<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278684</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-turk-ucaklari-yunan-bakanin-ucagini-taciz-etti-iddialarina-yalanlama-278684</link>
      <pubDate>2026-06-08T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den "Türk uçakları Yunan bakanın uçağını taciz etti" iddialarına yalanlama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakların Türk jetleri tarafından taciz edildiği ve Yunan hava sahasının ihlal edildiği yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den "Türk uçakları Yunan bakanın uçağını taciz etti" iddialarına yalanlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan "Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği" iddialarına ilişkin açıklama yaptı.</p><p>DMM'den yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların asılsız olduğu vurgulanarak şunlar kaydedildi;</p><p>Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan "Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği ve yine Türk uçaklarının Yunanistan hava sahasını ihlal ettiği" yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4'ü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC'de konuşlu A/R nöbeti tutan iki Türk F-16 uçağı derhal tedbir amaçlı kaldırılmıştır. Uçaklar, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır.</p><p>Öte yandan, 6 Haziran 2026 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 115'inci Kuruluş Yıldönümü ve "Gençlik ve Havacılık Festivali" kapsamında gerçekleştirilen uçuşların tamamı 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı uçuş bölgesinde icra edilmiş olup; Yunanistan hava sahası herhangi bir şekilde ihlal edilmemiştir. Uluslararası kamuoyunu manipüle etmek ve provokasyon oluşturmak amacıyla ortaya atılan iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/dmmden-turk-ucaklari-yuna-669_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278683</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turgevin-yeni-nesil-is-hayati-programindan-34-genc-mezun-oldu-278683</link>
      <pubDate>2026-06-08T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TÜRGEV'in "Yeni Nesil İş Hayatı" programından 34 genç mezun oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) ile Turkcell Akademi işbirliğinde hayata geçirilen "Yeni Nesil İş Hayatı" adlı eğitim programını başarıyla tamamlayan 34 genç, kapanış programında sertifikalarını aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TÜRGEV'in "Yeni Nesil İş Hayatı" programından 34 genç mezun oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfından (TÜRGEV)  yapılan açıklamaya göre, gençleri kurumsal iş hayatına hazırlamak amacıyla düzenlenen programın kapanış etkinliği, 4 Haziran'da Turkcell Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar, sertifikalarını alarak mezuniyet heyecanı yaşadı.</p><p>TÜRGEV'in gençlerin eğitim, kariyer ve kişisel gelişim yolculuklarına katkı sunma vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen program, 27 Nisan-21 Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. GİF Safveti Paşa Yerleşkesi'nde yüz yüze ve çevrim içi formatta gerçekleştirilen eğitimlere, lisans 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile yeni mezunlar katıldı.</p><p>300'ü aşkın başvurunun değerlendirildiği süreçte 60 genç programa kabul edilirken, eğitim sürecinin sonunda gerekli kriterleri karşılayan 34 katılımcı sertifika almaya hak kazandı.</p><p>Turkcell'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen kapanış programı kapsamında düzenlenen "Tecrübe Paylaşımı Oturumu"nda, Turkcell Dijital Servisler Stratejisti Murat Sunal, dijital dönüşüm alanındaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.</p><p>Programda ayrıca Turkcell Akademi Direktörü Rümeysa Kaymakçı ile gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde gençler, iş dünyasına ilişkin merak ettikleri konuları sektör temsilcileriyle değerlendirme fırsatı buldu.</p><p>Etkinliğin kapanış konuşmasını TÜRGEV Genel Müdürü Selim Gençal gerçekleştirdi. Program, öğrenciler arasında düzenlenen ödüllü Kahoot Yarışması'nın ardından sona erdi.</p><p>Kurumsal hayata girişten yapay zeka farkındalığına, veri okuryazarlığından siber güvenliğe kadar geniş bir içerikle hazırlanan program kapsamında gençlere toplam 11 modülden oluşan eğitim verildi.</p><p>Turkcell Akademi eğitmenleri tarafından yürütülen eğitimlerde, etkili iletişim, zaman yönetimi, liderlik, takım çalışması, proje yönetimi, dijital dönüşüm, yenilikçi düşünme, öz geçmiş hazırlama ve mülakat teknikleri gibi iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinlikler ele alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/turgevin-yeni-nesil-is-ha-266_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/3ermenistanda-halk-emperyalizme-hayir-dedi-turkiye-ile-normallesme-hiz-kazaniyor-278682</link>
      <pubDate>2026-06-08T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3Ermenistan'da halk emperyalizme 'hayır' dedi: Türkiye ile normalleşme hız kazanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Ermenistan'da yapılan seçimlerde Nikol Paşinyan büyük bir zaferle yeniden iktidara gelirken, sonuçlar Güney Kafkasya'daki barış sürecini doğrudan etkiliyor. Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme adımlarının hız kazanması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3Ermenistan'da halk emperyalizme 'hayır' dedi: Türkiye ile normalleşme hız kazanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan'da gerçekleşen genel seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan, eski düşmanlıkları geride bırakma mesajıyla sandığa gitti ve ezici bir zaferle çıktı. Seçim sonuçları yalnızca iç siyasette değil, bölgesel dengeler açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ermeni halkı, diasporanın kışkırtmalarını ve asırlık dogmaları reddederek barış yanlısı bir tutum sergiledi. Bu tercih, Güney Kafkasya'da yıllardır beklenen kalıcı barışa giden yolda önemli bir adım olarak yorumlanıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video67-08062026a3050432.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>PAŞİNYAN'IN ZAFERİ RUSYA VE FRANSA'YA AÇIK BİR MESAJ</b></p><p>Paşinyan'ın seçim başarısı, aynı zamanda emperyal düzene karşı ciddi bir başkaldırı niteliği taşıyor. Karabağ Savaşı'nın ardından gerçeklerle yüzleşen Paşinyan, ne Rusya'nın kuşatmasına ne de Fransa'nın baskısına boyun eğdi. Ermeni halkı bu seçimle liderine sadece oy değil, ülkenin geleceğine dair açık bir güven belgesi verdi. Özellikle uzun yıllardır ekonomik sıkıntı çeken Ermenistan'ın komşularıyla yaşadığı sorunlar, halkın fakirleşmesinin temel nedenlerinden biri olarak görülüyordu. Artık Dağlık Karabağ, Ağrı Dağı ve 1915 meseleleriyle ilgili barışa hizmet edecek yeni bir dilin geliştirilmesi için zemin oluştu.</p><p><b>TÜRKİYE İLE SINIR KAPILARI VE DEMİRYOLLARININ AÇILMASI GÜNDEMDE</b></p><p>Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış anlaşması hiç olmadığı kadar yakın görünüyor. Bu sürece paralel olarak Türkiye de Ermenistan'la normalleşme adımlarını kararlılıkla ilerletiyor. Sınır demiryolu ve karayollarının açılması artık somut bir beklenti haline geldi. ABD Başkanı Trump'ın da ağırlığını koymasıyla Zengezur Koridoru'ndaki pürüzlerin aşılması kolaylaştı. Doğudan batıya uzanan enerji ve ticaret hatlarında Ermenistan'ın önüne yeni fırsatlar çıktı. Ermenistanlı yetkililer, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini bir kapris değil zorunluluk olarak tanımlıyor ve boş kalan terazinin ciddi riskler doğuracağı uyarısında bulunuyor.</p><p><b>MACRON KAYBEDENLERİN BAŞINDA YER ALDI</b></p><p>Seçimin en büyük kaybedeni olarak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron gösteriliyor. Karabağ Savaşı döneminde Ermeni diasporasıyla birlikte Paşinyan'a destek veren Macron, Azerbaycan'ın kesin zaferi karşısında etkisiz kaldı. Paşinyan, kendi milletinden başka kimseden gerçek destek gelmeyeceğini acı bir şekilde tecrübe etti ve Fransa'nın kendisini olduğundan büyük gösterdiği gerçeğiyle hesaplaştı. Benzer bir tablo Afrika'da da yaşanıyor; eski Fransız sömürgesi ülkeler birer birer Fransız askerlerini topraklarından çıkarıyor. Fransız medyası bile Türkiye'nin Fransa'nın yerini aldığı manşetleri atıyor.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AFRİKA STRATEJİSİ FRANSA'YI GERİDE BIRAKTI</b></p><p>Fransa merkezli RFI, Türkiye'nin askeri eğitim yoluyla Afrika'daki nüfuzunu genişlettiğine dair kapsamlı bir analiz yayımladı. Mali ve Nijer'den askerlerin Isparta'daki Türk Özel Kuvvetler Kampı'nda eğitim gördüğü hatırlatılan haberde, Ankara'nın Somali modelini Afrika stratejisinin merkezine yerleştirdiği vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyaya emperyal gözlerle değil, insani bir anlayışla yaklaştığı belirtiliyor. Güçlü olanın zayıfı istismar ettiği değil, kalkınmış tarafın desteğini sunduğu bir işbirliği modeli hedefleniyor.</p><p>Ermenistan seçim sonuçları, Güney Kafkasya'da yeni bir dönemin habercisi oldu. Türkiye'nin diklenmeden dik duran siyaset anlayışı bir kez daha karşılığını bulurken, bölgede kalıcı barışın tesisi için tarihi bir pencere açıldı. Paşinyan'ın halkından aldığı güçlü mandatla birlikte Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki üçlü normalleşme sürecinin önümüzdeki aylarda somut adımlara dönüşmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/3ermenistanda-halk-empery-834_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/harvardi-kazanmisti-edhonun-yildizi-ece-hakim-ekrana-bakin-ilk-hangi-diziyle-cikmis-278681</link>
      <pubDate>2026-06-08T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Harvard'ı kazanmıştı... EDHO'nun yıldızı Ece Hakim ekrana bakın ilk hangi diziyle çıkmış!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ece Hakim rol aldığı Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'da Zeyno karakterini oynamış, Harvard'ı kazanınca diziye veda etmişti. Yıllardır ekranda olmayan oyuncunun, aslında henüz 7 yaşındayken ekranda olduğunu ve fenomen bir dizide seyirci karşısına çıktığını öğrenenler şaşkınlığını gizleyemiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Harvard'ı kazanmıştı... EDHO'nun yıldızı Ece Hakim ekrana bakın ilk hangi diziyle çıkmış!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ece Hakim son olarak Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde rol almış, Harvard'ı kazanınca diziye veda etmişti. Kariyerini eğitime yönlendiren Hakim, uzun zamandır ekrandan uzakta. Herkesin Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisiyle tanıdığı Hakim, aslında ekrana çok küçük yaşlarda merhaba demişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/ecehakim-08062026782f60e2.jpg"/><h2>ECE HAKİM'İN İLK DİZİSİ GÖRENLERİ ŞAŞIRTIYOR</h2><p>1998 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Ece Hakim, profesyonel oyunculuk kariyerine 6 yaşında sinema filmiyle başladı. Televizyon seyircisinin karşısına ilk kez 7 yaşında çıkan Hakim; Tamer Karadağlı ile Azra Akın'ın başrolünde yer aldıkları, bir dönemin en çok izlenen dramalarından Yağmur Zamanı'nda, evin küçük kızı Naz'ı oynamıştı.</p><h2>İşte Ece Hakim'in Yağmur Zamanı dizisinden karesi!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/naz-0806202694de88f0.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/harvardi-kazanmisti-edhon-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-gurcistan-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-botchorishvili-ile-gorustu-278679</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Botchorishvili ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı kapsamında Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Botchorishvili ile görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Botchorishvili ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı kapsamında Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ile İstanbul'da görüştü.</p><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Botchorishvili ile İstanbul'da bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/1-0806202665c1cde6.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/bakan-fidan-gurcistan-bas-878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-fiyatlarinda-sert-dusus-8-haziran-2026-pazartesi-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-278678</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın fiyatlarında sert düşüş! 8 Haziran 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını fiyatları ne kadar? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[8 Haziran 2026 Pazartesi altın fiyatları merak ediliyor. Altın bugün ne kadar oldu? Altın düştü mü yükseldi mi? sorusu araştırılıyor. Güncel altın alış-satış fiyatları ilgiyle takip ediliyor. Yatırımcı son dakika altın fiyatlarına bu haberden ulaşabilir. Güvenli liman altın, yeniden düşüş ivmesine geçti. Peki 8 Haziran 2026 Pazartesi (bugün) gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını ne kadar oldu? İşte, son dakika altın fiyatları detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın fiyatlarında sert düşüş! 8 Haziran 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını fiyatları ne kadar? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8 Haziran 2026 Pazartesi altın fiyatlarına bakış... Güvenli liman altın yatırımcının yakın markajında. Son dakika altın fiyatları merak konusu. Son günlerdeki yükseliş ivmesinden düşüşe geçen altında son durum bu haberde...</p><p><b>ALTIN GÜNE DÜŞÜŞLE BAŞLADI (8 HAZİRAN 2026 PAZARTESİ)</b></p><p>Altın, 8 Haziran 2026 Pazartesi gününe düşüşle başladı. Yeni güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,5 altında 6 bin 387 lira seviyesinde bulunuyordu. Aynı dakikalarda çeyrek altın 10 bin 630 liradan, Cumhuriyet altını 42 bin 320 liradan satılıyordu. Altının onsu ise, 4 bin 449 dolardan işlem görüyordu.</p><p><b>ALTIN FİYATLARI GERİLEDİ</b></p><p>Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Volkan Öngel, 24 TV ekranlarından "Altına bir günlük girip iki gün sonra çıkmak gibi bir düşünceye sahip olmamak lazım." ifadelerini kullandı.<b> İşte, Prof. Dr. Volkan Öngel, 24 TV canlı yayınında altın fiyatlarını detaylı şekilde böyle yorumladı:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video6-08062026341c584e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM</b></p><p><b>Peki, 8 Haziran 2026 Pazartesi gününe düşüşle başlayan altın fiyatları şimdi ne durumda? </b>Şimdi gram altın, yarım altın, çeyrek altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? Altın fiyatlarında son durum ve canlı alış-satış tablosu detayda karşınızda...</p><p><b>İşte, 8 Haziran 2026 Pazartesi (bugün) gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını fiyatları hakkında bilgi almak isteyenler için son durum anlık ve canlı tüm değerler, altın alış satış fiyatları burada...</b></p><p><b>8 HAZİRAN 2026 PAZARTESİ ALTIN FİYATLARI ALIŞ-SATIŞ TABLOSU</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.361,65</p><p>Satış: 6.362,57</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.260,43</p><p>Satış: 10.497,00</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 20.456,72</p><p>Satış: 20.994,00</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 42.441,00</p><p>Satış: 42.441,00</p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/altin-fiyatlarinda-sert-d-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kuantum-dunyasinda-buyuk-surpriz-foton-deneyi-sinirlari-zorluyor-278676</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuantum dünyasında büyük sürpriz! Foton deneyi sınırları zorluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Norveçli fizikçi Johannes Skaar ve ekibi, Physical Review Letters'ta yayımlanan araştırmalarında, bir fotonu ikiye bölmeye çalışmanın kuantum fiziğinde şaşırtıcı sonuçlara yol açtığını ortaya koydu. Fotonun temel yapısı üzerine yapılan bu deney, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuantum dünyasında büyük sürpriz! Foton deneyi sınırları zorluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveçli fizikçi Johannes Skaar ve araştırma ekibi, Physical Review Letters dergisinde yayımladıkları yeni çalışmada, temel parçacıklar arasında yer alan fotonu ikiye bölmeye yönelik teorik bir deney gerçekleştirdi. Bu deney sırasında, fotonu ikiye ayırma girişiminin yalnızca iki daha küçük foton üretmekle kalmadığını, aynı zamanda sonsuz sayıda fotonun oluşmasına yol açabileceğini öne sürdüler. Fotonun bölünemezliği konusundaki geleneksel fizik anlayışını sorgulayan bu çalışma, kuantum fiziğinin sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.</p><h3>Johannes Skaar: 'Fotonu kesmek sonsuz süperpozisyonlara yol açıyor'</h3><p>Johannes Skaar ve ekibi, temel parçacıkların bölünemez olduğu yönündeki genel kabule karşı çıkarak, bir fotonu ikiye bölmenin teorik sonuçlarını araştırdı. Araştırmacılar, bir fotonun yalnızca bir ışık darbesinin bir kısmını geçirmesine izin veren ve aşırı hızlı hareket eden bir ayna sistemi tasarladı. Bu sistemde, tek bir fotonun genişleyen dalga boyunun bir bölümünü kesmek mümkün olursa, ardından neler olabileceğini sorguladılar. Uyguladıkları kuantum denklemleriyle, fotonun bu tür bir optik perdeyle karşılaşması durumunda, yalnızca iki yeni fotonun ortaya çıkmadığını, aynı anda sonsuz sayıda fotonun oluşabileceği süperpozisyonların meydana geldiğini gözlemlediler. Skaar ve ekibi, "Sonuç ne sadece bir foton ne de bir foton ve vakum karışımıdır; bunun yerine sonsuz foton sayılarının bir süperpozisyonu ve karışımıdır" diyerek bulgularının alışılmışın dışında olduğunu vurguladı. Bu sonuçlar, kuantum mekaniğinin garipliklerini ve boş uzayın beklenmedik potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Kuantum fiziğinde temel parçacıkların sınırları yeniden tartışılıyor</h3><p>Çalışmada öne çıkan bir diğer önemli detay ise, fotonu ikiye bölme girişiminin yalnızca yeni fotonlar üretmekle kalmayıp, kuantum dünyasının temel prensipleriyle ilgili yeni soruları da beraberinde getirmesi oldu. Araştırmacılar, boş uzayın aslında sürekli bir elektromanyetik dalgalanma içerdiğini ve bu dalgalanmaların, hızlı hareket eden ayna sistemleriyle etkileşime girerek yeni fotonlar yaratabileceğini belirtti. Fotonun bölünmeye çalışıldığı anda, elektromanyetik alanın davranışında karmaşık değişiklikler gözlendi. Bu değişimler, bir uçta tek bir fotonun, diğer uçta ise görünürde hiçbir şeyin olmadığı bir senaryoya yol açtı. Skaar ve ekibi, "Durum oldukça karmaşık; ancak dar geçiş bölgesinin sağında ve solunda sırasıyla tek bir foton veya vakum ile yerel olarak eşdeğer" açıklamasında bulundu. Bu bulgular, temel parçacıkların doğası ve kuantum sistemlerinde bilginin nasıl saklandığı ile ilgili yeni tartışmalar başlattı.</p><h3>Foton bölme deneyiyle kuantum fiziğinde yeni sorular gündeme geldi</h3><p>Skaar ve ekibinin araştırması, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki farkları çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Deneyin sonuçları, günlük yaşamda karşılaşılan Newtoncu fizik kurallarıyla kıyaslandığında, kuantum dünyasının ne kadar farklı ve öngörülemez olduğunu bir kez daha gösterdi. Fotonun bölünmesiyle ilgili ortaya çıkan sonsuz süperpozisyon durumu, kuantum sistemlerinin ölçümü ve bilgi saklama yöntemleriyle ilgili yeni sorulara kapı araladı. Araştırmacılar, ilerleyen dönemde benzer sistemlerde birden fazla fotonun yer aldığı deneyler yapmayı ve bu tür alışılmadık fiziksel koşullarda ortaya çıkabilecek yeni sonuçları incelemeyi hedefliyor. Bu çalışmalar, temel parçacıkların doğası ve evrenin en küçük yapı taşlarının sınırları hakkında bilim dünyasında yeni tartışmaları beraberinde getirdi.</p><p>Sonuç olarak, Johannes Skaar ve ekibinin foton bölme deneyi, kuantum fiziğinin anlaşılması ve temel parçacıkların sınırlarının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu araştırma, fotonun ve kuantum dünyasının gizemlerinin çözülmesinde yeni bir sayfa açarken, bilim insanlarını temel fizik kurallarını yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/kuantum-dunyasinda-buyuk--941_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/3iatlas-kuyruklu-yildizinda-sasirtan-kesif-278675</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3I/ATLAS kuyruklu yıldızında şaşırtan keşif]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu, Güneş Sistemi'nin dışından gelen 3I/ATLAS kuyruklu yıldızında şimdiye kadar rastlanmamış düzeyde metan ve karbondioksit tespit etti. Bu gözlemler, NASA'nın liderliğinde, yıldızlararası nesnelerin kimyasal yapısına dair önemli ipuçları sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3I/ATLAS kuyruklu yıldızında şaşırtan keşif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu, Güneş Sistemi'nin ötesinden gelen 3I/ATLAS adlı yıldızlararası kuyruklu yıldızda, bugüne dek gözlemlenmemiş miktarda metan ve karbondioksit tespit etti. Araştırmacılar, 2023 Aralık ayı boyunca yürütülen gözlemler sırasında, bu gizemli gök cisminin kimyasal bileşiminin, bilinen kuyruklu yıldızlardan belirgin şekilde farklı olduğunu ortaya koydu. 3I/ATLAS'ın Güneş'e yakın geçişi sırasında elde edilen veriler, yıldızlararası nesnelerin kökeni ve evrimi hakkında yeni sorular doğurdu. Bulgular, The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanarak bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı.</p><h3>James Webb teleskobu ilk kez yıldızlararası metan izini yakaladı</h3><p>James Webb Uzay Teleskobu'nun MIRI (Orta İnfrared Aleti) cihazı, 3I/ATLAS kuyruklu yıldızını Güneş'e en yakın olduğu 15-16 Aralık ve uzaklaşmaya başladığı 27 Aralık tarihlerinde iki kez inceledi. Gözlemler sırasında kuyruklu yıldız, ilk aşamada Güneş'ten 329 milyon kilometre, ikinci aşamada ise 379 milyon kilometre uzaklıktaydı. Bu veriler, yıldızlararası bir nesnede ilk kez doğrudan metan gazı tespit edilmesini sağladı. Metan, son derece uçucu bir gaz olduğu için, normalde bu kadar uzak bir gök cisminde bu düzeyde bulunması beklenmiyor. Araştırmacılar, metanın yüzeyin derin katmanlarında sıkışmış halde bulunduğunu ve Güneş'e yakınlaşınca ortaya çıktığını düşünüyor. Bu durum, 3I/ATLAS'ın oluştuğu ortamın, Güneş Sistemi'nin tipik kuyruklu yıldızlarından çok daha farklı koşullara sahip olduğunu gösteriyor. Metan keşfi, yıldızlararası nesnelerin kimyasal çeşitliliği hakkında önemli bir pencere açtı.</p><h3>3I/ATLAS'ın karbondioksit oranı şaşkınlık yarattı</h3><p>Webb'in elde ettiği veriler, yalnızca metanla sınırlı kalmadı. 