<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294610</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gumushanede-trafik-kazasi-2-yarali-294610</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gümüşhane'de trafik kazası! 2 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de durakta bekleyen belediye otobüsüne çarpan otomobildeki 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gümüşhane'de trafik kazası! 2 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, öğle saatlerinde Bağlarbaşı Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, durakta bekleyen Y.G. yönetimindeki 29 AB 781 plakalı belediye otobüsüne, Bayburt yönünde ilerleyen N.Y.'nin kullandığı 28 AE 876 plakalı otomobil arkadan çarptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aw80472502-07102026068a7421.jpg"/><p>Kazada otomobil sürücüsü N.Y. ile yanındaki S.K. (84) yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aw80472504-07102026c4ea0397.jpg"/><p>Öte yandan sürücünün yol güzergâhındaki şerit ihlalleri ve kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gumushanede-trafik-kazasi-328_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294609</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eyupsultanda-gazze-icin-meydanlardayiz-etkinligi-duzenlendi-294609</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eyüpsultan'da "Gazze İçin Meydanlardayız" etkinliği düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Deniz Feneri Derneğince, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının ve sürdürdüğü soykırımın 3. yıl dönümünde "Gazze İçin Meydanlardayız" sloganıyla etkinlik düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eyüpsultan'da "Gazze İçin Meydanlardayız" etkinliği düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze&#39;de yaşanan insanlık dramına dikkati çekmek, yaşananları unutturmamak ve Gazze halkının sesi olmak amacıyla düzenlenen etkinlik, Eyüpsultan Meydanı&#39;nda gerçekleştirildi. 11 Ekim&#39;e kadar devam edecek etkinlik kapsamında, savaşta hayatını kaybeden çocukları temsilen hazırlanan kefen sergisi düzenlendi. Sergide, savaşın ortasında kalarak yaşamını yitiren çocukların hikayeleri, kanlı bebek kefenleri, boş kazanlar ziyaretçilere gösterildi.</p><p>Gazze&#39;den canlı bağlantıların yapıldığı etkinlikte, 3 boyutlu gözlük deneyimiyle vatandaşlar Gazze'ye farklı bir pencereden tanıklık ediyor. Etkinlikte Gazze için mektup yazma alanında ise Gazze&#39;de yaşananlara ilişkin bilgilendirici ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684494.jpg"/><p><b>- "GAZZE İNŞALLAH FERAHA KAVUŞACAK"</b></p><p>AA muhabirine etkinlikle ilgili konuşan Deniz Feneri Derneği Kaynak Geliştirme Müdürü Kenan Yaşar, bugün soykırımın 3. yıl dönümünde Eyüpsultan Meydanı&#39;nda farkındalık etkinliği düzenlediklerini belirterek, &quot;&#39;Gündem değişir gerçek değişmez&#39; sloganıyla düzenlenen etkinlik içerisinde temsili kefenli çocuklar sergisi var ve oradaki şehit edilmiş çocukların birebir kendi resimleri söz konusu. Ziyaretçiler arasında ağlayanlar ve duygusal anlar yaşayanlar çok oluyor. Farkındalık sergisi, anneler çocuklarıyla geldiklerinde o duyguyu daha çok yaşıyorlar ve bizlere de yaşatıyorlar. &#39;Söz bırak&#39; alanımızda ise vatandaşlar, katılımcılar oradaki kardeşlerimize mesajlarını yazabiliyorlar.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684495.jpg"/><p>Etkinlikte Gazze&#39;ye canlı bağlantılar yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini dile getiren Yaşar, vatandaşların yoğun ilgisi olduğunu söyledi. Farkındalık yaratmaya ve Gazze&#39;deki gerçekleri göstermeye çalıştıklarını ifade eden Yaşar, &quot;Gazze&#39;de her gün insanların yaşadıkları durumu burada insanlara göstermeyi amaçlıyoruz. Biz 4-5 gün buradaki sergiyle bunları gösteriyoruz ama oradaki insanlar sanki her an her dakika bir bombalanma yaşayacakmış korkusunu yaşıyor. Amacımız oradaki insanların duygularını, buradaki insanlara göstermeye çalışmak. Gazze inşallah feraha kavuşacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42684493.jpg"/><p>Etkinlik gün boyunca devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/eyupsultanda-gazze-icin-m-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294608</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-vefatinin-ikinci-yilinda-recai-kutani-andi-294608</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan vefatının ikinci yılında Recai Kutan'ı andı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Recai Kutan'ı vefatının ikinci yılında andı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan vefatının ikinci yılında Recai Kutan'ı andı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Recai Kutan'ı vefatının ikinci yılında andı.</p><p>Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Ülkemize ve milletimize önemli hizmetleri bulunan Mehmet Recai Kutan'ı ebedi aleme irtihalinin 2'nci yılında rahmetle yad ediyorum." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cumhurbaskani-erdogan-vef-313_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294607</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yetev-ogrencilerinin-sesi-gazze-icin-ortak-bir-mesaja-donustu-294607</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YETEV öğrencilerinin sesi, Gazze için ortak bir mesaja dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[YETEV Okulları, 7 Ekim 2023'te başlayan süreçte İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonucunda hayatını kaybedenleri anmak ve bölgede yaşanan insani trajediye dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attı. YETEV Okulları öğrencileri ile sazendelerinin ortak icrasıyla hazırlanan çalışmada merhum Cahit Zarifoğlu'nun şiirinden uyarlanan simge eser “Kardan Aydınlık” ezgisi yeniden yorumlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YETEV öğrencilerinin sesi, Gazze için ortak bir mesaja dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="paragraph">Gelecek  nesillerde Filistin hassasiyetini, dayanışma ruhunu ve ortak insani değerleri  canlı tutmayı hedefleyen proje, YETEV Okulları'nın farklı kampüslerinden ve her  yaş grubundan öğrencilerin katılımıyla hazırlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-07102026ac51f63f.jpg"/><p class="paragraph"><b>Müzik Kaydından  Video Çekimlerine Çok Kampüslü Birliktelik</b></p><p class="paragraph">Projenin ilk  aşamasında eser, YETEV Türk Müziği İlkokulu kampüsünde yer alan profesyonel  stüdyo ortamında, okulun sazendeleri ve ilkokul öğrencilerinin vokalleriyle  kaydedildi. Hazırlanan bu özel kaydın ardından YETEV Okulları'nın farklı  kampüslerindeki öğrenciler, seslendirilen bölümlere eşlik ederek video klibin  çekimlerinde yer aldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/yetevokullarikardana-07102026902253c9.mp4" type="video/mp4"></video><p class="paragraph">Video boyunca  öğrencilerin <b>ezginin farklı kısımlarını adeta bir meşale gibi birbirine  devrettiği</b> akıcı bir görsel ve işitsel anlatım kurgulandı. Çocukların hem  sesleri hem de samimi görüntüleriyle merkezinde yer aldığı klip; <b>merhamet,  vicdan ve birliktelik</b> duygusunu en duru haliyle yansıttı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-07102026851988e6.jpg"/><p class="paragraph"><b>"Çocuklarımızın Sesinin Ortak Vicdana  Ulaşmasını İstedik"</b></p><p class="paragraph">Çalışmanın, yaşanan acıları unutmamak ve insanlığın ortak  vicdanını canlı tutmak amacıyla hazırlandığını belirten YETEV Okulları Genel  Müdürü Yusuf Tüfekçi, şu değerlendirmede bulundu:<b> </b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-071020269805b6ca.jpg"/><p class="paragraph">"Çocuklarımızın dünyasından yükselen bir sesin, Gazze'de yaşanan  insani trajediyi hatırlatmasını ve ortak vicdanımıza ulaşmasını istedik.  'Kardan Aydınlık', öğrencilerimizin yalnızca bir eseri seslendirdiği bir  çalışma değil; merhamet, adalet, dayanışma ve barış gibi insanlığın ortak  değerlerini birlikte ifade ettiği anlamlı bir buluşma oldu. YETEV Okulları  olarak çocuklarımızı, dünyada yaşananlara duyarlı, başkasının acısını kendi  meselesi olarak görebilen ve insanlığın ortak değerlerine sahip çıkan bireyler  olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizin böyle bir  çalışmanın parçası olmasını çok kıymetli buluyoruz. Onların sesiyle verilen  mesajın, farklı coğrafyalarda yaşanan acılara karşı ortak insanlık duygusunu  diri tutmaya katkı sunmasını diliyoruz" dedi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/yetev-ogrencilerinin-sesi-770_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294606</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hak-edise-karsilik-yuzde-20lik-rusvet-esenyurt-belediyesindeki-yolsuzlugun-tape-kayitlari-cikti-294606</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hak edişe karşılık yüzde 20'lik rüşvet! Esenyurt Belediyesi'ndeki yolsuzluğun tape kayıtları çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve yüklenici firmalardan hak ediş bedellerinin yaklaşık yüzde 20'si oranında rüşvet talep edildiği iddialarına ilişkin soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıktı. Dosyada, iddiaları desteklediği değerlendirilen gizli tanık beyanları, teknik takip kayıtları ve tape konuşmalarının yanı sıra HTS, baz analizleri ile MASAK incelemeleri de yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hak edişe karşılık yüzde 20'lik rüşvet! Esenyurt Belediyesi'ndeki yolsuzluğun tape kayıtları çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Esenyurt Belediyesindeki bazı ihalelere ilişkin iddialar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, bazı ihalelerin belirli firmalarda kalmasının sağlandığı ve işi alan firmalardan belediyeden aldıkları hak edişlerin ortalama yüzde 20'si oranında para talep edildiği öne sürüldü. Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın evinde yapılan aramada ise 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 avro, 2 milyon 580 bin TL, ziynet eşyaları, 2 Rolex saat ve 3 silah ele geçirildiği belirtildi.</p><p><strong><b>GİZLİ TANIKLAR VE SES KAYITLARI DOSYAYA GİRDİ</b></strong></p><p>Soruşturma kapsamında 3 gizli tanığın ifadesine başvurulduğu, tanıkların benzer yönde beyanda bulunduğu ve iddialarını desteklediğini belirttikleri ses kayıtlarını dosyaya sundukları öğrenildi. Dosyaya giren ses kayıtlarından birinde, Topraköz isimli firmanın sahibi Erhan Toprak'ın hak edişlerini alabilmek amacıyla ASM İnşaat yetkilisi Salih Yılmaz'ın yeğenine Esenyurt Seyrantepe'deki bir pastanede 3 milyon TL verdiğine ilişkin anlatımların yer aldığı belirtildi. Söz konusu para tesliminin ardından şirketin hak edişlerinin ödendiği belirtildi. Başka bir ses kaydında ise Erhan Toprak'ın, ASM firması sahibi Salih Yılmaz aracılığıyla Yusuf Ulutaş'a para verdiğine yönelik ifadelerin bulunduğu aktarıldı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/esenyurt-belediyesine-rusvet-sorusturmasi-17-gozalti-294491" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/esenyurt-belediyesi-sorus-388_2-41.jpg"/></div><h3>Esenyurt Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 17 gözaltı</h3></a><p><strong><b>15 HAK EDİŞTE NAKİT ÇEKİM TESPİTİ</b></strong></p><p>Soruşturma dosyasındaki mali ve teknik incelemelerde Namık Çebi İnşaat şirketine ilişkin tespitlere de yer verildi. Tespite göre belediye tarafından şirkete hak ediş ödemesi yapıldıktan aynı gün veya bir gün içerisinde, hak ediş tutarının yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen miktarlarda nakit para çekildiği belirlendi. Dosyadaki örneklere göre 10 milyon TL'lik hak ediş ödemesinin ardından yaklaşık 2 milyon 100 bin TL, 5 milyon TL'lik ödeme sonrasında ise yaklaşık 1 milyon 125 bin TL nakit çekildiği tespit edildi. Yaklaşık 15 ayrı hak ediş ödemesinde benzer işlemlerin tekrarlandığı kaydedildi.</p><p><strong><b>NAKİT ÇEKİMLERİN ARDINDAN BAZ EŞLEŞMELERİ İNCELENDİ</b></strong></p><p>Teknik takip kapsamında yapılan HTS ve baz analizlerinde, şirket hesaplarından nakit para çeken Namık Çebi ile şirket çalışanları Doğancan Güzel, Cemalettin Çağlayan ve Harun Berber'in, para çekimlerinin kısa süre sonrasında Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının tesliminde aracı olarak kullandığı değerlendirilen İbrahim Doğancıoğlu ve Anıl Alioğlu ile aynı bölgelerde baz verdiği tespit edildi. Dosyada, İbrahim Doğancıoğlu ve Anıl Alioğlu'nun da aynı gün veya birkaç gün içerisinde Yusuf Ulutaş ile baz birlikteliğinin bulunduğu belirtildi. Bu tespitlerin, hak ediş ödemesi, nakit çekim ve şüpheliler arasındaki baz eşleşmelerine ilişkin incelemelerde değerlendirildiği öğrenildi.</p><p><strong><b>TAPE KAYITLARINDA YUSUF ULUTAŞ İFADELERİ</b></strong></p><p>Gerçekleşen teknik takip sonucu 7 ayrı tape kaydının soruşturma dosyasına girdiği belirtildi. Namık Çebi ile Erkan Çebi arasındaki bir görüşmede, Bağcılar'daki bir otopark ihalesinin gündeme geldiği, Erkan Çebi'nin "ekibin sağlam olduğunu" söylediği ve ihaleye girip girmeyeceğini sorduğu aktarıldı. Namık Çebi'nin ise Esenyurt'ta bir daha belediye işine girmek istemediğini ve burada kendisini kaptırdığını söylediği kaydedildi. Eski Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Ümit Ünal ile Turgay Erence arasındaki görüşmede ise belediyenin asfalt ihalesini alan firmanın işi sahada gerektiği şekilde yapmadığı gerekçesiyle geçici kabulünün yapılmadığının konuşulduğu belirtildi. Görüşmede, söz konusu firma ile Yusuf Ulutaş arasındaki ilişkiye yönelik "Firmanın Yusuf Ulutaş'ı beslediği" ifadesinin kullanıldığı aktarıldı. Bir başka görüşmede ise Bekir Çelik'in Esenyurt'ta bir işi bulunduğunu belirterek belediyede "anahtarın kim olduğunu" sorması üzerine Ümit Ünal'ın, "Belediyenin anahtarı Yusuf Ulutaş, Can'ın anahtarı da o, para Yusuf'ta dönüyor" dediği öne sürüldü.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/691c131d37424a67835c-071020266906ea14.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/hak-edise-karsilik-yuzde--322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294605</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-putin-ile-telefonda-gorustu-294605</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile telefonda görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan temaslara başlanmasına ilişkin gayretlere katkı vermeye her zaman hazır olduğunu ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile telefonda görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p><b>İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</b></p><p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmede Türkiye-Rusya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/00898abac5eb45bdaaaf-07102026abe56c0f.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için yapılan çalışmaların önem arz ettiğini, Türkiye olarak Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan temaslara başlanmasına ilişkin gayretlere katkı vermeye her zaman hazır olduğumuzu ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanımız görüşmede Rusya Devlet Başkanı Putin'in doğum gününü ve partisinin Duma seçimlerindeki başarısını tebrik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cumhurbaskanimiz-erdogan--686_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294603</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cemil-tugay-o-sozler-cumhurbaskanimiza-ait-ben-o-sozleri-ilk-duydugum-zaman-cok-etkilenmistim-294603</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cemil Tugay: O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait, ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait. Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler. Ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim. Biliyorsunuz Atatürk'ün de 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir' diye bir ifadesi var. AK Parti'nin Cumhuriyetin mirasını taşıdığına dair bir ifade olduğunu düşünüyorum. O nedenle benim için çok değerli olduğunu ifade etmek istedim" değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cemil Tugay: O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait, ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a parti rozetini taktı. Cemil Tugay, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  </p><p><b>"İZMİR BİR ANDA RAHATLAYACAK, İYİ OLACAK"</b></p><p>İzmir için hayırlı dileklerde bulunan Tugay, "Güzel bir buluşma oldu. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz sağ olsunlar çok iyi karşıladılar. Herkesin şu anda düşündüğü tek şey var. İzmir'e yapabildiğimiz en iyi hizmetleri yapmak, İzmir'in sorunlarını çözmek. Bu açıdan ben çok huzurluyum. Artık gece gündüz çalışacağız. İnanın İzmir bir anda rahatlayacak, iyi olacak. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.  </p><p>Cemil Tugay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İzmir'e davet edildiğini belirterek, görüşmenin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın programına göre şekilleneceğini ve ziyaretle ilgili gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683786.jpg"/><p><b>"HERKES DOĞRU BİLDİĞİNİ YAPACAK"</b></p><p>İzmir'de bulunan ilçelerden AK Parti'ye katılım olup olmayacağını cevaplayan Tugay, "Benim o konuda kimseyle bir görüşmem yok açıkçası. O yüzden ben bilemiyorum ama herkesin kulağına gelenler bizim de kulağımıza geliyor. Hayırlısı olsun, herkes doğru bildiğini yapacak" açıklamasında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683787.jpg"/><p><b>"O SÖZLER CUMHURBAŞKANI'MIZA AİT, BEN O SÖZLERİ İLK DUYDUĞUM ZAMAN ÇOK ETKİLENMİŞTİM"</b></p><p>'Kimsesizlerin kimsesi olmak' vurgusuna dair açıklama yapan Tugay, "O sözler Cumhurbaşkanı'mıza ait. Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler. Ben o sözleri ilk duyduğum zaman çok etkilenmiştim. Biliyorsunuz Atatürk'ün de 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir' diye bir ifadesi var. AK Parti'nin Cumhuriyetin mirasını taşıdığına dair bir ifade olduğunu düşünüyorum. O nedenle benim için çok değerli olduğunu ifade etmek istedim" değerlendirmesinde bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683788.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cemil-tugay-izmir-bir-and-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294601</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-goktas-bugune-kadar-66-bin-743-gencimizi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-yerlestirdik-294601</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Bugüne kadar 66 bin 743 gencimizi kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdik]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugüne kadar 66 bin 743 gencimizi kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdik. İş Hayatına Uyum Seminerlerimizle 6 bin 351 gencimizin yeni görevlerine uyum sürecini destekledik" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş: Bugüne kadar 66 bin 743 gencimizi kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Göktaş, "Devlet Korumasından Yararlanmış Gençlerimizin Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Göktaş, devlet koruması altındaki çocukların eğitimden spora, sanattan çalışma hayatına kadar farklı alanlarda desteklendiğini belirterek, çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerinde 15 bin 483 çocuğa yuva sıcaklığını aratmayan yaşam alanları sunulduğunu, 9 bin 310 koruyucu ailenin yanında ise 11 bin 55 çocuğun büyüdüğünü ifade etti. Bu yıl 258 çocuğun üniversiteye yerleştiğini aktaran Bakan Göktaş, spor, kültür ve sanat alanlarında da çocukların desteklendiğini kaydetti. Göktaş, 2021 yılından bu yana 22 bin 643 gence hayat ve kariyer planlama eğitimi verildiğini, İŞKUR iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında 11 bin 930 çocuğun iş ve meslek danışmanlığı eğitimi aldığını belirterek, özel sektörde çalışan gençlerin SGK primlerinin 5 yıl boyunca devlet tarafından karşılandığını ve bugüne kadar 66 bin 743 gencin kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirildiğini söyledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681256.jpg"/><p><b>"DEVLETİMİZİN TÜM İMKANLARINI ÇOCUKLARIMIZIN HAYATINA YANSIMASI İÇİN SEFERBER EDİYORUZ"</b></p><p>Bakanlık olarak gençlere birçok konuda sosyal destek verdiklerini belirten Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; merhametle yoğrulmuş bir gönül, bilgiyle adanmış bir akıl ve özgüveni sağlam bir duruştur. Devletimizin tüm imkanlarını, bu mirasın çocuklarımızın hayatına yansıması için seferber ediyoruz. Bu anlayışın en büyük teminatı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı liderliğidir. Onun 'önce insan' diyen gönül merkezli siyaset anlayışı, bugün sosyal politikalarımızın en sağlam pusulasıdır. Bu vizyonla, çocuk bakım hizmetlerimizde köklü bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün, çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerimizde, 15 bin 483 çocuğumuza yuva sıcaklığını aratmayan bir yaşam alanı sunuyoruz. Koruyucu aile modelimizle de, 9 bin 310 koruyucu ailemizin yanında 11 bin 55 çocuğumuz sevgi ve güven içinde büyüyor. Kuruluşlarımızda ve koruyucu ailelerimizin yanında sevgiyle büyüyen evlatlarımızın üniversiteye yerleşmeleri bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu yıl hep birlikte, 258 evladımızın üniversiteli olma sevincini yaşadık. Diğer yandan çocuklarımız, spor, kültür ve sanat alanlarında ortaya koydukları yeteneklerle de göğsümüzü kabartıyor. Bugün, Aile ve Sosyal Hizmetler Spor Kulüplerimizde 3 bin 200 lisanslı sporcumuz var. 3 bin 768 çocuğumuz; resim, el sanatları, müzik ve tiyatro gibi farklı alanlarda kendilerini ifade ediyor. Bu evlatlarımızın 707'si; bağlamadan kemana, gitardan çelloya farklı enstrümanlarla sanat yolculuğunu sürdürüyor" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681252.jpg"/><p><b>"2021 YILINDAN BU YANA 22 BİN 643 GENCİMİZE HAYATA HAZIRLIK VE KARİYER PLANLAMA EĞİTİMİ VERDİK"</b></p><p>Meslek sahibi olmak isteyen gençleri iş hayatına yöneltmeye yönelik projeler geliştirdiklerini ifade eden Bakan Göktaş, "Eğitimini tamamlayan, meslek sahibi olmak isteyen, çalışma hayatına hazırlanan gençlerimizi de yalnız bırakmıyoruz. İş ve meslek danışmanlığı hizmetlerimizle ve eğitimlerimizle gençlerimizi çalışma hayatına hazırlıyoruz. Yaşam Becerisi Kariyer Gelişimi programımızla, 2021 yılından bu yana 22 bin 643 gencimize hayata hazırlık ve kariyer planlama eğitimi verdik. İŞKUR iş birliğinde yürüttüğümüz İş ve Meslek Danışmanlığı programı kapsamında, 11 bin 930 çocuğumuza eğitim verdik. Korumamız altında bulunan çocuklarımız için mesleki kurslar açılmasını sağlayarak çalışma hayatına daha donanımlı şekilde hazırlanmalarına destek olduk. Özel sektörde çalışan gençlerimizin SGK primlerinin tamamını 5 yıl süreyle devlet olarak karşılıyoruz. Bu kapsamda, 11 bin 377 iş yerinde 16 bin 570 özel sektör istihdam teşviki sağladık" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681255.jpg"/><p><b>"BUGÜNE KADAR 66 BİN 743 GENCİMİZİ KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA YERLEŞTİRDİK"</b></p><p>Birçok genci kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirmeye çalıştıklarının altını çizen Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681257.jpg"/><p>"Bugüne kadar 66 bin 743 gencimizi kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdik. İş Hayatına Uyum Seminerlerimizle 6 bin 351 gencimizin yeni görevlerine uyum sürecini destekledik. Az önce Busenur'u ve Tayfun'u dinledik. Busenur da sizlerle birlikte kurada görev yerini bekliyor. Busenur kızım, gideceğin yer neresi olursa olsun, orayı emeğinle güzelleştireceğine yürekten inanıyorum. Tayfun, hem yüksek lisansa devam ediyor hem de savunma sanayimizin öncü kuruluşlarından birinde mühendis olarak görev yapıyor. Muğla'dan İTÜ'ye, oradan ülkemizin milli teknoloji hamlesine uzanan bu yol, azmin ve emeğin en güzel örneği. Tayfun, seninle gurur duyuyoruz. Bugünden itibaren, sizler de devletimizin farklı kurumlarında, millete hizmetin bir parçası oluyorsunuz. Görevlerinize başlamadan önce bulunduğunuz illerde 'İş Hayatına Uyum Seminerlerimize' katılmanız için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Bu seminerler ile ihtiyaç duyacağınız bilgi, beceri ve kurumsal kültürle sizleri en iyi şekilde çalışma hayatına hazırlayacağız. Gideceğiniz kurumlarda, çalışkanlığınızla, nezaketinizle ve sorumluluk duygunuzla çok güzel izler bırakacağınıza inanıyorum. Hangi görevde olursanız olun; işinizi hakkıyla yapın, bulunduğunuz yere değer katın. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğiz. Sizler bizim için her zaman bu büyük ailenin kıymetli evlatları olarak kalacaksınız. Sizlere güveniyoruz."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681259.jpg"/><p>Törende daha sonra devlet korumasından yararlanmış gençlerin kamu kurum ve kuruluşlarındaki görev yerlerinin belirlenmesi amacıyla kura çekimi gerçekleştirildi. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bakan-goktas-bugune-kadar-558_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294598</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-fon-bilgilendirmesi-yilmaz-bu-surecte-olusan-ozel-zararlar-icin-hazine-kaynagi-kullanilmayacak-294598</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM ''fon'' bilgilendirmesi!  Yılmaz: Bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağı kullanılmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içerisinde gereğini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimseyi haksız yere töhmet altında tutmayacağız. Manipülatörlere ve spekülatörlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Altını çizmek istediğim husus şu: Özel zararlar için hazine kaynağı kullanılmayacaktır.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM ''fon'' bilgilendirmesi!  Yılmaz: Bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağı kullanılmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda geniş yer alan fon soruşturmasında ilişkin TBMM'de bilgilendirme konuşması yaptı.</p><p class="MsoNormal"><strong>Cumhurbaşkanı  Yardımcısı Yılmaz</strong><strong>'ın </strong><strong>açıklamalarından  satırbaşları:</strong><strong></strong></p><p>Sistemik bir risk söz konusu değil. Ekonomimizin temelleri sağlam.</p><p>Sermaye piyasamızda yaşanan sorunun her bir detayı, ilk andan itibaren yetkili adli ve idari kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte, somut tedbirler alınmakta ve gerekli adımlar atılmaktadır.</p><p>Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içerisinde gereğini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimseyi haksız yere töhmet altında tutmayacağız. Manipülatörlere ve spekülatörlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">#CANLI Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içerisinde gereğini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimseyi haksız yere töhmet altında tutmayacağız. Manipülatörlere ve spekülatörlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.</p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2107795805201428623?ref_src=twsrc%5Etfw">October 7, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiş, eşgüdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır.</p>Yaşanan bu süreçte sorumluluğu olan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayan her kim olursa olsun, hukuk kuralları çerçevesinde bunun hesabını verecektir. Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır.Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiş, eşgüdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır.Yürütmekte olduğumuz tasfiye sürecinde Fon Koordinasyon Kurulu olarak ana çerçevemiz şudur; süreç şeffaf, adil, etkin ve olabilecek en hızlı şekilde yönetilecektir.<p>Hazine'den kaynak kullanılmadan, her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir. Yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılması genel ilkedir, olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödeme ile 1 milyona kadar ana para ödemesi planlanmaktadır.