<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290000</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglu-batan-geminin-bulundugu-bolgede-dalis-yapilarak-mevcut-durum-tespit-edilecek-290000</link>
      <pubDate>2026-09-02T17:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Batan geminin bulunduğu bölgede dalış yapılarak mevcut durum tespit edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu batan geminin bulunduğu bölgede dalış yapılarak mevcut durumun tespit edileceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Batan geminin bulunduğu bölgede dalış yapılarak mevcut durum tespit edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel'i ziyaretinin ardından açıklamada bulundu.</p><p>Bugün İstanbul programı yaptıklarını belirten Uraloğlu, "İl başkanımız, yönetimimizle, çalışma arkadaşlarımızla beraber günün bu bölümünde de Beykoz belediyemizi, belediye başkanımızı ziyaret ettik." dedi.</p><p>Uraloğlu, geçmişte kara yolundan demir yoluna kadar ulaştırma adına neler yapabileceklerini konuştuklarını anımsatarak, "Bugün biraz daha ete kemiğe bürünmüş bir halini konuşmuş olduk. Başladığımız işler var, ilan ettiğimiz işler var. Onları değerlendirdik." diye konuştu.</p><p>Beykoz halkının uzun zamandır Ümraniye-Kavacık-Beykoz Raylı Sistem Hattı'nı beklediğine dikkati çeken Uraloğlu, projenin bakanlık tarafından üstlenildiğini hatırlattı.</p><p>Uraloğlu, detay projelerle beraber yatırım programına alıp 2027'de projeye başlamayı istediklerini belirterek, "Kesin tarihleri biraz daha ilerleyen zamanda görmüş olacağız. Bu bence en önemli projemizdi. Hayırlı olsun Beykoz'umuza. Özellikle kara yolu noktasında da 4-5 konu vardı. Bunların çoğunda mutabık kaldık ve bir kısmının da yapım çalışmalarına başladık." ifadelerini kullandı.</p><p>Çevreden dolayı alınması gereken bazı özel izinlerin olduğunu, bunun da Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla takip edildiğini söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Beykoz'un ulaşım noktasındaki dertlerine bakanlık olarak, Cumhurbaşkan'ımızın talimatıyla beraber katkı sağlamış olacağız. Öncelikle iki tane kavşağı bitirmiş olacağız. Sonra bağlantı yolları var, onu bitirmiş olacağız. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hastane yapılıyor. Hastanenin bağlantı yolunda bakanlığımızın sorumluluğunda, Karayollarında olmamasına rağmen ne yapabiliriz diye bir talepleri oldu. Onu da yerinde inceleyeceğiz. Bir işbirliği yapabilir miyiz onu değerlendireceğiz. Burada kıymetli olan şudur. Yerel yönetimle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde, merkezi yönetimin belediyelerde yaptığı güzel işlerin örneklerini biz İstanbul'daki belediyelerimizle beraber de vermeye gayret edeceğiz. Güzel bir işbirliğimiz var ve Beykoz'daki, Ümraniye'deki, Üsküdar'daki insanımız, İstanbul'daki insanımız bunu her geçen gün biraz daha üst seviyede hissetmiş olacak."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/1-02092026e1aa26df.jpg"/><p><b>"COSPAS-SARSAT UYDU SİSTEMLİ ACİL ÇAĞRININ DÜŞMESİYLE BİLGİ SAHİBİ OLDUK"</b></p><p>Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi'nde tanker ile çarpışan ve 10 gemi insanının bulunduğu rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin son durumuna ilişkin, "İki geminin çarpışması sonucu maalesef bir geminin batmış olması ve 10 mürettebata halen ulaşılamıyor olması durumu mevcut. Saat 03.26'da bizim ana arama kurtarma merkezimize Cospas-Sarsat (Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi) uydu sistemli acil çağrının düşmesiyle bilgi sahibi olduk." diye konuştu.</p><p>Türk Radyo üzerinden yapılan çağrıya göre, geminin 03.15 sıralarında Tuğberk İmamoğlu gemisine çarptığını bildiren Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"03.26 bizim için net bir saat. Geminin battığını anlıyoruz. Çünkü o cihaz suya temas ettiğinde bu sinyali veriyor. Kaptanın verdiği bilgiyi doğru kabul edelim, 11 dakika gibi çok hızlı bir batma oldu maalesef. Bu aynı kara yolu şeritleri gibidir. Ayrı ayrı yolları var. Bir tanesinin yandan katılma süreci üzerine iki gemi zaten birbirini fark ediyor. İkisi birbiriyle haberleşiyor ve nasıl geçiş yapmaları gerektiği noktasında mutabık kalıyorlar. Bu telsiz konuşmalarında var. Ama maalesef buna rağmen çatışıyorlar. Bir tanesi muhtemelen taşıdığı yükün, o çatışmanın etkisiyle kuru yük gemisi olan battı. Çatışmanın etkisiyle içerisinde rulo sac olduğunu biliyoruz. Dengesi bozulmuş ve alabora olarak batmıştır diye düşünüyoruz. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, gerek Sahil Güvenlik gerekse Deniz Kuvvetleri ile gerekli istişareleri yaptık. Hem havadan hem de denizden arama çalışmaları devam ediyor. Ama maalesef şu ana kadar 10 personelimizden henüz birine ulaşmış değiliz."</p><p>Uraloğlu, bölgenin derinliğinin çalışmalara etkisine yönelik, "Elbette zorlaştırıyor. Deniz Kuvvetlerimizin 1000 metreye kadar dalış kabiliyeti var. Dolayısıyla ilgili gemi de oraya yönlendirildi. Bugün, yarın bir dalış da gerçekleştirilerek oradaki mevcut durumu tespit etme, olabilecekse de bir kurtarma çalışması yapma gayreti içerisindeyiz." açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/bakan-uraloglu-batan-gemi-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289999</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-ab-turkiye-delegasyonu-baskani-orav-ile-gorustu-289999</link>
      <pubDate>2026-09-02T17:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, NSosyal hesabından Bakanlık'taki görüşmeye ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>Görüşmede, Türkiye ile AB arasındaki köklü ilişkilerin ve yoğun ticari gündemin kapsamlı değerlendirmesini yaptıklarını belirten Bolat, mevcut ekonomik entegrasyonu geliştirme ve derinleştirme yönündeki kararlılıklarını yinelediklerini ifade etti.</p><p>Bolat, bu doğrultuda üçüncü toplantısı 13 Ekim'de Brüksel'de gerçekleştirilecek Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu'nun bu hedefin hayata geçirilmesi bakımından önemini teyit ettiklerini ve bu yönde atılabilecek somut adımları etraflıca değerlendirdiklerini aktararak, şunları kaydetti:</p><p>"Gümrük Birliği, Sanayi Hızlandırma Yasası, vize serbestiyeti, kara yolu taşıma kotaları, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve e-ticaret olmak üzere birçok alanda ülkemizin görüşlerini ve beklentilerini bir kez daha ifade ettik. Görüşmemizde, AB'nin son dönemdeki sanayi, ticaret ve rekabetçilik politikalarını da ele aldık. Bu politikaların Gümrük Birliği'nin karşılıklı kazanımlarını koruyarak geliştiren bir yaklaşımla şekillendirilmesinin elzem olduğunu vurguladık. Gümrük Birliği'nin bütünlüğünü ve düzgün işleyişini koruyacak kapsayıcı politikalar geliştirmenin önemini bir kez daha dile getirdik."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ticaret-bakani-bolat-ab-t-899_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289998</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/sirke-mi-limon-mu-sorusuna-da-cevap-verdi-en-iyi-tursu-icin-tursucudan-puf-noktalari-289998</link>
      <pubDate>2026-09-02T17:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Sirke mi limon mu?" sorusuna da cevap verdi! En iyi turşu için turşucudan püf noktaları]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[55 yıllık turşucu Bayram Usta'nın yeğeni Şerafettin Kaya, iyi bir turşu ve turşu suyu hazırlamanın püf noktalarını anlattı. Kaya, "En iyi turşu için 5 bileşenin bir araya gelmesi gerekiyor" dedi. Müşterilerden en çok gelen sorulardan birinin turşunun sirke veya limonla kurulup kurulmayacağı olduğunu söyleyen Kaya, kendi kullandıkları yöntemi de açıkladı. İşte merak edilenler...]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Sirke mi limon mu?" sorusuna da cevap verdi! En iyi turşu için turşucudan püf noktaları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de yıllardır turşuculuk yapan Bayram Usta'nın mesleğini sürdüren yeğeni Şerafettin Kaya, turşunun özellikle mevsim geçişlerinde sofraların vazgeçilmezlerinden olduğunu söyledi. Turşunun yalnızca bir yiyecek olmadığını, aynı zamanda geleneksel bir kültür olduğunu belirten Kaya, turşu suyunun da yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Turşunun lezzetini belirleyen unsurlara değinen Kaya, "Turşu artık günümüzde daha çok tüketilmesi önemseniyor. Bununla beraber turşunun yazdan kışa, kıştan yaza geçişlerde çok önemli bir detay. Turşunun ve turşu suyunun güzel olabilmesi için 5 bileşenin bir araya gelmesi gerekiyor. Bunlar sarımsak, tuz, sirke, salatalık ve diğer besinlerden ürünlerin bir araya gelmesiyle oluyor" diye konuştu.</p><p><b>"SİRKE Mİ, LİMON MU?" SORUSUNA CEVAP</b></p><p>Müşterilerden en çok gelen sorulardan birinin turşunun sirke veya limonla kurulup kurulmayacağı olduğunu söyleyen Kaya, kendi yöntemlerinin sirke ve tuz üzerine olduğunu belirtti. Kaya; "Bize bayağı bir sorular geliyor; sirke ile mi, limon ile mi olacak. Filmden de esinlenerek böyle bir soruyu bize yöneltiyorlar. Sadece tuz ve sirke ile kuruyoruz. Sadece turşu, sirke veya ürünle diyemeyiz hava şartıyla, suyuyla her şey değişiyor. O yüzden en dikkat edilmesi gereken şey ürünün taze olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Mevsim geçişlerinde vücut direncinin düşmesine turşu suyunun faydalı olduğu biliniyor. Turşu suyu kana karışan bir özelliği var. Kandaki bakterileri öldürdüğünden insan vücuduna direnç sağlayan, bağışıklığı güçlendiren bir besindir" ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/c1930038-020920261bd6246f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/sirke-mi-limon-mu-sorusun-335_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289997</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/her-gun-bir-avuc-antep-fistigi-yerseniz-ne-olur-289997</link>
      <pubDate>2026-09-02T17:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün bir avuç antep fıstığı yerseniz ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antep fıstığı, Türkiye'de hem lezzetiyle hem de sağlığa katkılarıyla öne çıkıyor. Bilimsel araştırmalar, düzenli Antep fıstığı tüketiminin kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, özellikle tuzsuz ve kontrollü porsiyonlarla tüketildiğinde Antep fıstığının kalp sağlığı için önemli faydalar sunduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün bir avuç antep fıstığı yerseniz ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antep fıstığı, son yıllarda sağlıklı beslenme ve kalp hastalıklarından korunma alanında bilim insanlarının dikkatini çeken besinler arasında yer alıyor. Yapılan araştırmalar, özellikle yüksek kan basıncı problemi yaşayan bireyler için Antep fıstığının günlük diyetlerde önemli bir yere sahip olabileceğini ortaya koyuyor. Türkiye'de yaygın olarak tüketilen bu yemiş, içerdiği potasyum, sağlıklı yağlar ve antioksidanlar sayesinde kan basıncının dengelenmesine katkı sağlayabiliyor. Uzmanlar, her gün belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin, özellikle hipertansiyon riski taşıyanlar için olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Antep fıstığı kan basıncını düşürmede etkili olabilir'</h3><p>Farklı ülkelerde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Antep fıstığının sistolik ve diyastolik kan basıncında azalma sağladığını gösteriyor. Özellikle fazla kilolu ya da obez yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde 1,5 ons (yaklaşık 42 gram) Antep fıstığı tüketen bireylerin dört ay sonunda hem üst hem de alt kan basıncı değerlerinde düşüş yaşadığı tespit edildi. Aynı çalışmada, Antep fıstığı tüketen ve tüketmeyen gruplar arasında kilo kaybı açısından anlamlı bir fark ortaya çıkmazken, kan basıncı üzerindeki olumlu etki yalnızca Antep fıstığı tüketen grupta gözlemlendi. Ayrıca, tip 2 diyabeti olan yetişkinler üzerinde yapılan başka bir araştırmada, orta yağlı bir diyete Antep fıstığı eklenmesiyle, dört hafta içinde sistolik ambulatuvar kan basıncında 3,5 mmHg'lik bir düşüş kaydedildi. Bu düşüşün en belirgin olduğu zaman dilimi ise katılımcıların uyku saatleri olarak belirlendi.</p><h3>Potasyum ve L-arginin içeriğiyle Antep fıstığı fark yaratıyor</h3><p>Antep fıstığının kan basıncını düşürme potansiyelinin arkasında birden fazla besin öğesi bulunuyor. Özellikle L-arginin adlı amino asit, vücutta nitrik okside dönüşerek damarların genişlemesine yardımcı oluyor ve bu da kan basıncının düşmesine katkı sağlıyor. Potasyum minerali ise damar duvarlarının gevşemesine ve böbreklerin fazla sodyumu vücuttan atmasına destek oluyor. Antep fıstığı aynı zamanda doymamış yağlar ve antioksidanlar açısından da zengin olduğundan, genel kalp sağlığını korumada önemli rol oynuyor. Uzmanlar, Antep fıstığının sağlıksız atıştırmalıkların yerine tercih edilmesi halinde, diyete daha fazla yararlı bileşen eklenmiş olacağını da vurguluyor.</p><h3>Doğru porsiyon ve tuzsuz Antep fıstığı önerisi</h3><p>Günlük tüketim miktarı konusunda da bilimsel veriler yol gösteriyor. Ortalama bir porsiyon olarak kabul edilen 1 ons (yaklaşık 49 adet Antep fıstığı), 159 kalori, 5,7 gram protein, 7,7 gram karbonhidrat ve 3 gram lif içeriyor. Araştırmalarda, günde 1,5 ons Antep fıstığı tüketimiyle kan basıncı üzerinde olumlu etkiler gözlemlendi. Ancak, tuzlu Antep fıstıklarının yüksek sodyum içeriği nedeniyle kan basıncını yükseltebileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle, özellikle hipertansiyon hastalarının ve tuza duyarlı bireylerin "hafif tuzlu" veya "tuzsuz" Antep fıstıklarını tercih etmeleri öneriliyor. Ayrıca, ağaç yemişlerine alerjisi olanlar, irritabl bağırsak sendromu veya ileri evre böbrek hastalığı bulunanlar için Antep fıstığı tüketimi risk oluşturabileceğinden, bu kişilerin mutlaka bir sağlık uzmanına danışması gerekiyor.</p><h3>DASH diyetiyle Antep fıstığı birleşimi kalp sağlığını güçlendiriyor</h3><p>Uzmanlar, tek başına Antep fıstığı tüketmenin kan basıncını kontrol altına almak için yeterli olmayacağını belirtiyor. Bu nedenle, genel beslenme düzeninde de değişiklikler yapılması gerektiği ifade ediliyor. Hipertansiyonu Durdurmak İçin Diyet Yaklaşımları (DASH) diyeti, meyve, sebze, tam tahıllar, baklagiller, tohumlar ve kuruyemişleri öne çıkarıyor. Antep fıstığı da DASH diyetinin önemli bir parçası olarak öneriliyor. Ayrıca, bu diyette günlük sodyum alımının 2.300 miligram veya daha düşük seviyede tutulması tavsiye ediliyor. Dolayısıyla, Antep fıstığı gibi sağlıklı atıştırmalıkların tuzsuz olarak tüketilmesi, hem kan basıncını hem de genel kalp sağlığını korumada etkili olabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Antep fıstığı düzenli ve doğru miktarda tüketildiğinde, kan basıncını düşürmeye ve kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabiliyor. Ancak, kişisel sağlık durumu ve mevcut hastalıklar göz önünde bulundurularak, uzman görüşüyle tüketim miktarı belirlenmeli ve tuzlu seçeneklerden kaçınılmalı. Sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenme ve bilinçli seçimler büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/her-gun-bir-avuc-antep-fi-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289996</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kecioren-belediyesinde-uyusturucu-testi-pozitif-cikan-129-personele-sorusturma-289996</link>
      <pubDate>2026-09-02T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Keçiören Belediyesi'nde uyuşturucu testi pozitif çıkan 129 personele soruşturma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Keçiören Belediyesinde gönüllülük esasına dayalı olarak yaptırılan uyuşturucu testlerinin ardından, testleri pozitif çıkan 129 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Keçiören Belediyesi'nde uyuşturucu testi pozitif çıkan 129 personele soruşturma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce sosyal medya platformlarında, "uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı" suçlarına yönelik çalışma yapıldı.</p><p>Çalışmalar sonucunda, Keçiören Belediyesince gönüllülük esasına dayalı olarak belediyede görev yapan personelin uyuşturucu kullanıp kullanmadığının tespit edilebilmesi amacıyla bazı testlerin yaptırıldığı ve testlerin neticesinde uyuşturucu testi pozitif çıkan personelin olduğu belirlendi.</p><p>Öte yandan, araştırma kapsamında, belediye tarafından uyuşturucu taraması yapılması talebini bazı personelin kabul etmeyerek istifa ettiği yönünde haberlerin bulunduğu tespit edildi.</p><p>Söz konusu haberler üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca gerekli araştırma ve soruşturmaların yapılması için Keçiören Belediyesi ile gerekli yazışmaların yapılması talep edilerek testlerin nasıl yaptırıldığı ve test sonuçları pozitif çıkan personelle ilgili gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesi istendi.</p><p>Başsavcılık, uyuşturucu madde kullandığı tespit edilen kişiler hakkında "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçlarından ifadelerinin alınmasını, bu kişilerin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı ve hangi uyuşturucunun kullanıldığının tespiti amacıyla kan, kıl ve idrar örneklerinin aldırılmasına ilişkin talepte bulundu.</p><p><b>171 KİŞİDEN 42'SİNİN TESTLERİ NEGATİF ÇIKTI</b></p><p>Yapılan incelemede, belediyenin 12 Ocak'taki yönetim kararıyla, hizmet standartlarının yükseltilmesi, vatandaşlara daha iyi hizmet sunulması ve iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması gerekçeleriyle, çalışanların açık rızaları alınarak uyuşturucu ve uyarıcı madde taraması yapılmasına karar verdiği, taramanın ardından 171 personelin uyuşturucu tarama testinin pozitif çıktığı kaydedildi.</p><p>Testlerin tekrarlanmasının ardından 171 kişiden 42'sinin testlerinin negatif olduğu, 129 kişinin uyuşturucu testinin pozitif çıktığı ve haklarında adli işlem başlatıldığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kecioren-belediyesinde-uy-103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289995</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/seferihisar-belediyesi-rusvet-sorusturmasinda-baskanin-soforu-para-trafigini-anlatti-289995</link>
      <pubDate>2026-09-02T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seferihisar Belediyesi rüşvet soruşturmasında Başkan'ın şoförü para trafiğini anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'de Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in şoförü A.D'nin ifadesine ulaşıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seferihisar Belediyesi rüşvet soruşturmasında Başkan'ın şoförü para trafiğini anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 28 Ağustos'ta rüşvete aracılık ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan ve dün ev hapsi şeklinde adli kontrol kararıyla serbest bırakılan A.D. etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi.</p><p>A.D. ifadesinde, Yetişkin'in talimatları üzerine müteahhit, emlakçı ve iş insanlarından poşet ve zarflar içerisinde para aldığını, paraları makamda veya makam aracında Yetişkin'e elden teslim ettiğini söyledi.</p><p>Yetişkin'in, mart ayında kendisine verdiği 100 gram külçe altını Seferihisar dışındaki bir kuyumcuda bozdurması talimatı verdiğini ifade eden A.D, kent merkezindeki Kemeraltı Çarşısı'ndaki bir kuyumcuda altını bozdurduğunu, paranın 100 bin lirasını Yetişkin'in talimatıyla S.A'ya verdiğini anlattı.</p><p>Yetişkin'in kendisine müteahhit M.A'yı aramasını ve ondan alması gereken bir paranın bulunduğunu söylediğini belirten A.D, daha sonra bu parayı Yetişkin'e verdiğini kaydetti.</p><p>A.D. farklı tarihlerde de Yetişkin'in para alışverişine aracılık ettiğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bundan 1-1,5 yıl kadar önce emlak komisyonculuğu ve inşaat işleri yapan U.P. beni arayarak 'Başkan sana bir şey söyledi mi, yanıma uğrar mısın?' dedi. U.P. gittiğimde ofiste yalnızdı, üzerindeki kazağı kaldırarak altından deste halinde TL cinsi para çıkarıp bana verdi. Paranın 200 TL'lik 5 deste halinde olduğunu şimdi hatırladım, toplamda 100 bin TL tutarındaki parayı poşet içerisine koyduktan sonra kendisinden teslim aldım. Bu parayı da başkan Yetişkin'e aynı gün elden makamında teslim ettim."</p><p><b>25 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI</b></p><p>Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Seferihisar belediye başkan yardımcıları G.P, N.H. ve İ.K'nin de aralarında bulunduğu 25 şüpheli, 25 Haziran'da gözaltına alınmıştı.</p><p>Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 12 zanlı tutuklanmış, İçişleri Bakanlığı Yetişkin'in görevden uzaklaştırıldığını bildirmişti.</p><p>Ardından Seferihisar Belediye Meclisinde yapılan seçimde, CHP'li meclis üyesi Fuat Gümüş belediye başkan vekilliğine seçilmişti.</p><p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ise "ev hapsi" kararı verilerek görevden uzaklaştırılmış, daha sonra görevine iade edilmişti.</p><p>Soruşturmada şoförler A.D. ile M.K. ise 28 Ağustos'ta polis ekiplerince gözaltına alınmış, adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.K. çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmış, A.D. hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/seferihisar-belediyesi-ru-336_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289994</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-joao-mario-ile-yollarini-resmen-ayirdi-289994</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Joao Mario ile yollarını resmen ayırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Portekizli futbolcu Joao Mario ile karşılıklı anlaşmayla sözleşmesini sonlandırdığını açıkladı. Tecrübeli oyuncu, siyah-beyazlı formayla çıktığı 45 maçta 10 gol atmıştı ve geçtiğimiz sezonu AEK'da kiralık olarak geçirmişti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Joao Mario ile yollarını resmen ayırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, Portekizli futbolcu Joao Mario ile yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdığını duyurdu. Siyah-beyazlı kulübün sezon planlamasında yer almayan 33 yaşındaki oyuncu, bir süredir takımdan ayrı çalışmalarını sürdürüyordu. Kulüp, yapılan resmi açıklamada Joao Mario'nun sözleşmesinin sonlandırıldığını ve tecrübeli isme emekleri için teşekkür edildiğini belirtti.</p><h3>JOAO MARİO'NUN BEŞİKTAŞ PERFORMANSI DİKKAT ÇEKTİ</h3><p>2024-2025 sezonunun başında Beşiktaş'a transfer edilen Joao Mario, siyah-beyazlı formayla toplam 45 karşılaşmada görev aldı. Bu maçlarda 10 gol kaydeden Portekizli futbolcu, takımına önemli katkılar sağladı. Geçtiğimiz sezon ise Yunanistan ekibi AEK'da kiralık olarak forma giydi ve sezon boyunca farklı bir ligde mücadele etti.</p><h3>BEŞİKTAŞ YÖNETİMİNDEN VEDA MESAJI</h3><p>Kulüp yönetimi, Joao Mario'ya bundan sonraki futbol hayatında başarılar diledi. Portekizli oyuncunun Beşiktaş kariyeri kısa sürse de attığı goller ve gösterdiği performans taraftarların hafızasında yer etti. Siyah-beyazlılar, yeni sezon öncesi kadro yapılanmasında önemli bir değişikliğe imza atmış oldu.</p><p>Joao Mario'nun ayrılığıyla birlikte Beşiktaş, yeni transfer arayışlarına hız verirken, futbolcunun kariyerine hangi takımda devam edeceği ise merak konusu oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/besiktas-joao-mario-ile-y-562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289993</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gazzeye-giden-netanyahu-isgali-genisletecekleri-tehdidinde-bulundu-289993</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gazze'ye giden Netanyahu işgali genişletecekleri tehdidinde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iki yıl boyunca sürdürdükleri saldırılarla enkaza çevirdikleri Gazze'de işgal altında tuttukları bölgeye giderek "Gazze Şeridi'nin yüzde 60'ında" sürdürdükleri işgali genişletecekleri tehdidinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gazze'ye giden Netanyahu işgali genişletecekleri tehdidinde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Gazze'de işgal altında tuttukları bölgeden bir video mesaj yayımladı.</p><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve diğer komutanlarla birlikte Gazze'de olduklarını aktaran Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre İsrail ordusunun işgal ettiği bölgelerden kademeli olarak çekilmesi şartına rağmen "geri çekilmeyeceklerini" söyledi.</p><p>Netanyahu, Gazze Şeridi'nin yüzde 60'ını işgal altında tuttuklarını belirttikten sonra "daha fazlası yolda" diyerek işgali genişletme tehdidinde bulundu.</p><p>Hamas'ın silahsızlandırılmasını sağlayacaklarını savunan Netanyahu, hedeflerine büyük ölçüde ulaştıklarını, fakat işlerinin bitmediğini ileri sürdü.