<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275538</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/belcika-savunma-bakani-franckendan-baykara-ovgu-bu-savunma-sirketi-nato-icinde-benzersiz-b-275538</link>
      <pubDate>2026-05-11T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika Savunma Bakanı Francken'dan Baykar'a övgü: Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz bir yere sahip]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Baykar'ın Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaretinin ardından, "Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz bir yere sahip çünkü sürekli inovasyonu temel prensip haline getirmiş durumda." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika Savunma Bakanı Francken'dan Baykar'a övgü: Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz bir yere sahip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde İstanbul'da bulunan Francken, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, İstanbul'un "girişimcilik ruhu ve dinamizmle" kaynadığını belirtti.</p><p>Francken, İstanbul'da aynı zamanda savunmanın geleceğinin şekillendiğine işaret ederek, "Dün Kraliçe ve girişimcilerimizle Baykar'ı ziyaret ettim. Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz bir yere sahip çünkü sürekli inovasyonu temel prensip haline getirmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>1980'lerde çok küçük başlayan şirketin bugün milyar avroluk ciroya sahip bir dev haline geldiğine işaret eden Francken, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"İki kardeş onu sıfırdan kurdu. Nasıl mı? Her zaman bir adım önde kalarak. Adeta geleceği okuyarak. Şirket, yapay zeka entegre silahlı insansız hava araçlarının öncüsü oldu. Bu sistemler giderek daha iyi hale geliyor, daha yükseğe ve daha uzağa uçuyor. Şimdi Baykar kaçınılmaz bir sonraki adıma geçiyor: insansız savaş uçağı. 'Kızılelma' halihazırda seri üretimde ve ihracatı da yapılıyor."</p><p>Francken, temasları kapsamında Belçikalı ve Türk yatırımcılar için karşılıklı imkanlara dikkati çekeceğini, bu akşam 32 Belçika-Türkiye iş anlaşmasının imzalanacağını kaydetti.</p><p><strong>"GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİ ÇAĞRISINI DESTEKLİYORUZ"</strong></p><p>Türkiye'nin Avrupa ile aynı Gümrük Birliği'nin parçası olduğunun altını çizen Belçika Savunma Bakanı, "Bu yapının kapsamlı biçimde güncellenmesi halinde aramızdaki ticaret çok daha hızlı büyüyebilir. Belçika da bu çağrıyı destekliyor. Şirketlerimiz bu fırsatı kaçırmamalı." ifadelerini kullandı.</p><p>Francken, herkese İstanbul'u ziyaret etmeleri tavsiyesinde de bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/belcika-savunma-bakani-fr-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275537</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/esonderden-geleneksel-sanatlara-anlamli-dokunus-275537</link>
      <pubDate>2026-05-11T13:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ESÖNDER'den Geleneksel Sanatlara Anlamlı Dokunuş]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Eyüpsultan Önder İmam Hatipliler Derneği (ESÖNDER) tarafından, Rami Kütüphanesi ev sahipliğinde düzenlenen “Çini ve Ebru Atölyesi” yoğun ilgi ve güzel bir atmosfer eşliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ESÖNDER'den Geleneksel Sanatlara Anlamlı Dokunuş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel sanatlarımızı yeni nesillerle  buluşturmayı amaçlayan programda katılımcılar; çini ve ebru sanatının  inceliklerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Hanım mezunlara  yönelik gerçekleştirilen atölye çalışmaları, sanatın birleştirici yönünü ve  kültürel mirasımızın estetik derinliğini katılımcılara yeniden hissettirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/img20260510144444-1105202671385f65.jpg"/><p>Çini sanatçısı Meliha Nurman rehberliğinde  gerçekleştirilen çini atölyesinde geleneksel motifler ve desen çalışmaları  yapılırken, ebru sanatçısı Zeliha Karacif eşliğinde düzenlenen ebru atölyesinde  ise katılımcılar suyun üzerindeki renklerin ahengini sanat eserine dönüştürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/annelergunu-110520266886ad67.jpg"/><p>Katılımcılar tarafından memnuniyetle  karşılanan etkinlikte; gelenekten ilham alan sanat anlayışının sosyal  birlikteliğe ve kültürel gelişime katkısı bir kez daha ortaya kondu.</p><p>Program sonunda konuşan dernek başkanı Ahmet  Soytürk, kültür ve sanat faaliyetlerinin artarak devam edeceğini ifade ederek  emeği geçen eğitmenlere ve katılımcılara teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/1baafe92be8041beaafe-11052026f3cff06f.jpg"/><p>"Gelenekten ilham, sanatla buluşma zamanı."  mottosuyla gerçekleştirilen etkinlik, katılımcıların hatıra fotoğraflarıyla  sona erdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/7ec978ecb9ad4cac925b-11052026e2b3a889.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/esonderden-geleneksel-san-804_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275534</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-11-mayis-pazartesi-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-cumhuriyet-altin-275534</link>
      <pubDate>2026-05-11T13:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! 11 Mayıs Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[11 Mayıs 2026 Pazartesi altın alışverişi yapacaklar dikkat! Altın resmen çakıldı. Düşüş ivmesine giren altında son durum ne oldu? Bugün altın fiyatları ne kadar? 11 Mayıs Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira oldu? Bugün altın alış satış fiyatı ne kadar? İşte, son dakika altın fiyatları, canlı takip ile bu haberde... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! 11 Mayıs Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 Mayıs 2026 Pazartesi güncel altın fiyatları: Altın resmen çakıldı! Bugün gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, alış satış canlı takip ile bu haberde...</p><p>Altın fiyatlarında hareketli günler devam ediyor. Düşüş ve yükselişleriyle gündemden düşmeyen güvenli limanda son dakika gelişmeleri merak ediliyor. Yatırımcının gözü, güncel altın fiyatlarında. Parasını altına yatırmak isteyenler ya da var olan altınını nakde çevirmek isteyenler dikkat! Bu haberi okumadan altın alışverişi yapılmaması önerilir. Bugün altın ne kadar? Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı ne oldu? İşte, 11 Mayıs 2026 Pazartesi altın fiyatları canlı takip ile burada...</p><p><b>11 MAYIS PAZARTESİ ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI? </b></p><p>Altın, 11 Mayıs 2026 Pazartesi gününe nasıl başladı? İşte yanıtı...</p><p>Dün ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 568 liradan tamamlamıştı.</p><p>11 Mayıs 2026 Pazartesi gününe yükselişle başlayan gram altın, saat 09.35 itibarıyla 6 bin 592 lira seviyesinde bulunuyordu. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 850 liradan, cumhuriyet altını 43 bin 300 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu ise, 4 bin 535 dolardan işlem görüyordu.</p><p><b>Peki, altın fiyatlarında son durum ne oldu? </b></p><p>Güne yükselişle başlayan altında son durum ne oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altını alış-satış rakamları nedir? Tüm bu soruların yanıtları canlı alış-satış tablosu ile burada...</p><p><b>İşte, 11 Mayıs 2026 Pazartesi altın fiyatları alış-satış rakamları...</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.797,05</p><p>Satış: 6.797,81</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.875,56</p><p>Satış: 11.125,81</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.683,14</p><p>Satış: 22.251,63</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 45.080,00</p><p>Satış: 45.761,00</p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/altinda-sert-dusus-11-may-403_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275533</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftciden-feto-ile-mucadele-vurgusu-275533</link>
      <pubDate>2026-05-11T13:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi'den FETÖ ile mücadele vurgusu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Moğolistan İçişleri ve Adalet Bakanı Sainbuyan Amarsaikhan ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi görüşmede, FETÖ'nün Türkiye'de demokrasiyi, anayasal düzeni ve millet iradesini hedef almaktan ibaret bir örgüt olmadığını, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde 'sinsice' çıkarlarına hizmet edecek mensuplarını devşirmek üzere hareket ettiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi'den FETÖ ile mücadele vurgusu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile Moğolistan arasında gerçekleştirilen Karma Ekonomik ve Ticaret Komitesi 10. Dönem Toplantısı kapsamında Moğolistan'da bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Moğolistan İçişleri ve Adalet Bakanı Amarsaikhan ile görüştü.</p><p>Görüşmede, iki kurum arasında geçmişe dayanan bir işbirliği olduğunu belirten Çiftçi, bu kapsamda önceki dönemlerde imzalanan Güvenlik İş Birliği Anlaşması ve Ek Protokolü, Göç İdaresi Başkanlığı ile Moğolistan Göç Servisi arasında Ortak Niyet Beyanı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Moğolistan Ulusal Acil Durum Yönetimi Kurumu arasında Acil Durum Yönetimi Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı'nın, bu işbirliğinin birer yansıması olduğunu ifade etti.</p><p>Çiftçi, gerçekleştirilen ikili görüşmede, FETÖ konusuna dikkati çekerek, FETÖ'nün Türkiye'de demokrasiyi, anayasal düzeni ve millet iradesini hedef almaktan ibaret bir örgüt olmadığını, aynı zamanda faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde "sinsice" kendi çıkarlarına hizmet edecek örgüt mensuplarını devşirmek üzere hareket ettiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/1-110520263bfd99b2.jpg"/><p>Moğolistan'ın, FETÖ ile mücadele noktasında Türkiye'nin yanında yer almış olmasından ve bu hain terör örgütü için faaliyet gösterenleri ülke dışına çıkarmış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çiftçi, ancak FETÖ'nün Almanya merkezli bir paravan şirket aracılığıyla okullar üzerinde devam eden bir kontrolünün olduğunu ve iki ülkenin ulusal güvenlik çıkarları adına bunun sona erdirilmesi beklentisi içerisinde olduklarını aktardı.</p><p>İçişleri Bakanı Çiftçi, yurt dışında nitelikli, şeffaf ve güvenilir eğitim faaliyetlerini desteklemeye büyük önem verdiklerini vurgulayarak, bu amaçla kurulan Türkiye Maarif Vakfının, Türkiye Cumhuriyeti adına yurt dışında eğitim kurumu açma yetkisine sahip temel kurum olduğunu hatırlattı.</p><p>Çiftçi, Türkiye Maarif Vakfının Moğolistan'da tüzel kişilik kazanmasına, eğitim faaliyetlerine başlayabilmesine ve uygun görülmesi halinde FETÖ iltisaklı okulların devri için gerekli yasal zemini oluşturacak Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasına işaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/icisleri-bakani-ciftciden-169_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275532</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidandan-katara-kritik-ziyaret-275532</link>
      <pubDate>2026-05-11T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan'dan Katar'a kritik ziyaret!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölge diplomasisi kapsamında Katar'a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Görüşmlerde Türkiye ile Katar arasındaki stratejik iş birliği başta olmak üzere bölgesel güvenlik ve Körfez'deki son gelişmeler ele alınacak. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan'dan Katar'a kritik ziyaret!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölge diplomasisi kapsamında 12 Mayıs Salı günü Katar'a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Başkent Doha'da yapılacak temaslarda, Türkiye ile Katar arasındaki stratejik iş birliği başta olmak üzere bölgesel güvenlik ve Körfez'deki son gelişmeler ele alınacak.</p><p>Ziyaret kapsamında, Türkiye'de düzenlenmesi planlanan "Yüksek Stratejik Komite" toplantısının hazırlıkları gözden geçirilecek.</p><p>Görüşmelerde ayrıca, küresel enerji ve ticaret yolları açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasının stratejik değeri üzerinde durulacak. Bu durumun hem bölgesel güvenlik hem de küresel ekonomik istikrar açısından taşıdığı öneme dikkat çekilecek.</p><p><b>BÖLGESEL GÜVENLİK VE SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ VURGUSU</b></p><p>Temaslarda, bölgedeki gelişmelerin savunma ve askeri iş birliğinin stratejik değerini bir kez daha ortaya koyduğu vurgulanacak. Körfez bölgesindeki ihtilafların sona erdirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer alması beklenirken, Türkiye ile Katar'ın bu alandaki ortak çalışmalarının bölgesel istikrar ve ekonomik entegrasyon açısından taşıdığı kritik önem ifade edilecek.</p><p><b>GAZZE, LÜBNAN VE "BÖLGESEL SAHİPLENME" GÜNDEMİ</b></p><p>Doha'daki görüşmelerin bir diğer önemli gündem maddesi ise İsrail'in bölgedeki faaliyetleri olacak. İsrail'in barış sürecini zorlaştıran politikalarına karşı "bölgesel sahiplenme" vurgusunun yapılacağı ziyaretlerde; Gazze ve Batı Şeria'daki insani durumun uluslararası kamuoyunun gündeminde tutulmasının önemi belirtilecek. Ayrıca, Lübnan'ın egemenliğinin korunmasının bölgesel istikrarın tesisi açısından vazgeçilmez olduğu vurgulanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/disisleri-bakani-fidan-ka-391_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275531</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdisrail-iran-savasinda-son-durum-su-asamada-odak-noktamiz-sonlandirilmasi-275531</link>
      <pubDate>2026-05-11T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nda son durum! "Şu aşamada odak noktamız sonlandırılması"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin İran'a sunduğu öneri taslağına ilişkin, "Şu aşamada odak noktamız savaşın sonlandırılmasıdır. ABD ise mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nda son durum! "Şu aşamada odak noktamız sonlandırılması"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>ABD'nin İran'a sunduğu taslağa ilişkin Bekayi, şunları kaydetti:</p><p>"Şu aşamada odak noktamız savaşın sonlandırılmasıdır. Nükleer meseleler ve zenginleştirme konusu daha sonra alacağımız kararlar ve seçeneklerle birlikte tartışılacak hususlardır. ABD mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor ve tek taraflı bakış açısını dayatmaya devam ediyor."</p><p><b>"İMTİYAZ TALEP ETMEDİK"</b></p><p>Bekayi, ABD'ye sundukları öneriye ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Sadece İran'ın güvenliği ile değil tüm bölgenin güvenliği ile ilgili öneride bulunduk. İmtiyaz talep etmedik; isteğimiz şey İran'ın haklarıdır. Biz sadece ülkemizin savaşı sona erdirme hakkını talep ediyoruz. Lübnan başta olmak üzere savaşın tümüyle sonlandırılması, Hürmüz Boğazı ile Fars (Basra) Körfezi'nde deniz ulaşımı konusunda güvenliğin sağlanması, ABD'nin deniz haydutluğunun sona erdirilmesi ve ABD baskısı ile haksız yere bankalarda tutulan İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gündemdedir ve meşru taleplerimizdir."</p><p>Tahran'ın Washington'a sorumlu öneriler sunduğunu söyleyen Bekayi, "İran bölgede sorumluluk sahibi bir güçtür. ABD'ye sunduğu teklif sorumluluk bilinci ile hazırlanmıştır." dedi.</p><p><b>İRAN'IN, TRUMP'IN ÇİN ZİYARETİNDEN BEKLENTİSİ</b></p><p>ABD'nin tek taraflı ve aşırı tutumunda ısrarcı olduğunu dile getiren Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin ziyaretine ilişkin ise "Çinli dostlarımızın, yasa dışı Amerikan eylemlerinin sonuçlarına karşı uyarıda bulunma fırsatını değerlendireceklerini umuyoruz." temennisinde bulundu.</p><p>Bekayi ayrıca, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması veya İran'a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline dair, "Savaşmak zorunda kaldığımız her an savaşacağız." ifadesini kullandı.</p><p><b>"HÜRMÜZ BOĞAZI'NA MÜDAHALE MESELEYİ DAHA KARMAŞIK HALE GETİRİR"</b></p><p>Hürmüz Boğazı'na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bekayi, şunları kaydetti:</p><p>"Hürmüz Boğazı'na dair konulara müdahale meseleyi daha karmaşık hale getirir. Sorun ABD ve Siyonist rejimin saldırganlığından kaynaklanmaktadır. ABD'nin gerçekleştirdiği düşmanca eylemler bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenidir. Hürmüz Boğazı 28 Şubattan önce açıktı."</p><p><b>"UAEA BAŞKANI, ASIL GÖREVİNDEN UZAKLAŞTI"</b></p><p>Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin "İran'daki uranyumun savaşla yok edilemediği" yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.</p><p>Bekayi, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı'nın açıklamaları uzun süredir asıl görevinden uzaklaştığını göstermektedir. Ajansın itibarını kazandıracak şey, ABD-İsrail'in İran'ın tesislerine yönelik saldırılarını kınaması ve bu saldırıların tekrarlanmaması için önlem almasıdır." diye konuştu.</p><p>Fransa ve İngiltere'nin bölgeye savaş gemisi gönderme isteğiyle ilgili haberler hakkında da konuşan Bekayi, "Avrupalı ülkelere çok açık bir şekilde, ABD ve Siyonist rejimin bölgesel konulardaki kışkırtmalarının fayda sağlamayacak bir krize dönüşmesine müsaade etmemeleri gerektiğini ilettik." diye konuştu.</p><p><b>İSRAİL'İN IRAK'TA GİZLİ ASKERİ ÜS KURDUĞU İDDİASI</b></p><p>Bekayi son olarak, İsrail'in Irak'ta gizli askeri üs kurduğu yönündeki iddialara değindi.</p><p>İranlı sözcü, "Bu konu oldukça önemli ve Iraklı yetkililerle görüşmelerde bu ele alınacak. Ayrıca bu mesele Siyonist rejimin bölge ülkelerinin topraklarını kötü niyetlerle kullandığına dair bize ulaşan raporlarla birlikte ele alınacaktır." ifadelerini kullandı</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/abdisrail-iran-savasinda--107_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275530</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/orman-yanginlariyla-mucadelede-yeni-araclar-gorev-yerlerine-ugurlandi-275530</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orman yangınlarıyla mücadelede yeni araçlar görev yerlerine uğurlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadelede toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaştıklarını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanında 'yeşil vatan' savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orman yangınlarıyla mücadelede yeni araçlar görev yerlerine uğurlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen "Yangın Söndürme Araçlarının Görev Yerlerine Uğurlanması Töreni"nde yaptığı konuşmada, göreve uğurlayacakları her aracın, ormanları koruma iradelerinin, devletin gücünün ve orman teşkilatının birer nişanesi olacağını söyledi.</p><p>İklim krizinin artık bir senaryo olmaktan öteye geçtiğine işaret eden Yumaklı, değişen iklim koşullarının dünyanın her ülkesi gibi Türkiye'yi de yoğun bir şekilde etkilemeye devam ettiğini anlattı.</p><p>Meteorolojik verilerin, tablonun ciddiyetini açık bir şekilde ortaya koyduğuna dikkati çeken Yumaklı, 2025'te sıcaklık ortalamalarının neredeyse bütün aylarda mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini, geçen yılın son 176 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Geçen yıl çok ciddi bir kuraklık yaşandığını anımsatan Yumaklı, "Bu yıl mart ve nisan aylarında, ciddi yağışlar aldık. Bu, su varlıklarımız açısından son derece önemli ancak doğanın canlanmasının avantajları kadar dezavantajları da olmaya başladı. Seller ve diğer hususları bir kenara bırakacak olursak, sadece orman yangınları açısından baktığımızda ot ve çalı formundaki bitki örtüsünün yoğun bir şekilde büyümesi ve yaz aylarında kuruyacak olması sebebiyle ince yanıcı madde miktarında artış söz konusu olacak." diye konuştu.</p><p>Yumaklı, bu durumun yangınların daha kolay başlamasına ve daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olabileceğinin altını çizerek, sıcaklıkların artmaya başladığı anlardan itibaren açık alanda herhangi bir ateş yakılmaması gerektiğini vurguladı. Orman yangınlarına karşı hazırlıkları, iklim değişikliğinin getirdiği tüm tehditlere göre yaptıklarını aktaran Yumaklı, bu durumun yıl boyunca sürmesi gerektiğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/2-11052026fc7e0a61.jpg"/><p><strong>"TOPLAM 5 BİN 600 ARAÇLIK KARA FİLOSUNA ULAŞTIK"</strong></p><p>Bu mücadelenin en büyük gücünün, Orman Genel Müdürlüğü ve orman teşkilatı olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:</p><p>"Aylar öncesinden, arkadaşlarımız sahaya indi. Köy köy, mahalle mahalle dolaşarak bilgilendirme, eğitim ve farkındalık çalışmalarını tamamladı. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere valilerimizle ve tüm kurumlarımızla toplantılar yaparak, hem geçmiş yılın değerlendirmesini gerçekleştirdik hem de bu yıl neler yapmamız gerekiyor konuştuk. Her geçen yıl da kabiliyetimizi artırıyoruz. Orman Genel Müdürlüğünün envanterindeki ve mücadelede kullandıkları hava ve kara gücü, Cumhuriyet tarihinin en güçlü yangınla mücadele kapasitesini ifade etmektedir. 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturmuş durumdayız. Geçen yıla göre, hava aracı sayımızı artırarak 161'e ulaştık. Su atma kapasitemiz de 462 ton oldu. Hava araçlarımızın suya erişimini kolaylaştırmak için 4 bin 852 gölet ve havuz oluşturduk."</p><p>Yumaklı, görev yerlerine uğurlayacakları araçlarla birlikte 1953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2 bin 766 ilk müdahale aracıyla toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaştıklarını belirterek, ormanların içinde yollar ve farklı tesislerin oluşturulmasıyla müdahale süresinin aşağı çekileceğine işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/1-110520269faa0e9d.jpg"/><p><strong>"ORMAN YANGINLARININ YÜZDE 91'İ İNSAN KAYNAKLI ÇIKTI"</strong></p><p>Geçen yıl verilerine göre, orman yangınlarının yüzde 91'inin insan kaynaklı çıktığını anımsatan Yumaklı, ormanlarda ve orman yakınlarında ateş yakılmaması gerektiğini bildirdi.</p><p>Yumaklı, en küçük ihmalkarlığın bile büyük felaketlere yol açabileceğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Bugün göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle, ülkemizin dört bir yanında 'yeşil vatan' savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz. Araçların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bu arazözleri yangın söndürmek için değil, ağaçları sulamak için kullanalım. Bu vesileyle, 'yeşil vatan' uğruna canlarını feda etmiş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum. Orman teşkilatımıza, her zaman çok ciddi bir şekilde destek veren, bizleri cesaretlendiren Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'a da şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu büyük mücadelede yalnız değiliz, bunu biliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/3-1105202639e3eed6.jpg"/><p><strong>"ARAÇLAR 'YEŞİL VATAN'IN KORUNMASI İÇİN GÜÇ SAĞLAYACAK"</strong></p><p>Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de yangın anında zamanla yarıştıklarını belirterek, yangınları haber alma sürelerinin 2 dakika, yangına ilk müdahaleyi yapma sürelerinin ise 11 dakika olduğunu söyledi.