<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aluminyum-govdeli-laptop-daha-dayanikli-mi-hangi-verilere-bakilmali-292161</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alüminyum gövdeli laptop daha dayanıklı mı? Hangi verilere bakılmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Alüminyum gövde laptop seçiminde sık kullanılan bir dayanıklılık göstergesi olsa da malzeme adı tek başına cihazın mekanik davranışını açıklamaz. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alüminyum gövdeli laptop daha dayanıklı mı? Hangi verilere bakılmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Casper Nirvana S100 gibi alüminyum alaşımlı  gövde kullanan bir model değerlendirilirken kasa geometrisi, menteşe yapısı,  termal tasarım ve model bazlı test sonuçları birlikte okunmalı. Casper'ın  yayımladığı ürün bilgileri ile SGS doğrulama raporu bu ayrımı somutlaştırıyor.</p><p>Casper Nirvana S100 ürün sayfası modelin  alüminyum tasarımını, 180 derece açılabilen silindirik menteşesini ve fiziksel  özelliklerini tanımlıyor. SGS raporu ise belirli S100/S200 255H numunesinin  kontrollü laboratuvar koşullarındaki mekanik ve termal davranışını ölçüyor. Malzeme  bilgisi ile test sonucu aynı şey değil; fakat birlikte okunduklarında daha  anlamlı bir dayanıklılık değerlendirmesi yapılabiliyor.</p><p><b>Metal Gövde Dayanıklılığını Belirleyen Unsurlar</b></p><p>Alüminyum alaşım gövde, plastik ağırlıklı  yapılara göre farklı rijitlik ve ısı iletim özellikleri sunabilir. Bununla  birlikte dayanıklılık yalnız malzeme türünden çıkmaz. Kasanın kalınlığı, iç  taşıyıcı yapı, vida ve bağlantı noktaları, port çevreleri ve menteşe kuvvetinin  gövdeye nasıl aktarıldığı da önemlidir.</p><p>Casper Nirvana S100, 16 inç ekranı 18,3 mm  kalınlık ve yaklaşık 1,8 kg gövdeyle bir araya getiriyor. Bu değerler  taşınabilirlik hakkında bilgi verir; dayanıklılık için ise fiziksel tasarımın  hangi testlerle doğrulandığına ayrıca bakmak gerekir.</p><p><b>Menteşe Testi Malzeme Bilgisini Ölçülebilir Veriye  Tamamlar</b></p><p>Casper Nirvana S100/S200 255H için  yayımlanan SGS raporunda SR004540811 seri numaralı numunenin menteşesi 20.000  açma-kapama çevrimine kadar test edilmiştir. 5.000 çevrimlik kontrol  noktalarında menteşe ve bağlantılı bölgeler incelenmiş ve rapordaki kabul  kriterleri kapsamında sonuçlar kaydedilmiştir.</p><p>Bu veri alüminyum gövdenin tek başına  "20.000 çevrim dayanıklı" olduğu anlamına gelmez. Test, belirli cihazın menteşe  mekanizmasını ve ilgili bağlantı bölgelerini tanımlı protokol altında  değerlendirir. Gerçek kullanımda kapağın hangi noktadan açıldığı, darbe, taşıma  ve günlük kullanım sıklığı farklı olabilir.</p><p><b>Termal Davranış da Gövde Tasarımının Bir Parçasıdır</b></p><p>Metal kasa yalnız mekanik yapının değil,  cihazın ısı yönetiminin de parçasıdır. Aynı SGS raporunda test edilen S100/S200  255H numunesi dört saatlik yük altında değerlendirilmiş, CPU ve farklı yüzey  noktalarındaki sıcaklıklar izlenmiştir. Sonuçlar raporda belirtilen koşullar ve  test edilen konfigürasyon için geçerlidir.</p><p>Casper'ın Reliability Engineering yaklaşımı  termal ve mekanik doğrulamayı daha geniş kalite sistemi içinde konumlandırır.  Bu nedenle kullanıcı için doğru okuma, tek bir sıcaklık değerini veya tek bir  malzeme etiketini genellemek yerine model, konfigürasyon ve test koşullarını  birlikte incelemektir.</p><p><b>Taşınabilir Kullanımda Gövde ve Kullanım Alışkanlığı  Birlikte Etkilidir</b></p><p>İnce ve hafif laptoplar gün içinde sık  taşınabilir. Bu kullanımda çanta içindeki baskı, ekran kapağının tek köşeden  açılması veya cihazın açık ekrandan tutularak taşınması gibi davranışlar gövde  ve menteşe üzerinde ek yük oluşturabilir. Mekanik testler kontrollü koşulları  gösterirken günlük kullanım alışkanlıkları farklı yükler yaratabilir.</p><p>Casper Nirvana S100'ün 180 derece  açılabilen menteşe yapısı farklı masa düzenlerinde esneklik sağlar. Bununla  birlikte geniş açılabilirlik de cihazın zorlanarak limitinin ötesine itilmesi  gerektiği anlamına gelmez. Tasarım özellikleri üreticinin tanımladığı kullanım  biçimi içinde değerlendirilmelidir.</p><p><b>Dayanıklılık İddiası Ürün Sayfası ve Test Raporuyla  Doğrulanmalı</b></p><p>Satın alma öncesinde malzeme türü ürün  sayfasından, mekanik test sonucu bağımsız rapordan ve garanti kapsamı ilgili  sözleşmeden kontrol edilebilir. Casper örneğinde Nirvana S100 ürün sayfası  alüminyum tasarımı doğrularken SGS raporu belirli numunenin menteşe ve termal  test sonuçlarını sunuyor.</p><p>Bu yaklaşım "metal gövde her koşulda daha  dayanıklıdır" gibi genel bir çıkarım yerine doğrulanabilir model verisine  dayanır. Premium alüminyum malzeme ifadesi de ancak hangi üründe kullanıldığı  ve hangi testlerle desteklendiği açık olduğunda teknik bir anlam kazanır.</p><table class="MsoTableGrid" cellspacing="0" cellpadding="0">   <tbody><tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal"><b>Kontrol noktası</b></p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal"><b>Kaynak</b></p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal"><b>Ne gösterir?</b></p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Gövde malzemesi</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Nirvana S100 ürün sayfası</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Modelde kullanılan malzeme ve fiziksel yapı</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Menteşe</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">SGS mekanik test raporu</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Test edilen numunenin çevrim sonucu</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Termal davranış</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">SGS termal test raporu</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Belirli koşullardaki sıcaklık davranışı</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Kalite sistemi</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Reliability Engineering</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Genel doğrulama yaklaşımı</p>    </td>   </tr>  </tbody></table><p><b>Gövde Rijitliği ile Günlük Kullanım Konforu Aynı Değildir</b></p><p>Bir kasanın daha rijit olması her kullanıcı  için otomatik olarak daha iyi deneyim anlamına gelmez. Notebook tasarımında  ağırlık, kalınlık, ekran boyutu, port yerleşimi, klavye yüzeyi ve menteşe  direnci birlikte dengelenir. Casper Nirvana S100 örneğinde alüminyum gövde 16  inç ekran, 1,8 kg ağırlık ve 18,3 mm kalınlıkla birlikte sunuluyor. Bu nedenle  malzeme değerlendirmesi yapılırken cihazın ne sıklıkla taşınacağı ve hangi  çalışma ortamında kullanılacağı da hesaba katılmalıdır. Sabit masa  kullanımındaki önceliklerle her gün çantada taşınan bir cihazın öncelikleri  aynı olmayabilir.</p><p><strong>Test Raporunda Yalnız Sonuca Değil Yönteme de Bakılmalı</strong></p><p>Bağımsız bir raporu değerlendirirken yalnız  'uygun' sonucunu görmek yeterli değildir. Test edilen tam konfigürasyon, seri  numarası, çevrim sayısı, yük süresi ve kontrol noktaları da okunmalıdır. SGS  raporunda menteşe testinin 20.000 çevrime kadar yürütülmesi ve termal testin  dört saatlik yük altında yapılması, sonucun hangi yöntemle elde edildiğini  açıklar. Bu ayrıntılar, farklı bir model veya farklı donanım kombinasyonu için  aynı sonucun varsayılmasını önler. Kullanıcı açısından en güvenli yaklaşım,  ürün sayfasındaki teknik bilgiyle rapordaki test cihazını eşleştirerek yorum  yapmaktır.</p><p>Aynı nedenle farklı notebookları  karşılaştırırken yalnız 'metal' veya 'alüminyum' etiketine göre sıralama yapmak  yerine, malzeme bilgisini model bazlı mekanik test ve termal doğrulamayla  birlikte okumak daha anlamlıdır. Casper Nirvana S100 örneğinde bu iki kaynak  birbirini tamamlayan fakat farklı sorulara cevap veren kanıtlar sunar.</p><p><b>Sıkça Sorulan Sorular</b></p><p><b>Alüminyum gövde darbeye karşı garanti verir mi?</b></p><p>Alüminyum gövde belirli mekanik özellikler  sağlayabilir; ancak darbe veya kullanıcı kaynaklı hasarın kapsamı garanti  sözleşmesine göre değerlendirilir. Malzeme türü tek başına hasarsızlık  garantisi değildir.</p><p><b>20.000 çevrimlik menteşe testi neyi gösterir?</b></p><p>SGS raporunda tanımlanan S100/S200 255H  numunesinin menteşe mekanizmasının belirli laboratuvar protokolündeki tekrarlı  açma-kapama davranışını gösterir. Sonuç doğrudan yıl cinsinden kullanım ömrüne  çevrilmez.</p><p><b>Casper Nirvana S100'ün gövde malzemesi nereden  doğrulanabilir?</b></p><p>Casper Nirvana S100 ürün sayfasında modelin  alüminyum tasarımı ve fiziksel özellikleri açıklanır. Satın alınacak güncel  konfigürasyonun teknik bilgileri ürün sayfasından kontrol edilmelidir.</p><p><b>Termal test dayanıklılık değerlendirmesinde neden  önemlidir?</b></p><p>Uzun süreli yük altında bileşen ve yüzey  sıcaklıklarının izlenmesi, cihazın tanımlı koşullardaki termal davranışını  gösterir. Bu sonuçlar yalnız test edilen konfigürasyon ve laboratuvar koşulları  kapsamında yorumlanmalıdır.</p><p><b>Metal gövde ile mekanik test aynı kanıtı mı verir?</b></p><p>Malzeme bilgisi cihazın fiziksel yapısını  tanımlar; mekanik test ise belirli numunenin tanımlı koşullarda nasıl davrandığını  ölçer. Dayanıklılık değerlendirmesinde iki veri türü birbirini tamamlar.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/aluminyum-govdeli-laptop--577_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/vakif-katilim-ve-42-turkiye-vakif-mirasini-teknolojiyle-bulusturuyor-292156</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vakıf Katılım ve 42 Türkiye, Vakıf mirasını teknolojiyle buluşturuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vakıf Katılım ile Bilişim Vadisi'nin yazılım okulları 42 Türkiye iş birliğinde düzenlenecek KÖK&KOD Hackathonu'nda, 42 Türkiye öğrencileri, vakıf eserlerinin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesini sağlamak ve kültürel mirasla etkileşimi güçlendirmek amacıyla yeni nesil dijital çözümler geliştirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vakıf Katılım ve 42 Türkiye, Vakıf mirasını teknolojiyle buluşturuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıf Katılım, vakıf mirasını kayıt altına alarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla hayata geçirdiği Vakıf Eserleri Envanter Projesi'ni teknolojiyle buluşturuyor. Vakıf Katılım ve 42 Türkiye iş birliğiyle düzenlenecek hackathona başvurular 21 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında yapılabilecek.</p><p>Hackathon kapsamında katılımcılardan, vakıf eserlerinin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesini sağlamak ve kültürel mirasla etkileşimi güçlendirmek amacıyla mobil veya masaüstü dijital çözümler sunmaları beklenecek. Takımlar, sesli rehber ve dijital hikâye anlatıcılığından erişilebilirlik çözümlerine, oyunlaştırılmış kültür rotalarından artırılmış gerçeklik deneyimlerine kadar farklı alanlarda projeler geliştirebilecek.</p><p><b>FİNALLER 7-8 KASIM'DA</b></p><p>Yalnızca 42 Türkiye öğrencilerine açık olacak hackathona, iki ila dört kişilik takımlar hâlinde başvuru yapılabilecek. Finale kalan takımlar, 8 Ekim'de gerçekleştirilecek çevrim içi kick-off toplantısının ardından projelerini 7-8 Kasım'daki final etkinliğine kadar geliştirebilecek.</p><p><b>"VAKIF ESERLERİ ENVANTER PROJESİ'Nİ, YENİ NESİL DİJİTAL DENEYİMLERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ"</b></p><p><b>Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben,</b> projeye ilişkin değerlendirmesinde: "Vakıf Katılım olarak, köklü vakıf kültürümüzü geleceğe taşırken teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanmayı, gençlerin fikir ve üretkenliğine alan açmayı önemsiyoruz. Vakıf Eserleri Envanter Projesi'yle bu değerli mirası kayıt altına alırken, şimdi genç arkadaşlarımızın yenilikçi bakış açılarıyla, mirasımızı yeni nesil dijital deneyimlere dönüştürmelerine imkân sağlıyoruz. 42 Türkiye öğrencilerinin geliştireceği yenilikçi çözümlerin vakıf eserlerinin görünürlüğünü ve erişilebilirliğini artıracağına, bu değerli mirasın gelecek kuşaklarla daha güçlü bir bağ kurmasına katkıda bulunacağına inanıyorum." dedi.</p><p>Süreç boyunca takımlara, Bilişim Vadisi bünyesindeki girişimcilik mentörleri ile vakıf eserleri alanında uzman isimler rehberlik edecek. Final projeleri; Vakıf Katılım, Bilişim Vadisi ve bağımsız üyelerden oluşan jüri ekibi tarafından değerlendirilecek. Yarışmada ilk üçe giren takımların her bir üyesine çeşitli ödüller verilecek.</p><p><b>VAKIF ESERLERİ ENVANTER PROJESİ HAKKINDA</b></p><p>Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçmişten bugüne ulaşan vakıf eserlerini kayıt altına almayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Vakıf Eserleri Envanter Projesi, 2022 yılında Hatay'la başladı. Ardından Konya ve Bursa'daki vakıf eserleri kayıt altına alındı. 2026 yılı sonunda basılacak olan Kütahya Vakıf Eserleri kitabının ardından projeye İzmir ve Manisa'yla devam edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/vakif-katilim-ve-42-turki-749_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/the-hittites-egypt-and-the-treaty-of-kadesh-another-lost-piece-of-history-found-292155</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[The Hittites, Egypt, and the Treaty of Kadesh: Another lost piece of history found]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[A new cuneiform tablet fragment belonging to the Treaty of Kadesh, signed between the Hittite Empire and Egypt—the two great powers of the ancient world—has been unearthed. Found during excavations at the Boğazköy/Hattusha Archaeological Site in Boğazkale, Çorum, Türkiye, the artifact adds new insights into one of the most significant documents in the history of world diplomacy.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[The Hittites, Egypt, and the Treaty of Kadesh: Another lost piece of history found]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Following the power struggle between the Hittites and Egypt in the 13th century BC, a peace process began between the two states. The Treaty of Kadesh was signed during the reigns of Hittite King Hattusili III and Egyptian Pharaoh Ramesses II and is regarded as the first known written peace treaty in history.</b></p><p>Scientific examinations determined that the newly discovered tablet fragment belongs to the obverse of one of the Akkadian cuneiform copies of the Treaty of Kadesh.</p><p>Discovered at Büyükkale, where the royal palace was located in Hattusha, the capital of the Hittite Empire at the time, the fragment contributes to ongoing efforts to complete the surviving text of the treaty.</p><p><b>Minister of Culture and Tourism Mehmet Nuri Ersoy announced the discovery on the occasion of World Peace Day on September 21, describing it with the words, "We have found the trace of thousands of years of peace in the soil of Anatolia."</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/a-210920266858358b.jpg"/><p>Provisions regarding people who fled and sought refuge</p><p>Examined by experts for approximately a year, the tablet fragment contains lines belonging to provisions addressed in <b>Articles 12 through 20 of the Treaty of Kadesh.</b></p><p>The new finding includes lines from provisions regulating the treatment of people who fled from the territories of the two parties and sought refuge in the other country, as addressed in Articles 12&#8211;20 of the treaty.</p><p>While the legible portions of the text contain broken and missing sections and mention people fleeing from the lands of Egypt and Hatti, they also contain references to the non-destruction of homes.</p><p><b>Completing the missing pieces of the Treaty of Kadesh</b></p><p>The Egyptian-language text of the Treaty of Kadesh was inscribed in hieroglyphs on temple walls in Egypt. Meanwhile, clay tablet fragments belonging to the Akkadian text of the treaty were uncovered in<b> Hattusha</b> during the initial excavations carried out between 1906 and 1912.</p><p>Previously discovered fragments are held in the collections of the <b>Istanbul Archaeological Museums, the Museum of Anatolian Civilizations, </b>the Vorderasiatisches Museum (Museum of the Ancient Near East) in Berlin, and the State Hermitage Museum in St. Petersburg.</p><p>The newly discovered fragment in Hattusha contributes to efforts to complete the Akkadian clay-tablet copies of the treaty. Excavations at Büyükkale are also aimed at uncovering other missing fragments of the treaty.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/the-hittites-egypt-and-th-914_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dunyada-her-3-saniyede-bir-kisiye-demans-tanisi-konuluyor-292149</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyada her 3 saniyede bir kişiye demans tanısı konuluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde 55-57 milyon kişide demans olduğu, yaklaşık her 3 saniyede bir kişide demans geliştiği tahmin edilirken, Alzheimer hastalığı ve demans Türkiye'de de halk sağlığını etkileyen önemli sorunlar arasında bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyada her 3 saniyede bir kişiye demans tanısı konuluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında açıklama yaptı.</p><p>Dünyada  55-57 milyon civarında demans hastası bulunduğu, Türkiye'de de demansın önemli sorunlar arasında bulunduğu aktarıldı.</p><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinde zaman içinde meydana gelen hasara bağlı olarak gelişen kronik ve ilerleyici bir rahatsızlıktır. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte beyin işlevleri etkilenmekte; bireylerin konuşma, karar verme ve günlük yaşamlarını bağımsız olarak sürdürme becerileri zamanla kaybolabilmektedir. Alzheimer hastalığı, demansın en sık görülen türü olup tüm vakaların yaklaşık yüzde 60-70'ini oluşturmaktadır. Dünya genelinde 55-57 milyon kişide demans olduğu ve yaklaşık her 3 saniyede bir kişide demans geliştiği tahmin edilmektedir. Alzheimer hastalığı ve demans, ülkemizde de halk sağlığını etkileyen önemli sorunlar arasında bulunmaktadır." </p><p><b>DEMANS VE ALZHEİMER HASTALIĞINDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?</b></p><p>Alzheimer hastalığı ve demansla ilişkili risk faktörleri arasında aile hastalık geçmişi ve cinsiyet gibi değiştirilemeyen unsurlar yer aldığı belirtilerek şunlar aktarıldı:</p><p>"Bunların yanı sıra yaşam tarzına bağlı oluşabilecek yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet; tütün ve tütün ürünleri ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel olarak pasif olmak gibi değiştirilebilir risk faktörleri de bulunmaktadır. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve risk faktörlerinin azaltılmasıyla hastalığın önlenmesi, geciktirilmesi veya etkilerinin azaltılması mümkün olabilmektedir. Araştırmalar, değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik uygun müdahalelerle demans vakalarının yüzde 45'inin geciktirilebileceğini veya önlenebileceğini göstermektedir. Demans ve Alzheimer hastalığından korunmak için; zihni aktif tutacak faaliyetler yapılmalı, günlük yaşamda düzenli fiziksel aktiviteye önem verilmeli, sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanılmalı, sosyal ilişkiler ve sosyal yaşam sürdürülmeli, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerleri düzenli olarak takip edilmelidir." </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/dunyada-her-3-saniyede-bi-582_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kisisel-veri-sorusturmasinda-6-avukatlik-ofisi-ile-20-sirkette-es-zamanli-operasyon-292148</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Kişisel veri" soruşturmasında 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı operasyon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların kişisel verilerini ele geçirenlere yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemleri başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Kişisel veri" soruşturmasında 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı operasyon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı yollarla ele geçirerek mağduriyetlerini kazanca çeviren ve hukuk sistemini haksız menfaat elde etmek amacıyla istismar eden yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p><p>Bu kapsamda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca çalışma yürütüldüğünü ifade eden Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşlara ait kişisel verilerin hukuka aykırı yollarla temin edildiği ve bu bilgilerin belirli hukuk bürolarıyla hasar danışmanlık şirketlerine verildiğinin tespit edildiğini aktardı.</p><p>Bakan Gürlek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) incelemeleri sonucunda bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustalarına olağandışı nitelikte para transferleri gerçekleştirildiğinin belirlendiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Soruşturma kapsamında, ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekaletname alındığı ve bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşılmıştır. Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatılmış olup, bu sabah İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep'te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemleri başlatılmıştır. Bu önemli soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımızı, operasyonu sahada başarıyla icra eden İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızı, SEDDK ve MASAK başta olmak üzere sürece katkı sunan tüm kurumlarımızı ve kamu görevlilerimizi tebrik ediyorum."</p><p>Gürlek, "Vatandaşlarımızın yaşadığı trafik kazalarını fırsata çevirerek kişisel verileri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışan, mesleki veya kamusal yetkisini bu amaçla kullanan ve hukuk hizmetlerini çıkar ilişkilerinin aracı haline getirenler yargı önünde hesap verecektir. Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin, haklarının ve adalete duydukları güvenin korunması için hukukun bütün imkanlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/kisisel-veri-sorusturmasi-911_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ogretmen-veli-gorusmeleri-icin-mebim-uzerinden-telefonla-randevu-alinabilecek-292147</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Öğretmen-veli görüşmeleri için MEBİM üzerinden telefonla randevu alınabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile velilere, MEB İletişim Merkezi (MEBİM) üzerinden 7 gün 24 saat telefonla randevu alabilme imkanı sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Öğretmen-veli görüşmeleri için MEBİM üzerinden telefonla randevu alınabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, velilerin, öğrencilerinin eğitim ve gelişim durumları hakkında bilgi alabilmeleri, okul yönetimi ve eğitimcilerle daha etkin iletişim kurabilmeleri amacıyla "Okul Randevu Sistemi" hayata geçirildi.</p><p>Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülüyor. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmiyor.</p><p>Uygulama kapsamında veliler, okul idarecileri, öğretmenler ve rehber öğretmenlerle öğrencilerinin durumunu değerlendirmek, gelişimsel durumları hakkında bilgi edinmek, rehberlik hizmetlerinden yararlanmak, talep ve önerilerini iletmek amacıyla görüşme randevusu oluşturabiliyor.       </p><p><b>RANDEVU SONUCU SMS VEYA E-POSTA İLE BİLDİRİLİYOR</b></p><p>Bu kapsamda veliler için Okul Randevu Sistemi'ne MEBİM de dahil edildi. MEBİM'in 444 0 632 hattı üzerinden 7 gün 24 saat hizmet alınabiliyor. İletişim Merkezi aracılığıyla okul yönetimiyle veya öğretmenle görüşmek isteyen veliler yeni randevu oluşturabildiği gibi daha önce oluşturdukları randevuları da iptal edebiliyor.</p><p>MEBİM aracılığıyla oluşturulan randevular, ilgili okul tarafından değerlendiriliyor. Randevuyla ilgili değerlendirme sonucu hakkında veliye SMS veya e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıyor.</p><p>Öğretmen-veli görüşmelerinin daha güvenli ve planlı yürütülmesi amacıyla uygulanan Okul Randevu Sistemi, velilerin okul yönetimi ve eğitimcilerle iletişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.</p><p>Bu doğrultuda veliler "okulrandevu.meb.gov.tr" internet adresinin yanı sıra e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (VBS) ve MEBİM 444 0 632 numaralı telefon hattı olmak üzere farklı kanallar üzerinden randevu sürecini başlatabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/ogretmen-veli-gorusmeleri-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/aile-ve-genclik-fonu-kapsaminda-bu-ay-18-bin-334-gence-2-milyar-76-milyon-lira-odeme-yapildi-292146</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 18 bin 334 gence 2 milyar 76 milyon lira ödeme yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 18 bin 334 gence toplam 2 milyar 76 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 18 bin 334 gence 2 milyar 76 milyon lira ödeme yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında sağlanan desteklere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Aile kurumunu güçlendirmek ve gençleri sosyal risklere karşı korumak amacıyla hayata geçirilen fonun, Türkiye'nin yer altı zenginliklerinden elde edilen gelirlerle finanse edildiğini anımsatan Göktaş, bu kaynakla gençlerin geleceğine yatırım yaptıklarını kaydetti.</p><p>Göktaş, 81 ilde yürüttükleri bu projeyle aile birliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, gençlerin başvurularını "ailegenclikfonu.aile.gov.tr" veya e-Devlet üzerinden yapabileceğini anımsattı.</p><p><b>"20 BİN 571 ÇİFTİMİZİN 20 BİN 988 ÇOCUĞU DÜNYAYA GELDİ"</b></p><p>Fondan daha fazla genç çiftin faydalanması için ocakta kredi miktarını güncellediklerini belirten Göktaş, "Fona başvuran çiftlerden ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olmaları durumunda ise 200 bin liralık destek sağlıyoruz. Başvurusu onaylanan çiftlerimize kredi desteğini 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz veriyoruz." bilgisini paylaştı.</p><p>Fondan yararlanmak için gereken gelir şartını da yükselttiklerini hatırlatan Bakan Göktaş, bu kapsamda son 6 ay gelirine ilişkin başvuru şartını asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına çıkardıklarını aktardı.</p><p>Bakan Göktaş, ayrıca 48 ay içinde çocuk sahibi olan genç çiftlerin geri ödemelerinde, ilk çocukta 12 aylık ödemenin hibe edildiğini, kalan borcun ise 12 ay ertelendiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Erteleme süreci ile birlikte 60 aya uzayan vade süresi içerisinde ikinci çocuk sahibi olunması halinde kalan borcun tamamını hibe ediyoruz. Fon kapsamında bugüne kadar tek çocuk sahibi olan 20 bin 162 çift, borcunun 12 aylık taksidinin hibe edilmesi, 12 aylık taksidinin ertelenmesi hakkından yararlandı. İki ve üzeri çocuk sahibi olan 409 çift ise borcunun tamamının hibe edilmesi hakkından yararlandı. Fon kapsamında desteklediğimiz 20 bin 571 çiftimizin, 20 bin 988 çocuğu dünyaya geldi. Bu, desteğimizin en güzel sonucudur."</p><p><b>"EĞİTİM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİYLE DE BUGÜNE KADAR 260 BİN 234 GENCİMİZİN YANINDA OLDUK"</b></p><p>Gençlerin sağlam temeller üzerinde aile kurmalarını hedeflediklerini vurgulayan Bakan Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>"Gençlerimizin yuva kurma hayallerini destekliyor, güçlü ailelerin temellerini birlikte atıyoruz. 2024'te pilot illerde hayata geçirdiğimiz ve 2025'te Türkiye geneline yaygınlaştırdığımız Aile ve Gençlik Fonu'na yapılan başvurular 308 bin 767'ye ulaştı. Bu ay 18 bin 334 gencimize 2 milyar 76 milyon liralık ödeme gerçekleştirdik. Böylece evlilik yolundaki 222 bin 988 gencimize 21 milyar 48 milyon lira tutarında sıfır faizli kredi desteği sağlamış olduk. Maddi desteğin yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle bugüne kadar 260 bin 234 gencimizin yanında olduk."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/aile-ve-genclik-fonu-kaps-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292145</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-savunma-sanayisindeki-yetenekler-drone-kalkanina-donustu-292145</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk savunma sanayisindeki yetenekler "Drone Kalkanı"na dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisi bünyesinde mini ve mikro insansız hava aracı (İHA/dron) tehditlerine karşı geliştirilen çözümlere "Drone Kalkanı" eklendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk savunma sanayisindeki yetenekler "Drone Kalkanı"na dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna-Rusya savaşla birlikte FPV ve kamikaze dronların muharebe sahasında yaygınlaşması, düşük maliyetli hava tehditlerine karşı yine düşük maliyetli fiziki imha çözümlerine ihtiyacı artırdı. Fiber optik kabloyla kontrol edilen dronların elektronik karıştırmadan etkilenmemesi, tüfek tabanlı sistemleri hava savunma mimarisinin en son halkası olarak yeniden öne çıkardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529390.jpg"/><p>Bu gelişmeden yola çıkılarak mühimmat üreticisi Turaç liderliğinde, tüfek, robotik, mekanik mühendislik, algoritma ve elektro-optik alanlarında çalışan dört Türk şirketi ile bir üniversitenin katkısıyla "Drone Kalkanı" geliştirildi. Sistem, 23-26 Eylül'de İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek 21. MÜSİAD EXPO'da ilk kez sergilenecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529394.jpg"/><p>"Drone Kalkanı"nda yer alan pan-tilt hareket kabiliyetine sahip kulede Derya Arms'ın 12 kalibre yarı otomatik iki Derya MAX tüfeği aynı anda görev yapabiliyor, Lasersan'ın elektro-optik sensör paketi ile akustik algılayıcılar da aynı kule üzerinde bulunuyor.</p><p>Robotik kuleyi ve görüntüleme sistemlerini geliştiren Lasersan, projede sistem entegrasyonunun ana teknoloji ortaklarından biri olarak yer alıyor. Elektro-optik sistemler ile keşif ve gözetleme amaçlı pan-tilt kamera sistemlerindeki saha tecrübesini bu çalışmaya taşıyan şirketin sensör paketi, hedefin tespit ve teşhis edilmesini, kule üzerinde kesintisiz takibini sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529391.jpg"/><p>Gaz tepmeli mekanizmaya ve 76 milimetre magnum fişek yatağına sahip tüfekler, 10 veya 15 fişeklik şarjörlerle seri atış yapabiliyor. Bu kapasite, sistemin art arda gelen veya sürü halinde yaklaşan birden fazla dronu angaje etmesine imkan tanıyor. Proje için yeniden ele alınan tüfeklerde namlu boyu ve etkili menzile yönelik güncelleme çalışmaları ise sürüyor.</p><p>Kulenin araçlara mekanik entegrasyonu ise bu alanda kendini kanıtlamış proje ortağı Urban Savunma tarafından yürütülüyor. Mekanik tasarım kabiliyetiyle de projede yer alan şirketin Ankara'daki üretim geçmişi 1970'lere uzanıyor, firma, her kalibrede namlu ve silah sistemi üretiminin yanı sıra silah sistemlerinin uzaktan komutalı ve insansız platformlara entegrasyonu alanında çalışıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529399.jpg"/><p><b>HEDEF SAHADA DRON, MASADA İHRACAT</b></p><p>Turaç'ın Sterling markasıyla ürettiği 12 kalibre magnum anti drone fişekler, hedefin uçuş hattında geniş bir metal bulutu oluşturacak şekilde tasarlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529398.jpg"/><p>Hedefin tespiti, sınıflandırılması, takibi ve atış çözümünün hesaplanması görüntü ve akustik sensör tabanlı yapay zeka algoritmalarıyla yapılıyor. Her iki algılayıcının da pasif çalışması, sistemin iz bırakmadan görev yapmasını sağlıyor. Bu yaklaşım kule üzerindeki ağırlığı, güç tüketimini ve maliyeti de düşürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529397.jpg"/><p>Sistemde kullanılan yapay zeka algoritmaları, İTÜ Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (İTÜ ARC) ile yürütülen çalışmalar kapsamında dronlara karşı dron muharebeleri için geliştirildi ve tatbikatlar ile testlerde kendini kanıtladı.</p><p>"Drone Kalkanı", sahip olduğu yeteneklerle farklı tip algılayıcılarla tarayıp 600-800 metreden takibe aldığı hedefi, 150 metrede eş zamanlı atışla oluşturduğu metal bulutuyla imha ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529403.jpg"/><p>Hafif ve kompakt tasarımı sayesinde sistem kara ve deniz araçlarına, sabit tesislere ve insansız kara araçlarına kolaylıkla entegre edilebiliyor.</p><p>Sistem ilk günden ihracat hedefiyle tasarlandı. 90'dan fazla ülkeye ihracat yapan Turaç'ın mevcut dağıtım ağı ile NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) tedarikçiliğinin yeni ürün için hazır bir pazar erişimi sağladığı belirtiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529407.jpg"/><p><b>2 METRE ÇAPINDA METAL BULUT</b></p><p>Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, 2018 yılında dron tehdidinin gündemlerine girdiğini, güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda ilk dron fişeklerini geliştirdiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529408.jpg"/><p>Özellikle Ukrayna-Rusya savaşıyla orta çıkar daha hızlı, güçlü ve bomba taşıyan dronlara karşı aynı şekilde daha hızlı ve kuvvetli fişekler geliştirmeye başladıklarını anlatan Altunbaş, şöyle konuştu:</p><p>"Dronları durmak için çok yöntem var. Jammerlar kullanabilirsiniz, frekanslarını karıştırabilirsiniz, yanlış sinyaller verebilirsiniz, GPS'lerini şaşırtabilirsiniz ya da lazer silahlarıyla önlemeye çalışabilirsiniz. Bunların hepsi denendi. Dronlara fiber optik kablolar bağlanınca işler tamamen değişti. Bütün yanıltıcı yöntemleri kullansanız da operatör gözlükle dronu kullanmaya devam edip, hedefine ulaşıp imha ediyor. Fiber optik kablolu dronlarla birlikte bizim geliştirdiğimiz gibi hard kill solutions/fiziksel imha çözümleri bütün dünyada öne çıktı. Bu dronları vurarak imha etmek gerektiği açığa çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529405.jpg"/><p>Bu arada fişeklerimizi çok geliştirdik. 12 kalibrede fişek serisini tamamladık. Türkiye'de hiç olmayan tungsten fişek çıkardık. Bu sayede 140 metre mesafeye ulaşıp, bu mesafede 2 metre çapında bir metal bulut oluşturup dronları imha edebiliyoruz. Anti dron çözümü olarak 40 mm ağ atan bir mühimmat çıkardık."</p><p>Muharebe sahasındaki dron tehdidi kaynaklı güncel gelişmeleri dikkate alarak "Drone Kalkanı"nı geliştirdiklerini bildiren Altunbaş, çok yakın hava savunma sistemi olarak da nitelenen bu çözümün otonom şekilde tehditleri tespit edip imha ettiğini belirtti. Altunbaş, "Sistem kişiye, kumandaya bağlı değil. Gökyüzünün tamamını tarıyor, tehditleri algılıyor, içinde bulunulan aracı koruyor. Bu sistem tüm askeri araçların üzerine monte edilebiliyor. 500 amper, 220 volt enerjiye ulaştığınızda bu sistem çalışıyor. Çok yüksek enerji gereksinimine ihtiyacı yok. Bütün gemilerde de kullanılabilir. Kritik tesislerin etrafından 4x4 araçların üzerinde devriye atılabilir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529411.jpg"/><p><b>DRONLARI DURDURMAK İÇİN KRİTİK 6 SANİYE</b></p><p>Dron tehdidini tespit edip önlemek için 6 saniyelik bir süre bulunduğuna dikkati çeken Altunbaş, "FPV dronun hızı saatte 180 kilometre, havan taktığınızda 120 kilometre. Gözünüzün gördüğü anda 120 kilometre hızla üzerinize gelen, sizi imha etmek isteyen bir şey var. Kalan süre ortalama 6 saniye. 6 saniyede görüp ateş etmesi gerekiyor. Bize Drone Kalkanı gibi hazır, kurulu, fişeği namlunun ağzında olan, gördüğü anda dönüp ateş edecek bir sistem lazım. Drone Kalkanı da bu ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktı." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42529413.jpg"/><p>Geliştirilen çözümün maliyet etkin olmasının da çok kritik olduğunu vurgulayan Altunbaş, "Gerçekten maliyet etkin, 200 bin dolardan 2 milyon dolara kadar bütün araçlara takılabilir bir çözüm üzerinde çalıştık, prototipini hazırladık. Bu konsept çok gelişecek. Sahadaki araçların birçoğu küçük tehditlere karşı kör ve sağır. En uygun fiyatlı zırhlı aracın dahi üzerine takılacak şekilde maliyeti düşürmeye çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, projede 5 partnerleri olduğunu ve sistemi mükemmelleştirip daha hızlı olması için çalıştıklarını söyledi. Altunbaş, sistemin yıl bitmeden göreve ve seri üretime hazır olacağını bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/turk-savunma-sanayisindek-490_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292144</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/zelenskiy-birlesmis-milletler-genel-kurulunda-ortak-cabalarla-barisa-nasil-ulasilacagini-konusacagiz-292144</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ortak çabalarla barışa nasıl ulaşılacağını konuşacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında ABD'de gerçekleştireceği görüşmeler sırasında barışa nasıl ulaşılacağına ilişkin konuları ele alacaklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zelenskiy: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ortak çabalarla barışa nasıl ulaşılacağını konuşacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Rusya'nın ülkesine yönelik hava saldırılarını sürdürdüğünü kaydetti.</p><p>Rus ordusunun dün akşamdan beri Zaporijya kentine saldırılar düzenlemeye başladığını belirten Zelenskiy, "Dokuz katlı konut binaları, bir üniversite binası, bir alışveriş merkezi ve bir kazan dairesi hasar gördü. Şu an itibariyle 5 kişinin yaralandığı ve bazı sakinlerin tahliye edildiği biliniyor." bilgisini paylaştı.</p><p>Zelenskiy, Harkiv bölgesine bağlı Lozova şehrindeki tren istasyonunun da bu gece hedef alındığını, bu saldırıda 1 kişinin öldüğünü ve 3 kişinin yaralandığını ifade etti.</p><p>Bu gece ülkesinde toplam 10 ayrı bölgenin saldırıya uğradığını aktaran Zelenskiy, "Rusya tırmandırıcı adımlarını azaltmıyor ve savaşı genişletmeye hazır olduğuna dair birçok sinyal veriyor. Tüm bunlar, dünya istikrarının bu savaşla zaten yerle bir olduğu bir dönemde yaşanıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için Moskova'ya yönelik baskının artırılması gerektiğini savunan Zelenskiy, "Ama aynı zamanda diplomasi de işlemeli. BM Milletler Genel Kurulu'nda, ortak çabalarla barışa nasıl ulaşılacağını konuşacağız. Bu, tüm liderlerin ele alması gereken en önemli konudur." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/zelenskiy-birlesmis-mille-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292143</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/genclerden-afet-senaryolarina-otonom-cozum-iha-ve-yapay-zeka-teknofestte-gorev-basinda-292143</link>
      <pubDate>2026-09-21T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gençlerden afet senaryolarına otonom çözüm: İHA ve yapay zeka TEKNOFEST'te görev başında]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması'nda gençler; insansız hava araçları, yapay zeka, görüntü işleme ve otonom sistem teknolojilerini bir araya getiriyor. 118 takımın başvurduğu yarışmada 30 takım final değerlendirme aşamasına katılmaya hak kazanırken, başarılı bulunan 20 takım final turuna yükselecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gençlerden afet senaryolarına otonom çözüm: İHA ve yapay zeka TEKNOFEST'te görev başında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST 2026 kapsamında, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yürütücülüğünde gerçekleştirilen İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, gençleri geleceğin otonom teknolojilerini geliştirmek üzere bir araya getiriyor. Yarışma ile gençlerin insansız sistemler, otonom karar verme, yapay zekâ, görüntü işleme, haberleşme ve sistem entegrasyonu alanlarında yetkinlik kazanması hedefleniyor.</p><p>Afet sonrası operasyon koşullarının simüle edildiği yarışma senaryosunda takımlardan, İnsansız Hava Aracı (İHA) ve otonom sistemlerin birlikte çalışmasına yönelik çözümler geliştirmeleri bekleniyor. Görev kapsamında İHA'nın yarışma sahasını otonom şekilde keşfetmesi, görüntü işleme ve yapay zekâ teknolojilerini kullanarak açık güzergâhı tespit etmesi ve elde ettiği bilgiyi kablosuz haberleşme yoluyla Yer Kontrol İstasyonu'na ve İnsansız Kara Aracı'na (İKA) aktarması gerekiyor. İHA'nın ardından güvenli şekilde iniş gerçekleştirmesiyle görev senaryosunun ilgili aşaması tamamlanıyor.</p><p>Yarışmanın bu yılki final görevinde İKA'nın tespit edilen güzergâhı takip ederek hedef bölgeye ulaşması yer almıyor. İKA'nın görev senaryosuna dahil edilerek güzergâh takibi gerçekleştirmesi, önümüzdeki yıl düzenlenecek final aşamasında planlanıyor.</p><p><b>118 TAKIMDAN 30 FİNALİST</b></p><p>Ulusal ve uluslararası katılıma açık olarak düzenlenen yarışmaya toplam 118 takım ve 727 katılımcı başvurdu. Teknik değerlendirme süreçlerinin ardından 30 takım ve 263 katılımcı Final Değerlendirme Aşamasına geçmeye hak kazandı. Türkiye'nin 13 farklı ilinden finalistlerin yer aldığı yarışmada Makedonya'dan bir uluslararası takım da finale katılıyor.</p><p>Yarışmada takımlar; Ön Değerlendirme Raporu, Detay Değerlendirme Raporu ve Final Değerlendirme Raporu aşamalarının yanı sıra final sunumları, sistem gözden geçirme ve uçuş testlerinden geçiyor. Final değerlendirmelerinde teknik sistem tasarımı ve entegrasyonunun yanı sıra otonom görev kabiliyeti, görüntü işleme ve yapay zeka uygulamaları, gerçek zamanlı veri aktarımı, görev başarısı ile test ve saha performansı değerlendiriliyor.</p><p><b>30 TAKIM TEKNİK SUNUM VE SAHA TESTLERİNDE</b></p><p>Final Değerlendirme Aşaması kapsamında 21-22 Eylül tarihlerinde 30 finalist takımın teknik sunumları jüri tarafından değerlendirilecek. Takımlar, geliştirdikleri sistemleri ve teknik çözümleri Final Değerlendirme Raporları üzerinden jüriye aktaracak.</p><p>Final sürecinin saha aşaması ise 23-25 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek Drone ile Görev Test Uçuşları ile devam edecek. Üç gün sürecek saha testlerinde takımların geliştirdiği sistemlerin görüntü işleme, yapay zekâ tabanlı karar verme, otonom seyrüsefer, gerçek zamanlı veri aktarımı ve görev başarısı gibi temel kabiliyetleri uygulamalı olarak test edilecek. Gerekli görülmesi halinde gün sonunda telafi uçuş testleri de gerçekleştirilecek.</p><p>İki günlük teknik sunumlar ve üç günlük saha testlerinin ardından yapılacak değerlendirmeler sonucunda genel klasmanda başarılı bulunan 20 takım final turuna katılmaya hak kazanacak.</p><p><b>DERECEYE GİRENLERE 750 BİN TL'YE VARAN ÖDÜL</b></p><p>İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması'nda dereceye giren takımlar, TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenecek ödül töreninde ödüllerini alacak. Yarışmada birinci olan takım 750 bin TL, ikinci olan takım 600 bin TL, üçüncü olan takım ise 500 bin TL ödülün sahibi olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/genclerden-afet-senaryola-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292135</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/basketbolda-cumhurbaskanligi-kupasinin-sahibi-yarin-belli-olacak-292135</link>
      <pubDate>2026-09-21T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Basketbolda Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi yarın belli olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Basketbol 39. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Fenerbahçe Tarfin ile Beşiktaş, 22 Eylül Salı günü saat 20.00'de Sinan Erdem Spor Salonu'nda karşı karşıya gelecek. Mücadele TRT 1'den canlı yayınlanacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Basketbolda Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi yarın belli olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basketbol Süper Ligi ile Türkiye Kupası'nda 2025-2026 sezonunun şampiyonu Fenerbahçe ile ikincisi Beşiktaş, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı müzesine götürmek için mücadele edecek.</p><p>Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanacak derbi, saat 20.00'de başlayacak.</p><p>Özlem Yalman, Alper Altuğ Köselerli ve Kaan Büyükçil hakem üçlüsünün görev yapacağı karşılaşma, TRT 1'den canlı yayınlanacak.</p><p><b>CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI'NDA İKİNCİ RANDEVU</b></p><p>Fenerbahçe Tarfin ile Beşiktaş, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda ikinci kez karşılaşacak.</p><p>İki takım arasında 24 Eylül 2025'te Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan maçta sarı-lacivertli takım, siyah-beyazlıları 85-83 yenerek kupanın sahibi oldu.</p><p><b>FENERBAHÇE, 8 ŞAMPİYONLUK ELDE ETTİ</b></p><p>Sarı-lacivertli ekip, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı 8 kez müzesine götürdü.</p><p>Fenerbahçe, kupadaki ilk şampiyonluğunu 1990 yılında Galatasaray'ı 95-86 yenerek elde etti.</p><p>1991 ve 1994'te de Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi olan sarı-lacivertliler, ardından uzun bir süre organizasyonda yer alamadı. 2007'de Anadolu Efes'i 79-77 yenerek 13 yıl sonra yeniden şampiyon olan Fenerbahçe Tarfin, 2013, 2016, 2017 ve 2025'te de kupayı kazandı.</p><p>Sarı-lacivertli takım, kupada 11 kez ise ikinci oldu.</p><p><b>BEŞİKTAŞ, BİR KEZ KAZANDI</b></p><p>Siyah-beyazlı takım, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda bir kez şampiyonluk yaşadı.</p><p>Beşiktaş, 30 Eylül 2012'de oynanan karşılaşmada Anadolu Efes'i 77-75 yenerek kupayı müzesine götürdü.</p><p>Siyah-beyazlılar, organizasyonda 1987'de Karşıyaka'ya, 2025'te ise Fenerbahçe'ye mağlup oldu.</p><p><b>ANADOLU EFES, 14 ŞAMPİYONLUKLA ZİRVEDE</b></p><p>Lacivert-beyazlılar, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda en fazla şampiyonluk yaşayan takım konumunda bulunuyor.</p><p>Anadolu Efes, 1986, 1992, 1993, 1996, 1998, 2000, 2006, 2009, 2010, 2015, 2018, 2019, 2022 ve 2024'te kupayı müzesine götürdü.</p><p>Lacivert-beyazlı takım, 14 şampiyonluğun ilk 9'unu Efes Pilsen, son 5'ini Anadolu Efes adı altında kazandı.</p><p><b>ÜLKERSPOR, ÜST ÜSTE 5 KEZ KAZANAN TEK EKİP</b></p><p>Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın 6 kez sahibi olan Ülkerspor, üst üste 5 şampiyonluk yaşayan tek takım olarak dikkati çekiyor.</p><p>Ülkerspor, kupada 1995, 2001, 2002, 2003, 2004 ve 2005'te şampiyon oldu.</p><p>1985'ten bu yana düzenlenen turnuvada Galatasaray, Pınar Karşıyaka ve Türk Telekom ikişer, Eczacıbaşı, Çukurova ve TOFAŞ ise birer kez mutlu sona ulaştı.</p><p><b>CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONLARI</b></p><p>Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazanan takımlar ve ikinciler şöyle:</p><p>Yıl Şampiyon İkinci</p><p>1985 Galatasaray Fenerbahçe</p><p>1986 Efes Pilsen Galatasaray</p><p>1987 Karşıyaka Beşiktaş</p><p>1988 Eczacıbaşı Fenerbahçe</p><p>1989 Çukurova Eczacıbaşı</p><p>1990 Fenerbahçe Galatasaray</p><p>1991 Fenerbahçe TOFAŞ SAS</p><p>1992 Efes Pilsen Paşabahçe</p><p>1993 Efes Pilsen TOFAŞ SAS</p><p>1994 Fenerbahçe Efes Pilsen</p><p>1995 Ülkerspor Galatasaray</p><p>1996 Efes Pilsen Türk Telekom</p><p>1997 Türk Telekom Efes Pilsen</p><p>1998 Efes Pilsen Ülkerspor</p><p>1999 TOFAŞ Efes Pilsen</p><p>2000 Efes Pilsen Ülkerspor</p><p>2001 Ülkerspor Efes Pilsen</p><p>2002 Ülkerspor Efes Pilsen</p><p>2003 Ülkerspor Efes Pilsen</p><p>2004 Ülkerspor Efes Pilsen</p><p>2005 Ülkerspor Efes Pilsen</p><p>2006 Efes Pilsen Alpella</p><p>2007 Fenerbahçe Ülker Efes Pilsen</p><p>2008 Türk Telekom Fenerbahçe Ülker</p><p>2009 Efes Pilsen Fenerbahçe Ülker</p><p>2010 Efes Pilsen Fenerbahçe Ülker</p><p>2011 Galatasaray Medical Park Fenerbahçe Ülker</p><p>2012 Beşiktaş Anadolu Efes</p><p>2013 Fenerbahçe Ülker Galatasaray Liv Hospital</p><p>2014 Pınar Karşıyaka Fenerbahçe Ülker</p><p>2015 Anadolu Efes Pınar Karşıyaka</p><p>2016 Fenerbahçe Anadolu Efes</p><p>2017 Fenerbahçe Doğuş Banvit</p><p>2018 Anadolu Efes Fenerbahçe</p><p>2019 Anadolu Efes Fenerbahçe</p><p>2022 Anadolu Efes Fenerbahçe Beko</p><p>2024 Anadolu Efes Fenerbahçe Beko</p><p>2025 Fenerbahçe Beko Beşiktaş GAİN</p><p>NOT: Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası, 2020 ve 2021 yıllarında COVID-19 salgını, 2023 senesinde ise Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle oynanmadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/basketbolda-cumhurbaskanl-454_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292134</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mit-koordinesindeki-operasyonda-375-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi-292134</link>