</p><p>İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler yaklaşırken kamuoyu yoklamalarına göre geri düşen Netanyahu'nun son günlerde söylemlerini sertleştirmesi ve tehditlerini artırması dikkati çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/gazzeye-giden-netanyahu-i-466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanya-son-yillarda-artan-sabotaj-ve-hibrit-saldirilardan-rusyayi-sorumlu-tutuyor-289992</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya son yıllarda artan sabotaj ve hibrit saldırılardan Rusya'yı sorumlu tutuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[4 Ağustos'ta Leipzig-Halle Havalimanı'ndaki patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) bulunması Berlin'in Moskova'ya yönelik suçlamalarını yeni bir aşamaya taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya son yıllarda artan sabotaj ve hibrit saldırılardan Rusya'yı sorumlu tutuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da son yıllarda Rusya'nın sorumlu tutulduğu siber saldırılar, sabotaj girişimleri ve dezenformasyon operasyonları art arda gündeme gelirken özellikle 4 Ağustos'ta Leipzig-Halle Havalimanı'ndaki patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) bulunması Berlin'in Moskova'ya yönelik suçlamalarını yeni bir aşamaya taşıdı.</p><p>Alman makamları Rusya'nın, yalnızca siber saldırı ve dezenformasyon yöntemlerine değil, kritik altyapı ve askeri tesisleri hedef alabilecek sabotaj faaliyetlerine de başvurduğunu ileri sürüyor.</p><p>Hükümet üyelerinin ve yetkililerin çeşitli olaylara ilişkin açıklamalarında Rus istihbaratının Almanya'daki faaliyetlerine dikkat çekilirken, bazı vakalarda Rusya bağlantısı henüz kanıtlanmış değil.</p><p>Alman Federal Meclisinin (Bundestag) bilişim sistemleri Mayıs 2015'te geniş çaplı bir siber saldırının hedefi oldu. Saldırı nedeniyle Meclisin bilişim altyapısının önemli bölümü günlerce kullanılamadı.</p><p>Alman hükümeti daha sonraki yıllarda saldırının arkasında Rus askeri istihbarat servisi GRU'ya bağlı APT28 grubunun bulunduğunu açıkladı.</p><p>Rusya'nın 2022'de Ukrayna savaşını başlatmasının ardından Almanya'nın kapsamlı dezenformasyon operasyonlarının da hedefi haline geldiği ileri sürüldü.</p><p>Mayıs 2022'den itibarenkKoordineli dezenformasyon kampanyası olduğu iddia edilen olayda Spiegel, Frankfurter Allgemeine Zeitung, Bild, Welt, Süddeutsche Zeitung ve Tagesspiegel gibi Alman medya kuruluşlarının internet siteleri taklit edilerek sahte haberler yayımlandı.</p><p>Sosyal medya üzerinden de sahte hesaplar, manipüle edilmiş videolar ve gerçek siyasi açıklamaların değiştirilmiş versiyonları kullanılarak Ukrayna, enerji fiyatları, göç ve Alman hükümetine yönelik güven gibi konularda kamuoyunun etkilenmeye çalışıldığı savunuldu.</p><p>Nisan 2024'te Almanya'da iki Alman-Rus çifte vatandaşının Rus istihbaratı adına sabotaj hazırlığı yaptığı iddiasıyla gözaltına alınması, Moskova'ya yönelik suçlamaların fiziksel saldırı hazırlıkları boyutuna taşındığını gösterdi.</p><p>Şüphelilerin Almanya'nın Ukrayna'ya verdiği askeri desteği hedef alabilecek eylemler planladığı, askeri tesisler ile ABD'nin Grafenwöhr'deki askeri eğitim merkezinde keşifler yapıldığı iddia edildi.</p><p>Leipzig-Halle Havalimanı'nda Temmuz 2024'te DHL kargo merkezinde bir paketinin alev alması, Almanya'daki sabotaj tartışmalarını yeni bir boyuta taşıdı.</p><p>Paketin içinde kendi kendine devreye giren bir yangın düzeneği bulunurken, benzer paketlerin İngiltere ve Polonya'da da yangına yol açması üzerine olayların koordineli bir sabotaj operasyonunun parçası olabileceği değerlendirildi.</p><p>Alman güvenlik makamları, olayların arkasında Rus istihbaratı tarafından kullanılan "düşük seviyeli ajanların" bulunabileceği ihtimali üzerinde durdu.</p><p>Alman Hava Trafik Kontrol Kurumunun (DFS) idari bilişim sistemleri de Ağustos 2024'te siber saldırıya uğradı.</p><p>Saldırının hava trafiğini doğrudan etkilemediği açıklanırken, Alman makamları saldırıyı GRU bağlantılı APT28 grubuna atfetti.</p><p>Olayın, Almanya'daki hükümet kurumları ve şirketleri hedef alan daha geniş bir Rus siber casusluk kampanyasının parçası olduğu iddia edildi.</p><p>Almanya hükümeti, iktidar ortağı Sosyal Demokrat Partinin (SPD) yönetim kadrosuna yönelik siber saldırının da APT28 tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.</p><p>Federal Başsavcılık, üç Alman-Rus vatandaşına Rus istihbaratı adına faaliyet gösterdikleri suçlamasıyla dava açtı.</p><p>Sanıklara, sanayi tesisleri ve askeri altyapıya yönelik patlayıcı ve kundaklama saldırıları hazırlama suçlamaları yöneltildi.</p><p>Soruşturmada ana şüphelinin Rus istihbarat mensubu olduğu belirtilen bir kişiyle Almanya'daki sabotaj eylemlerini görüştüğü öne sürüldü.</p><p>Alman makamları, Rusya bağlantılı "Storm-1516" adlı dezenformasyon ağına da dikkat çekti.</p><p>Operasyonda sahte haber siteleri, yapay olarak üretilmiş görüntüler, sahte tanık anlatımları ve sözde araştırmacı gazetecilik içerikleri kullanıldığı belirtildi.</p><p>Alman hükümeti, kampanyayı Rusya ile ilişkilendirerek operasyonun 2025 Bundestag seçimlerini etkilemeyi ve Almanya'nın siyasi istikrarını zayıflatmayı amaçladığını açıkladı.</p><p>Almanya'daki Rusya suçlamalarının en son ve dikkat çekici halkalarından biri Leipzig/Halle Havalimanı'nda yaşandı.</p><p>4 Ağustos 2026'da havalimanı yakınında, Ukrayna'ya ait kargo uçaklarının bulunduğu bölgede patlayıcı yüklü bir İHA bulunduğu bildirildi.</p><p>Alman hükümeti 1 Eylül'de olayın arkasında Rusya'nın bulunduğunu açıkladı.</p><p>Berlin, olayın yöntem ve organizasyon bakımından Rusya'nın daha önceki hibrit operasyonlarıyla benzerlik taşıdığını belirtti.</p><p>Bu açıklama, Almanya'nın Rusya'yı kendi topraklarında gerçekleşen fiziksel bir saldırı girişiminden doğrudan sorumlu tuttuğu en ciddi son örneklerden biri olarak öne çıktı.</p><p>Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı, Rusya'nın Almanya'ya karşı sabotaj, siber saldırı, casusluk, siyasi nüfuz operasyonları ve dezenformasyon yöntemlerini birlikte kullandığı uyarısında bulunuyor.</p><p>Teşkilata göre kritik altyapı, ekonomi, siyaset, toplum, bilim, ordu ve dijital altyapı, Rusya kaynaklı faaliyetlerin hedefleri arasında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/almanya-son-yillarda-arta-962_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/video-kurgu-ve-render-icin-laptop-secerken-hangi-donanimlar-onceliklendirilmeli-289991</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Video kurgu ve render için laptop seçerken hangi donanımlar önceliklendirilmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Video kurgu ve render için laptop seçimi... Video kurgu ve render için laptop seçiminde doğru cihaz, üretilen içeriğin çözünürlüğüne ve yazılımın donanım hızlandırma biçimine göre belirlenmelidir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Video kurgu ve render için laptop seçerken hangi donanımlar önceliklendirilmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Video kurgu ve render için laptop seçimi,  yalnızca en güçlü işlemciyi bulma işi değildir. Timeline akıcılığı, efekt  önizleme süresi, kodlama hızı ve büyük medya dosyalarının yönetimi; işlemci,  ekran kartı, RAM, SSD, ekran ve soğutmanın birlikte çalışmasına bağlıdır. Bu  nedenle doğru cihaz, üretilen içeriğin çözünürlüğüne ve yazılımın donanım  hızlandırma biçimine göre belirlenmelidir.</p><p><b>Video Kurgu İçin Laptop Seçerken Önce Hangi İş Akışı  Tanımlanmalı?</b></p><p>Sosyal medya için kısa Full HD videolar  düzenlemek ile çok katmanlı 4K projeler, renk düzenleme ve uzun render almak  aynı donanımı gerektirmez. Önce kaynak görüntünün çözünürlüğü, kullanılan  kamera kodeği, eş zamanlı katman sayısı, efekt yoğunluğu ve teslim formatı  yazılmalıdır. Proxy dosyalarla çalışan bir kullanıcı daha dengeli bir sistemle  ilerleyebilirken, yüksek çözünürlüklü ham görüntüyü doğrudan işleyen kullanıcı  daha fazla RAM, ekran kartı gücü ve depolama alanına ihtiyaç duyabilir.</p><p><b>Render Performansında İşlemci mi Ekran Kartı mı Daha  Önemli?</b></p><p>Yanıt, kullanılan yazılıma ve seçilen  efektlere göre değişir. İşlemci; medya çözme, timeline işlemleri, arka plan  görevleri ve bazı kodlama aşamalarında belirleyicidir. GPU hızlandırmalı efektler,  renk işlemleri ve desteklenen render motorlarında ise harici ekran kartı süreyi  önemli ölçüde etkileyebilir. Intel Core işlemci seçimi bu nedenle RAM ve ekran  kartından bağımsız yapılmamalıdır. Yazılımın önerilen sistem gereksinimleri ile  donanım hızlandırma desteği satın almadan önce kontrol edilmelidir.</p><p><b>RAM ve SSD Kapasitesi Kurgu Akışını Nasıl Etkiler?</b></p><p>RAM; proje dosyası, önizleme, tarayıcı, ses  araçları ve kurgu yazılımı aynı anda açıkken çalışma alanı sağlar. Hafif  projelerde daha düşük kapasite yeterli olabilse de çok katmanlı 4K kurgu, büyük  görseller ve birden fazla yaratıcı uygulama için 32 GB ve üzeri seçenekler daha  rahat bir alan sunabilir. SSD tarafında yalnızca işletim sistemi  düşünülmemelidir; kaynak medya, önbellek, proxy dosyaları ve çıktıların  kapladığı alan da hesaba katılmalıdır.</p><p>Casper Excalibur G915 ve Casper Excalibur  G920, 500 GB ile 2 TB arasında M.2 PCIe 4.0 SSD seçenekleri ve çift diskli 2 TB  + 2 TB yapılandırma seçeneği sunar. Bu çeşitlilik, uygulama ve proje arşivini  ayırmak isteyen içerik üreticileri açısından önemlidir. Depolama planı  yapılırken aktif proje alanının yanı sıra düzenli yedekleme için harici çözüm  de ayrılmalıdır.</p><p><b>Kurgu ve Render İş Yüküne Göre Casper Modelleri Nasıl  Ayrışır?</b></p><table cellspacing="0" cellpadding="0"><thead><tr><td><p><b>Model</b></p></td><td><p><b>Doğrulanan temel özellikler</b></p></td><td><p><b>Daha uygun kullanım</b></p></td></tr></thead><tbody><tr><td><p>Casper Nirvana S100</p></td><td><p>16 inç 16:10 FHD IPS, 300 nit; Intel H serisi seçenekleri; 8&#8211;64 GB DDR5; 250 GB&#8211;2 TB M.2 SSD; 1,8 kg</p></td><td><p>Mobil çalışma, temel Full HD düzenleme ve hafif yaratıcı işler</p></td></tr><tr><td><p>Casper Excalibur G915</p></td><td><p>Intel Core Ultra 7 356H / Core 7 240H / i7-13620H; RTX 5060 veya 5070 8 GB; 8&#8211;64 GB DDR5; çift SSD seçeneği</p></td><td><p>4K kurgu, GPU hızlandırmalı efektler ve taşınabilir performans</p></td></tr><tr><td><p>Casper Excalibur G920</p></td><td><p>Intel Core i9-14900HX; RTX 5070 Ti, 5080 veya 5090; 16&#8211;64 GB DDR5; QHD, yüzde 100 DCI-P3, 500 nit ekran</p></td><td><p>Yoğun efekt, uzun render ve yüksek donanım gerektiren profesyonel projeler</p></td></tr></tbody></table><p>Casper Nirvana S100 dahili grafik birimiyle  mobil üretkenlik sınıfında konumlanır; 18,3 mm kalınlığı ve 1,8 kg ağırlığı sık  hareket eden kullanıcılar için avantaj sağlar. GPU hızlandırmalı 4K iş akışında  Casper Excalibur G915 daha dengeli bir geçiş sunarken, Casper Excalibur G920  üst seviye ekran kartı seçenekleri ve renk odaklı ekranıyla daha ağır projelere  yönelir. Seçim yapılırken serinin adı değil, satın alınacak kesin konfigürasyon  esas alınmalıdır.</p><p><b>Renk Düzenleme İçin Ekranda Hangi Özellikler Aranmalı?</b></p><p>Çözünürlük, parlaklık ve renk gamı farklı  ihtiyaçlara cevap verir. Yüksek çözünürlük arayüz ve görüntü detayını  artırırken, geniş renk kapsamı renk odaklı işlerde daha anlamlıdır. Casper  Excalibur G920'nin 16 inç QHD IPS ekranı 2560 × 1600 çözünürlük, 500 nit  parlaklık ve yüzde 100 DCI-P3 renk kapsamı sunar. 300 Hz yenileme hızı kurgu  için zorunlu değildir; modelin renk kapsamı ve çözünürlüğü yaratıcı iş akışı açısından  daha doğrudan değerlendirilmelidir.</p><p><b>Uzun Render Sürelerinde Soğutma Neden Kritik?</b></p><p>Kısa süreli hız testleri, saatler süren  render sırasında sistemin davranışını tek başına anlatmaz. İşlemci ve ekran  kartının aynı anda yük altında kaldığı projelerde hava akışı, fan yapısı ve ısı  boruları performansın sürdürülebilirliğini etkiler. Casper Excalibur G915 ve  Casper Excalibur G920'de CPU ve GPU için ayrı çalışan mimari, iki adet 5V turbo  fan ve çoklu hava çıkışı bulunur. Cihazın hava girişlerini kapatmayan bir  çalışma yüzeyi kullanmak da önemlidir.</p><p><b>Sıkça Sorulan Sorular</b></p><p><b>Video kurgu için 32 GB RAM gerekli mi?</b></p><p>Çok katmanlı 4K projeler ve birden fazla  yaratıcı uygulamanın eş zamanlı kullanımında 32 GB RAM fayda sağlayabilir. Daha  hafif Full HD projelerde gereksinim daha düşük olabilir.</p><p><b>Render için harici ekran kartı şart mı?</b></p><p>Her iş akışında şart değildir; ancak GPU  hızlandırmalı efektler ve desteklenen render motorlarında belirgin avantaj  sağlar. Yazılımın hızlandırma desteği kontrol edilmelidir.</p><p><b>Casper Excalibur G915 video kurgu için uygun mu?</b></p><p>RTX 5060 ve RTX 5070 seçenekleri, DDR5  bellek ve PCIe 4.0 SSD yapılandırmalarıyla GPU hızlandırmalı kurgu için  değerlendirilebilir. Kesin kapasite proje yüküne göre seçilmelidir.</p><p><b>Kurgu laptopunda yüksek yenileme hızı zorunlu mu?</b></p><p>Hayır; renk doğruluğu, çözünürlük ve  parlaklık çoğu kurgu işinde daha doğrudan önem taşır. Yüksek yenileme hızı  akıcılığı artıran ek bir özelliktir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/video-kurgu-ve-render-ici-357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kan-basinci-ilaclariyla-birlikte-takviye-kullanirken-bu-7-hataya-dikkat-edin-289990</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tansiyon ilaçlarıyla birlikte takviye kullanırken bu 7 hataya dikkat edin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Tansiyon takviyeleri kullananların yaptığı yedi tehlikeli hata, uzmanlar tarafından tek tek açıklandı. Özellikle “doğal” ürünlerin masum olduğu yanılgısı ve doktor bilgisi olmadan alınan takviyeler, ciddi sağlık riskleri doğuruyor. Tansiyon kontrolünde güvenli yaklaşım için detaylı rehber haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tansiyon ilaçlarıyla birlikte takviye kullanırken bu 7 hataya dikkat edin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de son yıllarda tansiyon takviyelerine yönelenlerin sayısı hızla artarken, uzmanlar bu ürünlerin yanlış kullanımı nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle "doğal" olduğu iddiasıyla satılan bitkisel takviyeler ve vitaminler, bilinçsiz tüketildiğinde tansiyonu tehlikeli dalgalanmalara, ilaç etkileşimlerine ve beklenmedik yan etkilere yol açabiliyor. Tansiyon kontrolü için takviye kullananların sıklıkla yaptığı yedi önemli hata, uzmanların açıklamalarıyla bir kez daha gündeme geldi.</p><h3>Sağlık uzmanları: "Doğal" takviyeler güvenli değil</h3><p>Birçok kişi, "doğal" etiketiyle satılan ürünlerin zararsız olduğu inancıyla hareket ediyor. Ancak uzmanlar, bitkisel takviyeler ve vitaminlerin de reçeteli ilaçlar gibi vücut üzerinde güçlü etkilere sahip olduğunu vurguluyor. Glisirizin içeren meyan kökü gibi bazı bitkisel ürünler, vücudun sodyum tutmasına ve potasyum kaybetmesine neden oluyor. Bu durum, tansiyonu yükseltirken, uzun vadede şişlik ve anormal kalp ritmi gibi ciddi sağlık sorunlarına kapı aralıyor. "Doğal" kaynaklı olması, herhangi bir takviyenin herkes için güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Her takviyenin potansiyel yan etkileri ve riskleri bulunuyor; bu nedenle kullanıcıların, ürünlerin içeriğini ve olası etkilerini mutlaka sorgulaması gerekiyor. Tansiyon üzerinde etkili olduğu iddia edilen ürünlerin, beklenmedik sonuçlara yol açabileceği unutulmamalı.</p><h3>Takviyeler ilaçların yerine geçmiyor: Bilinçsiz kullanım tehlikeli</h3><p>Magnezyum, sarımsak ve koenzim Q10 gibi bazı takviyelerin tansiyon üzerindeki etkileri bilimsel olarak araştırıldı. Ancak bugüne kadar bu ürünlerin, doktor reçetesiyle verilen ilaçların yerini alabileceğini gösteren yeterli bilimsel kanıt bulunmadı. Yüksek tansiyon genellikle belirti vermeden ilerleyebildiği için, tedavi sürecinde ilaçların bırakılması hayati risk oluşturuyor. Uzmanlar, ilaç kullanımını ancak doktorun önerisiyle bırakmanın güvenli olacağını belirtiyor. Takviye kullanmak isteyenlerin, doktorlarına danışmadan herhangi bir ürüne başlamamaları gerektiği özellikle vurgulanıyor. Bu yaklaşım, hem tedavi etkinliğini korumak hem de olası ilaç-takviye etkileşimlerini önlemek için büyük önem taşıyor.</p><h3>Takviye bilgisini gizlemek risk yaratıyor</h3><p>Takviye kullananların önemli bir bölümü, bu ürünleri ilaç olarak görmediği için doktorlarına bilgi vermiyor. Oysa tansiyon takviyeleri, reçeteli ilaçlarla etkileşime girerek tedavi etkinliğini azaltabilir veya yan etki riskini artırabilir. Enerji, kilo kontrolü ve bağışıklık desteği amacıyla satılan birçok takviyede de tansiyonu etkileyen maddeler bulunabiliyor. Her muayenede, kullanılan tüm vitamin, mineral, bitkisel takviye ve reçetesiz ilaçların bir liste halinde doktora sunulması, tedavi güvenliği açısından kritik öneme sahip. Bu basit önlem, olası etkileşimlerin önüne geçilmesini ve sağlık ekibinin daha etkin bir tedavi planı oluşturmasını sağlıyor.</p><h3>Birden fazla tansiyon takviyesi almak riski artırıyor</h3><p>Kalp sağlığını desteklediği iddiasıyla birden fazla takviye kullananlar, farkında olmadan yan etki ve ilaç etkileşimi riskini yükseltiyor. Birden fazla ürünü aynı anda almak, vücutta beklenmeyen reaksiyonlara yol açabilir. Özellikle tansiyon üzerinde etkili olduğu bilinen maddeleri bir arada kullanmak, sağlık açısından ciddi tehditler oluşturabilir. Her yeni takviye eklenmeden önce mutlaka bir uzmana veya eczacıya danışılması, güvenli kullanım açısından hayati önem taşıyor. Bu sayede hem gereksiz riskler önleniyor hem de tedavi süreci daha kontrollü ilerliyor.</p><h3>Bazı takviyeler tansiyonu yükseltiyor</h3><p>Toplumda yaygın olan bir diğer yanlış düşünce, tüm takviyelerin ya tansiyonu düşürdüğü ya da etkisiz olduğu yönünde. Oysa glisirizin içeren meyan kökü gibi bazı ürünler, tansiyonu yükseltebiliyor. Meyan kökü, vücudun sodyum tutmasına ve potasyum kaybetmesine neden olarak, özellikle yüksek tansiyon veya kalp hastalığı olanlarda düzensiz kalp atışına yol açabiliyor. Ayrıca, bazı kilo kaybı ve egzersiz takviyelerinde bulunan acı portakal (sinefrin), kalp atış hızını ve tansiyonu artırabiliyor. Bilimsel bulgular bu konuda kesin olmamakla birlikte, söz konusu risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Doz aşımına dikkat: Fazlası zarar</h3><p>Takviyelerin önerilen dozundan fazlasının alınması, ek fayda sağlamadığı gibi yan etki riskini artırıyor. Özellikle potasyum takviyeleri, ancak doktor önerisiyle ve belirli koşullarda kullanılmalı. Böbrek hastalığı olanlar veya bazı tansiyon ilaçlarını kullananlar için fazla potasyum, ciddi kalp ritmi bozukluklarına neden olabiliyor. Genel olarak güvenli kabul edilen vitamin ve mineraller bile yüksek dozda alındığında zararlı hale gelebiliyor. Etiket üzerindeki talimatlara uymak ve doktor tavsiyesi olmadan doz artırmamak, sağlığın korunması için temel kural olarak öne çıkıyor.</p><h3>Takviye seçiminde kaliteye öncelik verilmeli</h3><p>Reçeteli ilaçların aksine, diyet takviyeleri piyasaya sunulmadan önce resmi makamlar tarafından test edilmiyor. Bu nedenle, ürün içerikleri arasında farklılıklar olabiliyor ve bazen etiketinde belirtilmeyen maddeler de bulunabiliyor. Daha güvenli bir alışveriş için USP, NSF International ve ConsumerLab gibi bağımsız kuruluşlar tarafından test edilen ürünler tercih edilmeli. Bu kurumların damgaları, ürünün beklendiği gibi içerik taşıdığını gösteriyor. Ancak herhangi bir takviyenin işe yararlılığını garanti etmiyor. Kalite damgası, en azından ürünün güvenilirliğine dair ek bir güvence sunuyor.</p><p>Sonuç olarak, tansiyon takviyeleri konusunda bilinçsiz hareket etmek, ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. "Doğal" olduğu düşünülen ürünlerin dahi risk taşıyabileceği unutulmamalı. Takviye kullanımı öncesinde mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmak, doktoru bilgilendirmek ve kaliteli ürünleri tercih etmek, sağlıklı bir yaşam için temel adımlar arasında yer alıyor. Tansiyon kontrolünde takviye kullanımına dair bu yedi hata, kullanıcıların daha dikkatli ve bilinçli davranmalarını gerektiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kan-basinci-ilaclariyla-b-421_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/boya-renginden-pisman-olmadan-once-bu-7-isarete-dikkat-edin-289989</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boya renginden pişman olmadan önce bu 7 işarete dikkat edin]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İç mimarlar, ev dekorasyonunda boya rengi seçiminin yaşam alanlarının huzurunu doğrudan etkilediğini vurguluyor. Uzmanlar, yanlış boya rengi seçiminin hem psikolojik hem de estetik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, ev sahiplerini 7 önemli işarete karşı dikkatli olmaya çağırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boya renginden pişman olmadan önce bu 7 işarete dikkat edin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ev dekorasyonunda boya rengi seçimi, yaşam alanlarının atmosferini doğrudan etkileyen kritik bir karar olarak öne çıkıyor. Son dönemde iç mimarlar, yanlış boya rengi tercihlerinin evde huzursuzluk ve memnuniyetsizlik yaratabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, yeni bir boya rengiyle odayı yeniledikten sonra duyulan huzursuzluk ve kararsızlık, yanlış renk seçiminin açık bir göstergesi olabilir. İç mimarlık alanında öne çıkan isimler, ev sahiplerinin boya rengi değişiminden sonra yaşadığı pişmanlık duygusunun, genellikle 7 belirgin işaretle kendini gösterdiğini belirtiyor.</p><h3>Veronica Jurist: 'Boya rengi hayalinizdekiyle uyuşmuyorsa dikkat'</h3><p>Studio VAE'den iç mimar Veronica Jurist, boya rengi seçiminde yapılan en büyük hatalardan birinin, hayal edilenle gerçek arasında ciddi bir uyumsuzluk yaşanması olduğunu vurguluyor. Jurist, çoğu zaman küçük bir renk örneğiyle karar verildiğinde veya örnek doğrudan mevcut duvarın üzerine uygulandığında, gerçek tonun yanıltıcı olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, büyük bir astar kaplı tahta parçası veya örnek panosu kullanarak, renk örneğini günün farklı saatlerinde ve değişen ışık koşullarında incelemenin önemine işaret ediyor. Jurist, "Eski duvar rengi üzerinde yapılan testler, gerçek boya rengini doğru yansıtmaz. Büyük bir örnekle ve farklı ışıklarda gözlem yaparak, hayal kırıklıklarının önüne geçebilirsiniz" diyor. Yanlış boya rengi seçimi, genellikle bu tür gözden kaçan ayrıntılardan kaynaklanıyor.</p><h3>Daniel Ian Smith: 'Boya rengi sizi odanızdan uzaklaştırıyorsa değişiklik şart'</h3><p>Village West Design'ın kurucusu iç mimar Daniel Ian Smith, yeni bir boya rengiyle yenilenen bir odada daha az vakit geçirmenin, seçilen rengin kişiyi rahatsız ettiğinin açık bir göstergesi olduğuna dikkat çekiyor. Smith, "Bir değişiklik, kullanıcıyı odayı daha fazla kullanmaya teşvik etmeli. Eğer bilinçsizce odadan uzaklaşıyorsanız, renk tercihiniz yanlış olabilir" ifadelerini kullanıyor. Uzman, boya rengi seçiminin yalnızca görsel değil, aynı zamanda psikolojik bir etkisi olduğunun altını çiziyor. Renkten kaynaklanan huzursuzluk, ev sahiplerinin odayı kullanma sıklığını azaltabiliyor. Smith, bu durumda yeni bir taslak çalışmasıyla daha davetkar ve sıcak bir boya rengi seçilmesini öneriyor. Yanlış boya rengi, evin genel kullanım alışkanlıklarını da olumsuz yönde etkileyebiliyor.</p><h3>Becky Ducsik: 'Alt tonlar ve ışık değişimi yanlış boya rengi riskini artırıyor'</h3><p>The Phinery'nin başkanı ve yaratıcı direktörü Becky Ducsik, boya renginin alt tonlarının çoğu zaman ilk kat uygulamada ortaya çıktığını ve bunların ikinci katta daha belirginleştiğini belirtiyor. Özellikle gri gibi renklerin lavanta, pembe veya yeşil gibi istenmeyen alt tonlara kayabileceğini vurgulayan Ducsik, boya örneklerinin günün farklı saatlerinde ve hem doğal hem de yapay ışık altında gözlemlenmesini öneriyor. Alt tonların değişkenliği, yanlış boya rengi seçimi riskini artırıyor. Ducsik, "Alt tonlar, duvarlarda örnektekinden farklı görünebilir ve istenmeyen bir atmosfer yaratabilir. Bu nedenle renk örnekleriyle titiz bir test süreci yürütmek şart" diyor. Yanlış boya rengi, özellikle alt tonların beklenenden farklı çıkmasıyla evde huzursuzluğa yol açabiliyor.</p><h3>Veronica Jurist: 'Renk sizi rahatsız ediyorsa değişim kaçınılmaz'</h3><p>Jurist, boya rengiyle ilgili rahatsızlığın birkaç hafta sonra da devam etmesi halinde, bu hissin alışkanlık eksikliğinden değil, yanlış boya rengi seçiminin bir sonucu olduğuna dikkat çekiyor. "Yeni bir renge alışmak zaman alabilir, ancak rahatsızlık ve uyumsuzluk hissi geçmiyorsa, bu durumda renk değişikliği şarttır" diyor. İç mimar, insanların içgüdüsel olarak uyumlu olmayan bir renkten rahatsızlık duyduğunu, bu nedenle boya rengi seçiminde kişisel hislerin de dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Yanlış boya rengi, uzun vadede yaşam alanında sürekli bir huzursuzluk kaynağına dönüşebiliyor.