<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288051</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunya-insani-yardim-gunu-cumhurbaskani-erdogan-mazlumlara-umut-olmayi-surdurecegiz-288051</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya İnsani Yardım Günü... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mazlumlara umut olmayı sürdüreceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü vesilesiyle sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Erdoğan, "Gazze başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmayı, mazlum ve mağdurlara umut olmayı sürdüreceğiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya İnsani Yardım Günü... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mazlumlara umut olmayı sürdüreceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla sosyal medya hesabındaki paylaşımda, "Bugün Dünya İnsani Yardım Günü... Tarihimizden ve kadim medeniyet değerlerimizden aldığımız güçle bu siyaset üstü meselede herkese örnek olmayı, dünyanın milli gelirine oranla en fazla insani yardımda bulunan ülkesi konumunda bulunmayı sürdürüyoruz." ifadelerine yer verdi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">Bugün Dünya İnsani Yardım Günü...<br><br>Tarihimizden ve kadim medeniyet değerlerimizden aldığımız güçle bu siyaset üstü meselede herkese örnek olmayı, dünyanın millî gelirine oranla en fazla insani yardımda bulunan ülkesi konumunda bulunmayı sürdürüyoruz.... <a href="https://t.co/NiAUKlsf3n">pic.twitter.com/NiAUKlsf3n</a></p>&#8212; Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) <a href="https://x.com/RTErdogan/status/2090103085762760879?ref_src=twsrc%5Etfw">August 19, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>300 milyondan fazla insanın en temel ihtiyaçlardan yoksun olması ile türlü zorluklar içerisinde hayat mücadelesi vermesinin tüm dünyayı sorumluluk almaya çağıran bir hakikat olarak karşılarında durduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Mazlumların, yetimlerin, çaresizlerin, muhtaçların yardımına koşmak, kimsesizlerin kimsesi olmak dinimizin bizlere emridir. Türkiye olarak nerede bir ihtiyaç sahibi varsa şefkat elimizi oraya uzatmaya devam edeceğiz. Gazze başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmayı, mazlum ve mağdurlara umut olmayı sürdüreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dunya-insani-yardim-gunu--131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288050</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hdk-saflarinda-cozulme-hizlandi-torenle-orduya-katildilar-288050</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[HDK saflarında çözülme hızlandı! Törenle orduya katıldılar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sudan'da HDK'den kaçışlar devam ediyor. Musa Hamsin ve komutasındaki birliklerin ordu saflarına geçmesinin ardından komutanlar, çatışmaların Sudan halkının çıkarına hizmet etmediğini belirterek birlik mesajı verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[HDK saflarında çözülme hızlandı! Törenle orduya katıldılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sudan resmi haber ajansı SUNA&#39;nın haberine göre, Musa Hamsin liderliğindeki grup, düzenlenen törenle ordu saflarına katıldı.</p><p>Törende askeri ve istihbarat yetkililerinin yanı sıra grup komutanlarından El-Nur Ahmed Adem (El-Nur Kubbe) de hazır bulundu.</p><p>Adem, yaptığı açıklamada, grupta çok sayıda komutan ve personelin yanı sıra silahlı araçların da bulunduğunu belirtti.</p><p>Grubun bir gün önce Kuzey Eyaleti&#39;ndeki Debbe bölgesine ulaştığını ve Hartum&#39;a geçtiğini kaydeden Adem, HDK saflarından ayrılarak orduya katılan grubu memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.<br></p><p>Adem, Darfur ve Kurdufan bölgelerinde HDK saflarında bulunanlara da çatışmalardan vazgeçerek ordu saflarına dönme çağrısında bulundu.</p><p>Grubun komutanı Musa Hamsin ise ordu saflarına dönme kararı aldıklarını belirterek, ülkedeki çatışmaların Sudan halkının çıkarlarına hizmet etmediğini söyledi.</p><p>Hamsin, başka grupların da ordu saflarına katılmaya hazırlandığını ifade ederek, Sudan'ın savaştan çıkarılması ve istikrara kavuşturulması için birlik çağrısı yaptı.</p><p>HDK saflarından Sudan ordusuna katılanların sayısı son haftalarda artarken, son olarak HDK&#39;den 21 komutan ve 270 kişi, geçen hafta düzenlenen törenle Sudan ordusu saflarına katılmıştı.</p><p>Sudan'da ordu ile HDK arasında 15 Nisan 2023'ten bu yana devam eden savaşta, tarafların saflarında karşılıklı ayrılmalar ve katılımlar yaşanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/hdk-saflarinda-cozulme-hi-590_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288049</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-yuzyili-kktcnin-de-yuzyili-olacak-kulliyede-stratejik-imzalar-atildi-288049</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye Yüzyılı KKTC'nin de yüzyılı olacak! Külliye'de stratejik imzalar atıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, KKTC'nin geleceğine yatırım yapmayı sürdürüyor. Enerjiden ulaşıma birçok alanda işbirliği mesajı verilirken, KKTC halkının bilgiye ve teknolojiye daha hızlı ulaşmasını sağlayacak protokol yürürlüğe girdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye Yüzyılı KKTC'nin de yüzyılı olacak! Külliye'de stratejik imzalar atıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde bir araya geldi. Görüşme kapsamında, KKTC Fiber Projesi&#39;ne ilişkin ek protokol de imza altına alındı.</p><p>Görüşme sonrasında Üstel ile ortak açıklamada bulunan Yılmaz, KKTC ile ikili ilişkileri kapsamlı biçimde ele aldıklarını, işbirliğini kuvvetlendirme yolunda atılacak adımları ve hayata geçirilecek muhtelif projeleri istişare etme imkanı bulduklarını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251293.jpg"/><p><b>"FİBER PROJESİ, STRATEJİK BİR KALKINMA HAMLESİDİR"</b></p><p>Anavatan ve garantör Türkiye olarak, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması uhdesindeki projeler başta olmak üzere, KKTC&#39;de yürütülen tüm projelere destek vermeyi sürdüreceklerini vurgulayan Yılmaz, &quot;Bu çerçevede, Sayın Başbakan ile 10 Temmuz 2026 tarihinde imzaladığımız &#39;KKTC&#39;ye Doğalgaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı&#39; başta olmak üzere, enerjiden bağlantısallığa, dijitalleşmeden eğitime, ulaşımdan sağlığa, her alanda ülkelerimiz arasındaki güçlü işbirliğini daha da ileri taşıyacak projelere devam edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251295.jpg"/><p><b>Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Sayın Başbakan ve heyetiyle bugünkü görüşmemizde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nin dijital geleceği açısından stratejik önem arz eden Fiber Projesi de gündemimizdeydi. Bu önemli projenin hayata geçirilmesine yönelik ilk adımı, 11 Temmuz 2025 tarihinde Sayın Başbakan ile imzaladığımız mutabakat zaptıyla atmıştık. Söz konusu mutabakat zaptıyla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nde fiber optik altyapının geliştirilmesi ve haneler ile işletmelere fiber optik hizmet sunulması için gerekli iş modelinin oluşturulmasını kararlaştırmıştık. İlgili tarafların yürüttüğü teknik çalışmaların ardından uygulamada izlenecek yol haritasını, gerekli teknik, vergisel ve hukuki düzenlemeleri ve sorumlu kurumların görevlerini belirleyen işbirliği protokolünü Sayın Başbakan ile 24 Eylül 2025 tarihinde imzaladık. Uygulama protokolleri, KKTC&#39;de 23 Ekim 2025, ülkemizde ise 31 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251296.jpg"/><p>Süreç içerisinde uygulama protokolünün bazı hükümlerine ilişkin kamuoyunda birtakım tereddütlerin dile getirildiğini de yakından takip ettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurumlarının hassasiyetlerine her zaman kulak veren bir anlayışla, bu tereddütleri giderecek gerekli düzenlemeler üzerinde titizlikle çalıştık. Sayın Başbakan ile bugünkü görüşmemizde, söz konusu hususları açıklığa kavuşturan ve uygulama çerçevesini güçlendiren Ek Protokol&#39;ü imza altına aldık. Fiber Projesi, KKTC&#39;nin dijital egemenliğini tahkim edecek, ekonomik gücünü artıracak ve dünyayla bağlarını kuvvetlendirecek stratejik bir kalkınma hamlesidir. Bu kritik yatırım ile vatandaşlar ve işletmeler için hizmet kalitesi artacak, maliyetler düşecektir.&quot;</p><p>Kurulacak güçlü dijital omurga sayesinde Kıbrıs Türkü gençlerin, bilgiye ve teknolojiye daha hızlı ulaşacağını, girişimcilerin küresel pazarlara daha güçlü biçimde açılacağını, kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha etkin ve güvenli şekilde sunulacağını belirten Yılmaz, &quot;Kıbrıs Türkü&#39;nü dünyadan tecrit etmeyi amaçlayan haksız izolasyonlara karşı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nin dünyayla bağlarını en ileri teknolojilerin sunduğu imkanlarla güçlendiriyoruz. Dijital dünyada hala bir toplumu izole edebileceklerini zannedenlere de güzel bir cevap vermiş oluyoruz.&quot; dedi.</p><p>Yılmaz, Türkiye Yüzyılı&#39;nı KKTC&#39;nin de yüzyılı kılma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen Fiber Projesi&#39;nin, Kıbrıs Türkü&#39;nün müreffeh geleceğine önemli katkılar sunacağına yürekten inandığını belirterek, imzalanan Ek Protokol&#39;ün hayırlara vesile olmasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251297.jpg"/><p><b>"KIBRIS TÜRK HALKI, BAYRAĞIMIZIN AY YILDIZLI GÖLGESİ ALTINDA HUZUR VE GÜVEN İÇİNDE YAŞAYACAKTIR"</b></p><p>Anavatan ve garantör Türkiye&#39;nin, milli dava Kıbrıs meselesinde üstlendiği tarihi sorumluluk doğrultusunda Kıbrıs Türk halkının daima yanında olacağının altını çizen Yılmaz, &quot;Kıbrıs Türkü&#39;nün haklı davasını her platformda savunmayı, refah ve huzurunun ebediyen korunması için tüm imkanlarını seferber etmeyi sürdürecektir. Kıbrıs Türk halkı kendi öz yurtlarında, şanlı bayrağımızın ay yıldızlı gölgesi altında huzur ve güven içinde yaşayacaktır. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağ, ortak geleceğimizin en güçlü dayanağıdır.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu birlik ve dayanışma ruhuyla KKTC&#39;nin kalkınması, güçlenmesi ve uluslararası alanda egemen eşitliğe sahip bir devlet olarak hak ettiği konuma ulaşması için omuz omuza çalışmayı sürdüreceklerini söyledi.</p><p>Görüşmelerde, KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da yer aldı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkiye-yuzyili-kktcnin-d-282_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288048</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/saglik-sanayisinde-hizli-yukselis-devri-bakan-memisoglu-birlikte-urettikce-guclenecegiz-288048</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlık sanayisinde hızlı yükseliş devri! Bakan Memişoğlu: Birlikte ürettikçe güçleneceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep programı kapsamında hastane açılışına katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin artık dünyada sözü dinlenen bir konumda olduğunu belirterek sağlık teknolojisi ve üretiminde yeni hedefleri açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlık sanayisinde hızlı yükseliş devri! Bakan Memişoğlu: Birlikte ürettikçe güçleneceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dizi program ve ziyaret için Gaziantep'te bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kentte yapımı tamamlanarak hizmete alınan Şehitkamil Devlet Hastanesi 50 yataklı OSB Ek Hizmet Binası açılış törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Memişoğlu, hizmete alınan sağlık yatırımının öneminden bahsederek hayırlı olması temennisinde bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251280.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE, SAĞLIK SANAYİSİNDE HIZLI BİR YÜKSELİŞ YAŞAYACAK"</b></p><p>Kent protokolü ile yeni hizmet binasının açılış kurdelesini kesen Bakan Memişoğlu, "Ben özellikle Organize Sanayi Bölgesi'nde çalışan bütün emekçilere, işçilere ve orada üretim yapan sanayiciye ve bunu destekleyen bütün yönetimlere teşekkür ediyorum. Türkiye, sağlık sanayisinde de Allah nasip ederse bu hızlı yükselişi yaşayacak. Biz ürettiğimiz sürece, çalıştığımız sürece, birlikte hareket ettiğimiz sürece, güçlerimizi birleştirdiğimiz, farklılıklarımızı güç haline getirip, enerji haline getirip tek hareket, tek millet, tek ülke hareketinde devam edersek her şey daha iyi olacak" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251279.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE, CUMHURBAŞKANIMIZIN SAYESİNDE SÖZÜ DİNLENEN ÜLKE KONUMUNDA"</b></p><p>Türkiye'nin dünyada söz sahibi ülkeler arasında olduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu, "Bugün Türkiye, sözü dinlenen, Cumhurbaşkanımızın sayesinde bugün etrafına barışı ve huzuru getirmeye çalışan, bütün mazlumların ümidi olan bir ülke haline gelmiştir. O yüzden sanayide üreteceğiz, bilimde üreteceğiz. Hizmette en iyisini yapacağız, bir olacağız, birlikte hareket edeceğiz" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42251281.jpg"/><p><b>"HASTANEMİZİ HER VAKAYA GEREKLİ MÜDAHALELERİ YAPABİLİR HALE GETİRECEĞİZ"</b></p><p>Yeni hastane ek hizmet binasının hayırlı olması dileğinde bulunan Bakan Memişoğlu, "Bu hastanede çalışacak arkadaşlara başarılar diliyorum. Buradan hizmet alacak her bir vatandaşımıza Allah'tan şifa diliyorum. Biz burada, Organize Sanayi Bölgesi'nde yaşanabilecek travmasından kazalara kadar her vakaya gerekli müdahaleleri yapabilir hale getireceğiz en kısa zamanda. Ben emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Milletimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/saglik-sanayisinde-hizli--354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288047</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iraktan-irana-kritik-petrol-hamlesi-hurmuz-bogazi-icin-ozel-statu-talebi-288047</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak'tan İran'a kritik petrol hamlesi: Hürmüz Boğazı için özel statü talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Irak Meclis Başkanı Halbusi, İranlı mevkidaşı Kalibaf ile görüşmesinde stratejik hamleyi duyurdu. İki ülke arasındaki ilişkilerin niteliği dikkate alınarak Irak petrolünün Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatında "özel statü" talep edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak'tan İran'a kritik petrol hamlesi: Hürmüz Boğazı için özel statü talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Irak Meclis Başkanlığının basın ofisinden yapılan açıklamaya göre, Halbusi, ülkesini ziyaret eden Kalibaf ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.<br></p><p>Taraflar, &quot;dostluk komisyonlarının etkinleştirilmesi, iki parlamento arasındaki işbirliği ve ortak koordinasyonun geliştirilmesi&quot; konularını ele aldı.<br></p><p>Irak'ın &quot;bölgede yaşanan koşullar ve gelişmelerden en fazla etkilenen ülkelerden biri&quot; olduğunu ifade eden Halbusi, &quot;Irak ile İran arasındaki ilişkilerin niteliğinin dikkate alınmasını ve Irak'ın ekonomik çıkarlarını koruyacak şekilde Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihracatı konusunda özel bir statüye sahip olmasını&quot; talep etti.</p><p><b>İRAN MECLİS BAŞKANI</b></p><p>İran Meclis Başkanı Kalibaf ise düzenlenen basın toplantısında, Tahran'ın &quot;başta ticari ve ekonomik alanlar olmak üzere çeşitli alanlarda ikili işbirliğini güçlendirmeye&quot; önem verdiğini vurguladı.</p><p>Irak&#39;ın bölgede önemli bir ülke olduğunu dile getiren Kalibaf, ziyaretlerinin &quot;yabancı müdahaleler olmaksızın bölge ülkeleri arasındaki işbirliğini ele almak&quot; amacıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p>Kalibaf, &quot;Bölgedeki İslam ülkelerinin işbirliği alanlarını genişletmeye, derin ve sürdürülebilir ilişkiler kurmaya ihtiyacı var.&quot; dedi.</p><p>İran&#39;ın &quot;bu konuda çaba gösterdiğini&quot; ifade eden Kalibaf, ziyareti boyunca Irak hükümetinin üst düzey yetkilileriyle görüşeceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/iraktan-irana-kritik-petr-569_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288046</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-meclisinde-dengeler-degisebilir-1948-araplari-birlesiyor-288046</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Meclisinde dengeler değişebilir! 1948 Arapları birleşiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Meclisinde 1948 Araplarını temsil eden Hadash, Taal ve Balad partileri seçimlere ortak listeyle girme kararı aldı. Sandalye krizini aşan ittifakın, mecliste kazanacağı sandalyelerle yeni hükümetin kurulmasında kilit rol oynaması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Meclisinde dengeler değişebilir! 1948 Arapları birleşiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hadash, Taal ve Balad partileri, sandalye dağılımındaki anlaşmazlıklar nedeniyle uzun süren müzakerelerin ardından seçimlerde ittifak yapacaklarını duyurdu.</p><p>Varılan mutabakata göre, Arap ve Yahudilerden oluşan komünist parti Hadash lideri eski milletvekili Yusuf Cabarin, aday listesinin en başında yer alırken; onu, ılımlı Arap milliyetçi Taal Partisi Başkanı Ahmed Tıybi ve Filistin milliyetçi partisi Balad&#39;dan Sami Ebu Şehade izleyecek.</p><p>Partilerin, ortak aday listesi konusunda yürüttüğü uzun müzakerelerde en büyük engel sandalye dağılımıydı.</p><p>Mayıs ayı sonlarında 3 parti, ortak bir aday listesi oluşturmak için çalışacaklarını açıklamış ve Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi&#39;ni (RAAM) kendilerine katılmaya çağırmıştı.</p><p>İsrail&#39;de anketlere göre Arap partilerinin 120 sandalyeli İsrail Meclisinde 15 milletvekiline sahip olacağı ve gelecek hükümetin kurulmasında kilit rol oynayacağı değerlendirmesinde bulunuluyor. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/israil-meclisinde-dengele-226_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288045</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/elektrik-zammi-iddialari-spekulasyon-cikti-dmmden-itibar-etmeyin-uyarisi-288045</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Elektrik zammı” iddiaları spekülasyon çıktı: DMM'den “itibar etmeyin” uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Elektrik tüketim ücretlerine yakın zamanda çok yüksek oranlarda zam yapılacağı" yönündeki iddiaları yalanladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Elektrik zammı” iddiaları spekülasyon çıktı: DMM'den “itibar etmeyin” uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM&#39;den yapılan açıklamada, bazı basın organları ve sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan &quot;Elektrik tüketim ücretlerine yakın zamanda çok yüksek oranlarda zam yapılacağı&quot; yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p><p>&quot;Yetkili kurumlar tarafından planlanmış güncel herhangi bir fiyat düzenleme çalışması bulunmamaktadır. Ekonomik beklentileri olumsuz etkilemek ve toplumsal algıyı manipüle etmek amacıyla ortaya atılan bu tür spekülatif ve provokatif iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/elektrik-zammi-iddialari--629_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288044</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isvicre-ukraynalilara-kapiyi-2028e-kadar-acti-bir-sarti-duyurdular-288044</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsviçre Ukraynalılara kapıyı 2028'e kadar açtı: Bir şartı duyurdular]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukraynalı sığınmacıların S koruma statüsünü uzatan İsviçre, AB ile paralel yeni bir kurala imza attı: 20 Ağustos'tan itibaren oturum izni için askerlik yükümlülüğü şartı aranacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsviçre Ukraynalılara kapıyı 2028'e kadar açtı: Bir şartı duyurdular]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre hükümeti, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Ukrayna&#39;daki durumun kalıcı bir istikrara kavuşacağına dair henüz bir işaret olmadığına vurgu yapılan açıklamada, &quot;Bu nedenle, Ukrayna&#39;dan koruma arayan kişilerin S statüsü 4 Mart 2028&#39;e kadar uzatılacak. S statüsüne sahip kişilere yönelik destek tedbirleri de (S koruma statüsü) bu tarihe kadar devam edecek. Federal Konsey&#39;in görüşüne göre, S koruma statüsü şu anda Ukrayna&#39;dan gelen kişilere etkili koruma sağlamaya devam etmek ve iltica sistemi üzerindeki baskıyı hafifletmek için en iyi çözüm.&quot; ifadeleri kullanıldı.</p><p>Açıklamada, bu kararın, koruma arayanlar, kantonlar, belediyeler ve işverenler için gelecek 18 ay boyunca netlik sağladığına değinilerek, Ukrayna&#39;daki uzun vadeli durumun iyileşmesi halinde Federal Konsey&#39;in S koruma statüsü konusundaki pozisyonunu buna göre yeniden değerlendireceğine işaret edildi.</p><p>İsviçre&#39;nin, S koruma statüsü konusunda Avrupa Birliği (AB) ile bugüne kadar yakın bir koordinasyon içinde çalıştığı ve bunu yapmaya devam edeceği kaydedilen açıklamada, 30 Temmuz&#39;da AB üye ülkelerinin, geçici korumayı 4 Mart 2028&#39;e kadar uzatmaya karar verdiği hatırlatıldı.</p><p><b>AB'de geçici korumaya erişimi kısıtlamaya da karar verildiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</b></p><p>&quot;31 Temmuz&#39;dan itibaren geçici koruma, yalnızca Ukrayna&#39;da geçerli olan askerlik yükümlülüklerini yerine getiren kişilere veriliyor. İsviçre, AB Konseyi tarafından alınan bu kararla yasal olarak bağlı değildir. Bununla birlikte Federal Konsey, İsviçre&#39;nin uygulamalarını AB ile uyumlu hale getirmesinin kendi çıkarlarına olduğunu düşünüyor. Sonuç olarak, S koruma statüsü artık yalnızca Ukrayna&#39;da sahip olabilecekleri askerlik yükümlülüklerini yerine getiren kişilere verilecektir. Bu yeni kural, 20 Ağustos&#39;tan sonra sunulan tüm yeni başvurular için geçerlidir. Zaten S koruma statüsü almış kişileri etkilemez.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>İsviçre hükümeti, 11 Mart 2022&#39;de bakanlar kurulu toplantısında, Ukrayna&#39;da savaştan kaçarak ülkeye sığınanlara &quot;S statüsü&quot; adlı özel oturum izni verilmesi kararını onaylamıştı.</p><p>İsviçre&#39;de S statüsü, 1991-2001&#39;de Balkanlar&#39;da yaşanan Yugoslav savaşları sırasında ülkeye sığınmak isteyen sivillerin kabulünü kolaylaştırmak için 1999&#39;da devreye sokuldu.</p><p>S statüsü, yasalaşmasından sonra sadece Ukraynalılar için uygulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/isvicre-ukraynalilara-kap-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288043</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/natodan-net-mesaj-tum-muttefikleri-savunmaya-haziriz-288043</link>
      <pubDate>2026-08-19T18:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO'dan net mesaj: Tüm müttefikleri savunmaya hazırız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Financial Times'ın "İran Avrupa'daki ABD hedeflerini vurabilir" iddiasına NATO'dan yanıt geldi. İttifak, caydırıcılık kapasitesinin güçlü olduğunu belirterek "Her türlü tehdide karşı koymaya hazırız" mesajı verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO'dan net mesaj: Tüm müttefikleri savunmaya hazırız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir NATO yetkilisi, The Financial Times&#39;ın İran&#39;ın savaşın yeniden tırmanması halinde Avrupa&#39;daki ABD askeri hedeflerine yönelik saldırı seçeneklerini değerlendirdiğine ilişkin haberi üzerine yazılı açıklama yaptı.</p><p>Açıklamada, &quot;Bu yılın başlarında NATO hava savunma sistemlerinin İran&#39;dan Türkiye&#39;ye yönelen balistik füzeleri dört ayrı olayda başarıyla önlediği gibi, caydırıcılık ve savunma duruşumuz güçlü ve etkilidir.&quot; ifadesi yer aldı.</p><p>NATO&#39;nun her türlü tehdide karşı koymaya hazır olduğunun vurgulandığı açıklamada, &quot;NATO, tüm müttefiklerini savunmak için gerekeni her zaman yapacaktır.&quot; değerlendirmesi paylaşıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/natodan-net-mesaj-tum-mut-924_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288042</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/insani-krizin-golgesinde-dayanisma-koprusu-turkiyeden-lubnana-40-palet-ilac-sevkiyati-288042</link>
