<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279219</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-isbirligine-iliskin-aciklama-279219</link>
      <pubDate>2026-06-11T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki işbirliğine ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ulaştırma, lojistik ve bölgesel bağlantısallık alanlarında gelişen işbirliği, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyoner diplomasi anlayışının somut yansımasıdır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki işbirliğine ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ulaştırma, lojistik ve bölgesel bağlantısallık alanlarında gelişen işbirliğine ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Asırlar boyunca kıtaları birbirine bağlayan ticaret yollarının merkezinde yer alan Türkiye'nin, bugün de bölgesel bağlantısallığın ve ekonomik işbirliğinin güçlü bir aktörü olmayı sürdürdüğünü belirten Duran, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ulaştırma, lojistik ve bölgesel bağlantısallık alanlarında gelişen işbirliği, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyoner diplomasi anlayışının somut bir yansımasıdır. Geçmişte medeniyetleri buluşturan yollar, bugün yeni ulaştırma koridorlarıyla ticareti, kalkınmayı ve refahı geleceğe taşıyor. Bölgesel krizlerin ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilen alternatif ulaşım güzergahları, yalnızca iki ülke arasındaki işbirliğini değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı ve ekonomik sürekliliği de güçlendirmektedir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, karşılıklı kazanım, işbirliği ve ortak kalkınma temelinde bölgesel bağlantısallığı güçlendirmeye ve yeni fırsat kapıları açmaya devam edecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/iletisim-baskani-durandan-213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279218</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ibm-ve-halkbank-veri-ve-yapay-zeka-odakli-isbirligini-genisletti-279218</link>
      <pubDate>2026-06-11T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[IBM ve Halkbank, veri ve yapay zeka odaklı işbirliğini genişletti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, "Müşterilerimizin dönüşüm yolculuğunun her aşamasında güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir teknolojilerle yanlarında olmaya devam ediyoruz" dedi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[IBM ve Halkbank, veri ve yapay zeka odaklı işbirliğini genişletti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IBM, Halkbank ile yürüttüğü işbirliğini veri yönetimi, yapay zeka, altyapı otomasyonu ve ana bankacılık sistemlerinin modernizasyonunu kapsayacak şekilde genişletti.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, işbirliği kapsamında Halkbank, artan veri hacmini daha etkin yönetmek, operasyonel süreçlerini daha çevik hale getirmek ve regülasyonlara uyumunu güçlendirmek amacıyla teknoloji altyapısını daha ileri taşımayı hedefliyor.</p><p>Taraflar arasında genişletilen işbirliğiyle IBM Confluent'in sistemler arasında kesintisiz veri akışı sağlayarak müşteri işlemlerinde hız ve sürekliliği artırması, IBM HashiCorp çözümlerinin ise altyapı otomasyonu ve güvenlik süreçlerini güçlendirmesi planlanıyor.</p><p>IBM Z17 ile söz konusu yaklaşım, çekirdek bankacılık uygulamaları ve ana sistem altyapısının modernizasyonunu destekleyerek, kritik iş yüklerinde süreklilik ve yüksek performans sağlayacak. Bu kapsamda Halkbank'ın, kritik iş yüklerini IBM Z platformu üzerinde modernize etmesi ve AIOps ile veri odaklı yaklaşımlar sayesinde operasyonlarını daha öngörülebilir ve dayanıklı hale getirmesi amaçlanıyor.</p><p>Söz konusu dönüşümün, Halkbank'ın müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermesine, hizmet güvenilirliğini artırmasına ve operasyonel verimliliğini güçlendirmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p><p><b>'DAHA ENTEGRE VE DAYANIKLI BİR TEKNOLOJİ MİMARİSİ OLUŞTURULMASINA KATKI SAĞLIYORUZ'</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, Halkbank ile olan işbirliklerini daha ileri taşımaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.</p><p>Uygulama modernizasyonu, veri ve yapay zeka odağındaki yaklaşımlarını Confluent ve HashiCorp çözümleri ile IBM Z altyapılarıyla konumlandırarak, daha entegre ve dayanıklı bir teknoloji mimarisi oluşturulmasına katkı sağladıklarını aktaran Gürtuna, 'Bu işbirliği, bankanın veri ve yapay zeka odaklı kullanım alanlarını geliştirmesine güçlü bir zemin sunarken, aynı zamanda geleceğin iş modellerine hazırlanmasına destek oluyor. IBM olarak müşterilerimizin dönüşüm yolculuğunun her aşamasında güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir teknolojilerle yanlarında olmaya devam ediyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Halkbank Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Olcay Atlıoğlu da yapay zeka alanında yapmış oldukları yatırımlarla teknolojik dönüşüm yoluculuğuna kararlı bir şekilde devam ettiklerini aktardı.</p><p>Atlıoğlu, söz konusu alanda sektörde güçlü bir konumla yer alma hedefiyle her konuyu detaylıca değerlendirdiklerine ve oluşabilecek fırsatları bankaları lehine bir kazanıma çevirme stratejisiyle ilerlediklerine değinerek, şunları kaydetti:</p><p>'IBM ile uzun yıllara dayanan işbirliğimiz de hedeflerimize önemli katkılar sunuyor. Bu işbirliği sayesinde ekosistemimize faydalı olacağına inandığımız uygulamaları bünyemize katabiliyoruz. Bu çerçevede ana bankacılık sistemimize yaptığımız Z17 yatırımı ile stratejik ortaklığımızı devam ettirerek, IBM'in global tecrübesini bankamıza transfer etmeye devam ediyoruz. Yapay zeka yatırımlarımızın ürün bacağında da bu global tecrübeyle gelen çözümlerin, bankamıza faydalı olacağını düşünüyoruz.'</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/ibm-ve-halkbank-veri-ve-y-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279217</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turk-kizilay-odulleri-toreninde-konusuyor-279217</link>
      <pubDate>2026-06-11T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "Türk Kızılay Ödülleri" töreninde konuşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Türk Kızılay Ödülleri töreninde konuşuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "Türk Kızılay Ödülleri" töreninde konuşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="rich-text-live-tv"><div class="video-wrapper"></div></div><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Türk Kızılay Ödülleri töreninde konuşuyor.</p><p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar...</b></p><p>Milletimizin vicdan ve merhametinin, inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülerimize, bağışçılarımıza ve Kızılay çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.</p><p>Tarihin hangi sayfasını açarsanız açın, Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşırsınız.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/cumhurbaskani-erdogan-tur-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279216</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pasinyan-ermenistan-turkiye-demir-yolunun-hizla-acilmasini-umdugunu-soyledi-279216</link>
      <pubDate>2026-06-11T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Paşinyan, Ermenistan-Türkiye demir yolunun "hızla" açılmasını umduğunu söyledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ermenistan-Türkiye demir yolunun "hızlı bir şekilde" açılmasını umduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Paşinyan, Ermenistan-Türkiye demir yolunun "hızla" açılmasını umduğunu söyledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan'ın resmi ajansı Armenpress'in haberine göre, 7 Haziran'daki seçimlerde parlamentoda çoğunluğu kazanan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, bakanlar kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, ülkesinin ihracat yollarını çeşitlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.</p><p>Bu kapsamda Ermenistan-Türkiye demir yolunun hızlı bir şekilde açılmasına yönelik umudunu dile getiren Paşinyan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Ahılkelek-Kars demir yolunun her iki hattı da faaliyette. Bu konuyu Gürcistan Başbakanı ile de görüştüm ve kendisi her iki yönde de herhangi bir sorun çıkmayacağına dair güvence verdi. Bu konuda Türkiye Cumhurbaşkanı ile de görüştüm ve o da bu hatların açık olduğunu teyit etti. Ermenistan-Türkiye demir yolunun da en kısa sürede açılmasını umuyoruz."</p><p>Paşinyan, Azerbaycan'ın ana karasını Nahçıvan'a bağlayacak Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası (TRIPP) projesi kapsamında fırsatların önemli ölçüde artacağının altını çizerek Ermenistan hükümetinin sürekli olarak pazar çeşitlendirmesi üzerinde çalıştığını ve bunun şimdi sonuç verdiğini vurguladı.</p><p>Bu süreçten sonra lojistik merkezlerinin oluşturulmasını teşvik etmenin gerekliliğinden bahseden Paşinyan, ihracatın artırılması gerektiğinin altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/pasinyan-ermenistan-turki-560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279215</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/acik-hat-olarak-bilinen-sahipsiz-hatlarin-onune-gecilecek-279215</link>
      <pubDate>2026-06-11T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Açık hat" olarak bilinen sahipsiz hatların önüne geçilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yeni uygulamalarla, kimlik doğrulama süreçleri güçlendirilecek, sahipsiz hatlar kapatılacak ve bir kişi adına açılabilecek hat sayısına sınırlama getirilecek." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Açık hat" olarak bilinen sahipsiz hatların önüne geçilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Resmi Gazete'de bugün yayımlanan "Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile "Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"lerle yapılan değişikliklere yönelik bilgi verdi.</p><p>Kamuoyunda "açık hat" olarak bilinen ve dolandırıcılıktan terör suçlarına kadar birçok yasa dışı faaliyette kullanılan sahte hatların önlenmesine yönelik yeni düzenlemelere dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Yönetmelikler kapsamında, tedbirler 25 Haziran'da yürürlüğe girecek. Yeni uygulamalarla kimlik doğrulama süreçleri güçlendirilecek, sahipsiz hatlar kapatılacak ve bir kişi adına açılabilecek hat sayısına sınırlama getirilecek. Sahte hatlar, suç örgütleri tarafından çokça kullanılıyor. Başkaları adına kayıtlanan hatlar nedeniyle vatandaşlarımız haberi olmadan icra takipleri, davalar ve hatta ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu mağduriyetlerin önüne geçmek ve elektronik haberleşme sektöründe güvenliği artırmak amacıyla ilave tedbirleri devreye alıyoruz."</p><p>Uraloğlu, yeni dönemde elektronik ortamda güvenli şekilde doğrulanamayan ve elektronik kimlik doğrulama kabiliyeti bulunmayan nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veya meslek kartı gibi belgelerle, abonelik yapılamayacağını vurguladı.</p><p>Abonelik başvurularında, kişinin kimlik belgesinin geçerli olduğu ve başvuruyu yapan kişinin de belgenin gerçek sahibi olduğu yüz veya parmak izi özeti ya da e-Devlet şifresi, Türkiye Cumhuriyeti (TC) kimlik kartı şifresi gibi ulusal makamlarca verilmiş şifrelerle doğrulanacağına değinen Uraloğlu, TC kimlik kartının kaybı veya yenilenmesi gibi durumlarda verilen geçici kimlik belgesiyle abonelik işlemi yapılabileceğini, bu işlemlerde yüz verisi gibi ek önlemler alınacağını kaydetti.</p><p><strong>YABANCI ABONELİKLERE YAKIN TAKİP</strong></p><p>Yabancı aboneliklerde de güvenli kimlik doğrulama süreçlerinin uygulanacağına işaret eden Uraloğlu, elektronik kimlik doğrulama özelliğine sahip e-pasaport gibi belgelerle işlem yapılabileceğini, elektronik doğrulama imkanı bulunmayan yabancıların kimliklerinin Göç İdaresi Başkanlığının Göç-Bil sistemi üzerinden biyometrik verileriyle doğrulanacağını, diplomatların kimliklerinin ise e-Devlet Kapısı üzerinden Dışişleri Bakanlığı tarafından teyit edileceğini aktardı.</p><p>Uraloğlu, işletmecilerin de mevcut abonelerini düzenli olarak kontrol edeceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:</p><p>"Üç ayda bir yapılacak kontrollerle ölüm, faaliyet izni iptali, fesih ve benzeri nedenlerle doğrulanamayan abonelikler tespit edilerek kapatılacak. Böylece, sahipsiz hatların yasa dışı faaliyetlerde kullanılmasının önüne geçeceğiz. Yeni düzenlemeyle, bir kişi adına açılabilecek hat sayısına da üst sınır getirildi. Türk vatandaşları adına en fazla 6, yabancılar adına en fazla 3, turistler adına ise yalnızca 1 hat açılabilecek. Bu sayıların üzerinde hattı bulunan abonelerimize, 6 ay içinde hatlarını ücretsiz şekilde devretme veya feshetme imkanı tanıyacağız."</p><p>Uraloğlu ayrıca, kurumsal aboneler için 100, siyasi parti, sendika, vergi muafiyeti tanınan vakıf, kamu yararına çalışan dernek vasfını haiz aboneler için en fazla 2 bin hat sınırlaması getirildiğine dikkati çekti.</p><p>Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliği'nde tanımlanan mikro işletme vasfını haiz abonelerin 200, küçük işletme vasfını haiz abonelerin 500, orta büyüklükteki işletme vasfını haiz abonelerin 2 bin adetten fazla hat açamayacağına işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Bu sınırlamalar kamu kurumları, büyükelçilikler, orta büyüklükteki işletme vasfını aşan büyük işletmelerle afet ve acil durumlarda arama kurtarma faaliyetinde bulunan sivil toplum kuruluşları için uygulanmayacak. Yabancı gerçek kişi abonelerin mevcut hatları ve kimlikleri yeniden doğrulanacak, doğrulanamayan sahte hatların 6 ay içinde kapatılması sağlanacak. Hedefimiz hem vatandaşlarımızı korumak, hem de elektronik haberleşme altyapımızı daha güvenli hale getirmektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/acik-hat-olarak-bilinen-s-772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279214</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/piyasalarin-gozu-bu-haberde-merkez-bankasi-faizi-yuzde-37de-sabit-tuttu-279214</link>
      <pubDate>2026-06-11T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Piyasaların gözü bu haberde: Merkez Bankası faizi yüzde 37'de sabit tuttu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Piyasaların gözü bu haberde: Merkez Bankası faizi yüzde 37'de sabit tuttu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.</p><p>Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir."</p><p>Duyuruda, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi.</p><p>Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulanan duyuruda, Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceği kaydedildi.</p><p>Duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:</p><p>"Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir."</p><p>Kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği ve kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı belirtilen duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.</p><p><b>Stratejist Mustafa Aşkın, 24 TV canlı yayınında, "Merkez Bankası olanı korumaya gitti. Bekleyip görmeyi tercih eden bir Merkez Bankamız varmış gibi görünüyor.." ifadelerinin kullandı. </b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video3-11062026f2874ee3.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt da, "Merkez faiz kararının yansımalarını 24 TV'ye değerlendirdi. İşte o yorum...</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video2-11062026b1300809.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/piyasalarin-gozu-bu-haber-221_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279207</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/erhurmandan-net-mesaj-hicbir-hamle-sonuca-ulasamaz-279207</link>
      <pubDate>2026-06-11T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erhürman'dan net mesaj: Hiçbir hamle sonuca ulaşamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Doğu Akdeniz ve Kıbrıs" ile ilgili yaptığı açıklamalara destek vererek, "Güvenlik, enerji, deniz yetki alanları başlıklarında, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye Cumhuriyeti'ni dışlama, dışarıda bırakmaya yönelik hiçbir hamle sonuca ulaşamaz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erhürman'dan net mesaj: Hiçbir hamle sonuca ulaşamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erhürman, KKTC Cumhurbaşkanlığında &quot;Cumhurbaşkanlığında 200 Gün&quot; başlığıyla düzenlediği basın toplantısında icraatlarını anlattı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın &quot;Doğu Akdeniz ve Kıbrıs&quot; konularında yaptığı &quot;Eğer Doğu Akdeniz&#39;de Türkiye&#39;nin ve Kıbrıs Türkünün hak ve hukukuna kast edilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.&quot; şeklindeki açıklamasını değerlendiren Erhürman, &quot;Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yöndeki açıklaması çok yerindedir.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/kktccumhurbakanerhrm-110620265b6c89de.jpg"/><p>Erhürman, diplomasiyi Kıbrıs Türk halkının lehine kullanmak üzere Antalya Diplomasi Forumu ve Kazakistan&#39;daki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) toplantılarına katıldıklarına dikkati çekerek, &quot;Güvenlik, enerji, deniz yetki alanları başlıklarında, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye Cumhuriyeti'ni dışlama, dışarıda bırakmaya yönelik hiçbir hamle sonuca ulaşamaz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Kıbrıs meselesinde Türkiye ile devamlı istişare içinde olduklarını belirten Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs konusundaki çözüm iradesinin yüksek olduğunu vurguladı.</p><p>Kıbrıs konusundaki müzakereleri sadece müzakere olsun diye yapmadıklarına işaret eden Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) ve Güney Kıbrıs ile görüşmeler konusunda kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini kaydetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/erhurmandan-net-mesaj-hic-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279206</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-ve-petrova-chamova-bulgaristanda-ortak-basin-toplantisi-duzenledi-279206</link>
      <pubDate>2026-06-11T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan ve Petrova-Chamova Bulgaristan'da ortak basın toplantısı düzenledi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan Dışişleri Bakanı Velislava Petrova-Chamova'yla yaptığı görüşmeye ilişkin, "Avrupa'nın en yoğun sınır kapısı olan (Bulgaristan ile) Kapıkule'nin kuzeyinde yeni bir sınır kapısı inşa etme yönündeki ortak irademizi teyit ettik. Sınır kapılarımızdaki kapasitenin artırılması ve bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek kara yolu ve demir yolu projeleri üzerinde de görüş alışverişinde bulunduk." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan ve Petrova-Chamova Bulgaristan'da ortak basın toplantısı düzenledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Fidan, Bulgaristan&#39;ın başkenti Sofya&#39;da mevkidaşı Petrova-Chamova&#39;yla yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Stratejik müttefik ve komşu Bulgaristan&#39;ı ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu belirten Fidan, Bulgaristan&#39;la derinleşen stratejik ortaklığın bir sonucu olarak ikili ve çok taraflı gündemin yoğun olduğunu söyledi.</p><p>Fidan, sınır güvenliğinden enerjiye, ulaştırmadan ticarete kadar her alanda birbirini doğrudan tamamlayan iki komşu ve müttefik olarak hareket ettiklerini, Türkiye-Bulgaristan ortaklığı güçlendikçe bölgenin de kazançlı çıktığını vurgulayarak, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın temsilen katıldığı, Bulgaristan&#39;ın ev sahipliğinde Sofya&#39;da tertiplenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;nin bu kanaati güçlendirdiğine işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639806.jpg"/><p>Zirve vesilesiyle bölgenin geleceğine dair verimli toplantılar ve ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini hatırlatan Fidan, kusursuz organizasyonu ve başarılı dönem başkanlığından ötürü Bulgaristan&#39;ı tebrik etti.</p><p>Fidan, Türkiye&#39;nin derin tarihi bağları ve köklü dostlukları bulunan Balkanlar coğrafyasında kalıcı istikrar ve refahın yolunun bölge ülkeleri arasındaki işbirliği ve diyaloğun güçlendirilmesinden geçtiğini dile getirerek, bu anlayışın öne çıktığı dünkü zirvede bölgesel konuların &quot;bölgesel sahiplenme&quot; anlayışıyla çözülmesinin gerekliliğini vurguladığını belirtti.</p><p>Bulgar mevkidaşı Petrova-Chamova ile ilişkileri tüm boyutlarıyla ele aldıkları aktaran Fidan, gün içerisinde Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova ve Başbakan Rumen Radev tarafından kabul edileceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639807.jpg"/><p>Fidan, Bulgaristan&#39;la karşılıklı ziyaretlerin artırılması ve mevcut işbirliğinin daha da derinleştirilmesi konusunda hemfikir olduklarının altını çizerek, &quot;Bulgaristan&#39;la ortak bir tarihimiz, güçlü ve beşeri bağlarımız mevcut. Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları bu bağların pekiştirilmesinde müstesna bir rol oynamaktadır. Soydaşlarımızın Bulgaristan&#39;ın siyasi, iktisadi, beşeri, kültürel, ilmi ve sanatsal hayatına yaptıkları katkılar bizleri gururlandırmaktadır.&quot; diye konuştu.</p><p>Bakan Fidan, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik karşılıklı adımların dostluk bağlarını daha da güçlendireceğini dile getirdi.</p><p>Mevkidaşıyla sınır güvenliği, ulaştırma ve lojistik alanlarında stratejik perspektif ortaya koyduklarını belirten Fidan, &quot;Düzensiz göç başta olmak üzere sınır güvenliğimizi ilgilendiren ortak tehditlerle mücadeleye önümüzdeki dönemde de taviz vermeden devam edeceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Fidan, bağlantısallık ve ulaştırma alanındaki işbirliğinin önemine dikkati çekerek, bu alanlardaki altyapının iki ülkenin yanı sıra bölge, Orta Koridor ve Avrupa&#39;nın tedarik zincirleri için de kritik önem taşıdığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639808.jpg"/><p>&quot;Avrupa&#39;nın en yoğun sınır kapısı olan (Bulgaristan ile) Kapıkule&#39;nin kuzeyinde yeni bir sınır kapısı inşa etme yönündeki ortak irademizi teyit ettik. Sınır kapılarımızdaki kapasitenin artırılması ve bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek kara yolu ve demir yolu projeleri üzerinde de görüş alışverişinde bulunduk.&quot; diyen Fidan, yaz aylarında Avrupa&#39;dan Türkiye&#39;ye seyahat edecek Türk vatandaşlarının sınır geçişlerinin sorunsuz şekilde sağlanabilmesi için Bulgaristan makamlarının verdiği desteğe müteşekkir olduklarını söyledi.</p><p><b>- "2025 YILINDA TİCARET HACMİMİZ 8,4 MİLYAR AVROYU AŞMIŞ DURUMDA"</b></p><p>Türkiye ile Bulgaristan arasında enerji alanında her geçen yıl genişleyen, çeşitlenen ve derinleşen ilişkilerin mevcut olduğunu belirten Fidan, &quot;Türkiye Petrolleri, bu yıl Bulgaristan&#39;ın münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Han Tervel sahasında petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına başlıyor.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639809.jpg"/><p>Fidan, 2025&#39;te Bakü&#39;de, Azerbaycan ve Gürcistan&#39;ın da katılımıyla imzalanan &quot;Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı&#39;nın enerji arz güvenliği bakımından önem taşıdığını vurgulayarak, &quot;Enerji ve ulaştırma alanlarında güçlenen işbirliğimiz ikili ticaretimize de doğrudan yansımakta. 2025 yılında ticaret hacmimiz 8,4 milyar avroyu aşmış durumda.&quot; dedi.</p><p>Yarın yapılacak &quot;5. Balkan Forumu&quot;nu hatırlatan Fidan, &quot;Bu kıymetli forumun da ekonomik işbirliğimize katkı sunmasını temenni ediyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Fidan, ekonomik kazanımların kalıcılığının ancak bölgesel güvenliğin tavizsiz biçimde tahkim edilmesiyle mümkün olduğunu söyleyerek, &quot;Bu anlayışla, görüşmelerimizde başta Karadeniz güvenliği ve Orta Doğu&#39;daki gelişmeler olmak üzere bölgesel meseleleri de kapsamlı biçimde değerlendirdik.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bulgaristan&#39;la askeri ilişkilerin NATO bünyesinde ve ikili düzeyde derinleştirilirken, bölgesel gelişimler bağlamında da somut adımlar atıldığına işaret eden Fidan, &quot;Bulgaristan ve Romanya ile tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, seyrüsefer emniyetinin tesisinde Karadeniz&#39;de önemli bir misyon üstlenmektedir. Halihazırda komutasını üstlendiğimiz görev grubunun faaliyetlerini daha da ileri taşımakta kararlıyız.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639810.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE'NİN HAK ETTİĞİ YERİ ALMADIĞI BİR AVRUPA MİMARİSİNİN EKSİK KALACAĞI VE KRİZLERLE BAŞA ÇIKMA KAPASİTENİN ZAYIFLAYACAĞI AÇIKTIR"</b></p><p>Fidan, Karadeniz güvenliğinin uzun vadeli teminatının Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;nın sona erdirilmesi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:</p><p>&quot;Rusya ile Ukrayna arasında barışın test edilmesini bölgemizin huzuru için elzem görüyoruz. Türkiye olarak taraflara bu yönde etkin desteğimizi sunmaya devam edeceğiz. Beklentimiz en kısa sürede uluslararası hukuka dayanan kalıcı ve adil bir barışa ulaşılmasıdır.&quot;</p><p>Fidan, bölgeyi ve dünyayı sarsan çok boyutlu krizlerin, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin stratejik ve vazgeçilmez doğasını tüm açıklığıyla gözler önüne serdiğini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı açıktır. AB&#39;nin ekonomik geleceği, rekabet gücünü artırmasına, dayanıklılığını pekiştirmesine ve yakın coğrafyasında tedarik zincirlerini yeniden kurabilmesine bağlıdır. Bu çerçevede Türkiye ile ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi, AB için stratejik bir gerekliliktir.&quot;</p><p>Fidan, AB&#39;nin savunma ve güvenlik girişimlerinin güçlü bir NATO müttefiki olan ve Avrupa&#39;nın güvenliğine katkıda bulunan Türkiye&#39;nin de dahil edildiği kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesinin elzem olduğunu vurgulayarak, &quot;Bu bağlamda Türkiye&#39;nin AB üyelik sürecine Bulgaristan&#39;ın sağladığı değerli desteği de takdirle karşılıyoruz.&quot; dedi.</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında yeniden başlayan ve tırmanma riski taşıyan saldırılara ilişkin, "Bir an önce tarafların artık karşılıklı taarruzlarını, saldırılarını durdurup müzakere masasına dönmeleri ve bitirmeye yaklaştıkları metni bitirmelerini tavsiye ediyoruz. Çalışmalarımız, çabalarımız da bu yönde." dedi.</p><p>Fidan, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Bulgaristan Dışişleri Bakanı Velislava Petrova-Chamova'yla yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu ve ardından soruları yanıtladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639811.jpg"/><p>Bulgaristan'da seçimlerin ardından kurulan yeni hükümetle iki ülke arasındaki ilişkilerin nasıl seyredeceğine ilişkin soruya yanıt veren Fidan, Türkiye ve Bulgaristan'ın tarih, kültür, coğrafya ve her türlü manada birbirinin devamı niteliğinde olduğunu vurguladı.</p><p>Fidan, "Dolayısıyla aramızdaki işbirliğini modern zamanlarda da en üst düzeye taşımak, sorumlu makamlardaki bizler için bir ödevdir. Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) bu konudaki iradesi son derece net ve sarihtir. Bulgaristan'la ilişkilerimizi mümkün olan en üst düzeye çıkarma arzusundayız." diye konuştu.</p><p>Enerji güvenliğinden bağlantısallık, turizm, eğitim, teknolojik işbirliği ve altyapı yatırımlarına kadar birçok alanda "muazzam bir işbirliği faaliyetinin" devam ettiğini söyleyen Fidan, "Bunlar potansiyel değil, şu anda var olan, realize edilen alanlar ve bunları daha da ileri taşımak gerekiyor." ifadesini kullandı.</p><p><b>- "RADEV'İN KURDUĞU HÜKÜMETLE BÜYÜK BİR FIRSAT ALANI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"</b></p><p>Fidan, Bulgaristan'da art arda düzenlenen seçimlerin siyasi istikrarsızlığa yol açtığını ve bu durum nedeniyle uzun vadeli projelere çok fazla yatırım yapılamadığını belirterek, buna rağmen Bulgar makamlarıyla ellerinden gelen her türlü iyi işbirliğini devam ettirdiklerini anlattı.