<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282928</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-oncesi-turkiyeye-resmi-ziyaret-icin-ankaraya-indi-282928</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump, NATO Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret için Ankara'ya indi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan uçak, Ankara Havalimanı'na iniş yaptı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump, NATO Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret için Ankara'ya indi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="rich-text-live-tv"><div class="video-wrapper"></div></div><p>NATO Ankara Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan uçak, Ankara Havalimanı'na iniş yaptı</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/abd-baskani-trump-nato-zi-250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282927</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-genel-sekreteri-rutte-is-birligi-insa-etmemiz-cok-onemli-282927</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: İş birliği inşa etmemiz çok önemli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi Savunma Sanayii Forumu'nda açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Savunmayı sağlamak herkes için ortak olmalı. İş birliği inşa etmemiz çok önemli.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: İş birliği inşa etmemiz çok önemli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi Savunma Sanayii Forumu'nda konuştu.</p><p class="MsoNormal"><b>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte,'nin açıklamalarından satır başları şöyle;</b></p><p>NATO ve sanayi arasında işbirliği inşa etmemiz çok önemli.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video13-070720267c4ec4c7.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Gerçek bir ilerleme kaydettik ve doğru yönde ilerlemeye devam ediyoruz, strateji net aslında ama maç bitmedi henüz ve bu maçı kazanmak istiyorsak da tüm üyelerimizin üzerine düşeni yapması gerekiyor.</p><p>Caydırıcılığı sağlamamız lazım.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/nato-genel-sekreteri-rutt-136_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282926</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-savunma-bakani-guler-turkiye-nato-muttefiklerine-katki-sunuyor-282926</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: Türkiye, NATO müttefiklerine katkı sunuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[36.NATO Savunma Sanayii Forumu'nda konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Müttefikler üretim kapasitesini artırılmalı. Ankara Zirvesi'nin hedeflerinden bir tanesini bunu sağlamak. Türkiye müttefiklerine katkı sunuyor. Hürmüz krizi ise bunun önemini bir kez daha ortaya çıkardı.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: Türkiye, NATO müttefiklerine katkı sunuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 36.&#8288; &#8288;NATO Savunma Sanayii Forumu'nda konuştu.</p><p><b>Bakan Güler'in konuşmalarından satır başları:</b></p><p>Caydırıcı askeri kapasiteye sahip olunmalı. Birlikte hareket etme kararlılığı bugün her zamankinden daha önemli.</p><p>Müttefikler üretim kapasitesini artırılmalı. Ankara Zirvesi'nin hedeflerinden bir tanesini bunu sağlamak.</p><p>Türkiye müttefiklerine katkı sunuyor. Hürmüz krizi ise bunun önemini bir kez daha ortaya çıkardı.</p><p>KAAN ile yeni bir ringe çıktık. Füze ve mühimmat üretim kapasitelerimizi büyütüyoruz.</p><p>Savunma sanayimizi ileri taşıyoruz. NATO'nun yüzde 5 yatırım taahhüdünü önemsiyoruz.</p><p>NATO somut kapasiteyle güçlendirilmelidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/milli-savunma-bakani-gule-838_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282925</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/haluk-gorgun-insansiz-hava-araclari-ve-hava-savunma-alaninda-zirvede-282925</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haluk Görgün: İnsansız hava araçları ve hava savunma alanında zirvede!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin zirvenin temaları arasında bulunan alanlarda çözümler sunduğunu belirterek, "Silahlı insansız hava araçları, derin vuruş, uzay teknolojileri, hava savunma ve dron tehditleriyle mücadele başta olmak üzere alanlarında yüksek olgunlukta çözümlerimiz var. NATO güçleri halihazırda ürünlerimizi sahada başarıyla kullanıyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haluk Görgün: İnsansız hava araçları ve hava savunma alanında zirvede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Görgün, 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara&#39;da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nun açılışında yaptığı konuşmada, forumun etkilerinin ve sonuçlarının yıllar boyunca sürebileceğini belirterek, katılımcıları Ankara&#39;da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Savunma Sanayii Forumu&#39;nun bu yılki zirvenin &quot;merkez parçası&quot; olduğunu ifade eden Görgün, bunun büyük ölçüde müttefiklerin geleceği açısından savunma sanayisinin öneminin daha iyi anlaşılmasından kaynaklandığını kaydetti.</p><p>Görgün, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte&#39;nin bu konuyu öncelik haline getirmesinin foruma özel bir anlam kazandırdığını dile getirerek, &quot;Bu forumu gerçekten eşsiz kılan bir diğer unsur da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde savunma sanayisinde benzeri görülmemiş bir büyüme sergileyen Türkiye&#39;de gerçekleştiriliyor olmasıdır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901367.jpg"/><p>Forum için NATO Sekreterliği ile yakın işbirliği içinde çalıştıklarını anlatan Görgün, &quot;Forumdan beklentilerin yüksekliği karşısında, NATO Sekreterliği ile yakın işbirliği içinde her ayrıntıyı bir kuyumcu titizliğiyle planladık.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bu yıl katılımcı profilinin hem nitelik hem nicelik bakımından en yüksek seviyeye ulaştığını dile getiren Görgün, katılımcılara sergilenen kabiliyetleri incelemeleri çağrısında bulunarak, &quot;Özellikle KIZILELMA&#39;yı yakından tanıma fırsatını kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "ÇOK AZ ZAMANIMIZ VAR"</b></p><p>Görgün, NATO&#39;nun savunma üretim kapasitesini artırmaya dönük son yıllardaki kararlarına işaret ederek, Vilnius Zirvesi&#39;nde Savunma Üretim Eylem Planı&#39;nın açıklandığını, Washington Zirvesi&#39;nde Endüstriyel Kapasiteyi Genişletme Taahhüdü üzerinde uzlaşıya varıldığını hatırlattı.</p><p>Lahey Zirvesi&#39;nde savunma harcamalarına gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5&#39;inin ayrılması taahhüdünün ittifakın endüstriyel genişleme konusundaki mutabakatını ortaya koyduğunu belirten Görgün, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Geçen üç yıllık süreç boyunca dünyanın neredeyse her bölgesindeki ciddi kırılmalar, savaşlar ve güvenlik tehditleri savunma mimarisini baştan yazdı. Bugünkü forum işte bu arka plan üzerinde gerçekleştiriliyor. Kesin olan, çok az zamanımızın bulunduğu, endüstriyel kapasitemizi güçlendirmemiz gerektiği ve hiçbir ülkenin bu yükü tek başına omuzlayamayacağıdır.&quot;</p><p>Rutte&#39;nin de sıkça vurguladığı üzere bu hedeflerin NATO üyelerinin birlikte hareket etmesi halinde gerçekçi hale geleceğini kaydeden Görgün, &quot;Türk savunma sanayisi olarak, NATO&#39;nun ihtiyaç duyduğu endüstriyel dönüşümün itici güçlerinden biri olmaya hazırız.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901368.jpg"/><p><b>- "YÜKSEK OLGUNLUKTA ÇÖZÜMLERİMİZ VAR"</b></p><p>Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin zirvenin temaları arasında bulunan alanlarda çözümler sunduğunu belirterek, &quot;Silahlı insansız hava araçları, derin vuruş, uzay teknolojileri, hava savunma ve dron tehditleriyle mücadele başta olmak üzere alanlarında yüksek olgunlukta çözümlerimiz var. NATO güçleri halihazırda ürünlerimizi sahada başarıyla kullanıyor.&quot; dedi.</p><p>İspanya ile modern jet eğitim uçağı alanındaki iş birliğine, Polonya&#39;daki elektronik harp ve sınır güvenliği altyapısına yönelik ortaklığa, Romanya, Macaristan ve Estonya&#39;nın kara ve deniz envanterlerini güçlendirmeye dönük çalışmalara değinen Görgün, şöyle konuştu:</p><p>&quot;İspanya ile modern jet eğitim uçağı işbirliğimizde, Polonya&#39;daki elektronik harp ve sınır güvenliği altyapısına yönelik ortaklığımızda, Romanya, Macaristan ve Estonya'nın kara ve deniz envanterlerini güçlendirmeye dönük çalışmalarımızda ve Polonya&#39;da konuşlu Bayraktar TB2 filosunun transatlantik dayanıklılığını artırma faaliyetlerimizde, müttefiklerimize sunduğumuz endüstriyel katkıların izlerini görebilirsiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901369.jpg"/><p>Bu kabiliyetleri NATO şemsiyesi altındaki yeni girişimlere de taşımak istiyoruz. Bu tür iş birliklerine stratejik bir perspektiften yaklaşıyoruz. Son yıllarda Çok Alanlı Harekat, İnovasyon Sürekliliği gibi çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapmamız ve NATO bünyesindeki tüm çalışma platformlarına teknik destek sunmamızın arkasındaki motivasyon da buydu.&quot;</p><p>Forumun NATO&#39;nun ilerlemesine katkı sağlamasını dileyen Görgün, katılımcıları Türk Havacılık Uzay Sanayii tesislerinde düzenlenecek resepsiyona davet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/haluk-gorgun-insansiz-hav-452_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282924</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kolesterol-ilaclarinin-kas-agrisina-neden-olabilecegi-ortaya-cikti-282924</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kolesterol ilaçlarının kas ağrısına neden olabileceği ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[McMaster Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, dünyada milyonlarca kişinin kullandığı statinlerin neden kas ağrısına yol açtığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu bulgunun statin tedavisi gören hastalar için daha güvenli seçeneklerin geliştirilmesine kapı aralayabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kolesterol ilaçlarının kas ağrısına neden olabileceği ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>McMaster Üniversitesi'ndeki bilim insanları, kolesterolü düşürmek amacıyla yaygın şekilde reçete edilen statinlerin bazı hastalarda neden kas ağrısı ve zayıflık gibi yan etkilere yol açtığını aydınlatan önemli bir biyolojik yolak keşfetti. Science Advances dergisinde yayımlanan bu araştırma, statin kullanan kişilerin yaklaşık yüzde 7 ila 29'unu etkileyen kas semptomlarının arkasındaki mekanizmayı ortaya çıkardı. Elde edilen bulgular, sadece kalp krizi ve inme riskini azaltmakla kalmayan statinlerin, bazı durumlarda tedaviye devamı zorlaştıran kas ağrılarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu yeni keşfin statinlerin kardiyovasküler faydalarını korurken, yan etkilerin azaltılmasına yönelik tedavi seçeneklerinin geliştirilmesi için umut verdiğini vurguladı.</p><h3>Jonathan Schertzer: 'Statinlerin kas etkileri ayrı mekanizma'</h3><p>McMaster Üniversitesi Biyokimya ve Biyomedikal Bilimler Bölümü'nden Prof. Jonathan Schertzer ve ekibi, statinlerin kas hücrelerinde enerji üretimini bozduğunu ve bunun sonucunda bağışıklık sisteminin kas dokusuna zarar veren bir yanıt verdiğini tespit etti. Schertzer, "Statinler, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada elimizdeki en etkili ilaçlar arasında yer alıyor," diyerek bu ilaçların önemine dikkat çekti. Ancak, kas ağrısı ve zayıflık gibi yan etkiler, bazı hastaların dozunu azaltmasına veya tedaviyi bırakmasına yol açıyor. Araştırma ekibi, kas hücreleri ve fare modelleri üzerinde yürüttükleri deneylerde, statinlerin kaslarda bağışıklık yanıtını tetiklediğini ve bu sürecin kolesterolü düşüren mekanizmalardan bağımsız geliştiğini gösterdi. Bu bulgu, gelecekte statinlerin kas üzerindeki olumsuz etkilerinin, ilaçların kalp sağlığına olan faydalarını etkilemeden hedeflenebileceği anlamına geliyor.</p><h3>Kas ağrısının nedeni: Bağışıklık ve metabolizma ilişkisi</h3><p>Araştırmanın ilk yazarları Nazli Robin ve Nicole Barra'nın liderliğindeki ekip, kas hücrelerinde statin kullanımı sonrası meydana gelen metabolik değişikliklerin, hücre içinde bir bağışıklık yanıtını tetiklediğini belirledi. Deneylerde, bağışıklık yanıtının engellenmesiyle kas dokusunda oluşan zararın büyük oranda önlenebildiği görüldü. Bu bulgu, statin kaynaklı kas ağrısı ve zayıflığın, doğrudan kas hücresinin metabolizmasındaki değişikliklerden ve bunun sonucunda gelişen bağışıklık tepkisinden kaynaklandığını ortaya koydu. Ayrıca, metabolizma ile bağışıklık sistemi arasındaki bu yeni bağlantı, iltihaplanmanın statin yan etkilerinde oynadığı rolü daha iyi anlamayı sağladı. Araştırmacılar, bu mekanizmanın aydınlatılmasıyla, statin intoleransı yaşayan hastalar için yeni tedavi hedeflerinin belirlenebileceğini aktardı.</p><h3>Statin intoleransı için yeni tedavi kapısı aralanıyor</h3><p>Statinlerle ilişkili kas semptomlarının, dünya genelinde milyonlarca hastayı etkilediği biliniyor. Araştırma, bu yan etkilerin nedenini ortaya koyarak, ileride daha güvenli ve tolere edilebilir kolesterol ilaçlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilecek potansiyel hedefler sundu. Prof. Schertzer, "Bu bulgular, bazı hastaların neden kas semptomları yaşadığını daha net anlamamıza yardımcı oluyor ve bu önemli ilaçları gelecekte daha güvenli ve etkili hale getirmek için umut verici yönler sunuyor," şeklinde konuştu. Bilim insanları, statin intoleransını önlemeye yönelik yeni ilaçların geliştirilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Ancak, bu keşif sayesinde statin tedavisinin, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkilemeden sürdürülmesi mümkün olabilir.</p><p>Sonuç olarak, McMaster Üniversitesi'nde yürütülen bu kapsamlı çalışma, statinlerin kas ağrısı ve zayıflık gibi yan etkilerinin arkasındaki biyolojik süreci gün yüzüne çıkardı. Elde edilen veriler, hem mevcut tedavi protokollerinin gözden geçirilmesi hem de yeni ilaçların geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçları, statin kullanan hastaların daha güvenli ve etkili tedavi alabilmesi için bilim dünyasında yeni bir yol açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kolesterol-ilaclarinin-ka-379_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282923</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/baskan-erdogandan-nato-diplomasisi-liderler-birer-birer-kulliyeye-geliyor-282923</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkan Erdoğan'dan NATO diplomasisi! Liderler birer birer Külliye'ye geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara, yoğun diplomasi trafiğine sahne oluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Kanada Başbakanı Mark Carney'i kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkan Erdoğan'dan NATO diplomasisi! Liderler birer birer Külliye'ye geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarını sürdürüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO Zirvesi kapsamındaki temasları resmen başladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki ilk görüşmesini Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi Külliye'de ağırladı.</p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, CARNEY'İ KABUL ETTİ</b><p class="">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026401d1956.jpg"/><p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANI STUBB İLE BİR ARAYA GELDİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi kapsamında Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026815648cc.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında temaslarına devam ediyor.</p><p>Erdoğan, bu kapsamda Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/baskan-erdogandan-nato-di-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282922</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gemini-ile-yapay-zekada-sinirlar-yeniden-tanimlaniyor-282922</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gemini ile yapay zekada sınırlar yeniden tanımlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Gemini, 2026 itibarıyla sunduğu kapsamlı yapay zeka özellikleriyle kullanıcı deneyimini kökten değiştiriyor. Artık sadece bir sohbet botu olmanın ötesine geçen Gemini, Google'ın global teknoloji vizyonunda merkezi bir rol üstleniyor ve yapay zeka alanında yeni bir standart belirliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gemini ile yapay zekada sınırlar yeniden tanımlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google'ın yapay zeka platformu Gemini, 2026 yılında tanıttığı yeni özelliklerle teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırıyor. Şirket, Gemini'yi yalnızca bir sohbet botu olmaktan çıkararak, kullanıcıların günlük yaşamlarını ve iş süreçlerini derinden etkileyen kapsamlı bir yapay zeka asistanına dönüştürdü. Artık Gemini, telefon kamerası üzerinden çevreyi analiz edebiliyor, karmaşık araştırmaları yürütebiliyor, video ve görsel içerik üretebiliyor, uzun vadeli projeleri organize edebiliyor ve Google Workspace uygulamalarıyla tam entegre çalışabiliyor. Bu gelişmeler, Google'ın yapay zeka alanındaki liderliğini güçlendirirken, Gemini'nin teknoloji ekosistemindeki önemini artırıyor.</p><h3>Google Gemini: Sohbetten öteye geçen yapay zeka deneyimi</h3><p>Gemini, 2026 itibarıyla klasik sohbet botu anlayışını tamamen geride bıraktı. Google'ın geçtiğimiz yıl boyunca yaptığı kapsamlı güncellemeler sayesinde, kullanıcılar artık Gemini ile yalnızca yazılı değil, sesli ve görsel olarak da iletişim kurabiliyor. "Gemini Live" özelliği, doğal ve akıcı bir sohbet ortamı sunarak, kullanıcıların fikir alışverişi ve beyin fırtınası yapmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca, Gemini'nin kamera ve ekran paylaşımı desteği, gerçek zamanlı nesne tanıma ve teknik sorun çözme gibi işlevlerle günlük yaşamda büyük kolaylık sağlıyor. Bu gelişmiş etkileşim olanakları, Gemini'nin kullanıcılar için vazgeçilmez bir dijital asistan olmasını sağladı.</p><h3>Derin Araştırma ve Omni ile içerik üretiminde devrim</h3><p>Gemini'nin "Derin Araştırma" aracı, kapsamlı bilgi toplama ve analiz etme yeteneğiyle dikkat çekiyor. 2026 Nisan'ında piyasaya sürülen Gemini 3.1 Pro ile birlikte, Derin Araştırma Max özelliği kullanıcılara özel veri kaynaklarına erişim, yerel görselleştirme ve gelişmiş analitik sunuyor. Kullanıcılar, karmaşık konularda detaylı raporlar oluşturabiliyor ve web üzerinde hızla bilgi toplayabiliyor. Ayrıca, "Gemini Omni" sayesinde metin istemlerinden yüksek kaliteli videolar üretilebiliyor, mevcut görseller düzenlenebiliyor ve fotoğraflar kolayca istenen biçime getirilebiliyor. Bu özellikler, içerik üreticileri ve profesyoneller için büyük bir zaman tasarrufu ve esneklik sağlıyor.</p><h3>Not Defterleri ve NotebookLM ile projelerde bütünlük</h3><p>Google Gemini'nin öne çıkan yeniliklerinden biri de Not Defterleri. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, projelerini daha etkin biçimde organize edebiliyor, belgeleri ve dosyaları bir arada tutabiliyor. Not Defterleri, NotebookLM ile senkronize çalışarak, kaynakların ve notların farklı platformlarda otomatik olarak güncellenmesini sağlıyor. Özellikle uzun vadeli ve çok aşamalı projelerde, Gemini'nin bu entegrasyonu kullanıcıların iş akışını önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Ayrıca, NotebookLM'nin podcast ve video formatına dönüştürme yetenekleri, araştırma ve sunum süreçlerinde yeni bir boyut kazandırıyor. 2026 güncellemeleriyle birlikte, etkileşimli çalışma kılavuzları ve bilgi grafikleri gibi ek araçlar da kullanıma sunuldu.</p><h3>Canvas ve Gems ile kişiselleştirilmiş yapay zeka çözümleri</h3><p>Gemini'nin "Canvas" özelliği, kullanıcıların uzun belgeler ve kodlama projeleri üzerinde işbirliği yapmasını kolaylaştırıyor. Bu özel çalışma alanı, sürekli gelişen projelerde uygulamalar arasında kopyalama ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Yeni "Oluştur" menüsü, metinleri web sayfalarına, bilgi grafiklerine, quizlere ve sesli özetlere dönüştürme imkanı tanıyor. Ayrıca, "Gems" adlı araç sayesinde kullanıcılar, sık tekrarlanan görevler için kişiselleştirilmiş yapay zeka asistanları oluşturabiliyor. Yemek planlamadan seyahat programlamaya, kodlamadan beyin fırtınasına kadar birçok alanda, Gems ile zaman ve verimlilik avantajı elde ediliyor. Bu yenilikler, Gemini'nin kullanıcı odaklı bir platform olmasını sağlıyor.</p><h3>Google Workspace entegrasyonu: Gemini ile verimlilik artıyor</h3><p>Gemini'nin Google Workspace ile derin entegrasyonu, kurumsal ve bireysel kullanıcılar için büyük kolaylıklar sunuyor. Artık Gmail, Docs ve Drive üzerinde doğrudan çalışabilen Gemini, e-posta dizilerini özetleyebiliyor, yanıt taslakları hazırlayabiliyor ve belgeleri organize edebiliyor. Kişisel Zeka özelliği, kullanıcının tercihlerini öğrenerek, arama ve yanıt süreçlerini kişiselleştiriyor. Günlük Özeti ise, bağlı uygulamalardan alınan verilerle kullanıcıya özel bir gün planı sunuyor. Bu özellikler, özellikle yoğun tempoda çalışan profesyoneller için iş süreçlerini daha verimli ve düzenli hale getiriyor.</p><h3>Gemini ile beyin fırtınası ve planlama daha kolay</h3><p>Gemini, sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda kullanıcıların yaratıcı süreçlerine de destek oluyor. Gerçek zamanlı web araması yapabilen Gemini, hafta sonu aktivitelerinden güncel yapay zeka haberlerine kadar pek çok konuda beyin fırtınası ortağı olarak öne çıkıyor. Ayrıca, tekrarlayan ve planlanmış görevleri yönetme yeteneği sayesinde, günlük ve haftalık özetler, haber raporları ve hatırlatıcılar otomatik olarak sunulabiliyor. Bu planlama ve organizasyon yetenekleri, özellikle yoğun programlara sahip kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor.</p><h3>2026'da Google Gemini: Yaratıcı asistan, derin araştırmacı ve organizatör</h3><p>Gemini'nin 2026'daki en dikkat çekici yanı, sahip olduğu geniş özellik yelpazesiyle kullanıcıların hayatına çok yönlü katkı sunması. Yaratıcı içerik üretiminden derin araştırmalara, kişisel alışveriş ve organizasyon süreçlerinden profesyonel iş akışlarına kadar birçok alanda merkezi bir rol üstleniyor. Google'ın bu kapsamlı yapay zeka platformu, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için teknoloji standartlarını yeniden tanımlıyor. Eğer Gemini'yi yalnızca bir sohbet botu olarak görüyorsanız, sunduğu yeni özelliklerle birlikte bu algının tamamen değiştiğini rahatlıkla söylemek mümkün.</p><h3>Gemini'nin geleceği: Kullanıcı yorumları ve potansiyel gelişmeler</h3><p>Google Gemini'nin sunduğu yenilikler, kullanıcıların günlük yaşam ve iş dünyasındaki ihtiyaçlarına yanıt verirken, platformun gelecekte daha da gelişeceğine işaret ediyor. Kullanıcıların deneyimlerini ve geri bildirimlerini paylaşmaları, Gemini'nin yeni özelliklerle daha da güçlenmesini sağlayacak. Google'ın yapay zeka vizyonu doğrultusunda, Gemini'nin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla alanda etkili olması bekleniyor. Şirket, kullanıcıların geri bildirimlerini dikkate alarak, platformu sürekli güncellemeye ve yeni fonksiyonlar eklemeye devam edecek.</p><p>Sonuç olarak, Google Gemini 2026 itibarıyla yalnızca sohbet tabanlı bir yapay zeka aracı olmanın ötesine geçerek, kullanıcıların hayatına bütünsel bir dijital asistan olarak entegre oldu. Gelişmiş özellikleri ve geniş kullanım alanıyla, yapay zeka teknolojisinin geleceğine yön veren Gemini, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için vazgeçilmez bir platform haline geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/gemini-ile-yapay-zekada-s-496_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282921</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/watchos-27-ile-apple-watcha-yeni-saglik-ozellikleri-geliyor-282921</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[watchOS 27 ile Apple Watch'a yeni sağlık özellikleri geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch, watchOS 27 ile sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşıyor. Yeni güncelleme, döngü takibinden antrenman doğruluğuna kadar üç kritik başlıkta kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak yenilikler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[watchOS 27 ile Apple Watch'a yeni sağlık özellikleri geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Watch, watchOS 27 güncellemesiyle sağlık uygulamalarında önemli bir yeniliğe imza attı. Yeni sürüm, özellikle kadın sağlığına yönelik döngü takibi, geliştirilmiş fitness koçluğu ve antrenman doğruluğu alanlarında üç ayrı başlıkta dikkat çekici güncellemeler getiriyor. Apple Watch kullanıcıları, bu sonbahar tanıtılması beklenen yeni modellerle birlikte sağlık verilerini daha hassas ve kapsamlı biçimde takip etme imkânına kavuşacak.</p><h3>Apple Watch'tan döngü takibinde menopoz ve perimenopoz desteği</h3><p>watchOS 27'nin en dikkat çeken yeniliklerinden biri, kadın sağlığına özel olarak geliştirilen döngü takibi desteği oldu. Apple Watch, artık perimenopoz ve menopoz dönemindeki kullanıcılar için döngüdeki değişimleri algılayıp bildirim gönderecek. Sağlık uygulamasında yer alan Döngü Takibi özelliği, kaydedilen döngü desenlerinde perimenopoz işaretleri tespit ettiğinde kullanıcıyı uyarıyor. Ayrıca, bu dönemde yaşanabilen semptomları kaydetmek ve ilgili eğitim kaynaklarına ulaşmak da mümkün hale geldi. Apple, bu bildirimlerin 40 yaş ve üzeri kullanıcılar için geçerli olduğunu ve geleneksel tanı ya da tedavi yöntemlerinin yerine geçmediğini vurguluyor. Bu özellikle, Apple Watch'un sağlık alanındaki rolü daha da güçleniyor ve kadın kullanıcılar için kişiselleştirilmiş bir takip imkânı sunuluyor.