</p><p>Altını çizmek istediğim husus şu: Özel zararlar için hazine kaynağı kullanılmayacaktır.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">#CANLI Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Altını çizmek istediğim husus şu: Özel zararlar için hazine kaynağı kullanılmayacaktır. https://t.co/z3MUJAyUJ5</p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2107796715793187086?ref_src=twsrc%5Etfw">October 7, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Geçtiğimiz Pazartesi günü ilgili tüm kurumların katkısı ile hazırlıkları yapılan Kanun Teklifi taslağı, Fon Koordinasyon Kurulu 3. Toplantısı'nda kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Hazırlanan taslağa teknik düzeyde son hali verilerek Grubumuz aracılığı ile Meclisimizin takdirine sunulacaktır.</p><p>Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak Kanun Teklifi'nin yasalaşması halinde, Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılacağını öngörüyoruz.</p><p><b>FON KONUSUNDA HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAKTIR'</b></p><p>Teknik olarak tüm hazırlıklar yapılmıştır. Kanun yürürlüğe girer girmez en kısa sürede gereği yapılacaktır.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">''FON KONUSUNDA HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAKTIR''  #CANLI Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Teknik olarak tüm hazırlıklar yapılmıştır. Kanun yürürlüğe girer girmez en kısa sürede gereği yapılacaktır. https://t.co/FESmYHiXHx</p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2107802349192552488?ref_src=twsrc%5Etfw">October 7, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/tbmm-fon-bilgilendirmesi--912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294597</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cop31-baskani-kurum-15-derece-hedefini-korumak-icin-sizleri-antalyaya-davet-ediyoruz-294597</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COP31 Başkanı Kurum: 1,5 derece hedefini korumak için sizleri Antalya'ya davet ediyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı Kurum, "1,5 derece hedefini korumak, aşımı mümkün olduğunca sınırlamak ve iklim eylemini bugünden geleceğe uzanan güçlü bir uygulama sürecine dönüştürmek için sizleri Antalya'ya davet ediyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COP31 Başkanı Kurum: 1,5 derece hedefini korumak için sizleri Antalya'ya davet ediyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde Pasifik ada ülkesi Fiji'de Pre-COP açılış oturumu gerçekleştirildi.</p><p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un başkanlığındaki oturuma, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, Fiji Enformasyon, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve Pasifik ülkeleri temsilcileri katıldı.</p><p>Kurum, oturumun açılışında yaptığı konuşmaya, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması hedefine dikkati çekerek başladı.</p><p>"Bugün burada uluslararası iklim gündeminin en temel sorunlarından birini ele almak için bir araya geldik. 1,5 derece hedefini nasıl ulaşılabilir tutarız?" diyen Kurum, bu sorunun yalnızca bir sıcaklık eşiğinden ibaret olmadığını belirtti.</p><p>Bu sorunun insanların yaşamlarını, gıda güvenliğini, şehirlerini, ekonomileri ve gelecek nesillerini nasıl koruyacağına ilişkin olduğunu anlatan Kurum, şöyle devam etti:</p><p>"Bilimsel bulgular bize açık bir mesaj veriyor, 1,5 derecenin aşılması, iklim eyleminin sona erdiği anlamına gelmemelidir. Aksine, bugün alınan kararların önemini daha da arttırmaktadır. Kaçınılan her sıcaklık derecesinin her bir kesri, 1,5 derecenin üzerinde geçirilen her yıl, gelecekte karşı karşıya kalacağımız risklerin azaltılması bakımından önemlidir. Bilimsel bulgular küresel ısınmanın 1,5 derecenin üzerine çıkmasının riskleri arttıracağını, ancak aşımın büyüklüğü, süresi ve sonuçlarının bugün vereceğimiz kararlarla hala etkilenebileceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle 1,5 derece hedefini ulaşılabilir tutmak, beklemek değil şimdi harekete geçmek anlamına geliyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/9-07102026910e1060.jpg"/><p><b>"COP31 BAŞKANLIĞI OLARAK HEDEFLERDEN UYGULAMAYA GEÇİŞİ MERKEZE ALIYORUZ"</b></p><p>Bakan Kurum, ülkelere bir an önce iklim eylemi için harekete geçme çağrısı da yaptı.</p><p>COP31'in bu sürecin son noktası olduğunu vurgulayan Kurum, "Ya COP31'de taahhütlerimizi eyleme, sonuçlara çevireceğiz ya da aynı toplantıları yapmaya kararsızlık içinde devam edeceğiz. Tuvalu'daki, Fiji'deki, bugün dünyanın birçok kıtasındaki çocuklar için ya umut olacağız ya da o karamsarlığa devam etmelerine neden olacağız. Burada hep birlikte o kararları vermiş olacağız. O yüzden başlamak zorundayız, bu bir zorunluluk, tercih değil." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Emisyon azaltımının sıcaklık artış hızını ve ulaşılabilecek en yüksek sıcaklığı sınırlamak açısından kritik önem taşıdığına da dikkati çeken Kurum, emisyonları hızlı biçimde azaltmak gerektiğini belirtti.</p><p>Yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliğinin artırılması ve yüksek karbonlu altyapıya bağımlılığın önlenmesinin de bu çabanın temel unsurları olduğunu aktaran Kurum, "Biz Avustralyalı dostlarımızla birlikte COP31 Eylem Gündemini belirlerken, hedeflerimizi ortaya koyarken de aslında bu kararlılığı ortaya koymaya çalıştık. Netice almak için COP31 'Uygulama COP'u' olsun istedik ve hedefleri de bu çerçevede belirledik. İstiyoruz ki bu hedefler hayata geçsin. İstiyoruz ki atacağımız bir adımla belki hiç tanımadığımız çocukların hayatını değiştirelim. O yüzden azaltım ve uyumu önemsiyoruz. İkisini birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz, birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Kurum, Türkiye ve Avustralya işbirliğinde olduğu gibi ülkelerin iklim finansmanı konusunda da işbirliği içinde hareket etmesi gerektiğine işaret ederek, iklim değişikliğinin sınır tanımadığını, dolayısıyla çözümün de sınırlı olamayacağının altını çizdi.</p><p>Geçmişte finansmana erişim için pek çok kararın alındığını ancak taahhütlerin uygulamaya geçmesi gerektiğini belirten Kurum, bu noktada adil geçişin desteklenmesinin ve kırılgan ülkelerin iklim etkilerine karşı dirençliliğinin artırılmasının küresel iklim eyleminin başarısı açısından kritik önemde olduğunu bildirdi.</p><p>COP31 Başkanlığının uygulamaya geçişe odaklandığını aktaran Kurum, şunları kaydetti:</p><p>"1,5 derece hedefi uluslararası iklim politikasının temel referansı olmaya devam ediyor. Bu çerçevede COP31 Başkanlığı olarak hedeflerden uygulamaya geçişi merkeze alıyoruz. Çünkü artık yalnızca ne yapmamız gerektiğini konuşmanın ötesine geçmek zorundayız. Bilimsel bilgiyi somut politikalara, politikaları yatırımlara, yatırımları ise sahada ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek mecburiyetindeyiz. Her COP toplantısında ülkeler belli taahhütlerde bulunuyor. Eğer bir taahhüt ortaya koyuyorsanız bunu gerçekleştirmek durumundasınız. Çünkü oturduğumuz koltuklar bize bu misyonu yüklüyor. Halklarımız, vatandaşlarımız bizden bunu bekliyor ve hep birlikte işte bugün yaşadığımız krizleri de ortadan kaldıracak bu kararlılığı göstermek mecburiyetindeyiz. Şimdi bu seçenekleri eyleme dönüştürmek bizim sorumluluğumuzdur. COP31 Başkanlığı olarak ortak hedefimiz nettir, 1,5 derece hedefini korumak, aşımı mümkün olduğunca sınırlamak ve iklim eylemini bugünden geleceğe uzanan güçlü bir uygulama sürecine dönüştürmek için sizleri Antalya'ya davet ediyoruz. Antalya'ya gelirken açıkçası ne yaptığımızı konuşalım istiyoruz, ne yapacağımızı değil. Yapacaklarımızı zaten konuştuk. Hep birlikte o kararı alacağımıza yürekten inanıyorum."</p><p><b>"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİNİ HİSSEDEN ÜLKELERİN ÇIĞLIĞINI DUYMAK İSTİYORUZ"</b></p><p>Kurum, kapanış oturumunda ise COP31 Başkanlığı olarak sürecin başından itibaren uygulama ve eylemi merkeze aldıklarını bildirerek, müzakere başlıklarının dışındaki alanlarda da zirvenin dünyaya güçlü bir mesaj vermesinin önemini vurguladı.</p><p>Küresel gündemin ne kadar zor olursa olsun dönüşüm patikasından asla geri dönülemeyeceğinin altını çizen Kurum, elektrifikasyonun bu dönemin itici gücü olacağını belirtti.</p><p>NDC ve NAP uygulaması için gereken projelere akacak finansman ve finansmana erişimin hayati önemini herkesin çok iyi bildiğini anlatan Kurum, "Müzakere konularını tamamlayacak ve uygulamaya geçirilecek şekilde içinde bulunduğumuz ivmeyi ilerletmek istiyoruz. Antalya'da hep söyledik, söylemeye devam edeceğiz, kesinlikle sürpriz olmayacak. Kesinlikle tepeden inme bir karar olmayacak. Ama gelinen süreçte hepimize yakışan, tüm dünyanın ortak iradesini yansıtacağımız o kararlı duruşu da COP31'de hep birlikte göstermek mecburiyetindeyiz. Burada Fiji'de Pasifik adalarının açıkçası o dramına sessiz kalmak istemiyoruz. Dünyada Nepal gibi iklim değişikliğinin etkilerini hisseden ülkelerin çığlığını duymak istiyoruz." ifadelerine yer verdi.</p><p><b>COP31 BAŞKANI KURUM BİR DİZİ GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİ</b></p><p>Öte yandan Kurum, Fiji'de Pre-COP temasları kapsamında Cook Adaları Başbakanı Mark Brown ve Vanuatu Başbakanı Jotham Napat ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.</p><p>Ardından Fransa Ekolojik Geçiş, Biyoçeşitlilik ile İklim ve Doğa Konularında Uluslararası Müzakereler Bakanı Monique Barbut ile bir araya gelen Kurum, görüşmede küresel iklim kriziyle mücadele, biyoçeşitliliğin korunması, yeşil dönüşüm ve iklim dirençli şehirler konularında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>COP31 Başkanı Kurum, Avrupa Komisyonu İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Komiser Wopke Hoekstra, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile üçlü görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Bakan Kurum daha sonra COP30 Başkanı Andrea De Lago, Singapur Sürdürülebilirlik ve Çevre Bakanı Grace Fu Hai Yien, Fiji Enformasyon ve Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya, Fiji Vanuatu heyeti, Fiji Fransa heyeti ile de ikili görüşmeler yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cop31-baskani-kurum-15-de-318_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294593</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nusret-2026-davet-tatbikati-izmir-korfezi-ile-karadeniz-ereglide-icra-ediliyor-294593</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nusret-2026 Davet Tatbikatı İzmir Körfezi ile Karadeniz Ereğli'de icra ediliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğinde NATO ve Türkiye'den deniz ve hava kuvvetleri, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı unsurlar ile çeşitli ülkelerden gözlemcilerin katıldığı Nusret-2026 Davet Tatbikatı, İzmir Körfezi ile Karadeniz Ereğli'de icra ediliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nusret-2026 Davet Tatbikatı İzmir Körfezi ile Karadeniz Ereğli'de icra ediliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Osman Çevik, Alsancak Limanı'na demirleyen TCG Salihreis'te düzenlenen basın brifinginde, dün başlayan tatbikat hakkında bilgi verdi.</p><p>Nusret-2026'nın, mayın harbi planlama, icra ve kıymetlendirme konularında katılımcı birliklerin eğitimini sağlamak, Türk Deniz Kuvvetleri ile dost ve müttefik ülke deniz kuvvetleri arasındaki işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği geliştirmek amacıyla her yıl düzenlendiğini belirten Çevik, tatbikata adını veren Nusret Mayın Gemisi'nin 8 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı'na 26 mayın döşediğini, 1. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren önemli bir görevi yerine getirdiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683764.jpg"/><p>Tuğamiral Çevik, Türkiye'nin ev sahipliğinde İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli açıklarında icra edilen tatbikatın Güney Deniz Saha Komutanlığınca planlandığını, sevk ve idaresinin Mayın Filosu Komutanlığınca gerçekleştirileceğini anlatarak, tatbikata 20 yüzer unsur ile 5 hava aracı, su altı savunma timleri, otonom su altı araçları ile 870 personelin katıldığını bildirdi.</p><p>Çevik, NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2'den Türkiye, Almanya, İspanya, İtalya ve Yunanistan deniz kuvvetlerine ait 4 mayın avlama ve 1 lojistik destek gemisinin İzmir Körfezi'nde tatbikata iştirak edeceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683765.jpg"/><p>Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu kapsamında da komuta kontrol gemisi ile 3 mayın avlama gemisinin Karadeniz Ereğli'de faaliyetlere katılacağını aktaran Çevik, İzmir Ilıksu Sahili'nde gerçekleştirilecek çok sığ sularda mayın avlama harekatına ise ABD, Belçika, Hollanda, Kuveyt, Romanya ve Umman deniz kuvvetlerine ait 6 su altı savunma timinin katılacağını kaydetti.</p><p>Tuğamiral Çevik, tatbikata 24 ülkeden 59 deniz kuvvetleri personeli ile 30 misafir gözlemcinin katıldığına dikkati çekerek, dost ve müttefik ülkelerin yüksek katılımının, tatbikatın işbirliği ve birlikte çalışabilirliğine katkısını gösterdiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683763.jpg"/><p><strong>3 SAFHA OLARAK PLANLANDI</strong></p><p>Tatbikatın TCG Salihreis sancak gemisindeki Mayın Harbi Harekat Merkezi üzerinden Mayın Filosu Komutanlığınca sevk ve idare edileceğini aktaran Çevik, tatbikatın 3 safhada gerçekleştirileceğini söyledi.</p><p>Çevik, konuşmasında şunları kaydetti:</p><p>"İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli açıklarında icra edilecek tatbikat, mayın döküş, mayın karşı tedbirleri ve liman ziyaretlerini içeren 3 safha olarak planlanmıştır. Birinci safhada kuvvet entegrasyonu, liman eğitimleri ve Mayın Döküş Harekatı icra edilecek. İkinci safhada Mayın Karşı Tedbirleri Harekatı, denizde nizam halinde fotoğraf çekimi ve Seçkin Gözlemci Günü faaliyeti icra edilecek.</p><p>Mayın Karşı Tedbirleri Harekatı kapsamında dökülen mayınlar mayın avlama gemileri tarafından sonarlarıyla tespit edilecek. Tespit edilen mayınlar, mayın harbi dalgıçları ve otonom su altı araçları tarafından teşhis edilerek etkisiz hale getirilecek. Safha süresince 10 metreye kadar olan çok sığ sulardaki mayınlar da SAS Komandoları ve insansız otonom su altı araçları tarafından tespit ve teşhis edilerek etkisiz hale getirilecek. Mayın Karşı Tedbirleri Harekatı'nın yanı sıra gemilerimize önemli bir tehdit teşkil eden asimetrik unsurlara ve hava hedeflerine karşı kuvvet koruma eğitimleri de icra edilecektir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683761.jpg"/><p>Çevik, üçüncü safhadaki tatbikat sonu değerlendirmesi ile İzmir ve Karadeniz Ereğli liman ziyaretlerinin ardından Nusret-2026'nın 16 Ekim'de sona ereceğini sözlerine ekledi.</p><p>Toplantıya, Güney Deniz Saha Komutanı Tümamiral Baybars Küçükatay, Ege Deniz Bölge Komutanı Albay Tolga Ağra, 1'inci Arama Tarama Filotillası Komodoru Albay Kürşat Kurnaz ve TCG Salihreis Komutanı Albay Erhan Akargöl ile katılımcı ülke temsilcileri katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/nusret-2026-davet-tatbika-833_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294592</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistan-disisleri-bakani-hurmuzde-operasyona-katilabileceklerini-soyledi-294592</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan Dışişleri Bakanı, Hürmüz'de operasyona katılabileceklerini söyledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, uygun şartlar ve sürdürülebilir barış sürecinde Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin sağlanmasına yönelik operasyona katılabileceklerini ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan Dışişleri Bakanı, Hürmüz'de operasyona katılabileceklerini söyledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, ABD-Yunanistan Stratejik Diyaloğunun 6'ncı turu vesilesiyle başkent Atina'da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptıkları ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Yerapetritis, görüşmede, savunma işbirliği, enerji, bölgesel gelişmeler, ikili ilişkiler gibi konuların ele alındığını kaydetti.</p><p>Rubio'nun Atina ziyaretinin uluslararası alanda istikrarsızlıkların yoğun olduğu bir döneme denk geldiğine dikkati çeken Yerapetritis, Yunanistan'ın ABD ile stratejik ilişkisini derinleştirmek istediğini dile getirdi.</p><p>Görüşmede, ABD enerji şirketlerinin Yunanistan'daki faaliyetlerinin de ele alındığını aktaran Yerapetritis, iki ülkenin savunma alanındaki işbirliğinin temelini ise Karşılıklı Savunma İşbirliği Anlaşması'nın oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Yerapetritis, Girit Adası'ndaki Suda Üssü ile Dedeağaç'ın ABD'nin bölgedeki stratejik varlığı açısından önemli olduğunu savunarak, Yunanistan'ın F-16 Viper tipi savaş uçaklarını modernize etmesinin ve F-35 uçaklarını envanterine katmasının iki ülke arasındaki savunma işbirliğine işaret ettiğini söyledi.</p><p><b>BÖLGESEL GELİŞMELER</b></p><p>Orta Doğu, Ukrayna ve Afrika'daki gelişmelerin de görüşmede ele alındığını aktaran Yerapetritis, Yunanistan'ın seyrüsefer serbestisine büyük önem verdiğini belirtti.</p><p>Yerapetritis, deniz ulaşımında yaşanabilecek engellemelerin, tedarik zincirinde sorun oluşturabileceğini ve hatta gıda krizine yol açabileceğini kaydetti.</p><p>Yunanistan'ın, NATO'nun öngördüğünün üzerinde savunma harcaması yaptığına dikkati çeken Yerapetritis, ülkesinin, Avrupa Birliği'nin (AB) deniz harekatlarına da katıldığını hatırlattı.</p><p>Yerapetritis, Hürmüz Boğazı içinse "Gerekli olursa, şartlar elverirse ve sürdürülebilir barış süreci olursa, Hürmüz Boğazı'nda gerekli deniz gücünü sağlamak için ABD ile işbirliği yapabiliriz." dedi.</p><p>Yerapetritis, Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve ABD arasındaki 3+1 formüllü işbirliğinin, enerji alanında işbirliği oluşumundan güçlü ve çok yönlü jeopolitik oluşuma evrildiğini ileri sürdü.</p><p>Yunanistan'ın İsrail ile stratejik ilişkisi olduğunu kaydeden Yerapetritis, Orta Doğu'ya ilişkin meselelerde bölgeye barış gelmesinin gerekliliği konusunda Rubio ile hemfikir olduklarını belirtti.</p><p>Gazze'deki barış sürecinde ikinci aşamaya geçilerek kalıcı barış sağlanması ve Gazze'nin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Yerapetritis, "BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda çözüm bulunmasına engel teşkil edecek şartlar doğuran Batı Şeria'daki eylemler son bulmalı." dedi.</p><p>Yerapetritis, ABD'den getirilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Yunanistan'daki terminaller üzerinden Balkanlar ve Orta Avrupa'ya ulaştırılmasını amaçlayan "Dikey Gaz Koridoru" projesine değinerek, ABD'li enerji şirketlerinin hidrokarbon araması alanında Yunanistan'a olan ilgisine de dikkati çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/yunanistan-disisleri-baka-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294590</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fon-sorusturmasi-fatma-betul-sayan-kaya-ile-esi-ilyas-kaya-supheli-sifatiyla-ifade-verecek-294590</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fon soruşturması! Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya şüpheli sıfatıyla ifade verecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Fon soruşturması kapsamında, İlyas Kaya ile eşi Fatma Betül Sayan Kaya'nın şüpheli sıfatıyla ifade verecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fon soruşturması! Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya şüpheli sıfatıyla ifade verecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturması kapsamında, İlyas Kaya ile eşi Fatma Betül Sayan Kaya'nın bugün şüpheli sıfatıyla ifade verecekleri öğrenildi. Ayrıca SPK'nın, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunmasının beklendiği belirtildi.  </p><p class="MsoNormal">Gelişmeleri 24 muhabiri Ada Kahriman aktardı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video1-0710202617890cf6.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/fon-sorusturmasi-ilyas-ka-940_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294589</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/14-bogazici-film-festivalinin-acilis-filmi-belli-oldu-294589</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[14. Boğaziçi Film Festivali'nin açılış filmi belli oldu!]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Mısır sinemasının önemli yönetmenlerinden Marwan Hamed'in imzasını taşıyan “Diva: Ümmü Gülsüm” (El Sett: Umm Kulthum), 14. Boğaziçi Film Festivali'nin açılış filmi olarak sinemaseverlerle buluşacak. Ünlü Mısırlı sanatçı Ümmü Gülsüm'ün hayatını konu alan film, dünya prömiyerini 22. Marakeş Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[14. Boğaziçi Film Festivali'nin açılış filmi belli oldu!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Boğaziçi Kültür  Sanat Vakfı tarafından <strong>8-15 Kasım</strong> tarihleri  arasında gerçekleştirilecek <strong>14. Boğaziçi Film Festivali</strong>nin merakla beklenen  açılış filmi belli oldu. Festivalin açılışını, Mısır'ın efsanevi sanatçısı Ümmü  Gülsüm'ün yaşam öyküsünü beyazperdeye taşıyan <strong>"Diva: Ümmü Gülsüm" (El Sett: Umm Kulthum)</strong> gerçekleştirecek.</p><p class="MsoNormal">Yönetmenliğini <strong>Marwan  Hamed'in</strong> üstlendiği  film, Ümmü Gülsüm'ün yoksul bir kırsal bölgede başlayan yaşamından, Arap  dünyasının en güçlü seslerinden birine dönüşmesine uzanan sıra dışı hikayesini  anlatıyor. Başrolünde <strong>Mona Zaki'nin</strong> yer  aldığı filmde <strong>Sayed Ragab, Ahmed Khaled Saleh, Mohamed Farag, Karim AbdelAziz ve  Ahmed Helmy</strong> de  rol alıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>ÜMMÜ GÜLSÜM'ÜN EFSANEYE DÖNÜŞEN HİKAYESİ BEYAZPERDEDE</b></p><p class="MsoNormal">Yaklaşık 160 dakikalık biyografik yapım, <b>Paris  Olympia'nın kulisinde 69 yaşındaki Ümmü Gülsüm'ün savaşın yaraladığı Arap  dünyası için sahneye çıkmaya hazırlanmasıyla</b> başlıyor. Kırsalda  yoksulluk içinde büyüyen ve kadınların sahneye çıkmasının hoş karşılanmadığı  bir dönemde erkek kılığında şarkı söylemeye başlayan Gülsüm'ün hikayesi, sanatçının  toplumsal engellere, sınıf ayrımlarına ve kişisel kayıplara rağmen Kahire'nin  en güçlü seslerinden birine dönüşmesini merkezine alıyor.</p><p class="MsoNormal">Sanatı uğruna sağlığını ve aşkını feda eden Ümmü  Gülsüm, yalnızca müziğiyle değil, sesiyle temsil ettiği coğrafyanın hafızasında  da güçlü bir iz bırakıyor. <b>Elinde mendiliyle sahneye adım atan sanatçı</b>,  kendi döneminin toplumsal sınırlarına meydan okuyarak kaderini kendi elleriyle  yazan efsanevi bir kadın portresiyle beyazperdeye taşınıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>"Diva: Ümmü Gülsüm"</b>, sanatçının çocukluk yıllarından şöhrete uzanan  yolculuğunu aktarırken aynı zamanda bir kadının dönemin toplumsal ve kültürel  sınırlarını aşarak kendi sesini bulma mücadelesini de gözler önüne seriyor.</p><p class="MsoNormal"><b>T.C. Kültür ve Turizm  Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle; Turkcell ve Türk Hava  Yolları'nın ana sponsorluğunda, TRT'nin kurumsal iş ortaklığı, Anadolu  Ajansı'nın Global İletişim Ortaklığı, TV+'ın Co-sponsorluğu ve Türkmedya'nın  ana medya sponsorluğunda</b> gerçekleştirilecek <b>14.  Boğaziçi Film Festivali</b> ile ilgili tüm gelişmelere ve festivale dair  güncel haberlere www.bogazicifilmfestivali.com adresinden ve festivalin resmi sosyal  medya hesaplarından ulaşılabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bff14poster1080x1550-071020264c6cd042.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/14-bogazici-film-festival-428_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294588</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/bir-omrun-birikimi-milletin-hizmetinde-prof-dr-ismail-erunsalin-bagisladigi-525-nadide-ese-294588</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir ömrün birikimi milletin hizmetinde... Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışladığı 525 nadide eser dijital erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı 525 eserlik koleksiyonun dijital erişime açıldığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir ömrün birikimi milletin hizmetinde... Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bağışladığı 525 nadide eser dijital erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın bir ömür boyunca bir araya getirerek Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladığı 525 eserlik koleksiyonun dijital erişime açıldığını duyurdu.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, kültür mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında bağışların önemine dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YZWDUFafUNK3YBWHUpKXYBGnEJKnYdWrUVW7YdKnYZWPEVa3ENabEVG3EdG_Q5GPUFS_A5KDU1KbQ9az.jpg"/><p>Erünsal'ın koleksiyonunda bulunan tek nüsha, nadir ve müellif hattı eserlerin artık dünyanın dört bir yanından incelenebildiğini belirten Ersoy, Şeyh Galib'in henüz 18-19 yaşlarında kendi el yazısıyla kaleme aldığı Divan'ının da koleksiyonda yer aldığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=E.KHUFGPUJW3U9KDUpWDYBC_EJKnYdWXIVaHYdS7A5WTU9a3ENajA5C_E.WvIVGPUJWjYdG_U1KbQ9az.jpg"/><p>Ersoy, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Milletimize ait bir emanet olarak gördüğü bu eserlerin daha iyi korunması, gelecek nesillere ulaşması ve daha fazla insanın istifadesine sunulması gayesiyle koleksiyonunu bağışlayan kıymetli hocamız Prof. Dr. İsmail Erünsal'a gönülden teşekkür ediyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=EZWvUVafUtWzYBKXUpS_ENGrEFKnYdS_U.W7YdKnEVWnENa3ERajA5aHYhKTE9aHQ9KnYVKPU1KbQ9az.jpg"/><p>Bakan Ersoy, eserlerin korunması ve dijital ortama aktarılmasında emeği geçen Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığını ve tüm çalışma arkadaşlarını da tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YNWTIFaHQ5WzYBG7UpWDYVabERKnYdWTIJafYdKnYZKXYNa3A5GjEVGTYdKHUJGXIVWbYdS_U1KbQ9az.jpg"/><p><b>BİR ÖMRÜN BİRİKİMİ MİLLETİN HİZMETİNDE</b></p><p>Osmanlı kitap ve kütüphane tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Erünsal, yıllar boyunca şahsi imkanlarıyla oluşturduğu koleksiyonunu 6 Ağustos'ta Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine bağışladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YZWPUNGDQ9WjYBS7UpS_ENa3YNKnYdS_IVW_YdKnEJWHYFa3EZGbYFC_ExWvIVGXURWjYVKDU1KbQ9az.jpg"/><p>Prof. Dr. Erünsal, yaptığı açıklamada, bağış kararında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının son dönemdeki faaliyetlerinin etkili olduğunu belirtti.</p><p>Eserleri millete ait bir emanet olarak gördüğünü kaydeden Erünsal, koleksiyonunu bağışlayarak bu emaneti asıl sahibine teslim ettiğini, yazmaların daha iyi korunmasının ve daha fazla insanın eserlerden yararlanmasının kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=Y1S_UNaLIVS7ENS7UpKTEBG3ENKnYdKHUJGHYdKnU9WHA5a3Eda3ExG3EZG_UBaTURWrYRWnU1KbQ9az.jpg"/><p>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, yaklaşık iki ay içinde eserlerin bakım, onarım, dijitalleştirme ve kataloglama işlemlerini tamamlayarak koleksiyonu erişime hazır hale getirdi.</p><p>Koleksiyonun dikkati çeken parçalarından biri olan ve Şeyh Galib'in gençlik yıllarında kendi eliyle kaleme aldığı Divan'ı da dijitalleştirilen nadide eserler arasında yerini alarak tüm dünyanın erişimine sunuldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YpWvUNaPIRKnYZWPUpS_A9abA9KnYdWXURaXYdKbYJG7YJa3ERGjExC7YhWPUVaLQ9KvA5WnU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bir-omrun-birikimi-millet-885_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294587</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2026-nobel-kimya-odulu-sahiplerini-buldu-294587</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026 Nobel Kimya Ödülü sahiplerini buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[2026 Nobel Kimya Ödülü, "Asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfi" dolayısıyla Henri B. Kagan ve Kenso Soai'ye verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026 Nobel Kimya Ödülü sahiplerini buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Kimya Ödülü'nün sahipleri açıklandı.