3I/ATLAS kuyruklu yıldızında, Güneş Sistemi'ndeki benzerlerine göre çok daha yüksek oranda karbondioksit bulunduğu da ortaya çıktı. Bilim insanları, bu yıldızlararası nesnenin suya oranla alışılmadık derecede fazla karbondioksit saldığını ve bunun kökeninin farklı bir yıldız sistemi olabileceğini belirtti. Özellikle su ile karşılaştırıldığında, karbondioksit ve metanın bu denli yoğun olması, 3I/ATLAS'ın oluşum koşullarının Güneş Sistemi'nden oldukça uzak ve farklı bir ortamda gerçekleştiğine işaret ediyor. Araştırmalar, bu kimyasal bileşimin, yıldızlararası kuyruklu yıldızların evrimi ve gezegen sistemlerinin çeşitliliği konusunda yeni ipuçları sunduğunu ortaya koydu. NASA yetkilileri, bu tür gözlemlerin, evrenin farklı bölgelerindeki gezegen sistemlerinin nasıl oluştuğunu anlamak için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><h3>Gözlemler gaz aktivitesindeki değişimi ortaya çıkardı</h3><p>James Webb teleskobunun gözlemleri, 3I/ATLAS kuyruklu yıldızı Güneş'ten uzaklaştıkça gaz üretiminde belirgin bir azalma yaşandığını gösterdi. Özellikle su buzu, Güneş'ten uzaklaşınca en hızlı şekilde azalan gaz oldu. Bu durum, kuyruklu yıldızların Güneş'e yakınken daha fazla ısı aldığını ve bu nedenle yüzeydeki buzların hızla gaz haline dönüştüğünü gösteriyor. Metan ve karbondioksit ise, suya göre daha uçucu oldukları için, kuyruklu yıldız soğudukça gaz üretiminde daha yavaş bir düşüş sergiledi. Araştırmacılar, bu gözlemlerin yıldızlararası nesnelerin dinamiklerini anlamak açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, MIRI cihazının orta çözünürlüklü spektrometre özelliği sayesinde, kuyruklu yıldızın çevresindeki gazların dağılımı ve çekirdeğin etrafındaki hareketleri de detaylı biçimde haritalandı. Bu teknik, bilim insanlarına yıldızlararası kuyruklu yıldızların kimyasal yapısını ve evrimini inceleme konusunda benzersiz bir fırsat sundu.</p><p>James Webb Uzay Teleskobu'nun 3I/ATLAS üzerinde gerçekleştirdiği bu kapsamlı inceleme, yıldızlararası nesnelerin bilinmeyen yönlerini aydınlatmaya devam ediyor. Metan ve karbondioksit gibi gazların beklenmedik oranlarda tespit edilmesi, Güneş Sistemi dışındaki gezegen sistemlerinin kimyasal çeşitliliğine dair yeni soruları gündeme getirdi. Araştırmacılar, elde edilen bulguların ilerleyen dönemde yıldızlararası gök cisimlerinin kökenine ve evrimine dair daha fazla ipucu sunmasını bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/3iatlas-kuyruklu-yildizin-166_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-israil-ve-irana-ates-acmayi-durdurun-cagrisi-278674</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan İsrail ve İran'a ateş açmayı durdurun çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medya hesabından İran ile İsrail arasındaki saldırılara ilişkin açıklamada bulunan ABD Başkanı Trump, "İsrail ve İran derhal 'ateş açmayı' durdurmalı." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan İsrail ve İran'a ateş açmayı durdurun çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'in sabah saatlerinde İran'ın orta ve batı kesimine düzenlediği saldırıların ardından İran, İsrail'in orta ve güney kesimini hedef alan bir dizi füze saldırısı düzenlemişti.</p><p>İsrail ordusundan kısa süre önce yapılan açıklamada, İran'ın stratejik hava savunma sistemlerini hedef alan "büyük bir saldırı" düzenlendiği ileri sürülmüştü.</p><p>İran ile İsrail arasındaki saldırılara ilişkin açıklamada bulunan ABD Başkanı Donald Trump, "İsrail ve İran derhal 'ateş açmayı' durdurmalı." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/trumptan-israil-ve-irana--517_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278673</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/plastik-atiklarla-jet-yakiti-uretiminde-cigir-acan-bulus-278673</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plastik atıklarla jet yakıtı üretiminde çığır açan buluş]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nanjing Orman Üniversitesi ve Tsinghua Üniversitesi'nden bilim insanları, plastik atıkları yüksek kaliteli jet yakıtına dönüştüren yeni bir yöntem geliştirdi. Bu iki aşamalı süreç, düşük sıcaklık ve basınçta çalışarak maliyeti azaltıyor ve çevre kirliliğine karşı önemli bir çözüm sunuyor. Özellikle polistiren atıkların enerjiye dönüşmesi, atık yönetiminde yeni bir dönemi başlatabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plastik atıklarla jet yakıtı üretiminde çığır açan buluş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nanjing Orman Üniversitesi ve Tsinghua Üniversitesi'nden araştırmacılar, plastik atıkların ileri düzey katalizörler ve hidrojen kullanılarak yüksek kaliteli jet yakıtına dönüştürüldüğü yeni bir yöntem geliştirdi. Çinli bilim insanlarının Nature Energy dergisinde yayımlanan çalışması, plastik atıkların enerjiye dönüşümünde verimliliği artıran ve maliyeti düşüren iki aşamalı bir süreci temel alıyor. Araştırma ekibi, bu yöntemin geleneksel tekniklerden daha düşük sıcaklık ve basınçta çalıştığını, böylece hem ekonomik hem de çevresel açıdan avantaj sağladığını duyurdu.</p><h3>Profesör Li ve ekibi: 'Polistiren atıklar enerji kaynağına dönüşüyor'</h3><p>Çalışmanın başında yer alan Profesör Yadong Li ve Profesör Dingsheng Wang, plastik atıkların özellikle polistirenin, yeni katalizör teknolojisi sayesinde enerji sektöründe değerli bir hammaddeye dönüştüğünü vurguladı. Polistiren, özellikle ambalaj ve tek kullanımlık ürünlerde yaygın olarak kullanıldığı için atık yönetimi açısından büyük bir sorun teşkil ediyor. Araştırmacılar, geliştirdikleri süreçte polistirenin piroliz yoluyla daha küçük hidrokarbonlara ayrıldığını, ardından bu ürünlerin özel katalizörler yardımıyla jet yakıtı aralığında değerli moleküllere dönüştüğünü belirtti. Bu yöntemde, Ru (rutenyum) atomlarının CoAl oksit üzerinde izole edilmesiyle elde edilen katalizör, hem seçiciliği hem de verimliliği önemli ölçüde artırıyor. Elde edilen jet yakıtı, geleneksel yöntemlere göre daha temiz ve ekonomik bir alternatif sunuyor. Ayrıca, bu süreçte kullanılan düşük sıcaklık ve basınç koşulları, enerji tüketimini ve üretim maliyetini azaltıyor.</p><h3>İki aşamalı süreç: Plastik atıktan jet yakıtına dönüşümde yeni dönem</h3><p>Araştırmacıların geliştirdiği iki aşamalı süreç, plastik atıkların enerjiye dönüştürülmesinde önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. İlk aşama olan piroliz, plastik zincirlerinin 460°C'yi aşan sıcaklıklarda daha küçük hidrokarbon parçalarına ayrılmasını sağlıyor. İkinci aşamada ise, elde edilen bu parçalar 160°C'de özel katalizörler üzerinden geçirilerek sikloalkenler ve yoğun hidrokarbonlar gibi jet yakıtı özelliklerine sahip moleküllere dönüştürülüyor. Bu süreç, polistiren gibi yaygın plastik atıkların ekonomik değere sahip yakıtlara dönüştürülmesinde kritik bir rol oynuyor. Araştırma ekibi, sürecin hem sürekli hem de ölçeklenebilir olduğunu vurguluyor. Laboratuvar ortamında gram ölçeğinde yapılan testlerde, katalizörün verimliliği ve dayanıklılığı kanıtlandı. Teknik-ekonomik analizler ise, üretilen jet yakıtının kilogram başına 1,0&#8211;1,8 ABD doları arasında rekabetçi bir maliyetle piyasaya sunulabileceğini gösteriyor. Bu da, plastik atıkların enerji sektöründe yeni bir kaynak olarak değerlendirilmesinin önünü açıyor.</p><h3>Çinli bilim insanlarından çevre dostu ve ekonomik çözüm</h3><p>Profesör Li ve Wang, geliştirdikleri yöntemin çevre kirliliğiyle mücadelede önemli bir adım olduğunu ifade ediyor. Plastik atıkların yakıt olarak değerlendirilmesi, hem atık miktarını azaltıyor hem de fosil yakıtlara olan bağımlılığı düşürüyor. Araştırmacılar, sürecin endüstriyel ölçeğe taşınması için çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle katalizörün kilogram ve üzeri miktarlarda hazırlanması ve yapısal stabilitesinin korunması, sürecin yaygınlaşmasında belirleyici olacak. Ekip, sürekli katı besleme sistemleri üzerinde çalışarak üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, süreç boyunca elde edilen jet yakıtının özellikleri ve ekonomik avantajları, enerji piyasasında rekabetçi bir alternatif oluşturuyor. Bilim insanları, plastik atıkların enerjiye dönüşümünde bu teknolojinin izlenmeye değer bir potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Nanjing Orman Üniversitesi ve Tsinghua Üniversitesi'nin ortak çalışmasıyla geliştirilen bu yeni yöntem, plastik atıkların enerji sektöründe değerlendirilmesi konusunda umut verici bir adım olarak öne çıkıyor. Polistiren gibi yaygın atıkların yüksek kaliteli jet yakıtına dönüştürülmesi, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli fırsatlar sunuyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte plastik atık sorununun çözümünde ve sürdürülebilir enerji üretiminde yeni bir dönemin başlayabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/plastik-atiklarla-jet-yak-763_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278672</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/samanyolunun-merkezinde-50-yillik-gizem-cozuldu-278672</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samanyolu'nun merkezinde 50 yıllık gizem çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* kara deliğinden güçlü bir rüzgar estiği, Northwestern Üniversitesi'nden bilim insanlarının yaptığı gözlemlerle kesin olarak doğrulandı. 50 yılı aşkın bir süredir çözülemeyen bu astronomi gizemi, radyo teleskoplarıyla elde edilen ayrıntılı veriler sayesinde aydınlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samanyolu'nun merkezinde 50 yıllık gizem çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samanyolu'nun merkezinde yer alan Sagittarius A* kara deliğinden güçlü bir rüzgar estiğine dair ilk kesin kanıtlar, Northwestern Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü beş yıllık ayrıntılı gözlemler sonucunda ortaya çıktı. Şili'deki Atacama Büyük Milimetre/Alt Milimetre Dizisi'nin (ALMA) 66 radyo teleskopu kullanılarak yapılan araştırma, galaksimizin kalbinde devasa bir koni şeklinde boşluk tespit etti. Bu boşluğun, Sagittarius A* kara deliğinden yayılan enerjik rüzgarlar tarafından oluşturulduğu belirlendi. Elde edilen bulgular, astronomi dünyasında yarım asırdır çözülemeyen bir gizemin sonlanmasını sağladı ve Samanyolu'nun süper kütleli kara deliğinin çevresiyle nasıl etkileşime girdiğine dair en net resmi sundu.</p><h3>Northwestern Üniversitesi ekibi Sagittarius A* rüzgarını doğruladı</h3><p>Northwestern Üniversitesi'nden Dr. Mark Gorski ve Dr. Lena Murchikova'nın liderliğindeki araştırmacılar, Sagittarius A* kara deliği etrafındaki soğuk moleküler gazı incelemek için son derece hassas radyo gözlemleri gerçekleştirdi. Ekip, ALMA teleskoplarıyla beş yıl boyunca topladıkları verilerde, kara deliğe yalnızca bir parsek uzaklıkta, yaklaşık üç ışık yılı mesafede gaz yapıları tespit etti. Araştırmacılar, Sagittarius A*'nın parlak radyo sinyallerini ayıklamak için özel kalibrasyon yöntemleri uygulayarak, bölgenin önceki haritalarından 100 kat daha derin ve 80 kat daha keskin görüntüler elde etti. Bu yüksek çözünürlüklü veriler sayesinde, daha önce fark edilmeyen dev bir koni şeklindeki boşluk ve çevresindeki gaz hareketleri açıkça görüldü. Bilim insanları, bu yapının yalnızca Sagittarius A* kara deliğinden esen sıcak ve enerjik bir rüzgar tarafından oluşturulabileceği sonucuna vardı.</p><h3>50 yıllık arayış: Sagittarius A* kara deliği ve galaksi evrimi</h3><p>Kara deliklerin madde tüketirken aynı zamanda güçlü rüzgarlar veya jetler ürettiği, teorik fizikçiler tarafından uzun yıllardır öngörülüyordu. Ancak Samanyolu'nun merkezindeki Sagittarius A* kara deliğinden böyle bir rüzgarın izi bir türlü tespit edilememişti. Dünya'dan yaklaşık 26 bin ışık yılı uzaklıkta ve yaklaşık 4 milyon güneş kütlesine sahip olan Sagittarius A*, diğer galaksilerin merkezindeki aktif kara deliklere kıyasla daha sakin bir evrede bulunuyor. Bu durum, gözlemleri ve veri analizini daha da zorlu hale getiriyordu. Dr. Lena Murchikova, "Kara deliğe son derece yakın moleküler gazın onu beslediğini gösteren ilk biz olduk" diyerek, bulgularının önemine dikkat çekti. Ayrıca, Sagittarius A* kara deliğinden yayılan rüzgarın çok güçlü olmadığını ve zamanla yönünün değişebileceğini belirtti. Bu da Samanyolu'nun kara deliğinin evrendeki diğer kara deliklerden tamamen farklı olmadığını gösteriyor.</p><h3>Radyo gözlemleriyle Sagittarius A*'dan gelen enerji akışı aydınlatıldı</h3><p>Araştırma ekibi, elde ettikleri verileri NASA'nın Chandra X-ışını Gözlemevi'nin gözlemleriyle de karşılaştırdı. Chandra'nın tespit ettiği parlak X-ışını emisyonlarının tam olarak koni şeklindeki boşlukla örtüşmesi, Sagittarius A* kara deliğinden yayılan rüzgarın varlığını destekledi. Bilim insanları, yakınlardaki yıldızların bu büyüklükte bir boşluk oluşturmak için yeterli enerjiye sahip olmadığını hesapladı. Boşluğun boyutu ve çevresindeki gaz üzerindeki etkileri dikkate alındığında, Sagittarius A* kara deliğinden yayılan rüzgarın en az 20 bin yıldır aktif olduğu tahmin edildi. Bu bulgular, galaksi evrimi ve kara deliklerin çevresiyle olan ilişkisi hakkında önemli ipuçları sunuyor.</p><h3>Sagittarius A* kara deliği galaksi fiziğine yeni pencere açıyor</h3><p>Northwestern Üniversitesi'nin liderliğinde gerçekleştirilen bu keşif, Samanyolu'nun merkezinde işleyen fiziksel süreçlere dair yeni bir bakış açısı kazandırdı. Sagittarius A* kara deliğinden yayılan rüzgarın, galaksinin yapısını ve evrimini nasıl etkilediği konusunda bilim dünyasında yeni tartışmalar başlattı. Araştırmacılar, gelecekteki gözlemlerle Sagittarius A* kara deliğinden yayılan rüzgarın gücünü, yönünü ve galaksinin diğer bölgeleriyle etkileşimini daha ayrıntılı biçimde incelemeyi planlıyor. Bu gelişme, Samanyolu'nun merkezinde çalışan fiziksel mekanizmaların anlaşılması için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><p>Sonuç olarak, Sagittarius A* kara deliğinden yayılan rüzgarın kesin olarak doğrulanması, astronominin en uzun soluklu gizemlerinden birinin çözülmesini sağladı. Elde edilen bulgular, Samanyolu'nun merkezinde işleyen süreçler hakkındaki bilgilerimizi derinleştirirken, galaksi evrimini anlamada yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/samanyolunun-merkezinde-5-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278671</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/otomotiv/otomotiv-endustrisinin-mayis-ayi-ihracati-32-milyar-dolar-oldu-278671</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otomotiv endüstrisinin mayıs ayı ihracatı 3,2 milyar dolar oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
      <description><![CDATA[Otomotiv endüstrisinin mayıs ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 17 azalışla 3 milyar 264 milyon dolar oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otomotiv endüstrisinin mayıs ayı ihracatı 3,2 milyar dolar oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ Otomotiv İhracatçıları Birliğinden (OİB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay yüzde 16,8 olarak gerçekleşti.</p><p>Otomotiv endüstrisinin yılın 5 ayındaki ihracatı ise yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolara ulaştı.</p><p>Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan "tedarik endüstrisi" ihracatı yüzde 14 azalışla 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p>"Binek otomobil" ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, "eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar" ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, "otobüs-minibüs-midibüs" ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu.</p><p>"Çekiciler" ihracatı ise yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi.</p><p>Otomotiv sektörü ihracatında Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamıyla en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, Fransa ise 452 milyon dolarlık dış satımla ikinci büyük pazar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolarla ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu.</p><p>AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa ülkeleri yüzde 9,5 payla ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında diğer Avrupa ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu ülkelerine ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.</p><p>Açıklamada değerlendirmesine yer verilen OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkati çekerek, "Mayıs ayında iş günü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9'unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18'lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/otomotiv-endustrisinin-ma-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278670</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/united-airlines-ucaginda-sahte-binis-karti-alarmi-278670</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[United Airlines uçağında sahte biniş kartı alarmı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Houston'daki George Bush Uluslararası Havalimanı'nda, bir yolcunun sahte biniş kartı kullanarak United Airlines uçağına izinsiz binmesi büyük paniğe yol açtı. Güvenlik zafiyetini gözler önüne seren olay, uçuşun saatlerce gecikmesine ve yolcuların tahliye edilmesine neden oldu. Olay, havacılık güvenliğinde ciddi soru işaretleri yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[United Airlines uçağında sahte biniş kartı alarmı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Houston'daki George Bush Uluslararası Havalimanı'nda, 25 yaşındaki Abdulrahman Oriyomi'nin sahte biniş kartı ile United Airlines'ın Los Angeles seferine gizlice binmesi, havacılık güvenliği açısından büyük bir tehlike yarattı. Olay 18 Mayıs sabahı yaşandı. Oriyomi, saat 5:45 sularında havalimanı kontrol noktasına yaklaştı. Yetkililerin aktardığına göre, telefonuyla oyalandığı ve biniş kartında yaşadığı sorunlar nedeniyle dikkat çekti. Buna rağmen, başka bir TSA kabinine yönlendirildi ve orada fotoğrafı çekilerek terminale geçmesine izin verildi. Yaklaşık bir saat sonra, E16 kapısında Houston'dan Los Angeles'a gidecek uçağa binmek için sıraya girdi. Kapıdan geri çevrilse de, kısa süre sonra D4 kapısına yöneldi. Burada çalışanların meşgul olmasını fırsat bilen Oriyomi, sahte biniş kartını gösteriyormuş gibi yaparak United Airlines personelinin dikkatinden kaçmayı başardı ve 469 numaralı uçuşa gizlice bindi.</p><h3>United Airlines ekibi yolcunun izinsiz bindiğini fark etti</h3><p>Oriyomi uçağa girdikten sonra boş bir koltuk bulmaya çalıştı ve ardından tuvalete geçti. Yakınındaki yolcular, hareketlerinden şüphelenip kabin ekibini uyardı. Kabin memurları, tuvalette uzun süre kalan Oriyomi'yi bulup yerine oturmasını söyledi. Ancak kısa bir süre sonra, aynı kişinin başka bir tuvalette saklandığı tespit edildi. Kabin memurları, yolcu listesini kontrol ettiğinde, Oriyomi'nin adı listede yer almıyordu. Kendisini Bay Lopez olarak tanıtan Oriyomi, uçakta boş bir koltuk bulunmadığı için atlama koltuğunda oturmak istediğini belirtti. Ancak yapılan kontrollerde, Oriyomi'nin uçuş için kayıtlı olmadığı ve sahte bir biniş kartı kullandığı anlaşıldı. Uçuş ekibi ve kaptan, durumu hemen yetkililere bildirdi ve uçak kalkıştan önce kapıya geri döndü.</p><h3>Houston Polisi ve TSA olay yerine sevk edildi: Uçuş 3 saat gecikti</h3><p>Uçağın kapıya dönmesiyle birlikte Houston Polisi, FBI, Patlayıcı Tespit K-9 Birimi, şehir havaalanı hizmetleri ve TSA ekipleri hızla olay yerine yönlendirildi. Yolcular tahliye edildi ve K-9 birimi uçakta patlayıcı araması yaptı. Araştırmacılar, Oriyomi'nin United Airlines müşteri hizmetleriyle geçmişte bağlantısı olduğunu tespit etti. Yetkililer, Oriyomi'nin Houston'dan Los Angeles'a giden bir uçuş için bilet almaya çalıştığını, ancak ödeme yapılmadığı için rezervasyonunun iptal edildiğini açıkladı. Olay sırasında, Oriyomi'ye tecavüz uyarısı okundu. Hapse girmeyeceğini öğrenince, kolluk kuvvetlerini kayda aldı ve havaalanında kısa süreli bir kriz yaşandı. Tüm bu süreçte, United Airlines'ın 469 numaralı seferi yaklaşık üç saat gecikme yaşadı. Houston Polisi, FBI ve havaalanı servisleri bir buçuk saatten fazla süreyle olayla ilgilendi.</p><h3>Sahte biniş kartı güvenlikte nasıl fark edilmedi?</h3><p>Oriyomi'nin havalimanı güvenliğini nasıl aştığı ise soru işaretleri doğurdu. TSA, olayla ilgili yaptığı açıklamada, söz konusu kişinin George Bush Uluslararası Havalimanı'nda geçerli bir biniş kartı sunduğunu ve standart taramadan geçtiğini belirtti. Ancak, araştırmacılar tarafından incelenen ve Oriyomi'nin gösterdiği biniş kartının anahtar bilgilerinin eksik olduğu, QR kodunun da sahte göründüğü tespit edildi. Olay, federal ve yerel güvenlik protokollerinin sorgulanmasına neden oldu. Houston Havalimanları, tüm güvenlik önlemlerinin ilgili makamlarca uygulandığını vurguladı. Buna rağmen, Oriyomi'nin TSA ve United Airlines kapı görevlilerini atlatıp uçağa binmesi, havacılık güvenliğinde ciddi bir açık olduğunu gösterdi. Olay sonrası, Oriyomi 15.000 dolarlık teminatla tutuklandı ve pazartesi günü mahkemeye çıkması bekleniyor.</p><h3>Havacılık güvenliğinde alarm zilleri: Benzer vakalar artıyor</h3><p>Houston'daki bu olay, son dönemde artan sahte biniş kartı ve izinsiz yolcu vakalarına bir yenisini ekledi. Federal Havacılık İdaresi, bu tür ihlallerin sıklığına dair kesin bir veri sunmasa da, uzmanlar her vakada güvenlik protokollerinin gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. 2024 Noel Arifesi'nde, Shemaiah Patrice Small'ın Delta Airlines uçağına sahte kartla binmesi, 2024 Şükran Günü'nde ise Svetlana Dali'nin New York'tan Paris'e uçuşunda benzer bir güvenlik açığı yaşanması dikkat çekti. Dali'nin 2026 Şubatında, Newark Havalimanı'ndan Milano'ya pasaportsuz uçuş gerçekleştirmesi de, havacılık sektöründe alarm zillerinin çalmasına yol açtı. Her olayda, güvenlik önlemlerinin nasıl aşıldığı ve hangi tedbirlerin alınması gerektiği tartışılıyor. Uzmanlar, havalimanlarında insan hatası ve teknolojik eksikliklerin, sahte biniş kartı gibi yöntemlerle istismar edilebildiğine dikkat çekiyor.