</p><p>Son seçimlerden sonra Bulgaristan'da Rumen Radev'in başbakanlığında yeni hükümetin kurulduğuna ve bu hükümetin siyasi istikrar getirdiğine işaret eden Fidan, "Devam edecek olan süreklilikle ben iki ülke arasında var olan iradenin somut projelerle hayata daha kolay dönebileceğine inanıyorum. Onun için şu anda iki ülke arasında gerçekten sayın Radev'in kurduğu hükümetle büyük bir fırsat alanı olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639811.jpg"/><p><b>- ABD-İRAN MÜZAKERELERİ</b></p><p>İran ile ABD arasındaki müzakerelere ilişkin olarak da Fidan, bir anlaşmaya ulaşılacağı konusunda herkesin yaygın bir kanaati olduğunu aktardı.</p><p>Fidan, sürekli taraflarla temas halinde olduklarını ama iki gün önce başlayan karşılıklı saldırıların bir tırmanma riski taşıdığını söyleyerek, "Yani bu gerçekten bizi endişelendirmekte. Bir an önce tarafların artık karşılıklı taarruzlarını, saldırılarını durdurup müzakere masasına dönmeleri ve bitirmeye yaklaştıkları metni bitirmelerini tavsiye ediyoruz. Çalışmalarımız, çabalarımız da bu yönde." dedi.</p><p>Savaşın tırmanmasının, gerilimin artmasının, yeniden topyekun savaş ortamına dönülmesinin hiç kimseye bir faydası olmadığının altını çizen Fidan, "Ne kadar zor olsa da, sinir tüketici olsa da, müzakerelerin açıkçası nihai noktaya taşınması, bir amaç olmalı, bunu bitirmeliler. Tavsiyemiz de bu yönde." diye konuştu.</p><p>Fidan, bir gazetecinin Türkiye ile Bulgaristan arasında Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ile ilgili müzakerelere ilişkin sorusunu yanıtladı.</p><p>Bu meselenin iki ülkenin enerji bakanlıklarının teknik ekipleri tarafından müzakere edildiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye ve Bulgaristan arasında çok daha büyük bir enerji işbirliği potansiyeli var. Hem enerji bağlantısallığı hem yeni enerji yatırımlarının yapılması ve beraber müşterek bunların hayata geçirilmesi konusunda. Bunların içerisinde ben bu sorunun daha rahat çözüleceğine inanıyorum. Bu konudaki samimi arayışlar, çabalar ilgili makamlarımız tarafından yürütülmekte. Cumhurbaşkanımızın da bu konuda 'bu meseleyi artık bitirin, çözün' talimatı var. İnşallah yakında bir çözüme kavuşturulacak."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41639812.jpg"/><p> Bulgaristan Dışişleri Bakanı Velislava Petrova-Chamova, ülkesinin Türkiye ile verimli işbirliğine son derece önem verdiğini söyledi.</p><p>Petrova-Chamova, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesi sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Bakan Fidan ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini dile getiren Petrova-Chamova, hem küresel, hem bölgesel hem de ikili ilişkileri ele aldıklarını belirtti.</p><p>İkili ilişkileri iyileştirme yönünde çabalara devam edeceklerini belirten Bakan Petrova-Chamova, "Bulgaristan, Türkiye ile verimli işbirliğine çok önem veriyor. Bugün de buna odaklı bir diyaloğumuz oldu." dedi.</p><p>Petrova-Chamova, enerji ve ticaret işbirliği konuları üzerinde de durduklarını ifade ederek, ülkesinin özellikle enerji alanına önem verdiğini aktardı.</p><p>Bulgaristan'ın "en aktif" sınır kapısının Türkiye ile olan sınır kapısı olduğunu vurgulayan Petrova-Chamova, "Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, ticaret işbirliği ve oldukça aktif olan Bulgaristan-Türkiye sınır kapısında koordinasyonu sürdürme konularında da anlaşma sağladık." diye konuştu.</p><p>Bakan Petrova-Chamova ayrıca Bulgaristan'ın Türkiye ile Avrupa Birliği'nin yapıcı işbirliğinin devam etmesinden yana olduğunu söyledi.</p><p>Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ)-Bulgargaz arasındaki anlaşmaya ilişkin soruyu yanıtlayan Petrova-Chamova, konuya ilişkin çalışmaların Bulgaristan Enerji Bakanlığının sorumluluğunda olduğunu, müzakerelerin devam ettiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/bakan-fidan-ve-petrova-ch-125_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279205</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/cok-yonlu-gorev-kabiliyeti-ve-oz-savunma-gucu-tcg-derya-denizkurdu-22026-tatbikati-279205</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çok yönlü görev kabiliyeti ve öz savunma gücü! TCG Derya Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Deniz Kuvvetlerinin yerli ve milli imkanlarla inşa edilen, TCG Anadolu'nun ardından ikinci büyük gemisi olan denizde ikmal muharebe destek gemisi TCG Derya, Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı kapsamında harekat kabiliyeti, eğitim faaliyetleri ve gemideki günlük yaşamla dikkati çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çok yönlü görev kabiliyeti ve öz savunma gücü! TCG Derya Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz&#39;de icra edilen Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı&#39;na katılan TCG Derya, Muğla&#39;daki Aksaz Deniz Üssü&#39;nden Doğu Akdeniz&#39;e açıldı.</p><p>Gemi komutanının &quot;Bismillah vira&quot; komutuyla demir alan TCG Derya&#39;da, seyir sancağının göndere çekilmesinin ardından tatbikat faaliyetlerine geçildi. </p><p>Tatbikat kapsamında TCG Barbaros fırkateyni ile açık denizde buluşan TCG Derya, yaklaşık bir saat süren akaryakıt ikmal faaliyetini başarıyla gerçekleştirdi.</p><p>Senaryo gereği yaralanan bir personel de helikopterle gemiye tahliye edilerek gemide bulunan NATO standartlarındaki Rol-2 seviye hastanede tedavi sürecinden geçirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638024.jpg"/><p>Anadolu Ajansı muhabirlerinin de takip ettiği bir günlük seyir boyunca Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile misafir askeri öğrencilerin eğitim faaliyetleri, gemi personelinin uygulamalı çalışmaları ve günlük yaşam görüntülendi.</p><p><b>- "TÜM DÜNYA DENİZLERİNDE GÖREV BAŞINDA"</b></p><p>TCG Derya Komutanı Deniz Albay Bülent Selimoğlu, AA muhabirine, 4-14 Haziran tarihleri arasında icra edilen Denizkurdu-2026 Tatbikatı&#39;na iştirak etmek maksadıyla limandan hareket ederek eğitim faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638025.jpg"/><p>Tatbikatın personelin eğitim seviyesinin korunmasına ve geleceğin subay ile astsubaylarının yetişmesine katkı sağladığını belirten Selimoğlu, Türk Deniz Kuvvetleri personelinin milli hak ve menfaatlerinin korunması için görev yaptığını ifade etti.</p><p>Selimoğlu, &quot;Dünya üzerinde, kendi savaş enstrümanının içerisinde günlerce ve hatta aylarca hayatını idame ettirme imkanına sahip tek topluluk Silahlı Kuvvetler mensubu asker denizcilerdir. Türk Deniz Kuvvetlerinin her bir mensubu, milli hak ve menfaatlerimizin korunması adına mavi vatanımız başta olmak üzere tüm dünya denizlerinde aynı azim ve kararlılıkla görevinin başındadır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638027.jpg"/><p><b>- "TAMAMI TÜRK MÜHENDİSLERİNİN ESERİ"</b></p><p>TCG Derya&#39;nın Türk tersanelerinde yerli ve milli imkanlarla inşa edildiğini vurgulayan Selimoğlu, geminin tasarımının da tamamen Türk mühendisleri tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p>Geminin 19 Ocak 2024&#39;te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girdiğini hatırlatan Selimoğlu, &quot;TCG Derya, 200 metre boyu, 24 metre genişliği ve 26 bin ton deplasmanına rağmen 24 knot sürate ulaşabilen yapısıyla dünya bahriyelerindeki benzerlerinden ayrılmaktadır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638033.jpg"/><p><b>- ÇOK YÖNLÜ GÖREV KABİLİYETİ VE ÖZ SAVUNMA GÜCÜ</b></p><p>Albay Selimoğlu, TCG Derya&#39;nın akaryakıt, iaşe, torpido ve güdümlü mermi depolama ile transfer yetenekleri sayesinde deniz görev kuvvetinin silah gücü kabiliyetini kesintisiz sürdürdüğünü vurguladı.</p><p>TCG Derya&#39;nın akaryakıt, iaşe, torpido ve güdümlü mühimmat depolama ve transfer imkanlarıyla görev kuvvetlerinin harekat etkinliğini kesintisiz sürdürdüğünü kaydeden Selimoğlu, geminin aynı zamanda komuta kontrol, onarım destek ve sağlık hizmetleri görevlerini de yerine getirebildiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638029.jpg"/><p>Gemide ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, laboratuvar, diş tedavi ve yanık ünitelerinin bulunduğunu belirten Selimoğlu, afet ve acil durumlarda sağlık ve insani yardım desteği sağlayabilecek kapasiteye sahip olduklarını ifade etti.</p><p>Geminin öz savunmasının da en üst düzeyde olduğunu belirten Selimoğlu, Türk mühendislerince üretilen Gökdeniz yakın hava savunma sistemi ve STOP (stabilize top) sistemleri sayesinde platformun yüksek koruma yeteneğine sahip olduğunu dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638029.jpg"/><p>Selimoğlu, TCG Derya&#39;nın yakın dönemde Atlas Okyanusu ve Baltık Denizi&#39;nde müttefik unsurlara lojistik destek sağladığını belirterek, inşa süreci devam eden milli uçak gemisinin gelecekteki görevlerinde de önemli rol üstlenebilecek kabiliyete sahip olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/cok-yonlu-gorev-kabiliyet-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279204</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sindirimde-kritik-esik-yasla-birlikte-tablo-degisiyor-279204</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sindirimde kritik eşik! Yaşla birlikte tablo değişiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yaşlanma ile birlikte sindirim sistemi sorunlarında artış gözleniyor. Gastroenterologlar, özellikle yaşlı bireylerde görülen sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, belirtilerin göz ardı edilmemesi konusunda uyarıda bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sindirimde kritik eşik! Yaşla birlikte tablo değişiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanmanın etkisiyle birlikte sindirim sistemi rahatsızlıkları, özellikle ileri yaş gruplarında daha sık görülüyor. Gastroenterologlar S. Attalla ve S. Sohi, sindirim sistemi sorunlarının yaşla birlikte arttığını belirtti. Uzmanlar, yaşın sindirim sistemindeki kas ve sinir yapısında zayıflamaya yol açtığını, bunun da yiyeceklerin sindirim kanalında daha yavaş ilerlemesine neden olduğunu açıkladı. Bu durum, mide yanması, gaz birikimi, dışkı düzensizlikleri ve karın ağrısı gibi rahatsızlıklarla kendini gösterebiliyor.</p><h3>Gastroenterologlar: 'Kronik hastalıklar ve ilaçlar sindirimi etkiliyor'</h3><p>Sindirim sistemi üzerinde yaşlanmanın yanı sıra kronik hastalıklar ve bazı ilaçların da olumsuz etkiler yarattığına dikkat çekildi. Uzmanlar, özellikle ağrı kesici olarak yaygın şekilde kullanılan ibuprofen gibi ilaçların sindirim sistemi üzerinde ek risk oluşturduğunu vurguladı. Bu tür ilaçların uzun süreli kullanımı, sindirim sistemi rahatsızlıklarının şiddetini artırabiliyor. Ayrıca, kronik hastalıkların varlığı da sindirim sistemi sorunlarını tetikleyebiliyor.</p><h3>Uzmanlardan sindirim sistemi sağlığı için öneriler</h3><p>Gastroenterologlar, sindirim sistemi sağlığını korumak için bazı önemli tavsiyelerde bulundu. Yiyeceklerin iyice çiğnenmesi, yeterli miktarda sıvı tüketilmesi ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması önerildi. Bitkisel kaynaklı besinlerin tercih edilmesi, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve günlük yedi ila dokuz saat arası uyku alınması da sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. Uzmanlar, sindirim sistemi bozukluklarının sadece yaşlanma ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirtti. Eğer belirtiler uzun sürüyor veya şiddetleniyorsa, mutlaka tıbbi yardım alınması gerektiği ifade edildi. Çünkü bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları, daha ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir.</p><p>Sindirim sistemi sorunları yaşlı bireylerde yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, bu tür belirtileri dikkate almanın ve zamanında doktora başvurmanın, olası ciddi hastalıkların erken teşhisini sağlayabileceğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/sindirimde-kritik-esik-ya-214_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279203</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/openaiden-anthropice-karsi-fiyat-savasi-279203</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OpenAI'den Anthropic'e karşı fiyat savaşı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD merkezli yapay zeka devi OpenAI, rakibi Anthropic'in agresif adımlarına karşılık olarak, yapay zeka hizmetlerinde önemli fiyat indirimleri planlıyor. Şirketin bu hamlesi, iki dev arasındaki rekabetin yeni bir aşamaya taşındığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OpenAI'den Anthropic'e karşı fiyat savaşı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin önde gelen yapay zeka şirketlerinden OpenAI, rakibi Anthropic'in pazar payını artırma girişimlerine karşılık olarak, hizmetlerinde kapsamlı fiyat indirimleri uygulamayı değerlendiriyor. Wall Street Journal'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, OpenAI'nin bu kararı özellikle ABD pazarında rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde gündeme geldi. Şirket, yapay zeka hizmetlerini kullanan müşterilerinden aldığı token bazlı ücretlerde ciddi bir indirime gitmeyi planlıyor. Bu adım, OpenAI'nin Anthropic'ten kullanıcı çekme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.</p><h3>OpenAI fiyat politikasında değişikliğe gidiyor</h3><p>OpenAI, şu anda amiral gemisi olarak nitelendirilen GPT-5.5 modellerine erişim için kullanıcılarından aylık 8, 20 ve 100 dolar gibi farklı abonelik ücretleri talep ediyor. Ancak Anthropic'in Claude Pro ve Claude Max hizmetlerinde uyguladığı 17 dolar ve 100 dolar üzeri fiyatlandırma politikası, rekabetin dozunu artırdı. Şirketin fiyat indirimine gitme ihtimali, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal müşteriler için daha erişilebilir bir yapay zeka deneyimi sunmayı amaçlıyor. OpenAI, bu yeni fiyatlandırma stratejisiyle birlikte, ABD'deki pazar payını korumak ve kullanıcı tabanını genişletmek istiyor. Şirketin CNBC'nin yorum talebine ise henüz yanıt vermemesi dikkat çekti.</p><h3>Rekabetin odağında pazar değerleri ve kullanıcı sayısı var</h3><p>OpenAI'nin fiyat indirimi planı, Anthropic'in son dönemdeki agresif büyüme hamleleriyle doğrudan bağlantılı görünüyor. Anthropic, 28 Mayıs'ta 965 milyar dolar değerleme ile Seri H finansman turunu tamamladı ve bu rakam, OpenAI'nin Mart ayında ulaştığı 852 milyar dolarlık değerlemeyi geride bıraktı. Ayrıca, OpenAI'nin geliştirdiği ChatGPT uygulaması Mayıs ayında 1 milyar aylık kullanıcıya ulaşarak, bu alanda yeni bir rekora imza attı. Bu başarı, daha önce Google Haritalar'ın beş yılda ulaştığı kullanıcı sayısını yaklaşık üç yıl gibi kısa bir sürede aşmasıyla dikkat çekti. İki şirket arasındaki rekabetin, fiyat politikaları ve kullanıcı sayıları üzerinden daha da kızışacağı öngörülüyor.</p><p>Yapay zeka alanında yaşanan bu gelişmeler, OpenAI ve Anthropic arasındaki mücadelenin hız kesmeden devam edeceğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak fiyat indirimlerinin, sektör genelinde dengeleri değiştirebileceği ve kullanıcıların tercihlerini doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor. ABD'de başlayan bu fiyat savaşı, küresel yapay zeka pazarında da yeni bir dönemin habercisi olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/openaiden-anthropice-kars-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279202</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-guc-antrenmani-cagrisi-erken-olum-riski-azaliyor-279202</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından güç antrenmanı çağrısı! Erken ölüm riski azalıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Harvard ve farklı ülkelerden bilim insanlarının yürüttüğü geniş kapsamlı araştırma, güç antrenmanının insan ömrü üzerinde çarpıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Araştırmada yer alan veriler, düzenli güç antrenmanının erken ölüm ve ölümcül hastalık riskini önemli ölçüde azalttığını gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından güç antrenmanı çağrısı! Erken ölüm riski azalıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi'nin öncülüğünde Brezilya, Şili ve Güney Kore'den bilim insanlarının katılımıyla yürütülen uluslararası bir araştırma, güç antrenmanının yaşam süresi üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koydu. 147 binin üzerinde katılımcı ile yapılan çalışmada, haftada bir buçuk ila iki saatlik güç antrenmanının, erken ölüm riskini yüzde 13 oranında düşürdüğü tespit edildi. Araştırmada, katılımcıların ortalama yaşı 54 olarak belirlenirken, 30 yıl boyunca düzenli olarak güç antrenmanı ve kardiyo egzersizlerine ne kadar zaman ayırdıkları takip edildi.</p><h3>Harvard uzmanları: Güç antrenmanı ölüm riskini azaltıyor</h3><p>Uzmanlar, haftada toplam 90 ila 120 dakika aralığında yapılan güç antrenmanının, günde yaklaşık 17 dakikaya denk geldiğini ve bu sürenin erken ölüm riskini yüzde 13 azalttığını vurguladı. Ayrıca, güç antrenmanı yapan bireylerde kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklanan ölüm riski yüzde 19, sinir sistemi hastalıklarından kaynaklanan ölüm oranı ise yüzde 27 daha düşük bulundu. Bu bulgular, güç antrenmanının yalnızca kas gelişimi değil, aynı zamanda genel sağlık ve uzun ömür açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu gösterdi.</p><h3>Günde 10 dakika güç antrenmanı kanser riskini azaltıyor</h3><p>Çalışmada ayrıca, günde ortalama 10 dakika güç antrenmanı yapan kişilerde kanserden ölüm riskinin yüzde 12 oranında azaldığı belirlendi. Bilim insanları, bu sonuçların güç antrenmanının sağlık üzerindeki etkilerini net biçimde ortaya koyduğunu ve düzenli egzersizin yaşam süresini uzatma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Güç antrenmanı, sağlıklı bir yaşam sürmek ve ölümcül hastalık riskini azaltmak isteyenler için önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Harvard ve uluslararası araştırmacıların bulguları, güç antrenmanının hem erken ölüm hem de ölümcül hastalık riskini düşürmede etkili bir yöntem olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, düzenli güç antrenmanının yaşam kalitesi ve süresi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/bilim-insanlarindan-guc-a-526_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279201</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/btkden-suc-islemek-amaciyla-da-kullanilabilen-sahte-hatlara-onlem-279201</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BTK'den suç işlemek amacıyla da kullanılabilen sahte hatlara önlem]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), dolandırıcılıktan teröre kadar pek çok suçun işlenmesinde de kullanılabilen sahte hatların önlenmesine yönelik ilave tedbir aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BTK'den suç işlemek amacıyla da kullanılabilen sahte hatlara önlem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BTK tarafından hazırlanan &quot;Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&quot; ile &quot;Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&quot; Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.</p><p>Buna göre, BTK, dolandırıcılıktan teröre kadar pek çok suçun işlenmesinde kullanılan açık hat olarak da bilinen başkaları adına kayıtlanan sahte hatların önlenmesine yönelik düzenleme yaptı.</p><p><b>- ELEKTRONİK OLARAK DOĞRULANMAYAN BELGELERLE ABONELİK KURULAMAYACAK</b></p><p>BTK tarafından alınan ilave tedbirlere göre, geçerliliği elektronik ortamda teyit edilemeyen, elektronik kimlik doğrulama kabiliyeti bulunmayan sürücü belgesi, nüfus cüzdanı, meslek kartı gibi kartlar ile elektronik haberleşme hizmeti almak üzere abonelik kurulamayacak. </p><p>Kişilerin kimlik belgelerinin geçerli olduğu ve başvuruda bulunan kişinin de kimlik belgesinin gerçek sahibi olduğu, işletmeciler tarafından kimlik belgesi ile birlikte yüz, parmak izi özeti ya da ulusal makamlarca verilmiş e-Devlet şifresi, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı gibi şifreler ile doğrulanacak. Kimlik kartının kaybı ya da değişimi gibi hallerde, geçici kimlik belgesi ile birlikte yüz gibi verilerin alınması suretiyle abonelik tesis edilebilecek. </p><p>Yabancıların aboneliklerinde de elektronik kimlik doğrulama kabiliyetli ulusal veya uluslararası makamlarca verilen kimlik belgeleri ile güvenli şekilde kimlik doğrulaması yapılacak. Elektronik kimlik doğrulama kabiliyetli kimlik belgesi bulunmayan yabancıların kimlikleri, Göç İdaresi Başkanlığı mobil uygulaması Göç-Bil üzerinden biyometrik veriler ile doğrulanacak, diplomatların kimlikleri ise e-Devlet üzerinden Dışişleri Bakanlığınca teyit edilecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/sahtehat-11062026ffb2a38a.jpg"/><p><b>- 25 HAZİRAN'DA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK</b></p><p>İşletmeciler tarafından 3 ayda bir mevcut abonelerin aktifliği kontrol edilerek, ölüm, faaliyet izni iptali, fesih gibi sebeplerle teyit edilemeyen abonelerin hatları kapatılarak sahipsiz hatların yasa dışı kullanımı engellenecek. </p><p>Operatörler bir kişi adına, Türk vatandaşları için 6, yabancılar için 3, turistler için ise 1&#39;den fazla hat açamayacak.  Bu sayıdan fazla hattı olan gerçek ve tüzel kişilere hatlarını 6 ay içerisinde devretme veya feshetme imkanı verilecek, aboneler bu işlem için herhangi bir ücret ödemeyecek. Yabancı gerçek kişi abonelerin kimlikleri yeniden doğrulanacak ve doğrulanamayan sahte hatların 6 ay içerisinde kapatılması sağlanacak.</p><p>Sahte hatların önlenmesine yönelik alınan tedbirler 25 Haziran&#39;da yürürlüğe girecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/btkden-suc-islemek-amaciy-181_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279200</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/de-groot-turkiyenin-demir-yolu-planlari-icin-haziriz-279200</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[De Groot: Türkiye'nin demir yolu planları için hazırız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Yatırım Bankası (AYB) Başkan Yardımcısı Robert de Groot, banka ile Türkiye arasındaki olası işbirliği alanlarına ilişkin, "Demir yolu altyapısı, ileride katkı sağlayabileceğimiz alanlardan biri olabilir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[De Groot: Türkiye'nin demir yolu planları için hazırız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bankanın Türkiye ile ilişkileri ve AB genelindeki faaliyetlerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan AYB Başkan Yardımcısı de Groot, ilk olarak AYB&#39;nin Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Türk Eximbank ile imzaladığı finansman anlaşmalarını değerlendirdi.</p><p>Anlaşmaların odağındaki yeşil enerji ve enerji verimliliği konularının önemine işaret eden de Groot, &quot;Enerji verimliliği, bugün jeopolitik gelişmeler nedeniyle belirli ölçüde bağımlı olduğumuz enerjiye olan ihtiyacın daha az tüketimle azaltılması anlamına geliyor. Şirketler enerji tüketimlerini düşürmenin ve yenilenebilir enerji kullanımını en üst düzeye çıkarmanın yollarını arıyor. Bu nedenle, ister Türkiye&#39;de ister Avrupa&#39;nın başka bir yerinde olsun, konuştuğunuz hemen her iş insanının gündeminde enerji verimliliği önemli bir yer tutuyor.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>De Groot, deprem bölgesine yönelik olarak 2023&#39;te sağladıkları kredinin sahadaki yansımalarına ve bu kapsamda gelinen noktaya da değinerek, Hatay ziyaretindeki gözlemlerinden bahsetti.</p><p>İl genelinde içme suyu hizmetinin yeniden sağlanması için yürütülen çalışmalardan ve altyapının yeniden inşasında ulaşılan yüksek teknik standartlardan etkilendiğini ifade eden de Groot, &quot;Gelecekte meydana gelebilecek depremlere de dayanabilecek bir sistem kurmaya çalışıyorlar. &#39;Yeniden Daha İyisini İnşa Et&#39; (Build Back Better) anlayışıyla hareket ediyorlar.&quot; dedi.</p><p><b>De Groot, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;İnsanlar çok büyük acılar yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Bu durum beni derinden etkiledi. Bununla birlikte Antakya ve Hatay&#39;ı yeniden inşa etme konusundaki kararlılıkları da beni etkiledi. Bir şehrin yeniden inşası kolay değil, mutlaka çeşitli zorluklar yaşanıyor. Ancak, AYB&#39;nin sorumluluk üstlendiği, insanların yeniden içme suyuna kavuşmasını amaçlayan çalışmalarda gelinen noktayı görmekten memnuniyet duydum.&quot;</p><p>Hatay, Ankara ve İstanbul&#39;a gerçekleştirdikleri ziyaretleri AYB ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak gördüğünü dile getiren de Groot, bu kapsamda güçlü bir proje havuzunun kısa sürede oluşturulmasını umduklarını ifade etti.</p><p>De Groot, İstanbul&#39;daki temsilciliklerinin AYB&#39;nin finansman sağlayabileceği yeni projelerin belirlenmesi için çalışacağını kaydederek, gelecekteki işbirliği alanlarına ilişkin, &quot;Türkiye&#39;nin demir yolu altyapısını genişletme ve modernize etme yönünde büyük planları olduğunu biliyorum. AB içinde de aynı alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda önemli bir uzmanlığa sahibiz. Dolayısıyla demir yolu altyapısı, ileride katkı sağlayabileceğimiz alanlardan biri olabilir.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638324.jpg"/><p><b>- "AB'YE SAĞLADIĞIMIZ FİNANSMANIN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ SAVUNMA ALTYAPISINA YÖNELİK"</b></p><p>De Groot, Türkiye&#39;deki faaliyetlerin yanı sıra AYB&#39;nin AB genelindeki çalışmalarına değinerek, AB ülkelerinin özellikle savunma alanındaki yatırımları artırma ihtiyacına ve NATO ülkelerinin savunma harcamalarını yükseltmeye yönelik taahhütlerine dikkati çekti.</p><p>AB liderlerinin AYB&#39;den savunma alanında finansman desteği sağlamasını talep ettiğini anlatan de Groot, &quot;Biz de bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. AB&#39;ye sağladığımız finansmanın önemli bir bölümü, uzun yıllardır yeterince yatırım yapılmayan altyapıya yönelik. Kendimizi savunabilmek için bu altyapıyı güçlendirmemiz gerekiyor.&quot; diye konuştu.</p><p>De Groot, &quot;Yeni teknolojilere yönelik AR-GE çalışmalarına yatırım yapıyoruz. Avrupa&#39;daki savunma sanayisi üretim kapasitesinin artırılmasını destekliyoruz. Ayrıca büyük Avrupa savunma şirketlerinin tedarik zincirinde yer alan KOBİ&#39;lere destek vermeye çalışıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41638323.jpg"/><p><b>- BANKA TÜRKİYE'YE DE KAYNAK SAĞLIYOR</b></p><p>Avrupa Birliği&#39;nin (AB) bankası olarak faaliyet gösteren AYB, dünyanın en büyük çok taraflı kalkınma bankalarından biri olarak 1958&#39;den bu yana 160&#39;tan fazla ülkede binlerce projeye kredi ve teknik destek sunuyor.</p><p>Türkiye&#39;deki faaliyetlerine ise 1965&#39;te başlayan banka, bugüne kadar ülkede ulaştırma, kentsel altyapı, iklim eylemi, enerji, tarım ve özel sektörün gelişimi başta olmak üzere çeşitli alanlarda 263 projeye toplam 30,86 milyar avro finansman sağlamış bulunuyor.</p><p>Banka ile Türkiye arasındaki öne çıkan anlaşmalar arasında Türkiye&#39;de 6 Şubat 2023&#39;te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgedeki su ve atık su altyapısının onarılmasına yönelik imzalanan 400 milyon avroluk kredi sözleşmesi yer alıyor.</p><p>Bununla birlikte bankanın kaynaklarından sağlanmak üzere 200 milyon avro tutarında iki ayrı finansman anlaşması ise dün imzalandı. Böylece, TKYB aracılığıyla sürdürülebilir sanayi yatırımlarına 100 milyon avro, Türk Eximbank aracılığıyla da Türk ihracatçıların yeşil finansman projelerine 100 milyon avro kaynak sağlanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/de-groot-turkiyenin-demir-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279199</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dis-sagligi-icin-kritik-uyari-iste-sekerden-daha-zararli-urunler-279199</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş sağlığı için kritik uyarı! İşte şekerden daha zararlı ürünler]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi K. Polyakov, şekerden daha zararlı olabilen bazı gıdalara karşı uyarıda bulundu. Özellikle kuru meyve, asitli içecek ve nişastalı atıştırmalıkların diş minesine ciddi zararlar verdiğini belirten Polyakov, diş sağlığını korumak için önemli tavsiyeler paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş sağlığı için kritik uyarı! İşte şekerden daha zararlı ürünler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş cerrahı K. Polyakov, diş sağlığını tehdit eden ve çoğu kişinin zararsız sandığı bazı gıdalar konusunda önemli açıklamalar yaptı. Polyakov, şekerden daha zararlı olabilen kuru meyveler, asitli içecekler, nişastalı atıştırmalıklar ve asidik soslar gibi ürünlerin diş minesine ciddi zararlar verdiğini belirtti. Uzman, dişlerde hassasiyete ve mine kaybına yol açabilen bu gıdaların, özellikle düzenli ve sık tüketildiğinde risk oluşturduğuna dikkat çekti.