<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mersinde-tirlar-kafa-kafaya-carpisti-1-olu-2-yarali-282953</link>
      <pubDate>2026-07-07T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mersin'de tırlar kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 2 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Tarsus ilçesinde iki tırın kafa kafaya çarpışması sonucu 1 çocuk hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mersin'de tırlar kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 2 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Mersin-Adana D-400 kara yolu Huzurkent Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yahya Ç. yönetimindeki 33 AFT 795 plakalı tır ile Baki T. idaresindeki 21 DR 064 plakalı tır henüz belirlenemeyen nedenle kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçlarda büyük hasar oluşurken, ihbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada, tırlardan birinde yolcu olarak bulunan 16 yaşındaki Şehmus Y. olay yerinde hayatını kaybetti. Yaralanan sürücülerden Baki T. sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Diğer tırın sürücüsü Yahya Ç. ise araçta sıkıştı. İtfaiye ekiplerinin uzun süren çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılan yaralı sürücü, sağlık ekiplerine teslim edilerek hastaneye sevk edildi. Kaza nedeniyle bölgede trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, polis ekipleri olay yerinde güvenlik önlemi aldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/aw74174303-0707202689a31339.jpg"/><p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/aw74174305-070720264582c4df.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/mersinde-tirlar-kafa-kafa-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-yumakli-hedef-3-milyar-dolar-su-urunleri-ihracati-282952</link>
      <pubDate>2026-07-07T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: "Hedef 3 milyar dolar su ürünleri ihracatı"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Muğla'nın Milas ilçesi Güllük açıklarında su ürünleri yetiştiriciliği yapan tesiste yaptığı incelemelerin ardından, Türkiye'nin su ürünleri sektöründe 2028 hedefinin 750 bin ton yetiştiricilik ve 3 milyar dolar ihracat olduğunu açıkladı. Yumaklı, 2025 yılında su ürünleri ihracatının 2,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, sektörün üretim ve ihracatta büyümesini sürdüreceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: "Hedef 3 milyar dolar su ürünleri ihracatı"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Yumaklı tesis incelemelerinde bulundu  </p><p>Bakan Yumaklı, Muğla'nın Milas ilçesi Güllük açıklarında faaliyet gösteren su ürünleri yetiştiriciliği tesisini ziyaret etti. Tesis yetkilileri ve ilgili kurum amirlerinden bilgi alan Yumaklı, daha sonra üretim alanını inceledi.  </p><p>Programa Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanı sıra Muğla Valisi İdris Akbıyık, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Muğla yöneticileri, kurum müdürüleri ve üreticiler katıldı.  </p><p><b>"2028 HEDEFİMİZ 3 MİLYAR DOLAR İHRACAT"</b></p><p>Su ürünlerinde 2028 yılında hedefin 3 milyar dolarlık ihracat olduğunu ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, şunları söyledi: "Ülkemizin balık ihracatıyla alakalı çok önemli yer tutan, yetiştiricilikle ilgili faaliyette bulunan bir işletmemizi ziyaret ettik. Farklı alanları gözleme ve inceleme fırsatımız oldu. Su ürünleri sektöründe son 24 yılda ülkemiz gerçekten çok devasa mesafeler kat etti. 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonla tüm zamanların rekorunu kırdık. Bunun yüzde 60'ı yetiştiricilikten geldi. Son 24 yılda yetiştiricilikte 10 kat artışla 627 bin tona ulaşmış olduk. 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizin bu potansiyelini kullanmakta hükümet olarak kararlıyız. Yetiştiricilikte şu an da ülkemiz Avrupa'da 2'nci sırada ama en kısa sürede 1'inci sıraya çıkmak için bütün şartlarımızı zorluyoruz. Dünya pazarlarında kendisine yer bulmuş olan Türk somonu, levrek, alabalık, çipura ve midye çok önemli yetiştiricilik alanları. Su ürünleri üretiminde biz özellikle koruma-kullanma dengesine dikkat ediyoruz; netice itibariyle kaynağımız sahip olduğumuz doğal güzellikler, biyoçeşitliliğimiz. Dolayısıyla üretim planlamamızı da su ürünlerinde 2024 yılı başı itibarıyla bu manada koruma-kullanma dengesini gözeterek gerçekleştirdik."  </p><p><b>"İHRACATIN YÜZDE 44'Ü MUĞLA'DAN"</b></p><p>Türkiye'nin 2025 yılında 100 ülkeye ihracat yaptığını ve 2,3 milyar dolarlık bir rakama ulaştığını belirten Bakan Yumaklı, Muğla'nın sektördeki önemine dikkat çekerek, "Türkiye'de yetiştirilen her 4 balıktan bir tanesi Muğla'dan. Muğla yetiştiricilikte Türkiye'de 1'inci sırada; hem deniz sıcaklığı hem içinde bulunduğumuz alanların farklı hava olaylarından korunaklı olması sebebiyle tercih edilen bir lokasyon. Muğla'da iç sularda ve denizde 340 üretim tesisi var. Bu çok önemli bir rakam; yine söylüyorum, altını çizerek söylüyorum: Koruma-kullanma dengesi bizim olmazsa olmazımız. Muğla çipura ve levrekte Türkiye üretiminde 1'inci sırada, bahsetmiş olduğum çipura ve levreğin yüzde 40'ı Muğla'da yetiştiriliyor. Muğla'nın toplam 2,3 milyar dolarlık ihracatın içerisindeki payı 1 milyar dolar. Bu çok önemli bir rakam, dolayısıyla Muğla'nın bu manada katkısı son derece büyük; Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 44'ü gibi bir orana geliyor" dedi.  </p><p><b>"KİŞİ BAŞI BALIK TÜKETİMİ ARTTI AMA YETERLİ DEĞİL"</b></p><p>Son 10 yılda kişi başı balık tüketiminin 5,5 kilogramdan 8,8 kilograma çıktığını, yani yüzde 60'lık bir artış olduğunu dile getiren Bakan Yumaklı, "Dünyadaki pek çok ülkeyle kıyasladığımız zaman aslında balık tüketiminde yeterli noktada olmadığımızı söylemek istiyorum. Dolayısıyla bu manada hem toplumsal bilincimizi artırma hem de deniz ürünlerinin, başta balık olmak üzere besleyiciliğiyle ilgili farklı bir metodoloji de geliştirmemiz gerekiyor. Bununla ilgili önümüzdeki günlerde inşallah farklı kamuoyu bilinçlendirme çalışmalarıyla devam edeceğiz. Sağlıklı bir yaşam için hekimler tarafından haftada 2 öğün balık tüketmemiz öğütleniyor. Biz de bütün kamuoyuna iletmiş olalım" ifadelerine yer verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bakan-yumakli-hedef-3-mil-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kulliyede-tarihi-zirve-cumhurbaskani-erdogan-trumpi-resmi-torenle-karsiladi-282951</link>
      <pubDate>2026-07-07T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Külliye'de tarihi zirve! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ı resmi törenle karşıladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde törenle karşıladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Külliye'de tarihi zirve! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ı resmi törenle karşıladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde törenle karşıladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41905450.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kulliyede-tarihi-zirve-cu-306_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282947</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kucuk-ihmaller-buyuk-masraflara-donusebilir-iste-duzenli-yapilmasi-gereken-8-ev-isi-282947</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küçük ihmaller büyük masraflara dönüşebilir! İşte düzenli yapılması gereken 8 ev işi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Evlerde sıkça göz ardı edilen temizlik görevleri, uzmanlara göre ciddi sağlık ve güvenlik riskleri yaratıyor. Özellikle filtre temizliği konusunda yapılan ihmaller, yangın tehlikesinden yüksek enerji tüketimine kadar birçok olumsuz sonuca yol açabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küçük ihmaller büyük masraflara dönüşebilir! İşte düzenli yapılması gereken 8 ev işi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerde günlük temizlik rutinine dahil edilmeyen bazı işler, zamanla ciddi sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, Türkiye genelinde milyonlarca kişinin ihmal ettiği sekiz önemli temizlik alanına dikkat çekti. Özellikle filtre temizliği, kurutucu havalandırma kanalı ve banyo egzoz fanı gibi noktaların düzenli bakımının yapılmaması, hem sağlık hem de güvenlik açısından büyük risk oluşturuyor. Bu görevlerin ertelenmesi, evlerde yangın tehlikesi, yüksek enerji faturaları ve cihazlarda kısa ömür gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Temizlik uzmanı Becky Rapinchuk, özellikle filtre temizliği konusunda aileleri uyarıyor ve bu tür ihmallerin geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Becky Rapinchuk: 'Filtre temizliği yangın riskini artırıyor'</h3><p>Temizlik uzmanı Becky Rapinchuk, özellikle kurutucu havalandırma kanallarında biriken liflerin ciddi bir yangın tehlikesi oluşturduğunu belirtiyor. Kurutucunun lif filtresi her ne kadar büyük parçaları toplasa da, evcil hayvan tüyü ve ince partiküller zamanla egzoz borusunda birikiyor. Bu birikim, hava akışını engelleyerek cihazın normalden uzun süre çalışmasına ve aşırı ısınmasına yol açıyor. Rapinchuk, "Lif birikimi, havalandırma tıkanıklığına ve yangına davetiye çıkarıyor" diyerek uyarıda bulunuyor. Özellikle kalabalık ailelerde veya evcil hayvan besleyenlerde, filtre temizliği yılda birden fazla kez yapılmalı. Aksi takdirde hem cihazın performansı düşüyor hem de evde can ve mal güvenliği riske giriyor. Rapinchuk, filtre temizliğinin sadece kurutucu için değil, tüm ev için hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor.</p><h3>Filtre temizliği ihmal edilirse ne olur?</h3><p>Filtre temizliği, yalnızca kurutucu havalandırma kanallarıyla sınırlı kalmıyor. Rapinchuk, HVAC sistemlerinde, klimalarda, hava temizleyicilerinde ve bulaşık makinelerinde de filtrelerin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini bildiriyor. Filtrelerde biriken toz, tüy ve kir, cihazların daha fazla enerji harcamasına ve verimliliğinin düşmesine neden oluyor. Bu durum, enerji faturalarının artmasına ve cihaz ömrünün kısalmasına yol açıyor. Ayrıca, temizlenmeyen filtreler, evde hava kalitesini olumsuz etkileyerek solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle alerjik bünyeye sahip olanlar için filtre temizliği hayati önem taşıyor. Rapinchuk, "Filtre temizliği düzenli yapılmazsa, hem sağlığınız hem de bütçeniz zarar görebilir" uyarısında bulunuyor. Bu nedenle, filtrelerin aylık olarak kontrol edilmesi ve gerekirse değiştirilmesi öneriliyor.</p><h3>Davlumbaz ve banyo fanı temizliği de kritik</h3><p>Uzmanlar, ocak davlumbazı filtrelerinin de düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini belirtiyor. Mutfakta pişirme sırasında oluşan yağ buharı, filtrelerde birikerek büyük bir yangın riski oluşturuyor. Özellikle alüminyum filtreler, kolayca çıkarılıp bulaşık makinesinde yıkanabiliyor. Ancak bu basit adımın atlanması, mutfakta ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Rapinchuk, "Yağ birikimi, mutfakta yangın riskini artırıyor" diyerek, davlumbaz filtrelerinin ayda bir temizlenmesini tavsiye ediyor. Banyo egzoz fanları ise genellikle en çok göz ardı edilen alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Fan motorunda biriken toz, aşırı ısınmaya ve hatta yangına neden olabiliyor. Ayrıca, yeterli havalandırma sağlanamazsa, banyoda nem birikiyor ve bu da küf oluşumuna zemin hazırlıyor. Bu nedenle, banyo fanlarının da düzenli aralıklarla temizlenmesi gerekiyor.</p><h3>Çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi bakımı ihmal edilmemeli</h3><p>Çamaşır makinesinin temizlenmesi gerektiği çoğu zaman unutuluyor. Sürekli deterjan ve sıcak suyla çalışan bu cihazda, nemli ortam küf oluşumuna yol açabiliyor. Rapinchuk, "Aylık temizlik döngüsü, küf ve kötü kokuların önüne geçer" diyerek, makinenin düzenli olarak temizlenmesini öneriyor. Aynı şekilde, bulaşık makinesi filtrelerinde biriken yemek artıkları ve kirler, cihazın performansını olumsuz etkiliyor ve kötü kokulara neden oluyor. Bulaşık makinesi yoğun kullanılıyorsa, filtrelerin daha sık temizlenmesi gerekiyor. Aksi halde, hem hijyen hem de cihaz ömrü açısından sorunlar ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, bu tür cihazların bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.</p><h3>Buzdolabı bobinleri ve mutfak dolapları da unutulmamalı</h3><p>Buzdolabı bobinleri, cihazın verimli çalışmasında kilit rol oynuyor. Toz ve kirle kaplanan bobinler, buzdolabının soğutma performansını düşürüyor ve enerji tüketimini artırıyor. Rapinchuk, "Buzdolabı bobinlerini yılda iki kez temizlemek, hem cihazın ömrünü uzatır hem de enerji tasarrufu sağlar" diyor. Mutfak dolaplarında biriken yağ ve kir ise, zamanla kalıcı lekelere ve zorlu temizlik süreçlerine yol açıyor. Özellikle ocağa yakın dolapların haftada bir, diğerlerinin ise mevsimsel olarak temizlenmesi öneriliyor. Böylece hem mutfak hijyeni sağlanıyor hem de dolapların ömrü uzuyor. Tüm bu adımlar, evde sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı oluşturmak için büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, evde ihmal edilen temizlik görevleri yalnızca estetik açıdan değil, sağlık ve güvenlik açısından da ciddi riskler barındırıyor. Özellikle filtre temizliği başta olmak üzere, belirtilen alanların düzenli bakımı, olası yangın tehlikesinin ve yüksek enerji maliyetlerinin önüne geçilmesini sağlıyor. Uzmanlar, bu görevlerin ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, ev sahiplerine düzenli temizlik alışkanlığı kazandırmanın önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kucuk-ihmaller-buyuk-masr-165_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282946</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/siber-hamamboceklerine-yeni-yetenek-uc-saate-kadar-su-altinda-kalabiliyorlar-282946</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siber hamamböceklerine yeni yetenek! Üç saate kadar su altında kalabiliyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Singapur'daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi'nde geliştirilen cyborg hamamböcekleri, özel dalış kıyafetleri ve uzaktan kumanda sistemiyle artık su altında da görev yapabiliyor. Bu yenilikçi teknoloji, özellikle arama kurtarma operasyonlarında ve tehlikeli ortamlarda yeni bir çığır açmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siber hamamböceklerine yeni yetenek! Üç saate kadar su altında kalabiliyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Singapur'daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, cyborg hamamböcekleriyle ilgili geliştirdikleri yeni nesil teknolojiyle dikkat çekti. Araştırma ekibi, Madagaskar hamamböceklerini kullanarak, özel dalış kıyafetleri ve uzaktan kumanda sistemiyle donattıkları bu böceklerin su altında da hareket edebildiğini duyurdu. Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada, cyborg hamamböceklerinin su altında üç saate kadar kalabildiği ve sağlıklarının etkilenmediği belirtildi. Araştırmacılar, bu yenilikçi yaklaşımın özellikle su baskınları gibi tehlikeli ortamlarda arama kurtarma çalışmalarında önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Nanyang Teknoloji Üniversitesi: Cyborg hamamböcekleriyle afetlere müdahale kolaylaşacak</h3><p>Üniversite ekibi, cyborg hamamböceklerinin vücutlarına entegre edilen mikroskobik kontrol devreleri ve piller sayesinde uzaktan yönetilebildiğini açıkladı. Ayrıca, üç boyutlu baskı teknolojisiyle üretilen oksijen sağlayıcı cihazlar sayesinde hamamböcekleri su altında uzun süre kalabiliyor. Bilim insanları, bu biyolojik keşif araçlarının, geleneksel robotların zorlandığı alanlarda kullanılabileceğine vurgu yaptı. Özellikle doğal afet sonrası yıkılan binalar, suyla dolu alanlar ve erişilmesi güç bölgelerde cyborg hamamböcekleriyle araştırma ve kurtarma faaliyetlerinin daha etkin yürütülebileceği belirtildi.</p><h3>Bilim dünyası cyborg hamamböcekleriyle Mars yüzeyini de hedefliyor</h3><p>Araştırma ekibi, cyborg hamamböceklerinin gelecekte sadece dünyada değil, uzayda da kullanılabileceğini ifade etti. Mars yüzeyi gibi zorlu koşullarda geleneksel robotların yetersiz kaldığı durumlarda, dayanıklı ve esnek cyborg hamamböcekleriyle keşif yapılabileceği öngörülüyor. Bilim insanları, bu teknolojinin hem arama kurtarma hem de bilimsel araştırma alanlarında önemli katkılar sağlayacağına inanıyor. Cyborg hamamböcekleriyle ilgili çalışmaların önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Singapur'da geliştirilen cyborg hamamböcekleri, arama kurtarma operasyonlarında ve tehlikeli bölgelerde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bilim dünyasının bu yöndeki çalışmaları, gelecekte hem dünyada hem de uzayda daha güvenli ve etkili çözümler sunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/siber-hamamboceklerine-ye-484_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-ios-27-beta-3-ile-siri-ve-fotograflarda-dev-yenilik-282945</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iOS 27 Beta 3 ile Siri ve Fotoğraflar'da dev yenilik]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iOS 27 Beta 3 güncellemesiyle Siri'nin kişiselleştirilmesini ve Fotoğraflar uygulamasında yeni derecelendirme kontrollerini kullanıcıların beğenisine sundu. Beta süreci Eylül ayındaki büyük lansman öncesinde devam ederken, iOS 27'nin öne çıkan yenilikleri dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iOS 27 Beta 3 ile Siri ve Fotoğraflar'da dev yenilik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, Eylül ayında gerçekleştireceği büyük lansmandan önce iOS 27'nin üçüncü beta sürümünü yayınladı. iOS 27 Beta 3, özellikle Siri'nin kişiselleştirme seçenekleri ve Fotoğraflar uygulamasındaki yeniliklerle öne çıkıyor. Kullanıcılar, Siri'nin ses hızını ve ifadesini ayarlayabilme imkanı bulurken, Fotoğraflar uygulamasında yıldız derecelendirmeleri ve yeni simgeler dikkat çekiyor. Ayrıca erişilebilirlik alanında Canlı Tanıma özelliği, Kestirmeler ve Kontrol Merkezi'nde yapılan geliştirmeler ile AirPods ve Ev uygulaması için getirilen yeni seçenekler, iOS 27'nin kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.</p><h3>Apple, Siri özelleştirme ve Canlı Tanıma ile fark yaratıyor</h3><p>iOS 27 Beta 3'te öne çıkan en önemli yeniliklerden biri, Siri'nin kişiselleştirilebilmesi oldu. Kullanıcılar, uyumlu cihazlarda Siri'nin sesini ve konuşma hızını kendi tercihlerine göre ayarlayabiliyor. Bu özellik, özellikle iPhone 17 Pro ve iPhone Air modellerinde kullanılabiliyor ve cihazda yapılan işlemler sayesinde gizliliği koruyor. Siri ses özelleştirmesi, kullanıcıların dijital asistanlarını daha doğal ve kişisel bir şekilde kullanmalarına olanak tanıyor. Erişilebilirlik bölümünde yer alan Canlı Tanıma ise, cihazın çevresindeki nesneleri tanımlayarak görme engelli kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Bu özellik, nesneleri tanımlayabilmenin yanı sıra, varsayılan sorular belirleme ve özel etkinliklere destek sunma gibi işlevlerle erişilebilirliği artırıyor.</p><h3>Fotoğraflar ve Kestirmeler uygulamasında dikkat çeken yenilikler</h3><p>Fotoğraflar uygulamasında yapılan geliştirmeler, kullanıcıların görsel içeriklerini daha etkin şekilde değerlendirmesine imkan tanıyor. Yeni eklenen Derecelendirme Kontrollerini Göster anahtarı sayesinde, fotoğraf ve videolar üzerinde yıldız derecelendirmeleri yapılabiliyor. Küçük resimlerde görünen derecelendirme rozetleri, arşiv yönetimini kolaylaştırıyor. Hatırlatıcılar uygulamasında ise Sıvı Cam konseptine uygun olarak simge güncellendi. Kestirmeler uygulamasında yapılan değişiklikler, yeni bir kestirme oluştururken kullanıcılara daha fazla kontrol sunuyor. Artık, Kestirmeleri Tanımla arayüzüne ya da manuel editöre açılma seçenekleri bulunuyor. Kontrol Merkezi'nde ise hücresel bağlantı ile ilgili bilgiler, Wi-Fi'ye bağlı olunsa bile görüntülenebiliyor. Kullanıcılar, sinyal gücünü ve bağlantı türünü (LTE veya 5G) kolayca takip edebiliyor.</p><h3>AirPods, Ev uygulaması ve Hindistan'da 5G+ desteği öne çıkıyor</h3><p>AirPods kullanıcıları için getirilen Adaptif ayar, daha fazla şeffaflık veya gürültü engelleme arasında kolayca geçiş yapmayı sağlıyor. Ev uygulamasında ise Apple Intelligence özelliklerinden yararlanmak isteyenlerin artık 2GB iCloud+ planına sahip olmaları gerekiyor. Haritalar uygulamasında rota tercihlerine ulaşım daha anlaşılır hale getirildi; kullanıcılar yön tarifleri sırasında seçeneklere kolayca erişebiliyor. Kilitleme Ekranı'nda, bazı duvar kağıtlarında Kontrol Merkezi butonlarının renkleri değiştirildi ve siyah simgeler öne çıktı. Ayrıca Hindistan'da 5G+ desteği, desteklenen operatörlerde kullanıma sunuldu. Tüm bu yenilikler, iOS 27 Beta 3'ün kullanıcı deneyimini zenginleştirdiğini gösteriyor.</p><p>Apple'ın iOS 27 Beta 3 ile sunduğu yenilikler, Eylül ayındaki ana sürüm öncesinde kullanıcıların beklentilerini yükseltiyor. Siri'nin kişiselleştirilmesi, erişilebilirlikteki gelişmeler ve uygulamalardaki detaylı güncellemeler, iOS 27'nin Apple ekosisteminde önemli bir adım olacağını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/appledan-ios-27-beta-3-il-177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/trabzonspor-icin-geliyor-aral-simsir-transferinde-mutlu-son-282944</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor için geliyor! Aral Şimşir transferinde mutlu son]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Transfer çalışmalarına tam gaz devam eden Trabzonspor, Midtjylland forması giyen 24 yaşındaki başarılı futbolcu Aral Şimşir ile anlaşma sağladı. Milli oyuncunun bu akşam saat 20.00 sularında Trabzon'da olması bekleniyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor için geliyor! Aral Şimşir transferinde mutlu son]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Transferde oldukça hareketli günler geçiren Trabzonspor, bir ismi daha kadrosuna katıyor.</p><p>Bordo-mavililer, Danimarka ekibi Midtjylland'da forma giyen 24 yaşındaki başarılı kanat oyuncusu Aral Şimşir ile anlaşma sağladı.</p><p>TRT Spor'da yer alan bilgiye göre milli oyuncunun bu akşam saat 20.00 sularında Trabzon'da olması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/d59752fb2ae14fca89ad-070720262dea4f4f.jpg"/><p><b>PERFORMANSI</b></p><p>Aral Şimşir, 2019/20 sezonundan bu yana formasını giydiği Midtjylland ile toplamda 145 resmi maçta görev aldı. Milli oyuncu bu karşılaşmalarda takımına 26 gol ve 40 asistlik katkı verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/trabzonspor-icin-geliyor--814_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282943</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/14-yil-suren-fil-dehseti-ayni-aileden-dort-kisiyi-olduren-dhurbe-yeniden-saldirdi-282943</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[14 yıl süren fil dehşeti! Aynı aileden dört kişiyi öldüren Dhurbe yeniden saldırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın Jagatpur bölgesinde, Chitwan Ulusal Parkı'ndan tanınan vahşi fil Dhurbe, Bote ailesinin peşini 14 yıl boyunca bırakmadı. Son saldırıda iki aile ferdinin hayatını kaybetmesiyle, Dhurbe'nin neden olduğu toplam ölüm sayısı 25'e yükseldi. Bölge halkı ve yetkililer, Dhurbe'nin tehdidine karşı yeni önlemler arıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[14 yıl süren fil dehşeti! Aynı aileden dört kişiyi öldüren Dhurbe yeniden saldırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın Jagatpur bölgesinde yaşanan trajik olayda, Chitwan Ulusal Parkı'ndan tanınan vahşi fil Dhurbe, Bote ailesinin hayatını bir kez daha altüst etti. Gece saatlerinde Bote ailesinin evine giren Dhurbe, 25 yaşındaki Ashika Bote ve dört yaşındaki oğlu Bharat'ın ölümüne yol açtı. Bu saldırı, ailenin 2012 yılında yaşadığı ilk trajediden tam 14 yıl sonra gerçekleşti. O dönemde de aynı fil, Shanichara Bote'nin anne ve babasını ezerek öldürmüştü. Aile, yaşadıkları acıdan sonra Madi bölgesini terk ederek Jagatpur'a taşındı ve nehirlerin kendilerini koruyacağına inanmıştı. Ancak Dhurbe, yıllar sonra onların izini sürerek yeni evlerinde dehşet saçtı.</p><h3>Bote ailesinin dramı: Dhurbe'nin takibi bitmedi</h3><p>Bote ailesi, 14 yıl önce yaşadıkları kayıpların ardından yeni bir başlangıç yapmak için Jagatpur'a göç etti. Shanichara Bote, saldırı gecesi evde dokuz kişinin bulunduğunu ifade etti. Eşi Mangali'nin hızlı müdahalesiyle diğer aile bireyleri kurtulurken, Ashika ve küçük Bharat kurtarılamadı. Mangali, filin uzaklaşması için kapının önündeki kuru samanı ateşe verdi. Alevler eve sıçrasa da, ailenin geri kalanı hayatta kalmayı başardı. Küçük ve dayanıksız bir yapıda yaşayan Bote ailesinin yaşadığı korku dolu anlar, bölge halkında derin bir tedirginlik yarattı. Shanichara Bote, Dhurbe'nin yıllar sonra bile peşlerini bırakmadığını, bu olayın aile için bitmeyen bir kabusa dönüştüğünü dile getirdi.