</p><h3>Yetkililerden yeni önlemler ve yolculara uyarı</h3><p>Oriyomi'nin sahte biniş kartı ile United Airlines uçağına binmesi, sadece Houston'da değil, tüm dünyada havaalanı güvenliği konusunda endişeleri artırdı. Yetkililer, benzer vakaların önüne geçmek için mevcut güvenlik protokollerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. TSA ve havayolu şirketleri, biniş kartlarının doğrulanmasında daha gelişmiş teknolojiler kullanılması ve personelin eğitiminin artırılması için çalışmalar yürütüyor. Yolculara ise, şüpheli durumlarda kabin ekibini bilgilendirmeleri ve güvenlik önlemlerine tam uyum göstermeleri çağrısı yapıldı. Havacılık güvenliğinin sağlanması için, hem teknolojik altyapının hem de insan faktörünün sürekli olarak geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Houston'daki olay, sahte biniş kartı kullanımıyla gerçekleştirilen güvenlik ihlallerinin, havacılık sektöründe ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, havalimanlarında yaşanabilecek benzer olayların önüne geçmek için tüm tarafların iş birliği içinde hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Olayın ardından başlatılan soruşturmanın, havacılık güvenliğinde yeni önlemlerin alınmasına öncülük etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/united-airlines-ucaginda--923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278669</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ataturk-havalimaninda-duzenlenen-sifir-atik-festivali-sona-erdi-278669</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Festivali sona erdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamındaki Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali Değerlendirme Toplantısı, İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş'ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Festivali sona erdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, İstanbul'da gerçekleştirilen Sıfır Atık Haftası etkinlikleriyle bir kez daha ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık buldu.</p><p>1-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonuyla İstanbul genelinde düzenlenen Sıfır Atık Haftası kapsamında gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali'nin değerlendirme toplantısı, İstanbul Valisi Davut Gül ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş'ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Toplantıda, İstanbul'un 39 ilçesinde bir hafta boyunca düzenlenen etkinliklerin çıktıları değerlendirilirken, sıfır atık vizyonunun önümüzdeki dönemde daha da ileri taşınmasına yönelik hedefler paylaşıldı.</p><p><b>"İSTANBUL'DA TARİHİ BİR HAFTAYA İMZA ATILDI"</b></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin liderliğinde küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık girişiminin İstanbul'da tarihi bir haftaya imza attığını belirterek, "Valiliğimizle birlikte ilan ettiğimiz İstanbul Sıfır Atık Haftası, şehrimizin 39 ilçesinde büyük bir coşkuyla kutlandı. Dün de Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla Sıfır Atık Forumu'nun kapanışını gerçekleştirdik. Sıfır Atık Forumu'na 183 ülkeden 5 binden fazla katılımcı iştirak etti ve forum, dünyanın en büyük sivil çevre ve iklim değişikliği buluşmalarından biri oldu" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/2-0806202684207a8d.jpg"/><p><b>"İSTANBUL KRİTERLERİ'Nİ DÜNYA İLE PAYLAŞACAĞIZ"</b></p><p>Sıfır Atık Forumu kapsamında yalnızca çevre meselelerinin değil, gıda güvenliği, açlık, kaynak verimliliği ve iklim adaleti gibi insanlığın ortak sorunlarının da ele alındığını vurgulayan Ağırbaş, "Dünyanın gerçek problemlerine dair çok önemli başlıklar masaya yatırıldı. Ayrıca 183 ülkenin imzasına açılacak İstanbul Deklarasyonu kaleme alındı.</p><p>Bunun yanında sıfır atık alanında İstanbul kriterleri konusunda da önemli bir mutabakata varıldı. Önümüzdeki süreçte İstanbul kriterlerini dünya ile paylaşacağız" ifadelerini kullandı. <b>"Sıfır Atık Festivali'ne 1 Milyondan Fazla Vatandaşımız Katıldı"</b></p><p>İstanbul'un yalnızca bir forum merkezi değil, aynı zamanda toplumun her kesiminin sürece dahil olduğu büyük bir farkındalık sahası haline geldiğini belirten Ağırbaş, Sıfır Atık Festivali'nin gördüğü yoğun ilgiyi de değerlendirdi. Ağırbaş, "Festivalimize 1 milyondan fazla vatandaşımız katıldı. Konserlerle, atölyelerle, sergilerle ve çeşitli etkinliklerle vatandaşlarımızla buluştuk. İstanbul'un enerjisini ve sahiplenme duygusunu yakından hissetmiş olduk. Bu ilgi, gelecekte gerçekleştireceğimiz çalışmalar için bizlere ilham verdi" dedi.</p><p>Taksim Meydanı'ndaki Sergiye Davet Taksim Meydanı'nda açılan "Sanayiden Tarıma Gıda İsrafı" sergisinin de büyük ilgi gördüğünü belirten Ağırbaş, "Sergimizi şu ana kadar 100 binden fazla vatandaşımız ziyaret etti. Ay sonuna kadar açık kalacak sergimizle toplumun farklı kesimlerini sıfır atık bilinci etrafında buluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu.</p><p>Sıfır atık çalışmalarının gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizen Ağırbaş, "Yaptığımız çalışmaların tamamı ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğine yöneliktir. Daha güçlü bir Türkiye inşa etmek istiyorsak çevre konularında hep birlikte çalışmak zorundayız. Dünyanın geleceği için alınacak önemli kararların şekillenmesinde İstanbul'un daha etkin rol üstlenmesini arzu ediyoruz. Bu doğrultuda Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayeleri ve liderlikleriyle İstanbul'u dünyanın sıfır atık başkenti yapma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p>Ağırbaş, konuşmasının sonunda Sıfır Atık Haftası'na katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, "16 milyon İstanbullu hemşehrimize, 86 milyon vatandaşımıza ve sıfır atık çalışmalarında bizlere liderlik eden Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'ye şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca İstanbul Sıfır Atık Haftası, Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu süreçlerinde ilk günden itibaren güçlü destek veren Sayın Valimiz Davut Gül'e teşekkür ediyorum. Kamu kurumlarımızdan güvenlik güçlerimize, öğretmenlerimizden öğrencilerimize kadar emeği geçen herkese minnettarız" dedi.</p><p><b>"KURUMLARIMIZ VE VATANDAŞLARIMIZ BÜYÜK BİR SEFERBERLİK ÖRNEĞİ SERGİLEDİ"</b></p><p>İstanbul Valisi Davut Gül ise Sıfır Atık Haftası boyunca ortaya çıkan güçlü toplumsal sahiplenmenin önemine dikkat çekerek, "En büyük teşekkürlerden biri de basın mensuplarımızadır. Yapılan çalışmaların görünür hale gelmesinde sizlerin katkısı çok kıymetli oldu. 1-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul genelinde bin 500'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirildi.</p><p>Yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurumlarımız ve vatandaşlarımız büyük bir seferberlik örneği sergiledi" dedi.</p><p>"Türkiye'nin Yumuşak Gücü, Çevre Diplomasisinin En Güçlü Örneklerinden Biri" Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlayan Sıfır Atık Hareketi'nin bugün küresel ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu ifade eden Gül, "Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin liderliğinde başlayan bu hareket hem ülkemizde hem de dünyada kabul gördü. Türkiye'nin yumuşak gücünün ve çevre diplomasisinin en güçlü örneklerinden biri haline geldi. İnşallah bundan sonra da etkisini artırarak sürdürecektir" diye konuştu.</p><p><b>"FESTİVAL ALANI ADETA BİR BAYRAM YERİNE DÖNÜŞTÜ"</b></p><p>Sıfır Atık Forumu'nun uluslararası başarısına da değinen Gül, "183 ülkenin katıldığı forumu hep birlikte takip ettik. Bunun yanında vatandaşlarımızın büyük ilgi gösterdiği festival alanı adeta bir bayram yerine dönüştü. İstanbul'un her yaştan insanını aynı çatı altında buluşturan festival, çevre bilincini eğlence ve eğitimle bir araya getiren örnek bir organizasyon oldu" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"SIFIR ATIK YAŞAM KÜLTÜRÜ UYGULAMALI OLARAK DENEYİMLENDİ"</b></p><p>Festival alanının sıfır atık yaşam kültürünün uygulamalı olarak deneyimlendiği bir öğrenme merkezi işlevi gördüğünü vurgulayan Gül, "Her stantta vatandaşlarımızın günlük hayatlarında uygulayabilecekleri örnekler yer aldı. Atıkların ayrıştırıldığı, çevreye zarar verecek unsurların bulunmadığı ve sürdürülebilir yaşamın deneyimlendiği örnek bir sıfır atık köyü oluşturuldu. Bu yönüyle festival, özellikle çocuklar ve gençler için adeta ikinci bir okul niteliği taşıdı" dedi. "Önemli Bir Başarı Elde Edildi" Ortaya çıkan başarının tüm paydaşların ortak emeği olduğunu belirten Gül, "Saygıdeğer Hanımefendi'nin ortaya koyduğu vizyon, Başkan Samed Ağırbaş ve Sıfır Atık Vakfımızın koordinasyonu ve tüm kurumlarımızın katkısıyla önemli bir başarı elde edildi. Bu başarı bizlere önümüzdeki yıllar için daha büyük hedefler koyma sorumluluğu da yüklüyor. Gelecek yıl daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha geniş katılımlı bir organizasyonu nasıl gerçekleştirebileceğimizi şimdiden değerlendirmeye başladık" diye konuştu.</p><p>Vali Gül, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin vizyonuyla sıfır atık hikâyesini daha ileri taşıyacağımıza inanıyorum. Bu süreçte emeği geçen görünmeyen kahramanlara, polislerimize, öğretmenlerimize, kamu görevlilerimize, gönüllülerimize ve tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum."</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ ROLÜNÜ GÜÇLENDİREN BİR KİLOMETRE TAŞI"</b></p><p>1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası boyunca gerçekleştirilen forumlar, paneller, sergiler, eğitim faaliyetleri ve festival etkinlikleriyle İstanbul, sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması konusunda önemli bir örnek ortaya koyarken; Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde büyüyen Sıfır Atık Hareketi de küresel çevre diplomasisinin en güçlü platformlarından biri olma niteliğini bir kez daha pekiştirdi. İstanbul'da ortaya konulan bu güçlü birliktelik ve toplumsal sahiplenme, Türkiye'nin sıfır atık alanındaki öncü rolünü daha da güçlendiren önemli bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/ataturk-havalimaninda-duz-340_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278668</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-tarekse-bu-yilin-ilk-uc-ayinda-13-milyon-basvuru-yapildi-278668</link>
      <pubDate>2026-06-08T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: TAREKS'e bu yılın ilk üç ayında 1,3 milyon başvuru yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Sanayi ürünlerinin ithalatı için TAREKS'e yapılan başvuru sayısı, 2025 yılının ocak-mart döneminde 1 milyon iken bu yılın aynı döneminde yüzde 30 artışla 1,3 milyona ulaşmıştır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: TAREKS'e bu yılın ilk üç ayında 1,3 milyon başvuru yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, piyasa gözetim ve denetim kuruluşlarına veri temelli ve hızlı karar alma kapasitesi kazandıran Elektronik Piyasa Gözetimi ve Denetimi (e-PGD) Sistemi ile yapay zeka destekli metin ve görsel analiziyle güvensiz ürünleri tespit edeceklerini belirterek, "Güvenli ürün, güvenli gelecek vizyonumuzla pilot testlerini tamamladığımız bu sistemi çok yakında açacağız." dedi.</p><p>Bolat, AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen'in katılımıyla, Ticaret Bakanlığında düzenlenen "Ürün Güvenliği Haftası Açılış Konferansı"nda konuştu.</p><p>Ürün güvenliği konusunda ilgili bakanlıklarla işbirliklerine ilişkin bilgi veren Bolat, bu yıl Ürün Güvenliği Haftası'nın konusunun "Dijital Çağda Ürün Güvenliği" olarak belirlendiğini söyledi.</p><p>Bolat, dünya ticaretinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, bu dönüşümün yalnızca uluslararası ticaret kurallarını değil teknoloji ve iklim değişikliğine bağlı kaygılar sonucunda geleneksel üretim süreçlerini de değiştirdiğini dile getirdi.</p><p>Yeşil ve dijital dönüşümün, üretimden ticarete, ulaşımdan bağlantısallığa kadar hayatın ve ticaretin her safhasını derinden etkilediğine işaret eden Bolat, "Dijitalleşme sürecinin, ürün güvenliğine önemli yansımaları var. Birinci değişiklik, bizzat ürünlerin dijitalleşme ile değişmesi olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka sisteminin de üretim süreçlerine ve ürünlere entegre olmasıyla, akıllı ürünler hayatımıza giriyor. Burada sanal asistanlar, birçok alanda bizlere yardımcı oluyor. Dijitalleşmenin sürece dahil olması, ürün güvenliği tanımını da kökten değiştiriyor. Böylece, dijitalleşme yazılımlardaki güvenlik açıklarını veya nesnelerin internetinde yaşanan arızaları içerecek şekilde ürün güvenliği kavramını da etkilemektedir." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"TAREKS'E BU YILIN İLK ÜÇ AYINDA 1,3 MİLYON BAŞVURU YAPILDI"</strong></p><p>Güvenlik paradigmasının yazılım hataları ve güncellemeleri sonucunda ortaya çıkabilecek sorunları, ihlalleri, otonom cihaz arızalarını ve siber güvenlik gibi riskleri içermek zorunda olduğunu dile getiren Bolat, bu paradigma değişikliği sonucunda uygunluk değerlendirme süreçlerinde de dönüşüm yaşandığını anlattı.</p><p>Bolat, ürün güvenliği teyidinin tedarik zincirlerinin daha etkin izlenebilirliğinin sağlanmasının gerekliliğini ortaya çıkardığına dikkati çekerek, "Bu noktada dijital ürün pasaportu kavramı, ürün güvenliği açısından ürünlerdeki uygunluk konusunu takip edebilmek için çok önemli bir araç olarak gündemimizde yer almaktadır. Dijital ürün pasaportu, sürdürülebilirlik ve döngüsellik hedefleri doğrultusunda ürün zincirinin tüm aşamalarının şeffaf ve izlenebilir hale gelmesini sağlamaktadır." diye konuştu.</p><p>Dijitalleşme ile e-ticaretin de hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, dijitalleşmenin getirdiği dönüşüm karşısında uygunluk ve ürünlerin takibi ile ürün güvenliği konusundaki garantiyi sağlama noktasında önemli görevlerinin bulunduğunu söyledi.</p><p>Bolat, Bakanlık olarak ithalatta ürün güvenliği denetiminden sorumlu olduklarına işaret ederek, 2011 yılında devreye alınan Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS) hakkında da bilgi verdi.</p><p>TAREKS'in geçen yılın başında yenilendiğinin, böylece yapay zeka destekli yeni yapı kurulduğunun altını çizen Bolat, şu bilgileri paylaştı:</p><p>"TAREKS'te kayıt ve yetkilendirme prosedürlerinin evrak yükünden arındırılması ile kolaylık sağlandı. Atılan dijitalleşme adımlarıyla birlikte, TAREKS'te kayıtlı aktif firma sayımız, yüzde 8 artışla 130 bine, aktif kullanıcı sayımız da yüzde 48 artışla 32 bine yükselmiştir. Sanayi ürünlerinin ithalatı için TAREKS'e yapılan başvuru sayısı, 2025 yılının ocak-mart döneminde 1 milyon iken bu yılın aynı döneminde yüzde 30 artışla 1,3 milyona ulaşmıştır. TAREKS, günlük ortalama 20 bin adet başvuruyu, risk analizi sürecinden başarıyla geçirmekte ve kesintisiz hizmet vermektedir."</p><p><strong>"E-İTHALATTA GÜVENSİZ ÜRÜN ORANI YÜZDE 81"</strong></p><p>e-Ticarette ürün güvenliği konusunda da birçok ülkenin harekete geçtiğini anlatan Bolat, Türkiye'nin gerekli adımları atan ilk ülkelerden olduğunu ve ülkede e-ticaretin hızlı yükseldiğini, geçen yıl hacminin yaklaşık 4,6 trilyon liraya, işlem sayısının da yaklaşık 6 milyara ulaştığını söyledi.</p><p>Bu hızlı büyümenin, ürün güvenliği alanında dijital dönüşümü ilke edinen yeni nesil denetim yaklaşımlarını da gerekli hale getirdiğini vurgulayan Bolat, bu denetimlerin yapılması için gerekli mevzuatları hazırlayarak yürürlüğe aldıklarını söyledi.</p><p>Bolat, tüketicilerin artık internette de ürünlerin güvenlik uyarılarını, uygunluk işaretlerini, imalatçı-ithalatçı bilgilerini rahatça görebildiklerine dikkati çekerek, "Mevzuat ile yurt dışı kaynaklı internet sitelerinden doğrudan ülkemize satışa sunulan ürünler için Türkiye'de yerleşik bir iktisadi işletme bulundurmaları zorunlu hale getirildi. Ayrıca, e-ticaret platformlarının ürün güvenliği temas noktası belirlemeleri de zorunlu tutuldu. Böylece, vatandaşlarımız bu temas noktaları aracılığıyla, ürün güvenliği ile ilgili bildirim ve şikayetlerini doğrudan platformlara iletebiliyorlar ve güvensiz, mevzuata aykırı ilanlar tespit edildiği anda bildirimi takiben en geç 24 saat içinde yayından kaldırmak zorundalar." şeklinde konuştu.</p><p>e-İthalat kapsamında ülkeye giren paketlerin ürün güvenliği ve tüketicinin korunması kriterlerine uygunluğunun, ilgili bakanlıklarla işbirliğiyle pek çok farklı noktada incelendiğini anlatan Bolat, laboratuvar sonuçlarının çarpıcı bir tabloyu ortaya koyduğuna dikkati çekti.</p><p>Analizde yüzde 81 gibi yüksek oranda güvensiz ürün tespit edildiğine, ürünlerin sağlık ve güvenlik kriterlerine 10 ile 40 kat arasında değişen oranlarda uymadıklarının anlaşıldığını dile getiren Bolat, bu gelişme üzerine, 1 Şubat 2026'dan geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden e-ithalat adı altında yapılan basitleştirilmiş gümrük beyannamesi uygulamasının belirli istisnalar dışında durdurulduğunu söyledi.</p><p>Numuneler, kitaplar, ilaçlar ve takviye edici gıdalar ile sensör ve manyetik kart gibi kritik bilişim parçalarının, bu kısıtlamadan muaf tutulduğunu belirten Bolat, diğer ürünlerin ise ancak normal ithalat yoluyla ve yerli ürünlerle aynı denetimlerden geçerek ticarete konu olabileceğini dile getirdi.</p><p><strong>"TAKSONOMİ BELGESİ VE E-PGD SİSTEMİ İLE DİJİTAL DENETİM"</strong></p><p>Bolat, e-ticarette ürün güvenliğini artırmak için yeni projeler hayata geçirdiklerini, satıcılar için "Taksonomi Belgesi" hazırladıklarını belirterek, "Satıcıların ilanlarını mevzuata uygun hazırlayabilmeleri için bir rehber niteliğinde olan bu belge, her ilanda yer alması gereken bilgileri içeriyor. Amacımız, satıcılar için netlik, tüketiciler için doğru bilgidir." dedi.</p><p>Dijital denetim süreçlerine ilişkin e-PGD Sistemi hakkında da bilgi veren Bolat, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Piyasa gözetim ve denetim kuruluşlarımıza veri temelli ve hızlı karar alma kapasitesi kazandıran e-PGD Sistemi ile yapay zeka destekli metin ve görsel analizi yaparak güvensiz ürünleri tespit edeceğiz. 'Güvenli Ürün, Güvenli Gelecek' vizyonumuzla, pilot testlerini tamamladığımız bu sistemi çok yakında açacağız. TAREKS ve PGD-BİS verilerinden yararlanan bu sistem sayesinde riskli ürünler doğrudan denetçilerin önüne düşecek."</p><p><strong>"DİJİTAL ÜRÜN PASAPORTU ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR"</strong></p><p>Bolat, dijital dönüşümün mevzuata entegrasyonu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliği içinde "Eko-tasarım Gereklilikleri Tüzüğü"nü uyumlaştırdıklarını anlattı.</p><p>Sürdürülebilir ürünler için kritik önemdeki "Dijital Ürün Pasaportu" mekanizması üzerindeki çalışmaların devam ettiğini belirten Bolat, Genel Ürün Güvenliği Tüzüğü'nün de uyumlaştırılma sürecinde olduğunu söyledi.</p><p>Bu süreçlerde Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile kurulan dijital diyalog sürecinin etkin kullanıldığını ifade eden Bolat, "Nihai amacımız, inovasyonu devam ettirmek ve ülkemiz ürünlerinin rekabetçiliğini korurken veri egemenliğini ve siber güvenliği sağlamaktır." diye konuştu.</p><p><strong>"TÜRKİYE'NİN E-TİCARET PAZAR YERLERİ CİDDİ BÜYÜME SERGİLEDİ"</strong></p><p>AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas da sürdürülebilir ürünler için ilgili düzenlemeleri devreye aldıklarını belirterek, Türkiye'de de olduğu gibi dijital ürün pasaportu mekanizması üzerinde çalıştıklarını söyledi.</p><p>Özellikle tekstil, elektronik ve demir-çelik gibi sektörlerde ürünün tüm yaşam döngüsünü takip etmenin stratejik öncelik haline geldiğine dikkati çeken Vilcinskas, "Türkiye'nin e-ticaret pazar yerleri, son yıllarda ciddi bir büyüme sergiledi. Bu hızlı değişim, piyasa düzenlemelerini daha kritik hale getirdi. Türkiye'nin bu etkinliği düzenlemesi ve üst düzey temsil, tüketici güvenliğine verilen önemin somut bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/ticaret-bakani-bolat-tare-137_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278667</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikesir-ayvalikta-icradan-satilik-tarla-278667-278667</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir Ayvalık'ta 4.312 metrekare tarla icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 11.427.224 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/64 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 02/09/2026 - 10:15</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 09/09/2026 - 10:15</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 02/10/2026 - 10:15</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 09/10/2026 - 10:15</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2128654/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-balikesir-ayvalikta-4-312-m2-tarla-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/balikesir-ayvalikta-icrad-638_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278666</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/aydin-kusadasinda-icradan-satilik-dubleks-mesken-278666-278666</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aydın Kuşadası'nda dubleks mesken icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 11.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/360 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 30/07/2026 - 10:06</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 06/08/2026 - 10:06</p><p>2.Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 25/08/2026 - 10:06</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 01/09/2026 - 10:06</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2128957/emlak-konut-aydin-kusadasinda-dubleks-mesken-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/aydin-kusadasinda-icradan-720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278665</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/samsun-atakumda-icradan-satilik-ofis-278665-278665</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun Atakum'da ofis icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 1.602.782 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/1760 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2127801/emlak-is-yeri-ve-ticari-isletme-samsun-atakumda-ofis-icradan-satiliktir-coklu-satis-">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/samsun-atakumda-icradan-s-644_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278664</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-israile-fuze-saldirisi-278664</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan İsrail'e füze saldırısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik saldırısının ardından İran'dan İsrail'e fırlatılan füzeler nedeniyle ülkenin kuzeyindeki birçok bölgede sirenler çaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan İsrail'e füze saldırısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, İsrail'e yönelik yeni füze saldırıları gerçekleştirildi.