<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-moritanya-cumhurbaskani-el-ghazouani-ile-gorustu-281195</link>
      <pubDate>2026-06-24T21:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moritanya Cumhurbaşkanı El Ghazouani ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Ould Şeyh El Ghazouani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-Moritanya ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moritanya Cumhurbaşkanı El Ghazouani ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Ould Şeyh El Ghazouani ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.  </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Moritanya Cumhurbaşkanı El Ghazouani arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, Türkiye-Moritanya ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Moritanya arasında ticaret, tarım, balıkçılık, güvenlik ve savunma sanayii başta olmak üzere birçok alanda somut adımlar atarak, ilişkilere ivme kazandırabileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin önümüzdeki süreçte uluslararası platformlardaki dayanışmasını artırmak için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/cumhurbaskani-erdogan-mor-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281194</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyeden-dunya-devlerine-cagri-harekete-gecmemenin-maliyeti-cok-daha-fazla-olur-281194</link>
      <pubDate>2026-06-24T21:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den dünya devlerine çağrı: Harekete geçmemenin maliyeti çok daha fazla olur]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanlığı vizyonunu açıklayan Bakan Şimşek, fon veya kurum kurmak yerine projeleri hızla yatırıma dönüştürecek pratik bir mekanizma başlattıklarını duyurdu. Şimşek, dünya devlerini laftan icraata geçmeye ve bu ortaklığa katılmaya çağırdı. Şimşek, "Çalışmaların büyük bölümü, harekete geçmemenin maliyetinin, iklim felaketini önlemenin maliyetinden katbekat fazla olduğunu gösteriyor." diye konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den dünya devlerine çağrı: Harekete geçmemenin maliyeti çok daha fazla olur]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Net Sıfır Emisyon Zirvesi&#39;nde (Net Zero Delivery Summit) konuştu.</p><p>Son 10 yılda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki tartışmaların hedefler ve taahhütler üzerine yoğunlaştığını ancak artık bu hedefleri uygulamanın zamanının geldiğini söyleyen Şimşek, çoğu ülkenin halihazırda iddialı hedefleri bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Şimşek, asıl sorunun ise bu hedef ve planların gerekli hız ve ölçekte hayata geçirilip geçirilemeyeceği olduğunu belirterek, &quot;İklim eyleminin ekonomik gerekçesi son derece açık. Eğer iklim değişikliğiyle mücadelede başarısız olursak, bunun maliyeti son derece yüksek olacak. Çalışmaların büyük bölümü, harekete geçmemenin maliyetinin, iklim felaketini önlemenin maliyetinden katbekat fazla olduğunu gösteriyor. İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili.&quot; diye konuştu.</p><p>Bu noktada finansman tarafında bazı zorluklar bulunduğunu ifade eden Şimşek, &quot;Çin dışındaki gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşabilmeleri için 2030&#39;a kadar yıllık yaklaşık 2,5 trilyon dolar finansmana ihtiyaç duyacakları öngörülüyor. Buna karşılık mevcut finansman akışları yılda yalnızca 200 milyar dolar seviyesinde. İhtiyaç duyulan ölçeğin çok uzağındayız.&quot; dedi.</p><p>Bakan Şimşek, finansman açığının nedeninin sermaye eksikliği olmadığını ancak bu sermayeyi büyük ölçekte harekete geçirmek ve yatırım yapılabilir iklim projelerine yönlendirmek gerektiğini vurguladı.</p><p><b>Bu açığın kapatılmasının herkesin en temel önceliklerinden biri olması gerektiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;İklim riski artık geleceğe ait bir risk değil. Bugün halihazırda ekonomik bir risk olarak karşımızda. Üstelik sorun sadece ülkelerle de sınırlı değil, küresel bir sorun. Dünyada bugün iklim kaynaklı kayıpların yalnızca yaklaşık dörtte biri sigortalanabiliyor. Geri kalan kısmın yükü ise hane halkları, şirketler ve devletlere kalıyor. Bu nedenle iklim riski giderek daha fazla ülke riski haline geliyor. Ülke riski ise zamanla finansal istikrarsızlığın bir kaynağına dönüşme kapasitesine sahip.&quot;</p><p>Şimşek, küresel finans sisteminde daha sade, hızlı ve etkili bir iklim finansmanı mimarisine ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p><p>Sermaye maliyetinin düşürülmesi, finansmana erişimin geliştirilmesi, kamu kurumlarının, çok taraflı kalkınma bankalarının ve yatırımcıların çok daha etkin bir işbirliği içinde çalışması gerektiğini belirten Şimşek, Bakü&#39;de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı&#39;nda (COP29) ülkelerin 2035&#39;e kadar yıllık 300 milyar dolarlık yeni bir iklim finansmanı hedefinde uzlaştığını, ayrıca 1,3 trilyon doları harekete geçirmek için bir yol haritası oluşturduğunu anımsattı.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN COP31 BAŞKANLIK HEDEFLERİ</b></p><p>Bakan Şimşek, geçen yıl Brezilya&#39;nın Belem kentinden düzenlenen COP30&#39;da ise liderlerin iklim değişikliğine uyum finansmanını 2035&#39;e kadar 3 katına çıkarma konusunda anlaşmaya vardığını hatırlatarak şunları söyledi:</p><p>&quot;Şimdi asıl soru, bu taahhütleri nasıl somut sonuçlara dönüştüreceğimiz. Bu yılki COP31 Başkanı olarak Türkiye&#39;nin katkı sunmayı umduğu alan da tam olarak bu. Bizim amacımız, mevcut sistemin daha etkin çalışmasına katkı sağlamak. Finansman ihtiyaçları ve mevcut sermaye arasında bir uyumsuzluk söz konusu. İşte İklim Uygulama Köprüsü tam olarak bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlıyor.<br></p><p>Hedefimiz son derece basit, ülkelerin iklim önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmelerine yardımcı olmak ve bu projeleri finansman imkanlarıyla buluşturmak. Bu girişim yeni bir fon değildir. Yeni bir finansal kurum kurma girişimi de değildir. Aksine projelerin konsept aşamasından finansmana ve finansmandan uygulamaya daha hızlı geçmesine yardımcı olacak şekilde hükümetleri, kalkınma ortaklarını, finans kurumlarını ve yatırımcıları bir araya getirmeyi amaçlayan pratik bir çaba.&quot;</p><p>Özel sektörün bu girişimin şekillendirilmesinde ve desteklenmesinde aktif rol üstlenmesini umduklarını dile getiren Şimşek, bu girişimlerin özel sektör olmadan başarıya ulaşamayacağına işaret etti. <br></p><p><b>Bakan Şimşek, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamındaki önceliklerine ilişkin ise şu bilgileri verdi:</b></p><p>&quot;Bu yılki önceliklerimizden biri elektrifikasyon. Yakın dönemde yaşanan enerji şokları bize enerji güvenliği, erişilebilirlik ve sürdürülebilirliğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini hatırlattı. Bu çerçevede elektrifikasyonun hızlandırılmasına yönelik küresel bir tartışma başlattık ve elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035 yılına kadar yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yüzde 35&#39;e çıkarılması hedefini ortaya koyduk.</p><p>Öte yandan, gündemimiz yalnızca elektrifikasyonla sınırlı değil. Atık yönetimi, şehirler, okyanuslar ve gençlerin sürece katılımı gibi alanlara da odaklanıyoruz. Bu alanların her biri inovasyon, yatırım ve ortaklık açısından önemli fırsatlar sunuyor ve her biri özel sektörün uzmanlığına ve dinamizmine ihtiyaç duyuyor.&quot;</p><p>Özel sektör katılımını güçlendirmek amacıyla bu hafta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) özel sektör temsilcisi olarak görev aldığı COP31 İş Dünyası Forumu&#39;nun başlatıldığını söyleyen Şimşek, forumun New York İklim Haftası sırasında ve ardından COP31 kapsamında Antalya&#39;da yeniden bir araya geleceğini dile getirdi.</p><p>Bakan Şimşek, ayrıca eylülde İstanbul&#39;un İklim Finansmanı Haftası&#39;na ev sahipliği yapacağını belirterek, &quot;Dünyanın eksikliği taahhüt değil, uygulama. Bu taahhütlerin hayata geçirilmesi ancak ortaklıklarla mümkün. Bu nedenle sizleri önceliklerimize katkı sunmaya, fikir ve uzmanlığınızı paylaşmaya ve bu kasımda Antalya&#39;da bize katılmaya davet ediyorum.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/turkiyeden-dunya-devlerin-987_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281193</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/havelsandan-genc-mucitlere-cagri-kaanin-yazilimini-biz-yapiyoruz-sira-sizde-281193</link>
      <pubDate>2026-06-24T20:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[HAVELSAN'dan genç mucitlere çağrı: KAAN'ın yazılımını biz yapıyoruz sıra sizde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TÜGVA Samsun İcathane Atölyesi'nin kapanışında konuşan HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kaptaner, yerli projelerin arkasındaki yazılım gücüne dikkat çekti. Kaptaner, İHA ve SİHA'lardaki dünya liderliğini diğer teknoloji alanlarına da taşımak için gençlerin aktif rol alması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[HAVELSAN'dan genç mucitlere çağrı: KAAN'ın yazılımını biz yapıyoruz sıra sizde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon&#39;da gerçekleşen program öncesinde İcathane Atölyesi&#39;nde öğrenciler tarafından üretilen bazı ürünler ile Türk-İslam sanatından örneklerin yer aldığı serginin açılışı yapıldı. Katılımcılar, sergideki çalışmaları inceleyerek öğrencilerden bilgi aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773752.jpg"/><p>HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kaptaner, programda yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin yakın coğrafyasında savaşların ve krizlerin sürdüğüne işaret ederek, savunma sanayisinin bu süreçte taşıdığı öneme dikkati çekti.</p><p>HAVELSAN&#39;ın savunma sanayisi başta olmak üzere kamu kurumlarına yönelik yazılım çözümleri geliştirdiğini belirten Kaptaner, &quot;KAAN uçağı TUSAŞ&#39;ın ürünü. Fakat KAAN&#39;ın bilgisayar sistemlerini ve yazılımlarını HAVELSAN sağlıyor. HÜRJET, HÜRKUŞ ve GÖKBEY gibi yerli uçak ve helikopterlerimizin simülatörlerini de HAVELSAN yapıyor.&quot; dedi.</p><p>Kaptaner, HAVELSAN&#39;ın faaliyetlerinin büyük bölümünün yazılım alanında olduğunu vurgulayarak, şirketin insansız kara, deniz araçları ve farklı teknolojik ürünler üzerinde de çalıştığını söyledi.</p><p>Gençlere Nikola Tesla, Edison ve Türk bilim insanlarının hayat hikayelerini okumalarını tavsiye eden Kaptaner, icat ve teknoloji üretiminin tarih, millet ve medeniyet bilinciyle birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773753.jpg"/><p>Kaptaner, gençlere seslenerek, &quot;İcatlar yapalım, yüksek teknolojiyi öğrenelim. İHA&#39;larda ve SİHA&#39;larda dünyada çok şükür bir numarayız ancak başka alanlarda da yapmamız gereken birçok şey var.&quot; diye konuştu.</p><p>İcathane öğrencilerini ilerleyen yıllarda TEKNOFEST, IDEF ve SAHA EXPO gibi organizasyonlarda görmek istediklerini dile getiren Kaptaner, gençlerin teknoloji üretiminde daha aktif rol almasının Türkiye&#39;nin geleceği açısından önemli olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773755.jpg"/><p>TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı Abdülhamid Balta da İcathane Atölyesi&#39;nin yalnızca bahar dönemi çalışmalarını tamamladığını, yaz okulu projeleriyle faaliyetlerin süreceğini söyledi.</p><p>Öğrencilerin dönem boyunca kodlama, yazılım, tasarım ve üretim alanlarında kendilerini geliştirdiklerini belirten Balta, &quot;Bizler burada sadece teknolojiyi öğretmedik. İnancını bilen, ahlakıyla örnek olan ve milletine faydalı işler üreten bir gençlik için çalışma göstermek istiyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773754.jpg"/><p>Balta, teknolojinin yalnızca bireysel başarı için değil, mazlum coğrafyalara fayda sağlamak için de kullanılması gerektiğini dile getirerek, güçlü Türkiye hedefinin güçlü, özgüvenli, çalışkan ve üretken gençlerle mümkün olacağını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773751.jpg"/><p>Program, katılımcılara plaket takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.</p><p>Programa, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebu Bekir Ayrancı, TÜGVA Samsun İl Temsilcisi Serhat Erail, eğitim camiasından davetliler, öğrenciler ve veliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/havelsandan-genc-mucitler-655_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281192</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-ile-iran-arasinda-kritik-randevu-rubio-merak-edilen-o-tarihi-acikladi-281192</link>
      <pubDate>2026-06-24T20:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD ile İran arasında kritik randevu: Rubio merak edilen o tarihi açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yürütülen teknik müzakerelerin İsviçre'de yeniden başlayacağını duyurdu. Körfez turunda müttefikleri bilgilendiren Rubio, bölgenin güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir adıma izin vermeyeceklerini vurgularken müzakereye dair beklenen tarihi de duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD ile İran arasında kritik randevu: Rubio merak edilen o tarihi açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Fox News kanalının haberine göre, Kuveyt&#39;te bulunan Rubio, gündeme ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p><p>Rubio, &quot;Teknik heyetler, 29 ya da 30 Haziran&#39;da yeniden bir araya gelecek. Yanılmıyorsam tekrar İsviçre&#39;de olacaklar. Her halükarda teknik heyet yeniden toplanacak ve sanırım bu tarih 30 Haziran olacak.&quot; dedi.</p><p>Bakan Rubio, teknik düzeydeki görüşmelere ABD Dışişleri Bakanlığı ve Enerji Bakanlığından yetkililerin de katılacağını kaydetti.</p><p>Tahran&#39;ın müzakerelerde vereceği taahhütlere uyması gerektiğini söyleyen Rubio, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın yaptırımlar gibi çeşitli seçeneklere sahip olduğunu aktardı.</p><p>Rubio, müzakereler konusunda, &quot;bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini tehlikeye atacak bir şey yapmayacaklarını&quot; belirtti.</p><p>Hürmüz Boğazı&#39;nın işletilmesine ilişkin mekanizmaya dair soruya ise Rubio, &quot;Bence uluslararası suları kullanmak için ücret talep eden herhangi bir mekanizmaya tüm dünya karşı çıkacaktır.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>RUBİO'NUN KÖRFEZ TURUNDA İRAN GÖRÜŞMELERİ GÜNDEMDE</b></p><p>Bakan Rubio, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn&#39;i kapsayan Körfez turunda ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat zaptını bölge ülkeleriyle ele alacak.</p><p>Bahreyn&#39;de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile bir araya gelmesi planlanan Rubio, görüşmeler kapsamında bölgedeki ortak öncelikleri müttefikleriyle istişare edecek.</p><p>- İran-ABD arasında İsviçre&#39;de mutabakat zaptı görüşmeleri</p><p>Katar ve Pakistan arabuluculuğunda, İran ile ABD arasında İsviçre&#39;de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran&#39;da tamamlanmıştı. Müzakerelerde, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alınmıştı.</p><p>Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan Dışişleri Bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, tarafların, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda &quot;arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıkları&quot; bildirilmişti.</p><p>Tarafların nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı kaydedilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/abd-ile-iran-arasinda-kri-138_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281191</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/edremitte-kuduz-alarmi-7-mahalle-karantinaya-alindi-281191</link>
      <pubDate>2026-06-24T20:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Edremit'te kuduz alarmı: 7 mahalle karantinaya alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Edremit ilçesinde tespit edilen kuduz vakasının ardından İlçe Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu acil toplandı. Merkez Cami ve Şabaniye'nin de aralarında bulunduğu 7 mahallede hayvan hareketliliği yasaklanırken, belediye vatandaşlara "hayvanlarınızı kapalı alanda tutun" uyarısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Edremit'te kuduz alarmı: 7 mahalle karantinaya alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van'ın Edremit ilçesinde tespit edilen kuduz vakası nedeniyle İlçe Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu tarafından karantina tedbirleri uygulamaya konuldu.  </p><p>Edremit Belediyesi, Yeni Camii Mahallesi'nde tespit edilen kuduz vakasının ardından ilçede yaşayan vatandaşları uyarmak amacıyla bir duyuru yayınladı. Yapılan açıklamada, mevcut karantina tedbirlerine uyulmasının hem insan hem de hayvan sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.  </p><p>Hayvan hareketliliğine kısıtlama  </p><p>Karantina bölgesi olarak ilan edilen Merkez Cami, Yeni Mahalle, Elmalık, Eminpaşa, Eski Cami, Süphan ve Şabaniye mahallelerinde kedi, köpek, sığır, koyun ve keçilerin serbest dolaştırılması yasaklandı. Alınan karar gereği, söz konusu hayvanların işletme, ahır, barınak ve kapalı alanların dışına çıkarılmaması gerektiği belirtildi.  </p><p>Belediye, vatandaşların sahipli kedi ve köpeklerini başıboş bırakmamaları, tüm hayvanlarını kontrol altında tutmaları ve başıboş hayvanlarla temastan kaçınmaları konusunda uyarıda bulundu. Saldırgan davranış sergileyen, aşırı salya akıtan veya koordinasyon bozukluğu bulunan şüpheli hayvanların derhal belediyeye ya da İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne bildirilmesi istendi. Ayrıca herhangi bir ısırılma veya tırmalanma durumunda, vatandaşların vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiği ifade edildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/edremitte-kuduz-alarmi-7--257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281190</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/acik-gorus-24-tvde-basladi-kuresel-krizlerden-ic-siyasete-gundemin-nabzi-burada-281190</link>
      <pubDate>2026-06-24T20:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Açık Görüş 24 TV'de başladı! Küresel krizlerden iç siyasete gündemin nabzı burada]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Gazeteci Murat Çiçek'in moderatörlüğünde 24 TV'de izleyiciyle buluşan Açık Görüş, bu hafta da küresel krizlerden iç siyasete, iletişim stratejilerinden sosyo-ekonomik gelişmelere kadar dünya ve Türkiye gündeminin en sıcak başlıklarını masaya yatırıyor. Alanında uzman konukların çarpıcı analizleriyle ekranlara gelen program, izleyicilerine derinlikli bir perspektif sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Açık Görüş 24 TV'de başladı! Küresel krizlerden iç siyasete gündemin nabzı burada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya siyasetinin hareketli bir dönemden geçtiği, bölgesel çatışmaların ve diplomatik hamlelerin hız kazandığı bu günlerde, Açık Görüş küresel denklemleri ekranlara taşıyor. </p><div class="rich-text-live-tv"><div class="video-wrapper"></div></div><p><b>AÇIK GÖRÜŞ'ÜN BU HAFTAKİ KONUKLARI</b></p><p>Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Yusuf Alabarda, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatma Yeşilkuş, İletişimci-Yazar Ali Saydam, İst. Aydın Üni. Öğr. Görevlisi Yeliz Albayrak</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/acik-gorus-24-tvde-baslad-650_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281189</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktastan-genc-musluman-kadinlara-cagri-gelecege-cesaretle-bakan-ozguvenli-bir-sozumuz-var-281189</link>