</p><p>Kagan ve Soai, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfine" yaptıkları katkılar dolayısıyla ödülün sahibi oldu.</p><p>Bu alandaki çalışmalar, özellikle ilaçlar ve biyolojik açıdan etkin moleküllerin üretiminde önem taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/24tv-071020264e7542c0.jpg"/><p><b>HENRI B. KAGAN VE KENSO SOAI KİMDİR?</b></p><p>Fransız kimyager Henri B. Kagan, organik ve organometalik kimya, asimetrik sentez ve asimetrik kataliz alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor.</p><p>Fransa'da 1930'da doğan Kagan, Paris'teki Sorbonne Üniversitesinde eğitim gördükten sonra 1960'da College de France'tan doktora derecesini aldı.</p><p>Organik kimyager Kenso Soai ise Japonya'nın Hiroşima kentinde 1950'de doğdu. Tokyo Üniversitesinden mezun olan Soai, doktora ünvanını 1979'da aldı.</p><p><strong>NOBEL ÖDÜLLERİ HAKKINDA</strong></p><p>İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.</p><p>Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.</p><p>Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.</p><p>Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.</p><p>Ödüller 1901'den bu yana veriliyor. Ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/2026-nobel-kimya-odulu-sa-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294586</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/berna-lacinden-hadsiz-izmir-paylasimi-sorusturma-baslatildi-294586</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Berna Laçin'den hadsiz "İzmir" paylaşımı! Soruşturma başlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Berna Laçin hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçu kapsamında soruşturma başlattı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Berna Laçin'den hadsiz "İzmir" paylaşımı! Soruşturma başlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Berna Laçin'in sosyal medya hesabından yaptığı "İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma" şeklindeki paylaşımını incelemeye aldı.</p><p>Başsavcılık, söz konusu paylaşım nedeniyle Laçin hakkında Türk Ceza Kanunu'nun "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçunu düzenleyen maddesi kapsamında soruşturma başlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/berna-lacinden-hadsiz-izm-399_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294585</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-saldirilariyla-felakete-neden-oldugu-gazzede-filistinlileri-surgun-planindan-vazgecmedi-294585</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail, saldırılarıyla felakete neden olduğu Gazze'de Filistinlileri sürgün planından vazgeçmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail, Ekim 2023'te saldırılara başladığı ve 74 binden fazla insanın ölümüne neden olduğu Gazze Şeridi'nde, "gönüllü göç" adı altında Filistinlileri başka ülkelere sürgün ederek etnik temizlik emelinden vazgeçmedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail, saldırılarıyla felakete neden olduğu Gazze'de Filistinlileri sürgün planından vazgeçmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'in, Ekim 2023'te Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının gerçekleştirdiği "Aksa Tufanı operasyonunu" bahane ederek Gazze'ye yönelik başlattığı saldırıların üçüncü yılı geride kaldı.</p><p>İsrail ordusunun düzenlediği soykırım saldırıları ve Tel Aviv yönetiminin politikaları, yaklaşık 365 kilometre karelik Gazze Şeridi'nde tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden birine yol açtı.</p><p>İsrail, ardında haritadan silinmiş şehirler, genişletilmiş ve şiddetlenmiş bir işgal, defalarca zorla yerinden edildikten sonra küçük bir alana sıkıştırılmış ve umutları ellerinden alınmış insanlar bıraktı.</p><p><b>İSRAİL, 74 BİN FİLİSTİNLİYİ ÖLDÜRDÜ, 175 BİNİNİ YARALADI</b></p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybederken, 175 binden fazlası yaralandı.</p><p>Gazze'de son ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana ise İsrail'in saldırılarında yaklaşık 1500 Filistinli hayatını kaybetti, 5 binden fazlası yaralandı. Son bir senelik bu süreçte enkaz altından ise yaklaşık 1000 kişinin cenazesi çıkarıldı.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu, fakat İsrail'in izin vermemesi ve imkan yetersizliği nedeniyle çıkarılamadığı belirtiliyor.</p><p><b>ŞEHİRLER HARİTADAN SİLİNDİ</b></p><p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda, bölgedeki yapıların yaklaşık yüzde 90'ı yıkıldı, İsrail işlediği savaş suçlarını gizlemek için yıkılmayan binaları da iş makineleriyle yıkarak birçok bölgeyi düzledi, böylece daha önce yüzbinlerce Filistinliye ev sahipliği yapan şehirler haritadan silindi.</p><p>Bölgedeki yıkım, Google Haritalar'ın Gazze'nin uydu görüntülerini güncellemesinin ardından daha da anlaşılır şekilde ortaya çıktı.</p><p>Uydu görüntüleri, Gazze Şeridi'nin güneyi ve kuzeyinde neredeyse hiç ayakta bir yapı kalmadığını, orta kesiminde de hemen hemen tüm yapıların hasar gördüğünü ortaya koydu.</p><p>Söz konusu uydu görüntüleri, Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024 yılında Gazze'de Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nin ihlaline ilişkin delillerin korunması yönünde ihtiyati tedbir kararına rağmen, İsrail'in Gazze'deki molozları, altlarında kalmış olabilecek cenazeler ve muhtemel savaş suçu kanıtlarıyla beraber iş makineleriyle düzleştirip ortadan kaldırdığına işaret etti.</p><p><b>İNSANİ ALTYAPI DOĞRUDAN HEDEF ALINDI</b></p><p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, hastaneler, eğitim kurumları, su arıtma tesisleri, kanalizasyon ağları, elektrik şebekesi gibi sivil ve insani altyapıyı doğrudan hedef aldı.</p><p>Hamas tarafından "komuta merkezi" olarak kullanıldığı iddiasıyla bölgedeki neredeyse tüm hastaneler hedef alındı.</p><p>Sağlık tesislerinin hizmet dışı kalması ve tıbbi malzeme yetersizliği nedeniyle tedaviler elverişsiz koşullarda sürdürülürken, ameliyatlar anestezi dahi uygulanmadan gerçekleştirildi.</p><p>Konutların büyük kısmı, eğitim kurumlarının neredeyse tamamı, kültürel ve tarihi miras alanları, camiler ve kiliseler İsrail ordusu tarafından bombalandı.</p><p><b>FİLİSTİNLİLER GAZZE'NİN ORTA KESİMİNE SIKIŞTIRILDI</b></p><p>Saldırılarını başlattığı andan itibaren Gazze Şeridi'ndeki yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yüzde 90'ı birden fazla olmak üzere İsrail ordusu tarafından zorla yerinden edildi.</p><p>İsrail ordusu, Filistinlileri sözde "güvenlik" için silahların gölgesi altında sürekli sürgüne tabi tutarken, güvenli bölge ilan edilen alanlar da saldırıların hedefi oldu ve Gazze'de hiç güvenli bölge kalmadı.</p><p>Gelinen aşamada, 10 Ekim 2025'teki ateşkes sonrası Gazze'deki Filistinliler, toplam 365 kilometre kare alana sahip bölgenin orta kesiminde yaklaşık 150 metrekarelik bir alana sıkıştırılmış durumda.</p><p><b>İSRAİL'İN NEDEN OLDUĞU İNSANİ FELAKET</b></p><p>İsrail, 16 yıl boyunca abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılara başladığı Ekim 2023'ten itibaren bölgeye elektrik, su, gıda ve yakıt akışını tamamıyla durdurdu.</p><p>Buna ek olarak İsrail ordusu, su arıtma tesislerini doğrudan hedef alırken gıda ve suyu Filistinlilere karşı bir silah olarak kullandı.</p><p>Birleşmiş Milletler, İsrail'in yardımlara getirmiş olduğu kısıtlamalar nedeniyle kitlesel açlık ve yetersiz beslenmeye bağlı çocuk ölümlerinin yayılması konusunda birçok kez uyarılarda bulunurken, çok sayıda Filistinli çocuk ve yetişkin açlık nedeniyle hayatını kaybetti.</p><p>İsrail ordusunun geniş yıkıma neden olduğu Gazze'de başgösteren barınma sorunu nedeniyle geçen 3 kış boyunca hava koşullarından da çok sayıda Filistinli yaşamını yitirdi.</p><p><b>ATEŞKESLER DE İSRAİL'İ DURDURMADI</b></p><p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana Hamas ile Tel Aviv yönetimleri arasında 3 kez ateşkese varıldı.</p><p>İlk ateşkes ve esir takası mutabakatı olan "insani ara" 24 Kasım 2023'te yerel saatle sabah 07.00'de (TSİ 08.00) yürürlüğe girdi. Bu kapsamda Gazze Şeridi'nden 81 İsrailli esir, İsrail hapishanelerinden ise 240 Filistinli esir serbest bırakıldı. Başlangıçta 4 gün olarak planlanan ve uzatmalarla 7 gün süren "insani ara" 1 Aralık 2023'te sona erdi.</p><p>İkinci ateşkes ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık koltuğuna oturmadan hemen önce, 19 Ocak 2025'te TSİ 12.15'te devreye girdi. İsrail'in Gazze'ye saldırılarının sona ereceği ümitlerini barındıran aşamalı ateşkesin ilk aşamasında, İsrail hapishanelerinde tutulan 1700'den fazla Filistinli esir serbest kaldı. Gazze'deki 25'i sağ, 8'i ölü olmak üzere toplam 33 İsrailli esir de ülkesine teslim edildi. Gazze'deki 5 Taylandlı esir de bu süreçte serbest bırakıldı.</p><p>Tel Aviv yönetimi, 1 Mart 2025'te ilk aşaması sona eren ateşkeste ikinci aşamaya geçişi reddederek 2 Mart'ta Gazze Şeridi'ne insani yardım girişini tamamıyla durdurdu ve 18 Mart'ta yoğun saldırılara yeniden başladı.</p><p>Son ateşkes ise ABD Başkanı Donald Trump'ın planı kapsamında 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girdi. Ancak ateşkese rağmen bölgede İsrail saldırıları aralıklarla sürdü ve hala devam ediyor.</p><p><b>FİLİSTİNLİLERİN ÜMİTLENMESİNE MÜSAADE EDİLMİYOR</b></p><p>Tel Aviv yönetiminin, ateşkes ihlalleri, insani yardım girişine yönelik kısıtlamaları ve Trump planına rağmen yeniden imarı engelleme girişimleriyle Filistinlilerin geleceğe umutla bakmasını imkansız hale getirdiği belirtiliyor.</p><p>Uydu görüntüleri, İsrail'in ateşkes anlaşmasındaki yükümlülüklerini, özellikle de barınma malzemesi temini konusundaki taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle Gazze'nin orta kesimine sıkıştırılan Filistinlilerin neredeyse tamamının çadırlarda hayatını sürdürmeye çalıştığını ortaya koyuyor.</p><p>İsrail'in Filistinlilere göçten başka yol bırakmamak için saldırıları sürdürdüğü, işgali genişlettiği ve bölgede insani durumun iyileşmesine izin vermediği değerlendiriliyor.</p><p>Bu kapsamda İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in eylül sonunda yaptığı açıklamalar dikkati çekiyor.</p><p>Smotrich, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri göçe zorlamak için yeniden imar umudunun kırılması gerektiğini belirterek, her Avrupa ülkesinin Gazze'den 20 ila 30 bin Filistinliyi kabul etmesinin "sorunu çözeceği" iddiasında bulunmuştu.</p><p><b>"GÖNÜLLÜ GÖÇ" ADI ALTINDA ETNİK TEMİZLİK PLANINDAN VAZGEÇİLMEDİ</b></p><p>Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere "gönüllü göç" adı altında sürgün edilmesi planı, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'ye yönelik saldırılarının hemen ardından başta aşırı sağcı Bakan Smotrich olmak üzere İsrailli yetkililer tarafından bir hedef olarak belirlendi.</p><p>ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te Filistinlilerin başka ülkelere gönderilebileceği yönündeki açıklamasının ardından bu planı uygulamak için harekete geçen Tel Aviv yönetimi; bir yandan Gazze'ye insani yardım girişini engelleyerek krizi derinleştirdi, diğer yandan Filistinlileri kabul edecek ülke arayışına girdi.</p><p>Ekim 2025'te ateşkesin devreye girmesiyle bu konu gündemden düşmüş görünse de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ateşkese rağmen verdiği işgali genişletme talimatı ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın sürgün planını ilerleteceklerini açıklaması, İsrail'in "etnik temizlik" niyetinden vazgeçmediğini ortaya koydu. Bu durum, planın yürürlüğe konduğu yönündeki endişeleri tırmandırdı.</p><p>Katz, eylül ortasındaki açıklamasında Gazze Şeridi'ne yönelik kapsamlı operasyonların yeniden başlatılmasının ve bölgedeki yaklaşık 2 milyon Filistinliyi sürme planının hayata geçirilmesinin "an meselesi" olduğunu söyledi.</p><p>İsrail'de 27 Ekim 2026'da düzenlenecek seçimler yaklaşırken aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi lideri ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, yeni kabinede Savunma Bakanlığını talep etmesi ve hem Gazze hem de işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistinlileri sürmeyi seçim vaadi ilan etmesi son gelişme olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/israil-saldirilariyla-fel-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294584</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-sehit-polis-turkoglunun-ailesine-bassagligi-mesaji-294584</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit polis Türkoğlu'nun ailesine başsağlığı mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da polis uygulama noktasında ateş açılması sonucu şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu'nun ailesine başsağlığı diledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit polis Türkoğlu'nun ailesine başsağlığı mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'nın Pursaklar ilçesindeki polis uygulama noktasında ateş açılması sonucu şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu'nun ailesine mesaj göndererek, başsağlığı dileklerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cumhurbaskani-erdogandan--377_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294583</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-yatirimlar-turkiyeyi-kuresel-inovasyon-liginde-ust-sirala-294583</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Yatırımlar Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedefledikleri yatırımların Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Yatırımlar Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bacacı Yatırım Holding tarafından İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen "Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi", Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla başladı.</p><p>Zirvenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ekonominin jeopolitik ve stratejik kırılmalar sebebiyle yön arayışına girdiği bir süreçte olunduğunu belirterek, uzun yıllar küresel refahın temeli olarak görülen serbest ticaret anlayışının yerini giderek korumacılığın ön plana çıktığı bir ekonomi yaklaşımına bıraktığını ifade etti.</p><p>Ülkelerin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü aktaran Kacır, "Üretimin ve yatırımın küresel haritasını baştan başa yeniden çizen bu dönemle birlikte küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor." diye konuştu.</p><p>Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tesis ettikleri siyasi ve ekonomik istikrarla, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarla ve nitelikli insan kaynağına yaptıkları yatırımlarla Türkiye'yi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladıklarını kaydetti.</p><p>Üretim kapasitesiyle, teknoloji geliştirme kabiliyetiyle ve dünya pazarlarına erişimiyle 2000'li yılların başından çok daha farklı bir Türkiye tablosunun olduğunu bildiren Kacır, son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modelimizle milli gelirimizi 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdık." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"ÜRETİM ALTYAPIMIZIN İKİZ DÖNÜŞÜMÜNÜ VE BÖLGESEL KALKINMAYI HIZLANDIRACAK YATIRIMLARA EN GÜÇLÜ DESTEKLERİ SUNUYORUZ"</strong></p><p>Bakan Kacır, Avrupa'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Asya'ya dünyanın dört bir yanında kurdukları güçlü ticaret ağlarıyla 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatını 283 milyar dolara yükselttiklerini belirtti.</p><p>Türkiye'nin bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu ifade eden Kacır, "Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihraç eden ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.</p><p>Kacır, Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturdukları muazzam kapasiteyle Türkiye'yi dünyada hak ettiği konuma taşıyacaklarını aktararak, "Geçen yıl Cumhurbaşkanı'mızın onayıyla yürürlüğe aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlemizi, üretim altyapımızın ikiz dönüşümünü ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara en güçlü destekleri sunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Geçen hafta Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'nda yeni bir pencere açtıklarını anımsatan Kacır, "Teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmaya dönük yeni uygulamada stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan, 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere ise yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve endüstri bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının AR-GE faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10'da 7'si finansman maliyeti ile kaynak sunacağız." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"KAYNAKLARI VERİMLİ KULLANAN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÜRETİM YAPISINI DA ÜLKEMİZDE TESİS EDİYORUZ"</strong></p><p>Bakan Kacır, Türkiye'yi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere attıkları diğer önemli bir adımın ise HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı olduğunu belirterek, programda ülkeye teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunduklarını belirtti.</p><p>Batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgar türbinleri, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zeka, endüstriyel robotik üretimine ve büyük ölçekli AR-GE merkezi kurulumuna yönelik çağrılarıyla Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükselttiklerini kaydeden Kacır, şunları aktardı:</p><p>"2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak. Sanayimizi yüksek katma değerli üretimle büyütürken, çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir bir üretim yapısını da ülkemizde tesis ediyoruz. Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını birleştirmeyi ve bu kuruluşların finansal kaynakları, uzmanlığı ve bilgi birikiminden istifade eden çalışma modellerini hayata geçirmeyi sanayimizin yeşil dönüşümü başarıyla gerçekleştirmesinin anahtarı olarak görüyoruz."</p><p><strong>"İMALAT SANAYİ, MADENCİLİK, TARIM, TURİZM, SAĞLIK YATIRIMLARI İLE YEREL POTANSİYELİ HAREKETE GEÇİRİYORUZ"</strong></p><p>Mehmet Fatih Kacır, Dünya Bankası işbirliği ile yürüttükleri "Türkiye Yeşil Sanayi Projesi", "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi" ve "Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi" ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilere, KOBİ'lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduklarını hatırlattı.</p><p>Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu ile sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attıklarını kaydeden Kacır, "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı'nda ise her şehrimizde 4 öncelikli alan belirliyor, imalat sanayi, madencilik, tarım, turizm, sağlık yatırımları ile yerel potansiyeli harekete geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Kacır, teknoloji, üretimden ticarete, güvenlikten sosyal yaşama kadar hayatın hemen her alanını yeniden şekillendirirken girişimlerin çeviklikleri, yeniliği hızla hayata geçirme ve teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kabiliyetleriyle değişimin ön saflarında yer aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye'den küresel ölçekte iddia sahibi teknoloji girişimlerinin doğmasını, büyümesini ve dünyaya açılmasını sağlayacak güçlü bir girişimcilik ekosistemi inşa etmeyi, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye'nin anahtarı olarak gördüklerini kaydeden Kacır, "Bilhassa nitelikli insan kaynağımızın ve girişimcilerimizin fikirlerini geliştirebilecekleri, projelerini somutlaştırabilecekleri imkanları sunuyor, ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarını devreye alıyoruz." dedi.</p><p><b>"86 MİLYONU AŞAN NÜFUSUMUZLA BÜYÜK, GENÇ VE DİNAMİK BİR İÇ PAZARA SAHİBİZ"</b></p><p>Bakan Kacır, küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip girişimlerin önünü açan Turcorn 100 Programı kapsamında, yüksek potansiyelli girişimlere, yatırımcı erişiminden uluslararasılaşmaya, mentorluktan stratejik işbirliklerine uzanan çok boyutlu destekler sunduklarını kaydetti.</p><p>Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de açacaklarını ifade eden Kacır, "Terminal İstanbul, şimdiden uluslararası ilginin odağı haline geldi. Bugüne kadar 14 farklı ülkeden onlarca uluslararası paydaşımız, Terminal İstanbul ekosistemine dahil oldular." ifadelerini kullandı.</p><p>Kacır, "Dijital Şirket" uygulamasıyla, teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacaklarını ve şirketleşme süreçlerini kolaylaştırdıklarını aktararak, sanal ofis hizmeti ile kuluçka aşamasındaki girişimcilerin üzerindeki mali yükleri hafifleteceklerini ve girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağladıklarını söyledi.</p><p>Türkiye'nin yatırımlar, girişimler ve yetenekler için gelecekte çok daha güçlü bir merkez haline geleceğini ifade eden Kacır, "Türkiye coğrafi konumuyla, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle, lojistik avantajlarıyla, nitelikli insan kaynağıyla eşsiz bir merkezdir. 86 milyonu aşan nüfusumuzla büyük, genç ve dinamik bir iç pazara sahibiz." açıklamasını yaptı.</p><p>Zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da Türkiye'nin 2003'ten bu yana yapılan yatırımlarla ve uygulanan politikalarla bölgesel bir merkez haline geldiğini kaydederek, son 23 yılda ülkeye gelen uluslararası doğrudan yatırımlardan bahsetti.</p><p>Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak sınırlayan anlayıştan Asya'nın, Afrika'nın ve Avrupa'nın kesişim noktasında olduğu bir vizyona geçtiklerini anlatan Dağlıoğlu, ülkeyi bölgesel bir merkez haline getirdiklerini söyledi.</p><p>Dağlıoğlu, Türkiye'nin düşük orta gelirli ülke sınıfından yüksek orta gelirli ülke sınıfına çıktığını belirterek, "Yakın zamanda yüksek gelir grubuna da çıkmış olduk, inşallah orada kalıcı olacağız. Aslında 2003'ten bu yana yüzde 5,3'lük yıllık ortalama büyüme verisiyle dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden olduk. Ve yine 2003 yılında dünya ticaretinden aldığımız pay yüzde 0,6'nın altındayken artık yüzde 1,1'lik pay alıyoruz. Bunların hepsini artırmak istiyoruz." diye konuştu.</p><p>Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'na ilişkin bilgi veren ve dünyadan daha fazla sermaye çekmek istediklerini anlatan Dağlıoğlu, "Türkiye, yatırımcının kendisini buraya çekmek istiyor. Teknoloji girişimciliği ekosisteminde daha aktif olmak istiyor. Çünkü rekabetçiliği korumanın ve artırmanın yolu aslında buradan geçiyor. Tabii ki Türkiye dünyadaki ekonomik faaliyetlerden ve ticaretten daha fazla pay almak istiyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Dağlıoğlu, ülkenin bu yıl birçok uluslararası etkinliğin merkezi olduğunu anımsatarak, COP31'de Türkiye'nin gelecek yüzyıl vizyonunu da anlatacaklarını sözlerine ekledi.</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN HEDEFLERİNE DAHA FAZLA KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLEDİK"</b></p><p>Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdürü Salim Arda Ermut da TVF'ye ilişkin güncel bilgileri paylaşarak, "Türkiye Varlık Fonu olarak finansal hizmetlerden enerjiye, telekomünikasyondan ulaştırma ve lojistiğe, madencilikten teknolojiye kadar 7 farklı sektörde faaliyet gösteren 36 şirketten oluşan büyük bir portföyü bünyemizde barındırıyoruz." dedi.</p><p>Bu ölçekteki bir portföyü yönetirken işletmelerin sahip oldukları varlıkların değerini artırmayı, geleceğe değer üretmeyi, şirketlerin rekabet gücünü geliştirmeyi ve Türkiye'nin hedeflerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Ermut, TVF olarak bu yönde attıkları adımlardan bahsetti.</p><p>Ermut, Türk Telekom'un satın alınması, sigorta şirketlerinin birleşmesi ve şu anda gündem olan katılım bankalarının birleşmesi gibi adımları anlatarak, TVF olarak finansal piyasaların derinleşmesi, yeni finansal araçların geliştirilmesi ve katılım bankacılığının potansiyelinin değerlendirilmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.</p><p>Finansal piyasaların derinleşmesine katkı sağlamak amacıyla şirketlerdeki payların bir bölümünü uluslararası ve kurumsal yatırımcılara arz ederek halka açıklık ve likiditeyi artırmayı hedeflediklerini dile getiren Ermut, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Buradaki amacımız portföyümüzde oluşan değeri sermaye piyasaları üzerinden yatırımcılarımızla buluştururken Türkiye'ye uzun vadeli uluslararası sermaye girişini desteklemek ve sermaye piyasalarımızın derinleşmesine katkıda bulunmak. Türkiye Varlık Fonu olarak ülkemizin değerlerine yatırım yaparak bu değerlerin halka arz gibi sermaye piyasası araçlarıyla halkımız ile paylaşılmasına önem veriyoruz. Bu sayede hem finansal piyasalarımızın derinleşmesine hem vatandaşlarımızın finansal sisteme güvenilir yatırım imkanlarıyla ki şu anda daha da önemli bir gündem malumunuz, daha fazla katılım göstermesini sağlamayı ve bu alanda TVF olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeyi hedefliyoruz."</p><p><b>"TÜRKİYE, ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN BÖLGESEL FIRSATLAR SUNUYOR"</b></p><p>Salim Arda Ermut, son dönemde küresel ekonomide yaşanan değişimlerden ve olumsuzluklardan bahsederek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Özellikle Türkiye'nin bölgesel normali olan bazı şartların ya da durumların artık global normal olduğunu gözlemlemeye başladığımız bir dönemde uluslararası yatırımcıların hem Türkiye'deki yatırımcıların bölgesel tecrübesinden hem de bunun globaldeki açılımlarından daha iyi faydalanabilecekleri ve Türkiye'nin bu noktada kendini fırsatlarla aynı zamanda dolu olan bu enteresan bölgede daha iyi konumlayabileceği bir zaman diliminden geçtiğimizi düşünüyoruz. Güçlü bir yönetim altyapımız, girişimci bir özel sektörümüz ve değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilen insan kaynağımız var. Coğrafi konumumuz sayesinde de malumunuz Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi bütün pazarlara aynı anda erişebiliyoruz."</p><p>Ermut, uluslararası yatırımcıların kararlarında dayanıklılık, tedarik güvenliği, farklı pazarlara erişim gibi konular daha fazla önem kazandıkça Türkiye'nin sağladığı avantajların daha görünür hale geleceğini söyledi.</p><p>Salim Arda Ermut, "Portföy şirketlerimizin değerini artırmak, ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik yatırımları gerçekleştirmek ve uluslararası yatırımcılarla ilişkilerimizi geliştirmeye çalışmak, sermaye piyasalarımızın da aynı zamanda derinleşmesine yönelik çalışmaları yapmaya devam etmek önemli önceliklerimiz." diye konuştu.</p><p><b>"TÜRKİYE GEÇEN YIL 21,1 MİLYAR DOLAR DOĞRUDAN YATIRIM ÇEKTİ"</b></p><p>Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl ise Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlardan bahsederek, şu bilgileri verdi:</p><p>"Ülkemiz 2025 yılında uluslararası doğrudan yatırım kapsamında, 475 adet sıfırdan yatırım projesi çekti. Toplam yatırım tutarı 21,1 milyar dolara ulaşan bu projeler kapsamında, 47 binden fazla kişiye istihdam sağlanması bekleniyor. Bir önceki yıla kıyasla proje sayısı yüzde 27, yatırım tutarı ise yüzde 62 artmış durumda. Uluslararası yatırımcıların Türkiye'de gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlemlerinde de önemli hareketlilik yaşandı. 2024'te 93 olan işlem sayısı, 2025'te 124'e yükselirken, açıklanan işlem hacmi de 5,7 milyar dolardan 6,7 milyar dolara çıktı."</p><p>Tanıl, bu rakamların çok değerli olduğunu kaydederek, "Küresel ölçekte yatırım kararlarının daha temkinli seyrettiği bir dönemde ortaya konulan bu performans Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar açısından önemini koruduğunu gösteriyor." diye konuştu.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında "Küresel Doğrudan Yatırımlar ve Ülke Perspektifleri" ile "Değişen Yatırım Kimliği: Geleneksel Finanstan Girişim Sermayesi ve Dijital Varlıklara Dönüşüm" başlıklı iki oturum düzenlenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/sanayi-ve-teknoloji-bakan-150_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294582</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/rayli-sistemlerde-24-yilda-rekor-artis-325-milyar-yolcuya-hizmet-verildi-294582</link>