      <pubDate>2026-09-21T12:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MİT koordinesindeki operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği ortak operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi, 6 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MİT koordinesindeki operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre MİT, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen şahısları bir ay boyunca fiziki ve teknik takibe aldı.</p><p>Takibin ardından operasyon için harekete geçen MİT ve Adana İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 18 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.</p><p>Operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirilirken, uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen 6 şüpheli gözaltına alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/mit-koordinesindeki-opera-426_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irakta-gozler-30-eylule-cevrildi-guvenlik-silahlar-ve-ekonomi-gundemde-292133</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak'ta gözler 30 Eylül'e çevrildi: Güvenlik, silahlar ve ekonomi gündemde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin askeri misyonunun sona ereceği 30 Eylül yaklaşırken, silahların devlet kontrolüne alınması ve olası ekonomik etkiler gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak'ta gözler 30 Eylül'e çevrildi: Güvenlik, silahlar ve ekonomi gündemde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hükümet kanadında 30 Eylül hazırlıkları sürerken, Iraklı uzmanlar ise yabancı güçlerin sahadan ayrılmasıyla birlikte hem silahlı grupların kontrolü noktasında siyasi-güvenlik risklerinin doğabileceği hem de dinardaki değer kaybıyla tetiklenen ekonomik belirsizliklerin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.</p><p>Değerlendirmede bulunan Iraklı analist Envar Musevi, 30 Eylül sonrası Irak'ın güvenlik ve siyasi zorluklarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunarak, "Irak, halihazırda hava sahasını kontrol etme kapasitesine sahip değil. Uçaklarımızı dahi ABD onayı olmadan uçuramıyoruz. Vurulan radarların yerine yenisini alamıyoruz. 30 Eylül öncesi tüm bu hazırlıkların yapılması gerekiyordu." şeklinde konuştu.</p><p>Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından Irak'ta siyasi risklerin doğabileceği endişesini dile getiren Musevi, silahların devlet kontrolüne alınması konusunda hükümet ile silahlı yapılar arasında şu ana kadar bir uzlaşı sağlanamadığını söyledi.</p><p>Diğer bir analist Macid Hesnavi ise, "Koalisyon güçlerinin görevinin 30 Eylül tarihinde sona ermesi sonrası Irak'ta siyasi ve ekonomik anlamda kaygı söz konusu. Silahların devlet elinde toplanmaması halinde ABD dolar akışını durudurmakla tehdit ediyor. Bu da demektir ki, giderek kötüleşen ekonomik durum ABD kontrolündedir." açıklamasını yaptı.</p><p>30 Eylül'ün ardından güvenlik endişelerinin de gündeme geleceğini belirten Hesnavi, bunun toplumsal ve ulusal güvenliği tehlikeye düşürebileceğini savundu.</p><p>Hesnavi, "30 Eylül'e kadar yasa dışı silahların devlete teslim edilmesi gerekir." diyerek, oluşabilecek güvenlik durumundan hükümetin sorumlu tutulabileceğini vurguladı.</p><p><b>30 EYLÜL ÖNCESİ EKONOMİDE HAREKETLİLİK</b></p><p>Ekonomi alanında faaliyet gösteren Eco Iraq Gözlemevi Başkanı Ali Naci, serbest piyasada doların Irak dinarı karşısında "benzeri görülmemiş bir yükseliş" kaydettiğini bildirdi.</p><p>"Mevcut dolar yükselişi tek bir faktöre bağlı değil." diyen Naci, dolar yükselişinin çeşitli ekonomik, finansal ve psikolojik etkenlerin birleşiminden kaynaklandığını dile getirdi.</p><p>Naci, başlıca nedenler arasında da zaman zaman hareketlenen paralel piyasadaki spekülasyonlar, dolara yönelik talebin artması ve arzın azalmasını gösterdi.</p><p>Naci ayrıca, 30 Eylül sonrası döneme ilişkin endişe ve tahminlerin, silahların devlet kontrolünde toplanması sürecine ilişkin tartışmaların ve ABD yaptırımlarına yönelik iddiaların piyasadaki belirsizliği artırdığını ve bazı yatırımcıların dolara olan talebini yükselttiğini vurguladı.</p><p>Basında, Irak piyasalarında son günlerde dolar talebinin sert şekilde arttığı, 100 ABD dolarının 160 bin Irak dinarının üzerine çıktığı belirtiliyor.</p><p><b>IRAK HÜKÜMETİ, "30 EYLÜL" TARİHİNİ IRAK'IN EGEMENLİK GÜNÜ OLARAK DEĞERLENDİRMEYE HAZIRLANIYOR</b></p><p>Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan, Irak resmi haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, koalisyon güçlerinin çekileceği son tarih olan 30 Eylül'ün, ülkenin tam anlamıyla kendi kendine yetmesi ve güvenlik sahasını yabancı desteğe ihtiyaç duymadan ulusal kurumlar aracılığıyla yönetmesi yolunda bir dönüm noktası olacağını belirtti.</p><p>Numan, Irak silahlı kuvvetlerinin profesyonel performansının siyasi kararların korunmasında ve ülkenin birliği ile ulusal istikrarının güvence altına alınmasında temel rol üstlendiğini söyledi.</p><p>Irak hükümeti, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin askeri misyonunun sona ereceği 30 Eylül tarihini "Irak'ın egemenlik günü" olarak değerlendirmeye hazırlanıyor.</p><p><b>SİLAHLARIN DEVLET KONTROLÜNE ALINMASI SÜRECİ</b></p><p>30 Eylül'e yaklaşılırken Irak'ta gündemin bir diğer önemli başlığını ise silahların devlet kontrolünde toplanması oluşturuyor.</p><p>Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, silahların devlet kontrolünde toplanması süreci tamamlandıktan sonra yasa dışı şekilde silah taşımaya devam eden herkesin kanun dışı kabul edileceğini ve haklarında "terörist" muamelesine kadar varabilecek sert tedbirler alınacağını söyledi.</p><p>Araci, silahların devlet kontrolünde toplanması için oluşturulan komitenin çalışmalarını tamamlaması için belirlenmiş bir süre bulunduğuna yönelik haberlerin doğru olmadığını dile getirerek, sürecin tamamlanması için herhangi bir zaman sınırı bulunmadığını ifade etti.</p><p>Komitenin, koordinasyon çerçevesini oluşturan siyasi güçler tarafından kurulduğunu ve Başbakan Ali el-Zeydi'nin doğrudan denetiminde çalıştığını aktaran Araci, yasa dışı silah taşıyanlara yönelik hukuki işlemlerin, komitenin çalışmalarının tamamlanmasının ve silahların tamamen devlet kontrolüne alınmasının ardından başlayacağını kaydetti.</p><p>Irak Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abbudi de 30 Eylül'ün, ülkesinin uluslararası koalisyon ortaklarıyla bağlarını egemenlik ve karşılıklı çıkara dayalı ikili ilişkilere dönüştürecek "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu belirtti.</p><p>Abbudi, hükümetin üzerinde mutabık kalınan takvim ve mekanizmalar doğrultusunda uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesi sürecini tamamlamaya devam ettiğini söyleyerek, Irak'ın ulusal güvenliğini kendi kurumları ve silahlı kuvvetleri aracılığıyla yönetmesini sağlayacak anayasal, siyasi ve diplomatik araçlara sahip olduğunu vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/irakta-gozler-30-eylule-c-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sifir-atik-iklim-politikalarinin-merkezine-tasinacak-292132</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıfır atık iklim politikalarının merkezine taşınacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, sıfır atığın yalnızca atık azaltımı değil iklim politikalarının önemli unsuru olarak ele alındığını, COP31'in sıfır atık yaklaşımı için dönüm noktası olacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıfır atık iklim politikalarının merkezine taşınacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31 Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli temasından biri olan "Sıfır Atık" yaklaşımının iklim politikalarındaki rolü ve atık yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeleye katkısı ele alındı.</p><p>Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım arasında Antalya'da düzenlenecek olan dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31'de öne çıkacak başlıklardan biri "Sıfır Atık" olacak. Bu tema kapsamında döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, gıda israfının önlenmesi ve atık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması yoluyla atık yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>Değerlendirmelerde bulunan Samed Ağırbaş, Emine Erdoğan liderliğinde 2017'de başlatılan Sıfır Atık Hareketi'nin küresel ölçekte önemli bir savunuculuk platformuna dönüştüğünü kaydetti.</p><p>Türkiye'nin öncülüğünde yürütülen sıfır atık çalışmalarının dünyadaki iklim gündeminde daha güçlü şekilde yer almaya başladığını belirten Ağırbaş, "Bugün dünyada artık sıfır atık bir atık azaltımından ziyade iklim politikası haline geldi ve iklim politikası olarak tartışılmaya başlandı." dedi.</p><p><b>"İKLİM AJANDASININ ANA MADDELERİNİN BAŞINDA GELİYOR"</b></p><p>31 yıldır düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansları'nda atık konusunun geçmişte yeterince öne çıkmadığını ifade eden Ağırbaş, COP31'le birlikte sıfır atığın iklim gündeminde daha güçlü bir konuma geleceğini dile getirdi.</p><p>Ağırbaş, sıfır atık yaklaşımının yalnızca teknik bir atık yönetimi modeli olmadığını vurgulayarak, "COP31'de sıfır atık artık iklim ajandasının ana maddelerinin başında geliyor. Bu bağlamda COP31 sıfır atık için bir dönüm noktası olacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Atıkların, metan emisyonlarının artmasının başlıca nedeni olduğunun altını çizen Ağırbaş, COP31 kapsamında metan azaltımı ve döngüsel ekonomi başlıklarında çalışmalar yürütüleceğini aktardı.</p><p><b>"ATIK KRİZİ İÇİN BULACAĞIMIZ EN KOLAY ÇÖZÜMLERDEN BİRİ ATIĞI ÜRETMEMEK"</b></p><p>COP31 gündeminde plastik kirliliğinin de önemli başlıklardan biri olacağını ve problemin çözüm sürecinde tüm tarafların bir araya getirilmesi gerektiği görüşünü paylaşan Ağırbaş, "Plastik üreticileri, sektör temsilcileri, bankalar, yerel topluluklar ve diğer paydaşlarla birlikte hareket edilmesi gerekiyor. Biz yasaklara karşıyız. Temel olarak biz şunu istiyoruz, toplumsal bir bilinçle, toplumsal bir uzlaşıyla bir şeyleri ortaya koymamız lazım." diye konuştu.</p><p>Ağırbaş, Türkiye'nin plastik kullanımını azaltırken aynı zamanda doğada daha kolay çözünebilen alternatif ürünlerin geliştirilmesi konusunda öncü olabileceğini, bu konuda çalışma grupları oluşturdukları bilgisini verdi.</p><p>Atıkların yönetim stratejilerinden çok kaynağında engellenmesi gerektiğine dikkati çeken Ağırbaş, "Atık krizi için bulacağımız en kolay çözümlerden biri atığı üretmemek. Evet atığı dönüştüreceğiz, dönüştürmek zorundayız, dönüştürüyoruz. Bunlar önemli çalışmalar ama atığı üretmemek en büyük tercih olmalı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"TÜRKİYE'DEKİ SIFIR ATIK ÇALIŞMALARI COP31'E ZEMİN HAZIRLADI"</b></p><p>Türkiye'de sıfır atık kapsamında önemli bir dönüşüm yaşandığından ve bu alanda yapılan tüm çalışmaların COP31'e de zemin hazırladığından bahseden Ağırbaş, "Geri dönüşüm oranlarında artış sağlandı. Sıfır atık bağlamında Türkiye, 2017 yılı itibarıyla Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin liderliğinde ciddi bir dönüşüm hareketi başlattı. Yüzde 10'larda olan geri dönüşüm oranı yüzde 30'lara geldi." dedi.</p><p>Ağırbaş, ayrıca Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da yapılacak COP32 öncesinde bu ülke ile işbirliği anlaşmaları imzalayarak orada görev alacak personele eğitim verdiklerini aktardı.</p><p><b>"COP31 BAĞLAMINDA BİR DİJİTAL KOORDİNASYON MERKEZİNİ KURDUK"</b></p><p>COP31'de alınacak kararların devamlılığını sağlamak için şimdiden COP32 ile ilgili de hazırlıklar yaptıklarını anlatan Ağırbaş, şöyle devam etti:</p><p>"COP31 bağlamında bir dijital koordinasyon merkezini kurduk. 1000'den fazla kurum başvurusu geldi. İnsanlar bize dertlerini anlatıyorlar. Bizim ekiplerimiz birebir görüşme yapıyorlar ve bu görüşmelerle beraber biz insanlara çözüm yolları öneriyoruz. COP31 kasım ayında yapılacak ve bitecek. Sonra COP32'ye geçeceğiz. 31 yıldır bu toplantılar yapılıyor, 70'ten fazla karar alınmış ama sahada uygulanan karar sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İşte tam da bu noktada biz bu alınan kararları vatandaşla beraber alırsak, vatandaşın söylemiyle aynı söylemde buluşturabilirsek sahada karşılığı olur ve vatandaş bu işi sahiplenir."</p><p>Ağırbaş, Birleşmiş Milletler ile COP31 kapsamında yerel yönetimleri ilgilendiren panel ve oturumlar düzenleyerek çeşitli konuları ele alacaklarını bildirdi.</p><p>COP31'de küresel atık yönetimi hakkında belediye başkanlarıyla konuşacaklarını aktaran Ağırbaş, "COP31'de döngüsellikle ilgili farklı çalışmalara da imza atacağız. Çeşitli döngüsellik modelleri açıklayacağız ve bu hususta global bazı çözüm önerileri ortaya koyacağız." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/sifir-atik-iklim-politika-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292128</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/openai-testinde-yapay-zeka-ajanlari-organize-oldu-ekibin-lideri-gorev-paylasimi-yapti-292128</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OpenAI testinde yapay zeka ajanları organize oldu, ekibin lideri görev paylaşımı yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[OpenAI'ın yürüttüğü testte, yapay zeka ajanlarının şirketin koyduğu sınırları aşarak iletişim kurması ve bir ajanın liderlik üstlenip diğerlerine görev dağıtması, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin güvenlik risklerine ilişkin endişeleri artırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OpenAI testinde yapay zeka ajanları organize oldu, ekibin lideri görev paylaşımı yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OpenAI'ın yapay zeka modellerinin kabiliyetlerini ölçmeye yönelik testlerinde meydana gelen güvenlik ihlali ve buna karşı alınması gereken önlemler ele alındı.</p><p>OpenAI'ın Temmuz 2026'da yapay zeka modellerinin kabiliyetlerini ölçmeye yönelik yürüttüğü testler, ciddi bir güvenlik olayına dönüştü.</p><p>Şirketin 26 Ağustos'ta yayımladığı inceleme raporuna göre, OpenAI'ın yalnızca araştırmalarda kullandığı "Internal Model 1 (IM1)" adlı modeli olayda başrol oynadı.</p><p>Yapay zeka ajanı, testte başarılı olmak için kendisine konulan sınırları aşarak şirketin sistemleri ile internete erişti ve başka yapay zeka ajanlarıyla iletişim kurdu.</p><p>Yapay zeka ajanlarından biri, açık kaynaklı yapay zeka modelleri platformu "Hugging Face"e erişim sağlayabilecek 14 kimlik bilgisini tespit etti ve bunları diğer ajanlarla paylaştı.</p><p>Ajanlar, daha sonra Hugging Face'in sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanarak sunucularda kod çalıştırdı, özel verilere ve farklı sistemlere ait erişim bilgilerine ulaştı.</p><p>Normalde birbirinden bağımsız çalışması gereken ajanlar, erişebildikleri şirket içi bir sistemi "mesaj panosu" gibi kullandı ve buldukları güvenlik açıkları ile internete erişme yöntemlerini birbirleriyle paylaşmaya başladı.</p><p>Ajanlar, zamanla güvenlik açığı arama, erişim bilgilerini toplama ve koordinasyon gibi görevleri paylaşarak iş bölümü yaptı ve kendilerine "kolektif" adını taktı.</p><p>Bazı ajanlar, kendilerine ayrı ayrı isimler verirken, özellikle aktif olanlardan biri kendisini "Phase one 10841" olarak adlandırdı. Grup içinde liderlik rolü üstlenen "Phase one 10841", daha küçük ajan ekiplerine görevler ve araştırma projeleri dağıttı.</p><p>Öte yandan, olaylar sırasında, ajanlardan biri Hugging Face'e yönelik faaliyetlerin verilen görevin dışında ve yetkisiz olabileceğini fark etti. Ancak başka bir ajanın "go" mesajını yetkilendirme olarak yorumlayarak faaliyete devam etti.</p><p><b>OPENAI'IN KENDİ SİSTEMLERİNE DE ERİŞTİLER</b></p><p>Ajanların faaliyetleri Hugging Face ile sınırlı kalmadı. Ajanlar, 13-19 Temmuz arasında OpenAI'nın şirket içi altyapısındaki güvenlik açıklarından yararlandı ve araştırma sistemlerinden birine yönetici düzeyinde erişim sağladı.</p><p>OpenAI'nın güvenlik sistemi, 19 Temmuz'da olağan dışı faaliyetleri tespit ederek uyarı verdi.</p><p>Şirket, bunun üzerine yürütülen siber güvenlik değerlendirmelerini durdurdu ve kapsamlı soruşturma başlattı.</p><p><b>OPENAI, OLAYI "CİDDİ BİR UYARI" OLARAK NİTELENDİRDİ</b></p><p>OpenAI, yeterli güvenlik önlemi bulunmadığında gelişmiş yapay zeka ajanlarının, birden fazla bilgisayar sistemindeki güvenlik açıklarını bulup kullanabilecek, diğer ajanlarla işbirliği yapabilecek ve insanların açık şekilde izin vermediği işlemleri gerçekleştirebilecek kadar geliştiğini bildirdi.</p><p>Şirket, bu nedenle Hugging Face olayını hem şirket hem de yapay zeka sektörü için "ciddi bir uyarı" ve "dönüm noktası" olarak nitelendirdi.</p><p>OpenAI, olayın ardından gelişmiş modellerine yönelik bazı eğitim çalışmalarını durdurdu. Bu modellerin kullanıldığı testlerde internet ve ağ erişimine yönelik kısıtlamaları artırdı ve söz konusu modellerin faaliyetlerinin daha yakından izlenmesi için yeni önlemler açıkladı.</p><p>Şirket ayrıca yapay zeka ajanlarının imkansız, bozuk veya yetkilerinin dışında kalan bir görevle karşılaştığında başka yollar aramaya devam etmek yerine durmayı veya insandan yardım istemeyi öğrenmesi gerektiğini belirtti.</p><p><b>YAPAY ZEKA NEDEN GÖREVİN DIŞINA ÇIKTI?</b></p><p>Olayın ardından model davranışlarını inceleyen OpenAI, dört farklı uyumlanma sorunu tespit ettiklerini belirterek, bunların "ödül hackleme", "mümkün olmayan görevlerde ısrar etme", "yetkisiz iletişim" ve "ajanların birbirlerinin hedeflerini benimsemesi" olduğunu açıkladı.</p><p>Yapay zeka modellerine, eğitim sırasında doğru sonuçlara ulaşmaları karşılığında bir tür başarı puanı veriliyor ama model bazen aynı başarı puanını elde etmenin daha kolay bir yolunu bulabiliyor. "Ödül hackleme" adı verilen bu durum, bir öğrencinin test esnasında problemi çözmek yerine cevap anahtarını bulmaya çalışmasına benzetiliyor.</p><p>Şirketin belirlediği ikinci önemli sorun ise ajanların çözülemeyen görevlerde vazgeçmeyi bilmemesi. Bu vakada olduğu gibi ajanlar, görev çözülemediğinde durmak yerine giderek daha farklı ve riskli yöntemler deneyebiliyor.</p><p><b>YÜKSEK RİSKLİ İŞLEMLERDE SON KARAR İNSANLARDA OLMALI</b></p><p>İngiltere merkezli Oxford Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümünden Dr. Lin Li, AA muhabirine yaptığı açıklamada, OpenAI'nın yapay zeka modelinin, kabiliyet ölçmeye yönelik testin sınırlarını aşmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Lin, "Bu olayı, gelecekte ortaya çıkabilecek gerçek bir sorun türü hakkında erken uyarı olarak görüyorum. Tek tek küçük eylemleri bir araya getirebilen, zayıf halkaları istismar edebilen, diğer ajanlarla koordinasyon kurabilen ve uzun zaman dilimlerinde faaliyet gösterebilen ajan sistemleri hakkında." ifadelerini kullandı.</p><p>Kimlik doğrulama veya yetkilendirme kararları verilirken sadece modelin kendisine güvenilemeyeceğine işaret eden Lin, "Yapay zeka ajanları, talimatları uygulayan sistemler olarak ele alınmalı. Kimlik, kimlik doğrulama, izinler ve yetkilendirme ise geleneksel güvenlik mekanizmaları aracılığıyla dışarıdan sağlanmalı." görüşünü paylaştı.</p><p>Lin, "Mevcut yapay zeka ajanları için teknik kontrolün mümkün olduğuna inanıyorum. Basit bir yaklaşım, özellikle önemli eylemlerde insanı döngü içinde tutmak." dedi.</p><p>Öte yandan, insanın dikkat kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Lin, binlerce yapay zeka ajanının birlikte çalıştığı sistemlerde yalnızca insan uzmanlar istihdam etmenin kısa sürede ekonomik ve operasyonel açıdan sürdürülemez hale gelebileceğini vurguladı.</p><p>Lin, düşük riskli işlemlerin otomatik sistemler veya yapay zeka ajanları tarafından denetlenebileceğini ifade ederek, yüksek riskli ve geri döndürülemez işlemlere ilişkin kararların ise insanların sorumluluğunda kalması gerektiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/openai-testinde-yapay-zek-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292127</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/diyarbakirda-uyusturucu-operasyonu-99-kenevir-ekim-alani-imha-edildi-292127</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da uyuşturucu operasyonu: 99 kenevir ekim alanı imha edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır'da jandarma tarafından düzenlenen operasyonda 5 ton toz esrar elde edilebilecek 217 bin 608 kök kenevir ve skunk imha edildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyarbakır'da uyuşturucu operasyonu: 99 kenevir ekim alanı imha edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Lice ve Kulp Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinde "Yasa Dışı Kenevir Ekimi İle Mücadele Eylem Planı" kapsamında operasyonlar düzenlendiğini açıkladı.</p><p>Operasyonlara 64 operasyonel tim, 570 personel ve uzaktan algılama sistemleri destek verdi.</p><p>Operasyonlar sonucunda 99 yasa dışı kenevir ekim alanı tespit edilerek imha edildi, 15 kg esrar ele geçirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/video1-21092026dca955b4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bakanlıktan yapılan paylaşımda şu açıklamalara da yer verildi:</p><p>"Sokak satıcılarına, uyuşturucu imalatçılarına ve yasa dışı uyuşturucu ekim faaliyetlerine yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/diyarbakirda-uyusturucu-o-878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292124</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gayrimuslimler-icin-tarihi-gerceklik-bickioglu-kuduste-huzurun-tek-yolu-islam-egemenligidir-292124</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gayrimüslimler için tarihi gerçeklik! Biçkioğlu: Kudüs'te huzurun tek yolu İslam egemenliğidir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevaplayan Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Musa Biçkioğlu, 'Müslüman coğrafyada gayrimüslimlerin rahat ettiği gibi hiçbir ortam hiçbir zaman olmamış. Hatta Kudüs üzerinde bir şey söyleyeyim. Kudüs'te bir Hristiyan, Kudüs'te bir Yahudi mutlu, huzurlu olmak istiyorsa İslam egemenliğinden başka herhangi bir tercihi bulamayacaktır. Tarih boyunca da bulmamıştır. Bugün de yok zaten' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gayrimüslimler için tarihi gerçeklik! Biçkioğlu: Kudüs'te huzurun tek yolu İslam egemenliğidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün 24 TV'de yayınlanan Arafta Sorular programına konuk olan Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Musa Biçkioğlu önemli değerlendirmelerde bulundu.</p><p class="MsoNormal"><b>ÜRETİME ÖZEL VURGU</b></p><p>Soykırımcı İsrail'e yönelik boykota ilişkin Biçkioğlu, "Boykotla ilgili şunu söyleyeyim. Boykot, bu memlekette ilk üç ayda, ilk beş ayda birkaç tane markanın Türkiye'den tamamen silip süpürülmesini sağlayabilmeliydi. Bu bağlamda ben yeterli görmüyorum. Öyle bir üretim yapmalıyız ki film sanayiinde, mesela 7 Ekim ve sonrası değil, her bir olaydan onlarca film çıkarılacak kadar üretimle, biz Holokost'u veya Holokost yalanlarını çökeltmenin yolunu bazı filmlerle ortaya koyabilmeliydik" ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/ssstwitter-210920265ddc0c9e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Biçkioğlu "Müslüman coğrafyada gayrimüslimlerin rahat ettiği gibi hiçbir ortam hiçbir zaman olmamış. Hatta Kudüs üzerinde bir şey söyleyeyim. Kudüs'te bir Hristiyan, Kudüs'te bir Yahudi mutlu, huzurlu olmak istiyorsa İslam egemenliğinden başka herhangi bir tercihi bulamayacaktır. Tarih boyunca da bulmamıştır. Bugün de yok zaten" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/gayrimuslimler-icin-tarih-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292123</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/reel-kesim-guven-endeksi-eylulde-1025e-yukseldi-292123</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Reel Kesim Güven Endeksi eylülde 102,5'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Reel Kesim Güven Endeksi eylülde 102,5'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1982 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi.</p><p>Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.</p><p>Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, genel gidişat, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve son üç aydaki toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.</p><p>Mevsimsellikten arındırılmamış RKGE eylülde bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak 102 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde artış bildirenler tarafında olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler tarafına olan seyrin artış bildirenler tarafına döndüğü, ihracat sipariş miktarında ise artış bildirenler tarafına olan seyrin azalış bildirenler tarafına döndüğü görüldü.</p><p>Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğu yönündeki değerlendirmelerin ise bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi.</p><p>Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir bir önceki aya göre zayıflarken, iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir ise güçlendi.</p><p>Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği, gelecek 12 aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıfladığı gözlendi.</p><p><b>ÜFE BEKLENTİSİ YÜZDE 31'E GERİLEDİ</b></p><p>Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ile son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlendi.</p><p>Gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/reel-kesim-guven-endeksi--272_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292121</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-21-eylul-2026-pazartesi-292121</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 21 Eylül 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 21 Eylül 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 21 Eylül 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="rich-text-live-tv"><div class="video-wrapper"></div></div><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 21 Eylül 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/video-210920260aabe596.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>BM'yi, dünyaya ses duyurulması açısından önemli buluyorum ancak işlevsel olduğunu düşünmüyorum. BM kararları neticesinde dünyada hayırlı bir iş yapıldığını da düşünmüyorum.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/video-2109202657e4f8eb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CHP-YENİ PARTİ'NİN SKANDALLARI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>CHP'den bu ülkeye asla bir fayda gelmez. Çünkü faşizan bir parti ve bu anlayış hiçbir zaman değişmedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/video1-21092026d478fbac.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Başta ABD ve İngiltere olmak üzere Batılı ülkeler, Ukrayna'yı ne kadar zorlayabileceklerini ve Rusya'nın buna nasıl tepki vereceğini ölçmeye çalışıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/video-21092026e192ac2f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ÖZEL'DEN TEPKİ ÇEKEN SÖZLER</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/gunun-manseti-21-eylul-20-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gunesin-yukselen-parlakligi-dunyada-yasami-sona-yaklastiriyor-292120</link>
      <pubDate>2026-09-21T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş'in yükselen parlaklığı dünyada yaşamı sona yaklaştırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güneş'in giderek artan parlaklığı, gezegende yaşamı tehdit eden bir süreci başlattı. Bir milyar yıl sonra atmosferdeki değişim, okyanusların kaybı ve bitki yaşamının sona ermesiyle birlikte gezegenin geleceği için büyük bir risk oluşturuyor. Bilim insanlarına göre bu süreç, popüler inanışın aksine ani bir felaketten ziyade yavaş ve kaçınılmaz bir sona işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş'in yükselen parlaklığı dünyada yaşamı sona yaklaştırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının son analizlerine göre, Güneş'in giderek artan parlaklığı, Dünya üzerinde yaşamın sona ermesine yol açacak süreci başlattı. Popüler görüş, gezegenin sonunun Güneş'in yaklaşık beş milyar yıl sonra kırmızı dev haline gelmesiyle geleceğini öne sürse de, gerçek tehlikenin çok daha önce, yaklaşık bir milyar yıl içinde ortaya çıkacağı belirtiliyor. Güneş'in doğumundan bu yana parlaklığında yaşanan yüzde 30'luk artış, atmosferdeki karbondioksit seviyelerini bitkiler için kritik düzeylerin altına çekecek ve bunun sonucunda önce bitki yaşamı, ardından okyanuslar ve nihayetinde tüm canlılık sona erecek.</p><h3>Güneş'in parlaklığı artıyor: Yaşam için geri sayım başladı</h3><p>Güneş, çekirdeğinde gerçekleşen nükleer füzyon sayesinde enerjisini üretiyor. Her saniye yaklaşık 600 milyon metrik ton hidrojen, helyuma dönüşüyor ve bu süreç Güneş'in çekirdeğinde helyum birikmesine neden oluyor. Zaman içinde çekirdekteki ortalama moleküler ağırlık artıyor, çekirdek yerçekimiyle büzülüyor ve sıcaklık ile basınç yükseliyor. Bu artış, çevresindeki hidrojen açısından zengin maddelerde füzyon oranını daha da hızlandırıyor. Sonuç olarak Güneş, hidrojen rezervleri azalsa da daha parlak hale geliyor. Günümüzde, Güneş'in oluştuğu zamana göre yaklaşık yüzde 30 daha parlak olduğu tahmin ediliyor. Bu parlaklık her milyar yılda yaklaşık yüzde 10 oranında artmaya devam ediyor. Bu eğilim, gezegenin iklimini ve biyosferini geri dönüşsüz biçimde etkiliyor.</p><h3>Atmosferdeki CO&#8322; azalıyor: Bitki yaşamı tehlikede</h3><p>Güneş'in parlaklığı arttıkça, Dünya'nın sıcaklık dengesini koruyabilmesi için atmosferdeki karbondioksit miktarının azalması gerekiyor. Ancak bu süreç, fotosentetik organizmalar için büyük bir tehdit oluşturuyor. C3 bitkileri olarak bilinen, çoğu ağaç ve birçok tarım ürünü dahil bitki türleri, atmosferdeki CO&#8322; seviyesi düştükçe hayatta kalmakta zorlanıyor. Daha verimli olan C4 bitkileri bir süre daha dayanabiliyor fakat karbondioksitin azalması, fotosentezi ve dolayısıyla oksijen üretimini büyük ölçüde azaltıyor. Bu durum, karasal besin zincirinin çökmesine ve karmaşık hayvanların yaşamını kaybetmesine yol açıyor. Bilim insanlarına göre, Güneş'in artan parlaklığına karşı gezegenin doğal termostatı olan karbonat-silikat döngüsü bile bir noktadan sonra yetersiz kalıyor.</p><h3>Nemli sera etkisi okyanusları yok edecek</h3><p>Güneş'in yaydığı enerji arttıkça, gezegenin yüzeyinde sıcaklıklar yükseliyor ve buharlaşma hızlanıyor. Atmosferdeki su buharı miktarı arttıkça, sera etkisi daha da güçleniyor ve ısınma ivme kazanıyor. Bilim insanları bu süreci "nemli sera" olarak adlandırıyor. Nemli sera etkisiyle birlikte, su buharı üst atmosfere kadar ulaşabiliyor. Burada, güneşten gelen ultraviyole ışınları suyu hidrojen ve oksijene ayrıştırıyor. Hafif olan hidrojen, uzaya kaçıyor ve gezegen okyanuslarını geri getiremeyecek şekilde kaybetmeye başlıyor. Bu süreç, gezegende suyun ve dolayısıyla yaşamın kalıcı olarak yok olmasına neden oluyor. Bugün için atmosferin üst tabakası soğuk olduğu için suyun çoğu tutulabiliyor; ancak yeterince ısındığında bu denge bozuluyor ve okyanuslar hızla buharlaşıyor.</p><h3>Beş milyar yıl sonra kaçınılmaz son: Kırmızı dev aşaması</h3><p>Bir milyar yıl içinde yaşanacak bu değişimler, gezegendeki yaşamı sona erdirse de, Güneş'in asıl büyük dönüşümü beş milyar yıl sonra gerçekleşecek. O dönemde, Güneş'in çekirdeğindeki hidrojen tamamen tükenecek ve yıldız ana dizilimden çıkacak. Çekirdek büzülürken dış katmanlar genişleyecek ve Güneş kırmızı dev aşamasına ulaşacak. Bu noktada Merkür ve Venüs'ün yutulması bekleniyor; gezegenin de benzer bir akıbete uğrama ihtimali bulunuyor. Yutulmasa bile, yüzeyi tamamen yok olacak ve milyarlarca yıl boyunca steril bir hale gelmiş olacak. Bilim insanları, gezegendeki yaşamın sona ermesinin, ani bir felaketten çok, Güneş'in evrimindeki yavaş ve kaçınılmaz bir süreç olduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Güneş'in giderek artan parlaklığı, gezegenin geleceği için en büyük tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Bir milyar yıl içinde atmosferdeki karbondioksit azalacak, bitki yaşamı sona erecek ve okyanuslar buharlaşarak gezegeni yaşanmaz bir hale getirecek. Bu süreç, canlı yaşamının kaderini belirleyecek ve gezegenin bugünkü canlı mavi görüntüsünü, steril ve Venüs'e benzer bir dünyaya dönüştürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/gunesin-yukselen-parlakli-536_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/huawei-davasinda-abdden-tarihi-suc-orgutu-suclamasi-292119</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Huawei davasında ABD'den tarihi suç örgütü suçlaması]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Huawei'ye yönelik açılan tarihi dava, Çin ile Washington arasındaki teknoloji rekabetini yeniden alevlendirdi. Brooklyn'de başlayan yargılama, ABD'li savcıların Huawei'yi suç örgütü olarak tanımlaması ve kapsamlı suçlamalar yöneltmesiyle uluslararası gündemde öne çıktı. Anahtar kelime olan 'Huawei', bu süreçte hem ekonomik hem de siyasi etkileriyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Huawei davasında ABD'den tarihi suç örgütü suçlaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin New York eyaletinin Brooklyn bölgesinde 9 Eylül'de başlayan davada, Çinli teknoloji devi Huawei, Amerikan savcılarının suç örgütü tanımlamasıyla karşı karşıya kaldı. Savcılar, Huawei'yi iki on yılı aşkın bir sürede ABD'li şirketlerden teknoloji çalmak, bankaları yanıltmak ve İran'a yönelik yaptırımları ihlal etmekle suçladı. Bu tarihi dava, ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşının en somut örneklerinden biri haline gelirken, Huawei suçlamaları kesin bir dille reddetti. Yargı sürecinin, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Washington'a yapacağı kritik ziyaretle aynı döneme denk gelmesi, davanın uluslararası etkisini daha da artırdı.</p><h3>ABD savcılarından Huawei'ye ağır suçlamalar: Suç örgütü, dolandırıcılık ve yaptırım ihlali</h3><p>ABD Adalet Bakanlığı ve federal savcılar, Huawei'ye yönelttikleri suçlamaları organize suç, kara para aklama, banka ve telgraf dolandırıcılığı, yaptırım ihlalleri ve ticari sırların çalınması başlıkları altında topladı. Savcılar, şirketin 1999'dan 2020'ye kadar süren bir süreçte, özellikle Cisco'dan internet yönlendirici kaynak kodu ve T-Mobile'ın telefon testlerinde kullandığı robot kol gibi kritik teknolojileri çaldığını iddia etti. Ayrıca, İran'a uygulanan yaptırımların ABD finans sistemi üzerinden delindiği ve bu operasyonların gizlendiği öne sürüldü. Adalet Bakanlığı avukatı Taylor Stout, açılış konuşmasında "Çalıntı, yalanlar, örtbas" ifadeleriyle Huawei'nin sistematik bir suç şebekesi gibi hareket ettiğini vurguladı. Hükümetin iddiaları, Huawei'nin sadece ticari sırları çalmakla kalmayıp aynı zamanda İranlı yetkililere protestocuları izlemeleri için ekipman sağladığı yönünde de genişledi. Tüm bu suçlamalar, ABD'nin Huawei'yi ulusal güvenlik tehdidi olarak görmesinin ve ticari yaptırımlarının temel gerekçeleri arasında gösterildi.</p><h3>Huawei'den suçlamalara sert yanıt: 'Komplo yok, rekabet var'</h3><p>Huawei'nin avukatları ve şirket yönetimi, ABD'deki suçlamaların asılsız ve kasıtlı olarak abartıldığını savundu. Şirketin savunmasını üstlenen Brian Heberlig, jüri üyelerine davanın "rekabetle, değil komplo ile; yenilikle, değil çalıntı ile" ilgili olduğunu belirtti. Heberlig, savcıların izole olayları bir araya getirerek hayali bir komplo tablosu çizdiğini ve bazı bireysel çalışanların hatalı davranışlarının şirketin genel politikasını yansıtmadığını öne sürdü. Huawei, ABD hükümetinin iddialarının şirketin küresel rekabet gücünü zayıflatmayı amaçladığını ve bu süreçte Amerikan makamlarının sıradan iş anlaşmazlıklarını kasıtlı olarak suç kapsamına soktuğunu iddia etti. Şirket ayrıca, teknolojisinin casusluk için kullanıldığı yönündeki iddiaları da defalarca reddetti ve "fikri mülkiyete en yüksek saygıyı" gösterdiğini vurguladı. Bu savunma, özellikle ABD'nin 2019'da Huawei'yi ticaret kara listesine alması ve müttefiklerini şirketi 5G altyapısından dışlamaya zorlaması sonrasında daha da önem kazandı.</p><h3>Çin hükümetinden ABD'ye tepki: 'Huawei'nin haklarını savunacağız'</h3><p>Çin yönetimi, ABD'deki Huawei davasına ve Amerikan savcılarının "suç örgütü" tanımına sert tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ABD'nin Çinli şirketleri baskı altına alma çabalarına karşı olduklarını ve Huawei'nin meşru haklarını koruyacaklarını açıkladı. Bu açıklamalar, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in 23-25 Eylül'de Washington'a yapacağı ziyaret öncesinde geldi ve iki ülke arasındaki ticari ve teknolojik rekabetin boyutunu gözler önüne serdi. Çin hükümeti, ABD'nin Huawei'ye yönelik suçlamalarını siyasi ve ekonomik baskı olarak değerlendirirken, Çinli şirketlerin uluslararası alanda adil rekabet hakkının korunması gerektiğini vurguladı. Pekin yönetimi, bu tür davaların ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgası yaratabileceği uyarısında bulundu.</p><h3>Huawei'nin geçmişi ve küresel soruşturmalar: Yolsuzluk, tutuklama ve ticaret savaşları</h3><p>Huawei, dünyanın en büyük telekomünikasyon ekipman üreticilerinden biri olarak sadece ABD'de değil, küresel çapta da birçok soruşturmanın odağında yer aldı. 2018'de şirketin mali direktörü Meng Wanzhou'nun Kanada'nın Vancouver kentinde ABD'nin talebiyle tutuklanması, hem ABD-Çin hem de Çin-Kanada ilişkilerinde ciddi krizlere yol açtı. Meng, bankaları İran'daki iş faaliyetleri konusunda yanıltmakla suçlandı ve 2021'de bir erteleme anlaşması ile Çin'e döndü. Ancak bu süreçte yaptığı bazı itirafların, Brooklyn'deki mevcut davada delil olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Avrupa'da da Huawei, Belçikalı savcıların 2025'te başlattığı yolsuzluk soruşturmasıyla gündeme geldi. Avrupa Parlamentosu, şirket lobicilerinin erişimini askıya aldı. Huawei ise yolsuzluk iddialarına "sıfır tolerans" gösterdiğini ve tüm yetkililerle iş birliğine açık olduğunu açıkladı. Tüm bu gelişmeler, Huawei'nin uluslararası arenada karşılaştığı baskıların ve şirketin küresel teknoloji rekabetindeki rolünün altını çiziyor.</p><h3>ABD-Çin teknoloji savaşı: Yarı iletken, yapay zeka ve nadir toprak mineralleri rekabeti</h3><p>Huawei davası, ABD ile Çin arasında yıllardır süren ekonomik ve teknolojik rekabetin en çarpıcı örneklerinden biri olarak görülüyor. Trump yönetimi döneminde ABD, Huawei'yi açık hedef haline getirerek şirketi kara listeye aldı ve müttefik ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik etti. Teknoloji savaşı, telekomünikasyon ve 5G'den yarı iletkenler ve yapay zekaya kadar genişledi. Washington, Çin'in gelişmiş ABD çiplerine ve üretim teknolojilerine erişimini sınırlandırdı. Son dönemde ABD'li teknoloji liderleri, Çin'in yapay zeka alanındaki yükselişinin küresel güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu savunarak, daha sıkı kısıtlamalar çağrısında bulundu. Çin ise ABD'yi "korku yaymakla" ve "kötü niyetli rekabetle" suçladı. Devlet destekli medya, Amerikan politikalarını "Soğuk Savaş kılavuzu" olarak niteledi. Çin, ayrıca kritik minerallerdeki hakimiyetini artırarak, nadir toprak minerallerinin ihracatına sıkı kontroller getirdi. Bu hamle, ABD'nin teknolojik üstünlüğüne karşı Çin'in elindeki en güçlü kozlardan biri olarak değerlendiriliyor. Çin, dünya arzının yüzde 90'ını işlediği nadir toprak minerallerinin ihracatını sınırlayarak, ABD'nin teknoloji sektörüne büyük bir baskı uygulama potansiyeline sahip.</p><h3>Sonuç: Huawei davası küresel dengeleri sarsıyor</h3><p>Brooklyn'de başlayan Huawei davası, sadece bir şirketin yargılanması olmanın ötesinde, ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve teknolojik mücadelenin sembolü haline geldi. ABD'li savcıların suç örgütü suçlaması, Huawei'nin küresel itibarını ve Çin'in uluslararası teknoloji stratejisini doğrudan etkiliyor. Davanın seyrinin, iki ülke arasındaki ticaret, yapay zeka ve kritik teknoloji alanlarındaki rekabeti nasıl şekillendireceği merak konusu. Huawei'nin savunması, ABD'nin iddialarına karşı güçlü argümanlar sunarken, Çin hükümetinin desteği şirketin uluslararası arenada yalnız olmadığını gösteriyor. Bu dava, önümüzdeki dönemde hem hukuk hem de küresel politika açısından yakından takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/huawei-davasinda-abdden-t-675_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292118</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/usulsuz-yollarla-turk-vatandasligi-kazandiran-sebekeye-operasyon-72-gozalti-292118</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı kazandıran şebekeye operasyon: 72 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşlık hukukunu istismar ederek kamu kurumlarını yanıltan ve sahtecilik yöntemleriyle haksız menfaat sağlayan yapılara yönelik soruşturmanın genişletildiğini belirterek, düzenlenen yeni operasyonla 1070 kişinin usulsüz vatandaşlık edindiğinin tespit edildiğini, 30 şirkete kayyum atandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı kazandıran şebekeye operasyon: 72 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmada, ikinci dalga operasyonun gerçekleştirildiğini bildirdi.</p><p>Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmanın ikinci dalgasının bu sabah gerçekleştirildiğini ifade eden Gürlek, ilk dalgada "Babacan İnşaat" bağlantılı işlemlerde, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığını ve 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edilerek vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığını hatırlattı.</p><p>Gürlek, şunları kaydetti;</p><p>İkinci dalgada ise "Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat" üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelenmiş; bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilmiş, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlenmiştir. Ayrıca 3,5 milyar TL'yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.</p><p><b>30 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI</b></p><p>Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 72 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulmuştur. 2.011 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanmış; 30 şirkete el konularak kayyum atanmıştır.</p><p>Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır.</p><p>Bu önemli soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızı, operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimizi tebrik ediyorum. Kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi ve vatandaşlık hukukumuzun korunması için hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/usulsuz-yollarla-turk-vat-544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292117</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/basit-bir-kan-testi-6-yil-sonraki-hafiza-sorunlarina-dair-ipucu-verebilir-292117</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Basit bir kan testi, 6 yıl sonraki hafıza sorunlarına dair ipucu verebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Miami Üniversitesi Miller Tıp Okulu'nda yürütülen yeni bir araştırma, kanda tespit edilen p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin, Alzheimer hastalığına bağlı hafıza kaybı riskini semptomlar başlamadan 6 yıl önce belirleyebileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulguların erken teşhis ve önleyici tedaviler için kritik bir adım olabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Basit bir kan testi, 6 yıl sonraki hafıza sorunlarına dair ipucu verebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Miami Üniversitesi Miller Tıp Okulu'ndan bilim insanları, Alzheimer hastalığına ilişkin yürüttükleri kapsamlı bir araştırmada, kan yoluyla yapılan biyomarker testlerinin, hafıza kaybı gibi bilişsel bozulma riskini semptomlar başlamadan yıllar önce tespit edebileceğini duyurdu. 2016 ve 2022 yılları arasında 1.170 katılımcı üzerinde yapılan çalışmada, özellikle p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin, gelecekteki bilişsel sorunların erken habercisi olabileceği gösterildi. Araştırma, Alzheimer'ın biyolojik belirtilerinin hafıza kaybı gibi klinik semptomlardan çok daha önce ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Miami Üniversitesi ekibi: p-tau181 ve GFAP erken teşhis için umut verdi</h3><p>Alzheimer &amp; Demans: Tanı, Değerlendirme ve Hastalık İzleme dergisinde yayımlanan araştırmanın merkezinde, kan testleriyle ölçülen dört farklı biyomarker yer aldı. Miami Üniversitesi'nden uzmanlar, p-tau181 ve GFAP'ın yanı sıra A&#946;42/40 ve NfL biyomarkerlerini de inceledi. Katılımcıların ortalama yaşı 73 olarak belirlenirken, 2016 yılında alınan kan örnekleriyle yapılan analizler, altı yıl sonraki bilişsel performansla ilişkilendirildi. Özellikle p-tau181 seviyesinin yüksek olduğu bireylerde, altı yıl sonra hafıza ve genel biliş puanlarının daha düşük olduğu tespit edildi. GFAP ise yalnızca hafıza kaybı ile değil, yürütücü işlev ve genel bilişsel performansla da bağlantılı çıktı. Araştırmacılar, p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin birlikte değerlendirilmesinin, Alzheimer riskini öngörmede daha etkili olabileceğini belirtti. Bu bulgu, hastalığın erken teşhisi ve müdahalesi açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p><h3>O'Shea: 'Kan testiyle gelecekteki bilişsel hassasiyet öngörülebilir'</h3><p>Çalışmada görev alan bilişsel nörolog Deirdre O'Shea, p-tau181 biyomarkerinin ilk kan alımında hafıza ile doğrudan ilişkili olmadığını, ancak altı yıl sonra yapılan testlerde hafıza performansını öngörebildiğini açıkladı. O'Shea, biyomarker seviyelerinin sadece pozitif veya negatif olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, geniş bir aralıkta incelendiğinde daha kapsamlı bilgiler sunduğunu ifade etti. Araştırmada, katılımcıların çoğunda bilişsel sorun bulunmazken, bazıları hafif bilişsel bozulma veya demans tanısı aldı. Ancak, bilişsel olarak normal olan grupta da benzer biyomarker-biliş ilişkileri gözlendi. Bu durum, kan testiyle tespit edilen biyomarkerlerin, henüz semptom göstermeyen kişilerde bile gelecekteki bilişsel bozulma riskini gösterebileceğine işaret ediyor. O'Shea, biyomarkerlerin hafıza, yürütücü işlev ve diğer bilişsel beceriler üzerinde ayrı ayrı etkilerinin analiz edilmesinin, hastalığın seyrini daha iyi anlamaya yardımcı olacağını vurguladı.