</p><h3>watchOS 27 ile Workout Buddy'de üç büyük gelişme</h3><p>Apple Watch'un fitness deneyimini geliştiren Workout Buddy, watchOS 27 ile üç önemli güncelleme aldı. Öncelikle, kullanıcıların antrenman geçmişine göre hız, mesafe ve süre gibi yeni içgörüler sunuluyor. Bu sayede bireyler, performanslarını daha detaylı analiz edebiliyor ve motivasyonlarını artırabiliyor. İkinci olarak, artık Workout Buddy'yi iPhone yanınızda olmadan da kullanmak mümkün. Koşu veya yürüyüş sırasında cep telefonu taşımadan antrenman verileri toplanabiliyor ve motivasyon mesajları alınabiliyor. Üçüncü olarak ise, Workout Buddy artık İspanyolca dil desteğiyle sunuluyor. Bu sayede daha geniş bir kullanıcı kitlesi, doğal dillerinde fitness koçluğundan faydalanabiliyor. watchOS 27'nin bu yenilikleri, Apple Watch'u sadece bir akıllı saatten öteye taşıyarak, kişisel antrenör ve sağlık asistanı işlevini güçlendiriyor.</p><h3>Kapalı alan antrenmanlarında doğruluk artıyor, adım sayıları senkronize ediliyor</h3><p>watchOS 27'nin bir diğer önemli güncellemesi ise kapalı alan yürüyüş ve koşu antrenmanlarına yönelik. Apple, hareket izleme algoritmalarını geliştirerek koşu bandı gibi ortamda yapılan antrenmanlarda mesafe ölçümlerinin daha hassas olmasını sağladı. Kullanıcılar artık kapalı alan aktivitelerinde gerçek mesafe ve süre verilerine daha doğru şekilde ulaşabiliyor. Ayrıca, Sağlık ve Fitness uygulamalarındaki adım sayıları da birbirine senkronize edildi. Önceki sürümlerde görülen tutarsızlıklar giderildi ve kullanıcılara tek bir doğru adım verisi sunuldu. Bu güncellemeler sayesinde, Apple Watch kullanıcıları hem sağlık hem de fitness verilerinde daha güvenilir sonuçlar elde ediyor. watchOS 27 ile Apple, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor ve sağlık takibini günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.</p><p>Sonbaharda tanıtılması beklenen Apple Watch Ultra 4 ve Series 12 ile birlikte, watchOS 27'nin sağlık alanındaki yeniliklerinin daha da çeşitlenmesi öngörülüyor. Apple, kullanıcılarının ihtiyaçlarına yanıt veren çözümlerle, akıllı saat pazarında sağlık odaklı liderliğini pekiştiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/watchos-27-ile-apple-watc-751_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282920</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/james-webb-teleskobu-evrenin-gizli-haritasini-ortaya-cikardi-282920</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[James Webb teleskobu evrenin gizli haritasını ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu, California Üniversitesi, Riverside liderliğindeki uluslararası bir ekip tarafından yürütülen araştırmada, evrenin 13 milyar yıl öncesine uzanan en detaylı kozmik ağ haritasını sundu. Bu bulgular, galaksi oluşumunun ve evriminin bilinmeyen yönlerini aydınlatırken, JWST'nin kozmik tarih üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[James Webb teleskobu evrenin gizli haritasını ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>California Üniversitesi, Riverside'dan bir grup araştırmacı, James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) verilerini kullanarak evrenin şimdiye kadar oluşturulan en kapsamlı haritasını hazırladı. 6 Mayıs'ta The Astrophysical Journal'da yayımlanan bu çalışma, evrenin yaklaşık 13 milyar yıl önceki bebeklik döneminden başlayarak galaksilerin nasıl şekillendiğini ve devasa kozmik ağ yapısının nasıl oluştuğunu gözler önüne serdi. JWST'nin benzersiz gözlem gücü sayesinde, galaksilerin evrimsel süreçleri ve kozmik ağın evrenin iskeletini nasıl oluşturduğu hiç olmadığı kadar ayrıntılı biçimde incelendi.</p><h3>James Webb teleskobu ile kozmik ağın yapısı çözüldü</h3><p>Kozmik ağ, evrende gözlemlenebilen en büyük yapıyı temsil ediyor. Bu devasa ağ, sayısız galaksi kümesini, gaz filamentlerini, yıldızları, boşlukları ve karanlık madde tabakalarını bir araya getiriyor. JWST'nin sunduğu yeni harita, kozmik ağın galaksilerin doğuşundan ölümüne kadar olan süreçte oynadığı başat rolü net biçimde ortaya koydu. Araştırmacılar, kozmik ağın hem galaksi büyümesini hem de yıldız oluşumunun duraklamasını nasıl yönlendirdiğini ilk kez bu kadar detaylı inceledi. Özellikle yoğun bölgelerde galaksilerin hızlı büyüdüğü, zamanla ise bu ortamların yıldız oluşumunu yavaşlattığı saptandı. Bu bulgular, evrenin yapısal çerçevesinin galaksi evriminde belirleyici bir faktör olduğunu gösteriyor.</p><h3>California Üniversitesi ekibi: JWST ile yeni keşifler ve karşılaştırmalar</h3><p>California Üniversitesi, Riverside'dan Hossein Hatamnia ve Bahram Mobasher'in öncülük ettiği ekip, JWST'nin COSMOS-Web anketinden elde edilen verileri önceki COSMOS2020 araştırmalarıyla karşılaştırdı. JWST'nin geliştirilmiş kırmızıya kayma hassasiyeti ve daha geniş galaksi yelpazesi sayesinde, evrenin uzak ve soluk nesnelerine ulaşmak mümkün hale geldi. Bu yeni harita, önceki kozmik haritaların aksine, galaksi oluşumunun zirve yaptığı dönemlerdeki yoğun bölgelerin ve daha az yoğun alanların gerçek derinliğini doğru şekilde yansıtıyor. COSMOS-Web anketi, üç tam ay büyüklüğünde bir alanı kapsayan 255 saatlik gözlem süresiyle, evrenin yaklaşık 11,5 milyar yıl önceki halini ayrıntılı biçimde gözler önüne serdi. Araştırmacılar, eski haritaların yoğun bölgelerde derinliği abarttığını, seyrek alanlarda ise küçümsediğini belirtti. JWST'nin sağladığı netlik sayesinde, galaksilerin evrimsel süreçleri ve kozmik ağın dinamikleri daha önce hiç olmadığı kadar iyi anlaşıldı.</p><h3>JWST'nin derin bakışı: Yıldızların doğumu ve ölümü aydınlandı</h3><p>JWST'nin kozmik ağ haritası, galaksiler arasındaki kontrastı koruyarak, yoğun ortamlardaki büyük galaksilerin genellikle daha sakin ve yıldız oluşumunun sönmüş olduğunu ortaya koydu. Araştırma ekibi, bu durumun galaksilerin büyüklüğüne ve onları çevreleyen karanlık madde halkalarına bağlı olabileceğini belirtti. 1 trilyon güneş kütlesine ulaşan karanlık madde halkaları, gazı enerjiyle doldurarak yeni yıldız oluşumunu engelliyor. Ayrıca, aktif süper kütleli kara deliklerin yaydığı yüksek enerjili jetler de yıldız oluşumunu durduruyor. Bu tür "kütleyle ilişkili" yıldız öldürme mekanizmalarının, evrenin yaşının yaklaşık yarısı olan 7 milyar yıl öncesine kadar baskın olduğu saptandı. Sonraki dönemlerde ise yıldız oluşumu, galaksilerin çevresel koşulları tarafından engellenmeye başladı. JWST'nin sağladığı derinlik ve çözünürlük, evrenin yalnızca birkaç yüz milyon yıl yaşında olduğu dönemlerde bile kozmik ağın izlenmesini sağladı. Bu gelişme, evrenin erken dönemlerindeki galaksi oluşumunu ve kozmik yapının evrimini anlamada çığır açtı.</p><p>James Webb Uzay Teleskobu'nun sunduğu bu yeni kozmik harita, astronomi dünyasında büyük heyecan yarattı. Araştırmacılar, JWST'nin sağladığı benzersiz veriler sayesinde evrenin büyük ölçekli yapısını ve galaksi evrimini artık çok daha net görebildiklerini vurguladı. Bu bulgular, kozmik ağın evrenin iskeleti olarak galaksi oluşumunu nasıl yönlendirdiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Bilim insanları, JWST'nin gelecekteki gözlemleriyle evrenin sırlarını daha da derinlemesine keşfetmeyi hedefliyor. Böylece, evrenin doğuşundan bugüne kadar geçen süreçte kozmik ağın oynadığı rol ve galaksilerin evrimi konusunda daha kapsamlı bilgilere ulaşılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/james-webb-teleskobu-evre-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-nukleer-enerjiyle-veri-merkezlerine-kesintisiz-guc-hamlesi-282919</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de nükleer enerjiyle veri merkezlerine kesintisiz güç hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda geliştirdiği 10 megavatlık Aalo-X nükleer reaktörüyle ticari veri merkezlerine sürdürülebilir enerji sağlama yolunda önemli bir adım attı. Şirketin CEO'su Matt Loszak, bu gelişmenin ABD'de nükleer enerjiyle veri merkezi altyapısını güçlendireceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de nükleer enerjiyle veri merkezlerine kesintisiz güç hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda yürüttüğü Aalo-X Kritik Test Reaktörü projesinde kritik eşiği aşarak, modüler nükleer enerjinin ticari veri merkezlerine entegre edilmesinde önemli bir kilometre taşına ulaştı. 4 Temmuz sabahı ABD Enerji Bakanlığı'nın yetkilendirmesiyle gerçekleşen bu gelişme, 10 megavat elektrik gücüne sahip reaktörün tamamen kendi başına sürdürülebilir nükleer zincir reaksiyonu başlatabilmesi anlamına geliyor. Austin, Texas merkezli Aalo Atomics, modern veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılamak için kompakt ve modüler nükleer reaktörler geliştirme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, Aalo-X'in, planlanan ticari reaktörlerle aynı ölçekli çekirdek bileşenleri taşıdığını ve bu teknolojinin yakın gelecekte veri merkezlerine güvenilir, kesintisiz güç sağlayacağını açıkladı.</p><h3>Aalo Atomics CEO'su Loszak: 'Aalo-X, veri merkezlerinin ana enerji kaynağı olacak'</h3><p>Aalo Atomics CEO'su Matt Loszak, Aalo-X Kritik Test Reaktörü'nün kritik duruma ulaşmasının, şirketin bugüne kadar elde ettiği en önemli başarı olduğunu belirtti. Loszak, bu adımın, ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu'ndan alınacak yetkiyle birlikte Aalo Pod sisteminin ticari veri merkezlerine güç sağlamasının önünü açtığını ifade etti. 10 megavatlık Aalo-X reaktörünün, modern veri merkezlerinin temel enerji sağlayıcısı olarak konumlandığını vurgulayan Loszak, bu teknolojinin ölçeklenebilir ve sürdürülebilir enerji ihtiyacına cevap vereceğini söyledi. Şirketin geliştirdiği modüler reaktörlerin, özellikle bilgi işlem altyapısını hızla büyüten teknoloji şirketleri için uzun vadeli ve güvenilir bir enerji kaynağı sunacağı öngörülüyor. Aalo Atomics, ticari reaktörlerin dağıtımı için ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu'ndan gerekli izinleri almayı ve Aalo Pod sistemini veri merkezlerinde yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p><h3>ABD Enerji Bakanlığı ve teknoloji devlerinden tam destek</h3><p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Aalo-X projesinin gelişmiş reaktör teknolojilerinin hızla hayata geçirilmesi yönündeki hükümet hedeflerine katkı sunduğunu açıkladı. Wright, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda Aalo tesisini ziyaret ederek şirketin 4 Temmuz'a kadar teknolojisini başarıyla sergileme konusundaki kararlılığından etkilendiğini belirtti. Bakan, Başkan Trump'ın ülkenin 250. yılı öncesinde üç gelişmiş reaktörün yetkilendirilmesi ve kritik duruma ulaşması yönündeki talebinin, Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı (INL) ve ABD Enerji Bakanlığı'nın özverili çalışmalarıyla aşıldığını ve dört reaktörün başarıyla devreye alındığını duyurdu. Bu gelişme, ABD'de nükleer enerjiyle sürdürülebilir ve kesintisiz güç sağlama çabalarının hız kazandığını gösteriyor. Ayrıca, Aalo Atomics'in Microsoft ve Nvidia ile yaptığı iş birliği kapsamında, nükleer reaktör filolarının yönetimi için otomatik yardımcı pilot sistemleri geliştirme çalışmaları da devam ediyor. Bu sistemlerin, ticari Aalo Pod tasarımının önümüzdeki 18 ay içinde veri merkezleri ve kurumsal işletmeler için ölçeklenebilir bir güç çözümü sunmasını sağlayacağı belirtiliyor.</p><h3>Idaho'da ikinci reaktör ve geleceğe yönelik büyük hedefler</h3><p>Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda yürüttüğü Proje Ascension kapsamında ikinci bir reaktörün inşasına da başladı. Şirket, bu ticari ölçekli sistemin önümüzdeki aylarda elektrik üretmeye başlayacağını ve yerinde bir veri merkezine doğrudan güç sağlayacağını açıkladı. Aalo-X reaktörünün yakıt çubukları, GE Vernova'nın Küresel Nükleer Yakıt birimi tarafından üretildi ve Nisan ayında Idaho sahasına teslim edildi. Yakıt yükleme ve başlatma onayı alınan reaktör, nükleer enerjiyle veri merkezlerinin enerji ihtiyacına sürdürülebilir ve çevre dostu bir çözüm sunma yolunda önemli bir örnek teşkil ediyor. Şirket, modüler reaktör teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte, ABD'de ve dünyada veri merkezlerinin enerji altyapısında köklü değişiklikler yaşanacağını öngörüyor. Aalo Atomics'in attığı bu adımlar, nükleer enerjinin dijital çağda kritik bir rol oynayacağını gösteriyor.</p><p>Aalo Atomics'in Idaho'da başlattığı Aalo-X nükleer reaktörü projesi, hem ABD'nin enerji politikaları hem de küresel veri merkezi sektörü açısından dönüştürücü bir gelişme olarak öne çıkıyor. Şirketin modüler ve ölçeklenebilir nükleer reaktör vizyonu, modern bilgi işlem altyapısına sürdürülebilir ve güvenilir enerji sağlama konusunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/abdde-nukleer-enerjiyle-v-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/arastirmacilar-yag-depolama-ve-yakimini-kontrol-eden-proteini-ortaya-cikardi-282918</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Araştırmacılar yağ depolama ve yakımını kontrol eden proteini ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar, Mitch olarak bilinen MTCH2 proteininin vücuttaki yağ yakımı ve depolanması üzerindeki kritik rolünü ortaya koydu. Bu buluş, kas kaybı yaşanmadan obeziteyle mücadelede yeni bir tedavi umudu sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Araştırmacılar yağ depolama ve yakımını kontrol eden proteini ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'de faaliyet gösteren Weizmann Bilim Enstitüsü'nden bir grup bilim insanı, vücudun yağ depolama ve yakma süreçlerinde belirleyici olan Mitch adıyla bilinen MTCH2 proteininin işlevini gün yüzüne çıkardı. Araştırma, bu proteinin insan hücrelerinde kapatılmasıyla birlikte hücrelerin daha fazla yağ ve karbonhidrat yaktığını, daha çok enerji harcadığını ve yeni yağ hücreleri oluşturmakta zorlandığını ortaya koydu. Bu gelişme, kas kaybı olmadan yağ yakımının mümkün olabileceğini göstererek, obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Weizmann Bilim Enstitüsü: Mitch proteini enerji dengesini belirliyor</h3><p>Weizmann Bilim Enstitüsü'ndeki bilim insanları, Mitch proteininin mitokondri organizasyonunda anahtar bir rol üstlendiğini vurguladı. Normal şartlarda mitokondriler, enerji üretimini en verimli şekilde gerçekleştiren ağlar oluşturuyor. Ancak Mitch proteini devre dışı bırakıldığında, bu ağlar küçük ve ayrı birimler haline geliyor ve enerji üretimi verimsizleşiyor. Bu durumda hücreler, hayatta kalabilmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor ve bu enerjiyi büyük oranda yağdan karşılıyor. Araştırmacılar, Mitch proteininin eksik olduğu farelerin daha zayıf, kaslı ve dayanıklı kaldığını gözlemledi. Bu durum, Mitch'in yalnızca yağ yakımını artırmakla kalmayıp kas dokusunu da koruduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>MTCH2 proteini hedefli tedavi kas kaybı riskini azaltabilir</h3><p>Mevcut kilo verme ilaçlarının çoğu, yağ kaybıyla birlikte kas kütlesinin de azalmasına yol açıyor. Ancak araştırmacılar, Mitch proteininin hedeflenmesiyle kas dokusu korunurken yağ yakımının hızlanabileceğini belirtiyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, Mitch proteini eksik olan bireylerde kas liflerinin arttığı ve fiziksel dayanıklılığın yükseldiği tespit edildi. Ayrıca, Mitch'in yeni yağ hücresi oluşumunu engellediği de ortaya çıktı. Yağ hücreleri, zaman içinde olgunlaşan öncü hücrelerden gelişiyor. Mitch proteini olmadığında, bu öncü hücreler olgunlaşmak ve yağ depolamak için gerekli enerjiye ulaşamıyor. Araştırma ekibi, Mitch'in eksik olduğu hücrelerde yağ hücresi oluşumunu sağlayan genlerin aktivitesinin de düştüğünü bildirdi. Obezite sorunu yaşayan kadınlarda Mitch seviyesinin yüksek olması, proteinin insanlardaki rolünü daha da önemli kılıyor.</p><h3>Obezite tedavisinde Mitch proteini insanlarda umut vadediyor</h3><p>Çalışmanın bulguları, insan hücreleri ve fareler üzerinde elde edildi. İnsanlar üzerinde doğrudan bir tedavi henüz geliştirilmedi. Ancak bilim insanları, Mitch proteininin hedeflenmesinin obeziteyle mücadelede devrim niteliğinde bir yaklaşım olabileceğine inanıyor. Bu sayede kas kaybı yaşanmadan yağ yakımı mümkün hale gelebilir. Araştırma ekibi, bu bulgunun obezite tedavisi için yeni ilaçların geliştirilmesine öncülük edebileceğini ve ilerleyen dönemde insanlarda uygulanabilir hale gelebileceğini ifade ediyor. Ancak tedavinin klinik aşamaya gelmesi için daha fazla araştırma ve zamana ihtiyaç duyuluyor.</p><p>Sonuç olarak, Mitch proteini üzerine yapılan bu çalışma, obezite tedavisinde kas kaybı riskini ortadan kaldıracak yeni stratejilerin geliştirilmesine önemli bir zemin hazırlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu alandaki gelişmelerin, hem bilim dünyası hem de obeziteyle mücadele eden bireyler için umut verici sonuçlar doğurması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/arastirmacilar-yag-depola-525_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282917</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/whatsappa-yeni-cevrimici-gostergesi-geliyor-yesil-nokta-donemi-basliyor-282917</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp'a yeni çevrimiçi göstergesi geliyor! Yeşil nokta dönemi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[WhatsApp, iPhone kullanıcıları için çevrimiçi olan kişileri gösteren yeni bir yeşil nokta özelliğini test ediyor. Bu yenilik, kullanıcıların uygulamadaki aktif durumunu anlık olarak görmesini sağlıyor ve gizlilik ayarlarına uygun şekilde çalışıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp'a yeni çevrimiçi göstergesi geliyor! Yeşil nokta dönemi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp, iPhone kullanıcılarına yönelik dikkat çeken bir güncellemeyi beta sürümünde test etmeye başladı. Popüler mesajlaşma uygulaması, artık bir kişinin çevrimiçi olup olmadığını gösteren küçük bir yeşil nokta ile kullanıcıların aktif durumunu anlık olarak sunuyor. Bu yeni özellik, profil fotoğrafının yanında yer alıyor ve kişi uygulamadan çıktığında simge hemen kayboluyor. Beta testleri şu anda iOS 26.26.10.72 sürümünde devam ediyor ve bu yeniliğin önümüzdeki haftalarda daha fazla kullanıcıya ulaşması bekleniyor.</p><h3>WhatsApp, iPhone kullanıcılarına gerçek zamanlı çevrimiçi bildirim sunuyor</h3><p>WhatsApp'ın çevrimiçi gösterge özelliği, ilk olarak Android platformunda kullanıma açılmıştı. Şimdi ise iPhone'un TestFlight programındaki beta kullanıcıları bu yeniliği deneyimleme fırsatı buluyor. Özellik, sohbet bilgi ekranında yer alıyor ve kullanıcı bir sohbetin üst kısmındaki isme dokunduğunda aktifleşiyor. Henüz sohbet listesinde veya doğrudan mesajlaşma ekranında görünmeyen bu simgenin ilerleyen güncellemelerle daha geniş alanlarda kullanılabileceği belirtiliyor. WhatsApp, bu yenilikle kullanıcıların iletişimde daha şeffaf ve anlık bilgi almasını hedefliyor.</p><h3>Gizlilik ayarlarına uygun çevrimiçi gösterge</h3><p>Yeşil nokta özelliği, WhatsApp'ın mevcut gizlilik politikalarına tamamen entegre edildi. Kullanıcılar çevrimiçi ve son görülme durumlarını gizlemeyi seçerse, bu gösterge onlara görünmüyor. Böylece, hem gizliliğe önem verenler hem de anlık olarak kimlerin çevrimiçi olduğunu bilmek isteyenler için dengeli bir çözüm sunuluyor. WABetaInfo'nun aktardığına göre, şu anda sınırlı sayıda beta kullanıcısı bu özelliği test ediyor. Tüm iPhone kullanıcılarına ne zaman sunulacağı ise henüz netleşmedi.</p><p>WhatsApp'ın iPhone sürümüne kazandırdığı yeşil nokta özelliği, kullanıcı deneyimini ve anlık iletişimi güçlendirmeye aday görünüyor. Özelliğin yaygınlaşmasıyla birlikte, uygulamanın iletişimde sunduğu şeffaflık ve kullanım kolaylığı daha da artacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/whatsappa-yeni-cevrimici--310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-hava-kuvvetlerinden-nato-zirvesinde-kilit-rol-60-saat-kesintisiz-ucus-282916</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri'nden NATO Zirvesi'nde kilit rol: 60 saat kesintisiz uçuş!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri envanterinde yer alan Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçakları, NATO Zirvesi kapsamında 60 saat kesintisiz uçuş yaparak güvenlik açısından kilit rol oynayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri'nden NATO Zirvesi'nde kilit rol: 60 saat kesintisiz uçuş!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya&#39;daki 3&#39;üncü Ana Jet Üs Komutanlığı&#39;nda konuşlu HİK uçakları, üzerinde bulunan çok işlevli elektronik tarama özelliğine sahip hava ve deniz radarıyla 360 derece tarama yaparak, 400 kilometreye kadar çok sayıda hedefi teşhis edebiliyor.</p><p>Uçaklar tespit ettikleri hedefleri bulundurduğu sistemler aracılığıyla yerdeki harekat merkezlerine, harekat sahasında görev yaptığı uçaklara ve gemilere gerçek zamanlı olarak aktarabiliyor.</p><p>Çok sayıda özellik barındıran uçaklar, Ankara&#39;da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;ne yönelik güvenlik tedbirleri kapsamında önemli rol oynuyor.</p><p>Uçaklar 60 saat boyunca kesintisiz uçarak, Türk hava sahasının güvenliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/a-070720269027dfac.jpg"/><p><b>- "GÖREVİMİZİN UZATILMA İHTİMALİNE KARŞI HER ZAMAN HAZIRLIKLIYIZ"</b></p><p>AA muhabirine konuşan HİK uçağı Görev Ekibi Komutanı Binbaşı Fatih Kulak, NATO Zirvesi kapsamında verilen görevi icra etmek için uçuşa hazırlandıklarını belirtti.</p><p>HİK uçağının, hava sahasının erken ihbar kabiliyetini oluşturan ve kontrol görevini icra eden platform olduğunu söyledi.</p><p>Uçağın E-7T olarak da tanımlandığını ifade eden Binbaşı Kulak, &quot;Görevimiz NATO Zirvesi kapsamında ülkemizin hava sahasını gözetlemek olacak. Türk hava sahasına yaklaşacak herhangi bir tanımlanmamış uçağın, önceden ihbarını ve bunun teşhislendirmesine yönelik katkılarımızı sunacağız.&quot; dedi.</p><p>Bugün Karadeniz bölgesi kapsamında uçuş yapacaklarını dile getiren Kulak, bahse konu bölgeden gelebilecek tehditleri gözetleyerek ilgili yerlere rapor edeceklerini aktardı.</p><p>Zirve kapsamında yapılacak uçuşlara ilişkin bilgi veren Kulak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kesintisiz olarak 60 saat, 11 sortilik bir görev icra edeceğiz. Tamamı kesintisiz olacak ve HİK uçağımızın gözetlemesiyle icra edilecek. Bu kapsamda da kesintisiz olarak görevin icra edilmesi yoğun bir tempoyu içeriyor. Personelimiz de buna hazır bir şekilde diğer sortileri beklemede olacak. Bugün 15 kişilik mürettebatla uçuşa gidiyoruz. Yaklaşık 8 buçuk saatlik uçuş öngörüyoruz. Bizler görevimizin uzatılma ihtimaline karşı her zaman hazırlıklıyız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026c6686a94.jpg"/><p><b>- "ORDUMUZUN GÜCÜNÜ BU GÖREVLERDE ÇOK NET BİR ŞEKİLDE GÖSTERMEKTEYİZ"</b></p><p>Uçağın üzerinde aktif ve pasif sensörlerin mevcut olduğunu belirten Kulak, sadece havada değil, deniz üstünde de tespit ve teşhis yapabildiklerini söyledi.</p><p>Zirve kapsamında Türkiye&#39;ye gelen liderler ve heyetlerin de uçuşlarını takip ettiklerini ifade eden Kulak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Barış Kartalı uçakları, terörle mücadele harekatından uluslararası ve milli tatbikatlara, NATO tarafından bize tevdi edilen Avrupa hava sahasındaki gözetleme görevlerine kadar birçok farklı görev yapmakta. Müşterek görev kapsamında NATO&#39;nun deniz unsurlarıyla birlikte çalışıyoruz. Doğu Akdeniz&#39;de olsun Baltık Denizi&#39;nde olsun farklı coğrafyalarda müşterek çalışarak büyük katkılar vermekteyiz. Bizler bunları yaparken Türk askerinin disiplinini ve ordumuzun gücünü bu görevlerde çok net bir şekilde göstermekteyiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/turk-hava-kuvvetlerinden--182_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajetin-sivas-koln-ucak-seferleri-yarin-basliyor-282915</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AJet'in Sivas-Köln uçak seferleri yarın başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AJet'in Sivas-Köln uçak seferleri 8 Temmuz'da başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AJet'in Sivas-Köln uçak seferleri yarın başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, AJet&#39;in Sivas ile Almanya&#39;nın Köln şehri arasındaki direkt seferlerin yarın başlayacağı belirtildi.</p><p>Açıklamada, hem gurbetçi vatandaşların memleket özlemini azaltacağı hem de Sivas&#39;ın uluslararası ulaşım ağını güçlendireceği bu önemli adımın şehre hayırlı olması temenni edildi.</p><p>Sivas-Köln arasındaki seferler, çarşamba günü Sivas&#39;tan gidiş ve perşembe günü Köln&#39;den dönüş şeklinde yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/ajetin-sivas-koln-ucak-se-130_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282914</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusyada-iphone-kullanimi-giderek-zorlasiyor-282914</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya'da iPhone kullanımı giderek zorlaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en popüler akıllı telefonlarından iPhone'u Rusya'da kullanmak giderek zorlaşırken, ABD merkezli Apple'ın Rus uygulamalarını mağazasından kaldırması, ödeme imkanlarının daralması ve Rusya'nın yabancı dijital hizmetlere yönelik düzenlemeleri kullanıcıların günlük yaşamına daha fazla yansıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya'da iPhone kullanımı giderek zorlaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya&#39;da iPhone kullanıcılarının karşısına son dönemde yalnızca uygulama indirme sorunları değil, ödeme, bildirim, güncelleme ve hesaplara giriş gibi temel alanlarda da yeni kısıtlamalar çıkıyor.</p><p>Apple, 25 Haziran&#39;da Rus teknoloji şirketi VK&#39;ye ait VKontakte, Odnoklassniki, VK Video, VK Music, VK Messenger, Mail, Dzen ve Skillbox dahil çok sayıda uygulamayı App Store&#39;dan kaldırdı.</p><p>VK&#39;den yapılan açıklamada, şirketin karara ilişkin önceden bilgilendirilmediği, uygulamaların iPhone ve iPad&#39;lere artık indirilemediği ve güncellenemediği belirtildi.</p><p>Açıklamada, VK&#39;nin herhangi bir yaptırım listesinde yer almadığına işaret edilirken, uygulamaların daha önce yüklendiği cihazlarda çalışmayı sürdürdüğü ancak kullanıcıların bildirim ve güncelleme sorunlarıyla karşılaşabileceği kaydedildi.</p><p>Apple, haziran başında da Rusya&#39;nın ulusal mesajlaşma uygulaması MAX&#39;ı App Store&#39;dan kaldırdı.