</p><h3>Diş hekimi Polyakov: 'Kuru meyve diş minesini tehdit ediyor'</h3><p>K. Polyakov, kuru meyvelerin çoğu zaman tatlılara sağlıklı bir alternatif olarak tüketildiğini fakat bu tercihin diş sağlığı açısından her zaman faydalı olmadığını vurguladı. Yapışkan yapıları nedeniyle kuru meyveler, diş yüzeyinde uzun süre kalabiliyor ve içerdiği doğal şeker, mikroorganizmalar için besin kaynağı haline geliyor. Bu durum, diş çürüklerinin oluşum riskini artırıyor. Polyakov, kuru meyvelerin özellikle çocuklar tarafından sıkça tercih edilmesinin, diş sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Ayrıca, kuru meyvenin diş minesine zararının, bilinen şekerlemelerden daha fazla olabileceğini de ekledi.</p><h3>Asitli içecekler ve nişastalı atıştırmalıklar dişleri zayıflatıyor</h3><p>Uzman diş hekimi, gazlı içeceklerin ve asidik meyvelerin de diş minesine zarar verdiğini açıkladı. Bu içeceklerin içerdiği asitler, ağız ortamını değiştiriyor ve mineyi zamanla zayıflatıyor. Polyakov, şeker içermeyen gazlı içeceklerin dahi dişler için risk taşıdığını belirtti. Ayrıca, nişasta bakımından zengin atıştırmalıkların çiğnendikten sonra dişler arasında kalmasının, çürük oluşumunu kolaylaştırdığını söyledi. Bu tür ürünlerin özellikle akşam saatlerinde tüketilmesinin diş sağlığı açısından istenmeyen sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Asidik soslar ve turşu sebzeler de dişlerde hassasiyet artışına neden olabiliyor.</p><p>Polyakov, diş sağlığını korumak için asitli ve yapışkan gıdaların tüketiminden sonra bol su içilmesini önerdi. Dişlerin temizliği için yemek yedikten yaklaşık yarım saat sonra fırçalama yapılmasını, diş ipi ve arayüz fırçalarının da düzenli kullanılmasını tavsiye etti. Uzman, bilinçli beslenme ve doğru ağız bakımıyla diş minesinin korunabileceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/dis-sagligi-icin-kritik-u-729_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279198</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/banyoda-gizli-tehlike-sicak-su-sandiginiz-kadar-masum-degil-279198</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Banyonuzdaki gizli tehlike! Sıcak su sandığınız kadar masum değil]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Doktor A. Nunez, özellikle kronik hastalığı olan kişiler için sıcak duşun tansiyon ve cilt üzerinde beklenmedik olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyardı. Sıcak duşun kan basıncını düşürebileceğini belirten Nunez, baş dönmesi ve cilt kuruluğu gibi sorunlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Banyonuzdaki gizli tehlike! Sıcak su sandığınız kadar masum değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doktor A. Nunez, sıcak duş alışkanlığı olan kişilere önemli uyarılarda bulundu. Nunez, özellikle kronik sağlık sorunları bulunan bireylerin sıcak duşun vücutta yol açabileceği beklenmedik sonuçlara karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Sıcak duşun tansiyonu düşürebileceğini ve bunun bazı kişilerde baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade etti. Ayrıca, sıcak suyun ciltte aşırı kuruluğa neden olabileceğini ve cilt hastalığı veya alerji geçmişi olanlarda bu durumun daha da kötüleşebileceğini vurguladı.</p><h3>Doktor Nunez: 'Sıcak duş tansiyonu düşürüyor, cilt sorunlarını artırıyor'</h3><p>Uzman doktor Nunez, sıcak duş sırasında kan damarlarının genişlediğini ve bunun tansiyonda ani düşüşlere yol açabildiğini açıkladı. Özellikle düşük tansiyonu olan bireylerde bu durumun baş dönmesi, halsizlik ve denge kaybı gibi riskler oluşturabileceğini belirtti. Nunez, sıcak suyun cildin doğal koruma mekanizmasını zayıflattığını, kaşıntı ve tahriş gibi yan etkilerin de ortaya çıkabileceğini söyledi. Ayrıca, saçlı deride yağ üretimi artarken saç uçlarının daha fazla kuruduğuna dikkat çekti.</p><h3>Kronik hastalığı olanlar için sıcak duş riski artıyor</h3><p>Doktor Nunez, özellikle kronik hastalıkları bulunan kişilerin sıcak duşun olası zararlarına karşı daha fazla risk altında olduğunu hatırlattı. Alerjisi veya dermatiti bulunanlarda cilt kuruluğu ve kaşıntı şikayetlerinin şiddetlenebileceğini, yoğun buharın ise solunum yollarında rahatsızlık hissine yol açabileceğini ifade etti. Nunez, sıcak duş alışkanlığı olanların vücut tepkilerini dikkatle gözlemlemesi ve şikayetler ortaya çıkarsa mutlaka bir uzmana danışması gerektiğini söyledi. Daha önce ise antrenör E. Halimov, buz gibi duşun da soğuk şoka neden olabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.</p><p>Sıcak duşun tansiyon ve cilt sağlığı üzerindeki etkileri, özellikle kronik rahatsızlığı olan bireyler için ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, duş alışkanlıklarını belirlerken vücut sağlığını ön planda tutmanın önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/banyoda-gizli-tehlike-sic-713_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279197</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-deepminddan-diffusiongemma-ile-yerel-yapay-zekada-hiz-rekoru-279197</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google DeepMind'dan DiffusionGemma ile yerel yapay zekada hız rekoru]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google DeepMind, DiffusionGemma adlı yeni yapay zeka modelini tanıtarak yerel sistemlerde metin üretiminde dört kat hız artışı sağladığını duyurdu. DiffusionGemma, paralel metin üretim yöntemiyle dikkat çekerken, modelin verimliliği ve kullanım alanları teknoloji dünyasında büyük ilgi uyandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google DeepMind'dan DiffusionGemma ile yerel yapay zekada hız rekoru]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google DeepMind, yapay zeka alanında önemli bir adım atarak DiffusionGemma modelini duyurdu. Şirket, yeni modelin yerel yapay zeka uygulamalarında metin üretim hızını dört katına çıkardığını açıkladı. DiffusionGemma, geleneksel otoregresif modellere kıyasla çıktıları paralel olarak üretebilen, farklı bir mimariye sahip. Bu model, metin bloklarını aynı anda işleyerek özellikle Nvidia DGX gibi güçlü donanımlarda ve oyun GPU'larında daha hızlı ve verimli sonuçlar sunuyor. Google'ın açıklamasına göre, DiffusionGemma, mevcut yapay zeka teknolojilerinde karşılaşılan hız ve verimlilik sorunlarına yeni bir çözüm getiriyor.</p><h3>Google DeepMind: DiffusionGemma ile paralel üretimde yeni dönem</h3><p>Geleneksel yapay zeka modelleri, metni soldan sağa ve bir token'ı bir seferde üreterek çalışıyor. Ancak DiffusionGemma, bunun yerine metin üretiminde paralel bloklar oluşturuyor. Model, başlangıçta statik bir metin bloğu alıyor ve ardından gürültüyü azaltarak istenen içeriği oluşturuyor. Görüntü üretiminde yaygın olan bu yöntem, metin üretimine taşındığında, modelin çok daha büyük token setlerini aynı anda oluşturmasını sağlıyor. Bu sayede, DiffusionGemma saniyede 700 token üretme kapasitesine ulaşıyor. Nvidia H100 hızlandırıcıyla yapılan testlerde ise saniyede 1.000'den fazla token çıktısı elde edildi. Bu rakamlar, DiffusionGemma'nın benzer boyuttaki otoregresif Gemma modellerine göre dört kat daha hızlı çalıştığını gösteriyor. Ayrıca, modelin 26 milyar parametreli Uzmanlar Karışımı (MoE) mimarisi, çıkarım sırasında yalnızca 3,8 milyar parametreyi etkinleştirerek, yüksek kaliteli GPU'larda verimli bir şekilde kullanılabiliyor.</p><h3>DiffusionGemma'nın yerel verimlilikte sağladığı avantajlar</h3><p>DiffusionGemma, yerel donanımda verimlilik ve hız kazandıran geliştirmeleriyle öne çıkıyor. Model, paralel olarak 256 token'a kadar üretebiliyor ve darboğazı bellek bant genişliğinden hesaplama gücüne kaydırıyor. Bu özellik, satır içi düzenleme, moleküler dizileme ve matematiksel grafik oluşturma gibi doğrusal olmayan görevlerde belirgin bir performans artışı sağlıyor. Google, DiffusionGemma'nın Sudoku gibi karmaşık bulmacaları çözmede de etkili olduğunu belirtiyor. Modelin, büyük token setlerini sürekli olarak kendi içinde düzeltebilmesi, geleneksel otoregresif modellerin zorlandığı görevlerde önemli avantajlar sunuyor. Ayrıca, DiffusionGemma'nın yüksek kaliteli RTX GPU'lar ve kurumsal sistemler için optimize edilmesi amacıyla Nvidia ile iş birliği yapıldığı vurgulanıyor.</p><h3>Google, DiffusionGemma'nın sınırlarını ve kullanım alanlarını açıkladı</h3><p>Google, DiffusionGemma'nın özellikle yerel yapay zeka uygulamaları için geliştirdiğini ve modelin deneysel aşamada olduğunu belirtiyor. Şirket, modelin Apache 2.0 lisansı altında açık kaynak olarak sunulduğunu ve Hugging Face platformu üzerinden indirilebildiğini duyurdu. DiffusionGemma'nın bulut tabanlı Gemini modellerinde kullanılmamasının nedeni ise metin difüzyonunun daha yüksek hata oranına sahip olması. Görüntü difüzyonunda tek bir hatalı piksel tüm çıktıyı bozmazken, metin üretiminde bir hata, anlam kaybına yol açabiliyor. Ayrıca, kısa metin çıktılarında kaynakların gereksiz yere harcanması da dezavantajlar arasında yer alıyor. Buna rağmen, DiffusionGemma'nın yerel verimlilikte sağladığı kazanımlar, modelin özellikle oyun geliştiricileri, araştırmacılar ve kurumsal kullanıcılar arasında yaygınlaşmasını sağlıyor.</p><h3>Google'ın DiffusionGemma ile yapay zekada hız ve verimlilik hedefi</h3><p>Google, DiffusionGemma ile birlikte hız ve verimlilik sorunlarına çözüm bulmayı hedefliyor. Şirket, modelin mevcut hesaplama döngülerini daha verimli kullanabildiğini ve Çoklu Token Tahmini (MTP) gibi alternatif yaklaşımlardan bile daha hızlı olduğunu belirtiyor. DiffusionGemma, yerel yapay zeka uygulamalarında düşük bellek bant genişliğine sahip sistemlerde bile yüksek performans sunuyor. Google'ın bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, yapay zeka modellerinin gelecekte daha hızlı, verimli ve erişilebilir olmasının önünü açıyor. DiffusionGemma'nın açık kaynak olarak sunulması, geliştiricilerin ve araştırmacıların modeli kendi projelerine entegre etmesine olanak tanıyor. Bu gelişmeler, yerel yapay zeka uygulamalarında yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, Google DeepMind'ın DiffusionGemma modeli, yerel yapay zeka uygulamalarında hız ve verimlilikte önemli bir sıçrama yarattı. Paralel metin üretim yöntemiyle öne çıkan model, hem teknik özellikleri hem de açık kaynak yapısıyla teknoloji dünyasında geniş yankı buldu. Google'ın bu yeniliği, yerel yapay zeka çözümlerinin geleceğini şekillendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/google-deepminddan-diffus-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279196</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tarimin-gelecegi-turkmedya-zirvesinde-konusuldu-savunma-devriminden-sonra-sira-toprakta-279196</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarımın geleceği TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu! Savunma devriminden sonra sıra toprakta]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya Sürdürülebilir Tarım Zirvesi 2026'nın ikinci oturumunda konuşan TÜME Yönetim Kurulu Üyesi Cem Seven, 'Selçuk Bayraktar'ın öncülüğünde savunma teknolojilerinde büyük bir atılım yaptık. Savunma sanayinde yaptığımız şey teknoloji devrimi değildi. Adeta bir özgüven devrimiydi. Artık biz de TÜME olarak şunu söyledik. Havada, savunma sanayinde yapılabilenleri bugün toprakta niye yapmayalım?' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarımın geleceği TürkMedya Zirvesi'nde konuşuldu! Savunma devriminden sonra sıra toprakta]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilir tarımın geleceği, gıda güvenliği, iklim değişikliğine uyum ve tarımda teknolojik dönüşüm gibi sektörün öncelikli başlıklarının ele alındığı TürkMedya Sürdürülebilir Tarım Zirvesi 2026'nın ikinci oturumunda tarım sektörünün paydaşları bir araya geldi.</p><p><b>TERA YATIRIM TEKNOLOJİ HOLDİNG GENEL MÜDÜRÜ DR. TAŞKIN: TARIMDA VERİMLİLİĞE KATKI YAPMA DÜŞÜNCESİNDEYİZ</b></p><p>Oturumda soruları cevaplayan Tera Yatırım Teknoloji Holding YK Bşk. Vk. ve Genel Müdürü Dr. Cebrail Taşkın, "Tarımdaki değişimi bizzat görüyorum. Çocukluğumdan beri bu işin içerisinden geliyorum. Bugün ben burada daha çok tarıma dokunan, tarıma değinen şirketlerimizin faaliyetlerinden bahsedeceğim. Üretimin devamlılığı açısından, verilme açısından çok önemli. Siz burada üretim yaparken rekabet çok önemli. Rekabetçi olmanız için de minimum maliyetlerle üretim yapmanız lazım. Hasatta bu işin çok önemli bir maliyeti. Dolayısıyla biz tarımda verimliliğe katkı yapmak düşüncesindeyiz. Bununla beraber finansa erişim son derece önemli." ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video22-11062026bc4ada9a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>"TARIMDA VERİMLİLİĞE KATKI YAPMAK DÜŞÜNCESİNDEYİZ"</strong></p><p>Taşkın konuşmasına, Dolayısıyla biz tarımda verimliliğe katkı yapmak düşüncesindeyiz. Yani sadece doğru tohuma ekmek, doğru şartlarda büyütmek yeterli değil. O hasattaki kaybı da gidermek lazım. Kesinlikle. Çünkü ciddi bir hasatta da kayıp da olabiliyor. Bununla beraber finansal erişim son derece önemli. Tamam insanlar çiftçi, üretici ama bugün bir biçer döver almaya kalktığınız zaman 150 binde, 250 bin Euro civarında bir fiyatlardan bahsediyoruz. Bugün bir Türk çiftçisinin bu rakamlara ulaşması kolay değil." sözlerini ekledi.</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/cebrailtaskin-110620260ec065d8.jpg"/><p><strong>"TÜRKİYE'NİN SÜT ÜRETİMİNE KATKI SAĞLIYORUZ"</strong></p><p>Türk çiftçisine sağladıkları kolaylıkları sırlayan Taşkın, "Çiftçimizin finansa erişmesini kolaylaştırmak amacıyla Terebank bünyesinde bir leasing ürünü çıkarttık, çalıştık ve şu anda Türk çiftçisine bu hizmetimizi sunuyoruz. İster bir biçerdöver alsın, ister traktör alsın, ister tarım aletleri alsın. Dolayısıyla Türk çiftçimizi leasing ürünlerimizle destekliyoruz. Şimdi biz tarıma bütüncül olarak yaklaşıyoruz. Sadece Sampo ve Terebank'tan bahsetmek eksik kalır. Çünkü burada bizim bir de hayvancılık yatırımlarımız var. Viva Tera ismini verdiğimiz, Lüleburgaz'da kurmuş olduğumuz bir çiftçimiz var. Toplamda 2400 büyükbaş hayvanımız var. Türkiye'nin süt üretimine katkı sağlıyoruz. Çok yakın zamanda bu 2400 baş hayvan sayımızı 10 bine çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.</p><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video23-110620266a947db8.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜME YÖNETİM KURULU ÜYESİ SEVEN: ÜLKEMİZ TARIMI İLERLETMEK İÇİN MUAZZAM BİR POTANSİYELE SAHİP</b></p><p>TÜME Yönetim Kurulu Üyesi Cem Seven de burada yaptığı açıklamada, "Dünyanın tarıma "merhaba" dediği topraklardayız. Bununla gurur duymanın yanında, tarımı çok daha ileri seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Bizim ülkemiz tarımı ilerletmek için muazzam bir potansiyele sahip. Tarımın geleceğini konuşmak için bir aradayız. Ancak şunu hatırlayarak başlamamız gerektiğini düşünüyoruz . Ayaklarımızı bastığımız bu topraklarda 12.000 yıl önce tarımın ilk adımı atıldı. Yani burada tohum toprakla buluştu, yine bu coğrafyada insan hayvanı evcilleştirdi. Yani dünyanın tarıma "merhaba" dediği topraklardayız. Bunun haklı gururu içindeyiz. Ancak hepimiz farkında olmamız gereken aynı şekilde de bir sorumluluk hissediyoruz bununla ilgili. Bu sorumluluk yine bu topraklarda, bu coğrafyada tarımı ileriye götürmemiz gerekiyor." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/cemseven-11062026bd4e92d9.jpg"/><b>TÜME Yönetim Kurulu Üyesi Cem Seven</b><p></p><p><strong>"SELÇUK BAYRAKTAR'IN ÖNCÜLÜĞÜNDE KÜMELENME OLUŞTURDUK"</strong></p><p>Selçuk Bayraktar'ın öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalara değinen Seven, "Yine bir on sene geriye gidelim. Her yerde teknolojiyi duyuyorduk ama kapalı kapılar ardında hep diyorduk ki 'biz bunu yapamayız'. Nasıl yapacağız? Yine Selçuk Bayraktar'ın öncülüğünde savunma teknolojilerinde büyük bir atılım yaptık. Sonra arkasından TEKNOFEST'ler ve tüm dünyanın imrendiği bir kümelenme oluşturduk. Ama esasında bir teknoloji, bir silah, bir uçak, bir savunma sanayinin ötesinde başka bir şey yapıldı. Durun dedik, bizim gençlerimiz yapabiliyor. Artık o kapalı kapıların ardındaki tartışmalarda gençlerimizin yapabildiğine şahit olduk. Gençlerimiz orada yapabiliyorsa tarımda niye yapamasınlar? Aynen öyle. Savunma sanayinde yaptığımız şey teknoloji devrimi değildi. Adeta bir özgüven devrimiydi. Artık biz de TÜME olarak şunu söyledik. Havada, savunma sanayinde yapılabilenleri bugün toprakta niye yapmayalım? İşte TÜME'nin, kümelenmemizin ve paydaşlarımızın bütün amacı bu." ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video12-11062026031c037c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ÇELİK: GEÇEN YIL KARŞILAŞTIĞIMIZ RİSK ÇÖZÜM BULACAĞIMIZ BİR RİSK DEĞİL</b></p><p>Sürdürülebilir tarımın önemine değinen TARSİM Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Çelik, "Sürdürülebilir tarım çok basit bir ifadeyle günümüzde ve gelecekte ihtiyacımız olan gıda, giyim gibi birçok şeye en doğru şekilde, en verimli şekilde, en uygun koşullarda ve doğal kaynakları yok etmeden, mahvetmeden ulaşmamızdır. Tarım bunun içerisinde çok ciddi bir bölüm. Ve bunun da sürdürülebilir olması lazım, devam ediyor olması lazım. Ama tarım maalesef hepimizin de çok net ifade ettiği gibi her türlü riske açık. Ekonomik, sosyal, doğal afiyetler ve bunun dışındaki birçok riske açık ve bu riskleri biz kendi içerisinde şöyle değerlendirmemiz lazım. Bunların hangilerini yönetebiliriz, hangilerini yönetemeyiz? Çünkü öyle riskler var ki artık buna gücümüz yetmiyor. Geçen yıl karşılaştığımız risk, çok böyle mücadele edebileceğimiz, çözüm bulacağımız bir risk değil." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/ertugrulcelik-110620267c9466ac.jpg"/><b>TARSİM Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Çelik</b><p></p><p><b>"SİGORTA EN ÖNEMLİ ARGÜMANLARDAN BİR TANESİ"</b></p><p><b><i><u>Çelik sözlerini şu şekilde devam etti:</u></i></b></p><p>Yönetim noktasında artık biz kriz yönetiminden çıkıp risk yönetim noktasına geçmemiz gerekiyor. Sigorta da burada en önemli argümanlardan bir tanesi. Çünkü ne kadar teknolojik olarak, ne kadar yenilik olarak, ne kadar alternatif olarak üretim yapsanız da belli bir noktadan sonra az önce belirtildiği gibi çok güzel mekanizasyon örnekleriyle, teknoloji örnekleriyle üretim yapabiliyoruz. İneklerimiz nerede sağım yapılabileceğini, nerede yem yiyebileceğini biliyor ve yönlendirebiliyoruz. Ama o inek bir hastalıktan ya da yem zehirlenmesinden öldüğü anda çözümünüz orada belki de sigorta olabiliyor.</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/kemalettinbayat-11062026146b7929.jpg"/><p><b>Ziraat Bankası Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat</b></p><p><strong>"BİZİM KREDİLERİMİZİN YÜZDE 90'I SÜBVANSİYONLU KREDİLER"</strong></p><p>Zirvede konuşan Ziraat Bankası Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat da " Tarımın sosyal bir boyutu var. Türkiye'de her yedi çalışandan birisi tarımda istihdam ediliyor. İstihdam düzeyimizin yüzde 14-15'i tarımda. Buradaki sürdürülebilirliği sağlamak lazım. Ziraat Bankası olarak çiftçimizi desteklemek anlamında her zamankinden daha fazla önem gösteriyoruz. Bizim kredilerimizin yüzde 90'ı sübvansiyonlu krediler." ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video27-11062026e4061433.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Kemalettin Bayat oturumun sonunda, "Karbon ayak izini göz önünde bulundurduğumuzda, gıda israfı bir ülke olsaydı ABD ve Çin'den sonra dünyada 3. ülke olurdu." dedi.</p><p><b>NOTLAR</b></p><p>Zirvenin ikinci oturumunda konuşmacılar açıklamalarını tamamladı. TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, Tera Yatırım Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Dr. Cebrail Taşkın'a, TÜME Yönetim Kurulu Üyesi Cem Seven'e , TARSİM Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Çelik'e, Ziraat Bankası Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat'a hediye takdim etti.</p><p>Katılımcıların toplu fotoğraf çekiminin ardından zirve son erdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/yeni-fikirler-guclu-is-bi-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gaflete-dustum-siseden-bir-yudum-aldim-istanbul-havalimaninda-gumruk-skandali-279195</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaflete düştüm şişeden bir yudum aldım! İstanbul Havalimanı'nda gümrük skandalı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ İstanbul Havalimanı'ndaki gümrüklü alandan usulsüz çıkardıkları ürünleri sattıkları iddia edilen 4 gümrük görevlisi hakkında 5'er yıl 7'şer aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaflete düştüm şişeden bir yudum aldım! İstanbul Havalimanı'nda gümrük skandalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğüne 27 Kasım 2025&#39;te &quot;Gümrükte görevli olan Adnan Can Sayılgan, Agit Sola, Selahattin Dinler ve Adem Kürkçü isimli kişilerin birbirleriyle organize bir şekilde hareket ederek, depodan elektronik sigara gibi ürünleri çıkarıp Tahtakale ve Eminönü&#39;nde sattıkları&quot; yönünde bir ihbarda bulunulduğu kaydedildi.</p><p>İddianamede, emniyet güçlerince yapılan çalışmada güvenlik kameralarının incelendiği ve tanıkların dinlenildiği aktarılarak, şüpheliler Adnan Can Sayılgan, Agit Sola ve Selahattin Dinler&#39;in çalıştığı İstanbul Havalimanı Tasfiye İşletme Müdürlüğündeki yolcu beraberi eşya ambarı ile giden yolcu eşya deposunda yürütülen tasfiye ve tasnif işlemleri sırasında görev ve yetkileri dışına çıkarak usulsüz eylemlerde bulundukları anlatıldı.</p><p>İddianamede, yer verilen güvenlik kamerası görüntülerine göre, depo alanlarına sırt çantalarıyla giren Sola ve Sayılgan&#39;ın tasfiye kapsamındaki kutuların açılması ve sınıflandırılması sürecinde aktif şekilde yer aldığı belirtilerek, bu süreçte kutuların içinden parfüm şişesi, sigara paketi ve çeşitli eşyaları aldıkları ifade edildi.</p><p>Bu eşyaları kıyafetlerinin içine gizleyen Sola&#39;nın, kamera açılarının kör noktalarına koyduğu sırt çantasının olduğu kısma gittiği anlatılan iddianamede, Sayılgan&#39;ın ise ağırlıklı olarak sırt çantasının bulunduğu alanı, alınan eşyaların gizlenmesi amacıyla kullandığı, Sola&#39;nın gerçekleştirdiği eylemleri kolaylaştırdığı kaydedildi.</p><p>Şüphelilerin, buradan aldıkları eşyaları sırt çantasına koydukları değerlendirmesinde bulunulan iddianamede, şüpheli Dinler&#39;in ise depodayken tasfiye kapsamındaki kutulardan alkol şişesi olduğu değerlendirilen malzemeyi aldığı, bu şişeyi açarak etrafa zarar verecek şekilde patlatıp içtiği, yine beyaz kutu benzeri ne olduğu belli olmayan malzemeleri sırt çantasına koyduğu, diğer şüpheliler gibi kameraların görmediği alanları tercih ettiği vurgulandı.</p><p>İddianamede, şüpheliler Sayılgan, Sola ve Dinler&#39;in depo içerisindeki faaliyetleri tamamladıktan sonra sırt çantalarını alarak personel kapılarından herhangi bir güvenlik veya kontrole tabi olmadan liman dışına çıktıkları, bu şekilde tasfiye kapsamında bulunan eşyaları havalimanı dışına çıkardıkları belirtildi.</p><p><b>- ŞÜPHELİLER YAPTIKLARI EYLEMİ SUÇ OLARAK GÖRMEMİŞ</b></p><p>İddianamede, Sayılgan, Sola ve Adem Kürkçü&#39;nün çalıştıkları müdürlükteki tasfiye ve tasnif işlemlerinde değerli gördükleri veya beğendikleri parfüm şişesi, sigara paketi ve kutu şeklindeki ne olduğu tam anlaşılamayan çeşitli eşyaları almalarıyla ilgili kendi aralarında yaptıkları görüşmelere ilişkin tape kayıtlarına yer verilerek, Sayılgan ve Kürkçü&#39;nün eşya çıkartmada sorun görmediği ve bu suçu rutin haline getirdiklerinin anlaşıldığı vurgulandı.</p><p>Sayılgan, Dinler ve Kürkçü&#39;nün ikamet aramalarında &quot;Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu&quot; kapsamında değerlendirilebilecek suç unsurlarının ele geçirildiği anlatılan iddianamede, malzemelerin ünlü markalara ait olduğu, alkollü içecekler ve sigaralar yönünden de Türkiye&#39;de bulunması gereken bandrol ve hologramları içermeyip yurt dışı menşeli olduğu, malzemelerin sayısının kişisel kullanımın çok üzerine çıktığı aktarıldı.</p><p><b>- "GAFLETE DÜŞTÜM"</b></p><p>İddianamede, şüphelilerin savcılık ifadesine de yer verildi. Buna göre şüpheli Selahattin Dinler, haklarında yapılan ihbara ilişkin, &quot;Bazen insanlar birbirini sevmediği için beyanda bulunabiliyor ancak tam olarak neden hakkımızda ihbar geldiğini bilmiyorum.&quot; beyanında bulundu.</p><p>Soruşturma kapsamında ikametinde yapılan aramada ele geçirilen alkol ve sigaraların kendisine ait olduğunu belirten Dinler, bu ürünlerin bir kısmının yurt dışından gelen arkadaşlarının hediyesi, bir kısmını da ücret karşılığında aldığını ifade etti.</p><p>Ürünlerle ilgili sunabileceği fatura olmadığını anlatan Dinler, ürünleri çalıştığı depodan çıkarmadığını savundu.</p><p>Dinler, kamera görüntülerinde çalıştığı birime sırt çantasıyla girmesinin, vardiyalarının uzun olması nedeniyle kişisel bakım ürünleri ve kıyafetlerinin yanında olmasından kaynaklandığını anlatarak, şu beyanda bulundu:</p><p>&quot;Çalıştığımız birimde kör nokta yoktur. Kamera görüntülerinde yer alan ve benim bir alkol şişesini patlatıp tadına bakmamın nedeni, bazen kutuların içerisindeki şişelerde sızıntı olabiliyor. Bu sebeple bu şişeyi alıp kontrol ederken patlamıştır. Meraktan dolayı şişeden bir yudum aldım. 16 yıllık memuriyet hayatımda ilk defa böyle bir gaflete düştüm. Şuursuzca yapılan bir harekettir. Ben kesinlikle tasfiye alanındaki depodan dışarıya herhangi bir ürün çıkarıp başkasına satmadım ve vermedim. Dosyadaki tape görüşmelerinde adımın geçmesiyle ilgili hiçbir şey hatırlayamadım. Kamu zararı varsa karşılamak isterim. Suçlamayı kabul etmiyorum.&quot;</p><p>İddianamede, şüpheliler Adem Kürkçü, Adnan Can Sayılgan, Agit Sola ve Selahattin Dinler&#39;in Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu&#39;nun kaçakçılık suçlarını düzenleyen üçüncü maddesi kapsamında &quot;zincirleme şekilde, eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satışa arz etmek, satmak, taşımak ve saklamak&quot; suçundan 1 yıl 10&#39;ar aydan 5 yıl 7&#39;şer aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/gaflete-dustum-siseden-bi-958_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279194</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/aziz-yildirim-aykut-kocaman-ile-yeni-bir-sayfa-aciyoruz-279194</link>