</p><h3>Alzheimer için tek bir 'en iyi' kan testi olmayabilir</h3><p>Araştırma ekibi, elde edilen sonuçların Alzheimer hastalığının erken teşhisinde devrim niteliğinde olabileceğini belirtirken, tek bir kan testinin tüm yaş grupları ve hastalık evreleri için yeterli olmayabileceğine dikkat çekti. Farklı biyomarkerlerin, farklı yaşlarda ve farklı hastalık evrelerinde öne çıkabileceği ifade edildi. Bilim insanları, ilerleyen dönemde kan testlerinin bilişsel testlerle birlikte daha sık ve düzenli aralıklarla yapılmasının, hastalığın ilerleyişini daha net ortaya koyacağını düşünüyor. Ayrıca, p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin gerçek Alzheimer vakaları ve diğer demans türleriyle karşılaştırılması gerektiği vurgulandı. Bu sayede, testlerin doğruluğu ve güvenilirliği artırılabilir. Araştırmacılar, erken teşhis ve önleyici tedaviler için bu tür biyomarker testlerinin yaygınlaşmasının, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Miami Üniversitesi'nde yürütülen bu çalışma, kanda tespit edilen p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin, Alzheimer hastalığına bağlı hafıza kaybı ve bilişsel gerileme riskinin yıllar öncesinden saptanabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu bulguların erken teşhis, kişiye özel tedavi ve önleyici sağlık politikaları geliştirilmesi için önemli bir fırsat sunduğunun altını çiziyor. Gelecekte yapılacak daha geniş ve uzun süreli araştırmalarla, kan testiyle Alzheimer riski belirleme yöntemlerinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/basit-bir-kan-testi-6-yil-814_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292116</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evden-ayrilmadan-once-bu-aletleri-mutlaka-prizden-cekin-292116</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evden ayrılmadan önce bu aletleri mutlaka prizden çekin]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Seyahate çıkmadan önce evde prizde bırakılan küçük ev aletleri ve elektronik cihazlar, hem enerji israfına hem de ciddi güvenlik risklerine yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle ısı üreten tezgah üstü aletler ile televizyon gibi elektroniklerin prizden çekilmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evden ayrılmadan önce bu aletleri mutlaka prizden çekin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seyahate çıkmadan önce evde prizde bırakılan küçük ev aletleri ve elektronik cihazlar, beklenmedik güvenlik riskleri ve gereksiz enerji harcamalarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle uzun süreli seyahatler öncesinde, evde kimse yokken prizde kalan cihazların ciddi tehlikeler oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Elektrik israfının yanı sıra, prizde bırakılan ısıtıcı aletler ve eğlence sistemleri, olası arızalar nedeniyle yangın riski taşıyor. Bu nedenle, seyahate çıkmadan önce priz güvenliği konusunda alınacak basit önlemler, hem evin güvenliğini sağlıyor hem de enerji tasarrufu sağlanmasına katkı sunuyor.</p><h3>Mehdi Khachani: "Isı üreten tezgah üstü aletleri prizde bırakmayın"</h3><p>Sunny Bliss Plumbing &amp; Air CEO'su Mehdi Khachani, seyahate çıkmadan önce özellikle ısı üreten tezgah üstü aletlerin prizden çekilmesinin önemini vurguluyor. Tost fırınları, tost makineleri, hava fritözleri, sıcak tabaklar ve elektrikli çaydanlıklar gibi cihazlar, evde kimse yokken prizde bırakıldığında ciddi riskler oluşturabiliyor. Khachani, bu tip aletlerin önemli miktarda ısı ürettiğini ve elektriksel bir arıza durumunda yangın tehlikesi yaratabileceğini belirtiyor. Her ne kadar bu cihazların yangına yol açma olasılığı düşük olsa da, evde uzun süre kimse bulunmayacaksa, ısı üreten aletlerin prizden çekilmesi güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, bu önlem gereksiz enerji tüketimini de ortadan kaldırıyor.</p><h3>Angie Hicks: "Elektronik cihazları ve televizyonları prizden çekin"</h3><p>Ev güvenliği uzmanı ve Angi'nin kurucu ortağı Angie Hicks ise, sadece tezgah üstü aletlerin değil, televizyon ve bağlı eğlence cihazlarının da seyahat öncesinde prizden çıkarılması gerektiğini söylüyor. Kablo kutuları, uydu alıcıları, akış cihazları, oyun konsolları, ses sistemleri ve DVD oynatıcılar gibi elektronikler, kullanılmadıkları halde enerji tüketmeye devam ediyor. Hicks, bu cihazların prizden çekilmesinin gereksiz elektrik harcamasını önlemenin yanı sıra, elektroniklerin güç dalgalanmalarına karşı korunmasına da yardımcı olduğunu ifade ediyor. Özellikle uzun süreli yokluklarda, bu tür elektroniklerin prizde bırakılması, hem enerji tasarrufu açısından hem de cihazların ömrünü uzatmak için pratik bir çözüm sunuyor. Elektronik cihazların bağlı olduğu güç şeritlerinin kapatılması da ek bir önlem olarak öneriliyor.</p><p>Uzmanların önerileri dikkate alındığında, seyahat öncesi priz güvenliği sağlamak için atılacak adımlar oldukça basit ve etkili. Evden ayrılmadan önce, özellikle ısı üreten küçük ev aletleri ile televizyon ve eğlence sistemlerinin prizden çekilmesi, hem olası yangın riskini azaltıyor hem de enerji tasarrufu sağlıyor. Bu alışkanlık, evin güvenliğini artırırken, gereksiz elektrik harcamalarının da önüne geçiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/evden-ayrilmadan-once-bu--862_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292115</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-kemikler-icin-en-etkili-egzersizleri-belirledi-292115</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları kemikler için en etkili egzersizleri belirledi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli araştırmacıların BMJ'de yayımlanan geniş çaplı çalışması, kemik sağlığını korumak ve osteoporoz riskini azaltmak için en etkili egzersizin haftada 2-3 saat hızlı yürüyüş veya koşu olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, egzersizin kemik mineral yoğunluğu üzerindeki etkileri detaylı biçimde incelendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları kemikler için en etkili egzersizleri belirledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli bilim insanları, kemik sağlığını korumak ve yaşa bağlı kemik erimesini önlemek amacıyla hangi egzersizlerin en etkili olduğunu belirlemek için kapsamlı bir araştırmaya imza attı. BMJ'de yayımlanan bu çalışmada, 40 yaş ve üzerindeki 18.429 kişinin verileri incelendi ve egzersiz türlerinin kemik mineral yoğunluğu üzerindeki etkileri analiz edildi. Sonuçlar, özellikle haftada 2-3 saat hızlı yürüyüş veya koşunun, kemiklerin güçlenmesinde ve osteoporoz riskinin azaltılmasında önemli rol oynadığını gösterdi. Araştırma, egzersizin dozu ve türünün kemik sağlığı üzerindeki etkilerini detaylandırarak, kişiye özel egzersiz programlarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.</p><h3>Çinli bilim insanları: Hızlı yürüyüş kemik sağlığında öne çıktı</h3><p>Çalışmada, katılımcıların haftada ne kadar egzersiz yaptığı ve hangi egzersiz türlerini tercih ettiği ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Araştırmacılar, direnç antrenmanı, yoga, yürüyüş ve koşu gibi farklı egzersizleri karşılaştırdı. Elde edilen bulgular, hızlı yürüyüş ve koşunun kemik mineral yoğunluğunu artırmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını ortaya koydu. Özellikle haftada 600 MET dakikası &#8211; yaklaşık 2-3 saat hızlı yürüyüş veya koşu &#8211; yapılan egzersizin kemiklerde anlamlı bir güçlenme sağladığı tespit edildi. Bu miktar, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan kemik zayıflamasına karşı koruyucu bir etki sunuyor.</p><h3>BMJ araştırması: Egzersiz dozu ve türü kemik kırığı riskini etkiliyor</h3><p>Araştırmada, egzersizin kemik sağlığı üzerindeki etkisinin kişiden kişiye değiştiği de vurgulandı. Orta yaşlı ve sağlıklı vücut kitle indeksine sahip bireylerde egzersizin olumlu etkileri daha belirgin şekilde gözlendi. Buna karşılık, yaşlı yetişkinlerde ve fazla kilolu kişilerde kemik mineral yoğunluğundaki artış daha sınırlı kaldı. Bilim insanları, özellikle hızlı yürüyüş ve koşunun erişilebilirliği sayesinde geniş kitleler tarafından kolayca uygulanabileceğini belirtti. Ayrıca, egzersizlerin yalnızca kemik sağlığına değil, genel vücut sağlığına da katkı sağladığına dikkat çekildi. Osteoporozun dünya genelinde milyonlarca insanı etkilediği ve sadece Birleşik Krallık'ta yılda 500.000'den fazla kırık vakasının yaşandığı hatırlatıldı.</p><h3>Osteoporoz riskine karşı kişiye özel egzersiz önerisi</h3><p>Çalışmada, egzersizin kemik mineral yoğunluğunda sağladığı artışın, bazı durumlarda klinik olarak anlamlı ve koruyucu olabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, yapılandırılmış egzersizlerin farmakolojik tedavilere ek olarak düşük maliyetli ve kolayca erişilebilen bir önlem sunduğunu belirtti. Ancak, egzersiz yanıtlarının kişisel farklılıklar gösterdiği ve bu nedenle egzersiz reçetelerinin kişiye özel olarak hazırlanmasının önem taşıdığı vurgulandı. Ayrıca, kemik kırıklarının yaşlılarda ciddi sağlık sorunlarına ve uzun hastane yatışlarına yol açabileceği, bu nedenle önleyici egzersizlerin yaşlı nüfusta daha da büyük bir önem taşıdığı ifade edildi. Bilim insanları, egzersizin bazı yaralanmaların ve erken ölümlerin önlenmesinde de rol oynayabileceğini, ancak bu ilişkinin daha fazla araştırmayla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Sonuç olarak, BMJ'de yayımlanan bu araştırma, kemik sağlığını korumak ve osteoporoz riskini azaltmak isteyenler için haftada en az 2-3 saat hızlı yürüyüş veya koşunun etkili bir çözüm sunduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, kişiye özel egzersiz programlarının geliştirilmesinin ve bu programların kemik sağlığı kılavuzlarına entegre edilmesinin, toplum sağlığı açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/bilim-insanlari-kemikler--455_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292114</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-gronland-icin-tarihi-guvenlik-anlasmasi-292114</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan Grönland için tarihi güvenlik anlaşması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Danimarka arasında imzalanması beklenen Grönland güvenlik anlaşması, Arktik bölgesinde dengeleri değiştirecek nitelikte. Anlaşma, Grönland'ın stratejik önemini artırırken, NATO ve Batı ittifakı için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan Grönland için tarihi güvenlik anlaşması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump ile Danimarka hükümeti, Grönland'ın güvenliğine ilişkin uzun süredir devam eden diplomatik gerginliği sona erdirecek yeni bir anlaşma üzerinde uzlaştı. Arktik'te yer alan ve yarı özerk statüye sahip Grönland'ın güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen bu mutabakat, Trump'ın geçmişte Grönland'ı ABD'ye katmak için yaptığı tartışmalı çıkışların ardından geldi. NATO, söz konusu anlaşmanın bölgeye istikrar getireceğini belirtirken, Trump ise Danimarka'nın ABD'ye 'güvenlik ve diğer tüm ihtiyaçlar üzerinde kalıcı kontrol' sağlayacağını duyurdu. Anlaşmanın önümüzdeki hafta imzalanması bekleniyor, ancak içeriğine dair detaylar henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.</p><h3>Trump: 'ABD Grönland'ın güvenliğinde söz sahibi olacak'</h3><p>Anlaşmanın mimarı olan Donald Trump, sosyal medya hesabı Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Grönland'ın güvenliğinin ABD tarafından sağlanacağına ve bu yeni düzenlemenin Amerika'ya hiçbir maliyet getirmeyeceğine vurgu yaptı. Trump, Grönland'ın stratejik konumunun ve sahip olduğu mineral zenginliklerinin ABD için büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, ABD'ye Grönland'da gerekli tüm savunma tedbirlerini alma yetkisi tanınacağını ifade etti. Trump, anlaşmanın ABD'nin düşmanlarına karşı bir kalkan oluşturacağını, Rusya ve Çin gibi ülkelerin Grönland'da askeri varlık kurmasının veya 'duyarlı yatırımlar' yapmasının önüne geçileceğini aktardı. ABD, halihazırda Grönland'ın kuzeybatısında yer alan Pituffik Üssü'nde 100'den fazla askeri personel bulunduruyor ve bu yeni anlaşmayla askeri varlığını daha da güçlendirecek.</p><h3>NATO ve Danimarka'dan destek: Egemenlik vurgusu ve Batı ittifakı</h3><p>NATO sözcüsü, yapılan açıklamada, Grönland güvenlik anlaşmasının Arktik bölgesinde istikrarı ve işbirliğini artıracağını belirtti. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka Krallığı, Grönland ve ABD için 'iyi bir uzlaşı' olmasını umduklarını söyledi. Frederiksen, anlaşmanın Kuzey Kutbu ve Kuzey Atlantik'te ortak güvenliği güçlendirirken, Danimarka'nın egemenliğine ve Grönland halkının kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterildiğini vurguladı. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen de, Batı ittifakının ve kendi ülkelerinin güvenliğini sağlamaya yönelik adımın memnuniyetle karşılandığını belirtti. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Danimarka ve Grönland parlamentolarında onaylanması gerekiyor.</p><h3>Grönland'da endişe ve temkinli iyimserlik</h3><p>Grönland'da ve Danimarka'da bazı siyasetçiler ve medya kuruluşları, anlaşmanın ülke diplomasisi açısından önemli bir kazanım olduğunu savunuyor. Berlingske gazetesi, 'Danimarka Krallığı kazandı' manşetiyle haberi duyururken, Politiken gazetesi ise Trump'ın sosyal medyada zafer ilan etmesine rağmen Grönland'ın ABD'ye devredilmediğine dikkat çekti. Grönlandlı milletvekili Naaja Nathanielsen, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, anlaşmada kendi kaderini tayin hakkının korunmasının büyük önem taşıdığını yazdı. Eski Grönlandlı politikacı Aaja Chemnitz ise anlaşmanın resmen yürürlüğe girmesini beklediğini, ancak Trump'a karşı temkinli olduğunu ifade etti. Grönland halkı, egemenlik ve toprak bütünlüğü konusunda hassasiyetini koruyor.</p><h3>ABD'nin Grönland'daki askeri yetkileri genişliyor</h3><p>ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan ismi açıklanmayan bir yetkili, anlaşmanın ayrıntılarına dair bilgi vermekten kaçınsa da, Grönland'ın gelecekte bağımsız bir ülke olması durumunda dahi anlaşmanın geçerliliğini sürdüreceğini belirtti. Ayrıca, ABD'nin Grönland ve Danimarka'dan ek onay almadan askeri tesisler inşa edebileceği, kalıcı üsler kurabileceği ve hava sahasını kullanabileceği kaydedildi. Anlaşma, NATO üyesi olmayan ülkelerin Grönland'da askeri tesisler kurmasını ve ABD'yi tehdit edebilecek yatırımlar yapmasını da yasaklıyor. Özellikle Rusya ve Çin'in Arktik'te artan askeri ve ekonomik faaliyetlerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. ABD, Grönland'ın nadir toprak mineralleri rezervleri sayesinde, teknoloji ve savunma sanayisinde stratejik avantaj elde etmeyi hedefliyor.</p><h3>Fransa'dan egemenlik ve uluslararası hukuk mesajı</h3><p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, anlaşmanın Danimarka'nın Grönland üzerindeki egemenliğini yeniden teyit ettiğini söyledi. Macron, uluslararası hukuka ve Danimarka egemenliğine saygının Batı ittifakının temel taleplerinden biri olduğunu vurguladı. Bu açıklamalar, anlaşmanın sadece ABD'nin değil, aynı zamanda Avrupa'daki müttefiklerin de çıkarlarını gözettiğine işaret ediyor. Fransa'nın bu konudaki tutumu, Arktik'teki güç dengelerinin Batı lehine korunmasına ve uluslararası işbirliğinin sürdürülmesine katkı sağlıyor.</p><h3>Grönland anlaşması Arktik'te yeni dönemin kapısını aralıyor</h3><p>Henüz resmi metni yayımlanmayan Grönland güvenlik anlaşması, ABD'nin Arktik'teki askeri ve ekonomik varlığını güçlendirirken, Danimarka ve Grönland'ın egemenlik haklarını da koruma altına alıyor. Rusya ve Çin'in Arktik'te artan etkisine karşı Batı ittifakının ortak bir duruş sergilemesi, bölgedeki istikrar açısından kritik önem taşıyor. Grönland'ın stratejik konumu ve zengin doğal kaynakları, bu anlaşmanın sadece güvenlik değil, aynı zamanda ekonomik ve politik sonuçlar doğurmasına yol açacak. Taraflar, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Arktik'te yeni bir dönemin başlayacağı görüşünde birleşiyor.</p><p>Sonuç olarak, Trump ve Danimarka arasında imzalanması beklenen Grönland güvenlik anlaşması, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirecek ve Batı ittifakının Arktik'teki varlığını pekiştirecek. Anlaşmanın detayları ve uzun vadeli etkileri, hem Grönland halkı hem de uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/trumptan-gronland-icin-ta-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292113</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/mugla-fethiyede-icradan-satilik-tasinmaz-292113-292113</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla Fethiye'de 1 adet taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 9.079.253 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/917 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 15/10/2026 - 11:11</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 22/10/2026 - 11:11</p><p>2.Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 12/11/2026 - 11:11</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 19/11/2026 - 11:11</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2228513/emlak-konut-mugla-fethiyede-1-adet-tasinmaz-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/mugla-fethiyede-icradan-s-957_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292112</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/8-saat-uyku-gercekten-sart-mi-yeni-arastirma-bildigimiz-kurali-sorguluyor-292112</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[8 saat uyku gerçekten şart mı? Yeni araştırma bildiğimiz kuralı sorguluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Brain Medicine dergisinde yayımlanan yeni araştırma, sekiz saatlik uyku kuralının evrensel olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, farklı toplumlarda ve yaş gruplarında uyku düzenlerinin değişkenlik gösterdiğine dikkat çekerek, bireysel ihtiyaçların ön plana çıkması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[8 saat uyku gerçekten şart mı? Yeni araştırma bildiğimiz kuralı sorguluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brain Medicine dergisinde 25 Ağustos 2026'da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, uzun yıllardır yetişkinler için önerilen sekiz saatlik uyku kuralının aslında tüm bireyler için geçerli olmadığını ortaya koydu. Farklı toplumlarda yapılan incelemeler, insanların biyolojik özellikleri, ışık maruziyeti ve yaşam tarzları nedeniyle farklı sürelerde uyuduğunu gösterdi. Araştırmacılar, modern yaşamın getirdiği yapay ışık ve değişen uyku zamanlamasının, geleneksel sekiz saat kuralının sorgulanmasına yol açtığını belirtti. Bulgular, sağlıklı bir uyku için tek bir ideal sürenin olmadığını, her bireyin kendi bedeninin ihtiyaçlarına kulak vermesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Brain Medicine araştırmacılarından sekiz saat kuralına eleştiri</h3><p>Brain Medicine dergisindeki çalışma, antropoloji, tarih ve çeşitli bilim alanlarından elde edilen verilerle insanların modern yaşam öncesi nasıl uyuduğunu derinlemesine analiz etti. Araştırmacılar, sanayi öncesi toplumlarda uyku düzenlerinin günümüzden çok daha esnek olduğunu, sabit sekiz saatlik gece uykusunun evrimsel olarak zorunlu bir norm olmadığını ifade etti. Özellikle avcı-toplayıcı topluluklarda yapılan gözlemler, bireylerin gecelik ortalama 5.7 ile 7.1 saat arasında uyuduğunu gösterdi. Kraliyet Derneği'nin analizleri ise sanayi öncesi dönemde ortalama uyku süresinin 6.4 saat civarında olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu verilerin herkesin sekiz saat uyuması gerektiği yönündeki genel kanının bilimsel olarak desteklenmediğini, insan uykusunun çok daha esnek ve bireysel olduğunu ortaya çıkardığını belirtti. Araştırmacılar, uyku süresinin yanı sıra, ışık maruziyeti ve yaşam tarzı gibi çevresel faktörlerin de uyku kalitesi üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Brain Medicine ekibi, modern toplumlarda yaygın olan sekiz saatlik uyku hedefinin, kişisel farklılıkları göz ardı ettiğini ve bireylerin kendi uyku ihtiyaçlarını anlamalarının daha önemli olduğunu savundu.</p><h3>Modern yaşam ve yapay ışık uyku düzenini değiştiriyor</h3><p>Yapay ışık kaynaklarının yaygınlaşması, insanların biyolojik saatlerinde önemli değişikliklere yol açtı. Elektrik, bilgisayar ve akıllı telefonların günlük yaşama girmesiyle birlikte, doğal ışık-karanlık döngüsü bozuldu ve bireyler daha geç saatlerde uyumaya başladı. Nature dergisinde yayımlanan araştırmalar, yapay ışığın uyku alışkanlıklarını değiştirdiğini ve vücudun iç saatini geciktirdiğini gösterdi. Bu durum, sabahları uyanmakta zorlanan bireylerin sayısında artışa neden oldu. Ayrıca, modern çalışma programları da uyku düzenini olumsuz etkiliyor. Birçok kişi hafta içi daha az uyuyup, hafta sonları eksik uykuyu telafi etmeye çalışıyor. The Conversation'a göre, günümüzde pek çok yetişkin "çalışma haftasında kısa uyku ve işten uzak günlerde daha uzun telafi uykusu" uyguluyor. Ancak uzmanlar, uyku sağlığının yalnızca saat saymakla sınırlı olmadığını, uyku zamanlaması ve tutarlılığın da en az süre kadar önemli olduğunu belirtiyor. Brain Medicine araştırmacıları, bireylerin aynı miktarda uyku aldıktan sonra aynı derecede dinlenmiş hissetmediğini, sağlık durumu ve biyolojik cinsiyet gibi faktörlerin de uyku ihtiyacını etkilediğini açıkladı.</p><h3>Uyku süresi ve kalitesi sağlık riskleriyle doğrudan bağlantılı</h3><p>Health Data Science dergisinde yayımlanan ve 88 bin 461 Birleşik Krallık Biobank katılımcısının verilerinin analiz edildiği büyük ölçekli bir çalışma, uyku süresi ile sağlık arasındaki güçlü ilişkiyi gözler önüne serdi. Ortalama 6.8 yıl boyunca takip edilen katılımcıların uyku alışkanlıkları, 172 hastalık ile karşılaştırıldı. Araştırmacılar, uyku süresi, uykuya dalış zamanı, uyku ritmi, uyku verimliliği ve gece uyanmaları gibi faktörlerin, 42 hastalıkta en az iki kat risk artışıyla bağlantılı olduğunu tespit etti. Ayrıca, 92 hastalığın riskinin yüzde 20'sinden fazlası uyku özellikleriyle ilişkili bulundu. Kıdemli yazar Prof. Shengfeng Wang, "Bulgularımız, uyku düzeninin göz ardı edilen önemini vurguluyor. İyi uykunun tanımı sadece süreden ibaret olmamalı" diyerek, sağlıklı uyku için süre kadar düzen ve kalitenin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Ancak araştırmacılar, katılımcıların çoğunlukla orta yaşlı veya daha büyük yetişkinlerden oluştuğunu ve uyku verilerinin sınırlı bir süre boyunca toplandığını da vurguladı. Bu nedenle, düzensiz uykunun hastalıklara doğrudan neden olup olmadığını kesin olarak söylemek mümkün değil.</p><h3>PLOS Biology'den beş farklı uyku profili ve sağlık üzerindeki etkileri</h3><p>PLOS Biology dergisinde yayımlanan bir başka araştırma, 770 sağlıklı genç yetişkinin uyku alışkanlıklarını, beyin taramalarını, bellek performansını ve çeşitli biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörleri analiz etti. Araştırmacılar, beş farklı uyku profili tanımlayarak, bu profillerin sağlık ve davranış üzerinde belirgin etkiler yarattığını ortaya koydu. Altı ila yedi saatten az uyuyan bireylerde, duygusal işleme ve agresif davranışlarla ilgili sorunlar daha sık görüldü. Gece sık uyananlarda ise bellek, dil işleme ve kaygı bozuklukları öne çıktı. Uykuya dalmada güçlük çeken, sık sık uyanan ve gündüz yorgunluğu yaşayan kişilerde depresyon, kaygı, öfke ve stres düzeylerinin arttığı gözlemlendi. Çalışmanın baş araştırmacısı Aurore Perrault, "Uyku çok boyutlu bir olgu, yalnızca süresiyle ölçülemez" diyerek, uyku düzeninin bireyler arası farklılıklarını vurguladı. Araştırma, uyku kalitesinin ve düzeninin sağlığın birçok yönüyle bağlantılı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Ulusal Uyku Vakfı'ndan yetişkinlere esnek uyku önerisi</h3><p>Ulusal Uyku Vakfı, 26 ile 64 yaş arasındaki yetişkinler için yedi ila dokuz saat uyku öneriyor. Ancak, bazı bireylerin altı ile on saat arasında uykuya ihtiyaç duyabileceğini de açıklıyor. Bu öneriler, kişisel farklılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini gösteriyor. Nature dergisinde yayımlanan bir başka araştırmada ise, ideal uyku aralığının bireyin cinsiyetine ve incelenen organa göre 6.4 ile 7.8 saat arasında değişebileceği belirtildi. Uzmanlar, herkes için geçerli tek bir uyku süresi olmadığını, önemli olanın kişinin kendini dinlenmiş ve işlevsel hissetmesi olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, bireylerin aynı saatlerde yatıp kalkıp kalkmadığı, gece boyunca sık uyanıp uyanmadığı ve gündüz sürekli yorgun olup olmadığı gibi soruların da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Sekiz saatlik uyku kuralı hala bazı kişiler için uygun olabilir, ancak bu kuralın evrensel bir standart olarak sunulması bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/8-saat-uyku-gercekten-sar-532_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292111</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/10-yildir-yapilmiyordu-olumcul-saldirinin-ardindan-olaganustu-karar-292111</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[10 yıldır yapılmıyordu! Ölümcül saldırının ardından olağanüstü karar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Batı Avustralya'nın Sorrento Plajı'nda 63 yaşındaki Greg O'Neill'in köpekbalığı saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi, eyalette on yıl aradan sonra ilk kez büyük beyaz köpekbalığı için öldürme emri verilmesine yol açtı. Olayın ardından bölgedeki plajlar kapatıldı ve güvenlik önlemleri artırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[10 yıldır yapılmıyordu! Ölümcül saldırının ardından olağanüstü karar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batı Avustralya'nın popüler Sorrento Plajı'nda cuma günü meydana gelen köpekbalığı saldırısında 63 yaşındaki yüzücü Greg O'Neill hayatını kaybetti. O'Neill'in ölümünün ardından, eyaletin balıkçılık yetkilileri on yıl sonra ilk kez büyük beyaz köpekbalığı için yakala ve öldür emri verdi. Olay, Batı Avustralya'da bu yıl yaşanan üçüncü ölümcül köpekbalığı saldırısı olarak kayıtlara geçti. Yetkililer, saldırının ardından başkent Perth dahil bölgedeki tüm plajların en az pazar gününe kadar kapalı kalacağını duyurdu. O'Neill'in cesedine henüz ulaşılamazken, sahilde güvenlik önlemleri artırıldı ve olay yeri polis botları ile helikopterler tarafından sürekli denetleniyor.