<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279087</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/oyku-cengiz-ile-o-anin-oykusunde-carpici-aciklamalar-usta-sanatci-cigdem-tunc-oyuncular-ke-279087</link>
      <pubDate>2026-06-10T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Öykü Cengiz ile O Anın Öyküsü”nde çarpıcı açıklamalar! Usta sanatçı Çiğdem Tunç: Oyuncular kendini geliştiremiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Usta sanatçı Çiğdem Tunç, 360 ekranlarında yayınlanan “Öykü Cengiz ile O Anın Öyküsü” programında, dizi sektöründeki oyuncu tercihleri ve sektörün mevcut yapısına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Öykü Cengiz ile O Anın Öyküsü”nde çarpıcı açıklamalar! Usta sanatçı Çiğdem Tunç: Oyuncular kendini geliştiremiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Usta sanatçı Çiğdem Tunç, 360 ekranlarında yayınlanan "Öykü Cengiz ile O  Anın Öyküsü" programında, dizi sektöründeki oyuncu tercihleri ve sektörün  mevcut yapısına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p><p>Sanat hayatındaki önemli anları paylaşırken sözü günümüz dizi dünyasına  getiren Tunç, sektörün dar bir kadro içine sıkışmış olmasını sert bir dille  eleştirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/ykcengiz2-1006202616dab643.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"OYUNCULAR KENDİNİ GELİŞTİREMİYOR"</b></p><p>Sürekli aynı isimlerin farklı projelerde yer almasının sanatsal bir  durağanlığa yol açtığını belirten Tunç, "Aynı isimlerin sürekli projelerde yer  alması, oyuncuların kendilerini yenilemesini de engelliyor. Bir telefonun şarja  takılması gibi, oyuncunun da nefes almaya ve şarj olmaya ihtiyacı vardır,"  dedi.</p><p>Bir menajerle çalışmadığını, cast direktörleriyle iletişim kurmadığını ve  sektörün popüler mekânlarına gitmediğini belirten sanatçı, "Bu sistemi  beceremem. Ben işimi yapıyorum, evde şarj oluyorum," dedi.</p><p><b> "Öykü Cengiz ile O An'ın  Öykü'sü"</b> 27 Ocak Salı gününden itibaren her  Salı saat 23.00'de 360 ekranında.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/ykcengiz-10062026872dec51.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/oyku-cengiz-ile-o-anin-oy-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279079</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-netanyahuya-sert-tepki-iletisim-baskani-duran-ahlak-dersi-vermesi-hadsizlik-279079</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den Netanyahu'ya sert tepki! İletişim Başkanı Duran: Ahlak dersi vermesi hadsizlik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Gazze'de on binlerce sivili katleden ve uluslararası hukuku hiçe sayan bir yönetimin Türkiye'ye ahlak dersi vermeye çalışmasını "hadsizlik" olarak niteleyerek, "Soykırım suçlamasıyla yargılananların, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den Netanyahu'ya sert tepki! İletişim Başkanı Duran: Ahlak dersi vermesi hadsizlik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail yönetiminin Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadelerine sert tepki gösterdi.</p><p>Gazze ve Batı Şeria'da on yıllardır on binlerce sivilin katledildiğini, çocukların açlığa mahkum edildiğini ve şehirlerin yerle bir edildiğini vurgulayan Duran, uluslararası hukuku hiçe sayan bir zihniyetin Türkiye'ye yönelik eleştirilerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/video-10062026788425d6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İletişim Başkanı Duran şunları kaydetti;</p><p><b>"UTANÇ VE AHLAKSIZLIK DOLU BİR SİCİL"</b></p><p>Gazze'de ve Batı Şeria'da on yıllardır on binlerce sivili katleden, çocukları açlığa mahkûm eden, şehirleri yerle bir eden, uluslararası hukuku hiçe sayan, utanç ve ahlaksızlık dolu sicile sahip bir yönetimin ve yöneticinin Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkması tam anlamıyla hadsizliktir. </p><p><b>"İFTİRA VE PROPAGANDA GERÇEKLERİ DEĞİŞTİREMEZ"</b></p><p>Gazze'de soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılananların, insanlığın vicdanı olan Türkiye'ye çamur atmaya çalışması, mazlumların sesi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hadsizce hedef alması, tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir. İftira ve propaganda, gerçekleri değiştiremez. İnsanlık vicdanında mahkûm olmuş bir zihniyetin iftiraları ne Türkiye'nin duruşunu ne de hakikati değiştirebilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, mazlumların sesi olmaya; hakikati savunmaya, zalimin karşısında durmaya devam edecektir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/turkiyeden-netanyahuya-se-633_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279078</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-turkiye-bulgaristan-dogalgaz-iletim-kapasitesinin-artirilmasi-strat-279078</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Türkiye-Bulgaristan doğalgaz iletim kapasitesinin artırılması stratejik öneme sahip]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye'den Bulgaristan'a doğal gaz iletim kapasitesinin artırılması, yalnızca ikili ilişkilerimiz açısından değil, Doğu Avrupa'nın enerji güvenliği bakımından da stratejik önem taşımaktadır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Türkiye-Bulgaristan doğalgaz iletim kapasitesinin artırılması stratejik öneme sahip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fidan, Bulgaristan Haber Ajansına (BTA) mülakat verdi.</p><p>NATO müttefiki olan Türkiye ve Bulgaristan&#39;ın yaşanan küresel çatışmalarda yürüttüğü koordinasyona ilişkin konuşan Fidan, &quot;Orta Doğu&#39;da ahiren yaşanan gelişmeler, güvenlik ortamının ne kadar hızlı değişebildiğini ve İttifakın güney kanadından neşet eden tehditlerin, bölgenin ötesindeki yansımalarının etkisini ortaya koymuştur. Ülkemize yönelik ateşlenen füzeler karşısında hızla harekete geçilmiş olması, NATO&#39;nun etkinliği ve küresel ve bölgesel güvenliğin korunmasında üstlendiği caydırıcı rolün ehemmiyeti ile müttefikler arası birlik ve dayanışmanın önemini bir kez daha göstermiştir.&quot; dedi.</p><p>Fidan, Türkiye ve Bulgaristan&#39;ın, İttifakın güneydoğu kanadını oluşturan iki stratejik ortak olarak gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek &quot;Askeri makamlarımız ülkelerimizin hava ve füze savunma sisteminin güçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda atılabilecek ilave adımları değerlendirmeye hazırdır. NATO şemsiyesi altında sınır güvenliği, erken uyarı sistemleri ve istihbarat paylaşımı konularında Sofya yönetimiyle tam bir eş güdüm içerisindeyiz. Bölgesel bir tırmanmanın önlenmesi adına iki müttefik olarak ortak kararlılığımızı sürdürüyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye, Bulgaristan ve Romanya&#39;nın, 2024&#39;te, Karadeniz&#39;in güvenliğini tehdit eden deniz mayınları temizlemek için başlattığı uygulamaya değinen Fidan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bulgaristan&#39;da kain İleri Kara Kuvvetlerine (FLF) personel katkımız ve İttifakın Doğu Kanadında belirli aralıklarla görev icra eden unsurlarımız aracılığıyla operasyonel işbirliğimizi geliştirmeye gayret ediyoruz. Karadeniz ve Doğu Akdeniz&#39;de kilit bir müttefik ve net bir güvenlik sağlayıcısı olarak, NATO&#39;nun caydırıcılık ve savunma konumlanmasının güçlendirilmesine yönelik çalışmalara İttifak bünyesinde aktif katkı sağlamaya devam ediyoruz. Türkiye 360 derece güvenlik anlayışı doğrultusunda NATO bünyesinde katkılarını artırırken müttefikleriyle de ikili ölçekte savunma işbirliğini geliştirmeyi arzu etmektedir. Karadeniz ve Balkanlar başta olmak üzere Bulgaristan&#39;la güvenlik ve savunma alanında işbirliğimizi daha da ileriye taşımak istiyoruz.&quot;</p><p>Fidan, 2024&#39;teki son Bulgaristan ziyaretinin ardından geçen iki yıllık süreçte, ilişkilerin komşuluk ve NATO müttefikliği temelinde olumlu seyrettiğini söyledi.</p><p>İkili ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde artarak, 10 milyar dolar hedefine yaklaşması, sınır kapılarındaki modernizasyon çalışmaları, ulaştırma ve altyapı çalışmaları kapsamındaki bağlantısallık projelerinde ortaya koyulan ortak iradenin bu dönemin en büyük kazanımı olduğunu vurgulayan Fidan, &quot;Türk şirketleri Bulgaristan&#39;da yatırım yapmaya artan bir ilgi duymaktadır. Bizler de iki ülke arasında karşılıklı yatırımların artmasını teşvik ediyor, ikili temaslarımızda bu hususun da üzerinde duruyoruz. Ayrıca iki ülke arasındaki insan odaklı diplomasi köprüleri ve kültürel projeler halklarımızı daha da yakınlaştırmaktadır. 2025 yılında Türkiye&#39;ye Bulgaristan&#39;dan gelen turist sayısı 2 milyon 800 bini aşmıştır. Bu sayıyı önümüzdeki yıllarda daha da artırmak niyetindeyiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "SÜRDÜRÜLEBİLİR VE GÜÇLÜ HÜKÜMETİN VARLIĞI, BALKANLAR'IN İSTİKRARI AÇISINDAN HAYATİ ÖNEME SAHİP"</b></p><p>Bakan Fidan, Bulgaristan&#39;da uzun süren koalisyon veya geçici hükümetler döneminin ardından, parlamentoda net bir çoğunluğa sahip istikrarlı bir siyasi iradenin tecelli etmiş olmasının Bulgaristan halkı ve Bulgaristan-Türkiye ikili ilişkileri için hayırlı olmasını diledi.</p><p>Sofya&#39;da sürdürülebilir ve güçlü bir hükümetin varlığının sadece Bulgaristan&#39;ın refahı için değil, Balkanlar&#39;ın istikrarı ve ortak projelerin geleceği açısından da hayati öneme sahip olduğunun altını çizen Fidan, &quot;Bu durum, enerji, lojistik ve güvenlik alanlarında askıda bekleyen ya da uzun vadeli planlama gerektiren stratejik dosyaları çok daha hızlı ve kararlı bir şekilde neticelendirmemize imkan tanıyacaktır. Ayrıca, istikrarlı bir hükümetin getirdiği işlerlik, Bulgaristan halkının soydaşlarımız dahil tüm kesimlerinin refahını ve yaşam kalitesini artıracak hizmetlerin uygulamaya konmasında son derece önemlidir.&quot; dedi.</p><p><b>- BULGARİSTAN'DAKİ TÜRK TOPLUMU</b></p><p>&quot;Balkanlar&#39;da en fazla soydaşımızın bulunduğu ülkelerin başında gelen Bulgaristan&#39;daki soydaşlarımız, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin en önemli veçhelerinden birisini oluşturmakta olup, ülkelerimiz arasında sadece sarsılmaz bir gönül köprüsü değil, aynı zamanda Bulgaristan demokrasisinin ve toplumsal barışının en önemli güvencelerinden birini teşkil etmektedir.&quot; ifadesini kullanan Fidan, soydaşların demokratik haklarını kullanarak parlamentoda güçlü şekilde temsil edilmelerinden memnuniyet duyduklarını belirtti.</p><p>Fidan, soydaşların huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan&#39;ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmelerini istediklerini vurguladı.</p><p><b>- ENERJİ İŞBİRLİĞİ</b></p><p>Bakan Fidan, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ)-Bulgargaz arasındaki anlaşmaya ilişkin soruyu cevaplayarak &quot;2023 başında imzalanan BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması esasen Rusya&#39;dan doğal gaz alımının kesildiği, Bulgaristan&#39;ın enerji tedarikinde arz kesintileriyle karşı karşıya kaldığı ve alternatif kaynak arayışında olduğu bir dönemde Bulgaristan&#39;ın arz güvenliğini tahkim eden stratejik bir hamleydi.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye&#39;nin, bu süreçte komşusu ve müttefiki Bulgaristan&#39;ın enerji arz güvenliğine katkı sağlamayı bir sorumluluk olarak görerek gerekli desteği sunduğuna değinen Fidan, anlaşmanın temel amacının Bulgaristan&#39;ın farklı kaynaklara erişimini kolaylaştırmak ve bölgesel enerji güvenliğine katkıda bulunmak olduğunu belirtti.</p><p>Fidan, &quot;Türkiye ve Bulgaristan, bölgemizde enerji alanında her zaman güvenilir birer ortak olmuştur. BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması, iki ülkenin işbirliğinin ötesinde, Avrupa&#39;nın enerji güvenliğinin sağlanmasına da katkı yapabilecek altyapıyı sunmaktadır.&quot; diyerek, bu konunun, ilgili kurumlar arasında uzun süredir yapıcı diyalog çerçevesinde ele alındığını söyledi.</p><p>&quot;Kazan-kazan&quot; ilkesi çerçevesinde, iki ülkenin de ticari ve hukuki çıkarlarını gözeten, günün değişen koşullarına uyumlu bir güncelleme için makamların temas halinde olduğu bilgisini paylaşan Fidan, Bulgaristan&#39;la enerji alanındaki önemli ilişkileri geliştirmeyi istediklerini dile getirdi.</p><p>Fidan, &quot;Amacımız Türkiye-Bulgaristan doğal gaz iletim kapasitesinin artırılmasını da içerecek kapsamlı bir enerji işbirliği anlaşması imzalayarak ilişkilerimizi daha da ileriye taşımaktır.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- BALKANLARDA BÖLGESEL SAHİPLENME VURGUSU</b></p><p>Türkiye&#39;nin &quot;bölgesel sahiplenme&quot; ve &quot;kapsayıcılık&quot; ilkelerini gözeterek, bölgede işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesi üzerinde hassasiyetle durduğunun altını çizen Fidan, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren ve kurucu üyesi olduğu Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci&#39;ne (GDAÜ) özel önem verdiklerini dile getirdi.</p><p>Fidan, GDAÜ Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;nde Türkiye&#39;nin Balkanların ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, bölgede barış ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye&#39;nin dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayacakları bilgisini paylaştı.</p><p>Bölgesel sorunlara bölgesel çözümler bulunması anlayışı temelinde &quot;bölgesel sahiplenme ilkesinin&quot; önem taşıdığına da değineceklerini aktaran Fidan, bölge ülkelerinin geleceğinin birbirine bağlı olduğu ve GDAÜ çatısı altında bölgesel işbirliğinin sürdürülmesinin öneminden bahsedeceklerini kaydetti.</p><p>Fidan, barış ortamının sürdürülmesinin yalnızca askeri yollarla mümkün olamayacağına işaret ederek, kapsayıcı ve yapıcı diyaloğun önemine, Balkan Barış Platformu başta olmak üzere Türkiye&#39;nin bölge ülkeleriyle kurduğu istişare mekanizmalarının yararına ve son uluslararası gelişmelerin bölgesel işbirliğinin önemini arttırdığına değineceğini söyledi.</p><p><b>- TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİK SÜRECİ</b></p><p>Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam ettiğinin altını çizen Fidan, şunları sözlerine ekledi:</p><p>&quot;Ülkemizin AB&#39;ye katılım sürecini, konjonktürel ve kısa vadeli hesaplarla değerlendirmek hata olur. Neticede bugün AB üyesi olan ülkelerin neredeyse yarısı Avrupa ailesinin parçası olarak kabul görmezken biz vardık. AB ile tam üyelik hedefi içeren Ortak Anlaşmamızı 1963 yılında imzaladık. Tam üyeliğin merhalesi olan Gümrük Birliği'ni 1996'da yürürlüğe koyduk.&quot;</p><p>Fidan, AB ile ekonomik ve ticari ilişkilerin kapsamlı ortaklığın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, AB&#39;nin Türkiye&#39;nin en büyük, Türkiye&#39;nin ise AB&#39;nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu anımsattı.</p><p>Bakan Fidan, Türkiye-AB ikili ticaret hacminin güçlü ekonomik ilişkilerin bir göstergesi olarak 2025&#39;te yaklaşık 233 milyar dolara ulaştığına dikkati çekti.</p><p>Türkiye-AB ilişkilerinin köklü kurumsal zemin ve uzun yıllara dayanan ticari, ekonomik ve toplumlar arası bütünleşme geçmişi üzerine inşa edildiğinin altını çizen Fidan, &quot;Son dönemde giderek yoğunlaşan küresel kırılmalar, hızlı dönüşümler ve çok yönlü tehdit algılamaları, AB&#39;yi köklü bir dönüşümün eşiğine getirmiştir. Güvenlikten, ekonomi ve ticarete her alanda, bildiğimiz dünyanın sonuna geldik ve tüm bu gelişmeler AB&#39;yi derinden etkiliyor.&quot; dedi.</p><p>Fidan, bugün uluslararası sistemin büyük dönüşüm içindeyken AB&#39;nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulunarak, &quot;AB&#39;nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB&#39;nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye&#39;nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye&#39;nin üyeliğine ilişkin siyasi iradenin yeniden ve açık bir şekilde ortaya konulması ve üyelik perspektifinin somut adımlarla desteklenerek teyit edilmesinin sürecin yeniden ivme kazanmasına katkı sağlayacağını söyleyen Fidan, Türkiye&#39;nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğunu ve AB ile ilişkilerin karşılıklı yarar, diyalog ve işbirliği temelinde her alanda geliştirilmesine önem verdiğini kaydetti.</p><p><b>- "(DOĞALGAZ İLETİM KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI) DOĞU AVRUPA'NIN ENERJİ GÜVENLİĞİ BAKIMINDAN STRATEJİK ÖNEM TAŞIMAKTA"</b></p><p>Fidan, son gelişmelerin ülkeler arasındaki bağlantısallığın ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, enerji, ulaştırma ve lojistik alanlarındaki bağlantıların güçlendirilmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir öncelik olarak gördüklerini ifade etti ve bu kapsamda Bulgaristan ile hayata geçirilmesi planlanan somut projelerin bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Enerji alanında doğalgaz altyapılarının güçlendirilmesi, enterkonneksiyonların geliştirilmesi ve enerji arz güvenliğinin artırılmasının iki ülke arasındaki ortak gündemlerin önemli başlıkları olduğuna dikkati çeken Fidan, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Ulaştırma alanında ise sınır geçişlerinin hızlandırılması, demiryolu ve karayolu bağlantılarının<br>geliştirilmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi üzerinde çalışabiliriz. Türkiye&#39;den Bulgaristan&#39;a doğal gaz iletim kapasitesinin artırılması, yalnızca ikili ilişkilerimiz açısından değil, Doğu Avrupa&#39;nın enerji güvenliği bakımından da stratejik önem taşımaktadır. Özellikle Ukrayna dahil bölgedeki ülkelerin artan enerji ihtiyaçları dikkate alındığında, mevcut kapasitenin geliştirilmesi gerekmektedir. Şu anda Türkiye&#39;den Bulgaristan&#39;a olan iletim kapasitesi, talep edilen ek hacimleri Bulgaristan üzerinden göndermemiz için yeterli değil. Bunun, Bulgaristan tarafında bazı ek yatırımlar gerektirdiğinin farkındayız ve doğalgaz şebekesinde bu yatırımları mümkün kılmak için birlikte çalışmaya hazırız.&quot;</p><p>Fidan, elektrik alanında da önemli bağlantısallık projelerinin olduğunu belirterek, Türkiye,<br>Bulgaristan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki &quot;Yeşil Enerji İletimi ve Ticareti&quot; projesine önem verdiklerini, bu projeye ilişkin fizibilite çalışmalarına çok yakında başlamayı umduklarını, stratejik öneme sahip bu projede ilerleme kaydedebilmek için bu çalışmaları mümkün olan en kısa sürede tamamlamak istediklerini kaydetti.</p><p>Elektrik alanında, iki ülke arasında planlanan yeni enterkonneksiyon hattı projelerini sonuçlandırmak istediklerini, bu sayede Türkiye ile Bulgaristan arasındaki transfer kapasitesini 700-1100 megavat artıracaklarını aktaran Fidan, ulaştırma alanında da Bulgaristan'la ikinci demiryolu geçişini açmak ve Karadeniz Otoyolu Projesini hayata geçirmek istediklerini, bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek girişimlerde Bulgaristan ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi.</p><p>Fidan, son yıllarda yaşanan gelişmelerin, enerji, ulaştırma ve iletişim alanlarında kesintisiz bağlantısallığın stratejik önemini açık biçimde ortaya koyduğunu, küresel tedarik zincirlerinin güvenliği ve dayanıklılığı açısından yeni ulaştırma koridorlarının geliştirilmesinin artık bir tercih değil, bir gereklilik haline geldiğini söyledi.</p><p>&quot;Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru giderek daha cazip ve güvenilir bir güzergah olarak öne çıkmaktadır. Türkiye bu koridora stratejik önem atfetmektedir. Kalkınma Yolu Projesi ve diğer bağlantısallık girişimleri de Avrupa ile Asya arasındaki ticaret akışlarını daha hızlı, güvenli ve verimli hale getirmeyi amaçlamaktadır.&quot; ifadelerini kullanan Fidan, bağlantısallık açısından kilit bir ülke olan Türkiye&#39;nin, küresel lojistiğin kalbi konumunda olduğunu ve bu koridorların nihai hedefi olan Avrupa pazarına açılan kapının ise Bulgaristan olduğunu aktardı.</p><p>Fidan, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarındaki kapasitenin artırılması, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve taşımacılık süreçlerinin hızlandırılması yönünde<br>yakın işbirliğinin önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Bulgaristan&#39;ın Türkiye üzerinden gelen devasa lojistik akıştan sadece bir geçiş ülkesi olarak değil, aynı zamanda bu hatların lojistik üssü ve dağıtım merkezi olarak ekonomik anlamda en büyük faydayı sağlayacak ortakların başında geldiğini belirten Fidan, ziyaret vesilesiyle tüm bu projeleri taçlandıracak adımları atmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Fidan, Bulgaristan tarafıyla bu konularda yakın işbirliği ve temasların sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Aramızdaki Kapıkule Sınır Kapısı, Avrupa'nın birinci, dünyanın en işlek ikinci sınır kapısıdır. Yılda dört milyondan fazla aracın, on milyondan fazla yolcunun geçtiği bu kapımızın ve diğer mevcut sınır kapılarının genişletilmesi, ayrıca yeni kapılar açılması, ortak gündemimizde yer almaktadır. Amacımız, ticaretin önündeki engelleri azaltırken sınır güvenliğini en üst düzeyde muhafaza etmektir. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika'yı birbirine bağlayan stratejik konumu, Bulgaristan'ın Avrupa içindeki merkezi rolüyle birleştiğinde, bölgesel ve küresel ticaret için önemli fırsatlar ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde bağlantısallık alanındaki işbirliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/disisleri-bakani-fidan-tu-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279076</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-myk-toplandi-279076</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti MYK toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Merkez Yürütme Kurulu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti MYK toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.</p><p>AK Parti Genel Merkezi'ndeki toplantı, saat 15.10'da başladı.</p><p><b>Peki, gündemde hangi sıcak başlıklar var? İşte yanıtı...</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/video1-10062026d2109f3b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/ak-parti-myk-toplandi-824_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279064</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-sasirdi-kucuk-catlaklar-buyuk-riski-ortaya-cikardi-279064</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları şaşırdı! Küçük çatlaklar büyük riski ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Minnesota Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, yer altı çatlaklarının su ve kirleticilerin yayılımındaki rolü yeniden değerlendirildi. Çalışma, klasik modellerin aksine, çatlak kesişimlerinde sıvı hareketinin sanılandan çok daha sınırlı olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları şaşırdı! Küçük çatlaklar büyük riski ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Minnesota Üniversitesi'nden bilim insanları, yer altı çatlaklarının su ve kirleticilerin yayılımında oynadığı rolü mercek altına aldı. Peter K. Kang ve ekibi, laboratuvarda ürettikleri reçine blokları üzerinde yaptıkları deneylerle, yer altı çatlaklarının kesişim noktalarındaki davranışları inceledi. Elde edilen bulgular, mevcut modellerin aksine, çatlak kesişimlerinde sıvıların karışımının ciddi biçimde azaldığını gösterdi. Özellikle jeolojik stresin etkisiyle, çatlakların birleşme noktalarında beklenmedik kapanmalar ve daralmalar meydana geldiği tespit edildi. Bu gelişme, kirleticilerin yer altındaki hareketinin öngörülmesinde yeni bir yaklaşım gerektirdiğini ortaya koydu.</p><h3>Peter K. Kang: 'Çatlak kesişimleri beklenenden farklı davranıyor'</h3><p>Araştırma ekibi, 3D yazıcıyla ürettikleri çatlaklı reçine bloklarını çeşitli basınçlara maruz bırakarak gözlem yaptı. Artı şeklindeki çatlak kesişimlerinde, yatay çatlağın tamamen kapandığı, dikey çatlağın ise açık kaldığı kaydedildi. Eğik kesişimlerde ise çatlaklardan biri sıkışırken, diğeri şaşırtıcı biçimde genişledi. Artan baskı ile bağlantı noktalarının dar bir V şekline dönüştüğü ve bu bölgede sıvı karışımının neredeyse durma noktasına geldiği anlaşıldı. Bu sonuç, standart modellerin öngördüğünden çok daha farklı bir tablo ortaya koydu.