      <pubDate>2026-06-11T12:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aziz Yıldırım: Aykut Kocaman ile yeni bir sayfa açıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'de başkan Aziz Yıldırım, teknik direktörlük görevine Aykut Kocaman'ı getiriyor. Sarı-lacivertli kulüp, Kocaman'ın 3. kez takımın başına geçeceğini duyurmaya hazırlanıyor. Taraftarlar transfer gelişmelerini de yakından takip ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aziz Yıldırım: Aykut Kocaman ile yeni bir sayfa açıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de uzun süredir merakla beklenen teknik direktör konusu netlik kazandı. Başkan <b>Aziz Yıldırım</b>, <b>Aykut Kocaman</b> ile anlaşmaya vardı. Sarı-lacivertli kulüp, Kocaman'ın üçüncü kez takımın başına geçeceğini resmi olarak yarın açıklayacak. Bu karar, hem camiada hem de taraftarlar arasında büyük heyecan yarattı. Aziz Yıldırım, başkanlık seçiminde verdiği sözü tutarak, teknik direktörlük koltuğunu Kocaman'a emanet etti.</p><p><strong>Aziz Yıldırım transferde hız kesmiyor</strong></p><p>Teknik direktör belirsizliğini ortadan kaldıran Fenerbahçe'de transfer çalışmaları da hız kazandı. Başkan Aziz Yıldırım, Borussia Dortmund'un yıldız golcüsü Serhou Guirassy'nin transferi için Alman kulübüyle anlaşmaya vardı. Bonservis ve ödeme planında tüm pürüzler giderildi. Ayrıca, eski Fenerbahçeli Vedat Muriqi için de önemli bir adım atıldı. Kosovalı forvetin transferi için 15 milyon euro bonservis ödenecek. Muriqi'nin yıllık maaşı ise 7 milyon euro olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/aykutkocaman12-110620269444b48c.jpg"/><p><strong>Aykut Kocaman üçüncü kez Fenerbahçe'nin başında</strong></p><p>Aykut Kocaman, Fenerbahçe'de üçüncü dönemine başlamaya hazırlanıyor. 61 yaşındaki deneyimli teknik adam, daha önce iki kez sarı-lacivertli ekibin başında görev almıştı. Son olarak Başakşehir'i çalıştıran Kocaman, Fenerbahçe'de yeniden şampiyonluk hedefiyle yola çıkacak. Taraftarlar, Kocaman'ın gelişiyle birlikte yeni sezonda hem teknik direktör hem de transferlerde atılan adımları yakından takip ediyor. Kulüp yönetimi, resmi açıklamayı yarın yapacak.</p><p>Fenerbahçe'de <b>Aziz Yıldırım</b> ve <b>Aykut Kocaman</b> iş birliğiyle yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Hem teknik direktör tercihi hem de transfer hamleleri, sarı-lacivertli camiada umutları artırdı. Taraftarlar, yeni sezon öncesi gelişmeleri heyecanla izlemeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/aziz-yildirim-aykut-kocam-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279192</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/kizilcik-serbetinin-elifi-zeynep-parla-hakkinda-soke-eden-gercek-bu-detayi-kimse-bilmiyor-279192</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kızılcık Şerbeti'nin Elif'i Zeynep Parla hakkında şoke eden gerçek! Bu detayı kimse bilmiyor...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Kızılcık Şerbeti dizisinde Elif karakterini canlandıran Zeynep Parla, kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Kızılcık Şerbeti'yla tanınan Zeynep Parla'nın yıllar önce rol aldığı diziyi duyanlar aynı soruyu sordu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kızılcık Şerbeti'nin Elif'i Zeynep Parla hakkında şoke eden gerçek! Bu detayı kimse bilmiyor...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ceren Karakoç, Barış Kılıç ve Evrim Alasya gibi isimlerin  başrollerinde yer aldığı Kızılcık Şerbeti dizisine dördüncü sezonda Özge Borak,  Zeynep Parla ve Yalçın Hafızoğlu kadroya dahil oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/zeynep3-11062026d423e1de.jpg"/><p>Zeynep Parla, Kızılcık Şerbeti dizisinde Elif karakterini  canlandırmaya başladı. Elif karakteri ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi  başaran Zeynep Parla, son dönemin en çok konuşulan isimlerinden bir olmayı  başardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/zeynep1-110620264d71726a.jpg"/><p>Parla, hakkında dikkat çeken detaylar da ortaya çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/zeynep2-110620261a22f1cd.jpg"/><p>Zeynep Parla, 1997 yılında dünyaya geldi. Pera Güzel Sanatlar  Lisesi tiyatro bölümünden mezun olan Parla, birçok reklam filminde de boy  gösterdi. 2015 yılında yayınlanan Kırgın Çiçekler dizisinde rol alan Zeynep  Parla'nın Yargı dizisinde Merve karakterini canlandırdığını duyanlar şaştı  kaldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/zeynep4-1106202675d970b7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/kizilcik-serbetinin-elifi-196_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279191</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/unluler-sorusturmasinda-yeni-gelisme-chp-ankara-milletvekili-adnan-bekerin-oglu-gozaltinda-279191</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ünlüler soruşturmasında yeni gelişme! CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in oğlu gözaltında]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in oğlu Oğuzhan Beker hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ünlüler soruşturmasında yeni gelişme! CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in oğlu gözaltında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in oğlu Oğuzhan Beker hakkında gözaltı kararı verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/unluler-sorusturmasinda-y-704_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279190</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalbi-koruyan-besinler-aciklandi-listeye-surpriz-isimler-girdi-279190</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalbi koruyan besinler açıklandı! Listeye sürpriz isimler girdi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika ve İngiltere'de yapılan yeni araştırmalar, flavanol oranı yüksek meyve ve sebzelerin kalp sağlığını korumada kritik rol oynadığını ortaya koydu. Uzmanlar, elma, böğürtlen ve yeşil çay gibi flavanol zengini gıdaların günlük diyette düzenli olarak yer almasının kalp damar hastalığı riskini önemli ölçüde azalttığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalbi koruyan besinler açıklandı! Listeye sürpriz isimler girdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'ta yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, flavanol oranı yüksek meyve ve sebzelerin kalp sağlığını korumada düşündüğümüzden çok daha etkili olduğunu ortaya çıkardı. Food and Function dergisinde yayımlanan çalışmada, 30 bin kişinin beslenme alışkanlıkları biyomarker ölçümleriyle incelendi. Bulgular, çoğu insanın kalp damar sağlığını korumak için gerekli flavanol miktarını günlük diyetle alamadığını gösterdi. Uzmanlar, elma, böğürtlen ve yeşil çay gibi flavanol açısından zengin gıdaların düzenli tüketilmesinin kalp damar hastalığı riskini yüzde 27'ye kadar azaltabileceğini belirtiyor.</p><h3>Dr. Ottaviani: 'Flavanol seçimi kalp sağlığında belirleyici'</h3><p>Çalışmanın baş yazarı Dr. Javier Ottaviani, bol miktarda meyve ve sebze tüketmenin sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olduğunu, ancak kalp sağlığında asıl farkı meyve ve sebze seçimlerinin yarattığını vurguladı. Dr. Ottaviani, "Çoğu kişi, çeşitli meyve ve sebze tüketiminin yeterli flavanol sağladığını düşünüyor. Ancak araştırmamız, hangi türleri ne sıklıkla tükettiğinizin toplam miktardan daha önemli olduğunu gösteriyor" dedi. Özellikle böğürtlen, elma ve yeşil çay gibi flavanol oranı yüksek seçeneklerin sofralarda daha fazla yer bulması gerektiğini belirten Ottaviani, "Bir avuç böğürtlen veya bir fincan yeşil çay, vücudun flavanol emilimini ciddi şekilde artırabilir" sözleriyle seçimlerin önemine dikkat çekti. Bu yaklaşım, kalp damar hastalığı riskini azaltmak isteyenler için yeni bir yol haritası sunuyor.</p><h3>Günlük 500 mg flavanol alımı riski yüzde 27 azaltıyor</h3><p>Polifenoller üzerine bugüne kadar yapılan en büyük randomize kontrollü çalışmanın verilerinden yararlanan araştırmacılar, günde 500 mg flavanol tüketiminin kalp damar hastalığından ölüm riskini yüzde 27 oranında düşürdüğünü tespit etti. Bu önemli bulgu, mevcut beslenme kılavuzlarında önerilen meyve ve sebze miktarlarının çoğu zaman bu seviyeye ulaşmak için yeterli olmadığını gösteriyor. Amerikan Diyet Rehberi günde 2-3 porsiyon, İngiltere Ulusal Sağlık Servisi ise 5 porsiyon meyve-sebze tüketimini öneriyor. Ancak araştırmaya göre, bu miktarlar bile çoğu kişinin flavanol ihtiyacını karşılamıyor. Flavanol alımında eksiklik, kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Özellikle kalp sağlığı endişesi taşıyan bireylerin, flavanol oranı yüksek gıdalara yönelmesi tavsiye ediliyor.</p><h3>Elma, böğürtlen ve yeşil çay flavanolda öne çıkıyor</h3><p>Flavanol içeriği bakımından öne çıkan gıdalar arasında erik, böğürtlen, kızılcık, elma, yeşil çay, bakla, kiraz, çilek ve yaban mersini yer alıyor. Örneğin, 500 gram erik yaklaşık 450 mg flavanol içerirken, 200 gram böğürtlen 250 mg, bir fincan (250 ml) yeşil çay ise 200 mg flavanol sağlıyor. 200 gram kabuklu elma ise yaklaşık 110 mg flavanol ile dikkat çekiyor. Bu gıdaların düzenli tüketimi, toplam flavanol alımını artırarak kalp damar hastalıklarına karşı koruma sağlıyor. Uzmanlar, herkesin her flavanol zengini gıdayı diyetine dahil etmesinin gerekmediğini; bir ya da iki favori gıdanın düzenli olarak tüketilmesinin sürdürülebilir ve etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor. Örneğin, kahvaltıda böğürtlen veya gün içinde bir fincan yeşil çay, flavanol alımını artırmanın pratik yolları arasında gösteriliyor.</p><h3>Diyetisyen Routhenstein: 'Flavanol odaklı basit değişiklikler yeterli'</h3><p>Önleyici kardiyoloji diyetisyeni Michelle Routhenstein, flavanol odaklı beslenmenin kalp sağlığı üzerindeki etkisini değerlendirirken, "Amaç, tek bir besin maddesine takılıp kalmak değil, dengeli ve çeşitli bir diyet oluşturmak" diye konuştu. Routhenstein, böğürtlen, elma ve yeşil çay gibi gıdaların diyetin sürekli bir parçası haline getirilmesinin uzun vadede kalp damar sağlığını desteklediğini ifade etti. Ayrıca, "Kahvaltıya böğürtlen eklemek veya şekerli içecek yerine çay tercih etmek, hem flavanol alımını artırır hem de diyet kalitesini yükseltir" dedi. Routhenstein, pek çok kişinin hâlâ temel meyve ve sebze tüketim hedeflerini karşılamadığını, bu nedenle önceliğin genel olarak meyve-sebze tüketimini artırmak olması gerektiğini vurguladı. Flavanol oranı yüksek gıdalarla yapılan küçük değişikliklerin, kalp sağlığını korumada etkili bir adım olduğunun altını çizdi.</p><h3>Mevcut kılavuzlar sorgulanıyor: Flavanol alımı yetersiz</h3><p>Çalışmanın sonuçları, mevcut meyve ve sebze tüketim kılavuzlarının flavanol alımı açısından yeterli olup olmadığını yeniden gündeme getirdi. Araştırmada, Amerikan Diyet Rehberi ve İngiltere NHS gibi kurumların önerilerini yerine getirenlerin dahi çoğunlukla günlük 500 mg flavanol hedefini tutturamadığı belirlendi. Bu durum, beslenme kılavuzlarının içerik ve miktar açısından gözden geçirilmesi gerektiği yönünde tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlar, flavanol oranı yüksek meyve ve sebzelerin diyette daha fazla yer bulmasının, kalp damar hastalıklarıyla mücadelede yeni bir strateji olabileceğini savunuyor. Ayrıca, flavanol alımının artırılması için toplumun bilinçlendirilmesi ve pratik önerilerin sunulması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Sonuç olarak, flavanol zengini meyve ve sebzelerin günlük beslenme alışkanlıklarında öncelik kazanması, kalp sağlığını korumada önemli bir avantaj sağlıyor. Elma, böğürtlen, yeşil çay ve benzeri gıdaların düzenli tüketimi, kalp damar hastalığı riskini azaltırken, genel diyet kalitesini de yükseltiyor. Uzmanlar, tek bir süper gıdaya odaklanmak yerine, dengeli ve çeşitli bir beslenme modeli oluşturmanın uzun vadeli sağlık için en etkili yaklaşım olduğunu belirtiyor. Bu bulgular, sağlıklı yaşam için bilinçli gıda tercihinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/kalbi-koruyan-besinler-ac-341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279189</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozgur-ozel-ve-ekibinden-istifa-karari-chpde-myk-dustu-279189</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özgür Özel ve ekibinden istifa kararı! CHP'de MYK düştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi'nin 57 üyesinden 28'i istifa etti. Böylece Parti Tüzüğü'nün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. CHP PM Üyesi Berhan Şimşek, 'Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özgür Özel ve ekibinden istifa kararı! CHP'de MYK düştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi'nin 57 üyesinden 28'i istifa etti. Böylece Parti Tüzüğü'nün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu.</p><p>İstifaların ardından açıklamada bulunan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, "PM yine de toplanacak." dedi.</p><p><b>CHP'Lİ PALA PARTİSİNİN TÜZÜĞÜNE UYGUN DAVRANILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ</b></p><p>CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, partisinin zayıflatılması, bölünmesi ve seçmenin karşısında güçsüz duruma düşürülmesine yönelik yaklaşımların başında istinafın kurultay kararının geldiğini savundu.</p><p>Mutlak butlanla başlayan sürecin CHP'nin bir iç meselesi olmadığını ileri süren Pala, "Geldiğimiz noktada daha önce adalet yürüyüşü yapan, hak, hukuk, adalet söylemini dile getiren Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu iddialarda samimi olmadığını çok net görüyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu'nun salı günü yaptığı açıklamada 'yeni Osmanlıcılık' vurgusu kabul edilebilir değil. Bu yalnızca hukuksuzluk ve bugüne kadar CHP'nin savunduğu değerler üzerinden değil, tüzükte yazan değerler üzerinden de değerlendirilmeli." diye konuştu.</p><p>CHP'li Pala, bu sürecin, partisinin 25-26 Temmuz'da kurultayını yapacak şekilde sonuçlandırılması gerektiğini belirterek, kurultayda üye ve delegelerin iradesinin tekrar ortaya konulması için çaba sarf ettikleri sırada dün 9 milletvekilinin tedbirli ihraç talebinin karşılarına çıktığını ifade etti.</p><p>Parti tüzüğüne göre milletvekillerinin MYK kararıyla ihraç edilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Pala, "Atanmış yönetim bir an önce CHP'nin tüzüğüne uygun davranmalı ve partiyi bir an önce kurultaya götürerek seçmenin iradesinin önümüzdeki seçimde ortaya çıkmasının önüne geçecek her türlü uygulamadan uzak durmalı. Böyle bir yola sapmazlarsa tarih önünde hesap vermek zorunda kalacaklar. Biz, CHP'nin tüzüğündeki ilke ve değerlere saygı duyan, onu koruyan insanlar, sonuna kadar bedeli ne olursa olsun bu mücadeleyi sürdüreceğiz." dedi.</p><p><b>CHP'Lİ ŞİMŞEK: PARTİ MECLİSİ'NDE 5 KİŞİ DE KALSA HAYAT DEVAM EDER</b></p><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan CHP PM Üyesi Berhan Şimşek, Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa sürecin devam edeceğini belirtti. Mutlak butlan davasının Yargıtay'da devam ettiğini dile getiren Şimşek, "Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. PM'de 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar. Diğer taraftan MYK'nın almış olduğu kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. Meclis İç Tüzüğü Grup 74'de diyor ki 'Parti üyeleri herhangi bir parti dışında iş ve eylemlerde bulunduğunda Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilir" diye konuştu.</p><p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, istinafın CHP kurultayına yönelik "mutlak butlan" kararı nedeniyle 2020 yılında gerçekleştirilen kurultayın ardından seçilen PM'nin göreve geldiğini belirtti.</p><p>Dün yapılan CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından 9 milletvekilinin tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edildiğini hatırlatan Emre, 2020 ve sonraki yıllardaki kurultaylarda değiştirilen tüzüklere göre MYK'nin böyle bir yetkisi bulunmadığını, milletvekillerinin YDK'ye sevki için tek yetkili organın PM olduğunu söyledi.</p><p>Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Ben dün açıklamamı bitirirken şunu söylemiştim sizlere, 'Bakın biz istersek zaten istifalarla PM'yi düşürürüz.' Bunun için yeterli sayı 17. Niye? 60 PM üyesi 2020'de seçildi. 15 kişi de yedek üye var, 77. Aradan 6 yıl geçti. O 6 yıl boyunca gerek istifalar, gerek başka görevlendirmeler, grupta alınan görevler, belediye başkanlığı görevleri nedenleriyle yedeklerle geldikten sonra 75 sayısı 57'lere kadar düştü. Tüzüğümüzün 24. maddesinin 3. fıkrası der ki 'Parti Meclisi yedekler geldikten sonra 3'te 2'nin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır.' Yani 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık. Bizimle hemfikir olmasına rağmen 10'a yakın arkadaşımız da gidip orada, yapılanın yanlış olduğunu, partimizin mahvına sebep bulunacağını, bir an evvel olağanüstü kurultay kararı alma dışında bir seçenek olmayacağını ifade etmek üzere PM toplantısına gidiyorlar."</p><p>CHP'li Emre, parti tüzüğüne göre PM'deki istifaların ardından yedek üyelerin göreve gelmesiyle üye sayısının, üye tam sayısının 3'te 2'sinin altına düştüğünde PM için seçim yapılmak üzere genel başkanın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması gerektiğini belirtti.</p><p>"Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar." diyen Emre, "Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü. Çok açık. O nedenle buradan bir kez daha sesleniyoruz, bu yanlıştan dönün." diye konuştu.</p><p>Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Emre, istinafın kurultay kararı sonrası CHP'nin son geçerli kurultayının 25-26 Temmuz 2020 tarihin yapılan kurultay olduğunu ve 25 Temmuz'a kadar kurultay yapılmaması durumunda CHP'nin seçimlere katılamama ve mallarının Hazine'ye irat kaydedilmesi tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu savundu.</p><p>"CHP Genel Merkezinden TBMM Başkanlığına bir yazı gönderilerek Grup Başkanı ve Grup başkanvekillerinin odalarının boşaltılmasının istendiği" iddiasına ilişkin soruya Emre, "Meclis Başkanlığı şu ana kadar bizim, parti içerisinde ve mevzuata göre yaptığımız seçimlere saygı gösterdi. Grup Başkanı ve Grup başkanvekillerinin resmi olarak, usulüne uygun seçildiğini ve böyle sisteme işlendiğini ifade etti. Onun da bundan döneceğini düşünmek istemiyorum." yanıtını verdi.</p><p><b>- "SEÇİLMİŞ GENEL BAŞKANIMIZ ÖZGÜR ÖZEL NE KARAR ALIRSA UYARIZ"</b></p><p>CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, parti tüzüğüne aykırı hiçbir karar alınamayacağını savundu.</p><p>Parti tüzüğünün "CHP'nin anayasası" olduğunu ifade eden Bülbül, "Sen tüzüğün olağanüstü kurultay maddesini uygulamayacaksın, çıkacaksın sonra arınmadan bahsedeceksin. Arınma hukuk içinde olur. Yol arkadaşlarını cezaevinde tutsak halinde bırakmak değildir. Arınma onlarla beraber direnmektir." sözlerini sarf etti.</p><p>"Bazı CHP milletvekillerinin yeni kurulacak bir partiye geçeceğine" ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Bülbül, "Biz CHP'liyiz. Bizlerin Kuvayımilliye'ye dayanan, CHP fırkasından gelen kökenlerimiz var. 2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü'nün dediği gibi 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye yerini alır.' Biz seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel ve genel merkezimiz ne karar alırsa uyarız." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/ozgur-ozel-ve-ekibinden-i-324_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279188</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasarayin-kiralik-yildizi-noa-lang-napoliye-geri-dondu-279188</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray'ın kiralık yıldızı Noa Lang, Napoli'ye geri döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın geçen sezonun devre arasında Napoli'den kiraladığı Noa Lang, sözleşmesinin bitmesiyle birlikte İtalyan ekibine geri döndü. Çizme basınında yer alan habere göre Hollandalı yıldız, yeni sezonda Napoli forması giymeye devam edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray'ın kiralık yıldızı Noa Lang, Napoli'ye geri döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'daki kiralık sözleşmesinin ardından Napoli'ye geri dönen Noa Lang ile ilgili dikkat çeken bir haber gündeme geldi.</p><p>Galatasaray'ın satın alma opsiyonunu kullanmadığı Hollandalı futbolcu, geride kalan sezonun sona ermesiyle birlikte Napoli'ye geri döndü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/stardetay-110620261cf80aa3.jpg"/><p><b>KAMPA KATILACAK</b></p><p>Noa Lang, Napoli'de sezon öncesi kampına katılacak.</p><p>Corriere dello Sport'ta yer alan habere göre, Lang, yeni sezonda Napoli'de rotasyonun önemli parçalarından biri olacak.</p><p>26 yaşındaki futbolcunun, İtalyan ekibinin yeni teknik direktörü Massimialiano Allegri'ye kendini kanıtlamak istediği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/2e4f43a0c3aa4f4ab8cd-1106202656ba31d7.jpg"/><p><b>GALATASARAY'DA NE YAPTI?</b></p><p>Galatasaray'da geride kalan sezonda 19 maçta süre bulan Noa Lang, 2 gol attı ve 3 asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/galatasarayin-kiralik-yil-301_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279187</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cinin-otomobil-ihracatinda-rekor-artis-elektrikli-araclara-talep-zirvede-279187</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin'in otomobil ihracatında rekor artış! Elektrikli araçlara talep zirvede]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin, Mayıs ayında otomobil ihracatında tarihi bir artış kaydederek 809 bin araca ulaştı. Özellikle elektrikli araçlara olan küresel ilgi, yüksek petrol fiyatlarının etkisiyle dikkat çekici biçimde yükseldi. Çinli üreticiler, iç pazardaki yavaşlamaya rağmen yurtdışında rekor satışlar elde etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin'in otomobil ihracatında rekor artış! Elektrikli araçlara talep zirvede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in otomobil ihracatı, Mayıs ayında ulaştığı 809 bin araçla rekor kırdı. Bu artışta, elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlara olan ilginin benzin ve dizel fiyatlarındaki yükselişe paralel şekilde hız kazanması etkili oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 73 artış gösteren ihracat rakamı, Çinli üreticilerin küresel pazardaki etkisini güçlendirdi. Özellikle yeni enerji araçlarının payı, toplam ihracatın yarısından fazlasına ulaşarak sektörün dönüşümünü gözler önüne serdi.</p><h3>BYD ve Çinli üreticilerden yurtdışında agresif büyüme hamlesi</h3><p>Çinli otomobil üreticileri, iç pazardaki daralma ve devlet teşviklerinde yaşanan azalma nedeniyle rotalarını yurtdışı pazarlara çevirdi. BYD başta olmak üzere birçok şirket, Latin Amerika, Asya ve Avrupa'da güçlü bir varlık göstermeye başladı. Mayıs ayında BYD'nin yurtdışında sattığı araç sayısı 160 bini aştı ve bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 80'lik bir artışı temsil etti. Şirket, bu yıl yurtdışında toplam 1,5 milyon araç satmayı hedefliyor ve bu hedef, geçen yılki satışlara göre yüzde 40'tan fazla bir büyümeye işaret ediyor. Çinli üreticiler, küresel rekabette öne çıkarken, yurtdışındaki satışlar sayesinde kârlılıklarını da artırmayı amaçlıyor. Geçen yıl iç pazardaki sert fiyat savaşları nedeniyle kâr marjları baskı altında kalan firmalar, şimdi gözlerini uluslararası pazarlara dikti.</p><h3>Elektrikli araç ihracatı ikiye katlandı: Küresel pazarın yeni lideri Çin</h3><p>Çin'in yeni enerji araçları ihracatı, Mayıs ayında 435 bin araca ulaşarak bir yıl öncesine kıyasla iki katından fazla arttı. Bu rakam, toplam ihracatın yarısından fazlasını oluşturuyor ve elektrikli araçların Çin otomotiv sektöründeki ağırlığını ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre, geçen yıl satılan her dört yeni otomobilden biri elektrikliydi ve bu oranın önümüzdeki dönemde daha da yükselmesi bekleniyor. 2026 yılında ise küresel elektrikli araç satışlarının 23 milyona ulaşabileceği ve toplam satışların yüzde 30'unu oluşturabileceği öngörülüyor. Çin, bu alanda dünyanın en büyük üreticisi konumunda ve küresel elektrikli araç tedarikinin büyük bir kısmını sağlıyor. UBS Bankası'nın tahminlerine göre, Çin'in yıllık otomobil ihracatı 2026'da yüzde 40 artabilirken, elektrikli araç ihracatında ise yüzde 80'e varan bir büyüme yaşanabilir.</p><h3>İç pazarda daralma, ihracatta yükseliş: Çin otomotiv sektöründe yeni dengeler</h3><p>Çin Otomobil Üreticileri Birliği'nin (CAAM) açıkladığı verilere göre, Mayıs ayında yurtiçi yolcu otomobili satışları yüzde 23,4 azalarak 1,44 milyon araca geriledi. Bu, art arda yedinci ayda yaşanan yıllık düşüş anlamına geliyor. Özellikle içten yanmalı motorlu araçların satışı, elektrikli araçların hızla artan payı nedeniyle geçen yıla göre neredeyse yüzde 42 düştü. S&amp;P Global Ratings'in otomobil analisti Claire Yuan, Çin'in otomobil ihracatında önümüzdeki yıllarda da güçlü bir ivme bekliyor ve 2026'ya kadar yıllık yüzde 30 ile 50 arasında büyüme öngörüyor. Aynı zamanda, otomobil üreticilerinin yeni modellerini piyasaya sürmesiyle birlikte, yılın ikinci yarısında iç satışlarda da toparlanma yaşanabileceği tahmin ediliyor. Ancak şu an için Çinli üreticiler, ihracata odaklanarak küresel otomotiv pazarındaki paylarını hızla artırıyor.</p><p>Sonuç olarak, Çin'in otomobil ihracatındaki hızlı yükseliş, elektrikli araçların küresel pazardaki ağırlığını artırıyor. Yüksek petrol fiyatları ve yenilenen tüketici tercihleri, bu dönüşümde belirleyici rol oynuyor. Çinli üreticiler, hem ihracat hem de yeni enerji araçlarındaki başarılarıyla otomotiv sektöründe yeni bir dönemi başlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/cinin-otomobil-ihracatind-827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279186</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/noaadan-solar-1-ile-uzay-hava-durumu-takibinde-tarihi-adim-279186</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NOAA'dan SOLAR-1 ile uzay hava durumu takibinde tarihi adım]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NOAA(Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi), SOLAR-1 uydusunu Lagrange 1 noktasında devreye alarak ABD'nin uzay hava durumu erken uyarı kapasitesini önemli ölçüde artırdı. SOLAR-1, güneş kaynaklı tehlikeleri izleyerek elektrik şebekesinden insanlı uzay uçuşlarına kadar kritik altyapının korunmasında yeni bir dönem başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NOAA'dan SOLAR-1 ile uzay hava durumu takibinde tarihi adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), uzay hava durumu izleme alanında önemli bir eşiği geçti. SOLAR-1 adı verilen yeni gözlemevi, Lagrange 1 (L1) noktasında görevine başlayarak, ABD'nin uzaydan gelen tehlikelere karşı hazırlık seviyesini yükseltti. 24 Eylül 2025'te Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılan SOLAR-1, yaklaşık bir milyon mil yol kat ederek L1 noktasına ulaştı. Bu konumdan, güneş rüzgarı ve koronal kütle atımlarını sürekli gözlemleyerek, uzay hava durumu olaylarını anlık olarak takip ediyor. Fırlatmanın ardından sekiz ay süren kapsamlı test ve devreye alma sürecinin ardından, SOLAR-1 resmen operasyonel hale geldi ve NOAA'nın kritik altyapıyı koruma misyonunda kilit rol üstlenmeye başladı.</p><h3>NOAA: SOLAR-1 ile uzay hava durumu erken uyarı sistemi güçlendi</h3><p>SOLAR-1'in devreye girmesiyle birlikte, ABD'nin uzay hava durumu erken uyarı sistemi yeni bir seviyeye taşındı. NOAA Uydu ve Bilgi Servisi (NESDIS) geçici yardımcı yöneticisi Irene Parker, SOLAR-1'in 7 gün 24 saat yüksek kaliteli veri sağlayacağını belirtti. Parker, "SOLAR-1, güneş fırtınalarına hazırlıklı olmamız için gerekli gözlemleri sürdürüyor. Bu sayede, hem yer tabanlı hem de uzay tabanlı altyapımızı ve insanlı uzay görevlerini daha iyi koruyabileceğiz" açıklamasını yaptı. Özellikle elektrik şebekesi, uydu iletişimi, havacılık, GPS ve ulusal güvenlik operasyonları gibi sistemlerin uzay hava durumu olaylarından etkilenme riskine dikkat çeken yetkililer, SOLAR-1'in sunduğu gerçek zamanlı verilerin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Uydunun sağladığı hızlı ve kesintisiz veri akışı, güneş kaynaklı tehlikelerin önceden tespit edilmesine ve ilgili kurumların önlem almasına imkan tanıyor.</p><h3>SOLAR-1'in teknolojik yenilikleri: Erken uyarı ve karar desteğinde çığır açtı</h3><p>SOLAR-1, önceki nesil gözlemevlerine kıyasla çok daha hızlı veri iletimi sağlıyor. Uydunun koronalografı, güneşten yayılan koronal kütle atımlarının (CME) görüntülerini uzayda yakalandıktan sadece 30 dakika sonra NOAA'nın Uzay Hava Durumu Tahmin Merkezi'ne (SWPC) ulaştırıyor. Oysa ESA ve NASA'nın Güneş ve Heliosfer Gözlemevi gibi araştırma amaçlı araçlarda bu süre sekiz saate kadar uzayabiliyor. Ayrıca, SOLAR-1'in Güneş Rüzgarı Plazma Sensörü, Süper Termal İyon Sensörü ve Magnetometre gibi ekipmanlarından elde edilen veriler sadece beş dakika içinde kullanılabilir hale geliyor. Bu teknolojik avantajlar, özellikle elektrik şebekesi operatörlerinin, uydu ve havacılık sektörünün, ulusal güvenlik birimlerinin ve insanlı uzay uçuşu ekiplerinin riskleri daha hızlı analiz etmesini sağlıyor. NOAA'nın SWPC direktörü Clinton Wallace, "SOLAR-1, hayatları, altyapıyı, ekonomiyi ve ulusal güvenliği koruyan pratik kararlara dönüşen gözlemler sunuyor" ifadelerini kullandı.</p><h3>L1 noktasında süreklilik: SOLAR-1 ve gelecek misyonlar</h3><p>SOLAR-1, L1 noktasındaki konumuyla Dünya ile Güneş arasındaki uzay hava durumu izlemesinde süreklilik sağlıyor. Bu sayede, kritik altyapıya yönelik tehditlerin önüne geçilmesi hedefleniyor. Uzay tabanlı sistemlere olan bağımlılık her geçen yıl artarken, NASA'nın Artemis gibi insanlı uzay keşif misyonları da uzay hava durumu uyarılarına olan ihtiyacı artırıyor. NOAA, operasyonel uzay hava durumu gözlemlerine yapılan yatırımların ulusal hazırlık, astronot güvenliği ve uzay varlıklarının korunması açısından vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. SOLAR-1'in verileri, SWPC'nin internet sitesinde kamuya gerçek zamanlı olarak sunuluyor ve NESDIS Uzay Hava Durumu Portalı'nda arşivleniyor. Gelecekte L1 noktasında planlanan yeni uydu misyonları da, operasyonel gözlem riskini azaltmayı ve veri akışını güçlendirmeyi amaçlıyor. Tüm bu gelişmeler, ABD'nin uzaydan kaynaklanan tehditlere karşı daha güçlü ve hazırlıklı olmasını sağlıyor.