<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279079</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-netanyahuya-sert-tepki-iletisim-baskani-duran-ahlak-dersi-vermesi-hadsizlik-279079</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den Netanyahu'ya sert tepki! İletişim Başkanı Duran: Ahlak dersi vermesi hadsizlik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Netanyahu sert tepki göstererek "Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkması tam anlamıyla hadsizliktir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den Netanyahu'ya sert tepki! İletişim Başkanı Duran: Ahlak dersi vermesi hadsizlik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu sert tepki göstererek "Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkması tam anlamıyla hadsizliktir." dedi.</p><p>Ayrıntılar geliyor... </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/turkiyeden-netanyahuya-se-633_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279078</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-turkiye-bulgaristan-dogalgaz-iletim-kapasitesinin-artirilmasi-strat-279078</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Türkiye-Bulgaristan doğalgaz iletim kapasitesinin artırılması stratejik öneme sahip]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye'den Bulgaristan'a doğal gaz iletim kapasitesinin artırılması, yalnızca ikili ilişkilerimiz açısından değil, Doğu Avrupa'nın enerji güvenliği bakımından da stratejik önem taşımaktadır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Türkiye-Bulgaristan doğalgaz iletim kapasitesinin artırılması stratejik öneme sahip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fidan, Bulgaristan Haber Ajansına (BTA) mülakat verdi.</p><p>NATO müttefiki olan Türkiye ve Bulgaristan&#39;ın yaşanan küresel çatışmalarda yürüttüğü koordinasyona ilişkin konuşan Fidan, &quot;Orta Doğu&#39;da ahiren yaşanan gelişmeler, güvenlik ortamının ne kadar hızlı değişebildiğini ve İttifakın güney kanadından neşet eden tehditlerin, bölgenin ötesindeki yansımalarının etkisini ortaya koymuştur. Ülkemize yönelik ateşlenen füzeler karşısında hızla harekete geçilmiş olması, NATO&#39;nun etkinliği ve küresel ve bölgesel güvenliğin korunmasında üstlendiği caydırıcı rolün ehemmiyeti ile müttefikler arası birlik ve dayanışmanın önemini bir kez daha göstermiştir.&quot; dedi.</p><p>Fidan, Türkiye ve Bulgaristan&#39;ın, İttifakın güneydoğu kanadını oluşturan iki stratejik ortak olarak gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek &quot;Askeri makamlarımız ülkelerimizin hava ve füze savunma sisteminin güçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda atılabilecek ilave adımları değerlendirmeye hazırdır. NATO şemsiyesi altında sınır güvenliği, erken uyarı sistemleri ve istihbarat paylaşımı konularında Sofya yönetimiyle tam bir eş güdüm içerisindeyiz. Bölgesel bir tırmanmanın önlenmesi adına iki müttefik olarak ortak kararlılığımızı sürdürüyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye, Bulgaristan ve Romanya&#39;nın, 2024&#39;te, Karadeniz&#39;in güvenliğini tehdit eden deniz mayınları temizlemek için başlattığı uygulamaya değinen Fidan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bulgaristan&#39;da kain İleri Kara Kuvvetlerine (FLF) personel katkımız ve İttifakın Doğu Kanadında belirli aralıklarla görev icra eden unsurlarımız aracılığıyla operasyonel işbirliğimizi geliştirmeye gayret ediyoruz. Karadeniz ve Doğu Akdeniz&#39;de kilit bir müttefik ve net bir güvenlik sağlayıcısı olarak, NATO&#39;nun caydırıcılık ve savunma konumlanmasının güçlendirilmesine yönelik çalışmalara İttifak bünyesinde aktif katkı sağlamaya devam ediyoruz. Türkiye 360 derece güvenlik anlayışı doğrultusunda NATO bünyesinde katkılarını artırırken müttefikleriyle de ikili ölçekte savunma işbirliğini geliştirmeyi arzu etmektedir. Karadeniz ve Balkanlar başta olmak üzere Bulgaristan&#39;la güvenlik ve savunma alanında işbirliğimizi daha da ileriye taşımak istiyoruz.&quot;</p><p>Fidan, 2024&#39;teki son Bulgaristan ziyaretinin ardından geçen iki yıllık süreçte, ilişkilerin komşuluk ve NATO müttefikliği temelinde olumlu seyrettiğini söyledi.</p><p>İkili ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde artarak, 10 milyar dolar hedefine yaklaşması, sınır kapılarındaki modernizasyon çalışmaları, ulaştırma ve altyapı çalışmaları kapsamındaki bağlantısallık projelerinde ortaya koyulan ortak iradenin bu dönemin en büyük kazanımı olduğunu vurgulayan Fidan, &quot;Türk şirketleri Bulgaristan&#39;da yatırım yapmaya artan bir ilgi duymaktadır. Bizler de iki ülke arasında karşılıklı yatırımların artmasını teşvik ediyor, ikili temaslarımızda bu hususun da üzerinde duruyoruz. Ayrıca iki ülke arasındaki insan odaklı diplomasi köprüleri ve kültürel projeler halklarımızı daha da yakınlaştırmaktadır. 2025 yılında Türkiye&#39;ye Bulgaristan&#39;dan gelen turist sayısı 2 milyon 800 bini aşmıştır. Bu sayıyı önümüzdeki yıllarda daha da artırmak niyetindeyiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "SÜRDÜRÜLEBİLİR VE GÜÇLÜ HÜKÜMETİN VARLIĞI, BALKANLAR'IN İSTİKRARI AÇISINDAN HAYATİ ÖNEME SAHİP"</b></p><p>Bakan Fidan, Bulgaristan&#39;da uzun süren koalisyon veya geçici hükümetler döneminin ardından, parlamentoda net bir çoğunluğa sahip istikrarlı bir siyasi iradenin tecelli etmiş olmasının Bulgaristan halkı ve Bulgaristan-Türkiye ikili ilişkileri için hayırlı olmasını diledi.</p><p>Sofya&#39;da sürdürülebilir ve güçlü bir hükümetin varlığının sadece Bulgaristan&#39;ın refahı için değil, Balkanlar&#39;ın istikrarı ve ortak projelerin geleceği açısından da hayati öneme sahip olduğunun altını çizen Fidan, &quot;Bu durum, enerji, lojistik ve güvenlik alanlarında askıda bekleyen ya da uzun vadeli planlama gerektiren stratejik dosyaları çok daha hızlı ve kararlı bir şekilde neticelendirmemize imkan tanıyacaktır. Ayrıca, istikrarlı bir hükümetin getirdiği işlerlik, Bulgaristan halkının soydaşlarımız dahil tüm kesimlerinin refahını ve yaşam kalitesini artıracak hizmetlerin uygulamaya konmasında son derece önemlidir.&quot; dedi.</p><p><b>- BULGARİSTAN'DAKİ TÜRK TOPLUMU</b></p><p>&quot;Balkanlar&#39;da en fazla soydaşımızın bulunduğu ülkelerin başında gelen Bulgaristan&#39;daki soydaşlarımız, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin en önemli veçhelerinden birisini oluşturmakta olup, ülkelerimiz arasında sadece sarsılmaz bir gönül köprüsü değil, aynı zamanda Bulgaristan demokrasisinin ve toplumsal barışının en önemli güvencelerinden birini teşkil etmektedir.&quot; ifadesini kullanan Fidan, soydaşların demokratik haklarını kullanarak parlamentoda güçlü şekilde temsil edilmelerinden memnuniyet duyduklarını belirtti.</p><p>Fidan, soydaşların huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan&#39;ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmelerini istediklerini vurguladı.</p><p><b>- ENERJİ İŞBİRLİĞİ</b></p><p>Bakan Fidan, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ)-Bulgargaz arasındaki anlaşmaya ilişkin soruyu cevaplayarak &quot;2023 başında imzalanan BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması esasen Rusya&#39;dan doğal gaz alımının kesildiği, Bulgaristan&#39;ın enerji tedarikinde arz kesintileriyle karşı karşıya kaldığı ve alternatif kaynak arayışında olduğu bir dönemde Bulgaristan&#39;ın arz güvenliğini tahkim eden stratejik bir hamleydi.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye&#39;nin, bu süreçte komşusu ve müttefiki Bulgaristan&#39;ın enerji arz güvenliğine katkı sağlamayı bir sorumluluk olarak görerek gerekli desteği sunduğuna değinen Fidan, anlaşmanın temel amacının Bulgaristan&#39;ın farklı kaynaklara erişimini kolaylaştırmak ve bölgesel enerji güvenliğine katkıda bulunmak olduğunu belirtti.</p><p>Fidan, &quot;Türkiye ve Bulgaristan, bölgemizde enerji alanında her zaman güvenilir birer ortak olmuştur. BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması, iki ülkenin işbirliğinin ötesinde, Avrupa&#39;nın enerji güvenliğinin sağlanmasına da katkı yapabilecek altyapıyı sunmaktadır.&quot; diyerek, bu konunun, ilgili kurumlar arasında uzun süredir yapıcı diyalog çerçevesinde ele alındığını söyledi.</p><p>&quot;Kazan-kazan&quot; ilkesi çerçevesinde, iki ülkenin de ticari ve hukuki çıkarlarını gözeten, günün değişen koşullarına uyumlu bir güncelleme için makamların temas halinde olduğu bilgisini paylaşan Fidan, Bulgaristan&#39;la enerji alanındaki önemli ilişkileri geliştirmeyi istediklerini dile getirdi.</p><p>Fidan, &quot;Amacımız Türkiye-Bulgaristan doğal gaz iletim kapasitesinin artırılmasını da içerecek kapsamlı bir enerji işbirliği anlaşması imzalayarak ilişkilerimizi daha da ileriye taşımaktır.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- BALKANLARDA BÖLGESEL SAHİPLENME VURGUSU</b></p><p>Türkiye&#39;nin &quot;bölgesel sahiplenme&quot; ve &quot;kapsayıcılık&quot; ilkelerini gözeterek, bölgede işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesi üzerinde hassasiyetle durduğunun altını çizen Fidan, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren ve kurucu üyesi olduğu Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci&#39;ne (GDAÜ) özel önem verdiklerini dile getirdi.</p><p>Fidan, GDAÜ Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;nde Türkiye&#39;nin Balkanların ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, bölgede barış ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye&#39;nin dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayacakları bilgisini paylaştı.</p><p>Bölgesel sorunlara bölgesel çözümler bulunması anlayışı temelinde &quot;bölgesel sahiplenme ilkesinin&quot; önem taşıdığına da değineceklerini aktaran Fidan, bölge ülkelerinin geleceğinin birbirine bağlı olduğu ve GDAÜ çatısı altında bölgesel işbirliğinin sürdürülmesinin öneminden bahsedeceklerini kaydetti.</p><p>Fidan, barış ortamının sürdürülmesinin yalnızca askeri yollarla mümkün olamayacağına işaret ederek, kapsayıcı ve yapıcı diyaloğun önemine, Balkan Barış Platformu başta olmak üzere Türkiye&#39;nin bölge ülkeleriyle kurduğu istişare mekanizmalarının yararına ve son uluslararası gelişmelerin bölgesel işbirliğinin önemini arttırdığına değineceğini söyledi.</p><p><b>- TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİK SÜRECİ</b></p><p>Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam ettiğinin altını çizen Fidan, şunları sözlerine ekledi:</p><p>&quot;Ülkemizin AB&#39;ye katılım sürecini, konjonktürel ve kısa vadeli hesaplarla değerlendirmek hata olur. Neticede bugün AB üyesi olan ülkelerin neredeyse yarısı Avrupa ailesinin parçası olarak kabul görmezken biz vardık. AB ile tam üyelik hedefi içeren Ortak Anlaşmamızı 1963 yılında imzaladık. Tam üyeliğin merhalesi olan Gümrük Birliği'ni 1996'da yürürlüğe koyduk.&quot;</p><p>Fidan, AB ile ekonomik ve ticari ilişkilerin kapsamlı ortaklığın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, AB&#39;nin Türkiye&#39;nin en büyük, Türkiye&#39;nin ise AB&#39;nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu anımsattı.</p><p>Bakan Fidan, Türkiye-AB ikili ticaret hacminin güçlü ekonomik ilişkilerin bir göstergesi olarak 2025&#39;te yaklaşık 233 milyar dolara ulaştığına dikkati çekti.</p><p>Türkiye-AB ilişkilerinin köklü kurumsal zemin ve uzun yıllara dayanan ticari, ekonomik ve toplumlar arası bütünleşme geçmişi üzerine inşa edildiğinin altını çizen Fidan, &quot;Son dönemde giderek yoğunlaşan küresel kırılmalar, hızlı dönüşümler ve çok yönlü tehdit algılamaları, AB&#39;yi köklü bir dönüşümün eşiğine getirmiştir. Güvenlikten, ekonomi ve ticarete her alanda, bildiğimiz dünyanın sonuna geldik ve tüm bu gelişmeler AB&#39;yi derinden etkiliyor.&quot; dedi.</p><p>Fidan, bugün uluslararası sistemin büyük dönüşüm içindeyken AB&#39;nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulunarak, &quot;AB&#39;nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB&#39;nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye&#39;nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye&#39;nin üyeliğine ilişkin siyasi iradenin yeniden ve açık bir şekilde ortaya konulması ve üyelik perspektifinin somut adımlarla desteklenerek teyit edilmesinin sürecin yeniden ivme kazanmasına katkı sağlayacağını söyleyen Fidan, Türkiye&#39;nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğunu ve AB ile ilişkilerin karşılıklı yarar, diyalog ve işbirliği temelinde her alanda geliştirilmesine önem verdiğini kaydetti.</p><p><b>- "(DOĞALGAZ İLETİM KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI) DOĞU AVRUPA'NIN ENERJİ GÜVENLİĞİ BAKIMINDAN STRATEJİK ÖNEM TAŞIMAKTA"</b></p><p>Fidan, son gelişmelerin ülkeler arasındaki bağlantısallığın ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, enerji, ulaştırma ve lojistik alanlarındaki bağlantıların güçlendirilmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir öncelik olarak gördüklerini ifade etti ve bu kapsamda Bulgaristan ile hayata geçirilmesi planlanan somut projelerin bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Enerji alanında doğalgaz altyapılarının güçlendirilmesi, enterkonneksiyonların geliştirilmesi ve enerji arz güvenliğinin artırılmasının iki ülke arasındaki ortak gündemlerin önemli başlıkları olduğuna dikkati çeken Fidan, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Ulaştırma alanında ise sınır geçişlerinin hızlandırılması, demiryolu ve karayolu bağlantılarının<br>geliştirilmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi üzerinde çalışabiliriz. Türkiye&#39;den Bulgaristan&#39;a doğal gaz iletim kapasitesinin artırılması, yalnızca ikili ilişkilerimiz açısından değil, Doğu Avrupa&#39;nın enerji güvenliği bakımından da stratejik önem taşımaktadır. Özellikle Ukrayna dahil bölgedeki ülkelerin artan enerji ihtiyaçları dikkate alındığında, mevcut kapasitenin geliştirilmesi gerekmektedir. Şu anda Türkiye&#39;den Bulgaristan&#39;a olan iletim kapasitesi, talep edilen ek hacimleri Bulgaristan üzerinden göndermemiz için yeterli değil. Bunun, Bulgaristan tarafında bazı ek yatırımlar gerektirdiğinin farkındayız ve doğalgaz şebekesinde bu yatırımları mümkün kılmak için birlikte çalışmaya hazırız.&quot;</p><p>Fidan, elektrik alanında da önemli bağlantısallık projelerinin olduğunu belirterek, Türkiye,<br>Bulgaristan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki &quot;Yeşil Enerji İletimi ve Ticareti&quot; projesine önem verdiklerini, bu projeye ilişkin fizibilite çalışmalarına çok yakında başlamayı umduklarını, stratejik öneme sahip bu projede ilerleme kaydedebilmek için bu çalışmaları mümkün olan en kısa sürede tamamlamak istediklerini kaydetti.</p><p>Elektrik alanında, iki ülke arasında planlanan yeni enterkonneksiyon hattı projelerini sonuçlandırmak istediklerini, bu sayede Türkiye ile Bulgaristan arasındaki transfer kapasitesini 700-1100 megavat artıracaklarını aktaran Fidan, ulaştırma alanında da Bulgaristan'la ikinci demiryolu geçişini açmak ve Karadeniz Otoyolu Projesini hayata geçirmek istediklerini, bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek girişimlerde Bulgaristan ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi.</p><p>Fidan, son yıllarda yaşanan gelişmelerin, enerji, ulaştırma ve iletişim alanlarında kesintisiz bağlantısallığın stratejik önemini açık biçimde ortaya koyduğunu, küresel tedarik zincirlerinin güvenliği ve dayanıklılığı açısından yeni ulaştırma koridorlarının geliştirilmesinin artık bir tercih değil, bir gereklilik haline geldiğini söyledi.</p><p>&quot;Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru giderek daha cazip ve güvenilir bir güzergah olarak öne çıkmaktadır. Türkiye bu koridora stratejik önem atfetmektedir. Kalkınma Yolu Projesi ve diğer bağlantısallık girişimleri de Avrupa ile Asya arasındaki ticaret akışlarını daha hızlı, güvenli ve verimli hale getirmeyi amaçlamaktadır.&quot; ifadelerini kullanan Fidan, bağlantısallık açısından kilit bir ülke olan Türkiye&#39;nin, küresel lojistiğin kalbi konumunda olduğunu ve bu koridorların nihai hedefi olan Avrupa pazarına açılan kapının ise Bulgaristan olduğunu aktardı.</p><p>Fidan, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarındaki kapasitenin artırılması, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve taşımacılık süreçlerinin hızlandırılması yönünde<br>yakın işbirliğinin önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Bulgaristan&#39;ın Türkiye üzerinden gelen devasa lojistik akıştan sadece bir geçiş ülkesi olarak değil, aynı zamanda bu hatların lojistik üssü ve dağıtım merkezi olarak ekonomik anlamda en büyük faydayı sağlayacak ortakların başında geldiğini belirten Fidan, ziyaret vesilesiyle tüm bu projeleri taçlandıracak adımları atmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Fidan, Bulgaristan tarafıyla bu konularda yakın işbirliği ve temasların sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Aramızdaki Kapıkule Sınır Kapısı, Avrupa'nın birinci, dünyanın en işlek ikinci sınır kapısıdır. Yılda dört milyondan fazla aracın, on milyondan fazla yolcunun geçtiği bu kapımızın ve diğer mevcut sınır kapılarının genişletilmesi, ayrıca yeni kapılar açılması, ortak gündemimizde yer almaktadır. Amacımız, ticaretin önündeki engelleri azaltırken sınır güvenliğini en üst düzeyde muhafaza etmektir. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika'yı birbirine bağlayan stratejik konumu, Bulgaristan'ın Avrupa içindeki merkezi rolüyle birleştiğinde, bölgesel ve küresel ticaret için önemli fırsatlar ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde bağlantısallık alanındaki işbirliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/disisleri-bakani-fidan-tu-623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279076</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-myk-toplandi-279076</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti MYK toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Merkez Yürütme Kurulu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti MYK toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.</p><p>AK Parti Genel Merkezi'ndeki toplantı, saat 15.10'da başladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/ak-parti-myk-toplandi-824_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279058</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dogu-karadenizin-ic-kesimleri-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-bolgede-dikkatli-olun-279058</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'in iç kesimleri için kuvvetli yağış uyarısı: Bölgede dikkatli olun!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimleri için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doğu Karadeniz'in iç kesimleri için kuvvetli yağış uyarısı: Bölgede dikkatli olun!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji 11. Bölge Müdürlüğü'nden yapılan uyarıda "Bölgemizde görülmesi beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; Gümüşhane çevreleri ile Giresun, Trabzon iç kesimleri, Rize (İkizdere, Çamlıhemşin, Hemşin geneli ile Ardeşen ve Fındıklı'nın iç kesimleri) ve Artvin merkez ve iç kesimlerinde yerel kuvvetli (21-50 kg/m2) olması beklendiğinden ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, ulaşımda aksamalar, dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgâr gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.  </p><p>Yağışların bugün öğle saatlerinden yarın sabah saatlerine kadar etkili olması bekleniyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/dogu-karadenizin-ic-kesim-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279057</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ne-savas-ne-baris-durumundan-cikmaliyiz-279057</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halkın karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlara işaret ederek, "ne savaş ne de barış" durumundan çıkılması gerektiğini belirtti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran'da düzenlenen ülkenin önceki lideri Ali Hamaney'i anma programında konuştu.</p><p>Önceliğin ülkede birliğin korunması olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların halkın üzerindeki olumsuz etkilerine işaret etti.</p><p>Halkın üzerindeki ekonomik baskının hafifletilmesi gerektiğini vurgulayan İran Cumhurbaşkanı, "Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız. Savaş ülkenin çıkarına değil ancak düşman İran milletinin teslim olacağı fikrine kapılmasın." dedi.</p><p>Pezeşkiyan, ülkedeki siyasi gruplar ve yetkililere siyasi çekişmeleri kenara koyarak halkın sorunlarına eğilmeleri çağrısında bulundu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trumptan-irana-yeni-tehdit-bedelini-odemek-zorunda-kalacaklar-279039" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abd-baskani-trumptan-iran-516_2-41.jpg"/></div><h3>Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bedelini ödemek zorunda kalacaklar</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/iran-cumhurbaskani-pezesk-249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279056</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yana-yatmis-sekilde-seyreden-dorse-korkuttu-279056</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yana yatmış şekilde seyreden dorse korkuttu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'da trafikte ilerleyen bir tırın yana yatmış şekilde seyreden dorsesi, görenleri hayrete düşürdü. Tehlikeye davetiye çıkaran anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yana yatmış şekilde seyreden dorse korkuttu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, merkez Nilüfer ilçesi Bursa Çevre Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki tırın dorsesi henüz bilinmeyen bir nedenle yana doğru yattı. Buna rağmen yoluna devam eden sürücü, trafikteki diğer sürücülere korku dolu anlar yaşattı. Yana yatmış şekilde seyreden dorseyi gören vatandaş, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/=YhWPU.aPUBWbYVS_UpWPEdarU9KnYdG7Q9aTYdKbYJKTENa3ERC_ENGXYdS7UNafQ5K3A5WHU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yana-yatmis-sekilde-seyre-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279055</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/hayalet-sevgilim-dedi-tum-turkiyeyi-salladi-irem-yagci-bakin-simdi-ne-yapiyor-279055</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hayalet Sevgilim dedi tüm Türkiye'yi salladı! İrem Yağcı bakın şimdi ne yapıyor…]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Hayalet Sevgilim şarkıcı ile bir dönemin en popüler isimlerinden olan İrem Yağcı, yıllar sonra ortaya çıktı. Müzik kariyerini bir anda bırakan ve üniversite eğitimine yoğunlaşan İrem Yağcı'nın son halini görenler şaşkınlığını gizleyemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hayalet Sevgilim dedi tüm Türkiye'yi salladı! İrem Yağcı bakın şimdi ne yapıyor…]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir döneme damga vuran "Git" ve "Hayalet  Sevgilim" şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan İrem Yağcı Aydın,  bambaşka bir kariyer yolunu seçti.</p><p>Özellikle "Hayalet Sevgilim" ile büyük çıkış  yakalayan Yağcı, müzik kariyerini sürdürmek yerine eğitimine yöneldi. Daha önce  yaptığı açıklamalarda, müziği profesyonel olarak devam ettirme konusunda  motivasyonunu kaybettiğini ve bu nedenle akademik hedeflerine yöneldiğini ifade  etmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem10-10062026421c79df.jpg"/><p>Memur bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen  İrem Yağcı, çocukluk yıllarını Bursa'da geçirdi. Anadolu lisesinden mezun  olduktan sonra hukuk eğitimi almaya başlayan Yağcı, 2009 yılında mezun oldu ve  kariyerine avukat olarak devam etti.</p><p>İrem Yağcı, 2011 yılında Birtük Aydın ile evlendi. Çiftin  bu evlilikten bir kız çocukları dünyaya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem9-10062026186614be.jpg"/><p>Uzun süredir müzik sektöründen uzak bir yaşam süren  Yağcı, mesleğini başarıyla sürdürürken sosyal medyada da aktif olmayı  sürdürüyor. İrem Yağcı, kendi YouTube kanalında zaman zaman seslendirdiği  şarkıları paylaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem8-10062026e61dde98.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem2-10062026928225e4.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem5-10062026a2d0e3b4.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem7-10062026a20183e8.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem6-10062026f05bcaac.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem4-10062026ebd7bfde.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irem3-100620268c5b6e9a.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/hayalet-sevgilim-dedi-tum-275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279054</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinyazi-koyunde-cikan-yanginda-6-donum-bugday-tarlasi-zarar-gordu-279054</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altınyazı köyünde çıkan yangında 6 dönüm buğday tarlası zarar gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Altınyazı köyünde çıkan yangında yaklaşık 6 dönüm buğday tarlası yanarak zarar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altınyazı köyünde çıkan yangında 6 dönüm buğday tarlası zarar gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede tarlada yayıldı. Yangını fark eden köylüler, traktörleriyle hızla bölgeye giderek alevlerin çevredeki ekili alanlara sıçramaması için yoğun çaba sarf etti.  </p><p>Köylülerin zamanında müdahalesi sayesinde yangın büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaklaşık 6 dönüm buğday ekili alan zarar görürken, daha büyük bir felaketin önüne geçildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72252801-10062026d9a5b878.jpg"/><p>Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatılırken, köy sakinleri hasat dönemine yaklaşan tarım arazilerinde daha dikkatli olunması çağrısında bulundu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/altinyazi-koyunde-cikan-y-164_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279053</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutta-cikan-bahce-yangininda-15-donum-arazi-zarar-gordu-279053</link>