      <pubDate>2026-08-19T17:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsani krizin gölgesinde dayanışma köprüsü: Türkiye'den Lübnan'a 40 palet ilaç sevkiyatı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bölgede tırmanan tansiyon ve gıda krizinin ortasında kalan Lübnan halkına Türkiye uzanan dost eli oldu. Sağlık sektörünü rahatlatacak kritik tıbbi malzemeler Beyrut Limanı'na indirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsani krizin gölgesinde dayanışma köprüsü: Türkiye'den Lübnan'a 40 palet ilaç sevkiyatı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliğinden yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığınca Lübnan'a gönderilen ilaçlar Beyrut Limanı'nda düzenlenen törenle Lübnan Sağlık Bakanlığına teslim edildi.</p><p>Törene Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Müsteşarı Tolga Budak, Askeri Ataşe Erdinç Durmaz, Eğitim Müşaviri Celal Turgut Koç ile Lübnan Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Viam Ebu Hamdan katıldı.</p><p>Budak, törende yaptığı konuşmada, ilaç yardımının Türkiye ile Lübnan arasındaki dostluk ve güçlü dayanışmanın "bir başka somut örneği" olduğunu söyledi.</p><p>&quot;Sağlık Bakanlığımız tarafından Lübnan'a gönderilen 40 palet ilaç yardımını teslim etmekten memnuniyet duyuyoruz." diyen Budak, yardımların sağlık sektörünün ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaşmasına katkı sağlamasını umduğunu belirtti.</p><p>Türkiye'nin zor zamanlarda Lübnan'ın yanında olmaya ve imkanları doğrultusunda destek sunmaya önem verdiğini ifade eden Budak, ilaç yardımının Türkiye'nin Lübnan'a yönelik önceki insani yardım çalışmalarının devamı niteliğinde olduğunu kaydetti.</p><p>Budak, Lübnan'a daha önce 7 bin 200 çadır, 10 binden fazla gıda kolisi, 28 binden fazla battaniye ve 1000 kişisel hijyen kiti ulaştırıldığını, sivil toplum kuruluşlarının da yardım çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.</p><p>İnsani yardımların yalnızca temel ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı olmadığını belirten Budak, sağlık hizmetlerine erişimin desteklenmesi ve gerekli ilaçların temin edilmesinin dayanışmanın önemli unsurlarından olduğunu söyledi.<br></p><p>Türkiye ile Lübnan arasında devletlerin yanı sıra halklar arasında da tarihi ve insani bağlar bulunduğunu dile getiren Budak, dayanışma ve karşılıklı işbirliğiyle bu ilişkilerin daha da güçleneceğine inandıklarını ifade etti.</p><p>Budak, Türkiye'nin Lübnan'ın yanında olmaya ve iki ülke arasındaki dayanışmayı her alanda güçlendirmeye devam edeceğini kaydetti.</p><p><b>LÜBNAN'DAN TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR</b></p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Ebu Hamdan da Türkiye'ye Lübnan'a sağladığı tıbbi ve insani yardım için teşekkür etti.</p><p>Yardımın yalnızca bir destek olmadığını, iki ülke arasındaki dostluk, dayanışma ve güçlü bağların göstergesi olduğunu belirten Ebu Hamdan, Türkiye'nin özellikle zor koşullarda Lübnan halkının yanında olduğunu gösterdiğini söyledi.</p><p>Ebu Hamdan, yardımın sağlık sektörüne doğrudan katkı sağlayacağını ve vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamadaki kapasiteyi güçlendireceğini ifade etti.</p><p>Lübnan adına Türkiye ve Türk halkına ülkelerinin yanında oldukları için teşekkür eden Ebu Hamdan, iki ülke arasındaki dostluk ve dayanışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Birleşik Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasının (IPC) nisanda yayımlanan güncellemesine göre, Mart 2026'dan bu yana İsrail ile Hizbullah arasında tansiyonun yükselmesi ve yerinden edilmeler, Lübnan'daki nüfusun yaklaşık dörtte birinin ciddi düzeyde gıda güvensizliği yaşamasına yol açtı.</p><p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Gıda Programının (WFP) yayımladığı sınıflandırmada, durumdaki kötüleşmenin başlıca nedenleri arasında yeniden başlayan çatışmalar, yerinden edilmeler, devam eden ekonomik baskılar, gıda fiyatlarındaki artış ve satın alma gücündeki düşüş gösterildi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/insani-krizin-golgesinde--765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288041</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-parti-gaziantep-il-baskani-erhan-deniz-gungen-hakkinda-sorusturma-288041</link>
      <pubDate>2026-08-19T17:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Erhan Deniz Güngen hakkında soruşturma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Erhan Deniz Güngen hakkında, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan re'sen soruşturma başlattı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Erhan Deniz Güngen hakkında soruşturma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Erhan Deniz Güngen, saldırının ardından yaptığı basın açıklamasında, failin kendi partisinden olduğu ve olayın parti içi anlaşmazlık zemininde gerçekleştiğine ilişkin bilgiler ortadayken, saldırıyı farklı bir siyasi saikle ilişkilendirmişti.</p><p>Güngen, "Bu saldırı demokrasiyi hazmedemeyenler ve partimizin önünü kesmek isteyenler tarafından yapılmıştır" ifadelerini kullanmıştı. Başsavcılık, söz konusu açıklamanın kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğu değerlendirmesiyle Güngen hakkında re'sen soruşturma başlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yeni-parti-gaziantep-il-b-598_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288040</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajet-yurt-disi-bilet-kampanyasini-duyurdu-29-dolardan-basliyor-288040</link>
      <pubDate>2026-08-19T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ajet yurt dışı bilet kampanyasını duyurdu: 29 dolardan başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AJet, sonbahar dönemine özel başlattığı yurt dışı kampanyasıyla Türkiye çıkışlı biletleri 29 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sundu. 32 ülkeyi kapsayan 100 bin indirimli koltuk için biletleme süreci başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ajet yurt dışı bilet kampanyasını duyurdu: 29 dolardan başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AJet, sonbahar dönemini kapsayan kampanyada Türkiye çıkışlı biletleri 29 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sundu.</b></p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yurt dışı hatlarında geçerli indirimli bilet kampanyası başlatıldı. AJet, yurt dışı kampanyasıyla misafirlerine sonbahar tatilini şimdiden planlama fırsatı sunuyor. Münih'ten Amsterdam'a, Paris'ten Londra'ya, Taşkent'ten Cezayir'e uzanan geniş destinasyon ağında geçerli olan kampanya kapsamında biletler satışa çıkarıldı.</p><p><b>İndirimli biletler, 1 Eylül ve 24 Ekim tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek. Türkiye çıkışlı biletler 29 dolardan başlayan fiyatlarla satılırken, seçili hatlarda 1, 9, 19 ve 29 avroya bilet alma fırsatı sunuldu.</b></p><p>AJet, 32 ülkeyi kapsayan kampanyasıyla 100 bin indirimli koltuğu satışa çıkardı. Direkt uçuşlarda geçerli kampanya biletleri, &quot;AJet.com&quot;, AJet&#39;in mobil uygulaması, çağrı merkezi ve yetkili satış acentelerinden alınabilecek.</p><p>Kampanyayla seçili tüm hatlarda kabin bagajı seçeneği de 9 avrodan başlayan fiyatlarla satışa kondu.</p><p>İndirimli biletler, Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna-Hersek, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Gürcistan, Hollanda, Irak, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Kuzey Makedonya, Lübnan, Macaristan, Mısır, Özbekistan, Romanya, Rusya, Suudi Arabistan, Suriye ve Ürdün seyahatlerinde kullanılabilecek.<br></p><p><b>Kampanyanın bazı detayları ise şöyle açıklanıyor:</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ajet2298554-19082026f483e961.jpg"/><p>-Türkiye çıkışlı uçuşlar vergi ve harçlar hariç 29 USD'den, Türkiye varışlı uçuşlar vergi ve harçlar hariç 1 EUR'dan başlayan fiyatlarla sunulacak. </p><p>-Biletler Türkiye yerel saatiyle (UTC+3) 19 Ağustos 2026 11:00'da satışa sunuldu</p><p>-Kampanya ücretleri 1 Eylül &#8211; 24 Ekim 2026 tarihleri arasındaki uçuşlar için geçerli.</p><p>-Kampanya, Türkiye çıkışlı ve varışlı Düsseldorf, Köln, Frankfurt, Stuttgart, Berlin, Hannover, Hamburg, Münih, Viyana, Londra, Amsterdam, Rotterdam, Zürih, Basel, Cenevre, Brüksel, Budapeşte, Kopenhag, Stockholm, Madrid, Barselona, Bergamo, Roma, Paris, Lyon, Prag, Tiran, Bükreş, Priştine, Saraybosna, Üsküp, Bakü, Tiflis, Moskova, St. Petersburg, Bişkek, Taşkent, Almatı, Astana, Cezayir, Amman, Cidde, Medine, Riyad, Dubai, Beyrut, Kahire, Hurgada, Şarm El-Şeyh, İskenderiye, Bağdat, Erbil, Süleymaniye, Şam, Halep uçuşlarını kapsıyor.</p><p>-Kampanya, direkt uçuşlar için geçerli</p><p>-Kampanya süresince satın alınacak kabin bagajı 9 EUR'dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.</p><p>-Kampanya 100.000 koltuk sayısı ile sınırlı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ajet-yurt-disi-bilet-kamp-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288039</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-partili-merice-bicakli-saldiri-keles-ve-oglu-tutuklandi-288039</link>
      <pubDate>2026-08-19T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni Partili Meriç'e bıçaklı saldırı! Keleş ve oğlu tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan Seydi Ahmet Keleş ile suç delillerini gizlediği değerlendirilen oğlu Hakan Keleş, çıkarıldıkları 1. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı. Zanlı Seydi Ahmet Keleş, adliyeye sevki sırasında, 'Çok pişmanım, vekil benim arkadaşım. Beni çok tahrik etti. Çok pişmanım, bilerek yapmadım. Yaşadığına çok seviniyorum' dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni Partili Meriç'e bıçaklı saldırı! Keleş ve oğlu tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Cinayet Büro Amirliği ekiplerince dün gözaltına alınan, aralarında zanlı Seydi Ahmet Keleş&#39;in de bulunduğu 5 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.</p><p>Şüpheli Seydi Ahmet Keleş adliye girişinde gazetecilere, &quot;Çok tahrik etti bilerek yapmadım ama yaşadığına da çok seviniyorum, pişmanım.&quot; dedi.</p><p>Eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş ile oğlu Hakan Keleş çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Diğer 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><p><b>- OLAY</b></p><p>Dün, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, merkez Şahinbey ilçesi Akkent Mahallesi&#39;nde bıçaklı saldırıya uğramış, kaldırıldığı hastanede ameliyata alınmıştı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Seydi Ahmet Keleş ve 4 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yeni-partili-merice-bicak-927_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288038</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bazi-insanlar-neden-sadece-4-saat-uyuyor-288038</link>
      <pubDate>2026-08-19T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bazı insanlar neden sadece 4 saat uyuyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[UCSF Weill Nörobilim Enstitüsü'nden Ying-Hui Fu ve Louis Ptáček liderliğindeki ekip, bazı ailelerde görülen kısa uyku özelliğinin ADRB1 genindeki nadir bir mutasyonla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Ancak 191.929 kişilik geniş çaplı popülasyon çalışması, aynı gen değişikliğinin rastgele taşıyıcılarda uyku süresini kısaltmadığını gösterdi ve bilim dünyasında yeni sorular doğurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bazı insanlar neden sadece 4 saat uyuyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir kişinin gecelik uyku süresinin ne kadar olması gerektiği sorusu uzun yıllardır bilim insanlarının gündeminde yer alıyor. Geleneksel anlayışa göre uyku süresi, sirkadiyen saat ile uyku homeostazı yollarının etkileşimiyle belirleniyor ve genetik faktörlerin bu denklemde belirleyici bir rol oynamadığı varsayılıyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar bu kabulleri temelden sarstı. Bazı insanlar çevrelerindeki herkesten belirgin biçimde daha az uyuyor, alarm kurmadan uyanıyor ve gün boyunca kendilerini son derece dinlenmiş hissediyor. Üstelik bu durum ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılıyor. 2019 yılından bu yana, tek bir gendeki tek bir değişmiş harfin bu olgunun en güçlü açıklaması olduğu kabul ediliyor. UCSF Weill Nörobilim Enstitüsü'nden Ying-Hui Fu ve Louis Ptá&#269;ek'in liderlik ettiği araştırma ekibi, kısa uyku genetiği alanında çığır açan bulgulara ulaştı. Ne var ki araştırmacılar genel popülasyonda bu gen değişikliğini taşıyan bireyleri incelediğinde, bu kişilerin son derece sıradan bir biçimde ortalama yedi saat uyuduğu görüldü.</p><h3>Ptá&#269;ek'ten herkesin 8 saat uyuması gerektiği fikrine sert eleştiri</h3><p>Ptá&#269;ek, herkesin mutlaka sekiz saat uyuması gerektiği yönündeki yaygın kanıya uzun süredir karşı çıkıyor. Bu görüşünü bir keresinde Knowable Magazine'e verdiği röportajda oldukça çarpıcı bir benzetmeyle dile getirdi. Ptá&#269;ek, herkesin sekiz saat uyuması gerektiğini söylemenin, toplumdaki herkesin boyunun 5 fit 10 inç olması gerektiğini iddia etmekle aynı şey olduğunu vurguladı. Bu karşılaştırma, uyku ihtiyacının bireyden bireye ne denli farklılık gösterebileceğini gözler önüne seriyor. Araştırma ekibi bulgularını tek bir aile ve aynı genetik değişikliği taşıyacak biçimde tasarlanmış fareler üzerinde inşa etti. Ancak hem aile içi gözlemler hem de fare deneyleri, söz konusu gen harfinin rastgele seçilmiş bir yabancıda ne tür etkiler yarattığını tek başına belirleyemiyor. Çünkü genetik arka plan, çevresel koşullar ve bireyin DNA'sındaki diğer varyasyonlar da bu denklemde kritik roller üstleniyor.</p><h3>Üç kuşak boyunca kısa uyku: ADRB1 genindeki nadir mutasyon</h3><p>Fu'nun laboratuvarı kısa uyku genetiği alanındaki ilk önemli adımı 2009 yılında attı. O dönemde yayımlanan çalışmada, farklı bir ailede gözlemlenen kısa uyku örüntüsü DEC2 adlı bir genle ilişkilendirildi. Ancak 2019'da yayımlanan makalede incelenen aile tamamen farklı bir tablo ortaya koydu. Bu ailede üç nesil boyunca kısa uyuyanlar bulunuyordu ve hiçbiri DEC2 gen değişikliğini taşımıyordu. Bu durum araştırmacıları başka bir genetik açıklama aramaya yöneltti. Aile bireylerinin genetik profillerinin karşılaştırılması, ADRB1 adlı bir gende son derece nadir bir farklılığı gün yüzüne çıkardı. ADRB1 geni bir reseptör proteini kodluyor ve mutasyona uğramış versiyonda proteinin yapı taşlarından yalnızca biri bir diğeriyle yer değiştirmiş durumda. Bu küçük değişiklik, reseptörün işleyişinde kayda değer sonuçlar doğuruyor.</p><h3>Beta-blokerler ve uyku bağlantısı: ADRB1 reseptörünün çift yönlü etkisi</h3><p>ADRB1 reseptörü aslında beynin dışında çok daha iyi tanınıyor. Adrenalin hormonu kalpte bu reseptöre bağlandığında kalp atış hızı yükseliyor. Bu nedenle reseptörü bloke eden ilaçlar, yani beta-blokerler, kalp rahatsızlıklarının tedavisinde yaygın biçimde reçete ediliyor. Dikkat çekici olan nokta şu: Aynı beta-bloker ilaçlar, uykuya dalma güçlüğü ve uykuda kalma sorunlarıyla da ilişkilendiriliyor. Bu bağlantı, ADRB1 reseptörünün uyku düzenlemesinde de önemli bir rol oynadığına işaret ediyor. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde mutasyona uğramış reseptörün standart versiyona kıyasla çok daha hızlı parçalandığı ve tetiklendiğinde belirgin biçimde daha zayıf bir sinyal ilettiği gözlemlendi. İnsan gen dizilerinin toplandığı büyük ölçekli bir veri tabanında bu mutasyonun her 100.000 kişide yaklaşık 4 kez ortaya çıktığı belirlendi. Bu oran, söz konusu değişikliğin popülasyonda son derece nadir olduğunu gösteriyor. Fu'nun laboratuvarının bir kişiyi doğal kısa uyuyan olarak tanımlaması için uyguladığı kriter de oldukça katı: Gecede 6,5 saatten az uyku ihtiyacının ömür boyu sürmesi gerekiyor.</p><h3>Fare deneyleri: ADRB1 mutasyonu günlük uyku süresini 55 dakika kısalttı</h3><p>Araştırma ekibi aynı genetik değişikliği farelere de aktardı. Mutasyonu taşıyan fareler, normal farelerle karşılaştırıldığında günde yaklaşık 55 dakika daha az uyudu. Bu uyku kaybı, farelerin normalde ayakta ve hareket halinde olduğu karanlık saatlerde gerçekleşti. Yani mutant fareler, zaten aktif oldukları dönemde daha da uzun süre uyanık kaldı. Araştırmacılar ADRB1 reseptörünün beyin sapının dorsal pons adı verilen bölgesinde alışılmadık derecede yaygın olduğunu keşfetti. Bu bölgedeki sinir hücreleri, fareler uyanıkken ve REM uykusu sırasında yoğun biçimde aktifken, derin uyku dönemlerinde tamamen sessiz kaldı. Bu bulgu, dorsal ponstaki hücrelerin uyanıklık ve uyku geçişlerinde kritik bir rol üstlendiğini ortaya koydu.</p><h3>Optogenetik deneyler: 10 saniyelik ışık flaşı fareleri anında uyandırdı</h3><p>Ekip, dorsal ponstaki hücreleri ışığa yanıt verecek biçimde genetik olarak modifiye etti. Derin uyku sırasında uygulanan on saniyelik ışık flaşları fareleri anında uyandırdı. Ancak aynı flaşlar REM uykusu sırasında uygulandığında hiçbir etki gözlemlenmedi. Bu sonuç, söz konusu hücrelerin özellikle derin uykudan uyanma sürecinde belirleyici olduğunu gösterdi. Mutasyonu taşıyan farelerde ise aynı hücreler ateşlenmek için çok daha küçük bir elektrik akımına ihtiyaç duydu. Üstelik bu hücre grubu, hayvanların uyanık olduğu saatlerde genel olarak daha aktif çalıştı. Araştırmacıların önerisi şu şekilde: Mutasyon, uyanma sisteminin devreye girmesini kolaylaştırıyor ve bu sayede uyku daha erken sona eriyor. Bir başka deyişle, kısa uyku genetik olarak daha düşük bir uyanma eşiğiyle açıklanıyor.</p><h3>191.929 kişilik popülasyon çalışması: Taşıyıcılar normal sürede uyudu</h3><p>İlk ailenin içinde bile durumu karmaşıklaştıran bir birey vardı. Bu kişi gecede yedi buçuk saat uyuyordu. Bu süre popülasyon ortalamasının bir saat altında kalsa da laboratuvarın belirlediği 6,5 saatlik sınıra hiç yakın değildi. Araştırmacılar bu bireyi ne etkilenmiş ne de etkilenmemiş olarak sınıflandırdı. İlginç olan, bu kişinin kızının gerçek bir kısa uyuyan olmasıydı. Bu durum, aynı mutasyonun aile içinde bile farklı bireyler üzerinde farklı etkiler yaratabileceğini gözler önüne serdi.</p><p>Ayrı bir araştırma ekibi bu beklentiyi çok daha geniş bir ölçekte test etti. Hem uyku kayıtları hem de gen dizileri bulunan toplam 191.929 kişi incelendi. En büyük katılımcı grubu, yarım milyon yetişkini takip eden İngiliz biyomedikal veri tabanı UK Biobank'tan geldi. Bu devasa veri setinde ADRB1 değişikliğini taşıyan 69 akraba olmayan birey tespit edildi. Bu kişiler gecede ortalama 7,1 saat uyku bildirirken, mutasyonu taşımayan diğer herkes 7,2 saat bildirdi. Taşıyıcıların yüzde 23,2'si genellikle altı saat veya daha az uyuduğunu söylerken, taşıyıcı olmayanların yüzde 23,7'si aynı şeyi ifade etti. Bu rakamlar arasında istatistiksel olarak anlamlı hiçbir fark yok. Dahası, 69 taşıyıcıdan hiçbiri orijinal aileyi olağandışı kılan dört saat veya daha az uyku aralığını bildirmedi.</p><h3>Bilek takip cihazları da fark göstermedi</h3><p>Taşıyıcılardan on beşi ayrıca bilek takip cihazları takmıştı. Bu cihazların verilerine göre taşıyıcılar ortalama 7,6 saat uyudu. Bilek takip cihazı kullanan diğer katılımcıların ortalaması ise 7,3 saatti. Yani taşıyıcılar, diğerlerinden biraz daha fazla uyumuş oldu. Taşıyıcılar arasındaki en kısa ortalama uyku süresi 6 saat 53 dakika olarak kaydedildi. Bu ekibin vardığı sonuç oldukça net: ADRB1 genindeki bu tür değişiklikler, bir yabancıda tesadüfen ortaya çıktığında genellikle ölçülebilir bir etki yaratmıyor. Kısa uyku özelliği, tek bir gen harfinden çok daha karmaşık bir genetik arka plana dayanıyor.</p><h3>2019 çalışmasının eksik kalan boyutu: Sağlık etkileri hiç ölçülmedi</h3><p>2019'da yayımlanan çalışmanın önemli bir sınırlılığı var. Deneyler yalnızca uyku süresini ölçtü, başka hiçbir sağlık parametresine bakılmadı. Araştırma ekibi, mutasyon taşıyıcılarının kısa uykunun diğer insanlarda yol açtığı olumsuz etkilerden korunup korunmadığını hiçbir zaman kontrol etmedi. Genel popülasyonda kısa uyku süreleri kalp hastalığı ve demansın erken belirteçleriyle ilişkilendiriliyor, ancak bu parametrelerin hiçbiri taşıyıcılarda ölçülmedi. Jet lag toleransı, ruh hali değişimleri, bağışıklık sistemi işlevleri ve çoklu görev performansı da test edilmedi. Bu dört alan, doğal kısa uyuyanlarla ilgili bilimsel yazılarda sıklıkla gündeme gelmesine rağmen araştırma kapsamı dışında bırakıldı.</p><p>Burada altı çizilmesi gereken kritik bir ayrım var: Kasıtlı olarak gecede dört ila altı saat uyumayı tercih etmek, kalıtsal bir kısa uyku özelliğinden tamamen farklı bir durum. Bu ailelerdeki bireyler bu şekilde dünyaya geldi ve bilinçli bir tercihle uyku sürelerini kısaltmadı. Pratik açıdan bakıldığında, başka hiç kimseyi bu gruba dahil edecek bir yöntem bulunmuyor.</p><h3>Mutant fareler ve Alzheimer: Tau proteini birikiminde umut verici bulgular</h3><p>Fu'nun laboratuvarı hayvan deneylerini daha ileri bir aşamaya taşıdı. Araştırmacılar, ADRB1 mutasyonunu taşıyan fareleri Alzheimer hastalığıyla ilişkili tau proteini biriktirmek üzere yetiştirilen farelerle çaprazladı. Ortaya çıkan yavrular daha fazla REM uykusu aldı ve beyin sapındaki küçük bir uyanma kontrol kümesinde daha az tau proteini biriktirdi. Bu bulgu, kısa uyku geninin nörodejeneratif hastalıklarla mücadelede potansiyel bir koruyucu mekanizma sunabileceğine işaret ediyor. Ancak bu çalışma henüz tamamen fare modellerinde gerçekleşti ve insanlara uygulanabilirliği konusunda herhangi bir veri bulunmuyor.</p><h3>2009'dan 2025'e: Beş farklı uyku geni keşfedildi</h3><p>Araştırmacılar uyku genetiği alanında keşiflerini sürdürüyor. Kronolojik sırayla bakıldığında, 2009'da DEC2, 2019'da ADRB1 ve NPSR1, ardından GRM1 ve en son 2025'te SIK3 geni bildirildi. Toplamda beş gen ve bu sayı artmaya devam ediyor. Bu tablo, kısa uykunun tek bir şanslı gen mutasyonuyla açıklanamayacağını, çok daha karmaşık bir genetik ağın söz konusu olduğunu ortaya koyuyor.</p><p>SIK3 raporunda araştırmacılar, kendisinin gecede yalnızca üç saat uyuduğunu söyleyen sağlıklı 70 yaşında bir kadını çalışmaya dahil etti. Ancak bilek takip cihazlarının kayıtları bu kadının gerçekte 6,3 saate çok daha yakın bir süre uyuduğunu gösterdi. Bu örnek, kendi bildirilen uyku sürelerinin ne kadar yanıltıcı olabileceğini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Araştırma ekiplerinin anketlerin yanı sıra bilek verilerini de kontrol etmesinin temel nedeni bu güvenilirlik sorunu.</p><h3>Yanıtsız kalan büyük soru: Aynı gen neden ailede işe yarıyor, popülasyonda yaramıyor?</h3><p>Bilim dünyasında henüz kimse, tek bir değişmiş gen harfinin neden belirli bir ailede uyku süresini dramatik biçimde kısalttığını ama aynı harfi taşıyan 69 akraba olmayan bireyde ölçülebilir hiçbir etki yaratmadığını tam olarak açıklayamadı. Fu ve Ptá&#269;ek'in 2019 makalesinde sundukları kendi yanıtları, bir taşıyıcının DNA'sının geri kalanına odaklanıyor. Onlara göre, bir bireyin miras aldığı diğer tüm genetik materyal, bu tek harfin ne kadar etkili olacağına karar veriyor. Ancak henüz kimse bu diğer genetik parçaları tanımlayamadı.</p><p>Bu parçaları bulmak, söz konusu ailelerin dışında daha fazla taşıyıcıyı uzun süreli olarak takip etmeyi gerektiriyor. Ayrıca katılımcıların uyku sürelerini sormak yerine gecelerini doğrudan ve objektif yöntemlerle ölçmek büyük önem taşıyor. Şu ana kadar araştırmacılar, gece boyunca süren kapsamlı uyku çalışmaları yerine büyük ölçüde anketlere ve bilek hareket sensörlerine güvendi. Kısa uyku genetiğinin tam olarak çözülmesi için hem daha geniş katılımcı gruplarına hem de daha hassas ölçüm yöntemlerine ihtiyaç duyuluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bazi-insanlar-neden-sadec-857_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288037</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kargalarin-sosyal-hafizasi-ortaya-cikti-tehlikeli-insanlara-karsi-birbirlerini-uyariyorlar-288037</link>