      <pubDate>2026-06-24T20:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş'tan genç Müslüman kadınlara çağrı: Geleceğe cesaretle bakan özgüvenli bir sözümüz var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "ALLY for Future Programı" kapanışında konuştu. İslam ülkelerinden gelen genç kadın liderlere seslenen Göktaş, savunmada kalan değil, kendi köklerinden beslenen özgüvenli bir liderlik vizyonunun önemini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş'tan genç Müslüman kadınlara çağrı: Geleceğe cesaretle bakan özgüvenli bir sözümüz var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Göktaş, bir otelde düzenlenen &quot;ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı&quot;nın kapanışında yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak, programa ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyduğunu belirtti.</p><p>Kadın liderliğine yapılan yatırımın, daha güçlü ailelere, daha dirençli toplumlara ve daha adil bir geleceğe yapılan yatırım olduğuna yürekten inandıklarını dile getiren Göktaş, programda gençlerle temsili, katılımı, adaleti ve insan haklarını konuştuklarını aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773248.jpg"/><p>Programda, Gazze&#39;de yaşanan acıların ve kriz zamanlarında insan kalabilmenin sorumluluğunu da paylaştıklarını kaydeden Göktaş, &quot;Bu programın bizlere bıraktığı en güçlü iz, aramızda kurulan gönül bağı oldu. Farklı ülkelerden geldiniz. Farklı diller, farklı kültürler, farklı hayat tecrübelerine sahipsiniz. Fakat birkaç gün içinde gördük ki, kalbimizde taşıdığımız meseleler birbirine çok yakın. Hepimiz daha adil bir dünya istiyoruz. Her birimiz, kadınların emeğinin, bilgisinin ve sözünün daha güçlü karşılık bulduğu bir hayat için çalışıyoruz.&quot; dedi.</p><p>Bakan Göktaş, liderliğin her zaman kalabalıkların önünde konuşmak olmadığını, kimsenin görmediği bir yerde doğru olanı yapmak olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Sakın,&#39;Ben tek başıma ne yapabilirim?&#39; diye düşünmeyin. Çünkü dünyada iyi olan ne varsa, çoğu zaman bir kişinin samimi niyetiyle, vazgeçmediği gayretiyle başladı. Her biriniz kendi ülkenizde, kendi çevrenizde, sahip olduğunuz meslekte, ailenizin içinde çok değerli bir etki alanına sahipsiniz. Belki bazılarınız akademide yol alacak. Bazılarınız diplomaside görev üstlenecek. Kiminiz sivil toplumda çalışacak. Kamuda, medyada, girişimcilikte, kültürde, eğitimde, sosyal politikalarda iz bırakacaksınız. Belki de, burada kurduğunuz dostluklarla başka ülkelerde ortak çalışmalar başlatacaksınız. Bunların hepsi mümkün. Çünkü sizde yalnızca gençliğin enerjisi yok. Hepinizi ortak bir noktada buluşturan, çok güçlü bir özelliğiniz var. Bulunduğunuz toplumlara değer katma ve güçlü yarınlar inşa etme iradesi. Değişimin öncüsü olma cesareti. Daha iyi bir geleceği kurma gayreti. Bu çok kıymetli.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773250.jpg"/><p><b>"GELECEĞİ KONUŞURKEN KÖKLERİMİZLE BAĞIMIZI KOPARMAMALIYIZ"</b></p><p>Göktaş, bugün bilgiye ulaşmanın kolay olduğunu, teknolojinin çok hızlı ilerlediğini, yeni imkanların, alanların ve mesleklerin ortaya çıktığını ifade etti.</p><p><b>Değişimin içinde insanın vicdanını ve ahlaki duruşunu korumasının daha da önemli hale geldiğinin altını çizen Göktaş, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Yapay zekayı konuşurken, insan aklını ve vicdanını unutmamalıyız. İklim krizini konuşurken, bize emanet edilen dünyayı hatırlamalıyız. Kadının güçlenmesini konuşurken, dayanışmanın değerini kaybetmemeliyiz. Aileyi konuşurken, sevginin, güvenin ve aidiyetin insan hayatındaki yerini ihmal etmemeliyiz. Geleceği konuşurken, köklerimizle bağımızı koparmamalıyız. Çünkü biz, geleceğe yürürken yanımıza sadece bilgimizi almıyoruz. İnancımızı, hafızamızı, değerlerimizi, ailelerimizin duasını, toplumlarımızın beklentisini ve insanlığa karşı sorumluluğumuzu da alıyoruz. Bu yüzden sizlerin liderliği çok anlamlı.&quot;</p><p>Genç Müslüman kadınların dünyaya söyleyecek güçlü bir sözünün olduğuna işaret eden Göktaş, &quot;Bu söz, savunmada kalan, taklit eden bir söz olmayacak. Kendi köklerinden beslenen, bugünü anlayan, geleceğe cesaretle bakan özgüvenli bir söz olacak.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773251.jpg"/><p><b>"BİRİNİZİN BAŞARISI, DİĞERİNE İLHAM OLSUN"</b></p><p><b>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, genç kadınların sözünü, geleceğin inşasında stratejik bir değer olarak gördüklerini belirten Göktaş, şöyle devam etti:</b><br></p><p>&quot;Bu nedenle, ALLY for Future Programı&#39;nı sürdürmeye devam edeceğiz. İslam ülkelerinden genç kadınları, ortak bir ses ve ortak bir gelecek fikri etrafında buluşturmaya gayret edeceğiz. Bu anlamda, ALLY ruhunun ülkelerinizde, kurumlarınızda atacağınız yeni adımlarda sizlere rehberlik etmesini diliyorum. Lütfen burada kurduğunuz bağı koruyun. Birbirinizi takip edin, birbirinizden haberdar olun, çalışmalarınızı paylaşın. Birinizin başarısı, diğerine ilham olsun. Bugün burada başlayan tanışıklıklar, yarın çok daha güçlü iyiliklerin vesilesi olabilir. Ben buna yürekten inanıyorum. Ankara&#39;dan ayrılırken burada bir dostluk bıraktığınızı bilmenizi isterim. Kapımızın ve gönlümüzün sizlere açık olduğunu, dualarımızın sizlerle olduğunu özellikle ifade etmek isterim.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41773249.jpg"/><p>Programa katılan gençlere başarılar dileyen Göktaş, daha sonra katılımcılara sertifikalarını takdim etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bakan-goktastan-genc-musl-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281188</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cehaletine-agir-fatura-kesildi-basortulu-kizlara-sozlu-tacizde-bulunan-adamin-cezasi-belli-oldu-281188</link>
      <pubDate>2026-06-24T19:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cehaletine ağır fatura kesildi! Başörtülü kızlara sözlü tacizde bulunan adamın cezası belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'da tatil yapan tesettürlü genç kızlara markette alışveriş esnasında "Hangi tarikat bu?" diyerek sığ ve önyargılı sorularla saldıran şahsın cehaleti sosyal medyayı ayağa kaldırdı. Şikayet üzerine gözaltına alınan hadsiz saldırgan evine hapsedildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cehaletine ağır fatura kesildi! Başörtülü kızlara sözlü tacizde bulunan adamın cezası belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaş İlçe Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından &quot;halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama&quot; suçundan adliyeye sevk edilen S.A. hakkında, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi.</p><p>Antalya&#39;da arkadaşıyla tatile giden ve marketten alışveriş yapan tesettür giyimli bir kadın, reyonların arasında, kıyafeti nedeniyle kendisine sözlü sataşmada bulunan bir adamın görüntülerini sosyal medya hesabında paylaştı.</p><p>Görüntülerde adamın &quot;Terlemiyor musunuz böyle? Sıcak, 36 derece sıcak. İyice kapatmışsınız kendinizi. Denize de mi böyle giriyorsunuz? Hangi tarikat bu? Müslümanız biz ama siz bir tuhafsınız herhalde.&quot; gibi ifadelerle genç kızları taciz ettiği görüldü.</p><p><b>"2026 YILINDA HALA BUNLARI KONUŞUYOR OLMAMIZ İNANILIR GİBİ DEĞİL"</b></p><p>Yaşanan olay ile ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan ve mağdur genç kızlardan biri olan Zeynep Umurbek, video kaydı yaptıkları sırada adamın bir anda yanlarına gelerek kılık kıyafetleriyle ilgili alaycı, aşağılayıcı ifadelerde bulunduğunu, çevredekilerin de adama müdahale ederek oradan uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti.</p><p>Umurbek, &quot;Şahıs oradan uzaklaşırken hala aşağılayan ve küçümseyici bir tavırla konuşmaya devam etti. &#39;Biz de camiye gidiyoruz ama sizin farklı herhalde düşünceniz.&#39; gibi şeyler söyledi. Bariz bir şekilde bakışlarından, duruşundan bizi ayrıştırdığı ve aşağıladığı belliydi. Biz de ne yapacağımızı bilemediğimiz için sosyal medyada paylaştık bu videoyu. Bizi destekleyen bir sürü insan sayesinde de gidip Kaş İlçe Emniyet Müdürlüğü&#39;nde ifade verip şikayetçi olduk. Aslında bu olayı paylaşmamızın bir sebebi de son günlerde üst üste denk gelen tesettüre alakalı videoların artması oldu. Yani 2026 yılında hala bunları konuşuyor olmamız inanılır gibi değil.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Benzer olaylar, geçen hafta Mersin&#39;de bir sitenin havuzuna tesettür mayolu bir kadının alınmaması ile İstanbul&#39;da &quot;kapalılar imha edilsin&quot; diyen bir kadın ile gündeme gelmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/cehaletine-agir-fatura-ke-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281187</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunyanin-gozu-ankaradaki-nato-zirvesinde-cumhurbaskani-erdogan-ve-trump-bas-basa-gorusecek-281187</link>
      <pubDate>2026-06-24T19:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın gözü Ankara'daki NATO zirvesinde: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump baş başa görüşecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi diplomasi trafiği hızlandı. Beyaz Saray yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara'daki zirvede ikili bir görüşme yapacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın gözü Ankara'daki NATO zirvesinde: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump baş başa görüşecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Zirvesi öncesi merak edilen Erdoğan-Trump görüşmesine ilişkin Beyaz Saray'dan açıklama geldi.</p><p>Beyaz Saray, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump'ın NATO Zirvesi sırasında ikili görüşme gerçekleştireceğini duyurdu.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlamış, Ankara'da gerçekleşecek olan NATO zirvesine ilişkin soruya "ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa görüşme büyük ihtimalle olur" ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/dunyanin-gozu-ankaradaki--202_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281186</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bati-seriada-ev-sahibi-filistinlilere-ruhsat-engeli-isgalci-israil-insaatlari-durdurdu-281186</link>
      <pubDate>2026-06-24T19:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Batı Şeria'da ev sahibi Filistinlilere ruhsat engeli! İşgalci İsrail inşaatları durdurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail ordusu, Beytüllahim'e bağlı Velce beldesinde inşası süren 15 eve "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle müdahale etti. Bölgede tarımsal amaçlı yapılar da yerle bir edilirken, Filistinliler için ruhsat almak neredeyse imkansız hale getirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Batı Şeria'da ev sahibi Filistinlilere ruhsat engeli! İşgalci İsrail inşaatları durdurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Velce Köy Meclisi Başkanı Hıdır el-Arac, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin köye baskın düzenlediğini ve kuzeydeki "Hallet es-Semek" bölgesinde konuşlandığını söyledi. </p><p>Arac, askerlerin 15 eve, "ruhsatsız inşaat" gerekçesiyle durdurma bildirimi verdiğini ifade etti.</p><p>Aynı bölgede İsrail güçlerinin tarımsal amaçlarla kullanılan iki yapı ile bir beton duvarı da yıktığı aktarıldı.</p><p>Arac, yıkılan yapıların tarım faaliyetlerinde kullanılan iki "karavan tipi" küçük yapı olduğunu belirtti.</p><p>Filistin makamları, Tel Aviv&#39;in, Batı Şeria&#39;da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yeni yerleşim alanları açmak ve mevcut olanları genişletmek amacıyla Filistinlilere ait binaları ve yapıları yıktığını ya da devam eden inşaatları durdurduğunu ifade ediyor.</p><p>Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin raporuna göre, İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sadece mayıs ayında Batı Şeria&#39;da 70 yıkım operasyonu gerçekleştirdi.</p><p><b>İSRAİL, "RUHSATSIZ" OLDUĞU İDDİASIYLA FİLİSTİNLİLERE AİT YAPILARI YIKIYOR</b></p><p>İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#39;te Filistinlilere ait yapıları sık sık &quot;ruhsatsız&quot; olduğu iddiasıyla yıkıyor.</p><p>İsrail makamları, işgal altındaki Batı Şeria&#39;nın &quot;C&quot; bölgesinde Filistinlilerin inşaat ve tarımsal faaliyetlere ciddi kısıtlamalar getiriyor, Filistinliler için &quot;ruhsat&quot; alımını da zorlaştırarak neredeyse imkansız hale getiriyor.</p><p>Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995&#39;te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.</p><p>İşgal altındaki Batı Şeria&#39;nın yüzde 18&#39;ini kapsayan A bölgesinin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin&#39;e, yüzde 21&#39;lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin&#39;e, güvenliği İsrail&#39;e devredilirken, yüzde 61&#39;ini kapsayan C bölgesinin idare ve güvenliği İsrail&#39;e bırakılmıştı.</p><p>İsrail&#39;in Gazze Şeridi&#39;ne saldırı başlattığı Ekim 2023&#39;ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#39;te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bati-seriada-ev-sahibi-fi-939_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281185</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/libyada-rehin-kalan-aktivistler-icin-turkiyeden-yogun-diplomasi-6si-istanbula-getirildi-281185</link>
      <pubDate>2026-06-24T19:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Libya'da rehin kalan aktivistler için Türkiye'den yoğun diplomasi: 6'sı İstanbul'a getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Libya'nın doğusunda bir aydır hukuka aykırı şekilde tutulan Global Sumud Filosu müzakere heyeti, Türkiye'nin yoğun diplomatik girişimleri ve küresel sivil dayanışma sayesinde serbest bırakıldı. Aktivistlerin 6'sı İstanbul Havalimanı'na ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Libya'da rehin kalan aktivistler için Türkiye'den yoğun diplomasi: 6'sı İstanbul'a getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Global Sumud Filosu Türkiye Yönetimi&#39;nden yapılan açıklamada, 24 Mayıs&#39;tan bu yana Libya&#39;nın doğusundaki yönetim tarafından Bingazi&#39;de hukuka aykırı olarak alıkonulan Global Sumud Filosu Kara Konvoyu müzakere heyeti üyesi 10 aktivistin, yaklaşık bir ay süren tutukluluğun ardından dün itibarıyla serbest bırakıldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, aktivistlerin özgürlüklerine kavuşmasının, Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere, çeşitli devletlerin yoğun diplomatik girişimleri, Global Sumud Filosu Türkiye yönetimi ile Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) ve Global Sumud Filosu hukuk ekiplerinin yürüttüğü titiz hukuki diplomasi sonucu gerçekleştiği kaydedildi.</p><p>Bu süreçte dünya çapında sergilenen sivil dayanışma seferberliğinin de uluslararası kamuoyu baskısı oluşturarak bu hukuksuzluğun sona ermesinde kritik bir rol oynadığı vurgulandı.</p><p>Açıklamada, Türk Hava Yolları uçağıyla bugün İstanbul Havalimanı&#39;na gelen aktivistler Arjantinli Maria Gimenez ile Lucas Aguilere, ABD&#39;li Jenelle Jones, Portekizli Ana Margarida Baptista, Polonyalı Laura Kwoczala ve İspanyalı Alicia Armesto&#39;nun Global Sumud Filosu Türkiye Yönetim Ekibi, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım ve vatandaşlar tarafından karşılandığı bildirildi. </p><p>Bir önceki gece ise aktivistlerden İtalyan Leonarda Albeneza ile Domenico Centrone, Tunuslu Ashraf Khoja ve Uruguaylı Matias Alvarez Rodriguez Tunus&#39;a tahliye edildiği kaydedildi. <br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/libyada-rehin-kalan-aktiv-829_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281184</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isgalci-israil-yine-hukuk-tanimadi-lubnana-fosfor-bombasi-atti-281184</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşgalci İsrail yine hukuk tanımadı: Lübnan'a fosfor bombası attı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lübnan'da 4 binden fazla sivili katleden ve 1 milyondan fazla insanı yerinden eden işgalci İsrail ordusu, hukuk tanımazlığına bir yenisini daha ekledi. Beraşit beldesi çevresini uluslararası hukuka göre yasaklı olan fosforlu mühimmatla vurarak yangın çıkaran İsrail, eş zamanlı olarak başkent Beyrut semalarında da alçak uçuşlar gerçekleştirerek Lübnan halkına yönelik psikolojik terörünü sürdürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşgalci İsrail yine hukuk tanımadı: Lübnan'a fosfor bombası attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan&#39;ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırını sürdürdü.</p><p>Lübnan resmi ajansı NNA&#39;nın haberine göre, İsrail ordusu Nebatiye&#39;ye bağlı Haddasa beldesine topçu saldırısı düzenleyip çevreyi makineli silahlarla taradı.</p><p>Yatir beldesinde ise kamikaze insansız hava aracının (İHA) infilak etmesi sonucu 1 kişi hafif yaralandı.</p><p>İsrail ordusu ayrıca Yukarı Nebatiye beldesinin Deyr Mahallesi&#39;ndeki açık bir araziyi güdümlü füzeyle hedef aldı.</p><p>İsrail topçusu güneydeki Yatir beldesinin çevresine saldırılar düzenlerken, Beraşit beldesinin çevresinin fosforlu mühimmatla hedef alınması sonucu yangın çıktı.</p><p>Öte yandan İsrail ait bir İHA, başkent Beyrut semalarında alçak irtifada uçuk gerçekleştiriyor.</p><p>İsrail ordusunun, Nebatiye&#39;ye bağlı Keferruman beldesi çevresinde öğleden sonra bir aracı İHA&#39;yla hedef alması sonucu 2 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p>İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran&#39;da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.</p><p><b>&#8288;İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES</b></p><p>İsrail ordusu, Lübnan&#39;a 2 Mart&#39;ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan&#39;da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan&#39;da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p><p>ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs&#39;ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.</p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail&#39;in 2 Mart&#39;tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 192 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/isgalci-israil-yine-hukuk-565_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281183</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teror-propagandasina-gecit-yok-yuz-tanima-sistemine-takildilar-yakayi-ele-verdiler-281183</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terör propagandasına geçit yok! Yüz tanıma sistemine takıldılar yakayı ele verdiler]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Manavgat'ta bir dijital platformda terör propagandası yaptığı belirlenen H.D. ve Y.C.G. isimli şahıslar hakkında geniş çaplı adli tahkikat başlatıldı. Şahıslar, jandarma ekipleri tarafından Yüz Tanıma Sistemi (YTS) ile tespit edilerek gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terör propagandasına geçit yok! Yüz tanıma sistemine takıldılar yakayı ele verdiler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde sosyal medya platformu üzerinden canlı yayın açarak terör propagandası yaptığı belirlenen 2 kişi, jandarma ekipleri tarafından Yüz Tanıma Sistemi (YTS) ile tespit edilerek gözaltına alındı.  </p><p>Manavgat ilçesinde bir sosyal medya platformu üzerinden canlı yayın yapan şahısların terör örgütü propagandası yaptığı yönünde ihbar alınması üzerine, Manavgat Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince çalışma başlatıldı. Görüntüleri incelemeye alan jandarma ekipleri YTS ile gerçekleştirilen analiz neticesinde, yayını gerçekleştiren şahısların kimlik ve bulundukları yeri tespit etti.  </p><p><b>2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Ulualan Mahallesi'nde bulunan bir otel lojmanında yakalanan H.D. ve Y.C.G. isimli şahıslar Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda gözaltına alındı. Olayla ilgili olarak gözaltına alınan H.D. ve Y.C.G. hakkında "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini aşağılama, terör örgütü propagandası yapmak, Cumhurbaşkanına hakaret ve kişilerin hatırasına hakaret" suçları kapsamında adli tahkikata başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/teror-propagandasina-geci-584_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281182</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-tecrubesini-sama-tasiyor-bolgede-imar-masasi-kuruldu-281182</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye tecrübesini Şam'a taşıyor: Bölgede imar masası kuruldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Büyükelçi Nuh Yılmaz'ın Şam'daki resmi temaslarında, güvenli ve yaşanabilir kentlerin inşası ile konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik stratejik hamleler ele alındı. Suriye Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Abdürrezzak, Türkiye ile kardeşlik bağlarına dikkat çekerek, asrın felaketinin ardından Türkiye'nin sergilediği yeniden inşa başarısının kendileri için çok önemli bir rehber teşkil edeceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye tecrübesini Şam'a taşıyor: Bölgede imar masası kuruldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Suriye Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Abdürrezzak ile İdari Kalkınma Bakanı Muhammed Hassan İskaf ile Suriye&#39;nin başkenti Şam&#39;da görüştü.</p><p>Büyükelçi Yılmaz ile Abdürrezzak arasındaki görüşmede, Suriye'nin yeniden imarı, güvenli ve yaşanabilir kentlerin inşası ile konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik işbirliği imkanları ele alındı.</p><p>Yılmaz, Türkiye'nin müteahhitlik ve inşaat sektöründeki deneyimlerini aktararak, yeniden imar çalışmalarında hukuki altyapı, mevzuat ve uygulama tecrübeleri konusunda destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.</p><p>Bakan Abdürrezzak ise Türkiye ile Suriye arasındaki kardeşlik ilişkilerine dikkati çekerek, Türkiye'nin deprem sonrası yürüttüğü yeniden inşa çalışmalarının Suriye için önemli bir tecrübe ve örnek teşkil edebileceğini belirtti.</p><p>Türk Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından ziyarete dair açıklama yapıldı.</p><p><b>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</b></p><p>&quot;Görüşmede Suriye'nin yeniden imar süreci, yıkımdan etkilenen yerleşim alanlarının yeniden inşası ve şehirlerin ihyasına yönelik çalışmalar, tecrübe paylaşımı dahil teknik seviyede işbirliği gerçekleştirilmesi ve Türk müteahhitlik sektörünün bu alandaki çalışmalara yapabilecekleri katkılar ele alındı.&quot;</p><p>Yılmaz, İdari Kalkınma Bakanı İskaf ile de bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmede İskaf, iki ülke arasındaki dostane ve tarihi ilişkilerin kurumsal işbirliği alanlarına da yansıması temennisinde bulundu.</p><p>Büyükelçi Yılmaz ise somut adımların atılmasını desteklediklerini belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik her türlü girişime katkı sunmaya hazır olduklarını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/turkiye-tecrubesini-sama--669_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281181</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sayistayda-metin-yener-donemi-devam-ediyor-tbmm-secimini-tamamladi-281181</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sayıştay'da Metin Yener dönemi devam ediyor: TBMM seçimini tamamladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM'de yapılan seçimle Sayıştay başkanlığına mevcut başkan Metin Yener yeniden seçildi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sayıştay'da Metin Yener dönemi devam ediyor: TBMM seçimini tamamladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Kurulda gizli oyla yapılan seçimde, mevcut Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık yarıştı.</p><p>289 milletvekilinin oy kullandığı seçimde Yener, 272 oyla Sayıştay Başkanlığına yeniden seçildi. Sazlık 14 oy aldı, 3 oy ise geçersiz sayıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41772890.jpg"/><p><b>METİN YENER'İN ÖZ GEÇMİŞİ</b></p><p>Metin Yener, 1972 yılında Ankara&#39;da doğdu. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü mezunu olan Yener, Başbakanlıkta uzman yardımcısı olarak meslek hayatına başladı. Başbakanlık uzmanı, daire başkanı, kanunlar ve kararlar genel müdür yardımcısı, personel ve prensipler genel müdürü olarak Başbakanlıkta görev yapan Yener, 3 Ağustos 2018&#39;de Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü olarak atandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41772891.jpg"/><p>Gazi Üniversitesinde İktisat Politikası, Indiana Üniversitesinde Kamu Yönetimi alanlarında yüksek lisans eğitimini tamamlayan Yener, aynı zamanda Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği Başkanı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41772893.jpg"/><p>Yener, 22 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulunda Sayıştay Başkanlığına seçilmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/41772894.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/sayistayda-metin-yener-do-237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281180</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/fahis-fiyattan-gida-guvenligine-siki-takip-kamuda-103-birim-icin-dugmeye-basildi-281180</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fahiş fiyattan gıda güvenliğine sıkı takip: Kamuda 103 birim için düğmeye basıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu, vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen ticaret, sağlık, gıda ve vergi gibi alanlardaki denetim kapasitesini tek bir sistemde topladı. DDK Başkanı Tanrıkulu, kurulan "Denetim Bilgi Sistemi" sayesinde denetim açığının önüne geçileceğini ifade ederken, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum da DDK'nın güven veren idare için en üst düzey teminat olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fahiş fiyattan gıda güvenliğine sıkı takip: Kamuda 103 birim için düğmeye basıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tanrıkulu, Çankaya Köşkü&#39;nde, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum başkanlığındaki Hukuk Politikaları Kurulu Toplantısı&#39;na katıldı.</p><p>Burada yaptığı konuşmada Tanrıkulu, denetim faaliyetlerinin, kamu hizmetlerinin verimli, saydam ve hesap verilebilir şekilde yürütülmesi ile devlet teşkilatının düzenli, uyumlu ve etkin bir şekilde işlemesine katkı sunan önemli bir unsur olduğunu belirtti.</p><p>Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;ne geçişle birlikte kamu kurumlarının teftiş ve denetim birimleri ile Devlet Denetleme Kurulu&#39;nun işleyişi, görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeler yapıldığını anımsatan Tanrıkulu, DDK&#39;nin, üst denetleme organı olarak, kamu kurumlarının teftiş ve denetim birimleri arasında koordinasyon ve uyumlaştırma faaliyetlerini yürütmek, kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinin sunumunda saydamlık, verimlilik, etkinlik ve iyi yönetişim alanlarında çalışmalar yapmak gibi görevlerinin bulunduğunu söyledi.</p><p>Hukuk devletinde idarenin asli bir unsuru olan denetimin, kamu yönetiminin gelişmesine her alanda katkı sunabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Tanrıkulu, denetim açığının ise kaynakların kötü kullanılmasına, kalitesiz ve yetersiz hizmet sunumuna sebep olacağına işaret etti.</p><p>Etkin bir denetim için uluslararası standartlar ve teknolojik imkanlar çerçevesinde bu alandaki uygulamaların sürekli geliştirilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, &quot;Bu anlamda denetim, idarenin hukuka uygunluğunu temin eden, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını güvence altına alan ve kamu hizmetlerinin kalitesini artıran vazgeçilmez bir yönetim fonksiyonu olmakla birlikte, yönetime rehberlik eden ve kurumsal gelişime katkı sunan stratejik bir araç niteliği taşımaktadır.&quot; diye konuştu.</p><p>Dünyada hız kazanan dijital dönüşümün, denetim yaklaşımlarının yeniden ele alınmasını, denetim standartları ile metotlarında kapsamlı revizyon yapılmasını zorunlu kıldığını dile getiren Tanrıkulu, &quot;Yapay zeka temelinde gelişen dijital teknolojilerin kullanılması, denetimlerin daha hızlı, gerçek zamanlı ve geniş kapsamlı yürütülmesine imkan tanıyarak, yönetime ve ilgili taraflara önemli ölçüde katkı sunmaktadır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>"DENETİM BİLGİ SİSTEMİ OLUŞTURULDU"</b></p><p>Tanrıkulu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;nde denetim faaliyetlerinin etkinliği ve koordinasyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın imzasıyla 26 Kasım 2024&#39;te Resmi Gazete&#39;de yayımlanan &quot;Rehberlik, Teftiş ve Denetim Faaliyetlerinin Düzenli ve Etkin Bir Şekilde Yerine Getirilmesi&quot; konulu Genelge ile kamu yönetiminde ve denetim alanında yeni bir sayfa açıldığını anımsattı.</p><p>Vatandaş odaklı yönetim ve etkin denetim temalı genelgede, tüm denetim faaliyetlerinin etkin ve düzenli bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğinin vurgulandığını aktaran Tanrıkulu, bu çerçevede eğitim, sağlık, gıda, ticaret gibi alanlar başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinin, vatandaş memnuniyetini artıran bir anlayışla sunulmasının esas olduğunun, her türlü faaliyetin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi ve denetlenmesi gerektiğinin ifade edildiğini kaydetti.</p><p>Ayrıca, kamu hizmet sunum kapasitesini geliştirmek için rehberlik esaslı denetim yapılması ve denetimde teknolojik dönüşümün gerçekleştirilmesinin de hedeflendiğini dile getiren Tanrıkulu, &quot;Genelge uyarınca, rehberlik, teftiş ve denetim birimlerinin çalışmalarının takibi ve koordinasyonuyla ilgili işlemler Devlet Denetleme Kurulu tarafından yapılmaktadır. Bu itibarla, denetim birimlerinin yıllık çalışma programları, faaliyet raporları ve diğer çalışmalarının düzenli izlenmesi ve değerlendirilmesi için Denetim Bilgi Sistemi oluşturulmuştur.&quot; dedi.</p><p><b>"DENETİM FAALİYETLERİNİN SONUÇLARI ANALİZ EDİLDİ"</b></p><p>Denetim faaliyetlerinin koordinasyonu çalışmaları kapsamında hazırlanan &quot;Kamu Kurumlarının Denetim Faaliyetlerini Değerlendirme Raporu&quot;nun kamu denetim sisteminin mevcut durumunu ve geleceğine ilişkin yaklaşımları çok boyutlu bir bakış açısıyla ortaya koyduğunu belirten Tanrıkulu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Raporda, bakanlıklar ve kamu kurumları bünyesindeki 103 denetim biriminin teşkilat yapısı ve işleyişi, faaliyet alanları, koordinasyon ve uyumlaştırma düzeyi, dijital dönüşüm kapasiteleri ile denetim faaliyetlerinin sonuçları analiz edilmiştir. Kamu kurumlarının rehberlik, teftiş ve denetim faaliyetleri, yıllık faaliyet raporları ile çalışma programları esas alınarak analiz edilmiş, denetim kapasitesi, planlama bilgileri ve uygulama sonuçları detaylı biçimde değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, gıda ve ürün güvenliğinden fahiş fiyat denetimine, iş sağlığı ve güvenliğinden vergi denetimine kadar vatandaşlarımızın günlük hayatını etkileyen uygulamalar da ayrı başlıklar altında incelenmiştir.</p><p>Raporda ayrıca, insan kaynağı kapasitesinin geliştirilmesi, dijital denetim altyapısının güçlendirilmesi, denetim süreçlerinin iyileştirilmesi ile ortak denetim kültürünün yaygınlaştırılması hususları kamu denetim sisteminin etkinliğinin artırılmasına yönelik öncelikli öneriler olarak belirlenmiştir.&quot;</p><p><b>"GÜÇLÜ HUKUK DÜZENİ, ETKİN DENETİM MEKANİZMASIYLA MÜMKÜN"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu hedefleri kapsamında, kamu yönetiminde etkinlik ve verimliliğin artırılmasının, vatandaş odaklı hizmet anlayışının yaygınlaştırılması ve kamu hizmet sunumu kapasitesinin geliştirilmesinin önem arz ettiğini vurgulayan Tanrıkulu, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Bu hedeflere ulaşılmasında hukuk politikaları ile denetim faaliyetleri birbirini tamamlayan iki stratejik alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü güçlü bir hukuk düzeni, ancak etkin bir denetim mekanizmasıyla mümkün olacaktır. Denetim faaliyetlerinde ulaşılan tespit ve önerilerin, hukuk politikalarının oluşturulmasına, Kurul tarafından geliştirilen strateji ve politikaların da kamu yönetimi ve denetiminin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.&quot;</p><p>Tanrıkulu, toplantıda ele alınacak çalışma konularına dair görüşlerin kendileri için kıymetli olacağını kaydetti.</p><p><b>"DDK, İDARENİN HUKUKA UYGUNLUĞUNUN ÜST DÜZEY TEMİNATIDIR"</b></p><p>Mehmet Uçum ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;ne geçişin 8. yılı tamamlanırken, idarenin tüm kurum ve kuruluşlarının istikrarla tüm gayretlerini ortaya koyarak çalıştığını söyledi.</p><p>İdarenin çalışmalarının denetlenmesinin ise hukuk devletinde en önemli gerekliliklerden biri olduğunun altını çizen Uçum, denetim mekanizmalarının hukuk devletinin olmazsa olmaz unsurlarından olduğunu vurguladı.</p><p><b>Mehmet Uçum şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;ne geçişimizle birlikte idarenin tüm iş ve işlemlerinin denetiminin daha mümkün kılındığını, iyi yönetişim ve şeffaflık ilkelerinin idareye yansımasının daha kolaylaştığını tecrübe ediyoruz. Güven veren idare için etkin denetim şarttır. Devlet Denetleme Kurulu&#39;muz, idarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin en üst düzey teminatıdır. Zira, denetim faaliyetlerini kurumlar üstü bir şekilde, bizzat sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın talimatlarıyla yürüten Devlet Denetleme Kurulu&#39;muzun idarenin içindeki tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kamuya yararlı dernekler gibi birçok kurumda her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapması sebebiyle oldukça önemli ve kritik bir görev ile sorumluluk üstlenmektedir.&quot;</p><p>Hukuk Politikaları Kurulu olarak daha önce Devlet Denetleme Kurulu ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;nin işleyişinin değerlendirilmesi, hükümet sistemine göre kurumların güncellenmesi ve hazırlanması konuları gibi pek çok alanda oldukça verimli ortak çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Uçum, &quot;Kurullarımız arasındaki işbirliğinin ilerleyen aşamalarda daha da güçleneceğine yürekten inanıyorum.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>"KURUL'UN ÇOK YOĞUN BİR GÜNDEMİ VAR"</b></p><p>Hukuk Politikaları Kurulu&#39;nun çok yoğun bir gündemi olduğunu dile getiren Uçum, &quot;Sizinle bundan sonraki dönemde de çok verimli bir işbirliği yapacağımıza, devlet denetleme alanında ihtiyaç duyulan hukuk politikalarını birlikte üreteceğimize, bu suretle vatandaşlarımızın huzuru ve idareye güveninin güçlendirilmesine elimizden geldiğince katkı yapacağımıza inanıyorum.&quot; diye konuştu.</p><p>Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden toplantıda, DDK tarafından &quot;Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Denetim&quot; konulu bir sunum yapıldı.</p><p>Toplantıya, Hukuk Politikaları Kurulu ve Devlet Denetleme Kurulu üyeleri de katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fahis-fiyattan-gida-guven-361_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281179</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriyede-kritik-operasyon-abd-deas-elebaslarindan-birini-oldurdu-281179</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye'de kritik operasyon: ABD, DEAŞ elebaşlarından birini öldürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı duyuruyla Suriye'nin kuzeybatısında gerçekleştirilen hava saldırısının detaylarını paylaştı. Örgütün komuta kademesinde yer alan Ali Hüseyin el-Ulaywi'nin hedef alındığı nokta operasyonun, bölgedeki terör tehdidini kalıcı olarak ortadan kaldırma stratejisinin bir parçası olduğu ifade edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye'de kritik operasyon: ABD, DEAŞ elebaşlarından birini öldürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CENTCOM, saldırı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</p><p>Paylaşımda, "CENTCOM güçleri, 19 Haziran&#39;da Suriye&#39;nin kuzeybatısında bir hava saldırısı düzenleyerek üst düzey bir DEAŞ liderini öldürdü." ifadesine yer verildi.</p><p>Nokta atışı öldürülen kişinin Ali Hüseyin el-Ulaywi olduğu belirtilen açıklamada, saldırının teröristleri etkisiz hale getirme çabalarının bir parçası olduğu ve CENTCOM güçlerinin bölgesel ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam edeceği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/suriyede-kritik-operasyon-781_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281178</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusyadan-ukrayna-ile-muzakere-sarti-ultimatomlari-kabul-etmeyecegiz-281178</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya'dan Ukrayna ile müzakere şartı: Ültimatomları kabul etmeyeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik terör eylemlerini ABD'nin doğrudan desteğiyle gerçekleştirdiğini savunarak Batı'ya yüklendi. Müzakereleri yeniden başlatmak için çatışmaları durdurmayacaklarını kaydeden Lavrov, krizin geçici çözümleriyle yetinmeyeceklerini ve bu konudaki ültimatomları kabul etmeyeceklerini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya'dan Ukrayna ile müzakere şartı: Ültimatomları kabul etmeyeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lavrov, başkent Moskova&#39;da düzenlenen 12. Primakov Okumaları (Primakov Readings) Uluslararası Bilimsel ve Uzman Forumu&#39;na katıldı.</p><p>Forumda konuşan Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın 2025&#39;te Alaska&#39;nın Anchorage kentinde bir araya geldiğini anımsattı.</p><p><b>Bu zirvede Ukrayna krizinin çözümüne yönelik sağlanan uzlaşılara bağlı olduklarına işaret eden Lavrov, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Rus ve Amerikan liderleri, geçen yıl ağustosta Ukrayna krizinden siyasi çıkış yolları konusunda bazı uzlaşıları sağladı. Bunlara bağlı kalıyoruz. ABD, bu uzlaşıları hazırlayan taraf. Putin, ancak tarafımıza iletilen teklifleri kabul etti. Top bizim sahada değil. Her ne kadar ofsayttan bize pas vermeye çalışsalar da top bizim sahada değil. Bu böyle olamaz.&quot;</p><p>Lavrov, Rusya&#39;nın güvenliğine yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması, Ukrayna&#39;da Rus toplumun ve Ukrayna Ortodoks Kilisesinin haklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, &quot;Rusya&#39;nın düşmanları, bu konudaki uyarılarımızı sürekli cezasız görmezden gelemez.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Ukrayna&#39;nın Rus topraklarına yönelik saldırılar düzenlediğine dikkati çeken Lavrov, Batılı ülkelerin Kiev&#39;e bu konuda yardımcı olduğuna işaret ederek, &quot;Ukrayna, ABD&#39;nin doğrudan desteği olmadan bu terör eylemlerini düzenleyemez.&quot; dedi.</p><p><b>"MÜZAKERELERE HAZIRIZ, ANCAK KANDIRILMAMIZA İZİN VERMEYECEĞİZ"</b></p><p>Lavrov, Ukrayna krizinin barış yoluyla çözülmesi ihtimaline ilişkin ise &quot;Ukrayna&#39;daki durumun siyasi ve diplomatik yöntemlerle çözülmesinin hala mümkün olduğundan eminim. Putin, bunu defalarca söyledi. Müzakere masasına akıllı insanların oturması ve akıllı teklifler yapması durumunda müzakerelere hazırız. Müzakerelere hazırız ancak kandırılmamıza izin vermeyeceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Müzakereleri yeniden başlatmak için çatışmaları durdurmayacaklarını kaydeden Lavrov, krizin geçici çözümleriyle yetinmeyeceklerini ve bu konudaki ültimatomları kabul etmeyeceklerini vurguladı.</p><p>Lavrov, Rus sınırlarında güvenliğin ve bölünmezlik ilkesine dayalı güvenlik alanında bağlayıcı güvencelerin sağlanması, Batı&#39;nın da genişleme yönündeki planlarından vazgeçmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p><b>ABD, RUSYA'YA YÖNELİK EKONOMİ ALANINDA BASKISINI ARTIRDI</b></p><p>Ukrayna krizinin çözüm sürecinde duraklama olduğuna dikkati çeken Lavrov, bununla birlikte ABD&#39;nin Rusya&#39;ya yönelik ekonomi alanında baskısını artırdığını ve yaptırımlar uygulamaya devam ettiğini belirtti.</p><p>Lavrov, Pentagon&#39;un Ukrayna için yeni bir plan oluşturduğunu ve bu plan kapsamında, Ukrayna&#39;daki çatışmalarda elde edilen deneyimler doğrultusunda savaş yönetmeleri üzerinde çalışmaların yapılacağına dikkati çekti.</p><p>ABD&#39;nin Kuzey Akım doğal gaz boru hatlarının Avrupa&#39;daki kısmını satın almayı ve onarmayı planladığını kaydeden Lavrov, bu hatlardan ancak Rus gazının geçebileceğine dikkati çekerek, &quot;Bu halde biz gazı vereceğiz. Amerikalılar da gazı iyi bir kar marjıyla yeniden satacak.&quot; dedi.</p><p><b>"AVRUPA, YAPICI BİR ŞEY TEKLİF EDERSE DİNLEYECEĞİZ"</b></p><p>Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa&#39;nın ofisiyle temas kurduklarını doğrulayan Lavrov, &quot;Costa&#39;nın çalışanları, Rus temsilcileriyle Moskova&#39;da iki kez görüştü.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Daha önce Fransa ve İngiltere temsilcilerini Moskova&#39;ya gönderdiklerini bildiren Lavrov, bu görüşmelerden sonuç çıkmadığını aktararak, &quot;Avrupa&#39;nın gerçekten yapıcı bir şey teklif etmesi durumunda, Avrupalıları dinlemeye hazır olacağız. Dinledikten sonra da teklif edilenin bizim için uygun olup olmadığı konusunda düşüneceğiz.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/rusyadan-ukrayna-ile-muza-649_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281177</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tem-otoyolu-kenarinda-dehset-anlari-alevler-mahalleyi-sardi-281177</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEM otoyolu kenarında dehşet anları! Alevler mahalleyi sardı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de tır yangınının yol açtığı dev alevler çam ağaçlarını ve bahçeleri küle çevirdi. Mahalleliyi sokağa döken yangın, ekipler ve gönüllülerin yoğun çabasıyla söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEM otoyolu kenarında dehşet anları! Alevler mahalleyi sardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Esentepe Mahallesi Yaşar Doğu Caddesi ile TEM Otoyolu güzergahında seyir halindeki saman yüklü tırın römorkunda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Tırın römorkundan dökülen yanan samanların yol kenarındaki kuru otları tutuşturmasıyla alevler kısa sürede geniş alana yayıldı.  </p><p>Yangının otoyol duvarına bitişik konumdaki evlere doğru ilerlemesi üzerine bölgede panik yaşandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Alevlerin bahçelere sıçraması nedeniyle bölgedeki birçok ev tedbir amacıyla tahliye edildi.  </p><p>Karayolları ekiplerinin güvenlik önlemi alarak yolu trafiğe kapattığı bölgede, vatandaşlar ve gönüllüler de söndürme çalışmalarına destek verdi. Yaklaşık 2 saat süren müdahalenin ardından yangın, kontrol altına alındı. Olayda tırın römorku tamamen yanarak kullanılamaz hale gelirken, çok sayıda çam ağacı ve yeşil alan zarar gördü.  </p><p>Can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı yangının ardından ekipler, bölgede uzun süre soğutma çalışması yürüttü.  </p><p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tem-otoyolu-kenarinda-deh-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281176</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gelecegin-mucitleri-sahne-aldi-fentech-2026da-oduller-sahiplerini-buldu-281176</link>