</p><h3>Yer altı çatlaklarında yeni modelleme önerisi</h3><p>Mevcut matematiksel modeller, çatlakların her zaman açık ve bağlantılı olduğunu varsayıyor. Ancak Minnesota Üniversitesi'nden araştırmacılar, yük altında çatlak boğazlarının daralmasını hesaba katan yeni bir düzeltme önerdi. Bu sayede, kirleticilerin hareketi ve jeotermal sistemlerdeki sıvı akışı daha doğru tahmin edilebilecek. Ayrıca, yer altı çatlaklarında meydana gelen tıkanmaların, sıvıların karıştığı alanlarda kimyasal reaksiyonları etkilediği ve bu durumun mühendisler için yeni kontrol imkanları sunduğu vurgulandı. Sonuç olarak, yer altı çatlaklarının davranışını anlamak, çevre mühendisliği ve enerji sektöründe kritik bir öneme sahip olmaya devam ediyor.</p><p>Bu çalışma, yer altı çatlaklarının su ve kirletici yayılımındaki etkisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Araştırmanın bulguları, hem çevresel risklerin yönetimi hem de enerji projeleri için daha hassas tahminler yapılabilmesinin önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bilim-insanlari-sasirdi-k-663_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279063</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zeka-ile-siber-boceklerde-yeni-donem-basladi-279063</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka ile siber böceklerde yeni dönem başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da Osaka Üniversitesi'nden bilim insanları, yapay zeka destekli siber böcekler üzerinde çığır açan bir çalışma gerçekleştirdi. Ekip, hamamböceklerinin vücut içi sinyallerini analiz ederek, bu canlıları arama kurtarma gibi kritik görevlerde daha etkin kullanmayı hedefliyor. Geliştirilen sistem, siber böceklerin stresli anlarını tespit edip müdahale edebiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka ile siber böceklerde yeni dönem başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da Osaka Üniversitesi'nden araştırmacılar, yapay zeka ile donatılmış siber böcekler geliştirdi. Bilim insanları, hamamböceklerinin vücutlarına yerleştirilen sensörlerle kalp atışı, sinir sinyalleri ve hareketlerini izleyerek, bu canlıların davranışlarını daha hassas biçimde kontrol etmeyi başardı. Geliştirilen yaklaşık beş gramlık çıkarılabilir cihaz, böceğin vücut içi sinyallerini analiz ediyor ve yapay zeka algoritmaları sayesinde böceğin beş farklı durumunu ayırt edebiliyor. Deneylerde, sistemin on denemeden dokuzunda doğru sonuç verdiği belirtildi. Bu yenilikçi yaklaşım, siber böceklerin yalnızca dışarıdan komut almalarının ötesine geçerek, canlıların biyolojik tepkilerini de dikkate alıyor.</p><h3>Osaka Üniversitesi ekibi: 'Siber böcekler labirentte başarıya ulaştı'</h3><p>Testler sırasında, geleneksel yöntemlerle yönlendirilen hamamböcekleri labirentte ilerleyemezken, yapay zeka destekli siber böcekler dört odalı bir ortamda hedefe ulaşmayı başardı. Sistem, böcek stres altında olduğunda tüm uyarıcıları kapatıyor ve canlıya kendi yolunu bulma şansı tanıyor. Sakin veya yiyecek bulunan ortamlarda ise cihaz, titreşim ve ışık sinyalleriyle böceği yönlendiriyor. Bu sayede, siber böcekler karmaşık ortamlarda daha etkin ve hızlı hareket edebiliyor. Araştırma ekibi, bu teknolojinin özellikle arama kurtarma operasyonlarında ve tehlikeli bölgelerde örnek toplama görevlerinde büyük avantaj sağlayacağını vurguluyor.</p><h3>Yapay zeka tabanlı sistemin gerçek ortamda sınavı</h3><p>Laboratuvar ortamında yüksek başarı gösteren sistem, gerçek dünya koşullarında ise yüzde 33 oranında hata payına sahip. Araştırmacılar, bu durumu böceğin hareketlerinin sensörlere çarpmasına bağlıyor. Ancak ekip, teknolojinin geliştirilmesiyle birlikte bu oranın daha da düşeceğine inanıyor. Gelecekte, yapay zeka ile yönetilen siber böceklerin, enkaz altında kalan insanları bulmak veya riskli bölgelerden hava örnekleri toplamak gibi görevlerde kullanılması planlanıyor. Osaka Üniversitesi'nin bu çalışması, hem yapay zeka hem de biyoteknoloji alanında önemli bir adım olarak gösteriliyor.</p><p>Sonuç olarak, yapay zeka destekli siber böcekler, geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek, canlıların doğal tepkilerini dikkate alan bir kontrol sistemi sunuyor. Bu yaklaşım, arama kurtarma ve çevre güvenliği gibi alanlarda yeni fırsatlar yaratabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yapay-zeka-ile-siber-boce-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279061</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cin-hindistan-ve-abdde-sel-riski-kritik-seviyede-artiyor-279061</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin, Hindistan ve ABD'de sel riski kritik seviyede artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İklim değişikliği, sel zamanı üzerinde küresel ölçekte ciddi bir kaymaya yol açıyor. Guangdong Teknoloji Üniversitesi'nden Wei Qi'nin liderliğindeki yeni analiz, baraj operatörleri ve çiftçiler için kritik uyarılar barındırıyor. Özellikle Çin, Hindistan ve ABD'de sel felaketlerinin zamanlaması kökten değişiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin, Hindistan ve ABD'de sel riski kritik seviyede artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliğinin etkisiyle, sel zamanı dünya genelinde giderek öngörülemez hale geliyor. Guangdong Teknoloji Üniversitesi'nden Wei Qi'nin yürüttüğü güncel araştırma, küresel ısınmanın sel olaylarının zamanlamasını önemli ölçüde kaydırdığını gözler önüne serdi. Baraj operatörleri, geçmiş yıllardaki sel takvimine göre su seviyelerini ayarlamaya devam ediyor. Ancak yeni bulgular, bu tarihlerin artık güvenilir olmadığını ve ani taşkın ya da su kaybı risklerini artırdığını ortaya koydu. Özellikle baraj yönetimi ve tarımsal faaliyetler açısından, sel zamanı değişikliği büyük bir tehdit oluşturuyor.</p><h3>Wei Qi: 'Sel zamanı her 0,5 derece ısınmada yarım gün kayıyor'</h3><p>Wei Qi'nin analizine göre, küresel ortalamada sel zamanı her 0,5 derece sıcaklık artışında yarım gün daha erken ya da geç yaşanıyor. Erken sel olaylarının görüldüğü bölgelerde, kar erimesinin hızlanması bu süreci daha da öne çekiyor. Yağmura bağlı sel zirvelerinde ise, sel zamanı daha ileri tarihlere sarkıyor. 1,5 derece ısınma senaryosunda ise, dünyanın yarısında sel zamanı bir haftadan fazla kayıyor. Bu değişim, özellikle Çin, Hindistan ve ABD gibi ülkelerde ciddi sonuçlar doğuruyor. Baraj operatörleri ve çiftçiler, sel zamanı değişikliğine karşı hazırlıksız yakalanma riskiyle karşı karşıya kalıyor.</p><h3>Baraj yönetimi ve sigorta sektörü için yeni riskler</h3><p>Mühendisler, barajları maksimum su seviyesine göre planlarken; sigorta şirketleri ise yıllık olasılıklara dayanarak risk hesaplamaları yapıyor. Ancak sel zamanı değişikliği, bu hesaplamaların geçerliliğini sorgulatıyor. Araştırma, ısınmanın sadece sel sıklığını ve şiddetini değil, aynı zamanda zamanlamasını da kökten etkilediğini gösteriyor. Bu da erken veya geç yapılan baraj boşaltmalarının felaketlere yol açabileceği anlamına geliyor. Uzmanlar, sel zamanı değişikliğinin artık afet yönetimi, tarım ve sigorta stratejilerinde en az sıklık ve şiddet kadar dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Sonuç olarak, iklim değişikliğinin sel zamanı üzerindeki etkisi, küresel risk yönetimi anlayışını yeniden şekillendiriyor.</p><p>İklim değişikliğine bağlı sel zamanı kaymaları, önümüzdeki yıllarda baraj yönetimi, tarım ve sigorta sektörlerinde daha esnek ve güncel stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Uzmanlar, sel zamanı değişikliğinin her düzeyde dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/cin-hindistan-ve-abdde-se-341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279060</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivrisineklerden-korunmak-icin-uzmanlardan-5-etkili-oneri-279060</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisineklerden korunmak için uzmanlardan 5 etkili öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sivrisinekler yaz aylarında hem evlerde hem de açık alanlarda ciddi bir sorun haline geliyor. İstanbul'da yaşayanlar, sivrisineklerden korunmak için uzmanların önerdiği basit ama etkili yöntemleri uygulayarak hem kaşıntılı ısırıklardan hem de olası hastalıklardan uzak durabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisineklerden korunmak için uzmanlardan 5 etkili öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte İstanbul ve çevresinde sivrisineklerin sayısı hızla arttı. Uzmanlar, sivrisineklerin sadece rahatsız edici ısırıklara yol açmakla kalmadığını, aynı zamanda çeşitli hastalıkların taşıyıcısı olabileceğini hatırlatıyor. Sivrisineklerden korunmanın yolları ise hem pratik hem de herkesin uygulayabileceği kadar basit. Vantilatör kullanımı, sineklik takılması, durgun suyun ortadan kaldırılması ve bahçede gereksiz eşyaların temizlenmesi, sivrisinek istilasına karşı öne çıkan yöntemler arasında yer alıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Vantilatör ve sineklik en etkili savunma'</h3><p>Sivrisineklerle mücadelede en etkili yöntemlerden biri vantilatör kullanmak. Uzmanlara göre, sivrisineklerin kanatları zayıf olduğundan vantilatörün yarattığı rüzgar, bu böceklerin odada rahatça dolaşmasını engelliyor. Ayrıca, pencere ve kapılara takılan sineklikler, hem evde hem de doğada sivrisineklerin içeri girmesini önlüyor. Bu önlemler, özellikle yaz akşamlarında evde geçirilen zamanı daha konforlu hale getiriyor. Sivrisineklerin yaygın olduğu bölgelerde, sineklik ve vantilatör kullanımı ciddi bir fark yaratıyor.</p><h3>Durgun su ve bahçe eşyaları sivrisineklerin üreme alanı</h3><p>Sivrisinekler yumurtalarını genellikle durgun suya bırakıyor. Saksı altlıklarında, evcil hayvanların su kaplarında veya bahçede biriken sularda sivrisinek larvaları hızla çoğalabiliyor. Uzmanlar, bu nedenle özellikle bahar ve yaz aylarında saksı altlıklarındaki suyun sık sık dökülmesini ve kapların iyice temizlenmesini öneriyor. Ayrıca, bahçede su tutabilen eski lastik gibi gereksiz eşyaların ortadan kaldırılması, sivrisineklerin üreme alanını azaltıyor. Bu basit adımlar sayesinde hem ev hem de bahçe sivrisineklerden daha güvenli hale geliyor.</p><p>Yaz aylarında sivrisinek tehdidini en aza indirmek için, uzmanların önerdiği bu yöntemleri düzenli olarak uygulamak büyük önem taşıyor. Sivrisineklerin yayılmasını önlemek ve sağlıklı bir yaz geçirmek için, evde ve çevrede alınacak küçük önlemler büyük fark yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/sivrisineklerden-korunmak-551_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279059</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/50-yillik-uyari-dogrulandi-kuresel-cokus-senaryosu-gercek-oluyor-279059</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[50 yıllık uyarı doğrulandı! Küresel çöküş senaryosu gerçek oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Roma Kulübü tarafından Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne (MIT) 1972 yılında hazırlatılan rapor, küresel çöküş riskinin giderek arttığını ortaya koydu. Uzmanlar, doğal kaynakların tükenmesi ve çevre kirliliğinin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[50 yıllık uyarı doğrulandı! Küresel çöküş senaryosu gerçek oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1972 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Roma Kulübü'nün iş birliğiyle hazırlanan rapor, küresel çöküş riskine ilişkin dikkat çekici öngörüler sundu. Dünya ekonomisinde sınır tanımayan büyümenin devam etmesi halinde, çevre sorunlarının göz ardı edilmesiyle insanlığın 21. yüzyılda çöküşle karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıldı. Uzmanlar, sistem dinamiğiyle oluşturulan World3 bilgisayar modeliyle gerçekleştirdikleri analizde, çevreye duyarsız üretim ve tüketim alışkanlıklarının sürdürülebilir bir gelecek için ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti.</p><h3>Roma Kulübü: 'Radikal değişim şart'</h3><p>Raporda, küresel çöküşün önüne geçebilmek için yalnızca köklü bir öncelik değişikliği ve sosyal değerlerin yeniden şekillenmesi gerektiği vurgulandı. Ancak, aradan geçen yarım asırda bu yönde anlamlı bir adım atılmadı. Uzmanlar, mevcut gidişatın yaşam standartlarını tehdit ettiğini, önlem alınmazsa insanlığın refah seviyesinin düşeceğini ifade ediyor. Roma Kulübü'nün öngörülerinin, günümüz koşullarında daha da büyük bir önem taşıdığına dikkat çekiliyor.</p><h3>KPMG'den Herrington: 'Küresel çöküş hızlanıyor'</h3><p>KPMG'de görev yapan Gaya Herrington tarafından gerçekleştirilen son araştırmalar, 1970'lerde yapılan karamsar tahminlerin doğruluğunu bir kez daha ortaya koydu. Herrington, doğal kaynakların hızla tükenmesi, çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin insanlığın çöküşüne yol açtığını belirtiyor. Teknolojinin maliyetinin artması ve insanların refahının azalması, sürdürülebilirlik açısından küresel ekonomiyi tehdit ediyor. Uzmanlar, acil önlem alınmadığı takdirde küresel çöküşün kaçınılmaz olacağı konusunda uyarıyor.</p><p>Sonuç olarak, MIT ve Roma Kulübü'nün 50 yıl önce yaptığı uyarılar bugün daha da güncel hale geldi. Doğal kaynakların tükenmesi ve çevre sorunlarının büyümesi, insanlığın geleceğini tehdit ediyor. Uzmanlar, küresel çöküşü önlemek için toplumların acilen radikal adımlar atması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/50-yillik-uyari-dogruland-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279058</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dogu-karadenizin-ic-kesimleri-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-bolgede-dikkatli-olun-279058</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'in iç kesimleri için kuvvetli yağış uyarısı: Bölgede dikkatli olun!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimleri için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doğu Karadeniz'in iç kesimleri için kuvvetli yağış uyarısı: Bölgede dikkatli olun!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji 11. Bölge Müdürlüğü'nden yapılan uyarıda "Bölgemizde görülmesi beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; Gümüşhane çevreleri ile Giresun, Trabzon iç kesimleri, Rize (İkizdere, Çamlıhemşin, Hemşin geneli ile Ardeşen ve Fındıklı'nın iç kesimleri) ve Artvin merkez ve iç kesimlerinde yerel kuvvetli (21-50 kg/m2) olması beklendiğinden ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, ulaşımda aksamalar, dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgâr gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.  </p><p>Yağışların bugün öğle saatlerinden yarın sabah saatlerine kadar etkili olması bekleniyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/dogu-karadenizin-ic-kesim-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279057</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ne-savas-ne-baris-durumundan-cikmaliyiz-279057</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halkın karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlara işaret ederek, "ne savaş ne de barış" durumundan çıkılması gerektiğini belirtti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran'da düzenlenen ülkenin önceki lideri Ali Hamaney'i anma programında konuştu.</p><p>Önceliğin ülkede birliğin korunması olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların halkın üzerindeki olumsuz etkilerine işaret etti.</p><p>Halkın üzerindeki ekonomik baskının hafifletilmesi gerektiğini vurgulayan İran Cumhurbaşkanı, "Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız. Savaş ülkenin çıkarına değil ancak düşman İran milletinin teslim olacağı fikrine kapılmasın." dedi.</p><p>Pezeşkiyan, ülkedeki siyasi gruplar ve yetkililere siyasi çekişmeleri kenara koyarak halkın sorunlarına eğilmeleri çağrısında bulundu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trumptan-irana-yeni-tehdit-bedelini-odemek-zorunda-kalacaklar-279039" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abd-baskani-trumptan-iran-516_2-41.jpg"/></div><h3>Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bedelini ödemek zorunda kalacaklar</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/iran-cumhurbaskani-pezesk-249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279056</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yana-yatmis-sekilde-seyreden-dorse-korkuttu-279056</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yana yatmış şekilde seyreden dorse korkuttu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'da trafikte ilerleyen bir tırın yana yatmış şekilde seyreden dorsesi, görenleri hayrete düşürdü. Tehlikeye davetiye çıkaran anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yana yatmış şekilde seyreden dorse korkuttu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, merkez Nilüfer ilçesi Bursa Çevre Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki tırın dorsesi henüz bilinmeyen bir nedenle yana doğru yattı. Buna rağmen yoluna devam eden sürücü, trafikteki diğer sürücülere korku dolu anlar yaşattı. Yana yatmış şekilde seyreden dorseyi gören vatandaş, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/=YhWPU.aPUBWbYVS_UpWPEdarU9KnYdG7Q9aTYdKbYJKTENa3ERC_ENGXYdS7UNafQ5K3A5WHU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yana-yatmis-sekilde-seyre-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279055</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/hayalet-sevgilim-dedi-tum-turkiyeyi-salladi-irem-yagci-bakin-simdi-ne-yapiyor-279055</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hayalet Sevgilim dedi tüm Türkiye'yi salladı! İrem Yağcı bakın şimdi ne yapıyor…]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Hayalet Sevgilim şarkıcı ile bir dönemin en popüler isimlerinden olan İrem Yağcı, yıllar sonra ortaya çıktı. Müzik kariyerini bir anda bırakan ve üniversite eğitimine yoğunlaşan İrem Yağcı'nın son halini görenler şaşkınlığını gizleyemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hayalet Sevgilim dedi tüm Türkiye'yi salladı! İrem Yağcı bakın şimdi ne yapıyor…]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir döneme damga vuran "Git" ve "Hayalet  Sevgilim" şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan İrem Yağcı Aydın,  bambaşka bir kariyer yolunu seçti.</p><p>Özellikle "Hayalet Sevgilim" ile büyük çıkış  yakalayan Yağcı, müzik kariyerini sürdürmek yerine eğitimine yöneldi. Daha önce  yaptığı açıklamalarda, müziği profesyonel olarak devam ettirme konusunda  motivasyonunu kaybettiğini ve bu nedenle akademik hedeflerine yöneldiğini ifade  etmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem10-10062026421c79df.jpg"/><p>Memur bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen  İrem Yağcı, çocukluk yıllarını Bursa'da geçirdi. Anadolu lisesinden mezun  olduktan sonra hukuk eğitimi almaya başlayan Yağcı, 2009 yılında mezun oldu ve  kariyerine avukat olarak devam etti.</p><p>İrem Yağcı, 2011 yılında Birtük Aydın ile evlendi. Çiftin  bu evlilikten bir kız çocukları dünyaya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem9-10062026186614be.jpg"/><p>Uzun süredir müzik sektöründen uzak bir yaşam süren  Yağcı, mesleğini başarıyla sürdürürken sosyal medyada da aktif olmayı  sürdürüyor. İrem Yağcı, kendi YouTube kanalında zaman zaman seslendirdiği  şarkıları paylaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem8-10062026e61dde98.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem2-10062026928225e4.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem5-10062026a2d0e3b4.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem7-10062026a20183e8.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem6-10062026f05bcaac.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem4-10062026ebd7bfde.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem3-100620268c5b6e9a.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/hayalet-sevgilim-dedi-tum-275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279054</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinyazi-koyunde-cikan-yanginda-6-donum-bugday-tarlasi-zarar-gordu-279054</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altınyazı köyünde çıkan yangında 6 dönüm buğday tarlası zarar gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Altınyazı köyünde çıkan yangında yaklaşık 6 dönüm buğday tarlası yanarak zarar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altınyazı köyünde çıkan yangında 6 dönüm buğday tarlası zarar gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede tarlada yayıldı. Yangını fark eden köylüler, traktörleriyle hızla bölgeye giderek alevlerin çevredeki ekili alanlara sıçramaması için yoğun çaba sarf etti.  </p><p>Köylülerin zamanında müdahalesi sayesinde yangın büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaklaşık 6 dönüm buğday ekili alan zarar görürken, daha büyük bir felaketin önüne geçildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72252801-10062026d9a5b878.jpg"/><p>Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatılırken, köy sakinleri hasat dönemine yaklaşan tarım arazilerinde daha dikkatli olunması çağrısında bulundu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/altinyazi-koyunde-cikan-y-164_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279053</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutta-cikan-bahce-yangininda-15-donum-arazi-zarar-gordu-279053</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mut'ta çıkan bahçe yangınında 15 dönüm arazi zarar gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Mut ilçesinde çıkan bahçe yangınında yaklaşık 15 dönüm arazi zarar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mut'ta çıkan bahçe yangınında 15 dönüm arazi zarar gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın, ilçeye bağlı Kurtsuyu Mahallesi sınırlarına meydana geldi. Alınan bilgiye göre, henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangını fark edenlerin bilgi vermesi üzerine bölgeye itfaiye ve orman işletme ekipleri sevk edildi. Yangına kısa sürede müdahale eden Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile Mut Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri müdahale ederek yangını kontrol altına aldı. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın çevredeki alanlara sıçramadan söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72252103-1006202665e1f1d5.jpg"/><p>Yangında İhsan Tekin'e ait olan yaklaşık 15 dönüm bahçenin zarar gördüğü, çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldığı öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/mutta-cikan-bahce-yangini-572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279051</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hakkaride-jiha-destekli-operasyonda-626-kilo-uyusturucu-ele-gecirildi-279051</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hakkari'de JİHA destekli operasyonda 626 kilo uyuşturucu ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Hakkari'de uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yapan şüphelilere yönelik Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen operasyonlarda 626 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini ve yakalanan 4 şüphelinin tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hakkari'de JİHA destekli operasyonda 626 kilo uyuşturucu ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabından Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı ve satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonla ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından yürütülen istihbari çalışmalar sonucu JİHA destekli operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 140 kilogram eroin, 443 kilogram esrar, 1 kilogram afyon sakızı, 3 kilogram morfin ve 39 kilogram asit anhidrit (ham madde) olmak üzere toplam 626 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 4 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.  </p><p><b>"ZEHİR SATICILARINA KARŞI MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ"</b></p><p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Güvenlik güçlerimizin etkin operasyonları ve toplumumuzun desteğiyle gençlerimizin geleceğini hedef alan zehir satıcılarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/hakkaride-jiha-destekli-o-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279050</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-muttefikleri-karadenizdeki-guvenlige-odaklanan-gorusmeler-yapti-279050</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO müttefikleri, Karadeniz'deki güvenliğe odaklanan görüşmeler yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Sözcüsü Allison Hart, İttifak ülkelerinin daimi temsilcilerini bir araya getiren Kuzey Atlantik Konseyi'nin üyelerinin Karadeniz'deki güvenliği ele alan görüşmeler yaptığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO müttefikleri, Karadeniz'deki güvenliğe odaklanan görüşmeler yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Sözcüsü Allison Hart, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, müttefik topraklarının her karışını koruma taahhüdünün NATO'nun değişen güvenlik ortamına sürekli uyum sağlamasını gerektirdiğini kaydetti.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle NATO'nun doğu kanadında insansız hava ve deniz araçlarıyla ilişkili olayların arttığını belirten Hart, bu zorlukların üstesinden gelmek için müttefiklerle yakın işbirliği içinde çalışmaların sürdüğünü aktardı.</p><p>Hart, bu kapsamda Kuzey Atlantik Konseyi üyelerinin bugün Karadeniz'deki güvenliğe odaklanan görüşmeler yaptığını duyurdu.</p><p>Rusya ve Ukrayna'ya ait insansız hava araçları (İHA) zaman zaman Estonya, Letonya, Romanya gibi NATO'nun doğu kanadı ülkelerinin hava sahasını ihlal ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/nato-muttefikleri-karaden-524_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279049</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/erzurumda-120-avciya-22-milyon-tl-ceza-279049</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'da 120 avcıya 2.2 milyon TL ceza!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'da av döneminde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunan 120 avcı hakkında toplam 2 milyon 265 bin 315 TL tazminat ve idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'da 120 avcıya 2.2 milyon TL ceza!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Valisi Aydın Baruş, Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğünü ziyaret ederek Bölge Müdürü Akif Ümüzer'den kurumun çalışmaları ve yürütülen faaliyetlere ilişkin kapsamlı bir brifing aldı. Brifingde; Erzurum'da  bulunan Nene Hatun Tarihi Milli Parkı, Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı, Kop Dağı Tarihi Milli Parkı ve Kaçkar Dağları Milli Parkı ile Narman Peri Bacaları Tabiat Anıtı, Tortum Gölü ve Erzurum Ovası sulak alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında koruma ve kullanma dengesi gözetilerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi sunuldu.  </p><p><b>NENE HATUN TARİHİ MİLLİ PARKI'NDA DÜZENLEME</b></p><p>Erzurum Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nda çevre düzenlemeleri, şehitliklerin tanzimi, güvenlik kamera sistemleri, kültür sokağı, giriş üniteleri, silah sergi alanı, sinevizyon odası, mescit, Nene Hatun Anıt Mezarı, otopark ve seyir teraslarının Milli Park ilanından sonra peyderpey hayata geçirildiği ifade edildi. Ayrıca Aziziye 1 Tabyası Restorasyon Uygulama İşinin 2026 yılında ihale edildiği ve sözleşme aşamasına geçildiği belirtilirken, Vali Aydın Baruş restorasyon çalışmalarına ivedilikle başlanılması talimatını verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72250702-1006202635235d82.jpg"/><p><b>NARMAN PERİ BACALARI'NA SEYİR TERASI</b></p><p>Narman Peri Bacaları Tabiat Anıtı'nda hazırlanan manzara seyir terası projesi kapsamında, alanın tanıtımı ile koruma-kullanma dengesi gözetilerek ziyaretçilerin daha etkin şekilde faydalanabilmesi amacıyla altyapı çalışmalarının Narman Kaymakamlığı ve ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde sürdürüldüğü bildirildi.  Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında yaban keçilerinin fotokapanlar, dijital tasmalar ve dron destekli sistemlerle düzenli olarak takip edildiği, koruma faaliyetlerinin kolluk kuvvetleriyle koordineli şekilde yıl boyunca devam ettiği aktarıldı. Yapılan envanter çalışmaları sonucunda Erzurum'da 2 bin 722 yaban keçisi ile 92 çengel boynuzlu dağ keçisinin tespit edildiği belirtildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72250701-1006202626c991f6.jpg"/><p><b>3 BİN 610 KİLOGRAM YEM DOĞAYA BIRAKILDI</b></p><p>Av döneminde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunan 120 avcı hakkında toplam 2 milyon 265 bin 315 TL tazminat ve idari para cezası uygulandığı, zorlu kış şartlarında yaban hayvanlarının desteklenmesi amacıyla 3 bin 610 kilogram yemin doğaya bırakıldığı bilgisi paylaşıldı.  Sokak hayvanlarının korunması ve yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında belediyelere hayvan bakım evi, doğal yaşam alanı ve kısırlaştırma faaliyetleri için toplam 3 milyon 332 bin 950 TL destek sağlandığı ifade edildi. Sokak hayvanlarının bakım evleri ve doğal yaşam alanlarına alınması ile hayvan refahına yönelik denetimlerin Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğü, sürecin kaymakamlıklar, belediyeler ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütüldüğü belirtildi.  Brifingde ayrıca Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen doğa turizmi faaliyetleri, doğa eğitimleri, Erzurum'un biyolojik çeşitliliğinin korunmasına yönelik çalışmalar ve biyokaçakçılıkla mücadele faaliyetleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/erzurumda-120-avciya-22-m-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279048</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/zehir-tacirlerine-dev-operasyon-12-ton-uyusturucu-ele-getirildi-15-supheli-tutuklandi-279048</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zehir tacirlerine dev operasyon: 1,2 ton uyuşturucu ele getirildi, 15 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 4 ilde son 10 günde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında, 1 ton 285 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, gözaltına alınan 110 şüpheliden 15'i tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zehir tacirlerine dev operasyon: 1,2 ton uyuşturucu ele getirildi, 15 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçunun önlenmesi, faillerin tespiti ve yakalanmasına yönelik kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.</p><p>Son 10 günlük süreçte teknik ve fiziki takibini derinleştiren ekipler, ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen suç örgütleri ile Beyoğlu başta olmak üzere il genelindeki sokak satıcılarını hedef aldı.</p><p><b>4 İLDE EŞ ZAMANLI BASKIN</b></p><p>İstanbul merkezli olmak üzere Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kocaeli'yi kapsayan 4 ilde, daha önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 110 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p><p>Adreslerde yapılan aramalarda uyuşturucu miktarının büyüklüğü dikkati çekti. Aramalar sonucunda; 848 kilo 650 gram metamfetamin, 416 kilo 67 gram skunk, 20 kilo 603 gram kokain, 87 kilo 650 gram kimyasal katkı maddesi, 60 bin adet sentetik ecza hapı ve 6 adet tabanca ele geçirildi. Operasyon kapsamında toplamda 1 ton 285 kilo 320 gram uyuşturucu maddeye el konulmuş oldu.</p><p><b>15 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</b></p><p>Gözaltına alınarak emniyete götürülen şüphelilerden 15'i, işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yakalanan diğer 95 şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/zehir-tacirlerine-dev-ope-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279047</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilecik-pazaryeride-midibus-ile-tir-carpismasi-12-yarali-279047</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilecik Pazaryeri'de midibüs ile tır çarpışması: 12 Yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Pazaryeri ilçesinde midibüsün tıra çarpması sonucu 12 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilecik Pazaryeri'de midibüs ile tır çarpışması: 12 Yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Metin A. idaresindeki 11 AT 229 plakalı midibüs, Bilecik-Bozüyük kara yolu Karaköy köyü yakınlarında İsmail Ç. yönetimindeki 41 ATA 962 plakalı tıra arkadan çarptı.</p><p>Yol kenarındaki bariyere çarparak durabilen midibüsteki 12 yolcu yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41631243.jpg"/><p>Yaralılar, kaza yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerince Bozüyük Devlet Hastanesine kaldırıldı.</p><p>Kaza nedeniyle trafiğe kapanan yol, araçların çekilmesiyle açıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bilecik-pazaryeride-midib-380_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279046</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-gelecek-sezon-icin-el-bilal-toure-transferine-hazirlaniyor-279046</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, gelecek sezon için El Bilal Toure transferine hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gelecek sezon kadrosunu güçlendirmek isteyen Fenerbahçe, geride bıraktığımız sezonda Beşiktaş'ta kiralık olarak forma giyen El Bilal Toure'yi gündemine aldı. Taraflar arasında görüşmelerin başladığı öne sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe, gelecek sezon için El Bilal Toure transferine hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe'nin flaş bir ismi gündeme aldığı iddia edildi.</p><p>Nicolo Schira'nın haberine göre; sarı-lacivertli ekip, geçtiğimiz sezon Beşiktaş'ta kiralık olarak forma giyen El Bilal Toure'nin peşinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/2bc14080b69f4385a85f-10062026b77668ce.jpg"/><p><b>PERFORMANSI</b></p><p>Geçtiğimiz sezon siyah-beyazlı forma ile 26 maça çıkan 24 yaşındaki Malili oyuncu, bu müsabakalarda 7 gol atıp 5 de asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/fenerbahce-gelecek-sezon--516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279045</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tropikal-meyvelerle-2-milyar-insanin-beslenme-sorunu-cozulebilir-279045</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tropikal meyvelerle 2 milyar insanın beslenme sorunu çözülebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İsviçreli bilim insanları, tropikal meyve üretiminin artmasının hem küresel ısınmanın etkilerini azaltabileceğini hem de dünya genelinde milyonlarca insanın yaşadığı beslenme sorununa çözüm sunabileceğini belirtti. Tropikal meyvelerin yüksek çeşitliliği, gıda sistemi ve ekosistemler açısından yeni fırsatlar yaratıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tropikal meyvelerle 2 milyar insanın beslenme sorunu çözülebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada gıda güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yeni bir çözüm önerisi İsviçreli bilim insanlarından geldi. Araştırmacılar, tropikal meyve üretiminin artırılması halinde, gelişmekte olan ülkelerdeki vitamin eksikliğiyle mücadelede önemli bir adım atılabileceğini ve küresel ısınmanın etkilerinin hafifletilebileceğini vurguladı. Bilim insanları, mevcut gıda sisteminin düşük kültürel çeşitlilik üzerine kurulu olduğunu ve insanların tükettiği kalorinin yarısının sadece dört temel üründen sağlandığını hatırlattı. Bu durumun hem beslenme yetersizliğine hem de ekolojik zararlara yol açtığına dikkat çekildi.</p><h3>İsviçreli bilim insanlarından gıda sistemi uyarısı</h3><p>Uzmanlar, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın yetersiz beslenme nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını ve bunun temel nedenlerinden birinin pirinç, mısır, buğday ile şeker kamışına dayalı tek tip beslenme olduğunu belirtti. Gıda üretiminde bu dört bitkinin ağırlık kazanması, biyolojik çeşitlilikte büyük kayıplara ve küresel ısınmaya katkı sağladı. Bilim insanları, bu tabloyu değiştirmek için küresel gıda sistemlerinin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini savunuyor. Tropikal meyve üretiminin artırılması, hem insan sağlığına hem de çevreye olumlu katkılar sunabilir.</p><h3>Tropikal meyve çeşitliliği ekosistemi koruyabilir</h3><p>Uzmanlara göre, yaklaşık 50 bin farklı tropikal ağaç türü bulunuyor ve bu çeşitlilikten faydalanmak, ekosistemler üzerindeki baskıyı azaltabilir. Herhangi bir bitkinin tek başına yoğun şekilde yetiştirilmesi yerine, çok sayıda türün dengeli biçimde üretilmesi, toprağın verimliliğini korurken biyolojik çeşitliliği de destekliyor. Böylece, tropikal meyve üretimi hem sürdürülebilir gıda sistemlerinin gelişmesine hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlıyor. Bilim insanları, çevreye zarar vermeyen, besleyici ve çeşitli ürünlerin tüketilmesinin önemine dikkat çekiyor.</p><p>Tropikal meyve üretimi, hem insan sağlığı hem de gezegenin geleceği için umut verici bir alternatif olarak öne çıkıyor. Bilim dünyası, bu meyvelerin daha fazla üretilmesi ve tüketilmesiyle birlikte, hem ekosistemin korunabileceğini hem de küresel gıda krizinin hafifletilebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/tropikal-meyvelerle-2-mil-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279044</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abye-israile-karsi-yaptirim-cagrisi-279044</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'ye İsrail'e karşı yaptırım çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Aralarında Avrupalı eski üst düzey siyasetçiler ve Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin bulunduğu çok sayıda siyasetçi, AB'ye, İsrail'e karşı etkili tedbirler alma çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'ye İsrail'e karşı yaptırım çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski İsveç Başbakanı Stefan Löfven, eski İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, eski Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox ve eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in de aralarında yer aldığı üst düzey Avrupalı isimler, 15 Haziran'da yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı ile 18-19 Haziran'da yapılacak AB zirvesi öncesinde ortak görüş yazısına imza attı.</p><p>"AB'nin Filistin'de İsrail'in yasa dışı uygulamalarına göz yummayı bırakmasının zamanı geldi" başlıklı yazıda, AB'nin uluslararası hukuk üzerine kurulduğu ve Birlik üyesi ülkelerin AB yasaları ile uluslararası anlaşmalara bağlı olduğu vurgulandı.</p><p>Yazıda, AB'nin uluslararası hukukun uygulanması ve özellikle AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın hükümlerinin hayata geçirilmesi konusunda siyasi ve ahlaki liderlik göstermemesinin, Birliğin hem kendi vatandaşları hem de uluslararası toplum nezdindeki güvenilirliğine zarar verdiği belirtildi.</p><p>AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın 2'nci maddesinin, taraflar arasındaki ilişkilerin insan haklarına ve demokratik ilkelere saygı temelinde yürütülmesini öngördüğü hatırlatılan yazıda, mevcut durumun bu şartlarla bağdaşmadığı ifade edildi.</p><p>Yazıda, 7 Ekim 2023'te "Hamas ve diğer silahlı grupların İsrailli sivillere yönelik saldırıları" kınanarak, bunun İsrail'in Gazze'deki soykırımını haklı gösteremeyeceği kaydedildi.</p><p>Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 73 bin kişinin hayatını kaybettiği, bunların 21 bin 500'den fazlasının çocuk olduğu aktarılan yazıda, Ekim 2025'teki ateşkesten sonra da 900'den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bilgilerine yer verildi.</p><p>Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Filistinlilerin Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki haklarının telafisi mümkün olmayan şekilde zarar görmesi riskinin bulunduğuna hükmettiği aktarılan yazıda, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) de İsrailli liderler hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkardığı hatırlatıldı.</p><p>Yazıda, buna rağmen İsrail hükümetinin Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasını engellemeyi sürdürdüğü, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine kısıtlamalar getirdiği belirtildi.</p><p>Gazze'de tarım arazilerinin, su depolarının ve tuzdan arındırma tesislerinin tahrip edildiği, Filistinlilerin yaşam koşullarının daha da kötüleştiği ifade edilen yazıda, Gazze nüfusunun bölgenin yalnızca yüzde 30'una sıkıştırılmasının planlandığının ve bunun Filistinliler üzerinde topraklarını terk etmeleri yönünde baskı oluşturduğunun altı çizildi.</p><p>Temmuz 2024'te UAD'nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan ve en az 750 bin kişinin yaşadığı tüm İsrail yerleşimlerinin yasa dışı olduğuna karar verdiği anımsatılan yazıda, İsrail hükümetinin bu görüşü dikkate almadığı ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs'teki ilhak politikalarını sürdürdüğü vurgulandı.</p><p>Yazıda, Batı Şeria'daki E1 bölgesi ile C Alanı'nda yeni arazi el koymalarının hazırlandığı, bunun Batı Şeria'yı ikiye bölerek AB'nin de desteklediği iki devletli çözüm perspektifini zayıflatacağı ifade edildi.</p><p>İmzacılar, mevcut durum karşısında AB'nin harekete geçmesi gerektiğini kaydederek, Temmuz 2025'ten bu yana 460'tan fazla eski Avrupalı bakan, büyükelçi ve üst düzey yetkilinin yaptığı çağrılara atıfta bulundu.</p><p>Yazıda, bu kapsamda AB'nin, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması çerçevesinde İsrail'e sağlanan tercihli ticaret erişimini askıya alması istenerek, böyle bir adımın İsrail'in dünya ile yaptığı mal ticaretinin yaklaşık üçte birini etkileyeceği belirtildi.</p><p>AB Komisyonu ve AB Dış İlişkiler Servisinin gerekli önerileri hazırlaması ve üye ülkelerin nitelikli çoğunluk oylamasıyla bu tedbirleri kabul etmesi çağrısında bulunulan yazıda, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerden AB'ye yapılan ihracatın durdurulması gerektiği ifade edildi.</p><p>Yazıda ayrıca yaptırım listelerinin genişletilmesi, yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı İsrailli bakanlar, yetkililer, kişi ve kuruluşlara yönelik vize yasakları ve mal varlığı dondurma tedbirlerinin artırılması talep edildi.</p><p>Yazıda İsrail'in AB araştırma programlarına katılımının askıya alınması, uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerde bulunan İsrailli kamu ve özel kuruluşlarla işbirliğinin sonlandırılması ve askeri ile çift kullanımlı ürün ticaretinin durdurulması çağrısına da yer verildi.</p><p>AB içinde şimdiye kadar bu yöndeki adımları engellediği belirtilen üye ülkelerin çoğunluğun görüşü doğrultusunda hareket etmesi istenen yazıda, Birliğin İsrail'in Filistinlilere yönelik uygulamalarına karşı sessiz kalmasının AB'nin küresel konumunu ve etkisini daha da zayıflatacağının altı çizildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abye-israile-karsi-yaptir-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279043</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tatlinin-icinden-bocek-cikti-sanliurfada-mide-bulandiran-goruntuler-279043</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tatlının içinden böcek çıktı! Şanlıurfa'da mide bulandıran görüntüler]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da zabıta denetimi sırasında mide bulandıran görüntülerin ortaya çıktığı unlu mamul işletmesi mühürlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tatlının içinden böcek çıktı! Şanlıurfa'da mide bulandıran görüntüler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeliyle birlikte Konuklu Mahallesi'nde faaliyet gösteren Konuklu Unlu Mamulleri isimli işletmesinde denetim gerçekleştirdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72245602-1006202616be2fa3.jpg"/><p><b>TATLININ İÇİNDEN BÖCEK ÇIKTI</b></p><p>Denetim sırasında ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilmediği, üretim alanlarında hijyen standartlarının karşılanmadığı ve tüketiciyi yanıltıcı uygulamalara başvurulduğu tespit edildi. Tatlının içerisinden ise böcek çıktığı belirlendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72245604-10062026068bc7ac.jpg"/><p><b>ANTEPFISTIĞI YERİNE YERFISTIĞI</b></p><p>Ekiplerin incelemelerinde, içerisinde antepfıstığı olduğu belirtilen bazı ürünlerde Antepfıstığı yerine yerfıstığının kullanıldığı belirlendi. Halk sağlığını riske atan usulsüzlükler nedeniyle işletme hakkında yasal işlem başlatıldı.  </p><p>Denetim raporları doğrultusunda işletmeye 132 bin 108 TL idari para cezası uygulanırken, faaliyetlerine son verilerek iş yeri mühürlendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/tatlinin-icinden-bocek-ci-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279042</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-brahim-diaz-transferi-icin-harekete-gecti-279042</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Brahim Diaz transferi için harekete geçti!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa seçilen Aziz Yıldırım, transfer çalışmalarına hız kazandırdı. Sarı-lacivertli yönetim, Real Madrid'de forma giyen Faslı yıldız Brahim Diaz'ı gündemine aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe, Brahim Diaz transferi için harekete geçti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe seçim sonrası transfer çalışmalarına hız verdi.</p><p>TRT Spor'un haberine göre; Sarı lacivertliler, Real Madrid'in Faslı futbolcusu Brahim Diaz'ı gündemine aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/c6c7f255ad2440f68b3e-100620268da96f5a.jpg"/><p>Futbol komitesi, kısa süre içerisinde oyuncu tarafıyla görüşme gerçekleştirecek.</p><p>Ousmane Dembele'yi kadrosuna katmak için kısa süre içerisinde çalışmalara başlayacak olan Real Madrid'de Diaz'ın takımdan ayrılması gündemde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/braa-10062026819299bd.jpg"/><p>Jose Mourinho, Başkan Florentino Perez ile görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Brahim Diaz'ın Real Madrid ile sözleşmesi 2027 yılında bitiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/fenerbahce-brahim-diaz-tr-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279041</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sanliurfa-merkezli-21-ilde-deas-operasyonu-47-supheli-yakalandi-279041</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 21 ilde DEAŞ operasyonu: 47 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 21 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 47 zanlı gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 21 ilde DEAŞ operasyonu: 47 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ mensuplarına finansal destek sağladıkları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için soruşturma başlattı.</p><p>MASAK verileri üzerinden yapılan incelemede, 48 şüphelinin 108 milyon işlem hacmi gerçekleştirdikleri belirlendi.</p><p>Ekiplerce, Şanlıurfa, İstanbul, Ağrı, Van, Kocaeli, İzmir, Bursa, Aksaray, Gaziantep, Diyarbakır, Mersin, Çanakkale, Osmaniye, Hatay, Konya, Malatya, Kırşehir, Balıkesir, Mardin, Adana ve Ankara'da belirlenen adreslere eş zamanlı düzenlenen operasyonda, 47 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>Adreslerde yapılan aramalarda, 97 dijital materyal, 11 yasaklı yayın, örgütsel faaliyetlerde kullanıldığı değerlendirilen 1900 avro, 1 tüfek ve 50 mermi ele geçirildi.