</p><h3>Daniel Ian Smith: 'Boya rengi ve mobilya uyumsuzluğu evde görsel karmaşa yaratıyor'</h3><p>Smith, özellikle cesur ve doygun renklerin, mevcut mobilyalar ve komşu odalarla çeliştiğinde, evde istenmeyen bir görsel karmaşaya yol açabileceğini ifade ediyor. Yüksek doygunlukta iki rengin bir arada kullanılması, gözün dinlenmesini engelleyerek rahatsız edici bir atmosfer oluşturabiliyor. Smith, "Cesur renkler heyecan katar, ancak fazla kullanıldığında dengeyi bozabilir. Nötr bir renkle kombinasyon yapmak veya renklerden birinin daha yumuşak bir tonuna dönmek, uyumu sağlamak açısından önemlidir" diyor. Yanlış boya rengi seçimi, evde görsel ve duygusal bir dengesizlik yaratabiliyor. Mobilya ve boya rengi arasındaki uyum, dekorasyonun başarısı için kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.</p><h3>Brittney Blanton: 'Yanlış boya rengi mobilyaları ve cilt tonunu olumsuz etkileyebilir'</h3><p>B. Blanton Design'ın kurucusu iç mimar Brittney Blanton, boya renginin yalnızca duvarları değil, aynı zamanda odadaki mobilyalar ve hatta kişilerin cilt tonunu da etkileyebileceğini belirtiyor. Blanton, "Yanlış seçilmiş bir boya rengi, ciltte istenmeyen bir yansıma oluşturabilir ya da mobilyaların rengini bozabilir. Özellikle sıcak veya soğuk tabanlı ahşap mobilyalar, seçilen boya rengine karşı farklı tepkiler verebilir" diyor. Örneğin, sıcak tabanlı bir ahşap, sarı bazlı bir yeşil boyayla birlikte olduğunda istenmeyen bir görünüme bürünebilir. Blanton, boya rengi seçerken mobilyaların ve odadaki diğer dekoratif unsurların da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Yanlış boya rengi, hem estetik hem de kişisel konfor açısından ciddi sorunlara yol açabiliyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Doğru boya rengiyle yaşam alanlarında huzur sağlanabilir'</h3><p>İç mimarlar, boya rengi seçiminin rastgele yapılmaması gerektiğini, her adımda dikkatli bir gözlem ve test sürecinin şart olduğunu belirtiyor. Yanlış boya rengi, evde huzursuzluk, görsel karmaşa ve kullanım alışkanlıklarında değişikliğe neden olurken, doğru renk seçimi ise yaşam alanlarında konfor ve estetik denge sağlıyor. Uzmanlar, özellikle anahtar kelime olan "boya rengi" konusunda ev sahiplerine titiz davranmalarını, örneklemeleri farklı ışık koşullarında incelemelerini ve mobilya uyumunu göz ardı etmemelerini öneriyor. Sonuç olarak, doğru boya rengiyle evler, hem görsel açıdan hem de psikolojik olarak daha huzurlu ve davetkar bir atmosfere kavuşabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/boya-renginden-pisman-olm-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tatile-cikmadan-once-mutfaginizi-kontrol-edin-iste-yapmaniz-gereken-5-sey-289988</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tatile çıkmadan önce mutfağınızı kontrol edin! İşte yapmanız gereken 5 şey]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Tatil hazırlıkları sırasında mutfakta alınacak basit önlemler, hem böcek istilasını hem de elektrik kaynaklı yangınları önlüyor. Uzmanlar, özellikle uzun süre evden ayrılacaklar için mutfak güvenliğinin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tatile çıkmadan önce mutfağınızı kontrol edin! İşte yapmanız gereken 5 şey]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tatil planı yapanlar için evden ayrılmadan önce mutfakta alınacak önlemler büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle uzun süre boş kalacak evlerde böcek istilası ve elektrik kaynaklı yangın riskine karşı mutfakta yapılması gerekenleri sıraladı. Konunun uzmanı Tina Guiler'ın önerileriyle hazırlanan bu kontrol listesi, tatil dönüşünde istenmeyen sürprizlerle karşılaşmamak için rehber niteliği taşıyor.</p><h3>Tina Guiler'dan elektrik ve yangın uyarısı</h3><p>Yangın güvenliği konusunda deneyimli olan Tina Guiler, evden uzun süre ayrılanlara uzatma kabloları ve küçük mutfak cihazları konusunda uyarıda bulundu. Guiler, aşırı akım koruması olmayan uzatma kablolarının ve prizlerin fişten çekilmesinin hayati olduğunu belirtiyor. Özellikle kötü hava koşullarında veya elektrik hattında ani bir sorun oluştuğunda, prize takılı cihazların arızalanabileceğine ya da yangına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca mutfakta sık kullanılan kahve makinesi ve hava fritözü gibi küçük cihazların da çıkartılması gerektiğini vurgulayan Guiler, bu önlemlerin hem yangın riskini azalttığını hem de elektrik faturasını düşürdüğünü ifade ediyor. Guiler, "Küçük bir kablo yırtığı bile, cihaz duvarda takılı kalırsa yangına neden olabilir" diyerek, mutfak güvenliği için bu adımların atlanmamasını öneriyor.</p><h3>Buzdolabı ve kilerde böcek riskine karşı temizlik şart</h3><p>Tatil öncesi mutfakta dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu ise bozulabilecek ve böcekleri çekecek gıdaların kontrol edilmesi. Uzmanlar, buzdolabında kalan taze yiyeceklerin, paket servis kaplarının ve süresi dolmak üzere olan sosların mutlaka atılması gerektiğini belirtiyor. Açık şişe içecekler, meyve suları ve yarım kalan şaraplar da uzun süre beklediğinde hem bozulabiliyor hem de böcekleri çekebiliyor. Kilerde saklanan ekmek, cips gibi ürünlerin de küf ve kemirgen riski yarattığı için çöpe atılması öneriliyor. Buzdolabı ve kilerdeki tüm ürünlerin gözden geçirilmesi, tatil dönüşünde kötü kokular ve böcek istilasıyla karşılaşmamak için kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Ayrıca, stokların eksiklerini not almak, dönüşte mutfağın hızlıca eski düzenine kavuşmasını sağlıyor.</p><h3>Çöp atmayı unutmayın: Tatil dönüşü kötü kokulara veda</h3><p>Evden ayrılmadan önce çöpün atılması, çoğu zaman listenin en alt sırasında yer alsa da, mutfak güvenliği için vazgeçilmez bir adım. Çöpte unutulan organik atıklar, birkaç gün içerisinde ciddi bir koku ve böcek problemi yaratabiliyor. Bu nedenle, tatil öncesi son iş olarak çöpü dışarıya çıkarmak ve mutfakta hiçbir atık bırakmamak gerekiyor. Uzmanlar, bu küçük ama etkili adımın, tatil sonrası evde karşılaşılacak olası sorunları en aza indirdiğini vurguluyor. Mutfak güvenliği açısından çöpü atmak, evde hijyenin korunmasında da önemli rol oynuyor.</p><p>Mutfak güvenliği için alınacak bu basit önlemler sayesinde, tatil dönüşünde hem hijyen hem de huzur korunmuş oluyor. Uzmanların önerilerini dikkate almak, hem böcek istilasını hem de elektrik kaynaklı riskleri ortadan kaldırıyor. Tatil öncesi kısa bir mutfak turu, dönüşte keyfinizin kaçmasını önlüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/tatile-cikmadan-once-mutf-917_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/buyudugunuz-mahallenin-kosullari-orta-yasta-kalp-sagliginizla-baglantili-cikti-289987</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Büyüdüğünüz mahallenin koşulları orta yaşta kalp sağlığınızla bağlantılı çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Northwestern Medicine araştırmacıları, ABD'de gençlik yıllarında yaşanılan mahallenin, orta yaşta kalp sağlığı üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini gösteren yeni bir çalışmaya imza attı. Özellikle olumsuz sosyal koşullara sahip mahallelerde büyüyenlerin, ilerleyen yıllarda kalp damarlarında kalsifikasyon gelişimine daha yatkın olduğu tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Büyüdüğünüz mahallenin koşulları orta yaşta kalp sağlığınızla bağlantılı çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli Northwestern Medicine ekibi tarafından yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bir kişinin gençlik yıllarını geçirdiği mahallenin, ilerleyen yaşlarda kalp sağlığı üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu ortaya koydu. Araştırmada, genç yetişkinlik döneminde olumsuz sosyal koşullara maruz kalan bireylerin, orta yaşa geldiklerinde koroner arterlerinde kalsifikasyon gelişme riskinin arttığı vurgulandı. Bu bulgu, kalp hastalığının erken göstergelerinden biri olan damar duvarında kalsiyum birikiminin, sadece genetik ya da bireysel alışkanlıklardan değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal faktörlerden de etkilendiğini gösteriyor.</p><h3>Northwestern Medicine ekibinden mahalle koşulları ve kalp sağlığına dair yeni gösterge</h3><p>Araştırma kapsamında bilim insanları, yaşanılan mahallenin sosyal ve fiziksel koşullarını ölçmek için özel bir gösterge geliştirdi. Bu gösterge, sosyoekonomik durum, gıda erişimi, fiziksel aktivite olanakları ve suç oranları gibi pek çok faktörü bir araya getiriyor. Elde edilen veriler, genç yaşlardan itibaren kardiyovasküler sağlığın gelişimini izleyen uzun vadeli CARDIA çalışmasından sağlandı. Araştırma ekibi, gelişmiş istatistiksel analizlerle hem mahalle koşulları hem de bireysel özelliklerin, damar kalsifikasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sonuçlar, bireyin yetişkinlik hayatının başında karşılaştığı sosyal çevrenin, kalp hastalığı riskini onlarca yıl boyunca etkileyebileceğine işaret etti.</p><h3>Bilim insanları, kalp hastalığı riskinin çevresel faktörlerle bağlantısını araştırıyor</h3><p>Çalışmanın başında yer alan uzmanlar, gençlikte yaşanılan mahallenin kalp sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerinin, toplumsal sağlık politikaları açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Araştırmacılar, aynı sosyal ve çevresel faktörlerin kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi diğer kardiyovasküler hastalıklarla bağlantısını incelemeyi planlıyor. Ayrıca, bir bölgedeki sosyal koşullarda zaman içinde meydana gelen değişikliklerin, kalp hastalığı riskini nasıl etkileyebileceği de önümüzdeki dönemde mercek altına alınacak. Bu kapsamda, mahalle koşullarının iyileştirilmesinin kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini değerlendirmek için yeni çalışmalar yürütülecek.</p><p>Sonuç olarak, Northwestern Medicine ekibinin bulguları, kalp sağlığının sadece bireysel değil, toplumsal ve çevresel faktörlerle de yakından ilişkili olduğunu bir kez daha gösterdi. Araştırmacılar, genç yaşlarda yaşanılan çevrenin uzun vadeli etkilerine dikkat çekerek, sağlıklı bir toplum için mahalle koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/buyudugunuz-mahallenin-ko-107_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/erkekler-bu-degisikliklere-dikkat-etmeli-prostatitin-erken-belirtisi-olabilecek-uc-sinyal-289986</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erkekler bu değişikliklere dikkat etmeli! Prostatitin erken belirtisi olabilecek üç sinyal]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Üroloji uzmanı Igor Kononkov, prostatit rahatsızlığının erkeklerde göz ardı edilen üç önemli belirtisini açıkladı. Özellikle pelvik bölgede ağrı, idrar yapmada değişiklik ve cinsel istekte azalma, prostatit riskinin habercisi olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erkekler bu değişikliklere dikkat etmeli! Prostatitin erken belirtisi olabilecek üç sinyal]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji ve androloji alanında uzman Doktor Igor Kononkov, prostatit hastalığının erkeklerde ortaya çıkan ve çoğu zaman gözden kaçan üç ana belirtisine dikkat çekti. Kononkov'un açıklamalarına göre, prostatit, erkeklerin hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Özellikle pelvik bölgede hissedilen ağrı, idrar yapma alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler ve cinsel istekteki azalma, bu hastalığın en sık rastlanan sinyalleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu belirtilerin zamanında fark edilmesinin, prostatit tedavisinde erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Kononkov: 'Pelvik ağrı prostatit habercisi olabilir'</h3><p>Kononkov, prostatit hastalığında ilk dikkat edilmesi gereken belirtinin pelvik bölgede yaşanan rahatsızlık ya da ağrı olduğunu belirtti. Bu ağrı, alt karın, bel, sakrum, kasık, perine ya da uylukların iç kısmında hissedilebiliyor. Ağrı bazen sızlayıcı veya çekici şekilde ortaya çıkarken, zaman zaman şiddetlenebiliyor ve özellikle uzun süre oturulduğunda artış gösterebiliyor. Erkeklerin bu tür ağrıları hafife almamaları gerektiğini belirten Kononkov, pelvik ağrının prostatit dışında başka hastalıkların da belirtisi olabileceğini, bu nedenle mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.</p><h3>İdrar alışkanlıklarında değişiklik ve cinsel istekte azalma prostatit riskini artırıyor</h3><p>Prostatit tanısında bir diğer önemli sinyal ise idrar yapma düzeninde meydana gelen değişiklikler. Sabah ya da gece saatlerinde tuvalete daha sık gitme ihtiyacı, idrar akışında zayıflama, mesanenin tam boşalmadığı hissi ve idrar renginde, kokusunda ya da yapısında farklılıklar, prostatit şüphesini güçlendiriyor. Ayrıca, hastalık ilerledikçe cinsel yaşamda da olumsuz etkiler görülüyor. Cinsel istekte azalma, ereksiyonun istikrarsızlaşması ve sabah ereksiyonlarında azalma, uzman görüşü gerektiren diğer bulgular arasında. Bazen boşalma sırasında ağrı veya farklı rahatsızlıklar da prostatit belirtisi olarak ortaya çıkabiliyor. Bu tür şikayetleri olan erkeklerin vakit kaybetmeden doktora başvurması öneriliyor.</p><p>Erken teşhis edilen prostatit vakalarında tedavi süreci daha başarılı ilerliyor. Erkeklerin, pelvik ağrı, idrar alışkanlıklarında değişiklik ve cinsel istekte azalma gibi belirtileri göz ardı etmemesi, sağlıklarını korumaları açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/erkekler-bu-degisiklikler-980_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kulaklariniz-cinliyor-ama-sorun-kulaginizda-olmayabilir-289985</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kulaklarınız çınlıyor ama sorun kulağınızda olmayabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi-ortopedist Nodira Sarsadskikh, kulak çınlaması ve tıkanıklık hissinin çoğu zaman kulak hastalığı sanıldığını, ancak çene eklemi bozukluklarının da bu semptomlara neden olabileceğini belirtti. Uzmanlar, özellikle çene hareketleriyle artan rahatsızlıklarda, çene eklemi kaynaklı sorunların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kulaklarınız çınlıyor ama sorun kulağınızda olmayabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kulakta çınlama, tıkanıklık hissi ve şakaklarda meydana gelen rahatsızlıklar, çoğu zaman doğrudan kulak hastalığına bağlansa da, diş hekimi-ortopedist Nodira Sarsadskikh bu semptomların çene eklemi bozukluklarından da kaynaklanabileceği uyarısında bulundu. Özellikle kulak çınlaması gibi şikayetlerin, çiğneme alt çene eklemi (ÇÇE) disfonksiyonu sırasında da ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Sarsadskikh, hastaların belirtileri yalnızca kulakla sınırlamaması gerektiğini ifade etti.</p><h3>Nodira Sarsadskikh: 'Çene eklemi kulak yakınındaki yapısıyla benzer semptomlar yaratıyor'</h3><p>Uzman diş hekimi Nodira Sarsadskikh, çene eklemi ile kulak arasındaki anatomik yakınlık nedeniyle, her iki bölgede de benzer sinirlerin bulunduğunu ve bu yüzden çene eklemi bozukluğunun kulakta çınlama, tıkanıklık ve baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini açıkladı. Çene eklemi bozukluğu yaşayan kişilerde, kulak içinde çekilme hissi, bu hissin enseye ve boyuna yayılması gibi durumlar da görülebiliyor. Ayrıca, kulak çınlaması ve tıkanıklık hissi zaman zaman ortaya çıkabileceği gibi, sürekli de devam edebiliyor. Sarsadskikh, bu tür semptomlarda uygulanan damlalar veya sıcak kompreslerin, eğer sorun çene ekleminden kaynaklanıyorsa beklenen etkiyi göstermeyeceğinin altını çizdi. Özellikle çene hareketleri sırasında &#8211; gülümseme, diş sıkma veya sert yiyecek çiğneme &#8211; semptomların artması, çene eklemi sorunlarını işaret edebiliyor. Stresin de bu semptomların şiddetini artırdığı belirtiliyor.</p><h3>Çene eklemi bozukluğunda tanı ve tedavi için uzman önerisi</h3><p>Kulak çınlaması, tıkanıklık ve baş dönmesi gibi şikayetlerle karşılaşan kişilerin, öncelikle bir kulak burun boğaz uzmanına başvurarak enfeksiyon veya iltihap ihtimalini dışlaması gerektiği vurgulanıyor. Sarsadskikh, kulak çevresinde tıklama, çıtırtı veya çatlama seslerinin de çene eklemi bozukluğunun habercisi olabileceğini belirtti. Çiğneme kaslarında hızlı yorulma, çene hareketlerinde kısıtlanma ya da çenenin bir tarafa kayması gibi bulgular da çene eklemi sorunlarına işaret ediyor. Uzmanlar, eğer KBB ve nörolojik değerlendirmeler sonucunda bir neden bulunamazsa, çene eklemi bozukluklarıyla ilgilenen diş hekimi-ortopedist ya da ortodontistlere başvurulmasını öneriyor. Erken teşhis ve doğru tedavi ile kulak çınlaması ve diğer semptomların kontrol altına alınabileceği bildiriliyor.</p><p>Çene eklemi bozukluklarının, kulak çınlaması gibi yaygın şikayetlerle karıştırılması, yanlış tedavilere yol açabiliyor. Bu nedenle, semptomların kaynağını doğru belirlemek için multidisipliner bir yaklaşım büyük önem taşıyor. Uzmanlar, kulak çınlaması ve benzeri belirtiler yaşayanların, çene eklemi sağlığını da göz önünde bulundurmasını tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kulaklariniz-cinliyor-ama-504_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289984</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/elazigda-ormana-sicrayan-yangina-mudahale-ediliyor-289984</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elazığ'da ormana sıçrayan yangına müdahale ediliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde çıkan örtü ve orman yangını kontrol altına alınmaya çalışılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elazığ'da ormana sıçrayan yangına müdahale ediliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ'ın Karakoçan ilçesi Hamzalı köyü mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan örtü yangını, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Elazığ Orman Bölge Müdürlüğünden 61 personel, 6 arazöz ve 2 ilk müdahale aracı ile itfaiye ve jandarma ekipleri yangına müdahale ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/1-02092026c50b177c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/elazigda-ormana-sicrayan--881_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289983</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-krizinden-birkac-gun-once-vucutta-neler-oluyor-289983</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp krizinden birkaç gün önce vücutta neler oluyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Anastasia Slizova, kalp krizi geçirme riski taşıyan bireylerin birkaç gün önceden ortaya çıkabilen bazı önemli belirtilere dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Uzman, özellikle nefes darlığı, ani yorgunluk ve göğüs rahatsızlığı gibi semptomların ciddiye alınması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp krizinden birkaç gün önce vücutta neler oluyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Anastasia Slizova, kalp krizi geçirme riski taşıyan kişilerde, krizden birkaç gün önce ortaya çıkabilen belirtiler konusunda önemli uyarılarda bulundu. Slizova, miyokard enfarktüsünün her zaman aniden başlamadığını, bazı hastalarda öncesinde çeşitli semptomların görülebildiğini açıkladı. Uzman, özellikle olağan fiziksel aktiviteler sırasında alışılmadık zayıflık, nefes darlığı ve göğüs bölgesinde rahatsızlık hissinin kalp krizi belirtisi olabileceğini söyledi. Daha önce kolaylıkla yürüyen birinin, kısa mesafede yorgunluk ya da nefes darlığı yaşaması durumunda mutlaka doktora başvurması gerektiğini belirtti.</p><h3>Kardiyolog Slizova: 'Kadınlar ve yaşlılar risk altında'</h3><p>Slizova, kalp krizi öncesinde genel durumun beklenmedik şekilde bozulmasının da önemli bir uyarı işareti olduğunu ifade etti. Özellikle kadınlar ve yaşlı bireylerde, krizden önce belirgin yorgunluk, halsizlik ve iş gücünde düşüş görülebileceğini aktardı. Ani başlayan nefes darlığı atakları, kalp ritminde bozulma, aniden hızlanan nabız gibi şikayetlerin de kalp krizi riskini işaret edebileceğini vurguladı. Bu tür semptomların göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizen Slizova, erken müdahalenin hayat kurtarabileceğini dile getirdi.</p><h3>Kalp krizi öncesi belirtiler: Soğuk ter ve baş dönmesi uyarısı</h3><p>Kalp krizi belirtileri arasında, açıklanamayan nefes darlığı, kalp ritminde düzensizlik, şiddetli halsizlik ve baş dönmesi gibi bulguların da yer aldığını belirten Slizova, soğuk ve yapışkan terin de tehlikeli bir işaret olabileceğine dikkat çekti. Kardiyolog, bu tür semptomların ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Uzmanlar, kalp sağlığını korumak ve riskleri azaltmak için düzenli kontrollerin ve belirtilerin ciddiye alınmasının şart olduğunu belirtiyor.</p><p>Kalp krizi öncesinde görülen bu belirtiler, erken teşhisle ciddi sonuçların önüne geçilmesini sağlayabiliyor. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki bireylerin herhangi bir değişiklik fark etmeleri halinde zaman kaybetmeden uzman desteği almalarını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kalp-krizinden-birkac-gun-929_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289982</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tek-bir-kotu-gece-bile-vucutta-degisikliklere-yol-acabiliyor-289982</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tek bir kötü gece bile vücutta değişikliklere yol açabiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Doktorlar, tek bir uykusuz gecenin bile vücutta önemli değişikliklere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Uyku eksikliği, kan şekeri kontrolünden hormonal dengeye kadar birçok sistemi etkileyebiliyor. Özellikle alışkanlık haline gelen uykusuzluk, kalıcı sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tek bir kötü gece bile vücutta değişikliklere yol açabiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir gece boyunca yeterince uyuyamamak, vücutta kısa sürede önemli değişikliklere yol açabiliyor. Uzman doktorlar, tek bir kötü uykunun ardından kan şekeri kontrolünün zorlaştığını, iltihaplanmanın arttığını ve hormonal dengenin bozulduğunu belirtiyor. Uyku eksikliği yaşayan kişiler, ertesi gün artan açlık hissiyle karşılaşabiliyor. Doktorlar, bu tür etkilerin çoğu zaman geçici olduğunu, ancak uyku yetersizliği alışkanlık halini alırsa vücut üzerinde kalıcı zararlara neden olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Doktorlar: 'Uykusuzluk kan şekeri ve hormonları etkiliyor'</h3><p>Sağlık uzmanları, uykusuz geçen bir gecenin ardından vücudun kan şekerini düzenleme yeteneğinin zayıfladığını ifade ediyor. Bunun yanında, bağışıklık sisteminin tepkilerinde artış ve hormonal değişimler de gözleniyor. Özellikle sürekli uyku eksikliği yaşayan bireylerde, bu durumun kronik sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor. Uyku eksikliğinin vücutta yarattığı bu değişiklikler, kişinin günlük yaşam kalitesini de ciddi şekilde düşürüyor.</p><h3>Uyku uzmanı Buzunov: 'Uyku açığı kapatılmamalı'</h3><p>Uyku uzmanı R. Buzunov, uykusuz bir gecenin ardından gündüz saatlerinde uyuyarak uyku açığını kapatmaya çalışmanın yanlış olduğunu ifade ediyor. Buzunov'a göre, bu alışkanlık gece uykuya dalmayı daha da zorlaştırıyor ve zamanla kronik uykusuzluk tablosunu tetikliyor. Uzmanlar, sağlıklı bir vücut için düzenli ve yeterli uykuya öncelik verilmesi gerektiğini, aksi halde vücudun dengesinin bozulabileceğini hatırlatıyor.</p><p>Sonuç olarak, doktorlar uykusuzluğun sadece kısa vadede değil, uzun vadede de ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekiyor. Uyku düzenine özen göstermek, hem bedensel hem de zihinsel sağlığın korunması açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/tek-bir-kotu-gece-bile-vu-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289981</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/orta-vadeli-program-ovp-ekonominin-uc-yillik-rotasini-cizecek-289981</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta Vadeli Program (OVP) ekonominin üç yıllık rotasını çizecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin rotasını çizen yeni Orta Vadeli Program'ın (OVP) pazar günü kamuoyuna duyurulmasıyla fiyat istikrarından büyümeye, istihdamdan finansa kadar çeşitli konularda hedefler belli olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta Vadeli Program (OVP) ekonominin üç yıllık rotasını çizecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemi yol haritası niteliğindeki OVP çalışmalarında sona gelindi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yeni OVP'nin detaylarının 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşılacağını açıklamasının ardından gözler göstergelere çevrildi.</p><p>OVP ile finans ve fiyat istikrarı, büyüme, istihdam gibi kritik alanlarda nasıl bir rota izleneceği belirleniyor. Kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları da OVP'de yer alacak.</p><p>Programda, enflasyon, büyüme politikaları ve yapısal reformların öne çıkacağı öngörülüyor.</p><p>OVP, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ortak çalışmalarla hazırlanıyor ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasının ardından Resmi Gazete'de yayımlanıyor. OVP ile makroekonomik politikaların belirlenmesi, temel ekonomik büyüklüklerin, gelir-gider tahminlerinin, bütçe dengesi ve borçlanma durumunun ortaya konulması amaçlanıyor. OVP, makroekonomik politika çerçevesi ve hedefleri ile öncelikli reform alanlarını ve takvimini gösteriyor.