<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/baede-balistik-fuze-alarmi-tam-teyakkuz-ve-hazirlik-halindeyiz-287904</link>
      <pubDate>2026-08-18T20:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BAE'de balistik füze alarmı: Tam teyakkuz ve hazırlık halindeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran yönünden BAE'ye doğru fırlatılan 2 balistik füze, ülkenin hava savunma sistemleri tarafından tespit edilerek BAE kara suları ve çevresinde etkisiz hale getirildi. Sıcak gelişmenin ardından açıklama yapan BAE Savunma Bakanlığı, ülkenin güvenliğini ve egemenliğini korumak adına ordunun "tam teyakkuz ve hazırlık" durumuna geçtiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BAE'de balistik füze alarmı: Tam teyakkuz ve hazırlık halindeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BAE Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, füzelerden ilkinin ülkenin kara suları dışında, ikincisinin ise ülkenin kara sularında düştüğü belirtildi.</p><p>Açıklamada, bakanlığın her türlü tehditle mücadele etmek ve ülkenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlere kararlılıkla karşı koymak için &quot;tam teyakkuz ve hazırlık&quot; halinde olduğu ifade edildi.</p><p>Ülkenin egemenliği, güvenliği ve istikrarının korunmasının yanı sıra ulusal çıkar ve kaynakların güvence altına alınmasının hedeflendiği kaydedildi.</p><p>Açıklamada, halktan tüm haberleri ülkedeki resmi kaynaklardan takip etmeleri ve söylenti ile yanlış bilgilere itibar etmemeleri istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/baede-balistik-fuze-alarm-807_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/komsuda-milyar-dolarlik-firsat-kalkinma-yolu-ve-metro-projeleri-icin-turk-devlerini-davet-ettiler-287903</link>
      <pubDate>2026-08-18T20:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Komşuda milyar dolarlık fırsat: Kalkınma yolu ve metro projeleri için Türk devlerini davet ettiler]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bölge ülkesinde başlayan dev kalkınma hamlesi kapsamında havalimanları, demir yolu hatları, metro ve altyapı projeleri için düğmeye basıldı. Ülke yönetimi, milyar dolarlık stratejik yatırımlar ve dev projelerin hayata geçirilmesi için Türk şirketlerini pazara davet etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Komşuda milyar dolarlık fırsat: Kalkınma yolu ve metro projeleri için Türk devlerini davet ettiler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Irak Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre Zeydi, Irak'ı ziyaret eden Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ile beraberindeki yetkililer ve iş insanlarından oluşan heyeti kabul etti. <br></p><p>Görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik ve yatırım alanlarındaki işbirliği imkanları ile ortaklığın güçlendirilmesi ve Türk şirketlerinin Irak'taki çeşitli kalkınma sektörlerinde stratejik projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlaması ele alındı. <br></p><p>Irak'ın çok ciddi bir kalkınma sürecinden geçtiğini belirten Zeydi, "Türk şirketlerini ülkedeki mevcut yatırım fırsatlarından yararlanmaya davet ediyorum." dedi. <br></p><p>Irak'ın yeni bir kalkınma sürecinden geçtiğine vurgu yapan Zeydi, bu kapsamda havaalanlarının inşası ve işletilmesi, Kalkınma Yolu Projesi çerçevesinde demir yolu hatlarının hayata geçirilmesi, Necef ile Kerbela kentlerini birbirine bağlayacak metro hattının kurulması ve elektrik enerjisi sektöründeki yatırımların öne çıktığını aktardı. <br></p><p>Zeydi ayrıca termik santraller ve güneş enerjisi projelerinin yanı sıra barajların inşası ve tarım sektörünün geliştirilmesi alanlarında da önemli yatırım fırsatlarının bulunduğunu söyledi.<br></p><p>Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elvan&#39;ın ise büyük Türk şirketlerinin Irak pazarına girerek yatırım yapmaya hazır olduğunu ifade ettiği aktarıldı.<br></p><p>Irak'taki yatırım ortamına yönelik güvenin giderek arttığını belirten Elvan&#39;ın Irak hükümetinin kalkınma süreçlerini desteklemek ve ekonomik büyümeyi sağlamak amacıyla sunduğu kolaylıkların yatırımcılar açısından önemli olduğunu dile getirdiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/komsuda-milyar-dolarlik-f-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chp-kaderine-terk-etmisti-bakanlik-devreye-girdi-izmit-korfezi-can-buldu-287902</link>
      <pubDate>2026-08-18T19:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP kaderine terk etmişti: Bakanlık devreye girdi İzmit Körfezi can buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'nin ihmal ettiği İzmit Körfezi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle kapsamında yapılan temizlik ve kurtarma hamlesiyle can buldu. Körfezde başlatılan tarihi temizlik seferberliğiyle su altı yaşamı ve ekosistem yeniden canlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP kaderine terk etmişti: Bakanlık devreye girdi İzmit Körfezi can buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle İzmit Körfezi'nde yürütülen dip çamuru  temizliği çalışmaları, su altı ekosistemindeki biyoçeşitliliği artırdı. Hayata geçirilen "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi" ve ileri biyolojik arıtma yatırımlarıyla su altı yaşamındaki hareketliliğin arttığı Değirmendere sahilinde gerçekleştirilen dalışlarda, bir yıl aradan sonra yeniden denizatı görüntülendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/=YxKXIVaDURKrU9WHUpKXERanERKnYdKLU.aXYdS7EJWXEFa3ENarEFGXEZWPUhaLUtKrU5WDU1KbQ9az.jpg"/><p>Bölgede yapılan son dalışlarda denizatının yanı sıra kırlangıç balığı, ıstakoz, deniz kestanesi ve çeşitli mercan türlerinin popülasyonunda da artış gözlemlendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/=YhS_IVabQ5WfYRG_UpG7U5G3ERKnYdKLQ9GLYdKbA5G_U9a3EFabEVC7EZKLUJaXQ5W3EFWHU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"DENİZ CANLILARI YENİDEN YUVALARINA DÖNDÜ"</b></p><p>Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) Başkanı Murat Kulakaç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, deniz canlılarının yeniden İzmit Körfezi'ne dönmeye başladığını aktardı. Kulakaç, "İzmit Körfezi eskiden sırtımızı döndüğümüz bir denizdi. Artık iyileştirme çalışmalarıyla yüzümüzü döndük, yüzmeye ve dalış yapmaya başladık. Su altındaki canlı yaşamının hızlı şekilde arttığını gözlemliyoruz. Sanki buranın sakinleri olan deniz canlıları, tekrar yuvaları olan İzmit Körfezi'ne geri dönmeye başladı. Dev kırlangıçlar, ıstakozlar bizim için çok önemli. Çünkü denizde asit seviyesi arttığında kabuklu canlıların yaşama şansı yok. Bu nedenle yuvalarını terk etmişlerdi. Artık denizdeki iyileşmeyle birlikte hızlı şekilde yuvalarına geri döndüler. Biz de bunları su altında görüntülüyoruz. Bu da bizi çok mutlu ediyor. İzmit Körfezi, Türkiye'nin en canlı denizlerinden birisi olduğunu söyleyebilirim. Anemonlar, taşlı mercanlar, kırlangıçlar, lüfer balıkları, zaman zaman orkinoslar, palamut, istavrit, mezgit, barbun ve jumbo karidesleri artık çok sık görüyoruz. Deniz temizliğinin göstergesi olan canlı yaşamı ve bitki örtüsü de inanılmaz bir şekilde artış göstermeye başladı. Bu da hem dalıcı olarak hem de bölge sakini olarak bizi çok mutlu ediyor" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/=YdWrUVGHUtWnYRWnUpWLU5GzA5KnYdWXU.aHYdKbYVWnEJa3ENC_EJC7YpWDUNafINWrYZS_U1KbQ9az.jpg"/><p><b>"DEĞİRMENDERE'DE CANLI YAŞAMIN ARTTIĞINI ÇOK NET ŞEKİLDE GÖZLEMLİYORUZ"</b></p><p><b>Kulakaç, dip çamuru temizliği çalışmalarının balıkların yeniden yuvalanmasında büyük etkisi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:  </b></p><p>"İleri biyolojik arıtma tesisleri çok önemli. Ciddi bir insan baskısı var. Sanayi şehri ve yoğun insan hareketliliği söz konusu. Buna rağmen denizden ve bölgeden kazandıklarımızı deniz temizliği için yerel yönetimler ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ciddi anlamda destekliyor. Dip çamuru temizliğinin de bunda etkili olduğunu düşünüyorum. Yılların birikimi olan kirlilikler çekildiği anda balıklar tekrar yuvalanmaya başladı. Biz Değirmendere'de canlı yaşamın arttığını çok net bir şekilde gözlemliyoruz. Her geçen gün daha iyiye gidiyor. Eğer bu şekilde korursak daha da iyi olacak."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/=YdWvURC7Q9W3YNS_UpKHU5GvEVKnYdKTUhaDYdS_YNWDYRa3YBGrEVGXY.WrIJabINWnEJWPU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"DENİZ KESTANESİ VARSA SU KALİTESİ İYİ DEMEKTİR"</b></p><p>Su kalitesinin göstergesi sayılan canlı türlerindeki artışa dikkati çeken Kulakaç, "Bir denizde en küçük canlıdan en büyük canlıya kadar farklı türleri görebiliyorsanız besin zinciri doğru çalışıyor ve yaşam döngüsü devam ediyor demektir. Son yıllarda yumuşak mercanlar, deniz patatesleri ve özellikle deniz kestanelerinde ciddi artış var. Deniz kestanelerinin artışı son dönemde o kadar fazla oldu ki toplanmasına izin verdiler. Biz çok karşı çıkmıştık. Bunlar indikatör tür dediğimiz canlılar. Deniz temizliğinin göstergesidir. Deniz kestanesi varsa su kalitesi iyi demektir. Denizde asit seviyesi arttığında karbonat yapısına sahip kabuklu canlılar kabuklarını kaybederek hayatlarını kaybediyor veya bölgeyi terk ediyor. Bunun en iyi göstergesi ıstakozlar. Artık Değirmendere'de hemen hemen her dalışımızda 2-3 ıstakoz görüyoruz. Bu bizi çok sevindiriyor" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/=YJWTUBaDE9S7A5WPUpWPYJGnYBKnYdWvE5GHYdKbYFKXEBa3YNajYFaPY1WHIRabUBWnU5WjU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"DENİZ VE DERELERİMİZİ KORUYALIM"</b></p><p>Deniz ve derelerin çöp alanı olmadığını hatırlatan Kulakaç, plastik ile cam atıkların yanı sıra bahçelerde kullanılan tarım ilaçlarının yer altı sularına karışarak denize ulaştığını ve canlılara zarar verdiğini belirterek, vatandaşları atık bertarafı ve kimyasal kullanımı konusunda dikkatli olmaya çağırdı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/=YZWDU.W7IVKnEJKPUpWTYFanYBKnYdWXE9GLYdKbYVWjYBa3YJG3U9GDY.WTE5GXE9WrEFWLU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/chp-kaderine-terk-etmisti-312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-isim-yeni-partili-vekil-merici-bicakladi-durumu-kritik-287901</link>
      <pubDate>2026-08-18T19:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li isim Yeni Partili vekil Meriç'i bıçakladı: Durumu kritik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep Valisi Çeber, Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'in uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaralandığını bildirdi. Saldırıyı, eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'in gerçekleştirdiği ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li isim Yeni Partili vekil Meriç'i bıçakladı: Durumu kritik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Valisi Çeber, milletvekili Meriç'in kent merkezinde bıçaklı saldırıya uğradığını söyledi.</p><p>Saldırının ardından Meriç&#39;in hastaneye kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını belirten Çeber, &quot;Konuyu titizlikle takip ediyoruz. Ümit ederim ki milletvekilimizi kısa zamanda aramızda görürüz.&quot; dedi.</p><p>Merkez Şahinbey ilçesi Akkent Mahallesi'nde saldırıya uğrayan ve durumunun ciddi olduğu öğrenilen Meriç'in Gaziantep Şehir Hastanesi'nde ameliyata alındığı belirtildi.</p><p>Saldırganın önceki dönem CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. olduğu ve arandığı bildirildi.</p><p><b>TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ'TAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJI</b></p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meriç'in uğradığı bıçaklı saldırıyı kınayarak geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><p><b>Kurtulmuş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</b></p><p>Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'e yönelik saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</p><p>Şiddetin hiçbir gerekçesi, mazereti ve meşruiyeti olamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak her türlü şiddetin karşısında durmaya devam edecek; saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/chpli-isim-yeni-partili-v-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/soke-milas-yolu-kan-golune-dondu-katliam-gibi-kazada-cok-sayida-olu-ve-yarali-var-287900</link>
      <pubDate>2026-08-18T19:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Söke-Milas yolu kan gölüne döndü: Katliam gibi kazada çok sayıda ölü ve yaralı var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'dan Bodrum'a seyir halinde olan yolcu otobüsü, Söke-Milas kara yolunda demir yüklü tırla çarpıştı. Kazada otobüs şoförü dahil 3 kişi hayatını kaybederken, 3'ü ağır 17 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Söke-Milas yolu kan gölüne döndü: Katliam gibi kazada çok sayıda ölü ve yaralı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamit Torun&#39;un kullandığı İstanbul-Bodrum seferini yapan Villa Seyahat firmasına ait 34 MAA 824 plakalı yolcu otobüsü, Söke-Milas kara yolunda aynı yönde ilerleyen İlter D. yönetimindeki 48 YL 810 plakalı demir yüklü tırla çarpıştı.</p><p>112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne yapılan ihbar üzerine kaza yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi.</p><p>Otobüs şoförü Torun ile yolculardan Mustafa Saydam kaza yerinde hayatını kaybetti.</p><p>Kazada yaralanan 18 kişi sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan sağlık durumu ağır olan 3 kişiden Songül Demir de ilçedeki özel hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>Milas Kaymakamı Vural Karagül de bölgeye gelerek kazayla ilgili bilgi aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/soke-milas-yolu-kan-golun-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-bae-arasinda-orta-dogu-gundemi-trump-kritik-telefonu-acti-287899</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD-BAE arasında Orta Doğu gündemi: Trump, kritik telefonu açtı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele aldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD-BAE arasında Orta Doğu gündemi: Trump, kritik telefonu açtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump ile BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, telefonda görüştü. BAE basınında yer alan haberlerde, liderlerin görüşmede iki ilişkileri ve Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele aldıkları ifade edilerek, liderlerin bölgedeki mevcut duruma ilişkin görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/abd-bae-arasinda-orta-dog-667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287898</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/insanlik-disi-proje-tuyleri-diken-diken-etti-infazlari-izlemek-icin-ozel-salon-yapacaklar-287898</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsanlık dışı proje tüyleri diken diken etti: İnfazları izlemek için özel salon yapacaklar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail'de onaylanan idam yasasının ardından uluslararası kamuoyunda infiale neden olacak bir proje devreye sokuldu. Kurulacak yeni cezaevi tesisinde infazların aileler tarafından izlenmesi için özel alanlar tasarlanacağı ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsanlık dışı proje tüyleri diken diken etti: İnfazları izlemek için özel salon yapacaklar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail İ24 haber kanalının haberine göre, İsrail&#39;in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail&#39;de idam mahkumlarına özel ilk koğuşun kurulması planlarını açıkladı.</p><p>Ben-Gvir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, hükümetin &quot;terör suçlularının cezaevi koşullarının ağırlaştırılmasına&quot; yönelik taahhütlerini yerine getirdiğini ve bu kişilere uygulanacak idam cezasının yasalaştırılması yönünde adım atıldığını söyledi.</p><p>İdam mahkumları koğuşunun ve infaz tesisinin kurulmasının bu süreçte atılan yeni bir adım olduğunu ifade eden Ben-Gvir, İsrail&#39;in &quot;tarih yazdığını&quot; ileri sürdü.</p><p>Mahkumların idamı ve ilgili tesisin inşası projesi aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) partisinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında planlanıyor.</p><p>Projenin basına yansıyan ayrıntılarında, kurulacak tesiste, saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailelerinin infazı izleyebilmelerine imkan tanıyacak özel gözlem salonlarının bulunacağı belirtiliyor.</p><p>İsrail parlamentosu idam cezasının infazına ilişkin yasa tasarısını geçen mart ayında onaylamıştı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/insanlik-disi-proje-tuyle-370_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287897</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arap-dunyasindan-israile-ortak-ofke-alcakca-saldiri-cezasiz-kalmamali-287897</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arap dünyasından İsrail'e ortak öfke: Alçakça saldırı cezasız kalmamalı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ürdün, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan; İsrail savaş uçaklarının İdlib'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'nı bombalamasını kınadı. Saldırıyı "alçakça bir ihlal" olarak niteleyen ülkeler, İsrail'in bölge güvenliğini baltalayan hukuk dışı eylemlerine derhal son verilmesini istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arap dünyasından İsrail'e ortak öfke: Alçakça saldırı cezasız kalmamalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#39;in, İdlib&#39;teki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı&#39;na saldırı düzenlemesinin Suriye&#39;nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu belirtildi.</p><p>İsrail&#39;in &quot;gerekçesiz düşmanca saldırısının&quot; kınandığı açıklamada, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanarak, İsrail&#39;in Suriye&#39;nin güvenlik ve istikrarını hedef alan saldırılarının son bulması gerektiği bildirildi.</p><p><b>KATAR</b></p><p>Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da İsrail&#39;in İdlib&#39;e saldırısı kınanarak, bu saldırıların Suriye&#39;nin egemenliği ile toprak bütünlüğünün, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Sözleşmelerinin açık bir ihlali olduğu belirtildi.</p><p>İsrail&#39;in bölge ülkelerinin egemenliğini cezasız bir şekilde ihlal etmeyi sürdürmesinin, güç kullanarak kendi planlarını dayatma ve uluslararası meşruiyeti küçümseme yaklaşımını ortaya koyduğu belirtildi.</p><p>Hesap verebilirliğin ve caydırıcılığın olmamasının İsrail&#39;i ihlallerini sürdürmeye teşvik ettiği, güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği ve bölgeyi daha geniş bir gerilim sarmalına sürüklediği konusunda uyarıda bulunuldu.</p><p><b>KUVEYT</b></p><p>Kuveyt Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İdlib&#39;teki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı&#39;na yönelik İsrail saldırısının Suriye&#39;nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği ve bölgenin güvenliğini baltaladığı kaydedildi.</p><p>Uluslararası topluma yönelik yapılan çağrıda İsrail ordusunun Suriye&#39;ye tekrar eden saldırılarının durdurulması için üzerine düşeni yerine getirmesi istendi.</p><p>Açıklamada ayrıca Kuveyt devletinin Suriye&#39;nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarını değişmez bir şekilde desteklemeyi sürdürdüğü belirtildi.</p><p><b>SUUDİ ARABİSTAN</b></p><p>Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada İsrail saldırısını &quot;en şiddetli ifadelerle kınadığını&quot; belirtti. </p><p>Açıklamada, İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı&#39;na yönelik saldırının uluslararası hukuka ve Suriye devletinin egemenliğine karşı açık bir ihlal olduğu kaydedildi.</p><p>Ayrıca açıklamada, Suudi Arabistan&#39;ın &quot;bu alçakça saldırıyı reddettiği&quot; ve &quot;uluslararası topluma, İsrail tarafından uluslararası örf ve hukuka yönelik ihlallerini sonlandırması için harekete geçmesi&quot; çağrısı yaptığı ifade edildi.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye&#39;nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı&#39;na saldırı düzenlemişti.</p><p>Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.