</p><p>Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, 1 şüphelinin de yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/sanliurfa-merkezli-21-ild-598_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279040</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iyi-partiden-istifa-eden-ersin-beyazin-yeni-adresi-ak-parti-oldu-279040</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İYİ Parti'den istifa eden Ersin Beyaz'ın yeni adresi AK Parti oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz mayıs ayında İYİ Parti'den istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, bugün gerçekleştirilen AK Parti grup toplantısında resmen AK Parti'ye katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İYİ Parti'den istifa eden Ersin Beyaz'ın yeni adresi AK Parti oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti'nin kurucu il başkanları arasında yer alan ve mayıs ayında partisinden istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, AK Parti'ye katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/xx-10062026b707fb14.jpg"/><p>Beyaz, bugün düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından parti rozeti takılarak partiye katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/iyi-partiden-istifa-eden--679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279039</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trumptan-irana-yeni-tehdit-bedelini-odemek-zorunda-kalacaklar-279039</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bedelini ödemek zorunda kalacaklar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşmaya varmak konusunda "çok fazla zaman harcadığını" ve bu nedenle "bedelini ödemek zorunda kalacakları" ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bedelini ödemek zorunda kalacaklar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran'la ilgili paylaşımda bulundu.</p><p>İran'ın ordusunun, donanmasının ve hava kuvvetlerinin "artık var olmadığını" belirten Trump, "Tümüyle yenilgiye uğradılar. İran'dan sadece laf var, eylem yok. Orta Doğu'nun zorbası öldü." yorumunu yaptı.</p><p>Trump, "Onlar için harika olacak bir anlaşmaya varmak için çok fazla zaman harcadılar, şimdiyse bedelini ödemek zorunda kalacaklar." ifadesini kullandı.</p><p>Trump ve ABD ordusu, ABD'ye ait Apache helikopterinin düşürülmesine karşılık olarak gece yarısından sonra İran'a yönelik karşı saldırılar düzenlenmeye başladıklarını duyurmuştu.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD saldırılarına misilleme olarak bölgedeki ABD üslerinin hedef alındığını açıklamıştı.</p><p>ABD ordusu sabah 05.00 sularında İran'a yönelik saldırıların tamamlandığını açıklamıştı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ne-savas-ne-baris-durumundan-cikmaliyiz-279057" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/iran-cumhurbaskani-pezesk-249_2.jpg"/></div><h3>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abd-baskani-trumptan-iran-516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279038</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-israilde-netanyahunun-yeniden-aday-olup-olmayacagi-soru-isareti-yorumu-279038</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan "İsrail'de Netanyahu'nun yeniden aday olup olmayacağı soru işareti" yorumu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tel Aviv arasında perde arkası gerilimin tırmandığı bir dönemde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan genel seçimlerde yeniden aday olup olmayacağını bilmediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan "İsrail'de Netanyahu'nun yeniden aday olup olmayacağı soru işareti" yorumu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABC News'e röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun görevde kalma arzusunun olup olmadığını açıkça sorguladı ve İsrail Başbakanı'nın yeniden seçilme girişimini ucu açık bir soru işareti olarak nitelendirdi.</p><p>Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerde İsrail'e liderlik edip etmeyeceği sorulduğunda Trump, "Bilmiyorum." yanıtını vererek, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"(Netanyahu) Devam etmek istiyor mu? Çünkü biliyorsunuz, kendisi bir savaş dönemi Başbakanı. Bu savaşı öyle ya da böyle çok yakında kazanacağız ve kendisi bir savaş dönemi Başbakanı."</p><p>Trump, "Netanyahu'nun yeniden aday olup olmayacağı ucu açık bir soru. (Netanyahu) Devam etmek isteyip istemediğini merak ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><p>Uzun süredir görevde olan İsrail Başbakanı'nın geleceğini açıkça belirsiz olarak tanımlayan Trump, ABD'nin şimdiden Netanyahu sonrası bir siyasi döneme hazırlanıyor olabileceğinin sinyalini verdi.</p><p><strong>NETANYAHU'NUN PARTİSİNDEN TRUMP'A CEVAP</strong></p><p>Netanyahu'nun Likud Partisi ise Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın ifadelerine cevap olarak, Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerde aday olacağını vurguladı.</p><p>Kamuoyu önündeki spekülasyon, ABD-İsrail ittifakı açısından oldukça çalkantılı bir dönemin ardından geldi.</p><p>İsrail merkezli i24 televizyonunun haberine göre, İsrail'in Lübnan'a saldırıları üzerine yapılan sert bir telefon görüşmesinin ardından bu hafta başında Trump ile Netanyahu arasındaki gerilim zirveye ulaştı.</p><p>Trump, New York Post gazetesinin "Pod Force One" programına verdiği ayrı bir röportajda, Netanyahu'ya yönelik sert bir dil kullandığını doğrulamıştı. Trump, "Lübnan ile sürekli savaş halinde olmasından biraz rahatsız olmuştum." demişti.</p><p>Diğer taraftan Netanyahu, lideri olduğu Likud Partisi için net bir iktidar koalisyonu sağlamakta zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya.</p><p>Eski Başbakan Naftali Bennett ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot gibi Netanyahu karşıtı "değişim bloku" rakiplerinin anketlerde güçlü çıkması karşısında Netanyahu, şüpheci İsrail seçmenine sunabileceği kesin ve tarihi bir stratejik zafer elde etmeye çalışıyor.</p><p>Netanyahu, Lübnan ve İran'a karşı kesin bir askeri zafer elde etmek için içeride ciddi bir siyasi baskıyla karşı karşıyayken, Washington ise Tahran ile kapsamlı bir diplomatik süreci tamamlamak adına bölgesel çatışmaları sona erdirmek için sürekli baskı yapıyor.</p><p>Trump, geçen günlerde katıldığı bir medya programında, bu diplomatik güç dengesizliğinin altını çizerek net bir mesaj vererek, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. Kararları (Netanyahu) o vermez." demişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/trumptan-israilde-netanya-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279037</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/plan-yapanlar-dikkat-10-il-icin-sari-kodlu-meteorolojik-uyari-cok-kuvvetli-geliyor-279037</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plan yapanlar dikkat: 10 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı! Çok kuvvetli geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 10 il için sağanak nedeniyle "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu. Belirtilen illerde bugün yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. İşte, sarı kodlu meteorolojik uyarı verilen o iller detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plan yapanlar dikkat: 10 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı! Çok kuvvetli geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının NSosyal hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan son bilgi doğrultusunda "sarı" kodla işaretlenen illerin yer aldığı Türkiye haritası paylaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aksam-10062026999fa699.jpg"/><p>Buna göre, Kastamonu ve Çankırı çevreleri ile Bolu'nun doğu, Karabük'ün güney kesimlerinde yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Gümüşhane ve Ardahan çevreleri ile Giresun, Trabzon ve Rize'nin iç ve Kars'ın kuzey kesimlerinde kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor.</p><p>Vatandaşların ani sel, su baskını ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/plan-yapanlar-dikkat-10-i-925_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279036</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/anthropicten-kamuya-acik-claude-fable-5-surprizi-279036</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anthropic'ten kamuya açık Claude Fable 5 sürprizi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Anthropic, uzun süredir beklenen yapay zeka aracı Claude Fable 5'in kamuya açık versiyonunu piyasaya sürdü. Şirket, yeni modelin gelişmiş özellikleriyle dikkat çektiğini ve güvenlik riskleri konusunda uyarılarda bulunduğunu açıkladı. Claude Fable 5, teknoloji dünyasında heyecan ve endişe yaratıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anthropic'ten kamuya açık Claude Fable 5 sürprizi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anthropic, gelişmiş yapay zeka modeli Claude Fable 5'in kamuya açık sürümünü resmen piyasaya sürdü. Şirket, bu yeni versiyonun önceki modellere kıyasla çok daha güçlü olduğunu ve geniş bir kullanıcı kitlesine erişim sağladığını duyurdu. Claude Fable 5'in piyasaya sürülmesi, hem teknoloji sektöründe hem de finans ve kamu yönetimi alanlarında büyük yankı uyandırdı. Nisan ayında gerçekleştirilen önizleme ve test sürecinde, modelin yetenekleri nedeniyle ciddi güvenlik kaygıları gündeme gelmişti. Şirket, bu endişelere karşılık olarak Fable 5'in güvenlik önlemleriyle donatıldığını ve kullanıcı kısıtlamalarıyla birlikte sunulduğunu belirtti.</p><h3>Anthropic: 'Claude Fable 5'in yetenekleri sınırları zorluyor'</h3><p>Anthropic, Claude Fable 5'in genel erişime açılan modeller arasında bugüne kadar sundukları en yetenekli yapay zeka aracı olduğunun altını çizdi. Şirket, modelin olağanüstü kapasitesi nedeniyle güvenlik risklerinin farkında olduklarını ve bu nedenle lansmanın kontrollü gerçekleştiğini vurguladı. Özellikle finansal sistemler ve bilgisayar altyapıları üzerinde potansiyel tehdit oluşturabilecek seviyede güçlü olan Claude Fable 5, daha önce yalnızca küçük bir grup kuruluşun erişimine açılmıştı. Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, modelin bilinmezliğinin de ilgi çekici olduğunu belirtirken, bazı uzmanlar ise piyasaya sürülme sürecinde yaşanan heyecanın pazarlama stratejisinin bir parçası olup olmadığını sorguladı. Anthropic, modelin siber güvenlik ve biyoloji gibi hassas alanlarda kullanımının sınırlandırıldığını, ancak bu kısıtlamaların kuruluşların özel ihtiyaçlarına göre değişebileceğini açıkladı.</p><h3>Güvenlik açıkları ve kamu erişimi: 10 binden fazla bulgu raporlandı</h3><p>Claude Fable 5'in test sürecinde yaklaşık 150 farklı grup, modelin yeteneklerini kendi sistemlerinde deneme fırsatı buldu. Bu gruplar, yapay zeka aracını kullanarak toplamda 10.000'den fazla kritik güvenlik açığı tespit etti ve bu bulguları şirketle paylaştı. Anthropic, güncellenen erişimle birlikte Fable 5'in ilk etapta siber savunma ve altyapı sağlayıcılarına sunulduğunu, yakın zamanda bu erişimin daha geniş bir kitleye yayılacağını bildirdi. Şirketin açıklamasına göre, Claude Fable 5 ve Mythos modeli temelde aynı yapıyı paylaşıyor ancak farklı güvenlik protokolleri ve erişim seviyeleriyle çalışıyor. Anthropic, bu araçların önceki Claude modellerine göre daha uzun süreli insan komutlarını işleyebildiğini ve gelişmiş analiz yetenekleriyle öne çıktığını belirtti.</p><h3>Yapay zeka gelişiminde hız ve risk tartışması büyüyor</h3><p>Anthropic'in kurucu ortağı Jack Clark, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada yapay zeka teknolojilerinin gelişiminin kontrolsüz biçimde hızlandığını ve bu durumun toplumda endişe yarattığını söyledi. Clark, endüstride yalnızca hızlanmayı sağlayan bir gaz pedalının bulunduğunu, ancak süreci yavaşlatacak bir fren mekanizmasının eksik olduğunu ifade etti. Şirket, Claude Fable 5'in kontrollü ve güvenli biçimde yaygınlaştırılması için 'güvenilir erişim programı' üzerinde çalıştıklarını duyurdu. ABD hükümet ajanslarının da aracı test ettiği bilinirken, Anthropic'in ABD Savunma Bakanlığı ile arasında devam eden bir dava bulunuyor. Şirketin piyasa değerinin 1 trilyon dolara yaklaşması ve halka arz beklentileri ise yatırımcıların ilgisini artırıyor.</p><p>Claude Fable 5'in kamuya açılması, yapay zekanın sınırlarını ve potansiyel risklerini bir kez daha gündeme taşıdı. Teknoloji dünyasında büyük yankı uyandıran bu gelişme, önümüzdeki dönemde hem güvenlik hem de etik tartışmalarının odağında yer alacak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/anthropicten-kamuya-acik--822_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279035</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/neptunun-derinliklerinde-elmas-yagmuru-gercege-donusuyor-279035</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neptün'ün derinliklerinde elmas yağmuru gerçeğe dönüşüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Neptün'ün derinliklerinde gerçekleşen elmas yağmuru, bilim dünyasını heyecanlandırıyor. Son laboratuvar deneyleri, bu olağanüstü sürecin sanılandan çok daha sığ derinliklerde ve daha düşük basınçlarda oluştuğunu ortaya koydu. SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'nın liderliğindeki araştırmalar, Neptün'ün iç yapısında devasa elmas tabakalarının varlığına işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neptün'ün derinliklerinde elmas yağmuru gerçeğe dönüşüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Neptün gezegeninin derinliklerinde, atmosferik basıncın ve sıcaklığın aşırı seviyelere ulaştığı bölgelerde, karbon atomlarının gerçek elmaslara dönüşmesi ve bu elmasların gezegenin iç katmanlarına doğru yağmur gibi yağması bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Son yıllarda yapılan laboratuvar deneyleri, Neptün'de yaşandığı düşünülen bu olağanüstü doğa olayının Dünya'da da kısa süreliğine taklit edilebileceğini gösterdi. SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'nın öncülüğünde yürütülen çalışmalar, elmas yağmurunun Neptün'ün iç yapısında sanılandan çok daha düşük basınç ve sıcaklıklarda meydana geldiğini ortaya koydu. Bu gelişme, Neptün'de devasa boyutlarda elmas tabakalarının var olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Bilim insanları, Neptün ve Uranüs gibi dış gezegenlerin iç yapılarının doğrudan incelenememesi nedeniyle, bu tür deneysel ve teorik çalışmalara büyük önem veriyor.</p><h3>SLAC ekibinden Neptün'de elmas yağmuru keşfi</h3><p>Güneş Sistemi'nin uzak köşelerinde yer alan Neptün ve Uranüs, yaklaşık 4.5 milyar ve 2.9 milyar kilometre uzaklıklarıyla, iç yapıları doğrudan gözlemlenemeyen iki büyük buz devi olarak biliniyor. Bu gezegenlerin iç dinamikleri hakkında elde edilen bilgiler, büyük oranda Voyager 2'nin kısa süreli gözlemleri ve laboratuvar ortamında yapılan deneysel modellemelerden geliyor. Bilim insanları, Neptün'ün iç yapısında var olduğu düşünülen aşırı basınç ve sıcaklık koşullarını Dünya'da yeniden yaratmak için uzun yıllardır çeşitli yöntemler deniyor. SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'ndaki araştırmacılar, polistiren plastik örneklerini güçlü lazer darbeleriyle şoklayarak, Neptün'ün yüzeyinden yaklaşık 10.000 kilometre derinlikteki koşulları simüle etmeyi başardı. Bu deneylerde, karbon atomlarının elmas kristalleri oluşturacak şekilde düzenlendiği ve nanometre boyutunda elmas tanelerinin ortaya çıktığı gözlemlendi. Laboratuvar ortamında elde edilen elmaslar son derece küçük olsa da, Neptün'ün iç yapısında aynı sürecin milyonlarca yıl boyunca devam etmesiyle, devasa elmas kristallerinin oluşabileceği öne sürülüyor. SLAC ekibinin 2017'de gerçekleştirdiği ilk deneyler, elmas yağmurunun varlığını doğrudan kanıtladı. Takip eden yıllarda yapılan yeni deneyler ise, Neptün'ün içindeki kimyasal karışımın daha gerçekçi bir şekilde simüle edilmesiyle, elmas oluşumunun çok daha geniş bir derinlik aralığında ve daha düşük basınçlarda gerçekleştiğini gösterdi.</p><h3>Elmas yağmuru Neptün'ün manyetik alanını etkiliyor</h3><p>2024 yılında Nature Astronomy'de yayımlanan son bulgular, elmas yağmurunun Neptün'de daha önce tahmin edilenden çok daha sığ tabakalarda ve daha düşük sıcaklıklarda oluştuğunu doğruladı. Bu durum, elmas oluşumunun gezegenin iç yapısında çok daha geniş bir alana yayılabileceği anlamına geliyor. Ayrıca, araştırmalar bu elmas yağmurunun Neptün'ün alışılmadık manyetik alanlarıyla bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre, gezegenin sıvı iç tabakalarında gerçekleşen elmas yağmuru, konvektif akışları bozarak manyetik alanın geometrisini çarpıtıyor ve gezegenin döner ekseninden kaymasına yol açıyor olabilir. Neptün'ün manyetik alanındaki bu sıra dışı davranış, elmas yağmurunun gezegenin iç dinamikleri üzerindeki etkisini daha da önemli hale getiriyor. Teorik modeller, Neptün'ün çekirdeğine doğru batan elmas kristallerinin, toplam manto malzemesinin önemli bir bölümünü oluşturabileceğini öne sürüyor. Hatta bazı tahminler, gezegenin kayalık çekirdeğini çevreleyen yüzlerce kilometre kalınlığında katı elmas tabakalarının oluşabileceğini iddia ediyor. SLAC ekibinin deneylerinde elde edilen nanodiamantlar, laboratuvar ortamında yalnızca birkaç nanometre genişliğinde olsa da, Neptün'de bu süreç milyonlarca yıl boyunca devam ederek milyarlarca karat ağırlığında dev elmas kristallerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.</p><h3>Laboratuvarda Neptün elmas yağmuru nasıl simüle edildi?</h3><p>Neptün'ün iç koşullarını Dünya'da yeniden yaratmak, son derece zorlu bir teknik süreç gerektiriyor. Araştırmacılar, polistiren plastikten hazırlanan ince örnekleri, SLAC laboratuvarında iki yüksek güçlü lazer darbesiyle aynı anda hedef alarak, örnek üzerinde aşırı yüksek basınç ve sıcaklık oluşturdu. Bu şok dalgaları, örneği Neptün'ün derinliklerinde bulunan 1.5 ila 2 milyon atmosfer basıncı ve 5.000 ila 6.000 Kelvin sıcaklığa kadar sıkıştırdı. Bu ekstrem koşullar yalnızca femtosaniyeler boyunca sürdürülebildiği için, bilim insanları X-ışını difraksiyonu yöntemiyle, plastik içindeki karbon ve hidrojen atomlarının davranışını gerçek zamanlı olarak izledi. Elde edilen difraksiyon desenleri, karbon atomlarının elmasın karakteristik kristal yapısına düzenlendiğini ve nanodiamantların oluştuğunu açıkça gösterdi. 2017'den bu yana yapılan deneylerde, polistiren örnekleri yerine oksijen içeren plastikler de kullanılarak, Neptün'ün içindeki gerçek kimyasal karışım daha iyi taklit edildi. Sonuçlar, elmas yağmurunun, metan ile birlikte su ve amonyak gibi bileşenlerin de bulunduğu koşullarda da kolaylıkla oluşabildiğini kanıtladı. 2024'te açıklanan yeni deneylerde ise, elmas yağmurunun oluşması için gereken basınç ve sıcaklık değerlerinin önceki tahminlerin çok altında olduğu görüldü. Bu bulgu, elmas yağmurunun Neptün ve Uranüs'ün iç yapısında çok daha yaygın olduğunu ve gezegenlerin evrimi ile manyetik alanlarının şekillenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p><h3>Neptün'de elmas yağmurunun ölçeği ve etkisi</h3><p>SLAC laboratuvarında üretilen elmaslar yalnızca birkaç nanometre genişliğinde olsa da, Neptün'deki doğal süreçler çok daha büyük ölçeklerde gerçekleşiyor. Gezegenin derinliklerinde, karbon atomları milyonlarca yıl boyunca bir araya gelerek, bireysel elmas kristallerinin milyonlarca karat ağırlığına ulaşmasını mümkün kılıyor. Teorik hesaplamalar, Neptün'ün çekirdeğine doğru batan bu elmas kristallerinin, gezegenin manto malzemesinin büyük bir kısmını oluşturabileceğini öngörüyor. Hatta bazı bilim insanları, Neptün'ün kayalık çekirdeğini çevreleyen yüzlerce kilometre kalınlığında katı elmas tabakalarının varlığına dikkat çekiyor. Bu devasa elmas kütleleri, gezegenin iç yapısında önemli bir rol oynayabilir ve Neptün'ün manyetik alanının alışılmadık özelliklerinin de anahtarı olabilir. Ayrıca, elmas yağmurunun gezegenin evrimi, ısısı ve iç dinamikleri üzerindeki etkileri, bilim dünyası için büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor. Gelecekte geliştirilecek yeni uzay araçları ve daha gelişmiş laboratuvar teknikleri, Neptün'deki elmas yağmurunun sırlarını daha da aydınlatabilir.</p><p>Neptün'de gerçekleşen elmas yağmuru olgusu, hem gezegenin iç yapısına hem de genel olarak evrendeki aşırı koşullarda madde davranışına dair önemli ipuçları sunuyor. Laboratuvar ortamında yapılan deneyler, bu olağanüstü sürecin sanılandan çok daha yaygın ve kolay gerçekleştiğini göstererek, Neptün ve Uranüs gibi dev gezegenlerin sırlarını çözmede yeni bir kapı aralıyor. Bilim insanları, bu bulguların gezegenlerin oluşumu, evrimi ve manyetik alanlarının kökeni hakkında daha derinlemesine anlayış sağladığını vurguluyor. Neptün'deki elmas yağmurunun keşfi, gelecekteki uzay araştırmaları için heyecan verici yeni hedefler ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/neptunun-derinliklerinde--859_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279034</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evreni-sarsan-kesif-kara-delik-ruzgari-sinirlari-zorluyor-279034</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evreni sarsan keşif! Kara delik rüzgarı sınırları zorluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[York Üniversitesi araştırmacıları, Pegasus takımyıldızında yer alan J2318 kuasarında ışık hızının yüzde 30'una ulaşan rekor bir kara delik rüzgarı tespit etti. Bu olağanüstü keşif, süper kütleli kara deliklerin galaksiler üzerindeki etkilerine dair yeni ipuçları sunuyor ve bilim insanlarının evrenin en güçlü enerjik süreçlerini daha iyi anlamasına olanak tanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evreni sarsan keşif! Kara delik rüzgarı sınırları zorluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pegasus takımyıldızında bulunan J2318 adlı kuasar, York Üniversitesi'nden bir ekip tarafından yapılan gözlemlerle, uzayda bugüne kadar kaydedilen en hızlı ultraviyole kara delik rüzgarına ev sahipliği yaptığını ortaya koydu. Araştırmalar, Güneş'in kütlesinin 1,7 milyar katı büyüklüğündeki süper kütleli bir kara deliğin, çevresindeki gazı ışık hızının yüzde 30'u gibi olağanüstü bir hızla uzaya savurduğunu gösterdi. Bu keşif, kara deliklerin yalnızca kendi çevrelerini değil, aynı zamanda ev sahibi galaksilerinin evrimini de nasıl etkileyebileceği konusunda bilim dünyasına yeni bir perspektif kazandırdı. Bilim insanları, bu tür aşırı ultraviyole rüzgarların galaksilerin büyümesi ve yıldız oluşumu üzerinde belirleyici rol oynayabileceğini vurguluyor.</p><h3>York Üniversitesi ekibi: J2318'in rüzgarı sınırları zorluyor</h3><p>York Üniversitesi'nden profesör Patrick Hall ve ekibi, J2318 kuasarında tespit edilen kara delik rüzgarının, bugüne kadar gözlemlenen en hızlı ultraviyole akıntı olma özelliği taşıdığını açıkladı. Ekip, bu rüzgarın hızının ışık hızının yüzde 30'una ulaşmasının, teorik olarak gazın gözlemlenmesini zorlaştırdığını belirtti. Çünkü bu kadar yüksek enerjili bir ortamda, radyasyonun atomlardan elektronları koparıp kimyasal imzaları yok etmesi bekleniyor. Ancak J2318'de, karbon ve silikon iyonlarının izleri hâlâ gözlemlenebiliyor. Bu durum, kara deliklerin çevresindeki fiziksel süreçlerin bugüne kadar sanılandan daha karmaşık olabileceğine işaret ediyor. Hall, "Bu kuasar, Güneş'in kütlesinin 1,7 milyar katı bir kara deliğe sahip. Ancak onu benzersiz kılan, gazın ışık hızının yüzde 30'u ile hareket etmesi" diyerek, keşfin bilimsel önemine dikkat çekti.</p><h3>J2318 kuasarı: Kozmik rüzgarın kaynağı ve bilimsel önemi</h3><p>J2318 kuasarı, Pegasus takımyıldızının Büyük Kare bölgesinde yer alıyor ve evrendeki en parlak gök cisimlerinden biri olarak tanımlanıyor. Kuasarlar, süper kütleli kara deliklerin çevresinde oluşan yoğun madde disklerinden kaynaklanan yüksek enerjili ışımalar ve rüzgarlarla biliniyor. J2318'deki kara delik rüzgarı, diğer kuasarlarda gözlemlenen gaz akımlarından çok daha hızlı hareket ediyor ve bu özelliğiyle astronomi literatürüne geçti. Araştırmanın baş yazarlarından Lucas Seaton, "Bu rüzgar, kategori 79 kasırgası olarak adlandırılabilir. Dünya'daki hiçbir kasırga bu hızlara yaklaşamaz" ifadelerini kullandı. J2318'deki ultraviyole rüzgar, X-ışını dalga boylarında tespit edilenlerden daha yavaş olsa da, ultraviyole gözlemler için yeni bir hız rekoru anlamına geliyor. Bilim insanları, bu tür akıntıların galaksilerin yıldız oluşumunu engelleyebileceğini ve galaktik maddelerin dağılımını kökten değiştirebileceğini düşünüyor.