<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272412</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suriye-cumhurbaskani-saradan-turkiye-mesaji-dunya-istikrarina-katki-sunuyor-272412</link>
      <pubDate>2026-04-17T00:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan Türkiye mesajı... "Dünya istikrarına katkı sunuyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Türkiye ile ilişkiler için, "Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge ve tüm dünya güvenliğinin geleceği için üzerine pek çok şey inşa edilebilecek bir temeldir." değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan Türkiye mesajı... "Dünya istikrarına katkı sunuyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şara, 5. Antalya Diplomasi Forumu&#39;na (ADF) katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da, AA muhabirinin sorularını yanıtladı. <br></p><p>Suriye-Türkiye ilişkilerinin seyri ve stratejik işbirliği fırsatları, ABD-İsrail&#39;in İran&#39;a saldırılarının bölgesel ve küresel etkileri, Suriye&#39;nin stratejik önemi, ülkenin kuzeydoğusunun entegrasyonu konusundaki son durum, İsrail&#39;in Suriye topraklarına saldırıları ve işgali, Şam-Tel Aviv arasındaki temaslar ve Suriye-Ukrayna ilişkileri konularında değerlendirmelerde bulundu. <br></p><p>Röportajın ayrıntıları şöyle: </p><p>Soru: Antalya Diplomasi Forumu&#39;na ikinci kez katılıyorsunuz. Suriye-Türkiye ilişkileri, stratejik işbirliği imkanlarının değenlendirilmesi noktasında nasıl seyrediyor ? </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41126519.jpg"/><p>Ahmed Şara: Suriye ile Türkiye arasında eski tarihi ve coğrafi bağlar bulunmaktadır. Eski rejimin döneminde Suriye, bölgeden ve uluslararası toplumdan izole edilmişti. Suriye&#39;nin eski rejimden kurtarılması, Suriye için bölgesel ve uluslararası ilişkilerini yeniden kurmak için bir fırsat oluşturdu. Özellikle Türkiye ile ilişkilerde bu durum daha belirgindi. Çünkü Türkiye devrimin destekçisiydi ve 14 yıl boyunca Suriye devrimini desteklemeye devam etti. Suriye, krizden fırsat ortamına dönüştü ve biz de Türkiye&#39;ye ve diğer ülkelere yaptığımız ziyaretlerde bu fırsatlara işaret ettik.</p><p><b>ENERJİ KRİZİ VE "DÖRT DENİZ" PROJESİ</b></p><p>Soru: ABD/İsrail-İran Savaşı savaşı, küresel bir enerji krizine yol açtı. Bu alanda Suriye&#39;nin önündeki fırsatlar ve zorluklar nelerdir?</p><p>Ahmed Şara: Suriye&#39;nin stratejik konumunun yeniden değerlendirilmesine, geçen yıl Şam&#39;a geldiğimizden beri değindiğimizi düşünüyorum. Ancak İran&#39;da patlak veren savaşın ardından, özellikle de enerji tedarik sektörünün dünya çapında zarar görmesiyle, insanlar bu (stratejik) konuma daha fazla ihtiyaç duyduklarını hissettiler. Suriye, enerji tedariki ve tedarik zincirleri için kesinlikle güvenli bir koridor ve alternatif bir yol oluşturuyor. Özellikle de Suriye ve Ürdün üzerinden Arap Körfezi ile Türkiye arasında kurulan bağlantı ve aynı zamanda Suriye&#39;nin Akdeniz&#39;e kıyısının olması suretiyle. Suriye, Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirleri ve enerji tedariki arasında mükemmel ve güvenli bir bağlantı konumunda. Son olarak Irak ve Suriye arasında bir anlaşma yapıldı ve Suriye&#39;deki limanlar üzerinden Irak petrolü ihraç edildi.</p><p>Dört Deniz projesi, bu zincirin bir parçası; bölgesel entegrasyon ve yolların yeniden bağlanmasıdır. Şu anda dünyanın en önemli arayışı, tedarik zincirleri ve enerji kaynakları için güvenliktir. Bu nedenle, Azerbaycan&#39;ın Hazar Denizi&#39;ne, Suriye&#39;nin ve Türkiye&#39;nin Akdeniz&#39;e, Arap Körfezi&#39;nin ise hem Kızıldeniz&#39;e hem de Arap Körfezi&#39;ne kıyısı olmasıyla bu entegrasyonun da önemli olduğunu düşünüyorum. Suriye artık bir &quot;kriz&quot; döneminden &quot;fırsat&quot; dönemine geçiyor. Türkiye ve diğer ülkelere yaptığımız ziyaretlerde bu fırsatlara vurgu yaptık. Doğu ile Batı arasında bir köprü olan Türkiye ile Suriye arasında bölgesel bağlantısallık açısından büyük fırsatlar mevcut. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41126509.jpg"/><p>Şu anda İdlib&#39;te endüstriyel işbirliğini kolaylaştırmak için Suriye ile Türkiye arasında bir serbest ticaret bölgesi üzerinde çalışıyoruz.</p><p>Bu bölge; İdlib, Lazkiye, Halep ve Şam&#39;ı birbirine bağlayan ana yollar üzerinde stratejik bir konuma sahip.</p><p>Ayrıca altyapı projeleri, havalimanlarının genişletilmesi ve liman yatırımları üzerinde çalışıyoruz. Türk şirketleri Suriye&#39;nin altyapısının yeniden inşasında yer alıyor.</p><p><b>İSRAİL İLE GÜVENLİK DİPLOMASİSİ VE LÜBNAN</b></p><p>Soru: ABD&#39;nin arabulucu olduğu İsrail&#39;le güvenlik müzakereleri ne aşamada? Binyamin Netanyahu&#39;nun son açıklamalarında Lübnan&#39;daki işgali Suriye&#39;deki Dürzi bölgelerine genişletmekten söz etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?</p><p>Ahmed Şara: Suriye&#39;nin izlediği politika imar ve kalkınma odaklı. Suriye&#39;nin istikrara ihtiyacı var. İsrail ise Suriye&#39;ye çok vahşice saldırılar başlattı, Suriye&#39;de birçok bölgeyi hedef aldıktan sonra Suriye topraklarının bir kısmını işgal etti. Golan Tepeleri de işgal altında.</p><p>Bizler de buna karşı diplomasiyi ve uluslararası toplumu ikna etmeyi tercih ettik ki işler karşılıklı bir çatışmaya dönüşmesin. Özellikle de Suriye halkının 14 yıl boyunca kan kaybetmesinin ardından.</p><p>Dolayısıyla bizler, güvenlik anlaşmasını sağlama konusunda ciddiyiz. Suriye artık uluslararası arenada, krizden istikrara kavuştuğu yönünde imaja sahip.</p><p>Şu ana kadar İsrail&#39;le müzakerelerin çıkmaz yola girdiği kanaatinde değilim ancak İsrail&#39;in Suriye topraklarındaki varlığını ısrarla sürdürmesi sebebiyle zorluk söz konusu.</p><p>Lübnan&#39;a yönelik sürdürülen savaşla ilgili de ülkedeki altyapı ve yerleşim yerlerinin doğrudan hedef alınması yerine birçok çözüm mümkün. Lübnan da bu büyüklükteki bir çekişmeyi kaldıramıyor.</p><p>Bu ayrıca (İsrail&#39;in Lübnan&#39;daki işgali), Suriye&#39;nin güneyiyle bağlantı kurma meselesinin de ötesinde tüm bölge için bir tehdit oluşturmaktadır.<br></p><p>Soru: Suriye&#39;de devam eden ulusal entegrasyon sürecinin başarıya ulaşması için yol halen uzun mu, hangi aşamadasınız? </p><p>Ahmed Şara:  Yönetime gelmemizle birlikte geçen yıl bu konuda büyük bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Daha önce dağınık olan devrim grupları birleşti. Şu anda da SDG güçleri entegre edildi ve işler yolunda ilerliyor. Bugün de Suriye&#39;nin kuzeydoğusunda bulunan son yabancı askeri üs unsurları da ülkeden ayrıldı. Suriye devleti ile SDG arasındaki entegrasyon çalışmaları da sürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41126522.jpg"/><p>Yani şu ana kadar bu alanda elde ettiğimiz başarı Suriye&#39;nin çıkarı ve istikrarı açısında oldukça önemli.</p><p>Soru: Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky&#39;nin Şam&#39;a ziyaretinden sonra Suriye ile Ukrayna arasında ne tür bir işbirliği alanı gelişecek?</p><p>Ahmed Şara: Ukrayna ve Suriye arasında gıda ve enerji alanlarında tarihsel geçmişe sahip bir ortaklık var. Ukrayna, zirai ürünler ve zirai ilaç üretimi alanında büyük tecrübesi olan ülkelerden biri. Suriye de tarımsal alanda üretim yapan ülkelerden biri ve bu konuda ortaklıklara ve deneyimlere ihtiyacı var. Ukrayna ile Suriye arasındaki ana girişi, temel ürün ve gıda maddelerinin ihracatı için Suriye limanları üzerinden bir zemin oluşturmak.</p><p>Soru: Antalya Diplomasi Forumu aracılığıyla dünyaya hangi mesajları vermek istersiniz?</p><p>Ahmed Şara: Türkiye, bu tür etkinliklerle hem bölge hem de dünya istikrarına katkı sunuyor. Türkiye artık bölgede ve dünyada gerçekten büyük bir role sahip. Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge ve tüm dünya güvenliğinin geleceği için, üzerine pek çok şey inşa edilebilecek bir temel. Dünyaya mesajım; krizden çıkan Suriye artık imar, istikrar ve yeni geleceğine yönelerek, büyük bir tarihi fırsata dönüşmüş durumda.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/suriye-cumhurbaskani-sara-151_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272411</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-israil-ile-lubnandan-ortak-karar-ateskes-yururluge-girdi-272411</link>
      <pubDate>2026-04-17T00:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı İsrail ile Lübnan'dan ortak karar... Ateşkes yürürlüğe girdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail ile Lübnan arasında ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı İsrail ile Lübnan'dan ortak karar... Ateşkes yürürlüğe girdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan ile soykırımcı İsrail arasında 10 gün süreyle geçerli olacak ateşkes, Lübnan yerel saatiyle 00.00 itibarıyla başladı.</p><p>ABD Başkanı Trump, tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı.</p><p>Soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini ifade etmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/soykirimci-israil-ile-lub-112_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272410</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-pakistan-basbakani-serif-ile-gorustu-272410</link>
      <pubDate>2026-04-16T23:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Pakistan Başbakanı Şerif ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Antalya'ya gelen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Pakistan Başbakanı Şerif ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Fidan ile Şerif Antalya&#39;da görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/bakan-fidan-pakistan-basb-574_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272409</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kerkuk-valiligi-100-yil-sonra-yeniden-turkmenlere-gecti-272409</link>
      <pubDate>2026-04-16T23:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kerkük Valiliği 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Irak'ın Kerkük vilayeti valiliği görevine, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kerkük Valiliği 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kerkük Vilayet Meclisi'nde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha'nın istifası kabul edilirken, meclis üyeleri yeni vali olarak ITC Başkanı Ağa'yı seçti.</p><p>Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kerkuk-valiligi-100-yil-s-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272408</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/diyarbakirda-feci-kaza-motosiklet-surucusu-hayatini-kaybetti-272408</link>
      <pubDate>2026-04-16T22:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da feci kaza! Motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde kamyonetin motosikletle çarpması sonucu bir kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyarbakır'da feci kaza! Motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dere Mahallesi&#39;nde, plakaları henüz öğrenilemeyen V.C. (50) idaresindeki kamyonet ile Emrah İlter&#39;in (20) kullandığı motosiklet çarpıştı.</p><p>Kazada, motosiklet sürücüsü ağır yaralandı.</p><p>İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><p>Ambulansla Eğil Devlet Hastanesine kaldırılan İlter, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><p>Kamyonet sürücüsü V.C. gözaltına alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/diyarbakirda-feci-kaza-mo-174_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272407</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-iran-nukleer-sartini-kabul-etti-272407</link>
      <pubDate>2026-04-16T21:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump: İran nükleer şartını kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, "İran, nükleer silah sahibi olmamayı çok kesin bir şekilde kabul etti. Ayrıca yer altındaki nükleer maddeleri de bize teslim etmeyi kabul ettiler" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump: İran nükleer şartını kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Trump, Las Vegas'a giderken Beyaz Saray çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p><p>Trump, İran'la görüşmelerin yoğun ve verimli şekilde sürdüğüne işaret ederek, yakın zamanda anlaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.</p><p>ABD Başkanı, "İran'la bir anlaşma yapmaya çok yakınız. İran'la bir sonraki doğrudan görüşme bu hafta sonu olabilir. İran'la birçok anlaşma yapıyoruz ve bence yakında çok olumlu gelişmeler olacak." ifadelerini kullandı.</p><p>İran'daki yeni liderlerle çok iyi anlaştıklarını vurgulayan Trump, Tahran'la yapmayı umdukları anlaşmanın "nükleer silaha sahip olmamayı" da kapsadığını ileri sürdü.</p><p>Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olmaması son derece önemli ve onlar da bunu kabul ettiler. İran bunu kabul etti, üstelik çok kesin bir şekilde. Yer altında kalan nükleer kalıntıları bize iade etmeyi de kabul ettiler. Dolayısıyla İran'la pek çok konuda mutabakat sağladık." şeklinde konuştu.</p><p>Pakistan'ın bu süreçte ABD ile İran arasında çok önemli bir arabuluculuk rolü oynadığına dikkati çeken Trump, Pakistan yönetimine teşekkür ederek, "Anlaşma İslamabad'da imzalanırsa oraya gidebilirim." dedi.</p><p><b>- ANLAŞMA OLMAZSA SAVAŞ DEVAM EDER</b></p><p>İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını birkaç kez yineleyen ABD Başkanı Trump, aynı zamanda Tahran'a yönelik "tehdit" mesajlarına da devam etti.</p><p>"Anlaşma olmazsa savaş devam eder." diye konuşan Trump, İranlı yeni liderlerin öncekilerden farklı ve anlaşmaya daha yatkın olduklarını savundu.</p><p><b>- TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİYLE İRAN TEMASLARI</b></p><p>ABD Başkanı Trump, İran gündemini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer bölge liderleriyle ne şekilde görüştüklerine yönelik soruya, "Bölgedeki tüm liderlerle konuşuyoruz, birçok başlığı görüşüyoruz, İran'la bir anlaşma yapmaya yakınız." yanıtını verdi.</p><p><b>- İSRAİL-LÜBNAN ANLAŞMASINA HİZBULLAH DA DAHİL OLACAK</b></p><p>Öte yandan Trump, İsrail ile Lübnan arasında bu gece yarısı başlaması beklenen 10 günlük geçici ateşkes konusuna da değindi.</p><p>Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile çok iyi birer telefon görüşmesi yaptığını anlatan Trump, "İsrail ile Lübnan (liderleri) gelecek hafta ya da sonraki hafta Beyaz Saray'da bir araya gelecek, bence bir anlaşma yapmaya çok yakınız. Bu anlaşmada Hizbullah ile ilgili konular da ele alınacak." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Trump, Hizbullah'ın ateşkesin bir parçası olup olmadığıyla ilgili soruya net bir ifadeyle, "İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması Hizbullah'ı da kapsayacak. Onların da anlaşmaya uyacaklarını düşünüyorum." yanıtını verdi.</p><p>Doğru bir zamanda Lübnan'ı ziyaret edeceğini dile getiren ABD Başkanı, bugüne kadar 9 savaşı sona erdirdiğini ve İsrail-Lübnan savaşı ile bu sayının 10 olacağını savundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/trump-iran-nukleer-sartin-403_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272406</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kopyala-yapistira-devam-yunanistan-bu-kez-iskembe-corbasina-goz-dikti-272406</link>
      <pubDate>2026-04-16T20:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kopyala yapıştıra devam! Yunanistan bu kez işkembe çorbasına göz dikti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın, yüzyıllardır Anadolu mutfağının önemli lezzetlerinden biri olarak bilinen işkembe çorbasını kendi kültürel mirası olarak tescil ettirme girişimi Türkiye'de tepkiyle karşılandı. Selanik merkezli başvuruda, çorbanın kökeninin Antik Yunan'a dayandırılması tartışmaları alevlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kopyala yapıştıra devam! Yunanistan bu kez işkembe çorbasına göz dikti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Önce cacığı çaldılar, sonra kebabı, baklavayı derken şimdi sıra  işkembe çorbasına geldi. Yunanistan, Anadolu mutfağının önemli simgelerinden  olan işkembe çorbasına göz dikti.</p><p> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İŞKEMBE ÇORBASINA GÖZ DİKTİLER<br><br>Yunanistan'ın, yüzyıllardır Anadolu mutfağının önemli lezzetlerinden biri olarak bilinen işkembe çorbasını kendi kültürel mirası olarak tescil ettirme girişimi Türkiye'de tepkiyle karşılandı. Selanik merkezli başvuruda, çorbanın kökeninin Antik... <a href="https://t.co/b25fgxOZGv">pic.twitter.com/b25fgxOZGv</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2044818098788708594?ref_src=twsrc%5Etfw">April 16, 2026</a></blockquote><p>Yunanistan'da 'patsa' adıyla bilinen işkembe çorbasının, Birleşmiş  Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) nezdinde Yunan kültürüne ait bir  değer olarak tescillenmek istenmesi, iki ülke arasında yeni bir gastronomi  tartışmasını beraberinde getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kopyala-yapistira-devam-y-171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272405</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistandan-geri-kaldik-itirafi-turkiyenin-tozuna-bile-yetisemediler-stratejik-yatirim-yapiyorlar-272405</link>
      <pubDate>2026-04-16T20:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'dan geri kaldık itirafı! Türkiye'nin tozuna bile yetişemediler: Stratejik yatırım yapıyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunan basını Türk kültür diplomasisinin aktif, çok boyutlu ve ekonomi ile teknolojiye bağlı olduğunu ifade etti. Haberde, Türk dış politikasının, hem bölgesel hem de uluslararası alanda konumunu güçlendirmek amacıyla ülkenin Afrika ve Orta Doğu'daki rolünü artırmayı, Çin ve Rusya ile bağlarını derinleştirmeyi ve Avrupa Birliği (AB) ile ticari ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'dan geri kaldık itirafı! Türkiye'nin tozuna bile yetişemediler: Stratejik yatırım yapıyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan merkezli Tovima internet sitesinde yer alan ve  Kültür Diplomasisi Doktoru ve Yunan Kültür Diplomasisi Enstitüsü Başkanı Petros  D. Kapsaskis tarafından hazırlanan makale Türkiye'nin kültürel gücüne önemli  vurgu yapıyor.</p><p>Haberde, Türkiye'de merkezi yönetim mekanizması nedeniyle  kültürel diplomasinin, kamu diplomasisinin bir parçası olduğu ifade edildi. Türkiye'nin  yumuşak gücünün esas olarak Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TIKA), Basın  ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (DGPI), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar  Başkanlığı (YTATB), Türk Diyanet İşleri Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, TRT6  kanalı ve Maarif Vakfı gibi devlet kurumlarından oluştuğu ifade edildi. </p><p>Türk dış politikasının, hem bölgesel hem de uluslararası  alanda konumunu güçlendirmek amacıyla ülkenin Afrika ve Orta Doğu'daki rolünü  artırmayı, Çin ve Rusya ile bağlarını derinleştirmeyi ve AB ile ticari  ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediği aktarıldı. </p><p><b>TÜRKİYE YUMUŞAK VE SERT GÜCÜ</b></p><p>Orta Doğu'da, devletlerle iyi ilişkiler, silahlanmanın  artırılması ve askeri operasyonların yoğunlaştırılmasıyla sert güce dayalı bir  politika izlenirken, Balkanlar, Kafkaslar ve Afrika'da ise okullar, anıtlar ve  camilerin inşası, haber ajanslarının kurulması, eğitim ve kültür anlaşmalarının  imzalanması (Afrika'ya Açılım Eylem Planı) ve sinema ve sanat yoluyla Türk  dilinin ve Türk kültürünün tanıtımına odaklanan yumuşak güç politikasının  izlendiği aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/untitled3-160420269610be89.jpg"/><p>Haberde, özellikle Balkanların, Ankara'nın yumuşak güç etki  alanındaki en önemli bölgelerden birini oluşturmakta olduğu; burada Ankara'nın  politikasının esas olarak Türk eğitim merkezleri ve üniversitelerinin kurulması  ve Bosna, Kuzey Makedonya, Arnavutluk ve Kosova gibi ülkelerle kültürel iş  birliği anlaşmalarının imzalanması yoluyla yürütüldüğü dile getirildi. </p><p><b>TÜRKİYE'NİN DİPLOMATİK AĞI</b></p><p>Türkiye'nin 134 büyükelçilik, 81 başkonsolosluk, 12 daimi  misyon ve bir ticaret ofisi de dahil olmak üzere yurtdışında 246 temsilcilik  ile dünyanın dördüncü büyük diplomatik ağına sahip olduğu ifade edilen haberde,  kültürel diplomasi açısından, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın ayrıca  festivallerin, kültürel etkinliklerin, konserlerin, konferansların,  belgesellerin ve diğer yayınların yer aldığı "Türkiye Haftası",  "Türkiye Yılı" veya "Türk Yemekleri Haftası" gibi  girişimlerin düzenlenmesinde de rol aldığı dile getirildi.</p><p>Aynı zamanda, başta Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika  olmak üzere yurt dışında bulunan Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkili anıtların  korunmasına yönelik girişimlerde bulunulduğu, kültürel varlıkların yasadışı  ticaretine karşı mücadele edildiği ve bunların Türkiye'ye iadesinin talep  edilerek tarihi varlıklara büyük önem verildiği vurgulandı. </p><p><b>"TÜRKİYE"NİN YENİDEN MARKALAŞTIRILMASI</b></p><p>Kültür Bakanlığı, "Türkiye" adının yeniden konumlandırılması  ve "Türkiye" adıyla değiştirilmesinden sorumlu olduğu, bu isim değişikliğinin,  ülkenin imajını kültürel kökleriyle ilişkilendirme (yeniden markalaşma)  girişimi olduğu ifade edildi. Haberde, coğrafi konumun ve Türkiye'nin Doğu  kültürlerinin kavşağı olarak tanıtılmasının, kültürel diplomasi yürütülmesinde  merkezi bir rol oynadığı ifade edildi.</p><p><b>FİLM VE TELEVİZYON ENDÜSTRİSİ</b></p><p>Ayrıca bakanlığın, Türkiye'yi uluslararası alanda barışçıl  bir güç ve modern, demokratik bir toplum olarak tanıtan filmlere de finansman sağladığı,  nitekim, 2017 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en büyük ikinci  dizi ihracatçısı ve Doğu Avrupa ve Orta Doğu bölgesinde kültürel ürünlerin ana dağıtıcısı  konumunda Türkiye'nin bulunduğu ifade edildi. Türk televizyon dizilerinin dünyanın  100'den fazla ülkesinde yayınlandığı ve ülkenin dijital politikasına önemli katkıda  bulunduğu belirtildi.</p><p>Haberde ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi X  hesabının, ABD ve Hindistan liderlerinin ardından dünyada en çok takip edilen  üçüncü hesap konumunda (20,9 milyon takipçi) olduğuna dikkat çekildi. </p><p><b>AFRİKA VE BALKANLAR'DAKİ ÜNİVERSİTELER, KURULUŞLAR VE  KURUMLAR</b></p><p>Afrika'da Türkiye'nin, bursları artırmanın ve birçok yeni  okul kurmanın yanı sıra, büyükelçiliklerinin sayısını da 2009'daki 12'den bugün  43'e çıkardığı ifade edildi. Ayrıca Afrika ülkeleriyle ticaret ilişkilerinin  2003'te 5,4 milyar dolardan 2021'de 30 milyar dolara yükseldiğinin altı çizildi.  </p><p>40 Afrika ülkesi ve Türkiye'den hükümet yetkilileri ve  siyasetçilerin katılımıyla gerçekleştirilen "Türkiye-Afrika Ortaklık  Zirvesi" siyasi ve ekonomik konferansının, Afrika-Türkiye ilişkilerinin  kurumsallaştırılması ve güçlendirilmesini amaçladığı ifade edildi. Kızılay ve  İnsani Yardım Vakfı (İHA) gibi kuruluşların ise insani yardım sağlayarak bu ilişkiye  katkı sağladığı belirtildi.</p><p>Balkanlar'da ise Türkiye'nin, Osmanlı İmparatorluğu üzerinden  bölgede barış içinde bir arada yaşandığı vurgusu yapılarak tüm ülkelerle  mükemmel ilişkiler yürütüldüğü belirtildi. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın  Bosna'nın bir Osmanlı mirası olduğu yönündeki açıklamasının, bu stratejik bakış  açısının pratik bir göstergesi olduğu dile getirildi. </p><p><b>KÜLTÜREL VE GASTRONOMİK ZENGİNLİĞİ VURGULAMAK</b></p><p>Türkiye'nin, mutfak diplomasisi alanında aktif bir oyuncu  olduğu, Balıkesir Gastronomi Festivali ile başlayan "Türk Mutfağı Haftası",  "Türk Evi" himayesinde düzenlenen ve Türkiye'deki en önemli gastronomi  mekanlarını keşfetmeyi ve öne çıkarmayı amaçlayan "Gastro Avı" ve önde gelen  Türk şef ve gıda antropoloğu Ömer Akkor ile işbirliği içinde gerçekleştirilen  "Anadolu'dan Bir Tutam" projesi gibi devlet girişimlerinin Doğu'nun beslenme  tarihini 13.000 yıllık bir mutfak yolculuğunda sergilediği belirtildi. </p><p>Özellikle Türk kültür diplomasisinin aktif, çok boyutlu ve  ekonomi ile teknolojiye bağlı olmasının, Yunanistan'a kıyasla eylemlerinin  kapsamı, sistematikliği ve uluslararası etkisi açısından açık bir asimetriyi  ortaya koymakta olduğu ifade edildi. Türkiye'nin, çok boyutlu yumuşak güç  araçlarına stratejik olarak yatırım yaparken, Yunanistan'ın, önemli kültürel  sermayesine rağmen, örgütlenme, finansman ve uzun vadeli kullanım açısından  zorluklarla karşı karşıya kaldığı dile getirildi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/yunanistandan-geri-kaldik-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272404</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-sistem-buyuk-bir-mesruiyet-kriziyle-yuz-yuzedir-272404</link>