      <pubDate>2026-10-07T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Raylı sistemlerde 24 yılda rekor artış! 3,25 milyar yolcuya hizmet verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2002'de Türkiye genelinde 281 kilometre olan kent içi raylı sistem hat uzunluğunun 2026'da 1054,7 kilometreye ulaştığını, hayata geçirilen hatlarda bugüne kadar 3,25 milyar yolcuya hizmet verildiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Raylı sistemlerde 24 yılda rekor artış! 3,25 milyar yolcuya hizmet verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Bakanlığa bağlı demir yollarına ilişkin istatistikleri değerlendirdi.</p><p>Kent içi raylı sistemlerin hızlı, güvenli, ekonomik ve çevre dostu ulaşım imkanı sunduğunu anlatan Uraloğlu, raylı sistem ağının güçlendirilmesiyle bireysel araç kullanımının ve trafik yoğunluğunun azaldığını, zamandan tasarruf sağlandığını ve sürdürülebilir ulaşımın geliştiğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/05/42656701.jpg"/><p>Uraloğlu, Türkiye genelinde 9 ilde 220,85 kilometrelik kent içi raylı sistem hatlarının ise yapımının devam ettiğini belirterek, şu bilgileri paylaştı:</p><blockquote>"İstanbul'da 10,8 kilometre, Ankara'da 48 kilometre, Konya'da 54,2 kilometre, Kocaeli'de 49,65 kilometre, Bursa'da 5 kilometre, Samsun'da 13,3 kilometre, Trabzon'da 16,2 kilometre, Sakarya'da 15,2 kilometre ve Afyonkarahisar'da 8,5 kilometrelik hatlarda çalışmalarımız devam ediyor. 2002'de Türkiye genelinde 281 kilometre olan kent içi raylı sistem hat uzunluğu, 2026'da 1054,7 kilometreye ulaştı. Son 24 yılda kent içi raylı sistem hat uzunluğu yüzde 275,3 arttı. Hayata geçirdiğimiz hatlarda bugüne kadar dünya nüfusunun yaklaşık 5'te 2'sine karşılık gelen 3,25 milyar yolcuya hizmet verildi."</blockquote><p>Uraloğlu, devam eden projelerin tamamlanmasıyla kent içi raylı sistem hat uzunluğunun yaklaşık 1275 kilometreye ulaşacağını belirterek, yapımı tamamlanan ve devam eden projelerin yanı sıra Türkiye&#39;nin farklı illerinde yeni kent içi raylı sistem hat projelerinin hayata geçirilmesinin planlandığını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/18-0710202655f60d03.jpg"/><p>İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Erzurum, Erzincan, Van ve Trabzon için planlanan hatların toplam uzunluğunun yaklaşık 188 kilometre olduğunu kaydeden Uraloğlu, söz konusu projelerin fizibilite ve etüt çalışmalarının sürdüğünü, çalışmaların tamamlanmasının ardından yapım aşamasına geçilmesinin öngörüldüğünü belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/rayli-sistemlerde-24-yild-979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294581</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasarayli-victor-osimhen-icin-nijerya-teknik-direktorunden-aciklama-294581</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaraylı Victor Osimhen için Nijerya Teknik Direktöründen açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Galatasaray forması giyen Victor Osimhen hakkında söylediklerinin yanlış anlaşıldığını söyledi. 48 yaşındaki teknik direktör 'Osimhen'i dünyanın en iyi forvetlerinden biri olarak görüyorum. Onunla ilgili her zaman transfer söylentileri olur. Onun kulüpten ayrılmak istediğini ya da ayrılması gerektiğini asla söylemedim.' ifadelerini kullandı. İşte o Victor Osimhen sözleri...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaraylı Victor Osimhen için Nijerya Teknik Direktöründen açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Galatasaray forması giyen Victor Osimhen ile ilgili konuştu.</p><p><b>KADRODAN ÇIKARILDI</b></p><p>Chelle, Osimhen'i ilk olarak eleme maçlarının kadrosuna dahil etmiş ancak golcü futbolcu daha sonra aday kadrodan çıkarılmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/06697a2b9af14a95b807-07102026a5721e20.jpg"/><p><b>"KADROYA ALDIK AMA..."</b></p><p>Bu durumla ilgili konuşen Eric Chelle, "Milli maçlardan yaklaşık 10-15 gün önce Victor Osimhen sakatlandı. Osimhen'i ilk olarak milli takım listesine dahil ettik çünkü o noktada iyileşmek için yeterli zamanı olup olmadığını bilmiyorduk." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/man-07102026d4154c55.jpg"/><p><b>"ANLAŞMAZLIK YOK"</b></p><p>Galatasaray ile bir anlaşmazlığın söz konusu olmadığını söyleyen 48 yaşındaki teknik adam, "Oyuncu, kulüp veya milli takım arasında herhangi bir anlaşmazlık yok." sözlerini sarf etti.</p><p><b>TRANSFER SÖZLERİ</b></p><p>Victor Osimhen'le ilgili daha önce transfer açıklaması yapan ve 27 yaşındaki futbolcunun başka bir takıma gidebileceğini söyleyen Chelle, bu sözlerinin de yanlış anlaşıldığını söyledi.</p><p>Genç teknik adam, "Olası bir transferle ilgili daha önceki sözlerim yanlış yorumlandı. Victor, Galatasaray'ı seviyor ve kulüp de ondan memnun." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/a6294a608f014b0b9afb-07102026d100960c.jpg"/><p><b>"AYRILMALI DEMEDİM"</b></p><p>Chelle, "Osimhen'i dünyanın en iyi forvetlerinden biri olarak görüyorum. Bir oyuncu bu seviyede performans gösterdiğinde, onunla ilgili her zaman transfer söylentileri olur. Onun kulüpten ayrılmak istediğini ya da ayrılması gerektiğini asla söylemedim." açıklamasını yaptı</p><p><b>BU SEZONKİ PERFORMANSI</b></p><p>Galatasaray'da bu sezon 4 maçta süre bulan Victor Osimhen, 6 gol attı ve 2 asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/galatasarayli-victor-osim-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294580</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tgf-baskani-taha-akgul-riza-kayaalp-ile-set-anilarini-paylasti-294580</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TGF Başkanı Taha Akgül, Rıza Kayaalp ile set anılarını paylaştı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Milli güreşçi Rıza Kayaalp ile TRT 1'de yayımlanan "Mehmed: Fetihler Sultanı" dizisinde rol alarak Türk güreşini tanıtan Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, set sürecinde yaşadıkları anıları anlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TGF Başkanı Taha Akgül, Rıza Kayaalp ile set anılarını paylaştı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güreş Milli Takımı&#39;nın çalışmalarını takip etmek için Erzurum&#39;a gelen Taha Akgül, AA muhabirine, &quot;Mehmed: Fetihler Sultanı&quot; dizisinin tarihi, özellikle Osmanlı&#39;nın İstanbul&#39;u fethini anlatan çok güzel bir yapıt olduğunu söyledi.</p><p><b>Diziye nasıl dahil olduklarını anlatan Akgül, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Rıza ile Darülaceze&#39;deki bir programda yapımcı ile tanıştık. Rıza bu dizileri çok sevdiğini, kendisinin de oynamak istediğini dile getirince yapımcımız da &#39;aklımızdan geçiyordunuz sizi düşünüyorduk&#39; deyince güzel bir tevafuk oluştu. Bizi davet etti ve dizinin sezon finalinde sahneye girdik. Fatih Sultan Mehmet&#39;in verdiği özel bir görevle koçbaşıyla kapı açma sahnemiz vardı. Elbiseleri giydik sete hazırlandık ve daha ikinci denememizde başımıza ne geleceğini de bilmiyoruz. Heyecan da vardı çünkü ortama daha alışamamıştık. Gücümüzü, kuvvetimizi biraz sert verince bir anda kapı üzerimize devrildi. Çok ağır da bir kapı. Tabii Allah&#39;tan hem diğer kapıya yaslanması hem de Rıza&#39;ların altına girmesi beni kurtardı. Yoksa beni gerçekten ezecekti. 500 kilogram civarı ve iki kapı 1 ton ciddi bir yük. Sonrasında Rıza ile kaldırmayı denedik ki ikimiz de çok ciddi ağırlıkları kaldıran, çok kuvvetli isimleriz, ikimiz de ağır sıkletiz ama iki pehlivan zor kımıldattık. Tabii öyle bir sahne olunca ortaya gerçekçi bir sahne çıktı. Hal böyle olunca tüm camiada ciddi bir etki yarattı. Aslında dizi hayatına güzel bir giriş oldu.&quot;</p><p>Akgül, dizide planlanandan daha fazla rol aldıklarını belirterek, yeni sezonla 2-3 bölüm daha devam ettiklerini söyledi.</p><p>Dizide güreşe değinen Akgül, &quot;Güreş, Yeniçerilerin sürekli talim yaptığı, antrenmanlarda denediği bir spor. Osmanlı&#39;da kılıçlar düştüğünde güreş başlıyormuş. Güreş hayatın her alanında vardı ve Peygamber sporu. Bizim ruhumuzla oranın ruhu birbiriyle çok uymuştu. Biz de hal böyleyken güreşi biraz daha insanların gözüne görünebilmesi için çünkü insanlar bu dizileri izliyor, ciddi kitlelere ulaşıyor. Biz de o anlamda orada oluşumuzun güreşe katkı sağlayacağını düşündüğümüz için birkaç bölüm daha devam etme kararı aldık. Bizim için çok büyük bir gururdu. Özellikle Fatih Sultan Mehmet&#39;in bizimle birebir konuştuğu sahnede gerçekten ben o tarihe gittim, o duyguyu yaşadım. Acayip bir sahneydi. O konuşurken gerçekten çok heyecanlandım. Dizideki arka planda o kadar emek var ki 450 kişi çalışıyor. Müthiş bir yapıt var. Kalelerin yapımı, stüdyonun hazırlanması gerçekten müthiş bir emek var. İzlendiği kadar kolay olmadığını biliyoruz çok zor bir meslek.&quot; dedi.</p><p>Dizinin kendisi için güzel bir anı olduğunu ve çok keyif aldığını vurgulayan Akgül, kendi işlerine odaklandıklarını ve güreşin başarısı için koşturduklarını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/tahaakgl-07102026245f784f.jpg"/><p><b>- "TADINDA GÜZEL BİR ETKİYLE İNŞALLAH ZİRVEDE BIRAKTIK DİYEBİLİRİM"</b></p><p>Dizinin kendilerini geçmişe götürdüğünü dile getiren Akgül, &quot;Çocuklarımıza, olursa inşallah torunlarımıza anlatacağımız güzel bir anı kaldı. Maneviyatı, tarihi olan bir milletiz ve böyle tarihi bir dizide rol almak ki her gittiğimiz yerde özellikle insanlar kapı kırma sahnesini söylüyor. İnsanların beğenisini çok topladı hatta devam etmemizi isteyenler var. Mecliste büyüklerimizden de devam etmemizi isteyenler çok oldu ama işlerimiz çok yoğun hem orası hem burası çok kolay işler değil. Tadında güzel bir etkiyle inşallah zirvede bıraktık diyebilirim. İlk dizimiz oldu daha önce çok belgesellerimiz, röportajlarımız yapıldı, canlı yayınlara çıktık ama ilk kez dizide oynadık o tecrübeyi yaşadık. Çok ayrı bir tecrübeymiş. Setin başlaması, bitmesi, hazırlanması, makyajı çok ayrı bir sektör onu da yaşamış olduk.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Akgül, dizide rol almasının ailesini de mutlu ettiğini kaydederek, &quot;Onların da hoşuna gitti ve ilgilerini çekti. Zaten takip ettikleri bir dizi. Enteresan bir duygu kendi oğulları popüler olan, izlenen bir dizide oynuyor. Onlar için de çok gurur verici. Özellikle annem babam çok mutlu oldu, sevindiler. &#39;Kıyafetler çok yakışmış&#39; dediler zaten onları giyince biz iyice irileşiyoruz. O kıyafetler bayağı heybet katıyor. Onlar için de güzel bir anı oldu.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/tgf-baskani-taha-akgul-ri-901_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294578</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/t3-vakfinin-teknofest-projeleri-iac-2026da-uluslararasi-uzay-camiasiyla-bulusuyor-294578</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[T3 Vakfının TEKNOFEST projeleri IAC 2026'da uluslararası uzay camiasıyla buluşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) tarafından 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) kapsamında sergilenen TEKNOFEST projeleri, gençlerin geliştirdiği teknoloji ve bilimsel çalışmaların uluslararası uzay camiasıyla buluşmasına imkan sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[T3 Vakfının TEKNOFEST projeleri IAC 2026'da uluslararası uzay camiasıyla buluşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı ile SAHA İstanbul'un ev sahipliğinde ve Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortaklığı"nda Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde T3 Vakfı da Future Space alanında stant açtı.<br><br>T3 Vakfı Yönetim Kurulu Yedek Üyesi ve Eğitim ve AR-GE Koordinatörü Merve Koçoğlu, AA muhabirine, gençlerin bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirmelerine yönelik eğitim ve destekler sağladıklarını söyledi.<br><br>IAC 2026'daki stantta TEKNOFEST yarışmacılarının geliştirdiği model uydu, roket ve insansız hava aracı gibi projelerin sergilendiğini belirten Koçoğlu, çalışmaların yerli ve yabancı katılımcılara tanıtıldığını ifade etti.<br></p><b>- 117 GENÇ ARAŞTIRMACIYA DESTEK</b><br>Türkiye'de düzenlenen IAC 2026 dolayısıyla Genç Araştırmacı Destek Programı'nı hayata geçirdiklerini belirten Koçoğlu, programa lise, lisans ve lisansüstü seviyelerden 2 bin 243 araştırmacının başvurduğunu bildirdi.<br>Eğitim ve mentorluk desteği talep eden araştırmacılara bu imkanların sağlandığını aktaran Koçoğlu, "IAC 2026'da da 117 araştırmacımız bizim sağlamış olduğumuz kayıt desteği, ulaşım, konaklama gibi desteklerle burada bulunuyor ve yapmış oldukları bilimsel çalışmaları uzay ve havacılık alanında dünyanın en önde gelen sektörlerine, kurum ve kuruluşlarına tanıtma fırsatı buluyor." dedi.<br>TEKNOFEST'te finale kalan projelerin IAC'de sergilenmesinin önemine değinen Koçoğlu, gençlerin farklı ülkelerden uzmanlarla iletişim kurarak projelerine ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu ve yeni işbirlikleri için bağlantılar kurabildiğini söyledi.<br>T3 Vakfı standının somut projeler üzerinden kurgulandığını belirten Koçoğlu, "Alanda yarışmacı arkadaşlarımız bulunuyor ve hem TEKNOFEST tarafından düzenlenen 50'nin üzerindeki farklı kategorideki yarışmayı uluslararası camiaya tanıtma hem de kendi projelerinin teknik detaylarını ilgili uzmanlara aktarma fırsatı buluyorlar" diye konuştu.<br>Koçoğlu, Vakfın çalışmalarının uluslararası ölçekte daha fazla tanınmasını hedeflediklerini kaydederek, uluslararası işbirliklerinin artırılması ve farklı kurumlarla yeni yarışma kategorilerinin hayata geçirilmesinin hedefleri arasında olduğunu ifade etti.<br>Bilim merkezleri, Keşif Kampüsü, T3 Akademi ve TEKNOFEST gibi çalışmaların daha geniş kitlelere ulaştırılması için çalıştıklarını aktaran Koçoğlu, IAC 2026'nın Türkiye'de düzenlenmesinin gençler ve uzay-havacılık alanındaki çalışmalar açısından önemli bir ortam oluşturduğunu dile getirdi.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682387.jpg"/><p><b>- GENÇLERDEN UZAY VE BİYOLOJİYİ BULUŞTURAN PROJE</b><br><br>IAC 2026'da projesini sergileyen Gebze Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Zeynep Güleryüz ise "Quantum Red Shield" adını verdiği çalışmayla uzay radyasyonunun insan hücreleri üzerindeki etkilerine çözüm geliştirmeyi amaçladığını söyledi.<br><br>Projesini uluslararası alanda tanıtmanın kendisi için heyecan verici olduğunu ifade eden Güleryüz, farklı ülkelerden katılımcılarla iletişim kurmanın ve farklı şirketlerin çalışmalarını görmenin kendisine katkı sağladığını belirtti.<br><br>Güleryüz, mezuniyetinin ardından uzay ve biyoloji bilimlerini bir araya getiren projelerde yer almak istediğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682388.jpg"/><p><b>- AY REGOLİTİYLE UZAYDA SÜRDÜRÜLEBİLİR İNŞAAT HEDEFLİYOR</b></p><p>Marmara Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Mehmed Furkan İlbeyli de uzayda inşaatın sürdürülebilir şekilde gerçekleştirilebilmesine yönelik çalışmasını IAC 2026&#39;da tanıtıyor.<br><br>Ay&#39;daki regolitin dolgu malzemesi olarak kullanılmasını amaçlayan İlbeyli, çalışmasında pres seramik malzemelerde fırınlama sonrasında ortaya çıkan çekme sorununa çözüm geliştirmeye odaklandığını anlattı.<br><br>Çalışmasını ilk kez bu ölçekte uluslararası bir kitleye anlatma fırsatı bulduğunu aktaran İlbeyli, IAC&#39;nin kendisi açısından önemli bir başlangıç olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682389.jpg"/><p>TEKNOFEST&#39;te daha önce roket projelerinde de yer aldığını anlatan İlbeyli, kongrede dünyanın önde gelen şirketlerini ve araştırmacılarını görmenin uzay çalışmalarına yönelik inancını güçlendirdiğini ifade etti.<br><br>İlbeyli, mezuniyetinin ardından özellikle roket sistemleri, uydu bırakma ve farklı gök cisimlerine iniş teknolojileri üzerine çalışmak istediğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/t3-vakfinin-teknofest-pro-354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294574</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-samsunspor-deplasmaninda-galibiyet-arayacak-294574</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor, Samsunspor deplasmanında galibiyet arayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in ilk 6 haftasında 10 puan toplayan Trabzonspor, Samsunspor karşısında deplasmanda sezonun ilk galibiyetini almanın mücadelesini verecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor, Samsunspor deplasmanında galibiyet arayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bordo-mavililer, bu sezon ligin ilk 6 haftasında sahasındaki 3 maçı kazanarak 9 puan elde etti. Karadeniz ekibi, dış sahada ise 1 beraberlik, 2 mağlubiyet alırken galibiyetle henüz tanışamadı ve hanesine sadece 1 puan yazdırabildi.</p><p>Trabzonspor, ligin ikinci haftasında sahasında İstanbul Başakşehir&#39;i 2-1, dördüncü haftada Gençlerbirliği&#39;ni 5-0, altıncı haftada Galatasaray&#39;ı 4-0 mağlup etti.</p><p>Karadeniz ekibi, dış sahada ise ilk hafta Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalarak bu sezon tek deplasman puanını aldı. Üçüncü hafta Amed Sportif Faaliyetler&#39;e 2-1 kaybeden Karadeniz ekibi, beşinci haftada TÜMOSAN Konyaspor deplasmanından 1-0&#39;lık mağlubiyetle döndü.</p><p><b>- SON DEPLASMAN GALİBİYETİ GEÇEN SEZON</b></p><p>Trabzonspor, deplasmanda son galibiyetini geçen sezonun 33. haftasında İstanbul&#39;da Beşiktaş karşısında 2-1&#39;lik sonuçla elde etti.</p><p>9 Mayıs&#39;ta oynanan Beşiktaş maçının ardından çıktığı 3 deplasman maçını kazanamayan Karadeniz ekibi, Samsunspor&#39;u mağlup etmesi halinde 153 gün aradan sonra dış sahada galip gelecek.</p><p><b>- REİS İLE İLK PEŞİNDE</b></p><p>Trabzonspor, bu sezon 3 dış saha maçını 2 teknik adam yönetiminde oynadı.</p><p>Bordo-maviler, Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldığı ve Amed Sportif Faaliyetler&#39;e 2-1 mağlup olduğu karşılaşmalara Fatih Tekke, TÜMOSAN Konyaspor&#39;a 1-0 yenildiği karşılaşmaya da Hüseyin Çimşir yönetiminde çıktı.</p><p>Amed Sportif Faaliyetler karşılaşmasının ardından Fatih Tekke ile yollar ayrılırken TÜMOSAN Konyaspor maçından sonra da geçici olarak takımın başına getirilen Hüseyin Çimşir görevini tamamladı ve Thomas Reis ile anlaşma sağlandı.</p><p>Reis, eski takımı Samsunspor karşısında bordo-mavili ekibin kazanması halinde deplasman hasretine son veren isim olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/trabzonspor-samsunspor-de-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294570</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/erzurumda-palandokene-ilk-kar-yagdi-294570</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'da Palandöken'e ilk kar yağdı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum şehir merkezinde gün boyu etkili olan yoğun yağmur yağışı, akşam saatlerinde yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Dünyanın önde gelen kış turizm merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi'nin zirvesi, sezonun ilk güçlü kar yağışıyla birlikte beyaza büründü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'da Palandöken'e ilk kar yağdı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şehir merkezinde sağanak yağış etkili olurken, hava sıcaklığının hızla düşmesiyle birlikte Palandöken'in yüksek kesimlerinde kar yağışı başladı. Kısa sürede etkisini artıran yağışın ardından, dağın zirve bölgesinde kar kalınlığı yaklaşık 10 santimetreye ulaştı. Yeni sezon hazırlıklarının hız kesmeden devam ettiği kış merkezinde ekim ayının başında gelen bu yağış, kayak severler ve işletmecileri sevindirdi. Yetkililer, yüksek kesimlerde etkili olan beyaz örtünün yaklaşan kış sezonunun ilk güçlü işareti olduğunu belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=EdWLQ5GHUBWzA5WPUpWnU5GbEJKnYdKLUhGDYdS7EBG7YVa3EFG3A9GHE.KXE9aPUNWfYdWPU1KbQ9az.jpg"/><p>Gece boyunca devam eden kar yağışının ardından Palandöken'de kartpostallık görüntüler oluştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=ExG7E5GLUVWbYZKDUpS_A5GzExKnYdWDIVW7YdS_EVWXEVa3U5avA9G3YdWTIVaTINS_YNG7U1KbQ9az.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YdWvUVGPIBKrU5WTUpWjA9C7EJKnYdG7UVaDYdS_U9KDEJa3EJGrYFG3YpWvU.aDUBWfENG7U1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/erzurumda-palandokene-ilk-917_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294568</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/iki-gundur-haber-alinamiyordu-ogretmenleri-17-yasindaki-kizi-olu-buldu-294568</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İki gündür haber alınamıyordu! Öğretmenleri 17 yaşındaki kızı ölü buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Denizli'nin Çal ilçesinde iki gündür okula gelmeyen kız öğrenci, evine gelen öğretmenleri tarafından evinde ölü olarak bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İki gündür haber alınamıyordu! Öğretmenleri 17 yaşındaki kızı ölü buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Çal ilçesine bağlı Yukarıseyit Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; ailesinin çalışmak için yurt dışına gitmesinin ardından evde yalnız yaşamaya devam eden 17 yaşındaki L.B. adlı kız öğrencinin 2 günden bu yana okula gelmemesinden şüphelenen öğretmenleri, ona telefonla da ulaşmayınca paniğe kapıldı. Şüphe üzerine kızın yalnız yaşadığı evine giden öğretmenler, kilitli kapıları kırarak içeriye girdi.</p><p><strong><b>ÖĞRETMENLERİ TARAFINDAN ÖLÜ BULUNDU</b></strong></p><p>Öğrenciyi yerde hareketsiz bir şekilde yerde bulan öğretmenlerin ihbarı üzerine eve gelen sağlık görevlileri, yaptıkları kontrolde kız çocuğunun bir süre önce hayatını kaybettiğini belirtti. Hayatını kaybeden öğrencinin cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Yukarıseyit Mahalle Mezarlığında toprağa verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/iki-gundur-haber-alinamiy-907_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294567</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bekir-bozdagin-yerine-getirilen-isim-belli-oldu-294567</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bekir Bozdağ'ın yerine getirilen isim belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanvekilliği görevinden istifa eden Bekir Bozdağ'ın yerine Yusuf Beyazıt'ın getirildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bekir Bozdağ'ın yerine getirilen isim belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunları nedeniyle TBMM Başkanvekilliği görevinden istifa etti. Bozdağ, dilekçesini TBMM Başkanlığına sundu.</p><p>AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TBMM Başkanvekilliği görevini yaklaşık 3,5 yıldır büyük fedakarlıkla yürüten dava arkadaşım Bekir Bozdağ kardeşime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Başkanvekilliğini görevini devralacak Tokat milletvekilimiz Yusuf Beyazıt kardeşimize cenabı Allah'tan başarılar diyorum" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/balksz1-0710202692129e69.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/bekir-bozdagin-yerine-get-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294566</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-siyaset-ve-liderlik-okulunda-24-donem-10-ekimde-basliyor-294566</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Siyaset ve Liderlik Okulu'nda 24. dönem 10 Ekim'de başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, partisinin 24. dönem Siyaset ve Liderlik Okulunun 10 Ekim'de başlayacağını belirterek, "Hedef, gerçekten siyaseti bilen, ehil gençlerin siyasete girmesi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Siyaset ve Liderlik Okulu'nda 24. dönem 10 Ekim'de başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Topcu, AA muhabirine, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#39;nin himayesinde sürdürülen eğitim faaliyetlerinin Genel Merkezde yapıldığını ifade etti.</p><p>Siyaset ve Liderlik Okulu fikrinin 17 yıl önce Bahçeli&#39;nin talimatıyla ortaya çıktığını anlatan Topcu, temel amacın siyaseti bilen ve bu alanda ehil gençlerin siyasete kazandırılması olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu doğrultuda dünyanın farklı ülkelerindeki üniversitelerde siyaset ve liderlik alanında yüksek lisans ve doktora düzeyinde verilen derslerin incelendiğini aktaran Topcu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Siyasete hem gençlerin girmesi hem de bu işi bilenlerin yapmasının ortaya çıkardığı bir duygu ile Sayın Genel Başkanımız bize talimat verdi &#39;araştırın&#39; diye. Bütün dünyadaki, Amerika&#39;daki, gelişmiş ülkelerdeki üniversitelerde siyaset ve liderlik alanında, yüksek lisans ve doktora alanında verilen dersleri taradık. Bir ders listesi çıkardık bu ders listelerini kendilerine sunduk. Kendilerinin verdikleri karar doğrultusunda derslerimizi belirledik. Hedef, gerçekten siyaseti bilen, ehil gençlerin siyasete girmesi. Gerçek anlamda umut olsun bu gençler. O niyetle başladı aslında. Bu niyetin aslında ne kadar doğru olduğunu da gördük.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42680449.jpg"/><p><b>- "BU YIL KADIN ÖĞRENCİLERDE ARTIŞ VAR"</b></p><p>Okula başvuracak adaylarda 40 yaşını doldurmamış olma, üniversite mezunu olma, yüksek lisans veya doktora yapıyor olma ve yabancı dil bilme şartlarının arandığını belirten Topcu, adaylara, 4 akademisyenden oluşan jüri tarafından güncel olaylara ilişkin soruların yöneltildiği bir sınav gerçekleştirildiğini söyledi.</p><p>Değerlendirme sonucunda 40 adayın kabul edildiğini ve iki sınıf oluşturulduğunu dile getiren Topcu, bu yıl kadın öğrencilerin sayısında artış olduğunu, 15 kadın öğrencinin eğitimlere katılacağını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42680448.jpg"/><p>Okulda &quot;temel hukuk&quot;, &quot;iletişim ve medya&quot;, &quot;propaganda ve ikna&quot;, &quot;din ve toplum&quot;, &quot;uluslararası ilişkiler ve küreselleşme&quot;, &quot;finansal okuryazarlık&quot;, &quot;genel ekonomi&quot;, &quot;siyasi partiler&quot;, &quot;Türk demokrasi tarihi&quot;, &quot;diplomasi&quot;, &quot;tarihi perspektiften sorunlar&quot;, &quot;siyaset sosyolojisi ve liderlik&quot;, &quot;hitabet&quot;, &quot;Türk milliyetçiliği&quot; ile &quot;MHP&#39;nin hukuk, adalet ve demokrasi alanındaki katkıları&quot; başlıklarında eğitimlerin verildiğini aktaran Topcu, derslerin, öğrencilerin kendi alanlarında kullanabileceği temel bilgileri içeren genel nitelikte olduğunu belirtti.</p><p>Dersleri verenlerin, Türkiye&#39;nin yetiştirdiği, akademik kariyerini tamamlamış isimler olduğunu belirten Topcu, sınıflarda yapılan tartışmaların ve her öğretim üyesinin farklı perspektiften getirdiği yorumların önemli kazanımlar sağladığına işaret etti.</p><p>Eğitim sürecinde 3 kitabın incelendiğini, sınavda her öğretim üyesinden 5 soru alındığını ve soruların yorum gerektiren açık uçlu sorulardan oluştuğunu anlatan Topcu, sonuçların ardından birinci, ikinci ve üçüncülerin belirlendiğini bildirdi.