</p><p>Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı&#39;na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/arap-dunyasindan-israile--476_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287896</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/2-gundur-kayipti-54-yasindaki-adamdan-yurekleri-yakan-haber-287896</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2 gündür kayıptı: 54 yaşındaki adamdan yürekleri yakan haber]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Şile'de arkadaş grubuyla girdiği denizde boğulma tehlikesi geçirip gözden kaybolan 54 yaşındaki Abdurrahman M.'den acı haber geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2 gündür kayıptı: 54 yaşındaki adamdan yürekleri yakan haber]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karakiraz Mahallesi&#39;ne bağlı İncekum&#39;daki bir koyda, 16 Ağustos&#39;ta, beraber geldiği 4 kişiyle denizde boğulma tehlikesi yaşayıp bir anda gözden kaybolan Abdurrahman M&#39;yi arama çalışmaları tamamlandı.</p><p>Sahil Güvenlik, itfaiye, cankurtaran ekiplerince 2 gündür aranan Abdurrahman M'nin cansız bedeni koyun yakınlarında bulundu.</p><p>Cenaze, işlemlerin ardından Adli Tıp Kurumunun morguna kaldırıldı.</p><p><b>OLAY</b></p><p>Karakiraz Mahallesi&#39;ne bağlı İncekum&#39;da bulunan koya beraber gelip, denize giren bazı kişiler boğulma tehlikesi yaşamıştı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, itfaiye, sağlık ve cankurtaran ekipleri sevk edilmişti.</p><p>Grupta bulunan 4 kişi ekiplerin çalışmasının ardından kurtarılırken açığa sürüklenen Abdurrahman M. (54) ise gözden kaybolmuştu.</p><p>Sahil Güvenlik ve itfaiye ekipleri, helikopter destekli arama çalışması başlatmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/2-gundur-kayipti-54-yasin-582_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287895</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adli-tip-raporu-dosyaya-girdi-ultraslan-tribun-lideri-sirinin-iddiasi-coktu-287895</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adli tıp raporu dosyaya girdi: Ultraslan tribün lideri Şirin'in iddiası çöktü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yasa dışı bahis soruşturmasında kritik raporda sona gelindi. Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı toksikolojik inceleme, ultrAslan lideri Muzaffer Şirin'in savcılıktaki beyanlarını yalanladı. İşte soruşturmanın seyrini değiştiren o raporun detayları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adli tıp raporu dosyaya girdi: Ultraslan tribün lideri Şirin'in iddiası çöktü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından Ultraslan lideri Muzaffer Şirin hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan toksikolojik incelemenin sonucu belli oldu. İncelemede, Şirin'in saç örneğinde amfetamin ve metamfetamin tespit edildi.  </p><p>Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede Şirin'den alınan saç örneğinde uyuşturucu madde olarak değerlendirilen amfetamin ve metamfetamin bulunduğu belirlendi.  </p><p>Şirin, soruşturma kapsamında daha önce savcılıkta verdiği ifadede uyuşturucu madde kullandığı yönündeki suçlamaları kabul etmemişti. Şirin ifadesinde, uyuşturucu madde kullanan ve uyuşturucuyu tribünlere sokmaya çalışan kişilerle mücadele ettiğini savunmuştu.  </p><p>Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan toksikoloji incelemesinde saç örneğinde amfetamin ve metamfetamin tespit edilmesiyle, Şirin'in savcılık ifadesindeki beyanları ile Adli Tıp Kurumu raporu arasındaki çelişki soruşturma dosyasına girdi.  </p><p>Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/adli-tip-raporu-dosyaya-g-429_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287894</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/baltikta-goruldu-rusyanin-gudumlu-fuze-firkateyni-seyirde-287894</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baltık'ta görüldü! Rusya'nın güdümlü füze fırkateyni seyirde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Kuzey Filosu'na bağlı Amiral Kasatonov fırkateyni, Baltık Denizi'nde yeniden göreve başladı. Fehmarn Boğazı'ndan çıkış yaparken tespit edilen güdümlü füze fırkateynine 'Portovoy' adlı gaz tankerinin eşlik ettiği duyuruldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baltık'ta görüldü! Rusya'nın güdümlü füze fırkateyni seyirde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Rusya'nın Kuzey Filosu'na ait güdümlü füze fırkateyni Amiral Kasatonov, Baltık Denizi'nde görevlendirildi. Rus Donanmasından yapılan paylaşımda, "Filo Amirali Kasatonov fırkateyni yeniden denize açıldı. </div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42241913.jpg"/><p>Fırkateyn ve 'Portovoy' adlı gaz tankeri, 17 Ağustos'ta Fehmarn Boğazı'nda Baltık Denizi'nden çıkmak üzere seyrederken görüldü" ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/baltikta-goruldu-rusyanin-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287893</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nefesler-tutuldu-milli-teknoloji-hamlesinde-yildizlarin-yarisi-basladi-287893</link>
      <pubDate>2026-08-18T18:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nefesler tutuldu! Milli Teknoloji hamlesinde yıldızların yarışı başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin vizyon projesi Milli Teknoloji Hamlesi, Siirt'te nefes kesen bir kapışmaya sahne oluyor. En iyi 5 takımın özel davetle katıldığı Savaşan İHA Yıldızlar Kategorisi'nde teknik kontroller tamamlandı. Gökyüzünün şampiyonunu belirleyecek dev mücadele başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nefesler tutuldu! Milli Teknoloji hamlesinde yıldızların yarışı başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baykar yürütücülüğünde TEKNOFEST kapsamında Valilik ev sahipliğinde Siirt Havalimanı&#39;nda 18 Ağustos-3 Eylül&#39;de gerçekleştirilecek organizasyon kapsamında &quot;Savaşan İHA Yıldızlar Yarışması&quot;, &quot;Savaşan İHA Yarışması&quot; ve &quot;Savaşan İHA Avcı Drone Yarışması&quot; kategorilerinde müsabakalar yapılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42242183.jpg"/><p>Bu yıl ikincisi düzenlenen &quot;Savaşan İHA Yıldızlar Yarışması&quot; kategorisiyle başlayan organizasyonun ilk gününde, kurulan stantlarda yazılımından donanımına kadar tamamı gençler tarafından tasarlanan İHA&#39;ların teknik kontrolü yapıldı.</p><p>Bu kategoride &quot;2025 Savaşan İHA Yarışması&quot;nda ilk 5&#39;te yer alan takımlar yarışacak.</p><p>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Siirt Temsilcisi Eda Çavuş, AA muhabirine, yoğun bir katılım beklediklerini belirterek, &quot;Yarışmaya farklı üniversitelerden gelen yarışmacılar, burada geliştirdikleri insansız hava araçlarını belirlenen kurallar çerçevesinde uçuracak ve performanslarını sergileyecek. Şu anda teknik hazırlıklar gerçekleştiriliyor. Yarın müsabakalarla başlıyoruz.&quot; dedi.</p><p>İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) yarışmaya katılan Gökbörü İHA Takımı&#39;nın kaptanı Fatih Kahraman, geçen yıl da katıldıkları yarışmada bu yıl da iddialı olduklarını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42242184.jpg"/><p>Milli savunma hamlesine katkı sağlamak için kendilerini geliştirdiklerini dile getiren Kahraman, &quot;Amacımız milli teknoloji hamlesine destek olmaktır. Hepimiz aynı teknoloji yolunda, milletimizin bayrağının göklerde dalgalanması yolunda çalışıyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>İTÜ&#39;den katılan İTÜNOM İHA Takımı&#39;nın kaptanı Burak Emir Cengiz ise takımın 2014 yılında İTÜ Uçak ve Uzay Fakültesi bünyesinde kurulduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42242191.jpg"/><p>Takımlarının kurulduğu yıldan itibaren TEKNOFEST yarışmalarına her yıl düzenli olarak katıldığını ve çeşitli kategorilerde dereceler elde ettiklerini dile getiren Cengiz, &quot;Bu yarışma sadece 5 takımın özel olarak davet edildiği bir yarışma ve biz de burada yarıştığımız için çok heyecanlıyız. Şu anda da yarışmamızın ilk günü testlere ayrılıyor. Takım olarak bizim rol modelimiz, örnek aldığımız tek insan Selçuk Bayraktar. Kendisini Savaşan İHA Yıldızlar Yarışması&#39;na bekliyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Kılavuz Cici Kuş Takımı&#39;nın kaptanı Yusuf Uçan da yarışmada ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42242193.jpg"/><p>TEKNOFEST kapsamında yapılan yarışmanın önemine değinen Uçan, &quot;Havacılık alanında böyle bir yarışmanın sadece ülkemizde değil, dünyada da pek bir örneği yok. Bu açıdan böyle bir yarışmanın ülkemizde düzenlenmiş olması bizim için çok büyük bir şans. Selçuk Bayraktar ile birlikte başlayan bu serüvene biz de dahil olduk.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42242192.jpg"/><p><b>KURUMLAR HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI</b></p><p>İl Sağlık Müdürlüğü UMKE Birim Sorumlusu Mustafa Selvitepe, TEKNOFEST&#39;in yapılacağı alanda sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve hızlı sunulması amacıyla acil müdahale ünitesi kurulduğunu belirterek, 112 ambulansının yanı sıra 7 kişilik UMKE personelinin alanda görev yapacağını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42242194.jpg"/><p>Türk Kızılay Siirt Şubesi gönüllüleri de alanda vatandaşlara içecek ve çeşitli ikramlarda bulunurken, bazı kurumlar da açtıkları stantlarda ürün, araç ve cihazlarını tanıttı.</p><p>Öte yandan Siirt Belediyesi de 3 Eylül&#39;e kadar 15 Temmuz Demokrasi Meydanı&#39;ndan etkinliğin yapılacağı alana ücretsiz yolcu taşıma hizmeti sunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/nefesler-tutuldu-milli-te-676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gullunun-olumu-iddianamede-hangi-bilgiler-var-287892</link>
      <pubDate>2026-08-18T17:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güllü'nün ölümü iddianamede: Hangi bilgiler var?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un geçen yıl Yalova Çınarcık'taki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Peki, iddianamede hangi detaylar var?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güllü'nün ölümü iddianamede: Hangi bilgiler var?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte Güllü'nün ölümüne ilişkin yargılama sürecinde önemli bir aşama geçildi. Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan yargılanacağı davada, savcılık tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.  </b></p><p>İddianamede olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği, Gül Tut'un yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi.  </p><p><b>Otopsi raporunda 3,53 promil alkol tespit edildi  </b></p><p>İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi. Ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiğini değerlendirdi.  </p><p><b>"Zemin kaygandı" iddiası araştırıldı  </b></p><p>Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da incelendi. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın yaptığı incelemede zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.  </p><p><b>Savcılık dijital delilleri tek tek sıraladı  </b></p><p>İddianamede olay yeri incelemelerinin yanı sıra dijital delillere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporları deliller arasında sıralandı.  </p><p><b>Mesajlaşmalar da delil olarak dosyaya girdi  </b></p><p>Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter'in eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı WhatsApp yazışmalarını da iddianameye delil olarak koydu. Yazışmalarda şüphelinin annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği<b>, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" </b>şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, <b>"Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım"</b> ifadelerini kullandığı aktarıldı.  </p><p>İddianamede ayrıca olay sonrasında bazı <b>WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler</b> olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi.  </p><p><b>Tanık ifadeleri dikkat çekti: "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"  </b></p><p>İddianamede yer alan tanık ifadeleri de dikkat çekti. Tanık M.A., S.D. ve G.Y., olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "<b>Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"</b> dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı.  </p><p>Tanık R.G. ise Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, <b>Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.  </b></p><p>Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia etti.  </p><p>Tanık K. T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.  </p><p><b>Olay gecesinin sesleri saniye saniye incelendi.  </b></p><p>İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporunda, Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra "Malkata" adlı roman havasının çalmaya başladığı, Gül Tut'un <b>"Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya"</b> dediği aktarıldı.  </p><p>Rapora göre Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadığı sırada aralarında fiziksel temas da yaşandı.  </p><p>İddianamede Sultan Nur Ulu'nun ifadesine göre, Tuğyan'ın<b> 'Hadi görüşürüz' </b>dedikten hemen sonra Gül Tut'u kalça alt kısmından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı, Sultan'ın 'Aaa, ay' demesi üzerine Tuğyan'ın 'Ya koş' dediği öne sürüldü.  </p><p><b>"Malkata" şarkısı olayın son anlarına kadar çaldı  </b></p><p>Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, Gül Tut'un çok sevdiği belirtilen "Malkata" şarkısını açmasını istediğini değerlendirdi. Sultan Nur Ulu'nun da telefonundan şarkıyı başlattığı belirtildi.  </p><p>İddianamede, "Malkata"nın düşme anına kadar kesintisiz devam ettiği, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müzik sesinin kesildiği ve kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı kaydedildi.  </p><p><b>Düşme öncesi üç darbe sesi tespit edildi  </b></p><p>Ses kayıtlarının bilirkişi incelemesinde, düşme öncesinde peş peşe üç darbe veya vurma sesi tespit edildiği belirtildi. Raporda ilk sesin hafif, ikinci sesin sert zemine vurma, üçüncü sesin ise daha yumuşak bir zemine veya deriye darbe, vurma ya da sürtme sesi olabileceği değerlendirildi.  </p><p><b>Savcılık fiziksel temas ve düşme sürecini de değerlendirdi  </b></p><p>İddianamede, bilirkişi raporları kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in Gül Tut'a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki değerlendirmeye de yer verildi.  </p><p><b>Sultan Nur Ulu'ya yalan tanıklık davası  </b></p><p>Soruşturma kapsamında Sultan Nur Ulu hakkında da ayrı bir iddianame hazırlandı. Savcılık, Ulu'nun soruşturmanın<b> ilk aşamalarında olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonraki aşamada ise farklı beyanda bulunduğunu belirterek "yalan tanıklık" suçunun oluştuğu kanaatine vardı.  </b></p><p>Sultan Nur Ulu'nun cep telefonunda yapılan incelemede, 28 Kasım 2025 tarihli bir ses kaydında avukat Burçe Gülhan Gözeler ile yaptığı görüşmede<b> "Daha fazla Tuğyan'ın yaptığı şeylerin ceremesini çekmek istemiyorum. Çekmicem de. Ben gidicem her şeyi anlatacam"</b> şeklinde ifadeler kullandığının tespit edildiği iddianamede yer aldı.  </p><p><b>Ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi  </b></p><p>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in <b>"tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme"</b> suçundan cezalandırılmasını istedi.  </p><p>İddianamenin Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte Tuğyan Ülkem Gülter'in yargılanmasının önü açıldı. Sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, <b>Sultan Nur Ulu hakkındaki "yalan tanıklık" dosyası da ayrı olarak yargı sürecine devam edecek.  </b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/gullunun-olumu-iddianamed-278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287891</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/18-agustos-2026-sali-altin-yukselis-trendinde-bugun-gram-altin-ceyrek-altin-ne-kadar-oldu--287891</link>
      <pubDate>2026-08-18T17:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[18 Ağustos 2026 Salı altın yükseliş trendinde! Bugün gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[18 Ağustos 2026 Salı altın fiyatları: Altın ne kadar oldu? Altın fiyatlarında son durum ne oldu? Bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Altın piyasasındaki son gelişmeler araştırılıyor. Yükseliş seyriyle dikkat çeken altın fiyatlarındaki anlık değişiklikler yatırımcının radarında. Altın yatırımcılarının aklında tek soru: Altın fiyatları bugün ne kadar oldu? İşte, 18 Ağustos 2026 Salı son dakika altın fiyatları canlı takip ile detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[18 Ağustos 2026 Salı altın yükseliş trendinde! Bugün gram altın, çeyrek altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Bugün altın ne kadar oldu? Altın fiyatlarında son durum ne oldu? 18 Ağustos 2026 Salı yani bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? soruları yanıt buldu.</p><p>Altın fiyatları yükseliş ivmesine geçti. Şimdi ise altın yatırımcılarının aklında tek soru: Bugün altın fiyatları ne kadar oldu?</p><p>Altın fiyatları 18 Ağustos 2026 Salı günü de yatırımcının yakın markajında. Orta Doğu'da yaşanan gerilimlerin etkisiyle gündemden düşmeyen altın fiyatlarında son gelişmeler merak ediliyor, araştırılıyor.</p><p>Birikimlerini altın olarak değerlendirmek isteyenler ya da söz-nişan-düğün gibi organizasyonlar için altın alışverişi yapmak isteyenler, değerli metallerdeki son durumu ilgiyle takip ediyor. Altın almak ya da bozdurmak isteyenler dikkat! Bu haberi okumadan hareket etmemeniz önerilir.</p><p><b>18 AĞUSTOS SALI GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</b></p><p>Bugün gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 18 Ağustos 2026 Salı altın fiyatlarında son rakamlar...</p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.772,78</p><p>Satış: 6.773,66</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.776,13</p><p>Satış: 11.022,04</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.484,92</p><p>Satış: 22.044,09</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 44.633,00</p><p>Satış: 45.305,00</p><p><b>Sert düşüş ve yükselişleriyle dikkat çeken altın fiyatlarını canlı takip etmek isteyenler aşağıdaki linkten en güncel verilere ulaşabilir.</b></p><p><b><font color="#cc0000" size="5"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/18-agustos-2026-sali-alti-549_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-israilin-suriyedeki-ebu-zuhur-askeri-havaalani-saldirilarina-kinama-287890</link>
      <pubDate>2026-08-18T17:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı saldırılarına kınama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıları "güçlü şekilde" kınadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı saldırılarına kınama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p><p>Açıklamada, "Suriye'nin İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne bugün sabaha karşı İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarını güçlü şekilde kınıyoruz." ifadesi kullanıldı.</p><p>İsrail'in, Suriye'nin altyapısını ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden saldırılarının pervasızca sürdüğü vurgulanan açıklamada, "İsrail'in Suriye'ye yönelik her geçen gün yeni bir boyut kazanan saldırganlığına son verilmesini teminen daha kararlı bir tutum sergilenmesi ve uluslararası hukuku hiçe sayan bu eylemler karşısında hesap verebilirliğin sağlanması için uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz." ifadelerine yer verildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/video-180820269283be67.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti.</p><p>Saldırıda can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.</p><p>Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/turkiyeden-israilin-suriy-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287889</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/devlet-universitelerinin-kontenjanlarinda-doluluk-orani-yuzde-995e-ulasti-287889</link>