</p><p><b>MEVCUT OVP'DEKİ HEDEFLER</b></p><p>2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de ekonominin 2026'da yüzde 3,8, 2027'de yüzde 4,3 ve 2028'de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.</p><p>Enflasyonun bu yıl için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026'da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği hesaplanmıştı. Söz konusu programda, işsizlik oranında 2026 için yüzde 8,4, 2027 yılı için yüzde 8,2 ve 2028 için yüzde 7,8 hedefi konulmuştu.</p><p>İhracatın bu yıl sonunda 282 milyar dolar, 2027'de 294 milyar dolar, program sonunda 308,5 milyar dolar olması hedeflenmişti. İthalatın ise 2026'da 378 milyar dolar, gelecek yıl 393 milyar dolar, 2028'de de 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/orta-vadeli-program-ovp-e-234_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289980</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arastirma-ortaya-koydu-beyin-uyurken-de-karmasik-problemler-uzerinde-calisiyor-289980</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Araştırma ortaya koydu! Beyin uyurken de karmaşık problemler üzerinde çalışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hamburg Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırma, yalnızca 20 dakikalık kısa bir uykunun, karmaşık düşünme ve problem çözme becerilerini ciddi oranda geliştirdiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu etkinin özellikle N2 aşamasında yaşanan 'aha' anlarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Araştırma ortaya koydu! Beyin uyurken de karmaşık problemler üzerinde çalışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamburg Üniversitesi'nin gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, yalnızca 20 dakikalık kısa bir uykunun, bireylerin karmaşık görevlerdeki başarı oranını kayda değer şekilde artırdığını gösterdi. Araştırmada yer alan bilim insanları, özellikle uykunun ikinci aşaması olan N2 evresine dikkat çekti. Deneyde 90 katılımcı, ekranda hareket eden nokta bulutlarını sınıflandırma görevini üstlendi. Fakat doğru cevabın, nokta renklerine dayalı gizli bir kurala bağlı olduğu katılımcılara bildirilmedi. Kısa uyku süresinin ardından, N2 aşamasına ulaşanların yüzde 70'inden fazlası bu gizli kuralı keşfetmeyi başardı ve görevi hem daha hızlı hem daha doğru şekilde tamamladı.</p><h3>Bilim insanlarından kısa uyku ve N2 aşaması vurgusu</h3><p>Uzmanlar, kısa süreli uykunun özellikle N2 evresinde beynin gizli kalıpları çözme kapasitesini belirgin biçimde yükselttiğini vurguladı. Çalışmada EEG cihazlarıyla izlenen katılımcıların beyin aktiviteleri incelendi. Uyanık kalanlar ve yalnızca hafif uyku evresi olan N1'de bulunanlar ise benzer başarıyı gösteremedi. Araştırmacılar, N2 aşamasında ortaya çıkan ani 'aha' anlarının, beynin bilgi işleme ve bağlantı kurma yeteneğini güçlendirdiğini belirtti. Bu bulgular, kısa uyku süresinin bilişsel performans üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koyuyor.</p><h3>EEG verileriyle beynin içgörü kapasitesi ölçüldü</h3><p>Araştırmacılar, EEG kayıtlarından elde ettikleri spektral eğim verilerini analiz ederek, beynin nöral aktivitesindeki değişimlerin içgörü kazanma olasılığıyla doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi. Bu bulgu, uykunun sadece dinlenme değil, aynı zamanda aktif bir bilgi işleme süreci olduğunu da ortaya koyuyor. Kısa uyku sırasında, beynin alakasız bağlantıları eleyip, önemli kalıpları öne çıkardığı anlaşıldı. Sonuç olarak, Hamburg Üniversitesi'nin bulguları, 20 dakikalık kısa bir uykunun bile entelektüel yetenekleri artırmada etkili bir araç olabileceğini gösteriyor. Kısa uyku, özellikle yoğun zihinsel görevler öncesinde bilişsel performansı yükseltmek için pratik ve bilimsel bir çözüm sunuyor.</p><p>Bilim dünyası, kısa uyku ve N2 aşamasının beyin üzerindeki olumlu etkilerini daha yakından incelemeye devam ediyor. Bu araştırma, hem akademik çevrelerde hem de yoğun zihinsel faaliyet gerektiren mesleklerde kısa uykunun değerini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/arastirma-ortaya-koydu-be-171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fuhus-sorusturmasinda-3-dalga-is-vaadi-ve-17-yas-iddiasi-289979</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fuhuş soruşturmasında 3. dalga: İş vaadi ve 17 yaş iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fuhuş soruşturmasının 3. dalgasında gözaltına alınan 7 şüpheliden 3'ü savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edilen 4 şüpheliden Ö.B. tutuklanırken, 3'ü adli kontrol şartıyla serbest kaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fuhuş soruşturmasında 3. dalga: İş vaadi ve 17 yaş iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fuhuş soruşturmasının 3. dalgasında gözaltına alınan 7 şüpheliden biri tutuklandı. Soruşturma dosyasına giren farklı tarihli ifadelerde, kadınların para ve belediyede işe alınma vaadiyle Muhittin Böcek ile birlikte olmaya yönlendirildiği iddia edildi.  </p><p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca; "Fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek" ile "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon gerçekleştirildi.  </p><p>Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda Antalya'da ikamet eden 6 şüpheli ile İstanbul'da ikamet eden bir şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik 1 Eylül'de Antalya ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.  </p><p>Operasyonda 7 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Antalya Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden 3'ü savcılık ifadeleri sonrasında serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilen 4 şüpheliden Ö.B. tutuklanırken, diğer 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.  </p><p><b>11 GENÇ KADINA İŞE ALINMA VAADİ İDDİASI</b></p><p>İlk operasyonu 3 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen soruşturmanın dosyasında, 11 genç kadının işe alınma vaadiyle, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Muhittin Böcek ile birlikte olmaya yönlendirildiği yönünde tespitlere yer verildiği öğrenildi. Bu kişilerden büyük bölümünün daha sonra belediye iştiraklerinde işe alındığı belirtildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77995901-0209202610dd563d.jpg"/><p>Dosyada beyanına yer verilen kadınlardan biri, Böcek'in kendisine telefon ve belediyede iş vaadinde bulunduğunu öne sürdü. Pandeminin ardından yeniden Antalya'ya döndüğünde günlük işlerde çalışmaya başladığını anlatan kadın, bir kişinin kendisine belediyede işe alınabileceğini söylediğini ancak bunun karşılığında Böcek ile cinsel ilişki yaşamasının istendiğini iddia etti. Kadın ifadesinde "Ben o dönem paraya ihtiyacım olduğu için teklifi kabul etmek zorunda kaldım" dedi. Bir kişi tarafından 2021 yılının Eylül ayında Böcek'in Boğaçayı bölgesindeki evine götürüldüğünü öne süren kadın, evde birer kadeh alkol alınmasının ardından kendisini getiren kişinin ayrıldığını ve Böcek ile cinsel ilişki yaşadığını ileri sürdü.  </p><p>İfade sahibi, daha sonra bir otele yerleştirildiğini, otel giderlerinin ve yaklaşık bir yıl boyunca kaldığı evin kirasının Böcek tarafından karşılandığını iddia etti. Bu süreçte Böcek ile yaklaşık 7-8 kez birlikte olduğunu ileri süren kadın, Böcek'in kendisine "Keşke 16 yaşında olsan" dediğini, çocuksu görünümünü korumasını istediğini ve bazı cinsel taleplerini reddetmesi hâlinde maddi yardımı keseceğini söylediğini öne sürdü. Kadın ayrıca Böcek'in kendisinden başka genç kadınlar getirmesini istediğini ancak bunu kabul etmediğini iddia etti.  </p><p><b>İHALE TALEBİNE İLİŞKİN KONUŞMA İDDİASI</b></p><p>İfade sahibi, Böcek'in evine gittiği bazı zamanlarda başka kişilerin de bulunduğunu belirtti. Bu kişilerden birinin bazı ihalelerin kendilerine verilmesini istediğini öne süren kadın, "Başkanım siz de bunlara karşılık istediğimiz ihaleyi bize verirsiniz herhalde" şeklindeki konuşmaya tanık olduğunu iddia etti.  </p><p><b>TUĞÇE G.'NİN GENÇ KADINI EVE GÖTÜRDÜĞÜ İDDİASI</b></p><p>Soruşturma kapsamında edinilen bilgilere göre, daha önce aynı soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi Sorumlusu Tuğçe G.'nin bir genç kadını Muhittin Böcek'in evine götürdüğü öne sürüldü. Evde fazla miktarda alkol tüketildiği, genç kadının karşı koyamayacak hâle gelmesinin ardından Böcek'in kadınla cinsel ilişkiye girdiği iddia edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77995902-02092026b950afe2.jpg"/><p><b>"ORGANİZASYONU TUĞÇE G. YAPTI" İDDİASI</b></p><p>Dosyadaki bir başka ifadede ise bir kadın, kendisinin ve kız kardeşinin bir kişi tarafından aranarak Muhittin Böcek ile birlikte olup olmayacaklarının sorulduğunu anlattı. İfade sahibi, kendilerine bu organizasyonu Tuğçe G.'nin yaptığının ve herhangi bir sorun yaşanmayacağının söylendiğini öne sürdü. Kız kardeşiyle birlikte Konyaaltı'ndaki bir eve gittiklerini belirten kadın, evde Böcek ile başka bir erkeğin bulunduğunu söyledi. İfade sahibi, kız kardeşiyle birlikte Böcek ile grup hâlinde cinsel ilişki yaşadıklarını, dans ettikleri sırada üzerlerine yaklaşık 3 bin dolar takıldığını ve bunun dışında herhangi bir ödeme almadıklarını iddia etti.  </p><p><b>17 YAŞINDA OLDUĞU DÖNEME İLİŞKİN BEYAN</b></p><p>Soruşturma dosyasına ek ifade veren bir başka kadın ise 17 yaşında olduğu dönemde bir arkadaşının kendisini, Muhittin Böcek'in kuaförü olduğu belirtilen Özcan S. ile tanıştırmak istediğini söyledi. Arkadaşının, Özcan S.'nin zengin kişilere ve Böcek'e genç kızlar götürdüğünü söylediğini öne süren ifade sahibi, maddi ihtiyacı nedeniyle teklifi kabul ettiğini belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77995903-020920267214ec32.jpg"/><p>Verilen adrese gittiğinde Özcan S. ve başka bir kişiyle karşılaştığını anlatan kadın, kendisine 18 yaşından küçük ve bakire olup olmadığının sorulduğunu iddia etti. İfade sahibi, daha sonra Lara bölgesinde Özcan S. ye ait kuaförün yakınındaki bir eve götürüldüğünü, evde Muhittin Böcek'in bulunduğunu ve kendisine bin TL verildiğini öne sürdü. Kadın, diğer kişilerin evden ayrılmasının ardından Böcek ile cinsel ilişki yaşadığını iddia etti.  </p><p><b>KUAFÖRDE STAJ YAPAN GENÇ KIZLARA İLİŞKİN İDDİA</b></p><p>Soruşturma kapsamında edinilen diğer bilgilerde, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Özcan S.'ye ait kuaför işyerinde staj yapan genç kızların sınıf arkadaşlarına ulaşılarak fuhşa yönlendirildikleri iddiasının da dosyada yer aldığı öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/fuhus-sorusturmasinda-3-d-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gunes-firtinalari-icin-erken-uyarida-yeni-adim-yapay-zeka-gizli-sinyalleri-yakaladi-289978</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş fırtınaları için erken uyarıda yeni adım! Yapay zeka gizli sinyalleri yakaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[New Jersey Teknoloji Enstitüsü (NJIT), NASA ve Princeton Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen yeni bir yapay zeka modeli, güneş lekelerini yüzeyde görünür olmadan ortalama 9 saat önce tespit ediyor. Bu gelişme, özellikle enerji şirketleri ve uydu operatörleri için kritik öneme sahip erken uyarı sistemlerinin önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş fırtınaları için erken uyarıda yeni adım! Yapay zeka gizli sinyalleri yakaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>New Jersey Teknoloji Enstitüsü (NJIT), NASA ve Princeton Üniversitesi'nin ortak çalışmasıyla geliştirilen yeni bir yapay zeka modeli, güneş lekelerinin oluşumunu yüzeyde görünür hale gelmeden saatler önce tespit etmeyi başardı. Güneş yüzeyinin altında gerçekleşen manyetik hareketlilikten kaynaklanan zayıf sinyalleri analiz eden bu sistem, güneş lekeleri henüz gözle görülmezken erken uyarı sağlayarak, enerji şirketleri ve uydu operatörleri için büyük bir avantaj sunuyor. Modelin test edildiği ilk sonuçlar, güneş lekelerinin yüzeyde belirginleşmesinden ortalama 9.40 saat önce uyarı verdiğini gösterdi. Araştırma ekibi, bu başarıyla birlikte, güneş aktivitelerinin neden olduğu olası fırtınalara karşı hazırlık sürecini önemli ölçüde öne çekmeyi hedefliyor.</p><h3>NASA ve NJIT ekibi: güneş lekelerinde erken tespit başarısı</h3><p>Güneş lekeleri, Güneş'in derinliklerinden yüzeye doğru yükselen manyetik akının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Bu süreç, fotosfer adı verilen yüzey tabakasında lekenin belirginleşmesine kadar saatlerce devam ediyor. Güneş lekeleriyle ilişkili patlamalar ve koronal kütle atımları, Dünya'nın manyetik alanını ve teknoloji altyapısını tehdit edebilecek enerjik parçacıklar yayıyor. Bu nedenle, güneş lekelerinin mümkün olan en erken aşamada tespit edilmesi, enerji şebekeleri ve uydular gibi kritik sistemlerin korunmasında hayati rol oynuyor. NJIT, NASA'nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi'nden elde edilen verileri kullanarak, güneş yüzeyindeki akustik güç ve manyetik alan değişikliklerini analiz eden bir model geliştirdi. Model, 41 bölgeden toplanan veriler üzerinde eğitildi ve 5 bölge üzerinde test edildi. Sonuçlar, yeni modelin, geleneksel yöntemlere göre güneş lekelerini daha erken tespit ettiğini ve hata oranını %11 oranında azalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu başarının, güneş lekesi erken uyarı sistemlerinde yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirtiyor.</p><h3>Yapay zeka ile güneş lekesi uyarı süresi 9 saate çıktı</h3><p>Geliştirilen model, güneş yüzeyinin yukarı-aşağı hareketini ve manyetik alanını sürekli izleyen Helioseismic and Magnetic Imager adlı aletin verilerini kullanıyor. Model, her seferinde 110 saatlik veriyi analiz edip, sonraki 12 saatte güneş lekesi oluşumunu tahmin ediyor. Beş farklı veri kanalı üzerinden çalışan sistem, özellikle düşük frekanslı akustik güç ve görüş hattı boyunca manyetik alan değişikliklerine odaklanıyor. Test edilen beş güneş bölgesinde, model ortalama 9.40 saat önce uyarı sinyali verdi ve üç bölgede erken tespit sağladı. Bu, geleneksel yöntemlerin ötesinde, enerji şirketleri ve uydu operatörlerinin güneş fırtınalarına karşı önlem alabilmesi için kritik bir zaman dilimi sunuyor. Ancak, modelin hassasiyeti nedeniyle zamanlama konusunda bölgeler arasında 14 saate kadar değişiklikler gözlemlendi. Bazı bölgelerde model, güneş lekesini 70 saat önceden tespit ederken, bazı bölgelerde ise yanlış alarmlar verdi veya lekeleri kaçırdı. Araştırmacılar, bu tür yanlış alarmların azaltılması ve modelin doğruluğunun artırılması için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Filtreleme denemeleri ve erken uyarı başarısızlığı</h3><p>Başlangıçta, modelin önüne konulan bir filtreleme katmanı, verilerdeki kısa süreli desenleri izole etmeyi amaçladı. Ancak, bu filtreleme işlemi, erken uyarı sağlayan zayıf sinyalleri ortadan kaldırarak modelin zamanlamasını olumsuz etkiledi. NJIT'ten Jonas Tirona, filtrenin "gürültü iptali" gibi çalıştığını ancak çoğu durumda zararlı olduğunu vurguladı. Filtrenin kaldırılmasıyla birlikte, modelin erken uyarı kabiliyeti yeniden kazanıldı ve zamanlama 4.73 saat erken uyarı seviyesine ulaştı. Ayrıca, modelin iç parametre sayısı 5.8 milyondan 19.1 milyona çıkarılarak daha karmaşık bir yapı oluşturuldu. Bu gelişmeler, güneş lekelerinin oluşumunu daha doğru ve erken tespit etme yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>ErkenDetect modeliyle yeni bir dönem: kodlar kamuya açıldı</h3><p>Geliştirilen modelin "EarlyDetect" adı verilen son versiyonu, test edilen beş güneş bölgesinde yüzey değişmeden ortalama 9.40 saat önce ve ortalama 4.73 saat erken uyarı verdi. Ayrıca, en düşük hata oranı ile önceki modellere kıyasla yaklaşık %11 daha iyi performans gösterdi. Bilim insanları, gerçek zamanlı kullanımda modelin yaklaşık dört saatlik bir veri işleme gecikmesi olduğunu belirtiyor. Bu da, toplamda 12 saatlik bir erken uyarı ufku içinde, enerji şirketleri ve uydu operatörlerinin yaklaşık sekiz saatlik bir hazırlık süresi elde etmesini sağlıyor. NJIT'te veri bilimi yardımcı profesörü ve projenin baş araştırmacısı Mengjia Xu, makine öğrenimi tabanlı bu yaklaşımın güneş aktivitesi tahmininde yeni bir standart oluşturabileceğini ifade etti. Araştırma ekibi, modelin kodlarını ve eğitilmiş versiyonlarını kamuya açarak, bilim dünyasının bu alandaki ilerlemelere katkı sunmasını hedefliyor. Bununla birlikte, test edilen beş bölgenin temsil edici olup olmadığı konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiği belirtiliyor.</p><h3>Güneş lekesi erken uyarı sistemlerinde yeni hedefler</h3><p>Bilim insanları, mevcut modeli çok daha geniş bir veri seti üzerinde ve yüzeyden önce değişmeye başlayan manyetik akı üzerinde denemeyi planlıyor. Ayrıca, güneşin yalnızca belirli bir şeridi yerine komşu bölgelerinin de modele dahil edilmesiyle, güneş lekesi tespitinin daha kapsamlı ve güvenilir hale gelmesi amaçlanıyor. Bu gelişmeler, özellikle enerji şirketleri ve uzay teknolojileriyle ilgilenen kurumlar için kritik öneme sahip. Güneş lekesi erken uyarı sistemlerinin daha güvenilir ve hızlı hale gelmesiyle, teknolojik altyapıların güneş kaynaklı risklere karşı daha iyi korunması mümkün olacak. Araştırmacılar, bu alanda elde edilen başarıların, gelecekteki uzay hava tahminlerinde ve enerji yönetiminde büyük bir fark yaratacağına inanıyor.</p><p>Sonuç olarak, NJIT, NASA ve Princeton Üniversitesi'nin iş birliğiyle geliştirilen yapay zeka tabanlı güneş lekesi erken uyarı modeli, güneş aktivitelerinin tespitinde yeni bir dönemi başlatıyor. Modelin sağladığı ortalama 9 saatlik erken uyarı süresi, enerji ve uydu sektörlerinde risk yönetimi açısından büyük avantajlar sunuyor. Araştırma ekibi, modelin doğruluğunu ve kapsamını artırmak için çalışmalarına devam ediyor. Bilim dünyası, bu yeniliğin güneş kaynaklı tehditlere karşı daha güvenli bir gelecek inşa edilmesinde önemli bir rol oynayacağı görüşünde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/gunes-firtinalari-icin-er-158_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gaziantepte-meydana-gelen-trafik-kazasinda-5-kisi-yaralandi-289977</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep'te meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Atatürk Mahallesi Fatih Caddesi Otogar Kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kırıkçalı yönünden gelen Ünal K. (43) idaresindeki 46 NF 316 plakalı otomobil, kavşakta dönüş yapmak isterken M.A. (37) yönetimindeki 27 BFL 048 plakalı araçla çarpıştı.  </p><p>Meydana gelen kazada 27 BFL 048 plakalı aracın sürücüsü M.A. ile yanındaki E.Ş. (87) ve H.Ş. (46) ile 46 NF 316 plakalı otomobil sürücüsü Ünal K. ve eşi Meryem K. yaralandı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/8c4b2f7e92f04383a635-0209202601897310.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralıların bilinçlerinin açık olduğu öğrenilirken, polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aw77996601-020920268cf5075e.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/gaziantepte-meydana-gelen-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ucuzlayan-gunes-panelleri-enerji-donusumunu-hizlandiriyor-gelisen-pazarlar-one-cikiyor-289976</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ucuzlayan güneş panelleri enerji dönüşümünü hızlandırıyor! Gelişen pazarlar öne çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Romanya, Avrupa'nın büyük ekonomilerini geride bırakarak güneş enerjisinde önemli bir yükseliş kaydetti. Özellikle enerji depolama yatırımlarındaki erken adımları sayesinde, ülke 2025'te güneş enerjisi kurulumlarında yüzde 45'lik bir artış yakaladı. Avrupa genelinde ise şebeke kısıtlamaları ve depolama eksikliği nedeniyle büyüme yavaşladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ucuzlayan güneş panelleri enerji dönüşümünü hızlandırıyor! Gelişen pazarlar öne çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya, son dönemde güneş enerjisi alanında gösterdiği hızlı büyüme ile Avrupa'nın dikkatini çekti. Ülke, 2025 yılına girerken güneş enerjisi kurulumlarında yüzde 45'lik bir artış kaydederek, kıtanın önde gelen ekonomilerini geride bıraktı. Bu başarının arkasında, Romanya'nın enerji depolama teknolojilerine erken yatırım yapması ve küçük ölçekli, konut bazlı güneş artı batarya sistemlerine ağırlık vermesi bulunuyor. Güneş enerjisinin hızla yaygınlaştığı bir dönemde, Avrupa'nın genelinde ise büyüme yavaşladı ve bazı ülkelerde yeni kurulumlarda gerileme yaşandı.</p><h3>Romanya'nın depolama yatırımı güneş enerjisinde sıçrama getirdi</h3><p>Romanya, güneş enerjisi sektöründe depolama çözümlerine öncelik vererek önemli bir avantaj elde etti. Ülkede, güneş panellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte batarya sistemlerinin de hızla kurulması, elektrik şebekesinin aşırı yüklenmesini önledi ve enerji arz güvenliğini artırdı. SolarPower Europe analisti Antonio Arruebo, Romanya'nın bu stratejisi sayesinde Avrupa'nın birçok büyük ülkesinin önüne geçtiğini vurguladı. Avrupa genelinde ise enerji şebekelerinde yaşanan kısıtlamalar, güneşten elde edilen elektriğin depolanamaması ve şebekeye fazla yük binmesi nedeniyle kurulumlar yavaşladı. Özellikle İtalya dışındaki büyük AB ülkelerinde, 2026 yılında yeni güneş enerjisi yatırımlarının azalması bekleniyor.</p><h3>Avrupa'da şebeke sorunları güneş enerjisi büyümesini frenliyor</h3><p>Avrupa'nın önde gelen ülkelerinde, güneş enerjisi yatırımlarının önündeki en büyük engel olarak şebeke altyapısındaki yetersizlikler öne çıkıyor. Zirve üretim saatlerinde şebekede oluşan yoğunluk, yeterli enerji depolama kapasitesi olmaması nedeniyle enerji israfına ve negatif fiyatlara yol açıyor. Hatta 2025 yılında İspanya ve Portekiz'de yaşanabilecek büyük çaplı kesintiler, şebeke arızası riskini artırıyor. Avrupa liderleri, olası bir enerji krizini önlemek için şebekeye yeni depolama kapasitesi eklemeye çalışıyor. Ancak mevcut durumda, aşırı yüklenmiş şebekeye daha fazla güneş enerjisi eklemek sorunları büyütüyor. Bu nedenle, Romanya'nın izlediği erken depolama stratejisi, diğer ülkelere örnek olarak gösteriliyor.</p><h3>Gelişen pazarlar güneş enerjisinde ABD ve Avrupa'yı solladı</h3><p>Dünya genelinde, sadece Romanya değil, birçok gelişen ekonomi de güneş enerjisi alanında büyük ilerleme kaydediyor. Brezilya, Şili, El Salvador, Fas, Kenya ve Namibya gibi ülkeler, güneş artı batarya sistemlerine yaptıkları yatırımlarla temiz enerji dönüşümünde ABD ve Avrupa'yı geride bıraktı. Bu ülkelerde, güneş enerjisinin hızlı yayılımı sayesinde elektrik arzı hem ucuzladı hem de daha güvenilir hale geldi. Özellikle Pakistan, son yıllarda çatı güneş panelleri ve batarya kurulumunda dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri oldu. Vatandaşlar, enerji altyapısındaki sorunlara karşı güneş enerjisini tercih ederek hem maliyetleri düşürdü hem de kesintisiz elektrik elde etti. Bu gelişmeler, güneş enerjisinin artık sadece iklim politikası değil, enerji güvenliği ve ekonomik avantajlar açısından da ön plana çıktığını gösteriyor.