</p><p>Art arda gelen iki dalga füze saldırısı nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çaldı.</p><p>İç Cephe Komutanlığı'nın talimatlarına uyulması, isabet anlarına ilişkin görüntülerin yayınlanmaması uyarısında bulunulan açıklamada, hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığı belirtildi.</p><p><b>İSRAİL'DE OKULLAR TATİL EDİLDİ</b></p><p>İsrail'in Ben Gurion Havalimanı'nda uçuşlar durdurulurken okulların tatil edildiği duyuruldu.</p><p>İran'dan fırlatılan füzelerin güzergahında bulunan Ürdün'de de sirenlerin çaldığı bildirildi.</p><p>İsrail ordusu, ateşkese rağmen bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceğini duyurmuştu.</p><p>Kısa bir süre önce İran'dan ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyinde sirenler çalmıştı.</p><p>"İsrail, İran'ın eylemlerine karşılık verirse daha yıkıcı saldırılarla karşılaşacak"</p><p>İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, İsrail'e füze saldırılarının ardından açıklama yaptı.</p><p>İsrail'in ABD desteğiyle Lübnan'ın güneyi ve Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik saldırılarla ateşkesi birçok kez ihlal ettiği belirtilen açıklamada, İran'ın daha önce saldırıların durdurulmaması halinde karşılık vereceğine dair uyarılarda bulunduğu hatırlatıldı.</p><p>İsrail'in Lübnan'da fosfor bombaları da dahil olmak üzere yasaklanmış silahlar kullanarak savaş suçları işlediği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Siyonist ordu, Lübnan'ın güneyi ve banliyölerine yönelik saldırılarını durdurmalıdır. Eğer bu bölgeye yönelik saldırılarını genişletir veya İran'ın eylemlerine karşılık verirse rejime ve destekçilerine karşı daha ezici, pişman edici ve yıkıcı saldırılarla karşılaşacaktır."</p><p><b>RAMAT DAVİD HAVA ÜSSÜ BALİSTİK FÜZELERLE HEDEF ALINDI</b></p><p>İran ordusu, İsrail'e yönelik füze saldırılarıyla ilgili bildiri yayımladı.</p><p>Bildiride, "Siyonist rejimin Lübnan'ın güneyi ve Beyrut'un Dahiye semtindeki halkı katletmesine karşılık olarak, saldırıların çıkış noktası olan Ramat David Hava Üssü balistik füzelerle hedef alındı." ifadelerine yer verildi.</p><p>Bildiride ayrıca, ABD ve İsrail'in, 8 Nisan'da varılan ateşkesi birçok kez ihlal ettiği ve füze saldırısının bir uyarı niteliği taşıdığı vurgulanarak, saldırıların tekrarlanması halinde daha geniş kapsamlı karşılık verileceği belirtildi.</p><p>İran'ın batı hava sahası ikinci bir duyuruya kadar kapatıldı</p><p>İran Sivil Havacılık Kurumundan yapılan yazılı açıklamada, güvenlik değerlendirmeleri dikkate alınarak ikinci bir duyuruya kadar hava sahasının batı kısmının kapatıldığı belirtildi.       </p><p><b>"TEBRİZ'DE İSRAİL'E AİT İNSANSIZ HAVA ARACI DÜŞÜRÜLDÜ"</b></p><p>İran devlet televizyonu, Doğu Azerbaycan eyaletinin Tebriz kentinde İsrail'e ait bir insansız hava aracının düşürüldüğünü bildirdi.</p><p>İran devlet televizyonunun haberinde, "İsrail'e ait bir insansız hava aracı Tebriz semalarında düşürüldü." ifadelerine yer verildi.</p><p>Habere ilişkin başka bilgi paylaşılmadı.</p><p><b>İSRAİL, BEYRUT'A SALDIRI DÜZENLEMİŞTİ</b></p><p>İsrail ordusu, ateşkese rağmen bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştı.</p><p>İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, İsrail'in Dahiye'ye düzenlediği saldırılara, "Siyonist rejimin Dahiye saldırısına kesin bir karşılık vereceğiz." ifadeleriyle tepki göstermişti.</p><p>İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İsrail'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği saldırılara ilişkin, "ABD'nin bugün Siyonist rejime yaktığı yeşil ışık bölgedeki üsleri meşru hedef haline getirmektedir." demişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/irandan-israile-fuze-sald-634_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278663</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/2300-yil-once-burada-kritik-bir-savas-yasanmisti-bakanlik-koruma-altina-aldi-278663</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2300 yıl önce burada kritik bir savaş yaşanmıştı: Bakanlık koruma altına aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Büyük İskender'in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazanarak Asya'ya uzanan seferinin kapılarını açtığı Granikos Savaş Alanı, Çanakkale'nin Biga ilçesinde yürütülen bilimsel araştırmalar ve arkeolojik bulgular doğrultusunda "Tarihi Sit Alanı" olarak tescillendi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2300 yıl önce burada kritik bir savaş yaşanmıştı: Bakanlık koruma altına aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<b>Dünya tarihinin en kritik askerî karşılaşmalarından biri olarak kabul edilen Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği alanla ilgili önemli bir koruma kararı alındı.</b><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Büyük İskender'in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazandığı ve Asya'ya uzanan seferinin kapılarını açan Granikos Savaş Alanı artık 'tarihi sit alanı' olarak tescillendi." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/41610834.jpg"/><p>Bakan Ersoy, NSosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/a4-08062026ff898993.jpg"/><p>"Dünya tarihinin akışını değiştiren dönüm noktalarından biri olan Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği alanı koruma altına aldık. Büyük İskender'in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazandığı ve Asya'ya uzanan seferinin kapılarını açan Granikos Savaş Alanı artık 'tarihi sit alanı' olarak tescillendi. Çanakkale'nin Biga ilçesinde yer alan bu eşsiz tarihi miras, arkeolojik bulgular ve bilimsel araştırmalar ışığında resmen koruma altına alınmış oldu. Çanakkale'mizin kültürel mirasına değer katacak bu önemli adımın tarih bilimine, kültür turizmine ve kültür rotalarımızın güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum."</p><p>Dünya tarihinin önemli askeri ve kültürel miras alanları arasında gösteriliyor</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/a1-08062026a3896327.jpg"/><p>Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Çanakkale'nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesi sınırlarında yer alan ve Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği kabul edilen alan, yürütülen yüzey araştırmalarında elde edilen arkeolojik ve bilimsel veriler ile antik kaynaklar doğrultusunda değerlendirildi.</p><p>Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca alınan kararla, dünya tarihinin en kritik askeri karşılaşmalarından biri olarak kabul edilen, Biga ilçesi sınırlarındaki Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği yer "tarihi sit alanı" olarak koruma altına alındı.</p><p>Büyük İskender'in Pers İmparatorluğu'na karşı kazandığı ilk büyük zaferin gerçekleştiği alan olarak kabul edilen Granikos Savaş Alanı, dünya tarihinin önemli askeri ve kültürel miras alanları arasında gösteriliyor.</p><p>Koruma kararıyla birlikte bölgenin kültür turizmine kazandırılması, kültür rotaları içerisinde daha görünür hale gelmesi ve ilerleyen süreçte gerçekleştirilecek çevre düzenlemeleriyle ziyaretçilere açılması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/2300-yil-once-burada-krit-494_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278662</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/siber-suclarla-mucadele-operasyonlarinda-194-supheli-tutuklandi-278662</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siber suçlarla mücadele operasyonlarında 194 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında, 18 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 357 şüpheliden 194'ünün tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siber suçlarla mücadele operasyonlarında 194 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu 18 ilde siber suçlarla mücadele kapsamında, son 5 günde operasyonlar düzenlendiği ifade edildi.</p><p>Yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik operasyonlarda yakalanan 357 şüpheliden 194'ünün tutuklandığı, 36'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerine devam edildiği belirtildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video1-08062026d2dd9247.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, POS tefeciliği yaptıkları, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden yatırım dolandırıcılığı, hesap kiralama, ürün satış dolandırıcılığı temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları tespit edildi.</p><p>Vatandaşlarımızın huzuruna, güvenliğine ve alın terine göz diken dolandırıcılık şebekelerine geçit vermiyoruz. Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle, suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/siber-suclarla-mucadele-o-802_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278661</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/buca-belediye-baskan-vekili-secimi-12-haziranda-yapilacak-278661</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Buca Belediye Başkan Vekili seçimi 12 Haziran'da yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir Valiliği, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın yerine 12 Haziran'da olağanüstü meclis toplantısıyla belediye başkan vekilinin seçileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Buca Belediye Başkan Vekili seçimi 12 Haziran'da yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valilikten yapılan açıklamada, Görkem Duman'ın Anayasanın 127'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlık makamının 7 Haziran 2026 tarihli onayıyla görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/buca-belediye-baskani-gorkem-duman-gorevinden-uzaklastirildi-278619" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/buca-belediye-baskani-gor-296_2-41.jpg"/></div><h3>Buca Belediye Başkanı Görkem Duman görevinden uzaklaştırıldı</h3></a><p>Açıklamada, "Valiliğimizce, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45'inci maddesine göre, Belediye Başkan Vekili seçimi için, Belediye Meclisinin 12 Haziran 2026 Cuma günü saat 16.00'da Buca Belediyesi Hizmet Binası Meclis Salonu'nda olağanüstü toplanmasına karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi.</p><p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Buca Belediyesi ve bağlı iştiraklerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, şüphelilerden 54'ü gözaltına alınmıştı.</p><p>Adliyeye sevk edilen ve aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın da bulunduğu 42 şüpheli 5 Haziran'da çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmış, 12 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/buca-belediye-baskan-veki-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278660</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/550-saatlik-goruntu-incelenerek-yakalandi-kusurlu-arac-cinayetinde-magduriyetim-giderilmed-278660</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[550 saatlik görüntü incelenerek yakalandı! Kusurlu araç cinayetinde "Mağduriyetim giderilmedi" savunması]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da Bişer Oğuz, kendisine kusurlu araç sattıkları gerekçesiyle iki arkadaşa kurşun yağdırdı. İkiliden birini katleden diğerini de yaralayan Oğuz, 550 saatlik görüntü incelenerek yakalandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[550 saatlik görüntü incelenerek yakalandı! Kusurlu araç cinayetinde "Mağduriyetim giderilmedi" savunması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Seyhan'da otomobil alım-satım işi yapan Doğan Toprak (26), arkadaşı Cumali Kocabey'in (26) aracını bir süre önce Bişer Oğuz'a (31) satmıştı. Ancak satılan araçta mekanik arıza çıkıp Toprak da arabayı geri almayınca ikili arasında husumet çıktı. Oğuz, 24 MAYIS günü yolda yürüyen Toprak ve Kocabey'in önünü kesti. Bişer Oğuz, yanında taşıdığı ruhsatsız tabancasını çıkartıp hasımlarına kurşun yağdırdı. Doğan Toprak ayağından; Cumali Kocabey de sırtından vuruldu. Toprak ve Kocabey, kanlar içinde yerde kalırken Oğuz da aracıyla kaçtı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Cumali Kocabey, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><p><b>POLİS 100 KİLOMETRE İZ SÜRDÜ</b></p><p>Cinayete ilişkin soruşturma başlatan polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için bölgedeki KGYS, PTS ve güvenlik kameralarına ait kayıtları mercek altına aldı. 550 saatlik görüntüyü inceleyen ekipler, Bişer Oğuz'un izine Mersin Toroslar'daki bir dağ evinde ulaştı. Kıskıvrak yakalanan Oğuz sorgusunda; "Cumali'den aldığım araçta mekanik arıza çıktı. Tüm iyi niyetime rağmen mağduriyetimi gidermedi. Bu da aramızda husumete dönüştü. Olay günü yolda karşılaştık. Arkadaşıyla bana saldırınca kendimi korumak için ateş ettim" dedi. Oğuz, sevk edildiği adliyede nöbetçi mahkemece tutuklandı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/550-saatlik-goruntu-incel-837_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278659</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/filenin-sultanlari-vnlin-ilk-etabini-11-sirada-tamamladi-278659</link>
      <pubDate>2026-06-08T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Filenin Sultanları" VNL'in ilk etabını 11. sırada tamamladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ilk etabını 11. sırada tamamladı. VNL'in ilk haftasında oluşan puan durumu ise detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Filenin Sultanları" VNL'in ilk etabını 11. sırada tamamladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ilk etabını 11. sırada bitirdi.</p><p>Brezilya'nın başkenti Brazilya'daki organizasyonda ay-yıldızlılar, Dominik Cumhuriyeti, Hollanda, İtalya ve Bulgaristan ile karşılaştı.</p><p>İlk maçını Dominik Cumhuriyeti takımına karşı 3-2 skorla kazanan milliler, Hollanda ile yaptığı ikinci karşılaşmasını 3-0 kaybetti.</p><p>A Milli Takım, organizasyondaki üçüncü maçında İtalya'ya karşı 3-1 yenilirken ilk etaptaki son maçında ise Bulgaristan'ı 3-1'lik skorla mağlup etti.</p><p>Bu sonuçla Türkiye, organizasyonda elde ettiği 2 galibiyet ve 2 mağlubiyetle 5 puan elde ederken 18 takım arasında 11. sırada yer aldı.</p><p>Milliler, 17-21 Haziran tarihlerinde Ankara'da oynanacak 2. etapta Belçika, Fransa, Almanya ve Çin ile karşılaşacak.</p><p>VNL'in ilk haftasında oluşan puan durumu şöyle:</p><table><thead><tr><th>Takım</th><th>O</th><th>G</th><th>M</th><th>P</th></tr></thead><tbody><tr><td>1</td><td>Brezilya</td><td>4</td><td>4</td><td>0</td><td>11</td></tr><tr><td>2</td><td>Japonya</td><td>4</td><td>4</td><td>0</td><td>11</td></tr><tr><td>3</td><td>İtalya</td><td>4</td><td>3</td><td>1</td><td>10</td></tr><tr><td>4</td><td>Çekya</td><td>4</td><td>3</td><td>1</td><td>9</td></tr><tr><td>5</td><td>ABD</td><td>4</td><td>3</td><td>1</td><td>8</td></tr><tr><td>6</td><td>Çin</td><td>4</td><td>3</td><td>1</td><td>8</td></tr><tr><td>7</td><td>Polonya</td><td>4</td><td>3</td><td>1</td><td>7</td></tr><tr><td>8</td><td>Kanada</td><td>4</td><td>2</td><td>2</td><td>7</td></tr><tr><td>9</td><td>Hollanda</td><td>4</td><td>2</td><td>2</td><td>6</td></tr><tr><td>10</td><td>Belçika</td><td>4</td><td>2</td><td>2</td><td>5</td></tr><tr><td>11</td><td>Türkiye</td><td>4</td><td>2</td><td>2</td><td>5</td></tr><tr><td>12</td><td>Sırbistan</td><td>4</td><td>1</td><td>3</td><td>5</td></tr><tr><td>13</td><td>Almanya</td><td>4</td><td>1</td><td>3</td><td>4</td></tr><tr><td>14</td><td>Fransa</td><td>4</td><td>1</td><td>3</td><td>3</td></tr><tr><td>15</td><td>Ukrayna</td><td>4</td><td>1</td><td>3</td><td>3</td></tr><tr><td>16</td><td>Bulgaristan</td><td>4</td><td>1</td><td>3</td><td>3</td></tr><tr><td>17</td><td>Tayland</td><td>4</td><td>0</td><td>4</td><td>2</td></tr><tr><td>18</td><td>Dominik Cumhuriyeti</td><td>4</td><td>0</td><td>4</td><td>1</td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/filenin-sultanlari-vnlin--127_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278658</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ekonomi-koordinasyon-kurulu-toplandi-278658</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ve Ahmet Baha Öğütken, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu ve Osman Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut, İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem katıldı.</p><p>Orta Vadeli Program kapsamındaki yapısal reform eylemlerinin değerlendirileceği toplantıda, uluslararası iş gücünün istihdamına ve "Tek Durak Ofis" uygulamasına yönelik çalışmalar ele alınacak.</p><p>Toplantının ardından yazılı açıklama yapılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/ekonomi-koordinasyon-kuru-664_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278657</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-kuresel-havaciliktaki-konumuyla-goz-dolduruyor-278657</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye küresel havacılıktaki konumuyla göz dolduruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Afrika ve Orta Doğu Bölge Başkan Yardımcısı Alawadhi, Türkiye'nin uçak siparişlerinin oldukça yüksek seviyede olduğunu belirterek, "Bu nedenle Türkiye'nin mevcut büyüklüğünde kalması mümkün değil." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye küresel havacılıktaki konumuyla göz dolduruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 82. IATA Yıllık Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi (WATS) kapsamında soruları yanıtlayan Kamil Alawadhi, Türkiye'nin havacılık sektörünü çok iyi anlayan ve sektörün ihtiyaçlarını başarılı şekilde yöneten ülkeler arasında yer aldığını söyledi.</p><p>Türkiye'nin sivil havacılık alanında önemli ilerleme kaydettiğini vurgulayan Alawadhi, "Türkiye, havalimanı altyapısı, hava yolu işletmeciliği ve sektör yönetimi açısından güçlü bir performans sergiliyor." diye konuştu.</p><p>Alawadhi, Türk hava yolu şirketlerinin IATA'nın aktif üyeleri arasında bulunduğunu, bu şirketlerin birliğin çok sayıda komite ve çalışma grubunda görev aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye ile yakın iletişim içinde olduklarını vurgulayan Alawadhi, "Türkiye ile Afrika ve Orta Doğu'daki birçok ülkeden daha yoğun temas yürütüyoruz." ifadesini kullandı.</p><p><strong>"(TÜRKİYE'NİN) KÜRESEL HAVACILIK AĞINDAKİ ROLÜ GİDEREK ARTIYOR"</strong></p><p>Kamil Alawadhi, Türkiye'nin havacılık sektöründe uzun yıllardır pozitif büyüme sergilediğini belirterek, ülkedeki hava yolu şirketlerinin verdiği büyük ölçekli uçak siparişlerinin geleceğe yönelik büyüme beklentilerini yansıttığını söyledi.</p><p>Alawadhi, "Türkiye'nin uçak siparişleri oldukça yüksek seviyede. Bu nedenle Türkiye'nin mevcut büyüklüğünde kalması mümkün değil. Türk havacılık sektörünün önümüzdeki dönemde büyümesini sürdürmesini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türkiye'nin son yıllarda uluslararası hava taşımacılığında önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Alawadhi, ülkenin coğrafi konumu, güçlü taşıyıcıları ve modern havalimanları sayesinde küresel havacılık ağındaki rolünü giderek artırdığını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/turkiye-kuresel-havacilik-883_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278656</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzman-diyetisyenlerden-yesil-cay-uyarisi-her-gun-icmek-neye-yol-aciyor-278656</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzman diyetisyenlerden yeşil çay uyarısı! Her gün içmek neye yol açıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yeşil çay, son yıllarda hem lezzeti hem de güçlü antioksidan özellikleriyle öne çıkıyor. Uzman diyetisyenler, bu popüler içeceğin günlük tüketiminde sağlık açısından önemli etkiler ve bazı kritik uyarılar konusunda Amerikalıları bilgilendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzman diyetisyenlerden yeşil çay uyarısı! Her gün içmek neye yol açıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşil çay, özellikle Amerika'da her geçen gün daha fazla kişinin günlük rutininin bir parçası haline geliyor. Kayıtlı diyetisyenlerin açıklamalarına göre, bu içecek sadece düşük kalorili olmasıyla değil, sahip olduğu polifenoller ve biyolojik aktif bileşenlerle de dikkat çekiyor. Uzmanlar, yeşil çayın düzenli tüketiminin kalp, beyin, karaciğer ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Ancak, bu faydaların yanı sıra tüketim miktarı ve zamanlaması konusunda da bilinçli davranmak gerekiyor.</p><h3>Jackie Bridson: 'Yeşil çayda antioksidan ve enerji artışı bir arada'</h3><p>Kayıtlı diyetisyen Jackie Bridson, yeşil çayın çok düşük kalorili olmasına rağmen, içerdiği kafein, L-theanin ve özellikle EGCG (epigallocatechin-3-gallate) adlı antioksidan kateşinler sayesinde önemli sağlık katkıları sunduğunu belirtiyor. Bridson'a göre, her gün yeşil çay içmek birçok kişi için hafif ama sürekli bir enerji artışı sağlıyor. Bu enerji artışının kaynağı ise yeşil çaydaki L-theanin ve kafein kombinasyonu. Bu ikili, kahveye kıyasla daha nazik bir uyarı etkisi yaratırken, zihinsel odaklanmayı da artırabiliyor. Ayrıca, yeşil çayın içerdiği antioksidanlar sayesinde vücutta serbest radikallere karşı koruyucu bir kalkan oluşuyor. Bridson, bu içeceğin sadece enerji değil, aynı zamanda genel sağlık üzerinde de geniş kapsamlı faydalar sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Natalie Ledesma: 'Kalp ve damar sağlığı için yeşil çay önemli bir aday'</h3><p>Entegre ve fonksiyonel diyetisyen Natalie Ledesma ise, yeşil çayın ve özellikle EGCG'nin güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleriyle kanser, obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, sinir sistemi rahatsızlıkları ve karaciğer hastalıklarının önlenmesi ve yönetiminde umut vaat ettiğini söylüyor. Ledesma, yeşil çayın polifenollerinin bağırsak mikrobiyomu ve bağırsak bariyeri sağlığını desteklediğini, aynı zamanda damar sağlığına da katkı sağladığını ifade ediyor. Bazı bilimsel çalışmalar, yeşil çayın kan basıncını düşürmede siyah çaya göre daha etkili olduğunu ortaya koyuyor. Ledesma'ya göre, günde bir veya iki fincan yeşil çay içmek bile vücuda antioksidan desteği sağlarken, en yüksek fayda için üç ila dört fincan tüketmek öneriliyor. Ancak, bu miktarın üzerine çıkmak bazı olumsuz yan etkiler yaratabiliyor.