</p><h3>Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması ve Gemini Teleskobu'nun katkısı</h3><p>Rekor hızdaki kara delik rüzgarı, Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması (SDSS) kapsamında toplanan verilerde, York Üniversitesi'nden lisansüstü öğrenci Marianna Veltri'nin dikkatli analizleriyle ortaya çıktı. Ardından, profesör Hall ve ekibi, J2318'i potansiyel olarak sıra dışı bir nesne olarak değerlendirdi. Ekibin geliştirdiği özel yazılımlar sayesinde, kuasarın spektrumunda olağanüstü bir hareketlilik tespit edildi. Bu bulguların doğrulanması için Hawaii'deki Frederick C. Gillett Gemini Teleskobu'ndan alınan gözlemler kullanıldı ve sonuçlar, J2318'in gerçekten de bugüne kadar bilinen en hızlı ultraviyole kara delik rüzgarına sahip olduğunu teyit etti. Hall, "SDSS'nin sağladığı spektrumlar sayesinde, öğrenciler ve araştırmacılar sıradışı kuasarları tespit edebiliyor. Artık bu tür keşifler sadece üst düzey akademisyenlerin tekelinde değil" diyerek, bilimde fırsat eşitliğinin önemine dikkat çekti.</p><h3>Kara delik rüzgarlarının galaksiler üzerindeki etkisi</h3><p>J2318 kuasarında gözlemlenen kara delik rüzgarı, yalnızca astronomik bir rekor olmakla kalmıyor; aynı zamanda galaksilerin evriminde oynadığı rol nedeniyle de büyük önem taşıyor. Washington Üniversitesi Bothell'den Paola Rodríguez Hidalgo, bu tür aşırı akıntıların galaksinin aktif merkezi ile geri kalanı arasındaki enerji ve madde transferinde kilit bir bağlantı oluşturduğunu belirtti. Araştırmacılar, kara deliklerin yaydığı güçlü rüzgarların, galaksinin gazını ısıtarak yıldız oluşumunu yavaşlatabileceğini ya da durdurabileceğini düşünüyor. Ayrıca, galaksinin farklı bölgelerine malzeme taşıyan bu akıntılar, galaksilerin uzun vadeli evriminde belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, J2318 gibi nesnelerin detaylı incelenmesi, evrenin nasıl şekillendiğine dair temel sorulara yanıt bulma yolunda önemli bir adım olarak görülüyor.</p><h3>Bilim insanları daha hızlı kara delik rüzgarlarının peşinde</h3><p>York Üniversitesi ekibi ve diğer araştırmacılar, J2318 gibi aşırı hızlı kara delik rüzgarlarına sahip kuasarların evrende ne kadar yaygın olduğunu anlamak için yeni gözlemler planlıyor. Ancak bu tür nesneler son derece nadir olduğu için, benzer hızlara ulaşan başka sistemler bulmak oldukça güç. On yıllık gözlemler boyunca, J2318'in hızına yaklaşabilen çok az kuasar tespit edildi. Buna rağmen, her yeni bulgu, süper kütleli kara deliklerin evrenin yapısındaki rolünü daha iyi kavramamıza katkı sağlıyor. Liliana Flores, "J2318'den daha hızlı bir ultraviyole akıntı bulmak kolay olmayacak, fakat bu arayış, evrenin en uzak köşelerine kadar sürecek" diyerek, bilim dünyasının bu alandaki kararlılığını vurguladı. Araştırmacılar, gelecekteki gözlemlerle kara delik rüzgarlarının galaksiler üzerindeki etkisini daha net ortaya koymayı hedefliyor.</p><p>Sonuç olarak, J2318 kuasarı çevresinde tespit edilen rekor kara delik rüzgarı, astrofizikte yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu olağanüstü hızdaki akıntının keşfi, süper kütleli kara deliklerin ev sahibi galaksiler üzerindeki etkilerinin anlaşılması açısından büyük önem taşıyor. Bilim insanları, J2318 ve benzeri nesneleri inceleyerek, evrenin en güçlü motorlarının sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştı. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni gözlemler, kara delik rüzgarlarının galaktik evrimdeki rolünü daha ayrıntılı biçimde ortaya koyacak ve evrenin dinamiklerini anlamamıza katkı sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/evreni-sarsan-kesif-kara--679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279033</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/xboxtan-project-helix-icin-gelecek-nesil-konsol-planlarinda-radikal-degisim-279033</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Xbox'tan Project Helix için gelecek nesil konsol planlarında radikal değişim]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Xbox, artan üretim maliyetleri ve Series X|S konsollarına yönelik yüksek talep nedeniyle yeni nesil Project Helix donanım planlarını gözden geçiriyor. Şirketin üst düzey yöneticilerinden Mathew Ball, Xbox'ın gelecekteki stratejilerine dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Xbox'tan Project Helix için gelecek nesil konsol planlarında radikal değişim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Xbox, son dönemde artan maliyetler ve Xbox Series X ile Series S konsollarına yönelik yoğun ilgi nedeniyle yeni nesil Project Helix donanım planlarını yeniden değerlendirmeye başladı. Şirketin strateji ekibine kısa süre önce katılan ve Strateji Müdürü olarak göreve başlayan Mathew Ball, The Game Business'tan Chris Dring ile yaptığı röportajda Xbox'ın mevcut durumu ve geleceğe yönelik hedefleri hakkında dikkat çekici bilgiler verdi. Ball'ın açıklamalarına göre, Xbox konsollarına olan talep üretim kapasitesinin üzerinde seyrediyor ve bu durum şirketin gelecek nesil konsol stratejilerini etkilemeye başladı.</p><h3>Mathew Ball: 'Project Helix'i baştan sona gözden geçiriyoruz'</h3><p>Xbox'ın Strateji Müdürü Mathew Ball, Project Helix kod adlı yeni nesil konsolun geliştirme süreci hakkında önemli detaylar paylaştı. Ball, Xbox'ın donanım tarafında ciddi bir yeniden yapılanma sürecine girdiğini ve Project Helix için tüm planların tekrar masaya yatırıldığını açıkladı. Özellikle yüksek üretim maliyetleri ve piyasadaki dalgalanmalar, şirketi daha esnek ve uygun fiyatlı bir model geliştirmeye yöneltti. Ball, "Her şeyi baştan sona düşünmek zorundayız" diyerek, hem teknik hem de fiyatlandırma açısından yenilikçi çözümler aradıklarını vurguladı. Ayrıca, Project Helix'in yalnızca bir konsol değil, aynı zamanda PC ile hibrit bir cihaz olarak konumlandırılmasının da gündemde olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, hem oyunculara daha fazla seçenek sunmayı hem de Xbox markasının pazar payını artırmayı hedefliyor.</p><h3>Xbox Series X|S'de talep rekoru, yeni stratejileri tetikledi</h3><p>Xbox Series X ve Series S modelleri, piyasaya sürüldükleri günden bu yana büyük ilgi gördü ve talep, üretim kapasitesinin sürekli olarak üzerinde seyrediyor. Şirket yetkilileri, mevcut konsolları mümkün olan en hızlı şekilde üretmeye çalıştıklarını ancak arzı karşılamakta zorlandıklarını belirtiyor. Ball, "Bu bizim için bir ayrıcalık ama aynı zamanda büyük bir zorluk" diyerek, üretim sürecindeki kısıtlamaların altını çizdi. Xbox'ın karşılaştığı bu yoğun talep, yeni nesil Project Helix donanımının tasarımında daha esnek ve erişilebilir çözümler aramasına yol açtı. Şirket, önümüzdeki 2-2,5 yıl boyunca piyasa koşullarının etkilerinin sürebileceğini öngörüyor ve bu nedenle Project Helix'i hem fiyat hem de teknik özellikler bakımından yeniden şekillendirmeye odaklanıyor. Xbox yönetimi, yeni konsolun oyun ekosistemine daha fazla dahil edici ve kapsayıcı bir model olması için çalışmalarını hızlandırdı.</p><p>Project Helix'in piyasaya sürülmesiyle birlikte, Xbox'ın hem donanım hem de yazılım tarafında yenilikçi adımlar atacağı bekleniyor. Şirketin PC ile konsol arasındaki sınırları kaldırmayı hedeflemesi, oyuncular açısından daha geniş bir deneyim sunabilir. Ancak artan maliyetler ve ekonomik belirsizlikler, yeni nesil konsolun fiyatlandırmasında şirketi zorluyor. Xbox yönetimi, tüketicilerin bütçesini zorlamadan yüksek kaliteli bir ürün sunmak için alternatif modeller üzerinde çalışıyor. Tüm bu gelişmeler, oyun dünyasında yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Xbox'ın Project Helix ile ilgili aldığı yeni kararlar, sektörde büyük yankı uyandırdı. Şirketin hem mevcut konsollara olan yüksek talebi karşılamak hem de gelecek nesil için daha erişilebilir ve yenilikçi bir donanım modeli sunmak istemesi, oyun endüstrisinde dikkatle takip ediliyor. Xbox'ın önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, hem oyuncuların beklentilerini hem de pazar dinamiklerini doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/xboxtan-project-helix-ici-371_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279032</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yaslanma-karsiti-enjeksiyonla-yeni-donem-basliyor-ilk-insanli-deneme-yapildi-279032</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlanma karşıtı enjeksiyonla yeni dönem başlıyor! İlk insanlı deneme yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Boston merkezli Life Biosciences, insan vücuduna ilk kez hücresel yeniden programlama yoluyla yaşlanmayı tersine çevirmeyi hedefleyen bir enjeksiyon uyguladı. Bu gelişme, yaşlanma karşıtı tedavilerde çığır açıcı bir dönemin başlangıcı olarak tıp dünyasında dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlanma karşıtı enjeksiyonla yeni dönem başlıyor! İlk insanlı deneme yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Boston kentinde faaliyet gösteren biyoteknoloji şirketi Life Biosciences, yaşlanmayı tersine çevirmeye yönelik hücresel yeniden programlama tedavisini ilk kez bir insana uyguladığını açıkladı. Salı günü yapılan bu enjeksiyon, glokom hastası bir kişinin gözbebeğine gerçekleştirildi. Şirket, hastanın kimliğiyle ilgili detay vermekten kaçındı. Bu gelişme, uzun ömür bilimi ve yaşlanma karşıtı tedaviler açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, epigenetik yeniden programlama adı verilen ve yaşlanan hücrelerin gençleşmesini hedefleyen bu yöntemin insanlar üzerinde ne kadar etkili ve güvenli olacağını önümüzdeki altı ay boyunca yakından takip edecek.</p><h3>Life Biosciences CEO'su: "Tıp tarihinde dönüştürücü bir an"</h3><p>Life Biosciences CEO'su Jerry McLaughlin, yapılan enjeksiyonun yalnızca şirketi için değil, aynı zamanda tıp dünyası ve yaşlanma biyolojisi alanı için de dönüştürücü bir an olduğunu vurguladı. McLaughlin, "Gerçekten işlevi geri kazandırma ve hastalığı çok temel bir seviyede tersine çevirme potansiyeline bakıyoruz" diyerek, yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisinde yeni bir çağın kapılarını araladıklarını belirtti. Şirketin geliştirdiği hücresel yeniden programlama tedavisi, yaşlanmanın biyolojik süreçlerini etkileyerek hücrelerin gençleşmesini ve işlevlerini yeniden kazanmasını amaçlıyor. Eğer bu ilk insan deneyinden olumlu sonuç alınırsa, yaşlanma karşıtı terapilerde büyük bir sıçrama yaşanacağı öngörülüyor. Denemenin başarısı, tıp dünyasında heyecanla bekleniyor.</p><h3>Hücresel yeniden programlama: Bilim dünyasında büyük ilgi</h3><p>Hücresel yeniden programlama, son yıllarda uzun ömür bilimi ve yaşlanma karşıtı tedaviler alanında en çok ilgi gören araştırma konularından biri haline geldi. 2007 yılında Nobel ödüllü bilim insanı Shinya Yamanaka'nın keşfettiği ve "Yamanaka Faktörleri" olarak bilinen dört özel protein, yetişkin hücrelerin gençleşmesini sağlayabiliyor. Bu teknoloji, yaşlı hücrelerin tamamen kök hücreye dönüşmeden genç ve dayanıklı şekilde çalışmasını hedefliyor. Özellikle karaciğer ve kas hücrelerinin performansını artırmak için bu yöntem üzerinde yoğunlaşılıyor. Şimdiye dek fare ve maymunlar üzerinde yapılan deneylerde umut verici sonuçlar elde edildi. Ancak insanlarda ilk defa denenen bu enjeksiyon, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Life Biosciences, glokom ya da NAION hastalığı olan yaklaşık 20 hasta üzerinde yürütülecek FDA onaylı denemenin ilk adımını attı. Boston, New York, Los Angeles ve Charleston'daki kliniklerde hastalar titizlikle seçiliyor.</p><h3>Teknoloji devlerinden ve ilaç şirketlerinden büyük yatırım</h3><p>Hücresel yeniden programlama alanındaki gelişmeler, yalnızca bilim insanlarının değil, aynı zamanda teknoloji ve ilaç sektörünün devlerinin de ilgisini çekiyor. Amazon'un kurucusu Jeff Bezos ve OpenAI CEO'su Sam Altman gibi isimler, bu alanda kurulan Altos Labs ve Retro Biosciences adlı girişimlere ciddi yatırımlar yaptı. İlaç sektöründen Merck ve Eli Lilly gibi devler de sürece dahil oldu. Eli Lilly, New Limit adlı başka bir biyoteknoloji şirketine 435 milyon dolarlık yatırım sağladı. Merck ise Rejuvenate Bio'ya yeni fonlar aktardı. Bu yatırımlar, hücresel yeniden programlama teknolojisinin gelecekte sağlık alanında devrim yaratacağına dair beklentileri güçlendiriyor. Uzmanlar, başarılı sonuçlar alınması halinde yaşlanma karşıtı tedavilerin hem tıp hem de ekonomi dünyasında yeni fırsatlar sunacağını öngörüyor.</p><h3>Hücresel yeniden programlama tedavisinde güvenlik önlemleri öne çıkıyor</h3><p>Hücresel yeniden programlama teknolojisinin sağladığı potansiyel faydalar kadar, beraberinde getirdiği riskler de dikkatle inceleniyor. Özellikle Yamanaka faktörlerinden ikisinin onkogen özelliği taşıması ve bazı fare deneylerinde kanserli tümör oluşumuna yol açması, bilim insanlarını temkinli olmaya zorluyor. Life Biosciences, güvenlik risklerini azaltmak için tedavide yalnızca üç Yamanaka faktörünü kullanıyor ve kanser riskiyle en yakından ilişkili olanı dışarıda bırakıyor. Ayrıca, tedaviye katılan hastalar, enjeksiyonu aktive eden doksisiklin adlı antibiyotiği günlük olarak alıyor. Olası bir yan etki durumunda, hastalar bu ilacı bırakabiliyor ve tedavi süreci durdurulabiliyor. Klinik denemelerde güvenliğin ön planda tutulması, bilim dünyasının ve kamuoyunun dikkatini çekiyor. Uzmanlar, bu tür önlemlerin, tedavinin yaygınlaşması için kritik önemde olduğunu belirtiyor.</p><h3>Uzmanlar: "Yaşlanma karşıtı tedavilerde temkinli ilerlenmeli"</h3><p>Yaşlanma karşıtı tedaviler konusunda çalışan bilim insanları, hücresel yeniden programlama teknolojisinin insan ömrünü ve sağlığını iyileştirme potansiyelini kabul ediyor. Ancak bu alandaki bilgi birikiminin henüz yeterli düzeyde olmadığını ve dikkatli olunması gerektiğini savunuyorlar. Singapur Ulusal Üniversitesi Sağlık Sistemi'nde Sağlıklı Uzun Ömür Merkezi Direktörü Brian Kennedy, "Epigenetik yeniden programlama kavramını destekliyorum; çünkü doğru uygulanırsa yaşlanma üzerinde büyük bir etki yaratabilir. Fakat insanlarda güvenli ve etkili bir şekilde uygulayacak kadar bilgiye sahip olduğumuzdan emin değilim" ifadelerini kullandı. Kennedy, gözün vücudun geri kalanına göre daha korunaklı bir bölge olduğunu, bu nedenle ilk denemenin burada yapılmasının mantıklı olduğunu belirtti. Uzmanlar, yeni tedavilerin potansiyel faydalarına rağmen, güvenlik ve etik konulara azami özen gösterilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><h3>Denemenin başarısı yaşlanma tedavilerinde yeni bir çağ başlatabilir</h3><p>Boston'da başlayan bu öncü klinik deneme, insanlarda hücresel yeniden programlama tedavisinin ilk uygulaması olması nedeniyle tıp dünyasında merakla izleniyor. Denemenin başarısı halinde, yaşlanma karşıtı tedavilerde yeni bir dönemin kapıları aralanacak. Uzmanlar, bu tür terapilerin sadece görme kaybı gibi spesifik hastalıklarda değil, genel anlamda insan sağlığını ve yaşam kalitesini artırmada da kullanılabileceğini düşünüyor. Ancak, bu tür ilaçların yaygın kullanım için onay almasının yıllar sürebileceği ve uzun vadeli etkilerin titizlikle izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Yaşlanma karşıtı tedavilerde elde edilecek başarılar, insan ömrünün uzatılması ve yaşa bağlı hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Bilim dünyası, Boston'da atılan bu adımı, gelecekteki gelişmelerin habercisi olarak görüyor.</p><p>Sonuç olarak, Boston'da Life Biosciences tarafından başlatılan insan üzerindeki ilk hücresel yeniden programlama denemesi, yaşlanma karşıtı tedavilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak tıp tarihine geçti. Bu gelişme, hem bilim dünyasında hem de kamuoyunda büyük bir heyecan ve umut yarattı. Önümüzdeki aylarda elde edilecek veriler, yaşlanmanın biyolojik süreçlerini değiştirmeye yönelik tedavilerin geleceği için belirleyici olacak. Uzmanlar, bu alandaki ilerlemelerin insan sağlığını kökten değiştirebileceğini ancak güvenlik ve etik konulara her zaman öncelik verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yaslanma-karsiti-enjeksiy-728_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279031</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlekten-yargitay-ve-danistay-uyeligine-secilen-3-isim-icin-tebrik-mesaji-279031</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilen 3 isim için tebrik mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Yargıtay üyeliğine seçilen Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Karaköse ile Danıştay üyeliklerine seçilen Hatipoğlu ve Yılmaz Korkmaz için tebrik mesajı yayımladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek'ten Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilen 3 isim için tebrik mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Yargıtay üyeliğine seçilen Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ile Danıştay üyeliklerine seçilen Gülten Hatipoğlu ve Recep Yılmaz Korkmaz için tebrik mesajı yayımladı.</p><p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından paylaştığı mesajında, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından Yargıtay üyeliğine seçilen Sayın Gökhan Karaköse'yi, Danıştay üyeliklerine seçilen Sayın Gülten Hatipoğlu ve Sayın Recep Yılmaz Korkmaz'ı tebrik ediyorum. Yargı teşkilatımızın farklı kademelerinde edindikleri bilgi, tecrübe ve birikimleriyle yüksek yargımıza önemli katkılar sunacaklarına inanıyorum. Yeni görevlerinin kendileri, yüksek yargı camiamız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, görevlerinde üstün başarılar temenni ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bakan-gurlekten-yargitay--335_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279030</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abdisrail-iran-savasinda-petrol-arzi-kaybinin-1-milyar-varile-ulastigi-hesaplaniyor-279030</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nda petrol arzı kaybının 1 milyar varile ulaştığı hesaplanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Rystad Energy, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle küresel petrol piyasalarında bugüne kadar yaklaşık 1 milyar varillik kümülatif ham petrol arz kaybı yaşandığını, bu rakamın yıl sonuna kadar en az 2 milyar varile ulaşabileceğini tahmin etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nda petrol arzı kaybının 1 milyar varile ulaştığı hesaplanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Rystad Energy'nin piyasa güncelleme notuna göre, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başladığı 28 Şubat'tan bu yana küresel petrol arzında önemli aksamalar meydana geldi. Bu dönemde oluşan toplam 1 milyar varillik kümülatif ham petrol arzı kaybının ABD'nin stratejik petrol rezervinin yaklaşık iki buçuk katına denk geldiği hesaplandı.</p><p>Buna göre, 6 Körfez ülkesinin çatışma öncesi toplam günlük arzı 24,2 milyon varil seviyesindeyken mevcut üretimin 12,4 milyon varile gerilediği kaydedildi.</p><p>Kuruluş, arz kayıplarının ülke bazlı etkilerine de yer verirken, Suudi Arabistan'da günlük yaklaşık 3,8 milyon varillik arzın etkilenmesinin toplam kesintilerin yaklaşık yüzde 32'sine karşılık geldiğini belirtti. Buna rağmen yüksek petrol fiyatları ve Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Yenbu Limanı'na yapılan sevkiyatlar sayesinde ülkenin ihracat gelirlerinin martta 24,6 milyar dolara ulaşarak 2022'den bu yana en yüksek seviyesini gördüğü aktarıldı.</p><p>Irak'ta da güneydeki büyük sahaların büyük ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan deniz yolu ihracatına bağımlı olması nedeniyle günlük yaklaşık 2,8 milyon varillik arzın etkilendiği belirtildi. Ülkenin şubatta 6,8 milyar dolar olan ihracat gelirlerinin nisanda 1 milyar dolara gerilediği ifade edildi.</p><p>Kuveyt'in günlük arz kaybının ise yaklaşık 2 milyon varil seviyesinde hesaplandığı bildirildi.</p><p>Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin düşük seviyelerde seyrettiği kaydedildi. 27 Şubat'ta günlük yaklaşık 120 gemi olan geçiş trafiğinin martta 5-10 gemiye kadar gerilediği, nisan-mayıs döneminde ise çatışma öncesi seviyelerin yüzde 20 altında kaldığı belirtildi.</p><p>Kuruluş, Suudi Arabistan'daki Yenbu ile Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Füceyre limanlarının alternatif çıkış rotaları olarak öne çıktığını ancak Hürmüz Boğazı'nın yerini tam anlamıyla dolduramadığını kaydetti.</p><p><strong>KADEMELİ TOPARLANMA BEKLENTİSİ</strong></p><p>Rystad Energy, üretim ve ticaret akışlarında toparlanmanın ani bir artış yerine "S-eğrisi" şeklinde kademeli bir süreç izleyeceğini öngördü. Tankerlerin yeniden konumlandırılmasının sürecin ilk darboğazını oluşturacağı, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile üretim ve lojistik akışın normale dönmesinin 2-3 hafta gecikmeli gerçekleşeceği ifade edildi.</p><p>Kaybedilen hacimlerin yaklaşık yüzde 85'inin ekime kadar geri kazanılabileceği, tam normalleşmenin ise Irak ve Kuveyt'teki üretim sahalarındaki kısıtlar nedeniyle Ocak 2027'yi bulabileceği tahmin edildi.</p><p>Kuruluş, yıl sonuna kadar kümülatif arz kaybının iyimser senaryoda dahi 2 milyar varile ulaşacağını tahmin etti.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Rystad Energy Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırma Direktörü Aditya Saraswat, şunları kaydetti:</p><p>"Kümülatif kayıplar 1 milyar varile ulaştı ve haziranda dar kapsamlı bir ABD-İran anlaşması ile temmuz ortasından itibaren Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak yeniden açılacağını varsayan 'temel senaryo' altında bile yıl sonuna kadar bu miktarın iki katına çıkması bekleniyor. Çatışmanın devam ettiği her ay kümülatif kayıplara kabaca 350 milyon varil ekliyor. Özellikle Irak ve Kuveyt'teki eski sahaların yeniden üretime geçme sürelerinin piyasa beklentilerinden daha uzun olması nedeniyle bu kayıpların bir kısmının asla geri dönmeyeceği düşünülüyor. Altı Körfez üreticisinde günlük 11,8 milyon varillik üretimin durması, bu çatışmayı modern petrol döneminin en şiddetli arz kesintisi haline getirdi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abdisrail-iran-savasinda--721_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-disisleri-komisyonu-baskani-oktay-nato-zirvesinin-kritik-donemde-yapilacagini-belirtti-279029</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, NATO Zirvesi'nin kritik dönemde yapılacağını belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini belirterek, zirveden güçlü birlik ve dayanışma mesajları çıkmasının beklendiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, NATO Zirvesi'nin kritik dönemde yapılacağını belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Estonya'nın başkenti Tallin'de düzenlenen "Türkiye - Baltık Ülkeleri Parlamentoları Dışişleri Komisyonları 4. Toplantısı" sonrasında yaptığı açıklamada, Dışişleri Komisyonu olarak iki gündür Estonya'da yoğun temaslarda bulunduklarını anlattı.</p><p>Oktay, Türkiye ile Estonya arasında üst düzey ilişkilerin son derece olumlu seyrettiğini dile getirerek, "Üst düzey boyutuna baktığımızda aslında son derece pozitif ilişkilere sahibiz ve herhangi bir sorun olmayan iki ülkeden bahsediyoruz. Hem hükümetler nezdinde, devletler nezdinde ama aynı zamanda da parlamentolar nezdinde de çok sıkı işbirlikleri var." dedi.</p><p>Estonya Parlamentosu Dışişleri Komisyonu üyeleriyle bir araya geldiklerini ve yaklaşan NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) kapsamında Estonya Parlamento Başkanı Lauri Hussar ile de görüştüklerini aktaran Oktay, hem NATO gündemini hem de kendisinin Türkiye ziyaretine ilişkin konuları değerlendirme fırsatı bulduklarının altını çizdi.