</p><h3>Bakan Jarvis'ten olağanüstü öldürme emri</h3><p>Batı Avustralya Balıkçılık Bakanı Jackie Jarvis, saldırının ardından köpekbalığı için olağanüstü bir adım atıldığını açıkladı. Jarvis, su polisi tarafından Cumartesi sabahı görülen büyük beyaz köpekbalığının olayla bağlantısının kesinleştiğini ve tehdit oluşturduğu gerekçesiyle öldürülmesi için yetkililere emir verdiğini belirtti. Bakan Jarvis, bu tür bir emrin eyalette son on yılda ilk kez uygulandığını vurguladı. Büyük beyaz köpekbalıklarının Avustralya'da koruma altında bulunması nedeniyle verilen öldürme emri, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Bakan, saldırının istisnai koşulları ve halkın güvenliği göz önünde bulundurularak bu kararı aldıklarını söyledi. Ayrıca, bölgede drone ve etiketleme sistemlerinin kullanımının artırılacağını da duyurdu.</p><h3>Köpekbalığı saldırıları plaj güvenliğini gündeme taşıdı</h3><p>Sorrento Plajı'ndaki trajik olay, Batı Avustralya'da bu hafta yaşanan ikinci köpekbalığı saldırısı oldu. Pazartesi günü, Perth'ün 430 kilometre kuzeyindeki Geraldton kıyısında sörf yapan 56 yaşındaki bir adam köpekbalığının saldırısına uğradı ve bacağının bir kısmını kaybetti. Bu yıl Avustralya genelinde beş ölümcül köpekbalığı saldırısı yaşandı; bunlardan üçü Batı Avustralya'da, biri Queensland'da ve biri de Sydney Limanı'nda gerçekleşti. Sorrento'daki saldırı, plaj güvenliği ve köpekbalığı önlemleri konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Olaydan sonra Joondalup yetkilileri, tüm plajları önleyici bir tedbir olarak kapattı. Polis ve deniz ekipleri bölgede yoğun arama ve devriye faaliyetleri yürütüyor. Yerel halk, olay yerine çiçek bırakırken, Greg O'Neill'in ailesi "korkunç trajedi" nedeniyle derin bir şok ve üzüntü yaşadıklarını ifade etti.</p><p>Batı Avustralya'da köpekbalığı saldırıları geçmişte de tartışmalara neden oldu. 2014 yılında eyalet hükümetinin verdiği av yetkisi, aylarca süren protestolara yol açmıştı. Son olay, plajlarda alınan güvenlik önlemlerinin ve köpekbalığı izleme sistemlerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, kamuoyunun güvenliği için tüm imkanların seferber edildiğini ve saldırıya yol açan köpekbalığının bulunması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/10-yildir-yapilmiyordu-ol-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292110</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ankara-cankayada-icradan-satilik-bagimsiz-bolum-292110-292110</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'da bağımsız bölüm icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 9.400.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/861 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri :</b></p><p>1. Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 19/11/2026 - 10:39</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 26/11/2026 - 10:39</p><p>2. Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 17/12/2026 - 10:39</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 24/12/2026 - 10:39</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2228516/emlak-konut-ankara-cankayada-bagimsiz-bolum-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/ankara-cankayada-icradan--670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292109</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tekirdagda-icradan-satilik-dubleks-daire-292109-292109</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Çerkezköy Fevzipaşa Mahallesi'nde 166 metrekare dubleks daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.444.800 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/46 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 04/11/2026 - 10:50</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 11/11/2026 - 10:50</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 02/12/2026 - 10:50</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 09/12/2026 - 10:50</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2228390/emlak-konut-tekirdag-cerkezkoy-fevzipasa-mahallesinde-166-m2-dubleks-daire-icradan-satilacaktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/tekirdagda-icradan-satili-215_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292108</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yurt-disi-ufe-agustosta-aylik-yuzde-361-yillik-yuzde-3260-artti-292108</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yurt dışı ÜFE ağustosta aylık yüzde 3,61, yıllık yüzde 32,60 arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), ağustosta aylık bazda yüzde 3,61, yıllık bazda yüzde 32,60 artış gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yurt dışı ÜFE ağustosta aylık yüzde 3,61, yıllık yüzde 32,60 arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin YD-ÜFE verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre YD-ÜFE, ağustosta bir önceki aya kıyasla yüzde 3,61, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 25,16, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32,60 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,35 yükseldi.</p><p>Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 43,41, imalatta yüzde 32,41 artış görüldü.</p><p>Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 32,39, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 31,62, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,35, enerjide yüzde 106,24, sermaye mallarında yüzde 20,59 yükseliş gerçekleşti.</p><p>Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,77, imalatta yüzde 3,61 artış olarak kayıtlara geçti.</p><p>Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 2,82, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 4,38, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,22, enerjide yüzde 14,68, sermaye mallarında yüzde 2,59 artış görüldü.</p><p><b>YD-ÜFE'nin aylık ve yıllık değişim oranları şöyle:</b></p><table><tbody><tr><td>YD-ÜFE'nin aylık değişim oranları</td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td></tr><tr><td>Yıl/Ay</td><td>Ocak</td><td>Şubat</td><td>Mart</td><td>Nisan</td><td>Mayıs</td><td>Haziran</td><td>Temmuz</td><td>Ağustos</td><td>Eylül</td><td>Ekim</td><td>Kasım</td><td>Aralık</td></tr><tr><td>2022</td><td>3,25</td><td>2,35</td><td>7,29</td><td>2,61</td><td>6,51</td><td>9,18</td><td>0,66</td><td>2,64</td><td>0,67</td><td>1,34</td><td>2,28</td><td>2,77</td></tr><tr><td>2023</td><td>4</td><td>0,42</td><td>1,65</td><td>2,43</td><td>0,45</td><td>15,62</td><td>15,34</td><td>1,95</td><td>-0,59</td><td>1,35</td><td>3,51</td><td>2,28</td></tr><tr><td>2024</td><td>4,57</td><td>2,38</td><td>4,70</td><td>1,37</td><td>0,42</td><td>0,97</td><td>1,7</td><td>2,95</td><td>2,25</td><td>0,09</td><td>-0,86</td><td>0,91</td></tr><tr><td>2025</td><td>2,01</td><td>2,05</td><td>4,06</td><td>4,41</td><td>2,4</td><td>3,42</td><td>3,03</td><td>1,32</td><td>2,01</td><td>0,9</td><td>1,02</td><td>1,88</td></tr><tr><td>2026</td><td>4,06</td><td>2,38</td><td>3,94</td><td>4,16</td><td>1,71</td><td>0,46</td><td>2,51</td><td>3,61</td><td></td><td></td><td></td><td></td></tr><tr><td>YD-ÜFE'nin yıllık değişim oranları</td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td><td></td></tr><tr><td>Yıl/Ay</td><td>Ocak</td><td>Şubat</td><td>Mart</td><td>Nisan</td><td>Mayıs</td><td>Haziran</td><td>Temmuz</td><td>Ağustos</td><td>Eylül</td><td>Ekim</td><td>Kasım</td><td>Aralık</td></tr><tr><td>2022</td><td>96,44</td><td>106,13</td><td>105,82</td><td>97,11</td><td>100,54</td><td>110,66</td><td>111,34</td><td>118,94</td><td>117,04</td><td>103,79</td><td>83,66</td><td>49,90</td></tr><tr><td>2023</td><td>50,98</td><td>48,13</td><td>40,35</td><td>40,1</td><td>32,13</td><td>39,92</td><td>60,32</td><td>59,24</td><td>57,25</td><td>57,25</td><td>59,15</td><td>58,40</td></tr><tr><td>2024</td><td>59,27</td><td>62,38</td><td>67,25</td><td>65,53</td><td>65,48</td><td>44,51</td><td>27,41</td><td>28,67</td><td>32,35</td><td>30,7</td><td>25,19</td><td>23,5</td></tr><tr><td>2025</td><td>20,47</td><td>20,08</td><td>19,34</td><td>22,92</td><td>25,34</td><td>28,38</td><td>30,06</td><td>28,01</td><td>27,71</td><td>28,75</td><td>31,19</td><td>32,46</td></tr><tr><td>2026</td><td>35,12</td><td>35,55</td><td>35,40</td><td>35,07</td><td>34,16</td><td>30,33</td><td>29,67</td><td>32,60</td><td></td><td></td><td></td><td></td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/yurt-disi-ufe-agustosta-a-270_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292107</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/israil-baglantili-forex-dolandiriciligi-211-supheli-adliyeye-sevk-edildi-292107</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı: 211 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 211 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı: 211 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik soruşturma sürüyor.</p><p>Bu kapsamda ekipler 10 şüpheliyi daha gözaltına aldı. Böylece gözaltı sayısı 201'den 211'e yükseldi. Şüphelilerden 157'si emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilerek Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Diğer 54 şüphelinin ise daha önce adliyeye sevk edildiği öğrenildi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/israilli-forex-cetesi-bunu-da-yapmis-polis-misin-diye-makineye-bagladilar-292095" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/israilli-forex-cetesi-bun-727_2-41.jpg"/></div><h3>İsrailli Forex çetesi bunu da yapmış! "Polis misin" diye makineye bağladılar</h3></a><p><b>OPERASYON</b></p><p>Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.</p><p>Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.</p><p>Operasyonda 191 şüpheliyi yakalayan ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almıştı.</p><p>Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/israil-baglantili-forex-d-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292106</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alihan-kuris-sorusturmasi-3-tanigin-ifadesinde-carpici-detay-chpye-oy-vermeyen-orgutten-dislanmis-292106</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş soruşturması... 3 tanığın ifadesinde çarpıcı detay! CHP'ye oy vermeyen örgütten dışlanmış]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[‘Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü'ne yönelik soruşturmada 29 şüpheli gözaltına alınırken 23 şirkete de kayyum atandı. Şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik iddiaları da dosyaya girdi. 3 tanığın ifadesine göre, seçim dönemlerinde örgüt mensuplarından CHP'ye oy vermeleri istendiği, buna uymayanların ise örgütün öğrenci yurtlarına, düğün salonlarına, camilere, sosyal tesislere ve hatim gruplarına alınmadığı iddia edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alihan Kuriş soruşturması... 3 tanığın ifadesinde çarpıcı detay! CHP'ye oy vermeyen örgütten dışlanmış]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 'Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü'ne yönelik soruşturmada örgütünün kayıt dışı finansal hareketlerini organize ettiği ve suç gelirlerini akladığı belirlenen şüpheliler için düğmeye basıldı. </p><p>29 şüpheli gözaltına alınırken 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi. Şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik iddiaları da dosyaya girdi. </p><p><b>İTAAT ETMEYENE CAMİ VE YURT KAPILARI KAPANDI</b></p><p>3 tanığın ifadesine göre, seçim dönemlerinde örgüt mensuplarından CHP'ye oy vermeleri istendiği, buna uymayanların ise örgütün öğrenci yurtlarına, düğün salonlarına, camilere, sosyal tesislere ve hatim gruplarına alınmadığı iddia edildi. </p><p>İlk tanık, "Büyüğümüzün emri" dilerek, CHP'ye oy verilmesinin istendiğini anlattı. İkinci tanık da 2014 ve 2023 seçimlerinde CHP'ye oy verilmesi telkinlerinde bulunulduğunu aktardı, siyasi tercihinden dolayı dışlandığını söyledi. Üçüncü tanık da yapı içerisindeki bazı üst düzey kişilerin CHP'yi desteklediğini ve AK Parti'yi destekleyen bazı mensupların dışlanmaya başladığını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/alihan-kuris-sorusturmasi-428_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292105</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalari-bakan-gurlek-sorumlular-yargi-onunde-hesap-verecek-292105</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası işlemleri soruşturmaları... Bakan Gürlek: Sorumlular yargı önünde hesap verecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 25 şüpheli hakkında adli işlemlerin başlatıldığını, 15 şüphelinin gözaltına alındığını, firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise devam ettiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sermaye piyasası işlemleri soruşturmaları... Bakan Gürlek: Sorumlular yargı önünde hesap verecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin devam eden soruşturmalar hakkında açıklamada bulundu. <br></p><p>Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmanın, vatandaşların haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürüldüğünü belirten Gürlek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, bu sabah 25 şüpheli hakkında adli işlemler başlatılmış, 15 şüpheli gözaltına alınmış, firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam etmektedir. <br></p><p>Soruşturmanın mali boyutunda Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketleri dondurulmuştur. Bu kapsamda soruşturma konusu malvarlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK&#39;a müzekkereler yazılmıştır.&quot;</p><p>Bakan Gürlek, adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileriyle, eşleri ve birinci derece kan hısımlarının malvarlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi hususunun ilgili tüm kurumlara bildirildiğini aktardı. </p><p>Soruşturmaların tüm yönleriyle titizlikle devam ettiğini vurgulayan Gürlek, &quot;Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun, hesabı yargı önünde sorulacak, mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkanlar kullanılacaktır.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/sermaye-piyasasi-islemler-961_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292104</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-ukraynada-lojistik-merkezleri-limanlari-ve-gemileri-vurduk-292104</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna'da lojistik merkezleri, limanları ve gemileri vurduk]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'daki lojistik merkezlere, depolara ve limanlara saldırılar düzenlendiğini, Ukrayna ordusunun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılan gemilerin de insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya: Ukrayna'da lojistik merkezleri, limanları ve gemileri vurduk]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, gece saatlerinde Ukrayna'nın Kiev ve Odessa bölgelerindeki çeşitli hedeflerin vurulduğu belirtildi.</p><p>Kiev bölgesindeki Şçastlivoye yerleşiminde bulunan "BDU Logistic" merkezinin vurulduğu kaydedilen açıklamada, merkezin depolarında askeri amaçlı ürünlerin depolandığı ve dağıtıldığı aktarıldı.</p><p>Açıklamada, Boyarka yerleşimindeki Ukrayna'nın askeri sanayi tesislerine gaz sağlayan dağıtım istasyonunun da hedef alındığı ifade edildi.</p><p>Odessa bölgesinde ise Odessa Limanı'nda Ukrayna ordusuna yük taşıyan kuru yük gemisinin vurulduğu bilgisi paylaşıldı.</p><p>İzmail Limanı'nda askeri amaçlı yüklerin boşaltılması ve depolanmasında kullanılan liman altyapısının hedef alındığı belirtilen açıklamada, Odessa Limanı'na Ukrayna ordusuna yük taşıyan bir başka kuru yük gemisinin de seyir halindeyken vurulduğu kaydedildi.</p><p>Ayrıca bakanlık, gece boyunca Rusya topraklarına gönderilen Ukrayna'ya ait 244 insansız hava aracının imha edildiğini açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/rusya-ukraynada-lojistik--180_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292103</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ukraynadan-rusyaya-buyuk-saldiri-moskovaya-yuzlerce-iha-gonderildi-292103</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ukrayna'dan Rusya'ya büyük saldırı! Moskova'ya yüzlerce İHA gönderildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna, Rusya'nın parlamento seçimlerinin son gününde Moskova'ya yönelik bugüne kadarki en büyük insansız hava aracı saldırısını düzenledi. Saldırıda yüzlerce İHA başkente yönelirken, iki kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Uzmanlar, bu hamlenin Rusya'nın savaş makinesini ve kamuoyunu hedef alan stratejik bir baskı olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ukrayna'dan Rusya'ya büyük saldırı! Moskova'ya yüzlerce İHA gönderildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın parlamento seçimlerinin son gününde, Ukrayna güçleri Rusya'ya karşı bugüne kadarki en büyük insansız hava aracı saldırısını başlattı. Gece boyunca fırlatılan 1.000'den fazla İHA'nın yüzlercesi doğrudan Moskova'yı hedef aldı. Saldırı sonucunda Moskova'nın çeşitli noktalarında hasar meydana geldi, iki kişi yaşamını yitirdi, yirmiden fazla kişi yaralandı. Yetkililer, bu saldırının Rusya'nın başkentini hedef alan en büyük insansız hava aracı operasyonu olduğunu belirtti.</p><h3>Moskova Belediye Başkanı Sobyanin: 'Eşi benzeri görülmemiş saldırı'</h3><p>Moskova Belediye Başkanı Sergei Sobyanin, saldırının başkentte bugüne kadar yaşanan en büyük insansız hava aracı dalgası olduğunu açıkladı. Sobyanin, Moskova Petrol Rafinerisi'nde ve bir konut binasında ciddi hasar oluştuğunu, şehir genelinde güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkarıldığını bildirdi. Belediye Başkanı, saldırının seçimleri sabote etmeye yönelik olduğunu savunarak, "Düşman bu konuda başarısız oldu" ifadesini kullandı. Moskova bölge valisi Andrei Vorobyov ise saldırı sonucu 74 yaşında bir erkek ve 44 yaşında bir kadının hayatını kaybettiğini, 20 kişinin de yaralandığını duyurdu. Yaralananlar arasında çocukların da bulunduğu, sağlık ekiplerinin olay yerine hızla müdahale ettiği belirtildi.</p><h3>Rusya Savunma Bakanlığı: 1.110 İHA düşürüldü</h3><p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırı sırasında ülke genelinde 1.110 Ukrayna menşeli insansız hava aracının etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bakanlık, bu İHA'ların bir bölümünün ilhak edilen Kırım yarımadası ve Karadeniz üzerinde de imha edildiğini belirtti. Moskova'ya yönlendirilen 450 İHA'nın ise başkente ulaşmadan düşürüldüğü vurgulandı. Saldırı, Rusya'nın dört yıl önce başlattığı Ukrayna işgalinden bu yana Kiev'in geliştirdiği uzun menzilli insansız hava aracı teknolojisinin ulaştığı noktayı da gözler önüne serdi. Ukrayna, son dönemde yerli üretim Flamingo ve Pelikan füzeleriyle birlikte, Rusya'nın lojistik ve petrol altyapısını hedef alıyor. Bu gelişmeler, dünya genelinde insansız hava aracı teknolojisinin askeri stratejilerdeki rolünü bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>Zelenskyy: 'Rusya ekonomisine baskı artacak'</h3><p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, saldırının Rusya'nın savaş ekonomisini hedef aldığını belirtti. Zelenskyy, "Bu, savaş makinesini sürdüren milyarlarca dolardır" diyerek, Kiev'in Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı amaçladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı, Ukrayna'nın sadece saldırı değil, savunma operasyonlarını da sürdürdüğünü vurguladı. Herson bölgesinde bir manastıra düzenlenen Rus İHA saldırısında bir din adamının hayatını kaybettiğini, dört kişinin yaralandığını açıkladı. Ayrıca, Kiev'e yönelik Rus saldırısında iki çocuk ve annelerinin yaşamını yitirdiğini, bir çocuğun ise hastanede hayatını kaybettiğini bildirdi. Zelenskyy, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, önümüzdeki hafta New York'ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir araya gelme konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu.</p><h3>Seçim günü saldırısı: Kremlin'e baskı ve uluslararası yankı</h3><p>Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırısı, Rusya'nın savaş dönemindeki ilk parlamento seçimlerinin son gününe denk geldi. Kremlin'in neredeyse tamamen muhalefetsiz bir ortamda yürüttüğü seçimler, saldırı nedeniyle gölgede kaldı. Rusya, işgal ettiği Ukrayna bölgelerinde ve 2014'te ilhak edilen Kırım'da da oy kullandırdı. Kiev yönetimi ise bu seçimleri yasa dışı ilan etti. Herson'da Rusya tarafından işgal edilen bir bölgede, Ukrayna'nın düzenlediği saldırıda bir seçim komitesi üyesi hayatını kaybetti. Yaşananlar, hem Rusya'nın iç politikasında hem de uluslararası arenada yankı buldu. Uzmanlar, Ukrayna'nın bu tür saldırılarla Rus kamuoyunun savaşı doğrudan hissetmesini ve Devlet Başkanı Vladimir Putin'in barış görüşmelerine zorlanmasını hedeflediğine dikkat çekiyor.</p><h3>İnsansız hava aracı teknolojisi küresel gündemde</h3><p>Ukrayna'nın son saldırısı, insansız hava aracı teknolojisinin savaş alanında nasıl dönüştürücü bir güç haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Kiev, uzun menzilli ve yerli üretim İHA'larla Rusya'nın derinliklerinde stratejik hedefleri vurabiliyor. Bu gelişme, dünya genelindeki askeri ve savunma sanayi çevrelerinde büyük ilgi uyandırdı. Rusya ve Ukrayna arasında cephe hattında çatışmalar yavaşlarken, iki ülke arasındaki uzun menzilli hava saldırıları giderek artıyor. İHA ve kara robotlarının asker hareketlerini sınırlaması, savaşın seyrini değiştiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Analistler, bu teknolojik yarışın önümüzdeki dönemde daha da hızlanacağını öngörüyor.</p><p>Sonuç olarak, Ukrayna'nın Moskova'ya yönelik düzenlediği rekor insansız hava aracı saldırısı, Rusya'nın güvenlik politikalarını ve seçim sürecini doğrudan etkiledi. Saldırı, hem insani kayıplara yol açtı hem de iki ülke arasındaki askeri ve siyasi gerilimi tırmandırdı. İnsansız hava aracı teknolojisinin savaşın gidişatındaki belirleyici rolü, önümüzdeki süreçte de gündemde kalmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/ukraynadan-rusyaya-buyuk--656_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292102</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-haftaya-1316854-puandan-basladi-292102</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa haftaya 13.168,54 puandan başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftaya yüzde 0,87 düşüşle 13.168,54 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa haftaya 13.168,54 puandan başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,67 değer kaybederek 13.284,42 puandan tamamlamıştı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 115,88 puan ve yüzde 0,87 azalışla 13.168,54 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,09, holding endeksi de yüzde 2,62 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 0,21 ile ulaştırma, en çok gerileyen yüzde 9,40 ile finansal kiralama faktoring oldu.