<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/edirnede-3-aracli-feci-kaza-cok-sayida-yarali-var-289827</link>
      <pubDate>2026-09-01T20:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Edirne'de 3 araçlı feci kaza: Çok sayıda yaralı var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Edirne'de meydana gelen zincirleme trafik kazasında 6 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Edirne'de 3 araçlı feci kaza: Çok sayıda yaralı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demirhanlı köyü yakınlarında A.Y&#39;nin kullandığı 22 ADA 007 plakalı hafif ticari araç, O.H. idaresindeki 22 ABN 068 plakalı işçileri taşıyan servis aracına ardından M.G. yönetimindeki 34 CDV 700 plakalı hafif ticari araca çarparak tarlaya girdi. <br></p><p>Haber verilmesi üzerine bölgeye sağlık, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. <br></p><p>Kazada yaralanan 6 kişi Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi&#39;ne kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/edirnede-3-aracli-feci-ka-235_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/4-yillik-gizem-cozuldu-istanbul-emniyet-muduru-yildizdan-faili-mechul-aciklamasi-yarina-ka-289826</link>
      <pubDate>2026-09-01T20:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[4 yıllık gizem çözüldü! İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız'dan faili meçhul açıklaması: Yarına kalır ama yanına kalmaz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[2022 yılından beri aranan Zeynep Yıldırım'ın cansız bedeninin Esenyurt'ta bulunması ve 6 şüphelinin yakalanmasının ardından Gayrettepe Asayiş Şube'yi ziyaret eden İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, faili meçhul cinayetlerle mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[4 yıllık gizem çözüldü! İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız'dan faili meçhul açıklaması: Yarına kalır ama yanına kalmaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Gayrettepe yerleşkesindeki Asayiş Şube Müdürlüğüne gelen Yıldız, 2022 yılından beri kendisinden haber alınamayan Zeynep Yıldırım&#39;ın cansız bedeninin 4 yıl sonra bulunmasına ilişkin basın mensuplarına bilgi verdi.</p><p>Yıldız, faili meçhul ve faili firar suçlarla mücadelede İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının yürüttüğü çalışmalara, İstanbul Emniyeti olarak kararlılıkla destek vereceklerini söyledi.</p><p>Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği, Cinayet Büro Amirliği, Olay Yeri İnceleme ve İstihbarat Şube Müdürlüğünün ortaklaşa ve koordinasyonlu çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Yıldız, &quot;Teknolojinin sunduğu tüm imkanlardan faydalanarak geçmişin izlerini takip ediyoruz. Milletimizin çok güzel bir ifadesi vardır. Yarına kalır ama yanına kalmaz.&quot; dedi.</p><p>İstanbul&#39;da 2022 yılında tedavi için götürüldüğü hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan ve hayatını kaybettiği belirlenen kadının ölümüne ilişkin 6 şüpheli yakalanırken, cesedi Esenyurt&#39;ta boş bir arazide bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/4-yillik-gizem-cozuldu-is-579_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-terorsuz-turkiye-sureci-aciklamasi-mgk-teyidinden-sonra-289825</link>
      <pubDate>2026-09-01T20:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan ‘Terörsüz Türkiye' süreci açıklaması: MGK teyidinden sonra top yargıda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki boyutunu açıkladı. Yılmaz, sahada silahların bırakılması ve MGK teyidinin ardından sürecin yargının ve hukukun konusu olacağını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan ‘Terörsüz Türkiye' süreci açıklaması: MGK teyidinden sonra top yargıda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu&#39;nda düzenlenen, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni&#39;nde konuştu.</p><p>Yeni adli yılın hayırlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, Türkiye&#39;nin dört bir yanında adaletin tecellisi için büyük bir sorumlulukla görev yapan tüm adalet çalışanlarına başarılar diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361834.jpg"/><p>Uluslararası kurumların ve kuralların giderek zayıfladığı, jeopolitik risklerin, gerilimlerin, savaşların arttığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde olunduğuna işaret eden Yılmaz, bu dönemde gelişen &quot;Güçlüysem her şeyi yapabilirim&quot; zihniyetinin çok tehlikeli olduğunu ifade etti.</p><p>Gazze başta olmak üzere Türkiye&#39;nin yakın coğrafyasında bu zihniyetin tezahürlerinin görüldüğünü belirten Yılmaz, &quot;Dünyanın teknolojik, bilimsel olarak en gelişmiş toplumlarının, insanlığın görebileceği en büyük zulümleri işleyebileceğini de görmüş olduk.&quot; diye konuştu.</p><p>Bilim ve teknolojinin çok önemli olduğunu ancak ahlakla, hukukla, adaletle, merhametle birleşmediği sürece bu alandaki ilerlemelerin insanlığa çok fazla bir şey katmadığının görüldüğünü dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Dünyanın bu zorlu döneminde Türkiye Cumhuriyeti olarak şuna inanıyoruz, güçlü olmak zorundayız. Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. Maalesef böyle bir uluslararası, bölgesel ortamdayız. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Ama aynı zamanda haklı da olmamız gerekiyor. Dolayısıyla biz, dünyanın bu genel gidişatından farklı olarak, hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız&#39; diyoruz. Köklü geçmişimizden, 100 yılı aşan tecrübemizden ve Cumhuriyetimiz&#39;den aldığımız mirasla bu iddiamızı Türkiye Yüzyılı&#39;nda hep birlikte hayata geçireceğiz.&quot;</p><p><b>"DEMOKRASİNİN VE HUKUK DEVLETİNİN STANDARTLARINI YÜKSELTTİK"</b></p><p>Devlet hayatının temelinde düzeni sağlayan hukuk kadar, o hukuka istikamet veren güçlü bir adalet anlayışının olduğunu ifade eden Yılmaz, &quot;Kanunların herkese eşit uygulanması, hakkın sahibine teslim edilmesi, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunması, milletin devletine duyduğu güvenin de temelini oluşturur. Bu sebeple adalet, bizim medeniyetimizde ve köklü devlet geleneğimizde idarenin en önemli ölçülerinden biri olarak kabul edilmiştir.&quot; dedi.</p><p><b>Yılmaz, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Hazreti Ömer&#39;in adının bugün dahi adaletle anılması, bu anlayışın milletimizin ve medeniyetimizin hafızasında bıraktığı güçlü izler nedeniyledir. Bu anlayış bize, devletin gücünün vatandaşının hakkını koruduğu, mazlumun yanında durduğu ve hiçbir haksızlığa kayıtsız kalmadığı ölçüde anlam kazandığını hatırlatmaktadır. Bugün de milletimizin devletten ve adalet sisteminden beklentisi özünde aynıdır: Hakkının korunacağından, hukukun herkes için işleyeceğinden ve adaletin zamanında tecelli edeceğinden emin olmak.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361833.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, milletin bu beklentisini devlet yönetimindeki temel sorumluluklardan biri olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, 2002 yılından bu yana attıkları her reform adımında hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi, hak ve özgürlüklerin güvencelerini genişletmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı esas aldıklarını vurguladı.</p><p>Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdıklarını, temel kanunları yenilediklerini, hak arama yollarını çoğalttıklarını ve vatandaşın devlet karşısındaki hukukunu güçlendiren önemli reformları hayata geçirdiklerini hatırlatan Yılmaz, askeri yargının kaldırılmasından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkına, Kamu Denetçiliği Kurumundan kişisel verilerin anayasal güvenceye alınmasına kadar pek çok alanda demokrasinin ve hukuk devletinin standartlarını yükselttiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361837.jpg"/><p><b>"ÖNEMLİ OLAN ADALET SİSTEMİNE GELMEDEN POTANSİYEL İHTİLAFLARI AZALTMAKTIR"</b></p><p>İnancı, düşüncesi, etnik kimliği, mezhebi, hayat tarzı veya sosyal konumu sebebiyle vatandaşların hak ve özgürlüklerini kullanmasının önüne çıkarılan engelleri birer birer kaldırdıklarını belirten Yılmaz, &quot;Adaleti millet adına tesis eden yargımızın bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirirken, vatandaşlarımızın hak arama imkanlarını genişlettik.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>&quot;Önemli olan adalet sistemine gelmeden potansiyel ihtilafları azaltmaktır.&quot; diyen Yılmaz, bu yapıldığında &quot;koruyucu adalet&quot; denilen sonucun ortaya çıkacağına işaret etti.</p><p>Belirsiz ifadelerle niteliksiz şekilde hazırlanmış sözleşmelerin daha sonra yargının, adalet sisteminin iş yüküne dönüştüğüne dikkati çeken Yılmaz, cezaevlerindekilerin üçte birinin uyuşturucu suçundan bulunduğunu, diğer suçların da birçoğunun uyuşturucu veya bağımlılıkla ilişkili suçlar olduğunu belirtti.</p><p>Yılmaz, bağımlılıkla etkili mücadelenin hem hukuk sisteminin hem de infaz ve cezaevi sisteminin yükünü çok ciddi oranda aşağıya çekeceğine yürekten inandığını dile getirdi.</p><p>Buna benzer alanlarda özellikle akademik dünyanın, toplumun tüm paydaşlarının katkısıyla yapacakları daha çok iş olduğunu aktaran Yılmaz, &quot;Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunun başkanlığını yapan bir arkadaşınız olarak da söylüyorum, çok boyutlu bir eylem planını hayata geçiriyoruz. Bu noktalarda sağlayacağımız ilerlemeler inanıyorum ki adalet sisteminin önündeki iş yükünü ciddi anlamda azaltacaktır. İnsani maliyetleri de aşağıya çekecektir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361838.jpg"/><p><b>"ADALET KALKINMANIN DA DEMOKRASİNİN DE TEMELİDİR"</b></p><p>Adaleti, mülkün temeli olarak gördükleri gibi, kalkınmanın, demokrasinin en güçlü dayanağı olarak da gördüklerini ifade eden Yılmaz, &quot;Adaletin güçlü olduğu bir yapı aynı zamanda öngörülebilirliği artıran, yatırım ortamını iyileştiren, ekonomik refahı geliştiren en güçlü dayanaktır. Yine adaletin, hukuk devletinin güçlü olduğu bir ortam temel hak ve özgürlüklerin en kamil şekilde yaşanmasına hizmet eder. Dolayısıyla adalet mülkün temeli olduğu gibi kalkınmanın da demokrasinin de temelidir.&quot; diye konuştu.</p><p>Adalet anlayışını, değişen şartlara, toplumun ihtiyaçlarına ve milletin beklentilerine cevap verecek dinamik bir reform iradesiyle sürdürdüklerini vurgulayan Yılmaz, &quot;Elbette mükemmel bir noktada olduğumuzu hiçbir zaman söyleyemeyiz. Bu bir süreç. Adalette yaptıklarımızdan bir miktar bahsettim. Ama eksiklerimizin olduğunu, daha yapmamız gereken çok şey olduğunu da elbette görmemiz lazım. Hep birlikte bu konuları ele almamız lazım.&quot; dedi.</p><p>Yılmaz, bu sebeple hükümet olarak adaleti daha ileriye taşıyacak stratejiler, reformlar, eylem planları hazırladıklarını ve bunları hayata geçirmeye gayret ettiklerini söyledi.</p><p>Geçen yıl Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi&#39;yle gelecek dönemin yol haritasını ortaya koyduklarını, hedeflerini &quot;hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi&quot; olarak belirlediklerini anımsatan Yılmaz, bu kapsamda hayata geçirdikleri 11. ve 12. yargı paketlerini anlattı.</p><p><b>"MİLLETİMİZİN EN ÖNEMLİ BEKLENTİSİ ADALET SÜRECİNİN HIZLI İŞLEMESİDİR"</b></p><p>&quot;Milletimizin bizden en büyük beklentisi adalet sürecinin daha hızlı işlemesi&quot; diyen Yılmaz, bu konudaki çalışmaları önceliklendirdiklerini söyledi.</p><p>Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süreyi zorunlu haller dışında üç ayla sınırlandırdıklarını, kanun yollarından icra ve iflasa, idari yargıdan ceza muhakemesine kadar birçok alanda hukuki güvenliği ve hak arama imkanlarını güçlendirdiklerini hatırlatan Yılmaz, makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü şekilde korunması amacıyla hedef süre uygulamasını istinaf aşamasına taşıdıklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını oluşturduklarını kaydetti.</p><p>&quot;Alo Adalet 135&quot; sistemine de değinen Yılmaz, 2002&#39;de yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısını 26 bin 667&#39;ye, toplam adalet personeli sayısını ise 61 binden 208 binin üzerine çıkardıklarını aktardı.</p><p>Yılmaz, hakim ve savcı yardımcılığı ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını sisteme kazandırırken, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartını bu yıl ilk kez uygulamaya başladıklarını anımsattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361836.jpg"/><p><b>Ulusal Yargı Ağı Projesi'ni (UYAP) her geçen yıl daha güçlü bir şekilde geliştirdiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Adalet hizmetlerinde dijital dönüşümü yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zeka destekli uygulamaları devreye alıyor, e-Duruşmanın kapsamını genişletiyor, e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımını kolaylaştırıyoruz. Adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zeka destekli sisteme geçerek vatandaşlarımızın işlemlerini daha hızlı sonuçlandırıyoruz. Tüm bu çalışmalarla adaletin daha hızlı tecelli ettiği, vatandaşımızın hakkına daha kolay eriştiği, güven veren ve öngörülebilir bir yargı düzenini tahkim etme gayreti içindeyiz.&quot;</p><p>Yılmaz, bu reform iradesini gelecek dönemde de kararlılıkla sürdüreceklerini, Türkiye Yüzyılı&#39;nı Adaletin Yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceklerini söyledi.</p><p><b>"KARANLIK DÖNEMİ GERİDE BIRAKACAĞIMIZ TARİHİ BİR EŞİĞE ULAŞTIK"</b></p><p>Adaletin bir başka veçhesinin de toplumsal barışı korumak, milletin ortak hukukunu güçlendirmek ve gelecek nesillere huzurlu bir ülke bırakmak olduğunu vurgulayan Yılmaz, &quot;Terör, yarım asra yaklaşan bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiş ve kalkınmamızın önünde ağır bir yük oluşturmuştur.&quot; dedi.</p><p>Hesaba gelmeyecek en büyük kayıp olan insani kayıpları hariç tutarak, terörün sadece ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, &quot;Devletimizin kararlı mücadelesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı, milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştık.&quot; diye konuştu.</p><p><b>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye vizyonuyla, bu prangayı ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarırken iç cephemizi güçlendirmeyi, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlü bir zeminde geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu süreçte şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin hukukunu gözetmek, milletimizin değerlerini, devletimizin temel niteliklerini korumak ve atılan her adımı hukuk devleti ilkeleri içinde yürütmek temel ölçütümüzdür. Bu vesileyle tüm şehitlerimize bir kez daha Allah&#39;tan rahmet diliyorum. Şehit yakınlarımıza, gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu noktalara gelebildiysek, onların fedakarlıklarıyla geldik.&quot;</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun&#39;un TBMM Genel Kurulu&#39;nda 467 oyla kabul edildiğini hatırlatan Yılmaz, &quot;Bu çerçevede çok güçlü bir irade ortaya kondu. Bu, Türkiye&#39;nin sağladığı geniş bir mutabakattır.&quot; dedi.</p><p>Tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Yılmaz, &quot;Meclisimiz, temel konularda milletimizin kendi iradesiyle sorun çözebileceğini bir kez daha göstermiş oldu. Bir başka ülkenin, bir başka gücün devreye girmediği, tamamen Türkiye modeli diyebileceğimiz bir anlayışla bu sorundan ülkemizi kurtarma gayreti içindeyiz. Burada Meclisimizin ortaya koyduğu irade çok çok kıymetli.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>"YARGIMIZIN TÜM PAYDAŞLARI BU SÜRECE GEREKLİ KATKIYI VERECEKLERDİR"</b></p><p>Kanun&#39;da öngörüldüğü üzere ilk aşamanın tespit ve teyit aşaması olduğuna işaret eden Yılmaz, sahada silahların bırakıldığının, örgütsel yapıların tasfiye edildiğinin ilgili kurumlarca çok hassas bir şekilde takip edileceğini söyledi.</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulunun çok güçlü bir yapı içinde bu süreci takip ettiğini belirten Yılmaz, bu kurulun ilk toplantısında 4 alt kurul oluşturma kararı verdiklerini anımsattı.</p><p>Bu alt kurullardan birinin de Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Kurulu olduğunu aktaran Yılmaz, &quot;Bu kurul tabii ki zamanı geldiğinde işleyecek ama şimdiden bu süreçlere hazırlık yapması çok önemli.&quot; dedi.</p><p><b>Hukuki süreçlerin gündeme gelebilmesi için ilk aşamanın tamamlanması gerektiğinin altını çizen Yılmaz şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak. Bir taraftan da tabii sosyal uyum meseleleri, bunlarla ilgili de ayrı bir alt komisyon kurmuş durumdayız. Şimdiden Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda bu alt kurulumuz çalışmalarına başlamış durumda. Nasıl bir yaklaşımla zamanı geldiğinde bu süreçlerin sürdürüleceğine dair çalışmalar yürütülüyor. İnanıyorum ki yargımızın tüm paydaşları da bu sürece gerekli katkıyı vereceklerdir. Terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, milletimizin kardeşliğini pekiştirmek, ülkemizin imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istiyoruz.&quot;</p><p><b>"SURİYE'DE HERKESİ KAPSAYAN BİR YÖNETİMDEN YANAYIZ"</b></p><p>&quot;Terörsüz Türkiye&quot; vizyonunun yanı sıra &quot;Terörsüz Bölge&quot; vizyonuyla da hareket ettiklerini belirten Yılmaz, &quot;Bölgemizin de huzur ve güvenini pekiştirmek istiyoruz.&quot; dedi.</p><p>Bu anlamda son dönemde Suriye&#39;de gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle takip ettiklerini dile getiren Yılmaz, sürecin başarıyla tamamlanmasını temenni etti.</p><p>Türkiye&#39;nin, bütün komşularının birlik, beraberlik içinde toprak bütünlüğünü, egemenliğini koruduğu bir bölgesel ortamı savunduğunu vurgulayan Yılmaz, &quot;Başkaları başka huzursuzluklar, istikrarsızlıklar çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama biz hep şunu söyledik ve bunun arkasındayız: Suriye&#39;de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Arap&#39;ıyla, Kürt&#39;üyle, Türkmen&#39;iyle, Alevi&#39;siyle Nusayri&#39;siyle, Sünni&#39;siyle, Müslüman&#39;ıyla, gayrimüslimiyle tüm vatandaşlarını kucaklayan bir Suriye devletinden, yönetiminden yana olduklarını dile getiren Yılmaz, &quot;İnşallah Suriye bu tecrübeyi başarılı bir şekilde ortaya koyacaktır. Kendi birliği, beraberliği, huzuru için de yoluna devam edecektir. Biz, bunun coğrafyamıza, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras olacağına yürekten inanıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Etnik kimlikler, mezhebi ayrımlar üzerinden uzun bir zamandır bölge üzerinde oynanan oyunların olduğuna dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bunları görüyoruz. Emperyalist birtakım güçler, uluslararası güç odakları uzun zamandır bu kimlikler üzerinden bunları çatıştırarak, aslında birbiriyle yüzyıllarca bir arada yaşamış bu kimlikleri birbirinin hasmı haline getirerek, çatışma oluşturarak bu bölgenin kaynaklarını sömürmeye çalışıyorlar. Buna karşı bizim yapmamız gereken bu emperyalist oyunları boşa çıkarmak, bölgenin kaynaklarını bölgenin insanına fayda sağlayacak şekilde değerlendirmektir. Bizim yaklaşımımız budur.&quot;</p><p><b>"DAHA ADALETLİ BİR DÜNYA İÇİN MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>30 Ağustos Zafer Bayramı&#39;na işaret eden Yılmaz, &quot;Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, ilk meclisimizin üyeleri ve o dönem kahramanca mücadele eden aziz milletimize tekrar şükranlarımı sunmak istiyorum. O mücadelenin özünde de bu emperyalist güçlerin ülkemizi parçalamasına yönelik gayretlerine karşı milli birlikle ve milletin gücüne dayanan bir yaklaşımla ortaya konan bir mücadele vardı. Bugün de bölgesel ölçekte inşallah bu mücadeleyi hayata geçireceğiz. Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yeni adli yılın milletin adalete duyduğu güveni daha da pekiştirecek çalışmalara ve Türkiye&#39;nin hukuk yolculuğunda yeni kazanımlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, &quot;Yargı camiamızın sahip olduğu köklü birikim, meslek ahlakı ve yüksek sorumluluk bilinciyle bu süreçte üzerine düşen vazifeyi en güçlü şekilde yerine getireceğine yürekten inanıyorum.&quot; dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın liderliğinde milletin beklentilerine cevap veren ve Türkiye&#39;nin geleceğine güvenle bakmasını sağlayan adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Yılmaz, 2026-2027 adli yılının hayırlı olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/cumhurbaskani-yardimcisi--765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bmde-turkiye-ruzgari-faturayi-siviller-oduyor-diplomasi-sart-289824</link>
      <pubDate>2026-09-01T20:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM'de Türkiye rüzgarı! Faturayı siviller ödüyor, diplomasi şart]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya-Ukrayna savaşının uzamasından endişe duyduklarını belirten Büyükelçi Ahmet Yıldız, adil ve kalıcı barış için BM'yi ve taraf ülkeleri acilen sorumluluk almaya çağırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM'de Türkiye rüzgarı! Faturayı siviller ödüyor, diplomasi şart]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BM Genel Kurulu&#39;nda düzenlenen ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin son durumun ele alındığı toplantıya katılan Büyükelçi Yıldız, Türkiye&#39;nin sürece ilişkin yaklaşımını ve barış çabalarını anlattı.</p><p>Yıldız, &quot;Şu anda, diplomatik süreçteki çıkmazın sürmesi nedeniyle çok sayıda sivil kaybına ve hasara yol açan savaşın tırmanmasından endişe duyuyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p><b>MÜZAKERE SÜRECİNİN YENİDEN CANLANDIRILMASI GEREKİYOR</b></p><p>Savaşın sürmesinin en büyük faturasının yine siviller tarafından ödendiğini kaydeden Yıldız, &quot;Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakere sürecini yeniden canlandırmak hayati önem taşıyor. Bu bağlamda, BM&#39;nin üstlenmesi gereken daha büyük bir rol var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türkiye&#39;nin başından beri savaşa diplomatik bir çözüm bulunması konusunda kararlı bir yol izlediğini ve bunun için müzakerelere aracılık ettiğini anımsatan Yıldız, Ankara&#39;nın diplomasiyi önceleyen bu duruşunun aynı şekilde devam ettiğini vurguladı.</p><p>&quot;Barışın sağlanması için zorlu uzlaşmalar gerekecektir.&quot; diyen Büyükelçi Yıldız, tarafların barış için gereken adımları atması ve müzakerelere dönülmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Diplomatik sürece ilişkin ümitlerin halen sürdüğünü de kaydeden Yıldız, &quot;Rusya ile Ukrayna arasında yapılacak yeni müzakere turlarının sürece yeni bir ivme kazandıracağını ve bunun da nihayetinde barışa giden yolu açacağını umuyoruz. Diplomasiyle bu savaşın sona ermesi için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye, uluslararası hukuk ilkeleri ve BM Şartı'na dayalı olarak Ukrayna'da adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasına kararlıdır.&quot; şeklinde konuştu.</p><p><b>KIRIM TATAR TÜRKLERİ, TÜRKİYE İÇİN SON DERECE ÖNEMLİ</b></p><p>Öte yandan Yıldız, konuşmasında, Kırım Tatar Türklerinin durumunu yakından takip etmeye devam ettiklerini ifade etti.</p><p>&quot;Ortak tarihimiz göz önüne alındığında, akrabalarımız olan Kırım Tatarlarının refahı, kimliklerinin, kültürlerinin, dillerinin ve haklarının korunması ile ana vatanlarında güvenlik ve haysiyet içinde yaşama imkanları Türkiye için büyük önem taşımaktadır.&quot; diyen Yıldız, Kırım Tatar Türklerinin kültürel mirasının korunması gerektiğini vurguladı.</p><p>Büyükelçi Yıldız, 2014 yılında Kırım'ın işgali ve yasa dışı ilhakından bu yana Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusunda Türkiye&#39;nin tavrının net olduğunu ifade ederek, bu yaklaşımın uluslararası hukuk temelinde süreceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bmde-turkiye-ruzgari-fatu-526_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyadan-rusyaya-iha-resti-konsolosluk-kapatiliyor-289823</link>