      <pubDate>2026-08-18T17:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Devlet üniversitelerinin kontenjanlarında doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, devlet üniversitelerindeki kontenjanlarda yüzde 99,52 doluluk oranına ulaşıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Devlet üniversitelerinin kontenjanlarında doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, devlet üniversitelerinin örgün programlarındaki 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392&#39;sine yerleştirme yapıldı.</p><p>Yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı.</p><p>Devlet üniversitelerinde lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,98, toplam doluluk oranı ise yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı.</p><p>Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarının, devlet üniversitelerinin yurt içi kampüslerindeki genel kontenjanlarının tamamı doldu.</p><p>Mühendislik programlarında doluluk yüzde 98&#39;i aştı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boşluk kalmadı.</p><p>Vakıf yükseköğretim kurumlarındaki genel kontenjanların doluluk oranı ise yüzde 79,7 olarak gerçekleşti.</p><p><b>YAPAY ZEKA TABANLI PROGRAMLAR YÜZDE 100 DOLULUĞA ULAŞTI</b></p><p>Bu yıl ilk kez açılan İşletme ve Yapay Zeka, Paramedik, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, İlaç Üretim Teknolojisi, Laboratuvar Hayvanları, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarının kontenjanlarının tamamı doldu.</p><p>Yapay zeka tabanlı lisans ve ön lisans programları da yüzde 100 doluluğa ulaştı. Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zeka, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında boş kontenjan kalmadı.</p><p>Devlet üniversitelerindeki öğretmenlik programlarının önemli bölümünde de kontenjanların tamamı doldu. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları yüzde 100 doluluğa ulaştı.</p><p><b>AÇIKÖĞRETİM VE UZAKTAN ÖĞRETİMDE KONTENJANLAR DOLDU</b></p><p>Devlet üniversitelerindeki açıköğretim programları için ayrılan 89 bin 396 kontenjanın tamamına yerleştirme yapıldı. Uzaktan öğretim programlarındaki 8 bin 298 kişilik kontenjan da tamamen doldu.</p><p>Vakıf üniversitelerinin uzaktan öğretim programlarına ayrılan bin 210 kişilik kontenjanın doluluk oranı yüzde 97,2 oldu. Başarı sırası barajı olan ve olmayan programlarındaki doluluk oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşti.</p><p><b>1 MİLYON 279 BİN ADAY TERCİH YAPTI</b></p><p>2026-YKS&#39;ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan, 2 milyon 187 bin 747&#39;sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylardan 1 milyon 279 bin 439&#39;u tercihte bulundu.</p><p>Bu yıl Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) ve KKTC uyruklulara ayrılan kontenjanlar dahil yaklaşık 807 bin kontenjan bulunurken, ÖZYES&#39;e ve KKTC uyruklu adaylara ayrılanlar hariç 766 bin kontenjan için tercih yapıldı.</p><p>Örgün, açık ve uzaktan öğretim programlarının tamamı dikkate alındığında tercihte bulunan adaylardan 730 bin 854&#39;ü bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkı kazandı.</p><p>Yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşen aday sayısı ise 619 bin 766 oldu.</p><p><b>HER 10 ADAYDAN 4'Ü İLK ÜÇ TERCİHİNDEN BİRİNE YERLEŞTİ</b></p><p>Yerleştirme sonuçlarına göre, adayların yüzde 19&#39;u ilk, yüzde 12&#39;si ikinci, yüzde 9&#39;u üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 40&#39;ı ilk 3 tercihinden birini kazandı.</p><p>Dördüncü tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 8, beşinci tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 7 oldu. Böylece adayların yüzde 55&#39;i ilk beş tercihinden birine yerleşti.</p><p>Tercih yapma hakkına sahip olmasına rağmen herhangi bir tercih yapmayanların oranı tüm adaylarda yüzde 41,5, son sınıf öğrencilerinde yüzde 45,7 olarak gerçekleşti.</p><p>Daha önce ortaöğretimden mezun olan ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adayların ise yüzde 70&#39;i tercihte bulundu.</p><p><b>"AMACIMIZ TÜRKİYE'Yİ TEKNOLOJİ ÜRETEN ÜLKELERDEN BİRİ HALİNE GETİRECEK NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜNÜ YETİŞTİRMEKTİR"</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, &quot;Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye&#39;nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Özvar, sonuçların arz-talep dengesi gözetilerek yürütülen kontenjan politikasının isabetini gösterdiğini belirtti.</p><p>Hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik başta olmak üzere bazı programların kontenjanlarını yeniden düzenlediklerini vurgulayan Özvar, &quot;Uyguladığımız kontenjan politikasının yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihi bir seviyeye ulaştı, neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojilere yönelik programlarda oluşan güçlü talebin ayrıca önem taşıdığını belirten Özvar, gençlerin tercihlerinin Türkiye&#39;nin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıyla örtüştüğüne dikkati çekti.</p><p>Özvar, &quot;Bu tablo, öğrencilerimizin geleceğin mesleklerine ilişkin yüksek farkındalığını gösterdiği gibi, yükseköğretim politikalarımızın ülkemizin insan kaynağı ihtiyacıyla uyumlu biçimde ilerlediğini de ortaya koymaktadır. Amacımız Türkiye&#39;yi yapay zeka ve ileri teknolojilerde geliştiren, üreten ve yön veren ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bazı programlarda başarı sıralamalarının birkaç binlik dilimlere kadar yükseldiğini belirten Özvar, &quot;Köklü devlet üniversitelerimizin programlarına artık çok daha yüksek başarı sıralamasına sahip öğrenciler yerleşiyor. Bazı programlarda sıralamaların birkaç binlik dilimlere kadar yükselmesi, bu üniversitelerimize yönelik güçlü talebin ve güvenin açık göstergesidir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Özvar, öğrencilerin başarısı ve akademisyenlerin birikiminin birleşmesiyle gelecek dönemde daha güçlü bir yükseköğretim tablosunun ortaya çıkacağına inandığını ifade etti.</p><p>Bir yükseköğretim programına yerleşen adayları ve ailelerini kutlayan Özvar, ilk yerleştirmede herhangi bir programa yerleşemeyen adaylara da ek yerleştirme sürecini takip etmeleri çağrısında bulundu.</p><p>Üniversitelerin boş kalan kontenjanlarının YÖK tarafından ÖSYM&#39;ye bildirileceğini belirten Özvar, ek yerleştirme takviminin ÖSYM tarafından ilan edileceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/devlet-universitelerinin--917_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-iranla-muzakere-olmadigini-belirtti-287888</link>
      <pubDate>2026-08-18T17:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'la müzakere olmadığını belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'la şu anda devam eden ya da planlanan hiçbir müzakere olmadığını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın açık ve ABD'nin kontrolü altında olduğunu savundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'la müzakere olmadığını belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'la şu anda görüşmediklerini belirtti.</p><p>ABD Başkanı Trump, açıklamasında, "İran'la devam eden ya da planlanan hiçbir görüşme ya da müzakere yok." ifadesini kullandı.</p><p>Trump, "İran'a yönelik deniz ablukası tam olarak yürürlükte ve geçerliliğini koruyor. Hürmüz Boğazı açık ve işliyor. Tüm su mayınları kaldırıldı veya imha edildi." diye ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/abd-baskani-trump-iranla--986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abdde-sanayi-uretimi-temmuzda-beklentilerin-altinda-kaldi-287887</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de sanayi üretimi temmuzda beklentilerin altında kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de sanayi üretimi, temmuzda aylık bazda yüzde 0,2 artarak piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de sanayi üretimi temmuzda beklentilerin altında kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankası (Fed), temmuz ayına ilişkin sanayi üretimi ve kapasite kullanım verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede sanayi üretimi temmuzda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 yükseldi.</p><p>Piyasa beklentisi, sanayi üretiminin bu dönemde haziran ayında olduğu gibi yüzde 0,3 artması yönündeydi.</p><p>Sanayi üretimi temmuzda yıllık bazda ise yüzde 1,1 yükseldi.</p><p>İmalat sanayi üretimi, temmuzda yüzde 0,2 ile beklentilere paralel artış kaydetti. İmalat sanayi üretimi, haziranda yüzde 0,3 artmıştı.</p><p>Ülkede kapasite kullanım oranı da temmuzda 0,1 puan artışla yüzde 76,3 oldu ve son bir yılın en yüksek seviyesini gördü. Söz konusu oran, 1972-2025 dönemindeki uzun vadeli ortalamanın ise 3,1 puan altında kaldı.</p><p>Temmuzda piyasa beklentilerine paralel gerçekleşen kapasite kullanım oranı, haziranda yüzde 76,2 olmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/abdde-sanayi-uretimi-temm-446_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287886</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suc-orgutleriyle-mucadele-bakan-ciftci-devletimizin-demir-yumrugu-karanlik-guclerin-her-da-287886</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suç örgütleriyle mücadele! Bakan Çiftçi: Devletimizin demir yumruğu karanlık güçlerin her daim ensesindedir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin "Devletimizin demir yumruğu, toplumun huzurunu bozmaya yeltenen karanlık güçlerin her daim ensesindedir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suç örgütleriyle mücadele! Bakan Çiftçi: Devletimizin demir yumruğu karanlık güçlerin her daim ensesindedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kim devletle boy ölçüşebilir ki?" ifadesine yer vererek, milletin can ve mal güvenliğine kasteden organize suç çetelerine nefes aldırmayacaklarını belirtti.</p><p>&quot;Devletimizin demir yumruğu, toplumun huzurunu bozmaya yeltenen karanlık güçlerin her daim ensesindedir.&quot; açıklamasını yapan Çiftçi, paylaşımında şunları kaydetti:</p><p>&quot;Emniyet ve jandarma teşkilatlarımızla omuz omuza, sokaklarımızı zehir tacirlerinden ve organize suç şebekelerinden tamamen temizleyene kadar durmak, dinlenmek yok. Hukukun üstünlüğünden aldığımız güçle, ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımız gece gündüz demeden, sıfır tolerans prensibiyle devam ediyor.</p><p>Milletimizin duası ve desteğiyle, ülkemizin her bir köşesinde tam bir güven ortamı tesis edene kadar mücadelemiz sürecek, suçlulara asla geçit vermeyeceğiz. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, yasa dışı hiçbir yapılanma, devletimizin adaletinden ve milletimizin iradesinden kurtulamaz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/suc-orgutleriyle-mucadele-371_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287885</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ilk-turda-6da-6-yapmisti-turkiye-guc-siralamasinda-zirvede-287885</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İlk turda 6'da 6 yapmıştı: Türkiye "güç sıralamasında" zirvede!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, FIBA'nın Dünya Kupası Avrupa Elemeleri "güç sıralamasında" zirvedeki yerini korudu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İlk turda 6'da 6 yapmıştı: Türkiye "güç sıralamasında" zirvede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, FIBA 2027 Basketbol Dünya Kupası Avrupa Elemeleri "güç sıralamasında" ilk sıradaki yerini korudu.</p><p>Elemelerin ikinci turu öncesinde sıralamayı güncelleyen FIBA'nın sitesinde, ilk turda 6'da 6 yapan A Milli Takım zirvede yer aldı.</p><p>Türkiye'yi sıralamada Fransa, Sırbistan, Polonya ve Almanya takip etti.</p><p>Ay-yıldızlı takım, Dünya Kupası Elemeleri ikinci tur J Grubu ilk maçında 28 Ağustos Cuma günü saat 21.00'de Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde Litvanya ile karşılaşacak. Milliler, pencerenin diğer maçında ise 31 Ağustos Pazartesi günü TSİ 22.30'da Laugardalshöll Arena'da İzlanda'ya konuk olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ilk-turda-6da-6-yapmisti--954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/masak-raporunda-dikkat-ceken-para-hareketi-cemal-enginyurtun-oglu-alpturk-enginyurt-ifadeye-cagrildi-287884</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MASAK raporunda dikkat çeken para hareketi! Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt ifadeye çağrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla ifadeye çağrıldı. Öte yandan MASAK raporunda Alptürk Enginyurt hesaplarında dikkat çeken para hareketlerinin bulunduğu tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MASAK raporunda dikkat çeken para hareketi! Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt ifadeye çağrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Alptürk Enginyurt ve birlikte hareket ettiği öne sürülen Mehmet Sedat Erge, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.</p><p>Enginyurt ve Erge'nin "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamaları kapsamında ifadeleri alınacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/masak-raporunda-dikkat-ce-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287883</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/daginikligi-azaltmak-isteyenlere-uzmanlardan-7-basit-kural-287883</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dağınıklığı azaltmak isteyenlere uzmanlardan 7 basit kural]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Profesyonel organizatörler, evde dağınıklıkla mücadele etmek isteyenler için dikkat çeken öneriler sundu. Uzmanlar, özellikle ücretsiz eşyalar ve alışveriş ekstraları gibi masum görünen detayların ev düzenini bozduğunu vurguluyor. Her aile ve bireyin, bu 7 maddeye karşı bilinçli olması gerektiği belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dağınıklığı azaltmak isteyenlere uzmanlardan 7 basit kural]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Profesyonel organizatörler, yaşam alanlarını düzenli tutmak isteyenlere önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, evde dağınıklığa neden olan ve profesyonel olarak asla tercih etmedikleri yedi temel eşya konusunda aileleri ve bireyleri bilgilendiriyor. Ücretsiz promosyon ürünlerinden alışveriş sonrası verilen ekstralara kadar birçok detayın, farkında olmadan evlerde kalıcı bir dağınıklık oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Organizasyon uzmanları, bu eşyaların evde tutulmasının hem alan hem de zihin üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor.</p><h3>Jessi Acuña: 'Ücretsiz eşyalar evde gereksiz kalabalık yaratıyor'</h3><p>Profesyonel organizatör ve The Tidy Armadillo'nun kurucusu Jessi Acuña, ücretsiz kupalar, kalemler, şapkalar, güneş gözlükleri gibi promosyon ürünlerinin evde dağınıklığın başlıca sebeplerinden olduğunu söylüyor. Acuña, bu tarz ücretsiz eşyaların insanlarda kısa süreli bir mutluluk hissi yarattığını, ancak uzun vadede ihtiyaç duyulmadığı için gereksiz kalabalık oluşturduğunu belirtiyor. Organizasyon uzmanı, "Bir eşyanın size ücretsiz verilmesi, onu saklamanız gerektiği anlamına gelmez. Eğer nereye koyacağınızı veya neden sakladığınızı bilmiyorsanız, bu eşyaların evde yeri yok" diyerek, promosyon ürünlerinin mümkün olduğunca eve alınmaması gerektiğini vurguluyor. Acuña, bu tür eşyaların zamanla birikerek hem depolama alanlarını doldurduğunu hem de evin genel düzenini bozduğunu aktarıyor. Özellikle promosyon ürünlerinin çoğu zaman kullanılmadığına ve sadece yer kapladığına dikkat çekiyor.</p><h3>Wendy Trunz: 'Okul kağıtları ve çocuk işlerini seçerek saklayın'</h3><p>Jane's Addiction Organization'ın kurucu ortağı Wendy Trunz, çocuklu ailelerde okuldan eve gelen kağıtların hızla biriktiğini ve kontrolsüz şekilde saklanmasının evlerde büyük bir dağınıklık yarattığını ifade ediyor. Trunz, "Her çocuğun getirdiği tüm ödev ve notları saklamak zorunda değilsiniz. Sadece çocuğunuzun kendi elleriyle yaptığı, sizin için anlamı olan işleri ayırıp saklayın," önerisinde bulunuyor. Organizasyon uzmanı, öğretmen tarafından hazırlanmış çalışma kağıtları ve günlük okul notlarının ise gereksiz yere yer kapladığını belirtiyor. Trunz, duygusal değeri olan birkaç çizim veya el işinin fotoğraflanıp dijital ya da geleneksel albümlerde saklanmasının daha pratik olduğunu vurguluyor. Böylece hem hatıralar korunuyor hem de evde gereksiz kağıt yığınlarının önüne geçiliyor.</p><h3>Rochelle Wilkinson: 'Şeffaf kutular depolamada avantaj sağlıyor'</h3><p>Dirt Detective Cleaning'den profesyonel organizatör Rochelle Wilkinson, depolama kutularında şeffaf modellerin tercih edilmesinin düzen açısından büyük kolaylık sağladığını belirtiyor. Wilkinson, "Şeffaf kutular sayesinde içindekileri kolayca görebilir, gereksiz aramaların ve üst üste birikmelerin önüne geçebilirsiniz," ifadesini kullanıyor. Opak yani içi görünmeyen kutular ise, eşyaların unutulmasına ve gereksiz birikmeye zemin hazırlıyor. Uzmanlar, şeffaf kutuların kullanılmasıyla depolama alanlarının daha verimli değerlendirildiğini ve evde dağınıklığın önüne geçildiğini aktarıyor. Ayrıca, şeffaf kutular sayesinde depolanan eşyaların ihtiyaç halinde kolayca bulunabildiği ve gereksiz yere yeni ürün alımının da önlendiği belirtiliyor.</p><h3>Rastgele kablolar evde gereksiz yığınlara yol açıyor</h3><p>Kablolar, teknolojik ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte evlerde sıklıkla karşılaşılan dağınıklık kaynaklarından biri haline geldi. Wilkinson, çoğu kişinin "Bir gün lazım olur" düşüncesiyle eski veya kullanılmayan kabloları biriktirdiğini, ancak bu kabloların büyük kısmının yıllarca hiç kullanılmadığını söylüyor. Profesyonel organizatörler, belirli bir kabloya ihtiyaç duyulduğunda kolayca temin edilebileceğini ve gereksiz kablo yığınlarının evde hem yer kapladığını hem de görsel kirlilik yarattığını belirtiyor. Kabloların düzenli şekilde ayıklanması, evde hem alan hem de zihinsel ferahlık sağlıyor.</p><h3>Alışveriş ekstraları işlevselliği azaltıyor</h3><p>Birçok kişi, dışarıdan sipariş edilen yemeklerle birlikte gelen plastik çatal bıçak, ketçap paketi, peçete ve benzeri ekstraları farkında olmadan biriktiriyor. Jessi Acuña, bu tür alışveriş ekstralarının çekmecelerde ve dolaplarda zamanla biriktiğini, alanın işlevselliğini olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Acuña, "Sipariş verirken ekstra istememeye dikkat ediyorum ve yalnızca gerçekten kullanacağım şeyleri alıyorum" diyerek, gereksiz ekstraların eve girmesinin önlenmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, bu eşyaların biriktirilmesinin hem evde gereksiz kalabalık oluşturduğunu hem de temizlik ve düzen açısından ek yük getirdiğini aktarıyor.</p><h3>Trend mutfak aletleri gereksiz yer kaplıyor</h3><p>Evde mutfak eşyaları arasında özellikle trend olan, nadiren kullanılan aletler büyük bir dağınıklık kaynağı olarak öne çıkıyor. Wilkinson, "Yüzyıllardır insanlar basit mutfak ekipmanlarıyla yemek hazırladı. Bugün ise çok işlevli gibi görünen ama nadiren kullanılan aletler evleri dolduruyor," diyor. Uzmanlar, kahve makinesi, tost makinesi veya pirinç pişirici gibi sık kullanılan aletlerin saklanabileceğini, ancak geçici hevesle alınan büyük ve hantal ürünlerin evde gereksiz yer kapladığını vurguluyor. Basit ve çok amaçlı mutfak ekipmanlarının tercih edilmesi, hem alan tasarrufu hem de düzen açısından avantaj sağlıyor.</p><h3>Etkinlik rozetleri ve şeritler görsel dağınıklık oluşturuyor</h3><p>Etkinliklerde verilen rozetler, bileklikler ve şeritler, çoğu zaman anı olarak saklanmak istense de, evde küçük ama kalıcı bir dağınıklık yaratıyor. Jessi Acuña, "Eğer bir rozetin veya bilekliğin sizin için gerçek bir duygusal anlamı yoksa, etkinlik alanında bırakılmalı" önerisinde bulunuyor. Uzmanlar, anı olarak saklanması istenen rozet ve şeritlerin fotoğraflanıp dijital ortamda muhafaza edilmesinin, fiziksel yığınların önüne geçtiğini belirtiyor. Böylece hem anılar korunuyor hem de evde gereksiz eşya birikimi engelleniyor.