta kortizol seviyesini yükselttiğini ve insülin duyarlılığını azalttığını belirtti. Bu durumun ise kalp ve damar sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu vurguladı. Ayrıca, Lo Monaco'ya göre kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı alışkanlıklarına dikkat etmek gerekiyor.</p><h3>Lo Monaco: 'Aşırı tuz ve hareketsizlik kalp riskini artırıyor'</h3><p>F. Lo Monaco, aşırı tuz tüketiminin hipertansiyona yol açabileceğini ve bunun da kalp hastalıklarının başlıca nedenlerinden biri olduğunu ifade etti. Uzman, tuzun fazla kullanılmasıyla birlikte kan basıncının yükseldiğini ve bunun kalp damarlarını zorladığını aktardı. Ayrıca, hareketsiz bir yaşam tarzının kalp sağlığı üzerinde sigara kullanımı kadar olumsuz bir etki oluşturabileceğine dikkat çekti. Lo Monaco, fiziksel aktivitenin düzenli şekilde yapılmasının kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını hatırlattı.</p><h3>Geç saatlerde yemek ve ağız gargarası uyarısı</h3><p>Kardiyolog, geç saatlerde yemek yemenin de kalp ve damar sağlığına zarar verebileceğini belirtti. Ayrıca, ağız gargarası kullanımının damarların elastikiyetini korumada önemli rol oynayan yararlı bakterileri yok edebileceğini söyledi. Lo Monaco, bu nedenle ağız bakım ürünlerinin kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Kalp hastalıkları riskini azaltmak için sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve hareketli bir yaşam tarzı önerdi.</p><p>Kalp sağlığını korumak isteyenler için Lo Monaco'nun uyarıları yol gösterici nitelik taşıyor. Uzmanlar, kalp hastalıkları riskini azaltmak için sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesinin önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kardiyolog-uyardi-uykusuz-317_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277557</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diyabet-riski-icin-kritik-liste-bu-gidalardan-uzak-durun-277557</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyabet riski için kritik liste! Bu gıdalardan uzak durun]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog Dr. N. Dianova, diyabet riskini düşürmek isteyenler için beslenme ve yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle, sadece üç ayda önemli bir ilerleme kaydedilebileceğini açıkladı. Uzman, özellikle tatlı içeceklerden ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmasının altını çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyabet riski için kritik liste! Bu gıdalardan uzak durun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog Dr. N. Dianova, diyabet riskini kısa sürede azaltmak isteyenler için dikkat çekici önerilerde bulundu. Dr. Dianova, özellikle prediyabet ve tip 2 diyabet gelişiminde stres, hareketsizlik ve sağlıksız beslenmenin önemli rol oynadığını belirtti. Uzman, beslenme alışkanlıklarında yapılacak küçük ama etkili değişikliklerle, üç ay gibi kısa bir sürede diyabet riskinin hissedilir derecede düşürülebileceğini ifade etti. Diyabetin önlenmesinde, yaşam tarzı değişikliklerinin ve doğru besin seçimlerinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p><h3>Dr. Dianova: 'Tatlı içeceklerden uzak durun, diyabet riski azalıyor'</h3><p>Dr. Dianova, diyabet riskini azaltmak için ilk adımda tatlı gazlı içecekler ve ilave şekerden uzak durulmasını önerdi. Beyaz unlu mamuller ve işlenmiş et tüketiminin de sınırlandırılması gerektiğini belirten uzman, bu tür gıdaların diyabet gelişimini hızlandırabileceğine dikkat çekti. Diyabet riskinin azaltılması için, menüye tam tahıllı ekmek, balık, tavuk eti ve evde hazırlanan yemeklerin eklenmesi gerektiğini söyledi. Dr. Dianova, bu sağlıklı alışkanlıkların düzenli olarak uygulanmasının, diyabet riskini belirgin şekilde düşürdüğünü vurguladı.