</p><p><strong>"ÇÖZÜMÜN SAVAŞ OLMADIĞINI, OLMAMASI GEREKTİĞİNİ, OLMAYACAĞINI İFADE EDİYORUZ"</strong></p><p>Oktay, Tallin'de temaslarını sürdürdükleri sırada Nordik ülkeleri ile Baltık ülkelerini bir araya getiren NB8 formatı kapsamında da çeşitli toplantıların gerçekleştirildiğini, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de Estonya'da bulunduğunu ve bunun görüşmelerine ayrı bir momentum kattığını ifade etti.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle başta Estonya, Letonya ve Litvanya olmak üzere bölge ülkelerinde ciddi endişeler bulunduğuna dikkati çeken Oktay, "Durum ne kadar ciddi olursa olsun sakin kalınması gerektiğini ve sakin ortamda da çözümün sadece savaş olmadığını, olmaması gerektiğini, olmayacağını her boyutta ifade ediyoruz. Bunu Rusya'ya da ifade ediyoruz, Ukrayna'ya da ifade ediyoruz. Dolayısıyla tüm Batılı müttefiklerimize de ifade ediyoruz. Burada da benzer şeyleri ifade ettik aslında." diye konuştu.</p><p>Oktay, NATO çerçevesinde var olan işbirliğinin Avrupa Birliği (AB) boyutunda da desteklenmesi gerektiğini dile getirerek, "Bir tarafta güvenlik boyutunda birlikte hareket edelim diyorsunuz ama AB'nin güvenlikle ilgili çalışmalarına geldiğinde -yani Avrupa'nın kendi savunma sanayisini veya savunma bütçesini ve hazırlıklarını oluşturduğu aşamada SAFE programını kastediyorum- 'Türkiye, siz biraz dışarıda kalın' demek bu uygun bir yaklaşım değil. Bunu burada anlatmaya çalıştık." ifadelerini kullandı.</p><p>Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi'nin kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini belirten Oktay, zirveden güçlü birlik ve dayanışma mesajları çıkmasının beklendiğini vurguladı.</p><p>Oktay, Türkiye ile Estonya arasındaki ekonomik ilişkilerin de geliştiğini aktararak, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 600 milyon doların üzerine çıktığını kaydetti.</p><p>Savunma sanayisinde işbirliğinin her geçen gün arttığına işaret eden Oktay, geçen yıl Türk şirketleri Otokar ve Nurol'dan kara araçları alındığını hatırlattı. Oktay, şöyle devam etti:</p><p>"Şimdi yine ona ilaveten yeni 300 milyon dolarlık bir anlaşma var. Yani öncekiler Otokar'dan ve Nurol'dan, şimdi de ARCA'dan bir yatırım söz konusu. Dolayısıyla onunla alakalı, bir an önce onun hayata geçirilmesi boyutunda da bazı girişimlerimiz oldu."</p><p>Oktay, dörtlü toplantılar kapsamında Ukrayna-Rusya Savaşı'na ilişkin gelişmeler ve Baltık ülkelerindeki hazırlıklar konusunda Estonya Dış İstihbarat Servisi'nden brifing aldıklarını, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ile de kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.</p><p>Estonya'nın siber güvenlik alanındaki çalışmalarını yürüten kuruluşlardan da bilgi aldıklarını, dijitalleşme konusunda Estonya'nın yoğun çalışmalar yürüttüğünü aktaran Oktay, "Bizde de aynı şekilde zaten Dijital Türkiye boyutunda çok yoğun çalışmalarımız var. Bizde de siber güvenlik şu anda en üst, birincil konumda ve bununla ilgili de zaten bir üst kurul, izleme ve takip, onun da ötesinde stratejik bir üst kurum oluşturulmuş durumda. Burada neleri yapabiliriz ona baktık." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"ETRAFINDA DEVAM EDEN ULUSLARARASI BOYUTTAKİ BU KARGAŞAYA, KAOS ORTAMINA HAZIRLIKLI BİR TÜRKİYE VAR"</strong></p><p>Birlik ve dayanışmanın önemine de değinen Oktay, "En kötü barış, en iyi savaştan daha iyidir. Dolayısıyla bir taraftan hazırlık önemli, her türlü risklere karşı hazırlıklı olmalıyız ama diğer taraftan da savaştan ziyade barışa yönelik çalışmalar nasıl olabilmeli, yeni iletişim kanalları nasıl açılabilmeli. Bunun üzerine yoğun görüşmelerimiz oldu." dedi.</p><p>Oktay, Avrupa'da yalnızca Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle değil, transatlantik ilişkilerde yaşanan gelişmeler nedeniyle de yeni bir dönemin şekillendiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Bütün Avrupa'da olan panik havası Transatlantik'te yaşanan sorunlarla alakalı. Yani sadece Rusya-Ukrayna boyutunda değil. Düne kadar 'NATO var, ABD var bizi koruyacak' diyen bir Avrupa'dan bugün, 'Ben kendi işimi kendim yapmalıyım, nasıl yapabilirim?' diyen bir Avrupa ve Baltık ülkeleri var. Diğer tarafta da kendi sorumluluğunu almış ve bu anlamda kendisini geliştirmiş, savunma sanayini inşa etmiş ve özellikle etrafında devam eden uluslararası boyuttaki bu kargaşaya, karmaşaya, kaos ortamına hazırlıklı girmiş bir Türkiye var."</p><p>Oktay, Baltık ülkeleriyle yürütülen bu formatta işbirliğinin devam edeceğini ve bir sonraki toplantının gelecek yıl Ankara'da gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/tbmm-disisleri-komisyonu--544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279028</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-bir-eve-yapilan-denetimde-42-yilan-bulundu-279028</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bir eve yapılan denetimde 42 yılan bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, İstanbul'da bir evde bulunan 18 piton, 21 Mısır ve 3 king türü olmak üzere 42 yılana el koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da bir eve yapılan denetimde 42 yılan bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünün NSosyal hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda, gelen ihbarı değerlendiren ekiplerin, kolluk kuvvetleriyle birlikte İstanbul Çatalca'daki bir evde denetim gerçekleştirdiği bildirildi.</p><p><b>"YILANLAR, EKİPLERİMİZ TARAFINDAN EL KONULARAK KORUMA ALTINA ALINDI"</b></p><p>Bu kapsamda 42 yılana el konulduğu belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:</p><p>"Yapılan kontrollerde gerekli izinleri bulunmayan 18 piton, 21 Mısır ve 3 king yılanı tespit edildi. Yılanlar, ekiplerimiz tarafından el konularak koruma altına alındı, ilgili şahıs hakkında ise idari para cezası uygulandı. Yaban hayvanlarının izinsiz bulundurulmasına yönelik denetimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/istanbulda-bir-eve-yapila-322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279027</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-yarin-bulgaristana-resmi-ziyarette-bulunacak-279027</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Bulgaristan'a resmi ziyarette bulunacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Bulgaristan'a resmi ziyaret düzenleyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Bulgaristan'a resmi ziyarette bulunacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre Fidan, yarın Bulgaristan'da resmi temaslarda bulunacak.</p><p>Fidan, ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Bulgaristan ile enerji, ulaştırma, bağlantısallık ve savunma sanayisi başta olmak üzere, stratejik alanlarda işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik müşterek adımları ve yeni işbirliği imkanlarını kapsamlı şekilde ele alacak.</p><p>Komşu ve müttefik ülkeler olan Türkiye ile Bulgaristan'ın, bölgesel sahiplenme anlayışıyla, Balkanlar'da istikrar ve refahın güçlendirilmesi için yakın eş güdüm içinde hareket etmesinin önemine işaret edecek Fidan, Bulgaristan'ın Türkiye açısından Avrupa'ya kara yolu taşımacılığında kilit rol oynadığını belirterek Türkiye'den Bulgaristan'a mal ve yolcu geçişlerinin sorunsuz şekilde gerçekleşmesi yönündeki beklentileri aktaracak.</p><p>Hakan Fidan, Türkiye'nin, Avrupa Birliği (AB) üyeliği stratejik hedefi dahil, AB'yle ilişkilerine yönelik öncelik ve beklentilerini dile getirerek bu çerçevede Bulgaristan'ın da desteğine önem verildiğini ifade edecek.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliği ve Karadeniz havzasındaki istikrar üzerinde ciddi sonuçlar doğurmaya devam ettiğini belirtecek Fidan, Türkiye'nin savaşın adil ve kalıcı bir çözüm temelinde sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaları desteklediğini yineleyecek.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında tesis edilen Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) Karadeniz'de seyrüsefer emniyeti bakımından önemli işlev gördüğünü vurgulayacak.</p><p>Bakan Fidan, İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerin kesintiye uğramadan sürdürülmesinin kritik önemde olduğunu, Türkiye'nin savaşın diplomasi ve diyalog yoluyla bir an önce sonlandırılmasını teminen katkı sunmayı sürdürdüğünü kaydedecek.</p><p>İsrail'in başta Gazze ve Lübnan'da olmak üzere, Orta Doğu'da kalıcı çatışma ve istikrarsızlık ortamı yaratmayı hedeflediğine dikkati çekecek Fidan, İsrail'in, İran ile ABD arasında süren görüşmeleri sabote etmeye yönelik girişimleri karşısında uluslararası toplumun müteyakkız olması gerektiğinin altını çizecek.</p><p>Hakan Fidan, Gazze'de insani durumun kritik düzeyde seyrettiğini, ateşkes ihlallerinin ve sivil kayıpların sürdüğünü, insani yardımların ulaştırılmasının acil öncelik olmaya devam ettiğini ifade edecek.</p><p>Bugün Bulgaristan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katılan Fidan, Sofya'da bulunuyor.</p><p>Bakan Fidan, son olarak 29-30 Ocak 2024'te Bulgaristan'a resmi ziyarette bulunmuştu.</p><p><b>İKİLİ İLİŞKİLER</b></p><p>Türkiye ile Bulgaristan arasındaki işbirliği, iyi komşuluk ilişkileri ve müttefiklik temelinde gelişiyor.</p><p>Bulgaristan'ın en büyük ticaret ortakları arasında yer alan Türkiye'nin, bu ülkeyle arasındaki toplam ticaret hacmi 2025'te 8,4 milyar avroyu aşmıştı.</p><p>Bir milyondan fazla soydaşın yaşadığı Bulgaristan, Balkanlar'da en fazla soydaşa ev sahipliği yapan ülke durumunda bulunuyor.</p><p>İki ülke, Karadeniz'in güvenliği dahil güncel bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da yakın eş güdüm ve işbirliğini sürdürüyor.</p><p>Türkiye ve Bulgaristan, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) başta olmak üzere, çok taraflı platformlar çerçevesinde, bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesine katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/disisleri-bakani-fidan-ya-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279026</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivasin-imranli-ilcesinde-otomobilden-hirsizlik-yapan-5-zanli-tutuklandi-279026</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde otomobilden hırsızlık yapan 5 zanlı tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde otomobilden hırsızlık yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde otomobilden hırsızlık yapan 5 zanlı tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jandarma ekipleri, ilçede bir otomobilden hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine zanlıların yakalanması için çalışma başlattı.</p><p>Mersin&#39;den gelerek hırsızlık yaptıkları belirlenen biri kadın 5 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonla yakalanan zanlıların üzerinde ve araçlarında, 4 kol saati, 2 cep telefonu, 2 altın yüzük, 2 altın küpe, 10 avro, 4 güneş gözlüğü ve 6 bin 300 lira ele geçirildi.</p><p>İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Ele geçirilen para ve ziynet eşyaları da sahiplerine teslim edildi.</p><p>Öte yandan şüphelilerin, 5 Haziran&#39;da da Erzincan&#39;ın Refahiye ilçesinde araçtan hırsızlık olayına karıştıkları ortaya çıktı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/sivasin-imranli-ilcesinde-363_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279025</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nukleer-fuzyonda-kritik-esik-plazma-davranisi-yeniden-tanimlandi-279025</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nükleer füzyonda kritik eşik! Plazma davranışı yeniden tanımlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'nda yürütülen yeni bir çalışma, nükleer füzyon plazmasında kendiliğinden oluşan manyetik alanların gizemini aydınlattı. Araştırma, lazer yoğunluğunun kritik bir eşiği aşmasıyla plazmada milyonda bir saniyede devasa manyetik alanların ortaya çıktığını gösterdi. Bu bulgular, nükleer füzyon deneylerinde ısı kaybının tahmin edilmesinde ve reaktör tasarımlarında devrim niteliğinde bir adım olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nükleer füzyonda kritik eşik! Plazma davranışı yeniden tanımlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'nda (PPPL) çalışan bilim insanları, nükleer füzyon plazmasında kendiliğinden ortaya çıkan manyetik alanların kökenine dair uzun süredir devam eden tartışmalara son noktayı koydu. Ekip, lazer yoğunluğunun belirli bir eşiği geçmesiyle birlikte plazmanın, milyarda bir saniye gibi son derece kısa bir sürede, Dünya'nın manyetik alanından yaklaşık bir milyon kat daha güçlü olan 40 tesla'lık devasa manyetik alanlar oluşturduğunu belirledi. Bu gelişme, nükleer füzyon reaktörlerinde ısı kaybını öngörmek ve kontrol etmek için yeni bir yol sunarken, mühendislerin gelecekteki reaktör tasarımlarını daha hassas ve verimli bir şekilde planlamasına olanak sağlıyor.</p><h3>PPPL ekibi plazma manyetizasyonunu açıklayan formül geliştirdi</h3><p>Nükleer füzyon alanında çalışan araştırmacılar, plazma davranışını öngörebilmek için son derece hassas bilgisayar modellerine ihtiyaç duyuyor. Ancak, bugüne kadar kullanılan simülasyonlar, plazmadaki kendiliğinden oluşan manyetik alanları yeterince dikkate alamıyordu. Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'ndan Kirill Lezhnin liderliğindeki ekip, bu eksikliği gidermek amacıyla lazer ve hedef değişkenlerine bağlı olarak plazma manyetizasyonunu tahmin eden matematiksel bir formül geliştirdi. Araştırmacılar, özellikle doğrudan itme inersiyel füzyon yönteminde, güçlü ve homojen lazerlerin bir yakıt kapsülünü sıkıştırırken ortaya çıkan plazmanın genişlemesiyle oluşan manyetik alanların, füzyon sistemlerinin davranışını kökten etkilediğini vurguladı. Ekip, bu manyetik alanların plazma içindeki ısı akışını değiştirerek, deney sonuçlarının öngörülemez olmasına yol açtığını belirtti. Yeni formül sayesinde, mühendisler gelecekteki reaktör tasarımlarında bu etkileri hesaba katarak daha güvenilir modeller oluşturabilecek.</p><h3>Lazer yoğunluğu eşiği ve 40 tesla'lık manyetik alanın önemi</h3><p>PPPL ekibinin araştırmasında öne çıkan en önemli bulgulardan biri, plazmanın manyetize olması için gereken lazer yoğunluğu eşiğinin hassas şekilde belirlenmesi oldu. Yapılan simülasyonlarda, lazerin alüminyum hedefe çarpmasıyla birlikte, belirlenen yoğunluk eşiğinin altında plazmanın büyük ölçüde manyetize olmadığı, ancak bu eşiğin aşıldığı durumlarda ise plazmanın kendi kendine güçlü manyetik alanlar ürettiği ortaya çıktı. Bu süreç, plazmanın genişlemesi sırasında yaşanan sıcaklık dengesizliği ve Weibel istikrarsızlığı adı verilen fiziksel olayla tetikleniyor. Lazer yeterince güçlü olduğunda, plazmanın bir ekseni boyunca hızla soğuması, diğer eksenlerde ise sıcak kalması, manyetik alanların oluşumunu sağlıyor. Araştırmacılar, bu eşiğin şaşırtıcı derecede düşük olduğunu ve standart inersiyel füzyon deneylerinde kullanılan lazer yoğunluklarının tam da bu aralıkta yer aldığını belirtti. Dolayısıyla, bugüne kadar gözlemlenen deneysel sonuçlarda, manyetik alanların etkisinin sürekli olarak devrede olduğu anlaşıldı. 40 tesla gibi son derece yüksek bir manyetik alan seviyesi, plazmadaki elektronları dönen yörüngelere hapsederek, ısı akışının engellenmesine ve plazmanın davranışının kökten değişmesine neden oluyor.</p><h3>Kirill Lezhnin: 'Manyetik alanlar füzyon deneylerini kökten değiştiriyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı Kirill Lezhnin, elde edilen bulguların hem temel bilim açısından hem de uygulamalı nükleer füzyon araştırmaları için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Lezhnin, homojen lazerlerle yapılan itmelerin bile plazmada kendiliğinden manyetik alan oluşumunu engelleyemediğini, çünkü plazmanın genişlemesinin tek başına bu alanların ortaya çıkması için yeterli olduğunu ifade etti. Sıcaklık dengesizliğinin yarattığı Weibel istikrarsızlığı, plazmanın içinde güçlü manyetik yapıların doğmasına yol açıyor. Bu da, lazerin hedefe çarptığı bölgede ısının dışarıya kaçmasını engelleyerek, füzyon reaksiyonunun verimliliğini doğrudan etkiliyor. Araştırma ekibi, bu yeni içgörüler ışığında, nükleer füzyon deneylerinde gözlemlenen bazı beklenmedik sonuçların, aslında plazmadaki kendiliğinden oluşan manyetik alanlardan kaynaklandığını belirtti. Geliştirilen formülün, mevcut ve gelecekteki füzyon reaktörlerinin tasarımında önemli bir rehber olacağı öngörülüyor.</p><h3>Yeni bulgular nükleer füzyon araştırmalarında devrim yaratıyor</h3><p>Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'nda yürütülen bu araştırma, nükleer füzyon plazmasında kendiliğinden oluşan manyetik alanların hem temel fiziğini hem de uygulamalı etkilerini kapsamlı bir şekilde ortaya koydu. Elde edilen sonuçlar, özellikle doğrudan itme inersiyel confinement füzyon deneylerinde, plazmanın davranışını öngörmek ve reaktörlerdeki ısı kaybını kontrol altına almak için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, bu yeni bilgiler sayesinde, gelecekte daha verimli ve güvenli nükleer füzyon reaktörleri tasarlamanın mümkün olacağını belirtiyor. Araştırmanın sağladığı matematiksel araçlar, hem laboratuvar ortamında yapılan deneylerde hem de endüstriyel ölçekte geliştirilecek reaktörlerde, manyetik alan etkilerinin dikkate alınmasına olanak tanıyacak. Sonuç olarak, PPPL ekibinin katkıları, nükleer füzyonun enerji üretiminde sürdürülebilir ve temiz bir kaynak olarak kullanılmasına bir adım daha yaklaşılmasını sağladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/nukleer-fuzyonda-kritik-e-755_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279024</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arktik-buzunda-soku-bilim-insanlari-acil-izleme-cagrisi-yapti-279024</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arktik buzunda şoku! Bilim insanları acil izleme çağrısı yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lancaster Üniversitesi'nin yürüttüğü kapsamlı araştırma, ozon tabakasını korumak için geliştirilen kimyasalların, dünya çapında 335 bin tonun üzerinde trifluoroasetik asit (TFA) birikimine yol açtığını ortaya koydu. Bilim insanları, TFA'nın çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine karşı acil önlem çağrısında bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arktik buzunda şoku! Bilim insanları acil izleme çağrısı yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel çevre sağlığı açısından kritik öneme sahip yeni bir araştırma, ozon tabakasını korumak amacıyla kullanılan kimyasalların, gezegenin dört bir yanında son derece kalıcı bir kirletici olan trifluoroasetik asit (TFA) birikimine yol açtığını gösterdi. Lancaster Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmada, 2000 yılından bu yana dünya yüzeyine 335 bin tonun üzerinde TFA'nın yayıldığı tespit edildi. Bilim insanları, bu görünmeyen kimyasal yağmurun Arktik buzullarından yağmur suyuna kadar her yerde izine rastlandığını ve seviyelerin önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğini belirtiyor.</p><h3>Lancaster Üniversitesi: Ozonu koruyan kimyasallar yeni riskler doğurdu</h3><p>Lancaster Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü çalışma, ozon tabakasını incelten CFC'lerin yerine geliştirilen hidrokloroflorokarbonlar (HCFC'ler), hidroflorokarbonlar (HFC'ler) ve bazı anestezik gazların atmosferde parçalanarak TFA oluşturduğunu ortaya koydu. Montreal Protokolü ve Kigali Değişikliği ile bu gazların kullanımı kademeli olarak azaltılsa da, atmosferdeki konsantrasyonlarının artmaya devam ettiği vurgulandı. Araştırmacılar, 2000-2022 yılları arasında 335 bin tonun üzerinde TFA'nın dünya yüzeyine yayıldığını ve bu birikimin önümüzdeki on yıllarda da devam edeceğini tahmin ediyor. TFA, per- ve poliflorlu alkil maddeleri (PFAS) ailesine dahil olup, çevrede son derece uzun süre kalabilen "sonsuz kimyasal" olarak biliniyor. Çalışmanın baş yazarı Lucy Hart, "CFC yerine geçen kimyasallar, TFA'nın baskın atmosferik kaynağı haline geldi. Ozon tabakasını korumaya çalışırken, istemeden de olsa yeni bir çevresel tehdidin önünü açtık" dedi.</p><h3>Arktik buzullarında TFA birikimi: Küresel dolaşımın tehlikeli boyutu ortaya çıktı</h3><p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise, Arktik bölgesinde tespit edilen TFA'nın neredeyse tamamının CFC yerine geçen kimyasallardan kaynaklandığı oldu. Arktik, büyük emisyon kaynaklarına uzak bir bölge olmasına rağmen, atmosferde uzun süre kalan bu kimyasalların hava akımlarıyla taşınarak kutup buzullarında biriktiği gözlemlendi. Araştırmacılar, yağmur suyu ölçümleri ve buz çekirdekleri analizleriyle modelleme sonuçlarını doğruladı. Lucy Hart, "Uzak Arktik buz çekirdeklerinde artan TFA seviyeleri, bu gazların küresel dolaşımının tehlikeli boyutunu gösteriyor" dedi. Bu durum, TFA'nın sadece endüstriyel merkezlerde değil, dünyanın en izole bölgelerinde dahi birikmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Yeni soğutucular TFA seviyelerini daha da yükseltebilir</h3><p>Araştırmada, özellikle araç klimalarında yaygın olarak kullanılan yeni nesil soğutucu HFO-1234yf'nin TFA kirliliğine önemli bir katkı sağladığı belirtildi. HFO'lar, HFC'lere iklim dostu alternatifler olarak sunulsa da, parçalandıklarında TFA üretiyorlar. Profesör Ryan Hossaini, "HFO'ların Avrupa ve diğer bölgelerde giderek artan kullanımı, çevredeki TFA seviyeleri için büyük bir belirsizlik yaratıyor. Çevresel TFA kirliliği yaygın, son derece kalıcı ve seviyeleri yükseliyor" açıklamasında bulundu. Araştırmacılar, TFA'nın çevrede birikmesinin uzun vadeli etkileri konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Bilim insanlarından uluslararası izleme ve önlem çağrısı</h3><p>Bilim insanları, TFA kirliliğinin ve potansiyel etkilerinin tam olarak anlaşılması için uluslararası düzeyde daha kapsamlı izleme programlarının başlatılması gerektiğini savunuyor. Avrupa Kimyasallar Ajansı, TFA'nın sucul yaşam için zararlı olduğunu belirtiyor. Alman Federal Kimya Ofisi ise, TFA'nın insan üremesi için potansiyel olarak toksik olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, mevcut TFA seviyelerinin insan sağlığı için kritik eşiğin altında olduğunu ancak birikimin devam etmesi halinde risklerin artabileceğini vurguluyor. Lancaster Çevre Merkezi Direktörü Profesör Cris Halsall, "TFA'nın artık sadece pestisitlerden değil, soğutucular, çözücüler, ilaçlar ve genel olarak PFAS grubunun kullanımından da kaynaklandığı biliniyor" ifadelerini kullandı. Dr. Stefan Reimann ise, "TFA ölçümlerinin yapıldığı her bölgede, artan atmosferik konsantrasyonlar ve yüzey birikimiyle karşılaşıyoruz. HFO'ların yaygınlaşmasıyla su kaynaklarında TFA birikimi daha da hızlanabilir" dedi.