</p><p>Sonuç olarak, profesyonel organizatörler evde dağınıklıkla mücadelede farkındalık ve bilinçli tercihlerin önemine dikkat çekiyor. Ücretsiz promosyon ürünlerinden alışveriş ekstralarına, kullanılmayan kablolardan trend mutfak aletlerine kadar birçok detayın ev düzenini bozduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, bu yedi temel eşyanın evde tutulmamasının hem alan hem de zihin sağlığı açısından fayda sağlayacağını belirtiyor. Evde kalıcı bir düzen için, gereksiz eşyaların eve girmesine izin vermemek ve mevcutları düzenli şekilde ayıklamak en etkili çözüm olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/daginikligi-azaltmak-iste-714_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ps6-ne-zaman-cikacak-sonyden-dikkat-ceken-aciklama-geldi-287882</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PS6 ne zaman çıkacak? Sony'den dikkat çeken açıklama geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sony'nin yeni nesil oyun konsolu PlayStation 6'nın ne zaman piyasaya sürüleceğiyle ilgili merak devam ediyor. Şirketin CEO'su Hiroki Totoki, PS6'nın çıkış tarihi konusunda henüz resmi bir karar alınmadığını açıkladı. Küresel bileşen eksikliği ve piyasa koşulları, yeni konsolun lansmanında belirleyici rol oynuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PS6 ne zaman çıkacak? Sony'den dikkat çeken açıklama geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>PlayStation 6'nın piyasaya çıkış tarihiyle ilgili uzun süredir devam eden belirsizlik, Sony'nin üst düzey yönetiminden gelen son açıklamayla bir kez daha gündeme taşındı. Şirketin CEO'su Hiroki Totoki, PS6'nın ne zaman satışa sunulacağına dair kesin bir karar alınmadığını duyurdu. Özellikle oyun dünyasında büyük heyecan yaratan yeni konsolun çıkış tarihiyle ilgili çeşitli iddialar dolaşırken, Sony'den gelen bu açıklama beklentilerin bir süre daha karşılıksız kalacağını gösterdi.</p><h3>Hiroki Totoki: 'PS6'nın lansman tarihi henüz netleşmedi'</h3><p>Sony CEO'su Hiroki Totoki, Wall Street Journal'a verdiği röportajda, PlayStation 6'nın çıkış takvimiyle ilgili kesinleşmiş bir plan bulunmadığını vurguladı. Totoki, şirketin yeni konsol için tarih belirlemeye hazır olmadığını açıkça ifade etti. Özellikle küresel bileşen eksikliği ve ticari gerilimler, PS6'nın piyasaya sürülme sürecini doğrudan etkiliyor. RAM bellek çipleri gibi kritik parçaların fiyatlarındaki dalgalanmalar, Sony'nin karar alma sürecini yavaşlatıyor. Totoki, "Piyasa koşullarını yakından izliyoruz ve bazı önlemler almamız gerekiyor. Aksi halde bu ortamda ayakta kalmak zor," diyerek, şirketin temkinli yaklaşımını gözler önüne serdi.</p><h3>2027 iddiaları ve analistlerin PS6 tahminleri</h3><p>Oyun sektöründe birçok analist, PlayStation 6'nın 2027 yılında piyasaya sürülebileceğini öne sürüyor. Ancak, küresel çapta yaşanan bileşen eksikliği ve tedarik zincirindeki aksamalar, bu tahminlerin yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Sony'nin resmi açıklamasında, yeni konsolun çıkış tarihi ya da fiyatı konusunda henüz bir karar alınmadığı belirtildi. Geçmişte de benzer şekilde, Totoki'nin açıklamaları Sony'nin aceleci davranmayacağını ortaya koymuştu. Şirketin, eğlence sektöründeki yatırımlarını artırdığı ve sadece donanım satışlarına bağımlı kalmadığı da vurgulandı. PlayStation 6'nın çıkış tarihiyle ilgili gelişmeler, oyun dünyasında yakından takip edilmeye devam ediyor.</p><p>Sony'nin PS6 ile ilgili belirsizliği sürdürmesi, oyun severler arasında merakı daha da artırıyor. Şirketin piyasa koşullarına göre hareket edeceği ve yeni konsolun çıkışını en uygun zamanda gerçekleştireceği öngörülüyor. Önümüzdeki dönemde Sony'den gelecek yeni açıklamalar, PlayStation 6'nın akıbetine dair önemli ipuçları sunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ps6-ne-zaman-cikacak-sony-787_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287881</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/supheli-olum-sorusturmasinda-kritik-gelisme-eski-bakan-arif-ahmet-denizolgunun-mezari-acilacak-287881</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şüpheli ölüm soruşturmasında kritik gelişme: Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı açılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Denizolgun hakkında feth-i kabir kararı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şüpheli ölüm soruşturmasında kritik gelişme: Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı açılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beykoz'daki evinde geçirdiği beyin kanaması sonucu 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un mezarında fethi kabir yapılmasına karar verildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/video3-18082026394bf89b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirildi.</p><p>Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/supheli-olum-sorusturmasi-917_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yasli-kedilerde-gece-baslayan-ulumaya-dikkat-saglik-sorunlarinin-belirtisi-olabilir-287878</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlı kedilerde gece başlayan ulumaya dikkat! Sağlık sorunlarının belirtisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kedilerde görülen uluma benzeri yüksek sesler, sahiplerini endişelendirebiliyor. Veterinerler, bu tür alışılmadık seslerin altında yatan nedenlerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle yaşlı kedilerde gece artan vokalizasyon, sağlık sorunlarının habercisi olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlı kedilerde gece başlayan ulumaya dikkat! Sağlık sorunlarının belirtisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerde zaman zaman duyulan uluma benzeri yüksek ve uzun sesler, birçok evcil hayvan sahibini tedirgin ediyor. Veteriner hekimler, bu tür seslerin yalnızca sıradan bir iletişim yöntemi olmadığını, kimi zaman korku, yoğun heyecan, başka bir hayvanla çatışma veya sağlık sorunları gibi ciddi nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Kedilerin çıkardığı seslerin anlamını doğru çözümlemek için, sesin oluştuğu ortam ve hayvanın genel davranışları dikkatle gözlemlenmeli. Uzmanlar, özellikle gece saatlerinde artan ve alışılmadık şekilde devam eden uluma veya çığlıkların, ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Veterinerler: 'Kedilerde uluma ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir'</h3><p>Kedilerde uluma, çoğu zaman sıradan miyavlamadan farklı bir iletişim biçimi olarak öne çıkıyor. Yetişkin ev kedileri, insanlarla iletişim kurarken miyavlamayı tercih ederken, birbirleriyle iletişimlerinde bu yöntemi çok daha az kullanıyorlar. Uluma ise genellikle korku, agresif heyecan veya yoğun stres gibi olumsuz duygularla ilişkilendiriliyor. Veterinerler, bu tür seslerin evcilleştirilmemiş atalarından miras kaldığını ve Afrika yaban kedilerinde de benzer şekilde gözlemlendiğini ifade ediyor. Yüksek sesli sinyaller, kedilerin rakiplerini uyarmasına ve bölgesini savunmasına yardımcı oluyor. Özellikle başka bir kediyle karşılaşma, köşeye sıkışma ya da veteriner kliniğinde tutulma gibi durumlar, kedilerde uluma sesinin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, kısırlaştırılmamış kedilerde üreme dönemine bağlı olarak da bu sesler sıkça duyulabiliyor.</p><h3>Yaşlı kedilerde gece uluması: Hipertiroidizm ve bilişsel bozukluk riski</h3><p>Veterinerler, yaşlı kedilerde gece saatlerinde aniden artan uluma ve vokalizasyonun özellikle dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür davranış değişiklikleri, hipertiroidizm ve yaşa bağlı bilişsel disfonksiyon gibi ciddi sağlık sorunlarının ilk işaretleri arasında yer alıyor. İnsanlardaki demans benzeri belirtiler gösteren bu rahatsızlıklar, kedinin normalden farklı davranmasına ve sık sık uluma gibi alışılmadık sesler çıkarmasına yol açabiliyor. Bununla birlikte, ağrı, anksiyete veya ayrılıkla ilgili stres de benzer şekilde kedilerde uluma seslerinin artmasına neden olabiliyor. Veterinerler, sahiplerin kedilerinin yaşını, genel ruh halini ve ses çıkarmaya başladığı koşulları dikkatle takip etmelerini öneriyor. Her gece duyulan çığlık veya uluma, her zaman bir hastalık belirtisi olmayabilir; bazen kediler, sahiplerinin tepkilerini gözlemleyerek isteklerini bu yolla iletmeyi öğrenebiliyor.</p><h3>Kedilerde uluma sesinin tanımlanması: Sahiplerin rolü ve araştırma bulguları</h3><p>Kedilerin çıkardığı uluma sesi, çoğu zaman sahipler tarafından farklı şekillerde algılanabiliyor. 2025 yılında yapılan bir araştırmada, katılımcıların farklı kedi seslerini ayırt etmeleri istendiğinde, uluma olarak adlandırılan seslerin süre ve yükseklik açısından belirgin şekilde farklılık gösterdiği ortaya çıktı. Araştırmacılar, insanların bu sesleri değerlendirirken genellikle kedinin duygusal durumunu esas aldığını belirtiyor. Ayrıca, önceki çalışmalar, sahiplerin kendi kedilerinin seslerini ve bunlara eşlik eden davranışları, tanımadıkları bir kediden çok daha iyi anlayabildiğini gösteriyor. Bu nedenle, bir kedinin uluma sesini değerlendirirken, sesin niteliği, hayvanın yaşı ve davranışındaki değişiklikler mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Sahiplerin, kedilerinin sesli iletişim biçimlerini dikkatle takip etmesi, olası sağlık sorunlarının erken tespitinde büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, kedilerde görülen uluma sesi, her zaman korku veya hastalık belirtisi olmayabilir. Ancak, bu tür alışılmadık sesler sıklaşırsa veya hayvanın genel davranışında belirgin değişiklikler gözlemlenirse, veteriner hekim görüşüne başvurmak faydalı olacaktır. Kedilerin çıkardığı her sesin arkasında farklı bir neden bulunabileceği unutulmamalı, sahipler hayvanlarının davranışlarını yakından izlemeye özen göstermelidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yasli-kedilerde-gece-basl-834_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uranus-ve-neptunun-derinliklerinde-beklenmedik-bir-yapi-olabilir-287877</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uranüs ve Neptün'ün derinliklerinde beklenmedik bir yapı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair klasik 'buzlu devler' tanımı, yeni bilimsel modellemelerle sorgulanıyor. Araştırmacılar, bu iki gezegenin sanılandan çok daha az buz içerdiğini ve iç yapılarında karmaşık karışımlar bulunduğunu öne sürüyor. Bu gelişme, Uranüs ve Neptün'ün gezegen bilimindeki yerini yeniden tartışmaya açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uranüs ve Neptün'ün derinliklerinde beklenmedik bir yapı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına ilişkin bilim dünyasında uzun süredir kabul gören 'buzlu devler' tanımı, yeni bilimsel modellemelerle ciddi biçimde sorgulanıyor. Son dönemde yapılan araştırmalar, bu iki uzak gezegenin iç katmanlarında sanılandan çok daha az buz bulunduğunu ve iç yapılarının karmaşık karışımlar içerdiğini ortaya koydu. Araştırmacıların geliştirdiği yeni model, Uranüs ve Neptün'ün hidrojen kabuklarının altında, silikat, demir ve hidrojenin yüksek sıcaklık ve basınç altında birleşerek devasa bir süper kritik akışkan oluşturduğunu öne sürüyor. Bu yeni yaklaşım, gezegenlerin sıvı ve gaz fazlarının klasik ayrımını geçersiz kılıyor ve maddeyi alışılmışın dışında bir karışım halinde tanımlıyor.</p><h3>Bilim insanlarından Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair yeni model</h3><p>Yeni modellemeler, Uranüs ve Neptün'ün iç yapısında hidrojenin önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Hesaplamalara göre, hidrojen Neptün'ün kütlesinin yaklaşık yüzde 13'ünü, Uranüs'ün ise yüzde 14'ünü oluşturuyor. Bu oranlar, daha önce öne sürülen 'buz ağırlıklı' iç yapı varsayımını zayıflatıyor. Ayrıca, araştırmacılar bu dev gezegenlerin merkezinden dış sınırına kadar olan mesafenin dörtte üçü boyunca süper kritik akışkanın uzandığını belirtiyor. Bu bulgular, Uranüs ve Neptün'ün yarıçapı, yerçekimi alanı ve termal radyasyon değerleri gibi gözlemsel verilerle de uyumlu. Bilim insanları, bu yeni modelin gezegenlerin atmosferlerinde tespit edilen alışılmadık kimyasal bileşimi de açıklayabileceğini ifade ediyor. Örneğin, azotun silikat eriyik haline geçmesi nedeniyle atmosferde amonyak miktarı son derece düşük kalıyor. Buna karşılık, karbon metan olarak, kükürt ise hidrojen sülfür olarak gezegen atmosferinde bulunuyor. Bu durum, bugüne kadar yapılan gözlemlerle büyük ölçüde örtüşüyor.</p><h3>Voyager 2 verileri ve gelecekteki misyonların önemi artıyor</h3><p>Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair eldeki verilerin büyük bölümü, Voyager 2 uzay aracının 1986 ve 1989 yıllarındaki geçişlerinden elde edilen bulgulara dayanıyor. Ancak mevcut gözlemler, gezegenlerin derinliklerindeki madde bileşimi ve dağılımı konusunda kesin bir sonuç vermiyor. Araştırmacılar, gelecekte bu gezegenlere gönderilecek yörünge misyonları ve atmosfer sondaları ile yerçekimi, manyetik alan, atmosfer gazları ve sıcaklık ölçümlerinin detaylandırılması gerektiğini vurguluyor. Bu tür kapsamlı veriler, Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair kabul edilebilir model sayısını önemli ölçüde azaltabilir ve gezegenlerin gerçek doğasını daha net ortaya koyabilir. Ayrıca, bilim insanları bu gezegenler için yeni bir sınıflandırma üzerinde de tartışıyor. "Karışabilir bileşenlere sahip devler", "dış devler" ve "metal devler" gibi alternatif isimler öne çıkarken, henüz ortak bir tanımda uzlaşmaya varılmış değil. Şu an için "buzlu devler" ifadesi kullanılmaya devam ediyor, ancak bu terimin iç yapıda buzların baskın olduğu anlamına gelmediği belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair klasik görüşler, yeni modellemelerle birlikte yeniden masaya yatırılıyor. Araştırmalar, bu gezegenlerin sanılandan daha az buz içerdiğine ve içlerinde karmaşık, süper kritik karışımlar bulunduğuna işaret ediyor. Gelecekte yapılacak detaylı gözlemler, Uranüs ve Neptün'ün gerçek doğasının anlaşılmasında belirleyici rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/uranus-ve-neptunun-derinl-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/madagaskar-baobabinda-100-yil-sonra-tur-statusu-geri-dondu-287876</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Madagaskar baobabında 100 yıl sonra tür statüsü geri döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Madagaskar'ın kuzeybatısında bulunan Adansonia bozy, yapılan genetik analizlerle 100 yıl aradan sonra yeniden bağımsız baobab türü olarak tanındı. Bilim insanları, bu gelişmenin hem bilimsel hem de doğa koruma açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Madagaskar baobabında 100 yıl sonra tür statüsü geri döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Madagaskar'ın kuzeybatısında, Sambirano Nehri çevresinde yetişen ve uzun yıllardır başka bir türün varyantı olarak kabul edilen Adansonia bozy, yürütülen kapsamlı genetik araştırmalar sonucunda yeniden bağımsız bir baobab türü olarak tanındı. Bilim insanları, yüz yılı aşkın süredir Adansonia za ile aynı türde değerlendirilen bu ağacın, yapılan DNA analizleriyle farklı bir evrimsel soya sahip olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bu bulgunun hem Madagaskar'ın biyolojik çeşitliliği hem de baobab türlerinin korunması açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Adansonia bozy türü yok olma riskiyle karşı karşıya'</h3><p>Adansonia bozy'nin tür statüsünün geri kazanılması, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Genetik incelemeler, bu baobabın diğer Madagaskar türlerinden ziyade kuzeydeki Adansonia perrieri ve Adansonia madagascariensis ile daha yakın akraba olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, ağaçların gece açan çiçeklerini incelemek için yüksek dallara tırmandı ve genomun yüzlerce bölgesini analiz etti. 1910 yılında ortaya atılan Adansonia bozy ismi, uzun süre unutulduktan sonra yeniden bilimsel literatüre girdi. Şu anda bilinen baobab türlerinin sayısı dokuza yükseldi ve bunların yedisi Madagaskar'da bulunuyor. Ancak uzmanlar, Adansonia bozy'nin çok dar bir alanda yaşadığını ve yerel ormanların hızla azaldığını belirterek, türün yok olma tehlikesine karşı acil koruma önlemlerinin şart olduğu uyarısında bulunuyor.</p><h3>Yeni tür tanımı doğa koruma çalışmalarını hızlandıracak</h3><p>Adansonia bozy'nin yeniden bağımsız bir tür olarak tanınması, koruma stratejilerinin güncellenmesi açısından da büyük önem taşıyor. Araştırmacıların ön değerlendirmelerine göre, bu baobab türü "Kritik Tehdit Altında" kategorisine alınabilir. Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) resmi değerlendirmesi henüz tamamlanmadı; ancak mevcut veriler, Adansonia bozy'nin neslinin tamamen tükenme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ayrıca, genetik analizler başka bir sürpriz daha sundu: Bilim insanları, Adansonia rubrostipa adı altında bilinen ağaçların da farklı evrimsel kökenlere sahip olabileceğini düşünüyor. Ekip, Madagaskar'daki sonraki araştırmalarında bu hipotezi test etmeyi planlıyor. Tüm bu gelişmeler, Madagaskar'ın eşsiz baobab çeşitliliğinin korunması için bilimsel ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, Adansonia bozy'nin tür statüsüne yeniden kavuşması, Madagaskar'ın doğal zenginliklerinin ve biyolojik çeşitliliğinin korunması için yeni bir umut oldu. Bilim insanları, bu türün hayatta kalabilmesi için uluslararası iş birliği ve acil koruma önlemlerinin hızla devreye alınması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/madagaskar-baobabinda-100-642_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mugla-fethiyede-orman-yangini-hava-ve-kara-araclari-sevk-edildi-287875</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla Fethiye'de orman yangını! Hava ve kara araçları sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale ediliyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla Fethiye'de orman yangını! Hava ve kara araçları sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'nın Fethiye ilçesinin Gökçeovacık Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne ait hava ve kara araçları sevk edildi.</p><p>Ekipler, alevleri kontrol altına almaya çalışıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/mugla-fethiyede-orman-yan-694_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sarki-soylemek-gegirme-rahatsizligina-care-oldu-yeni-arastirmadan-dikkat-ceken-sonuc-287874</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şarkı söylemek geğirme rahatsızlığına çare oldu! Yeni araştırmadan dikkat çeken sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'de 72 hasta üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, şarkı söylemenin supragastrik geğirme olarak bilinen nadir davranışsal bozukluğun tedavisinde etkili bir yöntem olabileceğini ortaya koydu. Günde üç kez beş dakika şarkı söyleyen hastaların yüzde 72'sinde belirtilerin yarı yarıya azaldığı tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şarkı söylemek geğirme rahatsızlığına çare oldu! Yeni araştırmadan dikkat çeken sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nadir görülen bir sindirim sistemi rahatsızlığı olan supragastrik geğirme ile mücadelede alışılmadık bir tedavi yöntemi gündeme geldi. Çin'de 72 hastanın katılımıyla yürütülen bilimsel bir araştırma, şarkı söylemenin bu rahatsızlığın belirtilerini önemli ölçüde hafiflettiğini gösterdi. Supragastrik geğirme, kişinin havayı bilinçsiz biçimde yemek borusuna çekip neredeyse anında geri çıkardığı davranışsal bir bozukluk olarak tanımlanıyor. Bu durum hastaların günlük yaşamını ciddi şekilde olumsuz etkiliyor ve sosyal ortamlarda büyük rahatsızlık yaratıyor. Araştırmacılar, şarkı söylemenin diyafram kasını aktif biçimde çalıştırması sayesinde bu bozukluğa karşı doğal bir bariyer oluşturabileceğini düşünüyor.</p><h3>Şarkı söyleyen grup nefes egzersizi yapanlara fark attı</h3><p>Araştırmaya dahil edilen 72 gönüllü rastgele iki farklı gruba ayrıldı. Birinci gruptaki katılımcılar bir hafta süresince günde üç kez, her seferinde yaklaşık beş dakika boyunca Çin şarkıları söyledi. İkinci gruptaki hastalar ise aynı süre zarfında diyafram nefes alma egzersizleri uyguladı. Her iki grubun da tedavi sürecine düzenli biçimde devam etmesi sağlandı. Yedi günlük sürenin ardından elde edilen veriler oldukça çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Şarkı söyleme grubundaki katılımcıların yüzde 72'sinde semptomların şiddetinde en az yarı yarıya azalma kaydedildi. Diyafram nefes egzersizi yapan ikinci grupta ise benzer düzeyde iyileşme yalnızca yüzde 39 oranında görüldü. Bu sonuç, şarkı söylemenin klasik nefes egzersizlerine kıyasla neredeyse iki kat daha etkili olduğunu açıkça gösterdi.