<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sanliurfada-teknofest-heyecani-selcuk-bayraktar-turkmedya-standini-ziyaret-etti-293799</link>
      <pubDate>2026-10-01T19:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da TEKNOFEST heyecanı: Selçuk Bayraktar TürkMedya standını ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da düzenlenen dünyanın en büyük havacılık festivali TEKNOFEST vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar TürkMedya standını ziyaret ederek organizasyonun medyadaki paydaşlarına teşekkür etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa'da TEKNOFEST heyecanı: Selçuk Bayraktar TürkMedya standını ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, Şanlıurfa'da devam ediyor. Festival vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, 24 TV ekibi etkinliğin nabzını yerinde tuttu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/ssstwitter-011020264c855779.mp4" type="video/mp4"></video><p>BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST etkinliğinde TürkMedya standını ziyaret etti.</p><p>TEKNOFEST'e olan büyük ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Bayraktar, "İlk yıldan itibaren TEKNOFEST'te paydaşımız yoldaşımız oldunuz. Bu ülkenin mühendis bir evladı olarak sizlere şükranlarımı iletiyorum. Sizler sayesinde TEKNOFEST'in misyonu tüm gönül coğrafyamıza tüm ülkemize yayılmış oldu" dedi.</p><p>TEKNOFEST'e yoğun katılıma ilişkin ise Bayraktar, "Urfa yüzümüze güldü. Bizler de onları görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Güneydoğu'daki tüm illerimizden yarışmacılar, katılımcılar, ziyaretçiler hepsi büyük bir coşkuyla ülkemizi tam bağımsız ve müreffeh yarınlarını insanlığın faydasına ülkemizin yararına olacak şekilde inşa etmek üzere buraya geldiler" açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/sanliurfada-teknofest-hey-731_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abdde-idam-infazi-basarisiz-oldu-iki-doz-ilac-verilen-mahkum-hayatta-kaldi-293798</link>
      <pubDate>2026-10-01T18:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de idam infazı başarısız oldu: İki doz ilaç verilen mahkum hayatta kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Tennessee eyaletinde idam mahkûmu Christa Pike'a iki doz ölümcül ilaç uygulanmasına rağmen infaz gerçekleştirilemedi. Yaşam belirtileri göstermeye devam eden Pike, cezaevi dışındaki bir sağlık kuruluşuna sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de idam infazı başarısız oldu: İki doz ilaç verilen mahkum hayatta kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Tennessee eyaletinde idam mahkumu Christa Pike'a iki doz ölümcül ilaç verilmesine rağmen infazın gerçekleştirilemediği ve Pike'ın hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p><p>ABD basınındaki haberlere göre, Pike'ın avukatları, eyaletin Nashville kentindeki Riverbend Yüksek Güvenlikli Cezaevinde müvekkillerinin idam kararının infazı için iki şırınga pentobarbital uygulandığını ifade etti. Avukatlar, buna rağmen müvekkillerinin bilincini tamamen kaybetmediğini ve kalbinin atmaya devam ettiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/=ExG7UFaHIBWnU5KDUpKXYVGbYNKnYdWrU.abYdS7U9KDU5a3A9GvYFaDYJG_Q9aHQ5WvYVWjU1KbQ9az.jpg"/><p><b>NEFES ALMA VE HORLAMA BELİRTİLERİ GÖZLENDİ</b></p><p>İnfazı izleyen gazeteciler, işlemin normalden uzun sürdüğünü, yapılan enjeksiyonlara rağmen Pike'ın nefes alma ve horlama gibi yaşam belirtileri gösterdiğini, infaz odasını gösteren perdenin ise birkaç kez kapatıldığını aktardı. Pike, daha sonra cezaevi dışındaki bir sağlık kuruluşuna sevk edildi.</p><p>Tennessee Valisi Bill Lee, olayın incelenmesi için talimat verirken, eyalette yılın geri kalanı için planlanan infazlar da inceleme süresince durduruldu. Pike, 1995'te 18 yaşındayken sınıf arkadaşı Colleen Slemmer'ı öldürmekten suçlu bulunarak idama mahkum edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/abdde-idam-infazi-basaris-845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-yagisla-birlikte-trafik-yogunlugu-yuzde-81e-cikti-293797</link>