</p><h3>Chitwan Ulusal Parkı'ndan Dhurbe için yeni önlemler</h3><p>Dhurbe'nin saldırıları 2010 yılından bu yana Chitwan Ulusal Parkı yönetimi tarafından yakından takip ediliyor. Park yetkilileri, filin insan yerleşimlerine yönelik saldırılarının artmasıyla birlikte çeşitli önlemler aldı. 2012 yılında Shanichara'nın ebeveynlerinin ölümü sonrası, Dhurbe'yi öldürme kararı çıktı ve ordu ile park çalışanları tarafından operasyon düzenlendi. Ancak Dhurbe, yaralı halde ormana kaçtı ve öldüğü sanıldı. 2016'da tekrar ortaya çıkan Dhurbe, bölge halkının güvenliğini tehdit etmeye devam etti. Park yönetimi, filin hareketlerini izlemek için uydu köpek tasmaları kullandı. Ancak bu sistemin, Dhurbe'nin köylere yaklaşmasını tamamen engelleyemediği ortaya çıktı. Son olarak, gerçek zamanlı veri iletimi yapan yeni nesil tasmalarla Dhurbe'nin izlenmesi hedefleniyor. Yetkililer, filin Sukhibhar orman kesiminde tutulacağını açıkladı.</p><h3>Yerel halk Dhurbe'nin tehdidine karşı tepkili</h3><p>Jagatpur ve çevresinde yaşayanlar, Dhurbe'nin saldırılarının artık dayanılmaz boyuta ulaştığını düşünüyor. Ghaylaghari tampon bölgesi tüketici komitesi başkanı Lal Bahadur Davadi, filin saldırıdan günler önce orman kenarında görüldüğünü ve insanlara yaklaştığını belirtti. Bölge sakini Keshav Lamichhane ise, Dhurbe'nin genellikle pirinç ve mısır hasat sezonlarında köylere geldiğini söyledi. Son saldırının ardından köylüler, park yönetiminin yetersiz kaldığını öne sürerek Rapti üzerindeki köprüyü kapattı ve yetkililere tepki gösterdi. Bölge halkı, Dhurbe'nin tehdidine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler bekliyor. Park yönetimi ise, yeni izleme sistemleriyle riskleri azaltmayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>Bote ailesinin yaşadığı dram, Hindistan'daki insan-yaban hayatı çatışmasının çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor. Dhurbe'nin neden olduğu toplam ölüm sayısı 25'e yükselirken, bölge halkı ve yetkililer vahşi filin tehdidini ortadan kaldırmak için yeni adımlar atılması gerektiğini savunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/14-yil-suren-fil-dehseti--912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282942</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insani-acikladi-insan-omrunun-biyolojik-siniri-yaklasik-120-yil-olabilir-282942</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanı açıkladı! İnsan ömrünün biyolojik sınırı yaklaşık 120 yıl olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Rus bilim insanı Evgeny Rogayev, insan ömrünün üst sınırının genetik nedenlerle yaklaşık 120 yıl olduğunu açıkladı. Gelişmiş tıp sayesinde ortalama yaşam süresi artsa da, maksimum ömür sınırı değişmiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanı açıkladı! İnsan ömrünün biyolojik sınırı yaklaşık 120 yıl olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Bilimler Akademisi üyesi ve biyoloji profesörü Evgeny Rogayev, insan ömrünün üst sınırına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. Rogayev, tıptaki büyük ilerlemelere rağmen, insan ömrünün genetik olarak yaklaşık 120 yıl ile sınırlı olduğunu belirtti. Bilim insanı, yüzyıllar boyunca insan türünün maksimum yaşında kayda değer bir değişiklik olmadığını vurguladı. Rogayev'in açıklamasına göre, bugüne kadar doğrulanmış en yüksek insan yaşı 114 yıl olarak kayıtlara geçti. 120 yaşına ulaştığı iddia edilen vakalar ise bilimsel olarak doğrulanmadı.</p><h3>Evgeny Rogayev: 'Genetik sınır aşılamıyor'</h3><p>Evgeny Rogayev, insan ömrü konusunda genetik programlamanın belirleyici rolünü ön plana çıkardı. Ona göre, insan türünün biyolojik yapısı ve genetik kodları, maksimum yaşam süresi üzerinde temel bir kısıtlama oluşturuyor. Rogayev, bu sınırın tıbbi müdahalelerle aşılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Bilim dünyası, insan ömrüyle ilgili bu tür genetik engellerin çözümüne odaklansa da, şu ana kadar 120 yıl sınırı geçilemedi. Rogayev'in açıklamaları, uzun ömür tartışmalarında genetik faktörlerin ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.</p><h3>Ortalama yaşam süresi tıpla yükseldi</h3><p>Bilim insanı Rogayev, tıbbın gelişmesiyle birlikte ortalama yaşam süresinin belirgin şekilde arttığını da dile getirdi. Gelişmiş sağlık sistemlerine sahip ülkelerde, insanların ortalama ömrü 80-85 yıl seviyesine ulaştı. Bu artışta, özellikle çocukluk döneminde karşılaşılan enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele ve genel sağlık hizmetlerinin kalitesi büyük rol oynadı. Ancak Rogayev, ortalama ömür artsa da insan ömrünün üst sınırının sabit kaldığının altını çizdi. Uzmanlar, bu bulguların yaşlanma ve ömürle ilgili araştırmalar için önemli bir referans olduğunu belirtiyor.</p><p>Rogayev'in vurguladığı gibi, insan ömrü konusunda tıp ve genetik araştırmalar devam ediyor. Ancak günümüz verileri, maksimum yaşam süresinin 120 yıl civarında sabit kaldığını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bilim-insani-acikladi-ins-996_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282941</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diyetisyen-uyardi-sabah-su-icmek-neden-onemli-282941</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyen uyardı! Sabah su içmek neden önemli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen V. Baad, aç karnına sabah su içmenin sağlık üzerindeki etkilerini açıkladı. Uzman, suyun bağışıklık ve cilt sağlığı üzerindeki rolüne dikkat çekerek, bu basit alışkanlığın kalp krizi ve inme riskini azaltabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyen uyardı! Sabah su içmek neden önemli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen V. Baad, sabahları aç karnına içilen bir bardak suyun vücut sağlığı üzerinde önemli etkiler yarattığını vurguladı. Uzman, bu basit sabah alışkanlığının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, metabolizmayı hızlandırdığını ve cilt sağlığını olumlu yönde etkilediğini belirtti. Baad, özellikle güne başlarken alınan suyun, lenfatik sistemin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunduğuna dikkat çekti. Ayrıca, suyun toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğunu ve bu sayede hastalıklara karşı koruyucu bir etki sağladığını ifade etti.</p><h3>Diyetisyen Baad: 'Aç karnına su, kalp krizi riskini azaltıyor'</h3><p>Diyetisyen Baad, sabah aç karnına içilen suyun sadece bağışıklık sistemiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kalp krizi, inme ve safra kesesi taşlarının oluşma riskini de düşürdüğünü söyledi. Uzman, bu sağlık sorunlarının başlıca nedenlerinden birinin dehidrasyon olduğuna işaret etti. Güne su tüketerek başlamanın, vücudun nem dengesini koruduğunu ve böylece ciddi sağlık risklerini azaltabildiğini belirtti. Baad, suyun iştahı bastırdığını ve tokluk hissi yarattığını da ekledi.</p><h3>Su içmenin sindirim ve enerjiye katkısı</h3><p>Sabah aç karnına su içmenin sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkiler yarattığını belirten Baad, bu alışkanlığın bağırsak hareketlerini düzenlediğini ve gün boyunca enerji seviyesinin korunmasına yardımcı olduğunu söyledi. Uzman, vücudun yeterli miktarda su almasının cilt sağlığını desteklediğini ve genel olarak daha dinç bir başlangıç sağladığını vurguladı. Sonuç olarak, diyetisyen Baad, sabahları aç karnına bir bardak su içmenin, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir adım olduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/diyetisyen-uyardi-sabah-s-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282940</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunyanin-gozu-ikili-zirvede-cumhurbaskani-erdogandan-trumpa-samimi-karsilama-282940</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın gözü ikili zirvede! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Trump'a samimi karşılama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı Ankara Havalimanı'nda karşıladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın gözü ikili zirvede! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Trump'a samimi karşılama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41904082.jpg"/><p>ABD Başkanı Trump, Air Force One olarak hizmet veren Boeing 747-8 model özel yolcu uçağı ile Etimesgut'ta bulunan Ankara Havaalanı'na iniş yaptı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video15-0707202667c53d82.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KARŞILADI</b></p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, alanda tören kıtasını selamladıktan sonra ABD Başkanı Donald Trump'ı karşıladı.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41904083.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile tokalaşarak kısa süre sohbet etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903728.jpg"/><p>Ardından turkuaz halıda yürüyen ikili, tören alanındaki yerlerini aldı ve Donald Trump Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı 'Merhaba asker' diyerek selamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903729.jpg"/><p>Karşılamanın ardından iki lider, resmi program kapsamında 2 bin 400 metrekarelik yeni yapılan Devlet Konukevi'ne geçti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903998.jpg"/><p>Erdoğan ve Trump daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçiş yapacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903993.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/dunyanin-gozu-ikili-zirve-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282939</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-uyardi-tuz-aliskanligi-sadece-tansiyonu-degil-isitmeyi-de-etkileyebilir-282939</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Tuz alışkanlığı sadece tansiyonu değil, işitmeyi de etkileyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Koreli araştırmacı Yengji Han'ın öncülüğünde yürütülen çalışma, yemeğe sıkça tuz ekleyenlerin işitme kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Özellikle gençler arasında yaygın olan bu alışkanlık, uzmanlara göre beklenmedik sağlık sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Tuz alışkanlığı sadece tansiyonu değil, işitmeyi de etkileyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Koreli bilim insanı Yengji Han'ın liderliğinde gerçekleştirilen araştırma, yemeğe tuz ekleme alışkanlığının işitme kaybı riskini önemli ölçüde artırdığını gözler önüne serdi. Özellikle genç bireyler arasında sıkça karşılaşılan bu davranışın, işitme sağlığı üzerinde beklenmedik sonuçlara yol açabileceği belirtildi. Araştırmanın bulgularına göre, hazır yemeklere düzenli olarak tuz ekleyen kişilerde işitme kaybı yaşama olasılığı yüzde 23 oranında yükseliyor. Bu riskin, kronik hastalığı olmayan gençler arasında daha yaygın olduğu vurgulandı.</p><h3>Yengji Han: 'Tuz tüketimi damar sağlığını etkiliyor'</h3><p>Bilim insanı Yengji Han, aşırı tuz tüketiminin doğrudan işitme kaybına yol açmasa da, damar sağlığını olumsuz etkileyerek işitme bozukluklarını tetikleyebileceğine dikkat çekti. Özellikle tuz tüketiminin damarlar üzerinde oluşturduğu baskı, hipertansiyon ve buna bağlı işitme sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Araştırmada, işitme kaybının genellikle yaşlanma sürecinin bir parçası olduğu, fakat fazla tuz tüketiminin bu süreci hızlandırabileceği ifade edildi.</p><h3>Uzmanlar tuz tüketiminin genel sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor</h3><p>Diyetisyen S. Lisitsina da, aşırı tuz kullanımının yalnızca işitme kaybı değil, aynı zamanda kalp krizi ve inme riskini de artırdığını hatırlattı. Sodyumun vücutta su tutarak ödemlere yol açtığını ve böbrekleri zorladığını belirten uzmanlar, tuz tüketiminin kontrol altında tutulmasının genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bu alışkanlık konusunda ailelerin ve sağlık otoritelerinin bilinçlendirme çalışmaları yürütmesi gerektiği ifade edildi.</p><p>Sonuç olarak, Güney Koreli bilim insanlarının ortaya koyduğu veriler, yemeğe tuz ekleme alışkanlığının yalnızca damak tadını değil, işitme sağlığını da ciddi şekilde etkileyebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, tuz tüketiminin azaltılması konusunda toplumu uyarıyor ve sağlıklı yaşam için dengeli beslenmenin önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bilim-insanlari-uyardi-tu-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282938</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-cagri-hava-kalitesi-kontrolu-demans-riskini-azaltabilir-282938</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından çağrı! Hava kalitesi kontrolü demans riskini azaltabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, dünya genelinde artan hava kirliliğinin özellikle PM2.5 adı verilen ince partiküllerin beyin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Yapılan geniş kapsamlı araştırmaya göre, yüksek PM2.5 seviyelerine maruz kalan kişilerde demans ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişme riski belirgin şekilde yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından çağrı! Hava kalitesi kontrolü demans riskini azaltabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, uzun süreli hava kirliliğine maruz kalmanın, özellikle PM2.5 adı verilen ince parçacıkların, beyin sağlığı üzerinde ciddi sonuçlara yol açtığını açıkladı. 56 milyondan fazla kişinin verileriyle yapılan araştırma, PM2.5 seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayanlarda Lewy cisimcikleriyle ilişkili demans riskinin yüzde 12 arttığını ortaya koydu. Araştırmada, bu mikroparçacıkların genetik yatkınlığı bulunan bireylerde demans ve Parkinson hastalığının ilerlemesini hızlandırdığı vurgulandı.</p><h3>Bilim insanları: PM2.5 nörodejeneratif hastalıkları tetikliyor</h3><p>Çalışmada, PM2.5'in doğrudan demans türlerini başlatmadığı, ancak genetik olarak riskli kişilerde hastalıkların seyrini hızlandırdığı belirtildi. Araştırmacılar, PM2.5'in beyne, akciğerlere ve bağırsaklara ulaştığını ve burada bilişsel bozukluklara yol açan &#945;-synuclein adlı patolojik proteinin birikmesine neden olduğunu gözlemledi. Sıçanlar üzerinde yapılan deneylerde de, uzun süreli PM2.5 maruziyetinin iltihaplanma süreçlerini başlattığı ve bu süreçlerin vücutta patolojik değişimlere yol açtığı tespit edildi.</p><h3>Hava kalitesinin önemi: PM2.5 ile mücadele çağrısı</h3><p>Araştırma ekibi, dünya genelinde hızla artan nörodejeneratif hastalıkların önlenmesi için hava kalitesinin iyileştirilmesinin şart olduğunu vurguladı. Özellikle PM2.5 seviyelerinin düşürülmesi, toplum sağlığı açısından kritik bir öneme sahip. Uzmanlar, şehirlerde ve sanayi bölgelerinde hava kirliliğiyle mücadeleye yönelik daha etkili önlemler alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Sonuç olarak, PM2.5'in etkileriyle ilgili farkındalığın arttırılması ve hava kalitesinin sürekli izlenmesi, demans ve benzeri hastalıkların yayılmasını önlemede önemli bir adım olarak görülüyor.</p><p>PM2.5'in beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, toplumun tüm kesimleri için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Hava kalitesinin korunması, nörodejeneratif hastalıkların yayılmasını önlemede büyük rol oynayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bilim-insanlarindan-cagri-184_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282937</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/japon-bilim-insanlari-sebze-tuketimiyle-stres-arasindaki-baglantiyi-ortaya-koydu-282937</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japon bilim insanları sebze tüketimiyle stres arasındaki bağlantıyı ortaya koydu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da yapılan geniş çaplı bir araştırma, domates, yeşil biber ve baklagil gibi sebzelerin düzenli tüketiminin stres seviyesini düşürdüğünü gösterdi. Bilim insanları, sebze tüketiminin bağırsak mikrobiyotasını olumlu etkileyerek psikolojik sağlığı güçlendirdiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japon bilim insanları sebze tüketimiyle stres arasındaki bağlantıyı ortaya koydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da yürütülen kapsamlı bir bilimsel araştırmanın sonuçları, sebze tüketimi ve stres arasındaki ilişkiye ışık tuttu. Araştırmaya katılan binin üzerinde gönüllünün verileri analiz edildi ve domates, yeşil biber ile baklagil gibi sebzeleri düzenli olarak tüketen bireylerde stres seviyesinin belirgin şekilde daha düşük olduğu tespit edildi. Bu bulgular, Nutrients dergisinde yayımlanan makaleyle kamuoyuna duyuruldu.</p><h3>Japon bilim insanları: 'Sebze tüketimi bağırsak sağlığını güçlendiriyor'</h3><p>Çalışmada, stres düzeyi yüksek olan kişilerin bağırsaklarında yararlı Lachnospira bakterisinin az olduğu belirlendi. Ayrıca, bu kişilerin günlük beslenme kalitesini ölçen NRF9.3 skorlarının da düşük çıktığı ifade edildi. Araştırmacılar, domates, yeşil biber ve baklagil gibi sebzelerin menülerde daha az yer aldığı bireylerde stresin daha yaygın görüldüğüne dikkat çekiyor. Sebze tüketiminin, bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilediği ve psikolojik sağlığı desteklediği vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan sebze tüketimi çağrısı: 'Genel sağlık için önemli'</h3><p>Bilim insanları, elde edilen bulguların yalnızca belirli sebzelerin değil, genel beslenme kalitesinin önemini ortaya koyduğunu belirtiyor. Araştırmanın yazarları, 'mucizevi' bir gıdanın olmadığını, ancak sebze ağırlıklı bir diyetin Lachnospira bakterisinin seviyesini artırarak stresle mücadelede etkili olduğunu vurguladı. Uzmanlar, sebze tüketiminin artırılması gerektiğini ve bu yaklaşımın psikolojik sağlık üzerinde olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Araştırma, sağlıklı bir yaşam için dengeli ve çeşitli beslenmenin önemine bir kez daha dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/japon-bilim-insanlari-seb-692_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282936</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bahcede-ugur-bocegi-istilasi-varsa-ne-yapmali-uzmanlardan-dogal-cozum-onerileri-282936</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bahçede uğur böceği istilası varsa ne yapmalı? Uzmanlardan doğal çözüm önerileri]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bahçıvan Natalia Kaşnova, son dönemde birçok bahçede uğur böceklerinin aşırı çoğalmasının bitkiler için risk oluşturduğunu açıkladı. Kaşnova, uğur böceklerinin faydalı olmasına rağmen, kontrolsüz artışlarında zarara yol açabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bahçede uğur böceği istilası varsa ne yapmalı? Uzmanlardan doğal çözüm önerileri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçıvan Natalia Kaşnova, uğur böceklerinin bahçelerde aşırı çoğalmasının ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyardı. Normalde zararlı böceklerle beslenerek bitkilere fayda sağlayan uğur böcekleri, sayılarının hızla artması durumunda bitkilere zarar verebiliyor. Kaşnova, özellikle bahçede uğur böceklerinin yoğun şekilde görülmesi halinde, öncelikle bu böceklerin neden o bölgeyi tercih ettiğinin araştırılması gerektiğini belirtti. Bölgede uğur böceklerini çeken bitkiler veya onların ana besini olan yaprak bitleri kolonileri bulunabileceğine işaret etti.</p><h3>Kaşnova: 'Uğur böcekleri dikkatlice toplanmalı'</h3><p>Kaşnova, uğur böceklerinin sayısı kontrolden çıktığında, öncelikle onları çeken zararlılar ve bitkilerin ortadan kaldırılmasını önerdi. Ardından, uğur böceklerinin dikkatlice bir süpürge yardımıyla toplanıp farklı bir alana taşınmasının etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Bahçıvan, uğur böceklerini uzaklaştırmak için doğal kovucu maddelerin de kullanılabileceğini vurguladı. Özellikle narenciye, lavanta veya nane gibi uçucu yağların kokularının uğur böceklerine hoş gelmediğini ve bu sayede böceklerin bahçeden uzaklaştırılabileceğini ifade etti.</p><h3>Kimyasal ilaçlar son çare olarak önerildi</h3><p>Uğur böcekleri istilasının çok ciddi boyutlara ulaşması halinde, kimyasal ilaçların kullanımı da gündeme gelebiliyor. Ancak Kaşnova, bu tür kimyasal müdahalelerin diğer yararlı böcekleri de olumsuz etkileyebileceğini hatırlattı. Bu nedenle, kimyasal ilaçlara başvurulacaksa çok dikkatli olunması gerektiğini ve mümkün olduğunca doğal yöntemlerin tercih edilmesinin önemli olduğunu belirtti. Bahçıvan, uğur böcekleriyle mücadelede her adımın titizlikle planlanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, uğur böceklerinin bahçe ekosistemi için genellikle faydalı olduğu, ancak aşırı çoğalmaları halinde zararlıya dönüşebilecekleri unutulmamalı. Uzmanlar, uğur böcekleriyle mücadelede doğal ve dikkatli yöntemlerin öncelikli olarak uygulanmasını tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bahcede-ugur-bocegi-istil-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282935</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savunma-ve-havacilik-ihracatimiz-son-bir-yillik-donemde-11-282935</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır. İhracatımızın yarıdan fazlası NATO Müttefiklerimize ve AB ülkelerine gerçekleştirilmiştir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 36. NATO Devlet Ve Hükümet Başkanları zirvesi kapsamında ATO Congresium'da düzenlenen Savunma Sanayii Formu'na katıldı.  </p><p>Burada konuşan Yılmaz, NATO Zirvesi'nde ittifakın yeni bir döneme adım atacağını dile getirerek, NATO 3.0 olarak adlandırılan bu yeni dönemde, ittifak içinde külfetin giderek daha adil biçimde paylaşıldığının görülebileceğini ifade etti. Ayrıca Yılmaz, gelinen aşamada mevcut jeopolitik sınamalar ışığında NATO içinde daha güçlü bir Avrupa sütunu inşa edilmesinin zorunluluk haline geldiğini söyledi.  </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, geçen yıl Lahey'de alınan savunma harcamalarında artış kararının tüm müttefikler tarafından kayda değer ölçüde yerine getirildiğini ve savunma harcamalarına yönelik yaklaşımın köklü biçimde dönüştüğünü aktardı.  </p><p><b>"TÜRKİYE SAVUNMA İHRACATÇISI ÜLKELER ARASINDA 11. SIRADA YER ALIYOR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi iradesi ile Türkiye'nin içinde bulunduğu dönemin ruhunu erken bir aşamada kavraması sonucu savunma sanayinde yola erken çıkmanın avantajını yaşadığına dikkati çeken Yılmaz, "Bugün Türkiye, dünyada savunma ihracatçısı ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor. Yakın bir gelecekte ilk 10 ülke içinde olmayı bekliyoruz. Türkiye birinci ligde olmayı hedefleyen bir ülke konumunda. Savunma sanayiimiz pek çok açıdan kapsamlı bir dönüşüm geçirmiştir. Ürün yelpazemiz artık hava, kara, deniz, siber ve uzay alanlarının hepsini kapsamaktadır. Bu çabalarımız sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinin yerlilik oranı yüzde 80'i aşmıştır" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATIMIZ SON BİR YILLIK DÖNEMDE 11 MİLYAR DOLARI AŞMIŞTIR"</b></p><p>Türkiye'nin müttefik ülkeler için de güvenilir bir tedarik kaynağı ve proje ortağı haline geldiğini ifade eden Yılmaz, "Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır. İhracatımızın yarıdan fazlası NATO Müttefiklerimize ve AB ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Türkiye bugün tüm dünyanın takdirini kazanmış İHA ve SİHA'larıyla, elektronik harp sistemlerinden savaş gemilerine, 5. nesil savaş uçağından derin taarruz yeteneklerine kadar her alanda son teknolojiye sahip sistemleri üretebilmektedir. Dünyanın en büyük 100 savunma şirketinden 5'i Türk şirketleridir. Savunma sanayinde geldiğimiz bu aşama asla tesadüf değildir" açıklamasında bulundu.  </p><p>Savunma sanayinin gelişimi için uluslararası iş birliğinin de kritik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye'nin bu alandaki iş birliklerini sadece ihracat zaviyesinden değil, müttefiklerle ortak üretim, tasarım ve geliştirme perspektifinden de ele aldığını aktardı.  </p><p>"Müttefikler arası tüm kısıtlamalar kaldırılmalı, Türkiye Avrupa'daki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine katılabilmelidir"  </p><p>Savunma sanayi ticareti ve iş birliğinin önündeki engellerinin kaldırılması gerektiğine de dikkati çeken Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:  </p><p>"Müttefikler arasında savunma alanındaki ticaret kısıtlamaları ve yaptırımları mutlaka hep birlikte ortadan kaldırmalıyız. İttifakın askeri hazırlık düzeyini artırmak istiyorsak, kolektif güvenliğimizi güçlendirmek istiyorsak bu anlamsız yaptırımları ve kısıtlamaları hep birlikte masadan temizlemeliyiz. Bu nedenle, hem Müttefikler arası ikili düzeydeki tüm kısıtlamalar kaldırılmalı, hem de NATO'nun Avrupa sütununa önemli katkı sağlayan Türkiye, başta AB olmak üzere Avrupa'daki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine katılabilmelidir. Aksi taktirde, üretim kapasitesinin gelişimi yavaşlayacak ve üretim maliyetleri artacaktır. Daha dayanıklı bir Avrupa-Atlantik güvenliği, üretim kapasitesini, teknoloji birikimini ve operasyonel tecrübeyi aynı stratejik hedefe yönlendirebilen bir güvenlik mimarisiyle mümkündür. Türkiye bu mimaride güçlü, güvenilir ve katkı sağlayan bir ortak olarak yer almaya hazırdır."