</p><h3>Kendra Haire: 'Yeşil çay, inme riskini azaltabilir'</h3><p>Austin, Texas'ta görev yapan diyetisyen Kendra Haire, orta düzeyde yeşil çay tüketiminin bazı araştırmalara göre inme riskinin azalmasıyla ilişkilendirildiğini belirtiyor. Haire, yeşil çayda bulunan polifenoller ve EGCG'nin damar sağlığını desteklediğini ve bu sayede kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde rol oynayabileceğini aktarıyor. Ancak, Haire önemli bir uyarıda da bulunuyor: Yeşil çaydaki taninler demir emilimini azaltabiliyor. Özellikle demir eksikliği veya anemi sorunu yaşayan kişilerin yeşil çayı bir öğünden en az bir saat sonra tüketmesi tavsiye ediliyor. Böylece, çayın demir emilimini olumsuz etkilemesi önlenebiliyor. Ayrıca, demlenmiş yeşil çayın fincan başına 30-50 mg kafein içerdiğini hatırlatan Haire, aşırı tüketimin huzursuzluk veya uyku sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor.</p><h3>Günde kaç fincan yeşil çay içilmeli? Uzmanlardan net öneriler</h3><p>Yeşil çayın faydalarından maksimum düzeyde yararlanmak için ne kadar tüketilmesi gerektiği konusunda diyetisyenler net önerilerde bulunuyor. Natalie Ledesma, antioksidan kapasitesini artırmak için günde bir veya iki fincanın yeterli olabileceğini, ancak üç ila dört fincan içmenin en iyi sonuçları vereceğini aktarıyor. Fakat bu miktarın aşılması, özellikle kafein hassasiyeti olan kişilerde huzursuzluk, baş ağrısı ve sindirim rahatsızlığı gibi yan etkiler ortaya çıkarabiliyor. Bridson, bu tür durumlarda kafeinsiz yeşil çayın iyi bir alternatif olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, yeşil çayın demir emilimini azaltıcı etkisi nedeniyle, demir eksikliği riski taşıyanların tüketim zamanına dikkat etmesi gerektiği tekrar vurgulanıyor.</p><h3>Evde yeşil çay demlemenin püf noktaları ve matcha farkı</h3><p>Uzmanlar, yeşil çaydan en yüksek faydayı elde etmek için evde demleme yönteminin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Ledesma, şeker eklenmemiş yeşil çay çeşitlerinin tercih edilmesini öneriyor. Çünkü hazır şişelenmiş, toz veya anlık çayların çoğunda eklenmiş şeker bulunabiliyor ve bu durum yeşil çayın sağlık yararlarını azaltabiliyor. Ayrıca, çaya limon eklemenin bazı antioksidanların vücut tarafından daha iyi emilmesini sağladığı belirtiliyor. Jackie Bridson, limon suyunun yeşil çaydaki faydalı bileşenlerin biyoyararlanımını artırdığını ifade ediyor. Matcha ise, ince öğütülmüş yeşil çay tozu olarak biliniyor ve tüm çay yaprağının tüketilmesi sayesinde her fincanda daha fazla besin sunuyor. Kendra Haire, matcha'nın daha yüksek besin değeriyle öne çıktığını ve sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu belirtiyor. Demleme sırasında ise suyun kaynar olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor; 160-180 derece F aralığındaki sıcak su, çayın antioksidan özelliklerini korumasına yardımcı oluyor. Su kaynadıysa, birkaç dakika bekletildikten sonra çayın demlenmesi ve bir ila üç dakika arasında demleme süresi öneriliyor. Daha uzun demleme ise çayın tadında acılığa yol açabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, yeşil çay hem lezzeti hem de bilimsel olarak kanıtlanmış faydalarıyla öne çıkıyor. Ancak, uzman diyetisyenlerin önerilerine kulak vererek miktar, zamanlama ve demleme yöntemine dikkat etmek, bu içeceğin sağlığa katkılarını en üst düzeye çıkarıyor. Özellikle antioksidan kapasitesi, enerji artışı ve kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileriyle yeşil çay, bilinçli tüketildiğinde günlük yaşamda önemli bir destekçi olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/uzman-diyetisyenlerden-ye-677_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sac-bakiminda-yeni-oneri-gunluk-yikama-yeniden-degerlendirildi-278655</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saç bakımında yeni öneri! Kaç günde bir yıkanmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'deki Cleveland Clinic'ten Dr. Adrian Seine, saç yıkama sıklığı konusunda uzun süredir süregelen tartışmalara açıklık getirdi. Seine, haftada 5-6 kez saç yıkamanın çoğu insan için ideal olduğunu vurgularken, yanlış bilinen uygulamaların saç sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saç bakımında yeni öneri! Kaç günde bir yıkanmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli Cleveland Clinic'in önde gelen dermatologlarından Dr. Adrian Seine, saç yıkama sıklığıyla ilgili kafa karışıklığına son noktayı koydu. Seine, modern şehir yaşamında maruz kalınan ter, kir ve çevresel faktörler nedeniyle, saçların haftada beş ya da altı kez yıkanmasının çoğu kişi için en sağlıklı tercih olduğunu açıkladı. Seine'in bu değerlendirmeleri, Cleveland Clinic ve benzeri saygın sağlık kurumlarının bilimsel bulgularına dayanıyor. Dr. Seine, Pazar Sabahı programında yaptığı açıklamada, saç derisinin temizliği için belirli bir sıklığın önemli olduğunu, ancak herkesin saç yapısı ve ihtiyaçlarının farklılık gösterebileceğini belirtti. Uzman, şampuanla sık yıkamanın saç derisini yağlandırdığına dair yaygın inanışın ise yanlış olduğunu ifade etti.</p><h3>Dr. Adrian Seine: 'Şampuanı saç derisine uygulayın, saçı değil'</h3><p>Dr. Adrian Seine, şampuan kullanımında en çok yapılan hatalara da dikkat çekti. Seine, şampuanın esas olarak saç derisine uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Saçın tamamını başın üzerinde bir araya getirip ovalamak yerine, saçları ayırarak doğrudan saç derisine şampuan sürülmesi gerektiğini belirten uzman, bu yöntemin sebum adı verilen doğal yağların birikmesini önlediğini söyledi. Şampuanın saç tellerinden akmasının, saçın geri kalanı için yeterli olduğunu vurgulayan Seine, saç kremi kullanımında ise farklı bir yaklaşım önerdi. Saç kreminin doğrudan saç derisine değil, saçın uzunluğuna ve uçlarına uygulanmasının daha doğru olduğunu belirten dermatolog, bu sayede saçın nem dengesinin ve dayanıklılığının arttığını ifade etti. Seine, saç derisi ve saç teli arasındaki farkın net biçimde anlaşılması gerektiğini, şampuanın esas görevinin saç derisini temizlemek olduğunu hatırlattı.</p><h3>Cleveland Clinic: Şampuan alternatifi ürünlere dikkat</h3><p>Şampuan yerine doğal ürünler kullanmak isteyenlere de uyarılarda bulunan Dr. Seine, elma sirkesi ve çay ağacı yağı gibi alternatiflerin saç derisi üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Elma sirkesinin saç derisinin pH dengesini kısa süreliğine değiştirebileceğini, ancak yağ ve kepek oluşumunu engellemede etkisiz olduğunu belirtti. Özellikle çay ağacı yağı gibi bitkisel ürünlerin, uygun oranlarda kullanılmadığında alerjik reaksiyonlar ve egzama benzeri cilt problemleri yaratabileceğine dikkat çeken Seine, bu tür ürünlerin dermatolog kontrolü dışında kullanılmasının riskli olduğunu vurguladı. Doğal ürünlerin yanlış kullanımı sonucunda saç derisinde tahriş, kızarıklık ve döküntü gibi sorunların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Seine, saç sağlığını korumak için bilimsel olarak test edilmiş ve güvenilirliği kanıtlanmış ürünlerin tercih edilmesini önerdi.</p><h3>Saç yıkamamak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir</h3><p>Saçların hiç yıkanmamasının kesinlikle önerilmediğini belirten Dr. Adrian Seine, saç derisinin de vücudun diğer bölgeleri gibi düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini hatırlattı. Uzman, saç yıkanmadığında saç tellerinin birbirine yapışacağını ve zamanla kepek, iltihap ve kötü koku gibi sorunların ortaya çıkacağını söyledi. Seine, saç derisinde biriken sebumun oksitlenerek iltihaplanmaya ve malassezia mayasının çoğalmasına neden olabileceğini, bunun da kepeklenmeyi ve ciltte tahrişi tetiklediğini açıkladı. Düzenli saç yıkamanın, saç derisinin sağlığını korumak ve istenmeyen cilt hastalıklarını önlemek açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Seine, saçların haftalarca yıkanmamasının, vücudun diğer bölgelerinde de olduğu gibi, ciltte ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini belirtti.</p><h3>Kahve telvesi ve saç kurutma makineleriyle ilgili yanlışlar</h3><p>Dr. Adrian Seine, son dönemde popülerleşen kahve telvesiyle saç derisi ovma uygulamasına da değindi. Seine, kahve telvesinin saç büyümesini desteklediğine dair bilimsel bir kanıt olmadığını, aksine bu yöntemin saç derisinde tahrişe ve aşınmaya yol açabileceğini söyledi. Topikal kafein içeren bazı ürünlerin, doğru konsantrasyonda kullanıldığında saç foliküllerini uyarıcı etki gösterebildiğini belirten uzman, ancak evde kahve telvesiyle yapılan uygulamaların bu etkiyi sağlamadığını kaydetti. Ayrıca, kahve telvesinin saç derisine nüfuz edemediğini ve içeriğindeki kafein miktarının kontrol edilemediğini ifade etti. Saç kurutma makineleriyle ilgili yaygın endişelere de değinen Seine, saçın uzun süre ıslak kalmasının da kırılganlığa ve saç yorgunluğuna yol açabileceğini, bu nedenle saçın önce yüzde 70-80 oranında havayla kurutulup, ardından düşük ısıda saç kurutma makinesiyle kurutulmasının en sağlıklı yöntem olduğunu açıkladı. Saç kurutma makinesinin doğrudan saç derisine tutulmaması gerektiğini, yaklaşık 15 santimetre mesafede kullanılmasının saç sağlığını koruduğunu belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Cleveland Clinic'in uzman görüşleri ışığında, saç yıkama alışkanlıklarında bilimsel verilere dayalı yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği bir kez daha ortaya kondu. Dr. Adrian Seine'in açıklamaları, saç sağlığına dair doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi ve kişisel bakımda güvenilir bilgiye ulaşmanın önemini vurguluyor. Saç yıkama sıklığı, şampuan ve saç kremi kullanımı, doğal ürünlerin riskleri ve saç kurutma yöntemleri konusunda yapılan bu uyarılar, sağlıklı ve güçlü saçlara sahip olmak isteyen herkes için yol gösterici nitelikte.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/sac-bakiminda-yeni-oneri--264_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/alzheimerda-kritik-esik-bulundu-demans-riski-onceden-gorulebilir-278654</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alzheimer'da kritik eşik bulundu! Demans riski önceden görülebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[KU Leuven ve uluslararası ekibin yürüttüğü yeni araştırma, Alzheimer hastalığının demansa dönüşmesinde beynin bağışıklık hücreleri olan mikroglianın kritik rolünü ortaya koydu. Bu bulgu, 55 milyondan fazla insanı etkileyen Alzheimer için yeni tedavi yollarının önünü açabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alzheimer'da kritik eşik bulundu! Demans riski önceden görülebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'daki KU Leuven, VIB ve Birleşik Krallık Demans Araştırma Enstitüsü'nden bilim insanları, Alzheimer hastalığı ile ilgili yürüttükleri kapsamlı çalışmada, beynin bağışıklık hücreleri olan mikroglianın hastalığın demansa ilerlemesinde belirleyici bir dönüm noktası oluşturduğunu ortaya koydu. Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırma, Alzheimer patolojisine sahip olmasına rağmen zihinsel işlevlerini koruyan bazı bireylerde mikroglia hücrelerinin belirli bir biyolojik değişim göstermediğini, bu değişimin ise hastalığın seyrini önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor. Araştırmacılar, beynin bağışıklık yanıtındaki bu ince farklılıkların, kimin demans geliştireceğini belirlemede anahtar rol oynayabileceğini vurguladı.</p><h3>KU Leuven ekibi: 'Mikroglia tepkisi Alzheimer'ın kaderini belirliyor'</h3><p>KU Leuven Sinirbilim Merkezi'nden Prof. Bart De Strooper liderliğindeki ekip, Alzheimer hastalığının iki klasik özelliği olan amiloid plaklar ve tau düğümlerinin ötesine geçerek, beynin bu anormalliklere verdiği bağışıklık yanıtını derinlemesine inceledi. Araştırmacılar, hem bilişsel gerileme gösteren hem de göstermeyen yaşlı bireylerin bağışlanmış beyin dokularını analiz etti. Ayrıca, bilişsel olarak sağlıklı yüzyıl yaşayıcılarının beyinleri de incelendi. Elde edilen bulgular, Alzheimer patolojisinin miktarının tek başına belirleyici olmadığını, asıl farkı mikroglia hücrelerinin hastalığa karşı gösterdiği biyolojik tepkinin oluşturduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, bu bağışıklık hücrelerinin hastalık sürecinin farklı evrelerinde dramatik değişimler geçirdiğini, özellikle belirli bir noktada antijen sunan bir duruma geçiş yaptıklarını tespit etti. Bu geçişin, Alzheimer'ın demansa ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyen kritik bir adım olduğu vurgulandı.</p><h3>Mikroglia değişimi: Demans gelişiminde yeni bir yol haritası</h3><p>Araştırma kapsamında, mekansal transkriptomik ve tek hücre dizileme teknolojileri kullanılarak, Alzheimer hastalığının farklı aşamalarında beyin dokusundaki altı ayrı durum haritalandı. Erken evrelerde amiloid plak birikimi ve buna eşlik eden iltihaplı mikroglia yanıtı gözlemlendi. Hastalığın ilerleyen safhalarında ise tau patolojisinin baskın hale geldiği ve mikroglianın işlevinin köklü biçimde değiştiği saptandı. Mikroglia, sadece daha aktif hale gelmekle kalmadı; aynı zamanda bağışıklık sistemi içinde tehditleri diğer hücrelere ileten antijen sunan bir yapıya büründü. Araştırma ekibi, bu biyolojik değişimin Alzheimer'ın demansa evrilmesinde belirleyici olduğunu belirtti. Prof. Mark Fiers, beynin hastalığa karşı direncinin anlaşılmasının, nörodejenerasyon ve demansın önlenmesinde yeni tedavi kapıları açabileceğini ifade etti.</p><h3>Direncin sırları: Herkes aynı yolu izlemiyor</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Alzheimer patolojisi taşımasına rağmen demans gelişmeyen bireylerin mikroglia tepkisinde ortaya çıkan farklılıklar oldu. Seksen yaş üstü ve amiloid plak birikimi gösteren, ancak bilişsel olarak sağlıklı kalan kişilerde mikroglia erken dönemde iltihaplı bir yanıt verdi; fakat hastalığın ilerlemesiyle bağlantılı olan sonraki bağışıklık değişimine geçiş yapmadı. Buna karşılık, yüzyıl yaşayıcılarında mikroglia daha ileri bir bağışıklık durumuna geçti, ancak bu değişim tau birikiminden bağımsız gerçekleşti. Bu gözlemler, beynin hastalığa karşı verdiği tepkinin kişiden kişiye değiştiğini ve bilişsel direncin yalnızca patolojik değişikliklerden kaçınmakla ilgili olmadığını gösteriyor. Beynin, hastalıkla ilişkili değişikliklere karşı yanıtını yeniden şekillendirme ve işlevini koruma yeteneği, Alzheimer araştırmalarında yeni bir paradigma olarak öne çıkıyor.</p><h3>Alzheimer tedavisinde mikroglia hedefli yeni stratejiler gündemde</h3><p>Alzheimer'ın dünya genelinde 55 milyondan fazla insanı etkilediği biliniyor ve mevcut tedaviler çoğunlukla amiloid plakların ortadan kaldırılmasına odaklanıyor. Ancak, bu yaklaşımın bilişsel gerilemeyi yavaşlatma etkisi sınırlı kalıyor. Son araştırma, mikroglia hücrelerinin işlevini korumanın ya da hastalığın ilerlemesiyle ilişkili zararlı geçişleri engellemenin, tedavi stratejilerinde öncelik kazanabileceğine işaret ediyor. Özellikle TREM2 geni, mikroglia fonksiyonu ve Alzheimer riskiyle ilişkili olduğu için bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Gelecekteki tedavilerin, amiloid plakları temizlemenin ötesine geçerek mikroglia yanıtını modüle etmeye odaklanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, iltihaplı yanıtların tau patolojisiyle sıkı biçimde bağlantı kurmadan önce müdahale edilmesinin, beyin işlevinin korunmasında kritik bir fırsat sunduğu ifade ediliyor. Muna Therapeutics'in Baş Bilimsel Sorumlusu Niels Plath, mikroglial değişimlerin hedef alınmasının yeni tedavi yolları açabileceğini ve bu alanda heyecan verici gelişmelerin beklendiğini vurguladı.</p><h3>Sonuç: Mikroglia çalışmaları Alzheimer'ın geleceğini şekillendirebilir</h3><p>KU Leuven ve uluslararası ortaklarının yürüttüğü bu araştırma, Alzheimer hastalığının demansa ilerlemesinde mikroglia hücrelerinin oynadığı kritik rolü gözler önüne serdi. Mikroglia yanıtındaki ince farklılıkların hastalığın seyrini ve kişinin bilişsel direncini belirlemesi, gelecekteki tedaviler için umut verici bir yol haritası sunuyor. Bilim insanları, mikroglia odaklı yeni tedavi yaklaşımlarının, Alzheimer ile mücadelede çığır açıcı sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor. Bu gelişmeler, hem hastalar hem de yakınları için yeni bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/alzheimerda-kritik-esik-b-894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278653</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bombardier-global-8000den-montreal-nice-ucusunda-hiz-rekoru-278653</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bombardier Global 8000'den Montreal-Nice uçuşunda hız rekoru]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bombardier'in yeni amiral gemisi Global 8000 iş jeti, Montreal'den Nice'e altı saatten kısa sürede ulaşarak ilk transatlantik hız rekorunu kırdı. Şirket, bu uçuşla iş havacılığında performans ve konfor standartlarını yeniden tanımladığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bombardier Global 8000'den Montreal-Nice uçuşunda hız rekoru]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bombardier'in ultra uzun menzilli iş jeti Global 8000, 5 Haziran'da Montreal'den Fransa'nın Nice kentine altı saatten biraz fazla süren tarihi bir uçuş gerçekleştirerek ilk transatlantik hız rekorunu kırdı. Şirketin açıklamasına göre, Mach 0.95 maksimum hıza ulaşabilen ve 8.000 deniz mili menziliyle öne çıkan Global 8000, bu görev sırasında Monaco Formula 1 Grand Prix'sine yolcu taşıdı. Bombardier, bu uçuşun hem hız hem de menzil açısından sektörde yeni bir dönem başlattığını belirtti.</p><h3>Bombardier Global 8000: Hız ve menzilde yeni standart</h3><p>Bombardier'in Global 8000 modeli, ultra uzun menzilli iş jetleri segmentinde performans çıtasını yükseltiyor. Uçağın Montreal'den Nice'e gerçekleştirdiği bu ilk transatlantik görev, Bombardier'in mühendislik ve ürün geliştirme vizyonunun bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bombardier'in Mühendislik, Ürün Geliştirme ve Savunma İcra Başkan Yardımcısı Stephen McCullough, Global 8000'in kendi sınıfında hız, lüks ve performans açısından yeni bir çığır açtığını vurguladı. Mach 0.95'e varan maksimum hızıyla Global 8000, iş jetleri arasında en hızlı modellerden biri olarak dikkat çekiyor. 8.000 deniz mili menzili ise, Kuzey Amerika ile Avrupa arasında kesintisiz ve hızlı ulaşım gerektiren iş insanları ve özel yolcular için büyük avantaj sunuyor. Bombardier, bu uçuşun Global 8000'in performans potansiyelini tam anlamıyla gösterdiğini ve şirketin iş havacılığında liderlik iddiasını güçlendirdiğini ifade etti.</p><h3>Global 8000'in kabin konforu ve teknolojik yenilikleri öne çıkıyor</h3><p>Global 8000, sadece hızı ve menziliyle değil, kabin konforu ve sunduğu teknolojik yeniliklerle de farklılaşıyor. Uçak, 41.000 feet irtifada 2.691 feet kabin irtifası sağlayarak iş havacılığında şimdiye kadar görülmemiş bir yolcu konforu sunuyor. Bombardier, bu düşük kabin irtifasının uzun mesafeli uçuşlarda yolcu yorgunluğunu ve fizyolojik stresi azalttığını belirtiyor. Global 8000'in dört ayrı yaşam alanı, tam boy mutfağı ve gelişmiş bağlantı seçenekleriyle donatılmış olması, yolcuların uçuş sırasında hem çalışmasına hem de dinlenmesine olanak tanıyor. Ayrıca, Bombardier'in özel olarak geliştirdiği Nuage koltuklar, uzun süreli seyahatlerde konforu ve desteği en üst seviyeye çıkarıyor. Bu özellikler, Global 8000'i kıtalararası yolculuklarda tercih edilen bir iş jeti haline getiriyor.</p><h3>Gelişmiş aerodinamik tasarım ve esnek operasyon kabiliyeti</h3><p>Bombardier'in Global 8000 iş jeti, boyutuna ve menziline rağmen hafif jetlerle kıyaslanabilecek kalkış ve iniş yetenekleri sunuyor. Uçağın gelişmiş kanat yapısı ve ön kenar slatları, daha küçük ve kısıtlı havaalanlarında operasyon yapabilmeyi mümkün kılıyor. Şirket, Global 8000'in en yakın rakibine göre yüzde 30 daha fazla havaalanında iniş ve kalkış gerçekleştirebildiğini belirtiyor. Bu esneklik, operatörlere rota planlamasında büyük avantaj sağlıyor. Global 8000, Bombardier'in iş jetleri portföyüne katılarak, özel müşterilerden hükümetlere ve askeri kurumlara kadar çok geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Şirketin dünya genelinde 5.200'den fazla uçağı aktif olarak kullanılıyor ve altı ülkede toplam 10 hizmet tesisiyle müşterilere destek sağlanıyor.</p><h3>Bombardier Global 8000 ile iş havacılığında yeni dönem</h3><p>Montreal'den Nice'e gerçekleştirilen bu rekor uçuş, Bombardier'in Global 8000 modelini iş havacılığında yeni bir referans noktası haline getirdi. Şirket, bu başarı sayesinde ultra uzun menzilli ve yüksek hızlı jet segmentinde liderlik pozisyonunu güçlendirdi. Global 8000'in sunduğu hız, menzil, konfor ve operasyonel esneklik, hem iş dünyası hem de özel yolcular için benzersiz avantajlar sunuyor. Bombardier, Global 8000 ile iş jetlerinde performans ve konfor standartlarını yeniden tanımladığını ve sektördeki rekabeti farklı bir seviyeye taşıdığını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Global 8000'in yeni rotalarda ve farklı görevlerde de benzer başarılar elde etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/bombardier-global-8000den-691_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fuzyon-santrallerinde-gizli-nukleer-uretim-uyarisi-278652</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Füzyon santrallerinde gizli nükleer üretim uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Princeton Üniversitesi ve Virginia Tech'ten fizikçiler, füzyon enerjisinin yaygınlaşmasıyla birlikte nükleer santrallerde gizli plütonyum üretimi riskine dikkat çekiyor. Araştırmacılar, antinötrino dedektörleriyle bu tehlikenin önüne geçilebileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Füzyon santrallerinde gizli nükleer üretim uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Princeton Üniversitesi ve Virginia Tech'ten bilim insanları, füzyon enerjisinin gelecekte sürdürülebilir bir kaynak olarak yaygınlaşmasının, nükleer silah yapımı için yeni riskler doğurduğunu açıkladı. Özellikle döteryum-trityum (DT) füzyon reaktörlerinde, silah sınıfı plütonyum veya uranyum-233 gibi fisil malzemelerin gizlice üretilebileceği uyarısı yapıldı. ABD'de son yıllarda milyarlarca dolarlık yatırım alan füzyon enerjisi projeleri, enerji ihtiyacını karşılamanın ötesinde, nükleer yayılma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Princeton Plazma Fiziği Laboratuvarı'ndan Robert Goldston ve Virginia Tech Nötrino Fiziği Merkezi'nden Patrick Huber'in liderliğindeki ekip, bu riskin antinötrino dedektörleriyle tespit edilebileceğini gösteren yeni bir çalışma yayımladı.