      <pubDate>2026-08-19T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kargaların sosyal hafızası ortaya çıktı! Tehlikeli insanlara karşı birbirlerini uyarıyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Washington Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, Amerikan kargalarının tehlikeli insan yüzlerini yıllarca hafızalarında tutabildiğini ve bu bilgiyi diğer kargalara aktarabildiğini ortaya koydu. Çarpıcı sonuçlar, kargaların sosyal öğrenme ve hafıza yeteneklerinin hayvanlar aleminde ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kargaların sosyal hafızası ortaya çıktı! Tehlikeli insanlara karşı birbirlerini uyarıyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde, Washington Üniversitesi'nin önderliğinde gerçekleştirilen beş yıllık bir araştırma, Amerikan kargalarının (Corvus brachyrhynchos) tehlikeli insan yüzlerini ayırt etme ve bu bilgileri hem yatay hem de dikey olarak diğer kargalara aktarma kapasitesini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, farklı bölgelerdeki karga topluluklarını izleyerek, insan yüzlerine dair olumsuz deneyimlerin kargalar arasında nasıl yayıldığını ve nesilden nesile nasıl aktarıldığını detaylı biçimde inceledi. Deneylerde, kargalar belirli bir maskeyle özdeşleşen insanları tehdit olarak algılayıp yıllar sonra dahi tanıyabildi. Araştırmanın sonuçları, kargaların yalnızca bireysel hafızalarının değil, toplumsal öğrenme yeteneklerinin de olağanüstü seviyede olduğunu gösterdi.</p><h3>Washington Üniversitesi araştırmacılarından insan yüzü hafızası deneyi</h3><p>Washington Üniversitesi'nden Heather Cornell, John Marzluff ve Shannon Pecoraro'nun öncülük ettiği deneyde, araştırmacılar, belirli bir kauçuk maskeyi takan iki kişiyi kargalar için tehdit unsuru olarak tanımladı. Araştırmanın başlangıcında, her bir bölgede 7 ila 15 karga ağ fırlatıcı yardımıyla yakalandı ve halkalandı. Toplamda 40 karga üzerinde uygulanan işlem, yaklaşık 10 ila 30 dakika sürdü. Beş farklı bölgede, 15 ila 40 arasında değişen yakalanmamış kargalardan oluşan gruplar, maskeli kişilere karşı 10 dakika boyunca havada dönüp yüksek sesle bağırarak tepki verdi. Deneyin ardından, araştırma ekibi 2 ila 3,8 kilometre uzunluğunda rotalar üzerinde yürüyerek, rastgele sırayla ya tehditkar maskeyi ya da nötr maskeleri kullandı. Gözlemciler, karşılaştıkları her karganın maskeli kişiye karşı verdiği tepkileri ve bağırma davranışlarını titizlikle kaydetti. Araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri, yakalanan kargaların maskeli kişiye karşı gösterdiği yüksek tepki oranı oldu. Tuzak maskesine 23 karşılaşmanın 21'inde bağıran kargalar, %91,3 gibi çok yüksek bir başarı oranı sergiledi. Buna karşılık, nötr maskelere ise yalnızca 18 karşılaşmanın ikisinde tepki verdiler. Bu sonuçlar, kargaların doğrudan yaşadıkları olumsuz deneyimleri uzun süre hafızalarında sakladıklarını gösterdi.</p><h3>Kargalarda sosyal öğrenme ve bilgi aktarımı şaşırtıyor</h3><p>Deneyin bir diğer çarpıcı bulgusu, kargaların yalnızca bireysel hafızalarına değil, aynı zamanda sosyal öğrenme yeteneklerine de sahip olmasıydı. Araştırmacılar, yakalanmamış kargaların maskeli kişiye karşı gösterdiği tepki oranının %33 olduğunu, nötr maskelere ise %11,8 oranında tepki verildiğini belirledi. Bu fark, doğrudan deneyimle öğrenmenin sosyal bilgiye kıyasla çok daha güçlü bir hafıza oluşturduğunu ortaya koydu. Kargalar, yalnızca kendi yaşadıkları deneyimlerle değil, aynı zamanda diğer kargaların uyarılarını izleyerek de tehdit unsurlarını tanıyabiliyor. Özellikle, bağırma davranışı çoğunlukla grup halinde gerçekleşti. 126 bağırma olayının %82'sinde, diğer kargalar da gruba katıldı ve ortalama grup büyüklüğü 6,4 kuşa ulaştı. En kalabalık grupta ise 21 karga yer aldı. Maskeli kişiye karşı gösterilen bu toplu tepki, uyarı bilgisinin hızla yayılmasını sağladı. Araştırmacılar, grup halinde hareket eden kargaların, bireysel olarak yalnız kalanlara göre maskeli kişiye karşı daha yüksek oranda tepki verdiğini de not etti. Ayrıca, grup içerisinde yer alan kargaların, daha sonra yalnız kaldıklarında da aynı maskeye karşı bağırma eğilimi gösterdiği gözlendi. Bu durum, sosyal öğrenmenin ve grup içi bilgi aktarımının kargalar arasında ne kadar etkili olduğunu gözler önüne serdi.</p><h3>Karga hafızası nesilden nesile aktarılıyor</h3><p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kargaların insan yüzü hafızasının yalnızca kendi yaşamlarıyla sınırlı kalmamasıydı. Washington Üniversitesi kampüsünde, 2007 yılında 10 çiftten 24 yavru karga izlendi ve 2008'de başka bölgelerde de benzer şekilde yavrular takip edildi. Hiçbir yavru, maskeli kişinin tuzak kurmasına doğrudan tanık olmadı. Ancak, ebeveynlerinin maskeli bir kişiye karşı gösterdiği bağırma davranışını gözlemleyen yavru kargalar, daha sonra ebeveynleri yanında olmadan test edildiklerinde de aynı maskeye tepki verdi. 11 aileden yedisinin yavruları, maskeli kişiye karşı bağırdı. Bu bulgular, insan yüzü hafızasının ve tehlike bilgisinin, ebeveynlerden yavrulara aktarıldığını kanıtladı. Araştırmacılar, bu durumu kültürel aktarım olarak nitelendiriyor. Kargalar, doğrudan deneyimle edinmedikleri bilgileri, sosyal gözlem yoluyla öğrenerek nesiller boyu sürdürebiliyor. Ayrıca, genç kargaların bağırma davranışının yetişkinler kadar etkili olmadığı, ancak zamanla bu yeteneklerinin geliştiği de gözlemlendi. Bu durum, kargaların sosyal yapısı ve öğrenme süreçleri açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.</p><h3>Kargalarda hafıza ve sosyal bilgi yayılımının şehir yaşamındaki önemi</h3><p>Washington Üniversitesi araştırması, kargaların insan yüzü hafızası ve sosyal bilgi yayılımının şehir yaşamında nasıl bir rol oynadığını da ortaya koydu. Araştırma sırasında, kampüs çevresinde yapılan gözlemler, tuzaklamadan önce maskeli kişiye bağıran karga oranının yalnızca %3 olduğunu gösterdi. Ancak, tuzaklamadan iki hafta sonra bu oran %26'ya yükseldi. 1,25 yıl sonra ise oran %30,4'e çıktı. Son yakalamadan yaklaşık 2,7 yıl sonra, maskeli kişiye bağıran kargaların oranı %66'ya ulaştı. Grup büyüklüğü de zamanla artarak ortalama yedi kuştan 19'a yükseldi. Bu veriler, kargaların tehlike bilgisini zaman içinde daha geniş bir alana ve daha fazla bireye yayabildiğini gösterdi. Araştırma ekibi, rotalarını genişlettiğinde ise, tuzak bölgelerinden uzakta bulunan kargaların da maskeli kişiye karşı tepki verdiğini gözlemledi. Özellikle, 1.248 metreye kadar uzaklıktaki kargaların bile maskeli kişiyi tanıyıp bağırdığı kaydedildi. Bu durum, karga topluluklarında tehlike bilgisinin coğrafi olarak da yayılabildiğini ve öğrenmenin sınırlarının bireysel deneyimle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu öğrenme modelinin doğrusal bir artış gösterdiğini ve yıllar boyunca devam ettiğini belirtti. Kargaların, tehlike ortadan kalksa dahi birbirlerinden öğrenmeye devam ettiğini gösteren bu bulgular, şehirde yaşayan yaban hayvanlarının insanlarla kurduğu karmaşık ilişkilere ışık tutuyor.</p><h3>Kargaların insan yüzü hafızası: Hayvan zekasında yeni bir boyut</h3><p>Kargaların insan yüzü hafızası ve sosyal öğrenme yetenekleri, hayvan davranışları ve doğal zeka konusunda çığır açan bulgular ortaya koydu. Araştırmanın sonuçlarına göre, kargalar yalnızca kendi başlarına yaşadıkları olumsuz olayları değil, aynı zamanda grup içi iletişim ve ebeveyn-yavru ilişkileri yoluyla da tehlike bilgisini yayabiliyor. Bu durum, kargaların şehir yaşamında karşılaştıkları farklı insan tiplerine karşı geliştirdikleri stratejilerin temelinde güçlü bir hafıza ve sosyal öğrenme mekanizmasının bulunduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bazı insanların kargalara zarar verirken bazılarının ise onları beslediğini, bu nedenle kargaların insanları ayırt edebilmesinin hayatta kalmaları için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, genç kargaların farklı bölgelere göç etmesiyle, öğrenilen tehlike bilgisinin coğrafi olarak da yayılabileceği ve bir insanın itibarı, nesiller boyu kargalar arasında aktarılabileceği öne sürüldü. Araştırmanın etik boyutunda ise, tüm kargaların zarar görmeden serbest bırakıldığı ve gerçek bir öldürme olayının farklı sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Sonuç olarak, Washington Üniversitesi'nin bu kapsamlı çalışması, kargaların insan yüzü hafızası ve sosyal bilgi aktarımı konusunda hayvanlar aleminde eşine az rastlanır bir zekaya sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p><p>Washington Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu dikkat çekici araştırma, kargaların insan yüzü hafızası ve sosyal öğrenme becerilerinin hayvan davranışları alanında yeni bir perspektif sunduğunu gösteriyor. Şehir yaşamında insanlarla iç içe yaşayan kargaların, tehlikeli insanları ayırt etme ve bu bilgiyi topluluklarına aktarma yetenekleri, doğal zekanın sınırlarını yeniden tanımlıyor. Bu bulgular, yalnızca kargaların değil, şehirde yaşayan tüm hayvanların insanlarla kurduğu karmaşık ilişkilerin daha iyi anlaşılması için önemli ipuçları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kargalarin-sosyal-hafizas-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288036</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/telefon-surenizi-azaltmak-icin-basit-yontem-hedefinizi-kendiniz-belirleyin-288036</link>
      <pubDate>2026-08-19T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Telefon sürenizi azaltmak için basit yöntem! Hedefinizi kendiniz belirleyin]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan ve İspanya'da yürütülen yeni bir araştırma, telefon kullanıcılarının kendi ekran süresi hedeflerini belirlemesinin, ekran başında geçirilen zamanı azaltmada en etkili yöntemlerden biri olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, bu yöntemin dijital sağlık alanında önemli bir adım olabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Telefon sürenizi azaltmak için basit yöntem! Hedefinizi kendiniz belirleyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan ve İspanya'dan bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir çalışma, akıllı telefon kullanım süresini azaltmanın en etkili yolunun kullanıcıların kendi hedeflerini belirlemesinden geçtiğini gösterdi. Social Science &amp; Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, katılımcıların ekran süresiyle ilgili kendi kararlarını vermeleri, telefon başında geçirilen zamanı önemli ölçüde azalttı. 149 gönüllüyle gerçekleştirilen deneyde, bireylerin seçtikleri hedefler doğrultusunda hareket etmeleri, ekran süresini azaltmada klasik yöntemlere kıyasla çok daha başarılı sonuçlar verdi.</p><h3>Araştırmacılar: 'Kişisel hedefler ekran süresini ciddi oranda düşürüyor'</h3><p>Çalışmada Hindistan ve İspanya'dan katılan araştırmacılar, telefon kullanımının bireylerin sağlık ve refahı üzerindeki etkilerini incelemek için 35 gün süren bir deney düzenledi. Katılımcılar üç gruba ayrıldı: Bir grup, ekran süresini yüzde 10, 20 veya 30 oranında azaltma hedefini kendi seçti; ikinci gruba ekran süresinde yüzde 14'lük bir azalma hedefi verildi; üçüncü grup ise herhangi bir hedef almadan yalnızca izleme altında tutuldu. Elde edilen veriler, kişisel hedef belirleyenlerin ekran başında geçirdiği sürede ortalama 49 dakikalık bir azalma sağladığını ortaya koydu. Buna karşılık, sabit hedef verilen grupta bu azalma 23 dakika ile sınırlı kaldı. Araştırmacılar, kişisel hedeflerin motivasyonu ve bağlılığı artırdığını, böylece telefon kullanımı konusunda daha kalıcı sonuçlar elde edildiğini belirtti. Kontrol grubunda ise ekran süresinde artış gözlendi.</p><h3>Deney sonuçları: Ekran süresi azaldı, psikolojik refah iyileşti</h3><p>Araştırmanın sonuçları, yalnızca ekran süresinin değil, aynı zamanda katılımcıların psikolojik refahının da olumlu yönde etkilendiğini gösterdi. Anket sonuçlarına göre, ekran süresi hedeflerine ulaşan katılımcıların refah puanlarında belirgin bir iyileşme kaydedildi. Özellikle kendi hedefini belirleyenler, günlük hedeflerine yüzde 11 daha sık ulaşarak, ekran süresini ortalama 16 dakika daha düşük tutmayı başardı. Sabit hedef verilenlerde ise bu oran 11 dakika ile sınırlı kaldı. Araştırmacılar, bu bulguların dijital sağlık ve halk sağlığı alanındaki müdahalelerde kişisel hedef belirlemenin basit ama etkili bir yöntem olabileceğini vurguladı. Ancak araştırmanın kısa süreli ve küçük bir grupla yapılmış olması, daha geniş çaplı çalışmaların gerekliliğini de gündeme getirdi.</p><h3>Uzmanlar: 'Kendi hedefinizi seçin, dijital alışkanlıklarınızı yönetin'</h3><p>Bilim insanları, kişisel hedef belirlemenin neden bu kadar etkili olduğuna dair çeşitli açıklamalar sundu. Araştırmacılar, hedef üzerinde sahiplik duygusunun motivasyonu artırdığını ve hedeflerin kişiselleştirilmesinin onları daha ulaşılabilir kıldığını düşünüyor. Birçok insanın telefon kullanımını azaltmakta zorlandığına dikkat çeken uzmanlar, bu yöntemin basit ve ücretsiz bir çözüm sunduğunu belirtti. Araştırma, dijital çağda akıllı telefon alışkanlıklarını yönetmek isteyenler için kişisel hedeflerin önemli bir anahtar olabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, daha sağlıklı dijital alışkanlıklar geliştirmek isteyen herkese, kendi ekran süresi hedeflerini belirlemeyi öneriyor.</p><p>Sonuç olarak, Hindistan ve İspanya'da gerçekleştirilen bu araştırma, ekran süresiyle mücadelede kişisel hedeflerin gücünü ortaya koydu. Elde edilen bulgular, dijital bağımlılıkla mücadelede birey odaklı yaklaşımların etkili olabileceğini gösterdi. Araştırmacılar, daha büyük ve uzun vadeli çalışmalarla bu yöntemin farklı gruplarda da test edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut veriler, ekran süresini azaltmak isteyenler için kişisel hedef belirlemenin güçlü ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu kanıtladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/telefon-surenizi-azaltmak-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288035</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bademden-cevize-fistiktan-kajuya-gunde-kac-gram-kuruyemis-yemeli-288035</link>
      <pubDate>2026-08-19T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bademden cevize, fıstıktan kajuya! Günde kaç gram kuruyemiş yemeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kuruyemişlerin sağlığa faydaları tartışmasız kabul görürken, uzmanlar Türkiye'de günlük tüketim miktarının 30 gramı aşmaması gerektiğini vurguluyor. Fazla kuruyemiş tüketiminin zararlı etkileri ve doğru kuruyemiş seçimiyle ilgili önemli uyarılar dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bademden cevize, fıstıktan kajuya! Günde kaç gram kuruyemiş yemeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuruyemişler, besleyici içerikleriyle sağlıklı beslenme alışkanlıklarının vazgeçilmez bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, Türkiye'de her gün tüketilen kuruyemiş miktarının 30 gramı geçmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aşırı kuruyemiş tüketimi, faydaları gölgede bırakabilecek olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Doğru miktarda ve uygun şekilde seçilen kuruyemişler kalp sağlığından kanser riskinin azaltılmasına kadar pek çok olumlu etki sağlarken, aşırıya kaçılması halinde ise sindirim sorunları ve mineral dengesizlikleri ortaya çıkabiliyor.</p><h3>Uzmanlar: "Her gün bir avuç kuruyemiş yeterli"</h3><p>Beslenme uzmanları, kuruyemişlerin protein, lif, vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olduğunun altını çiziyor. Ancak, faydalarından tam anlamıyla yararlanmak için günlük tüketim miktarına dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Araştırmalar, günde yaklaşık 30 gram yani bir avuç kuruyemişin yeterli olduğunu gösteriyor. Bu miktar, kişinin el büyüklüğüne ve seçilen kuruyemişin türüne göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin ceviz gibi büyük taneli kuruyemişlerde sayı daha az olurken, antep fıstığı gibi küçük tanelilerde sayı artabiliyor. Hem ağaç kuruyemişleri (badem, fındık, ceviz, kaju gibi) hem de yer fıstığı için bu öneri geçerli sayılıyor. Uzmanlar, bu miktarın kalp hastalığı ve kanser gibi önemli sağlık sorunlarına karşı koruyucu etki gösterebileceğine işaret ediyor.</p><h3>Kuruyemiş seçimi ve tüketim şekli sağlığı etkiliyor</h3><p>Kuruyemişlerin sağlığa etkisi tüketim şekline göre farklılık gösterebiliyor. Çiğ veya kavrulmuş ve tuzsuz kuruyemişlerin tercih edilmesi, besin değerlerinin korunmasına yardımcı oluyor. Aşırı işlenmiş, şeker veya tuz eklenmiş kuruyemişler ise sodyum ve şeker yükünü artırarak sağlığa zarar verebiliyor. Özellikle yüksek sodyum içeren kuruyemişlerin kan basıncını yükseltebileceği ve böbrek sağlığını olumsuz etkileyebileceği vurgulanıyor. Beslenme uzmanları, çiğ ve tuzsuz kuruyemişlerin antioksidan, lif ve sağlıklı yağ açısından daha zengin olduğunu belirtiyor. Ayrıca, kuruyemişlerin düzenli ve ölçülü olarak tüketilmesi, kalp sağlığını desteklerken, kilo yönetimine de katkı sağlıyor. Lif ve protein içeriği sayesinde tokluk hissi artıyor ve aşırı yeme eğilimi azalıyor.</p><h3>Fazla kuruyemiş tüketiminin riskleri: Sindirim sorunları ve mineral fazlalığı</h3><p>Kuruyemişler genellikle güvenli kabul edilse de, önerilen miktarın üzerinde tüketilmesi bazı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yüksek lif içeriği nedeniyle fazla kuruyemiş yemek, şişkinlik, gaz ve ishal gibi sindirim sistemi şikayetlerini tetikleyebiliyor. Bunun yanı sıra, özellikle Brezilya fıstığı gibi selenyum açısından zengin kuruyemişlerin aşırı tüketilmesi, vücutta toksik selenyum birikimine yol açabiliyor. Bir porsiyon Brezilya fıstığı, yetişkinler için önerilen günlük selenyum miktarının 20 katından fazlasını içerebiliyor. Uzmanlar, bu tür olumsuz etkilerden korunmak için çeşitliliğe ve porsiyon kontrolüne özen gösterilmesini öneriyor. Ayrıca, kuruyemiş alerjisi olanların tamamen uzak durması gerektiği, özellikle yer fıstığı ve ağaç kuruyemişi alerjilerinin yaygın görüldüğü hatırlatılıyor.</p><h3>Kuruyemişlerin hastalıklara karşı koruyucu rolü</h3><p>Her gün önerilen miktarda kuruyemiş tüketmek, kalp sağlığının korunmasında önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, düzenli kuruyemiş tüketen bireylerin kalp hastalığına yakalanma riskinin daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, kuruyemişlerin içerdiği antioksidan ve mineraller, vücuttaki iltihabı azaltarak yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet gibi kronik hastalıklara karşı da koruma sağlıyor. Bazı bilimsel çalışmalar, kuruyemişlerin obeziteyle ilişkili kanser türleri üzerinde de olumlu etkiler gösterebileceğini belirtiyor. Ancak uzmanlar, kuruyemişlerin tek başına hastalıklara karşı tam koruma sağlamadığını, dengeli bir diyetin parçası olarak tüketilmesinin önem taşıdığını vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, kuruyemişlerin sağlıklı beslenme düzeninde önemli bir yeri bulunuyor. Ancak, uzmanların önerdiği günlük 30 gramlık miktarın aşılmaması ve doğru kuruyemiş türlerinin seçilmesi, faydaların en üst düzeye çıkmasını sağlıyor. Aşırı tüketimden kaçınılarak, sağlıklı ve dengeli bir diyetin parçası olarak kuruyemişlere yer vermek, uzun vadede kalp sağlığından kilo kontrolüne kadar pek çok açıdan olumlu sonuçlar doğuruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bademden-cevize-fistiktan-191_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288034</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuresel-iklim-icin-kritik-uyari-atlantik-akintisi-zayifliyor-288034</link>
      <pubDate>2026-08-19T16:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel iklim için kritik uyarı! Atlantik akıntısı zayıflıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Atlantik Okyanusu'nun kritik AMOC (Atlantik Meridional Dönüşüm Dolaşımı) akıntısında tespit edilen zayıflama, Dünya'nın genelinde daha fazla ısı depolanmasına yol açıyor. Oregon Eyalet Üniversitesi'nden bilim insanlarının liderliğinde yürütülen yeni araştırma, iklim değişikliğinin gezegenin enerji dengesini nasıl etkilediğine dair önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel iklim için kritik uyarı! Atlantik akıntısı zayıflıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atlantik Okyanusu'nda yer alan ve gezegenin iklimini şekillendiren AMOC (Atlantik Meridional Dönüşüm Dolaşımı) akıntısının zayıflaması, Dünya'nın genelinde daha fazla ısı depolanmasına yol açıyor. Oregon Eyalet Üniversitesi'nden paleoklimatolog Doç. Dr. Christo Buizert'in liderlik ettiği son araştırmaya göre, AMOC'un gücünü kaybetmesi, sadece Kuzey Atlantik ve çevresinde soğumaya neden olmakla kalmıyor; aynı zamanda küresel okyanuslarda ısı birikimini artırıyor. Bilim insanları, bu durumun iklim değişikliğinin seyrini ve gezegenin enerji dengesini ciddi şekilde etkileyebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Christo Buizert: 'AMOC, gezegenin enerji valfi görevini üstleniyor'</h3><p>AMOC, Atlantik Okyanusu'nda sıcak yüzey sularını kuzeye taşıyan ve soğuk, yoğun suları ise derinliklerde güneye gönderen devasa bir okyanus akıntısı sistemi olarak tanımlanıyor. Bu sistem, uzun süredir bölgesel hava olaylarını ve besin maddelerinin dağılımını etkileyen temel bir mekanizma olarak biliniyor. Ancak yeni bulgular, AMOC'un aynı zamanda Dünya'nın ne kadar ısı tuttuğu üzerinde de belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor. Doç. Dr. Christo Buizert, AMOC'u 'gezegenin enerji bütçesini kontrol eden bir ısı valfi' olarak nitelendiriyor ve bu sistemin güçlü olduğu dönemlerde Dünya'nın ısı kaybettiğini, zayıfladığında ise ısının okyanuslarda biriktiğini vurguluyor. Araştırmaya göre, bu mekanizmanın bozulması, küresel enerji dengesini değiştirerek iklim üzerinde zincirleme etkilere yol açabiliyor.</p><h3>Yeni araştırma: AMOC zayıfladığında ısı Güney Yarımküre'ye göç etmiyor, okyanusta birikiyor</h3><p>Geçmişte bilim insanları, AMOC'un zayıfladığı dönemlerde kaybolan ısının Güney Yarımküre'ye taşındığını ve bunun 'termal bipolar salıncak' teorisiyle açıklandığını savunuyordu. Ancak Buizert ve ekibinin yürüttüğü yeni çalışma, bu varsayımın gerçeği tam olarak yansıtmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, son Buzul Çağı'ndan bu yana yaşanan AMOC zayıflama olaylarını ve bunların küresel ısı dağılımına etkisini üç farklı iklim modeli üzerinden analiz etti. Elde edilen sonuçlar, AMOC zayıfladığında ısının sadece yer değiştirmediğini, aksine küresel okyanuslarda depolandığını gösterdi. Özellikle, bu süreçlerin günümüzde yaklaşık 25 ppm karbondioksite denk gelen bir ısınma etkisi yarattığı ve bunun da yaklaşık 10 yıllık insan kaynaklı emisyona eşit olduğu belirtildi. Bu bulgu, AMOC'un küresel ısı dengesinde sanılandan çok daha kritik bir rol oynadığını gözler önüne serdi.</p><h3>Okyanuslarda ısı birikimi: AMOC zayıflamasının küresel sonuçları</h3><p>AMOC'un zayıflamasıyla birlikte, okyanuslar güneşten aldıkları ısıyı kuzeye taşımakta zorlanıyor ve bu ısı, özellikle okyanusun iç kesimlerinde birikmeye başlıyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, Kuzey Atlantik'in yüzeyinde ince bir tabaka soğurken, derinlerde ve küresel ölçekte okyanus sıcaklığı artıyor. Bu durum, okyanusların adeta dev bir ısı kovası gibi davranmasına yol açıyor. Christo Buizert, AMOC'un işlevini 'depolanan ısının ne kadarının atmosfere kaçabileceğini kontrol eden bir musluk' olarak tanımlıyor. Böylece, akıntı zayıfladığında ısı atmosfer yerine okyanuslarda tutuluyor ve bu da iklim sistemlerinde beklenmedik değişikliklerin önünü açıyor. Bilim insanları, bu sürecin gelecekte hava olayları, deniz seviyesi ve bölgesel iklim paternlerinde önemli değişikliklere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Daha sıcak bir dünyada AMOC daha istikrarlı olabilir'</h3><p>Yeni araştırma, AMOC'un gelecekteki davranışı konusunda umut verici bazı ipuçları da sunuyor. Bulgular, daha sıcak bir iklimde AMOC'un istikrarının artabileceğine işaret ediyor. Doç. Dr. Buizert, "Daha sıcak bir dünyada AMOC'un kritik eşik noktalarını aşma olasılığı düşebilir" diyerek, geçmişte yaşanan ani değişimlerin günümüz koşullarında tekrar etme ihtimalinin azalabileceğini belirtiyor. Ancak yine de, AMOC'un gelecekteki istikrarını ve iklim değişikliğine vereceği tepkiyi tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Bilim insanları, AMOC'un tamamen çökmesinin düşük bir ihtimal olduğunu, ancak sistemin zayıflamasının küresel ısı birikimini artırabileceğini ve bu nedenle sürekli izlenmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Geçmiş Buzul Çağları ve günümüz: AMOC'un değişimi iklim için ne anlama geliyor?