</p><h3>Güneş enerjisinde yeni dönem: Enerji güvenliği ve özerklik öne çıktı</h3><p>Küresel ölçekte güneş enerjisi, düşük maliyeti ve kolay erişilebilirliği sayesinde enerji sektöründe devrim yarattı. Çin'den gelen ucuz paneller, her yıl dünya genelinde yeni rekorlar kırılmasına olanak tanıdı. Güneş artık sadece en ucuz elektrik kaynağı olmakla kalmıyor, aynı zamanda ülkelerin enerji özerkliği ve dayanıklılığı için de anahtar rol üstleniyor. Özellikle jeopolitik dalgalanmalardan etkilenmek istemeyen küçük ve gelişen ekonomiler, güneş artı batarya sistemleriyle enerji bağımsızlığını güçlendiriyor. Avrupa'nın geçmişte yenilenebilir enerjide liderlik iddiası sürerken, şebeke kısıtlamaları ve depolama eksikliği büyümeyi sınırlandırıyor. Buna karşılık, Romanya ve gelişen ülkeler, güneş enerjisinin sunduğu fırsatları daha hızlı ve verimli şekilde değerlendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, güneş enerjisi küresel ölçekte hızla yayılırken, bu büyümenin sürdürülebilirliği için enerji depolama yatırımlarının önemi giderek artıyor. Romanya'nın başarı hikayesi, sadece Avrupa için değil, tüm dünya için yeni bir model sunuyor. Enerji güvenliği, ekonomik avantajlar ve şebeke dayanıklılığı açısından güneş enerjisi ve depolama teknolojilerinin birlikte geliştirilmesi, geleceğin enerji stratejilerinde belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ucuzlayan-gunes-panelleri-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beynin-gelisimini-sekillendiren-mikroglialarda-insanlara-ozgu-genin-sasirtici-etkisi-ortaya-cikti-289975</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beynin gelişimini şekillendiren mikroglialarda insanlara özgü genin şaşırtıcı etkisi ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi Zuckerman Enstitüsü'nden bilim insanları, insan beyni gelişiminde kilit rol oynayan SRGAP2 geninin mikroglialar üzerindeki etkisini ortaya çıkardı. Bu buluş, insan beyninin neden diğer türlere göre çok daha uzun sürede olgunlaştığını ve eşsiz bilişsel yeteneklere sahip olduğunu anlamada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beynin gelişimini şekillendiren mikroglialarda insanlara özgü genin şaşırtıcı etkisi ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi Zuckerman Enstitüsü'nde yürütülen yeni bir araştırma, insan beyninin gelişiminde kritik bir rol üstlenen SRGAP2 geninin, mikroglia adı verilen beyin bağışıklık hücrelerinin olgunlaşma sürecini belirgin şekilde yavaşlattığını gösterdi. Bilim insanları, insan mikroglialarının olgunlaşmasının farelerdeki benzer hücrelere kıyasla dört ila sekiz yıl sürdüğünü saptadı. Bu benzersiz yavaşlık, insan beyninin olağanüstü karmaşıklığına ve gelişmiş bilişsel yeteneklerine doğrudan katkı sağlıyor. Araştırmanın başında yer alan Dr. Carlos Diaz-Salazar ve ekibi, SRGAP2 geninin mikroglialarda nöronlardan neredeyse on kat daha fazla bulunduğunu tespit etti. Bu bulgu, insan beyninin evrimsel açıdan neden diğer canlılardan ayrıştığını anlamada önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Dr. Polleux: 'SRGAP2, beyin gelişimini eşsiz kılıyor'</h3><p>Franck Polleux'un laboratuvarında gerçekleşen araştırmada, SRGAP2 geninin yalnızca insanlara özgü bir şekilde çoğaltıldığı ve bu genin nöronlarda sinaps oluşumunu artırdığı, aynı zamanda bu bağlantıların olgunlaşmasını geciktirdiği ortaya kondu. Özellikle mikroglialardaki SRGAP2 yoğunluğunun nöronlara kıyasla on kat fazla olması, bilim insanlarını şaşırttı. Dr. Polleux, bu genin, nöronların gelişim hızını düzenlediği gibi, mikrogliaların da gelişim temposunu kontrol ettiğini belirtti. Araştırmacılar, SRGAP2'nin hem nöronlarda hem de mikroglialarda gelişim süreçlerini senkronize ederek insan beyninin karmaşık bağlantı ağını oluşturmasına olanak tanıdığını vurguladı. Bu durum, beynin bilgi işleme kapasitesini artırıyor ve insanlara özgü bilişsel yeteneklerin temelini oluşturuyor. Ayrıca, mikrogliaların yalnızca enfeksiyonlarla mücadele etmekle kalmayıp, gelişen beyin devrelerinin düzenlenmesinde de aktif rol üstlendiği belirtildi.</p><h3>SRGAP2 geniyle insan beyni gelişiminde yeni dönem</h3><p>Bilim insanları, mikrogliaların beyin gelişimi sırasında hangi sinapsların korunacağına ve hangilerinin ortadan kaldırılacağına karar verme süreçlerinde kritik görev üstlendiğini belirtiyor. İnsan mikroglialarının dört ila sekiz yıl gibi uzun bir sürede olgunlaşması, beyin devrelerinin daha hassas ve karmaşık şekilde şekillenmesini sağlıyor. Farelerde ise bu süreç sadece üç hafta sürüyor. Araştırmada kullanılan deneysel veriler, SRGAP2 geninin insan mikroglialarının gelişimini dramatik biçimde yavaşlattığını gösterdi. Bu yavaşlık, insan beyninin yüksek bilişsel işlevler kazanmasında ve bilgi depolama kapasitesinin artmasında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. SRGAP2'nin mikroglialar üzerindeki bu etkisi, insan beyninin neden diğer memelilerden çok daha uzun sürede olgunlaştığını bilimsel olarak açıklıyor. Araştırmacılar, bu genin insan beyninin evrimsel süreçteki benzersizliğinin anahtarı olabileceğini düşünüyor.</p><h3>SRGAP2, beyin hastalıklarının anlaşılmasında umut vadediyor</h3><p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, mikrogliaların yalnızca gelişimsel süreçlerde değil, aynı zamanda nörogelişimsel bozukluklar ve nörodejeneratif hastalıklarla da yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu. Columbia Üniversitesi'ndeki ekip, SRGAP2'nin mikroglialardaki yüksek aktivitesinin bu hastalıklarda nasıl bir rol oynadığını anlamak için yeni araştırmalar başlatmayı planlıyor. Dr. Polleux, insan beyninin oluşumunda rol oynayan tüm unsurları çözmeyi hedeflediklerini ve SRGAP2'nin bu süreçteki öneminin giderek daha iyi anlaşıldığını belirtti. Araştırmacılar, SRGAP2'nin hem nöronlar hem de mikroglialar üzerindeki etkilerinin, insan beyninin evrimsel gelişiminde neoteni olarak bilinen uzamış gelişim döneminin temelini oluşturduğunu düşünüyor. Bu bulgular, gelecekte beyin hastalıklarının tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine kapı aralayabilir.</p><p>Sonuç olarak, Columbia Üniversitesi'nde yürütülen bu çalışma, SRGAP2 geninin insan beyni gelişimi üzerindeki benzersiz etkisini gözler önüne serdi. Mikrogliaların yavaş olgunlaşmasının, insan beyninin karmaşıklığını ve bilişsel kapasitesini artırdığı anlaşıldı. Bilim insanları, bu genin beyin hastalıklarının anlaşılması ve tedavisinde yeni ufuklar açabileceğini belirtiyor. Araştırmanın bulguları, insan beyninin evrimsel olarak nasıl farklılaştığını ve bilişsel üstünlüğünün temelinde hangi biyolojik mekanizmaların yer aldığını anlamada önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/beynin-gelisimini-sekille-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sozcu-tv-sunucusu-ozlem-gurses-turkiyenin-ilk-elektrikli-otomobili-toggun-motorinle-calist-289974</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sözcü TV sunucusu Özlem Gürses, Türkiye'nin ilk elektrikli otomobili Togg'un motorinle çalıştığını sandı!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'ye yakınlığıyla bilinen Sözcü TV sunucusu Özlem Gürses, Türkiye'nin ilk elektrikli otomobili Togg'un motorinle çalıştığını sandı. “Bir Togg'unuz var, deposunu kaça dolduracaksınız?” diyen Gürses'in sözleri sosyal medyada alay konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sözcü TV sunucusu Özlem Gürses, Türkiye'nin ilk elektrikli otomobili Togg'un motorinle çalıştığını sandı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sözcü TV ekranlarında akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmayı değerlendiren Özlem Gürses, verdiği Togg örneğiyle gündem oldu.</p><p>Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla ürettiği elektrikli otomobili Togg'un akaryakıtla çalıştığını sanan Gürses, çok konuşulacak bir gafa imza attı.</p><p>Motorin fiyatlarının yükseleceğini anlatan Gürses, canlı yayında, "Şimdi diyelim ki bir Togg'unuz var, biliyorsunuz Türkiye'nin yerli ve milli otomobili. Deposunu kaça dolduracaksınız?" ifadelerini kullandı.</p><p>Gürses'in ülkenin en çok konuşulan teknoloji projelerinden Togg'un elektrikli olduğunu bilmemesi tepki çekti.</p><p><b>"TOGG'UN DEPOSUNU KAÇA DOLDURACAKSINIZ?"</b></p><p>Gürses canlı yayında şu ifadeleri kullandı:</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/dfd-0209202610454930.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><blockquote>"Şimdi diyelim ki bir Togg'unuz var, biliyorsunuz Türkiye'nin yerli ve milli otomobili. Deposunu kaça dolduracaksınız? Bu gece yarısından itibaren rakamlar uçacak gerçekten de. Uzmanlar diyorlar ki her ay yeniden zam geleceği için sene sonuna kadar motorinin litre fiyatının 100 TL'ye ulaşma ihtimali çok yüksek."</blockquote><p><b>DAHA ÖNCE DE "TÜNEL" GAFIYLA GÜNDEME GELMİŞTİ</b></p><p>Özlem Gürses'in Türkiye'nin yakın tarihi ve önemli projelerine ilişkin yaptığı hatalar ilk değil.</p><p>Gürses daha önce de 1875 yılında hizmete giren Karaköy-Beyoğlu Tüneli'nin Cumhuriyet döneminde inşa edildiğini söylemesiyle gündeme gelmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/sozcu-tv-sunucusu-ozlem-g-384_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/18-gokbey-hazir-bakan-ciftci-gokyuzunde-kendi-kanatlarimizla-ucuyor-mavi-vatani-kendi-imka-289973</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[18 GÖKBEY hazır! Bakan Çiftçi: Gökyüzünde kendi kanatlarımızla uçuyor, 'mavi vatan'ı kendi imkanlarımızla koruyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Teşkilatının envanterine toplam 18 GÖKBEY helikopterinin katılacağını, ilk helikopterin ise teslimata hazır olduğunu bildirdi. Çiftçi, "Ve son çeyrek asırda gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümün özeti şudur, devlet ile millet aynı istikamette, aynı hedefte buluşmuştur. Gökyüzünde kendi kanatlarımızla uçuyor, 'mavi vatan'ı kendi imkanlarımızla koruyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[18 GÖKBEY hazır! Bakan Çiftçi: Gökyüzünde kendi kanatlarımızla uçuyor, 'mavi vatan'ı kendi imkanlarımızla koruyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Çiftçi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Kahramankazan Tesisleri&#39;nde düzenlenen &quot;T625 GÖKBEY Teslim Töreni&quot;nde konuştu.</p><p>T625 GÖKBEY helikopterinin Emniyet Teşkilatına tesliminin ülkeye, millete ve teşkilata hayırlı olmasını dileyen Çiftçi, projede emeği bulunan Savunma Sanayii Başkanlığına, TUSAŞ&#39;a ve bütün paydaşlara teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368707.jpg"/><p>Türkiye&#39;nin yerli ve milli savunma sanayisi yolculuğunun temelinde güçlü bir tam bağımsızlık idealinin bulunduğunu belirten Çiftçi, konuşmasında Şakir Zümre, Nuri Killigil, Nuri Demirağ, Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Özdemir Bayraktar&#39;ın Türkiye&#39;nin üretim, sanayi ve teknoloji alanındaki çalışmalarına değindi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368692.jpg"/><p><b>Bakan Çiftçi, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;Bir milletin sahip olduğu kabiliyet kadar, o kabiliyeti harekete geçirecek siyasi irade hayati önem taşımaktadır. İrade olmazsa idare bir şey yapamaz. Yıllarca bu memleketin idaresi bu iradeden yoksundu ve bugün hamdolsun, Türkiye&#39;nin savunma sanayisinde şahlanışını görüyorsak, bunun ardında dimdik duran bir irade vardır. Bu iradenin adı, Recep Tayyip Erdoğan&#39;dır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368693.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın Türkiye&#39;nin savunma sanayisinde kendi ayakları üzerinde durmasını stratejik bir devlet politikası haline getirdiğini ifade eden Çiftçi, karşılaşılan engellere ve ambargolara rağmen güçlü bir siyasi irade ortaya konulduğunu söyledi.</p><p>Çiftçi, &quot;Ve son çeyrek asırda gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümün özeti şudur, devlet ile millet aynı istikamette, aynı hedefte buluşmuştur. Gökyüzünde kendi kanatlarımızla uçuyor, &#39;mavi vatan&#39;ı kendi imkanlarımızla koruyoruz.&quot; dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aa202609024236861342-020920265ee123af.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>- EMNİYETİN HAVA FİLOSU</b></p><p>Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığının envanterine ilişkin bilgi veren Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Havacılık Daire Başkanlığının envanterinde 35 helikopter, 5 uçak, 19 taktik İHA ve 1 operatif İHA bulunmaktadır. Bu güçlü hava filosu terörle mücadeleden asayiş hizmetlerine, keşif ve gözetlemeden afet ve acil durum görevlerine kadar geniş bir alanda güvenlik güçlerimizin hareket ve müdahale kabiliyetini artırmaktadır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368695.jpg"/><p>Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonunda TUSAŞ ile yürütülen yerli ve milli projelerle bu kapasitenin daha ileri taşındığını belirten Çiftçi, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bu kapsamda Emniyet Teşkilatımız için toplam 18 T625 GÖKBEY helikopteri teslim alınacak. Bunlardan ilk GÖKBEY teslimata hazır hale gelmiştir. Daha önce de TUSAŞ üretimi 6 T-129 ATAK, 5 T-70 helikopter ve 1 AKSUNGUR operatif İHA Emniyet Genel Müdürlüğümüzün envanterine katıldı.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368704.jpg"/><p>Çiftçi, teknolojik kapasitenin yetişmiş insan kaynağıyla da desteklendiğini vurgulayarak, &quot;Bu anlayışla 6 pilotumuz ve 4 helikopter teknisyenimiz GÖKBEY intibak eğitimlerini TUSAŞ bünyesinde sürdürmektedir. Böylece milli hava platformlarımızla birlikte bu platformları etkin biçimde kullanacak insan kaynağımızı da güçlendiriyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "GÖKBEY DEVLETİMİZİN SAHADAKİ ERİŞİMİNİ, SÜRATİNİ VE ETKİNLİĞİNİ ARTIRACAKTIR"</b></p><p>Bir teknolojinin gerçek değerinin insan hayatında ürettiği faydayla ölçüldüğünü belirten Çiftçi, teknolojik imkanların afetlerden terörle mücadeleye kadar birçok alanda güvenlik güçlerine önemli kabiliyetler kazandırdığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368706.jpg"/><p>Bakan Çiftçi, &quot;Emniyet Teşkilatımızın imkan ve kabiliyetlerini daha ileriye taşıyacak GÖKBEY, devletimizin sahadaki erişimini, süratini ve etkinliğini artıracaktır.&quot; dedi.</p><p>T625 GÖKBEY helikopterinin devlet, millet ve Emniyet Teşkilatı için hayırlı olmasını dileyen Çiftçi, savunma sanayisinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p><p>TUSAŞ&#39;a yönelik terör saldırısında şehit olan personeli de anan Çiftçi, konuşmasını, &quot;GÖKBEY&#39;imizin kanadı güçlü, uçuşu emniyetli, milletimize hizmeti daim olsun.&quot; sözleriyle tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368697.jpg"/><p><b>- "GÖK VATANDAKİ HAKİMİYETİMİZİ DAHA İLERİYE TAŞIYORUZ"</b></p><p>Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan da TUSAŞ&#39;ta üretilen her bir parçanın ve dökülen her bir alın terinin Türkiye için büyük önem taşıdığını söyledi.</p><p>Fidan, &quot;Emniyet Genel Müdürlüğü olarak yurdumuzun dört bir yanında aziz milletimizin huzur ve esenliği için yürüttüğümüz amansız mücadelemizde yegane gücümüz kahraman personelimizin fedakarlığı ve bunun yanında yerli savunma sanayimizin bize sunduğu imkanlardır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368691.jpg"/><p>Savunma sanayisinin kamu düzeninin korunmasına, olaylara zamanında müdahale edilmesine etkin katkılar sağladığını vurgulayan Fidan, &quot;Başarıyla yürütülen bu teslimat kapsamında 18 GÖKBEY helikopteri ile gök vatandaki hakimiyetimizi daha ileriye taşıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>GÖKBEY helikopterinin teknik özelliklerine değinen Fidan, hava araçlarının Türkiye&#39;ye ve Emniyet Teşkilatına hayırlı olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/gokbey-helikopteri-emniye-171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/mebin-ucretsiz-ders-kitaplari-okullardaki-yerini-aldi-289971</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MEB'in ücretsiz ders kitapları okullardaki yerini aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılında ücretsiz verilmek üzere hazırlanan 283 milyondan fazla ders kitabının okullardaki dağıtımına başlandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MEB'in ücretsiz ders kitapları okullardaki yerini aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Ümitköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde görev yapan öğretmen ve görevliler, ders kitaplarını tek tek ayırarak sıraların üzerine yerleştirdi.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) bu yıl okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7 ile lise seviyesinde 9, 10 ve 11'inci sınıfların ders kitapları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında kademeli olarak uygulanan müfredata göre hazırlandı.</p><p>Bu yıl okul öncesi için 10, ilköğretim için 420, ortaöğretim için 340, özel eğitim için 210 ve mesleki eğitim için 1045 olmak üzere toplam 2 bin 25 farklı dersten oluşan 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı öğrenciler için hazır hale getirildi.</p><p>2003-2004 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan "Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi" kapsamında bugüne kadar 4 milyar 647 milyon 852 bin 247 ders kitabının dağıtımı yapıldı.</p><p>Bununla birlikte, ülke genelinde uygulama birliği sağlamak, öğretmenlere etkin kaynaklar sunmak ve okul-aile-çocuk etkileşimini güçlendirmek amacıyla okul öncesi eğitime başlayacak çocuklar ile birinci sınıf öğrencilerine yönelik "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" ile temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri hazırlandı.</p><p>Hazırlanan kitaplar, ders kitaplarıyla birlikte öğrenci sıralarında yerini aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/mebin-ucretsiz-ders-kitap-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ve-esi-emine-erdogandan-kirgizistan-programlarina-iliskin-ortak-vide-289968</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'dan Kırgızistan programlarına ilişkin ortak video paylaşımı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın sosyal medya hesaplarından Kırgızistan programlarına ilişkin ortak video paylaşımı yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'dan Kırgızistan programlarına ilişkin ortak video paylaşımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6. Dünya Göçebe Oyunları Açılış Töreni ile Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'e gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan da eşlik etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Bişkek'te, ülkenin bağımsızlığının 35. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Stadyumda, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve eşi Aygül Caparova tarafından karşılanan Erdoğan çifti, tören geçişinde, oyunlarda Türkiye'yi temsil eden kafileyi ayakta selamlayarak alkışladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Iris Ordo Kongre Merkezi'nde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi Genişletilmiş Oturumu'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, "Türkiye olarak etrafımızda yaşanan çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması için sorumluluk alıyor, bölgemizle birlikte tüm dünyada barış için, huzur ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><p><b>EMİNE ERDOĞAN LİDER EŞLERİYLE BİR ARAYA GELDİ</b></p><p>Emine Erdoğan ise Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova'nın Ala Arça Enesai Devlet Konukevi'ndeki lider eşleri için düzenlediği programa katıldı.</p><p>Program kapsamında, konukevinin parkında yürüyüş yapan lider eşleri, Kırgız çadırında geleneksel kıyafetler giyen çocukların ve gençlerin, aralarında komuzun da olduğu Kırgızistan'a özgü enstrümanlarla verdiği konseri ilgiyle takip etti.</p><p>Burada aile fotoğrafı çektiren lider eşleri, daha sonra Kırgızistan'a özgü el sanatlarının yer aldığı etnik sergiyi gezdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın, sosyal medya hesaplarından Bişkek'teki programa ilişkin yapılan paylaşımda, "Kırgızistan ile köklü ilişkilerimizin, dostluk ve kardeşlik temelinde güçlenerek sürmesini temenni ediyorum." ifadeleri kullanıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/video1-02092026f8363995.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Paylaşımdaki videoda, Erdoğan çiftinin katıldıkları programlardan görüntüler yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/cumhurbaskani-erdogan-ve--288_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isvicrede-skandal-karar-okullarda-basortusunu-yasaklayacaklar-289965</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsviçre'de skandal karar! Okullarda başörtüsünü yasaklayacaklar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Zürih Kanton Meclisi, devlet okulları ve anaokullarında başörtüsünü yasaklamayı öngören önergeyi kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsviçre'de skandal karar! Okullarda başörtüsünü yasaklayacaklar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre'nin kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberine göre, Zürih Kanton Meclisi, sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından sunulan, kamuya bağlı okullar ve anaokullarında kız öğrenciler ile kadınların başörtüsü takmasını yasaklamanın amaçlandığı önergeyi oyladı.</p><p>Önerge, 87 kabul, 82 ret ve 6 çekimser oyla kabul edildi.</p><p>Oylama sırasında Zürih Kanton Meclisi'nde tartışmalar yaşanırken, SVP'li vekiller başörtüsünü bir baskı sembolü olarak gördüğünü açıkça belirtti.</p><p>Fransa'nın örnek gösterildiği önergede, başörtüsünün kız çocuklarına yönelik baskının sembolü olduğu iddia edildi.</p><p>Önergenin destekçileri, başörtüsünün devlet ilkokullarının demokratik değerlerine aykırı olduğunu da savundu.</p><p>İsviçre Yeşiller Partisi daha farklı önlemler alınmasını isterken, İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) ise SVP'yi bu girişimle Müslümanlara karşı kasıtlı olarak kin beslemekle suçladı.</p><p>SP, çocuklar için başörtüsü yasağının, din özgürlüğü güvencesiyle doğrudan çeliştiği için yasal olarak uygulanamayacağını belirtti.</p><p>İsviçre Merkez Partisi, tek bir dini sembolü hedef almanın yanlış olduğunun altını çizdi.</p><p><b>ÖNERGEYE GÖRE YASAL DÜZENLEME HAZIRLANACAK</b></p><p>Önerge kapsamında Kanton hükümeti, 2 yıl içinde devlet okulları ve anaokullarında başörtüsünü yasaklamayı öngören bir yasa tasarısı hazırlayacak. Tasarı, Meclis'te kabul edilirse yasaklar yürürlüğe girecek. Zürih kantonundaki devlet okullarında eğitim gören ve dini inancı gereği başörtüsü takmak isteyen Müslümanlar, bundan doğrudan etkilenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/isvicrede-skandal-karar-o-927_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/saturnun-ikonik-halkalari-sonradan-olusmus-olabilir-kokenleri-hala-gizemini-koruyor-289964</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Satürn'ün ikonik halkaları sonradan oluşmuş olabilir! Kökenleri hâlâ gizemini koruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Satürn'ün halkaları, antik ve kadim bir yapı gibi görünse de, Colorado Boulder Üniversitesi ve Cassini uzay aracı verileri, bu halkaların şaşırtıcı biçimde genç olduğunu ortaya koydu. Araştırmalara göre, Satürn'ün halkaları dinozorlar Dünya'da yaşarken henüz oluşmamıştı ve bu bulgu, güneş sisteminin tarihine dair ezberleri bozdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Satürn'ün ikonik halkaları sonradan oluşmuş olabilir! Kökenleri hâlâ gizemini koruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Satürn'ün büyüleyici halkaları, gökyüzünde her zaman varmış gibi algılansa da, son bilimsel çalışmalar bu halkaların şaşırtıcı biçimde genç olduğunu gösterdi. Colorado Boulder Üniversitesi'nden gezegen bilimciler ve NASA'nın Cassini uzay aracı verileri, Satürn'ün halkalarının yalnızca birkaç yüz milyon yıl önce oluştuğunu ortaya koydu. Bu çarpıcı bulgu, dinozorlar Dünya'da dolaşırken Satürn'ün bugünkü ikonik halkalarından yoksun olduğunu işaret ediyor. Bilim insanları, bu yeni yaş tahmininin güneş sisteminin tarihiyle ilgili uzun süredir kabul edilen görüşleri kökten değiştirdiğini vurguluyor.</p><h3>Cassini uzay aracı Satürn'ün halkalarının yaşını ortaya çıkardı</h3><p>NASA'nın Cassini uzay aracı, Satürn sistemi içinde on üç yıl süren gözlemler ve yakın geçişler sırasında topladığı verilerle, halkaların yaşına dair önemli ipuçları sundu. 2017 yılında görevini Satürn'ün içine düşerek tamamlayan Cassini, bu süreçte halkaların üzerine ne kadar toz biriktiğini ve halkaların toplam kütlesini ölçme imkânı sağladı. Colorado Boulder Üniversitesi'nden Sascha Kempf liderliğindeki ekip, 2023 yılında Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmada, mikrometeoritlerin halkalar üzerindeki etkisini analiz etti. Sonuçlar, halkaların neredeyse saf su buzundan oluştuğunu ve uzun süredir önemli miktarda toz birikmediğini gösterdi. Bu bulgular, halkaların sadece birkaç yüz milyon yıl yaşında olduğunu ortaya koydu. Indiana Üniversitesi'nden Richard Durisen ise, "Satürn'ün halkalarının astronomik zaman ölçeğinde genç olduğunu, birkaç yüz milyon yıldan daha yaşlı olmadığını düşünüyoruz" diyerek, gezegenin yaklaşık 4,5 milyar yıllık ömrüne kıyasla halkaların oldukça yeni bir oluşum olduğuna dikkat çekti.</p><h3>Dinozorlar Satürn'ün halkasız halini gördü mü?</h3><p>Satürn'ün halkalarının yaşı ile ilgili yeni veriler, Dünya tarihinin önemli bir dönemine de ışık tutuyor. Kuş olmayan dinozorlar, yaklaşık 165 milyon yıl boyunca Dünya'da yaşadı ve bu dönem 66 milyon yıl önce sona erdi. Bilim insanlarının yaptığı yaş tahminlerine göre, Satürn'ün halkaları dinozorların yaşam süresinin büyük kısmında henüz oluşmamıştı. Cornell Üniversitesi'nden Phil Nicholson, 2019 yılında Science dergisinde yayımlanan ayrı bir çalışmada, Cassini'nin farklı bir ölçümüne dayanarak halkaların 10 ile 100 milyon yıl arasında bir yaşa sahip olabileceğini belirtti. Bu farklı yöntemlerle elde edilen sonuçlar, halkaların Satürn'ün kendisi kadar eski olmadığını, hatta dinozorlar çağında henüz var olmadığını gösteriyor. Bilimsel toplulukta, halkaların oluşumunun muhtemelen dinozorların Dünya'da dolaştığı dönemin sonlarına denk geldiği görüşü öne çıkıyor. Bu değerlendirmeler, Satürn'ün halkalarının güneş sisteminin en eski yapılarından biri olduğu yönündeki yaygın inanışı temelden sarsıyor.