      <pubDate>2026-06-24T18:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Geleceğin mucitleri sahne aldı: FenTECH 2026'da ödüller sahiplerini buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce düzenlenen "FenTECH 2026 Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Festivali"nde çeşitli branşlarda yarışan ve dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Festivalin kapanışında "Dünyayla rekabet edecek donanıma sahibiz" mesajı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Geleceğin mucitleri sahne aldı: FenTECH 2026'da ödüller sahiplerini buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, İlim Yayma Cemiyeti ve Ziraat Katılım işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Bahçelievler 15 Temmuz Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi&#39;nde iki gündür devam eden festival tamamlandı.</p><p>Festival kapsamında, Türkiye&#39;nin farklı şehirlerinden gelen çeşitli branşlarda yarışan ve dereceye giren öğrenciler için ödül töreni düzenlendi.</p><p>Törende konuşan MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı Ahmet Yapıcı, proje kapsamında teknoloji programı uygulayan 26 imam hatip okulunun katılımıyla FenTECH 2026&#39;yı gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p><b>Festivali ilerleyen dönemde farklı illerde devam ettireceklerini belirten Yapıcı, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Okullarımız burada teknoloji başlığında birikimlerini, tecrübelerini paylaştılar, yarışmalara katıldılar ve ortaya çok güzel bir manzara çıktı. Bütün bu anlattıklarım imam hatip okullarımızın spordan teknolojiye, hafızlıktan akademiye, fen-sosyal bilimlerden güzel sanatlara varıncaya kadar çok farklı başlıklarda, çok güzel bir istikamette yürüdüğünü gösteriyor. Gençlerimiz artık dünyayla rekabet edebilecek bir donanıma sahipler. Bugün de burada bunu gördük.&quot;</p><p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan ise iki gün boyunca yapılan yarışmalarla ve eğitim programlarıyla öğrencilerle birlikte olduklarını ifade etti. </p><p>Bu iki günün, hikayenin neticesi olmadığını, öğrencilerin uzun zamandan beri bu işlerin arkasında koşturduğunu belirten Ceylan, her türlü çalışmalarında öğrencilerin yanlarında olduklarını kaydetti.</p><p>Ceylan, &quot;Bizler sizlere inanıyoruz gençler. Türkiye&#39;nin önü, ufku açık. Hamdolsun Cumhurbaşkanımızla birlikte dünya lideri olma noktasında vizyoner bir başlıkta ilerliyoruz. Teknolojiyle birlikte çok daha güçlenecek, dünyada adalet ve merhamet temelli yeni bir düzeni kurmak için el birliğiyle mücadele edeceğiz.&quot; diye konuştu.</p><p>Konuşmaların ardından festivalde mücadele ederek 6 farklı kategoride dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/gelecegin-mucitleri-sahne-993_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281175</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-edirne-depremi-kesan-belediye-baskani-partisinden-istifa-etti-281175</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de Edirne depremi! Keşan Belediye Başkanı partisinden istifa etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Edirne Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan CHP'den istifa etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de Edirne depremi! Keşan Belediye Başkanı partisinden istifa etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<article><p>CHP'den yeni bir istifa haberi daha geldi. Edirne Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan CHP'den istifa etti.</p></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/chpde-edirne-depremi-kesa-309_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281174</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilli-bakan-zohardan-iran-ile-vardiklari-mutabakat-nedeniyle-abdye-tehdit-281174</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrailli Bakan Zohar'dan İran ile vardıkları mutabakat nedeniyle ABD'ye tehdit]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar, ABD'nin İran ile vardığı mutabakatı eleştirerek, "ABD, yakın gelecekte kendisini İsrail ile kaçınılmaz bir karşı karşıya gelme ve hesaplaşma rotasında bulacaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrailli Bakan Zohar'dan İran ile vardıkları mutabakat nedeniyle ABD'ye tehdit]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, başkent Tel Aviv'de bir etkinlikte konuşan Zohar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran politikasına eleştiriler yöneltti.</p><p>Washington'un İran ile mutabakata varmasına tepki gösteren Zohar, "ABD'nin şu anda İran meselesine yönelik tutumu iyi değil. Kiminle muhatap olduklarını tam olarak idrak edemiyorlar. ABD, yakın gelecekte kendisini İsrail ile kaçınılmaz bir karşı karşıya gelme ve hesaplaşma rotasında bulacaktır. Bizim ABD'ye vereceğimiz yanıt koşulsuz bir itaat olmayacaktır." ifadeleriyle tehdit etti.</p><p>İsrail'in kendi güvenlik çıkarlarına göre askeri hamle yapacağını ileri süren Zohar, "Benim görüşüme göre, bir ABD anlaşması nükleer silah sorununu çözmeyecek ve savaş insanların düşündüğünden çok daha hızlı bir şekilde geri dönecek." görüşünü savundu.</p><p>ABD-İran mutabakatının ardından İsrailli siyasetçilerin Trump'a karşı duydukları hoşnutsuzlukta artış yaşanıyor. Bu konuda yapılan eleştiriler, Trump'la sınırlı kalmayıp Tel Aviv'e karşı sert açıklamalarda bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'a kadar uzanıyor.</p><p>İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, "kesin zafere çok yakın olduklarını" iddia ederek, Başbakan Binyamin Netanyahu'dan, Lübnan'ı da kapsayan ABD-İran mutabakatını reddetmesini istemişti.</p><p>Trump, 19 Haziran'da ABD merkezli Axios haber portalına verdiği röportajda, ülkesinin İsrail ile ilişkilerine dair "Trump olmasaydı, İsrail yerle bir olmuştu." demişti.</p><p>Vance da ABD-İran mutabakatına tepki gösteren İsrail hükümeti üyelerini sert bir şekilde eleştirerek, "İsrail'i koruyan silahların üçte ikisinin ABD'de ve Amerikalı vergi mükelleflerinin paralarıyla üretildiğini" ifade etmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/israilli-bakan-zohardan-i-953_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-kritik-uyari-bu-uyku-evresi-demansa-karsi-koruyor-281173</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından kritik uyarı! Bu uyku evresi demansa karşı koruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Monash Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırma, 60 yaş üstü bireylerde yavaş dalga uykusu kaybının demans riskini belirgin şekilde artırdığını gösterdi. Uzmanlar, özellikle yaşlılarda yavaş dalga uykusunun korunmasının Alzheimer ve diğer demans türlerine karşı koruyucu rol oynayabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından kritik uyarı! Bu uyku evresi demansa karşı koruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Monash Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen uluslararası bir araştırma, 60 yaş üzerindeki bireylerde yavaş dalga uykusu kaybının demans riskini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Araştırmada, yavaş dalga uykusunun yaşla birlikte azaldığı ve her yıl bu derin uyku evresinde yaşanan yüzde 1'lik kaybın, demans gelişme olasılığını yüzde 27 oranında yükselttiği belirlendi. Uzmanlar, bu bulgunun Alzheimer ve diğer demans türleriyle mücadelede yavaş dalga uykusunun korunmasının hayati önem taşıdığına işaret ediyor.</p><h3>Monash Üniversitesi: Yavaş dalga uykusu demans riskini etkiliyor</h3><p>Monash Üniversitesi'nden nörobilimci Matthew Pase ve ekibi, Avustralya, Kanada ve ABD'den araştırmacıların katkısıyla yürüttükleri çalışmada, 346 Framingham Kalp Çalışması katılımcısının iki ayrı dönemdeki uyku verilerini inceledi. Katılımcılar, 1995-1998 ve 2001-2003 yılları arasında iki gece boyunca polisomnografi yöntemiyle takip edildi. Araştırmacılar, bu iki dönem arasındaki ortalama beş yıllık süreçte yavaş dalga uykusundaki değişimi analiz etti ve 2018'e kadar katılımcıların demans gelişimini izledi. Bulgular, 17 yıllık takip süresince 52 katılımcının demans teşhisi aldığını ve yavaş dalga uykusundaki kaybın bu vakalarla doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi. Özellikle Alzheimer hastalığına odaklanıldığında, her yıl yaşanan yüzde 1'lik yavaş dalga uykusu kaybının demans riskini yüzde 32'ye kadar yükselttiği saptandı. Yavaş dalga uykusu, uyku döngüsünün üçüncü aşamasında yer alıyor ve genellikle 20 ila 40 dakika sürüyor. Bu evrede beyin dalgaları ve kalp atış hızı yavaşlıyor, kan basıncı düşüyor ve vücut en derin dinlenme haline geçiyor. Araştırmacılar, bu uyku evresinin kas, kemik ve bağışıklık sistemi üzerinde onarıcı etkileri olduğunu, ayrıca beynin bilgi depolama kapasitesini artırdığını vurguladı.</p><h3>Matthew Pase: 'Yavaş dalga uykusu kaybı değiştirilebilir bir risk faktörü'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Matthew Pase, yavaş dalga uykusunun yaşlanan beyni birçok yönden desteklediğini ve Alzheimer hastalığına yol açan proteinlerin temizlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti. Pase, "Yavaş dalga uykusunun demans gelişimindeki etkisi uzun süredir tartışılıyordu. Ancak elde ettiğimiz bulgular, bu uyku evresindeki kaybın değiştirilebilir bir risk faktörü olabileceğini gösteriyor" dedi. Araştırma kapsamında, yavaş dalga uykusu oranlarının yaşla birlikte düştüğü, özellikle 75-80 yaş arasında bu azalmanın zirveye ulaştığı tespit edildi. Ayrıca, düşük yavaş dalga uykusu seviyelerinin kardiyovasküler hastalık riski, uykuya etki eden ilaç kullanımı ve Alzheimer ile ilişkilendirilen APOE &#949;4 genine sahip olma ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar, yavaş dalga uykusu kaybının demansa neden olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamadığını, demansa yol açan beyin süreçlerinin de uyku kaybına sebep olabileceğini ifade etti. Bu nedenle, yavaş dalga uykusu ve demans arasındaki ilişkinin tam olarak anlaşılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu belirtildi.</p><h3>Yavaş dalga uykusu artırılabilir mi? Uzmanlardan öneriler</h3><p>Uzmanlar, yavaş dalga uykusunun artırılması için yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerin etkili olabileceğine dikkat çekiyor. Uyku hijyenine özen göstermek, düzenli uyku saatlerine sadık kalmak ve stres yönetimi gibi unsurlar, yavaş dalga uykusunun kalitesini yükseltebilir. Ayrıca, fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme de uyku düzenini olumlu etkiliyor. Araştırmacılar, yeterli yavaş dalga uykusunun sadece hafıza ve bilişsel işlevler için değil, genel sağlık için de kritik olduğunun altını çiziyor. Özellikle yaşlı bireylerin, uyku düzenlerini korumaları ve gerekirse profesyonel destek almaları öneriliyor. Yavaş dalga uykusunun artırılması, demans riskinin azaltılmasında önemli bir adım olarak görülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Monash Üniversitesi ve uluslararası araştırma ekibinin bulguları, yavaş dalga uykusunun demans ve Alzheimer riskindeki rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Yavaş dalga uykusunun kaybı, yaşlı bireylerde bilişsel gerilemeye yol açabilecek önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu kritik uyku evresinin korunması ve artırılması için toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecekte yapılacak çalışmalar, yavaş dalga uykusunun demans gelişimi üzerindeki etkisini daha net ortaya koyabilir ve koruyucu stratejiler geliştirilmesine katkı sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bilim-insanlarindan-kriti-934_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/160-bin-kisilik-dev-arastirma-sogan-sevenlerde-diyabet-riski-azaliyor-281172</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[160 bin kişilik dev araştırma! Soğan sevenlerde diyabet riski azalıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Queensland Üniversitesi liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, soğan tadını ve kokusunu beğenmenin genetikle ilişkili olduğunu ve bu tercihin tip 2 diyabet ile yüksek tansiyon riskini etkileyebileceğini ortaya koydu. 160 binden fazla kişinin verileriyle yürütülen çalışmada, soğan tercihi ile OR2T6 koku reseptör geni arasında güçlü bir bağ tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[160 bin kişilik dev araştırma! Soğan sevenlerde diyabet riski azalıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Queensland Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırmada, soğan tadı ve kokusunu beğenmenin genetik temelleri ile sağlık üzerindeki olası etkileri incelendi. Araştırmacılar, 160 binden fazla kişinin genetik verilerini ve gıda tercihlerini analiz ederek, soğan seven bireylerde tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon riskinin azaldığını belirledi. Özellikle OR2T6 isimli koku reseptör geniyle bağlantılı bir genetik varyantın soğan tercihiyle ilişkili olduğu tespit edildi. Bu bulgu, diyet ve sağlık arasındaki karmaşık ilişkinin daha net anlaşılmasına katkı sağladı.</p><h3>Queensland Üniversitesi ekibi: Soğan tercihi ile OR2T6 geni arasında güçlü bağ</h3><p>Queensland Üniversitesi'nden genetik epidemiyolog Daniel Hwang ve ekibi, Birleşik Krallık sağlık araştırma veritabanında yer alan 37 ile 73 yaşları arasındaki 160 binden fazla katılımcının genetik ve beslenme tercihlerini detaylı biçimde inceledi. Araştırmada, 325 tat ve koku geni ile 140 farklı gıda türü analiz edildi. Veriler, soğan tadını ve kokusunu beğenen bireylerde OR2T6 koku reseptör geninin belirli bir varyantının daha yaygın olduğunu gösterdi. Bu genetik bağlantı, daha genç yaş grubunda yer alan bağımsız bir örneklemde de doğrulandı. Araştırmacılar, bu genetik varyantın yaşa bağlı olmaksızın soğan tercihinde etkili olduğunu vurguladı. Bu sayede, genetik faktörlerin beslenme alışkanlıkları üzerindeki rolü bir kez daha öne çıktı.</p><h3>Soğan sevenlerde diyabet ve hipertansiyon riski azalıyor</h3><p>Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise soğan tercihinin sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili. Elde edilen veriler, OR2T6 gen varyantına sahip ve soğanı seven kişilerde tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, genetik varyantların doğuştan sabit olması nedeniyle, diyet değişikliklerinden etkilenmediğini ve bu yüzden sağlık üzerindeki etkilerinin daha güvenilir şekilde incelenebileceğini belirtti. Mendelyan rastgeleleştirme adı verilen bu yaklaşım, gıda tercihlerinin genetik belirleyicileri üzerinden sağlık sonuçlarının analiz edilmesini sağladı. Bu yöntem sayesinde, soğan gibi belirli gıdaların hastalık riskleriyle olan ilişkisi, öznel beslenme beyanlarının ötesine geçerek nesnel verilerle desteklendi.</p><h3>Daniel Hwang: Tat ve koku genleriyle yeni beslenme araştırmaları mümkün</h3><p>Genetik epidemiyolog Daniel Hwang, çalışmanın sonuçlarını değerlendirirken, tat ve koku genlerinin diyet ile hastalık arasındaki bağlantıları incelemede etkili bir araç sunduğunu ifade etti. Hwang, "Tat ve koku genlerine odaklanan yaklaşımımız, beslenmenin kronik hastalıklar üzerindeki etkisini daha iyi anlamamıza yardımcı olacak" dedi. Araştırmacılar, bu yöntemin sadece soğan değil, kahve, alkol ve süt gibi diğer gıdalar için de uygulanabileceğine dikkat çekti. Hwang, soğan tercihiyle sağlık sonuçları arasındaki ilişkinin doğrudan neden-sonuç bağlantısı taşıdığını, ancak bu bulgunun daha geniş ve çeşitli gruplarda tekrarlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, soğanların içerdiği biyoaktif bileşenlerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin de araştırılmaya değer olduğunu belirtti.</p><h3>Sağlıksız beslenme ve erken ölüm riski: Soğan araştırmasının önemi</h3><p>Çalışmada, sağlıksız diyetlerin her yıl yaklaşık 11 milyon erken ölüme yol açtığı bilgisine de yer verildi. Bu istatistik, yeterli sebze ve meyve tüketmeyen veya fazla şekerli içecek tüketen bireylerin sağlık risklerinin arttığını gösteriyor. Bilim insanları, genetik temelli yaklaşımların, gıda tercihlerinin hastalıklarla olan bağlantısını daha kesin biçimde ortaya koyabileceğini düşünüyor. Araştırma ekibi, bulguların beslenme epidemiyolojisinin temel zorluklarından biri olan neden-sonuç ilişkisini güçlendirdiğini belirtti. Bu tür çalışmalar, gelecekte kişiselleştirilmiş beslenme önerilerinin geliştirilmesine ve toplum sağlığının iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.</p><p>Sonuç olarak, Queensland Üniversitesi'nin liderliğindeki bu araştırma, soğan tadı ve kokusunu beğenmenin genetik temellerini ve sağlık üzerindeki potansiyel etkilerini ortaya koydu. OR2T6 geniyle bağlantılı bu bulgu, diyet ve hastalık arasındaki ilişkilerin daha iyi anlaşılması için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların daha büyük ve çeşitli gruplarda doğrulanması gerektiğini belirtiyor. Ancak bu çalışma, genetik ve beslenme arasındaki karmaşık ilişkinin çözülmesinde yeni bir yol açıyor ve sağlıklı yaşam stratejilerinin geliştirilmesine ışık tutuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/160-bin-kisilik-dev-arast-814_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-chromedan-android-ve-iosa-otomatik-doldurma-devrimi-281171</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Chrome'dan Android ve iOS'a otomatik doldurma devrimi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Chrome, Android ve iOS kullanıcıları için otomatik doldurma özelliğinde kapsamlı bir güncellemeye imza attı. Yeni sürümle birlikte, dijital işlemlerde hem hız hem de güvenlik artıyor. Google Wallet entegrasyonu sayesinde, kullanıcıların kişisel bilgileri artık daha kolay ve güvenli şekilde formlara aktarılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Chrome'dan Android ve iOS'a otomatik doldurma devrimi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google Chrome, Android ve iOS platformlarında otomatik doldurma özelliğini geliştiren yeni bir güncellemeyi hayata geçirdi. Bu güncellemeyle birlikte, kullanıcılar havaalanlarında check-in işlemlerinden otoparklarda dijital ödemelere kadar birçok işlemi daha hızlı ve zahmetsiz şekilde tamamlayabilecek. Özellikle Google Wallet entegrasyonu sayesinde, sürücü belgesi ve pasaport gibi önemli kimlik bilgileri de formlara otomatik olarak aktarılabiliyor. Chrome, bu bilgileri sadece kullanıcının onayıyla saklıyor ve bazı veriler tamamen şifreli olarak korunuyor. Böylece, hem pratiklik hem de veri güvenliği ön planda tutuluyor.</p><h3>Google Chrome: Otomatik doldurma ile dijital işlemlerde hız ve kolaylık</h3><p>Yeni güncelleme sayesinde Google Chrome, otomatik doldurma özelliğini daha geniş bir yelpazeye taşıdı. Artık yalnızca temel kişisel bilgiler değil, uçuş bilgileri, araç plakası ve trafik numarası gibi daha karmaşık veriler de otomatik olarak doldurulabiliyor. Android ve iOS kullanıcıları, Google Wallet'ta sakladıkları bu bilgileri doğrudan formlara aktararak zamandan tasarruf ediyor. Ayrıca, Chrome'un sunduğu bu kolaylık, dijital işlemlerin her aşamasında kullanıcıların işini kolaylaştırıyor. Özellikle sık seyahat edenler veya sık sık dijital ödeme yapanlar için otomatik doldurma büyük bir avantaj sunuyor.</p><h3>Google Wallet entegrasyonu ile güvenlik ve yönetim kolaylığı</h3><p>Google Chrome'un Google Wallet ile derinleştirilen entegrasyonu, kullanıcıların verilerini daha güvenli ve kontrollü şekilde yönetmesini sağlıyor. Kullanıcılar, otomatik doldurma için kullandıkları bilgileri Google Wallet ayarları üzerinden ya da özel bir sayfa aracılığıyla güncelleyebiliyor. Ayrıca, Chrome sadece kullanıcının izniyle veri saklıyor ve kritik bilgiler şifrelenerek korunuyor. Bu sayede, hem Android hem de iOS kullanıcıları, kimlik ve belge gibi hassas verilerini güvenle saklayıp, ihtiyaç duyduklarında kolayca kullanabiliyor. Google, bu gelişmelerle birlikte dijital dünyada güvenliğin ve hızın öncelikli olduğunu bir kez daha vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Google Chrome'un bu yeni güncellemesiyle otomatik doldurma özelliği hem kapsam hem de güvenlik açısından önemli bir seviyeye ulaştı. Android ve iOS kullanıcıları, Google Wallet entegrasyonu sayesinde dijital işlemlerini artık çok daha hızlı, kolay ve güvenli şekilde gerçekleştirebilecek. Bu gelişme, dijital formların doldurulmasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/google-chromedan-android--491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-futbolcu-amara-dioufu-transfer-etti-281170</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe futbolcu Amara Diouf'u transfer etti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Senegalli futbolcu Amara Diouf'u renklerine bağladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe futbolcu Amara Diouf'u transfer etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'den yapılan açıklamaya göre 18 yaşındaki sol kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.</p><p>İmza töreninde yönetim kurulu üyesi Barış Karagöz, Savaş Adalet ve Volkan Akan yer aldı.</p><p>Amara Diouf, 15 yaşında sırtına geçirdiği Senegal Milli Takım formasıyla 2 maçta görev yaptı.</p><p><strong>AMARA DIOUF'UN KENDİSİNE GÜVENİ TAM</strong></p><p>Fenerbahçe'nin yeni transferi Senegalli milli futbolcu Amara Diouf, kendisine duyulan güveni boşa çıkarmayacağını söyledi.</p><p>Sarı-lacivertlilerin Senegal ekibi Generation Foot'tan kadrosuna kattığı 18 yaşındaki oyuncu, kulüp kanalına açıklamalarda bulundu.</p><p>Transferinden duyduğu mutluluğu dile getiren Diouf, "Bana güvenlerini sahaya yansıtacağım, ondan hiç şüphem yok. Buraya gelmeyi çok istiyordum. Bana gösterdiğiniz o güveni ve taraftarın sevgisini boşa çıkarmayacağım. Fenerbahçe formasını ilk giydiğimde çok duygulandım. Herkesin hayali Fenerbahçe gibi büyük bir takımda olmak. Burada olduğum için çok mutluyum." ifadelerini kullandı.</p><p>Senegal'in efsane oyuncusu Sadio Mane'nin veliahtı olarak gösterilmesine ilişkin görüşlerini paylaşan Amara Diouf, "Sadio Mane, Senegal'deki bütün genç futbolcuların olmak istediği isim. Mane'nin geldiği noktalara ben de çalışarak geleceğim. Sadio Mane'nin yerine oyuna girdiğimdeki duyguları tarif edemem, o an çok duygulanmıştım. Çocukluğumdan beri onu televizyonda seyrediyordum. Bana bugünleri gösterdiği için Allah'a şükrediyorum." diye konuştu.</p><p>Forvet hattında her yerde oynayabildiğini vurgulayan Senegalli futbolcu, "Buradaki atmosferi gördüm. Taraftarın ne istediğini biliyorum. Böyle bir taraftara karşı böyle bir statta oynamak istiyorum. Kendime güveniyorum. Hep birlikte başaracağımıza inanıyorum. Fenerbahçe'de çok Senegalli oyuncu oynadı. Ben de onların yaptıklarının üzerine eklemek istiyorum. Fiziğim, tekniğim ve patlayıcı gücüm ön plana çıkıyor. Bir an önce sahada olmak için heyecanlıyım. İnşallah takımıma yardım edeceğim." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>FENERBAHÇE KULÜBÜ FUTBOL DİREKTÖRÜ OĞUZ ÇETİN, YENİ TRANSFER AMARA DIOUF'A İNANIYOR</strong></p><p>Fenerbahçe Kulübü Futbol Direktörü Oğuz Çetin, yeni transfer Amara Diouf'un potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi.</p><p>FB TV'de yayınlanan "Güncel" programına katılan Çetin, sarı-lacivertli kulübün renklerine bağladığı Amara Diouf hakkında açıklamalarda bulundu.</p><p>Diouf'un önemli bir genç oyuncu olduğunu kaydeden Çetin, "Bu transferin gerçekleşmesinde öncelikle Sayın Başkanımız ve yönetim kurulu, sonrasında da futbol şube sorumlumuz Sayın Cihan Kamer ve Feridun Geçgel beylere çok teşekkür ederim. Bu arada Amara'nın sürekli yanında olan ve bize de bu konuda destek veren Pape Gueye'ye de çok teşekkür ederim. Amara Diouf gerçekten yüksek potansiyeli olan, gelecekte çok büyük işlere imza atabilecek, kendini geliştirip önemli noktalara gelebilecek potansiyelli bir oyuncu. Onun oyunculuk özellikleri günümüz futbolunda aranan, hem oyun zekasıyla hem de fiziksel özellikleriyle oyuna kattığı o yüksek beceri özellikleriyle fark yaratan önemli bir genç oyuncu. Biz Amara'ya çok büyük destek vereceğiz. Amara bugün takıma girmesi, kendini geliştirmesi yönünde ortaya koyacağımız süreç planlamasının içerisinde alacak. Özel bir proje yaptığımız bir oyuncumuz." ifadelerini kullandı.</p><p>Diouf'un geleceğe yapılan bir yatırım olduğunun altını çizen Oğuz Çetin, şöyle konuştu:</p><p>"Bu yatırımı çok iyi planlayarak ilerleyeceğiz. Bugün bu projenin içerisinde Amara'nın rehabilitasyon sürecini devam ettireceğiz. Onun yanında yer alarak, güven vererek, öz güvenini geliştirerek çok daha iyi noktalara gelmesi için ciddi bir süreci başlatıyoruz. O da bu süreçte bireysel çalışmalarını ve rehabilitasyonunu sürdürecek. Bu kadar güzel ve etkin özelliklere sahip bir oyuncuyu kulübümüze kazandırdığımız için son derece mutluyum. Amara'yı öne atmayacağız. Onu çok iyi hazırlayıp getireceğiz. Rehabilitasyon döneminde istediğimiz noktaya geldiğinde Amara'yı yavaş yavaş sahalarda görmeye başlayacağız. Bu sene artık olmazsa olmazımız şampiyonluk. Şampiyonluk senesindeki mücadelenin içerisinde önümüzdeki süreç itibarıyla yer almaya başlayacak."