</h3><p>Buizert, geçmişte yaşanan doğal AMOC değişimlerinin günümüz koşullarıyla tam olarak örtüşmediğini, ancak tarihsel verilerin iklim sisteminin hassasiyetini anlamada önemli bir rehber sunduğunu ifade ediyor. Özellikle Son Buzul Çağı'ndan bu yana geçen 11.700 yıllık süreçte, AMOC'un güçlü kaldığı ve iklimin görece istikrarlı seyrettiği biliniyor. Ancak, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisiyle bu sistemin zayıflama riski artıyor. Bilim insanları, AMOC'un gelecekte nasıl davranacağı konusunda kesin bir öngörüde bulunmanın zor olduğuna dikkat çekiyor. Yine de, geçmişteki ani değişimlerin ve yeni araştırma bulgularının, iklim politikaları ve küresel ısınmayla mücadele stratejileri için kritik bilgiler sunduğu belirtiliyor. Sonuç olarak, AMOC'un gelecekteki evrimi, sadece bölgesel hava olaylarını değil, tüm gezegenin enerji dengesini ve iklimini şekillendirme potansiyeline sahip.</p><p>Sonuç olarak, Atlantik Okyanusu'ndaki AMOC akıntısının zayıflaması, küresel ısı birikimini artırarak iklim değişikliğinin etkilerini daha karmaşık ve öngörülemez hale getiriyor. Bilim insanları, bu kritik sistemin gelecekteki davranışını anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurgularken, AMOC'un istikrarının korunmasının küresel iklim dengesi açısından hayati öneme sahip olduğu mesajını veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kuresel-iklim-icin-kritik-524_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288033</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/james-webbin-kesfi-gokbilimcileri-sasirtti-icinde-dev-bir-kara-delik-olabilir-288033</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[James Webb'in keşfi gökbilimcileri şaşırttı! İçinde dev bir kara delik olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb uzay teleskobu, erken evrende bugüne kadar bilinen tüm galaksilerden farklı, Güneş'in kütlesinin 100 bin katı büyüklüğünde kara delik barındıran dev bir nesne tespit etti. MIT ekibi bu olağanüstü yapıyı 'kara delik yıldızı' olarak adlandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[James Webb'in keşfi gökbilimcileri şaşırttı! İçinde dev bir kara delik olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>James Webb uzay teleskobu, erken evrende bilim dünyasını şaşırtan devasa bir nesneye ulaştı. Araştırmacıların 'kara delik yıldızı' adını verdiği bu cisim, Güneş'in kütlesinin tam 100 bin katı büyüklüğünde bir kara deliği barındırıyor olabilir. Gözlemler, söz konusu nesnenin, bugüne kadar bilinen yıldızlardan ve galaksilerden farklı, son derece parlak ve kırmızı bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. MIT öncülüğündeki ekip, bu keşfi James Webb'in Big Bang'den sadece birkaç yüz milyon yıl sonraki galaksileri izlediği MoM araştırması kapsamında gerçekleştirdi.</p><h3>MIT ekibi: Kara delik yıldızının yapısı şaşkınlık yarattı</h3><p>Kara delik yıldızı, çevresini saran ve Güneş Sistemi kadar geniş bir gaz bulutunun içinde yer alıyor. Araştırmacılar, nesnenin merkezinde dev bir kara deliğin bulunmasının, yapının bu kadar büyük ve parlak olmasını açıkladığını belirtiyor. James Webb'den elde edilen veriler, nesnenin alışılmış galaksilerden ayrıldığını ve klasik yıldızlarla açıklanamayacak özellikler taşıdığını gösteriyor. Özellikle, yıldız atmosferlerinde görülen ve yoğun gazla ilişkili olan "Balmer kırılması" burada çok daha belirgin şekilde gözlemlendi. Ayrıca, ışık spektrumunda ağır elementlerin neredeyse hiç bulunmaması, nesnenin erken evrende oluştuğuna işaret ediyor.</p><h3>James Webb'in keşfi galaksi tanımlarını yeniden tartışmaya açtı</h3><p>James Webb'in tespit ettiği bu kara delik yıldızı, astronomların erken evrendeki "küçük kırmızı noktalar" olarak adlandırdığı gizemli yapılar hakkında da yeni ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, bu tür nesnelerin çoğunun gerçek galaksiler olmayabileceğini, galaksilere benzeyen fakat çok farklı yapılar olabileceğini tartışıyor. Kara delik yıldızının aşırı parlaklığı ve alışılmışın dışında spektral özellikleri, bilim insanlarını galaksi kavramını yeniden değerlendirmeye yöneltti. Bu bulgu, evrenin ilk dönemlerindeki oluşum süreçlerine dair önemli soruları gündeme getirdi. Araştırmacılar, James Webb'in sunduğu verilerle benzer nesnelerin izini sürmeye devam ediyor.</p><p>Kara delik yıldızı keşfi, erken evrenin sırlarını çözmede önemli bir adım olarak görülüyor. Bilim dünyası, bu olağanüstü yapının evrenin ilk yıllarındaki oluşumlara dair yeni bilgiler sunmasını bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/james-webbin-kesfi-gokbil-515_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288032</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/iphone-18-pro-maxe-ozel-kamera-ozelligi-ortaya-cikti-pro-modelinde-olmayacak-288032</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[iPhone 18 Pro Max'e özel kamera özelliği ortaya çıktı! Pro modelinde olmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın uzun süredir beklenen değişken diyaframlı kamera teknolojisini yalnızca iPhone 18 Pro Max modeline getireceği ortaya çıktı. Sektörün güvenilir kaynaklarından gelen sızıntılara göre iPhone 18 Pro bu özellikten yoksun kalacak ve cihaz Sony'nin yeni IMX905 sensörüyle donatılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[iPhone 18 Pro Max'e özel kamera özelliği ortaya çıktı! Pro modelinde olmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın akıllı telefon dünyasında uzun zamandır merakla beklenen değişken diyaframlı kamera teknolojisini nihayet bu yıl kullanıma sunacağı iddia edildi. Ancak bu özellik tüm üst segment modellere değil, yalnızca iPhone 18 Pro Max'e özel olarak gelecek. 2024 yılından bu yana Apple'ın iPhone serisi için değişken diyafram kamerasını hazırladığına dair çeşitli söylentiler dolaşıyordu, fakat şirket bugüne kadar bu teknolojiyi hiçbir modelde hayata geçirmedi. Şimdi ise güvenilir sızıntılar, beklenen değişken diyafram kamerasının iPhone 18 Pro Max ile birlikte piyasaya çıkacağını gösteriyor.</p><h3>Ice Universe: Değişken diyafram kamerası sadece iPhone 18 Pro Max'e gelecek</h3><p>Sektörün en tanınmış ve güvenilir içeriden kaynaklarından biri olan Ice Universe, bu yılın Apple'ın değişken diyaframlı kamera özelliğini ilk kez bir iPhone modeline entegre edeceği yıl olacağını açıkladı. Ancak ortaya çıkan kritik detay, bu teknolojinin serinin en büyük modeli olan iPhone 18 Pro Max'e kilitli olacağı yönünde. Yani Apple, değişken diyafram kamerasını tüm Pro serisine yaymak yerine yalnızca en üst seviye modele ayırmayı tercih ediyor. Bu durum, temel iPhone 18 Pro modelini satın alacak kullanıcıların söz konusu işlevden faydalanamayacağı anlamına geliyor. Değişken diyafram kamerası, farklı ışık koşullarında diyafram açıklığını otomatik olarak ayarlayarak çok daha profesyonel ve detaylı fotoğraflar çekmeyi mümkün kılıyor. Apple'ın bu teknolojiyi yalnızca iPhone 18 Pro Max'e sunması, şirketin üst segment modeller arasındaki farkı daha belirgin hale getirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Ice Universe'den dikkat çeken yorum: 'Fotoğrafçılıkta en iyisini istiyorsan ağırlığa katlanacaksın'</h3><p>Sızıntıyı gerçekleştiren Ice Universe, konuyla ilgili oldukça dikkat çekici bir yorum da ekledi. Ünlü sızıntıcı, "Görünüşe göre Apple bile gerçeklikten kaçamıyor: fotoğrafçılıkta mümkün olan en üst düzey deneyimi istiyorsan, bir tuğla gibi ağırlık çeken bir cihazla uzlaşman gerekecek" ifadesini kullandı. Bu yorum, iPhone 18 Pro Max'in değişken diyafram kamerası ve diğer gelişmiş donanım bileşenleri nedeniyle oldukça ağır bir cihaz olacağına işaret ediyor. Apple'ın en büyük modelinin zaten mevcut nesilde de rakiplerine kıyasla ağır olduğu düşünüldüğünde, yeni kamera teknolojisinin bu ağırlığı daha da artıracağı öngörülüyor. Kullanıcılar, en iyi mobil fotoğrafçılık deneyimi için cihazın boyut ve ağırlık konusundaki dezavantajlarını kabul etmek zorunda kalacak gibi görünüyor.</p><h3>Tata Electronics dosyaları ve Sony IMX905 sensör detayı</h3><p>Ice Universe'nin paylaştığı bu sızıntı, daha önce ortaya çıkan başka bir kaynağı da doğrular nitelikte. Tata Electronics'in iç dosyalarından sızan bilgiler, iPhone 18 Pro Max'in değişken diyafram kamerasına sahip tek model olacağını zaten ortaya koymuştu. Ice Universe'nin açıklaması bu eski sızıntıyı tamamlıyor ve iddiaları güçlendiriyor. Bunun yanı sıra iPhone 18 Pro Max'in kamera donanımında Sony'nin yeni nesil IMX905 sensörünün kullanılacağı da duyurulan bilgiler arasında yer alıyor. Sony IMX905 sensörü, mevcut sensörlere kıyasla daha yüksek çözünürlük ve gelişmiş düşük ışık performansı sunması beklenen bir bileşen olarak öne çıkıyor. Apple'ın değişken diyafram kamerasını bu yeni sensörle birleştirmesi, iPhone 18 Pro Max'i mobil fotoğrafçılık alanında rakiplerinden belirgin şekilde ayıracak bir hamle olarak yorumlanıyor. Tüm bu gelişmeler, Apple'ın 2025 yılında kamera teknolojisi konusunda büyük bir sıçrama yapmayı planladığını açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak Apple, değişken diyafram kamerası ve Sony IMX905 sensörüyle iPhone 18 Pro Max'i mobil fotoğrafçılığın zirvesine taşımayı hedefliyor. Ancak bu teknolojinin iPhone 18 Pro'ya sunulmaması, Pro serisi kullanıcıları arasında tartışma yaratacak bir karar olarak öne çıkıyor. Sızıntıların doğruluğu Apple'ın resmi tanıtımıyla netlik kazanacak olsa da sektördeki güvenilir kaynakların uyumu, iddiaların gerçeğe dönüşme ihtimalini oldukça yükseltiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/iphone-18-pro-maxe-ozel-k-235_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288031</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/insansi-robot-usain-boltun-hizini-gecebilir-mi-unitreeden-dikkat-ceken-tanitim-288031</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsansı robot Usain Bolt'un hızını geçebilir mi? Unitree'den dikkat çeken tanıtım]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çin merkezli teknoloji şirketi Unitree, 'Superman' adını verdiği yeni insansı robotunu kamuoyuna tanıttı. Unitree'nin iddiasına göre Superman robotu, saatte 45,5 kilometre hıza ulaşarak Usain Bolt'un rekorunu geride bıraktı. Şirket, bu gelişmenin insansı robot teknolojisinde yeni bir dönemi başlatacağı görüşünde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsansı robot Usain Bolt'un hızını geçebilir mi? Unitree'den dikkat çeken tanıtım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli teknoloji firması Unitree, "Superman" adını verdiği yeni insansı robotunu kamuoyuna sundu. Şirketin açıklamasına göre Superman robotu, saatte 45,5 kilometre hıza ulaşarak insanlık tarihinin en hızlı koşucusu Usain Bolt'un rekorunu geride bıraktı. 85 santimetre uzunluğundaki bacaklara sahip olan robot, yerinden kalkarak 2 metre yüksekliğe zıplayabiliyor. Ayrıca, Superman robotu saniyede 12,66 metre hızla hareket edebiliyor. Bu değer, Bolt'un 2009'daki 100 metre dünya rekorunda ulaştığı 12,42 metrelik hızın da üzerinde bulunuyor. Şirketin bu iddiası, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Unitree: Superman robotu ile yeni bir çağ başlıyor</h3><p>Unitree, Superman robotunun geliştirilme sürecinin yalnızca üç ayı biraz aşkın bir sürede tamamlandığını belirtti. Şirket, bu kadar kısa sürede elde edilen ilerlemenin, insansı robot teknolojisinde önemli bir eşik olduğunu vurguladı. Superman robotunun ulaştığı hız ve zıplama yeteneği, robotik alanında yeni standartlar belirleyebilir. Ancak, şirketin paylaştığı verilerin bağımsız kurumlarca henüz doğrulanmadığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, robotun hızının anlık olarak elde edildiğini ve bu performansın uzun mesafede sürdürülebilir olup olmadığının netleşmediğini ifade ediyor. Ayrıca, Superman robotunun hareket şeklinin sürekli öne doğru düşme sınırında olduğu gözlemleniyor.</p><h3>Şanghay'da halka arz ve Pekin'de büyük organizasyon</h3><p>Unitree'nin Superman robotunu tanıtması, şirket için kritik bir döneme denk geliyor. 19 Ağustos'ta Unitree, yaklaşık 905 milyon dolarlık halka arz sonrası Şanghay STAR Market borsasında işlem görmeye başlayacak. Bu gelişme, şirketin küresel teknoloji pazarındaki konumunu güçlendirebilir. Aynı dönemde, Pekin'de 22-26 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek 2. Dünya İnsansı Robot Oyunları'nda 2.000'den fazla robotun yer alacağı açıklandı. Superman robotunun bu etkinlikte boy gösterip göstermeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Sektör temsilcileri, Superman'ın yarışmalarda yer alması halinde robot teknolojisinin geldiği noktayı tüm dünyaya göstereceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Unitree'nin Superman robotu, hız ve performans iddialarıyla teknoloji dünyasında dikkatleri üzerine çekti. Önümüzdeki aylarda hem bağımsız doğrulama süreçleri hem de uluslararası organizasyonlardaki performansı, insansı robot teknolojisinin geleceği açısından belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/insansi-robot-usain-boltu-972_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288030</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/italianodan-transfer-aciklamasi-bu-sir-degil-288030</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Italiano'dan transfer açıklaması: Bu sır değil]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Litvanya'nın Kauno Zalgiris takımıyla yarın Tüpraş Stadı'nda karşılaşacak Beşiktaş'ta teknik direktör Vincenzo Italiano, bir final maçına çıkacaklarını söyledi. Italiano'dan transfer açıklaması da geldi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Italiano'dan transfer açıklaması: Bu sır değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Italiano, "Yarın bir final maçına çıkacağız. Oynayabileceğimiz en üst turnuva Avrupa Ligi ve burada oynamak istiyoruz. O yüzden bu maçı yarın kazanmamız gerekiyor. Avrupa'da favori yoktur. Her maç çok zordur ve yüzde 50-50 olarak başlar. Tabii ki sonra kalitenizi gösterirsiniz. Maç değişebilir ama başlangıçta asla favori diye bir takım yoktur. Rakibimiz Şampiyonlar Ligi'nden gelen bir rakip. Önemli bir rakibe karşı oynuyoruz. İyi çalışmamız, detaylara çok önem vermemiz gerekiyor. İlk maçımızı iç sahada oynayacağız. Toplam 180 dakikalık bir maç. Umarım şu ana kadar gösterdiğimiz iyi performansı yarına devam ettirebiliriz." diye konuştu.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42249735.jpg"/><p>Resmi maçlarda orta saha merkezindeki Orkun Kökçü, Junior Olaitan ve Salih Özcan&#39;ı değiştirmemesiyle ilgili de konuşan tecrübeli teknik adam, &quot;Orta sahada değişiklik yapmadım çünkü bu oyuncular çok iyi maçlar çıkardı. Orta saha aslında takımın dengesidir. Bu dengeyi çok iyi ayarladıklarını düşünüyorum. Yedekten girenler de iyi oynadı. Bu denge şu an çok önemli. Orta sahadaki bu üç oyuncu bunu çok iyi tutturdu ve onları oynattım.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>BİR ORTA SAHA ARIYORUZ</b></p><p>Orta sahaya kaliteli bir oyuncu aradıklarını söyleyen Italiano, <b>"Bir orta saha arıyoruz, bu sır değil. İki yönlü oynayabilen, koşucu, kendisini ceza sahasına atabilen ve büyük alanları kapatabilen bir oyuncu arıyoruz. Aynı zamanda 23 yaş altı oyuncu da arıyoruz. Bunun için de yönetimle konuşuyoruz. Biz rekabetçi bir takım olmak istiyoruz. Bu gelen oyuncular da rekabeti sağlamak için bize yardımcı olacak."</b> şeklinde konuştu.</p><p>&quot;Savunmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.&quot; diyen İtalyan teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:<br></p><p>"Takım halinde savunuyoruz, böyle de yapmak zorundayız. Hepimiz topu kaybettikten sonra kazanmak için çalışıyoruz. Gol yemek istemiyoruz. Şu ana kadar savunmamdan memnunum. Aldığımız sonuçların tatmin edici olduğunu düşünüyorum. <b>Evet pozisyon verdik ama bunlar için de çalışıyoruz ve her geçen gün gelişiyoruz. Takım çok istekli. Gol yemek istemiyor.</b> Toplu oyun ne kadar önemliyse topsuz oyun da o kadar önemli. Bir denge kurmak gerekiyor."</p><b>VLAHOVIC YEDEK BAŞLAYACAK</b><p></p><p>Yeni transfer Dusan Vlahovic'in yarınki maçta yedek olacağını vurgulayan Italiano, "Ritm ve kondisyonu gitgide artıyor. Kendisi uzun süre sahalardan uzaktı. Umarım yarın süre alır. Yarın onun ve takımın beraber yolculuğu başlayacak. <b>Çok değerli bir oyuncuyu aramıza kattık. Dikkatli olmamız gerekiyor, eğer dikkatli olmazsak sıkıntı yaşayabiliriz.</b> Hepimiz Vlahovic'in sahada neler yapacağını görmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p><b>DAHA FAZLA GOL ATMAYI HAK ETTİK</b><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42249738.jpg"/><p>Daha bitirici bir takım olmaları gerektiğinin altını çizen İtalyan teknik adam, &quot;Pozisyon üretiyoruz, şans yakalıyoruz fakat bitiricilikte sıkıntı var. Daha fazla gol atmayı hak ettik. Kale önünde daha bitirici olmamız gerekiyor. Daha fazla gol atmamız gerekiyor. Gol atmayınca rakibe umut veriyorsunuz. Maçları daha erken bitirmemiz gerekiyor. Bu bitiricilik için de her gün çalışıyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p><b>YEMEK SÖZÜ VERMİŞTİM</b><p></p><p>Üç kulvarda da sonuna kadar gitmek istediklerini kaydeden Italiano, "Avrupa'da oynamayı garantilersek <b>yemek sözü vermiştim ve sözümde durdum.</b> Eğer hep böyle başarılar yakalarsak eğlenmek istiyoruz. Biz burada bir takımız ve hepimiz biriz. Ortak bir hedef için emek veriyoruz ve bir gün için eğlenmeyi hak ediyoruz. Bu sezon üç kulvarda mücadele edeceğiz. Bu takımın en sona kadar zorlaması gerekiyor. Bizim hedefimiz bu. Umarım her yerde en sonuna kadar gidebiliriz. Bunun için çalışıyoruz ve sonuna kadar gitmek istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>Djalo: "Adım adım daha iyi olacağımı düşünüyorum"</b></p><p>Siyah-beyazlı savunma oyuncusu Tiago Djalo ise performansında Italiano&#39;nun etkisi olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42249743.jpg"/><p>&quot;Kendimi önemli hissettirdi. Ne yapmam gerektiğini anlatıyor ve gelişmemde yardımcı oluyor. Geldiğimden beri amacım takıma fazlasını vermek. Adım adım daha iyi olacağımı düşünüyorum. Geçen sezon bazı problemler vardı ama sistem değişti. Bazı sistemlere daha iyi adapte olabiliyorsunuz.&quot; </p><p><b>Siyah-beyazlı oyuncu, Eyüpspor maçında yaşanan saç çekme pozisyonuyla ilgili olarak, "Herkesin bir fikri var ama daha dikkatli olmam gerekiyor. Bence normal bir fauldü. Topu almam ve bunun için agresif olmam gerekiyorsa bunu yapmak için hazırım." diye konuştu.</b></p><p>Djalo, takımının geride kalan 5 resmi maçta gol yememesini ise "Bir savunma oyuncusu olarak gol yememek gerçekten çok önemli bir şey. Ama daha da iyi olabiliriz, buna inanıyorum. Önümüzde çok fazla maç var. Aynı zamanda topla da kaliteli oyunculara sahibiz ve tabii ki fark yaratan oyunculara da sahibiz. <b>Yeni bir sistemle oynuyoruz şu anda. Bence toplu olarak da oyunumuz şu anda iyi ve takımın da daha iyi olabileceğini düşünüyorum." diyerek değerlendirdi.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/italianodan-transfer-acik-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yunanistani-endise-sardi-firtina-geliyor-2-senaryo-var-288029</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'ı endişe sardı: 'Fırtına geliyor, 2 senaryo var']]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin Kuzey Ege ve Akdeniz'de deniz parkları ilan etmesi, Atina'da yeni bir gerilim dalgası endişesine yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'ı endişe sardı: 'Fırtına geliyor, 2 senaryo var']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yunanistan konuyu Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlara taşımaya hazırlanıyor. Ankara'nın deniz parkı ilan ettiği bölgelerin stratejik önemine dikkat çekiliyor.  </b></p><p><b>TANEA GAZETESİ: FIRTINA GELİYOR</b></p><p>Tanea gazetesi 'fırtına geliyor' dedi. Atina'nın Ankara'nın hamlelerine karşı üç ayaklı bir strateji hazırladığına yer verdi. Habere göre ilk aşamada Yunan makamları Türk kararnamelerindeki koordinatları inceleyerek Ankara'nın tezlerini hukuki ve teknik açıdan çürütmeye çalışacak. İkinci aşamada Türkiye'ye diplomatik nota verilecek. Konu BM, AB, Uluslararası Denizcilik Örgütü ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşlara taşınacak. Atina ayrıca Türk deniz parklarının Avrupa'nın deniz sınırlarını ve natura eğitimlerini, 2000 kapsamındaki çevre programlarını etkilediğini savunacak. Üçüncü ayaktaysa Yunan Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenliği'nin bölgedeki faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/balksz20260819t14452-19082026b1cba05c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE'NİN ADIMININ STRATEJİK ÖNEMİ</b></p><p>Yunan basınında Türkiye'nin ilan ettiği deniz parklarının stratejik önemine de dikkat çekildi. Kuzey Ege'deki deniz parkı, Semadirek'le Limni arasına bir kama gibi giriyor. Yunanistan'ın kıta sahanlığı ve potansiyel münhasır ekonomik bölgesi üzerinde uzandığı iddia ediliyor. Yunan karasularının sınırlarına kadar geldiği öne sürülüyor. </p><p>Kuzey Ege, deniz üstü rüzgar enerjisi açısından yüksek potansiyele sahip. Akdeniz'deki deniz parkıysa Meis Adası'nı çevriliyor. Rodos'la Mısır arasındaki alanın büyük bölümünü kapsıyor. Türkiye'nin bu hamlelerle Yunan adalarını Türk yetki alanlarıyla çevrili bir denizin içine hapsetmeye çalıştığı iddia ediliyor. Doğu Akdeniz'deki bölge Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ı Avrupa Enerji Şebekesi'ne ve İsrail'e bağlayacak elektrik bağlantısı projesi üzerinde yer alıyor. </p><p><b>KATHİMERİNİ: İKİ SENARYO</b></p><p>Kathimerini gazetesi ise deniz parklarının ardından iki senaryo başlığıyla konuya yer verdi. Atina'nın Ankara'nın bundan sonraki hamlelerine ilişkin iki senaryo üzerinde durduğunu yazdı. İlk senaryoya göre Türkiye, ilan ettiği deniz parklarında balıkçılık ve deniz ulaşımı gibi faaliyetlere fiili kısıtlamalar getirebilir. </p><p>İkinci senaryo ise Yunanistan açısından daha kapsamlı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Buna göre Ankara, Mavi Vatan doktrinini yasalaştırarak, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlarını belirleyebilir. </p><p>Ege'de bazı bölgeleri özel statülü alanlar olarak tanımlayabilir.  </p><p><b>TÜRKİYE, YUNANİSTAN'IN GİRİŞİMLERİNİ BOŞA ÇIKARTTI</b></p><p>Atılan bu adımlar ise aslında Yunanistan'ın hamlelerine karşılık mahiyeti taşıyor. Daha önce gündeme getirilen Sevilla haritasıyla Türkiye, denizde Antalya körfezine hapsedilmek istenmişti. Bu girişimler boşa çıkarıldı. Yunanistan daha sonra tek taraflı olarak deniz parkları ilan ederek oldu bitti girişimlerini sürdürmüştü.