</p><p>MAX&#39;ı daha önce cihazlarına yükleyen kullanıcıların uygulamayı kullanmayı sürdürdüğü ancak bildirim alamadığı, uygulamanın silinmesi halinde ise yeniden yüklenemediği açıklandı.</p><p>Rusya Dijital Kalkınma Bakanı Maksut Şadayev, Apple&#39;ın gerekçe göstermeden aldığı kararın 20 milyondan fazla iPhone ve iPad kullanıcısının MAX&#39;a erişimini etkilediğini belirtti.</p><p>Rusya Dijital Kalkınma Bakanlığı da VK uygulamalarının kaldırılmasının siyasi gerekçelerle alındığını ve haksız rekabet oluşturabileceğini bildirerek, konunun incelenmesi için Rusya Federal Rekabet Servisine (FAS) başvurdu.</p><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Apple&#39;ın Rus uygulamalarını uyarı yapmadan kaldırmasının şirketin ticari hizmet sağlayıcısı olarak güvenilirliğini sorgulattığını söyledi.</p><p>Rus makamlarının Apple&#39;dan açıklama isteyeceğini belirten Peskov, gerekli açıklamaların yapılmaması halinde şirketle ilişkilerin geleceğine ilişkin değerlendirme yapılacağını ifade etti.</p><p>Rusya Devlet Duması Bilgi Politikası Komitesi Başkanı Sergey Boyarskiy de Apple&#39;ın kararının siyasi nitelik taşıdığını belirterek, milyonlarca kullanıcının iletişim, eğlence ve eğitim hizmetlerine erişiminin sınırlandığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-0707202665604c26.jpg"/><p><b>- APPLE'A 4 MİLYAR RUBLELİK CEZA RİSKİ</b></p><p>FAS, Apple&#39;a gönderdiği uyarıda, iOS işletim sistemli cihazlarda Rus arama motorlarına yönelik ayrımcı koşulların kaldırılmasını ve yerli yazılımların önceden yüklenmesine ilişkin yasal şartların yerine getirilmesini istedi.</p><p>Kurum, iPhone ve iPad&#39;lerde yabancı bir arama motorunun varsayılan olarak sunulduğunu, Rus arama motorlarını tercih eden kullanıcıların ayarları manuel olarak değiştirmek zorunda kaldığını bildirdi.</p><p>Apple&#39;ın 15 Temmuz&#39;a kadar gerekli adımları atmaması halinde rekabet yasası kapsamında soruşturma başlatılacağı, ihlal tespit edilmesi durumunda şirkete 4 milyar rubleye kadar para cezası uygulanabileceği belirtildi.</p><p>Rusya&#39;da ithal edilen akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlarda belirli Rus yazılımlarının önceden yüklenmesine ilişkin yasa 2021&#39;de yürürlüğe girerken, Apple Rus makamlarıyla varılan uzlaşma doğrultusunda uygulamaları cihazlara doğrudan yüklemek yerine ilk kurulum sırasında kullanıcılara Rus yazılımlarını indirme seçeneği sunmuştu.</p><p><b>- ÖDEME İMKANLARI DA DARALIYOR</b></p><p>Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin bozulmaya başladığı 2022&#39;den bu yana çok sayıda Rus bankasının, ödeme hizmetinin, harita uygulamasının ve diğer dijital platformların uygulamaları App Store&#39;dan kaldırıldı.</p><p>Bazı bankacılık uygulamaları farklı isimlerle geçici olarak mağazaya dönse de kısa süre sonra yeniden kaldırılırken, kullanıcılar internet sürümleri veya bankaların şubelerde sunduğu alternatif yükleme yöntemlerine yöneldi.</p><p>Apple Pay&#39;in ülkede kullanılamaması ve çeşitli VPN uygulamalarının Rusya&#39;daki App Store&#39;dan kaldırılması da iPhone kullanıcılarının karşılaştığı diğer sorunlar arasında yer alırken, Apple hesabına mobil operatör faturası üzerinden bakiye yükleme imkanı da 1 Nisan itibarıyla sona erdi.</p><p>Böylece kullanıcıların uygulama satın alma, uygulama içi ödeme, iCloud ve diğer aboneliklerde kullandığı son yerel ödeme yöntemlerinden biri de kaldırılmış oldu.</p><p><b>- APPLE ID KULLANIMI DA SONA ERİYOR</b></p><p>Rusya&#39;da internet sitelerinde kullanıcıların Apple ID ve Google ID dahil yabancı servisler üzerinden yetkilendirilmesine idari para cezası öngören düzenleme de dün yürürlüğe girdi.</p><p>Yeni düzenlemeye göre, Rusya&#39;daki kullanıcıların internet sitelerine giriş ve yetkilendirme işlemleri Rus telefon numarası, Gosuslugi adlı kamu hizmetleri uygulaması gibi sistemler üzerinden yapılabilecek. Söz konusu kuralın ihlali halinde vatandaşlara, yetkililere ve şirketlere para cezası uygulanacak.</p><p>Buna ilişkin örneklerden biri Rus harita ve navigasyon hizmeti 2GIS oldu.</p><p>Şirket, kullanıcılarına gönderdiği bildirimde, 6 Temmuz&#39;dan itibaren Apple ID ve Google hesaplarıyla giriş seçeneğinin kullanılamayacağını duyurdu.</p><p>Böylece Apple ve iPhone&#39;un Rusya&#39;daki geleceğine ilişkin belirsizlik artarken, Rus yetkililer de kullanıcıların ve kurumların Android işletim sistemli cihazlara yönelmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/rusyada-iphone-kullanimi--611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282913</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogan-nato-kapsaminda-lider-eslerini-agirlayacak-282913</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan, NATO kapsamında lider eşlerini ağırlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Ankara'da başlayan 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında kente gelecek devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini Çankaya Köşkü'nde ağırlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan, NATO kapsamında lider eşlerini ağırlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, Köşk'e gelişlerinde 20'den fazla devlet ve hükümet başkanı eşini tek tek karşılayacak.</p><p>Lider eşleri, karşılamanın ardından "Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak" temalı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirecek.</p><p>NATO Ankara Zirvesi marjında düzenlenecek toplantının, çocukların dijital dünyanın tehlikelerinden daha etkin korunmasına yönelik müşterek çabaların güçlendirilmesi amacıyla görüş alışverişine zemin teşkil etmesi öngörülüyor.</p><p>Toplantıda, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabileceği risklere ilişkin farkındalığın artırılması, bu konuda paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi ve müttefik ülkelerdeki iyi uygulamaların paylaşılması amaçlanıyor.</p><p>Ayrıca toplantıyla dijital alandaki politika ve uygulamaların belirlenmesinde çocukların gelişimini göz ardı etmeyen, hak temelli ve değer merkezli bir yaklaşımın öneminin vurgulanması, dengeli, ölçülü ve yaşa uygun koruyucu mekanizmaların geliştirilmesine katkı sunulması hedefleniyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video7-07072026ce262fe2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Lider eşlerinin sırayla konuşma yapacağı toplantıda, "Dijital Güvenlik ve Yeni Nesil Riskler", "Koruyucu ve Yaşa Uygun Yaklaşımlar", "Ortak Sorumluluk ve Çok Paydaşlı İşbirliği", "Farkındalık, Eğitim ve Dijital Okuryazarlık", "Etik ve Değer Temelli Yaklaşımlar" ve "İyi Uygulama Örneklerinin Paylaşılması" temalarının ele alınması planlanıyor.</p><p><b>Lider eşlerine, Türk mutfağı lezzetlerini tanıtacak</b></p><p>Yuvarlak masa toplantısının ardından Emine Erdoğan, lider eşleriyle öğle yemeğinde buluşacak.</p><p>Türk gastronomisini yansıtan lezzetlerin masalarda yer alacağı yemekle lider eşlerine Türk mutfağı yakından tanıtılacak.</p><p>Lider eşleri yemeklerini, İznik çinisi örneklerini barındıran salonda ve Türk nakış kültürünü yansıtan masa örtülerinin üzerinde yiyecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video9-07072026145809f9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Yemek bu yönüyle bir davet sofrası olmasının ötesinde Türk zanaatını, sanatını ve misafirperverlik geleneğini misafirlere hissettirecek.</p><p>Öğle yemeğinin ardından Emine Erdoğan ve lider eşleri aile fotoğrafı çektirecek.</p><p><b>Geleneksel el sanatı ürünleri yakından görecekler</b></p><p>Emine Erdoğan ve lider eşleri, aile fotoğrafı sonrası geleneksel el işçiliğini ve Türk dokuma kültürünün zenginliklerini yansıtan kumaşlar, nakışlar ve işlemelerin yer aldığı bir koleksiyonu inceleyecek.</p><p>Misafir lider eşleri, Mezopotamya, Anadolu toprakları, Osmanlı ve Türk devletlerinin görsel hafızasına ait eserleri de yakından görme fırsatı bulacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/emine-erdogan-nato-kapsam-427_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282912</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakanligi-israilin-propagandasi-soykirimi-gizleyemez-282912</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı: İsrail'in propagandası soykırımı gizleyemez]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, İsrailli yetkililer tarafından dolaşıma sokulan iddiaların sistematik bir propaganda faaliyeti olduğunu belirterek, bu çabaların Netanyahu hükümetinin Gazze'deki soykırımını ve işgal politikalarını gizlemeye yetmeyeceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı: İsrail'in propagandası soykırımı gizleyemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, son günlerde İsrailli yetkililerce ortaya atılan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. </p><p>Açıklamada, söz konusu iddiaların belirli bir eş güdüm ve zamanlamayla servis edildiğine dikkat çekilerek, bunun geniş kapsamlı bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğu vurgulandı.</p><p><b>"SİSTEMATİK BİR PROPAGANDA FAALİYETİ YÜRÜTÜLÜYOR"</b></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve yakın çevresinin, kendilerine yönelik her türlü eleştiriyi kasıtlı olarak çarpıttığı ifade edilen açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi;</p><p>Son günlerde İsrailli yetkililer tarafından belirli bir eş güdüm ve zamanlamayla dolaşıma sokulan asılsız iddialar, bir dezenformasyon kampanyasının parçasıdır. Netanyahu ve suç ortakları, kendilerine yöneltilen her türlü eleştiriyi kasıtlı şekilde çarpıtmakta ve sistematik bir propaganda faaliyetiyle gündemi değiştirmeye çalışmaktadır.</p><p>Öte yandan, söz konusu çabalar artık uluslararası kamuoyunu ikna etmemekte; Netanyahu hükümetinin Gazze'deki soykırımını, bölgedeki işgal ve ilhak politikaları ile istikrarsızlaştırıcı eylemlerini gizlemeyi başaramamaktadır. Türkiye'nin amacı, bölgedeki tüm ülke ve halkların barış, istikrar ve refah içinde yaşamasıdır. Bu anlayışla, bir kez daha İsrail'i yapıcı ve barışçı bir politika izlemeye çağırıyoruz. Türkiye olarak doğruları söylemeye devam edeceğiz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/disisleri-bakanligi-israi-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/belcikadan-fifa-ve-abdyi-hedef-alan-paylasim-bunu-da-iptal-edin-282911</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika'dan FIFA ve ABD'yi hedef alan paylaşım! ''Bunu da iptal edin'']]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası son 16 turunda Belçika, ABD'yi 4-1 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırdı. Ancak maçtan çok FIFA yönetiminin ABD'li oyuncu Folarin Balogun'un cezasını ertelemesi gündem oldu. Tartışmaların gölgesinde oynanan maçta bir üst tura yükselen Belçika, maçın ardından sosyal medyadan yaptığı paylaşımla FIFA ve ABD'ye göndermede bulundu. İşte detaylar..]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika'dan FIFA ve ABD'yi hedef alan paylaşım! ''Bunu da iptal edin'']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası'nda Belçika, turnuvanın ev sahiplerinden ABD ile karşı karşıya geldi.</p><p>Belçika, rakibini 4-1 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırırken, karşılaşmadan saatler önce FIFA'nın ABD'li Folarin Balogun hakkında verdiği karar ortalığı ayağa kaldırdı.</p><p>Zira FIFA, Bosna Hersek maçında rakibine yaptığı sert müdahale nedeniyle VAR incelemesinin ardından kırmızı kart gören Folarin Balogun'un cezasını erteledi. FIFA Başkanı Infantino, konuya ilişkin ABD Başkanı Trump'tan bir telefon aldığını açıklayarak tartışmaları daha da alevlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/detaykurtarld-07072026b5d7aa92.jpg"/><p>Bunun üzerine Belçika cephesi, konunun takipçisi olduğunu ve gerekli adımların atılacağını belirtmişti.</p><p>Tüm bu tartışmaların gölgesinde oynanan ABD-Belçika son 16 turu maçını 4-1 kazanan Belçika, çeyrek finale yükseldi. Karşılaşmanın ardından Belçika cephesinden FIFA ve ABD'ye gönderme içeren paylaşım, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/mankurtarld-0707202648b1b4ea.jpg"/><p><b>"BUNU DA İPTAL EDİN"</b></p><p>Belçika Milli Takımı, ABD maçının ardından sosyal medya hesabından Romelu Lukaku'nun golünü paylaşarak, Balogun'un cezasını erteleyen FIFA ile ABD'ye göndermede bulundu.</p><p>Resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bunu da iptal edin." ifadelerine yer verildi</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/belcikadan-fifa-ve-abdyi--542_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kanada-basbakani-carneyi-kabul-etti-282910</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney'i kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney'i kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney'i kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarını sürdürüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda Kanada Başbakanı Carney ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/cumhurbaskani-erdogan-kan-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uzmanlardan-nato-30-vurgusu-yeni-donemin-rotasi-ciziliyor-282909</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan NATO 3.0 vurgusu: Yeni dönemin rotası çiziliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Atlantik Konseyi (ATA Türkiye) ile Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan 'NATO Zirvesi Diyalogları' etkinliği kapsamında açılış oturumu yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan NATO 3.0 vurgusu: Yeni dönemin rotası çiziliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sunuculuğunu Gazeteci-Yazar Funda Karayel'in yaptığı, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinin (TÜSİAD) ev sahipliğinde Türk Atlantik Konseyi ve Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen programda, Türkiye'nin eski NATO Daimi Temsilcisi ve ATA Türkiye Başkanı Büyükelçi Mehmet Fatih Ceylan, Atlantik Anlaşması Birliği (ATA) Başkanı Theodossios Georgiou, ATA Türkiye Genel Sekreteri Emir Abbas Gürbüz açılış konuşması yaptı.</p><p>Ceylan, burada yaptığı konuşmada, "NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliğinin, İttifakın geleceğinin değerlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturduğunu söyledi.</p><b>"NATO LİDERLERİ TARAFINDAN BELİRLENECEĞİ AÇIK"</b><p>Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve müttefikler arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesinin önemine işaret eden Ceylan, "Doğu ve güneyden gelen dış tehditlerin yanı sıra Atlantik'in iki yakası arasındaki iç ayrışmalar nedeniyle Avrupa-Atlantik güvenliğinin büyük baskı altında olduğu bu dönemde, NATO 3.0'ın gidişatının bugün ve yarın NATO liderleri tarafından belirleneceği açık." dedi.</p><p>Georgiou, NATO'nun yeni güvenlik ortamına hazırlanmasında en büyük unsurun askeri kapasite olmadığını belirterek, müttefikler arasındaki güvenin, demokratik kurumlara duyulan inancın ve vatandaş desteğinin İttifakın geleceği açısından stratejik önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Bugün güvenliğin artık sadece hükümetlerin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Georgiou, enerji, ekonomi, kritik altyapı, teknoloji ve demokratik yaşamın korunmasının da güvenliğin ayrılmaz parçaları haline geldiğinin altını çizdi.</p><b>"STRATEJİK ZORLUKLARA KARŞI DAHA HAZIRLIKLI HALE GELİYOR"</b><p>Georgiou, "Transatlantik ilişkiler zayıflamıyor aksine daha dengeli, daha dayanıklı hale geliyor. Önümüzdeki on yıllarda karşılaşılacak stratejik zorluklara karşı daha hazırlıklı hale geliyor. Bu nedenle bu konuda alınacak kararların etkisi, zirvenin çok ötesine uzanacaktır." ifadesini kullandı.</p><p><b>"ÜLKELERİN YENİDEN SİLAHLANMA SÜRECİ VE BAĞLANTI SORUNUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</b></p><p>ATA Türkiye Genel Sekreteri Gürbüz de 20. yüzyılın başında ekonomik bütünleşme, teknolojik ilerleme ve küreselleşmenin kalıcı barış umutlarını güçlendirdiğini ancak aynı dönemde kaynak rekabeti, silahlanma yarışı ve sömürgeciliğin tarihin en büyük savaşlarından birine sebep olduğunu hatırlattı.</p><p>Bugün de benzer bir dönemin yaşandığına dikkati çeken Gürbüz, "Günümüzde kritik ham maddeler için yaşanan rekabet, ülkelerin yeniden silahlanma süreci ve bağlantı sorunuyla karşı karşıyayız. Öte yandan yapay zeka ve teknolojideki gelişmeler, günümüzde insanlara umut veriyor." dedi.</p><p>Gürbüz, bugünün geçmişten önemli bir farkı olduğunu dile getirerek, dünyanın artık kırılgan ittifaklar yerine ortak değerler etrafında birleştiğini ve bu birlikteliğin, yalnızca güvenliğe değil ortak ilkelere dayandığını söyledi.</p><p><b>PANELLER VE YUVARLAK MASA TOPLANTILARINDAN ÖNCE GÜNDEM DEĞERLENDİRİLDİ</b></p><p>Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Emekli Büyükelçi Tacan İldem ve Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Güvenlik Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Burçin Gönenli de etkinlik kapsamında yapılan paneller ve yuvarlak masa toplantılarının öncesinde konuşma yaptı.</p><p>İldem, "Son zamanlarda müttefikler arasındaki görüşmelerde ortaya çıkan bazı farklılıklara tanık olduk ve bu yeni bir durum değil. Zira NATO tarihinde, bu tür pek çok görüş ayrılığına şahit olduk. Ancak İttifakın güzelliği; ne kadar ciddi görüş ayrılıkları yaşarsak yaşayalım sonunda birliğimizi, uyumumuzu ve dayanışmamızı sergileyebilmemiz." ifadesini kullandı.</p><p>Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin tüm liderlerin yer aldığı aile fotoğrafıyla, bu birliği ve uyumu göstereceğini vurgulayan İldem, söz konusu zirvede, müttefiklerin, kolektif savunma konusundaki 5. madde taahhüdüne yeniden bağlılıklarını teyit edeceğini söyledi.</p><p>İldem, NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesinin ve yük paylaşımının önemli olduğunu vurgulayarak, Ukrayna'da devam eden savaşın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiğini ve zirvenin önemli bir boyutunun da Ukrayna ve Savunma Sanayi Forumu olacağını aktardı.</p><b>TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ALANDAKİ SİYASİ AĞIRLIĞI</b><p>Gönenli de NATO müttefiki olan Türkiye'nin 1952'den bu yana 2. kez NATO zirvesine ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, bunun Türkiye'nin uluslararası alandaki siyasi ağırlığını, diplomatik etkisini ve müttefikler nezdinde duyulan güveni ortaya koyduğunu söyledi.</p><p>Zirvenin en önemli yönlerinden birinin; NATO 3.0 vizyonunun açıklanması olduğunu belirten Gönenli, İttifakın ağırlık merkezinin kademeli olarak Avrupa'ya kayacağını ifade etti.</p><p>Gönenli, maddi kaynakların ise NATO'nun askeri gereksinimlerine uygun kapasite geliştirme çalışmalarına da yönlendirilmesi gerektiğine ve NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olan Savunma Sanayi Forumu'nun önemine dikkati çekti.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından panel ve yuvarlak masa toplantılarına geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/uzmanlardan-nato-30-vurgu-408_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yaglar-mercek-altinda-bakanliktan-gida-guvenligi-adimi-282908</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yağlar mercek altında: Bakanlıktan gıda güvenliği adımı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, rafine yağlarda ve bu yağlarla üretilen gıda ürünlerinde oluşan bazı bulaşanların azaltılmasına yönelik "uygulama kılavuzu" hazırlarken, söz konusu kılavuzda bulaşanların tanımına ve üretim aşamalarında alınabilecek önlemlere de yer verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yağlar mercek altında: Bakanlıktan gıda güvenliği adımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, meyve, tohum, sert kabuklu yemiş, balık gibi çeşitli ürünlerden elde edilen bitkisel yağlar ve balık yağları, &quot;yenilebilir yağlar&quot; olarak sınıflandırılıyor.</p><p>Söz konusu yağların, modern işleme tekniklerinin bir getirisi olan rafine (yaklaşık 200 santigrat derece veya daha yüksek sıcaklıklarda) edilmesi sürecinde, istenmeyen bazı bulaşanların oluşumu, küresel ölçekte gıda güvenilirliğinin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Rafinasyon sürecinde meydana gelen, 3-monokloropropan-1,2-diol (3-MCPD), esterleri (3-MCPDE) ve glisidil esterler (GE) bulaşanları, işlenmiş bitkisel yağlarda özellikle koku giderme (deodorizasyon) işleminde gerçekleşen reaksiyonlar sonrası oluşuyor.</p><p>İnsanlar, söz konusu bulaşanlara rafine edilmiş yağlar, takviye edici gıdalar, bebek formülleri, kızartılmış gıdalar ve hafif fırıncılık ürünleri gibi rafine yağ içeren çeşitli gıdaların tüketimiyle maruz kalabiliyor. Bu doğrultuda yapılan toksikoloji çalışmaları, söz konusu yağların rafinasyon sürecinde meydana gelen 3-MCPDE ve 3-MCPD&#39;nin, böbrekler ile erkek üreme organları üzerinde etkileri olduğunu ve genotoksik olmayan karsinojen (hücrenin genetik yapısına (DNA) doğrudan zarar vermediği halde, başka yollarla kanser yapan) sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkarıyor.</p><p><b>- ÜRETİCİLERE BİTKİ SEÇİMİ TAVSİYELERİ</b></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı da bu kapsamda, söz konusu bulaşanların oluşumuna neden olan faktörlerin anlaşılmasını kolaylaştırmak, üretimde alınabilecek kontrol önlemlerini açıklamak, anılan bileşiklerin oluşumunun önlenmesi ve seviyelerinin azaltılmasına yönelik rehberlik yapmak amacıyla &quot;Rafine Yağlarda ve Rafine Yağlarla Üretilen Gıda Ürünlerinde, 3-MCPDE ve GE Oluşumunun Önlenmesi ve Azaltılmasına Yönelik İyi Uygulama Kılavuzu&quot;nu hazırladı.</p><p>Buna göre, kılavuzda bitkisel yağlarda söz konusu bulaşanların azaltılması için tarımsal uygulamalara yer verilirken, çiftçilerin yeni ağaç dikimi tercihinde yağlı meyvelerden düşük lipaz (sindirim enzimi) aktivitesine sahip bitki çeşitlerini seçmeleri önem kazanıyor.</p><p>Yağ bitkilerinin veya ağaçlarının yetiştirilmesi sırasında, üreticilerin klor içeren bileşiklerce aşırı zengin gübre, pestisit ve sulama suyu gibi maddelerin kullanımını en aza indirmesi gerekiyor.</p><p>Yağlık meyve çeşitlerinin uygun olgunluğa ulaştığında hasat edilmesi, zedelenmenin azaltılması, hasarlı ve aşırı olgun meyve kullanımından kaçınılması tavsiye ediliyor. Söz konusu meyvelerin, mümkün olan en kısa sürede yağ fabrikalarına taşınması, özellikle zeytinlerin, meyveye zarar vermeyecek şekilde toprağa temas ettirilmeden elle veya makineyle toplanması tavsiye ediliyor.</p><p><b>- ÜRETİM SÜRECİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER</b></p><p>Kılavuzda, yağ üretimi ve rafinasyon sürecinde yapılması gerekenlere yönelik bazı teknik detaylara ilişkin şu ifadeler kullanıldı:</p><p>&quot;Salamura zeytinler üretimde kullanılmamalı, tüm zeytinlerin işletmeye kabul edildikten 24 saat, koşullara bağlı olarak da 3 gün içinde işlenmesi önerilir. Zeytin meyvesi, işlenmeden önce temizlenmeli ve klor içermeyen suyla yıkanmalı. Dip zeytinleri, ayrı işlenmeli. Zeytin sıkımı esnasında, yoğurma süresi en fazla 45-60 dakika, yoğurma sıcaklığı ise en fazla 35 santigrat derece olmalı. Yağlı tohumlar, serin ve kuru koşullarda depolanmalı. Bitkisel yağların üretiminde, soğuk sıkım veya minimal ısıl işlem tercih edilmeli. Sterilizasyon veya yüksek sıcaklık uygulamalarından mümkün olduğunca kaçınılmalı. Bitkisel yağ veya balık yağı türüne ve işlem koşullarına bağlı olarak rafinasyon parametrelerini ayarlamak ve uygun azaltma stratejilerini belirlemek için ham bitkisel yağ veya balık yağı partilerindeki öncüller kontrol edilmeli. Rafinasyonda öncül maddelerin düşük konsantrasyonlara sahip olduğu ham bitkisel yağlar veya balık yağları tercih edilmeli.&quot;</p><p>Rafine yağların seçimi ve bu yağlarla üretilen gıdaların kullanımına ilişkin esasların da yer aldığı kılavuzda, Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde belirlenen maksimum limitlere uygun yağların seçilmesi gerekiyor. Bebek formülleri ve devam formüllerinde de söz konusu limitler sağlanacak şekilde yağ seçilmesi önem taşıyor.</p><p>Bisküvi, kraker ve benzeri mamullerin üretim esaslarında, 3-MCPDE oluşumunu tetikleyen MAG (monoaçilgliserol), DAG (diaçilgliserol) ve TAG (triaçilgliserol) gibi öncüllerin tekrar meydana gelişini önlemek amacıyla, düşük termal yükle rafine edilmiş yağların kullanımı öneriliyor. Pişirmenin mümkün olan en düşük sıcaklıkta yapılması ve hava sirkülasyonu homojen hale getirilerek, bölgesel yanmaların önlenmesi de önem kazanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/yaglar-mercek-altinda-bak-158_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-klima-tartismasi-buyuyor-sicak-hava-dalgalari-eski-aliskanliklari-degistiriyor-282907</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da klima tartışması büyüyor! Sıcak hava dalgaları eski alışkanlıkları değiştiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da etkisini artıran sıcak hava dalgası, Paris ve çevresinde klima talebini patlatırken, ülkede klimanın kültürel ve siyasi tartışmalara yol açması dikkat çekiyor. Paris'te mağaza önlerinde izdiham yaşanırken, okullarda ve hastanelerde klima eksikliği kamuoyunda tartışma yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da klima tartışması büyüyor! Sıcak hava dalgaları eski alışkanlıkları değiştiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, yaz aylarının ortasında yeni bir sıcak hava dalgası ile karşı karşıya kalırken, Paris başta olmak üzere birçok kentte klima eksikliği gündemin ilk sırasına yerleşti. Meteorologların hafta boyunca yüksek sıcaklıkların devam edeceğini açıklamasının ardından, başkent Paris ve çevresinde klima satışlarında büyük bir artış yaşandı. Özellikle Paris'in kuzey banliyösü Aubervilliers'de, perşembe günü bir Lidl mağazası önünde onlarca kişi klima almak için sıraya girdi. Mağaza kapılarının açılmasıyla yaşanan izdihamda alışveriş yapanlar arasında arbede çıktı. Birçok kişi ezilme tehlikesi yaşarken, bazıları mağazadan eli boş ayrıldı. Ülkede klimanın yalnızca %24 oranında evlerde bulunması, komşu İtalya'daki %50'lik orana kıyasla oldukça düşük kalıyor. Yetkililer, Fransa'nın klima konusundaki kültürel ve bürokratik engelleri nedeniyle bu oranın artmasının önünde ciddi bariyerler olduğunu vurguluyor.