      <pubDate>2026-10-01T18:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da yağışla birlikte trafik yoğunluğu yüzde 81'e çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan yağışın da etkisiyle ana arterlerde trafik yoğunluğu arttı. İBB cep trafik haritası verilerine göre kent genelindeki yoğunluk yüzde 81'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da yağışla birlikte trafik yoğunluğu yüzde 81'e çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da akşam saatlerinde yağışlı havanın etkisiyle ana arterlerde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Kent genelinde araçlar birçok noktada güçlükle ilerliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624663.jpg"/><p><b>ANADOLU YAKASI'NDA YOĞUNLUK ARTTI</b></p><p>Anadolu Yakası'nda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde Avrupa'dan Anadolu yönüne trafik yoğun seyrederken, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu'dan Avrupa yönünde köprü girişine kadar araç yoğunluğu gözleniyor. D-100 kara yolunda Kadıköy ile Ataşehir arasında trafik yoğun seyrederken, Ataşehir ile Sultanbeyli arasında da yer yer yoğunluk görülüyor. Aynı kara yolunun Kadıköy istikametinde Ataşehir'den itibaren trafik yoğunluğu yaşanıyor. TEM Otoyolu'nun Kavacık mevkisinden Kadıköy yönüne doğru da araçlar yoğunluk nedeniyle yavaş ilerliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624664.jpg"/><p><b>AVRUPA YAKASI'NDA ARAÇLAR GÜÇLÜKLE İLERLİYOR</b></p><p>Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunun Çağlayan, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü mevkilerinde trafik yoğunluğu gözleniyor. D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde yoğunluk yaşanırken, Ankara istikametinde Haliç'ten Zeytinburnu'na kadar araçlar güçlükle ilerliyor. Merter mevkisinden Küçükçekmece'ye kadar Edirne istikametinde de trafik yoğun seyrediyor.</p><p>TEM Otoyolu'nun Hasdal ve Seyrantepe mevkileri ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde çift yönlü yoğunluk yaşanırken, Okmeydanı-TEM bağlantı yolunun Ankara istikametinde de trafik yoğunluğu gözleniyor. TEM Otoyolu'nun Firuzköy mevkisinde Edirne istikametinde araçlar yavaş ilerliyor. Büyükdere Caddesi'nin Sarıyer yönü ile Levent-TEM bağlantı yollarında da trafik yoğun seyrediyor. Karaköy ile Beşiktaş Meydanı arasındaki sahil yolu ve Dolmabahçe Sarayı çevresinde de trafik yoğunluğu görülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624665.jpg"/><p><b>TOPLU ULAŞIMDA DA YOĞUNLUK VAR</b></p><p>Toplu ulaşım araçları ve duraklarında da yoğunluk yaşanıyor. Tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcuların yoğunluk oluşturduğu görülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 81'e çıktı. Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 78, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 83 olarak ölçüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/istanbulda-yagisla-birlik-193_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimciligina-hulya-terzioglu-atandi-293796</link>
      <pubDate>2026-10-01T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcılığına Hülya Terzioğlu atandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın takdirleriyle Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığımıza Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atanmıştır.