      <pubDate>2026-06-10T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mut'ta çıkan bahçe yangınında 15 dönüm arazi zarar gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Mut ilçesinde çıkan bahçe yangınında yaklaşık 15 dönüm arazi zarar gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mut'ta çıkan bahçe yangınında 15 dönüm arazi zarar gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın, ilçeye bağlı Kurtsuyu Mahallesi sınırlarına meydana geldi. Alınan bilgiye göre, henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangını fark edenlerin bilgi vermesi üzerine bölgeye itfaiye ve orman işletme ekipleri sevk edildi. Yangına kısa sürede müdahale eden Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile Mut Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri müdahale ederek yangını kontrol altına aldı. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın çevredeki alanlara sıçramadan söndürüldü. Bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72252103-1006202665e1f1d5.jpg"/><p>Yangında İhsan Tekin'e ait olan yaklaşık 15 dönüm bahçenin zarar gördüğü, çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldığı öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/mutta-cikan-bahce-yangini-572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279051</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hakkaride-jiha-destekli-operasyonda-626-kilo-uyusturucu-ele-gecirildi-279051</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hakkari'de JİHA destekli operasyonda 626 kilo uyuşturucu ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Hakkari'de uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yapan şüphelilere yönelik Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen operasyonlarda 626 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini ve yakalanan 4 şüphelinin tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hakkari'de JİHA destekli operasyonda 626 kilo uyuşturucu ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabından Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı ve satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonla ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından yürütülen istihbari çalışmalar sonucu JİHA destekli operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 140 kilogram eroin, 443 kilogram esrar, 1 kilogram afyon sakızı, 3 kilogram morfin ve 39 kilogram asit anhidrit (ham madde) olmak üzere toplam 626 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 4 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.  </p><p><b>"ZEHİR SATICILARINA KARŞI MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ"</b></p><p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Güvenlik güçlerimizin etkin operasyonları ve toplumumuzun desteğiyle gençlerimizin geleceğini hedef alan zehir satıcılarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/hakkaride-jiha-destekli-o-478_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279050</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-muttefikleri-karadenizdeki-guvenlige-odaklanan-gorusmeler-yapti-279050</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO müttefikleri, Karadeniz'deki güvenliğe odaklanan görüşmeler yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Sözcüsü Allison Hart, İttifak ülkelerinin daimi temsilcilerini bir araya getiren Kuzey Atlantik Konseyi'nin üyelerinin Karadeniz'deki güvenliği ele alan görüşmeler yaptığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO müttefikleri, Karadeniz'deki güvenliğe odaklanan görüşmeler yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Sözcüsü Allison Hart, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, müttefik topraklarının her karışını koruma taahhüdünün NATO'nun değişen güvenlik ortamına sürekli uyum sağlamasını gerektirdiğini kaydetti.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle NATO'nun doğu kanadında insansız hava ve deniz araçlarıyla ilişkili olayların arttığını belirten Hart, bu zorlukların üstesinden gelmek için müttefiklerle yakın işbirliği içinde çalışmaların sürdüğünü aktardı.</p><p>Hart, bu kapsamda Kuzey Atlantik Konseyi üyelerinin bugün Karadeniz'deki güvenliğe odaklanan görüşmeler yaptığını duyurdu.</p><p>Rusya ve Ukrayna'ya ait insansız hava araçları (İHA) zaman zaman Estonya, Letonya, Romanya gibi NATO'nun doğu kanadı ülkelerinin hava sahasını ihlal ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/nato-muttefikleri-karaden-524_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279049</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/erzurumda-120-avciya-22-milyon-tl-ceza-279049</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'da 120 avcıya 2.2 milyon TL ceza!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'da av döneminde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunan 120 avcı hakkında toplam 2 milyon 265 bin 315 TL tazminat ve idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'da 120 avcıya 2.2 milyon TL ceza!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Valisi Aydın Baruş, Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğünü ziyaret ederek Bölge Müdürü Akif Ümüzer'den kurumun çalışmaları ve yürütülen faaliyetlere ilişkin kapsamlı bir brifing aldı. Brifingde; Erzurum'da  bulunan Nene Hatun Tarihi Milli Parkı, Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı, Kop Dağı Tarihi Milli Parkı ve Kaçkar Dağları Milli Parkı ile Narman Peri Bacaları Tabiat Anıtı, Tortum Gölü ve Erzurum Ovası sulak alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında koruma ve kullanma dengesi gözetilerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi sunuldu.  </p><p><b>NENE HATUN TARİHİ MİLLİ PARKI'NDA DÜZENLEME</b></p><p>Erzurum Nene Hatun Tarihi Milli Parkı'nda çevre düzenlemeleri, şehitliklerin tanzimi, güvenlik kamera sistemleri, kültür sokağı, giriş üniteleri, silah sergi alanı, sinevizyon odası, mescit, Nene Hatun Anıt Mezarı, otopark ve seyir teraslarının Milli Park ilanından sonra peyderpey hayata geçirildiği ifade edildi. Ayrıca Aziziye 1 Tabyası Restorasyon Uygulama İşinin 2026 yılında ihale edildiği ve sözleşme aşamasına geçildiği belirtilirken, Vali Aydın Baruş restorasyon çalışmalarına ivedilikle başlanılması talimatını verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72250702-1006202635235d82.jpg"/><p><b>NARMAN PERİ BACALARI'NA SEYİR TERASI</b></p><p>Narman Peri Bacaları Tabiat Anıtı'nda hazırlanan manzara seyir terası projesi kapsamında, alanın tanıtımı ile koruma-kullanma dengesi gözetilerek ziyaretçilerin daha etkin şekilde faydalanabilmesi amacıyla altyapı çalışmalarının Narman Kaymakamlığı ve ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde sürdürüldüğü bildirildi.  Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında yaban keçilerinin fotokapanlar, dijital tasmalar ve dron destekli sistemlerle düzenli olarak takip edildiği, koruma faaliyetlerinin kolluk kuvvetleriyle koordineli şekilde yıl boyunca devam ettiği aktarıldı. Yapılan envanter çalışmaları sonucunda Erzurum'da 2 bin 722 yaban keçisi ile 92 çengel boynuzlu dağ keçisinin tespit edildiği belirtildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72250701-1006202626c991f6.jpg"/><p><b>3 BİN 610 KİLOGRAM YEM DOĞAYA BIRAKILDI</b></p><p>Av döneminde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunan 120 avcı hakkında toplam 2 milyon 265 bin 315 TL tazminat ve idari para cezası uygulandığı, zorlu kış şartlarında yaban hayvanlarının desteklenmesi amacıyla 3 bin 610 kilogram yemin doğaya bırakıldığı bilgisi paylaşıldı.  Sokak hayvanlarının korunması ve yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında belediyelere hayvan bakım evi, doğal yaşam alanı ve kısırlaştırma faaliyetleri için toplam 3 milyon 332 bin 950 TL destek sağlandığı ifade edildi. Sokak hayvanlarının bakım evleri ve doğal yaşam alanlarına alınması ile hayvan refahına yönelik denetimlerin Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğü, sürecin kaymakamlıklar, belediyeler ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütüldüğü belirtildi.  Brifingde ayrıca Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen doğa turizmi faaliyetleri, doğa eğitimleri, Erzurum'un biyolojik çeşitliliğinin korunmasına yönelik çalışmalar ve biyokaçakçılıkla mücadele faaliyetleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/erzurumda-120-avciya-22-m-683_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279048</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/zehir-tacirlerine-dev-operasyon-12-ton-uyusturucu-ele-getirildi-15-supheli-tutuklandi-279048</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zehir tacirlerine dev operasyon: 1,2 ton uyuşturucu ele getirildi, 15 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 4 ilde son 10 günde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında, 1 ton 285 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, gözaltına alınan 110 şüpheliden 15'i tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zehir tacirlerine dev operasyon: 1,2 ton uyuşturucu ele getirildi, 15 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçunun önlenmesi, faillerin tespiti ve yakalanmasına yönelik kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.</p><p>Son 10 günlük süreçte teknik ve fiziki takibini derinleştiren ekipler, ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen suç örgütleri ile Beyoğlu başta olmak üzere il genelindeki sokak satıcılarını hedef aldı.</p><p><b>4 İLDE EŞ ZAMANLI BASKIN</b></p><p>İstanbul merkezli olmak üzere Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kocaeli'yi kapsayan 4 ilde, daha önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 110 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p><p>Adreslerde yapılan aramalarda uyuşturucu miktarının büyüklüğü dikkati çekti. Aramalar sonucunda; 848 kilo 650 gram metamfetamin, 416 kilo 67 gram skunk, 20 kilo 603 gram kokain, 87 kilo 650 gram kimyasal katkı maddesi, 60 bin adet sentetik ecza hapı ve 6 adet tabanca ele geçirildi. Operasyon kapsamında toplamda 1 ton 285 kilo 320 gram uyuşturucu maddeye el konulmuş oldu.</p><p><b>15 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</b></p><p>Gözaltına alınarak emniyete götürülen şüphelilerden 15'i, işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yakalanan diğer 95 şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/zehir-tacirlerine-dev-ope-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279047</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilecik-pazaryeride-midibus-ile-tir-carpismasi-12-yarali-279047</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilecik Pazaryeri'de midibüs ile tır çarpışması: 12 Yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Pazaryeri ilçesinde midibüsün tıra çarpması sonucu 12 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilecik Pazaryeri'de midibüs ile tır çarpışması: 12 Yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Metin A. idaresindeki 11 AT 229 plakalı midibüs, Bilecik-Bozüyük kara yolu Karaköy köyü yakınlarında İsmail Ç. yönetimindeki 41 ATA 962 plakalı tıra arkadan çarptı.</p><p>Yol kenarındaki bariyere çarparak durabilen midibüsteki 12 yolcu yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41631243.jpg"/><p>Yaralılar, kaza yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerince Bozüyük Devlet Hastanesine kaldırıldı.</p><p>Kaza nedeniyle trafiğe kapanan yol, araçların çekilmesiyle açıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bilecik-pazaryeride-midib-380_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279046</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-gelecek-sezon-icin-el-bilal-toure-transferine-hazirlaniyor-279046</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, gelecek sezon için El Bilal Toure transferine hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gelecek sezon kadrosunu güçlendirmek isteyen Fenerbahçe, geride bıraktığımız sezonda Beşiktaş'ta kiralık olarak forma giyen El Bilal Toure'yi gündemine aldı. Taraflar arasında görüşmelerin başladığı öne sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe, gelecek sezon için El Bilal Toure transferine hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe'nin flaş bir ismi gündeme aldığı iddia edildi.</p><p>Nicolo Schira'nın haberine göre; sarı-lacivertli ekip, geçtiğimiz sezon Beşiktaş'ta kiralık olarak forma giyen El Bilal Toure'nin peşinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/2bc14080b69f4385a85f-10062026b77668ce.jpg"/><p><b>PERFORMANSI</b></p><p>Geçtiğimiz sezon siyah-beyazlı forma ile 26 maça çıkan 24 yaşındaki Malili oyuncu, bu müsabakalarda 7 gol atıp 5 de asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/fenerbahce-gelecek-sezon--516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279044</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abye-israile-karsi-yaptirim-cagrisi-279044</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'ye İsrail'e karşı yaptırım çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Aralarında Avrupalı eski üst düzey siyasetçiler ve Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin bulunduğu çok sayıda siyasetçi, AB'ye, İsrail'e karşı etkili tedbirler alma çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'ye İsrail'e karşı yaptırım çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski İsveç Başbakanı Stefan Löfven, eski İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, eski Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox ve eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in de aralarında yer aldığı üst düzey Avrupalı isimler, 15 Haziran'da yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı ile 18-19 Haziran'da yapılacak AB zirvesi öncesinde ortak görüş yazısına imza attı.</p><p>"AB'nin Filistin'de İsrail'in yasa dışı uygulamalarına göz yummayı bırakmasının zamanı geldi" başlıklı yazıda, AB'nin uluslararası hukuk üzerine kurulduğu ve Birlik üyesi ülkelerin AB yasaları ile uluslararası anlaşmalara bağlı olduğu vurgulandı.</p><p>Yazıda, AB'nin uluslararası hukukun uygulanması ve özellikle AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın hükümlerinin hayata geçirilmesi konusunda siyasi ve ahlaki liderlik göstermemesinin, Birliğin hem kendi vatandaşları hem de uluslararası toplum nezdindeki güvenilirliğine zarar verdiği belirtildi.</p><p>AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın 2'nci maddesinin, taraflar arasındaki ilişkilerin insan haklarına ve demokratik ilkelere saygı temelinde yürütülmesini öngördüğü hatırlatılan yazıda, mevcut durumun bu şartlarla bağdaşmadığı ifade edildi.</p><p>Yazıda, 7 Ekim 2023'te "Hamas ve diğer silahlı grupların İsrailli sivillere yönelik saldırıları" kınanarak, bunun İsrail'in Gazze'deki soykırımını haklı gösteremeyeceği kaydedildi.</p><p>Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 73 bin kişinin hayatını kaybettiği, bunların 21 bin 500'den fazlasının çocuk olduğu aktarılan yazıda, Ekim 2025'teki ateşkesten sonra da 900'den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bilgilerine yer verildi.</p><p>Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Filistinlilerin Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki haklarının telafisi mümkün olmayan şekilde zarar görmesi riskinin bulunduğuna hükmettiği aktarılan yazıda, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) de İsrailli liderler hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkardığı hatırlatıldı.</p><p>Yazıda, buna rağmen İsrail hükümetinin Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasını engellemeyi sürdürdüğü, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine kısıtlamalar getirdiği belirtildi.</p><p>Gazze'de tarım arazilerinin, su depolarının ve tuzdan arındırma tesislerinin tahrip edildiği, Filistinlilerin yaşam koşullarının daha da kötüleştiği ifade edilen yazıda, Gazze nüfusunun bölgenin yalnızca yüzde 30'una sıkıştırılmasının planlandığının ve bunun Filistinliler üzerinde topraklarını terk etmeleri yönünde baskı oluşturduğunun altı çizildi.</p><p>Temmuz 2024'te UAD'nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan ve en az 750 bin kişinin yaşadığı tüm İsrail yerleşimlerinin yasa dışı olduğuna karar verdiği anımsatılan yazıda, İsrail hükümetinin bu görüşü dikkate almadığı ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs'teki ilhak politikalarını sürdürdüğü vurgulandı.</p><p>Yazıda, Batı Şeria'daki E1 bölgesi ile C Alanı'nda yeni arazi el koymalarının hazırlandığı, bunun Batı Şeria'yı ikiye bölerek AB'nin de desteklediği iki devletli çözüm perspektifini zayıflatacağı ifade edildi.</p><p>İmzacılar, mevcut durum karşısında AB'nin harekete geçmesi gerektiğini kaydederek, Temmuz 2025'ten bu yana 460'tan fazla eski Avrupalı bakan, büyükelçi ve üst düzey yetkilinin yaptığı çağrılara atıfta bulundu.</p><p>Yazıda, bu kapsamda AB'nin, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması çerçevesinde İsrail'e sağlanan tercihli ticaret erişimini askıya alması istenerek, böyle bir adımın İsrail'in dünya ile yaptığı mal ticaretinin yaklaşık üçte birini etkileyeceği belirtildi.</p><p>AB Komisyonu ve AB Dış İlişkiler Servisinin gerekli önerileri hazırlaması ve üye ülkelerin nitelikli çoğunluk oylamasıyla bu tedbirleri kabul etmesi çağrısında bulunulan yazıda, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerden AB'ye yapılan ihracatın durdurulması gerektiği ifade edildi.</p><p>Yazıda ayrıca yaptırım listelerinin genişletilmesi, yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı İsrailli bakanlar, yetkililer, kişi ve kuruluşlara yönelik vize yasakları ve mal varlığı dondurma tedbirlerinin artırılması talep edildi.</p><p>Yazıda İsrail'in AB araştırma programlarına katılımının askıya alınması, uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerde bulunan İsrailli kamu ve özel kuruluşlarla işbirliğinin sonlandırılması ve askeri ile çift kullanımlı ürün ticaretinin durdurulması çağrısına da yer verildi.</p><p>AB içinde şimdiye kadar bu yöndeki adımları engellediği belirtilen üye ülkelerin çoğunluğun görüşü doğrultusunda hareket etmesi istenen yazıda, Birliğin İsrail'in Filistinlilere yönelik uygulamalarına karşı sessiz kalmasının AB'nin küresel konumunu ve etkisini daha da zayıflatacağının altı çizildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abye-israile-karsi-yaptir-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279043</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tatlinin-icinden-bocek-cikti-sanliurfada-mide-bulandiran-goruntuler-279043</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tatlının içinden böcek çıktı! Şanlıurfa'da mide bulandıran görüntüler]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da zabıta denetimi sırasında mide bulandıran görüntülerin ortaya çıktığı unlu mamul işletmesi mühürlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tatlının içinden böcek çıktı! Şanlıurfa'da mide bulandıran görüntüler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeliyle birlikte Konuklu Mahallesi'nde faaliyet gösteren Konuklu Unlu Mamulleri isimli işletmesinde denetim gerçekleştirdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72245602-1006202616be2fa3.jpg"/><p><b>TATLININ İÇİNDEN BÖCEK ÇIKTI</b></p><p>Denetim sırasında ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilmediği, üretim alanlarında hijyen standartlarının karşılanmadığı ve tüketiciyi yanıltıcı uygulamalara başvurulduğu tespit edildi. Tatlının içerisinden ise böcek çıktığı belirlendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aw72245604-10062026068bc7ac.jpg"/><p><b>ANTEPFISTIĞI YERİNE YERFISTIĞI</b></p><p>Ekiplerin incelemelerinde, içerisinde antepfıstığı olduğu belirtilen bazı ürünlerde Antepfıstığı yerine yerfıstığının kullanıldığı belirlendi. Halk sağlığını riske atan usulsüzlükler nedeniyle işletme hakkında yasal işlem başlatıldı.  </p><p>Denetim raporları doğrultusunda işletmeye 132 bin 108 TL idari para cezası uygulanırken, faaliyetlerine son verilerek iş yeri mühürlendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/tatlinin-icinden-bocek-ci-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279042</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-brahim-diaz-transferi-icin-harekete-gecti-279042</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Brahim Diaz transferi için harekete geçti!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa seçilen Aziz Yıldırım, transfer çalışmalarına hız kazandırdı. Sarı-lacivertli yönetim, Real Madrid'de forma giyen Faslı yıldız Brahim Diaz'ı gündemine aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe, Brahim Diaz transferi için harekete geçti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe seçim sonrası transfer çalışmalarına hız verdi.</p><p>TRT Spor'un haberine göre; Sarı lacivertliler, Real Madrid'in Faslı futbolcusu Brahim Diaz'ı gündemine aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/c6c7f255ad2440f68b3e-100620268da96f5a.jpg"/><p>Futbol komitesi, kısa süre içerisinde oyuncu tarafıyla görüşme gerçekleştirecek.</p><p>Ousmane Dembele'yi kadrosuna katmak için kısa süre içerisinde çalışmalara başlayacak olan Real Madrid'de Diaz'ın takımdan ayrılması gündemde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/braa-10062026819299bd.jpg"/><p>Jose Mourinho, Başkan Florentino Perez ile görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Brahim Diaz'ın Real Madrid ile sözleşmesi 2027 yılında bitiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/fenerbahce-brahim-diaz-tr-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279041</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sanliurfa-merkezli-21-ilde-deas-operasyonu-47-supheli-yakalandi-279041</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 21 ilde DEAŞ operasyonu: 47 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 21 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 47 zanlı gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 21 ilde DEAŞ operasyonu: 47 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ mensuplarına finansal destek sağladıkları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için soruşturma başlattı.</p><p>MASAK verileri üzerinden yapılan incelemede, 48 şüphelinin 108 milyon işlem hacmi gerçekleştirdikleri belirlendi.</p><p>Ekiplerce, Şanlıurfa, İstanbul, Ağrı, Van, Kocaeli, İzmir, Bursa, Aksaray, Gaziantep, Diyarbakır, Mersin, Çanakkale, Osmaniye, Hatay, Konya, Malatya, Kırşehir, Balıkesir, Mardin, Adana ve Ankara'da belirlenen adreslere eş zamanlı düzenlenen operasyonda, 47 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>Adreslerde yapılan aramalarda, 97 dijital materyal, 11 yasaklı yayın, örgütsel faaliyetlerde kullanıldığı değerlendirilen 1900 avro, 1 tüfek ve 50 mermi ele geçirildi.</p><p>Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, 1 şüphelinin de yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/sanliurfa-merkezli-21-ild-598_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279040</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iyi-partiden-istifa-eden-ersin-beyazin-yeni-adresi-ak-parti-oldu-279040</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İYİ Parti'den istifa eden Ersin Beyaz'ın yeni adresi AK Parti oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz mayıs ayında İYİ Parti'den istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, bugün gerçekleştirilen AK Parti grup toplantısında resmen AK Parti'ye katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İYİ Parti'den istifa eden Ersin Beyaz'ın yeni adresi AK Parti oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti'nin kurucu il başkanları arasında yer alan ve mayıs ayında partisinden istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, AK Parti'ye katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/xx-10062026b707fb14.jpg"/><p>Beyaz, bugün düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından parti rozeti takılarak partiye katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/iyi-partiden-istifa-eden--679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279039</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trumptan-irana-yeni-tehdit-bedelini-odemek-zorunda-kalacaklar-279039</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bedelini ödemek zorunda kalacaklar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşmaya varmak konusunda "çok fazla zaman harcadığını" ve bu nedenle "bedelini ödemek zorunda kalacakları" ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bedelini ödemek zorunda kalacaklar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran'la ilgili paylaşımda bulundu.</p><p>İran'ın ordusunun, donanmasının ve hava kuvvetlerinin "artık var olmadığını" belirten Trump, "Tümüyle yenilgiye uğradılar. İran'dan sadece laf var, eylem yok. Orta Doğu'nun zorbası öldü." yorumunu yaptı.</p><p>Trump, "Onlar için harika olacak bir anlaşmaya varmak için çok fazla zaman harcadılar, şimdiyse bedelini ödemek zorunda kalacaklar." ifadesini kullandı.</p><p>Trump ve ABD ordusu, ABD'ye ait Apache helikopterinin düşürülmesine karşılık olarak gece yarısından sonra İran'a yönelik karşı saldırılar düzenlenmeye başladıklarını duyurmuştu.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD saldırılarına misilleme olarak bölgedeki ABD üslerinin hedef alındığını açıklamıştı.