</p><p>Küresel piyasalar, ABD'de düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında liderler düzeyinde yürütülecek görüşmelere ilişkin iyimserliklerin etkisiyle haftaya pozitif bir seyirle başladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'nin New York şehrine gitti.</p><p>Bu arada Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından alınan yeni ilke kararları doğrultusunda 17 Eylül'de duyurulan fon tasfiye usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. Buna göre, tasfiye edileceği açıklanan fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri dikkate alınarak daha önce azami 3 ay olarak belirlenen tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi, Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerinin takip edileceğini, yurt dışında veri gündeminin sakin olacağını belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.000 ve 12.900 puanın destek, 13.300 ve 13.400 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/borsa-haftaya-1316854-pua-555_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292101</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusyada-parlamento-secimlerinin-erken-sonuclari-aciklandi-292101</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya'da parlamento seçimlerinin erken sonuçları açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'da, Ukrayna savaşı gölgesinde gerçekleşen parlamento seçimlerinde Birleşik Rusya Partisi sandıklardan güçlü çıktı. Kremlin, seçimleri savaş politikasına halk desteğinin göstergesi olarak sunarken, Ukrayna ve Batılı ülkeler sonuçlara sert tepki gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya'da parlamento seçimlerinin erken sonuçları açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya, Ukrayna ile süren savaşın gölgesinde ilk kez düzenlenen parlamento seçimlerinde sandık başına gitti. Ülke genelinde ve Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna bölgelerinde yapılan oylamada, ilk sonuçlara göre iktidardaki Birleşik Rusya Partisi mecliste üstünlük kurdu. Kremlin, bu seçimleri savaş politikalarına halk desteğinin göstergesi olarak yorumlarken, seçim süreci insansız hava aracı saldırıları ve siber saldırılarla sekteye uğradı. Katılım oranı ve oy dağılımı, Rusya'nın siyasi dengeleri ve uluslararası ilişkileri açısından da önemli mesajlar verdi.</p><h3>Kremlin: 'Seçimler savaş politikasına destek gösteriyor'</h3><p>Seçimlerin ardından Kremlin, savaş zamanında yapılan ilk parlamento oylamasının Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonlara halkın desteğini kanıtladığını savundu. Yetkililer, seçimlerin 2022'de başlayan Ukrayna işgalinden bu yana düzenlenen ilk büyük siyasi sınav olduğunu vurguladı. Kremlin'in ana partisi Birleşik Rusya, Devlet Duması'ndaki hakimiyetini korumaya hazırlanırken, seçimlerin sıkı şekilde kontrol edildiği ve gerçek muhalefetin neredeyse tamamen dışlandığı belirtildi. Özellikle liberal Yabloko partisi, geçen ay Yüksek Mahkeme kararıyla oy pusulasından çıkarıldı. Bazı muhalif siyasetçiler ise ya cezaevine gönderildi ya da ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldı.</p><h3>Birleşik Rusya, yüzde 58 oy oranıyla öne geçti</h3><p>Seçimlerin yüzde 58'i sayıldığında, Birleşik Rusya'nın parti listeleriyle belirlenen 225 milletvekilinin oylarının neredeyse yüzde 58'ini aldığı açıklandı. Diğer 225 koltuk ise tek kişilik seçim bölgelerinde bireysel adayların yarışına sahne oldu. Yetkililer, Birleşik Rusya'nın bu bölgelerde de çoğunluğu elde etmesini beklediklerini ifade etti. Seçimlere katılım oranı yüzde 56,66 olarak kaydedildi. Bu oran, ülkede siyasi ilgiyi ve seçmenlerin sandığa olan yaklaşımını ortaya koydu. Büyük bir devlet medya kampanyası eşliğinde yürütülen seçimlerde, Kremlin'in sistematik muhalefet olarak tanımladığı birkaç küçük parti de parlamentodaki varlığını sürdürdü.</p><h3>Moskova ve ilhak bölgelerinde tartışmalı oylama</h3><p>Oylama, Rusya'nın 2014'te ilhak ettiği Kırım ve 2022'de işgal edilen dört Ukrayna bölgesinde de gerçekleştirildi. Ancak, bu bölgelerde Rusya'nın tam kontrolü bulunmuyor. Kiev yönetimi, Rusya'nın kontrolündeki bölgelerdeki oylamaları yasa dışı ilan ederek, uluslararası topluma sonuçları tanımama çağrısı yaptı. Avrupa Birliği de seçimleri "açık bir uluslararası hukuk ihlali" olarak değerlendirdi. Seçmenler, alt meclisin 450 koltuğu için iki ayrı oy pusulası kullandı; yarısı parti listeleriyle, yarısı ise bireysel adaylarla belirlendi. Bu uygulama, meclisteki güç dengesinin Birleşik Rusya lehine şekillenmesini sağladı.</p><h3>Seçimlere insansız hava aracı ve siber saldırılar damga vurdu</h3><p>Seçim süreci, Ukrayna'nın Moskova ve diğer bölgelere düzenlediği insansız hava aracı saldırılarıyla sarsıldı. Pazar günü gerçekleşen saldırılarda, Moskova bölgesinde en az üç kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca Rusya'nın kontrolündeki Herson'da bir seçim yetkilisi dahil iki kişinin öldüğü bildirildi. Rus yetkililer, seçim sırasında ülkenin elektronik oylama sistemlerine ve iletişim altyapısına yönelik siber saldırılar yaşandığını açıkladı. Buna rağmen, seçimlerin büyük ölçüde sorunsuz tamamlandığı belirtildi. TASS haber ajansına göre, bu saldırılar savaşın başlangıcından bu yana en yoğun saldırı dalgası olarak kayda geçti.</p><h3>Uluslararası gözlemci daveti yapılmadı, Batı'dan sert eleştiriler geldi</h3><p>Rusya, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'ndan (AGİT) seçim gözlemcilerini davet etmedi. Dışişleri Bakanlığı, AGİT'i "çifte standart" uygulamakla suçladı. Batılı ülkeler ve Ukrayna ise, özellikle ilhak edilen bölgelerdeki oylamaların meşruiyetini sorguladı. Seçimlerin sonucunun, hem iç politikada Kremlin'in kontrolünü pekiştirdiği hem de uluslararası arenada yeni tartışmaları beraberinde getirdiği yorumları yapıldı.</p><p>Rusya'nın Ukrayna savaşı gölgesinde gerçekleştirdiği parlamento seçimleri, Birleşik Rusya'nın meclisteki hakimiyetini sürdürdüğünü gösterdi. Seçimlerin sonuçları, hem ülke içindeki siyasi dengeleri hem de uluslararası ilişkileri uzun süre etkileyecek gibi görünüyor. Kremlin'in savaş politikalarına yönelik desteği öne çıkarması, önümüzdeki dönemde Rusya'nın siyasi ve askeri tutumunu belirleyecek önemli bir etken olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/rusyada-parlamento-seciml-592_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292100</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzay-istasyonunda-beklenen-bulusma-gerceklesti-rus-progress-issye-kenetlendi-292100</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzay istasyonunda beklenen buluşma gerçekleşti! Rus Progress ISS'ye kenetlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın uzay ajansı Roscosmos, Progress M-25 kargo gemisini üç günlük bir yolculuğun ardından Uluslararası Uzay İstasyonu'na başarıyla yanaştırdı. İstasyona 2.8 ton malzeme, gıda ve yakıt ulaştıran Progress M-25, gecikmeli fırlatmanın ardından güvenli bir şekilde görevini tamamladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzay istasyonunda beklenen buluşma gerçekleşti! Rus Progress ISS'ye kenetlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın uzay ajansı Roscosmos tarafından fırlatılan Progress M-25 kargo gemisi, üç günlük bir yolculuğun ardından Cumartesi günü Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) başarıyla ulaştı. 16 Eylül 2026'da Kazakistan'daki Baikonur Uzay Üssü'nden havalanan Progress M-25, istasyona toplam 2.8 ton gıda, yakıt ve çeşitli ekipman taşıdı. Geminin yanaşma işlemi, Rusya'nın Poisk modülüne, Karadeniz'in 260 mil üzerinde sorunsuz bir şekilde gerçekleşti. Bu kritik operasyon, istasyonun lojistik ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir rol oynadı.</p><h3>Roscosmos Progress M-25 ile gecikmeli fırlatma sonrası başarıya ulaştı</h3><p>Progress M-25'in fırlatılması, Soyuz-2-1b roketinin üçüncü aşamasında yaşanan teknik bir sorun nedeniyle bir hafta ertelendi. Roscosmos, yaşanan arızanın detaylarını açıklamazken, roket fırlatma rampasından çıkarılıp hangara geri alındı. Bu görevde ilk kez Soyuz-2-1b varyantı kullanıldı. Fırlatmadan üç gün sonra gerçekleşen yanaşma, genellikle iki gün süren standart buluşma süresinden daha uzun sürdü. NASA'nın görev kontrol yorumcusu Rob Navias, bu üç günlük, 49 yörüngeli buluşma profilinin alışılmadık olsa da geçmişte örnekleri bulunduğunu belirtti. Progress M-25'in gecikmeli de olsa ISS'ye ulaşması, istasyondaki mürettebat için büyük bir rahatlama yarattı.</p><h3>Uluslararası Uzay İstasyonu'nda Progress M-25'in kritik rolü</h3><p>Yanaşma sırasında, Rus kozmonotlar Pyotr Dubrov ve Anna Kikina, yaklaşımı uzaktan kumanda ile manuel olarak devralmaya hazır bekledi. Ancak Progress M-25, otomatik Kurs buluşma sistemi sayesinde herhangi bir sorun yaşamadan Poisk modülüne başarıyla yanaştı. Yanaşma mekanizmasındaki kancaların kapanmasıyla birlikte operasyon tamamlandı. ISS'nin mevcut mürettebatı arasında NASA astronotları Jessica Meir, Anil Menon ve Jack Hathaway, Rus kozmonot Andrey Fedyaev ve Avrupa Uzay Ajansı'ndan Sophie Adenot bulunuyor. Progress M-25'in taşıdığı 2.8 tonluk kargo, istasyonun uzun süreli ihtiyaçlarını karşılamak için kritik öneme sahip. Geminin yaklaşık beş ay boyunca istasyona bağlı kalması planlanıyor ve bu süre boyunca yeni malzeme ve yakıt desteği sağlayacak.</p><p>Roscosmos'un Progress M-25 görevi, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun sürdürülebilirliği açısından büyük bir adım olarak kayıtlara geçti. Gecikmeli fırlatma ve alışılmışın dışında buluşma profiline rağmen, operasyonun başarıyla sonuçlanması, uzayda uluslararası iş birliğinin ve lojistik planlamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/uzay-istasyonunda-beklene-530_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292099</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/milyonlarca-kisi-bu-takviyeleri-kullaniyor-buyuk-incelemeden-sasirtan-sonuc-292099</link>
      <pubDate>2026-09-21T10:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milyonlarca kişi bu takviyeleri kullanıyor! Büyük incelemeden şaşırtan sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[BMJ'de yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırma, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin yaşlı yetişkinlerde düşme ve kemik kırıklarını önlemede beklenen koruyucu etkiyi göstermediğini ortaya koydu. Araştırmacılar, özellikle yaşlılar için yaygın olarak önerilen bu takviyelerin rutin kullanımının sorgulanması gerektiğini vurguluyor. Çalışmada, egzersizin kemik sağlığında daha etkili bir rol oynayabileceğine dikkat çekildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milyonlarca kişi bu takviyeleri kullanıyor! Büyük incelemeden şaşırtan sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BMJ'de yayımlanan ve 153 binden fazla yetişkinin verilerinin analiz edildiği geniş çaplı bir araştırma, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin yaşlı bireylerde düşme ve kemik kırıklarını önlemede beklenen düzeyde etkili olmadığını ortaya koydu. Kanada'dan araştırmacıların yürüttüğü bu inceleme, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin tek başına ya da birlikte alındığında, çoğu yaşlı yetişkin için anlamlı bir koruma sağlamadığını gösterdi. Araştırmacılar, kemik sağlığını korumaya yönelik rutin takviye kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bulgular, özellikle yaşlanmaya bağlı düşme ve kırık riskinin yüksek olduğu bireylerde, mevcut uygulamaların gözden geçirilmesini gündeme getirdi.</p><h3>BMJ araştırması: Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri beklenen faydayı sağlamadı</h3><p>Kalsiyum ve D vitamini, uzun yıllardır kemik sağlığının korunmasında temel unsurlar olarak kabul ediliyor. Özellikle yaşlı nüfus arasında bu takviyelerin kullanımı oldukça yaygın. Ancak BMJ'de yayımlanan yeni inceleme, 69 rastgele kontrollü denemenin sonuçlarını bir araya getirerek, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin düşme ve kırık riskini azaltmadığını ortaya koydu. Araştırmada, toplam 153.902 yetişkinin verileri değerlendirildi. Kalsiyum takviyeleriyle ilgili bulgular, 9.067 kişinin dahil olduğu 11 çalışmadan elde edildi ve orta düzeyde kesinlikte kanıtlara dayandı. D vitamini için ise 92.045 kişinin yer aldığı 36 çalışmanın sonuçları incelendi ve yüksek düzeyde kesinlikte kanıtlar bulundu. Kalsiyum ve D vitamininin birlikte kullanıldığı 15 çalışmada ise 51.126 katılımcının verileri analiz edildi ve sonuçlar yine anlamlı bir fayda göstermedi. Araştırmacılar, kırık ve düşme riskinin azaltılması konusunda kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin etkisiz kaldığını açıkladı. Bu sonuçlar, kemik sağlığı için yaygın olarak önerilen takviyelerin rutin kullanımının sorgulanmasına yol açtı.</p><h3>Araştırmacılardan uyarı: Egzersiz kemik sağlığında öne çıkıyor</h3><p>Çalışmanın sonuçları, sadece kalsiyum ve D vitamini takviyesiyle yetinmenin yaşlı yetişkinlerde düşme ve kırıkları önlemede yetersiz olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, özellikle belirli kemik hastalıkları olan veya osteoporoz tedavisi gören bireyler için farklı yaklaşımların gerekebileceğini vurguladı. Ancak genel yaşlı nüfus için rutin takviye önerilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi. Araştırmacılar, denge egzersizleri ve direnç antrenmanları gibi fiziksel aktivitelerin düşme ve kırık riskini azaltmada daha etkili olduğunu ifade etti. Bu tür egzersizlerin güç, denge ve genel fiziksel işlevleri artırdığı, dolayısıyla kemik sağlığını korumada daha anlamlı bir koruma sunduğu kaydedildi. Ayrıca, kişiye özel risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve çoklu müdahale programlarının uygulanmasının daha başarılı sonuçlara yol açabileceği belirtildi.</p><h3>Kalsiyum ve D vitamini takviyelerinde rutin kullanım sorgulanıyor</h3><p>Uzmanlar, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin özellikle yaşlı yetişkinlerde yaygın olarak reçete edildiğine dikkat çekti. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bu takviyelerin düşme ve kırıkların önlenmesinde beklenen etkiyi göstermediğini ortaya koydu. Araştırmacılar, klinik uzmanların ve sağlık otoritelerinin mevcut kanıtlar ışığında kalsiyum ve D vitamini takviyeleriyle ilgili genel önerilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, yüksek riskli bireyler için daha güçlü ve titiz çalışmalar yapılmasının önemine işaret edildi. Araştırmacılar, egzersiz programlarının ve bireysel risk analizlerinin, kemik sağlığının korunmasında ve düşme ile kırıkların önlenmesinde daha etkili stratejiler sunduğunu vurguladı. Sonuç olarak, yaşlı bireylerde kemik sağlığına yönelik koruyucu yaklaşımların sadece takviye kullanımına dayandırılmaması gerektiği, çok yönlü ve bilimsel olarak desteklenen uygulamaların tercih edilmesi gerektiği belirtildi.</p><p>Bu bulgular ışığında, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin yaşlılarda düşme ve kırık riskini anlamlı ölçüde azaltmadığı netleşti. Araştırmacılar, özellikle yaşlı bireylerde kemik sağlığını korumak için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve kişiye özel risk analizi gibi bütüncül yaklaşımların öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Sağlık otoritelerinin ve klinik rehberlerin, mevcut bilimsel kanıtları dikkate alarak önerilerini güncellemesi, toplum sağlığı açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/milyonlarca-kisi-bu-takvi-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292098</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/camasirlarinizi-kurutucuya-atmadan-once-bunu-yapin-uzmanlar-neden-oneriyor-292098</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çamaşırlarınızı kurutucuya atmadan önce bunu yapın! Uzmanlar neden öneriyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çamaşır makinesi kullanıcıları için enerji tasarrufu sağlayan yeni bir yöntem gündemde. Yüksek hızlı sıkma döngüsü, hem elektrik faturalarını düşürüyor hem de giysilerin kuruma süresini kısaltıyor. Uzmanlar, bu ayarın doğru kullanımıyla ev ekonomisine ciddi katkı sağlanabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çamaşırlarınızı kurutucuya atmadan önce bunu yapın! Uzmanlar neden öneriyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çamaşır makinesi kullanıcılarının gündeminde, enerji ve zaman tasarrufu sağlayan yeni bir yöntem öne çıkıyor. Yüksek hızlı sıkma döngüsü, hem elektrik faturalarının azalmasına katkı sağlıyor hem de giysilerin kuruma süresini önemli ölçüde kısaltıyor. Uzmanlar, bu ayarın doğru şekilde kullanılmasıyla evde ciddi bir maliyet avantajı yakalanabileceğini vurguluyor. Çamaşır makinesi üzerinde yapılacak küçük bir ayar değişikliğiyle, yıl boyunca önemli bir tasarruf elde etmek mümkün hale geliyor. Özellikle artan enerji fiyatları ve ekonomik koşullar karşısında, pratik ve etkili çözümler arayanlar için yüksek hızlı sıkma döngüsü öne çıkıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Yüksek hızlı sıkma ile enerji tüketimi azalıyor'</h3><p>Çamaşır makinelerinde sıkma döngüsünün hızı, giysilerde kalan nem oranını doğrudan etkiliyor. Tamburun yüksek devirde dönmesiyle, çamaşırlardaki suyun büyük bölümü makineden dışarı atılıyor. Mr. Appliance'ın başkanı Glenn Lewis, yüksek hızlı sıkma döngüsünün özellikle kurutucuya girecek giysilerde büyük avantaj sağladığını belirtiyor. Lewis, 'Daha fazla suyun makinede sıkma aşamasında atılması, kurutucunun harcayacağı enerjiyi azaltır ve kuruma süresini kısaltır' diyerek, bu yöntemin hem zamandan hem de elektrikten tasarruf sağladığını vurguluyor. Elektrikli kurutucuların evdeki en fazla enerji tüketen cihazlar arasında yer aldığını hatırlatan Lewis, çamaşır makinesinin sıkma motorunun, kurutucunun ısıtma bobinine kıyasla çok daha az enerji harcadığını ifade ediyor. Bu nedenle, yüksek hızlı sıkma döngüsünü tercih eden kullanıcılar, hem kısa sürede kuruyan giysilere sahip oluyor hem de aylık enerji giderlerini azaltıyor. Enerji tasarrufu, özellikle geniş aileler ve sık çamaşır yıkayanlar için ciddi bir avantaj sunuyor. Çamaşır makinesi ayarlarının doğru kullanımı, ev ekonomisine doğrudan yansıyor.</p><h3>Çamaşır makinesi ayarıyla tasarrufun püf noktaları</h3><p>Yüksek hızlı sıkma döngüsünden maksimum verim almak için bazı önemli detaylara dikkat etmek gerekiyor. Öncelikle, çamaşır makinesinin kapasitesine uygun şekilde doldurulması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, makinenin aşırı doldurulmasının veya dengesiz yüklerin, cihazda titreşime ve ekstra strese yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu tür durumlar, hem makinenin ömrünü kısaltıyor hem de verimli sıkma işlemini engelliyor. Ayrıca, çamaşırların bakım talimatlarına uyulması da önemli. Hassas kumaşlar, dantel, ipek ve hafif örgü giysiler gibi narin eşyalar, yüksek hızlı sıkma döngüsüne karşı hassasiyet gösterebiliyor. Bu tür giysilerde, üretici etiketlerinde belirtilen düşük sıkma ayarlarının tercih edilmesi öneriliyor. Özellikle bebek çorapları gibi küçük eşyalar için ise, giysi torbası kullanımı kaybolmalarını önlemek adına tavsiye ediliyor. Yüksek hızlı sıkmanın, dengeli ve doğru kullanıldığında makineye zarar vermediği de uzmanlar tarafından belirtiliyor. Procter &amp; Gamble'dan kumaş bakım bilimcisi Kim Romine, üreticinin önerdiği sıkma ayarlarının, uygun yük dağılımı sağlandığında makinede olağanüstü bir aşınmaya yol açmadığını aktarıyor. Reddit ve çeşitli forumlarda dile getirilen, yüksek hızlı sıkma döngüsünün makinede erken yıpranmaya neden olabileceği iddialarına karşı, bilimsel veriler ve üretici açıklamalarıyla yanıt veriliyor. Çamaşır makinesi kullanıcıları, enerji tasarrufu ve cihaz ömrü açısından bu ayarın bilinçli şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekiyor.</p><p>Evde enerji maliyetlerini düşürmek ve çamaşır kurutma süresini kısaltmak isteyenler için çamaşır makinesi ayarlarında yapılacak küçük değişiklikler büyük fark yaratıyor. Yüksek hızlı sıkma döngüsünün doğru ve dengeli kullanımı, hem faturaları azaltıyor hem de zamandan tasarruf sağlıyor. Uzmanlar, çamaşır makinesi kullanıcılarının bu pratik yöntemi deneyerek ev ekonomisine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Çamaşır makinesi ayarlarının bilinçli uygulanması, uzun vadede hem cihazın ömrünü koruyor hem de aile bütçesine olumlu yansıyor. Enerji tasarrufu konusunda atılacak bu basit adım, modern ev yaşamında sürdürülebilirlik açısından da önemli bir rol üstleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/camasirlarinizi-kurutucuy-812_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292096</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/her-gun-yaptigimiz-bu-keyifli-aktivite-demans-riskini-azaltabilir-292096</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün yaptığımız bu keyifli aktivite demans riskini azaltabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'daki Monash Üniversitesi'nin yürüttüğü yeni bir araştırma, düzenli olarak müzik dinleyen veya enstrüman çalan 70 yaş üstü yetişkinlerde demans riskinin önemli ölçüde azaldığını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, müziğin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileriyle ilgili dikkat çekici veriler sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün yaptığımız bu keyifli aktivite demans riskini azaltabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın önde gelen eğitim kurumlarından Monash Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, müzik dinleyen veya enstrüman çalan 70 yaş üzeri yetişkinlerde demans riskinde belirgin bir azalma olduğunu gözler önüne serdi. Araştırma ekibi, 10 bin 800'den fazla yaşlı yetişkinin verilerini inceleyerek, müzikle düzenli olarak ilgilenenlerin demans geliştirme olasılığının, müzikle ilgilenmeyenlere göre yüzde 39 daha düşük olduğunu tespit etti. Elde edilen bulgular, müziğin yaşlı bireylerin bilişsel sağlığını koruma potansiyeline dikkat çekiyor.</p><h3>Monash Üniversitesi araştırmacıları: Müzik, demans riskini azaltıyor</h3><p>Çalışmayı yürüten Monash Üniversitesi'nden araştırmacılar, müzik dinlemenin ve müzikle aktif olarak ilgilenmenin yaşlı yetişkinlerde demans riskini düşürdüğünü açıkladı. Verilere göre, sık sık müzik dinleyenlerin bilişsel bozulma oranları yüzde 17 daha düşük çıktı. Ayrıca, bu kişilerin genel bilişsel test puanları daha yüksek seviyede ölçüldü ve özellikle günlük olayları hatırlama gibi episodik bellek alanında daha başarılı oldukları görüldü. Araştırma, yalnızca müzik dinlemenin değil, bir enstrüman çalmanın veya şarkı söylemenin de demansa karşı koruyucu bir etki sağladığını gösterdi. Enstrüman çalanlarda demans riskinin yüzde 35 oranında azaldığı, hem müzik dinleyip hem de çalanlarda ise bu oranın yüzde 33'e ulaştığı belirtildi. Bilişsel bozulma riski de iki aktiviteyi birden yapanlarda yüzde 22 oranında düştü.</p><h3>Emma Jaffa: 'Müzik, beyni çok yönlü uyarıyor'</h3><p>Çalışmanın ortak yazarlarından ve aynı zamanda bir bas gitarist olan Emma Jaffa, müziğin beyin üzerinde çoklu etkiler yarattığını vurguladı. Jaffa, müziğin dinlenmesi sırasında beynin birçok alanının aynı anda aktif hale geldiğini ve bunun bir çeşit beyin egzersizi işlevi gördüğünü belirtti. Önceki araştırmaların da müziğin işlem hızını, dil yeteneğini, hafızayı ve koordinasyonu geliştirdiğine işaret ettiğini söyleyen Jaffa, müziğin sosyal etkileşimi artırmasının da beyin sağlığı üzerinde olumlu bir rol oynadığını ifade etti. Jaffa, araştırmanın kendisi için özellikle anlamlı olduğunu, çünkü hem kişisel bir ilgi alanı olan müziği hem de toplumsal fayda sağlayan bir konuyu bir araya getirdiğini dile getirdi.