</p><p>Çetin, genç oyuncuların sabırla çalışmaya devam etmesi gerektiğini dile getirerek, "İster altyapımızdaki oyuncular olsun, ister Amara Diouf gibi oyuncular olsun. Bu konuda çok sabırlıyız. Özellikle 2026-2027 sezonunda hedefimizin bu kadar yüksek olduğu yerde gençlerimizi de korumamız gerekiyor. Hiç acele etmeyeceğiz. Gençlerimizin sabırla ve zamanla takıma adaptasyonunu sağlayacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fenerbahce-futbolcu-amara-868_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/turkiyenin-ilk-ve-tek-tercih-festivali-tercihfest-dokuzuncu-kez-aday-ogrencilerle-bulusuyor-281169</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk ve tek tercih festivali TercihFest, dokuzuncu kez aday öğrencilerle buluşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[İbn Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan TercihFest, 1-2-3 Ağustos 2026 tarihlerinde İbn Haldun Üniversitesi Başakşehir Külliyesi'nde gerçekleştirilecek. Türkiye'nin dört bir yanından başarılı aday öğrencileri bir araya getirecek program, üniversite ve bölüm tercihi sürecindeki gençlere üç gün boyunca kapsamlı bir üniversite deneyimi sunacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin ilk ve tek tercih festivali TercihFest, dokuzuncu kez aday öğrencilerle buluşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite adaylarının tercih döneminde doğru karar verebilmeleri amacıyla tasarlanan TercihFest; örnek derslerden atölyelere, konferanslardan zirve oturumlarına, tercih danışmanlığından sosyal ve kültürel etkinliklere kadar zengin bir içerikle gerçekleştirilecek. Program kapsamında aday öğrenciler; akademisyenler, sektör temsilcileri, kariyer danışmanları, mezunlar ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek hem bölümleri yakından tanıma hem de gelecek planlarına dair doğrudan bilgi alma imkânı bulacak.</p><p>Türkiye'nin ilk ve tek üniversite tercih festivali olma özelliğini taşıyan TercihFest'e bu yıl 1.000 başarılı aday öğrencinin katılması planlanıyor. Program kapsamında Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelecek öğrencilerin ulaşım ve konaklama imkânları da tamamen ücretsiz olarak sağlanacak. Katılımcılar, İbn Haldun Üniversitesi yurtlarında konaklayarak üç gün boyunca kampüs yaşamını yakından deneyimleyecek.</p><p>TercihFest '26, hızla değişen dünyada sosyal ve beşerî bilimlerin giderek artan önemi etrafında şekillendirildi. Dijital dönüşümün, savaşların, küresel krizlerin, bireyselleşmenin ve yeni dünya düzeni arayışlarının insanı, toplumu ve kurumları yeniden düşünmeyi zorunlu kıldığı bir dönemde düzenlenecek program, gençlere dünyayı doğru okuma ve geleceği bilinçli şekilde inşa etme perspektifi kazandırmayı hedefliyor.</p><p>Bu yılki programda alanında uzman birçok isim de aday öğrencilerle buluşacak. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Serdar Karagöz, UNESCO Daimî Temsilcisi ve Büyükelçi Prof. Dr. Gülnur Aybet, SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Teknik Direktör Nuri Şahin, Oyuncu Burak Yörük ve İş İnsanı Ali Ülker gibi farklı alanlardan önemli isimler, Zirve Oturumları kapsamında gençlerle deneyimlerini ve gelecek vizyonlarını paylaşacak.</p><p>TercihFest Zirve Oturumları'nın kapanış konuşması ise Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat tarafından gerçekleştirilecek. Bakan Bolat'ın aday öğrencilerle bir araya geleceği kapanış oturumunda, gençlerin kariyer yolculuklarına ve Türkiye'nin geleceğinde üstlenecekleri role ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p><p>İbn Haldun Üniversitesi, TercihFest ile sadece aday öğrencilere üniversiteyi tanıtmayı değil; aynı zamanda gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine, doğru tercih bilinci kazanmalarına ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sunmayı amaçlıyor. Sosyal bilimlerin derinliği ile modern dünyanın dinamiklerini buluşturan TercihFest '26, aday öğrenciler için tercih dönemini bir karar sürecinin ötesine taşıyarak kapsamlı bir keşif ve vizyon deneyimine dönüştürecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/whatsappimage2026062-2406202699cabcde.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/turkiyenin-ilk-ve-tek-ter-466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281168</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/dragon-ball-hayranlarina-cagri-xenoverse-3-ile-yeni-bir-donem-basliyor-281168</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dragon Ball hayranlarına çağrı! Xenoverse 3 ile yeni bir dönem başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Bandai Namco, Dragon Ball Xenoverse 3'ün ilk oyun içi fragmanını yayınlayarak oyun dünyasında büyük bir heyecan yarattı. 2027 yılında PC, PlayStation 5 ve Xbox Series X|S platformlarında çıkacak olan yapım, Dragon Ball hayranlarını aksiyon dolu bir maceraya davet ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dragon Ball hayranlarına çağrı! Xenoverse 3 ile yeni bir dönem başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bandai Namco, Dragon Ball evreninin yeni oyunu Dragon Ball Xenoverse 3'ün ilk oyun içi fragmanını hayranlarıyla buluşturdu. Şirket, uzun süredir beklenen bu yapımın 2027 yılı içinde PC, PlayStation 5 ve Xbox Series X|S platformlarında satışa sunulacağını açıkladı. Fragman, serinin hayranlarına hem aksiyon dolu sahneleri hem de yeni karakterleri ilk kez gösterirken, oyun dünyasında büyük bir ilgiyle karşılandı.</p><h3>Bandai Namco: 'West City'de yeni bir dönem başlıyor'</h3><p>Bandai Namco tarafından paylaşılan fragmanda, oyuncuların AGE 1000'de geçen ve West City'de şekillenen yeni bir hikayeye adım atacakları vurgulandı. Great Saiya Squad ve West City University gibi önemli unsurların öne çıktığı tanıtımda, oyuncuların karşısına çıkacak seçimler ve savaşların oyunun akışını değiştireceği belirtildi. Dragon Ball Xenoverse 3, önceki oyunlardan farklı olarak çok daha canlı ve geniş bir dünya sunmayı hedefliyor.</p><h3>Dragon Ball Xenoverse 3'te epik hikaye ve RPG deneyimi</h3><p>Dragon Ball Xenoverse 3, önceki oyunlardan aldığı mirası daha da ileriye taşıyarak, aksiyon dozu yüksek ve hikaye odaklı bir RPG deneyimi vadediyor. Fragmanda gösterilen sahneler, oyunculara unutulmaz bir yolculuk sunacağının sinyalini veriyor. Bandai Namco, oyunun çıkış tarihiyle ilgili kesin bir gün paylaşmasa da, 2027 yılı içinde piyasaya sürüleceğini açıkladı. Dragon Ball hayranları, bu yeni evrende kendilerini heyecan verici savaşlar ve sürükleyici bir hikaye beklediği için sabırsızlanıyor.</p><p>Dragon Ball Xenoverse 3'ün yayınlanan ilk fragmanı, serinin hayranları arasında büyük bir beklenti oluşturdu. Geliştirici ekip, oyunla ilgili yeni detayları ilerleyen dönemlerde paylaşacağını duyurdu. Oyun dünyası, Dragon Ball Xenoverse 3'ün çıkışını merakla bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/dragon-ball-hayranlarina--943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/yunan-basininda-orta-dogu-analizi-turkiyenin-varligi-yetti-281167</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunan basınında Orta Doğu analizi: Türkiye'nin varlığı yetti]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Yunan basını bu kez Orta Doğu'da değişen dengeleri ele aldı. İsrail'i kıskaca alan yeni bir jeopolitik üçgeni tartışmaya sundu. Buna göre Türkiye'nin Suriye ve Lübnan üzerindeki stratejisi, İsrail'i köşeye sıkıştırabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunan basınında Orta Doğu analizi: Türkiye'nin varlığı yetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Orta Doğu'da kartlar yeniden dağıtılırken Yunanistan yeni dengelerden endişeli. Türkiye'nin merkezde olduğu ertesi gün senaryosu gündeme taşındı.<p></p> Yunan basını İsrail'i kıskaca alan yeni bir jeopolitik üçgen senaryosunu tartışmaya açtı. Habere Yunan basınından News Beast yer verdi. Analizde Türkiye'nin Suriye'yi bir nüfus üssü olarak konumlandırdığı yazıldı. Lübnan'ınsa enerji hatları limanlar ve Doğu Akdeniz denklemine bağlanan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu belirtildi.<p></p><p>Bu konuda 24TV'de bir analiz haber yer aldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/video76-240620265f903ae4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/yunan-basininda-orta-dogu-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/pubg-studiosun-gizemli-oyunu-icin-geri-sayim-basladi-281166</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PUBG Studios'un gizemli oyunu için geri sayım başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Krafton, Almanya'nın Köln kentinde düzenlenecek Gamescom 2026 etkinliğinde PUBG Studios'un şimdiye kadar gizli tutulan yeni oyununu ilk kez tanıtacak. Şirket, oyunseverlere PUBG evreninde farklı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PUBG Studios'un gizemli oyunu için geri sayım başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Krafton, 26-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Almanya'nın Köln kentinde gerçekleşecek Gamescom 2026 fuarı kapsamında, PUBG Studios'un geliştirdiği yeni oyununu dünya genelinde ilk kez tanıtacağını açıkladı. Şirketin resmi duyurusuna göre, bugüne kadar hiçbir ayrıntısı paylaşılmayan bu yeni yapım, PUBG evrenine taze bir soluk getirecek. Oyunseverler, merakla beklenen bu lansmanda, PUBG Studios'un yaratıcılığının ürünü olan yeni deneyime dair ilk ipuçlarını alma fırsatı bulacak.</p><h3>Krafton'dan Köln'de büyük tanıtım atağı</h3><p>Krafton, Gamescom 2026'da yalnızca PUBG Studios'un yeni oyununu sergilemekle kalmayacak. Etkinlikte, Neon Giant tarafından geliştirilen açık dünya birinci şahıs nişancı oyunu No Law, çok oyunculu Project ZETA, anlatı odaklı Age Twisters ve karanlık fantezi aksiyon RPG'si TARAE: The Unbound oyunlarından da yeni görüntüler paylaşılacak. Krafton, bu çeşitlilikle fuara damgasını vurmayı hedefliyor.</p><h3>PUBG Studios: "Daha önce görülmemiş bir deneyim"</h3><p>Şirket yetkilileri, PUBG Studios'un yeni oyununun bugüne kadar hiçbir detayının açıklanmadığını ve Gamescom 2026'nın bu başlık için küresel çapta ilk gösterim olacağını vurguladı. Hırslı bir yaratıcı vizyonla geliştirilen bu yeni oyun, PUBG evreninde oyunculara alışılmışın dışında bir deneyim yaşatacak. Krafton, fuar boyunca oyunseverlerin ilgisini canlı tutacak çeşitli etkinlikler de planlıyor.</p><p>Krafton'un Gamescom 2026 kapsamında sunacağı bu yenilikler, oyun dünyasında büyük bir heyecan uyandırdı. PUBG Studios'un yeni projesinin detayları ve diğer oyunların gösterimleri, Köln'deki fuarda netlik kazanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/pubg-studiosun-gizemli-oy-862_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/fetonun-gizli-plani-ifsa-oldu-sosyal-medyadan-tuzaga-dusuruyor-281165</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[FETÖ'nün gizli planı ifşa oldu: Sosyal medyadan tuzağa düşürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli'ndeki FETÖ operasyonu bir kez daha gösterdi ki, terörist başının ölümüne rağmen örgüt üyeleri ayakta kalmak, örgütü diri tutmak için faaliyetlerine devam etmeye çalışıyor... Üstelik de sosyal medya üstünden gençlere çengel atıyor, dershane tuzağına düşürmeye çalışıyor... Bu yüzden 15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümü yaklaşırken FETÖ konusundaki teyakkuzun ne kadar önemli olduğunu hep hatırda tutmak gerekiyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[FETÖ'nün gizli planı ifşa oldu: Sosyal medyadan tuzağa düşürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elebaşı Fethullah Gülen öldü, ancak FETÖ, efendilerinin hizmetinde ayakta kalmaya çalışıyor ve görünen o ki paralel devlet yapılanması hedefinden de vazgeçmiş değil. </p><p>Kocaeli'ndeki FETÖ operasyonu bir kez daha gösterdi ki terör örgütü üyeleri buldukları her fırsatı değerlendirmeye, örgütü diri tutmaya çalışıyor. </p><b>FETÖ GENÇLERE ÇENGEL ATIYOR</b><p></p><p>Üstelik bu süreçte yine eski taktikleri kullanıyor, sözde dershane eğitimiyle gençlere çengel atıyor. </p><p class="">Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında Kocaeli'nde faaliyet gösterdikleri değerlendirilen 10 eğitim kurumuna operasyon düzenlendi. Hakkında yakalama kararı bulunan örgüt mensuplarıyla, irtibatları bulunan 15 şüpheli gözaltına alındı. </p><p>FETÖ militanları özellikle sosyal medya üzerinden aile ve öğrencilere çengel atıyor. Büyük başarı vaadiyle gözlerini boyayıp saflarına katmaya çalışıyor. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fet-24062026c944fe90.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fetonun-gizli-plani-ifsa--177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-savunma-bakani-katz-abdnin-talebi-olsa-bile-lubnanin-guneyinden-cekilmeyecegiz-281164</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Katz: ABD'nin talebi olsa bile Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini belirterek, "ABD'nin talebi olsa bile ordu, Lübnan'ın güneyinden çekilmeyecek." iddiasında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Katz: ABD'nin talebi olsa bile Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Times of Israel gazetesinin haberine göre Katz, başkent Tel Aviv'de bir etkinlikte, İsrail'in işgali altındaki Lübnan'ın güneyindeki durumla ilgili açıklama yaptı.</p><p>Katz, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini ileri sürerek, "ABD'nin talebi olsa bile ordu, Lübnan'ın güneyinden çekilmeyecek." dedi.</p><p>İsrail'in güvenlik anlayışının bu olduğunu öne süren Katz, İsrail askerlerinin işgal ettiği bölgelerde kalacağını ve sivillerin dışarıda olacağını savundu.</p><p>Son olarak Katz, İsrail işgali nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Lübnanlıların evlerine geri dönmeyeceğini ve buna izin vermeyeceklerini iddia etti.</p><p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.       </p><p>ABD ile İran arasında imzalanan ve üzerine müzakerelerin sürdüğü mutabakat zaptında "Lübnan'da ateşkes" vurgusu yapılması Tel Aviv ile Washington yönetimleri arasında tansiyonun yükselmesine neden olmuş, başta Başbakan Binyamin Netanyahu olmak üzere İsrailli yetkililer, Lübnan'da işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini savunmuştu.</p><p>ABD ile İran arasında İsviçre'de yapılan müzakerelerde, Lübnan'da ateşkesi izlemek için yeni bir mekanizma kurulacağı ve İran'ın bu mekanizmaya temsilci göndereceği bilgisine yer verilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/israil-savunma-bakani-kat-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/rip-akintisi-nedir-nasil-anlasilir-en-cok-yapilan-2-hata-281163</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rip akıntısı nedir? Nasıl anlaşılır? En çok yapılan 2 hata]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Rip akıntıları bazı sahillerdeki en büyük tehlikeler arasında. Peki, sessiz tehlike Rip akıntısı nedir? Geldiği nasıl anlaşılır? Akıntıya kapılan biri ne yapmalı? Bu makalede bu soruların yanıtlarına bakıyoruz.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rip akıntısı nedir? Nasıl anlaşılır? En çok yapılan 2 hata]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Rip akıntıları bazı sahillerdeki en büyük riskler arasında. Dünyanın pek çok ülkesinde gerçekleşen can kurtarma vakalarının önemli bir bölümünden de Rip akıntıları sorumlu. İşte sessiz tehlike Rip akıntıları hakkında bilmeniz gerekenler:</b></p><p><b>RİP AKINTISI NEDİR?</b></p><p>Rip akıntısı, kıyıya doğru gelen dalgaların geri dönerken oluşturduğu, kıyıdan açığa doğru hareket eden oldukça güçlü ve dar bir su akıntısıdır. Bir anlamda sahilden hızla uzaklaşan dar su kanallarıdır. San Diego Cankurtaran Deniz Güvenliği Teğmeni Charlie Knight AP'ye bu konuda "<i>Rip akıntısı, denize doğru çeken bir nehir gibidir. Dalgalar sahile geldiğinde, gidecek bir yere ihtiyaç duyarlar. İşte bu yüzden, tüm o suyu tekrar okyanusa geri döndürmek için rip akıntısı dediğimiz bu küçük kanalları kullanırlar"</i> diyor.</p><p>RİP akıntıları yüzücüleri suyun altına çekmezler ama onları kıyıdan oldukça uzağa sürükleyebilirler. Özellikle yüzme bilmeyen kişiler için oldukça tehlikelidir. Hatta güçlü bir Rip akıntısı deneyimli yüzücüler için de tehlike oluşturur.</p><p><b>NEDEN TEHLİKELİDİR?</b></p><p>Rip akıntıları genellikle derinlik, dalgaların yüksekliği veya denizdeki hareketlilik nedeniyle <b>gözle görülemeyebilir.</b> İnsanlar, daha sığ olduğu hissi veren veya dalgaların daha sakin olduğu noktalara girmeyi tercih ettiklerinde <b>kendilerini bir anda akıntının içinde bulabilirler. </b></p><p>Rip akıntıları genellikle plajdaki alçak noktalarda veya iskele/mendirek yakınlarında oluşur. Fırtınalı havalarla bağlantılı olabildikleri gibi, bazen güneşli günlerde de meydana gelebilirler. <b>Su yüzeyi genellikle durgun göründüğü için tespit edilmeleri zor olabilir.</b></p><p>Güçlü akıntılar saniyede 2,4 metreye varan bir hızla akabilir; bu, güçlü bir yüzücünün bile karşı koyabileceğinden daha hızlıdır.</p><p><b>KARŞI KOYMAK İMKANSIZ GİBİ</b></p><p>AP'ye konuşan uzmanlara göre sırtüstü dönüp su üzerinde durmak, <b>sakin kalmayı </b>kolaylaştırır, enerji tasarrufu sağlar ve yüzücü Rip akıntısının pençesindeyken hava yollarının açık kalmasını sağlar. Akıntıya doğrudan karşı koymak neredeyse imkansızdır. Cankurtaranlar, başı dertte olan birçok yüzücünün <b>plaja geri dönmeye çalışırken kendilerini tükettiklerini söylüyor. </b>Knight, "İnsanlar plaja ulaşamadıklarında panikleme eğilimindedirler ve sorun tam o zaman başlar,. Bu yüzden bir rip akıntısına kapılırsanız, <b>en önemli şey panik yapmamak, sakin kalmak, sırtüstü dönmek, suyun üzerinde durmak ve rip akıntısının sizi dışarı çıkarmasına</b> izin vermektir." diyor. </p><p><b>NASIL ANLAŞILIR? RİP AKINTISINA KAPILAN BİRİ NE YAPMALI?</b></p><p>ATAÇDER Başkan Yardımcısı Kadir Şeker, bugün 24TV ekranlarında Rip akıntısı sorularını yanıtladı. Şeker,<b> "Özellikle Karadeniz kıyısında sessiz tehlike olarak adlandırabileceğimiz rip akıntısı tehlikesi var. Rip akıntısına kapılan bir vatandaş ne yapmalı ve onu kurtarmaya çalışan diğer vatandaşlar nasıl önlemler almalı?</b>" sorusunu şöyle yanıtladı:<br></p><b>HANGİ İPUÇLARI RİP AKINTISI SİNYALİ VERİR?</b><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/balksz20260624t15270-240620268a6f76ed.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>"Özellikle rüzgarlı bir havanın olduğu zamanlarda su merkezden kıyıya doğru geliyor. Kıyıya gelen su geri çekilmek istiyor denize doğru ve burada aslında bir koridordan suyun hızlı bir şekilde geriye doğru çekilmesi oluyor. Kısaca rip akıntısı dediğimiz olay bu şekilde ifade edilebilir. Bu durumda dışarıdan baktığımızda aslında rahat bir şekilde gözle görülebiliyor. <b>Kumun çok hareketli olduğu, suyun üzerinde gördüğümüz; köpüklenmenin olduğu ya da suyun renginin biraz daha koyulaştığı bölgeler rip akıntısının oluştuğu bölgeler.  </b></p><p>Ne kadar hızlı? Saniyedeki hızı 1-2 metre arasında değişiyor. Yani profesyonel bir yüzücünün olimpiyatlardaki yüzdüğü hızda aslında suyun kıyısından merkeze doğru çekildiğimiz. </p><p><b>EN ÇOK YAPILAN 2 HATA</b></p><p>Halkımız nerede hata yapıyor? Dışarıdan suya bakıyoruz dalgalı, dalganın az olduğu noktadan suya girmeye çalışıyor. </p><p>İşte tam burası aslında rip akıntısıyla karşı karşıya kalacağı nokta çünkü akıntı tam olarak oradan çekiliyor. Merkeze doğru hızlı bir şekilde çekilen kişi panikliyorve kıyıya doğru can havliyle yüzmeye çalışıyor. Bu en büyük yaptığı hata. </p><p><b>KIYIYA DEĞİL, PARALEL YÜZÜN</b></p><p>Rip akıntısına kapıldığınızda su o an belki ayaklarınızı yere değiyordur ama bir anda çukurlaşıyor, bir anda sizi içeri çekiyor ve merkeze doğru götürürken kıyıya doğru yüzmek yerine paralel bir şekilde 1.5-2 metre yüzdüğünüzde rahat bir şekilde rip akıntısından kurtulabilirsiniz. En büyük yapılacak nokta bu. </p><p><b>ŞAMANDIRALARI GEÇMEYİN </b></p><p>Tabi bunun haricinde şamandıraları geçmemek gerekiyor.  Can güvenliği hizmetinin biraz önce söylediğim gibi verilmediği noktalarda denize girmemek gerekiyor. Bu tesiste can kurtaran var ancak bunların da saati var. Sabah 9 akşam 6 arasında özellikle İstanbul ve çevresinde bu saatlerde hizmet verilmekte. Yine bu saatlere de uygun bir şekilde davranmamız gerekiyor. </p><p><b>İSTANBUL'DA EN ÇOK AKINTI OLAN YERLER</b></p><p>En çok Karadeniz kıyısında görülüyor dedik. Şu an Boğaz'dayız hatta Boğaz'ın en dar noktası olan Sarıyer ile Beykoz arasındayız. Bu noktada evet daha dar olmasına rağmen en derin noktalardan bir tanesi. Biraz daha aşağı indiğimizde Üsküdar Kadıköy hattına girdiğimizde ise deniz trafiğinin en yoğun olduğu noktalar.  Yine buralarda da denize girerken dikkat etmemiz gerekiyor.  Daha aşağı indiğimizde Sarayburnu açıklarına geldiğimizde ise burada aslında tamamen Marmara'ya doğru açıldığı için Boğaz akıntının en çok olduğu noktalar. Yine İstanbul çevresinde en çok denize girerken bunlara dikkat etmemiz gerekiyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/rip-akintisi-nedir-nasil--512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/caniniz-surekli-atistirmalik-mi-istiyor-ruh-halinizin-sifresi-olabilir-281162</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Canınız sürekli atıştırmalık mı istiyor? Ruh halinizin şifresi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Rahatlatıcı gıdalar, özellikle stresli ve duygusal anlarda birçok kişinin başvurduğu bir kaçış yolu haline geldi. Uzmanlar, bu tür gıdaların ruh haline etkisi ve uzun vadede yaratabileceği riskler konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Duygusal yeme davranışının arkasındaki bilimsel gerçekler ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Canınız sürekli atıştırmalık mı istiyor? Ruh halinizin şifresi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rahatlatıcı gıdalara duyulan istek, özellikle zorlayıcı bir günün ardından birçok kişinin başvurduğu bir alışkanlık olarak öne çıkıyor. Son dönemde, stresli veya üzgün hissedildiğinde dondurma, cips, makarna gibi gıdalara yönelme eğilimi dikkat çekici biçimde arttı. Discovery Enstitüsü Tıbbi Direktörü Dr. Michael DeShields ve The Lakes Behavioral Health'ten psikolog Dr. Dakari Quimby, duygusal yemenin arka planındaki biyolojik ve psikolojik süreçleri ayrıntılı biçimde değerlendirdi. Uzmanlar, rahatlatıcı gıda isteğinin yalnızca fiziksel açlıkla değil, beynin ödül ve stres sistemleriyle de yakından ilişkili olduğunu vurguluyor. Araştırmalar, bu tür gıdalara yönelmenin anlık rahatlama sağlasa da uzun vadede ruh hali üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Özellikle sürekli stres altında olan bireylerde, duygusal yeme döngüsü metabolik bozukluklar ve psikolojik sorunlara yol açabiliyor.