</p><p>ABD ordusu sabah 05.00 sularında İran'a yönelik saldırıların tamamlandığını açıklamıştı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ne-savas-ne-baris-durumundan-cikmaliyiz-279057" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/iran-cumhurbaskani-pezesk-249_2.jpg"/></div><h3>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Ne savaş ne barış durumundan çıkmalıyız</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abd-baskani-trumptan-iran-516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279038</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-israilde-netanyahunun-yeniden-aday-olup-olmayacagi-soru-isareti-yorumu-279038</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan "İsrail'de Netanyahu'nun yeniden aday olup olmayacağı soru işareti" yorumu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tel Aviv arasında perde arkası gerilimin tırmandığı bir dönemde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan genel seçimlerde yeniden aday olup olmayacağını bilmediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan "İsrail'de Netanyahu'nun yeniden aday olup olmayacağı soru işareti" yorumu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABC News'e röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun görevde kalma arzusunun olup olmadığını açıkça sorguladı ve İsrail Başbakanı'nın yeniden seçilme girişimini ucu açık bir soru işareti olarak nitelendirdi.</p><p>Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerde İsrail'e liderlik edip etmeyeceği sorulduğunda Trump, "Bilmiyorum." yanıtını vererek, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"(Netanyahu) Devam etmek istiyor mu? Çünkü biliyorsunuz, kendisi bir savaş dönemi Başbakanı. Bu savaşı öyle ya da böyle çok yakında kazanacağız ve kendisi bir savaş dönemi Başbakanı."</p><p>Trump, "Netanyahu'nun yeniden aday olup olmayacağı ucu açık bir soru. (Netanyahu) Devam etmek isteyip istemediğini merak ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><p>Uzun süredir görevde olan İsrail Başbakanı'nın geleceğini açıkça belirsiz olarak tanımlayan Trump, ABD'nin şimdiden Netanyahu sonrası bir siyasi döneme hazırlanıyor olabileceğinin sinyalini verdi.</p><p><strong>NETANYAHU'NUN PARTİSİNDEN TRUMP'A CEVAP</strong></p><p>Netanyahu'nun Likud Partisi ise Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın ifadelerine cevap olarak, Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerde aday olacağını vurguladı.</p><p>Kamuoyu önündeki spekülasyon, ABD-İsrail ittifakı açısından oldukça çalkantılı bir dönemin ardından geldi.</p><p>İsrail merkezli i24 televizyonunun haberine göre, İsrail'in Lübnan'a saldırıları üzerine yapılan sert bir telefon görüşmesinin ardından bu hafta başında Trump ile Netanyahu arasındaki gerilim zirveye ulaştı.</p><p>Trump, New York Post gazetesinin "Pod Force One" programına verdiği ayrı bir röportajda, Netanyahu'ya yönelik sert bir dil kullandığını doğrulamıştı. Trump, "Lübnan ile sürekli savaş halinde olmasından biraz rahatsız olmuştum." demişti.</p><p>Diğer taraftan Netanyahu, lideri olduğu Likud Partisi için net bir iktidar koalisyonu sağlamakta zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya.</p><p>Eski Başbakan Naftali Bennett ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot gibi Netanyahu karşıtı "değişim bloku" rakiplerinin anketlerde güçlü çıkması karşısında Netanyahu, şüpheci İsrail seçmenine sunabileceği kesin ve tarihi bir stratejik zafer elde etmeye çalışıyor.</p><p>Netanyahu, Lübnan ve İran'a karşı kesin bir askeri zafer elde etmek için içeride ciddi bir siyasi baskıyla karşı karşıyayken, Washington ise Tahran ile kapsamlı bir diplomatik süreci tamamlamak adına bölgesel çatışmaları sona erdirmek için sürekli baskı yapıyor.</p><p>Trump, geçen günlerde katıldığı bir medya programında, bu diplomatik güç dengesizliğinin altını çizerek net bir mesaj vererek, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. Kararları (Netanyahu) o vermez." demişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/trumptan-israilde-netanya-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279037</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/plan-yapanlar-dikkat-10-il-icin-sari-kodlu-meteorolojik-uyari-cok-kuvvetli-geliyor-279037</link>
      <pubDate>2026-06-10T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plan yapanlar dikkat: 10 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı! Çok kuvvetli geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 10 il için sağanak nedeniyle "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu. Belirtilen illerde bugün yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. İşte, sarı kodlu meteorolojik uyarı verilen o iller detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plan yapanlar dikkat: 10 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı! Çok kuvvetli geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının NSosyal hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan son bilgi doğrultusunda "sarı" kodla işaretlenen illerin yer aldığı Türkiye haritası paylaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/aksam-10062026999fa699.jpg"/><p>Buna göre, Kastamonu ve Çankırı çevreleri ile Bolu'nun doğu, Karabük'ün güney kesimlerinde yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Gümüşhane ve Ardahan çevreleri ile Giresun, Trabzon ve Rize'nin iç ve Kars'ın kuzey kesimlerinde kuvvetli yağışın etkili olacağı tahmin ediliyor.</p><p>Vatandaşların ani sel, su baskını ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/plan-yapanlar-dikkat-10-i-925_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279033</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/xboxtan-project-helix-icin-gelecek-nesil-konsol-planlarinda-radikal-degisim-279033</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Xbox'tan Project Helix için gelecek nesil konsol planlarında radikal değişim]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Xbox, artan üretim maliyetleri ve Series X|S konsollarına yönelik yüksek talep nedeniyle yeni nesil Project Helix donanım planlarını gözden geçiriyor. Şirketin üst düzey yöneticilerinden Mathew Ball, Xbox'ın gelecekteki stratejilerine dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Xbox'tan Project Helix için gelecek nesil konsol planlarında radikal değişim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Xbox, son dönemde artan maliyetler ve Xbox Series X ile Series S konsollarına yönelik yoğun ilgi nedeniyle yeni nesil Project Helix donanım planlarını yeniden değerlendirmeye başladı. Şirketin strateji ekibine kısa süre önce katılan ve Strateji Müdürü olarak göreve başlayan Mathew Ball, The Game Business'tan Chris Dring ile yaptığı röportajda Xbox'ın mevcut durumu ve geleceğe yönelik hedefleri hakkında dikkat çekici bilgiler verdi. Ball'ın açıklamalarına göre, Xbox konsollarına olan talep üretim kapasitesinin üzerinde seyrediyor ve bu durum şirketin gelecek nesil konsol stratejilerini etkilemeye başladı.</p><h3>Mathew Ball: 'Project Helix'i baştan sona gözden geçiriyoruz'</h3><p>Xbox'ın Strateji Müdürü Mathew Ball, Project Helix kod adlı yeni nesil konsolun geliştirme süreci hakkında önemli detaylar paylaştı. Ball, Xbox'ın donanım tarafında ciddi bir yeniden yapılanma sürecine girdiğini ve Project Helix için tüm planların tekrar masaya yatırıldığını açıkladı. Özellikle yüksek üretim maliyetleri ve piyasadaki dalgalanmalar, şirketi daha esnek ve uygun fiyatlı bir model geliştirmeye yöneltti. Ball, "Her şeyi baştan sona düşünmek zorundayız" diyerek, hem teknik hem de fiyatlandırma açısından yenilikçi çözümler aradıklarını vurguladı. Ayrıca, Project Helix'in yalnızca bir konsol değil, aynı zamanda PC ile hibrit bir cihaz olarak konumlandırılmasının da gündemde olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, hem oyunculara daha fazla seçenek sunmayı hem de Xbox markasının pazar payını artırmayı hedefliyor.</p><h3>Xbox Series X|S'de talep rekoru, yeni stratejileri tetikledi</h3><p>Xbox Series X ve Series S modelleri, piyasaya sürüldükleri günden bu yana büyük ilgi gördü ve talep, üretim kapasitesinin sürekli olarak üzerinde seyrediyor. Şirket yetkilileri, mevcut konsolları mümkün olan en hızlı şekilde üretmeye çalıştıklarını ancak arzı karşılamakta zorlandıklarını belirtiyor. Ball, "Bu bizim için bir ayrıcalık ama aynı zamanda büyük bir zorluk" diyerek, üretim sürecindeki kısıtlamaların altını çizdi. Xbox'ın karşılaştığı bu yoğun talep, yeni nesil Project Helix donanımının tasarımında daha esnek ve erişilebilir çözümler aramasına yol açtı. Şirket, önümüzdeki 2-2,5 yıl boyunca piyasa koşullarının etkilerinin sürebileceğini öngörüyor ve bu nedenle Project Helix'i hem fiyat hem de teknik özellikler bakımından yeniden şekillendirmeye odaklanıyor. Xbox yönetimi, yeni konsolun oyun ekosistemine daha fazla dahil edici ve kapsayıcı bir model olması için çalışmalarını hızlandırdı.</p><p>Project Helix'in piyasaya sürülmesiyle birlikte, Xbox'ın hem donanım hem de yazılım tarafında yenilikçi adımlar atacağı bekleniyor. Şirketin PC ile konsol arasındaki sınırları kaldırmayı hedeflemesi, oyuncular açısından daha geniş bir deneyim sunabilir. Ancak artan maliyetler ve ekonomik belirsizlikler, yeni nesil konsolun fiyatlandırmasında şirketi zorluyor. Xbox yönetimi, tüketicilerin bütçesini zorlamadan yüksek kaliteli bir ürün sunmak için alternatif modeller üzerinde çalışıyor. Tüm bu gelişmeler, oyun dünyasında yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Xbox'ın Project Helix ile ilgili aldığı yeni kararlar, sektörde büyük yankı uyandırdı. Şirketin hem mevcut konsollara olan yüksek talebi karşılamak hem de gelecek nesil için daha erişilebilir ve yenilikçi bir donanım modeli sunmak istemesi, oyun endüstrisinde dikkatle takip ediliyor. Xbox'ın önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, hem oyuncuların beklentilerini hem de pazar dinamiklerini doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/xboxtan-project-helix-ici-371_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279032</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yaslanma-karsiti-enjeksiyonla-yeni-donem-basliyor-ilk-insanli-deneme-yapildi-279032</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlanma karşıtı enjeksiyonla yeni dönem başlıyor! İlk insanlı deneme yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Boston merkezli Life Biosciences, insan vücuduna ilk kez hücresel yeniden programlama yoluyla yaşlanmayı tersine çevirmeyi hedefleyen bir enjeksiyon uyguladı. Bu gelişme, yaşlanma karşıtı tedavilerde çığır açıcı bir dönemin başlangıcı olarak tıp dünyasında dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlanma karşıtı enjeksiyonla yeni dönem başlıyor! İlk insanlı deneme yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Boston kentinde faaliyet gösteren biyoteknoloji şirketi Life Biosciences, yaşlanmayı tersine çevirmeye yönelik hücresel yeniden programlama tedavisini ilk kez bir insana uyguladığını açıkladı. Salı günü yapılan bu enjeksiyon, glokom hastası bir kişinin gözbebeğine gerçekleştirildi. Şirket, hastanın kimliğiyle ilgili detay vermekten kaçındı. Bu gelişme, uzun ömür bilimi ve yaşlanma karşıtı tedaviler açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, epigenetik yeniden programlama adı verilen ve yaşlanan hücrelerin gençleşmesini hedefleyen bu yöntemin insanlar üzerinde ne kadar etkili ve güvenli olacağını önümüzdeki altı ay boyunca yakından takip edecek.</p><h3>Life Biosciences CEO'su: "Tıp tarihinde dönüştürücü bir an"</h3><p>Life Biosciences CEO'su Jerry McLaughlin, yapılan enjeksiyonun yalnızca şirketi için değil, aynı zamanda tıp dünyası ve yaşlanma biyolojisi alanı için de dönüştürücü bir an olduğunu vurguladı. McLaughlin, "Gerçekten işlevi geri kazandırma ve hastalığı çok temel bir seviyede tersine çevirme potansiyeline bakıyoruz" diyerek, yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisinde yeni bir çağın kapılarını araladıklarını belirtti. Şirketin geliştirdiği hücresel yeniden programlama tedavisi, yaşlanmanın biyolojik süreçlerini etkileyerek hücrelerin gençleşmesini ve işlevlerini yeniden kazanmasını amaçlıyor. Eğer bu ilk insan deneyinden olumlu sonuç alınırsa, yaşlanma karşıtı terapilerde büyük bir sıçrama yaşanacağı öngörülüyor. Denemenin başarısı, tıp dünyasında heyecanla bekleniyor.</p><h3>Hücresel yeniden programlama: Bilim dünyasında büyük ilgi</h3><p>Hücresel yeniden programlama, son yıllarda uzun ömür bilimi ve yaşlanma karşıtı tedaviler alanında en çok ilgi gören araştırma konularından biri haline geldi. 2007 yılında Nobel ödüllü bilim insanı Shinya Yamanaka'nın keşfettiği ve "Yamanaka Faktörleri" olarak bilinen dört özel protein, yetişkin hücrelerin gençleşmesini sağlayabiliyor. Bu teknoloji, yaşlı hücrelerin tamamen kök hücreye dönüşmeden genç ve dayanıklı şekilde çalışmasını hedefliyor. Özellikle karaciğer ve kas hücrelerinin performansını artırmak için bu yöntem üzerinde yoğunlaşılıyor. Şimdiye dek fare ve maymunlar üzerinde yapılan deneylerde umut verici sonuçlar elde edildi. Ancak insanlarda ilk defa denenen bu enjeksiyon, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Life Biosciences, glokom ya da NAION hastalığı olan yaklaşık 20 hasta üzerinde yürütülecek FDA onaylı denemenin ilk adımını attı. Boston, New York, Los Angeles ve Charleston'daki kliniklerde hastalar titizlikle seçiliyor.</p><h3>Teknoloji devlerinden ve ilaç şirketlerinden büyük yatırım</h3><p>Hücresel yeniden programlama alanındaki gelişmeler, yalnızca bilim insanlarının değil, aynı zamanda teknoloji ve ilaç sektörünün devlerinin de ilgisini çekiyor. Amazon'un kurucusu Jeff Bezos ve OpenAI CEO'su Sam Altman gibi isimler, bu alanda kurulan Altos Labs ve Retro Biosciences adlı girişimlere ciddi yatırımlar yaptı. İlaç sektöründen Merck ve Eli Lilly gibi devler de sürece dahil oldu. Eli Lilly, New Limit adlı başka bir biyoteknoloji şirketine 435 milyon dolarlık yatırım sağladı. Merck ise Rejuvenate Bio'ya yeni fonlar aktardı. Bu yatırımlar, hücresel yeniden programlama teknolojisinin gelecekte sağlık alanında devrim yaratacağına dair beklentileri güçlendiriyor. Uzmanlar, başarılı sonuçlar alınması halinde yaşlanma karşıtı tedavilerin hem tıp hem de ekonomi dünyasında yeni fırsatlar sunacağını öngörüyor.</p><h3>Hücresel yeniden programlama tedavisinde güvenlik önlemleri öne çıkıyor</h3><p>Hücresel yeniden programlama teknolojisinin sağladığı potansiyel faydalar kadar, beraberinde getirdiği riskler de dikkatle inceleniyor. Özellikle Yamanaka faktörlerinden ikisinin onkogen özelliği taşıması ve bazı fare deneylerinde kanserli tümör oluşumuna yol açması, bilim insanlarını temkinli olmaya zorluyor. Life Biosciences, güvenlik risklerini azaltmak için tedavide yalnızca üç Yamanaka faktörünü kullanıyor ve kanser riskiyle en yakından ilişkili olanı dışarıda bırakıyor. Ayrıca, tedaviye katılan hastalar, enjeksiyonu aktive eden doksisiklin adlı antibiyotiği günlük olarak alıyor. Olası bir yan etki durumunda, hastalar bu ilacı bırakabiliyor ve tedavi süreci durdurulabiliyor. Klinik denemelerde güvenliğin ön planda tutulması, bilim dünyasının ve kamuoyunun dikkatini çekiyor. Uzmanlar, bu tür önlemlerin, tedavinin yaygınlaşması için kritik önemde olduğunu belirtiyor.</p><h3>Uzmanlar: "Yaşlanma karşıtı tedavilerde temkinli ilerlenmeli"</h3><p>Yaşlanma karşıtı tedaviler konusunda çalışan bilim insanları, hücresel yeniden programlama teknolojisinin insan ömrünü ve sağlığını iyileştirme potansiyelini kabul ediyor. Ancak bu alandaki bilgi birikiminin henüz yeterli düzeyde olmadığını ve dikkatli olunması gerektiğini savunuyorlar. Singapur Ulusal Üniversitesi Sağlık Sistemi'nde Sağlıklı Uzun Ömür Merkezi Direktörü Brian Kennedy, "Epigenetik yeniden programlama kavramını destekliyorum; çünkü doğru uygulanırsa yaşlanma üzerinde büyük bir etki yaratabilir. Fakat insanlarda güvenli ve etkili bir şekilde uygulayacak kadar bilgiye sahip olduğumuzdan emin değilim" ifadelerini kullandı. Kennedy, gözün vücudun geri kalanına göre daha korunaklı bir bölge olduğunu, bu nedenle ilk denemenin burada yapılmasının mantıklı olduğunu belirtti. Uzmanlar, yeni tedavilerin potansiyel faydalarına rağmen, güvenlik ve etik konulara azami özen gösterilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><h3>Denemenin başarısı yaşlanma tedavilerinde yeni bir çağ başlatabilir</h3><p>Boston'da başlayan bu öncü klinik deneme, insanlarda hücresel yeniden programlama tedavisinin ilk uygulaması olması nedeniyle tıp dünyasında merakla izleniyor. Denemenin başarısı halinde, yaşlanma karşıtı tedavilerde yeni bir dönemin kapıları aralanacak. Uzmanlar, bu tür terapilerin sadece görme kaybı gibi spesifik hastalıklarda değil, genel anlamda insan sağlığını ve yaşam kalitesini artırmada da kullanılabileceğini düşünüyor. Ancak, bu tür ilaçların yaygın kullanım için onay almasının yıllar sürebileceği ve uzun vadeli etkilerin titizlikle izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Yaşlanma karşıtı tedavilerde elde edilecek başarılar, insan ömrünün uzatılması ve yaşa bağlı hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Bilim dünyası, Boston'da atılan bu adımı, gelecekteki gelişmelerin habercisi olarak görüyor.</p><p>Sonuç olarak, Boston'da Life Biosciences tarafından başlatılan insan üzerindeki ilk hücresel yeniden programlama denemesi, yaşlanma karşıtı tedavilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak tıp tarihine geçti. Bu gelişme, hem bilim dünyasında hem de kamuoyunda büyük bir heyecan ve umut yarattı. Önümüzdeki aylarda elde edilecek veriler, yaşlanmanın biyolojik süreçlerini değiştirmeye yönelik tedavilerin geleceği için belirleyici olacak. Uzmanlar, bu alandaki ilerlemelerin insan sağlığını kökten değiştirebileceğini ancak güvenlik ve etik konulara her zaman öncelik verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yaslanma-karsiti-enjeksiy-728_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279031</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlekten-yargitay-ve-danistay-uyeligine-secilen-3-isim-icin-tebrik-mesaji-279031</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilen 3 isim için tebrik mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Yargıtay üyeliğine seçilen Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Karaköse ile Danıştay üyeliklerine seçilen Hatipoğlu ve Yılmaz Korkmaz için tebrik mesajı yayımladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek'ten Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilen 3 isim için tebrik mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Yargıtay üyeliğine seçilen Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ile Danıştay üyeliklerine seçilen Gülten Hatipoğlu ve Recep Yılmaz Korkmaz için tebrik mesajı yayımladı.</p><p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından paylaştığı mesajında, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından Yargıtay üyeliğine seçilen Sayın Gökhan Karaköse'yi, Danıştay üyeliklerine seçilen Sayın Gülten Hatipoğlu ve Sayın Recep Yılmaz Korkmaz'ı tebrik ediyorum. Yargı teşkilatımızın farklı kademelerinde edindikleri bilgi, tecrübe ve birikimleriyle yüksek yargımıza önemli katkılar sunacaklarına inanıyorum. Yeni görevlerinin kendileri, yüksek yargı camiamız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, görevlerinde üstün başarılar temenni ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bakan-gurlekten-yargitay--335_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279030</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abdisrail-iran-savasinda-petrol-arzi-kaybinin-1-milyar-varile-ulastigi-hesaplaniyor-279030</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nda petrol arzı kaybının 1 milyar varile ulaştığı hesaplanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Rystad Energy, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle küresel petrol piyasalarında bugüne kadar yaklaşık 1 milyar varillik kümülatif ham petrol arz kaybı yaşandığını, bu rakamın yıl sonuna kadar en az 2 milyar varile ulaşabileceğini tahmin etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nda petrol arzı kaybının 1 milyar varile ulaştığı hesaplanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Rystad Energy'nin piyasa güncelleme notuna göre, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başladığı 28 Şubat'tan bu yana küresel petrol arzında önemli aksamalar meydana geldi. Bu dönemde oluşan toplam 1 milyar varillik kümülatif ham petrol arzı kaybının ABD'nin stratejik petrol rezervinin yaklaşık iki buçuk katına denk geldiği hesaplandı.</p><p>Buna göre, 6 Körfez ülkesinin çatışma öncesi toplam günlük arzı 24,2 milyon varil seviyesindeyken mevcut üretimin 12,4 milyon varile gerilediği kaydedildi.</p><p>Kuruluş, arz kayıplarının ülke bazlı etkilerine de yer verirken, Suudi Arabistan'da günlük yaklaşık 3,8 milyon varillik arzın etkilenmesinin toplam kesintilerin yaklaşık yüzde 32'sine karşılık geldiğini belirtti. Buna rağmen yüksek petrol fiyatları ve Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Yenbu Limanı'na yapılan sevkiyatlar sayesinde ülkenin ihracat gelirlerinin martta 24,6 milyar dolara ulaşarak 2022'den bu yana en yüksek seviyesini gördüğü aktarıldı.</p><p>Irak'ta da güneydeki büyük sahaların büyük ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan deniz yolu ihracatına bağımlı olması nedeniyle günlük yaklaşık 2,8 milyon varillik arzın etkilendiği belirtildi. Ülkenin şubatta 6,8 milyar dolar olan ihracat gelirlerinin nisanda 1 milyar dolara gerilediği ifade edildi.</p><p>Kuveyt'in günlük arz kaybının ise yaklaşık 2 milyon varil seviyesinde hesaplandığı bildirildi.</p><p>Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin düşük seviyelerde seyrettiği kaydedildi. 27 Şubat'ta günlük yaklaşık 120 gemi olan geçiş trafiğinin martta 5-10 gemiye kadar gerilediği, nisan-mayıs döneminde ise çatışma öncesi seviyelerin yüzde 20 altında kaldığı belirtildi.</p><p>Kuruluş, Suudi Arabistan'daki Yenbu ile Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Füceyre limanlarının alternatif çıkış rotaları olarak öne çıktığını ancak Hürmüz Boğazı'nın yerini tam anlamıyla dolduramadığını kaydetti.</p><p><strong>KADEMELİ TOPARLANMA BEKLENTİSİ</strong></p><p>Rystad Energy, üretim ve ticaret akışlarında toparlanmanın ani bir artış yerine "S-eğrisi" şeklinde kademeli bir süreç izleyeceğini öngördü. Tankerlerin yeniden konumlandırılmasının sürecin ilk darboğazını oluşturacağı, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile üretim ve lojistik akışın normale dönmesinin 2-3 hafta gecikmeli gerçekleşeceği ifade edildi.</p><p>Kaybedilen hacimlerin yaklaşık yüzde 85'inin ekime kadar geri kazanılabileceği, tam normalleşmenin ise Irak ve Kuveyt'teki üretim sahalarındaki kısıtlar nedeniyle Ocak 2027'yi bulabileceği tahmin edildi.</p><p>Kuruluş, yıl sonuna kadar kümülatif arz kaybının iyimser senaryoda dahi 2 milyar varile ulaşacağını tahmin etti.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Rystad Energy Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırma Direktörü Aditya Saraswat, şunları kaydetti:</p><p>"Kümülatif kayıplar 1 milyar varile ulaştı ve haziranda dar kapsamlı bir ABD-İran anlaşması ile temmuz ortasından itibaren Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak yeniden açılacağını varsayan 'temel senaryo' altında bile yıl sonuna kadar bu miktarın iki katına çıkması bekleniyor. Çatışmanın devam ettiği her ay kümülatif kayıplara kabaca 350 milyon varil ekliyor. Özellikle Irak ve Kuveyt'teki eski sahaların yeniden üretime geçme sürelerinin piyasa beklentilerinden daha uzun olması nedeniyle bu kayıpların bir kısmının asla geri dönmeyeceği düşünülüyor. Altı Körfez üreticisinde günlük 11,8 milyon varillik üretimin durması, bu çatışmayı modern petrol döneminin en şiddetli arz kesintisi haline getirdi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/abdisrail-iran-savasinda--721_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-disisleri-komisyonu-baskani-oktay-nato-zirvesinin-kritik-donemde-yapilacagini-belirtti-279029</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, NATO Zirvesi'nin kritik dönemde yapılacağını belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini belirterek, zirveden güçlü birlik ve dayanışma mesajları çıkmasının beklendiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, NATO Zirvesi'nin kritik dönemde yapılacağını belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Estonya'nın başkenti Tallin'de düzenlenen "Türkiye - Baltık Ülkeleri Parlamentoları Dışişleri Komisyonları 4. Toplantısı" sonrasında yaptığı açıklamada, Dışişleri Komisyonu olarak iki gündür Estonya'da yoğun temaslarda bulunduklarını anlattı.</p><p>Oktay, Türkiye ile Estonya arasında üst düzey ilişkilerin son derece olumlu seyrettiğini dile getirerek, "Üst düzey boyutuna baktığımızda aslında son derece pozitif ilişkilere sahibiz ve herhangi bir sorun olmayan iki ülkeden bahsediyoruz. Hem hükümetler nezdinde, devletler nezdinde ama aynı zamanda da parlamentolar nezdinde de çok sıkı işbirlikleri var." dedi.</p><p>Estonya Parlamentosu Dışişleri Komisyonu üyeleriyle bir araya geldiklerini ve yaklaşan NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) kapsamında Estonya Parlamento Başkanı Lauri Hussar ile de görüştüklerini aktaran Oktay, hem NATO gündemini hem de kendisinin Türkiye ziyaretine ilişkin konuları değerlendirme fırsatı bulduklarının altını çizdi.</p><p><strong>"ÇÖZÜMÜN SAVAŞ OLMADIĞINI, OLMAMASI GEREKTİĞİNİ, OLMAYACAĞINI İFADE EDİYORUZ"</strong></p><p>Oktay, Tallin'de temaslarını sürdürdükleri sırada Nordik ülkeleri ile Baltık ülkelerini bir araya getiren NB8 formatı kapsamında da çeşitli toplantıların gerçekleştirildiğini, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de Estonya'da bulunduğunu ve bunun görüşmelerine ayrı bir momentum kattığını ifade etti.