</p><h3>Fransa'da klima eksikliği okulları ve hastaneleri vurdu</h3><p>Fransa'da sıcak hava dalgası sadece evlerde değil, kamu kurumlarında da ciddi sıkıntılara yol açıyor. Ülkedeki okulların yalnızca %7'sinde klima bulunuyor. Geçen hafta sınıflarda sıcaklığın dayanılmaz seviyelere ulaşması nedeniyle binlerce okul kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Sağlık otoriteleri, haziran ayındaki sıcak hava dalgası sırasında altı gün içinde 2.000'den fazla kişinin aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu veriler, ülkede klima eksikliğinin toplumsal ve sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Parisli gençler ve aileler, mağazalarda klima bulmanın giderek zorlaştığını, mevcut ürünlerin de hızla tükendiğini belirtiyor. Hükümet ise hastaneler için acil klima tedariği onaylarken, genel olarak Fransa'nın geleneksel yalıtım ve pasif soğutma yöntemlerinden vazgeçmek istemediğinin altını çiziyor.</p><h3>Klima tartışması Fransa'da siyasi gündemi belirliyor</h3><p>2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken, klima konusu Fransa'da siyasi partiler arasında önemli bir gündem maddesine dönüştü. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi lideri Marine Le Pen, ülkedeki tüm okul ve hastanelerin klimalarla donatılması için 23 milyar dolarlık devlet destekli faizsiz kredi çağrısında bulundu. Parti, 30 ila 40 milyon haneye klima kurulmasını hedefleyen ulusal bir plan önerdi. Öte yandan, Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier, okullarda ve hastanelerde soğutmanın artık bir zorunluluk haline geldiğini kabul etti. Ancak solun diğer kanadı, özellikle Fransa Eğilmez Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon, yaygın klima kullanımının çevreye zarar vereceğini savunarak temkinli yaklaşımını sürdürüyor. Hükümet ise bir yandan acil ihtiyaçları karşılamaya çalışırken, diğer yandan Fransa'nın düşük karbonlu enerji stratejisinden ödün vermek istemiyor. Yeşillerin, sıcak hava dalgasına karşı hükümeti yeterince hızlı hareket etmemekle suçlayarak güvensizlik önergesi vermesi, tartışmanın ne kadar hararetli olduğunu gözler önüne serdi.</p><h3>Fransa'nın klima karşıtlığı kültürel ve çevresel sebeplere dayanıyor</h3><p>Fransız toplumunda klimalara yönelik olumsuz bakış açısı, uzun yıllara dayanan kültürel ve çevresel kaygılardan kaynaklanıyor. Birçok Fransız, klimaları "gürültülü, çirkin ve Amerikan tarzı" olarak nitelendiriyor. Ayrıca, klimalı ortamda bulunmanın sağlık açısından riskli olabileceği inancı yaygın. Ülkede geleneksel olarak kalın taş duvarlı binalar ve kapalı pencerelerle pasif soğutma yöntemleri tercih ediliyor. Özellikle Paris'in tarihi 19. yüzyıl binalarında, dış ünite kurulumu için sıkı miras koruma kuralları geçerli. Bu nedenle, bina sakinleri çoğu zaman klima montajı için izin alamıyor. Ortak mülkiyetli yapılarda ise tüm kat maliklerinin onayı gerekiyor ve izinsiz kurulumlar söktürülüyor. Tüm bu bürokratik engeller, Fransa'da klima kullanımının yaygınlaşmasını zorlaştırıyor.</p><h3>Enerji ve çevre tartışmaları klima kullanımını gölgeliyor</h3><p>Fransa'da klima karşıtlığının bir diğer önemli nedeni, çevresel endişeler ve enerji politikaları. Klimaların tükettiği elektrik nedeniyle iklim değişikliğine katkı sunduğu savunulsa da, Fransa'nın enerji şebekesi büyük oranda düşük karbonlu kaynaklara dayanıyor. Ülkede elektriğin yaklaşık %95'i nükleer ve yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Bu nedenle, Fransa'da klima çalıştırmanın karbon ayak izi, Polonya veya Almanya gibi fosil yakıtlara bağımlı ülkelerden çok daha düşük. Ancak yine de şehirlerde yoğun klima kullanımı, atık ısı yoluyla yerel sıcaklıkları artırabiliyor ve klima sahibi olanlarla olmayanlar arasında eşitsizlikleri derinleştiriyor. Çevre aktivistleri, tartışmanın sadece klima kullanımı etrafında dönmesinin yanlış olduğunu, asıl mücadelenin iklim değişikliğinin nedenlerine odaklanmak olması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Fransa'da klima konusu hem sıcak hava dalgalarının etkisiyle hem de kültürel, siyasi ve çevresel tartışmalarla gündemdeki yerini koruyor. Artan sıcaklıklar karşısında daha fazla Fransız, iklim değişikliğinin nedenleriyle mücadele etse de, günlük yaşamda serinleme ihtiyacının hayati bir zorunluluk haline geldiğini kabul ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/fransada-klima-tartismasi-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mahkemeden-imamogluna-duzen-resti-salona-getirilmedi-282906</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mahkemeden İmamoğlu'na ''düzen'' resti! Salona getirilmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 59'u tutuklu 414 sanıklı 'çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 63. duruşması gergin başladı. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, 2 Temmuz'daki duruşmada yaşanan taşkınlık ve duruşma düzenini bozucu hareketleri nedeniyle CMK 203. maddesi gereğince salondan çıkartılan Ekrem İmamoğlu'nun bugünkü celseye getirilmemesine karar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mahkemeden İmamoğlu'na ''düzen'' resti! Salona getirilmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) "Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder." içerikli 203. maddesi kapsamında 2 Temmuz'da salondan çıkartılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ise duruşmaya getirilmedi.</p><p>Duruşmanın başında söz alan İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, "Müvekkilimi herhangi bir karar olmaksızın duruşma salonuna getirmeme gibi bir iradeniz var. Tutanağa geçirelim, itiraz edelim. Duruşma salonunda bulunması gerektiği apaçık. Talebimiz şu anda müvekkilimizi salona getirmemiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Kendisi hakkında tedbir uyguladık. Sonsuza kadar getirmeme durumumuz yok, yarın savunmasını almak için salona getireceğiz. Duruşma düzenini bozan herkese CMK 203'ü uygularız." dedi.</p><p>Başkan Aylan, sanık Keleş'in ve avukatlarının bugün savunmasını tamamlamasının ardından yarın ve perşembe günü İmamoğlu'nun savunmasının alınacağını söyledi.</p><p>Duruşmaya, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in savunmasının alınmasıyla devam ediliyor.</p><p><b>- İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p><b>- BİRLEŞEN DOSYA</b></p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.</p><p>İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.</p><p>Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/mahkemeden-imamogluna-duz-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/daha-iyi-kolesterol-icin-haftalik-beslenmesine-eklemesi-gereken-5-besin-282905</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Daha iyi kolesterol için haftalık beslenmesine eklemesi gereken 5 besin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika'da erkekler arasında kalp hastalığı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Uzmanlar, kolesterol seviyelerini düşürmek ve kalp sağlığını korumak için erkeklerin haftalık beslenme programında mutlaka yer vermesi gereken 5 besini açıkladı. Fasulye, chia tohumu, yulaf, mercimek ve ceviz, sağlıklı kolesterolü destekleyen anahtar gıdalar olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Daha iyi kolesterol için haftalık beslenmesine eklemesi gereken 5 besin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde erkeklerde en sık görülen ölüm nedeni kalp hastalıkları olarak kaydediliyor. Uzmanlar, özellikle yüksek LDL yani 'kötü' kolesterolün bu hastalıklarda önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekiyor. Kolesterol seviyelerinin zaman içinde yükselmesi, damar duvarlarında birikime yol açarak kalp krizi ve inme riskini artırıyor. Ancak beslenme alışkanlıklarında yapılacak doğru tercihler, kolesterol seviyesini düşürmede etkili olabiliyor. Alanında uzman diyetisyenler, erkeklerin haftalık menülerine mutlaka eklemesi gereken 5 temel besini açıkladı: fasulye, chia tohumu, yulaf, mercimek ve ceviz. Bu besinlerin her biri, sağlıklı kolesterol seviyesini destekleyen özellikleriyle öne çıkıyor.</p><h3>Uzman diyetisyenler: Fasulye ve mercimek lif deposu olarak öne çıkıyor</h3><p>Fasulye, özellikle lif açısından zengin içeriğiyle kolesterol seviyesini düşürmede önemli bir rol oynuyor. 2021 yılında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, günde 1 fincan konserve fasulye tüketen bireylerde toplam ve LDL kolesterolde anlamlı düşüşler gözlendi. Diyetisyen Amanda Sauceda, fasulyenin en yoğun lifli gıdalardan biri olduğunu ve yarım fincan siyah fasulyenin günlük lif ihtiyacının yaklaşık yüzde 22'sini karşıladığını belirtiyor. Erkeklerin günlük en az 34 gram lif tüketmesi gerektiği vurgulanırken, fasulye bu ihtiyacın önemli bir bölümünü karşılayabiliyor. Aynı şekilde, mercimek de lif ve bitkisel protein içeriğiyle dikkat çekiyor. Ayrıca mercimekte bulunan saponinler ve bitkisel steroller, LDL ve toplam kolesterolün düşmesinde etkili oluyor. Mercimeğin çorbalarda, salatalarda ve çeşitli yemeklerde rahatlıkla kullanılabilmesi de onu pratik bir seçenek haline getiriyor. Uzmanlar, özellikle lifli gıdaların erkek sağlığında vazgeçilmez olduğunu ve kolesterol kontrolünde düzenli tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Chia tohumu ve yulaf: Kolesterolü düşüren çözünür lif kaynakları</h3><p>Chia tohumu, küçük boyutuna rağmen yüksek lif içeriğiyle öne çıkıyor. Yaklaşık 2,5 yemek kaşığı chia tohumu neredeyse 10 gram lif sağlıyor ve bu miktar günlük ihtiyacın üçte birine denk geliyor. Chia tohumunda bulunan çözünür lif, sıvı ile birleştiğinde şişerek sindirimi yavaşlatıyor ve düşük kolesterol ile ilişkilendiriliyor. Diyetisyen Alyssa Smolen, erkeklerin chia tohumu tüketiminin kadınlara göre düşük kaldığını, ancak yulaf ezmesi veya yoğurda eklenen bir porsiyon chia tohumunun iyi bir lif kaynağı oluşturduğunu belirtiyor. Yulaf ise beta-glukan adlı çözünür lif sayesinde toplam ve LDL kolesterolü düşürmede etkili oluyor. Uzman Tiffany Bruno, beta-glukanın safra asitlerini bağlayıp vücuttan atılmasını sağladığını ve böylece karaciğerin kolesterolü safra asidine dönüştürmeye zorlandığını ifade ediyor. Yulaf ezmesi, gece yulafı ve fırınlanmış yulaf ürünleri, kolesterol kontrolü için lezzetli ve besleyici alternatifler sunuyor. Ancak yulaf sütü gibi işlenmiş ürünlerin lif içeriği düşük olduğu için aynı faydayı sağlamıyor.</p><h3>Ceviz: Omega-3 ve ALA ile kalp sağlığını güçlendiriyor</h3><p>Ceviz, tüm kuruyemişler arasında kalp sağlığı açısından en çok önerilen besinlerden biri olarak gösteriliyor. Ceviz, bitkisel omega-3 yağ asidi olan alfa-linolenik asit (ALA) bakımından zengin ve 1 onsluk (yaklaşık 28 gram) porsiyonda 2,5 gram ALA bulunuyor. Araştırmalar, ceviz tüketiminin LDL kolesterolü düşürmeye yardımcı olduğunu ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltabileceğini ortaya koyuyor. Diyetisyen Sauceda, cevizin özellikle ALA içeriğiyle öne çıktığını ve düzenli tüketiminin kalp sağlığına önemli katkı sağladığını belirtiyor. Ceviz, sade olarak tüketilebildiği gibi, ceviz kreması şeklinde veya fırınlanmış ürünlerde de değerlendirilebiliyor. Ayrıca yulaf ezmesi, çorba ve makarna gibi yemeklere de eklenerek besin değerini artırıyor. Uzmanlar, erkeklerin haftalık diyetlerinde ceviz gibi omega-3 bakımından zengin kuruyemişlere yer vermesinin, kolesterol seviyesini kontrol altına almak için önemli olduğunu vurguluyor.</p><h3>Erkek sağlığında kolesterol kontrolü için pratik öneriler</h3><p>Uzmanlar, kalp hastalıklarından korunmak ve kolesterolü dengelemek için erkeklerin haftalık beslenme planında lifli gıdalara ve omega-3 zengini besinlere ağırlık vermesi gerektiğini söylüyor. Fasulye, chia tohumu, yulaf, mercimek ve ceviz gibi besinler, pratik kullanım alanları ve yüksek besin değerleriyle öne çıkıyor. Salatalara, çorbalara ve farklı yemeklere kolayca eklenebilen bu gıdalar, hem damak tadına hitap ediyor hem de sağlıklı yaşamı destekliyor. Uzman diyetisyenler, özellikle işlenmiş ve liften fakir ürünlerden uzak durulmasını, bunun yerine doğal ve bütün gıdaların tercih edilmesini öneriyor. Kolesterol seviyesinin düzenli aralıklarla ölçülmesi ve beslenme alışkanlıklarının buna göre şekillendirilmesi gerektiği de hatırlatılıyor.</p><p>Sonuç olarak, Amerika'da erkekler arasında kalp hastalığı riskinin yüksek olması, kolesterol kontrolünün önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Uzmanların önerdiği 5 temel besin, hem sağlıklı kolesterol seviyesini destekliyor hem de kalp sağlığını güçlendiriyor. Erkeklerin haftalık beslenme programında bu gıdalara yer vermesi, uzun vadede kalp hastalıkları riskini azaltmada etkili bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/daha-iyi-kolesterol-icin--710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kiraz-yediginizde-kan-sekerinize-ne-olur-diyetisyenler-acikladi-282904</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kiraz yediğinizde kan şekerinize ne olur? Diyetisyenler açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyenler, kirazın kan şekeri üzerindeki etkileri konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, kirazın porsiyon kontrolüyle diyabet hastaları da dahil olmak üzere sağlıklı beslenme düzenine dahil edilebileceğini belirtti. Kan şekeri yönetiminde kirazın rolü ve güvenli tüketim yöntemleri haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kiraz yediğinizde kan şekerinize ne olur? Diyetisyenler açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kirazın kan şekeri üzerindeki etkileri, hem diyabet hastaları hem de sağlıklı beslenmeye dikkat edenler için merak konusu oldu. Diyetisyenler, kirazın doğal şekerler ve lif içeriğiyle dikkat çeken bir meyve olduğunu, ancak porsiyon kontrolü sağlandığında kan şekeri dostu bir seçenek haline geldiğini vurguluyor. Özellikle diyabet riski taşıyanlar veya kan şekeri dengesine önem veren bireyler için kirazın doğru tüketimi hayati önem taşıyor. Uzmanlar, kirazın glisemik indeksinin düşük olması sayesinde ani kan şekeri dalgalanmalarına yol açmadığına dikkat çekiyor.</p><h3>Uzman diyetisyenler: 'Kiraz, porsiyonuna dikkat edilirse kan şekeri dostu'</h3><p>Beslenme uzmanları, kirazın içerdiği karbonhidrat ve doğal şeker miktarının, tüketilen porsiyona bağlı olarak kan şekerini etkilediğini belirtiyor. Bir fincan çekirdekli kiraz yaklaşık 22 gram karbonhidrat içeriyor ve bunun 18 gramı doğal şekerlerden, 3 gramı ise liften geliyor. Diyetisyen Brittany Poulson, özellikle pre-diyabet ve diyabet hastalarının kirazı dengeli bir beslenme planına dahil edebileceğini, fakat porsiyonun ½ ila 1 fincan arasında tutulmasının önem taşıdığını söylüyor. Bu miktarın aşılması halinde, düşük glisemik indekse sahip olsa bile, toplam şeker yükünün artabileceği uyarısında bulunuluyor. Ayrıca, kirazın lif, antioksidan ve su içeriği sayesinde kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı olduğu ifade ediliyor. Lif miktarı, bir fincan kirazda günlük ihtiyacın yüzde 11'ine karşılık geliyor ve bu, sindirimi yavaşlatarak glikoz emilimini kontrol altında tutuyor.</p><h3>Kirazın glisemik indeksi ve antioksidan etkisi öne çıkıyor</h3><p>Kirazın düşük glisemik indeksi, onu kan şekeri yönetimi açısından diğer birçok meyveden daha avantajlı kılıyor. Diyetisyen Val Warner, kirazın içerdiği antosiyaninler ve polifenollerin, sadece kan şekeri dalgalanmalarını azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda insülin duyarlılığını artırarak uzun vadede olumlu etkiler sağladığını vurguluyor. Araştırmalar, kirazdaki bu antioksidanların iltihabı azaltmaya yardımcı olduğunu ve kan şekeri düzenlemesinde iki önemli faktör olan insülin hassasiyetini ve inflamasyonu iyileştirdiğini gösteriyor. Özellikle diyabet hastaları için bu özellikler, kirazı güvenli bir meyve alternatifi haline getiriyor. Ayrıca, C vitamini ve beta-karoten gibi besin öğeleriyle zenginleşen kiraz, sağlıklı bir diyetin parçası olarak öne çıkıyor.</p><h3>Doğru kiraz tüketimi için diyetisyenlerden pratik öneriler</h3><p>Diyetisyenler, kirazın kan şekeri üzerindeki etkisini en aza indirmek için bazı temel noktalara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Öncelikle, taze veya dondurulmuş bütün kirazların tercih edilmesi öneriliyor. Kiraz suyu veya kurutulmuş kirazlar, porsiyon başına daha fazla karbonhidrat içerdiği için kan şekeri üzerinde daha hızlı ve yüksek bir etki oluşturabiliyor. Ayrıca, kirazı protein ve sağlıklı yağ içeren besinlerle birlikte tüketmek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Örneğin, kirazı yoğurt, lor peyniri, kuruyemiş veya peynirle birlikte yemek, hem daha uzun süre tokluk sağlıyor hem de glikoz emilimini yavaşlatıyor. Diyetisyen Michelle Routhenstein, özellikle porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi ve karbonhidrat yükünün düşük tutulması gerektiğinin altını çiziyor. Bu sayede, kirazın tüm besin değerlerinden yararlanılırken, kan şekeri üzerinde olumsuz bir etki oluşmasının da önüne geçiliyor.</p><h3>Kiraz ve kan şekeri yönetimi: Diyabet hastalarına özel uyarılar</h3><p>Kiraz tüketimi, diyabet hastaları için tamamen yasak değil; ancak porsiyon ve tüketim şekli büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle insülin duyarlılığı üzerinde olumlu etkileri bulunan kirazın, düzenli ve kontrollü tüketildiğinde kan şekeri yönetimine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Kan şekeri dostu bir diyet oluşturmak isteyenler için kiraz, lif ve antioksidan içeriğiyle öne çıkarken, aşırıya kaçmadan ve proteinle birlikte tüketildiğinde güvenli bir alternatif sunuyor. Diyabet hastaları ve sağlıklı bireyler, kirazı dengeli bir diyetin parçası olarak değerlendirerek hem tatlı ihtiyacını karşılayabilir hem de kan şekeri dengesini koruyabilir. Diyetisyenler, her zaman bireysel sağlık durumuna uygun porsiyon ve tüketim sıklığı konusunda uzman görüşü alınmasını öneriyor.</p><p>Sonuç olarak, kirazın kan şekeri üzerindeki etkileri, doğru tüketim alışkanlıklarıyla kontrol altına alınabiliyor. Diyetisyenler, kirazın sahip olduğu düşük glisemik indeks, lif ve antioksidan zenginliği sayesinde, diyabet hastaları da dahil olmak üzere pek çok kişi için güvenli bir meyve seçeneği sunduğunu belirtiyor. Ancak, porsiyon kontrolü ve uygun tüketim şekline dikkat edilmesi, kan şekeri dengesinin korunmasında temel rol oynuyor. Kirazı sağlıklı bir diyetin parçası olarak değerlendirmek isteyenler, uzman önerilerini dikkate alarak bilinçli tercihler yapabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kiraz-yediginizde-kan-sek-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcell-genel-muduru-dunya-gsm-birligi-teknoloji-grubu-baskani-oldu-282903</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü, Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, dünya genelinde 1000'den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren Dünya GSM Birliği'nin (GSMA) Teknoloji Grubu Başkanlığı'na getirildi. Aynı zamanda Birliğin Yönetim Kurulu Üyesi de olan Koç, 5 Ekim'de Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde gerçekleştirilecek Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık edecek. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü, Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Stratejik bir platformda üstlendiği bu  görevden duyduğu gururu ifade eden Dr. Ali Taha Koç, "Bu görevi hem  Türkiye'nin hem de Turkcell'in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek  adına çok önemli bir fırsat ve sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell'in 32  yıllık birikimini global ekosistemle paylaşmaya devam edeceğiz" dedi.</p><p class="MsoNormal">Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Dünya GSM Birliği  GSMA'nın Teknoloji Grubu Başkanı oldu. Ürün ve teknoloji mimarisi, şebeke  evrimi, iş birliklerinin genişletilmesi, global standartlar ve çalışma  gruplarının koordinasyonu gibi başlıklarda çalışmalar yürüterek Yönetim  Kurulu'na destek veren GSMA Teknoloji Grubu, birlik bünyesinde önemli bir görev  üstleniyor. </p><p class="MsoNormal">Dr. Ali Taha Koç'un GSMA Teknoloji Grubu Başkanı seçilmesi,  Turkcell'in GSMA Yönetim Kurulu üyeliğiyle güçlenen küresel temsilini daha da stratejik  bir seviyeye taşıyor. Bu yeni görev, Türkiye'nin ve Turkcell'in mobil iletişim,  dijital altyapı, yapay zekâ, siber güvenlik gibi alanlarda sektöre daha etkin  katkı sunması açısından da büyük öneme sahip. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/turkcellgenelmdrdr-070720260da500fb.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>"TÜRKİYE'NİN VE TURKCELL'İN TEKNOLOJİ VİZYONUNU  KÜRESEL ÖLÇEKTE TEMSİL EDİYORUZ"</b></p><p class="MsoNormal">GSMA gibi dünya mobil iletişim sektörüne yön veren bir kuruluşta  böylesine önemli bir görev daha üstlenmekten duyduğu gururu ifade eden <b>Turkcell  Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç</b> şunları söyledi: "GSMA, mobil iletişim  sektörünün ortak aklı, ortak sesi ve en güçlü küresel buluşma platformu  konumunda. Turkcell olarak GSMA ile 25 yılı aşkın süredir devam eden köklü bir  iş birliğimiz var. Bu görevi hem Türkiye'nin hem de Turkcell'in teknoloji  vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek adına çok önemli bir fırsat ve  sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell'in 32 yıllık liderlik birikimini, güçlü  saha deneyimini, dijital servislerdeki uzmanlığını ve insan odaklı teknoloji  yaklaşımını global ekosistemle paylaşmayı sürdüreceğiz. Amacımız, yapay zekâ, güvenlik,  otonom şebekeler ve yeni nesil bağlantı teknolojileri gibi alanlarda sektörümüzün  daha somut, uygulanabilir ve ortak fayda üreten sonuçlara ulaşmasını sağlamak."  </p><p class="MsoNormal"><b>"TÜRKİYE, KONUMU VE POTANSİYELİYLE GLOBAL TEKNOLOJİ  EKOSİSTEMİ İÇİNDE ÖZEL BİR YERE SAHİP"</b></p><p class="MsoNormal">Turkcell'in GSMA çatısı altında politika, teknoloji ve strateji  gibi çok geniş bir yelpazede aktif rol üstlendiğine de işaret eden Dr. Koç,  "Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki  köprü konumuyla ve genç nüfusuyla küresel teknoloji ekosistemi içinde çok özel  bir yere sahip. Bu yeni dönemde de GSMA gündemine ve ülkemizin dijitalleşmesine  ciddi katkılar sunmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle beni bu göreve layık gören GSMA  yönetimine ve üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. </p><p class="MsoNormal"><b>HİNDİSTAN'DA DÜZENLENECEK OLAN TEKNOLOJİ GRUBU TOPLANTILARINA  BAŞKANLIK EDECEK</b></p><p class="MsoNormal">Dr. Ali Taha Koç, yeni görevi kapsamında 5 Ekim 2026'da  Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde düzenlenecek GSMA Teknoloji Grubu toplantılarına  da başkanlık edecek. Toplantıda mobil iletişim sektörünün teknoloji yol  haritası, güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapılar, operatörler arası ortak  çalışma alanları ve küresel ölçekte birlikte çalışabilirliği güçlendirecek  başlıkların ele alınması planlanıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>GÜVENLİKTEN İŞ BİRLİĞİNE KADAR PEK ÇOK ALANDA  SEKTÖRÜN GÜNDEMİNİ BELİRLİYOR</b></p><p class="MsoNormal">GSMA Teknoloji Grubu, yeni nesil şebeke mimarileri, ağ  dilimleme (network slicing) ve bulut tabanlı teknoloji uygulamaları gibi  alanlarda sektörün ortak standartlarını belirliyor. Grup ayrıca siber güvenlik,  kullanıcı rızası yönetimi, kritik acil çağrı servisleri ve küresel ağ  sertifikasyon süreçlerinde de bu standardizasyon çalışmalarını yürütüyor. Yapay  zekâ odaklı otonom ağ yönetimi, gelişmiş bulut altyapıları ve büyük teknoloji  şirketleriyle yürütülen teknoloji iş birlikleriyle mobil ekosistemin teknolojik  dönüşümüne ve geleceğin dijital altyapı gündemine yön veriyor. Bu çalışmalar,  5G'nin yaygınlaşması ve 6G'ye hazırlık sürecinde mobil operatörlerin eşgüdüm  içinde hareket etmesi açısından yol gösterici bir rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/turkcell-genel-muduru-dun-375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/apophis-asteroidi-dunyaya-rekor-yakinliktan-gececek-milyonlarca-kisi-izleyebilecek-282902</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apophis asteroidi Dünya'ya rekor yakınlıktan geçecek! Milyonlarca kişi izleyebilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Apophis adı verilen 375 metre genişliğindeki dev asteroid, 13 Nisan 2029'da Dünya'nın yörüngesindeki telekomünikasyon uydularından bile daha yakın bir mesafeden geçecek. Avrupa, Afrika ve Asya'da yaklaşık 2 milyar insan bu tarihi gökyüzü olayını çıplak gözle izleyebilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apophis asteroidi Dünya'ya rekor yakınlıktan geçecek! Milyonlarca kişi izleyebilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>13 Nisan 2029'da, Apophis adıyla bilinen yaklaşık 375 metre genişliğindeki dev bir asteroid, Dünya'nın yörüngesindeki birçok telekomünikasyon uydusundan bile daha yakın bir mesafeden geçiş yapacak. Bu olağanüstü gökyüzü olayı, Avrupa, Afrika ve Asya'da toplamda yaklaşık 2 milyar insanın çıplak gözle izleyebileceği, nadir rastlanan bir astronomik buluşma olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor. Apophis'in Dünya'ya yaklaşacağı bu tarih, bilim dünyasında olduğu kadar, gökyüzüne ilgi duyan milyonlarca insan için de büyük bir heyecan ve merak konusu haline geldi.</p><h3>NASA ve Avrupa Uzay Ajansı: Apophis çarpma riski taşımıyor</h3><p>Apophis'in 2029'daki yakın geçişi, ilk bakışta endişe yaratsa da, uzmanlar bu gökcisminin Dünya'ya çarpma ihtimalinin bulunmadığını net bir şekilde belirtiyor. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı'ndan yapılan açıklamalara göre, Apophis'in yörüngesi detaylı biçimde incelendi ve güncel hesaplamalar, asteroidin gezegenimizle çarpışma rotasında olmadığını gösteriyor. Özellikle 2021 yılında gerçekleştirilen hassas radar ölçümleriyle Apophis'in hareketleri daha da kesinleştirildi. 