</p><h3>Bir ay sonra bile şarkı terapisinin etkisi sürdü</h3><p>Araştırmacılar tedavinin uzun vadeli etkisini ölçmek amacıyla bir ay sonra hastaları yeniden değerlendirdi. Şarkı söyleme grubunda iyileşmenin yüzde 50 oranında korunduğu belirlendi. Nefes egzersizi grubunda ise bu oran yüzde 31'e geriledi. Bu veriler, şarkı terapisinin yalnızca kısa vadede değil, orta vadede de anlamlı bir fayda sağladığını kanıtladı. Bunun yanı sıra şarkı söyleme terapisinin katılımcıların genel yaşam kalitesi üzerinde de daha güçlü bir etki bıraktığı tespit edildi. Araştırmacılar bu durumu, şarkı söylemenin standart nefes egzersizlerine göre çok daha keyifli ve motive edici bir aktivite olmasıyla açıkladı. İnsanların monoton egzersiz programlarına bağlı kalması zor olurken, şarkı söyleme gibi eğlenceli bir uğraşı sürdürmeleri çok daha kolay oluyor. Üstelik şarkı söyleme sırasında diyafram kasının aktif biçimde çalışması, nefes egzersizlerinin sağladığı fizyolojik faydayı da doğal yoldan karşılıyor.</p><h3>Gastroenterolog Sifrim'den önemli uyarı: Kesin kanıt için yeterli değil</h3><p>Sonuçlar umut verici olsa da bilim insanları temkinli yaklaşıyor. Çalışmaya katılmayan gastroenterolog Daniel Sifrim, araştırmanın bazı metodolojik eksikliklerine dikkat çekti. Sifrim, özofageal impedans ölçümünün yapılmamış olmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. Bu ölçüm yöntemi, havanın yemek borusundaki hareketini objektif biçimde belirlemeye yarıyor ve supragastrik geğirmeyi normal mide kaynaklı geğirmeden ayırt etmeyi sağlıyor. Bu ölçüm olmadan hastaların gerçekten supragastrik geğirme yaşayıp yaşamadığını kesin olarak doğrulamak güçleşiyor. Dolayısıyla elde edilen sonuçlar henüz yöntemin etkinliğinin kesin bir kanıtı olarak kabul edilemiyor.</p><h3>Uzmanlar psikolojik tedavinin de şart olduğunu vurguladı</h3><p>Daniel Sifrim ayrıca, yalnızca diyafram egzersizlerinin ya da şarkı söylemenin tek başına yeterli olmayabileceğinin altını çizdi. Supragastrik geğirme temelde davranışsal bir bozukluk olarak sınıflandırılıyor ve bu nedenle tedavi sürecinin çok boyutlu olması gerekiyor. Uzman, hastalarda oluşmuş alışkanlığın psikolojik kökenlerinin de mutlaka ele alınması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda bilişsel-davranışsal terapi gibi psikolojik müdahale yöntemlerinin tedavi planına dahil edilmesi büyük önem taşıyor. Altta yatan kaygı, stres ya da bilinçdışı davranış kalıpları çözülmeden salt fiziksel egzersizlerle kalıcı sonuç elde etmek zorlaşıyor. Dolayısıyla şarkı terapisi tek başına bir çözüm olmaktan çok, kapsamlı bir tedavi programının parçası olarak değerlendirilmeli.</p><h3>Araştırmacılar daha geniş çaplı çalışma çağrısında bulundu</h3><p>Araştırmanın yazarları, şarkı söyleme terapisinin gerçek potansiyelini ortaya koymak için çok daha büyük hasta gruplarıyla yeni çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı. Gelecekteki araştırmalarda özofageal impedans ölçümü gibi objektif tanı yöntemlerinin mutlaka kullanılmasını önerdi. Ayrıca tedavinin uzun vadeli etkilerini anlamak için hastaların aylar hatta yıllar boyunca takip edilmesinin şart olduğunu ifade etti. Mevcut çalışmanın yalnızca bir haftalık aktif tedavi ve bir aylık takip süresini kapsadığı göz önüne alındığında, daha uzun süreli gözlemlerin sonuçları kökten değiştirebileceği belirtildi. Tüm bu sınırlamalara rağmen araştırma, supragastrik geğirme tedavisinde şarkı söylemenin umut vadeden ve hasta dostu bir alternatif olabileceğine dair güçlü ipuçları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/sarki-soylemek-gegirme-ra-786_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-savunma-bakanligindan-teknofest-mavi-vatan-paylasimi-287871</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından "TEKNOFEST Mavi Vatan" paylaşımı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından, Kocaeli'de konuşlu Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan'a ilişkin paylaşım yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından "TEKNOFEST Mavi Vatan" paylaşımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, TEKNOFEST Mavi Vatan'ın 20-23 Ağustos tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenleneceği belirtilerek, "Ülkemizin ve Deniz Kuvvetlerimizin denizlerdeki gücü ile bu alandaki ileri teknolojik yetkinliğini katılımcılarla buluşturacak TEKNOFEST Mavi Vatan'a gençlerimiz başta olmak üzere tüm halkımızı bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/milli-savunma-bakanligind-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-netanyahuya-sert-tepki-287870</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Netanyahu'ya sert tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "Bu insanlık düşmanı şebeke, İsrail'in iç siyasetinde sıkıştıkça Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Bunun sebebi, Cumhurbaşkanımızın katliam şebekesine karşı 'insanlık ittifakı'nın kararlı duruşuna sahip olmasındandır" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Netanyahu'ya sert tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun "soykırım şebekesi"nin tüm bölge için daha fazla kaos ve katliamdan başka bir şey ifade etmediğini belirtti.</p><p>Açıklamasında, "Bu insanlık düşmanı şebeke, İsrail'in iç siyasetinde sıkıştıkça Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Bunun sebebi, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu katliam şebekesine karşı 'insanlık ittifakı'nın en kararlı duruşuna sahip olmasındandır." ifadelerine yer veren Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm insanlık adına yükselttiği ses, bu soykırım şebekesini 'insani değerler' adına mahkum etmektedir. Bu katliam şebekesinin hukuk önünde hesap vereceği günlerin gelmesi, tüm insani değerler adına elzemdir. Netanyahu şebekesinin Gazze'deki soykırımı, Batı Şeria'yı Gazzeleştirme eylemleri, İran halkına saldırısı, Lübnan'ın belli bölümlerini işgal etmesi ve Suriye'ye yönelik tacizleri aynı fanatizm ajandasının parçalarıdır.</p><p>Netanyahu şebekesinin son olarak Suriye'yi tekrar hedef alması, bölge halklarının huzur ve barışının en büyük düşmanının İsrail politikaları olduğunu bir kere daha gösterdi. Şara hükümeti, Suriye'nin iç bütünlüğünü sağlama adına ne zaman basiretli adımlar atsa, İsrail hemen Suriye halkının iç barışına saldırmaktadır. Buna karşı tüm uluslararası toplum beraber tepki vermelidir. Netanyahu şebekesine karşı durmak, tüm insanlığın haysiyetini savunmaktır." </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ak-parti-sozcusu-omer-cel-423_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ucakta-ve-havaalaninda-neden-daha-gergin-ve-agresif-oluyoruz-287869</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uçakta ve havaalanında neden daha gergin ve agresif oluyoruz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Son yıllarda havaalanlarında ve uçaklarda agresyon ve antisosyal davranışlar dikkat çekici biçimde arttı. Bilim insanları, yolcuların stres ve alkol etkisiyle sosyal normları ihlal ettiğini belirtiyor. Uzmanlar, bu eğilimin hem yolcu güvenliğini hem de toplumsal düzeni tehdit ettiğine vurgu yapıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uçakta ve havaalanında neden daha gergin ve agresif oluyoruz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde havaalanlarında ve uçaklarda yaşanan agresyon ve antisosyal davranışlar, bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Özellikle yolcuların yoga yapmasından uçak kapılarını açmaya çalışmaya ve ani öfke patlamalarına kadar uzanan bu davranışlar, hem güvenlik hem de toplumsal düzen açısından endişe yaratıyor. Uzmanlar, bu olayların artışında yolcuların uçuş öncesi yaşadığı stresin ve alkol tüketiminin büyük rol oynadığını vurguluyor.</p><h3>Bilim insanları agresyonun nedenlerine işaret etti</h3><p>Bilim insanları, havaalanlarının ve uçakların yolcular için alışılmadık bir psikolojik ortam sunduğunu belirtiyor. Seyahat psikolojisi uzmanları, havaalanlarının ülkeler ve zaman dilimleri arasında bir geçiş noktası olduğunu, bu nedenle yolcularda gerçeklik duygusunun zayıfladığını ve sosyal normların kolayca ihlal edildiğini söylüyor. Bu durum, hem antisosyal hem de prososyal davranışların aynı ortamda ortaya çıkmasına yol açıyor. Özellikle agresyon vakalarındaki artış, havaalanlarında alkol satışının kısıtlanması taleplerini de gündeme taşıdı.</p><h3>Yolcuların kontrol duygusu kayboluyor</h3><p>Uzmanlara göre, yolcuların gerçeklik ile beklenti arasındaki fark nedeniyle bir boşlukta hissetmesi, kontrol duygusunun azalmasına neden oluyor. Bu psikolojik durum, agresyonun ve gerginliğin daha kolay ortaya çıkmasına yol açıyor. Havaalanlarında yaşanan bu artış, hem yolcular hem de havalimanı çalışanları için risk oluşturuyor. Uzmanlar, havaalanı ortamının özel yapısı nedeniyle bu tür davranışların önlenmesi için yeni yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, havaalanlarında ve uçaklarda agresyon ve antisosyal davranışların artışı, hem güvenlik önlemlerinin hem de toplumsal farkındalığın güçlendirilmesini gerektiriyor. Uzmanlar, yolcuların stresle başa çıkma yöntemlerini gözden geçirmesi ve alkol kullanımına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ucakta-ve-havaalaninda-ne-530_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287868</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uykuda-titreyen-kedinizi-uyandirmayin-veteriner-nedenini-acikladi-287868</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uykuda titreyen kedinizi uyandırmayın! Veteriner nedenini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Veteriner A. Rudenko, kedilerde uyku sırasında görülen titremelerin normal olduğunu ve bu durumda hayvanların rahatsız edilmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle yaşlı ve nörolojik sorunları olan kedilerde ani uyanmanın sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uykuda titreyen kedinizi uyandırmayın! Veteriner nedenini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Veteriner hekim A. Rudenko, kedilerde uyku sırasında ortaya çıkan titreme hareketlerinin, hayvan sahiplerinin endişelenmesini gerektiren bir durum olmadığını açıkladı. Özellikle patilerde, bıyıklarda ya da kuyrukta görülen hafif titremelerin, kedinin hızlı uyku evresinde yaşadığı canlı rüya süreçleriyle ilişkili olduğu belirtildi. Rudenko, bu dönemde kedinin beyin aktivitesinin oldukça yüksek olduğunu, fakat vücudunun geçici bir hareketsizlik halinde kaldığını ifade etti. Uzman, bu tip küçük titremelerin normal kabul edildiğini ve kedinin uykusunu bölmenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p><h3>Veteriner Rudenko: 'Ani uyanma kedilerde strese yol açıyor'</h3><p>Rudenko, kedinin hızlı uyku evresinde aniden uyandırılması halinde ciddi stres tepkileriyle karşılaşılabileceğini söyledi. Böyle bir durumda kedinin mekânda yönünü kaybedebileceği, agresif davranışlar sergileyebileceği ya da nerede olduğunu algılamakta zorlanabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, düzenli olarak uykusu bölünen kedilerde zamanla kaygı seviyesinin arttığını, bilişsel fonksiyonlarda azalma yaşandığını ve bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirtti. Bu etkilerin, özellikle yaşlı kediler ve nörolojik sorunları olan evcil hayvanlarda daha belirgin şekilde ortaya çıktığına dikkat çekti.</p><h3>Kedilerde uyku titremesi için hassas yaklaşım önerisi</h3><p>Veteriner Rudenko, kedilerde uyku titremesi gözlendiğinde, hayvanı uyandırmanın gerekli olduğu durumlarda bile son derece dikkatli davranılması gerektiğini ifade etti. Kediyi sarsmak ya da ani hareketlerle rahatsız etmek yerine, sakin bir ses tonuyla konuşmak veya hafif bir dokunuşla uyandırmak önerildi. Özellikle yaşlı kediler ve nörolojik problemi olan evcil hayvanlar için bu hassas yaklaşımın büyük önem taşıdığı vurgulandı. Kedilerde uyku titremesi, normal bir durum olarak değerlendirilirken, sahiplerin bu konuda bilinçli ve duyarlı olması gerektiği belirtildi.</p><p>Kedilerde uyku titremesiyle ilgili yapılan bu açıklamalar, evcil hayvan sahiplerinin daha bilinçli davranmasını sağlıyor. Veteriner Rudenko'nun önerileri, kedilerin sağlığını korumak ve yaşam kalitesini artırmak için önemli bir rehber sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/uykuda-titreyen-kedinizi--129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287867</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamogluna-para-verdim-itirafi-eski-antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-ek--287867</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İmamoğlu'na para verdim" itirafı... Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ek ifade verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ek ifadede Ekrem İmamoğlu hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İmamoğlu'na para verdim" itirafı... Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ek ifade verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtirafçı olan Böcek, İmamoğlu'nun belediye başkan adaylığı konusunda kendisine güvence verdiğini ve adaylığı karşılığında yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini iddia etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/muhittinbcek1-1808202686346f79.jpg"/><p>Böcek ifadesinde, daha önceki beyanında da belirttiği üzere Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü ve belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine bir takım güvenceler verdiğini, başkan adaylığı karşılığında ödeme gerçekleştireceğini öğrenmesi üzerine 30 Kasım 2023 tarihinde özel kalemi Yasin Yellice ile birlikte İstanbul'a gittiğini söyledi.</p><p>İstanbul'da İmamoğlu ile hatırladığı kadarıyla aynı gün Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de görüştüğünü belirten Böcek, bu görüşmede İmamoğlu'nun başka birine adaylık sözü vermediğini, tercihini kendisinden yana kullanacağını ancak bunun için yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini öne sürdü.</p><p>Böcek, "Ben de elimden geldiğince zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/imamogluna-para-verdim-it-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287866</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/gaziantepte-tugva-yaz-okulunda-renkli-kapanis-287866</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te TÜGVA Yaz Okulu'nda renkli kapanış]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te TÜGVA tarafından ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen 2026 Yaz Okulu, yaklaşık 6 haftalık eğitimin ardından düzenlenen final programıyla sona erdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep'te TÜGVA Yaz Okulu'nda renkli kapanış]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te TÜGVA tarafından ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen 2026 Yaz Okulu Final Programı, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, TÜGVA Genel Başkanı ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Öğrencilerin yaz tatilini hem eğlenerek hem de öğrenerek değerlendirmeleri amacıyla 6 Temmuz'da başlayan TÜGVA Yaz Okulu'nda, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin yer aldığı yaklaşık 6 hafta boyunca farklı etkinliklerde bir araya gelen öğrenciler, yeni bilgiler öğrenirken arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirme fırsatı buldu. Yaz okulunda öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkı sunacak çalışmaların yanı sıra manevi değerlerin, dayanışmanın ve dostluğun güçlendirilmesine yönelik etkinlikler gerçekleştirildi. Programın finalinde ise öğrenciler bir araya gelerek yaz okulunda geçirdikleri süreci, düzenlenen çeşitli etkinliklerin ardından tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76980804-18082026243082bb.jpg"/><p><b>"DAHA FAZLASINI YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>TÜGVA yaz okulu final programında konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Yaz kurslarından geçtiniz. Çok güzel eğitim alıyorsunuz. Biz neye baksak sizin için yapmaya gayret ediyoruz. Tüm okullarımız, parklarımız, gençlik ve spor tesislerimiz hepsi sizin için. Bundan sonra da daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz diyorum. Sizin için bu yaz okullarını hazırlayan TÜGVA'yı canı gönülden tebrik ediyorum" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76980802-1808202605607662.jpg"/><p><b>"GAZİANTEP'TE BU YAZ 35 BİN GENCİMİZİ AĞIRLADIK"</b></p><p>Gaziantep'te yaz döneminde 35 bin genci ağırladıklarını belirten TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, "Bu anlamlı programda sizlerle olmanın heyecanını yaşıyoruz. Coşkusunu yaşıyoruz. Bugün burada sadece bu salonu doldurmuyoruz. Ortaya bir irade koyuyoruz. Çünkü biz biliyoruz her çağın bir sözü vardır. Her milletin bir yürüyüşü vardır. Bu yürüyüşü omuzlayan güçlü bir gençliği vardır. İşte o gençlik burada. İşte biz bu gençlikle gururluyuz. Rabbim sayınızı arttırsın. Gaziantep'te bu yaz döneminde 35 bin gencimizi ağırladık. Burada tabi işin gizli kahramanları var. Ben öncelikle sizlerin huzurunda bakanımıza şükürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76980809-18082026fc3f32b7.jpg"/><p>AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, "TÜGVA'mızla gurur duyuyoruz, gençlerin buluşma adresi oldu. Ben de bu yaşlarda olsam o zaman böyle bir yer yoktu ama sizin yaşlarınızda olsaydım Gaziantep'te yaz okuluna giderdim. Bu kutlu kararınız için tebrik ediyorum. Bu çatı altında olmak çok anlamlı bir duruştur. Türkiye'nin güçlü, bağımsız bir Türkiye geleceğine dair anlamlı bir duruşun adıdır. TÜGVA, milli olmak, yerli olmak demek, tam bağımsız Türkiye yolunda, Türkiye yüz yılını kuracak bir medeniyet tasarrufuna sahip olmak demek. Emeği geçen tüm kardeşlerimizi yürekten tebrik ediyoruz" dedi.</p><p><b>"KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMAYA BUGÜNDEN İTİBAREN HAZIRIZ"</b></p><p>Gençlere destek vermeye devam edeceklerini aktaran Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, "Biz bundan sonraki açılış için çalışmaya Şehitkamil'in ağabeyi olarak kardeşlerimizin yanında olmaya bugünden itibaren hazırız. Çocuklarımızı futbol, basketbol gibi sporla bir araya getirdik. Ama en önemlisi çocuklarımıza biz bu eğitimlerde iyi ahlaklı olmayı öğrettik. Milli duyguları aşıladık, manevi duyguları aşıladık. Genel başkanım, bu stadyum biraz önce gördük dolmuş. Bu spor salonu dolmuş. Bunu bir güç olarak görmüyorum. Bunu bir sevgi olarak görüyorum. Bu çocuklar sizleri sevmiş. Bu çocuklar TÜGVA'yı sevmiş" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>"YAZ ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ"</b></p><p>Gençlerin geleceğe daha iyi hazırlanması için destek verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyleyen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Yerelde valimizin koordinasyonunda, belediyeler olarak biz de TÜGVA'nın yaz çalışmalarını destekliyoruz. Gençlerimizin geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için, eğitimde, kültürde, sanatta, sporda başarılı olması için elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz. Genel başkanımız gece gündüz demeden şehir şehir koşturuyor. Burada da muhteşem bir yaz finali yaptılar. Gerçekten tebrik ediyoruz" şeklinde konuştu.</p><p><b>"BİR AVUÇ İNSANDIK. ŞİMDİ KOCA SALONLARI DOLDURUYORUZ"</b></p><p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zehra Ünal ise, "2014 yılında Gaziantep'te kurulurken bir avuç insandık. Şimdi koca salonları dolduruyoruz genel başkanım. Bu çok gurur verici bir şey. Küçücük bir sokakta faaliyetlerimize başlamışken şimdi kocaman bir salondayız. Ben bütün TÜGVA yöneticilerine, hocalarına, ailelerimize çocuklarımıza kendinizi bu ilme ve bu yola adadığınız için çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/gaziantepte-tugva-yaz-oku-856_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287864</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidandan-hurmuz-diplomasisi-katarli-ve-suriyeli-mevkidaslariyla-gorustu-287864</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan Hürmüz diplomasisi! Katarlı ve Suriyeli mevkidaşlarıyla görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile telefonda Hürmüz Boğazı'ndaki durumu görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan'dan Hürmüz diplomasisi! Katarlı ve Suriyeli mevkidaşlarıyla görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Hakan Fidan, atar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bugün telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan'ın Katarlı mevkidaşıyla görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'ndaki durum ele alındı.