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle başta Estonya, Letonya ve Litvanya olmak üzere bölge ülkelerinde ciddi endişeler bulunduğuna dikkati çeken Oktay, "Durum ne kadar ciddi olursa olsun sakin kalınması gerektiğini ve sakin ortamda da çözümün sadece savaş olmadığını, olmaması gerektiğini, olmayacağını her boyutta ifade ediyoruz. Bunu Rusya'ya da ifade ediyoruz, Ukrayna'ya da ifade ediyoruz. Dolayısıyla tüm Batılı müttefiklerimize de ifade ediyoruz. Burada da benzer şeyleri ifade ettik aslında." diye konuştu.</p><p>Oktay, NATO çerçevesinde var olan işbirliğinin Avrupa Birliği (AB) boyutunda da desteklenmesi gerektiğini dile getirerek, "Bir tarafta güvenlik boyutunda birlikte hareket edelim diyorsunuz ama AB'nin güvenlikle ilgili çalışmalarına geldiğinde -yani Avrupa'nın kendi savunma sanayisini veya savunma bütçesini ve hazırlıklarını oluşturduğu aşamada SAFE programını kastediyorum- 'Türkiye, siz biraz dışarıda kalın' demek bu uygun bir yaklaşım değil. Bunu burada anlatmaya çalıştık." ifadelerini kullandı.</p><p>Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi'nin kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini belirten Oktay, zirveden güçlü birlik ve dayanışma mesajları çıkmasının beklendiğini vurguladı.</p><p>Oktay, Türkiye ile Estonya arasındaki ekonomik ilişkilerin de geliştiğini aktararak, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 600 milyon doların üzerine çıktığını kaydetti.</p><p>Savunma sanayisinde işbirliğinin her geçen gün arttığına işaret eden Oktay, geçen yıl Türk şirketleri Otokar ve Nurol'dan kara araçları alındığını hatırlattı. Oktay, şöyle devam etti:</p><p>"Şimdi yine ona ilaveten yeni 300 milyon dolarlık bir anlaşma var. Yani öncekiler Otokar'dan ve Nurol'dan, şimdi de ARCA'dan bir yatırım söz konusu. Dolayısıyla onunla alakalı, bir an önce onun hayata geçirilmesi boyutunda da bazı girişimlerimiz oldu."</p><p>Oktay, dörtlü toplantılar kapsamında Ukrayna-Rusya Savaşı'na ilişkin gelişmeler ve Baltık ülkelerindeki hazırlıklar konusunda Estonya Dış İstihbarat Servisi'nden brifing aldıklarını, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ile de kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.</p><p>Estonya'nın siber güvenlik alanındaki çalışmalarını yürüten kuruluşlardan da bilgi aldıklarını, dijitalleşme konusunda Estonya'nın yoğun çalışmalar yürüttüğünü aktaran Oktay, "Bizde de aynı şekilde zaten Dijital Türkiye boyutunda çok yoğun çalışmalarımız var. Bizde de siber güvenlik şu anda en üst, birincil konumda ve bununla ilgili de zaten bir üst kurul, izleme ve takip, onun da ötesinde stratejik bir üst kurum oluşturulmuş durumda. Burada neleri yapabiliriz ona baktık." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"ETRAFINDA DEVAM EDEN ULUSLARARASI BOYUTTAKİ BU KARGAŞAYA, KAOS ORTAMINA HAZIRLIKLI BİR TÜRKİYE VAR"</strong></p><p>Birlik ve dayanışmanın önemine de değinen Oktay, "En kötü barış, en iyi savaştan daha iyidir. Dolayısıyla bir taraftan hazırlık önemli, her türlü risklere karşı hazırlıklı olmalıyız ama diğer taraftan da savaştan ziyade barışa yönelik çalışmalar nasıl olabilmeli, yeni iletişim kanalları nasıl açılabilmeli. Bunun üzerine yoğun görüşmelerimiz oldu." dedi.</p><p>Oktay, Avrupa'da yalnızca Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle değil, transatlantik ilişkilerde yaşanan gelişmeler nedeniyle de yeni bir dönemin şekillendiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Bütün Avrupa'da olan panik havası Transatlantik'te yaşanan sorunlarla alakalı. Yani sadece Rusya-Ukrayna boyutunda değil. Düne kadar 'NATO var, ABD var bizi koruyacak' diyen bir Avrupa'dan bugün, 'Ben kendi işimi kendim yapmalıyım, nasıl yapabilirim?' diyen bir Avrupa ve Baltık ülkeleri var. Diğer tarafta da kendi sorumluluğunu almış ve bu anlamda kendisini geliştirmiş, savunma sanayini inşa etmiş ve özellikle etrafında devam eden uluslararası boyuttaki bu kargaşaya, karmaşaya, kaos ortamına hazırlıklı girmiş bir Türkiye var."</p><p>Oktay, Baltık ülkeleriyle yürütülen bu formatta işbirliğinin devam edeceğini ve bir sonraki toplantının gelecek yıl Ankara'da gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/tbmm-disisleri-komisyonu--544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279028</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-bir-eve-yapilan-denetimde-42-yilan-bulundu-279028</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bir eve yapılan denetimde 42 yılan bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, İstanbul'da bir evde bulunan 18 piton, 21 Mısır ve 3 king türü olmak üzere 42 yılana el koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da bir eve yapılan denetimde 42 yılan bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünün NSosyal hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda, gelen ihbarı değerlendiren ekiplerin, kolluk kuvvetleriyle birlikte İstanbul Çatalca'daki bir evde denetim gerçekleştirdiği bildirildi.</p><p><b>"YILANLAR, EKİPLERİMİZ TARAFINDAN EL KONULARAK KORUMA ALTINA ALINDI"</b></p><p>Bu kapsamda 42 yılana el konulduğu belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:</p><p>"Yapılan kontrollerde gerekli izinleri bulunmayan 18 piton, 21 Mısır ve 3 king yılanı tespit edildi. Yılanlar, ekiplerimiz tarafından el konularak koruma altına alındı, ilgili şahıs hakkında ise idari para cezası uygulandı. Yaban hayvanlarının izinsiz bulundurulmasına yönelik denetimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/istanbulda-bir-eve-yapila-322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279027</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-yarin-bulgaristana-resmi-ziyarette-bulunacak-279027</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Bulgaristan'a resmi ziyarette bulunacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Bulgaristan'a resmi ziyaret düzenleyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Bulgaristan'a resmi ziyarette bulunacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre Fidan, yarın Bulgaristan'da resmi temaslarda bulunacak.</p><p>Fidan, ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Bulgaristan ile enerji, ulaştırma, bağlantısallık ve savunma sanayisi başta olmak üzere, stratejik alanlarda işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik müşterek adımları ve yeni işbirliği imkanlarını kapsamlı şekilde ele alacak.</p><p>Komşu ve müttefik ülkeler olan Türkiye ile Bulgaristan'ın, bölgesel sahiplenme anlayışıyla, Balkanlar'da istikrar ve refahın güçlendirilmesi için yakın eş güdüm içinde hareket etmesinin önemine işaret edecek Fidan, Bulgaristan'ın Türkiye açısından Avrupa'ya kara yolu taşımacılığında kilit rol oynadığını belirterek Türkiye'den Bulgaristan'a mal ve yolcu geçişlerinin sorunsuz şekilde gerçekleşmesi yönündeki beklentileri aktaracak.</p><p>Hakan Fidan, Türkiye'nin, Avrupa Birliği (AB) üyeliği stratejik hedefi dahil, AB'yle ilişkilerine yönelik öncelik ve beklentilerini dile getirerek bu çerçevede Bulgaristan'ın da desteğine önem verildiğini ifade edecek.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliği ve Karadeniz havzasındaki istikrar üzerinde ciddi sonuçlar doğurmaya devam ettiğini belirtecek Fidan, Türkiye'nin savaşın adil ve kalıcı bir çözüm temelinde sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaları desteklediğini yineleyecek.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında tesis edilen Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) Karadeniz'de seyrüsefer emniyeti bakımından önemli işlev gördüğünü vurgulayacak.</p><p>Bakan Fidan, İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerin kesintiye uğramadan sürdürülmesinin kritik önemde olduğunu, Türkiye'nin savaşın diplomasi ve diyalog yoluyla bir an önce sonlandırılmasını teminen katkı sunmayı sürdürdüğünü kaydedecek.</p><p>İsrail'in başta Gazze ve Lübnan'da olmak üzere, Orta Doğu'da kalıcı çatışma ve istikrarsızlık ortamı yaratmayı hedeflediğine dikkati çekecek Fidan, İsrail'in, İran ile ABD arasında süren görüşmeleri sabote etmeye yönelik girişimleri karşısında uluslararası toplumun müteyakkız olması gerektiğinin altını çizecek.</p><p>Hakan Fidan, Gazze'de insani durumun kritik düzeyde seyrettiğini, ateşkes ihlallerinin ve sivil kayıpların sürdüğünü, insani yardımların ulaştırılmasının acil öncelik olmaya devam ettiğini ifade edecek.</p><p>Bugün Bulgaristan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katılan Fidan, Sofya'da bulunuyor.</p><p>Bakan Fidan, son olarak 29-30 Ocak 2024'te Bulgaristan'a resmi ziyarette bulunmuştu.</p><p><b>İKİLİ İLİŞKİLER</b></p><p>Türkiye ile Bulgaristan arasındaki işbirliği, iyi komşuluk ilişkileri ve müttefiklik temelinde gelişiyor.</p><p>Bulgaristan'ın en büyük ticaret ortakları arasında yer alan Türkiye'nin, bu ülkeyle arasındaki toplam ticaret hacmi 2025'te 8,4 milyar avroyu aşmıştı.</p><p>Bir milyondan fazla soydaşın yaşadığı Bulgaristan, Balkanlar'da en fazla soydaşa ev sahipliği yapan ülke durumunda bulunuyor.</p><p>İki ülke, Karadeniz'in güvenliği dahil güncel bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da yakın eş güdüm ve işbirliğini sürdürüyor.</p><p>Türkiye ve Bulgaristan, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) başta olmak üzere, çok taraflı platformlar çerçevesinde, bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesine katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/disisleri-bakani-fidan-ya-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279026</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivasin-imranli-ilcesinde-otomobilden-hirsizlik-yapan-5-zanli-tutuklandi-279026</link>
      <pubDate>2026-06-10T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde otomobilden hırsızlık yapan 5 zanlı tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde otomobilden hırsızlık yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde otomobilden hırsızlık yapan 5 zanlı tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jandarma ekipleri, ilçede bir otomobilden hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine zanlıların yakalanması için çalışma başlattı.</p><p>Mersin&#39;den gelerek hırsızlık yaptıkları belirlenen biri kadın 5 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonla yakalanan zanlıların üzerinde ve araçlarında, 4 kol saati, 2 cep telefonu, 2 altın yüzük, 2 altın küpe, 10 avro, 4 güneş gözlüğü ve 6 bin 300 lira ele geçirildi.</p><p>İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Ele geçirilen para ve ziynet eşyaları da sahiplerine teslim edildi.</p><p>Öte yandan şüphelilerin, 5 Haziran&#39;da da Erzincan&#39;ın Refahiye ilçesinde araçtan hırsızlık olayına karıştıkları ortaya çıktı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/sivasin-imranli-ilcesinde-363_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279025</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nukleer-fuzyonda-kritik-esik-plazma-davranisi-yeniden-tanimlandi-279025</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nükleer füzyonda kritik eşik! Plazma davranışı yeniden tanımlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'nda yürütülen yeni bir çalışma, nükleer füzyon plazmasında kendiliğinden oluşan manyetik alanların gizemini aydınlattı. Araştırma, lazer yoğunluğunun kritik bir eşiği aşmasıyla plazmada milyonda bir saniyede devasa manyetik alanların ortaya çıktığını gösterdi. Bu bulgular, nükleer füzyon deneylerinde ısı kaybının tahmin edilmesinde ve reaktör tasarımlarında devrim niteliğinde bir adım olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nükleer füzyonda kritik eşik! Plazma davranışı yeniden tanımlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'nda (PPPL) çalışan bilim insanları, nükleer füzyon plazmasında kendiliğinden ortaya çıkan manyetik alanların kökenine dair uzun süredir devam eden tartışmalara son noktayı koydu. Ekip, lazer yoğunluğunun belirli bir eşiği geçmesiyle birlikte plazmanın, milyarda bir saniye gibi son derece kısa bir sürede, Dünya'nın manyetik alanından yaklaşık bir milyon kat daha güçlü olan 40 tesla'lık devasa manyetik alanlar oluşturduğunu belirledi. Bu gelişme, nükleer füzyon reaktörlerinde ısı kaybını öngörmek ve kontrol etmek için yeni bir yol sunarken, mühendislerin gelecekteki reaktör tasarımlarını daha hassas ve verimli bir şekilde planlamasına olanak sağlıyor.</p><h3>PPPL ekibi plazma manyetizasyonunu açıklayan formül geliştirdi</h3><p>Nükleer füzyon alanında çalışan araştırmacılar, plazma davranışını öngörebilmek için son derece hassas bilgisayar modellerine ihtiyaç duyuyor. Ancak, bugüne kadar kullanılan simülasyonlar, plazmadaki kendiliğinden oluşan manyetik alanları yeterince dikkate alamıyordu. Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'ndan Kirill Lezhnin liderliğindeki ekip, bu eksikliği gidermek amacıyla lazer ve hedef değişkenlerine bağlı olarak plazma manyetizasyonunu tahmin eden matematiksel bir formül geliştirdi. Araştırmacılar, özellikle doğrudan itme inersiyel füzyon yönteminde, güçlü ve homojen lazerlerin bir yakıt kapsülünü sıkıştırırken ortaya çıkan plazmanın genişlemesiyle oluşan manyetik alanların, füzyon sistemlerinin davranışını kökten etkilediğini vurguladı. Ekip, bu manyetik alanların plazma içindeki ısı akışını değiştirerek, deney sonuçlarının öngörülemez olmasına yol açtığını belirtti. Yeni formül sayesinde, mühendisler gelecekteki reaktör tasarımlarında bu etkileri hesaba katarak daha güvenilir modeller oluşturabilecek.</p><h3>Lazer yoğunluğu eşiği ve 40 tesla'lık manyetik alanın önemi</h3><p>PPPL ekibinin araştırmasında öne çıkan en önemli bulgulardan biri, plazmanın manyetize olması için gereken lazer yoğunluğu eşiğinin hassas şekilde belirlenmesi oldu. Yapılan simülasyonlarda, lazerin alüminyum hedefe çarpmasıyla birlikte, belirlenen yoğunluk eşiğinin altında plazmanın büyük ölçüde manyetize olmadığı, ancak bu eşiğin aşıldığı durumlarda ise plazmanın kendi kendine güçlü manyetik alanlar ürettiği ortaya çıktı. Bu süreç, plazmanın genişlemesi sırasında yaşanan sıcaklık dengesizliği ve Weibel istikrarsızlığı adı verilen fiziksel olayla tetikleniyor. Lazer yeterince güçlü olduğunda, plazmanın bir ekseni boyunca hızla soğuması, diğer eksenlerde ise sıcak kalması, manyetik alanların oluşumunu sağlıyor. Araştırmacılar, bu eşiğin şaşırtıcı derecede düşük olduğunu ve standart inersiyel füzyon deneylerinde kullanılan lazer yoğunluklarının tam da bu aralıkta yer aldığını belirtti. Dolayısıyla, bugüne kadar gözlemlenen deneysel sonuçlarda, manyetik alanların etkisinin sürekli olarak devrede olduğu anlaşıldı. 40 tesla gibi son derece yüksek bir manyetik alan seviyesi, plazmadaki elektronları dönen yörüngelere hapsederek, ısı akışının engellenmesine ve plazmanın davranışının kökten değişmesine neden oluyor.</p><h3>Kirill Lezhnin: 'Manyetik alanlar füzyon deneylerini kökten değiştiriyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı Kirill Lezhnin, elde edilen bulguların hem temel bilim açısından hem de uygulamalı nükleer füzyon araştırmaları için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Lezhnin, homojen lazerlerle yapılan itmelerin bile plazmada kendiliğinden manyetik alan oluşumunu engelleyemediğini, çünkü plazmanın genişlemesinin tek başına bu alanların ortaya çıkması için yeterli olduğunu ifade etti. Sıcaklık dengesizliğinin yarattığı Weibel istikrarsızlığı, plazmanın içinde güçlü manyetik yapıların doğmasına yol açıyor. Bu da, lazerin hedefe çarptığı bölgede ısının dışarıya kaçmasını engelleyerek, füzyon reaksiyonunun verimliliğini doğrudan etkiliyor. Araştırma ekibi, bu yeni içgörüler ışığında, nükleer füzyon deneylerinde gözlemlenen bazı beklenmedik sonuçların, aslında plazmadaki kendiliğinden oluşan manyetik alanlardan kaynaklandığını belirtti. Geliştirilen formülün, mevcut ve gelecekteki füzyon reaktörlerinin tasarımında önemli bir rehber olacağı öngörülüyor.</p><h3>Yeni bulgular nükleer füzyon araştırmalarında devrim yaratıyor</h3><p>Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı'nda yürütülen bu araştırma, nükleer füzyon plazmasında kendiliğinden oluşan manyetik alanların hem temel fiziğini hem de uygulamalı etkilerini kapsamlı bir şekilde ortaya koydu. Elde edilen sonuçlar, özellikle doğrudan itme inersiyel confinement füzyon deneylerinde, plazmanın davranışını öngörmek ve reaktörlerdeki ısı kaybını kontrol altına almak için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, bu yeni bilgiler sayesinde, gelecekte daha verimli ve güvenli nükleer füzyon reaktörleri tasarlamanın mümkün olacağını belirtiyor. Araştırmanın sağladığı matematiksel araçlar, hem laboratuvar ortamında yapılan deneylerde hem de endüstriyel ölçekte geliştirilecek reaktörlerde, manyetik alan etkilerinin dikkate alınmasına olanak tanıyacak. Sonuç olarak, PPPL ekibinin katkıları, nükleer füzyonun enerji üretiminde sürdürülebilir ve temiz bir kaynak olarak kullanılmasına bir adım daha yaklaşılmasını sağladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/nukleer-fuzyonda-kritik-e-755_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279024</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arktik-buzunda-soku-bilim-insanlari-acil-izleme-cagrisi-yapti-279024</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arktik buzunda şoku! Bilim insanları acil izleme çağrısı yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lancaster Üniversitesi'nin yürüttüğü kapsamlı araştırma, ozon tabakasını korumak için geliştirilen kimyasalların, dünya çapında 335 bin tonun üzerinde trifluoroasetik asit (TFA) birikimine yol açtığını ortaya koydu. Bilim insanları, TFA'nın çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine karşı acil önlem çağrısında bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arktik buzunda şoku! Bilim insanları acil izleme çağrısı yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel çevre sağlığı açısından kritik öneme sahip yeni bir araştırma, ozon tabakasını korumak amacıyla kullanılan kimyasalların, gezegenin dört bir yanında son derece kalıcı bir kirletici olan trifluoroasetik asit (TFA) birikimine yol açtığını gösterdi. Lancaster Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmada, 2000 yılından bu yana dünya yüzeyine 335 bin tonun üzerinde TFA'nın yayıldığı tespit edildi. Bilim insanları, bu görünmeyen kimyasal yağmurun Arktik buzullarından yağmur suyuna kadar her yerde izine rastlandığını ve seviyelerin önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğini belirtiyor.</p><h3>Lancaster Üniversitesi: Ozonu koruyan kimyasallar yeni riskler doğurdu</h3><p>Lancaster Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü çalışma, ozon tabakasını incelten CFC'lerin yerine geliştirilen hidrokloroflorokarbonlar (HCFC'ler), hidroflorokarbonlar (HFC'ler) ve bazı anestezik gazların atmosferde parçalanarak TFA oluşturduğunu ortaya koydu. Montreal Protokolü ve Kigali Değişikliği ile bu gazların kullanımı kademeli olarak azaltılsa da, atmosferdeki konsantrasyonlarının artmaya devam ettiği vurgulandı. Araştırmacılar, 2000-2022 yılları arasında 335 bin tonun üzerinde TFA'nın dünya yüzeyine yayıldığını ve bu birikimin önümüzdeki on yıllarda da devam edeceğini tahmin ediyor. TFA, per- ve poliflorlu alkil maddeleri (PFAS) ailesine dahil olup, çevrede son derece uzun süre kalabilen "sonsuz kimyasal" olarak biliniyor. Çalışmanın baş yazarı Lucy Hart, "CFC yerine geçen kimyasallar, TFA'nın baskın atmosferik kaynağı haline geldi. Ozon tabakasını korumaya çalışırken, istemeden de olsa yeni bir çevresel tehdidin önünü açtık" dedi.</p><h3>Arktik buzullarında TFA birikimi: Küresel dolaşımın tehlikeli boyutu ortaya çıktı</h3><p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise, Arktik bölgesinde tespit edilen TFA'nın neredeyse tamamının CFC yerine geçen kimyasallardan kaynaklandığı oldu. Arktik, büyük emisyon kaynaklarına uzak bir bölge olmasına rağmen, atmosferde uzun süre kalan bu kimyasalların hava akımlarıyla taşınarak kutup buzullarında biriktiği gözlemlendi. Araştırmacılar, yağmur suyu ölçümleri ve buz çekirdekleri analizleriyle modelleme sonuçlarını doğruladı. Lucy Hart, "Uzak Arktik buz çekirdeklerinde artan TFA seviyeleri, bu gazların küresel dolaşımının tehlikeli boyutunu gösteriyor" dedi. Bu durum, TFA'nın sadece endüstriyel merkezlerde değil, dünyanın en izole bölgelerinde dahi birikmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Yeni soğutucular TFA seviyelerini daha da yükseltebilir</h3><p>Araştırmada, özellikle araç klimalarında yaygın olarak kullanılan yeni nesil soğutucu HFO-1234yf'nin TFA kirliliğine önemli bir katkı sağladığı belirtildi. HFO'lar, HFC'lere iklim dostu alternatifler olarak sunulsa da, parçalandıklarında TFA üretiyorlar. Profesör Ryan Hossaini, "HFO'ların Avrupa ve diğer bölgelerde giderek artan kullanımı, çevredeki TFA seviyeleri için büyük bir belirsizlik yaratıyor. Çevresel TFA kirliliği yaygın, son derece kalıcı ve seviyeleri yükseliyor" açıklamasında bulundu. Araştırmacılar, TFA'nın çevrede birikmesinin uzun vadeli etkileri konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Bilim insanlarından uluslararası izleme ve önlem çağrısı</h3><p>Bilim insanları, TFA kirliliğinin ve potansiyel etkilerinin tam olarak anlaşılması için uluslararası düzeyde daha kapsamlı izleme programlarının başlatılması gerektiğini savunuyor. Avrupa Kimyasallar Ajansı, TFA'nın sucul yaşam için zararlı olduğunu belirtiyor. Alman Federal Kimya Ofisi ise, TFA'nın insan üremesi için potansiyel olarak toksik olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, mevcut TFA seviyelerinin insan sağlığı için kritik eşiğin altında olduğunu ancak birikimin devam etmesi halinde risklerin artabileceğini vurguluyor. Lancaster Çevre Merkezi Direktörü Profesör Cris Halsall, "TFA'nın artık sadece pestisitlerden değil, soğutucular, çözücüler, ilaçlar ve genel olarak PFAS grubunun kullanımından da kaynaklandığı biliniyor" ifadelerini kullandı. Dr. Stefan Reimann ise, "TFA ölçümlerinin yapıldığı her bölgede, artan atmosferik konsantrasyonlar ve yüzey birikimiyle karşılaşıyoruz. HFO'ların yaygınlaşmasıyla su kaynaklarında TFA birikimi daha da hızlanabilir" dedi.</p><h3>TFA: Sonsuz kimyasalın çevresel ve toplumsal etkileri</h3><p>TFA, PFAS grubunun bir üyesi olarak çevrede neredeyse hiç bozulmadan kalabiliyor. Bilim insanları, TFA'nın insan kanında ve idrarında da tespit edildiğini belirtiyor. Bu kimyasalın çevreye girdikten sonra uzaklaştırılması son derece zor. Araştırmacılar, TFA'nın potansiyel bir gezegen sınırı tehdidi oluşturduğuna dikkat çekiyor. Artan birikim, hem ekosistemler hem de insan sağlığı açısından uzun vadeli riskler doğurabilir. Bu nedenle, TFA kirliliğinin izlenmesi ve kontrol altına alınması için uluslararası iş birliği şart görülüyor. Uzmanlar, F-gazlarının kullanımının azaltılması, alternatif teknolojilerin geliştirilmesi ve mevcut TFA kaynaklarının daha iyi anlaşılması için küresel düzeyde harekete geçilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Lancaster Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı çalışma, ozon tabakasını korumak için geliştirilen kimyasalların beklenmedik bir şekilde dünya çapında ciddi bir TFA kirliliğine yol açtığını gözler önüne seriyor. Bilim insanları, TFA'nın çevre ve insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini anlamak ve kontrol altına almak için uluslararası düzeyde acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. TFA'nın artan birikimi, çevresel sürdürülebilirlik açısından yeni bir sınav olarak ortaya çıkıyor ve bu konuda atılacak adımların önemi her geçen gün daha da artıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/arktik-buzunda-soku-bilim-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanser-tedavisinde-kritik-kesif-t-hucrelerini-durduran-mekanizma-cozuldu-279023</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser tedavisinde kritik keşif! T hücrelerini durduran mekanizma çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Montreal Üniversitesi ve IRCM'den bilim insanları, kanser tedavisinde önemli bir engel olan SLAMF6 molekülünü tespit etti. Bu keşif, özellikle bağışıklık sistemi temelli tedavilere yanıt vermeyen hastalar için yeni bir umut sunuyor. SLAMF6'nın etkilerini engelleyen antikorlar, kanserle mücadelede çığır açacak yeni bir yaklaşımın önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser tedavisinde kritik keşif! T hücrelerini durduran mekanizma çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Montreal Üniversitesi'nden Dr. André Veillette ve ekibi, kanser tedavilerinin etkisiz kalmasına yol açan yeni bir mekanizmayı ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bağışıklık sistemi hücrelerinin yüzeyinde bulunan SLAMF6 adlı molekülün, kanserle savaşan T hücrelerinin gücünü azalttığını ve zaman içinde bu hücreleri tükenmiş hale getirdiğini belirledi. Montreal Klinik Araştırma Enstitüsü (IRCM) ile iş birliği içinde yürütülen bu çalışma, Nature dergisinde yayımlandı. Elde edilen bulgular, bağışıklık sisteminin kanserli hücrelere karşı verdiği savaşta SLAMF6'nın önemli bir fren görevi gördüğünü ve mevcut immünoterapilerin neden bazı hastalarda başarısız olduğunu açıklıyor.</p><h3>Dr. Veillette: "SLAMF6, bağışıklık yanıtının gizli freni"</h3><p>SLAMF6 molekülünün işleyişi, diğer bağışıklık kontrol noktalarından farklılık gösteriyor. Bilinen birçok bağışıklık kontrol noktası, tümör hücreleriyle etkileşime girerek bağışıklık sistemini baskılıyor. Ancak SLAMF6, doğrudan T hücrelerinin yüzeyinde aktif hale gelerek, bu hücrelerin kanser hücrelerine saldırma kapasitesini düşürüyor. Ayrıca, uzun ömürlü ve güçlü T hücrelerinin üretimini azaltıyor. Bu durum, bağışıklık tükenmesi olarak bilinen ve kanser karşısında T hücrelerinin işlevsizleşmesine yol açan süreci hızlandırıyor. Dr. Veillette'in ekibi, SLAMF6'nın bu etkisini ortadan kaldırmak için özel olarak tasarlanmış monoklonal antikorlar geliştirdi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu antikorlar sayesinde T hücrelerinin aktivitesinde artış gözlendi ve kanserle mücadelede daha dirençli bağışıklık hücreleri elde edildi.