      <pubDate>2026-04-16T19:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uluslararası sistem büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152'nci Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu Programı'nda yaptığı konuşmada, "80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uluslararası sistem büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurul Toplantısı için İstanbul'da bulunan meclis başkanları ile delegasyon temsilcileri onuruna Dolmabahçe Sarayı'nda akşam yemeği verdi.</p><p>Programda konuşan Erdoğan, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye'de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.</p><p>Asya'dan Afrika'ya, Latin Amerika'dan Avrupa'ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Erdoğan, "İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125789.jpg"/><p>Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu'na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul'un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze'deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.</p><p>2026'nın ilk Genel Kurulu'na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, "Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong'a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum." şeklinde konuştu.</p><p>Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, "Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum." dedi.</p><p>Diyalog ve işbirliği imkanlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Erdoğan, "152. Genel Kurul'un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125790.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır."</p><p><b>- "BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR"</b></p><p>"Bizim Gazze'de, Ukrayna'da, İran'da, Afrika'da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır." diyen Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Uluslararası kamuoyu Orta Doğu'daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran'daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan'da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin'de de katmerlenerek devam ediyor."</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan akşam yemeğindeki konuşmasında, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025'ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125792.jpg"/><p>7 Ekim 2023'ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze'de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Erdoğan, "Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze'ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria'ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria'yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail'in, Filistinli mahkumlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika'da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, "İsrail Parlamentosu'nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "SUDAN'DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, "Suriye'nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, milli birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz." diye konuştu.</p><p>Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya'da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Erdoğan, "İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı'nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın güven duyduğu yegane ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya'da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125793.jpg"/><p>Erdoğan, 1963'ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, "Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum." dedi.</p><p>"Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Ancak Sudan'daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan'daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu'ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali'nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dahil, Afrika'nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla işbirliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125784.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu'nun hayırlara vesile olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/cumhurbaskani-erdogan-ulu-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272402</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ve-lubnan-arasinda-ateskes-trump-liderler-anlasmayi-kabul-etti-272402</link>
      <pubDate>2026-04-16T18:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail ve Lübnan arasında ateşkes! Trump: Liderler anlaşmayı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın bu gece TSİ 00.00 itibarıyla başlayacak olan 10 günlük ateşkes konusunda anlaştığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail ve Lübnan arasında ateşkes! Trump: Liderler anlaşmayı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ile Lübnan arasındaki geçici ateşkes anlaşmasını duyurdu.</p><p>Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı telefonda görüştüğünü ve bunların ardından ateşkes için gerekli ortamın oluştuğunu belirtti.</p><p>ABD Başkanı, "Bu iki lider, ülkeleri arasında barışı sağlamak amacıyla saat 17.00'de (TSİ 24.00) 10 günlük bir ateşkesi resmen başlatacakları konusunda mutabık kaldılar." ifadesini kullandı.</p><p>Her iki lideri de yakın zamanda Beyaz Saray'a davet edeceğini belirten Trump, bu hafta Washington'da iki ülke temsilcileri arasında gerçekleştirilen müzakerelerin çok verimli geçtiğini kaydetti.</p><p>       Trump, "Dünya çapında 9 savaşı çözmek benim için bir onurdu ve bu benim 10. savaşım olacak." yorumunu yaptı.</p><p class=""><b>NETANYAHU: 10 GÜNLÜK GEÇİCİ ATEŞKESİ KABUL ETTİM</b></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile varılan 10 günlük ateşkesin ardından açıklamada bulundu. Netanyahu, "Lübnan ile tarihi bir barış anlaşması için önümüzde bir fırsat var. Başkan Trump, bu anlaşmayı ilerletmek amacıyla beni ve Lübnan Cumhurbaşkanı'nı davet etme niyetinde" dedi.</p><p>Anlaşma fırsatının ortaya çıkmasının nedeninin İsrail'in Lübnan'daki güç dengesini değiştirmiş olması olduğunu öne süren Netanyahu, "Bu denge o kadar değişti ki, geçtiğimiz ay boyunca Lübnan'dan doğrudan barış görüşmeleri yapılması yönünde çağrılar almaya başladık. Bu, 40 yılı aşkın süredir yaşanmamış bir gelişmedir. Bu çağrıya yanıt verdim ve Washington'daki büyükelçiler toplantısında görüşmeye başladığımız anlaşmayı ilerletmek adına bir duraklamayı, daha doğru bir ifadeyle 10 günlük geçici bir ateşkesi kabul ettim" dedi.</p><p>Barış görüşmeleri için iki ana talepleri olduğunu aktaran Netanyahu, "Birincisi, Hizbullah'ın silahsızlandırılması; ikincisi ise 'güç yoluyla barış' ilkesine dayalı sürdürülebilir bir barış anlaşması. Hizbullah, bu ateşkese varmak için iki şart üzerinde ısrar etti: Birincisi, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından uluslararası sınıra kadar geri çekilmesi. İkincisi, karşılıklı eylemsizlik modeline dayalı bir ateşkes. Ben bunların hiçbirini kabul etmedim ve nitekim bu iki şart da karşılanmıyor" dedi.</p><p><b>"ORADAYIZ VE HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ"</b></p><p>İsrail güçlerinin Lübnan'dan geri çekilmeyeceğini ifade eden Netanyahu, İsrail güçlerinin İran saldırıları öncesi bulunduğu 5 noktanın ötesinde varlığını sürdüreceğini aktararak, "Bu, denizden başlayıp Dov Dağı'na, oradan Hermon Dağı eteklerine ve Suriye sınırına kadar uzanan bir güvenlik tamponudur. 10 kilometre derinliğindeki bu güvenlik şeridi; eskisinden çok daha güçlü, daha yoğun, daha kesintisiz ve daha sağlamdır. Oradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Bu durum her şeyden önce yerleşim yerlerimize yönelik bir saldırı tehlikesini engellememizi, ikinci olarak da bu bölgelere doğrudan tanksavar ateşi açılmasını önlememizi sağlıyor. Vatandaşlarımız artık bu iki tehlikeden korunmaktadır. Elbette sorunlar devam ediyor; hala ellerinde roketler var. Güvenlik anlaşması ve kalıcı barış anlaşması yolunda ilerlerken bunlarla da ilgilenmemiz gerekecek" dedi.</p><p>Son iki gündür ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeler yaptığını belirten Netanyahu, "Kendisi bana deniz ablukasını sürdürme ve İran'ın nükleer kapasitesinden geriye ne kaldıysa tasfiye edilmesi konusunda son derece kararlı olduğunu söyledi. Bundan vazgeçmiyor. Birlikte başardığımız büyük işleri sürdürerek bu tehdidi tamamen ortadan kaldırabileceğinden emin. Elbette füze tehdidini ve zenginleştirme kapasitesini de ele alacağız; bu konuda ayrıntıya girmeyeceğim. Bunlar, güvenlik ve diplomatik durumumuzu gelecek yıllar için kökten değiştirebilecek iki çok önemli hamledir" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/israil-ve-lubnan-arasinda-396_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272401</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-tutuklu-sayisi-ikiye-yukseldi-272401</link>
      <pubDate>2026-04-16T18:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması! Tutuklu sayısı ikiye yükseldi ]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[unceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden adliyeye sevk edilen eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı ve eski polis Gökhan Ertok tutuklandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması! Tutuklu sayısı ikiye yükseldi ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüpheli, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye getirildi.</p><p>Savcılıkça ifadeleri alınan 4 zanlıdan eski polis memuru Gökhan Ertok ve eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.</p><p>Polislikten ihraç edilen Ertok'un, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia ediliyor.</p><p>Adliyeye sevk edilen Savaş G. ve Süleyman Ö'nün savcılıktaki sorgusunun devam ettiği öğrenildi.</p><p><b>GÖRÜNTÜ İNCELEME RAPORUNDA "EKSİK KAMERA KAYITLARI" TESPİTİ YER ALDI</b></p><p>Raporda, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, 5 Ocak 2020'de saat 12.21'de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınmayan Gülistan Doku'nun bulunması çalışmaları kapsamında 304 saat 34 dakikalık kamera kayıtlarının ayrıntılı olarak incelenerek dosya kapsamında detaylı bir görüntü inceleme raporunun oluşturulması talimatı alındığı belirtildi.</p><p>Farklı noktalardan sabit ve hareketli kameraların görüntüleri ile plaka tanıma sistemi kayıtlarının incelendiği ifade edilen raporda, kamera kayıtlarının yapılan ayrıntılı incelemesinde dosyanın aydınlatılmasına katkı sağlayacağı değerlendirilen hususlara işaret edildi.</p><p>Raporda, Gülistan Doku ve arkadaşı Zeinal A. ile Mustafa Türkay Sonel ve bazı arkadaşlarının 4 ve 5 Ocak 2020'de kameralara yansıyan bazı görüntülerinden fotoğraflara yer verildi.</p><p>Raporda, 20.52'de Gülistan Doku'nun çalıştığı kafeden ayrılan 6 erkeğin bir otomobilin arkasında toplandıkları, bu kişilerden bazılarının dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Umut A. ve Uğurcan A. olduklarının teşhisinin yapıldığı kaydedildi.</p><p><b>KAMERA OPERATÖRÜ STANDART DIŞINA ÇIKMIŞ</b></p><p>Güvenlik kamera kayıtlarında 22.32'de kamera operatörünün standart dışına çıkarak 15 Temmuz Bulvarı'ndan dönen iki aracı yakınlaştırarak takip ettiği ve bu araçların park halindeki 19 AU 212 plakalı aracın olduğu sokağa dönüş yaptığı belirtilen raporda, 22.33'te 19 AU 212 plakalı aracın önündeki iki kişiden birinin stadyum yönüne hareket ettiği, 22.34'te kamera operatörünün yeniden rutin hareketlerinin dışına çıkarak boş alanı çektiği, 22.35'te kamera operatörünün standarda döndüğü ve 22.54'te SUV aracın olduğu değerlendirilen bölgede hiçbir aracın bulunmadığı ifade edildi.</p><p>Doku'nun 5 Ocak 2020'de 11.01'de kaldığı evden ayrılarak Zeinal A'nın çalıştığı kafeye 11.06'da geldiği ve 11.11'de kafe önünde ayakta konuşmaya başladıkları ifade edilen raporda, Doku'nun 11.19'da kafeden ayrılarak yolun karşısına geçtiği, 11.20'de Valilik karşısındaki minibüs durağında beklemeye başladığı, 11.29'da Elazığ istikametine devam eden minibüse bindiği, minibüsün 11.39'da Elazığ istikametinden dönüş yaparak akaryakıt istasyonuna girdiği ve 11.47'de buradan çıkarak Tunceli merkeze devam ettiği kaydedildi.</p><p>Raporda, Sarı Saltuk Köprüsü üzerinde oturur şekilde kafasında kapüşon olan kişinin Gülistan Doku olduğu değerlendirilen, tarih ve saati belli olmayan araç içi kamera görüntüsünün ekran fotoğrafı da yer aldı.</p><p><b>MUSTAFA TÜRKAY SONEL'İN KULLANDIĞI DEĞERLENDİRİLEN ARAÇ, 5 OCAK'TA DOKU'NUN ÇALIŞTIĞI KAFENİN ÖNÜNDE</b></p><p>Mustafa Türkay Sonel'in kullandığı değerlendirilen 06 SNL 10 plakalı aracın 5 Ocak 2020'de saat 12.18'de Gülistan Doku'nun çalıştığı kafenin önüne park ettiğine dair görüntü kaydının fotoğrafının bulunduğu raporda, aracın 12.53'te buradan hareket edip 13.09'da Valilik Konutu'na giriş yaptığı bilgisi yer aldı.</p><p>Raporda, kamera kayıtlarının incelenmesi neticesiyle ilgili şunlar kaydedildi:</p><p>"Dosya kapsamında şüpheli şahıslar Engin Y. (Zeinal'ın üvey babası) ve Zeinal A'nın ikametinin karşısında bulunan işletmeden 4 Ocak 2020'de kayıt alınmış iken 5 Ocak 2020'deki kaydın alınmadığı, eksik kamera kayıtlarının bulunduğu (19 AU 212 plakalı aracın 4 Ocak 2020'de eve dönüş saatini gösterir kaydı), kayıp Gülistan Doku'nun çalıştığı kafeden sadece 30 dakikalık kaydın alındığı, kafe içerisinde bulunan üst kat ve diğer kamera kayıtlarının olmadığı, kamera kayıtlarının bazılarının konu ile ilgili olarak alınmadığı (150 saatlik kamera kaydı) tespit edilmiştir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/gulistan-doku-sorusturmas-621_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272400</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ingiliz-basininda-gundem-oldu-turkiye-abyi-geride-birakmaya-hazirlaniyor-272400</link>
      <pubDate>2026-04-16T18:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'deki atılım İngiliz basınının da dikkatini çekmişti: Mart rakamları belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücünde rüzgar ve güneş enerjisinin payı mart sonu itibarıyla yüzde 33'e ulaştı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'deki atılım İngiliz basınının da dikkatini çekmişti: Mart rakamları belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA muhabirinin Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü mart sonunda 124 bin 891 megavat olarak kayıtlara geçti.</b></p><p>Artan nüfus, yükselen enerji talebi ve fosil yakıt ithalatından kaynaklanan cari açığın azaltılması hedefleri doğrultusunda, özellikle rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına hız verildi.</p><p>Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücü geçen yıl mart sonunda 22 bin 462 megavat seviyesindeyken, bu yıl aynı dönemde yüzde 17,3 artışla 26 bin 339 megavata yükseldi.</p><p>Rüzgar enerjisi kurulu gücü ise geçen yıl mart sonunda 13 bin 214 megavat iken bu yıl aynı dönemde yüzde 14 artarak 15 bin 66 megavata ulaştı.</p><p class="">Bu gelişmeyle rüzgar ve güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı geçen yıl mart sonunda <b>yüzde 30 seviyesindeyken bu yıl yüzde 33'e çıktı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/haber1-16042026d92894ab.jpg"/><p><b>YENİLENEBİLİR KURULU GÜÇ 77 BİN MEGAVATI AŞTI</b></p><p>Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücündeki yenilenebilir enerji kapasitesi mart sonunda 77 bin 601 megavata yükseldi.</p><p>Bu dönemde hidroelektrik santrallerin kurulu gücü 32 bin 304 megavat, jeotermal enerji 1772 megavat ve biyoenerji 2 bin 120 megavat olarak kayıtlara geçti.</p><p>Güneş ve rüzgar enerjisinin yanı sıra hidroelektrik, jeotermal ve biyoenerji kaynaklarını kapsayan yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı geçen yıl mart sonunda yüzde 60 seviyesindeyken bu yıl yüzde 62,1'e yükseldi.</p><p>Santral sayısında güneş enerjisi 39 bin 760 tesisle ilk sırada yer alırken, hidroelektrik santralleri 775, rüzgar santralleri 407, biyoenerji santralleri 367 ve jeotermal santraller 68 olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışla birlikte elektrik üretiminde bu kaynakların payının yükselmesi ve yeni rekorların görülmesi bekleniyor.</p><p><b>THE GUARDİAN'DAN DİKKAT ÇEKEN TÜRKİYE YORUMU</b></p><p><b>Öte yandan İngiliz The Guardian gazetesi de bir süre önce yayınladığı makalede Türkiye'de yenilenebilir enerji konusundaki atılımlara dikkat çekmişti.</b></p><p>Makalede, "Yeni bir rapor; Türkiye'nin, elektrik şebekesini desteklemek için Avrupa Birliği üye devletlerinden daha fazla batarya kapasitesine yeşil ışık yaktığını ortaya koydu. Bu durum, zengin ülkelerin temiz ekonomi yarışında ivme kaybettiğinin bir başka işareti olarak değerlendiriliyor" ifadeleri yer almıştı. </p><p>Makalede görüşlerine başvurulan uzmanlar, Türkiye'deki politika tercihlerinin batarya depolama alanında Avrupalı muadillerini geride bırakan "devasa bir yatırım sinyali" oluşturduğu, hayata geçerse Türkiye'nin batarya projelerinin yeni ve temiz bir bölgesel enerji merkezinin omurgasını oluşturacağı yorumunu yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/ingiliz-basininda-gundem--245_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272399</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/meteoroloji-uyardi-hafta-sonuna-dikkat-bir-cok-sehirde-kuvvetli-gorulecek-272399</link>
      <pubDate>2026-04-16T17:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteoroloji uyardı: Hafta sonuna dikkat! Bir çok şehirde kuvvetli görülecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hafta sonu yurt genelinde çok bulutlu ve yağışlı hava hakim olacak. İç ve batı kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, hafta sonu kuzeybatıdan başlayarak azalacak ve yer yer mevsim normallerinin altına düşecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteoroloji uyardı: Hafta sonuna dikkat! Bir çok şehirde kuvvetli görülecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yarın yurt genelinde parçalı ve çok bulutlu, Ege, Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun batısı ile Bilecik, Bolu, Ankara, Eskişehir, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri ve Sivas çevrelerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Rüzgarın Marmara'da kuzeyli yönlerden, Doğu Akdeniz ile Kayseri ve Niğde çevrelerinde güneydoğulu yönlerden kuvvetli eseceği tahmin ediliyor.</p><p>Öte yandan yarın, yurdun güney ve batı kesimlerinde toz taşınımı da bekleniyor.</p><p>Cumartesi günü, yurtta parçalı ve çok bulutlu hava beklenirken, Kıyı Ege, Çanakkale Boğazı ve Edirne'nin batısı dışında kalan diğer bölgelerin aralıklı yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak şeklinde geçeceği tahmin ediliyor.</p><p>Yağışlar, Orta Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu'nun güneybatısı ile Sivas, Bitlis ve Şırnak çevrelerinde yerel kuvvetli öngörülüyor.</p><p>Rüzgarın, Marmara'da kuzey yönlerden, Doğu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu'nun batısında güneydoğu yönlerden kuvvetli olarak esmesi beklenirken, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor.</p><p>Pazar günü ise yurt genelinde parçalı ve çok bulutlu hava etkisini sürdürecek.</p><p>Bu kapsamda, Kıyı Ege, Çanakkale Boğazı ve Edirne'nin batısı dışında kalan diğer bölgelerin aralıklı, genellikle yağmur ve sağanak, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da gök gürültülü sağanak, Batı Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p>Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor.</p><p>İç ve batı kesimlerde mevsim normalleri üzerinde seyredecek olan hava sıcaklıklarının ise hafta sonunda kuzeybatı kesimlerden başlayarak azalacağı ve mevsim normallerinin altında seyredeceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/meteoroloji-uyardi-hafta--618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272398</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu-272398</link>