</p><h3>TFA: Sonsuz kimyasalın çevresel ve toplumsal etkileri</h3><p>TFA, PFAS grubunun bir üyesi olarak çevrede neredeyse hiç bozulmadan kalabiliyor. Bilim insanları, TFA'nın insan kanında ve idrarında da tespit edildiğini belirtiyor. Bu kimyasalın çevreye girdikten sonra uzaklaştırılması son derece zor. Araştırmacılar, TFA'nın potansiyel bir gezegen sınırı tehdidi oluşturduğuna dikkat çekiyor. Artan birikim, hem ekosistemler hem de insan sağlığı açısından uzun vadeli riskler doğurabilir. Bu nedenle, TFA kirliliğinin izlenmesi ve kontrol altına alınması için uluslararası iş birliği şart görülüyor. Uzmanlar, F-gazlarının kullanımının azaltılması, alternatif teknolojilerin geliştirilmesi ve mevcut TFA kaynaklarının daha iyi anlaşılması için küresel düzeyde harekete geçilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Lancaster Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı çalışma, ozon tabakasını korumak için geliştirilen kimyasalların beklenmedik bir şekilde dünya çapında ciddi bir TFA kirliliğine yol açtığını gözler önüne seriyor. Bilim insanları, TFA'nın çevre ve insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini anlamak ve kontrol altına almak için uluslararası düzeyde acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. TFA'nın artan birikimi, çevresel sürdürülebilirlik açısından yeni bir sınav olarak ortaya çıkıyor ve bu konuda atılacak adımların önemi her geçen gün daha da artıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/arktik-buzunda-soku-bilim-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanser-tedavisinde-kritik-kesif-t-hucrelerini-durduran-mekanizma-cozuldu-279023</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser tedavisinde kritik keşif! T hücrelerini durduran mekanizma çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Montreal Üniversitesi ve IRCM'den bilim insanları, kanser tedavisinde önemli bir engel olan SLAMF6 molekülünü tespit etti. Bu keşif, özellikle bağışıklık sistemi temelli tedavilere yanıt vermeyen hastalar için yeni bir umut sunuyor. SLAMF6'nın etkilerini engelleyen antikorlar, kanserle mücadelede çığır açacak yeni bir yaklaşımın önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser tedavisinde kritik keşif! T hücrelerini durduran mekanizma çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Montreal Üniversitesi'nden Dr. André Veillette ve ekibi, kanser tedavilerinin etkisiz kalmasına yol açan yeni bir mekanizmayı ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bağışıklık sistemi hücrelerinin yüzeyinde bulunan SLAMF6 adlı molekülün, kanserle savaşan T hücrelerinin gücünü azalttığını ve zaman içinde bu hücreleri tükenmiş hale getirdiğini belirledi. Montreal Klinik Araştırma Enstitüsü (IRCM) ile iş birliği içinde yürütülen bu çalışma, Nature dergisinde yayımlandı. Elde edilen bulgular, bağışıklık sisteminin kanserli hücrelere karşı verdiği savaşta SLAMF6'nın önemli bir fren görevi gördüğünü ve mevcut immünoterapilerin neden bazı hastalarda başarısız olduğunu açıklıyor.</p><h3>Dr. Veillette: "SLAMF6, bağışıklık yanıtının gizli freni"</h3><p>SLAMF6 molekülünün işleyişi, diğer bağışıklık kontrol noktalarından farklılık gösteriyor. Bilinen birçok bağışıklık kontrol noktası, tümör hücreleriyle etkileşime girerek bağışıklık sistemini baskılıyor. Ancak SLAMF6, doğrudan T hücrelerinin yüzeyinde aktif hale gelerek, bu hücrelerin kanser hücrelerine saldırma kapasitesini düşürüyor. Ayrıca, uzun ömürlü ve güçlü T hücrelerinin üretimini azaltıyor. Bu durum, bağışıklık tükenmesi olarak bilinen ve kanser karşısında T hücrelerinin işlevsizleşmesine yol açan süreci hızlandırıyor. Dr. Veillette'in ekibi, SLAMF6'nın bu etkisini ortadan kaldırmak için özel olarak tasarlanmış monoklonal antikorlar geliştirdi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu antikorlar sayesinde T hücrelerinin aktivitesinde artış gözlendi ve kanserle mücadelede daha dirençli bağışıklık hücreleri elde edildi.</p><h3>Yeni antikorlar ile SLAMF6'ya karşı güçlü yanıt</h3><p>Geliştirilen antikorlar, SLAMF6'nın T hücreleri üzerindeki baskılayıcı etkisini engelleyerek, bağışıklık sisteminin kanserli hücrelere karşı daha etkili bir savaş başlatmasını sağladı. Laboratuvar ortamında elde edilen veriler, insan T hücrelerinin aktivasyonunda belirgin bir artış olduğunu ve tükenmiş T hücrelerinin sayısında azalma yaşandığını gösterdi. Ayrıca, fare modellerinde uygulanan tedaviyle, tümörlere karşı güçlü bağışıklık yanıtları elde edildi. Araştırmacılar, SLAMF6'yı hedef alan bu yeni yaklaşımın, mevcut PD1 ve PDL1 inhibitörlerinden daha etkili sonuçlar verdiğini vurguladı. Bu buluş, özellikle mevcut immünoterapilere yanıt vermeyen veya zamanla direnç geliştiren kanser hastaları için önemli bir alternatif sunuyor.</p><h3>SLAMF6 hedefli yeni tedavi, kanser hastalarına umut oluyor</h3><p>Montreal Üniversitesi ve IRCM'de yürütülen bu araştırma, kanser tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. SLAMF6'nın bağışıklık sistemi üzerindeki etkisinin ortaya konması, tedaviye dirençli kanser türlerinde yeni bir yol haritası çiziyor. Dr. Jean-François Côté, bu keşfin immünoterapide çığır açan bir atılım olduğunu belirtti. Elde edilen bulgular, SLAMF6'yı hedef alan antikorların, yalnızca tek başına değil, aynı zamanda diğer bağışıklık uyarıcı tedavilerle birlikte de kullanılabileceğini gösteriyor. Bir sonraki adımda, bu antikorların insanlarda güvenliği ve etkinliği erken aşama klinik denemelerle değerlendirilecek. Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri, Terry Fox Araştırma Enstitüsü, BioCanRx, Quebec Ekonomi, İnovasyon ve Enerji Bakanlığı ile Kanada İnovasyon Vakfı'nın desteklediği bu çalışma, kanser hastaları için yeni ve etkili tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine öncülük ediyor.</p><p>SLAMF6 üzerine yapılan bu araştırma, hem bilim dünyasında hem de kanserle mücadele eden hastalar arasında büyük bir umut yarattı. Klinik denemelerden elde edilecek sonuçlar, gelecekte kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin şekillenmesinde belirleyici rol oynayabilir. Montreal Üniversitesi ve IRCM'nin liderliğinde geliştirilen bu yeni yaklaşım, kanser tedavisinde sınırları zorlayan yenilikçi çözümler arayan ekipler için ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/kanser-tedavisinde-kritik-676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279022</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dunya-yine-rekor-sicakliklarin-esiginde-mayis-2026-tarihe-gecti-279022</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya yine rekor sıcaklıkların eşiğinde! Mayıs 2026 tarihe geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mayıs 2026, küresel yüzey sıcaklıkları açısından ölçüm kayıtlarındaki en sıcak ikinci mayıs ayı olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya yine rekor sıcaklıkların eşiğinde! Mayıs 2026 tarihe geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), mayıs ayına ilişkin sıcaklık değerlerini açıkladı.</p><p>Buna göre, küresel yüzey sıcaklığı ortalama 15,81 dereceyle 1991-2020 mayıs ayı ortalamasının 0,55 derece üzerinde gerçekleşti. Geçen ayki ortalama yüzey sıcaklığı sanayi öncesi 1850-1900 dönemi ortalamasına göre 1,42 derece yüksek seyretti.</p><p>Böylece Mayıs 2026 kayıtlardaki en sıcak ikinci mayıs ayı oldu. En sıcak mayıs, 2024'te yaşanmıştı.</p><p>Dünyada deniz yüzeyi sıcaklığı da mayısta 20,9 dereceyle kayıtlardaki en sıcak ikinci değer olarak kaydedildi. En yüksek sıcaklık 20,93 dereceyle Mayıs 2024'te görülmüştü.</p><p>Ekvatoral Pasifik, gelecek aylarda gelişmesi beklenen El Nino koşullarına doğru geçişini sürdürürken deniz yüzeyi sıcaklıkları tropikal Pasifik'in geniş bir bölümünde olağanüstü yüksek seviyelerde kalmaya devam etti.</p><p><b>- AVRUPA'DA ERKEN VE ŞİDDETLİ SICAK HAVA DALGASI HAKİM OLDU</b></p><p>Avrupa genelinde mayıs, ortalamadan çok daha serin koşullardan Batı Avrupa'da yılın yaşanan erken ve şiddetli sıcak hava dalgalarına hızla geçilen bir ay oldu. Batı Avrupa'daki sıcak hava dalgası, yılın bu kadar erken döneminde gözlemlenen en yoğun koşullar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Sıcak hava dalgası sırasında Fransa, İngiltere, İrlanda ve Portekiz özellikle ağır koşullara maruz kaldı. Copernicus'a göre söz konusu erken sıcak hava dalgası dikkat çekici olmakla birlikte hızla ısınan Avrupa'da sıcak hava dalgalarının daha sık, şiddetli ve erken görülmesine yönelik uzun vadeli eğilimle uyumlu.</p><p>Ay boyunca kurak ve yağışlı koşullar arasında da belirgin bir tezat görüldü. İtalya ve İspanya'nın aralarında bulunduğu Batı, Orta ve Doğu Avrupa'nın geniş kesimleri ortalamanın altında yağış aldı. Buna karşılık Türkiye, Bulgaristan ve Moldova'da yaygın seller görüldü. Kıta Avrupa'sının kuzeybatısı, Kuzey İskandinavya, Finlandiya, Türkiye ve Karadeniz bölgesinin bazı kesimleri ortalamanın üzerinde yağış aldı.</p><p>Ayrıca Avrupa mart-mayıs döneminde kayıtlardaki en sıcak üçüncü baharı yaşadı.</p><p>Kuzey Amerika, Çin'in batısı, Brezilya, Güney Afrika ve Avustralya'nın geniş bir bölümünde ortalamanın üzerinde yağışlı koşullar görülürken ABD'nin orta kesimleri, Orta Asya'nın büyük bir bölümü, Madagaskar, Avustralya'nın güneybatısı ve Güney Amerika'nın geniş bir kısmında ortalamanın altında yağış koşulları hakim oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/dunya-yine-rekor-sicaklik-621_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279021</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/irmak-ogretmenin-olumunde-mobbing-iddiasi-bakan-tekin-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakmayiz-279021</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irmak öğretmenin ölümünde mobbing iddiası! Bakan Tekin: İhmali olanın gözünün yaşına bakmayız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı'da öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüyle ilgili, "Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irmak öğretmenin ölümünde mobbing iddiası! Bakan Tekin: İhmali olanın gözünün yaşına bakmayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p>Ağrı&#39;da, öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan&#39;ın ölümüne ilişkin soru üzerine Tekin, olayla ilgili soruşturma açıldığını bildirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/savetwitter-10062026fa6aa0f0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Tekin, Koparan&#39;ın ölümüyle ilgili mobbing ve şiddet iddialarının sorulması üzerine, şunları söyledi:</p><blockquote>"Gazetelerin ve işin detayını bilmeyen insanların yaptığı yorumlara itibar etmeden hareket etmek lazım. Nihayetinde her bir sözümüzle bir temel hak ve hürriyeti ihlal ediyor, masum insanları lekeliyor olabiliriz. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı olarak temkinli konuşmayı tercih ediyoruz. Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı. Bizim derdimiz, işimiz öğretmen arkadaşlarımızın hukukunu korumak, güvenli, sağlıklı, huzurlu ortamda çalışmasını sağlamak. Bunu temin edecek bütün tedbirleri alacağız. Orada da eğer öyle bir ihmali olan arkadaşımız varsa kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gerekli işlem yapılacaktır."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irmak-ogretmenin-olumunde-510_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279020</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-chromedan-ublock-origine-buyuk-darbe-mv2-destegi-sona-eriyor-279020</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Chrome'dan uBlock Origin'e büyük darbe! MV2 desteği sona eriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Chrome, popüler reklam engelleyici uBlock Origin dahil olmak üzere Manifest V2 tabanlı uzantıların desteğini tamamen sona erdiriyor. Microsoft Edge ve Opera da benzer bir yol izlemeye hazırlanırken, kullanıcılar ve geliştiriciler için önemli bir geçiş süreci başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Chrome'dan uBlock Origin'e büyük darbe! MV2 desteği sona eriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google Chrome, uzun süredir tartışılan Manifest V2 (MV2) desteğini tamamen sonlandırma kararı aldı. Bu adım, başta uBlock Origin olmak üzere birçok popüler uzantının Chrome üzerinde çalışamaz hale gelmesine yol açacak. MV2 uzantılarına verilen desteğin kaldırılması, yalnızca Google Chrome ile sınırlı kalmayacak; Microsoft Edge ve Opera gibi diğer Chromium tabanlı tarayıcılar da benzer bir süreci başlatacak. Son gelişmeler, Chrome'un yeni ve gelecek sürümlerinde MV2 tabanlı eklentilerin artık desteklenmeyeceğini net biçimde ortaya koydu. Bu değişiklikle birlikte, özellikle reklam engelleme ve gelişmiş içerik filtreleme gibi işlevler sunan uBlock Origin gibi uzantıların Chrome kullanıcıları için erişilemez hale gelmesi gündemde.</p><h3>Google Chrome: MV2 uzantılarına kesin veda</h3><p>Google'ın aldığı bu karar, MV2 erişimini kontrol eden tüm bayrakların ve seçeneklerin kaldırılmasıyla hayata geçiyor. Chromium ekibinden Andrey Bershanskiy ve Google mühendisi Devlin Cronin, yapılan değişikliklerin ayrıntılarını paylaştı. Cronin, MV2 uzantılarının artık Chrome'un desteklenen hiçbir sürümünde çalışmayacağını, ilgili işlevselliğin ise tamamen kaldırıldığını açıkladı. Bu kararın arkasında artan teknik zorluklar, uygulama karmaşıklıkları ve özellikle güvenlik riskleri yatıyor. Son dönemde MV2'ye özgü çok sayıda hata tespit edildiği belirtilirken, bu risklerin daha fazla taşınamayacağı vurgulandı. Cronin, "MV2 uzantılarının desteği sona erdi ve bu uzantıların işlevselliğini sürdürmek artık mümkün değil" diyerek değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Bu gelişme, uBlock Origin gibi reklam engelleyici uzantıların Chrome kullanıcıları için devre dışı kalacağı anlamına geliyor.</p><h3>Microsoft Edge ve Opera: MV2 sonrası yeni dönem</h3><p>Google Chrome'un ardından, Microsoft Edge ve Opera da Manifest V2 desteğini sonlandırmaya hazırlanıyor. Edge, Şubat ayından itibaren uBlock Origin gibi MV2 tabanlı uzantıları devre dışı bırakmaya başladı. Opera ise Ekim 2024'e kadar MV2 desteği sözü vermiş olsa da, yakın gelecekte bu desteği kaldıracağı beklentisi güçleniyor. uBlock Origin'in geliştiricisi Raymond Hill (gorhill), Opera'dan gelen bir e-postada MV2 tabanlı uzantıların terk edileceğinin bildirildiğini aktardı. Opera Uzantıları Ekibi, geliştiricilere MV3'e geçiş yapmaları yönünde güçlü bir çağrıda bulundu. Bu adım, uzantı geliştiricilerinin ve kullanıcılarının olası hizmet kesintilerini önlemesi açısından kritik önem taşıyor. Geliştiriciler, Manifest V3'e uyum sağlamak için güncellemelerini hızlandırmak zorunda kalacak.</p><h3>uBlock Origin kullanıcıları için yeni seçenekler ve alternatifler</h3><p>MV2 desteğinin sona ermesiyle birlikte, uBlock Origin gibi gelişmiş reklam engelleyiciler Chrome, Edge ve Opera'da çalışmayacak. Kullanıcılar için önerilen en pratik çözüm, MV3 tabanlı uBlock Origin Lite sürümüne geçmek. Ancak, uzmanlar ve kullanıcılar, Lite sürümünün orijinal uBlock Origin kadar kapsamlı ve etkili olmadığını belirtiyor. Alternatif olarak, MV2 ve MV3 desteğini sürdüren Mozilla Firefox öne çıkıyor. Özellikle, Chrome ve diğer Chromium tabanlı tarayıcılardan vazgeçmek isteyenler için Firefox, hem işlevsel hem de güvenlik açısından güçlü bir seçenek sunuyor. Brave ve Vivaldi gibi bazı Chromium tarayıcıları ise şimdilik MV2 desteğini sürdürse de, bu durumun ne kadar devam edeceği belirsizliğini koruyor. Kullanıcılar, reklam engelleme ve gizlilik ihtiyaçlarını karşılamak için yeni uzantı ve tarayıcı alternatiflerini değerlendirmeye başladı.</p><h3>Chromium'da teknik değişiklikler ve etkileri</h3><p>Chromium'un son sürümlerinde yapılan değişiklikler, MV2 uzantılarını tamamen işlevsiz hale getirmeye yönelik adımlar içeriyor. Chromium 150 sürümünde ExtensionManifestV2Disabled seçeneği kaldırıldı. Chromium 151 ile birlikte ise ExtensionManifestV2Unsupported, ExtensionManifestV2Availability ve AllowLegacyMV2Extensions seçenekleri de ortadan kalkacak. Bu teknik değişiklikler, MV2 uzantılarının çalışmasını sağlayan geçici çözümlerin ve "hack" yöntemlerinin de artık işe yaramayacağı anlamına geliyor. Örneğin, Windows Kayıt Defteri üzerinden yapılan MV2 erişim uzatmaları da Chromium 151 sonrası etkisini yitirecek. Bu gelişmeler, uBlock Origin gibi MV2 tabanlı uzantıların çok kısa süre içinde tamamen devre dışı kalacağına işaret ediyor. Geliştiriciler, kodlarını Manifest V3'e uyarlamak için zamanla yarışırken, kullanıcılar da yeni uzantı sürümlerine adapte olmaya çalışıyor.</p><h3>Sonuç: uBlock Origin ve MV2 dönemi kapanıyor</h3><p>Google Chrome'un başlattığı MV2 desteğini sonlandırma süreci, Microsoft Edge ve Opera'nın da katılımıyla hız kazandı. Bu değişiklik, uBlock Origin gibi popüler reklam engelleyici uzantıların Chromium tabanlı tarayıcılarda kullanılmasını imkânsız hale getiriyor. Geliştiriciler, Manifest V3'e geçiş için çalışmalarını yoğunlaştırırken, kullanıcılar da yeni uzantı seçeneklerini ve alternatif tarayıcıları değerlendirmek zorunda kalacak. Özellikle gizlilik ve reklam engelleme konusunda hassas olan kullanıcılar için bu dönemde Firefox gibi MV2 desteğini sürdüren tarayıcılar öne çıkıyor. Sonuç olarak, uzantı ekosisteminde köklü bir dönüşüm yaşanıyor ve uBlock Origin'in geleceği, geliştiricilerin MV3'e uyum sağlama hızına bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/google-chromedan-ublock-o-400_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279019</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-dunyasinda-devrim-yeni-mikroskop-goruntuleme-sinir-asti-279019</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasında devrim! Yeni mikroskop görüntüleme sınır aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi'nde geliştirilen HySIL teknolojisi, 3D doku görüntülemede yüksek çözünürlük ve düşük maliyet avantajını bir araya getiriyor. Araştırmacılar, HySIL'in biyoloji ve tıp alanında yeni nesil yapay zeka modellerinin gelişimine katkı sağlayacağını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasında devrim! Yeni mikroskop görüntüleme sınır aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Raju Tomer ve ekibi, 2024 yılında Nature Biotechnology dergisinde yayımlanan çalışmalarıyla, 3D doku görüntülemesinde devrim yaratacak yeni bir mikroskop teknolojisine imza attı. HySIL adı verilen bu yenilikçi optik sistem, yüksek çözünürlüklü doku görüntülerini düşük maliyetle sunarak, biyoloji ve tıp alanında araştırmacıların karşılaştığı teknik ve ekonomik engelleri ortadan kaldırıyor. HySIL'in geliştirilmesiyle, sinir biliminden kanser araştırmalarına kadar birçok disiplinde, sağlam dokuların üç boyutlu ve detaylı incelenmesi artık daha erişilebilir hale geldi. Columbia Üniversitesi'nin patent başvurusu yaptığı bu teknoloji, laboratuvarlarda ve klinik ortamlarda yaygın olarak kullanılabilecek kapasitede tasarlandı.</p><h3>Prof. Dr. Raju Tomer: HySIL ile performans ve erişilebilirlik bir arada</h3><p>HySIL teknolojisinin en dikkat çekici özelliği, basit kavisli bir katı lens ile hassas şekilde eşleştirilen bir immersion sıvısının birleşimiyle oluşturulan hibrit optik sistem. Prof. Dr. Raju Tomer, "Mikroskopide performans ve erişilebilirlik arasında uzun süredir var olan bir tavizi kırdık" diyerek, HySIL'in pahalı immersion lenslerin sunduğu yüksek çözünürlüğü, uygun fiyatlı ve kompakt ekipmanlarla mümkün kıldığını belirtiyor. Bu gelişme, yalnızca üst düzey araştırma laboratuvarlarının değil, aynı zamanda eğitim kurumlarının ve kaynakları sınırlı kliniklerin de yüksek kalitede 3D doku görüntülemesine ulaşmasını sağlıyor. HySIL, mevcut mikroskop sistemlerine kolayca entegre edilebilmesiyle de öne çıkıyor. Araştırma ekibi, HySIL tabanlı SCOPE cihazını mevcut ışık tabakası mikroskoplarına eklenebilen modüler bir çözüm olarak geliştirdi. Ayrıca, daha yüksek çözünürlük sunan Super-SCOPE prototipi de bilim dünyasının dikkatini çekti.</p><h3>HySIL ile 3D doku görüntülemede maliyet ve karmaşıklık azaldı</h3><p>Geleneksel mikroskop sistemlerinde, yüksek çözünürlüklü 3D görüntüler elde etmek için genellikle pahalı immersion lensler veya karmaşık hazırlık süreçleri gerekiyor. Ancak HySIL, hem maliyetleri ciddi şekilde düşürüyor hem de kullanıcı dostu yapısıyla öne çıkıyor. Araştırma ekibi, HySIL'in ucuz hava lenslerinin santimetre ölçeğindeki dokularda yüksek çözünürlüklü görüntüler sunmasını sağladığını ve neredeyse tüm yaygın örnek hazırlama yöntemleriyle donanım değişikliği gerektirmeden uyumlu çalıştığını vurguluyor. Bu sayede, laboratuvarlar ve klinikler, doku örneklerini kolayca üç boyutlu olarak inceleyebiliyor. HySIL'in modüler yapısı, farklı mikroskop türlerine de entegre edilebilmesini mümkün kılıyor. Konfokal, iki fotonlu ve diğer 3D görüntüleme modlarıyla birlikte kullanılabilen HySIL, esnekliğiyle de dikkat çekiyor. Ayrıca, pLSM-SCOPE ve ticari olarak sunulan SLICE gibi cihazlarla birleştirilerek, geniş bir uygulama yelpazesi sunuyor.</p><h3>HySIL, sinir biliminden patolojiye geniş kullanım alanı sağlıyor</h3><p>HySIL'in bilimsel araştırmalarda sağladığı avantajlar, özellikle sinir bilimi, gelişim biyolojisi ve patoloji alanlarında öne çıkıyor. Araştırmacılar, pLSM-SCOPE sistemini kullanarak, bütün fare, semender ve mağara balığı beyinlerinde sinir devrelerini haritalamayı başardı. Ayrıca, laboratuvar ortamında yetiştirilen minyatür insan beyin dokularında gelişim ve hastalık süreçleri detaylı biçimde incelendi. HySIL teknolojisi, sağlam insan kanser biyopsilerinin üç boyutlu görüntülenmesinde de önemli rol oynadı. Bu çalışmalar, yeni nesil yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve hastalıkların tanı ve prognoz süreçlerinin iyileştirilmesi için büyük veri setleri oluşturulmasına katkı sağladı. Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hanina Hibshoosh, "Doku görüntülerinin 3D olarak incelenmesi, yalnızca patolojinin geleneksel olarak sınırlı olduğu kesitleri değil, tüm doku mimarisini görmenizi sağlıyor" diyerek, HySIL'in patoloji alanındaki önemine dikkat çekti. Bu teknoloji sayesinde, cam lam üzerine yerleştirilen iki boyutlu doku dilimlerine bağımlılık azalırken, biyolojik ve hastalık özelliklerinin üç boyutlu olarak daha iyi analiz edilmesi mümkün hale geldi.</p><h3>MBF Bioscience iş birliğiyle HySIL laboratuvarlarda yaygınlaşıyor</h3><p>HySIL teknolojisinin laboratuvarlarda uygulanabilirliğini artırmak için Columbia Üniversitesi ekibi, endüstri ortağı MBF Bioscience ile yakın iş birliği yürüttü. MBF Bioscience'in kurucu ortağı ve CEO'su Jack Glaser, "HySIL'in sağladığı düşük maliyet ve yüksek performans kombinasyonu, laboratuvarların güvenle kullanabileceği sağlam bir çözüm sunuyor" ifadelerini kullandı. HySIL'in modüler yapısı, mevcut ışık tabakası sistemlerine kolayca entegre edilmesini sağlarken, araştırmacıların sinir bilimi, kanser araştırmaları, gelişim biyolojisi ve patoloji gibi farklı alanlarda güvenilir sonuçlar elde etmesine olanak tanıyor. Columbia Üniversitesi, HySIL ve ilgili teknolojiler için patent başvurularını tamamladı. Ayrıca, HySIL'in ticari olarak SLICE adıyla piyasaya sunulması, teknolojinin kısa sürede uluslararası laboratuvarlar ve klinikler tarafından benimsenmesini hızlandırdı.