2004'te keşfedildiğinde olası bir çarpışma ihtimali kısa süreli kaygı yaratmış olsa da, günümüzde bu riskin ortadan kalktığı vurgulanıyor. Uzmanlar, Apophis'in 2029'daki geçişinin tamamen güvenli olacağını ve önümüzdeki en az yüz yıl boyunca Dünya için bir tehdit oluşturmadığını ifade ediyor.</p><h3>Apophis'in geçişi: Uyduların altından geçen dev göktaşı</h3><p>Apophis'in Dünya'ya yaklaşacağı mesafe, gökbilimciler tarafından olağanüstü yakın olarak değerlendiriliyor. Asteroid, gezegenimizin yüzeyine yaklaşık 31.600 kilometre mesafeden geçecek. Bu, Ay'a olan uzaklığın yaklaşık onda biri anlamına geliyor ve Apophis'in, televizyon ve iletişimimizin büyük kısmını sağlayan jeostatik uyduların bulunduğu 36.000 kilometre yüksekliğin de altından geçeceği anlamına geliyor. Böylesine büyük bir gökcisminin bu kadar yakın bir geçişi, binlerce yılda bir gerçekleşen bir olay olarak tanımlanıyor. Bu nedenle Birleşmiş Milletler, 2029 yılını "asteroid farkındalığı ve gezegen savunması yılı" olarak ilan etti. Uzmanlar, bu tür olayların, Dünya'nın kozmik çevresi ve olası tehlikeler konusunda toplumda farkındalık yaratmak için büyük fırsat sunduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Avrupa, Afrika ve Asya'da 2 milyar kişi Apophis'i izleyebilecek</h3><p>2029'da Apophis'in geçişi, sıradan insanlar için de eşsiz bir gözlem fırsatı sunacak. Çoğu asteroid çıplak gözle görülemeyecek kadar sönük olurken, Apophis bu yakın geçiş sırasında kısa süreliğine mütevazı bir yıldız kadar parlak olacak. Avrupa, Afrika ve Asya'nın geniş bir bölümünde, yaklaşık 2 milyar insan bu göktaşını gece gökyüzünde küçük bir ışık noktası olarak izleyebilecek. Apophis, dramatik bir ateş topu şeklinde değil, hareket eden bir yıldız gibi görünecek ve birkaç saat boyunca gökyüzünde yavaşça ilerleyecek. Bu deneyim, önceki nesillerin benzer ölçekte yaşama şansı bulamadığı tarihi bir gökyüzü olayı olarak öne çıkıyor. Özellikle Doğu Yarımküre'de hava koşulları uygun olursa, milyonlarca insan bu göksel gösteriye tanıklık edebilecek.</p><h3>Bilim insanları için doğal laboratuvar: Apophis'in yakın geçişi büyük fırsat</h3><p>Apophis'in Dünya'ya bu kadar yakın geçmesi, bilim insanları için de önemli araştırma olanakları sunuyor. Yaklaşık 375 metre çapındaki bir asteroidin gezegenimizin yerçekimine bu kadar yaklaşması, gökcisminin yörüngesinde ve dönüş hızında değişimlere yol açacak. Uzmanlar, Apophis'in gevşek yapılı, moloz yığını benzeri bir cisim olması nedeniyle, bu geçiş sırasında yüzeyinde toprak kaymaları veya sismik sarsıntılar oluşabileceğini belirtiyor. Bu tür etkileri doğrudan gözlemlemek, asteroitlerin yapısı, oluşumu ve davranışları hakkında yeni bilgiler edinilmesini sağlayacak. Ayrıca, gezegen savunması alanında, olası bir çarpışma senaryosunu yavaş çekimde inceleme fırsatı doğacak. Apophis'in yapısının detaylı olarak anlaşılması, gelecekte benzer bir gökcisminin Dünya'ya tehdit oluşturması durumunda alınacak önlemler açısından kritik önem taşıyor.</p><h3>NASA ve Avrupa'dan Apophis'e özel görevler: OSIRIS-APEX ve Ramses</h3><p>2029'daki tarihi geçiş öncesinde, Apophis üzerinde detaylı araştırmalar yapmak için uzay ajansları özel görevler planlıyor. NASA'nın Bennu asteroidinden örnek getiren uzay aracı, şimdi OSIRIS-APEX adıyla Apophis'e yönlendirildi. Bu uzay aracı, geçişten kısa süre sonra Apophis'e ulaşarak, yüzeydeki değişiklikleri ve yapısal dönüşümleri yakından inceleyecek. Avrupa Uzay Ajansı ise Ramses adlı yeni bir görevle, Apophis'e geçişten önce ulaşmayı ve Dünya'nın yerçekimi etkisi altındaki değişimleri anlık olarak gözlemlemeyi hedefliyor. Her iki misyonun da, asteroidin fiziksel özelliklerini, yörüngesindeki değişimleri ve olası sismik etkileri detaylı biçimde analiz etmesi bekleniyor. Bilim insanları, bu tür görevlerin, gezegen savunması konusunda elde edilecek bilgiler açısından çok değerli olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>13 Nisan 2029: Tarihi karşılaşma için geri sayım başladı</h3><p>Apophis'in Dünya'ya rekor yakın geçişi için kritik tarih 13 Nisan 2029 olarak kaydedildi. Bu tarih, ilginç bir şekilde, Cuma günü ve ayın 13'üne denk geliyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda gözlerin Ramses misyonunun zamanında fırlatılıp fırlatılamayacağına, OSIRIS-APEX'in Apophis'le buluşmasına ve asteroidin gökyüzünde tam olarak ne kadar parlak görüneceğine çevrileceğini belirtiyor. Fakat çoğu insan için bu tarihi olay, herhangi bir özel ekipman ya da uzmanlık gerektirmeyecek. Sadece açık ve karanlık bir gökyüzü, Apophis'in devasa kütlesinin uydularımızın altından geçişini izlemek için yeterli olacak. Bilim dünyası ve gökyüzü meraklıları için bu karşılaşma, binlerce yılda bir yaşanabilecek türden bir deneyim olarak tarihe geçecek.</p><p>Sonuç olarak, Apophis'in 2029'daki yakın geçişi, hem bilimsel araştırmalar hem de halkın gökyüzüne olan ilgisi açısından eşsiz bir fırsat sunuyor. Uzmanlar, bu tür olayların gezegen savunmasının önemini vurguladığını ve toplumda kozmik farkındalığın artmasına katkı sağladığını belirtiyor. 13 Nisan 2029 gecesi, milyonlarca insanın gökyüzüne bakarak Apophis'in zararsız, ama unutulmaz geçişine tanıklık etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/apophis-asteroidi-dunyaya-597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-ipad-icin-kritik-hamle-iphone-ultra-ve-macbook-ultra-geliyor-282901</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iPad için kritik hamle! iPhone Ultra ve MacBook Ultra geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPad'in 16 yıllık başarısını sarsabilecek iki yeni ürünle teknoloji dünyasında dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. iPhone Ultra ve MacBook Ultra'nın piyasaya çıkışı, iPad'in geleceğinde önemli bir dönüm noktası yaratabilir. Uzmanlar, Apple'ın bu adımlarının iPad'in kimliğini ve pazar payını ciddi biçimde etkileyeceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iPad için kritik hamle! iPhone Ultra ve MacBook Ultra geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, 2024 yılı içinde iPad'in pazar konumunu ve geleceğini kökten değiştirebilecek iki yeni ürünü piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Şirketin bu yıl tanıtacağı iPhone Ultra ve MacBook Ultra, iPad'in 16 yıllık başarısına gölge düşürebilecek yenilikler içeriyor. Teknoloji sektöründe büyük yankı uyandıran bu gelişmeler, Apple'ın ürün yelpazesinde dengeleri sarsacak bir dönemi başlatabilir. iPhone Ultra'nın katlanabilir yapısıyla iPad mini'ye benzer bir deneyim sunması ve MacBook Ultra'nın dokunmatik ekran özelliğiyle öne çıkması, iPad'in gelecekteki rolünü tartışmaya açtı.</p><h3>Apple'dan iPad'e karşı yeni strateji: iPhone Ultra ve MacBook Ultra</h3><p>Apple, ilk kez Steve Jobs'un öncülüğünde piyasaya sürdüğü iPad ile mobil cihazlar arasında yeni bir kategori yaratmıştı. Yıllar boyunca iPad, iPhone ve Mac arasında üçüncü bir seçenek olarak kullanıcıların ilgisini çekmeyi başardı. Ancak, iPhone Ultra ve MacBook Ultra'nın piyasaya çıkışıyla birlikte, iPad'in bu benzersiz konumu tehdit altında. iPhone Ultra, Apple'ın ilk katlanabilir iPhone'u olarak tanıtılacak. Bu cihaz, katlandığında klasik bir iPhone gibi kullanılabiliyor, açıldığında ise iPad mini boyutunda bir ekrana dönüşüyor. Ayrıca, MacBook Ultra'nın dokunmatik ekran özelliğiyle Mac serisinde önemli bir yenilik sunması bekleniyor. Her iki ürün de başlangıç aşamasında iPad satışlarını doğrudan etkilemese de, uzun vadede iPad'in pazar payını azaltabilecek potansiyele sahip.</p><h3>iPad'in geleceği: Evrim ya da yok olma riski</h3><p>Apple'ın yeni ürünleri, iPad'in önümüzdeki yıllarda ciddi bir kimlik kriziyle karşılaşabileceğine işaret ediyor. Katlanabilir iPhone'ların zamanla daha erişilebilir fiyatlara sahip olması ve kullanım alanlarının genişlemesi, birçok kullanıcı için iPad'e olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir. Aynı şekilde, MacBook Ultra ile başlayan dokunmatik ekranlı Mac serisi, iPad'in en önemli avantajlarından birini elinden alabilir. Uzmanlar, Apple'ın iPad'i güncel tutmak ve cazip kılmak için yenilikçi adımlar atması gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, iPad'in Apple ekosisteminde daha niş bir ürün haline gelmesi kaçınılmaz görünüyor. Şu an için iPad kullanıcıları cihazlarından memnun olsa da, beş yıl içinde iPad'in işlevselliği ve popülerliği ciddi biçimde sorgulanabilir.</p><p>Apple'ın bu yıl tanıtacağı iPhone Ultra ve MacBook Ultra, teknoloji dünyasında büyük tartışmalara yol açtı. Şirketin iPad'i nasıl evrimleştireceği ve kullanıcılarına hangi yenilikleri sunacağı merakla bekleniyor. Önümüzdeki dönemde iPad'in pazar konumunu koruyup koruyamayacağı, Apple'ın atacağı adımlara bağlı olacak. iPad'in geleceği, şirketin inovasyon gücü ve kullanıcı beklentilerine ne kadar hızlı yanıt verebileceğiyle doğrudan ilişkili. Teknoloji dünyası, Apple'ın bu kritik dönemeçte nasıl bir yol izleyeceğini yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/appledan-ipad-icin-kritik-821_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avustralyali-bakan-conroy-turkiye-ile-savunma-sanayisinde-isbirligi-firsatlarina-dikkati-cekti-282900</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avustralyalı Bakan Conroy, Türkiye ile savunma sanayisinde işbirliği fırsatlarına dikkati çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya Savunma Sanayii Bakanı Pat Conroy, Türkiye ile Avustralya arasındaki ilişkilerin tarihinin en güçlü dönemini yaşadığını belirterek, Türk savunma sanayisinin hızlı büyümesi ve hükümetin bu alana yaptığı yatırımların iki ülke arasında savunma sanayisi alanında yeni işbirliği fırsatları sunduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avustralyalı Bakan Conroy, Türkiye ile savunma sanayisinde işbirliği fırsatlarına dikkati çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Conroy, Ankara&#39;nın ev sahipliği yaptığı 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;nin ilk gününde düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nda (NSDIF26), AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p><p>Conroy, iki ülke ilişkilerine değinerek, &quot;Türkiye ile Avustralya arasındaki ilişkiler tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor.&quot; dedi.</p><p>Bakan Conroy, dün Anıtkabir&#39;de çelenk bıraktığını ve bunun hayatı boyunca unutamayacağı bir anı olacağını dile getirdi.</p><p>Türkiye&#39;nin &quot;sıcak misafirperverliğinden çok etkilendiklerini&quot; vurgulayan Conroy, &quot;Savunma Sanayii Forumu&#39;nun NATO Liderler Zirvesi ile birlikte düzenlenmesini çok olumlu bir adım olarak görüyorum. NATO&#39;nun şu anda üzerinde çalıştığı temel konulardan biri savunma sanayii altyapısını nasıl güçlendireceğimizdir.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026a005ca01.jpg"/><p>Conroy, pek çok ülkenin savunma harcamalarını artırdığına ancak buna paralel üretim kapasitesinin de artırılması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Savunma sanayii alanında da önemli işbirliği fırsatları gördüğünü aktaran Conroy, &quot;Türk savunma sanayisi büyüyor ve Türk hükümeti bu alana önemli yatırımlar yapıyor. Biz de NATO müttefikleriyle iş birliğine her zaman açığız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Conroy ayrıca, Türkiye&#39;nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı&#39;na (COP31) ev sahipliği yapmasını desteklediklerini belirterek, bunun ikili ilişkilere önemli katkı sağlayacağını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/avustralyali-bakan-conroy-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/astronomlar-yillar-suren-sessizligin-ardindan-mavi-goz-pulsarindan-radyo-sinyali-yakaladi-282899</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Astronomlar, yıllar süren sessizliğin ardından Mavi Göz Pulsarı'ndan radyo sinyali yakaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin Bilimler Akademisi'nden bilim insanları, Samanyolu galaksisinde bulunan ve 'Mavi Göz Pulsarı' olarak adlandırılan nötron yıldızından gelen zayıf radyo sinyallerini ilk kez kaydetti. Bu keşif, galakside tahmin edilenden çok daha fazla pulsarın gizli olabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Astronomlar, yıllar süren sessizliğin ardından Mavi Göz Pulsarı'ndan radyo sinyali yakaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin Bilimler Akademisi Ulusal Astronomik Gözlemevi'nden Zhang Lei liderliğindeki araştırma ekibi, Samanyolu galaksisinin derinliklerinde, 'Mavi Göz Pulsarı' olarak bilinen nötron yıldızından gelen radyo sinyallerini tespit etti. Uzun yıllar boyunca radyo sessizliği içinde olduğu düşünülen bu pulsar, Güney Afrika'daki MeerKAT radyo teleskobu sayesinde yeniden keşfedildi. 1E 1207.4-5209 koduyla bilinen bu merkezi kompakt nesne (CCO), yaklaşık 10.000 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor ve bugüne kadar yalnızca X-ışını emisyonlarıyla biliniyordu. Ancak son gözlemler, bu nötron yıldızının her 424 milisaniyede bir zayıf radyo dalgaları yaydığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulgunun galaksideki pulsar sayısının tahminlerin çok ötesinde olabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Li Di: 'Mavi Göz Pulsarı' ismi X-ışını ve radyo emisyonlarının birleşiminden geliyor</h3><p>'Mavi Göz Pulsarı' ismi, Çin'deki Tsinghua Üniversitesi'nden astronomi profesörü Li Di tarafından verildi. Bu adlandırma, nötron yıldızının X-ışını görüntülerinde parlak bir şekilde parlaması ve tespit edilen zayıf radyo emisyonunun mavi bir göze benzemesinden kaynaklanıyor. 1E 1207.4-5209, yaklaşık 4.100 yıl önce gerçekleşen bir süpernova patlamasının kalıntısı olarak biliniyor. 2015 yılında yapılan X-ışını gözlemleri, bu pulsarın bir 'dönme hatası' yaşadığını gösterdi. Bu olay, nötron yıldızının iç yapısında meydana gelen bir bozulma veya malzeme kayması nedeniyle dönüş hızında ani bir artışa yol açtı. Zhang Lei ve ekibi, bu hatanın, pulsarın manyetik alanını güçlendirdiğini ve böylece zayıf da olsa radyo sinyallerinin ortaya çıkmasına neden olduğunu düşünüyor.</p><h3>Zhang Lei ekibi: Galakside tespit edilmemiş çok sayıda zayıf pulsar olabilir</h3><p>Çinli araştırmacılar, 'Mavi Göz Pulsarı'ndan gelen radyo sinyallerinin tespit edilmesinin, galakside bugüne kadar fark edilmeyen çok sayıda zayıf pulsar olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Süpernova kalıntılarının merkezinde yer alan nötron yıldızlarının çoğu, bugüne kadar radyo dalgalarında tamamen sessiz kalmıştı. Bilim insanları, bu tür nesnelere 'merkezi kompakt nesne' ya da CCO adını veriyor. CCO'ların, manyetik alanlarının yetersizliği nedeniyle radyo jetleri üretemediği düşünülüyordu. Ancak 'Mavi Göz Pulsarı' örneği, bazı nötron yıldızlarının aslında çok zayıf radyo emisyonları yaydığını ve bu nedenle gözden kaçtığını gösteriyor. Zhang Lei'nin ekibi, bu tür pulsarların sürekli izlenmesiyle galaksimizdeki nötron yıldızı popülasyonunun gerçek boyutunun ortaya çıkabileceğini vurguluyor.</p><h3>Pulsarların dönüş hızı ve radyo emisyonları arasındaki bağlantı</h3><p>Bilinen pulsarların çoğu, yüksek manyetik alanları sayesinde güçlü radyo dalgaları yayarken, bazıları ise çok daha sessiz şekilde varlığını sürdürüyor. 'Mavi Göz Pulsarı', her 424 milisaniyede bir attığı zayıf radyo sinyaliyle bu kategoriye giriyor. Bilim insanları, nötron yıldızlarının zamanla dönüş hızlarını kaybettiğini ve bu süreçte radyo emisyonlarının giderek zayıfladığını belirtiyor. Ancak, bazı genç nötron yıldızlarının da yanlışlıkla yaşlı olarak sınıflandırıldığı ve aslında sadece çok zayıf radyo yaydığı ortaya çıktı. Bu durum, galaksimizdeki süpernova kalıntılarının bazılarında neden pulsar radyo emisyonu tespit edilemediğine dair yeni bir açıklama sunuyor.</p><h3>Büyük Macellan Bulutu'ndaki 1987A süpernovası örneği bilim dünyasını heyecanlandırıyor</h3><p>Bu yeni bulgular, özellikle Büyük Macellan Bulutu'ndaki 1987A süpernovasının kalıntısında olduğu gibi, radyo sinyali tespit edilemeyen nötron yıldızları konusunda umut veriyor. Bilim insanları, 1987A'nın merkezinde bir nötron yıldızının varlığından büyük ölçüde emin olsa da, bugüne kadar herhangi bir radyo pulsarı sinyali kaydedilemedi. 'Mavi Göz Pulsarı'ndan gelen zayıf radyo emisyonunun keşfi, benzer şekilde gizli kalan birçok nötron yıldızının da gün yüzüne çıkabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu tür nesnelerin düzenli olarak izlenmesiyle, galaksimizin yıldız evrimi ve süpernova kalıntıları hakkında daha fazla bilgi edinilebileceğini düşünüyor.</p><p>Sonuç olarak, 'Mavi Göz Pulsarı'ndan alınan radyo sinyalleri, nötron yıldızlarının evrimi ve galaksideki dağılımı konusunda bilim dünyasına yeni bir bakış açısı sunuyor. Zhang Lei ve ekibi, bu tür keşiflerin devam etmesi halinde, Samanyolu'nda şimdiye kadar fark edilmeyen çok sayıda zayıf pulsarın ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Araştırmacılar, pulsarların sürekli izlenmesiyle, galaksimizin dinamik yapısının daha iyi anlaşılacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/astronomlar-yillar-suren--567_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282898</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kahve-fiyatlari-brezilya-ve-vietnamdaki-hava-olaylari-nedeniyle-yukseldi-282898</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve fiyatları, Brezilya ve Vietnam'daki hava olayları nedeniyle yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kahvenin libresi Brezilya ve Vietnam'daki hava olaylarından kaynaklanan arz endişeleri ve küresel kahve stoklarının azalacağına dair endişelerle 3,57 dolarla yaklaşık 6 ayın zirvesini gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve fiyatları, Brezilya ve Vietnam'daki hava olayları nedeniyle yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl düşüş trendinde hareket eden kahve fiyatlarında son zamanlarda toparlanma eğilimi öne çıkıyor. Güney Amerika&#39;daki elverişli iklim koşulları, Orta Doğu&#39;daki gerilimler ve ABD&#39;nin Brezilya&#39;ya ek gümrük vergilerini kaldırması kahve fiyatlarındaki düşüşte etkili olmuştu.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı&#39;ndan dolayı artan navlun ve sigorta maliyetleri de kahve talebindeki düşüşte başı çekmişti. Kahvenin libresi bu gelişmelerle yılın ilk yarısında yüzde 15 gerilemişti. Son zamanlarda iklimsel faktörlerden dolayı küresel kahve stoklarının azalacağına ilişkin endişelerle kahve fiyatları yükselişe geçti.<br></p><p>Yıla 3,48 dolardan başlayan kahve fiyatları söz konusu gelişmelerin etkisiyle haziran ayında 2,38 dolara kadar geriledi. Bu seviyeden yükselişe geçen kahve fiyatları haziran ayını yüzde 11,62 artışla 2,96 dolardan tamamladı. Temmuz ayına da yükselişle başlayan kahve fiyatları dün 3,57 dolara ulaşarak 6 ayın zirvesini gördü. Kahve fiyatları 28 Ocak&#39;ta 3,72 dolara kadar yükselmişti.</p><p><b>- HAVA SICAKLIKLARINDAKİ YÜKSELİŞ KAHVE AĞAÇLARININ ÇİÇEKLENMESİNİ ENGELLİYOR</b></p><p>Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, haziran ayıyla birlikte El Nino&#39;nun başladığını, bu hava olayının özellikle Güney Amerika ve Güneydoğu Asya&#39;da hissedildiğini belirterek, &quot;Kahve fiyatlarındaki yükselişin en büyük nedeni Brezilya&#39;da ve Vietnam&#39;da hava sıcaklıklarının yükselmesi ve yağışların azalması.&quot; dedi.</p><p>Yağışlarda düşüş olduğuna da dikkati çeken Ergezen, &quot;Havaların böyle olacağı zaten beklentiler dahilindeydi. Hem Güney Amerika&#39;da hem de Güneydoğu Asya&#39;da üretilen ürünlerin başında kahve geliyor. Brezilya &quot;arabica&quot; türü kahvede, Vietnam ise &quot;robusta&quot; türü kahvede dünyanın en büyük üreticileri ve ihracatçıları konumunda bulunuyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Ergezen, bu ülkelerdeki hava sıcaklıklarındaki yükselişlerin kahve ağaçlarının çiçeklenmesini engellediğini dile getirdi.</p><p>Kahve ağaçlarının çiçeklenmesinin azalmasının rekoltede düşüş olacağı anlamına geldiğine işaret eden Ergezen, &quot;Bu beklentilerden dolayı kahve fiyatlarında yükseliş olduğunu görüyoruz. El Nino etkisinin 2027&#39;nin ilk çeyreğine kadar devam etmesi bekleniyor. Bu da gelecek sezon için kahve fiyatlarında beklentileri yükseltiyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Ergezen, bu sebeple kahve tarafında para girişinin olduğunu, ETF&#39;ler üzerinden kahve pozisyonlarının arttığını vurgulayarak, bu durumun da fiyatlarda toparlanmayı sağladığını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kahve-fiyatlari-brezilya--209_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kievdeki-rus-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-29a-yukseldi-282897</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kiev'deki Rus saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 29'a yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rus güçlerinin dün Kiev ve çevresine düzenlediği füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 29'a yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kiev'deki Rus saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 29'a yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın Ukrayna'ya dün erken saatlerde düzenlediği saldırıların bilançosu ağırlaşıyor. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi (DSNS), Kiev ve çevresine düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 29'a yükseldiğini bildirdi. Açıklamada, gece boyunca yapılan arama kurtarma çalışmaları sonucu çok sayıda bedene ulaşıldığı belirtildi. Başkent Kiev'de yaklaşık 30 binanın ciddi şekilde hasar gördüğünü İçişleri Bakanı İgor Klimenko açıkladı.  </p><p>Acil Durum Servisi ayrıca, başkentin dışındaki Vyshneve kentinde art arda patlamalar yaşandığını ve çok sayıda konut binasının hasar gördüğünü duyurdu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kievdeki-rus-saldirilarin-281_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kemoterapiye-alternatif-olabilecek-molekuler-delici-teknik-gelistirildi-282896</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kemoterapiye alternatif olabilecek moleküler delici teknik geliştirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Rice Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen moleküler delici tekniği, kemoterapiye gerek kalmadan kanser hücrelerini yok edebilen yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvar ve hayvan deneylerinde yüzde 99 başarı sağlayan bu yöntem, yakın kızılötesi ışık ve aminocyanine molekülleriyle kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kemoterapiye alternatif olabilecek moleküler delici teknik geliştirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rice Üniversitesi, Texas A&amp;M ve Texas Üniversitesi'nden bilim insanları, kanser tedavisinde kemoterapi, cerrahi veya radyasyon uygulamalarına ihtiyaç duymadan kanser hücrelerini yok edebilen yenilikçi bir teknik geliştirdi. "Moleküler delici" adı verilen bu yöntem, tıbbi görüntülemede yaygın olarak kullanılan aminocyanine moleküllerini ve yakın kızılötesi ışığı bir araya getiriyor. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında ve fare modellerinde gerçekleştirdikleri deneylerde, bu tekniğin kanser hücrelerini dakikalar içinde yok ettiğini ve yüzde 99 oranında başarı sağladığını açıkladı. Elde edilen sonuçlar, Nature Chemistry ve Advanced Science dergilerinde yayımlandı ve bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.</p><h3>James Tour: 'Moleküler deliciyle kanser hücreleri hızla parçalanıyor'</h3><p>Rice Üniversitesi'nden kimyager James Tour, moleküler delici tekniğinin önceki nesil kanser öldürücü moleküler makinelerden çok daha hızlı ve etkili çalıştığını vurguladı. Tour, geliştirdikleri aminocyanine moleküllerinin yakın kızılötesi ışıkla saniyede yaklaşık 40 trilyon kez titreştiğini ve bu sayede kanser hücrelerinin zarını fiziksel olarak parçaladığını belirtti. Bu hızlı mekanik hareket, hücrenin bütünlüğünü bozarak ölümüne yol açıyor. Tour, Aralık 2023'te yaptığı açıklamada, "Bu, moleküler makinelerin tamamen yeni bir nesli. Eski Feringa tipi motorlara kıyasla bir milyondan fazla daha hızlı çalışıyor ve görünür ışık yerine yakın kızılötesi ışıkla aktive edilebiliyor" dedi. Araştırmacılar, bu yöntemin özellikle kemik ve derin organlardaki kanser türlerinde cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi imkânı sunabileceğini ifade etti.</p><h3>Laboratuvarda yüzde 99 başarı, insanlı denemeler için umut</h3><p>Moleküler delici tekniğiyle yapılan ilk deneylerde, laboratuvar kültürlerinde kanser hücrelerinin neredeyse tamamı yok edildi ve farelerde yapılan çalışmalarda hayvanların yarısı kanserden tamamen arındı. Bu başarı oranı, yöntemin potansiyelini gözler önüne serdi. Araştırma ekibi, bu teknik sayesinde kanser hücrelerinin mekanik olarak yok edildiğini ve bu nedenle hücrelerin direnç geliştirmesinin beklenmediğini belirtti. Rice Üniversitesi'nden Ciceron Ayala-Orozco, "Bu çalışma, moleküler ölçekte mekanik kuvvetler kullanarak kanseri tedavi etmenin farklı bir yolunu anlatıyor" ifadesini kullandı. Ayrıca, moleküler delicilerin farklı varyasyonları üzerinde yapılan yeni çalışmalar, yöntemin çeşitli kanser türlerinde daha hassas ve etkili olabileceğini gösterdi. Ancak, elde edilen bulguların şu anda sadece laboratuvar ve hayvan modelleriyle sınırlı olduğu, insanlı klinik denemeler için daha fazla araştırma gerektiği vurgulandı.</p><h3>Aminocyanine molekülleriyle hedefe yönelik tedavi</h3><p>Moleküler delici tekniğinin merkezinde yer alan aminocyanine molekülleri, biyogörüntülemede uzun süredir kullanılan sentetik boyalar olarak biliniyor. Bu moleküller, düşük dozlarda bile kanser hücrelerinin dış yüzeyine kolayca yapışıyor ve suda stabil kalabiliyor. Yakın kızılötesi ışık ile aktive edilen aminocyanine molekülleri, hücre zarına bağlanarak plazmon adı verilen kolektif titreşimler oluşturuyor. Bu titreşimler, hücre zarını fiziksel olarak parçalayarak kanser hücresinin ölümüne sebep oluyor. Bilim insanları, bu yöntemin vücudun derinliklerindeki kanserlere ulaşmakta büyük avantaj sağladığını ve cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi imkânı sunduğunu belirtti. Ayrıca, aminocyanine moleküllerinin normal hücreler tarafından hızla emilerek temizlenmesi, potansiyel toksisite riskini azaltıyor ve güvenlik profilini güçlendiriyor.