</p><p>Öğrenciler arasında dostane bir rekabet bulunduğunu, okulda bugüne kadar hiçbir öğrencinin sınıfta kalmadığını dile getiren Topcu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;En iyisini yapmak için de hepsinde öyle bir kültür oluşuyor ki o atmosfer aslında bütün öğrenci arkadaşlarımızı sarıyor. Herkes birbirini aşağı çekmek yerine, birbirine destek vererek yukarıya doğru itiyor. Bilgilerin paylaşılması konusunda da çok önemli iletişimlerin olduğunu gördük. Bu kurumsal kültürün aslında daha sonraki hayatlarında da kendilerine başarı olarak döndüğünü gördük. Bürokraside şu anda birçok mezunumuz, burayı bitirdikten sonra çok önemli görevler almaya başladılar ve network oluşturuyorlar.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42680450.jpg"/><p><b>- "BUGÜNE KADAR 820 MEZUN VERDİ"</b></p><p>Okulun 17 yıldır kesintisiz sürdüğünü ve MHP ile anılan kurumsal bir kimliğe dönüştüğünü belirten Topcu, okuldan bugüne kadar 820 kişinin mezun olduğunu söyledi.</p><p>Mezunların birçoğunun bürokraside önemli görevler üstlendiğini, bir bölümünün de ilçe başkanı, il başkanı ve milletvekili olduğunu aktaran Topcu, mezunlar arasında güçlü bir aidiyet ve gurur oluştuğunu dile getirdi.</p><p>Teknolojiyle birleştiğinde, bir insanın bir ülkenin kaderini belirleyebileceği bir dönemde olunduğuna işaret eden Topcu, azim ve sadakatle, ahlak ve adaletle, bilim, bilgi ve kültürle donanmış 820 mezunun uyum içinde neler yapabileceğinin düşünülmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Topcu, 17 yıl önce atılan bu tohumun böyle meyve veren bir ağaca dönüşmesinden dolayı Genel Başkan Devlet Bahçeli&#39;ye teşekkür ederek, &quot;Biz, bunun böyle olacağının ilk başta hiç farkında değildik. Şimdi yaptığımız işle MHP olarak gurur duyuyoruz. Ve bunun da kurumsal kimlik oluşturmada diğer kurumlara da örnek olmasını diliyoruz.&quot; dedi.</p><p><b>- "TÜRK YÜZYILI'NI GERÇEKLEŞTİRMEMİZ LAZIM"</b></p><p>Topcu, daha önceki eğitimlerin temasının &quot;İlk günkü Azim ve Sadakat&quot;, &quot;Akıl, Ahlak, Adalet&quot; ve &quot;Bilim, Bilgi, Kültür&quot; olduğunu anımsatarak, yeni dönemin temasının da belli olduğunu, bunun açılış töreninde duyurulacağını aktardı.</p><p>Topcu, &quot;Genel Başkanımız bir tema belirliyorsa, bunu gelip geçici olarak değil, mutlaka bunun ortaya çıkartacağı bir alt anlamı ve derinliği olarak düşünmek gerekir&quot; diye konuştu.</p><p>Derslerin statik olmadığını, gündeme ve &quot;zamanın ruhu&quot;na uygun olarak işlendiğini belirten Topcu, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinin de derslerde ele alındığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42680447.jpg"/><p>Türkiye&#39;nin yaklaşık 40 yılını alıp götüren terör belasına çok sayıda şehit verildiğini hatırlatan Topcu, artık hiçbir gencin zarar görmesini istemediklerini vurguladı.</p><p>Terörsüz Türkiye ile Türkiye&#39;nin önünün açıldığını dile getiren Topçu, &quot;Türkiye&#39;nin ayağına pranga olan bütün noktalardan kurtulması lazımdı. Artık bölgesel güç olma veya orta ölçekli bir güç olma Türkiye&#39;ye yetmeyecek. Çünkü bizim değerlerimiz, inancımızın ortaya çıkardığı bu evrene bir düzen verme fikrinden dolayı Türkiye&#39;nin artık küresel bir güç olması lazım. Lider ülke Türkiye olması lazım. Türk Yüzyılı&#39;nı gerçekleştirmemiz lazım.&quot; dedi.</p><p>Türk Yüzyılı&#39;nın gerçekleştirilebilmesi önündeki bütün engellerin kaldırılması gerektiğine işaret eden Topcu, &quot;O zaman ilk engelimiz terörün kaldırılıp Terörsüz Türkiye&#39;nin önünün açılması ki lider ülke Türkiye ve Türk Yüzyılı&#39;na doğru adımımızı atalım. Önemli mesafeler katettik. İnşallah bundan sonra da donanımlı yetişen siyasetçilerle bunların çok daha önemli bir ivme kazanacağını rahatlıkla söyleyebilirim.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/mhp-siyaset-ve-liderlik-o-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294565</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyeden-umre-yolculuklarinda-ecdad-rotasi-yeniden-acildi-294565</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den umre yolculuklarında ecdad rotası yeniden açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye'de Esed rejiminin devrilmesinin ardından kapatılan geçiş güzergahlarının yeniden açılmasıyla Türkiye'den kutsal topraklara kara yoluyla yapılan umre yolculuklarında patlama yaşanırken; Şam, Ürdün ve Hicaz Demiryolu duraklarını takip ederek Harem'den Haremeyn'e uzanan ecdad rotası yıllar sonra yeniden ihya edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den umre yolculuklarında ecdad rotası yeniden açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye iç savaşının başladığı 2011'de Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan kara yolu güzergahı transit geçişlere ve umre turlarına tamamen kapanmıştı.</p><p>Suriye'de Esed rejiminin devrilmesinin ardından yeni yönetimin yolları açmasıyla kara yoluyla umre yolculukları yeniden başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682452.jpg"/><p>Bölgedeki AA muhabirlerinin aktardığına göre, Türkiye'den yola çıkarak kara yoluyla umreye gidenlerin sayısında son aylarda ciddi artış gözleniyor.</p><p>Kara yolunu tercih edenler, Suriye ve Ürdün'de güzergah üzerindeki tarihi ve turistik mekanları ziyaret etmenin yanı sıra Hicaz güzergahındaki tarihi durakları da görme fırsatı buluyor.</p><p>Türkiye'den Suriye'nin başkenti Şam'a, oradan da Ürdün'e geçen bir umre grubunda yer alan Özlem Eğinkaya, AA muhabirine kutsal topraklara kara yoluyla yaptığı yolculuğu anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682453.jpg"/><p><b>- HAREM'DEN HAREMEYN'E ECDADIN İZİNDE</b></p><p>Eğinkaya, bölgeyi görmek ve kültürünü anlamak için kara yoluyla yolculuk yapmanın kendileri için çok kıymetli olduğunu söyleyerek, şunları anlattı:</p><p>"Yolculuğumuz İstanbul'dan başladı. İstanbul'dan Şam'a, ardından Amman'a ve Vadi Rum'daki Hicaz Demiryolu'na ulaştık. Ecdadımızın takip ettiği yol üzerinden Harem'den Haremeyn'e doğru çıktığımız yolculuğumuzu Medine'nin ardından Mekke'de tamamladık."</p><p>Eğinkaya, kara yoluyla umre yolculuğunun kendisi için büyük bir tecrübe olduğunu kaydetti.</p><p>Yolculuğun katılımcılarından Eren Sadullah Yarim de seyahatin kendileri için bir eğitim sürecinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682454.jpg"/><p>Yeryüzü Akademisi adlı çalışma grubunda Ahmet Yasir Feten'in eğitmenliğinde 8 hafta boyunca "Araplar" başlıklı eğitim aldıklarını aktaran Yarim, "İslam tarihini bütün yönleriyle ele alarak tamamladık. Ardından öğrendiklerimizi yerinde gözlemlemek ve bu coğrafyaları yakından tanımak için böyle bir saha ziyareti gerçekleştirme fırsatı bulduk." dedi.</p><p>Umre yolculuğuna katılan Kadriye Çolak da Ürdün'ün güneyindeki Vadi Rum'da bulunan Hicaz Demiryolu durağını ziyaret ettiklerini ve yolculuğun kendisi için heyecan verici olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682455.jpg"/><p>Türkiye'den kara yoluyla kutsal topraklara yolculuğun yeniden başlamasından duyduğu mutluluğu dile getiren Çolak, "Harem'den Haremeyn'e doğru yola çıktık. Elhamdülillah, bu coğrafyalarda savaşın olmadığı zamanlarda gelip ziyaret edebildiğimiz için minnettarız." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682456.jpg"/><p><b>- HİCAZ GÜZERGAHINDAKİ TARİHİ DURAKLAR TAKİP EDİLDİ</b></p><p>Umre grubunun rehberi Ahmet Yasir Feten de yolculuk öncesinde bölgeyi, tarihini, toplumunu ve kültürünü tanımak amacıyla Yeryüzü Akademisi çalışma grubuyla 8 haftalık bir program gerçekleştirdiklerini ve çok sayıda kitap okuduklarını söyledi.</p><p>Feten, Şam'da tarihi mekanları gezdikten sonra Ürdün'e geçtiklerini belirterek, Salt kentindeki Türk Şehitliği'ni ziyaret ederek Amman'a ulaştıklarını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682457.jpg"/><p>Yolculuk boyunca Hicaz güzergahındaki tarihi ve kültürel durakları ziyaret ettiklerini vurgulayan Feten, Akabe ve Vadi Rum'da Hicaz Demiryolu'nun izlerini takip ettiklerini söyledi.</p><p>Feten, Suudi Arabistan'da Medain-i Salih ve El-Ula'nın ardından Tebük ve Hayber üzerinden Medine'ye ulaştıklarını aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682458.jpg"/><p>"Harem'den başlayan yolculuğumuz, ecdadın izinde tarihi güzergahları takip ederek Medine'ye, ardından Mekke'ye ulaştı. Yolculuğumuzu kutsal topraklarda nihayete erdirdik. Ecdadın izinden kutsal topraklara yolculuğumuz İstanbul'dan Mekke'ye ulaşmamız 9 gün sürdü."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/turkiyeden-umre-yolculukl-698_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294564</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-30-gunluk-yogun-mac-trafigine-giriyor-294564</link>
      <pubDate>2026-10-07T12:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray 30 günlük yoğun maç trafiğine giriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 7. haftasında 9 Ekim Cuma günü Kasımpaşa'yı ağırlayacak Galatasaray'ı 30 günlük süreçte zorlu bir fikstür bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray 30 günlük yoğun maç trafiğine giriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı-kırmızılı ekip, sıradaki 8 resmi maçında hem Süper Lig&#39;de hem de UEFA Şampiyonlar Ligi&#39;nde kritik karşılaşmalara çıkacak. Söz konusu zorlu dönem ligdeki Kasımpaşa maçıyla başlayıp, 7 Kasım&#39;da oynanacak Amed Sportif Faaliyetler müsabakasıyla sona erecek. Sarı-kırmızılılar, bu süreçte ortalama dört günde bir maç oynayacak.</p><p>Yaz transfer döneminde Rafael Leao, Lesley Ugochukwu, Aleksey Batrakov, Deniz Gül ve El Chadaille Bitshiabu ile kadrosunu güçlendiren sarı-kırmızılı ekip, söz konusu 30 günde hem Süper Lig&#39;de hem de Avrupa&#39;da iyi sonuçlar için mücadele edecek.</p><p><b>- SEZONUN İLK 7 MAÇINDAKİ PERFORMANSI</b></p><p>Galatasaray, sezon başından beri 6&#39;sı Süper Lig&#39;de ve 1&#39;i UEFA Şampiyonlar Ligi&#39;nde olmak üzere 7 resmi maça çıktı.</p><p>Ligde çıktığı 6 maçta 4 galibiyet ve birer mağlubiyet ile beraberlik yaşayan sarı-kırmızılılar, bu müsabakalarda 13 kez rakip ağları sarsarken, 10 golü kalesinde gördü.</p><p>&quot;Cimbom&quot; bu sezon çıktığı tek Şampiyonlar Ligi müsabakasında ise Portekiz ekibi Sporting&#39;e 3-1 yenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/03/16aks06galatasaray-03102026a2e8421a.jpg"/><p><b>- ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE ZORLU RAKİPLER BEKLİYOR</b></p><p>Sarı-kırmızılı ekip, söz konusu 30 günlük süreçte Avrupa&#39;da önemli takımlarla karşılaşacak.</p><p>Bu sezon organizasyondaki ilk maçında puan alamayan Galatasaray, 2. haftada Pedri, Rodri, Dani Olmo, Fermin Lopez, Lamine Yamal, Raphinha, Karim Adeyemi ve Anthony Gordon gibi yıldız isimleri kadrosunda bulunduran İspanya devi Barcelona ile karşılaşacak.</p><p>Galatasaray, Şampiyonlar Ligi&#39;nde sonraki turlara kalmak için bu süreçte Barcelona&#39;nın yanı sıra Fransız ekibi Lille ve Almanya temsilcisi Stuttgart ile mücadele edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/man-071020261e2d3543.jpg"/><p><b>- DERBİDE FENERBAHÇE İLE KARŞILAŞACAK</b></p><p>Galatasaray, bu 30 günlük süreçte en önemli rakiplerinden Fenerbahçe&#39;yi ağırlayacak.</p><p>Sarı-kırmızılı ekip, sarı-lacivertliler ile 26 Ekim Pazartesi günü RAMS Park&#39;ta karşılaşacak.</p><p>Söz konusu derbi, ligdeki şampiyonluk yarışında kritik öneme sahip olacak.</p><p><b>- İÇ SAHA AVANTAJINA SAHİP</b></p><p>Galatasaray, söz konusu 8 maçın 5&#39;ini RAMS Park&#39;ta oynayacak.</p><p>Sırasıyla Kasımpaşa, Barcelona, Fenerbahçe, Stuttgart ve Amed Sportif Faaliyetler karşılaşmalarını evinde oynayacak sarı-kırmızılı ekip, bu dönemde önemli bir iç saha avantajına sahip olacak.</p><p>Galatasaray, diğer 3 maçta ise Gençlerbirliği, Lille ve TÜMOSAN Konyaspor ile deplasmanda karşılaşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/fd9631f3ea92429abd5d-07102026800b139a.jpg"/><p><b>- GALATASARAY'IN 8 MAÇLIK FİKSTÜRÜ</b></p><p>Galatasaray&#39;ın söz konusu 30 günlük dönemde 8 maçlık fikstürü şu şekilde:</p><p><table><tr><td>Tarih</td><td>Organizasyon</td><td>Maç</td></tr><tr><td>09.10.2026</td><td>Süper Lig</td><td>Galatasaray-Kasımpaşa</td></tr><tr><td>13.10.2026</td><td>Şampiyonlar Ligi</td><td>Galatasaray-Barcelona</td></tr><tr><td>17.10.2026</td><td>Süper Lig</td><td>Gençlerbirliği-Galatasaray</td></tr><tr><td>21.10.2026</td><td>Şampiyonlar Ligi</td><td>Lille-Galatasaray</td></tr><tr><td>26.10.2026</td><td>Süper Lig</td><td>Galatasaray-Fenerbahçe</td></tr><tr><td>30.10.2026</td><td>Süper Lig</td><td>Konyaspor-Galatasaray</td></tr><tr><td>03.11.2026</td><td>Şampiyonlar Ligi</td><td>Galatasaray-Stuttgart</td></tr><tr><td>07.11.2026</td><td>Süper Lig</td><td>Galatasaray-Amed Sportif Faaliyetler</td></tr></table></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/galatasaray-30-gunluk-yog-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294563</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogan-gazzede-uc-yildir-insanligin-gozu-onunde-bir-halkin-kokleri-sokulmeye-calisiliyor-294563</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan: Gazze'de üç yıldır insanlığın gözü önünde bir halkın kökleri sökülmeye çalışılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, Gazze'de üç yıldır insanlığın gözü önünde bir halkın köklerinin sökülmeye, hafızasının silinmeye, yarınlarının elinden alınmaya çalışıldığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan: Gazze'de üç yıldır insanlığın gözü önünde bir halkın kökleri sökülmeye çalışılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından, İsrail'in, 3 yıldır yoğun şekilde saldırılarını sürdürdüğü Filistin'e ilişkin videolu paylaşımda bulundu.</p><p>Paylaşımında "Soykırım Çok Önceden Başladı" etiketine yer veren Emine Erdoğan, "Gazze'de üç yıldır insanlığın gözü önünde bir halkın kökleri sökülmeye, hafızası silinmeye, yarını elinden alınmaya çalışılıyor. Binlerce çocuk büyüyemeden, binlerce anne evladına son kez sarılamadan hayattan koparıldı. Geride ise acısını sırtlanıp toprağına tutunan milyonlar kaldı." ifadelerini kullandı.</p><p>Emine Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Gazze'de yaşananlar, yalnızca Filistin'in meselesi değildir. Bugün dünyanın gözleri önünde cezasız kalan her zulüm, yarın başka bir halkın, başka bir coğrafyanın kaderi olabilir. İşte bu yüzden Filistinli kardeşlerimizin direncine güç, sesine ses olmak zorundayız. Çünkü Gazze'yi savunmak, hayatta kalanların yarınını ve insanlığın ortak vicdanını savunmaktır. Şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi dinmeyen bir hüzün ve rahmetle yad ediyor, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Filistin'in yeniden huzurla nefes aldığı günlere kavuşmayı yürekten temenni ediyorum."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-071020266867605f.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>VİDEODA, GAZZE'DEKİ YIKIM YER ALDI</b></p><p>Paylaşımdaki videoda ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Emine Erdoğan'ın Gazze ile ilgili konuşmalarından kesitler ile Gazze halkının, İsrail saldırıları karşısında yaşadığı zorluklara ilişkin görüntüler yer aldı.</p><p>Videoda ayrıca Gazze'nin 7 Ekim 2023'teki hali ile bugünkü halini karşılaştıran gökyüzünden çekilmiş fotoğrafa da yer verildi.</p><p>Fotoğrafta Gazze'deki binaların tamamının yıkıldığı görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/emine-erdogan-gazzede-uc--903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294562</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/izmir-ak-partiye-gecti-cemil-tugayin-rozetini-cumhurbaskani-erdogan-takti-294562</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir AK Parti'ye geçti! Cemil Tugay'ın rozetini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti'ye katıldı. Rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın taktığı Tugay, "İzmir'i ayağa kaldırmak, sorunlarını çözmek ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir AK Parti'ye geçti! Cemil Tugay'ın rozetini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a parti rozetini taktı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682803.jpg"/><p>Programda konuşan Tugay, İzmir'de büyüdüğünü ve mütevazı bir ailenin çocuğu olduğunu belirterek "Doktor oldum, 30 yıl hekimlik mesleğiyle ülkeme hizmet ettim. Bir büyüğümüz, 'Milletimize en iyi hizmet siyasettir' dedi. Bu sözden sonra ülkeme hizmet için siyasete dahil oldum. En iyi siyasetin de hizmet olduğunu çok kısa sürede anladım ve hep buna inandım" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683786.jpg"/><p><b>"İZMİR'İN 30 İLÇESİ, BİN 390 MAHALLESİ BENİM EVİM OLDU"</b></p><p>Yedi buçuk yıldır belediye başkanlığı yaptığını dile getiren Tugay, "Önce Karşıyaka'da, sonra İzmir Büyükşehir'de görev sürem boyunca tüm hemşehrilerimize hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. Zorda, yoklukta, darlıkta olan insanlarımıza özellikle sahip çıkmaya çalıştım. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu. İzmir'in 30 ilçesi, bin 390 mahallesi benim evim oldu, yuvam oldu. İzmir'imiz çok kıymetli bir şehirdir. İzmir'imizin insanları vatanseverdir. Milletine, manevi değerlerine çok düşkün insanlardır. Böyle bir şehre ve o şehrin insanlarına hizmet etmek elbette şereftir" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682802.jpg"/><p><b>"KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK İÇİN ÇALIŞANDIR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasete ilişkin sözlerini aktaran Tugay, şunları söyledi:  </p><p>"Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında: 'Biz kimin hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz. Biz bu ülkenin kenar mahallelerinde unutulmuş gariplerin, yoksulların, hakkı yenmiş mazlumların, çiftçinin ve esnafın hakkını korumak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.' Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti'nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleridir. Tam burada şunu söylemek isterim. Her İzmirli bilir ki Cumhuriyet'e samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682799.jpg"/><p><b>"BU YOLA BAŞ KOYMUŞLARIN YOLUNA REFİK OLMAK ÜZERE ARANIZA GELDİM"</b></p><p>AK Parti'ye katılmasına ilişkin konuşan Tugay, "Ben huzurlarınızdayım bugün. İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye'yle, kutuplaştırmadan ve ayrıştırmadan kurtulmuş bir millet için bu yola baş koymuşların yoluna refik olmak üzere aranıza geldim" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682798.jpg"/><p><b>"İZMİR'İ AYAĞA KALDIRMAK, SORUNLARINI ÇÖZMEK ÜZERE YOLA ÇIKIYORUZ"</b></p><p>Konuşmasında Yunus Emre'nin sözlerine de yer veren Tugay, şöyle devam etti:  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682801.jpg"/><p>"Yunus Emre, 'Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim' diyor. İnşallah 30 yılı aşan bir devlet yönetimi tecrübesine sahip Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve aynı deneyime sahip AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak, sorunlarını çözmek ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz. Hiç şüphem yok. Yerel yönetim, merkezi hükümet uyumu ve iş birliğiyle çok güzel işler başaracağız. Ancak en önemli şeyin milletimizin güvenini kazanmak, gönlünü yapmak olduğunu da hiçbir zaman unutmayacağız. Hiçbir zaman unutmayacağım."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682804.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/izmir-ak-partiye-gecti-ce-312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294559</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/valentin-eysseric-dusan-vlahovic-en-ust-seviye-takimlarin-oyuncusu-degil-294559</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Valentin Eysseric: Dusan Vlahovic, en üst seviye takımların oyuncusu değil]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fransız futbolcu Valentin Eysseric, Fiorentina'dan eski takım arkadaşı Dusan Vlahovic hakkında olay açıklamalarda bulundu. Valentin Eysseric, sezon başında Beşiktaş'a imza atan yıldız oyuncu için 'Onu Ibrahimovic sandılar, çünkü fiziksel yapıları benzerdi. Ama Dusan, Ibrahimovic değil. Bana göre Barcelona ya da Premier Lig'in en üst seviye takımlarında oynayacak bir oyuncu değil.' ifadelerini kullandı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Valentin Eysseric: Dusan Vlahovic, en üst seviye takımların oyuncusu değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig'de Kasımpaşa ve Karagümrük formaları giyen, son olarak Strassen'in yolunu tutan Valentin Eysseric, Fiorentina'dan eski takım arkadaşı Dusan Vlahovic'i değerlendirdi.</p><p>34 yaşındaki Fransız futbolcu, Vlahovic'in kaliteli bir oyuncu olduğunu ancak Avrupa'nın en üst seviyesindeki takımlarda oynayabilecek düzeyde olmadığını düşündüğünü söyledi.</p><p><b>"DUSAN, IBRAHIMOVIC DEĞİL"</b></p><p>Eysseric, "Bir keresinde 26-27 gol attı ve hemen onu Ibrahimovic sandılar, çünkü fiziksel yapıları benzerdi. Ama Dusan, Ibrahimovic değil." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"EN ÜST SEVİYE TAKIMLARIN OYUNCUSU DEĞİL"</b></p><p>Fransız futbolcu sözlerini, "Bana göre Barcelona ya da Premier Lig'in en üst seviye takımlarında oynayacak bir oyuncu değil. Açık konuşalım, hala kaliteli bir oyuncu ve ben aynı kaliteye sahip değilim." şeklinde sürdürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/detay-071020265d6b6e6e.jpg"/><p><b>"JUVE'DE OYNAMAK İÇİN..."</b></p><p>Vlahovic'in Juventus dönemini de değerlendiren Eysseric, "Juve'de oynamak için Del Piero gibi ya da sezonda 20-30 gol atan biri olmanız gerekiyor." dedi.</p><p><b>"TÜRKİYE'YE GİTMESİ İYİ OLDU"</b></p><p>Vlahovic'in Türkiye'ye transferini olumlu değerlendiren Eysseric, "Türkiye'ye gitmesi iyi oldu. Orada F.Bahçe ve G.Saray, ligin geri kalanından yüksek seviyede ama bu iki takım İtalya Serie A'da asla şampiyon olamazdı." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/valentin-eysseric-dusan-v-753_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294557</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/iranda-bir-selcuklu-mirasi-urumiye-camii-294557</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'da bir Selçuklu mirası: Urumiye Camii]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar Zerdüşt tapınağıydı, 11. yüzyılda Selçuklu camisine dönüştürüldü: İran'ın Urumiye kentindeki Ulu Camii, kubbesinden mihrabına uzanan mimari izleriyle Selçuklulardan İlhanlılara, Zendiye ve Kaçar dönemlerine uzanan çok katmanlı geçmişini bugün de koruyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'da bir Selçuklu mirası: Urumiye Camii]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İran'ın Batı Azerbaycan Eyaleti'ndeki Urumiye kentinde yer alan Selçuklu mirası Ulu Camii, tarihi dokusu ve mimarisiyle bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin en önemli uğrak yerlerinden biri olarak biliniyor.</b><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679616.jpg"/><p>Daha önceleri Zerdüşt tapınağı olarak kullanılan kare planlı Urumiye Ulu Camii, 11. yüzyılda Büyük Selçuklu Devleti tarafından camiye dönüştürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679617.jpg"/><p>Tarihi geçmişi nedeniyle farklı dönemlere dair mimari izler taşıyan camide yarı kare şeklindeki kubbe, mihrap, şebistan (yer altı bölümleri), sütun ve kufi hatla yazılmış kitabeler mimari açıdan dikkati çekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679623.jpg"/><p>Caminin şebistan bölümü ile yerden 16,5 metre yükseklikte yer alan kubbede Büyük Selçuklu Devleti izleri görülürken, İlhanlılar döneminde cami içerisine konulan alçıdan yapılmış mihrap da Doğu Azerbaycan Eyaleti'nde yer alan Merend Ulu Camii'ndeki mihraba benzerliğiyle öne çıkıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679628.jpg"/><p>Hala kullanılan ve Urumiye kentinin en önemli tarihi yapısı olan <b>Ulu Camii'de İlhanlılar, Zendiye ve Kaçar Hanedanlığı dönemlerinin izlerini de görmek mümkün.</b></p><p>Caminin yanında Urumiye Kapalı Çarşısı da bulunuyor. Çarşıya camiye açılan bir kapıyla ulaşılabiliyor.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679632.jpg"/><p>İran Milli Eserler Listesi&#39;nde yer alan Urumiye Ulu Camii, Batı Azerbaycan ilinin en önemli tarihi eserlerinden biri olarak biliniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679630.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679633.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679635.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679624.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679621.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/iranda-bir-selcuklu-miras-279_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294556</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cemil-tugay-ak-partiye-katiliyor-cumhurbaskani-erdogan-izmir-bugun-bir-baska-cok-coskulu-294556</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diyalog kapılarını açık tutacak, komisyonlarda, genel kurul çalışmalarında yapıcı dil kullanacak, sağduyuyu, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, partisinin kongre merkezinde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı&#39;na katıldı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 5. Yasama yılı açılışı vesilesiyle tertipledikleri geniş katılımlı toplantının ülke, millet, parti ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><p>Toplantıya İzmir&#39;den katılan partililerin coşkusu üzerine Erdoğan, &quot;İzmir bugün bir başka, çok coşkulu.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Erdoğan, 1 Ekim Perşembe günü itibarıyla başlayan yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek, AK Parti Grubu ile Cumhur İttifakı ortaklarına yeni yasama yılında üstün başarılar temenni etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683685.jpg"/><p>Meclis&#39;e, siyasi partilere, hiçbir ayrım yapmadan tüm milletvekillerine başarı dileklerini ileten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclis&#39;imiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve Yasa&#39;ya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var. Umarız, mutabakat içinde rekabet teklifimiz karşılık bulur ve Türk siyaseti yeni yasama yılında yeni bir siyaset tarzının mümkün olduğunu gösterir.&quot;</p><p><b>- "SAĞDUYUYU, UZLAŞMA KÜLTÜRÜNÜ ELDEN BIRAKMAYACAĞIZ"</b></p><p>İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığının da çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Çabalarımıza, muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayız. Dün, Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli&#39;nin siyasi partilere yaptığı &#39;hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret&#39; çağrısını, bizi onore eden açıklamalarıyla birlikte bu bakımdan son derece anlamlı buluyorum. Kendisine şahsımızla ilgili açıklamaları için de ayrıca teşekkür ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42683684.jpg"/><p>Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyor, en azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. Bu anlayışla, diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, komisyonlarda, Genel Kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak, yine sağduyuyu, aklıselimi, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. Fakat bu iyi niyetli yaklaşımımıza karşılık görmezsek, şikayet mercimiz her zaman olduğu gibi yine engin basiret ve ferasetiyle milletimiz olacaktır.&quot;</p><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz." dedi.</p><p>Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katıldı.</p><p>Son toplantılarından bu yana AK kadrolar olarak millete karşı görevlerini yerine getirmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını belirten Erdoğan, "Sizler Yüce Meclis'in çatısı altında, bizler Cumhurbaşkanlığında, belediye başkanlığımız, il ve ilçelerinde hep beraber tam bir adanmışlık ruhuyla Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açmak için ter döküyoruz. 10 Ağustos'ta başlayıp 1 Ekim'de biten tatil dönemini de en verimli şimdi şekilde değerlendirmeye gayret ettik." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681136.jpg"/><p>Bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe, sokak sokak dolaştıklarını bildiren Erdoğan, "Durmak yok yola devam dedik. Türkiye Buluşmalarıyla her kesimden insanımızın sesine kulak verdik, eleştirilerini not ettik. Onlara daha iyi hizmet etme noktasında tavsiyelerini aldık." dedi.</p><p>Erdoğan, konuşmasında yaz döneminde yaptıkları çalışmaların yer aldığı bir video izletti.</p><p>Videoda, Erdoğan'ın Ankara'da düzenlenen 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ndeki temasları ile yurt içinde katıldığı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Malazgirt 1071 Anma Programı, Samsun ve Şanlıurfa şehir hastanelerinin açılış töreni, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni, 2. İletişim Şurası, TEKNOFEST Güneydoğu programları ile Trendyol 2026 CEV Avrupa Voleybol Şampiyonu A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı kabul ettiği görüntüler yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681306.jpg"/><p><b>- "GECEYİ GÜNDÜZE EKLEYEREK MİLLETE VE MEMLEKETE HİZMETTEN EL ÇEKMEYECEĞİZ"</b></p><p>AK Kadrolar olarak millete aşkla, tutkuyla, samimiyetle hizmet ettikleri için mutlu ve gururlu olduklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Merhum Namık Kemal, ne diyor: 'Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvet mend olan mazluma el çekmez ianetten.' Yani? Kendini bilen, insan bilenler halka hizmetten usanmaz, mert olanlar mazluma yardımdan el çekmez. İnşallah Rabb'im ömür verdikçe bizler de bıkmadan, usanmadan, geceyi gündüze ekleyerek millete ve memlekete hizmetten el çekmeyeceğiz. Grubumuzdaki tüm milletvekillerimizin yani sizleri de gerek Meclis çatısı altında gerekse il ve ilçelerimizde gece gündüz demeden Türkiye'ye yaptığınız hizmetler dolayısıyla ayrı ayrı tebrik ediyorum.</p><p>Bu vesileyle yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini yaklaşık 3,5 yıldır büyük bir fedakarlıkla yürüten dava arkadaşım Bekir Bozdağ kardeşime en kalbi şükranlarımı sunuyorum, Başkanvekilliği vazifesini devralacak Tokat Milletvekilimiz Yusuf Beyazıt kardeşimize de Cenabıallah'tan başarılar diliyorum. Yeni yasama yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde yoğun bir çalışma takvimi bulunuyor. Cumhur İttifakı ortağımızla istişare ve işbirliği içinde çalışarak, inşallah önümüzdeki 10 aydan en verimli şekilde istifade edeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681307.jpg"/><p><b>- "BÜYÜK BİR AKSİLİK OLMAZSA İNŞALLAH, 2026 YILI İÇİN BELİRLEDİĞİMİZ HEDEFLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"</b></p><p>Gündemle ilgili değerlendirmelerine geçmeden evvel ekonomiye dair bazı güncel verileri paylaşmakta fayda gördüğünü söyleyen Erdoğan, 3 Ekim'de Türkiye İhracatçılar Meclisinin eylül ayına ait dış ticaret rakamlarının açıklandığını anımsattı.</p><p>Eylül ayında ihracatın bir önceki yılın ayına göre yüzde 15,4 artarak 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, "9 aylık ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatımız 283,7 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatının toplamı ise 410 milyar dolara yaklaştı. Çevremizdeki çatışmalara ve küresel ekonomideki durgunluğa rağmen bu rakamlarla bir kez daha tüm zamanların rekorunu kırdık. 2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Büyük bir aksilik olmazsa inşallah, 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. İhracat rakamlarımız hayırlı olsun diyor, bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681690.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Ne pahasına olursa olsun bundan taviz vermemekte kararlıyız." dedi.</p><p>Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katıldı.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı iş gücü verilerinin umutlarının artmasına vesile olduğunu ifade eden Erdoğan, buna göre 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısının Ağustos'ta bir önceki aya kıyasla 106 bin azalarak 2 milyon 740 bin kişi olduğunu söyledi.</p><p>Erdoğan, işsizlik oranının ise 0,3 puan azalışla yüzde 7,8'e gerilediğini belirterek, "15-24 yaş grubu genç nüfustaki işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 1,1 puan düşüşle yüzde 13 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında istihdam sayımız 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bin kişiye ulaştı. Temmuz'un ardından Ağustos ayında yaşanan toparlanmayı önemsiyoruz. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Ne pahasına olursa olsun bundan taviz vermemekte kararlıyız." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681660.jpg"/><p>Pazartesi günü eylüle ait enflasyon verilerinin açıklandığını anımsatan Erdoğan, "Öncelikle bir hususu dikkatinize getirmek durumundayım. Maalesef bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkisini en fazla hissettiğimiz alanlardan biri enflasyondur. Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre savaşın enflasyona yıllık etkisi 7 puan bandında istikrarsızlığın ve artan akaryakıt fiyatlarının makroekonomik göstergeler aslından tüm dünyayı zorladığı bir gerçektir." ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, bu parametreler ışığında eylülde aylık bazda tüketici fiyatlarının yüzde 1,84, üretici fiyatlarının yüzde 2,07 artış gösterdiğini kaydetti.</p><p>Yıllık enflasyonun ise yüzde 29,73'e gerilediğini aktaran Erdoğan, son 5 senede ilk defa yüzde 30'un altına indiğini, hizmet enflasyonunun mart 2020'den ve kira enflasyonunun ise ekim 2022'den bu yana en düşük seviyesine gerilediğinin altını çizdi.</p><p>Erdoğan, "Bilhassa milleti zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Elbette, enflasyonda hedeflediğimiz veya arzu ettiğimiz yerde değiliz. Daha önümüzde kat etmemiz gereken ciddi bir mesafe var." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42681656.jpg"/><p><b>- "GEREKLİ ADIMLARI PEYDERPEY ATIYORUZ"</b></p><p>Dirayetli ve disiplinli duruşlarından ödün vermeden kalan yolu alacaklarını ve hedeflerine ulaşacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Reel ekonomiyle ilgili süreçleri yakından takip ederken, fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan soruna da vaziyet ediyor, büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey atıyoruz. Şimdi bu meselenin en başta bir hukuki yönü var. Yargı, meselenin hukuki yönüne dair, anayasamız, yasalarımız, sermaye piyasası mevzuatımız çerçevesinde yapılması gerekeni diğer kurumlarımızla koordinasyon içinde zaten yapıyor. Şunu herkes bilsin ki milletin hakkına girenler haksız kazanç sağlayanlar tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir. Bu meselenin kuşkusuz bir de ekonomik yönü var. Ekonomi yönetimimiz başta üzere ilgili tüm birimlerimiz çok dikkatli biçimde konuyu takip ediyor, tedbirleri alıyor, finans piyasalarının bu krizden daha güçlü daha sağlıklı çıkabilmesi için ihtiyaç duyulan adımları atıyorlar. Meselenin yatırımcılar boyutunu da aynı şekilde titizlikle takip ediyoruz. Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682680.jpg"/><p><b>- "BİRİLERİ TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KRİZE GİRMESİNİ DÖRT GÖZLE BEKLİYOR OLSA DA ALLAH'IN İZNİ, TAM TERSİ OLACAK"</b></p><p>Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulunun birinci gündem maddesinin bu meselenin çözülmesini sağlamak olduğuna dikkati çekerek, "Fon Koordinasyon Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir." dedi.</p><p>Devlet Denetleme Kurulunun da bu meseleyi tüm boyutlarıyla incelediğinin altını çizen Erdoğan, "Orada en küçük bir ihmale hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız. Şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum. Her ne kadar birileri bu meseleden dolayı Türkiye ekonomisinin krize girmesini dört gözle bekliyor olsa da Allah'ın izni, tam tersi olacak." ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasalarının safralarından kurtulacağının altını çizerek, "Küçük yatırımcının birikiminden beslenen aç gözlü parazitlerden arınacak, çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir bünyeye kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek ülkemiz ve milletimiz kat be kat fazlasını kazanacaktır." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682682.jpg"/><p><b>Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişinin daha da hızlanacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:</b></p><p>"Bundan en ufak bir şüphe duymuyoruz, milletimiz de şüphe etmesin. Tabii bu konunun bir de idari ve siyasi boyutu bulunuyor. Bağımsız yargı kendi işini yapar, orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Vicdan, etik ve inanç boyutu kişinin zaten kendisiyle ilgilidir ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Az önce söyledim, sorunun idari yönüyle ilgili kurumlarımızı, kurullarımızı görevlendirdik. Onlar da konuyu tam bir hassasiyet içinde takip ediyorlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42682681.jpg"/><p>Gelelim meselenin siyasi veçesine. Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi, en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? 'Siyasetin tek limanı ahlaktır.' dedik. Ve inancı sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik. Partimizin ve hareketimizin en merkezine siyaset anlayışımızın en temeline yerleştirdik. Bu hareket ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir. Hukuk artık kuran diyebiliriz. Bizim siyasetimiz inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti Hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? 'İktidar yozlaştırır.' dediler. Bunlar da çözülecek dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık."</p><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugünlere tertemiz geldik. Yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde inşallah çok daha kararlı yürüyeceğiz." dedi.</p><p>Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen, AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katıldı.</p><p>Ne vicdanıyla yüzleşmekten taviz verdiklerini, ne nefis muhasebesinden vazgeçtiklerini, ne ahlaki değerleri esnettiklerini, ne de inançlarının sarsılmasına müsaade ettiklerini belirten Erdoğan, "Çok sınamayla karşılaştık. Çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık." diye konuştu.</p><p>Aziz milletle gönül ve kader birliği yapmış bir siyasi hareket olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Dün vardık, bugün varız, inşallah yarın da var olmaya devam edeceğiz. Kimse yeise kapılmasın. Hiç kimse moralini bozmasın. Aziz milletimiz de kutlu teşkilatımız da umudunu asla yitirmesin. Hele hele bize olan güveni asla sarsılmasın. Kimse kara propagandanın etkisi altında kalmasın. Kara propaganda bizim ne ahlakımıza ne imanımıza ne de vicdanımıza tesir edebilir. Kimsenin bundan endişesi olmasın. Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur. Bizim hazreti Allah'a bir can borcumuz var. Allah'ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da yok. Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar hiç kimse merak etmesin, Tayyip Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkunuz olmasın yapacaktır. Tekrar söylüyorum, siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır."</p><p><b>- "BOŞUNA ELLERİNİ OVUŞTURUYORLAR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kürsüden konuşması bir tarafa, milletin içine çıkmayacak tiplerin pişkince ahkam kestiğini ifade etti.</p><p>Hırsızlara, arsızlara, milletin malını yağmalayan haramilere sahip çıkanların kendilerine siyasi ahlak dersi vermeye kalktığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Türkiye'de ilk defa para kuleleri üzerinden soygunu kurumsallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlara hadsizce dil uzatıyorlar. Şunu bir defa er ya da geç öğrenecekler, biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir güruhtan ne ders alırız, ne de onları muhatap alırız. Buradan, hiç kimseye, özellikle de siyasi yankesicilere ekmek çıkmaz. Boşuna ellerini ovuşturuyorlar. Boşuna hevesleniyorlar. Boşuna fırsatçılık yapıyorlar. Evelallah partimiz, bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır ve bırakacaktır. Herhalde şunu artık anlamıştır, Tayyip Erdoğan söylentiyle, dedikoduyla, muhalefetin ve medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Biz kalemşörlerin veya sosyal medya tetikçilerinin yönlendirmesiyle değil, milletin çizdiği istikamette iş tutarız. Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa emin olunuz ki bizim de bir harekat planımız, bizim de bir taktiğimiz var. Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz."</p><p><b>- "AHLAKTAN, İMANDAN VE VİCDANDAN SAPMADIK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturması konusunda idari ve siyasi olarak gerekeni yapacaklarından kimsenin kuşku duymaması gerektiğini belirterek, meseleyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ettiklerini kaydetti.</p><p>Siyaset anlayışları ve onun eseri olan yönetim tarzlarının pusulasının daima ahlak, hukuk ve vicdan olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bugüne kadar ahlaktan, imandan ve vicdandan sapmadık. Bundan sonra da kimse bizi yolumuzdan ayıramaz." ifadesini kullandı.</p><p>Konuşmasında İstiklal Şairi Mehmet AKif Ersoy'un, "İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür" dizelerine yer veren Erdoğan, "Bunlar 25 yıldır bizi tanımamışlar. Biz neler gördük neler? Evelallah bunun da üstesinden geliriz ve geliyoruz. Bizim için bu öyle üzerine uzun uzun konuşulacak bir mesele değildir. Çözülemeyecek bir sorun hiç ama hiç değildir. Millete, memlekete ve ümmete hizmet yolunda önümüze çıkan kim olursa olsun kenara alır yürümeye, koşmaya devam ederiz." sözlerini sarf etti.</p><p>Hiçbir arkadaşının karamsarlık tuzağına düşmemesi, zihnine, gönlüne şüphe, tereddüt yerleşmemesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine, yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa bu parti de ona musallat olur. Bu hep böyle olmuştur. Hiç merak etmeyin. Şimdi de yarın da böyle olacaktır. Bugünlere tertemiz geldik. Yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde inşallah çok daha kararlı yürüyeceğiz. Bu badireden, her krizden, her sınavdan güçlenerek çıktık, buradan da Allah'ın izniyle güçlenerek çıkacağız." dedi.</p><p><b>- "ŞEHİRLERİNE HİZMET ETMEYE ÇALIŞANLAR EN GÜVENLİ ADRES OLARAK AK PARTİ'Yİ GÖRÜYOR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin yeni katılımlarla daha da büyümeye, güçlenmeye, saflarını genişletmeye devam ettiğini bildirdi.</p><p>Erdoğan, "Rüşvetsiz selam dahi vermeyen parti derebeylerinin baskısından bıkanlar, gecenin bir yarısında sinkaflı küfürlere maruz kalmak istemeyenler, huzur içinde uyum içinde şehirlerine hizmet etmeye çalışanlar en güvenli adres olarak AK Parti'yi görüyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kendi tabirleriyle, "karınları bir türlü doymayan yamyamlar yerine, seçmenlerine hizmet etmek isteyenlerin", çareyi AK Parti'de bulduklarını aktaran Erdoğan, "AK Parti'ye yönelik giderek artan teveccühün sebebi işte budur. Bunun dışındaki her söz bühtandır, spekülasyondur, iftiradır." diye konuştu.</p><p><b>AK Parti'nin belediyeciliğin kitabını yazdığını vurgulayan Erdoğan, şunları paylaştı:</b></p><p>"Düne kadar beraber yol yürüdükleri insanlara sırf yönetim zafiyetine rıza göstermedikleri için iftira atmak, bununla yetinmeyip edepsizce hakaret etmek, saygısızlıktan öte apaçık bir ahlaksızlıktır. Burada şunu da açık açık söylemek istiyorum, AK Parti Türkiye'de belediyeciliğin kitabını yazmış bir partidir. Biz bundan 32 sene önce 1994 yılında yerelden yola çıkarak geneli, 783 bin kilometre karenin tamamını kucaklamış, başarılarla dolu belediyecilik tecrübesi üzerine ulusalı ve küreseli bina etmiş bir hareketiz. AK Parti'nin belediyecilik anlayışıyla hiç kimse yarışamaz. Sorunlara pratik çözümler bulma, hızlı neticeler alma, projeler geliştirme, şehirlerimiz için vizyon ortaya koyma noktasında hiç kimse AK Parti ile aynı kulvarda rekabet edemez. Belediyecilik başkaları için bir rant kapısı, menfaat kapısı olabilir ama bizde sadece millete hizmet kapısıdır."</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyeciliğin başkaları için şahsi ve eşi dostu zenginleştirme aracı olabileceğini ancak kendileri için sadece millete hizmetkarlık, fedakarlık, millet için gece gündüz çalışmayı gerektiren ağır bir sorumluluk makamı olduğunu kaydetti.</p><p>Erdoğan, "Biz belediyeciliği kendi cebini, eşinin, dostunun, akrabalarının cebini doldurmak için değil, bilakis milletin kesesini doldurmak, milletin hazinesini doldurmak için daha huzurlu, güvenli, estetik ve güzel şehirler inşa etmek için yapıyoruz. Bugün böyleydi, bugün de yarın da böyle olmaya devam edecek. Hep beraber bu anlayışla çalışmaya, koşturmaya, şehirlerimizi imar ve ihya etmeye devam edeceğiz." sözlerine yer verdi.</p><p>AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a, "AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin" diyen Erdoğan, Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirlilere hizmet mücadelesinde kendisine destek olacaklarını belirterek, "İzmir'in gönül belediyeciliğiyle tanışması hayırlı, uğurlu olsun diyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Yeni yasama yılının ilk toplantısının da hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, milletvekillerine çalışmalarında başarılar diledi.</p><p>Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tugay'a parti rozetini taktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/cemil-tugay-ak-partiye-ka-740_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294555</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/avrupa-uzay-ajansindan-uzayda-silahlanma-uyarisi-ve-turkiye-ile-isbirligi-mesaji-294555</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansından uzayda silahlanma uyarısı ve Türkiye ile işbirliği mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Genel Direktörü Josef Aschbacher, ABD'nin uzaya silah konuşlandırdığını kabul etmesine ilişkin, "Avrupa uzayda silah konuşlandırmıyor, en azından ESA bunu yapmıyor. Yine de bu yakından izlememiz gereken bir durum." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansından uzayda silahlanma uyarısı ve Türkiye ile işbirliği mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde devam ediyor.</p><p>Aschbacher, etkinlikte kongrenin oldukça yoğun ama aynı zamanda bilgilendirici geçtiğini ve birçok uzay ajansıyla görüşmeler yaptığını söyledi.</p><p>Avrupa'nın son dönemde uzay alanındaki gücünü artırdığını ve dünyadaki hemen her ülke gibi vites yükselttiğini vurgulayan Aschbacher, "Geçen yıl, üç yıllık dönem için geçerli olan finansman kararımız açıklandı. Fon miktarımızı yüzde 32 artırarak 22,3 milyar avroya çıkardık. Bu, üye devletlerimizden aldığımız muazzam bir finansman taahhüdü anlamına geliyor. Böylece artık yer gözlemi, navigasyon, iletişim, astronot çalışmaları, roketler ve uzay istasyonu gibi alanlarda yeni projelere başlıyoruz." diye konuştu.</p><p><strong>"SİLAHLANMA, YAKINDAN İZLEMEMİZ GEREKEN BİR DURUM"</strong></p><p>Aschbacher, Avrupa'nın da uzay yarışında ABD ve Çin kadar hızlı ilerlediğine işaret ederek, ABD'ye kıyasla daha küçük bir bütçeye sahip olsa da Copernicus, Galileo gibi dünya çapında öncü programlara sahip olduklarını bildirdi.</p><p>Fırlatma araçları veya uzay tabanlı genişbant internet gibi bazı alanlarda ise arayı kapatmaya çalıştıklarına dikkati çeken Aschbacher, bu konularda da halihazırda yürürlükte olan programları bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Aschbacher, ABD'nin uzayda silahları bulunduğunu ilk defa kabul etmesine ilişkin soruya yanıt verirken uzayda silah bulundurulmasının endişe verici olduğunu ifade etti.</p><p>Avrupa'nın uzayda silah bulundurmadığını vurgulayan Aschbacher, şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>"Tabii ki silaha sahip olmak başka bir şey, onu kullanmak bambaşka bir şey. Sanırım aklımızdaki en büyük soru işareti de bu. Uzayda silah kullanılması durumunda tüm yörüngelerin veya o yörüngelerdeki uyduların yok olacağı çok açık. Dolayısıyla aşılması gereken eşik çok yüksek. Elbette kendi uydularınızı korumanız gerekir ancak bence bu gerçekten çok dikkatle takip etmemiz gereken bir konu. Avrupa uzayda silah konuşlandırmıyor, en azından ESA bunu yapmıyor. Yine de bu kesinlikle çok yakından izlememiz gereken bir durum."</p><p>Uzayda bir savaş yaşanacağını düşünmediğini belirten Aschbacher, uzayın karmaşık bir ortam olduğunu ve burada bir savaş çıkıp uydular yok edilirse saldırgan tarafın kendi uydularını da yok etmiş olacağını anlattı.</p><p>Aschbacher, "Dolayısıyla, bunun aslında 'Bakın uzayda gücümüz var' mesajı taşıdığını düşünüyorum. Ancak bugün bu silahların uzayda fiilen kullanılacağına inanmıyorum." dedi.</p><p><strong>"BU YIL BİTMEDEN KARAR ALACAĞIZ"</strong></p><p>Uluslararası Uzay İstasyonu'nun faaliyetlerinin 2030'da sona erecek olması nedeniyle Avrupa'nın alçak yörüngeye erişimini nasıl sağlayacağına ilişkin üye ülkelerle görüşmeler gerçekleştirdiği bilgisini veren Aschbacher, şöyle devam etti:</p><p>"Üye ülkeler bana Avrupa'nın yalnızca uydular için değil, astronotlar için de uzaya garantili erişim sağlamak adına neler yapması gerektiğine dair kararları hazırlama yetkisi verdiler. Aralık ayı için bir karar taslağı hazırlıyorum. Roma'da bakanların katılacağı bir toplantımız var. Orada bakanların karar vermesi için önerileri masaya yatıracağız. Kararın sonucunu şimdiden belli etmek istemem ama evet bu yıl bitmeden alacağımız bir karar olacak."</p><p>Aschbacher, uzayda yapay zekayı büyük ölçüde kullandıklarını, gelecekte bu kullanımın çok daha hızlı ve büyük bir artış göstereceğini dile getirerek, Avrupa'nın bu sürecin bir parçası olacağını ve teknolojiyi hızla ileriye taşıyacağını ifade etti.</p><p>Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki uzay işbirliğine değinen Aschbacher, şunları kaydetti:</p><p>"AB'nin uzay programı adına konuşamam çünkü bunu belirleyen AB ve Avrupa Komisyonudur. ESA hakkında konuşabilirim. Türkiye ile işbirliğine yönelik bir anlaşmamız vardı fakat bu anlaşmanın süresi doldu. Dolayısıyla eğer yeni faaliyetler olacaksa yeni bir anlaşma müzakere etmemiz gerekecek. ESA ülkelerle ortaklığa her zaman çok açık ve Türkiye de onlardan biri, aynı zamanda çok hızlı gelişen ve çok önemli bir ülke. Türkiye'nin uzay konusundaki kararlılığına ve büyük hedeflerine bizzat şahit oldum, bunu görmek gerçekten çok güzel. Uzay çalışmaları, günlük yaşam ve vatandaşlar için büyük önem taşıyor. Türkiye'nin kendine böyle bir hedef belirlemiş olması beni çok mutlu ediyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/avrupa-uzay-ajansindan-uz-216_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294554</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gazzede-krizin-yil-donumunde-saglik-mucadelesi-suruyor-294554</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gazze'de krizin yıl dönümünde sağlık mücadelesi sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[7 Ekim 2023'te başlayan saldırıların ardından Gazze'de derinleşen insani kriz, sağlık hizmetlerine, gıdaya, temiz suya ve temel ihtiyaçlara erişimi her geçen gün daha da zorlaştırırken Yeryüzü Doktorları bölgedeki sağlık ve insani yardım çalışmalarını sürdürüyor. Yeryüzü Doktorları personeli eczacı Rima Garip'in savaş sırasında yaşadıkları ve “Biz hala buradayız” sözleri, Gazze'de tüm zorluklara hayata tutunma çabasını gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gazze'de krizin yıl dönümünde sağlık mücadelesi sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Gazze'de insanlık tam 3 yıldır yaşam savaşı vermeye devam ediyor. Yıllardır Gazze'ye hem insani yardım hem de sağlık ulaştıran Yeryüzü Doktorları 7 Ekim krizinde de ilk günden beri aralıksız çalışmaya devam ediyor. 2000'li yılların başından bu yana Gazze'de faaliyet gösteren Yeryüzü Doktorları 2015 yılında Han Yunus Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'ni kurarak bölgedeki çalışmalarını kalıcı hale getirdi. Geçtiğimiz aylarda başlatılan psikososyal destek çalışmalarıyla özellikle çocukların savaşın yol açtığı travmalarla başa çıkabilmesine yönelik destek sağlanıyor. Saldırıların başlamasının ardından sağlık hizmetlerinin yanı sıra gıda, beslenme, temiz su çalışmalarını da artıran dernek bugüne kadar Gazze'de yaklaşık <strong>1 milyon 300 bin kişiye</strong> ulaştı.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/2-07102026a8c762df.jpg"/><p><b>ELLERİNİN ULAŞTIĞI HER NOKTADA DESTEK SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORLAR</b></p><p>Gazze'de geçmiş yıllardan bugüne devam eden ablukaların ve saldırıların en sonuncusu olan 7 Ekim saldırıları, insanlığı en ağır sınavıyla karşı karşıya bıraktı. Gazze'de devam eden açlık krizi karşısında sıcak yemek, bebek maması ve gıda kolisi desteği sağlayan Yeryüzü Doktorları, Kuzey Gazze'de yeniden faaliyete geçirdiği Yeryüzü Mutfağı ile günlük 500 kişiye sıcak yemek ulaştırıyor. Daha önce saldırı nedeniyle kullanılamaz hale gelen mutfağın yenilenmesinin ardından 237 binden fazla ihtiyaç sahibine destek sağladı. Altyapının ve şebeke su sisteminin büyük ölçüde çöktüğü Gazze'de ise dernek, kuzey ve güney bölgelerinde 86 bin ihtiyaç sahibine temiz su ulaştırdı. Yeryüzü Doktorları, Gazze'de krizin başladığı ilk günden bu yana olduğu gibi bugün de sağlık, gıda ve temiz su başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişmekte zorlanan insanların yanında olmaya devam ediyor.</p><p><b>BİR SAĞLIK ÇALIŞANININ GÖZÜNDEN GAZZE</b></p><p>Yeryüzü Doktorları personeli eczacı Rima Garip, savaş sırasında çocuklarıyla birlikte Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar göç etmek zorunda kaldı. Savaş ve yerinden edilmenin ortasında oğlu Mahmud'u bir çadırda dünyaya getiren Garip daha sonra ailesinin bombalanan evine rağmen Gazze'nin kuzeyine dönerek Yermuk Kliniği'nde çalışmaya devam etti. Yerinden edilme sürecinde küçük kızı Hazar'ın da yaşının üzerinde sorumluluklar üstlendiğini anlatan Garip, "<i>Artık çocukluğunu yaşayan küçük bir kız değildi savaşın dayattığı günlük yaşamın ağır yükleriyle annesine yardım eden bir çocuğa dönüşmüştü</i>" dedi. Yaşadığı zorlu hikayesini ise şu cümlelerle ifade etti.</p><p><i>Yerinden edilmenin zorlu koşulları çocuklarımın sağlığını da etkiledi. Tüm bunlara rağmen elimden geldiğince işimi sürdürmeye, ilaçların teslim alınması gibi dernek tarafından verilen görevleri yerine getirmeye devam ettim.</i></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-0710202691dcc1d8.jpg"/><p><i>Çünkü en zor koşullarda bile mesleki sorumluluğumdan vazgeçemeyeceğimi hissediyordum. Sonrasında hayatımın en zor anlarından biri geldi; oğlum Mahmud'u savaşın ve yerinden edilmenin ortasında bir çadırda dünyaya getirdim. Güvenli bir doğum odası, bir ev ya da bir annenin doğum sırasında hak ettiği koşullar yoktu. Buna rağmen çocuğumu hayata ve umuda karşılamaya çalıştım.</i></p><p><i>Daha sonra Gazze'nin kuzeyindeki evimize geri döndüm. Ailemin evi bombalanmıştı ve artık bildiğim ev güvenli değildi. Buna rağmen çalışmaya devam ettim ve Yermuk Kliniği'nde görev aldım. Bir yandan anne, diğer yandan eczacı ve ailemin sorumluluğunu taşıyan bir kadın olarak tüm rollerimi dengelemeye çalışıyordum. Kıtlık ve gıda eksikliği de hayatımızı ağırlaştırdı. Mahmud henüz bir bebekti ve onun için süt ve bez bulmakta büyük zorluk çekiyordum. Bir bebeğin en temel ihtiyaçlarını karşılamak bile neredeyse imkânsız hale gelmişti. Kardeşim de savaş sırasında yaralandı ve ampute oldu. Böylece ailemin her bir ferdi için duyduğum korku hayatımın sürekli bir parçası haline geldi. Yermuk Kliniği'nde çalışırken komşu evin bombalandığı haberini aldığım anı unutamıyorum. O anda artık eczacı ya da çalışan değildim; çocuklarının iyi olup olmadığını bilmeyen bir anneydim. Onlara duyduğum korku her şeyden büyüktü. Bugün iyileşmeye çalışıyoruz ancak iyileşmek hızlı gerçekleşen bir süreç değil. Evler yeniden inşa edilebilir, ancak korkunun, anıların ve savaşın bıraktığı izlerin iyileşmesi zaman alıyor. Yaşadığım deneyime yalnızca bir acı hikâyesi olarak bakmıyorum. Bu, çocuklarını korumaya çalışan bir annenin, yerinden edilmeye, açlığa ve korkuya rağmen mesleğini sürdüren bir eczacının hikâyesi. Yaşadıklarımız kolay kolay silinmeyecek. Ancak biz hâlâ buradayız. Çok yavaş da olsa iyileşmeye çalışıyor, umuda tutunuyor ve çocuklarımızın bu savaş sırasında yaşadıklarından çok daha iyi bir hayat sürmeye hakkı olduğuna inanıyoruz.