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcılığına Hülya Terzioğlu atandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklama şu ifadeleri kullandı;</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın takdirleriyle Sosyal Politikalardan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığımıza Sn Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atanmıştır. Sn Genel Başkan Yardımcımız, Marmara İlahiyat Fakültesinden mezun olmuştur. Marmara Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak yüksek lisans ve doktora çalışması yapmıştır. Başörtüsü yasağının başlaması sebebiyle uzun yıllar akademiden uzak kalmış hocamız, 2013 yılı itibariyle Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde akademik hayatına başlamıştır. Çalışma alanları: modern dönem inanç problemleri, İslam ve Kadın, toplumsal cinsiyet, Deizm, Kader inancı ve özgürlük meselesi ve Cumhuriyet dönemi alimleri ve inanç meseleleri. 2012'de İstanbul İl kadın kollarımızda bulunmuştur. 2013'te Kadem Sakarya Temsilciliğini yapmıştır. 2023'te Kelam Anabilim Dalında Profesörlüğe atanmıştır. Tebrik ediyoruz. Partimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ae75e739b2d340e5a3cb-01102026a930f798.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ak-parti-genel-baskan-yar-230_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/somada-maden-ocaginda-gocuk-bakan-memisoglu-bir-vatandasimiz-hayatini-kaybetti-293795</link>
      <pubDate>2026-10-01T17:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soma'da maden ocağında göçük! Bakan Memişoğlu: Bir vatandaşımız hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Manisa'nın Soma ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte 1 kişinin hayatını kaybettiğini, kurtarılan 2 kişinin tedavilerinin sürdüğünü ve sağlık durumlarının iyi olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soma'da maden ocağında göçük! Bakan Memişoğlu: Bir vatandaşımız hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Manisa&#39;nın Soma ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükten etkilenen vatandaşlara ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><p>Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yaşanan göçükte maalesef 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah&#39;tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Göçükten kurtarılan 2 vatandaşımızın hastanemizde tedavileri sürmekte olup genel durumları iyidir. Ekiplerimiz bölgede teyakkuz halinde, süreci yakından takip etmektedir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü kazadan ve afetten muhafaza eylesin.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/somada-maden-ocaginda-goc-376_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-partinin-saygisizligina-tepki-inan-orasi-millet-iradesinin-tecelli-ettigi-gazi-meclistir-293794</link>
      <pubDate>2026-10-01T17:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni Parti'nin saygısızlığına tepki! İnan: Orası millet iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis'tir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Genel Kurul'a hitabı için kürsüye çıktığı sırada Yeni Parti Grubu milletvekillerinin Genel Kurul salonunu terk etmesine tepki gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni Parti'nin saygısızlığına tepki! İnan: Orası millet iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis'tir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:</p><p>&quot;TBMM Genel Kurulu Özgür Özel&#39;in siyasi vizyonsuzluğunu ve şahsi şovlarını sergileyeceği bir sahne değildir. Orası millet iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis&#39;tir. Bu yüce çatı, oy ve delege iradesinin şaibeli yollarla dizayn edildiği kurultay salonlarına benzemez.</p><p>Yabancı devlet başkanlarından bir selam veya randevu alabilmek uğruna el pençe divan duranların, TBMM&#39;nin ağırlığını taşıyamaması şaşırtıcı değildir. Bugün Meclis açılışını terk ederek milletin iradesine sırtını dönenlerin, yeni yasama yılı boyunca söyleyecekleri hiçbir sözün de millet nezdinde hükmü kalmamıştır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/yeni-partinin-saygisizlig-575_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/komsusuyla-ayni-gun-ekti-buyume-farkini-gorunce-cileden-cikti-293793</link>