      <pubDate>2026-04-16T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/cumhurbaskani-erdogan-kkt-402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272397</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ispanak-tuketenler-icin-kritik-uyari-kan-basincinda-ani-dususler-gorulebilir-272397</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ispanak tüketenler için kritik uyarı! Kan basıncında ani düşüşler görülebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ispanak, içerdiği nitrat, potasyum ve magnezyum sayesinde kan basıncı üzerinde belirgin etkiler gösteriyor. Uzmanlar, özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireylerin ıspanak tüketimini artırmasının kan basıncını düşürmede ve kalp sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ispanak tüketenler için kritik uyarı! Kan basıncında ani düşüşler görülebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, ıspanak tüketiminin kan basıncı üzerinde önemli etkiler yarattığını açıkladı. Yapılan bilimsel araştırmalar, ıspanakta bulunan nitrat, potasyum ve magnezyum gibi minerallerin, özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireylerde kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Ispanak, düşük kalorili ve besin değeri yüksek yapısıyla kalp ve damar sağlığını destekleyen önemli bir sebze olarak öne çıkıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Ispanak, kan basıncında anlamlı düşüş sağlıyor'</h3><p>Ispanak, içeriğindeki doğal nitrat sayesinde vücutta nitrik okside dönüşerek damarların genişlemesini sağlıyor. Bu etki, kanın damarlar içinde daha rahat dolaşmasına ve kan basıncının düşmesine yol açıyor. Bilim insanları, randomize kontrollü çalışmaların bir kısmında ıspanak tüketiminin kan basıncında anlamlı düşüşler sağladığını belirtiyor. Ancak bazı araştırmalar, bu etkinin kişiden kişiye farklılık gösterebileceğine dikkat çekiyor. Yine de genel eğilim, ıspanak tüketiminin düşük kan basıncı ile ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, ıspanak gibi besleyici sebzelerin düzenli olarak tüketilmesinin, özellikle DASH diyeti gibi sağlıklı beslenme programlarında önemli bir yer tuttuğunu vurguluyor.</p><h3>Potasyum ve magnezyumun kan basıncı üzerindeki etkisi dikkat çekiyor</h3><p>Ispanakta bulunan potasyum, vücuttan fazla sodyumun atılmasına yardımcı olarak kan basıncının dengelenmesinde kritik rol üstleniyor. Potasyumun damarları gevşetici etkisi, kalp ve damar sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, günlük potasyum alımının 4700 miligram civarında olmasının kan basıncı kontrolüne katkı sağladığını belirtiyor. Bir fincan ıspanak, bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayabiliyor. Ayrıca ıspanak, magnezyum açısından da zengin bir kaynak. Magnezyumun, damarların gevşemesine ve kalp ritminin düzenlenmesine yardımcı olduğu, yüksek kan basıncı riskini yüzde 34 oranında azalttığı ifade ediliyor. Bu bulgular, ıspanak tüketiminin hipertansiyon gelişimini önlemede etkili olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Lif içeriğiyle bağırsak sağlığını ve kan basıncını destekliyor</h3><p>Ispanak, lif bakımından da zengin bir sebze olarak öne çıkıyor. Lif, bağırsakta fermente edilerek kısa zincirli yağ asitlerinin (SCFA) oluşmasını sağlıyor. Bu asitler, iltihabı azaltıcı ve kan basıncını dengeleyici etkilere sahip. Araştırmalara göre, günlük lif alımındaki 5 gramlık artış, sistolik kan basıncında ortalama 2,8 mmHg, diastolik kan basıncında ise 2,1 mmHg düşüşe yol açabiliyor. Bu değerler, sebze ağırlıklı beslenmenin kan basıncı üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha ortaya koyuyor. Ispanak, aynı zamanda temel vitaminler, mineraller ve fitobesinler açısından da zengin olduğu için dengeli beslenmenin vazgeçilmez bir parçası olarak öneriliyor.</p><h3>Ispanak tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>Ispanak, çoğu kişi için güvenli ve faydalı bir sebze olsa da, bazı durumlarda dikkatli tüketilmesi gerekiyor. Özellikle ıspanak alerjisi olanlar ile kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerin tüketim öncesi doktorlarına danışmaları öneriliyor. Uzmanlar, ıspanak ve benzeri yapraklı sebzelerin düzenli olarak sofralarda yer almasının, hem kan basıncı kontrolü hem de genel sağlık açısından büyük katkı sağladığını belirtiyor. Ispanak, düşük kalorili yapısıyla kilo kontrolüne de yardımcı olurken, vitamin ve mineral açısından zengin içeriğiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, ıspanak tüketiminin kan basıncını düşürmede ve kalp sağlığını korumada etkili olduğu bilimsel verilerle destekleniyor. Uzmanlar, özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireylerin ıspanak başta olmak üzere yeşil yapraklı sebzelere sofralarında daha fazla yer vermesinin, uzun vadeli sağlık hedeflerine ulaşmada önemli bir adım olacağını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/ispanak-tuketenler-icin-k-949_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272396</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-watch-yazilimi-artik-magazada-yenilenecek-bekleme-suresi-sona-eriyor-272396</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Watch yazılımı artık mağazada yenilenecek! Bekleme süresi sona eriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, Apple Watch kullanıcılarına büyük kolaylık sunuyor. Artık Apple mağazalarında ve yetkili servislerde, Apple Watch yazılımı anında yenilenebilecek. Bu yeni uygulama, kullanıcıların cihazlarını günlerce serviste bekletmeden hızlıca sorunlarını çözmelerine olanak tanıyacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Watch yazılımı artık mağazada yenilenecek! Bekleme süresi sona eriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, Apple Watch kullanıcılarının uzun süredir yaşadığı yazılım onarım sorununa çözüm getirdi. Şirket, bu ayın ilerleyen günlerinde Apple mağazalarında ve Apple Yetkili Servis Sağlayıcılarında Apple Watch yazılımının mağaza içinde hızlıca yenilenmesini sağlayacak yeni bir sistemi devreye alıyor. Böylece, yazılımı iPhone ile güncellenemeyen veya ciddi yazılım arızası yaşayan Apple Watch'lar, artık servis merkezine gönderilmeden, mağazada anında onarılabilecek. Bu gelişme, Apple Watch sahiplerinin haftalarca beklemek zorunda kalmadan cihazlarına kavuşmasını sağlayacak.</p><h3>Apple Watch yazılım onarımı mağazada hızlanıyor</h3><p>Apple Watch için geliştirilen bu yeni onarım yöntemi, mağaza içinde kurulan özel bir Mac tabanlı onarım istasyonu üzerinden gerçekleştirilecek. Şu ana dek, iPhone ile kablosuz olarak yalnızca sınırlı durumlarda yazılım yenilemesi yapılabiliyordu. Özellikle başarısız güncellemeler, cihazın kullanılmaz hale gelmesi veya başlatma döngüsüne girmesi gibi sorunlarda, saatler Apple Onarım Merkezlerine gönderiliyordu. Yeni sistem sayesinde, Apple Watch yazılımı doğrudan perakende mağazasında yenilenebilecek ve müşteriler cihazlarını aynı gün teslim alabilecek. Özellikle yazılım tabanlı arızalar için bu çözüm, hem kullanıcı memnuniyetini artıracak hem de servis süreçlerini hızlandıracak.</p><h3>Apple Watch sahiplerine hızlı çözüm imkanı</h3><p>Geçmişte Apple Watch'larda yazılım onarımı için cihazın üzerinde bulunan tanılama portu kullanılıyordu. Ancak Apple Watch Series 7 ile birlikte bu port kaldırıldı ve şirket tamamen kablosuz yenileme yöntemine geçti. Bu değişiklik, yazılım sorunlarında mağaza içi müdahale imkanını ortadan kaldırmıştı. Şimdi ise Apple, Mac'e bağlı onarım istasyonları ile mağaza içi yazılım yenileme seçeneğini yeniden sunuyor. Bu yenilik, özellikle iPhone ile yenileme yapılamayan durumlarda büyük avantaj sağlayacak. Kullanıcılar, Apple mağazalarına veya yetkili servislere başvurarak Apple Watch yazılım onarımını kısa sürede tamamlayabilecek. Apple Watch için geliştirilen bu hızlı servis uygulaması, teknoloji dünyasında da dikkat çekiyor.</p><p>Apple'ın bu adımı, Apple Watch kullanıcılarının karşılaştığı yazılım sorunlarında bekleme süresini önemli ölçüde azaltıyor. Mağaza içi yazılım onarımı ile hem müşteri deneyimi iyileşecek hem de Apple Watch sahipleri cihazlarını daha verimli kullanabilecek. Bu gelişmenin, diğer akıllı saat üreticilerine de örnek olması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/apple-watch-yazilimi-arti-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272395</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evrenin-genisleme-hizi-yeniden-olculdu-bilim-insanlari-saskin-272395</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evrenin genişleme hızı yeniden ölçüldü! Bilim insanları şaşkın]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[H0DN İşbirliği, evrenin genişleme hızını ölçmek için geliştirdiği yeni yöntemle, Hubble sabiti konusunda bilim dünyasında uzun süredir devam eden çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı. Yerel evren ve erken evren ölçümleri arasındaki 6 kilometrelik fark, kozmolojide temel bir sorun olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evrenin genişleme hızı yeniden ölçüldü! Bilim insanları şaşkın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası H0DN İşbirliği, evrenin genişleme hızını belirleyen Hubble sabiti konusunda bugüne dek yapılmış en hassas ölçümü açıkladı. Bilim insanları, yerel evrenin genişleme oranını megaparsek başına saniyede 73.5 kilometre olarak saptadı. Ancak bu değer, erken evrene ait bağımsız ölçümlerle ciddi biçimde çelişiyor. İki farklı döneme ait veriler arasındaki tutarsızlık, kozmolojide 'Hubble gerilimi' olarak bilinen temel bir sorunun varlığını bir kez daha ortaya koydu.</p><h3>H0DN işbirliği: 'Hubble gerilimi' derinleşiyor</h3><p>H0DN işbirliği, kozmik genişlemeyi ölçmek için kullandıkları yöntemleri yeniden gözden geçirdi ve yerel evren için Hubble sabitini megaparsek başına 73.5 kilometre olarak tanımladı. Bu ölçüm, 7 sigma güvenilirlik düzeyine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ancak, erken evrenin genişleme oranı için elde edilen 67.24 kilometrelik değerle arasındaki 6 kilometrelik fark, bilim dünyasında büyük bir tartışma yarattı. Hubble sabiti, evrenin yaşını ve boyutunu hesaplamada temel bir rol oynuyor. Ayrıca, galaksiler arası mesafelerin belirlenmesi ve karanlık enerjinin etkisinin anlaşılması açısından da kritik öneme sahip. Fakat, yerel ve uzak evrene ait bu iki farklı ölçümün birbiriyle örtüşmemesi, evrenin temel işleyişine dair önemli bir bilinmezliğe işaret ediyor.</p><h3>Kozmik mesafe ağı: Yenilikçi yöntemler ve titiz testler</h3><p>H0DN işbirliği, Hubble sabiti ölçümünde olası hataları ortadan kaldırmak amacıyla geleneksel 'kozmik mesafe merdiveni' yöntemini genişletti. Araştırmacılar, paralaks, Cepheid değişkenleri, kırmızı dev dalı yıldızları, Mira değişkenleri, megamaserler, Type Ia ve Type II süpernovalar, yüzey parlaklığı dalgalanmaları, Tully-Fisher ilişkisi ve Temel Düzlem gibi birçok farklı tekniği içeren kapsamlı bir mesafe ağı oluşturdu. Her bir yöntemin sonuçlara etkisini test etmek için, yöntemlerden birini veya kullanılan teleskobu sırayla analizden çıkardılar. Ayrıca, farklı veri setleri ve varsayımlar üzerinde de denemeler yaptılar. Tüm bu titiz kontroller sonucunda, yerel Hubble sabiti değeri neredeyse hiç değişmedi. Bu bulgu, ölçümün güvenilirliğini ve Hubble geriliminin gerçekliğini güçlendirdi.</p><h3>Hubble sabiti: Bilinmeyen fizik ihtimali güçleniyor</h3><p>Evrenin erken dönemine yönelik yapılan ölçümlerde ise Hubble sabiti değeri megaparsek başına 67 kilometre civarında kalmaya devam ediyor. Yıllardır süren tartışmalarda, ölçümlerde insan hatası olabileceği ihtimali öne çıkıyordu. Ancak H0DN işbirliğinin geliştirdiği yeni mesafe ağı ve uygulanan titiz testler, bu farkın temel bir fiziksel bilinmezlikten kaynaklanabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, Hubble sabitinin sadece karanlık enerji modellerini sınırlandırmakla kalmadığını, aynı zamanda evrenin temel işleyişinde daha büyük bir tutarsızlığı ortaya çıkardığını vurguladı. Bu nedenle, mevcut kozmolojik çerçevenin yeniden değerlendirilmesi ve yeni fizik kuramlarının geliştirilmesi gerektiği yönünde güçlü bir çağrı yapıldı.</p><h3>H0DN işbirliğinden bilim dünyasına açık kaynak çağrısı</h3><p>H0DN işbirliği, elde edilen sonuçların doğrulanabilmesi için Yerel Mesafe Ağı'na ait kodu GitHub üzerinden tüm araştırmacıların erişimine açtı. Bilim insanları, farklı ekiplerin bu kodu kullanarak kendi analizlerini yapmalarını ve bulguları yeniden üretmelerini bekliyor. H0DN İşbirliği, Hubble sabitinin evrilen rolünün, hassas kozmoloji anlayışını köklü biçimde değiştirdiğini ve gelecekte yeni sürprizlerle karşılaşılabileceğini belirtti. Bu gelişmeler, evrenin genişleme hızının kesin olarak anlaşılması için daha fazla gözlem, analiz ve uluslararası işbirliği gerektirdiğini gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, H0DN işbirliğinin ortaya koyduğu veriler, Hubble sabiti konusunda bilim dünyasında süregelen tartışmayı daha da derinleştirdi. Yerel ve erken evren ölçümleri arasındaki tutarsızlık, evrenin temel yasaları hakkında yeni soruları gündeme getiriyor. Araştırmaların devam etmesiyle, kozmik genişlemenin altında yatan gerçek nedenlerin aydınlatılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/evrenin-genisleme-hizi-ye-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272394</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/huawei-watch-fit-5-pro-satisa-cikiyor-fiyati-ve-teknik-detaylari-belli-oldu-272394</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Huawei Watch Fit 5 Pro satışa çıkıyor! Fiyatı ve teknik detayları belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Huawei, Watch Fit 5 ve Watch Fit 5 Pro modelleriyle akıllı saat teknolojisinde çıtayı yükseltti. Özellikle Watch Fit 5 Pro, EKG ve dalış derinliği ölçümü gibi gelişmiş özellikleriyle dikkat çekiyor. Farklı renk seçenekleri ve uzun pil ömrüyle kullanıcıların ilgisini çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Huawei Watch Fit 5 Pro satışa çıkıyor! Fiyatı ve teknik detayları belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Huawei, Watch Fit 5 ve Watch Fit 5 Pro modellerini Avrupa pazarına sunmaya hazırlanıyor. Fitness ve sağlık odaklı bu yeni akıllı saatler, gelişmiş ekran teknolojileri, uzun pil ömrü ve yenilikçi sensörleriyle öne çıkıyor. Huawei Watch Fit 5 Pro, özellikle sunduğu EKG ve dalış derinliği ölçümü gibi üst düzey sağlık özellikleriyle dikkat çekiyor. Her iki model de farklı renk seçenekleri, dayanıklı malzeme yapısı ve rekabetçi fiyatlarıyla teknoloji tutkunlarının ilgisini çekmeyi hedefliyor.</p><h3>Huawei Watch Fit 5 Pro: EKG ve derinlik sensörüyle öne çıkıyor</h3><p>Huawei Watch Fit 5 Pro, gelişmiş donanım özellikleriyle akıllı saat pazarında iddialı bir konuma yükseldi. 1,92 inç LTPO-OLED ekran, 480 x 408 piksel çözünürlük ve 3500 kandela maksimum parlaklık değeriyle net ve canlı bir görüntü sunuyor. Safir cam ekran kapağı, cihazı çizilmelere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Pro versiyonu, 471 mAh kapasiteli pil ile tipik kullanımda yedi güne kadar, maksimumda ise on güne varan pil ömrü sağlıyor. Always-On-Display özelliği aktifken bu süre dört güne kadar düşüyor.</p><p>Huawei Watch Fit 5 Pro, Bluetooth 6.0, NFC ve GPS desteğiyle bağlantı seçeneklerini genişletiyor. Cihaz, IP6X sertifikası sayesinde suya ve toza karşı koruma sağlarken, 40 metreye kadar serin su derinliğine dayanıklılık gösteriyor. Alüminyum ana çerçeve ve titanyum dış çerçeveyle üretilen saat, sağlamlık ve hafiflik dengesini başarıyla sunuyor. Akıllı saatin en dikkat çeken özellikleri arasında EKG fonksiyonu ve dalış sırasında kullanılabilen derinlik sensörü yer alıyor. Bu özellikler, sporcular ve sağlık takibi yapmak isteyen kullanıcılar için önemli avantajlar sağlıyor.</p><h3>Huawei Watch Fit 5 serisi: Farklı tasarım ve renk seçenekleri</h3><p>Huawei Watch Fit 5 serisi, kullanıcılarına iki farklı model alternatifi sunuyor. Standart versiyon, 1,82 inç AMOLED ekran ve 480 x 408 piksel çözünürlükle geliyor. 2500 kandela maksimum parlaklık ve Li-Al-Silikon-Glass kaplama ekran, günlük kullanımda yüksek performans vadediyor. 27,5 gram ağırlığındaki standart model, tamamen alüminyum kasasıyla şık ve hafif bir deneyim sunuyor. Pro model ise 31,6 gram ağırlığıyla biraz daha ağır, ancak malzeme kalitesi ve fonksiyonelliğiyle öne çıkıyor.</p><p>Her iki modelde de TruSense teknolojisi sayesinde ivmeölçer, yerçekimi sensörü, manyetometre, aydınlatma sensörü, entegre barometre, vücut sıcaklığı ve kalp atış hızı sensörü gibi donanımlar bulunuyor. Huawei Watch Fit 5 serisi, birçok spor aktivitesini otomatik olarak tanıyabiliyor ve çeşitli antrenman modlarıyla kullanıcıların antrenmanlarını daha verimli hale getiriyor. Ayrıca, tam renkli çevrimdışı haritalar sayesinde açık hava etkinliklerinde yön bulmak kolaylaşıyor. Renk seçenekleri açısından Watch Fit 5 siyah, beyaz, gümüş/yeşil ve mor olarak sunulurken, Pro modeli siyah, beyaz ve turuncu renklerle raflarda yerini alacak.</p><h3>Huawei Watch Fit 5 Pro'nun fiyatı ve pazardaki etkisi</h3><p>Huawei Watch Fit 5 Pro, 299 Euro'dan başlayan fiyatı ile üst segment akıllı saat kullanıcılarını hedefliyor. Standart model ise 199 Euro fiyat etiketiyle daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Fiyatların sunduğu teknik özelliklerle dengeli olduğu görülüyor. Akıllı saat pazarında Apple gibi güçlü rakiplerle yarışan Huawei, Watch Fit 5 serisiyle özellikle sağlık ve spor takibi alanında iddiasını artırıyor. EKG fonksiyonu, derinlik sensörü ve uzun pil ömrü, bu modelleri rakiplerinden ayıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</p><p>Huawei Watch Fit 5 Pro'nun Avrupa'da satışa çıkmasıyla birlikte teknoloji dünyasında büyük bir ilgi oluştu. Kullanıcılar, gelişmiş sensörler ve dayanıklı tasarım sayesinde günlük yaşamda ve spor aktivitelerinde daha fazla veri toplayabiliyor. Huawei'nin bu hamlesi, markanın akıllı saat segmentindeki konumunu güçlendirirken, rekabeti de artırıyor. Önümüzdeki dönemde Watch Fit 5 serisinin kullanıcı deneyimine nasıl katkı sağlayacağı merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/huawei-watch-fit-5-pro-sa-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272393</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/okul-saldirilariyla-ilgili-provokatif-paylasimlara-127-gozalti-272393</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Okul saldırılarıyla ilgili provokatif paylaşımlara 127 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları sonrası halkı yanıltıcı nitelikte paylaşımlar yapan, tehdit ve eylem çağrısında bulunan 127 şahsın yakalandığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Okul saldırılarıyla ilgili provokatif paylaşımlara 127 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırıları neticesinde yürütülen faaliyetler kapsamında 1115 URL adresine erişim engeli getirildiği belirtildi.</p><p>Ayrıca, halkı yanıltıcı nitelikte paylaşımlar yapan, tehdit ve eylem çağrısında bulunan 174 şahıs tespit edildi, 127 şahıs yakalandı.</p><p>Şüpheliler hakkında adli işlemler devam ediyor.</p><p><b>"ÇALIŞMALAR KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLÜYOR"</b></p><p>Açıklamada, "Provokatif nitelik taşıyan, halkı yanıltmaya ve milletimizin huzurunu bozmayı hedef alan paylaşımlara ve faaliyetlere yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir." denildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/okul-saldirilariyla-ilgil-631_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272392</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/savunma-sanayii-baskani-haluk-gorgun-hedefimiz-tam-bagimsiz-turkiyeyi-vucuda-getirmek-272392</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün: Hedefimiz tam bağımsız Türkiye'yi vücuda getirmek]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisinde verimlilik yaklaşımına işaret ederek, "Hedefimiz her alanda verimli projeler üreterek, tam bağımsız Türkiye'yi vücuda getirmek." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün: Hedefimiz tam bağımsız Türkiye'yi vücuda getirmek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın da katılımıyla ATO Congresium'da başladı.</p><p>Görgün, açılış konuşmasında, fuarın "Geleceğe Hazırız" vizyonuyla akademiyi, sanayiyi, girişimcileri ve gençleri aynı hedef etrafında topladığını ifade ederek, Türkiye'nin üretim gücünü, teknoloji kabiliyetini ve kalkınma iradesini ileri taşıyan her organizasyonu değerli bulduklarını söyledi.</p><p>Haluk Görgün, "Türkiye'nin üretim gücünü, teknoloji kabiliyetini ve kalkınma iradesini ileri taşıyan her organizasyonu çok değerli buluyoruz. Bu organizasyon akademiyi, sanayiyi, girişimcileri, gençleri aynı hedef etrafında topluyor. Hedefimiz her alanda verimli projeler üreterek tam bağımsız Türkiye'yi vücuda getirmek." ifadelerini kullandı.