</p><h3>Yeni antikorlar ile SLAMF6'ya karşı güçlü yanıt</h3><p>Geliştirilen antikorlar, SLAMF6'nın T hücreleri üzerindeki baskılayıcı etkisini engelleyerek, bağışıklık sisteminin kanserli hücrelere karşı daha etkili bir savaş başlatmasını sağladı. Laboratuvar ortamında elde edilen veriler, insan T hücrelerinin aktivasyonunda belirgin bir artış olduğunu ve tükenmiş T hücrelerinin sayısında azalma yaşandığını gösterdi. Ayrıca, fare modellerinde uygulanan tedaviyle, tümörlere karşı güçlü bağışıklık yanıtları elde edildi. Araştırmacılar, SLAMF6'yı hedef alan bu yeni yaklaşımın, mevcut PD1 ve PDL1 inhibitörlerinden daha etkili sonuçlar verdiğini vurguladı. Bu buluş, özellikle mevcut immünoterapilere yanıt vermeyen veya zamanla direnç geliştiren kanser hastaları için önemli bir alternatif sunuyor.</p><h3>SLAMF6 hedefli yeni tedavi, kanser hastalarına umut oluyor</h3><p>Montreal Üniversitesi ve IRCM'de yürütülen bu araştırma, kanser tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. SLAMF6'nın bağışıklık sistemi üzerindeki etkisinin ortaya konması, tedaviye dirençli kanser türlerinde yeni bir yol haritası çiziyor. Dr. Jean-François Côté, bu keşfin immünoterapide çığır açan bir atılım olduğunu belirtti. Elde edilen bulgular, SLAMF6'yı hedef alan antikorların, yalnızca tek başına değil, aynı zamanda diğer bağışıklık uyarıcı tedavilerle birlikte de kullanılabileceğini gösteriyor. Bir sonraki adımda, bu antikorların insanlarda güvenliği ve etkinliği erken aşama klinik denemelerle değerlendirilecek. Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri, Terry Fox Araştırma Enstitüsü, BioCanRx, Quebec Ekonomi, İnovasyon ve Enerji Bakanlığı ile Kanada İnovasyon Vakfı'nın desteklediği bu çalışma, kanser hastaları için yeni ve etkili tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine öncülük ediyor.</p><p>SLAMF6 üzerine yapılan bu araştırma, hem bilim dünyasında hem de kanserle mücadele eden hastalar arasında büyük bir umut yarattı. Klinik denemelerden elde edilecek sonuçlar, gelecekte kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin şekillenmesinde belirleyici rol oynayabilir. Montreal Üniversitesi ve IRCM'nin liderliğinde geliştirilen bu yeni yaklaşım, kanser tedavisinde sınırları zorlayan yenilikçi çözümler arayan ekipler için ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/kanser-tedavisinde-kritik-676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279022</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dunya-yine-rekor-sicakliklarin-esiginde-mayis-2026-tarihe-gecti-279022</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya yine rekor sıcaklıkların eşiğinde! Mayıs 2026 tarihe geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mayıs 2026, küresel yüzey sıcaklıkları açısından ölçüm kayıtlarındaki en sıcak ikinci mayıs ayı olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya yine rekor sıcaklıkların eşiğinde! Mayıs 2026 tarihe geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), mayıs ayına ilişkin sıcaklık değerlerini açıkladı.</p><p>Buna göre, küresel yüzey sıcaklığı ortalama 15,81 dereceyle 1991-2020 mayıs ayı ortalamasının 0,55 derece üzerinde gerçekleşti. Geçen ayki ortalama yüzey sıcaklığı sanayi öncesi 1850-1900 dönemi ortalamasına göre 1,42 derece yüksek seyretti.</p><p>Böylece Mayıs 2026 kayıtlardaki en sıcak ikinci mayıs ayı oldu. En sıcak mayıs, 2024'te yaşanmıştı.</p><p>Dünyada deniz yüzeyi sıcaklığı da mayısta 20,9 dereceyle kayıtlardaki en sıcak ikinci değer olarak kaydedildi. En yüksek sıcaklık 20,93 dereceyle Mayıs 2024'te görülmüştü.</p><p>Ekvatoral Pasifik, gelecek aylarda gelişmesi beklenen El Nino koşullarına doğru geçişini sürdürürken deniz yüzeyi sıcaklıkları tropikal Pasifik'in geniş bir bölümünde olağanüstü yüksek seviyelerde kalmaya devam etti.</p><p><b>- AVRUPA'DA ERKEN VE ŞİDDETLİ SICAK HAVA DALGASI HAKİM OLDU</b></p><p>Avrupa genelinde mayıs, ortalamadan çok daha serin koşullardan Batı Avrupa'da yılın yaşanan erken ve şiddetli sıcak hava dalgalarına hızla geçilen bir ay oldu. Batı Avrupa'daki sıcak hava dalgası, yılın bu kadar erken döneminde gözlemlenen en yoğun koşullar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Sıcak hava dalgası sırasında Fransa, İngiltere, İrlanda ve Portekiz özellikle ağır koşullara maruz kaldı. Copernicus'a göre söz konusu erken sıcak hava dalgası dikkat çekici olmakla birlikte hızla ısınan Avrupa'da sıcak hava dalgalarının daha sık, şiddetli ve erken görülmesine yönelik uzun vadeli eğilimle uyumlu.</p><p>Ay boyunca kurak ve yağışlı koşullar arasında da belirgin bir tezat görüldü. İtalya ve İspanya'nın aralarında bulunduğu Batı, Orta ve Doğu Avrupa'nın geniş kesimleri ortalamanın altında yağış aldı. Buna karşılık Türkiye, Bulgaristan ve Moldova'da yaygın seller görüldü. Kıta Avrupa'sının kuzeybatısı, Kuzey İskandinavya, Finlandiya, Türkiye ve Karadeniz bölgesinin bazı kesimleri ortalamanın üzerinde yağış aldı.</p><p>Ayrıca Avrupa mart-mayıs döneminde kayıtlardaki en sıcak üçüncü baharı yaşadı.</p><p>Kuzey Amerika, Çin'in batısı, Brezilya, Güney Afrika ve Avustralya'nın geniş bir bölümünde ortalamanın üzerinde yağışlı koşullar görülürken ABD'nin orta kesimleri, Orta Asya'nın büyük bir bölümü, Madagaskar, Avustralya'nın güneybatısı ve Güney Amerika'nın geniş bir kısmında ortalamanın altında yağış koşulları hakim oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/dunya-yine-rekor-sicaklik-621_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279021</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/irmak-ogretmenin-olumunde-mobbing-iddiasi-bakan-tekin-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakmayiz-279021</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irmak öğretmenin ölümünde mobbing iddiası! Bakan Tekin: İhmali olanın gözünün yaşına bakmayız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı'da öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüyle ilgili, "Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irmak öğretmenin ölümünde mobbing iddiası! Bakan Tekin: İhmali olanın gözünün yaşına bakmayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p>Ağrı&#39;da, öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan&#39;ın ölümüne ilişkin soru üzerine Tekin, olayla ilgili soruşturma açıldığını bildirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/savetwitter-10062026fa6aa0f0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Tekin, Koparan&#39;ın ölümüyle ilgili mobbing ve şiddet iddialarının sorulması üzerine, şunları söyledi:</p><blockquote>"Gazetelerin ve işin detayını bilmeyen insanların yaptığı yorumlara itibar etmeden hareket etmek lazım. Nihayetinde her bir sözümüzle bir temel hak ve hürriyeti ihlal ediyor, masum insanları lekeliyor olabiliriz. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı olarak temkinli konuşmayı tercih ediyoruz. Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı. Bizim derdimiz, işimiz öğretmen arkadaşlarımızın hukukunu korumak, güvenli, sağlıklı, huzurlu ortamda çalışmasını sağlamak. Bunu temin edecek bütün tedbirleri alacağız. Orada da eğer öyle bir ihmali olan arkadaşımız varsa kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gerekli işlem yapılacaktır."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/irmak-ogretmenin-olumunde-510_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279020</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-chromedan-ublock-origine-buyuk-darbe-mv2-destegi-sona-eriyor-279020</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Chrome'dan uBlock Origin'e büyük darbe! MV2 desteği sona eriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Chrome, popüler reklam engelleyici uBlock Origin dahil olmak üzere Manifest V2 tabanlı uzantıların desteğini tamamen sona erdiriyor. Microsoft Edge ve Opera da benzer bir yol izlemeye hazırlanırken, kullanıcılar ve geliştiriciler için önemli bir geçiş süreci başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Chrome'dan uBlock Origin'e büyük darbe! MV2 desteği sona eriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google Chrome, uzun süredir tartışılan Manifest V2 (MV2) desteğini tamamen sonlandırma kararı aldı. Bu adım, başta uBlock Origin olmak üzere birçok popüler uzantının Chrome üzerinde çalışamaz hale gelmesine yol açacak. MV2 uzantılarına verilen desteğin kaldırılması, yalnızca Google Chrome ile sınırlı kalmayacak; Microsoft Edge ve Opera gibi diğer Chromium tabanlı tarayıcılar da benzer bir süreci başlatacak. Son gelişmeler, Chrome'un yeni ve gelecek sürümlerinde MV2 tabanlı eklentilerin artık desteklenmeyeceğini net biçimde ortaya koydu. Bu değişiklikle birlikte, özellikle reklam engelleme ve gelişmiş içerik filtreleme gibi işlevler sunan uBlock Origin gibi uzantıların Chrome kullanıcıları için erişilemez hale gelmesi gündemde.</p><h3>Google Chrome: MV2 uzantılarına kesin veda</h3><p>Google'ın aldığı bu karar, MV2 erişimini kontrol eden tüm bayrakların ve seçeneklerin kaldırılmasıyla hayata geçiyor. Chromium ekibinden Andrey Bershanskiy ve Google mühendisi Devlin Cronin, yapılan değişikliklerin ayrıntılarını paylaştı. Cronin, MV2 uzantılarının artık Chrome'un desteklenen hiçbir sürümünde çalışmayacağını, ilgili işlevselliğin ise tamamen kaldırıldığını açıkladı. Bu kararın arkasında artan teknik zorluklar, uygulama karmaşıklıkları ve özellikle güvenlik riskleri yatıyor. Son dönemde MV2'ye özgü çok sayıda hata tespit edildiği belirtilirken, bu risklerin daha fazla taşınamayacağı vurgulandı. Cronin, "MV2 uzantılarının desteği sona erdi ve bu uzantıların işlevselliğini sürdürmek artık mümkün değil" diyerek değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Bu gelişme, uBlock Origin gibi reklam engelleyici uzantıların Chrome kullanıcıları için devre dışı kalacağı anlamına geliyor.</p><h3>Microsoft Edge ve Opera: MV2 sonrası yeni dönem</h3><p>Google Chrome'un ardından, Microsoft Edge ve Opera da Manifest V2 desteğini sonlandırmaya hazırlanıyor. Edge, Şubat ayından itibaren uBlock Origin gibi MV2 tabanlı uzantıları devre dışı bırakmaya başladı. Opera ise Ekim 2024'e kadar MV2 desteği sözü vermiş olsa da, yakın gelecekte bu desteği kaldıracağı beklentisi güçleniyor. uBlock Origin'in geliştiricisi Raymond Hill (gorhill), Opera'dan gelen bir e-postada MV2 tabanlı uzantıların terk edileceğinin bildirildiğini aktardı. Opera Uzantıları Ekibi, geliştiricilere MV3'e geçiş yapmaları yönünde güçlü bir çağrıda bulundu. Bu adım, uzantı geliştiricilerinin ve kullanıcılarının olası hizmet kesintilerini önlemesi açısından kritik önem taşıyor. Geliştiriciler, Manifest V3'e uyum sağlamak için güncellemelerini hızlandırmak zorunda kalacak.</p><h3>uBlock Origin kullanıcıları için yeni seçenekler ve alternatifler</h3><p>MV2 desteğinin sona ermesiyle birlikte, uBlock Origin gibi gelişmiş reklam engelleyiciler Chrome, Edge ve Opera'da çalışmayacak. Kullanıcılar için önerilen en pratik çözüm, MV3 tabanlı uBlock Origin Lite sürümüne geçmek. Ancak, uzmanlar ve kullanıcılar, Lite sürümünün orijinal uBlock Origin kadar kapsamlı ve etkili olmadığını belirtiyor. Alternatif olarak, MV2 ve MV3 desteğini sürdüren Mozilla Firefox öne çıkıyor. Özellikle, Chrome ve diğer Chromium tabanlı tarayıcılardan vazgeçmek isteyenler için Firefox, hem işlevsel hem de güvenlik açısından güçlü bir seçenek sunuyor. Brave ve Vivaldi gibi bazı Chromium tarayıcıları ise şimdilik MV2 desteğini sürdürse de, bu durumun ne kadar devam edeceği belirsizliğini koruyor. Kullanıcılar, reklam engelleme ve gizlilik ihtiyaçlarını karşılamak için yeni uzantı ve tarayıcı alternatiflerini değerlendirmeye başladı.</p><h3>Chromium'da teknik değişiklikler ve etkileri</h3><p>Chromium'un son sürümlerinde yapılan değişiklikler, MV2 uzantılarını tamamen işlevsiz hale getirmeye yönelik adımlar içeriyor. Chromium 150 sürümünde ExtensionManifestV2Disabled seçeneği kaldırıldı. Chromium 151 ile birlikte ise ExtensionManifestV2Unsupported, ExtensionManifestV2Availability ve AllowLegacyMV2Extensions seçenekleri de ortadan kalkacak. Bu teknik değişiklikler, MV2 uzantılarının çalışmasını sağlayan geçici çözümlerin ve "hack" yöntemlerinin de artık işe yaramayacağı anlamına geliyor. Örneğin, Windows Kayıt Defteri üzerinden yapılan MV2 erişim uzatmaları da Chromium 151 sonrası etkisini yitirecek. Bu gelişmeler, uBlock Origin gibi MV2 tabanlı uzantıların çok kısa süre içinde tamamen devre dışı kalacağına işaret ediyor. Geliştiriciler, kodlarını Manifest V3'e uyarlamak için zamanla yarışırken, kullanıcılar da yeni uzantı sürümlerine adapte olmaya çalışıyor.</p><h3>Sonuç: uBlock Origin ve MV2 dönemi kapanıyor</h3><p>Google Chrome'un başlattığı MV2 desteğini sonlandırma süreci, Microsoft Edge ve Opera'nın da katılımıyla hız kazandı. Bu değişiklik, uBlock Origin gibi popüler reklam engelleyici uzantıların Chromium tabanlı tarayıcılarda kullanılmasını imkânsız hale getiriyor. Geliştiriciler, Manifest V3'e geçiş için çalışmalarını yoğunlaştırırken, kullanıcılar da yeni uzantı seçeneklerini ve alternatif tarayıcıları değerlendirmek zorunda kalacak. Özellikle gizlilik ve reklam engelleme konusunda hassas olan kullanıcılar için bu dönemde Firefox gibi MV2 desteğini sürdüren tarayıcılar öne çıkıyor. Sonuç olarak, uzantı ekosisteminde köklü bir dönüşüm yaşanıyor ve uBlock Origin'in geleceği, geliştiricilerin MV3'e uyum sağlama hızına bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/google-chromedan-ublock-o-400_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279019</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-dunyasinda-devrim-yeni-mikroskop-goruntuleme-sinir-asti-279019</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasında devrim! Yeni mikroskop görüntüleme sınır aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi'nde geliştirilen HySIL teknolojisi, 3D doku görüntülemede yüksek çözünürlük ve düşük maliyet avantajını bir araya getiriyor. Araştırmacılar, HySIL'in biyoloji ve tıp alanında yeni nesil yapay zeka modellerinin gelişimine katkı sağlayacağını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasında devrim! Yeni mikroskop görüntüleme sınır aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Raju Tomer ve ekibi, 2024 yılında Nature Biotechnology dergisinde yayımlanan çalışmalarıyla, 3D doku görüntülemesinde devrim yaratacak yeni bir mikroskop teknolojisine imza attı. HySIL adı verilen bu yenilikçi optik sistem, yüksek çözünürlüklü doku görüntülerini düşük maliyetle sunarak, biyoloji ve tıp alanında araştırmacıların karşılaştığı teknik ve ekonomik engelleri ortadan kaldırıyor. HySIL'in geliştirilmesiyle, sinir biliminden kanser araştırmalarına kadar birçok disiplinde, sağlam dokuların üç boyutlu ve detaylı incelenmesi artık daha erişilebilir hale geldi. Columbia Üniversitesi'nin patent başvurusu yaptığı bu teknoloji, laboratuvarlarda ve klinik ortamlarda yaygın olarak kullanılabilecek kapasitede tasarlandı.</p><h3>Prof. Dr. Raju Tomer: HySIL ile performans ve erişilebilirlik bir arada</h3><p>HySIL teknolojisinin en dikkat çekici özelliği, basit kavisli bir katı lens ile hassas şekilde eşleştirilen bir immersion sıvısının birleşimiyle oluşturulan hibrit optik sistem. Prof. Dr. Raju Tomer, "Mikroskopide performans ve erişilebilirlik arasında uzun süredir var olan bir tavizi kırdık" diyerek, HySIL'in pahalı immersion lenslerin sunduğu yüksek çözünürlüğü, uygun fiyatlı ve kompakt ekipmanlarla mümkün kıldığını belirtiyor. Bu gelişme, yalnızca üst düzey araştırma laboratuvarlarının değil, aynı zamanda eğitim kurumlarının ve kaynakları sınırlı kliniklerin de yüksek kalitede 3D doku görüntülemesine ulaşmasını sağlıyor. HySIL, mevcut mikroskop sistemlerine kolayca entegre edilebilmesiyle de öne çıkıyor. Araştırma ekibi, HySIL tabanlı SCOPE cihazını mevcut ışık tabakası mikroskoplarına eklenebilen modüler bir çözüm olarak geliştirdi. Ayrıca, daha yüksek çözünürlük sunan Super-SCOPE prototipi de bilim dünyasının dikkatini çekti.</p><h3>HySIL ile 3D doku görüntülemede maliyet ve karmaşıklık azaldı</h3><p>Geleneksel mikroskop sistemlerinde, yüksek çözünürlüklü 3D görüntüler elde etmek için genellikle pahalı immersion lensler veya karmaşık hazırlık süreçleri gerekiyor. Ancak HySIL, hem maliyetleri ciddi şekilde düşürüyor hem de kullanıcı dostu yapısıyla öne çıkıyor. Araştırma ekibi, HySIL'in ucuz hava lenslerinin santimetre ölçeğindeki dokularda yüksek çözünürlüklü görüntüler sunmasını sağladığını ve neredeyse tüm yaygın örnek hazırlama yöntemleriyle donanım değişikliği gerektirmeden uyumlu çalıştığını vurguluyor. Bu sayede, laboratuvarlar ve klinikler, doku örneklerini kolayca üç boyutlu olarak inceleyebiliyor. HySIL'in modüler yapısı, farklı mikroskop türlerine de entegre edilebilmesini mümkün kılıyor. Konfokal, iki fotonlu ve diğer 3D görüntüleme modlarıyla birlikte kullanılabilen HySIL, esnekliğiyle de dikkat çekiyor. Ayrıca, pLSM-SCOPE ve ticari olarak sunulan SLICE gibi cihazlarla birleştirilerek, geniş bir uygulama yelpazesi sunuyor.</p><h3>HySIL, sinir biliminden patolojiye geniş kullanım alanı sağlıyor</h3><p>HySIL'in bilimsel araştırmalarda sağladığı avantajlar, özellikle sinir bilimi, gelişim biyolojisi ve patoloji alanlarında öne çıkıyor. Araştırmacılar, pLSM-SCOPE sistemini kullanarak, bütün fare, semender ve mağara balığı beyinlerinde sinir devrelerini haritalamayı başardı. Ayrıca, laboratuvar ortamında yetiştirilen minyatür insan beyin dokularında gelişim ve hastalık süreçleri detaylı biçimde incelendi. HySIL teknolojisi, sağlam insan kanser biyopsilerinin üç boyutlu görüntülenmesinde de önemli rol oynadı. Bu çalışmalar, yeni nesil yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve hastalıkların tanı ve prognoz süreçlerinin iyileştirilmesi için büyük veri setleri oluşturulmasına katkı sağladı. Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hanina Hibshoosh, "Doku görüntülerinin 3D olarak incelenmesi, yalnızca patolojinin geleneksel olarak sınırlı olduğu kesitleri değil, tüm doku mimarisini görmenizi sağlıyor" diyerek, HySIL'in patoloji alanındaki önemine dikkat çekti. Bu teknoloji sayesinde, cam lam üzerine yerleştirilen iki boyutlu doku dilimlerine bağımlılık azalırken, biyolojik ve hastalık özelliklerinin üç boyutlu olarak daha iyi analiz edilmesi mümkün hale geldi.</p><h3>MBF Bioscience iş birliğiyle HySIL laboratuvarlarda yaygınlaşıyor</h3><p>HySIL teknolojisinin laboratuvarlarda uygulanabilirliğini artırmak için Columbia Üniversitesi ekibi, endüstri ortağı MBF Bioscience ile yakın iş birliği yürüttü. MBF Bioscience'in kurucu ortağı ve CEO'su Jack Glaser, "HySIL'in sağladığı düşük maliyet ve yüksek performans kombinasyonu, laboratuvarların güvenle kullanabileceği sağlam bir çözüm sunuyor" ifadelerini kullandı. HySIL'in modüler yapısı, mevcut ışık tabakası sistemlerine kolayca entegre edilmesini sağlarken, araştırmacıların sinir bilimi, kanser araştırmaları, gelişim biyolojisi ve patoloji gibi farklı alanlarda güvenilir sonuçlar elde etmesine olanak tanıyor. Columbia Üniversitesi, HySIL ve ilgili teknolojiler için patent başvurularını tamamladı. Ayrıca, HySIL'in ticari olarak SLICE adıyla piyasaya sunulması, teknolojinin kısa sürede uluslararası laboratuvarlar ve klinikler tarafından benimsenmesini hızlandırdı.</p><h3>Yapay zeka ve tanı süreçlerinde HySIL'in dönüştürücü etkisi</h3><p>HySIL ve entegre edildiği pLSM-SCOPE gibi sistemler, yalnızca yüksek çözünürlüklü 3D doku görüntüleri sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda yapay zekanın tanı ve prognoz için ihtiyaç duyduğu büyük veri setlerinin oluşturulmasını da kolaylaştırıyor. Prof. Dr. Raju Tomer, "3D görüntülemeyi çok daha kolay ölçeklenebilir hale getirerek, bu çalışma hastalık tespiti, derecelendirme ve prognoz için yeni nesil yapay zeka modellerini beslemeye yardımcı olabilir" sözleriyle, HySIL'in biyomedikal araştırmalara katkısını özetliyor. Araştırma ekibinin oluşturduğu geniş akademik işbirliği ağı, sinir bilimi, gelişim biyolojisi ve patoloji alanlarında HySIL'in etkinliğini gösteren çok sayıda uygulama gerçekleştirdi. Bu gelişmeler, biyoloji ve tıbbın giderek daha fazla yüksek hacimli, üç boyutlu görüntü veri setlerine bağımlı hale geldiği günümüzde, HySIL'in vazgeçilmez bir araç olacağını gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, HySIL teknolojisi, Columbia Üniversitesi'nin liderliğinde biyomedikal görüntülemede yeni bir çağ başlatıyor. Yüksek çözünürlük, düşük maliyet ve geniş uygulama alanı ile HySIL, hem araştırmacıların hem de klinik uzmanların ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Yapay zeka destekli tanı ve tedavi süreçlerinin gelişmesinde kilit rol oynayan bu teknoloji, önümüzdeki yıllarda biyoloji ve tıp dünyasında standart haline gelmeye aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bilim-dunyasinda-devrim-y-278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279018</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/beslenme-uzmanlari-acikladi-gormeyi-destekleyen-baharat-ortaya-cikti-279018</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beslenme uzmanları açıkladı! Görmeyi destekleyen baharat ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, zerdeçalın göz sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirdi. Uzmanlar, özellikle kurkumin içeriğiyle bilinen zerdeçalın, düzenli ve doğru dozda tüketilmesinin görme yeteneğini destekleyebileceğini vurguluyor. Ancak insan üzerindeki etkilerine dair bilimsel verilerin halen sınırlı olduğuna dikkat çekiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beslenme uzmanları açıkladı! Görmeyi destekleyen baharat ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, göz sağlığını korumak ve yaşa bağlı görme kayıplarını önlemek amacıyla zerdeçal kullanımına dikkat çekti. Son dönemde yapılan araştırmalar, mutfaklarda sıkça yer alan bu parlak sarı baharatın, özellikle içerdiği kurkumin sayesinde gözlerdeki oksidatif stresi azaltabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, zerdeçalın yemeklere lezzet katmanın ötesinde, düzenli ve doğru şekilde tüketildiğinde görme yeteneğinin korunmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak mevcut bilimsel çalışmaların büyük kısmı laboratuvar ve hayvan modelleriyle sınırlı kalırken, insan üzerindeki etkilerinin netleşmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>Rachael Ajmera: 'Kurkumin göz dokularını serbest radikallere karşı koruyabilir'</h3><p>Beslenme uzmanı Rachael Ajmera, zerdeçalın içeriğindeki kurkuminin, hem canlı rengini hem de sağlık üzerindeki etkilerini sağlayan temel bileşen olduğunu ifade ediyor. Ajmera, "Kurkumin, gözlerde zamanla oluşan kronik iltihaplanma ve hücre hasarına yol açabilen oksidatif stresle mücadelede önemli bir antioksidan ve anti-inflamatuar görevi üstleniyor" diyor. Bu özellikleriyle kurkumin, serbest radikalleri nötralize ederek göz dokularında dengeyi yeniden sağlayabiliyor. Özellikle hassas göz yapılarında, zararlı süreçlerin önüne geçilmesi için düzenli zerdeçal tüketiminin destekleyici olabileceği belirtiliyor. Ajmera, göz sağlığı için zerdeçalın tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını, ancak beslenme düzenine eklenmesinin uzun vadede koruyucu etkiler sağlayabileceğini vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Zerdeçalın etkisi için düzenli ve uygun dozda tüketim şart'</h3><p>Uzmanlar, zerdeçalın göz sağlığındaki potansiyel faydalarının ancak düzenli ve yeterli dozda tüketimle ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Araştırmalar, kuru göz, glokom ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi rahatsızlıklarda zerdeçalın olumlu etkiler sergilediğini gösterse de, bu bulguların çoğu insan üzerinde henüz geniş çaplı olarak doğrulanmadı. Kurkuminin vücutta biyoyararlanımının düşük olması, yani emiliminin zor gerçekleşmesi, bu baharatın etkilerini sınırlayan önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yalnızca yemeklere ara sıra eklenen küçük miktarların tedavi edici etki sağlamayacağını, etkili sonuçlar için konsantre kurkumin takviyelerinin ve sürekli kullanımın gerekliliğini belirtiyor. Ayrıca, kurkuminin faydalarını tam anlamıyla görebilmek için sağlık profesyonellerinin önerdiği dozlarda ve düzenli aralıklarla alınması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Moushumi Mukherjee: 'Zerdeçal ve karabiber birlikte tüketilmeli'</h3><p>Beslenme uzmanı Moushumi Mukherjee, zerdeçalın vücut tarafından daha iyi emilebilmesi için karabiber ile birlikte tüketilmesini öneriyor. Karabiberde bulunan piperin adlı bileşik, kurkuminin emilimini önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca kurkuminin yağda çözünen bir madde olduğuna dikkat çeken Mukherjee, zerdeçalın yağ içeren besinlerle alınmasının da faydalı olacağını belirtiyor. Günlük beslenme alışkanlıklarına zerdeçalı dahil etmenin pratik yolları arasında; smoothie'lere eklemek, geleneksel altın süt hazırlamak veya fırında pişirilen sebzeleri zerdeçalla tatlandırmak yer alıyor. Zerdeçal takviyeleri ise, özellikle yoğun iş temposunda olan ve mutfakta vakit bulamayan kişiler için alternatif bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak Mukherjee, takviye kullanmadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılması gerektiğinin altını çiziyor.</p><h3>Toby Amidor: 'Zerdeçal tıbbi bir tedavi değil, beslenme desteği'</h3><p>Beslenme uzmanı Toby Amidor, zerdeçalın göz sağlığı üzerindeki etkilerinin umut verici olduğunu ancak bu baharatın tıbbi bir tedavi olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Amidor, "Zerdeçal, görme kaybını geri çeviremez ve göz hastalıklarının tedavisinde tek başına yeterli değildir" diyerek, bu baharatın yalnızca beslenme destekleyici rol üstlenebileceğini vurguluyor. Uzmanlar, göz sağlığını korumak için kronik hastalıkların kontrol altında tutulmasını, sigaradan uzak durulmasını ve UV korumalı güneş gözlüklerinin kullanılmasını öneriyor. Ayrıca, yeşil yapraklı sebzeler, havuç ve yumurta sarısı gibi besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesi ile düzenli göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Zerdeçal, bu genel yaşam tarzı önerileriyle birlikte uygulandığında, göz sağlığını destekleyici etkiler sunabiliyor.