</p><p>SOLAR-1'in devreye alınmasıyla, ABD'nin uzay hava durumu izleme kapasitesi önemli ölçüde arttı. Bu gelişme, yalnızca ulusal altyapının korunmasında değil, aynı zamanda insanlı uzay görevlerinin güvenliğinde de yeni bir sayfa açtı. Uzaydan gelen tehlikelere karşı erken uyarı ve hızlı müdahale imkanı sunan SOLAR-1, hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/noaadan-solar-1-ile-uzay--820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279185</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turk-kizilayin-kurulus-yil-donumunu-kutladi-279185</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay'ın kuruluş yıl dönümünü kutladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay'ın kuruluş yıl dönümünü kutladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılay'ın 158. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.</p><p>Mesajında Türk Kızılay'ın zorlu görevlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesi Türk Kızılay'ı desteklemeye davet ederek, "Aziz milletimizin yardımseverlik, merhamet, şefkat ve dayanışma hasletlerinin sembolü olan Türk Kızılay, özverili ve etkili bir şekilde yürüttüğü sınır tanımayan hizmetleriyle bu alanda dünyanın saygın kuruluşlarından biridir. Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır. Bundan sonra da ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inandığım Türk Kızılay'ın barışa, huzura, kardeşlik ve dostluğa hizmet eden gücünü milletimizin yardım ve desteklerinden aldığını bir kez daha hatırlatıyor; kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tüm gönüllülerini en kalbi duygularımla selamlıyor, aziz milletimizi bu güzide kuruluşumuzu desteklemeye çağırıyorum" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/cumhurbaskani-erdogan-tur-383_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279184</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-dev-akrep-icin-yeni-siniflandirma-cagrisi-279184</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından dev akrep için yeni sınıflandırma çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde, yaklaşık 415 milyon yıl önce yaşamış ve beyzbol sopası boyutuna ulaşabilen dev bir akrep fosili yeniden incelendi. Bilim insanlarının Praearcturus gigas adını verdiği bu tür, hem boyutuyla hem de yapısal özellikleriyle paleontoloji dünyasında büyük bir tartışma başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından dev akrep için yeni sınıflandırma çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde bir asırdan uzun süredir korunan fosillerin yeniden incelenmesiyle, bilim insanları yaklaşık 415 milyon yıl önce yaşamış dev bir akrebin sır perdesini araladı. Praearcturus gigas adı verilen bu canlı, Büyük Britanya topraklarında, Devoniyen Dönemi'nin erken evrelerinde varlığını sürdürdü. Boyu bir metreyi aşan ve bir beyzbol sopasıyla kıyaslanabilecek büyüklüğe sahip olan bu akrep, dönemin yosunlu kayalıklarında ve ağaç benzeri yapılar arasında dolaşıyordu. Araştırma ekibi, geçmişte kabuklu bir hayvan olarak sınıflandırılan bu organizmanın, aslında dev bir akrep olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, Londra Doğa Tarihi Müzesi'ndeki fosilleri yeni keşiflerle birleştirerek, Praearcturus gigas'ın detaylı bir portresini çizdi. Bu dev akrebin, modern akreplerle karşılaştırıldığında dört kat daha uzun pençelere ve benzersiz vücut yapılarına sahip olduğu anlaşıldı. Palaeontology dergisinde 2 Haziran tarihinde yayımlanan çalışma, hem paleontolojik hem de evrimsel biyoloji alanında önemli tartışmaları beraberinde getirdi.</p><h3>Praearcturus gigas'ın yeniden sınıflandırılması bilimsel gündemi değiştirdi</h3><p>Praearcturus gigas'ın yeniden incelenmesi, geçmişte yapılan sınıflandırmaların ne denli değişebileceğini gösterdi. 1870'lerde tanımlanan bu dev akrep, uzun süre izopodlar gibi kabuklu hayvanlar grubunda değerlendirilmişti. Ancak 1980'lerde yapılan yeni analizler ve teknolojik gelişmelerle birlikte, fosil örneklerinin detaylı CT taramalarının yapılması mümkün oldu. Araştırma ekibi, Kanada'da 2015 yılında keşfedilen Eramoscorpius brucensis adlı başka bir akrep türünün belirleyici özelliklerini Praearcturus gigas ile karşılaştırarak, iki tür arasında yakın akrabalık bulunduğunu ortaya koydu. Özellikle sternum adı verilen göğüs plakasında görülen uzun, üçgen şekil ve ortadaki oluk, bu iki akrebin akrabalığını kanıtlar nitelikteydi. Bilim insanları, dev akrebin yaklaşık 1 metre uzunluğunda olduğunu ve bu boyutun, günümüzdeki en büyük akrep türlerinden dört kat daha fazla olduğunu belirtti. Flinders Üniversitesi'nden paleobiyolog Russell Bicknell, "Karanlık bir sokakta bu şeyle karşılaşmak istemezsiniz. Gerçekten bir canavar olurdu" ifadesiyle Praearcturus gigas'ın büyüklüğüne dikkat çekti. Bu bulgular, dev akrebin evrimsel süreçteki yerinin ve dönemin ekosistemindeki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi.</p><h3>Dev akrep fosili paleontoloji dünyasında tartışmaları alevlendirdi</h3><p>Paleontologlar, Praearcturus gigas'ın yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıkları konusunda farklı görüşler ortaya koydu. Araştırma ekibi, dev akrebin karasal ve sucul yaşam arasındaki sınırların henüz belirginleşmediği erken Devoniyen Dönemi'nde yaşadığını vurguladı. O dönemde, atmosferdeki oksijen miktarı bugüne kıyasla çok daha azdı ve bu durum, canlıların büyüklüğü ile yaşam alanları arasındaki ilişkiyi doğrudan etkiliyordu. Bilim insanları, dev akrebin boyutunun, yırtıcılardan korunmak veya sucul ortamlarda avlanmak için evrimleşmiş olabileceğini düşünüyor. Özellikle 16 santimetreye ulaşan dev pençeler, Praearcturus gigas'ın avlanma yeteneklerinin modern akreplerden çok daha gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu dev akrebin karada yaşayan küçük canlılarla beslenmesinin zor olduğunu, bu nedenle suda yaşayan ilkel balıklarla beslendiğini öne sürdü. Ancak Berlin Doğa Tarihi Müzesi'nden Jason Dunlop, akrebin bazı tipik özelliklerinin fosil örneklerinde bulunmadığını belirterek, "Sadece parçaları elde ettik ve bu parçalar üzerinden yorum yapmak zorunda kalıyoruz" dedi. Dunlop, akreplerin karakteristik iğnesi ve duyusal organlarının fosilde tespit edilememesinin, kesin sınıflandırmayı zorlaştırdığını ifade etti. Araştırma ekibi ise, eksik parçalara rağmen dev akrebin morfolojik özelliklerinin, onu modern akreplerle aynı gruba yerleştirmek için yeterli olduğunda ısrarcı.</p><h3>Paleontoloji veritabanlarında güncellemeler gündemde</h3><p>Praearcturus gigas'ın bir akrep olarak yeniden sınıflandırılması, bilimsel veritabanlarında ve paleobiyoloji araştırmalarında önemli güncellemeleri beraberinde getirdi. Friedrich-Alexander Üniversitesi'nden Elizabeth Dowding, bu tür revizyonların, bilim insanlarının aynı fosil örnekleri üzerinde tekrar tekrar çalışabilmesinin ne kadar değerli olduğunu gösterdiğini vurguladı. Dowding, "Yok olma ve evrimsel biyolojiye dair düşüncelerimiz, sürekli yeniden değerlendirme ve merak sayesinde gelişiyor" dedi. Araştırma ekibi, Praearcturus gigas'ın yanı sıra aynı dönemden iki başka eklem bacaklıyı da inceleyerek, bunların da dev akrep türüyle ilişkili olabileceğini öne sürdü. Bu gelişmeler, Devoniyen Dönemi'nde yaşayan canlı çeşitliliğine dair küresel anlayışın değişmesine yol açabilir. Ayrıca, dev akrebin vücut yapısında bulunan ve başka hiçbir akrepte rastlanmayan lateral epimera adlı flap benzeri yapılar, at nalı yengeçleri gibi deniz eklem bacaklılarıyla benzerlik gösteriyor. Bu özelliklerin, Praearcturus gigas'ın yüzme yeteneğine katkı sağladığı düşünülüyor. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda bu döneme ait yeni akrep türlerinin keşfedilme oranında artış bekliyor. Her yeni keşif, hem evrimsel biyoloji hem de ekosistem dinamikleri açısından mevcut bilgileri yeniden şekillendiriyor.</p><h3>Dev akrep fosili yeni araştırmaların önünü açıyor</h3><p>Praearcturus gigas'ın keşfi ve yeniden sınıflandırılması, paleontoloji alanında büyük bir heyecan yarattı. Bilim insanları, bu dev akrebin fosilinin eksik olmasına rağmen, elde edilen verilerin türün morfolojisi ve yaşadığı dönemin ekosistemi hakkında önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, bu türün dev boyutunun, erken karasal yaşamın sınırlarını zorlayan bir örnek olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, yeni bulgular sayesinde paleobiyoloji veritabanlarında yapılan güncellemeler, bilimsel toplulukta daha doğru ve kapsamlı bir bilgi paylaşımını mümkün kılıyor. Praearcturus gigas ve benzeri dev eklem bacaklıların incelenmesi, evrimsel süreçteki önemli dönemeçleri ve canlı çeşitliliğinin nasıl şekillendiğini anlamak açısından büyük önem taşıyor. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda Devoniyen Dönemi'ne ait daha fazla fosilin gün yüzüne çıkmasını ve bu dönemin biyolojik çeşitliliğine dair bilinmeyenlerin aydınlatılmasını bekliyor. Sonuç olarak, Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde bulunan dev akrep fosili, hem bilimsel tartışmaları hem de gelecekteki araştırmaları derinden etkiliyor.</p><p>Praearcturus gigas'ın yeniden incelenmesiyle başlayan bu tartışmalar, paleontoloji dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bilim insanları, fosillerin sunduğu ipuçlarını takip ederek, geçmişin gizemli canlılarını ve onların yaşadığı ekosistemleri daha iyi anlamaya çalışıyor. Her yeni bulgu, evrimsel tarihin karmaşık yapbozunda bir parçanın daha yerine oturmasını sağlıyor. Dev akrep fosilinin ortaya çıkardığı sorular ve sağladığı bilgiler, bilimsel merakın ve sürekli yenilenen araştırma azminin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/bilim-insanlarindan-dev-a-516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279183</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasadan-artemis-iiiye-tarihi-atama-luca-parmitano-bas-pilot-oldu-279183</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'dan Artemis III'ye tarihi atama! Luca Parmitano baş pilot oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, Artemis III misyonunda tarihi bir karara imza attı ve ilk kez bir Avrupalı astronot olan Luca Parmitano'yu baş pilot olarak görevlendirdi. 2027'de gerçekleştirilecek bu kritik test uçuşu, hem ABD hem de Avrupa için uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'dan Artemis III'ye tarihi atama! Luca Parmitano baş pilot oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, uzay araştırmalarında önemli bir dönemeç olarak nitelendirilen Artemis III misyonunda ilk kez bir Avrupalı astronotu baş pilot olarak seçti. İtalyan astronot Luca Parmitano, 2027 yılında planlanan Artemis III test uçuşunda baş pilotluk görevini üstlenecek. Bu görev, NASA'nın Ay'a insanlı dönüş hedefinin bir parçası olarak, gelecekteki Ay inişleri için kritik teknolojilerin Dünya yörüngesinde denenmesini amaçlıyor. Luca Parmitano'nun seçimi, hem ABD hem de Avrupa uzay ajansları için tarihi bir iş birliğine işaret ediyor.</p><h3>NASA'dan tarihi atama: Luca Parmitano Artemis III baş pilotu oldu</h3><p>NASA, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, Artemis III misyonunun dört kişilik ana ekibini ve yedeklerini kamuoyuna tanıttı. Misyonun baş pilotu olarak belirlenen Luca Parmitano, böylece NASA'nın insanlı uzay uçuşu tarihinde görev alan ilk Avrupalı pilot unvanını aldı. Ekibin komutanı olarak Randy Bresnik seçilirken, Andre Douglas ve Frank Rubio ise misyon uzmanı olarak yer aldı. Yedek ekipte ise NASA astronotu Bob Hines acil durumlar için hazır bekleyecek. Artemis III uçuşunda, Orion kapsülüyle iki farklı Ay iniş aracı Dünya yörüngesinde birleştirilecek ve bu süreçte yeni teknolojiler test edilecek. NASA yetkilileri, bu testlerin 2028'de Ay'ın güney kutbuna planlanan Artemis IV misyonunun başarısı için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Luca Parmitano'nun pilot olarak seçilmesi, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) ABD ile yürüttüğü iş birliğinin de önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><h3>ESA ve NASA iş birliğiyle uzayda yeni dönem</h3><p>Artemis III misyonunda görev alacak olan Luca Parmitano, ESA tarafından 2009 yılında astronot olarak seçildi ve bugüne kadar Uluslararası Uzay İstasyonu'nda iki farklı görevde bulundu. 49 yaşındaki Parmitano, İtalyan Hava Kuvvetleri Akademisi'nden mezun olduktan sonra test pilotu olarak çeşitli uçuşlarda tecrübe kazandı. Özellikle 2013 yılında gerçekleşen bir uzay yürüyüşünde, giysisinin soğutma sistemindeki arıza nedeniyle ölümle burun buruna gelmesiyle tarihinde unutulmaz bir anı bıraktı. Ayrıca, uzaydan yapılan ilk DJ performansına da imza attı. Parmitano'nun Artemis III baş pilotu olarak seçilmesi, İtalya ve Avrupa için büyük bir prestij kaynağı oldu. İtalyan Uzay Ajansı Başkanı Teodoro Valente, bu atamanın Avrupa ve İtalyan uzay araştırmalarındaki rolünü daha da güçlendirdiğini belirtti. Parmitano ise yaptığı açıklamada, "Bu ekibin bir parçası olmaktan büyük onur duyuyorum. Ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmayı ve onlardan öğrenmeyi sabırsızlıkla bekliyorum," ifadelerini kullandı.</p><h3>Artemis III, Ay'a dönüş yolunda kritik bir adım</h3><p>Artemis III misyonu, NASA'nın iki ay önce başarıyla tamamladığı Artemis II'nin ardından geliyor. Artemis II, insanların 50 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez Ay'ın çevresinde uçtuğu görev olarak tarihe geçmişti. Nisan ayındaki bu uçuş, 1970'teki Apollo 13'ün mesafe rekorunu da geride bıraktı. NASA yöneticisi Jared Isaacman, Artemis III ekibinin uluslararası iş birliğiyle insanlığın Ay'a dönüşünde yeni bir sayfa açacağına dikkat çekti. Isaacman, "Bugün, Artemis II'nin bıraktığı olağanüstü temelin üzerine yeni bir keşif çağı başlatıyoruz," dedi. Artemis III'ün test uçuşu Dünya yörüngesinde gerçekleşecek ve Ay yüzeyine iniş yapılmayacak. Ancak bu görevde elde edilecek deneyimler, 2028'deki Artemis IV misyonunda Ay'ın güney kutbuna yapılacak ilk insanlı iniş için belirleyici olacak. NASA, bu aşamada on binlerce uzmanın katkısıyla yürütülen çalışmaların, uzay araştırmalarında yeni bir altın çağ başlatacağı görüşünde birleşiyor. ESA ve NASA arasındaki bu yakın iş birliği, önümüzdeki yıllarda uluslararası uzay projelerinde daha fazla Avrupalı astronotun görev almasının da önünü açıyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın Artemis III misyonu için Luca Parmitano'yu baş pilot olarak seçmesi, uzay araştırmalarında ABD ve Avrupa arasındaki iş birliğinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. 2027'deki bu tarihi test uçuşu, hem teknolojik gelişmeler hem de uluslararası uzay politikaları açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Artemis III ekibi, insanlığın Ay'a dönüş yolunda kritik bir adım atmaya hazırlanırken, Luca Parmitano'nun liderliğindeki bu görev, gelecek nesil uzay yolculukları için de umut vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/nasadan-artemis-iiiye-tar-474_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279182</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ailesi-cenazeye-hazirlaniyordu-everestten-mucize-haber-geldi-279182</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ailesi cenazeye hazırlanıyordu! Everest'ten mucize haber geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nepal'in Everest Dağı'nda altı gün boyunca kaybolduktan sonra mucizevi şekilde hayatta bulunan Hillary Dawa Sherpa, dağcılık ve turizm dünyasında büyük tartışmalara yol açtı. Olay, rehberlerin karşılaştığı ölümcül riskleri ve Everest'teki turizm şirketlerinin sorumluluklarını yeniden gündeme getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ailesi cenazeye hazırlanıyordu! Everest'ten mucize haber geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nepal'in Everest Dağı'nda, 57 yaşındaki tırmanış rehberi Hillary Dawa Sherpa'nın altı gün boyunca kaybolduktan sonra mucizevi şekilde hayatta bulunması, hem dağcılık topluluğunda hem de turizm endüstrisinde derin yankı uyandırdı. Geçtiğimiz Perşembe günü, yoğun tırmanış sezonunun ardından Everest'in en tehlikeli bölgelerinden biri olan Khumbu Buz Şelalesi'nin eteklerinde, temizlik ekibi parlak mavi zirve kıyafetiyle sürünen bir adamı fark etti. Bu kişi, altı gün önce müşterilerinden ayrıldıktan sonra kaybolan ve öldüğü sanılan Hillary Dawa Sherpa'ydı. O bulunana kadar ailesi onun için cenaze töreni hazırlıklarına başlamıştı. Donma ve aşırı yorgunluk belirtileri gösteren Sherpa, kurtarıldıktan hemen sonra Katmandu'daki bir hastaneye helikopterle sevk edildi. Bu olağanüstü hayatta kalış hikâyesi, Everest'teki rehberlerin maruz kaldığı tehlikeleri ve turizm şirketlerinin sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı.</p><h3>Hillary Dawa Sherpa'nın mucizevi kurtuluşu Everest'te tartışma yarattı</h3><p>Hillary Dawa Sherpa'nın hayatta kalışı, dağcılık camiasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Altı gün boyunca 8,000 metreye yakın yükseklikte, ekstrem soğuk ve oksijen eksikliğinde yaşam mücadelesi veren Sherpa'nın kurtuluşu, uluslararası basında manşetlere taşındı. Sherpa'nın ailesi, onu kurtaran temizlik ekibine minnettar olduklarını belirtirken, olayın ardındaki ihmâl iddiaları tartışmalara yol açtı. Sherpa'nın çalıştığı Himalayan Traverse Adventure (HTA) şirketi, tüm prosedürlerinin yasalara uygun olduğunu savundu ve kötü hava koşullarının kurtarma operasyonunu geciktirdiğini açıkladı. Ancak, birçok kişi, piyasa fiyatlarının altında hizmet sunan bu şirketin rehberlerine yeterince sahip çıkıp çıkarmadığını sorguluyor. Özellikle Hillary Dawa'nın kamp aşçısı olarak işe alınmasına rağmen, neden 8,849 metre yüksekliğindeki zirveye müşteri çıkardığı ve kaybolduktan sonra arama operasyonunun neden geç başlatıldığı eleştirilerin odağında yer aldı. Sherpa'nın ailesi HTA'yı ihmal ile suçlayarak polise başvurdu ve Nepal Turizm Departmanı da olayı soruşturmaya aldı. Everest'te çalışan rehberlerin karşılaştığı riskler ve şirketlerin sorumlulukları, Hillary Dawa Sherpa'nın mucizevi kurtuluşuyla yeniden gündeme taşındı.</p><h3>Khumbu Buz Şelalesi'nde 6 gün: Sherpa'nın hayatta kalma mücadelesi</h3><p>Olayın detaylarına bakıldığında, Hillary Dawa Sherpa'nın yaşadıkları Everest'in zorlu koşullarını bir kez daha gözler önüne serdi. HTA şirketi, Sherpa'yı başta Kamp 2'de aşçı olarak görevlendirmişti. Ancak, ana kampta hastalanan bir rehberin yerine geçici olarak rehberlik yapması istendi. Şirket yöneticisi Angfurba Sherpa, Hillary Dawa'nın "biraz ekstra para kazanmak için" bu görevi kabul ettiğini belirtti. Sherpa, İngiliz tırmanıcı Chris Thrall ve Polonyalı tırmanıcı Mariusz Chmielewski ile birlikte zirveye tırmandı. 29 Mayıs'ta Kamp 4'ten inişe geçen ekipte, Chmielewski'nin oksijeninin bitmek üzere olması nedeniyle önce o ve diğer rehber Pasang Kaji Sherpa indi. Arkada kalan Hillary Dawa ve Thrall, 7,500 metre civarında kısa bir mola verdi. Thrall, Sherpa'nın iyi olduğunu düşünerek yoluna devam ettiğini, ancak geri dönüp yardım etmeye çalışmanın kendi hayatını da riske atacağını ifade etti. Zorlu hava koşulları, yoğun kar ve beyazlık, ekibin aşağı inmesini daha da güçleştirdi. Sonunda, Hillary Dawa'nın öldüğü varsayıldı ve arama operasyonu ancak üç gün sonra başlatıldı. Bu süreçte, hem Chmielewski hem de Sherpa'nın ailesi, şirketin ihmalkâr davrandığını savundu. Chmielewski, şirketin karar alma süreçlerinin rastgele olduğunu ve yeterli hazırlık yapılmadığını öne sürdü. Bu iddialar, Everest'te rehberlerin güvenliği ve şirketlerin sorumluluğu konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.</p><h3>HTA ve 8K Expeditions arasında sorumluluk tartışması</h3><p>Hillary Dawa Sherpa'nın kaybolmasının ardından, kurtarma operasyonunun zamanlaması ve sorumluluğu konusunda da tartışmalar yaşandı. HTA'nın kurucusu Dawa Sherpa, 30 Mayıs'ta Hillary Dawa'ya ulaşılamadığını fark ettiklerinde, durumu 8K Expeditions'a bildirdiklerini söyledi. 8K Expeditions, Thrall ve Chmielewski'nin tırmanış izinlerini çıkaran büyük bir keşif şirketi olarak öne çıkıyor. Ancak, şirketin genel müdürü Lakpa Sherpa, bu özel sefer için lojistik ve operasyonel sorumluluklarının bulunmadığını, buna rağmen arama operasyonu için ellerinden geleni yaptıklarını belirtti. Lakpa, HTA'nın 30 Mayıs'ta ilk teması kurduğunu doğruladı, fakat sonrasında iletişim kurmakta zorluk yaşadıklarını söyledi. 2 Haziran'da Hillary Dawa'nın ailesiyle temas kurulup havadan bir arama başlatıldı, fakat bu çabalar sonuçsuz kaldı. 8K Expeditions, Sherpa'nın hayatta kalışını "gerçek bir öz kurtarma" ve "mucize" olarak tanımladı. Bu süreçte, iki şirket arasında kurtarma operasyonunun sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalar gündeme geldi. Tüm bu gelişmeler, Everest'te rehberlerin ve çalışanların güvenliğiyle ilgili denetim ve gözetimin yeterliliğini sorgulattı.</p><h3>Rehberlerin eğitimi ve Everest'te artan riskler</h3><p>Everest uzmanları, kamp aşçılarının genellikle yüksek irtifa tırmanışlarına uygun şekilde eğitilmediğini vurguluyor. Outside Magazine'in deneyimli Everest muhabiri Ben Ayers, 8,000 metrenin üzerindeki zirvelere müşteri çıkaran rehberlerin bu iş için özel olarak yetiştirildiğini belirtti. Hillary Dawa Sherpa'nın geçmişte bu tür görevlerde bulunmuş olsa da, kariyerinin sonlarına yaklaştığı ve bu tür zirve görevlerinde yeterli hazırlığa sahip olup olmadığı tartışma konusu oldu. Polonyalı tırmanıcı Chmielewski, HTA'nın kendilerine, asıl rehberin sağlık ve alkol sorunları nedeniyle değiştirildiğini söylediğini aktardı. Ancak, tırmanıcılar ek ücret ödeyerek nitelikli rehber talep ettiklerini, buna rağmen personel eksikliği nedeniyle Hillary Dawa'nın seçildiğini iddia etti. Şirket yöneticisi Angfurba Sherpa ise müşterilerin orijinal rehberlerini değiştirmek istemediğini ve en ucuz fiyatlardan birini ödediklerini söyledi. Bu açıklamalar, Everest'te artan turizm talebinin, şirketlerin maliyetleri düşürmek için deneyimsiz personel kullanmasına yol açtığına dair endişeleri artırdı. Özellikle düşük ücretli turlar sunan firmaların, rehberlerin can güvenliğini ikinci plana attığı yönündeki eleştiriler gündemdeki yerini koruyor.</p><h3>Hillary Dawa Sherpa'nın hayatta kalma öyküsü: Umudun ve direncin sınırında</h3><p>Hillary Dawa Sherpa'nın altı gün boyunca Everest'te verdiği yaşam mücadelesi, insan iradesinin ve hayatta kalma azminin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti. Sherpa, oksijeni tükendiği ve yürüyecek gücü kalmadığı için Kamp 3 civarında geride kalmak zorunda kaldığını belirtti. Yüksek irtifada, bir insanın genellikle iki-üç gün hayatta kalabileceği biliniyor. Sherpa, ilk iki gün hiçbir şey yemediğini, sonrasında buz çiğnemeye başladığını, ancak dişlerinin ağrıdığını anlattı. Cebinde bulduğu çikolatalarla ve erittiği buzla hayatta kalmaya çalıştı. Bir noktada bir yarığa düştü, ancak karın üzerini kaplamasıyla birlikte yeniden ayağa kalkıp çıkmayı başardı. Daha sonra, aşağıya inmesine yardımcı olan ipleri buldu ve nihayet temizlik ekibiyle karşılaştı. Kurtarıldıktan sonra Katmandu'daki HAMS Hastanesi'nde tedavi altına alınan Sherpa, kısa süre önce yoğun bakımdan normal odaya alındı. Ailesi, sağlık durumunun iyiye gittiğini açıkladı. Bu mucizevi kurtuluş, Everest'teki zorlu yaşam koşullarını ve rehberlerin karşılaştığı riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Everest'te rehberlerin güvenliği ve turizmde yeni tartışmalar</h3><p>Hillary Dawa Sherpa'nın başına gelenler, Everest'te rehberlerin ve çalışanların güvenliğiyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sherpa'nın ailesi ve yakınları, HTA'nın sorumluluğunu yerine getirmediğini ve Sherpa'nın terk edildiğini savunuyor. Hastanede iyileşirken, sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep ediyorlar. Uzun zamandır arkadaşı Pasang Dawa Sherpa, "Ana sorumuz şu: Neden tuzağa düştüğünde hemen bir arama başlatılmadı? Bu kadar ihmâlin nedenini bilmek istiyoruz," diyerek şirketi eleştirdi. Everest'te artan turizm ve yüksek irtifa tırmanışlarına olan yoğun talep, şirketlerin maliyetleri düşürmek amacıyla deneyimsiz veya yetersiz personel kullanmasına yol açıyor. Bu durum, rehberlerin ve çalışanların hayatını tehlikeye atarken, turizm endüstrisinin etik ve yasal sorumluluklarının da sorgulanmasına neden oluyor. Hillary Dawa Sherpa'nın mucizevi kurtuluşu, Everest'teki rehberlerin karşılaştığı zorlukları ve turizm sektöründe alınması gereken önlemleri bir kez daha gündeme taşıdı.</p><p>Sonuç olarak, Hillary Dawa Sherpa'nın Everest'te altı gün boyunca hayatta kalması, sadece bireysel bir direncin öyküsü değil, aynı zamanda dağcılık ve turizm sektöründe çalışanların güvenliğiyle ilgili yapısal sorunların da göstergesi oldu. Olayın ardından başlatılan soruşturmalar ve kamuoyunda yükselen tepkiler, Everest'te rehberlerin ve çalışanların daha iyi korunması için yeni düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koydu. Sherpa'nın hikâyesi, turizm endüstrisinin etik sorumluluklarını ve dağcılık dünyasında insan hayatının değerini yeniden hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/ailesi-cenazeye-hazirlani-663_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279181</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/vakif-katilim-portfoy-5-yeni-fonunu-yatirimcilarla-bulusturdu-279181</link>