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/cumhurbaskani-yardimcisi--301_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282934</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saglikli-gorunen-5-gida-gizli-risk-tasiyor-uzmanlardan-asiri-tuketim-uyarisi-282934</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlıklı görünen 5 gıda gizli risk taşıyor! Uzmanlardan aşırı tüketim uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[TechInsider dergisi, günlük hayatta sıkça tüketilen bazı ürünlerin aşırıya kaçıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Brüksel lahanası, soya sosu, ton balığı, çay ve muskat cevizi gibi masum görünen gıdalar, gizli tehlike barındırıyor. Uzmanlar, bu ürünlerin ölçülü tüketilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlıklı görünen 5 gıda gizli risk taşıyor! Uzmanlardan aşırı tüketim uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük beslenme alışkanlıklarımızda yer alan bazı ürünler, aşırı tüketildiklerinde ciddi sağlık risklerine yol açabiliyor. TechInsider dergisi, sofralarımızda sıkça bulunan beş temel gıdanın, 'gizli tehlike' olarak nitelendirilebilecek riskler taşıdığını açıkladı. Brüksel lahanası, soya sosu, ton balığı, çay ve muskat cevizi, her ne kadar sağlıklı veya lezzetli olarak bilinse de, aşırıya kaçıldığında vücutta beklenmeyen ve tehlikeli sonuçlara neden olabiliyor.</p><h3>TechInsider: 'Gizli tehlike' listesinde Brüksel lahanası ve soya sosu öne çıkıyor</h3><p>Brüksel lahanası, yüksek miktarda K vitamini içerdiği için özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerde kan pıhtılaşması riskini artırıyor. Bu nedenle, kan hastalığı olan kişilerin brüksel lahanasını tüketirken mutlaka doktorlarına danışmaları öneriliyor. Soya sosu ise yüksek sodyum oranı nedeniyle dikkat çekiyor. Aşırı miktarda tüketilen soya sosu, kandaki sodyum seviyesini hızla yükselterek hipernatremiye yol açabiliyor. Bu durum, beyin ödeminden kasılmalara ve hatta komaya kadar ciddi sağlık sorunlarıyla sonuçlanabiliyor. TechInsider'ın 'gizli tehlike' listesinde yer alan bu iki ürün, her gün sofralarda bulunmasına rağmen, ölçüsüz tüketildiğinde büyük risk taşıyor.</p><h3>Ton balığı, çay ve muskat cevizi: Ölçüyü kaçırmak ölümcül sonuçlara yol açabilir</h3><p>Ton balığı, özellikle büyük boyutlardaki balıklarda biriken cıva nedeniyle dikkatle tüketilmesi gereken bir diğer ürün. Uzmanlar, 70 kilogramlık bir yetişkinin haftada 170 gramdan fazla ton balığı yememesi gerektiğini belirtiyor. Bu sınırın aşılması, nörolojik bozukluklar ve ağır metal zehirlenmesi gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Çay ise aşırı tüketildiğinde böbrek taşlarına ve nadiren böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Günde 1-2 litreyi aşan siyah çay tüketimi, vücutta oksalat birikimine sebep olarak böbrek sağlığını tehdit ediyor. Son olarak, muskat cevizi küçük miktarlarda bile miristisin adlı psikoaktif madde içerdiği için halüsinasyon, baş ağrısı ve çarpıntı gibi etkiler gösterebiliyor. Sadece 5 gram muskat cevizi tüketimi, zehirlenme belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p><p>Uzmanlar, TechInsider'ın açıkladığı bu 'gizli tehlike' listesindeki ürünlerin tamamen hayatımızdan çıkarılması gerekmediğini, ancak porsiyon kontrolüne ve bilinçli tüketime dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Her bir gıdanın sağlığa olumlu etkileri olduğu gibi, aşırıya kaçıldığında ciddi riskler de barındırabileceği hatırlatılıyor. Sağlıklı bir yaşam için, sofralarda çeşitliliği korumak ve ölçülü davranmak büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/saglikli-gorunen-5-gida-g-765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282933</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tarihi-zirvede-merkez-turkiye-ankara-dunyada-ilk-siraya-yerlesti-282933</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarihi zirvede merkez Türkiye! Ankara dünyada ilk sıraya yerleşti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da başlayan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi devam ediyor. Sosyal medya platformlarında "#NATOsummit" etiketi hem Türkiye'de hem de dünya genelinde en çok konuşulan başlıklar arasında ilk sıraya yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarihi zirvede merkez Türkiye! Ankara dünyada ilk sıraya yerleşti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da bulunduğu 32 müttefik ülke liderinin katıldığı zirvede, küresel güvenlik gündemini şekillendirecek kritik başlıklar ele alınıyor.</p><p>Zirvenin ana gündem maddeleri arasında savunma sanayisinde işbirliği, Avrupa-ABD ilişkilerindeki güncel gelişmeler, ittifakın yeni güvenlik vizyonu ve bölgesel krizler yer alıyor.</p><p>Uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği zirve, dünya basınında geniş yer buluyor, dijital platformlarda yoğun ilgi görüyor.</p><p>Sosyal medya platformlarında "#NATOsummit" etiketi hem Türkiye'de hem de dünya genelinde en çok konuşulan başlıklar arasında ilk sıraya yükseldi.</p><p>Zirveye ilişkin paylaşımlarda Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik konumu, bölgesel krizlerde üstlendiği diplomatik rol ve savunma sanayisindeki gelişimi öne çıkıyor.</p><p><b>- "ANKARA 'BARIŞIN ANAHTARI' OLARAK ÖNE ÇIKTI"</b></p><p>Paylaşımlarda, son yıllarda savunma sanayisinde yerlilik ve millilik oranını artıran Türkiye'nin, NATO'nun en güçlü askeri kapasitesine sahip ülkelerinden biri olarak ittifakın caydırıcılığına önemli katkı sunduğu değerlendirmelerine yer veriliyor.</p><p>Sosyal medya kullanıcıları ve uluslararası yorumcular paylaşımlarında, Türkiye'nin diplomatik girişimleri ve kriz bölgelerinde yürüttüğü arabuluculuk faaliyetlerine dikkati çekip, Ankara'nın "barışın anahtarı" olarak öne çıktığı yönünde değerlendirmeler yapıyor.</p><p>NATO Liderler Zirvesi kapsamında gerçekleştirilecek liderler oturumlarıyla ikili görüşmelerin ardından zirve sonuç bildirgesinin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/whatsappimage2026070-07072026b8e924f8.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/tarihi-zirvede-merkez-tur-270_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282932</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nasanin-perseverance-araci-marsta-karmasik-organik-maddeler-kesfetti-282932</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın Perseverance aracı Mars'ta karmaşık organik maddeler keşfetti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Perseverance keşif aracı, Mars'taki Jezero Krateri'nde makromoleküler karbonun izlerine rastladı. Uzmanlar, bu bulgunun Mars'ta yaşamın yapı taşlarının milyarlarca yıl önce yaygın olabileceğine işaret ettiğini belirtti. Perseverance'ın tespitleri, Mars'ta hayat olasılığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın Perseverance aracı Mars'ta karmaşık organik maddeler keşfetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Perseverance keşif aracı, Mars'taki Jezero Krateri'nde yer alan Bright Angel oluşumunda makromoleküler karbon tespit etti. Bu önemli keşif, Mars yüzeyinde karmaşık organik moleküllerin varlığına dair şimdiye kadar elde edilen en kapsamlı kanıt olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, bu bulgunun Mars'ta yaşamın doğrudan kanıtı olmasa da, gezegende milyarlarca yıl önce yaşamın yapı taşlarının yaygın biçimde bulunmuş olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdiğini vurguladı. Perseverance ekibi, aracın robotik koluna monte edilen SHERLOC cihazını kullanarak, Neretva Vallis'teki Bright Angel çıkıntısında çeşitli kayalarda yüzlerce organik madde tespiti yaptı. Bu bölge, Jezero'nun eski bir göl yatağı olan paleolagününü besleyen antik nehir kanalının bulunduğu alan olarak biliniyor.</p><h3>Perseverance ekibi Mars'ta makromoleküler karbon izlerine rastladı</h3><p>Perseverance'ın yaptığı tespitlerde, Dünya'da ve meteoritlerde de yaygın şekilde bulunan, biyotik veya abiyotik kaynaklardan köken alabilen büyük ve karmaşık karbon atomu ağları olan makromoleküler karbonun (MMC) varlığı ortaya çıktı. MMC'nin, daha basit organik moleküllerin yok olmasına neden olabilecek sert Mars koşullarına karşı dayanıklı olduğu belirtildi. Gezegen Bilimleri Enstitüsü'nden Dr. Ashley Murphy, Mars yüzeyinin organik maddelere zarar verebilecek radyasyon ve kimyasal oksidanlarla dolu olduğunu, karasal laboratuvar simülasyonlarının ise organik moleküllerin Mars benzeri koşullarda hayatta kalma süresinin, molekül türü ve çevredeki mineraller gibi faktörlere bağlı olarak değiştiğini gösterdiğini açıkladı. Dr. Murphy, Bright Angel çamur taşlarında tespit edilen MMC'nin ya bozulmaya karşı dirençli olduğunu ya da kil ve demir açısından zengin Mars toprağı gibi mineraller tarafından korunduğunu ifade etti.</p><h3>Jezero Krateri'ndeki bulgular Mars'ın yaşanabilirliği tartışmasını güçlendirdi</h3><p>Perseverance'ın elde ettiği örneklerde, MMC bir kayada sıvıların kayaları değiştirmesiyle oluşan ikincil karbonat ve sülfat mineralleriyle, diğer bir kayada ise çamur taşının birincil silikat açısından zengin matrisinde bulundu. Bu farklılık, organik maddenin Mars'ta birden fazla süreç ve kayaların tarihinin çeşitli aşamalarında entegre olmuş olabileceğini düşündürüyor. Dr. Murphy, Bright Angel çamur taşlarında tespit edilen MMC'nin kesin oluşum mekanizmasının henüz bilinmediğini, ancak bunun şimdiye kadarki en heyecan verici bulgulardan biri olduğunu belirtti. Ayrıca, NASA'nın Curiosity aracı tarafından Gale Krateri'nde yapılan ölçümlerdeki organik madde tespitlerinin 3.500 kilometre ötesinde, bir başka çamur taşında organik madde bulunması, Mars'ta organiklerin milyarlarca yıl önce gezegen genelinde yaygın olabileceğini gösteriyor. Dr. Murphy, bu durumun Mars'ın yaşanabilirliği açısından umut verici olduğunu vurguladı.</p><p>Araştırmacılar, Mars'taki organik maddelerin kökenine dair üç temel olasılık üzerinde duruyor. Materyalin karbon açısından zengin meteorlar ve gezegenler arası toz aracılığıyla Mars'a ulaşmış olabileceği, su ve kaya içeren abiyotik jeokimyasal reaksiyonlarla oluşmuş olabileceği veya biyolojik aktivitelerden kaynaklanmış olabileceği ihtimalleri değerlendiriliyor. Bilim insanları, gözlemlenen organiklerin biyolojik, jeolojik ve meteorik kökenlerinin tamamının mümkün olduğunu belirtti. Organik karbonun kökenini, dağılımını ve değişim tarihini daha ayrıntılı inceleyebilmek için ise, Mars'tan alınan örneklerin Dünya'ya getirilerek yüksek çözünürlüklü ve hassas laboratuvar analizlerine tabi tutulması gerektiğine dikkat çekildi.</p><p>Sonuç olarak, Perseverance'ın Jezero Krateri'nde makromoleküler karbon tespit etmesi, Mars'ta yaşamın yapı taşlarının geçmişte yaygın olabileceği görüşünü güçlendirdi. Bu bulgular, Mars'ta hayat olasılığına dair yeni soruları gündeme taşırken, gezegenin yaşanabilirliğiyle ilgili araştırmaların önümüzdeki yıllarda hız kazanacağı öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/nasanin-perseverance-arac-290_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282931</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-wallettan-kullanicilarina-mujde-tum-odemeleriniz-artik-cebinizde-282931</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Wallet'tan kullanıcılarına müjde! Tüm ödemeleriniz artık cebinizde]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Wallet, akıllı saat sahiplerinin uzun süredir beklediği bir yeniliği hayata geçiriyor. Yeni güncelleme sayesinde, Wear OS ile yapılan ödemeler artık telefonla yapılan işlemlerle birlikte tek bir işlem geçmişinde listeleniyor. Bu değişiklik, hem harcama takibini kolaylaştırıyor hem de kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Wallet'tan kullanıcılarına müjde! Tüm ödemeleriniz artık cebinizde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google Wallet, akıllı saat kullanıcılarının yıllardır yaşadığı önemli bir sorunu çözen yeni bir güncellemeyi duyurdu. Wear OS işletim sistemine sahip akıllı saatlerle yapılan ödemeler, artık Google Wallet uygulamasında telefonla yapılan işlemlerle birlikte tek bir işlem geçmişinde yer alacak. Bu değişiklik, kullanıcıların harcamalarını daha kolay takip etmesini sağlarken, ödeme geçmişinin eksik görüntülenmesiyle oluşan kafa karışıklığını da ortadan kaldırıyor. Güncelleme, özellikle farklı cihazlarla ödeme yapan ve harcamalarını düzenli olarak kontrol etmek isteyenler için büyük bir kolaylık sunuyor.</p><h3>Google Wallet: 'Ödeme geçmişi artık tek ekranda'</h3><p>Google Wallet'ın yeni güncellemesiyle birlikte, Wear OS akıllı saatler üzerinden yapılan tüm ödemeler, aynı Google hesabına bağlı telefonla yapılan işlemlerle birlikte tek bir geçmişte toplanıyor. Önceden, kullanıcılar yalnızca telefonlarıyla gerçekleştirdikleri ödemeleri uygulama üzerinden görebiliyordu. Akıllı saatle yapılan harcamaları incelemek isteyenler ise Google Wallet'ın web sitesine giriş yapmak zorunda kalıyordu. Şimdi ise tüm işlemler, uygulama içerisinde kolayca görüntülenebiliyor. Bu düzenleme, farklı cihazlarla yapılan ödemeler arasında ayrım yapma zorunluluğunu ortadan kaldırarak, kullanıcıların harcama geçmişini daha şeffaf ve hızlı bir şekilde kontrol etmesine olanak tanıyor. Google Wallet, böylece kullanıcı deneyimini daha bütüncül ve fonksiyonel hale getiriyor.</p><h3>Wear OS güncellemesiyle kullanıcı memnuniyeti arttı</h3><p>Google Wallet'ın sunduğu bu yeni özellik, özellikle harcamalarını titizlikle takip eden kullanıcılar için büyük bir rahatlama anlamına geliyor. Kullanıcılar, artık hangi cihazla ödeme yaptıklarını hatırlamak zorunda kalmadan, tüm işlemlerini tek bir ekranda görebiliyor. Bu gelişme, ödeme geçmişinin eksik veya dağınık görüntülenmesi nedeniyle yaşanan kafa karışıklığını ortadan kaldırıyor. Ayrıca, bir mağazada ne kadar harcandığını veya bir ürünün ne zaman satın alındığını kontrol etmek isteyenler için de büyük kolaylık sağlıyor. Google Wallet'ın bu adımı, küçük gibi görünen ama günlük yaşamda önemli bir fark yaratan bir yaşam kalitesi iyileştirmesi olarak öne çıkıyor. Güncellemenin, kullanıcıların finansal kontrolünü güçlendirdiği ve ödeme süreçlerini hızlandırdığı belirtiliyor.</p><h3>Apple Watch için yeni sağlık sensörü iddiası</h3><p>Akıllı saat teknolojilerindeki gelişmeler yalnızca Google ile sınırlı değil. Apple'ın da yeni nesil akıllı saatiyle ilgili dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. Gelen sızıntılara göre, Apple Watch Series 12'nin silikon Sport Band kayışına doğrudan entegre edilen bir sağlık sensörüyle piyasaya çıkabileceği konuşuluyor. Bu sensörün, kullanıcının cildiyle daha fazla temas kurarak sağlık takibini geliştirmesi bekleniyor. Ancak, sensörün tam olarak hangi sağlık parametrelerini ölçeceği ve diğer kayış türlerine entegre edilip edilmeyeceği konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Teknoloji devlerinin giyilebilir cihazlara entegre ettiği yenilikler, kullanıcıların hem ödeme hem de sağlık takibi konusundaki beklentilerini yeniden şekillendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Google Wallet'ın yeni güncellemesiyle birlikte Wear OS kullanıcıları, harcama takibini daha kolay ve pratik bir şekilde gerçekleştirebilecek. Akıllı saat ve telefon işlemlerinin tek bir geçmişte toplanması, kullanıcıların finansal yönetimini güçlendirirken, teknoloji dünyasında kullanıcı odaklı yeniliklerin hız kesmeden devam ettiğini bir kez daha gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/google-wallettan-kullanic-429_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282930</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yeni-arastirma-kolesterol-takibinde-ezberleri-degistirebilir-282930</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma kolesterol takibinde ezberleri değiştirebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de milyonlarca kişi, kalp krizi ve inme riskini belirlemede yetersiz kalan standart kolesterol testleriyle takip ediliyor. Northwestern Medicine araştırmacıları, apoB testinin daha fazla hayat kurtarabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma kolesterol takibinde ezberleri değiştirebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de her yıl milyonlarca kişi, kalp krizi ve inme riskini değerlendirmek için standart LDL kolesterol testine başvuruyor. Ancak Northwestern Medicine'dan yeni yayımlanan bir araştırma, zararlı kolesterol parçacıklarını ölçen apolipoprotein B (apoB) testinin, mevcut yöntemlere göre daha etkili sonuçlar verdiğini gösterdi. Çalışma, apoB testinin doğru kişileri daha yoğun tedaviye yönlendirdiğini ve bu sayede kalp krizi ile inme vakalarının önüne geçilebileceğini ortaya koydu. Ayrıca, bu yöntemin ABD sağlık sistemi açısından maliyet etkinliği de vurgulandı.</p><h3>Kohli-Lynch: "ApoB testi kalp hastalığı riskini daha net ortaya koyuyor"</h3><p>Çalışmanın baş yazarı Dr. Ciaran Kohli-Lynch, Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi'nde epidemiyoloji bölümünde görev yapıyor. Kohli-Lynch, apoB testinin kolesterol düşürücü tedavinin yoğunluğunu belirlemede, geleneksel LDL ve non-HDL kolesterol testlerinden daha başarılı olduğunu açıkladı. Kohli-Lynch, "ApoB testi, zararlı kolesterol taşıyan parçacıkların toplam sayısını doğrudan ölçüyor ve bu sayede risk altındaki bireyleri daha hassas şekilde saptayabiliyoruz" dedi. Standart testler, yalnızca kandaki kolesterol miktarını ölçerken, apoB testi, plak oluşumuna neden olabilen tüm parçacıkları dikkate alıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin kardiyovasküler riskin daha doğru değerlendirilmesini sağladığı görüşünde birleşiyor. Kohli-Lynch, apoB'nin sağlık sigortacıları açısından da maliyet etkin bir çözüm sunduğunu belirtti.</p><h3>250 bin kişi üzerinde simülasyon: ApoB testiyle daha fazla hayat kurtulabilir</h3><p>Northwestern Medicine ekibi, araştırmada 250 bin ABD'li yetişkini temsil eden bir bilgisayar simülasyonu kullandı. Bu modelde, statin tedavisine aday olan ancak henüz kardiyovasküler hastalık tanısı almamış bireyler incelendi. Üç farklı test stratejisi karşılaştırıldı: LDL kolesterol (hedef &lt;100 mg/dL), non-HDL kolesterol (hedef &lt;118 mg/dL) ve apoB (hedef &lt;78.7 mg/dL). Hedefe ulaşamayan hastalarda önce daha güçlü statinler, ardından gerekirse ezetimib ilacı eklendi. Araştırmacılar, her stratejinin ömür boyu etkilerini analiz etti. Sonuçlara göre, apoB testiyle yönlendirilen tedavi, LDL ve non-HDL yöntemlerine göre daha fazla kalp krizi ve inme vakasını önledi. Ayrıca yaşam beklentisi ve yaşam kalitesinde de belirgin iyileşmeler gözlendi. Çalışma, apoB testinin genel sağlık harcamalarında da tasarruf sağlayabileceğini gösterdi.</p><h3>Amerikan Kalp Derneği'nin yeni kılavuzları: ApoB testinin önemi artıyor</h3><p>Amerikan Kalp Derneği ve 10 farklı tıbbi kuruluş, bu yılın başında kolesterol tedavisiyle ilgili güncellenmiş kılavuzlar yayımladı. Yeni önerilere göre, daha fazla kişi genç yaşlardan itibaren kolesterol düşürücü ilaçlara başlayacak. Bu değişiklik, doğru hastaların belirlenmesini ve gereksiz tedavilerden kaçınılmasını daha da önemli hale getiriyor. Kohli-Lynch, "Elimizde çok daha fazla tedavi seçeneği var. Ancak bu ilaçlardan en çok fayda görecek kişileri saptamak için doğru testleri kullanmamız gerekiyor" diyerek apoB'nin bu noktada öne çıktığını vurguladı. Araştırma ekibinden Dr. John Wikins ve Dr. Samuel Luebbe de, apoB testinin yaygınlaşmasının kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynayacağını ifade etti.</p><h3>Uzmanlar: ApoB testi yaygınlaşmalı, sağlık sistemi dönüşüme hazırlanmalı</h3><p>ApoB testinin, standart kolesterol panellerinin ötesinde ek bir kan testi gerektirmesi, bazı hastalar ve sağlık kuruluşları için maliyet ve uygulama açısından soru işaretleri yaratıyor. Ancak araştırmacılar, elde edilen sağlık faydalarının ve uzun vadeli tasarrufun, bu ek maliyeti fazlasıyla karşılayacağını düşünüyor. ABD'de kalp hastalığı ölüm nedenleri arasında başı çekerken, sağlık harcamaları da her geçen yıl artıyor. Uzmanlar, apoB testinin yaygınlaşmasının hem bireylerin yaşam kalitesini artıracağına hem de sağlık sisteminde önemli bir dönüşüm başlatacağına inanıyor. Özellikle kardiyovasküler riskin doğru değerlendirilmesi, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi ve hastaların erken dönemde tespit edilmesi için apoB testinin standart uygulamalara dahil edilmesi öneriliyor.</p><p>Sonuç olarak, Northwestern Medicine tarafından yürütülen bu kapsamlı çalışma, apoB testinin kalp krizi ve inme riskinin yönetiminde yeni bir standart haline gelebileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, sağlık otoritelerine ve hekimlere, apoB testinin daha yaygın kullanılmasını ve kolesterol tedavisinde kişiye özel yaklaşımın benimsenmesini öneriyor. Bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde kolesterol yönetiminde köklü değişikliklerin habercisi olarak görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/yeni-arastirma-kolesterol-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282929</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-ios-27-beta-3-ile-airpodsa-dev-guncelleme-282929</link>