</p><p>Bakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'yle görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bakan-fidandan-hurmuz-dip-672_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287862</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sene-sonunu-isaret-etti-bir-ile-yeni-havalimani-mujdesi-287862</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sene sonunu işaret etti! Bir ile yeni havalimanı müjdesi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon'daki yeni havalimanı inşaatı çalışmalarına ilişkin, 'Havalimanı inşaatıyla ilgili gerek taş ocaklarının tespit edilmesi, ruhsatlandırılması, gerekse şantiye kurulum çalışmaları başladı. O da bitirildikten sonra inşallah sene sonu olmadan hava meydanında da bir temel atma töreniyle başlamayı planlıyoruz.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sene sonunu işaret etti! Bir ile yeni havalimanı müjdesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, eski AK Parti Trabzon İl Başkan Yardımcısı Hasan Dilekoğlu&#39;nun dün vefat eden annesi Vahide Dilekoğlu&#39;nun Hanife Hatun Camisi&#39;ndeki cenaze törenine katıldı.</p><p>Uraloğlu, Dilekoğlu&#39;na ve aile üyelerine taziyelerini iletti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236217.jpg"/><p>Bakan Uraloğlu, daha sonra gazetecilerin Trabzon&#39;daki projelere yönelik sorularını yanıtladı.</p><p>Uraloğlu, Pazarkapı Mahallesi&#39;nde Hanife Hatun Camisi&#39;nin de bulunduğu alanın, Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları Genel Müdürlüğünce düzenlendiğini ifade etti.</p><p>Ulaşıma dair projeleri ilgili kurumlarla takip ettiklerini belirten Uraloğlu, &quot;Raylı sistemle ilgili inşallah eylül ayının başında temel atarak yapım çalışmalarımıza başlayacağız. Ondan sonra durmaksızın devam edeceğiz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236213.jpg"/><p>Uraloğlu, Trabzon&#39;daki yeni havalimanı inşaatı çalışmalarına ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236216.jpg"/><p>&quot;Havalimanı inşaatıyla ilgili gerek taş ocaklarının tespit edilmesi, ruhsatlandırılması, gerekse şantiye kurulum çalışmaları başladı. CAT&#39;le ilgili ufak bir süreç var. O da bitirildikten sonra inşallah sene sonu olmadan hava meydanında da bir temel atma töreniyle başlamayı planlıyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/sene-sonunu-isaret-etti-b-647_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287861</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/5-ulkeyle-imzalar-atilacak-turkiyeden-yapay-zeka-cagina-mukemmel-adim-287861</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5 ülkeyle imzalar atılacak! Türkiye'den yapay zeka çağına "mükemmel" adım]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, yapay zeka çağında verisini korumak, hesaplama altyapısını geliştirmek ve kendi modellerini üreterek geleceğin karar alma süreçlerinde söz sahibi ülkeler arasına girmek için düğmeye bastı. 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalanması planlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5 ülkeyle imzalar atılacak! Türkiye'den yapay zeka çağına "mükemmel" adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından haziran ayında duyurulan 2026-2030 dönemine ilişkin Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, &quot;Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet&quot; temasıyla yayımlandı.</p><p>Eylem planıyla 4 eksen altında 16 öncelikli eylem belirlendi.</p><p><b>- 5 MİLYON VATANDAŞA YAPAY ZEKA OKURYAZARLIĞI</b></p><p>AA muhabirinin plandan derlediği bilgilere göre, yapay zekanın toplumda güvenli, bilinçli, etik ve üretken biçimde benimsenmesi amacıyla Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı ve Güvenli Kullanım Programı uygulanacak. Bu çerçevede 24 ayda 5 milyon vatandaşa ulaşılacak.</p><p>Planla, Ulusal Yapay Zeka Yetenek Programı hayata geçirilecek. Plan dönemi sonuna kadar 1 milyon çalışanın mesleki dönüşüm değerlendirmesinden geçirilmesi ve 500 uluslararası uzmanın Türkiye&#39;de araştırma, girişim ve eğitim faaliyetlerine katılması öngörülüyor.</p><p>Veri temelli yapay zeka atılımı kapsamında da Ulusal Veri Kütüphanesi, güvenli veri alanları ve Yapay Zeka Şampiyonları Programı devreye alınacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yapayzeka2-180820264990302d.jpg"/><p><b>- ETİK ÇERÇEVE BELİRLENECEK</b></p><p>Planla, vatandaşın haklarını koruyan ve yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici ortam oluşturulacak. Kamu kurumları, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan çok paydaşlı Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu kurulacak.</p><p>TÜRKPATENT tarafından Yapay Zeka Hızlı Hat uygulaması başlatılarak yapay zeka teknolojilerine ve yapay zeka kullanan buluşlara yönelik sınai mülkiyet başvuruları özendirilecek, şeffaf beyan ve hızlandırılmış inceleme süreçleri işletilecek.</p><p><b>- DÜŞÜK KARBONLU ULUSAL HESAPLAMA OMURGASI KURULACAK</b></p><p>Plan döneminde rekabetçi ve düşük karbonlu ulusal hesaplama omurgası kurulacak. İlk 6 ayda Ulusal Yapay Zeka Hesaplama Stratejisi ile uzun vadeli yatırım planı yayımlanacak. Strateji, eğitim ve çıkarım iş yüklerinin farklı hesaplama, depolama ve ağ gereksinimlerini ayrı ayrı belirleyecek.</p><p>Bu dönemde en az 10 milyar dolar tutarında özel sektör ağırlıklı yatırım mobilize edilecek. Bu mobilizasyonun teşvik çerçevesini HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında ilan edilen veri merkezi ve yapay zeka çağrıları oluşturacak. Bu kapsamda, 2030&#39;a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücü, 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik alım anlaşması hacmine ulaşılması amaçlanıyor.</p><p>Planla, &quot;Herkes İçin GPU (grafik işlem birimi) Programı&quot; başlatılacak. Girişimler, KOBİ&#39;ler ve araştırmacılar dünya standartlarında hesaplama gücüne adil ve öngörülebilir koşullarda erişebilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yapayzeka1-1808202656630d18.jpg"/><p>Program, paylaşımlı hizmet kataloğu, şeffaf başvuru değerlendirme süreçleri ve akreditasyon kriterleriyle işletilecek. Akreditasyon kriterleri, enerji verimliliği, veri güvenliği, hizmet sürekliliği ve kullanıcıların model, veri ve kod varlıkları üzerindeki fikri mülkiyet haklarının korunmasını kapsayacak. Girişimler, KOBİ&#39;ler, üniversite araştırmacıları ve kamu projeleri için ayrı erişim pencereleri ve tahsis kotaları tanımlanacak.</p><p><b>- KAMUDA YAPAY ZEKA DÖNÜŞÜMÜ</b></p><p>Kamu, yapay zeka dönüşümüne öncülük edecek ve kamu alımları yoluyla pazarı şekillendirecek. Toplam kamu yatırım programları bütçesinden yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak.</p><p>Planla, sektörel yapay zeka programları ve KOBİ kuponları ile fikirden ürüne uzanan öngörülebilir bir destek mekanizması oluşturulacak.</p><p>Sağlık hizmeti verimliliği, şebeke/enerji optimizasyonu, akıllı üretim-kalite ve coğrafi bilgi sistemleri öncelikli olmak üzere belirlenen alanlarda sektörel yapay zeka pilot programları devreye alınacak. Bu pilot programlar, KOBİ Yapay Zeka Kupon ve Hazır Çözüm Paketleri Programı ile desteklenecek.</p><p><b>- YAPAY ZEKA BÜYÜME BÖLGELERİ KURULACAK</b></p><p>Plan kapsamında yapay zeka büyüme bölgeleri ve bölgesel mükemmeliyet merkezleri kurulacak.</p><p>Büyük ölçekli veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarını hızlandıracak büyüme bölgeleriyle, yatırımcılara enerji altyapısı hazır kampüsler, mükemmeliyet merkezleriyle KOBİ&#39;lere ve araştırmacılara hızlı prototipleme imkanı sunulacak.</p><p>Büyüme bölgelerinin içinde çok kiracılı yapay zeka fabrikaları konumlanacak. Bu fabrikalar, ulusal hesaplama kapasitesinin omurgasını oluşturacak.</p><p>Yapay zeka büyüme bölgeleri ve fabrikaları, hesaplama kapasitesinin temelini oluşturacak. Bu kapasiteyi ülke genelinde erişilebilir kılmak için kurulacak bölgesel mükemmeliyet merkezleri, üniversite-teknopark-TEKMER-sanayi konsorsiyumlarınca işletilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yapayzeka3-18082026ca6b07f3.jpg"/><p><b>- FİNANSMAN MEKANİZMALARI</b></p><p>Plan döneminde temel araştırmadan girişimciliğe uzanan iki basamaklı fon mekanizması da kurulacak.</p><p>Bu kapsamda Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu üzerinden 10 milyar liralık destek sağlanacak ve projelerin yüzde 40&#39;ının pilot veya prototipe ilerlemesi beklenecek. Ayrıca 15 milyar liralık Yapay Zeka Büyüme Fonu ile en az 20 girişimin Seri A/B veya ölçeklenme yatırımına katkı verilecek.<br></p><p><b>- FİZİKSEL YAPAY ZEKA ÜRETİM KAPASİTESİ ARTIRILACAK</b></p><p>Öte yandan fiziksel yapay zeka ve robotik alanında yerli üretim kapasitesi ve küresel rekabet gücü artırılacak.</p><p>Savunma sanayinde kazanılmış robotik ve otonom sistem yetkinliklerinin sivil uygulamalara transferi için çift kullanımlı teknoloji teşvikleri, sektörler arası farkındalık programları ve sivil-savunma ortak hızlandırma programları devreye alınacak.</p><p>Bu transfer, çift kullanım riskleri, ihracat kontrolü, veri güvenliği ve insan gözetimi ilkeleri gözetilerek yürütülecek. Sağlık destek robotlarında hasta güvenliği, klinik uygunluk ve etik değerlendirme süreçleri ayrıca uygulanacak.</p><p>Türkiye, otonom sürüş teknolojilerinde üretici ülke konumunu güçlendirmek üzere tam otonom sürüşü destekleyen altyapı, mevzuat ve test ortamlarını geliştirecek.</p><p>Bu kapsamda 2027 sonuna kadar 3 öncelikli pilot, 2 üniversite-sanayi robotik merkezi, 3 test sahası ve 3 savunmadan sivile teknoloji transferi projesi başlatılacak, 2030&#39;a kadar 5 ihracat veya ortak geliştirme anlaşması imzalanacak.</p><p><b>- 5 ÜLKEYLE İKİLİ YAPAY ZEKA İŞBİRLİĞİ</b></p><p>Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarında hukuki öngörülebilirlik, rekabetçi teşvikler ve stratejik altyapı taahhütleri tek çatı altında sunulacak.</p><p>Yapay zeka diplomasisi ve uluslararası işbirlikleriyle küresel standartların belirlenmesinde etkin rol üstlenilecek. Bu eylemle, 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalanması planlanıyor.</p><p>Eylem planına göre, bölgesel ortaklıklar ve çok taraflı platformlar yoluyla ortak yapay zeka altyapısı, modelleri ve kapasite geliştirme programları yürütülecek.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye olarak bu dönüşümün seyircisi değil, öncülerinden olacağız. Kendi değerleriyle yapay zeka teknolojileri geliştiren, güvenilir ürün ve hizmetler üreten sanayiden sağlığa, eğitimden kamu hizmetlerine kadar stratejik alanlarda yapay zeka çözümlerini ölçeklendiren bir Türkiye inşa edeceğiz. Nitelikli insan kaynağımız, güçlü AR-GE altyapımız, girişimcilik ekosistemimiz ve üretim kabiliyetimizle Türkiye&#39;yi yapay zeka alanında yatırımın, yeteneğin ve yenilikçi teknolojilerin merkezi haline getireceğiz. Yapay zekayı Türkiye&#39;nin teknolojik bağımsızlığının ve ekonomik kalkınmasının yeni güç alanlarından biri kılacağız. Yapay zekanın sunduğu imkanlardan milletimizin refahı ve insanlığın ortak faydası için en üst düzeyde yararlanacağız.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/5-ulkeyle-imzalar-atilaca-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287860</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yuzunuze-dokunmadan-durmak-neden-bu-kadar-zor-287860</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzünüze dokunmadan durmak neden bu kadar zor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yüz dokunma alışkanlığı, özellikle kalabalık ortamlarda ve pandemi döneminde sağlık açısından ciddi riskler doğuruyor. Uzmanlar, bu davranışın hem alışkanlık hem de stresle baş etme yöntemi olarak ortaya çıktığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzünüze dokunmadan durmak neden bu kadar zor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüz dokunma alışkanlığı, hijyen kurallarına özen gösteren kişilerde bile sıkça gözlemleniyor. Özellikle tıp fakültesi öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırma, eğitimli bireylerin dahi ders sırasında saatte ortalama 23 kez yüzlerine dokunduğunu ortaya koydu. Bu davranış, hem alışkanlıkların hem de dış görünüşü kontrol etme isteğinin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yüz dokunmanın sosyal ortamlarda sıkça tekrarlandığını ve bunun sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Yüze dokunma alışkanlığı stresle tetikleniyor'</h3><p>Yüze dokunma alışkanlığı, yalnızca dış görünüşle ilgili bir refleks değil. Kaygı yaşayan kişilerde, bu davranışın stresle başa çıkmak için bilinçsizce tekrarlandığı belirtiliyor. Sosyal etkileşim sırasında yaşanan gerginlik, bireylerin yüzlerine daha sık dokunmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, pandemi döneminde yüz temasının doğrudan virüs bulaşmasında ana yol olmasa da, virüslerin eller aracılığıyla kolayca taşınabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle tıbbi kuruluşlar, yüzle temastan kaçınılmasını ve hijyen önlemlerinin artırılmasını öneriyor.</p><h3>Hijyen uzmanları: 'Davranış farkındalığı artırılmalı'</h3><p>Yüz dokunma alışkanlığını azaltmak için davranış farkındalığının yükseltilmesi gerekiyor. Uzmanlar, gün içinde yüzüne dokunduğunu fark eden bireylerin, bu alışkanlığı kontrol altına almak için çeşitli yöntemler uygulayabileceğini belirtiyor. Örneğin, telefonlara kurulan hatırlatıcı alarmlar veya uzun saçların toplanması gibi pratik önlemler, yüz temasını azaltmada etkili olabiliyor. Bu küçük değişiklikler, hem bireysel hijyen seviyesini yükseltiyor hem de genel sağlık açısından önemli bir katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, yüz dokunma alışkanlığı toplum sağlığını tehdit eden unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu davranışın kontrol altına alınması için bireylerin bilinçlenmesi ve günlük yaşamda basit önlemler almasının önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yuzunuze-dokunmadan-durma-586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287858</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-dogan-bir-insan-dunyaya-donebilir-mi-287858</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta doğan bir insan Dünya'ya dönebilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars'ta doğan insanların Dünya'ya dönmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, Mars'ın düşük yerçekiminin insan vücudu üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor ve Dünya'daki üç kat fazla yerçekiminin büyük zorluklar yaratabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta doğan bir insan Dünya'ya dönebilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mars'ta dünyaya gelen insanların, Dünya'ya dönmeleri halinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabileceği gündeme geldi. Bilim insanları, Mars'ın düşük yerçekimi ortamında doğan ve büyüyen kişilerin, Dünya'nın üç kat daha fazla yerçekimine alışmakta büyük zorluklar yaşayacağını belirtiyor. Uzmanlar, özellikle omurga ve kas yapısının Mars'taki şartlara uyum sağladığını, bu nedenle Dünya'ya dönen Mars kökenli bireylerin hareket etmekte ve vücut ağırlıklarını taşımakta ciddi güçlükler yaşayabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Uzman Zubrin: 'Mars'ta doğanlar daha uzun olabilir'</h3><p>Uzay araştırmalarında öne çıkan isimlerden Robert Zubrin, Mars'ta doğan çocukların düşük yerçekimi nedeniyle daha uzun boylu olabileceğini dile getiriyor. Zubrin'e göre Mars'ta büyüyenlerin genetik yapısı değişmese de, omurgaları uzayabilir ve vücutları farklı bir şekilde gelişebilir. Ancak, bu avantaj Dünya'ya dönüldüğünde büyük bir dezavantaja dönüşüyor. Çünkü Dünya'nın yerçekimi, Mars'a göre üç kat daha fazla ve bu durum kas ve iskelet sistemini olumsuz etkiliyor.</p><h3>NASA: 'Uzayda boy uzuyor, Dünya'ya dönüşte kayboluyor'</h3><p>NASA'nın verilerine göre, astronotlar uzayda geçirdikleri süre boyunca omurlar arasında sıvının artması nedeniyle yaklaşık 5 santimetre uzayabiliyor. Ancak bu değişim geçici ve Dünya'ya dönüldüğünde kayboluyor. Mars'ta doğanlar için ise durum daha karmaşık. Mars'ta alışılan düşük yerçekiminden sonra Dünya'nın yüksek yerçekimine maruz kalmak, 72 kilogramlık bir kişinin ağırlığının neredeyse 227 kilograma çıkmasına yol açıyor. Bu da Mars'ta doğanların Dünya'da hareket etmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.</p><p>Bilim insanları, Mars'ta doğan insanların Dünya'ya dönüşlerinde karşılaşacakları bu ciddi sağlık risklerinin, gelecekteki uzay kolonizasyonu planları açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/marsta-dogan-bir-insan-du-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287857</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspora-bir-yildiz-daha-darwin-nunez-transferinde-kritik-donemec-287857</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor'a bir yıldız daha! Darwin Nunez transferinde kritik dönemeç]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'la anlaşmasına rağmen, Al Hilal'in 35 milyon Euro zorunlu satın alma opsiyonu koydurmak istediği Darwin Nunez'de işler tersine döndü. Trabzonspor, Darwin Nunez'i de renklerine bağlamaya çok yaklaştı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor'a bir yıldız daha! Darwin Nunez transferinde kritik dönemeç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mohamed Salah'ı kadrosuna katarak dünya futbolunun gündemine oturan Trabzonspor, Darwin Nunez'i de renklerine bağlamaya çok yaklaştı. </p><p>Suudi basını Al Hilal'in bu oyuncuyu Al Diriyah'a önerdiğini ancak söz konusu kulübün Brezilyalı Malcom'dan yana tercihini kullandığını, Darwin Nunez'i teknik ekibin kadroda görmek istemediğini yazdı. </p><p>Böylece Uruguaylı yıldız için Suudi Arabistan'daki alternatiflerden biri daha ortadan kalktı. </p><p>Trabzonspor ise Darwin Nunez transferinde Al-Hilal ile önemli mesafe kat etmiş durumda. Bordo Mavililer'in Salah transferi bir avantaj oldu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/balksz1-180820264d0e564b.jpg"/><p><b>AL HİLAL, 53 MİLYON EURO ÖDEDİ</b></p><p>Darwin Nunez ve Mohamed Salah ikilisi, Süper Lig'in 2. haftasında oynanacak olan Başakşehir maçında beraber süre alabilir. </p><p>Kariyeri boyunca 306 karşılaşmada forma giyen Nunez, 117 gol ve 51 asistlik skor katkısı yaptı. Güncel piyasa değeri 20 milyon euro olan Uruguaylı santrforun, Suudi Arabistan kulübü Al Hilal ile olan sözleşmesi Haziran 2028'e kadar devam ediyor. </p><p>Kariyerinde 1 Premier Lig şampiyonluğu da yer alıyor. Al Hilal, başarılı golcünün bonservisi için 2025-26 sezonunda İngiliz ekibi Liverpool'a 53 milyon euro ödemişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/trabzonspora-bir-yildiz-d-573_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287856</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/temmuz-2026da-dunya-genelinde-sicaklik-rekorlari-pes-pese-geldi-287856</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Temmuz 2026'da dünya genelinde sıcaklık rekorları peş peşe geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Temmuz 2026, dünya genelinde kaydedilen en sıcak Temmuz aylarından biri olarak tarihe geçti. NOAA ve NASA'nın açıkladığı verilere göre Kuzey Amerika, Afrika ve Asya kıtaları rekor sıcaklıklarla boğuşurken, El Niño'nun güçlenmesi ve kutup buzullarının erimesi iklim krizinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Temmuz 2026'da dünya genelinde sıcaklık rekorları peş peşe geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, iklim tarihinin en çarpıcı aylarından birini daha geride bıraktı. Temmuz 2026, küresel sıcaklık kayıtlarında Temmuz 2024 ile aynı seviyeye ulaşarak 1850'den bu yana ölçülen en sıcak Temmuz ayı unvanını paylaştı. Rekor kıran hava sıcaklıklarından okyanus yüzey sıcaklıklarına, kutup buzullarının dramatik gerilemesinden milyarlarca dolarlık felaket faturalarına kadar uzanan tablo, 2026 yılının iklim aşırılıkları açısından ne denli olağanüstü bir dönem olduğunu bir kez daha kanıtladı. Normalde tek başına manşetlere taşınacak bu gelişme, 2026'nın iklim verileri bütünü içinde yalnızca giriş niteliğinde kaldı; zira geride kalan rakamlar, sessizce çözülen bir sistemin kontrol listesini andırıyor.