</p><h3>Bilim insanları insanlı denemeler öncesi uyarıyor</h3><p>Her ne kadar moleküler delici tekniği laboratuvar ortamında ve hayvan modellerinde yüksek oranda başarı göstermiş olsa da, araştırmacılar insanlı denemelere geçmeden önce dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Şu ana kadar elde edilen tüm bulguların klinik öncesi aşamada olduğu, insan vücudunda aynı etkinliğin sağlanıp sağlanamayacağının henüz netlik kazanmadığı ifade edildi. Rice Üniversitesi ekibi, aminocyanine moleküllerinin vücuttan hızlıca temizlenmesinin, tedavinin güvenliğini artırdığını belirtti. Ancak, moleküler delicilerin uzun vadeli etkileri ve farklı kanser türlerindeki başarısı için daha kapsamlı klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Bilim dünyası, bu yöntemin gelecekte kanser tedavisinde devrim yaratabileceğini ancak insanlı denemelerden önce tüm risklerin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Rice Üniversitesi'nin öncülüğünde geliştirilen moleküler delici tekniği, kanser tedavisinde kemoterapi ve cerrahiye alternatif olarak büyük umut vadediyor. Aminocyanine molekülleri ve yakın kızılötesi ışık kullanılarak gerçekleştirilen bu yöntem, laboratuvar ve hayvan deneylerinde elde edilen yüksek başarı oranlarıyla dikkat çekiyor. Ancak, insanlı denemelerden önce güvenlik ve etkinlik konusunda daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Bilim insanları, kanserle mücadelede yeni bir çağın kapısını aralayabilecek bu gelişmeyi yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kemoterapiye-alternatif-o-208_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282895</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/muglada-restoranda-cinayet-katil-zanlisinin-gecmisinden-kan-donduran-detay-282895</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla'da restoranda cinayet: Katil zanlısının geçmişinden ''kan donduran'' detay]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Menteşe ilçesinde bir restoranda Coşkun Karataş ile Halil Korkut arasında çıkan tartışma cinayetle sonuçlandı. Tüfekle Korkut'u vurarak öldüren ve olay yerinden kaçan Karataş, polis ekiplerinin çalışması sonucu gece saatlerinde bir mezarlıkta suç aletiyle birlikte yakalandı. Öte yandan, zanlı Karataş'ın 2015 yılında ablasının ölümünden sorumlu tuttuğu eniştesi Aytekin Köse'yi de sokak ortasında öldürdüğü ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla'da restoranda cinayet: Katil zanlısının geçmişinden ''kan donduran'' detay]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Yılanlı mevkisinde faaliyet gösteren bir restoranda akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Coşkun Karataş (35) ile Halil Korkut (44) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Sözlü tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Karataş, yanındaki tüfekle Korkut'a ateş açtı. Ağır yaralanan Halil Korkut olay yerinde yaşamını yitirdi. Cinayetin ardından otomobiline binerek hızla gözden kaybolan zanlının yakalanması için emniyet güçleri geniş çaplı bir arama çalışması başlattı. Teknik ve fiziki takibin ardından çemberi daraltan ekipler, şüpheli Coşkun Karataş'ı aynı gün gece saat 02.00 sularında Şenyayla Mezarlığı'nda suç aleti tüfekle birlikte yakalayarak gözaltına aldı.</p><p><b>ENİŞTESİNİ DE ÖLDÜRMÜŞ</b></p><p>Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürerken, katil zanlısı Coşkun Karataş'ın geçmişine dair kan donduran bir detay ortaya çıktı. Karataş'ın, 2015 yılında ablasının soba zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından eniştesi Aytekin Köse'yi sorumlu tuttuğu ve zanlının o dönem eniştesini sokak ortasında göğsüne iki el ateş ederek öldürdüğü bilgisine ulaşıldı.</p><p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/muglada-restoranda-cinaye-114_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cin-30-yilda-325-milyon-dolar-rusvet-alan-eski-yetkiliyi-idama-mahkum-etti-282894</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin, 30 yılda 325 milyon dolar rüşvet alan eski yetkiliyi idama mahkum etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Nanjing kentinde 30 yıl boyunca 325 milyon dolar rüşvet aldığı belirlenen eski şehir yetkilisi Yang Youlin, Changzhou mahkemesinin kararıyla idama mahkum edildi. Karar, ülkedeki yolsuzlukla mücadele kampanyasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin, 30 yılda 325 milyon dolar rüşvet alan eski yetkiliyi idama mahkum etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in doğusunda yer alan Nanjing şehrinde onlarca yıl boyunca kamu görevinde bulunan eski şehir yetkilisi Yang Youlin, 2.2 milyar yuan (yaklaşık 325 milyon dolar) rüşvet aldığı gerekçesiyle idama mahkum edildi. Changzhou'daki mahkemenin verdiği bu karar, ülkede yolsuzlukla mücadele kapsamında alınan en ağır kararlardan biri olarak kayıtlara geçti. 69 yaşındaki Yang'ın, 1993 ile 2023 yılları arasında çeşitli idari pozisyonlarda görev yaptığı ve bu süreçte mühendislik sözleşmeleri, arazi devri ile finansman işlemlerinde yetkisini kötüye kullanarak büyük miktarlarda haksız kazanç sağladığı tespit edildi.</p><h3>Changzhou mahkemesi: 'Yang Youlin devlet ve halka büyük zarar verdi'</h3><p>Mahkeme, Yang Youlin'in sadece rüşvet almakla kalmadığını, aynı zamanda zimmete para geçirme, kara para aklama ve yetkiyi kötüye kullanma suçlarından da sorumlu bulunduğunu açıkladı. Elde edilen haksız kazanç miktarı, Çin'deki son yılların en yükseklerinden biri olarak değerlendirildi. Changzhou mahkemesi, Yang'ın işlediği suçların 'son derece ciddi nitelikte' olduğunu ve bu eylemlerin devlet ile halkın çıkarlarına telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini vurguladı. Mahkeme, Yang'ın soruşturma sırasında yetkililere yardım ettiğini ancak suçlarının ağırlığı nedeniyle bu iş birliğinin cezasında hafifletici bir etki yaratmadığını bildirdi.</p><h3>Çin'in yolsuzlukla mücadele kampanyasında yeni bir dönüm noktası</h3><p>Yang Youlin'in yargılandığı dava, Başkan Xi Jinping'in 2012'de başlattığı kapsamlı yolsuzlukla mücadele kampanyasının geldiği noktayı gözler önüne serdi. Söz konusu kampanya, askeri rütbelerden banka yöneticilerine kadar birçok üst düzey ismi hedef aldı ve ülkede benzer büyüklükteki davalarda daha önce de idam cezaları verildi. 2021'de eski maliye şefi Lai Xiaomin, 10 yıl boyunca 1.8 milyar yuan rüşvet aldığı için idam edilmişti. 2024'te ise eski İç Moğolistan yetkilisi Li Jianping, 3 milyar yuan'dan fazla rüşvet ve zimmet nedeniyle idama mahkum edildi. Çin'de beyaz yakalı suçlar için idam cezası nadir uygulansa da, 1 milyar yuanı aşan davalarda bu tür ağır yaptırımlar zaman zaman gündeme geliyor. Yang Youlin ise suçunu kabul ettiğini ve pişmanlık duyduğunu belirtti, ancak mahkeme bu ifadelerin cezasında indirim sağlamayacağına hükmetti.</p><p>Çin'in yolsuzlukla mücadele politikası, kamuoyunda hem destek hem de tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Bazı eleştirmenler, bu tür kampanyaların siyasi rakiplerin tasfiyesinde de araç olarak kullanıldığını öne sürüyor. Ancak ülkede son yıllarda görülen rekor büyüklükteki rüşvet ve zimmet davaları, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verilebilirlik talebini artırıyor. Yang Youlin davası, Çin'de yolsuzlukla mücadelede yeni bir dönüm noktası olarak dikkat çekti ve benzer suçlar işleyenler için caydırıcı bir mesaj niteliği taşıdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/cin-30-yilda-325-milyon-d-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/guney-fransada-orman-yangini-10-bin-kisi-tahliye-edildi-282893</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güney Fransa'da orman yangını! 10 bin kişi tahliye edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Fransa'daki Pirene Dağları eteklerinde çıkan büyük orman yangını, 10 binin üzerinde kişinin tahliyesine yol açtı. Bölgedeki sıcak dalgası ve şiddetli rüzgarlar, yangının yayılma riskini artırırken, yetkililer yeni tehlikelere karşı uyarılarını sürdürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güney Fransa'da orman yangını! 10 bin kişi tahliye edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'nın güneyinde, Pirene Dağları'nın İspanya sınırına yakın bölgesinde meydana gelen büyük orman yangını, 10 binin üzerinde kişinin evlerinden tahliye edilmesine neden oldu. Trévillach kasabası yakınlarında başlayan yangın, sıcak dalgası ve kuvvetli rüzgarların etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Yetkililer, yangının kontrol altına alınmasında güçlük yaşandığını ve bölgedeki birçok kasaba ile köyün hızla boşaltıldığını açıkladı. Şu ana kadar 4.600 hektardan fazla ormanlık alan kül oldu. Sıcak dalgası nedeniyle bölgede hava sıcaklıkları 40°C'ye yaklaştı. Bu durum, yangının ilerleyişini daha da hızlandırdı ve tahliye edilenlerin sayısını artırdı.</p><h3>İçişleri Bakanı Nunez: 'Mücadele yeniden başlıyor'</h3><p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, yangının sabah saatlerinde yeniden şiddetlendiğini duyurdu. Nunez, Fransız televizyonuna yaptığı açıklamada, yangınla mücadelede yeni bir aşamaya girildiğini ve koşulların kötüleştiğini belirtti. Bölgede rüzgarın hızının artması, alevlerin kontrolünü zorlaştırıyor. Trévillach'ta yaşayanlar, yangının evlere 300 metre kadar yaklaştığını ve alevlerin hızla ilerlemesinin panik yarattığını aktardı. Yangının bu denli hızlı yayılması, hem yerel halkı hem de acil durum ekiplerini tedirgin etti. Yetkililer, sıcak dalgası ve kuraklık nedeniyle yangın riskinin önümüzdeki günlerde de yüksek seyredeceğini vurguladı.</p><h3>Tour de France güzergahında olağanüstü önlemler</h3><p>Orman yangınının etkilediği bölgeler, bu hafta Tour de France bisiklet yarışının üçüncü etabına ev sahipliği yapıyordu. Organizasyon yetkilileri, yarış güzergahında acil durum araçlarının geçişini kolaylaştırmak amacıyla seyircilere ve gereksiz personele bölgeden uzak durmaları çağrısında bulundu. Yarış direktörü Christian Prudhomme, "İstisnai bir yangın, Tour için istisnai önlemler gerektirir" diyerek, halkı yarışın kenarına gelmemeleri konusunda uyardı. Bu kapsamda, üçüncü etapta takım araçlarının konvoyu minimuma indirildi ve son 40 kilometrelik bölümde seyirci girişine izin verilmedi. Alınan önlemler, hem sporcuların hem de bölge halkının güvenliğini sağlamak amacıyla hayata geçirildi.</p><h3>AB'den hava desteği, İspanya ve Katalonya'da da yangın alarmı</h3><p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa'daki orman yangınına müdahale için AB'nin Kıbrıs ve İsveç'te bulunan dört yangın söndürme uçağını bölgeye gönderdiğini açıkladı. Fransa'nın yanı sıra, komşu İspanya'da da Les Gavarres doğal rezervinde 2.200 hektardan fazla alan alevlere teslim oldu. Katalonya'nın güneyinde, Castellon ilinde çıkan yangın nedeniyle 500 kişi tahliye edildi. Katalan yetkililer, yangının şu anda stabil olduğunu ve ilerleyen günlerde tamamen söndürüleceğini bildirdi. Ancak sıcak dalgası, Portekiz ve İspanya'nın bazı bölgelerinde 40°C'yi aşan sıcaklıklarla birlikte yangın riskini artırmaya devam ediyor. Haziran ayında yaşanan rekor sıcaklıklar, Fransa'da 2.025, Belçika'da 1.222 ve Hollanda'da yaklaşık 480 fazladan can kaybına yol açtı.</p><h3>İklim değişikliği Avrupa'da felaketleri artırıyor</h3><p>Uzmanlara göre, yaşanan sıcak dalgası ve orman yangınları, iklim değişikliğinin Avrupa üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Copernicus İklim Servisi'nin verilerine göre, Avrupa kıtası küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor. Bu hızlı ısınma, yaz aylarında sıcak dalgalarının ve kuraklığın artmasına, su kaynaklarının azalmasına ve orman yangınlarının daha sık ve şiddetli yaşanmasına neden oluyor. BBC Hava Durumu Baş Tahmincisi Matt Taylor, mevcut sıcak dalgasının Haziran ayındaki kadar rekor kırıcı olmayabileceğini ancak yılın bu dönemi için olağanüstü seviyede olduğunu belirtti. Uzmanlar, önümüzdeki haftalarda yağış beklenmediği için orman yangını riskinin yüksek kalacağının altını çizdi.</p><p>Fransa ve çevre ülkelerde yaşanan bu orman yangınları, iklim değişikliğinin acil ve somut etkilerini bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar ve yetkililer, sıcak dalgası ve kuraklık koşullarında yangın riskinin önümüzdeki günlerde de devam edeceğini belirtiyor. Bölge halkı için tahliye ve güvenlik önlemleri artırılırken, uluslararası destek ve dayanışma çağrıları da sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/guney-fransada-orman-yang-586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/madencilik-sektoru-altin-fiyatlarindaki-dalgalanmalara-direncli-282892</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Madencilik sektörü altın fiyatlarındaki dalgalanmalara dirençli]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatlarında yılın ilk yarısında görülen geri çekilmeye karşın, madencilik sektöründe yerli üreticilerin maliyet avantajı ve verimlilik yatırımları sayesinde fiyat dalgalanmalarına karşı dirençli olduğu değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Madencilik sektörü altın fiyatlarındaki dalgalanmalara dirençli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin İstanbul Sanayi Odasının (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasından derlediği verilere göre, madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 27,2 ile sektörler bazında en yüksek satış karlılığını elde ederek İSO 500 kapsamındaki faaliyet alanları arasında ilk sıraya yerleşti.</p><p>Vergi öncesi dönem karı (zararı) ile net satışlar arasındaki ilişkiyi gösteren satış karlılığı göstergesinde madencilik ve taş ocakçılığı sektörünü yüzde 25 ile tütün ürünleri imalatı, yüzde 16,5 ile temel eczacılık ürünleri ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı izledi. İçeceklerin imalatı yüzde 15,4, fabrikasyon metal ürünleri imalatı ise yüzde 11,2 satış karlılığı elde etti.</p><p>Böylece, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yüzde 27,2&#39;lik satış karlılığıyla, yüzde 3,4 seviyesindeki İSO 500 ortalamasını yaklaşık 8 kat aşarak listenin zirvesinde yer aldı.</p><p>Altın fiyatları geçen yıl yatırımcısına yüzde 64,2 getiri sağlayarak 1979&#39;dan bu yana en yüksek yıllık kazancını kaydetti. Yıla 2 bin 623 dolardan başlayan ons altın, yıl boyunca peş peşe rekorlar kırarak aralıkta 4 bin 549,94 dolara kadar yükseldi ve yılı 4 bin 313 dolardan tamamladı.</p><p>Uzmanlar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirim süreci, merkez bankalarının güçlü altın alımları, jeopolitik riskler ve yatırımcıların güvenli liman talebinin geçen yıl altın fiyatlarındaki yükselişi desteklediğine işaret ederken, bu süreçte yükselen altın fiyatlarının altın üreticilerinin gelir ve karlılıklarını da önemli ölçüde artırdığı değerlendiriliyor.</p><p><b>- ALTIN FİYATLARINDAKİ DÜZELTME YAKINDAN İZLENİYOR</b></p><p>Öte yandan, altın fiyatlarında bu yıl görülen geri çekilme, 2025&#39;teki yüksek karlılık oranlarının korunmasını zorlaştırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.</p><p>Altının ons fiyatı 2026&#39;ya 4 bin 313 dolardan başladıktan sonra ocakta 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ve şubatta çift haneli yükselişler kaydeden altın, yılın ilk aylarında güçlü performans sergiledi.</p><p>Marttan itibaren altın fiyatlarında düzeltme hareketleri yaşanırken, ons altın yılın ilk yarısını yüzde 7,1 kayıpla tamamladı.</p><p>Bu durum, geçen yıl rekor karlılık elde eden madencilik sektörünün performansına ilişkin soru işaretlerini artırırken, sektör temsilcileri finansal performansın yalnızca emtia fiyatlarına bağlı olmadığını, operasyonel verimlilik, maliyet yönetimi ve teknolojik yatırımların da şirket sonuçlarında belirleyici rol oynadığını belirtiyor.</p><p><b>- YÜKSEK ALTIN FİYATLARI 2025'TE MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜ ZİRVEYE TAŞIDI</b></p><p>AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, İSO 500&#39;de madenciliğin karlılık lideri olmasında 2025&#39;te altın fiyatlarında yaşanan yükselişin etkisinin yadsınamaz derecede büyük olduğunu söyledi.</p><p>Yılmaz, küresel ölçekte tırmanan jeopolitik riskler, merkez bankalarının yoğun altın alımları ve reel faiz beklentileriyle altının önemli ivme yakaladığını belirterek, &quot;2025&#39;te altın fiyatlarında görülen tarihi yükseliş, yerli üreticilerimizin kar marjlarını doğrudan yukarı çekti ve madencilik sektörünü yüzde 27,2&#39;lik net satış karlılığıyla İSO 500&#39;ün zirvesine taşıdı.&quot; dedi.</p><p>Öte yandan madencilik sektöründeki güçlü karlılığı yalnızca emtia fiyatlarındaki yükselişle açıklamanın eksik kalacağını vurgulayan Yılmaz, &quot;Piyasa koşulları arkamızdan çok güçlü bir rüzgar estirdi ancak kalıcı başarıyı getiren unsur, son yıllarda kararlılıkla gerçekleştirdiğimiz verimlilik odaklı yatırımlar ve güçlü maliyet disiplini oldu.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- SEKTÖRÜN KAR MARJI FİYAT ŞOKLARINA KARŞI DAYANIKLI</b></p><p>Yılmaz, son aylarda altın fiyatlarında bir düzeltme hareketi yaşandığını anımsatarak, &quot;Bu pencereden bakınca, 2025&#39;teki olağanüstü karlılık seviyelerinin aynı şekilde, adeta otomatik olarak devam edeceğini düşünmek gerçekçi olmaz. Ancak madencilikte karlılık denklemi sadece fiyattan ibaret değil.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sektörde karlılığı etkileyen üretim maliyetleri, cevher kalitesi ve enerji giderleri gibi birçok değişken bulunduğunu belirten Yılmaz, &quot;Fiyatlar düştüğünde kar marjları elbette bir miktar esner. Ancak teknolojiye yatırım yapan, maliyetlerini etkin yöneten yerli üreticilerimiz bu süreci de başarıyla göğüsleyebilir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, küresel ölçekte altına yönelik uzun vadeli stratejik talebin devam ettiğini vurgulayarak, &quot;Fiyatlarda kısa vadeli dalgalanmalar yaşansa da verimli çalışan yerli üreticilerimiz için güçlü performansın devam edeceğini öngörüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Altın madenciliğinde karlılığı belirleyen temel unsurların fiyat ve üretim maliyetleri olduğuna işaret eden Yılmaz, &quot;Bir maden şirketinin uzun vadeli finansal direncini ve kalıcı rekabet gücünü üretim maliyetleri belirler. Dünyada sürdürülebilir üretim maliyetleri pandemiden bu yana yapısal olarak yükseldi. Buna karşın Türkiye&#39;deki üreticilerimiz verimlilik yatırımlarıyla bu süreci oldukça iyi yönetiyor.&quot; görüşünü paylaştı.</p><p>Yılmaz, altın madenciliğinin kar marjının olası fiyat şoklarını absorbe edebilecek bir yapıya sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Altın madenciliğinin kar marjı olası sarsıntılara karşı çok güçlü bir güvenlik duvarına sahip. Altın fiyatlarında ons başına 3 bin 500 dolara kadar sürebilecek bir düzeltme senaryosunda bile, yerli üreticilerimizin maliyet avantajı sayesinde satış karlılıklarının yüzde 50&#39;nin altına düşmesini beklemiyoruz. Üretim hacmimiz arttıkça ölçek ekonomisi devreye girecek ve birim maliyetlerimiz daha da aşağı çekilecektir. Maliyetlerini etkin yöneten, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapan işletmelerimiz fiyat dalgalanmalarından en az hasarla çıkacak ve karlılık tablosundaki güçlü yerlerini koruyacaktır.&quot;  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/madencilik-sektoru-altin--409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/prens-harrynin-ingiltere-ziyareti-oncesi-sarayda-gerilim-buyudu-282891</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Prens Harry'nin İngiltere ziyareti öncesi sarayda gerilim büyüdü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Buckingham Sarayı, Prens Harry'nin Londra'ya gerçekleştireceği ziyarette sarayda konaklamasına izin verilmediğini açıkladı. Saray ve Sussex ekibi arasında yaşanan çelişkili açıklamalar, kraliyet ailesinin içindeki iletişim sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Prens Harry'nin İngiltere ziyareti öncesi sarayda gerilim büyüdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buckingham Sarayı, Prens Harry'nin bu hafta Londra'ya yapacağı ziyaret sırasında sarayda kalamayacağını duyurdu. Saray yetkilileri, Sussex Dükü'nün konaklama teklifine zamanında yanıt vermediğini ve Cumartesi akşamı için sarayda kalamayacağının kendisine bildirildiğini belirtti. Ancak Prens Harry'nin sözcüsü, teklifin son anda geri çekildiğini ve bu durumun "hayal kırıklığı" yarattığını açıkladı. Yaşanan bu gelişme, Londra'da başlayacak olan Prens Harry'nin programı öncesinde Buckingham Sarayı ile Sussex ekibi arasında yeni bir krize yol açtı.</p><h3>Buckingham Sarayı: "Konaklama teklifi zamanında kabul edilmedi"</h3><p>Buckingham Sarayı yetkilileri, Prens Harry'nin sarayda konaklaması için yapılan teklifin Sussex ekibi tarafından zamanında onaylanmadığını ifade etti. Saray kaynakları, Cumartesi günü Prens Harry'nin ekibine, sarayda kalamayacaklarının bildirildiğini ve bu kararın Dük'e iletildiğini açıkladı. Saray, konaklama için gerekli düzenlemelerin ve personel ayarlamalarının zamanında yapılabilmesi için erken yanıt beklediklerini, ancak Sussex ekibinden geç dönüş alındığını vurguladı. Saray yetkilileri ayrıca, Prens Harry'nin Associated Newspapers'a karşı açtığı davanın sonucunun açıklanacağı gün sarayda bulunmasının, Kral Charles'ın kamuoyu algısı açısından endişe yarattığını belirtti. Bu nedenle konaklama teklifinin geri çekilmesinin arkasında, hem zamanlama hem de güvenlik ve kamuoyu yönetimi kaygılarının etkili olduğu aktarıldı.</p><h3>Sussex ekibi: "Teklif geri çekildi, hayal kırıklığı yaşandı"</h3><p>Prens Harry'nin sözcüsü ise olayların farklı bir şekilde geliştiğini öne sürdü. Sussex ekibi, Buckingham Sarayı'nın resmi olarak kabul edilen bir konaklama teklifini son anda geri çektiğini iddia etti. Sözcü, bu kararın "hayal kırıklığı" yarattığını ve bunun yalnızca bir gece konaklama ile ilgili olduğunu belirtti. Sussex tarafı, mahkeme davası sonucunun zamanlamasının zaten bilindiğini ve bu faktörün konaklama kararında etkili olmadığını savundu. Ayrıca, teklifin resmi olarak kabul edilmesinin ardından neden geri çekildiği konusunda kendilerine net bir açıklama yapılmadığını dile getirdi. Bu karşılıklı suçlamalar, Buckingham Sarayı ile Sussex ekibi arasındaki iletişim sorunlarının ve güvensizliğin ne kadar derinleştiğini gözler önüne serdi.</p><h3>Londra ziyaretinde program yoğun, aile bireyleri katılmıyor</h3><p>Prens Harry, Londra'ya yaptığı bu ziyaret sırasında, hayır kurumlarını destekleyecek etkinliklere katılacak. Ziyaretin ilk günü olan Salı günü, Associated Newspapers'a karşı açtığı davanın sonucunun açıklanması bekleniyor. Prens Harry'nin eşi Meghan Markle ile çocukları Archie ve Lilibet'in, güvenlik endişeleri ve polis koruması sağlanmaması nedeniyle bu ziyarette kendisine eşlik etmeyeceği açıklandı. Ancak haftanın ilerleyen günlerinde, Invictus Oyunları'nın tanıtımı için Birmingham'da Prens Harry'ye katılabilecekleri belirtiliyor. Prens Harry'nin programında, Birmingham'daki çocuk hastanesini ve Invictus Oyunları'na ev sahipliği yapacak olan Birmingham Ulusal Sergi Merkezi'ni ziyaret etmek de yer alıyor.</p><h3>Güvenlik tartışmaları ve aile buluşması belirsizliğini koruyor</h3><p>Prens Harry'nin Birleşik Krallık'a gerçekleştirdiği bu seyahat, uzun süredir devam eden güvenlik tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi. Sussex Dükü, 2020 yılında kraliyet görevlerinden çekilerek ABD'ye taşındığından beri, Birleşik Krallık'ta polis koruması alamaması nedeniyle ailesiyle birlikte ülkeye dönüş konusunda temkinli davranıyor. Kraliyet ve VIP İcra Komitesi'nin aldığı karar gereği, Prens Harry'nin güvenliği ülkeye yaptığı ziyaretlerin niteliğine göre değerlendiriliyor. Daha önce yaptığı açıklamalarda, güvenlik düzenlemeleri iyileştirilmeden eşini ve çocuklarını İngiltere'ye getirmeyeceğini vurgulamıştı. Bu nedenle, Prens Harry'nin çocuklarıyla birlikte Kral Charles'ı ziyaret edip etmeyeceği de belirsizliğini koruyor. Son olarak, Prens Harry'nin annesi Prenses Diana'nın Althorp'taki mezarını ziyaret etme planları olduğu da gündeme geldi.</p><h3>Saray ve Sussex cephesi arasındaki kriz derinleşiyor</h3><p>Buckingham Sarayı ile Sussex ekibi arasında yaşanan bu son anlaşmazlık, kraliyet ailesinin içindeki iletişim kopukluğunu ve taraflar arasındaki güvensizliği bir kez daha ortaya çıkardı. Her iki taraf da konaklama teklifinin detayları konusunda farklı açıklamalar yaparken, kamuoyuna yansıyan çelişkili bilgiler krizin daha da büyümesine neden oldu. Özellikle Prens Harry'nin sarayda kalma talebinin reddedilmesi, İngiltere ve dünya basınında geniş yankı buldu. Kraliyet ailesinin sembolik merkezinde yaşanan bu gelişme, Prens Harry ile Kral Charles arasındaki ilişkilerin geleceği açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde taraflar arasında yeni bir görüşme olup olmayacağı ise merak konusu.</p><p>Buckingham Sarayı ve Prens Harry arasındaki konaklama krizi, kraliyet ailesinde süregelen iletişim sorunlarını ve güven bunalımını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Taraflar arasındaki bu son anlaşmazlık, hem Prens Harry'nin Londra programını hem de aile içi ilişkileri olumsuz etkiledi. Yaşanan gelişmelerin ardından, kamuoyunun ve kraliyet ailesinin bu sorunu nasıl aşacağı merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/prens-harrynin-ingiltere--146_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanada-tarihi-denizalti-ihalesinde-alman-tkmsyi-secti-282890</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada, tarihi denizaltı ihalesinde Alman TKMS'yi seçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada, savunma tarihinde bir ilke imza atarak Almanya merkezli TKMS ile 12 yeni denizaltı için masaya oturdu. Başbakan Mark Carney, projenin 70 milyar doları bulabileceğini açıkladı. Bu hamle, Kraliyet Kanada Donanması'nın yaşlanan filosunu yenileyecek ve ülkenin savunma kapasitesini güçlendirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada, tarihi denizaltı ihalesinde Alman TKMS'yi seçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada, savunma tarihinde dönüm noktası olarak görülen bir karara imza attı. Başbakan Mark Carney, 6 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ülkenin yeni nesil denizaltı ihtiyacını karşılamak için Almanya'nın önde gelen savunma şirketi TKMS'nin teklifinin kabul edildiğini duyurdu. Kanada'nın bugüne kadarki en büyük savunma alımını temsil eden bu proje kapsamında, Kraliyet Kanada Donanması için 12 adet modern denizaltı inşa edilecek. Projenin toplam maliyetinin, yeni altyapı, bakım ve silah sistemleri dahil edildiğinde, 70 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Bu anlaşma, Kanada'nın mevcut Victoria sınıfı denizaltılarının yerini alacak yeni bir filonun oluşturulmasına öncülük edecek.