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yunanistani-endise-sardi--591_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288025</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahve-kalp-icin-zararli-mi-yeni-arastirma-olculu-tuketim-icin-onemli-bir-ayrintiya-isaret-ediyor-288025</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve kalp için zararlı mı? Yeni araştırma ölçülü tüketim için önemli bir ayrıntıya işaret ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni bilimsel araştırmalar, kafeinli kahve tüketiminin çoğu yetişkin için kalp sağlığı açısından güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle günde 400 mg'a kadar kafein alınmasının genel olarak risk oluşturmadığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve kalp için zararlı mı? Yeni araştırma ölçülü tüketim için önemli bir ayrıntıya işaret ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasında yapılan son araştırmalar, kafeinli kahve tüketiminin çoğu yetişkin için kalp sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını gösterdi. Araştırmacılar, ılımlı miktarda kafeinli kahve içen bireylerde artan kardiyovasküler risk görülmediğini belirtti. Ayrıca, belirli oranlarda kahve tüketiminin iskemik kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve inme riskini azaltabileceğine dair bulgular dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, kafeinli kahvenin etkilerinin tüketilen miktara, kafein kaynağına ve kişinin bireysel özelliklerine göre değişebileceğini özellikle vurguluyor.</p><h3>Uzmanlardan kahve tüketiminde doz uyarısı</h3><p>Bilim insanları, kafeinli kahve tüketiminin tip II diyabet riskini de düşürebileceğini belirtiyor. Araştırmalara göre, düzenli kahve tüketenlerde atriyal fibrilasyonun tekrarlama olasılığı azalıyor. Bununla birlikte, bazı kişilerde ventriküler ekstrasistol sıklığında artış gözlenebiliyor. Kahvenin hazırlanma şekli de sağlık üzerindeki etkilerini değiştirebiliyor. Özellikle French press gibi filtrelenmemiş kahve çeşitlerinde, kafestol adı verilen maddenin kandaki lipoprotein düzeylerini artırabileceği ifade ediliyor. Kağıt filtre kullanımı ise bu etkiyi büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.</p><h3>Enerji içecekleri ve yüksek kafein dozu risk taşıyor</h3><p>Uzmanlar, yüksek dozda kafein alımının kalp sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle enerji içecekleri ve konsantre enerji shot'larının tüketimi, kan basıncında artış ve kalp ritmi bozuklukları ile ilişkilendiriliyor. Çoğu yetişkin için günde 400 mg'a kadar kafein alımı güvenli kabul edilse de, bireyler arasında kafeine karşı hassasiyet farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle, kafeinli kahve tüketiminde kişisel sınırların dikkate alınması öneriliyor. Sonuç olarak, kafeinli kahve sağlıklı bireylerde ılımlı miktarda tüketildiğinde kalp sağlığı açısından risk oluşturmuyor; ancak yüksek dozlardan kaçınılması ve enerji içeceklerine karşı dikkatli olunması gerekiyor.</p><p>Bilimsel veriler, kafeinli kahve tüketiminin kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin kişisel faktörlere ve tüketim şekline bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, kahve severlerin ölçülü davranmasının ve enerji içeceklerinden uzak durmasının önemini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kahve-kalp-icin-zararli-m-143_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288024</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/park-halindeki-araclar-neden-yangin-cikariyor-milyonlarca-araci-ilgilendiren-risk-288024</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Park halindeki araçlar neden yangın çıkarıyor? Milyonlarca aracı ilgilendiren risk]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), yangın riski nedeniyle 1,7 milyon aracı kapsayan otomobil geri çağırmaları başlattı. Elektronik sistemlerin yaygınlaşmasıyla, park halindeki araçlarda bile yangın tehlikesi ortaya çıktı. Özellikle Jeep modelleri ve hibrit araçlar, artan risk nedeniyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Park halindeki araçlar neden yangın çıkarıyor? Milyonlarca aracı ilgilendiren risk]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), son dönemde artan yangın riski nedeniyle 1,7 milyon aracı kapsayan yeni otomobil geri çağırmaları başlattı. Özellikle karmaşık elektronik sistemlere sahip araçlarda, park halindeyken ve motor kapalıyken bile yangın tehlikesi yaşanabiliyor. 2026'nın ilk yedi ayında duyurulan 17 geri çağırma, sahiplerin araçlarını açık alanda park etmelerini zorunlu kıldı ve bu durum ABD genelinde milyonlarca sürücüyü etkiledi.</p><h3>NHTSA'dan elektronik sistemlere yönelik kritik uyarı</h3><p>Geri çağırmaların ana nedeni, araçlardaki elektrik sistemleri ve bataryaların artan kullanımıyla bağlantılı. Özellikle Jeep markasına ait yaklaşık bir milyon araçta, hidrolik direksiyon pompasındaki elektrik bağlantısı sorunu büyük bir risk oluşturdu. Ancak bu tehlike yalnızca elektrikli otomobillerle sınırlı değil; yüksek voltajlı hibrit bataryalar ve motor kapalıyken dahi enerji veren bileşenler de yangın riskini artırıyor. NHTSA, 2015'ten bu yana "dışarıda park et" uyarısını kullanıyor ve 2022'den itibaren elektronik kaynaklı geri çağırmalarda özel bir bilgilendirme sunuyor.</p><h3>ABD'de 3,2 milyon araçta yangın riski devam ediyor</h3><p>Carfax'ın tahminlerine göre, ABD yollarında yaklaşık 3,2 milyon aracın yangın riski nedeniyle geri çağırma kapsamında olduğu belirtiliyor. Onarım veya yedek parça temininde yaşanan gecikmeler, özellikle kapalı otoparkı bulunan apartmanlarda yaşayan sürücüler için güvenli bir park alternatifi bulmayı zorlaştırıyor. Elektronik sistemlerin giderek yaygınlaşması, araçlarda olası arızaların ve yangın riskinin de arttığını gösteriyor. Uzmanlar, park halindeki araçlarda bile yangın tehlikesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, NHTSA'nın uyarıları ve artan geri çağırmalar, elektronik sistemlerin otomobillerdeki yangın riskini ciddi biçimde yükselttiğini ortaya koyuyor. Araç sahiplerinin, özellikle park halindeyken bile olası tehlikelere karşı dikkatli olmaları isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/park-halindeki-araclar-ne-375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanya-basbakani-merz-israilin-asiri-sagci-ulusal-guvenlik-bakani-ben-gviri-siddetle-kinadi-288023</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'i şiddetle kınadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in insanlık dışı ve uluslararası hukuka aykırı çağrılarını şiddetle kınadığı ve bunları kabul edilemez bulduğu bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'i şiddetle kınadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hükümet Sözcü Yardımcısı Sebastian Hille, Berlin&#39;de düzenlenen basın toplantısında, İsrail&#39;in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir&#39;in &quot;Gazze&#39;ye her gece 30-40 saldırı düzenlenmesi&quot; gerektiği açıklamasını değerlendirdi.</p><p>Hille, &quot;Başbakan Merz, Ben-Gvir&#39;in insanlık dışı ve uluslararası hukuka aykırı çağrılarını şiddetle kınıyor. Bunlar kabul edilemez.&quot; dedi.</p><p>Son Avrupa Konseyi toplantısında, insan onuruna ve uluslararası hukuka aykırı eylemler çağrısında bulunan radikal politikacılara karşı hedefli önlemler hazırlanması yönünde bir karar alındığına işaret eden Hille, dışişleri bakanlarının Gymnich toplantısında bu konuyu ele alacaklarını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bengvr-190820264c99b076.jpg"/><p>İsrail hükümetinin Batı Şeria'da attığı son adımların Başbakan Merz tarafından büyük endişeyle takip edildiğini aktaran Hille, bu endişenin defalarca dile getirildiğini belirtti.</p><p>Sebastian Hille, Merz&#39;in mesajının, &quot;Batı Şeria'da başka hiçbir ilhak adımı atılmamalıdır. Ne resmi adımlar ne de etkileri giderek daha açık bir şekilde ilhakla sonuçlanan siyasi, imari veya diğer önlemler. Bunlar iki devletli çözüme engel teşkil etmektedir.&quot; olduğunu ifade etti.</p><p>Hille, Başbakan Merz&#39;in talebinin işgalci İsrail&#39;in Filistinlilere insanca davranması, mülklerini koruması ve kamu hizmetleri ile insani yardım sağlaması olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/almanya-basbakani-merz-is-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288022</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alihan-kurisin-baskasi-adina-kayitli-gsm-kullandigi-tespit-edildi-288022</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş'in başkası adına kayıtlı GSM kullandığı tespit edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturmada dikkat çeken tespitleri açıkladı. Kuriş'in takip edilmemek için başkaları adına kayıtlı GSM hatları kullandığı ve emniyet ile savcılık ifadelerinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespit edildiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alihan Kuriş'in başkası adına kayıtlı GSM kullandığı tespit edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı: "Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında örgüt lideri Alihan Kuriş'in gizlilik tedbirleri kapsamında hareket ettiği, takip edilmemek adına başkası adına kayıtlı hatlar kullandığı, yüzde 13,43 hissesi için tedbir kararı alınan Göknur Gıda adlı şirkette sigortalı A.K. isimli bir şahıs adına kayıtlı GSM hattını kullandığı ve emniyet ve savcılık ifadesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edildi."</p><p><strong><b>ALİHAN KURİŞ'İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI</b></strong></p><p>Şüpheli Kuriş'e, kimlik ve meslek bilgileriyle ekonomik durumu soruldu. Mimar olduğunu ve aylık ortalama 380 bin lira geliri bulunduğunu beyan eden Kuriş, üzerine kayıtlı GSM hattı olmadığını belirterek, "İletişim için genelde ofis hattını kullanırım, ancak numarayı şu an net olarak hatırlamıyorum. Bunun dışında aile üyelerimin kullandığı GSM hatları ile irtibat kurmaktayım. Benim adıma ya da başkası adına olup kullandığım hiçbir başka hat yoktur." ifadesini kullandı.</p><p>Mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kuriş, babasından intikal eden miras gayrimenkullerinin yanı sıra Sakarya Erenler'de bir ofis hissesi, Çamlıca'da 3 katlı bir ev ile Kısıklı'da aile fertleriyle hisseli 450 metrekarelik bir arsasının olduğunu kaydetti.</p><p>Şirket ortaklıkları ve ticari faaliyetleri hakkında detay veren Kuriş, 2005'te kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile kurdukları ve halen yüzde 51 hissesine sahip olduğu Altun Mimarlık İnşaat firmasında aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirtti.</p><p>Kuriş, geçmişte ELF Yapı İnşaat yüzde 49 ve dayısının şirketi olan Arden Gıda Sanayi Ticaret AŞ'de yüzde 5 hisse ortaklığı bulunduğunu beyan etti.</p><p>Kuriş'e soruşturma kapsamında suça konu şirketlerle ilişkisi de soruldu.</p><p>ELF Yapı ve Altun Mimarlık ile ortaklık bağını kabul eden Kuriş, Güldeniz İnşaat ve Ardeniz Emlak'ın annesi ve dayılarına miras kalan şirketler olduğunu söyledi.</p><p>Kayınbabası Mustafa Kösemusul'un ortak olduğu Perka Yapı, Asya Otomotiv, Ada Nakış, Verona, Ada Dokuma ve Asya Süs Bitkileri şirketleriyle ise bir bağı olmadığını savundu.</p><p>Güleryüz Kuyumculuk'un eşinin ablasının eşine ait olduğunu belirten Kuriş, bu şirketle de ticari, hukuki veya fiili bağlantısı olmadığını iddia etti.</p><p><strong><b>MASAK RAPORU VE BANKA HAREKETLERİ</b></strong></p><p>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında yer alan finansal veriler ve şirketler arası yüksek para hareketleri de şüpheli Kuriş'e yöneltildi.</p><p>Arden Gıda Limited Şirketi'nin 2023 yılı sonrasında işlem hacminin ciddi oranda artması, POS ciro transferleri ve çeşitli şirketler üzerinden gerçekleştirilen milyarlarca liralık para akışına ilişkin rapordaki tespitlere yönelik soru üzerine Kuriş, şirketlerin ticari ve bankacılık işlemlerinin usulüne uygun şekilde muhasebe ve mali çalışanlar tarafından takip edildiğini savundu.</p><p>Tanık ifadesinde geçen, "Kuriş'in yapının başına geçmesinin ardından ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere cemaat mensuplarına 'mutlak itaat' konusunda baskı yaptığı ve yakınındaki bir grup isim aracılığıyla yapıyı yönettiği" iddiası sorulan Kuriş, tanığı tanımadığını belirterek, "Bu ifadeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Aleyhime atılmış bir iftiradır, hayal ürünüdür." ifadelerini kullandı.</p><p><b>Üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirten Kuriş şu beyanda bulundu:</b></p><p>"Benim hakkımda böyle ithamların yapılmış olmasını bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Alihan Kuriş dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever ben de onları severim. Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulü üzerine devam ettirmek en önemli vazifemdir. Aynı zamanda bu konuda sivil toplum kuruluşunun kanaat önderiyim. Ancak yukarıda iddia edilen suçlamalarla alakalı hiç kimseye emir ve talimat vermedim. Dolayısıyla tarafıma isnat edilen asılsız suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/alihan-kurisin-baskasi-ad-107_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288021</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiye-ve-suriye-fosfat-madenciligi-icin-stratejik-ortaklik-anlasmasi-imzaladi-288021</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Suriye fosfat madenciliği için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Suriye arasında madencilikte stratejik ortaklık geliştirilmesine ilişkin 'Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı' imzalandı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ve Suriye fosfat madenciliği için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile Suriye, madencilik alanındaki iş birliğini geliştirmek için yeni bir adım attı.</p><p>İki ülke arasında "Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı" imzalandı.</p><p><b>FOSFAT ALANINDA İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Anlaşmayla fosfat alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece Türkiye ile Suriye arasında madencilik iş birliğinin kapsamı genişletilecek.</p><p>Mutabakat, iki ülkenin fosfat alanındaki ortak çalışmalarına temel oluşturacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/trkiyevesuriyeaa-190820263d1c2a3f.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkiye-ve-suriye-fosfat--241_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288020</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankara-tokyo-hattinda-baris-diplomasisi-erdogan-abd-iran-catismasinda-tek-yol-muzakere-288020</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara-Tokyo hattında barış diplomasisi! Erdoğan: ABD-İran çatışmasında tek yol müzakere]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü. Görüşmede, Türkiye-Japonya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Erdoğan görüşmede, İran ile ABD arasındaki çatışmaların çözümünün tek yolunun müzakereler olduğunu ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara-Tokyo hattında barış diplomasisi! Erdoğan: ABD-İran çatışmasında tek yol müzakere]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, liderler görüşmede, Türkiye-Japonya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye ile Japonya ilişkilerini, başta savunma sanayii, yatırım ve ticaret olmak üzere her alanda geliştirmek için gayret göstermeyi sürdüreceklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/f-190820263ce9e8f6.jpg"/><p>İran ile ABD arasındaki çatışmaların çözümünün tek yolunun müzakereler olduğunu, Türkiye'nin kalıcı barış ve istikrar için diplomatik çabalara destek verdiğini ifade eden Erdoğan, Kumamoto'da geçen ay meydana gelen depremde hayatını kaybedenler için bir kez daha taziye dileklerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ankara-tokyo-hattinda-bar-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288019</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-ihracati-401-milyar-dolara-ulasti-bakan-bolat-bu-milli-gelirimizin-4te-1i-demek-288019</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ihracatı 401 milyar dolara ulaştı! Bakan Bolat: Bu milli gelirimizin 4'te 1'i demek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin güncel rakamları açıkladı. Temmuz itibarıyla toplam mal ve hizmet ihracatının 401 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, bu rakamın milli gelirin yaklaşık dörtte birine karşılık geldiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin ihracatı 401 milyar dolara ulaştı! Bakan Bolat: Bu milli gelirimizin 4'te 1'i demek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 10'uncu IFCO Hazır Giyim Fuarı'na katıldı. Bolat, açılışta yaptığı konuşmada toplam mal ve hizmet ihracatının temmuz ayı itibariyle 400 milyar doları aştığını açıkladı. Bolat, Türkiye'nin Avrupa'nın fuar merkezi haline geldiğini söyleyerek, "İstanbul fuarların başkenti ve moda merkezi haline geldi. İhracatımız şu anda 400 milyar doları aştı. Temmuz itibarıyla toplam mal ve hizmet ihracatı 401 milyar dolar oldu. Bu milli gelirimizin 4'te 1'i demek" açıklamalarında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247583.jpg"/><p>Bakan Bolat, tekstilde yukarı doğru bir çıkışın başladığını ifade ederek, "Konfeksiyon ilk 7 ayda neredeyse geçen seneki rakama paralel ama yılın ikinci yarısında onun da artıya geçeceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247586.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE DÜNYADA TEKSTİL GİYİMDE 7'NCİ TEDARİKÇİ"</b></p><p>Türkiye'nin tekstil giyiminde dünya 3'üncüsü olduğunun altını çizen Bakan Bolat, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye dünyada tekstil giyimde 7'nci tedarikçi, Avrupa ülkeleri arasında da 3'üncü tedarikçi konumunda. Bu değişmedi. Geçen yıl 31 milyar dolarlık bir tekstil giyim, ev tekstili ihracatı vardı. Dünya ihracatından da yüzde 3,6'lık bir pay almıştı. Bu yıl 7 ayda 17,5 milyar doları aştık ve inşallah yılın geri kalan bölümünde hızlanma gerçekleşecek. Diğer taraftan Irak, Ürdün, Bulgaristan, Rusya'ya yüzde 20'lerin üzerinde artışlar var hazır giyim sektöründe. Bizim en büyük pazarımız Avrupa Birliği hazır giyim sektöründe. Almanya, Hollanda, İspanya, İngiltere ve ABD ilk sıralarda yer alıyor. Şöyle bir gerçek var; en büyük pazarımız Avrupa Birliği. Ancak Avrupa Birliği'ndeki ekonomik durgunluk sadece onlar açısından can yakıcı olmuyor, bizim açımızdan da oluyor. Bakanlığımızın bir araştırmasına göre Avrupa Birliği'nin ekonomik büyüme oranı 1 puan arttığında Türkiye'nin ihracatında yüzde 2,5 artış oluyor."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247587.jpg"/><p><b>"HİZMET İHRACATI 128 MİLYAR DOLARA ÇIKTI"</b></p><p>Bakan Bolat, "Bu çok boyutlu, çok cepheli savaşlarda enflasyon yüzde 31'e kadar indirildi. Yaklaşık 45 puanlık bir gerilemeyle ihracatta 254 milyar dolarla devraldık o yıl. 280 milyar doları bu ay sonunda inşallah açıklamak nasip olacak gibi görünüyor, 25-26 milyar dolar mal ihracatında. 89 milyar dolarla devraldığımız hizmet ihracatında da 128 milyar dolara çıkarak yaklaşık 39-40 milyar dolarlık bir artışı görmüş olacağız" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247582.jpg"/><p>Açılışa katılan İstanbul Valisi Davut Gül de "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin güvenli bir liman olarak, başta 86 milyon olmak üzere üreticilerin üretimlerini yapabilecekleri güvenli bir ortamın devam etmesi, bununla birlikte de dünyadaki gelişmelerle birlikte zaman zaman talebin daralması, zaman zaman çeşitli ekonomik sıkıntıların olmasıyla birlikte asıl olan üretim zincirinin, tüketim zincirinin devam edebileceği bir ortamın sağlanması en önemli başarı" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247590.jpg"/><p>Açılış konuşmasının ardından Bolat'a hediye takdim edildi. Kurdele kesimi ile fuarın açılışı gerçekleşti. Açılışın ardından Bakan Bolat, katılımcı firmaların stantlarını ziyaret etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkiyenin-ihracati-401-m-793_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288018</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gece-uykudan-uyandiran-kalp-carpintisinin-nedeni-ne-olabilir-288018</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gece uykudan uyandıran kalp çarpıntısının nedeni ne olabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Gece saatlerinde aniden hızlanan veya düzensizleşen kalp atışları, birçok kişinin endişe duymasına yol açıyor. Kardiyologlar Lu Chen ve Kevin Kheder, gece çarpıntısının altında yatan nedenleri ve hangi durumlarda tıbbi yardım alınması gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gece uykudan uyandıran kalp çarpıntısının nedeni ne olabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece uykuda ya da dinlenme sırasında aniden ortaya çıkan kalp çarpıntısı, birçok kişide huzursuzluğa ve korkuya yol açıyor. Kardiyologlar Lu Chen ve Kevin Kheder, özellikle gece saatlerinde hissedilen bu hızlı veya düzensiz kalp atışlarının altında çeşitli nedenler olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, stres, sıvı kaybı, kafein, alkol tüketimi, asit reflüsü ve uyku sırasında yaşanan solunum bozukluklarının gece çarpıntısını tetikleyebileceğini belirtiyor. Bu faktörler, kalp ritmini bozarak gece çarpıntısı riskini artırıyor.</p><h3>Kardiyolog Chen: 'Apne ve reflü gece çarpıntısını tetikliyor'</h3><p>Lu Chen, özellikle uyku apnesinin gece çarpıntısı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurguluyor. Uyku sırasında nefesin kesilmesiyle birlikte vücutta oksijen seviyesi düşüyor ve bu durum kalp üzerinde ekstra bir yük oluşturuyor. Sonuç olarak, ritim bozuklukları ve atriyal fibrilasyon gibi ciddi sorunlar gelişebiliyor. Benzer şekilde, asit reflüsü de kalp atışlarında ani hızlanmaya yol açabiliyor. Gece çarpıntısı yaşayanların, özellikle bu tür semptomların tekrar etmesi durumunda mutlaka bir uzman görüşü alması öneriliyor.</p><h3>Kheder: 'Hormonal değişimler ve sessizlik etkili'</h3><p>Kardiyolog Kevin Kheder ise gece çarpıntısı şikayetlerinin sadece geceleri değil, gün içinde de ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Ancak gece saatlerinde ortamın sessizliği ve kişinin dinlenme halinde olması, kalp ritmindeki değişikliklerin daha belirgin şekilde hissedilmesine neden oluyor. Ayrıca, hormonal dalgalanmalar ve özellikle menopoz dönemi de gece çarpıntısı riskini artırıyor. Uzmanlar, gece çarpıntısı ile birlikte baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma gibi belirtiler görülüyorsa, vakit kaybetmeden tıbbi destek alınması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Gece çarpıntısı yaşayanların, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmeleri, risk faktörlerini azaltmada önemli rol oynuyor. Düzenli doktor kontrolleri ve doğru tedaviyle, gece çarpıntısı kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçmek mümkün.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/gece-uykudan-uyandiran-ka-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288017</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mavi-vatanda-turkiyenin-guc-gosterisi-bayraktar-kalkan-diha-envantere-giriyor-288017</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan'da Türkiye'nin güç gösterisi! Bayraktar Kalkan DİHA envantere giriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin denizcilik ve savunma teknolojileri TEKNOFEST Mavi Vatan'da güç gösterisine hazırlanıyor. 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek etkinlikte deniz, su altı ve savunma alanındaki milli kabiliyetler sergilenecek. Bayraktar Kalkan DİHA da envantere girecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mavi Vatan'da Türkiye'nin güç gösterisi! Bayraktar Kalkan DİHA envantere giriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>4 gün sürecek TEKNOFEST Mavi Vatan etkinliğinde, Türk Deniz Kuvvetlerinin farklı sınıflardaki platformlarından insansız sistemlere, hava araçlarından hava savunma ve füze sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknolojiler sergilenecek.</p><p>Etkinliğin teknoloji yarışmaları bölümünde İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, İnsansız Deniz Aracı Yarışması ve Su Altı Roket Yarışması yapılacak.