</p><p>Görev yerlerine uğurlayacakları araçların, orman yangınlarıyla mücadelenin önemli bir parçası olacağına işaret eden Karacabey, "Bu araçlar, ekiplerimizin sahadaki hareket kabiliyetini artıracak, yangınlara daha etkin bir müdahale imkanı sağlayacak ve 'yeşil vatan'ın korunması yolunda büyük güç sağlayacak." ifadesini kullandı.</p><p>Programın ardından Yumaklı, görev yerlerine gönderilecek araçları inceleyerek bilgi aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/orman-yanginlariyla-mucad-393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275527</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hantavirus-alarmi-viruslu-gemiden-tahliye-edilen-iki-kisinin-testleri-pozitif-cikti-275527</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hantavirüs alarmı! Virüslü gemiden tahliye edilen iki kişinin testleri pozitif çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Virüslü gemi olarak anılan hantavirüs vakalarının tespit edildiği "MV Hondius" yolcu gemisinde bulunan Fransa ve ABD vatandaşı iki kişinin testlerinin pozitif çıktığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hantavirüs alarmı! Virüslü gemiden tahliye edilen iki kişinin testleri pozitif çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüs vakalarının tespit edildiği "MV Hondius" yolcu gemisinde bulunan Fransa ve ABD vatandaşı iki kişinin testlerinin pozitif çıktığı bildirildi.</p><p>Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, yaptığı açıklamada, gemiden tahliye edilen 5 Fransa vatandaşından birisinin hantavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu.</p><p>Kadın yolcunun tahliyesinden kısa süre sonra iyi hissetmediğini belirten Rist, diğer 4 yolcunun testinin ise negatif çıktığı bilgisini paylaştı.</p><p>Rist, 5 Fransa vatandaşının başkent Paris'te karantina altına alınacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/virslgemi-11052026060280fd.jpg"/><p><b>BİR ABD VATANDAŞININ TESTİ POZİTİF ÇIKTI</b></p><p>ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığının (HHS) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, gemiden tahliye edilen 17 ABD vatandaşının durumuna ilişkin, "Yolculardan ikisi aşırı dikkat gerektirdiği için koruma altına alınmıştır. Bir yolcuda hantavirüs testi hafif pozitif çıkarken diğer yolcuda hafif semptomlar gözlemlendi." ifadelerine yer verildi.</p><p>ABD'li yolcuların Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi'ne yerleştirilecekleri, detaylı klinik değerlendirmelerden geçirilecekleri bildirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/hantavirs-110520264fd8c300.jpg"/><p><b>HANTAVİRÜS</b></p><p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p><p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/hantavirus-alarmi-viruslu-701_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275526</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-turkiye-ile-belcika-15-milyar-dolarlik-ikili-ticaret-hacmine-ulasmayi-hedefliyor-275526</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Türkiye ile Belçika 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılında 9,3 milyar dolara ulaştığı belirterek, "İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Türkiye ile Belçika 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 9,3 milyar dolara ulaştığı belirterek, "İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor." dedi.</p><p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Mathilde'nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Forumda konuşan Bolat, küresel ekonominin derin dönüşümler geçirdiği bir dönemde bir araya kaydederek, jeopolitik gerilimlerin, küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların ve artan korumacılık eğilimlerinin uluslararası ticaret ve yatırım modellerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.</p><p>Bolat, böyle bir ortamda güvenilir ortakların ve dirençli ekonomilerin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizerek, bu bağlamda Türkiye'nin öne çıktığını vurguladı.</p><p>Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Afrika'nın kesişim noktasındaki stratejik konumuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Türkiye, 1,3 milyardan fazla tüketiciye doğrudan erişim imkanı sunuyor. Türkiye genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemi sayesinde küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik devi haline geldi. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, dünyanın 16. büyük ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden. Bu sağlam ekonomik temele dayanarak, Türkiye giderek kendisini küresel yönetişim ve inovasyonun bir merkezi olarak konumlandırıyor. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi, BM COP31 ve Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacak."</p><p><strong>"İKİ ÜLKE 15 MİLYAR DOLARLIK İKİLİ TİCARET HACMİNE ULAŞMAYI HEDEFLİYOR"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, iki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde yükselerek 2025'te 9,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, "İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor." dedi.</p><p>Belçika'nın Türkiye'deki yatırımlarının yaklaşık 5 milyar dolara ulaştığını, Türkiye'nin Belçika'daki yatırımlarının ise 750 milyon dolara yaklaştığını anlatan Bolat, "Türkiye'de faaliyet gösteren 719 Belçika şirketinin varlığı, ekonomimize duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Aynı şekilde, Türk şirketleri de lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde Belçika'daki varlıklarını genişletiyor." diye konuştu.</p><p>Bolat, iki ülkenin işbirliği yapabileceği yeni ve stratejik alanlardan bahsederek ve bu alanlardan ilkinin savunma sanayisi olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Savunma ve havacılık ihracatımız 2002'deki 248 milyon dolardan 2025'te 10 milyar doların üzerine çıktı. Bu, yaklaşık 40 katlık artış anlamına geliyor ve Türkiye'yi savunma ürünleri ihracatında 11. sıraya yerleştiriyor. Belçika'nın savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir ilgisi olduğunu görüyoruz. İkincisi Türkiye, 150 milyar dolarlık lojistik pazarı ve 50 milyar doların üzerinde lojistik hizmet ihracatıyla gelişmiş dijital gümrük sistemlerine sahip önemli bir lojistik merkezidir."</p><p>Bolat, Belçika'nın gelişmiş lojistik konumuyla depolama, hava kargo, çok modlu taşımacılık ve dijital lojistik alanlarında açık fırsatlar barındırdığını kaydederek, "Türkiye'nin hızla genişleyen ulaşım altyapısı, 58 havaalanı, 247 milyon yolcu ve 356 destinasyonla bu ekosistemi daha da güçlendirmektedir. Ülkelerimiz arasında haftalık 80 yolcu ve 14 kargo uçuşu gerçekleştirilmekte olup bu da turizmi canlandırmaktadır. Geçen yıl 600 binden fazla Belçikalı turist Türkiye'yi ziyaret etti." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"TÜRK MÜTEAHHİTLER 138 ÜLKEDE 560 MİLYAR DOLARLIK PROJE ÜSTLENDİ"</strong></p><p>Bakan Bolat, iki ülkenin ticaret hacminin artırılabileceği alanlardan birisinin de "bilgi ve işlem teknolojileri" olduğunu belirterek, Türkiye'nin imalat katma değerini 41 milyar dolardan 240 milyar dolara çıkardığını söyledi.</p><p>Bolat, "40 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve 240 bin profesyoneliyle bilgi ve işlem teknolojileri sektörü, 'Endüstri 4.0' uygulamalarıyla dijital dönüşümü giderek daha fazla yönlendirmektedir. Çeşitlendirme, arz güvenliği ve temiz teknolojilere odaklanan Türkiye'nin enerji geçişi, özellikle açık deniz rüzgar enerjisi ve hidrojen teknolojilerinde Belçika ile önemli bir işbirliği alanı yaratmaktadır. Ayrıca, 9,2 milyar dolarlık ilaç pazarı ve 50 binden fazla profesyonel çalışanıyla Türkiye, ortak araştırma ve geliştirme için bir platform sunmakta." ifadelerini kullandı.</p><p>Türk müteahhitlerin bugüne kadar 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendiğini anlatan Bolat, Belçika'da üstlenen inşaat projesi hacminin 335 milyon dolar olduğunu bildirdi.</p><p>Bolat, "Bu anlamda, ekonomik ortaklığımızı yalnızca ikili ülkelerimiz arasında değil, aynı zamanda üçüncü pazarlarda ve hükümetler nezdinde de geliştirmek için büyük bir alan bulunmaktadır." diye konuştu.</p><p><strong>"GÜMRÜK BİRLİĞİNİN MODERNİZE EDİLMESİ KONUSUNDA ÇOK YAKIN ÇALIŞIYORUZ"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, Gümrük Birliğinin modernize edilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek, bu konudaki desteği için Belçika'ya teşekkür etti.</p><p>Önceliklerinin "iş dostu bir ortam oluşturmak" olduğunu dile getiren Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Yatırımların korunması ve teşviki ile çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin anlaşmalar da dahil olmak üzere sağlam hukuki çerçevemiz, yatırımcılar için şeffaflık, öngörülebilirlik ve güvenlik sağlamaktadır. Aynı zamanda AB ile Türkiye ve AB üyesi ülkeler arasındaki Gümrük Birliğinin günümüz koşullarına uygun şekilde modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz. Günümüzün ekonomik gerçekleri doğrultusunda Belçika'nın AB içinde bu yaklaşımı desteklediğine inanıyoruz. Bu nedenle AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliğinin modernizasyonuna verdikleri destek için Belçika hükümetine en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz."</p><p>Bolat, AB'nin ticaret ve sanayi politikalarının kapsayıcı olması, dışlayıcı olmaması ve Türk şirketleri ile Avrupa şirketleri arasındaki derin entegre değer zincirlerini zayıflatmaması gerektiğini vurguladı.</p><p>Türkiye ile AB arasındaki ikili ticaret hacminin yılda 233 milyar dolara ulaştığını kaydeden Bolat, "Ayrıca geçen yıl, toplamı 290 milyar dolara ulaşan Türkiye'ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70'i Avrupalı şirketlerden ve Avrupalı sanayilerinden gelmiştir. AB çerçevesi içindeki ortak çabalarımızla Türkiye, güvenilir bir ortak, güvenilir bir lojistik ve tedarik zinciri merkezi olarak hizmet vermeye devam edecektir." şeklinde konuştu.</p><p>Forum kapsamında Ticaret Bakanı Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildirisi" imzalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/bakan-bolat-turkiye-ile-b-126_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275525</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlari-basvurulari-18-mayista-basliyor-275525</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli İstihbarat Akademisi (MİA) lisansüstü programları başvuruları 18 Mayıs'ta başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Akademisi (MİA), 2026-2027 eğitim-öğretim yılı güz dönemi lisansüstü programları için başvurular, 18 Mayıs'ta başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli İstihbarat Akademisi (MİA) lisansüstü programları başvuruları 18 Mayıs'ta başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Akademisi (MİA) 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi lisansüstü programları için başvuru takvimini duyurdu.</p><p>Buna göre, adaylar, 18 Mayıs-8 Haziran tarihleri arasında İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki üç farklı tezli yüksek lisans programına başvurabilecek.</p><p>Milli İstihbarat Teşkilatı bünyesinde faaliyet gösteren ve istihbarat, güvenlik ile bölge çalışmaları alanlarında bilimsel bilgi üretimini desteklemeyi, analitik düşünceyi teşvik etmeyi ve stratejik vizyon geliştirecek nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen MİA, "İstihbarat Çalışmaları", "Güvenlik Çalışmaları", "Bölge Çalışmaları" tezli yüksek lisans programlarına öğrenci kabul edecek.</p><p>MİA bünyesindeki lisansüstü programlara yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başvurabilecek. Adaylarda en az 4 yıllık eğitim veren herhangi bir lisans programından mezun ya da mezuniyet aşamasında olmaları, lisans mezuniyet not ortalamasının ise 4 üzerinden en az 2,50 veya 100 üzerinden en az 65 olması şartı aranacak.</p><p>Tezli yüksek lisans programlarına başvuru için adaylarda ALES'ten sözel, eşit ağırlık veya sayısal puan türlerinden en az 70 puan alınması şartı aranacak. GRE veya GMAT sınav sonuçları için de muadil puanlar kabul edilecek.</p><p>"İstihbarat Çalışmaları" ve "Güvenlik Çalışmaları" tezli yüksek lisans programlarına İngilizce YDS, e-YDS, YÖKDİL, e-YÖKDİL sınavlarının herhangi birinden en az 70 puan alanlar başvuru yapabilecek. "Bölge Çalışmaları" tezli yüksek lisans programı için ise İngilizce, Fransızca, Rusça, Arapça veya Farsça dillerinden ilgili sınavlardan en az 70 puan alanlar başvuru yapabilecek.</p><p>Asgari başvuru koşullarını sağlayan adaylar, ilgili yüksek lisans programı için ilan edilecek bilimsel yazılı sınav ve mülakat süreçlerine katılacak. Adayların başarı değerlendirmesi, ilan edilecek değerlendirme ölçütleri doğrultusunda yapılacak.</p><p>Adayların ilgili program için ilan edilecek tüm sınav ve mülakatlara katılması zorunlu olacak. Sınav ve mülakatlara katılmayan adaylar başarı değerlendirmesine alınmayacak ve bu süreçte mazeret kabul edilmeyecek.</p><p>Adaylar, programlara ilişkin başvuru koşulları, kontenjan bilgileri, değerlendirme süreçleri ve başvuru takvimine dair ayrıntılı bilgilere MİA'nın "başvuru.mia.edu.tr" adresi üzerinden ulaşabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/milli-istihbarat-akademis-989_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275524</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/aydin-kusadasinda-icradan-satilik-12-adet-tasinmaz-275524-275524</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aydın Kuşadası'nda 12 adet taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 2.850.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2018/15602 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2105988/emlak-konut-aydin-kusadasinda-12-adet-tasinmaz-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/aydin-kusadasinda-icradan-878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275522</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/adana-cukurovada-icradan-satilik-arsa-275522-275522</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Adana Çukurova'da 448 metrekare arsa icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 14.336.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/63 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. </p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 28/05/2026 - 11:19</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 04/06/2026 - 11:19</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 24/06/2026 - 11:19</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 01/07/2026 - 11:19</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2104259/emlak-arsa-adana-cukurovada-448-m2-arsa-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/adana-cukurovada-icradan--471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275521</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tekirdagda-icradan-satilik-depo-275521-275521</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Süleymanpaşa Aydoğdu Mahallesi'nde 229 metrekare depo icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 9.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/19010 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 06/07/2026 - 13:59</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 13/07/2026 - 13:59</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 03/08/2026 - 13:59</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 10/08/2026 - 13:59</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2103816/emlak-is-yeri-ve-ticari-isletme-tekirdag-suleymanpasa-aydogdu-mahallesinde-229-m2-depo-icradan-satilacaktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/tekirdagda-icradan-satili-479_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275520</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-belcika-kralicesi-mathildeyi-kabul-etti-275520</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde'yi kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde'yi kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde'yi kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomik Misyon" kapsamında Türkiye'yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü'nde görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/aksam-11052026395b8bbf.jpg"/><p>Basına kapalı gerçekleşen kabulde, Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan da eşlik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/aksam-110520264cd60c76.jpg"/><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kralice-mathildenin-ziyaretiyle-turkiye-belcika-ticaretinde-yeni-donem-beklentisi-275454" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/10/turkiye-belcika-ticaretin-925_2-41.jpg"/></div><h3>Türkiye-Belçika ticaretinde yeni dönem beklentisi</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/cumhurbaskani-erdogan-bel-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275519</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-israil-ateskes-ihlalini-surduruyor-gazzede-7-ayda-854-filistinli-olduruldu-275519</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı İsrail ateşkes ihlalini sürdürüyor! Gazze'de 7 ayda 854 Filistinli öldürüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail ordusunun ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana Gazze Şeridi'ne 7 ayda düzenlediği saldırılarda 854 Filistinli hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı İsrail ateşkes ihlalini sürdürüyor! Gazze'de 7 ayda 854 Filistinli öldürüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soykırımcı İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 3 ölü ile 16 yaralının getirildiği kaydedildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 854 kişinin öldürüldüğü, 2 bin 453 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 770 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 740'a, yaralı sayısının da 172 bin 555'e yükseldiği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/soykirimci-israil-ateskes-845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275518</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-daglioglu-turkiyede-uluslararasi-yatirim--275518</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu: Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdık]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirterek, “2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu: Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirterek, "2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Her 18 ila 24 aylık dönemde yeni bir reform gündemi hazırlıyor, bunu uyguluyor, özel sektörden geri bildirim alıyor ve ardından yeni reform programımızı oluşturuyoruz." dedi.</p><p>DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Mathilde'nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Forumda konuşan Dağlıoğlu, bugün itibarıyla Türkiye'de faaliyet gösteren 700'ün üzerinde Belçikalı şirketin bulunduğunu ifade ederek, bu şirketlerin 2003 yılından bu yana gerçekleştirdikleri toplam yatırım miktarının 8 milyar doların üzerinde olduğunu ve bu rakamı daha da artırmak istediklerini dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin dayanıklı ve hızlı büyüyen bir ekonomi olduğuna işaret eden Dağlıoğlu, "2003 yılından bu yana bileşik yıllık büyüme oranımız yüzde 5,3 seviyesindedir. Türkiye, dayanıklıdır çünkü küresel ekonomik şoklar sırasında en az etkilenen ülkelerden biri olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirten Dağlıoğlu, ülkenin son derece iş dostu yatırım ortamı sunduğunu söyledi.</p><p>Dağlıoğlu, "2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Her 18 ila 24 aylık dönemde yeni bir reform gündemi hazırlıyor, bunu uyguluyor, özel sektörden geri bildirim alıyor ve ardından yeni reform programımızı oluşturuyoruz." diye konuştu.</p><p><strong>"TÜRKİYE, BÖLGESEL BİR MERKEZ HALİNE GELDİ"</strong></p><p>Burak Dağlıoğlu, Türkiye'de nitelikli insan kaynağının mevcut olduğuna işaret ederek, güçlü demografik yapısı ve genç nüfusunun büyük avantaj sağladığını ve bu genç nüfusun oldukça iyi eğitimli olduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'de mavi yaka çalışanlardan teknik personele, teknisyenlerden mühendislere, yazılım geliştiricilerden orta ve üst düzey yöneticilere kadar ihtiyaç duyulan her seviyede insan kaynağının bulunduğuna dikkati çeken Dağlıoğlu, "Türkiye, dünyanın kesişim noktasında yer almaktadır. Üç kıtanın bağlantı noktasındayız. Aynı zamanda son derece bağlantılı bir ekonomiye sahibiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde altyapı ve üstyapı yatırımlarına büyük kaynak ayırdık." ifadelerini kullandı.</p><p>Dağlıoğlu, Türkiye'nin bölgesel merkez haline geldiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın politikaları sayesinde bugün bölgesel bir merkez konumundayız ve küresel bir ekonomik güç olmayı hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmak amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca iki hafta önce finansal ve finansal olmayan teşvikleri içeren yeni bir destek paketi açıkladı." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"TÜRKİYE VE BELÇİKA, FARKLI ALANLARDA BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN İKİ EKONOMİ"</strong></p><p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da Türkiye ile Belçika'nın farklı alanlarda birbirini tamamlayan iki ekonomi olduğunu belirtti.</p><p>Olpak, bir tarafta Belçika'nın çeşitli sektörlerde dünya çapındaki gücüne, diğer tarafta da Türkiye'nin Batı Avrupa ile Çin arasında konumlanan en büyük ekonomi, üretim ve AR-GE merkezlerinden biri olduğuna dikkati çekti.</p><p>Nail Olpak, "Daha önce farklı başlıklardan söz edilmişti. Ben özellikle 4 alanı vurgulamak istiyorum. İlki olarak yatırım konusu, Belçikalı şirketleri, Türkiye'yi daha fazla bir üretim üssü ve ortak girişimler için bir platform olarak görmeye davet ediyoruz." dedi.</p><p>İkinci olarak yeşil dönüşümün büyük önem taşıdığını dile getiren Olpak, Belçika'nın sürdürülebilirlik alanındaki yetkinliği ile Türkiye'nin hızla büyüyen yenilenebilir enerji sektörünün güçlü bir uyum yakalayabileceğini vurguladı.</p><p>Üçüncü alanın teknoloji ve inovasyon, savunma ve uzay sanayisi, son alanın da lojistik olduğunu belirten Olpak, şunları kaydetti:</p><p>"Hepimiz görüyoruz ki günümüzde tek kesinlik belirsizliktir ve bu, iş dünyasının hiç hoşlanmadığı bir durumdur. Serbest ticaret anlayışı, artık yalnızca ekonomik bloklara değil aynı zamanda siyasi bloklara da dönüşmüş durumda. Bu yeni atmosferde 60 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye-AB ortaklık sürecinin tamamen yeni bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.</p><p>Öncelikli olarak Türkiye'nin AB ile daha derin entegrasyonunu vurgulamak isterim. Ocak ayının sonunda biz, DEİK olarak, Financial Times'ta AB Parlamentosu, AB Konseyi ve AB Komisyonu liderlerine hitaben açık bir mektup yayımladık."</p><p>Olpak, aynı amaç doğrultusunda geçen cuma günü Avrupa Günü vesilesiyle kendisinin ve AB üyesi ülkelerdeki 26 iş konseyi başkanının imzasını taşıyan açık mektubu De Tijd gazetesinde yayımladıklarını belirtti.</p><p>Aynısını Almanya ve Polonya'da da yaptıklarını, İspanya, İtalya, Hollanda ve Fransa'da da buna devam edeceklerini dile getiren Olpak, "Mesajımız, son derece nettir. Türk iş dünyası, Türkiye'nin Avrupa yolculuğunun arkasında güçlü bir şekilde durmaktadır." diye konuştu.</p><p>AB'nin kurucu üyelerinden ve Brüksel'e yakınlığı bulunan Belçika'nın bu gündeme öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Olpak, "Sizin desteğinize ve sesinize güveniyoruz. Ayrıca tüm katılımcıları, European Business Summit işbirliğiyle Egmont Sarayı'nda 13 Ekim'de düzenleyeceğimiz bir sonraki AB-Türkiye İş Zirvesi'ne davet etmek isterim." ifadelerini kullandı.</p><p>Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders da "Bugün burada 200 şirketi temsil eden en az 400 Belçikalı katılımcıyla Türkiye'de bulunuyoruz." dedi.</p><p>Bu şirketlerin birçoğunun yüksek teknoloji sektörlerinde faaliyet gösterdiğini belirten Branders, kimya, yaşam bilimleri, otomotiv, savunma, uzay, gıda sanayisi, tekstil ve hatta mobilya sektörlerinden temsilcilerin burada yer aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin Belçika için önemli bir ekonomik ortak olduğunu vurgulayan Branders, "İkili ekonomik ilişkilerimiz, uzun yıllara dayanan güçlü bir geçmişe sahiptir. Belçikalı şirketler, bugüne kadar ülkenize önemli yatırımlar yapmıştır." diye konuştu.</p><p>Branders, Türk şirketlerinin de Belçika'yı Avrupa'nın merkezindeki ana yatırım platformu olarak tercih ettiklerini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/cumhurbaskanligi-yatirim--162_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275517</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/24-ilde-dolandiricilara-yonelik-operasyon-133-supheli-tutuklandi-275517</link>