</p><h3>Patrick Huber ve Robert Goldston: 'Antinötrino dedektörleriyle gizli üretim engellenebilir'</h3><p>Füzyon enerjisi, hidrojen izotoplarının helyuma dönüşmesiyle ortaya çıkan yüksek enerjili nötron akışını kullanıyor. Ancak uzmanlar, bu nötronların, reaktörlerde uranyum-238 gibi elementlerle etkileşime girerek silah sınıfı plütonyum üretimine yol açabileceğini belirtiyor. Huber ve Goldston, DT füzyon reaktörlerinde haftada on kilograma kadar plütonyum veya uranyum-233 üretilebileceğini hesapladı. Bu miktar, nükleer silah üretimi için ciddi bir tehdit anlamına geliyor. Araştırmacılar, Princeton'dan Alexander Glaser'ın da katkısıyla geliştirdikleri antinötrino dedektörlerinin, reaktörlerden yayılan antinötrinoları izleyerek gizli üretimi tespit edebileceğini ortaya koydu. Dedektörler, reaktör merkezinden 25 metre uzaklıkta konuşlandırıldığında, yasa dışı plütonyum üretimini güvenli ve müdahalesiz şekilde izleyebiliyor.</p><h3>Füzyon enerjisinde nükleer yayılma riski büyüyor</h3><p>DT füzyon reaktörlerinin potansiyeli, ABD hükümetinin son testlerinde büyük ilgi topladı. Ancak aynı zamanda, bu reaktörlerin sinsi şekilde nükleer cephane üretiminde kullanılabileceği endişesi de artıyor. Huber ve ekibi, Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'nda geliştirilen simülatörlerle farklı senaryoları modelledi. Sonuçlar, reaktörlerde gizli fisil malzeme üretiminin, mevcut denetim yöntemleriyle tespit edilmesinin zor olduğunu gösterdi. Antinötrino dedektörleri ise, nötrinoların korunamayan ve taklit edilemeyen doğası sayesinde, reaktörlerin uzaktan ve müdahalesiz olarak izlenmesine olanak tanıyor. Araştırmacılar, bu teknolojinin uluslararası nükleer silah yasaklarının uygulanmasında kritik rol oynayabileceğini vurguluyor.</p><h3>Princeton ekibi: 'Daha kapsamlı güvenlik önlemleri şart'</h3><p>Princeton ve Virginia Tech'ten araştırmacılar, füzyon enerjisinin yaygınlaşmasıyla birlikte nükleer yayılma risklerinin de büyüdüğüne dikkat çekiyor. Ekip, özellikle toryum gibi alternatif fisil malzemelerin de ileride benzer amaçlarla kullanılabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, antinötrino dedektörlerinin yanı sıra, reaktör tasarımlarının ve üretim örtülerinin de titizlikle incelenmesi gerektiğini savunuyor. Henüz gerçek dünyada bu dedektör sistemlerinin yaygın olarak kullanılmadığına işaret eden bilim insanları, gelecekte nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılabilmesi için daha fazla güvenlik önlemi alınması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, füzyon enerjisine yatırım yapan kurum ve kuruluşların da nükleer yayılma risklerini göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Sonuç olarak, füzyon enerjisinin potansiyeli ve yaygınlaşması, enerji alanında büyük umutlar doğururken, nükleer silah yapımı gibi ciddi güvenlik tehditlerini de beraberinde getiriyor. Princeton ve Virginia Tech'ten bilim insanlarının ortaya koyduğu antinötrino dedektörü çözümü, bu sorunun önüne geçilmesinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak, uluslararası iş birliği ve daha kapsamlı denetim mekanizmaları olmadan, bu teknolojinin tek başına yeterli olmayacağına dikkat çekiliyor. Füzyon enerjisinin geleceği, alınacak güvenlik önlemleriyle şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/fuzyon-santrallerinde-giz-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/buyuk-iskenderin-ilk-buyuk-zaferini-kazandigi-granikos-savas-alani-koruma-altina-alindi-278651</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Büyük İskender'in ilk büyük zaferini kazandığı Granikos Savaş Alanı koruma altına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Büyük İskender'in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazandığı ve Asya'ya uzanan seferinin kapılarını açan Granikos Savaş Alanı artık 'tarihi sit alanı' olarak tescillendi." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Büyük İskender'in ilk büyük zaferini kazandığı Granikos Savaş Alanı koruma altına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri  Ersoy, NSosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>"Dünya tarihinin akışını değiştiren dönüm noktalarından biri olan Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği alanı koruma altına aldık. Büyük İskender'in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazandığı ve Asya'ya uzanan seferinin kapılarını açan Granikos Savaş Alanı artık 'tarihi sit alanı' olarak tescillendi. Çanakkale'nin Biga ilçesinde yer alan bu eşsiz tarihi miras, arkeolojik bulgular ve bilimsel araştırmalar ışığında resmen koruma altına alınmış oldu. Çanakkale'mizin kültürel mirasına değer katacak bu önemli adımın tarih bilimine, kültür turizmine ve kültür rotalarımızın güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/1-080620267ac21027.jpg"/><p><strong>DÜNYA TARİHİNİN ÖNEMLİ ASKERİ VE KÜLTÜREL MİRAS ALANLARI ARASINDA GÖSTERİLİYOR</strong></p><p>Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Çanakkale'nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesi sınırlarında yer alan ve Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği kabul edilen alan, yürütülen yüzey araştırmalarında elde edilen arkeolojik ve bilimsel veriler ile antik kaynaklar doğrultusunda değerlendirildi.</p><p>Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca alınan kararla, dünya tarihinin en kritik askeri karşılaşmalarından biri olarak kabul edilen, Biga ilçesi sınırlarındaki Granikos Savaşı'nın gerçekleştiği yer "tarihi sit alanı" olarak koruma altına alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/2-08062026d3b17f36.jpg"/><p>Büyük İskender'in Pers İmparatorluğu'na karşı kazandığı ilk büyük zaferin gerçekleştiği alan olarak kabul edilen Granikos Savaş Alanı, dünya tarihinin önemli askeri ve kültürel miras alanları arasında gösteriliyor.</p><p>Koruma kararıyla birlikte bölgenin kültür turizmine kazandırılması, kültür rotaları içerisinde daha görünür hale gelmesi ve ilerleyen süreçte gerçekleştirilecek çevre düzenlemeleriyle ziyaretçilere açılması hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/4-080620262b393de9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/buyuk-iskenderin-ilk-buyu-183_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278650</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-paylasti-mayista-82-bin-481-gida-denetimi-gerceklestirildi-1425-milyon-idari-278650</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı paylaştı! Mayısta 82 bin 481 gıda denetimi gerçekleştirildi, 142,5 milyon idari para cezası uygulandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, mayısta 82 bin 481 gıda denetimi gerçekleştirildiğini belirterek, uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 142,5 milyon lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı paylaştı! Mayısta 82 bin 481 gıda denetimi gerçekleştirildi, 142,5 milyon idari para cezası uygulandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından 1-31 Mayıs tarihlerinde yapılan gıda denetimlerine ilişkin paylaşım yaptı.</p><p>Yurt genelinde, geçen ay toplam 82 bin 481 gıda denetimi gerçekleştirdiklerine işaret eden Bakan Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Denetimler sonucunda, uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 142,5 milyon lira idari para cezası uygularken, 19 işletme hakkında suç duyurusunda bulunduk. İşini hakkıyla yapan üreticimizin ve işletmecimizin emeğini desteklerken, fırsatçılara izin vermiyor, vatandaşlarımızın sağlıklı gıdaya erişim hakkını güvence altına almak amacıyla denetimlerimize sıfır tolerans ilkesiyle devam ediyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/1-08062026223dbe05.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/bakan-yumakli-paylasti-ma-931_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278649</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlardan-yasli-yetiskinlere-kritik-takviye-uyarisi-278649</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan yaşlı yetişkinlere kritik takviye uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yaşlı yetişkinlerde B12 vitamini başta olmak üzere, D vitamini ve protein eksikliği giderek daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlar, gereksiz ve rastgele takviye kullanımının sağlık risklerine yol açabileceğini vurguluyor. Takviye kullanımının kişisel ihtiyaçlara göre belirlenmesi gerektiği konusunda uyarılar artıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan yaşlı yetişkinlere kritik takviye uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı yetişkinlerde besin takviyesi kullanımı son yıllarda ciddi şekilde arttı. Özellikle B12 vitamini, D vitamini ve protein gibi kritik besin maddeleri, bu yaş grubunda sıkça eksikliği görülen öğeler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, takviyelerin herkes için gerekli olmadığını, rastgele ve yüksek dozda alınan vitamin ve minerallerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Takviye kullanımının ancak gerçek bir eksiklik tespit edildiğinde, kişisel ihtiyaçlar ve riskler göz önünde bulundurularak planlanması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Her yaşlı için takviye şart değil, B12 eksikliği yaygın'</h3><p>Besin takviyeleri, özellikle yaşlı bireylerde sağlık için bir 'kestirme yol' gibi sunulsa da, gerçekte en önemli soru kişinin hangi besin maddesinde eksik olduğudur. B12 vitamini eksikliği, yaşla birlikte mide asidinin azalmasına bağlı olarak sıkça ortaya çıkıyor. Düşük B12 seviyeleri, anemi, yorgunluk, sinir sistemi sorunları ve hafıza kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca, metformin veya proton pompa inhibitörü gibi bazı ilaçlar B12 emilimini daha da zorlaştırabiliyor. Bu nedenle, yaşlı bireylerde B12 vitamini eksikliğinin zamanında tespit edilmesi ve uygun dozda takviye ile giderilmesi büyük önem taşıyor. Uzmanlar, herkesin rutin olarak takviye kullanmasının gereksiz olduğunu, özellikle B12 vitamini için eksikliğin kan tahlilleriyle doğrulanmasının en doğru yaklaşım olduğunu belirtiyor.</p><h3>D vitamini ve protein ihtiyacı: Eksiklikler kemik ve kas sağlığını tehdit ediyor</h3><p>D vitamini eksikliği, yaşlı yetişkinlerde güneş ışığına az maruziyet, hareket kısıtlılığı, koyu cilt rengi veya bakım evinde yaşama gibi nedenlerle sıkça görülüyor. D vitamini düzeyi düşük olanlarda, özellikle osteoporoz, sık düşme veya kemik kırığı riski yüksekse, takviye kullanımı öneriliyor. Ancak yapılan araştırmalar, D vitamini takviyesinin genel sağlıklı yaşlılarda kemik kırıklarını önlemede beklenen etkiyi göstermediğini ortaya koydu. Protein ise yaşlılıkta en çok göz ardı edilen besinlerden biri. Yetersiz protein alımı kas kütlesinde ve güçte azalmaya, düşme ve bağımsızlık kaybı riskinin artmasına neden olabiliyor. Uzmanlar, yaşlı bireylerin günde kilogram başına 1.0-1.2 gram protein almalarını, hastalık veya iyileşme sürecinde ise daha yüksek protein ihtiyacının olabileceğini belirtiyor. Protein eksikliği, özellikle et, süt ürünleri veya baklagillerin yeterince tüketilmediği diyetlerde hızla gelişebiliyor.</p><h3>Gereksiz takviye kullanımı sağlık risklerini artırıyor</h3><p>Takviye ürünlerinin kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımı, yaşlılarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yüksek dozda alınan D vitamini ve A vitamini, toksisiteye neden olabiliyor. Demir takviyeleri ise, yalnızca eksiklik tespit edildiğinde ve doktor önerisiyle kullanılmalı; aksi takdirde zararlı olabiliyor. Bazı takviyeler, kullanılan ilaçlarla etkileşime girerek istenmeyen yan etkilere yol açabiliyor. Özellikle yüksek dozda antioksidan takviyelerinin, örneğin beta-karoten ve E vitamininin, bazı gruplarda ölüm riskini artırdığı bilimsel çalışmalarla gösterildi. Multivitaminler ise yalnızca çok az yiyen veya diyet çeşitliliği kısıtlı olan yaşlılar için faydalı olabilir; herkes için bir 'besin sigortası' anlamına gelmiyor.</p><h3>Takviye yerine dengeli beslenme ve düzenli takip önerisi</h3><p>Uzmanlar, yaşlı yetişkinler için en iyi yaklaşımın öncelikle dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni oluşturmak olduğunu vurguluyor. İştah azalması, çiğneme veya yutma güçlüğü, diş kaybı, kilo değişimleri ve kronik hastalıklar, besin eksikliklerini artıran başlıca nedenler arasında. Bu nedenle, beslenme alışkanlıkları, tıbbi durumlar ve ilaç kullanımı düzenli olarak gözden geçirilmeli. Kan testleriyle B12 vitamini, D vitamini, folat ve demir düzeyleri izlenmeli. Gerekli durumlarda, eksiklik veya risk faktörü saptanırsa, hedefli ve kontrollü takviye kullanımı öneriliyor. Ancak hiçbir takviye, dengeli beslenmenin ve düzenli fiziksel aktivitenin yerini tutmuyor. Sağlıklı yaşlanmanın temelinde, yeterli protein alımı, güç egzersizi, kaliteli uyku, sosyal yaşam ve iyi gıdaya erişim yer alıyor.</p><p>Sonuç olarak, yaşlı yetişkinlerde takviye kullanımı, ancak gerçek bir besin eksikliği veya belirgin risk faktörü varsa anlam taşıyor. Özellikle B12 vitamini eksikliği, D vitamini yetersizliği ve protein ihtiyacı yaşlılar için kritik önem taşıyor. Ancak gereksiz ve yüksek dozda takviye kullanımı ciddi sağlık riskleri yaratabiliyor. Uzmanlar, yaşlı bireylerin sağlık durumlarını düzenli olarak takip ettirmelerini ve takviye kullanımı konusunda mutlaka bir uzmana danışmalarını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/uzmanlardan-yasli-yetiski-597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278648</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-8-haziran-2026-pazartesi-278648</link>
      <pubDate>2026-06-08T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 8 Haziran 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak 'Günün Manşeti'nde 8 Haziran 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 8 Haziran 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak  'Günün Manşeti'nde 8 Haziran 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video4-0806202668f6c4c9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>: </b>ABD'de kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde, anketler Trump için gidişatın pek de iyi görünmediğini ortaya koyuyor. Trump ise bu süreci tersine çevirmek ve seçimlere kadar sandıktan iyi bir sonuç çıkarabilmek için hamlelerini sürdürüyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video-08062026f6f4ac55.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>: </b>İsrail'de Netanyahu'nun siyasi varlığını sürdürebilmesi için savaşın daha fazla alevlenmesi gerekiyor. Çünkü savaşın bitmesi ve bir anlaşmanın imzalanması, Netanyahu için siyasi yolun sonu anlamına geliyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video-08062026eca8ebaf.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ERMENİSTAN'LA NORMALLEŞME SÜRECİ</b></p><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>: </b>Paşinyan'ın seçim zaferi, diasporanın arzulayacağı bir sonuç değil.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video-080620267e8d7f11.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>BAKAN ÇİFTÇİ'NİN KUDÜS DUASI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>,</b> birlikte değerlendirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video-0806202691edd084.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>:</b> Eğer Türkiye bugünkü Türkiye olmasaydı, Suriye şimdiki Suriye olmayacaktı. Aslında İsrail, kurulmak istenen "Davut Koridoru" ile doğrudan komşumuz olacaktı ancak biz onları Suriye'den püskürttük. Şimdi ise sırada Kudüs var...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video-08062026f885afd5.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>''HARAM'' MAKAMDAN VAZGEÇMİYOR!</b></p><p><b>Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak</b><b>:</b> Haram dediğin mesele, bizim gibi inanan insanları kapsar. İslam'la ve imanla işi olmayanın, haram kavramıyla alakalı bir endişesi olabilir mi?</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/canli-gunun-manseti-24-tv-418_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/windows-oyun-bilgisayarlarinda-amd-yukselisi-hiz-kesmiyor-278647</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Windows oyun bilgisayarlarında AMD yükselişi hız kesmiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[AMD, Steam'in Mayıs 2026 donanım anketinde Windows oyun bilgisayarlarında yüzde 45'e yaklaşan CPU pazar payı ile dikkat çekti. Intel'in uzun süredir süren liderliği sarsılırken, AMD'nin Ryzen serisi işlemcileri kullanıcılar arasında hızla yayılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Windows oyun bilgisayarlarında AMD yükselişi hız kesmiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AMD, Valve tarafından yayımlanan Steam'in Mayıs 2026 donanım anketine göre Windows işletim sistemli oyun bilgisayarlarında yüzde 45'e yaklaşan CPU pazar payına ulaştı. Uzun yıllar boyunca Intel'in baskınlığında geçen pazarda, AMD'nin özellikle Ryzen serisiyle yakaladığı yükseliş dikkat çekiyor. Son veriler, AMD'nin Windows platformunda yüzde 44,97'lik bir pay elde ettiğini, Intel'in ise yüzde 55,02 seviyesinde kaldığını gösteriyor. Bu gelişme, oyun bilgisayarları pazarında rekabetin giderek kızıştığını ve kullanıcı tercihlerinin hızla değiştiğini ortaya koydu.</p><h3>AMD, Ryzen ile Intel'in üstünlüğünü zorluyor</h3><p>AMD'nin bu başarısının arkasında, 2017 yılında piyasaya çıkan ilk ana akım Ryzen işlemcilerinin büyük etkisi bulunuyor. O dönemde Intel, pazarın tartışmasız lideriydi; ancak AMD'nin Zen mimarisiyle başlattığı atılım, şirketi rakibiyle başa baş rekabet edebilir noktaya taşıdı. Ocak 2026'da yüzde 43,34 olan AMD'nin pazar payı, aradan geçen aylarda yüzde 44,97'ye yükseldi. Aynı dönemde Intel'in payı ise yüzde 56,64'ten yüzde 55,02'ye geriledi. Bu değişim, kullanıcıların AMD işlemcili sistemlere yöneldiğini ve pazar dengelerinin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Özellikle oyun performansında öne çıkan Ryzen modelleri, Steam kullanıcılarının tercihlerinde belirleyici rol oynuyor.</p><h3>3D V-Cache ve yeni nesil çiplerle AMD'nin yükselişi sürüyor</h3><p>AMD'nin pazar payındaki artışında, 3D V-Cache teknolojisinin ve yeni nesil X3D işlemcilerin katkısı büyük. Şirket, son dönemde hem mevcut hem de eski nesil Ryzen modelleri için X3D varyantlarını piyasaya sürdü. Özellikle 5800X3D'nin 10. Yıldönümü Sürümü ve 9950X3D2 gibi modeller, oyun performansında rakiplerini geride bırakıyor. AMD, sadece oyun bilgisayarlarında değil, sunucu segmentinde de EPYC serisiyle yüzde 46'lık pazar payına ulaşarak dikkat çekiyor. Şirketin, önümüzdeki yıllarda Venice ve Verano kod adlı yeni işlemcilerle bu yükselişi sürdürmesi bekleniyor. Intel ise mobil alanda Panther Lake ve masaüstünde Nova Lake serisiyle rekabeti canlı tutmaya çalışıyor. Ancak mevcut veriler, AMD'nin son yıllardaki stratejisinin meyvesini verdiğini ve kullanıcıların tercihlerini önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, Steam donanım anketi verileri, CPU pazarında AMD'nin yükselişinin sürdüğünü ve Intel'in liderliğinin ciddi şekilde sarsıldığını gösteriyor. Özellikle oyun bilgisayarı kullanıcılarının artan ilgisiyle AMD, önümüzdeki dönemde pazar payını daha da artırabilir. Rekabetin bu seviyede devam etmesi, hem teknolojik gelişmeleri hem de kullanıcıların donanım tercihlerini yakından etkileyecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/windows-oyun-bilgisayarla-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278646</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meditasyon-yapanlar-icin-sasirtan-sonuc-beyin-dakikalar-icinde-degisiyor-278646</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meditasyon yapanlar için şaşırtan sonuç! Beyin dakikalar içinde değişiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Harvard Tıp Okulu'nda yapılan yeni bir araştırma, meditasyonun yalnızca birkaç dakika içinde beyin dalgalarında anlamlı değişiklikler yarattığını ortaya koydu. Amerika Birleşik Devletleri'nde popülerliği hızla artan meditasyon, özellikle nefes izleme yöntemiyle, zihinsel sakinlik ve odaklanmada kısa sürede etkili oluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meditasyon yapanlar için şaşırtan sonuç! Beyin dakikalar içinde değişiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Tıp Okulu'nun anesteziyoloji profesörü Dr. Balachundhar Subramaniam'ın önderliğinde gerçekleştirilen ve Mindfulness dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, meditasyonun beyin dalgaları üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. Araştırmanın bulgularına göre, meditasyon uygulayan kişilerde yalnızca iki dakika içinde beyin dalgalarında anlamlı değişiklikler ortaya çıkıyor ve bu değişimler yaklaşık yedi dakikalık bir uygulamanın ardından zirveye ulaşıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde meditasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte, 2022 verilerine göre yaklaşık 60,5 milyon kişi bu uygulamayı hayatına dahil etti. Harvard ekibinin yürüttüğü çalışma, meditasyonun özellikle kısa süreli uygulamalarda bile beyinde dikkat, odaklanma ve sakinlik sağlayan dalgaları artırdığını ve zihinsel dolaşmayı azalttığını gösteriyor.</p><h3>Harvard ekibi: Meditasyonun beyin dalgalarında hızlı etkisi kanıtlandı</h3><p>Çalışmada, yaşları ve meditasyon deneyimleri farklılık gösteren 103 yetişkinin beyin aktiviteleri elektroensefalogram (EEG) yöntemiyle ölçüldü. Katılımcılardan gözleri kapalı şekilde oturmaları ve sadece nefeslerine odaklanmaları istendi. EEG sonuçları, meditasyonun ilk dakikalarında bile theta, theta-alpha, alpha ve beta-1 dalgalarında belirgin artışlar olduğunu, buna karşılık delta ve gamma-1 dalgalarında ise düşüşler yaşandığını ortaya koydu. Bu değişimler, katılımcıların daha az zihinsel dolaşma yaşadığını ve daha fazla odaklandığını gösteriyor. Harvard Tıp Okulu'ndan Dr. Subramaniam, özellikle gamma dalgalarındaki düşüşün, çevresel uyaranlardan uzaklaşıp içsel dikkatin güçlenmesine işaret ettiğini vurguladı. Araştırma ayrıca, meditasyon pratiği ilerledikçe beyin dalgalarındaki bu olumlu değişimlerin daha da belirginleştiğini gösterdi.</p><h3>ABD'de meditasyonun yükselişi: 60 milyon kişi uyguluyor</h3><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde meditasyonun yaygınlaşması dikkat çekiyor. 