      <pubDate>2026-07-07T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple iOS 27 beta 3 ile AirPods'a dev güncelleme]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iOS 27 beta 3 güncellemesiyle AirPods kullanıcılarına adaptif mod yoğunluğunu ayarlamada büyük kolaylık sağladı. Yeni özellik sayesinde, adaptif modda ortam sesi seviyesi daha pratik ve hızlı biçimde kontrol edilebilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple iOS 27 beta 3 ile AirPods'a dev güncelleme]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iOS 27 beta 3 sürümünü yayınlayarak AirPods sahiplerine önemli bir yenilik sundu. Şirket, AirPods'un adaptif modunda ortam sesi yoğunluğunu ayarlamayı hiç olmadığı kadar kolaylaştırdı. Kullanıcılar artık, adaptif modda ne kadar gürültü geçeceğini daha pratik bir arayüz üzerinden belirleyebilecek. Bu güncelleme, özellikle gürültülü ortamlarda AirPods deneyimini kişiselleştirmek isteyenler için dikkat çekici bir değişiklik anlamına geliyor.</p><h3>Apple, AirPods adaptif modunda yeni kontrol seçenekleri sundu</h3><p>iOS 27 beta 3 ile birlikte, AirPods kullanıcıları adaptif modun yoğunluğunu daha hızlı ve sezgisel biçimde ayarlama imkânı buluyor. Daha önce kullanıcılar, adaptif moddaki ortam sesi miktarını değiştirmek için Ayarlar &gt; Bluetooth yolunu izlemek ve bağlı AirPods'un yanındaki bilgi simgesine tıklamak zorundaydı. Şimdi ise, doğrudan AirPods menüsünde, adaptif mod seçeneğinin iki yanında yer alan küçük noktalar sayesinde, gürültü engelleme ile şeffaflık arasında daha hassas bir geçiş sağlanabiliyor. Bu yeni kontrol, adaptif modun yoğunluğunu artırmak veya azaltmak isteyenler için önemli bir kolaylık sunuyor. Apple'ın bu adımı, adaptif modun günlük kullanımda daha erişilebilir ve işlevsel olmasını hedefliyor.</p><h3>iOS 27 beta 3'te adaptif modun arayüzü değişti</h3><p>Yapılan değişikliklerle birlikte, kullanıcılar AirPods ayarlarında dört ana dinleme modu seçeneğiyle karşılaşıyor: Kapalı, Şeffaflık, Adaptif ve Gürültü Engelleme. Adaptif modun yeni arayüzünde, modun her iki tarafında yer alan noktalar sayesinde kullanıcılar, sesi daha güçlü ya da daha hafif şekilde özelleştirebiliyor. Önceki sürümlerde, adaptif modun yoğunluğunu ayarlamak için bir kaydırıcı bulunurken, iOS 27 beta 3 ile birlikte bu ayar daha basit ve hızlı bir hale geldi. Artık kullanıcılar, adaptif modu varsayılan seviyede bırakabilmenin yanında, tek bir dokunuşla yoğunluğu artırabiliyor veya azaltabiliyor. Ancak, yoğunluk tamamen serbestçe seçilemiyor; belirli seviyeler arasında geçiş yapılabiliyor. Bu yeni özellik, beta sürecinde test ediliyor ve Apple'ın gelen geri bildirimlere göre nihai sürümde değişiklik yapabileceği belirtiliyor.</p><p>Apple'ın iOS 27 beta 3 ile sunduğu bu yenilik, AirPods kullanıcılarının adaptif mod deneyimini daha kişisel ve kolay hale getiriyor. Adaptif modun daha erişilebilir olması, özellikle farklı ortamlarda kulaklık kullananlar için önemli bir avantaj sunuyor. Önümüzdeki dönemde, bu özelliğin beta testlerinden sonra tüm kullanıcılara sunulup sunulmayacağı merak konusu. Apple, kullanıcı geri bildirimlerine göre adaptif modun işlevselliğini geliştirmeye devam edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/apple-ios-27-beta-3-ile-a-757_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282928</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abd-heyeti-ankarada-ucak-inis-yapti-282928</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD heyeti Ankara'da! Uçak iniş yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD heyetini taşıyan uçak NATO Ankara Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD heyeti Ankara'da! Uçak iniş yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD heyetini taşıyan uçak NATO Ankara Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41903328.jpg"/><p>NATO Ankara Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan uçak, Ankara Havalimanı'na iniş yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/abd-baskani-trump-nato-zi-853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282927</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-genel-sekreteri-rutte-is-birligi-insa-etmemiz-cok-onemli-282927</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: İş birliği inşa etmemiz çok önemli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO ile savunma sanayi arasında işbirliği inşa edilmesinin önemine işaret ederek, "Tek bir ülke, endüstriyel devrimi tek başına sağlayamaz. Birlikte yapmak zorundayız. Biz NATO'yuz. Bizler kabiliyetlerimizi, teknolojimizi, sanayimizi bir araya getiriyoruz. 32 ülkenin varlıklarını bir araya getiriyoruz. Bu oldukça kuvvetli bir şey." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: İş birliği inşa etmemiz çok önemli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rutte, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara&#39;da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nda konuştu.</p><p>2026 FIFA Dünya Kupası sürerken NATO ile bir benzetme yapmak istediğini belirten Rutte, hiçbir takımın sadece bir oyuncu sayesinde kazanmadığını; kaleciye, savunma, orta saha ve forvet oyuncularına ihtiyaç duyduğunu söyledi.</p><p>Rutte, gol atan oyuncuların dikkati çektiğine ancak her ülkede başarılı oyuncuların yanı sıra yedekler, koçlar, eğitmenler ve analistler bulunduğuna, arka planda çalışanlar dahil herkesin önemli olduğuna ve hiç kimsenin tek başına kazanamadığına işaret etti.</p><p>Aynı durumun NATO için de geçerli olduğunu vurgulayan Rutte, caydırıcılık ve savunmanın tam bir takım çalışması gerektirdiğinin altını çizdi.</p><p>Rutte, siyasi liderlerin bu bağlamda yol gösterdiğini, silahlı kuvvetlerin ise sahada olduğunu ifade ederek, savunma sanayinin de ekipmanla, inovasyonla ve üretim kapasitesiyle takımın arkasındaki kuvveti sunduğunu anlattı.</p><p>İhtiyaç duyulan dayanıklılık ve gücün bu bağlamda sanayiden geldiğini ve bu vesileyle takım oyunu oynanabildiğini belirten Rutte, ortak güvenlik için bu şekilde birlikte çalışılabildiğini dile getirdi.</p><p><b>- NATO İLE SAVUNMA SANAYİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ OLMALI</b></p><p>Rutte, bu bağlamda NATO ile sanayi arasında işbirliği inşa edilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, 2024&#39;te genel sekreterlik görevini devraldığından bu yana Türkiye&#39;dekiler dahil olmak üzere, İttifak genelinde fabrikaları ve şirketleri ziyaret ettiğini anımsattı.</p><p>Bu ziyaretlerinde çalışanlarla ve mühendislerle görüştüğünü, inovasyonu bizzat izleme ve gözlemleme fırsatı bulduğunu anlatan Rutte, bu forum kapsamında da ortaklığın nasıl eyleme döküldüğünü gördüğünü ve bunun takım çalışması olduğunu söyledi.</p><p>Rutte, bu takımın &quot;nasıl gol atacağını bilen bir takım&quot; olduğunu belirterek, &quot;Geçen sene Lahey&#39;de NATO Zirvesi&#39;nde, müttefikler önemli taahhütlerde bulundu. Bunlardan bir tanesi gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5&#39;ini savunmaya yatırma taahhüdüydü. Üretimi ve inovasyonu hızlandırma taahhütleri bunu takip etti. Bir sene sonra artık sonuçları görmeye başladık bile.&quot; diye konuştu.</p><p>Geçen yıl sadece Avrupa&#39;daki müttefikler ve Kanada&#39;nın bir yıl öncesine kıyasla savunmaya yüzde 20 daha fazla harcadıklarını belirten Rutte, &quot;Ekstra 139 milyar dolardan bahsediyoruz. 2025&#39;e baktığımız zaman ve 2026 ile bunu birleştirdiğimiz zaman, yine Kanada ve Avrupalılara baktığımızda 258 milyar dolarlık bir artış görüyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bunun sadece ilave yatırım olduğunu belirten Rutte, savunmanın yapılabilmesi ve caydırıcılığın sağlanabilmesi için var olan nakdin doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p><b>- "BU MAÇI KAZANMAK İSTİYORSAK TÜM EKİP ÜYELERİMİZİN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASI GEREKİYOR"</b></p><p>Hükümet ve savunma sanayilerinin çeşitli yatırımlar yaparak savunma üretimini genişletmeye çalıştığını belirten Rutte, &quot;Sadece geçtiğimiz yıla bakacak olursak 37 milyar doların savunma sanayi altyapısını geliştirmesi için harcandığını görüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Rutte, bu paranın daha büyük fabrikalar ve daha fazla üretim kapasitesi üretmek için kullanıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu sabah forumda yeni sözleşmeler imzalandı, büyük büyük duyurular yapıldı, duydunuz. Hepsi beraber onlarca milyar dolar anlamına geliyor ve bu giderek artıyor. Bu ne anlama geliyor? Daha fazla hava savunma sistemi, daha fazla taarruz kabiliyeti, daha fazla uydu iletişimi, daha fazla mühimmat, daha fazla dron, dron savar teknolojisi anlamına geliyor. Dayanıklılığın artırılması, hazırlıklı olunmasının artırılması anlamına geliyor.&quot;</p><p>İttifak&#39;ın 2027&#39;ye kadar yıllık yaklaşık 4 milyon dolarlık mühimmat üretebilecek pozisyona geleceğini öngördüklerini ve bunun geçen yılın yaklaşık 2 katı olduğunu belirten Rutte, &quot;Gerçek bir ilerleme kaydettik, bunu görüyoruz. Ve doğru yönde ilerlemeye devam ediyoruz. Strateji net aslına bakarsanız. Ama maç bitmedi henüz ve bu maçı kazanmak istiyorsak da tüm ekip üyelerimizin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Daha fazlasını, daha hızlı ve birlikte yapmamız gerekiyor. Artık zaman lüksümüz kalmadı.&quot; diye konuştu.</p><p>Rutte, Rusya&#39;nın milli gelirinin yaklaşık yüzde 50&#39;sini savaş mekanizmasına harcadığını, Çin&#39;in silahlı kuvvetlerini modernize etmeye ve nükleer kabiliyetlerini genişletmeye devam ettiğini, Kuzey Kore&#39;nin nükleer programını genişletmeyi ve Rusya&#39;ya tedarikte bulunmayı sürdürdüğünü, ABD&#39;nin saldırılarının İran&#39;ın nükleer kabiliyetini azalttığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bu bağlamda dikkatli olmaya devam etmeliyiz. Çünkü bu ülkeler giderek birlikte çalışmaya başladı. Ve bu hepimizi endişelendirmedi aslında. Çünkü eminim ki; iyi niyetimizi düşünmüyorlar. İşte karşımızda olan manzara bu şekilde, karşımızda olan gerçeklik bu şekilde. Bu zorluklarla mücadele edebilmek için transatlantik savunma dönüşümüne, devrimine ihtiyacımız var.&quot;</p><p>Hükümetlerin bu kapsamda sözleşmeler imzalamaya devam etmesi ve NATO içindeki bürokrasinin azaltılması gerektiği çağrısında bulunan Rutte, &quot;Hem hükümetlerin hem de sanayinin üretim kapasitesine yatırım yapmaya devam etmesi gerekiyor. Hükümetlerin aynı zamanda ilgili koşulları yaratması bu vesileyle sanayinin gelişmesi ve işbirliği yapmasını kolaylaştırması gerekiyor.&quot; dedi.</p><p><b>- "TEK BİR ÜLKE, ENDÜSTRİYEL DEVRİMİ TEK BAŞINA SAĞLAYAMAZ"</b></p><p>Rutte, fabrikaların güvenilir enerjiye ve vasıflı insanlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, bu alan da risk alınması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Müttefiklerin savunmaya yatırım yapmaya devam edeceklerini söyleyen Rutte, &quot;Tek bir ülke, endüstriyel devrimi tek başına sağlayamaz. Birlikte yapmak zorundayız. Biz NATO&#39;yuz. Bizler kabiliyetlerimizi, teknolojimizi, sanayimizi bir araya getiriyoruz. 32 ülkenin varlıklarını bir araya getiriyoruz. Bu oldukça kuvvetli bir şey.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rutte, birlikte çalışıldığında daha kuvvetli olunacağını vurgulayarak, &quot;Ukrayna&#39;da da hızla inovasyon yapmaya devam edeceğiz. Ukrayna ile daha fazla işbirliği yapabilmek için bugünün görülmemiş dron ekosisteminde çalışıp fırsatlar yaratmaya devam edeceğiz.&quot; diye konuştu.</p><p>&quot;Transatlantik Savunma Endüstrisi Devrimi&quot;nin başında olduklarını belirten Rutte, &quot;Sizden ricam; o ilk büyük sıçramayı yapmanız.&quot; dedi.</p><p>Rutte, &quot;kazandıracak şeyin NATO ve sanayi arasındaki işbirliği&quot; olduğunu belirterek, &quot;Şimdi vaatlerimizi yerine getirelim. Daha fazlasını, daha hızlısını hep beraber yapalım.&quot; ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/nato-genel-sekreteri-rutt-136_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282926</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-guler-natonun-savunma-yatirim-taahhudu-ittifakin-caydiriciligini-guclendirme-iradesi-282926</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Güler: NATO'nun savunma yatırım taahhüdü İttifak'ın caydırıcılığını güçlendirme iradesinin somut göstergesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "NATO'nun yüzde 5 savunma yatırım taahhüdünü de önemli görüyoruz. Zira bu taahhüt, aynı zamanda İttifak'ın caydırıcılığını güçlendirme, savunma üretimini ölçeklendirme ve ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri zamanında sahaya yansıtma iradesinin somut göstergesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Güler: NATO'nun savunma yatırım taahhüdü İttifak'ın caydırıcılığını güçlendirme iradesinin somut göstergesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güler, ATO Congresium Genel Kurul Salonu&#39;nda düzenlenen Savunma Sanayi Forumu&#39;na katıldı.</p><p>Burada konuşan Güler, NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen forumda, İttifak&#39;ın gelecekteki caydırıcılık ve savunma mimarisini şekillendirecek en kritik alanlardan olan savunma sanayisi kapasitesinin, üretim gücünün ve yenilikçi kabiliyetlerin ele alınacağını belirtti.</p><p>İçinde bulunulan güvenlik ortamının çok açık bir gerçeği hatırlattığını ifade eden Güler, ülkelerin egemenliklerini, hak ve menfaatlerini koruyabilmeleri için güçlü bir devlet yapısına, etkin bir diplomasiye, caydırıcı bir askeri kapasiteye ve sürdürülebilir bir savunma sanayisi ekosistemine sahip olması gerektiğini vurguladı.</p><p>Güler, NATO&#39;nun kolektif savunma anlayışı, müttefikler arasındaki dayanışma ruhu ve birlikte hareket etme kararlılığının her zamankinden daha fazla önem taşıdığını söyledi.</p><p>Bu kararlılığı destekleyen üretim kapasitesi, mühimmat stoku, platform modernizasyonu, sürdürülebilir tedarik zincirleri ve hızlı uyum sağlayabilen sanayi ekosisteminin de hayati öneme sahip olduğunu belirten Güler, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Nitekim, Ukrayna&#39;daki savaş, modern harp ortamında mühimmat tedarik hızının, insansız sistemlerin, hava ve füze savunmasının, elektronik harbin ve hızlı inovasyonun ne kadar belirleyici olduğunu göstermiştir. Son dönemde Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan gelişmeler ise ulaştırma hatları güvenliği ile tedarik zinciri yönetiminin artık savunma planlamasının ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu nedenle artık hepimiz için temel soru şudur, taahhütlerimizi ne kadar hızlı gerçek kabiliyete dönüştürebiliyoruz?&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41899339.jpg"/><p><b>- "ONLARCA ASKERİ GEMİ EŞ ZAMANLI OLARAK İNŞA EDİLMEKTEDİR"</b></p><p>Bakan Güler, Ankara Zirvesi&#39;nin ana hedeflerinden birinin de müttefiklerin savunma yatırımlarındaki artışlarını göstermeleri, yeni yetenek hedeflerine ulaşmaları, üretim kapasitelerini büyütmeleri ve daha güçlü, daha yenilikçi, daha dayanıklı bir transatlantik savunma sanayi tabanı inşa etmeleri olduğunu söyledi.</p><p>Bu bilinçle hareket eden Türkiye&#39;nin savunma sanayisindeki yerli ve milli üretim kapasitesini, mühendislik altyapısını küresel ölçekte dikkati çeken bir seviyeye ulaştırdığını vurgulayan Güler, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bugün kara, deniz ve hava platformlarından insansız sistemlere elektronik harp kabiliyetlerinden hava savunma çözümlerine kadar geniş bir alanda önemli yetkinliklere sahibiz. Nitekim tersanelerimizde onlarca askeri gemi eş zamanlı olarak inşa edilmektedir. Türkiye, deniz platformları üretiminde sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda müttefiklerine ve ortaklarına da katkı sunabilen ölçekte bir kapasiteye sahiptir. Kara gücümüzün modernizasyonu kapsamında Altay ana muharebe tankımızın seri üretim safhası, zırhlı kara araçları alanında ulaştığımız teknolojik ve endüstriyel seviyenin somut göstergeleridir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41899340.jpg"/><p><b>- "MÜHİMMAT ÜRETİMİ DE İTTİFAK İÇİN EN KRİTİK BAŞLIKLARDAN BİRİDİR"</b></p><p>KAAN programının, hava harekat alanında Türkiye&#39;nin yüksek teknolojiye dayalı muharip hava platformları geliştirme kapasitesinde yeni bir lige çıktığını gösterdiğini belirten Güler, &quot;Mühimmat üretimi de İttifak için en kritik başlıklardan biridir. Son yıllarda 155 mm mühimmat üretim kapasitemizi çok hızlı biçimde artırdık ve bu alanda somut sonuç üreten müttefiklerden biri olduk. ROKETSAN&#39;ın yeni üretim ve entegrasyon yatırımlarıyla füze ve mühimmat üretim kapasitemizi önemli ölçüde büyütüyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Güler, ASELSAN ve HAVELSAN gibi şirketlerin radar, elektronik harp, haberleşme, komuta-kontrol, yazılım, simülasyon ve yapay zeka destekli sistemler alanındaki yatırımlarının, savunma sanayisi kapasitesini yalnızca nicelik olarak değil, nitelik olarak da ileri taşıdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Tüm bunlarla birlikte, NATO&#39;nun yüzde 5 savunma yatırım taahhüdünü de önemli görüyoruz. Zira bu taahhüt, aynı zamanda İttifak&#39;ın caydırıcılığını güçlendirme, savunma üretimini ölçeklendirme ve ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri zamanında sahaya yansıtma iradesinin somut göstergesidir. Yaşanan savaşlar ve çatışmalar göstermiştir ki sahadaki başarı, yalnızca mevcut stoklara değil, aynı zamanda hızlı öğrenme, hızlı üretme ve hızlı uyarlama kapasitesine bağlıdır. Dron teknolojilerinden elektronik harbe, mühimmat üretiminden yazılım güncellemelerine kadar birçok alanda askerler, mühendisler, girişimciler ve karar vericiler arasındaki mesafe kısaldıkça, cephedeki etkinlik artmaktadır. Bu nedenle bizlerin görevi, barış zamanında bu işbirliği kültürünü inşa etmektir. Kriz ortaya çıktıktan sonra üretim hattı kurmak, tedarik zinciri oluşturmak veya ortak standart geliştirmek çok geç olabilir. Hazırlık bugünden yapılmalıdır.&quot;</p><p>NATO üyesi ülkelere taahhütleri kabiliyete dönüştürme çağrısında bulunan Güler, &quot;Kaynakları üretime dönüştürelim. Sanayi gücümüzü caydırıcılığa dönüştürelim ve İttifak&#39;ımızın güvenliğini, sözlerle değil, sahada karşılığı olan somut kapasiteyle güçlendirelim. Bu çerçevede, forum boyunca yapılacak temas ve değerlendirmelerin gerçek projelere, ortak girişimlere, üretim mutabakatlarına ve kabiliyet çıktılarına dönüşmesini temenni ediyoruz.&quot; şeklinde konuştu.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bakan-guler-natonun-savun-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282925</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/haluk-gorgun-insansiz-hava-araclari-ve-hava-savunma-alaninda-zirvede-282925</link>
      <pubDate>2026-07-07T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haluk Görgün: İnsansız hava araçları ve hava savunma alanında zirvede!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin zirvenin temaları arasında bulunan alanlarda çözümler sunduğunu belirterek, "Silahlı insansız hava araçları, derin vuruş, uzay teknolojileri, hava savunma ve dron tehditleriyle mücadele başta olmak üzere alanlarında yüksek olgunlukta çözümlerimiz var. NATO güçleri halihazırda ürünlerimizi sahada başarıyla kullanıyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haluk Görgün: İnsansız hava araçları ve hava savunma alanında zirvede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Görgün, 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara&#39;da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu&#39;nun açılışında yaptığı konuşmada, forumun etkilerinin ve sonuçlarının yıllar boyunca sürebileceğini belirterek, katılımcıları Ankara&#39;da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Savunma Sanayii Forumu&#39;nun bu yılki zirvenin &quot;merkez parçası&quot; olduğunu ifade eden Görgün, bunun büyük ölçüde müttefiklerin geleceği açısından savunma sanayisinin öneminin daha iyi anlaşılmasından kaynaklandığını kaydetti.</p><p>Görgün, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte&#39;nin bu konuyu öncelik haline getirmesinin foruma özel bir anlam kazandırdığını dile getirerek, &quot;Bu forumu gerçekten eşsiz kılan bir diğer unsur da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde savunma sanayisinde benzeri görülmemiş bir büyüme sergileyen Türkiye&#39;de gerçekleştiriliyor olmasıdır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901367.jpg"/><p>Forum için NATO Sekreterliği ile yakın işbirliği içinde çalıştıklarını anlatan Görgün, &quot;Forumdan beklentilerin yüksekliği karşısında, NATO Sekreterliği ile yakın işbirliği içinde her ayrıntıyı bir kuyumcu titizliğiyle planladık.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bu yıl katılımcı profilinin hem nitelik hem nicelik bakımından en yüksek seviyeye ulaştığını dile getiren Görgün, katılımcılara sergilenen kabiliyetleri incelemeleri çağrısında bulunarak, &quot;Özellikle KIZILELMA&#39;yı yakından tanıma fırsatını kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "ÇOK AZ ZAMANIMIZ VAR"</b></p><p>Görgün, NATO&#39;nun savunma üretim kapasitesini artırmaya dönük son yıllardaki kararlarına işaret ederek, Vilnius Zirvesi&#39;nde Savunma Üretim Eylem Planı&#39;nın açıklandığını, Washington Zirvesi&#39;nde Endüstriyel Kapasiteyi Genişletme Taahhüdü üzerinde uzlaşıya varıldığını hatırlattı.</p><p>Lahey Zirvesi&#39;nde savunma harcamalarına gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5&#39;inin ayrılması taahhüdünün ittifakın endüstriyel genişleme konusundaki mutabakatını ortaya koyduğunu belirten Görgün, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Geçen üç yıllık süreç boyunca dünyanın neredeyse her bölgesindeki ciddi kırılmalar, savaşlar ve güvenlik tehditleri savunma mimarisini baştan yazdı. Bugünkü forum işte bu arka plan üzerinde gerçekleştiriliyor. Kesin olan, çok az zamanımızın bulunduğu, endüstriyel kapasitemizi güçlendirmemiz gerektiği ve hiçbir ülkenin bu yükü tek başına omuzlayamayacağıdır.&quot;</p><p>Rutte&#39;nin de sıkça vurguladığı üzere bu hedeflerin NATO üyelerinin birlikte hareket etmesi halinde gerçekçi hale geleceğini kaydeden Görgün, &quot;Türk savunma sanayisi olarak, NATO&#39;nun ihtiyaç duyduğu endüstriyel dönüşümün itici güçlerinden biri olmaya hazırız.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901368.jpg"/><p><b>- "YÜKSEK OLGUNLUKTA ÇÖZÜMLERİMİZ VAR"</b></p><p>Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin zirvenin temaları arasında bulunan alanlarda çözümler sunduğunu belirterek, &quot;Silahlı insansız hava araçları, derin vuruş, uzay teknolojileri, hava savunma ve dron tehditleriyle mücadele başta olmak üzere alanlarında yüksek olgunlukta çözümlerimiz var. NATO güçleri halihazırda ürünlerimizi sahada başarıyla kullanıyor.&quot; dedi.</p><p>İspanya ile modern jet eğitim uçağı alanındaki iş birliğine, Polonya&#39;daki elektronik harp ve sınır güvenliği altyapısına yönelik ortaklığa, Romanya, Macaristan ve Estonya&#39;nın kara ve deniz envanterlerini güçlendirmeye dönük çalışmalara değinen Görgün, şöyle konuştu:</p><p>&quot;İspanya ile modern jet eğitim uçağı işbirliğimizde, Polonya&#39;daki elektronik harp ve sınır güvenliği altyapısına yönelik ortaklığımızda, Romanya, Macaristan ve Estonya'nın kara ve deniz envanterlerini güçlendirmeye dönük çalışmalarımızda ve Polonya&#39;da konuşlu Bayraktar TB2 filosunun transatlantik dayanıklılığını artırma faaliyetlerimizde, müttefiklerimize sunduğumuz endüstriyel katkıların izlerini görebilirsiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/41901369.jpg"/><p>Bu kabiliyetleri NATO şemsiyesi altındaki yeni girişimlere de taşımak istiyoruz. Bu tür iş birliklerine stratejik bir perspektiften yaklaşıyoruz. Son yıllarda Çok Alanlı Harekat, İnovasyon Sürekliliği gibi çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapmamız ve NATO bünyesindeki tüm çalışma platformlarına teknik destek sunmamızın arkasındaki motivasyon da buydu.&quot;</p><p>Forumun NATO&#39;nun ilerlemesine katkı sağlamasını dileyen Görgün, katılımcıları Türk Havacılık Uzay Sanayii tesislerinde düzenlenecek resepsiyona davet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/haluk-gorgun-insansiz-hav-452_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282924</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kolesterol-ilaclarinin-kas-agrisina-neden-olabilecegi-ortaya-cikti-282924</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kolesterol ilaçlarının kas ağrısına neden olabileceği ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[McMaster Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, dünyada milyonlarca kişinin kullandığı statinlerin neden kas ağrısına yol açtığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu bulgunun statin tedavisi gören hastalar için daha güvenli seçeneklerin geliştirilmesine kapı aralayabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kolesterol ilaçlarının kas ağrısına neden olabileceği ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>McMaster Üniversitesi'ndeki bilim insanları, kolesterolü düşürmek amacıyla yaygın şekilde reçete edilen statinlerin bazı hastalarda neden kas ağrısı ve zayıflık gibi yan etkilere yol açtığını aydınlatan önemli bir biyolojik yolak keşfetti. Science Advances dergisinde yayımlanan bu araştırma, statin kullanan kişilerin yaklaşık yüzde 7 ila 29'unu etkileyen kas semptomlarının arkasındaki mekanizmayı ortaya çıkardı. Elde edilen bulgular, sadece kalp krizi ve inme riskini azaltmakla kalmayan statinlerin, bazı durumlarda tedaviye devamı zorlaştıran kas ağrılarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu yeni keşfin statinlerin kardiyovasküler faydalarını korurken, yan etkilerin azaltılmasına yönelik tedavi seçeneklerinin geliştirilmesi için umut verdiğini vurguladı.</p><h3>Jonathan Schertzer: 'Statinlerin kas etkileri ayrı mekanizma'</h3><p>McMaster Üniversitesi Biyokimya ve Biyomedikal Bilimler Bölümü'nden Prof. Jonathan Schertzer ve ekibi, statinlerin kas hücrelerinde enerji üretimini bozduğunu ve bunun sonucunda bağışıklık sisteminin kas dokusuna zarar veren bir yanıt verdiğini tespit etti. Schertzer, "Statinler, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada elimizdeki en etkili ilaçlar arasında yer alıyor," diyerek bu ilaçların önemine dikkat çekti. Ancak, kas ağrısı ve zayıflık gibi yan etkiler, bazı hastaların dozunu azaltmasına veya tedaviyi bırakmasına yol açıyor. Araştırma ekibi, kas hücreleri ve fare modelleri üzerinde yürüttükleri deneylerde, statinlerin kaslarda bağışıklık yanıtını tetiklediğini ve bu sürecin kolesterolü düşüren mekanizmalardan bağımsız geliştiğini gösterdi. Bu bulgu, gelecekte statinlerin kas üzerindeki olumsuz etkilerinin, ilaçların kalp sağlığına olan faydalarını etkilemeden hedeflenebileceği anlamına geliyor.</p><h3>Kas ağrısının nedeni: Bağışıklık ve metabolizma ilişkisi</h3><p>Araştırmanın ilk yazarları Nazli Robin ve Nicole Barra'nın liderliğindeki ekip, kas hücrelerinde statin kullanımı sonrası meydana gelen metabolik değişikliklerin, hücre içinde bir bağışıklık yanıtını tetiklediğini belirledi. Deneylerde, bağışıklık yanıtının engellenmesiyle kas dokusunda oluşan zararın büyük oranda önlenebildiği görüldü. Bu bulgu, statin kaynaklı kas ağrısı ve zayıflığın, doğrudan kas hücresinin metabolizmasındaki değişikliklerden ve bunun sonucunda gelişen bağışıklık tepkisinden kaynaklandığını ortaya koydu. Ayrıca, metabolizma ile bağışıklık sistemi arasındaki bu yeni bağlantı, iltihaplanmanın statin yan etkilerinde oynadığı rolü daha iyi anlamayı sağladı. Araştırmacılar, bu mekanizmanın aydınlatılmasıyla, statin intoleransı yaşayan hastalar için yeni tedavi hedeflerinin belirlenebileceğini aktardı.</p><h3>Statin intoleransı için yeni tedavi kapısı aralanıyor</h3><p>Statinlerle ilişkili kas semptomlarının, dünya genelinde milyonlarca hastayı etkilediği biliniyor. Araştırma, bu yan etkilerin nedenini ortaya koyarak, ileride daha güvenli ve tolere edilebilir kolesterol ilaçlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilecek potansiyel hedefler sundu. Prof. Schertzer, "Bu bulgular, bazı hastaların neden kas semptomları yaşadığını daha net anlamamıza yardımcı oluyor ve bu önemli ilaçları gelecekte daha güvenli ve etkili hale getirmek için umut verici yönler sunuyor," şeklinde konuştu. Bilim insanları, statin intoleransını önlemeye yönelik yeni ilaçların geliştirilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Ancak, bu keşif sayesinde statin tedavisinin, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkilemeden sürdürülmesi mümkün olabilir.