      <pubDate>2026-09-01T19:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'dan Rusya'ya İHA resti! Konsolosluk kapatılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Leipzig-Halle Havalimanı'nda bulunan patlayıcı yüklü İHA soruşturmasında okların Moskova'yı göstermesi üzerine Almanya harekete geçti. Berlin yönetimi, sabotaj girişiminden sorumlu tuttuğu Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu'nu kapatma kararı alarak vize ve sınır kontrollerini sıkılaştırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'dan Rusya'ya İHA resti! Konsolosluk kapatılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, düzenledikleri ortak basın toplantısında Leipzig-Halle Havalimanı&#39;nda patlayıcı yüklü İHA bulunmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p><p>Bakan Dobrindt, 4 Ağustos&#39;ta havalimanında patlayıcı yüklü bir İHA ile yapılan başarısız saldırının Rusya&#39;nın emriyle düzenlendiğini belirtti.</p><p>Dobrindt, olayın arkasındaki isimlerin izlerinin Rusya&#39;ya uzandığını ve faillerin Rus devlet kurumları adına hareket ettiğini ifade etti.</p><p>Dışişleri Bakanı Wadephul da Rusya&#39;nın tehlikeli davranışlarının Avrupa&#39;ya yönelik istikrarsızlaştırma, dezenformasyon, tehdit, sabotaj ve saldırganlık girişimlerinden oluşan uzun bir dizinin parçası olduğunu, Rusya&#39;nın Almanya&#39;ya açık bir düşmanlıkla yaklaştığını kaydetti.</p><p>Rusya yönetiminin Leipzig&#39;deki saldırı girişimiyle büyük ölçüde gergin olan ikili ilişkileri bir kez daha ciddi şekilde zedelemek için bilinçli bir karar aldığını savunan Wadephul, &quot;Almanya, güvensizlik yaratmak isteyen düşmanlara karşı direnecektir. Bu nedenle hükümetimiz Leipzig&#39;deki hibrit saldırının kaynağı olan Rusya&#39;ya karşı harekete geçmektedir.&quot; dedi.</p><p>Hükümet olarak Rusya&#39;ya karşı önlemler uygulamaya koyduklarını aktaran Wadephul, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bonn&#39;daki Rus Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacaktır. Berlin&#39;deki Rus Evi ile ilgili sözleşme feshedilecektir. Avrupa Birliği&#39;nde, hibrit saldırılar bağlamında Rusya&#39;dan gelen kişilerin yeni listelere alınması için öneride bulunacağız. Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrollerini sıkılaştırıyoruz. Rus gölge filosuna yönelik baskıyı artırıyoruz.&quot;</p><p>Rusya&#39;nın Berlin Büyükelçisini bakanlığa çağırma talimatı verdiğini vurgulayan Wadephul, Rusya yönetimine verdikleri mesajın, &quot;Güvenlik politikası alanındaki eylemlerimizde kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.&quot; şeklinde olduğunu söyledi.</p><p><b>LEİPZİG-HALLE HAVALİMANI'NDA İHA BULUNMUŞTU</b></p><p>Almanya&#39;daki Leipzig-Halle Havalimanı&#39;nda 4 Ağustos&#39;ta Ukrayna&#39;ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.</p><p>ABD istihbaratı, bulunan patlayıcı yüklü İHA&#39;nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına &quot;özgü&quot; olduğunu iddia etmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/almanyadan-rusyaya-iha-re-378_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/2053-turkiye-plastik-vizyonu-sekillendi-15-kritik-masada-ortak-akil-289822</link>
      <pubDate>2026-09-01T19:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2053 Türkiye plastik vizyonu şekillendi! 15 kritik masada ortak akıl]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi haritası netleşti. İstanbul'da gerçekleşen dev çalıştayda mikroplastiklerden yeşil finansmana kadar 15 kritik başlık masaya yatırılırken, ortaya çıkan kararların COP31'e sunulacağı açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2053 Türkiye plastik vizyonu şekillendi! 15 kritik masada ortak akıl]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy&#39;de bir otelde iki gün süren çalıştayın kapanış programında konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, çalıştayı düzenleyenlere ve katkı sunanlara teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362844.jpg"/><p>Çalıştayda konuşulan konulara bakıldığında birçoğunun bilinen, birçoğunun da görülmeyen ya da fark edilmeyen konular olduğunu belirten Gül, çalıştayda konuşulan konuların ve ortaya çıkan önerilerin, Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Antalya&#39;da düzenlenecek COP31&#39;e somut çıktılar sunacağını dile getirdi.</p><p>Gül, sunulan çözüm önerilerinin önemli bir kısmının sonraki toplantılara kadar hayata geçeceğine inandığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362841.jpg"/><p><b>15 MASADA FARKLI FARKLI SORUNLARA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SUNULDU</b></p><p>İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, 34 öğretim üyesi ile katıldıkları çalıştayda oluşturulan 15 masada görüşülen konuları ve çözüm önerilerini özetleyerek anlattı.</p><p>Mandal, masalarda &quot;Sürdürülebilir plastik ve hammadde üretimi&quot;, &quot;Eko-tasarım, sürdürülebilir durum ve ambalaj geliştirme&quot;, &quot;Kaynak verimliliği, temiz üretim ve endüstriyel simbiyoz&quot;, &quot;Plastik sanayisindeki yeşil dönüşüm, ihracat ve rekabet gücü&quot;, &quot;Tek kullanımlık plastikler, sürdürülebilir tüketim ve yeniden kullanım sistemleri&quot;, &quot;Plastik atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüşümü&quot;, &quot;Turizm, eğitim, sağlık ve toplu yaşam alanlarındaki plastik yönetimi&quot;, &quot;Denizlerde, iç sularda ve doğal ekosistemlerde plastik kirliliği&quot;, &quot;Tarımda plastik kullanımı, mikroplastikler ve gıda güvenliği&quot;, &quot;Mikro ve nanoplastikler&quot;, &quot;Eğitim, iletişim ve toplumsal davranış dönüşümü&quot;, &quot;Mevzuat, denetim ve kurumsal yönetişim&quot;, &quot;Yeşil finansman, yatırım ve teşvik mekanizmaları&quot;, &quot;Plastik atık verilerini izleme ve dijital dönüşüm&quot; ve &quot;2053 Türkiye Plastik Vizyonu&quot; konularının konuşulduğunu söyledi.</p><p>Prof. Dr. Mandal, masalarda emek ve katkı verenlere teşekkür ederek, ortaya çıkan fikir ve önerilerin en kısa sürede rapora dönüştürülmesini temenni etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362842.jpg"/><p><b>"VATANDAŞIMIZIN GÜNDEMİNDEN PLASTİK ATIK KRİZİNİ KALICI OLARAK ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Türkiye&#39;nin sahilleri, doğası ve havası için önemli bir çalıştayı tamamladıklarını ifade etti.</p><p>Çalıştayda farklı farklı masalarda Türkiye&#39;deki plastik atık krizine çözüm arandığını aktaran Ağırbaş, çözüm sunan paydaşlara teşekkür etti.</p><p>Ağırbaş, Türkiye&#39;nin plastik döngüsünü yeniden düşünmek için ortak bir akıl ve irade oluştuğuna dikkati çekerek, &quot;Bu bağlamda iki gün boyunca farklı kurumların temsilcileri kendi perspektiflerinden, kendi bakış açılarıyla masalara katkıda bulundular.&quot; diye konuştu.</p><p>Valilerin liderliğinde şehirlerdeki plastik atık krizini çözeceklerine yürekten inandığını dile getiren Ağırbaş, Türkiye&#39;de yapılan toplantılarda çıkan kararları dünyanın birçok ülkesinin takip ettiğini ve uygulamak için inisiyatif aldığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362847.jpg"/><p>Ağırbaş, Türkiye&#39;nin her bölgesinin, her şehrinin ve her sektörünün plastik meselesinin farklı ancak ihtiyaç duyulan çözümün ortak olduğunu dile getirdi.</p><p>Yerel deneyimlerin ulusal politikalarla buluşması gerektiğine işaret eden Ağırbaş, merkezden yerele, yerelden merkeze işleyen mekanizma kurmak zorunda olduklarını kaydetti.</p><p>Ağırbaş, çalıştay kapsamında oluşturulan masalarda tarımdan gıda güvenliğine, turizmden yerel yönetimlere, altyapıya, farklı farklı konuların ele alındığını ifade ederek &quot;Ele aldığımız bütün konularda çok verimli ve başarılı çıktılar elde ettik. Bugünden itibaren 17 bakanlığımızın desteğiyle buradan çıkan sonuçları bir eyleme dönüştüreceğiz ve inşallah önümüzdeki günlerde vatandaşımızın gündeminden plastik atık krizini kalıcı olarak çıkarmayı hedefliyoruz.&quot; dedi.</p><p>Program fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/2053-turkiye-plastik-vizy-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289821</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-tehdit-etmisti-patlama-sesleri-duyuldu-kesm-adasi-cevresinde-sicak-saatler-289821</link>
      <pubDate>2026-09-01T19:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD tehdit etmişti, patlama sesleri duyuldu: Keşm Adası çevresinde sıcak saatler]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin saldırı tehdidinin ardından İran basını, Hürmüz Boğazı üzerindeki Keşm Adası'nın çevresinde 5'ten fazla patlama sesi duyulduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD tehdit etmişti, patlama sesleri duyuldu: Keşm Adası çevresinde sıcak saatler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ordusunun saldırı başlattığını açıklamasının ardından İran basını, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası'nın yanı sıra Bender Abbas ve Sirik ile Sistan-Beluçistan'a bağlı Çabahar ve Kunarek kentleri çevresinde de patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.</p><p>İran devlet televizyonuna göre, Keşm Adası&#39;nın çevresinde 5&#39;ten fazla patlama sesi duyuldu.</p><p>Diğer yandan Fars ve Tesnim haber ajansları, Bender Abbas, Sirik, Çabahar ve Kunarek&#39;te de patlama sesleri duyulduğunu açıkladı.</p><p>Söz konusu patlamalara ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran&#39;da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattıklarını açıklamıştı.</p><p>CENTCOM&#39;un, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, İran&#39;ın Hürmüz Boğazı&#39;nda ticari gemilere ve bölgedeki ABD personeline &quot;saldırı girişimleri&quot;nde bulunduğu gerekçesiyle Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlatıldığı ifade edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/abd-tehdit-etmisti-patlam-715_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-1-kisi-tutuklandi-289820</link>
      <pubDate>2026-09-01T19:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: 1 kişi tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasıyla ilgili adliyeye sevk edilen 2 şüpheliden 1'i tutuklanarak cezaevine gönderildi, diğer zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: 1 kişi tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, emniyet ve jandarma koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 5. dalga operasyonunda gözaltına alınan 10 şüpheliden 2&#39;sinin daha işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi&#39;ne getirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362827.jpg"/><p>Savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 2 zanlıdan 1&#39;i tutuklandı, 1&#39;i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><p>Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 30&#39;a yükseldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42362828.jpg"/><p><b>5 ŞÜPHELİNİN İŞLEMLERİ DEVAM EDİYOR</b></p><p>Diğer 5 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.</p><p>Şüphelilerden dalgıç polis Gürkan Gürdal tutuklanmış, A.K ile V.İ. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Başsavcılık, iki dalgıç polise verilen adli kontrol kararına itiraz etmişti.</p><p>Operasyonda, Temmuz 2017 ile Temmuz 2019 arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K. ile eşi B.H.K, polis dalgıçları Gürkan Gürdal, A.K. ve V.İ., soruşturma kapsamında önceden tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.&#39;nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan P.B. gözaltına alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/gulistan-doku-dosyasinda--786_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankarada-fuhus-ve-kara-para-operasyonu-cemal-enginyurtun-danismani-cem-tekinoglu-tutuklandi-289819</link>
      <pubDate>2026-09-01T19:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da fuhuş ve kara para operasyonu: Cemal Enginyurt'un danışmanı Cem Tekinoğlu tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'un danışmanı Cem Tekinoğlu, "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlarından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da fuhuş ve kara para operasyonu: Cemal Enginyurt'un danışmanı Cem Tekinoğlu tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fuhuş ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'un danışmanı Cem Tekinoğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Tekinoğlu'nun, "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlarından tutuklandığı bildirildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ankarada-fuhus-ve-kara-pa-412_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kirgizistandan-ayrildi-289818</link>
      <pubDate>2026-09-01T19:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan'dan ayrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi kapsamındaki temaslarını tamamlamasının ardından Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'ten ayrıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan'dan ayrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ı Manas Uluslararası Havalimanı&#39;nda, Kırgızistan Başbakanı Adılbek Kasımaliyev ve Türkiye&#39;nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem uğurladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki heyet de Bişkek&#39;ten ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/cumhurbaskani-erdogan-kir-109_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuz-bogazinda-ipler-kopuyor-iran-deniz-ablukasi-savas-sebebidir-289817</link>
      <pubDate>2026-09-01T18:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda ipler kopuyor! İran: Deniz ablukası savaş sebebidir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün tamamen ellerinde olduğunu belirterek ABD'nin bölgedeki deniz ablukasını bir "askeri savaş" olarak niteledi ve kaçak yollarla geçmeye çalışan gemilere sert müdahalede bulunulduğunu açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda ipler kopuyor! İran: Deniz ablukası savaş sebebidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalibaf, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü konuşmasında Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>&quot;Hürmüz Boğazı'nın tam kontrolü silahlı kuvvetlerimizin elindedir.&quot; diyen Kalibaf, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan bazı gemileri geçirmeye çalıştığını savundu.</p><p>Kalibaf, &quot;ABD, hırsızlar ve kaçakçılar gibi birkaç gemiyi boğazdan geçirmeye çalışıyor ancak silahlı kuvvetlerimizin müdahalesiyle karşılaşıyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>ABD&#39;nin İran&#39;a yönelik son saldırılarının Hürmüz Boğazı'nda İran&#39;ın &quot;gücünü kullanmasından&quot; kaynaklandığını savunan Kalibaf, bu saldırılara &quot;ağır karşılık&quot; verdiklerini ileri sürdü.</p><p>Kalibaf, &quot;Eğer boğazın kontrolü ABD'nin elindeyse, neden her gün bunu tekrarlamak ve adalarımıza saldırmak zorunda kalıyor?&quot; dedi.</p><p><b>"HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN GÜNEY KORİDORUNU KULLANMAYA İZİN YOK"</b></p><p>ABD'nin gemilere Hürmüz Boğazı'ndan geçebilecekleri yönünde güvence verdiğini ancak bu gemilerin saldırıya uğradığını ileri süren Kalibaf, &quot;ABD, mutabakatın aksine boğazın güney güzergahını kullanmaya çalışıyor. Buna izin vermeyeceğiz.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Savaştan önce Hürmüz Boğazı'ndan günde en az 120 geminin geçtiğini ifade eden Kalibaf, &quot;Bir veya iki geminin bile boğazdan geçmesi, savaş öncesi dönemle kesinlikle kıyaslanamaz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetiminin uluslararası hukukla çelişmediğini öne süren Kalibaf, son 15 ayda askeri alanda 10 yıllık ilerleme kaydettiklerini iddia etti.</p><p>Ateşkesin ardından farklı ülkelerdeki ABD üslerine yönelik saldırıların &quot;stratejik anlam&quot; taşıdığını belirten Kalibaf, İran'ın füze kapasitesinin düşman tarafından engellenemeyeceği mesajını verdiklerini belirtti.</p><p><b>ABD'NİN DENİZ ABLUKASI: ASKERİ SAVAŞ</b></p><p>Deniz ablukasının &quot;askeri savaş&quot; anlamına geldiğini yineleyen Kalibaf, düşmanın &quot;hibrit savaş&quot; kapsamında İran içinde protestoları terör ve kısa süreli askeri saldırılarla eş zamanlı olarak başlatmayı hedeflediğini söyledi.</p><p>İran İslam Cumhuriyeti'nin politikasının ülke lideri Mücteba Hamaney'in talimatı doğrultusunda mutabakatın şartlarının yerine getirilmesi olduğunu dile getiren Kalibaf, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Toplumsal bütünlük, birbirimize tavsiye etmemiz gereken en önemli toplumsal iyiliktir. Her kesimden tüm siyasetçilerden anlaşmazlıkları bir kenara bırakmalarını istiyorum. Gücümüzü ortaya koyarak mantığımızı düşmana kabul ettireceğiz ve hiçbir zaman askeri ya da siyasi olarak teslim olmayacağız.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/hurmuz-bogazinda-ipler-ko-521_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gazzede-sivillere-kanli-saldiri-hamastan-acil-kitle-cagrisi-derhal-hareket-gecin-289816</link>
      <pubDate>2026-09-01T18:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gazze'de sivillere kanlı saldırı! Hamas'tan acil kitle çağrısı: Derhal hareket geçin]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Gazze'de yerinden edilen sivillerin sığındığı bölgeye düzenlenen 10'dan fazla hava saldırısı sonrası Hamas'tan sert açıklama geldi. "İsrail sivillerin hayatını kasıtlı olarak hiçe sayıyor." diyen Hamas ABD, BMGK ve arabulucu ülkelere çağrıda bulunarak Tel Aviv yönetiminin durdurulmasını istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gazze'de sivillere kanlı saldırı! Hamas'tan acil kitle çağrısı: Derhal hareket geçin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamas Hareketi, İsrail ordusunun bu sabah yerinden edilmiş Filistinlilerin yoğun olarak bulunduğu bir bölgeye düzenlediği saldırılara dair yazılı açıklama yaptı.</p><p>İnsansız hava araçları (İHA) ve topçu atışlarıyla gerçekleştirilen saldırılarda, çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>&quot;İsrail özel kuvvetlerinin Gazze&#39;nin batısındaki El-Ketibe bölgesinde, nüfusun ve yerinden edilmiş kişilerin yoğun olduğu bir alanın merkezinde gerçekleştirdiği bu saldırı, sivillerin hayatının kasıtlı olarak hiçe sayılması ve arabuluculara meydan okumadır.&quot;<br></p><p><b>ARABULUCU ÜLKELER VE ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI</b></p><p>Hamas açıklamasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#39;nun politikalarını da eleştirdi.<br></p><p>Açıklamada, İsrail hükümetinin ateşkes ihlallerini artırması, sivilleri sistematik biçimde hedef almayı sürdürmesi ve Gazze&#39;deki insani felaketi derinleştirmesinin, Başbakan Netanyahu&#39;nun arabulucu ülkelere meydan okuyan tutumunu ve uluslararası insancıl hukuku hiçe saydığını ortaya koyduğu vurgulandı.<br></p><p>ABD yönetimi ve arabulucu ülkelere net bir tutum sergileme çağrısında bulunan Hamas, sivillere yönelik saldırıların kınanmasını, Gazze Şeridi&#39;ndeki ihlallerin durdurulması için derhal harekete geçilmesini ve İsrail&#39;in ateşkes anlaşmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlanmasını istedi.<br></p><p>Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere uluslararası kurumlara sivillere yönelik ihlallerin durdurulması için acilen harekete geçme ve sorumluların uluslararası yargı önünde hesap vermesini sağlayacak adımları atma çağrısı yinelendi.<br></p><p>İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze kentinin batısına bu sabah kısa süre içinde 10&#39;dan fazla hava saldırısı düzenlemiş; saldırılar sonucu biri kadın ikisi çocuk 3 Filistinli hayatını kaybetmişti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/gazzede-cadir-kentlere-ka-276_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trabzonda-tarihi-gun-hayal-projede-ilk-kazma-vuruldu-havalimani-ile-stadyum-arasi-26-dakika-289815</link>
      <pubDate>2026-09-01T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzon'da tarihi gün! Hayal projede ilk kazma vuruldu: Havalimanı ile stadyum arası 26 dakika]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzon Raylı Sistem Hattı'nın temel atma töreninde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 16,2 kilometrelik hattın detaylarını açıkladı. Günlük 150 bin yolcu kapasiteli hatta yolculuk süresi sadece 26 dakika olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzon'da tarihi gün! Hayal projede ilk kazma vuruldu: Havalimanı ile stadyum arası 26 dakika]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, Avni Aker Millet Bahçesi&#39;nde düzenlenen Trabzon Raylı Sistem Hattı Temel Atma Töreni&#39;nde yaptığı konuşmada, projenin Trabzon kent içi ulaşım ağının gücüne güç katacağını, şehir içi trafiğe güçlü bir nefes aldıracağını ve şehrin çehresini daha da güzelleştireceğini belirtti.</p><p>Trabzon Raylı Sistem Hattı&#39;nın yıllarca hayali kurulan bir proje olduğunu vurgulayan Uraloğlu, 16,2 kilometrelik projede, Karayolları, Trabzon Şehir Hastanesi, Uzunkum ve Avni Aker Millet Bahçesi olmak üzere 4 yerde aynı anda ilk kazmayı vuracaklarını ifade etti.</p><p>Uraloğlu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile birlikte şehrin geleceğine, hemşehrilerinin konforuna ve yaşam kalitesine yapılan büyük bir yatırımı hayata geçireceklerini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Trabzon&#39;da bugüne kadar birçok ulaşım ve altyapı yatırımını hayata geçirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, bölünmüş yollar, tüneller, kavşaklar ve yeni havalimanı çalışmalarıyla Trabzon&#39;u her geçen gün daha erişilebilir, daha yaşanabilir bir şehir haline getirdiklerini ve getirmeye devam ettiklerini anlattı.</p><p>Uraloğlu, bugün ise Trabzon&#39;un ilk raylı sistem projesiyle Trabzon&#39;da kent içi ulaşımı yeni bir bakış açısıyla birleştirdiklerini belirtti.</p><p><b>HAT TAMAMLANDIĞINDA GÜNLÜK 150 BİN KİŞİYE HİZMET SUNULACAK</b></p><p>Trabzon Raylı Sistem Hattı&#39;nın Akçaabat ilçe sınırlarındaki Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünden başlayarak Trabzon Havalimanı&#39;na kadar uzanacağının altını çizen Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;Esasında bir metro hattından bahsediyoruz. Karayolları, Şehir Hastanesi, Trabzonspor Stadyumu, Bayındırlık İskan, Beşirli, Orman İşletme Bölge Müdürlüğü, Tanjant, İnönü, Atapark, Pazarkapı, Meydan Parkı, Terminal, Sanayi, Forum AVM, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Havalimanı olmak üzere toplam 16 istasyon yer alacak, hizmet edecek. Böylece Şehir Hastanesi&#39;nden Havalimanına, Karadeniz Teknik Üniversitesi&#39;nden Şenol Güneş Spor Kompleksi&#39;ne, Forum AVM&#39;den şehir merkezine kadar hemşehrilerimizin en yoğun kullandığı yaşam, eğitim, sağlık, spor ve ulaşım noktalarını tek bir raylı sistem hattı üzerinde buluşturuyoruz. Karayolları istasyonundan başlayıp Havalimanımıza ulaşan güzergahımızın tamamını sadece 26 dakikada kat edeceğiz. Hattımız tamamlandığında 30 kişilik araçlarımızla günlük 150 bin hemşehrimize hizmet verebileceğiz.&quot;</p><p><b>Uraloğlu, hattın sadece kilometrelerden, istasyonlardan ve rakamlardan ibaret olmadığını belirterek, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bu hat, Trabzon&#39;un kalbinde akan bir nefes, şehirle insanımız arasında kurulan yeni bir bağ olacak. İstanbul&#39;dan, Ankara&#39;dan, Avrupa&#39;dan, dünyanın her tarafından memleket hasretiyle uçağa atlayan bir Trabzonsporlumuz, havalimanında valizini alır almaz dakikalar içerisinde bordo-mavi tezahüratlarının yankılandığı Şenol Güneş Spor Kompleksi&#39;ndeki tribününe ulaşmış olacak. Bu hat sadece bir ulaşım aracı değil, o maç coşkusunu, o takım sevgisini, o hemşehri bağını en hızlı ve konforlu şekilde taşıyan bir köprü olacak. Trabzon Raylı Sistem Hattımız çevre dostu teknolojisiyle hava kirliliğini azaltacak, karbon salınımını düşürecek. Böylece Trabzon&#39;un temiz havasını, yeşilini, mavisini gelecek nesillere de saf bir şekilde taşımış olacağız. Geçtiği her mahallede, her semtte ekonomik değeri yükseltecek, yeni iş imkanları, yeni istihdam alanları oluşturacak. Şehrimizin ticaretini güçlendirecek, bereketlendirecek önemli projelerden birinden bahsediyoruz. Trabzon&#39;un dününü, bugününü ve yarınını birbirine bağlayan, şehrimize yakışan yeni bir gurur abidesi olarak inşallah bugün ilk kazmayı vuruyoruz.&quot;</p><p>Bakan Uraloğlu, Trabzon güçlendikçe ve büyüdükçe etrafındaki illere de katkısının artacağını sözlerine ekledi.</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Uraloğlu ve beraberindekiler butona basarak, Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü ile Trabzon Havalimanı arasında 16 istasyonda hizmet verecek 16,2 kilometrelik Trabzon Raylı Sistem Hattı Projesi&#39;nin temelini attı.</p><p>Törene, Trabzon Valisi Tahir Şahin, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, AK Parti Trabzon milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.</p><p>Kentteki temasları kapsamında Köprübaşı Belediye Başkanı Ali Aydın&#39;ı makamında ziyaret eden Uraloğlu, daha sonra ilçe esnafıyla, ardından da partililerle bir araya geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/trabzonda-tarihi-gun-haya-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktas-duyurdu-cocuk-bakiminda-kogus-devri-bitti-yeni-model-devrede-289814</link>