2022 yılında yapılan tahminlere göre, ülkede her beş yetişkinden biri, yani yaklaşık 60,5 milyon kişi düzenli olarak meditasyon yapıyor. Bu artan ilgiyle birlikte, meditasyonun kaygı, stres, ağrı ve uyku problemleri üzerindeki olumlu etkileri de bilimsel olarak daha fazla araştırılmaya başlandı. Harvard Tıp Okulu'nun bulguları, meditasyonun kısa sürede bile beyinde olumlu değişimler sağladığını ve bu değişimlerin, özellikle nefes izleme gibi odaklanmış dikkat teknikleriyle daha etkili hale geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmanın sonuçları, meditasyonun sadece zihinsel rahatlama sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda beyin dalgalarında ölçülebilir değişiklikler yarattığını gösteriyor.</p><h3>Meditasyonun beyin dalgalarındaki etkisi: Theta ve alpha dalgalarında artış</h3><p>Çalışmada elde edilen EEG verileri, meditasyon sırasında theta, theta-alpha ve alpha dalgalarında belirgin bir artış olduğunu gösterdi. Bu dalgalar, zihinsel sakinlik, içsel dikkat ve yaratıcılık ile ilişkilendiriliyor. Harvard ekibinin gözlemlerine göre, özellikle deneyimli meditasyon uygulayıcılarında bu artışlar daha belirgin hale geliyor. Beta-1 dalgalarındaki yükseliş ise, kişinin daha uyanık ve odaklanmış hissettiği 'rahat bir uyanıklık' durumunu işaret ediyor. Buna karşılık, delta ve gamma-1 dalgalarındaki azalma, daha az zihinsel dolaşma ve daha derin bir odaklanma anlamına geliyor. Dr. Subramaniam, meditasyonun ilk birkaç dakikasında beyin dalgalarındaki bu değişimlerin, kişinin dikkatini içe yönlendirmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.</p><h3>Uzmanlar: Pratik arttıkça beyin daha hızlı adapte oluyor</h3><p>Harvard Tıp Okulu'nun araştırmasında, meditasyon deneyimi arttıkça beyin dalgalarındaki değişimlerin de daha belirgin hale geldiği ortaya çıktı. Deneyimli meditasyon uygulayıcıları, theta ve theta-alpha dalgalarında daha büyük artışlar, delta ve gamma-1 dalgalarında ise daha fazla azalma gösterdi. Bu bulgu, meditasyonun tıpkı diğer beceriler gibi pratikle geliştiğini ve etkisinin zamanla derinleştiğini gösteriyor. Dr. Subramaniam, meditasyona başlamak isteyenlerin en büyük iki çekincesinin zaman bulamamak ve zihinlerini susturamamak olduğunu belirtti. Ancak araştırmaya göre, sadece yedi dakikalık bir uygulama dahi beyin dalgalarında olumlu değişiklikler yaratıyor ve rehberli meditasyon uygulamaları, yeni başlayanlar için etkili bir başlangıç noktası sunuyor.</p><h3>Beyin dalgalarındaki değişimlerin sağlık üzerindeki etkisi</h3><p>Harvard Tıp Okulu'nun çalışması, meditasyonun beyin dalgalarını değiştirerek zihinsel durumu dönüştürdüğünü vurgulasa da, bu değişikliklerin doğrudan sağlık sonuçlarına etkisi konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. New York'taki Icahn Tıp Okulu'ndan Dr. Ignacio Saez, meditasyon sırasında beyin kaynaklarının dikkat, öz izleme ve duygu düzenleme gibi süreçlere yeniden tahsis edildiğini belirtti. Saez'in önceki çalışmaları, meditasyonun amigdala ve hipokampus gibi duygusal düzenleme ve hafıza ile ilişkili beyin bölgelerinde de dalga değişikliklerine yol açtığını gösterdi. Ancak uzmanlar, EEG'de gözlenen değişikliklerin tek başına bir sağlık göstergesi olmadığını, fakat meditasyonun beyin aktivitesini nasıl etkilediğine dair önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Uzman görüşleri: Meditasyonun kısa süredeki etkileri ve gelecekteki araştırmalar</h3><p>University of Wollongong'dan Alexander Duda, meditasyonun beyinde yalnızca birkaç dakika içinde değişiklikler başlatmasının beklenen bir sonuç olduğunu ifade etti. Duda, bu nörofizyolojik değişimlerin sağlık üzerindeki uzun vadeli etkilerini anlamak için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Özellikle kardiyovasküler sistem üzerindeki etkiler ve genel sağlık sonuçları, henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değil. Dr. Saez ise, meditasyonun beyin dalgalarını değiştirerek kişiyi farklı bir işlevsel duruma taşıdığını, ancak bu değişimlerin tek başına sağlık üzerinde kesin bir etki yaratmadığını belirtti. Uzmanlar, meditasyonun beyin aktivitesi üzerinde kısa sürede gözlemlenen bu etkilerinin, zihin-beden bütünlüğü ve zihinsel sağlık açısından önemli bir pencere sunduğu görüşünde birleşiyor.</p><p>Sonuç olarak, Harvard Tıp Okulu'nun öncülüğünde yapılan bu çalışma, meditasyonun beyin dalgalarında hızlı ve ölçülebilir değişiklikler yarattığını göstererek, kısa süreli uygulamaların bile zihinsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Meditasyonun yalnızca bir rahatlama yöntemi olmadığı, aynı zamanda beyin fonksiyonlarını dönüştüren güçlü bir pratik olduğu bilimsel olarak bir kez daha kanıtlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/meditasyon-yapanlar-icin--102_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278645</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-merkezli-24-ilde-sike-operasyonu-82-zanli-adliyede-278645</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli 24 ilde "şike" operasyonu! 82 zanlı adliyede]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 24 ilde düzenlenen "şike" operasyonunda gözaltına alınan 82 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul merkezli 24 ilde "şike" operasyonu! 82 zanlı adliyede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, 5 Haziran'da düzenlenen operasyonda yakalanan 82 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.</p><p><strong>ŞİKE OPERASYONU</strong></p><p>İstanbul mali polisinin yaptığı çalışmada, şüpheli İ.Ö.Ö. tarafından koordine edilen suç ağı üzerinden önceden sonucu üzerinde anlaşma sağlanan müsabakalar ile yasal ve yasa dışı bahis faaliyetlerinden gelir elde edildiği, bunların kripto varlık cüzdanları aracılığıyla transfer edilip, kullanıcıları tespit edilemeyen farklı cüzdanlara aktarıldığı belirlenmişti.</p><p>Suç ağı içerisinde döviz ve kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren şüphelilerin de yer aldığını tespit eden ekipler, bu kapsamda 192 milyar liralık işlem hacmi gerçekleştirildiğini ortaya çıkarmış, çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul merkezli 24 ilde belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda 80 zanlı gözaltına alınmıştı.</p><p>Çalışmaların devamında 6 şüpheli daha yakalanmış, işlemlerinin ardından 4'ü serbest bırakılmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 350 milyon lira değerindeki 83 menkul ve gayrimenkule el konulmuş, zanlılara ait banka ve kripto varlık hesaplarına bloke işlemi uygulanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/istanbul-merkezli-24-ilde-352_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/xi-jinpingden-pyongyanga-kritik-ziyaret-cin-kuzey-kore-iliskilerinde-yeni-donem-278644</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Xi Jinping'den Pyongyang'a kritik ziyaret! Çin-Kuzey Kore ilişkilerinde yeni dönem]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile Pyongyang'da bir araya gelerek iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Bu ziyaret, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini artırma çabasının yanı sıra, Pyongyang ile Moskova arasındaki yakınlaşmaya karşı bir denge arayışını da yansıtıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Xi Jinping'den Pyongyang'a kritik ziyaret! Çin-Kuzey Kore ilişkilerinde yeni dönem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'a gerçekleştirdiği ziyaretle, iki ülke arasındaki karmaşık ve hassas ilişkileri yeni bir boyuta taşımayı amaçlıyor. Xi'nin bu hafta gerçekleştirdiği temaslar, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini güçlendirmek için yürüttüğü diplomatik hamlelerin bir parçası olarak öne çıkıyor. Ziyaretin zamanlaması dikkat çekici çünkü son dönemde Pyongyang ile Moskova arasındaki askeri ve siyasi yakınlaşma, Pekin yönetiminde endişelere yol açtı. Çin, Kuzey Kore'nin nükleer programının yol açtığı uluslararası krizlere dahil olmak istemiyor, ancak sınırında istikrarı korumak ve Pyongyang üzerindeki nüfuzunu kaybetmemek için yeni adımlar atıyor.</p><h3>Xi Jinping: 'Kuzey Kore ile stratejik ortaklık derinleşecek'</h3><p>Çin ve Kuzey Kore arasındaki ilişkiler, geçmişte 'kanla şekillenen bağ' olarak tanımlansa da, son yıllarda iki ülke arasındaki güvenin sarsıldığı gözleniyor. Özellikle Ekim 2024'te diplomatik ilişkilerin 75. yıl dönümünün sönük geçmesi ve Çin'in büyükelçisinin Kuzey Kore'nin kuruluş kutlamalarına katılmaması, iki başkent arasında soğuk rüzgarların estiğini gösterdi. Buna rağmen, Xi Jinping'in Pyongyang ziyaretiyle birlikte, Pekin yönetimi ilişkileri yeniden canlandırma ve stratejik ortaklığı derinleştirme mesajı veriyor. Çin, Kuzey Kore'nin Moskova ile geliştirdiği askeri işbirliğinden ve iki ülke arasında imzalanan karşılıklı savunma paktından rahatsız. Pekin, Pyongyang'ın Rusya'ya daha fazla yaklaşmasının, Çin'in bölgede sahip olduğu etkiyi azaltmasından endişe ediyor. Bu nedenle Xi'nin ziyareti, dostluk mesajları kadar, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etme arayışını da simgeliyor.</p><h3>Pyongyang-Moskova hattında artan işbirliği Pekin'i tedirgin ediyor</h3><p>Kuzey Kore'nin Rusya ile kurduğu yakın ilişki, Çin'in bölgedeki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonları sırasında, Pyongyang'ın Moskova'ya mühimmat sağladığı ve karşılığında petrol ile yardımlar aldığı iddiaları, Washington ve müttefiklerinde olduğu kadar Pekin'de de huzursuzluk yarattı. Özellikle BBC'nin araştırmasına göre, yaklaşık 2,300 Kuzey Koreli askerin Ukrayna'daki çatışmalarda hayatını kaybettiği bilgisi, Pyongyang'ın Moskova'ya verdiği askeri desteğin boyutunu ortaya koyuyor. Çin, Kuzey Kore'nin bu tür askeri işbirlikleriyle Batı'nın ve bölgedeki ABD müttefiklerinin tepkisini üzerine çekmesinden, dolayısıyla kendi sınırlarında yeni bir istikrarsızlık dalgasının başlamasından çekiniyor. Pekin, Pyongyang'ın Rusya'ya aşırı yakınlaşmasının, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki geleneksel nüfuzunu zayıflatacağı görüşünde. Bu nedenle Xi Jinping'in ziyaretinin, Kuzey Kore'ye 'Çin'in desteği ve etkisi hala belirleyici' mesajı vermesi hedefleniyor.</p><h3>Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisi: Nükleer kriz ve stratejik denge</h3><p>Çin'in Kuzey Kore ile ilişkilerinde en hassas konu, Pyongyang'ın nükleer programı ve bu programın bölgesel güvenliğe etkisi. Pekin yönetimi, Pyongyang'ın nükleer silah geliştirme çabalarını desteklemiyor, çünkü bu durum ABD, Japonya ve Güney Kore'nin askeri işbirliğini artırmasına yol açıyor. Ancak Çin, Kuzey Kore'ye karşı doğrudan sert bir tavır almaktan da kaçınıyor. 2022 yılında Çin ve Rusya, Kuzey Kore'nin füze denemelerine karşı ABD öncülüğünde Birleşmiş Milletler'de alınmak istenen yeni yaptırım kararını veto etti. Analistler, Çin'in Kuzey Kore üzerinde baskıyı artırmasının, Pyongyang'ı daha fazla Rusya'nın yörüngesine iteceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle Pekin, denge politikası izleyerek hem Kuzey Kore'nin aşırı bağımsızlaşmasını önlemeye hem de bölgede istikrarı korumaya çalışıyor. Xi Jinping'in Pyongyang ziyareti, bu hassas dengeyi gözeten bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Ekonomik bağımlılık ve diplomatik hamleler: Çin'in Pyongyang üzerindeki kozları</h3><p>Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı ve yardım sağlayıcısı konumunda bulunuyor. 2023 yılında Çin'in Kuzey Kore'ye yaptığı ihracat yaklaşık 2,3 milyar dolara ulaştı ve bu, son altı yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ayrıca, iki ülke arasında yolcu tren seferleri de altı yıl aradan sonra yeniden başladı. Analistler, Pekin'in ekonomik ilişkileri güçlendirerek Pyongyang'ı kendi yörüngesinde tutmaya çalıştığını belirtiyor. Kim Jong Un'un, Rusya ile işbirliğini sürdürürken Çin'den gelen ekonomik desteği kaybetmek istememesi, Kuzey Kore'nin dış politikasında denge arayışını zorunlu kılıyor. Eğer Ukrayna'daki savaş sona ererse, Rusya'nın Kuzey Kore'ye olan ihtiyacı azalabilir ve bu durumda Kim rejimi için Çin'in desteği daha da kritik hale gelir. Xi Jinping'in ziyareti, Kuzey Kore'nin ekonomik ve diplomatik olarak Çin'e olan bağımlılığını pekiştirmeye yönelik bir adım olarak öne çıkıyor.</p><h3>Geçmişten bugüne Çin-Kuzey Kore ilişkilerinde kırılma anları</h3><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, babası Kim Jong Il'den farklı olarak, iktidarının ilk yıllarında Çin'le mesafeli bir politika izledi. Kim Jong Un, göreve geldikten sonraki ilk altı yılda yaklaşık 90 balistik füze denemesi ve dört nükleer test gerçekleştirdi. Bu adımlar, Pekin'de ciddi endişelere yol açtı. Ayrıca, Çin'in istikrar sağlayıcı olarak gördüğü Kim'in amcası Jang Song Thaek'in idamı, iki ülke arasındaki güven krizini derinleştirdi. Xi Jinping, bu dönemde diplomatik hoşnutsuzluğunu göstermek için 2014'te önce Güney Kore'yi ziyaret etti ve Kim Jong Un'u dışladı. Pyongyang ise bu tutuma 'hain ve düşman' diyerek tepki gösterdi. Ancak, nükleer program nedeniyle uygulanan uluslararası yaptırımlar Kim rejimini zora sokunca, Kim Jong Un 2018'de ilk yurt dışı ziyaretini Pekin'e yaptı. Bu ziyaret, iki ülke arasında temkinli bir yeniden yakınlaşma sürecinin başlangıcı oldu. Kim, ABD ve Güney Kore liderleriyle görüşmeden önce daima Çin ile istişare etti ve Pyongyang'ın Pekin'in desteği olmadan müzakere masasına oturmayacağını gösterdi.</p><h3>Xi Jinping'in Pyongyang ziyareti: Bölgesel denge ve güç mücadelesi</h3><p>Günümüzde Kuzey Kore, Çin için hem stratejik bir tampon bölge hem de potansiyel bir risk kaynağı olarak öne çıkıyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını sınırlama işlevi gören Kuzey Kore, aynı zamanda nükleer ve balistik silah testleriyle bölgesel istikrarsızlığın baş aktörlerinden biri haline geldi. Kim Jong Un ise Çin'in korumasına ihtiyaç duyarken, Pekin'in tam kontrolünü kabul etmek istemiyor. Her iki ülke de birbirine tam anlamıyla güvenmiyor, ancak mevcut koşullarda karşılıklı bağımlılık ilişkisi devam ediyor. Xi Jinping'in Pyongyang ziyareti, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini koruma ve bölgedeki güç dengesini kendi lehine çevirme arzusunun bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu ziyaretin, Kuzey Kore'nin Rusya ile yakınlaşması ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığı karşısında Pekin'in stratejik hamlelerini hızlandıracağı öngörülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Xi Jinping'in Kuzey Kore ziyareti, sadece iki ülke arasındaki dostluk mesajlarından ibaret değil. Bu temaslar, Çin'in Pyongyang üzerindeki etkisini yeniden tesis etme, Moskova'nın bölgedeki artan nüfuzuna karşı denge kurma ve Kuzey Kore'nin nükleer programı nedeniyle oluşan uluslararası baskılara karşı stratejik bir pozisyon alma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. İlerleyen dönemde, Çin-Kuzey Kore-Rusya üçgeninde yaşanacak gelişmeler, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengeleri üzerinde belirleyici rol oynayacak. Xi Jinping'in Pyongyang ziyareti, bu sürecin en kritik adımlarından biri olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/xi-jinpingden-pyongyanga--410_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-yeni-donem-askap-j1745in-radyo-ve-x-isini-patlamalari-heyecan-yaratti-278643</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda yeni dönem! ASKAP J1745'in radyo ve X-ışını patlamaları heyecan yarattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'da bulunan ASKAP radyo teleskobu, uzun dönem radyo geçicilerinin gizemini çözmeye bir adım daha yaklaştı. Bilim insanları, ASKAP J1745 adını verdikleri yeni bir kaynağın hem radyo hem X-ışını patlamalarını ilk kez eşzamanlı olarak gözlemledi. Bu gelişme, galaksimizin merkezine yakın bölgelerdeki bilinmeyen enerji kaynaklarının anlaşılmasında kritik bir rol oynayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda yeni dönem! ASKAP J1745'in radyo ve X-ışını patlamaları heyecan yarattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'da konuşlu ASKAP radyo teleskobu ile yapılan gözlemler, astronomi dünyasında büyük bir heyecana yol açtı. Bilim insanları, uzun dönem radyo geçicileri olarak bilinen gizemli sinyallerin kökenine dair önemli bir ipucu yakaladı. ASKAP J1745 adı verilen bu yeni kaynak, hem radyo hem de X-ışını patlamalarını düzenli aralıklarla yayarak, bugüne kadar bilinen 12 uzun dönem geçiciden farklı bir profil sergiledi. Bu keşif, galaksimizin merkezine yakın, yoğun toz bulutlarının ardında saklanan enerji kaynaklarının anlaşılması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Bilim insanları ASKAP J1745'te radyo ve X-ışını patlamalarını eşzamanlı tespit etti</h3><p>Son yıllarda gökyüzünü tarayan modern teleskoplar, arka arkaya gelen gizemli radyo sinyalleriyle bilim dünyasını şaşırtıyor. Uzun dönem radyo geçicileri adı verilen bu kaynaklar, genellikle dakikalar ile saatler arasında tekrarlayan parlak ışık patlamaları üretiyor. Ancak çoğunun kökeni hâlâ bilinmezliğini koruyor. ASKAP J1745'in tespit edilmesiyle, ilk kez bir uzun dönem radyo geçicisinin yörüngesindeki her turda hem radyo hem de X-ışını patlamaları eşzamanlı olarak gözlemlendi. Bu durum, daha önceki gözlemlerde yalnızca radyo dalgalarıyla tespit edilen kaynaklardan farklı olarak, çoklu dalga boylarında bilgi edinilmesini sağladı. Bilim insanları, bu verilerin uzun dönem geçicilerin oluşum mekanizmalarını aydınlatmada anahtar rol oynayacağını belirtiyor.</p><h3>ASKAP J1745'in kökeni: Beyaz cüce ve kırmızı cüce ikilisi dikkat çekiyor</h3><p>ASKAP J1745'in sıradışı özellikleri, kökeniyle ilgili yeni teorileri de beraberinde getirdi. Araştırmacılar, bu kaynağın bir beyaz cüce ile düşük kütleli bir kırmızı cüce yıldızdan oluşan bir ikili sistem olduğunu ortaya koydu. Kataklizmik değişkenler olarak bilinen bu tür sistemlerde, beyaz cüce diğer yıldızdan malzeme çekiyor ve bu süreçte hem radyo hem X-ışını patlamaları meydana geliyor. ASKAP J1745'in, bugüne kadar tespit edilen uzun dönem geçiciler arasında bu kadar kapsamlı ve çoklu dalga boyunda gözlemlenebilen ilk kaynak olması, galaksimizin merkezine yakın bölgelerdeki benzer sistemlerin keşfi için de yeni bir yol açıyor. Bilim insanları, bu bulgunun uzun dönem radyo geçicilerinin kökenini anlamada bir dönüm noktası olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Uzun dönem radyo geçicilerinin gizemi: Rosetta taşı etkisi</h3><p>ASKAP J1745'in keşfi, astronomi dünyasında Rosetta taşı etkisi yarattı. Antik Mısır hiyerogliflerinin çözülmesinde anahtar rol oynayan Rosetta taşı gibi, bu yeni kaynak da uzun dönem radyo geçicilerinin şifresini çözmek için kritik veriler sunuyor. ASKAP J1745, radyo dalgalarından görünür ışığa ve X-ışınlarına kadar geniş bir spektrumda patlamalar sergileyerek, bu tür kaynakların evrimi ve enerji üretim süreçleri hakkında daha önce elde edilemeyen bilgiler sağladı. Araştırmacılar, bu bulgular sayesinde galaksimizin merkezindeki tozlu ve yoğun bölgelerde gizlenen benzer sistemlerin daha kolay tespit edilebileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu tür patlamaların oluşumunda manyetik alanların ve plazma akışlarının oynadığı rolün anlaşılması, evrende insanlık tarafından henüz tam olarak bilinmeyen fiziksel süreçlerin aydınlatılmasına da katkı sağlayacak.</p><h3>Bilim dünyasında yeni laboratuvar: ASKAP J1745 ile aşırı fiziksel koşullar inceleniyor</h3><p>ASKAP J1745'in eşsiz özellikleri, bilim insanlarına Dünya'da yeniden oluşturulması mümkün olmayan aşırı fiziksel koşulları inceleme fırsatı sunuyor. Bu sistemde, güçlü manyetik alanlara sahip iki yıldızın etkileşimi ve beyaz cüceye doğru akan yüklü parçacıkların oluşturduğu plazma akışları, radyo ve X-ışını patlamalarının kaynağı olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, ASKAP J1745 gibi uzun dönem radyo geçicilerinin incelenmesiyle, evrende nadir görülen ve henüz tam olarak anlaşılamayan enerji transferi ve manyetik alan dinamikleri hakkında yeni bilgiler edinmeyi hedefliyor. Bu gelişmeler, yalnızca gökbilim alanında değil, plazma fiziği ve yüksek enerji astrofiziği gibi disiplinlerde de çığır açıcı sonuçlar doğurabilir.</p><p>Sonuç olarak, ASKAP J1745'in keşfiyle uzun dönem radyo geçicilerinin gizemi çözülmeye bir adım daha yaklaştı. Bu yeni kaynak, astronomlara galaksimizin derinliklerinde saklı enerji mekanizmalarını anlamak için eşsiz bir pencere açtı. Önümüzdeki dönemde, benzer sistemlerin tespitiyle evrenin sırlarına dair daha fazla bilgiye ulaşılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/uzayda-yeni-donem-askap-j-922_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278642</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/amazon-yagmur-ormanlarinda-kesif-yarisi-bilinmeyen-orumcek-turu-dikkat-cekiyor-278642</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Amazon yağmur ormanlarında keşif yarışı! Bilinmeyen örümcek türü dikkat çekiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ekvador'un Amazon yağmur ormanlarında, bilim insanları tarafından mantar sanılan ve bugüne kadar hiç görülmemiş bir taklit stratejisine sahip yeni bir örümcek türü keşfedildi. Taczanowskia waska adı verilen bu örümcek, biyoçeşitliliğin ve doğadaki adaptasyonların sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Amazon yağmur ormanlarında keşif yarışı! Bilinmeyen örümcek türü dikkat çekiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekvador'un Amazon yağmur ormanlarında yürütülen bir gece araştırması sırasında bilim insanları, sıradan bir mantar gibi görünen sıra dışı bir canlıyla karşılaştı. İlk bakışta sıradan bir mantarın yaprağa tutunduğu sanılsa da, detaylı inceleme sonucunda bunun daha önce hiç tanımlanmamış bir örümcek türü olduğu anlaşıldı. Taczanowskia waska adı verilen bu yeni örümcek, mantarları andıran görünümüyle hem bilim dünyasında hem de doğa gözlemcileri arasında büyük ilgi uyandırdı. Keşif, uluslararası bir bilim ekibinin katkılarıyla gerçekleşti ve Zootaxa dergisinde yayımlandı. Bu bulgu, Amazon'un hâlâ keşfedilmeyi bekleyen sayısız canlıya ev sahipliği yaptığını bir kez daha ortaya koydu.</p><h3>Leibniz Enstitüsü ve Hamburg Doğa Müzesi'nden çığır açan örümcek keşfi</h3><p>Leibniz Biyoçeşitlilik Değişimi Analiz Enstitüsü (LIB) ile Hamburg Doğa Müzesi'nin de aralarında bulunduğu uluslararası bir ekip, Taczanowskia waska'nın doğadaki aldatıcı adaptasyonlarını detaylı biçimde inceledi. Araştırmacılar, örümceğin özellikle Gibellula mantarının meyve verme organına olağanüstü derecede benzediğini tespit etti. Gibellula mantarı, genellikle örümcekler üzerinde parazit olarak büyüyor ve bu yeni türün karın kısmında uzayan çıkıntılar ile soluk renkli yüzey, mantar görünümünü mükemmel şekilde taklit ediyor. Bilim insanları, örümceğin bu özel görünümü sayesinde hem avcılarından saklanabildiğini hem de avını şaşırtma şansı bulduğunu belirtti. Özellikle yaprakların alt kısımlarında hareketsiz kalan Taczanowskia waska'nın bu davranışı, mantar taklidini daha da inandırıcı hale getiriyor. Araştırmanın başındaki Nadine Dupérré, bilimsel koleksiyonlardan elde edilen referans örneklerin, yeni türün sınıflandırılmasında kritik rol oynadığını vurguladı.