</p><p><b>GHOST PROGRAMI İLE GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ BELİRLENİYOR</b></p><p>Savunma sanayisinde yürütülen GHOST Programı'na da değinen Görgün, bu yapının geleceğin harekat ortamını şekillendirecek teknolojileri belirlemek amacıyla geliştirildiğini anlattı. Görgün, programın aşamalarını şu sözlerle açıkladı:</p><p>"Bu anlayışla yürüttüğümüz GHOST çalışmaları, yani Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler, geleceği sistematik biçimde okumamıza ve hazırlanmamıza imkan sağlıyor. GHOST programının ilk aşamasında geleceğin harekat senaryolarını masaya götürüyoruz.</p><p>İkinci aşamada bu senaryoların öne çıkardığı kritik teknolojileri belirliyor ve öncelikler sıralamaları yapıyoruz. GHOST ile belirlenen teknoloji hedeflerini ODAK teknoloji ağları yapısına taşıyor, kısa, orta ve uzun vadeli yol haritalarımızı oluşturuyoruz."</p><p>Karar alma süreçlerinde veri temelli yöntemler kullandıklarını vurgulayan Görgün, teknoloji alanları arasındaki ilişkilerin analitik yöntemlerle değerlendirildiğini dile getirdi. Görgün, "Bu adımları atarken farklı karar alma sistemlerini eş zamanlı olarak işletiyoruz. DEMATEL yöntemiyle teknoloji alanları arasındaki etkileşim yapısını çözümlüyor. AHP metodu ile karar alma kriterlerini ağırlıklandırıyor. TOPSIS yaklaşımı ile alternatifleri önceliklendiriyoruz. Böylece teknoloji yol haritamızı ve proje seçimlerimizi veriye dayalı, mukayeseli ve sonuç odaklı bir temel üzerine inşa ediyoruz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/1-1604202636eba02b.jpg"/><p><b>YAPAY ZEKA VE KUANTUM ALANINDA ÇOK SAYIDA PROJE YÜRÜTÜLÜYOR</b></p><p>Savunma sanayisindeki başarının arkasında bu metodolojik disiplinin bulunduğunu belirten Görgün, geleceğin teknolojilerine yönelik projelerin "Savunma Sanayii ARGE Geniş Alan" (SAGA) çağrıları kapsamında yürütüldüğünü söyledi.</p><p>Görgün, son bir yılda üç ayrı SAGA çağrısı yayımlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bugün burada tek tek proje isimlerini saymaktan çok SAGA çağrıları sonrasında oluşan proje portföyümüzün mahiyetini vurgulamak isterim. Yapay zeka alanında üretken yapay zeka, çok modlu yapay zeka, büyük dil modelleri, açıklanabilir yapay zeka ve büyük aksiyon modelleri gibi başlıklarla ondan fazla yeni projeyi aynı anda yürütüyoruz. Yine SAGA çağrıları kapsamında kuantum alanında hesaplama, algılama, navigasyon ve haberleşme konularında projeler yürütüyoruz."</p><p>Yerli ve milli sistemlerin geliştirilmesiyle güvenlik kapasitesinin güçlendirildiğini söyleyen ve insan kaynağının önemine dikkati çeken Görgün, milli yetkinlik hamlesinin savunma sanayisinin uzun vadeli güvencesi olduğunu ifade etti.</p><p>Görgün, bu yaklaşımın temeline ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"İnsan kıymetinin kalitesi bir milletin en büyük gücüdür. Milli Yetkinlik Hamlemiz, stratejik hedefler ve teknoloji yol haritaları ile uyumlu bir yetenek yönetimi sistemi kurmayı ve sektör firmalarında insan kaynağı süreçlerini geliştirmeyi hedefliyor. Bizim için yetkinlik, teknik bilgi, disiplin, çözüm üretme kabiliyeti, kurum kültürü, liderlik anlayışı ve sorumluluk bilincinin birleşimidir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/savunma-sanayii-baskani-h-156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272391</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-savunma-bakani-hegsethten-irana-yonelik-tehdit-272391</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İran'a yönelik tehdit]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran yönetiminin kötü bir seçim yapması durumunda ülkenin altyapısı, elektriği ve enerjisine "bombalar yağdırılacağı" tehdidinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İran'a yönelik tehdit]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p>İran'ın askeri yetkililerine mesaj veren Hegseth, "Sizi izliyoruz. Askeri kabiliyetlerimiz sizinle aynı değil. Bu, adil bir mücadele değil." dedi.</p><p>Hegseth, İran'ın mevcut askeri kapasitesinin ciddi şekilde zayıfladığına işaret ederek İran'ın bombalanan tesislerden geriye kalan füze ve fırlatıcıları çıkarmaya çalıştığını ancak bunları yeniden üretme kapasitesine sahip olmadığını ileri sürdü.</p><p>ABD'nin her zamankinden daha "güçlü" olduğunu iddia eden Hegseth, Washington yönetiminin istihbarat alanına daha fazla yüklendiğini belirtti.</p><p>Hegseth, "İran kötü bir seçim yaparsa altyapıya, elektriğe ve enerjiye bombalar yağacak." diye konuştu.</p><p>İran'ın kritik altyapısı, elektrik üretim kapasitesi ve enerji sektörünün hedef alınabileceğine işaret eden Hegseth, "Bunu yapmak zorunda kalmamayı tercih ederdik ancak başkanımızın emriyle ve bir düğmeye basarak harekete geçmeye hazırız. Başkanın bu sabah ayrıntılarını açıklayacağı bu abluka, bu işin halledilebileceği en nazik yoldur." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Hegseth, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol ettiği yönündeki açıklamalarını eleştirerek ABD Donanmasının bölgedeki deniz trafiğini kontrol ettiğini savundu.</p><p>İran'ın "akıllıca bir seçim" yapması gerektiğini savunan Hegseth, İran'ın "halkının ve dünyanın iyiliği için ulaşabileceği bir anlaşmayı seçmesini dilediğini", bu sürede de ABD Savunma Bakanlığının hazır ve tetikte olduğunu dile getirdi.</p><p>Hegseth, İran lideri Mücteba Hamaney hakkında "Şu anda ondan pek bir haber yok. Anlaşılır bir şekilde çok fazla korku var, hayatta olduğuna, yaralı ve yüzü tanınmaz halde olduğuna inanılıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/abd-savunma-bakani-hegset-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272390</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyku-bilimi-uzmanlarindan-gece-3te-uyananlara-kritik-uyari-272390</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku bilimi uzmanlarından gece 3'te uyananlara kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku bilimi uzmanları, her gece aynı saatte uyanan kişilerin endişelerini gideriyor. Gece 3'te uyanmanın nedenleri, etkileri ve çözüm yolları bilimsel verilerle açıklandı. Özellikle stres ve günlük alışkanlıkların, gece uyanmalarındaki rolüne dikkat çekildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku bilimi uzmanlarından gece 3'te uyananlara kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her gece saat 3 civarında uyanan birçok kişi, bu durumun normal olup olmadığını merak ediyor. Uzmanlar, gece boyunca kısa süreli uyanmaların uyku döngüsünün doğal bir parçası olduğunu belirtiyor. Ancak uyanmalar uzadığında veya düzenli hale geldiğinde, sabahları yorgun hissetmek kaçınılmaz hale geliyor. Uyku bilimi, bu tip gece uyanmalarının nedenlerini, sonuçlarını ve çözüm yollarını detaylı biçimde ortaya koyuyor. Özellikle stres, günlük alışkanlıklar ve uyku ortamı, gece uyanmalarının sıklığını ve kalitesini doğrudan etkiliyor.</p><h3>Uyku bilimi: 'Gece uyanmaları doğal bir süreç'</h3><p>Uyku döngüsü, tek bir uzun ve kesintisiz süreçten oluşmuyor. Yetişkinler gece boyunca dört ila altı kez yaklaşık 90 ila 110 dakikalık döngülerden geçiyor. Her döngüde hafif uyku, derin uyku ve REM (hızlı göz hareketi) evreleri yaşanıyor. Özellikle döngülerin sonlarına doğru uyku hafifliyor ve kısa süreli uyanmalar daha sık görülüyor. Bu nedenle gece birden fazla kez uyanmak, uyku bilimi açısından olağan kabul ediliyor. Derin uyku ise genellikle gecenin ilk yarısında baskınken, sabaha doğru azalıyor. Bu da sabah yaklaşırken uyanmanın daha olası hale gelmesine yol açıyor. Uyku bilimine göre, bu tip uyanmalar genellikle hatırlanmaz ve tekrar uykuya dalmak kolay olur. Ancak uyanıklık süresi uzadığında, dinlenmiş hissetmek zorlaşıyor.</p><h3>Stres ve alışkanlıklar gece uyanmalarını tetikliyor</h3><p>Uyku bilimi araştırmalarına göre, stres seviyesi yüksek olan kişilerde gece uyanmaları daha belirgin hale geliyor. Sabah saatlerine yaklaşıldıkça vücutta uyanıklık hormonu olan kortizol salgısı artıyor. Bu doğal bir süreç olsa da, iş, ilişkiler veya günlük sorunlara dair endişeler, kısa süreli uyanmanın hızla aşırı düşünmeye dönüşmesine neden olabiliyor. Gece saatlerinde çevredeki dikkat dağıtıcı unsurlar azaldığı için, gündüz kolayca bastırılan düşünceler daha baskın ve yoğun hale geliyor. Uyku bilimi, bu durumun uykusuzluk riskini artırdığını vurguluyor. Ayrıca, gece boyunca tekrar tekrar uyanmak, zamanla kötü bir döngüye dönüşebiliyor ve kişi yatağı dinlenmek yerine stresle ilişkilendirmeye başlıyor. Bu da uykuya dalmayı daha da zorlaştırıyor.</p><h3>Alkol, kafein ve uyku düzeni gece uyanmalarında etkili</h3><p>Günlük alışkanlıklar, gece uyanma sıklığını önemli ölçüde etkiliyor. Uyku bilimi uzmanları, alkolün uykuya dalmayı kolaylaştırırken, gece ilerledikçe uykuyu böldüğünü ve uyanmaları artırdığını söylüyor. Benzer şekilde, kafein de vücutta saatlerce kalabiliyor ve uyku kalitesini düşürüyor. Özellikle öğleden sonra tüketilen kafein, gece uyanmalarını tetikleyebiliyor. Yatmadan altı saat önce alınan kafein bile, uyku bilimi verilerine göre uykunun hafiflemesine yol açıyor. Ayrıca, düzensiz uyku saatleri, geç saatlerde ekran kullanımı, oda sıcaklığının aşırı yüksek veya düşük olması da gece uyanma riskini artırıyor. Uyku bilimi, bu faktörlerin her birinin uyku düzeni üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtiyor.</p><h3>Uyku bilimi: 'Küçük alışkanlıklar uyanıklık döngüsünü güçlendirebilir'</h3><p>Birçok kişi, gece uyanıklık süresi uzadıkça uykuya dalmakta daha fazla zorlandığını ifade ediyor. Uyku bilimi, bu noktada küçük alışkanlıkların önemine dikkat çekiyor. Örneğin, gece saatine bakmak veya sürekli olarak uykuya dalmaya çalışmak, hayal kırıklığını artırıyor ve zihni daha da uyanık hale getiriyor. Bu durum, uykusuzluk döngüsünü pekiştiriyor. Uzmanlar, uykusuzluk için bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemlerin, gece boyunca açık kalan düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmede etkili olduğunu vurguluyor. Uyku biliminin önerilerine göre, yatak odasından kısa süreliğine çıkmak ve rahatlatıcı bir aktiviteyle meşgul olmak, tekrar uykuya dalmayı kolaylaştırabiliyor. Bu sayede, yatak ile uyanıklık arasındaki olumsuz ilişki zayıflıyor.</p><h3>Uyku bilimi: 'Sağlıklı uyku hijyeni gece uyanmalarını azaltıyor'</h3><p>Uyku bilimi, gece uyanmalarını azaltmak ve kaliteli bir uyku düzeni sağlamak için bazı temel alışkanlıkları öneriyor. Bunların başında, her gün aynı saatte uyanmak geliyor. Bu, vücudun biyolojik saatini sabitlemeye ve uyku düzenini istikrara kavuşturmaya yardımcı oluyor. Ayrıca, yatmadan önce gevşemek için zaman ayırmak, günün ilerleyen saatlerinde kafein ve alkol tüketimini sınırlamak, sakin ve konforlu bir uyku ortamı oluşturmak uyku kalitesini artırıyor. Uyku bilimi, stres yönetiminin de gece uyanmaları üzerinde etkili olduğunu belirtiyor. Günlük tutma, yoga, meditasyon, nefes egzersizleri ve farkındalık çalışmaları, uyku öncesinde zihni sakinleştirerek uykuya geçişi kolaylaştırıyor. Uzmanlar, bu alışkanlıkların uzun vadede uyku kalitesi üzerinde olumlu etkiler yarattığını ifade ediyor.</p><p>Sonuç olarak, gece saat 3'te uyanmak birçok kişi için rahatsız edici bir deneyim olsa da, uyku bilimi bu durumun genellikle doğal bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Stres, alışkanlıklar ve uyku ortamında yapılacak küçük değişiklikler, gece uyanmalarının sıklığını azaltabiliyor. Uyku biliminin sunduğu öneriler, sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak ve kaliteli dinlenme sağlamak isteyenler için yol gösterici nitelik taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/uyku-bilimi-uzmanlarindan-130_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272389</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/icme-suyunda-tuz-alarmi-kiyi-bolgelerde-yuksek-tansiyon-riski-artiyor-272389</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçme suyunda tuz alarmı! Kıyı bölgelerde yüksek tansiyon riski artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde milyonlarca kişinin yüksek kan basıncı sorunu, sadece beslenme ve yaşam tarzı değil, içme suyundaki tuzluluk nedeniyle de artış gösteriyor. Özellikle kıyı bölgelerinde yaşayanlar için tuzlu içme suyu, hipertansiyon riskini ciddi şekilde yükseltiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçme suyunda tuz alarmı! Kıyı bölgelerde yüksek tansiyon riski artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan kapsamlı araştırmalar, içme suyundaki tuz oranının dünya genelinde milyonlarca insanın kan basıncını yükselttiğini ortaya koydu. Özellikle deniz seviyelerinin yükselmesiyle birlikte, tuzlu suyun tatlı su kaynaklarına sızması kıyı bölgelerinde yaşayanları ciddi bir sağlık tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Bilim insanları, içme suyu tuzluluğunun sodyum seviyelerini artırarak, hipertansiyon ve buna bağlı kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde yükselttiğini belirtiyor. Bu durum, geleneksel olarak yüksek kan basıncının başlıca nedenleri arasında sayılan tuzlu yiyecekler, hareketsiz yaşam ve sigara kullanımının yanı sıra, göz ardı edilen çevresel bir faktörün de etkili olduğunu gösteriyor.</p><h3>Dünya Sağlık Örgütü: Sodyum seviyelerine dikkat edilmeli</h3><p>Küresel ölçekte yapılan çalışmalar, içme suyu tuzluluğunun insan sağlığı üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün mevcut yönergelerinde içme suyundaki sodyum seviyeleri için herhangi bir sağlık temelli standart bulunmuyor. Ancak, yapılan son araştırmalar, içme suyundaki yüksek tuzluluğun kan basıncını yükselttiğini ve hipertansiyon riskini artırdığını açıkça ortaya koyuyor. Araştırmacılar, özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların, farkında olmadan günlük sodyum alımını artırdığını ve bu durumun uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor. Sodyumun, yiyeceklerin yanı sıra içme suyu yoluyla da vücuda alınması, toplam sodyum yükünü önemli ölçüde artırıyor. Bu nedenle uzmanlar, sodyum seviyelerinin yakından takip edilmesi ve içme suyu kaynaklarının düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini savunuyor.</p><h3>Kıyı bölgelerinde tuzlu su tehdidi büyüyor</h3><p>Dünya genelinde 3 milyardan fazla insanın kıyı bölgelerinde yaşadığı biliniyor. Bu bölgelerde, deniz seviyesinin yükselmesiyle birlikte deniz suyunun yer altı tatlı su kaynaklarına sızması, içme suyunun tuzluluk oranını artırıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde, yer altı suyu içme suyu ihtiyacının ana kaynağı olmayı sürdürüyor. Araştırmalar, tuzlu içme suyuna maruz kalan insanların kan basıncında belirgin bir artış olduğunu gösteriyor. Yapılan meta-analiz çalışmasında, 74 binin üzerinde katılımcının verileri incelendi ve tuzlu su içenlerin sistolik kan basıncının ortalama 3.22 mmHg, diyastolik kan basıncının ise 2.82 mmHg daha yüksek olduğu tespit edildi. Ayrıca, yüksek tuzlulukta içme suyu tüketenlerde hipertansiyon geliştirme riskinin yüzde 26 oranında arttığı belirlendi. Bu oran, düşük fiziksel aktivite gibi bilinen diğer kardiyovasküler risk faktörleriyle benzer seviyelerde seyrediyor. Kıyı bölgelerinde yaşayan topluluklar için bu bulgular, su tuzluluğunun halk sağlığı üzerindeki etkisinin ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor.</p><h3>Uzmanlardan küresel önlem çağrısı</h3><p>Halk sağlığı araştırmacıları, içme suyundaki tuzluluğun, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi kronik sağlık sorunlarının önlenmesinde göz ardı edilmemesi gereken bir faktör olduğunu belirtiyor. Mevcut küresel önleme stratejilerinin çoğu, bireysel yaşam tarzı değişikliklerine odaklanırken, çevresel etkenler arka planda kalıyor. Ancak, yapılan araştırmalar içme suyu tuzluluğunun da en az hareketsiz yaşam kadar riskli bir faktör olduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanları, içme suyu kaynaklarındaki sodyum seviyelerinin düzenli olarak ölçülmesi ve raporlanmasının, toplum sağlığını korumak açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası kurumların, içme suyundaki sodyum seviyeleri için sağlık temelli standartlar oluşturması gerektiğine dikkat çekiliyor. Gelecekte yapılacak çalışmaların, tuzlu su tüketiminin uzun vadeli kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki etkilerini daha ayrıntılı şekilde ortaya koyması bekleniyor. Uzmanlar, sodyum seviyelerini izleyerek ve içme suyu kalitesini yükselterek, küresel çapta hipertansiyon ve kalp hastalıklarının önüne geçilebileceğini düşünüyor.</p><h3>İçme suyu tuzluluğu: Bireysel ve toplumsal önlemler</h3><p>İçme suyu tuzluluğunun yol açtığı sağlık riskleri karşısında, bireylerin ve toplumların atabileceği adımlar büyük önem taşıyor. Uzmanlar, vatandaşların yerel su kalitesi raporlarını düzenli olarak kontrol etmelerini ve günlük sodyum alımlarını sınırlamalarını öneriyor. Su kaynaklarının korunması ve tuzluluğunun azaltılması, hem bireysel sağlığı hem de toplumsal refahı doğrudan etkiliyor. Özellikle kıyı bölgelerinde yaşayanlar için, içme suyu temininde alternatif kaynakların geliştirilmesi ve mevcut suyun tuzluluğunun giderilmesi yönünde yatırımlar yapılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, sağlık otoritelerinin ve kamu kurumlarının, içme suyu tuzluluğu konusunda toplumu bilinçlendirmesi ve gerekli düzenlemeleri hayata geçirmesi, uzun vadede kardiyovasküler hastalıkların azalmasına katkı sağlayabilir. Sodyum seviyelerinin kontrol altında tutulması, sadece bireylerin değil, tüm toplumun sağlığını korumak açısından kritik bir öneme sahip. Bu nedenle, içme suyu tuzluluğu ile mücadelede hem bireysel hem de toplumsal düzeyde etkin önlemler alınması gerekiyor.</p><p>Sonuç olarak, içme suyu tuzluluğu dünya genelinde göz ardı edilen ancak giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan için tuzlu su tehdidi, hipertansiyon ve kalp hastalıkları riskini artırıyor. Sodyum seviyelerinin izlenmesi, su kaynaklarının korunması ve uluslararası standartların oluşturulması, bu sorunun çözümünde atılması gereken başlıca adımlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, hem bireylerin hem de toplumların, içme suyu tuzluluğu konusunda bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Küresel ölçekte alınacak önlemlerle, milyonlarca insanın sağlığı korunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/icme-suyunda-tuz-alarmi-k-760_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272388</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kahvaltiyi-atlamak-kilo-vermeye-engel-mi-yeni-veriler-sasirtiyor-272388</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahvaltıyı atlamak kilo vermeye engel mi? Yeni veriler şaşırtıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü'nün yürüttüğü geniş çaplı araştırmada, erken kahvaltı ve gece boyunca uzun süreli oruç tutmanın, düşük vücut kitle indeksiyle doğrudan ilişkili olduğu ortaya kondu. İspanya'da gerçekleştirilen bu çalışma, yeme saatlerinin sağlıklı kilo yönetimindeki rolüne dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahvaltıyı atlamak kilo vermeye engel mi? Yeni veriler şaşırtıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'nın önde gelen sağlık kuruluşlarından Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü (ISGlobal), 40 ila 65 yaşları arasındaki 7.074 kişinin yeme alışkanlıkları ve vücut kitle indeksleri (VKİ) üzerinde kapsamlı bir araştırma yürüttü. Elde edilen bulgulara göre, gece boyunca daha uzun süre oruç tutan ve kahvaltılarını erken saatlerde yapan bireylerde, beş yıl sonunda daha düşük VKİ değerleri gözlendi. Araştırma, modern hayatın yoğun temposunda kalıcı ve sürdürülebilir kilo kontrolü için basit yeme alışkanlıklarının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle erken kahvaltı ve akşam yemeğini erkene çekmenin, vücudun biyolojik saatine uyumlu bir şekilde kilo yönetimini kolaylaştırdığı belirtildi.</p><h3>ISGlobal ekibi: 'Gece orucu ve erken kahvaltı sağlıklı kilo ile bağlantılı'</h3><p>ISGlobal araştırmacıları, elde ettikleri verileri yaş, uyku düzeni ve diğer yaşam tarzı faktörlerini göz önünde bulundurarak değerlendirdi. Sonuçlar, gece boyunca oruç tutma süresinin uzamasının ve günün erken saatlerinde kahvaltı yapılmasının, daha düşük vücut kitle indeksiyle bağlantılı olduğunu açıkça ortaya koydu. Bilim insanları, bu etkinin vücudun sirkadiyen ritimleriyle uyumlu bir yeme düzenine geçilmesinden kaynaklandığını düşünüyor. Sirkadiyen ritimler, insan vücudunun 24 saatlik biyolojik saatini belirliyor ve bu saatle uyumlu beslenmenin kalori yakımını ve iştah kontrolünü olumlu etkilediği ifade ediliyor. Araştırmanın başındaki epidemiyolog Luciana Pons-Muzzo, "Gece boyunca oruç süresini uzatmak, erken akşam yemeği ve erken kahvaltı ile birleştiğinde, sağlıklı kilo kontrolüne katkı sağlıyor" diyerek bulguların önemine dikkat çekti. Ayrıca, geç kahvaltı yapan ve gün içinde sık sık yemek yiyen bireylerde VKİ'nin daha yüksek olduğu tespit edildi.</p><h3>Krononutrisyon: Yeme saatleri vücut sağlığını etkiliyor</h3><p>Çalışmada öne çıkan bir diğer kavram ise 'krononutrisyon' oldu. Araştırmacılar, yalnızca ne yendiğinin değil, günün hangi saatlerinde ve kaç kez yendiğinin de sağlık üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. ISGlobal'den Anna Palomar-Cros, bu yeni araştırma alanının, alışılmadık yeme düzenlerinin vücudun biyolojik saatiyle çelişebileceğini gösterdiğini belirtti. Ekip, katılımcıları yeme alışkanlıklarına göre gruplandırdı ve özellikle premenopozal kadınlarda gece orucu ve erken kahvaltının daha düşük VKİ ile daha belirgin bir şekilde ilişkili olduğunu saptadı. Erkeklerde ise, kahvaltıyı atlayarak aralıklı oruç uygulayan bir alt grupta, bu yöntemin vücut ağırlığı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı ortaya çıktı. ISGlobal epidemiyologlarından Camille Lassale, "Kahvaltıyı atlayan erkeklerde aralıklı orucun kilo üzerinde kalıcı bir etkisi yok" diyerek, kilo yönetiminde kahvaltının atlanmasının tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Ayrıca, obezite ile mücadelede kalori alımının azaltılmasının, uzun vadede daha etkili bir yöntem olduğu da belirtildi.