      <pubDate>2026-09-01T18:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş duyurdu: Çocuk bakımında 'koğuş' devri bitti, yeni model devrede]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muş'taki Çocuk Evleri Sitesi'nin temel atma töreninde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, devlet korumasındaki 15 bin 727 çocuğun artık koğuş sisteminde değil, ev sıcaklığındaki yeni modelle yetiştiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş duyurdu: Çocuk bakımında 'koğuş' devri bitti, yeni model devrede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş'taki programı kapsamında, kent merkezine 6 kilometre mesafedeki Karaköprü köyünde düzenlenen &quot;Bahattin Demircan Çocuk Evleri Sitesi Temel Atma Töreni&quot;ne katılan Göktaş, çocuklara yeni bir yuva kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.</p><p>Çocukların burada bir yuvaya ait olmanın güveniyle ilgi ve şefkatle büyüyeceğini, yeteneklerini keşfedeceğini ve aldıkları eğitim ve desteklerle hayallerini gerçeğe dönüştüreceklerini belirten Göktaş, atılan bu temelin çocuklar için umut dolu yarınların başlangıcı olacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361444.jpg"/><p><b>"ÇOCUKLARIMIZIN EV ORTAMINDA BÜYÜDÜĞÜ BİR MODELİ HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Temelini attıkları eseri kente kazandırmak için emek veren başta Demircan Ailesi olmak üzere Vali Avni Çakır, milletvekilleri ve emeği geçenlere teşekkür eden Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Cumhurbaşkanı&#39;mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, çocuk bakım anlayışımızdan yaşam alanlarımıza kadar köklü bir değişim gerçekleştirdik. Kalabalık koğuş tipi yapılardan, çocuklarımızın ev ortamında büyüdüğü bir modeli hayata geçirdik. Eskiden koğuşlarda çocuklar yüzlercesi, yan yana beraber büyürdü. Ancak geldiğimiz noktada, ev tipi kuruluşlarda özellikle çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği, 10 çocuğumuzun bir arada kaldığı, bir ev annesiyle, ev sıcaklığında büyüdüğü bir dönüşüm gerçekleştirdik. Her evladımızı ayrı ayrı gözeten, gelişimini yakından takip eden bir anlayışı esas aldık. Bu kapsamda, koruma ve bakım altındaki 15 bin 727 çocuğumuza ev tipi kuruluşlarımızda güvenli bir yaşam alanı oluşturuyoruz.&quot;</p><p>Çocuklara sanat, spor, bilim ve akademi alanlarında ilgi ve yeteneklerine uygun imkanlar sunduklarını aktaran Göktaş, 3 bin 200 çocuğun lisanslı olarak spor yaparak disiplin ve özgüven kazanmasına, 3 bin 768 çocuğun ise kültür ve sanatın dönüştürücü gücüyle donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sunduklarını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361453.jpg"/><p><b>"SİTEMİZ, 13-18 YAŞLARINDAKİ 50 ERKEK ÇOCUĞUMUZA YUVA OLACAK"</b></p><p><b>Buradan yetişen çocukların yarının sporcusu, akademisyeni, bilim insanı olacağına inandığını dile getiren Göktaş, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Kuruluşlarımızda ve koruyucu ailelerimizin yanında yetişen çocuklarımızın üniversite giriş sınavlarında elde ettikleri başarılar hepimizi gururlandırıyor. Temellerini attığımız Bahattin Demircan Çocuk Evleri Sitesi, evlatlarımızı hayata hazırlayan hizmet anlayışımızın uçtaki bir yansıması olacak. Sitemiz, 13-18 yaşlarındaki 50 erkek çocuğumuza yuva olacak. 5 çocuk evi, sosyal tesis ve idari binadan oluşacak bu yaşam alanını, evlatlarımızın ihtiyaçlarını gözeterek tasarladık. Müzik, görsel sanatlar, el sanatları atölyelerinde kendilerini ifade etmenin farklı yollarını keşfedecekler. Akıl ve zeka oyunları salonlarında düşünme ve problem çözme becerilerini ilerletecekler. Spor salonlarında takım ruhunu ve birlikte başarmanın sevincini yaşayacaklar. Ortak etkinlik alanlarında akranlarıyla öğrenecek, güzel vakitler geçirecekler. Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın da ifade ettiği gibi kimsesizlerin kimsesi olan devletimiz, anne babasından ayrı düşenlere her daim en güvenli liman olmuştur. Devletimizin himayesindeki her çocuğumuza yeteneklerini geliştirecek fırsatları sunmak, ülkemizin geleceğine karşı sorumluluğumuzdur.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361443.jpg"/><p><b>"VATANDAŞIN 24 SAAT EMRİNDE OLAN BİR DEVLET ANLAYIŞI"</b></p><p>Vali Avni Çakır, devletin tarihin her döneminde mazlumun yanında olduğunu, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyi, fakiri, garip gurebayı gözetmeyi yönetim anlayışının merkezine koyduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361450.jpg"/><p>Vatandaşlara hizmet için gayret ettiklerini anlatan Çakır, &quot;Özellikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın görevine bakıldığında şehit ailelerinden gazilere, engellilerden evlat edinmiş olanlara, yetimlere, öksüzlere, ihtiyaç sahiplerine, yaşlılara, aklınıza gelen her türlü yardıma muhtaç insana yardım için gece gündüz demeden çalışan bir camia ve bu doğrultuda vatandaşın 24 saat emrinde olan bir devlet anlayışı. 81 ilde çocuk evleriyle yurtlarıyla diğer kurumlarıyla görevini yerine getiriyor. Ama bu hizmetler hayırsever iş insanlarımızın da yatırımlarıyla aynen burada olduğu gibi, birleşince çok daha anlam kazanır.&quot; diye konuştu.</p><p>AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek de Muş&#39;un son yıllarda sağlık, eğitim, ulaşım ve sosyal hizmetler alanında önemli yatırımlar aldığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42361445.jpg"/><p>Çocuk evleri sitesini yaptıran Demircan Ailesi&#39;nden Doğugaz AŞ Genel Müdürü Serhat Demircan, kazancın asıl değerinin topluma ve geleceğe yapılan katkıyla ölçüldüğünü aktardı.</p><p>Konuşmaların ardından çocuk evleri sitesinin temeli atıldı.</p><p>Daha sonra Engelli Aktif Yaşam Merkezi&#39;nin açılışına katılan Bakan Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Vali Çakır, AK Parti Muş Milletvekili Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay ve AK Parti İl Başkanı Melik Emre ile merkezi gezdi, çocuklarla sohbet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bakan-goktas-duyurdu-cocu-490_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-duyurdu-fatih-tekke-donemi-resmen-kapandi-289813</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor duyurdu! Fatih Tekke dönemi resmen kapandı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke ile yollarını ayırdığını resmen duyurdu. Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Serkan Kılıç, teknik direktör Fatih Tekke ile karşılıklı anlaşılarak yolların ayrıldığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor duyurdu! Fatih Tekke dönemi resmen kapandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor'da Fatih Tekke dönemi sona erdi. Trabzonspor Kulübü, teknik direktör Fatih Tekke ile yolların ayrıldığını açıkladı.</p><p>Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Serkan Kılıç, teknik direktör Fatih Tekke ile karşılıklı anlaşılarak yolların ayrıldığını açıkladı.</p><p>Kılıç, bordo-mavili kulübün sosyal medya hesaplarından açıklamasında, Fatih Tekke ile bir araya gelerek mevcut süreci ve takımın geleceğini kapsamlı değerlendirdiklerini belirtti.</p><p>"Görüşmeler sonucunda Fatih Tekke ile Trabzonspor'un menfaatleri ve geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırma kararı aldık." ifadesini kullanan Kılıç, şöyle devam etti:</p><p>"Fatih Tekke, görev yaptığı yaklaşık 18 aylık süreç boyunca Trabzonspor'a önemli değerler kattı. Bu dönemde kadromuza dahil edilen oyuncuların gelişimine sağladığı katkının yanı sıra kulübümüze hem sportif hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağladı. Türkiye Kupası'nı müzemize kazandırarak da Trabzonspor tarihine adını bir kez daha yazdırdı. Bugün gelinen noktada, varlığının Trabzonspor'a herhangi bir şekilde zarar vermesine asla razı olamayacağını ifade eden hocamızla kulübümüzün menfaatlerini her şeyin üzerinde tutarak yeni bir yol haritası çizmenin kaçınılmaz olduğu konusunda karşılıklı bir anlayışa vardık."</p><p>Kılıç, Fatih Tekke'ye teşekkür ederek "Hocamıza bugüne kadar Trabzonspor için ortaya koyduğu emek, özverili çalışmaları, kazandırdığı başarılar ve kulübümüze kattığı değer için teşekkür ediyoruz. Fatih Tekke'ye bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyor, Trabzonspor camiasının bir ferdi olarak kendisini kulübümüze yaşattığı güzel duygular ve bıraktığı değerli izlerle her zaman saygıyla hatırlayacağımızı ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/trabzonspor-duyurdu-fatih-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/platin-eylul-ayinda-da-zengin-icerigiyle-yani-basinizda-289812</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PLATİN, Eylül ayında da zengin içeriğiyle yanı başınızda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[PLATİN, Eylül sayısında da iş dünyasının dönüşümüne, değişen tüketici davranışlarına ve yeni nesil iletişim modellerine ışık tutuyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PLATİN, Eylül ayında da zengin içeriğiyle yanı başınızda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her ay ekonomi ve iş dünyasının nabzını tutan PLATİN, Eylül  sayısında da iş dünyasının dönüşümüne, değişen tüketici davranışlarına ve yeni  nesil iletişim modellerine ışık tutuyor. Teknoloji, inovasyon, pazarlama ve  ticaret ekseninde hazırlanan dopdolu içerikleriyle Platin, gündemi yakından  takip etmek isteyenlerin rehberi olmaya devam ediyor.</p><p><b>SOSYAL MEDYANIN YENİ EKOSİSTEMİ</b></p><p>Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte sosyal medya yalnızca  iletişim kurulan bir alan olmaktan çıkıyor; markaların tüketiciyle bağ kurduğu,  deneyim sunduğu ve ticareti şekillendirdiği yeni bir ekosisteme dönüşüyor.  Değişen platform dinamikleri, yeni nesil kullanıcı alışkanlıkları ve içerik  üretimindeki dönüşüm, markaların iletişim stratejilerini de yeniden  kurgulamasını gerektiriyor.</p><p>Platin Eylül, sosyal medyanın yeni ekosistemini mercek altına  alırken, markaların bu dönüşüme nasıl adapte olması gerektiğini ve dijital  dünyanın sunduğu yeni fırsatları iş dünyasının perspektifinden ele alıyor.</p><p><b>YENİ NESİL PAZARLAMA VE TİCARET</b></p><p>Tüketici beklentileri değişiyor, satın alma alışkanlıkları  dönüşüyor, markalar ise daha hızlı ve daha esnek stratejiler geliştirmek  zorunda kalıyor. Sadeleşme trendinden "de-influencing" dalgasına, değişen  tüketici davranışlarından yeni nesil ticaret modellerine kadar pek çok gelişme,  pazarlama dünyasının ezberlerini yeniden şekillendiriyor.</p><p>Platin Eylül sayısında; yeni nesil pazarlama ve ticaret  anlayışını, markaların dönüşen tüketici beklentilerine verdiği yanıtları ve  rekabet ortamında öne çıkmak için geliştirdikleri stratejileri kapsamlı  analizlerle gündeme taşıyor.</p><p><b>İÇERİKTEN DENEYİME, ETKİLEŞİMDEN SATIN ALMAYA</b></p><p>Bugünün tüketicisi yalnızca içerik görmek değil, markalarla  anlamlı bir deneyim yaşamak istiyor. İçeriğin etkileşime, etkileşimin ise satın  alma kararına dönüştüğü yeni dünyada markalar için doğru hikâyeyi doğru kanalda  ve doğru deneyimle sunmak her zamankinden daha önemli.</p><p>Bu dönüşümün iş dünyasına yansımalarını ele alan Platin Eylül;  içerik üretiminden marka deneyimine, etkileşim stratejilerinden satın alma  yolculuğuna kadar tüketiciyle kurulan bağın tüm aşamalarını mercek altına  alıyor.</p><p>Her ay yenilenen zengin içeriğiyle PLATİN, ekonomi ve iş  dünyasının gündemini farklı perspektiflerle okuyucularına sunmaya devam ediyor.  Platin Eylül Sayısı, e-dergide ve tüm bayilerde...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/platin-eylul-ayinda-da-ze-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-plastik-atik-calistayinda-15-tematik-masanin-ciktilari-kamuoyu-ile-paylasildi-289811</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda 15 tematik masanın çıktıları kamuoyu ile paylaşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı tarafından Gelecek İçin Sıfır Atık – Ortak Akıl Platformu kapsamında düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, iki gün boyunca kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, özel sektörü, sivil toplum kuruluşlarını ve alanında uzman isimleri plastik kirliliğiyle mücadele için aynı zeminde buluşturdu. Çalıştayda ortaya konulan görüş ve çözüm önerileriyle, 2053 Türkiye Plastik Vizyonu'na katkı sunacak politika ve uygulama alanları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda 15 tematik masanın çıktıları kamuoyu ile paylaşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Sıfır Atık Vakfı</b> tarafından 31 Ağustos&#8211;1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da, Kültür ve Turizm Bakanı <b>Mehmet Nuri Ersoy</b>'un teşrifleriyle gerçekleştirilen <b>Gelecek İçin Sıfır Atık &#8211; Ortak Akıl Platformu Türkiye Plastik Atık Çalıştayı</b>, plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı değerlendirmelerin ardından tamamlandı.</p><p>Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı <b>Emine Erdoğan'ın</b> öncülüğünde küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık vizyonundan hareketle gerçekleştirilen çalıştay, plastik meselesini yalnızca atık yönetimi çerçevesinde değil; üretimden tüketime, ürün tasarımından yeniden kullanıma, geri dönüşümden insan sağlığına ve ekonomik dönüşüme kadar bütüncül bir yaklaşımla ele aldı.</p><p>Türkiye'nin 9&#8211;20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı <b>COP31</b>'e giden süreçte gerçekleştirilen çalıştay, plastik kirliliğiyle mücadelede Türkiye'nin ortak yaklaşımının güçlendirilmesi açısından önemli bir istişare ve değerlendirme zemini oluşturdu. COP31 Başkanlığını yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <b>Murat Kurum</b>'un liderliğinde sürdürülen hazırlık sürecine katkı sunması hedeflenen çalıştayda, Türkiye'nin iklim eylemi ve döngüsel ekonomi gündemine somut katkılar sağlayacak başlıklar değerlendirildi.</p><p>Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nın kapanış programında İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. <b>Hasan Mandal</b>, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu <b>Samed Ağırbaş</b> ile İstanbul Valisi <b>Davut Gül</b> katılımcılara hitap etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/whatsappimage2026090-01092026da5bdfc9.jpg"/><p><strong><b>"MEVCUT DURUMU VE GELECEKTE NASIL OLMASI GEREKTİĞİNİ HEP BİRLİKTE PAYLAŞTIK"</b></strong></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu <b>Samed Ağırbaş</b>, kapanış programındaki konuşmasında, çalıştayda farklı masalarda Türkiye'deki plastik atık krizine çözüm arandığını belirterek, "Farklı masalarda Türkiye'deki plastik atık krizine çözüm aradık. Bu çözümlere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Türkiye'nin plastik atık sorununa hep birlikte çözüm bulmak için burada akıl teri akıttık. Mevcut durumu ve gelecekte nasıl olması gerektiğini hep birlikte paylaştık. İki gün boyunca farklı kurumların temsilcileri kendi perspektiflerinden kendi bakış açılarıyla masalara katkıda bulundular. Çalıştay öncesi 4 ilimizde koordinasyon toplantıları gerçekleştirmiştik. Plastik atık sorununun baş gösterdiği Adana, Mersin, Muğla ve Antalya illerinden valilerimiz dün burada bizimleydi. Şehirlerimizi Valiler Oturumu'nda 360 derece ele aldık. Şehirlerimizdeki plastik atık krizini çözeceğimize biz yürekten inanıyoruz" dedi.</p><p><strong><b>"VALİLİKLERİMİZLE ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜRSE MUTLAK BAŞARIYA ULAŞMAK ÇOK DAHA KOLAY OLACAK"</b></strong></p><p>Ağırbaş, "İçişleri Bakanlığımızla yeni bir protokol imzaladık. Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu'nu da Valimiz Davut Gül liderliğinde gerçekleştirmiştik. Valiliklerimizle çalışmalar yürütülürse mutlak başarıya ulaşmanın çok daha kolay olacağını düşünüyorum. İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül'e teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu.</p><p><strong><b>"YEREL DENEYİMLERİ ULUSAL POLİTİKALARLA BULUŞTURMAK ZORUNDAYIZ"</b></strong></p><p>Çalıştayın ardından sürecin 17 bakanlık ile birlikte takip edileceğini söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti:</p><p>"Türkiye'nin her ilinin, her sektörünün plastik meselesi farklı ama çözüm ortak. Tüm farklılıklar Türkiye Plastik Döngüsü'nün farklı parçalarını temsil ediyor. Yerel deneyimleri ulusal politikalarla buluşturmak zorundayız. Buradaki masalarda farklı konuları ele aldık. Ele aldığımız bütün konularda verimli ve başarılı çıktılar elde ettik. Bugünden itibaren 17 bakanlığımızın desteğiyle buradan çıkanları eylem planına dönüştürecek ve inşallah plastik krizini vatandaşımızın gündeminden çıkarmak istiyoruz. Masalardan çıkan sonuçları başta kamuda ve diğer bölgelerde takibinin yapılmasıyla alakalı var gücümüzle çalışacağız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/whatsappimage2026090-010920265b173315.jpg"/><p><strong><b>"ÇÖZÜM İÇİN 'NASIL YAPACAĞIZ?' SORUSU ÖNEMLİ"</b></strong></p><p>İTÜ Rektörü Prof. Dr. <b>Hasan Mandal</b> ise, çözüm için "Nasıl yapacağız?" sorusunun önemli olduğunun altını çizerek, "Bu soru, bu iki günlük toplantıda dikkate alınarak çalışıldı. Basit bir plastik gibi, çevre olayı gibi gözükse de dinamik bir ortamda çözüm noktası ancak birlikte iş yapılarak mümkün. Avrupa'da ikinci ülkeyiz üretim noktasında. Geri dönüşüm noktasında yine ikinci ülkeyiz ama katma değerde daha geriden geliyoruz. Katma değeri konuşurken sadece teknoloji firmaları değil, hizmet sektörümüzü de ele almalıyız" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/whatsappimage2026090-0109202650d25689.jpg"/><p><strong><b>"TARİHİ BİR HAFTAYA TANIKLIK ETTİK"</b></strong></p><p>İstanbul Valisi <b>Davut Gül</b>, ise tarihi bir haftaya tanıklık ettiğimizi ifade ederek, "Başta bu organizasyonu düzenleyen Sıfır Atık Vakfımız ve Başkanı ile katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yönetişimin en iyi somut göstergelerinden birisini hayata geçirdiniz. Hem sektör var hem sivil toplum kuruluşları var hem de 17 bakanlığımızın katılımı var. Birçoğunu bildiğimiz ama birçoğunu da bilmediğimiz fark etmediğimiz, yani madalyonun bir diğer yüzünü de görmüş olduk. COP31'e giderken, bu çalıştayın sonuçlarıyla, somut çıktılarla gideceğiz. Bundan sonraki süreçte politika yapıcılara talepler de iletilecek" diye konuştu.</p><p>"Bazen denilir 'STK'lar ne yapar?' İşte Sıfır Atık Vakfı başta olmak üzere, STK'lardan beklediğimiz bu tür etkinlikler" diyen Gül, "Elle tutulur, somut ve toplumun ihtiyaçlarının dile getirilmesi. Sıfır Atık Vakfımızın kuruluşunu himaye eden Emine Erdoğan Hanımefendi olmak üzere Samed Başkan'a ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. İstanbul olarak buna ev sahipliği yaptığımız için kendimizi şanslı addediyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p><strong><b>PLASTİK DÖNGÜSÜ 4 ANA BAŞLIKTA ELE ALINDI</b></strong></p><p>Çalıştay kapsamında, <b>İstanbul Teknik Üniversitesi Sıfır Atık Enstitüsü</b> akademik koordinasyonunda plastik döngüsünün bütüncül şekilde değerlendirilmesi amacıyla dört ana tematik blok ve 15 çalışma masası oluşturuldu.</p><p>İki gün boyunca gerçekleştirilen çalışmalarda plastik üretimi, tasarımı ve ekonomik dönüşümden tüketim, atık, kirlilik ve çevreye; gıda güvenliği ve insan sağlığından yönetişim, finansman, veri ve gelecek vizyonuna kadar plastik döngüsünün tüm aşamaları ele alındı.</p><p><strong><b>TEMATİK MASA ÇIKTILARI PROF. DR. HASAN MANDAL TARAFINDAN PAYLAŞILDI</b></strong></p><p>İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, çalıştayın kapanışında 15 tematik masadan gelen sonuç çıktılarını kamuoyu ile paylaştı:</p><p><b>Masa 1 &#8211; Sürdürülebilir Plastik ve Hammadde Üretimi:</b></p><p>Türkiye'nin birincil hammadde dışa bağımlılığını azaltmak için ikincil hammadde kullanımının artırılması, kaynağında ayrı toplama ve ileri geri dönüşüm teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve GEKAP kaynaklarının bu yatırımları destekleyecek şekilde yönlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur.</p><p><b>Masa 2 &#8211; Eko-Tasarım, Sürdürülebilir Ürün ve Ambalaj Geliştirme:</b></p><p>Eko-tasarım için ürün grubu bazında açık kriterler ve uyum takvimi oluşturulması, çevresel beyanları doğrulayacak veri altyapısının kurulması ve tasarım kararlarının toplama ve geri dönüşüm altyapısıyla birlikte ele alınması gerektiği belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 3 &#8211; Kaynak Verimliliği, Temiz Üretim ve Endüstriyel Simbiyoz:</b></p><p>Birincil hammadde ve dışa bağımlılığın azaltılması, güvenilir ikincil ve biyobazlı hammadde arzının geliştirilmesi, yüksek katma değerli mühendislik plastiklerinde yerli kapasitenin artırılması ve plastik madde akışlarının izlenebilir hale getirilmesi öncelikli dönüşüm alanları olarak belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 4 &#8211; Plastik Sanayisinde Yeşil Dönüşüm, İhracat ve Rekabet Gücü:</b></p><p>AB mevzuatına uyum sürecinde sektörün rekabet gücünün korunması için izlenebilirlik, test ve sertifikasyon altyapısının güçlendirilmesi; teknoloji, finansman ve nitelikli insan kaynağının birlikte desteklenmesi gerektiği ortaya konmuştur.</p><p><b>Masa 5 &#8211; Tek Kullanımlık Plastikler, Sürdürülebilir Tüketim ve Yeniden Kullanım Sistemleri:</b></p><p>Tek kullanımlık plastiklere yönelik dönüşümün kademeli bir takvim ve uygun finansmanla yürütülmesi, kaynağında ayrı toplama ve denetimin güçlendirilmesi ve geri dönüştürülmüş malzemenin özellikle gıda ile temas eden ürünlerde kullanımına ilişkin mevzuatın netleştirilmesi gerektiği belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 6 &#8211; Plastik Atıkların Toplanması, Ayrıştırılması ve Geri Dönüşümü:</b></p><p>Plastik geri dönüşümünün temelinin kaynağında ayrı toplama olduğu; bunun sürdürülebilir finansman, kayıt dışılığın azaltılması, lisanslı işletmelerin güçlendirilmesi, etkin denetim ve vatandaş farkındalığıyla birlikte ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.</p><p><b>Masa 7 &#8211; Turizm, Eğitim, Sağlık ve Toplu Yaşam Alanlarında Plastik Yönetimi:</b></p><p>Ayrı toplanan plastiklerin sonraki aşamalarda yeniden karıştırılmasını önleyecek sistemlerin kurulması, belediyelerde görev ve kapasite sorunlarının giderilmesi ve özellikle turizmde yeniden dolum ile yeniden kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiği belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 8 &#8211; Denizlerde, İç Sularda ve Doğal Ekosistemlerde Plastik Kirliliği:</b></p><p>Plastiklerin denizlere ve doğal ekosistemlere ulaşmasını önlemede kaynağında ayrıştırmanın güçlendirilmesi, sürekli eğitim ve etkin denetim mekanizmalarının kurulması ve uzun vadede altyapı ile üretim-tüketim sistemlerinin dönüştürülmesi gerektiği ortaya konmuştur.</p><p><b>Masa 9 &#8211; Tarımda Plastik Kullanımı, Mikroplastikler ve Gıda Güvenliği:</b></p><p>Tarımsal ve gıda kaynaklı plastiklerin ayrı toplanıp izlenmesi, analiz ve dijital takip altyapısının güçlendirilmesi, kaçak atık girişlerinin önlenmesi ve tarımsal atıkların ÇKS ile ilişkilendirilecek bir sistem üzerinden yönetilmesi gerektiği belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 10 &#8211; Mikro ve Nanoplastikler: İnsan Sağlığı, Maruziyet ve Risk Değerlendirmesi:</b></p><p>Mikro ve nanoplastiklere ilişkin ortak ölçüm ve analiz yöntemlerinin, laboratuvar kapasitesinin ve risk değerlendirme altyapısının geliştirilmesi; maruziyetin azaltılması ve güvenli alternatiflerin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi gerektiği ortaya konmuştur.