      <pubDate>2026-06-11T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vakıf Katılım Portföy, 5 yeni fonunu yatırımcılarla buluşturdu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vakıf Katılım Portföy, farklı risk ve getiri beklentilerine sahip yatırımcıların ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği beş yeni yatırım fonunu ihraç etti. Haziran ayının ilk haftasında kademeli olarak ihraç edilen fonlar; para piyasası, kira sertifikaları, kısa vadeli kira sertifikaları, altın ve hisse senedi kategorilerinde katılım finans prensiplerine uygun yatırım imkânı sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vakıf Katılım Portföy, 5 yeni fonunu yatırımcılarla buluşturdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıf Katılım Portföy tarafından ihraç edilen yeni fonlar, düşük riskli ve yüksek likiditeli ürünlerden uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan yatırım araçlarına kadar geniş bir yelpazede alternatifler sunuyor. Yatırımcılar, sunulan bu fonlara Vakıf Katılım Şubeleri, Vakıf Katılım Mobil ve İnternet Şube'nin yanı sıra TEFAS platformu üzerinden de erişebiliyor.</p><p><b>KATILIM FİNANS İLKELERİNE UYGUN YATIRIM ARAÇLARI</b></p><p>Söz konusu fonlar arasında VPA kodlu Para Piyasası Katılım Fonu, düşük risk seviyesi ve T+0 valör (aynı gün likidite) avantajıyla öne çıkarken; VKV kodlu Kısa Vadeli Kira Sertifikaları Katılım Fonu kira sertifikası portföyüyle günlük nakit ihtiyaçlarına alternatif oluşturuyor. VKK kodlu Kira Sertifikaları Katılım Fonu kira sertifikaları aracılığıyla birikimlerini bu alanda değerlendirmek isteyen yatırımcılara hitap ediyor. VLT kodlu Altın Katılım Fonu, altın piyasalarına profesyonel yönetimle erişim imkânı sunuyor. VHS kodlu Katılım Hisse Senedi Fonu ise katılım finans kriterlerine uygun hisse senetlerine yatırım yaparak uzun vadeli değer artışından ve mevcut mevzuat kapsamında sağlanan stopaj avantajından faydalanmak isteyen yatırımcılar için güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/balksz1-11062026f9551737.jpg"/><p><b>"YATIRIMCILARIMIZIN İHTİYAÇLARINA UYGUN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vakıf Katılım Portföy Genel Müdürü Cihat KAYMAS, "Katılım finans ekosisteminin büyümesine katkı sunarken yatırımcılarımızın beklentilerindeki değişimi yakından takip ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni fonlarla kısa vadeli likidite ihtiyacından uzun vadeli büyüme hedeflerine kadar farklı yatırım beklentilerine çözüm sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğimizi artırarak profesyonel portföy yönetimini daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.</p><p>VPA kodlu Para Piyasası Katılım Fonu 1 Haziran'da, VKK kodlu Kira Sertifikaları Katılım Fonu 2 Haziran'da, VKV kodlu Kısa Vadeli Kira Sertifikaları Katılım Fonu 3 Haziran'da, VLT kodlu Altın Katılım Fonu 4 Haziran'da ve VHS kodlu Katılım Hisse Senedi Fonu ise 8 Haziran'da yatırımcılarla buluştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/vakif-katilim-portfoy-5-y-193_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279180</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/johannesburgda-toplu-saldiri-sonrasi-alarm-saldirganlar-araniyor-279180</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Johannesburg'da toplu saldırı sonrası alarm! Saldırganlar aranıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Johannesburg'un Cleveland banliyösünde gerçekleşen toplu silahlı saldırıda 12 kişi yaşamını yitirdi, 9 kişi yaralandı. Güney Afrika polisi, olayın ardından bölgede geniş çaplı soruşturma başlattı ve saldırganların yakalanması için yoğun çaba harcıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Johannesburg'da toplu saldırı sonrası alarm! Saldırganlar aranıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde Salı gecesi düzenlenen toplu silahlı saldırı, şehirde büyük bir şok yarattı. Cleveland banliyösündeki gecekondu bölgesine minibüsle gelen birden fazla saldırgan, farklı noktalarda topluluk üyelerine ateş açtı. Saldırı sonucunda dokuz erkek ve üç kadın hayatını kaybetti, en az dokuz kişi ise yaralandı. Polis ekipleri, olayın ardından saldırganların aynı araçla bölgeden uzaklaştığını belirledi. Saldırının motivasyonu henüz netlik kazanmadı, ancak olayın ardından şehirde güvenlik önlemleri artırıldı.</p><h3>Polis komiseri Mthombeni: 'Saldırganlar merhametsizdi'</h3><p>Johannesburg Emniyet Müdürü Tommy Mthombeni, saldırganların son derece acımasız davrandığını vurguladı. Mthombeni, olayın yasadışı madencilikle bir bağlantısı olup olmadığı konusunda kesin bir açıklama yapmadı. Soruşturmanın devam ettiğini belirten komiser, "Burada ciddi bir suç eylemiyle karşı karşıyayız. Tüm birimlerimizi görevlendirdik ve suç istihbarat ekipleri de bölgede çalışıyor" dedi. Polis sözcüsü Athlenda Mathe ise, il ve ilçe dedektiflerinin yanı sıra adli uzmanların da saldırganların izini sürmek için görevlendirildiğini açıkladı. Şu ana kadar herhangi bir tutuklama yapılmadı.</p><h3>Johannesburg'da toplu saldırılarda artış endişe yaratıyor</h3><p>Güney Afrika, son dönemde art arda yaşanan toplu silahlı saldırılarla sarsılıyor. Aralık ayında ülke genelinde 20'den fazla kişinin öldüğü iki büyük saldırı hafızalardaki yerini korurken, Cleveland banliyösündeki bu son olay, şehirdeki güvenlik endişelerini daha da artırdı. Özellikle Johannesburg'un gecekondu bölgeleri, plansız yerleşim yapısı ve yasadışı madencilik faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Polis, saldırının ardından bölgede devriye ve istihbarat çalışmalarını sıklaştırdı. Toplumda ise saldırganların bir an önce yakalanması ve benzer olayların önlenmesi için çağrılar yükseliyor.</p><p>Olayın ardından Johannesburg'da güvenlik güçleri alarma geçti ve toplu saldırının faillerinin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı. Soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni detaylar ortaya çıkaracağı ve şehirde benzer olayların önlenmesi adına ek önlemler alınacağı belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/johannesburgda-toplu-sald-656_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279179</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdnin-nanyuki-ebola-merkezi-plani-kenyalilari-ayaga-kaldirdi-279179</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'nin Nanyuki Ebola merkezi planı Kenyalıları ayağa kaldırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kenya'nın Nanyuki kasabasında ABD'nin inşa etmeyi planladığı Ebola karantina merkezine karşı düzenlenen protestolarda bir göstericinin polis tarafından vurulması, bölgede tansiyonu yükseltti. ABD'nin sağlık tesisi projesi, yerel halkın ve insan hakları savunucularının ciddi endişelerine yol açarken, yetkililerden şeffaflık talebi artıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'nin Nanyuki Ebola merkezi planı Kenyalıları ayağa kaldırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kenya'nın Nanyuki kasabasında ABD'nin planladığı Ebola karantina merkezi inşaatına karşı düzenlenen protestolarda bir gösterici polis tarafından vuruldu. Olay, başkent Nairobi'nin yaklaşık 200 kilometre kuzeyinde bulunan Nanyuki'de yaşandı. ABD'nin askeri üssüne yakın bir bölgede kurulacak olan merkez, yerel halkta ve insan hakları savunucularında büyük tepkiye yol açtı. Protestocular, ABD'nin Ebola karantina merkezi projesinin durdurulmasını talep ederken, polis kalabalığı dağıtmak için gözyaşı gazı kullandı ve çıkan arbedede bir kişinin vurularak yere yığıldığı bildirildi.</p><h3>ABD'nin Ebola merkezi planı Nanyuki'de endişe yarattı</h3><p>Nanyuki'deki gösteriler, ABD'nin bölgede 50 yataklı bir Ebola izolasyon merkezi kurma kararının ardından başladı. ABD'li yetkililer, bu merkezin Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki mevcut Ebola salgınından etkilenen Amerikan vatandaşlarının tedavisi için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak, Kenya'da bugüne kadar hiçbir Ebola vakası görülmemesine rağmen, yerel halk ve hak savunucuları tesise karşı çıkıyor. Kamuoyunda, ABD'nin bu projeyi hayata geçirirken şeffaf davranmadığı ve bölgeyi sağlık açısından riskli hale getirdiği yönünde ciddi kaygılar yükseliyor. Geçen ay Kenya Yüksek Mahkemesi, bir sivil toplum kuruluşunun açtığı dava sonrasında merkezin inşaatının durdurulmasına karar verdi. Buna rağmen, BBC'nin elde ettiği uydu görüntüleri, askeri üste inşaat faaliyetlerinin devam ettiğini ortaya koydu.</p><h3>Polis müdahalesi sonrası yeni can kaybı ve artan tepkiler</h3><p>Salı günü yaşanan protestoda, Kenya bayrakları sallayan ve "Ebola" yazılı tabut taşıyan göstericiler, ABD'nin sağlık tesisi planının iptalini istedi. Tanıklar, polislerin göstericileri dağıtmak için gözyaşı gazı kullandığını ve yaşanan arbedede bir kişinin başından vurularak yere yığıldığını aktardı. Reuters'ın bölgedeki muhabirleri, vurulan adamın cansız bedeninin bir polis aracının arkasında taşındığını gördüklerini bildirdi. Geçtiğimiz hafta düzenlenen benzer protestolarda ise iki kişinin vurularak hayatını kaybettiği belirtildi. Protestocular, ABD'nin Ebola merkezi planının Nanyuki ve Laikipia bölgesine zarar vereceğini, insanların bölgeye gelmekten çekindiğini ifade ediyor. Gösterici Priscilla Imani, "Laikipia bir atık sahası değildir ve seslerimiz duyulmalıdır" diyerek tepkisini dile getirdi. ABD'li yetkililer ise Kenya'nın stratejik konumunu ve bölgedeki havaalanlarının kapasitesini gerekçe göstererek bu merkezi kurmakta ısrar ediyor.</p><p>Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto ise ABD'nin talebine olumlu yaklaştı ve Ebola gibi ciddi bir sağlık tehdidinin siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini savundu. Ruto, Kenyalıları bu konuda sağduyulu olmaya ve politikacıları da dikkatli açıklamalar yapmaya çağırdı. Diğer yandan, ABD yönetimi mahkemede devam eden davadan haberdar olduklarını, ancak itirazların çözülebileceği konusunda iyimser olduklarını açıkladı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde şu ana kadar yaklaşık 600 Ebola vakası ve 100 ölüm kaydedilirken, Kenya'da herhangi bir vaka tespit edilmedi. Tüm bu gelişmeler, ABD'nin Ebola karantina merkezi projesinin bölgedeki tansiyonu yükselttiğini ve toplumda büyük bir tartışma başlattığını gösteriyor.</p><p>ABD'nin Nanyuki'de kurmayı planladığı Ebola karantina merkezi, hem bölgedeki güvenlik kaygılarını hem de kamu sağlığı tartışmalarını artırdı. Yerel halk ve hak savunucuları, şeffaflık ve güvence talep ederken, hükümet ve ABD yetkilileri ise merkezin gerekliliğini savunuyor. Protestoların ve mahkeme sürecinin nasıl sonuçlanacağı, önümüzdeki dönemde hem Kenya'nın hem de uluslararası toplumun gündeminde önemli bir yer tutacak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/abdnin-nanyuki-ebola-merk-876_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279178</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/boeing-berlinde-ghost-bat-block-3-ile-avrupa-pazarina-meydan-okuyor-279178</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boeing Berlin'de Ghost Bat Block 3 ile Avrupa pazarına meydan okuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Boeing, Berlin'de düzenlenen ILA Berlin hava gösterisinde yeni nesil Ghost Bat Block 3 savaş dronunu tanıttı. Geliştirilen MQ-28 Ghost Bat, artırılmış kanat yapısı, iç silah bölmeleri ve gelişmiş kontrol sistemleriyle dikkat çekiyor. Almanya'nın ve Avrupa'nın savaş dronu ihtiyaçlarını karşılamak için Boeing ile Rheinmetall arasındaki stratejik ortaklık ön plana çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boeing Berlin'de Ghost Bat Block 3 ile Avrupa pazarına meydan okuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boeing, Berlin'de düzenlenen ILA Berlin hava gösterisinde MQ-28 Ghost Bat Block 3 savaş dronunun yeni versiyonunu ilk kez kamuoyuna sundu. Almanya'nın başkentinde gerçekleştirilen tanıtımda, Boeing ve Alman savunma şirketi Rheinmetall yetkilileri, geliştirilmiş Ghost Bat'ın teknik yeniliklerini ve Avrupa pazarındaki hedeflerini detaylı şekilde anlattı. Yeni Ghost Bat Block 3, yüzde 25 oranında büyütülmüş kanat yapısı, iki adet iç silah bölmesi ve artırılmış itiş gücüyle öne çıkıyor. Bu yenilikler sayesinde, MQ-28 Ghost Bat hem düşük radar görünürlüğünü koruyor hem de AIM-120 AMRAAM füzeleri gibi modern mühimmatları içten taşıyabiliyor. Almanya'nın gelecekteki savaş dronu ihtiyacını karşılamak için Boeing ile Rheinmetall arasında kurulan stratejik ortaklık, Avrupa'daki CCA (işbirlikçi savaş uçağı) pazarında rekabeti kızıştırdı.</p><h3>Boeing ve Rheinmetall'dan Avrupa'ya Ghost Bat hamlesi</h3><p>Boeing'in MQ-28 Ghost Bat Block 3 modelinin Berlin'de tanıtılması, şirketin Avrupa savunma pazarında iddialı bir pozisyon almasını sağladı. Tanıtım sırasında söz alan MQ-28 Küresel Program Direktörü Glen Ferguson, Block 3'ün tasarımında kaydedilen ilerlemeye dikkat çekti. Ferguson, "Bu, Almanya'ya sunduğumuz uçak. Tasarımın üçüncü versiyonu ve ilk Block 3 üretimi için önümüzdeki yıl hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Boeing ile Rheinmetall arasındaki iş birliği, Alman ordusunun CCA ihtiyacını karşılamayı ve Avrupa'da hızla büyüyen savaş dronu pazarında liderliği hedefliyor. Alman firması Rheinmetall, Ghost Bat'ın Avrupa'da yaygın olarak kullanılabilmesi için Boeing ile ortaklık kurarak hem Almanya'nın hem de kıtanın savunma kapasitesini artırmayı amaçlıyor. Bu stratejik hamle, Almanya'nın 2029 yılına kadar yeni nesil savaş dronlarını envanterine katma hedefiyle doğrudan bağlantılı.</p><h3>Ghost Bat Block 3: Artırılmış güç, yeni kabiliyetler</h3><p>MQ-28 Ghost Bat Block 3, teknik özellikleriyle dikkat çekiyor. Yüzde 25 daha büyük kanat yapısı, 10.000 pounddan 12.000 pounda yükseltilen itiş gücü ve iki iç silah bölmesiyle, hem menzil hem de yük kapasitesinde önemli bir artış sağlandı. Bu gelişmeler, operatörlere daha fazla yakıt taşıma, ek mühimmat yükleme ve görev esnekliği sunuyor. Glen Ferguson, "Ek kapasiteyle birlikte operatörler, menzil ve yük arasında daha iyi bir denge kurabiliyor; bu da daha uzun menzilli görevler veya daha fazla silah taşıma olanağı anlamına geliyor" dedi. Block 3'te eklenen görüş hattı ötesi (BLOS) kontrol özelliği, dronun bir yer istasyonundan, deniz aracından veya mürettebatlı uçaktan bağımsız olarak sınır tanımadan yönetilmesine imkân veriyor. 2.000 deniz milini aşan menzil ile BLOS teknolojisi, Ghost Bat'ın bağımsız operasyon yapabilmesini ve elektronik savaş ortamlarında daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Ayrıca, SATCOM seçeneği sayesinde, iletişim ve kontrol kabiliyeti gelişmiş durumda. Boeing, Block 3'te üç veya dört farklı sensör yükü üzerinde çalışıyor ve burun kısmı, farklı görevler için kolayca değiştirilebiliyor. Bu esneklik, Ghost Bat'ın çok yönlü bir savaş platformu olmasını sağlıyor.</p><h3>Ghost Bat'ın iç silah bölmeleri: Gizlilik ve ateş gücü bir arada</h3><p>Ghost Bat Block 3'te öne çıkan en önemli yeniliklerden biri, gövdenin her iki yanında yer alan düz kenarlı iç silah bölmeleri oldu. Her bir bölme, bir AIM-120 AMRAAM füzesi veya iki adet Küçük Çaplı Bomba (SDB) taşıyabiliyor. Bu mühimmatlar arasında GBU-39/B SDB I ve GBU-53 SDB II (StormBreaker) yer alıyor. Ghost Bat, AIM-120'leri içten taşıyabilen ilk CCA olarak sektörde önemli bir yeniliğe imza atıyor. İç yük taşıma kabiliyeti, radar kesit alanını azaltarak, dronun düşman radarları tarafından tespit edilmesini zorlaştırıyor. Boeing, yakın zamanda yapılan testlerle Ghost Bat'ın düşük radar görünürlüğünü doğruladı ve rekabetçi ortamlarda üstün performans gösterdiğini kanıtladı. Phantom Works Avustralya Direktörü Brad Thompson, "Yüksek yetenekli bir platform, gizlilik ve gelişmiş otonomi sayesinde hava kuvvetlerine eşsiz bir operasyonel esneklik sunuyor" açıklamasında bulundu. Ghost Bat ayrıca, üç dış silah istasyonu ile çoklu mühimmat taşıma kapasitesine sahip. En az bir dış istasyonda, bir hedef dronun AMRAAM ile vurulduğu uçuş testleri başarıyla tamamlandı. Bu silah yükü kombinasyonları, Ghost Bat'ın hem hava-hava hem de hava-yer görevlerinde etkinliğini artırıyor. Yüksek itiş ve büyük kanat yapısı sayesinde, beş AMRAAM ile uçma veya karışık mühimmat yüküyle görev yapma olanağı bulunuyor.</p><h3>Avustralya ve Almanya'nın Ghost Bat stratejileri</h3><p>MQ-28 Ghost Bat'ın Block 1 ve Block 2 varyantları, bugüne kadar Avustralya ve ABD'de 150'den fazla test uçuşu gerçekleştirdi. Avustralya, sekiz adet Block 1'i ön üretim prototipi olarak satın aldı ve mevcut dronlarını Block 3 standardına yükseltmeyi planlıyor. Block 2'nin ilk dokuz üretim modeli, Block 3'teki tam operasyonel yeteneklerin temelini oluşturdu. Boeing yetkilileri, MQ-28 Ghost Bat'ın 2028 yılında Kraliyet Avustralya Hava Kuvvetleri'nde hizmete gireceğini ve "dünyada ilk operasyonel CCA" olacağına inandıklarını vurguladı. Avustralya'nın desteği, Ghost Bat'ın uluslararası alanda prestijini artırıyor. Avrupa'da ise Almanya'nın CCA ihtiyacı, Ghost Bat için büyük bir fırsat sunuyor. Rheinmetall CEO'su Armin Papperger, "Alman hükümetiyle görüşmelerimiz sürüyor. 2029'da teslimat isteniyorsa, gelecek yıl sözleşmenin nihai aşamasına geçmemiz gerekecek" dedi. Bu açıklama, Almanya'nın Ghost Bat'a olan ilgisinin ve Avrupa'nın modern savaş dronu ihtiyacının aciliyetini ortaya koyuyor. ILA Berlin fuarında, savaş dronlarına olan yoğun ilgi, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda bu alanda liderlik hedeflediğini gösteriyor.</p><h3>Avrupa savaş dronu pazarında rekabet kızışıyor</h3><p>ILA Berlin hava gösterisi, yalnızca Ghost Bat'ın değil, Avrupa'nın diğer iddialı savaş dronlarının da vitrine çıktığı bir platform oldu. Airbus, U760 Ravenstorm'un tam ölçekli modelini tanıttı. Ravenstorm, hava-hava savaşları, saldırı görevleri ve elektronik harp için avcı uçaklarıyla birlikte çalışmak üzere tasarlandı. Ayrıca, Airbus'ın XQ-58A Valkyrie'nin Avrupa versiyonu da fuarda sergilendi. General Atomics Aeronautical Systems ise Gambit ailesine ait bir dronun tam boyutlu modelini sundu ve Alman CCA gereksinimleriyle ilgili görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Alman savunma şirketi Helsing ise Ghost Bat'a oldukça benzer özellikler taşıyan CA-1 Europa dronunu tanıttı. CA-1EA (Elektronik Saldırı) ve CA-1KA (Kinetik Saldırı) modelleriyle, Almanya'nın Eurofighter EK ve diğer savaş uçaklarıyla entegre çalışacak yeni CCA'lar geliştirmeye verdiği önemi gösterdi. Helsing, CA-1KA'nın gelecek yıl uçuş testlerine başlamasını planlıyor. Avrupa hava sahasında test süreçlerinde yaşanan zorlukları aşmak için, ilk prototipte güvenlik pilotu için bir kokpit bulunacak. Tüm bu gelişmeler, Avrupa savaş dronu pazarında rekabetin hızla arttığını ve yeni teknolojilerin hızla sahaya sürüldüğünü gösteriyor.</p><h3>Ghost Bat'ın geleceği: Operasyonel kabiliyet ve uluslararası iş birlikleri</h3><p>MQ-28 Ghost Bat, Block 3 versiyonuyla birlikte, hem Avustralya'nın hem de Almanya'nın modern savaş ihtiyaçlarına yanıt vermeye hazırlanıyor. Boeing yetkilileri, Ghost Bat'ın özelliklerinin Kraliyet Avustralya Hava Kuvvetleri ile ortaklaşa geliştirildiğini ve filoya aşamalı olarak entegre edileceğini açıkladı. Aynı zamanda, ilgilenen müttefik ülkelere de bu gelişmiş savaş dronu sunulacak. Boeing ve Rheinmetall, Mart ayında duyurdukları stratejik ortaklıkla, MQ-28 Ghost Bat'ın 2029 yılına kadar Alman Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilebileceğini belirtti. Ghost Bat'ın Avrupa'da karşılaştığı yoğun rekabete rağmen, teknik üstünlükleri ve operasyonel esnekliğiyle öne çıkması bekleniyor. Block 3'ün yeni nesil sensör yükleri, gelişmiş iletişim kabiliyetleri ve artırılmış yük kapasitesi, Ghost Bat'ı geleceğin savaş ortamlarında vazgeçilmez bir platform haline getiriyor. Avrupa'nın hızla değişen savunma ihtiyaçları içinde, Ghost Bat'ın uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlenmesi öngörülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Boeing'in Berlin'de tanıttığı yeni nesil Ghost Bat Block 3, artırılmış güç, gelişmiş silah sistemleri ve esnek görev profiliyle dikkat çekiyor. Almanya'nın ve Avrupa'nın savaş dronu ihtiyacında önemli bir rol üstlenmesi beklenen Ghost Bat, küresel savunma teknolojileri yarışında Boeing ve Rheinmetall iş birliğiyle öne çıkıyor. Avrupa pazarındaki rekabetin daha da kızışacağı önümüzdeki dönemde, Ghost Bat'ın teknik yenilikleri ve operasyonel kabiliyetleri, bu alanda belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/boeing-berlinde-ghost-bat-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279177</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-turkmedya-zirvesinde-duyurdu-bu-yil-uretimde-rekor-gelebilir-279177</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı TürkMedya zirvesinde duyurdu: Bu yıl üretimde rekor gelebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TürkMedya Sürdürülebilir Tarım Zirvesi'nde soruları cevaplayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 'Bu yıl son 66 yılın yağış anlamında en iyi yılını geçirdik. Barajlarımız yüzde 81'ler seviyesinde doluluk oranlarına ulaştı. Yağışlarla bu yıl üretim rekoru gelebilir' dedi. Tohumda Türkiye'nin dünyada ilk 10 ülke arasında olduğunu kaydeden Bakan Yumaklı, 'İsrail ile ticaret sonlanalı çok uzun zaman oldu. İsrail ile alış-satış söz konusu değil' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı TürkMedya zirvesinde duyurdu: Bu yıl üretimde rekor gelebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilir tarımın geleceği, gıda güvenliği ve tarımda teknolojik dönüşüm gibi konuların ele alındığı "TürkMedya Sürdürülebilir Tarım Zirvesi" İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda yapıldı.</p>Zirve kapsamında düzenlenen "Türkiye'de Sürdürülebilir Tarım" başlıklı özel oturumda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 24 TV Moderatörü Helin Aslan, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu'nun sorularını cevapladı.<p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/savetwitter-110620268ed64e52.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"BARAJLARDAKİ DOLULUK ORANI YÜZDE 81'E YAKLAŞTI"</b></p><p>Bakan Yumaklı, bu yıl son 66 senenin yağış anlamında en iyi döneminin geçirildiğini, yağışların yüzde 26 arttığını, barajlardaki doluluk oranının yüzde 81'e yaklaştığını söyledi.</p><p>Bu durumun tarımsal üretim anlamında önemli avantaj sağladığını dile getiren Yumaklı, bu yıl üretim rekoru gelebileceğini bildirdi.</p><p>Yumaklı, bu konuda benzer tahminlerin uluslararası kuruluşlar tarafından da yapıldığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Çok stratejik ve başat ürün olan buğdayda geçtiğimiz yıla göre yüzde 27'lik artış olacağını tahmin ediyoruz. Yani 23 milyon ton civarında bir ürün alacağımızı düşünüyoruz. Aynı şekilde arpanın da geçtiğimiz yıla göre yüzde 50'lik artışla 9 milyon tonlara geleceğini düşünüyoruz. Bunların her ikisi de stratejik ürün. Birisi genel olarak bizim ihtiyacımız, diğeri de hayvansal üretim için son derece önemli bir girdi. Hasat başladı bütün Türkiye'de. Şu anda yüzde 2 seviyelerindeyiz. Geçtiğimiz yıl dekar başına 276 kilogram verim alıyorduk. Halk dilinde dönüm diye söyleyelim onu. Bir dönümden 276 kilogram verim alınırken bu yıl ortalama bunun 400 kilogram ve üzerinde olacağını düşünüyoruz. Bu anlamda da çok önemli bir artış var. Bazı yerler var ki özellikle hububat üretiminde son derece önemli sonuçlar alıyor. Çukurova ve Trakya gibi... Buralarda da 700 kilogramların üzerine çıkacağını düşünüyoruz."</p><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/savetwitter-1106202604f95fd4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>- "(BUĞDAYDA) TMO TON BAŞINA 16 BİN 500 LİRA TABAN FİYAT AÇIKLAYARAK PİYASANIN DÜŞMESİNİ ENGELLEDİ"</b></p><p>Bakan Yumaklı, bir regülasyon kurumu olan Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) üretici, tüketici ve sektör için gerektiği zaman piyasaya dahil olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/ibrahimyumakl-11062026164dee33.jpg"/><p class="">"TMO'nun bu yıl için (buğdayda) açıkladığı fiyat yurt dışı fiyatlarının çok çok üzerinde. Açıklamamış olsaydı ne olurdu? Şu anda bir ton buğdayın fiyatı yurt dışında yaklaşık 250 dolarlar civarında, yani yaklaşık 11 bin lira civarında bugünkü kurlarla bakarsak. TMO'nun fiyatının olmaması piyasanın belki de bu rakamlara doğru gelmesini sağlayacaktı. Ne oldu? TMO, ton başına 16 bin 500 lira taban fiyat açıklayarak piyasanın bu rakamın altına düşmesini engellemek adına önemli bir görev üstlendi. Bu bir regülasyon faaliyetidir, referans fiyatıdır. TMO, bu konunun ticaretini yapan bir kurum değildir. Piyasa regülasyonu yapar, fiyat ve miktar hareketlerindeki anormallikleri standart hale getirir."</p><p class="">Yumaklı, bu buğdayı alıp kullanacak sanayici için de ekim ayındaki fiyatları açıkladıklarını, sektörün tamamı için bir öngörülebilirlik ortaya koyduklarını vurguladı.</p><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video1-110620266881826b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>- "BİRİM DESTEK FİYATINI GÜNCELLEYECEĞİZ"</b></p><p>Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hububat alımı için TMO'nun tüm hazırlıklarını yaptığını belirterek, şu anda 20 milyon tonu depolayacak şekilde ve 600'den fazla noktayla alımlara hazır olduklarını söyledi.</p><p>Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın buğday alım fiyatlarına ilişkin desteklerin güncelleneceğini söylediğini hatırlatması üzerine Yumaklı, şunları ifade etti:</p><p class=""><br></p><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video13-1106202652b6c0d5.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>"TMO, ürünü aldığı andan itibaren 21. günden başlayarak ürünlerin bedellerini ödemeye başlayacak. Nakit akışıyla ilgili zamanlamalar öne ya da ileriye gidebilir ama netice itibarıyla ortalama 21 günlük sürede ödemeyi gerçekleştireceğiz. Türkiye'nin içinde olmadığı ama bütün dünya ülkeleri gibi hele ki komşu olmamızdan kaynaklı bulunduğumuz bölgedeki savaşlar ve çatışmalar bizi de etkiliyor. En önemli başlıklardan birisi de enerji, yani mazot ve gübre diyelim. Her ikisi de bizi de etkiledi. Maliyetlerde artış oldu. Üreticilerimiz bunlardan bir bölümüne yakalandı bir bölümünün üretimini de o fiyat artışlarıyla beraber yapmak zorunda kaldı. Dolayısıyla savaş ve çatışmalar sebebiyle, konjonktürel sebeplerle üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetlerinde oluşan artışları hesaplayarak 2026 yılı için dekar başına, yani dönüm başına 310 lira olarak belirlenmiş birim destek fiyatını güncelleyeceğiz."<p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/video4-11062026ddd0405a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Yumaklı, bu rakamın ne olacağına ilişkin sorular geldiğini belirterek, "Bütün bunları hesaplayabilmemiz için üretim ve hasat faaliyetlerinin sona ermesi, hasat dönemlerinin tamamlanması lazım. Dolayısıyla üretim sezonunun sonunda, savaşın getirdiği üretim ve girdi maliyetleriyle ilgili fahiş artışı hesaplayarak 2026 yılı için belirlenmiş olan 310 liralık dekar başına birim destek fiyatına eklemiş olacağız. Şu anda faaliyetler devam ediyor. Herhangi bir oran ya da hesaplama doğru sonuç vermeyecektir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/hedye2-11062026a4bd1932.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/bakan-yumakli-turkmedya-z-813_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279176</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hong-kongda-168-kisinin-oldugu-yanginda-yedi-kisi-ve-iki-firmaya-suclama-279176</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hong Kong'da 168 kişinin öldüğü yangında yedi kişi ve iki firmaya suçlama]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hong Kong'un Tai Po bölgesinde geçtiğimiz Kasım ayında meydana gelen ve 168 kişinin ölümüne yol açan büyük yangınla ilgili soruşturma derinleşti. Olayda yedi kişi ile iki firma hakkında adam öldürme ve komplo dahil çok sayıda suçlama yöneltildi. Hong Kong'daki bu trajik olayda adalet arayışı sürerken, mahkeme süreci kamuoyunun yakın takibinde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hong Kong'da 168 kişinin öldüğü yangında yedi kişi ve iki firmaya suçlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hong Kong'un Tai Po semtindeki Wang Fuk Court yerleşkesinde 26 Kasım 2025'te çıkan ve 168 kişinin hayatını kaybettiği büyük yangınla ilgili yürütülen soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı. Kentin son yıllardaki en yıkıcı yangınında sorumluluğu olduğu iddia edilen yedi kişi ve iki firma, adam öldürme ile komplo başta olmak üzere çeşitli suçlarla itham edildi. Yangının ardından hem eski sakinler hem de hayatını kaybedenlerin yakınları, olayın aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması için aylardır yetkililerden net yanıtlar bekliyor.</p><h3>Hong Kong polisi: Yedi kişi ve iki firmaya 25 ayrı suçlama yöneltildi</h3><p>Hong Kong polisi ile Yolsuzlukla Mücadele Bağımsız Komisyonu'nun ortak açıklamasında, şüphelilere toplam 25 farklı suçlama yöneltildiği belirtildi. Bu suçlamalar arasında adam öldürmenin yanı sıra para aklama, kamu adaletini engellemeye teşebbüs ve vergi kaçakçılığı gibi ağır iddialar da yer aldı. Soruşturma kapsamında suçlanan yedi kişinin, Wang Fuk Court'taki büyük tadilat projesinde çeşitli görevler üstlendiği bildirildi. Ayrıca, suçlanan iki firmanın ise projenin danışmanlık ve ana yüklenici şirketleri olduğu açıklandı. Polis, Mart ayında 38 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan dokuzunun suçlandığını ve aynı dönemde yolsuzlukla mücadele ajansının rüşvet ile dolandırıcılık komplosu iddialarıyla 23 kişiyi yakaladığını duyurdu.</p><h3>Mahkeme süreci ve yangının nedeni mercek altında</h3><p>Davayla ilgili ilk duruşmanın Çarşamba günü öğleden sonra Hong Kong'da görülmesi planlandı. Olayın yaşandığı günden bu yana, bağımsız bir komite yangının nedenini araştırıyor. Komiteyi temsil eden avukat Victor Dawes, yangın günü neredeyse tüm yangın güvenliği sistemlerinin insan hatası nedeniyle devre dışı kaldığını vurguladı. Toplumda büyük yankı uyandıran bu trajik olay, binlerce kişinin yaşadığı Wang Fuk Court topluluğunda derin izler bıraktı. Adaletin sağlanması için başlatılan yargı sürecinin, hem mağdurların aileleri hem de kamuoyu tarafından yakından izlendiği bildirildi. Soruşturmanın ve mahkeme sürecinin, Hong Kong'da benzer faciaların önlenmesi için önemli bir örnek oluşturması bekleniyor.</p><p>Hong Kong'da 168 kişinin yaşamını yitirdiği yangın sonrası başlatılan soruşturma ve yargı süreci, şehirdeki toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesi açısından kritik önem taşıyor. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi, mağdur yakınlarının en büyük beklentisi olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/hong-kongda-168-kisinin-o-674_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279175</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/afganistanda-sivil-kayiplar-artiyor-pakistanin-hava-saldirilari-endise-yaratiyor-279175</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Afganistan'da sivil kayıplar artıyor! Pakistan'ın hava saldırıları endişe yaratıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pakistan, Afganistan sınırında düzenlediği hava saldırılarıyla bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Saldırılarda 26 militanın öldüğü açıklanırken, Afganistan ise çoğunluğu çocuk 13 sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Sınır hattındaki bu gelişmeler, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerginliği bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Afganistan'da sivil kayıplar artıyor! Pakistan'ın hava saldırıları endişe yaratıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan, Afganistan sınırında düzenlediği yoğun hava saldırılarıyla bölgede son aylardaki görece sakinliği bozdu. Çarşamba günü gerçekleşen operasyonlarda, Pakistan Bilgi Bakanı Attaullah Tarar'ın açıklamasına göre, dört farklı hedefte toplam 26 militan öldürüldü. Saldırılar, Pakistan'ın sınır hattında yaşanan son terör eylemlerine yanıt olarak gerçekleştirildi. Afganistan'daki Taliban yönetimi ise, Pakistan'ın Kunar, Khost ve Paktika eyaletlerinde düzenlediği saldırılarda, çoğu çocuk olmak üzere 13 sivilin hayatını kaybettiğini, 14 kadın ve çocuğun ise yaralandığını duyurdu. Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı ve sınır hattındaki güvenlik endişelerini artırdı.</p><h3>Pakistan hükümeti: 'Saldırılar güvenlik için zorunlu'</h3><p>Pakistan hükümeti, son günlerde güvenlik güçlerine yönelik artan saldırıların ardından sınır ötesi operasyon kararı aldı. Bilgi Bakanı Attaullah Tarar, yapılan hava saldırılarının, Pakistan'ın vatandaşlarını koruma ve sınır bölgelerindeki terörist sığınaklarını yok etme amacı taşıdığını vurguladı. Tarar, operasyonların özellikle eğitim merkezleri ve mühimmat depoları gibi stratejik noktaları hedef aldığını belirtti. Saldırıların, Peshawar yakınlarında güvenlik güçlerine düzenlenen ve en az altı memurun hayatını kaybettiği saldırının hemen ardından gerçekleşmesi dikkat çekti. Pakistan, bölgede barış ve istikrarı sağlama çabalarına rağmen, vatandaşlarının güvenliğini her zaman öncelik olarak gördüğünü açıkladı.</p><h3>Taliban yönetimi: 'Çoğunluğu çocuk siviller hayatını kaybetti'</h3><p>Afganistan'daki Taliban hükümeti, Pakistan'ın düzenlediği son hava saldırılarında sivil kayıpların yaşandığını öne sürdü. Taliban sözcüsü Zabihullah Mujahid, Kunar, Khost ve Paktika eyaletlerinde gerçekleşen saldırılarda 11 çocuk, bir kadın ve bir yaşlı adamın yaşamını yitirdiğini bildirdi. Ayrıca, 14 kadın ve çocuğun da yaralandığı açıklandı. Taliban yönetimi, Afganistan topraklarının başka ülkeleri tehdit etmek için kullanılmadığını defalarca vurguladı. Geçmişte de iki ülke arasında benzer gerginlikler yaşanmış, özellikle Şubat ve Mart aylarında düzenlenen operasyonlarda yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. 16 Mart'ta Kabil'deki bir uyuşturucu rehabilitasyon merkezine düzenlenen saldırıda ise, Birleşmiş Milletler'in raporuna göre en az 269 kişi yaşamını yitirmişti. Bu olay, Afganistan'ın yakın tarihinde görülen en ölümcül saldırı olarak kayıtlara geçti.</p><p>Pakistan ve Afganistan arasındaki 2.600 kilometrelik sınır hattında yaşanan bu son gelişmeler, iki ülke arasında yıllardır süregelen güvenlik krizini ve karşılıklı suçlamaları yeniden gündeme getirdi. Her iki taraf da kendi güvenlik önceliklerini savunurken, bölgedeki siviller yaşanan çatışmalardan olumsuz etkilenmeye devam ediyor. Uzmanlar, mevcut durumun daha büyük bir bölgesel krize dönüşmemesi için iki ülke arasında diyalog ve iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/afganistanda-sivil-kayipl-721_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279174</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanadadan-sosyal-medya-yasagi-teklifi-gencler-icin-kritik-adim-279174</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada'dan sosyal medya yasağı teklifi! Gençler için kritik adım]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada hükümeti, 16 yaşın altındaki çocuk ve gençler için sosyal medya kullanımını yasaklayan kapsamlı bir yasa teklifini gündeme getirdi. Teklif, teknoloji şirketlerine ağır yaptırımlar getirirken, çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı hedefliyor. Kanada, bu adımıyla G7 zirvesi öncesi dünya gündemine oturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada'dan sosyal medya yasağı teklifi! Gençler için kritik adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada hükümeti, 16 yaş altı çocuk ve gençlerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı öngören yeni bir yasa teklifini Avam Kamarası'na sundu. Kültür Bakanı Marc Miller tarafından açıklanan ve Güvenli Sosyal Medya Yasası olarak adlandırılan bu düzenleme, çocukların çevrimiçi ortamda maruz kalabileceği zararlı içeriklere karşı koruma sağlamayı amaçlıyor. Yasa tasarısı, teknoloji firmalarına önemli sorumluluklar yüklerken, çocukların güvenliği konusunda toplumsal baskının artması ve uluslararası alanda benzer girişimlerin yaygınlaşması ile gündeme geldi. Kanada'nın bu adımı, G7 zirvesi öncesinde yapay zeka ve çocuk güvenliği konularının küresel ölçekte tartışıldığı bir dönemde dikkat çekti.</p><h3>Kültür Bakanı Miller: 'Çocukların hayatı tehlikede'</h3><p>Kültür Bakanı Marc Miller, yasa teklifini sunarken yaptığı açıklamada, Kanada'da çocukların çevrimiçi ortamda ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Miller, "Çocukların öldüğünü görüyoruz. Bu ülkede çocukların güvende olmasını sağlamak için makul tüm önlemleri alacağız" ifadelerini kullandı. Hükümetin önceliği olarak gösterilen sosyal medya yasağı, çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, nefret söylemi ve şiddet içerikli materyallerin yayılmasını önlemeyi hedefliyor. Teklifte, sosyal medya platformlarının 16 yaş altı kullanıcıların yeni hesap açmasını engellemesi ve mevcut hesapların devre dışı bırakılması öngörülüyor. Ayrıca, yasa kapsamında teknoloji firmalarının çocuklara zarar verebilecek içerikleri önlemek için etkili politikalar geliştirmesi ve uygulaması şart koşuluyor. Firmalar, bu politikaları başarıyla hayata geçirdiklerini kanıtlamaları halinde yasa kapsamı dışında kalabilecekler.</p><h3>Teknoloji firmalarına ağır yaptırımlar yolda</h3><p>Kanada'nın yeni sosyal medya yasağı teklifi, teknoloji şirketlerine ciddi yükümlülükler ve ağır cezalar getiriyor. Yasa, zararlı içeriklerin önlenmesi için firmaların birden fazla yaş doğrulama teknolojisi kullanmasını ve çocuk kullanıcıları platformlardan uzak tutmak için "makul adımlar" atmasını zorunlu kılıyor. Yedi ayrı zararlı içerik kategorisi belirlenen tasarıda, ihlallerin tespit edilmesi halinde şirketlere 10 milyon dolara kadar para cezası veya brüt küresel gelirlerinin yüzde 3'ü oranında yaptırım uygulanacak. Ayrıca, Kanada Dijital Güvenlik Komisyonu adıyla yeni ve bağımsız bir düzenleyici kurum kurulacak. Bu kurum, teknoloji firmalarının yasalara uyumunu denetleyecek ve gerektiğinde yaptırımları hayata geçirecek. Komisyon üyeleri, hükümet kabinesi tarafından atanacak. Yasanın uygulanmasıyla birlikte, Kanada'nın çocuk güvenliği konusunda uluslararası standartları yakalaması ve diğer ülkelere örnek olması hedefleniyor.</p><h3>G7 zirvesi öncesi Kanada'dan güçlü mesaj</h3><p>Kanada'nın sosyal medya yasağı teklifi, Fransa'da düzenlenecek G7 zirvesi öncesinde gündeme gelerek uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Yasa tasarısı, çocukların çevrimiçi ortamda korunmasına yönelik küresel bir hareketin parçası olarak öne çıktı. Birleşik Krallık, Fransa ve Yeni Zelanda gibi ülkeler de benzer yasaları yürürlüğe koyarken, Kanada'nın attığı bu adım, diğer ülkelerdeki tartışmaları da hızlandırdı. Özellikle, Şubat ayında British Columbia'da yaşanan ve 18 yaşındaki bir şüphelinin ChatGPT üzerinden şiddet içerikli sohbetler yaptığı ölümcül okul saldırısı, ülkede yapay zeka güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. OpenAI'nın olay sonrası eleştirilerle karşılaşması, teknoloji şirketlerinin sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı. Kanada'nın yasa teklifi, hem çocuk güvenliği hem de yapay zekanın denetimi konusunda uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p><h3>Çocuklar için Kanada: Yasa firmaları daha iyi güvenlik politikalarına zorlayacak</h3><p>Çocuklar İçin Kanada adlı kuruluşun yöneticisi Sara Austin, yeni sosyal medya yasağının çocukların çevrimiçi güvenliğini artıracağına inandığını belirtti. Austin, yasa sayesinde teknoloji firmalarının daha etkili güvenlik politikaları uygulamaya teşvik edileceğini ve bunun yalnızca çocuklara değil, tüm Kanadalılara fayda sağlayacağını ifade etti. Kanada'nın çevrimiçi güvenlik konusunda diğer ülkelerin gerisinde kaldığını vurgulayan Austin, önerilen düzenlemenin G7 zirvesi öncesinde önemli bir örnek teşkil edeceğini dile getirdi. Ayrıca, bazı ifade özgürlüğü grupları ise yasa teklifine temkinli yaklaşıyor ve çevrimiçi zararlı içeriklerin mevcut ceza kanunları kapsamında da ele alınabileceğini savunuyor. Bu görüş ayrılıkları, Kanada'da sosyal medya yasağına dair toplumsal tartışmanın sürdüğünü gösteriyor.</p><h3>Avustralya ve diğer ülkelerden örnekler: Yasaklar tartışılıyor</h3><p>Kanada'nın yasa teklifi, geçtiğimiz yıl Avustralya'nın uygulamaya koyduğu benzer bir sosyal medya yasağından esinlendi. Avustralya, 16 yaş altındaki çocuk ve gençlerin sosyal medya platformlarına erişimini engelleyen ilk ülke oldu. Ancak, yapılan anketler ve incelemeler, yasağın tam anlamıyla etkili olmadığını ortaya koydu. Avustralya hükümeti, sosyal medya devlerinin çocuk kullanıcıları platformlardan uzak tutmak için yeterli adım atmadığını belirterek Facebook, Instagram, Snapchat ve TikTok'a karşı beş ayrı soruşturma başlattı. Ayrıca, Birleşik Krallık ve Yunanistan gibi ülkeler de gençler için benzer yasakları gündeme aldı. Yunanistan'da 15 yaş altındaki çocuklar için sosyal medya yasağı Ocak ayında yürürlüğe girecek. Tüm bu gelişmeler, sosyal medya yasağı ve çocuk güvenliği konularının sadece Kanada'nın değil, küresel ölçekte birçok ülkenin gündeminde olduğunu gösteriyor.</p><p>Kanada'nın sosyal medya yasağı teklifi, çocukların çevrimiçi güvenliği ve teknoloji şirketlerinin sorumlulukları konusunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Yasanın kabul edilmesi halinde, Kanada hem kendi vatandaşlarının hem de dünya genelinde çocukların dijital ortamda daha güvenli bir şekilde var olmasına öncülük edebilir. Ancak, ifade özgürlüğü ve kişisel veri koruması gibi hassas dengeler nedeniyle tartışmaların bir süre daha devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/kanadadan-sosyal-medya-ya-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bakan-memisoglu-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasini-baslatti-279173</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu, ''Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa'' Kampanyası'nı başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Geçen sene 10 milyonun üstünde insana 513 ton kilo kaybettirdik. Onlara sağlık kazandırdık, daha da kazandırmaya çalışıyoruz' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Memişoğlu, ''Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa'' Kampanyası'nı başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda fiziksel aktivite farkındalığının artırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve bireylerin hareket kapasitesinin değerlendirilmesi amacıyla Türkiye genelinde hayata geçirilecek "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" Kampanyası'nın tanıtımı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun katılımıyla Başkent Millet Bahçesi'nde gerçekleştirildi. Etkinlik, Kemal Memişoğlu'nu alana girişte karşılayan seymenlerin gösterisiyle başladı. Seymenlerin gösterisini seyreden Bakan Memişoğlu, ardından seymenlerle beraber misket oynadı.</p><p>Bakan Memişoğlu yaptığı konuşmada, "Esasında buraya gelmeden seymenlerle hareketimize başlamıştık. Ama biliyorsunuz Türkiye'de sağlıkla ilgili müthiş bir hizmet veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten Türkiye son 24 senesinde dünyaya örnek olacak sağlık hizmeti veriyor. Bizler bu sağlık hizmetinin yanında esasında sağlık kültürü oluşturup, insanların hastalanmadan bedenini korumayı, sağlığını koruma kültürünü geliştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle de koruyan sağlık sisteminde 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' diyoruz" diye konuştu.</p><p><b>"1.5 MİLYON İNSANIMIZLA HEM TEDAVİDE HEM KORUYUCULUKTA SAĞLIK HİZMETİ VERİYORUZ"</b></p><p>En büyük hedeflerinin sağlıklı bir toplum ve sağlık bir beden olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bugün sağlığınızı kaybettiğiniz zaman mutlu olma şansınız yok, onun için herkesin sağlıklı kalmak için çaba harcamasını istiyoruz. Biliyorsunuz esasında Türkiye, temel sağlık hizmetleri dediğimiz Aile Hekimliğiyle, Toplum Sağlığı Merkezleriyle, Sağlıklı Hayat Merkezleriyle büyük bir sağlık ordusuna sahip. 1.5 milyon insanımızla hem tedavide hem koruyuculukta sağlık hizmeti veriyoruz, ama bizim önceliğimiz insanların sağlıklı olması ve sağlıklı kalması. Bunun için de en önemli işimiz ve risklerimizden en önemlisi yoğun hareketsizlik ve bağımlılık" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"GEÇEN SENE 10 MİLYONUN ÜSTÜNDE İNSANA 513 TON KİLO KAYBETTİRDİK"</b></p><p>'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Kal' mottosuyla insanların hareketli olmasını isteyen Memişoğlu, "Sağlık Bakanlığı olarak hem sağlığın kültürünü oluşturmaya, hem de farkındalık oluşturmak için geçen sene biliyorsunuz 'Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa' mottosuyla yaklaşık 10 milyon insanımıza meydanlarda, kalabalık yerlerde, alışveriş merkezlerinde kilolarını, boylarını ölçtük ve esasında bunu insanların farkında olsun diye, kilosuyla alakalı sıkıntıyı göstermek için de yaptık. Normalde sağlık sistemlerimizde kilo-boyu ölçüyoruz ama istiyoruz ki bizimle beraber sağlıklı kalmayı ve sağlık sistemini sadece tedavi, hastalık için değil sağlıklı kalmak için de kullansınlar. 10 milyonun üzerinde insanı boy-kilo ölçtük ve bunları Sağlık Hayat Merkezlerine, diyetisyenlerimize yönlendirerek geçen sene tam bu 10 milyonun üstünde insana 513 ton kilo kaybettirdik. Onlara sağlık kazandırdık, daha da kazandırmaya çalışıyoruz. Aynı şekilde sigara, aynı şekilde bağımlılıkla ilgili toplumumuzun beraber bu başarıyı göstermesini istiyoruz. Sadece yemekle diyetisyenle değil fizyoterapistlerle, sporla, egzersizle bedenlerini korumasını istiyoruz. Bakın Ankara'nın güzel bir havasında bizler geldik kravatımızı çıkardık, takım elbiselerimizi çıkardık, evimize gitmeden önce spor yapacağız, egzersiz yapacağız. Böylece kalp hastalığından, eklem hastalığından, tansiyondan, her türlü hastalıkla ilgili her türlü riskten uzaklaşacağız" şeklinde konuştu.</p><p><b>"NÜFUS CÜZDANINIZDA HANGİ YAŞ YAZARSA YAZSIN BEDENİNİZİN, KASLARINIZIN YAŞI ÖNEMLİDİR"</b></p><p>Vatandaşlardan bedenlerini ve sağlıklarını korumalarını, hareket yapma ve sağlıklı kalma alışkanlığı kazanmalarını isteyen Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><blockquote>"Türkiye'de 348 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Bunlarda fizyoterapistimizden diyetisyenimize, çocuk gelişimcisinden gebe okullarına kadar, kanser taramalarına kadar her türlü 17 tane hizmeti ücretsiz verebiliyoruz. Bunlardan MHRS üzerinden randevu alabildiğiniz gibi aile hekimlerinizi ya da hastaneleriniz buralardan randevu alabilir halde. Lütfen beraber kilolarımızı verelim, hareketli olalım, sağlıklı kalalım. Bunu özellikle toplumumuzla beraber yapmak istiyoruz. Biz sizleri sağlık ocaklarında, Aile Sağlık Merkezlerinde, hastanelerde beklemeyeceğiz. Biz sizlerle beraber bu kiloyu vermenizi, hareketli kalmanızı, aynı zamanda mobil sigara bırakma polikliniklerini oluşturduk. Tansiyonunuzu, kilonuzu ölçeceğiz. İnsanlarımızı arıyoruz kanser taraması yapıyoruz. Geçen sene 7.7 milyon insanımızı aradık. Yaklaşık 28 binin üzerinde insana daha kanser kliniği oluşmadan, geç kalmadan, kanserli olarak hayatlarını sürmeden erken safhada kanserlerini yakaladık ve tedavi ettirdik. Kanserden korkma, geç kalmaktan kork diyoruz işte onun için. Ben toplumumda şunu istiyorum, biz 1 ay sahada olacağız, insanların hareket yaşını öğreneceğiz. Nüfus cüzdanınızda hangi yaş yazarsa yazsın bedeninizin, kaslarınızın yaşı önemlidir. Ve siz bu yaşı genç tutmak için hareketli olmak zorundasınız hareket yapmak zorundasınız."</blockquote><p>Bakan Memişoğlu, konuşmasının ardından alanda vatandaşların koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilgi alabilmeleri amacıyla oluşturulan Aile Hekimliği ve HYP Tanıtım Standı, Sağlıklı Hayat Merkezi Tanıtım Standı, Tütünle Mücadele Standı, Sağlıklı Beslenme Standı, Fiziksel Aktivite Standı, Ruh Sağlığı Standı, Organ Bağışı Standı, Ağız ve Diş Sağlığı Standı, Kanser Bilgilendirme Standı, Bulaşıcı Hastalıklar ve Aşı Standı,112 Acil Sağlık Hizmetleri ve UMKE Standı'nın yer aldığı 'Sağlık Sokağı'nı ziyaret etti. Sağlık çalışanları ve vatandaşlarla sohbet eden Memişoğlu, ziyaretin ardından bisiklet sürdü. Bisiklet sürmesinin akabinde bir süre basketbol oynayan Bakan Memişoğlu, basketbol oynamasının ardından vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/bakan-memisoglu-hareket-y-943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sokak-ortasinda-6-kadinin-saldirisina-ugramisti-genc-kadin-o-anlari-anlatti-279172</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sokak ortasında 6 kadının saldırısına uğramıştı, genç kadın o anları anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'da yanında 1.5 yaşındaki bebeği ile 6 kadının sokak ortasında tekme ve yumruklu saldırısına uğrayarak darp edilen ve aynı zamanda o anlar cep telefonu ile kayda alınan genç anne konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sokak ortasında 6 kadının saldırısına uğramıştı, genç kadın o anları anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz gün öğlen saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi Aşık Veysel Caddesi'nde meydana gelen olayda, yanında 1.5 yaşındaki bebeği ve kayınvalidesi ile birlikte otobüs durağında bankta oturan Ayten Merkavul, yanına yaklaşan ve plakası öğrenilemeyen siyah renkli bir otomobilden inen 6 kadının tekme ve yumruklu saldırısına uğradı. Kimliği belirsiz 6 kadının saldırısına maruz kalan kadın çevreden yardım isterken, darp eden kadınlardan birisi de o anları cep telefonu ile kayda aldı.  </p><p><b>GÖRÜNTÜLERİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTILAR</b></p><p>Dakikalarca hemcinslerinin saldırısına uğrayan Ayten Merkavul acı içinde yerde kıvranırken, olaya karışan kadınlar ise geldikleri araçla uzaklaştı. Olay anı bir güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, görüntülerde araçtan inen 6 kişinin bankta çocuğu ile oturan genç kadını darp etmeye başladıkları görüldü. Olayın ardından genç kadın polis merkezine giderek şahıslar hakkında şikayetçi olurken, olaydan birkaç sonra genç kadının darp edildiği anlara ait cep telefonu görüntüsü anonim bir sosyal medya hesabından paylaşıldı.  </p><p><b>GENÇ KADIN O ANLARI ANLATTI</b></p><p>Küçük kızının yanında 6 kadının saldırısına uğrayan ve darp edilen genç kadın yaşadığı o dehşet dolu anları anlattı. Kadınları araçtan inmeleri ile kendisine saldırmalarının bir anda olduğunu ve neye uğradığını anlayamadığını söyleyen Merkavul, "Normalde anneannemde kalıyorum. O gün kaynanan beni almaya geldi. Hem cezaevindeki eşime para gönderecektik, hem de onlara oturmaya gidecektik. Buradan ana yolu doğru ilerledik, bebeğim, ben ve kaynanam üçümüz durakta bekliyorduk. Siyah plakasını bilmediğim bir araç hızlı bir şekilde geldi. Durakta oturuyorduk, bebeğim benim kolumdaydı. Direkt beni darp etmeye başladılar" dedi.  </p><p><b>HEM DÖVÜP, HEM DE VİDEOYA ALDILAR</b></p><p>Kadınların kendisine saldırmaya başlaması ile annelik içgüdüsü ile bebeğini korumak için kendisini banktan aşağıya attığını söyleyen genç kadın, "Elimi bebeğimden çektim ve hemen kendimi banktan aşağıya doğru bıraktım. Bebeğim zarar görmesin diye. Bunlar 6 kişilerdi, yerde bayağı bir darp ettiler beni, tekme tokat giriştiler. Sonra benim üzerimi soymaya çalıştılar. Cebimdeki cüzdanı aldılar. İçerisinde eşime göndereceğim bir miktar para, birkaç altın ve kimliğim vardı. Beni darp ettiler, soyunuk halde tekme tokat girişmeye devam ettiler. Ve bunları canlı yayın yaparak ve sosyal medyada paylaşarak benim namusuma dil uzatmış oldular" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"KIZIMIN GÖZÜ ÖNÜNDE DARP ETTİLER"</b></p><p>Yaşanan olay nedeniyle küçük kızının büyük bir travma yaşadığını söyleyen Ayten Merkavul, "Daha 21 yaşındayım ve 1.5 yaşında bir kız annesiyim. Bunlar benim kızımın gözünün önünde oldu. Benim bedenimdeki darp izleri falan geçer. Bunlar önemli değil, bebeğimin yaşadığı travmayı hiç kimse geçiremez. Benim kızıma "Annene ne yaptılar" diye sorduklarında benim bebeğim saçını çekiyor. Beni bebeğimde çok büyü bir hasar bıraktılar. Bu insanlar ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. Ben korkuyorum, sokağa çıkamıyorum. Bebeğimi bile çıkartamıyorum. Ben hakkımın savunulmasını istiyorum. Gerekli cezayı almalarını istiyorum" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"AİLEM VE BEN KORKU İÇİNDEYİZ"</b></p><p>Olaydan sonra kendisine ve ailesine yönelik tehditlerin devam ettiğini söyleyen genç kadın, "Bunlar normal şeyler değil. Bu insanlar şu anda tehdit de etmekte. Evin çevresine madde koyup şikayet ederiz veya bunu başka bir yerde yakalarız, bu sefer tarayıp geçeriz şeklinde. Tehdit ve baskı altındayım. Şu anda bildiğim kadarıyla dün gözaltına alınmışlardı, bugün adliyeye çıkartıldılar diye biliyorum. Umarım tutuklandılar haberini alırız. Çünkü bu şekilde bir kadına bebeğinin önünde şiddet uygulamak en büyük suç. Bana bunları yapıp, cezasız kalıp ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. Şu anda ailemde korku içerisinde evin çevresine bir şey koyacaklar diye. Ben daha fazla korkuyorum, umarım kazanan biz oluruz" dedi.  </p><p><b>ADLİ KONTROL ŞARTI İLE SERBEST KALDILAR</b></p><p>Öte yandan, Ayten Merkavul'un karakola giderek kendisini darp eden şahıslardan şikayetçi olması üzerine harekete geçen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olaya karışan araç ve kadınların tespit edilmesine yönelik çalışma başlattı. Güvenlik kamerasından aracın plakası tespit edilirken, genç kadının sokak ortasında darp edilmesi olayına karıştıkları belirlenen A.Ç., S.Ç., A.Ç., N.Ç., R.Ç. ve P.D. önceki gün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Poliste ifadeleri alınan 6 kadın işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/sokak-ortasinda-6-kadinin-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/buca-belediyesinde-gozler-cuma-gununde-ak-partinin-baskan-adayi-veli-balyemez-279171</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Buca Belediyesi'nde gözler cuma gününde! AK Parti'nin başkan adayı Veli Balyemez]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanarak görevden alınan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın yerine seçilecek başkan vekili için siyasi partiler hazırlıklarını sürdürüyor. Cuma günü yapılacak seçim öncesinde Cumhur İttifakı'nın adayının, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı tarafından açıklanan meclis üyesi Veli Balyemez olduğu duyuruldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Buca Belediyesi'nde gözler cuma gününde! AK Parti'nin başkan adayı Veli Balyemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi'nde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından tutuklanan Belediye Başkanı Görkem Duman'ın yerine geçecek isim, 12 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek meclis toplantısında belirlenecek. Kritik seçim öncesi AK Parti cephesinden beklenen açıklama geldi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Cumhur İttifakı'nın Buca Belediye Başkan Vekili adayının meclis üyesi Veli Balyemez olduğunu duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/v-110620267877818f.jpg"/><p><b>SAYGILI: "CUMHURBAŞKANIMIZIN TENSİPLERİYLE ADAYIMIZ VELİ BALYEMEZ'DİR"</b></p><p>Genel Merkez ve Cumhur İttifakı paydaşlarıyla yapılan geniş çaplı istişareler sonucunda adayın netleştiğini ifade eden Başkan Saygılı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><blockquote>"Değerli İzmirli hemşehrilerim, 12 Haziran Cuma günü yapılacak olan Buca Belediyesi Başkan Vekili seçimi için, Genel Merkezimiz, Milletvekillerimiz, Cumhur İttifakı'mızın değerli temsilcileri, teşkilatımız ve ilgili meclis üyelerimizle yürüttüğümüz istişareler ve değerlendirmeler neticelenmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle 'Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Vekili Adayı' olarak göstereceğimiz isim Veli Balyemez'dir. Balyemez'e gireceği seçimde başarılar diliyorum. İzmir'imiz ve Buca'mız için hayırlı olsun inşallah."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/buca-belediyesinde-gozler-748_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msb-kktcnin-hak-ve-menfaatlerini-korumaya-devam-edecegiz-279170</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB: KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyuyoruz. Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır." açıklamasını yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB: KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Denizkurdu-II Tatbikatı kapsamında Antalya açıklarında seyreden TCG Anadolu&#39;da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><p>Tuğamiral Aktürk, tatbikatın, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz&#39;de gerçekleştirildiğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41637108.jpg"/><p><b>Denizkurdu-II tatbikatının, Deniz Kuvvetlerinin en büyük tatbikatı olduğunu ifade eden Aktürk, şu bilgileri verdi:</b></p><p>&quot;Harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri icra edilmektedir. Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz, Özel Kuvvetler Komutanlığımız ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından müteşekkil 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin görev aldığı Denizkurdu-II Tatbikatı&#39;nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri kapsamında, milli üretim &#39;AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu&#39; ile milli gemisavar &#39;Atmaca Güdümlü Mermisi&#39; atışları icra edilecektir. Tatbikat çerçevesinde ayrıca, 12-14 Haziran tarihleri arasında, 32 gemi ile Karadeniz, Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 19 liman ziyareti yapılacaktır.&quot;</p><p>Aktürk, Deniz Kuvvetlerinin, sahip olduğu modern su üstü, denizaltı ve deniz hava unsurları, nitelikli personeli ve gelişen milli savunma sanayisinin sağladığı kabiliyetlerle Türkiye&#39;nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğini vurguladı.</p><p>Deniz Kuvvetlerinin, eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle harekata hazırlık seviyesini sürekli yüksek tuttuğunu, denizlerdeki etkinliğini ve caydırıcılığını her geçen gün daha da artırdığını söyleyen Aktürk, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin güvenliği ve bölgesel istikrarın korunması için görevlerini azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeyi sürdüreceklerini belirtti.</p><p>Aktürk, haziran ayında Bulgaristan&#39;da Strike Back, Letonya ve Polonya&#39;da Baltops, Japonya&#39;da Live Minex, Norveç, İsveç ve Finlandiya&#39;da Ramstein Flag, Romanya&#39;da Sea Breeze-I ile, Polonya&#39;da düzenlenen NATO Koalisyon Kuvvetleri Birlikte Çalışabilirlik (CWIX) tatbikatlarına katılım sağlandığının bilgisini verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41637107.jpg"/><p><b>- TERÖRLE MÜCADELE</b></p><p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye&#39;nin huzur, güvenlik ve istikrarı için görev ve faaliyetlerine devam ettiğini söyleyen Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin &quot;Geride bıraktığımız hafta içerisinde 4 PKK&#39;lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.