</p><h3>Barselona ekibinden yeme alışkanlıkları ve sağlık uyarısı</h3><p>Uzmanlar, gece orucu ve erken kahvaltının vücudun insülin üretimi ve yağ depolama mekanizmalarını daha iyi düzenleyebileceğini öne sürdü. Ancak, bu ilişkinin kesin olarak anlaşılması için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğu ifade edildi. Araştırmacılar, ilerleyen dönemde daha büyük ve farklı topluluklarda, uzun süreli klinik denemelerle bu bulguları test etmeyi planlıyor. Ayrıca, yeterli uyku ile sağlıklı yeme saatlerinin birlikte ele alınmasının, genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği vurgulandı. Özellikle krononutrisyon alanındaki gelişmeler, bireylerin hem ne yediklerine hem de yeme zamanlarına dikkat etmeleri gerektiğini gösteriyor. Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü'nün bu çalışması, sağlıklı kilo yönetimi için yeme saatlerinin en az besin seçimi kadar önemli olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, kalıcı kilo kontrolü hedefleyenlere, akşam yemeklerini erkene çekmeleri ve sabah kahvaltılarını atlamamaları yönünde tavsiyelerde bulundu.</p><p>Sonuç olarak, Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü'nün yürüttüğü bu geniş kapsamlı araştırma, gece orucu ve erken kahvaltının düşük vücut kitle indeksiyle yakından bağlantılı olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Krononutrisyon alanındaki bu yeni bulgular, sağlıklı yaşam için yalnızca yediklerimize değil, ne zaman yediğimize de dikkat etmemiz gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Uzmanlar, ilerleyen dönemde daha fazla bilimsel veriyle bu ilişkilerin netleşmesini bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kahvaltiyi-atlamak-kilo-v-464_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272387</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/windows-guncellemesi-sonrasi-bitlocker-soku-binlerce-kullanici-etkilendi-272387</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Windows güncellemesi sonrası BitLocker şoku! Binlerce kullanıcı etkilendi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Windows'un Nisan 2025 yaması sonrasında, BitLocker anahtarı talebiyle karşılaşan kullanıcılar bilgisayarlarına erişimde ciddi sorunlar yaşadı. Microsoft, özellikle kurumsal ağlarda etkili olan bu hataya karşı çözüm yolları açıkladı. BitLocker'ın beklenmedik şekilde devreye girmesi, sistem yöneticilerini ve son kullanıcıları alarma geçirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Windows güncellemesi sonrası BitLocker şoku! Binlerce kullanıcı etkilendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Windows işletim sisteminin Nisan 2025 güncellemesi, beklenmedik bir BitLocker anahtarı talebiyle kullanıcıları zor durumda bıraktı. Güncellemeyi yükleyen birçok kişi, bilgisayarlarının normal şekilde başlatılamadığını ve BitLocker kurtarma anahtarını girmeden sisteme erişemediklerini bildirdi. Özellikle Windows 10, Windows 11 ve Windows Server 2022 ile 2025 sürümlerini kullananlar, bu kritik BitLocker hatası nedeniyle bilgisayarlarına ulaşmakta büyük güçlük yaşadı. Microsoft, kullanıcıların karşılaştığı bu sorunun ardından hemen harekete geçerek geçici çözüm önerilerini paylaştı.</p><h3>Microsoft: 'BitLocker anahtarınızı hazır bulundurun'</h3><p>BitLocker, Windows işletim sistemlerinde veri güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılan gelişmiş bir şifreleme aracı olarak öne çıkıyor. Normalde, donanımda değişiklik yapılmadıkça veya Trusted Platform Module (TPM) güncellenmedikçe BitLocker kurtarma anahtarı istenmiyor. Ancak, Nisan 2025 yaması sonrası ortaya çıkan bu hata, BitLocker'ın beklenmedik şekilde devreye girmesine yol açtı. Kullanıcılar, 48 haneli BitLocker anahtarını bulundurmadan bilgisayarlarını başlatamadı ve bu durum özellikle anahtara erişimi olmayanlar için ciddi bir krize dönüştü. Microsoft, resmi destek sayfasında, BitLocker anahtarının yalnızca bir kez girilmesinin yeterli olduğunu vurguladı. Şirket, BitLocker anahtarını bulamayan kullanıcıların ise sistemlerine erişimde tamamen kilitlendiğini belirtti. BitLocker anahtarı, kullanıcıların verilerini korumak için tasarlanmış olsa da, bu tür beklenmedik talepler özellikle iş süreçlerinde aksamalara neden olabiliyor.</p><h3>Sistem yöneticilerine özel çözüm: BitLocker kilidi nasıl aşılır?</h3><p>Microsoft, BitLocker hatasının yalnızca çok özel koşullar altında ortaya çıktığını açıkladı. Sorunun oluşması için BitLocker'ın işletim sistemi sürücüsünde etkin olması, belirli bir grup politikası ayarının yapılandırılmış olması ve sistem bilgilerinin Secure Boot State PCR7 Binding'i 'Not Possible' olarak göstermesi gerekiyor. Ayrıca, cihazda Windows UEFI CA 2023 sertifikasının bulunması ve cihazın henüz 2023 imzalı Windows Başlatıcı ile çalışmıyor olması da gerekiyor. Bu karmaşık koşullar, hatanın genellikle kurumsal ağlarda ve profesyonel olarak yönetilen sistemlerde görüldüğünü gösteriyor. Microsoft, sistem yöneticilerine, grup politikası düzenleyicisi üzerinden TPM doğrulama profilini 'Yapılandırılmamış' durumuna getirmelerini, ardından da BitLocker şifrelemesini geçici olarak devre dışı bırakıp tekrar etkinleştirmelerini önerdi. Ayrıca, politika değişikliğinin mümkün olmadığı durumlarda, 'Known-Issue-Rollback' yöntemiyle otomatik geçişin engellenebileceği bildirildi. Tüm bu adımlar, BitLocker kilidinin önüne geçmeyi hedefliyor ve sistemlerin sorunsuz şekilde çalışmasını sağlıyor.</p><h3>BitLocker hatası son kullanıcıları nasıl etkiledi?</h3><p>BitLocker hatasının etkileri, çoğunlukla kurumsal kullanıcılar üzerinde yoğunlaştı. Ancak, bazı bireysel kullanıcılar da güncelleme sonrası bilgisayarlarına erişimde güçlük yaşadı. Özellikle BitLocker anahtarını kaybeden veya yedeklemeyen kişiler, verilerine ulaşamama riskiyle karşı karşıya kaldı. Geçmişte de Temmuz 2024 ve Mayıs 2025'te benzer BitLocker sorunları yaşanmış, kullanıcılar kısa süreliğine sistemlerinden uzak kalmak zorunda kalmıştı. Bu durum, BitLocker'ın güvenlik avantajlarının yanında, yanlış yapılandırma veya beklenmedik sistem güncellemeleriyle birlikte ciddi erişim sorunlarına yol açabileceğini bir kez daha gösterdi. Microsoft, kullanıcılara BitLocker anahtarlarını güvenli bir yerde saklamalarını ve güncellemeler öncesinde yedekleme yapmalarını tavsiye etti.</p><p>Sonuç olarak, Windows'un Nisan 2025 yaması sonrası ortaya çıkan BitLocker anahtarı krizi, hem kurumsal hem de bireysel kullanıcılar için önemli dersler içeriyor. Microsoft'un hızlı müdahalesi ve sunduğu çözüm önerileri sayesinde sorun büyük ölçüde kontrol altına alındı. Ancak, BitLocker anahtarının güvenli şekilde saklanmasının ve sistem güncellemeleri öncesinde gerekli önlemlerin alınmasının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Kullanıcıların, benzer sorunlarla karşılaşmamak için Microsoft'un tavsiyelerine uyması ve BitLocker anahtarlarını mutlaka yedeklemesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/windows-guncellemesi-sonr-684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272386</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-vietnam-meclis-baskani-thanh-mani-kabul-etti-272386</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vietnam Meclis Başkanı Thanh Man'ı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vietnam Meclis Başkanı Tran Thanh Man ve beraberindeki heyeti kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vietnam Meclis Başkanı Thanh Man'ı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vietnam Meclis Başkanı Tran Thanh Man ve beraberindeki heyeti kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde gerçekleşen kabulde MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/cumhurbaskani-erdogan-vie-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272385</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kas-buyumesi-icin-en-etkili-ikili-mi-kreatin-ve-protein-gercegi-272385</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kas büyümesi için en etkili ikili mi? Kreatin ve protein gerçeği]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kreatin ve protein tozu kombinasyonu, sporcular ve egzersiz yapan bireyler arasında kas gelişimi ve güç artışı için giderek daha fazla tercih ediliyor. Uzmanlar, bu iki takviyenin birlikte kullanıldığında kas büyümesi ve iyileşmede önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor. Ancak, kreatin ve protein tozu kullanımında güvenlik ve dozaj konularına dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kas büyümesi için en etkili ikili mi? Kreatin ve protein gerçeği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kreatin ve protein tozu, özellikle direnç antrenmanı yapanlar arasında kas gelişimini ve gücünü artırmak amacıyla sıkça tercih edilen iki önemli takviye olarak öne çıkıyor. Son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, bu iki takviyenin birlikte kullanılması halinde kas büyümesi, güç artışı ve iyileşme süreçlerinde belirgin olumlu etkiler ortaya koyduğunu gösteriyor. Uzmanlar, kreatin ve protein tozunun bir arada tüketilmesinin kas protein sentezini hızlandırdığını, fosfokreatin depolarını artırarak hücrelere daha fazla enerji sağladığını ve böylece sporcuların daha yoğun egzersiz yapabilmesine olanak tanıdığını ifade ediyor. Ancak, bu takviyelerin bilinçli ve kontrollü şekilde kullanılması gerektiği de sıklıkla vurgulanıyor.</p><h3>Kreatin ve protein tozu kombinasyonu kas gücünü artırıyor</h3><p>Kas gücünün artırılması, sporcular ve fitness tutkunları için en önemli hedeflerden biri olarak öne çıkıyor. Kreatin, yoğun egzersizler sırasında kas hücrelerinde enerji üretimini destekleyerek, kısa sürede daha fazla tekrar yapılmasını ve daha ağır yüklerin kaldırılmasını mümkün kılıyor. Bu durum, kas büyümesi ve güç kazanımı açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bilim insanları, kreatin takviyesinin genç ve erkek bireylerde kas gücü üzerinde daha belirgin etkiler yarattığını, plasebo ile karşılaştırıldığında küçükten orta seviyeye kadar güç artışları sağladığını bildiriyor. Protein tozu ise, kas protein sentezini destekleyerek kas ve güç artışına katkıda bulunuyor. Özellikle direnç antrenmanına yeni başlayanlar veya genç yetişkinler, protein tozu takviyesinden daha fazla fayda görüyor. Ancak, sadece protein tozu tüketmek kas gücünde anlamlı bir artış sağlamıyor; bu etkinin ortaya çıkması için düzenli güç antrenmanı yapılması şart.</p><h3>Takviye kullanımı ile iyileşme süresi kısalıyor</h3><p>Egzersiz sonrası toparlanma süresi, sporcuların performansını doğrudan etkileyen kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Kreatin ve protein tozu birlikte alındığında, egzersiz kaynaklı kas hasarının ve yorgunluğun daha hızlı iyileştiği gözlemleniyor. Araştırmalar, egzersiz öncesinde kreatin desteği alan bireylerde kas hasarı ve inflamasyonun azaldığını, iyileşme süresinin kısaldığını ortaya koyuyor. Protein tozu da, egzersizden önce, sırasında veya sonrasında tüketildiğinde kas protein sentezini artırarak toparlanma sürecini hızlandırıyor. Ancak, protein tozunun kas ağrısını azaltma konusunda doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Bu nedenle, her iki takviyenin birlikte kullanılması, kas hasarının onarımı ve egzersiz sonrası toparlanma açısından önemli faydalar sağlıyor.</p><h3>Kreatin ve protein tozu ile kas büyümesinde belirgin artış</h3><p>Kreatin ve protein tozunun eş zamanlı kullanımı, kas hipertrofisi olarak bilinen kas büyümesinde dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkarıyor. Kreatin, kaslardaki fosfokreatin oranını artırarak, yüksek yoğunluklu egzersizlerde kasların ATP üretme kapasitesini yükseltiyor. Bu durum, daha fazla egzersiz yapabilme ve kaslarda daha büyük bir gelişim sağlama olanağı sunuyor. Protein tozu ise, kas protein sentezini ve protein dengesini iyileştirerek kas büyümesini destekliyor. Özellikle güç antrenmanları ile birlikte kullanıldığında, protein tozu kas gelişimini hızlandırıyor. Uzmanlar, kas büyümesi için güç antrenmanının temel uyarıcı olduğunu, protein tozunun ise bu büyüme için gerekli yapı taşlarını sağladığını belirtiyor.</p><h3>Yağsız doku kütlesinde artış sağlanıyor</h3><p>Yağsız doku kütlesinin artırılması, hem performans hem de estetik açıdan sporcular için büyük önem taşıyor. Yapılan araştırmalar, kreatin ve protein tozu takviyesinin özellikle direnç antrenmanı ile birleştirildiğinde yağsız doku kütlesinde anlamlı artışlara yol açtığını ortaya koyuyor. Yaşlı yetişkinler üzerinde gerçekleştirilen klinik çalışmalarda, kreatin takviyesi ile birlikte yapılan egzersizlerin yağsız kas kütlesinde belirgin bir yükselişe neden olduğu bildiriliyor. Protein tozu da, özellikle yeterli protein alamayan bireylerde ve genç yetişkinlerde, kas kütlesinde mütevazı ama istatistiksel olarak anlamlı artışlar sağlıyor. Altı hafta ve daha uzun süreli protein takviyesiyle birlikte yapılan direnç antrenmanlarının, yağsız kütle üzerinde olumlu etkiler yarattığı bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.</p><h3>Kreatin ve protein tozu kullanımında güvenlik uyarısı</h3><p>Kreatin ve protein tozu, genellikle sağlıklı bireyler için güvenli kabul ediliyor. Ancak, böbrek fonksiyonlarında sorun yaşayan kişilerin kreatin kullanmaktan kaçınması gerekiyor. Uzmanlar, herhangi bir takviye programına başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanına danışılması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca, piyasada bulunan takviye ürünlerinin bağımsız testlerden geçmiş ve özel karışımlar içermeyen, güvenilir markalardan seçilmesi öneriliyor. Bu şekilde, kreatin ve protein tozu kullanımında olası riskler en aza indirilebiliyor. Sonuç olarak, doğru dozda ve uygun şekilde kullanıldığında kreatin ve protein tozu, kas gelişimi ve güç artışı hedefleyen bireyler için etkili bir destek sunuyor.</p><p>Kreatin ve protein tozu kombinasyonu, düzenli egzersizle birleştirildiğinde kas gücü, büyüme ve yağsız doku kütlesinde belirgin artışlar sağlıyor. Ancak, bu takviyelerin bilinçli ve kontrollü şekilde kullanılması, olası sağlık risklerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, takviye kullanımı öncesi mutlaka sağlık profesyonellerine danışılmasını tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kas-buyumesi-icin-en-etki-867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272384</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-ios-27-ile-apple-intelligence-devrimi-272384</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iOS 27 ile Apple Intelligence devrimi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iOS 27 ile Apple Intelligence çatısı altında dört yeni özelliği hayata geçirmeye hazırlanıyor. Görsel Zeka'dan Cüzdan uygulamasına kadar birçok sistem uygulamasında dikkat çeken yenilikler kullanıcıların deneyimini dönüştürecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iOS 27 ile Apple Intelligence devrimi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iOS 27 güncellemesinde Apple Intelligence teknolojisini temel alan dört yeni özelliği kullanıcılarına sunmaya hazırlanıyor. Kodlarda tespit edilen bu yenilikler, iOS 27'nin Haziran ayında Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda tanıtılması ve Eylül ayında yeni iPhone modelleriyle birlikte piyasaya çıkması beklenen sürümde yer alacak. Apple Intelligence, özellikle Görsel Zeka alanında önemli iyileştirmelerle öne çıkıyor. Şirketin üzerinde çalıştığı akıllı gözlükler, kameraya sahip AirPods ve yapay zekâ destekli giyilebilir aksesuarlar, Apple Intelligence'ın potansiyelini daha da artırıyor.</p><h3>Apple Intelligence ile Görsel Zeka yetenekleri genişliyor</h3><p>Apple Intelligence, iOS 27 ile Görsel Zeka özelliklerine iki önemli işlev ekleyecek. Kullanıcılar, artık bir gıda ürününün besin etiketini tarayarak detaylı bilgilere ulaşabilecek ve bu veriler doğrudan Sağlık uygulamasıyla entegre edilebilecek. Ayrıca, Görsel Zeka sayesinde basılı telefon numaraları ve adresler otomatik olarak Kişiler uygulamasına eklenebilecek. Bu yenilik, Apple Intelligence'ın mevcut takvim tarihlerini Takvim uygulamasına önerme özelliğini daha da ileri taşıyor. Apple Intelligence, bu entegrasyonlarla günlük hayatı kolaylaştırmayı ve kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefliyor.</p><h3>Cüzdan ve Safari'de Apple Intelligence imzası</h3><p>Apple Intelligence, iOS 27 ile sadece Görsel Zeka alanında değil, Cüzdan ve Safari uygulamalarında da önemli yenilikler sunacak. Cüzdan uygulamasında, etkinlik biletleri ve spor salonu üyelik kartları gibi belgelerin taranmasıyla dijital geçişler oluşturulabilecek. Bu özellik, Android platformundaki rakiplerine karşı Apple kullanıcılarına önemli bir avantaj sağlayacak. Diğer yandan, Safari tarayıcısında ise sekme grupları, içeriklerine göre otomatik olarak adlandırılacak. Apple Intelligence'ın bu yeni işlevi, kullanıcıların sekmelerini daha düzenli ve verimli şekilde yönetmesini sağlayacak.</p><p>Apple Intelligence'ın iOS 27 ile getireceği bu yeniliklerin kesin olarak nasıl çalışacağı henüz netleşmedi. Kodlarda tespit edilen bilgiler, Apple'ın sistem uygulamalarında yapay zekâ entegrasyonunu derinleştirdiğini gösteriyor. Ayrıca, Apple Intelligence tabanlı daha akıllı Siri'nin de iOS 27 ile birlikte tanıtılması bekleniyor. Apple Intelligence'ın bu güncellemeleri, şirketin mobil ekosistemini bir üst seviyeye taşımaya aday görünüyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple Intelligence sayesinde iOS 27'nin kullanıcı deneyimini büyük ölçüde dönüştürmesi bekleniyor. Apple, Apple Intelligence ile hem donanım hem de yazılım tarafında yenilikçi adımlar atarken, iOS 27'nin getireceği bu özellikler teknoloji dünyasında büyük ses getirecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/appledan-ios-27-ile-apple-467_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272383</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kahramanmarastaki-okuldaki-saldirida-bir-ogretmen-ile-veli-can-kaybinin-artmasini-onledi-272383</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'taki okuldaki saldırıda bir öğretmen ile veli can kaybının artmasını önledi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta dün okula düzenlenen silahlı saldırıda bir öğretmen ile bir veli, saldırgana müdahale ederek can kaybının artmasına engel oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahramanmaraş'taki okuldaki saldırıda bir öğretmen ile veli can kaybının artmasını önledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda İsa Aras Mersinli'nin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 8'i öğrenci, biri matematik öğretmeni Ayla Kara olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.</p><p>5 silah ve şarjörlerle okula gidip rastgele ateş etmeye başlayan saldırganı bir öğretmen engellemek için canı pahasına üzerine kapandı.</p><p>Okul içerisinde bu olaylar yaşanırken, silah seslerini duyan bir veli de olayın yaşandığı yere gelerek Mersinli'yi engellemek için bıçakla müdahalede bulundu.</p><p>Saldırganın engellenmesiyle can kayıplarının artmasının önüne geçildi.</p><p>Olayda yaralanan öğretmenin tedavisi hastanede sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kahramanmarastaki-okuldak-362_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272382</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tecrubeli-teknik-adam-okan-buruk-galatasarayin-sampiyonluk-yolunda-futbolcularina-guveniyor-272382</link>