      <pubDate>2026-05-11T12:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[24 ilde dolandırıcılara yönelik operasyon: 133 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 24 ilde vatandaşları 936 milyon 581 bin lira dolandırdıkları tespit edilen ve düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 224 şüpheliden 133'ünün tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[24 ilde dolandırıcılara yönelik operasyon: 133 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, il emniyet müdürlüklerince 24 ilde dolandırıcılara yönelik operasyonlar yapıldı.</p><p>Şüphelilerin Adana, Ankara, Antalya, Bilecik, Bingöl, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Isparta, Mersin, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Konya, Malatya, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Aksaray ve Kilis'te umreye götürme vaadiyle, kuyumculara sahte ve değeri düşük altın satışı yaparak, "sazan sarmalı" yöntemiyle gayrimenkul ve araç satışı yaparak, yurt dışında oturum izni ve vize aldırma vaadiyle kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak, sahte vekaletler düzenleyip gayrimenkul satışı yaparak, sahte senet düzenleyerek, sosyal medya üzerinden sahte ilanlar vererek ve iş bulma vaadiyle vatandaşları 936 milyon 581 bin lira dolandırdıkları tespit edildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video1-110520268f16a40c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bu kapsamda gerçekleştirilen operasyonlarda 224 zanlı yakalandı. Şüphelilerden 133'ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 91'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p><p>Operasyonlar sonucunda çok sayıda iletişim ve bilişim ekipmanı, çeşitli ziynet eşyaları, silah ve mühimmat ele geçirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/24-ilde-dolandiricilara-y-997_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275516</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/gupse-ozay-kizini-paylasti-her-goren-ayni-annesi-dedi-275516</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gupse Özay kızını paylaştı, her gören 'aynı annesi' dedi!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Gupse Özay'la Barış Arduç'un kızları Jan Asya, 2022 yılında dünyaya gelmişti. Özay, 4 yaşındaki kızlarını ilk kez paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gupse Özay kızını paylaştı, her gören 'aynı annesi' dedi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kariyerini hem oyuncu hem de senarist olarak sürdüren Gupse Özay; senaryosunu yazıp başrolü olduğu Deliha serileri, Görümce, Eltilerin Savaşı ve Lohusa filmleriyle tanınırlığını arttırmıştı. Son olarak bir animasyon film yazan Özay, 2020 yılında oyuncu Barış Arduç ile nikah masasına oturmuştu. Çiftin, 2022 yılında kızları Jan Asya dünyaya gelmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/gupse-110520262281996a.jpg"/><h2>GUPSE ÖZAY KIZINI SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTI</h2><p>Ne Özay ne de Arduç, bu zamana kadar kızları Jan Asya'yı sosyal medyada hiç paylaşmamıştı. Anneler Günü'nde paylaşım yapan Gupse Özay, artık 4 yaşına gelen kızı Jan Asya Arduç'un yüzünü, ilk kez takipçileriyle paylaştı.</p><p>Beraber çekildikleri bir fotoğrafı paylaşan oyuncuya, <b>"Kızınız, kopyanız" </b>yorumları gelmeye başladı.</p><h2>İşte Gupse Özay'ın kızı Jan Asya!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/gupse-11052026cd90e050.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/gupse-ozay-kizini-paylast-847_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275515</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-yolsuzluk-ve-rusvet-itirafcilari-muhittin-bocek-ve-oglu-etkin-pismanlik-kapsaminda-ifade-verdi-275515</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de "yolsuzluk ve rüşvet" itirafçıları... Muhittin Böcek ve oğlu etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında hakkında dava açılan ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında ifadeleri alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de "yolsuzluk ve rüşvet" itirafçıları... Muhittin Böcek ve oğlu etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında hakkında dava açılan ve belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında ifadeleri alındı.</p><p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için başvuran Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek, dün Döşemealtı ilçesindeki Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'nden alınarak Antalya Adliyesi'ne getirildi.</p><p>Soruşturma çerçevesinde ilk olarak Mustafa Gökhan Böcek'in ifadesi alınırken, ardından Muhittin Böcek savcılık makamına ifade verdi.</p><p>İfade sürecinde dosyada yer alan iddialar, deliller ve soruşturma kapsamındaki çeşitli hususlara ilişkin sorular yöneltildiği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/chpde-yolsuzluk-ve-rusvet-650_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275513</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdnin-onerdigi-plan-iranin-teslim-olmasi-anlamina-geliyor-275513</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["ABD'nin önerdiği plan İran'ın teslim olması anlamına geliyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran'ın ABD'nin önerdiği planı "teslimiyet anlamı taşıyan bir teklif" olarak değerlendirdiği belirtildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA["ABD'nin önerdiği plan İran'ın teslim olması anlamına geliyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonu, ABD'nin önerdiği ve Tahran'ın dün cevapladığı taslak tasarıya ilişkin bir bildiri yayımladı.</p><p>Bildiride, "Tahran, Trump'ın aşırı talepleri karşısında İran'ın teslim olması anlamına gelen ABD planını reddetmiştir." ifadelerine yer verildi.</p><p>İran'ın ABD'ye sunduğu öneride, Washington'un savaş tazminatı ödemesi ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki egemenliğinin tanınmasının istediği aktarıldı.</p><p>Ayrıca İran'ın, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş mal varlıklarının serbest bırakılması gerektiğini de ABD tarafına ilettiği kaydedildi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran'ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtmişti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-iranin-verdigi-cevaba-kabul-edilemez-dedi-275476" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/trump-iranin-verdigi-ceva-182_2-41.jpg"/></div><h3>Trump, İran'ın verdiği cevaba "Kabul edilemez" dedi</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/abdnin-onerdigi-plan-iran-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275511</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/24-tv-arafta-sorularda-konustu-sumud-aktivisti-oyuncu-muhammed-ozdemir-ilk-defa-namazdan-s-275511</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[24 TV Arafta Sorular'da konuştu! Sumud aktivisti oyuncu Muhammed Özdemir: İlk defa namazdan sonra alkış alıyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'ye konuk olan Sumud Aktivisti Oyuncu Muhammed Özdemir, "Ezan okumaya başlayınca teröristler böyle bir hareketlenmeye başladılar. Namaz bittikten sonra bizi alkışladılar. Dedim ki, 'İlk defa namazdan sonra alkış alıyorum. Sahnelere çıktığımda alkış almaya alışkınım ama namazdan sonra alkış almaya hiç alışkın değilim. İlk defa böyle bir şey yaşadım.'” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[24 TV Arafta Sorular'da konuştu! Sumud aktivisti oyuncu Muhammed Özdemir: İlk defa namazdan sonra alkış alıyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>24 TV Arafta Sorular programında Star  Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan  Sumud Aktivisti Oyuncu Muhammed Özdemir  Ezan okumaya başlayınca teröristler böyle bir  hareketlenmeye başladılar. Namaz bittikten sonra bizi alkışladılar. Dedim ki,  "İlk defa namazdan sonra alkış alıyorum. Sahnelere çıktığımda alkış almaya  alışkınım ama namazdan sonra alkış almaya hiç alışkın değilim. İlk defa böyle  bir şey yaşadım."</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/araftasorularsumudak-1105202658c633e4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Namaz  bittikten sonra bizi alkışladılar. Dedim ki, "İlk defa namazdan sonra alkış  alıyorum. Sahnelere çıktığımda alkış almaya alışkınım ama namazdan sonra alkış  almaya hiç alışkın değilim. İlk defa böyle bir şey yaşadım." Akşam namazına  veda etmek üzere oradaki bir abimiz ezan okudu. Ezan okumaya başlayınca  teröristler böyle bir hareketlenmeye başladılar. Nedense tedirgin oldular.  Tuhaf tuhaf sesler çıkarmaya başladılar; konteynerlere vuruyorlar, hayvan  taklitleri yapıyorlardı. Sabote etmek için uğraşıyorlardı. Ezan bitti, biz  cemaat olarak namaza durduk. Ondan sonra bu ses çıkarma ve sabote etme olayı  iyice şiddetlendi. Bayağı enteresan hayvan taklitleri, maymun taklitleri  yapıyorlar; bağırıp çağırıyorlar, deli gibi sağa sola koşuyorlardı. Bizi  tedirgin etmek için yapmaya çalıştıkları birtakım hareketlerdi.Orada beni çok  etkileyen anlardan biridir yine. Birçok gayrimüslim aktivist arkadaşımız,  kardeşimiz, yoldaşımız oradaydı. Bunun üzerine bizim etrafımızda çember  oluşturdular. Olası herhangi bir müdahaleye karşı koymak için set oluşturdular  ve biz namazı bitirene kadar başımızda beklediler. Onlar ses çıkarmaya, sabote  etmeye devam ettiler; diğerleri ise başımızda bekledi.Ve çok ilginçtir, hatta  ben o zaman Enes'e söyledim: Namaz bittikten sonra bizi alkışladılar. Dedim ki,  "İlk defa namazdan sonra alkış alıyorum. Sahnelere çıktığımda alkış almaya  alışkınım ama namazdan sonra alkış almaya hiç alışkın değilim. İlk defa böyle  bir şey yaşadım." Aramızda böyle bir diyalog geçmişti. Böyle bir ruh vardı ,  sözün kısası. Böyle bir bütünlük vardı. Gazze'nin ne kadar inanılmaz  birleştirici bir gaye oluşturduğunu düşünebiliyor musunuz? Aynı dinden  değilsiniz, aynı dili konuşmuyorsunuz. Irk olarak çok farklısınız, yaşamsal  olarak çok farklısınız, kültürel olarak çok farklısınız, ideolojik olarak çok  farklısınız. Ama Gazze hepimizi bir araya getirdi.Gazze'lilere ne kadar  şükretsek, ne kadar teşekkür etsek azdır. Bizim onlar için yapmamız gereken çok  daha fazlası var. Allah bize güç verdiği sürece inşallah onların yanında olmaya  devam edeceğiz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/araftasorularsumudak-11052026e3f8d9fc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>''Sanatçı dediğiniz insan, bir kere  kendi toplumuna ve dünya toplumuna duyarlı olmak zorunda. Sanat duyar  gerektirir.''</b></p><p>Öncelikle  şöyle bir durum var : Sanatçı dediğiniz insan zaten kendi toplumunda, yaşadığı  toplumda ve dünya toplumunda duyarlı olmak zorunda. Yaşanılan hemen hemen her  şeye karşı duyarlı olmalı. Çünkü sanatçının yaptığı sanat, eğer  duyarsızlaşırsa, bu sanata aykırı bir şey olur. Zaten sanat, duyarlılık  gerektiren bir şey.Aslında şaşırtmadı. Sadece şaşırtan nokta şuydu: Bu seslerin  çok daha yüksek çıkması gerekiyordu. Daha fazla insanın korkmadan; mesleki  kaygı, ekonomik kaygı ya da yok olma kaygısı gütmeden sesini yükseltmesi  gerekiyordu. Dünyada aktrisler, aktörler, oyuncular ve sanatçılar bu konuda  daha cesurlar. Ülkemizde de yavaş yavaş bu durum gelişiyor.İlk zamanlarda  tırnak içinde bir şey vardı ya... "Bananeciler" vardı işte; "Topraklarını  sattılar" diyenler vardı. Velev ki öyle oldu; sonuçta ortada bir katliam var,  bir felaket ve bir nekbe var. Bu, neyin önüne geçebilir ki? İnsanları  "bananeci" olmaya sevk edecek bir durum değil. Tam tersine, olabildiğince işin  içinde olmanız lazım.Bu anlamda yavaş yavaş olumlu yönde, yani ses yükseltme  anlamında bir artış var. Bu da güzel bir şey tabii. Ama seslerin daha da  yükselmesi gerekiyor, çok daha fazla yükselmesi gerekiyor. Çünkü söz konusu  olan devletçik  devlet bile değil aslında   insanların sesinden çok korkuyor.  İnsanların sesinden gerçekten çok korkuyorlar<b>.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/24-tv-arafta-sorularda-ko-778_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275508</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/metan-kirliligine-karsi-yeni-umut-bilim-dunyasi-dogal-cozum-arayisinda-275508</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Metan kirliliğine karşı yeni umut! Bilim dünyası doğal çözüm arayışında]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Pasifik'teki Hunga Tonga–Hunga Ha'apai denizaltı volkanının 2022'deki dev patlaması, atmosferde metan gazının beklenmedik şekilde yok edilmesine yol açtı. Bilim insanları, bu olayın iklim değişikliğiyle mücadelede yeni stratejilere kapı aralayabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Metan kirliliğine karşı yeni umut! Bilim dünyası doğal çözüm arayışında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Pasifik'te bulunan Hunga Tonga&#8211;Hunga Ha'apai denizaltı volkanının Ocak 2022'de meydana gelen büyük patlaması, yalnızca modern çağın en güçlü volkanik olaylarından biri olarak değil, aynı zamanda atmosferdeki metan gazını beklenmedik biçimde azaltan bir kimyasal reaksiyonun tetikleyicisi olarak tarihe geçti. Bilim dünyasını şaşkına çeviren bu gelişme, volkanik bulutun atmosferde oluşturduğu reaktif klor parçacıkları sayesinde metan gazının kısmen yok edildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, uydu gözlemleriyle saptadıkları olağanüstü yüksek formaldehit seviyelerinin, metan parçalanmasının doğrudan bir göstergesi olduğuna dikkat çekti. Bu bulgu, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni ve doğal bir yolun kapısını aralayabilir.</p><h3>Bilim insanları: 'Tonga volkanik bulutu metan için doğal temizleyici oldu'</h3><p>2022 yılının başında patlayan Hunga Tonga&#8211;Hunga Ha'apai, yalnızca devasa kül ve su buharı değil, aynı zamanda atmosferde metan gazını etkili biçimde azaltan kimyasal bir süreç başlattı. Araştırmacılar, patlama sonrası oluşan volkanik bulutun yapısını ve hareketini detaylı biçimde inceledi. Uydu verilerine göre, bulutun içinde normalden çok daha yüksek formaldehit seviyeleri tespit edildi. Formaldehit, atmosferde metan parçalanırken ortaya çıkan bir bileşik olarak biliniyor. Bilim insanları, bu verilerin, patlama sırasında salınan metanın bulut içinde sürekli olarak yok edildiğini gösterdiğini vurguladı. Bu bulutun on gün boyunca Güney Amerika'ya kadar takip edilebilmesi, metan temizliği sürecinin ne kadar etkili ve uzun süreli olduğunu kanıtladı. Çalışmanın baş yazarı Dr. Maarten van Herpen, yaşananların bilim camiası için tamamen beklenmedik bir gelişme olduğunu ve metan temizliğinde volkanik bulutların rolünün şimdiye dek göz ardı edildiğini dile getirdi.</p><h3>Volkanik kül, deniz tuzu ve güneş ışığı: Metan parçalanmasında üçlü etki</h3><p>Patlamanın ardından ortaya çıkan devasa volkanik bulut, yalnızca kül ve su buharı taşımadı; aynı zamanda tuzlu deniz suyu da stratosfere ulaştı. Araştırma ekibi, bu bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşime girerek son derece reaktif klor parçacıkları oluşturduğunu belirledi. Bu klor atomları, atmosferdeki metan ile reaksiyona girerek metan moleküllerini parçaladı ve formaldehit oluşumunu tetikledi. Kopenhag Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Profesör Matthew Johnson, daha önce yalnızca troposferde gözlenen bu kimyasal sürecin, stratosferde de gerçekleştiğini tespit etmenin şaşırtıcı olduğunu ifade etti. Tonga patlaması sırasında volkanik kül ve deniz suyu karışımının, güneş ışığının yardımıyla atmosferdeki metan gazını etkili şekilde parçaladığı ortaya çıktı. Uydu gözlemleriyle tespit edilen yüksek formaldehit konsantrasyonları, bu kimyasal sürecin gerçekliğini doğruladı ve bilim insanlarını yeni araştırmalara yönlendirdi.</p><h3>Metan gazının iklim değişikliğindeki kilit rolü</h3><p>Metan, küresel ısınmanın yaklaşık üçte birinden sorumlu olan ve karbondioksite göre atmosferde daha kısa süre kalan güçlü bir sera gazı olarak öne çıkıyor. 20 yıllık bir periyotta metan, karbondioksite kıyasla yaklaşık 80 kat daha fazla ısı tutma kapasitesine sahip. Ancak metanın atmosferdeki ömrü genellikle 10 yıl civarında. Bu nedenle, metan seviyelerindeki kısa vadeli düşüşler, iklim değişikliğine karşı hızlı ve etkili sonuçlar doğurabiliyor. Bilim insanları, metan azaltımını 'iklim için acil fren' olarak nitelendiriyor. Çünkü metan miktarının azaltılması, önümüzdeki on yıl içinde küresel ısınmanın yavaşlatılmasına ve kritik iklim eşiklerinin aşılmasının önlenmesine katkı sağlayabilir. Yine de uzmanlar, uzun vadeli iklim istikrarı için karbondioksit emisyonlarının azaltılmasının vazgeçilmez olduğunun altını çiziyor.</p><h3>Uydu teknolojisiyle metan temizliği kanıtlandı</h3><p>Bu çarpıcı keşif, Avrupa Uzay Ajansı'na ait Sentinel-5P uydusunun TROPOMI aracı sayesinde mümkün oldu. TROPOMI, her gün dünya genelinde sera gazlarını ve hava kirliliğini izliyor. Araştırma ekibi, volkanik bulutta tespit edilen formaldehit seviyelerinin, uydu cihazının standart çalışma koşullarının ötesinde bir hassasiyetle ölçülmesi gerektiğini belirtti. Kraliyet Hollanda Meteoroloji Enstitüsü'nden Dr. Jos de Laat, atmosferden metanın gerçekten çıkarıldığını göstermek için uydu verilerinin kritik rol oynadığını vurguladı. Dr. Isabelle De Smedt ise, uydu ölçümlerinde yüksek kükürt dioksit konsantrasyonlarından kaynaklanan parazitleri dikkatle ayıklamanın ve sinyalin alışılmadık yüksekliğine göre düzeltme yapmanın, sonuçların doğruluğu için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Bu teknolojik ilerleme, atmosferdeki metan temizliğinin uydu üzerinden izlenebileceğini ortaya koydu.</p><h3>Yeni iklim teknolojilerine ilham: Doğal süreçler sanayiye örnek olabilir</h3><p>Araştırmacılar, Tonga volkanik bulutunda gözlenen bu doğal metan temizliği sürecinin, gelecekte iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılabilecek yeni mühendislik çözümlerine ilham verebileceğini düşünüyor. Şu anda dünyanın farklı bölgelerinde bilim insanları, atmosferden metan temizlemeye yönelik çeşitli yöntemler üzerinde çalışıyor. Ancak bu süreçlerin etkinliğini doğrulamak ve doğru şekilde ölçmek büyük bir zorluk olarak öne çıkıyor. Tonga örneği, uydu gözlemleriyle metan parçalanmasının doğrudan izlenebileceğini göstererek, bu alandaki ölçüm sorununa güçlü bir çözüm sundu. Profesör Matthew Johnson, bu doğal olayı taklit etmenin sanayi için cazip bir fikir olabileceğini, ancak bunun ancak güvenli ve etkin olduğu kanıtlanırsa uygulanabileceğini ifade etti. Uydu tabanlı izleme yöntemleri, insanlığın küresel ısınmayı yavaşlatmasına yönelik yeni stratejiler geliştirmesine yardımcı olabilir.</p><p>Sonuç olarak, Hunga Tonga&#8211;Hunga Ha'apai volkanının patlaması, atmosferde metan gazının beklenmedik biçimde azaltılmasını sağlayan doğal bir laboratuvar işlevi gördü. Bilim insanları, bu keşfin iklim değişikliğiyle mücadeleye yeni bir bakış açısı kazandırdığını ve gelecekte doğal süreçlerin mühendislik uygulamalarına ilham verebileceğini belirtiyor. Ancak uzmanlar, uzun vadeli iklim istikrarı için metanla birlikte karbondioksit emisyonlarının da azaltılmasının şart olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/metan-kirliligine-karsi-y-528_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275507</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/myanmarda-cikan-11000-karatlik-dev-yakut-dunyayi-sasirtti-275507</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Myanmar'da çıkan 11.000 karatlık dev yakut dünyayı şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Myanmar'ın Mogok bölgesinde, 11.000 karat ağırlığında dev bir yakut gün yüzüne çıktı. Bu tarihi keşif, ülkenin değerli taş piyasasını hareketlendirirken, uluslararası mücevherciler ve insan hakları savunucuları arasında da yeni tartışmalar başlattı. Yakutun özellikleri ve çıkarıldığı bölgenin çatışmalı geçmişi, taşın değerini ve geleceğini daha da dikkat çekici kılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Myanmar'da çıkan 11.000 karatlık dev yakut dünyayı şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Myanmar'ın üst Mandalay Bölgesi'nde yer alan Mogok şehrinde, Nisan ayı ortalarında, şimdiye kadar kaydedilen en büyük yakutlardan biri olarak kabul edilen 11.000 karatlık dev bir yakut çıkarıldı. Ham haldeki taşın ağırlığı 2.200 gramı buluyor. Devlet yetkilileri, bu yakutun Myanmar'ın bugüne kadar elde ettiği en değerli taşlardan biri olduğunu vurguladı. 8 Mayıs'ta devlet destekli Global New Light of Myanmar gazetesi, keşfin doğruluğunu kamuoyuna açıkladı. Aynı gün, CBS News ise taşın ağırlık bakımından ülke tarihinde ikinci sırada yer aldığını bildirdi. Ancak taşın sadece büyüklüğü değil, sahip olduğu mor-kırmızı renk tonu, sarı alt tonları, orta seviyede şeffaflığı ve camsı parlaklığı da dikkat çekiyor. Gemologlar, bu özelliklerin taşın değerini, geçmişte bulunan ve neredeyse iki kat daha ağır olan 21.450 karatlık yakutun üzerine çıkardığını belirtiyor. Yakutun tamamen işlenmemiş olması, yani herhangi bir ısı veya kimyasal işlemden geçmemiş olması, onu uluslararası pazarda daha da değerli kılıyor. Bu durum, alıcıların taş için yüksek prim ödemesine yol açıyor.</p><h3>Başkan Min Aung Hlaing ve hükümet yetkilileri dev yakutu inceledi</h3><p>Yakutun keşfinden kısa bir süre sonra, taş Myanmar'ın başkenti Naypyitaw'a gönderildi. Ülke lideri Min Aung Hlaing, ofisinde taşın detaylı bir incelemesini gerçekleştirdi. İncelemeye başkanın yanı sıra iki başkan yardımcısı, üst ve alt meclis başkanları ve savunma hizmetleri komutanı da katıldı. Doğal kaynaklardan sorumlu Birlik Bakanı U Hsan Oo, taşın özelliklerini ve Mogok bölgesindeki kökenini heyetle paylaştı. Bu inceleme, Myanmar'da son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerin gölgesinde kamuoyunun da dikkatini çekti. 