</p><h3>Zerdeçalın göz sağlığına katkısı: Sınırlamalar ve gerçekçi beklentiler</h3><p>Beslenme uzmanları, zerdeçalın göz sağlığına olan katkısının umut verici olmakla birlikte, mevcut bilimsel kanıtların çoğunun laboratuvar ve hayvan çalışmalarıyla sınırlı kaldığını hatırlatıyor. Kurkuminin biyoyararlanımındaki zorluklar ve insan çalışmalarının azlığı, bu baharatın etkilerinin abartılmaması gerektiğini gösteriyor. Zerdeçalın günlük beslenmeye düzenli olarak dahil edilmesi, göz sağlığını destekleyici bir unsur olabilir. Ancak uzmanlar, gerçekçi beklentilerle hareket edilmesini ve göz sağlığını korumak için tümcül bir yaklaşım benimsenmesini öneriyor. Sonuç olarak, zerdeçalın potansiyel faydalarından maksimum düzeyde yararlanmak için dengeli beslenme, sağlıklı yaşam tarzı ve profesyonel tıbbi desteğin bir arada yürütülmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/beslenme-uzmanlari-acikla-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279017</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/hakan-calhanoglu-besmele-cekip-sahaya-cikarim-hedefim-dunya-kupasini-getirmek-279017</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu: Besmele çekip sahaya çıkarım! Hedefim dünya kupasını getirmek]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nın kaptanı Hakan Çalhanoğlu, ay-yıldızlı formayla Dünya Kupası'nı kazanmayı hedeflediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu: Besmele çekip sahaya çıkarım! Hedefim dünya kupasını getirmek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakan Çalhanoğlu, Anadolu Ajansının Türkiye&#39;nin Ödeme Yöntemi TROY&#39;un katkılarıyla hayata geçirdiği &quot;2026 Dünya Kupası Yolu&#39;nda Milli Gururlar&quot; projesinin organizasyon öncesinde son konuğu oldu.</p><p>Dünya Kupası hasretini 24 yıl sonra sona erdiren A Milli Takım futbolcularını Türk halkına daha yakından tanıtmayı ve &quot;milli takım taraftarı&quot; olgusunu güçlendirmeyi amaçlayan projede, ay-yıldızlı oyuncuların Dünya Kupası&#39;ndaki hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı ele alınıyor.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628894.jpg"/><p><b>- "DEMEK Kİ İYİ BİR SEVİYEDEYİZ"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın kaptanı olarak 24 yıl sonra Dünya Kupası&#39;nda boy gösterecek olmanın heyecanını yaşayan Hakan Çalhanoğlu, sakatlığını atlattığını söyledi.</p><p>Dünya Kupası hedefinden bahseden Hakan Çalhanoğlu, &quot;Hedefimde milli takımla kupa kaldırmak var. Her zaman hedefimi yüksek tutarım, bugün de öyle. Dünya Kupası&#39;ndayız, hedefim tabii ki final, hedefim dünya kupasını getirmek. Hedefimi her zaman yüksek tutuyorum. Bu gücü görmesem zaten bunu söylemem. Bizim takımımıza baktığınızda herkes hemen hemen diğer takımlardaki oyuncularla aynı seviyede. Buralara kadar geldiysek demek ki iyi bir seviyedeyiz.&quot; açıklamasında bulundu.<br></p><p>UEFA Başkanı Aleksander Ceferin&#39;in Türkiye&#39;nin orta sahasını övmesiyle ilgili görüşünü dile getiren Hakan Çalhanoğlu, &quot;Bizi &#39;Underdog (Sürpriz)&#39; olarak gösteriyorlar. Eskiden sıkıntımız vardı, &#39;Sağ bekimiz az, orta sahamız yetersiz, stoperimiz yok.&#39; diyorlardı. Allah&#39;a şükür şimdi bereketliyiz çok şükür. Her yerde doluyuz ve bu da avantaj. Oyuna giren ya da çıkan fark etmiyor. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor, hepsi de iyi. Hiçbir pozisyonda sorunumuz yok.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628895.jpg"/><p>Takımda çok iyi bir ortam olduğunu ve kendisinin de kaptan olarak dengeyi kurması gerektiğini vurgulayan Hakan, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Arada bazen tabii ki sıkıntılar oluyor ama çok şükür dengeyi sağlayabiliyoruz. Eşit davranınca her şey daha kolay oluyor. Takım arkadaşlarım bana her zaman yardımcı oluyor. Ben hep fikrimi paylaşırım, hiçbir zaman kendim karar vermem. Yanıma 3-4 kişi alırım, onlara sorarım. Onların yardımı işimi kolaylaştırıyor.&quot;<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628896.jpg"/><p><b>- "HAVA ŞARTLARI NE OLURSA OLSUN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ"</b></p><p>2002 yılında 8 yaşında olduğunu ve A Milli Futbol Takımı&#39;nın dünya 3&#39;üncüsü olduğu organizasyonda maçları kaçırmadığını söyleyen Hakan Çalhanoğlu, turnuvada unutamadığı birçok anı olduğunu söyledi.<br></p><p>Milli takımın başarısının çok farklı duygular yaşattığının altını çizen Hakan Çalhanoğlu, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628897.jpg"/><p>&quot;2002&#39;de İlhan ağabeyin altın golü attığını hatırlıyorum. Dünya Kupası maçlarını hep camide izlerdim. Kur&#39;an-ı Kerim okumaya gidiyorduk, namazdan sonra öğlene doğru maçlar oluyordu, hep camide izliyordum, orada seviniyorduk, gol olduğunda sandalyeler havada uçuyordu. Bunu televizyonda yaşadım, şimdi canlı olarak yaşayacağım. Çok ayrı bir duygu. Küçükken televizyondan izliyorsun, şimdi sahadasın, hem de kaptan olarak sahadasın. Bu, anlatmakla olmaz, bunu yaşamak gerek. O zaman bizim dualarımız kabul oldu, inşallah şimdiki gençlerimiz bize dua eder, bütün ülke eminim bize dua eder, eminim ki edecekler, bizi yalnız bırakmayacaklar. Sahaya çıkıp elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Sadece futbolcu olarak değil, karakter olarak da bu takımı iyi tanımalarını istiyoruz, amacımız bu.&quot;<br></p><p>Duygusal bir yapısı olmasına karşın sahada ciddi ve kararlı olduğunu dile getiren Hakan Çalhanoğlu, sahada ciddiyetini ve konsantrasyonunu bozmadığını belirtti.</p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın kamp yaptığı Arizona&#39;yla ilgili de konuşan Hakan Çalhanoğlu, &quot;Sıcak bizi biraz zorlayacaktır ama tabii ki en çabuk şekilde adapte olmamız gerekiyor. Herkesin ilk Dünya Kupası. Hava şartları ne olursa olsun elimizden geleni yapacağız, vücudumuzu alıştıracağız. Sıcakta oynamak kolay değil, ben sıcağı çok sevmiyorum, daha çok yağmurda oynamayı seviyorum. Ama bunu da kabul etmemiz gerekiyor.&quot; açıklamasında bulundu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628898.jpg"/><p>Dünya Kupası&#39;nda D Grubu&#39;nda karşılaşacakları ABD, Paraguay ve Avustralya&#39;yla ilgili de konuşan kaptan Hakan, &quot;Hocamız bizi bu maçlara hazırlıyor. Hiçbir zaman rakibinizi küçüksemeyeceksiniz. Futbolda böyle. Onlar bizden düşük görünse de tehlikeli olabiliyorlar. Genelde kapanan takım ortaya çıkıyor, bu bizi zorluyor. İyi hazırlanmamız gerekiyor. Tabii ki hedefimiz gruptan lider çıkmak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Hakan, &quot;Turnuva ağacını incelediniz mi? Birinci çıkarsak şu rakip, ikinci çıkarsak şu rakip gelir diye baktınız mı?&quot; sorusunu, &quot;Hayır desem inanacak mısınız? Onu hiç konuşmayız, tabii ki rakipleri analiz ederiz ama hedefimiz her zaman lider çıkmak, sonraki yolu hesaplamayız. Her zaman kazanıp en iyi şekilde gruptan çıkmak istiyoruz.&quot; şeklinde yanıtladı.</p><p>Kaptan Çalhanoğlu, &quot;Milli takımın hangi 3 özelliği, kendini rakiplerden öne çıkarıyor?&quot; sorusuna ise &quot;Bizim takımımız daha yetenekli, daha istikrarlı ve daha istekli.&quot; yanıtını verdi.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628899.jpg"/><p><b>- "ZİDANE'IN MATERAZZİ'YE ATTIĞI KAFA UNUTULMAZ"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın 2002&#39;de dünya 3&#39;üncüsü olmasının kendilerini baskı altına almayacağını belirten Hakan Çalhanoğlu, aynı durumun 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası için de geçerli olduğunu söyledi.<br></p><p>Takım olarak bu tip konulara odaklanmadıklarının altını çizen Hakan, &quot;Bu, milli takımın başarısı. Bir gün biz de milli takımdan ayrılınca diğerlerinin başarısını isteriz. Hiçbir zaman &#39;Onlar bunu başardı.&#39; diye düşünmüyoruz. Nasıl ki o zaman gururlandıysak, sevindiysek, aynısını biz de yapmak istiyoruz. Bülent ve Rüştü ağabeyler geldi. Dünya Kupası&#39;na gelmeye çalışacaklar. &#39;Bekleriz.&#39; dedik, onlar da gelmeye çalışacak. Sohbet ettik, anıları konuştuk. Onlar da 2002&#39;de 45-50 gün kamp geçirdiler ve keyifli olduğunu söylediler. Soracağımız soruları sorduk ve cevapları aldık. Bülent ağabey ile konuşurken, &#39;Siz orada mutlu ve huzurlu olduğunuz sürece hiçbir sıkıntı olmaz. Kamp 1 hafta gibi geçer.&#39; dedi. Bizde de bu potansiyel var, Avrupa Şampiyonası&#39;nda bunu yaşadık. İnşallah bu kamp da böyle olur.&quot; diye konuştu.</p><p>Dünya Kupası&#39;nda unutamadığı anları aktaran Hakan Çalhanoğlu, &quot;İlhan ağabeyin attığı altın gol her zaman gözümün önünden geçiyor ve İlhan ağabeyin Okocha hareketi aklıma geliyor. Ronaldinho&#39;nun İngiltere&#39;ye attığı frikik golünü unutmuyorum. Zidane&#39;ın Materazzi&#39;ye attığı kafa unutulmaz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628900.jpg"/><p>Hakan ayrıca Dünya Kupası denildiğinde Zidane, Pirlo, Ronaldinho, Beckham ve A Milli Futbol Takımı&#39;ndan Rüştü Reçber, İlhan Mansız, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş gibi isimlerin aklına geldiğini vurguladı.<br><br></p><p><b>- "HANGİ TAKIMLA KARŞILAŞACAĞIMIZ FARK ETMEZ"</b></p><p>Milli takımın kaptanı, Dünya Kupası&#39;nda favori takımların sorulması üzerine, &quot;Fransa&#39;yı favori olarak görüyorum. 1 tane 11&#39;leri yok, 3 takımı var, o kadar güçlü oyuncuları var. Hepsi birbirinden iyi. İsimlere baktığımızda bu takım normalde şampiyon olması gerekiyor dersiniz. Onun dışında Arjantin ve Brezilya gibi ekipler favori oluyor ama inşallah onlar olmaz biz oluruz. Hangi takımla karşılaşacağımız fark etmez. Kendine ve takımına güvendiğinde hangi takım olursa olsun fark etmez. Ben büyük isimlerle karşılaştım, kazandığımız maçlar oldu. O yüzden iyi takımlarla karşılaşmak da güzel oluyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Milli oyuncu, &quot;Hakan Çalhanoğlu denildiğinde uzaktan goller akıllara geliyor. Dünya Kupası&#39;nda da uzaktan gollerini görecek miyiz?&quot; sorusunu, &quot;İnşallah, o yüzden çok iyi hazırlanıyorum. Sakatlanmadan önce Inter&#39;de güzel gollerle ligi bitirdim, şampiyonluğu da kazandık. Öz güvenim yüksekken küçük bir sakatlık yaşadım. Kendimi iyi hazırlıyorum, inşallah görürüz, elimden geleni yapacağım.&quot; şeklinde yanıtladı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628901.jpg"/><p><b>- "ADIM ADIM GELİŞMEYE BAŞLADIK"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;nın çeyrek final oynadığı 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası&#39;yla ilgili konuşan Hakan Çalhanoğlu, takımın kamp yerinin çok güzel olduğunun altını çizdi.</p><p>Almanya&#39;da herkesin kendilerine çok yardımcı olduğunu dile getiren 32 yaşındaki oyuncu, &quot;Hocanın da göreve gelmesiyle daha da güzel oldu, takıma sistem oturttu. Biz kampta baş başaydık ve turnuvaya odaklandık. İyi bir turnuva geçirdiğimizi düşünüyorum. Hollanda maçı daha iyi geçebilirdi. Birkaç pozisyon yakaladık ama değerlendiremedik, buna da futbol diyoruz. Bazen her şey istediğiniz gibi olmuyor.&quot; diye konuştu.<br></p><p>Hollanda maçının ardından Almanya&#39;dan ayrılırken taraftarlarla yaşadığı ve gözlerinin dolduğu duygusal konuşmaya da değinen Hakan, şunları söyledi:<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41628902.jpg"/><p>&quot;Duygusal biriyim. Hedefimde milli takımla kupa kaldırmak var. Her zaman hedefimi yüksek tutarım, bugün de öyle. Dünya Kupası&#39;na gideceğiz, hedefim tabii ki final, hedefim dünya kupasını getirmek. Hedefimi her zaman yüksek tutuyorum. Olmayınca da tabii ki üzülüyorum. Örnek aldığımız Ronaldo, Messi gibi isimler var. Hep kupa peşindeler. Biz de onlara bakıyoruz, bize de o mantalite gücü geliyor. Milli takım başarısı her zaman farklı noktada kalacak, o yüzden milli takımla kupa kaldırmak inşallah nasip olur. Üzüldüm elenince, iyi de oynamıştık. Hollanda maçını da kazanmayı hak ettik ama kaybettik, ona üzüldüm bir de kampın bitmesine üzüldüm. Her şey güzel gitmişken keşke final görseydik diye aklımdan geçirdim. Duygusal olduğum için de kendimi tutamıyorum, her şey akıyor, öyle bir an yaşadım o an. Arkadaşlarımın da dediği gibi duygusal biriyim, neden öyleyim ama öyleyim duygusal biriyim, burcumdandır herhalde, balık burcuyum. Kendimi bazen tutamıyorum, arada gözyaşı çıkıyor.&quot;</p><p>Teknik direktör Vincenzo Montella ile yükselişe geçmeleri hakkında da konuşan Hakan, &quot;Hocanın gelmesi takıma iyi geldi. Kendi düşünceleriyle, kendi taktiğiyle takıma verdikleri çok önemli. Adım adım gelişmeye başladık. Her zaman &#39;Sabırlı olmalıyız.&#39; demiştim. Sonunda dediğim ortaya çıktı. Biz Türk insanı olarak biraz sabırsızız. Yavaş yavaş merdivenleri çıktık. Uluslar A Ligi&#39;ne çıktık, bu da başarı ve bizim zaten orada olmamız gerek. 24 yıl sonra Dünya Kupası&#39;na katıldık, demek ki iyi yoldayız. Hocanın katkısı burada çok. Herkesle iyi anlaşıyor, herkese aynı şekilde yaklaşıyor, dengeyi iyi kuruyor. Bazen kötü durum olunca sesi tabii ki yükseliyor. Bunu siz fazla görmüyorsunuz ama hocayla ağabey-kardeş gibi bağımız var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>A Milli Takım&#39;da en fazla kaptanlık yapan isim olduğu hatırlatılan Hakan, &quot;Güzel bir his ama daha bitmedi. İnşallah önümde çok yıllar var. Ben şunu hiç kabul etmiyorum, &#39;Yaşı geldi, çok sakatlanıyor.&#39; diyorlar. Halbuki çok sakatlanan oyuncular var, 32 yaşına girdim ama hala en yüksek seviyede oynuyorum. Sakatlık tabii ki oluyor çünkü tempomuz yüksek. Ama fitim, kendimi yaşlı olarak görmüyorum. Hala gencim, önümde çok yıllar var.&quot; diye konuştu.<br></p><p><b>- "TIRNAKLARIMLA KAZIYARAK BURAYA GELDİM"</b></p><p>A Milli Futbol Takımı&#39;ndaki ilk dönemleri hakkında konuşan Hakan Çalhanoğlu, Almanya&#39;da doğup büyüyen birisi olarak milli takım tercihini yapmanın kendisi için kolay olmadığını belirtti.</p><p>Aklında her zaman Türkiye için oynamak olduğunu vurgulayan Hakan Çalhanoğlu, &quot;Almanya&#39;da doğup büyüdüğüm için kolay bir adım olmadı. Aklımda hep Türkiye için oynamak vardı, bu kararı verdikten sonra çok mutlu oldum. Oraya kadar geldiğim için, o hedefe ulaştığım için mutluydum. Burada tüm hocalarıma teşekkür etmem gerek, onların sayesinde buraya kadar geldim. Beni ilk kez milli takıma Fatih hoca çağırmıştı. Ülkem adına oynadığım için mutluyum ve ayrı bir gurur yaşıyorum. O yüzden en mutlu insan benim diyebilirim.&quot;<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41627190.jpg"/><p>Hakan, &quot;Milli takıma gelişin kolay olmadı ama yakında Türk Milli Takımı&#39;nın kaptanı olarak sahaya çıkacaksın. Geriye dönüp baktığında doğru karar vermişim diyor musun?&quot; sorusuna, &quot;Tabii ki de &#39;Doğru karar vermişim.&#39; diyorum. Tabii ki her şey kolay olmadı, tırnaklarımla kazıyarak buraya geldim. Milli takımda ağabeylerimle, eski hocalarımla bu yolu paylaştığım için mutluyum. Onlara da ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Benim ilk Dünya Kupası tecrübem olduğu için ayrı bir gurur yaşıyorum. Kaptan olarak sahaya çıkarken o hissiyatı anlatabilmek kolay değil, onu ben de ilk kez yaşayacağım, sabırsızlıkla bekliyorum.&quot; cevabını verdi.</p><p>Milli takımdaki ilk dönemlerinin kendisi için zor olmadığını aktaran Hakan Çalhanoğlu, &quot;İşimi kolaylaştırdılar, bana çok güvendiler. Futbolculuğumdan ziyade insanlığıma güvendiler. Ben her zaman herkese eşit davrandım ve bunu hala yapmaya çalışıyorum. Çünkü burası milli takım. İnsan büyüdükçe küçülmeli. Bunu ağabeylerim ve hocalarım sayesinde öğrendim, hepsine minnettarım. Kaptanlık bana devredildiğinde çok heyecanlıydım, &#39;Başarabilir miyim, yapabilir miyim?&#39; diye aklımda soru işaretleri oldu. Herkes bana çok yardımcı oluyor. Ben de elimden geldiğince her şeyi yapmaya hazırım. İlk milli maçım benim için çok önemliydi. Her an maça girip &#39;Bu konu bitsin.&#39; diye aklımdan geçiyordu. Sağ olsun Fatih hoca beni maça soktu. Gençtim, çok heyecanlıydım o zaman. Şimdi takım gençleşti. Ben ağabeylerimle oynadım, büyük isimlerle oynadım. Hepsi ilk günden beri bana sahip çıktı. O anda çok mutluydum. Fatih hocama da teşekkür ediyorum, o maça çıkınca konu kapanmıştı.&quot; açıklamasını yaptı.<br></p><p><b>- "HEDEFİMDE ŞAMPİYONLAR LİGİ'Nİ KAZANMAK VAR"</b></p><p>Hakan Çalhanoğlu, kariyer planı olarak UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanmak istediğini belirterek, &quot;İki kez Şampiyonlar Ligi finalini kaybettim. Çok üzüldüm, Çok yakınken kupanın yanından geçtiğindeki o üzüntüyü kimseye anlatamazsın, o an orada her şey bitiyor. Hedefimde Şampiyonlar Ligi&#39;ni kazanmak var.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>valt off Manheim&#39;da kariyerine başlayan Hakan, &quot;Sonra 2. Lig&#39;e Karlsruhe&#39;ye geçtim. Sonra Hamburg&#39;a transfer oldum. Hamburg&#39;dan Bayer Leverkusen&#39;e geçiş yaptım, Şampiyonlar Ligi&#39;nde oynamak için. Sonra Almanya defteri benim için kapandı. İtalya&#39;ya geçtim, Milan&#39;a transfer oldum. O dönem biraz zor geçti. Milan&#39;dan Inter&#39;e geçmek kolay olmadı ama o geçişi yaptıktan sonra doğru bir karar aldığımı anladım. Orada 8 kupa kazandım. İtalya&#39;da her şeyi kazandım. Kariyerim böyle.&quot; ifadelerini kullandı.<br></p><p><b>- "BESMELE ÇEKİP SAHAYA ÇIKARIM"</b></p><p>Maçlardan önceki ritüellerinden de bahseden Hakan, &quot;Otelden çıkmadan önce mutlaka eşimi ararım, çocuklarımla konuşurum her zaman. Çocuklarımın ve eşimin sesini duymam gerek. Stada geldiğimizde soyunma odasında müziği açarız, bizi coşturan şarkılar açarız. Birbirimizle sesli konuşarak, motive ederek hazırlanıyoruz. Hep konuşarak, takımı motive ediyoruz, eski günleri anıp nerelere kadar geldiğimizi hatırlatma yaparız. Sahaya çıkmadan önce soğuk suyla yüzümü yıkarım, sonra besmele çekip sahaya çıkarım.&quot; diye konuştu.</p><p>Birçok sanatçının milli takım için marş yazdığını da sözlerine ekleyen Hakan Çalhanoğlu, şunları söyledi:</p><p>&quot;Tüm sanatçılarımız bizim için marşlar yazdı, onlara teşekkür etmek istiyorum. Bize değer verdiklerini gösteriyorlar. Müzik seçme olayı takımca yapıp liste yapıyoruz. Bütün yapılan şarkıları soyunma odasında çalacağız. Hakan ağabey sen aç diyorlar, sorumluluk bana geliyor ama bazen diğer oyunculara açmalarını söylüyorum. Kendim karar vermiyorum, takım karar veriyor. Farklı şarkılar yapıldı, Murda ve Mero&#39;nun yaptığı, oyunculara göre yapıldı, adımız geçiyor o güzel. Semicenk, Sinan ve Murat ağabeyin şarkıları güzel. Diğerlerini henüz dinlemedim. Saydıklarımın hepsi birbirinden güzel. Biz bunları ayırt etmeyiz. Kendi müzik tarzıma gelince, ben her şeyi dinlerim. Türk halk müziği severim, rap, hip-hop, house müzik dinlerim, başka ülkelerin şarkılarını dinlerim, biliyorsunuz made in Romanya öyle oldu.&quot;<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/hakan-calhanoglu-besmele--875_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279016</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dogu-akdenizde-ham-hayallerin-pesine-dusmusler-erdogan-cevabimiz-cok-net-ve-sert-olur-279016</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Doğu Akdeniz'de ham hayallerin peşine düşmüşler" Erdoğan: Cevabımız çok net ve sert olur!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz sizin niyetinizi, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanın nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız, Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz. Kimse macera peşinde koşmasın, Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın, eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Doğu Akdeniz'de ham hayallerin peşine düşmüşler" Erdoğan: Cevabımız çok net ve sert olur!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 beldede yapılan ara seçimlere ilişkin, "Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır." dedi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630630.jpg"/><p>Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı&#39;ndaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve yapacağı değerlendirmelerin ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><p>Türkiye siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti Grubu&#39;ndaki kardeşlik tablosunun herkese, özellikle de siyaseti marjinalize etmeye çalışanlara örnek olması temennisinde bulunan Erdoğan, &quot;Kurban Bayramı sonrasındaki ilk buluşma&quot; olarak nitelendirdiği bu toplantı dolayısıyla hac farizasını yerine getirenlerin ibadetlerinin Cenabıhak katında makbul ve mebrur olmasını niyaz etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630573.jpg"/><p>Yola çıktıkları ilk günden beri milletle bütünleşmelerinin katlanarak ve güçlenerek devam ettiğini söyleyen Erdoğan, &quot;AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik. Halkımız pazar günü Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat&#39;taki 6 beldede belediye başkanlarını ve meclis üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630574.jpg"/><p>Ara seçimlerde 6 beldenin 4&#39;ünde AK Parti, birinde ise ittifak ortakları MHP&#39;nin adayının kazandığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:<br></p><p>&quot;Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır. Öncelikle hemşehrilerinin takdiriyle belediye başkanı olarak seçilen Tokat Bağtaşı beldesinde Mustafa Karadağ&#39;ı, Tokat Yolüstü beldesinde Mustafa Altan&#39;ı, Gümüşhane Tekke beldesinde Kemalettin Demirkıran&#39;ı, Nevşehir Mustafapaşa beldesinde Mustafa Özer&#39;i canıgönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Kuşçu beldesinden belediye başkanlığına seçilen Hikmet Temizel&#39;e tebriklerimi iletiyorum. Belediye başkanlarımıza ve meclis üyelerimize beldelerine hizmet yolunda Rabbimden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.</p><p>Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza da partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak, milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız. Yine 7 Haziran Pazar günü ülkemiz genelinde 355 mahallede muhtarlık, 37 mahallede ise ihtiyar heyeti için sandık kuruldu. Demokrasimizin temel yapı taşları olarak gördüğümüz muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630575.jpg"/><p><b>- "SANDIK SONUÇLARININ GELMESİYLE HEPSİ BİRDEN ORTALIKTAN KAYBOLDULAR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkatleri çekmek istediğini belirterek, bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörlerinin üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasında olduklarını söyledi.</p><p>&quot;Otobüslerle o şehirden bu şehre sürüklenen vatandaşlar üzerinden güya ahkam kestiklerini ve kendilerini dev aynasında gördüklerini&quot; ifade eden Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630576.jpg"/><p>&quot;Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların 3 gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var ne seçimler hakkında yorum yapan var ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. O günleri hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. Nelerle karşılaşmadık ki? Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde utanmadan çıktılar &#39;öndeyiz&#39; diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketler vasıtasıyla seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçları kesinleştikten sonra bile yanıldıklarını kabul etmek yerine milleti suçladılar, hatayı kendilerinde değil, milletin tercihlerinde aradılar. Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin, sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630577.jpg"/><p>Bugün de aynısını yapıyorlar, faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim. Beyler, kusura bakmayın, siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız. Bakın her zaman ifade ediyorum, sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun, bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun, bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun, bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun, bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil, şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz, bütün bunlar boyunca, defalarca yenildiler, defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630578.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630420.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "mutlak butlan" kararı sonrası CHP'de yaşananları eleştirdi.</p><p>CHP'lilerin, aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine kendilerini, mahkemeleri ve medyayı suçlayarak kendilerine toz kondurmadığını ifade eden Erdoğan, "Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik, CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, "Rüşvet verdim", "Rüşvet aldım", "Şu kişiye şu kadar para verdim" diyenlerin de CHP'liler olduğunu söyledi.</p><p>Dün "Halkın umudu" dediklerine bugün hain damgası vuranların da yine CHP'lilerden başkası olmadığının altını çizen Erdoğan, tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargının gerekli değerlendirmeleri yaptığını, hükmünü verdiğini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararı sonrası yaşananların kendilerinin haklılıklarını da teyit ettiğini dile getirdi.</p><p>Partilerine yönelik edep, adap, siyasi nezaket dışı hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduklarını, ellerini, dillerini yaşanan olaylara bulaştırmadıklarına işaret eden Erdoğan, siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadıklarını, medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmediklerini, aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş çapsızlara prim vermediklerini kaydetti.