      <pubDate>2026-04-16T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tecrübeli teknik adam Okan Buruk, Galatasaray'ın şampiyonluk yolunda futbolcularına güveniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Süper Lig'de şampiyonluğa ulaşacaklarına inandığını söyledi. Okan Buruk, "Hatalarımız ve yanlışlarımız olabilir. Hata, yanlış ve puan kayıpları birine yüklenecekse bu takımın teknik direktörüdür. Her şeyin sorumlusu benim. Bu zamana kadar da hep böyleydi. Oyuncularıma güveniyorum. Onlarla birlikte dört sene üst üste şampiyon olacağımıza inanıyorum. Bundan hiçbir şüphem yok." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tecrübeli teknik adam Okan Buruk, Galatasaray'ın şampiyonluk yolunda futbolcularına güveniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Trendyol Süper Lig'de şampiyonluğa ulaşacaklarına inandığını söyledi.</p><p>Okan Buruk, Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri'nde basına ve taraftara açık gerçekleştirilen antrenman öncesinde açıklamalarda bulundu.</p><p>UEFA Şampiyonlar Ligi'nden elenmelerinin ardından haftada bir maça düştüklerini hatırlatan Buruk, "Maç fikstürü olarak biraz rahatladık. Sezon başından beri çok yoğun bir fikstür yaşadık. Hafta arası maç olmadığı için rahatız. Bu tarz organizasyonları yapmayı istiyoruz. Galatasaray taraftarının takıma ve bizlere vereceği destek önemli. Onlara layık olmak için büyük bir emek ve çaba sarf ediyoruz." dedi.</p><p>Bu sezon 47 resmi maça çıktıklarını aktaran Okan Buruk, "Üç kulvarda hedeflerimize gitmek için önemli bir yok kat ettik. Şampiyonlar Ligi'ndeki performansımız geçtiğimiz senelere göre bir Türk takımının yaşadığı en iyi derecelerden biriydi. Daha yukarılara da gitmek isterdik. Buna da yaklaştık ama Liverpool'a elendik. Sonrasında Süper Lig'e döndük. Milli maç arasında çok zor üç maç oynadık. Bu aya kadar bu kadar maç oynamak futbolcularımızı fiziksel ve psikolojik anlamda yıprattı. Osimhen'in sakatlığı vardı. Asprilla, Göztepe maçında sakatlandı. Lang'ın parmağı koptu. Yunus'un sakatlığı vardı. Yarım ve eksik oyuncular nedeniyle bazı oyuncuların üzerine yük bindiği için zorlandığımız maçlar oldu. Pozitif tarafından baktığımızda son 5 haftaya girilen Süper Lig'de 2 puan önde lider durumdayız, en yakın rakibimizle kendi sahamızda oynayacağız. Tüm ipler bizim elimizde. Oyuncularıma çok güveniyorum. Hepsiyle çalışmaktan dolayı gururlu ve mutluyum." diye konuştu.</p><p class="">Zaman zaman hatalar yaptıklarını dile getiren tecrübeli teknik adam, "Hatalarımız ve yanlışlarımız olabilir. Hata, yanlış ve puan kayıpları birine yüklenecekse bu takımın teknik direktörüdür. Her şeyin sorumlusu benim. Bu zamana kadar da hep böyleydi. Oyuncularıma güveniyorum. Onlarla birlikte dört sene üst üste şampiyon olacağımıza inanıyorum. Bundan hiçbir şüphem yok." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/1-1604202651baeec4.jpg"/><p><strong>OKAN BURUK: GALATASARAY, ŞAMPİYONLUĞUN EN BÜYÜK ADAYI</strong></p><p>Sarı-kırmızılı ekibin teknik direktörü, şampiyonluğun en büyük adayı olduklarını kaydetti.</p><p>Süper Lig maçlarına daha iyi hazırlanacak ortamı bulduklarını vurgulayan 52 yaşındaki çalıştırıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bundan sonra bizim için önemli bir fikstür var. Önümüzdeki hafta içi Türkiye Kupası maçı var. Onun dışında Süper Lig maçlarına net bir şekilde hazırlanacağımız bir döneme giriyoruz. Galatasaray, bundan önceki senelerde olduğu gibi bu sene de şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Taraftarımız her zaman yanımızda. Ankara'da ve derbide yanımızda olacaklar. Bu zamana kadar çok büyük yol aldık. Şampiyonlar Ligi'nde tüm dünyanın ilgisini çeken, herkesin hayranlıkla baktığı bir stadımız ve taraftarımız var. Taraftarımızla bütünleşince oyuna etki eden bir Galatasaray var. Bunu daha önce çok fazla gösterdik. Lige net bir şekilde odaklanarak şampiyonluğu kazanmak istiyoruz. Taraftarımıza, ekibime, oyuncularıma güveniyorum. Başkanımız ve yönetimimiz her zaman takıma destek veriyor. Yine başaracağız. Kimsenin şüphesi olmasın. Bunun dışında kafamızda hiçbir düşünce yok. Moralimizi bozmuyoruz, hiçbir şeye takılmıyoruz. Sadece futbolu, oyunu, takımı ve şampiyonluğumuzu düşünüp inşallah bu şampiyonluğa ulaşacağız."</p><p><strong>OKAN BURUK: MENTAL YORGUNLUKTAN ÇOK ŞANSSIZLIKLAR VAR</strong></p><p>Okan Buruk, takımda mental yorgunluk ve doymuşluk hissi olmadığını dile getirdi.</p><p>Tecrübeli teknik adam, takımda mental yorgunluk ve doymuşluk hissi olup olmadığının sorulması üzerine, "Bunun olmadığını net bir şekilde gösteriyor. Süper Lig'de lidersek, Türkiye Kupası'nda çeyrek finaldeysek, Şampiyonlar Ligi'nde son 16'yı gördüysek mental doygunluk yok demektir. Sadece fiziksel yorgunluklar var. Sakatlıklar oluyor. Bu dönemde her oyuncu yüzde 100 performansında olmayabilir. Yunus yüzde 100 olmadan oynuyor. Noa Lang, parmağı kopmasına rağmen oynamaya çalışıyor. Şampiyonlar Ligi ile kendi ligini götüren takımlar zorlanabiliyor. Yoğun fikstürde inişler ve çıkışlar olacaktır. Önemli olan fikstürü atlatmamız. Şimdi haftada tek maç oynayacağız. Oyuncuların genel performansından memnunum. Mental yorgunluktan çok şanssızlıklar var. Osimhen bu sezon 3 kez sakatlandı. Osimhen'in olmadığı bölümde takımın iyi performans verdiği anlar da oldu. Bazı oyuncular takımlar için çok değerlidir. Real Madrid için Mbappe neyse, Bayern Münih için Harry Kane neyse Galatasaray için Osimhen de odur. Buraları çok güçlü oyuncularla geçirmeniz gerek. Sakatlıklar ve yorgunluklar olabilir ama biz aynı şekilde aç ve istekliyiz. Şampiyon olmayı çok istiyoruz. Oyuncular benden çok istiyor." şeklinde görüş belirtti.</p><p><strong>OKAN BURUK: POZİTİF DÜŞÜNECEK TAKIM GALATASARAY'DIR</strong></p><p>Okan Buruk, eleştirilere saygı duymasına rağmen hiçbir şeyi kafaya takmadıklarını söyledi.</p><p>Şampiyonluk yarışında önde olduklarını hatırlatan Buruk, "Sosyal medyadaki eleştirileri anlamak ve kabul etmek lazım ama işimiz eleştiri dinlemek değil. Tüm eleştirilere saygı duyuyorum. Oyuncuları kırmadıkça, kimseyi ezmedikçe eleştiri olacaktır. Ancak takımın bir beraberliğinden sonra çok fazla haber çıkıyor. Aynı şekilde işleyen düzen iyi gidince farklı, kötü gidince farklı yorumlanıyor. Süper Lig'de lideriz. En yakın rakibimizle sahamızda oynayacağız. Pozitif düşünecek takım Galatasaray'dır. En şanslı olan, en önde olan Galatasaray'dır, Galatasaray'ın oyuncuları ve teknik direktörüdür. Bunun dışında kafamızda hiçbir şey yok, hiçbir şeyi önemsemiyoruz. Bizim Galatasaray taraftarına karşı bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğu da her zaman olduğu gibi yerine getireceğiz. Oyuncularımla buna inandık." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Victor Osimhen'in dönüşünün takıma olumlu yansıyacağını aktaran Buruk, "Osimhen takımın lokomotiflerinden biri. Tüm oyuncularıma güveniyorum. Osimhen'in antrenmana katılması pozitif anlamda takımın enerjisini artırıyor. Gençlerbirliği maçı için Ankara'ya götürüp götürmeyeceğimize bakacağız." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/tecrubeli-teknik-adam-oka-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272381</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinda-gozaltina-alinan-13-supheliden-4u-adliyede-272381</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan 13 şüpheliden 4'ü adliyede]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden 4'ü adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan 13 şüpheliden 4'ü adliyede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden 4'ünün jandarmadaki işlemleri tamamlandı.</p><p>Sağlık kontrolünden geçirilen şüphelilerden Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G. ve Süleyman Ö. adliyeye sevk edildi.</p><p>Adliye önünde bekleyen Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, soruşturmanın baş şüphelisinin dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel olduğunu iddia ederek, "Her şeyi oğlu yapmış, oğlanı tatile göndermiş." dedi.</p><p>Doku, şunları söyledi:</p><p>"Ben bir anneyim, sizin de çocuklarınız var, iki saat, bir saat, yarım saat kendinizi benim yerime koyun. Çocukları okula gönderin, o sizin çocuklarınız okuldan gelmezse ne yaparsınız? Ben bir anneyim, Allah için bunu yakalayın."</p><p>Bedriye Doku, kızının kemiklerini istediğini belirterek, "Ben kızımın kemiklerini almadan ölüme kadar burada oturacağım." ifadesini kullandı.</p><p><strong>GÜLİSTAN DOKU OLAYI</strong></p><p>Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama çalışması başlatmış ancak bir sonuç elde edilememişti.</p><p>Aradan geçen sürenin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/gulistan-doku-sorusturmas-193_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272380</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meteoroloj-uyardi-yagisli-ve-toz-tasinimi-bekleniyor-272380</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteoroloj uyardı! Yağışlı ve toz taşınımı bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yurdun iç kesimleri ile güneybatısının yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Batı Karadeniz'in yüksek kesimleri ve İç Anadolu'nun kuzeyi ile Doğu Akdeniz'in Toroslar mevkiinin kısa süreli yerel sağanak yağışlı geçeceği, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği, yurdun güney kesimlerinde toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteoroloj uyardı! Yağışlı ve toz taşınımı bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:  </p><p>Ankara: Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri kısa süreli yerel sağanak yağışlı 20  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/havadurumukark-1604202659884d4b.jpg"/><p>İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 17  </p><p>İzmir: Parçalı ve az bulutlu, gece saatlerinde zamanla çok bulutlu 26  </p><p>Adana: Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey çevreleri kısa süreli yerel sağanak yağışlı 29  </p><p>Antalya: Parçalı ve az bulutlu, bu gece saatlerinde zamanla batısı çok bulutlu 27  </p><p>Samsun: Parçalı ve az bulutlu 15  </p><p>Trabzon: Parçalı ve az bulutlu 13  </p><p>Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 10  </p><p>Diyarbakır: Parçalı ve az bulutlu 22  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/meteoroloj-uyardi-yagisli-660_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272379</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ab-komisyonu-googlea-arama-motoru-verilerini-paylasma-cagrisinda-bulundu-272379</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu, Google'a arama motoru verilerini paylaşma çağrısında bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google'a arama motoru verilerini üçüncü taraflarla paylaşmasını önerdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB Komisyonu, Google'a arama motoru verilerini paylaşma çağrısında bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu, Dijital Pazarlar Yasası&#39;na (DMA) uyum sağlanması amacıyla önerilen tedbirlerin Google&#39;a iletildiğini açıkladı.</p><p>Açıklamada, Google&#39;ın arama sıralamaları, kullanıcı sorguları, tıklama ve görüntüleme verileri gibi bilgileri üçüncü taraf arama motorlarına adil, makul ve ayrımcı olmayan koşullarda açması gerektiği bildirildi.</p><p>Önlemlerle üçüncü taraf arama motorları ile arama işlevine sahip yapay zeka tabanlı sohbet uygulamalarının verilere erişerek hizmetlerini geliştirmesinin ve Google Arama&#39;nın pazardaki güçlü konumuna karşı rekabet edebilmesinin hedeflendiğine işaret edilen açıklamada, Google&#39;ın arama verilerinin kapsamını, araçlarını ve sıklığını, kişisel verilerin anonimleştirilmesine yönelik önlemleri, katılımcıların arama verilerine erişimini düzenleyen süreçleri ve arama verileri için fiyat belirleme parametrelerini paylaşması gerektiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/goo4-16042026e2e81ff6.jpg"/><p>Açıklamada, AB Komisyonunun söz konusu önerilerin etkinliğini değerlendirmek amacıyla kamuoyuna açık bir istişare süreci başlattığı, ilgili tarafların 1 Mayıs&#39;a kadar görüş bildirebileceği ifade edildi.</p><p>Komisyonun, gelen geri bildirimleri ve Google&#39;ın görüşlerini değerlendirerek nihai kararını şekillendireceğine işaret edilen açıklamada, son kararın 27 Temmuz&#39;a kadar kabul edileceği anımsatıldı.</p><p>AB&#39;nin Dijital Pazarlar Yasası kapsamında büyük teknoloji platformlarına katı kurallar uygulanıyor.</p><p>Kural ihlali durumunda şirketlere küresel cirolarının yüzde 10&#39;una varan seviyede para cezaları kesilebiliyor.</p><p>AB Komisyonu, rekabet kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Google&#39;a 2017 yılından bu yana toplamda yaklaşık 9,7 milyar avronun üzerinde para cezası kesmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/ab-komisyonu-googlea-aram-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272378</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/manchester-city-bernardo-silva-ile-yollarini-ayiriyor-272378</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Manchester City, Bernardo Silva ile yollarını ayırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Premier Lig ekibi Manchester City sezon sonunda deneyimli futbolcu Bernardo Silva'nın takımdan ayrılacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Manchester City, Bernardo Silva ile yollarını ayırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manchester City forması giyen Bernardo Silva, sezon sonunda takımdan ayrılacağını resmen açıkladı.</p><p>Kulüp de yıldız oyuncunun yaz transfer döneminde ekipten ayrılacağını duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/bernardosilva1-16042026e3c886f6.jpg"/><p><b><u>Portekizli yıldız, veda açıklamasında şu ifadeleri kullandı;</u></b></p><p>"9 yıl önce buraya geldiğimde, küçük bir çocuğun hayalini takip ediyordum; hayatta başarılı olmak, büyük şeyler başarmak istiyordum. Bu şehir ve bu kulüp bana hayal ettiğimden çok daha fazlasını verdi, beklediğimin de ötesinde. Birlikte kazandıklarımız ve başardıklarımız, kalbimde her zaman yaşayacak bir miras oldu. Yerel dörtlü kupa, üçleme, üst üste dört lig şampiyonluğu ve daha fazlası... Aslında hiç de fena değilmiş</p><p>Önümüzdeki birkaç ay içinde bu şehre veda etme zamanı gelecek&#8212;sadece bir futbol kulübü olarak birçok başarıya ulaştığımız bir yer değil, aynı zamanda evliliğimi ve ailemi kurduğum yer. Kalbimin en derininden, Ines ve Carlota, teşekkür ederim!</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/bernardosilva2-16042026c020a92d.jpg"/><p>Taraftarlara; yıllar boyunca verdiğiniz koşulsuz destek, asla unutmayacağım bir şey. Bir futbolcu olarak en büyük amacım, sahada her zaman tutkuyla oynayıp sizleri gururlandırmak ve kendinizi temsil edilmiş hissetmenizi sağlamaktı. Umarım bunu her maçta hissettiniz. Buraya bir Manchester City oyuncusu olarak geldim, ancak buradan sizden biri olarak, ömür boyu bir Manchester City taraftarı olarak ayrılıyorum. Bu genç takımı desteklemeye devam edin, eminim ki size gelecekte daha birçok harika anı yaşatacaklar.</p><p>Kulübe, Pep'e, teknik ekibe ve bu 9 yıl boyunca birlikte oynadığım tüm takım arkadaşlarıma; bana bu yolculuğun bir parçası olma şansı verdiğiniz ve yaşattığınız tüm anılar için teşekkür ederim. Antrenman sahasında her gün oluşturduğumuz ortam, kendimi evimde ve büyük bir ailenin parçası gibi hissetmemi sağladı. Gelin, bu son haftaların tadını birlikte çıkaralım ve bu sezon elde edebileceğimiz her şey için savaşalım.</p><p>Hepinize sevgilerimle,</p><p>Bernardo."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/manchester-city-bernardo--234_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272377</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-okul-saldirilarina-karsi-alinacak-tedbirler-gundemde-272377</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Okul saldırılarına karşı alınacak tedbirler gündemde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, okullarda yaşanan silahlı saldırılara ilişkin, "Sosyolojik, kültürel boyutundan teknoloji bağımlılık meselelerine varıncaya kadar uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı radikal örgütlerin oluşturduğu network etkilerine varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz bunlar üzerinde önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Okul saldırılarına karşı alınacak tedbirler gündemde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, ATO Congresium&#39;da düzenlenen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı&#39;nda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#39;ta okullarda yaşanan elim hadiselerin herkesi derinden sarstığını, yürekleri dağladığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41121857.jpg"/><p>Kahramanmaraş&#39;ta hayatını kaybeden öğretmen ile öğrencilere Allah&#39;tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara şifa dileyen Yılmaz, &quot;Tüm milletimizin başı sağ olsun. Kimliğimizden, siyasi görüşümüzden bulunduğumuz konumdan bağımsız hepimizin ortak acısı. Bu tür zamanlarda ortak acılara sahip olmayı ve bunu paylaşabilmeyi çok kıymetli buluyorum. Bu, bir milletin birliğini, beraberliğini ortaya koyar. Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu acıyı öncelikle yaşayacağız ve bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41121856.jpg"/><p><b>- "KAMUOYUMUZ ÇOK DAHA DOYURUCU BİR ŞEKİLDE BİLGİLENDİRİLECEKTİR"</b></p><p>Cevdet Yılmaz, yaşanan olayla ilgili çok yönlü bir inceleme ve soruşturma sürecinin devam ettiğini, ilgili tüm kurumların gece gündüz demeden bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.</p><p>Tüm bakanlıklar ve ilgili kurumların olayın kendileriyle ilgili boyutunu en küçük detaya bakarak analiz ettiğine dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Yaşanan olayların çok boyutlu bir şekilde soruşturulması, incelenmesi sonucunda kamuoyumuz çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir. Böyle hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin, uzun vadeli neler yapılması gerektiğini de önümüzdeki dönemde daha çok konuşacağız. Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Sosyolojik, kültürel boyutundan teknoloji bağımlılık meselelerine, uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı radikal örgütlerin oluşturduğu network etkilerine varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz bunlar üzerinde önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41121854.jpg"/><p><b>- "BARIŞTAN, İSTİKRARDAN, ADALETTEN YANA TAVRIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>Yılmaz, yaşanan hadiselerin dünyanın farklı bir yere geldiğini gösterdiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde iyi okunması gerektiğini dile getirdi.</p><p>Kamu kurumlarıyla, akademisiyle, sivil toplumuyla, düşünce kuruluşlarıyla, dünyanın içinden geçtiği durumun hep birlikte çok daha derinlemesine analiz edilmesinin önemini vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&quot;Dünyamızda güç mücadelesinin yoğunlaştığı bir dönemdeyiz. Hep birlikte bunun farkında olmamız lazım. Maalesef bu güç mücadelesi bizim coğrafyamıza odaklanmış durumda. Adeta bu mücadelenin sahası haline gelmiş durumda yakın coğrafyamız, bölgemiz. Gazze&#39;de yaşanan insanlık dışı hadiselerden Irak&#39;ın, Suriye&#39;nin yaşadıkları, en son İsrail&#39;in kışkırtmasıyla İran&#39;a yönelik başlayan savaş, bölgemizi bir ateş çemberine çevirmiş durumda. Ukrayna-Rusya çatışması, Balkanlar&#39;daki, Kafkaslar&#39;daki tartışmalar, bütün bunlarla çok farklı bir dönemden geçtiğimizi görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya, güvenli liman vasfımızı pekiştirmeye devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun, bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki bu politikamız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak önümüze.&quot;</p><p><b>- "DÜNYAMIZ DAHA ADALETLİ BİR ŞEKİLDE YENİDEN ŞEKİLLENECEKTİR"</b></p><p>Cevdet Yılmaz, hukuktan, ahlaktan, merhametten, adaletten uzak bir şekilde &quot;Güçlüysem istediğimi yapabilirim&quot; diyenlerin çoğaldığı bir dönemde olduklarını, böyle dönemlerin çok uzun süre devam edeceğine inanmadığını söyledi.</p><p>Bu dönemlerin insanlık tarihinde ayıplı dönemler olarak anılacağını ifade eden Yılmaz, &quot;Bir dip dalga mutlaka gelecektir ve dünyamız daha adaletli bir şekilde yeniden şekillenecektir. Buna yürekten inanıyorum. İşte bu geçiş sürecinde çok akılcı, gerçekçi politikalarla hareket etmek durumundayız. Hem gerçekçi olacağız, ayaklarımız yere basacak, içinden geçtiğimiz dönemi iyi okuyup buna göre tedbirler alacağız hem de hiçbir zaman orta ve uzun vadeli hedeflerimizi, değerlerimizi ihmal etmeden bunu yapacağız. Türkiye Cumhuriyeti olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu yapıyoruz.&quot; dedi.</p><p><b>- "TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM SIRADAN BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dünyanın ekonomik, jeopolitik gerilimli dönemden geçerken diğer taraftan da teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu aktardı.</p><p>Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içinde olunduğunu anlatan Yılmaz, şunları söyledi:</p><p>&quot;Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Bunu iyi okumamız gerekiyor. Yatay bir teknoloji. Kamu yönetiminden savunma sanayisine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. İki tarafı var işin. Bir taraftan bu yeni teknolojiler, dijitalleşme, yapay zeka muazzam imkanlar sunuyor. Verimliliği arttırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak, yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor. Ama bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine de zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz, işte bu dengeyi korumak, ekonominin verimliliğini arttıracak, sosyal adaleti geliştirecek tarafını güçlendirmek diğer taraftan sosyal ve siyasal tahribatlarını da en aza indirmek.&quot;</p><p><b>- "SADECE TEKNİK, BİLİMSEL İLERLEME BİR TOPLUMUN MEDENİ YAPMIYOR"</b></p><p>Ahlaki değerlerden kopuk bir teknolojik ilerlemenin toplumları nereye getirdiğini en iyi Gazze&#39;de gördüklerini söyleyen Yılmaz, dünyanın en gelişmiş teknolojik seviyeye sahip ülkelerinden birinin, dünyanın en büyük zulümlerinden, soykırımlarından birini işlediğini vurguladı.</p><p><b>Yılmaz, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Dolayısıyla şunu bilmemiz gerekiyor. Eğitim sistemimiz açısından da, medya politikalarımız açısından da çok kıymetli diye inanıyorum. Teknolojik ilerleme insani değerlerden kopuk olduğu zaman hiçbir anlam, değer ifade etmiyor. İnsani değerlerle birleştiği, bu ölçülerle bir arada bir işlem gördüğü zaman son derece kıymetli. Bunu yaşadığımız dönemde maalesef büyük acılarla, somut örneklerle görüyoruz. Dolayısıyla ileri toplum olma, geri toplum olma, bunları tekrar tartışmakta büyük büyük fayda var. Sadece teknik, bilimsel ilerleme bir toplumun medeni yapmıyor. Bunu ahlakla, hukukla, insani değerlerle birleştirmeyen bir toplumun olsa olsa bir zulüm makinesine döndüğünü görüyoruz. Bizim amacımız hem teknolojiye açık olmak, teknolojinin getirdiklerini en üst düzeyde değerlendirmek hem de bu karanlık boyutu en aza indirecek şekilde tedbirler almak, yolumuza etmek.&quot;</p><p><b>- "EN BÜYÜK AMACIMIZ TEKNOLOJİLERİ TÜM ÜLKEYE YAYMAK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, fuarlar vesilesiyle paylaşılan gelişmelerin Türkiye&#39;nin teknolojik egemenlik yolculuğundaki kararlılığını ve özgüvenini temsil ettiğini belirtti.</p><p>Teknolojiyi sadece kullanan, üretmeyen ülkelerin bağımsız olamayacağını vurgulayan Yılmaz, &quot;Teknolojiyi sadece kullanmayacağız, üreteceğiz, geliştireceğiz, paylaşacağız ki egemenliğimizi de koruyabilelim.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlarda yatırımları desteklediklerini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yapay zeka ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden biri sosyal adaletsizliği arttırma riskidir. Bu teknolojiler sadece belli gruplar içinde kalırsa sosyal dengeleri bozar, adaletsizliği arttırır. Dolayısıyla en büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil aksine sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz. Türkiye olarak bu süreçleri takip eden değil, yön veren, bu süreçlere öncülük eden bir ülke olma iddiamızı sürdüreceğiz. Gelecek onu bugünden tasarlayanların, veriyi doğru okuyanların ve sürdürülebilirliği milli bir şuurla tesis edenlerin olacaktır.