      <pubDate>2026-10-01T17:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Komşusuyla aynı gün ekti, büyüme farkını görünce çileden çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'nın Kozan ilçesinde çiftçilik yapan bir kişi, aynı gün komşusuyla mısır ekimi yapmasına rağmen onun mısırların 2 metreye ulaşması, kendi mısırlarının daha küçük boyda kalması üzerine kullandığı gübreyi analiz ettirdi. Laboratuvar tahlilinde gübrenin değerlerinin düşük çıkması üzerine çiftçi, 1 milyon lira değer kaybı olduğunu öne sürerek hukuki süreç başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Komşusuyla aynı gün ekti, büyüme farkını görünce çileden çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İHA'nın haberine göre Kozan'ın Acarmantaş Mahallesi'nde yaşayan Adem Erdem, Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki 87 dönümlük arazisine bu yıl mısır ekti. Aynı bölgede, aynı gün ekim yapılan komşu tarladaki mısırların gelişimini sürdürmesine rağmen kendi tarlasındaki mısırların kısa kalması üzerine durumdan şüphelenen Erdem, 2 ziraat mühendisiyle tarlasında inceleme yaptı.  </b></p><p>Kendi tarlasındaki mısırların yaklaşık 1,5 metre boyunda kalıp saplarının da ince olmasından şüphelenen Erdem, kullandığı taban gübresinden numune alarak devlet kontrolündeki lisanslı laboratuvarda analiz yaptırdı.  </p><p><b>Gübre tahlili sonrası hukuki süreç başladı  </b></p><p>Yaptırdığı tahlilde gübrenin içerisindeki fosfor ve azot değerleri düşük çıktı ve ürünün tağşişli olduğu belirlendi. Değer kaybı yaşadığını belirten çiftçi, gübreyi satın aldığı firmayla görüşerek zararının karşılanmasını istediğini ancak sonuç alamadı.  </p><p><b>Bunun üzerine çiftçi Adem Erdem, Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek şikayetçi oldu ve firma hakkında dava açtı.  </b></p><p>Yaşadığı süreci anlatan Erdem, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin tarlada inceleme yaptığını ve gübreden numune aldığını, bilirkişi raporunda da gübrenin değerlerinin düşük olduğunun ve ürünün tağşişli olduğunun ortaya konulduğunu iddia ederek hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.  </p><p><b>"87 dönümde zararım yaklaşık 1 milyon lira"  </b></p><p>1 milyon lira zararı olduğunu öne süren Erdem, "87 dönüm alanda mısır ektim. Mısırda olağanüstü bir büyümeme durumu olunca iki tane mühendis getirdim. Komşumla aynı gün mısır ekmiştik. Onun mısırı 2 metre oldu, benim mısırım 1,5 metre kaldı, büyümedi. Mühendislerle yaptığımız incelemede bunun hava şartlarından kaynaklanmadığı kanaatine vardık. Çünkü hava şartlarından kaynaklansaydı yanındaki mısır da aynı olurdu. Bunun üzerine kullandığım taban gübresini devlet kontrolündeki lisanslı laboratuvarda tahlil yaptırdım. Tahlil sonucunda gübrenin değerlerinin düşük olduğunu gördüm. Bunun üzerine ilgili firmaya noter aracılığıyla ihtarname çektim. Kullandığım ürünün tağşiş içerikli olduğunu ve içerisindeki değerlerin düşük olduğunu belirterek zararımı karşılamalarını istedim. Ancak olumsuz cevap aldım" dedi.  </p><p><b>"Fosfor ve azot içeriği çok düşük çıktı"  </b></p><p>Yaklaşık 100 bin lira değerinde 3 bin 500 kilogram gübre aldığını belirten Erdem, "87 dönümlük mısırda bu gübrenin bana etkisi mali açıdan çok yüksek oldu. Şu anda zararım yaklaşık 1 milyon lira civarında. Taban gübresindeki fosfor ve azot içeriği çok düşük olduğu için mısır olağanüstü büyümedi. Yanındaki araziyle karşılaştırdığımızda bunu mühendislerle de tespit ettik" diye konuştu.  </p><p><b>"Mahkemenin kararını bekliyoruz"  </b></p><p>Kadirli'de açtıkları davanın ardından bilirkişi heyetinin tarlada inceleme yaptığını ifade eden Erdem, "Bilirkişi geldi, elimdeki gübreden numune aldı ve arazideki mısırları da inceledi. Bunun üzerine bilirkişi raporuyla gübrenin değerlerinin çok düşük olduğu ve tağşişli bir gübre olduğu yönünde laboratuvar tespiti yapıldı. Şu anda rapor mahkemede. Dosyamız Adana'ya gitti. Şu anda mahkemenin kararını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"Devletimizin de bu konuda gerekeni yapacağına inanıyorum"  </b></p><p>Gübreyi satın aldığı firmanın kendisine ürünün yaklaşık 300 kişiye satıldığını söylediğini ileri süren Erdem, "Benden başka bir arkadaşım da bu konuyla alakalı yasal süreç başlattı. Normalde dönüm başına 1,5 ton ürün alınması gerekirken bazı üreticilerin 400-500, 600 kilogram seviyelerinde ürün aldığını söylüyorlar. Bu durum Kozan bölgesi açısından da büyük bir kayıp. Ben şahıs olarak elimden gelen hukuki mücadeleyi yaptım. Devletimizin de bu konuda gerekeni yapacağına inanıyorum" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/komsusuyla-ayni-gun-ekti--723_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kadin-mahkum-iki-doza-ragmen-infazdan-kurtuldu-eyalet-karisti-293792</link>
      <pubDate>2026-10-01T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadın mahkum iki doza rağmen infazdan kurtuldu, eyalet karıştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Tennessee eyaletinde 1995 yılında işlediği cinayet nedeniyle ölüm cezasına çarptırılan Christa Gail Pike'ın infazı, kendisine iki doz ölümcül ilaç verilmesine rağmen gerçekleştirilemedi. 50 yaşındaki Pike cezaevinden ambulansla hastaneye götürülürken, Tennessee Valisi Bill Lee yılın geri kalanındaki infazları durdurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadın mahkum iki doza rağmen infazdan kurtuldu, eyalet karıştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>ABD'nin Tennessee eyaletinde 200 yıl sonra zehirli iğne ile idam edilecek ilk kadın mahkumun infazı başarısız oldu. Tennessee'de idam cezasına çarptırılan tek kadın mahkum olan 50 yaşındaki cinayet hükümlüsü Christa Pike, yerel saatle 20.00'de Nashville'deki Riverbend Azami Güvenlikli Cezaevi'nde iki zehirli iğne vurularak idam edilmek istendi. İki doz zehirli iğne vurulan Pike, hayatta kaldı.</b></p><p>AP haber ajansı, iki doz verilmesine rağmen infazın gerçekleşmediğini, tanık odasının perdesinin iki kez kapatıldığını ve bir noktada basın mensuplarından salonu terk etmelerinin istendiğini duyurdu.</p><p>AP'nin haberine göre Pike, cezaevinden ambulansla hastaneye götürüldü. Tennessee Ceza İnfaz Kurumu da Pike'ın cezaevi dışındaki bir sağlık kuruluşuna sevk edildiğini doğruladı.</p><p>Pike'ın infazı gerçekleşseydi, o Tennessee'de 200 yılı aşkın süredir idam edilen ilk kadın olacaktı.</p><p><b>İKİ DOZA RAĞMEN HAYATTA KALDI</b></p><p>Pike'ın avukatları, infaz girişiminin ardından Tennessee Yüksek Mahkemesi'ne acil başvuruda bulunarak infazın durdurulmasını istedi. Avukatlar, Pike'ın "gereksiz bir acı" yaşadığını ve bunun olağandışı cezalandırmadan korunma hakkını ihlal ettiğini savundu.</p><p>Ölüm Cezası Bilgi Merkezi İcra Direktörü Robin M. Maher, Pike'ın yaşadığı durumun daha önce <b>benzeri görülmemiş bir olay</b> olduğunu söyledi. Maher, daha önce infaz ekibinin damar yolu açamaması nedeniyle yedi kişinin infaz sırasında tıbbi sorunlar yaşadığını ancak ölümcül enjeksiyonda kullanılan ilaçlar verildikten sonra hayatta kalan başka bir kişi olmadığını belirtti.</p><p><b>EYALETTE BU İKİNCİ OLAY</b></p><p>Tennessee'de bu yıl infazın gerçekleştirilemediği ikinci olay Pike'ın infaz girişimi oldu. Eyalet yetkilileri mayıs ayında, üç kişinin kaçırılması ve öldürülmesi suçlarından ölüm cezasına çarptırılan Tony Carruthers'ın infazını, infaz ekibinin bir saatten uzun süre damar yolu açmaya çalışmasına rağmen başarılı olamaması üzerine durdurmuştu.</p><p>Tennessee Valisi Bill Lee, Pike'ın infaz girişiminin ardından <b>"tam olarak ne olduğunu belirlemek"</b> amacıyla kapsamlı ve bağımsız bir inceleme başlatılması talimatını verdi. Lee ayrıca yılın geri kalanında planlanan diğer infazın gerçekleştirilmeyeceğini açıkladı.