</p><h3>NOAA ve NASA'dan tarihi sıcaklık teyidi</h3><p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) bünyesindeki Ulusal Çevre Bilgisi Merkezleri, 11 Ağustos tarihinde yaptığı resmi açıklamada Temmuz 2026 ile Temmuz 2024'ün sıcaklık rekorunda berabere kaldığını duyurdu. NOAA'nın kendi ifadesiyle bu iki ay, "1850'den bu yana dünya için kayıtlardaki en sıcak aylar olma olasılığı yok olmaktan çok daha fazla" olan dönemler olarak tanımlandı. NASA ise daha kesin bir tutum benimseyerek Temmuz 2026'yı şimdiye kadar kaydedilen tek en sıcak Temmuz ayı olarak sıraladı ve herhangi bir beraberlik ihtimalini reddetti. Avrupa'nın saygın iklim izleme kuruluşu Copernicus servisi, Temmuz 2026'yı ikinci sıraya yerleştirirken, Japonya Meteoroloji Ajansı NOAA ile aynı görüşü paylaşarak beraberlik tespitini onayladı. Farklı kurumların farklı sıralamaları benimsemesi, ölçüm yöntemlerindeki ince farklılıklardan kaynlanıyor olsa da ortaya çıkan genel tablo son derece net: Temmuz 2026, insanlık tarihinin en sıcak aylarından biri olarak kayıtlara geçti.</p><h3>Kara ve okyanus sıcaklıkları alarm veriyor</h3><p>Temmuz ayı, Kuzey Yarımküre'nin dünya kara kütlesinin büyük bölümünü barındırması nedeniyle geleneksel olarak gezegenin en sıcak ayı olarak kabul ediliyor. Ancak 2026 yılının Temmuz'u bu geleneksel kalıbı çok daha endişe verici bir boyuta taşıdı. Yılın ilk yedi ayına bakıldığında, Ocak-Temmuz 2026 dönemi kayıtlardaki üçüncü en sıcak periyot olarak sıralandı ve bu durum sıcaklık artışının tek bir ayla sınırlı kalmadığını, süregelen bir eğilimin parçası olduğunu ortaya koydu. Asıl endişe verici rakamlar ise okyanuslardan geldi. Deniz yüzeyi sıcaklıkları Temmuz ayı için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaşırken, kara sıcaklıkları üçüncü en yüksek değeri gösterdi. Ayın sonuna doğru, güneyde 60 derece ile kuzeyde 60 derece enlemi arasını kapsayan günlük deniz yüzeyi sıcaklığı 21,05 santigrat dereceye tırmandı. Bu değer, Mart 2024'te belirlenen tüm zamanların mutlak rekoruna son derece yakın bir noktada duruyordu ve okyanusların ne kadar hızlı ısındığını gösteren çarpıcı bir işaret niteliği taşıyordu.</p><h3>Kuzey Amerika, Afrika ve Asya'da rekor Temmuz</h3><p>Temmuz 2026'nın sıcaklık etkisi kıtalar bazında incelendiğinde tablo daha da çarpıcı bir hal alıyor. Kuzey Amerika, Afrika ve Asya kıtalarının her biri sadece sıcak bir Temmuz geçirmekle kalmadı; üçü de şimdiye kadar kaydedilen en sıcak Temmuz ayını yaşadı. Bu üç kıtanın aynı anda rekor kırması, küresel ısınmanın bölgesel değil, gezegen ölçeğinde bir fenomen olduğunu açıkça gösteriyor. Güney Amerika kayıtlardaki altıncı en sıcak Temmuz'unu deneyimlerken, Avrupa yedinci, Okyanusya ise sekizinci en sıcak Temmuz'unu yaşadı. Bu kıtaların rekor kırmamış olması bile, sıcaklıkların tarihsel ortalamaların çok üzerinde seyrettiği gerçeğini değiştirmiyor.</p><h3>ABD'de 1936'dan bu yana kırılamayan rekor tarihe karıştı</h3><p>Tüm kıtalar arasında en dramatik tablo Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıktı. Temmuz 2026, yalnızca ülkenin kayıtlardaki en sıcak Temmuz'u olmakla kalmadı; aynı zamanda ABD tarihinin herhangi bir ayında ölçülen en yüksek sıcaklık değerini de kaydetti. Bu rekor, 1936 yılının ünlü Toz Çanağı yazından bu yana yaklaşık 90 yıldır kırılamayan bir eşiğin aşılması anlamına geliyor. 1930'ların Toz Çanağı dönemi, ABD'nin tarım bölgelerini harap eden kuraklık ve aşırı sıcaklarla tarihe geçmişti; Temmuz 2026'nın bu efsanevi dönemi geride bırakması, iklim krizinin boyutlarını somut biçimde gözler önüne seriyor. NOAA'nın istatistiksel modeli, 2026 yılının gezegenin şimdiye kadar gördüğü en sıcak dört yıl arasında bitme olasılığını yüzde 99,9 olarak hesapladı. Bununla birlikte aynı model, 2026'nın birinci sıraya yerleşme ihtimalinin neredeyse sıfır olduğunu da belirtti. Ancak bu modelin önemli bir kör noktası bulunuyor: El Niño veya La Niña gibi doğal iklim salınımlarını doğrudan hesaba katmıyor.</p><h3>El Niño güç kazanıyor: Yüzde 97 olasılıkla 2027 baharına kadar sürecek</h3><p>Doğu Pasifik genelinde El Niño uyarısı yürürlükte kalmaya devam ediyor ve bu durum küresel sıcaklık tahminlerini doğrudan etkiliyor. NOAA, 9 Temmuz tarihli görünüm raporunda El Niño'nun 2027 ilkbaharının başlarına kadar devam etme olasılığını yüzde 97 olarak açıkladı. 10 Ağustos itibarıyla kıyaslama noktası olan Niño 3.4 bölgesindeki haftalık deniz yüzeyi sıcaklıkları, ortalamanın 1,8 santigrat derece üzerinde seyrediyor. Bu seviye güçlü bir El Niño ile doğrudan ilişkilendiriliyor ve çok güçlü bir olayla bağdaştırılan 2 santigrat derece eşiğine hızla yaklaşıyor. NOAA'nın İklim Tahmin Merkezi, El Niño'nun Ağustos'tan Ekim'e kadar kasırga sezonunun zirve döneminde aktif kalma olasılığını yüzde 100 olarak belirledi. Bu dönemde çok güçlü yoğunluğa ulaşma ihtimali yüzde 48 iken, Ekim-Aralık döneminde bu oran yüzde 81'e fırlıyor. İklim bilimci Zeke Hausfather, 2026'nın tam olarak yakalayamasa da rekora şaşırtıcı derecede yaklaşabileceğini öne sürdü ve 2027'yi gerçek rekor yılı olarak işaret etti. El Niño'nun beklenmedik bir olumlu yönü de var: Atlantik havzası genelinde rüzgar kesme kuvvetini artırarak kasırga faaliyetlerini bastırma potansiyeli taşıyor ve bu durum, aksi takdirde fırtına oluşumuna elverişli koşullara karşı doğal bir denge unsuru oluşturabiliyor.</p><h3>Felaket faturası 104 milyar dolara ulaştı</h3><p>İklim krizinin ekonomik boyutu da rakamlarla kendini açıkça gösteriyor. Sigorta komisyoncusu Gallagher Re'nin verilerine göre 2026'nın sadece ilk altı ayında dünya genelinde 29 milyar dolarlık sigortalı kayba yol açan hava durumu felaketi yaşandı. Bu felaketlerin dağılımı şöyle: dokuz şiddetli hava olayı salgını (tamamı ABD'de), altı sel felaketi, beş Avrupa fırtınası, dört kış hava durumu olayı, üç tropikal siklon ve ikisi kuraklık olmak üzere toplam 29 büyük doğal afet kaydedildi. Kuraklıkların biri Brezilya'da, diğeri ABD'de yaşandı. Toplam ekonomik kayıplar 104 milyar dolara ulaştı; bu rakam aslında on yıllık ortalama olan 139 milyar doların altında kaldı ve Gallagher Re bu durumu sigorta sektörü açısından "yönetilebilir bir başlangıç" olarak nitelendirdi. Ancak yılın ikinci yarısında El Niño'nun güçlenmesiyle birlikte bu tablonun hızla değişme riski bulunuyor.</p><h3>ABD'de 12 felaket, 31,9 milyar dolarlık hasar</h3><p>ABD özelinde durum daha da çarpıcı bir görünüm sergiliyor. Climate Central'ın verilerine göre yılın ilk yarısında ABD'de 12 ayrı milyar dolarlık hava durumu ve iklim felaketi yaşandı ve toplam hasar en az 31,9 milyar dolara ulaştı. Bu felaketlerin en yıkıcısı, 23-26 Nisan tarihleri arasında ABD'nin orta ve güney kesimlerini kasıp kavuran şiddetli hava olayı salgınıydı. Söz konusu fırtına sistemi tek başına 6,8 milyar dolarlık hasara neden oldu. Fırtına boyunca 99 onaylanmış hortum kaydedildi ve Teksas'tan Indiana'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bin binden fazla şiddetli dolu ile yüksek rüzgar hasarı raporu oluşturuldu. Bu rakamlar, iklim krizinin artık soyut bir gelecek tehdidi olmaktan çıkıp günlük yaşamı ve ekonomiyi doğrudan etkileyen bir gerçekliğe dönüştüğünü somut biçimde ortaya koyuyor.</p><h3>Kutuplarda buzul kaybı hız kesmiyor</h3><p>Gezegenin her iki ucunda da buz örtüsü endişe verici biçimde gerilemeye devam ediyor. Temmuz ayında Arktik deniz buzu genişliği, 48 yıllık uydu kaydında altıncı en düşük seviyeye indi. Aynı dönemde Arktik bölgesi şimdiye kadar ölçülen üçüncü en sıcak Temmuz'unu yaşadı. Dikkat çekici bir istatistik olarak, Arktik'in en sıcak on Temmuz ayının tamamı 2012'den bu yana gerçekleşti; bu durum bölgedeki ısınma eğiliminin ne kadar hızlandığını gözler önüne seriyor. Buz kaybı, ay ortasına kadar 2012 yılının hızına yakın seyretti. 2012, en düşük mevsimsel buz genişliği için tüm zamanların rekorunu kıran yıl olarak tarihe geçmişti. Ancak Temmuz'un ikinci yarısında erime hızı bir miktar yavaşladı ve 2012 rekoru şimdilik ayakta kalmayı başardı.</p><p>Güney kutbunda ise farklı ama yine endişe verici bir tablo ortaya çıktı. Antarktika deniz buzu genişliği, kayıtlardaki beşinci en düşük Temmuz değerini gösterdi. İlginç olan nokta şu: Antarktika bölgesinin kendisi normalin 0,27 santigrat derece altında seyrederek 2016'dan bu yana en soğuk Temmuz'unu yaşadı. Buna rağmen buz genişliğinin bu denli düşük kalması, buzul kaybının yalnızca anlık sıcaklıklarla değil, uzun vadeli okyanus ısınması ve akıntı değişiklikleriyle de ilişkili olduğuna işaret ediyor.</p><h3>Dünya genelinde sıcaklık rekorları: İran'da 52,7 derece, Antarktika'da eksi 84,1 derece</h3><p>Hava durumu kayıtları takipçisi Maximiliano Herrera, Temmuz 2026'nın aşırı uçlarını belgeledi ve ortaya çıkan rakamlar gezegenin iklim çeşitliliğinin ne denli uç noktalara ulaştığını gösteriyor. Kuzey Yarımküre'nin en sıcak noktası İran'ın Omidieh şehri oldu; burada termometreler 14 Temmuz'da 52,7 santigrat dereceye (126,9 Fahrenheit) tırmandı. Bu değer, insan vücudunun dayanma sınırlarını zorlayan ve açık havada yaşamı neredeyse imkânsız kılan bir seviyeyi temsil ediyor. Kuzey Yarımküre'nin en soğuk noktası ise Grönland oldu; Summit ve East Grip istasyonlarının her ikisi de 3 Temmuz ve 13 Temmuz tarihlerinde eksi 25,9 santigrat dereceye (eksi 14,6 Fahrenheit) düştü.</p><p>Güney Yarımküre'de sıcaklık rekoru Arjantin'in Pozo Hondo şehrine ait oldu. 17 Temmuz'da 41,6 santigrat derece (106,9 Fahrenheit) kaydedilen bu değer, güney yarımkürede kış mevsiminin yaşandığı bir dönemde son derece olağandışı bir sıcaklık olarak dikkat çekti. Soğuk rekorunu ise beklendiği gibi Antarktika'daki Concordia istasyonu kırdı; 18 Temmuz'da eksi 84,1 santigrat derece (eksi 119,4 Fahrenheit) ölçüldü. Gezegenin en sıcak ve en soğuk noktaları arasındaki fark 136,8 santigrat dereceyi buluyor ve bu devasa aralık, Dünya'nın iklim sisteminin ne kadar geniş bir yelpazede çalıştığını somut biçimde ortaya koyuyor.</p><p>Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, Temmuz 2026 iklim krizinin artık bir uyarı olmaktan çıkıp yaşanan bir gerçekliğe dönüştüğünü gösteriyor. El Niño'nun güçlenmeye devam etmesi, 2026'nın kalan aylarında ve özellikle 2027'de daha da yüksek sıcaklık rekorlarının kırılma olasılığını artırıyor. Bilim insanları, küresel emisyonlarda köklü bir azalma sağlanmadığı sürece bu tür aşırı iklim olaylarının sıklığının ve şiddetinin artmaya devam edeceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/temmuz-2026da-dunya-genel-360_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287854</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/rusya-google-ve-telegrama-icerik-cezasi-uyguladi-111-milyon-ruble-287854</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya, Google ve Telegram'a içerik cezası uyguladı: 11,1 milyon ruble!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Rusya'da Google, Telegram ve Microsoft'a yasaklı içerikleri kaldırmadıkları gerekçesiyle toplam 11,1 milyon ruble (yaklaşık 130 bin dolar) para cezası verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya, Google ve Telegram'a içerik cezası uyguladı: 11,1 milyon ruble!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Moskova&#39;daki Taganskiy Bölge Mahkemesi, söz konusu şirketler aleyhine açılan davaları karara bağladı.</p><p>Bu platformlardaki yasaklı içerikler kaldırılmadığı için yasalara uyulmadığına kanaat getiren mahkeme, Telegram&#39;ın 3,8 milyon ruble, Google&#39;ın 3,8 milyon ruble ve Microsoft&#39;un 3,5 milyon ruble para cezası ödemesine hükmetti.</p><p>Rusya&#39;da Google, Telegram, Microsoft&#39;un yanı sıra Apple, TikTok ve diğer yabancı internet platformlarına yasaklı içeriklerin kaldırılmaması ve ülkedeki yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gibi gerekçelerle daha önce de para cezaları uygulanmıştı.</p><p>Google&#39;a 2021 sonundan bu yana cirosu üzerinden verilen para cezalarının toplamı 29 milyar rubleyi aşarken, şirketin ülkedeki icra borcunun 20 milyar rublenin üzerinde olduğu belirtiliyor.</p><p>Rusya&#39;da Telegram&#39;ın faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar da uygulanırken, Moskova&#39;daki mahkemelerin yalnızca bu yılın ilk 6 ayında şirkete verdiği para cezalarının toplamı 100 milyon rubleyi aştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/rusya-google-ve-telegrama-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287853</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ifadesi-celiskili-bulundu-muzaffer-beyaz-hakkinda-tutuklama-talebi-287853</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İfadesi çelişkili bulundu! Muzaffer Beyaz hakkında tutuklama talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA['İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 66. duruşmasında mahkeme savcısı Muzaffer Beyaz hakkında çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklama talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İfadesi çelişkili bulundu! Muzaffer Beyaz hakkında tutuklama talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p><strong><b>MUZAFFER BEYAZ HAKKINDA TUTUKLAMA TALEBİ</b></strong></p><p>"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında, mahkeme savcısı Muzaffer Beyaz hakkında çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklama talep etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ifadesi-celiskili-bulundu-506_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287851</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/partiyi-degistirdi-ama-zihniyet-ayni-kaldi-ozel-skandal-sozlerle-turkiyeyi-hedef-aldi-287851</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Partiyi değiştirdi ama zihniyet aynı kaldı! Özel skandal sözlerle Türkiye'yi hedef aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Her fırsatta Türkiye'yi batıya şikayet eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu kez İtalyan basınına ülkesini karaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Partiyi değiştirdi ama zihniyet aynı kaldı! Özel skandal sözlerle Türkiye'yi hedef aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu kez İtalyan gazetesi Corriere della Sera'ya Türkiye'yi şikayet etti.</p><p>Türkiye'de demokrasinin baskı gördüğünü iddia eden Özel, YENİ Parti'nin Türkiye için yeni bir değişim yolu sunduğunu ileri sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76058501-18082026e75c753e.jpg"/><p><b>PARTİ DEĞİŞTİ ZİHNİYET AYNI KALDI</b></p><p>Yazısında dünya siyasetine de değinen Özel, 21. yüzyıl otoriter yönetimlerinin artık seçimleri tamamen kaldırma gereği duymadığını savunarak Türkiye'yi de bu kategoriye koymaya çalıştı.</p><p class="">Bahsettiği rejimlerin demokrasiyi içten zayıflattığını, kurumları kontrol altına aldığını, basın özgürlüğünü engellediğini, yargıyı siyasallaştırdığını ve muhalefeti baskıladığını savunan Özel, Türkiye'nin de 2002'den bu yana Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde benzer bir demokratik gerileme geçirdiğini iddia etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/balksz2-18082026a01257b9.jpg"/><p><b>SKANDAL SÖZLERLE TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALDI</b></p><p>Özel, yazısının devamında Türkiye ve İtalya'nın ortak bir Akdeniz ve Avrupa geçmişini paylaştığını belirtirken, günümüzde Türkiye'nin bu demokratik ve kurumsal mirasından kopma riskiyle yüz yüze olduğunu öne sürdü.</p><p>Ülkesini olumsuz nitelendirmelerle eleştirmeye devam eden Özel, vadettikleri demokratik Türkiye'nin Avrupa ve Akdeniz açısından da daha güvenilir bir müttefik olacağını iddia etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/partiyi-degistirdi-ama-zi-539_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287850</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ergenlerin-kopekleriyle-iliskisi-sandigimizdan-daha-karmasik-her-bag-ayni-sonucu-vermiyor-287850</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ergenlerin köpekleriyle ilişkisi sandığımızdan daha karmaşık! Her bağ aynı sonucu vermiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Tufts Üniversitesi Cummings Veterinerlik Okulu'nda yürütülen kapsamlı araştırma, ergenlerin aile köpekleriyle kurduğu ilişkinin, sosyal stresle başa çıkma biçimleri üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmada, köpeğine aktif olarak bakan ergenlerin, stresle daha sağlıklı yollarla mücadele ettiği saptandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ergenlerin köpekleriyle ilişkisi sandığımızdan daha karmaşık! Her bağ aynı sonucu vermiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Tufts Üniversitesi Cummings Veterinerlik Okulu'ndan araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma, ergenlerin aile köpekleriyle kurduğu bağın, sosyal stresle başa çıkma biçimlerini önemli ölçüde etkilediğini gösterdi. 13 ila 17 yaşları arasında, sosyal anksiyete düzeyi yüksek 514 genç ve ebeveynlerinin katılımıyla gerçekleştirilen anket çalışmasında, köpeğine aktif olarak bakan ergenlerin, sosyal stresle başa çıkarken daha sağlıklı stratejiler geliştirdiği belirlendi. Buna karşın, duygusal destek için öncelikle köpeğine yaslanan gençlerde ise daha az sağlıklı başa çıkma yolları gözlendi. Araştırmanın başında Nicole Mason yer alırken, Tufts Üniversitesi Evcil Hayvanlar ve Refah Laboratuvarı Direktörü Megan Mueller de ekibe liderlik etti. Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların, ergenlerin psikolojik sağlığında köpeklerle kurulan ilişkinin niteliğinin belirleyici olabileceğine işaret etti.</p><h3>Nicole Mason ve Megan Mueller: 'Köpek bakımı sağlıklı başa çıkmayı destekliyor'</h3><p>Çalışmanın yürütücüsü Nicole Mason ve kıdemli yazar Megan Mueller, araştırma kapsamında ABD genelinde, büyük oranda kütüphaneler ve topluluk etkinlikleri üzerinden ailelere ulaştı. 514 ergen ve ebeveynlerinden oluşan katılımcılar, her biri 15-20 dakika süren anketlerle değerlendirildi. Anketlerde, ergenlerin köpekleriyle ilişkilerini altı farklı boyutta ölçen sorular yer aldı. "Evcil hayvanımın ihtiyaçlarına dikkat ediyorum" gibi ifadeler, bakım verme düzeyini; "Evcil hayvanımla çok zaman geçiriyorum" cümlesi arkadaşlık ilişkisini; "Sorunlarım hakkında evcil hayvanımla konuşuyorum" ise duygusal desteği değerlendirdi. Araştırmada, köpeğine düzenli bakım veren ve onunla zaman geçiren ergenlerin, sorun çözme, olumlu düşünme ve ruminasyondan (olumsuz düşüncelere saplanıp kalma) uzaklaşma konusunda daha başarılı oldukları görüldü. Ebeveynlerin yanıtları da benzer bir eğilimi yansıttı, ancak bu ilişki gençlerin kendi bildirimlerine göre daha zayıf çıktı. Özellikle köpek bakımı ve fiziksel temasın, ergenin stres düzeyini azaltıcı etkisi olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, bu bulgular ışığında ailelerin, ergen çocukları ile evcil hayvanları arasındaki etkileşimi destekleyici adımlar atması gerektiğini belirtti.</p><h3>Köpeğine yaslanan ergenlerde olumsuz başa çıkma stratejileri arttı</h3><p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise, sosyal stres karşısında duygusal destek için doğrudan köpeğine yönelen ergenlerde, başa çıkma stratejilerinin daha az sağlıklı olmasıydı. Bu gençler, olumlu düşünme becerisinde düşüş ve ruminasyon eğiliminde artış bildirdi. Uzmanlar, köpeklerin insanlara kıyasla geri bildirim sunma kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle, ergenlerin sosyal dünyasında köpeğe aşırı bağımlılığın psikolojik iyilik halini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Mason ve Mueller, bu sonuçların, ergenin insan sosyal ağıyla olan ilişkilerinin zayıf olmasının, evcil hayvana yönelimi artırabileceğini ifade etti. Araştırmada ayrıca, köpeğiyle çatışma yaşayan ergenlerin ve "Evcil hayvanım, arkadaşlarımdan daha çok şey ifade ediyor" diyenlerin de daha fazla ruminasyon ve duygusal hissizlik yaşadığı gözlemlendi. Arkadaşlardan ziyade köpeğe öncelik vermenin, sağlıksız başa çıkma biçimlerini tetikleyebileceği belirtildi.