</p><p><b>Masa 11 &#8211; Eğitim, İletişim ve Toplumsal Davranış Dönüşümü:</b></p><p>Sürdürülebilirlik eğitiminin kurumlar arası eşgüdümle güçlendirilmesi, plastik konusunda doğru ve hedef kitleye uygun iletişim araçlarının geliştirilmesi ve güvenilir bilgiyi sağlayacak ortak bir veri kaynağının oluşturulması gerektiği belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 12 &#8211; Mevzuat, Denetim ve Kurumsal Yönetişim:</b></p><p>Mevzuat ve uygulamaya ilişkin bilgilendirmenin ortak bir takvimle yürütülmesi, kaynağında ayrı toplamanın genişletilmiş üretici sorumluluğu kapsamında güçlendirilmesi ve sistemin etkinliği için kayıt dışılığın azaltılması gerektiği sonucuna varılmıştır.</p><p><b>Masa 13 &#8211; Yeşil Finansman, Yatırım ve Teşvik Mekanizmaları:</b></p><p>Plastik sektörünün dönüşümü için doğrulanmış veri temelli ve sektörün teknik özelliklerini dikkate alan finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, teşviklerin tek bir yol haritası altında eşgüdümlenmesi ve 2027&#8211;2031 dönemini kapsayan çok paydaşlı bir dönüşüm mekanizmasının kurulması gerektiği belirlenmiştir.</p><p><b>Masa 14 &#8211; Plastik Atık Verileri, İzleme ve Dijital Dönüşüm:</b></p><p>Plastik atık verilerinin ortak standartlarda toplanması ve kurumlar arasında entegre edilmesi, beyanların saha verileriyle doğrulanması ve atığın kaynağından nihai işleme kadar dijital teknolojiler ve yapay zekâ destekli sistemlerle izlenmesi gerektiği ortaya konmuştur.</p><p><b>Masa 15 &#8211; 2053 Türkiye Plastik Vizyonu ve Uluslararası İş Birliği:</b></p><p>2053 Türkiye Plastik Vizyonu'nun Ulusal Plastik Stratejisi ve Eylem Planı ile somutlaştırılması; 2027&#8211;2031 döneminde sanayinin dönüşüm ve yatırım kapasitesinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin 2053'te Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Orta Asya'ya teknoloji, bilgi ve deneyim aktaran bölgesel bir döngüsel plastik hub ülkesi konumuna gelmesi gerektiği belirlenmiştir.</p><p><strong><b>PLASTİK DÖNGÜSÜ SONUÇ RAPORU ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE KAMUOYU İLE PAYLAŞILACAK</b></strong></p><p><b>Türkiye Plastik Atık Çalıştayı</b>'nın ardından<b> Plastik Döngüsü Sonuç Raporu</b>'nun ise önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.<b></b></p><p>Çalıştayda ortaya konulan önerilerin ayrıca ilgili kurumların görev ve sorumluluk alanlarına göre sınıflandırılarak <b>Bakanlık Bazlı Politika ve Değerlendirme Raporları</b>'na dönüştürülmesi hedefleniyor.</p><p>Ortaya çıkan çıktılarla; plastik kirliliğiyle mücadelede öncelikli sorunların ve ihtiyaçların belirlenmesi, uygulanabilir politika ve çözüm seçeneklerinin geliştirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ulusal mevzuat ile strateji belgelerine katkı sunulması amaçlanıyor.</p><p>Çalıştayda ortaya konulan ortak aklın, 2053 Türkiye Plastik Vizyonu doğrultusunda geliştirilecek politika ve uygulamalara katkı sunması, plastik kirliliğiyle mücadelede çok paydaşlı iş birliğini güçlendirmesi ve COP31 sürecinde Türkiye'nin çevre ve iklim gündemine somut katkılar sağlaması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/turkiye-plastik-atik-cali-662_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-devlet-baskani-putin-turkiye-dis-politika-ve-ekonomi-alanlarinda-ayricalikli-ortakla-289810</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Putin: Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye'nin dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklardan biri olduğunu belirterek, "Ortak projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Bunlardan biri Akkuyu Nükleer Güç Santrali. Santralin ilk ünitesini bu yıl devreye sokma hedefi koydunuz. Bu böyle olacak" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Putin: Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İş birliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.</p><p>Görüşmenin başında konuşan Putin, Erdoğan ile uzun süredir görüşmediklerini belirterek, "Yeniden görüşmekten memnuniyet duydum. İkili ilişkilerimizi kontrol altında tutuyoruz." diye konuştu.</p><p>Putin, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere değinerek, "Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri. Hükümetlerarası Komisyon aktif şekilde çalışıyor. İlginiz sayesinde ekonomik işbirliği yüksek seviyede kalıyor. Ortak projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Bunlardan biri Akkuyu Nükleer Güç Santrali. Santralin ilk ünitesini bu yıl devreye sokma hedefi koydunuz. Bu böyle olacak." dedi.</p><p>Türkiye ile kültür ve insani alanlarda da işbirliği potansiyelinin yüksek olduğunu dile getiren Putin, "Türkiye'ye Rus turist akışı artıyor. Geçen yıl 7 milyona yakın Rus turist Türkiye'yi ziyaret etti. Bugün, karşılıklı çıkarlarımızı ilgilendiren bu ve diğer konuları görüşmek için fırsatımız var. Görüşmemize çok sevindim." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/rusya-devlet-baskani-puti-467_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fuzyon-enerjisinin-kilit-sorunlarindan-biri-icin-beklenmedik-bir-cozum-ortaya-cikti-289809</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Füzyon enerjisinin kilit sorunlarından biri için beklenmedik bir çözüm ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nükleer füzyonun geleceğini şekillendirecek yeni bir deneysel bulgu, plazma türbülansının reaktör performansını olumsuz etkilemek yerine fayda sağlayabileceğini ortaya koydu. Bu gelişme, enerji üretiminde devrim niteliğinde bir dönüm noktası olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Füzyon enerjisinin kilit sorunlarından biri için beklenmedik bir çözüm ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer füzyon araştırmalarında çığır açan bir deney, plazma türbülansının uzun süredir düşünüldüğünün aksine, reaktör performansını artırabileceğini gösterdi. San Diego'daki DIII-D Ulusal Füzyon Tesisi'nde gerçekleştirilen bu deneyde, plazma içinde ortaya çıkan belirli istikrarsızlıkların, füzyonun önünü açan bir düzenleyici etki yarattığı saptandı. Araştırmacılar, bu bulgunun nükleer füzyonun enerji üretiminde bir devrim yaratmasına önemli katkı sunabileceğini vurguladı.</p><h3>Araştırmacılar: 'Hata' olarak görülen türbülans, füzyon için fırsat sunuyor</h3><p>Uzun yıllardır nükleer füzyon alanında en büyük zorluklardan biri, reaktörlerde oluşan plazma türbülansının neden olduğu ısı kaybıydı. Bilim insanları, bu türbülansın füzyonun istikrarını bozduğunu ve reaktörlerin verimli çalışmasını engellediğini düşünüyordu. Ancak DIII-D tokamakında yapılan son deneyler, bu algıyı kökten değiştirdi. Araştırmacılar, plazma içindeki Alfvén öz modları (AE'ler) olarak adlandırılan dalgaların, türbülansı bastıran ve plazmanın daha fazla ısıyı çekirdekte tutmasını sağlayan bir mekanizmayı tetiklediğini tespit etti. Bu süreç, füzyon reaksiyonlarının daha verimli gerçekleşmesine olanak tanıyor. Elde edilen veriler, türbülansın aslında füzyonun önünü açan bir unsur olabileceğini gösteriyor. Bu bulgu, nükleer füzyonun enerji üretimi için gerçekçi bir seçenek haline gelmesinde kritik bir rol oynayabilir.</p><h3>DIII-D tokamakında yüzde 5'lik güvenlik faktörü değişimi: türbülansın etkisi kanıtlandı</h3><p>DIII-D Ulusal Füzyon Tesisi'nde yürütülen deneylerde, araştırmacılar Motional Stark Effect (MSE) adı verilen gelişmiş bir tanılama yöntemi kullandı. Bu yöntemle, plazmaya nötr döteryum atomları ışınlanarak, plazmanın değişen manyetik alanının yayılan ışığın polarizasyonunu nasıl etkilediği ölçüldü. Elde edilen sonuçlarda, güvenlik faktörü olarak bilinen bir parametrede 20 milisaniye içinde yüzde 5'lik bir değişim tespit edildi. Bu değişim, AE tarafından yönlendirilen zonal akımların varlığını doğruladı ve teorik tahminlerle büyük oranda örtüştü. Araştırmacılar, bu zonal akımların plazma türbülansını baskılayarak, reaktörün çekirdeğinde daha fazla ısının hapsolmasını sağladığını belirtti. Böylece, füzyon reaksiyonları için gerekli yüksek sıcaklıkların korunmasına olanak tanındı. Bu gelişme, türbülansın kontrol edilebildiği takdirde füzyonun önündeki en büyük engellerden birinin ortadan kalkabileceğini gösterdi.</p><h3>Alfvén öz modları ve plazma akışları: enerji üretiminde yeni bir yol açılıyor</h3><p>Füzyon reaktörlerinde daha önce sorun kaynağı olarak görülen Alfvén öz modları, yapılan deneylerle birlikte farklı bir açıdan değerlendirilmeye başlandı. Bu plazma dalgalarının, plazma içindeki akımları yönlendirerek, türbülansı düzenleyici bir rol üstlendiği ortaya kondu. Araştırmacılar, bu mekanizmanın elektron ve iyonların sıcaklığını artırdığını, böylece daha yüksek füzyon potansiyeli sağladığını belirtti. Isıl taşınımın azalması sayesinde, plazma çekirdeğinde enerji kaybı minimuma iniyor ve reaktörün verimliliği artıyor. Bu durum, nükleer füzyonun sürdürülebilir ve ekonomik bir enerji kaynağına dönüşmesi yolunda önemli bir adım olarak görülüyor. Bilim insanları, gelecekte bu kendiliğinden düzenleyici süreçlerin daha etkin şekilde kullanılabileceğine inanıyor.</p><h3>Füzyon araştırmalarında yeni dönem: türbülansın rolü yeniden tanımlanıyor</h3><p>Sonuçlar, nükleer füzyon topluluğunda büyük bir heyecan yarattı. Daha önce reaktör performansını olumsuz etkilediği düşünülen türbülans ve istikrarsızlıklar, yeni bulgular ışığında faydalı birer unsur olarak yeniden değerlendiriliyor. Araştırmacılar, plazma türbülansının belirli koşullarda kendiliğinden düzenlenebileceğini ve bu sayede füzyonun daha verimli gerçekleşebileceğini vurguluyor. Ancak bu süreçlerin tam anlamıyla kontrol altına alınabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Yine de elde edilen deneysel kanıtlar, nükleer füzyonun enerji üretiminde devrim yaratacak potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bilim dünyası, bu gelişmeyle birlikte füzyon teknolojisinin geleceğine dair umutlarını tazeledi.</p><p>Sonuç olarak, nükleer füzyon araştırmalarında türbülansın rolü konusundaki bu yeni bakış açısı, enerji üretiminin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Plazma içindeki istikrarsızlıkların ve türbülansın doğru şekilde yönetilmesi, sürdürülebilir ve temiz enerjiye ulaşmada kritik bir anahtar olabilir. Bilim insanları, bu alanda elde edilen ilerlemelerin, yakın gelecekte nükleer füzyonun pratik kullanımına kapı aralayabileceğini düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/fuzyon-enerjisinin-kilit--337_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uc-kat-daha-hizli-rus-dronlari-ukraynanin-hava-savunmasini-zorluyor-289808</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üç kat daha hızlı Rus dronları Ukrayna'nın hava savunmasını zorluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Jet motorlu dronlar, hızları ve kitlesel kullanımlarıyla savunma sistemlerini zorluyor. Son aylarda saldırıların artması, interceptör geliştirme yarışını öne çıkardı. Yeni teknolojiler ve yerli çözümler, saldırıların etkisini azaltmak için kritik bir rol oynuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üç kat daha hızlı Rus dronları Ukrayna'nın hava savunmasını zorluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde hızla artan jet motorlu dron saldırıları, savunma sistemlerinde büyük bir açık yarattı. Özellikle başkent çevresinde ve ülke genelinde yaşanan yıkıcı saldırılar, interceptör geliştirme sürecini acil bir önceliğe dönüştürdü. Jet motorlu dronlar, hızları ve kitlesel kullanımlarıyla mevcut hava savunma araçlarını aşmayı başarıyor. Son iki ayda yaşanan saldırı dalgası, savunma teknolojilerinde hızlı bir dönüşümü zorunlu kıldı. Uzmanlar, interceptör teknolojisinin bu yeni tehdide karşı en etkili çözüm olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Jet motorlu dronlar: yeni nesil tehdit savunmayı zorluyor</h3><p>Jet motorlu dronlar, askeri çatışmalarda oyun değiştirici bir unsur haline geldi. Geran-4 ve Geran-5 olarak adlandırılan bu insansız hava araçları, geleneksel dronlara kıyasla çok daha yüksek hızlara ulaşıyor ve intercept edilmesi son derece güçleşiyor. Sadece hızlarıyla değil, aynı zamanda sayısal üstünlükleriyle de dikkat çeken bu dronlar, son iki ayda 4.000'den fazla kez kullanıldı. Özellikle başkent çevresinde ve stratejik altyapı noktalarında büyük hasara yol açan saldırılar, savunma sistemlerinin yetersiz kaldığını gösterdi. Jet motorlu dronların, orijinal İran üretimi Shahed modellerinden üç kat daha hızlı olduğu belirtiliyor. Bu hız farkı, savunma hatlarının tepki süresini azaltırken, saldırıların etkisini de artırıyor. Ayrıca, bu dronlar yalnızca askeri hedefleri değil, depolar, enerji tesisleri, benzin istasyonları ve posta merkezleri gibi sivil altyapıyı da hedef alıyor. Böylece, saldırıların toplumsal ve ekonomik etkisi her geçen gün büyüyor. Yetkililer, saldırıların moral bozucu etkisine ve hava savunmasının yıpratılmasına dikkat çekiyor. Özellikle gündüz saatlerinde artan saldırı sıklığı, okulların açıldığı döneme denk gelerek, çocukların ve ailelerin güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Bu nedenle, savunma sistemlerinde hızlı bir adaptasyon ihtiyacı doğdu.</p><h3>Interceptör geliştirme yarışında kritik aşama</h3><p>Jet motorlu dronların yarattığı tehdide karşı, yerli ve yenilikçi interceptör çözümlerinin geliştirilmesi için yoğun bir çaba harcanıyor. Son dönemde dört farklı şirket, jet motorlu dronlara karşı etkili olabilecek interceptör prototiplerini sahaya sürdü. Yetkililer, bu prototiplerin bir kısmının saha denemelerinde umut verici sonuçlar verdiğini bildiriyor. Özellikle "Sting" adlı interceptörün, iki jet motorlu dronu başarıyla düşürdüğü açıklandı. Bunun yanı sıra, F-Drones tarafından geliştirilen ve saatte 400 km hıza ulaşabilen LITAVR+ modeli de dikkat çekiyor. Bu tür gelişmeler, savunma sistemlerinin esnekliğini ve etkinliğini artırma potansiyeli taşıyor. Ancak teknolojik yeniliklerin hızla uygulamaya geçirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve binlerce birimin sahaya sürülmesi, ciddi bir organizasyon ve kaynak gerektiriyor. Savunma Bakanlığı, interceptörlerin hızlıca operasyonel hale gelmesi için üretim süreçlerini hızlandırma çağrısında bulundu. Başkanlık Ofisi yetkilileri ise, saldırı teknolojilerinin savunma teknolojilerinden her zaman bir adım önde olduğunu, bu nedenle sürekli bir uyum ve inovasyon gerektiğini vurguluyor. Jet motorlu dronlara karşı geliştirilen interceptörlerin başarısı, savaşın seyrini ve sivil halkın güvenliğini doğrudan etkileyecek kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.</p><h3>Saldırıların ekonomik ve toplumsal etkisi derinleşiyor</h3><p>Jet motorlu dron saldırılarının etkisi, yalnızca askeri alanla sınırlı kalmıyor. Son haftalarda artan saldırılar, enerji altyapısı, gıda depoları, fabrikalar ve lojistik merkezleri gibi ekonomik açıdan kritik noktaları hedef aldı. Bu durum, ekonomik faaliyetlerin sekteye uğramasına ve sivil hayatın ciddi şekilde etkilenmesine yol açtı. Özellikle başkent ve büyük şehirlerde yaşanan saldırılar, okulların açılma döneminde eğitim faaliyetlerinin aksamasına neden oldu. Şehir yönetimi, ebeveynlere çocuklarıyla birlikte alarm durumunda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda bilgilendirme çağrısı yaptı. Ayrıca, saldırıların enerji altyapısına verdiği zararlar, elektrik kesintileri ve ulaşımda aksamalara yol açtı. Sigorta maliyetlerinin artması ise, özellikle Karadeniz üzerinden yapılan tahıl ihracatını olumsuz etkiledi. Tarım sektöründe yaşanan ihracat kaybı, ülke ekonomisinin genel dengesini de tehdit ediyor. Uzmanlar, saldırıların toplumsal moral üzerinde de yıpratıcı bir etki yarattığını belirtiyor. Bu nedenle, interceptör teknolojisinin geliştirilmesi ve sahaya hızlıca entegre edilmesi, yalnızca askeri açıdan değil, ekonomik ve toplumsal istikrar açısından da hayati önem taşıyor.</p><h3>Teknoloji yarışında yeni stratejiler ve uluslararası işbirliği</h3><p>Jet motorlu dronların yarattığı tehdide karşı, teknoloji tabanlı savunma çözümleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, yeni nesil savunma teknolojileri üzerinde çalışmak ve uluslararası işbirliklerini geliştirmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Fedorov, robot teknolojileri ve yapay zeka güdümlü düşük maliyetli füzeler gibi alanlarda yeni girişimler kurmayı planladıklarını açıkladı. Ayrıca, interceptörlerin geliştirilmesinde ABD, Birleşik Krallık ve Çin gibi ülkelerden tedarik edilen yüzlerce bileşenin kullanılması, uluslararası tedarik zincirlerinin önemini artırdı. Analistler, teknolojik üstünlüğün savaşın seyrini belirlemede kritik rol oynayacağını vurguluyor. Rusya'nın ise, Banderol adı verilen yeni bir seyir füzesiyle yanıt verdiği ve bu füzenin Karadeniz üzerinden yapılan tahıl ihracatını hedef aldığı bildirildi. Banderol füzesi, yüksek hızı ve geniş menziliyle, Ukrayna'nın güneyindeki limanları ve deniz koridorunu tehdit ediyor. Saldırıların devam etmesi, tahıl sevkiyatlarının sigortalanmasını zorlaştırırken, ihracat hacminde ciddi düşüşlere yol açtı. Bu gelişmeler, savunma ve saldırı teknolojileri arasındaki yarışın giderek daha karmaşık bir hal aldığını gösteriyor. Uzmanlar, hızlı inovasyon ve uluslararası işbirliği olmadan, yeni tehditlere karşı etkili bir savunma oluşturmanın mümkün olmadığını belirtiyor.</p><h3>Interceptör teknolojisinin geleceği: yeni savunma hattı</h3><p>Jet motorlu dronlar, askeri ve sivil hedeflere yönelik yıkıcı saldırılarıyla savunma alanında yeni bir dönemi başlattı. Bu tehdide karşı geliştirilen interceptörler, savaş uçaklarına kıyasla daha ekonomik ve esnek bir çözüm sunuyor. Ancak, interceptörlerin etkinliğinin artırılması için sürekli inovasyon, hızlı üretim ve operasyonel entegrasyon gerekiyor. Son gelişmeler, interceptör teknolojisinin hızla olgunlaştığını ve yakın gelecekte savunma hattının temel unsurlarından biri haline geleceğini gösteriyor. Saldırıların ekonomik, toplumsal ve askeri etkileri göz önüne alındığında, interceptörlerin başarısı ülkenin genel güvenliği ve istikrarı açısından kritik bir rol oynayacak. Uzmanlar, savunma sistemlerinde teknolojik üstünlüğün korunmasının, sadece mevcut tehditlere karşı değil, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni saldırı biçimlerine karşı da hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, jet motorlu dronların savunma sistemlerinde yarattığı açık, interceptör geliştirme yarışını kaçınılmaz hale getirdi. Yeni nesil teknolojiler ve uluslararası işbirlikleri, bu tehdide karşı koymada belirleyici olacak. Saldırıların ekonomik ve toplumsal etkileri derinleşirken, interceptör teknolojisinin hızlı bir şekilde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, ulusal güvenlik açısından vazgeçilmez bir öncelik haline geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/uc-kat-daha-hizli-rus-dro-458_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/savtek-dergi-eylul-sayisi-cikti-289807</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SAVTEK dergi Eylül sayısı çıktı!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma sanayii, teknoloji ve strateji alanında gündemi şekillendiren SAVTEK Dergi, Eylül sayısıyla okuyucularıyla buluşuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SAVTEK dergi Eylül sayısı çıktı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma teknolojilerinden stratejik vizyona, tarihî gelişmelerden küresel güvenlik dengelerine kadar geniş bir perspektif sunan SAVTEK; Türkiye'nin savunma kapasitesini, geleceğin güvenlik ortamını ve değişen harp sahasını kapsamlı analizlerle ele alıyor.</p><p><b>KESİNTİSİZ ÜRETİM, KESİNTİSİZ SAVUNMA</b></p><p>Türkiye'nin savunma sanayiinde ulaştığı üretim kapasitesi ve sürdürülebilirlik kabiliyeti, güvenliğin en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. SAVTEK Eylül sayısında; kritik savunma ürünlerinde yerlileşme, üretim altyapısının güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin güvenliği ve stratejik sektörlerde kesintisiz üretimin önemi mercek altına alınıyor. Savunma sanayiinin geleceğinde üretim sürekliliğinin oynayacağı kritik rol, farklı boyutlarıyla değerlendiriliyor.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN 2036 SAVUNMA VİZYONU</b></p><p>Geleceğin harp ortamı, teknolojik dönüşüm ve değişen güvenlik tehditleri Türkiye'nin savunma politikalarında uzun vadeli bir vizyonu zorunlu kılıyor. SAVTEK, Türkiye'nin 2036 savunma vizyonunu; yeni nesil savaş teknolojileri, yerli ve milli üretim hedefleri, insan kaynağı, yapay zekâ, insansız sistemler ve stratejik caydırıcılık perspektifinden ele alıyor. Türkiye'nin önümüzdeki on yılda savunma ve güvenlik alanında izleyeceği yol haritasına ilişkin kapsamlı değerlendirmeler okuyucularla buluşuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/whatsappimage2026090-01092026b4eb8892.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/savtek-dergi-eylul-sayisi-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yunanistanin-eski-komutandan-turkiye-itirafi-289806</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Yunan komutandan Türkiye itirafı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanı Konstantinos Ziazias, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma işbirliğinin, Ankara'nın bölgesel ağırlığını artırdığını ve Doğu Akdeniz'den Körfez'e uzanan daha geniş bir etki alanı oluşturduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Yunan komutandan Türkiye itirafı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ziazias, Yunan savunma sitesi Militaire.gr'de yayımlanan açıklamasında, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma işbirliğini değerlendirdi.</b></p><p>Konstantinos Ziazias, söz konusu işbirliğinin, Türkiye'nin gelişmiş savunma sanayisi ve NATO tecrübesini, Suudi Arabistan'ın ekonomik ve enerji gücünü ve Pakistan'ın askeri kapasitesini bir araya getirdiğini belirtti.</p><p>Türkiye'nin bu işbirliği sayesinde jeopolitik rolünü ve bölgesel ağırlığını artırmayı hedeflediğini vurgulayan Ziazias, Türkiye&#39;nin, Doğu Akdeniz'den Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'na uzanan daha geniş bir stratejik işbirliği ağı kurduğunu ifade etti.</p><p>Ziazias, Türkiye'nin aynı zamanda Suudi Arabistan gibi güvenlik ihtiyacı bulunan ülkeler açısından potansiyel bir güvenlik sağlayıcısı konumuna yükseldiğini aktardı.</p><p>Ankara'nın savunma sanayisi ihracatını artırmayı ve Suudi sermayesine erişimini genişletmeyi amaçladığını kaydeden Ziazias, Türkiye'nin söz konusu anlaşmayla daha geniş hareket alanı ve daha yüksek pazarlık gücü kazandığını, bunun Yunanistan'ın bölgedeki stratejik hesaplarını da etkilediğini dile getirdi.</p><p>Konstantinos Ziazias, Ankara ile Riyad arasındaki yakınlaşmanın İsrail'in bölgedeki planlarını da etkileyebileceğine işaret ederek, Suudi Arabistan'ın Türkiye ile savunma işbirliğinin İsrail-Suudi Arabistan yakınlaşmasını zorlaştırabileceğine dikkati çekti.</p><p>Gelişmelerin Yunanistan'ın Suudi Arabistan'a ilişkin önceki stratejik yaklaşımını yeniden değerlendirmesini gerektirdiğini aktaran Ziazias, Atina'nın bölgede Türkiye'nin şekillendirdiği yeni dengeleri dikkate almak zorunda kaldığını kaydetti.</p><p>Ziazias, Yunanistan'ın buna aşırı tepki yerine uzun vadeli stratejiyle karşılık vermesi gerektiğini vurgulayarak, Atina'nın ABD, Fransa, İsrail, GKRY, Mısır ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yunanistanin-eski-komutan-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-disisleri-bakanligi-sozcusu-bekayi-silahli-kuvvetlerimiz-hicbir-saldiriyi-karsiliksiz-289805</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin çeşitli gerekçeler öne sürerek saldırgan eylemlerde bulunduğunu İran'ın ise hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD'nin Lark Adası'na yönelik saldırısının İran açısından yeni bir durum olmadığını belirtti.</p><p>"Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak." ifadelerini kullanan İranlı Sözcü, Washington yönetiminin aşırı taleplerde bulunmayı alışkanlık haline getirdiğini ve müzakere kavramını "dikte" ile karıştırdığını söyledi.</p><p><b>İSLAMABAD MUTABAKATI'NIN AKIBETİ, MEVCUT KOŞULLARA GÖRE BELİRLENECEK</b></p><p>İslamabad'da ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan mutabakatın geçerli olup olmadığı sorusu üzerine Bekayi, "ABD, mutabakat kapsamında taahhütlerini yerine getirmeyi kabul etti. Ancak imzadan yaklaşık 21-22 gün sonra bilinçli şekilde bu taahhüdü ihlal etti. Washington'un bu ağır ve kapsamlı ihlal nedeniyle hesap vermesi gerekir." dedi.</p><p>İran'ın zamanın gerekleri ve mevcut koşulları dikkate alarak İslamabad sürecinin nasıl devam edeceğine karar vereceğini vurgulayan Bekayi, ABD'nin yaptırımları ve deniz ablukasının sürdüğünü, Washington'un ekonomik savaşı da tırmandırdığını kaydetti.</p><p>Bekayi ayrıca Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in İran ziyaretinin, Pakistan'ın dost ve komşu ülke olarak gerilimin azaltılmasına yönelik çabaları kapsamında gerçekleştiğini aktararak Münir'in İran'a ne olumlu ne de olumsuz bir mesaj getirdiğini söyledi.</p><p><b>"KUH-E KELENG'DE NÜKLEER FAALİYET YÜRÜTMÜYORUZ"</b></p><p>İranlı Sözcü Bekayi, İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasındaki temasların olağan çerçevede sürdüğünü dile getirdi.</p><p>İran'ın Viyana'daki UAEA temsilciliğinin gerektiğinde Ajansın ilgili taraflarıyla görüştüğünü belirten Bekayi, ancak İran ile UAEA arasında yeni bir müzakere sürecinin bulunmadığını ifade etti.</p><p>Kuh-e Keleng bölgesindeki nükleer faaliyet iddialarına ilişkin ise Bekayi, "Biz </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/iran-disisleri-bakanligi--993_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/adeta-ordu-gibi-italya-neden-denize-on-binlerce-ahtapot-birakti-289804</link>