</p><h3>Başbakan Carney: 'TKMS, Kanada'nın stratejik çıkarlarına en iyi yanıtı verdi'</h3><p>Başbakan Mark Carney, Nova Scotia'nın Halifax kentinde düzenlediği basın toplantısında, TKMS'nin Kanada'nın yeni denizaltı tedarik projesinde öne çıktığını açıkladı. Carney, "Bu karar, iki son derece nitelikli tedarikçi arasında oldukça yakın bir rekabet sonucunda verildi" sözleriyle sürecin zorlu geçtiğini vurguladı. Almanya'nın geliştirdiği ve Norveç için de üretilen Type 212CD denizaltı modelinin, Kraliyet Kanada Donanması'nın ihtiyaçlarına en iyi şekilde yanıt verdiğini belirten Carney, "Bu denizaltılar yalnızca savunma kapasitemizi artırmayacak, aynı zamanda Kanada'nın savunma sanayi tabanını da güçlendirecek" dedi. Carney, kararın Kanada'nın stratejik, güvenlik ve ekonomik çıkarlarını bir araya getiren en iyi çözüm olduğunu ifade etti. Ayrıca, Avrupa tedarik zincirlerine entegre olmanın Kanada işletmeleri için yeni fırsatlar yaratacağını dile getirdi.</p><h3>TKMS CEO'su Burkhard: 'Kanada'ya dünya standartlarında denizaltı yeteneği sunacağız'</h3><p>Alman savunma devi TKMS'nin CEO'su Oliver Burkhard da anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, Kanada hükümeti ve sanayisiyle yakın iş birliği içinde çalışacaklarını söyledi. Burkhard, "Güvenlik alanında güçlenme, ekonomik fırsatların artması ve gelecek nesiller için kalıcı faydalar sağlamak amacıyla Kanada'ya dünya standartlarında bir denizaltı yeteneği sunmaya hazırız" dedi. TKMS'nin, Almanya ve Norveç'teki ortaklarıyla birlikte, Kanada'nın savunma ihtiyaçlarına uzun vadeli çözümler sunmayı hedeflediğini belirtti. Şirketin sunduğu Type 212CD modeli, gelişmiş teknolojisi ve dayanıklılığıyla dikkat çekiyor. Bu denizaltıların, Kanada'nın savunma ve güvenlik alanındaki uluslararası iş birliklerini de derinleştirmesi bekleniyor.</p><h3>Hanwha Ocean'ın kaybı: Güney Koreli şirket rekabette geri kaldı</h3><p>Kanada'nın denizaltı tedarik yarışında Güney Koreli Hanwha Ocean da iddialı bir teklif sundu. Hanwha'nın, KSS-III denizaltı modeliyle yarışa katıldığı ve Kanada'ya önemli ekonomik ve teknolojik avantajlar vaat ettiği biliniyor. Hanwha Kanada CEO'su Glenn Copeland, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Elbette hayal kırıklığı yaşıyoruz, fakat bu süreç, Kanada kamuoyuna ve hükümetine Güney Kore savunma sanayisinin potansiyelini gösterdi" ifadelerini kullandı. Hanwha, Mayıs ayında Kore Cumhuriyeti Donanması'nın bir KSS-III denizaltısını British Columbia'nın Victoria kentine göndererek, uzun menzil yeteneklerini ve ortak operasyon imkanlarını sergilemişti. Şirket, Kanada ile ekonomik ve savunma alanında iş birliğini sürdürmeye kararlı olduklarını vurguladı.</p><h3>Victoria sınıfı yerini yeni nesil Type 212CD'ye bırakıyor</h3><p>Kanada hükümeti, Kraliyet Kanada Donanması'nın mevcut filosunda yer alan ve 2030'ların ortasında hizmet dışı bırakılması planlanan Victoria sınıfı denizaltıların yerine, TKMS tarafından üretilecek 12 yeni Type 212CD denizaltının alınacağını açıkladı. İlk denizaltının 2033'te Kanada'ya teslim edilmesi bekleniyor. Takip eden üç denizaltının ise 2034 yılında envantere katılması planlanıyor. Bu geçiş, Kanada'nın denizlerdeki caydırıcılığını ve operasyonel kapasitesini artıracak. Yeni denizaltıların, ileri teknolojiye sahip olması ve uzun menzilli görevler için özel olarak tasarlanması, ülkenin savunma stratejisinde önemli bir değişim anlamına geliyor.</p><h3>Hızlı ihale süreci dikkat çekti: Savunma alımlarında yeni dönem</h3><p>Devlet sekreteri Stephen Fuhr, Victoria'da düzenlenen basın toplantısında, denizaltı tedarik sürecinin rekor bir hızla tamamlandığını belirtti. Fuhr, "Kanada'nın savunma alım süreçleri genellikle uzun sürmekle eleştiriliyordu, ancak bu projede bir yıldan kısa sürede sonuç alındı" dedi. Hükümetin, bu hızlı ve etkili yaklaşımı gelecekteki savunma alımlarında da sürdürmeyi planladığı açıklandı. Bu gelişme, Kanada'nın ulusal güvenliğini güçlendirmek için attığı adımların hızlandığına işaret ediyor. Ayrıca, uluslararası savunma sanayi ile kurulan yeni iş birliklerinin, ülkenin ekonomik ve stratejik çıkarlarına olumlu katkı sağlaması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Kanada'nın Almanya merkezli TKMS ile imzalayacağı 12 denizaltı anlaşması, ülkenin savunma tarihinde yeni bir sayfa açıyor. Bu büyük ölçekli proje, hem Kraliyet Kanada Donanması'nın modernizasyonunu sağlayacak hem de Kanada'nın uluslararası savunma ağında daha güçlü bir konuma gelmesini destekleyecek. Anlaşmanın, hem ekonomik hem de güvenlik boyutunda uzun vadeli etkiler yaratması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kanada-tarihi-denizalti-i-751_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282889</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-ankara-zirvesi-zirvenin-gundemi-24-tvde-degerlendiriliyor-282889</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Ankara zirvesi: Zirvenin gündemi 24 TV'de değerlendiriliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'nın ev sahipliğinde başlayan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, bölgesel ve küresel gelişmelerin masaya yatırıldığı önemli bir buluşma oldu. Zirvenin detayları ve günün öne çıkan başlıkları 24 TV ekranlarında değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Ankara zirvesi: Zirvenin gündemi 24 TV'de değerlendiriliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, liderlerin katılımıyla başladı.</p>NATO Ankara zirvesinin gündemi ve önemli başlıkları, gün boyu 24 TV ekranlarında uzman konuklar tarafından analiz ediliyor. <p></p><p>Kritik zirve, Ankara'nın uluslararası diplomasi sahnesindeki önemini vurgularken, NATO'nun geleceği açısından da dikkatle izleniyor.</p><p><b>24 TV'DE NATO ANKARA ZİRVESİ DEĞERLENDİRMELERİ ÖNE ÇIKIYOR</b></p><p>24 TV ekranlarında gelişmeler, canlı yayınlarla izleyicilere aktarılıyor. </p><p>TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel: Bizden beklenen Amerika ile Avrupa'nın arasını bulmak ve o zedelenen güveni yeniden tesis etmek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video-070720262a1a723e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel:</b> Donald Trump'ın daha önce yapmış olduğu 'NATO'dan çıkabiliriz' ifadeleri bana göre bu bir blöftür.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video1-07072026aa9c6aa7.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Erdoğan-Trump görüşmesi zirveye damga vuracak. Dünya liderleri Ankara'daki zirvede olacak. İşte detaylar...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video2-07072026fe92eaed.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><a href="https://x.com/hashtag/SONDURUM?src=hashtag_click" role="link">#SONDURUM</a> NATO'nun geleceği tarihi zirvede şekillenecek. Ankara'da neler yaşanacak, ne mesaj verilecek? İşte detaylar...<video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video3-07072026b49964b6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Gazeteci Ercan Gürses: </b>Trump-Erdoğan görüşmesi bizim açımızdan öyle sonuçlar üretebilir ki zirvenin bir miktar önüne geçebilir. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video4-0707202654648c8f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>EMİNE ERDOĞAN LİDER EŞLERİNİ AĞIRLAYACAK  </p><p>24 TV GYY Ömer Özkök: 2004 yılında başörtüsü sebebiyle o resmi yemeğe davet edilmeyen Sayın Hanımefendi'nin şu anda çok yoğun bir gündemi var. NATO liderlerinin eşlerini ağırlayacak olan Hanımefendi, pek çok sosyal sorumluluk projesinde elini taşın altına koyduğu gibi yine koyuyor.  </p>Çocukların dijital güvenliği meselesini 32 ülkenin liderinin eşleriyle ana gündemde konuşacak.<p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video7-07072026ce262fe2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><a href="https://x.com/hashtag/SONDURUM?src=hashtag_click" role="link">#SONDURUM</a> <b>NATO Zirvesi</b> kapsamında, Ato Congresium'da düzenlenen Savunma Sanayii Fuarı da büyük önem taşıyor. 24 ekibinden Ahmet Taner Işıldak detayları aktardı.<video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video10-07072026cf31720f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde, 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında oluşturulan Uluslararası Medya Merkezi'nde canlı yayın noktaları hazırlandı. 24 ekibinden Gülistan Yazbaşı o noktadan detayları aktardı...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video11-070720269b929edc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><b>NATO ZİRVESİ'NDE İŞ BİRLİKLERİ ÖN PLANA ÇIKACAK</b><p></p><p><b>Beykent Üniversitesi Öğr. Üy. Prof. Dr. Ece Baban: </b>NATO Zirvesi'nden daha pozitif sonuçların çıkabileceğini; özellikle güvenlik, yeni tehditlerle başa çıkmanın yolları, dünyadaki krizlerle ilgili öngörüler ve yapılacak iş birliklerinin ön plana çıkacağını düşünüyorum.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video12-070720266ec084de.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/nato-ankara-zirvesi-zirve-649_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cinde-maysak-tayfunu-can-aldi-2-olu-48-bin-tahliye-282888</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'de Maysak Tayfunu can aldı: 2 ölü, 48 bin tahliye]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in güneyinde etkili olan Maysak Tayfunu, başta Guangxi eyaleti olmak üzere birçok bölgede sel felaketine yol açtı. Fırtına nedeniyle 2 kişi hayatını kaybetti, 48 bini aşkın kişi tahliye edildi. Yetkililer, barajlardaki su seviyesinin kritik noktaya ulaştığını ve önümüzdeki günlerde daha fazla yağış beklendiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'de Maysak Tayfunu can aldı: 2 ölü, 48 bin tahliye]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in güneyinde etkili olan Maysak Tayfunu, başta Guangxi eyaleti ve Nanning şehri olmak üzere geniş bir coğrafyada sel felaketine neden oldu. Tropikal fırtına, hafta sonu Vietnam ve Çin'in güneyindeki Hainan Adası üzerinden geçerek zayıfladı ancak kara içlerine ilerlerken beraberinde yoğun yağış ve yıkıcı etkiler getirdi. Maysak nedeniyle Nanning'de iki kişi hayatını kaybetti, 48 bini aşkın kişi tahliye edildi. Şehirdeki üç barajda su seviyeleri tehlikeli bir biçimde yükseldi. Toplamda yaklaşık 55 bin kişi selden doğrudan etkilendi. Yetkililer, acil durum seviyesini en üst düzeye çıkardı ve vatandaşları yeni yağışlara karşı uyardı.</p><h3>Guangxi'de barajlar alarm verdi, tahliyeler hızlandı</h3><p>Maysak Tayfunu'nun etkisiyle Guangxi eyaletinin başkenti Nanning'de sel baskınları hayatı felç etti. Şehirdeki üç büyük barajda su seviyeleri kritik seviyeye ulaştı, taşma riski nedeniyle acil tahliyeler başlatıldı. Yardımcı Belediye Başkanı Wei Jiang'ın açıklamasına göre, 48 bin kişi güvenli bölgelere taşındı. Sel suları, Nanning ve çevresindeki köylerde birçok binayı ve tarım arazisini sular altında bıraktı. Yetkililer, barajların taşma ihtimaline karşı sürekli izleme ve müdahale ekipleriyle önlem aldı. Bölgedeki altyapı büyük zarar görürken, elektrik ve ulaşım hizmetlerinde de aksamalar yaşandı. Uzmanlar, barajlardaki suyun tahliye edilmesinin ve yeni yağışların bölge için büyük risk oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, Maysak'ın getirdiği yağışların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.</p><h3>Guigang ve Fangchenggang'da sel manzaraları endişe yarattı</h3><p>Guangxi'nin Guigang şehrinde sel suları büyük bir yolu adeta gölete çevirdi. Araçlar suya gömüldü, kahverengi sel dalgaları tepelerden aşağıya hızla aktı. Guigang hidrolik istasyonunda su seviyesi 42 metreye yükseldi ve bu durum, bölgedeki su baskını riskini daha da artırdı. Fangchenggang'da ise sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, küçük bir aracın sel sularında sürüklendiği ve başka bir aracın direksiyonuna kadar suyun yükseldiği görüldü. Bir adamın elektrikli scooter'ını kurtarmaya çalıştığı anlar, selin şiddetini gözler önüne serdi. Bu manzaralar, Maysak Tayfunu'nun bölgeye getirdiği yıkıcı etkilerin boyutunu ortaya koydu. Yetkililer, sel sularının çekilmesinin zaman alacağını ve temizlik çalışmalarının uzun süreceğini bildirdi.</p><h3>Çin genelinde aşırı hava olayları artıyor, yeni tehditler kapıda</h3><p>Çin'in sadece güneyinde değil, kuzey bölgelerinde de aşırı yağışlar can kayıplarına yol açtı. İç Moğolistan'da ani selde iki kişi, Liaoning eyaletinin Fushun kentinde ise üç kişi yaşamını yitirdi. Ülke genelinde yaşanan bu aşırı hava olayları, meteorologlar tarafından iklim kriziyle ilişkilendiriliyor. Çin, ayrıca Tayvan'a yaklaşan Süper Tayfun Bavi nedeniyle de alarma geçti. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, Bavi'nin saatte 180 mil hıza ulaşan rüzgarlar ve yoğun yağış getirdiğini açıkladı. Çinli yetkililer, Bavi'nin Perşembe gününden itibaren doğu bölgelerde etkili olacağını ve yeni bir sel dalgası riskinin bulunduğunu duyurdu. Analistler, böylesi tropikal fırtınaların şehirlerde su baskınlarına, sanayi faaliyetlerinin aksamasına ve tarım alanlarının zarar görmesine neden olarak milyarlarca dolarlık ekonomik kayba yol açabileceğini vurguluyor. Özellikle Guangxi, Guizhou ve Hunan gibi, toplamda 150 milyondan fazla insanın yaşadığı bölgelerde yoğun yağışların devam etmesi bekleniyor.</p><p>Maysak Tayfunu'nun Çin'de yarattığı felaket, ülkenin iklim değişikliğiyle birlikte artan hava olaylarına karşı ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, vatandaşların dikkatli olmasını ve yeni yağışlara karşı hazırlıklı bulunmasını istedi. Selin etkilediği bölgelerde tahliye ve kurtarma çalışmaları sürerken, meteorologlar önümüzdeki günlerde de benzer tehditlerin devam edeceği uyarısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/cinde-maysak-tayfunu-can--674_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriyenin-baskenti-samda-meydana-gelen-patlamalarda-18-kisi-yaralandi-282887</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye'nin başkenti Şam'da meydana gelen patlamalarda 18 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye'nin başkenti Şam'da Turizm Bakanlığı binası yakınlarında meydana gelen 2 patlamada aralarında 4 güvenlik görevlisinin bulunduğu 18 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye'nin başkenti Şam'da meydana gelen patlamalarda 18 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye resmi ajansı SANA, İçişleri Bakanlığına dayandırdığı haberinde, Şam&#39;da Turizm Bakanlığı yakınlarında iki patlama meydana geldiğini ve aralarında 4 polis memurunun da bulunduğu 18 kişinin yaralandığını bildirdi.</p><p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre başkent Şam&#39;ın en işlek caddelerinden birinde bir minibüse ve bir çöp konteynerine yerleştirilen bomba infilak etti. </p><p>Patlamanın Şam&#39;ı ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&#39;un kaldığı otelin yakınında bir noktada gerçekleştiği aktarıldı.</p><p>Patlama sırasında Macron&#39;un Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmek için Cumhurbaşkanlığı Sarayı&#39;nda olduğu belirtildi.</p><p>Şam&#39;ın Hamidiye Çarşısı&#39;na giden yol üzerindeki Adalet Sarayı yanındaki bir kafede 2 Temmuz&#39;da bombalı terör saldırısı düzenlenmiş, 10 kişi ölmüş 21 kişi yaralanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/suriyenin-baskenti-samda--304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282886</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/22-yil-sonra-zirvedeyiz-gunun-manseti-7-temmuz-2026-sali-282886</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[22 yıl sonra zirvedeyiz | Günün Manşeti | 7 Temmuz 2026 Salı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile “Günün Manşeti”nde “Dünya liderleri Ankara'da buluşuyor, NATO tarihinin en kritik zirvesi Ankara'da olacak, Emine Erdoğan lider eşlerini ağırlayacak, 22 yıl sonra zirvedeyiz, Emine Erdoğan'ın aktif diplomasisi” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[22 yıl sonra zirvedeyiz | Günün Manşeti | 7 Temmuz 2026 Salı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>DÜNYA LİDERLERİ ANKARA'DA BULUŞUYOR</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Türkiye bir barış anahtarı. Dünyadaki barışın anahtarı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video5-07072026bb988c48.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>NATO TARİHİNİN EN KRİTİK ZİRVESİ ANKARA'DA OLACAK</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu organizasyon; hem NATO için hem bizim için, kısacası hepimiz için tarihi bir zirve olacak.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video6-070720260375e98c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>EMİNE ERDOĞAN LİDER EŞLERİNİ AĞIRLAYACAK</b></p><p>24 TV GYY Ömer Özkök: 2004 yılında başörtüsü sebebiyle o resmi yemeğe davet edilmeyen Sayın Hanımefendi'nin şu anda çok yoğun bir gündemi var. NATO liderlerinin eşlerini ağırlayacak olan Hanımefendi, pek çok sosyal sorumluluk projesinde elini taşın altına koyduğu gibi yine koyuyor.  </p><p>Çocukların dijital güvenliği meselesini 32 ülkenin liderinin eşleriyle ana gündemde konuşacak.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video7-07072026ce262fe2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>22 YIL SONRA ZİRVEDEYİZ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>'Laik değil irtica geliyor, laiklik elden gidiyor' deyip tepindiğiniz Türkiye, bugünkü Türkiye. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video8-0707202644d5d755.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>EMİNE ERDOĞAN'IN AKTİF DİPLOMASİSİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b> Hanımefendi bir şey ortaya koydu. Çatlasanız da patlasanız da o, başörtülü bir hanımefendidir ve "Sıfır Atık mefkuresini ortaya koyuyorum" demiştir.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video9-07072026145809f9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/canli-gunun-manseti-24-tv-252_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282885</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunya-liderleri-turkiyede-trumpin-ankara-mesaisi-basliyor-282885</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya liderleri Türkiye'de! Trump'ın Ankara mesaisi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine resmi temaslarda bulunmak ve 36. NATO Liderler Zirvesi'ne katılmak amacıyla saatler sonra Ankara'da olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya liderleri Türkiye'de! Trump'ın Ankara mesaisi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, küresel diplomasinin en kritik buluşmalarından biri olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetine icabetle öğle saatlerinde Başkent'e ulaşacak olan Trump, iki gün boyunca yoğun bir diplomasi trafiği yürütecek.</p><p>Ziyaret kapsamında gerçekleştirilecek görüşmelerde, iki yakın müttefik ve stratejik ortak olan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler; savunma, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek. Mevcut iş birliğinin derinleştirilmesi amacıyla atılabilecek adımların ele alınacağı temaslarda, ayrıca küresel ve bölgesel gelişmeler hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunulacak.</p><p><strong><b>İLK GÜN: BEŞTEPE'DE RESMİ KARŞILAMA VE BAŞ BAŞA GÖRÜŞME</b></strong></p><p>Beyaz Saray tarafından paylaşılan programa göre, ABD Başkanı Trump'ın Ankara'daki ilk durağı Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacak. Trump, burada Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanacak. Şeref Kıtası'nı selamlayacak olan Trump, törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş başa görüşme gerçekleştirecek.</p><p><strong><b>İKİNCİ GÜN: NATO ZİRVESİ VE KRİTİK İKİLİ TEMASLAR</b></strong></p><p>Ziyaretin ikinci gününde Trump'ın programı NATO Zirvesi odaklı devam edecek. Sabah saatlerinde NATO resmi karşılama töreni ve "aile fotoğrafı" çekimine katılacak olan Trump, ardından NATO Liderleri Çalışma Oturumu'na iştirak edecek.</p><p>Zirvenin en dikkat çekici kısımlarından birini ise öğleden sonraki ikili görüşmeler oluşturacak. ABD Başkanı Trump'ın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.</p><p><strong><b>BASIN TOPLANTISIYLA VEDA EDECEK</b></strong></p><p>Ankara'daki temaslarını tamamlayacak olan Donald Trump, yarın akşam saatlerinde bir basın toplantısı düzenleyerek ziyaretine ve zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Trump, bu toplantının ardından Ankara'dan ayrılarak Washington'a hareket edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/dunya-liderleri-turkiyede-398_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-ankara-zirvesi-savunma-sanayii-forumu-ile-basladi-282884</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi, Savunma Sanayii Forumu ile başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve buna ilişkin yatırımların ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi, Savunma Sanayii Forumu ile başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ATO Congresium&#39;da başlayan Savunma Sanayii Forumu, NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak.</p><p>NATO devlet ve hükümet başkanları da 8 Temmuz&#39;da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde bir araya gelecek.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde bugün NATO savunma ve dışişleri bakanlarının katılacağı etkinlikler düzenlenecek.</p><p>Son 3-4 yıldır NATO&#39;nun yan etkinliği şeklinde tasarlanan Savunma Sanayii Forumu, ilk kez Türkiye&#39;de zirvenin resmi programı dahilinde yapılıyor.</p><p>NATO&#39;nun paylaştığı programa göre önemli bir duyurunun yapılacağı Forum&#39;da, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte&#39;nin konuşma yapması planlanıyor.</p><p>Savunma sanayisine ilişkin çeşitli oturumların düzenleneceği Forum kapsamında Rutte ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de açıklama yapacak.</p><p>NATO Genel Sekreteri Rutte, savunma sanayisi üretiminin artırılmasının Forum&#39;un en önemli başlıklardan olacağını belirtmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41899097.jpg"/><p><b>- ANKARA DÜNYA LİDERLERİNİ AĞIRLIYOR</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında aralarında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic ve NATO Genel Sekreteri Rutte ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa&#39;nın bulunduğu liderlerle görüşecek.</p><p>Zirve kapsamında dışişleri bakanları ve savunma bakanları da çalışma yemeklerinde bir araya gelecek.</p><p>2004&#39;te İstanbul&#39;daki NATO Zirvesi&#39;nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn, Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında dışişleri bakanları düzeyinde özel oturum düzenlenecek ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı yapılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41899111.jpg"/><p>Zirvede, transatlantik ilişkilerde son dönemde artan gerginliklere rağmen müttefiklerin birlik ve dayanışma mesajı vermesi en önemli beklentiler arasında yer alıyor.</p><p>Ana gündem maddeleri arasında Avrupa&#39;nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesi ve ABD&#39;nin Avrupa&#39;daki askeri varlığının yeniden değerlendirilmesini öngören &quot;NATO 3.0&quot; vizyonunun inşa edilmesi bulunuyor.</p><p>Ukrayna&#39;ya desteğin geleceğinin de ele alınacağı zirvede, müttefiklerin savunma harcamalarını ve savunma sanayi üretim kapasitelerini artırmaları konusunda taahhütlerde bulunmaları bekleniyor.</p><p>NATO Ankara Zirvesi, uluslararası basının da en yoğun katılım göstereceği NATO zirvesi olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/nato-ankara-zirvesi-savun-251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282883</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/3iatlas-kuyruklu-yildizinda-sasirtan-izotop-kesfi-282883</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3I/ATLAS kuyruklu yıldızında şaşırtan izotop keşfi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Güney Gözlemevi ve James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen yeni veriler, yıldızlararası kuyruklu yıldız 3I/ATLAS'ın kökenine dair çarpıcı ipuçları sundu. Bilim insanları, bu gök cisminin yaşını güneş sistemimizin iki katından fazla olarak belirlerken, izotop oranlarındaki sıra dışı farklılıklar dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3I/ATLAS kuyruklu yıldızında şaşırtan izotop keşfi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, yıldızlararası kökenli 3I/ATLAS kuyruklu yıldızının sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştı. Avrupa Güney Gözlemevi ile NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen yeni gözlemler, bu gök cisminin galaksimizin uzak bir köşesinde, yaklaşık 10 ila 12 milyar yıl önce oluştuğunu gösterdi. Bilim insanları, 3I/ATLAS'ın karbon ve azot izotop oranlarında tespit ettikleri olağanüstü farklılıklarla, bu kuyruklu yıldızın güneş sistemimizdeki benzerlerinden ne kadar farklı koşullarda doğduğunu ortaya koydu.