</p><h3>Uzman: 'Her ay bir yeni sağlıklı alışkanlık ekleyin'</h3><p>Dr. Dianova, diyabet riskini azaltmak isteyenlerin ani ve sert kısıtlamalardan kaçınması gerektiğini belirtti. Bunun yerine, her ay bir faydalı alışkanlık ekleyerek vücudun yeni beslenme düzenine daha kolay uyum sağlayabileceğini açıkladı. Yavaş ve istikrarlı değişikliklerin, kalıcı sağlıklı alışkanlıkların oluşmasına yardımcı olduğunu ifade eden uzman, bu yöntemin hem diyabet riskini azaltmada hem de motivasyonu korumada etkili olduğunu söyledi. Dr. Dianova, sağlıklı beslenme ile yaşam tarzı değişikliklerinin diyabetle mücadelede en güçlü silahlar arasında yer aldığını bir kez daha hatırlattı.</p><p>Diyabet riskini azaltmak için önerilen bu adımlar, sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyen herkes için yol gösterici olabilir. Uzmanlar, küçük değişikliklerin bile uzun vadede büyük farklar yaratabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/diyabet-riski-icin-kritik-424_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277556</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlardan-guneslenme-suresi-icin-kritik-oneriler-277556</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan güneşlenme süresi için kritik öneriler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İspanyol bilim insanları, güneşte kalma süresinin D vitamini üretimi üzerindeki etkisini araştırdı. Araştırmada, mevsime ve vücut tipine göre güneşte kalma süresinin değiştiği, özellikle kış aylarında bu sürenin önemli ölçüde uzadığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan güneşlenme süresi için kritik öneriler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanyol bilim insanları, güneşte kalma süresinin insan vücudunda D vitamini üretimi üzerindeki etkisini araştırdı. 2003 ile 2010 yılları arasında yürütülen çalışmada, yılın dört farklı ayında Güneş'in radyasyon parametreleri incelendi. Araştırma, özellikle güney ve ılıman enlemlerde yaşayanlar için güneşte kalma süresinin optimal seviyesini ortaya koydu. Bilim insanları, D vitamini sentezinin mevsime, günün saatine ve vücut tipine göre büyük farklılıklar gösterdiğini belirtti.</p><h3>İspanyol araştırmacılar: 'Mevsime göre güneşte kalma süresi değişiyor'</h3><p>Çalışmada, Ocak ayında güneşte kalınması gereken sürenin yaklaşık 2 saat 10 dakika olduğu açıklandı. Bu sürede vücudun en az yüzde 10'unun güneş ışığına maruz kalması gerekiyor. Nisan ve Temmuz aylarında ise, vücudun dörtte biri açıkta kaldığında sadece 10 dakika güneşlenmek yeterli oluyor. Ekim ayında ise bilim insanları, D vitamini sentezi için 30 dakika güneşte kalmayı öneriyor. Araştırmacılar, kuzey enlemlerinde ise kış aylarında güneşlenme süresinin ciddi şekilde arttığını, örneğin güneşli bir kış öğle vaktinde 120 dakika, sabah 10:00'da 9,7 saat, saat 16:00'da ise 5,7 saat güneşte kalmanın gerektiğini belirtti. Bahar ve yaz aylarında öğle saatlerinde 10 dakika güneşte kalmak D vitamini ihtiyacını karşılamaya yetiyor. Eğer güneşlenme saatleri 15:00 ile 17:00 arasına denk geliyorsa, bu durumda süre 20 dakikaya çıkıyor. Bu bulgular, D vitamini sentezi için güneşte kalma süresinin hem mevsime hem de günün saatine göre dikkatlice ayarlanması gerektiğini ortaya koyuyor.</p><h3>D vitamini üretiminde vücut tipi ve giyim önemli rol oynuyor</h3><p>Araştırma, üçüncü cilt tipine sahip bireyler üzerinde gerçekleştirildi. Bu cilt tipi, genellikle koyu saçlı, esmer tenli ve çil olmayan kişilerden oluşuyor ve İspanya'da yaygın olarak görülüyor. Bilim insanları, D vitamini üretiminin sadece güneşte kalma süresine değil, aynı zamanda kişinin yaşı, vücut yapısı ve giyilen kıyafet türüne de bağlı olduğunu vurguladı. Özellikle vücudun güneşe maruz kalan kısmının oranı, D vitamini sentezinde belirleyici rol oynuyor. Araştırmacılar, Science of the Total Environment dergisinde yayımlanan bulgularında, güneşte kalma süresinin kişisel özelliklere göre uyarlanması gerektiğinin altını çizdi. Bu nedenle, güneşlenme süresi planlanırken hem mevsimsel değişiklikler hem de bireysel faktörler göz önünde bulundurulmalı.