      <pubDate>2026-09-01T17:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adeta ordu gibi: İtalya, neden denize on binlerce ahtapot bıraktı?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İtalya, Adriyatik Denizi'nde hızla yayılan istilacı mavi yengece karşı dikkat çekici bir yöntem deniyor. Emilia-Romagna Bölgesi ile Bologna Üniversitesi tarafından yürütülen Octo-Blu projesi kapsamında yaklaşık 130 bin yavru ahtapot denize bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adeta ordu gibi: İtalya, neden denize on binlerce ahtapot bıraktı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Bilim insanları, Adriyatik'te doğal olarak bulunan Octopus vulgaris türü ahtapotların mavi yengecin popülasyonunu kontrol etmeye yardımcı olup olamayacağını araştırıyor. Proje kapsamında Cesenatico ve Riccione açıklarında yavru ahtapotların yanı sıra, genç canlılara barınak sağlamak için yapay yuvalar da oluşturuldu.</b></p><p>Yaklaşık iki yıl süren laboratuvar çalışmalarının ardından başlayan uygulama henüz deneysel aşamada. Araştırmacılar, ahtapotların kontrollü ortamda yetiştirilmesi ve çoğaltılması için yöntemler geliştirdi. <b>Denize bırakılan yavruların ne kadarının hayatta kalacağı ve yetişkinliğe ulaşacağı ise henüz bilinmiyor.</b></p><p>Araştırmacılar, yaklaşık <b>1 kilogramlık yetişkin bir ahtapotun uygun koşullarda günde dört orta boy mavi yengeç tüketebileceğini belirtiyor. </b>Ayrıca proje ekibi, 400-500 gram ağırlığındaki genç yetişkin ahtapotların da aktif şekilde mavi yengeç avladığını gözlemledi.</p><p>Mavi yengecin bilimsel adı <b>Callinectes sapidus. </b>Kuzey Amerika'nın Atlantik kıyılarına özgü olan tür, Akdeniz ve Adriyatik'te istilacı bir tür olarak yayılıyor. Yengeçler balık, midye ve vongole gibi canlılarla beslenirken balık ağlarına da zarar verebiliyor. Özellikle Kuzey Adriyatik'teki hızlı artış, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bluecrabcaughtinches-010920266a678c8a.jpg"/><p>Mavi yengecin kontrolünü zorlaştıran faktörlerden <b>biri de yüksek üreme kapasitesi. </b>Dişiler uygun koşullarda milyonlarca yumurta taşıyabiliyor. Bu nedenle bilim insanları, tek tek yengeçleri avlamanın yanı sıra doğal avcıların popülasyonu üzerindeki etkisini de araştırıyor.</p><p>Ancak uzmanlar, ahtapotların istilayı tek başına ortadan kaldıracağını söylemiyor. Projenin amacı, Adriyatik'te zaten bulunan yerli bir avcının popülasyonunu destekleyerek <b>mavi yengecin sayısını kontrol etmeye yardımcı olabilecek doğal bir mekanizmayı test etmek.</b> Projenin gerçek etkisi, denize bırakılan ahtapotların hayatta kalma oranları ve mavi yengeç popülasyonundaki değişimler uzun süre takip edildikten sonra ortaya çıkacak.</p><p>Emilia-Romagna yönetimine göre mavi yengeç istilası, bazı bölgelerde ticari kum midyesi (vongole) üretiminin yüzde 70'ten fazla azalmasına neden oldu. Bölge, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğini desteklemek amacıyla son yıllarda milyonlarca avroluk kaynak da ayırdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/adeta-ordu-gibi-italya-ne-396_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-diplomasi-trafigi-rusya-devlet-baskani-putin-ile-biskekte-bir-araya-geldi-289803</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan diplomasi trafiği... Rusya Devlet Başkanı Putin ile Bişkek'te bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bişkek'te Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında çok sayıda devlet ve hükümet başkanı ile görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de bir araya geldi. Öte yandan Erdoğan sosyal medya hesaplarından videolu paylaşımda bulunarak "Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatıyla her alanda iş birliğimizi ilerletmenin gayreti içindeyiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan diplomasi trafiği... Rusya Devlet Başkanı Putin ile Bişkek'te bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi amacıyla Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'e gitti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan Bişkek'te Iris Ordo Kongre Merkezi'nde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'nde konuşma yaptı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve kapsamında çok sayıda devlet ve hükümet başkanı ile görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere bulunduğu Kırgızistan'da, Rusya Devlet Başkanı Putin ile de bir araya geldi.</p><p class="">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile görüşmesinde "Bugün böyle bir fırsatı değerlendirmeyi önemli buluyorum. Türkiye-Rusya ilişkileri gerçekten her döneme göre bugün çok daha ileri düzeyde" ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bişkek'te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Rusya ile güçlü bir enerji iş birliğinin bulunduğunu vurgulayan Başkan Erdoğan, 'Akkuyu santralinin bitim dönemine girmiş vaziyetteyiz. Bitişi olsun, açılışını yapalım diye bekliyoruz. Akkuyu Nükleer Santrali'nin açılışıyla birlikte yeni bazı santrallerin açılış adımlarını yine birlikte atacağız.' dedi.</p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde "Bugünkü görüşmemizden büyük memnuniyet duyuyorum" dedi.</p><p>Putin ayrıca, "Şirketlerimiz, Türkiye'de nükleer santral projesini ilerletiyor" dedi.</p><p class="">Türkiye'nin dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarından biri olduğunu belirten Putin, "İlginiz sayesinde ekonomik işbirliği, yüksek seviyede kalıyor." ifadelerini kullandı. </p><p class="">Öte yandan <b>Cumhurbaşkanı Erdoğan</b>, sosyal medya hesaplarından <b>videolu paylaşım</b>da bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/video-010920265fc0ebaa.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında "Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatıyla her alanda iş birliğimizi ilerletmenin gayreti içindeyiz." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/cumhurbaskani-erdogandan--572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bakteriler-yasadiklarini-unutmuyor-cevresel-deneyimlerini-sonraki-nesillere-aktarabiliyorlar-289802</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakteriler yaşadıklarını unutmuyor! Çevresel deneyimlerini sonraki nesillere aktarabiliyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Northwestern Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, bakterilerin çevresel deneyimlere dair genetik hafızayı gelecek nesillere aktarabildiği ortaya çıktı. E. coli üzerinde yapılan bu çalışma, kalıtım ve evrim anlayışında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakteriler yaşadıklarını unutmuyor! Çevresel deneyimlerini sonraki nesillere aktarabiliyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Northwestern Üniversitesi'nden Adilson Motter liderliğindeki ekip, bakterilerin çevresel deneyimlere ait genetik hafızayı sonraki nesillere aktarabildiğini gösteren önemli bir araştırmaya imza attı. Çalışmada, E. coli bakterisi üzerinde yapılan deneyler, genetik hafızanın yalnızca mevcut bireylerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda gelecek kuşaklara da iletilebildiğini ortaya koydu. Böylece, bakterilerde genetik hafıza kavramı bilim dünyasında yeni bir tartışma konusu haline geldi.</p><h3>Northwestern Üniversitesi ekibi: E. coli ile çığır açan deney</h3><p>Araştırmada yalnızca 5000 geni bulunan E. coli bakterisi tercih edildi. Bilim insanları, genlerin aşırı ekspresyonuyla oluşturulan geçici bozulmaların, bakterilerin davranışlarında kalıcı değişikliklere yol açtığını gözlemledi. Özellikle bozulan genin düzenleyici ağda merkezi bir konumda olması, genetik hafızanın nesiller boyunca korunma ihtimalini artırdı. Bu bulgular, bakterilerde genetik hafıza aktarımının, klasik kalıtım anlayışının ötesinde bir mekanizma olduğunu gösterdi.</p><h3>Dr. Thomas White: 'Biyolojik hafıza nesiller boyunca etkili'</h3><p>Çalışmada yer alan Dr. Thomas White, bakterilerde genetik hafıza aktarımını insanlardaki örneklerle kıyasladı. White, Hollandalıların İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığı açlığın, sonraki nesillerde obeziteye yatkınlık oluşturduğunu belirterek, biyolojik hafızanın nesiller boyunca etkili olabileceğine dikkat çekti. Elde edilen veriler, organizmaların çevresel zorluklara karşı daha dirençli hale gelmesinde genetik hafızanın rolünü vurguladı. Araştırma, kalıtım ve adaptasyon konularında yeni bakış açıları sunarak, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı.</p><p>Bakterilerde genetik hafıza aktarımıyla ilgili bu önemli bulgu, canlıların çevresel koşullara uyum sağlama biçimlerinin yeniden değerlendirilmesine yol açacak. Uzmanlar, araştırmanın kalıtım ve evrim teorilerinde köklü değişikliklere öncülük edebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bakteriler-yasadiklarini--435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sonbaharda-hastalanmamak-icin-hangi-besinler-tuketilmeli-289801</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sonbaharda hastalanmamak için hangi besinler tüketilmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte, kulak burun boğaz uzmanı A. Morozova, bağışıklık sistemini güçlendirmek için kritik tavsiyeler paylaştı. Morozova, hem yetişkinlerin hem de çocukların hastalıklardan korunması için beslenme ve aşı konusunda uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sonbaharda hastalanmamak için hangi besinler tüketilmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharın gelmesiyle birlikte hastalıklara karşı hazırlıklı olmak isteyenler için bağışıklık sistemi büyük önem taşıyor. Kulak burun boğaz uzmanı A. Morozova, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Morozova, özellikle mevsim geçişlerinde vücudu korumak için beslenme düzeninin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Sebze ve meyve tüketiminin artırılması, özellikle yüksek C vitamini içeren narenciye, turşu lahana, marul ve çeşitli meyvelerin sofralarda yer alması gerektiğini vurguladı. Bağışıklık sistemi için bu besinlerin düzenli tüketimi, hastalıklara karşı vücudun direncini yükseltiyor.</p><h3>Morozova: 'Aşı, bağışıklık sisteminin en etkili koruması'</h3><p>Uzman Morozova, bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için sadece vitaminlerle yetinilmemesi gerektiğine dikkat çekti. B grubu vitaminlerinin dengeli alınmasının yanı sıra, et, tohum ve kuruyemişlerde bulunan çinko ile yumurta ve balıkta bulunan selenyumun da bağışıklık üzerinde olumlu etkileri olduğunu söyledi. Ancak Morozova'ya göre, en etkili önlem aşılanmak. Hem yetişkinlerin hem de çocukların sonbahar öncesi aşı olması gerektiğini belirten Morozova, aşıdan önce mutlaka bir uzmana danışmanın önemine işaret etti. Bağışıklık sistemi, bu tür önlemlerle hastalıklara karşı daha dirençli hale geliyor.</p><h3>Bağışıklık sistemi için ailelere özel uyarılar</h3><p>Morozova, ailelerin bağışıklık sistemi konusunda bilinçli davranmasının önemini vurguladı. Mevsim değişikliklerinde çocukların ve yaşlıların daha hassas olduğunu hatırlatan uzman, doğru beslenme ve düzenli uyku ile bağışıklık sisteminin desteklenebileceğini söyledi. Ayrıca, hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve kalabalık ortamlardan uzak durulması da bağışıklık sistemini korumada etkili yöntemler arasında yer alıyor. Sonbaharda alınacak bu önlemler sayesinde, bağışıklık sistemi daha güçlü olurken, hastalıklara yakalanma riski de azalıyor. Ailelerin, özellikle çocuklarının bağışıklık sistemini güçlendirmek için uzman önerilerini dikkate alması gerekiyor.</p><p>Sonuç olarak, Morozova'nın önerileri, sonbahara sağlıklı bir şekilde girmek isteyen herkes için yol gösterici nitelik taşıyor. Bağışıklık sistemi üzerinde etkili olan bu yöntemler, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/sonbaharda-hastalanmamak--628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gunes-dunyayi-ne-zaman-yasanmaz-hale-getirecek-289800</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş Dünya'yı ne zaman yaşanmaz hale getirecek?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Güneş'in sıcaklığının her milyar yılda yüzde on artacağını ve bu artışın Dünya'nın gelecekte yaşanmaz bir gezegene dönüşmesine yol açacağını belirtiyor. Uzmanlar, Güneş'in ömrü ve Dünya üzerindeki etkileri konusunda önemli uyarılar yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş Dünya'yı ne zaman yaşanmaz hale getirecek?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Güneş'in önümüzdeki milyarlarca yıl boyunca sıcaklığında yaşanacak artışın Dünya'yı yaşanmaz bir hale getireceğini açıkladı. Yapılan gözlemler, Güneş'in yaşının şu an 4,57 milyar yıl olduğunu ve sıcaklığının 5772 kelvin seviyesinde bulunduğunu ortaya koyuyor. Astronomlar, Güneş'in benzer yıldızlarla karşılaştırıldığında, sıcaklığının her milyar yılda yaklaşık yüzde on oranında arttığını belirtiyor. Bu durum, gezegenimizin sıcaklığında da sürekli bir yükselişe yol açıyor ve sonunda Dünya'nın canlı yaşamı barındıramayacağı bir noktaya ulaşacağı ifade ediliyor.</p><h3>Uzmanlar: Güneş 8 milyar yaşına ulaştığında kritik değişim bekleniyor</h3><p>Araştırmalara göre, Güneş yaklaşık sekiz milyar yaşına geldiğinde sıcaklığı en yüksek seviyeye ulaşacak. Ardından, on ila on bir milyar yaşına yaklaştığında dev kırmızı bir yıldıza dönüşecek. Bu süreçte, Güneş'in nükleer füzyon için gerekli olan hidrojen rezervi tükenecek ve yıldız ömrünün sonuna yaklaşacak. Bilim insanları, bu değişimin Dünya'da sıcaklık artışını hızlandıracağını, gezegenin ikliminin kökten değişeceğini ve yaşam koşullarının tamamen ortadan kalkacağını vurguluyor.</p><h3>Güneş'in parlaklığındaki artış Dünya'nın kaderini belirleyecek</h3><p>Uzmanlar, Güneş'in parlaklığının ve sıcaklığının zamanla yükselmesinin, Dünya'nın iklimini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Her milyar yılda yaşanan yüzde onluk sıcaklık artışı, gezegendeki su kaynaklarının buharlaşmasına ve ekosistemlerin yok olmasına neden olacak. Bu bilimsel öngörüler, insanlığın uzun vadede karşı karşıya kalacağı zorluklara dikkat çekiyor. Sonuç olarak, Güneş'in yaşam döngüsü, Dünya'nın geleceği ve canlı yaşamının devamı için belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor.</p><p>Bilim insanlarının ortaya koyduğu bu veriler, Güneş ve Dünya arasındaki hassas dengenin, gezegenimizin geleceği açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu sürecin milyarlarca yıl süreceğine dikkat çekerek, Güneş'in sıcaklığı ve parlaklığı arttıkça Dünya'nın yaşanabilirliğinin her geçen dönem azalacağı konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/gunes-dunyayi-ne-zaman-ya-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-galatasaray-derbisinin-tarihi-belli-oldu-289799</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor-Galatasaray derbisinin tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı belli oldu. Süper Lig'in 6. haftasındaki Trabzonspor-Galatasaray karşılaşması 19 Eylül Cumartesi günü oynanacak. İşte, Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor-Galatasaray derbisinin tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı açıklandı.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre, ligin 6. haftasındaki Trabzonspor-Galatasaray karşılaşması, 19 Eylül Cumartesi günü, saat 20.00'de Papara Park'ta oynanacak.</p><p><b>Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı şu şekilde:</b></p><p><b>5. Hafta</b></p><p><b>11 Eylül Cuma:</b></p><p>20.00 Beşiktaş-Erzurumspor FK (Tüpraş)</p><p>12 Eylül Cumartesi:</p><p>17.00 Eyüpspor-Çaykur Rizespor (Esenyurt Necmi Kadıoğlu)</p><p>17.00 Samsunspor-Arca Çorum FK (Samsun Yeni 19 Mayıs)</p><p>20.00 Corendon Alanyaspor-Göztepe (Alanya Oba)</p><p>20.00 TÜMOSAN Konyaspor-Trabzonspor (MEDAŞ Konya Büyükşehir)</p><p><b>13 Eylül Pazar:</b></p><p>17.00 Gençlerbirliği-Kasımpaşa (Eryaman)</p><p>20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Başakşehir (Diyarbakır)</p><p>20.00 Galatasaray-Kocaelispor (RAMS Park)</p><p><b>14 Eylül Pazartesi:</b></p><p>20.00 Gaziantep FK-Fenerbahçe (Gaziantep)</p><p><b>6. Hafta</b></p><p><b>18 Eylül Cuma:</b></p><p>20.00 Kasımpaşa-TÜMOSAN Konyaspor (Recep Tayyip Erdoğan)</p><p><b>19 Eylül Cumartesi:</b></p><p>17.00 Kocaelispor-Gaziantep FK (Kocaeli)</p><p>17.00 Arca Çorum FK-Corendon Alanyaspor (Çorum Şehir)</p><p>20.00 Başakşehir-Gençlerbirliği (Başakşehir Fatih Terim)</p><p>20.00 Trabzonspor-Galatasaray (Papara Park)</p><p><b>20 Eylül Pazar:</b></p><p>17.00 Erzurumspor FK-Samsunspor (Erzurum Kazım Karabekir)</p><p>17.00 Fenerbahçe-Eyüpspor (Chobani)</p><p>20.00 Göztepe-Çaykur Rizespor (ISONEM Park Gürsel Aksel)</p><p>20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Beşiktaş (Diyarbakır)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/trabzonspor-galatasaray-d-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakanligindan-turkiyenin-artemis-mutabakatini-imzalamasina-iliskin-aciklama-289798</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığından Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalamasına ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan Artemis Mutabakatı'nı imzaladığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanlığından Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalamasına ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalaması hakkında yazılı açıklama yayımladı.</p><p>Açıklamada, Türkiye'nin, Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan ilkeler bütünü niteliğindeki Artemis Mutabakatı'nı dün imzaladığı kaydedildi.</p><p>"Türkiye, Artemis Mutabakatı'yla da ortaya konulan anlayış çerçevesinde uzayın barışçıl amaçlarla keşfi ve kullanımına yönelik uluslararası işbirliğini desteklemeyi, uzay teknolojileri ve keşfi alanındaki çalışmalara uluslararası hukuk temelinde kapsayıcı ve yenilikçi bir yaklaşımla katkı sunmayı sürdürecektir." ifadesinin kullanıldığı açıklamada, Türkiye'nin 5-9 Ekim tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin de bu ortak vizyonun pekiştirilmesi için önemli bir zemin teşkil edeceği belirtildi.</p><p><b>ARTEMİS MUTABAKATI</b></p><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Artemis Mutabakatı, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından, 2020'de 7 ülkeyle (Avustralya, Kanada, İtalya, Japonya, Lüksemburg, BAE ve Birleşik Krallık) birlikte başlatılan Ay keşiflerinin güvenliğini artırmaya, dış uzayın sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeye matuf, bağlayıcılığı olmayan ilkeler manzumesi niteliğinde bir belge.</p><p>Halihazırda 70 ülkenin imzacı olduğu Artemis Mutabakatı'nın imzalanmasıyla, Türkiye'nin Artemis Programlarında ortak ülke olarak yer alması mümkün olabilecek. Türkiye'nin Artemis Programı'na dahil olması, gelişmekte olan uzay sanayisinin küresel uzay ekonomisine entegrasyonu ve Milli Uzay Programı'nın ilerletilmesi için katkı sunacak.</p><p>Artemis Mutabakatı, Türkiye'nin 2022-2030 Milli Uzay Programı Strateji Belgesi'nde belirlenen, uzay teknolojileri ile sanayilerinde yerli ve milli kapasite-kabiliyetlerin geliştirilmesi maksadıyla bölgesel ve uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesi hedefiyle de örtüşüyor.</p><p>Bu bağlamda, Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'na katılımı, Türkiye Uzay Ajansı ile TÜBİTAK-UZAY işbirliğinde yürütülen Türkiye'nin ilk Ay görevi olacak "Ay Araştırma Projesi (AYAP)" ve NATO'da uzay ve havacılık alanında devam eden projelerdeki işbirlikleri bağlamında katkı sağlayacak.</p><p>Türkiye'nin 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi de Artemis Mutabakatı ile ortaya konan anlayışın pekiştirilmesi için önemli bir zemin teşkil edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/disisleri-bakanligindan-t-840_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gelecegin-ulasim-teknolojileri-teknofest-2026da-yarisiyor-289796</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Geleceğin ulaşım teknolojileri TEKNOFEST 2026'da yarışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Hyperloop Geliştirme Yarışmasında genç mühendisler ses hızına yakın ulaşım teknolojileri için mücadele edecek. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması, geleceğin hızlı, güvenli ve çevre dostu ulaşım teknolojilerine yönelik yenilikçi çözümleri aynı platformda buluşturacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Geleceğin ulaşım teknolojileri TEKNOFEST 2026'da yarışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜBİTAK ve T3 Vakfı yürütücülüğünde  gerçekleştirilen yarışmanın final süreci, 1-6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK  Gebze Kampüsü'nde düzenlenecek. Manyetik levitasyon teknolojisinden itki  sistemlerine, tam ölçekli kapsül tasarımlarından mühendislik problemlerine yönelik  akademik çözümlere kadar farklı alanlarda çalışmalarını sergileyecek gençler,  yeni nesil ulaşım teknolojilerinin geliştirilmesi için yarışacak.</strong><b> </b>Geleceğin ulaşım sistemleri arasında gösterilen Hyperloop  teknolojisi, hava basıncının düşürüldüğü özel tüneller içerisinde hareket eden  kapsüllerin aerodinamik sürtünmeyi en aza indirerek yüksek hızlara ulaşmasını  hedefliyor. Elektromıknatıslar ve manyetik levitasyon (Maglev) sistemi  sayesinde raylara temas etmeden ilerleyen kapsüller, güvenli, hızlı ve çevreye  minimum zarar veren yeni nesil toplu ulaşım vizyonunun önemli örneklerinden  biri olarak öne çıkıyor.</p><p><b>ÜÇ FARKLI KATEGORİDE GELECEĞİN SİSTEMLERİ  GELİŞTİRİLİYOR</b></p><p>TEKNOFEST kapsamında ilk kez 2022 yılında  düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması'na ulusal ve uluslararası düzeyde ön  lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri takımlar halinde  katılabiliyor. Yarışmada takımlardan; kapsül konumunun belirlenebildiği  reflektörlü tünel ortamında, lineer indüksiyon motorlarıyla hızlanan ve  belirlenen aralıkta frenleyerek duran sistemler geliştirmeleri bekleniyor.</p><p>Bu yıl yarışma, <b>Performans, Teknoloji  Gösterim ve Tanımlı Problem Çözümü</b> olmak üzere üç ayrı kategoride  gerçekleştiriliyor. <b>Performans Kategorisi'nde</b> tam ölçekli Hyperloop  kapsüllerinin tünel ortamında ve gerçek koşullara yakın performanslarının  ölçülmesi esas alınırken; <b>Teknoloji Gösterim Kategorisi'nde</b> levitasyon  ve itki gibi kritik alt sistemlerin geliştirilmesi ve teknik olgunluklarının  doğrulanması hedefleniyor. <b>Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde</b> ise  Hyperloop sistemlerine yönelik öngörülen mühendislik problemleri için akademik  temelli, uygulanabilir ve sistematik çözüm yaklaşımlarının ortaya konulmasına  odaklanılıyor.</p><p><b>YÜZLERCE GENÇ, GELECEĞİN ULAŞIMI İÇİN  YARIŞIYOR</b></p><p>Hyperloop Geliştirme Yarışması, bu yıl da  gençlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştiriliyor. Performans Kategorisi'ne 242  takım ve 905 üye başvururken, değerlendirmeler sonucunda 12 takım ve 271 üye  finalist olmaya hak kazandı. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde 122 takım ve  476 üyenin başvurusu alınırken, 5 takım ve 101 üye finale kaldı. Teknoloji  Gösterim Kategorisi'nde ise 91 takım ve 470 üye başvurdu; 7 takım ve 164 üye  finalist oldu.