</p><h3>Satürn'ün halkalarının kökeni hâlâ gizemini koruyor</h3><p>Cassini verileri ve bilimsel analizler, halkaların yaşını ortaya koyarken, kökenleri konusunda ise kesin bir sonuca ulaşmadı. Araştırmacılar, önde gelen teorinin, Satürn'e yakın bir yörüngede bulunan büyük ve buzlu bir cismin, gezegenin güçlü yerçekimi etkisiyle parçalanması olduğunu belirtiyor. Bu cisim, eski bir uydu veya yörüngesinden sapmış bir kuyruklu yıldız olabilir. Parçalanan buz ve toz, zamanla Satürn'ün etrafında ince ve düz halkalar oluşturdu. Colorado Boulder Üniversitesi'nden Sascha Kempf, "Halkaları evinizdeki halı gibi düşünün; temiz bir halı zamanla toz toplar. Satürn'ün halkaları da benzer şekilde, kısa bir süredir var oldukları için hâlâ neredeyse saf su buzundan oluşuyor" diyerek süreci örneklendirdi. Halkaların gençliği, onların kökenine dair soruları daha da ilginç kılıyor. Bilim insanları, halkaların dramatik bir olay sonucu oluştuğu ve bu olayın güneş sisteminin tarihinde kısa süreli ama etkileyici bir iz bıraktığı görüşünde birleşiyor.</p><h3>Bilim dünyasında tartışmalar sürüyor: Hangi yaş tahmini doğru?</h3><p>Satürn'ün halkalarının yaşı konusunda farklı araştırma ekipleri, çeşitli yöntemler kullanarak farklı sonuçlara ulaştı. 2023 yılında Colorado Boulder Üniversitesi'nin ekibi, mikrometeoritlerin halkalar üzerindeki birikimini temel alarak birkaç yüz milyon yıllık bir yaş aralığı önerdi. Buna karşılık, 2019 yılında Cornell Üniversitesi'nden bir ekip, Cassini'nin uçuş yolundaki sapmaları analiz ederek halkaların 10 ila 100 milyon yıl arasında bir yaşa sahip olabileceğini ortaya koydu. Her iki çalışma da halkaların Satürn'ün kendisi kadar eski olmadığını net biçimde gösterdi. Bu yaş aralığı, Dünya'nın jeolojik geçmişiyle de örtüşüyor. Uzmanlar, Satürn'ün halkalarının oluşumunun, dinozorların neslinin tükenmesine yakın bir döneme denk geldiğini ve bu nedenle güneş sisteminin tarihine dair anlatıları yeniden şekillendirdiğini belirtti. Bilim dünyasında bu konuda görüş ayrılıkları devam ederken, yeni verilerle birlikte halkaların yaşına dair daha kesin sonuçlar elde edilmesi bekleniyor.</p><h3>Satürn'ün halkalarının geleceği: Sonsuza kadar kalacak mı?</h3><p>Satürn'ün halkalarının gençliği kadar, gelecekteki akıbetleri de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Mevcut modeller, halkaların zamanla aşınacağını ve sonunda tamamen kaybolacağını öngörüyor. Toz ve buz parçacıkları, tıpkı geçmişte olduğu gibi, gezegene doğru yağacak ve halkalar bir gün yok olacak. Satürn, halkaları olmadan da varlığını sürdürebilecek. Bu gerçek, bir gezegenin tamamlanmış görünmesinin, onun değişime kapalı olduğu anlamına gelmediğini gösteriyor. Satürn'ün halkalarının varlığı, güneş sisteminin dinamik yapısının ve sürekli evriminin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, halkaların geçmişini ve geleceğini anlamanın, evrenin kökenine dair daha geniş sorulara ışık tutabileceğini belirtiyor. Satürn'ün halkalarını incelemek, hem geçmişin sırlarını çözmek hem de gelecekte neler yaşanabileceğini öngörmek açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, Satürn'ün halkalarının düşündüğümüzden çok daha genç olması, güneş sisteminin tarihine bakışımızı kökten değiştirdi. Dinozorlar çağında gökyüzünde halkasız bir Satürn bulunuyordu ve bu halkalar, gezegenin tarihinde kısa süreli ama etkileyici bir dönem oluşturdu. Bilimsel araştırmalar, Satürn'ün halkalarının kökeni ve geleceğiyle ilgili soruları gündemde tutmaya devam ediyor. Bu süreç, evrenin dinamik ve değişken yapısını anlamamızda önemli bir rol oynamayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/saturnun-ikonik-halkalari-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyadan-rusyaya-sert-mesaj-500-km-menzilli-balistik-fuze-denemesi-yapildi-289963</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'dan Rusya'ya sert mesaj: 500 km menzilli balistik füze denemesi yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya, geçtiğimiz ay Leipzig Havalimanı'nda yaşanan saldırı girişimi nedeniyle resmen Rusya'nın suçlanmasıyla yaşanan şiddetli gerginliğin ardından gece saatlerinde 500 km menzilli balistik füze denemesi gerçekleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'dan Rusya'ya sert mesaj: 500 km menzilli balistik füze denemesi yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Donanması, gece saatlerinde Kuzey Atlantik'te İsrail menşeli ve 500 km menzilli bir balistik füze denemesi gerçekleştirdi. Israel Aerospace Industries (IAI) tarafından geliştirilen LORA sisteminin testi, Avrupa ülkelerinin Rusya tehdidine karşı uzun menzilli silah tedarikini hızlandırdıkları bir dönemde geldi. İrlanda ve İzlanda arasındaki Kuzey Atlantik bölgesinde gerçekleştirilen deneme sırasında en az iki LORA denendi. Hedeflerin yeri ve füzelerin test sırasında katettiği gerçek mesafeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/ff8769a925bc46d08986-02092026ba77bfed.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Alman Donanması Komutanı Jan Christian Kaack, denemenin bütünüyle başarılı olduğunu ve bu adımın, caydırıcılık ve deniz savunma hazırlığında yeni bir başlangıcı temsil ettiğini söyledi. Kaack, "Dün gece Kuzey Atlantik'te gerçekleştirdiğimiz başarılı deneme ile denizcilik tarihine geçtik. Sistemin potansiyel menzili, şimdiye kadar bildiğimiz her şeyi aşıyor" dedi.  </p><p><b>ALMAN DONANMASI İLK DEFA BİR SAVAŞ GEMİSİNDEN BALİSTİK FÜZE ATEŞLEDİ</b></p><p>Alman donanmasının ilk defa bir savaş gemisinden balistik füze ateşlenmesiyle gerçekleşen deneme, Berlin ile Moskova arasındaki ilişkilerin ciddi bir şekilde gerildiği bir dönemde geldi. Füze denemesi, Almanya hükümetinin ağustos ayı başında Leipzig Havalimanı'nda meydana gelen olayın arkasında Rusya'nın bulunduğunu duyurması ve Rusya'ya yönelik bir dizi yaptırım tedbiri açıklamasından saatler sonra gerçekleşti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/1-02092026f1795d11.jpg"/><p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, tedbirler kapsamında Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu'nun kapatılacağını, Berlin'deki kültür ve bilim kurumu Rus Evi'nin sözleşmesinin feshedileceğini, Rus vatandaşlarına yönelik yaptırım listesinin genişletileceğini ve Almanya'nın münhasır ekonomik bölgesinde faaliyet gösteren Rus Gölge Filo gemilerine yönelik tedbirlerin sıkılaştırılacağını açıklamıştı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/almanyadan-rusyaya-sert-m-190_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/iki-haftalik-pancar-suyu-deneyi-yasli-yetiskinlerde-dikkat-cekici-sonuc-verdi-289962</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İki haftalık pancar suyu deneyi yaşlı yetişkinlerde dikkat çekici sonuç verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir araştırmada, yetişkinlerin günlük pancar suyu tüketiminin kan basıncında belirgin bir düşüş sağladığı tespit edildi. Araştırmada farklı yaş grupları incelendi ve pancar suyunun sağlığa etkileri detaylı biçimde ortaya kondu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İki haftalık pancar suyu deneyi yaşlı yetişkinlerde dikkat çekici sonuç verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, yetişkinlere günlük pancar suyu verildiğinde kan basınçlarında anlamlı bir düşüş yaşandığını gösteren bir araştırmaya imza attı. Çalışma kapsamında, 30 yaş altı 39 genç ve 60'lı ile 70'li yaşlardaki 36 yetişkin iki ayrı iki haftalık dönemde incelendi. Katılımcılar bir aşamada nitrat açısından zengin pancar suyu tüketirken, diğer aşamada nitratı alınmış plasebo içecek kullandı. Araştırmanın sonuçları, pancar suyu tüketiminin kan basıncı üzerinde kısa sürede ölçülebilir bir iyileşme sağladığını gösterdi. Bu bulgular, Free Radical Biology and Medicine dergisinde yayımlandı ve pancar suyunun özellikle yaşlı bireylerde kan basıncını düşürme potansiyelini öne çıkardı.</p><h3>Uzmanlar pancar suyu etkisini açıkladı: Nitrat ve ağız mikrobiyomu öne çıkıyor</h3><p>Araştırmaya göre, pancar suyunun kan basıncı üzerindeki etkisinin temelinde içerdiği yüksek miktarda nitrat bulunuyor. Nitratlar, vücuda alındığında ağızdaki yararlı bakteriler tarafından nitrite çevriliyor. Bu nitritler, yutulduktan sonra mide ortamında nitrik okside dönüşüyor ve bu bileşik, kan damarlarının genişlemesini sağlayarak kan basıncının düşmesine yardımcı oluyor. San Francisco'dan beslenme uzmanı Sonya Angelone, pancar suyunun ağızda iyi bakteriler tarafından işlenmesinin bu süreç için kritik olduğunu belirtiyor. Laguna Hills MemorialCare Saddleback Medical Center'dan kardiyolog Cheng-Han Chen ise, nitrik oksidin kan dolaşımına geçerek damarları rahatlattığını ve bunun doğrudan kan basıncı değerlerine yansıdığını vurguluyor. Araştırmada, özellikle yaşlı katılımcıların pancar suyu tükettikten sonra ağız mikrobiyomlarında olumlu değişiklikler gözlendi. İyi bakterilerde artış, zararlı bakterilerde ise azalma tespit edildi. Bu değişim, pancar suyunun sadece kan basıncı değil, genel ağız ve damar sağlığı üzerinde de olumlu etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Pancar suyu tüketimiyle ilgili bilimsel veriler: Günlük miktar ve etkiler</h3><p>Pancar suyu ile ilgili daha önce yapılan bilimsel analizler de mevcut araştırmanın sonuçlarını destekliyor. 2022 yılında yayımlanan bir inceleme, insanların günlük 70 ila 250 mililitre pancar suyu içtiklerinde kan basınçlarında anlamlı bir iyileşme yaşadıklarını ortaya koydu. 2024'teki bir başka analizde ise, düzenli pancar suyu tüketiminin sistolik kan basınçlarında 90 güne kadar süren belirgin bir düşüş sağladığı bildirildi. Uzmanlar, pancar suyunun etkisinin tamamen ağızdaki iyi bakterilerin varlığına bağlı olduğunu, bu nedenle ağız sağlığının da önem taşıdığını belirtiyor. 80 Twenty Nutrition'un sahibi Christy Brissette, nitratların vücutta faydalı etkiye dönüşebilmesi için ağız mikrobiyomunun dengeli olması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, pancar ve benzeri yeşil yapraklı sebzelerin diyetin bir parçası haline getirilmesi, sağlıksız ağız bakterilerinin büyümesini engelleyerek kan basıncının kontrolüne katkı sağlayabiliyor. Uzmanlar, pancar suyunun kan basıncını düşürücü ilaçların yerini alamayacağını ancak tedaviye destek olarak kullanılabileceğini belirtiyor.</p><h3>Pancar suyunun diğer sağlık yararları ve önerilen tüketim miktarı</h3><p>Pancar suyu, kan basıncını düşürmenin ötesinde birçok sağlık yararı sunuyor. Uzmanlar, pancarın lif bakımından zengin olduğunu ve sindirim sağlığını desteklediğini belirtiyor. Ayrıca antioksidan içeriği sayesinde iltihabı azaltmaya ve kronik hastalık riskini düşürmeye yardımcı oluyor. Pancar, folat ve potasyum açısından da iyi bir kaynak olarak öne çıkıyor. Bu mineraller, kalp sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor. Sonya Angelone, pancarın mitokondriyal fonksiyonu artırarak atletik performansı da destekleyebileceğini ifade ediyor. Uzmanlar, bu faydalardan yararlanmak için günlük yaklaşık bir fincan pancar tüketilmesini öneriyor. Yüksek kan basıncı sorunu yaşayanların ise pancar suyu dahil tüm beslenme değişikliklerini doktor kontrolünde yapmaları gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, pancar nitrat açısından zengin tek sebze değil; ıspanak, kereviz ve lahana gibi sebzeler de benzer faydalar sunabiliyor. Bu nedenle, pancar suyu tüketimi kişisel tercihlere ve sağlık durumuna göre çeşitlendirilebilir.</p><p>Sonuç olarak, pancar suyu tüketiminin kan basıncında ölçülebilir bir düşüş sağladığı bilimsel olarak kanıtlandı. Ancak, bu etkinin kişiden kişiye değişebileceği ve pancar suyunun tek başına tıbbi tedavi yerine geçmeyeceği unutulmamalı. Dengeli bir diyet ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile birlikte pancar suyu, kan basıncını kontrol altına almak isteyenler için doğal bir destek olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/iki-haftalik-pancar-suyu--310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-havalimani-4-ana-pisti-icin-son-asamaya-gelindi-289961</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı 4. ana pisti için son aşamaya gelindi!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı'mızın 4'üncü ana pistinde çalışmalarımızda son aşamaya geldik. Doğu-batı ekseninde 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki pistimizin teknik testlerin ardından önümüzdeki günlerde operasyona başlamasını hedefliyoruz. Böylece artan yolcu ve uçuş trafiğine uygun altyapıyı daha da güçlendirecek, İstanbul Havalimanı'nın liderliğini de kalıcı hale getireceğiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Havalimanı 4. ana pisti için son aşamaya gelindi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İGA İstanbul Havalimanı'nın ev sahipliğinde, Uluslararası Havalimanları Konseyi (Airports Council International-ACI World) iş birliğiyle bu yıl 8'incisi düzenlenen ACI World Havalimanı Deneyim Zirvesi 2026'nın resmi açılış töreni gerçekleştirildi. İstanbul'da bir otelde düzenlenen törene; Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Selahattin Bilgen, ACI World Genel Direktörü Justin Erbacci Münih Havalimanı YK Başkanı ve CEO'su Jost Lammers ve 800'ü aşkın üst düzey sektör profesyoneli katıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/=Y1WDUVaDUJKvYNS_UpWTEVG3E1KnYdWTIJaPYdS7YRWXYBa3EVavA9GLY1WTURaXUBW3YNG_U1KbQ9az.jpg"/><p><b>"HER SENE ORTALAMA 1,4 HAVALİMANINI DAHA HİZMETE AÇTIK"</b></p><p>Programda konuşan Bakan Uraloğlu, her sene ortalama 1,4 havalimanını hizmete açtıklarını ifade ederek, "Türkiye, bulunduğu coğrafyanın kendisine bahşettiği eşsiz konumunu, son 24 yılda hayata geçirdiği dev havalimanı projeleriyle taçlandırmış; 133 ülkede 356 dış hat uçuş noktasıyla kıtaları buluşturan gerçek bir kavşak noktası haline gelmiştir. İstanbul Havalimanı başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanına yayılan modern havalimanı altyapımız, sadece yolcu ve yük taşımacılığının değil; aynı zamanda ülkemizin küresel vizyonunun ve bölgesel liderlik iddiasının da somut bir göstergesidir. İlk olarak iç hat yolcu taşımacılığını rekabete açmamız, havacılık sektörümüz açısından bir milattır. 2002 yılında 26 olan aktif havalimanı sayımızı, pasif durumdaki 16 havalimanımızı tamamını yenileyerek ve 16 yeni havalimanı inşa ederek sayıyı 58'e çıkardık. Her sene ortalama 1,4 havalimanını daha hizmete açtık, sistemin içine dahil ettik. Havalimanı sayımızı burada bırakmıyoruz. Yapımları devam eden iki havalimanlarımızla beraber bu senenin sonunda, önümüzde sene havalimanı sayımızı da 60'a yükseltmiş olacağız. 'Dünyada Ulaşamadığımız Hiçbir Nokta Kalmayacak' hedefiyle hareket ederek ülkemizi; dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerden birine dönüştürdük. Hava Ulaştırma Anlaşmamız bulunan ülke sayısını 81'den, 175'e yükselttik. Böylece dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken uçuş ağımıza 296 yeni nokta ekleyerek az öncede belirttiğim üzere 133 ülkede 356 noktaya ulaştırdık" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/=YNG7UNafUNKnENG_UpWjYJC_ERKnYdKTUVGHYdKnYVWXYFa3YJC_YBaHY1KTE5aLIVKbYFWLU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"AVRUPA'DA 3'ÜNCÜ, DÜNYADA 7'NCİ SIRAYA YÜKSELDİK"</b></p><p>Bakan Uraloğlu, "2002'de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34,5 milyon olan yolcu sayımızı 2025'te Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırarak 247 milyon yolcuya yükselttik. Avrupa'da 3'üncü, dünyada 7'nci sıraya yükseldik. İstanbul Havalimanımız da bu başarının en görkemli sembolü ve gökyüzünün liderlerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. İstanbul Havalimanımız, günlük ortalama bin 665 uçuş ile Paris Charles De Gaulle Amsterdam ve Londra Heathrow gibi önemli merkezleri geride bırakarak bir kez daha Avrupa'nın en yoğun havalimanı olmuştur. Aynı dönemde küresel ölçekli 25 havalimanı arasında günlük ortalama 843 uçak kalkışıyla dünya genelinde de 6'ncı sıraya yükselmiş durumdadır. 16 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Havalimanımız, bin 739 uçuş ve 290 bin 287 yolcu ile Türkiye ve Avrupa'da tüm zamanların en yüksek günlük uçuş ve yolcu sayısına ulaşmış; hem uçuş hem yolcu sayısında yeni bir rekora imza atmıştır. 3 gün önce 30 Ağustos'ta da bin 787 uçuş gerçekleştirerek rekorumuzu tazeledik. İGA İstanbul Havalimanı, ACI World Havalimanı Müşteri Deneyimi Akreditasyonu'nda en yüksek seviye olan 5 seviyeyi de yenilemiştir" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/=YJG_URaHIRS7YZS_UpKXA9G3ENKnYdWrU.GLYdS7YJWHU9a3U5GzExaDYxWvIVaLUtWvYZKXU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"İSTANBUL HAVALİMANI'MIZIN 4'ÜNCÜ ANA PİSTİNDE ÇALIŞMALARIMIZDA SON AŞAMAYA GELDİK"</b></p><p>İstanbul Havalimanı 4'üncü ana pistinde çalışmalarda son aşamaya geldiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Türkiye günlük ortalama 4 bin 400 uçuş ile Avrupa'da en yoğun trafik hacmine sahip ülkeler arasında 6'ncı sıraya yükselmiş; Yunanistan, Polonya, Hollanda ve Portekiz gibi ülkeleri geride bırakmıştır. Bu rakamlar tesadüf değildir. Bu rekorlar; planlı yatırımların, kararlı iradenin ve 'dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak' hedefinin somut karşılığıdır. İstanbul Havalimanı'nda üçlü bağımsız pist operasyonu ile Avrupa'da bir ilki gerçekleştirdik. Bu uygulamayı ABD'nin ardından hayata geçiren ülke olarak da tarihe geçtik. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. İstanbul Havalimanı'mızın 4'üncü ana pistinde çalışmalarımızda son aşamaya geldik. Doğu-batı ekseninde 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki pistimizin teknik testlerin ardından önümüzdeki günlerde operasyona başlamasını hedefliyoruz. Böylece artan yolcu ve uçuş trafiğine uygun altyapıyı daha da güçlendirecek, İstanbul Havalimanı'nın liderliğini de kalıcı hale getireceğiz" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/=YZKTUJaHUtWzYZWnUpS_YNanYBKnYdKLUhabYdS7EVWnA5a3EJGrERC_YhWrIRGXUFK3EFKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>Havalimanlarındaki yolcu deneyiminin de operasyonların merkezinde olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:  </b></p><blockquote>"Ücretsiz Wi-Fi, su sebilleri, bebek bakım ve çocuk oyun alanları, erişilebilirlik belgelerimizle yolcu memnuniyetini sürekli yükseltmekteyiz. Havalimanlarımızın büyük çoğunluğu karbon akreditasyonuna sahip olarak sürdürülebilirlikte de öncüyüz. Serbest Rota Hava Sahası uygulamasıyla yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlamakta, yerli ve millî teknolojilerle hava seyrüsefer kapasitemizi artırmaktayız. Bütün bu adımlar gösteriyor ki; bizim için havalimanı yalnızca uçakların inip kalktığı bir meydan değil, yolcunun vaktine, emniyetine, konforuna ve gezegenimize karşı duyduğumuz sorumluluğun da somutlaştığı bir vizyon alanıdır."  </blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/=YxWPUNafUpW3YJWXUpKTEVG3U9KnYdWPE9GXYdS_U9KPEFa3YVGnENGDYJG_UhW7IRKvYNWjU1KbQ9az.jpg"/><p>31 Ağustos-4 Eylül tarihlerinde düzenlenen uluslararası zirvede, havacılık sektörünün geleceğine yön verecek kritik konular ele alınacak. Etkinlikte; havalimanlarında yolcu deneyiminin geliştirilmesi, teknolojik yenilikler ve yeni nesil havalimanı hizmetleri başta olmak üzere sektörel gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirilecek.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/istanbul-havalimani-4-ana-811_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289960</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/perseus-kumesinin-merkezindeki-kara-delikte-simdiye-kadarki-en-guclu-x-isini-patlamasi-gozlendi-289960</link>
      <pubDate>2026-09-02T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Perseus Kümesi'nin merkezindeki kara delikte şimdiye kadarki en güçlü X-ışını patlaması gözlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Perseus Kümesi'nin merkezinde yer alan NGC 1275 galaksisindeki süper kütleli kara delik, NASA'nın Swift X-ışını Teleskobu ile yapılan gözlemlerde olağanüstü bir X-ışını patlaması sergiledi. Bu patlamanın ardından yaklaşık 300 gün sonra radyo jetlerinde de güçlü bir parlama tespit edildi. Araştırmacılar, bu gözlemin kara deliklerin davranışlarını ve galaksi evrimini anlama yolunda önemli bir adım olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Perseus Kümesi'nin merkezindeki kara delikte şimdiye kadarki en güçlü X-ışını patlaması gözlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Perseus Kümesi'nin merkezinde konumlanan NGC 1275 galaksisinde bulunan süper kütleli kara delik, NASA'nın Swift X-ışını Teleskobu tarafından kaydedilen olağanüstü bir X-ışını patlaması ile bilim dünyasının dikkatini çekti. Bu patlama, yaklaşık yirmi yıllık gözlem verilerinin analiz edilmesiyle ortaya çıktı. Olayın ardından, neredeyse 300 gün sonra radyo dalgalarında da çarpıcı bir artış kaydedildi. Araştırmacılar, bu gelişmenin kara deliklerin akresyon diskleri ve jet oluşumu arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamada kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu belirtiyor.</p><h3>NASA ve Michigan Üniversitesi ekibi disk-jet bağlantısını aydınlatıyor</h3><p>Michigan Üniversitesi'nden Sarah Ketchum liderliğindeki ekip, Swift X-ışını Teleskobu'nun sağladığı uzun süreli izleme verilerini kullanarak NGC 1275 galaksisinin merkezindeki süper kütleli kara deliğin davranışlarını detaylı şekilde inceledi. Elde edilen bulgular, kara deliğin akresyon diski ile başlattığı jetler arasındaki bağlantının daha önce hiç olmadığı kadar net biçimde gözlemlenmesini sağladı. Araştırmacılar, 2023 Şubat'ında başlayan X-ışını patlamasının galaksiden kaydedilen en güçlü olay olduğunu vurguladı. X-ışını parlaklığında yaklaşık iki katlık bir artış tespit edildi ve bu olağanüstü yükseliş 60 günden kısa bir sürede gerçekleşti. Patlamanın, her biri yaklaşık beş gün süren en az iki ayrı bölümden oluştuğu belirlendi. Bu veriler, kara deliklerin enerji üretimi ve galaksi evrimi üzerindeki etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>NGC 1275'teki X-ışını patlaması sonrası 300 günlük radyo gecikmesi şaşırttı</h3><p>Swift X-ışını Teleskobu ile kaydedilen X-ışını patlamasının ardından, yaklaşık 296 gün sonra güçlü bir radyo jetinin ortaya çıkması bilim insanlarını şaşırttı. Bu gecikme, X-ışını ile radyo emisyonu arasındaki ilişkinin karmaşıklığını gözler önüne serdi. Araştırmacılar, bu zaman farkının kara deliğin çevresindeki X-ışını koronasından çıkan enerjinin, jetin içinde radyo dalgalarının yayıldığı bölgeye ulaşması için gereken süre olabileceğini düşünüyor. Ancak, bu sürecin tam olarak nasıl işlediği halen netlik kazanmadı. Ekip, X-ışını patlamalarının nedenlerini araştırırken, yıldızların kara deliğe yaklaşarak parçalandığı gelgit bozulma olaylarının bu durumu açıklamak için yetersiz kaldığını belirtti. Bunun yerine, kara deliğin beslenme oranındaki dalgalanmalar veya jetin daha uzak noktalarında yaşanan rahatsızlıkların olası nedenler arasında yer aldığı ifade edildi. X-ışını ışığının spektral yapısı, hızlı değişkenlik ve belirli demir emisyon çizgileri, akresyon kökenli bir patlamayı destekleyen bulgular olarak öne çıktı.</p><h3>Perseus Kümesi'nde kara delik davranışları galaksi evrimi için anahtar rol oynuyor</h3><p>NGC 1275, Perseus Kümesi'nin en parlak ve dinamik galaksilerinden biri olarak biliniyor. Galaksinin merkezinde yer alan süper kütleli kara delik, çevresine yayılan gaz iplikleri ve baloncuklarla dikkat çekiyor. Bu yapı, kara deliğin beslenme davranışının jet oluşumunu ve yönünü nasıl etkilediğini incelemek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bilim insanları, disk-jet bağlantısı olarak adlandırılan bu ilişkinin, kara deliklerin galaksi büyümesini nasıl sınırladığını anlamak için kritik olduğunu vurguluyor. Ancak, Chandra X-ışını Teleskobu gibi güçlü gözlemevlerinin bu galaksiyi yeterince sık izleyememesi, bağlantının detaylı incelenmesini zorlaştırıyor. Swift teleskobunun sağladığı sık ve uzun süreli veriler, bu engeli aşmada önemli bir avantaj sağladı. Araştırmacılar, bu tür koordineli X-ışını ve radyo gözlemlerinin, kara deliklerin galaksilerdeki etkilerini gerçek zamanlı izleme imkanı sunduğunu belirtiyor. Bu çalışmalar, evrenin en gizemli yapılarından biri olan süper kütleli kara deliklerin doğasını ve galaksi evrimindeki rollerini anlamada yeni bir kapı aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, Perseus Kümesi'nde yer alan NGC 1275 galaksisindeki süper kütleli kara deliğin sergilediği X-ışını patlaması ve ardından gelen radyo jetleri, kara deliklerin akresyon diskleri ile jetleri arasındaki bağlantının daha iyi anlaşılmasına katkı sağladı. Bilim insanları, bu tür gözlemlerin galaksi evrimi ve kara deliklerin evrendeki rolü hakkında yeni sorulara ışık tuttuğunu ve gelecekte benzer araştırmaların öneminin artacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/perseus-kumesinin-merkezi-295_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/windows-11-ekim-2026dan-itibaren-cekirdek-korumasini-guclendiriyor-289959</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Windows 11, Ekim 2026'dan itibaren çekirdek korumasını güçlendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft, Windows 11 kullanıcılarını ilgilendiren önemli bir güvenlik adımı atıyor. Ekim 2026'dan itibaren, uygun cihazlarda bellek bütünlüğü koruması varsayılan olarak etkinleşecek ve çekirdek düzeyinde güvenlik yeni bir standarda taşınacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Windows 11, Ekim 2026'dan itibaren çekirdek korumasını güçlendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft, Ekim 2026 itibarıyla Windows 11 işletim sistemine sahip uygun cihazlarda, bellek bütünlüğü korumasını varsayılan olarak devreye alacağını duyurdu. Şirketin bu adımı, çekirdek düzeyinde güvenliği güçlendirmeyi ve siber tehditlere karşı daha sağlam bir savunma oluşturmayı amaçlıyor. Son dönemde, yapay zeka destekli araçların ortaya çıkardığı yeni güvenlik açıkları ve işletim sistemlerindeki hataların daha hızlı tespit edilmesi, Microsoft'u Windows 11'de köklü değişikliklere yöneltti. Ekim 2026'dan sonra, kullanıcılar ve özellikle BT yöneticileri, cihazlarında bu koruma katmanını manuel olarak etkinleştirmek zorunda kalmayacak. Microsoft'un yeni güvenlik politikasıyla birlikte, bellek bütünlüğü koruması otomatik olarak aktif olacak ve çekirdek seviyesinde daha güvenli bir ortam sağlanacak.