</p><p>Sonuç olarak, McMaster Üniversitesi'nde yürütülen bu kapsamlı çalışma, statinlerin kas ağrısı ve zayıflık gibi yan etkilerinin arkasındaki biyolojik süreci gün yüzüne çıkardı. Elde edilen veriler, hem mevcut tedavi protokollerinin gözden geçirilmesi hem de yeni ilaçların geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçları, statin kullanan hastaların daha güvenli ve etkili tedavi alabilmesi için bilim dünyasında yeni bir yol açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kolesterol-ilaclarinin-ka-379_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282923</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/baskan-erdogandan-nato-diplomasisi-liderler-birer-birer-kulliyeye-geliyor-282923</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkan Erdoğan'dan NATO diplomasisi! Liderler birer birer Külliye'ye geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara, yoğun diplomasi trafiğine sahne oluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Kanada Başbakanı Mark Carney'i kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkan Erdoğan'dan NATO diplomasisi! Liderler birer birer Külliye'ye geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarını sürdürüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO Zirvesi kapsamındaki temasları resmen başladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki ilk görüşmesini Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi Külliye'de ağırladı.</p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, CARNEY'İ KABUL ETTİ</b><p class="">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026401d1956.jpg"/><p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANI STUBB İLE BİR ARAYA GELDİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi kapsamında Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026815648cc.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında temaslarına devam ediyor.</p><p>Erdoğan, bu kapsamda Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/baskan-erdogandan-nato-di-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282922</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gemini-ile-yapay-zekada-sinirlar-yeniden-tanimlaniyor-282922</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gemini ile yapay zekada sınırlar yeniden tanımlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Gemini, 2026 itibarıyla sunduğu kapsamlı yapay zeka özellikleriyle kullanıcı deneyimini kökten değiştiriyor. Artık sadece bir sohbet botu olmanın ötesine geçen Gemini, Google'ın global teknoloji vizyonunda merkezi bir rol üstleniyor ve yapay zeka alanında yeni bir standart belirliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gemini ile yapay zekada sınırlar yeniden tanımlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google'ın yapay zeka platformu Gemini, 2026 yılında tanıttığı yeni özelliklerle teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırıyor. Şirket, Gemini'yi yalnızca bir sohbet botu olmaktan çıkararak, kullanıcıların günlük yaşamlarını ve iş süreçlerini derinden etkileyen kapsamlı bir yapay zeka asistanına dönüştürdü. Artık Gemini, telefon kamerası üzerinden çevreyi analiz edebiliyor, karmaşık araştırmaları yürütebiliyor, video ve görsel içerik üretebiliyor, uzun vadeli projeleri organize edebiliyor ve Google Workspace uygulamalarıyla tam entegre çalışabiliyor. Bu gelişmeler, Google'ın yapay zeka alanındaki liderliğini güçlendirirken, Gemini'nin teknoloji ekosistemindeki önemini artırıyor.</p><h3>Google Gemini: Sohbetten öteye geçen yapay zeka deneyimi</h3><p>Gemini, 2026 itibarıyla klasik sohbet botu anlayışını tamamen geride bıraktı. Google'ın geçtiğimiz yıl boyunca yaptığı kapsamlı güncellemeler sayesinde, kullanıcılar artık Gemini ile yalnızca yazılı değil, sesli ve görsel olarak da iletişim kurabiliyor. "Gemini Live" özelliği, doğal ve akıcı bir sohbet ortamı sunarak, kullanıcıların fikir alışverişi ve beyin fırtınası yapmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca, Gemini'nin kamera ve ekran paylaşımı desteği, gerçek zamanlı nesne tanıma ve teknik sorun çözme gibi işlevlerle günlük yaşamda büyük kolaylık sağlıyor. Bu gelişmiş etkileşim olanakları, Gemini'nin kullanıcılar için vazgeçilmez bir dijital asistan olmasını sağladı.</p><h3>Derin Araştırma ve Omni ile içerik üretiminde devrim</h3><p>Gemini'nin "Derin Araştırma" aracı, kapsamlı bilgi toplama ve analiz etme yeteneğiyle dikkat çekiyor. 2026 Nisan'ında piyasaya sürülen Gemini 3.1 Pro ile birlikte, Derin Araştırma Max özelliği kullanıcılara özel veri kaynaklarına erişim, yerel görselleştirme ve gelişmiş analitik sunuyor. Kullanıcılar, karmaşık konularda detaylı raporlar oluşturabiliyor ve web üzerinde hızla bilgi toplayabiliyor. Ayrıca, "Gemini Omni" sayesinde metin istemlerinden yüksek kaliteli videolar üretilebiliyor, mevcut görseller düzenlenebiliyor ve fotoğraflar kolayca istenen biçime getirilebiliyor. Bu özellikler, içerik üreticileri ve profesyoneller için büyük bir zaman tasarrufu ve esneklik sağlıyor.</p><h3>Not Defterleri ve NotebookLM ile projelerde bütünlük</h3><p>Google Gemini'nin öne çıkan yeniliklerinden biri de Not Defterleri. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, projelerini daha etkin biçimde organize edebiliyor, belgeleri ve dosyaları bir arada tutabiliyor. Not Defterleri, NotebookLM ile senkronize çalışarak, kaynakların ve notların farklı platformlarda otomatik olarak güncellenmesini sağlıyor. Özellikle uzun vadeli ve çok aşamalı projelerde, Gemini'nin bu entegrasyonu kullanıcıların iş akışını önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Ayrıca, NotebookLM'nin podcast ve video formatına dönüştürme yetenekleri, araştırma ve sunum süreçlerinde yeni bir boyut kazandırıyor. 2026 güncellemeleriyle birlikte, etkileşimli çalışma kılavuzları ve bilgi grafikleri gibi ek araçlar da kullanıma sunuldu.</p><h3>Canvas ve Gems ile kişiselleştirilmiş yapay zeka çözümleri</h3><p>Gemini'nin "Canvas" özelliği, kullanıcıların uzun belgeler ve kodlama projeleri üzerinde işbirliği yapmasını kolaylaştırıyor. Bu özel çalışma alanı, sürekli gelişen projelerde uygulamalar arasında kopyalama ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Yeni "Oluştur" menüsü, metinleri web sayfalarına, bilgi grafiklerine, quizlere ve sesli özetlere dönüştürme imkanı tanıyor. Ayrıca, "Gems" adlı araç sayesinde kullanıcılar, sık tekrarlanan görevler için kişiselleştirilmiş yapay zeka asistanları oluşturabiliyor. Yemek planlamadan seyahat programlamaya, kodlamadan beyin fırtınasına kadar birçok alanda, Gems ile zaman ve verimlilik avantajı elde ediliyor. Bu yenilikler, Gemini'nin kullanıcı odaklı bir platform olmasını sağlıyor.</p><h3>Google Workspace entegrasyonu: Gemini ile verimlilik artıyor</h3><p>Gemini'nin Google Workspace ile derin entegrasyonu, kurumsal ve bireysel kullanıcılar için büyük kolaylıklar sunuyor. Artık Gmail, Docs ve Drive üzerinde doğrudan çalışabilen Gemini, e-posta dizilerini özetleyebiliyor, yanıt taslakları hazırlayabiliyor ve belgeleri organize edebiliyor. Kişisel Zeka özelliği, kullanıcının tercihlerini öğrenerek, arama ve yanıt süreçlerini kişiselleştiriyor. Günlük Özeti ise, bağlı uygulamalardan alınan verilerle kullanıcıya özel bir gün planı sunuyor. Bu özellikler, özellikle yoğun tempoda çalışan profesyoneller için iş süreçlerini daha verimli ve düzenli hale getiriyor.</p><h3>Gemini ile beyin fırtınası ve planlama daha kolay</h3><p>Gemini, sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda kullanıcıların yaratıcı süreçlerine de destek oluyor. Gerçek zamanlı web araması yapabilen Gemini, hafta sonu aktivitelerinden güncel yapay zeka haberlerine kadar pek çok konuda beyin fırtınası ortağı olarak öne çıkıyor. Ayrıca, tekrarlayan ve planlanmış görevleri yönetme yeteneği sayesinde, günlük ve haftalık özetler, haber raporları ve hatırlatıcılar otomatik olarak sunulabiliyor. Bu planlama ve organizasyon yetenekleri, özellikle yoğun programlara sahip kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor.</p><h3>2026'da Google Gemini: Yaratıcı asistan, derin araştırmacı ve organizatör</h3><p>Gemini'nin 2026'daki en dikkat çekici yanı, sahip olduğu geniş özellik yelpazesiyle kullanıcıların hayatına çok yönlü katkı sunması. Yaratıcı içerik üretiminden derin araştırmalara, kişisel alışveriş ve organizasyon süreçlerinden profesyonel iş akışlarına kadar birçok alanda merkezi bir rol üstleniyor. Google'ın bu kapsamlı yapay zeka platformu, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için teknoloji standartlarını yeniden tanımlıyor. Eğer Gemini'yi yalnızca bir sohbet botu olarak görüyorsanız, sunduğu yeni özelliklerle birlikte bu algının tamamen değiştiğini rahatlıkla söylemek mümkün.</p><h3>Gemini'nin geleceği: Kullanıcı yorumları ve potansiyel gelişmeler</h3><p>Google Gemini'nin sunduğu yenilikler, kullanıcıların günlük yaşam ve iş dünyasındaki ihtiyaçlarına yanıt verirken, platformun gelecekte daha da gelişeceğine işaret ediyor. Kullanıcıların deneyimlerini ve geri bildirimlerini paylaşmaları, Gemini'nin yeni özelliklerle daha da güçlenmesini sağlayacak. Google'ın yapay zeka vizyonu doğrultusunda, Gemini'nin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla alanda etkili olması bekleniyor. Şirket, kullanıcıların geri bildirimlerini dikkate alarak, platformu sürekli güncellemeye ve yeni fonksiyonlar eklemeye devam edecek.</p><p>Sonuç olarak, Google Gemini 2026 itibarıyla yalnızca sohbet tabanlı bir yapay zeka aracı olmanın ötesine geçerek, kullanıcıların hayatına bütünsel bir dijital asistan olarak entegre oldu. Gelişmiş özellikleri ve geniş kullanım alanıyla, yapay zeka teknolojisinin geleceğine yön veren Gemini, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için vazgeçilmez bir platform haline geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/gemini-ile-yapay-zekada-s-496_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282921</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/watchos-27-ile-apple-watcha-yeni-saglik-ozellikleri-geliyor-282921</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[watchOS 27 ile Apple Watch'a yeni sağlık özellikleri geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch, watchOS 27 ile sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşıyor. Yeni güncelleme, döngü takibinden antrenman doğruluğuna kadar üç kritik başlıkta kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak yenilikler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[watchOS 27 ile Apple Watch'a yeni sağlık özellikleri geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Watch, watchOS 27 güncellemesiyle sağlık uygulamalarında önemli bir yeniliğe imza attı. Yeni sürüm, özellikle kadın sağlığına yönelik döngü takibi, geliştirilmiş fitness koçluğu ve antrenman doğruluğu alanlarında üç ayrı başlıkta dikkat çekici güncellemeler getiriyor. Apple Watch kullanıcıları, bu sonbahar tanıtılması beklenen yeni modellerle birlikte sağlık verilerini daha hassas ve kapsamlı biçimde takip etme imkânına kavuşacak.</p><h3>Apple Watch'tan döngü takibinde menopoz ve perimenopoz desteği</h3><p>watchOS 27'nin en dikkat çeken yeniliklerinden biri, kadın sağlığına özel olarak geliştirilen döngü takibi desteği oldu. Apple Watch, artık perimenopoz ve menopoz dönemindeki kullanıcılar için döngüdeki değişimleri algılayıp bildirim gönderecek. Sağlık uygulamasında yer alan Döngü Takibi özelliği, kaydedilen döngü desenlerinde perimenopoz işaretleri tespit ettiğinde kullanıcıyı uyarıyor. Ayrıca, bu dönemde yaşanabilen semptomları kaydetmek ve ilgili eğitim kaynaklarına ulaşmak da mümkün hale geldi. Apple, bu bildirimlerin 40 yaş ve üzeri kullanıcılar için geçerli olduğunu ve geleneksel tanı ya da tedavi yöntemlerinin yerine geçmediğini vurguluyor. Bu özellikle, Apple Watch'un sağlık alanındaki rolü daha da güçleniyor ve kadın kullanıcılar için kişiselleştirilmiş bir takip imkânı sunuluyor.</p><h3>watchOS 27 ile Workout Buddy'de üç büyük gelişme</h3><p>Apple Watch'un fitness deneyimini geliştiren Workout Buddy, watchOS 27 ile üç önemli güncelleme aldı. Öncelikle, kullanıcıların antrenman geçmişine göre hız, mesafe ve süre gibi yeni içgörüler sunuluyor. Bu sayede bireyler, performanslarını daha detaylı analiz edebiliyor ve motivasyonlarını artırabiliyor. İkinci olarak, artık Workout Buddy'yi iPhone yanınızda olmadan da kullanmak mümkün. Koşu veya yürüyüş sırasında cep telefonu taşımadan antrenman verileri toplanabiliyor ve motivasyon mesajları alınabiliyor. Üçüncü olarak ise, Workout Buddy artık İspanyolca dil desteğiyle sunuluyor. Bu sayede daha geniş bir kullanıcı kitlesi, doğal dillerinde fitness koçluğundan faydalanabiliyor. watchOS 27'nin bu yenilikleri, Apple Watch'u sadece bir akıllı saatten öteye taşıyarak, kişisel antrenör ve sağlık asistanı işlevini güçlendiriyor.</p><h3>Kapalı alan antrenmanlarında doğruluk artıyor, adım sayıları senkronize ediliyor</h3><p>watchOS 27'nin bir diğer önemli güncellemesi ise kapalı alan yürüyüş ve koşu antrenmanlarına yönelik. Apple, hareket izleme algoritmalarını geliştirerek koşu bandı gibi ortamda yapılan antrenmanlarda mesafe ölçümlerinin daha hassas olmasını sağladı. Kullanıcılar artık kapalı alan aktivitelerinde gerçek mesafe ve süre verilerine daha doğru şekilde ulaşabiliyor. Ayrıca, Sağlık ve Fitness uygulamalarındaki adım sayıları da birbirine senkronize edildi. Önceki sürümlerde görülen tutarsızlıklar giderildi ve kullanıcılara tek bir doğru adım verisi sunuldu. Bu güncellemeler sayesinde, Apple Watch kullanıcıları hem sağlık hem de fitness verilerinde daha güvenilir sonuçlar elde ediyor. watchOS 27 ile Apple, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor ve sağlık takibini günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.</p><p>Sonbaharda tanıtılması beklenen Apple Watch Ultra 4 ve Series 12 ile birlikte, watchOS 27'nin sağlık alanındaki yeniliklerinin daha da çeşitlenmesi öngörülüyor. Apple, kullanıcılarının ihtiyaçlarına yanıt veren çözümlerle, akıllı saat pazarında sağlık odaklı liderliğini pekiştiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/watchos-27-ile-apple-watc-751_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282920</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/james-webb-teleskobu-evrenin-gizli-haritasini-ortaya-cikardi-282920</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[James Webb teleskobu evrenin gizli haritasını ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu, California Üniversitesi, Riverside liderliğindeki uluslararası bir ekip tarafından yürütülen araştırmada, evrenin 13 milyar yıl öncesine uzanan en detaylı kozmik ağ haritasını sundu. Bu bulgular, galaksi oluşumunun ve evriminin bilinmeyen yönlerini aydınlatırken, JWST'nin kozmik tarih üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[James Webb teleskobu evrenin gizli haritasını ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>California Üniversitesi, Riverside'dan bir grup araştırmacı, James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) verilerini kullanarak evrenin şimdiye kadar oluşturulan en kapsamlı haritasını hazırladı. 6 Mayıs'ta The Astrophysical Journal'da yayımlanan bu çalışma, evrenin yaklaşık 13 milyar yıl önceki bebeklik döneminden başlayarak galaksilerin nasıl şekillendiğini ve devasa kozmik ağ yapısının nasıl oluştuğunu gözler önüne serdi. JWST'nin benzersiz gözlem gücü sayesinde, galaksilerin evrimsel süreçleri ve kozmik ağın evrenin iskeletini nasıl oluşturduğu hiç olmadığı kadar ayrıntılı biçimde incelendi.</p><h3>James Webb teleskobu ile kozmik ağın yapısı çözüldü</h3><p>Kozmik ağ, evrende gözlemlenebilen en büyük yapıyı temsil ediyor. Bu devasa ağ, sayısız galaksi kümesini, gaz filamentlerini, yıldızları, boşlukları ve karanlık madde tabakalarını bir araya getiriyor. JWST'nin sunduğu yeni harita, kozmik ağın galaksilerin doğuşundan ölümüne kadar olan süreçte oynadığı başat rolü net biçimde ortaya koydu. Araştırmacılar, kozmik ağın hem galaksi büyümesini hem de yıldız oluşumunun duraklamasını nasıl yönlendirdiğini ilk kez bu kadar detaylı inceledi. Özellikle yoğun bölgelerde galaksilerin hızlı büyüdüğü, zamanla ise bu ortamların yıldız oluşumunu yavaşlattığı saptandı. Bu bulgular, evrenin yapısal çerçevesinin galaksi evriminde belirleyici bir faktör olduğunu gösteriyor.</p><h3>California Üniversitesi ekibi: JWST ile yeni keşifler ve karşılaştırmalar</h3><p>California Üniversitesi, Riverside'dan Hossein Hatamnia ve Bahram Mobasher'in öncülük ettiği ekip, JWST'nin COSMOS-Web anketinden elde edilen verileri önceki COSMOS2020 araştırmalarıyla karşılaştırdı. JWST'nin geliştirilmiş kırmızıya kayma hassasiyeti ve daha geniş galaksi yelpazesi sayesinde, evrenin uzak ve soluk nesnelerine ulaşmak mümkün hale geldi. Bu yeni harita, önceki kozmik haritaların aksine, galaksi oluşumunun zirve yaptığı dönemlerdeki yoğun bölgelerin ve daha az yoğun alanların gerçek derinliğini doğru şekilde yansıtıyor. COSMOS-Web anketi, üç tam ay büyüklüğünde bir alanı kapsayan 255 saatlik gözlem süresiyle, evrenin yaklaşık 11,5 milyar yıl önceki halini ayrıntılı biçimde gözler önüne serdi. Araştırmacılar, eski haritaların yoğun bölgelerde derinliği abarttığını, seyrek alanlarda ise küçümsediğini belirtti. JWST'nin sağladığı netlik sayesinde, galaksilerin evrimsel süreçleri ve kozmik ağın dinamikleri daha önce hiç olmadığı kadar iyi anlaşıldı.</p><h3>JWST'nin derin bakışı: Yıldızların doğumu ve ölümü aydınlandı</h3><p>JWST'nin kozmik ağ haritası, galaksiler arasındaki kontrastı koruyarak, yoğun ortamlardaki büyük galaksilerin genellikle daha sakin ve yıldız oluşumunun sönmüş olduğunu ortaya koydu. Araştırma ekibi, bu durumun galaksilerin büyüklüğüne ve onları çevreleyen karanlık madde halkalarına bağlı olabileceğini belirtti. 1 trilyon güneş kütlesine ulaşan karanlık madde halkaları, gazı enerjiyle doldurarak yeni yıldız oluşumunu engelliyor. Ayrıca, aktif süper kütleli kara deliklerin yaydığı yüksek enerjili jetler de yıldız oluşumunu durduruyor. Bu tür "kütleyle ilişkili" yıldız öldürme mekanizmalarının, evrenin yaşının yaklaşık yarısı olan 7 milyar yıl öncesine kadar baskın olduğu saptandı. Sonraki dönemlerde ise yıldız oluşumu, galaksilerin çevresel koşulları tarafından engellenmeye başladı. JWST'nin sağladığı derinlik ve çözünürlük, evrenin yalnızca birkaç yüz milyon yıl yaşında olduğu dönemlerde bile kozmik ağın izlenmesini sağladı. Bu gelişme, evrenin erken dönemlerindeki galaksi oluşumunu ve kozmik yapının evrimini anlamada çığır açtı.</p><p>James Webb Uzay Teleskobu'nun sunduğu bu yeni kozmik harita, astronomi dünyasında büyük heyecan yarattı. Araştırmacılar, JWST'nin sağladığı benzersiz veriler sayesinde evrenin büyük ölçekli yapısını ve galaksi evrimini artık çok daha net görebildiklerini vurguladı. Bu bulgular, kozmik ağın evrenin iskeleti olarak galaksi oluşumunu nasıl yönlendirdiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Bilim insanları, JWST'nin gelecekteki gözlemleriyle evrenin sırlarını daha da derinlemesine keşfetmeyi hedefliyor. Böylece, evrenin doğuşundan bugüne kadar geçen süreçte kozmik ağın oynadığı rol ve galaksilerin evrimi konusunda daha kapsamlı bilgilere ulaşılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/james-webb-teleskobu-evre-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-nukleer-enerjiyle-veri-merkezlerine-kesintisiz-guc-hamlesi-282919</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de nükleer enerjiyle veri merkezlerine kesintisiz güç hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda geliştirdiği 10 megavatlık Aalo-X nükleer reaktörüyle ticari veri merkezlerine sürdürülebilir enerji sağlama yolunda önemli bir adım attı. Şirketin CEO'su Matt Loszak, bu gelişmenin ABD'de nükleer enerjiyle veri merkezi altyapısını güçlendireceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de nükleer enerjiyle veri merkezlerine kesintisiz güç hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda yürüttüğü Aalo-X Kritik Test Reaktörü projesinde kritik eşiği aşarak, modüler nükleer enerjinin ticari veri merkezlerine entegre edilmesinde önemli bir kilometre taşına ulaştı. 4 Temmuz sabahı ABD Enerji Bakanlığı'nın yetkilendirmesiyle gerçekleşen bu gelişme, 10 megavat elektrik gücüne sahip reaktörün tamamen kendi başına sürdürülebilir nükleer zincir reaksiyonu başlatabilmesi anlamına geliyor. Austin, Texas merkezli Aalo Atomics, modern veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılamak için kompakt ve modüler nükleer reaktörler geliştirme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, Aalo-X'in, planlanan ticari reaktörlerle aynı ölçekli çekirdek bileşenleri taşıdığını ve bu teknolojinin yakın gelecekte veri merkezlerine güvenilir, kesintisiz güç sağlayacağını açıkladı.</p><h3>Aalo Atomics CEO'su Loszak: 'Aalo-X, veri merkezlerinin ana enerji kaynağı olacak'</h3><p>Aalo Atomics CEO'su Matt Loszak, Aalo-X Kritik Test Reaktörü'nün kritik duruma ulaşmasının, şirketin bugüne kadar elde ettiği en önemli başarı olduğunu belirtti. Loszak, bu adımın, ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu'ndan alınacak yetkiyle birlikte Aalo Pod sisteminin ticari veri merkezlerine güç sağlamasının önünü açtığını ifade etti. 10 megavatlık Aalo-X reaktörünün, modern veri merkezlerinin temel enerji sağlayıcısı olarak konumlandığını vurgulayan Loszak, bu teknolojinin ölçeklenebilir ve sürdürülebilir enerji ihtiyacına cevap vereceğini söyledi. Şirketin geliştirdiği modüler reaktörlerin, özellikle bilgi işlem altyapısını hızla büyüten teknoloji şirketleri için uzun vadeli ve güvenilir bir enerji kaynağı sunacağı öngörülüyor. Aalo Atomics, ticari reaktörlerin dağıtımı için ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu'ndan gerekli izinleri almayı ve Aalo Pod sistemini veri merkezlerinde yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p><h3>ABD Enerji Bakanlığı ve teknoloji devlerinden tam destek</h3><p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Aalo-X projesinin gelişmiş reaktör teknolojilerinin hızla hayata geçirilmesi yönündeki hükümet hedeflerine katkı sunduğunu açıkladı. Wright, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda Aalo tesisini ziyaret ederek şirketin 4 Temmuz'a kadar teknolojisini başarıyla sergileme konusundaki kararlılığından etkilendiğini belirtti. Bakan, Başkan Trump'ın ülkenin 250. yılı öncesinde üç gelişmiş reaktörün yetkilendirilmesi ve kritik duruma ulaşması yönündeki talebinin, Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı (INL) ve ABD Enerji Bakanlığı'nın özverili çalışmalarıyla aşıldığını ve dört reaktörün başarıyla devreye alındığını duyurdu. Bu gelişme, ABD'de nükleer enerjiyle sürdürülebilir ve kesintisiz güç sağlama çabalarının hız kazandığını gösteriyor. Ayrıca, Aalo Atomics'in Microsoft ve Nvidia ile yaptığı iş birliği kapsamında, nükleer reaktör filolarının yönetimi için otomatik yardımcı pilot sistemleri geliştirme çalışmaları da devam ediyor. Bu sistemlerin, ticari Aalo Pod tasarımının önümüzdeki 18 ay içinde veri merkezleri ve kurumsal işletmeler için ölçeklenebilir bir güç çözümü sunmasını sağlayacağı belirtiliyor.</p><h3>Idaho'da ikinci reaktör ve geleceğe yönelik büyük hedefler</h3><p>Aalo Atomics, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda yürüttüğü Proje Ascension kapsamında ikinci bir reaktörün inşasına da başladı. Şirket, bu ticari ölçekli sistemin önümüzdeki aylarda elektrik üretmeye başlayacağını ve yerinde bir veri merkezine doğrudan güç sağlayacağını açıkladı. Aalo-X reaktörünün yakıt çubukları, GE Vernova'nın Küresel Nükleer Yakıt birimi tarafından üretildi ve Nisan ayında Idaho sahasına teslim edildi. Yakıt yükleme ve başlatma onayı alınan reaktör, nükleer enerjiyle veri merkezlerinin enerji ihtiyacına sürdürülebilir ve çevre dostu bir çözüm sunma yolunda önemli bir örnek teşkil ediyor. Şirket, modüler reaktör teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte, ABD'de ve dünyada veri merkezlerinin enerji altyapısında köklü değişiklikler yaşanacağını öngörüyor. Aalo Atomics'in attığı bu adımlar, nükleer enerjinin dijital çağda kritik bir rol oynayacağını gösteriyor.