</p><h3>Bağın niteliği, psikolojik sağlıkta belirleyici olabilir</h3><p>Tufts Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, ergen ve köpek ilişkilerinde bağın niteliğinin, sosyal stresle başa çıkma biçimleri üzerinde belirleyici olduğunu gösterdi. Araştırmada, köpek bakımı ile sağlıklı başa çıkma arasında doğrusal bir ilişki saptanırken, köpeğe aşırı duygusal yaslanma ve köpekle yaşanan çatışmaların ise olumsuz etkiler yarattığı ortaya çıktı. Elde edilen bulgular, köpeklerin insan sosyal ağına alternatif bir destek unsuru olabileceğini, ancak insan ilişkilerinin yerini tam anlamıyla dolduramayacağını gösteriyor. Araştırmacılar, köpekle kurulan ilişkinin olumlu olabilmesi için bakım ve etkileşimin dengeli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca, araştırmanın örnekleminin büyük oranda Beyaz ve Hispanik olmayan katılımcılardan oluştuğu, cinsiyet çeşitliliğinin ise sınırlı olduğu belirtildi. Kız ergenlerin, erkeklere kıyasla daha az sağlıklı başa çıkma stratejileri bildirdiği, cinsiyetin modele eklendiğinde bazı ilişkilerin zayıfladığı saptandı. Bu nedenle, gelecekte daha çeşitli örneklem gruplarıyla benzer çalışmaların yapılması planlanıyor.</p><h3>Ergen &amp; Köpek Çalışması devam edecek</h3><p>Nicole Mason ve Megan Mueller liderliğindeki ekip, aynı ergen ve köpekleri takip etmeyi sürdürecek. Bu süreçte, köpeğin kişiliği, davranışı ve ergenle olan uyumunun, başa çıkma becerileri ve genel refah üzerindeki etkisi de araştırılacak. Araştırmacılar, birkaç yıl daha devam edecek olan bu çalışmanın sonunda, köpek bakımının mı sağlıklı başa çıkmayı geliştirdiğini, yoksa zaten sağlıklı başa çıkabilen ergenlerin mi köpeğine daha fazla bakım verdiğini ortaya koymayı hedefliyor. Sonuçlar, ailelerin ve uzmanların, ergenlerin psikolojik sağlığını desteklemek için evcil hayvanlarla kurulan ilişkileri nasıl daha etkili kullanabileceğine dair önemli ipuçları sunacak.</p><p>Sonuç olarak, Tufts Üniversitesi'nin yürüttüğü bu geniş çaplı araştırma, ergenlerin aile köpekleriyle kurduğu ilişkinin niteliğinin, sosyal stresle başa çıkma biçimleri üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koydu. Elde edilen bulgular, köpek bakımı ve etkileşiminin ergen psikolojisinde olumlu rol oynayabileceğini gösterirken, aşırı duygusal yaslanma veya köpekle yaşanan çatışmaların ise risk oluşturabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, ailelere ve uzmanlara, ergenlerin sosyal ağlarını güçlendirmeye ve köpekleriyle sağlıklı bir bağ kurmalarını teşvik etmeye yönelik önerilerde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ergenlerin-kopekleriyle-i-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287849</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-bolat-muhalefetteki-belediyelerde-yolsuzluk-ve-beceriksizlikler-vatandasi-bunalima-surukluyor-287849</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Muhalefetteki belediyelerde yolsuzluk ve beceriksizlikler vatandaşı bunalıma sürüklüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Özellikle muhalefetin elindeki belediyelerde yaşanan yanlış uygulamalar, yolsuzluklar, bir sürü beceriksizlikler, hizmetlerin geriye gitmesi, vatandaşın bunalması karşısında vatandaşımız 25 yıllık bu eser ve hizmet siyasetinin önemini tekrardan daha güçlü bir şekilde hissediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Muhalefetteki belediyelerde yolsuzluk ve beceriksizlikler vatandaşı bunalıma sürüklüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolat, Aksaray Valisi Murat Duru, AK Parti Aksaray milletvekilleri Cengiz Aydoğdu ve Hüseyin Altınsoy, Belediye Başkanı Evren Dinçer ve AK Parti İl Başkanı Hamza Aktürk ve protokol üyeleri tarafından Aksaray Valiliği bahçesinde karşılandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240475.jpg"/><p>Valilik şeref defterini imzalayan Bolat, daha sonra Vali Duru&#39;dan kentte yürütülen kamu yatırımları ve projeler hakkında bilgi aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240476.jpg"/><p>Bolat ve beraberindekiler ardından Belediye Başkanı Dinçer&#39;i makamında ziyaret etti. Dinçer, ziyarette kentte yürütülen belediyecilik çalışmaları hakkında Bolat&#39;a bilgi verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240477.jpg"/><p>AK Parti Aksaray İl Başkanlığına geçen Bolat, burada, kentsel dönüşüm faaliyetlerinin önemine dikkati çekti. Kentsel dönüşümlerle Türkiye&#39;nin fiziki altyapısı ve üstyapısının komple değiştirildiğini belirten Bolat, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240479.jpg"/><p>&quot;İnşallah, Türkiye olarak bir daha böyle acılar yaşamayız. AK Parti&#39;nin hizmet yolculuğunda 25 yıl geride kaldı. Halkımız, bu 25 yılın 23 yılından fazlasında hükümet etme görevini AK Parti&#39;ye verdi. 2002 sonundan bu yana toplumun tüm kesimleri için gerçekten büyük hizmetler yaptık. Altyapı üstyapı hizmetleri inanılmazdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 300 milyar dolarlık yatırımla kara yolları, demir yolları, havaalanları, köprüler ve tüneller yaptı. Bazıları buna dudak bükebilir. Bunlar olmasaydı ülke ekonomisi büyüyebilir miydi? Kişi başına milli gelir 3 bin dolarlardan 18 bin 500 dolarlara çıkabilir miydi. Toplam milli gelir 238 milyar dolardan 1 trilyon 640 milyar dolara çıkabilir miydi. Üniversiteler, okullar, derslikler, spor merkezleri, yurtlar ve sulama yatırımları yapılabilir miydi. İş bilenin kılıç kuşananın. Bizim belediyelerimiz yan gelip yatmaz. Diğerlerini görüyorsunuz akılları fikirleri maalesef fırıldaklıkta ve filmde. Bizimkiler gece gündüz çalışırlar hizmet yaparlar. &quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240480.jpg"/><p>Bolat, 24 yılda halkın esenliği ve yaşam standartlarının artması için çok büyük hizmetler yapıldığını ifade etti. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240481.jpg"/><p><b>Birçok milletvekili ya da belediye başkanının muhalefet saflarından ayrılarak AK Parti saflarına katıldığını söyleyen Bolat, şöyle konuştu:</b><br></p><p>&quot;Bu durum giderek de hızlanacağa benziyor. Özellikle muhalefetin elindeki belediyelerde yaşanan yanlış uygulamalar, yolsuzluklar, bir sürü beceriksizlikler, hizmetlerin geriye gitmesi, vatandaşın bunalması karşısında vatandaşımız 25 yıllık bu eser ve hizmet siyasetinin önemini tekrardan daha güçlü bir şekilde hissediyor. Bunu gören siyasiler de birçokları muhalefetten ayrılıp AK Parti saflarına geliyor. Tabii ki kapsayıcı, birleştirici ve kuşatıcı olacağız. 23 yılda Türkiye ekonomisi birken AK Parti bunun üzerine 6 büyük ekonomi koydu ve 7&#39;ye çıkardı. Yani 238 milyar dolardan 1 trilyon 640 milyar dolara çıkmak demek 6 kat dolar bazında büyümek demek. Dış ticaret 2002&#39;de 50 milyar dolardı 400 milyara yani 8 katı büyümüşüz mal ve hizmetler bazında. İstihdam 21 milyon kişi iken 32 milyon 700 bine yükseldi. 11 milyon 500 binden fazla insanımıza iş bulduk.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240483.jpg"/><p><b>- "İNŞALLAH ÖNÜMÜZDEKİ YILDAN İTİBAREN BÜTÇEDE BİRAZ DAHA RAHATLAMA OLACAK"</b></p><p>Ülkenin 3,5 yıl önce dünyanın en büyük karasal depremini yaşadığına dikkati çeken Bolat, depremlerin ardından 11 kenti ayağa kaldırabilmek için 105 milyar dolarlık bir harcama yapıldığını hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240485.jpg"/><p><b>Bakan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</b></p><p>&quot;Bu 105 milyar dolarlık yük olmasaydı hükümetimiz emekliye, esnafa, çiftçiye, işçiye, memura, gençlere ve kadınlara daha büyük imkanları verebilirdi. Deprem bölgesindeki 13 milyon insanı orada kaderleriyle baş başa asla bırakamazdık. Bunların sonuna geliniyor. İnşallah önümüzdeki yıldan itibaren bütçede biraz daha rahatlama olacak. İnşallah vatandaşlarımıza yönelik imkanlar daha da artırılacak.&quot;</p><p>Bolat daha sonra MHP İl Başkanı Burhanettin Karataş&#39;ı ziyaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bakan-bolat-muhalefetteki-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287848</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/taze-meyve-mi-kuru-meyve-mi-meyve-suyu-mu-kalp-sagligi-acisindan-farklari-neler-287848</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taze meyve mi, kuru meyve mi, meyve suyu mu? Kalp sağlığı açısından farkları neler?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kan basıncı yönetimi için taze, kuru ve sıkılmış kiraz ile erik tüketimi arasındaki farklar, uzmanlar tarafından yeniden gündeme taşındı. Özellikle DASH diyeti uygulayanlar ve kalp sağlığını korumak isteyenler için hangi meyve türünün daha faydalı olduğu tartışılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taze meyve mi, kuru meyve mi, meyve suyu mu? Kalp sağlığı açısından farkları neler?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kan basıncını kontrol altına almak isteyenler için taze, kuru ve sıkılmış kiraz ile erik seçenekleri arasındaki farklar, son dönemde uzmanların odak noktası haline geldi. Taze meyve ve sebzeler, içerdiği doğal potasyum, lif ve antioksidanlar sayesinde kan basıncının dengelenmesine katkı sağlıyor. Ancak, bu faydaların tüketim şekline göre değişebileceği, özellikle kurutma ve sıkma işlemlerinin meyvenin besin değerlerinde önemli değişikliklere yol açtığı vurgulanıyor. Kiraz ve erik gibi meyvelerin kalp sağlığına uygun beslenme planlarında yeri sıkça tartışılsa da, mevcut bilimsel veriler bu meyvelerin tek başına kan basıncını düşürmede etkili olmadığını gösteriyor. Uzmanlar, özellikle DASH diyeti uygulayanların ve kalp sağlığını ön planda tutanların, meyve tüketiminde seçimlerini bilinçli yapmalarını öneriyor.</p><h3>Uzmanlar: Taze kiraz ve erik kan basıncı için ilk tercih olmalı</h3><p>Beslenme uzmanları, kan basıncını düzenlemede taze kiraz ve erik tüketiminin ön plana çıktığını belirtiyor. Taze meyveler, lif ve potasyum açısından zengin yapılarıyla kalp sağlığını destekliyor. Özellikle taze kiraz ve erikte bulunan potasyum, vücuttaki sodyumun olumsuz etkilerini dengeleyerek, kan basıncının normal seviyelerde kalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, bu meyvelerde bulunan doğal lif, tokluk hissini artırırken, kan damarlarının sağlığını koruyan polifenoller de antioksidan etkileriyle öne çıkıyor. DASH diyeti gibi hipertansiyonu önlemeye yönelik beslenme modellerinde taze meyve ve sebzelerin, düşük kalori ve yüksek lif içerikleriyle öncelikli olarak önerildiği biliniyor. Taze meyvelerin lif kaybı olmadan tüketilmesi, kardiyovasküler sağlık açısından da ekstra bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle, kan basıncı kontrolü için taze kiraz ve erik tüketimi, diğer seçeneklere göre daha fazla öneriliyor.</p><h3>Kuru ve sıkılmış meyve seçeneklerinde porsiyon kontrolü şart</h3><p>Kurutulmuş kiraz ve erik, su içeriğinin büyük oranda azalmasıyla birlikte, porsiyon başına düşen şeker ve kalori miktarında ciddi bir artışa yol açıyor. Kuru meyveler, taze formlarına kıyasla daha küçük miktarlarda tüketilse de, içerdiği karbonhidrat, şeker ve kalori oranı oldukça yüksek olabiliyor. Ayrıca, kurutma işlemi sırasında C vitamini gibi bazı ısıya duyarlı besin maddelerinde azalma görülüyor. Bu nedenle, kuru kiraz ve erik tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, kuru meyvelerin besin yoğunluğunun fazla olması nedeniyle, aşırıya kaçıldığında kan şekeri ve kalori alımında artış yaşanabileceğini belirtiyor. Sıkılmış meyve suları ise, özellikle lif kaybı nedeniyle taze meyvelere göre daha az doyurucu ve kan basıncı yönetimi açısından daha az faydalı kabul ediliyor. Sıkma işlemi sırasında meyvedeki lifin büyük kısmı kaybolurken, potasyum ve polifenoller kısmen korunabiliyor. Ancak, lif eksikliği nedeniyle sıkılmış meyve sularının tokluk hissi sağlamadığı, bu yüzden de fazla miktarda tüketilebildiği ifade ediliyor. Bu noktada, kan basıncı dostu bir beslenme için bütün meyvelerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p><h3>Klinik araştırmalardan çıkan sonuç: Kiraz ve erik tek başına yeterli değil</h3><p>Kiraz ve erik, içerdiği potasyum ve antosiyanin gibi polifenoller sayesinde damar sağlığını destekleyen meyveler arasında yer alıyor. Bu meyvelerde bulunan bitki pigmentlerinin, damar iç yüzeyinin fonksiyonunu iyileştirdiği ve oksidatif stresi azalttığı biliniyor. Ancak, klinik çalışmalar, kiraz ve erik tüketiminin doğrudan kan basıncında anlamlı bir düşüş sağlamadığını ortaya koydu. Araştırmalar, kirazın sistolik veya diastolik kan basıncı üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını gösterirken, erik takviyesinin de benzer şekilde kan basıncını düşürmede etkili olmadığı tespit edildi. Bu bulgular, kiraz ve erik gibi meyvelerin DASH diyeti gibi genel kalp sağlığına uygun diyetlerin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak tek başına kan basıncını düşüren mucizevi yiyecekler olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, sağlıklı bir beslenme planında çeşitli taze meyve ve sebzelere yer verilmesinin, kan basıncı kontrolü ve genel kardiyovasküler sağlık için en etkili yol olduğunun altını çiziyor.</p><p>Sonuç olarak, kan basıncı dostu bir beslenme düzeni oluşturmak isteyenlerin, taze meyve ve sebzeleri öncelikli olarak tercih etmeleri öneriliyor. Kuru ve sıkılmış meyve seçenekleri ise, porsiyon kontrolüyle ve besin kayıpları göz önünde bulundurularak tüketilmeli. Kiraz ve erik gibi meyveler, zengin besin içerikleriyle kalp sağlığını desteklerken, tek başına kan basıncını düşürmede yeterli olmadıkları için, dengeli ve çeşitli bir beslenme planının parçası olarak değerlendirilmelidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/taze-meyve-mi-kuru-meyve--891_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287847</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-belli-oldu-500den-fazla-meslek-incelendi-287847</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser riski en yüksek meslekler belli oldu! 500'den fazla meslek incelendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, kabin memurları ve pilotların radyasyon kaynaklı kanser riskinde 503 meslek arasında en üst sırada yer aldığını ortaya koydu. Araştırmada, uçuş ekibi üyelerinin kozmik ışınlara maruz kalma oranlarının, diğer tüm meslek gruplarını geride bıraktığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser riski en yüksek meslekler belli oldu! 500'den fazla meslek incelendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yapılan kapsamlı bir araştırma, kabin memurları ve pilotların radyasyon kaynaklı kanser riski açısından 503 farklı meslek arasında en yüksek sırada yer aldığını gösterdi. JAMA İç Hastalıkları Dergisi'nde yayımlanan analizde, 2020-2024 yılları arasında hayatını kaybeden 12,7 milyon kişinin ölüm kayıtları incelendi. Araştırmacılar, özellikle kabin memurları ve pilotların, kozmik ışınlara maruz kalma nedeniyle diğer tüm meslek gruplarına göre radyasyonla ilişkili kanser türlerinde ciddi bir artış yaşadığını tespit etti. Uçuş ekibi üyeleri, yıllık ortalama iyonlaştırıcı radyasyon dozunda ABD'deki tüm meslek grupları arasında ilk sırada yer aldı. Bu bulgu, havacılık sektöründe çalışanların karşı karşıya olduğu mesleki risklerin sanılandan çok daha ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu.</p><h3>Kabin memurları ve pilotlar radyasyon riskinde ilk sırada</h3><p>Harvard Tıp Okulu'ndan cerrah ve sağlık araştırmacısı Vishal Patel liderliğinde yürütülen araştırmada, uçuş ekibi üyelerinin yılda ortalama 3 ila 6 milisivert kozmik radyasyona maruz kaldığı belirlendi. Bu oran, yılda 10 kez gidiş-dönüş uçuş yapan bir yolcunun aldığı 0,4 milisivertlik dozun çok üzerinde. Araştırmada, radyasyonla ilişkili kanser türleri arasında meme, tiroid, prostat, multipl miyelom, lösemi ve melanom gibi hastalıklar öne çıktı. Özellikle kabin memurları, analiz edilen meslek grupları arasında radyasyonla ilişkili kanserlerden ölüm oranında yüzde 50 daha yüksek risk taşıyor. Pilotlarda ise bu oran yüzde 36 seviyesinde. Araştırmacılar, bu mesleklerdeki yüksek riskin, sadece yaşam tarzı veya sosyoekonomik koşullarla açıklanamayacağını, asıl nedenin mesleki radyasyon maruziyeti olduğunu vurguladı. Nükleer tıp teknologları ve radyografistler gibi doğrudan radyasyonla çalışan grupların bile gerisinde kalan kabin memurları ve pilotlar, en büyük tehlikeyle gökyüzünde karşılaşıyor.</p><h3>Kozmik ışınlar ve sirkadiyen bozukluklar kanser riskini artırıyor</h3><p>Uzmanlar, uçuş sırasında kozmik ışınlara maruz kalmanın yanı sıra, uçak pencerelerinden geçen ultraviyole ışık ve sürekli değişen vardiyaların yarattığı sirkadiyen ritim bozukluklarının da kanser riskini artırdığını belirtiyor. Avustralya Queensland Üniversitesi'nden epidemiyolog Catherine M. Olsen ve Avustralya Radyasyon Koruma ve Nükleer Güvenlik Ajansı'ndan Ken Karipidis, bu meslek grubunda risklerin yalnızca kozmik iyonlaştırıcı radyasyonla sınırlı olmadığını, gece çalışması ve vardiya değişikliklerinin de önemli birer faktör olduğunu ifade etti. Özellikle kadın uçuş ekibi üyeleri için yıllık cilt ve meme taramalarının önemi vurgulandı. Araştırmada, uçuş ekibinin diğer mesleklerle radyasyon dışı kanser türlerinde benzer oranlarda risk taşıdığı, ancak radyasyonla ilişkili kanserlerde belirgin bir artış gözlendiği belirtildi. Bu bulgular, havacılık sektöründe çalışanların sağlık kontrollerinin daha sıkı yapılması ve koruyucu önlemlerin artırılması gerektiğine işaret ediyor.</p><h3>ABD'de yasal düzenleme eksikliği endişe yaratıyor</h3><p>Federal Havacılık İdaresi, uçuş ekibini iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalan meslek grubu olarak tanımlıyor. Ancak ABD'deki uçuş ekibi üyeleri, diğer radyasyona maruz kalan çalışanların tabi olduğu federal doz limitleri ve izleme gerekliliklerine dahil edilmiyor. Araştırmacılar, mevcut mevzuatın yetersizliğine dikkat çekerek, uçuş ekibi için maruziyet seviyelerine uygun mesleki radyasyon koruma önlemlerinin hayata geçirilmesini önerdi. Kozmik ışınlara maruz kalmanın doğrudan kansere yol açtığı kesin olarak kanıtlanmasa da, elde edilen veriler dolaylı olarak bu ilişkiyi güçlendiriyor. Uzmanlar, uçuş ekibi çalışanlarının mesleki geçmişlerinin ve gökyüzünde geçirdikleri sürelerin sağlık kayıtlarında izlenmesinin, erken teşhis ve koruma açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, uluslararası standartların geliştirilmesi ve tüm havacılık çalışanlarının radyasyon riskine karşı daha iyi korunması için küresel düzeyde iş birliği çağrısı yapıldı.</p><p>Sonuç olarak, ABD'de yapılan bu geniş çaplı araştırma, kabin memurları ve pilotların radyasyon kaynaklı kanser riski açısından en tehlikeli meslek grupları arasında yer aldığını net biçimde ortaya koydu. Kozmik ışınlara ve diğer mesleki risklere karşı alınacak önlemler, havacılık sektöründe çalışanların sağlığını koruma noktasında hayati önem taşıyor. Uzmanlar, uçuş ekibi üyeleri için düzenli sağlık taramalarının yaygınlaştırılması ve yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/kanser-riski-en-yuksek-me-115_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/nevsehirde-madeni-yag-yuklu-tir-devrildi-sofor-yanarak-hayatini-kaybetti-287846</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nevşehir'de madeni yağ yüklü tır devrildi, şoför yanarak hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nevşehir'de madeni yağ yüklü tırın şarampole devrilmesi sonucu şoför yanarak hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nevşehir'de madeni yağ yüklü tır devrildi, şoför yanarak hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Ankara-Niğde Otoyolu Nevşehir Derinkuyu Gişeler yakınında meydana gelen trafik kazasında, Burak Karagöz (30) idaresindeki 14 KL 531 plakalı madeni yağ yüklü tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak şarampole devrildi. Kazanın ardından tırın deposunu delinirken, sürtünmesinin etkisiyle yangın çıktı. Yangın kısa süre içerisinde büyürken, ihbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık, UMKE ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı otoyol jandarma ekipleri yolda geniş güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Çıkan yangın ekiplerin çalışması sonucu yaklaşık 2 saatte söndürüldü. Yapılan incelemede de tır sürücüsü Burak Karagöz'ün yanarak hayatını kaybettiği belirlendi.  </p><p>Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/nevsehirde-madeni-yag-yuk-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>