</p><p>Sonuç olarak, İspanyol bilim insanlarının araştırması, güneşte kalma süresinin D vitamini üretimi için kritik bir unsur olduğunu gösteriyor. Mevsim, saat, vücut tipi ve kıyafet seçimi gibi etkenler göz önünde bulundurularak, sağlıklı ve yeterli D vitamini sentezi için kişiye özel güneşlenme süreleri belirlenmesi önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/uzmanlardan-guneslenme-su-154_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277555</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cigir-acan-kuantum-deneyi-negatif-zaman-olcumu-sasirtti-277555</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çığır açan kuantum deneyi! Negatif zaman ölçümü şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Toronto Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kuantum fiziği deneyi, fotonların bir atom bulutundan geçerken negatif zaman harcadığını ortaya koydu. Araştırma, 'negatif zaman' kavramının gerçek bir kuantum etkisi olabileceğine işaret ederek bilim dünyasında yeni tartışmalar başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çığır açan kuantum deneyi! Negatif zaman ölçümü şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toronto Üniversitesi'nde fizikçiler, kuantum fiziğinin sınırlarını zorlayan bir deneyle, fotonların rubidyum atomlarından oluşan bir bulutun içinden geçerken "negatif zaman" harcadığını gösterdi. Deney, fotonların atomlarla etkileşimi sırasında, buluta girmeden önce çıkmış gibi göründüğünü ve bu süreçte negatif zaman yaşadığını ortaya koydu. Araştırma, Physical Review Letters dergisinde yayımlandı ve bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Kuantum fiziği alanında uzun süredir tartışılan "negatif zaman" kavramı, bu deneyle birlikte yeniden gündeme taşındı. Deneyde, fotonların atom bulutundan geçerken klasik fizik kurallarını aşan bir davranış sergilediği ve zamanın kuantum düzeyde beklenmedik şekillerde işlediği gözlemlendi.</p><h3>Steinberg ve ekibinden kuantumda negatif zamanın izleri</h3><p>Toronto Üniversitesi'nden Aephraim Steinberg liderliğindeki ekip, fotonların atom bulutundan geçişini incelerken, klasik beklentilerin dışında bir sonuçla karşılaştı. Fotonlar, rubidyum atomlarından oluşan buluta gönderildiğinde, beklenenin aksine, bazı fotonlar buluta girmeden önce çıkmış gibi bir zaman ölçümü verdi. Bu olgu, "negatif zaman" olarak adlandırıldı ve fotonların atomlarla etkileşime girdiği süreçte, zaman kavramının kuantum düzeyde alışılmışın dışında işlediğini gösterdi. Araştırmacılar, bu sonucun sadece teorik bir tartışma olmadığını, doğrudan deneysel gözlemle de doğrulandığını vurguladı. Elde edilen bulgular, kuantum fiziğinde zamanın doğası ve ölçümü konusunda yeni soruların ortaya çıkmasına neden oldu. Steinberg ve ekibi, kuantum parçacıklarının klasik zamansal sıralamanın ötesinde davranışlar sergilediğini ve bu durumun kuantum teknolojileri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p><h3>Negatif zaman kavramı: kuantum fiziğinde köklü bir tartışma</h3><p>Negatif zaman kavramı, kuantum fiziğinde uzun süredir tartışılan bir konu olmasına rağmen, bugüne kadar birçok araştırmacı tarafından göz ardı edildi veya bir ölçüm hatası olarak değerlendirildi. Ancak Toronto Üniversitesi'nde yapılan bu son deney, negatif zamanın gerçek ve ölçülebilir bir kuantum etkisi olduğunu ortaya koydu. Deneyde kullanılan zayıf ölçüm teknikleri sayesinde, fotonların atom bulutundaki yaşama süresi hassas bir şekilde tespit edildi. Milyonlarca denemenin ortalaması alınarak elde edilen sonuçlar, fotonların ortalama varış zamanının, klasik beklentilerin ötesinde, negatif bir değer aldığını gösterdi. Bilim insanları, bu bulgunun, kuantum sistemlerde zamanın nasıl işlediğine dair mevcut anlayışları kökten değiştirebileceğini düşünüyor. Araştırma, özellikle kuantum bilgisayarlar ve iletişim teknolojileri gibi alanlarda zaman kavramının yeniden ele alınmasını gerektirebilir.