</p><h3>Vatandaş bilimi ve biyoçeşitlilik araştırmalarında yeni bir sayfa</h3><p>Taczanowskia waska'nın keşfi, yalnızca bilimsel ekiplerin değil, aynı zamanda vatandaş bilimi platformlarının da önemini bir kez daha gösterdi. iNaturalist adlı platformda paylaşılan bir gözlem, bu yeni örümcek türünün bilimsel olarak tanımlanmasına zemin hazırladı. Kullanıcılar, mantar sandıkları bu canlının aslında bir örümcek olduğunu fark ederek bilim insanlarının dikkatini çekti. Bu olay, Amazon gibi biyoçeşitlilik açısından zengin bölgelerde vatandaş biliminin ne kadar etkili olabileceğini kanıtladı. Ayrıca, uluslararası işbirlikleri ve bilimsel koleksiyonlar sayesinde, Amazon'un karmaşık ekosisteminde daha fazla türün keşfedileceği öngörülüyor. Ekvador'un Llanganates-Sangay Koridoru'nda gerçekleşen bu keşif, bölgenin dünyanın en zengin biyoçeşitlilik noktalarından biri olduğunu ve hâlâ birçok bilinmeyen canlıya ev sahipliği yaptığını bir kez daha gündeme taşıdı.</p><p>Taczanowskia waska'nın ortaya çıkışı, örümceklerin doğadaki taklit stratejilerinin ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor. Bilim insanları, bu tür adaptasyonların evrimsel süreçte nasıl geliştiğini ve ekolojik dengedeki rolünü daha iyi anlamak için araştırmalarını sürdürüyor. Amazon'un benzersiz biyoçeşitliliği, hem bilimsel hem de toplumsal işbirliğiyle her geçen gün daha fazla aydınlanıyor. Yeni keşifler, doğanın şaşırtıcı sırlarını ortaya çıkarmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/amazon-yagmur-ormanlarind-549_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278641</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-isikhan-iskur-verilerini-paylasti-iste-ise-yerlestirme-rakamlari-278641</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan, İŞKUR verilerini paylaştı! İşte işe yerleştirme rakamları...]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR'un ocak-mayıs 2026 döneminde 590 bine yakın işe yerleştirmeye aracılık ettiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Işıkhan, İŞKUR verilerini paylaştı! İşte işe yerleştirme rakamları...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, NSosyal hesabındaki paylaşımında, insanı ve emeği merkeze alan, nitelikli iş gücünü üretimle buluşturan uygulamalarını sürdürdüklerini belirterek, İŞKUR'a ait şu verileri paylaştı:</p><p>"Ocak-mayıs döneminde 590 bine yakın işe yerleştirmeye aracılık ettik. 300 bine yakın iş yeri ziyareti ve 1,4 milyona yakın bireysel görüşme gerçekleştirdik. 894 bin 137 açık iş (işveren tarafından talep edilen-ihtiyaç duyulan eleman) tespit ettik. Ulusal İstihdam Stratejimiz ve Orta Vadeli Program hedeflerimiz doğrultusunda iş gücümüzün ihtiyaçlarını tespit ederek gerekli adımları atmaya, istihdamımızı artırmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/bakan-isikhan-iskur-veril-281_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278640</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurum-tokinin-yeni-kampanyasinin-ornek-konutlarini-paylasti-bu-kapilarin-ardinda-huz-278640</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, TOKİ'nin yeni kampanyasının örnek konutlarını paylaştı: Bu kapıların ardında huzur, mutluluk ve güven var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) 64 ilde satışa sunacağı yaklaşık 20 bin konuta ilişkin Ankara Saraycık'ta hazırlanan örnek daire görüntülerini paylaştı. Bakan Kurum paylaşımında, "TOKİ ile yeni yapacağımız açık satış kampanyamızla böyle 20 bin yuvamız daha sahiplerini bekliyor. Bu kapıların ardında huzur, mutluluk ve güven var." ifadelerine yer verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum, TOKİ'nin yeni kampanyasının örnek konutlarını paylaştı: Bu kapıların ardında huzur, mutluluk ve güven var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "TOKİ ile yeni yapacağımız açık satış kampanyamızla böyle 20 bin yuvamız daha sahiplerini bekliyor. Bu kapıların ardında huzur, mutluluk ve güven var." ifadelerine yer verdi.</p><p>Bakanlıktan, paylaşıma ilişkin yapılan açıklamaya göre, Kurum'un yer verdiği görüntülerde, Saraycık'taki 2+1 konutlardan detaylar yer aldı.</p><p>Depreme dayanıklı, tünel kalıp sistemiyle inşa edilen örnek konutlar, salon, çocuk odası, yatak odası, banyo ve mutfaktan oluşuyor. Ankara'da 2+1 konutlar 3 milyon 100 bin liradan başlayan fiyatlarla ve 21 bin 40</p><p>Konutların çoğunun bittiği, bazılarının bitme aşamasında olduğu ifade edilerek, buradaki amacın kira fiyatlarını düşürmek ve vatandaşa deprem riskine karşı güvenli yuva kazandırmak olduğu bildirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/video-08062026c288a33f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>SATIŞLAR, 15 HAZİRAN'DA BAŞLAYACAK</strong></p><p>TOKİ'nin açık satış kampanyası kapsamında 15 Haziran-17 Temmuz tarihleri arasında Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. üzerinden doğrudan satış yapılacak. İkametgah, gelir, ön başvuru ve kura koşulları olmayan kampanyada, T.C. vatandaşı olma, 18 yaşını doldurmuş olma ve başvuru sahibinin ve eşinin üzerine kayıtlı ev bulunmaması gerekecek.</p><p>TOKİ evleri 3 ayrı satış alternatifi ile satılacak. Buna göre ilk modelde konut seçimini yapan alıcılar, peşin alımlarda yüzde 25 indirimden faydalanabilecek. İkinci modelde yüzde 50 peşinat bedeli ödendikten sonra 72 ay vade, yüzde 8 indirim imkanı tanınacak.</p><p>Üçüncü modelde ise yüzde 50 peşinatın yarısı sözleşme aşamasında, yarısı ise 12 ay sonra ödenecek. Kalan bedel de 60 ay vade imkanıyla ödenebilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/bakan-kurum-tokinin-yeni--276_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278639</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/vakif-katilim-tum-bankalarin-hesap-ve-kart-bilgilerini-tek-ekranda-bulusturuyor-278639</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vakıf Katılım, tüm bankaların hesap ve kart bilgilerini tek ekranda buluşturuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vakıf Katılım, açık bankacılık kapsamında devreye aldığı yeni altyapıyla müşterilerine farklı bankalara ait hesap ve kartlarını tek ekrandan yönetme imkânı sunuyor. Vakıf Katılım Mobil ve İnternet Şube üzerinden kullanılabilen özellik sayesinde müşteriler, dilediği banka hesabından düzenli para transferi işlemi başlatılabiliyor ve para transferi işlemlerini anlık veya ileri tarihli olarak kolayca gerçekleştirebiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vakıf Katılım, tüm bankaların hesap ve kart bilgilerini tek ekranda buluşturuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıf Katılım, açık bankacılık alanındaki hizmetlerini hesap ve  kart entegrasyonuyla daha da güçlendirdi. Bundan böyle Vakıf Katılım  müşterileri, farklı bankalara ait hesap ve kartlarını Vakıf Katılım Mobil ve  İnternet Şube'ye ekleyerek tek platform üzerinden yönetebilecek. Ayrıca diğer  banka hesapları üzerinden düzenli para transferi işlemi başlatabilecek ve  farklı banka hesapları arasında anlık veya ileri tarihli para transferi  talimatı verebilecek.</p><p><b>"Açık bankacılığın sunduğu fırsatları güçlü teknolojik  altyapımızla bir araya getiriyoruz."</b></p><p><b>Vakıf  Katılım Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Yorulmaz</b>,<b> </b>konuyla  ilgili yaptığı açıklamada: "Vakıf Katılım olarak dijital bankacılık alanında  kullanıcı deneyimini merkeze alan yenilikçi çözümler geliştirmeyi  önceliklendiriyoruz. Açık bankacılık kapsamında devreye aldığımız hesap ve kart  entegrasyonuyla, farklı bankalardaki hesap ve kart bilgilerinin tek bir  platform üzerinden görüntülenmesine ve para transferi işlemlerinin farklı banka  hesapları aracılığıyla kolaylıkla gerçekleştirilmesine imkân sağlıyoruz. Açık  bankacılığın sunduğu fırsatları güçlü teknolojik altyapımızla bir araya  getirerek hızlı, güvenli ve entegre bankacılık deneyimini daha da ileri  taşımayı sürdüreceğiz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/whatsappimage2026060-08062026c1dd45ea.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/vakif-katilim-tum-bankala-890_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278638</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/otomotiv/yerli-ve-elektrikli-modeller-zirvede-togg-iki-modeliyle-acik-ara-lider-278638</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yerli ve elektrikli modeller zirvede! Togg iki modeliyle açık ara lider]]></title>
      <category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
      <description><![CDATA[Ocak-Mayıs döneminde toplam satışlar 453 bin adedi geçerken pazara yerliler damga vurdu. En çok satılan modeller listesinde ilk altı sırayı yerliler paylaşırken, Togg iki modeliyle elektriklilerde açık ara lider oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yerli ve elektrikli modeller zirvede! Togg iki modeliyle açık ara lider]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz ay 15 günü bulan Kurban Bayramı tatiliyle birlikte aylık otomobil satışları ilk kez düşüş eğilimine girdi. Mayıs ayında binek ve hafif ticari araç satışları yüzde 22,6 düşüşle 83 bin 442 adet oldu. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği'nin (ODMD) verilerine göre Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,40 oranında daralarak 453.138 adet olarak gerçekleşti. Binek otomobil satışları yüzde 9,65 oranında daralarak 356.256 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1,94 artarak 96.882 adet oldu.</p><p>Toplam pazarda ithalatın payı yüzde 65'e çıksa da satış sıralamasının zirvesini yerli üretim modeller paylaşıyor. ÖTV muafiyetli satışlarının da kaldıraç etkisiyle en çok satan 10 modelin 8'ini yerliler oluşturuyor. </p><p><b>EN ÇOK CLIO SATILDI</b></p><p>Listede Renault'dan üç, Toyota'dan iki model ilk beş arasına girmeyi başarıyor. Ocak-Mayıs döneminde 24 bin adetten fazla satışla Bursalı Renault Clio en çok satılan model unvanını bırakmazken, Adapazarlı Toyota Corolla 14 bin 487 adetle ikinci, Karsan tarafından üretilen Renault Megane ise 13 bin 908 adet satışla üçüncü sırayı paylaşıyor. Ocak-Mayıs döneminde yakıt tipine göre en çok satılan otomobiller, 148 bin 75 adet ve yüzde 41,6'lık payla benzinliler oldu. </p><p>Son yıllarda pazar payını sürekli büyüten SUV modellerin yükselişi devam ediyor. Mayıs ayında SUV modellerin satışı 44 bin adedi geçerek yüzde 68,2'ye ulaştı. Ocak-Mayıs döneminde toplam pazarda SUV modellerin satışı 230 bin 921 adede, aldıkları pay ise yüzde 64,8'e çıktı. </p><p><b>TOGG HIZLI GİDİYOR</b></p><p>Yılın ilk beş ayında toplam pazar yüzde 9,7 küçülürken en büyük atağı elektrikli otomobiller yaptı ve satışlarını yüzde 11 artırdı. Pazardaki elektrikli modeller satışlarını 65 bin 805 adede, toplam pazardan aldıkları payı ise yüzde 18,5'e yükseltti. Hibrit modeller de aynı dönemde satışlarını yüzde 4,2 yükselterek 119 bin 570 adede çıkardı. Hibrit ve elektrikli modeller birlikte değerlendirildiğinde, satılan her 100 otomobilden 52'den fazlasını bataryalı modeller oluşturdu. Ocak-Mayıs döneminde elektrikliler arasında Togg, iki modeliyle birlikte toplam 16 bin 745 adetlik satışla pazarın açık ara lideri oldu.</p><p><b>OCAK-MAYIS EN ÇOK SATILAN 10 MARKA</b></p><p>Renault 54.813 adet</p><p>Volkswagen 30.429 adet</p><p>Toyota 29.979 adet</p><p>Hyundai 25.868 adet</p><p>Peugeot  21.431 adet</p><p>Fiat 17.601 adet</p><p>Togg 16.745 adet</p><p>Skoda  15.227 adet</p><p>Opel  14.607 adet</p><p>Citroen 13.907 adet</p><p><b>OCAK-MAYIS EN ÇOK SATILAN 10 MODEL</b></p><p>Renault Clio 24.085 adet</p><p>Toyota Corolla 14.487 adet</p><p>Renault Megane 13.908 adet</p><p>Toyota C-HR 12.451 adet</p><p>Renault Duster 10.370 adet</p><p>Hyundai i20 10.101 adet</p><p>Volkswagen Taigo 10.079 adet</p><p>Fiat Egea Sedan 10.024 adet</p><p>Togg T10X 9.070 adet</p><p>Peugeot 2008 9.023 adet</p><p><b>OCAK-MAYIS EN ÇOK SATILAN 10 ELEKTRİKLİ</b></p><p>Togg T10X 9.070 adet</p><p>Togg T10F 7.675 adet</p><p>KG Mobility Torres 5.692 adet</p><p>MINI Countryman 5.435 adet</p><p>Tesla Model Y 3.395 adet</p><p>Opel Frontera 3.326 adet</p><p>Volvo EX30 2.681 adet</p><p>BYD Sealion 7 1.997 adet</p><p>Citroen C3 Aircross 1.821 adet</p><p>Citroen C3 1.772 adet</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/yerli-ve-elektrikli-model-513_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278637</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/cocuklar-duymasinin-gulfidan-halasiydi-gulnihal-demire-bir-de-simdi-bakin-278637</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocuklar Duymasın'ın Gülfidan Hala'sıydı... Gülnihal Demir'e bir de şimdi bakın!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Artık Muğla'da yaşayan ve uzun zamandır ekranda uzakta olan Çocuklar Duymasın'ın Gülfidan'ı Gülnihal Demir yıllar sonra ortaya çıktı. Oyuncu, değişimiyle görenleri şaşırttı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocuklar Duymasın'ın Gülfidan Hala'sıydı... Gülnihal Demir'e bir de şimdi bakın!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aslen Muğlalı olan ve halen Muğla'da yaşayan Gülnihal Demir, yıllar sonra ortaya çıktı. YouTube'de yayınlanan bir programda son haliyle görüntülenen Demir, değişimiyle dikkat çekti. Gülfidan Hala karakterini oynayan Gülnihal Demir, daha sonra da başka projelerde rol almıştı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/magazin/cocuklar-duymasinin-gonulle-orcunu-yillar-sonra-bulustu-degisimleri-gorenleri-sasirtti-276419" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/18/cocuklar-duymasinin-gonul-853_2-41.jpg"/></div><h3>Çocuklar Duymasın'ın Gönül'le Orçun'u yıllar sonra buluştu! Değişimleri görenleri şaşırttı</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/magazin/cocuklar-duymasinin-mervesiydi-oyku-guvene-bir-de-simdi-bakin-272639" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/18/cocuklar-duymasinin-merve-195_2-41.jpg"/></div><h3>Çocuklar Duymasın'ın Merve'siydi... Öykü Güven'e bir de şimdi bakın!</h3></a><p>Çocuklar Duymasın dizisi 9 sezon sürmüş, sayısız oyuncuya kadrosunda yer vermişti. Dizide Haluk ile Meltem'in damatları Berke, hikayede ailesiyle kendisine yer bulmuştu. Berke'nin annesini Bengü Şen, babasını Osman Gidişoğlu, halasını ise Gülnihal Demir oynamıştı. </p><h2>İşte Çocuklar Duymasın'ın Gülfidan Hala'sı Gülnihal Demir'in son hali!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/07/gulfidan-07062026569c69f4.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/cocuklar-duymasinin-gulfi-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278636</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-son-durum-8-haziran-pazartesi-278636</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da son durum | 8 Haziran Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 8 Haziran 2026 Pazartesi gününe yüzde 0,76 azalışla 13.590,16 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da son durum | 8 Haziran Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8 Haziran 2026 Pazartesi borsa haberleri... Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,28 değer kaybederek 13.694,19 puandan tamamlamıştı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 104,03 puan ve yüzde 0,76 azalışla 13.590,16 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 1,27, holding endeksi yüzde 0,93 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında tek kazandıran yüzde 0,76 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen ise yüzde 1,70 ile elektrik oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu'da çatışmaların yeniden alevlenmesiyle haftaya satış baskısı altında başladı.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı'nda tarafların karşılıklı saldırılarıyla Orta Doğu'da tansiyon yeniden yükseldi. Çatışmaların giderek şiddetlenmesi, yakın vadede diplomatik bir uzlaşı sağlanabileceğine yönelik beklentileri zayıflattı.</p><p>Bölgede 8 Nisan'da sağlanan ateşkes sonrasında görece sakin seyreden gerilim, İsrail ve İran'ın karşılıklı saldırılarıyla yeniden tırmandı. İsrail, Tahran yönetiminin balistik füze saldırılarının ardından İran'daki bazı hedeflere yönelik misilleme amaçlı hava operasyonları düzenlediğini duyurdu.</p><p>ABD cephesinden şu ana kadar doğrudan askeri müdahaleye ilişkin somut bir saldırı haberi gelmezken, çatışmaların ağırlıklı olarak İsrail ile İran arasında yoğunlaştığı görüldü.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru verisinin takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.500 ve 13.540 puanın destek, 13.600 ve 13.700 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/borsa-istanbulda-son-duru-620_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278635</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozgur-ozelin-gorevinin-iptal-edilecegini-belirtti-muslim-sari-grup-baskanligi-secimi-usulsuz-278635</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'in görevinin iptal edileceğini belirtti! Müslim Sarı: Grup başkanlığı seçimi usulsüz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, grup başkanlığı seçiminin usulsüz yapıldığını belirterek, “Genel başkanın haberi olmadan seçim yapılabilir mi? Grup Başkanlığı muhtemelen iptal edilecek” dedi. Butlan kararı sonrası 100'e yakın belediye başkanının kendilerine desteklerini açıkladığını anlatan Sarı, Kılıçdaroğlu'nun planlandığı gibi yarın TBMM'de Grup Toplantısı yapacağını da söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özgür Özel'in görevinin iptal edileceğini belirtti! Müslim Sarı: Grup başkanlığı seçimi usulsüz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlık görevine getirilmesinin ardından CHP Sözcüsü olan Müslim Sarı, grup toplantısı tartışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet gazetesine konuşan Sarı, Özgür Özel'in Grup Başkanvekilliği görevinin iptal edileceğini belirterek, "Çünkü usulsüz bir seçim. Seçim şekil koşullarına uygun değil. Kaç gün önce, hangi gündemle duyurdun. Her şeyin bir usulü  var. Ayrıca genel başkanın bilgisi dâhilinde olmayan bir grup seçimi yapılabilir mi? Grup başkanı genel başkana bağlı olarak çalışılır. 'Ben yaptım oldu' deyince olur mu? 50'ye yakın il başkanı, 100'e yakın belediye başkanı 'Yanınızdayız' diye bizi aradı" dedi.</p><p><b>DSP'NİN KAPISINI ÇALDILAR</b></p><p>Özgür Özel yönetiminin parti değişimi için Demokratik Sol Parti (DSP) ile temasa geçtiği belirtildi. İddiayı ortaya atan TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik, konuyu DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'a sorduğunu kendisinin de iddiayı doğruladığını ve teklifi kesin bir dille reddettiğini söylediğini iletti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/ozgur-ozelin-gorevinin-ip-483_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278634</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/avrasya-tunelinde-otomobil-yangin-panosuna-carpti-istanbul-valiligi-akan-suyunun-deniz-suy-278634</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrasya Tüneli'nde otomobil yangın panosuna çarptı! İstanbul Valiliği: Akan suyunun deniz suyuyla ilgisi bulunmuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, Avrasya Tüneli'nde bir otomobilin itfaiyeye ait yangın panosuna çarpması sonucu meydana gelen kazanın ardından tünele akan suyun deniz suyuyla bir ilgisi bulunmadığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrasya Tüneli'nde otomobil yangın panosuna çarptı! İstanbul Valiliği: Akan suyunun deniz suyuyla ilgisi bulunmuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, saat 08.00 sıralarında özel bir otomobilin Avrasya Tüneli'nde itfaiyeye ait yangın panosuna çarptığı belirtildi.</p><p>Patlayan musluk nedeniyle söndürme sistemindeki suyun tünele aktığı bildirilen açıklamada, "Tünele akan suyun deniz suyuyla bir ilgisi bulunmamakta olup, sorunun giderilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Avrasya Tüneli'ni kullanacak olan vatandaşlarımız, alternatif güzergahlara yönlendirilmektedir." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Avrasya Tüneli, saat 09.00'dan itibaren araç trafiğine yeniden açıldı.</p><p>Öte yandan kaza nedeniyle tünele giden yollarda trafik yoğunluğu meydana geldi.</p><p>Sürücülerin cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, tünelin girişinde, Avrupa Yakası istikametinde araçların ağır seyretmesi yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/avrasya-tunelinde-otomobi-582_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278633</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/dilan-polatin-63-milyon-takipcili-instagram-hesabina-erisim-engeli-kaderim-kotu-yazilmis-278633</link>
      <pubDate>2026-06-08T10:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dilan Polat'ın 6.3 milyon takipçili Instagram hesabına erişim engeli: Kaderim kötü yazılmış]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Mahkeme, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının başvurusu üzerine Dilan Polat'ın 6,3 milyon takipçili Instagram hesabına ‘kamu düzeninin korunması' gerekçesiyle erişim engeli getirdi. Dilan Polat'ın tepkisi, “Kaderim kötü yazılmış...” oldu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dilan Polat'ın 6.3 milyon takipçili Instagram hesabına erişim engeli: Kaderim kötü yazılmış]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, fenomen Dilan Polat'ın Instagram hesabına erişimin engellenmesi için Ankara Sulh Ceza Hakimliğine başvurdu. Başvuruyu inceleyen mahkeme, kamu düzeninin korunması ve genel sağlığın gözetilmesi gerekçeleriyle başvuruyu kabul etti. </p><p><b>6.3 MİLYONLUK HESAP TÜRKİYE'YE KAPANDI</b></p><p>Kararın BTK'ya iletilmesinin ardından, sosyal medya platformu Meta, mahkemenin aldığı kararı uygulayarak Dilan Polat'ın 6.3 milyon takipçiye sahip hesabını Türkiye'ye kapattı.</p><p><b>DİLAN POLAT: KADERİM KÖTÜ YAZILMIŞ</b></p><p>Sahte hesaplara karşı uyaran fenomen Dilan Polat, "Kaderim kötü yazılmış. Hesap umurumda değil." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/dilan-polatin-63-milyon-t-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>