</p><h3>Microsoft: 'Bellek bütünlüğü koruması tüm uygun cihazlarda otomatikleşiyor'</h3><p>Bellek bütünlüğü koruması, Windows 11'de uzun süredir mevcut olan ancak manuel olarak etkinleştirilen bir güvenlik özelliği olarak biliniyordu. Sanallaştırma Tabanlı Güvenlik (VBS) altyapısı üzerine inşa edilen bu teknoloji, donanım sanallaştırmasıyla izole bir alan yaratarak kötü niyetli yazılımların düşük seviyeli sürücüler üzerinden sisteme sızmasını önlüyor. Hipervizör Korumalı Kod Bütünlüğü (HVCI) olarak da adlandırılan bu sistem, yalnızca güvenilir çekirdek modundaki kod ve sürücülerin çalışmasına izin veriyor. Microsoft, Ekim 2026'dan itibaren bu özelliğin varsayılan olarak devreye alınacağını ve kullanıcıların herhangi bir ek işlem yapmasına gerek kalmayacağını açıkladı. Şirket, bu değişikliğin Windows kalite güncellemeleriyle birlikte sunulacağını ve 13 Ekim 2026 tarihli Yaman Salısı güncellemesiyle devreye gireceğini belirtti.</p><h3>BT yöneticilerine uyarı: Hazırlık değerlendirmesi ve manuel kontrol devam ediyor</h3><p>Microsoft, bellek bütünlüğü korumasının otomatik olarak etkinleşmesiyle birlikte, BT yöneticilerinin mevcut güvenlik yapılandırmalarına ve politikalarına saygı gösterileceğini vurguladı. Yani, bir cihazda bellek bütünlüğü koruması kasıtlı olarak devre dışı bırakılmışsa, Windows Güncellemesi bu ayarı otomatik olarak değiştirmeyecek. Ayrıca, Microsoft, Windows'un bellek bütünlüğü korumasını etkinleştirmeden önce bir hazırlık değerlendirmesi yapacağını da garanti etti. Bu, özellikle büyük ölçekli kurumsal ağlarda, olası uyumluluk sorunlarının önüne geçilmesini sağlayacak. Şirket, manuel müdahale gerektiren durumlarda BT yöneticilerine kapsamlı kılavuzlar sunuyor ve bellek bütünlüğü korumasının etkinleştirilmesi konusunda adım adım bilgilendirme yapıyor. Microsoft, bu adımın yalnızca manuel işlemleri azaltmakla kalmayıp, Windows güvenlik yeniliklerinin yeni nesline hazırlık anlamı taşıdığını da belirtti.</p><p>Microsoft'un bu kararı, Windows 11'in güvenlik altyapısında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Çekirdek korumasının zorunlu hâle gelmesi, işletim sistemini koruma altına alırken, kullanıcıların ve kurumların siber tehditlere karşı daha dirençli olmasına katkı sağlayacak. Özellikle BT profesyonelleri ve kurumsal kullanıcılar için, sistemlerin güvenliğini üst seviyeye çıkaran bu değişiklik, önümüzdeki yıllarda Windows 11'in güvenlik standartlarını belirleyici bir unsur olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/windows-11-ekim-2026dan-i-368_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskanligi-ile-afrika-el-sanatlari-ve-kultur-evi-dernegi-arasinda-is-birligi-prot-289958</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı ile Afrika El Sanatları ve Kültür Evi Derneği arasında iş birliği protokolü imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Afrika El Sanatları ve Kültür Evi Derneği arasında iş birliği protokolü imzalandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanlığı ile Afrika El Sanatları ve Kültür Evi Derneği arasında iş birliği protokolü imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Emine Erdoğan'ın himayelerinde faaliyet gösteren Afrika El Sanatları ve Kültür Evi'nin Afrika'nın kültürel mirasını yaşatırken Afrikalı kadınların emeğine değer kattığını belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367671.jpg"/><p>Afrika El Sanatları ve Kültür Evi'nin Türkiye ile Afrika halkları arasındaki gönül bağlarını güçlendirdiğini kaydeden Duran, bu çalışmalara katkı sunmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Afrika El Sanatları ve Kültür Evi Derneği arasında iş birliği protokolü imzalandığını duyurdu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367675.jpg"/><p>Protokol kapsamında medya, iletişim, kamu diplomasisi, kültür ve sosyal alanlarda ortak çalışmalar yürütüleceğini dile getiren Duran, Türkiye ile Afrika arasındaki dostluk ve karşılıklı anlayışın daha da güçlendirileceğini ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367677.jpg"/><p>Duran, kültürel etkileşimi ve halklar arasındaki gönül bağlarını güçlendirecek iş birliğinin hayırlara vesile olmasını dileyerek, emeği geçenlere teşekkür etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/iletisim-baskanligi-ile-a-794_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/silivri-aciklarinda-batan-gemide-kayip-10-murettebatin-isimleri-aciklandi-289957</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri açıklarında batan gemide kayıp 10 mürettebatın isimleri açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi Silivri açıklarında gerçekleşen kaza sonrası batan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinde bulunan ve arama kurtarma çalışmaları devam eden 10 kişilik mürettebatın isimleri ve görevleri açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri açıklarında batan gemide kayıp 10 mürettebatın isimleri açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marmara Denizi Silivri açıklarında iki geminin çarpışması sonucu batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemideki kayıp personeli arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Arama faaliyetleri sürerken, gemide görev yapan ve irtibat sağlanamayan 10 kişilik mürettebatın kimlik bilgileri ile görev listesi paylaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42368303.jpg"/><p>Edinilen bilgilere göre, batan gemide aranan personellerin isimleri ve görevleri şu şekilde:</p><p>Yaşar Kayhan (Kaptan), Rahmi Temel (1. Zabıt), Atakan Alagöz (3. Kaptan), Aydın Demirci (Başmakinist), Gencer Aydın (2. Makinist), Eyüp Enes Cesur (Yağcı), Nidai Duman (Güverte Lostromosu), Nacican Keskin (Usta Gemici), Onuralp Demir (Gemici), Abdülbaki Mirzaoğlu (Aşçı)</p><p>Bölgede Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla yürütülen arama kurtarma çalışmaları hassasiyetle sürdürülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/silivri-aciklarinda-batan-889_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/antalyada-feto-bahanesiyle-dolandiricilar-6-milyon-liralik-vurgun-yapti-289955</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antalya'da FETÖ bahanesiyle dolandırıcılar 6 milyon liralık vurgun yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'da kendilerini mali istihbarat görevlisi olarak tanıtan şüpheliler, bir vatandaşı kimliğinin FETÖ terör örgütü tarafından kullanıldığı yalanıyla kandırarak yaklaşık 6 milyon lira değerindeki döviz ve ziynet eşyasını elden aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antalya'da FETÖ bahanesiyle dolandırıcılar 6 milyon liralık vurgun yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne başvuran D.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını ve arayan şahısların kendilerini 'mali istihbarat birimi yetkilisi' olarak tanıttığını söyledi.</p><p>Şüphelilerin, kimliğinin FETÖ terör örgütü tarafından kullanıldığını belirterek kendisini baskı altına aldığı ve yaptıkları yönlendirmeler sonucunda yaklaşık 6 milyon TL değerindeki döviz ve ziynet eşyalarını elden aldığı öğrenildi. İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, olayın şüphelilerinin kimliklerini tespit etti.</p><p>Antalya merkezli 2 ilde eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 2 kişi Antalya'da, 1 kişi ise il dışında olmak üzere toplam 3 şüpheliyi yakaladı. Operasyonda şüphelilere ait 3 cep telefonu ve sim kartlarına el konuldu. Yapılan incelemelerde dolandırıcılık olayında korsan taksi kullanıldığı da tespit edildi. Araç sürücüsüne 100 bin TL idari yaptırım cezası uygulanırken araç 60 gün süreyle trafikten men edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 3 şüpheliden 1'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/antalyada-feto-bahanesiyl-380_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-rangersli-nicolas-raskini-transferine-hazirlaniyor-289954</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Rangers'lı Nicolas Raskini transferine hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Transfer döneminde pek çok yıldız isimle kadrosunu güçlendiren Beşiktaş, bir önemli takviye daha yapmaya hazırlanıyor. Siyah-beyazlılar, Rangers forması giyen Belçikalı oyuncu Nicolas Raskin'i kadrosuna katmak için geri sayıma geçti. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Rangers'lı Nicolas Raskini transferine hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş, transfer döneminin son bölümünde önemli bir hamle gerçekleştirdi.</p><p>Fabrizio Romano'nun haberine göre siyah-beyazlılar, Belçikalı orta saha Nicolas Raskin'in transferi konusunda Rangers ile prensip anlaşmasına vardı.</p><p>Kulüpler arasındaki görüşmelerin son ayrıntılar üzerinde devam ettiği ve transferin tamamlanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aksamdetay-02092026e9599ec2.jpg"/><p><b>SÖZLEŞMESİ 2028'E KADAR</b></p><p>Rangers'ın 2023 yılında Standard Liege'den kadrosuna kattığı Nicolas Raskin'in İskoç ekibiyle olan sözleşmesi 2028 yazına kadar devam ediyor.</p><p>Merkez orta saha ve ön libero pozisyonlarında görev yapabilen 25 yaşındaki futbolcu; mücadele gücü, pres etkinliği ve oyunun iki yönüne yaptığı katkıyla dikkat çekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/aksamdetay-020920267594736f.jpg"/><p>Belçika Milli Takımı'nda da forma giyen Raskin'in, kulüpler arasındaki son görüşmelerin tamamlanmasının ardından Beşiktaş'a transfer olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/besiktas-rangersli-nicola-572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/cop31-baskani-murat-kurum-okullarda-sifir-atik-programlari-duzenlenecek-289953</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COP31 Başkanı Murat Kurum: Okullarda sıfır atık programları düzenlenecek]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eylül ayında okullarda Sıfır Atık teması ile ilgili programlar düzenleneceğini duyurdu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "Geleceğimizin Sıfır Atık kahramanları okullarımızda yetişiyor. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerindeki Sıfır Atık projemizi Milli Eğitim Bakanlığımız ile okullarımızda daha da yaygınlaştırıyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COP31 Başkanı Murat Kurum: Okullarda sıfır atık programları düzenlenecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan'ın himayesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında eylül ayının teması 'Okullarda Sıfır Atık' olarak belirlendi. Tema kapsamında Sıfır Atık bilincini teşvik edici bilgilendirme ve eğitici-öğretici uygulamalara ilişkin yol haritası hazırlandı. Temaya ilişkin paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Geleceğimizin Sıfır Atık kahramanları okullarımızda yetişiyor. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerindeki Sıfır Atık projemizi Milli Eğitim Bakanlığımız ile okullarımızda daha da yaygınlaştırıyoruz. Yeni eğitim öğretim yılımızın başlamasıyla birlikte okullarımızda; atık ayrıştırma eğitimlerinden, kompost uygulamalarına, Sıfır Atık kamplarından, geri dönüşüm atölyelerine, çevre temalı seminerlerden, ekolojik pazar günlerine kadar birçok farkındalık çalışması yapacağız. Evlatlarımız öğrenecek, anlayacak, Sıfır Atık bilinci daha da güçlenecek" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/geridn-02092026de5ac7f6.jpg"/><p><b>"BROŞÜRLER VE PAYLAŞIMLARLA SIFIR ATIK ÇAĞRISI YAPILACAK"</b></p><p>Bakanlığa bağlı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, öğrenci ve velilere ihtiyaçları kadar alışveriş yapmaları ve uzun ömürlü ürünleri tercih etmeleri çağrısında bulunuldu. Hazırlanan bilgilendirici broşürlerde kırtasiye alışverişi öncesinde geçmiş dönemlerden kalan çanta, defter, kalem, silgi ve benzeri okul gereçlerinin gözden geçirilmesi ve yeniden değerlendirilmesi gerektiği hatırlatıldı.  </p><p><b>"YENİDEN KULLANIM BİLİNCİ TEŞVİK EDİLECEK"</b></p><p>Öğrencilerin günlük yaşamlarında bilinçli tüketim alışkanlıkları kazanmaları, tek kullanımlık ürünlerden kaçınmaları, atıkları kaynağında ayırmaları ve israfı önlemelerine yönelik çeşitli bilgilendirici içerikler hazırlandı. Tek kullanımlık su şişeleri yerine yeniden kullanılabilir mataraların, tek kullanımlık poşet ve ambalajlar yerine ise beslenme kutuları ve yeniden kullanılabilir saklama kaplarının tercih edilmesi önerildi.  </p><p><b>"ETKİNLİK VE HİKAYE KİTAPLARI SIFIR ATIK'I ANLATACAK</b></p><p>"Sıfır Atık Kahramanları Etkinlik Kitabı" ile öğrencilerin atıkları doğru ayrıştırma, yeniden kullanım ve geri dönüşüm konularını çeşitli etkinliklerle öğrenmeleri desteklendi. "Mavi Dünya'nın Sıfır Atık Kahramanları" hikaye kitabında ise kağıt, plastik, cam, metal ve biyobozunur atıkların doğru ayrıştırılmasına ilişkin bilgiler aktarıldı. Çocukların Sıfır Atık yaklaşımını uygulamalı ve eğitici içeriklerle öğrenmelerine yönelik hazırlanan materyaller, "sıfıratık.gov.tr" internet sitesi ve sosyal medya hesabı üzerinden de erişime açıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/kantnali-0209202696aa7b17.jpg"/><p><b>"KANTİNLERDE İSRAFIN AZALTILMASINA DİKKAT ÇEKİLECEK"</b></p><p>Çalışmalar kapsamında okul kantinlerindeki tüketim alışkanlıkları da ele alındı. Yine hazırlanan broşürlerle kantinlerde gereksiz tüketim ve gıda israfının azaltılmasına, atıkların kaynağında ayrı toplanmasına, öğrencilerin sürdürülebilir tercihlere yönlendirilmesine yönelik bilgiler paylaşıldı.  </p><p><b>"SIFIR ATIK KÖŞELERİ OLUŞTURULACAK"</b></p><p>Okullarda kurulacak Sıfır Atık köşeleri, yeniden kullanım etkinlikleri ve atıklardan yeni ürünlerin üretildiği çalışmalarla öğrencilerin çevre konularını uygulayarak öğrenmeleri teşvik edilecek. Öğrencilere "yenisini almak yerine yeniden kullanmaları, israf etmek yerine paylaşmaları ve tüketim tercihlerinde sürdürülebilir seçeneklere yönelmeleri" mesajı verilecek. Bu sayede çocukların erken yaşta Sıfır Atık bilincini kazanmaları ve çevrelerine aktarmalarıyla toplumsal farkındalığın artması hedefleniyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/cop31-baskani-murat-kurum-887_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-ankara-buyuksehir-belediye-baskani-gokcek-ifadeye-cagrildi-289952</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek ifadeye çağrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek ifadeye çağrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca sürdürülen soruşturma çerçevesinde, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Başsavcılığa çağrıldığı öğrenildi. Gökçek'in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek soruşturma kapsamında ifade vereceği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/eski-ankara-buyuksehir-be-896_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/3-yillik-yeni-ekonomi-yol-haritasi-cevdet-yilmaz-pazar-gunu-kamuoyuyla-paylasacagiz-289951</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3 yıllık yeni ekonomi yol haritası! Cevdet Yılmaz: Pazar günü kamuoyuyla paylaşacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Katılımcı ve istişareye dayalı bir anlayışla hazırladığımız 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programımızın (OVP) detaylarını 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3 yıllık yeni ekonomi yol haritası! Cevdet Yılmaz: Pazar günü kamuoyuyla paylaşacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP hazırları kapsamında, iş dünyasının çatı kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve sanayi temsilcileri ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"İstişare toplantımızda; ekonomimizin gelecek üç yıllık yol haritasını, temel makroekonomik hedeflerini, politika çerçevesini ve yapısal reform gündemini ortaya koyacak OVP'ye ilişkin iş dünyamızın beklenti, görüş ve önerilerini dinledik. Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın koordinasyonunda, ilgili tüm bakanlık ve kurumlarımızın katkılarıyla yürütülen hazırlıklarımızda son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Katılımcı ve istişareye dayalı bir anlayışla hazırladığımız 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programımızın detaylarını 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Programın uygulama sürecini ise belirlenen takvim çerçevesinde yakından takip edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/3-yillik-yeni-ekonomi-yol-510_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/2-eylul-carsamba-guncel-gumus-fiyatlari-bugun-gram-gumus-ne-kadar-oldu-son-dakika-gumus-fi-289950</link>
      <pubDate>2026-09-02T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2 Eylül Çarşamba güncel gümüş fiyatları! Bugün gram gümüş ne kadar oldu? Son dakika gümüş fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Güncel gümüş fiyatları yatırımcının yakın markajında. Gümüş alışverişi yapacaklar son dakika fiyatları merak ediyor. 2 Eylül 2026 Çarşamba güncel gümüş fiyatları ne kadar? Gümüş düştü mü yükseldi mi? Bugün gram gümüş kaç lira oldu? İşte, 2 Eylül 2026 Çarşamba gümüş gram alış satış fiyatı son dakika canlı takip ile bu haberde sizlerle...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2 Eylül Çarşamba güncel gümüş fiyatları! Bugün gram gümüş ne kadar oldu? Son dakika gümüş fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılında kayda değer bir yükseliş ile dikkat çeken gümüşe yatırımcının ilgisi 2026 yılında da arttı. Peki, gümüş fiyatlarında son durum ne oldu? Detaylar bu haberde...</p><p>Son dakika gümüş fiyatları... Gümüş piyasasındaki dalgalanmalar yatırımcının radarında. Gümüşteki fiyat iniş çıkışları yatırımcısı tarafından ilgiyle takip ediliyor. Gümüş alıp satacaklar dikkat, bu haberi okumadan hareket etmeyin.</p><p>Küresel piyasalarda bugün, ons gümüş fiyatı 63 dolar seviyelerine kadar gerilemişti. İç piyasada ise gümüş kan kaybederek 98 TL bandına kadar inmişti.</p><p><b>Peki, 2 Eylül 2026 Çarşamba (bugün) gümüş fiyatları şimdi ne kadar oldu? İşte yanıtı...</b></p><p><b>2 EYLÜL ÇARŞAMBA GÜMÜŞ FİYATLARI ALIŞ SATIŞ FİYAT LİSTESİ</b></p><p><b>Gram gümüş alış fiyatı:</b> 99,16 TL</p><p><b>Gram gümüş </b><b>satış fiyatı:</b> 99,25 TL</p><p><b><font color="#ff0000" size="5"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASINA İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/gumus-dusus-ivmesinde-2-e-850_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/meb-ogrencilerin-okula-uyumunun-ailelerle-desteklenmesi-icin-program-hazirladi-289949</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MEB öğrencilerin okula uyumunun ailelerle desteklenmesi için program hazırladı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla "Ailemle Okul Yolu Programı" hazırlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MEB öğrencilerin okula uyumunun ailelerle desteklenmesi için program hazırladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek için 7-11 Eylül'de "uyum haftası" düzenlenecek.</p><p>Bakanlık, söz konusu haftada okul-aile işbirliğinin daha etkin hale getirilmesi için mesaisini artırdı.</p><p>Bu doğrultuda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Ailemle Okul Yolu Programı", öğrencilerin okula, öğretmenlerine, akranlarına ve öğrenme ortamlarına güvenle uyum sağlamalarını desteklerken ailelerin de eğitim sürecine etkin katılımını esas alıyor.</p><p>Program, uyum, aile katılımı, gelişimsel destek ve rehberlik çalışmalarını birbiriyle ilişkilendirerek eğitim öğretim yılının tamamını kapsayacak biçimde yapılandırıldı.</p><p><b>ÜÇ AYRI PROGRAM HAZIRLANDI</b></p><p>Öğrencilerin bulundukları eğitim kademesine özgü gelişimsel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak okul öncesi eğitim, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf düzeylerine yönelik üç ayrı program hazırlandı. Program, okul öncesi eğitim ile 1'inci ve 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" ile başlayacak.</p><p>Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için beş, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri için ise üç gün olarak uygulanacak.</p><p>Bu kapsamda okul öncesi eğitim için "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi" hazırlandı. Rehberde beş günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.</p><p>"Okula Uyum Süreci Aile Bilgilendirme Sunumu" ile ailelerin sürece nasıl eşlik edebilecekleri açıklanırken, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin velileri için de ayrı ayrı "Okula Uyum Veli Sunumları" oluşturuldu.</p><p><b>PROGRAMLAR EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BOYUNCA DEVAM EDECEK</b></p><p>Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.</p><p>Okul öncesi eğitim programı, doğayı birlikte keşfetme, kitaplarla yolculuğa çıkma, üretme ve paylaşma, ailece oyun, hareket, araştırma, sanat ve doğayla bütünleşme gibi alanları içeren gelişim modüllerinden oluşuyor.</p><p>İlkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf programlarında ise "Günlük Yaşam Becerileri", "Ailem ve Ortak Değerlerimiz", "Çevre ve Sürdürülebilir Yaşam" ile "Birlikte Yaşam Kültürü" olmak üzere dört tema altında sekiz gelişim modülü yer alıyor.</p><p>Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p><p><b>HER EĞİTİM KADEMESİ İÇİN AYRI HEDEFLER BELİRLENDİ</b></p><p>Okul öncesi eğitim programıyla ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının desteklenmesi ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ve değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p><p>Bu doğrultuda çocukların okula olumlu ve etkin katılımının desteklenmesi, çocuk-aile-okul arasındaki etkileşim ve işbirliğinin güçlendirilmesi ve aile katılımının eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p><p>İlkokul 1'inci sınıf programıyla öğrencilerin okula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları ve okul yaşamına katılımlarını eğitim yılı boyunca aileleriyle işbirliği içinde sürdürmeleri desteklenecek.</p><p>Öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor.</p><p>Ortaokul 5'inci sınıf programıyla da öğrencilerin ortaokula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları aileleriyle işbirliği içinde desteklenecek. Öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri amaçlanıyor.</p><p><b>AİLELERE YIL BOYU REHBERLİK EDİLECEK</b></p><p>Okul öncesi eğitim kapsamında hazırlanan "Aile Etkinlik Takvimi", eylül-haziran döneminde ailelere oyun, doğa, deney, üretim ve kitaplarla etkileşim gibi günlük yaşam temelli çalışmalar konusunda rehberlik edecek.</p><p>Ailelerden ve okul öncesi öğretmenlerinden alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan aylık aile bültenlerinde ise bilgilendirici içeriklere ve uygulama önerilerine yer verilecek.</p><p>Ayrıca "Okula Uyum Materyalleri Platformu" aracılığıyla okul öncesi eğitim sürecinde öğretmenlerin, ailelerin, okul yönetimlerinin ve rehberlik hizmetlerinin ihtiyaç duyabileceği rehberlere, uygulama örneklerine, oyunlara, şarkılara ve dijital içeriklere tek bir ortamdan erişilebilmesi amaçlanıyor.</p><p>Velilerden biri talebi halinde idari izinli sayılacak</p><p>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep etmeleri halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.