2021 darbesinin ardından yönetimi devralan ordu lideri Min Aung Hlaing, uluslararası toplum tarafından büyük ölçüde tanınmayan bir sivil yönetimin başında bulunuyor. Ülkede bu yıl yapılan ve muhalefet ile insan hakları grupları tarafından gayrimeşru olarak nitelendirilen seçimler sonrasında, hükümetin attığı her adım siyasi açıdan da tartışma konusu oluyor.</p><h3>Mogok'taki çatışmalar ve yakutun kökeni taşın değerini etkiliyor</h3><p>11.000 karatlık dev yakutun çıkarıldığı Mogok bölgesi, Myanmar'ın değerli taş üretiminde merkezi konumda bulunuyor. Ancak bu bölge, son yıllarda çatışmaların ve kontrol mücadelelerinin odağında yer aldı. Yakutun bulunduğu dönemde Mogok, Myanmar hükümetinin kontrolü dışında, etnik silahlı bir grup olan Ta'ang Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun yönetimindeydi. Bu grup, Temmuz 2024'te şehri ele geçirdi ve bir yıldan uzun süre boyunca değerli taş madenlerinin idaresini üstlendi. 2025'in sonlarında Çin'in arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes sonrasında bölgenin kontrolü tekrar Myanmar ordusuna geçti. Madenciler işlerine döndü ve çok geçmeden bu devasa yakut gün yüzüne çıktı. Bu süreç, Myanmar'da değerli taşların ülkenin iç savaşını nasıl doğrudan beslediğini ve hem askeri hükümetin hem de etnik silahlı grupların finansmanında rol oynadığını bir kez daha gözler önüne serdi. İngiltere merkezli Global Witness adlı denetçi kuruluş, yıllardır Myanmar'daki yakut gelirlerinin çatışmayı körüklediğine dikkat çekiyor ve uluslararası mücevhercilere Myanmar taşlarından uzak durmaları için çağrıda bulunuyor.</p><h3>Yakutun benzersiz özellikleri ve Mogok'un jeolojik önemi</h3><p>Bir yakutun değerini belirleyen en önemli unsurlar arasında karat ağırlığı kadar renk, berraklık ve taşın işlenmemiş olup olmaması da bulunuyor. Myanmar'ın Mogok bölgesinden çıkan yeni yakut, mor-kırmızı tonu ve doğal haliyle öne çıkıyor. En değerli yakutlar arasında kabul edilen "güvercin kanı kırmızısı" rengine sahip taşlar, hafif mavi alt tonlarıyla biliniyor. Yeni keşfedilen yakutun ise sarı alt tonları ve camsı parlaklığı bulunuyor. Uzmanlar, bu taşın berraklığı ve doğal kalması nedeniyle, geçmişteki 21.450 karatlık dev yakuttan bile daha değerli olabileceğini belirtiyor. Mogok'un jeolojik yapısı, burada oluşan yakutların neden dünyada bu kadar özel ve farklı görüldüğünü açıklıyor. Bölgedeki yataklar, aşırı sıcaklık ve basınç altında metamorfize olmuş mermerlerin içinde yer alıyor. İz miktarda bulunan krom minerali, taşlara özgün kırmızı floresans kazandırıyor. Ultraviyole ışık altında Mogok yakutları, içten gelen bir parlaklıkla ışıldayarak, hem müzayede kataloglarında hem de laboratuvar raporlarında ayırt edici bir özellik sergiliyor.</p><h3>Yakutun geleceği ve uluslararası ticaretteki belirsizlikler</h3><p>11.000 karatlık bu dev yakutun ilerleyen süreçte ne şekilde değerlendirileceği henüz netlik kazanmadı. Devlet kaynakları, taşın kesilip kesilmeyeceği, bir örnek olarak mı saklanacağı yoksa uluslararası bir müzayedede mi satışa sunulacağı konusunda kesin bir bilgi paylaşmadı. Myanmar Değerli Taşlar Emporium, bugüne kadar büyük taşların satışında hükümetin ana kanalı olarak öne çıktı. Ancak 2021'deki askeri darbenin ardından uygulanan uluslararası yaptırımlar, bu tür satışları oldukça zorlaştırdı. Birçok Batılı lüks mücevher markası, Myanmar kökenli taşlardan tamamen uzak duruyor. Bu durum, dev yakutun uluslararası bir alıcıya ulaşmasını da güçleştiriyor. Ayrıca, ülkede değerli taş kaçakçılığı ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Yüksek değerli yakutlar, genellikle gayri resmi yollarla Tayland ve Çin'e götürülüyor, ardından yasal pazarlara geri dönüyor. 2022'de bulunan ve NaSaKa adı verilen yakut, belgelenip sergilendikten sonra devlet mülklerine dahil edilmişti. Yeni keşfedilen yakutun da benzer bir süreci izleyip izlemeyeceği merak konusu.</p><p>Bu devasa yakutun uluslararası bir koleksiyonere veya mücevher markasına ulaşıp ulaşmayacağı, Myanmar'ın değerli taş ticaretine yönelik denetimin piyasa üzerindeki etkisini ve olağanüstü bir taşın hâlâ küresel ilgiyi çekip çekemeyeceğini test edecek. Tüm bu gelişmeler, Myanmar'ın değerli taş sektörünün hem ekonomik hem de siyasi açıdan ne kadar karmaşık ve hassas bir denge üzerinde ilerlediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/myanmarda-cikan-11000-kar-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275506</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ekrani-birakti-esnaf-oldu-iste-sibel-turnagolun-son-hali-275506</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ekranı bıraktı, esnaf oldu! İşte Sibel Turnagöl'ün son hali]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Bir dönemin popüler isimlerinden Sibel Turnagöl, artık ekrandan uzak bir hayat sürdürüyor. Geçtiğimiz yıllarda kendisine bir esnaf lokantası açıp işletmeye başlayan Sibel Tunragöl, son haliyle görenleri şaşırtıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ekranı bıraktı, esnaf oldu! İşte Sibel Turnagöl'ün son hali]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sibel Turnagöl, 1986 yılında elde ettiği mankenler kraliçesi unvanının ardından  kariyerine başlamış ve çok kısa bir süre sonra sinemaya adım atmıştı. 1988 yılında Sadri Alışık ile Çolpan İlhan'ın  tek oğulları Kerem Alışık ile nikah masasına oturan Turnagöl'ün, sadece 5 yıl süren bu  evliliğinden de Sadri Alışık adında bir oğlu olmuştu. 2012 yılında ikinci kez nikah masasına oturan oyuncu, artık kameralardan uzak bir hayat sürdürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/sibel-11052026a1d373a3.jpg"/><p>Bir dönem şarkıcılık da yapan ve Müzik Yorumcuları  Birliği'nin yönetim kurulunda da görev yapan Turnagöl, şimdilerde ise İstanbul Maslak'da bir restoran işletiyor.</p><p>Sibel  Turnagöl, son haliyle de dikkat çekiyor.</p><p><b>İşte Sibel Turnagöl'ün şimdiki hali!</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/sibel1-11052026f398b521.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/ekrani-birakti-esnaf-oldu-684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275505</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktas-guclu-sosyal-devlet-anlayisiyla-bakim-alaninda-uluslararasi-isbirligine-buyuk-275505</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Güçlü sosyal devlet anlayışıyla bakım alanında uluslararası işbirliğine büyük önem veriyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Güçlü sosyal devlet, riskleri gören, aileyi destekleyen, kadını güçlendiren, çocuğu koruyan, engelli bireyin önünü açan ve yaşlıya saygın hayat sunan devlettir. Bu anlayışla bakım alanında uluslararası işbirliğine büyük önem veriyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş: Güçlü sosyal devlet anlayışıyla bakım alanında uluslararası işbirliğine büyük önem veriyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi tarafından İstanbul'da düzenlenen Avrupa ve Asya Bakım Forumu'nun "Kapsayıcı, Dayanıklı ve Kadın-Erkek Fırsat Eşitliğine Dayalı Ekonomiler İçin Bakım Sistemlerinin Dönüştürülmesi" başlıklı açılış oturumundaki konuşmasında, ortak aklı güçlendireceğine inandığı forumun, Avrupa ve Orta Asya bölgesi için uygulanabilir bir yol haritasına katkı sunması temennisinde bulundu.</p><p>Bakımın insan hayatının belli dönemlerine sınırlı olan geçici bir ihtiyaç olmadığını dile getiren Göktaş, "Bakım, çocuklukta güvenli büyümenin, engellilikte hayata tam katılımın, yaşlılıkta onurlu yaşamın, hastalıkta iyileşmenin ve aile içinde dayanışmanın temel unsurudur." diye konuştu.</p><p>Göktaş, bakımın ekonomik planlamanın, istihdamın, şehirleşmenin, eğitim ve sosyal politikalar ile toplumsal dayanıklılığın merkezinde yer alması gerektiğini vurgulayarak, yaklaşımlarının temelinde ise insanı yaşatan her hizmetin, toplumun geleceğine yapılan bir yatırım olduğu anlayışı bulunduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/1-11052026685dba74.jpg"/><p>Türkiye olarak sosyal hizmet politikalarını, toplumun en güçlü yapı taşı olarak gördükleri aileyi merkeze alarak inşa ettiklerini belirten Göktaş, güçlü ailenin ise kamunun koruyucu, önleyici ve destekleyici hizmetleriyle ayakta duracağına işaret etti.</p><p>Bakım alanının, kadınların emeği, tecrübesi ve toplumsal hayata kattığı değerle yakından ilişkili olduğunu dile getiren Göktaş, şöyle devam etti:</p><p>"Dünyanın pek çok yerinde kadınlar, aile içinde, çalışma hayatında ve sosyal yaşamda önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Bu emeğin görünür kılınması, kadınların hayatın her alanında daha güçlü biçimde yer alması açısından büyük önem taşımaktadır. Kadının güçlenmesi, aileyi de toplumu da güçlendiren bir süreçtir. Eğitimden istihdama, girişimcilikten karar alma mekanizmalarına kadar kadınların imkanlarının artması, aile refahına, çocukların geleceğine ve toplumun üretkenliğine doğrudan katkı sağlar. Bu anlayışla Türkiye olarak, kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha etkin katılımını destekleyen politikaları kararlılıkla sürdürüyoruz."</p><p><strong>"BAKIM HİZMETİ MODELLERİNİ AİLELERİN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERECEK ŞEKİLDE ÇEŞİTLENDİRİYORUZ"</strong></p><p>Bakan Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini aktararak, aile ve kadınlar için atılan bazı adımları anlattı.</p><p>Göktaş, kadın kooperatiflerinden mesleki beceri programlarına, sosyal desteklerden aile danışmanlığına kadar pek çok alanda kadınların potansiyelini hayata geçirecek mekanizmaları güçlendirdiklerini vurgulayarak, "Bu çerçevede bakım hizmeti modellerini ailelerin farklı ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çeşitlendiriyoruz. Yakın zamanda çalışan ebeveynleri destekleyen önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Doğum izin süresini anneler için 16 haftadan 24 haftaya yükselttik. Özel sektörde çalışan babalar için babalık izni süresini de 2 haftaya çıkardık. Bu düzenlemelerle annelerin, babaların ve çocukların birlikte geçirdiği nitelikli zamanı artırmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından faydalanmalarını sağladık." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/2-110520264ea56c67.jpg"/><p>Bakım ihtiyacının yaşam döngüsüne, aile yapısına, çalışma koşullarına ve sosyal çevreye göre zaman içinde değişebildiğini dile getiren Göktaş, alternatif bakım modelleri üzerinde de çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.</p><p>Türkiye olarak sosyal hizmet anlayışını, insanın hayatına zamanında temas eden, ihtiyacı yerinde tespit eden ve aileyi bütün yönleriyle destekleyen bir sistem üzerine kurduklarını belirten Göktaş, şöyle konuştu:</p><p>"Bizim için güçlü sosyal devlet, riskleri önceden gören, aileyi destekleyen, kadını güçlendiren, çocuğu koruyan, engelli bireyin önünü açan ve yaşlıya saygın bir hayat sunan devlettir. Bu anlayışla bakım alanında uluslararası işbirliğine büyük önem veriyoruz. Çünkü bakım meselesi, yalnızca ulusal sınırlar içinde ele alınacak bir konu değildir. Bölgesel hareketlilik, göç, yaşlanma, iş gücü açığı ve sosyal koruma ihtiyacı ülkelerimizi ortak çözümler üretmeye davet ediyor. Bugün burada oluşacak görüşlerin, Avrupa ve Or</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/bakan-goktas-guclu-sosyal-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275504</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-11-mayis-2026-pazartesi-275504</link>
      <pubDate>2026-05-11T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 11 Mayıs 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 11 Mayıs 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 11 Mayıs 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 11 Mayıs 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video-1105202632274207.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>ABD, Avrupa'yı her zaman kendi çizgisine çekti ve Orta Doğu'daki gücünü tahkim etti. İsrail için "ölümüne var olduğunu" her fırsatta gösterdi. İran'ı 46 yıldır ambargolarla yok etmeye çalışırken, Orta Doğu'da 75 binden fazla Müslüman hayatını kaybetti. Ancak ne zaman ki bu durum emperyalist güçlerin çıkarlarına dokunmaya başladı, işte o zaman Avrupa konuşmaya başladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video-11052026802df887.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE'NİN DİPLOMASI TRAFİĞİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b> değerlendirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video-11052026387d272a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRK SAVUNMA SANAYİİNDEKİ DEVRİM</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Mesele, günümüz şarkıcılarının kredi kartı limitlerini düşürmekle övündüğü bir noktaya geldi. Bu durum maalesef çok üzücü; ancak tüm bunlara rağmen Türkiye, SAHA EXPO 2026'da da gördüğümüz üzere savunma sanayiinde nereden nereye geldi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video2-110520269be9b7e0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CHP YANDAŞI MEDYANIN HALİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>:</b> CHP, bazı sözde sanatçıların etkisiyle bu hale geldi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video-110520261b838631.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ÖZEL'DEN KAMU ZARARI YORUMU</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>:</b> CHP'li olunca dilediğini yapıyorsun; usulsüzlüklerin ortaya çıkınca da bunları sadece "kamu zararı" olarak yorumlayıp suç teşkil etmeyeceğini düşünüyorsun.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/gunun-manseti-24-tvde-bas-576_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275503</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/florida-kiyilarinda-vibrio-alarmi-bilim-insanlarindan-kritik-uyari-275503</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Florida kıyılarında Vibrio alarmı! Bilim insanlarından kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Florida'nın Pensacola Plajı'nda ve ABD'nin doğu kıyısında, ölümcül Vibrio bakterisinin hızla yayılması endişe yaratıyor. Bilim insanları, iklim kriziyle birlikte artan su sıcaklıklarının bu bakterinin yayılımını hızlandırdığını vurgularken, hem plaj ziyaretçileri hem de kabuklu deniz ürünü tüketicileri için risklerin arttığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Florida kıyılarında Vibrio alarmı! Bilim insanlarından kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Florida'nın popüler Pensacola Plajı'nda yapılan son araştırmalar, ölümcül olabilen Vibrio bakterisinin ABD'nin doğu kıyısında hızla yayıldığını ortaya koydu. Bilim insanları, özellikle yaz aylarında artan su sıcaklıklarının ve iklim krizinin etkisiyle, plajlarda ve çiğ kabuklu deniz ürünlerinde bu bakterinin daha sık görülmeye başladığını belirtti. Özellikle karaciğer hastalığı, diyabet veya bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler için enfeksiyon riski çok daha yüksek. Pensacola'da yürütülen saha çalışmalarında, araştırmacılar deniz suyu örnekleri alarak Vibrio'nun yoğunluğunu ve yayılımını yakından izliyor. Uzmanlar, ABD'nin doğu kıyısında Vibrio enfeksiyonlarının Maine kadar kuzeye ulaştığını ve ılıman denizlerde de yaygınlık kazandığını bildiriyor.</p><h3>Bilim insanlarından Vibrio için erken uyarı sistemi</h3><p>Pensacola ve Florida genelinde yapılan araştırmalar, Vibrio bakterisinin yayılımını önceden tahmin edebilmek amacıyla bir erken uyarı sistemi geliştirilmesine öncülük ediyor. Florida Üniversitesi laboratuvarları, doğu ABD kıyısındaki riskli bölgeleri bir ay önceden belirleyebilecek bir program üzerinde çalışıyor. Bu sistem sayesinde, özellikle doktorlar ve acil servis çalışanları, artan enfeksiyon vakalarına karşı daha hazırlıklı olabilecek. Bilim insanları, Vibrio'nun kuzeye yayılmasını iklim krizinin ilk uyarı sinyallerinden biri olarak değerlendiriyor. 2014 yılında Baltık Denizi'nde sıcak hava dalgası sonrası artan Vibrio enfeksiyonları, benzer şekilde ABD sahillerinde de olağan dışı deniz sıcaklıklarının ve bakteriyel risklerin habercisi oldu.</p><h3>Vibrio enfeksiyonlarında dramatik artış: Sayılar, nedenler ve sonuçlar</h3><p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, ülkede her yıl yaklaşık 80 bin vibriosis vakası görülüyor ve bu vakaların yaklaşık 100'ü ölümle sonuçlanıyor. Özellikle vulnificus türü, ciltteki küçük bir kesikten bile vücuda girerek 24 saat içinde ölüme yol açabiliyor. Son beş yılda 429 vulnificus vakası ve 136 gıda kaynaklı vaka kaydedildi. Gıda yoluyla enfekte olanlarda ölüm oranı yüzde 32'ye kadar çıkıyor. Enfeksiyonlar, özellikle Florida, Kuzey Carolina, New York ve Connecticut gibi kıyı eyaletlerinde, kasırgalar ve sıcak hava dalgaları sonrası artış gösterdi. Bilim insanları, 1998'den bu yana enfeksiyonların kuzeye yılda ortalama 30 mil hızla yayıldığını ve New York çevresindeki büyük nüfus merkezlerinin de risk altına girdiğini belirtiyor. Artık Vibrio bakterileri yıl boyunca denizlerde tespit edilebiliyor.</p><h3>Kabuklu deniz ürünleri sektörü ve medya: Endişe ve algı yönetimi</h3><p>Vibrio enfeksiyonlarıyla ilgili artan medya ilgisi, kabuklu deniz ürünleri endüstrisinde kaygı yaratıyor. Sektör temsilcileri, ürünlerinin güvenliğinin sorgulanmasından rahatsız. Long Island'da yılda 750 bin istiridye satan bir üretici, medyanın konuyu abarttığını savunuyor. Oysa 2010'dan bu yana uygulanan sıkı soğutma ve işleme protokolleri, kabuklu deniz ürünlerinde Vibrio büyümesini büyük ölçüde engelledi. Ancak, plajlarda suya girenlerin veya açık yarası olan kişilerin riskleri göz ardı etmesi, enfeksiyon vakalarının önlenmesini zorlaştırıyor. Florida Üniversitesi'nden Leslie Sturmer, riskin büyük ölçüde kişisel sorumlulukla ilgili olduğunu belirtiyor. Buna rağmen, iklim krizi ve değişen deniz koşulları, Vibrio farkındalığının artırılmasını zorunlu kılıyor.</p><h3>İklim değişikliği, Vibrio ve deniz ekosisteminde dönüşüm</h3><p>Deniz yumuşakçaları ve kabuklu deniz ürünleri, iklim değişikliği nedeniyle artan okyanus sıcaklıkları, asitlenme ve deniz seviyesi yükselmesi gibi tehditlerle karşı karşıya. Bu durum, düşük ürün verimi, kitlesel ölümler ve sektörün ekonomik olarak zarar görmesine yol açıyor. Araştırmacılar, farklı midye ve istiridye türlerini sıcaklık stresine tabi tutarak geleceğe dayanıklı türleri belirlemeye çalışıyor. Plajlarda Vibrio tespit edildiğinde, genellikle kamu uyarıları yayınlanıyor, ancak plajların kapatılması nadiren uygulanıyor. Buna karşılık, az sayıda gıda kaynaklı vibriosis vakası dahi hasat alanlarının kapatılmasına ve ürün geri çağırmalarına neden olabiliyor. Ulusal Kıyı Okyanus Bilim Merkezleri, bu önlemlerin tüketici güvenini azalttığını ve satışları düşürdüğünü ifade ediyor.</p><h3>Vibrio riskinin toplumsal etkisi ve tüketici davranışları</h3><p>Vibrio bakterisiyle ilgili medya haberleri, tüketicilerin kabuklu deniz ürünlerine olan talebini doğrudan etkiliyor. 2024 yılında Rhode Island'da yapılan bir araştırmada, katılımcılara Vibrio salgınıyla ilgili bir haber gösterildikten sonra istiridye ve midye yeme istekliliğinde belirgin bir azalma gözlendi. Florida Üniversitesi'nden Sturmer, vaka sayılarının Salmonella veya E. coli gibi bakterilere kıyasla çok düşük olduğunu, ancak kamuoyunda Vibrio'ya yönelik korkunun daha fazla olduğunu belirtiyor. Ayrıca, "et yiyen bakteri" ifadesinin bilimsel olarak yanlış olduğunu, bakterinin dokuyu yok ettiğini vurguluyor. Yine de, vulnificus enfeksiyonlarının şiddetli seyri ve ölümcül sonuçları, halk sağlığında dikkatli olunmasını gerektiriyor.</p><h3>Vibrio tahmin modelleri: Bilimsel ilerleme ve uygulama zorlukları</h3><p>ABD'li araştırmacılar, Vibrio enfeksiyonlarını önceden tahmin edebilen bilgisayar modelleri geliştiriyor. 1997-2019 yılları arasında toplanan CDC verileriyle, uydu ölçümleri birleştirilerek, kıyı ilçelerinde vibriosis riskinin bir ay önceden tahmin edilmesi sağlanıyor. Model, yüksek riskli bölgeleri belirlemede yüzde 23 doğruluk oranına sahip olsa da, düşük riskli alanlarda daha başarılı sonuçlar veriyor. Özellikle 2024'teki Helene ve Milton Kasırgaları öncesinde modelin tahminleri etkili oldu. Sektör temsilcileri, bu modellerin mevcut sıkı protokollerin yerini almasa da, ani hava değişimlerinde ek önlem olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Ancak kabuklu deniz ürünleri üreticileri, risk kategorilerinin ilçelere atanmasına temkinli yaklaşıyor ve bilim insanlarının sektöre daha fazla danışması gerektiğini savunuyor.</p><h3>Geleceğe bakış: Vibrio ile mücadelede yeni stratejiler</h3><p>İklim değişikliği devam ettiği sürece, ABD'nin doğu kıyısındaki topluluklar yaz aylarında vibriosis salgınlarına daha hazırlıklı olmak zorunda kalacak. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda vaka sayılarının artmasının kaçınılmaz olduğunu, asıl meselenin bu vakaların nasıl yönetileceği olduğunu vurguluyor. Tahmin modellerinin baş yazarı Bailey Magers, 30-40 yıl sonra riskin çok daha yüksek olacağını ve o dönemde farklı modelleme stratejilerinin gerekeceğini belirtiyor. Sonuç olarak, Vibrio bakterisinin yayılımı, hem halk sağlığı hem de deniz ürünleri endüstrisi için kritik bir tehdit olarak gündemdeki yerini koruyor. Bilim insanları, erken uyarı sistemleri ve kamu bilincinin artırılmasıyla risklerin azaltılabileceğine inanıyor.</p><p>Florida'dan Maine'e kadar uzanan ABD doğu kıyısında, Vibrio bakterisinin yayılımı ve etkileri, iklim değişikliğiyle birlikte daha da önemli hale geliyor. Hem sağlık otoriteleri hem de sektör temsilcileri, erken uyarı sistemleri ve sıkı protokollerle bu tehdide karşı mücadele etmeye devam ediyor. Ancak, önümüzdeki yıllarda artacak olan riskler karşısında toplumsal farkındalık ve bilimsel iş birliği her zamankinden daha büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/florida-kiyilarinda-vibri-133_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275502</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunya-dekolonizasyon-forumu-dr-esra-albayrak-yapay-zeka-modellerine-dikkati-cekti-275502</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya Dekolonizasyon Forumu... Dr. Esra Albayrak yapay zeka modellerine dikkati çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, "Yapay zeka modelleri ağırlıklı olarak batılı kaynaklarla eğitiliyorsa, yarının milli haritası, dünün hiyerarşilerini aynen tekrar ediyorsa burada bir mesele var demektir." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya Dekolonizasyon Forumu... Dr. Esra Albayrak yapay zeka modellerine dikkati çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, Dünya Dekolonizasyon Forumu'nda konuştu.</p><p>Dr. Esra Albayrak, "Yapay zeka modelleri ağırlıklı olarak batılı kaynaklarla eğitiliyorsa, yarının milli haritası, dünün hiyerarşilerini aynen tekrar ediyorsa burada bir mesele var demektir." dedi. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/video-11052026904f849c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/canli-istanbulda-dunya-de-387_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275501</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-koreden-kim-jong-un-suikastine-karsi-nukleer-misilleme-tehdidi-275501</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore'den Kim Jong Un suikastine karşı nükleer misilleme tehdidi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore, lideri Kim Jong Un'un olası bir suikaste uğraması halinde otomatik nükleer saldırı düzenlenmesini zorunlu kılan anayasa değişikliğini resmen kabul etti. Bu adım, ülkenin nükleer gücünü artırma kararlılığını ve ulusal güvenlik stratejisindeki sertleşmeyi gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore'den Kim Jong Un suikastine karşı nükleer misilleme tehdidi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore, lideri Kim Jong Un'un suikaste uğraması halinde otomatik nükleer saldırı yapılmasını öngören yeni bir anayasa değişikliğine imza attı. Başkent Pyongyang'da iki gün süren toplantıların ardından, Yüksek Halk Meclisi (SPA) bu radikal değişikliği onayladı. Yeni düzenleme, Kim Jong Un'un güvenliğini ulusal güvenlik politikasının merkezine yerleştirirken, ülkenin nükleer caydırıcılık stratejisini de keskin biçimde sertleştirdi. Değişiklik, Kuzey Kore'nin nükleer güçleri üzerindeki komuta ve kontrol sisteminin tehdit altında olması durumunda otomatik ve derhal nükleer saldırı başlatılmasını zorunlu kılıyor.</p><h3>Kim Jong Un: 'Tarihi bir adım attık'</h3><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, anayasa değişikliğini tarihi bir dönüm noktası olarak tanımladı. Kim, devlet destekli Kore Merkez Haber Ajansı (KCNA) aracılığıyla yaptığı açıklamada, bu adımın ülkenin ulusal savunma kapasitesini daha da güçlendirdiğini vurguladı. Nükleer gücün genişletilmesinin, Kuzey Kore'nin karşı karşıya olduğu tehditlere karşı caydırıcı bir unsur olduğunu belirten Kim, ABD, Güney Kore ve Japonya arasındaki askeri işbirliğini ülkesine yönelik en büyük tehdit olarak nitelendirdi. Kim Jong Un, nükleer silahların bırakılması veya silahsızlanma taleplerini bir kez daha kesin bir dille reddetti.</p><h3>Kuzey Kore'nin nükleer doktrini daha da sertleşti</h3><p>Anayasa değişikliğiyle birlikte, Kuzey Kore'nin nükleer politika yasasının 3. Maddesi'ne otomatik saldırı şartı eklendi. Bu düzenleme, özellikle İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından bölgede artan küresel gerginlikler gölgesinde hayata geçti. Yeni anayasa, Kore'nin yeniden birleşmesine dair referansları metinden çıkarırken, ülkenin toprak tanımlarını güçlendirdi ve nükleer caydırıcılığı ulusal politikanın temel unsuru olarak daha fazla ön plana çıkardı. Kuzey Kore'nin bu kararı, ABD ve Batılı müttefiklerinin nükleer silahsızlanma yönündeki baskılarına karşı net bir yanıt niteliği taşıyor. Uzmanlar, Pyongyang yönetiminin nükleer gücünü artırma stratejisinde geri adım atmayacağının sinyalini verdiğini belirtiyor.</p><p>Kuzey Kore'nin Kim Jong Un'un güvenliğini garanti altına almak için attığı bu adım, uluslararası toplumda büyük endişe yarattı. Yeni anayasa maddesi, ülkenin nükleer silahlarını ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline getirirken, olası bir lider değişikliğinde dahi nükleer yanıt mekanizmasının devreye gireceğini ortaya koyuyor. Bu gelişme, bölgedeki askeri dengeleri ve küresel güvenlik ortamını doğrudan etkileyebilecek yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/kuzey-koreden-kim-jong-un-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275500</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/endonezyada-olumcul-volkanik-patlama-dagcilar-mahsur-kaldi-275500</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Endonezya'da ölümcül volkanik patlama! Dağcılar mahsur kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın en aktif yanardağlarından Dukono Dağı'nda yaşanan ani volkanik patlama, üç dağcının hayatını kaybetmesine yol açtı. Patlama sırasında krater yakınında mahsur kalan 20 dağcıdan 17'si kurtarıldı. Olay, bölgedeki güvenlik önlemlerinin yetersizliğini ve artan volkanik tehlikeyi yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Endonezya'da ölümcül volkanik patlama! Dağcılar mahsur kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya'nın Kuzey Halmahera bölgesinde bulunan Dukono Dağı'nda meydana gelen volkanik patlama, dağcılara korku dolu anlar yaşattı. Cuma sabahı yaşanan şiddetli patlama sırasında, aralarında Singapur vatandaşlarının da bulunduğu üç kişi yaşamını yitirdi. Olayda, kraterin yakınında mahsur kalan 20 dağcıdan 17'si ise yürütülen yoğun kurtarma operasyonuyla güvenli bölgeye tahliye edildi. Patlamanın ardından başlatılan arama çalışmaları, hem yerel hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Dukono Dağı'nda tırmanış faciası: Dağcılar mahsur kaldı, ölümler yaşandı</h3><p>Dukono Dağı'nın zirvesine tırmanan dokuz yabancı ve 11 Endonezyalı dağcı, patlama anında krater yakınında bulunuyordu. Olay sırasında, Singapur uyruklu iki kişi ile bir Endonezyalı yaşamını yitirdi. Kuzey Halmahera Polis Şefi Erlichson Pasaribu'nun verdiği bilgilere göre, 20 kişilik dağcı grubundan 17'si Cuma akşamı bölgeden sağ olarak çıkarıldı. Hayatta kalanlar, yaşadıkları dehşeti ve üç kişinin öldüğünü yetkililere bildirdi. Endonezya'nın kurtarma ajansı ise ilk etapta üç kişinin kayıp olduğunu duyurmuştu. Cumartesi sabahı yeniden başlatılan arama çalışmalarında, kayıp Singapur vatandaşlarının krater kenarında bulunduğu açıklandı; ancak hayatta olup olmadıkları konusunda ilk saatlerde net bir bilgiye ulaşılamadı. Bölgede 100'den fazla kurtarma görevlisi, asker ve polis, iki termal drone desteğiyle dağda arama yaptı. Olay anına ilişkin görüntüler ise, patlamanın şiddetini ve dağcıların yaşadığı paniği gözler önüne serdi.</p><h3>Dağ rehberinden çarpıcı açıklama: Güvenlik önlemleri yetersiz kaldı</h3><p>Endonezyalı dağ rehberi Alex Djangu, patlama öncesi krater çevresinde ciddi sarsıntılar hissettiklerini ve bu durumun alışılmadık olduğunu belirtti. Djangu, iki Alman turiste rehberlik ettiği sırada, Perşembe günü saat 15.00 civarında kraterden gelen sesler üzerine drone ile bölgeyi havadan gözlemledi. Kraterin volkanik malzeme ile dolu olduğunu fark ettiklerini ve ardından iki patlama sesi duyduklarını aktardı. Patlamanın hemen öncesinde, başka bir dağcı grubunun krater kenarına yaklaştığını gözlemlediğini ifade eden Djangu, "Cuma sabahı saat 7:41'de büyük bir patlama gerçekleşti. O anda, grubun zirveye yeni ulaştığını ve eğlendiklerini düşünüyordum" dedi. Patlama sırasında küçük taş ve çakılların aşağıya kaydığını gören Djangu, müşterilerine hızla aşağıya inmeleri gerektiğini söyledi. Kendi grubunu güvenli şekilde tahliye eden rehber, kraterde mahsur kalan çok sayıda dağcı olduğunu ve bazı turistlerin video çekmek için tehlikeli bölgeye çok yaklaştığını vurguladı. Djangu ayrıca, bölgede tırmanış kısıtlaması veya giriş çıkışları kontrol eden herhangi bir güvenlik noktası bulunmadığına dikkat çekti. Bu durum, Dukono Dağı'nda güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Yetkililerden Dukono Dağı için yeni uyarı: Tırmanışlar askıya alınmalı</h3><p>Endonezya Afet Ajansı, patlama sırasında en az beş dağcının yaralandığını duyurdu. Kurum, bölgede volkanik aktivitenin yüksek seviyede devam ettiğini ve hem turistlerin hem de yerel halkın Dukono Dağı çevresinde herhangi bir faaliyet yürütmemesi gerektiğini vurguladı. Ajans, vatandaşların ve ziyaretçilerin her zaman yerel otoriteler ile Volkanoloji ve Jeolojik Tehlikeleri Azaltma Merkezi'nin (PVMBG) uyarılarına uyması gerektiğini hatırlattı. Dukono Dağı, Endonezya'nın en aktif yanardağlarından biri olarak biliniyor ve Mart ayı sonlarından bu yana artan hareketlilik rapor edildi. PVMBG, Aralık 2024'ten itibaren dağcıların ve turistlerin krater merkezine dört kilometreden fazla yaklaşmaması gerektiğini belirtti. Özellikle bu yılın Mart ayından itibaren Dukono'da patlayıcı magmatik patlamalarda belirgin bir artış gözlemlendi. Dağ rehberi Djangu, "Dukono Dağı birkaç gün patlamazsa, içeride yüksek basınç birikiyor olabilir ve bugün yaşanan da tam olarak buydu" ifadelerini kullandı. Olay günü çekilen fotoğraflar, kurtarma ekiplerinin yaralı dağcıları sedyelerle taşırken yaşadığı zorluğu gözler önüne serdi.</p><h3>Singapur Dışişleri'nden destek açıklaması ve bölgenin riskleri</h3><p>Singapur Dışişleri Bakanlığı, Endonezya'daki vatandaşlarına ve ailelerine konsolosluk yardımı sağlamak amacıyla Endonezyalı yetkililerle yakın iş birliği yürüttüğünü açıkladı. Olayda hayatını kaybeden ve kaybolanların ailelerine destek verildiği belirtildi. Endonezya, Pasifik Okyanusu çevresinde yer alan ve "Ateş Çemberi" olarak bilinen dünyanın en sismik bölgelerinden birinde bulunuyor. Bu bölge, sık sık depremler ve volkanik patlamalarla anılıyor. Dukono Dağı'nın son dönemde artan volkanik aktivitesi, hem yerel halkı hem de bölgeyi ziyaret eden turistleri ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, bölgedeki hareketliliğin devam etmesi halinde benzer olayların yeniden yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Yetkililer, tırmanış ve turistik faaliyetlerin askıya alınmasının, can kayıplarını önlemek için zorunlu hale geldiğini vurguluyor.</p><p>Endonezya'nın Dukono Dağı'nda yaşanan bu trajik olay, bölgedeki volkanik tehlikelerin ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, hem yerel halkı hem de turistleri uyararak, güvenlik önlemlerinin artırılması ve bölgeye yönelik faaliyetlerin sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. Dukono Dağı'ndaki patlama, ülkedeki afet yönetimi ve dağcılık güvenliği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/endonezyada-olumcul-volka-129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275499</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kraliyet-donanmasindan-orta-doguda-acil-konuslanma-karari-275499</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kraliyet Donanması'ndan Orta Doğu'da acil konuşlanma kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kraliyet Donanması'na ait HMS Dragon, İngiltere Savunma Bakanlığı'nın kararıyla Orta Doğu'ya gönderildi. Gemi, Hormuz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığını korumak ve olası tehditlere karşı savunma sağlamak amacıyla bölgede konuşlanacak. Görev, uluslararası iş birliği ve bölgesel güvenlik açısından büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kraliyet Donanması'ndan Orta Doğu'da acil konuşlanma kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kraliyet Donanması'nın en gelişmiş savaş gemilerinden biri olan HMS Dragon, İngiltere Savunma Bakanlığı'nın aldığı kararla Orta Doğu'ya doğru yola çıktı. Tip 45 sınıfı destroyer, özellikle Hormuz Boğazı'nda artan güvenlik riskleri nedeniyle bölgede önceden konumlandırılacak. Savunma Bakanlığı, bu konuşlandırmanın tamamen savunma amaçlı olduğunu ve HMS Dragon'un, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak için ihtiyaç duyulursa hızlıca göreve başlayabileceğini açıkladı. Gemi, İngiltere'nin bölgede yürüttüğü savunma operasyonlarına önemli bir katkı sunacak. Orta Doğu'ya gönderilen HMS Dragon'un ana görevi, deniz taşımacılığına yönelik tehditlere karşı caydırıcı bir güç oluşturmak ve Birleşik Krallık'ın stratejik çıkarlarını korumak olacak.</p><h3>Kraliyet Donanması'ndan Hormuz Boğazı'na güç gösterisi</h3><p>HMS Dragon'un konuşlandırılması, Orta Doğu'da devam eden gerginliklerin ve Hormuz Boğazı'ndaki tehditlerin ardından geldi. Söz konusu boğaz, dünya genelinde petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı kritik bir su yolu olarak öne çıkıyor. Son aylarda İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimler nedeniyle bölgede güvenlik endişeleri arttı. İran'ın boğazdaki kontrolü ve taraflar arasında karşılıklı suçlamalar, küresel enerji piyasalarında fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Kraliyet Donanması'nın HMS Dragon'u bölgeye göndermesi, İngiltere'nin uluslararası ticaret yollarının güvenliğine verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Ayrıca, bu adım Fransa'nın Charles de Gaulle uçak gemisinin Süveyş Kanalı'ndan geçerek bölgeye ulaşmasının hemen ardından gerçekleşti. İngiltere'nin, müttefikleriyle birlikte çok uluslu savunma misyonuna katkı sunması bekleniyor.</p><h3>Sir Keir Starmer'dan çatışma mesajı: "Birleşik Krallık sürüklenmeyecek"</h3><p>İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer, HMS Dragon'un Orta Doğu'ya gönderilmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık'ın bölgedeki çatışmalara doğrudan dahil olmayacağını vurguladı. Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile birlikte yürütülen deniz taşımacılığı misyonunun, ancak bölgede çatışmalar sona erdiğinde hayata geçirileceğini belirtti. Geçtiğimiz ay, 51 ülkenin katılımıyla düzenlenen toplantıda, birçok ülke Fransa ile ortak operasyona katkı sunma teklifinde bulundu. Starmer, İngiltere'nin ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukaya destek vermeyeceğini daha önce de ifade etti. Savunma Bakanlığı ise, Orta Doğu'daki yeni misyonun Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri'ne ek seçenekler sunduğunu ve gerektiğinde HMS Dragon'un hızlıca devreye alınabileceğini açıkladı. Gemi, kısa süre önce Kıbrıs'ta teknik bir sorun yaşasa da, bu durum Savunma Bakanlığı tarafından küçük bir aksaklık olarak değerlendirildi ve operasyonel hazırlıklar sürüyor.</p><p>HMS Dragon'un Hormuz Boğazı'nda üstleneceği görev, bölgesel istikrar ve uluslararası ticaretin kesintisiz devamı açısından hayati bir rol üstleniyor. İngiltere'nin bu kritik bölgede askeri varlığını artırması, hem müttefiklere güvence veriyor hem de olası tehditlere karşı caydırıcı bir mesaj niteliği taşıyor. Kraliyet Donanması'nın bölgedeki faaliyetleri, önümüzdeki dönemde de yakından takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/kraliyet-donanmasindan-or-830_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275498</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israil-ateskese-ragmen-lubnanin-guneyine-saldirilar-duzenledi-275498</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine saldırılar düzenledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere hava ve topçu saldırıları gerçekleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine saldırılar düzenledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor.</p><p>Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu sabah saatlerinde Haris, Kefer Rumman, Yumhur Şakif, Kefer Tebnit, Şevkin, Tul ve Aba beldelerini hava saldırılarıyla hedef aldı.</p><p>İsrail topçuları ise Kalavay, Yuhmur, Arnun, Kefer Tebnit, Yukarı Nebatiye ve Meyfedun beldelerini bombaladı.</p><p><strong>İSRAİL'DEN 9 BELDEYE SALDIRI TEHDİDİ</strong></p><p>Öte yandan İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Reyhan, Cercu, Kefer Rumman, Numeyriyye, Arabsalim, Cümeycime, Mişgara, Kallaya ve Haruf beldelerini hedef alacağını bildirdi.</p><p>Adraee, bölgedeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını istedi.</p><p>Sözcünün saldırı tehdidinde bulunduğu beldelerin neredeyse tamamı Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunuyor.</p><p><strong>LÜBNAN'IN GÜNEYİNE DÜZENLENEN SALDIRILARDA 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</strong></p><p>Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları sabah saatlerinden bu yana Tul, Kefer Rumman, Haris, Yumhur Şakif, Kefer Tebnit, Şevkin ve Aba beldelerini hedef aldı.</p><p>Nebatiye vilayetine bağlı Aba beldesine düzenlenen saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi de yaralandı.</p><p><strong>İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES</strong></p><p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında 2 bin 846 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p><p>Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/katil-israil-ateskese-rag-733_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275497</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bangkokta-thaksin-serbest-kaldi-siyasi-dengeler-yeniden-mi-sekilleniyor-275497</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bangkok'ta Thaksin serbest kaldı! Siyasi dengeler yeniden mi şekilleniyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tayland'ın eski başbakanı Thaksin Shinawatra, sekiz aylık hapis cezasının ardından Bangkok'ta serbest bırakıldı. Thaksin'in dönüşü, ülkede siyasi dengeleri ve Pheu Thai partisinin geleceğini yeniden gündeme taşıdı. Destekçilerinin coşkulu karşılamasına rağmen, Tayland siyasetinde Thaksin sonrası döneme girildiği yorumları yapılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bangkok'ta Thaksin serbest kaldı! Siyasi dengeler yeniden mi şekilleniyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayland'ın eski başbakanı Thaksin Shinawatra, sekiz ay süren hapis cezasının ardından Bangkok'taki Klong Prem hapishanesinden serbest kaldı. 76 yaşındaki Thaksin'in hapisten çıkışı, sadece ülkede değil, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı buldu. 2001-2006 yılları arasında başbakanlık yapan ve bu süreçte yolsuzluk ile güç suistimali suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Thaksin, ülkesinin siyasi tarihinde iz bırakan figürlerden biri olmayı sürdürüyor. Hapishane önünde toplanan yüzlerce destekçi, Thaksin'i beyaz gömleği ve kısa saçlarıyla karşılarken, ailesi de yanında yer aldı. Thaksin'in serbest kalması, Tayland'da siyasi dengeler ve Pheu Thai partisinin geleceği açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.</p><h3>Thaksin Shinawatra'nın dönüşü destekçileri heyecanlandırdı</h3><p>Thaksin Shinawatra'nın hapisten çıkışı, başkent Bangkok'ta adeta bir kutlamaya dönüştü. Klong Prem hapishanesi önünde toplanan kalabalık, liderlerini coşkuyla karşıladı. Destekçiler arasında, Thaksin'in siyasi kariyerine devam etmesini isteyenler çoğunluktaydı. 700 kilometre yol kat ederek gelen Maysa Lombuarot, Thaksin'e 20 kilo lychee getirdiğini ve onun özgürlüğüne kavuşmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Thaksin'in, ülkede yaşanan ekonomik ve sosyal sıkıntılara çözüm getirebileceğine inanan destekçileri, onun siyasi arenada yeniden etkin rol üstlenmesini talep ediyor. Ancak Thaksin, torunlarıyla daha fazla zaman geçirmek istediğini belirtse de, kamuoyundan tamamen çekilme konusunda net bir tavır sergilemiyor. Bu durum, Tayland siyasetinde Thaksin Shinawatra'nın etkisinin devam edip etmeyeceği sorusunu gündeme taşıyor.</p><h3>Pheu Thai'de Thaksin sonrası döneme geçiş tartışmaları</h3><p>Thaksin Shinawatra'nın serbest kalmasının ardından, Pheu Thai partisinin geleceği ve Tayland siyasetindeki rolü yeniden tartışılmaya başlandı. Parti yönetimi, Thaksin'in artık arka planda kalacağını vurgulasa da, medya ve siyasi analistler bu iddiaya temkinli yaklaşıyor. Özellikle son genel seçimde Pheu Thai'nin üçüncü sıraya gerilemesi, partinin eski gücünü kaybettiği yorumlarına yol açtı. Reformist Halk Partisi'nin yükselişi ve Bhumjaithai'nin milliyetçi söylemleriyle öne çıkması, Pheu Thai'nin yeni hükümette sadece junior koalisyon ortağı olarak yer almasına neden oldu. Siyasi analist Ken Lohatepanont, Thaksin'in hapisten çıktığı yeni dönemin, geçmişten çok farklı olduğuna dikkat çekiyor. Parti, Thaksin'in kamuoyuna dönüşünün avantaj mı dezavantaj mı olacağına karar vermek zorunda. Ayrıca, Thaksin'in monarşist güçlerle yaptığı "büyük pazarlık"ın kısa sürede bozulması, Tayland'da siyasi istikrarsızlığın devam ettiğini gösteriyor.</p><h3>Tayland'da siyasi dengeler yeniden şekilleniyor</h3><p>Thaksin Shinawatra'nın Tayland'a dönüşü ve ardından yaşanan gelişmeler, ülkede siyasi dengelerin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. Eylül 2022'de Yüksek Mahkeme'nin verdiği karar, Thaksin'in cezasını hastanede çekmesinin bir aldatmaca olduğuna hükmetmiş ve onu hapse göndermişti. Bu süreç, Pheu Thai liderliğindeki koalisyon hükümetinin çöküşünden yalnızca iki hafta önce gerçekleşti. Kızı ve eski başbakan Paetongtarn Shinawatra'nın, Kamboçya lideri Hun Sen ile yaptığı telefon görüşmesinin sızdırılması ve ardından başbakanlıktan azledilmesi, mahkemelerin siyasi süreçteki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Son seçimde Pheu Thai'nin aldığı düşük oy oranı, partinin tabanında moral kaybına yol açtı. Tayland'da Thaksin dönemi olarak anılan son 25 yılın ardından, ülkede yeni bir siyasi dönemin başladığı görüşü ağırlık kazandı. Thaksin'in siyasette arka planda kalıp kalmayacağı, Pheu Thai'nin yeni liderlerle nasıl bir rota çizeceği ve muhafazakâr güçlerle ilişkilerin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</p><p>Sonuç olarak, Thaksin Shinawatra'nın hapisten çıkışı Tayland'da siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Pheu Thai'nin geleceği, Thaksin'in aktif siyasetteki rolü ve ülkedeki muhafazakâr-monarşist güçlerle ilişkiler, önümüzdeki süreçte Tayland siyasetinin seyrini belirleyecek ana başlıklar olacak. Thaksin dönemi kapanıyor gibi görünse de, onun adı ve etkisi, Tayland'da siyasi gündemin merkezinde olmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/bangkokta-thaksin-serbest-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275496</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-bist-100-endeksi-gune-nasil-basladi-275496</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne nasıl başladı?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 11 Mayıs 2026 Pazartesi gününe yüzde 0,24 azalışla 15.025,99 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne nasıl başladı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 Mayıs 2026 Pazartesi borsa haberleri... Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,15 yükselişle 15.062,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 36,66 puan ve yüzde 0,24 azalışla 15.025,99 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,45 değer kaybederken, holding endeksi yatay seyretti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,30 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen yüzde 9,06 ile finansal kiralama faktoring oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle haftaya karışık seyirle başladı.</p><p>ABD-İran arasındaki diplomatik süreç piyasaların odağında bulunmaya devam ediyor. Taraflardan gelen çelişkili açıklamalar piyasalarda risk algısının hala sürdüğünü gösteriyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran'ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran'ın hala ülkeden "çıkarılması gereken" zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.</p><p>Piyasalar yaklaşık iki buçuk aydır Orta Doğu'da devam eden savaşın sona yaklaşabileceğine dair sinyalleri fiyatlamaya çalışırken, son açıklamalar taraflar arasındaki müzakere zemininin halen oldukça kırılgan olduğunu gösteriyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde 14.900 ve 14.800 seviyelerinin destek, 15.100 ve 15.