</p><h3>James Webb ve VLT'den 3I/ATLAS'ın kökenine dair güçlü kanıtlar</h3><p>Bu yılın başında, NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden Martin Cordiner liderliğindeki ekip, James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) verilerinden yola çıkarak 3I/ATLAS'ın yaşının 10 ila 12 milyar yıl arasında olduğunu belirledi. Bu, 4,6 milyar yıllık güneş sistemimizin yaşının iki katından fazla bir süreye işaret ediyor. JWST'nin tespitleri, karbon ve döteryum izotoplarının oranlarına dayanıyor. Sonrasında, Avrupa Güney Gözlemevi'nin Çok Büyük Teleskobu'ndaki (VLT) Ultraviyole ve Görsel Echelle Spektrografı (UVES) ile yapılan yeni ölçümler, JWST'nin bulgularını doğruladı. Ayrıca, bu gözlemlerle ilk kez azot izotop oranları da detaylı şekilde incelendi. Bilim insanları, 3I/ATLAS'ın karbon-12 ile karbon-13 oranının, hem güneş sistemimizdeki kuyruklu yıldızlardan hem de yerel yıldızlararası ortamdan belirgin şekilde yüksek olduğunu ortaya koydu. Bu oran, karbon-13'ün galakside yaygınlaşmasından çok önce, kuyruklu yıldızın oluştuğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu verilerin, 3I/ATLAS'ın ana yıldızının protoplanetary disk'inin kenarlarında, galaksinin çok uzak bir bölgesinde meydana gelen eski bir gezegen sistemi fosili olduğu görüşünü güçlendirdi.</p><h3>3I/ATLAS'ın izotop oranları bilim insanlarını şaşırttı</h3><p>Edinburg Üniversitesi'nden Cyrielle Opitom liderliğindeki ekip, 3I/ATLAS'ın karbon ve azot izotop oranlarını detaylı biçimde analiz etti. Özellikle karbon-12 ile karbon-13 oranı, güneş sistemimizdeki kuyruklu yıldızlara kıyasla çok daha yüksek çıktı. Bu durum, karbon-13'ün galakside henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde, yani milyarlarca yıl önce 3I/ATLAS'ın oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca, Belçika'daki Liège Üniversitesi'nden Jean Manfroid ve Damien Hutsemékers'in katkısıyla, 3I/ATLAS'taki azot-14 ile azot-15 oranının, güneş sistemimizdeki kuyruklu yıldızlardaki değerin iki katından fazla olduğu belirlendi. Bu oran, genç yıldızların etrafında oluşan gezegen disklerinin dış kenarındaki tipik değerlerle örtüşüyor. Yani 3I/ATLAS, ana yıldızından oldukça uzakta, muhtemelen Kuiper kuşağı benzeri bir bölgede doğmuş olabilir. Ekip üyesi Aravind Krishnakumar, "Bu yıldızlararası ziyaretçi, güneş sistemimizdeki kuyruklu yıldızlardan farklı olarak, olağanüstü yüksek karbon ve azot izotop oranlarına sahip" diyerek bulguların önemine dikkat çekti.</p><h3>3I/ATLAS'ın kimyasal yapısı ve yıldızlararası yolculuğu</h3><p>James Webb Uzay Teleskobu'nun sağladığı ek veriler, 3I/ATLAS'ın kimyasal bileşiminin de alışılmışın dışında olduğunu gösteriyor. Kuyruklu yıldız, suya oranla zengin karbon monoksit ve karbondioksit içeriyor. Ayrıca, beklenmedik derecede yüksek miktarda nikel ve demir ile hidrojen siyanüre kıyasla çok yüksek bir metanol oranı tespit edildi. Tüm bu bulgular, 3I/ATLAS'ın güneş sistemimizden oldukça farklı bir ortamda, bambaşka koşullarda oluştuğunu kanıtlar nitelikte. Bilimsel modeller, göç eden dev gezegenlerin küçük cisimleri yıldızlararası uzaya fırlatabileceğini öngörüyor. Ancak 3I/ATLAS'ın doğum yeri, bu tip gezegen hareketlerinden uzakta olduğu için, muhtemelen bir geçiş yıldızının çekim etkisiyle ana yıldızından kopup galaksinin derinliklerine savruldu. 3I/ATLAS, milyarlarca yıl boyunca uzayda yalnız başına yol aldıktan sonra, güneş sistemimize girerek bilim insanlarına eşsiz bir araştırma fırsatı sundu. Diğer iki yıldızlararası nesne olan 1I/'Oumuamua ve 2I/Borisov üzerinde benzer ölçümler yapılamamıştı; çünkü biri gaz çıkışı yapmamış, diğeri ise çok sönüktü. Bu nedenle, 3I/ATLAS'ın detaylı incelenmesi, galaksimizde gezegen oluşumunun zaman ve mekan içindeki çeşitliliğine dair yeni bir pencere açtı.</p><h3>Bilim dünyası için 3I/ATLAS'ın önemi artıyor</h3><p>Helsinki Üniversitesi'nden astronom Rosemary Dorsey, 3I/ATLAS'ın incelenmesinin, güneş sistemimizden çok önce var olmuş bir gezegen sisteminin kimyasal bileşimini araştırmak açısından heyecan verici bir fırsat sunduğunu vurguladı. Bilim insanları, 3I/ATLAS gibi yıldızlararası kuyruklu yıldızların, galaksimizin farklı bölgelerinde ve dönemlerinde gerçekleşen gezegen oluşum süreçlerine dair benzersiz bilgiler taşıdığını düşünüyor. Her yeni yıldızlararası nesne, bilim dünyasına galaksimizin evrimi ve gezegenlerin nasıl şekillendiğine dair yeni ipuçları kazandırıyor. Araştırmacılar, gelecekte güneş sistemimize girecek benzer nesnelerin izlenmesiyle, galaktik tarihimizin daha da derinlemesine anlaşılabileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, 3I/ATLAS'ın izotop oranları ve kimyasal yapısı üzerindeki detaylı analizler, galaksimizin uzak geçmişine ışık tutuyor. Bu yıldızlararası kuyruklu yıldız, yalnızca kökeniyle değil, taşıdığı bilgilerle de bilim dünyasının merakını artırmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/3iatlas-kuyruklu-yildizin-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/eskisehir-esnafi-155-bin-tl-degerindeki-altin-bilezigi-polise-teslim-etti-282882</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eskişehir esnafı 155 bin TL değerindeki altın bileziği polise teslim etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Gültepe Mahallesi'ndeki semt pazarında esnaflık yapan Abdullah Eroğlu, tezgahını düzenlediği sırada bir müşterinin düşürdüğü yaklaşık 155 bin TL değerindeki 24 ayar altın bileziği fark etti. Eroğlu, 'Helale haram bulaştıramayız' diyerek bulduğu değerli takıyı vakit kaybetmeden polis ekiplerine teslim etti. Esnafın bu dürüst davranışı hem çevresindekilerden hem de vatandaşlardan büyük takdir topladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eskişehir esnafı 155 bin TL değerindeki altın bileziği polise teslim etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gültepe Mahallesi Millet Caddesi'nde kurulan semt pazarında esnaflık yapan Abdullah Eroğlu, her gün olduğu gibi tezgahının başında müşterilerine hizmet verirken beklenmedik bir olayla karşılaştı. Tezgah üzerindeki salatalıkları düzenlediği esnada yeşilliklerin arasında parıldayan bir nesne fark eden Eroğlu, bunun bir altın bilezik olduğunu anladı. Yaptığı ölçümde bileziğin yaklaşık 23-24 gram ağırlığında ve 24 gram altının güncel piyasa değeri göz önüne alındığında yaklaşık 140 ile 155 bin TL arasında olduğunu tahmin eden Eroğlu, hiç tereddüt etmeden durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, tutanak karşılığında altın bileziği sahibine ulaştırılmak üzere teslim aldı. Eroğlu'nun bu davranışı çevre esnaflardan da olumlu karşılandı.</p><p><b>"HELALE HARAM BULAŞTIRAMAYIZ"</b></p><p>Bulduğu değerli takıyı polis ekiplerine eksiksiz şekilde teslim eden pazar esnafı Abdullah Eroğlu, "Müşterinin biri salatalık seçerken bileziğini düşürmüş. Tezgahtaki salatalıkları düzeltirken fark ettim. Tarttım, 23-24 gram civarı geliyor. Tahminimce 140-150 bin lira civarında bir değeri var. Biz zaten sabahtan akşama kadar alnımızın teriyle para kazanmaya çalışan insanlarız. Helale haram bulaştıramayız. Herkesin kendi malı, inşallah sahibini bulurlar. Tek temennimiz bu" şeklinde konuştu.</p><p><b>"PAZAR SAYGISINDA KALDIĞI SÜRECE SAHİBİNE ULAŞIR"</b></p><p>Pazar yerlerinde bu tarz durumların zaman zaman yaşanabileceğini belirten Abdullah Eroğlu, dürüstlüğün önemine vurgu yaparak, "Bileziği bulur bulmaz hemen polise haber verdim. Bir şekilde sahibine ulaşırlar diye düşündüm. Tabii ki böyle şeyler bazen olabiliyor ama pazar saygısında, pazar esnafının elinde kaldığı sürece bir şekilde sahibine ulaştırılır. Zaten olması gereken de budur. İnşallah herkes kendine yakışanı yapar ve en kısa sürede sahibi mutluluğuna kavuşur" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/eskisehir-esnafi-155-bin--392_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282881</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-hava-kabiliyetlerini-artirmak-icin-airbustan-12-a400-modeli-alacak-282881</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO, hava kabiliyetlerini artırmak için Airbus'tan 12 A400 modeli alacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[36. NATO Savunma Sanayii Forumu'nda ittifakın hava kabiliyetlerini artıracak stratejik adımları açıklayan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 'NATO müttefikleri hava kapasitesi için Airbus'tan 12 adet A400 modeli alacak.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO, hava kabiliyetlerini artırmak için Airbus'tan 12 A400 modeli alacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Savunma Sanayii Forumu'nda ittifakın alacağı 10. Airbus A330 MRTT uçağı ile hava gücü kapasitesini artıracaklarını duyurdu.</p><p>Rutte, 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara&#39;da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nda ittifakın yeni projelerine dair konuştu.</p><p>Genel Sekreter Rutte, bu platformun NATO ve sanayiyi bir araya getirdiğine işaret ederek, ayrıca forumun ittifak kapsamında üye ülkelerin sanayilerinin kapasitelerini ve inovasyonlarını sergilemeleri için bir fırsat olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901804.jpg"/><p>Bu bağlamda bugün gösterebilecekleri çok şey olduğunu ve bundan gurur duyduğunu dile getiren Rutte, 1 yıl önce müttefiklerin Lahey&#39;deki zirvede savunma alanında daha çok yatırım yapmak ve 2035&#39;e kadar savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5&#39;ini oluşturması taahhüdünde bulunduğunu anımsattı.</p><p>Rutte, halihazırda kayda değer bir ilerleme sağlandığına dikkati çekerek, ülkelerin savunma üretimini ve inovasyonu artırma konusunda mutabık olduğunu söyledi.</p><p>Lahey&#39;in ardından 1 yıl sonra Ankara&#39;da çoktan sonuçları elde ettiklerini kaydeden Rutte, gün içinde Atlantik&#39;in iki tarafından da müttefiklerin ve sanayilerin büyük projeleri duyuracaklarına ve milyarlarca dolar değerinde anlaşmalar imzalayacaklarına dikkati çekti.</p><p>Rutte, bunun güvenliklerine yatırım yapacağını, ekonomilerini güçlendireceğini ve yüz binlerce yeni istihdam sağlayacağını belirtti.</p><p>Bugün dünyanın, Kuzey Amerika&#39;daki ve Avrupa&#39;daki sanayi sektörünün birlikte çalışarak ürettiğini ve yeni nesil kabiliyetler geliştirdiğini aktaran Rutte, bu kabiliyetlerin NATO&#39;da üretildiğini ve yalnızca bir ulus tarafından değil, birkaçı tarafından yakın işbirliği içerisinde birlikte çalışarak ortaya çıktığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901805.jpg"/><p>Rutte, bu şekilde şu anda ve gelecekte ittifakı daha güçlü hale getirdiklerini, 1 milyar insanı ve topraklarının her bir noktasını savunduklarını vurguladı.</p><p><b>- NATO 10. AİRBUS A330 MRTT UÇAĞINA SAHİP OLACAK</b></p><p>Bugünkü ilk duyurularının NATO içerisinde havadan havaya yakıt ikmali ve hızlı şekilde ekipman nakli yapabilecek yeni platform olduğunu aktaran Rutte, bunun savunma alanındaki caydırıcılığı güçlendirmek için çok önemli olan hava gücüne yönelik olduğunu kaydetti.</p><p>Rutte, bugün birkaç müttefikin resmi olarak 10. Airbus A330 MRTT uçağının Çok Uluslu Çok Amaçlı Tanker Taşımacılık Filosu&#39;na katılımını duyuracağını belirterek, böylece tam bir 12 Airbus A330 MRTT uçağı filosuna ulaşmaya yaklaştıklarını dile getirdi.</p><p>Müttefiklerin Airbus A400M uçağına odaklanan çok uluslu yeni bir projeyi de başlattıklarını anlatan Rutte, bunun dünya çapında bir stratejik hava nakliye kapasitesi anlamına geldiğine dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901806.jpg"/><p>Rutte, A330 MRTT ve A400M&#39;in ittifaka iki çok uluslu yüksek kapasiteli filo sağlayacağına işaret ederek, bu duyurunun çok uluslu işbirliğinin mükemmel bir örneğini teşkil ettiğini vurguladı.</p><p>Airbus platformlarının Avrupa&#39;nın güçlü sanayi liderliği, yakın NATO-Avrupa Birliği işbirliği ve ABD&#39;deki sanayi ortaklarının katkıları üzerine kurulu olduğunu söyleyen Rutte, &quot;NATO&#39;nun hava gücünü önümüzdeki on yıllar boyunca güçlü, güvenilir ve hazır durumda tutuyorlar.&quot; dedi.</p><p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İttifak'taki yeni hava araçlarının genel olarak NATO bünyesinde üretildiğini ve Atlantik'in her iki yakasında da istihdam yarattığını belirterek, "İşte transatlantik işbirliği böyle işliyor." dedi.</p><p>Rutte, 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda ittifakın yeni projelerine dair konuştu.</p><p>İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (ISR) sistemlerinin İttifak'a hayati bir yetenek kattığını belirten Rutte, "Bize doğru kararları almak ve tehditlerin bir adım önünde olmak için ihtiyaç duyduğumuz durum farkındalığını kazandırır." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901808.jpg"/><p>Rutte, bu yeteneği güçlendirmek için somut bir adım atarak NATO'nun ISR gücüne insansız hava araçlarını eklediklerini aktararak, "Bu ek hava araçları, geniş deniz alanları üzerinde gece gündüz kesintisiz gözetleme sağlayacak. Bu hava araçları, yüksek irtifada uzun süre uçabilir ve açık denizler de dahil olmak üzere geniş alanları diğer çoğu uçaktan daha verimli bir şekilde kapsayabilir." ifadesini kullandı.</p><p>Hava araçlarının tehditleri erken tespit etmeye, deniz iletişim hatlarını korumaya ve kuzeyin en uç bölgeleri gibi zorlu bölgelerdeki operasyonları desteklemeye yardımcı olacağını vurgulayan Rutte, "Bu hava araçları genel olarak NATO bünyesinde üretiliyor ve Atlantik'in her iki yakasında da istihdam yaratıyor. İşte transatlantik işbirliği böyle işliyor." ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "BU, GERÇEK BİR BAŞARI ÖYKÜSÜDÜR"</b></p><p>NATO'nun yıllardır Boeing E-3 Sentry AWACS Havadan Erken Uyarı ve Kontrol uçağına güvendiğini, bu filoyu "gökyüzündeki gözleri" olarak gördüğünü belirten Rutte, bu uçakların, Norveç'in kuzeyinden Türkiye'nin güneyine kadar geniş bir bölgeye konuşlandırıldığını, ancak bu filonun artık miladını doldurduğunu söyledi.</p><p>Rutte, bugün bazı NATO ülkelerinin söz konusu uçakları değiştirmek için yaklaşık 10 Saab uçağı tedarik edeceğini bildirerek, "Bu, NATO'nun sahip olduğu ve işlettiği gözetleme ve erken uyarı kapasitesini önümüzdeki yıllar boyunca güçlü ve güvenilir kalmasını sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Saab şirketinin ürettiği GlobalEye'ın havadan erken uyarı ve kontrol sistemini daha üst bir seviyeye çıkardıklarını vurgulayan Rutte, bu sistemin tek bir platformdan hava, deniz ve kara alanlarında eşzamanlı gözetleme imkanı sunacağını ifade etti.</p><p>Rutte, GlobalEye uçağının balistik ve seyir füzeleri de dahil olmak üzere karmaşık tehditleri tespit etme, izleme ve tanımlama kabiliyetini kanıtlamış bir sisteme sahip olduğuna dikkati çekti.</p><p>Bu sistemin ABD'nin katkılarıyla Avrupa ve Kanada tarafından yürütülen bir program olduğuna işaret eden Rutte, "Bu, gerçek bir başarı öyküsüdür. Ve yine NATO'da üretilmiştir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901807.jpg"/><p> NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, yenilikçi teknolojiden yararlandıklarını ve Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan dersler çıkardıklarını belirterek, insansız hava araçlarının (İHA) üretimi, kullanımı ve İHA karşıtı çalışmalara yönelik projeler başlattıklarını söyledi.</p><p>Rutte, 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda İttifak'ın yeni projelerine dair konuştu.</p><p>Bugün Savunma Sanayii Forumu kapsamında yapılan proje duyurularının, NATO'nun sanayiyle etkileşimiyle başladığını belirten Rutte, "Basitçe ve hızlıca olmasını istiyoruz. Kendimizi sizler olmadan savunamayız. Bu nedenle bugün 'NATO Front Door for Industry'i duyuruyoruz. Bu, sanayi sektörünün fırsatların farkında olması ve İttifak ile etkileşimi kolaylaştırmak için yeni bir platform." dedi.</p><p>Rutte, bu platform ile her şeye erişim sağlanabileceğini belirterek, ilerleyen aylarda geliştirmeyi sürdürecekleri platformun 2027'de tam olarak kullanılabileceğini söyledi.</p><p>Bu dönemin, NATO'nun sanayiyle ilişkilerinde yeni bir aşamayı teşkil ettiğine işaret eden Rutte, sanayi üretimi alanında transatlantik işbirliğine yönelik "NATO Engine" adlı yeni bir girişimi de duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901814.jpg"/><p><b>Rutte, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>"Özellikle hava savunması ve saldırı kapasitesi gibi en çok ihtiyaç duyduğumuz bazı kabiliyetler söz konusu olduğunda, hiçbir ülke, büyük ve giderek artan talebi karşılamak için gerekli sanayi kapasitesine tek başına sahip değil. Silah depolarımızı ve üretim kapasitemizi yeniden inşa etmek ve rakiplerimizi geride bırakmak için, büyük ölçekte kabiliyetler geliştirmemiz ve inovasyonu hızlandırmamız gerekiyor."</p><p>"NATO Engine" programının, en umut vadeden şirketlere büyük yatırımlara gerek kalmadan sınır ötesi üretim ve işbirliğini genişletmelerine destek olacağını anlatan Rutte, mevcut kapasitesi bulunan fabrikalar ve ileri üretim tesislerinden oluşan bir ağ kurulacağını ve atıl kapasiteyi hızlı üretim yapmak isteyenlerle eşleştirerek üretimin önemli ölçüde artmasını sağlayacaklarını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901815.jpg"/><p><b>- MATERYALLERİN İSTİKRARLI TEDARİKİNE YÖNELİK PROJE</b></p><p>Birkaç NATO müttefikinin yeni çok uluslu tedarik koalisyonuna katılacağını duyuran Rutte, bunun ihtiyaç duyulan çeşitli kabiliyetleri elde etme noktasında İttifak'a yardımcı olduğunu dile getirdi.</p><p>Rutte, "Müttefikler, talebi ve tutarlı tedarik yaklaşımlarını, endüstriyel kapasite çalışmaları ve yatırımları bir araya getirerek, belirli kapasite eksikliklerini gerçekten gidermeye başlayabilir." diye konuştu.</p><p>ABD ve önde gelen bazı savunma sanayi şirketlerinin bu sektördeki büyük Avrupa aktörleriyle yeni sanayi işbirliği girişimleri konusunda anlaştığını aktaran Rutte, bunun Avrupa'da ABD'nin temel kabiliyetlerini üretmeye ve sürdürmeye devam etmesini sağlayacağını söyledi.</p><p>Rutte, bu adımların, NATO'nun birliğini gösterdiğine dikkati çekerek, birlikte daha fazlasına ulaşabileceklerinin altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901817.jpg"/><p>İttifak'ın savunmasının hazır ve güçlü olması için sanayinin ve tedarik zincirlerinin sağlam ve güvenli olması gerektiğinin altını çizen Rutte, bu bağlamda olası şoklar ve aksamalardan bağımsız olarak önemli sektörlerde, istikrarlı bir materyal ve bileşen tedarikinin sağlanmasına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.</p><p>Rutte, birkaç müttefikin savunma sektöründe önemli materyallerin, parçaların ve geri dönüştürülmüş ürünlerin elde edilmesi, depolanması ve ulaştırılması üzerine birlikte çalıştığını, bu projenin güvenliği artırmak için en iyi yolun işbirliği yaklaşımı olduğuna dair güçlü inancı gösterdiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901826.jpg"/><p><b>- İNSANSIZ HAVA ARAÇLARININ ETKİN KULLANIMINA YÖNELİK PROJE</b></p><p>Rutte, insansız hava araçlarının (İHA) modern savaşın karakteristiği olduğuna, savaş alanında belirleyici unsur haline geldiklerine ve bunun Ukrayna'da, Orta Doğu'da ve NATO içerisinde açıkça görüldüğünü işaret etti.</p><p>Bu bağlamda NATO'nun büyük ölçekte İHA'ları konuşlandırma ve kullanma becerilerini hızla genişlettiğini kaydeden Rutte, "Aynı zamanda insansız hava araçlarını tespit etmek, tanımlamak ve etkisiz hale getirmek için etkili bir insansız hava aracı savunma sistemi kuruyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Rutte, bu nedenle "NATO Drone Edge" girişimini duyurduklarını belirterek, "Bu girişimle müttefikler, önümüzdeki 5 yıl boyunca insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitelerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapacak." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901831.jpg"/><p>Bu kapasitenin etkin şekilde kullanılabilmesi için müttefiklerin silahlı kuvvetlerinde 2027'ye 5 kat daha fazla insansız hava aracı operatörü yetiştirmeyi de taahhüt ettiğini anlatan Rutte, NATO'nun müttefiklerini taahhütlerini yerine getirmeleri için çeşitli yollarla destekleyeceğini belirtti.</p><p>Rutte, İHA karşıtı kabiliyetlerin büyük çapta ve hızla sağlanmasını amaçladıklarını kaydederek, NATO'nun İHA eğitimi kapasitesini de artırdığını, bu bağlamda "NATO Flight Training Europe" projesi bulunduğunu vurguladı.</p><p>Bugün Finlandiya, Fransa ve İsveç'in bu projeye katıldığını ve NATO'dan katılımın 20'ye ulaştığını aktaran Rutte, 8 müttefik ülkede 16 eğitim merkezi olduğu bilgisini paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901832.jpg"/><p>Rutte, birlikte "insansız hava aracına hazır" bir İttifak inşa ettiklerine dikkati çekerek, "En son yenilikçi teknolojilerden yararlanıyor, transatlantik savunma sanayilerimize yatırım yapıyor ve Ukrayna'daki savaş alanından gerçek hayat dersleri çıkarıyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/nato-hava-kabiliyetlerini-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282880</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/35-milyar-dolarlik-imza-12-denizalti-icin-anlastilar-282880</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[35 milyar dolarlık imza! 12 denizaltı için anlaştılar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Alman savunma sanayisi şirketi ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS), Kanada'nın "Kanada Devriye Denizaltısı Projesi" (CPSP) kapsamında 12 adede kadar "Tip 212CD" denizaltısının tedariki için tercih edilen tedarikçi seçildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[35 milyar dolarlık imza! 12 denizaltı için anlaştılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TKMS&#39;den yapılan açıklamada, Kanada, Almanya ve Norveç&#39;in oluşturduğu ortaklıkta tercih edilen tedarikçi olarak belirlenmesinin şirket tarihindeki en büyük tekil sipariş olduğu ve mevcut sipariş hacmini yüzde 50&#39;den fazla artırmasının beklendiği belirtildi.<br></p><p>Proje kapsamında ilk denizaltı teslimatının 2033 yılında yapılması planlanıyor.</p><p>TKMS Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Burkhard, konuya ilişkin değerlendirmesinde, projenin güvenilir müttefikler arasındaki uzun vadeli bir ortaklığın temeli olduğunu belirterek, TKMS tarihinin en büyük tekil siparişini üstlenmekten gurur duyduklarını bildirdi.<br></p><p>Burkhard, &quot;Teslim etme sözümüzün arkasındayız. Kanada ile birlikte, güven ve ortak değerler üzerine inşa edilmiş yeni bir transatlantik koalisyon kuruyoruz. &#39;Kutup ülkeleri tarafından, Kutup şartları için&#39; tasarlanan denizaltılar, Arktik bölgesinde ihtiyaç duyulan caydırıcılığı tam anlamıyla karşılayacak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- GÜNEY KORELİ HANWHA OCEAN ELENDİ</b></p><p>Kanada Başbakanı Mark Carney de NATO'nun Ankara zirvesine hareket etmeden önce Halifax&#39;ta yaptığı açıklamada, &quot;Kanada kendisini savunabilmelidir. Dünya değişiyor ve Kanada da bu değişime ayak uydurmak zorundadır.&quot; dedi.</p><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise kararı memnuniyetle karşılayarak, projenin üç ülkeyi onlarca yıl birbirine bağlayacak stratejik bir adım olduğunu vurguladı.</p><p>Mevcut askeri teçhizatının yüzde 80&#39;ini ABD&#39;den alan Kanada&#39;nın rotayı Avrupa&#39;ya çevirmesinde, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın ikinci döneminin başında yaşanan gümrük vergisi krizleri ve siyasi gerilimlerin etkili olduğu belirtiliyor.</p><p>Güney Koreli rakibi Hanwha Ocean'ı geride bırakan TKMS'nin bu başarıyı elde etmesinde, ortak NATO üyeliği ve köklü ilişkilerin belirleyici olduğu da ifade ediliyor.</p><p>Hükümetler arası bir çerçevede yürütülecek ortaklık, Kanada&#39;nın ulusal güvenliğini artırmanın yanı sıra ülkede yerli ve bağımsız bir denizaltı bakım-onarım sanayisinin kurulmasını destekleyecek.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/denizalt-0707202604f4f335.jpg"/><p><b>- TOPLAM PROJE MALİYETİNİN 35 MİLYAR DOLARA ULAŞMASI BEKLENİYOR</b></p><p>Denizaltıların tedarik ve servis bedelinin 20 ila 30 milyar Kanada doları (14-21 milyar ABD doları) arasında olacağı tahmin edilirken, operasyon, bakım ve modernizasyon süreçleriyle birlikte toplam proje maliyetinin 50 milyar Kanada dolarına (35 milyar ABD doları) ulaşabileceği belirtiliyor.<br></p><p>Projenin Kanada ekonomisine ömrü boyunca 167 milyar Kanada doları (117 milyar dolar) hacim kazandıracağı ve 650 bin kişilik istihdam oluşturacağı öngörülüyor.</p><p>Almanya ve Norveç tarafından ortak geliştirilen 72 metre uzunluğundaki dizel-elektrikli Tip 212CD denizaltıları, Kuzey Kutbu&#39;nun zorlu buz altı şartlarında operasyon yapabilecek gelişmiş sensörlerle donatıldı.</p><p>Üretimi tamamen Almanya&#39;daki Kiel ve Wismar tersanelerinde gerçekleştirilecek filonun tam teslimatının 2043&#39;e kadar tamamlanması planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/35-milyar-dolarlik-imza-1-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282879</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sakaryada-1-kisinin-oldugu-silahli-kavgaya-iliskin-3-supheli-tutuklandi-282879</link>
      <pubDate>2026-07-07T10:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sakarya'da 1 kişinin öldüğü silahlı kavgaya ilişkin 3 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin yaralandığı silahlı kavgaya ilişkin gözaltına alınan 3 zanlı tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sakarya'da 1 kişinin öldüğü silahlı kavgaya ilişkin 3 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tepekum Mahallesi&#39;nde dün çıkan silahlı kavgayla ilgili gözaltına alınan A.A.Ö, A.D. ve E.D&#39;nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edilen E.D. &quot;kasten öldürme&quot;, A.A.Ö. ile A.D. &quot;silahla tehdit&quot; suçundan tutuklandı.</p><p>A.A.Ö. (20), Muammer G. (33), T.Y. (25) ve A.D. (29) dün, husumetli oldukları belirtilen E.D&#39;nin Tepekum Mahallesi&#39;ndeki ikametinin önüne gelerek silahla ateş açmıştı. E.D&#39;nin evden silahla karşılık vermesi üzerine Muammer G. ve T.Y. yaralanmıştı.</p><p>Muammer G. olay yerinde hayatını kaybetmiş, ağır yaralanan T.Y. hastaneye kaldırılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/sakaryada-1-kisinin-oldug-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>