</p><p>Aalo Atomics'in Idaho'da başlattığı Aalo-X nükleer reaktörü projesi, hem ABD'nin enerji politikaları hem de küresel veri merkezi sektörü açısından dönüştürücü bir gelişme olarak öne çıkıyor. Şirketin modüler ve ölçeklenebilir nükleer reaktör vizyonu, modern bilgi işlem altyapısına sürdürülebilir ve güvenilir enerji sağlama konusunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/abdde-nukleer-enerjiyle-v-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/arastirmacilar-yag-depolama-ve-yakimini-kontrol-eden-proteini-ortaya-cikardi-282918</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Araştırmacılar yağ depolama ve yakımını kontrol eden proteini ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar, Mitch olarak bilinen MTCH2 proteininin vücuttaki yağ yakımı ve depolanması üzerindeki kritik rolünü ortaya koydu. Bu buluş, kas kaybı yaşanmadan obeziteyle mücadelede yeni bir tedavi umudu sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Araştırmacılar yağ depolama ve yakımını kontrol eden proteini ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'de faaliyet gösteren Weizmann Bilim Enstitüsü'nden bir grup bilim insanı, vücudun yağ depolama ve yakma süreçlerinde belirleyici olan Mitch adıyla bilinen MTCH2 proteininin işlevini gün yüzüne çıkardı. Araştırma, bu proteinin insan hücrelerinde kapatılmasıyla birlikte hücrelerin daha fazla yağ ve karbonhidrat yaktığını, daha çok enerji harcadığını ve yeni yağ hücreleri oluşturmakta zorlandığını ortaya koydu. Bu gelişme, kas kaybı olmadan yağ yakımının mümkün olabileceğini göstererek, obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Weizmann Bilim Enstitüsü: Mitch proteini enerji dengesini belirliyor</h3><p>Weizmann Bilim Enstitüsü'ndeki bilim insanları, Mitch proteininin mitokondri organizasyonunda anahtar bir rol üstlendiğini vurguladı. Normal şartlarda mitokondriler, enerji üretimini en verimli şekilde gerçekleştiren ağlar oluşturuyor. Ancak Mitch proteini devre dışı bırakıldığında, bu ağlar küçük ve ayrı birimler haline geliyor ve enerji üretimi verimsizleşiyor. Bu durumda hücreler, hayatta kalabilmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor ve bu enerjiyi büyük oranda yağdan karşılıyor. Araştırmacılar, Mitch proteininin eksik olduğu farelerin daha zayıf, kaslı ve dayanıklı kaldığını gözlemledi. Bu durum, Mitch'in yalnızca yağ yakımını artırmakla kalmayıp kas dokusunu da koruduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>MTCH2 proteini hedefli tedavi kas kaybı riskini azaltabilir</h3><p>Mevcut kilo verme ilaçlarının çoğu, yağ kaybıyla birlikte kas kütlesinin de azalmasına yol açıyor. Ancak araştırmacılar, Mitch proteininin hedeflenmesiyle kas dokusu korunurken yağ yakımının hızlanabileceğini belirtiyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, Mitch proteini eksik olan bireylerde kas liflerinin arttığı ve fiziksel dayanıklılığın yükseldiği tespit edildi. Ayrıca, Mitch'in yeni yağ hücresi oluşumunu engellediği de ortaya çıktı. Yağ hücreleri, zaman içinde olgunlaşan öncü hücrelerden gelişiyor. Mitch proteini olmadığında, bu öncü hücreler olgunlaşmak ve yağ depolamak için gerekli enerjiye ulaşamıyor. Araştırma ekibi, Mitch'in eksik olduğu hücrelerde yağ hücresi oluşumunu sağlayan genlerin aktivitesinin de düştüğünü bildirdi. Obezite sorunu yaşayan kadınlarda Mitch seviyesinin yüksek olması, proteinin insanlardaki rolünü daha da önemli kılıyor.</p><h3>Obezite tedavisinde Mitch proteini insanlarda umut vadediyor</h3><p>Çalışmanın bulguları, insan hücreleri ve fareler üzerinde elde edildi. İnsanlar üzerinde doğrudan bir tedavi henüz geliştirilmedi. Ancak bilim insanları, Mitch proteininin hedeflenmesinin obeziteyle mücadelede devrim niteliğinde bir yaklaşım olabileceğine inanıyor. Bu sayede kas kaybı yaşanmadan yağ yakımı mümkün hale gelebilir. Araştırma ekibi, bu bulgunun obezite tedavisi için yeni ilaçların geliştirilmesine öncülük edebileceğini ve ilerleyen dönemde insanlarda uygulanabilir hale gelebileceğini ifade ediyor. Ancak tedavinin klinik aşamaya gelmesi için daha fazla araştırma ve zamana ihtiyaç duyuluyor.</p><p>Sonuç olarak, Mitch proteini üzerine yapılan bu çalışma, obezite tedavisinde kas kaybı riskini ortadan kaldıracak yeni stratejilerin geliştirilmesine önemli bir zemin hazırlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu alandaki gelişmelerin, hem bilim dünyası hem de obeziteyle mücadele eden bireyler için umut verici sonuçlar doğurması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/arastirmacilar-yag-depola-525_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282917</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/whatsappa-yeni-cevrimici-gostergesi-geliyor-yesil-nokta-donemi-basliyor-282917</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp'a yeni çevrimiçi göstergesi geliyor! Yeşil nokta dönemi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[WhatsApp, iPhone kullanıcıları için çevrimiçi olan kişileri gösteren yeni bir yeşil nokta özelliğini test ediyor. Bu yenilik, kullanıcıların uygulamadaki aktif durumunu anlık olarak görmesini sağlıyor ve gizlilik ayarlarına uygun şekilde çalışıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp'a yeni çevrimiçi göstergesi geliyor! Yeşil nokta dönemi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp, iPhone kullanıcılarına yönelik dikkat çeken bir güncellemeyi beta sürümünde test etmeye başladı. Popüler mesajlaşma uygulaması, artık bir kişinin çevrimiçi olup olmadığını gösteren küçük bir yeşil nokta ile kullanıcıların aktif durumunu anlık olarak sunuyor. Bu yeni özellik, profil fotoğrafının yanında yer alıyor ve kişi uygulamadan çıktığında simge hemen kayboluyor. Beta testleri şu anda iOS 26.26.10.72 sürümünde devam ediyor ve bu yeniliğin önümüzdeki haftalarda daha fazla kullanıcıya ulaşması bekleniyor.</p><h3>WhatsApp, iPhone kullanıcılarına gerçek zamanlı çevrimiçi bildirim sunuyor</h3><p>WhatsApp'ın çevrimiçi gösterge özelliği, ilk olarak Android platformunda kullanıma açılmıştı. Şimdi ise iPhone'un TestFlight programındaki beta kullanıcıları bu yeniliği deneyimleme fırsatı buluyor. Özellik, sohbet bilgi ekranında yer alıyor ve kullanıcı bir sohbetin üst kısmındaki isme dokunduğunda aktifleşiyor. Henüz sohbet listesinde veya doğrudan mesajlaşma ekranında görünmeyen bu simgenin ilerleyen güncellemelerle daha geniş alanlarda kullanılabileceği belirtiliyor. WhatsApp, bu yenilikle kullanıcıların iletişimde daha şeffaf ve anlık bilgi almasını hedefliyor.</p><h3>Gizlilik ayarlarına uygun çevrimiçi gösterge</h3><p>Yeşil nokta özelliği, WhatsApp'ın mevcut gizlilik politikalarına tamamen entegre edildi. Kullanıcılar çevrimiçi ve son görülme durumlarını gizlemeyi seçerse, bu gösterge onlara görünmüyor. Böylece, hem gizliliğe önem verenler hem de anlık olarak kimlerin çevrimiçi olduğunu bilmek isteyenler için dengeli bir çözüm sunuluyor. WABetaInfo'nun aktardığına göre, şu anda sınırlı sayıda beta kullanıcısı bu özelliği test ediyor. Tüm iPhone kullanıcılarına ne zaman sunulacağı ise henüz netleşmedi.</p><p>WhatsApp'ın iPhone sürümüne kazandırdığı yeşil nokta özelliği, kullanıcı deneyimini ve anlık iletişimi güçlendirmeye aday görünüyor. Özelliğin yaygınlaşmasıyla birlikte, uygulamanın iletişimde sunduğu şeffaflık ve kullanım kolaylığı daha da artacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/whatsappa-yeni-cevrimici--310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-hava-kuvvetlerinden-nato-zirvesinde-kilit-rol-60-saat-kesintisiz-ucus-282916</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri'nden NATO Zirvesi'nde kilit rol: 60 saat kesintisiz uçuş!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri envanterinde yer alan Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçakları, NATO Zirvesi kapsamında 60 saat kesintisiz uçuş yaparak güvenlik açısından kilit rol oynayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri'nden NATO Zirvesi'nde kilit rol: 60 saat kesintisiz uçuş!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya&#39;daki 3&#39;üncü Ana Jet Üs Komutanlığı&#39;nda konuşlu HİK uçakları, üzerinde bulunan çok işlevli elektronik tarama özelliğine sahip hava ve deniz radarıyla 360 derece tarama yaparak, 400 kilometreye kadar çok sayıda hedefi teşhis edebiliyor.</p><p>Uçaklar tespit ettikleri hedefleri bulundurduğu sistemler aracılığıyla yerdeki harekat merkezlerine, harekat sahasında görev yaptığı uçaklara ve gemilere gerçek zamanlı olarak aktarabiliyor.</p><p>Çok sayıda özellik barındıran uçaklar, Ankara&#39;da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;ne yönelik güvenlik tedbirleri kapsamında önemli rol oynuyor.</p><p>Uçaklar 60 saat boyunca kesintisiz uçarak, Türk hava sahasının güvenliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/a-070720269027dfac.jpg"/><p><b>- "GÖREVİMİZİN UZATILMA İHTİMALİNE KARŞI HER ZAMAN HAZIRLIKLIYIZ"</b></p><p>AA muhabirine konuşan HİK uçağı Görev Ekibi Komutanı Binbaşı Fatih Kulak, NATO Zirvesi kapsamında verilen görevi icra etmek için uçuşa hazırlandıklarını belirtti.</p><p>HİK uçağının, hava sahasının erken ihbar kabiliyetini oluşturan ve kontrol görevini icra eden platform olduğunu söyledi.</p><p>Uçağın E-7T olarak da tanımlandığını ifade eden Binbaşı Kulak, &quot;Görevimiz NATO Zirvesi kapsamında ülkemizin hava sahasını gözetlemek olacak. Türk hava sahasına yaklaşacak herhangi bir tanımlanmamış uçağın, önceden ihbarını ve bunun teşhislendirmesine yönelik katkılarımızı sunacağız.&quot; dedi.</p><p>Bugün Karadeniz bölgesi kapsamında uçuş yapacaklarını dile getiren Kulak, bahse konu bölgeden gelebilecek tehditleri gözetleyerek ilgili yerlere rapor edeceklerini aktardı.</p><p>Zirve kapsamında yapılacak uçuşlara ilişkin bilgi veren Kulak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kesintisiz olarak 60 saat, 11 sortilik bir görev icra edeceğiz. Tamamı kesintisiz olacak ve HİK uçağımızın gözetlemesiyle icra edilecek. Bu kapsamda da kesintisiz olarak görevin icra edilmesi yoğun bir tempoyu içeriyor. Personelimiz de buna hazır bir şekilde diğer sortileri beklemede olacak. Bugün 15 kişilik mürettebatla uçuşa gidiyoruz. Yaklaşık 8 buçuk saatlik uçuş öngörüyoruz. Bizler görevimizin uzatılma ihtimaline karşı her zaman hazırlıklıyız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-07072026c6686a94.jpg"/><p><b>- "ORDUMUZUN GÜCÜNÜ BU GÖREVLERDE ÇOK NET BİR ŞEKİLDE GÖSTERMEKTEYİZ"</b></p><p>Uçağın üzerinde aktif ve pasif sensörlerin mevcut olduğunu belirten Kulak, sadece havada değil, deniz üstünde de tespit ve teşhis yapabildiklerini söyledi.</p><p>Zirve kapsamında Türkiye&#39;ye gelen liderler ve heyetlerin de uçuşlarını takip ettiklerini ifade eden Kulak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Barış Kartalı uçakları, terörle mücadele harekatından uluslararası ve milli tatbikatlara, NATO tarafından bize tevdi edilen Avrupa hava sahasındaki gözetleme görevlerine kadar birçok farklı görev yapmakta. Müşterek görev kapsamında NATO&#39;nun deniz unsurlarıyla birlikte çalışıyoruz. Doğu Akdeniz&#39;de olsun Baltık Denizi&#39;nde olsun farklı coğrafyalarda müşterek çalışarak büyük katkılar vermekteyiz. Bizler bunları yaparken Türk askerinin disiplinini ve ordumuzun gücünü bu görevlerde çok net bir şekilde göstermekteyiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/turk-hava-kuvvetlerinden--182_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajetin-sivas-koln-ucak-seferleri-yarin-basliyor-282915</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AJet'in Sivas-Köln uçak seferleri yarın başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AJet'in Sivas-Köln uçak seferleri 8 Temmuz'da başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AJet'in Sivas-Köln uçak seferleri yarın başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, AJet&#39;in Sivas ile Almanya&#39;nın Köln şehri arasındaki direkt seferlerin yarın başlayacağı belirtildi.</p><p>Açıklamada, hem gurbetçi vatandaşların memleket özlemini azaltacağı hem de Sivas&#39;ın uluslararası ulaşım ağını güçlendireceği bu önemli adımın şehre hayırlı olması temenni edildi.</p><p>Sivas-Köln arasındaki seferler, çarşamba günü Sivas&#39;tan gidiş ve perşembe günü Köln&#39;den dönüş şeklinde yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/ajetin-sivas-koln-ucak-se-130_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282914</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusyada-iphone-kullanimi-giderek-zorlasiyor-282914</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya'da iPhone kullanımı giderek zorlaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en popüler akıllı telefonlarından iPhone'u Rusya'da kullanmak giderek zorlaşırken, ABD merkezli Apple'ın Rus uygulamalarını mağazasından kaldırması, ödeme imkanlarının daralması ve Rusya'nın yabancı dijital hizmetlere yönelik düzenlemeleri kullanıcıların günlük yaşamına daha fazla yansıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya'da iPhone kullanımı giderek zorlaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya&#39;da iPhone kullanıcılarının karşısına son dönemde yalnızca uygulama indirme sorunları değil, ödeme, bildirim, güncelleme ve hesaplara giriş gibi temel alanlarda da yeni kısıtlamalar çıkıyor.</p><p>Apple, 25 Haziran&#39;da Rus teknoloji şirketi VK&#39;ye ait VKontakte, Odnoklassniki, VK Video, VK Music, VK Messenger, Mail, Dzen ve Skillbox dahil çok sayıda uygulamayı App Store&#39;dan kaldırdı.</p><p>VK&#39;den yapılan açıklamada, şirketin karara ilişkin önceden bilgilendirilmediği, uygulamaların iPhone ve iPad&#39;lere artık indirilemediği ve güncellenemediği belirtildi.</p><p>Açıklamada, VK&#39;nin herhangi bir yaptırım listesinde yer almadığına işaret edilirken, uygulamaların daha önce yüklendiği cihazlarda çalışmayı sürdürdüğü ancak kullanıcıların bildirim ve güncelleme sorunlarıyla karşılaşabileceği kaydedildi.</p><p>Apple, haziran başında da Rusya&#39;nın ulusal mesajlaşma uygulaması MAX&#39;ı App Store&#39;dan kaldırdı.</p><p>MAX&#39;ı daha önce cihazlarına yükleyen kullanıcıların uygulamayı kullanmayı sürdürdüğü ancak bildirim alamadığı, uygulamanın silinmesi halinde ise yeniden yüklenemediği açıklandı.</p><p>Rusya Dijital Kalkınma Bakanı Maksut Şadayev, Apple&#39;ın gerekçe göstermeden aldığı kararın 20 milyondan fazla iPhone ve iPad kullanıcısının MAX&#39;a erişimini etkilediğini belirtti.</p><p>Rusya Dijital Kalkınma Bakanlığı da VK uygulamalarının kaldırılmasının siyasi gerekçelerle alındığını ve haksız rekabet oluşturabileceğini bildirerek, konunun incelenmesi için Rusya Federal Rekabet Servisine (FAS) başvurdu.</p><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Apple&#39;ın Rus uygulamalarını uyarı yapmadan kaldırmasının şirketin ticari hizmet sağlayıcısı olarak güvenilirliğini sorgulattığını söyledi.</p><p>Rus makamlarının Apple&#39;dan açıklama isteyeceğini belirten Peskov, gerekli açıklamaların yapılmaması halinde şirketle ilişkilerin geleceğine ilişkin değerlendirme yapılacağını ifade etti.</p><p>Rusya Devlet Duması Bilgi Politikası Komitesi Başkanı Sergey Boyarskiy de Apple&#39;ın kararının siyasi nitelik taşıdığını belirterek, milyonlarca kullanıcının iletişim, eğlence ve eğitim hizmetlerine erişiminin sınırlandığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/balksz1-0707202665604c26.jpg"/><p><b>- APPLE'A 4 MİLYAR RUBLELİK CEZA RİSKİ</b></p><p>FAS, Apple&#39;a gönderdiği uyarıda, iOS işletim sistemli cihazlarda Rus arama motorlarına yönelik ayrımcı koşulların kaldırılmasını ve yerli yazılımların önceden yüklenmesine ilişkin yasal şartların yerine getirilmesini istedi.</p><p>Kurum, iPhone ve iPad&#39;lerde yabancı bir arama motorunun varsayılan olarak sunulduğunu, Rus arama motorlarını tercih eden kullanıcıların ayarları manuel olarak değiştirmek zorunda kaldığını bildirdi.</p><p>Apple&#39;ın 15 Temmuz&#39;a kadar gerekli adımları atmaması halinde rekabet yasası kapsamında soruşturma başlatılacağı, ihlal tespit edilmesi durumunda şirkete 4 milyar rubleye kadar para cezası uygulanabileceği belirtildi.</p><p>Rusya&#39;da ithal edilen akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlarda belirli Rus yazılımlarının önceden yüklenmesine ilişkin yasa 2021&#39;de yürürlüğe girerken, Apple Rus makamlarıyla varılan uzlaşma doğrultusunda uygulamaları cihazlara doğrudan yüklemek yerine ilk kurulum sırasında kullanıcılara Rus yazılımlarını indirme seçeneği sunmuştu.</p><p><b>- ÖDEME İMKANLARI DA DARALIYOR</b></p><p>Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin bozulmaya başladığı 2022&#39;den bu yana çok sayıda Rus bankasının, ödeme hizmetinin, harita uygulamasının ve diğer dijital platformların uygulamaları App Store&#39;dan kaldırıldı.</p><p>Bazı bankacılık uygulamaları farklı isimlerle geçici olarak mağazaya dönse de kısa süre sonra yeniden kaldırılırken, kullanıcılar internet sürümleri veya bankaların şubelerde sunduğu alternatif yükleme yöntemlerine yöneldi.</p><p>Apple Pay&#39;in ülkede kullanılamaması ve çeşitli VPN uygulamalarının Rusya&#39;daki App Store&#39;dan kaldırılması da iPhone kullanıcılarının karşılaştığı diğer sorunlar arasında yer alırken, Apple hesabına mobil operatör faturası üzerinden bakiye yükleme imkanı da 1 Nisan itibarıyla sona erdi.</p><p>Böylece kullanıcıların uygulama satın alma, uygulama içi ödeme, iCloud ve diğer aboneliklerde kullandığı son yerel ödeme yöntemlerinden biri de kaldırılmış oldu.</p><p><b>- APPLE ID KULLANIMI DA SONA ERİYOR</b></p><p>Rusya&#39;da internet sitelerinde kullanıcıların Apple ID ve Google ID dahil yabancı servisler üzerinden yetkilendirilmesine idari para cezası öngören düzenleme de dün yürürlüğe girdi.</p><p>Yeni düzenlemeye göre, Rusya&#39;daki kullanıcıların internet sitelerine giriş ve yetkilendirme işlemleri Rus telefon numarası, Gosuslugi adlı kamu hizmetleri uygulaması gibi sistemler üzerinden yapılabilecek. Söz konusu kuralın ihlali halinde vatandaşlara, yetkililere ve şirketlere para cezası uygulanacak.</p><p>Buna ilişkin örneklerden biri Rus harita ve navigasyon hizmeti 2GIS oldu.</p><p>Şirket, kullanıcılarına gönderdiği bildirimde, 6 Temmuz&#39;dan itibaren Apple ID ve Google hesaplarıyla giriş seçeneğinin kullanılamayacağını duyurdu.</p><p>Böylece Apple ve iPhone&#39;un Rusya&#39;daki geleceğine ilişkin belirsizlik artarken, Rus yetkililer de kullanıcıların ve kurumların Android işletim sistemli cihazlara yönelmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/rusyada-iphone-kullanimi--611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282913</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogan-nato-kapsaminda-lider-eslerini-agirlayacak-282913</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan, NATO kapsamında lider eşlerini ağırlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Ankara'da başlayan 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında kente gelecek devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini Çankaya Köşkü'nde ağırlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan, NATO kapsamında lider eşlerini ağırlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, Köşk'e gelişlerinde 20'den fazla devlet ve hükümet başkanı eşini tek tek karşılayacak.</p><p>Lider eşleri, karşılamanın ardından "Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak" temalı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirecek.</p><p>NATO Ankara Zirvesi marjında düzenlenecek toplantının, çocukların dijital dünyanın tehlikelerinden daha etkin korunmasına yönelik müşterek çabaların güçlendirilmesi amacıyla görüş alışverişine zemin teşkil etmesi öngörülüyor.</p><p>Toplantıda, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabileceği risklere ilişkin farkındalığın artırılması, bu konuda paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi ve müttefik ülkelerdeki iyi uygulamaların paylaşılması amaçlanıyor.</p><p>Ayrıca toplantıyla dijital alandaki politika ve uygulamaların belirlenmesinde çocukların gelişimini göz ardı etmeyen, hak temelli ve değer merkezli bir yaklaşımın öneminin vurgulanması, dengeli, ölçülü ve yaşa uygun koruyucu mekanizmaların geliştirilmesine katkı sunulması hedefleniyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video7-07072026ce262fe2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Lider eşlerinin sırayla konuşma yapacağı toplantıda, "Dijital Güvenlik ve Yeni Nesil Riskler", "Koruyucu ve Yaşa Uygun Yaklaşımlar", "Ortak Sorumluluk ve Çok Paydaşlı İşbirliği", "Farkındalık, Eğitim ve Dijital Okuryazarlık", "Etik ve Değer Temelli Yaklaşımlar" ve "İyi Uygulama Örneklerinin Paylaşılması" temalarının ele alınması planlanıyor.</p><p><b>Lider eşlerine, Türk mutfağı lezzetlerini tanıtacak</b></p><p>Yuvarlak masa toplantısının ardından Emine Erdoğan, lider eşleriyle öğle yemeğinde buluşacak.</p><p>Türk gastronomisini yansıtan lezzetlerin masalarda yer alacağı yemekle lider eşlerine Türk mutfağı yakından tanıtılacak.</p><p>Lider eşleri yemeklerini, İznik çinisi örneklerini barındıran salonda ve Türk nakış kültürünü yansıtan masa örtülerinin üzerinde yiyecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/video9-07072026145809f9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Yemek bu yönüyle bir davet sofrası olmasının ötesinde Türk zanaatını, sanatını ve misafirperverlik geleneğini misafirlere hissettirecek.</p><p>Öğle yemeğinin ardından Emine Erdoğan ve lider eşleri aile fotoğrafı çektirecek.</p><p><b>Geleneksel el sanatı ürünleri yakından görecekler</b></p><p>Emine Erdoğan ve lider eşleri, aile fotoğrafı sonrası geleneksel el işçiliğini ve Türk dokuma kültürünün zenginliklerini yansıtan kumaşlar, nakışlar ve işlemelerin yer aldığı bir koleksiyonu inceleyecek.</p><p>Misafir lider eşleri, Mezopotamya, Anadolu toprakları, Osmanlı ve Türk devletlerinin görsel hafızasına ait eserleri de yakından görme fırsatı bulacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/emine-erdogan-nato-kapsam-427_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282912</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakanligi-israilin-propagandasi-soykirimi-gizleyemez-282912</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı: İsrail'in propagandası soykırımı gizleyemez]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, İsrailli yetkililer tarafından dolaşıma sokulan iddiaların sistematik bir propaganda faaliyeti olduğunu belirterek, bu çabaların Netanyahu hükümetinin Gazze'deki soykırımını ve işgal politikalarını gizlemeye yetmeyeceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı: İsrail'in propagandası soykırımı gizleyemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, son günlerde İsrailli yetkililerce ortaya atılan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. </p><p>Açıklamada, söz konusu iddiaların belirli bir eş güdüm ve zamanlamayla servis edildiğine dikkat çekilerek, bunun geniş kapsamlı bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğu vurgulandı.</p><p><b>"SİSTEMATİK BİR PROPAGANDA FAALİYETİ YÜRÜTÜLÜYOR"</b></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve yakın çevresinin, kendilerine yönelik her türlü eleştiriyi kasıtlı olarak çarpıttığı ifade edilen açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi;</p><p>Son günlerde İsrailli yetkililer tarafından belirli bir eş güdüm ve zamanlamayla dolaşıma sokulan asılsız iddialar, bir dezenformasyon kampanyasının parçasıdır. Netanyahu ve suç ortakları, kendilerine yöneltilen her türlü eleştiriyi kasıtlı şekilde çarpıtmakta ve sistematik bir propaganda faaliyetiyle gündemi değiştirmeye çalışmaktadır.</p><p>Öte yandan, söz konusu çabalar artık uluslararası kamuoyunu ikna etmemekte; Netanyahu hükümetinin Gazze'deki soykırımını, bölgedeki işgal ve ilhak politikaları ile istikrarsızlaştırıcı eylemlerini gizlemeyi başaramamaktadır. Türkiye'nin amacı, bölgedeki tüm ülke ve halkların barış, istikrar ve refah içinde yaşamasıdır. Bu anlayışla, bir kez daha İsrail'i yapıcı ve barışçı bir politika izlemeye çağırıyoruz. Türkiye olarak doğruları söylemeye devam edeceğiz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/disisleri-bakanligi-israi-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/belcikadan-fifa-ve-abdyi-hedef-alan-paylasim-bunu-da-iptal-edin-282911</link>