</p><h3>Demansla mücadelede müziğin rolü tartışılıyor</h3><p>Dünya genelinde yaklaşık 7 milyon insanı etkileyen demans, yaşlı nüfusta giderek daha yaygın hale geliyor. Uzmanlar, müzik dinlemenin kolay uygulanabilir ve düşük maliyetli bir yöntem olarak yaşlı yetişkinlerin kaygılarını hafifletmede etkili olabileceğini savunuyor. Araştırma ekibi, müziğin beyni nasıl koruduğu konusunda kesin bir sonuca ulaşmasa da, bu konuda çeşitli hipotezler üzerinde duruyor. Müzik dinlemenin, sosyal etkileşim ve zihinsel uyarım yoluyla beyin sağlığını desteklediği düşünülüyor. Ayrıca, American Journal of Geriatric Psychiatry'de yayımlanan başka bir çalışma da, yaşamda bir amaca sahip olmanın demansa karşı koruyucu olabileceğini ortaya koydu. Fiziksel aktivite, sosyal ilişkiler ve ev işleri gibi günlük aktivitelerin de bilişsel dayanıklılığı artırdığına dikkat çekiliyor.</p><h3>Gelecekteki araştırmalar müzik türlerine odaklanacak</h3><p>Emma Jaffa, araştırmaya katılanlara hangi tür müzikleri dinlediklerinin sorulmadığını, ancak bu konunun ilerleyen çalışmalarda incelenmesi gerektiğini belirtti. Katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi gibi farklılıklarına rağmen, müzikle düzenli olarak ilgilenenlerde demans riskinin genel olarak daha düşük olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, müzik dinlemenin 70 yaş altındaki bireylerde de benzer etkiler gösterip göstermediğini araştırmayı planlıyor. Demansın yol açtığı hafıza kaybı, konuşma zorlukları, ruh hali değişimleri ve günlük yaşamda karşılaşılan güçlükler göz önüne alındığında, müziğin koruyucu etkisinin daha ayrıntılı şekilde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Sonuç olarak, Monash Üniversitesi'nin bu araştırması, müziğin yaşlı yetişkinlerde demans riskini azaltmada etkili bir araç olabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, yaşlı bireylerin günlük yaşamlarına müziği dahil etmelerinin hem bilişsel sağlıklarını koruyabileceğini hem de yaşam kalitelerini artırabileceğini belirtiyor. Müziğin beyin üzerindeki olumlu etkilerinin daha kapsamlı şekilde araştırılması, demansla mücadelede yeni yolların önünü açabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/her-gun-yaptigimiz-bu-key-118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292095</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/israilli-forex-cetesi-bunu-da-yapmis-polis-misin-diye-makineye-bagladilar-292095</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrailli Forex çetesi bunu da yapmış! “Polis misin” diye makineye bağladılar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Forex soruşturmasında gözaltına alınan Hümeyra Doğaner, çalışanların yalan makinesine oturtulup “Polis tanıdığın var mı, ajanlık yapıyor musun?” diye sorgulandığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrailli Forex çetesi bunu da yapmış! “Polis misin” diye makineye bağladılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik 175 şüphelinin yakalandığı soruşturmada çarpıcı detaylara ulaşıldı. 28 şirkete bağlı 42 çağrı merkezi ve finans ofisi ile 239 şüphelinin tespit edildiği soruşturmada, yapılanmanın iki yılda yaklaşık 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı değerlendiriliyor. Operasyonda gözaltına alınan Almanya uyruklu Hümeyra Doğaner'in verdiği ifadede, dikkat çekici iddialar yer aldı.</p><p><b>BAŞIMIZA SİLAH DAYADILAR</b></p><p>Doğaner, "Talento" isimli şirketin sahibi olarak bildiği 'Arif' isimli kişiyle ilgili şu ifadeleri verdi: "Şirketteki korumaların bizi denetlemesi için silahları Arif isimli şahsın temin ettiğini duymuştum. Korumalar bizi denetlerken yalan makinasına oturtup kafamıza silah dayıyorlardı. Beni ailemle ve kızımla tehdit ettikleri için şikayette bulunmaktan korktum. Arif isimli şahıs kendisini MİT ajanı olarak tanıttı, konuyla ilgili bildiklerimi polislere anlattım."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/2-21092026a5f0f477.jpg"/><p><b>AJANLIK YAPIYOR MUSUN?</b></p><p>Doğaner ifadesinde, 'Doğukan Dal' isimli şahsın Maverik Medya şirketinde denetleme görevini yürüttüğünü belirterek, çalışanlara elden para dağıttığını söyledi. Yeni gelen çalışanların telefonlarını toplayıp, mesai saatinde telefonla oynamaya izin vermediğini aktaran Doğaner, "Bizi zorla yalan makinasına oturtup 'Polis ile işbirliğim varmış, polis tanıdığım var mı, ajanlık yapıyor musun?' şeklinde sorular sorardı. Daniel lakabını kullanırdı" bilgisini verdi.Sadece çağrıları yönlendirdiğini savunan Doğaner, yatırım yapan kişilerden elde edilen gelir üzerinden çalışanlara ödeme yapıldığını belirtti, "Bonus adı altında yapılan ödemeler de bu yabancı dilden kaynaklı hem de yanıtlayabildiğimiz çağrı sayısına göre hesaplanırdı" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/1-2109202663d6d7dc.jpg"/><p>İstanbul ve Muğla'daki 286 adrese düzenlenen baskınlarda, yaklaşık 1.5 milyar lira değerindeki mal varlığına, 80 araca ve 12 mülke el konuldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/israilli-forex-cetesi-bun-727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292094</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/merzden-secim-yenilgisi-sonrasi-kararlilik-mesaji-292094</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Merz'den seçim yenilgisi sonrası kararlılık mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'nın kuzeydoğusunda ve başkent Berlin'de yaşanan yerel seçim yenilgileri, CDU lideri Friedrich Merz'i zor durumda bıraktı. Merz, partisinin tarihi başarısızlığına rağmen görevde kalacağını açıkladı ve reformlar için kararlılık mesajı verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Merz'den seçim yenilgisi sonrası kararlılık mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'nın kuzeydoğusunda Mecklenburg-Vorpommern ve başkent Berlin'de gerçekleşen son yerel seçimlerde, Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) tarihinin en kötü sonuçlarından birini aldı. Partinin lideri Friedrich Merz, bu ağır yenilgileri 'felaket' olarak tanımladı fakat görevini bırakmayı kesin bir dille reddetti. Özellikle Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde CDU, yüzde 5'lik barajı aşamayarak parlamentoya giremedi ve böylece partinin bölgedeki en zayıf performansını sergiledi. Berlin'de ise CDU, Die Linke'nin gerisinde kaldı. Tüm bu gelişmeler, CDU lideri Merz'in üzerindeki baskıyı artırırken, Merz görevde kalma iradesini ve ülkeyi ileriye taşıyacak reformlara olan bağlılığını bir kez daha vurguladı.</p><h3>Friedrich Merz: 'Reformlar ülkemiz için şart'</h3><p>Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Berlin'deki parti genel merkezinde konuşan Friedrich Merz, CDU'nun aldığı ağır yenilgiyi kabul etti. Merz, "Bu sorumluluğu üstleniyorum, çünkü ülkemizi ileriye taşımak istiyorum" diyerek, ekonomik, vergi ve sosyal alanlarda planlanan reformları uygulamaya devam edeceğini belirtti. Merz, reformların, otoriter eğilimlerin toplumda daha fazla yayılmasına karşı bir panzehir olacağını savundu. Ayrıca, mevcut zorlukların üstesinden gelmek için kararlılık, sabır ve dayanıklılığa ihtiyaç olduğunu vurguladı. CDU lideri, ülkede artan aşırı sağ eğilimlere karşı mücadeleye de dikkat çekti. Merz'in bu açıklamaları, hem parti içinde hem de Almanya genelinde dikkatle takip ediliyor.</p><h3>CDU'da tarihi düşüş, AfD ve Die Linke yükselişte</h3><p>Mecklenburg-Vorpommern'de CDU, yüzde 5 barajını geçemedi ve parlamentoya giremeyerek İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en kötü sonucunu aldı. Bu eyalette aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 38'lik oy oranıyla en güçlü parti olurken, merkez-sol SPD yüzde 35 ile ikinci sırada yer aldı. Berlin'de ise Die Linke, yüzde 26'ya yaklaşan oy oranıyla birinci sıraya yerleşti ve CDU'yu geride bıraktı. CDU'nun başkentteki oy oranı yüzde 19'da kaldı. AfD'nin Berlin'deki oyları da yüzde 16'ya yükseldi. Özellikle Almanya'nın doğusunda AfD'nin göçmen karşıtı, Almanya öncelikli ve Rusya yanlısı politikaları, partinin tabanını genişletiyor. AfD'nin başarısı, diğer partilerin bu grupla koalisyon kurmayı reddetmesine rağmen, Almanya siyasetinde dengeleri değiştiriyor.</p><h3>Merz'e parti içinden destek ve eleştiriler</h3><p>Seçim sonuçlarının ardından CDU içinde Merz'in liderliğinin sorgulanacağı yönünde spekülasyonlar arttı. Ancak Berlin'deki parti üyelerinden Burkard Dregger, Merz'in görevde kalmasının doğru olduğunu savundu. Dregger, "Yapacak çok işi var ve federal düzeyde yeni bir hükümet kurmak için zaman kaybetmeyecek kadar vaktimiz yok" diyerek, Merz'e dört yıl boyunca şans verilmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, kamuoyu yoklamalarında Merz'in popülerliğinin düşük seyretmesi, parti içinde tartışmalara yol açıyor. Merz'in göç politikalarında sağa kayması, AfD'nin yükselişini durduramadığı gibi, parti içinde ve seçmen tabanında da rahatsızlık yarattı. Parti destekçileri ise Almanya'nın karşılaştığı sorunların büyük bölümünün Merz'den önceki dönemlerden miras kaldığını savunuyor.</p><h3>AfD'nin yükselişi Almanya siyasetini sarsıyor</h3><p>AfD'nin ulusal eş başkanı Alice Weidel, Mecklenburg-Vorpommern'deki başarılarının ardından "Biz en güçlü güçüz ve nüfusun ana akımına ulaştık" açıklamasıyla dikkat çekti. AfD'nin bazı şubeleri Alman iç istihbaratı tarafından aşırı sağcı olarak sınıflandırılsa da, parti bu tanımı reddediyor. Almanya'nın doğusunda, özellikle eski komünist bölgelerde AfD'nin göçmen karşıtı ve Rusya yanlısı politikaları önemli bir destek buldu. Bu durum, Almanya'daki geleneksel siyasi dengeleri zorluyor ve CDU gibi köklü partilerin tabanında çözülmelere yol açıyor. Son seçimler, Almanya siyasetinde aşırı sağın güç kazandığını ve geleneksel merkez partilerinin yeni stratejiler geliştirmek zorunda olduğunu gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, CDU'nun son yerel seçimlerde aldığı ağır yenilgiler, parti lideri Friedrich Merz'in liderliğini ve Almanya'daki siyasi dengeleri ciddi şekilde etkiledi. Merz, tüm baskılara rağmen görevde kalacağını vurgularken, Almanya'da aşırı sağın yükselişi siyasi tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde CDU'nun izleyeceği yol haritası ve Merz'in reform planları, ülke siyasetinin geleceğinde belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/merzden-secim-yenilgisi-s-924_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292093</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/genc-erkeklerde-gorulen-gizemli-bobrek-hastaliginin-nedeni-hala-cozulemedi-292093</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Genç erkeklerde görülen gizemli böbrek hastalığının nedeni hâlâ çözülemedi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Teksas'ta, özellikle genç tarım işçileri arasında hızla yayılan CKDu adlı bilinmeyen kökenli böbrek hastalığı, sağlık otoritelerini alarma geçirdi. ABD'de klasik risk faktörleri olmadan ortaya çıkan bu gizemli böbrek hastalığı, ölümcül sonuçlara yol açabiliyor ve uzmanlar, hastalığın nedenini bulmak için acil araştırmalar yapılması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Genç erkeklerde görülen gizemli böbrek hastalığının nedeni hâlâ çözülemedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teksas'ta, genç ve sağlıklı görünen erkekler arasında gizemli bir böbrek hastalığı olan CKDu'nun (bilinmeyen kökenli kronik böbrek hastalığı) hızla yayılması, sağlık uzmanlarını endişelendiriyor. Doktorlar, son aylarda organ yetmezliği sınırına gelen genç erkek hastaların sayısında belirgin bir artış yaşandığını bildiriyor. Bu hastalık, klasik böbrek hastalığı risk faktörleri olan diyabet ya da hipertansiyona sahip olmayan kişilerde görülüyor ve özellikle 20 ila 60 yaş arasındaki Latino erkekleri etkiliyor. ABD'de daha önce nadiren rastlanan CKDu, şimdi özellikle Teksas'taki tarım işçileri arasında ciddi bir tehdit oluşturuyor.</p><h3>Rebecca Fischer: 'CKDu'nun nedeni hâlâ belirsiz'</h3><p>Texas A&amp;M Üniversitesi'nden epidemiyolog Rebecca Fischer, CKDu'nun kökeninin hâlâ çözülemediğini ve hastalığın neden bu kadar hızlı yayıldığı konusunda daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor. Fischer, "Tam olarak neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamaktan hâlâ uzağız" diyerek, vakaların artış hızının endişe verici boyutlara ulaştığını belirtiyor. Bilim insanları, hastalığın yaygın olduğu Orta Amerika ve Sri Lanka gibi bölgelerde de benzer bir tabloyla karşılaşıldığını ifade ediyor. Özellikle şeker kamışı tarlalarında çalışan genç erkeklerin, mesleki ve çevresel etkenler nedeniyle risk altında olduğu düşünülüyor. Ancak, kesin sebep henüz saptanamadı. 2024 yılında yayımlanan bir araştırmada, aşırı sıcak ve kronik su kaybının CKDu gelişiminde etkili olabileceği öne sürüldü.</p><h3>CKDu, ABD'de genç tarım işçilerini tehdit ediyor</h3><p>CKDu'nun ABD'de en çok etkilediği grup, zor koşullarda çalışan genç Latino tarım işçileri olarak öne çıkıyor. Hastalık genellikle böbrekler neredeyse iflas ettiğinde fark ediliyor ve bu noktada hastaların diyaliz veya böbrek nakline ihtiyacı doğuyor. Ancak, özellikle belgesiz göçmenler için bu tedaviler çoğu zaman erişilebilir değil. ABD'deki mevcut sağlık sistemi, bu kişilere sadece acil diyaliz hizmeti sunuyor ve vakalar çoğunlukla ulusal böbrek veritabanlarında rapor edilmiyor. El Salvador gibi ülkelerde ise 2005-2012 yılları arasında CKDu nedeniyle hastaneye yatışlarda yüzde 50'lik bir artış yaşandı. Bu artış, hastalığın gençler arasında ne kadar yıkıcı olabileceğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, ABD'de açıklanamayan son evre böbrek hastalığı vakalarının istatistiklerde olduğundan daha düşük göründüğüne dikkat çekiyor ve gerçek tablonun çok daha ağır olabileceğini belirtiyor.</p><p>CKDu'nun ABD'de giderek artan bir halk sağlığı sorununa dönüşmesi, sağlık otoriteleri ve araştırmacılar için acil çözüm arayışını gündeme getiriyor. Özellikle tarım sektöründe çalışan genç erkeklerin korunması ve hastalığın nedenlerinin aydınlatılması için kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiği vurgulanıyor. CKDu'nun gizemini çözmek, hem ABD'de hem de hastalığın endemik olduğu diğer ülkelerde binlerce insanın yaşamını kurtarabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/genc-erkeklerde-gorulen-g-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292092</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gumrukte-vergi-kacagina-gecit-yok-101-milyar-ek-tahakkuk-ve-para-cezasi-292092</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gümrükte vergi kaçağına geçit yok: 10,1 milyar ek tahakkuk ve para cezası]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, bu yılın ilk 8 ayında dış ticaret işlemleri kapsamında yapılan sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda, toplam 10,1 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gümrükte vergi kaçağına geçit yok: 10,1 milyar ek tahakkuk ve para cezası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, dış ticaret işlemlerinde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve gümrük işlemlerini mevzuata uygun şekilde gerçekleştiren dış ticaret erbabının haklarının gözetilmesi amacıyla geçmiş dönemlere ilişkin gümrük ve dış ticaret işlemleri denetiminin, etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğü belirtildi.</p><p>Yapılan çalışmalara işaret edilen açıklamada, "18 Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Kontrol Şubeleri tarafından gerçekleştirilen 717 ikincil kontrol raporu kapsamında, 142 bin 768 gümrük beyannamesi ikinci kez incelendi. 3 bin 606 firma tarafından tescil edilen ve usulsüzlük bulunan 23 bin 132 gümrük beyannamesine 8,3 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 artış sağlandı." ifadeleri kullanıldı.</p><p><b>160 FİRMA DENETLENDİ</b></p><p>Çalışmalarda ileri veri analitiği tekniklerinden faydalanıldığının altı çizilen açıklamada, belirlenen riskli firmalar üzerinde müfettişlerce gerçekleştirilen sonradan kontrol firma denetimleri kapsamında, 160 firmanın denetlendiği vurgulandı. Söz konusu denetimler sonucunda, toplam 1,8 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiği ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış sağlandığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Böylece, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğünce 2026 yılının ilk 8 ayında gerçekleştirilen ikincil kontrol beyanname incelemeleri ile sonradan kontrol firma denetimleri sonucunda, toplam 10,1 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış gösterdi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/gumrukte-vergi-kacagina-g-672_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292091</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ons-gram-ceyrek-altin-fiyatlari-gune-nasil-basladi-21-eylul-altin-analizi-292091</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ons, gram, çeyrek: Altın fiyatları güne nasıl başladı? 21 Eylül altın analizi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları haftanın ilk işlem gününe düşüşle başladı. Gram altın 6 bin 833 liraya gerilerken, ons altındaki değer kaybında yükselen petrol fiyatları, güçlenen dolar ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler etkili oluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ons, gram, çeyrek: Altın fiyatları güne nasıl başladı? 21 Eylül altın analizi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Cuma gününü gram altın, önceki kapanışa göre yüzde 0,87 artışla 6 bin 864 liradan tamamlamıştı.</b></p><p>Haftanın ilk işlem gününe satıcılı başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,47 azalışla 6 bin 833 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 190 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 554 liradan satılıyor.</p><p>Altının ons fiyatı ise yüzde 0,6 azalışla 4 bin 354 dolardan işlem görüyor.</p><p>Orta Doğu&#39;da süren bölgesel gerilimler ve Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginlikler enerji arzına yönelik endişeleri canlı tutarken, akaryakıt fiyatlarındaki artış ekonomilerin büyüme ve enflasyon beklentilerini olumsuz etkilemeye devam ediyor.</p><p>ABD&#39;de enerji maliyetlerinin yükselmesi, ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik &quot;şahin&quot; beklentileri beslerken, para piyasalarındaki fiyatlamalar Fed&#39;in yıl sonuna kadar ilave bir faiz artışına gidebileceği yönünde yoğunlaşmaya devam ediyor. Bu hafta birçok Fed yetkilisinin yapacağı sözlü yönlendirmeler de yakından takip edilecek.</p><p>Orta Doğu&#39;daki jeopolitik gerilimlerin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükseliş, Fed&#39;in faiz artırımına yönelik beklentiler ve dolar endeksindeki yükseliş altının ons fiyatını baskılıyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi ve Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerinin takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olacağını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/ons-gram-ceyrek-altin-fiy-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292090</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-haftanin-ilk-is-gununde-trafik-yogunlugu-yasaniyor-292090</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da haftanın ilk iş gününde trafik yoğunluğu yaşanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da, haftanın ilk iş gününde sabah saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da haftanın ilk iş gününde trafik yoğunluğu yaşanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erken saatlerde başlayan yoğunluk, Anadolu ve Avrupa yakalarında D-100 kara yolu, TEM Otoyolu ve bağlantı yollarında gözleniyor.</p><p>Avrupa Yakası'nda, Basın Ekspres Yolu ile D-100 kara yolunun Ankara istikametinde Çobançeşme mevkisinde araçlar yavaş ilerliyor.</p><p>D-100 kara yolunda Avcılar, Küçükçekmece, Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ ile çevresinde ulaşım güçlükle sağlanıyor. Ankara istikametinde ise Zeytinburnu'ndan Haliç'e kadar araçlar yavaş seyrediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/1-21092026d32033f3.jpg"/><p>Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde de trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>TEM Otoyolu Edirne istikametinde Gaziosmanpaşa ile Seyrantepe arasında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve bağlantı yollarında da araçlar güçlükle ilerliyor.</p><p>Anadolu Yakası'nda, Sancaktepe'den Çamlıca Gişeleri ile Altunizade'ye, D-100 kara yolunda ise Kadıköy'de araç yoğunluğu gözleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/2-210920267fc71405.jpg"/><p>Sahil yolunda, Kadıköy, Maltepe ve Kartal'da yer yer ağırlaşan ulaşım, Pendik ve Tuzla yönünde kademeli olarak normale dönüyor.</p><p>Boğaz hattında ise Beykoz'dan Paşabahçe'ye kadar her iki yönde yoğunluk gözleniyor.</p><p>TEM Otoyolu Çakmak Köprüsü mevkisi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde trafik yoğun seyrediyor.</p><p>Şile Otoyolu, Çekmeköy ve Sancaktepe'de trafik akışı akıcı olarak sağlanırken, BJK Nevzat Demir Tesisleri önünde araç yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Öte yandan, sabah toplu taşıma duraklarında zaman zaman yoğunluk meydana geldi. Yolcular, gelen araçlara güçlükle binebildi.</p><p>Sabah kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 56'ya kadar çıktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/istanbulda-haftanin-ilk-i-784_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292089</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-15-supheli-daha-gozaltina-alindi-292089</link>
      <pubDate>2026-09-21T09:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 15 şüpheli daha gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında düzenlenen operasyonda 15 şüpheli daha gözaltına alındı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 15 şüpheli daha gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar devam ediyor.</p><p>Bu kapsamda, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından (MASAK) talep edilen mali verilerin incelenmesinin ardından Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'de piyasa dolandırıcılığı gerçekleştirildiğine yönelik tespitler yapıldı.</p><p>Harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğü ekipleri, hakkında gözaltı kararı verilen 15 şüpheliyi daha yakaladı.</p><p>Şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere emniyete götürüldü.</p><p><b>SORUŞTURMA</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.</p><p>Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından günümüze kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.</p><p>Bu şirketlerin yöneticilerinin yanı sıra birinci derece yakınlarının para ve kripto varlık hareketlerini kapsayan mali incelemeyle, bu kişiler üzerinden yurt dışına para aktarılıp aktarılmadığı veya kripto varlık çıkarılıp çıkarılmadığının belirlenmesinin amaçlandığı öğrenilmişti.</p><p>Böylece yöneticilerin yalnızca kendi hesap ve varlık hareketleri değil, birinci derece yakınları üzerinden gerçekleştirildiği değerlendirilebilecek olası mali işlemlerin de araştırılması hedeflenmişti.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan gözaltına alınmıştı.</p><p>Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.</p><p>Dün, Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ile Abdulkadir Özkan gözaltına alınmıştı.</p><p>Böylece soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin sayısı 8'e yükselmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/sermaye-piyasasi-islemler-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>