</p><p>Finale kalan takımlar, kategorilerine göre  teknik rapor, test ve teknoloji gösterim videoları ile sunum aşamalarını  başarıyla tamamlayarak yarışma sürecinde geliştirdikleri çözümleri jüri  karşısında ortaya koyacak.</p><p><b>208 METRELİK TEST TÜNELİNDE GERÇEK KOŞULLARA  YAKIN DENEME</b></p><p>Hyperloop Geliştirme Yarışması'nın en dikkat  çekici unsurlarından biri de takımların geliştirdikleri teknolojileri gerçek  test koşullarına yakın bir ortamda sınayabilmesi olacak. Toplam uzunluğu  208 metre olan yarış tüneli; çelik tünel içerisinde beton üzerine  yerleştirilmiş alüminyum  plaka, ray parçaları ve haberleşme/görüntü aktarma ile güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Tünelin  çıkışında ise kapsülün frenleme sisteminde yaşanabilecek olası bir  arızaya karşı sönümleme hattı bulunuyor.</p><p>Performans Kategorisi'nde teknik kontrolleri  geçen takımlar, kapsüllerini tünelde 20 dakikalık yarış süresi içerisinde test  ederek itki, haberleşme, hız, konum ve duruş performanslarını üzerinden puan toplayacak. Teknoloji Gösterim Kategorisi'nde takımlar  geliştirdikleri itki veya levitasyon alt sistemlerini saha alanında kurdukları  düzenekler üzerinden doğrulayacak. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde ise  geliştirilen mühendislik çözümleri jüriye 20 dakikalık sunum ve ardından 10  dakikalık değerlendirme oturumuyla aktarılacak.</p><p><b>BAŞARILI TAKIMLARI ÖDÜLLER BEKLİYOR</b></p><p>Yarışmada gençlerin geliştirdiği yenilikçi  çözümler farklı kategorilerde ödüllendirilecek. Performans Kategorisi'nde  birinci takım 300 bin TL, ikinci takım 250 bin TL, üçüncü takım ise 200 bin TL  ödülün sahibi olacak.</p><p>Teknoloji Gösterim Kategorisi'nde itki  sistemi gösterimi ve levitasyon sistemi gösterimi için belirlenen ödül tutarı  150'şer bin TL'ye kadar çıkacak. Bu tutarlar üst limit olarak uygulanacak ve  değerlendirme sonucuna göre ödül almaya hak kazanan takıma verilecek parasal  ödül değişebilecek. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde ise birinci 100 bin  TL, ikinci 75 bin TL, üçüncü 50 bin TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışma  vizyonuna katkı sağlayan ve performans ile tasarımın ötesinde yenilikçi  yaklaşımlar ortaya koyan takımlar için Kurul Özel Ödülü de verilecek.</p><p><b>TEKNOFEST, GENÇLERİ GELECEĞİN  TEKNOLOJİLERİYLE BULUŞTURUYOR</b></p><p>Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine katkı  sunan en önemli teknoloji platformlarından biri olan TEKNOFEST, farklı yaş ve  eğitim seviyelerinden gençlerin geleceğin teknolojilerini geliştirmelerine ve  bu teknolojileri uygulamalı olarak deneyimlemelerine imkân sağlıyor. <b>T.C.  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve</b> <strong>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı)</strong>  öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla hayata geçirilen TEKNOFEST  kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmaları, gençlerin yalnızca teorik bilgi  edinmelerini değil, geliştirdikleri fikirleri prototipe ve çalışan sistemlere  dönüştürmelerini de teşvik ediyor.</p><p><b>FİNAL HEYECANI 1 EYLÜL'DE BAŞLIYOR</b></p><p>TÜBİTAK Gebze Kampüsü'nde gerçekleştirilecek  Hyperloop Geliştirme Yarışması'nın final süreci ise 1 Eylül'de başlayacak.</p><p>Yeni nesil ulaşım teknolojilerinin  geliştirilmesine yönelik gençlerin ortaya koyduğu çözümlerin sergileneceği  final süreciyle birlikte TEKNOFEST 2026 Hyperloop Geliştirme Yarışması,  Türkiye'nin geleceğin ulaşım sistemlerinde söz sahibi olma hedefinde genç  mühendislerin ve teknoloji takımlarının ortaya koyduğu potansiyeli gözler önüne  serecek.</p><p><b><a href="#0">www.teknofest.org</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/gelecegin-ulasim-teknoloj-697_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sgk-borclarinda-1833-milyar-liralik-tutar-taksitlendirildi-289795</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarına yönelik avantajlı tecil ve taksitlendirmeyle 183,3 milyar liralık borcun taksitlendirildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NSosyal hesabından paylaşımda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, prim borçlarının tecil ve taksitlendirilmesinde vatandaşlara kolaylık sağladıklarını belirtti.</p><p>Bakan Işıkhan, paylaşımında şunları kaydetti:</p><p>"4 Haziran 2026-31 Ağustos arasında işverenlerin ve sigortalı çalışanların SGK borçlarına yönelik yeni bir tecil ve taksitlendirme düzenlemesini uyguladık. Tecile başvuran işveren ve 4/b'li sigortalı çalışan sayısı 148 bin 984, tecil edilen borç tutarı 183,3 milyar lira, toplam tahsilat 7,5 milyar lira (ilk taksit miktarı). İşverenler ile çalışanların yanında olmaya, üretim ve istihdamı desteklemeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/sgk-borclarinda-1833-mily-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/idlibde-muhimmat-yuklu-arac-patlamasi-5-olu-10-yarali-289794</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İdlib'de mühimmat yüklü araç patlaması: 5 ölü, 10 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde mühimmat yüklü aracın infilak etmesi sonucu ilk belirlemelere göre 5 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İdlib'de mühimmat yüklü araç patlaması: 5 ölü, 10 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İdlib&#39;in doğusundaki Binniş&#39;te mühimmat yüklü araç henüz bilinmeyen nedenle infilak etti.</p><p>Patlamalar sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı, çevrede bulunan 2 araç yanarak kullanılamaz hale geldi.</p><p>Olay yerine ekiplerin sevk edildiği, yaralıların çevredeki hastanelere nakledildiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/balksz1-010920266d8d3d8a.jpg"/><p>Suriyeli yetkililer, patlamaya ilişkin henüz resmi açıklama yapmadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/idlibde-muhimmat-yuklu-ar-100_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/hilvanda-av-tufegi-kazasi-cocuk-hayatini-kaybetti-289793</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hilvan'da av tüfeği kazası: Çocuk hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde av tüfeğiyle oynarken kendini vuran çocuk, hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hilvan'da av tüfeği kazası: Çocuk hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırsal Ovacık Mahallesi&#39;nde Muhammed Haçım Şikak (10), evin yanındaki bir depoda ailesine ait olduğu değerlendirilen av tüfeğiyle oynamaya başladı.</p><p>Bu sırada silahın ateş alması sonucu yaralanan çocuk, ailesi tarafından Hilvan Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı.</p><p>İlk müdahalesinin ardından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne sevk edilen Şikak kurtarılamadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/hilvanda-av-tufegi-kazasi-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofestte-nukleer-teknoloji-icin-42-takim-finalde-289792</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST'te nükleer teknoloji için 42 takım finalde]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nda finale kalan 42 takım, Türkiye'nin nükleer teknoloji alanındaki geleceğine yönelik geliştirdikleri projelerle İstanbul'da yarışacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST'te nükleer teknoloji için 42 takım finalde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmanın finalleri, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Küçükçekmece&#39;deki TENMAK yerleşkesinde yapılacak.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST kapsamında gerçekleştirilen yarışma, gençlerin nükleer enerji alanındaki teknik bilgi ve mühendislik becerilerini uygulamaya dönüştürmelerini hedefliyor.</p><p><b>- NÜKLEER TEKNOLOJİLERİN FARKLI ALANLARINDA PROJELER GELİŞTİRİLİYOR</b></p><p>Yarışma kapsamında gençler, modüler reaktörlerden araştırma reaktörlerine, nükleer yakıt ve atık yönetiminden pasif güvenlik sistemlerine, enerji çevrimlerinden nükleer enstrümantasyon ve kontrol sistemlerine kadar geniş bir alanda projeler geliştiriyor.</p><p>Yarışmacılar, temel kategoride kavramsal ve detay tasarım çalışmalarıyla nükleer reaktör teknolojilerine yönelik mühendislik çözümleri üzerinde çalışırken, sistem geliştirme kategorilerinde nükleer teknolojilerin farklı bileşenlerine odaklanıyor.</p><p>Uygulama kategorisinde ise yazılım ve robotik sistemler geliştiriliyor. Yazılım alanında nötronik ve ısıl-hidrolik analizler, yakıt performansı, kaza sonrası atmosferik dağılım ve doz hesaplamaları gibi konularda simülasyon yazılımları ve modülleri hazırlanıyor.</p><p>Robotik sistemlerde ise tesis işletme, bakım-onarım, boru içi inceleme ve kaza sonrası müdahale gibi süreçlerde kullanılabilecek fiziksel prototiplerin geliştirilmesi amaçlanıyor.</p><p><b>- 42 TAKIM FİNALE KALDI</b></p><p>Türkiye&#39;nin yanı sıra yurt dışında öğrenim gören üniversite öğrencileri, mezunlar ve özel sektör temsilcilerinden oluşan ekiplerin de başvurduğu yarışmaya, toplamda 193 takım ve 733 yarışmacı katıldı.</p><p>Değerlendirmelerin ardından 42 takım ve 293 yarışmacı final etabına katılmaya hak kazandı.</p><p>Final sürecinde takımlar projelerini jüri karşısında sunacak. Yazılım ve robotik kategorilerinde yarışmacılar, geliştirdikleri prototiplerin belirlenen teknik isterleri karşıladığını uygulamalı olarak gösterecek. Tasarım ve diğer rapor bazlı kategorilerde ise değerlendirmeler final sunumları üzerinden yapılacak.</p><p><b>- BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ 1 MİLYON 250 BİN LİRAYA ULAŞIYOR</b></p><p>Yarışmada detay tasarım kategorisinde birinci olan okul takımının bağlı bulunduğu üniversiteye, laboratuvar ve altyapı kurulumu amacıyla 15 milyon lira özel teşvik desteği sağlanacak.</p><p>Aynı kategoride birinci olan takım 1 milyon 250 bin, ikinci takım 550 bin, üçüncü takım ise 400 bin lira ödül kazanacak.</p><p>Kavramsal tasarım kategorilerinde birincilik ödülü 550 bin lira olarak belirlenirken, lisans öğrencilerine yönelik özel ödül kapsamında 200 bin lira verilecek. Sistem geliştirme ve uygulama kategorilerinin her birinde ise birinci olan takımlar 450 bin lira ödülün sahibi olacak.</p><p>Yarışmayla, gençlerin nükleer enerji teknolojilerine ilgisini artırmak, yerli ve milli çözümlerin desteklenmesi ve Türkiye&#39;nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda nükleer teknolojiler alanındaki yetkinliğini güçlendirmek amaçlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/teknofestte-nukleer-tekno-857_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-disisleri-bakanligi-sozcusu-bekayi-silahli-kuvvetlerimiz-hicbir-saldiriyi-karsiliksiz-289791</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin çeşitli gerekçeler öne sürerek saldırgan eylemlerde bulunduğunu İran'ın ise hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD'nin Lark Adası'na yönelik saldırısının İran açısından yeni bir durum olmadığını belirtti.</p><p>&quot;Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak.&quot; ifadelerini kullanan İranlı Sözcü, Washington yönetiminin aşırı taleplerde bulunmayı alışkanlık haline getirdiğini ve müzakere kavramını &quot;dikte&quot; ile karıştırdığını söyledi.</p><p><b>- İSLAMABAD MUTABAKATI'NIN AKIBETİ, MEVCUT KOŞULLARA GÖRE BELİRLENECEK</b></p><p>İslamabad'da ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan mutabakatın geçerli olup olmadığı sorusu üzerine Bekayi, &quot;ABD, mutabakat kapsamında taahhütlerini yerine getirmeyi kabul etti. Ancak imzadan yaklaşık 21-22 gün sonra bilinçli şekilde bu taahhüdü ihlal etti. Washington'un bu ağır ve kapsamlı ihlal nedeniyle hesap vermesi gerekir.&quot; dedi.</p><p>İran&#39;ın zamanın gerekleri ve mevcut koşulları dikkate alarak İslamabad sürecinin nasıl devam edeceğine karar vereceğini vurgulayan Bekayi, ABD'nin yaptırımları ve deniz ablukasının sürdüğünü, Washington'un ekonomik savaşı da tırmandırdığını kaydetti.</p><p>Bekayi ayrıca Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in İran ziyaretinin, Pakistan'ın dost ve komşu ülke olarak gerilimin azaltılmasına yönelik çabaları kapsamında gerçekleştiğini aktararak Münir'in İran'a ne olumlu ne de olumsuz bir mesaj getirdiğini söyledi.</p><p><b>- "KUH-E KELENG'DE NÜKLEER FAALİYET YÜRÜTMÜYORUZ"</b></p><p>İranlı Sözcü Bekayi, İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasındaki temasların olağan çerçevede sürdüğünü dile getirdi.</p><p>İran'ın Viyana'daki UAEA temsilciliğinin gerektiğinde Ajansın ilgili taraflarıyla görüştüğünü belirten Bekayi, ancak İran ile UAEA arasında yeni bir müzakere sürecinin bulunmadığını ifade etti.</p><p>Kuh-e Keleng bölgesindeki nükleer faaliyet iddialarına ilişkin ise Bekayi, &quot;Biz daha önce de bu bölgede nükleer faaliyet yürütmediğimizi söylemiştik.&quot; ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/iran-disisleri-bakanligi--972_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dugunlerine-saatler-kala-hayatlarini-kaybetmislerdi-genc-ciftin-olumunde-aci-gercek-ortaya-cikti-289790</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Düğünlerine saatler kala hayatlarını kaybetmişlerdi: Genç çiftin ölümünde acı gerçek ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Burdur'da düğünlerine saatler kala evlerinde ölü bulunan Ayşegül Maral ile Fatih Özaslan'ın ölüm nedeni belli oldu. İlk incelemede elektrik akımına kapıldıkları değerlendirilen genç çiftin, yapılan otopside karbonmonoksit gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Düğünlerine saatler kala hayatlarını kaybetmişlerdi: Genç çiftin ölümünde acı gerçek ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur'un Çavdır ilçesinde düğünlerine saatler kala evlerinde ölü bulunan Ayşegül Maral (20) ile Fatih Özaslan'ın (34) ölüm nedeni belli oldu. İlk incelemede elektrik akımına kapıldıkları değerlendirilen genç çiftin, yapılan otopside karbonmonoksit gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/24tv-010920264c736425.jpg"/><p>Olay, 25 Nisan günü Burdur'un Çavdır ilçesine bağlı Küçükalan köyünde meydana geldi. Akşam kınaları, ertesi gün ise düğünleri yapılacak olan Ayşegül Maral ile Fatih Özaslan, geceyi geçirmek üzere düğün sonrası oturacakları evlerine gitti. Sabah saatlerinde çiftten haber alamayan yakınları eve geldi. Yakınları tarafından evin banyosunda hareketsiz halde bulunan çift için 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Ayşegül Maral ve Fatih Özaslan'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma ekiplerinin evde yaptığı ilk incelemede, banyoda bulunan şofbenden kaynaklı elektrik akımına kapılmış olabilecekleri değerlendirilen çiftin cenazeleri morga kaldırıldı. Çiftin cenazeleri, işlemlerinin ardından toprağa verildi. Ayşegül Maral'ın cenazesi Adana'nın Ceyhan ilçesinde, Fatih Özaslan'ın cenazesi ise Küçükalan köyünde defnedildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/c19300201-01092026d4bde943.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İLK BELİRLEME ELEKTRİK AKIMIYDI</b></p><p>Olayın ardından çiftin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazeleri İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yapılan otopsi incelemesinin sonuçlarıyla birlikte olayın ilk değerlendirmesinin aksine genç çiftin elektrik akımına kapılmadığı ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemede, Ayşegül Maral ve Fatih Özaslan'ın karbonmonoksit gazı zehirlenmesi nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/dugunlerine-saatler-kala--973_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kirklarelinin-luleburgaz-ilcesinde-yerli-hibrit-aycicegi-tohumlari-icin-tarla-gunu-duzenlendi-289789</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde yerli hibrit ayçiçeği tohumları için tarla günü düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda Trakya Tohum A.Ş. tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumları için Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Karamusul köyünde tarla günü etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde yerli hibrit ayçiçeği tohumları için tarla günü düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karamusul köyündeki etkinliğe Kırklareli Valisi Uğur Turan, Lüleburgaz Kaymakamı Ayhan Işık, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Lüleburgaz Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Var, Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Trakya Tohum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar, sektör temsilcileri ve üreticiler katıldı. Programda konuşan Trakya Tohum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar, bölge üreticilerinin küresel pazarda söz sahibi yabancı firmalar yerine yüzde 100 yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumlarını tercih etmelerini beklediklerini ifade etti.  </p><p><b>"500 KİLODAN 115 TONA ULAŞTIK"</b></p><p>Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ise yerli ve milli tohum projesinin yaklaşık 8 yıl önce başladığını belirterek, "Yaklaşık 5 yıl Ar-Ge çalışmaları yaptıktan sonra 2021-2022 yıllarında Trakya'da hem deneme hem de üretim çalışmaları yaptık. 500 kilo üreterek başladığımız bu tohumu bu yıl 115 ton üreterek 20'den fazla ilimizde satış yaptık. 2026 yılında ise 100 bin dönüm arazide 4 bin paket ayçiçeği tohumumuzun ekimi gerçekleştirildi" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/27/aycicegikirklarelia2-27082026a75e5761.jpg"/><p><b>"TOHUM TARIMSAL BAĞIMSIZLIĞIMIZIN TEMELİDİR"</b></p><p>Vali Uğur Turan'da yerli ve milli tohumculuk çalışmalarının Türkiye tarımı açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Tohumun yalnızca tarımsal üretimin bir girdisi olmadığını belirten Turan, "Tohum; gıda güvenliğimizin, tarımsal bağımsızlığımızın ve millî üretim gücümüzün temelidir. Kendi tohumunu geliştiren ülkeler, tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltırken iklim değişikliği, kuraklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlar karşısında da daha güçlü ve dirençli bir konuma ulaşmaktadır" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/aycicegiyagiaa245642-0707202611455ae2.jpg"/><p>Trakya Tohum A.Ş.'nin kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Turan, şirket tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli ve milli SUN 2259 CL ve SUN 1734 CL hibrit ayçiçeği çeşitlerinin üretiminin 2021 yılında 3,5 tonla başladığını, 2025 yılı sonunda ise 100 ton seviyesine ulaştığını kaydetti.  </p><p>Konuşmaların ardından Vali Turan ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Şahin biçerdövere binerek ayçiçeği hasadına eşlik etti.  </p><p>Üreticilerle çekilen hatıra fotoğrafıyla program sona erdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/kirklarelinin-luleburgaz--197_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mersin-silifkede-motosiklet-kazasi-1-olu-289788</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mersin Silifke'de motosiklet kazası: 1 ölü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Silifke ilçesinde bahçeye yuvarlanan motosikletin sürücüsü yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mersin Silifke'de motosiklet kazası: 1 ölü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haşim Diniz&#39;in kullandığı 33 KEA 73 plakalı motosiklet, D-400 kara yolunun Keben Mahallesi yakınında erik bahçesine yuvarlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360782.jpg"/><p>İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><p>Kazada yaralanan Diniz, ambulansla kaldırıldığı Silifke Devlet Hastanesi&#39;nde hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360783.jpg"/><p>Diniz&#39;in cenazesi morga konuldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/mersin-silifkede-motosikl-271_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-fenerbahce-maci-hazirliklarina-basladi-289787</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Fenerbahçe maçı hazırlıklarına başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında deplasmanda Fenerbahçe ile oynayacağı derbinin hazırlıklarına ara vermeden yaptığı antrenmanla başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Fenerbahçe maçı hazırlıklarına başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde Teknik Direktör Vincenzo Italiano'nun yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Dünkü maçta forma giyen futbolcular, salonda rejenerasyon çalışması yaparak günü tamamladı. Diğer futbolcular ise U19 Takımı ile 15'er dakikalık dört devreden antrenman maçı oynadı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/besiktas-fenerbahce-maci--249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289786</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/markalarin-yeni-vitrini-haritalar-bogazici-teknopark-girisimi-truemap-50den-fazla-markayi--289786</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Markaların yeni vitrini haritalar: Boğaziçi teknopark girişimi Truemap 50'den fazla markayı dijital dünyada yönetiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Boğaziçi Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren teknoloji girişimi Truemap, 18 ayda 50'den fazla markanın binlerce lokasyonunu dijital haritalarda yönetmeye başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Markaların yeni vitrini haritalar: Boğaziçi teknopark girişimi Truemap 50'den fazla markayı dijital dünyada yönetiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Yandex ve Apple başta olmak üzere 16'dan fazla platformla entegre çalışan girişim, yapay zeka destekli teknolojisiyle markaların dijital lokasyon bilgilerini tek merkezden yönetmesini sağlıyor.</p><p><b>Markaların yeni  vitrini artık haritalar</b></p><p>Bir  mağazanın, restoranın, banka şubesinin ya da sağlık kuruluşunun müşterileriyle  ilk temas noktası artık yalnızca fiziksel mağazası değil. Tüketiciler bir  işletmeye gitmeden önce konumunu, çalışma saatlerini, iletişim bilgilerini ve  kullanıcı yorumlarını çoğu zaman dijital haritalar üzerinden kontrol ediyor. Bu  nedenle haritalarda yer alan yanlış veya güncel olmayan bir bilgi, işletmeler  açısından yalnızca bir görünürlük sorunu değil, doğrudan müşteri kaybına  dönüşebiliyor.</p><p>Tam da bu  değişen ihtiyaca odaklanan Truemap, Boğaziçi Teknopark ekosisteminde  geliştirdiği teknolojiyle markaların dijital lokasyonlarını yönetmelerini  kolaylaştırıyor. Kuruluşundan bu yana geçen 18 ayda Yapı Kredi, ING, TEB, KFC,  DHL eCommerce, Acıbadem ve Memorial'ın da aralarında bulunduğu 50'den fazla  markaya ulaşan girişim, binlerce lokasyonun dijital haritalardaki bilgilerinin  yönetimini tek merkezde topluyor.</p><p><b>16'dan fazla  platformda tek merkezden yönetim</b></p><p>Truemap'in  geliştirdiği myTruemap platformu, Google Haritalar, Yandex Haritalar, Yandex  Navigasyon, Apple Haritalar ve Meta'nın da aralarında bulunduğu 16'dan fazla  platformla entegre çalışıyor. Böylece yüzlerce hatta binlerce şubeye sahip  markaların farklı platformlardaki konum, adres, çalışma saatleri ve diğer  işletme bilgilerinin ayrı ayrı takip edilmesi yerine tek merkezden  yönetilebilmesi sağlanıyor.</p><p>Platform,  yalnızca bilgilerin güncellenmesine değil, lokasyonların dijital görünürlüğünün  ve doğruluğunun takip edilmesine de odaklanıyor. Yapay zeka destekli altyapı;  işletme bilgilerinin kontrol edilmesi, müşteri yorumlarının yönetilmesi ve  lokasyon performansının analiz edilmesi gibi süreçlerde markalara destek  oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/1-01092026b468ec53.jpg"/><p><b>Yapay zeka,  haritalardaki görünürlüğün de parçası oluyor</b></p><p>Yapay zekâ  destekli arama deneyiminin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte işletmelerin dijital  dünyadaki görünürlüğü de yeni bir boyut kazanıyor. Tüketicilerin yalnızca  klasik arama motorlarında değil, yapay zeka destekli araçlarda da işletme ve  hizmet önerileri aramaya başlaması, markaların dijital bilgilerinin doğru,  güncel ve tutarlı olmasını daha önemli hale getiriyor.</p><p>Truemap bu  dönüşümün, işletmelerin dijital lokasyon verilerinin yönetiminden geçtiğine  dikkat çekiyor. Girişimin yapay zeka destekli altyapısı, farklı platformlarda  yer alan bilgilerin tutarlılığını takip ederken markaların lokasyon bazında  dijital performanslarını da ölçebiliyor.</p><p><b>Boğaziçi  Teknopark ekosisteminden global hedefe</b></p><p>Truemap'in  büyüme hikayesi, Türkiye'de gelişen teknoloji girişimciliği ekosisteminin de  dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Boğaziçi Teknopark  bünyesinde faaliyet gösteren girişim, kısa sürede bankacılıktan sağlığa,  perakendeden lojistiğe kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren markalarla  çalışmaya başladı.