      <pubDate>2026-07-07T12:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika'dan FIFA ve ABD'yi hedef alan paylaşım! ''Bunu da iptal edin'']]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası son 16 turunda Belçika, ABD'yi 4-1 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırdı. Ancak maçtan çok FIFA yönetiminin ABD'li oyuncu Folarin Balogun'un cezasını ertelemesi gündem oldu. Tartışmaların gölgesinde oynanan maçta bir üst tura yükselen Belçika, maçın ardından sosyal medyadan yaptığı paylaşımla FIFA ve ABD'ye göndermede bulundu. İşte detaylar..]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika'dan FIFA ve ABD'yi hedef alan paylaşım! ''Bunu da iptal edin'']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası'nda Belçika, turnuvanın ev sahiplerinden ABD ile karşı karşıya geldi.</p><p>Belçika, rakibini 4-1 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırırken, karşılaşmadan saatler önce FIFA'nın ABD'li Folarin Balogun hakkında verdiği karar ortalığı ayağa kaldırdı.</p><p>Zira FIFA, Bosna Hersek maçında rakibine yaptığı sert müdahale nedeniyle VAR incelemesinin ardından kırmızı kart gören Folarin Balogun'un cezasını erteledi. FIFA Başkanı Infantino, konuya ilişkin ABD Başkanı Trump'tan bir telefon aldığını açıklayarak tartışmaları daha da alevlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/detaykurtarld-07072026b5d7aa92.jpg"/><p>Bunun üzerine Belçika cephesi, konunun takipçisi olduğunu ve gerekli adımların atılacağını belirtmişti.</p><p>Tüm bu tartışmaların gölgesinde oynanan ABD-Belçika son 16 turu maçını 4-1 kazanan Belçika, çeyrek finale yükseldi. Karşılaşmanın ardından Belçika cephesinden FIFA ve ABD'ye gönderme içeren paylaşım, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/mankurtarld-0707202648b1b4ea.jpg"/><p><b>"BUNU DA İPTAL EDİN"</b></p><p>Belçika Milli Takımı, ABD maçının ardından sosyal medya hesabından Romelu Lukaku'nun golünü paylaşarak, Balogun'un cezasını erteleyen FIFA ile ABD'ye göndermede bulundu.</p><p>Resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bunu da iptal edin." ifadelerine yer verildi</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/belcikadan-fifa-ve-abdyi--542_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kanada-basbakani-carneyi-kabul-etti-282910</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney'i kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney'i kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney'i kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarını sürdürüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda Kanada Başbakanı Carney ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/cumhurbaskani-erdogan-kan-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uzmanlardan-nato-30-vurgusu-yeni-donemin-rotasi-ciziliyor-282909</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan NATO 3.0 vurgusu: Yeni dönemin rotası çiziliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Atlantik Konseyi (ATA Türkiye) ile Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan 'NATO Zirvesi Diyalogları' etkinliği kapsamında açılış oturumu yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan NATO 3.0 vurgusu: Yeni dönemin rotası çiziliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sunuculuğunu Gazeteci-Yazar Funda Karayel'in yaptığı, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinin (TÜSİAD) ev sahipliğinde Türk Atlantik Konseyi ve Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen programda, Türkiye'nin eski NATO Daimi Temsilcisi ve ATA Türkiye Başkanı Büyükelçi Mehmet Fatih Ceylan, Atlantik Anlaşması Birliği (ATA) Başkanı Theodossios Georgiou, ATA Türkiye Genel Sekreteri Emir Abbas Gürbüz açılış konuşması yaptı.</p><p>Ceylan, burada yaptığı konuşmada, "NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliğinin, İttifakın geleceğinin değerlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturduğunu söyledi.</p><b>"NATO LİDERLERİ TARAFINDAN BELİRLENECEĞİ AÇIK"</b><p>Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve müttefikler arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesinin önemine işaret eden Ceylan, "Doğu ve güneyden gelen dış tehditlerin yanı sıra Atlantik'in iki yakası arasındaki iç ayrışmalar nedeniyle Avrupa-Atlantik güvenliğinin büyük baskı altında olduğu bu dönemde, NATO 3.0'ın gidişatının bugün ve yarın NATO liderleri tarafından belirleneceği açık." dedi.</p><p>Georgiou, NATO'nun yeni güvenlik ortamına hazırlanmasında en büyük unsurun askeri kapasite olmadığını belirterek, müttefikler arasındaki güvenin, demokratik kurumlara duyulan inancın ve vatandaş desteğinin İttifakın geleceği açısından stratejik önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Bugün güvenliğin artık sadece hükümetlerin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Georgiou, enerji, ekonomi, kritik altyapı, teknoloji ve demokratik yaşamın korunmasının da güvenliğin ayrılmaz parçaları haline geldiğinin altını çizdi.</p><b>"STRATEJİK ZORLUKLARA KARŞI DAHA HAZIRLIKLI HALE GELİYOR"</b><p>Georgiou, "Transatlantik ilişkiler zayıflamıyor aksine daha dengeli, daha dayanıklı hale geliyor. Önümüzdeki on yıllarda karşılaşılacak stratejik zorluklara karşı daha hazırlıklı hale geliyor. Bu nedenle bu konuda alınacak kararların etkisi, zirvenin çok ötesine uzanacaktır." ifadesini kullandı.</p><p><b>"ÜLKELERİN YENİDEN SİLAHLANMA SÜRECİ VE BAĞLANTI SORUNUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</b></p><p>ATA Türkiye Genel Sekreteri Gürbüz de 20. yüzyılın başında ekonomik bütünleşme, teknolojik ilerleme ve küreselleşmenin kalıcı barış umutlarını güçlendirdiğini ancak aynı dönemde kaynak rekabeti, silahlanma yarışı ve sömürgeciliğin tarihin en büyük savaşlarından birine sebep olduğunu hatırlattı.</p><p>Bugün de benzer bir dönemin yaşandığına dikkati çeken Gürbüz, "Günümüzde kritik ham maddeler için yaşanan rekabet, ülkelerin yeniden silahlanma süreci ve bağlantı sorunuyla karşı karşıyayız. Öte yandan yapay zeka ve teknolojideki gelişmeler, günümüzde insanlara umut veriyor." dedi.</p><p>Gürbüz, bugünün geçmişten önemli bir farkı olduğunu dile getirerek, dünyanın artık kırılgan ittifaklar yerine ortak değerler etrafında birleştiğini ve bu birlikteliğin, yalnızca güvenliğe değil ortak ilkelere dayandığını söyledi.</p><p><b>PANELLER VE YUVARLAK MASA TOPLANTILARINDAN ÖNCE GÜNDEM DEĞERLENDİRİLDİ</b></p><p>Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Emekli Büyükelçi Tacan İldem ve Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Güvenlik Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Burçin Gönenli de etkinlik kapsamında yapılan paneller ve yuvarlak masa toplantılarının öncesinde konuşma yaptı.</p><p>İldem, "Son zamanlarda müttefikler arasındaki görüşmelerde ortaya çıkan bazı farklılıklara tanık olduk ve bu yeni bir durum değil. Zira NATO tarihinde, bu tür pek çok görüş ayrılığına şahit olduk. Ancak İttifakın güzelliği; ne kadar ciddi görüş ayrılıkları yaşarsak yaşayalım sonunda birliğimizi, uyumumuzu ve dayanışmamızı sergileyebilmemiz." ifadesini kullandı.</p><p>Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin tüm liderlerin yer aldığı aile fotoğrafıyla, bu birliği ve uyumu göstereceğini vurgulayan İldem, söz konusu zirvede, müttefiklerin, kolektif savunma konusundaki 5. madde taahhüdüne yeniden bağlılıklarını teyit edeceğini söyledi.</p><p>İldem, NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesinin ve yük paylaşımının önemli olduğunu vurgulayarak, Ukrayna'da devam eden savaşın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiğini ve zirvenin önemli bir boyutunun da Ukrayna ve Savunma Sanayi Forumu olacağını aktardı.</p><b>TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ALANDAKİ SİYASİ AĞIRLIĞI</b><p>Gönenli de NATO müttefiki olan Türkiye'nin 1952'den bu yana 2. kez NATO zirvesine ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, bunun Türkiye'nin uluslararası alandaki siyasi ağırlığını, diplomatik etkisini ve müttefikler nezdinde duyulan güveni ortaya koyduğunu söyledi.</p><p>Zirvenin en önemli yönlerinden birinin; NATO 3.0 vizyonunun açıklanması olduğunu belirten Gönenli, İttifakın ağırlık merkezinin kademeli olarak Avrupa'ya kayacağını ifade etti.</p><p>Gönenli, maddi kaynakların ise NATO'nun askeri gereksinimlerine uygun kapasite geliştirme çalışmalarına da yönlendirilmesi gerektiğine ve NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olan Savunma Sanayi Forumu'nun önemine dikkati çekti.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından panel ve yuvarlak masa toplantılarına geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/uzmanlardan-nato-30-vurgu-408_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yaglar-mercek-altinda-bakanliktan-gida-guvenligi-adimi-282908</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yağlar mercek altında: Bakanlıktan gıda güvenliği adımı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, rafine yağlarda ve bu yağlarla üretilen gıda ürünlerinde oluşan bazı bulaşanların azaltılmasına yönelik "uygulama kılavuzu" hazırlarken, söz konusu kılavuzda bulaşanların tanımına ve üretim aşamalarında alınabilecek önlemlere de yer verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yağlar mercek altında: Bakanlıktan gıda güvenliği adımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, meyve, tohum, sert kabuklu yemiş, balık gibi çeşitli ürünlerden elde edilen bitkisel yağlar ve balık yağları, &quot;yenilebilir yağlar&quot; olarak sınıflandırılıyor.</p><p>Söz konusu yağların, modern işleme tekniklerinin bir getirisi olan rafine (yaklaşık 200 santigrat derece veya daha yüksek sıcaklıklarda) edilmesi sürecinde, istenmeyen bazı bulaşanların oluşumu, küresel ölçekte gıda güvenilirliğinin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Rafinasyon sürecinde meydana gelen, 3-monokloropropan-1,2-diol (3-MCPD), esterleri (3-MCPDE) ve glisidil esterler (GE) bulaşanları, işlenmiş bitkisel yağlarda özellikle koku giderme (deodorizasyon) işleminde gerçekleşen reaksiyonlar sonrası oluşuyor.</p><p>İnsanlar, söz konusu bulaşanlara rafine edilmiş yağlar, takviye edici gıdalar, bebek formülleri, kızartılmış gıdalar ve hafif fırıncılık ürünleri gibi rafine yağ içeren çeşitli gıdaların tüketimiyle maruz kalabiliyor. Bu doğrultuda yapılan toksikoloji çalışmaları, söz konusu yağların rafinasyon sürecinde meydana gelen 3-MCPDE ve 3-MCPD&#39;nin, böbrekler ile erkek üreme organları üzerinde etkileri olduğunu ve genotoksik olmayan karsinojen (hücrenin genetik yapısına (DNA) doğrudan zarar vermediği halde, başka yollarla kanser yapan) sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkarıyor.</p><p><b>- ÜRETİCİLERE BİTKİ SEÇİMİ TAVSİYELERİ</b></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı da bu kapsamda, söz konusu bulaşanların oluşumuna neden olan faktörlerin anlaşılmasını kolaylaştırmak, üretimde alınabilecek kontrol önlemlerini açıklamak, anılan bileşiklerin oluşumunun önlenmesi ve seviyelerinin azaltılmasına yönelik rehberlik yapmak amacıyla &quot;Rafine Yağlarda ve Rafine Yağlarla Üretilen Gıda Ürünlerinde, 3-MCPDE ve GE Oluşumunun Önlenmesi ve Azaltılmasına Yönelik İyi Uygulama Kılavuzu&quot;nu hazırladı.</p><p>Buna göre, kılavuzda bitkisel yağlarda söz konusu bulaşanların azaltılması için tarımsal uygulamalara yer verilirken, çiftçilerin yeni ağaç dikimi tercihinde yağlı meyvelerden düşük lipaz (sindirim enzimi) aktivitesine sahip bitki çeşitlerini seçmeleri önem kazanıyor.</p><p>Yağ bitkilerinin veya ağaçlarının yetiştirilmesi sırasında, üreticilerin klor içeren bileşiklerce aşırı zengin gübre, pestisit ve sulama suyu gibi maddelerin kullanımını en aza indirmesi gerekiyor.</p><p>Yağlık meyve çeşitlerinin uygun olgunluğa ulaştığında hasat edilmesi, zedelenmenin azaltılması, hasarlı ve aşırı olgun meyve kullanımından kaçınılması tavsiye ediliyor. Söz konusu meyvelerin, mümkün olan en kısa sürede yağ fabrikalarına taşınması, özellikle zeytinlerin, meyveye zarar vermeyecek şekilde toprağa temas ettirilmeden elle veya makineyle toplanması tavsiye ediliyor.</p><p><b>- ÜRETİM SÜRECİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER</b></p><p>Kılavuzda, yağ üretimi ve rafinasyon sürecinde yapılması gerekenlere yönelik bazı teknik detaylara ilişkin şu ifadeler kullanıldı:</p><p>&quot;Salamura zeytinler üretimde kullanılmamalı, tüm zeytinlerin işletmeye kabul edildikten 24 saat, koşullara bağlı olarak da 3 gün içinde işlenmesi önerilir. Zeytin meyvesi, işlenmeden önce temizlenmeli ve klor içermeyen suyla yıkanmalı. Dip zeytinleri, ayrı işlenmeli. Zeytin sıkımı esnasında, yoğurma süresi en fazla 45-60 dakika, yoğurma sıcaklığı ise en fazla 35 santigrat derece olmalı. Yağlı tohumlar, serin ve kuru koşullarda depolanmalı. Bitkisel yağların üretiminde, soğuk sıkım veya minimal ısıl işlem tercih edilmeli. Sterilizasyon veya yüksek sıcaklık uygulamalarından mümkün olduğunca kaçınılmalı. Bitkisel yağ veya balık yağı türüne ve işlem koşullarına bağlı olarak rafinasyon parametrelerini ayarlamak ve uygun azaltma stratejilerini belirlemek için ham bitkisel yağ veya balık yağı partilerindeki öncüller kontrol edilmeli. Rafinasyonda öncül maddelerin düşük konsantrasyonlara sahip olduğu ham bitkisel yağlar veya balık yağları tercih edilmeli.&quot;</p><p>Rafine yağların seçimi ve bu yağlarla üretilen gıdaların kullanımına ilişkin esasların da yer aldığı kılavuzda, Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde belirlenen maksimum limitlere uygun yağların seçilmesi gerekiyor. Bebek formülleri ve devam formüllerinde de söz konusu limitler sağlanacak şekilde yağ seçilmesi önem taşıyor.</p><p>Bisküvi, kraker ve benzeri mamullerin üretim esaslarında, 3-MCPDE oluşumunu tetikleyen MAG (monoaçilgliserol), DAG (diaçilgliserol) ve TAG (triaçilgliserol) gibi öncüllerin tekrar meydana gelişini önlemek amacıyla, düşük termal yükle rafine edilmiş yağların kullanımı öneriliyor. Pişirmenin mümkün olan en düşük sıcaklıkta yapılması ve hava sirkülasyonu homojen hale getirilerek, bölgesel yanmaların önlenmesi de önem kazanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/yaglar-mercek-altinda-bak-158_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-klima-tartismasi-buyuyor-sicak-hava-dalgalari-eski-aliskanliklari-degistiriyor-282907</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da klima tartışması büyüyor! Sıcak hava dalgaları eski alışkanlıkları değiştiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da etkisini artıran sıcak hava dalgası, Paris ve çevresinde klima talebini patlatırken, ülkede klimanın kültürel ve siyasi tartışmalara yol açması dikkat çekiyor. Paris'te mağaza önlerinde izdiham yaşanırken, okullarda ve hastanelerde klima eksikliği kamuoyunda tartışma yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da klima tartışması büyüyor! Sıcak hava dalgaları eski alışkanlıkları değiştiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, yaz aylarının ortasında yeni bir sıcak hava dalgası ile karşı karşıya kalırken, Paris başta olmak üzere birçok kentte klima eksikliği gündemin ilk sırasına yerleşti. Meteorologların hafta boyunca yüksek sıcaklıkların devam edeceğini açıklamasının ardından, başkent Paris ve çevresinde klima satışlarında büyük bir artış yaşandı. Özellikle Paris'in kuzey banliyösü Aubervilliers'de, perşembe günü bir Lidl mağazası önünde onlarca kişi klima almak için sıraya girdi. Mağaza kapılarının açılmasıyla yaşanan izdihamda alışveriş yapanlar arasında arbede çıktı. Birçok kişi ezilme tehlikesi yaşarken, bazıları mağazadan eli boş ayrıldı. Ülkede klimanın yalnızca %24 oranında evlerde bulunması, komşu İtalya'daki %50'lik orana kıyasla oldukça düşük kalıyor. Yetkililer, Fransa'nın klima konusundaki kültürel ve bürokratik engelleri nedeniyle bu oranın artmasının önünde ciddi bariyerler olduğunu vurguluyor.</p><h3>Fransa'da klima eksikliği okulları ve hastaneleri vurdu</h3><p>Fransa'da sıcak hava dalgası sadece evlerde değil, kamu kurumlarında da ciddi sıkıntılara yol açıyor. Ülkedeki okulların yalnızca %7'sinde klima bulunuyor. Geçen hafta sınıflarda sıcaklığın dayanılmaz seviyelere ulaşması nedeniyle binlerce okul kapılarını kapatmak zorunda kaldı. Sağlık otoriteleri, haziran ayındaki sıcak hava dalgası sırasında altı gün içinde 2.000'den fazla kişinin aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu veriler, ülkede klima eksikliğinin toplumsal ve sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Parisli gençler ve aileler, mağazalarda klima bulmanın giderek zorlaştığını, mevcut ürünlerin de hızla tükendiğini belirtiyor. Hükümet ise hastaneler için acil klima tedariği onaylarken, genel olarak Fransa'nın geleneksel yalıtım ve pasif soğutma yöntemlerinden vazgeçmek istemediğinin altını çiziyor.</p><h3>Klima tartışması Fransa'da siyasi gündemi belirliyor</h3><p>2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken, klima konusu Fransa'da siyasi partiler arasında önemli bir gündem maddesine dönüştü. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi lideri Marine Le Pen, ülkedeki tüm okul ve hastanelerin klimalarla donatılması için 23 milyar dolarlık devlet destekli faizsiz kredi çağrısında bulundu. Parti, 30 ila 40 milyon haneye klima kurulmasını hedefleyen ulusal bir plan önerdi. Öte yandan, Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier, okullarda ve hastanelerde soğutmanın artık bir zorunluluk haline geldiğini kabul etti. Ancak solun diğer kanadı, özellikle Fransa Eğilmez Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon, yaygın klima kullanımının çevreye zarar vereceğini savunarak temkinli yaklaşımını sürdürüyor. Hükümet ise bir yandan acil ihtiyaçları karşılamaya çalışırken, diğer yandan Fransa'nın düşük karbonlu enerji stratejisinden ödün vermek istemiyor. Yeşillerin, sıcak hava dalgasına karşı hükümeti yeterince hızlı hareket etmemekle suçlayarak güvensizlik önergesi vermesi, tartışmanın ne kadar hararetli olduğunu gözler önüne serdi.</p><h3>Fransa'nın klima karşıtlığı kültürel ve çevresel sebeplere dayanıyor</h3><p>Fransız toplumunda klimalara yönelik olumsuz bakış açısı, uzun yıllara dayanan kültürel ve çevresel kaygılardan kaynaklanıyor. Birçok Fransız, klimaları "gürültülü, çirkin ve Amerikan tarzı" olarak nitelendiriyor. Ayrıca, klimalı ortamda bulunmanın sağlık açısından riskli olabileceği inancı yaygın. Ülkede geleneksel olarak kalın taş duvarlı binalar ve kapalı pencerelerle pasif soğutma yöntemleri tercih ediliyor. Özellikle Paris'in tarihi 19. yüzyıl binalarında, dış ünite kurulumu için sıkı miras koruma kuralları geçerli. Bu nedenle, bina sakinleri çoğu zaman klima montajı için izin alamıyor. Ortak mülkiyetli yapılarda ise tüm kat maliklerinin onayı gerekiyor ve izinsiz kurulumlar söktürülüyor. Tüm bu bürokratik engeller, Fransa'da klima kullanımının yaygınlaşmasını zorlaştırıyor.</p><h3>Enerji ve çevre tartışmaları klima kullanımını gölgeliyor</h3><p>Fransa'da klima karşıtlığının bir diğer önemli nedeni, çevresel endişeler ve enerji politikaları. Klimaların tükettiği elektrik nedeniyle iklim değişikliğine katkı sunduğu savunulsa da, Fransa'nın enerji şebekesi büyük oranda düşük karbonlu kaynaklara dayanıyor. Ülkede elektriğin yaklaşık %95'i nükleer ve yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Bu nedenle, Fransa'da klima çalıştırmanın karbon ayak izi, Polonya veya Almanya gibi fosil yakıtlara bağımlı ülkelerden çok daha düşük. Ancak yine de şehirlerde yoğun klima kullanımı, atık ısı yoluyla yerel sıcaklıkları artırabiliyor ve klima sahibi olanlarla olmayanlar arasında eşitsizlikleri derinleştiriyor. Çevre aktivistleri, tartışmanın sadece klima kullanımı etrafında dönmesinin yanlış olduğunu, asıl mücadelenin iklim değişikliğinin nedenlerine odaklanmak olması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Fransa'da klima konusu hem sıcak hava dalgalarının etkisiyle hem de kültürel, siyasi ve çevresel tartışmalarla gündemdeki yerini koruyor. Artan sıcaklıklar karşısında daha fazla Fransız, iklim değişikliğinin nedenleriyle mücadele etse de, günlük yaşamda serinleme ihtiyacının hayati bir zorunluluk haline geldiğini kabul ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/fransada-klima-tartismasi-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mahkemeden-imamogluna-duzen-resti-salona-getirilmedi-282906</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mahkemeden İmamoğlu'na ''düzen'' resti! Salona getirilmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 59'u tutuklu 414 sanıklı 'çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 63. duruşması gergin başladı. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, 2 Temmuz'daki duruşmada yaşanan taşkınlık ve duruşma düzenini bozucu hareketleri nedeniyle CMK 203. maddesi gereğince salondan çıkartılan Ekrem İmamoğlu'nun bugünkü celseye getirilmemesine karar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mahkemeden İmamoğlu'na ''düzen'' resti! Salona getirilmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) "Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder." içerikli 203. maddesi kapsamında 2 Temmuz'da salondan çıkartılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ise duruşmaya getirilmedi.</p><p>Duruşmanın başında söz alan İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, "Müvekkilimi herhangi bir karar olmaksızın duruşma salonuna getirmeme gibi bir iradeniz var. Tutanağa geçirelim, itiraz edelim. Duruşma salonunda bulunması gerektiği apaçık. Talebimiz şu anda müvekkilimizi salona getirmemiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Kendisi hakkında tedbir uyguladık. Sonsuza kadar getirmeme durumumuz yok, yarın savunmasını almak için salona getireceğiz. Duruşma düzenini bozan herkese CMK 203'ü uygularız." dedi.</p><p>Başkan Aylan, sanık Keleş'in ve avukatlarının bugün savunmasını tamamlamasının ardından yarın ve perşembe günü İmamoğlu'nun savunmasının alınacağını söyledi.</p><p>Duruşmaya, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in savunmasının alınmasıyla devam ediliyor.</p><p><b>- İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p><b>- BİRLEŞEN DOSYA</b></p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.</p><p>İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.</p><p>Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/mahkemeden-imamogluna-duz-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/daha-iyi-kolesterol-icin-haftalik-beslenmesine-eklemesi-gereken-5-besin-282905</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Daha iyi kolesterol için haftalık beslenmesine eklemesi gereken 5 besin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika'da erkekler arasında kalp hastalığı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Uzmanlar, kolesterol seviyelerini düşürmek ve kalp sağlığını korumak için erkeklerin haftalık beslenme programında mutlaka yer vermesi gereken 5 besini açıkladı. Fasulye, chia tohumu, yulaf, mercimek ve ceviz, sağlıklı kolesterolü destekleyen anahtar gıdalar olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Daha iyi kolesterol için haftalık beslenmesine eklemesi gereken 5 besin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde erkeklerde en sık görülen ölüm nedeni kalp hastalıkları olarak kaydediliyor. Uzmanlar, özellikle yüksek LDL yani 'kötü' kolesterolün bu hastalıklarda önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekiyor. Kolesterol seviyelerinin zaman içinde yükselmesi, damar duvarlarında birikime yol açarak kalp krizi ve inme riskini artırıyor. Ancak beslenme alışkanlıklarında yapılacak doğru tercihler, kolesterol seviyesini düşürmede etkili olabiliyor. Alanında uzman diyetisyenler, erkeklerin haftalık menülerine mutlaka eklemesi gereken 5 temel besini açıkladı: fasulye, chia tohumu, yulaf, mercimek ve ceviz. Bu besinlerin her biri, sağlıklı kolesterol seviyesini destekleyen özellikleriyle öne çıkıyor.</p><h3>Uzman diyetisyenler: Fasulye ve mercimek lif deposu olarak öne çıkıyor</h3><p>Fasulye, özellikle lif açısından zengin içeriğiyle kolesterol seviyesini düşürmede önemli bir rol oynuyor. 2021 yılında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, günde 1 fincan konserve fasulye tüketen bireylerde toplam ve LDL kolesterolde anlamlı düşüşler gözlendi. Diyetisyen Amanda Sauceda, fasulyenin en yoğun lifli gıdalardan biri olduğunu ve yarım fincan siyah fasulyenin günlük lif ihtiyacının yaklaşık yüzde 22'sini karşıladığını belirtiyor. Erkeklerin günlük en az 34 gram lif tüketmesi gerektiği vurgulanırken, fasulye bu ihtiyacın önemli bir bölümünü karşılayabiliyor. Aynı şekilde, mercimek de lif ve bitkisel protein içeriğiyle dikkat çekiyor. Ayrıca mercimekte bulunan saponinler ve bitkisel steroller, LDL ve toplam kolesterolün düşmesinde etkili oluyor. Mercimeğin çorbalarda, salatalarda ve çeşitli yemeklerde rahatlıkla kullanılabilmesi de onu pratik bir seçenek haline getiriyor. Uzmanlar, özellikle lifli gıdaların erkek sağlığında vazgeçilmez olduğunu ve kolesterol kontrolünde düzenli tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Chia tohumu ve yulaf: Kolesterolü düşüren çözünür lif kaynakları</h3><p>Chia tohumu, küçük boyutuna rağmen yüksek lif içeriğiyle öne çıkıyor. Yaklaşık 2,5 yemek kaşığı chia tohumu neredeyse 10 gram lif sağlıyor ve bu miktar günlük ihtiyacın üçte birine denk geliyor. Chia tohumunda bulunan çözünür lif, sıvı ile birleştiğinde şişerek sindirimi yavaşlatıyor ve düşük kolesterol ile ilişkilendiriliyor. Diyetisyen Alyssa Smolen, erkeklerin chia tohumu tüketiminin kadınlara göre düşük kaldığını, ancak yulaf ezmesi veya yoğurda eklenen bir porsiyon chia tohumunun iyi bir lif kaynağı oluşturduğunu belirtiyor. Yulaf ise beta-glukan adlı çözünür lif sayesinde toplam ve LDL kolesterolü düşürmede etkili oluyor. Uzman Tiffany Bruno, beta-glukanın safra asitlerini bağlayıp vücuttan atılmasını sağladığını ve böylece karaciğerin kolesterolü safra asidine dönüştürmeye zorlandığını ifade ediyor. Yulaf ezmesi, gece yulafı ve fırınlanmış yulaf ürünleri, kolesterol kontrolü için lezzetli ve besleyici alternatifler sunuyor. Ancak yulaf sütü gibi işlenmiş ürünlerin lif içeriği düşük olduğu için aynı faydayı sağlamıyor.