</p><p>Erdoğan, süreçte hadiseleri ve tartışmaları güvenli mesafeden takip etmekle yetindiklerini, aynı tavırlarını koruduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>"Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Bu girdabın içerisine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz, nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclis'imizin vahametine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/savetwitter-10062026275bcbcf.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. TBMM'nin terörize edilmesine, Gazi Meclis'in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır. Şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum, CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630620.jpg"/><p><b>- "TEMBEL, VİZYONSUZ, KAVGALI MUHALEFETTEN ÜLKEYE, MİLLETE FAYDA GELMEZ"</b></p><p>Bugüne kadar şahıslarla işlerinin olmadığını, bundan sonra da işlerinin olmayacağını vurgulayan Erdoğan, AK Parti hareketi olarak mücadelelerinin kişilerle olmadığını, CHP'nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyle olduğunu belirtti.</p><p>"Bizim mücadelemiz, başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630619.jpg"/><p>"Bizim mücadelemiz, milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa 'Boş ver, Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz, milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz, Batılı patronlarından 'Aferin' alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır. Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir. Bizim mücadelemiz, Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz, Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını 'Zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten mankurtladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir. Şunu bir kere daha hatırlatmak durumundayım, tembel, vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630618.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur." dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/savetwitter-10062026b152ac7e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, güçlü, dirayetli, başarılı, istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi bir muhalefete de ihtiyacı olduğunu vurguladı.</p><p>"Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır makes bulmadı." diyen Erdoğan, "Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum. Biz, o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken her zaman söylediğim gibi biz sadece işimize bakıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Özellikle dış politikada 2026 yılını en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini verdiklerini belirten Erdoğan, geçen hafta sonu İstanbul'un çevre diplomasisi alanında tarihi bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptığını söyledi.</p><p>Sıfır Atık Forumu'nun 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanın, 200'ün üzerinde belediye başkanının ve 5 binden fazla katılımcının katılımıyla Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"2026 yılı inşallah Türkiye'nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. 7-8 Temmuz'da Ankara'da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi'ne büyük önem atfediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerika Başkanı Sayın Trump'ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne dönük yoğun bir ilgi söz konusu. Biz de Ankara Zirvesi'nin NATO'nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Geride kalan yaklaşık bir aylık zamanı da en etkin şekilde kullanacağız."</p><p>Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacaklarını, akabinde aile meclisi olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatının 13. Liderler Zirvesi'ni Türkiye'de düzenleyeceklerini belirten Erdoğan, 9-20 Kasım tarihlerinde de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31'inci oturumunu (COP31) Antalya'da düzenleyeceklerini, 197 ülkeden 100 bin katılımcıyla COP 31'in tarihin en büyük çevre zirvesi olarak kayıtlara geçtiğinin görüleceğini söyledi.</p><p>Grup Toplantısı Salonu'nda, AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye'de gerçekleştirilen uluslararası diplomasi alanındaki zirve ve organizasyonlara ilişkin video izletildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/41630617.jpg"/><p><b>- "KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK HİÇBİR SALDIRIYA GÖZ YUMMAYIZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yer aldığı coğrafyada krizler ve savaşların ardı arkasının kesilmediğini, Gazze'den Lübnan'a mazlumların yürekleri dağlayan feryatlarıyla karşılaştıklarını belirtti.</p><p>İsrail'in, kurulduğu günden bu yana bölgede barışı, huzuru, refahı ve güvenliği mütemadiyen tehdit eden bir fonksiyon icra ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Filistin'e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Gazze'de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir. İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail aynı anda İran'a saldırmış, yetmemiş, aynı anda Lübnan'ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan'dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da katledilenlerin sayısı 3 bin 700'e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400'e ulaşmıştır."</p><p>İsrail'in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz'i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini vurgulayan Erdoğan, siyonist yönetimin tam anlamıyla bir çıban başı ve fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk ürettiğinin altını çizdi.</p><p>İsrail'in kural, hukuk ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyanın gerekli reaksiyonu göstermediğini ifade eden Erdoğan, "İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır." diye konuştu.</p><p>Suriye ve Lübnan'ın müstakil, bağımsız iki devlet olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil Halep'ten başlar, Şam'dan başlar, Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda, solda Türkiye'yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz."</p><p><b>- "KİMSE MACERA PEŞİNDE KOŞMASIN"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz'de özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyledi.</p><p>"İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler." ifadesini kullanan Erdoğan, "Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İsrail'in "uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak şımarıkça" bölgenin huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olduğunu söyledi.</p><p>İsrail'i hukuk çizgisinin içerisine çekmenin artık sadece belirli ülkelerin değil, insanlığın ortak meselesi haline geldiğini belirten Erdoğan, İran'a ve Lübnan'a yönelik saldırıların sadece bölge ülkeleri üzerinde değil küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturduğunu dile getirdi.</p><p>İsrail'in saldırgan tutumunun, bölgenin yanı sıra insanlığa yönelik de bir tehdit olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>"Bundan 85 sene önce Hitler karşısındaki sessizlik ve tepkisizlik dünya genelinde 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Gözü dönmüş bir caninin çılgınlığının faturasını tüm insanlık ödemişti. Bugün aynı hata, tekrarlanmaktadır. Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları da tıpkı Hitler'e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir. Şunu kimse unutmasın ki ateş büyüdüğünde sadece bölgeyi yakmakla kalmaz, kıvılcımlar dünyanın her yerine düşer. Nasıl bugün Hürmüz'deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.</p><p>Avrupa'da, İspanya'nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihi bir sorumluluktur. Bugün Gazze'de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline, yüzüne bulaşmıştır. İran'da, Lübnan'da başlayan, Suriye'yi, Akdeniz'i, Afrika'yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir."</p><p>Türkiye'nin İsrail'in tüm sabotajlarına rağmen, bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacağını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin komşularıyla, dost ve kardeşleriyle, barışa inanan tüm ülkelerle el ele vereceğini, akan kanın ve gözyaşının dinmesi için tüm kapıları zorlamaya, diplomatik tüm yolları denemeye sabırla devam edeceğini söyledi. Erdoğan, "Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimize de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyor her zaman yanlarında olan Türkiye'nin bundan sonra da yanlarında olmayı sürdüreceğini tekrar vurgulamak istiyorum." ifadesini kullandı.</p><p><b>- "ÇİFTÇİLERİMİZİN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEK AMACIYLA ÖNEMLİ BİR KARAR ALDIK"</b></p><p>Bu yıl yağışlar açısından bereketli bir yıl geçirildiğini dile getiren Erdoğan, son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşıldığını söyledi. Bugün itibarıyla barajlardaki doluluk oranının geçen yıla göre yüzde 26 artarak yüzde 81 seviyesine çıktığını dile getiren Erdoğan, hem yağışların üretim için olumlu seyretmesi hem de tarımsal üretime yönelik yaptıkları planlama ve destek uygulamaları sayesinde, bu yıl birçok üründe yüksek bir rekolte beklediklerini dile getirdi. Erdoğan, üretimde tarihi bir rekorun da bu yıl kırılabileceğini söyledi.</p><p>Hububat hasat döneminin Türkiye'nin birçok yerinde başladığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Mevcut tahminlerimize göre, buğday üretimimiz geçen yıla göre yüzde 27, arpa üretimimiz yüzde 50 artacaktır. Geçen yıl kuraklık nedeniyle dekar başına 276 kiloya kadar düşen buğday verimini, bu yıl ortalama 400 kilo olarak öngörüyor hatta Trakya, Çukurova gibi bölgelerimizde 700 kiloya varan verimler bekliyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz, geçen hafta alım fiyatlarını açıklamıştır. Aynı şekilde ofisimiz, 20 milyon ton depo kapasitesi ve 600'ün üzerinde alım merkeziyle hububat alımları için hazırlıklarını tamamlamıştır. Üreticimizin bir gram dahi ürünü ziyan olmayacak. Ofis, kendisine getirilen bütün ürünleri alacaktır. Ayrıca Ofis, ürün teslimine müteakip 21. günden itibaren ürün bedeli ödemelerine de başlayacaktır."</p><p>Erdoğan, yeni hasat döneminin tüm çiftçilere hayırlı olmasını diledi.</p><p>Son dönemde bölgede yaşanan savaşlar ve çatışmalar sebebiyle üretim girdilerinde artışların yaşandığını ifade eden Erdoğan, bunun da çiftçilerin maliyetlerine olumsuz yansıdığını dile getirdi. Erdoğan, "Çiftçilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli bir karar aldık. Bu yıl için açıkladığımız temel destek ve planlama desteği tutarımızı, İran kriziyle birlikte girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışları göz önüne alarak güncelliyoruz, destek tutarlarımızı buna göre artırıyoruz. Şimdiden hayırlı, bereketli olsun." diye konuştu.</p><p>Geçen yıl başlattıkları yerel kalkınma hamlesi programının ilk çağrısı kapsamında 303 projeyi desteklemeyi kararlaştırdıklarını belirten Erdoğan, tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayine, farklı sektörlerdeki 185 milyar liralık özel sektör yatırımlarıyla yerelde kalkınmayı hızlandıracak şehirlerin potansiyelini harekete geçireceklerini vurguladı.</p><p>Erdoğan, "Aynı programın geçen ay sona eren ikinci çağrısına yapılan toplam 1156 başvuruyu, ülkemizdeki yatırım iştahının bir işareti olarak görüyoruz. Toplam 453 milyar liralık asgari sabit yatırım tutarına sahip başvuruların değerlendirmelerini en kısa sürede bitirip sonuçlarını paylaşacağız." dedi.</p><p>A Milli Futbol Takımı'nın 14 Haziran Pazar günü, 2026 Dünya Kupası'nda ilk maçına çıkacağını hatırlatan Erdoğan, A Milli Futbol Takımı'na başarılar diledi. Erdoğan, "Önce grup aşamasında, devamında, sonraki turlarda, Milli Takımımızın yepyeni zaferlere imza atacağına, milletimize büyük bir gurur ve sevinç yaşatacağına yürekten inanıyorum. Aynı şekilde cumartesi günü, LGS sınavına girecek tüm evlatlarımıza da Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Yasama faaliyetlerinde sizlere başarılar diliyorum." diye konuştu.</p><p>Erdoğan, daha sonra AK Parti'ye katılan bağımsız İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz'a rozetini taktı. Erdoğan ayrıca 6 beldede yapılan ara seçimlerde, seçimi kazanan AK Parti'li belde belediye başkanlarını tebrik etti.</p><p>Grup toplantısının ardından bir gazetecinin, Erdoğan'ın Kıbrıs ile ilgili söylediği sözleri hatırlatarak, "20 Temmuz'da Kıbrıs'a ziyaret bekleniyor mu?" sorusu üzerine Erdoğan, "20 Temmuz zaten bizim orası için her zaman yaptığımız bir ziyaret. Yine aynen devam." yanıtını verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/cumhurbaskani-erdogan-dun-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279015</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/yks-giris-belgeleri-erisime-acildi-279015</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YKS giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YKS giriş belgeleri erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#39;nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran&#39;da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran&#39;da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM&#39;nin &quot;ais.osym.gov.tr&quot; adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek. <br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yks-giris-belgeleri-erisi-254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279014</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bursadaki-rusvet-ve-orgut-sorusturmasi-mustafa-bozbeyin-402-yila-kadar-hapsi-istendi-279014</link>
      <pubDate>2026-06-10T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'daki rüşvet ve örgüt soruşturması... Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında iddianame hazırlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'daki rüşvet ve örgüt soruşturması... Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'da, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında iddianame hazırlandı.</p><p>Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 862 sayfalık iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi.</p><p>İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi.</p><p>İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi.</p><p>İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı.</p><p><strong>ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA PARAVAN FİRMALAR KURDURULDUĞU TESPİTİ</strong></p><p>İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi.</p><p>Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi.</p><p>İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi.</p><p>Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi.</p><p>İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi.</p><p>Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi.</p><p>İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı.</p><p>Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi Seden Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da Seden Bozbey olduğu belirtildi.</p><p>Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi Seden Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi.</p><p><strong>TURGAY ERDEM'İN RÜŞVETİ ELDEN TESLİM ALARAK ÖRGÜT ÜYELERİ ARASINDA PAYLAŞTIRDIĞI TESPİTİ</strong></p><p>İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı.</p><p>Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı.</p><p>İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi.</p><p>Sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi.</p><p>Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı.</p><p>İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi.</p><p>Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.</p><p><strong>OPERASYON SÜRECİ</strong></p><p>Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklanmıştı.</p><p>Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırılmıştı.</p><p>Soruşturmanın ilerleyen safhalarında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselmiş, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K'nin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/bursadaki-rusvet-ve-orgut-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279013</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fetonun-guncel-egitim-yapilanmasi-desifre-edildi-sifreli-emanet-dolaplari-kullanmislar-279013</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[FETÖ'nün güncel eğitim yapılanması deşifre edildi: Şifreli emanet dolapları kullanmışlar!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir merkezli 12 ilde düzenlenen Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik operasyonda örgütün güncel eğitim yapılanması faaliyetleri ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[FETÖ'nün güncel eğitim yapılanması deşifre edildi: Şifreli emanet dolapları kullanmışlar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ'nün güncel eğitim yapılanması faaliyetlerinin deşifresine yönelik soruşturması sürüyor.</p><p>İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince İzmir, Niğde, Manisa, Aydın, Balıkesir, Adana, Denizli, Kütahya, Bilecik, Düzce, Uşak ve Isparta'da örgütün "öğrenci evi" adı altında 22 hücre evinin bulunduğu tespit edildi.</p><p>Hücre evlerine yapılan operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 77 şüpheli ile evlerde saklandığı belirlenen 3 şüpheli yakalandı.</p><p>Firari 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p><p><b>ŞİFRELİ EMANET DOLAPLARI KULLANMIŞLAR</b></p><p>FETÖ'nün eğitim yapılanmasında kullandığı 22 hücre evinin faaliyetleri teknik ve fiziki çalışmalar sonucu ortaya çıkarıldı.</p><p>Bu evlerde örgütsel faaliyetlerin gerçekleştirildiği, sorumlu düzeyde faaliyet yürüten örgüt mensubu 5 şüphelinin kod isim kullandığı, evde kalan örgüt üyelerinin karar alırken sorumlularına danıştıkları, bu evlerin evlerden sorumlu örgüt üyeleri tarafından finanse edildiği tespit edildi.</p><p>Hücre evlerinde kalanların, para alışverişinde fiziksel teması en aza indirmek için kentteki bir alışveriş merkezinin şifreli emanet dolaplarını kullandığı belirlendi. Örgüt üyelerinin farklı zamanlarda şifreli emanet dolaplarına poşetlerde para ve alışveriş kartları bıraktığı ve hücre evlerinde kalan şüphelilerin bunları teslim aldığı saptandı.</p><p>Örgütün ayrıca "yurt dışına gezi" adı altında hücre evlerinde kalan şüphelileri Balkan ülkelerindeki örgütün eğitim kamplarına götürdüğü de tespit edildi.</p><p><b>OPERASYON</b></p><p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde FETÖ'nün güncel eğitim yapılanması faaliyetlerinin deşifresine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dün 78 şüpheli hakkında yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemlerinin icrası amacıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/fetonun-guncel-egitim-yap-283_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279012</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/istanbuldan-ankaraya-nato-tarihi-bir-donum-noktasinda-yeniden-turkiyede-279012</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'dan Ankara'ya: NATO tarihi bir dönüm noktasında yeniden Türkiye'de]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 2004 yılında kolektif savunma ittifakından küresel güvenlik aktörüne dönüşen NATO'nun, bu yıl da Ankara Zirvesi'yle güncel iç ve dış sınamalara karşı kendini yeniden şekillendirerek tarihi kararlara imza atması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'dan Ankara'ya: NATO tarihi bir dönüm noktasında yeniden Türkiye'de]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İttifak evrimsel bir süreçten geçerken, jeopolitik gelişmeler, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları ve yeni güvenlik sınamalarının arttığı bu dönemde, Türkiye'nin ev sahipliğindeki zirvenin tarihi nitelikte olacağı, ittifak üyeleri, NATO temsilcileri ve uluslararası uzmanlar tarafından sıklıkla dile getiriliyor.</p><p>22 yıl önce İstanbul'da boğazın iki yakasında NATO'yu ağırlayan Türkiye, artan jeostratejik önemiyle ittifakın kritik döneminde bu sefer 7-8 Temmuz'da Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde zirveye ev sahipliğine hazırlanıyor.</p><p><strong>İSTANBUL ZİRVESİ, NATO'YU KÜRESEL GÜVENLİK AKTÖRÜNE DÖNÜŞTÜRDÜ</strong></p><p>2004 yılına bakıldığında, o yıl toplam 26 üyeye ulaşan NATO'nun en temel önceliğinin terörle mücadele olduğu görülüyor.</p><p>Gerek 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında oluşan güvenlik ortamı, gerek kolektif savunmaya dair "5'inci maddeyi" ilk kez işletmiş olan NATO'nun o dönemdeki en önemli sınamalarından biri, Avrupa-Atlantik bölgesi dışında 21'inci yüzyılda ortaya çıkan tehditlerle mücadele yeteneğini geliştirme olarak ön plana çıkıyor.</p><p>O dönemde oluşan yeni stratejik ortam nedeniyle tehditleri coğrafi açıdan değil, işlevsel açıdan değerlendirmeye yönelen NATO'nun, geleneksel sorumluluk sahasının ötesinde yürütülecek barışı destekleme ve istikrarı sağlama misyonlarını da dikkate almaya başladığı gözlemleniyor.</p><p>Bu çerçevede Afganistan'daki istikrar misyonunun genişletilmesi kararı 2004 İstanbul Zirvesi'ne damga vururken, zirvede, Irak'ta güvenlik güçlerine eğitim desteği fikri de oluştu.</p><p>Ortaklıklarını da genişletme kararı alan NATO, zirve kapsamında İstanbul İşbirliği Girişimi'ni (İİG) başlatarak Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle işbirliğini genişletmeye başladı.</p><p>Zirvede aynı zamanda "İttifakın geleneksel savunmadan küresel güvenlik ve kriz yönetimi kapasitesine evrilmesi" gerektiği teyit edildi.</p><p>Tüm bu gelişmeler, 2004 İstanbul Zirvesi'nin NATO'nun kolektif savunma ittifakından küresel güvenlik aktörüne dönüşümü bağlamında dönüm noktası olarak anılmasına yol açtı.</p><p><strong>22 YILDA KÖKLÜ DEĞİŞİMLER</strong></p><p>Türkiye 22 yıl sonra ittifaka tekrar ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, bu zaman zarfında jeopolitik bağlamda NATO'yu temelden etkileyen köklü değişimler yaşandığı görülüyor.</p><p>Bu süreçte, Afganistan'daki uzun süreli savaş, Irak Savaşı'nın yarattığı transatlantik bölünme, Rusya'nın Gürcistan'ı işgaliyle birlikte Avrupa'nın Moskova'yla ilişkilerindeki ilk büyük kırılma, Libya'daki gelişmeler, DEAŞ ve küresel terör tehdidinin yükselmesi, Rusya'nın Kırım'ı ilhakı, yükselen Çin, Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu'daki gelişmeler ile hibrit tehditler ittifakı doğrudan etkileyen temel sınamalar olarak ön plana çıkıyor.</p><p>NATO'nun aradan geçen bu 22 yıl içinde daha da genişleyerek ve yeni iç ve dış sınamalarla mücadele etmek için kendini güncelleyerek ve uyarlayarak Ankara'ya gittiği görülüyor.</p><p><strong>TRANSATLANTİK İLİŞKİLERDE GERİLİM ARTTI</strong></p><p>Tüm bu sınamaların yanı sıra Donald Trump yönetiminin, ABD'nin esasen uzun yıllardır dile getirdiği "külfet paylaşımı" konusunda daha da ısrarcı olması ve artık ABD'den Avrupa'ya "külfet aktarımından" bahsetmeye başlaması, transatlantik ilişkilerde gerginliğe yol açtı.</p><p>ABD Başkanı Trump ilk ve şimdiki başkanlık dönemlerinde müttefikler arasında külfetin orantısız dağılımını sert ifadelerle eleştirirken, zaman zaman da tehditkar bir üslup kullandı.</p><p>ABD yönetiminin NATO üyesi Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ı "satın alma" fikrini sıklıkla dile getirmesi de ittifakın geleceğinin sorgulanmasını pekiştirdi.</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı sonrasında Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin aksamasının ardından Washington'un müttefikleri "yeterli destek vermemekle" suçlaması da transatlantik ilişkilerde önemli kırılma noktalarından birini oluşturdu.</p><p><strong>ANKARA ZİRVESİ'NDEN BEKLENTİ BÜYÜK</strong></p><p>Bu konjonktürde Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi'nden en büyük beklenti, ittifakın hala birlik içinde ve güçlü bir şekilde hareket edebileceğini göstermesi olacak.</p><p>ABD'nin tüm eleştiri ve tehditkar tavrına rağmen NATO'ya bağlılığını göstermesi ve hatta Başkan Trump'ın bizzat zirveye katılmasının beklenmesi, müttefikler arasında güven inşası için kritik öneme sahip olacak.</p><p>ABD yönetimi, son dönemde NATO'nun "fabrika ayarlarına" dönmesini isterken, Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaklıklar geliştirerek küresel güvenlik aktörüne dönüşen ittifakı "NATO 2.0" olarak tanımlayarak artık "3.0" versiyonuna geçilmesini, bunun da Soğuk Savaş dönemindeki kolektif savunmaya odaklı "NATO 1.0"a benzemesi gerektiğini savunuyor.</p><p>Diğer taraftan, ABD, "NATO 3.0"ın öncülüğünü Avrupa'nın yürütmesini istiyor.</p><p>ABD, Avrupa'ya sağladığı kuvvet ve yetenekleri azaltmayı öngörüyor ve Avrupalı müttefiklerin "külfet aktarımı" çerçevesinde daha fazla sorumluluk almasını talep ediyor.</p><p>Bu çerçevede müttefikler, Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarını 2035'e kadar Gayri Safi Yurtiçi Hasılaları'nın yüzde 5'ine çıkarmayı kabul etmişti. Üye ülkeler, savunma harcamalarının yüzde 3,5'ini çekirdek savunmaya, yüzde 1,5'ini ise daha geniş güvenlik yatırımlarına ayırmayı taahhüt etmişti.</p><p>Ankara Zirvesi'nde, savunma harcamaları bağlamında kaydedilen ilerlemeyle birlikte, bu harcamaların somut askeri yeteneklere dönüştürülmesine odaklanılması, bunun doğal bir uzantısı olarak üye ülkelerin savunma sanayi alanında kapasite, inovasyon ve işbirliğini geliştirme taahhütlerini hayata geçirme çağrısının da yer alması bekleniyor.</p><p>Ukrayna'ya desteğin sürmesinin de zirvenin önemli gündem maddeleri arasında olması beklenirken, ABD-İran müzakerelerinin hala sonuçlanmamış olması halinde özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin de ele alınması muhtemel görülüyor.</p><p>Zirveye NATO'nun ortaklarından da katılım bekleniyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve AB yetkililerinin yanı sıra NATO'nun Asya-Pasifik'teki ortakları olan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile 2004 İstanbul Zirvesi'nde tesis edilen İİG ortaklarından da katılım öngörülüyor.