</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gazzede-krizin-yil-donumu-214_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294553</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kikirdak-yenilenmesinde-cigir-acan-kesif-yaslanan-hucreler-yeniden-genclesti-294553</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kıkırdak yenilenmesinde çığır açan keşif! Yaşlanan hücreler yeniden gençleşti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, eklem kıkırdağının yeniden büyütülmesini sağlayan ve eklem protezi ihtiyacını azaltabilecek bir yöntemi ortaya koydu. Bilim insanları, 15-PGDH adlı proteini hedef alarak diz kıkırdağını gençleştirmeyi başardı. Bu buluş, özellikle osteoartrit hastaları için yeni bir umut kaynağı olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kıkırdak yenilenmesinde çığır açan keşif! Yaşlanan hücreler yeniden gençleşti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi'nden bilim insanları, eklem kıkırdağının kendini yenilemesini sağlayan ve ileride eklem protezi gereksinimini ortadan kaldırabilecek bir tedavi yöntemi geliştirdi. Araştırma ekibi, yaşla birlikte diz eklemlerinde artan 15-PGDH adlı bir proteini engelleyerek, hasar görmüş kıkırdağın yeniden büyümesini sağladı. Bu yöntem, hem yaşlı farelerde kaybolan kıkırdağın geri kazanılmasını mümkün kıldı hem de ACL benzeri diz yaralanmalarından sonra osteoartritin gelişmesini önledi. İnsanlardan alınan diz protezi örneklerinde de aynı inhibitör uygulandığında, yeni ve işlevsel eklem kıkırdağı üretimi gözlendi. Bulgular, kıkırdak yenilenmesinin düşündüğümüzden çok daha ileri seviyede mümkün olabileceğini gösteriyor. Eğer bu strateji insanlarda da başarılı olursa, ağızdan alınan bir ilaç veya enjeksiyon yoluyla diz ve kalça protezi ameliyatlarının önüne geçilebileceği düşünülüyor.</p><h3>Stanford ekibi 15-PGDH proteinini hedef aldı</h3><p>Stanford Tıp Fakültesi'nden Prof. Helen Blau ve Doç. Dr. Nidhi Bhutani liderliğinde yürütülen bu çalışma, diz kıkırdağının yaşla birlikte kaybolmasına neden olan 15-PGDH adlı proteinin rolüne odaklandı. Araştırmacılar, bu proteinin yaşlı farelerde iki kat daha fazla bulunduğunu ve kıkırdak dokusunun işlevini yitirmesinde etkili olduğunu belirledi. Küçük moleküllerle 15-PGDH proteininin engellenmesi, yaşlı farelerde kıkırdağın gençleşmesini ve yeniden büyümesini sağladı. Ayrıca, ACL yırtığına benzer yaralanmalardan sonra uygulanan tedavi, osteoartritin gelişimini önemli oranda azalttı. İnsan diz protezi ameliyatlarından alınan kıkırdak örneklerinde de aynı inhibitör kullanıldığında, yeni eklem kıkırdağı üretimi gözlemlendi. Bu gelişme, eklem kıkırdağının onarım kapasitesinin sanılandan çok daha yüksek olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Osteoartrit tedavisinde kıkırdak yenilenmesi dönemi</h3><p>Osteoartrit, eklem kıkırdağının zamanla bozulduğu ve hareket kabiliyetini kısıtlayan yaygın bir rahatsızlık olarak biliniyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde her beş yetişkinden birini etkileyen bu hastalık, yılda yaklaşık 65 milyar dolarlık sağlık harcamasına yol açıyor. Şu anki tedaviler genellikle ağrı ve semptomları hafifletmeye odaklanırken, ileri vakalarda tek çare olarak eklem protezi ameliyatı kalıyor. Stanford ekibinin geliştirdiği 15-PGDH inhibitörü ise, doğrudan kıkırdak kaybının nedenine müdahale ederek, mevcut kıkırdak hücrelerini gençleştiriyor ve yeni kıkırdak oluşumunu teşvik ediyor. Farelerde yapılan deneylerde, tedavi edilen hayvanların dizlerindeki kıkırdak tabakası kalınlaştı ve işlevselliği arttı. Ayrıca, ACL yaralanması sonrası osteoartrit riski önemli ölçüde azaldı. İnsan kıkırdağı üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde de, tedavi sonrası yeni ve sağlıklı kıkırdak dokusunun oluştuğu gözlendi.</p><h3>Kıkırdak hücrelerinde gençleşme ve yenilenme</h3><p>Araştırma, kıkırdak yenilenmesinin kök hücreler üzerinden değil, mevcut kıkırdak hücrelerinin genetik aktivitelerinde değişiklik sağlanarak gerçekleştiğini ortaya koydu. Tedavi edilen yaşlı farelerde, kıkırdak bozulmasıyla ilişkili genlerin aktivitesinde azalma, sağlıklı kıkırdak oluşumunu destekleyen genlerde ise artış tespit edildi. Özellikle, 15-PGDH üreten ve kıkırdak kaybıyla bağlantılı olan hücrelerin oranı %8'den %3'e, lifli kıkırdak oluşumuyla ilgili hücrelerin oranı ise %16'dan %8'e düştü. Buna karşılık, sağlıklı ve pürüzsüz hiyalin kıkırdak oluşturan hücrelerin oranı %22'den %42'ye yükseldi. İnsanlardan alınan kıkırdak dokusunda da benzer bir gençleşme ve yenilenme gözlendi. Bu bulgular, kıkırdak dokusunun yaşlanma ve hastalık nedeniyle kaybettiği işlevini yeniden kazanabileceğini ve yenilenebileceğini gösteriyor.</p><h3>Stanford araştırmacılarından klinik deneme çağrısı</h3><p>Stanford ekibi, laboratuvar ortamında elde edilen bu sonuçların klinik çalışmalara taşınması gerektiğini vurguluyor. Şu anda 15-PGDH inhibitörü, yaşa bağlı kas zayıflığı için insanlarda test ediliyor ve Faz 1 klinik denemelerinde güvenli ve etkili olduğu gösterildi. Araştırmacılar, benzer bir klinik denemenin kıkırdak yenilenmesi için de kısa sürede başlatılmasını hedefliyor. Eğer bu tedavi insanlarda da başarılı olursa, osteoartrit hastaları için eklem protezine ihtiyaç duyulmadan diz ve kalça eklemlerinin işlevselliği geri kazanılabilir. Prof. Blau, "Mevcut kıkırdağı yeniden büyütmeyi ve eklem protezinden kaçınmayı hayal edin" sözleriyle bu buluşun potansiyelini vurguladı. Bilim dünyası, bu yöntemin hastalar için güvenli ve etkili olup olmadığını belirleyecek klinik denemelerin sonuçlarını merakla bekliyor.</p><p>Stanford Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bu çalışma, eklem kıkırdağı yenilenmesinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 15-PGDH proteininin hedef alınması sayesinde, gelecekte osteoartrit ve benzeri eklem hastalıklarıyla mücadelede çok daha etkili ve kalıcı çözümler geliştirilebileceği öngörülüyor. Klinik denemeler tamamlandığında, milyonlarca hastanın yaşam kalitesinde belirgin bir artış sağlanması ve eklem protezi ameliyatlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/kikirdak-yenilenmesinde-c-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294552</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-2026-seyahat-ve-turizm-gelismislik-endeksinde-36nci-siraya-yukseldi-294552</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye, 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde 36'ncı sıraya yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde Türkiye'nin 2019'dan bu yana 11 basamak yükselerek 36'ncı sıraya ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye, 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde 36'ncı sıraya yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde Türkiye'nin 2019'dan bu yana 11 basamak yükselerek 36'ncı sıraya ulaştığını bildirdi.</p><p>NSosyal hesabından açıklama yapan Bakan Ersoy, Türk turizminin yükseldiğini, sürdürülebilir turizm programının dünyaya örnek olduğunu belirtti.</p><p>Bakan Ersoy, şunları kaydetti:</p><p>"Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde, 2019'dan bu yana 11 basamak yükselerek 36'ncı sıraya ulaştık. Sürdürülebilir Turizm Programımız raporda örnek ülke uygulaması olarak yer alırken, turizmin sosyoekonomik etkisi alanında yüzde 8,3'lük puan artışıyla dünya genelindeki en yüksek ikinci gelişimi kaydettik. Turizmde büyümeyi, insanımıza daha fazla kazanç sağlayan, doğamızı ve kültürel mirasımızı koruyan bir anlayışla yönetiyoruz. Sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte Türkiye'nin turizmdeki rekabet gücünü artırmaya, başarımızı kalıcı kılmaya devam edeceğiz."</p><p><strong>"TÜRKİYE'NİN ENDEKS PUANI YÜZDE 6,1 ARTTI"</strong></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada da WEF'in güncel ve karşılaştırılabilir veri serisine göre Türkiye'nin 2019'da 47'nci, 2024'te 37'nci sırada yer aldığı, bu yıl 36'ncı sıraya yükseldiği bildirildi.</p><p>Türkiye'nin 2019'dan bu yana toplam 11 basamaklık yükseliş kaydettiği vurgulanan açıklamada, "Türkiye'nin endeks puanı da 2019'daki 4,1206 seviyesinden 2026'da 4,3734'e çıkarak yüzde 6,1 arttı. Puan artışı, 2024-2026 döneminde ise yüzde 2,5 olarak gerçekleşti." bilgisi verildi.</p><p>Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde, Türkiye'nin turizmde hızlı büyümeyi sürdürülebilirlik standartlarıyla yönetme yaklaşımıyla örnek ülke uygulaması olarak incelendiği belirtilen açıklamada, turizm hareketliliğinin belirli destinasyonlarda yoğunlaşmasına karşı yürütülen çalışmalar ve büyümenin yerel halka sağladığı faydayı artıran uygulamaların öne çıktığına dikkati çekildi.</p><p>Açıklamada, Türkiye'nin 2024'ten bu yana "Seyahat ve Turizmin Sosyoekonomik Etkisi", "Seyahat ve Turizm Talebinin Sürdürülebilirliği" ve "Çevresel Sürdürülebilirlik" göstergelerinin tamamında ilerleme kaydettiği vurgulandı.</p><p>Sosyoekonomik etki alanındaki yüzde 8,3'lük puan artışının yanı sıra turizm talebinin sürdürülebilirliği göstergesinde de yüzde 5,1 gelişim sağlandığının altı çizilen açıklamada, Türkiye'nin 2022'de Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) işbirliğiyle hayata geçirdiği Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programı'nın, raporda önemli bir adım olarak gösterildiği ifade edildi.</p><p>Açıklamada, Türkiye'nin Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde 2 bin 650'den fazla konaklama tesisinin GSTC sertifikasyonu aldığı, sertifikasyon sisteminin 2030'a kadar ülke genelindeki konaklama tesisleri için zorunlu hale getirilmesinin öngörüldüğü aktarılarak, şunlar kaydedildi:</p><p>"Programın, çevresel etkilerin azaltılması, kültürel mirasın korunması ve turizmden elde edilen sosyal ve ekonomik faydanın yerel toplumlara daha güçlü biçimde yansıtılması gibi temel unsurları kapsadığı belirtildi. Türkiye örneği üzerinden, turizmde büyümeyi yönetirken yerel ekonomik, sosyal ve çevresel kazanımları güçlendirmenin önemine işaret edildi. Yerel halkın turizmden daha fazla fayda sağlaması ve destinasyonlarda yaşam kalitesinin desteklenmesi, sektörün uzun vadeli başarısının temel unsurları arasında gösterildi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/turkiye-2026-seyahat-ve-t-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294551</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/haftada-kac-yumurta-yemelisiniz-cevap-sandiginiz-kadar-basit-degil-294551</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haftada kaç yumurta yemelisiniz? Cevap sandığınız kadar basit değil]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, yumurta tüketiminin haftalık miktarı konusunda önemli uyarılarda bulundu. Yumurta, yüksek besin değeriyle öne çıkarken, aşırı tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri ve ideal sınırları da tartışılıyor. Uzmanlar, özellikle kalp sağlığı ve kolesterol düzeyi açısından ölçülü tüketimin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haftada kaç yumurta yemelisiniz? Cevap sandığınız kadar basit değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, yumurta tüketiminin haftalık miktarı konusunda dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Yumurta, sahip olduğu yüksek protein, vitamin ve mineral içeriğiyle sağlıklı bir gıda olarak öne çıkıyor. Ancak, yumurtanın kolesterol ile ilişkisi ve kalp sağlığı üzerindeki etkileri, özellikle bazı bireyler için kafa karıştırıcı olabiliyor. Uzmanlar, herkes için tek bir önerinin geçerli olmadığını belirterek, haftada kaç yumurta tüketilebileceği konusunda kişisel faktörlerin ve genel beslenme düzeninin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ediyor. Haftada yedi ila 14 yumurta tüketiminin çoğu yetişkin için güvenli bir aralık sunduğu belirtilirken, aşırıya kaçmanın ise bazı riskleri beraberinde getirebileceği uyarısında bulunuluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Yumurta kolesterolü tek başına belirleyici değil'</h3><p>Yumurta, yıllardır kolesterol tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Kayıtlı diyetisyen Lauren Manaker, gıdalarda bulunan kolesterolün vücuttaki kolesterol seviyelerini sanıldığı kadar etkilemediğini belirtiyor. Manaker'a göre, asıl önemli olan genel diyetin doymuş yağ içeriği. Spor diyetisyeni ve Virginia Tech'te yardımcı öğretim üyesi olan Roxana Ehsani de, yumurtanın doymuş yağ açısından düşük olduğunu ve bir yumurtada sadece 1.6 gram doymuş yağ bulunduğunu hatırlatıyor. USDA verileri de bu bilgiyi destekliyor. Uzmanlar, yumurtadaki yağın büyük bölümünün doymamış yağlardan oluştuğunu, bunun da kalp sağlığını desteklediğini ifade ediyor. Araştırmalar, günde bir veya haftada yedi yumurta tüketiminin kalp hastalığı riskini artırmadığını gösteriyor. Ancak, kolesterol veya kalp hastalığı riski taşıyan bireylerin, yumurta tüketimini sınırlandırması ve bir sağlık uzmanına danışması tavsiye ediliyor. Bu noktada, yumurta tüketiminin genel diyet düzeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Aşırı yumurta tüketiminin sonuçları ve hazırlama şeklinin önemi</h3><p>Yumurtanın yüksek kaliteli protein ve temel besin maddeleri sunduğu biliniyor. Ancak, beslenme uzmanları, her gıdada olduğu gibi yumurtada da ölçülü tüketimin önemli olduğunu belirtiyor. Lauren Manaker, aşırı yumurta tüketiminin genel beslenme dengesini bozabileceğini ve diğer önemli gıda gruplarının (meyve, sebze, tam tahıl gibi) ihmal edilmesine yol açabileceğini söylüyor. Roxana Ehsani de, tek tip beslenmenin, farklı gıdalardan alınan benzersiz besin maddelerinin eksikliğine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, yumurtanın nasıl hazırlandığı da sağlık açısından büyük önem taşıyor. Özellikle yumurtanın bacon, sosis veya yüksek yağlı peynir gibi doymuş yağ oranı yüksek gıdalarla birlikte tüketilmesi, kolesterol seviyeleri üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Tereyağında pişirilen yumurtalar da yemeğin doymuş yağ içeriğini artırıyor. ABD'de yapılan gözlemler, yumurtanın genellikle yüksek sodyum ve doymuş yağ içeren gıdalarla birlikte tüketildiğini gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, yumurta tüketiminde sadece miktara değil, hazırlama şekline ve eşlik eden yiyeceklere de dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Haftalık yumurta tüketimini etkileyen kişisel faktörler</h3><p>Haftada ne kadar yumurta tüketilebileceği, bireyin sağlık durumu ve genel beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili. Diyet kolesterolüne duyarlılığı olanlar, ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik nedenlerle yüksek LDL kolesterol seviyesine sahip bireyler için yumurta tüketimi daha sınırlı tutulmalı. Uzmanlar, bu gruptaki kişilerin sağlık uzmanı veya diyetisyen gözetiminde kişisel bir beslenme planı oluşturmasını öneriyor. Diğer yandan, kalp sağlığına uygun bir diyet uygulayan ve genel olarak sağlıklı bireyler için yumurta, dengeli bir beslenme planında yer alabilir. Manaker, kalp sağlığına uygun diyetlerin meyve, sebze, tam tahıl, yağsız protein ve sağlıklı yağlar bakımından zengin olması gerektiğini belirtiyor. Eğer diyetinizde kırmızı et, işlenmiş et veya yüksek şekerli tatlılar gibi doymuş yağ oranı yüksek gıdalar fazlaysa, yumurta tüketiminde daha temkinli olunması tavsiye ediliyor. Ayrıca, yaş faktörü de dikkate alınmalı. Özellikle yaşlı yetişkinlerde, günde iki yumurtaya kadar tüketimin kas gücünü ve fonksiyonunu korumaya yardımcı olabileceği, B12 vitamini ihtiyacının karşılanmasında etkili olduğu belirtiliyor. Yaşlı bireylerde B12 vitamini emilimi azaldığı için, yumurta tüketimi bu açığın kapanmasına katkı sağlayabiliyor.</p><h3>Yumurta tüketiminde ideal sınır: Haftada 7 ila 14 yumurta</h3><p>Amerikan Kalp Derneği'nin önerilerine göre, sağlıklı yetişkinler için haftada ortalama yedi yumurta tüketimi güvenli kabul ediliyor. Bu miktar, yumurtanın sağladığı yüksek kaliteli protein ve temel besin maddelerinden faydalanırken, aşırıya kaçılmamasını sağlıyor. Lauren Manaker ve Roxana Ehsani, haftada yedi yumurta tüketiminin, hem yumurtanın faydalarından yararlanmak hem de genel beslenme dengesini korumak açısından ideal olduğunu belirtiyor. Ancak, yaşlı ve sağlıklı bireylerde haftada 14 yumurtaya kadar tüketim de uygun olabiliyor. Yine de, bu sınırların kişisel sağlık durumu ve beslenme alışkanlıklarına göre değişebileceği unutulmamalı. Uzmanlar, yumurta tüketiminde ölçülülüğün ve çeşitliliğin korunmasının, uzun vadede kalp sağlığı ve genel sağlık açısından en doğru yaklaşım olduğunu vurguluyor. Her bireyin kendi sağlık koşullarını göz önünde bulundurması ve gerektiğinde bir uzmana danışması öneriliyor. Tüm bu bilgiler ışığında, yumurta tüketiminde dengeyi sağlamak ve beslenme düzenini çeşitlendirmek, sağlıklı yaşamın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, yumurta yüksek besin değeriyle sağlıklı bir diyetin önemli bir parçası olmaya devam ediyor. Ancak, tüketim miktarının bireysel sağlık durumu ve genel beslenme alışkanlıklarıyla uyumlu olması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, yumurta tüketiminde haftalık sınırları aşmadan, dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni benimsenmesini tavsiye ediyor. Özellikle kalp sağlığı, kolesterol düzeyi veya diyabet gibi sağlık riskleri olan bireyler, yumurta tüketimini belirlerken mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmalı. Sağlıklı yaşam için, yumurta gibi besinleri ölçülü ve bilinçli tüketmek kritik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/haftada-kac-yumurta-yemel-266_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294550</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/her-gun-yaban-mersini-yerseniz-ne-olur-294550</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün yaban mersini yerseniz ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, her gün yaban mersini tüketmenin beyin fonksiyonundan kalp sağlığına kadar birçok alanda önemli faydalar sunduğunu belirtiyor. Uzmanlar, günlük ideal miktar ve tüketim şekilleri hakkında da uyarılarda bulunuyor. Yaban mersini, antioksidan ve lif içeriğiyle öne çıkarken, aşırı tüketim konusunda dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün yaban mersini yerseniz ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, yaban mersininin günlük olarak tüketilmesinin vücut sağlığı üzerinde çarpıcı etkiler yarattığını açıkladı. Uzmanların verdiği bilgilere göre, bu küçük ve lezzetli meyve, antioksidan ve lif açısından zengin içeriğiyle beyin fonksiyonlarından sindirim sistemine, kalp sağlığından kan şekeri düzenlemesine kadar pek çok alanda önemli katkılar sağlıyor. Yaban mersini, hem kolayca farklı yemeklere eklenebilmesi hem de benzersiz besin değerleriyle, son yıllarda süper gıda olarak öne çıkıyor. Peki, her gün yaban mersini yemenin vücuda ne gibi etkileri var ve uzmanlar hangi miktarı öneriyor?</p><h3>Beslenme uzmanları: 'Yaban mersini beyin sağlığını güçlendiriyor'</h3><p>Uzman diyetisyen Diane Lindsay-Adler, yaban mersininin içerdiği antosiyaninler sayesinde beyin hücrelerini oksidatif stres ve iltihaplanmadan koruduğunu belirtiyor. Bu mavi renkli flavonoidlerin, beyin hücreleri arasındaki iletişimi destekleyerek hafıza ve bilişsel performans üzerinde olumlu bir etki yarattığı vurgulanıyor. Özellikle yaş ilerledikçe ortaya çıkan bilişsel gerilemenin önlenmesinde yaban mersininin rolü dikkat çekiyor. Lindsay-Adler, yaban mersininin beyne sağlıklı kan akışını desteklediğini ve düzenli tüketimin uzun vadede zihinsel fonksiyonları koruyabileceğini ifade ediyor. Beyin sağlığını destekleyen bu etkiler, yaban mersininin neden süper gıda olarak anıldığını bir kez daha gösteriyor.</p><h3>Yaban mersiniyle sindirim ve kalp sağlığında çifte koruma</h3><p>Beslenme uzmanı Amanda C. Sawyer, yaban mersininin sindirim sistemi için büyük bir dost olduğunu söylüyor. Bir fincan yaban mersini, yaklaşık 3,6 gram çözünür lif sağlayarak bağırsakta yaşayan yararlı bakterileri besliyor ve sağlıklı bir sindirim sistemine katkı sunuyor. Ayrıca, yaban mersininde bulunan antioksidan polifenoller, bağırsak mikrobiyomunu çeşitlendiriyor ve bağışıklık fonksiyonunu destekliyor. Uzmanlar, lif ve polifenol içeriğinin metabolik sağlığı da olumlu etkilediğine dikkat çekiyor. Kalp sağlığı açısından ise, yaban mersininin kan damarlarının işlevini iyileştirdiği, oksidatif stresi azalttığı ve LDL yani 'kötü' kolesterolü düşürmeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Yaban mersini, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu bir rol üstleniyor.</p><h3>Yaban mersini antioksidan gücüyle kronik hastalıklara karşı koruma sağlıyor</h3><p>Yaban mersini, antioksidan bakımından en zengin meyvelerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle antosiyaninler, C vitamini ve E vitamini gibi bileşenler, hücreleri oksidatif stresten koruyarak kronik hastalıkların önlenmesine katkı sağlıyor. Sawyer, yaban mersininde 25 farklı antosiyanin çeşidinin bulunduğunu ve bu çeşitliliğin anti-inflamatuar ile antioksidan etkiyi artırdığını belirtiyor. Antioksidanlar, serbest radikallerin vücutta oluşturduğu zararlı etkileri azaltıyor ve uzun vadede hücresel yaşlanmayı yavaşlatıyor. Bu nedenle, yaban mersini düzenli olarak tüketildiğinde, vücudun doğal savunma mekanizmalarını güçlendiriyor ve hastalıklara karşı kalkan görevi görüyor.</p><h3>Kan şekeri dengesi ve tüketim önerileri: Uzmanlardan önemli uyarılar</h3><p>Yaban mersini, doğal tatlılığına rağmen düşük glisemik indeksi sayesinde kan şekerini ani yükselişlerden koruyor. Lif ve polifenol içeriği, glikozun kana karışmasını yavaşlatırken, insülin duyarlılığını da destekliyor. Lindsay-Adler, bu özelliklerin diyabet riskini azaltmada etkili olabileceğini vurguluyor. Uzmanlar, günlük yaban mersini tüketimi için net bir standart olmadığını, ancak araştırmaların 1/2 ila 2 fincan arası tüketimin belirgin sağlık faydaları sunduğunu gösterdiğini belirtiyor. Amerikan Diyet Rehberleri de yaban mersininin günlük iki porsiyon meyve tüketimine dahil olabileceğini ifade ediyor. Ancak, lif tüketimine alışık olmayanların yaban mersini miktarını yavaşça artırmaları öneriliyor. Aşırı tüketim, sindirimde rahatsızlık yaratabilir. Bunun dışında, yaban mersini çoğu kişi için güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p><h3>Yaban mersini nasıl tüketilmeli? Uzmanlardan pratik öneriler</h3><p>Uzmanlar, yaban mersininin günlük beslenme rutinine kolayca dahil edilebileceğine dikkat çekiyor. Atıştırmalık olarak doğrudan yenebilen yaban mersini, yulaf ezmesi veya yoğurtla birlikte tüketilebiliyor. Ayrıca smoothie'lere, salatalara, hamur işlerine veya karışık atıştırmalık tabaklarına eklenerek de faydalarından yararlanmak mümkün. Yaban mersini, farklı yemek ve içeceklerle kolayca uyum sağladığı için, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Uzmanlar, çeşitli tariflerle tüketiminin hem lezzet hem de sağlık açısından avantaj sunduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/her-gun-yaban-mersini-yer-644_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294549</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gazzede-yerinden-edilen-eczaci-anneden-umut-cagrisi-294549</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gazze'de yerinden edilen eczacı anneden umut çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gazze'de savaşın ortasında üç çocuğunu korumaya çalışırken mesleğini sürdüren eczacı Rima Garip, yaşadıklarını kaleme aldı. Yerinden edilmenin, açlığın ve çadırda doğum yapmanın zorluklarını anlatan Garip, “Çocuklarımıza savaşın ellerinden aldığı çocukluklarının bir parçasını geri vermeye çalışıyoruz” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gazze'de yerinden edilen eczacı anneden umut çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<article data-mg-article-url="https://www.aksam.com.tr/dunya/gazzede-bir-annenin-mektubu-evler-yeniden-insa-edilebilir-korkunun-izleri-kolay-silinmiyor/haber-1704243"><p>2015 yılından bu yana Yeryüzü Doktorları Derneği ile çalışan 38 yaşındaki eczacı ve üç çocuk annesi Rima Garip, Gazze'de savaşın ailesinin hayatında bıraktığı izleri mektubunda anlattı. Çocuklarıyla Gazze'nin kuzeyinden güneyine göç etmek zorunda kalan Garip, oğlu Mahmud'u bir çadırda dünyaya getirdiğini, küçük kızı Hazar'ın ise su taşıyarak ve aşevinden yemek getirerek yaşının çok üzerinde sorumluluklar üstlendiğini aktardı.</p></article><p>Tüm zorluklara rağmen ilaçların teslim alınması gibi görevlerini sürdürdüğünü ve daha sonra Yermuk Kliniği'nde çalışmaya başladığını belirten Garip, bir yandan hastalara hizmet verirken diğer yandan çocuklarının güvenliği için duyduğu korkuyla yaşadığını ifade etti. Garip'in yaşadıklarını ve yeniden hayat kurma çabasını anlattığı mektubun tamamı şöyle:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-07102026e5aae39a.jpg"/><p><strong>Rima Garip &#8212; Eczacı ve anne</strong></p><p>Ben Rima Garip. 2015 yılından bu yana Yeryüzü Doktorları Derneği ile birlikte çalışan bir eczacıyım. 38 yaşındayım, evliyim ve üç çocuk annesiyim. Mesleğim boyunca eczacılığın yalnızca bir iş değil, insanlara karşı bir sorumluluk olduğuna inandım. Ancak bir gün kendimi, çocuklarımı korumaya çalışırken aynı zamanda en ağır insani koşullarla mücadele etmek ve mesleğimi sürdürmek zorunda kalacağımı hiç düşünmemiştim.</p><p>Savaştan önce hayatımız tamamen farklıydı. Çocuklarımla birlikte bir evde yaşıyor, onlar düzenli olarak okullarına gidiyordu. Günlük hayatın sıradan ve doğal görünen detaylarıyla meşguldük. Çocuklarım nispeten güvenli bir çocukluk geçiriyordu. Bir anne olarak en büyük kaygım onların geleceği ve eğitimleriydi. Ancak savaş her şeyi değiştirdi.</p><p>Gazze Şeridi'nin en kuzeyinden en güneyine kadar göç etmek zorunda kaldım. Çocuklarımı yanımda taşıyarak korku, yıkım ve belirsizlikle dolu uzun ve zorlu bir yolculuk yaptım. Düzenli bir hayattan, daha önce bildiğimiz hayata hiç benzemeyen bir gerçekliğe geçtik. En temel günlük ihtiyaçlara ulaşmak bile sürekli bir mücadele haline geldi.</p><p>Yerinden edilme sürecinde, henüz dokuz yaşını bile doldurmamış olan kızım Hazar, yaşının çok üzerinde sorumluluklar üstlenmek zorunda kaldı. Bana hamur ve ekmek hazırlarken yardım ediyor, aşevinden yemek almak için gidiyor ve su taşımaya yardım ediyordu. Artık çocukluğunu yaşayan küçük bir kız değildi; savaşın dayattığı günlük yaşamın ağır yükleriyle annesine yardım eden bir çocuğa dönüşmüştü.</p><p>Yerinden edilmenin zorlu koşulları nedeniyle Hazar çeşitli sağlık ve cilt sorunları da yaşadı. Zor yaşam koşulları, kalabalık ortamlar, temizlik ve suya erişimdeki yetersizlik nedeniyle bit ve sirke sorunu yaşadı. Tüm bunlara rağmen, elimden geldiğince işimi sürdürmeye çalıştım. Dernek tarafından bana verilen bazı görevleri, ilaçların teslim alınması da dahil olmak üzere, yerine getirmeye devam ettim. Çünkü en zor koşullarda bile mesleki sorumluluğumdan vazgeçemeyeceğimi hissediyordum.</p><p>Sonrasında hayatımın en zor anlarından biri geldi: Oğlum Mahmud'un doğumu. Savaşın ve yerinden edilmenin ortasında ona hamileydim. Mahmud'u bir çadırda dünyaya getirmek zorunda kaldım. Güvenli bir doğum odası, bir ev ya da herhangi bir annenin doğum sırasında hak ettiği koşullar yoktu. Etrafımdaki her şey bana savaşı ve korkuyu hatırlatıyordu. Buna rağmen çocuğumu hayata ve umuda karşılamaya çalıştım.</p><p>Daha sonra Gazze'nin kuzeyindeki yaşadığımız yere geri döndüm. Ailemin evi bombalanmıştı. Bir zamanlar bildiğim ev artık güvenli bir yer değildi. Buna rağmen çalışmaya devam ettim ve Yermuk Kliniği'nde görev almaya başladım. Bir yandan anne olarak, diğer yandan eczacı ve ailemin sorumluluğunu taşıyan bir kadın olarak tüm rollerimi dengelemeye çalışıyordum.</p><p>Bu dönemde kıtlık ve gıda eksikliğiyle de çok ağır bir şekilde karşı karşıya kaldık. Mahmud henüz bir bebekti ve onun için süt ve bez temin etmekte büyük zorluk çekiyordum. Bazı dönemlerde tek bir bebek bezinin fiyatı yaklaşık 20 dolara ulaşırken, bir kutu bebek sütünün fiyatı 100 doları aşıyordu. Savaş koşullarında yaşayan bir aile için bu fiyatlar, bir bebeğin en temel ihtiyaçlarını karşılamayı neredeyse imkânsız hale getiriyordu.</p><p>Aynı zamanda kardeşim de savaş sırasında yaralandı. Ampute oldu. Böylece ailemin her bir ferdi için duyduğum korku, hayatımın sürekli bir parçası haline geldi.</p><p>Unutamadığım en zor anlardan biri, Yermuk Kliniği'ndeki bir çadırda çalıştığım sırada yaşandı. Çocuklarım evdeydi. O sırada bana, komşu evin bombalandığı haberi ulaştı. O anda artık eczacı ya da çalışan değildim; çocuklarının iyi olup olmadığını bilmeyen bir anneydim. Onlara duyduğum korku her şeyden büyüktü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/whatsappimage2026100-07102026817faf01.jpg"/><p>Bugün iyileşmeye çalışıyoruz ancak iyileşmek hızlı gerçekleşen bir süreç değil. Bazı şeyler kolayca onarılamıyor. Evler yeniden inşa edilebilir, ancak korkunun, anıların ve savaşın bıraktığı izlerin iyileşmesi uzun zaman alıyor.</p><p>Eşim, ailenin günlük yaşadığı zorlukları azaltmak ve çocuklarımıza daha güvenli ve istikrarlı bir ortam sağlamak amacıyla yeni bir ev kiraladı. Hayatımızı adım adım yeniden kurmaya ve çocuklarımıza savaşın ellerinden aldığı çocukluklarının bir parçasını geri vermeye çalışıyoruz.</p><p>Bugün yaşadığım deneyime yalnızca bir acı hikâyesi olarak bakmıyorum. Bu aynı zamanda çocuklarını korumaya çalışan bir annenin, yerinden edilmeye, açlığa ve korkuya rağmen mesleğini sürdüren bir eczacının ve artık gücü kalmadığı zamanlarda bile her gün güçlü olmak zorunda kalan bir kadının hikâyesi. Yaşadıklarımız kolay kolay silinmeyecek. Ancak biz hâlâ buradayız. Çok yavaş da olsa iyileşmeye çalışıyor, umuda tutunuyor ve çocuklarımızın bu savaş sırasında yaşadıklarından çok daha iyi bir hayat sürmeye hakkı olduğuna inanıyoruz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/gazzede-yerinden-edilen-e-831_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294548</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyaz-carsaflardaki-sari-lekeler-nasil-cikarilir-294548</link>