</p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da 37 farklı donanma unsur ve platformu sergilenecek. Bunlar arasında TCG Barbaros, TCG Salihreis, TCG Turgutreis, TCG Kemalreis, TCG Derya, TCG Tufan, TCG Akçay, TCG Alemdar, TCG İstanbul, TCG Oruçreis, TCG Burgazada, TCG İmbat, TCG Amasra, TCG Sancaktar ve TCG Kalkan bulunuyor.</p><p>Çeşitli denizaltı platformlarının yanı sıra Cumhuriyet tarihinin simge deniz araçlarından TCG Savarona ile Müze Gemi Yavuz da etkinlik alanında yer alacak.</p><p>Alanda insanlı platformların yanı sıra ULAQ, SANCAR, MARLIN ve SALVO gibi insansız deniz araçları da ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Türkiye'nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu da etkinlikte yer alan platformlardan biri olacak. Böylece ziyaretçiler, farklı sınıf ve görevlerdeki su üstü platformları, denizaltılar ve insansız deniz sistemlerini aynı etkinlik alanında görme fırsatı bulacak.</p><p>Milli Denizaltı (MİLDEN) Test Bloğu da ziyaretçilerle buluşturulacak. Türkiye'nin milli denizaltı geliştirme çalışmalarının önemli aşamalarından MİLDEN'e ilişkin test bloğunun sergilenmesi, etkinliğin önemli başlıklarından olacak.</p><p><b>- HAVA ARAÇLARI VE SAVUNMA SİSTEMLERİ DE SERGİLENECEK</b></p><p>Etkinlikte sergilenecek ürünler deniz platformlarıyla sınırlı kalmayacak. Hava araçları bölümünde Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3'ün yanı sıra SH-70 Seahawk helikopteri ve AH-1W platformu bulunuyor. Bayraktar TB3, ASELBUOY ve ASELBUOY POD ile birlikte sergilenecek.</p><p>Sergi alanında ise farklı savunma sanayisi ürünleri ve sistemleri ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Bu bölümde Pirana, BARKAN 2, LEVENT, TUFAN, BAHA ve BULUT'un yanı sıra Denizaltı Modüler Zırhlı Kontrol Botu sergilenecek.</p><p>ÇELİKKUBBE kapsamında SİPER, HİSAR, GÜRZ, KORKUT ve GÖKSUR unsurları da etkinlik alanında yer alacak. Bunların yanında K+, SİPER, TAYFUN, KMC ve PUSU sistemleri ile MİLDEN Denizaltı İlk Bloku da sergilenecek unsurlar arasında bulunuyor.</p><p>Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan'da deniz teknolojilerinin yanı sıra hava savunma, füze, insansız kara ve hava sistemleriyle yeni nesil denizaltı teknolojilerinin de ziyaretçilere sunulması planlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/balksz1-19082026f9941663.jpg"/><p><b>- SAVUNMA SANAYİSİ ŞİRKETLERİ VE KAMU KURUMLARI AYNI ALANDA</b></p><p>Savunma, denizcilik ve teknoloji ekosisteminin farklı kurum ve şirketleri etkinlik alanındaki stantlarında ürün ve yeteneklerini tanıtacak.</p><p>ASELSAN, BAYKAR, HAVELSAN, STM, ROKETSAN, TUSAŞ, TEI, MKE, ASFAT, ASPİLSAN, FNSS ve T3 Vakfı'nın yanı sıra Türkiye'nin gemi inşa sanayisinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜBİTAK, Anadolu Ajansı ile TRT de stantlarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p><p>Bilim merkezleri, atölyeler ve deneyim alanları da teknoloji meraklılarına keyifli anlar yaşatacak.</p><p><b>- YARIŞMALAR İÇİN AYRI PARKURLAR OLUŞTURULDU</b></p><p>Alanda, teknoloji yarışmaları için ayrı test ve gösterim bölgeleri kurulacak.</p><p>Bu kapsamda İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterim Alanı, Su Altı Roket Yarışması Parkuru, İnsansız Deniz Aracı Yarışması Parkuru ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmaları Test Alanı bulunuyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması için ayrıca ayrı bir yarışma parkuru da yer alıyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterimleri de festival boyunca farklı saatlerde ziyaretçilere sunulacak.</p><p><b>- SAT VE SAS TİMLERİNDEN GÖSTERİ</b></p><p>Etkinliğin gösteri programında Türk Deniz Kuvvetlerinin özel birlikleri de yer alacak.</p><p>4 gün boyunca SAT ve SAS gösterileri düzenlenecek. Programda ayrıca Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri de her gün yapılacak.</p><p>Festivalin hafta sonu programında deniz üzerindeki hareketlilik daha da artacak. 22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi düzenlenecek.</p><p>Program kapsamında bando ve mehteran gösterileri, bilim şovları, "Sahne Senin" etkinlikleri ve NSosyal Nod Bilgi Yarışması da ziyaretçilerle buluşacak. 21 Ağustos'ta Da Vinci Robot Operasyonu Gösterimi gerçekleştirilecek.</p><p><b>- DENİZDE SPOR MÜSABAKALARI, KÜLTÜREL PROGRAMLAR YAPILACAK</b></p><p>Mavi Vatan kapsamında denizcilik kültürüne yönelik çeşitli spor müsabakaları da yapılacak.</p><p>Festival programında Mavi Vatan Halat Çekme Yarışı, Mavi Vatan El İncesi Atma Yarışı ve yüzme yarışları yer alıyor. İlk iki gün Sprint Yüzme Yarışı düzenlenirken hafta sonunda Mavi Vatan Yüzme Yarışı gerçekleştirilecek.</p><p>22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Dragon Kürek Yarışı yapılacak. Halat çekme ile el incesi atma yarışlarının finalleri ise festivalin son günü olan 23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.</p><p>Festivalin kültürel programları kapsamında 22 Ağustos Cumartesi günü Mehteran Gösterisi, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve "Sahne Senin" etkinliğinin ardından Sefo konseri gerçekleştirilecek.</p><p><b>- BAYRAKTAR KALKAN DİHA ENVANTERE ALINACAK</b></p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın kapanışında, Müze Gemi Yavuz'un açılışına, Bayraktar Kalkan DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlenecek.</p><p>Festival, teknoloji yarışmalarında ve diğer kategorilerde dereceye girenlerin katılacağı ödül töreniyle sona erecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/mavi-vatanda-turkiyenin-g-469_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288016</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yas-ilerledikce-kolesterol-nasil-degisiyor-288016</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaş ilerledikçe kolesterol nasıl değişiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetologlar, yaş ilerledikçe kolesterol seviyelerinde belirgin değişiklikler yaşandığını ve bu değişimin kadınlar ile erkeklerde farklı seyrettiğini vurguluyor. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda kolesterol değerlerinin dikkatle izlenmesi gerektiği belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaş ilerledikçe kolesterol nasıl değişiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolesterol seviyelerinde yaşa bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler, sağlık uzmanlarının dikkat çektiği önemli bir konu haline geldi. Diyetologlar, karaciğerin işleyişindeki farklılıklar ve hormonal değişimler nedeniyle erkekler ile kadınlarda kolesterol dengesinin farklı seyrettiğini belirtiyor. Erkeklerde LDL yani 'kötü' kolesterol genellikle 60 yaşına kadar yükselirken, bu yaştan sonra kademeli olarak düşüş gösterebiliyor. Kadınlar için ise tablo farklı; menopoz öncesinde kolesterol seviyeleri çoğunlukla erkeklerden düşük kalıyor. Ancak 50-55 yaş aralığında, özellikle menopoz sonrası dönemde, kolesterol değerlerinde belirgin bir artış yaşanıyor ve bu artış erkeklerin seviyelerinin üzerine çıkabiliyor.</p><h3>Diyetolog: 'Karaciğer yaşlandıkça kolesterolü işlemek zorlaşıyor'</h3><p>Uzmanlar, yaşlanmayla birlikte karaciğerin kolesterolü işleme kapasitesinde azalma görüldüğünü aktarıyor. Vücut, yıllar geçtikçe kolesterolü eskisi kadar etkili bir şekilde atamıyor. Ayrıca, kolesterol oluşumunda rol oynayan enzimlerin aktivitesinde de artış gözlenebiliyor. Bu biyolojik değişimler, özellikle ileri yaşlarda kolesterol seviyelerinin yükselmesine zemin hazırlıyor. Diyetologlar, bu süreçte düzenli kontrollerin ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Menopoz sonrası kolesterol artışı ve sağlık riskleri</h3><p>Menopoz döneminde östrojen seviyesinin düşmesiyle birlikte, kadınlarda karın bölgesinde yağlanma artabiliyor ve bu durum lipid metabolizmasını olumsuz etkiliyor. Kanda yüksek kolesterol bulunması ise arter duvarlarında yağ birikimine yol açıyor. Zaman içinde bu birikimler, damarların daralmasına ve aterosklerotik plakların oluşmasına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle menopoz sonrası kadınların kolesterol seviyelerini düzenli olarak takip etmelerini ve yaşam tarzı değişikliklerine özen göstermelerini öneriyor. Kolesterol dengesinin korunması, kalp ve damar sağlığı açısından kritik önem taşıyor.</p><p>Kolesterol seviyelerindeki yaşa bağlı değişimler, hem kadınlar hem de erkekler için önemli sağlık riskleri oluşturuyor. Uzmanlar, düzenli sağlık kontrollerinin ve dengeli beslenmenin bu riskleri azaltmada etkili olduğuna işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yas-ilerledikce-kolestero-854_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288015</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/dominik-livakovice-dunya-devi-talip-288015</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dominik Livakovic'e dünya devi talip!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Yabancı kontenjanından dolayı eli sıkışık olan Fenerbahçe için Dominik Livakovic hakkında önemli bir gelişme yaşandı. TRT Spor'un haberine göre; İspanya La Liga devi Barcelona, Hırvat kaleciyi kadrosuna katmak istiyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dominik Livakovic'e dünya devi talip!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin yollarını ayırmak istediği Hırvat kaleci Dominik Livakovic ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı.</p><p><b>BARCELONA DEVREDE</b></p><p>TRT Spor'da yer alan habere göre; Barcelona, Fenerbahçe'den 31 yaşındaki deneyimli file bekçisini transfer etmek istiyor.</p><p><b>BARCELONA'NIN PLANI</b></p><p>Barcelona, ilk planda Hırvat oyuncuyu bonservisiyle kadrosuna katıp başka bir takıma kiralamanın peşinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dominiklivakovicaa-1908202667f90f94.jpg"/><p><b>FENERBAHÇE İLE SÖZLEŞMESİ</b></p><p>Geçtiğimiz sezon Girona ve Dinamo Zagreb'te kiralık olarak forma giyen Dominik Livakovic'in Fenerbahçe'yle olan sözleşmesi 2028'e kadar devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dominik-livakovice-dunya--727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288014</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/goz-altina-salatalik-koymak-gercekten-ise-yariyor-mu-288014</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Göz altına salatalık koymak gerçekten işe yarıyor mu?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Göz kapaklarına yerleştirilen salatalık dilimleri yıllardır evde cilt bakımının vazgeçilmez ritüellerinden biri olarak biliniyor. Ancak kozmetolog Maria Pozdnyakova, bu yöntemin asıl etkisinin salatalığın kendisiyle değil soğukluk etkisiyle ilgili olduğunu vurgulayarak göz altı şişliği konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Göz altına salatalık koymak gerçekten işe yarıyor mu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göz kapaklarının üzerine konulan salatalık dilimleri, uzun yıllardır evde uygulanan cilt bakımı rutinlerinin en bilinen sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Pek çok kişi bu basit yönteme göz altı şişliklerini ve koyu halkaları kısa sürede giderme gücü atfediyor. Ne var ki kozmetolog Maria Pozdnyakova, bu uygulamanın temel etkisinin aslında salatalığın kendine özgü bileşenleriyle doğrudan bir bağlantısı olmadığını açıkladı. Uzmana göre göz altı şişliği üzerindeki olumlu sonuç, büyük ölçüde soğutma mekanizmasıyla ortaya çıkıyor ve salatalık dilimlerinin bu süreçteki rolü düşünüldüğünden çok daha farklı bir noktada duruyor.</p><h3>Kozmetolog Pozdnyakova: 'Asıl etkiyi soğukluk sağlıyor'</h3><p>Kozmetolog Maria Pozdnyakova, salatalık dilimlerinin göz çevresindeki göz altı şişliği üzerinde yarattığı etkinin temelinde soğutma prensibinin yattığını net bir şekilde ifade etti. Buzdolabından çıkarılmış soğuk dilimler, göz kapağına yerleştirildiğinde bir nevi soğuk kompres işlevi görüyor. Bu soğukluk sayesinde göz çevresindeki ince damarlar geçici olarak daralıyor ve kılcal damarların geçirgenliği belirgin biçimde azalıyor. Damarların bu şekilde büzüşmesi, göz altındaki ödem görünümünü hafifletiyor ve göz çevresi daha dinlenmiş, daha taze bir görünüm kazanıyor. Dolayısıyla göz altı şişliği üzerindeki bu olumlu değişim, salatalığa özgü bir mucize değil; soğuk temasın yarattığı fizyolojik bir yanıt olarak değerlendiriliyor.</p><p>Pozdnyakova, salatalığın sağladığı ek bir katkıdan daha söz etti: yüksek su içeriği. Salatalığın yapısının yaklaşık yüzde 95'i sudan oluşuyor ve bu oran oldukça dikkat çekici bir seviyede bulunuyor. Salatalık dilimi ciltle temas ettiğinde hafif düzeyde bir nemlendirme etkisi ortaya çıkıyor. Ancak uzman, bu noktada önemli bir uyarıda bulundu. Salatalıktan cildin yüzeyine geçen bileşenler, derinin derin katmanlarına neredeyse hiç ulaşamıyor. Bu nedenle salatalık uygulamasından tam anlamıyla tedavi edici ya da kalıcı bir cilt bakımı etkisi beklemenin gerçekçi olmadığını vurguladı. Göz altı şişliği için bu yöntem geçici bir rahatlama sunsa da kapsamlı bir çözüm olarak görülmemeli.</p><h3>Göz altı şişliği ne zaman doktora gitmeyi gerektirir?</h3><p>Soğuk uygulama yönteminin işe yaradığı durumlar da belirli koşullarla sınırlı kalıyor. Kozmetolog Pozdnyakova'ya göre göz altı şişliği eğer uykusuzluktan, bilgisayar ekranı karşısında uzun saatler geçirmekten, bir gün önce aşırı tuzlu yiyecekler tüketmekten ya da alkol kullanımından kaynaklanıyorsa soğuk salatalık dilimleri veya benzeri kompresler geçici bir iyileşme sağlayabiliyor. Bu tür durumlarda göz çevresinin dış görünümü gerçekten bir miktar düzelebiliyor ve kişi kendini daha iyi hissedebiliyor. Ancak göz altı şişliği sürekli olarak tekrarlıyorsa, gün boyunca geçmiyorsa ya da yanında farklı belirtiler de taşıyorsa durum çok daha ciddi bir boyut kazanıyor. Bu koşullarda evde yapılan basit uygulamalarla yetinmek yerine şişliğin altında yatan gerçek nedenlerin araştırılması büyük önem taşıyor.</p><p>Uzman, düzenli olarak ortaya çıkan göz altı şişliğinin pek çok farklı sağlık sorununa işaret edebileceğini belirtti. Kronik uykusuzluk, alerjik reaksiyonlar ve lenf akışındaki bozukluklar bu nedenlerin başında geliyor. Bunların yanı sıra böbrek rahatsızlıkları, tiroid bezi fonksiyon bozuklukları ve kardiyovasküler sisteme ilişkin bazı hastalıklar da kalıcı göz altı şişliğine yol açabiliyor. Tüm bu durumlarda evde uygulanan salatalık kompresleri ya da soğuk maskeler yalnızca yüzeydeki görünümü geçici olarak iyileştiriyor; altta yatan temel sağlık problemini ortadan kaldırmıyor. Bu yüzden şişlik kronik bir hal aldığında mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.</p><h3>Salatalık kullanırken alerji riskine dikkat</h3><p>Kozmetolog Pozdnyakova, salatalık dilimlerini göz kapaklarına uygularken göz ardı edilmemesi gereken bir diğer önemli konuya da değindi: cildin olası alerjik reaksiyonları. Özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerde ya da kabakgiller familyasındaki bitkilere karşı bilinen bir alerjisi olanlarda salatalıkla doğrudan temas ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kaşıntı, tahriş ve kızarıklık bu reaksiyonların en sık görülenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle salatalık dilimlerinin göz kapakları üzerinde çok uzun süre bırakılması önerilmiyor. Ayrıca prosedür için kullanılacak salatalıkların kaynağı da büyük önem taşıyor. Bilinmeyen kimyasal maddelerle işlenmiş, menşei belirsiz sebzelerin göz çevresi gibi hassas bir bölgede kullanılması ek riskleri beraberinde getiriyor ve uzman bu tür ürünlerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini söyledi.</p><h3>Uzman göz altı şişliğini azaltmak için ne öneriyor?</h3><p>Sabah saatlerinde ortaya çıkan göz altı şişliğini hızlı bir şekilde hafifletmek isteyenler için Pozdnyakova daha etkili alternatifler sundu. Soğutucu göz maskeleri ve jel yamalar, salatalık dilimlerine kıyasla gerekli soğukluk seviyesini çok daha uzun süre koruyabiliyor. Bu ürünler göz çevresine homojen bir soğukluk dağılımı sağladığı için göz altı şişliği üzerindeki etkisi daha belirgin ve kalıcı oluyor. Uzman ayrıca şişliklerin oluşma ihtimalini en baştan azaltmak için günlük yaşam alışkanlıklarında bazı düzenlemeler yapılmasını önerdi. Yeterli ve kaliteli uyku almak, akşam saatlerinde tuz tüketimini makul düzeyde tutmak, gün boyunca yeterli miktarda su içmek ve uyku sırasında başın uygun bir yükseklikte konumlandırılması göz altı şişliğinin önlenmesinde en etkili yöntemler arasında bulunuyor. Tüm bu önlemlere rağmen şişlik devam ediyorsa profesyonel bir sağlık değerlendirmesi yaptırmak en doğru adım olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/goz-altina-salatalik-koym-107_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288013</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/azinlik-okullariyla-ilgili-iddialara-yalanlama-dmm-egitim-ogretim-surecleri-devam-ediyor-288013</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Azınlık okullarıyla ilgili iddialara yalanlama! DMM: Eğitim-öğretim süreçleri devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), azınlık okullarına ilişkin yeni bir uygulama getirildiği yönündeki iddiaları yalanladı. DMM, okulların ilgili kanunda yer alan hükümler çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Azınlık okullarıyla ilgili iddialara yalanlama! DMM: Eğitim-öğretim süreçleri devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden (DMM) yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın organlarında "azınlık okullarının çeşitli kısıtlamalarla özellikle hedef alındığı" izlenimi veren paylaşımların dezenformasyon içerdiği, toplumsal huzuru ve bütünlüğü hedef aldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, bu okullara yönelik ilgili kanunda yer alan hükümlerin dışında yeni bir uygulama tesis edilmediği, okulların eğitim öğretim süreçlerini devam ettirdiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/azinlik-okullariyla-ilgil-438_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288012</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/dikkat-ceken-halka-arz-ilk-gun-yuzde-629-artis-gordu-288012</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dikkat çeken halka arz: İlk gün yüzde 629 artış gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli insansı robot üreticisi Unitree, Şanghay'daki ilk halka arz gününde %629 oranında yükseliş gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dikkat çeken halka arz: İlk gün yüzde 629 artış gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Çin'in en büyük insansı robot üreticilerinden biri olan Unitree'nin hisseleri, Çarşamba günü Şanghay'daki ilk halka arz işlem gününde başlangıçta %629'a varan bir yükseliş gördü.</b></p><p>Girişimci Wang Xingxing tarafından 2016 yılında kurulan şirket, Şanghay Menkul Kıymetler Borsası'nın STAR pazarındaki halka arzında yaklaşık 6,1 milyar yuan (904 milyon dolar) topladı. Hisselerin halka arz fiyatı 150,80 yuan (22,36 dolar) olarak belirlendi. Şirketin hisseleri günü <b>%460 artışla 845 yuan (125,31 dolar) seviyesinden kapattı.</b></p><p>Teknoloji araştırma ve danışmanlık grubu Omdia'ya göre, geçen yıl küresel çapta sevkiyatı yapılan yaklaşık 15.000 insansı robotun 5.000'den fazlasını Unitree ve bir diğer büyük Çinli insansı robot üreticisi AGIBOT gerçekleştirdi. Omdia'nın tahminlerine göre, 2026'nın ilk yarısında Çinli insansı robot üreticilerinin toplam küresel sevkiyatı yaklaşık 18.500 adede ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/halkaarz-190820269b3f25df.jpg"/><p>AP'nin haberine göre analistler, şu an için bu insansı robotların çoğunun gerçek dünya uygulamalarından ziyade hâlâ ağırlıklı olarak gösteriler, performanslar ve araştırmalar için kullanıldığını belirtiyor. Örneğin Unitree'nin insansı robotları, Çin'deki geleneksel Bahar Festivali galasında taklalar atıp dövüş sanatları sergilemişti.</p><p>Unitree, halka arzdan elde edilecek gelirlerin AR-GE faaliyetleri ile robot üretim üssünün geliştirilmesinde kullanılacağını duyurdu.</p><p>Analistler, bu halka arzın ülkedeki diğer robot şirketlerinin halka arzları için emsal teşkil edebileceğine inanıyor.</p><p>Çin'in bir diğer büyük insansı robot üreticisi olan UBTech'in hisseleri Hong Kong'da işlem görüyor. </p><p>Unitree, 2025 yılında çoğu insansı robot satışlarından ve "robot köpek"lerden olmak üzere yaklaşık 1,7 milyar yuan (yaklaşık 250 milyon dolar) gelir bildirdi. Bu gelirin %40'ından fazlası yurt dışından elde edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dikkat-ceken-halka-arz-il-523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288011</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-ve-tansiyon-hastalari-siyah-cay-tuketirken-nelere-dikkat-etmeli-288011</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp ve tansiyon hastaları siyah çay tüketirken nelere dikkat etmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Doktor Evgeny Belousov, siyah çay ve tansiyon ilaçlarının birlikte kullanılmasının risklerine dikkat çekti. Özellikle kalp hastalığı ve hipertansiyon tanısı alan bireylerin bu konuda daha hassas davranması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp ve tansiyon hastaları siyah çay tüketirken nelere dikkat etmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog Dr. Evgeny Belousov, siyah çay tüketiminin tansiyon ilaçlarıyla birlikte alınmasının kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu. Özellikle hipertansiyon ve kalp hastalığı yaşayan kişilerin, siyah çayın içerdiği kafein nedeniyle ilaçlarının etkisinde değişiklik yaşayabileceğini belirtti. Dr. Belousov, siyah çayın kısa süreliğine arteriyel tansiyonda 10-15 mm Hg artışa yol açabildiğini, bu etkinin özellikle hassas bireylerde risk oluşturduğunu ifade etti. Siyah çay ve tansiyon ilaçlarının aynı anda alınmasının, ilaçların emilimini ve vücutta gösterdiği etkiyi değiştirebileceğine dikkat çekti.</p><h3>Dr. Belousov: 'Siyah çay, tansiyon ilaçlarıyla birlikte alınmamalı'</h3><p>Uzman doktor, siyah çayın içeriğinde bulunan flavonoid ve kateşin gibi antioksidanların damar sağlığına katkı sağladığını da belirtti. Ancak kafeinin uyarıcı etkisinin, kalp hastalığı veya yüksek tansiyonu olan bireylerde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Belousov, özellikle reçeteli tansiyon veya kalp ilaçlarını kullananların siyah çayı ilaç saatinden ayrı tüketmesini önerdi. Ayrıca, kafeine karşı hassasiyeti olan kişilerin siyah çay tüketimini sınırlandırmasının önemli olduğunu söyledi. Sağlıklı yetişkinler için ise günlük iki-üç fincan siyah çay tüketiminin genellikle güvenli olduğunu, fakat herhangi bir sağlık problemi olanların mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini dile getirdi.</p><h3>Siyah çay tüketiminde ölçü ve uzman görüşü öne çıkıyor</h3><p>Dr. Belousov, siyah çayın kardiyovasküler sistem üzerindeki etkilerinin kişiden kişiye değişebileceğini, bu nedenle özellikle ilaç kullanan hastaların çay tüketimini doktor gözetiminde planlaması gerektiğini ifade etti. Siyah çay ile birlikte alınan tansiyon ilaçlarının, kafein ve flavonoidlerin etkisiyle beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Ölçülü çay tüketiminin bazı durumlarda kalp ve damar sağlığını destekleyebileceğini, fakat yanlış kullanımların risk yaratabileceğini söyledi. Hastaların, ilaçlarını suyla almaları ve çay tüketimini kontrollü şekilde sürdürmeleri tavsiye edildi. Bu önerilerin dikkate alınmasının, hem ilaçların etkinliğini koruyacağı hem de olası yan etkilerin önüne geçeceği belirtildi.