</p><h3>Heisenberg'in belirsizlik ilkesi ve zayıf ölçüm tekniğiyle yeni bulgular</h3><p>Deneyde, Heisenberg'in belirsizlik ilkesinin önemli bir rol oynadığı belirtildi. Fotonların enerjisi iyi tanımlandığında, zamanlama konusunda bir belirsizlik ortaya çıkıyor. Bu nedenle, fotonun buluta tam olarak ne zaman girdiği kesin olarak bilinemiyor, ancak ortalama giriş zamanı tahmin edilebiliyor. Araştırmacılar, fotonun atomlarda yaşayıp yaşamadığını anlamak için zayıf ölçüm adı verilen özel bir teknik kullandı. Bu yöntemde, fotonun enerjisinin rubidyum atomlarına aktarılıp aktarılmadığını anlamak için, atomlar üzerinden geçen zayıf bir lazer ışını kullanıldı ve ışık fazındaki küçük değişiklikler ölçüldü. Bu teknik, sistemin kuantum durumunu fazla rahatsız etmeden hassas ölçümler yapılmasına olanak tanıdı. Elde edilen veriler, fotonların atom bulutunda geçirdiği sürenin negatif olabileceğini gösterdi ve bu bulgu, kuantum ölçümlerinde yeni bir dönemin kapılarını araladı.</p><h3>Kuantum Zeno etkisi ve deneyin sınırları</h3><p>Deneyin en dikkat çekici yanlarından biri de, kuantum ölçümlerinin sistem üzerinde yarattığı etki oldu. Araştırmacılar, fotonun atomlarda yaşayıp yaşamadığını kesin olarak ölçmeye çalıştıklarında, kuantum Zeno etkisinin devreye girdiğini belirledi. Bu etki, sürekli ve güçlü ölçümlerin, sistemin doğal evrimini engellediğini ve istenen fenomenin gözlemlenmesini zorlaştırdığını gösterdi. Bu nedenle, zayıf ölçüm tekniğiyle, sistemin kuantum özellikleri korunarak, daha güvenilir sonuçlar elde edildi. Elde edilen bulgular, fotonların buluttan geçerken klasik fizik kurallarını ihlal eden bir şekilde, zamanın geriye doğru işlediği izlenimini verdi. Araştırmacılar, bu etkinin bir ölçüm hatası ya da deneysel bir artefakt olmadığını, doğrudan kuantum sistemlerin temel özelliklerinden kaynaklandığını vurguladı.</p><h3>Negatif zamanın kuantum teknolojilerine etkisi ve gelecek araştırmalar</h3><p>Toronto Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bu deney, negatif zaman kavramının kuantum teknolojileri alanında önemli etkiler yaratabileceğini gösterdi. Araştırmacılar, zamanın kuantum düzeyde farklı işleyişinin, özellikle kuantum bilgisayarlar ve iletişim sistemlerinde yeni algoritmalar ve protokoller geliştirilmesine kapı aralayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, negatif zamanın doğrudan ölçülebilir bir kuantum etkisi olduğunun gösterilmesi, temel fizik araştırmalarında yeni soruların gündeme gelmesine neden oldu. Bilim insanları, bu tür deneylerin kuantum fiziğinin temel yasalarını daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olacağını ve gelecekte daha karmaşık kuantum sistemlerin incelenmesine olanak tanıyacağını öngörüyor. Toronto Üniversitesi'nin öncülüğünde yapılan bu çalışma, kuantum araştırmalarında yeni bir yolculuğun başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p><p>Sonuç olarak, Toronto Üniversitesi'nde yürütülen bu deney, kuantum fiziğinin temel kavramlarından biri olan zamanın, atomik ve alt atomik düzeyde klasik anlayışın ötesinde işleyebileceğini ortaya koydu. Negatif zaman kavramı, artık sadece teorik bir tartışma olmaktan çıktı ve doğrudan deneysel olarak gözlemlendi. Bu bulgu, kuantum fiziğinin sınırlarını genişletirken, gelecekte yapılacak araştırmalar için yeni bir perspektif sundu. Bilim dünyası, kuantumda zamanın doğasıyla ilgili daha fazla keşif için heyecanla yeni çalışmaları bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/cigir-acan-kuantum-deneyi-317_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277554</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/turk-oyuncular-hollywoodu-fethetti-iste-o-isimler-277554</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk oyuncular Hollywood'u fethetti! İşte o isimler...