</p><p>MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/meb-ogrencilerin-okula-uy-873_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289948</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/plastik-atiklarin-kaderini-degistirebilecek-teknoloji-icin-kritik-anlasma-289948</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plastik atıkların kaderini değiştirebilecek teknoloji için kritik anlaşma]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Denovia, dünyanın plastik atık sorununa çözüm sunan moleküler geri dönüşüm teknolojisiyle dikkat çekiyor. Şirket, uluslararası bir polyester üreticisiyle imzaladığı stratejik anlaşma sayesinde milyarlarca pound plastik atığı değerli kimyasal yapı taşlarına dönüştürmeyi hedefliyor. Bu iş birliği, hem çevresel hem de ekonomik açıdan dünya plastik endüstrisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plastik atıkların kaderini değiştirebilecek teknoloji için kritik anlaşma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde büyüyen plastik atık sorunu, Denovia'nın geliştirdiği ileri moleküler geri dönüşüm teknolojisiyle yeni bir çözüm yoluna giriyor. Şirket, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük bir polyester üreticisiyle stratejik bir çerçeve anlaşması imzalayarak, plastik atıkların devasa boyutlara ulaştığı günümüzde, milyarlarca poundluk atığı ekonomik değere dönüştürmeyi amaçlıyor. Anlaşmanın ilk adımı olarak, her yıl on milyonlarca pound plastik işleyebilecek ticari bir tesisin kurulması planlanıyor. Teknik ve ticari doğrulamanın ardından, bu model birden fazla tesiste uygulanacak ve yıllık işleme kapasitesi milyarlarca pounda ulaşacak. Denovia'nın moleküler geri dönüşüm teknolojisi, özellikle geleneksel yöntemlerle işlenemeyen zorlu polyester atıkları, yeni malzeme üretiminde kullanılabilecek yüksek saflıkta kimyasal yapı taşlarına dönüştürerek sektörde çığır açıyor.</p><h3>Denovia: 'Zor polyester atıklar artık değerli kaynağa dönüşüyor'</h3><p>Denovia'nın geliştirdiği moleküler geri dönüşüm teknolojisi, endüstriyel sonrası polyester, atılmış tekstil ürünleri, kirlenmiş ve karışık polyester akışları, otomotiv malzemeleri ve diğer zor PET bazlı atıklar üzerinde yoğunlaşıyor. Şirketin hedefi, yalnızca plastik şişeler değil, endüstriyel üretimden çıkan ve geleneksel yöntemlerle geri kazanılması güç olan tüm polyester atıklarını dönüştürmek. Dünya çapında her yıl üretilen 400 milyon ton plastiğin büyük bir kısmı atık olarak birikiyor ve yalnızca küçük bir bölümü geri dönüştürülebiliyor. Plastik toplama ve bertaraf maliyetlerinin 2040 yılına kadar yılda 140 milyar dolara ulaşması beklenirken, Denovia'nın teknolojisi bu atıkların önemli bir bölümünü ekonomik değere dönüştürebilecek kapasiteye sahip. Şirketin hesaplamalarına göre, sadece bir milyar poundluk işleme kapasitesiyle yaklaşık 454 bin ton plastik atık geri kazanılabiliyor; bu miktar, 18 bin yarı römorku dolduracak kadar büyük bir hacme karşılık geliyor. Bu da, atıkların çevreye ve ekonomiye olan yükünü azaltırken, üreticiler için de yeni bir gelir kapısı yaratıyor.</p><h3>Plastik atık ekonomisinde devrim: Denovia'nın lisanslama modeliyle büyüme</h3><p>Denovia'nın iş modeli, plastik atıkların sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkarılıp, aynı zamanda önemli bir ekonomik fırsata dönüştürülmesini sağlıyor. Şirket, geliştirdiği teknolojiyi doğrudan kendi fabrikalarında uygulamak yerine, büyük ölçekli polyester üreticilerinin mevcut altyapısıyla entegre ederek hızla yaygınlaşmayı hedefliyor. Bu sayede, Denovia'nın moleküler geri dönüşüm teknolojisi, küresel çapta daha kısa sürede daha fazla atığın geri kazanılmasına olanak tanıyor. Şirketin lisanslama modeli, teknolojinin farklı tesislerde kullanılmasını sağlayarak Denovia'ya ek gelir sağlıyor ve küresel plastik atık ekonomisinde yeni bir dönemi başlatıyor. McKinsey'nin analizlerine göre, 2035 yılına kadar plastik geri dönüşümünde 75 milyar dolara varan bir ekonomik fırsat bulunuyor. Denovia, bu dev pazardan pay almayı hedeflerken, üreticiler de yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş plastik arzındaki açığı kapatmak için bu tür ileri teknolojilere yöneliyor. Şirketin teknolojisiyle elde edilen %99,5 saflıktaki kimyasal yapı taşları, üreticilerin artan taleplerini karşılamada kritik rol oynuyor. Özellikle tekstil endüstrisinde her yıl oluşan 120 milyon metrik tonluk atığın yalnızca dörtte birinin geri kazanılması, dünyanın en büyük 30 moda şirketinin yıllık malzeme ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip.</p><h3>Vancouver Limanı'ndan küresel pazara: Denovia'nın büyüme yolculuğu</h3><p>Denovia, son iki yıl içinde teknolojisini laboratuvar ortamından çıkararak gerçek dünya uygulamalarına taşımayı başardı. 2025 yılının başında Vancouver Limanı'ndaki Tymac tesisinde kurulan PL-1000 makinesiyle, deniz araçlarından toplanan plastik atıklar ve Goodwill aracılığıyla sağlanan polyester tekstiller başarıyla işlendi. Bu süreçte polyester, orijinal kimyasal yapı taşlarına ayrıştırılarak üretime yeniden kazandırıldı. Ağustos ayında imzalanan uluslararası anlaşma, Denovia'nın teknolojisini büyük ölçekli ticari tesislere taşıma yolunda önemli bir kilometre taşı oldu. İlk ticari tesisin başarısı, modelin birden fazla ülkede ve tesiste uygulanmasının önünü açacak. Denovia'nın lisanslama stratejisi sayesinde, şirket milyarlarca poundluk işleme kapasitesine ulaşırken, kendi başına devasa bir altyapı yatırımı yapmadan küresel pazarda hızlı bir büyüme elde etmeyi planlıyor.</p><h3>Küresel plastik atık krizi: Sağlık ve ekonomi için alarm zilleri çalıyor</h3><p>Dünya genelinde plastik atıkların çevreye ve insan sağlığına etkileri giderek daha fazla tartışılıyor. Pew'in verilerine göre, her yıl 130 milyon ton plastik çevreye karışıyor ve bu miktarın 2040 yılına kadar 280 milyon tona ulaşması bekleniyor. Plastik kimyasallarının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin yıllık maliyetinin ise dünya genelinde 1,5 trilyon dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor. Bu tablo, plastik atık krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sağlık açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Denovia'nın moleküler geri dönüşüm teknolojisi, bu devasa sorunu ekonomik bir fırsata dönüştürerek, hem üreticiler hem de çevre için sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Şirketin teknolojisi, plastik atıkları yüksek saflıkta ve değerli kimyasal yapı taşlarına dönüştürerek, üreticilerin hammadde ihtiyacını karşılıyor ve çevreye olan baskıyı azaltıyor.</p><h3>Rakipler ve sektörün geleceği: Denovia'nın öncülüğünde yeni bir dönem</h3><p>Denovia'nın attığı bu adım, plastik geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren diğer büyük şirketlerin de dikkatini çekiyor. Eastman Chemical, Tennessee'deki Kingsport tesisinde yılda 250 milyon pounddan fazla plastik atığı işleyebilen metanoliz teknolojisiyle benzer bir yaklaşım sergiliyor. Dow ise hem mekanik hem de ileri geri dönüşüm yatırımlarıyla plastik döngüselliğini artırmayı hedefliyor ve Circulus'un satın alınmasıyla tüketim sonrası geri dönüştürülmüş reçinelerdeki varlığını güçlendirdi. LyondellBasell, MoReTec teknolojisiyle karışık plastik atıkları yeni polimerlere dönüştürmeye odaklanırken, 2030 yılına kadar yılda en az 2 milyon metrik ton geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir bazlı polimer üretmeyi planlıyor. Republic Services ise Amerika'nın en büyük atık yönetim şirketlerinden biri olarak, 74 geri dönüşüm tesisiyle yılda yaklaşık 5 milyon ton malzeme işliyor ve plastik hammadde geri kazanımında önemli bir rol üstleniyor. Denovia, bu rekabetçi ortamda moleküler geri dönüşüm teknolojisiyle öne çıkıyor ve plastik atıkların endüstriyel pazarda giderek daha değerli bir varlık haline gelmesine öncülük ediyor.</p><h3>Denovia'nın vizyonu: Atıktan değere giden yol açık</h3><p>Denovia'nın yolculuğu, plastik atıkların yalnızca çevresel bir yük değil, aynı zamanda ekonomik bir kaynak olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğunu gösteriyor. Şirket, laboratuvar ölçeğinden başlayarak, Vancouver Limanı'nda gerçek uygulamalarla teknolojisini kanıtladı ve şimdi uluslararası bir polyester üreticisiyle imzaladığı anlaşma sayesinde, milyarlarca poundluk işleme kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. 2035 yılına kadar plastik geri dönüşümünde 75 milyar dolarlık ekonomik fırsatın bulunduğu bu sektörde, Denovia'nın liderliği, plastik atıkların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve ekonomiye kazandırılması açısından kritik bir rol oynuyor. Şirketin yenilikçi yaklaşımı, hem çevreyi koruma hem de üreticilere ekonomik avantaj sağlama potansiyeliyle, plastik atık krizinin çözümünde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Denovia'nın uluslararası polyester üreticisiyle yaptığı bu stratejik iş birliği, plastik atıkların geleceğinde yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Şirketin moleküler geri dönüşüm teknolojisi, hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir çözümler sunarak, küresel plastik atık krizine karşı umut vadediyor. Denovia'nın attığı bu adım, plastik atıkların değerli bir kaynağa dönüşmesini sağlayarak, dünya genelinde çevre dostu ve ekonomik büyüme için örnek bir model oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/plastik-atiklarin-kaderin-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289947</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2026-27-icin-yeni-covid-19-asilari-onaylandi-guncellenmis-formuller-devrede-289947</link>
      <pubDate>2026-09-02T14:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026-27 için yeni COVID-19 aşıları onaylandı! Güncellenmiş formüller devrede]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2026-27 sezonu için tasarlanan dört yeni COVID-19 aşısına onay verdi. Moderna, Pfizer-BioNTech ve Novavax-Sanofi tarafından geliştirilen güncellenmiş aşılar, özellikle risk gruplarına yönelik olarak sonbaharda ABD genelinde dağıtıma hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026-27 için yeni COVID-19 aşıları onaylandı! Güncellenmiş formüller devrede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2026-27 dönemi için geliştirilen dört yeni COVID-19 aşısının dağıtımına onay verdi. 27 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Moderna, Pfizer-BioNTech ve Novavax-Sanofi'nin yeni nesil COVID-19 aşılarının, ülkede dolaşımda olan güncel virüs varyantlarına karşı daha etkili koruma sağlaması hedefleniyor. Moderna'nın iki farklı formülasyonu ile birlikte, Pfizer'ın Comirnaty ve Novavax-Sanofi'nin Nuvaxovid aşıları, önümüzdeki sonbaharda ABD genelinde belirlenen gruplara sunulacak. FDA'nın bu kararı, COVID-19 aşılarının sürekli değişen virüs varyantlarına karşı güncellenmesi gerekliliğine dikkat çekiyor.</p><h3>FDA, Moderna ve Pfizer'ın yeni aşılarını risk gruplarına sundu</h3><p>FDA'nın onayladığı yeni COVID-19 aşıları arasında Moderna'nın Spikevax ve mNEXSPIKE, Pfizer'ın Comirnaty ve Novavax-Sanofi'nin Nuvaxovid formülasyonları öne çıkıyor. Moderna ve Pfizer tarafından geliştirilen aşılar, mRNA teknolojisiyle üretilirken, Novavax-Sanofi'nin aşısı protein bazlı bir yöntem kullanıyor. Bu yeni COVID-19 aşıları, özellikle 65 yaş üstü yetişkinler ile altta yatan sağlık sorunları bulunan gençler için öncelikli olacak. Moderna'nın Spikevax'ı 6 ay ile 64 yaş arasındaki bireyler, Comirnaty ise 5-64 yaş aralığındaki kişiler için uygun görülüyor. mNEXSPIKE ve Nuvaxovid aşıları ise 12-64 yaş aralığında, belirli risk faktörlerine sahip kişiler için onaylandı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), yeni COVID-19 aşılarının dağıtımıyla ilgili henüz resmi bir talimat yayımlamasa da, dağıtımın öncelikle risk gruplarına odaklanacağı belirtiliyor.</p><h3>ABD'de yeni COVID-19 aşılarının dağıtım süreci başlıyor</h3><p>Yeni COVID-19 aşılarının eczanelerde ne zaman erişime açılacağı merak konusu oldu. Walgreens, güncellenmiş aşıların kısa sürede raflarda yerini alacağını duyurdu. CVS ise aşıların erişim zamanının konuma göre değişebileceğini açıkladı. 1 Eylül itibarıyla CVS'nin randevu sisteminde yapılan kontrollerde, yeni COVID-19 aşıları için henüz randevu alınamadığı görüldü. Öte yandan, Kaiser Permanente'nin hasta portalında yapılan sorgulamada, 2025-2026 sezonuna ait COVID-19 aşılarının stoklarının tükendiği ve bu serinin artık üretilmediği belirtildi. Kurumun internet sitesinde, 2026-2027 sezonuna özel yeni COVID-19 aşılarının sonbaharda sunulacağı, ancak kesin bir tarih verilmediği kaydedildi. Uzmanlar, yeni COVID-19 aşılarının özellikle risk gruplarına zamanında ulaştırılmasının, salgının kontrol altına alınmasında kritik rol oynayacağını vurguluyor.</p><p>ABD'de COVID-19 aşılarının güncellenerek risk gruplarına sunulması, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, yeni COVID-19 aşılarının dağıtımıyla birlikte, virüsün yayılımının ve ağır hastalık riskinin azaltılmasının hedeflendiğini ifade ediyor. Sonbaharda başlayacak olan dağıtım sürecinin, toplumun bağışıklığını güçlendirmesi ve yeni varyantlara karşı etkin koruma sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/2026-27-icin-yeni-covid-1-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mehmetcik-suriyede-firat-nehri-uzerine-yuzer-kopru-kurdu-289945</link>
      <pubDate>2026-09-02T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mehmetçik, Suriye'de Fırat Nehri üzerine yüzer köprü kurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından, Suriye'nin Mayadin bölgesinde Fırat Nehri üzerinden geçişler için yüzer köprü kurulduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mehmetçik, Suriye'de Fırat Nehri üzerine yüzer köprü kurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından, Suriye'nin Mayadin bölgesinde Fırat Nehri üzerinden geçişler için yüzer köprü kurulduğunu bildirdi.</p><p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığımız tarafından, Suriye'nin Mayadin bölgesindeki nehirden geçişler için katlanabilir şerit yüzücü köprü kuruldu." ifadesi kullanıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/video-0209202658213c5f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Paylaşımda, yüzer köprüden görüntüler de yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/mehmetcik-suriyede-firat--309_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alo-adalet-135-hizmeti-tum-turkiyede-faaliyete-gececek-bakan-gurlek-acikladi-289944</link>
      <pubDate>2026-09-02T13:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Alo Adalet 135' hizmeti tüm Türkiye'de faaliyete geçecek! Bakan Gürlek açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek "Vatandaşın sesini doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden, çözüm üretme kapasitesini artıran adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. 'Alo Adalet 135' hizmeti ekim ayında tüm Türkiye'deki adliyelerde faaliyete geçecek" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Alo Adalet 135' hizmeti tüm Türkiye'de faaliyete geçecek! Bakan Gürlek açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca adliyenin atrium alanında düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, her yeni adli yılın geçmiş dönemi değerlendirmek, milletin adalet hizmetlerinden beklentilerini hatırlamak ve vatandaşların adalet sistemine duyduğu güveni güçlendirecek adımlarla yeni döneme başlamak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.</p><p>Gürlek, "Adalet hizmetlerini kişi, düşünce, makam ayırt etmeksizin, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız müşterek bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum. Kimse hukukun üzerinde değildir, hiçbir vatandaşımız da hukukun koruması dışında değildir." diye konuştu.</p><p>Adalet camiasının bütün şehitlerini, özellikle şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı rahmet, minnet ve şükranla andığını belirten Gürlek, meslek hayatının önemli bir bölümünü İstanbul Adalet Sarayı'nda hakim ve cumhuriyet savcısı olarak geçirdiğini dile getirdi.</p><p>Gürlek, yargının ihtiyaçlarını yakından bildiklerini belirterek çalışma şartlarının iyileştirilmesi, personel ve teknik altyapının güçlendirilmesi ile fiziki imkanların geliştirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini ifade etti.</p><p>Adalet hizmetlerinin hızlı, adil, eşitlik ilkesine bağlı, güvenilir ve makul sürede sunulmasının vatandaşların temel beklentisi olduğunu vurgulayan Gürlek, bunun teşkilatın tüm unsurlarının ortak gayretiyle mümkün olacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367357.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA BU DÖNEMİ 'ADALETİN YÜZYILI' KILMAK İSTİYORUZ"</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, milletin adalete olan güvenini daha da güçlendirmek için ise yalnızca mevcut sistemi işletmekle yetinemeyeceklerini belirterek, "Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bu dönemi aynı zamanda 'Adaletin Yüzyılı' kılmak istiyoruz. 'Adaletin Yüzyılı' bizim için yalnızca bir slogan değildir. Vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaştığı, yargılamaların makul sürede sonuçlandığı, hukuki güvenliğin ve öngörülebilirliğin arttığı, savunmanın güçlendiği, adalete erişimin kolaylaştığı ve teknolojinin adalet hizmetinin hızına ve kalitesine katkı sunduğu bir Türkiye hedefidir." diye konuştu.</p><p>Reform anlayışını kanun değişiklikleriyle sınırlı tutmadıklarını belirten Gürlek, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları aracılığıyla uzun süren dava ve soruşturmaların nedenlerini erken tespit etmeyi, hedef süreleri daha sağlıklı takip etmeyi ve yargı hizmetlerinin daha hızlı, düzenli ve etkin işlemesini sağlayacak idari ve teknik kapasiteyi güçlendirmeyi amaçladıklarını kaydetti.</p><p>Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Bu anlayışın son adımlarından biri de 'Alo Adalet 135' hizmetidir. 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot bölge olarak başlayan uygulamayla, özellikle uzun süren dava ve soruşturmalara ilişkin vatandaşlarımızın başvurularını hızlı ve güvenli biçimde ilgili mercilere ulaştırabilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturduk. Vatandaşımızın sesini daha doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden ve çözüm üretme kapasitesini artıran bir adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. İnşallah 'Alo Adalet 135' hizmeti ekim ayında tüm Türkiye'deki adliyelerde faaliyete geçecek."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367355.jpg"/><p><b>"ÇOK SAYIDA FAİLİ MEÇHUL OLAYIN AYDINLATILMASINDA ÖNEMLİ MESAFE ALINMIŞTIR"</b></p><p>Adaletin zamanında tecellisi kadar maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının da önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı aracılığıyla geçmişte aydınlatılamayan ve kamu vicdanında yanıt bekleyen dosyaların günümüzün teknolojik ve kriminal imkanlarıyla yeniden değerlendirildiğini ifade etti.</p><p>Gürlek, "Bugüne kadar çok sayıda faili meçhul olayın aydınlatılmasında önemli mesafe alınmıştır. Aradan geçen zaman, maddi gerçeğin değerini azaltmaz. Kamu vicdanında kapanmamış her dosyanın hukukun imkanları ve somut deliller çerçevesinde titizlikle ele alınması gerektiğine inanıyoruz." dedi.</p><p>Bakan Gürlek, yeşil vatanın korunmasının hukuk devletinin sorumluluk alanında olduğunu belirterek, bu alandaki soruşturmaların titizlikle yürütülmesinin ve maddi gerçeğin süratle ortaya çıkarılmasının önem taşıdığını söyledi.</p><p>Uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar, organize suç örgütleri, suç gelirlerinin aklanması ve dijital suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Gürlek, bu mücadelede yargı mensuplarının hukuka ve somut delile dayalı çalışmalarını takdir ettiklerini kaydetti.</p><p><b>"HER TÜRLÜ YOLSUZLUK İDDİASININ HUKUK İÇERİSİNDE ELE ALINMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ"</b></p><p>Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>"Biz hiçbir dini yapılanmaya, milli oluşuma veya toplumsal fayda amacı taşıyan insani ve sosyal projeye karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz, toplumumuzun değerlerini istismar eden, insanların iyi niyetini ve güvenini kötüye kullanan, hukuki boşluklardan yararlanarak haksız menfaat sağlayan, milletimizin vicdanını zedeleyen ve kamu düzenine zarar veren gerçek veya tüzel kişilerdir. Bu yapılara karşı yürütülen mücadelede, ucu nereye giderse gitsin, hukukun ve somut delillerin gösterdiği istikamette maddi gerçeğin ortaya çıkarılacağına inanıyoruz. Aynı kararlılığı kamu vicdanını yaralayan yolsuzluklarla mücadelede de gösteriyoruz. Kamu gücünü, kamu kaynağını veya kendisine tevdi edilen yetkiyi kişisel ya da örgütsel menfaat için kullanan, toplumun devlete ve adalet sistemine duyduğu güveni zedeleyen her türlü yolsuzluk iddiasının hukuk içerisinde, titizlikle ve somut deliller kapsamında ele alınması gerektiğine inanıyoruz."</p><p>Gürlek, suçluların cezalandırılması kadar masumların korunmasının da adaletin temel görevi olduğunu belirterek, en ağır suçlarla mücadelede dahi hukuk sınırları içinde kalınmasının önemini vurguladı.</p><p>"Terörsüz Türkiye" hedefinin toplumsal huzur ile milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Gürlek, süreçte hukuk devletinin temel esaslarından taviz verilmeyeceğini ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.</p><p>30 Ağustos Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümünün, köklü devletlerin güçlü kurumlar ve fedakar kadrolarla geleceğe yürüdüğünü bir kez daha gösterdiğini belirten Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü şekilde geleceğe taşımanın sorumlulukları olduğunu ifade etti.</p><p>Bakan Gürlek, yargıya güvenin temel önceliklerden biri olduğunu, milletin emaneti olan yetkinin kullanımında meslek ilkeleri, tarafsızlık, dürüstlük ve hukuka bağlılıktan hiçbir koşulda taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Savunmanın adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Gürlek, avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik istişarelerin sürdürüleceğini ve mesleğin güven ve itibarını zedeleyen suistimallere karşı gerekli hassasiyetin gösterileceğini dile getirdi.</p><p>"Adaletin Yüzyılı" hedefinin hukukun üstünlüğünün güçlendiği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, vatandaşların haklarına zamanında ulaştığı, terör ile suç ve vesayet yapılanmalarının gündemden çıktığı ve yargıya güvenin pekiştiği bir Türkiye ideali olduğunu belirten Gürlek, bu hedefe yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve insan onurunun korunmasıyla ulaşılacağını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/42367356.jpg"/><p><b>"YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİNE KARŞI MÜCADELEMİZİ DAHA DA KARARLI HALE GETİRECEĞİZ"</b></p><p>Programda konuşan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez ise görevi başında hayatını kaybeden hakim ve cumhuriyet savcıları ile adalet teşkilatının tüm mensuplarını rahmet ve minnetle andığını dile getirdi.</p><p>Adaletin, vatandaşın devlete duyduğu güvenin temel teminatı olduğunu söyleyen Dönmez, İstanbul'un ulusal ve uluslararası önemi ile ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi bünyesinde birleşmesi nedeniyle adli hizmetlerde özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunu ifade etti.</p><p>Başsavcı Dönmez, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olarak yeni adli yılda, terör ve organize suçlardan uyuşturucu ve yasa dışı bahis suçlarına, bilişim suçlarından suç gelirlerinin aklanmasına kadar suçun her türüyle etkin, kararlı ve hukuk içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Özellikle yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi daha da kararlı hale getireceğiz. Bu yapıların yalnızca sokaktaki faaliyetlerine değil, ekonomik yapılanmalarına, finansal kaynaklarına, suçtan elde ettikleri gelirlere ve bu gelirleri aklama yöntemlerine de odaklanacağız. Suç örgütlerinin ekonomik damarlarını hedef alan soruşturmalarla, mal varlıklarına ve finansal ağlarına yönelik tedbirlerle bu yapılara ağır darbeler vuracak, onları hukuk içinde etkisizleştirerek ve sindirerek mücadelemizi sürdüreceğiz."</p><p>Yeni dönemde uzmanlaşma, teknolojik kapasite, suç gelirlerinin takibi, kurumlar arası koordinasyon ve uluslararası adli işbirliğine daha fazla önem vereceklerini belirten Dönmez, suç örgütlerinin ekonomik güç kazanmasına izin vermeden mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüleceğini vurguladı.</p><p>Törene, Adalet Bakan Yardımcıları Can Tuncay ve Burak Ceyhan, İstanbul Valisi Davut Gül, HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tümgeneral İdris Tataroğlu, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ile diğer adliyelerin başsavcıları ve çok sayıda hakim ve savcı katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/02/alo-adalet-135-hizmeti-tu-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>