</p><p>Truemap,  Türkiye'de oluşturduğu müşteri ve teknoloji altyapısını önümüzdeki dönemde  uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Girişimin 2027 yılı sonuna kadar  100 bin lokasyonu yönetme hedefi bulunurken, uzun vadeli hedefi ise Türkiye'den  çıkan, dijital lokasyon yönetimi alanında küresel ölçekte rekabet eden yeni  nesil bir teknoloji şirketi olmak.</p><p>Truemap  Kurucu Ortağı <strong>Serhan  Ok</strong>, markaların tüketiciyle kurduğu ilk temasın giderek dijital  ortama taşındığına dikkat çekerek, <i>"İnsanlar artık bir işletmeyi yalnızca  kapısından değil, haritasındaki profilinden de tanıyor. Bu nedenle markaların  dijital haritalardaki varlığı yeni bir vitrin haline geliyor. Biz de markaların  yüzlerce lokasyondaki bu yeni vitrinini, farklı platformlarda doğru, güncel ve  görünür tutmalarını sağlıyoruz. Boğaziçi Teknopark ekosisteminde  geliştirdiğimiz bu teknolojiyle Türkiye'de başladığımız yolculuğu global  pazarlara taşımayı hedefliyoruz"</i> dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/2-0109202615b654d5.jpg"/><p>Kurucu Ortak <strong>Semih  Yıldırım</strong> ise dijital haritalardaki bilgilerin sürekli  değiştiğini belirterek, <i>"Haritalarda yer alan bir adres, çalışma saati veya  konum bilgisindeki küçük bir hata bile tüketicinin yanlış yönlendirilmesine  neden olabiliyor. Truemap olarak bu değişimleri takip ediyor, hatalı bilgilerin  düzeltilmesine ve markaların farklı platformlarda tutarlı bir dijital varlığa  sahip olmasına yardımcı oluyoruz. Yapay zekâ destekli arama deneyiminin  yaygınlaşmasıyla birlikte doğru ve güvenilir lokasyon verisinin önemi daha da  artacak"</i> ifadelerini kullandı.</p><p><b>Hedef 2027'de  100 bin lokasyon</b></p><p>Kurumsal  dijital lokasyon yönetimi alanında Türkiye'den global pazara açılmayı  hedefleyen Truemap, büyüme planları doğrultusunda 2027 yılı sonuna kadar 100  bin lokasyonu yönetmeyi hedefliyor. Girişim, farklı sektörlerdeki zincir  markaların yanı sıra banka şubeleri ve ATM ağları, akaryakıt istasyonları,  oteller ve kamu hizmet noktaları gibi geniş bir lokasyon ekosistemine ulaşmayı  planlıyor.</p><p>Boğaziçi  Teknopark çatısı altında geliştirdiği teknolojiyle markaların dijital dünyadaki  "yeni vitrini" olan haritaları daha doğru, görünür ve güvenilir hale getirmeyi  amaçlayan Truemap, Türkiye'den doğan teknoloji girişimlerinin global ölçekte  rekabet edebileceği yeni alanlardan birine odaklanıyor.</p><p><b>Truemap  Hakkında</b></p><p>Truemap,  zincir işletmelerin dijital haritalardaki ve yerel arama kanallarındaki  varlıklarını tek platform üzerinden yönetmelerini sağlayan, yapay zeka destekli  bir teknoloji girişimidir. Boğaziçi Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren girişimin  myTruemap platformu; Google Haritalar, Yandex Haritalar, Yandex Navigasyon,  Apple Haritalar ve Meta'nın da aralarında bulunduğu 16'dan fazla platformla  entegre çalışmaktadır. Platform; işletme bilgilerinin yönetimi, müşteri  yorumlarının takibi, lokasyon doğruluğu ve lokasyon bazlı performans analitiği  gibi süreçleri tek merkezde toplamaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/markalarin-yeni-vitrini-h-328_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289785</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmazdan-terorsuz-turkiye-surecine-iliskin-aciklama-289785</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu.</p><p>Yeni adli yılın hayırlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, Türkiye'nin dört bir yanında adaletin tecellisi için büyük bir sorumlulukla görev yapan tüm adalet çalışanlarına başarılar diledi.</p><p>Uluslararası kurumların ve kuralların giderek zayıfladığı, jeopolitik risklerin, gerilimlerin, savaşların arttığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde olunduğuna işaret eden Yılmaz, bu dönemde gelişen "Güçlüysem her şeyi yapabilirim" zihniyetinin çok tehlikeli olduğunu ifade etti.</p><p>Gazze başta olmak üzere Türkiye'nin yakın coğrafyasında bu zihniyetin tezahürlerinin görüldüğünü belirten Yılmaz, "Dünyanın teknolojik, bilimsel olarak en gelişmiş toplumlarının, insanlığın görebileceği en büyük zulümleri işleyebileceğini de görmüş olduk." diye konuştu.</p><p>Bilim ve teknolojinin çok önemli olduğunu ancak ahlakla, hukukla, adaletle, merhametle birleşmediği sürece bu alandaki ilerlemelerin insanlığa çok fazla bir şey katmadığının görüldüğünü dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>"Dünyanın bu zorlu döneminde Türkiye Cumhuriyeti olarak şuna inanıyoruz, güçlü olmak zorundayız. Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. Maalesef böyle bir uluslararası, bölgesel ortamdayız. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Ama aynı zamanda haklı da olmamız gerekiyor. Dolayısıyla biz, dünyanın bu genel gidişatından farklı olarak, hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız' diyoruz. Köklü geçmişimizden, 100 yılı aşan tecrübemizden ve Cumhuriyetimiz'den aldığımız mirasla bu iddiamızı Türkiye Yüzyılı'nda hep birlikte hayata geçireceğiz."</p><p><b>"DEMOKRASİNİN VE HUKUK DEVLETİNİN STANDARTLARINI YÜKSELTTİK"</b></p><p>Devlet hayatının temelinde düzeni sağlayan hukuk kadar, o hukuka istikamet veren güçlü bir adalet anlayışının olduğunu ifade eden Yılmaz, "Kanunların herkese eşit uygulanması, hakkın sahibine teslim edilmesi, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunması, milletin devletine duyduğu güvenin de temelini oluşturur. Bu sebeple adalet, bizim medeniyetimizde ve köklü devlet geleneğimizde idarenin en önemli ölçülerinden biri olarak kabul edilmiştir." dedi.</p><p>Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>"Hazreti Ömer'in adının bugün dahi adaletle anılması, bu anlayışın milletimizin ve medeniyetimizin hafızasında bıraktığı güçlü izler nedeniyledir. Bu anlayış bize, devletin gücünün vatandaşının hakkını koruduğu, mazlumun yanında durduğu ve hiçbir haksızlığa kayıtsız kalmadığı ölçüde anlam kazandığını hatırlatmaktadır. Bugün de milletimizin devletten ve adalet sisteminden beklentisi özünde aynıdır: Hakkının korunacağından, hukukun herkes için işleyeceğinden ve adaletin zamanında tecelli edeceğinden emin olmak."</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin bu beklentisini devlet yönetimindeki temel sorumluluklardan biri olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, 2002 yılından bu yana attıkları her reform adımında hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi, hak ve özgürlüklerin güvencelerini genişletmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı esas aldıklarını vurguladı.</p><p>Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdıklarını, temel kanunları yenilediklerini, hak arama yollarını çoğalttıklarını ve vatandaşın devlet karşısındaki hukukunu güçlendiren önemli reformları hayata geçirdiklerini hatırlatan Yılmaz, askeri yargının kaldırılmasından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkına, Kamu Denetçiliği Kurumundan kişisel verilerin anayasal güvenceye alınmasına kadar pek çok alanda demokrasinin ve hukuk devletinin standartlarını yükselttiklerini söyledi.</p><p><b>"ÖNEMLİ OLAN ADALET SİSTEMİNE GELMEDEN POTANSİYEL İHTİLAFLARI AZALTMAKTIR"</b></p><p>İnancı, düşüncesi, etnik kimliği, mezhebi, hayat tarzı veya sosyal konumu sebebiyle vatandaşların hak ve özgürlüklerini kullanmasının önüne çıkarılan engelleri birer birer kaldırdıklarını belirten Yılmaz, "Adaleti millet adına tesis eden yargımızın bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirirken, vatandaşlarımızın hak arama imkanlarını genişlettik." ifadelerini kullandı.</p><p>"Önemli olan adalet sistemine gelmeden potansiyel ihtilafları azaltmaktır." diyen Yılmaz, bu yapıldığında "koruyucu adalet" denilen sonucun ortaya çıkacağına işaret etti.</p><p>Belirsiz ifadelerle niteliksiz şekilde hazırlanmış sözleşmelerin daha sonra yargının, adalet sisteminin iş yüküne dönüştüğüne dikkati çeken Yılmaz, cezaevlerindekilerin üçte birinin uyuşturucu suçundan bulunduğunu, diğer suçların da birçoğunun uyuşturucu veya bağımlılıkla ilişkili suçlar olduğunu belirtti.</p><p>Yılmaz, bağımlılıkla etkili mücadelenin hem hukuk sisteminin hem de infaz ve cezaevi sisteminin yükünü çok ciddi oranda aşağıya çekeceğine yürekten inandığını dile getirdi.</p><p>Buna benzer alanlarda özellikle akademik dünyanın, toplumun tüm paydaşlarının katkısıyla yapacakları daha çok iş olduğunu aktaran Yılmaz, "Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunun başkanlığını yapan bir arkadaşınız olarak da söylüyorum, çok boyutlu bir eylem planını hayata geçiriyoruz. Bu noktalarda sağlayacağımız ilerlemeler inanıyorum ki adalet sisteminin önündeki iş yükünü ciddi anlamda azaltacaktır. İnsani maliyetleri de aşağıya çekecektir." dedi.</p><p><b>"ADALET KALKINMANIN DA DEMOKRASİNİN DE TEMELİDİR"</b></p><p>Adaleti, mülkün temeli olarak gördükleri gibi, kalkınmanın, demokrasinin en güçlü dayanağı olarak da gördüklerini ifade eden Yılmaz, "Adaletin güçlü olduğu bir yapı aynı zamanda öngörülebilirliği artıran, yatırım ortamını iyileştiren, ekonomik refahı geliştiren en güçlü dayanaktır. Yine adaletin, hukuk devletinin güçlü olduğu bir ortam temel hak ve özgürlüklerin en kamil şekilde yaşanmasına hizmet eder. Dolayısıyla adalet mülkün temeli olduğu gibi kalkınmanın da demokrasinin de temelidir." diye konuştu.</p><p>Adalet anlayışını, değişen şartlara, toplumun ihtiyaçlarına ve milletin beklentilerine cevap verecek dinamik bir reform iradesiyle sürdürdüklerini vurgulayan Yılmaz, "Elbette mükemmel bir noktada olduğumuzu hiçbir zaman söyleyemeyiz. Bu bir süreç. Adalette yaptıklarımızdan bir miktar bahsettim. Ama eksiklerimizin olduğunu, daha yapmamız gereken çok şey olduğunu da elbette görmemiz lazım. Hep birlikte bu konuları ele almamız lazım." dedi.</p><p>Yılmaz, bu sebeple hükümet olarak adaleti daha ileriye taşıyacak stratejiler, reformlar, eylem planları hazırladıklarını ve bunları hayata geçirmeye gayret ettiklerini söyledi.</p><p>Geçen yıl Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi'yle gelecek dönemin yol haritasını ortaya koyduklarını, hedeflerini "hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi" olarak belirlediklerini anımsatan Yılmaz, bu kapsamda hayata geçirdikleri 11. ve 12. yargı paketlerini anlattı.</p><p><b>"MİLLETİMİZİN EN ÖNEMLİ BEKLENTİSİ ADALET SÜRECİNİN HIZLI İŞLEMESİDİR"</b></p><p>"Milletimizin bizden en büyük beklentisi adalet sürecinin daha hızlı işlemesi" diyen Yılmaz, bu konudaki çalışmaları önceliklendirdiklerini söyledi.</p><p>Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süreyi zorunlu haller dışında üç ayla sınırlandırdıklarını, kanun yollarından icra ve iflasa, idari yargıdan ceza muhakemesine kadar birçok alanda hukuki güvenliği ve hak arama imkanlarını güçlendirdiklerini hatırlatan Yılmaz, makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü şekilde korunması amacıyla hedef süre uygulamasını istinaf aşamasına taşıdıklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını oluşturduklarını kaydetti.</p><p>"Alo Adalet 135" sistemine de değinen Yılmaz, 2002'de yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısını 26 bin 667'ye, toplam adalet personeli sayısını ise 61 binden 208 binin üzerine çıkardıklarını aktardı.</p><p>Yılmaz, hakim ve savcı yardımcılığı ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını sisteme kazandırırken, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartını bu yıl ilk kez uygulamaya başladıklarını anımsattı.</p><p>Ulusal Yargı Ağı Projesi'ni (UYAP) her geçen yıl daha güçlü bir şekilde geliştirdiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Adalet hizmetlerinde dijital dönüşümü yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zeka destekli uygulamaları devreye alıyor, e-Duruşmanın kapsamını genişletiyor, e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımını kolaylaştırıyoruz. Adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zeka destekli sisteme geçerek vatandaşlarımızın işlemlerini daha hızlı sonuçlandırıyoruz. Tüm bu çalışmalarla adaletin daha hızlı tecelli ettiği, vatandaşımızın hakkına daha kolay eriştiği, güven veren ve öngörülebilir bir yargı düzenini tahkim etme gayreti içindeyiz."</p><p>Yılmaz, bu reform iradesini gelecek dönemde de kararlılıkla sürdüreceklerini, Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceklerini söyledi.</p><p><b>"KARANLIK DÖNEMİ GERİDE BIRAKACAĞIMIZ TARİHİ BİR EŞİĞE ULAŞTIK"</b></p><p>Adaletin bir başka veçhesinin de toplumsal barışı korumak, milletin ortak hukukunu güçlendirmek ve gelecek nesillere huzurlu bir ülke bırakmak olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Terör, yarım asra yaklaşan bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiş ve kalkınmamızın önünde ağır bir yük oluşturmuştur." dedi.</p><p>Hesaba gelmeyecek en büyük kayıp olan insani kayıpları hariç tutarak, terörün sadece ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Devletimizin kararlı mücadelesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı, milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştık." diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye vizyonuyla, bu prangayı ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarırken iç cephemizi güçlendirmeyi, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlü bir zeminde geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu süreçte şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin hukukunu gözetmek, milletimizin değerlerini, devletimizin temel niteliklerini korumak ve atılan her adımı hukuk devleti ilkeleri içinde yürütmek temel ölçütümüzdür. Bu vesileyle tüm şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Şehit yakınlarımıza, gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu noktalara gelebildiysek, onların fedakarlıklarıyla geldik."</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edildiğini hatırlatan Yılmaz, "Bu çerçevede çok güçlü bir irade ortaya kondu. Bu, Türkiye'nin sağladığı geniş bir mutabakattır." dedi.</p><p>Tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Yılmaz, "Meclisimiz, temel konularda milletimizin kendi iradesiyle sorun çözebileceğini bir kez daha göstermiş oldu. Bir başka ülkenin, bir başka gücün devreye girmediği, tamamen Türkiye modeli diyebileceğimiz bir anlayışla bu sorundan ülkemizi kurtarma gayreti içindeyiz. Burada Meclisimizin ortaya koyduğu irade çok çok kıymetli." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"YARGIMIZIN TÜM PAYDAŞLARI BU SÜRECE GEREKLİ KATKIYI VERECEKLERDİR"</b></p><p>Kanun'da öngörüldüğü üzere ilk aşamanın tespit ve teyit aşaması olduğuna işaret eden Yılmaz, sahada silahların bırakıldığının, örgütsel yapıların tasfiye edildiğinin ilgili kurumlarca çok hassas bir şekilde takip edileceğini söyledi.</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulunun çok güçlü bir yapı içinde bu süreci takip ettiğini belirten Yılmaz, bu kurulun ilk toplantısında 4 alt kurul oluşturma kararı verdiklerini anımsattı.</p><p>Bu alt kurullardan birinin de Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Kurulu olduğunu aktaran Yılmaz, "Bu kurul tabii ki zamanı geldiğinde işleyecek ama şimdiden bu süreçlere hazırlık yapması çok önemli." dedi.</p><p>Hukuki süreçlerin gündeme gelebilmesi için ilk aşamanın tamamlanması gerektiğinin altını çizen Yılmaz şöyle devam etti:</p><p>"Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak. Bir taraftan da tabii sosyal uyum meseleleri, bunlarla ilgili de ayrı bir alt komisyon kurmuş durumdayız. Şimdiden Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda bu alt kurulumuz çalışmalarına başlamış durumda. Nasıl bir yaklaşımla zamanı geldiğinde bu süreçlerin sürdürüleceğine dair çalışmalar yürütülüyor. İnanıyorum ki yargımızın tüm paydaşları da bu sürece gerekli katkıyı vereceklerdir. Terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, milletimizin kardeşliğini pekiştirmek, ülkemizin imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istiyoruz."</p><p><b>"SURİYE'DE HERKESİ KAPSAYAN BİR YÖNETİMDEN YANAYIZ"</b></p><p>"Terörsüz Türkiye" vizyonunun yanı sıra "Terörsüz Bölge" vizyonuyla da hareket ettiklerini belirten Yılmaz, "Bölgemizin de huzur ve güvenini pekiştirmek istiyoruz." dedi.</p><p>Bu anlamda son dönemde Suriye'de gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle takip ettiklerini dile getiren Yılmaz, sürecin başarıyla tamamlanmasını temenni etti.</p><p>Türkiye'nin, bütün komşularının birlik, beraberlik içinde toprak bütünlüğünü, egemenliğini koruduğu bir bölgesel ortamı savunduğunu vurgulayan Yılmaz, "Başkaları başka huzursuzluklar, istikrarsızlıklar çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama biz hep şunu söyledik ve bunun arkasındayız: Suriye'de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayız." ifadelerini kullandı.</p><p>Arap'ıyla, Kürt'üyle, Türkmen'iyle, Alevi'siyle Nusayri'siyle, Sünni'siyle, Müslüman'ıyla, gayrimüslimiyle tüm vatandaşlarını kucaklayan bir Suriye devletinden, yönetiminden yana olduklarını dile getiren Yılmaz, "İnşallah Suriye bu tecrübeyi başarılı bir şekilde ortaya koyacaktır. Kendi birliği, beraberliği, huzuru için de yoluna devam edecektir. Biz, bunun coğrafyamıza, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras olacağına yürekten inanıyoruz." diye konuştu.</p><p>Etnik kimlikler, mezhebi ayrımlar üzerinden uzun bir zamandır bölge üzerinde oynanan oyunların olduğuna dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bunları görüyoruz. Emperyalist birtakım güçler, uluslararası güç odakları uzun zamandır bu kimlikler üzerinden bunları çatıştırarak, aslında birbiriyle yüzyıllarca bir arada yaşamış bu kimlikleri birbirinin hasmı haline getirerek, çatışma oluşturarak bu bölgenin kaynaklarını sömürmeye çalışıyorlar. Buna karşı bizim yapmamız gereken bu emperyalist oyunları boşa çıkarmak, bölgenin kaynaklarını bölgenin insanına fayda sağlayacak şekilde değerlendirmektir. Bizim yaklaşımımız budur."</p><p><b>"DAHA ADALETLİ BİR DÜNYA İÇİN MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>30 Ağustos Zafer Bayramı'na işaret eden Yılmaz, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, ilk meclisimizin üyeleri ve o dönem kahramanca mücadele eden aziz milletimize tekrar şükranlarımı sunmak istiyorum. O mücadelenin özünde de bu emperyalist güçlerin ülkemizi parçalamasına yönelik gayretlerine karşı milli birlikle ve milletin gücüne dayanan bir yaklaşımla ortaya konan bir mücadele vardı. Bugün de bölgesel ölçekte inşallah bu mücadeleyi hayata geçireceğiz. Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Yeni adli yılın milletin adalete duyduğu güveni daha da pekiştirecek çalışmalara ve Türkiye'nin hukuk yolculuğunda yeni kazanımlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, "Yargı camiamızın sahip olduğu köklü birikim, meslek ahlakı ve yüksek sorumluluk bilinciyle bu süreçte üzerine düşen vazifeyi en güçlü şekilde yerine getireceğine yürekten inanıyorum." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde milletin beklentilerine cevap veren ve Türkiye'nin geleceğine güvenle bakmasını sağlayan adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Yılmaz, 2026-2027 adli yılının hayırlı olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/canli-cumhurbaskani-yardi-437_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289784</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-tarimsal-uretimimiz-ikinci-ceyrekte-yuzde-133-buyudu-289784</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bu sene muhteşem bir yıl tarım ve gıda sektörü için. Harika yağışlar aldık ve tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü. Büyümemizin dinamosu, lokomotifi haline geldi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı "Foodist İstanbul"un açılış töreni, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>Açılışta konuşan Bakan Bolat, fuarda 561 yerli ve 76 yabancı katılımcının olduğunu belirterek, 70 binden fazla ziyaretçinin beklendiğini, 10 holde düzenlenen fuara gerek yurt içinden gerekse yurt dışından ziyaretçilerin ve katılımcıların ilgisinin yoğun olduğunu dile getirdi.</p><p>Bolat, 3-5 Eylül'de Haliç Kongre Merkezi'nde dünyanın önde gelen e-ticaret pazar yerlerini bir araya getirecek olan İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesinde (IGEXX 2026) de Çin ve Japonya'dan pazar yerlerinin temsilcilerinin, gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren üretici firmalarla bir araya geleceğini söyledi.</p><p>Söz konusu pazar yerlerinin temsilcilerinin de yarın Foodist Fuarı'nı ziyaret edeceklerini belirten Bolat, "Randevular bakanlık yetkililerimiz tarafından ayarlandı. Bu da Foodist Fuarı'na bir bonus oldu." diye konuştu.</p><p>Bolat, üç sektörün hiçbir zaman yok olmayacağını ifade ederek, bu sektörleri gıda, tekstil ve inşaat olarak sıraladı ve gıda sektörünün en stratejik sektörlerin başında olduğundan bahsetti.</p><p>Pandemi, savaş ve kriz dönemlerinde gıda sektörünün kritik önem taşıdığından bahseden Bolat, "Bu dönemlerde hükümet olarak gerekli tedbirleri hemen aldık. Gübre ithalatındaki vergileri sıfıra indirdik ve antrepolardaki gübrelerin yerli kullanıma açılmasını sağladık. Tarım için çok önemli olan gübre konusunda aldığımız bu tedbirler ve diğer tedbirlerle bu önemli, büyük krizlerin piyasalarımıza ve halkımıza yansımasını engellemiş olduk. Mazot çok önemli bir girdi. Eşel mobil sistemiyle hükümetimiz 500 milyar liralık, bu zor şartlarda ilave sübvansiyon yaparak enerji fiyatlarının dünyadaki büyük çalkantı kadar artmasını engellemiş oldu." diye konuştu.</p><p>Bolat, Türkiye'nin tarım, sanayi ürünleri ve hizmet sektöründeki başarısıyla dünyada büyük oyunculardan birisi haline geldiğini ifade ederek, artık Türk ürünlerinin kaliteyi ve yüksek teknolojiyi sembolize ettiğini dile getirdi.</p><p>Bu yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran dönemi) ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarına değinen Bolat, "Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüme gösterdi. Dünya ekonomisinin sıkıntılı bir süreçten geçtiği, dünya ticaretinin ticaret savaşları nedeniyle daraldığı bir ortamda bu büyüme ılımlı ve Türkiye ekonomisinin bölgemizdeki savaşlara rağmen, dünya ekonomisindeki çalkantılara, dünya ticaretindeki korumacılık rüzgarlarına rağmen başarılı olduğunu göstermektedir." açıklamalarında bulundu.</p><p>Bolat, temmuz ayına ilişkin iş gücü istatistiklerine değinerek işsizlik oranının yüzde 8,1 olarak gerçekleştiğini ve işsiz sayısının 3 milyonun altında olduğunu ve bu durumun istikrarlı bir tabloya işaret ettiğini söyledi.</p><p>Ağustos ayına ilişkin ihracat rakamlarını iki gün sonra Ankara'da açıklayacaklarını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye, tarım, gıda ve işlenmiş gıda sektöründe dış ticaret fazlası veren bir ülke. Geçen yıl yaklaşık 11 milyar dolardı ve 2002'de 3 milyar dolar tarım ihracatından geçen yıl 32,5 milyar dolar tarım ihracatına yükseldi. Yaklaşık 10 katına yakın bir artış gerçekleşti. Bu bizim tarımda kendi kendine yeterli olan dünyadaki sayılı ülkelerden biri olmamızın eseridir. Burada olağanüstü dönemlerde savaş, doğal afet, felaket gibi kural dışı oyunlar olduğunda, haksız ticaret, fahiş fiyat gibi durumlar ortaya çıktığında da devlet olarak, bakanlıklar olarak düzenleyici, denetleyici ve gerektiğinde idari cezaları uygulayıcı fonksiyonlarımızı da çekinmeden gerçekleştiriyoruz. Hem üreticimiz kazansın hem tüketicimiz kazansın, asıl olan bu."</p><p>"Geçen yıl gerçekten çok meşakkatli, zor bir yıldı. Önce şubat ve nisanda iki tane, tarihin en şiddetli don felaketlerini yaşadık. Hazirandan başlayıp sonbaharın sonuna kadar çok şiddetli bir kuraklık felaketi yaşadık." ifadelerini kullanan Bolat şöyle devam etti:</p><p>"Buna rağmen tarımda üretimimizin genel boyutlarını korumayı başardık. Halkımızın ihtiyaçlarını karşılamayı ve hatta ihracat yapmayı da başardık. Bu sene muhteşem bir yıl tarım ve gıda sektörü için. Harika yağışlar aldık ve tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü. Büyümemizin dinamosu, lokomotifi haline geldi. Yüzde 2,3'lük ikinci çeyrek büyümenin 0,5 puan katkı direkt tarım ve gıda sektöründen geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, vatandaşımız istikrarlı bir şekilde tüketimini elde edebilsin, makul fiyatlarda ürün alabilsin diye büyük mücadele veriyor. Aynı zamanda fazla üretimimizi ihraç etmek için mücadele veriyoruz. İklim şartları bozuluyor, dünya konjonktürü jeopolitik gerilimler oluyor; bu zamanda ne yapıyoruz? İçeride dengeler bozulmasın diye dış ticaret kararları almak zorunda kalıyoruz ve bunları da Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı olarak koordineli şekilde yapıyoruz."