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/borsa-istanbulda-bist-100-618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275495</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-kritik-hantavirus-alarmi-kruvaziyer-yolculari-karantinada-275495</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de kritik hantavirüs alarmı! Kruvaziyer yolcuları karantinada]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'li 17 kruvaziyer yolcusu, ölümcül hantavirüs salgını nedeniyle Nebraska'daki Ulusal Karantina Birimi'nde gözlem altına alındı. Salgının merkezinden dönen yolcular arasında pozitif vaka tespit edilirken, ABD sağlık otoriteleri yolcuların 42 gün boyunca izleneceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de kritik hantavirüs alarmı! Kruvaziyer yolcuları karantinada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nebraska'da bulunan Ulusal Karantina Birimi, ölümcül hantavirüs salgınının merkezinden dönen 17 ABD'li kruvaziyer yolcusunu ağırlıyor. M/V Hondius gemisinde haftalar geçiren yolcular, Kanarya Adaları'ndan ABD hükümetinin organize ettiği tıbbi tahliye uçağıyla Nebraska'ya getirildi. Gemi yolculuğu sırasında bir kişinin hantavirüs testinin pozitif çıkması ve bir diğerinin hafif semptomlar göstermesi, ABD sağlık yetkililerini alarma geçirdi. Yetkililer, yolcuların çoğunu Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi'ne yönlendirdi; semptom gösteren yolcu ise ismi açıklanmayan bir özel tedavi merkezinde izole edildi.</p><h3>Dr. Ali Khan'dan Nebraska'da güvence mesajı</h3><p>Nebraska'ya getirilen yolcular için önemli bir açıklama yapan Dr. Ali Khan, ABD'nin bu tür salgınlara karşı en donanımlı sağlık tesislerinden birinde olduklarını vurguladı. Khan, "Nebraska'ya hoş geldiniz. Sizi tedavi etmek için Amerika'nın, hatta dünyanın en iyi tesisine geliyorsunuz" diyerek, yolculara moral verdi. ABD'li yolcular, 23 ülkeden yaklaşık 150 kişinin bulunduğu kruvaziyerdeki zorlu günlerin ardından, şimdi de ABD sağlık sisteminin gözetiminde bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, gemide sekiz doğrulanmış vaka ve üç ölüm yaşandı. ABD'li yolcular, gemide kaldıkları sürede kabinlerinde izole edildi ve şimdi de en az 42 gün boyunca sağlık kontrolleriyle izlenecekler.</p><h3>CDC'den 42 günlük izleme kararı: Hantavirüsün yayılma riski düşük</h3><p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), yolcuların çoğunun şu anda iyi durumda olduğunu açıkladı. Ancak hantavirüsün kuluçka süresinin 42 güne kadar uzayabildiğine dikkat çeken CDC, yolcuların bu süre boyunca yakından takip edileceğini belirtti. Hantavirüsün insanlara bulaşması için uzun süreli ve yakın temas gerektiği, bu nedenle toplumsal bulaş riskinin düşük olduğu bildirildi. ABD'li yolcuların, karantina biriminde veya evlerinde sağlık ekiplerinin gözetiminde kalacakları, günlük kontrollerden geçecekleri ifade edildi. Yolcuların bir bölümü, ABD'nin farklı eyaletlerinde de izleniyor. Texas, California, Georgia ve Virginia'ya dönen yedi yolcu için de benzer takip prosedürleri uygulanıyor.</p><h3>ABD hükümetinin hantavirüs salgınına tepkisi tartışma yarattı</h3><p>Georgetown Üniversitesi'nden küresel sağlık hukuku profesörü Lawrence Gostin, ABD hükümetinin salgına müdahalesinin yavaş ve uyumsuz olduğunu savundu. Gostin, "CDC uzun bir süre boyunca kayıptı. Geç kalmak, hiç olmamaktan iyidir &#8212; ama çok geç" ifadelerini kullandı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı (HHS) ise bu eleştirileri reddederek, Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda çok ajanslı bir yanıt yürüttüklerini ve ABD vatandaşlarının sağlığını korumak için kapsamlı önlemler aldıklarını açıkladı. HHS sözcüsü Emily Hilliard, geri dönüş, tıbbi değerlendirme ve halk sağlığı rehberliği gibi adımların hızla hayata geçirildiğini belirtti. CDC, Kanarya Adaları ve Nebraska'ya ekipler gönderdi ve dönen yolcuların bilgilerini eyalet sağlık departmanlarıyla paylaştı.</p><h3>Uzmanlardan ABD'ye pandemi hazırlığı uyarısı</h3><p>Uzmanlar, şu anda karşılaşılan hantavirüs suşunun ölümcül olmasına rağmen insanlar arasında kolayca yayılmadığını belirtti. Andes virüsünün insanlar arasında bulaşma riskinin düşük olması, salgının kontrol altına alınmasını kolaylaştırdı. Ancak Lawrence Gostin, daha bulaşıcı bir virüsle karşılaşıldığında ABD'nin ciddi sorunlarla karşılaşabileceğini vurguladı. Gostin, "Eğer bu yüksek oranda bulaşıcı bir virüs olsaydı, şu anda ne tür bir kaosla karşılaşacağımızı hayal edebilirsiniz" diyerek, ABD'nin enfeksiyon hastalıkları önleme ve kontrolüne daha fazla yatırım yapması gerektiğini söyledi. Bu olay, ABD'nin pandemi hazırlığında hâlâ önemli açıklar bulunduğunu gözler önüne serdi. Sağlık yetkilileri ise şimdilik önlemlerin yeterli olduğunu ve yolcuların, ailelerinin ve topluluklarının güvenliğini sağlamaya odaklandıklarını açıkladı.</p><p>ABD'de yaşanan bu son gelişmeler, hantavirüs salgınına karşı alınan önlemlerin ve sağlık sisteminin dayanıklılığının bir kez daha tartışılmasına yol açtı. Uzmanlar, mevcut tehdidin kontrol altında tutulabileceğini belirtirken, gelecekte karşılaşılabilecek daha bulaşıcı virüsler için hazırlıkların artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Nebraska'da izlenen kruvaziyer yolcuları, ABD'nin salgınlara karşı verdiği mücadelenin güncel bir örneği olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/abdde-kritik-hantavirus-a-980_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275494</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/12-milyar-isik-yili-uzakliktaki-x-isini-sinyali-astronomlari-sasirtti-275494</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[12 milyar ışık yılı uzaklıktaki X-Işını sinyali astronomları şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu ve Chandra X-Işını Gözlemevi, evrenin bebeklik dönemine ait gizemli küçük kırmızı noktaları inceleyerek, 12 milyar ışık yılı uzaklıktaki 3DHST-AEGIS-12014 adlı nesnede şaşırtıcı X-Işını sinyali tespit etti. Bu bulgu, erken evrende süper kütleli kara deliklerin oluşumu ve gelişimiyle ilgili yeni soruları gündeme getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[12 milyar ışık yılı uzaklıktaki X-Işını sinyali astronomları şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ve Chandra X-Işını Gözlemevi tarafından yürütülen son araştırmalar, evrenin ilk dönemlerinde ortaya çıkan ve bilim dünyasında 'küçük kırmızı noktalar' (LRD'ler) olarak bilinen gizemli nesnelerin kökenine dair önemli ipuçları sundu. Yaklaşık 12 milyar ışık yılı uzaklıkta tespit edilen bu kompakt nesneler, Büyük Patlama'dan yaklaşık 600 milyon yıl sonra oluşmaya başladı. Son bulgular, bu kırmızı noktaların bir kısmının, özellikle de 3DHST-AEGIS-12014 adlı nesnenin, erken evrende süper kütleli kara deliklerin oluşumu ile doğrudan bağlantılı olabileceğini gösteriyor. JWST'nin kızılötesi görüntüleriyle başlayan bu gizemli yolculuk, Chandra'nın X-Işını verileriyle birleşince, evrenin bebeklik dönemine dair çok daha karmaşık ve ilginç bir tablo ortaya çıkardı.</p><h3>Max Planck ekibinden 3DHST-AEGIS-12014'e odaklanan analiz</h3><p>Almanya'daki Max Planck Astronomi Enstitüsü'nden Raphael Hviding liderliğinde yürütülen uluslararası araştırma ekibi, JWST'nin derin gözlemlerini Chandra X-Işını Gözlemevi'nin verileriyle karşılaştırarak, LRD'ler arasında benzersiz bir nesne olan 3DHST-AEGIS-12014'ü tespit etti. Bu nesne, yaklaşık 11.8 milyar ışık yılı uzaklıkta yer alıyor ve diğer LRD'lerin aksine güçlü X-Işını emisyonları yayıyor. Bilim insanları, bu X-Işını sinyalinin, erken evrende hızla büyüyen süper kütleli kara deliklerin ya da kara delik yıldızlarının varlığına işaret edebileceğini belirtiyor. 3DHST-AEGIS-12014'ün, tipik kara delik akresyon diskleri ve jetleriyle benzerlik gösterdiği ancak aynı zamanda LRD'lerin genel özelliklerinden de ayrıldığı vurgulanıyor. Araştırmacılar, bu nesnenin bir geçiş evresi olabileceğini ve kara delik oluşumunun ilk aşamalarına dair yeni bilgiler sunduğunu düşünüyor.</p><h3>Harvard-Smithsonian ekibinden X-Işını sinyali ve LRD'lerin evrimine dair açıklamalar</h3><p>Massachusetts, Cambridge'deki Harvard &amp; Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Anna de Graaff ve ekibi, LRD'lerin neden çoğunlukla X-Işını yaymadığı sorusuna odaklandı. 3DHST-AEGIS-12014'ün diğer LRD'lerden farklı olarak güçlü X-Işını sinyali vermesi, bu nesnelerin evrimi ve güç kaynakları hakkında yeni soruları gündeme getirdi. Bilim insanları, LRD'lerin bazı durumlarda gaz bulutları tarafından gizlenmiş olabileceğini, bu nedenle X-Işını emisyonlarının zamanla değişiklik gösterebileceğini belirtiyor. Bu durum, 3DHST-AEGIS-12014'ün X-Işını parlaklığındaki dalgalanmaları da açıklayabilir. Araştırmacılar, bu nesnenin LRD'ler ile süper kütleli kara deliklerin oluşturduğu aktif galaktik çekirdekler (AGN) arasında fiziksel bir bağlantı olabileceğini öne sürüyor. Eğer bu hipotez doğrulanırsa, erken evrende kara delik oluşumuna dair önemli bir dönüm noktası ortaya çıkacak.</p><h3>Küçük kırmızı noktaların kozmik önemi ve kara delik oluşumuna etkisi</h3><p>Küçük kırmızı noktalar, JWST'nin sağladığı yüksek çözünürlüklü veriler sayesinde evrenin kozmik tarihinde kritik bir dönemi temsil ediyor. Özellikle 3DHST-AEGIS-12014 gibi X-Işını yayan LRD'ler, kara delik oluşumunun erken evrede nasıl gerçekleştiğine dair bilim dünyasına yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Süper bilgisayar simülasyonları ve JWST verilerinin karşılaştırılması, 'ağır tohum' ve 'hafif tohum' kara delik oluşum modelleri arasında önemli bir uyum olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, bu nesnelerin bazılarının galaksi oluşumunun merkezinde büyüyen süper kütleli kara delikler olabileceğini, bazılarının ise henüz tanımlanmamış egzotik tozlarla kaplanmış olabileceğini düşünüyor. Ancak, 3DHST-AEGIS-12014'ün kesin doğası hâlâ netlik kazanmış değil ve bu alanda yapılacak yeni gözlemler büyük önem taşıyor.</p><h3>Gelecek gözlemlerle LRD ve kara delik ilişkisi aydınlanacak mı?</h3><p>Astronomlar, 3DHST-AEGIS-12014 gibi nesnelerin gözlemlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle zaman değişkenliğinin izlenmesi, bu nesnelerin evrimi ve kara delik oluşum süreçleri hakkında daha kapsamlı bilgi sağlayabilir. Gözlem ekipleri, LRD'lerin kalbinde gerçekten kara delik bulunup bulunmadığını ortaya koymak için JWST ve Chandra'nın yanı sıra, yeni nesil teleskoplardan da faydalanmayı planlıyor. Eğer bu nesneler kara deliklerin büyüme süreçlerinin erken evrelerini temsil ediyorsa, evrenin ilk milyar yılında galaksi ve kara delik oluşumunun nasıl şekillendiği konusunda kritik bilgiler elde edilecek. Bilim dünyası, bu gizemli nesnelerin sırlarını çözmek için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Sonuç olarak, JWST ve Chandra'nın birlikte sunduğu veriler, erken evrende küçük kırmızı noktalar olarak tanımlanan nesnelerin, kara delik oluşumu ve evriminde önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. 3DHST-AEGIS-12014'ün incelenmesiyle, kozmik geçmişin karanlık dönemlerine dair yeni bir pencere açıldı. Gelecek yıllarda yapılacak detaylı gözlemler ve analizler, hem LRD'lerin hem de erken evrendeki süper kütleli kara deliklerin gizemini aydınlatma potansiyeli taşıyor. Bilim insanları, bu tür keşiflerin evrenin evrimine dair temel soruları yanıtlamada anahtar rol oynayacağına inanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/12-milyar-isik-yili-uzakl-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275493</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/brent-petrolun-varil-fiyatinda-artis-iste-son-rakamlar-275493</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatında artış! İşte son rakamlar...]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[11 Mayıs Pazartesi petrol fiyatlarına bakış... Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 105,55 dolardan satılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatında artış! İşte son rakamlar...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 Mayıs 2026 Pazartesi petrol fiyatlarına bakış... Cuma günü 102,92 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 101,29 dolardan tamamladı.</p><p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.26 itibarıyla kapanışa göre yüzde 4,2 artarak 105,55 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 100,06 dolardan alıcı buldu.</p><p>Fiyatlardaki yükselişte, Orta Doğu'da devam eden çatışmaların küresel enerji arzına yönelik riskleri artırması etkili oluyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin sürmesi, piyasalarda arz kesintilerinin uzun sürebileceğine yönelik endişeleri güçlendiriyor.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan yayın kuruluşu CBS'ye verdiği röportajın yayımlanan tanıtımında, İran'ın hala ülkeden "çıkarılması gereken" zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.</p><p>Netanyahu, savaşta büyük başarılar elde ettikleri iddiasında bulunarak, İran'ın askeri kapasitesinin hala tehdit oluşturduğu mesajını verdi. Netanyahu'nun açıklamaları, bölgede askeri tansiyonun yakın dönemde düşmeyebileceğine yönelik beklentileri artırdı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD/İsrail-İran savaşında saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran'ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. Trump, "İran'ın sözde temsilcilerinden gelen yanıtı az önce okudum. Hiç hoşuma gitmedi. Kesinlikle kabul edilemez." ifadelerini kullandı. İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı.</p><p>Söz konusu gelişmeler, piyasalarda ateşkes ihtimalinin zayıfladığı ve enerji sevkiyatında aksama riskinin sürdüğü yönündeki algıyı güçlendiriyor. Uzmanlar, yüksek petrol stokları, stratejik rezerv satışları ve zayıf talebin son dönemde fiyat artışlarını sınırladığını ancak İran ile ABD arasında halen net bir uzlaşma sağlanamamasının yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu ifade ediyor.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 106,69 doların direnç, 103,85 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/brent-petrolun-varil-fiya-851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275492</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yaralama-mekan-kursunlama-ve-yagma-olaylari-suc-orgutu-operasyonunda-16-supheli-yakalandi-275492</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaralama, mekan kurşunlama ve yağma olayları... Suç örgütü operasyonunda 16 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da suç örgütü üyelerine yönelik operasyonda, yaralama, mekan kurşunlama ve yağma olaylarına karıştığı tespit edilen 16 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaralama, mekan kurşunlama ve yağma olayları... Suç örgütü operasyonunda 16 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da suç örgütü üyelerine yönelik operasyonda, yaralama, mekan kurşunlama ve yağma olaylarına karıştığı tespit edilen 16 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesince Türkiye genelinde ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren suç örgütüne mensup şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.</p><p>Bu kapsamda, 16 şüphelinin Eyüpsultan ve Üsküdar'da "kasten yaralama", yine Eyüpsultan'da 5 farklı adrese yönelik "işletmenin kurşunlanması", Bağcılar'da bir işletmenin "yağma amaçlı tehdit edilmesi" suçlarına karıştıkları, Ataşehir'de bir kişiye yönelik eylem hazırlığında oldukları belirlendi.</p><p>Polis ekiplerince farklı tarihlerde gerçekleştirilen operasyonlarda 16 şüpheli yakalandı.</p><p>Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, 6 ruhsatsız tabanca ile çalıntı motosiklet ele geçirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/yaralama-mekan-kursunlama-153_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275491</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/polonyada-kriz-buyuyor-zbigniew-ziobrodan-abdye-surpriz-kacis-275491</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Polonya'da kriz büyüyor! Zbigniew Ziobro'dan ABD'ye sürpriz kaçış]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Polonya'nın eski adalet bakanı Zbigniew Ziobro, hakkında organize suç örgütü yönetmek ve yetkiyi kötüye kullanmak suçlamalarıyla arama kararı çıkarılmasının ardından Macaristan'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçtı. Ziobro'nun ABD'de ortaya çıkması, Polonya ve Macaristan arasında diplomatik gerilimi tırmandırırken, iade sürecinin nasıl işleyeceği merak konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Polonya'da kriz büyüyor! Zbigniew Ziobro'dan ABD'ye sürpriz kaçış]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Polonya'nın eski adalet bakanı Zbigniew Ziobro, hakkında organize suç örgütü yönetmek ve yetkiyi kötüye kullanmak gibi ağır suçlamalar bulunurken, Macaristan'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtiğini açıkladı. Ziobro'nun bu hareketi, hem Polonya'da hem de uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. 2015-2023 yılları arasında adalet bakanlığı ve başsavcılık görevlerinde bulunan Ziobro, Polonya'da yürütülen soruşturmalar kapsamında 25 yıla kadar hapis cezası riskiyle karşı karşıya. Eski bakan, hakkındaki suçlamaları reddederken, yeni Polonya hükümetinin kendisi ve ekibine karşı siyasi bir operasyon yürüttüğünü iddia etti.</p><h3>Başbakan Magyar: 'Macaristan arananları artık korumayacak'</h3><p>Macaristan'da görevine yeni başlayan Başbakan Péter Magyar, ülkesinin başka ülkelerde aranan kişilere sığınak olmayacağı mesajını verdi. Magyar, özellikle Zbigniew Ziobro ve eski yardımcısı Marcin Romanowski'yi örnek göstererek, bu kişilerin yaklaşık 40 milyon euroyu zimmetlerine geçirmekle suçlandığını vurguladı. Magyar'ın açıklamaları, Macaristan'ın bu tür davalarda artık tarafsız kalmayacağı ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getireceği yönünde yorumlandı. Bu gelişme, Viktor Orbán'ın iktidardan düşmesinin ardından Macaristan'ın dış politikasında önemli bir değişikliğe işaret ediyor.</p><h3>Polonya adalet bakanı Zurek'ten iade girişimi</h3><p>Polonya adalet bakanı Waldemar Zurek, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Zbigniew Ziobro'nun geçerli belgeleri olmadan ABD'ye nasıl giriş yaptığına dair Macaristan ve ABD makamlarıyla temasa geçileceğini duyurdu. Zurek, Ziobro ve yardımcısı Romanowski'nin Polonya adalet sistemi önünde hesap vermesi için tüm hukuki yolların kullanılacağını belirtti. Zurek daha önce de, Ziobro'nun ABD'de olduğunun kesinleşmesi halinde, Polonya'nın iadesini resmen talep edeceğini açıklamıştı. Polonya tarafı, eski bakanın ABD'ye nasıl girdiğiyle ilgili belirsizliklerin giderilmesini isterken, Ziobro'nun pasaportlarının daha önce iptal edildiği bilgisi de gündemde yer aldı.</p><h3>Ziobro'nun ABD'ye geçişi ve yeni rolü tartışma yarattı</h3><p>Ziobro'nun ABD'ye nasıl seyahat ettiği konusunda soru işaretleri sürerken, Polonya'nın sağcı yayın organı Republika, eski bakanın ABD'ye gazeteci vizesiyle gittiğini ve kendisini ABD'deki siyasi yorumcusu olarak görevlendirdiğini duyurdu. Ziobro, Polonya'da yürütülen soruşturmalara karşı kendisini savunmaya hazır olduğunu belirtirken, Amerikan mahkemelerinin bağımsızlığına güvendiğini ifade etti. Eski bakan, iade sürecinin başlatılması halinde ABD mahkemelerinde hakkını arayacağını ve bu sürecin karmaşık bir hukuki prosedür olacağını söyledi. Polonya kamuoyunda ise, Ziobro'nun ülkeden kaçışının ve ABD'de yeni bir pozisyona sahip olmasının, yargı reformları ve siyasi hesaplaşmalar açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabileceği konuşuluyor.</p><p>Polonya ile Avrupa Komisyonu arasında tartışmalı yargı reformlarının mimarı olarak bilinen Ziobro'nun ABD'ye geçişi, sadece iki ülke arasında değil, aynı zamanda Avrupa Birliği düzeyinde de dikkatle izleniyor. Polonya hükümeti, iade talebinde ısrarcı olacağını belirtirken, Ziobro'nun ABD'deki hukuki süreci ve olası iade kararı, önümüzdeki dönemde uluslararası ilişkilerde önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/polonyada-kriz-buyuyor-zb-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275490</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/enflasyon-raporu-persembe-gunu-aciklanacak-275490</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enflasyon Raporu perşembe günü açıklanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu 14 Mayıs'ta İstanbul'da açıklayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enflasyon Raporu perşembe günü açıklanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından (TCMB) yapılan duyuruya göre, Başkan Fatih Karahan, "Enflasyon Raporu 2026-II"nin tanıtımı amacıyla 14 Mayıs Perşembe günü saat 10.30'da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İstanbul Finans Merkezi Yerleşkesi'nde bilgilendirme toplantısı düzenleyecek.</p><p>Fiziki ortamda gerçekleştirilecek toplantı, TCMB'nin internet sitesi ile X sosyal medya platformu ve YouTube hesaplarından canlı yayınlanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/enflasyon-raporu-persembe-158_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275489</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gorme-kaybinda-yeni-donem-mi-hasarli-retina-isiga-yeniden-tepki-verdi-275489</link>