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Başarılı performanslarıyla dikkat çeken Türk oyuncular, son yıllarda Hollywood projelerinde de yer alarak uluslararası yapımlarda boy göstermeye devam ediyor. Mehmet Günsür, Haluk Bilginer ve Saadet Işıl Aksoy, dünyaca ünlü oyuncularla kamera karşısına geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk oyuncular Hollywood'u fethetti! İşte o isimler...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk oyuncular son yıllarda yalnızca yerli yapımlarda değil,  dünya çapında ses getiren Hollywood projelerinde de adından söz ettirmeyi  başarıyor. Uluslararası yapımlarda boy gösteren ünlü isimler, Türkiye'yi de  temsil ediyor. </p><p>İşte Hollywood projelerinde yer alan o dikkat çeken Türk  oyuncular...</p><h2>MEHMET GÜNSÜR</h2><p>Mehmet Günsür, uluslararası yapım olan Fall Down Dead  filminde dedektif karakteriyle izleyici karşısına çıktı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mehmet-27052026a520834f.jpg"/><h2>HALUK BİLGİNER</h2><p>Haluk Bilginer, Hollywood'un büyük bütçeli yapımlarından  Ben-Hur filminde Simonides karakterine hayat verdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/haluk-27052026acb80db8.jpg"/><h2>SAADET IŞIL AKSOY</h2><p>Saadet Işıl Aksoy ise Twice Born filminde oyuncu Penelope  Cruz ile birlikte kamera karşısına geçti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/saadet-270520262d2f938c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/turk-oyuncular-hollywoodu-288_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277553</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sehit-aileleri-bayramin-ilk-gununde-edirnekapi-sehitligini-ziyaret-etti-277553</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şehit aileleri bayramın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şehit aileleri, Kurban Bayramı'nın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'nde yakınlarının kabirlerine ziyaretlerde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şehit aileleri bayramın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram namazının ardından sabahın erken saatlerinden itibaren şehitliğe gelmeye başlayan aileler, yakınlarının kabirleri başında Kur&#39;an-ı Kerim okudu, dualar etti.</p><p>Şehit mezarlarındaki çiçekleri sulayan aileler, yanlarında getirdikleri bayram çikolatalarını ve lokumları da diğer ziyaretçilere ikram etti.</p><p>Zaman zaman duygusal anlar yaşayan aileler, birbirlerine sarılarak teselli bulmaya çalıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41497998.jpg"/><p>Şehit Gökhan Kılıç&#39;ın babası Halis Kılıç, canlarından bir parçayı vatan için toprağa verdiklerini söyledi.<br></p><p>Şehit aileleri olarak hem üzgün hem gururlu olduklarını belirten Kılıç, &quot;Vatanımız sağ olsun.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bayramın üç gününü şehitlikte geçireceklerini dile getiren Kılıç, &quot;Biz burada bayramlaşıyoruz, burada yatıp burada kalkıyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41498000.jpg"/><p>Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, terör örgütü PKK tarafından açılan taciz ateşi sonucu şehit olan Piyade Uzman Çavuş Sercan Baş&#39;ın aile dostu Rasim Duman ise şehidin ellerinde büyüdüğünü söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41498001.jpg"/><p>Şehit Sercan Baş&#39;ın dört dörtlük bir insan olduğunu vurgulayan Duman, &quot;Çalıştı, çabaladı, asker oldu, şehit oldu. Bizim ciğerimiz parçalandı. Annesi büyüttü, asker ocağına yolladı&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41498002.jpg"/><p>Şehit olmadan evvel bayramlarda şehit Baş&#39;la hep birlikte vakit geçirdiklerini, aile gibi olduklarını belirten Duman, &quot;Allah kimseye böyle bir acı vermesin.&quot; ifadesini kullandı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sehit-aileleri-bayramin-i-402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>