</p><p>Sonuç olarak, siyah çay ve tansiyon ilaçlarının birlikte alınmasının potansiyel riskler taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle kalp ve tansiyon hastalarının bu konuda bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Herhangi bir şüphe durumunda mutlaka doktora danışılması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kalp-ve-tansiyon-hastalar-789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288009</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ani-kilo-kaybi-ve-kilo-aliminin-altinda-hangi-saglik-sorunlari-yatabilir-288009</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ani kilo kaybı ve kilo alımının altında hangi sağlık sorunları yatabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog O. Çistik, ani kilo kaybı ve ani kilo alımının ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Uzman isim, özellikle açıklanamayan kilo değişimlerinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ani kilo kaybı ve kilo alımının altında hangi sağlık sorunları yatabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog O. Çistik, ani kilo kaybı ve ani kilo alımının altında yatan nedenlerin çoğu zaman ciddi sağlık sorunlarına işaret ettiğini açıkladı. Çistik, herhangi bir belirgin diyet veya yaşam tarzı değişikliği olmadan gelişen hızlı kilo kaybının, bazen sinsi ilerleyen hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini belirtti. Uzman isim, kilo değişimlerinin sadece beslenme alışkanlıklarıyla ilgili olmadığını, birçok hastalığın da bu tür belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade etti.</p><h3>Çistik: 'Tip 1 diyabet ve tirotoksikoz ani kilo kaybına yol açabilir'</h3><p>Gastroenterolog Çistik, açıklanamayan ani kilo kaybının en önemli nedenlerinden birinin tip 1 diyabet olabileceğini söyledi. Özellikle gençlerde ortaya çıkan bu hastalık, kilo kaybının yanı sıra aşırı susama, sık idrara çıkma ve ağızda kuruluk gibi belirtilerle birlikte seyrediyor. Çistik, bir diğer önemli nedenin ise tirotoksikoz olduğunu vurguladı. Bu durumda, tiroid hormonlarının aşırı salgılanması sonucu metabolizma hızlanıyor ve kişi iştahı yerinde olmasına rağmen hızla kilo kaybedebiliyor. Ayrıca çarpıntı, terleme artışı, ellerde titreme ve sinirlilik gibi ek şikâyetler de tabloya eşlik edebiliyor. Ani kilo kaybı yaşayanların bu tür belirtileri de gözlemlemesi halinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmaları öneriliyor.</p><h3>Yetersiz emilim, tümörler ve duygusal sorunlar da etkili</h3><p>Çistik, yetersiz besin emiliminin de ani kilo kaybına yol açabileceğini belirtti. Çölyak hastalığı, bağırsak iltihabı veya pankreas yetersizliği gibi durumlarda vücut gerekli besinleri alamıyor ve bu da ciddi kilo kaybına neden olabiliyor. Ayrıca mide, bağırsak, akciğer ve pankreas tümörleri ile tüberküloz gibi hastalıklar da kilo kaybı, iştah azalması ve gece terlemeleriyle birlikte ortaya çıkabiliyor. Uzman, duygusal durumun da önemli bir rol oynadığını; depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkların iştahı azaltarak kilo kaybına yol açabileceğini söyledi. Özellikle yaşlılarda diş sorunları, yutma güçlüğü, ilaçların yan etkileri ve yalnızlık gibi faktörler de ani kilo kaybı riskini artırıyor. Ani kilo alımında ise hipotiroidizm, kalp, böbrek ve karaciğer hastalıklarına bağlı sıvı birikimi, aşırı kortizol üretimi ve bazı ilaçların etkisi öne çıkıyor.</p><p>Çistik, ani kilo kaybı veya ani kilo alımı yaşayan kişilerin, bu durumun altında yatan nedeni öğrenmek için zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini belirtti. Uzmanlar, kilo değişimlerinin çoğu zaman ciddi hastalıkların ilk sinyali olabileceğini, erken tanı ve tedavinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ani-kilo-kaybi-ve-kilo-al-264_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288007</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sivrisinek-isirigi-sonrasi-kasintiyi-azaltmanin-basit-yolu-kasimak-yerine-bunu-yapin-288007</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisinek ısırığı sonrası kaşıntıyı azaltmanın basit yolu! Kaşımak yerine bunu yapın]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Doktor Trisha Pashricha, sivrisinek ısırığı sonrası oluşan kaşıntıyı hafifletmek için uygulanabilecek basit ve etkili bir masaj tekniği önerdi. Uzman, cilt sağlığı için doğru müdahaleye dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisinek ısırığı sonrası kaşıntıyı azaltmanın basit yolu! Kaşımak yerine bunu yapın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doktor Trisha Pashricha, sivrisinek ısırığı sonrası yaşanan kaşıntıya karşı etkili bir çözüm sundu. Pashricha, kaşıntı hissini azaltmak için ısırık bölgesine iki parmakla hafifçe masaj yapılmasını tavsiye etti. Uzman doktor, bu yöntemin cildi tahriş etmeden, kaşıntı hissinin azalmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Sivrisinek ısırığı nedeniyle oluşan rahatsızlık, özellikle yaz aylarında birçok kişiyi etkilerken, Pashricha'nın önerisiyle kaşıntı kısa sürede hafifleyebiliyor.</p><h3>Trisha Pashricha: 'Nazik masaj kaşıntıyı bastırıyor'</h3><p>Dr. Pashricha, sivrisinek ısırığı sonrası kaşıntıyı azaltmak için doğrudan ısırık noktasına yoğun baskı uygulamanın yanlış olduğunu vurguladı. Bunun yerine, ısırık çevresine yaklaşık 2 cm mesafeden nazikçe dokunmak da etkili sonuçlar veriyor. Pashricha, bu masaj hareketinin duyusal sinyalleri değiştirerek kaşıntı hissini bastırdığını açıkladı. Mekansal kontrast teorisine göre, hafif dokunuşlar ciltteki sinir liflerinin farklı şekilde uyarılmasını sağlıyor ve bu da kaşıntının azalmasına yol açıyor.</p><h3>Sivrisinek ısırığı sonrası yanlış müdahale ciltte hasara yol açabilir</h3><p>Uzman doktor, sivrisinek ısırığı sonrası cildi şiddetli bir şekilde kaşımak veya sertçe ovalamanın ciltte zarar oluşturabileceğini söyledi. Yoğun baskı uygulandığında, kaşıntı geçmek yerine ağrıya dönüşebiliyor ve ciltte tahriş, hatta yaralar meydana gelebiliyor. Pashricha, kaşıntıyı hafifletmek için nazik ve kontrollü hareketlerin yeterli olduğunu, aksi durumda cilt sağlığının riske girebileceğini belirtti. Sivrisinek ısırığı sonrası doğru müdahale ile hem kaşıntı azalıyor hem de ciltte kalıcı hasar riski en aza indiriliyor.</p><p>Sonuç olarak, sivrisinek ısırığı sonrası kaşıntı ile mücadelede nazik masaj uygulaması hem pratik hem de cilt sağlığı açısından güvenli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, cildi korumak için gereksiz yere kaşımaktan kaçınılmasını ve önerilen masaj tekniğinin uygulanmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/sivrisinek-isirigi-sonras-479_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288006</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saglik-durumunu-degerlendirmede-hangi-testler-onemli-288006</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlık durumunu değerlendirmede hangi testler önemli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Terapist Lyudmila Lapa, check-up sürecinde kan ve idrar analizlerinin yanı sıra biyokimya ve koprolojik testlerin de mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı. Uzman, bu analizlerin erken teşhis ve genel sağlık değerlendirmesinde büyük rol oynadığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlık durumunu değerlendirmede hangi testler önemli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terapist Lyudmila Lapa, temel check-up kapsamında yapılması gereken analizlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Lapa, vücudun genel sağlık durumunu değerlendirmek için geniş kapsamlı testlere gerek olmadığını, birkaç temel analizle hastanın sağlığı hakkında fikir edinilebileceğini söyledi. Özellikle tam kan ve idrar analizinin, check-up sürecinde ilk adım olarak uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Lapa, biyokimyasal testlerin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı ve bu aşamada karaciğer, pankreas, safra kesesi ile glikoz seviyesine bakılması gerektiğini ekledi.</p><h3>Terapist Lapa: 'Koprolojik analiz göz ardı edilmemeli'</h3><p>Lyudmila Lapa, check-up'ın tamamlayıcı bir parçası olarak koprolojik araştırmanın da yapılmasını önerdi. Uzman, bu analizlerin sonucunda elde edilen verilerin, sağlıkta herhangi bir bozulma olup olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti. Lapa, temel analizlerin zamanında yapılmasının, erken teşhis ve önleyici tedbirler açısından kritik olduğunu söyledi. Ayrıca, analizlerin doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlattı.</p><h3>Belirtiler varsa doktora başvuru geciktirilmemeli</h3><p>Terapist Lapa, bazı kişilerin yalnızca rutin check-up ile yetinmemesi gerektiğine de dikkat çekti. Eğer kişide belirli şikayetler veya semptomlar varsa, mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Lapa, erken müdahalenin sağlık sorunlarının büyümesini önleyebileceğini ve analizlerin bu süreçte yol gösterici olduğunu ifade etti. Sonuç olarak, check-up sırasında temel analizlerin düzenli yapılması, sağlığın korunmasında önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/saglik-durumunu-degerlend-137_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288005</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistan-icin-patriot-iddiasi-288005</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan için Patriot iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan hükümetinin, Kerpe Adası'ndaki Patriot uçaksavar füze bataryasını Girit Adası'na götürmeyi değerlendirdiği ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan için Patriot iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kathimerini gazetesinin haberine göre, Yunanistan Savunma Bakanlığı mart ayında Kerpe Adası'na konuşlandırılan Patriot uçaksavar füze bataryasının Girit Adası'na transferi ihtimali üzerinde duruyor.</b></p><p>Buna göre, Orta Doğu&#39;daki tansiyonun artması ve İran&#39;ın Avrupa&#39;daki ABD hedeflerine zarar verme olasılığı nedeniyle söz konusu karar üzerinde duruluyor.</p><p>Girit Adası&#39;ndaki Suda Askeri Üssü için önemli bir tehdit bulunduğu sonucuna varılırsa Patriot füze bataryasının askeri üslerin daha kapsamlı korunmasını sağlamak amacıyla Kerpe&#39;den Suda&#39;ya götürülmesi planlanıyor.</p><p><b>İran ve Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle güneydoğu Ege'nin hava savunma gücüne katkı sağlayacağı iddiasıyla Yunanistan martta Kerpe Adası'na Patriot uçaksavar füze bataryası konuşlandırmıştı.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yunanistan-icin-patriot-i-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288004</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sivrisinekler-virus-tasimasina-ragmen-nasil-hayatta-kaliyor-288004</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisinekler virüs taşımasına rağmen nasıl hayatta kalıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pompeu Fabra Üniversitesi'nden bilim insanları, sivrisineklerin chikungunya ve Zika gibi tehlikeli virüsleri neden taşıyıp hastalanmadığını ortaya koydu. Araştırma, sivrisineklerin hücresel düzeyde geliştirdiği savunma mekanizmasını ve bunun insanlarla arasındaki farkları gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisinekler virüs taşımasına rağmen nasıl hayatta kalıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pompeu Fabra Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırma, sivrisineklerin chikungunya ve Zika gibi ölümcül virüsleri vücutlarında taşımasına rağmen neden hastalanmadıklarını ortaya çıkardı. Bilim insanları, sivrisineklerin hücrelerinde bu virüslerin RNA'sı birikse de, virüslerin neredeyse hiç protein üretemediğini ve bunun translasyonel baskılama olarak bilinen bir savunma mekanizmasından kaynaklandığını belirledi. Bu süreçte, sivrisinek hücreleri genetik talimatların okunmasını yavaşlatıyor ve böylece virüslerin çoğalmasını engelliyor. Aynı virüsler insanlarda ise hücre protein üretimini ele geçirerek ciddi hasara ve ateşe yol açıyor.</p><h3>Pompeu Fabra Üniversitesi: Virüsler sivrisinek hücresinde sınırlanıyor</h3><p>Araştırmada, insanlarda viral proteinlerin hücre çekirdeğine girip genetik okuma mekanizmasını değiştirdiği, ancak sivrisineklerde bu proteinlerin sitoplazmada kaldığı tespit edildi. Bu farklılık, sivrisinek hücrelerinin normal işleyişinin bozulmamasını sağlıyor ve virüslerin üremesini kısıtlıyor. Sonuç olarak, sivrisinekler ömür boyu enfekte kalabiliyor ve aktif biçimde ısırmaya devam ediyor. Buna karşılık, insanlarda aynı virüsler hızla çoğalıp hücreleri yok ettiği için ciddi enfeksiyonlara yol açıyor.</p><h3>Bilim insanları: Arbovirüslerin zayıf noktası bulundu</h3><p>Araştırmacılar, sivrisineklerde gözlenen bu dengeyi bozmanın, arbovirüslerin yayılımını kontrol altına almak için yeni bir strateji olabileceğini vurguladı. Eğer virüsler sivrisineklerde daha hızlı çoğalmaya zorlanırsa, taşıyıcı böceğin hayatta kalma şansı azalabilir veya enfeksiyon süresi kısalabilir. Şu an için bu bulgular laboratuvar ortamında hücresel hatlarda elde edildi. Ancak sonuçlar, chikungunya ve Zika dahil iki farklı virüs ailesinin sivrisineklerle uzun bir evrimsel süreçte geliştirdiği bu savunma mekanizmasının, arbovirüslerle mücadelede önemli bir zayıf noktayı işaret ettiğini gösteriyor.</p><p>Bu bulgular, sivrisineklerin virüs taşıyıcılığını azaltmaya yönelik yeni yöntemlerin geliştirilmesinin önünü açabilir. Araştırmacılar, bu stratejinin hem sivrisinek popülasyonunu hem de insan sağlığını korumada etkili olabileceğini düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/sivrisinekler-virus-tasim-977_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288003</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-watch-kullanicilarina-watchos-27-ile-uc-buyuk-yenilik-288003</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Watch kullanıcılarına watchOS 27 ile üç büyük yenilik]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch sahipleri, watchOS 27 güncellemesiyle cihazlarında üç önemli değişiklikle karşılaşacak. Dinamik uygulama ızgarası, birleşik Bul uygulaması ve proaktif pil uzatma bildirimleri, Apple Watch deneyimini kökten değiştirecek yenilikler arasında yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Watch kullanıcılarına watchOS 27 ile üç büyük yenilik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Watch kullanıcıları, önümüzdeki haftalarda yayınlanacak watchOS 27 güncellemesiyle birlikte cihazlarında üç temel değişiklikle karşılaşacak. Apple'ın yeni yazılımı, dinamik uygulama ızgarası, birleşik Bul uygulaması ve proaktif pil uzatma bildirimleri gibi dikkat çeken özelliklerle Apple Watch deneyimini yeniden şekillendirecek. Bu güncellemeler, Apple Watch'un kullanım alışkanlıklarını değiştirecek ve kullanıcıların cihazlarından daha fazla verim almasına imkan tanıyacak.</p><h3>Apple Watch'ta dinamik uygulama ızgarası dönemi başlıyor</h3><p>watchOS 27 ile Apple Watch'a gelen en belirgin yeniliklerden biri, dinamik uygulama ızgarası oldu. Artık kullanıcılar, Apple Watch'un ekranını her açtıklarında en sık kullandıkları uygulamalara hızlıca erişebilecek. Bu yeni ana ekran, uygulama erişimini kolaylaştırırken, ekranın alt kısmında yer alan simgeler sayesinde klasik petek görünümü ve liste görünümüne de geçiş yapılabiliyor. Apple Watch sahipleri, önceki sürümlerde uygulamalara ulaşmak için Dijital Kral'a basıp menüler arasında dolaşıyordu. Ancak dinamik uygulama ızgarası sayesinde süreç hem hızlandı hem de daha pratik hale geldi. Kullanıcıların alışkanlıklarına göre şekillenen bu yeni yapı, Apple Watch'un günlük kullanımını önemli ölçüde kolaylaştırıyor. watchOS 27 ile gelen bu değişiklik, Apple Watch'un işlevselliğini artıran en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>Birleşik Bul uygulamasıyla konum takibi daha akıllı</h3><p>Apple Watch kullanıcıları, watchOS 27 ile birlikte tüm Bul özelliklerini tek bir uygulama altında toplama imkanına kavuşuyor. Daha önce Cihazları Bul, Eşyaları Bul ve İnsanları Bul olarak üç farklı uygulama şeklinde sunulan bu hizmetler, artık iPhone'dakine benzer şekilde tek bir birleşik Bul uygulamasında bir araya getirildi. Bu yenilik, Apple Watch üzerinden farklı cihazları ve kişileri bulmayı çok daha kolay hale getiriyor. Ayrıca yeni Bul uygulaması, iPhone, AirPods Pro 3 ve ikinci nesil AirTag gibi yeni nesil cihazların hassas konumunu doğrudan bilekten tespit edebiliyor. watchOS 27 ve iOS 27'nin sunduğu bir diğer akıllı özellik ise, iPhone evde bırakıldığında Apple Watch'un otomatik olarak konum paylaşımını üstlenmesi. Böylece konum paylaşımı daha doğru ve güvenilir hale geliyor. Apple Watch kullanıcıları, bu güncellemeyle birlikte konum takibini daha etkin ve pratik bir şekilde yönetebilecek.</p><h3>Proaktif pil uzatma bildirimleriyle daha uzun kullanım süresi</h3><p>watchOS 27'nin bir başka öne çıkan yeniliği ise proaktif pil uzatma bildirimleri oldu. Bu özellik, Apple Watch'un kullanım alışkanlıklarını ve arka planda çalışan fonksiyonları analiz ederek, kullanılmayan özellikleri devre dışı bırakıyor ve bu sayede pil ömrünü uzatıyor. Örneğin, "Yükselt ve Konuş" hareketiyle Siri'yi otomatik başlatma veya belirli saatlerde antrenman başlatma hatırlatmaları, eğer sık kullanılmıyorsa sistem tarafından kapatılıyor. Kullanıcılar, bir özelliğin devre dışı bırakılması durumunda anında bildirim alıyor ve isterlerse tekrar aktif hale getirebiliyor. Bu akıllı pil yönetimi, Apple Watch'un gün içinde daha uzun süre kullanılmasına olanak tanıyor. watchOS 27 ile gelen bu güncelleme, özellikle yoğun kullanımda pil tasarrufu sağlamak isteyen Apple Watch sahipleri için büyük kolaylık sunuyor.</p><p>watchOS 27 güncellemesiyle Apple Watch kullanıcıları, cihazlarından daha hızlı, verimli ve akıllı bir şekilde yararlanabilecek. Dinamik uygulama ızgarası, birleşik Bul uygulaması ve proaktif pil uzatma bildirimleri gibi yenilikler, Apple Watch'un günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olmasını güçlendirecek. Kullanıcılar, bu gelişmeler sayesinde hem zamandan tasarruf edecek hem de cihazlarının pil ömrünü daha verimli kullanabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/apple-watch-kullanicilari-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288002</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tungsten-fuzyon-reaktorlerinde-beklenendfuzyon-reaktorlerinin-gozdesi-tungsten-icin-kotu-h-288002</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tungsten füzyon reaktörlerinde radyasyona ne kadar dayanabilir? Yeni araştırma sınırları sorguluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'daki Helsinki Üniversitesi fizikçileri, füzyon reaktörlerinin kilit bileşeni olarak öne çıkan tungstenin radyasyon altında tahmin edilenden çok daha fazla hasar gördüğünü büyük ölçekli simülasyonlarla ortaya koydu. Physical Review Letters'ta yayımlanan çalışma, uluslararası füzyon projesi ITER'in tungsten planlarını yeniden sorgulatıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tungsten füzyon reaktörlerinde radyasyona ne kadar dayanabilir? Yeni araştırma sınırları sorguluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer füzyon teknolojisinin geleceğini şekillendirecek kritik bir araştırma, füzyon reaktörlerinde kullanılması planlanan tungsten metalinin dayanıklılığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu. Helsinki Üniversitesi'nden fizikçi Jesper Byggmästar ve ekibinin yürüttüğü kapsamlı simülasyonlar, tungstenin füzyon reaktörlerinin iç yüzeylerinde maruz kalacağı yoğun radyasyon karşısında daha önce öngörülenden çok daha hızlı bozulduğunu gözler önüne serdi. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan bu çalışma, füzyon enerjisi alanında tungsten kullanımına dair mevcut varsayımları kökünden sarsacak nitelikte bulgular içeriyor.</p><h3>Nükleer füzyon neden tungstene bu kadar bağımlı?</h3><p>Nükleer füzyon, iki hafif atom çekirdeğinin birleşerek muazzam miktarda enerji açığa çıkardığı bir süreç olarak tanımlanıyor. Bu süreç, yıldızların kendilerini milyarlarca yıl boyunca ayakta tutan mekanizmanın ta kendisi. Ancak yeryüzünde bu reaksiyonu kontrollü biçimde gerçekleştirmek, son derece yüksek sıcaklıklar ve basınçlar gerektiriyor. Güneş'in çekirdeğindeki koşulları laboratuvar ortamında yeniden üretmek, mühendislik açısından devasa bir meydan okuma oluşturuyor. Bu denli aşırı koşullara dayanabilecek malzeme sayısı son derece sınırlı olduğundan, araştırmacılar uzun süredir tungsteni bu iş için en uygun aday olarak değerlendiriyordu. Tungstenin bilinen en yüksek erime noktalarından birine sahip olması ve aşırı ısıya karşı gösterdiği olağanüstü direnç, onu füzyon reaktörlerinin plazmaya bakan iç duvarlarında kullanılacak birincil malzeme haline getirdi. Ne var ki yeni araştırma, tungstenin ısıya dayanıklılığının tek başına yeterli olmadığını, füzyon reaksiyonlarının ürettiği yoğun radyasyonun bu metalin yapısını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Radyasyon hasarı tungstenin yapısını nasıl çökertiyor?</h3><p>Radyasyon hasarı, güçlü nükleer reaksiyonların son derece enerjik parçacıklar üretmesi ve bu parçacıkların başka bir yüzeye çarpmasıyla meydana geliyor. Füzyon reaksiyonları sırasında serbest kalan yüksek enerjili nötronlar, reaktörün tungsten bileşenlerini oluşturan atomlara doğrudan isabet ediyor. Bu muazzam kinetik enerji, bir tungsten atomunu kristal yapı içindeki orijinal konumundan söküp fırlatacak güce sahip. Yerinden edilen atom, çevresindeki diğer atomlarla çarpışarak bir zincirleme reaksiyon başlatıyor ve bu domino etkisi, bileşenin genel kristal düzenini bozuyor. Bilim dünyası bu süreci "birincil radyasyon hasarı" olarak adlandırıyor. Byggmästar'ın Phys.org'a yaptığı açıklamada vurguladığı üzere, tek bir atomik geri tepmeden kaynaklanan bu hasar mekanizmasını tam olarak anlamak hâlâ aktif bir araştırma alanı olmaya devam ediyor. Durumu daha da karmaşık kılan bir faktör ise bu çarpışma kaskadlarının her zaman kalıcı hasar bırakmaması; bazı durumlarda yerinden edilen atomların yeniden birleşerek eski konumlarına dönebilmesi. Bu yüzden tungstenin gerçek dayanıklılığını ölçmek, basit hesaplamalarla mümkün olmuyor.</p><h3>1 milyar atomluk dev simülasyon sonuçları şaşırttı</h3><p>Helsinki Üniversitesi ekibi, radyasyonun tungsten üzerindeki etkisini gerçekçi biçimde modellemek için benzeri görülmemiş ölçekte simülasyonlar tasarladı. Araştırmacılar, stres altındaki moleküler dinamiklere ilişkin iyi anlaşılmış bilimsel verileri temel alarak tungsteni, bir füzyon reaksiyonunun öncesinde, esnasında ve sonrasında karşılaşabileceği farklı enerji seviyelerine maruz bıraktı. Simülasyonların ölçeği gerçekten dikkat çekiciydi: Ekip bir seferde tam bir milyar atomun davranışını eş zamanlı olarak modelledi. Bu devasa hesaplama kapasitesi, gerçek hayattaki moleküler dinamiklerin doğru biçimde yeniden üretilip üretilmediğini denetlemek amacıyla mevcut deneysel modellerle karşılaştırmalı olarak kontrol edildi. Sonuçlar, araştırmacıların beklentilerinin ötesinde endişe verici bir tablo çizdi. Byggmästar'ın ifade ettiği gibi, reaktör çalışması sırasında ve ışınlama deneylerinde malzeme çok daha uzun zaman dilimleri boyunca ve çok daha geniş uzunluk ölçeklerinde radyasyona maruz kalıyor. Simülasyonlar, bu tür uzun süreli ve yoğun radyasyon maruziyetinin tungstende önceki tahminlerin çok üzerinde bozulma oranlarına yol açtığını net biçimde gösterdi.</p><h3>ITER projesi ve tungstenin geleceği</h3><p>Elde edilen bulgular, tungstenin füzyon reaktörlerinde kullanılmasını tamamen gündem dışı bırakmıyor. Uluslararası füzyon araştırma işbirliği ITER, halihazırda plazmaya bakan duvar malzemesi olarak tungsten kullanmayı planlıyor ve bu kararda henüz bir değişiklik söz konusu değil. Ancak yeni veriler, mühendislerin ve malzeme bilimcilerin tungsten bileşenleri tasarlarken radyasyon hasarını çok daha ciddiye alması gerektiğine işaret ediyor. Byggmästar, araştırmanın asıl katkısının, tungsteni tamamen devre dışı bırakmak yerine daha sağlam ve dayanıklı bileşenlerin nasıl tasarlanabileceğine dair yol gösterici dersler sunması olduğunu vurguladı. Çalışmada belirtildiği üzere tungsten, tokamak tipi füzyon reaktörlerinin plazmaya bakan duvar malzemesi için hâlâ önde gelen seçenek konumunda bulunuyor. Dolayısıyla bu araştırma, tungsteni reddetmekten ziyade onun sınırlarını daha iyi anlayarak füzyon teknolojisini ileriye taşımayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/tungsten-fuzyon-reaktorle-629_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288001</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dem-parti-onunde-evlat-nobeti-gelin-devlete-teslim-olun-288001</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DEM Parti önünde evlat nöbeti: Gelin devlete teslim olun]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muş'ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti İl Başkanlığı binası önündeki eylemlerine devam etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DEM Parti önünde evlat nöbeti: Gelin devlete teslim olun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her hafta çarşamba günü DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde bir araya gelen aileler, fotoğraflarını taşıdıkları evlatlarına teslim olmaları çağrısında bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247999.jpg"/><p>Eyleme katılan Alaattin Koçhan, yıllardır oğlundan haber alamadığını söyledi.