      <pubDate>2026-05-11T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Görme kaybında yeni dönem mi? Hasarlı retina ışığa yeniden tepki verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın Adelaide kentinde, retinitis pigmentosa hastalığı nedeniyle ileri düzey görme kaybı yaşayan altı yetişkin üzerinde denenen yeni bir göz enjeksiyonu, hasarlı retinada ışık sinyallerini tetikledi. Uzmanlar, enjeksiyonun güvenli olduğunu belirtirken, günlük görme üzerindeki etkisinin kanıtlanması için daha büyük ve kontrollü çalışmalar gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Görme kaybında yeni dönem mi? Hasarlı retina ışığa yeniden tepki verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Adelaide şehrinde gerçekleştirilen bir klinik araştırmada, ileri derecede retinitis pigmentosa nedeniyle ciddi görme kaybı yaşayan altı yetişkin, deneysel bir göz enjeksiyonu ile tedavi edildi. Royal Adelaide Hastanesi'nden oftalmolog Dr. Robert J. Casson'un liderliğindeki ekip, KIO-301 adlı ışığa duyarlı ilacı katılımcıların gözlerine enjekte etti. Araştırma kapsamında, enjeksiyonun hasarlı retinada ışıkla ilişkili erken sinyalleri tetikleyip tetikleyemeyeceği incelendi. Katılımcılar 30 gün boyunca yakından izlendi ve elde edilen bulgular, gözün ana ışık algılayıcı hücreleri işlevini yitirdikten sonra bile, hayatta kalan bazı retinal hücrelerin beyne sinyal iletebildiğini gösterdi. Ancak, bu sinyallerin düzenli olmadığı ve zamanla azaldığı gözlemlendi; dolayısıyla enjeksiyonun günlük görme üzerindeki kalıcı etkisi henüz kanıtlanmış değil.</p><h3>Dr. Casson: 'Göz enjeksiyonu güvenli, ama daha fazla araştırma gerekli'</h3><p>Denemenin ilk aşamasında, güvenlik en büyük öncelik olarak belirlendi. Klinik ekip, KIO-301 enjeksiyonunu gözün jel benzeri merkezine uyguladı ve dozları kademeli şekilde artırdı. Takip süresince, katılımcıların hiçbirinde ciddi bir yan etki, toksik reaksiyon, göz iltihabı veya yapısal retinal hasar görülmedi. Sadece hafif rahatsızlıklar ve geçici göz içi basınç artışı gibi, enjeksiyonun bilinen etkileriyle uyumlu şikâyetler kaydedildi. Dr. Casson, bu sonuçların kısa vadede göz güvenliğine dair önemli bir kanıt sağladığını belirtti. Ancak, etkinin kalıcı olup olmadığını ve gerçek yaşamda fonksiyonel görme kazancı sağlayıp sağlamadığını anlamak için daha geniş ve kontrollü klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p><h3>KIO-301 enjeksiyonu: hasarlı retinada sinyal taşınıyor</h3><p>KIO-301, retinanın ışık algılayan ana hücreleri hasar gördükten sonra geride kalan ve beyne sinyal ileten retinal ganglion hücrelerini hedef alıyor. Bu ilaç, ışığa tepki veren azobenzen fotoswitch adlı küçük bir kimyasal içeriyor. Işık etkisiyle kimyasalın yapısı değişiyor ve bu sayede hayatta kalan hücreler, iyon kanallarını kullanarak sinyal iletebiliyor. Klinik denemede, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile yapılan beyin taramaları, bazı katılımcılarda enjeksiyondan sonraki ilk birkaç gün boyunca görsel beyin bölgelerinde ışıkla bağlantılı değişiklikler olduğunu ortaya koydu. Bu değişiklikler, ilacın canlı bir sinir iletim yolunu hedef aldığını düşündürüyor. Ancak, bu bulguların doğrudan faydalı bir görmeye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz netleşmiş değil.</p><h3>Retinitis pigmentosa ve günlük görme üzerindeki etkiler</h3><p>Çalışma, genetik kökenli bir göz hastalığı olan retinitis pigmentosa'ya odaklandı. Bu hastalıkta önce çubuk hücreler görevini kaybediyor ve gece görüşü bozuluyor. Ardından, renk ve detay algısı sağlayan koni hücreleri de zarar görüyor; bunun sonucu olarak yan görüş daralıyor ve merkezi görme zayıflıyor. Denemenin katılımcıları, kontrollü aydınlatma altında çeşitli görevleri yerine getirdi; örneğin, odada yürümek, pencere bulmak ve kapıdan çıkmak gibi. Ancak bu görevlerdeki performans, ziyaretler arasında farklılık gösterdi. Yaşam kalitesi puanları da çalışma boyunca değişkenlik gösterdi. Bu nedenle, enjeksiyonun günlük yaşantıda anlamlı ve sürekli bir görme kazancı sağlayıp sağlamadığı henüz kesinleşmedi.</p><h3>ABACUS-1 denemesinin sınırlamaları ve gelecek planları</h3><p>ABACUS-1 adlı bu ilk insan denemesi, sadece altı kişilik küçük bir grupla gerçekleştirildi ve tüm katılımcılar ilacı aldıklarını biliyordu. Bu durum, beklenti etkisi ve tekrar eden testlerin sonuçları üzerindeki olası etkileri artırabilir. Ayrıca, çalışmada plasebo grubunun olmaması, sonuçların yorumlanmasını zorlaştırdı. Deneme sadece 30 gün sürdüğü için, tekrar eden dozların uzun vadede güvenli olup olmayacağı da belirsiz kaldı. Araştırmacılar, daha büyük ve rastgele atamalı Faz 2 çalışmalarında, tekrar eden KIO-301 dozlarının işlevsel görmeyi daha güvenilir biçimde iyileştirip iyileştiremeyeceğini test edecek. Bu yeni çalışmalar, tedavi edilen katılımcıların bir kontrol grubuyla karşılaştırılmasını sağlayacak ve ışığa duyarlılığın süresi ile günlük hayata etkisi daha net biçimde ortaya konacak.</p><h3>KIO-301'in genetikten bağımsız hedefi ve potansiyel faydaları</h3><p>Birçok görme kaybı tedavisi, belirli bir genetik mutasyonu hedeflerken, KIO-301'in yaklaşımı farklı. Bu ilaç, hasarlı fotoreseptörlerin altındaki hayatta kalan hücreleri hedef alıyor ve genetik mutasyonun türünden bağımsız olarak çalışabiliyor. Eğer ilerleyen denemelerde fayda sağlanırsa, KIO-301'in farklı genetik nedenlere sahip hastalarda ve diğer retinal hastalıklarda da etkili olabileceği düşünülüyor. Ancak, mevcut araştırma yalnızca sınırlı bir hasta grubunu kapsadığı için bu iddia henüz geniş bir şekilde doğrulanmadı.</p><h3>Uzmanlar: 'Daha fazla deneme ve uzun vadeli takip şart'</h3><p>Sonuç olarak, Adelaide'de yürütülen bu klinik çalışma, göz enjeksiyonu ile hasarlı retinada sinyal taşınabileceğini gösterdi ve kısa vadeli güvenlik açısından olumlu bulgular sundu. Ancak, günlük yaşamda anlamlı bir görme kazancı sağlandığını göstermek için daha büyük, kontrollü ve uzun süreli araştırmalara ihtiyaç var. Uzmanlar, KIO-301 enjeksiyonunun potansiyelini değerlendirmek için tekrar eden dozların etkisini ve hangi hastaların en çok fayda görebileceğini belirlemeye yönelik yeni çalışmaların başlatılacağını belirtiyor. Gelecekteki denemeler, bu tedavinin retinitis pigmentosa ve benzeri retina hastalıklarında gerçek bir umut olup olmadığını ortaya koyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/gorme-kaybinda-yeni-donem-235_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275488</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-13-15-mayista-cini-ziyaret-edecek-275488</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump, 13-15 Mayıs'ta Çin'i ziyaret edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs tarihlerinde Çin'i ziyaret edeceği bildirildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump, 13-15 Mayıs'ta Çin'i ziyaret edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in davetiyle 13-15 Mayıs'ta Pekin'e resmi ziyarette bulunacağı belirtildi.</p><p>ABD tarafının daha önce duyurduğu ziyaret, Çin'in açıklamasıyla doğrulanmış oldu.</p><p>Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'i ziyaret ediyor. ABD'nin önceki Başkanı Joe Biden, Çin'i ziyaret etmemişti. ABD'den Çin'e lider düzeyindeki son ziyaret, Trump'ın ilk iktidar döneminde, 2017'de yapılmıştı.</p><p>ABD Başkanı Trump, Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a saldırıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşın henüz çözüme kavuşmadığı bir dönemde stratejik rakibi Çin'e kritik ziyaret gerçekleştirecek.</p><p>Daha önce 31 Mart-2 Nisan tarihlerinde yapılacağı bildirilen fakat ABD Başkanı'nın İran'daki savaşla ilgilenmesi gerektiği gerekçesiyle ertelenen ziyarette, Orta Doğu'daki savaşın önemli bir gündem maddesi olacağı öngörülüyor.</p><p>ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump'ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları ile diğer tarafta Çin'in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlıkta düğümlenmişti.</p><p>Ziyarette tarafların, ekonomi ve ticaret konularının yanı sıra ABD'nin son dönemde büyük çaplı silah satışlarına onay verdiği, Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'a ilişkin sorunları da ele alması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/trump-13-15-mayista-cini--991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275487</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fas-aciklarinda-kayip-abd-askerinin-cesedi-bulundu-275487</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fas açıklarında kayıp ABD askerinin cesedi bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fas'ın Cap Draa bölgesinde düzenlenen African Lion tatbikatı sırasında kaybolan ABD askeri 1. Teğmen Kendrick Lamont Key Jr'ın cesedine ulaşıldı. Olay, ABD ordusu ve NATO müttefiklerini kapsayan geniş çaplı askeri tatbikat sırasında yaşandı. Arama çalışmaları, kaybolan ikinci asker için devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fas açıklarında kayıp ABD askerinin cesedi bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fas'ın Cap Draa bölgesinde gerçekleştirilen African Lion tatbikatında kaybolan ABD askeri 1. Teğmen Kendrick Lamont Key Jr'ın cesedi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 1,6 kilometre yakınında arama ekipleri tarafından bulundu. 2 Mayıs'ta kaybolan Key Jr'ın kalıntılarına Cumartesi günü suyun içinde ulaşıldı. ABD ordusu, askerin bir topçu birliğinde takım lideri olarak görev yaptığını ve olayın, ABD ile NATO müttefikleri ve Afrika ülkelerinin katılımıyla düzenlenen tatbikat sırasında meydana geldiğini açıkladı.</p><h3>ABD ordusu: 'African Lion tatbikatında bir asker hâlâ kayıp'</h3><p>ABD Afrika Komutanlığı'nın öncülüğünde yürütülen African Lion tatbikatı, bu yıl yaklaşık 40 ülkeden 5 bin askerin katılımıyla Fas'ta gerçekleştiriliyor. Tatbikat sırasında yaşanan bu kayıp vakası, uluslararası askeri iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Ordu yetkilileri, halen kaybolan ikinci askerin bulunması için arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Arama faaliyetleri, Fas ve ABD ekiplerinin ortak çabasıyla devam ediyor.</p><h3>Cap Draa'daki trajedi tatbikatın güvenliğini gündeme taşıdı</h3><p>1. Teğmen Kendrick Lamont Key Jr'ın ölümü, African Lion tatbikatının güvenlik önlemlerini ve risklerini bir kez daha tartışmaya açtı. Cap Draa'da yaşanan bu olay, tatbikatın büyüklüğü ve karmaşıklığı nedeniyle askeri personelin karşılaşabileceği tehlikeleri gözler önüne serdi. ABD ordusu ve Faslı yetkililer, benzer olayların önlenmesi için tatbikat kapsamında alınan tedbirlerin gözden geçirileceğini vurguladı. Olay, uluslararası askeri iş birliğinin ciddiyetini ve güvenlik protokollerinin önemini ortaya koydu. African Lion tatbikatı devam ederken, kaybolan ikinci askerin akıbeti merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/fas-aciklarinda-kayip-abd-971_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275486</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-dursun-ozbek-ile-okan-buruka-tebrik-telefonu-275486</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Dursun Özbek ile Okan Buruk'a tebrik telefonu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trendyol Süper Lig'de şampiyon olan Galatasaray Spor Kulübü'nün Başkanı Dursun Özbek ile teknik direktörü Okan Buruk'u tebrik etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Dursun Özbek ile Okan Buruk'a tebrik telefonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trendyol Süper Lig'de şampiyon olan Galatasaray Spor Kulübü'nün Başkanı Dursun Özbek ile teknik direktörü Okan Buruk ile telefonda görüştü.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Galatasaray Spor Kulübü'nün Başkanı Dursun Özbek ile teknik direktörü Okan Buruk'u Galatasaray'ın şampiyonluğundan dolayı tebrik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/cumhurbaskani-erdogandan--367_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275485</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trump-xi-zirvesi-pekinde-kuresel-dengeleri-sarsiyor-275485</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump-Xi zirvesi Pekin'de küresel dengeleri sarsıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Pekin'de gerçekleşen Trump-Xi zirvesi, yalnızca ABD ve Çin'i değil, küresel ekonomiden jeopolitik dengelere kadar tüm dünyayı etkiliyor. Zirveyi Singapur'dan Brüksel'e, Moskova'dan Tokyo'ya kadar dünya liderleri yakından izliyor. Anahtar kelime olarak öne çıkan Trump-Xi zirvesi, tedarik zincirlerinden enerji güvenliğine kadar birçok kritik başlıkta sonuçlar doğurabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump-Xi zirvesi Pekin'de küresel dengeleri sarsıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pekin'de ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in buluştuğu Trump-Xi zirvesi, yalnızca iki ülkenin ilişkileri açısından değil, küresel ekonomi ve jeopolitik istikrar için de tarihi bir öneme sahip. Dünya liderleri ve uluslararası kuruluşlar, Perşembe günü gerçekleşen bu kritik görüşmenin sonuçlarının, ticaretten teknolojiye, Tayvan'dan enerji piyasalarına kadar geniş bir yelpazede etkili olacağına dikkat çekiyor. Trump-Xi zirvesi kapsamında gündeme gelen nadir toprak ihracatı, yarı iletken kısıtlamaları, Tayvan gerilimi ve yapay zeka rekabeti, Avrupa'dan Asya'ya kadar birçok ülkede siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Zirve öncesinde Çin'in nadir toprak ve mıknatıs ihracatını askıya alması ile Nexperia'nın Çin'den yarı iletken ithalatını yasaklaması, otomotiv sektöründen teknolojiye kadar küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açtı. Bu gelişmeler, Avrupa, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde yeni siyasi ve ekonomik tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><h3>Trump-Xi zirvesi: Küresel ekonomi ve jeopolitik için dönüm noktası</h3><p>Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Chad Bown, Trump-Xi zirvesinin sonuçlarının neredeyse tüm ülkeleri ilgilendirdiğini vurguluyor. Zirvede alınacak kararların, odada bulunmayan liderler ve devletler için de geniş kapsamlı etkiler yaratacağına dikkat çekiliyor. Washington, Pekin'i Amerikan yapay zeka teknolojisini çalmak için endüstriyel çapta kampanyalar yürütmekle suçlarken, Çin ise şirketlerine ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına uymama talimatı verdi ve İran Dışişleri Bakanı'nı Pekin'de ağırladı. Bu karşılıklı hamleler, Trump-Xi zirvesi öncesinde iki ülke arasındaki baskıyı zirveye taşıdı. Cornell Üniversitesi'nden ekonomi profesörü Eswar Prasad, tüm dünyanın Trump-Xi zirvesinden en azından bazı başlıklarda anlaşma çıkmasını ve gerilimlerin daha fazla tırmanmasının önlenmesini beklediğini belirtiyor. Prasad'a göre, zirveden çıkacak sonuçlar küresel ticaret, jeopolitik dengeler ve kurallara dayalı düzenin geleceği üzerinde belirleyici olacak. Eğer Trump-Xi zirvesi daha fazla gerilime yol açarsa, bu durum küresel ekonomik büyümeyi ve ticareti sekteye uğratabilir.</p><h3>Tayvan gerilimi Trump-Xi zirvesinde masanın başında</h3><p>Trump-Xi zirvesinin en hassas gündem maddelerinden biri Tayvan konusu. Hem ABD hem de Çin, Tayvan'ın görüşmelerde öncelikli olacağını açıkça belirtti. Pekin, Washington'un Tayvan'a yönelik güvenlik taahhütlerini azaltmasını ve resmi politikasını gözden geçirmesini talep ediyor. Çin yönetimi, Tayvan'ı kendi toprağı olarak görüyor ve ABD'nin adaya silah satışlarını sürekli eleştiriyor. Alman Marshall Fonu Hindistan-Pasifik programı genel müdürü Bonnie Glaser, Trump'tan gelecek en ufak bir retorik yumuşamanın dahi zirvenin en istikrarsızlaştırıcı sonucu olabileceğini söylüyor. Glaser'a göre, Washington'un Tayvan üzerindeki Pekin'in etki alanını kabul etmesi, Çin'in adanın özerkliğini aşındıracak daha cesur adımlar atmasını teşvik edebilir. Çin'in en üst düzey diplomatı Wang Yi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde Tayvan'ı iki ülke ilişkilerindeki en büyük risk noktası olarak tanımladı ve Washington'u doğru seçimler yapmaya çağırdı. Trump-Xi zirvesinin Tayvan başlığında ortaya koyacağı tutum, bölgedeki istikrar açısından kritik öneme sahip.</p><h3>Trump-Xi zirvesi: Asya'dan Avrupa'ya enerji ve ticaret dengeleri değişiyor</h3><p>Trump-Xi zirvesi, yalnızca ABD ve Çin arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Güneydoğu Asya, Avrupa ve Japonya gibi bölgelerin ticaret ve enerji dengelerini de etkiliyor. Güneydoğu Asya ülkeleri, ABD'nin Çin mallarına uyguladığı tarifelerdeki değişiklikleri yakından takip ediyor. ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü'nden Stephen Olson'a göre, Çin'e yönelik tarifelerin düşmesi, üretimin Çin'den Vietnam gibi ülkelere kaydırılmasını daha az cazip hale getirebilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen Körfez petrolüne bağımlı olan Asya ülkeleri, Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle enerji şokunun etkisini fazlasıyla hissetti. Singapur yetkilileri, boğazdan serbest geçişin sağlanması için sürekli uyarılarda bulunuyor. Trump-Xi zirvesinde boğazın açılması yönünde bir anlaşma sağlanırsa, bu kısa vadede enerji piyasalarına rahatlama getirebilir. Ancak uzmanlar, bu tür bir sonucun ortaya çıkmasının kolay olmadığını belirtiyor. Avrupa ve Japonya açısından ise, Pekin'in ABD'den daha fazla petrol ve doğalgaz almayı kabul etmesi halinde, küresel enerji fiyatlarında artış yaşanabilir ve bu durum Brüksel ile Tokyo'nun pazar payını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin'in ABD ekonomisine doğrudan yatırım taahhüdü vermesi, Japon ve Avrupa şirketlerinin rekabet gücünü zayıflatabilir. Trump-Xi zirvesi, bu başlıklarda da küresel ticaret haritasını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.</p><h3>Rusya ve diğer dünya liderleri Trump-Xi zirvesini yakından izliyor</h3><p>Trump-Xi zirvesi, Moskova'da da büyük bir dikkatle takip ediliyor. Rusya, ABD-Çin ilişkilerinde yaşanacak olası bir iyileşmenin, Pekin'in Moskova'ya verdiği desteği azaltmasından endişe ediyor. Georgetown Üniversitesi profesörü Dennis Wilder, zirve sonrasında Çin'in Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına verdiği desteği azaltmasının mümkün olduğunu belirtiyor. Ekim ayında gerçekleşen son Trump-Xi görüşmesi, Rus yetkililerin Pekin ile ittifaklarını yeniden teyit etmelerine yol açmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Trump'ın ABD'den ayrılmasından sadece birkaç gün sonra Pekin'i ziyaret etmesi bekleniyor. Bu durum, Trump-Xi zirvesinin yalnızca ABD ve Çin değil, aynı zamanda Rusya ve diğer büyük aktörler için de doğrudan etkileri olacağını gösteriyor. Öte yandan, Güney Kore'de de zirveye paralel olarak Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in ekonomik ve ticari konuları görüşmek üzere bir araya gelmesi, Trump-Xi zirvesinin bölgesel ve küresel düzeyde çok sayıda ülkeyi ve sektörü aynı anda etkilediğini ortaya koyuyor.</p><h3>Trump-Xi zirvesi: Küresel istikrar ve işbirliği için kritik bir sınav</h3><p>Trump-Xi zirvesi, Mart ayında planlanmış olmasına rağmen Washington'un İran'a karşı askeri müdahaleleri nedeniyle ertelendi. Bu erteleme, enerji piyasalarında son yılların en şiddetli şoklarından birini tetikledi. Şimdi ise, Trump'ın Xi Jinping'i yıl içinde Washington'a davet etmesi, Çin liderinin 10 yıl aradan sonra ilk kez ABD'yi ziyaret edecek olması anlamına geliyor. Zirve haftası boyunca hareketlilik devam ediyor; üst düzey yetkililer ekonomik ve ticaret başlıklarında görüşmeler gerçekleştiriyor. Teneo'nun genel müdürü Gabriel Wildau, ABD'nin İran ham petrolü satın alan Çinli rafinerilere uyguladığı yaptırımlar ve Pekin'in buna karşı aldığı önlemlerin geçen yıl Güney Kore'de varılan ateşkesi bozmasını istemediklerini ifade ediyor. Sonuç olarak, Trump-Xi zirvesi yalnızca iki liderin buluşması değil; küresel ticaret, enerji, teknoloji ve güvenlik dengeleri açısından yeni bir dönemin habercisi olabilir. Dünya, Trump-Xi zirvesinden çıkacak kararların, işbirliği mi yoksa yeni bir karşıtlık dönemi mi başlatacağını merakla bekliyor.</p><p>Trump-Xi zirvesi, sonuçlarıyla küresel ticaretin, enerji piyasalarının ve jeopolitik dengelerin geleceğini belirleyecek. Tayvan'dan enerjiye, yapay zekadan tedarik zincirlerine kadar birçok başlıkta alınacak kararlar, yalnızca ABD ve Çin'i değil, tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor. Dünya liderleri, Trump-Xi zirvesinin küresel istikrar ve işbirliği açısından yeni bir sayfa açıp açmayacağını dikkatle izliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/trump-xi-zirvesi-pekinde--255_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275484</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/insanlar-kaybettikleri-uzuvlari-yeniden-buyutebilir-mi-gizli-yenilenme-gucu-kesfedildi-275484</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsanlar kaybettikleri uzuvları yeniden büyütebilir mi? Gizli yenilenme gücü keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Texas A&amp;M Üniversitesi'nde yürütülen son araştırma, insanlarda ve memelilerde uzun süredir kaybolduğu düşünülen doku yenileme yeteneğinin aslında gizli şekilde varlığını sürdürebileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, iskelet ve bağ dokusunun yeniden inşa edilebildiğini gösteren bulgulara ulaştı. Bu gelişme, insan iyileşmesinde yeni tedavi yollarının kapısını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsanlar kaybettikleri uzuvları yeniden büyütebilir mi? Gizli yenilenme gücü keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Texas A&amp;M Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ve Biyomedikal Bilimler ekibinin yürüttüğü yeni bir araştırma, insanlarda ve diğer memelilerde kaybolduğu düşünülen doku yenileme kapasitesinin aslında gizli şekilde varlığını sürdürebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, kemik ve bağ dokusunun belirli bir tedaviyle yeniden büyüyebildiğini, ancak ortaya çıkan yeni dokunun henüz kusursuz şekilde oluşmadığını belirtti. Bu bulgular, insan vücudunda kaybedilen uzuvların yenilenmesi konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Çalışmanın sonuçları, Nature Communications dergisinde yayımlandı ve insan iyileşmesinde çığır açabilecek yenileyici tıp uygulamalarının önünü açabileceği vurgulandı.</p><h3>Dr. Ken Muneoka: 'Yenilenme kapasitesi kaybolmadı, gizli kaldı'</h3><p>Texas A&amp;M Üniversitesi Veteriner Fizyoloji ve Farmakoloji Bölümü'nden Profesör Dr. Ken Muneoka, insanların ve diğer memelilerin kaybedilen uzuvlarını yeniden oluşturamamasının uzun yıllardır bilim dünyasında büyük bir soru işareti olduğunu belirtti. Muneoka, "Bazı hayvanlar neden yenileyebiliyor, insanlar neden yenileyemiyor?" sorusunun, Aristoteles'ten bu yana bilim insanlarını meşgul ettiğini ifade etti. Araştırma ekibi, memelilerde doku yenileme kapasitesinin tamamen kaybolmadığını, vücudun doğal iyileşme sürecinde gizli şekilde varlığını sürdürebileceğini gösterdi. Muneoka, "Kök hücreleri dışarıdan eklemeye gerek yok. Onlar zaten orada, önemli olan mevcut hücrelerin davranışını doğru şekilde yönlendirmek" dedi. Bu yaklaşım, doku yenileme konusunda bugüne dek benimsenen bakış açısını kökten değiştirebilir. Araştırmanın anahtar kelimesi olan 'yenileyici tıp', bu gelişmelerin merkezinde yer alıyor.</p><h3>Memelilerde doku yenileme: İki aşamalı tedaviyle umut verici sonuçlar</h3><p>Araştırmacılar, memelilerde doku yenileme sürecini tetiklemek için iki aşamalı bir tedavi protokolü geliştirdi. İlk aşamada, yaralanma sonrası iyileşme tamamlandığında fibroblast büyüme faktörü 2 (FGF2) uygulandı. Bu uygulama, vücudun doğal iyileşme mekanizmasına müdahale etmeden sürecin tamamlanmasına olanak tanıdı. Ardından, ikinci aşamada kemik morfogenetik protein 2 (BMP2) verildi ve bu sayede hücrelerin yeni doku yapılarını inşa etmeye başlaması sağlandı. Tedaviyle birlikte, memelilerde normalde oluşmayan blastema benzeri bir yapı ortaya çıktı. Bu yapı, yeni doku büyümesi için temel oluşturdu. Araştırma ekibi, bu iki aşamalı yöntemin, yara izi oluşumunu azaltmada ve amputasyon sonrası doku onarımını iyileştirmede kısa vadede önemli faydalar sağlayabileceğini belirtti. Yenileyici tıp alanında bu bulgular, kök hücre nakli gereksinimini ortadan kaldırma potansiyeline sahip.</p><h3>Yenileyici tıp: Hücrelerin programlanabilirliği ve yeni tedavi yolları</h3><p>Çalışmaya katkı sunan Dr. Larry Suva, memeli hücrelerinin önceden programlanamaz olduğu yönündeki yaygın görüşün bu araştırmayla sarsıldığını söyledi. Suva, "Aslında kapasite yok değil, sadece gizlenmiş" diyerek, yenileyici tıp alanında yeni bir anlayışın doğduğunu vurguladı. Araştırmacılar, hücrelerin orijinal konumlarının dışında yeni yapılar oluşturacak şekilde yönlendirilebildiğini, bu sürecin gelişim sırasında pozisyonel yeniden belirleme olarak bilindiğini ve tedavi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bu bulgular, doku yenilemenin tek bir biyolojik anahtara değil, birden fazla mekanizmaya bağlı karmaşık bir süreç olduğunu ortaya koydu. Yenileyici tıp uygulamalarında, bu mekanizmaların doğru şekilde yönlendirilmesiyle yara izlerinin azaltılması ve daha işlevsel doku onarımı mümkün olabilir.