</p><h3>Dr. DeShields: 'Rahatlatıcı gıdalar dopamin salgısını tetikliyor'</h3><p>Dr. Michael DeShields, rahatlatıcı gıdalara duyulan isteğin kökeninde beynin ödül merkezinin rolüne dikkat çekiyor. Şeker ve yağ oranı yüksek gıdaların tüketimi, dopamin salgısını artırarak kişide geçici bir mutluluk hissi yaratıyor. Bu biyolojik süreç, insanların stresli veya üzgün olduklarında kendilerini daha iyi hissetmek için bu tür gıdalara yönelmesine neden oluyor. Dr. DeShields, çocukluk dönemine ait pozitif anıların ve nostaljinin de rahatlatıcı gıda tercihini etkilediğini belirtiyor. Örneğin, hastayken annesinin yaptığı tavuk çorbasını hatırlayan bir yetişkin, benzer bir duygusal durumda aynı yemeği arzulayabiliyor. Ancak uzman, bu tür gıdaların aşırı tüketiminin suçluluk ve hayal kırıklığı gibi olumsuz duyguları da beraberinde getirdiğini, zamanla metabolik hastalıkların ve gıdayla sağlıksız ilişkilerin ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Sadece kısa süreli rahatlama sağladığı için, bu alışkanlık uzun vadede kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p><h3>Dr. Quimby: 'Duygusal yeme açlıktan çok duygu düzenleme ile ilgili'</h3><p>Psikolog Dr. Dakari Quimby, duygusal yemenin temelinde fiziksel açlıktan ziyade duygusal düzenleme ihtiyacının yattığını vurguluyor. Quimby'ye göre, stres ve yoğun duygular sırasında vücutta artan kortizol seviyesi, kişiyi hızlı bir çözüm olarak yüksek kalorili gıdalara yönlendiriyor. Bu gıdalar, kişiye kısa süreli bir rahatlama sunsa da, ruh hali genellikle çok kısa bir süre sonra eski seviyesine geri dönüyor. Sık sık tekrarlanan duygusal yeme davranışı, kişinin günlük aktivitelerden keyif alma kapasitesini azaltıyor ve zamanla daha fazla miktarda rahatlatıcı gıda tüketme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Quimby, bu döngünün kırılması için bilinçli farkındalık tekniklerinin ve sağlıklı başa çıkma yöntemlerinin önemine işaret ediyor. Özellikle "istek sörfü" gibi bilimsel olarak etkili yöntemler, yeme isteğinin geçici doğasını kabullenmeyi ve bu istekle başa çıkmayı kolaylaştırıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Rahatlatıcı gıdalarla sağlıklı ilişki kurmak mümkün'</h3><p>Her iki uzman da, zaman zaman rahatlatıcı gıdalara yönelmenin tamamen normal olduğunu, asıl meselenin bu gıdaların tek başa çıkma yöntemi haline gelmemesi gerektiğini belirtiyor. Dr. DeShields, kişinin kendine gerçekten neye ihtiyacı olduğunu sormasının ve gıda dışındaki rahatlama yollarını keşfetmesinin önemini vurguluyor. Sosyal etkileşim, dinlenme, egzersiz ve kaliteli uyku gibi alternatif başa çıkma stratejileri, duygusal yeme döngüsünü kırmada etkili olabiliyor. Quimby ise, rahatlatıcı gıdaları tamamen hayatından çıkarmaya çalışmanın ters etki yaratabileceğini, bunun yerine planlı ve dikkatli şekilde bu gıdalardan keyif almanın suçluluk duygusunu azaltacağını savunuyor. Ayrıca, duygusal yemenin temelinde yatan ihtiyaçların farkına varmak ve bunları sağlıklı yollarla karşılamak, bireyin yaşam kalitesini artırıyor. Uzmanlar, duygusal yeme döngüsünden çıkmak isteyenlere, yeme davranışlarını gözlemlemelerini, ihtiyaçlarını analiz etmelerini ve gerekirse profesyonel destek almalarını öneriyor.</p><h3>Sağlıklı başa çıkma yolları: 'Duygusal yeme döngüsünü kırmak mümkün'</h3><p>Uzmanlar, rahatlatıcı gıdalara aşırı bağımlılığın önüne geçmek için çeşitli önerilerde bulunuyor. Öncelikle, kişinin yeme isteği geldiğinde kendine gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu sorması ve bu isteğin arkasındaki duygusal tetikleyicileri fark etmesi öneriliyor. Düzenli ve dengeli beslenme, uyku kalitesinin artırılması ve fiziksel aktivite, stresin yönetilmesinde ve duygusal yeme alışkanlığının azaltılmasında önemli rol oynuyor. Ayrıca, "istek sörfü" gibi farkındalık teknikleriyle yeme isteğinin geçici bir dalga gibi yaşanıp azalacağına inanmak, kişinin bu döngüyü kırmasına yardımcı olabiliyor. Terapist onaylı duygusal düzenleme yöntemleri de, yeme davranışını kontrol altına almak isteyenler için etkili bir alternatif sunuyor. Uzmanlar, rahatlatıcı gıdaları tamamen hayatından çıkarmak yerine, bunlarla sağlıklı bir ilişki kurmanın ve suçluluk duygusundan uzak bir şekilde keyif almanın, bireyin genel yaşam kalitesini artıracağını belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, rahatlatıcı gıdalar zaman zaman ruh halini iyileştirse de, bu tür gıdalara aşırı bağımlılığın uzun vadede fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açabileceği unutulmamalı. Uzmanlar, duygusal yeme döngüsünü kırmak için farkındalık geliştirilmesini, sağlıklı başa çıkma yollarının uygulanmasını ve gerekirse profesyonel destek alınmasını öneriyor. Böylece, rahatlatıcı gıdalarla kurulan ilişki hem keyifli hem de dengeli bir hale getirilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/caniniz-surekli-atistirma-129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlar-sac-yikama-hatalarini-acikladi-dogru-yontemler-sasirtiyor-281161</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar saç yıkama hatalarını açıkladı! Doğru yöntemler şaşırtıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Saç yıkama konusunda yapılan yaygın hatalar, saç derisi sağlığını ve saç kalitesini ciddi şekilde etkiliyor. Uzmanlar, özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayanların saç bakımında dikkat etmesi gereken kritik noktaları ve doğru saç yıkama adımlarını detaylı biçimde açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar saç yıkama hatalarını açıkladı! Doğru yöntemler şaşırtıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saç sağlığını korumak için yapılan en temel adımlardan biri saç yıkamadır; ancak uzmanlara göre, birçok kişi bu süreci yanlış uyguluyor. İstanbul'da ve Türkiye genelinde saç bakımına dair alışkanlıklar masaya yatırıldığında, yanlış şampuan seçimi, su sıcaklığı ve saç derisi temizliği gibi konularda önemli hatalar öne çıkıyor. Trikolog Shab Caspara ve Bessa Beauty'nin kurucusu Vanessa Ocando, doğru saç yıkama tekniklerinin hem saç derisi sağlığını hem de saçın canlılığını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Saç yıkama sıklığından kullanılan ürünlere, yıkama öncesi hazırlıktan saç kremi uygulamasına kadar tüm aşamalarda dikkat edilmesi gereken noktalar, uzman görüşleriyle birlikte haberimizde yer alıyor.</p><h3>Shab Caspara'dan saç yıkama sıklığı ve doğru ürün seçimi uyarısı</h3><p>Saç yıkama alışkanlığı kişiden kişiye değişiklik gösteriyor; ancak trikolog Shab Caspara, saç derisinin tipinin bu konuda belirleyici olduğunu vurguluyor. Kuru, yağlı ya da normal saç derisine sahip olmanın, yıkama sıklığını doğrudan etkilediğini söyleyen Caspara, saçın dokusundan çok saç derisinin ihtiyaçlarının ön planda tutulması gerektiğini belirtiyor. Eğer saç derisi uzun süre temiz ve dengede kalabiliyorsa, yıkama aralıkları uzatılabilir. Ancak fazla sebum ve birikintiler oluşuyorsa, salisilik asit gibi dengeleyici içeriklere sahip bir saç derisi peelingi eklemek faydalı olabilir. Caspara'ya göre, saçın sağlıklı uzaması ve erken incelmenin önlenmesi için saç derisinin düzenli olarak temizlenmesi şart. Saç derisinde kuruluk, tahriş veya pullanma yoksa, düzenli şampuan kullanımı herhangi bir sorun yaratmıyor. Ayrıca, saçın daha az yağlanması için yıkama aralıklarını uzatmanın yanlış bir inanış olduğunu, yağ üretiminin hormonlar ve saç derisi yapısıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Saçın ürüne alıştığı düşüncesi de bir diğer yanılgı; ürünler etkisini kaybetmez, fakat birikinti oluştuğunda arındırıcı şampuan veya peeling ile temizlik sağlanmalı. Sağlıklı saçın temelinde ise dengeli beslenme, yeterli uyku ve stres yönetimi gibi içsel faktörler yer alıyor.</p><h3>Vanessa Ocando: Su sıcaklığı ve yıkama öncesi hazırlık adımları önemli</h3><p>Bessa Beauty'nin kurucusu Vanessa Ocando, saç yıkama sürecinde su sıcaklığının ve yıkama öncesi hazırlığın göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor. İdeal su sıcaklığı olarak ılımlı suyu öneren Ocando, sıcak suyun saçları kurutabileceğini, soğuk suyun ise temizlikte yeterli olmadığını ifade ediyor. Yıkama öncesinde saç derisine uygulanan yağlar veya nemlendirici bakımların, foliküllerdeki birikintileri gevşeterek daha etkili bir temizlik sağladığını belirtiyor. Bu bakımların kuru saça uygulanması, içeriklerin daha iyi nüfuz etmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, duşa girmeden önce saçın nazikçe taranması, yıkama sırasında düğümlerin önüne geçiyor. Şampuan seçiminde ise saç derisinin ihtiyaçlarına uygun formüller tercih edilmeli; yağlı saç derisine sahip olanların nemlendirici ürünlerden uzak durması, dengeleyici veya hacim artırıcı şampuanları tercih etmesi öneriliyor. Şampuan uygulamasında köklere odaklanmak, saçın uzunluklarını ise sadece durulama sırasında temizlemek gerekiyor. Ağır şekillendirici ürün kullananlar için ise iki aşamalı şampuanlama tavsiye ediliyor. Durulama aşamasında ise parmaklarla saç derisine masaj yaparak suyun saçın her bölümüne ulaşması sağlanmalı. Kalan şampuan veya saç kremi, birikintilere ve saç derisi tahrişine yol açabiliyor. Saç kremi ise genellikle saçın orta uzunluklarına ve uçlarına uygulanmalı, köklere fazla yaklaşmaktan kaçınılmalı. Saç kremi uygulamasında fazla suyun saçtan alınması ve ürünün aşamalı olarak sürülmesi, daha iyi emilim sağlıyor. Doğru uygulandığında, ek saç maskelerine ihtiyaç kalmayabiliyor.</p><h3>Saç yıkama sonrası bakımda dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>Yıkama işlemi bittikten sonra saçın nasıl kurutulduğu ve tarandığı da saç sağlığında belirleyici rol oynuyor. Islak saç, daha hassas ve kırılmaya yatkın olduğu için, geleneksel havlu yerine mikrofiber havlu kullanmak ve saçı nazikçe kurulamak öneriliyor. Saçı sertçe ovalamak, kabarmaya ve kopmaya neden olabiliyor. Düğümleri açarken uçlardan başlayıp yukarı doğru ilerlemek, gereksiz gerginliği önlüyor. Ayrıca, güneşe maruz kalınan günlerde saç derisinin ve saç tellerinin UV ışınlarına karşı korunması gerektiğine dikkat çekiliyor. Şapka takmak veya UV koruyucu spreyler kullanmak, saçın parlaklığını ve sağlığını korumada etkili oluyor. Kuru şampuan kullanımında ise, bu ürünlerin saç derisini tam olarak temizlemediği vurgulanıyor. Sık kuru şampuan kullananların, düzenli olarak saç derisi peelingi veya arındırıcı şampuanla temizlik yapması gerekiyor. Tüm bu adımlar, saç derisi sağlığını ve saçın genel kalitesini artırıyor. Uzmanlar, doğru saç yıkama alışkanlıklarının kazanılmasıyla birlikte, saç dökülmesi ve incelme gibi sorunların önüne geçilebileceğine dikkat çekiyor.</p><p>Sonuç olarak, saç yıkama alışkanlıklarındaki küçük değişiklikler, uzun vadede saç sağlığı üzerinde büyük farklar yaratabiliyor. İstanbul gibi metropollerde hava kirliliği, stres ve yoğun yaşam temposu saç ve saç derisi üzerinde ekstra yük oluştururken, uzmanların önerileriyle doğru bakım rutini oluşturmak mümkün. Saç derisinin ihtiyaçlarına uygun ürün seçimi, su sıcaklığı, yıkama sıklığı ve sonrası bakım adımlarına dikkat ederek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak artık daha kolay hale geliyor. Uzmanlar, bilinçli saç yıkamanın, sağlıklı saçların anahtarı olduğunu bir kez daha vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/uzmanlar-sac-yikama-hatal-115_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/zaman-algisi-neden-yas-ilerledikce-degisiyor-281160</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zaman algısı neden yaş ilerledikçe değişiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Zaman algısı konusu, özellikle yaş ilerledikçe insanların dikkatini çekiyor. Uzmanlar, yaşlılıkta zamanın neden daha hızlı geçtiği yönündeki algının bilimsel nedenlerini ortaya koyuyor. Psikolog Robert Ornstein'ın deneyleri ve orantılı teori, bu ilginç fenomeni açıklıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zaman algısı neden yaş ilerledikçe değişiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişi yaş aldıkça zamanın daha hızlı geçtiğini düşünüyor. Bilim insanları, bu algının temelinde zaman algısı ile ilgili önemli değişikliklerin yattığını belirtiyor. Zaman algısı, çocuklukta ve yetişkinlikte farklı işliyor. Çocuklar yeni deneyimlerle karşılaşırken beyinleri sürekli yeni bilgileri işler ve bu da günlerin daha uzun ve dolu geçmesini sağlıyor. Yetişkinler ise rutinlere alıştıkça, detayları daha az fark ediyor ve zaman algısı hızlanıyor. Psikolog Robert Ornstein'ın 1960'lı yıllarda yaptığı araştırmalar, ilginç olayların sıradanlara göre daha uzun sürdüğünü gösteriyor. Zaman algısı, yaş ilerledikçe değişiyor ve bu değişim, hem biyolojik hem psikolojik etkenlerle bağlantılı.</p><h3>Psikolog Ornstein: 'Yeni deneyimler zamanı uzatıyor'</h3><p>Zaman algısı üzerine çalışan psikolog Robert Ornstein, çocukların yeni deneyimler yaşadığında zamanın daha yavaş geçtiğini, yetişkinlerin ise rutin içinde kaybolduğunda zamanın hızlandığını ifade ediyor. Ornstein'ın bulgularına göre, beyin yeni bilgileri işlerken zaman daha yavaş akıyor. Bu nedenle, yaşlılarda zaman algısı farklılaşıyor ve yıllar daha kısa gibi görünüyor. Zaman algısı, bireyin hayatındaki yenilik ve tekrar oranına bağlı olarak değişiyor. Çocuklar için her gün yeni bir keşif anlamına gelirken, yetişkinler için günler daha benzer geçiyor.</p><h3>Orantılı teori: 75 yaşındaki biri için yıl neden daha kısa?</h3><p>Zaman algısı ile ilgili bir diğer önemli açıklama ise orantılı teoriye dayanıyor. Bu teoriye göre, yaşlı bireyler geçmişteki deneyimlerinin çokluğundan dolayı bir yılı daha kısa hissediyor. 75 yaşındaki birinin bir yılı, 10 yaşındaki bir çocuğun bir yılına göre çok daha kısa algılanıyor. Ayrıca, yaş ilerledikçe nöronlar karmaşıklaşıyor ve sinyal iletimi yavaşlıyor. Bu biyolojik değişimler de zaman algısında belirgin bir fark yaratıyor. Sonuç olarak, zaman algısı yaşla birlikte değişiyor ve bu durum, hem psikolojik hem de biyolojik temellere dayanıyor.</p><p>Zaman algısı konusundaki bu bilimsel açıklamalar, yaşlandıkça neden zamanın hızlandığına dair merak edilen sorulara ışık tutuyor. Uzmanlar, yeni deneyimlerin ve rutin dışına çıkmanın zaman algısını yavaşlatabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/zaman-algisi-neden-yas-il-254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/lavanta-kediler-icin-ciddi-tehlike-olusturuyor-veterinerlerden-hayati-uyari-281159</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lavanta kediler için ciddi tehlike oluşturuyor! Veterinerlerden hayati uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Lavanta bitkisi ve lavanta yağı, kediler için ciddi sağlık riski taşıyor. Uzmanlar, özellikle evde lavanta bulunduran hayvan sahiplerini uyarıyor ve kedilerde zehirlenme vakalarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lavanta kediler için ciddi tehlike oluşturuyor! Veterinerlerden hayati uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lavanta, içerdiği linalool ve linalyl asetat gibi maddeler nedeniyle kediler için ciddi bir tehlike oluşturuyor. Veterinerler, özellikle lavanta yağı kullanılan evlerde yaşayan kedilerde zehirlenme riskinin arttığını belirtiyor. Kedilerin karaciğeri, lavantadaki bu bileşenleri yeterince işleyemediği için, bitkiye veya yağına doğrudan ya da dolaylı temas eden hayvanlarda sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.</p><h3>Lavanta zehirlenmesi kedilerde hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?</h3><p>Kedilerde lavanta zehirlenmesi genellikle kusma, aşırı salya akıtma, iştah kaybı, nefes almakta güçlük ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Bu bulgular, lavanta yağı gibi uçucu formlara maruz kalındığında daha hızlı ve şiddetli şekilde gelişebiliyor. Özellikle yüksek konsantrasyonlu lavanta yağı, kedilerde ağır zehirlenmelere ve hatta karaciğer hasarına yol açabiliyor. Taze ya da kurutulmuş lavanta bitkisi de yutulduğunda benzer riskler taşıyor.</p><h3>Veterinerler lavanta kullanımına karşı ne öneriyor?</h3><p>Uzmanlar, lavantanın kedilerden tamamen uzak tutulmasını öneriyor. Evde lavanta bulundurmak isteyenlerin, bitkiyi ve yağını kedilerin erişemeyeceği yerlerde saklaması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, kedinin yanında uçucu lavanta yağı kullanmak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği için bu uygulamadan kaçınılması tavsiye ediliyor. Eğer kedide lavanta zehirlenmesi belirtileri görülürse, hayvanın vakit kaybetmeden bir veterinere götürülmesi gerekiyor. Kedilerin sağlığını korumak için lavantadan tamamen vazgeçilmesi en güvenli yol olarak gösteriliyor.</p><p>Lavanta, evcil hayvan sahipleri için cazip bir bitki olsa da, kediler üzerinde oluşturduğu riskler göz önünde bulundurulmalı. Kedilerin sağlığını korumak adına, bu tür tehlikeli bitkilerden uzak durmak büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/lavanta-kediler-icin-cidd-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/12-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-281158</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Adalet Komisyonunda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı.</p><p>Yüksel, vatandaşların hakkına daha hızlı kavuşması, yargı süreçlerinin daha iyi işlemesi ve adaletin hızla yerini bulması için reform niteliğindeki çalışmalara devam ettiklerini belirtti.</p><p>Yargı Reformu Strateji Belgeleri ve İnsan Hakları Eylem Planlarının, adalet alanındaki çalışmaların güncel yol haritasını belirlediğini ifade eden Yüksel, yargı reformunun, tek bir düzenlemeyle tamamlanan değil, sürekli, aşamalı ve ihtiyaçlara göre gelişen dinamik bir süreci kapsadığını vurguladı.</p><p>Yüksel, sahadan gelen talepleri, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçları ve vatandaşların beklentilerini dikkate alarak yargı paketleri hazırladıklarını söyledi.</p><p>12. Yargı Paketi'nin, ihtiyaçlara cevap veren, vatandaşın beklentilerini merkeze koyan reform iradesinin somut göstergeleri arasında yer aldığını vurgulayan Yüksel, kanun teklifinin 12 farklı kanunda değişiklik öngördüğünü hatırlattı.</p><p>Cüneyt Yüksel, teklifteki düzenlemeleri anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>"Miras yoluyla intikal eden ve sadece yasal mirasçıların hissedar oldukları taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırıma dair ihalenin, sadece mirasçı olan malikler arasında yapılabilmesi esası kabul edilmektedir. Böylelikle mirasçıların mülkiyet hakkı, ilk açık artırmada malın kıymetinin tamamı üzerinden yapılması suretiyle korunmakta, diğer taraftan ilk açık artırmada mirasçılar dışındaki üçüncü kişi alıcıların ihaleye girmesi engellenerek, malın öncelikle mirasçılar arasında kalması amaçlanmaktadır. Hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hakim ve cumhuriyet savcılarının, disiplin incelemesine muhatap olabileceklerine dair düzenleme önerilmektedir. Böylelikle gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçilip, yargılama sürelerinin kısaltılması amaçlanmaktadır."</p><p>Teklifte idari yargı alanında düzenlemelere de yer verildiğini belirten Yüksel, Danıştay'ın idari kapasitesini güçlendirecek değişiklikler yapılacağını kaydetti.</p><p><strong>"12. YARGI PAKETİ, ÜÇ SACAYAĞI ÜZERİNDE YÜKSELMEKTEDİR"</strong></p><p>Teklifin ilk imza sahibi AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, bugüne kadar İnsan Hakları Eylem Planları ve Yargı Reformu Strateji Belgeleri kapsamında çok sayıda yargı paketinin yasalaştırıldığını ifade etti.</p><p>Kanun teklifinin, sadece bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin hukuk sistemini de inşa etme anlayışıyla hazırlandığını dile getiren Alan, şöyle konuştu:</p><p>"12. Yargı Paketi, üç sacayağı üzerinde yükselmektedir. Bunlardan birincisi özel hukuk alanına ilişkin düzenlemeleri, ikincisi idari yargı alanına ilişkin düzenlemeleri ve son olarak üçüncüsü de Anayasa Mahkemesinin değişik tarihlerde vermiş olduğu iptal kararları sonrasında ihtiyaç duyulan alanlardaki hukuki boşluğu gideren düzenlemeler olarak dikkati çekmektedir. Vatandaşlarımızın adalete erişiminin kolaylaştırılması, yargılama faaliyetinin daha da hızlı, kolay ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesi, hak arama hürriyetinin korunması ve makul sürede yargılama ilkelerinden yola çıkarak, yargılama sürelerini kısaltan, bürokrasiyi azaltan ve adalet mekanizmasını dijitalleştiren adımları kararlılıkla atıyoruz."</p><p>Alan, teklifteki düzenlemeleri anlatarak, miras yoluyla intikal eden ve yasal mirasçılar dışında üçüncü kişilerin hissedar olmadıkları taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırıma dair ihalenin, sadece mirasçı malikler arasında yapılacağını belirtti.</p><p>Hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün konularda bilirkişiye başvuran hakim ve cumhuriyet savcılarının, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından disiplin incelemesine muhatap olabileceğine yönelik düzenlemeye gidileceğini ifade eden Alan, teklifle, vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının, UYAP e-Satış üzerinden de gerçekleştirileceğini aktardı.</p><p>Nurettin Alan, şunları kaydetti:</p><p>"Yargılama sürelerini daha da kısaltmak amacıyla, hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak en fazla 3 ay olacak şekilde sınırlandırılmasına dair düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, hakimin dosyadan uzaklaşmadan daha çabuk inceleme yapıp, sağlıklı bir karar vermesi mümkün olabilecektir. Zaman ve maliyet kaybını önlemek adına, ön inceleme duruşmalarının da e-Duruşma yoluyla yapılabilmesine imkan sağlanmaktadır. Böylelikle fiziksel engeller veya coğrafi uzaklık nedeniyle mahkemeye erişimde zorluk yaşayan kişilerin yargılamaya etkin katılımı sağlanarak adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkı güçlendirilmektedir."