</p><p>2004 İstanbul Zirvesi'nin "NATO 1.0"dan "NATO 2.0"a geçişi perçinlediği gibi, 2026 Ankara Zirvesi'nin de "NATO 3.0" versiyonunun şekillenmesine vesile olması bekleniyor.</p><p><strong>"ZİRVENİN TÜRKİYE'DE YAPILMASI HEM SİYASİ HEM DE SEMBOLİK ANLAM TAŞIYOR"</strong></p><p>Merkezi ABD'de bulunan düşünce kuruluşu German Marshall Fund'ın (GMF) Başkan Danışmanı ve Brüksel Sorumlusu Ian Lesser, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Zirvenin Türkiye'de yapılması, hem siyasi hem de sembolik anlam taşıyor. Ankara, NATO için vazgeçilmez ve kilit bir müttefiktir." ifadesini kullandı.</p><p>NATO içinde Türkiye'nin öneminin kabul edildiğine dikkati çeken Lesser, "Türkiye, hem ittifakın askeri kapasitesine önemli katkılar sağlayan büyük bir müttefik hem de NATO açısından kritik bölgelerde güvenlik riskleriyle karşı karşıya olan bir ülke." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Lesser, Türkiye'nin birçok bölgede NATO'ya katkı sağlayabildiğini ancak aynı zamanda müttefiklerinden güvenlik taahhütleri ve güvenceler de beklediğini belirtti.</p><p><strong>"NATO DAHA GELENEKSEL GÖREVLERİNE ODAKLANMAYA DÖNÜYOR"</strong></p><p>İstanbul'daki NATO Zirvesi'nin gündem maddesinin büyük ölçüde Afganistan olduğunu ve o dönemde ittifakın stratejisinin Avrupa dışındaki bölgelerde yürütülen seferi operasyonlar ve kriz yönetimi faaliyetleri etrafında şekillendiğini belirten Lesser, "Şimdi ise tamamen farklı bir dünyadayız. Bir bakıma yeniden başlangıç noktasına dönmüş durumdayız. Bu meseleler hala önemini korusa da artık düşünce yapısı daha çok toprak savunması ve büyük rakipleri caydırma üzerine kurulu. Yani NATO, daha geleneksel görevlerine odaklanmaya dönüyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Lesser, hem siyasi hem de stratejik açıdan bakıldığında, ittifak genelindeki savunma harcamalarının artırılması yönündeki taahhütlerin son derece önemli olduğuna dikkati çekti.</p><p>Bunun, Rusya'nın oluşturduğu tehditler ve Ukrayna'daki savaş bağlamında büyük önem taşıdığını belirten Lesser, şunları kaydetti:</p><p>"Ancak aynı zamanda Atlantik'in öte yakasından gelen siyasi baskılar nedeniyle de kritik. Külfet paylaşımı konusundaki eleştirilere yanıt verme gerekliliği artık herkes tarafından kabul edilmiş durumda. NATO bu konuda önemli adımlar attı. Ancak müttefiklerin belirlenen hedefleri ne ölçüde yerine getireceği konusunda hala soru işaretleri bulunuyor. NATO'nun Avrupalı üyeleri daha fazla harcayacak ve daha fazla sorumluluk üstlenecek. Ancak bu kaynaklar tam olarak neye harcanacak?"</p><p><strong>"ZİRVE ULUSLARARASI GÜVENLİK AÇISINDAN KRİTİK BİR DÖNEMDE GERÇEKLEŞECEK"</strong></p><p>Lesser, savunma inovasyonu, yeni teknolojiler ve son çatışmalardan çıkarılan derslerin savunma yatırımlarına nasıl yansıtılacağı hususlarının Ankara Zirvesi'nin en önemli başlıklarından biri olacağını belirterek, "Bu zirvenin uluslararası güvenlik açısından kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini düşünüyorum." diye konuştu.</p><p>Zirvede Avrupa'nın caydırıcılık ve savunma kapasitesi, Ukrayna'ya destek, Orta Doğu'daki gelişmeler ile hava ve füze savunması konularının da gündemde olacağını kaydeden Lesser, "2004 İstanbul Zirvesi büyük ölçüde NATO'nun 'alan dışı' operasyonlarına odaklanmıştı. Bu zirve de bu tür meselelerden tamamen kaçamayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/istanbuldan-ankaraya-nato-941_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279011</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/savunma-ve-enerji-sektorleri-icin-onemli-gelisme-nadir-toprak-elementsiz-guclu-miknatislar-yolda-279011</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savunma ve enerji sektörleri için önemli gelişme! Nadir toprak elementsiz güçlü mıknatıslar yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'deki Ames Ulusal Laboratuvarı araştırmacıları, nadir toprak elementlerine ihtiyaç duymayan kalıcı mıknatısların geliştirilmesi için yeni bir yöntem ortaya koydu. Yapay zekâ, fizik tabanlı modelleme ve yüksek hızlı simülasyonları bir araya getiren yaklaşım, malzemeler laboratuvarda üretilmeden önce en uygun adayların belirlenmesini sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savunma ve enerji sektörleri için önemli gelişme! Nadir toprak elementsiz güçlü mıknatıslar yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de faaliyet gösteren Ames Ulusal Laboratuvarı, nadir toprak elementleri kullanılmadan yüksek performanslı kalıcı mıknatısların geliştirilmesine yönelik yeni bir keşif süreci geliştirdi. Araştırmacılar, fizik temelli modelleme yöntemlerini yüksek hızlı simülasyonlar ve muhakeme odaklı yapay zekâ araçlarıyla birleştirerek yeni malzemelerin özelliklerini üretim aşamasından önce tahmin etmeyi amaçlıyor.</p><p>Kalıcı mıknatıslar veri depolama sistemlerinden elektrikli araçlara, tıbbi görüntüleme teknolojilerinden enerji üretimine kadar pek çok alanda kritik rol oynuyor. Özellikle savunma sanayisi ve enerji sektöründe kullanılan yüksek performanslı mıknatıslar büyük ölçüde nadir toprak elementlerine dayanıyor.</p><p><b>Ames Ulusal Laboratuvarı kritik bağımlılığı azaltmayı hedefliyor</b></p><p>ABD, nadir toprak elementlerinin işlenmesi konusunda önemli ölçüde dış kaynaklara bağımlı durumda bulunuyor. Bu durum hem maliyetleri artırıyor hem de tedarik güvenliği açısından risk oluşturuyor.</p><p>Bu nedenle Ames Ulusal Laboratuvarı bilim insanları, nadir toprak elementleri olmadan benzer performans sunabilecek kalıcı mıknatıslar geliştirmek için çalışmalar yürütüyor. Araştırma ekibi, yapay zekâ sistemlerini sıradan veri kümeleri yerine deneysel ölçümler ve bilimsel hesaplamalarla elde edilen malzeme verileriyle eğitti.</p><p>Projeye liderlik eden Prashant Singh, yeni malzemeler tasarlanırken fizik kurallarının yapay zekâ sistemlerine entegre edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Singh'e göre yalnızca mevcut verilere dayanan modeller, geçmişte görülen sonuçların dışına çıkmakta zorlanıyor.</p><p><b>Yapay zekâ laboratuvar deneylerinden önce sonuç üretiyor</b></p><p>Geliştirilen yaklaşım, malzemelerin atomik yapısını ve elektronik davranışlarını inceleyerek özelliklerini tahmin ediyor. Mıknatıslanma gücü, manyetik özelliklerin korunma kapasitesi, enerji depolama yeteneği ve yüksek sıcaklıklardaki performans gibi temel kriterler sistem tarafından değerlendiriliyor.</p><p>Bu sayede araştırmacılar, laboratuvar ortamında uzun ve maliyetli denemeler yapmadan önce en güçlü adayları belirleyebiliyor. Hesaplamalar üzerinden elde edilen sonuçlar, araştırma sürecini hızlandırırken kaynak kullanımını da azaltıyor.</p><p>Singh, Ames Laboratuvarı'nın mıknatıs teknolojileri alanında yıllara dayanan veri birikimi ve uzmanlığı sayesinde diğer kurumlardan ayrıldığını ifade etti. Araştırmacıya göre iki elementin bir araya geldiğinde nasıl bir performans göstereceğini deney yapılmadan önce anlayabilmek, yeni malzeme geliştirme sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.</p><p><b>Tedarik zinciri ve maliyet hesapları da sisteme dahil edildi</b></p><p>Araştırma ekibi yalnızca malzemenin teknik performansına odaklanmadı. Yapay zekâ modelleri aynı zamanda kullanılacak elementlerin bulunabilirliğini ve maliyetlerini de dikkate alıyor.</p><p>Son yıllarda sık sık gündeme gelen tedarik zinciri sorunları nedeniyle araştırmacılar, geliştirilecek malzemelerin sanayi ölçeğinde üretilebilir olmasını öncelikli hedeflerden biri olarak belirledi. Bu nedenle sistem, teorik olarak başarılı görünen ancak tedarik veya maliyet açısından uygulanabilir olmayan seçenekleri de değerlendirme dışı bırakabiliyor.</p><p>Araştırmacılar bu yaklaşımla, yeni malzemelerin keşfinden endüstriyel üretime kadar uzanan sürecin tamamını kapsayan bir model oluşturduklarını belirtiyor. Çalışmanın, ABD'nin kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/savunma-ve-enerji-sektorl-902_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279010</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/avrupada-dev-proje-coktu-gozler-kaana-cevrildi-100-milyar-avroluk-fcas-iptal-279010</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa'da dev proje çöktü, gözler KAAN'a çevrildi: 100 milyar Avroluk FCAS iptal!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa savunma sanayisinin bugüne kadarki en iddialı ve en yüksek bütçeli ortak girişimi olan Yeni Nesil Hava Muharebe Uçağı Sistemi (FCAS) Projesi, Fransa ve Almanya arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle resmen sonlandırıldı. 100 milyar avroluk dev projenin çökmesiyle birlikte, Avrupa'nın 5. nesil savaş uçağı ihtiyacında gözler, ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren ve seri üretim yolunda ilerleyen Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN'a çevrildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa'da dev proje çöktü, gözler KAAN'a çevrildi: 100 milyar Avroluk FCAS iptal!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Avrupa'nın savunma sanayisindeki en iddialı ve en yüksek bütçeli ortak girişimi olan Yeni Nesil Hava Muharebe Uçağı Sistemi (FCAS) Projesi, taraflar arasında aylardır süren derin anlaşmazlıkların ardından tamamen iptal edildi. <p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/kaan16-10062026c119bcce.jpg"/>Fransa ve Almanya'nın 100 milyar avroluk dev bütçeli rüyasının fiyaskoyla sonuçlanması, gözleri 5. nesil savaş uçağı pazarında somut adımlarla ilerleyen Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN'a çevirdi.<p></p><p>Almanya ve Fransa'nın, Avrupa'nın en iddialı ortak savunma girişimi olan 100 milyar euroluk Yeni Nesil Hava Muharebe Uçağı Sistemi (FCAS) Projesi'ni iptal etme konusunda anlaştığı bildirildi.</p><b>AVRUPA'DA TEK 5. NESİL UÇAK: KAAN</b><p></p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile "Günün Manşeti"nde programında Fransa ve Almanya'nın 100 milyar avroluk ortak savaş uçağı projesi FCAS, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle çöktü. Avrupa'da 5. nesil savaş uçağı olarak Kaan öne çıkıyor.<p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/savetwitter-10062026d35a9933.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Alman Haber Ajansının (DPA), Almanya hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçen hafta Karadağ'da düzenlenen Avrupa Birliği Zirvesi kapsamında bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/kaan17-1006202682e03f87.jpg"/><p>Liderler, aylardır süren tıkanıklığın ardından savaş uçağı projesini sonlandırma kararı aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/avrupada-dev-proje-coktu--906_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279009</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tokinin-64-ildeki-konut-kampanyasinda-satislar-basliyor-279009</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TOKİ'nin 64 ildeki konut kampanyasında satışlar başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ), 64 ilde satışa sunacağı yaklaşık 20 bin konut için satışlar pazartesi günü başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TOKİ'nin 64 ildeki konut kampanyasında satışlar başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Piyasadaki konut arzını dengelemek ve kira fiyatlarının düşürülmesine katkı sağlamak amacıyla TOKİ tarafından hayata geçirilen kampanya kapsamında 64 ilde, yaklaşık 20 bin konut satışa sunulacak.</p><p>2+1 ve 3+1 konutların satışa sunulacağı kampanya kapsamında vatandaşlar diledikleri büyüklükteki konutu tercih edebilecek.</p><p>Konutların satışları 15 Haziran Pazartesi günü başlayacak ve 17 Temmuz'a kadar sürecek.</p><p>Başvuru bedeli alınmaksızın satışa sunulacak konutlar, Türkiye Halk Bankası AŞ ve T.C. Ziraat Bankası AŞ aracılığıyla doğrudan satış yöntemiyle vatandaşlara sunulacak.</p><p>Kampanyada ikametgah, gelir, ön başvuru ve kura şartı aranmayacak. Başvuru sahiplerinin T.C. vatandaşı olması, 18 yaşını doldurmuş bulunması ve kendisi ile eşinin üzerine kayıtlı konut bulunmaması gerekecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/1-10062026538e60c7.jpg"/><p><b>KONUTLARIN BİR BÖLÜMÜ HEMEN TESLİM PROJELERDEN OLUŞUYOR</b></p><p>Evler vatandaşlara 3 farklı ödeme seçeneğiyle sunulacak. Buna göre, ilk seçenekte konut seçimini yapan alıcılar peşin alımlarda yüzde 25 indirimden yararlanabilecek.</p><p>İkinci seçenekte yüzde 50 peşinat ödenmesinin ardından kalan tutar için 72 ay vade uygulanacak, ayrıca yüzde 8 indirim imkanı sağlanacak.</p><p>Üçüncü seçenekte ise yüzde 50 peşinatın yarısı sözleşme aşamasında, kalan yarısı 12 ay sonra yani 30 Haziran 2027'ye kadar ödenecek. Kalan bedel için de 60 ay vade imkanı sunulacak. Sözleşmenin imzalanmasının ardından peşinat ve taksit ödemeleri başlayacak.</p><p>Vatandaşlar tercih ettikleri ödeme modeline göre peşinatlarını ilgili banka şubelerine yatırarak Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalayabilecek.</p><p>Konutların satış fiyatları ve koşullarına ilişkin detaylar ilgili banka şubeleri ile TOKİ'nin internet sitesinde duyurulacak.</p><p>Ayrıca konutların bir bölümünü hemen teslim projeler oluşturuyor. Hemen teslim edilmeyecek konutların ise sözleşme tarihinden itibaren 48 ay içinde teslim edilmesi planlanıyor.</p><p><strong>EN FAZLA KONUT BURSA'DA</strong></p><p>Kampanya kapsamında en fazla konut Bursa'da satışa sunulacak. Bursa'da 2 bin 190, Ankara'da 2 bin 62, Hatay'da 1238, Kahramanmaraş'ta 1073 ve Malatya'da 1000 konut satışa çıkarılacak.</p><p>Projenin yer aldığı iller ve konut sayıları şöyle:</p><p>"Afyonkarahisar 395, Ağrı 118, Aksaray 219, Amasya 68, Ankara 2 bin 62, Antalya 46, Ardahan 14, Artvin 30, Aydın 310, Balıkesir 213, Batman 588, Bayburt 172, Bilecik 206, Bingöl 88, Bitlis 262, Burdur 269, Bursa 2 bin 190, Çanakkale 108, Çankırı 83, Çorum 157, Denizli 319, Düzce 130, Edirne 127, Erzincan 37, Erzurum 21, Eskişehir 565, Giresun 38, Gümüşhane 44, Hakkari 86, Isparta 176, İzmir 306, Karabük 127, Karaman 120, Kars 48, Kastamonu 28, Kayseri 104, Kırıkkale 85, Kırklareli 139, Kırşehir 220, Kocaeli 433, Konya 998, Kütahya 127, Manisa 115, Mardin 452, Mersin 272, Muğla 97, Muş 147, Nevşehir 317, Rize 5, Sakarya 20, Samsun 684, Siirt 294, Sivas 203, Şırnak 275, Tekirdağ 424, Tokat 61, Van 161, Yozgat 216, Zonguldak 19, Elazığ 61, Gaziantep 7, Hatay 1238, Kahramanmaraş 1073, Malatya 1000."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/tokinin-64-ildeki-konut-k-349_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279008</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isvecten-kritik-karar-okullarda-telefon-donemi-bitiyor-279008</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsveç'ten kritik karar! Okullarda telefon dönemi bitiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsveç, önümüzdeki akademik yıldan itibaren okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı aldı. Hükümet, ekran kullanımını azaltıp kitaplarla öğrenmeye dönüşü hedefliyor. Bu adım, çocuklarda okuma ve yazma becerilerindeki düşüşe karşı atılmış önemli bir eğitim politikası olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsveç'ten kritik karar! Okullarda telefon dönemi bitiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç, eğitimde dijitalleşmeye öncülük eden ülkelerden biri olmasına rağmen, yeni akademik yılın başında okullarda cep telefonu kullanımını yasaklama kararı aldı. İsveç hükümeti, çocukların okuma ve yazma becerilerinde gözlenen düşüş nedeniyle, ekran kullanımını azaltıp kitap temelli öğrenmeye dönüşü amaçlıyor. Ülke genelinde uygulanacak bu yasak, özellikle genç öğrenciler arasında dikkat dağınıklığını önlemeyi ve geleneksel eğitim yöntemlerini güçlendirmeyi hedefliyor. İsveç, bu kararla birlikte uluslararası düzeyde artan dijitalleşme tartışmalarında önemli bir adım atmış oldu.</p><h3>İsveç hükümetinden köklü cep telefonu yasağı kararı</h3><p>İsveç, uzun yıllardır eğitimde dijital teknolojileri yaygın olarak kullanan bir ülke olarak biliniyor. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar ve eğitimcilerden gelen uyarılar, öğrencilerin okuma ve yazma yeteneklerinde belirgin bir gerileme olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle, İsveç hükümeti okullarda cep telefonu kullanımını tamamen yasaklama kararı aldı. Özellikle anaokulu ve ilkokul seviyesindeki çocuklar için ekran süresinin azaltılması, kitap ve defter gibi geleneksel materyallerin daha fazla kullanılması hedefleniyor. Hükümet, bu politika kapsamında 555 milyon İsveç kronu bütçe ayırarak, okullara yeni ders kitapları ve öğretmen rehberleri temin etti. Eğitim komitesinin başkanı Joar Forsell, ekranların öğrenme üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, kitapların çocuklar için daha faydalı olduğuna inandıklarını vurguladı. İsveç'in bu adımı, dünya genelinde okullarda artan dijitalleşmeye karşı bir geri dönüş olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Okullarda dijitalleşmeye karşı uluslararası hareket büyüyor</h3><p>İsveç'in aldığı cep telefonu yasağı kararı, sadece ülke içinde değil, uluslararası alanda da yankı buldu. Danimarka'nın da benzer bir yasak üzerinde çalıştığı, Finlandiya'da ise geçen yıl okullarda mobil cihaz kullanımını kısıtlayan bir yasanın yürürlüğe girdiği biliniyor. İspanya'dan Güney Kore'ye kadar birçok ülke, sınıflarda cep telefonu kullanımını sınırlandırmak veya ekran tabanlı ödevleri azaltmak için çeşitli önlemler aldı. Amerika Birleşik Devletleri'nde Los Angeles Birleşik Okul Bölgesi, ikinci sınıfa kadar ekranları yasakladı ve günlük ekran süresi sınırları getirdi. Bu küresel eğilim, dijital cihazların eğitimdeki rolünün yeniden değerlendirilmesine yol açtı. İsveç'te ise, yasağın uygulanacağı okullarda öğrenciler ders sırasında telefonlarını toplama kutularına bırakıyor ve ders sonunda geri alıyor. Öğrenciler, bu uygulamanın dikkat dağınıklığını azalttığını ve öğrenmeye odaklanmayı kolaylaştırdığını belirtiyor.</p><h3>Kitaplarla öğrenmeye dönüş: İsveç'te yeni eğitim politikası</h3><p>İsveç'te cep telefonu yasağı, sadece dijital cihazların sınıflardan uzaklaştırılmasıyla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda, kitap temelli öğrenmeye dönüşü de beraberinde getiriyor. Hükümetin ayırdığı bütçe sayesinde okullara yeni ders kitapları ve öğretmenler için rehber materyaller sağlandı. 2022 yılında yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nda, İsveçli dokuzuncu sınıf öğrencilerinin yüzde 24,3'ü temel okuma anlama seviyesine ulaşamadı. Bu oran, Avrupa Birliği ortalamasının sadece biraz altında bulunuyor. Uzmanlar, fiziksel materyallerle çalışmanın çocukların beyin gelişimini desteklediğini ve öğrenmeyi kalıcı hale getirdiğini savunuyor. Lund Üniversitesi'nden bilişsel bilimler doçenti Magnus Haake, kitaplarla öğrenmenin motor duyusal gelişimi harekete geçirdiğini ve öğrencilerin bilgileri daha iyi hatırlamasını sağladığını ifade etti. İsveç'te yeni müfredatın 2028 yılında tamamen kitap temelli hale gelmesi bekleniyor.</p><h3>Velilere ve öğretmenlere ekran kullanımı konusunda uyarı</h3><p>İsveç, okullarda cep telefonu yasağının yanı sıra aileleri de ekran kullanımı konusunda bilinçlendirmeye çalışıyor. Kamu sağlığı ajansı, ebeveynlere evde "ekransız bölgeler" oluşturma ve çocuklara daha iyi rol model olma çağrısında bulundu. Özellikle okul öncesi çocuklar için dijital cihazların kullanımı sınırlandırıldı. 2 yaşından küçük çocukların yalnızca kitap gibi fiziksel materyallerle vakit geçirmesine izin veriliyor. Okullarda ise, öğrencilerin dijital cihazlara erişimi öğretmenlerin kontrolünde tutuluyor. Malmö Borgarskola Lisesi'nde, öğrenciler ders sırasında telefonlarını "Mobil Otel" adı verilen kutuya bırakıyor. Ayrıca, her öğrenciye dizüstü bilgisayar verilse de, bilgisayarların ders sırasında yalnızca öğretmen izin verdiğinde kullanılması teşvik ediliyor. Okul yönetimi, el yazısı ve kalemle çalışmanın öğrencilerin öğrenme sürecini olumlu etkilediğini belirtiyor.</p><h3>Dijitalleşmeye karşı eleştiriler ve sektörün endişeleri</h3><p>İsveç'te okullarda cep telefonu yasağına karşı bazı eleştiriler de gündeme geliyor. Eğitim Teknolojisi Endüstrisi Derneği, gelecekte iş dünyasında dijital becerilerin büyük önem taşıyacağını ve gençlerin bu alanda geri kalmasının ülke ekonomisine olumsuz yansıyabileceğini savunuyor. Malmö merkezli Imvi Labs'ın CEO'su Peter Carlsson ise, bazı dijital araçların öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar için kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Carlsson, iyi tasarlanmış eğitim yazılımlarının öğretimi daha verimli ve etkili hale getirebileceğini ifade ediyor. Buna rağmen, birçok öğrenci ve öğretmen, dijital cihazların gereğinden fazla kullanımının derslerde dikkat dağınıklığına yol açtığını ve kitaplarla öğrenmenin daha kalıcı sonuçlar verdiğini düşünüyor. Öğrenciler, boş zamanlarında zaten dijital cihazlarla vakit geçirdiklerini, bu nedenle okulda kitaplarla çalışmanın daha verimli olduğunu dile getiriyor.</p><p>İsveç'in okullarda cep telefonu yasağı kararı, eğitimde dijitalleşme ile geleneksel yöntemler arasındaki dengeyi yeniden kurma çabasının bir yansıması olarak görülüyor. Hükümet, çocukların temel okuma ve yazma becerilerini geliştirmeyi, dikkat dağınıklığını azaltmayı ve eğitim kalitesini artırmayı amaçlıyor. Bu politikanın uzun vadede İsveç eğitim sistemine ve öğrencilerin akademik başarısına nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki yıllarda netleşecek. Ancak şimdiden, İsveç'in bu adımı, dünya genelinde dijitalleşme tartışmalarında dikkatle izleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/isvecten-kritik-karar-oku-667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279007</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-reaktor-plastik-atiklari-petrole-ceviriyor-279007</link>
      <pubDate>2026-06-10T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni reaktör plastik atıkları petrole çeviriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Amsterdam Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, karışık plastik atıkları petrole dönüştürebilen 25 litrelik taşınabilir bir pilot reaktör geliştirdi. İspanya'da gerçek belediye atıklarıyla test edilecek sistem, plastiklerin yeniden yüksek kaliteli ham maddeye dönüşmesini sağlayarak döngüsel geri dönüşüm için önemli bir adım olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni reaktör plastik atıkları petrole çeviriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amsterdam Üniversitesi'nin Kataliz Mühendisliği Grubu tarafından geliştirilen yeni bir pilot tesis, farklı türlerdeki plastik atıkları yeniden petrole dönüştürmeyi hedefliyor. Solvotermal Sıvılaştırma (STL) adı verilen süreçte çözücü, yüksek sıcaklık, katalizörler ve yüksek basınç bir araya gelerek karışık plastik atıkları kimyasal olarak parçalıyor. Elde edilen koyu kahverengi yağ ise yeni plastik üretiminde kullanılabilecek temel molekülleri içeriyor.</p><p><b>STL teknolojisi karışık plastikleri ayırmadan işliyor</b></p><p>Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, plastiklerin önceden ayrıştırılmasına ihtiyaç duymaması. Polietilen ve polipropilen gibi farklı plastik türleri doğrudan 25 litrelik reaktöre yükleniyor. Reaktör içinde çözücüyle işlenen atıklar yüksek sıcaklık ve basınca maruz kalıyor.</p><p>Sürecin merkezinde, Amsterdam Üniversitesi ekibinin geliştirdiği nano yapılı katı katalizörler yer alıyor. Bu özel katalizörler kimyasal parçalanmayı hızlandırırken reaksiyon sırasında tükenmiyor. Yaklaşık 30 dakika içinde plastiklerin moleküler bağları çözülüyor ve atık üç farklı ürüne ayrılıyor.</p><p>Ortaya çıkan gaz sistemin enerji ihtiyacına katkı sağlarken, katı kalıntılar filtrelenerek ayrılıyor. Geriye kalan koyu kahverengi yağ ise yeni ve yüksek kaliteli plastik üretiminde kullanılabilecek saf monomerler içeriyor.</p><p><b>Araştırmacılar endüstriyel ölçek için ilk adımı attı</b></p><p>Projeyi yürüten Doç. Dr. Shiju Raveendran, süreç hakkında kapsamlı bilgi elde ettiklerini ve teknolojinin daha büyük ölçeklere taşınmayı hak ettiğine inandıklarını söyledi. Bu nedenle pilot reaktör sisteminin tasarlanıp üretildiğini belirten Raveendran, bunun gerçek uygulamalara geçiş için önemli bir aşama olduğunu vurguladı.</p><p>Araştırma ekibi, Avrupa Birliği destekli 20 milyon euroluk PLASTICE projesinden 1,5 milyon euronun üzerinde finansman aldı. Teknolojinin Teknoloji Hazırlık Seviyesi (TRL) 6/7 aşamasına ulaştığı açıklandı. Bu seviye, sistemin laboratuvar ortamının dışına çıkıp gerçek çalışma koşullarında kullanılabilecek olgunluğa yaklaştığını gösteriyor.</p><p><b>İspanya'da gerçek belediye atıklarıyla sınanacak</b></p><p>Amsterdam Üniversitesi araştırmacıları, Hindistan'daki bir endüstriyel mühendislik şirketiyle iş birliği yaparak taşınabilir ve dayanıklı bir sistem geliştirdi. Depolama tankları, uzaktan kontrol yazılımı ve gelişmiş güvenlik mekanizmalarıyla donatılan tesis, otomatik çelik platformlar üzerine kuruldu.</p><p>Pilot tesisin yeni adresi İspanya olacak. Kamuya ait atık yönetim şirketi COGERSA, sistemi gerçek belediye atıklarıyla test edecek. Böylece teknoloji ilk kez kontrollü laboratuvar beslemeleri yerine doğrudan şehir atık akışları üzerinde çalışacak.</p><p>Raveendran, laboratuvar deneylerinde gerçek plastik atıkların kullanıldığını ancak saha koşullarında öngörülemeyen zorluklarla karşılaşabileceklerini belirtti. Araştırmacıya göre bu aşamanın temel amacı teknolojiyi endüstriyel kullanıma daha da yaklaştırmak.</p><p>İspanya'daki testlerin başarılı olması halinde taşınabilir reaktör sistemi, dünyanın farklı bölgelerinde kurulabilecek modüler ve yerel geri dönüşüm tesislerinin önünü açabilir. Böylece plastik atıkların depolama sahalarına veya yakma tesislerine gönderilmeden yeniden ham maddeye dönüştürülmesi mümkün olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yeni-reaktor-plastik-atik-520_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>