&quot; dedi.</p><p>Hudutlarda güvenliğin 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede tesis edildiğini vurgulayan Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Hudutlarımızda son bir haftada, 1&#39;i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 298 şahıs yakalanmış, 1 Ocak&#39;tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 4 bin 158 olmuş, engellenen 1804 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 36 bin 193&#39;e ulaşmıştır.&quot;</p><p><b>- İSRAİL</b></p><p>Bölgedeki gelişmelere değinen Aktürk, şöyle devam etti:</p><p>&quot;İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyuyoruz. Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır. Gazze&#39;de aylardır devam eden katliamlar, Lübnan&#39;a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilimi tırmandıran eylemleriyle, bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağı haline gelen İsrail, uzlaşma çabalarının önündeki en büyük engeldir. Uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan bu yaklaşım, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da tehdit etmektedir. Diplomatik girişimlerin başarıya ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail&#39;in saldırgan ve hukuk tanımaz politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir.&quot;</p><p><b>- ENVANTERE YENİ GİREN SİLAH SİSTEMLERİ</b></p><p>Aktürk, yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmalarının devam ettiğini söyledi.</p><p>Bu kapsamda hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Panter obüsünün muayene ve kabul faaliyeti tamamlanarak envantere alındığını belirten Aktürk, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketimiz, kara, hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği yerli ve milli savunma sistemlerini uluslararası katılımcılarla buluşturmak amacıyla 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa&#39;da düzenlenecek Avrupa&#39;nın en büyük savunma sanayisi fuarlarından Eurosatory 2026&#39;ya iştirak edecektir. Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda, SERDAR 100 Sahil Gözetleme Radarı Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza, IDENTA D5000 Birleşik Sorgulayıcı Cevaplayıcı Tanıma Tanıtma Sistemi Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41637105.jpg"/><p><b>- BEDELLİ ASKERLİK</b></p><p>Aktürk, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarının Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz 2026 itibarıyla memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini kaydetti.</p><p>Tuğamiral Aktürk, mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin, 30 Haziran&#39;a kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları gerektiğini belirtti.</p><p><b>- "A MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZA BAŞARILAR DİLİYORUZ"</b></p><p>Türk Kızılayın 158&#39;inci, Jandarma Genel Komutanlığının 187&#39;nci, Roketsan&#39;ın 38&#39;inci kuruluş yıl dönümlerini kutlayan Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;&#39;İki devlet, tek millet&#39; anlayışıyla bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan&#39;ın Milli Kurtuluş Günü&#39;nü kutluyor, ayrıca 2026 FIFA Dünya Kupası&#39;nda mücadele edecek A Milli Futbol Takımımıza başarılar diliyoruz. Sonuç olarak yüksek donanımı, tecrübeli personeli ve üstün harekat kabiliyetiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, milletimizin güveninden aldığı güçle, hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, denizlerimizde ve semalarımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiği tüm görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edecektir.&quot;</p><p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığında olduğunu bildirdi.</p><p>Bakanlık tarafından, Denizkurdu-II Tatbikatı kapsamında Antalya açıklarında seyreden TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının soruları yanıtladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41637110.jpg"/><p>Kıbrıs'ta "garantörlük" sıfatı olmayan Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan "Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması"na ilişkin sorular üzerine Bakanlık, şu yanıtı verdi:</p><p>"Doğu Akdeniz'de istikrarı bozmaya ve gerginliği artırmaya yönelik provokasyonu yakından takip ediyoruz. Kıbrıs'ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Ada'daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır. Hiçbir meşruiyete sahip olmayan ve sonuçları üzerine dikkatle düşünülmeyen bu ve benzer adımlar, Ada'nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askeri ittifakın, Türkiye'ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Garantör ülke olarak, dün olduğu gibi bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır."</p><p><b>- "SORUNUN DİPLOMASİ YOLUYLA ÇÖZÜLMESİNDEN YANAYIZ"</b></p><p>Bakanlıkça, Yunan basınında yer alan, "Türk uçaklarının Yunan uçağını taciz edildiği" iddiasına ilişkin soruya ise şu cevap verildi:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/41637111.jpg"/><p>"Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan, 'Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği' yönündeki organize ve bilinçli provakatif iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Yunanistan ve GKRY'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini göz ardı eden, bölgedeki hassas dengeleri dikkate almayan ve zaman zaman KKTC hava sahasına yönelik ihlal niteliği taşıyan faaliyetlerde bulunduğu görülmektedir. 7 Haziran tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4'ü KKTC hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC'de konuşlu Alarm Reaksiyon nöbeti tutan iki adet F-16 uçağımız derhal tedbir amaçlı kaldırılmıştır. Uçaklarımız, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup, GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır. Bölgede gerginliği artıran ve provokatif nitelik taşıyan mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik girişimler ve açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir."</p><p>ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta son durumun ne olduğuna ilişkin sorular üzerine Bakanlık, "İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasından sonra şiddetlenen çatışmalar küresel ve bölgesel istikrara zarar vermiştir. Diğer taraftan çatışmaların tekrar başlaması neticesinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini, çatışmaların hiçbir tarafa fayda sağlamayacağını, sorunun diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzu yineliyoruz." açıklaması yapıldı</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/msb-kktcnin-hak-ve-menfaa-860_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/resmi-gazetede-yayimlandi-ozellestirme-idaresi-6-ildeki-tasinmazlarin-satisini-onayladi-279169</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı! Özelleştirme İdaresi 6 ildeki taşınmazların satışını onayladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), 6 ildeki bazı taşınmazların satışına onay verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı! Özelleştirme İdaresi 6 ildeki taşınmazların satışını onayladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖİB&#39;in konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.</p><p>Buna göre, Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Çorum&#39;un merkez ilçesi Karaca köyündeki taşınmazın, özelleştirme ihalesinde 45 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Çorum Şeker Fabrikası AŞ&#39;ye satışı kararlaştırıldı.</p><p>Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Samsun&#39;un Çarşamba ilçesi Demirarslan Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, ihalede 27 milyon 700 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Erdem Torun&#39;a satışı onaylandı.</p><p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara&#39;nın Gölbaşı ilçesi İncek-İmar Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, 26 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Emre Gökdemir İnşaat Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd Şti&#39;ye satışına onay verildi. Gölbaşı&#39;nda Karaoğlan-İmar Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın da 11 milyon 980 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan AEM Taahhüt Yapı İnşaat Ticaret Ltd Şti&#39;ye satışı kararlaştırıldı. Aynı mahalledeki bir diğer taşınmazın da 7 milyon 650 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Kızılırmak İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ&#39;ye satışı uygun bulundu.</p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sivas&#39;ın merkez ilçesi Budaklı köyündeki taşınmazın, 5 milyon 200 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Bahattin Eken&#39;e satılması kararlaştırıldı.</p><p>Mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Bayburt&#39;un Merkez ilçesi Konursu köyündeki taşınmazın, 4 milyon 50 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Hamit Açıkgöz&#39;e satışı onaylandı.</p><p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sivas&#39;ın merkez ilçesi Budaklı köyündeki taşınmazın, 3 milyon 150 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Bahattin Eken&#39;e satışına karar verildi.</p><p>Mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Balıkesir&#39;in Altıeylül ilçesi Küçükbostancı Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, 2 milyon 910 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren İstanbul Yatırım Ortak Girişim Grubu&#39;na satışı kararlaştırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/resmi-gazetede-yayimlandi-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279168</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivasin-gurun-ilcesinde-trafik-kazasi-1-kisi-oldu-7-kisi-yaralandi-279168</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivas'ın Gürün ilçesinde trafik kazası 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Gürün ilçesinde hafif ticari araç ile otomobilin çarpışması sonucu 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivas'ın Gürün ilçesinde trafik kazası 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>B.Y. (50) yönetimindeki 58 ABD 234 plakalı hafif ticari araç, D850-06 kara yolu Konakpınar köyü mevkisinde plakası öğrenilemeyen M.K. idaresindeki otomobille çarpıştı.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve Gürün Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>Kazada sürücüler ile araçlarda bulunan 6 kişi yaralandı.</p><p>Ambulanslarla Gürün Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Hakkı Takçı müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/sivasin-gurun-ilcesinde-t-309_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-resmen-yere-cakildi-iste-11-haziran-2026-persembe-bugun-altin-fiyatlari-279167</link>
      <pubDate>2026-06-11T10:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın resmen yere çakıldı!  İşte, 11 Haziran 2026 Perşembe Bugün altın fiyatları...]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları 11 Haziran 2026 Perşembe Bugün haftanın dördüncü günü için araştırılmaya başlandı. Altında yaşanılan bu düşüş güvenli liman olan altının ne kadar daha düşeceğinin sorusunu aklına getiriyor? Altın fiyatlarındaki bu dalgalanma tedirgin ediyor. Peki; güncel altın fiyatları, gram altın, çeyrek altın, Cumhuriyet altın fiyatları ne oldu? İşte, 11 Haziran 2026 Perşembe Bugün altın fiyatları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın resmen yere çakıldı!  İşte, 11 Haziran 2026 Perşembe Bugün altın fiyatları...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dakika, güncel, anlık altın fiyatları... Altın fiyatları 11 Haziran 2026 Perşembe Bugün haftanın dördüncü günü için araştırılmaya başlandı.  11 Haziran 2026 Perşembe Bugün altın güne yükselişle başlamasının ardından 6 bin 70 liradan işlem görüyor.  Peki; güncel altın fiyatları, çeyrek altın, yarım altın, Cumhuriyet altın fiyatları ne oldu? İşte, 11 Haziran 2026 Perşembe Bugün altın fiyatları...</p><p>Dün ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışın yüzde 4,4 altında 6 bin 36 liradan tamamladı.</p><p>Güne yükselişle başlayan gram altın, saat 09.40 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,1 üstünde 6 bin 70 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 120 liradan, Yarım Altın, 20 bin 484 liradan  Cumhuriyet altını 40 bin 340 liradan satılıyor.</p><b><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI ALIŞ-SATIŞ TABLOSU SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></b><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/08/09/1600eyrekaltn-09082025d0abc02a.jpg"/><p>Dün 4 bin 71 dolara gerileyerek 24 Kasım 2025&#39;ten bu yana en düşük seviyesini gören altının onsu, bugün önceki kapanışın yüzde 0,4 üstünde 4 bin 88 dolardan işlem görüyor.</p><p>Orta Doğu&#39;daki jeopolitik gerilimlerin yeniden şiddetli çatışmalara dönüşebileceği endişeleri varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.</p><p>Orta Doğu&#39;daki gerilimlerin enflasyon risklerini artırması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonuna kadar faiz artırımına gideceğine kesin gözüyle bakılmasına karşın aşırı düşüşlerden kaynaklı alım fırsatıyla altın fiyatlarında yükseliş eğilimi görüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/12/09/1600altntam1-09122025e821bc54.jpg"/><p>Analistler, bugün yurt içinde TCMB&#39;nin faiz kararının yanı sıra haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı, ABD&#39;de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin takip edileceğini belirtti.</p><p>AA Finans&#39;ın beklenti anketine katılan ekonomistler, haziran ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/altin-resmen-yere-cakildi-523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-meclis-uyesi-istifa-ederek-ak-partiye-gecti-279166</link>
      <pubDate>2026-06-11T09:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li meclis üyesi istifa ederek AK Parti'ye geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Karaçoban ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Belediye Meclis Üyesi Ahmet Yıldırım, partisinden istifa ederek AK Parti'ye katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li meclis üyesi istifa ederek AK Parti'ye geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum'da düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'nda, partiye yeni katılan Ahmet Yıldırım için rozet takma töreni gerçekleştirildi. Yıldırım'ın parti rozetini, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu taktı.  </p><p>AK Parti Karaçoban İlçe Başkanı Alihan Işık'ın da hazır bulunduğu törende, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, CHP'den istifa ederek AK Parti saflarına geçen meclis üyesi Ahmet Yıldırım'ı tebrik ederek hayırlı olsun dileklerini iletti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/chpli-meclis-uyesi-istifa-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/james-webb-uzay-teleskobundan-erken-evrende-kara-delik-yildizi-kesfi-279165</link>
      <pubDate>2026-06-11T09:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu'ndan erken evrende kara delik yıldızı keşfi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu, erken evrende bulunan gizemli küçük kırmızı noktaların kara delik yıldızı olabileceğine dair önemli bulgular elde etti. Texas Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırma, GLIMPSE-17775 adlı nesnenin detaylı gözlemleriyle bilim dünyasında heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu'ndan erken evrende kara delik yıldızı keşfi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>James Webb Uzay Teleskobu (JWST), erken evrende görülen ve astronomların uzun süredir gizemini çözmeye çalıştığı 'küçük kırmızı noktalar' olarak bilinen nesnelerin aslında kara delik yıldızları olabileceğine dair güçlü kanıtlar ortaya koydu. Texas Üniversitesi'nden araştırmacılar, GLIMPSE-17775 adı verilen bu nesnelerden birini detaylı biçimde inceleyerek, yoğun iyonize gaz bulutları içinde yer alan ve hızla büyüyen süper kütleli bir kara deliğin varlığına işaret eden bulgulara ulaştı. Bu çalışma, evrenin ilk dönemlerinde ortaya çıkan ve kısa süre sonra kaybolan bu gizemli noktaların doğasına dair önemli ipuçları sunuyor.</p><h3>James Webb Uzay Teleskobu: GLIMPSE-17775 ile yeni bir dönüm noktası</h3><p>Küçük kırmızı noktalar, James Webb Uzay Teleskobu'nun 2022 yazında veri göndermeye başlamasıyla bilim insanlarının dikkatini çekti. Özellikle GLIMPSE-17775 adlı nesnenin incelenmesi, kara delik yıldızı hipotezini güçlendirdi. Araştırma ekibi, bu nesnenin bir kara delik yıldızı olduğuna dair birden fazla kanıt buldu. GLIMPSE-17775, Büyük Patlama'dan yaklaşık 1,8 milyar yıl sonra gözlemlendi ve bu gözlem, Abell S1063 galaksi kümesinin yerçekimsel lens etkisiyle mümkün oldu.</p><p>Yerçekimsel lensleme, Einstein'ın genel görelilik teorisiyle öngördüğü bir olgu olarak, uzay ve zamanın dokusunu eğerek arka plandaki nesnelerin ışığını büyütüyor. Bu sayede, JWST'nin 30 saatlik gözlemi yaklaşık 80 saatlik veri toplama etkisi yarattı. Elde edilen spektrum, küçük kırmızı nokta GLIMPSE-17775'in çevresinde geniş ve yoğun bir gaz kozası bulunduğunu, bu kozanın ise hızla büyüyen bir süper kütleli kara deliği barındırdığını gösterdi.</p><p>Araştırmacılar, bu nesnenin spektrumunda demirden gelen çok sayıda çizgi tespit etti ve bu durumu "demir ormanı" olarak adlandırdı. Bu bulgu, kara delik yıldızlarının yüksek enerji çıkışıyla ilişkili. Ayrıca, floresan ve helyum emilimi gibi yoğun gaz örtüsünün varlığına işaret eden detaylar da gözlemlendi. Tüm bu veriler, küçük kırmızı noktaların aslında kara delik yıldızları olduğu fikrini güçlendiriyor.</p><h3>Texas Üniversitesi ekibinden kara delik yıldızı açıklaması</h3><p>Texas Üniversitesi'nden Vasily Kokorev, GLIMPSE-17775'in detaylı spektrumunun, daha önce hiçbir küçük kırmızı noktada bir araya getirilemeyen kanıtları sunduğunu vurguladı. Kokorev, "Tüm bilim camiası, küçük kırmızı noktaların kara delik yıldızı modelleriyle açıklanabileceği konusunda birleşiyor. GLIMPSE-17775'in spektrumu, bu modelleri test etmemize olanak tanıyor" dedi. Araştırma ekibi, bu nesnenin ışık spektrumunda beklenen bazı özelliklerin diğer küçük kırmızı noktalardan daha zayıf olduğunu da belirledi. Özellikle "Balmer Kırılması" adı verilen karakteristik çöküşün, GLIMPSE-17775'in büyük bir galaksi tarafından çevrelenmiş olması nedeniyle daha az belirgin olduğu ifade edildi.</p><p>Küçük kırmızı noktaların evrimiyle ilgili olarak, bilim insanları bu nesnelerin evrenin ilk 2 milyar yılı içinde ortaya çıktığını ve daha sonra kaybolduğunu gözlemledi. Bu durum, kara delik yıldızlarının kısa ömürlü ve yoğun büyüme dönemlerine işaret ediyor. Zamanla, merkezlerindeki süper kütleli kara deliklerin çevrelerindeki gaz ve tozu temizleyerek aktif galaksilere dönüştükleri düşünülüyor. GLIMPSE-17775'in kapsamlı gözlemi, bu dönüşüm sürecine dair önemli bilgiler sağladı.</p><p>Araştırmacılar, elde edilen bulguların küçük kırmızı noktaların gizemini çözmek için kritik bir adım olduğunu belirtiyor. Bu nesnelerin neden X-ışınlarında soluk göründüğü de, çevrelerini saran yoğun gaz kozasının yüksek enerjili radyasyonu emmesiyle açıklanıyor. GLIMPSE-17775'in gözlemleri, kara delik yıldızı hipotezini destekleyen en güçlü kanıtları sunuyor.</p><h3>Abell S1063 galaksi kümesi ve yerçekimsel lensleme etkisi</h3><p>GLIMPSE-17775'in keşfi, Abell S1063 galaksi kümesinin yerçekimsel lensleme özelliği sayesinde mümkün oldu. Bu galaksi kümesi, uzayzamanı eğerek arka planda yer alan nesnelerin ışığını büyütüyor ve JWST'nin çok daha derin gözlemler yapmasına olanak sağlıyor. Bu sayede, evrenin ilk dönemlerinde oluşan ve kısa sürede kaybolan küçük kırmızı noktalar gibi nesneler detaylı biçimde incelenebiliyor. GLIMPSE-17775'in gözlemleri, evrenin erken dönemlerindeki dinamik süreçler hakkında bilgi veriyor ve kozmolojinin temel sorularına ışık tutuyor.</p><p>Araştırma ekibi, bu bulgunun evrenin evrimiyle ilgili mevcut anlayışla uyumlu olduğunu belirtiyor. GLIMPSE-17775'in çevresindeki gaz ve tozun zamanla dağılmasıyla, bu nesnenin tipik bir aktif galaksiye dönüşebileceği öngörülüyor. Bu süreç, kara delik yıldızlarının evrende neden kısa süreli ve geçici olarak göründüğünü de açıklıyor.</p><p>GLIMPSE-17775'in gözlemleriyle birlikte, küçük kırmızı noktaların merkezi motorlarının ne olduğu sorusu yeniden gündeme geldi. Araştırmacılar, kara delik yıldızı hipotezinin yanı sıra bazı alternatif teorilerin de tartışıldığını ifade ediyor. Ancak mevcut veriler, kara delik yıldızı modelini destekliyor ve bu konuda bilim dünyasında güçlü bir uzlaşı oluşuyor.</p><h3>James Webb Uzay Teleskobu ile evrenin sırları aydınlanıyor</h3><p>James Webb Uzay Teleskobu'nun sağladığı yüksek hassasiyetli veriler, evrenin ilk dönemlerinde oluşan gizemli nesnelerin doğasını anlamak için eşsiz bir fırsat sunuyor. GLIMPSE-17775'in detaylı gözlemi, küçük kırmızı noktaların kara delik yıldızı olabileceğine dair bugüne kadar elde edilen en güçlü kanıtları ortaya koydu. Bu bulgular, evrenin oluşumu ve gelişimiyle ilgili temel sorulara yeni yanıtlar getiriyor.</p><p>Texas Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bu araştırma, küçük kırmızı noktaların evrimi ve kara delik yıldızlarının rolü hakkında önemli bilgiler sağladı. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda JWST'nin sağlayacağı yeni gözlemlerle bu nesnelerin merkezi motorlarını daha da ayrıntılı biçimde incelemeyi hedefliyor. GLIMPSE-17775'in keşfi, astronomi dünyasında büyük heyecan yarattı ve kara delik yıldızı araştırmalarına yeni bir ivme kazandırdı.</p><p>Sonuç olarak, James Webb Uzay Teleskobu'nun GLIMPSE-17775 üzerindeki gözlemleri, küçük kırmızı noktaların kara delik yıldızı olabileceğine dair güçlü kanıtlar sundu. Bu gelişme, evrenin erken dönemlerinde yaşanan dinamik süreçlerin anlaşılmasına önemli katkı sağladı. Bilim dünyası, bu bulgunun ardından küçük kırmızı noktaların sırrını tamamen çözmek için yeni gözlemler ve araştırmalar yürütmeye hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/james-webb-uzay-teleskobu-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanadadan-16-yas-alti-sosyal-medya-yasagi-279164</link>
      <pubDate>2026-06-11T09:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada'dan 16 yaş altı sosyal medya yasağı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'da 16 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasını yasaklayacak ve çevrim içi güvenliği denetlemek üzere yeni bir bağımsız düzenleyici kurum kurulmasını öngören yasa tasarısı parlamentoya sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada'dan 16 yaş altı sosyal medya yasağı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tasarıyı parlamentoya sunan Kanada Kültür Mirası Bakanı Marc Miller, "Güvenli Sosyal Medya Yasası" isimli tasarının sosyal medya hizmetleri ve yapay zeka sohbet robotlarının, zarar oluşmadan önce önlem almasını amaçladığını kaydetti.</p><p>Miller, "Teknoloji geliştikçe, yasalarımızın da buna ayak uydurmasını sağlamalıyız çünkü ebeveynler bu zorluklarla tek başlarına mücadele edemezler. Çocukların güvenliği sonradan akla gelmemeli." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/sosyalmed-110620266fac2344.jpg"/><p>Söz konusu yasa kapsamında yapay zeka sohbet robotları, zararlı içeriğin yayılmasının önlenmesi ve kriz anlarında zararın önüne geçilmesiyle yükümlü olacak.</p><p>Ayrıca sosyal medya hizmetleri 16 yaşın altındakilere yasak olacak ancak gerekli çocuk güvenliği önlemlerini almaları durumunda bu yasaktan muaf tutulabilecekler.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/kanadadan-16-yas-alti-sos-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.279163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hint-okyanusunda-balina-mezarligi-kesfi-bilim-dunyasini-sasirtti-279163</link>
      <pubDate>2026-06-11T09:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hint Okyanusu'nda balina mezarlığı keşfi bilim dünyasını şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güneydoğu Hint Okyanusu'nda, Diamantina fay zonunda gerçekleştirilen araştırmada, 7 bin metreden derin alanda yüzlerce balina fosili ile modern balina iskeletleri keşfedildi. Bilim insanları, bu devasa balina mezarlığının daha önce bilinmeyen tür ve ekosistemler hakkında çarpıcı bilgiler sunduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hint Okyanusu'nda balina mezarlığı keşfi bilim dünyasını şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneydoğu Hint Okyanusu'nda, Diamantina fay zonunda yapılan araştırmalar, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Uluslararası bir ekip, 7 bin 2 metre derinliğe ulaşan denizaltı dalışlarında, şimdiye dek tespit edilen en derin ve en geniş balina mezarlığını gün yüzüne çıkardı. Toplamda 485 fosil alanı ve çürüyen beş modern balina iskeleti ortaya çıkarıldı. Bulunan kalıntıların bazılarının 5 milyon yıldan daha eski olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, bu nekropolün yüzlerce mil boyunca uzandığını ve balina düşüşü adı verilen, okyanus tabanına çöken balina cesetlerinin oluşturduğu eşsiz bir ekosisteme ev sahipliği yaptığını belirtti. Bu keşif, okyanusun derinliklerinde yaşamın sınırlarını ve gezegenin biyolojik çeşitliliğini yeniden değerlendirme gerekliliğini ortaya koydu.</p><h3>Diamantina fay zonunda binlerce yıllık balina fosilleri bulundu</h3><p>Çin, İtalya ve Yeni Zelanda'dan bilim insanlarının ortak çalışmasıyla, Avustralya ve Antarktika kıtalarının ayrılması sonucu oluşan Diamantina fay zonunda, denizaltı ile yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda 7 bin metreden derin balina fosilleri keşfedildi. Araştırma ekibi, bu alanın güneydoğu Hint Okyanusu'nda, 60 ila 50 milyon yıl önce meydana gelen jeolojik değişimlerle şekillendiğine dikkat çekti. Deniz tabanında 32 dalış gerçekleştiren ekip, 1.200 kilometre boyunca uzanan bir balina düşüşü koridorunu ortaya koydu. Burada bulunan iskeletler arasında, beş metre uzunluğunda bir Antarktik minke balinası ve 5,3 milyon yıl öncesine ait Pterocetus benguelae adlı gagalı balina türüne ait kafatası fosilleri de yer aldı. Ayrıca, bilim dünyasına yeni tanıtılan Pterocetus diamantinae adlı bir türe ait kalıntılar da tespit edildi. Bu bulgular, balina mezarlığı teriminin ötesinde, okyanusun derinliklerinde henüz keşfedilmemiş canlı türlerinin de varlığını işaret ediyor.</p><h3>Balina mezarlığı yeni türler ve ekosistemler için umut oldu</h3><p>Pisa Üniversitesi'nden Dr. Giovanni Bianucci, elde edilen bulguların, okyanusun karanlık ve yüksek basınçlı bölgelerinde bile yaşamın sürdüğünü kanıtladığını söyledi. Dr. Bianucci, "Bu keşif, aşırı koşullarda dahi evrimleşen ve bilime henüz tanıtılmamış türlerin varlığına işaret ediyor," ifadelerini kullandı. Araştırma sırasında çürüyen balina cesetlerinin, kabuklular, yumuşakçalar, kemik yiyen solucanlar ve kırılgan yıldızlar gibi farklı canlı topluluklarına ev sahipliği yaptığı gözlemlendi. Ekip, bu canlıların çoğunun bilim dünyası için tamamen yeni olabileceğini belirtti. Southampton Üniversitesi'nden Prof. Jon Copley ise, balina düşüşlerinin derin deniz hayvanları için adeta ada benzeri habitatlar oluşturduğunu ve bu alanların, hidrotermal bacalara oranla çok daha zor tespit edildiğini vurguladı. Copley, "Kilometrekare başına yaklaşık 800 iskeletin bulunduğu bir balina nekropolüyle karşılaşmak şaşırtıcı. Buradaki tür çeşitliliği ve fosil karışımı, deniz biyolojisinin evrimi açısından önemli ipuçları sunuyor," dedi. Balina mezarlığı, sadece geçmişin izlerini değil, aynı zamanda gelecekteki bilimsel keşiflerin de kapısını aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, Hint Okyanusu'nun derinliklerinde ortaya çıkan bu dev balina mezarlığı, okyanus tabanının hala ne kadar az bilindiğini gösteriyor. Keşfedilen yeni türler ve ekosistemler, bilim dünyasına okyanusların gizemlerini çözmek için yeni bir yol haritası sunuyor. Araştırmacılar, bu tür alanların korunması ve daha fazla incelenmesi gerektiğini vurgularken, balina mezarlığı bulgusu, biyoçeşitlilik açısından umut verici bir gelişme olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/11/hint-okyanusunda-balina-m-432_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>