</p><p>Danıştay'ın mevcut iş yükü göz önünde tutularak daire sayısının 12'den 10'a düşürülmesine yönelik hükmün süresinin 4 yıl daha uzatılacağını söyleyen Alan, öğrenciler hakkında tesis edilen bazı işlemlerin, kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar ve bazı sosyal yardım davalarının tek hakim tarafından görüleceğini ifade etti.</p><p>Alan, teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda düzenlemelere de gidileceğini söyledi.</p><p>Kanuni faiz oranının Merkez Bankasınca belirlenen reeskont faiz oranının yüzde 80'i üzerinden hesap edilerek belirleneceğini kaydeden Alan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, işkence ve eziyet suçları ile kötü muamele kabul edilebilecek suçları işleyen kamu görevlileri hakkında uygulanmayacağını dile getirdi.</p><p>AK Parti İstanbul Milletvekili Alan, şöyle konuştu:</p><p>"Teklif, vatandaşlarımızın doğrudan yaşadığı bazı mağduriyetlerin çözümüne yönelik hazırlanmış kapsamlı bir çalışmadır. Teklifimiz yürürlük, yürütme ve geçici maddeleriyle birlikte tam bir uyum, hız ve reform iradesinin ürünüdür. Bu paket, söz verdiğimiz gibi Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma kararlılığımızın en somut nişanesidir."</p><p><strong>"TURAN TAŞKIN ÖZER'İN ADALET KOMİSYONU ÜYELİĞİ DÜŞÜRÜLDÜ"</strong></p><p>Komisyon Başkanı Yüksel, muhalefet milletvekillerinin talebi üzerine usul tartışması açtı.</p><p>CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer'in, Adalet Komisyonu üyeliğinin düşürülmesinin İçtüzük'e aykırılık taşıdığını dile getirdi. Bülbül, Turan Taşkın Özer'in, partiyle üyelik bağının sona ermediğini söyledi.</p><p>Bunun üzerine Komisyon Başkanı Yüksel, TBMM Başkanlığınca Özer'in Adalet Komisyonu üyeliğinin 12 Haziran'da düşürüldüğünü bildirdi. İçtüzük uyarınca Özer'in toplantıya katılıp söz alabileceğini aktaran Yüksel, ancak Turan Taşkın Özer'in değişiklik önergesi veremeyeceğini, oy kullanamayacağını belirtti.</p><p>Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/12-yargi-paketi-tbmm-adal-458_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyku-irkilmesi-yasayanlara-onemli-tavsiye-hangi-durumda-doktora-gidilmeli-281157</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku irkilmesi yaşayanlara önemli tavsiye! Hangi durumda doktora gidilmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Birçok kişi uykuya dalarken ani bir irkilme yaşıyor. Uzman terapist Svetlana Nemova, bu durumun genellikle fizyolojik bir norm olduğunu, ancak bazı belirtilerle birlikte görülmesi halinde ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku irkilmesi yaşayanlara önemli tavsiye! Hangi durumda doktora gidilmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uykuya dalma sırasında yaşanan ani irkilme, toplumda yaygın şekilde görülen bir durum olarak dikkat çekiyor. Terapist Svetlana Nemova, bu tür uyku irkilmelerinin çoğunlukla fizyolojik bir süreç olduğunu belirtti. Uzman, özellikle çocuklar ve ergenlerde daha sık rastlanan bu durumun, düzensiz uyku alışkanlıklarıyla da ilişkili olduğunu ifade etti. Uyku irkilmesi yaşayanların oranı ise yüzde 60 ila 70 arasında değişiyor. Nemova'ya göre, bu ani kas hareketleri çoğunlukla endişe edilecek bir tabloya işaret etmiyor.</p><h3>Terapist Nemova: 'Bazı durumlarda uyku irkilmesi hastalık belirtisi'</h3><p>Ancak Nemova, uyku irkilmesinin her zaman masum olmayabileceğini de vurguladı. Eğer bu irkilmelere kramplar, ağrı, uyuşma, bayılma ya da elektrik çarpması hissi gibi farklı semptomlar eşlik ediyorsa, durumun ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Bu tür şikayetlerle karşılaşan kişilerin mutlaka bir nöroloğa veya uyku bozuklukları uzmanına başvurması öneriliyor. Böylece olası nörolojik veya başka sağlık sorunlarının erken teşhisi mümkün olabiliyor.</p><h3>Uyku irkilmesinin nedenleri ve uzman önerileri</h3><p>Uzmanlar, uyku irkilmesinin tek başına endişe verici bir belirti olmadığını, ancak stres, yoğun fiziksel aktivite, aşırı nikotin, kafein veya alkol tüketiminin de bu durumu tetikleyebileceğini belirtiyor. Uyku irkilmesi yaşayanların, düzenli uyku alışkanlığı edinmeleri ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemeleri tavsiye ediliyor. Nemova, bu tür irkilmelerin çoğu zaman geçici ve zararsız olduğunu, ancak şüpheli durumlarda mutlaka tıbbi değerlendirme gerektiğini hatırlattı.</p><p>Uyku irkilmesiyle ilgili farkındalığın artması, hem bireylerin hem de ailelerin olası sağlık risklerini zamanında fark etmesi açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, uyku irkilmesi yaşayan herkesin belirtileri dikkatle gözlemlemesini ve gerektiğinde bir uzmana danışmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/uyku-irkilmesi-yasayanlar-671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-savunma-sanayiinde-kuantum-donemi-yol-haritasi-ve-stratejik-vizyonu-aciklandi-281156</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk savunma sanayiinde "kuantum" dönemi! Yol haritası ve stratejik vizyonu açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen SSB Kuantum Programı kapsamında, Türkiye'nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritası ve stratejik vizyonu paylaşıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, "Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca bir tedarik meselesi değil, egemenliğin aslında sessizce devredilip devredilmemesi meselesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk savunma sanayiinde "kuantum" dönemi! Yol haritası ve stratejik vizyonu açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi.</p><p>Programın açılışında konuşan Görgün, Kuantum Programı ile savunma sanayinin geleceğine, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına ve önümüzdeki dönemin güvenlik mimarisine dair güçlü bir vizyon ortaya koyduklarını söyledi.</p><p>Kuantum teknolojilerinin teorik bir bilim alanı olmanın ötesine geçerek stratejik bir kabiliyet alanına dönüştüğüne işaret eden Görgün, hesaplama, algılama ve haberleşme alanlarında ortaya çıkan yeni nesil kabiliyetlerin savunma sanayinin geleceğini doğrudan etkilediğini vurguladı.</p><p>Kuantum teknolojilerinin kriptolojiden optimizasyona, veri analizinden simülasyona ve sinyal bağımsız navigasyon sistemlerine kadar geniş bir yelpazede stratejik kabiliyetler sunduğunu anlatan Görgün, bu alanda dünya ile bir yarış içinde olduklarını belirtti.</p><p>Savunma sanayinde elde edilen birikimin ve modelin dünyada yakından takip edildiğini aktaran Görgün, şunları kaydetti:</p><p>"Farklı stratejiler, farklı yol haritaları, farklı çevik yaklaşımlarla kendi önceliklerimizi gözeterek insan kıymetimizi yeteneklerimizi geliştirerek ve yatırımlarımızı buna göre yönlendirerek yapmak zorundayız. Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca bir tedarik meselesi değil, egemenliğin aslında sessizce devredilip devredilmemesi meselesidir. Savunma Sanayii Başkanlığında biz bunu çok iyi biliyor ve çok iyi tecrübe ediyoruz. İşte özellikle son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizlere verdiği sorumluluk, motivasyon ve güven ile birlikte, biz bu dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Yeni teknolojileri kendimize özgün yaklaşımlarla sahada güvenlik güçlerimizden aldığımız saha bilgilerini hızlı bir şekilde kıymetlendirerek ürüne dönüştürerek ve geliştirerek bu egemenliğimizin devredilmemesi hususunda gayretle çalıştık, ürettik ve üretmeye devam ediyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-2406202607115406.jpg"/><p><strong>"YALNIZCA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞMAK STRATEJİ OLAMAZ"</strong></p><p>Haluk Görgün, SSB'nin AR-GE ve strateji çalışmalarını belirlerken ekosisteminde bulunan tüm paydaşların bütün yeteneklerini en iyi şekilde kullanılabilecek şekilde planlama yaptığını belirtti.</p><p>Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/2-24062026452b9f7b.jpg"/><p><strong>MİLLİ YETKİNLİK HAMLESİ VE GENÇ MÜHENDİSLİK GÜCÜ</strong></p><p>SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı.</p><p>Savunma sanayinin yaş ortalamasının 34 olduğunu ve bu rakamın gelişmiş ülkelere kıyasla en az 20 yıl daha genç bir kitleye işaret ettiğini bildiren Görgün, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında 11'inci sırada yer aldığı bilgisini paylaştı.</p><p>Görgün, teknolojinin hızlı ilerlemesi karşısında güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyacağı sistemleri en hızlı ve maliyet etkin şekilde üretmek için gayret göstermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p><p><strong>KRİTİK PROJELER İÇİN İMZALAR ATILDI</strong></p><p>Konuşmaların ardından etkinlik kapsamında stratejik öneme sahip projeler için imza törenleri gerçekleştirildi.</p><p>Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi.</p><p>Etkinlikte, SSB Kuantum Programı Tanıtım Sunumu, SSB AR-GE ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığı yetkilileri tarafından yapılırken, açılışı gerçekleştirilen Türkiye Kuantum Platformu'na ilişkin bilgilendirme yapıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/3-24062026561e5aee.jpg"/><p><strong>YÖK BAŞKANI ÖZVAR: KUANTUM ALANINDA UZMAN AKADEMİK KADROLARIN YETİŞTİRİLMESİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA</strong></p><p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Başkanlığı Kuantum Programı'nın tanıtımında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayi alanında tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti.</p><p>Türkiye'nin bu alanda küresel ölçekte etkin konuma ulaştığını ifade eden Özvar, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen güçlü vizyon sayesinde savunma sanayimiz bugün yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı olmaktan çıkmış, geliştirdiği ileri teknolojilerle küresel ölçekte bir aktör haline gelmiştir. Artık dünyanın farklı bölgelerine savunma sanayi ürünlerinin yanında savunma sanayi ekosistemini, teşkilat yapısını ve çalışma yöntemlerini de ihraç eden bir konuma ulaşmıştır." diye konuştu.</p><p>Savunma sanayisinde elde edilen başarıların Türkiye'nin bilim, teknoloji ve mühendislik kapasitesinin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini vurgulayan Özvar, insansız hava araçlarından uydu sistemlerine, elektronik harp teknolojilerinden haberleşme altyapılarına, hava savunma sistemlerinden milli muharip uçağa kadar pek çok alandaki başarının Türkiye'nin yüksek teknoloji üretme kapasitesinin somut birer göstergesi olduğunu dile getirdi.</p><p>Özvar, savunma sanayisinde tam bağımsızlığa ulaşabilmek için mevcut teknolojilerin de ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, "Geleceğin kritik teknolojilerini geliştirebilmemiz gerekmektedir. Stratejik alanlarda dışa bağımlılığın azaltılması hatta tamamen ortadan kaldırılması, milli güvenliğimizin ve teknolojik egemenliğimizin temel şartlarından bir tanesidir." dedi.</p><p>Bugün teknolojik üstünlüğün yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletken teknolojiler, ileri malzemeler ve kuantum teknolojileri gibi alanlarda elde edilen bilgi, kapasite ve yetkinliklerle şekillendiğine dikkati çeken Özvar, savunma sanayisinin geleceği ile üniversitelerin araştırma kapasitesi arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki kurulmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu bilgi, teknoloji ve insan kaynağının sürdürülebilir biçimde geliştirilmesinin ancak güçlü bir üniversite-sektör işbirliğiyle mümkün olabileceğini ifade eden Özvar, akademik bilgi ile uygulama tecrübesinin bir araya gelmesinin, araştırmaların ürüne, projelerin ise teknolojiye dönüşmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi bakımından büyük öneme sahip olduğunu kaydetti.</p><p>YÖK olarak üniversitelerin Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ve kritik teknoloji alanlarına daha fazla katkı sunmasını desteklediklerini ve savunma sanayinin bunların başında geldiğini aktaran Özvar, bu kapsamda 2023'te imzalanan çatı protokolün AR-GE ve ÜR-GE faaliyetlerinin güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesi için güçlü zemin oluşturduğunu söyledi.</p><p>Bu kapsamda savunma sanayi alanına yönelik hayata geçirilen çeşitli işbirliklerine ilişkin bilgi veren Özvar, şunları kaydetti:</p><p>"Savunma Sanayi Başkanlığımız ile yürütülen çalışmaların bir sonucu olarak bu yıl Ankara, Kırıkkale ve Hitit üniversitelerinde patlayıcı ve enerjetik malzemeler ön lisans programına ilk öğrencilerimizi alıyoruz. Ayrıca bu yıl Kırıkkale Silah Sanayi İhtisas Organize Sanayii Bölgesi içinde bir de Silah İhtisas OSB Meslek Yüksekokulunu açmış bulunuyoruz. Bahsi geçen ön lisans programı da burada bu sene faaliyete geçecektir. Bu yıl başlattığımız bu modeli savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu diğer alanlara da yaygınlaştırmayı ve önümüzdeki yıl yeni programlar açmayı da planlamaktayız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/4-240620260bd4988b.jpg"/><p>Bugün ise işbirliklerini geleceğin en stratejik teknoloji alanlarından biri olan kuantum teknolojilerine taşıdıklarını belirten Özvar, dünyada yaşanan gelişmelerin kuantum teknolojilerinin gelecek yıllarda savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar çok geniş alanda dönüştürücü etkiler oluşturacağının açık olduğunu dile getirdi.</p><p>Kuantum hesaplama, kuantum haberleşme ve kuantum algılama teknolojilerinin geleceğin stratejik rekabet alanları arasında yer aldığına işaret eden Özvar, bu teknolojilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik ve egemenlik açısından da ülkeler için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Özvar, "Bu nedenle ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil zorunluluktur." dedi.</p><p>Bu kapsamda YÖK olarak yüksek öğretim sisteminde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalıştıklarını bildiren Özvar, "Önümüzdeki dönemde lisans seviyesinde kuantum odaklı yeni programların hayata geçirilmesini planlıyoruz. Bu süreçte fizik bölümlerimizin birikiminden yararlanarak burada bazı programların dönüşümü ve yeniden yapılandırılmasına başladık. Bu anlamda ilk çalışmayı Gebze Teknik Üniversitesi ile başlattık. Bunun yanında yüksek lisans ve doktora seviyesinde yeni programların açılması, disiplinler arası araştırmaların teşvik edilmesi ve kuantum alanında uzman akademik kadroların yetiştirilmesi de önceliklerimiz arasında yer alacaktır." şeklinde konuştu.</p><p>Savunma Sanayii Başkanlığı, üniversiteler ve YÖK arasında imzalanan "Savunma Sanayi Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İşbirliği Protokolü"nün bu noktada önemli bir zemin oluşturduğunun altını çizen Özvar, protokole dahil edilen üniversitelerin tamamının kuantum teknolojileri ve ilgili alanlarda önemli araştırma kapasitesine ve kalitesine sahip olduğunu kaydetti.</p><p>YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerin bu alandaki güçlü akademik birikimiyle Türkiye'nin kuantum ekosisteminin gelişmesine önemli katkılar vereceğini vurguladı.</p><p>Protokolün kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini ve sürdürülebilir bir kuantum ekosistemi oluşturulmasını hedeflediğini aktaran Özvar, şunları söyledi:</p><p>"Protokol kapsamında ön lisanstan doktora seviyesine kadar eğitim programlarının geliştirilmesi, mevcut programların güncellenmesi, sertifika programlarının oluşturulması, disiplinler arası eğitim içeriklerinin hazırlanması ve araştırma merkezleri ile laboratuvar altyapılarının güçlendirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinlikler yoluyla gençlerimizin bu alana yönlendirilmesi hedeflenmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/turk-savunma-sanayiinde-k-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/filenin-efeleri-cini-3-0-maglup-etti-281155</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filenin Efeleri, Çin'i 3-0 mağlup etti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin ikinci haftasındaki ilk maçında Çin'i 3-0 mağlup etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filenin Efeleri, Çin'i 3-0 mağlup etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasındaki ilk maçında Çin'i 3-0 mağlup etti.</p><p>Ay-yıldızlılar, VNL'deki üçüncü galibiyetini alırken Çin dördüncü mağlubiyetini yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/filenin-efeleri-cini-3-0--521_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-dev-tarihi-eser-operasyonu-10-bini-askin-eser-ve-sikke-ele-gecirildi-281154</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da dev tarihi eser operasyonu: 10 bini aşkın eser ve sikke ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da düzenlenen operasyonda 6 bin 819 tarihi eser ve 3 bin 366 sikke ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da dev tarihi eser operasyonu: 10 bini aşkın eser ve sikke ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da tarihi eser kaçakçılığına yönelik düzenlenen operasyonda, farklı medeniyetlere ait olduğu değerlendirilen 10 bin 185 tarihi eser ve sikke ele geçirildi. Olaya ilişkin gözaltına alınan 2 şüpheli, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tarihieseroperasyonu-24062026c2c96dab.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na Muhalefet" suçuna yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 23 Haziran'da Beykoz'da tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 6 bin 819 tarihi eser ve obje ile 3 bin 366 sikke olmak üzere toplam 10 bin 185 eser ele geçirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YtWPU.GDINWnYZKTUpWTEdarA5KnYdWvURaLYdKnYFKDYRa3YNa3E1aHExKHUJGXIRKbENWLU1KbQ9az.jpg"/><p>Ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde eserlerin Anadolu Selçuklu, Büyük Selçuklu, Urartu, Hitit, Yunan, Roma, Bizans, Asur, Mezopotamya, Emevi, Abbasi ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu değerlendirildi. Eserlerin arkeolojik objeler, sikkeler, kitabeler ve çeşitli tarihi eser gruplarından oluştuğu belirtildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YNWXURaLIBS_EVWDUpS_EFGrYJKnYdS7UhC7YdS_YdG7ENa3U5abEBGzE.WXIFGDUVWrYBKPU1KbQ9az.jpg"/><p>Uzmanlarca yapılan ilk değerlendirmelerde ele geçirilen eserlerin büyük bölümünün müzelerde sergilenebilecek nitelikte olduğu tespit edildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YdWPE5W_UVS_YdWjUpS_ERavYJKnYdKLUhaPYdKnU9KPYBa3EdavE1aXYZWPUBafURKjYRS7U1KbQ9az.jpg"/><p>Eserlerin çeşitliliği, tarihi değeri ve miktarı dikkate alındığında operasyonun, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarihindeki en nitelikli tarihi eser yakalamalarından biri olduğu değerlendirildi. Gözaltına alınan 2 şüpheli şahıs, işlemlerinin ardından dosyaları ikmalen gönderilmek üzere adli makamlarca serbest bırakıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YxWDU.aHIVWnEVWjUpWHEJGfYFKnYdS7UFaLYdKnYNWPU9a3EJa3YBGLExKTIRafINKrEVWPU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/istanbulda-dev-tarihi-ese-616_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kediler-neden-sahiplerinin-ayak-ucunda-uyumayi-seciyor-281153</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediler neden sahiplerinin ayak ucunda uyumayı seçiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kediler, sahiplerinin ayak ucunda uyumayı sıkça tercih ediyor. Uzmanlar, bu davranışın ardında güven, sıcaklık ve içgüdüsel nedenler bulunduğunu belirtiyor. Ev ortamındaki uyku alışkanlıkları, kedilerle sahipleri arasındaki bağı da güçlendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediler neden sahiplerinin ayak ucunda uyumayı seçiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerin sahiplerinin ayak ucunda uyumayı seçmesi, birçok evcil hayvan sahibinin merak ettiği bir konu olarak öne çıkıyor. Özellikle ev ortamında, kediler genellikle yataklarda ayak kısmını tercih ediyor. Bu alışkanlığın temelinde, kedilerin güvenlik ve sıcaklık arayışı bulunuyor. Kediler, doğaları gereği hem avcı hem de av olma içgüdüsüne sahip oldukları için, uyuyacakları yeri özenle seçiyor. Ayak ucu, hem vücut sıcaklığından faydalanmalarına hem de tehlike anında hızla hareket edebilmelerine imkan tanıyor.</p><h3>Kedilerde güven ve bağlılık göstergesi</h3><p>Kediler, sahiplerinin yanında uyumayı tercih ettiklerinde, bu davranış çoğunlukla güvenin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayak ucunda uyuyan kediler, hem kendilerini güvende hissediyor hem de bağımsızlıklarını koruyabiliyor. Yatağın bu bölgesi, kedilere ihtiyaç duyduklarında kolayca yer değiştirme fırsatı sunuyor. Ayrıca, sahiplerinin kokusunu ve varlığını hissetmek, kedilerin huzurlu bir uyku sürdürmesine yardımcı oluyor. Bu durum, kedilerle sahipleri arasında güçlü bir bağ oluşmasına katkı sağlıyor.</p><h3>Uyku alışkanlıklarında sıcaklık ve içgüdü etkisi</h3><p>Kediler, vücut sıcaklıklarını korumak için uyku sırasında sıcak bölgeleri tercih ediyor. İnsanların ayak ucu, gece boyunca ısı yaydığı için kediler için cazip bir alan oluşturuyor. Özellikle soğuk havalarda bu tercih daha da belirgin hale geliyor. Kediler, mevsimsel değişikliklere ve kişisel tercihlerine göre farklı uyku noktaları seçse de, ayak ucu genellikle favori alanlardan biri oluyor. Bu davranış, kedinin hem kendi konforunu sağladığını hem de sahibine olan bağlılığını gösterdiğini ortaya koyuyor. Sonuç olarak, kedilerle sahipleri arasındaki bu yakın temas, ev ortamında karşılıklı güven ve sevgi bağını güçlendiriyor.