</p><h3>Yapay zeka ve tanı süreçlerinde HySIL'in dönüştürücü etkisi</h3><p>HySIL ve entegre edildiği pLSM-SCOPE gibi sistemler, yalnızca yüksek çözünürlüklü 3D doku görüntüleri sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda yapay zekanın tanı ve prognoz için ihtiyaç duyduğu büyük veri setlerinin oluşturulmasını da kolaylaştırıyor. Prof. Dr. Raju Tomer, "3D görüntülemeyi çok daha kolay ölçeklenebilir hale getirerek, bu çalışma hastalık tespiti, derecelendirme ve prognoz için yeni nesil yapay zeka modellerini beslemeye yardımcı olabilir" sözleriyle, HySIL'in biyomedikal araştırmalara katkısını özetliyor. Araştırma ekibinin oluşturduğu geniş akademik işbirliği ağı, sinir bilimi, gelişim biyolojisi ve patoloji alanlarında HySIL'in etkinliğini gösteren çok sayıda uygulama gerçekleştirdi. Bu gelişmeler, biyoloji ve tıbbın giderek daha fazla yüksek hacimli, üç boyutlu görüntü veri setlerine bağımlı hale geldiği günümüzde, HySIL'in vazgeçilmez bir araç olacağını gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, HySIL teknolojisi, Columbia Üniversitesi'nin liderliğinde biyomedikal görüntülemede yeni bir çağ başlatıyor. Yüksek çözünürlük, düşük maliyet ve geniş uygulama alanı ile HySIL, hem araştırmacıların hem de klinik uzmanların ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Yapay zeka destekli tanı ve tedavi süreçlerinin gelişmesinde kilit rol oynayan bu teknoloji, önümüzdeki yıllarda biyoloji ve tıp dünyasında standart haline gelmeye aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bilim-dunyasinda-devrim-y-278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279018</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/beslenme-uzmanlari-acikladi-gormeyi-destekleyen-baharat-ortaya-cikti-279018</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beslenme uzmanları açıkladı! Görmeyi destekleyen baharat ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, zerdeçalın göz sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirdi. Uzmanlar, özellikle kurkumin içeriğiyle bilinen zerdeçalın, düzenli ve doğru dozda tüketilmesinin görme yeteneğini destekleyebileceğini vurguluyor. Ancak insan üzerindeki etkilerine dair bilimsel verilerin halen sınırlı olduğuna dikkat çekiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beslenme uzmanları açıkladı! Görmeyi destekleyen baharat ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, göz sağlığını korumak ve yaşa bağlı görme kayıplarını önlemek amacıyla zerdeçal kullanımına dikkat çekti. Son dönemde yapılan araştırmalar, mutfaklarda sıkça yer alan bu parlak sarı baharatın, özellikle içerdiği kurkumin sayesinde gözlerdeki oksidatif stresi azaltabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, zerdeçalın yemeklere lezzet katmanın ötesinde, düzenli ve doğru şekilde tüketildiğinde görme yeteneğinin korunmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak mevcut bilimsel çalışmaların büyük kısmı laboratuvar ve hayvan modelleriyle sınırlı kalırken, insan üzerindeki etkilerinin netleşmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>Rachael Ajmera: 'Kurkumin göz dokularını serbest radikallere karşı koruyabilir'</h3><p>Beslenme uzmanı Rachael Ajmera, zerdeçalın içeriğindeki kurkuminin, hem canlı rengini hem de sağlık üzerindeki etkilerini sağlayan temel bileşen olduğunu ifade ediyor. Ajmera, "Kurkumin, gözlerde zamanla oluşan kronik iltihaplanma ve hücre hasarına yol açabilen oksidatif stresle mücadelede önemli bir antioksidan ve anti-inflamatuar görevi üstleniyor" diyor. Bu özellikleriyle kurkumin, serbest radikalleri nötralize ederek göz dokularında dengeyi yeniden sağlayabiliyor. Özellikle hassas göz yapılarında, zararlı süreçlerin önüne geçilmesi için düzenli zerdeçal tüketiminin destekleyici olabileceği belirtiliyor. Ajmera, göz sağlığı için zerdeçalın tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını, ancak beslenme düzenine eklenmesinin uzun vadede koruyucu etkiler sağlayabileceğini vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Zerdeçalın etkisi için düzenli ve uygun dozda tüketim şart'</h3><p>Uzmanlar, zerdeçalın göz sağlığındaki potansiyel faydalarının ancak düzenli ve yeterli dozda tüketimle ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Araştırmalar, kuru göz, glokom ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi rahatsızlıklarda zerdeçalın olumlu etkiler sergilediğini gösterse de, bu bulguların çoğu insan üzerinde henüz geniş çaplı olarak doğrulanmadı. Kurkuminin vücutta biyoyararlanımının düşük olması, yani emiliminin zor gerçekleşmesi, bu baharatın etkilerini sınırlayan önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yalnızca yemeklere ara sıra eklenen küçük miktarların tedavi edici etki sağlamayacağını, etkili sonuçlar için konsantre kurkumin takviyelerinin ve sürekli kullanımın gerekliliğini belirtiyor. Ayrıca, kurkuminin faydalarını tam anlamıyla görebilmek için sağlık profesyonellerinin önerdiği dozlarda ve düzenli aralıklarla alınması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Moushumi Mukherjee: 'Zerdeçal ve karabiber birlikte tüketilmeli'</h3><p>Beslenme uzmanı Moushumi Mukherjee, zerdeçalın vücut tarafından daha iyi emilebilmesi için karabiber ile birlikte tüketilmesini öneriyor. Karabiberde bulunan piperin adlı bileşik, kurkuminin emilimini önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca kurkuminin yağda çözünen bir madde olduğuna dikkat çeken Mukherjee, zerdeçalın yağ içeren besinlerle alınmasının da faydalı olacağını belirtiyor. Günlük beslenme alışkanlıklarına zerdeçalı dahil etmenin pratik yolları arasında; smoothie'lere eklemek, geleneksel altın süt hazırlamak veya fırında pişirilen sebzeleri zerdeçalla tatlandırmak yer alıyor. Zerdeçal takviyeleri ise, özellikle yoğun iş temposunda olan ve mutfakta vakit bulamayan kişiler için alternatif bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak Mukherjee, takviye kullanmadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılması gerektiğinin altını çiziyor.</p><h3>Toby Amidor: 'Zerdeçal tıbbi bir tedavi değil, beslenme desteği'</h3><p>Beslenme uzmanı Toby Amidor, zerdeçalın göz sağlığı üzerindeki etkilerinin umut verici olduğunu ancak bu baharatın tıbbi bir tedavi olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Amidor, "Zerdeçal, görme kaybını geri çeviremez ve göz hastalıklarının tedavisinde tek başına yeterli değildir" diyerek, bu baharatın yalnızca beslenme destekleyici rol üstlenebileceğini vurguluyor. Uzmanlar, göz sağlığını korumak için kronik hastalıkların kontrol altında tutulmasını, sigaradan uzak durulmasını ve UV korumalı güneş gözlüklerinin kullanılmasını öneriyor. Ayrıca, yeşil yapraklı sebzeler, havuç ve yumurta sarısı gibi besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesi ile düzenli göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Zerdeçal, bu genel yaşam tarzı önerileriyle birlikte uygulandığında, göz sağlığını destekleyici etkiler sunabiliyor.</p><h3>Zerdeçalın göz sağlığına katkısı: Sınırlamalar ve gerçekçi beklentiler</h3><p>Beslenme uzmanları, zerdeçalın göz sağlığına olan katkısının umut verici olmakla birlikte, mevcut bilimsel kanıtların çoğunun laboratuvar ve hayvan çalışmalarıyla sınırlı kaldığını hatırlatıyor. Kurkuminin biyoyararlanımındaki zorluklar ve insan çalışmalarının azlığı, bu baharatın etkilerinin abartılmaması gerektiğini gösteriyor. Zerdeçalın günlük beslenmeye düzenli olarak dahil edilmesi, göz sağlığını destekleyici bir unsur olabilir. Ancak uzmanlar, gerçekçi beklentilerle hareket edilmesini ve göz sağlığını korumak için tümcül bir yaklaşım benimsenmesini öneriyor. Sonuç olarak, zerdeçalın potansiyel faydalarından maksimum düzeyde yararlanmak için dengeli beslenme, sağlıklı yaşam tarzı ve profesyonel tıbbi desteğin bir arada yürütülmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/beslenme-uzmanlari-acikla-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279017</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/hakan-calhanoglu-besmele-cekip-sahaya-cikarim-hedefim-dunya-kupasini-getirmek-279017</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu: Besmele çekip sahaya çıkarım! Hedefim dünya kupasını getirmek]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nın kaptanı Hakan Çalhanoğlu, ay-yıldızlı formayla Dünya Kupası'nı kazanmayı hedeflediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu: Besmele çekip sahaya çıkarım! Hedefim dünya kupasını getirmek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakan Çalhanoğlu, Anadolu Ajansının Türkiye&#39;nin Ödeme Yöntemi TROY&#39;un katkılarıyla hayata geçirdiği &quot;2026 Dünya Kupası Yolu&#39;nda Milli Gururlar&quot; projesinin organizasyon öncesinde son konuğu oldu.</p><p>Dünya Kupası hasretini 24 yıl sonra sona erdiren A Milli Takım futbolcularını Türk halkına daha yakından tanıtmayı ve &quot;milli takım taraftarı&quot; olgusunu güçlendirmeyi amaçlayan projede, ay-yıldızlı oyuncuların Dünya Kupası&#39;ndaki hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı ele alınıyor.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628894.jpg"/><p><b>- "DEMEK Kİ İYİ BİR SEVİYEDEYİZ"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın kaptanı olarak 24 yıl sonra Dünya Kupası&#39;nda boy gösterecek olmanın heyecanını yaşayan Hakan Çalhanoğlu, sakatlığını atlattığını söyledi.</p><p>Dünya Kupası hedefinden bahseden Hakan Çalhanoğlu, &quot;Hedefimde milli takımla kupa kaldırmak var. Her zaman hedefimi yüksek tutarım, bugün de öyle. Dünya Kupası&#39;ndayız, hedefim tabii ki final, hedefim dünya kupasını getirmek. Hedefimi her zaman yüksek tutuyorum. Bu gücü görmesem zaten bunu söylemem. Bizim takımımıza baktığınızda herkes hemen hemen diğer takımlardaki oyuncularla aynı seviyede. Buralara kadar geldiysek demek ki iyi bir seviyedeyiz.&quot; açıklamasında bulundu.<br></p><p>UEFA Başkanı Aleksander Ceferin&#39;in Türkiye&#39;nin orta sahasını övmesiyle ilgili görüşünü dile getiren Hakan Çalhanoğlu, &quot;Bizi &#39;Underdog (Sürpriz)&#39; olarak gösteriyorlar. Eskiden sıkıntımız vardı, &#39;Sağ bekimiz az, orta sahamız yetersiz, stoperimiz yok.&#39; diyorlardı. Allah&#39;a şükür şimdi bereketliyiz çok şükür. Her yerde doluyuz ve bu da avantaj. Oyuna giren ya da çıkan fark etmiyor. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor, hepsi de iyi. Hiçbir pozisyonda sorunumuz yok.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628895.jpg"/><p>Takımda çok iyi bir ortam olduğunu ve kendisinin de kaptan olarak dengeyi kurması gerektiğini vurgulayan Hakan, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Arada bazen tabii ki sıkıntılar oluyor ama çok şükür dengeyi sağlayabiliyoruz. Eşit davranınca her şey daha kolay oluyor. Takım arkadaşlarım bana her zaman yardımcı oluyor. Ben hep fikrimi paylaşırım, hiçbir zaman kendim karar vermem. Yanıma 3-4 kişi alırım, onlara sorarım. Onların yardımı işimi kolaylaştırıyor.&quot;<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628896.jpg"/><p><b>- "HAVA ŞARTLARI NE OLURSA OLSUN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ"</b></p><p>2002 yılında 8 yaşında olduğunu ve A Milli Futbol Takımı&#39;nın dünya 3&#39;üncüsü olduğu organizasyonda maçları kaçırmadığını söyleyen Hakan Çalhanoğlu, turnuvada unutamadığı birçok anı olduğunu söyledi.<br></p><p>Milli takımın başarısının çok farklı duygular yaşattığının altını çizen Hakan Çalhanoğlu, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628897.jpg"/><p>&quot;2002&#39;de İlhan ağabeyin altın golü attığını hatırlıyorum. Dünya Kupası maçlarını hep camide izlerdim. Kur&#39;an-ı Kerim okumaya gidiyorduk, namazdan sonra öğlene doğru maçlar oluyordu, hep camide izliyordum, orada seviniyorduk, gol olduğunda sandalyeler havada uçuyordu. Bunu televizyonda yaşadım, şimdi canlı olarak yaşayacağım. Çok ayrı bir duygu. Küçükken televizyondan izliyorsun, şimdi sahadasın, hem de kaptan olarak sahadasın. Bu, anlatmakla olmaz, bunu yaşamak gerek. O zaman bizim dualarımız kabul oldu, inşallah şimdiki gençlerimiz bize dua eder, bütün ülke eminim bize dua eder, eminim ki edecekler, bizi yalnız bırakmayacaklar. Sahaya çıkıp elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Sadece futbolcu olarak değil, karakter olarak da bu takımı iyi tanımalarını istiyoruz, amacımız bu.&quot;<br></p><p>Duygusal bir yapısı olmasına karşın sahada ciddi ve kararlı olduğunu dile getiren Hakan Çalhanoğlu, sahada ciddiyetini ve konsantrasyonunu bozmadığını belirtti.</p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın kamp yaptığı Arizona&#39;yla ilgili de konuşan Hakan Çalhanoğlu, &quot;Sıcak bizi biraz zorlayacaktır ama tabii ki en çabuk şekilde adapte olmamız gerekiyor. Herkesin ilk Dünya Kupası. Hava şartları ne olursa olsun elimizden geleni yapacağız, vücudumuzu alıştıracağız. Sıcakta oynamak kolay değil, ben sıcağı çok sevmiyorum, daha çok yağmurda oynamayı seviyorum. Ama bunu da kabul etmemiz gerekiyor.&quot; açıklamasında bulundu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628898.jpg"/><p>Dünya Kupası&#39;nda D Grubu&#39;nda karşılaşacakları ABD, Paraguay ve Avustralya&#39;yla ilgili de konuşan kaptan Hakan, &quot;Hocamız bizi bu maçlara hazırlıyor. Hiçbir zaman rakibinizi küçüksemeyeceksiniz. Futbolda böyle. Onlar bizden düşük görünse de tehlikeli olabiliyorlar. Genelde kapanan takım ortaya çıkıyor, bu bizi zorluyor. İyi hazırlanmamız gerekiyor. Tabii ki hedefimiz gruptan lider çıkmak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Hakan, &quot;Turnuva ağacını incelediniz mi? Birinci çıkarsak şu rakip, ikinci çıkarsak şu rakip gelir diye baktınız mı?&quot; sorusunu, &quot;Hayır desem inanacak mısınız? Onu hiç konuşmayız, tabii ki rakipleri analiz ederiz ama hedefimiz her zaman lider çıkmak, sonraki yolu hesaplamayız. Her zaman kazanıp en iyi şekilde gruptan çıkmak istiyoruz.&quot; şeklinde yanıtladı.</p><p>Kaptan Çalhanoğlu, &quot;Milli takımın hangi 3 özelliği, kendini rakiplerden öne çıkarıyor?&quot; sorusuna ise &quot;Bizim takımımız daha yetenekli, daha istikrarlı ve daha istekli.&quot; yanıtını verdi.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628899.jpg"/><p><b>- "ZİDANE'IN MATERAZZİ'YE ATTIĞI KAFA UNUTULMAZ"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın 2002&#39;de dünya 3&#39;üncüsü olmasının kendilerini baskı altına almayacağını belirten Hakan Çalhanoğlu, aynı durumun 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası için de geçerli olduğunu söyledi.<br></p><p>Takım olarak bu tip konulara odaklanmadıklarının altını çizen Hakan, &quot;Bu, milli takımın başarısı. Bir gün biz de milli takımdan ayrılınca diğerlerinin başarısını isteriz. Hiçbir zaman &#39;Onlar bunu başardı.&#39; diye düşünmüyoruz. Nasıl ki o zaman gururlandıysak, sevindiysek, aynısını biz de yapmak istiyoruz. Bülent ve Rüştü ağabeyler geldi. Dünya Kupası&#39;na gelmeye çalışacaklar. &#39;Bekleriz.&#39; dedik, onlar da gelmeye çalışacak. Sohbet ettik, anıları konuştuk. Onlar da 2002&#39;de 45-50 gün kamp geçirdiler ve keyifli olduğunu söylediler. Soracağımız soruları sorduk ve cevapları aldık. Bülent ağabey ile konuşurken, &#39;Siz orada mutlu ve huzurlu olduğunuz sürece hiçbir sıkıntı olmaz. Kamp 1 hafta gibi geçer.&#39; dedi. Bizde de bu potansiyel var, Avrupa Şampiyonası&#39;nda bunu yaşadık. İnşallah bu kamp da böyle olur.&quot; diye konuştu.</p><p>Dünya Kupası&#39;nda unutamadığı anları aktaran Hakan Çalhanoğlu, &quot;İlhan ağabeyin attığı altın gol her zaman gözümün önünden geçiyor ve İlhan ağabeyin Okocha hareketi aklıma geliyor. Ronaldinho&#39;nun İngiltere&#39;ye attığı frikik golünü unutmuyorum. Zidane&#39;ın Materazzi&#39;ye attığı kafa unutulmaz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628900.jpg"/><p>Hakan ayrıca Dünya Kupası denildiğinde Zidane, Pirlo, Ronaldinho, Beckham ve A Milli Futbol Takımı&#39;ndan Rüştü Reçber, İlhan Mansız, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş gibi isimlerin aklına geldiğini vurguladı.<br><br></p><p><b>- "HANGİ TAKIMLA KARŞILAŞACAĞIMIZ FARK ETMEZ"</b></p><p>Milli takımın kaptanı, Dünya Kupası&#39;nda favori takımların sorulması üzerine, &quot;Fransa&#39;yı favori olarak görüyorum. 1 tane 11&#39;leri yok, 3 takımı var, o kadar güçlü oyuncuları var. Hepsi birbirinden iyi. İsimlere baktığımızda bu takım normalde şampiyon olması gerekiyor dersiniz. Onun dışında Arjantin ve Brezilya gibi ekipler favori oluyor ama inşallah onlar olmaz biz oluruz. Hangi takımla karşılaşacağımız fark etmez. Kendine ve takımına güvendiğinde hangi takım olursa olsun fark etmez. Ben büyük isimlerle karşılaştım, kazandığımız maçlar oldu. O yüzden iyi takımlarla karşılaşmak da güzel oluyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Milli oyuncu, &quot;Hakan Çalhanoğlu denildiğinde uzaktan goller akıllara geliyor. Dünya Kupası&#39;nda da uzaktan gollerini görecek miyiz?&quot; sorusunu, &quot;İnşallah, o yüzden çok iyi hazırlanıyorum. Sakatlanmadan önce Inter&#39;de güzel gollerle ligi bitirdim, şampiyonluğu da kazandık. Öz güvenim yüksekken küçük bir sakatlık yaşadım. Kendimi iyi hazırlıyorum, inşallah görürüz, elimden geleni yapacağım.&quot; şeklinde yanıtladı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628901.jpg"/><p><b>- "ADIM ADIM GELİŞMEYE BAŞLADIK"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın çeyrek final oynadığı 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası&#39;yla ilgili konuşan Hakan Çalhanoğlu, takımın kamp yerinin çok güzel olduğunun altını çizdi.</p><p>Almanya&#39;da herkesin kendilerine çok yardımcı olduğunu dile getiren 32 yaşındaki oyuncu, &quot;Hocanın da göreve gelmesiyle daha da güzel oldu, takıma sistem oturttu. Biz kampta baş başaydık ve turnuvaya odaklandık. İyi bir turnuva geçirdiğimizi düşünüyorum. Hollanda maçı daha iyi geçebilirdi. Birkaç pozisyon yakaladık ama değerlendiremedik, buna da futbol diyoruz. Bazen her şey istediğiniz gibi olmuyor.&quot; diye konuştu.<br></p><p>Hollanda maçının ardından Almanya&#39;dan ayrılırken taraftarlarla yaşadığı ve gözlerinin dolduğu duygusal konuşmaya da değinen Hakan, şunları söyledi:<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628902.jpg"/><p>&quot;Duygusal biriyim. Hedefimde milli takımla kupa kaldırmak var. Her zaman hedefimi yüksek tutarım, bugün de öyle. Dünya Kupası&#39;na gideceğiz, hedefim tabii ki final, hedefim dünya kupasını getirmek. Hedefimi her zaman yüksek tutuyorum. Olmayınca da tabii ki üzülüyorum. Örnek aldığımız Ronaldo, Messi gibi isimler var. Hep kupa peşindeler. Biz de onlara bakıyoruz, bize de o mantalite gücü geliyor. Milli takım başarısı her zaman farklı noktada kalacak, o yüzden milli takımla kupa kaldırmak inşallah nasip olur. Üzüldüm elenince, iyi de oynamıştık. Hollanda maçını da kazanmayı hak ettik ama kaybettik, ona üzüldüm bir de kampın bitmesine üzüldüm. Her şey güzel gitmişken keşke final görseydik diye aklımdan geçirdim. Duygusal olduğum için de kendimi tutamıyorum, her şey akıyor, öyle bir an yaşadım o an. Arkadaşlarımın da dediği gibi duygusal biriyim, neden öyleyim ama öyleyim duygusal biriyim, burcumdandır herhalde, balık burcuyum. Kendimi bazen tutamıyorum, arada gözyaşı çıkıyor.&quot;</p><p>Teknik direktör Vincenzo Montella ile yükselişe geçmeleri hakkında da konuşan Hakan, &quot;Hocanın gelmesi takıma iyi geldi. Kendi düşünceleriyle, kendi taktiğiyle takıma verdikleri çok önemli. Adım adım gelişmeye başladık. Her zaman &#39;Sabırlı olmalıyız.&#39; demiştim. Sonunda dediğim ortaya çıktı. Biz Türk insanı olarak biraz sabırsızız. Yavaş yavaş merdivenleri çıktık. Uluslar A Ligi&#39;ne çıktık, bu da başarı ve bizim zaten orada olmamız gerek. 24 yıl sonra Dünya Kupası&#39;na katıldık, demek ki iyi yoldayız. Hocanın katkısı burada çok. Herkesle iyi anlaşıyor, herkese aynı şekilde yaklaşıyor, dengeyi iyi kuruyor. Bazen kötü durum olunca sesi tabii ki yükseliyor. Bunu siz fazla görmüyorsunuz ama hocayla ağabey-kardeş gibi bağımız var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>A Milli Takım&#39;da en fazla kaptanlık yapan isim olduğu hatırlatılan Hakan, &quot;Güzel bir his ama daha bitmedi. İnşallah önümde çok yıllar var. Ben şunu hiç kabul etmiyorum, &#39;Yaşı geldi, çok sakatlanıyor.&#39; diyorlar. Halbuki çok sakatlanan oyuncular var, 32 yaşına girdim ama hala en yüksek seviyede oynuyorum. Sakatlık tabii ki oluyor çünkü tempomuz yüksek. Ama fitim, kendimi yaşlı olarak görmüyorum. Hala gencim, önümde çok yıllar var.&quot; diye konuştu.<br></p><p><b>- "TIRNAKLARIMLA KAZIYARAK BURAYA GELDİM"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;ndaki ilk dönemleri hakkında konuşan Hakan Çalhanoğlu, Almanya&#39;da doğup büyüyen birisi olarak milli takım tercihini yapmanın kendisi için kolay olmadığını belirtti.</p><p>Aklında her zaman Türkiye için oynamak olduğunu vurgulayan Hakan Çalhanoğlu, &quot;Almanya&#39;da doğup büyüdüğüm için kolay bir adım olmadı. Aklımda hep Türkiye için oynamak vardı, bu kararı verdikten sonra çok mutlu oldum. Oraya kadar geldiğim için, o hedefe ulaştığım için mutluydum. Burada tüm hocalarıma teşekkür etmem gerek, onların sayesinde buraya kadar geldim. Beni ilk kez milli takıma Fatih hoca çağırmıştı. Ülkem adına oynadığım için mutluyum ve ayrı bir gurur yaşıyorum. O yüzden en mutlu insan benim diyebilirim.&quot;<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41627190.jpg"/><p>Hakan, &quot;Milli takıma gelişin kolay olmadı ama yakında Türk Milli Takımı&#39;nın kaptanı olarak sahaya çıkacaksın. Geriye dönüp baktığında doğru karar vermişim diyor musun?&quot; sorusuna, &quot;Tabii ki de &#39;Doğru karar vermişim.&#39; diyorum. Tabii ki her şey kolay olmadı, tırnaklarımla kazıyarak buraya geldim. Milli takımda ağabeylerimle, eski hocalarımla bu yolu paylaştığım için mutluyum. Onlara da ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Benim ilk Dünya Kupası tecrübem olduğu için ayrı bir gurur yaşıyorum. Kaptan olarak sahaya çıkarken o hissiyatı anlatabilmek kolay değil, onu ben de ilk kez yaşayacağım, sabırsızlıkla bekliyorum.&quot; cevabını verdi.</p><p>Milli takımdaki ilk dönemlerinin kendisi için zor olmadığını aktaran Hakan Çalhanoğlu, &quot;İşimi kolaylaştırdılar, bana çok güvendiler. Futbolculuğumdan ziyade insanlığıma güvendiler. Ben her zaman herkese eşit davrandım ve bunu hala yapmaya çalışıyorum. Çünkü burası milli takım. İnsan büyüdükçe küçülmeli. Bunu ağabeylerim ve hocalarım sayesinde öğrendim, hepsine minnettarım. Kaptanlık bana devredildiğinde çok heyecanlıydım, &#39;Başarabilir miyim, yapabilir miyim?&#39; diye aklımda soru işaretleri oldu. Herkes bana çok yardımcı oluyor. Ben de elimden geldiğince her şeyi yapmaya hazırım. İlk milli maçım benim için çok önemliydi. Her an maça girip &#39;Bu konu bitsin.&#39; diye aklımdan geçiyordu. Sağ olsun Fatih hoca beni maça soktu. Gençtim, çok heyecanlıydım o zaman. Şimdi takım gençleşti. Ben ağabeylerimle oynadım, büyük isimlerle oynadım. Hepsi ilk günden beri bana sahip çıktı. O anda çok mutluydum. Fatih hocama da teşekkür ediyorum, o maça çıkınca konu kapanmıştı.&quot; açıklamasını yaptı.<br></p><p><b>- "HEDEFİMDE ŞAMPİYONLAR LİGİ'Nİ KAZANMAK VAR"</b></p><p>Hakan Çalhanoğlu, kariyer planı olarak UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanmak istediğini belirterek, &quot;İki kez Şampiyonlar Ligi finalini kaybettim. Çok üzüldüm, Çok yakınken kupanın yanından geçtiğindeki o üzüntüyü kimseye anlatamazsın, o an orada her şey bitiyor. Hedefimde Şampiyonlar Ligi&#39;ni kazanmak var.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>valt off Manheim&#39;da kariyerine başlayan Hakan, &quot;Sonra 2. Lig&#39;e Karlsruhe&#39;ye geçtim. Sonra Hamburg&#39;a transfer oldum. Hamburg&#39;dan Bayer Leverkusen&#39;e geçiş yaptım, Şampiyonlar Ligi&#39;nde oynamak için. Sonra Almanya defteri benim için kapandı. İtalya&#39;ya geçtim, Milan&#39;a transfer oldum. O dönem biraz zor geçti. Milan&#39;dan Inter&#39;e geçmek kolay olmadı ama o geçişi yaptıktan sonra doğru bir karar aldığımı anladım. Orada 8 kupa kazandım. İtalya&#39;da her şeyi kazandım. Kariyerim böyle.&quot; ifadelerini kullandı.<br></p><p><b>- "BESMELE ÇEKİP SAHAYA ÇIKARIM"</b></p><p>Maçlardan önceki ritüellerinden de bahseden Hakan, &quot;Otelden çıkmadan önce mutlaka eşimi ararım, çocuklarımla konuşurum her zaman. Çocuklarımın ve eşimin sesini duymam gerek. Stada geldiğimizde soyunma odasında müziği açarız, bizi coşturan şarkılar açarız. Birbirimizle sesli konuşarak, motive ederek hazırlanıyoruz. Hep konuşarak, takımı motive ediyoruz, eski günleri anıp nerelere kadar geldiğimizi hatırlatma yaparız. Sahaya çıkmadan önce soğuk suyla yüzümü yıkarım, sonra besmele çekip sahaya çıkarım.&quot; diye konuştu.</p><p>Birçok sanatçının milli takım için marş yazdığını da sözlerine ekleyen Hakan Çalhanoğlu, şunları söyledi:</p><p>&quot;Tüm sanatçılarımız bizim için marşlar yazdı, onlara teşekkür etmek istiyorum. Bize değer verdiklerini gösteriyorlar. Müzik seçme olayı takımca yapıp liste yapıyoruz. Bütün yapılan şarkıları soyunma odasında çalacağız. Hakan ağabey sen aç diyorlar, sorumluluk bana geliyor ama bazen diğer oyunculara açmalarını söylüyorum. Kendim karar vermiyorum, takım karar veriyor. Farklı şarkılar yapıldı, Murda ve Mero&#39;nun yaptığı, oyunculara göre yapıldı, adımız geçiyor o güzel. Semicenk, Sinan ve Murat ağabeyin şarkıları güzel. Diğerlerini henüz dinlemedim. Saydıklarımın hepsi birbirinden güzel. Biz bunları ayırt etmeyiz. Kendi müzik tarzıma gelince, ben her şeyi dinlerim. Türk halk müziği severim, rap, hip-hop, house müzik dinlerim, başka ülkelerin şarkılarını dinlerim, biliyorsunuz made in Romanya öyle oldu.&quot;<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/hakan-calhanoglu-besmele--875_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>