&quot;</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı&#39;nın hazırlanmasına emek veren Türkiye Verimlilik Vakfı ve Ankara Bilim Üniversitesi yetkililerine teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/cumhurbaskani-yardimcisi--273_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272376</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdnin-cekildigi-hasekedeki-kasrek-hava-ussu-suriye-ordusunun-kontrolune-gecti-272376</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'nin çekildiği Haseke'deki Kasrek Hava Üssü, Suriye ordusunun kontrolüne geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin çekildiği Haseke'deki Kasrek Hava Üssü, Suriye ordusunun kontrolüne geçti]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'nin çekildiği Haseke'deki Kasrek Hava Üssü, Suriye ordusunun kontrolüne geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Savunma Bakanlığı Medya ve İletişim Ofisinin, Suriye resmi haber ajansı SANAda yayımlanan açıklamasına göre, Suriye ordusu birlikleri, uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından Haseke kırsalındaki Kasrek Hava Üssü'nü devraldı.</p><p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, ABD güçlerinin tahliyesinin ardından terör örgütü YPG'ye bağlı unsurlar üssün içindeki bazı araçları ateşe verdi.</p><p>Kasrek Hava Üssü daha sonra Suriye ordusunun kontrolüne geçti.</p><p>ABD ordusu halihazırda Kamışlı ve Haseke'de güvenlik ofisleri ile İstirahat el-Vezir Üssü'nde varlığını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kasrek-hava-ussu-suriye-o-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272373</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/izmir-arkeoloji-muzesinde-smyrna-antik-kenti-kokenli-mermer-heykel-basi-sergilenmeye-basladi-272373</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir Arkeoloji Müzesinde Smyrna Antik Kenti kökenli mermer heykel başı sergilenmeye başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'den Türkiye'ye iade edilen Smyrna Antik Kenti kökenli mermer heykel başı, doğduğu topraklardaki İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmeye başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir Arkeoloji Müzesinde Smyrna Antik Kenti kökenli mermer heykel başı sergilenmeye başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#39;nin Denver kentindeki Denver Art Müzesi koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başı İzmir Arkeoloji Müzesi&#39;nde yerini aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41122608.jpg"/><p>Heykelin ziyarete açılışı dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Kültür Varlıkları Genel Müdürü Birol İnceciköz, yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin dünyada tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele noktasında kuralları koyan ülke olduğunu ifade etti.</p><p>ABD'den gelen son eserin, işin gelecekte nasıl şekilleneceğini göstermesi açısından önemli olduğunu belirten İnceciköz, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41122607.jpg"/><p>&quot;Çünkü biliyorsunuz ülkemizde bilimsel süreli yayınlar yapılıyor. Bu yayınlar arkeolojik kazı çalışmalarında ortaya çıkan bulguların bilimsel çalışması ama bu heykelin ülkemize gelmesinde aslında bu yayının ne kadar önemli olduğunu gördük. Çünkü biz bunu kanıt olarak sunduk. Denver Müzesi&#39;ndeki çalışanlar da bize yardımcı oldular. Arkadaşlarımızın yoğun gayretleri sonrasında eser ülkemize, doğduğu topraklara Smyrna&#39;ya geri dönmüş oldu.&quot;</p><p>Smyrna Agorası Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy da heykelin 5. yüzyılın ilk yarısına ait olabileceğini aktardı.</p><p>Ersoy, &quot;İsidoros adlı bir valinin onurlandırıldığını biliyoruz. O valiyi mi temsil ediyordu? Formu gereği de erken Hristiyanlık dönemine ait gibi görünüyor. Ciddi bir yüz ifadesi var. Büyük Konstantin&#39;den sonraki sürecin bir stilini yansıtıyor bu haliyle. Roma&#39;nın o bildiğimiz portre anlayışından biraz uzak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41122613.jpg"/><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Smyrna Antik Kenti kökenli mermer heykel başının ABD&#39;den Türkiye&#39;ye iade edildiğini bildirmişti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/izmir-arkeoloji-muzesinde-909_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272372</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avrupada-cevrimici-yas-dogrulama-zorunlulugu-kapida-272372</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa'da çevrimiçi yaş doğrulama zorunluluğu kapıda]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Komisyonu, gençleri çevrimiçi ortamda zararlı içeriklerden korumak amacıyla yeni bir dijital yaş doğrulama uygulaması başlattı. Bu sistem, kullanıcıların kimliklerini paylaşmadan yaşlarını doğrulamalarına olanak tanıyor ve teknoloji platformlarının sorumluluğunu artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa'da çevrimiçi yaş doğrulama zorunluluğu kapıda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Komisyonu, gençlerin internet ortamında güvenliğini sağlamak amacıyla yeni bir dijital yaş doğrulama uygulamasını hayata geçirdi. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Salı günü yaptığı açıklamada, kullanıcıların çevrimiçi platformlarda yaşlarını kanıtlamak için artık her siteye hassas kişisel bilgilerini vermek zorunda kalmayacaklarını duyurdu. Yeni sistem, gençleri dijital ortamda zararlı ve yasa dışı içeriklerden korumak için merkezi bir çözüm getiriyor.</p><h3>Von der Leyen: 'Artık bahane yok, çocuklarımızı koruyacağız'</h3><p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Komisyonu İcra Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, yeni yaş doğrulama uygulamasının teknoloji platformlarına önemli bir kolaylık sunduğunu belirtti. Von der Leyen, "Çevrimiçi platformlar artık yaş doğrulama uygulamamıza güvenebilir. Çocuklarımızı korumak için ücretsiz ve kolay bir çözüm sunuyoruz" dedi. Komisyon, bu adımın, teknoloji şirketlerinin genç kullanıcıların güvenliğini sağlama konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için önemli bir araç olacağı görüşünde. Ayrıca, uygulamanın dünyanın en yüksek gizlilik standartlarına sahip olacağı vurgulandı. Von der Leyen, LinkedIn'de yaptığı paylaşımda, kullanıcıların doğum tarihi gibi hassas bilgilerinin paylaşılmadan yaşlarının doğrulanacağını açıkladı. Böylece hem gizlilik hem de güvenlik ön planda tutulacak.</p><h3>Yeni uygulama ile Avrupa'da çevrimiçi güvenlik çıtası yükseliyor</h3><p>Avrupa'nın yeni yaş doğrulama uygulaması, kullanıcıların pasaport veya kimlik kartı yükleyerek yaşlarını doğrulamasına imkân veriyor. Teknoloji platformları, bu uygulama üzerinden bir kullanıcının belirlenen yaş sınırının üzerinde mi, yoksa altında mı olduğunu öğrenebilecek. Ancak, kullanıcının doğum tarihi ve diğer kişisel bilgileri platformlarla paylaşılmayacak. Bu sistem, Avrupa genelinde gençlerin sosyal medya ve diğer dijital platformlarda karşılaştığı riskleri azaltmayı amaçlıyor. Özellikle son dönemde Meta ve YouTube gibi büyük platformların gençlere olumsuz etkileriyle ilgili davalar, yaş doğrulama ihtiyacını daha da gündeme taşıdı. Avrupa Komisyonu, uygulamanın teknik olarak hazır olduğunu ve kısa süre içinde AB vatandaşlarının kullanımına açılacağını duyurdu. Uygulamanın, AB üye ülkelerinde yerel yasalara uyarlanabileceği ve yaşa dayalı sosyal medya kısıtlamalarına entegre edilebileceği belirtildi.</p><h3>Teknoloji devleri ve gizlilik tartışmaları gündemde</h3><p>Yeni yaş doğrulama uygulaması, teknoloji platformlarının kullanıcıların yaşını doğrulama yükünü merkezi bir sisteme taşıyor. Ancak, bazı teknoloji şirketleri uygulamanın pratikliği ve gizlilik konusundaki endişelerini dile getirdi. Meta CEO'su Mark Zuckerberg, uygulama mağazalarının yaş doğrulama merkezleri olarak görev almasını önerdi. Google ve Apple ise bu yöntemin gereksiz veri toplama riskine yol açabileceğini savundu. Avrupa Komisyonu teknoloji sözcüsü Thomas Regnier, AB'nin Dijital Hizmetler Yasası kapsamında, reşit olmayan kullanıcıları kısıtlamak zorunda olan sitelerin bu yeni sistemi kullanma zorunluluğu olmadığını, ancak alternatif yaş doğrulama araçlarının eşit derecede etkili olduğunu kanıtlamaları gerektiğini söyledi. Aksi halde bu platformlar yaptırımlarla karşı karşıya kalacak. Meta, Snap, TikTok ve Apple ise yeni uygulama hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Google ise değerlendirme yapmadı.</p><h3>Küresel ölçekte gençlerin çevrimiçi güvenliği tartışılıyor</h3><p>Avrupa'nın bu adımı, dünya genelinde gençlerin çevrimiçi güvenliğine yönelik artan endişelerin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya gibi ülkeler, gençlerin sosyal medyaya erişimini sınırlandıran yasal düzenlemeler yaptı. Aralık ayında Avustralya, 16 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan yasayı yürürlüğe koydu. ABD'de ise bazı eyaletler, platformların yaş doğrulama yükümlülüğünü ve reşit olmayanların hesap açarken ebeveyn izni almasını zorunlu hale getirdi. Avrupa'nın yeni uygulaması, ebeveynler, öğretmenler ve bakıcılar için çocukları korumada güçlü bir araç olarak değerlendiriliyor. Von der Leyen ve Virkkunen, çocukların haklarını ihlal eden şirketlere karşı sıfır tolerans politikası izleneceğini vurguladı. Avrupa Komisyonu, teknoloji platformlarını gençlerin çevrimiçi güvenliğini artırmaya çağırdı.</p><p>Sonuç olarak, Avrupa Komisyonu'nun başlattığı dijital yaş doğrulama uygulaması, gençlerin çevrimiçi ortamda karşılaştığı riskleri azaltmayı hedefliyor. Bu sistem, hem kullanıcı gizliliğini koruyor hem de teknoloji şirketlerinin sorumluluğunu artırıyor. Avrupa'nın attığı bu adım, küresel ölçekte çocukların dijital güvenliği konusunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/avrupada-cevrimici-yas-do-959_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272371</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2200-karincayi-kenyadan-kacirmaya-calisan-cinli-bir-adam-tutuklandi-272371</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2200 karıncayı Kenya'dan kaçırmaya çalışan Çinli bir adam tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kenya'nın başkenti Nairobi'de, Çinli Zhang Kequn'un 2 bin 200 canlı karınca ile ülke dışına çıkmaya çalışırken yakalanması, ülkenin yaban hayatı koruma yasalarının ne kadar ciddi uygulandığını bir kez daha gösterdi. Mahkeme, artan karınca kaçakçılığı vakalarına karşı sert bir mesaj verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2200 karıncayı Kenya'dan kaçırmaya çalışan Çinli bir adam tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kenya'nın Nairobi şehrinde, Çin vatandaşı Zhang Kequn, bagajında 2 bin 200'den fazla canlı karınca ile ülke dışına çıkmaya çalışırken yakalandı. Olay, geçtiğimiz ay Nairobi Uluslararası Havalimanı'nda gerçekleşti. Kenya mahkemesi, Çarşamba günü Zhang'ın karınca kaçakçılığı suçundan 1 milyon şilin (yaklaşık 7 bin 746 dolar) para cezası ödemesine ve 12 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Yetkililer, bu kararın ülkedeki karınca kaçakçılığı olaylarının artış göstermesi nedeniyle alınan caydırıcı bir önlem olduğunu vurguladı.</p><h3>Yargıç Gichobi: 'Caydırıcı ceza zorunlu'</h3><p>Davaya bakan Yargıç Irene Gichobi, karınca kaçakçılığı vakalarının giderek çoğaldığına dikkat çekti. Özellikle Çin pazarında, karınca kolonilerinin büyük şeffaf kutularda saklanarak türlerin sosyal yapılarının gözlemlenmesi amacıyla talep gördüğünü belirtti. Yargıç Gichobi, bahçe karıncalarının toplu şekilde ticaretinin artmasının ve büyük ölçekli hasadın ekolojik dengeye zarar verdiğini ifade etti. Bu nedenle, Zhang Kequn'a verilen cezanın diğer kaçakçılara da güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi. Geçen yıl da benzer bir şekilde, dört kişinin binlerce karınca kaçırmaya çalışırken yakalandığı ve her birine 1 milyon şilin ceza verildiği hatırlatıldı.</p><h3>Kenya'da biyopiracılık endişesi büyüyor</h3><p>Karınca kaçakçılığı, Kenya'da yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik bir sorun olarak görülüyor. Uzmanlar, biyopiracılık faaliyetlerinin fil dişi gibi bilinen ürünlerden daha az fark edilen türlere yöneldiğine dikkat çekiyor. Mahkeme, bu tür yasadışı yaban hayatı ticaretinin önüne geçmek için kararlı adımlar atıyor. Zhang Kequn'un avukatı, verilen cezaya itiraz edeceklerini açıkladı. Ayrıca davada, Zhang'a karıncaları temin etmekle suçlanan Kenya vatandaşı Charles Mwangi de yargılandı. Mwangi, suçlamaları reddetti ve kefaletle serbest bırakıldı. Yetkililer, karınca kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yapıyor.</p><p>Kenya'nın yaban hayatı koruma yasaları, son yıllarda artan biyopiracılık ve karınca kaçakçılığı vakalarına karşı daha sert yaptırımlar öngörüyor. Bu tür davalar, ekosistemin korunması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, benzer olayların önlenmesi için hem yerel hem de uluslararası düzeyde denetimlerin arttırılması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/2200-karincayi-kenyadan-k-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272370</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/14-bin-kisi-incelendi-karaciger-yaglanmasinda-dikkat-ceken-veri-272370</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[14 bin kişi incelendi! Karaciğer yağlanmasında dikkat çeken veri]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Frontiers in Nutrition dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, karaciğer yağlanması riskinin basit bir kan testiyle tespit edilebileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, kan şekeri ve HDL oranının hastalık riskini belirlemede önemli bir gösterge olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[14 bin kişi incelendi! Karaciğer yağlanmasında dikkat çeken veri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Frontiers in Nutrition dergisinde yayımlanan bilimsel araştırma, karaciğer yağlanması riskinin yalnızca diyabet hastalarında değil, tüm yetişkinlerde basit bir kan testiyle öngörülebileceğini gösterdi. Araştırmada, yaklaşık 14 bin yetişkinin sağlık verileri analiz edildi ve karaciğer yağlanması riski ile kan şekeri ve HDL yani "iyi" kolesterol seviyeleri arasındaki ilişki incelendi. Sonuçlara göre, yüksek kan şekeri ve düşük HDL seviyeleri birlikte görüldüğünde, karaciğer yağlanması tespit edilme olasılığı belirgin şekilde artıyor. Uzmanlar, bu iki parametrenin kombinasyonunun hastalığın erken teşhisinde kritik rol oynadığını belirtti.</p><h3>Frontiers in Nutrition ekibi: 'HDL ve kan şekeri oranı risk göstergesi'</h3><p>Araştırma ekibi, kan şekeri ile HDL oranının ayrı ayrı değil, birlikte değerlendirilmesinin karaciğer yağlanması riskini daha doğru yansıttığını açıkladı. Araştırmacılar, bu orandaki artışın hastalığa yakalanma ihtimalini yaklaşık yüzde 23 yükselttiğine dikkat çekti. Ayrıca, bu ilişkinin yaklaşık yüzde 60'ının aşırı kilo ile bağlantılı olduğu, ancak belirgin obezitesi olmayan bireylerde dahi kan testiyle riskin saptanabileceği belirtildi. Bu bulgular, karaciğer yağlanması için erken uyarı mekanizması sunuyor.</p><h3>Uzmanlardan karaciğer yağlanması için basit test önerisi</h3><p>Bilim insanları, iki yaygın kan parametresinin kombinasyonunun, karaciğer hastalığı riskinin erken ve kolay bir şekilde belirlenmesini sağlayabileceğini vurguladı. Standart analizlerin izole sonuçlarına kıyasla, bu oran karaciğerde yağ birikimiyle ilgili süreçlerin daha net görülmesini sağlıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin sağlık taramalarında yaygın olarak kullanılmasının ilerleyen dönemlerde karaciğer hastalıklarının önlenmesinde önemli bir adım olacağını ifade etti. Sonuç olarak, kan şekeri ve HDL oranı, karaciğer yağlanması riskinin erken tespitinde pratik ve etkili bir araç olarak öne çıkıyor.</p><p>Karaciğer yağlanması riski, kan testiyle erken dönemde fark edilebildiği için, uzmanlar düzenli taramanın hastalığın yayılmasını önlemede kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Bu yöntem sayesinde toplum genelinde karaciğer sağlığının korunması için önemli bir adım atılmış olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/14-bin-kisi-incelendi-kar-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272369</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/saha-2026-turkiye-kuresel-savunma-ve-teknoloji-is-birliginde-stratejik-merkez-konumunu-guclendiriyor-272369</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SAHA 2026: Türkiye, Küresel Savunma ve Teknoloji İş Birliğinde Stratejik Merkez Konumunu Güçlendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul, Türkiye – 5–9 Mayıs 2026 – SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, savunma ve havacılık takviminin en prestijli küresel buluşmalarından biri olarak İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını açacak. SAHA İstanbul tarafından organize edilen etkinlik, 1700'ün üzerinde katılımcı firma, 121 ülkeden resmi ve ticari heyet, ve 25.000'in üzerinde planlı B2B–G2B–G2G görüşmesini 100.000 m²'lik sergi alanında bir araya getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SAHA 2026: Türkiye, Küresel Savunma ve Teknoloji İş Birliğinde Stratejik Merkez Konumunu Güçlendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin savunma sanayisindeki liderliğini ve uluslararası iş birliği vizyonunu yansıtan SAHA 2026, yalnızca bir sergi değil; kazan-kazan temelli, uzun vadeli ve çok boyutlu ortaklıkların tesis edildiği stratejik bir buluşma noktasıdır.</p><p>2024 edisyonunda 133 stratejik iş birliği anlaşması ve 6,2 milyar dolarlık ticaret hacmi ile bu rolünü kanıtlayan fuar, 2026'da daha geniş kapsamlı bir içerikle geri dönüyor.</p><p>Türkiye'nin Küresel Savunma Liderliği</p><p>Türkiye, savunma sanayinde %80'in üzerinde yerlilik oranına ulaşmış, dünya taktik SİHA ihracatının %65'ini gerçekleştirerek 2024'te küresel savunma ihracatında 11. sıraya yerleşmiştir. Sektör, 1.380'den fazla proje, 20 milyar doları aşan ciro ve 185 ülkeye ihracat ile krizlere dayanıklı, inovasyon odaklı bir ekosistem sunmaktadır.</p><p><b>İNOVASYON, ÖZEL ALANLAR VE İLK LANSMANLAR</b></p><p>SAHA 2026'da; insansız sistemler, uzay çözümleri, yapay zekâ destekli kara, hava ve deniz platformları, siber güvenlik inovasyonları ve robotik sistemler sergilenecek. Öne çıkan özel alanlar:</p><p>&#9679; FPV Dron Alanı &#8211; Operasyonel senaryolarla zenginleştirilmiş canlı gösterimler</p><p>&#9679; SAHA UGV Challenge &#8211; Otonom kara araçları yarışmaları</p><p>&#9679; Rover Challenge &#8211; Zorlu arazilerde mühendislik dayanıklılığı testleri</p><p>&#9679; Çığır Açan Teknolojiler Bölgesi &#8211; Modern savaşın geleceğini şekillendiren yenilikler</p><p>Etkinlikte 300'ün üzerinde yeni nesil ürün ilk kez dünya sahnesine çıkacak.</p><p>Yüksek Düzeyde Diplomasi ve Stratejik İş Birliği</p><p>Fuar boyunca SAHA Sohbetleri panelleri, NATO DIANA etkinlikleri, üst düzey imza törenleri ve tematik oturumlar; bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve sanayi entegrasyonunu güçlendirecek. Bu oturumlar, bakanlar, genelkurmay başkanları, tedarik yetkilileri ve küresel sanayi liderlerini bir araya getirecek.</p><p>SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar:</p><p>"Türkiye, küresel savunma dönüşümünün kalbinde yer alıyor. SAHA 2026, iş birliği ve teknoloji transferi için stratejik bir platformdur. Biz burada pazar olarak değil, çözüm ortağı olarak varız."</p><p>Bölgesel ve Küresel Etki</p><p>Avrasya, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa'yı kapsayan stratejik konumu ile SAHA 2026, sürdürülebilir küresel güvenlik mimarisine katkı sağlamakta ve inovasyon yoluyla savunma diplomasisini güçlendirmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/saha-2026-turkiye-kuresel-188_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272368</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/arastirmacilardan-carpici-bulgu-alzheimerin-ilk-sinyali-koku-kaybi-olabilir-272368</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Araştırmacılardan çarpıcı bulgu! Alzheimer'ın ilk sinyali koku kaybı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Alzheimer hastalığının erken dönemlerinde koku ayırt etme yeteneğinde azalma yaşandığını ortaya koydu. Araştırmacılar, koku kaybı ile beyindeki nöral bağlantıların zayıflaması arasında doğrudan ilişki tespit etti. Bu bulgu, Alzheimer'ın daha erken teşhis edilmesi için umut vadediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Araştırmacılardan çarpıcı bulgu! Alzheimer'ın ilk sinyali koku kaybı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Alzheimer hastalığının erken evrelerinde koku ayırt etme yeteneğinde yaşanan azalmanın, beyinde gerçekleşen ilk değişikliklerle yakından ilişkili olduğunu açıkladı. Nature dergisinde yayımlanan yeni çalışmada, araştırmacılar bilişsel işlevlerinde hafif bozulma görülen bireylerin MR görüntülerini inceledi. Sonuçlar, Alzheimer hastalarında koku kaybı ile bellek ve koku algısından sorumlu beyin bölgeleri arasındaki bağlantıların zayıfladığını gösterdi. Uzmanlar, bu bulgunun Alzheimer'ın erken teşhisinde önemli bir gösterge olabileceğini vurguladı.</p><h3>Bilim insanları: 'Koku kaybı ile nöral ağlar arasında güçlü bağ var'</h3><p>Araştırmada, koku kaybı yaşayan kişilerde, sinir hücreleri arasındaki sinyal iletiminde aksaklıklar tespit edildi. Özellikle, koku ile ilgili anıların oluşumunu sağlayan reseptörlerin işlevinde ciddi bozulmalar gözlendi. Araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle bu bulguları destekledi. Deneylerde, sinir hücreleri arasındaki iletişimin zayıfladığı ve bunun koku kaybı ile doğrudan bağlantılı olduğu saptandı. Koku kaybı, Alzheimer'ın belirgin semptomları ortaya çıkmadan önce fark edilebilecek bir uyarı işareti olarak öne çıktı.