</p><p>Kedilerin ayak ucunda uyuma alışkanlığı, hem içgüdüsel hem de duygusal nedenlere dayanıyor. Bu davranış, sahipleriyle aralarındaki güveni ve bağlılığı gözler önüne sererken, aynı zamanda kedinin konfor ve güvenlik ihtiyacını da karşılıyor. Evcil kedilerle sahipleri arasındaki bu özel ilişki, her iki taraf için de huzurlu bir uyku ortamı yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kediler-neden-sahiplerini-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nigdede-kar-ve-yagmur-sulari-goletlerde-depolanarak-sanayide-kullaniliyor-281152</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde'de kar ve yağmur suları göletlerde depolanarak sanayide kullanılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Melendiz Dağı'nın eriyen karı ve yağmur suları, Niğde Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kurumuş dere yataklarına inşa edilen 7 gölette depolanarak sanayide kullanılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde'de kar ve yağmur suları göletlerde depolanarak sanayide kullanılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OSB&#39;nin 4. tevsi alanındaki kuru dere yataklarında yapılan, gövde genişliği 20 ve yüksekliği 12 metreyi bulan, 2 büyük ve 5 küçük toprak göletle taşkın riskinin azaltılması ve yer altı su kaynaklarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p>Yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda yer altı su kaynaklarını beslemek için oluşturulan göletler, suyun daha düşük derinliklerden temin edilmesine katkı sağlayarak enerji maliyetlerini azaltıyor.</p><p>Proje kapsamında göletlerin çevresinin ağaçlandırılarak yaşam alanına dönüştürülmesi ve yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p><b>- "SANAYİCİMİZİN İHTİYACI OLAN SUYU YER ALTI KUYULARINDAN ELDE EDİYORUZ"</b></p><p>Niğde OSB Müdürü Mahmut Peşin, AA muhabirine, OSB&#39;nin 4. tevsi alanındaki kuru dere yataklarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine tahsis edildiğini söyledi.</p><p>OSB arazisinin eğimli olduğunu belirten Peşin, say tabaka (sertleşmiş kayaç veya ana kaya tabakası) nedeniyle yağışların yer altı sularını besleyemediğini dile getirdi.</p><p>Peşin, son dönemde artan yağışlarla birlikte OSB sınırları içerisinde bulunan ve uzun yıllardır kuru olan iki dere yatağının yeniden akmaya başladığını ifade etti.</p><p>Yağışların artmasıyla dere yataklarındaki suları değerlendirmek istediklerini belirten Peşin, şunları kaydetti:</p><p>&quot;OSB olarak yağmurlardan kaynaklı suları hasat ederek yer altı kaynaklarını besleyebilmek için yaklaşık 30 bin metrekarelik bir alanda 2 büyük 5 de küçük olmak üzere, gövde genişliği 20, yüksekliği 12 metreyi bulan toprak göletler yaptık. Bu göletlerle 100 bin tonun üzerindeki suyu sahadaki yer altı su kaynaklarına kazandırıyoruz. OSB&#39;nin bulunduğu arazide bir akarsuyumuz yok. Sanayicimizin ihtiyacı olan suyu yer altı kuyularından elde ediyoruz. Son dönemlerdeki kurak mevsimlerden dolayı yer altı su kaynakları çok çekilmişti. Göletlerle yer altı su kaynaklarını ciddi seviyelere yükselttik. Daha önce 200 metreleri bulan yer altı su kaynağımız şu anda yaklaşık 100 metrelere kadar yükseldi.&quot;</p><p><b>- "YAĞMUR SUYU GÖLETLERİ BURADA CANLILIK OLUŞTURDU"</b></p><p>Peşin, Yeşil OSB Sertifikası aldıklarını ve Türk Standardları Enstitüsünün denetimlerini tamamladığını söyledi.</p><p>Su yönetim sistemi sertifikası almaya hak kazandıklarını belirten Peşin, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından mavi, yeşil ve turkuaz su verimliliği belgesi şartı getirildi. İlk başvuran OSB&#39;lerden olduk. Önümüzdeki haftada da yeşil su verimliliği sertifikamızı almış olacağız. Yağmur suyu göletleri burada canlılık oluşturdu, tabiatı genişletti ve kuşlar gelmeye başladı. Hem yer altı su kaynaklarını destekliyoruz hem de bölgemizi yeşil bir millet bahçesi haline getirmeye çalışıyoruz. Sonbaharla bu alanı tamamen yeşillendirerek bir mesire alanına dönüştüreceğiz. OSB&#39;de çalışan vatandaşlarımız uygun zamanlarında gelip doğada harika bir ortamda vakit geçirmiş olacak.&quot;</p><p>Peşin, temel önceliklerinin yer altı su kaynağını zenginleştirmek olduğunu dile getirdi.</p><p>Yer altı su seviyesinin yükselmesiyle sondaj çalışmalarındaki maliyetlerin azalacağına dikkati çeken Peşin, &quot;Yağışlar, alt kısmımızdaki Bor ilçemizde sel taşkınlarına sebep oluyordu. Buradaki en önemli beklentimiz, sel ve taşkınlıkların önüne de geçmek ve buradan arıtılacak suların kullanılması olacak. Bizler için ekonomik değerinden daha çok manevi değeri daha önemli. Bölgemizdeki sanayicilerin su tasarrufuna gitmesi yönünde eğitimlerimiz oluyor. Niğde OSB&#39;ye yatırım yapacak sanayicilerimize sunduğumuz ilk şartımız su tasarrufu ve geri dönüşümü oluyor. Atık su arıtma tesisimizde de suyun yüzde 100 geri kazanımını yapıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/nigdede-kar-ve-yagmur-sul-469_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kalem-silah-ile-adliye-binasina-girmeye-calisti-281151</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Kalem silah” ile adliye binasına girmeye çalıştı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bakırköy Adalet Sarayı Ek Hizmet Binası'na kalem görünümlü silahla girmeye çalışan iki şahıstan 1'inin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Kalem silah” ile adliye binasına girmeye çalıştı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Tutuklanan şüpheli ifadesinde, "Oturduğum sitenin çevre işlerini yaparım. Site havuzu camına film siparişi vermiştik, bu filmleri yapıştırdıktan sonra kenarlarını kesmek için yanında neşter göndermişlerdi, bu neşter burada kaldı. Ayrıca el çantamda bulunan kalem şeklindeki silah ise bir arkadaşım tarafından 1996 ile 1997 yılları arasında verilmişti. Kalem şeklinde olduğu için yıllarca çantamda kalmış. Benim iki adet çantam vardır, adliyeye gelirken, eşimden çantamı istedim, o da kullanmadığım bu çantayı vermiş" dedi.<p></p><p>Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü saat 15.30 sıralarında Bakırköy Adalet Sarayı'nın Bahçelievler Yenibosna'da bulunan ek hizmet binasında meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, Nahit Y. (66) ve Mehmet S. isimli şahıslar, adliyeye girmek için  x-ray cihazından geçtikleri sırada yanlarında getirdikleri bir çantada şüpheli eşyalar bulunduğu fark edilmiş, güvenlik görevlilerince çanta kontrol edilmişti. Ekiplerce kontrol edilen çanta içerisinde, bir adet tükenmez kalem şeklinde ateşleme iğnesi bulunan tabanca düzeneği, 1 adet tükenmez kalem boyutunda ucuna cerrahi neşter takılı cisim, 4 adet neşter başlığı ile 1 adet biber gazı bulunmuştu. Olay sonrası adliye ek hizmet binası içerisinde bulunan polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheliler, sorgu işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilmiş, şüphelilerden Nahit Y., tutuklanırken, Mehmet S. ise ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/4d54e8025667477fa04a-24062026dcff3f53.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"ÇANTAMDA BULUNAN GAZ, GÜVENLİK GEREKÇESİYLE BULUNUYORDU"</b></p><p>Öte yandan tutuklanan şahıs Nahit Y.'nin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Şahıs ifadesinde, arkadaşının bir duruşmasına 'tanık' sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldiğini söyleyerek, "Girişte bütün üst aramalarından geçerek, içeri girdik. Sonrasında danışmadaki görevli bize yanlış geldiğimizi, ek hizmet binasına gitmemiz gerektiğini söyledi. Aynı gün saat 15.05 sıralarında ek hizmet binasına gittik. Girişte elimde bulunan çantayı cihaza bıraktım. Cihaza bıraktıktan sonra görevliler tekrar geçmemi istedi. Tekrar geçirdim, çantamda biber gazı olduğunu söylediler. Sonrasında gazı çıkardım, görevliler 'kalem de var' dediler. Ben de, 'evet var' dedim. Ben, malzemelerin masada kalacağını düşünerek, yola devam ettim. Asansöre ilerlediğim sırada beni geri çağırdılar. Çantamda bulunan gaz, güvenlik gerekçesiyle bulunuyordu" diye konuştu.  </p><p><b>"SİTE HAVUZU CAMINA FİLM SİPARİŞİ VERMİŞTİK, BU FİLMLERİ YAPIŞTIRDIKTAN SONRA KENARLARINI KESMEK İÇİN YANINDA NEŞTER GÖNDERMİŞLERDİ"</b></p><p>Şüpheli ifadesinin devamında emekli olduğunu ve oturduğu sitede çevre işlerine baktığını belirterek, "Oturduğum sitenin çevre işlerini yaparım. Site havuzu camına film siparişi vermiştik, bu filmleri yapıştırdıktan sonra kenarlarını kesmek için yanında neşter göndermişlerdi, bu neşter burada kaldı. Ayrıca el çantamda bulunan kalem şeklindeki silah ise bir arkadaşım tarafından 1996 ile 1997 yılları arasında verilmişti. Bana bunu verirken, 'abi bu kuru sıkı tabanca kalemi' dedi. Kalem şeklinde olduğu için yıllarca çantamda kalmış. Adliyeye girerken, bana gösterdiklerinde durumu anladım. Bu kalem şeklinde kuru sıkıyı hiç kullanmadım, fişeği de yoktur, nasıl çalıştığını dahi bilmem. Benim iki adet çantam vardır, bugün adliyeye gelirken, eşimden çantamı istedim, o da kullanmadığım bu çantayı vermiş. Evde 27 yaşında takıntı hastası oğlum var, o yüzden evde bu tarz eşyalar bulundurmayız" ifadelerini kullandı. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kalem-silah-ile-adliye-bi-659_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kadir-inanirin-ablasi-altun-arica-fatsada-son-yolculuguna-ugurlandi-281150</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır'ın ablası Altun Arıca Fatsa'da son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sanatçı Soner Arıca ile Levent İnanır ve merhum milli futbolcu Erdoğan Arıca'nın annesi, aktör Kadir İnanır'ın ablası Altun Arıca, Ordu'nun Fatsa ilçesinde düzenlenen töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadir İnanır'ın ablası Altun Arıca Fatsa'da son yolculuğuna uğurlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rahatsızlığı nedeniyle bir süredir Fatsa ilçesindeki özel bir hastanede tedavi gören Altun Arıca (95), dün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73272701-24062026d67b3c38.jpg"/> Sanat, sinema ve spor dünyasına önemli isimler kazandıran köklü bir ailenin büyüğü olan Altun Arıca'nın vefatı, Fatsa'da ve sevenleri arasında derin üzüntüye neden oldu. Altun Arıca için Fatsa ilçesindeki Hz. Hamza Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Acılı günde sanatçı Soner Arıca ve aile fertleri taziyeleri kabul ederken, yakınları ve dostları aileyi yalnız bırakmadı. Öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Altun Arıca'nın cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.<p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/b8fd94c638e84965aaa7-240620268e2635fb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Cenaze törenine Soner Arıca, aile yakınları, ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73272703-240620264f29f1db.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kadir-inanirin-ablasi-alt-885_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tbmm-baskani-kurtulmus-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-tarafindan-kabul-edildi-281149</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki temaslarına devam ediyor. Kurtulmuş, temasları kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Aliyev görüşmede, TBMM Başkanı'nın İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Devletler Parlamento Birliği (İSİPAB) Konferansı'nın 20'nci oturumuna katılımının önemine değindi. Gelecekte Azerbaycan'da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çerçevesinde diğer etkinliklerin de düzenleneceğini belirten Aliyev, İslam ülkeleri arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesinin önemini vurguladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73275603-240620260eb14ddb.jpg"/><p>Kabulden ve İSİPAB Konferansı'nın 20'nci oturumunun yüksek düzeyde organize edilmesinden dolayı teşekkür eden Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını Aliyev'e iletti. Aliyev, selamlar için teşekkür ederek, kendi selamlarının da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletilmesini rica etti. Kurtulmuş ayrıca, Bakü'de gerçekleştirilen etkinliğin İİT çerçevesinde ortaklığın geliştirilmesi açısından önemini vurgulayarak, Aliyev'in etkinlik katılımcılarına hitaben gönderdiği mesajın zengin içerikli olduğunu söyledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73275602-24062026423d0726.jpg"/><p>Görüşmede, Şuşa Beyannamesi'nin önemine değinilerek, ülkeler arasındaki kardeşlik ve müttefiklik ilişkilerinin tüm alanlarda, parlamentolar arası işbirliği dahil olmak üzere, başarıyla geliştiği ifade edildi. Dünyada Azerbaycan-Türkiye birliği ve kardeşliğinin benzerinin bulunmadığı belirtilerek bunun ortak bir değer olduğu kaydedildi. Ülkeler arasındaki dostluk ve kardeşliğin, Güney Kafkasya bölgesinde barış ve güvenliğin sağlanmasında önemli bir unsur olduğu vurgulandı. Görüşmenin devamında, yasama organları arasındaki mevcut iş birliği ve bunun daha da geliştirilmesine yönelik perspektifler ele alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73275604-24062026c76c93a7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tbmm-baskani-kurtulmus-az-227_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/7-bin-liralik-aidat-artisi-mahkemelik-oldu-kat-maliklerinden-seffaflik-ve-usulsuzluk-iddiasi-281148</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 bin liralık aidat artışı mahkemelik oldu, kat maliklerinden şeffaflık ve usulsüzlük iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde bulunan lüks bir rezidansta 20 bin TL'ye çıkarılan aidatlar ve 100 bin TL'lik ek ödeme talebi yargıya taşındı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 bin liralık aidat artışı mahkemelik oldu, kat maliklerinden şeffaflık ve usulsüzlük iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kat maliklerinden Hediye Hin, gelir-gider kalemlerinin şeffaf açıklanmadığını, toplantı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğunu ve bazı aidat borçlarında indirim yapıldığını öne sürdü. Mahkeme dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verirken, duruşma sonrası konuşan rezidans sakini Hediye Hin, yaklaşık 6 milyon TL'lik aidat borcunda indirim yapıldığı iddiasına tepki göstererek, "Benim ödediğim paranın, aidatını ödemeyenlere hediye edilmesini asla kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.</p><p>Antalya'da lüks konutlarda yaşanan aidat artışı tartışması yargıya taşındı. Konyaaltı ilçesinde bulunan lüks bir rezidansta yaşayan Hediye Hin, aidatların 13 bin TL'den 20 bin TL'ye çıkarılması ve ayrıca 100 bin TL ek ödeme talep edilmesi üzerine site yönetimine karşı dava açtı. Hin, yüksek aidat artışının yanı sıra siteye ait gelir-gider kalemlerinin şeffaf şekilde açıklanmadığını, bazı aidat borçlarında indirim yapıldığını ve toplantı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğunu iddia etti. Davaya ilişkin duruşma Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya kat malikleri ile taraf avukatları katıldı. Tarafların beyanlarının alınmasının ardından mahkeme, ara kararını açıkladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73277801-240620268393cd8d.jpg"/><p><b>MAHKEMEDEN BİLİRKİŞİ KARARI</b></p><p>Mahkeme, dava konusu siteye ait karar defteri, toplantı çağrı belgeleri ve hazirun cetvelinin dosyaya sunulması için davalı tarafa 2 haftalık kesin süre verdi. Belgelerin dosyaya kazandırılmasının ardından dosyanın Kat Mülkiyeti Kanunu alanında uzman bilirkişiye gönderilerek rapor alınmasına hükmedildi. Bu aşamada tanık dinlenmesinin yargılamaya katkı sağlamayacağına karar veren mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.  </p><p><b>"BÜTÇE VE BİLANÇO OLMADAN AİDAT BELİRLENDİ"</b></p><p>Duruşmanın ardından açıklama yapan rezidans sakinlerinden Hediye Hin, 5 Ocak 2026 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında karar defterinin hazır bulunmadığını öne sürdü. Hin, toplantıda ocak ayı için 120 bin TL ödeme talep edildiğini, sonraki aylar için ise aidatın 20 bin TL olarak belirlendiğini söyledi. Aidat kararının bütçe ve bilanço olmadan alındığını iddia eden Hin, "5 Ocak 2026 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldı. Toplantıda karar defteri hazır değildi. Ocak ayında 120 bin TL aidat toplandı, diğer aylar için de aidat 20 bin TL olarak belirlendi. Ancak bu belirleme, bütçe ve bilanço olmadan yapıldı" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/a1cc56f7d3d04e77a854-24062026bd6b4367.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"ASANSÖRLER, SULAR, ELEKTRİKLER VE KLİMALAR KAPATILDI"</b></p><p>Talep edilen ödemenin tahsil edilebilmesi için sitede bazı hizmetlerin kesildiğini ileri süren Hin, "120 bin TL'nin toplanabilmesi için asansörler, sular, elektrikler ve klimalar kapatıldı. Sitede mahrumiyet oluştu. Bunların tamamı da video kayıtlarıyla belgelendi" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73277802-240620268169cdc4.jpg"/><p><b>"BORÇLARIN DÜŞÜRÜLMESİNİ KABUL ETMİYORUM"</b></p><p>Sitede bazı kişilerin ödemediği aidat borçlarıyla ilgili de olağanüstü toplantıda indirim kararı alındığını iddia eden Hin, bu duruma yasal şerh koyduğunu ve konuyu mahkemeye taşıdığını belirtti. Hin, "Sitemizde belli bir grubun ödemediği, yaklaşık 6 milyon TL'ye yakın aidat borcu bulunuyor. Olağanüstü toplantıda bu borçlarda indirim yapılmasına karar verildi. Ancak ben bununla ilgili gerekli yasal şerhimi koydum ve konuyu mahkemeye taşıdım. Kat Mülkiyeti Kanunu ve kişisel haklar gereği böyle bir kararın kabul edilebilir tarafı yok. Benim ödediğim paranın, aidatını ödemeyenlere hediye edilmesini asla kabul etmiyorum. Davamın sonuna kadar takipçisi olacağım" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"TOPLANAN PARALARIN NEDEN FAİZDE OLDUĞUNU SORACAĞIZ"</b></p><p>Site adına toplanan paraların da faiz hesabında değerlendirildiğini öne süren Hin, bu konunun da yargılama sürecinde açıklığa kavuşmasını isteyeceklerini söyledi. Hin, "Site adına toplanan paraların, faiz kararı alınmaksızın fonlara yatırılıp işletildiğini öğrendik. Borç adı altında toplanan paranın neden faizde olduğunu hukuk önünde soracağız. Aynı zamanda toplanan vekâletlerin usulüne uygun olup olmadığının tespitini de mahkemeden talep edeceğiz" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/luks-rezidansta-aidat-kri-827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/demokratik-kongo-cumhuriyetinde-bilinmeyen-hastalik-14-can-aldi-281147</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde bilinmeyen hastalık 14 can aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin batısındaki Mokolo-Biala köyünde, henüz nedeni tespit edilemeyen ölümcül bir hastalık 19 gün içinde 14 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Köyde büyük panik yaşanırken, yetkililer acil müdahale çağrısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde bilinmeyen hastalık 14 can aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin batısında yer alan Mokolo-Biala köyünde, nedeni henüz tespit edilemeyen ölümcül bir hastalık 19 gün içinde 14 kişinin ölümüne neden oldu. Olay, bölge genelinde büyük endişe yaratırken, köy sakinleri bilinmeyen hastalığın etkisiyle evlerini terk etmeye başladı. Hastalığın ilk belirtilerinden sonra ölümün çok hızlı gerçekleşmesi, halk arasında paniğe yol açtı ve yetkilileri harekete geçirdi.</p><h3>Milletvekili Openi'den Sağlık Bakanlığı'na acil müdahale çağrısı</h3><p>Bölgedeki gelişmeler hakkında açıklama yapan yerel milletvekili Jacques Ilunga Openi, Mokolo-Biala köyünde yaşanan ölümlerin ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Openi, merkezi yönetim ve Sağlık Bakanlığı'nın derhal devreye girmesi gerektiğini belirtti. Milletvekili, vakaların artışının önüne geçilmesi ve hastalığın kaynağının belirlenmesi için laboratuvar testlerinin hızlandırılmasını istedi. Ayrıca, köyde yaşayanların güvenliği için acil önlemler alınması gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Gizemli hastalık köyde korku ve göç dalgası yarattı</h3><p>Mokolo-Biala'da ortaya çıkan gizemli hastalık, köyde yaşayanların günlük hayatını derinden etkiledi. Şiddetli baş ağrısı, karın ve diz ağrıları ile kusma gibi belirtiler gösteren hastalar, ilk belirtilerden sonra bir gün içinde hayatını kaybedebiliyor. Bu hızlı ölüm riski nedeniyle, birçok kişi köyü terk etti. Yerel sağlık ekipleri, hastalığın nedenini ortaya çıkarmak için örnekler topladı ve laboratuvar incelemelerine başladı. Köydeki ölüm vakalarının artması, bölgedeki diğer yerleşim yerlerinde de tedirginliğe yol açtı.</p><p>Yetkililer, Mokolo-Biala'daki durumu yakından izliyor. Sağlık Bakanlığı'nın laboratuvar sonuçlarını açıklaması ve gerekli önlemleri hızla uygulamaya koyması bekleniyor. Olayın bölgeye yayılmaması için çalışmalar sürerken, köydeki belirsizlik ve korku devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/demokratik-kongo-cumhuriy-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/osmaniyede-kaza-geciren-uzman-cavus-ali-akcay-dugun-gununu-goremedi-281146</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de kaza geçiren uzman çavuş Ali Akçay, düğün gününü göremedi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde kamyonetle çarpışan otomobilin sürücüsü Ali Akçay, hastanede hayatını kaybetti. Uzman Çavuş Akçay'ın 26 Haziran Cuma günü Sumbas'ta düğününün yapılacağı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osmaniye'de kaza geçiren uzman çavuş Ali Akçay, düğün gününü göremedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Kadirli-Sumbas kara yolu Alibeyli Yol Kavşağı'nda meydana geldi. Ali Akçay yönetimindeki 06 FVC 247 plakalı otomobil ile sürücüsü öğrenilemeyen kamyonet çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsü Uzman Çavuş Ali Akçay ile kamyonette bulunan Yalçın K. de yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla Kadirli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ağır yaralı Akçay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken Yalçın K.'nin tedavisinin sürdüğü öğrenildi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/126872063324474a84ac-240620269b639013.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Ağrı'nın Diyadin ilçesinde görev yaptığı öğrenilen Uzman Çavuş Ali Akçay'ın, 26 Haziran Cuma günü Sumbas ilçesi Gaffarlı köyündeki baba evinde düğününün yapılacağı öğrenildi.  </p><p>Kazayla ilgili jandarma ekiplerince soruşturma başlatıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73278001-240620264bf7467d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/osmaniyede-kaza-geciren-u-870_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>