      <pubDate>2026-10-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyaz çarşaflardaki sarı lekeler nasıl çıkarılır?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çamaşır uzmanları, beyaz çarşaflarda sıkça karşılaşılan sarı lekelerin neden oluştuğunu ve bu lekelerden kalıcı olarak nasıl kurtulabileceğinizi açıkladı. Özellikle evlerinde beyaz çarşaf tercih edenler için hazırlanan öneriler, hem leke oluşumunu engellemek hem de mevcut lekeleri çıkarmak için pratik ve etkili yöntemler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyaz çarşaflardaki sarı lekeler nasıl çıkarılır?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz çarşaflarda zamanla ortaya çıkan sarı lekeler, birçok evde hem hijyen endişesine hem de görsel rahatsızlığa yol açıyor. Özellikle yeni yıkanmış çarşaflarda dahi görülebilen bu lekeler, kullanıcıları çaresiz bırakabiliyor. Çamaşır uzmanları Taylor Sunderland ve Tom Ceconi, bu sorunla başa çıkmak isteyenler için adım adım uygulanabilecek etkili yöntemleri paylaştı. Sarı lekelerin neden oluştuğundan, hangi ürünlerin kullanılması gerektiğine ve leke oluşumunun nasıl önlenebileceğine kadar pek çok önemli ayrıntı açıklandı.</p><h3>Çamaşır uzmanları: Sarı lekelerin nedeni vücut yağları ve bakım ürünleri</h3><p>Beyaz çarşaflarda görülen sarı lekelerin başlıca nedeni, insan vücudundan çarşafa geçen maddeler olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre, ter, idrar, vücut yağları ve cilt bakım ürünleri zaman içinde kumaşta birikerek renk değişimine yol açıyor. Özellikle gece boyunca vücuttan salınan yağlar ve kullanılan losyonlar, çarşaflarda inatçı sarı lekelere sebep oluyor. Bu lekeler kimi zaman genel bir sararma şeklinde görülürken, bazı durumlarda ise belirgin noktalar halinde çarşafın farklı bölgelerinde ortaya çıkabiliyor. Çamaşır uzmanları, her lekenin kaynağının farklı olabileceğini, ancak temel nedenin genellikle vücutla temas eden bölgelerdeki birikmeler olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, beyaz çarşaflarda sarı leke oluşumunu engellemek için hem düzenli temizlik hem de önleyici alışkanlıklar büyük önem taşıyor.</p><h3>Uzmanlardan adım adım leke çıkarma yöntemi</h3><p>Sarı lekelerle mücadelede etkili sonuçlar almak isteyenler için çamaşır uzmanlarının önerdiği yöntemler dikkat çekiyor. İlk adımda, hidrojen peroksit ve su karışımı ile lekeli alanların önceden tedavi edilmesi öneriliyor. Özellikle inatçı lekeler için, toz oksijen ağartıcı ve su karışımından elde edilen macunun lekeli bölgelere sürülmesi tavsiye ediliyor. Bu karışımın çarşaf üzerinde 30 ila 60 dakika bekletilmesi, lekenin çözülmesine yardımcı oluyor. Yıkama aşamasında ise, enzimli deterjanların kullanılması gerektiği vurgulanıyor. Lipaz içeren deterjanlar, sarı lekelerin ana nedeni olan yağları parçaladığı için tercih ediliyor. Yıkama işlemi sırasında soğuk su kullanmak, biyolojik lekelerin daha kolay çıkarılmasını sağlıyor. Uzmanlar, çarşafların bakım etiketinde belirtilen en güçlü yıkama döngüsünün seçilmesini ve deterjan miktarının doğru ayarlanmasını öneriyor. Yıkama sonrasında çarşaflar askıda kurutulmalı ve lekenin tamamen geçtiğinden emin olunmalı. Eğer leke kalırsa, çamaşır kurutucusu kullanılmadan önce aynı işlemler tekrar edilmeli. Son aşamada ise, lekelerin tamamen çıkarıldığı doğrulandıktan sonra çarşaflar istenilen şekilde kurutulabiliyor.</p><h3>Beyaz çarşaflarda sarı leke oluşumunu önlemenin yolları</h3><p>Sarı lekelerin çarşaflarda yeniden oluşmasını engellemek için alınabilecek önlemler, uzmanlar tarafından açıkça sıralanıyor. Öncelikle, çarşafların haftada en az bir kez düzenli olarak yıkanması büyük önem taşıyor. Böylece ter, vücut yağları ve diğer kirlerin kumaşta birikmesi önleniyor. Ayrıca, yatmadan önce ağır losyon ve kremlerden kaçınılması tavsiye ediliyor. Bu tür ürünler çarşaflara kolayca geçerek zamanla sararmaya yol açabiliyor. Uzmanlar, losyon ve kremlerin yatmadan önce uygulanıp cilt tarafından tamamen emilmesine özen gösterilmesini öneriyor. Yumuşatıcı ve kurutucu sayfalarının da kullanılmaması gerektiği belirtiliyor. Bu ürünler kumaş üzerinde ince bir tabaka bırakarak, vücut yağlarının çarşafa hapsolmasını kolaylaştırıyor. Son olarak, lekelerin fark edildiği anda hızlıca müdahale edilmesi, lekenin kalıcı hale gelmesini önlüyor. Çamaşır kurutucusuna atılmadan önce lekenin tamamen temizlendiğinden emin olmak da önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Aksi takdirde, yüksek ısı lekeyi kumaşa kalıcı olarak işleyebiliyor.</p><h3>Çamaşır uzmanlarından evlere önemli tavsiyeler</h3><p>Beyaz çarşaf kullananların, hem mevcut sarı lekelerle mücadele ederken hem de yeni leke oluşumunu engellemek için bu önerileri dikkate alması tavsiye ediliyor. Uzmanlar, doğru ürün seçimi ve düzenli bakım sayesinde çarşafların uzun süre parlak ve temiz kalabileceğini belirtiyor. Evlerde hijyenin ve konforun korunması için, çarşaf bakımı konusunda bilinçli adımlar atılması gerektiği vurgulanıyor. Sarı lekelerle mücadelede erken müdahale ve düzenli temizlik alışkanlığı, çarşafların ömrünü uzatırken, evdeki yaşam kalitesini de artırıyor. Çamaşır uzmanlarının paylaştığı bu yöntemler, beyaz çarşafların ilk günkü gibi taze ve lekesiz kalmasına yardımcı oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/beyaz-carsaflardaki-sari--181_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294547</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-ukrayna-iha-savasinda-taraflar-ustunluk-arayisinda-294547</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya-Ukrayna İHA savaşında taraflar üstünlük arayışında]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı'nın 5. yılında insansız hava araçları (İHA) ön plana çıkarken taraflar farklı modellerle birbirine üstünlük sağlamaya çalışıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya-Ukrayna İHA savaşında taraflar üstünlük arayışında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nda denenen yeni yöntemler, savaş tarihi açısından da birçok yeni sayfa açtı.</p><p>Savaş, İHA'ların aktif olarak kullanıldığı ilk büyük uzun süreli savaş olarak tarihe geçerken taraflar, İHA teknolojilerini her geçen gün geliştirmeye devam ediyor.</p><p>İki taraf da birbirlerinin topraklarının derinliklerine düzenledikleri pek çok İHA saldırısında çok sayıda kişi yaşamını yitirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/1-071020264938d7c8.jpg"/><p><strong>TARAFLAR NEDEN YOĞUN İHA KULLANIMINA YÖNELDİ?</strong></p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nda İHA kullanılmasının nedenleri arasında insan kaynaklarındaki yetersizliğin önemli etken olduğu kaydediliyor.</p><p>Ayrıca İHA'ların düşük maliyetle yüksek değerli ekipman ve tesislere ciddi zarar vermesi hem Moskova hem Kiev için büyük önem taşıyor.</p><p>İHA'ların isabetli ve öngörülebilir performansı da tercih edilmelerinin nedenleri arasında gösteriliyor.</p><p><strong>KARŞILIKLI YOĞUN İHA SALDIRILARI</strong></p><p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, 1 Eylül-5 Ekim tarihlerinde Moskova bölgesi yönüne 9 bin 994 İHA'nın uçtuğunu, bunlardan 862'sinin Moskova'ya yaklaşırken düşürüldüğünü bildirdi.</p><p>Ukrayna'nın 19-20 Eylül'deki yoğun saldırı dalgasında Rus makamları 1600'den fazla İHA'nın düşürüldüğünü açıklarken, bunlardan yaklaşık 450'sinin Moskova'ya yaklaşırken düşürüldüğü belirtildi.</p><p>Batı medyasının Ukraynalı askeri yetkililere dayandırdığı haziran başındaki verilere göre, 2026'da Ukrayna çeşitli operasyonlarda günde yaklaşık 9 bin İHA kullandı. Bunlar arasında istihbarat, lojistik amaçlı uçuşlar ve başka birçok görev de yer aldı.</p><p><strong>RUSYA SALDIRILARDA JET MOTORLU İHA'LARIN KULLANIMINI ARTIRDI</strong></p><p>ABD merkezli Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) verilerine göre, Rusya, haziranda Ukrayna'ya yönelik saldırılarda, sahte hedefler de dahil 5 bin 749 Şahed tipi İHA kullandı.</p><p>ISIS verilerine göre, Rusya mayısta yine sahte hedefler de dahil günde ortalama 263, haziranda ise 192 Şahed tipi İHA kullandı. Bu kullanımlara "sahte hedef" saldırıları da dahil edilirken hazirandan itibaren Rusya saldırılarda jet motorlu İHA kullanımını artırdı.</p><p>Ukraynalı askeri yetkililer de Rusya'nın jet motorlu İHA saldırılarını artırdığına dikkati çekerken, eylülde Moskova yönetiminin ülkeye yönelik yaklaşık 3 bin 200 jet motorlu İHA saldırısı yaptığı kaydedildi. Ağustos ayında ise bu rakamın yaklaşık 2 bin 850 olduğu bilgisi paylaşıldı.</p><p>Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında Şahed ve Geranların yanı sıra Gerbera ve Lancet İHA'lar da öne çıkıyor.</p><p>İran menşeli Şahed İHA'lar delta kanatlı yapısı ve pistonlu motoruyla öne çıkarken yaklaşık 200 kilogram ağırlığındaki sistemin 30-50 kilogram arasında harp başlığı taşıdığı, saatte yaklaşık 185 kilometre hızla uçtuğu belirtiliyor.</p><p>Düşük maliyetiyle öne çıkan Gerbera İHA'lar, genellikle "sahte hedef" olarak kullanılarak hava savunma sistemlerini yormak amacıyla kullanılıyor. Bununla birlikte bazı modelleri taarruz ve keşif görevlerinde de kullanılabiliyor.</p><p>Savaşta uzun süredir kullanılan Geranlar ise son dönemde geliştirilen yeni modeller ve yapılan teknik iyileştirmelerle Ukrayna'nın hava savunma sistemleri açısından daha ciddi tehdit haline geldi.</p><p>Jet motoru kullanımı yeni Geranların hızının yaklaşık 300-370 kilometre bandına ulaşmasını sağlarken söz konusu İHA'lar daha yüksek irtifalarda uçmaya da başladı.</p><p>Mayısta kullanılmaya başlayan Geran-4'lerin azami hızının saatte 500 kilometreye çıkarıldığı değerlendiriliyor.</p><p>Açık kaynaklardaki verilere göre Rusya, 2026'nın başından itibaren Geran-5'i Ukrayna'ya yönelik saldırılarda kullanırken yaz aylarında yenilenen modellerin kullanımını belirgin biçimde artırdı.</p><p><strong>UKRAYNA'NIN ÖNE ÇIKAN İHA'LARI</strong></p><p>Ukrayna ise Rusya'ya yaptığı saldırılarda, FP-1, AN-196 Liutyi, UJ-26 Bober gibi sistemleri kullanıyor.</p><p>Ukraynalı Fire Point şirketinin geliştirdiği uzun menzilli kamikaze İHA modellerinden olan FP-1, pistonlu motoruyla yaklaşık 2 bin kilometre menzile ve 60 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.</p><p>Ukraynalı Antonov şirketinin tasarladığı uzun menzilli kamikaze İHA AN-196 Liutyi'nin ise 1000 kilometreyi aşan menzile sahip olduğu aktarılıyor.</p><p>Yine Ukrayna firmaları tarafından geliştirilen UJ-26 Bober, yaklaşık 800 kilometre menzili ve 20 kilogramlık harp başlığı taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, ülkedeki İHA üretiminin yılda yaklaşık 10 milyona ulaştığı ve bunun ortaklarının yardımıyla 20 milyona çıkarılmasını hedeflediklerini söylemesi dikkatleri çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/rusya-ukrayna-iha-savasin-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294546</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/girne-aciklarindaki-gemi-faciasinda-can-kaybi-25e-yukseldi-3-kisi-halen-kayip-294546</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Girne açıklarındaki gemi faciasında can kaybı 25'e yükseldi, 3 kişi halen kayıp!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[KKTC'nin Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının ardından sürdürülen arama çalışmalarında bir kişinin daha naaşına ulaşılmasıyla can kaybı 25'e yükseldi, kayıp 3 kişi için arama çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Girne açıklarındaki gemi faciasında can kaybı 25'e yükseldi, 3 kişi halen kayıp!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC'nin Girne açıklarında "Filo Jet" yolcu gemisinin 30 Ağustos'ta batmasının ardından başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. KKTC Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada arama çalışmaları kapsamında bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını kaydedildi. Naaşın kimliğinin belirlenmesi amacıyla gerekli inceleme ve kimlik tespit çalışmalarının başlatıldığı kaydedildi.  </p><p>Son gelişmeyle birlikte faciada vefat edenlerin sayısı 25'e yükseldi. Kayıp durumda bulunan 3 kişiye ulaşılması için arama çalışmaları ise aralıksız devam ediyor.  </p><p>Geçtiğimiz günlerde arama çalışmaları sırasında ulaşılan iki naaş üzerinde yürütülen kimlik tespit çalışmaları tamamlanmıştı. DNA incelemeleri sonucunda naaşların Mahmut Demir ve Özgür Gönül'e ait olduğu belirlenmişti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/girne-aciklarindaki-gemi--275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294545</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkiyeye-borcumuz-var-prof-dr-aziz-sancardan-donun-cagrisi-294545</link>
      <pubDate>2026-10-07T11:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'ye borcumuz var! Prof. Dr. Aziz Sancar'dan "dönün" çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Aziz Sancar, genç bilim insanlarına “Avrupa'ya veya Amerika'ya mutlaka gelin, buradaki araştırma ortamından faydalanın ama ülkenize dönün. Türkiye'ye borcumuz var” mesajını verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'ye borcumuz var! Prof. Dr. Aziz Sancar'dan "dönün" çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, TRT Haber'e konuştu, genç bilim insanlarına Türkiye'ye dönmeleri çağrısında bulundu: "Avrupa'ya veya Amerika'ya mutlaka gelin ve buradaki araştırmalar nasıl yapılıyor, bundan faydalanın ama Türkiye'ye dönün. Türkiye'ye borcumuz var. Türkiye'de imkânlar yavaş yavaş artıyor" diye konuştu.</p><p>Beyin kanseri tedavisini anlatan Sancar, "Yeni bir metot geliştirdik. Farelerde çok etkili oluyor. % 70-80'ini tedavi ediyoruz" dedi. Projeyi Türkiye'ye devrettiğini belirten Sancar, "TÜBİTAK'taki arkadaşlar denemelere başlayacaklar. İnsan deneyleri 2 yıl sonra" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/29/azizsancar-29082026127e3609.jpg"/><p><b>"YAPAY ZEKA DENEYLERİN YERİNİ ALAMAZ"</b></p><p>Kanser araştırmalarında yapay zekanın rolünü değerlendiren Sancar, "Yapay zekanın burada faydalı olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü burada ilaç veriyorsunuz. Vücudun ilaca nasıl etki göstereceğini şu anda yapay zeka cevap veremez. O bakımdan deneyleri yapmamız lazım" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/aziz-sancardan-donun-cagr-563_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294544</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/openainin-yayimladigi-377-matematik-sonucu-neden-tartisiliyor-294544</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OpenAI'nin yayımladığı 377 matematik sonucu neden tartışılıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[OpenAI, 377 yeni matematiksel sonucu GitHub üzerinden paylaştı ve bu adım bilim dünyasında önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Şirketin yayınladığı blog yazısı, uzmanların ve matematikçilerin tepkisini değerlendirirken, OpenAI'nin modelini sorumlu biçimde paylaşma sözü dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OpenAI'nin yayımladığı 377 matematik sonucu neden tartışılıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OpenAI, matematik alanında çığır açan bir hamleyle 377 yeni matematiksel sonucu GitHub üzerinden kamuoyuna sundu. 2 Nisan Salı günü gerçekleşen bu paylaşım, bilim camiasında büyük yankı uyandırdı. OpenAI'nin açıklamasına göre, yayımlanan sonuçlar arasında özellikle 'tam Birch-Swinnerton-Dyer önde gelen terim formülünün' kanıtına yönelik önemli iddialar yer alıyor. Ancak bu formülün yalnızca belirli koşullar altında, örneğin &#8474; üzerindeki eliptik eğriler ve bazı asal değerlerde geçerli olduğu vurgulanıyor. Şirketin yayınladığı blog yazısı, matematikçilerin ve uzmanların bu gelişmeler karşısında kaygılı olabileceğine dikkat çekiyor. OpenAI, bu sonuçları üreten yapay zeka modelini ilerleyen dönemde sorumlu bir şekilde paylaşacağını belirtiyor.</p><h3>OpenAI: 'Bilim insanlarını güçlendirmek istiyoruz'</h3><p>OpenAI, yayımladığı blog yazısında, bilim insanlarını en güncel teknolojik olanaklarla desteklemeyi hedeflediğini açıkladı. Şirket, 377 matematiksel sonucun arkasındaki yapay zeka modelinin henüz kamuya açıklanmadığını, ancak bu modelin yakın zamanda sorumlu biçimde paylaşılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. OpenAI'nin kullandığı bu modelin, geçtiğimiz ay Navier-Stokes denklemlerini çürüten bir istisna ürettiği de hatırlatıldı. Ayrıca, başka bir matematikçi ekibinin de aynı modeli kullanarak kendi çalışmasını tamamladığı bilgisi paylaşıldı. Ancak OpenAI, bu yeni bulguların önceki sonuçların geçerliliğini ortadan kaldırmadığını vurguladı. Blog yazısında, bilimsel toplulukla iş birliğine ve açık iletişime önem verileceği özellikle belirtildi.</p><h3>AGMAI'den OpenAI'ye şeffaflık çağrısı</h3><p>OpenAI'nin matematik alanındaki bu adımı, Institute for Advanced Study bünyesindeki Matematik ve Yapay Zeka Danışma Grubu (AGMAI) ile yürütülen ortaklığın bir sonucu olarak öne çıkıyor. AGMAI, 29 Eylül'de yayımladığı açıklamada, bazı öncü yapay zeka laboratuvarlarının, henüz kamuya açık olmayan özel modeller üzerinde gelişmiş matematik problemlerini test etmesini eleştirmiş ve bu uygulamadan vazgeçilmesini istemişti. AGMAI'nin bu çağrısına rağmen, OpenAI'nin 377 matematiksel sonucu aynı yayınlanmamış modelle üretmesi dikkat çekti. OpenAI sözcüsü Lindsay McCallum Rémy, AGMAI'nin önerilerinin ve kamuya açık tavsiyelerinin şirketin sonuç paylaşma yöntemlerinde etkili olduğunu belirtti. Şirket, topluluktan gelen geri bildirimleri dikkate alarak, bilimsel ilerlemelerin paylaşımı konusunda standartlarını geliştirmeye devam edeceğini açıkladı. OpenAI, makale revizyonları ve alıntılar için yeni protokoller oluşturduğunu, en iyi uygulamaları geliştirmek amacıyla AGMAI ile yakın iş birliği içinde çalıştığını da duyurdu.</p><p>OpenAI'nin 377 yeni matematiksel sonucu GitHub üzerinden paylaşması, hem matematik dünyasında hem de yapay zeka araştırmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Şirketin şeffaflık ve sorumluluk vurgusu, bilimsel toplulukta tartışma yaratırken, önümüzdeki süreçte bu tür paylaşımların nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/openainin-yayimladigi-377-140_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294543</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tam-tahil-mi-eksi-mayali-ekmek-mi-294543</link>
      <pubDate>2026-10-07T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tam tahıl mı ekşi mayalı ekmek mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlıklı beslenme ve kan şekeri kontrolü isteyenler için ekmek seçimi büyük önem taşıyor. Uzman diyetisyenler, ekşi mayalı ve tam tahıllı ekmeklerin kan şekeri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Özellikle tam tahıllı ekşi mayalı ekmek, her iki avantajı bir arada sunarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tam tahıl mı ekşi mayalı ekmek mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmeye özen gösterenler ve kan şekeri kontrolü sağlamak isteyenler için ekmek seçimi önemli bir gündem maddesi haline geldi. Uzman diyetisyenler, özellikle ekşi mayalı ve tam tahıllı ekmeklerin kan şekeri üzerindeki etkilerini karşılaştırarak, hangisinin daha faydalı olduğu konusunda değerlendirmelerde bulundu. Farklı ekmek türlerinin glikoz tepkisi üzerindeki etkisi tartışılırken, hem tam tahıl hem de ekşi mayalı ekmeklerin kendine özgü avantajlar sunduğu vurgulandı.</p><h3>Diyetisyen Ormsby: 'Tam tahıl ve ekşi maya birbirinin alternatifi değil'</h3><p>Sound Nutrition Counseling'den diyetisyen Meaghan Ormsby, ekşi maya ve tam tahılın aslında farklı kavramlar olduğuna dikkat çekti. Ormsby, tam tahılın ekmekte kullanılan tahıl veya unun yapısını, ekşi mayanın ise fermantasyon sürecini ifade ettiğini belirtti. Tam tahıllı ekmeklerin lif açısından zengin olduğunu ve bu lifin sindirimi yavaşlatarak glikoz emilimini dengelediğini söyleyen Ormsby, yüksek lifli ekmeklerin kan şekeri kontrolünde önemli rol oynadığını vurguladı. Diğer yandan, ekşi mayalı ekmekteki fermantasyonun, organik asitler sayesinde nişasta sindirimini yavaşlattığını ve daha düşük bir glikoz tepkisine neden olabileceğini ifade etti. Bu nedenle, ekşi mayalı ve tam tahıllı ekmeklerin birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayıcı özelliklere sahip olduğunu dile getirdi.</p><h3>Julia Zumpano: 'Tam tahıllı ekşi maya ekmek çift etki yaratıyor'</h3><p>Cleveland Clinic'ten diyetisyen Julia Zumpano ise, tam tahıllı ekşi mayalı ekmeğin her iki dünyanın avantajlarını bir araya getirdiğini belirtti. Yüksek lif oranı ve doğal fermantasyonun birleşimiyle, bu ekmek türü kan şekeri kontrolünde öne çıkıyor. Zumpano, ekşi mayalı ekmekte kullanılan doğal laktik asit bakterileri ve mayanın, sindirimi yavaşlatıcı etkisiyle öne çıktığını söyledi. Tam tahıllı ekmeklerde ise genellikle ticari maya kullanılırken, lif oranı yüksekliğiyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, kan şekeri yönetiminde en iyi sonucun, tam tahıllı ekşi mayalı ekmek tercih edilerek sağlanabileceğini belirtiyor.</p><h3>Porsiyon ve öğün içeriği kan şekeri üzerinde belirleyici</h3><p>Uzmanlar, ekmek türü kadar porsiyon boyutunun ve ekmeğin neyle birlikte tüketildiğinin de kan şekeri üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Ormsby, toplam karbonhidrat miktarının yemek sonrası glikoz tepkisini doğrudan etkilediğini, iki dilim ekmek tüketmenin bir dilime göre daha fazla karbonhidrat anlamına geldiğini söyledi. Ayrıca, ekmeğin yanında protein veya yağ içeren gıdalarla birlikte tüketilmesinin, sindirimi ve emilimi yavaşlatarak kan şekerini daha dengeli tutmaya yardımcı olabileceğine dikkat çekti. Yumurtalı veya fıstık ezmeli tost, proteinli sandviçler ya da ekmeği bir ana öğünün parçası olarak tüketmek, tek başına ekmek yemeye kıyasla daha sağlıklı sonuçlar doğurabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, kan şekeri kontrolü için ekmek seçimi kadar, porsiyon miktarı ve öğün içerikleri de büyük önem taşıyor. Uzmanlar, tam tahıllı ekşi mayalı ekmekle birlikte dengeli bir beslenme düzeni oluşturulmasını öneriyor. Sağlıklı bir yaşam için, ekmek tercihlerinin yanı sıra öğünlerin tamamı göz önünde bulundurulmalı ve karbonhidratlar mutlaka protein ve yağlarla dengelenmeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/tam-tahil-mi-eksi-mayali--692_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294542</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/arjantinli-yildiz-futbolcu-messi-milli-takim-kariyerini-noktaladi-294542</link>
      <pubDate>2026-10-07T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arjantinli yıldız futbolcu Messi, milli takım kariyerini noktaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[39 yaşındaki yıldız futbolcu Lionel Messi, Arjantin'in Benin'i 3-0 yendiği hazırlık maçında ülkesinin formasıyla son golünü de atarak milli takım kariyerini noktaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arjantinli yıldız futbolcu Messi, milli takım kariyerini noktaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>River Plate'in maçlarını oynadığı yaklaşık 85 bin kapasiteye sahip Güney Amerika'nın en büyük stadı olan Monumental Stadı, Messi'nin Arjantin Milli Takımı'na veda karşılaşmasına ev sahipliği yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679237.jpg"/><p>Yıldız futbolcu, Benin'i 3-0 yendikleri maçtaki son golü, 71. dakikada penaltıdan kaydetti. Bu gol, Messi'nin milli takım kariyerindeki son golü oldu. Messi, milli takımdaki son maçında 90 dakika sahada kaldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679230.jpg"/><p>Karşılaşmanın ardından statta taraftarlara bir konuşma yapan Messi, "Minnettar, gururlu ve huzurlu bir şekilde ayrılıyorum." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679233.jpg"/><p>Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te bulunan stat, Messi'nin milli takım formasıyla en çok gol attığı Arjantin stadı olma özelliği taşıyor.</p><p>Arjantinli futbolcu, 21 yıl boyunca sahaya çıktığı 208 maçta sırtında taşıdığı milli takım formasıyla 126 gol attı ve 6 kupa kazandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679225.jpg"/><p>39 yaşındaki yıldız golcü, Monumental Stadı'nda milli formayla çıktığı 29 maçta 23 galibiyet ve 6 beraberlik yaşarken hiç yenilgi yüzü görmedi ve 20 gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679222.jpg"/><p>Messi, 208 maçla Arjantin Milli Takımı'nda en çok forma giyen oyuncu konumunda bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679224.jpg"/><p>Söz konusu müsabakalarda 126 gol atan Arjantinli futbolcu, Güney Amerika'da milli takım formasıyla en çok gol atan oyuncu olarak milli takım kariyerini sona erdirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679215.jpg"/><p>Messi, milli takım formasıyla 1 FIFA Dünya Kupası, 2 Kupa Amerika, 1 Finalissima, 1 olimpiyat ve 1 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası şampiyonluğu olmak üzere toplam 6 kupa kazandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679247.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/42679239.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/arjantinli-yildiz-futbolc-975_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>