</p><h3>Uzmanlardan erken teşhis ve tedavi için koku testi önerisi</h3><p>Çalışmanın yazarları, koku kaybının Alzheimer hastalığının ilk evrelerinde görüldüğünü ve bu durumun erken teşhis için yeni bir araç sunabileceğini belirtti. Araştırmacılar, koku kaybı testiyle hastalığın belirgin semptomları başlamadan önce tanı koymanın mümkün olabileceğini ifade etti. Ayrıca, bu bulgunun tedavi yaklaşımlarında yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesine de kapı aralayabileceği aktarıldı. Uzmanlar, koku kaybı yaşayan bireylerin mutlaka nörolojik değerlendirmeden geçmesini öneriyor. Böylece Alzheimer'ın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hastalara erken dönemde destek sağlanabilir.</p><p>Alzheimer ile mücadelede koku kaybının erken teşhis aracı olarak kullanılması, hastalığın ilerlemesini önleyici çalışmaların önünü açıyor. Bilim insanları, bu bulgunun hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri için kritik bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/arastirmacilardan-carpici-646_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272367</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/tam-bir-vitamin-deposu-kilosu-bin-500-tl-bu-mantarin-ozellikleri-sasirtiyor-272367</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tam bir vitamin deposu! Kilosu Bin 500 TL...  Bu mantarın özellikleri şaşırtıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzu göbeği mantarı, Türkiye'de sağlık uzmanları tarafından bağışıklık ve vücut sağlığı üzerinde gösterdiği çok yönlü etkilerle dikkat çekiyor. Demir, çinko ve vitamin içeriğiyle kansızlıkla mücadelede doğal bir seçenek olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tam bir vitamin deposu! Kilosu Bin 500 TL...  Bu mantarın özellikleri şaşırtıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzu göbeği mantarı, Türkiye genelinde sağlık camiasının gündeminde yer alıyor. Zengin protein, lif, demir ve çinko içeriğiyle dikkat çeken bu doğal besin, bağışıklık sistemini güçlendirici etkileriyle son dönemde öne çıkıyor. Aynı zamanda B1, B2, C ve D vitaminleriyle vücut direncini artırıyor. Uzmanlar, kuzu göbeği mantarının kansızlık tedavisinde destekleyici rol oynadığını ve karaciğer enzimlerinin yenilenmesine katkı sağladığını belirtiyor.</p><h3><b>KUZU GÖBEĞİ MANTARI İLE HASTALIKLARA KARŞI KALKAN</b></h3><p>Kuzu göbeği mantarı, yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde vücudu serbest radikallere karşı koruyor. Düzenli tüketildiğinde kalp sağlığını destekliyor ve dolaşım sisteminin düzenli çalışmasına katkı sunuyor. Ayrıca, kan şekerini dengeleyici özelliğiyle diyabet hastalarına umut oluyor. Lifli yapısı, sindirim sistemini düzenleyerek bağırsak sağlığını güçlendiriyor. Tüm bu özellikleriyle kuzu göbeği mantarı, hastalıklara karşı doğal bir savunma mekanizması oluşturuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/=YhWLUJGHUFKrENKDUpKXYNC_ENKnYdWLUVabYdS_EVKPU9a3YVGrA9aHEdWXIJabE5WnEJWLU1KbQ9az.jpg"/><h3><b>UZMANLAR KUZU GÖBEĞİ MANTARI İÇİN UYARIYOR: SOFRALARDAN EKSİK ETMEYİN</b></h3><p>Beslenme uzmanları, kuzu göbeği mantarının özellikle kansızlık sorunu yaşayanlar için önemli bir takviye olduğunu vurguluyor. Demir ve çinko açısından zengin olması, anemiyle mücadelede doğal bir çözüm sunuyor. Ayrıca, içerdiği vitaminler bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırıyor. Uzmanlar, bu değerli mantarın sofralarda daha fazla yer bulması gerektiğini belirtiyor. Sonuç olarak, kuzu göbeği mantarı sağlıklı bir yaşam için önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kuzu-gobegi-mantari-uzman-237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272366</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kilosu-bin-500-tl-kuzu-gobegi-mantari-bolge-halkina-gelir-kapisi-oldu-272366</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kilosu bin 500 TL! Kuzu göbeği mantarı bölge halkına gelir kapısı oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'nın Feke ilçesinde yağışların ardından ormanlık alanlarda ortaya çıkan kuzu göbeği mantarı, bölge halkına gelir kapısı oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kilosu bin 500 TL! Kuzu göbeği mantarı bölge halkına gelir kapısı oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Feke ilçesinde sonbaharda katran mantarı toplayan köylüler, bahar aylarında kuzu göbeği mantarı için ormana yöneldi. Özellikle kızılçam ormanlarında yetişen mantarı vatandaşlar sabahın erken saatlerinde topluyor. Kilosu bin 500 TL'ye kadar alıcı bulan mantar, bölge halkına gelir kapısı oluyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/=YdWrIFaLUpKnYRWHUpG_A5GjA5KnYdKLQ9GXYdKnEVG7A5a3EBGbEFGTEdWPIFafQ5WbEBWDU1KbQ9az.jpg"/><p>Yağışların ardından mantarın yoğun şekilde çıktığını belirten İsa Koştur, kuzu göbeğinin hem ekonomik hem de sağlık açısından önemli olduğunu söyledi. Koştur, "Feke'de yetişen kuzu göbeği mantarı köyümüzün vazgeçilmezi. Doğal ortamda toplamak strese iyi geliyor. Aynı zamanda köylü için önemli bir gelir kaynağı" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/=YhWLUJGHUFKrENKDUpKXYNC_ENKnYdWLUVabYdS_EVKPU9a3YVGrA9aHEdWXIJabE5WnEJWLU1KbQ9az.jpg"/><p>Erkan Özen ise bu yıl ormanda bol miktarda kuzu göbeği mantarı bulunduğunu ifade ederek, "Hem spor yapıyoruz hem de topladığımız mantarlarla sofralarımız lezzetleniyor" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/=YJS7Q9aHIRKnYNKTUpWDYVGfEBKnYdG_U.GHYdKbEVKPEFa3A9ajENW7YdWTUVGDQ5WbYBKDU1KbQ9az.jpg"/><p>Kuzu göbeği mantarı, doğanın en değerli türleri arasında gösteriliyor. Adana'nın Aladağ ve Feke ilçelerinde önemli bir doğal kaynak olarak öne çıkan kuzu göbeği mantarı, doğru ve bilinçli şekilde toplandığında hem ekolojik dengenin korunmasına katkı sağlıyor hem de kırsalda yaşayan vatandaşlara ekonomik destek sunuyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kilosu-bin-500-tl-kuzu-go-929_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272365</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/bahar-yorgunlugu-turkiyede-milyonlari-etkiliyor-uzmanlardan-onemli-uyari-272365</link>
      <pubDate>2026-04-16T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bahar yorgunluğu Türkiye'de milyonları etkiliyor: Uzmanlardan önemli uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Bahar yorgunluğu, Türkiye'de Mart ve Mayıs ayları arasında milyonlarca kişide halsizlik, enerji kaybı ve isteksizlikle ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu dönemde sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve egzersizin büyük önem taşıdığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bahar yorgunluğu Türkiye'de milyonları etkiliyor: Uzmanlardan önemli uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar yorgunluğu, Türkiye genelinde Mart ve Mayıs ayları arasında birçok kişide halsizlik, enerji düşüklüğü ve isteksizlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Mevsim geçişlerinde sıcaklık, nem ve gün ışığı değişimlerinin etkisiyle vücut, bu döneme uyum sağlamaya çalışırken biyolojik ritim bozulabiliyor. Uzmanlar, bahar yorgunluğunun genellikle 2-3 hafta sürdüğünü ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla bu sürecin daha kolay atlatılabileceğini belirtiyor.</p><h3><b>UZMANLARDAN BAHAR YORGUNLUĞUNA KARŞI SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ</b></h3><p>Bahar yorgunluğunun ana nedenleri arasında vücudun değişen hava koşullarına adapte olma çabası ve hormonal değişiklikler yer alıyor. Günlerin uzaması ve artan ışık, serotonin ve melatonin gibi hormonların dengesini etkileyerek uyku düzeninde sorunlara yol açabiliyor. Halsizlik, baş ağrısı, sürekli uyuma isteği ve kas-eklem ağrıları bu dönemde sıkça yaşanıyor. Ayrıca motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü de bahar yorgunluğunun ruhsal etkileri arasında bulunuyor. Uzmanlar, bu belirtileri yaşayanların özellikle beslenmelerine ve uyku düzenlerine dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p><h3><b>BAHAR YORGUNLUĞUNA KARŞI EGZERSİZ VE SU TÜKETİMİ ÖNERİSİ</b></h3><p>Bahar yorgunluğuyla mücadelede dengeli ve vitamin-mineral açısından zengin beslenme büyük önem taşıyor. Taze sebze ve meyve tüketiminin artırılması, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamada yardımcı oluyor. Uyku saatlerinin düzenlenmesi ve kaliteli bir uyku, yorgunluğun azalmasına katkı sağlıyor. Ayrıca hafif egzersizler ve yürüyüşler, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan iyi geliyor. Uzmanlar, bol su tüketiminin de vücudun su dengesini koruyarak yorgunluk hissini azaltacağını belirtiyor. Bu önerilere dikkat edenlerin bahar yorgunluğunu daha hafif geçirdiği gözlemleniyor.</p><p>Bahar yorgunluğunun etkileriyle başa çıkmak için uzmanların tavsiyelerine kulak vermek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmek, bu dönemi daha enerjik ve verimli geçirmek için önemli bir adım olarak görülüyor.</p><strong jsaction="" jscontroller="zYmgkd" data-sfc-root="c" jsuid="qGFzte_33" data-sfc-cb="" data-processed="true">Not:</strong> Eğer yorgunluk 3 haftadan uzun sürüyorsa, altında yatan tiroit, kansızlık veya vitamin eksikliği gibi başka hastalıklar olabilir, bir uzmana başvurulmalıdır.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/bahar-yorgunlugu-turkiyed-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272364</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tekirdagin-suleymanpasa-ilcesinde-otomobiller-carpisti-1-yarali-272364</link>
      <pubDate>2026-04-16T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde otomobiller çarpıştı: 1 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde sahil kesiminde meydana gelen kazada iki otomobil çarpıştı, araçlardan biri takla atarken kazada 1 kişi hafif şekilde yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde otomobiller çarpıştı: 1 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Süleymanpaşa ilçesi Atatürk Bulvarı sahil kesiminde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 59 ACA 514 plakalı otomobil ile 59 ADE 067 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçlardan biri takla atarken, her iki otomobilde de ciddi maddi hasar oluştu. Kazada sürücülerden birinin hafif şekilde yaralandığı öğrenildi. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından ayakta tedavi edilen yaralının sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/aw68492704-1604202664c713c9.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri de sevk edildi. Kaza nedeniyle yol bir süre trafiğe kapatılırken, ekiplerin yoğun çalışması sonucu araçlar kurtarıcı yardımıyla yoldan kaldırıldı. Yolun yeniden trafiğe açılmasıyla ulaşım normale döndü.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/aw68492701-16042026b474dfe2.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/tekirdagin-suleymanpasa-i-905_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272363</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/samed-agirbas-abdde-uluslararasi-finans-kuruluslariyla-bir-araya-geldi-272363</link>
      <pubDate>2026-04-16T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samed Ağırbaş, ABD'de uluslararası finans kuruluşlarıyla bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, ABD'de uluslararası finans kuruluşları, düşünce kuruluşları ve üst düzey yetkililerle bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samed Ağırbaş, ABD'de uluslararası finans kuruluşlarıyla bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Ağırbaş&#39;ın ziyaret kapsamında gerçekleştirdiği görüşmelerde, küresel iklim finansmanı, sürdürülebilir kalkınma, kaynak verimliliği ve COP31 hazırlık süreci ana gündem başlıkları arasında yer aldı.</p><p>COP27 Üst Düzey İklim Şampiyonu, GFANZ Afrika Başkanı ve BM 2030 Gündemi Finansmanı Özel Elçisi Dr. Mahmoud Mohieldin ile görüşen Ağırbaş, finansmana erişim, Afrika&#39;da geçim kaynaklarının iyileştirilmesi, ekonomik büyüme ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları konularında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Ağırbaş, daha sonra Frankfurt merkezli uluslararası banka DZ Bank&#39;ın Kıdemli Yönetici Bankacılığı Başkanı Frank Scheidig ve Asya Altyapı Yatırım Bankası Politika ve Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ludger Schuknecht ile bir araya geldi.</p><p>Görüşmelerde bankalar, yatırımcılar ve sigortacıların şirketlere ve sahadaki gerçek insanlara ulaşan iklim finansmanını teşvik etmede, sıfır atık ile döngüsel ekonomiyi ilerletmedeki rolleri, yeşil altyapı, teknoloji ve özel sermaye mobilizasyonu finansmanı gibi konular ele alındı.</p><p>Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanlığı (DCCEEW) Müsteşarı David Higgins ile de bir görüşme gerçekleştiren Ağırbaş, COP31, sıfır atık, gıda ve insan odaklı yaklaşımlarla iklim eylemini ülkeler genelinde hayata geçirmenin önemini değerlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/sfratkvakfbakansamed-16042026d8f026d2.jpg"/><p><b>- "SIFIR ATIK KÜRESEL BİR VİCDAN ÇAĞRISIDIR"</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Ağırbaş, Türkiye&#39;nin iklim diplomasisinde ortaya koyduğu vizyonun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın güçlü siyasi iradesi ve uluslararası düzeyde ortaya koyduğu liderlikle daha da güçlendiğini ifade etti.</p><p>Sıfır atık vizyonunun doğuşuna ve küresel ölçekte kazandığı karşılığa dikkati çeken Ağırbaş, bu vizyonun, Emine Erdoğan&#39;ın güçlü liderliğiyle uluslararası bir çevre hareketine dönüştüğünü belirtti.</p><p>Ağırbaş, &quot;Bugün uluslararası finans çevrelerinde kaynak verimliliğini, döngüsel ekonomiyi ve israfla mücadeleyi konuşabiliyorsak, bu vizyonun kararlılıkla savunulmasının önemli bir payı vardır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sıfır atık yaklaşımının Türkiye&#39;de başlayan ve küresel ölçekte karşılık bulan bir dönüşüm modeli olduğunu kaydeden Ağırbaş, bu modelin COP31 sürecinde de güçlü bir referans noktası olacağını belirtti.</p><p>Washington programı kapsamında, döngüsel ekonomi, sanayi ve diğer uzmanlarla çalışma yemeğine katılan Ağırbaş, görüşmede temel hedefler üzerine yoğunlaştıklarını ifade ederek, &quot;İlk olarak, Dünya Bankası ile ilişkilerimizi güçlendirerek iklim finansmanını COP31 çıktılarıyla entegre etmeyi ve somut destek mekanizmaları oluşturmayı amaçlıyoruz. İkinci olarak ise Sıfır Atık Vakfı&#39;nın uluslararası vizyonunu ve çalışmalarımızı aktardık. Ortak evimiz dünya için finans çevreleriyle sivil toplumu aynı masada buluşturmaya devam edeceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak hem kamu hem de özel sektör yatırımlarını harekete geçirerek okyanus finansmanını ölçeklendirmekte kararlı olduklarını belirten Ağırbaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bunu başarmak, sürdürülebilir okyanus sektörleri ve ekosistem restorasyonu için finansmanın önemli ölçüde artırılmasını gerektirecektir. Okyanusların iklim değişikliğini hafifletme ve iklim değişikliğine uyum sağlamadaki hayati rolüne rağmen, iklim finansmanından çok küçük bir pay almaktadırlar. Toplam uyum finansmanının sadece yüzde 1 civarı kıyı korumasına yatırılmaktadır. Sizi bu ivmeyi ileriye taşımaya ve Antalya&#39;daki COP31&#39;de uyum ve okyanus dayanıklılığı konusunda güçlü bir kararlılık sergilemeye davet ediyoruz.&quot;</p><p>İstihdam ve Ekonomik Refah için Dayanıklılığın Finansmanı Üzerine Yüksek Düzey Toplantısı&#39;na da katılan Ağırbaş, iklim dayanıklılığının mevcut ekonomik, sosyal ve güvenlik önceliklerinden biri olduğunu söyledi.</p><p>COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak, insanları bir araya getirmeyi ve vaatleri gerçek değişime dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydeden Ağırbaş, &quot;Bu üst düzey diyalogları, insanların hayatlarında olumlu etkiler yaratan finanse edilebilir iklim projesi havuzlarına dönüştürmek için sizin projelerinize, sermayenize ve teknik bilgi birikiminize ihtiyacımız var. Antalya&#39;ya doğru ilerlerken bu kararlılığın eylemlerinize yansıdığını görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>&quot;İklim Finansmanı: Yatırımcılar İçin Erken Aşama Risk Çözümleri&quot; programında finans çevreleriyle bir araya gelen Ağırbaş, iklim finansmanı için belirleyici bir 10 yıl içinde olduklarına dikkati çekerek, &quot;İnsanlar, ödenebilir enerji ve gıdaya erişim, sıfır atık hedeflerine ulaşma ve halk sağlığı ile altyapıyı etkileyen iklim değişikliğinin fiziksel etkilerine uyum sağlama dahil olmak üzere, somut sonuçlar veren bir iklim finansmanı istiyor ve buna ihtiyaç duyuyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/samed-agirbas-abdde-ulusl-858_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272362</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-rusya-federasyon-konseyi-baskani-matviyenkoyu-kabul-etti-272362</link>
      <pubDate>2026-04-16T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Matviyenko'yu kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko'yu Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Matviyenko'yu kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko'yu Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde kabul etti.</div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41122181.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/cumhurbaskani-erdogan-rus-474_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272361</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-272361</link>
      <pubDate>2026-04-16T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesapları (KKM) geçen hafta 13 milyon lira azalarak 1 milyar 502 milyon liraya geriledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 10 Nisan itibarıyla 222 milyar 316 milyon lira artarak 24 trilyon 901 milyar 906 milyon liradan 25 trilyon 124 milyar 222 milyon liraya çıktı.</p><p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 68 milyar 696 milyon lira artarak 28 trilyon 222 milyar 359 milyon liradan 28 trilyon 291 milyar 55 milyon liraya yükseldi.</p><p><b>- TÜKETİCİ KREDİLERİ 3 TRİLYON 172 MİLYAR LİRAYA YÜKSELDİ</b></p><p>Tüketici kredilerinin tutarı bu dönemde 12 milyar 734 milyon lira artarak, 3 trilyon 172 milyar 12 milyon liraya çıktı. Söz konusu tutarın 752 milyar 738 milyon lirası konut, 45 milyar 607 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 373 milyar 667 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.</p><p>Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 43 milyar 748 milyon lira artarak 3 trilyon 886 milyar 522 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 0,7 artışla 3 trilyon 32 milyar 767 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p><p>Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 149 milyar 91 milyon lirasını taksitli, 1 trilyon 883 milyar 676 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.</p><p><b>- YASAL ÖZ KAYNAKLAR ARTTI</b></p><p>Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 10 Nisan itibarıyla önceki haftaya göre 6 milyar 58 milyon lira artışla 688 milyar 632 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 520 milyar 426 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.</p><p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 231 milyon lira artarak 5 trilyon 544 milyar 282 milyon liraya yükseldi.</p><p>KKM bakiyesi ise geçen hafta 13 milyon lira azalarak 1 milyar 502 milyon liraya düştü. Böylece KKM büyüklüğü, toplam mevduatın yüzde 0,01&#39;ini oluşturdu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/kkm-bakiyesindeki-dusus-d-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272360</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yuksek-teknolojili-suikast-girisimi-darbe-sonrasi-cumhurbaskani-hedefte-272360</link>
      <pubDate>2026-04-16T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüksek teknolojili suikast girişimi! Darbe sonrası cumhurbaşkanı hedefte]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Madagaskar'da geçici Cumhurbaşkanı Michael Randrianirina'ya yönelik suikast girişiminin engellendiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüksek teknolojili suikast girişimi! Darbe sonrası cumhurbaşkanı hedefte]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Madagaskar Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörü Harry Laurent Rahajason yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Randrianirina'nın konutunun 12-13 Nisan gecesi yüksek teknolojiye sahip 5 termal dron tarafından hedef alındığını söyledi. </p><p>Konut içindeki kişileri tespit edebilen dronların gözetleme amacıyla kullanıldığını ve olası bir suikast girişimi için hazırlık yapıldığını belirten Rahajason, söz konusu dronların antidron sistemi sayesinde tespit edilerek etkisiz hale getirildiğini bildirdi.</p><p>Ülkede, 3 Nisan'da başkent Antananarivo&#39;da cumhurbaşkanına suikast girişimi, darbe teşebbüsü, suç örgütü kurma ve yasa dışı silah bulundurma suçlamalarıyla aralarında Albay Patrick Rakotomamonjy ve bazı subayların da bulunduğu 11 kişi tutuklanmıştı.</p><p><b>- 12 EKİM DARBESİ</b></p><p>Ülkede uzun süredir devam eden elektrik ve su kesintilerini protesto etmek için Eylül 2025&#39;te başlayan gösteriler hükümet karşıtı kitlesel protestolara dönüşmüştü.</p><p>Gösteriler devam ederken dönemin Cumhurbaşkanı Andry Rajoelina&#39;nın Fransız uçağıyla ülkeyi terk ettiği bildirilmiş ve 12 Ekim&#39;de Albay Michael Randrianirina komutasındaki askeri birlik, hükümete el koyduğunu duyurmuştu.</p><p>Albay Randrianirina, 17 Ekim 2025&#39;te Anayasa Mahkemesinde yemin ederek geçici cumhurbaşkanı sıfatıyla görevine başlamıştı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/yuksek-teknolojili-suikas-912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>