</p><h3>İnsan iyileşmesinde yenileyici tıp devrimi: Klinik uygulamalara bir adım daha yakın</h3><p>Yenilenen dokuların orijinal anatomiyi tam olarak yansıtmasa da, kemik, bağ, tendon ve eklem gibi ana bileşenlerin yeniden inşa edilebildiği tespit edildi. Araştırmacılar, özellikle amputasyon sonrası kaybedilen yapıların büyük ölçüde geri kazandırılabildiğine dikkat çekti. Yenileyici tıpta bu gelişme, yara izlerini azaltmanın ve daha iyi bir doku iyileşmesinin önünü açıyor. Ayrıca, BMP2'nin FDA onaylı olması ve FGF2'nin klinik denemelerde kullanılması sayesinde, bu tedavinin laboratuvardan klinik uygulamalara geçişinin diğer deneysel yöntemlere göre daha hızlı gerçekleşebileceği öngörülüyor. Bu bulgular, insan iyileşmesinde yenileyici tıp uygulamalarının yakın gelecekte gerçekçi bir seçenek haline gelebileceğini gösteriyor.</p><h3>Yenileyici tıpta paradigma değişimi: Gizli potansiyel açığa çıkıyor</h3><p>Çalışma, memeli organizmalarda yenileyici kapasitenin tamamen kaybolmadığını, ancak pasif halde beklediğini ortaya koydu. Dr. Ken Muneoka, "Bu, mümkün olan şeyler hakkında düşünme şeklimizi değiştiriyor" diyerek, yenileyici tıp alanında yeni soruların gündeme geleceğini belirtti. Araştırma ekibi, bu bulguların insanlarda yara onarımını iyileştirmek ve doku yenileme kapasitesini aktive etmek için yeni bilimsel modeller sunacağını ifade etti. Sonuç olarak, yenileyici tıp sayesinde, insan vücudunun kendi iyileştirici potansiyelinden daha fazla yararlanmak mümkün olabilir. Geliştirilen bu yeni model, gelecekte doku kaybı yaşayan hastalar için umut vadediyor ve bilim dünyasında yenileyici tıp alanında köklü bir değişimin habercisi olarak öne çıkıyor.</p><p>Texas A&amp;M Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu araştırma, insan biyolojisinde gizli kalan yenileyici güçlerin açığa çıkarılması ve yenileyici tıbbın uygulama alanlarının genişletilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bilim insanları, bu bulguların gelecekte yara izlerinin azaltılması, doku kaybının telafisi ve insan sağlığında köklü değişikliklerin önünü açabileceğine inanıyor. Yenileyici tıp, insan iyileşmesinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/insanlar-kaybettikleri-uz-385_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275483</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-trumpa-net-ret-orta-doguda-kriz-derinlesiyor-275483</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan Trump'a net ret! Orta Doğu'da kriz derinleşiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın barış teklifini kesin bir dille reddetmesi, Orta Doğu'da on haftadır süren çatışmaları daha da alevlendirdi. Hürmüz Boğazı'ndaki çıkmaz ve karşılıklı restleşmeler, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açtı. Bölgedeki gelişmeler, başta Çin olmak üzere uluslararası aktörlerin de yakın takibinde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan Trump'a net ret! Orta Doğu'da kriz derinleşiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran ile ABD arasında haftalardır devam eden çatışmalar, Tahran yönetiminin ABD Başkanı Donald Trump'ın barış teklifini kesin bir dille reddetmesiyle yeni bir boyut kazandı. İran yönetimi, ABD'nin sunduğu şartları "teslim olma" talebi olarak nitelendirerek geri çevirdi. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'nda zaten gergin olan durumu daha da karmaşık hale getirdi. Küresel enerji ticaretinin kalbinde yer alan Hürmüz Boğazı'ndaki bu çıkmaz, petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açarken, bölge ülkeleri ve dünya genelinde tedirginlik yarattı. İran'ın talepleri arasında savaş tazminatları, Hürmüz Boğazı üzerinde tam egemenlik, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması bulunuyor. ABD ise İran'ın nükleer programını tamamen durdurmasını ve bölgedeki askeri faaliyetlerine son vermesini istiyor.</p><h3>Trump'ın barış teklifi reddedildi, Hürmüz Boğazı kilitlendi</h3><p>ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran'ın sunduğu karşı teklifi "tamamen kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Trump'ın bu çıkışı, Orta Doğu'da on haftadır süren çatışmaların sona ermesi yönündeki umutları gölgede bıraktı. İran devlet medyası, ABD'nin önerisini "teslimiyet" dayatması olarak değerlendirdi ve net bir şekilde reddetti. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin serbest bırakılması için ABD'nin İran limanlarındaki ablukayı kaldırmasını talep etti. Ancak Washington yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki askeri varlığı konusunda taviz vermeye yanaşmıyor. İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, müzakerelerin sürdüğü bir dönemde yaptığı açıklamada, "Düşman önünde asla başımızı eğmeyeceğiz" diyerek kararlılık mesajı verdi. Pezeshkian'ın bu vurgusu, İran'ın geri adım atmaya niyetli olmadığını bir kez daha gösterdi.</p><h3>Hürmüz Boğazı'nda petrol fiyatları fırladı, enerji piyasaları sarsıldı</h3><p>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, küresel enerji piyasalarını derinden etkiledi. ABD'nin Batı Teksas Ortağı vadeli işlemleri, Haziran teslimatıyla yüzde 4,96'lık bir artışla varil başına 100,3 dolara yükseldi. Uluslararası referans Brent ham petrol vadeli işlemleri ise Temmuz teslimatıyla yüzde 4,92 artarak varil başına 105,76 dolara çıktı. Bu ani fiyat artışları, Orta Doğu'daki çatışmanın enerji arzı üzerindeki risklerini gözler önüne serdi. Uzmanlar, petrol piyasalarının gelişmelere karşı son derece hassas olduğunu ve Hürmüz Boğazı'ndaki her yeni gerilimin fiyatlarda oynaklığı artırdığını belirtiyor. Katar'a ait bir LNG tankerinin, savaşın başlangıcından bu yana ilk kez Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmesi, sembolik bir adım olarak görülse de piyasalardaki endişeyi yatıştırmaya yetmedi. Bölgedeki bu hassas denge, enerji ithalatçısı ülkelerin de dikkatini Hürmüz Boğazı'na çevirdi.</p><h3>İran'ın askeri hamleleri ve bölgesel gerilim tırmanıyor</h3><p>İran, hafta sonu boyunca Körfez'deki komşularına yönelik insansız hava aracı saldırılarını sürdürdü. Birleşik Arap Emirlikleri, İran'dan gelen iki insansız hava aracını etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Katar ise kendi sularında bir yük gemisine isabet eden insansız hava aracı saldırısını kınadı. Kuveyt de hava savunma sistemlerinin hava sahasına giren düşmanca insansız hava araçlarına müdahale ettiğini açıkladı. İran Ordusu sözcüsü Tuğgeneral Mohammad Akraminia ise, IRNA'ya verdiği demeçte, "Düşman yeni bir hata yaparsa, beklenmedik karşılıklar vereceğiz" ifadeleriyle dikkat çekti. Akraminia, olası bir saldırının çatışmayı "düşmanın öngöremediği alanlara" taşıyabileceğini vurguladı. İran'ın yeni Süper Lideri Mojtaba Khamenei ise savaşın başından bu yana kamuoyunun önüne çıkmazken, askeri operasyonlar için "yeni ve kesin talimatlar" verdiği bildirildi.</p><h3>Çin ve uluslararası diplomasi: Hürmüz Boğazı için kritik hamleler</h3><p>Orta Doğu'daki çözülmemiş kriz, ABD Başkanı Trump'ın Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile Pekin'de yapacağı zirve öncesinde uluslararası diplomasinin odağına oturdu. Washington yönetimi, Pekin'den Tahran üzerinde baskı kurmasını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için devreye girmesini istiyor. Ancak Çin'in bu konuda ne kadar istekli olacağı belirsizliğini koruyor. Pekin, geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi'yi ağırlayarak iki ülke arasındaki "stratejik ortaklığı" vurguladı. Çinli üst düzey diplomat Wang Yi, Tahran'a bölgesel çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunması ve düşmanlıklardan kaçınılması çağrısı yaptı. Uzmanlar, Çin'in Hürmüz Boğazı'nda istikrarı sağlamak konusunda ABD ile çıkarlarının örtüştüğünü, ancak Tahran ile ilişkilerini zedeleyecek adımlar atmaktan çekindiğini belirtiyor. Diplomatik kaynaklar, Pekin'in arabuluculuk rolünde temkinli davranacağını ve Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözümü için ortak bir zemin arayışının süreceğini öngörüyor.</p><p>İran ve ABD arasındaki Hürmüz Boğazı merkezli gerilim, sadece bölge ülkelerini değil, küresel enerji piyasalarını ve uluslararası güç dengelerini de doğrudan etkiliyor. Tarafların karşılıklı sert tutumları, kısa vadede bir çözüm olasılığını zayıflatırken, diplomatik girişimlerin ve uluslararası baskının önümüzdeki dönemde belirleyici olması bekleniyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki her yeni gelişme, dünya ekonomisi üzerinde sarsıcı etkiler yaratmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/irandan-trumpa-net-ret-or-661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275482</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-gerginliklerden-kaynakli-fiyatlamalar-etkili-oluyor-275482</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel piyasalarda jeopolitik gerginliklerden kaynaklı fiyatlamalar etkili oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[11 Mayıs Pazartesi küresel piyasalar, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle haftaya karışık seyirle başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel piyasalarda jeopolitik gerginliklerden kaynaklı fiyatlamalar etkili oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 Mayıs 2026 Pazartesi küresel piyasalara bakış... ABD-İran arasındaki diplomatik süreç piyasaların odağında bulunmaya devam ediyor. Taraflardan gelebilecek barış haberleriyle küresel piyasalarda risk iştahının artma olasılığı bulunmasına karşın, gelen çelişkili açıklamalar piyasalarda risk algısının hala devam sürdüğünü gösteriyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran'ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran'ın hala ülkeden "çıkarılması gereken" zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.</p><p>Küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiğine dair işaretlerle risk algısı yükselirken, bu durum hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin endişeleri de artırdı.</p><p>Orta Doğu'daki gerilim, haftanın ilk işlem gününde son dönemde hisse senedi piyasalarında görülen güçlü yükselişleri gölgede bıraktı.</p><p>ABD-İran arasında barış anlaşması sağlanabileceği umudu Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma haberlerine rağmen korunurken, sürece ilişkin belirsizlikler küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.</p><p>Analistler, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde olduğunu ancak ekonomik büyümeyi durduracak kadar değil zorlaştıracak seviyelerde kalmaya devam ettiğini söyledi. Diğer taraftan yatırımcılar teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliğini koruyor. Orta Doğu'daki gelişmeler ise bu iyimserliğin etkilerini törpülüyor.</p><p>Bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının yönüne ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğuna işaret etti.</p><p>Goolsbee, "Mevcut duruma bakıp da masada akla gelebilecek tek seçeneğin faiz indirimleri olduğunun nasıl düşünüldüğünü anlamıyorum." diye konuştu.        Öte yandan Fed Amerikan finansal sisteminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Finansal İstikrar Raporu'nun mayıs sayısını yayımladı.</p><p>ABD'nin finansal istikrarına yönelik risklere ilişkin yapılan anket sonuçlarının paylaşıldığı raporda, jeopolitik riskler ve petrol şokunun en çok dile getirilen riskler olduğu belirtildi. Jeopolitik gelişmeler piyasaların temel itici gücü olmaya devam ederken, yatırımcılar savaşın etkilerini değerlendirmek için açıklanan makroekonomik verileri yakından takip ediyor.</p><p>ABD'de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi arttı, işsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 4,3 oldu. Tarım dışı istihdamın bu dönemde 65 bin kişi artması öngörülüyordu.</p><p>Yükselen petrol fiyatları, inatçı enflasyon ve uzun süre yüksek kalması beklenen faiz oranlarına karşın işgücü piyasası yine de istihdam yaratmaya devam ediyor.</p><p>İşgücü piyasasındaki güçlenme sinyalleri, ABD/İsrail İran Savaşı'nın tetiklediği enerji şokuna rağmen dünyanın en büyük ekonomisinin dayanıklılığını koruduğu yönündeki görüşleri öne çıkardı.</p><p>Diğer taraftan tarım dışı istihdam verisi istihdam piyasasında risklerin dengeli olduğunu gösteren bir sinyal olarak algılanırken, son jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde maliyet baskısını artıracak olmasından dolayı Fed'in bekle-gör politikasında kalabileceği ihtimalini ortaya koydu.</p><p>Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi ise mayısta 48,2 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.</p><p>Söz konusu veri, enflasyonun kişisel mali durumlar ve satın alma koşulları üzerindeki etkisine ilişkin endişeler nedeniyle tüketici güveninin olumsuz etkilendiğini ortaya koydu. Bu hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verisinin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın beklenen Çin ziyaretinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.</p><p>Ülkede enflasyonun yıllık bazda hızlanması bekleniyor. Enflasyon verisi Fed Başkanı Jerome Powell'ın başkanlığındaki son gününden (15 Mayıs Cuma) sadece birkaç gün önce gelecek. Senato'nun, Powell'ın yerine geçmesi beklenen Kevin Warsh'ın adaylığını hafta ortasında oylamaya sunması öngörülüyor.</p><p>Öte yandan ABD ile Çin heyetlerinin, Trump'ın bu hafta Çin'e yapacağı ziyaretin hemen öncesinde ekonomi ve ticaret müzakerelerinin yeni turu için Güney Kore'de bir araya geleceği bildirildi.</p><p>Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in davetiyle 13-15 Mayıs'ta Pekin'e resmi ziyarette bulunacağı belirtildi.</p><p>Ziyarette tarafların gümrük tarifeleri, Tayvan ve ABD/İsrail-İran Savaşı konularının ele alınması bekleniyor. Çin, İran ile olan ekonomik bağları nedeniyle önemli bir diplomatik oyuncu olarak görülüyor.</p><p>Orta Doğu'da gerilimlerin yakın vadede azalacağına dair umutların azalmasıyla Brent petrolün varili yüzde 4,9 artışla 103,7 dolarda seyrediyor.</p><p>Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artıracağına dair endişelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,39'da yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 yükselişle 98,1 seviyesinde seyrediyor.</p><p>Geçen hafta yüzde 2'nin üzerinde yükselen altının onsu yeni günde yüzde 1 azalışla 4 bin 675 dolardan işlem görüyor. Altın fiyatlarındaki düşüşte jeopolitik gerginliklerin tekrar artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve güçlenen dolar etkili oldu.</p><p><strong>NEW YORK BORSASI CUMA GÜNÜ YÜKSELDİ</strong></p><p>New York borsasında beklentileri aşan istihdam verileri sonrasında cuma günü pozitif bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yatay seyrederken, S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,84 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,71 değer kazandı. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>AVRUPA BORSALARI GERİLEDİ</strong></p><p>Orta Doğu'daki gerilimlerle enerji maliyetlerinin yüksek seyrini koruması ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanması Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyirde etkili olmaya devam etti.</p><p>Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Alman ihracatçıların küresel pazar payını kaybetmesinin temel nedeninin Çin kaynaklı artan rekabet baskısı olduğunu bildirdi.</p><p>İngiltere'de yerel seçimlerde sandıkta ilk sırada aşırı sağın yer almasının ardından İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer'in istifa baskılarıyla karşı karşıya kaldığına dair haberler öne çıktı. Ülkede siyasi bir belirsizliğin ortaya çıkabileceğine yönelik endişeler İngiltere borsasında düşüş eğilimine sebep oluyor.</p><p>Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Orta Doğu'daki savaşın sürmesi halinde dünyanın bazı bölgelerinde havacılık yakıtı sıkıntısı yaşanabileceğini belirterek, Avrupa'da alternatif olarak Jet A yakıtı kullanımının sektör için önemli esneklik sağlayabileceğini açıkladı.</p><p>Almanya'da mart ayına ilişkin sanayi üretiminin aylık yüzde 0,7, yıllık da yüzde 2,8 azalarak beklentilerden kötü geldi. Öte yandan İngiltere ve Fransa'nın Hürmüz Boğazı konusunda bir toplantıya ev sahipliği yapması bekleniyor.</p><p>Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,32, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,09 ve İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43 değer kaybederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yatay seyretti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>ASYA BORSALARI KARIŞIK SEYREDİYOR</strong></p><p>Asya borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde karışık seyrediyor.</p><p>Çin'de enflasyonda sert bir hızlanma görüldü. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.</p><p>Çin'de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE'nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.</p><p>Söz konusu veriler, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Çin'deki uzun süredir devam eden deflasyonist eğilimi dengelediğini, özellikle de çatışmadan kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle yerel yakıt ve ulaşım fiyatlarının yükseldiğini gösterdi.</p><p>Analistler, Çin'de enflasyonun talep temelli değil maliyet temelli olduğunu ve bunun da ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere sahip olabileceğini söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin işletmelerin kar marjlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren analistler, bu durumun da Çin'in ekonomi yönetiminden daha fazla teşvik gelme olasılığını azaltabileceğini kaydetti.</p><p>ABD Hazine Bakanı Bessent'in bu haftaki Japonya ziyareti Asya piyasalarının odağında yer alıyor. Bessent'in Japonya ziyareti kapsamında Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile ayrı ayrı görüşmeler yapması bekleniyor. Nadir toprak elementleri ve enerji tedariki gibi ekonomik güvenlik konuları ile İran'daki savaşın ele alınmasının öngörüldüğü görüşmelerde, yenin dolara karşı devam eden zayıflığı ortamında döviz piyasalarındaki gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunulacağı tahmin ediliyor.</p><p>Yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliklerin devam etmesiyle Güney Kore borsası pozitif seyrediyor. Trump ile Şi Cinping'in bu hafta bir araya geleceğinin doğrulanmasının etkisiyle Çin borsası da yükseldi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,8, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 yükseldi. Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,3, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 geriledi.</p><p>Güney Kore'de Kospi endeksi 7.886,91 puanla rekor seviyeyi gördü.</p><p><strong>BORSA HAFTAYI REKORLARLA TAMAMLADI</strong></p><p>Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,15 yükselişle 15.062,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirirken gördüğü en yüksek seviye rekorunu 15.167,10 puana taşıdı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,17 yükselerek 17.955,00 puandan işlem gördü.</p><p>Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,1 artışla 44,8580'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3790'dan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde 15.100 ve 15.200 puanın direnç, 14.900 ve 14.800 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/kuresel-piyasalarda-jeopo-798_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275481</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/taylandin-eski-basbakani-sinavatra-sartli-tahliye-edildi-275481</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tayland'ın eski Başbakanı Şinavatra şartlı tahliye edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tayland'ın eski Başbakan Thaksin Şinavatra, geçmişteki yolsuzluk ve yetkiyi kötüye kullanma suçlamaları nedeniyle aldığı hapis cezasının 8'inci ayında şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tayland'ın eski Başbakanı Şinavatra şartlı tahliye edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bangkok Post gazetesinin haberine göre, mahkeme, bir yıllık hapis cezasının 8 ayını çeken Şinavatra'nın şartlı tahliyesine karar verdi.</p><p>Bangkok'taki cezaevinden tahliye edilen Şinavatra, aile üyeleri ile "Kırmızı Gömlekliler" olarak bilinen destekçilerinden oluşan kalabalık tarafından coşkuyla karşılandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/1-11052026f9d174ed.jpg"/><p>Şartlı tahliye kapsamında Şinavatra, kalan 4 aylık hapis cezası boyunca elektronik kelepçe takacak.</p><p>Tayland Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan Şinavatra'ya geçmişteki yolsuzluk ve yetkiyi kötüye kullanma suçlamalarından aldığı cezalar kapsamında Eylül 2025'te 1 yıl hapis cezası vermişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/taylandin-eski-basbakani--298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275480</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ev-yok-tapu-var-olmayan-dairenin-vergisini-veriyorlar-275480</link>
      <pubDate>2026-05-11T09:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ev yok tapu var! Olmayan dairenin vergisini veriyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun'da 2016'da inşaatı başlayan 543 dairelik proje yarıda kaldı. Olmayan dairelerinin tapularını alıp vergi ödeyen hak sahipleri, müteahhit firmanın inşaatın bitmesi için daire başına 3'er milyon TL daha istediğini öne sürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ev yok tapu var! Olmayan dairenin vergisini veriyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKŞAM Gazetesi'nin İHA'dan aktardığı habere göre, Samsun Atakum'da 2016'da temeli atılan 8 blok, 543 bağımsız bölümlü Korupark Evleri Koruşehir Sitesi, aradan geçen 10 yıla rağmen halen tamamlanmadı. Bazı blokların yalnızca temeli atılırken, bazı bloklarda ise inşaat belli bir seviyede bırakıldı. Sözleşmeye göre 2023'te dairelerini teslim almaları gereken hak sahipleri, 7 aydır durdurulduğunu öne sürdükleri inşaatın önünde basın açıklaması yaptı.</p><p><b>'TAPUSU VAR AMA EVİM YOK'</b></p><p>Hak sahibi Hacı Şakir Duran, "Benim tapum var ama evim yok. Arkamdaki yarım kalan binada 14. katta dairemin tapusu var ama evim yok. İnşaat 11. katta tıkanmış. Tapusu olmayanlar tapu tescil davası açsınlar" uyarısında bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/33-1105202613eb50b1.jpg"/><p><b>'EKSTRA 3 MİLYON TL İSTENİYOR'</b></p><p>Hak sahibi Tarık Çalık ise, "İnşaat yüzde 50 seviyesinde kaldı. Daha da vahimi olan müteahhit firmanın kalan inşaatı devam ettirmek için hak sahiplerinden 3 milyon TL daha ekstra ücret talep etmesidir. Talep edilen ekstra hukuka aykırıdır" diye konuştu. Hak sahiplerinden Ebuzer İnan ise şunları söyledi; "Tapuyu 2020'de aldım. Benim dairemin olduğu bina hiç ortada yok. Olmayan dairenin vergisini ödüyorum. Mağduriyetimiz giderilsin. Birçok inşaatta bu tarz sıkıntılar var fakat benimki trajikomik bir durum." </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/11-1105202632b34acd.jpg"/><p>Sözleşmede teslim tarihi 2023 olarak belirlenmişti.</p><p><b>201 KİŞİ BORCUNU ÖDEDİ</b></p><p>Hak sahiplerinin avukatı Ahmet Eren, "Temelden itibaren daire satışları başladı. 354 tüketici buradan daire satın aldı. Bunlardan 202'si borçlarını tamamen ödemesine rağmen tapuları tescil edilmemiştir" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/ev-yok-tapu-var-olmayan-d-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>