</p><h3>Ceviz: Omega-3 ve ALA ile kalp sağlığını güçlendiriyor</h3><p>Ceviz, tüm kuruyemişler arasında kalp sağlığı açısından en çok önerilen besinlerden biri olarak gösteriliyor. Ceviz, bitkisel omega-3 yağ asidi olan alfa-linolenik asit (ALA) bakımından zengin ve 1 onsluk (yaklaşık 28 gram) porsiyonda 2,5 gram ALA bulunuyor. Araştırmalar, ceviz tüketiminin LDL kolesterolü düşürmeye yardımcı olduğunu ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltabileceğini ortaya koyuyor. Diyetisyen Sauceda, cevizin özellikle ALA içeriğiyle öne çıktığını ve düzenli tüketiminin kalp sağlığına önemli katkı sağladığını belirtiyor. Ceviz, sade olarak tüketilebildiği gibi, ceviz kreması şeklinde veya fırınlanmış ürünlerde de değerlendirilebiliyor. Ayrıca yulaf ezmesi, çorba ve makarna gibi yemeklere de eklenerek besin değerini artırıyor. Uzmanlar, erkeklerin haftalık diyetlerinde ceviz gibi omega-3 bakımından zengin kuruyemişlere yer vermesinin, kolesterol seviyesini kontrol altına almak için önemli olduğunu vurguluyor.</p><h3>Erkek sağlığında kolesterol kontrolü için pratik öneriler</h3><p>Uzmanlar, kalp hastalıklarından korunmak ve kolesterolü dengelemek için erkeklerin haftalık beslenme planında lifli gıdalara ve omega-3 zengini besinlere ağırlık vermesi gerektiğini söylüyor. Fasulye, chia tohumu, yulaf, mercimek ve ceviz gibi besinler, pratik kullanım alanları ve yüksek besin değerleriyle öne çıkıyor. Salatalara, çorbalara ve farklı yemeklere kolayca eklenebilen bu gıdalar, hem damak tadına hitap ediyor hem de sağlıklı yaşamı destekliyor. Uzman diyetisyenler, özellikle işlenmiş ve liften fakir ürünlerden uzak durulmasını, bunun yerine doğal ve bütün gıdaların tercih edilmesini öneriyor. Kolesterol seviyesinin düzenli aralıklarla ölçülmesi ve beslenme alışkanlıklarının buna göre şekillendirilmesi gerektiği de hatırlatılıyor.</p><p>Sonuç olarak, Amerika'da erkekler arasında kalp hastalığı riskinin yüksek olması, kolesterol kontrolünün önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Uzmanların önerdiği 5 temel besin, hem sağlıklı kolesterol seviyesini destekliyor hem de kalp sağlığını güçlendiriyor. Erkeklerin haftalık beslenme programında bu gıdalara yer vermesi, uzun vadede kalp hastalıkları riskini azaltmada etkili bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/daha-iyi-kolesterol-icin--710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kiraz-yediginizde-kan-sekerinize-ne-olur-diyetisyenler-acikladi-282904</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kiraz yediğinizde kan şekerinize ne olur? Diyetisyenler açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyenler, kirazın kan şekeri üzerindeki etkileri konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, kirazın porsiyon kontrolüyle diyabet hastaları da dahil olmak üzere sağlıklı beslenme düzenine dahil edilebileceğini belirtti. Kan şekeri yönetiminde kirazın rolü ve güvenli tüketim yöntemleri haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kiraz yediğinizde kan şekerinize ne olur? Diyetisyenler açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kirazın kan şekeri üzerindeki etkileri, hem diyabet hastaları hem de sağlıklı beslenmeye dikkat edenler için merak konusu oldu. Diyetisyenler, kirazın doğal şekerler ve lif içeriğiyle dikkat çeken bir meyve olduğunu, ancak porsiyon kontrolü sağlandığında kan şekeri dostu bir seçenek haline geldiğini vurguluyor. Özellikle diyabet riski taşıyanlar veya kan şekeri dengesine önem veren bireyler için kirazın doğru tüketimi hayati önem taşıyor. Uzmanlar, kirazın glisemik indeksinin düşük olması sayesinde ani kan şekeri dalgalanmalarına yol açmadığına dikkat çekiyor.</p><h3>Uzman diyetisyenler: 'Kiraz, porsiyonuna dikkat edilirse kan şekeri dostu'</h3><p>Beslenme uzmanları, kirazın içerdiği karbonhidrat ve doğal şeker miktarının, tüketilen porsiyona bağlı olarak kan şekerini etkilediğini belirtiyor. Bir fincan çekirdekli kiraz yaklaşık 22 gram karbonhidrat içeriyor ve bunun 18 gramı doğal şekerlerden, 3 gramı ise liften geliyor. Diyetisyen Brittany Poulson, özellikle pre-diyabet ve diyabet hastalarının kirazı dengeli bir beslenme planına dahil edebileceğini, fakat porsiyonun ½ ila 1 fincan arasında tutulmasının önem taşıdığını söylüyor. Bu miktarın aşılması halinde, düşük glisemik indekse sahip olsa bile, toplam şeker yükünün artabileceği uyarısında bulunuluyor. Ayrıca, kirazın lif, antioksidan ve su içeriği sayesinde kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı olduğu ifade ediliyor. Lif miktarı, bir fincan kirazda günlük ihtiyacın yüzde 11'ine karşılık geliyor ve bu, sindirimi yavaşlatarak glikoz emilimini kontrol altında tutuyor.</p><h3>Kirazın glisemik indeksi ve antioksidan etkisi öne çıkıyor</h3><p>Kirazın düşük glisemik indeksi, onu kan şekeri yönetimi açısından diğer birçok meyveden daha avantajlı kılıyor. Diyetisyen Val Warner, kirazın içerdiği antosiyaninler ve polifenollerin, sadece kan şekeri dalgalanmalarını azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda insülin duyarlılığını artırarak uzun vadede olumlu etkiler sağladığını vurguluyor. Araştırmalar, kirazdaki bu antioksidanların iltihabı azaltmaya yardımcı olduğunu ve kan şekeri düzenlemesinde iki önemli faktör olan insülin hassasiyetini ve inflamasyonu iyileştirdiğini gösteriyor. Özellikle diyabet hastaları için bu özellikler, kirazı güvenli bir meyve alternatifi haline getiriyor. Ayrıca, C vitamini ve beta-karoten gibi besin öğeleriyle zenginleşen kiraz, sağlıklı bir diyetin parçası olarak öne çıkıyor.</p><h3>Doğru kiraz tüketimi için diyetisyenlerden pratik öneriler</h3><p>Diyetisyenler, kirazın kan şekeri üzerindeki etkisini en aza indirmek için bazı temel noktalara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Öncelikle, taze veya dondurulmuş bütün kirazların tercih edilmesi öneriliyor. Kiraz suyu veya kurutulmuş kirazlar, porsiyon başına daha fazla karbonhidrat içerdiği için kan şekeri üzerinde daha hızlı ve yüksek bir etki oluşturabiliyor. Ayrıca, kirazı protein ve sağlıklı yağ içeren besinlerle birlikte tüketmek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Örneğin, kirazı yoğurt, lor peyniri, kuruyemiş veya peynirle birlikte yemek, hem daha uzun süre tokluk sağlıyor hem de glikoz emilimini yavaşlatıyor. Diyetisyen Michelle Routhenstein, özellikle porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi ve karbonhidrat yükünün düşük tutulması gerektiğinin altını çiziyor. Bu sayede, kirazın tüm besin değerlerinden yararlanılırken, kan şekeri üzerinde olumsuz bir etki oluşmasının da önüne geçiliyor.</p><h3>Kiraz ve kan şekeri yönetimi: Diyabet hastalarına özel uyarılar</h3><p>Kiraz tüketimi, diyabet hastaları için tamamen yasak değil; ancak porsiyon ve tüketim şekli büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle insülin duyarlılığı üzerinde olumlu etkileri bulunan kirazın, düzenli ve kontrollü tüketildiğinde kan şekeri yönetimine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Kan şekeri dostu bir diyet oluşturmak isteyenler için kiraz, lif ve antioksidan içeriğiyle öne çıkarken, aşırıya kaçmadan ve proteinle birlikte tüketildiğinde güvenli bir alternatif sunuyor. Diyabet hastaları ve sağlıklı bireyler, kirazı dengeli bir diyetin parçası olarak değerlendirerek hem tatlı ihtiyacını karşılayabilir hem de kan şekeri dengesini koruyabilir. Diyetisyenler, her zaman bireysel sağlık durumuna uygun porsiyon ve tüketim sıklığı konusunda uzman görüşü alınmasını öneriyor.</p><p>Sonuç olarak, kirazın kan şekeri üzerindeki etkileri, doğru tüketim alışkanlıklarıyla kontrol altına alınabiliyor. Diyetisyenler, kirazın sahip olduğu düşük glisemik indeks, lif ve antioksidan zenginliği sayesinde, diyabet hastaları da dahil olmak üzere pek çok kişi için güvenli bir meyve seçeneği sunduğunu belirtiyor. Ancak, porsiyon kontrolü ve uygun tüketim şekline dikkat edilmesi, kan şekeri dengesinin korunmasında temel rol oynuyor. Kirazı sağlıklı bir diyetin parçası olarak değerlendirmek isteyenler, uzman önerilerini dikkate alarak bilinçli tercihler yapabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kiraz-yediginizde-kan-sek-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcell-genel-muduru-dunya-gsm-birligi-teknoloji-grubu-baskani-oldu-282903</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü, Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, dünya genelinde 1000'den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren Dünya GSM Birliği'nin (GSMA) Teknoloji Grubu Başkanlığı'na getirildi. Aynı zamanda Birliğin Yönetim Kurulu Üyesi de olan Koç, 5 Ekim'de Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde gerçekleştirilecek Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık edecek. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü, Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Stratejik bir platformda üstlendiği bu  görevden duyduğu gururu ifade eden Dr. Ali Taha Koç, "Bu görevi hem  Türkiye'nin hem de Turkcell'in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek  adına çok önemli bir fırsat ve sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell'in 32  yıllık birikimini global ekosistemle paylaşmaya devam edeceğiz" dedi.</p><p class="MsoNormal">Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Dünya GSM Birliği  GSMA'nın Teknoloji Grubu Başkanı oldu. Ürün ve teknoloji mimarisi, şebeke  evrimi, iş birliklerinin genişletilmesi, global standartlar ve çalışma  gruplarının koordinasyonu gibi başlıklarda çalışmalar yürüterek Yönetim  Kurulu'na destek veren GSMA Teknoloji Grubu, birlik bünyesinde önemli bir görev  üstleniyor. </p><p class="MsoNormal">Dr. Ali Taha Koç'un GSMA Teknoloji Grubu Başkanı seçilmesi,  Turkcell'in GSMA Yönetim Kurulu üyeliğiyle güçlenen küresel temsilini daha da stratejik  bir seviyeye taşıyor. Bu yeni görev, Türkiye'nin ve Turkcell'in mobil iletişim,  dijital altyapı, yapay zekâ, siber güvenlik gibi alanlarda sektöre daha etkin  katkı sunması açısından da büyük öneme sahip. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/turkcellgenelmdrdr-070720260da500fb.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>"TÜRKİYE'NİN VE TURKCELL'İN TEKNOLOJİ VİZYONUNU  KÜRESEL ÖLÇEKTE TEMSİL EDİYORUZ"</b></p><p class="MsoNormal">GSMA gibi dünya mobil iletişim sektörüne yön veren bir kuruluşta  böylesine önemli bir görev daha üstlenmekten duyduğu gururu ifade eden <b>Turkcell  Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç</b> şunları söyledi: "GSMA, mobil iletişim  sektörünün ortak aklı, ortak sesi ve en güçlü küresel buluşma platformu  konumunda. Turkcell olarak GSMA ile 25 yılı aşkın süredir devam eden köklü bir  iş birliğimiz var. Bu görevi hem Türkiye'nin hem de Turkcell'in teknoloji  vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek adına çok önemli bir fırsat ve  sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell'in 32 yıllık liderlik birikimini, güçlü  saha deneyimini, dijital servislerdeki uzmanlığını ve insan odaklı teknoloji  yaklaşımını global ekosistemle paylaşmayı sürdüreceğiz. Amacımız, yapay zekâ, güvenlik,  otonom şebekeler ve yeni nesil bağlantı teknolojileri gibi alanlarda sektörümüzün  daha somut, uygulanabilir ve ortak fayda üreten sonuçlara ulaşmasını sağlamak."  </p><p class="MsoNormal"><b>"TÜRKİYE, KONUMU VE POTANSİYELİYLE GLOBAL TEKNOLOJİ  EKOSİSTEMİ İÇİNDE ÖZEL BİR YERE SAHİP"</b></p><p class="MsoNormal">Turkcell'in GSMA çatısı altında politika, teknoloji ve strateji  gibi çok geniş bir yelpazede aktif rol üstlendiğine de işaret eden Dr. Koç,  "Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki  köprü konumuyla ve genç nüfusuyla küresel teknoloji ekosistemi içinde çok özel  bir yere sahip. Bu yeni dönemde de GSMA gündemine ve ülkemizin dijitalleşmesine  ciddi katkılar sunmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle beni bu göreve layık gören GSMA  yönetimine ve üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. </p><p class="MsoNormal"><b>HİNDİSTAN'DA DÜZENLENECEK OLAN TEKNOLOJİ GRUBU TOPLANTILARINA  BAŞKANLIK EDECEK</b></p><p class="MsoNormal">Dr. Ali Taha Koç, yeni görevi kapsamında 5 Ekim 2026'da  Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde düzenlenecek GSMA Teknoloji Grubu toplantılarına  da başkanlık edecek. Toplantıda mobil iletişim sektörünün teknoloji yol  haritası, güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapılar, operatörler arası ortak  çalışma alanları ve küresel ölçekte birlikte çalışabilirliği güçlendirecek  başlıkların ele alınması planlanıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>GÜVENLİKTEN İŞ BİRLİĞİNE KADAR PEK ÇOK ALANDA  SEKTÖRÜN GÜNDEMİNİ BELİRLİYOR</b></p><p class="MsoNormal">GSMA Teknoloji Grubu, yeni nesil şebeke mimarileri, ağ  dilimleme (network slicing) ve bulut tabanlı teknoloji uygulamaları gibi  alanlarda sektörün ortak standartlarını belirliyor. Grup ayrıca siber güvenlik,  kullanıcı rızası yönetimi, kritik acil çağrı servisleri ve küresel ağ  sertifikasyon süreçlerinde de bu standardizasyon çalışmalarını yürütüyor. Yapay  zekâ odaklı otonom ağ yönetimi, gelişmiş bulut altyapıları ve büyük teknoloji  şirketleriyle yürütülen teknoloji iş birlikleriyle mobil ekosistemin teknolojik  dönüşümüne ve geleceğin dijital altyapı gündemine yön veriyor. Bu çalışmalar,  5G'nin yaygınlaşması ve 6G'ye hazırlık sürecinde mobil operatörlerin eşgüdüm  içinde hareket etmesi açısından yol gösterici bir rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/turkcell-genel-muduru-dun-375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/apophis-asteroidi-dunyaya-rekor-yakinliktan-gececek-milyonlarca-kisi-izleyebilecek-282902</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apophis asteroidi Dünya'ya rekor yakınlıktan geçecek! Milyonlarca kişi izleyebilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Apophis adı verilen 375 metre genişliğindeki dev asteroid, 13 Nisan 2029'da Dünya'nın yörüngesindeki telekomünikasyon uydularından bile daha yakın bir mesafeden geçecek. Avrupa, Afrika ve Asya'da yaklaşık 2 milyar insan bu tarihi gökyüzü olayını çıplak gözle izleyebilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apophis asteroidi Dünya'ya rekor yakınlıktan geçecek! Milyonlarca kişi izleyebilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>13 Nisan 2029'da, Apophis adıyla bilinen yaklaşık 375 metre genişliğindeki dev bir asteroid, Dünya'nın yörüngesindeki birçok telekomünikasyon uydusundan bile daha yakın bir mesafeden geçiş yapacak. Bu olağanüstü gökyüzü olayı, Avrupa, Afrika ve Asya'da toplamda yaklaşık 2 milyar insanın çıplak gözle izleyebileceği, nadir rastlanan bir astronomik buluşma olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor. Apophis'in Dünya'ya yaklaşacağı bu tarih, bilim dünyasında olduğu kadar, gökyüzüne ilgi duyan milyonlarca insan için de büyük bir heyecan ve merak konusu haline geldi.</p><h3>NASA ve Avrupa Uzay Ajansı: Apophis çarpma riski taşımıyor</h3><p>Apophis'in 2029'daki yakın geçişi, ilk bakışta endişe yaratsa da, uzmanlar bu gökcisminin Dünya'ya çarpma ihtimalinin bulunmadığını net bir şekilde belirtiyor. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı'ndan yapılan açıklamalara göre, Apophis'in yörüngesi detaylı biçimde incelendi ve güncel hesaplamalar, asteroidin gezegenimizle çarpışma rotasında olmadığını gösteriyor. Özellikle 2021 yılında gerçekleştirilen hassas radar ölçümleriyle Apophis'in hareketleri daha da kesinleştirildi. 2004'te keşfedildiğinde olası bir çarpışma ihtimali kısa süreli kaygı yaratmış olsa da, günümüzde bu riskin ortadan kalktığı vurgulanıyor. Uzmanlar, Apophis'in 2029'daki geçişinin tamamen güvenli olacağını ve önümüzdeki en az yüz yıl boyunca Dünya için bir tehdit oluşturmadığını ifade ediyor.</p><h3>Apophis'in geçişi: Uyduların altından geçen dev göktaşı</h3><p>Apophis'in Dünya'ya yaklaşacağı mesafe, gökbilimciler tarafından olağanüstü yakın olarak değerlendiriliyor. Asteroid, gezegenimizin yüzeyine yaklaşık 31.600 kilometre mesafeden geçecek. Bu, Ay'a olan uzaklığın yaklaşık onda biri anlamına geliyor ve Apophis'in, televizyon ve iletişimimizin büyük kısmını sağlayan jeostatik uyduların bulunduğu 36.000 kilometre yüksekliğin de altından geçeceği anlamına geliyor. Böylesine büyük bir gökcisminin bu kadar yakın bir geçişi, binlerce yılda bir gerçekleşen bir olay olarak tanımlanıyor. Bu nedenle Birleşmiş Milletler, 2029 yılını "asteroid farkındalığı ve gezegen savunması yılı" olarak ilan etti. Uzmanlar, bu tür olayların, Dünya'nın kozmik çevresi ve olası tehlikeler konusunda toplumda farkındalık yaratmak için büyük fırsat sunduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Avrupa, Afrika ve Asya'da 2 milyar kişi Apophis'i izleyebilecek</h3><p>2029'da Apophis'in geçişi, sıradan insanlar için de eşsiz bir gözlem fırsatı sunacak. Çoğu asteroid çıplak gözle görülemeyecek kadar sönük olurken, Apophis bu yakın geçiş sırasında kısa süreliğine mütevazı bir yıldız kadar parlak olacak. Avrupa, Afrika ve Asya'nın geniş bir bölümünde, yaklaşık 2 milyar insan bu göktaşını gece gökyüzünde küçük bir ışık noktası olarak izleyebilecek. Apophis, dramatik bir ateş topu şeklinde değil, hareket eden bir yıldız gibi görünecek ve birkaç saat boyunca gökyüzünde yavaşça ilerleyecek. Bu deneyim, önceki nesillerin benzer ölçekte yaşama şansı bulamadığı tarihi bir gökyüzü olayı olarak öne çıkıyor. Özellikle Doğu Yarımküre'de hava koşulları uygun olursa, milyonlarca insan bu göksel gösteriye tanıklık edebilecek.</p><h3>Bilim insanları için doğal laboratuvar: Apophis'in yakın geçişi büyük fırsat</h3><p>Apophis'in Dünya'ya bu kadar yakın geçmesi, bilim insanları için de önemli araştırma olanakları sunuyor. Yaklaşık 375 metre çapındaki bir asteroidin gezegenimizin yerçekimine bu kadar yaklaşması, gökcisminin yörüngesinde ve dönüş hızında değişimlere yol açacak. Uzmanlar, Apophis'in gevşek yapılı, moloz yığını benzeri bir cisim olması nedeniyle, bu geçiş sırasında yüzeyinde toprak kaymaları veya sismik sarsıntılar oluşabileceğini belirtiyor. Bu tür etkileri doğrudan gözlemlemek, asteroitlerin yapısı, oluşumu ve davranışları hakkında yeni bilgiler edinilmesini sağlayacak. Ayrıca, gezegen savunması alanında, olası bir çarpışma senaryosunu yavaş çekimde inceleme fırsatı doğacak. Apophis'in yapısının detaylı olarak anlaşılması, gelecekte benzer bir gökcisminin Dünya'ya tehdit oluşturması durumunda alınacak önlemler açısından kritik önem taşıyor.</p><h3>NASA ve Avrupa'dan Apophis'e özel görevler: OSIRIS-APEX ve Ramses</h3><p>2029'daki tarihi geçiş öncesinde, Apophis üzerinde detaylı araştırmalar yapmak için uzay ajansları özel görevler planlıyor. NASA'nın Bennu asteroidinden örnek getiren uzay aracı, şimdi OSIRIS-APEX adıyla Apophis'e yönlendirildi. Bu uzay aracı, geçişten kısa süre sonra Apophis'e ulaşarak, yüzeydeki değişiklikleri ve yapısal dönüşümleri yakından inceleyecek. Avrupa Uzay Ajansı ise Ramses adlı yeni bir görevle, Apophis'e geçişten önce ulaşmayı ve Dünya'nın yerçekimi etkisi altındaki değişimleri anlık olarak gözlemlemeyi hedefliyor. Her iki misyonun da, asteroidin fiziksel özelliklerini, yörüngesindeki değişimleri ve olası sismik etkileri detaylı biçimde analiz etmesi bekleniyor. Bilim insanları, bu tür görevlerin, gezegen savunması konusunda elde edilecek bilgiler açısından çok değerli olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>13 Nisan 2029: Tarihi karşılaşma için geri sayım başladı</h3><p>Apophis'in Dünya'ya rekor yakın geçişi için kritik tarih 13 Nisan 2029 olarak kaydedildi. Bu tarih, ilginç bir şekilde, Cuma günü ve ayın 13'üne denk geliyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda gözlerin Ramses misyonunun zamanında fırlatılıp fırlatılamayacağına, OSIRIS-APEX'in Apophis'le buluşmasına ve asteroidin gökyüzünde tam olarak ne kadar parlak görüneceğine çevrileceğini belirtiyor. Fakat çoğu insan için bu tarihi olay, herhangi bir özel ekipman ya da uzmanlık gerektirmeyecek. Sadece açık ve karanlık bir gökyüzü, Apophis'in devasa kütlesinin uydularımızın altından geçişini izlemek için yeterli olacak. Bilim dünyası ve gökyüzü meraklıları için bu karşılaşma, binlerce yılda bir yaşanabilecek türden bir deneyim olarak tarihe geçecek.</p><p>Sonuç olarak, Apophis'in 2029'daki yakın geçişi, hem bilimsel araştırmalar hem de halkın gökyüzüne olan ilgisi açısından eşsiz bir fırsat sunuyor. Uzmanlar, bu tür olayların gezegen savunmasının önemini vurguladığını ve toplumda kozmik farkındalığın artmasına katkı sağladığını belirtiyor. 13 Nisan 2029 gecesi, milyonlarca insanın gökyüzüne bakarak Apophis'in zararsız, ama unutulmaz geçişine tanıklık etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/apophis-asteroidi-dunyaya-597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-ipad-icin-kritik-hamle-iphone-ultra-ve-macbook-ultra-geliyor-282901</link>
      <pubDate>2026-07-07T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iPad için kritik hamle! iPhone Ultra ve MacBook Ultra geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPad'in 16 yıllık başarısını sarsabilecek iki yeni ürünle teknoloji dünyasında dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. iPhone Ultra ve MacBook Ultra'nın piyasaya çıkışı, iPad'in geleceğinde önemli bir dönüm noktası yaratabilir. Uzmanlar, Apple'ın bu adımlarının iPad'in kimliğini ve pazar payını ciddi biçimde etkileyeceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iPad için kritik hamle! iPhone Ultra ve MacBook Ultra geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, 2024 yılı içinde iPad'in pazar konumunu ve geleceğini kökten değiştirebilecek iki yeni ürünü piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Şirketin bu yıl tanıtacağı iPhone Ultra ve MacBook Ultra, iPad'in 16 yıllık başarısına gölge düşürebilecek yenilikler içeriyor. Teknoloji sektöründe büyük yankı uyandıran bu gelişmeler, Apple'ın ürün yelpazesinde dengeleri sarsacak bir dönemi başlatabilir. iPhone Ultra'nın katlanabilir yapısıyla iPad mini'ye benzer bir deneyim sunması ve MacBook Ultra'nın dokunmatik ekran özelliğiyle öne çıkması, iPad'in gelecekteki rolünü tartışmaya açtı.</p><h3>Apple'dan iPad'e karşı yeni strateji: iPhone Ultra ve MacBook Ultra</h3><p>Apple, ilk kez Steve Jobs'un öncülüğünde piyasaya sürdüğü iPad ile mobil cihazlar arasında yeni bir kategori yaratmıştı. Yıllar boyunca iPad, iPhone ve Mac arasında üçüncü bir seçenek olarak kullanıcıların ilgisini çekmeyi başardı. Ancak, iPhone Ultra ve MacBook Ultra'nın piyasaya çıkışıyla birlikte, iPad'in bu benzersiz konumu tehdit altında. iPhone Ultra, Apple'ın ilk katlanabilir iPhone'u olarak tanıtılacak. Bu cihaz, katlandığında klasik bir iPhone gibi kullanılabiliyor, açıldığında ise iPad mini boyutunda bir ekrana dönüşüyor. Ayrıca, MacBook Ultra'nın dokunmatik ekran özelliğiyle Mac serisinde önemli bir yenilik sunması bekleniyor. Her iki ürün de başlangıç aşamasında iPad satışlarını doğrudan etkilemese de, uzun vadede iPad'in pazar payını azaltabilecek potansiyele sahip.</p><h3>iPad'in geleceği: Evrim ya da yok olma riski</h3><p>Apple'ın yeni ürünleri, iPad'in önümüzdeki yıllarda ciddi bir kimlik kriziyle karşılaşabileceğine işaret ediyor. Katlanabilir iPhone'ların zamanla daha erişilebilir fiyatlara sahip olması ve kullanım alanlarının genişlemesi, birçok kullanıcı için iPad'e olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir. Aynı şekilde, MacBook Ultra ile başlayan dokunmatik ekranlı Mac serisi, iPad'in en önemli avantajlarından birini elinden alabilir. Uzmanlar, Apple'ın iPad'i güncel tutmak ve cazip kılmak için yenilikçi adımlar atması gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, iPad'in Apple ekosisteminde daha niş bir ürün haline gelmesi kaçınılmaz görünüyor. Şu an için iPad kullanıcıları cihazlarından memnun olsa da, beş yıl içinde iPad'in işlevselliği ve popülerliği ciddi biçimde sorgulanabilir.</p><p>Apple'ın bu yıl tanıtacağı iPhone Ultra ve MacBook Ultra, teknoloji dünyasında büyük tartışmalara yol açtı. Şirketin iPad'i nasıl evrimleştireceği ve kullanıcılarına hangi yenilikleri sunacağı merakla bekleniyor. Önümüzdeki dönemde iPad'in pazar konumunu koruyup koruyamayacağı, Apple'ın atacağı adımlara bağlı olacak. iPad'in geleceği, şirketin inovasyon gücü ve kullanıcı beklentilerine ne kadar hızlı yanıt verebileceğiyle doğrudan ilişkili. Teknoloji dünyası, Apple'ın bu kritik dönemeçte nasıl bir yol izleyeceğini yakından takip ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/appledan-ipad-icin-kritik-821_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>