</p><p><b>"GIDA VE TARIMDA TEKNİK ENGELLER ÇIKARAN ÜLKELERLE TİCARET DİPLOMASİSİ YAPIYORUZ"</b></p><p>Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı'nın fuarlara verdiği desteklerden bahsederek, Turquality projesinde 24, marka projesinde de 24 firma olmak üzere 48 firmanın ihracat desteği aldığını söyledi.</p><p>Gıda ve tarımda teknik engeller çıkaran ülkelerle ticaret diplomasisi yaptıklarını ve pazarları açmaya gayret ettiklerini ifade eden Bolat, "Bazı ürünlerde Kanada, Filipinler, Çin ve Endonezya gibi pazarlarda önemli kazanımlar elde ettik. Körfez ülkelerinin hiçbirine pandemiden dolayı kanatlı ürün satamıyorduk. Ticaret diplomasisi sayesinde bu sınırlar ortadan kaldırıldı. Çin'e bakanımız gitti, orada yine kanatlı ürünlerle ilgili bir pazar anlaşması yapıldı. Bunlar olumlu gelişmelerdi." açıklamalarında bulundu.</p><p>Bolat, bu yıl 56 fuara milli katılım, 200 fuara da bireysel katılım destekleri sağladıklarını, 6 yurt içi fuara destekler verildiğini kaydederek, ihracatçıya sunulan destekleri anlattı.</p><p>Bakan Bolat, kurdele kesiminin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgiler aldı.</p><p>Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ve bünyesinde bulunan İstanbul, Güneydoğu Anadolu, Ege, Akdeniz, Karadeniz, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) desteğiyle hayata geçirilen fuar, Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup işbirliğiyle düzenleniyor.</p><p>Yurt içi ve yurt dışından firmaların yer aldığı fuarın, 120 bin metrekare sergileme alanında 150 ülkeden yaklaşık 70 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.</p><p>Fuarda, 60 odak ülkeden 2 binin üzerinde iş insanından oluşan VIP alım heyetleri yer alıyor. B2B görüşme programı, Foodist Forum ve Foodist Show Kitchen gibi etkinliklerin düzenleneceği fuar, 4 Eylül Cuma gününe kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ticaret-bakani-bolat-tari-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289783</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/samsun-carsamba-havalimani-yeni-terminal-binasinin-temeli-3-eylulde-atilacak-289783</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsun Çarşamba Havalimanı yeni terminal binasının temeli 3 Eylül'de atılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun Çarşamba Havalimanı'nda yapımı planlanan yeni iç ve dış hatlar terminal binasının temelinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla 3 Eylül Perşembe günü atılacağı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsun Çarşamba Havalimanı yeni terminal binasının temeli 3 Eylül'de atılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni terminal binası projesi kapsamında havalimanında hazırlıklar sürerken, proje alanında son incelemeler gerçekleştirildi. Yatırıma yönelik çalışmalar ve temel atma töreni öncesindeki hazırlıklar yerinde değerlendirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/=Y.S7UVGPUtKbA5WnUpS_EZG3EVKnYdG7IJafYdKbEJG7YZa3YVC_EVaHEZWDQ9W7UFWzYNWnU1KbQ9az.jpg"/><p>Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Tekkeköy Kaymakamı ve Vali Yardımcısı Vekili Enver Hakan Zengince ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının müdür ve temsilcileri Samsun Çarşamba Havalimanı'nı ziyaret etti.  </p><p>Heyet, yeni terminal binasının mevcut durumunu inceleyerek 3 Eylül'de gerçekleştirilecek temel atma töreni öncesinde yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Tamamlandığında bölgenin hava ulaşım kapasitesine katkı sağlaması ve yolcu konforunu artırması beklenen yeni terminal binasının, Samsun'un hava yolu ulaşımındaki potansiyelini de güçlendirmesi hedefleniyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/=EpKXUVafUBWjEVKXUpKHEZGrYNKnYdG_Q9GPYdS7ENS7YZa3YJGnENGDYZKHIRafUtWjYRWPU1KbQ9az.jpg"/><p>Temel atma töreni öncesinde havalimanındaki hazırlıkların tamamlanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/samsun-carsamba-havaliman-464_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289782</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/milli-futbolcu-deniz-gul-galatasaray-icin-istanbula-geldi-289782</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli futbolcu Deniz Gül, Galatasaray için İstanbul'a geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın transfer görüşmelerinde bulunduğu Portekiz ekibi Porto'nun santrforu milli futbolcu Deniz Gül, İstanbul'a geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli futbolcu Deniz Gül, Galatasaray için İstanbul'a geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali&#39;ne özel uçakla gelen 22 yaşındaki golcüyü, burada sarı-kırmızılı kulübün yetkilileri ile taraftarlar karşıladı.</p><p>Havalimanı çıkışında açıklamalarda bulunan Deniz, &quot;Çok mutluyum. Çok heyecanlıyım. Bir an önce takıma ve taraftarımıza kavuşmak istiyorum. Benim için önemli olan şu an burada olmak. Şu an buradayım ve buna odaklandım.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/aw77919701-01092026106b1189.jpg"/><p>Basın mensuplarına poz veren genç santrfor, Galatasaray taraftarına &quot;üçlü&quot; çektirdi ve daha sonra özel araçla havalimanından ayrıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/aw77919702-01092026e498370e.jpg"/><p>Deniz Gül&#39;ün sağlık kontrolleri ve transfer görüşmelerinin tamamlanmasının ardından sarı-kırmızılı kulüp ile sözleşme imzalaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/milli-futbolcu-deniz-gul--375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289781</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katar-hurmuz-bogazi-krizine-cozum-icin-arabuluculuk-calismalari-devam-ediyor-289781</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katar: Hürmüz Boğazı krizine çözüm için arabuluculuk çalışmaları devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Hürmüz Boğazı krizinin bir an önce çözülmesi gerektiğini ve boğazın açılması için arabuluculuk çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katar: Hürmüz Boğazı krizine çözüm için arabuluculuk çalışmaları devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ensari, başkent Doha&#39;da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmeler ile ABD-İran müzakereleri ve İsrail'in, Gazze&#39;deki ateşkes anlaşmasına rağmen saldırgan tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br></p><p>Hürmüz Boğazı krizinin çözümsüz kalmasının gerilimi artıracağını dile getiren Ensari, &quot;Hürmüz Boğazı krizi bir an önce çözülmeli. Bölgedeki bu kriz uluslararası bir krizdir ve müzakerelere yeniden dönülmesini sağlamak için diğer arabulucularla birlikte çalışıyoruz." dedi.<br></p><p>Katar'ın, Umman ve Pakistan ile bölgedeki gerilimi düşürmeye yönelik tedbirler konusunda görüşmelerini sürdürdüğünü belirten Ensari, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin devam etmesinden herkesin zarar göreceğini tekrarladı.<br></p><p>Ensari, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin Tahran ziyareti sırasında bölge ülkelerine ve İran'a Hürmüz Boğazı'nın açılması ve gerilimin düşürülmesinin önemini vurguladığını aktardı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/hrmzokgem-01092026ca2fcc4d.jpg"/><p><b>- "İSRAİL BÖLGEDE YENİ BİR GERÇEKLİK DAYATMAK İSTİYOR"</b></p><p>Katar, Mısır ve Türkiye&#39;nin Gazze'deki ateşkes anlaşmasının uygulanması için koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatan Ensari, ancak İsrail'in uyarılara rağmen Gazze'deki saldırılarına devam ettiğini söyledi.<br></p><p>İsrail'in Gazze'deki ateşkes planını uygulama konusundaki olumsuz tutumuna ve uluslararası kamuoyu ile hukuku dinlemeyen tavırlarına rağmen arabulucuların sürecin ilerletilmesi konusunda kararlı olduğunu belirten Ensari, tarafların üzerinde mutabık kaldığı ateşkes planının eksiksiz uygulanması için İsrail'e, uluslararası kamuoyunun baskı yapması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>İsrail'in tehlikeli adımlarının bölge için yüksek risk oluşturduğunu ve bunun kabul edilemez olduğunu dile getiren Ensari, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşananları yakından takip ettiklerini belirtti.</p><p>Ensari, İsrail'in bölgedeki gerilimi kullanarak yeni bir gerçeklik dayatmaya çalıştığını belirterek, uluslararası toplumun buna karşı koyması gerektiğini kaydetti.</p><p>İsrail'in sadece Filistin ve Lübnan'da değil Suriye'de de yeni bir gerçeklik oluşturmaya çalıştığı uyarısında bulunan Ensari, "İsrail artık bütün bölge için tehlikeli bir aktör haline geldi. İsrail, bölgede yeni bir gerçeklik dayatmak istiyor, bunun farkındayız ve bunu engellemek için uluslararası toplum bir an önce harekete geçmeli." ifadelerini kullandı.</p><p>Ensari, İsrail'in ihlallerinden dolayı hesap vermesi gerektiği yönündeki çağrılarını da yineledi.</p><p><b>- "KÖRFEZ ÜLKELERİ DAHA GÜÇLÜ KOORDİNASYONA SAHİP"</b></p><p>Katar'ın bölgedeki krizlerin çözümü için diplomatik çabalara öncelik verdiğini dile getiren Ensari, Körfez bölgesinin daha önceki krizleri daha güçlü bir ekonomik yapı ve daha yoğun koordinasyon sayesinde atlattığını söyledi.</p><p>Bölgesel güvenlik ve Hürmüz Boğazı konusunda Körfez ülkeleri arasında sürekli koordinasyon bulunduğunu belirten Ensari, gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlarla kolektif şekilde mücadele edilmesi için Körfez ülkelerinin liderleri arasındaki koordinasyonun aralıksız sürdüğünü kaydetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/katar-hurmuz-bogazi-krizi-505_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289780</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zeka-universitelerde-egitim-anlayisini-degistiriyor-el-yazisi-odevler-geri-donebilir-289780</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka üniversitelerde eğitim anlayışını değiştiriyor! El yazısı ödevler geri dönebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[MIT, üniversitelerde yapay zeka kullanımının eğitim ve değerlendirme yöntemlerini kökten değiştirdiğini vurguladı. Kurumun yeni raporu, sözlü sınavlar ve el yazısı ödevlere dönüşün gündemde olduğunu gösteriyor. Akademik kültürde yaşanan bu değişim, öğrenciler ve öğretim üyeleri için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka üniversitelerde eğitim anlayışını değiştiriyor! El yazısı ödevler geri dönebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen üniversitelerinden MIT, üniversitelerde yapay zeka kullanımının akademik hayatı ve değerlendirme yöntemlerini derinden etkilediğini açıkladı. Kurumun hazırladığı yeni rapora göre, yapay zeka araçlarının gelişimiyle birlikte öğrencilerin yazılı ödevlerinde ve sınavlarda özgünlük sorunu büyüyor. MIT'nin özel komitesi, modern yapay zeka uygulamalarının lisans düzeyindeki hemen her yazılı görevi kolaylıkla yanıtlayabildiğine dikkat çekti. Bu durum, öğretim üyelerinin öğrencilerin gerçek bilgi seviyesini ölçmesini güçleştiriyor ve üniversiteleri değerlendirme sistemlerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor.</p><h3>MIT: "Sözlü sınavlar ve el yazısı ödevler geri dönüyor"</h3><p>Rapor, üniversitelerde yapay zeka kullanımının yalnızca teknolojinin yasaklanmasıyla çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. MIT, daha fazla sözlü sınav, el yazısı makaleler ve sınıf içi tartışmalar gibi yöntemlerin yeniden gündeme geldiğini belirtiyor. Ayrıca, öğrencilerin aktif katılımını gerektiren pratik çalışmaların önem kazandığı vurgulanıyor. Bu değişiklikler, üniversitelerin yapay zeka ile mücadelede kapsamlı ve çok yönlü bir yaklaşım geliştirmesini gerektiriyor. MIT'nin önerileri, eğitim sürecinde daha şeffaf ve adil değerlendirme sağlama amacını taşıyor.</p><h3>Yapay zeka akademik kültürü dönüştürüyor</h3><p>MIT'nin raporunda, yapay zekanın üniversite yaşamında köklü değişikliklere yol açtığı da vurgulanıyor. Öğretim üyelerine yapılan birebir ziyaretlerin azaldığı, çevrimiçi tartışmalara katılımın düştüğü ve yüz yüze çalışma gruplarının sınırlandığı belirtiliyor. Bu gelişmeler, yapay zekanın yalnızca sınav ve ödev süreçlerini değil, aynı zamanda tüm akademik kültürü ve öğrenci-öğretim üyesi ilişkilerini de etkilediğini gösteriyor. MIT'nin uyarısı, üniversitelerde yapay zeka ile başa çıkmak için geleneksel yöntemlere dönüşün kaçınılmaz hale geldiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde, eğitimde yapay zeka etkisinin daha da artacağı öngörülüyor.</p><p>Sonuç olarak, MIT'nin dikkat çekici raporu, üniversitelerde yapay zeka kullanımının hem eğitim hem de akademik kültür üzerinde dönüştürücü bir etki yarattığını ortaya koyuyor. Bu gelişmeler, üniversitelerin değerlendirme sistemlerinde köklü değişikliklerin gündeme gelmesine neden oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yapay-zeka-universitelerd-325_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ram-krizinde-umut-isigi-cin-yapay-zeka-belleginde-acigi-kapatmaya-yaklasiyor-289779</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[RAM krizinde umut ışığı! Çin, yapay zeka belleğinde açığı kapatmaya yaklaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli bellek üreticisi CXMT, HBM3E üretimine başlayarak yerel yarı iletken sektöründe önemli bir eşiği geçti. Şirketin bu adımı, Çin'in yapay zeka alanındaki bağımsızlığını güçlendirecek ve küresel bellek pazarındaki rekabeti artıracak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[RAM krizinde umut ışığı! Çin, yapay zeka belleğinde açığı kapatmaya yaklaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin merkezli ChangXin Memory Technologies (CXMT), HBM3E bellek üretimine geçerek ülkenin yarı iletken endüstrisinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. Şirketin küçük miktarlarda da olsa HBM3E üretimine başlaması, özellikle yapay zeka hızlandırıcılarında kullanılan bu ileri teknoloji belleğin Çin'de ilk kez yerli olarak üretilmesi anlamına geliyor. CXMT'nin attığı bu adım, ABD'nin ihracat kısıtlamaları altında Çin'in kritik teknolojilerde dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından büyük önem taşıyor. Şirketin 2027 yılına kadar HBM3E üretimini ciddi ölçüde artırmayı planladığı belirtiliyor. Sektör kaynakları, CXMT'nin bu hamlesinin küresel RAM pazarındaki krizin hafifletilmesine de katkı sağlayabileceğini vurguluyor.</p><h3>CXMT: '2027'de üretim kapasitemizi büyüteceğiz'</h3><p>HBM3E bellek, günümüzde yapay zeka alanında kullanılan en gelişmiş teknolojilerden biri olarak öne çıkıyor. Birden fazla bellek yongasının üst üste istiflenmesiyle elde edilen bu sistem, işlemciye çok yakın konumlandırılarak yüksek bant genişliğinde veri aktarımı sağlıyor. CXMT'nin HBM3E üretimine başlaması, Nvidia Blackwell gibi ileri nesil AI işlemcilerinin ihtiyaç duyduğu bellek altyapısının Çin'de karşılanabilmesi açısından kritik bir adım. Şirketin üretimi henüz sektörün devleri olan Samsung, SK Hynix ve Micron'un kitlesel üretim seviyesine ulaşmasa da, 2027 itibarıyla kapasite artışı hedefleniyor. Bu gelişme, Çin'in yerli üretimle teknoloji açığını kapatma yolunda attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Çinli teknoloji devleri CXMT'nin HBM3E belleğini test ediyor</h3><p>ABD'nin HBM ihracatına getirdiği kısıtlamalar nedeniyle, Çinli şirketler uzun süredir ileri düzey bellek teknolojilerine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. CXMT'nin HBM3E üretimi, bu açıdan stratejik bir öneme sahip. Alibaba'nın T-Head birimi ve Cambricon gibi yerel teknoloji devlerinin, CXMT'nin ürettiği HBM3E bellekleri kendi işlemcilerinde test ettiği bildiriliyor. Testlerin başarıyla sonuçlanması halinde, bu bellekleri kullanan ürünlerin 2027'de piyasaya çıkması bekleniyor. Ancak CXMT'nin önünde halen zorlu bir yol bulunuyor; küresel rakipler HBM4'e geçiş yaparken, şirketin üretim verimliliği konusunda iyileştirmeler yapması gerekiyor. Tüm bu gelişmeler, Çin'in yarı iletken alanında kendi kendine yeterlilik hedefinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, CXMT'nin HBM3E üretimindeki ilerlemesi, Çin'in teknolojik bağımsızlık yolculuğunda önemli bir aşama olarak öne çıkıyor. Şirketin 2027'ye kadar üretim kapasitesini artırma hedefi, hem yerel pazarda rekabeti hareketlendirecek hem de küresel bellek tedarik zincirinde Çin'in rolünü güçlendirecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ram-krizinde-umut-isigi-c-838_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289778</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ps5-sahiplerine-mujde-100den-fazla-canli-kanal-artik-ucretsiz-289778</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PS5 sahiplerine müjde! 100'den fazla canlı kanal artık ücretsiz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sony, PlayStation 5 kullanıcıları için Amerika Birleşik Devletleri'nde 100'den fazla kanal sunan ücretsiz Canlı TV hizmetini devreye aldı. PS5 sahipleri, ek bir abonelik gerektirmeden spor, dizi, film ve haber içeriklerine erişebilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PS5 sahiplerine müjde! 100'den fazla canlı kanal artık ücretsiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sony, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki PlayStation 5 kullanıcılarına yönelik yeni bir hizmeti hayata geçirdi. Şirket, PS5 sahiplerinin ek bir ücret ödemeden 100'den fazla canlı televizyon kanalına ve isteğe bağlı içeriklere ulaşabileceği Canlı TV platformunu devreye aldığını açıkladı. Hizmet, şu an için yalnızca ABD'de aktif durumda ve kullanıcılar, PlayStation 5'in Medya sekmesinden kolayca erişim sağlayabiliyor. Sony, bu adımla oyun konsolunu çok yönlü bir eğlence merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.</p><h3>Sony: 'PS5 Canlı TV ile ücretsiz içerik dönemi başladı'</h3><p>PS5'te sunulan Canlı TV hizmeti, FAST (Reklam Destekli Ücretsiz Akış Televizyonu) modeliyle çalışıyor. Bu sayede kullanıcılar, ayrı bir uygulama indirmeden ve PlayStation Plus aboneliğine ihtiyaç duymadan doğrudan platform üzerinden yayınlara ulaşabiliyor. İçerikler arasında Sony Pictures Television'ın yanı sıra Lionsgate, FOX, NBC ve Crunchyroll gibi büyük medya şirketlerinin kanalları yer alıyor. Filmler, diziler, anime, spor ve güncel haberler, reklam destekli olarak ücretsiz şekilde izlenebiliyor. Hizmetin lansmanında The Walking Dead, Community, Hell's Kitchen gibi popüler diziler, Naruto ve Sailor Moon gibi anime yapımlar ile FOX Sports ve NBC Sports Now gibi spor kanalları öne çıkıyor.</p><h3>PS5 Canlı TV, ABD'den sonra Kanada ve diğer ülkelere açılacak</h3><p>Sony, Canlı TV hizmetinin düzenli olarak yeni kanallar ve içeriklerle güncelleneceğini duyurdu. Şirketin açıklamasına göre, ilk etapta ABD'de başlatılan platformun önümüzdeki dönemde Kanada'ya ve daha sonra diğer ülkelere de açılması hedefleniyor. Ancak şu an için Avrupa ve Yunanistan'daki PS5 kullanıcılarının beklemesi gerekecek, çünkü hizmetin Kuzey Amerika dışındaki çıkış tarihi henüz netlik kazanmadı. Sony, küresel genişleme planları üzerinde çalıştıklarını belirtirken, kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda servisin kapsamını artırmayı amaçlıyor. PS5 Canlı TV, oyun konsolunun eğlence olanaklarını zenginleştirerek, kullanıcılara her an erişilebilir, çeşitli ve ücretsiz içerik sunma iddiasını güçlendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Sony'nin ABD'de başlattığı PS5 Canlı TV hizmeti, oyun konsolunu klasik bir eğlence cihazının ötesine taşıyor. Şirket, bu yenilikçi adımla kullanıcı deneyimini geliştirmeyi ve platformun küresel erişimini artırmayı planlıyor. PS5 sahipleri, gelişmeleri yakından takip ederek, Canlı TV'nin yeni içerik ve ülkelerle genişlemesini bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ps5-sahiplerine-mujde-100-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289777</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yapay-zeka-teror-tehdidini-buyutebilir-mi-abd-istihbaratindan-dikkat-ceken-uyari-289777</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka terör tehdidini büyütebilir mi? ABD istihbaratından dikkat çeken uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi, yapay zeka teknolojisinin teröristler ve düşman gruplar tarafından tehlikeli silahlar geliştirmek için kullanılabileceği uyarısında bulundu. Komite, mevcut güvenlik önlemlerinin yetersiz kalabileceğine dikkat çekerek, ABD istihbarat topluluğuna acil önlem çağrısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka terör tehdidini büyütebilir mi? ABD istihbaratından dikkat çeken uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi, yapay zeka teknolojisinin teröristlerin ve diğer düşman unsurların elinde ciddi bir tehdit haline gelebileceği uyarısında bulundu. Komite tarafından hazırlanan yeni raporda, "Siyah Kuğu" olarak adlandırılan öngörülemeyen yapay zeka risklerine karşı istihbarat teşkilatlarının daha hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı. Raporda, yapay zekanın kötü niyetli aktörler tarafından ölümcül saldırılar planlamak ve daha gelişmiş silahlar üretmek için kullanılabileceği belirtilerek, mevcut önlemlerin hızla gelişen bu teknolojiye karşı yetersiz kalabileceğinin altı çizildi. Komite, ABD'nin 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümüne yaklaşırken, benzer bir istihbarat zafiyetinin tekrar yaşanmaması için kapsamlı tedbirler alınmasını istedi.</p><h3>Temsilciler Meclisi Komitesi: 'Yapay zeka teröristlerin elinde ölümcül olabilir'</h3><p>Komitenin raporunda, özellikle büyük dil modellerinin, terörist grupların kitle imha silahları üretme ve kullanma kapasitesini artırabileceği vurgulandı. Uzmanlar, yapay zekanın biyolojik veya kimyasal silah üretiminde bilgi sağlayabileceği ve bu bilgilerin kötü niyetli aktörlerin erişimine açılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Komite üyeleri Rick Crawford, Jim Himes, Elise Stefanik ve Josh Gottheimer tarafından kaleme alınan raporda, ABD istihbarat topluluğunun yapay zekanın potansiyel tehditlerine karşı daha proaktif davranması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, yapay zeka laboratuvarlarının, modellerin tehlikeli bilgilere ulaşmasını engelleme çabalarına rağmen, teknolojinin hızla gelişmesi nedeniyle bu çabaların yetersiz kalabileceği uyarısı yapıldı.</p><h3>ABD istihbaratına çağrı: 'Gelişmiş yapay zeka önlemleri hızlandırılmalı'</h3><p>Komite, istihbarat kurumlarına ABD'nin düşmanlarının önüne geçebilmek için gelişmiş yapay zeka yeteneklerini sorumlu şekilde ve hızlıca devreye sokma çağrısı yaptı. Raporun yazarları, toplanan verilerin analizinde ve erken uyarı sistemlerinde güvenli yapay zeka araçlarına yatırım yapılmasının kritik olduğunu belirtti. Bu yatırımların titiz testler, insan gözetimi, gizlilik ve sivil özgürlüklerin korunmasıyla desteklenmesi gerektiğinin altı çizildi. Komite, ABD'nin 11 Eylül'den bu yana karşılaştığı en karmaşık ve tehlikeli tehdit ortamıyla yüz yüze olduğunu kaydetti. Ayrıca, mevcut güvenlik sistemlerinde önemli açıklar bulunduğu ve bu zafiyetlerin giderilmesi için kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğu belirtildi.</p><p>Yapay zeka teknolojisinin hızla gelişmesi, ABD'de yasa yapıcıları ve güvenlik yetkililerini yeni düzenlemeler ve önlemler konusunda zorlu kararlarla karşı karşıya bırakıyor. Komite raporunda, ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit eden yapay zeka kaynaklı risklere karşı daha kararlı ve bütüncül adımlar atılması gerektiği vurgulandı. 11 Eylül saldırılarının yıldönümü yaklaşırken, benzer bir istihbarat açığının tekrar yaşanmaması için tüm kurumların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği ifade edildi. Komite, ulusal güvenliğin korunması için yapay zeka alanında kapsamlı denetimler ve yatırımlar yapılmasının önemine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yapay-zeka-teror-tehdidin-777_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>