</p><p>Teslim olması için oğluna seslenen Koçhan, &quot;Oralarda beklemenin anlamı yok. Bu yasalardan başka sizi kurtaracak bir şey yok. Orada bekleyip birilerine hizmet etmenin bir anlamı yoktur. Biz de yıllardır sizin yolunuzu bekliyoruz. Artık dönün gelin.&quot; diye konuştu.</p><p>Anne Naciye Sönmez Yıldız ise &quot;Osman, yıllardır seni bekliyoruz. Gelin devlete teslim olun. Bu fırsat sizin elinize geçmiş. Kaçırmayın. Herkes çocuklarını bekliyor. Biz seni çok özledik.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dem-parti-onunde-evlat-no-344_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287999</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatan-golcukte-deniz-ve-savunma-teknolojilerini-bulusturacak-287999</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan, Türkiye'nin denizcilik, su altı teknolojileri ve savunma sanayisindeki farklı kabiliyetlerini bir araya getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu 4 gün sürecek etkinlikte, Türk Deniz Kuvvetlerinin farklı sınıflardaki platformlarından insansız sistemlere, hava araçlarından hava savunma ve füze sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknolojiler sergilenecek.</p><p>Etkinliğin teknoloji yarışmaları bölümünde İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, İnsansız Deniz Aracı Yarışması ve Su Altı Roket Yarışması yapılacak.</p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da 37 farklı donanma unsur ve platformu sergilenecek. Bunlar arasında TCG Barbaros, TCG Salihreis, TCG Turgutreis, TCG Kemalreis, TCG Derya, TCG Tufan, TCG Akçay, TCG Alemdar, TCG İstanbul, TCG Oruçreis, TCG Burgazada, TCG İmbat, TCG Amasra, TCG Sancaktar ve TCG Kalkan bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248202.jpg"/><p>Çeşitli denizaltı platformlarının yanı sıra Cumhuriyet tarihinin simge deniz araçlarından TCG Savarona ile Müze Gemi Yavuz da etkinlik alanında yer alacak.</p><p>Alanda insanlı platformların yanı sıra ULAQ, SANCAR, MARLIN ve SALVO gibi insansız deniz araçları da ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Türkiye'nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu da etkinlikte yer alan platformlardan biri olacak. Böylece ziyaretçiler, farklı sınıf ve görevlerdeki su üstü platformları, denizaltılar ve insansız deniz sistemlerini aynı etkinlik alanında görme fırsatı bulacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248204.jpg"/><p>Milli Denizaltı (MİLDEN) Test Bloğu da ziyaretçilerle buluşturulacak. Türkiye'nin milli denizaltı geliştirme çalışmalarının önemli aşamalarından MİLDEN'e ilişkin test bloğunun sergilenmesi, etkinliğin önemli başlıklarından olacak.</p><p><b>HAVA ARAÇLARI VE SAVUNMA SİSTEMLERİ DE SERGİLENECEK</b></p><p>Etkinlikte sergilenecek ürünler deniz platformlarıyla sınırlı kalmayacak. Hava araçları bölümünde Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3'ün yanı sıra SH-70 Seahawk helikopteri ve AH-1W platformu bulunuyor. Bayraktar TB3, ASELBUOY ve ASELBUOY POD ile birlikte sergilenecek.</p><p>Sergi alanında ise farklı savunma sanayisi ürünleri ve sistemleri ziyaretçilerle buluşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248205.jpg"/><p>Bu bölümde Pirana, BARKAN 2, LEVENT, TUFAN, BAHA ve BULUT'un yanı sıra Denizaltı Modüler Zırhlı Kontrol Botu sergilenecek.</p><p>ÇELİKKUBBE kapsamında SİPER, HİSAR, GÜRZ, KORKUT ve GÖKSUR unsurları da etkinlik alanında yer alacak. Bunların yanında K+, SİPER, TAYFUN, KMC ve PUSU sistemleri ile MİLDEN Denizaltı İlk Bloku da sergilenecek unsurlar arasında bulunuyor.</p><p>Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan'da deniz teknolojilerinin yanı sıra hava savunma, füze, insansız kara ve hava sistemleriyle yeni nesil denizaltı teknolojilerinin de ziyaretçilere sunulması planlanıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/whatsappvideo2026081-19082026c30265bc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>SAVUNMA SANAYİSİ ŞİRKETLERİ VE KAMU KURUMLARI AYNI ALANDA</b></p><p>Savunma, denizcilik ve teknoloji ekosisteminin farklı kurum ve şirketleri etkinlik alanındaki stantlarında ürün ve yeteneklerini tanıtacak.</p><p>ASELSAN, BAYKAR, HAVELSAN, STM, ROKETSAN, TUSAŞ, TEI, MKE, ASFAT, ASPİLSAN, FNSS ve T3 Vakfı'nın yanı sıra Türkiye'nin gemi inşa sanayisinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜBİTAK, Anadolu Ajansı ile TRT de stantlarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p><p>Bilim merkezleri, atölyeler ve deneyim alanları da teknoloji meraklılarına keyifli anlar yaşatacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248206.jpg"/><p><b>YARIŞMALAR İÇİN AYRI PARKURLAR OLUŞTURULDU</b></p><p>Alanda, teknoloji yarışmaları için ayrı test ve gösterim bölgeleri kurulacak.</p><p>Bu kapsamda İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterim Alanı, Su Altı Roket Yarışması Parkuru, İnsansız Deniz Aracı Yarışması Parkuru ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmaları Test Alanı bulunuyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması için ayrıca ayrı bir yarışma parkuru da yer alıyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterimleri de festival boyunca farklı saatlerde ziyaretçilere sunulacak.</p><p><b>SAT VE SAS TİMLERİNDEN GÖSTERİ</b></p><p>Etkinliğin gösteri programında Türk Deniz Kuvvetlerinin özel birlikleri de yer alacak.</p><p>4 gün boyunca SAT ve SAS gösterileri düzenlenecek. Programda ayrıca Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri de her gün yapılacak.</p><p>Festivalin hafta sonu programında deniz üzerindeki hareketlilik daha da artacak. 22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi düzenlenecek.</p><p>Program kapsamında bando ve mehteran gösterileri, bilim şovları, "Sahne Senin" etkinlikleri ve NSosyal Nod Bilgi Yarışması da ziyaretçilerle buluşacak. 21 Ağustos'ta Da Vinci Robot Operasyonu Gösterimi gerçekleştirilecek.</p><p><b>DENİZDE SPOR MÜSABAKALARI, KÜLTÜREL PROGRAMLAR YAPILACAK</b></p><p>Mavi Vatan kapsamında denizcilik kültürüne yönelik çeşitli spor müsabakaları da yapılacak.</p><p>Festival programında Mavi Vatan Halat Çekme Yarışı, Mavi Vatan El İncesi Atma Yarışı ve yüzme yarışları yer alıyor. İlk iki gün Sprint Yüzme Yarışı düzenlenirken hafta sonunda Mavi Vatan Yüzme Yarışı gerçekleştirilecek.</p><p>22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Dragon Kürek Yarışı yapılacak. Halat çekme ile el incesi atma yarışlarının finalleri ise festivalin son günü olan 23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.</p><p>Festivalin kültürel programları kapsamında 22 Ağustos Cumartesi günü Mehteran Gösterisi, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve "Sahne Senin" etkinliğinin ardından Sefo konseri gerçekleştirilecek.</p><p><b>BAYRAKTAR KALKAN DİHA ENVANTERE ALINACAK</b></p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın kapanışında, Müze Gemi Yavuz'un açılışına, Bayraktar Kalkan DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlenecek.</p><p>Festival, teknoloji yarışmalarında ve diğer kategorilerde dereceye girenlerin katılacağı ödül töreniyle sona erecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/teknofest-mavi-vatan-golc-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287998</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-gizemli-kesif-curiosity-yuzeyi-kaplayan-kucuk-poligonlari-goruntuledi-287998</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta gizemli keşif! Curiosity, yüzeyi kaplayan küçük poligonları görüntüledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Mars'taki keşif aracı Curiosity, Gale Krateri'nde bugüne kadar görülmemiş büyüklükte bir poligon alanı keşfetti. Bu bulgu, Mars'ın iklim geçmişine ve yüzey şekillerine dair önemli ipuçları sunarken, bilim insanlarını gezegenin eski dönemlerine dair yeni sorularla baş başa bıraktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta gizemli keşif! Curiosity, yüzeyi kaplayan küçük poligonları görüntüledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Mars'taki başarılı keşif aracı Curiosity, Gale Krateri'nde şimdiye dek hiç rastlanmayan bir poligon alanı tespit etti. Araştırmacılar, bu yeni bulgunun Mars'ın yüzey şekilleri ve geçmiş iklimi hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirtti. Yaklaşık 3.8 ila 3.6 milyar yıl öncesine dayanan bu poligon benzeri yapılar, Mars'ın geçmişte Dünya'ya benzer ıslak-kuru döngüler yaşadığını düşündürüyor. Curiosity'nin gönderdiği görüntüler, poligonların çamur çatlakları olarak ortaya çıktığına işaret ediyor. Bilim dünyası, bu keşfin Mars'ın iklimsel evrimi ve jeolojik süreçleri açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Curiosity ekibi: 'Poligonlar Mars'ın geçmişine ışık tutuyor'</h3><p>Curiosity'nin gözlemlediği poligon alanı, Mars'ın farklı bölgelerinde daha önce tespit edilen benzer oluşumlardan ayrılıyor. Dr. Ashwin Vasavada liderliğindeki ekip, bu yeni poligonların çapının yaklaşık 4 ila 8 santimetre arasında değiştiğini belirledi. Bu boyutlar, daha önce uzaydan HiRISE uydusuyla gözlemlenen devasa poligonlardan oldukça küçük. Ancak yer seviyesinden ilk kez bu kadar detaylı inceleme imkânı sunan Curiosity'nin bulguları, Mars'ın yüzeyinde geçmişte yaşanan süreçleri anlamak için kritik veriler sağlıyor. Bilim insanları, bu poligonların oluşumunda suyun büyük rol oynadığını ve çamur çatlaklarının sık tekrar eden ıslak ve kuru dönemlerle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Özellikle Noachian-Hesperian geçiş dönemi olarak bilinen ve Mars'ın ikliminde köklü değişikliklerin yaşandığı zaman diliminde bu tür yapıların oluştuğu tahmin ediliyor.</p><h3>NASA'nın Mars araştırmalarında yeni dönem: Poligonlar ve iklim ipuçları</h3><p>Mars yüzeyinde poligon benzeri yapılar daha önce farklı bölgelerde de gözlemlendi. Ancak Gale Krateri, bu oluşumların bir rover tarafından yer seviyesinden detaylı biçimde incelendiği tek bölge olarak öne çıkıyor. NASA'nın Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme Bilim Deneyi (HiRISE) uydusu, 2006'dan bu yana Mars'ın yörüngesinde dönerken, 15 metreden 350 metreye kadar değişen devasa poligonları kayda aldı. Buna karşın, Curiosity'nin tespit ettiği poligonlar çok daha küçük ve yer seviyesinden doğrudan analiz edilebiliyor. Mars'taki bu tip yüzey şekilleri, gezegenin geçmişte suya ve değişken iklim koşullarına sahip olduğuna dair güçlü kanıtlar sunuyor. Özellikle Hellas Planitia, Noachis Terra ve Margaritifer Terra gibi alanlarda devasa poligonlar, geçmişte durgun suyun varlığına işaret ediyor. Gale Krateri'ndeki yeni keşif ise, Mars'ın iklim geçmişini çözmede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><p>Dr. Ashwin Vasavada, Curiosity'nin gönderdiği poligon görüntülerinin ekibi heyecanlandırdığını belirterek, "Curiosity'nin gözleriyle birçok ilginç manzara gördük, ancak bu poligon denizi nefesimizi kesti" ifadelerini kullandı. Araştırmacılar, poligonların şekil ve kimyasal özelliklerini detaylı biçimde analiz ederek, Mars'ta suyun ve iklim döngülerinin izlerini sürmeye devam ediyor. Elde edilen veriler, Mars'ın milyarlarca yıl önceki ikliminin Dünya'ya benzer özellikler taşıdığını ve gezegenin bugünkü soğuk ve kuru yapısının geçmişte çok daha farklı olabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, poligonların oluşum süreçlerini tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.</p><p>Mars'ın yüzeyi, levha tektoniği, volkanik faaliyet ve suyun etkisiyle sürekli değişen Dünya'nın aksine, milyarlarca yıldır büyük ölçüde bozulmadan kaldı. Bu durum, gezegenin eski dönemlerine ait izlerin günümüze kadar ulaşmasını sağladı. Curiosity'nin yeni keşfi, Mars'ın jeolojik geçmişine dair ipuçlarını gün yüzüne çıkarırken, araştırmacılar önümüzdeki yıllarda bu poligon alanlarının oluşumuyla ilgili daha fazla bilgi elde etmeyi umuyor. Mars'ın sırlarını çözmek için yürütülen bu tür araştırmalar, hem gezegenin evrimi hem de gelecekteki insanlı Mars görevleri açısından kritik öneme sahip.</p><p>Sonuç olarak, Curiosity'nin Gale Krateri'nde ortaya çıkardığı poligon denizi, Mars'ın geçmiş iklim koşullarına ve yüzey şekillerine dair yeni soruları gündeme getirdi. Bilim camiası, bu bulgunun Mars'ın tarihine ışık tutacak yeni keşiflerin başlangıcı olabileceğini düşünüyor. NASA ve diğer araştırma ekipleri, Mars'ın gizemli yüzeyini anlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/marsta-gizemli-kesif-curi-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287997</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/endustriyel-robotlar-neden-hala-insansi-robotlardan-daha-avantajli-287997</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Endüstriyel robotlar neden hâlâ insansı robotlardan daha avantajlı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[İnsansı robotlar, esneklik ve insan benzeri hareket kabiliyetiyle fabrikalarda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Ancak, endüstriyel robotların kanıtlanmış verimliliği ve yaygın kullanımı, üretim sektöründe hangi teknolojinin ön plana çıkacağını belirleyecek. Fabrika otomasyonunda yaşanan bu dönüşüm, hem üreticiler hem de teknoloji geliştiricileri için kritik bir rekabet alanı oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Endüstriyel robotlar neden hâlâ insansı robotlardan daha avantajlı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fabrikalarda otomasyonun geleceği, insansı robotlarla endüstriyel robotlar arasındaki rekabetle şekillenmeye başladı. Özellikle insan benzeri hareket kabiliyetiyle dikkat çeken insansı robotlar, üretim tesislerinde esneklik ve adaptasyon vaat ediyor. Buna karşın, uzun yıllardır fabrikalarda görev yapan endüstriyel robotlar ise yüksek verimlilik ve güvenilirlikleriyle öne çıkıyor. 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 542 bin yeni endüstriyel robotun kurulması, toplamda yaklaşık 4,66 milyon robotun aktif olarak çalıştığını gösteriyor. Bu gelişmeler, üreticilerin hangi teknolojiye yöneleceği sorusunu gündeme taşıyor.</p><h3>Endüstriyel robotlar üretimde üstünlüğünü sürdürüyor</h3><p>Endüstriyel robotlar, fabrika otomasyonunda uzun süredir ana aktör konumunda bulunuyor. Uluslararası Robotlar Federasyonu'nun (IFR) verilerine göre, son dört yıldır yıllık robot kurulumu 500 binin üzerinde seyrediyor ve bu durum sektörde istikrarlı bir büyümeye işaret ediyor. Endüstriyel robotların sağladığı avantajların başında, belirli görevlerde yüksek hız ve doğrulukla çalışabilmeleri geliyor. Özellikle kaynak, boyama, paletleme ve montaj gibi tekrarlayan işlemlerde, sabit robot kolları üreticilere zaman ve maliyet tasarrufu sunuyor. Ayrıca, bu robotlar etrafında oluşan ekosistem sayesinde yazılım geliştiriciler, bakım teknisyenleri ve güvenlik uzmanları gibi birçok paydaş üretim süreçlerine entegre oluyor. Şirketler, robot yatırımlarının geri dönüşünü net şekilde hesaplayabiliyor ve bu da endüstriyel robotların tercih edilmesinde önemli bir rol oynuyor.</p><h3>İnsansı robotlar esneklik ve adaptasyon vaat ediyor</h3><p>İnsansı robotlar, fabrikalarda insan gücünün yerini alabilecek çok yönlü çözümler sunuyor. Yürüyebilen, bileşenleri taşıyabilen ve insanlar için tasarlanmış ekipmanları kullanabilen bu robotlar, özellikle mevcut fabrika altyapısında büyük değişiklikler gerektirmeden farklı görevleri üstlenebiliyor. Mercedes-Benz gibi büyük üreticiler, Apptronik'in Apollo insansı robotunu fabrika içi lojistikte ve kalite kontrolünde test etmeye başladı. Benzer şekilde, lojistik devi GXO, Agility Robotics'in Digit modelini kullanarak kutu taşıma ve konveyörlere yerleştirme gibi görevlerde insansı robotlardan yararlanıyor. Bu uygulamalar, insansı robotların tekrarlayan ve kontrollü görevlerde başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak, bu teknolojinin yaygınlaşması için pil ömrü, enerji verimliliği ve güvenlik gibi alanlarda önemli gelişmeler gerekiyor. Örneğin, Digit modelinin dört saate kadar çalışabilmesi, 24 saatlik üretim ortamlarında ek şarj veya robot değişimi ihtiyacını ortaya çıkarıyor.</p><h3>İşbirlikçi robotlar rekabeti şekillendiriyor</h3><p>Son yıllarda işbirlikçi robotlar da fabrika otomasyonunda önemli bir rol üstlenmeye başladı. Bu robotlar, insanlarla aynı ortamda güvenli şekilde çalışabiliyor ve farklı görevlere kolayca adapte olabiliyor. IFR'nin raporuna göre, 2023 yılında kurulan endüstriyel robotların yüzde 10,5'i işbirlikçi robotlardan oluştu. Bu oran, insansı robotların en güçlü argümanlarından birinin zayıfladığını gösteriyor. Çünkü işbirlikçi robotlar, hem insanlarla yakın temas kurabiliyor hem de farklı üretim görevlerinde programlanabiliyor. Bu gelişme, fabrikaların otomasyon stratejilerinde esneklik ve maliyet optimizasyonunu ön plana çıkarıyor. İşbirlikçi robotların yaygınlaşması, insansı robotların fabrikalarda geniş çaplı bir dönüşüm yaratmasını zorlaştırıyor.</p><h3>Fabrika otomasyonunda ekonomik denge belirleyici olacak</h3><p>Fabrikalarda hangi robot teknolojisinin öne çıkacağı, büyük ölçüde ekonomik faktörlere bağlı. Üreticiler, makineleri çıktı, çalışma süresi, güvenlik ve toplam maliyet gibi kriterlerle değerlendiriyor. İnsansı robotların insan benzeri tasarımı, yalnızca belirli görevlerde avantaj sağlarken, iki ayaklı yapı enerji tüketimini artırıyor ve mekanik karmaşıklığı beraberinde getiriyor. Buna karşılık, endüstriyel robotlar sabit, dayanıklı ve uzun süreli çalışmaya uygun yapısıyla öne çıkıyor. Pil ömrü ve bakım gereksinimleri, insansı robotların yaygınlaşmasının önündeki engeller arasında yer alıyor. Gelecekte, fabrikalarda sabit robotlar tekrarlayan üretim görevlerinde, mobil robotlar mal taşımada, işbirlikçi robotlar insanlarla yan yana çalışmada ve insansı robotlar ise karmaşık, otomasyonun ulaşamadığı alanlarda görev alacak. Böylece, fabrika otomasyonu çok katmanlı ve esnek bir yapıya kavuşacak.</p><h3>Geleceğin fabrikasında insansı ve endüstriyel robotlar bir arada</h3><p>Uzmanlar, yakın gelecekte fabrikalarda hem endüstriyel hem de insansı robotların bir arada çalışacağını öngörüyor. Sabit robotlar, yüksek hacimli ve tekrarlayan üretim süreçlerinde hakimiyetini sürdürürken, insansı robotlar ise mevcut otomasyon sistemlerinin erişemediği zor ve değişken görevlerde devreye girecek. Mobil robotlar ise malzeme taşımacılığında önemli bir rol üstlenecek. Bu çoklu robot ekosistemi, üreticilere hem verimlilik hem de esneklik kazandıracak. Teknolojideki ilerlemeler ve maliyetlerin düşmesiyle birlikte, insansı robotların fabrikalardaki rolü giderek artacak. Ancak, endüstriyel robotların kanıtlanmış başarıları ve mevcut altyapı ile uyumu, onların uzun vadede de üretimdeki ağırlığını koruyacağını gösteriyor. Sonuç olarak, fabrika otomasyonunun geleceği, farklı robot teknolojilerinin bir arada kullanıldığı hibrit bir modele doğru evriliyor.</p><p>Fabrika otomasyonunda insansı robotlar ve endüstriyel robotlar arasındaki rekabet, üretim teknolojilerinin sınırlarını yeniden tanımlıyor. Her iki robot türünün de avantajları ve sınırlamaları bulunuyor. Ekonomik, teknik ve operasyonel koşullar, hangi robotların hangi alanlarda öne çıkacağını belirleyecek. Önümüzdeki yıllarda, fabrikalarda esneklik, verimlilik ve uyumun ön planda olduğu bir otomasyon dönemi yaşanacak. Bu süreçte, insansı robotların fabrika otomasyonundaki rolü giderek artarken, endüstriyel robotlar da temel üretim gücü olarak varlığını sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/endustriyel-robotlar-nede-904_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287996</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/burasi-icin-850-kilometre-yol-geldik-tuz-golu-pembe-bir-masala-donustu-287996</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Burası için 850 kilometre yol geldik! Tuz Gölü pembe bir masala dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, içerisinde barındırdığı algler ve bakteriler nedeniyle pembe renge büründü. Daha önce Tuz Gölü'nde böyle bir pembelik görmediğini ifade eden Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada çok ilgi görüyordu, o yüzden geldik. Çok fazla pembelik var, hiç böyle bir şey görmedik. Burası için 850 kilometre yol geldik. Burayı çok beğendik. Şifalı olduğunu duyduk, bize çok iyi geldi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Burası için 850 kilometre yol geldik! Tuz Gölü pembe bir masala dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedik rahatsızlıklarına şifa arayanların uğrak noktası olan Tuz Gölü, alg ve bakterilerin etkisiyle pembe renge büründü.  </p><p>Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, içerisinde barındırdığı algler ve bakteriler nedeniyle pembe renge büründü. Aksaray, Konya ve Ankara sınırları içerisinde bulunan Tuz Gölü'nde algler, sıcağın ve tuzun arttığı yaz aylarında renkli madde üreterek güneşin zararlı ışınlarından korunuyor. Bakteriler ise fazla ürediği için gölün rengi pembe veya kırmızı renge bürünüyor. Kışın buz mavisi, yazın ise beyaz rengiyle dikkati çeken Tuz Gölü, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oluyor. Ortopedik rahatsızlıklarına şifa bulmak için Tuz Gölü'ne gelen vatandaşlar ise, vücutlarını tuza gömerek şifa arıyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014008-19082026c5a991e0.jpg"/><p><b>"BURASI İÇİN 850 KİLOMETRE YOL GELDİK"</b></p><p>Daha önce Tuz Gölü'nde böyle bir pembelik görmediğini ifade eden Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada çok ilgi görüyordu, o yüzden geldik. Çok fazla pembelik var, hiç böyle bir şey görmedik. Burası için 850 kilometre yol geldik. Burayı çok beğendik. Şifalı olduğunu duyduk, bize çok iyi geldi. Memnun kaldık, herkese tavsiye ederiz. Geldikleri gibi memnun kalacaklarına da yüzde yüz garanti verebilirim. Kuzenimin ayağında kaşıntı vardı, gelmemizle kaşıntıları tamamen bitti" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/3b4553129e8d418f91e5-19082026fc27841f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"HEM ŞİFALI OLDUĞUNU DUYDUK HEM DE TUZ GÖLÜ'NÜN PEMBE GÖRÜNTÜSÜNÜ MERAK ETTİĞİMİZ İÇİN GELDİK"</b></p><p>Mustafa Gün, şifa niyetine evde kullanmak için Tuz Gölü'nden tuz aldığını belirterek, "Buraya Almanya'dan ailecek geldik. Hem şifalı olduğunu duyduk hem de Tuz Gölü'nün pembe görüntüsünü merak ettiğimiz için geldik. Şifa niyetine tuz aldık, evde kullanacağız. Tuz Gölü'nü herkese tavsiye ederim, görmek lazım" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014001-19082026ca22dfb7.jpg"/><p><b>"BURADA İNANILMAZ BİR GÜZELLİK VAR"</b></p><p>Tuz Gölü'nü görmek için Avusturya'dan ailecek geldiklerini söyleyen Şafak Şişman, "Eşim Şereflikoçhisarlı olduğu için 'Gel sana Tuz Gölü'nü göstereyim' dedi. 'Damatsın sen, buraya bir bak' dedi, öyle geldik. Şifa niyetine geldik, tuzu gördük. Bu pembeleşmenin Allah vergisi olduğunu düşünüyorum. Burada inanılmaz bir güzellik var ama maalesef flamingoları göremedik" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014002-1908202629b5085c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/burasi-icin-850-kilometre-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>