</p><p>Pike ve erkek arkadaşı, 1995 yılında Knoxville'deki bir mesleki eğitim merkezinde birlikte eğitim gördükleri 19 yaşındaki Colleen Slemmer'ın öldürülmesi nedeniyle mahkum edilmişti. Pike'ın erkek arkadaşı cinayet sırasında 17 yaşındaydı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Pike ise ölüm cezasına mahkum edildi. </p><p>AP'nin haberine göre ABD'de kadınların infaz edilmesi nadir görülüyor. Ölüm Cezası Bilgi Merkezi'ne göre, 1976'da ölüm cezasının yeniden uygulanmaya başlanmasından bu yana ülkede 18 kadın idam edildi; bu sayı tüm infazların yaklaşık yüzde 1'ini oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/kadin-mahkum-iki-doza-rag-761_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rutte-kremlin-aramiza-nifak-sokmaya-calisiyor-293791</link>
      <pubDate>2026-10-01T17:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rutte: Kremlin, aramıza nifak sokmaya çalışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Rusya'nın İttifak üyelerine yönelik artan faaliyetlerine dikkat çekerek, "Kremlin, aramıza nifak sokmaya ve Ukrayna'ya yardım etmemizi engellemeye çalışıyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rutte: Kremlin, aramıza nifak sokmaya çalışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Hollanda Başbakanı Rob Jetten ile Almanya'nın Münster şehrinde konuşlu 1. Alman-Hollanda Kolordusu'nu (1GNC) ziyaret etti. Rutte, Merz ve Jetten ziyaretlerinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek Rusya-Ukrayna savaşı ve NATO'nun rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  </p><p><b>"KREMLİN, ARAMIZA NİFAK SOKMAYA VE UKRAYNA'YA YARDIM ETMEMİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYOR"</b></p><p>NATO Genel Sekreteri Rutte, Rusya'nın hava sahası ihlalleri, kundaklama, sabotaj ve ağustos ayında Almanya'nın Leipzig Havalimanı'na yönelik hibrit saldırısı ile Avrupa'yı sınadığını söyledi. Rutte, "NATO'ya karşı bir askeri saldırı görmüyoruz ancak müttefiklere karşı devam eden Rusya'nın kademeli faaliyetlerine karşı hazırlıklı olmalıyız. Tetikte kalmalıyız. Müttefiklerin hem hükümetler hem de ekonomi olarak işbirliği yapması önemlidir. Böylece ekonomimiz de tehlikelere karşı hazırlıklı olur. Kremlin, aramıza nifak sokmaya ve Ukrayna'ya yardım etmemizi engellemeye çalışıyor. Bu nedenle mesajım son derece nettir. Sakin kalın, yolunuza devam edin ve Ukrayna'ya desteğinizi sürdürün. Sakin kalın, çünkü ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. İttifak bölgesinin her santimetresini savunmak, güçlü kalmak, hazır olmak ve her türlü tehdide karşı koymak için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz.  Yolumuza devam etmek demek savunmamıza yatırım yapmaya devam etmek anlamına gelir. Böylece nereden gelirse gelsin her türlü tehdide karşı caydırıcılık ve savunma yeteneklerimizi güçlendirebiliriz. Daha güçlü bir NATO birlikte güçlü olmaktan geçer. Bu motivasyonumuz olmalı" dedi.  </p><p>Rutte, "Ukrayna'ya destek vermek, küstah Rus faaliyetlerine verdiğimiz cevaptır. Ukrayna'nın kendini savunabilmesi için daha fazla destek. Umarım Putin bu mesajı anlar. Acı çekenler sadece Ukraynalılar değil, tüm Rusya da bu kendi seçtiği savaş için çok büyük bir bedel ödüyor. Putin her ay on binlerce genç Rus'u boşuna ölüme gönderiyor. O başarısız oluyor. Savaş alanında başarısız oluyor ve bizi sindirmekte de başarısız oluyor" ifadelerini kullandı.  </p><p>Rutte, bu akşam kendisine, NATO adına verilecek Vestfalya Barış Ödülü'nü almaktan onur duyduğunu da belirterek "Bu onur, NATO bayrağı altında görev yapan tüm kuvvetlere ve her gün özgürlüğü ve demokrasiyi savunan tüm askeri ve sivil personele aittir. Bu insanlar olmasaydı NATO da olmazdı; bu insanlar sayesinde yenilmeziz" dedi.  </p><p><b>"AVRUPA KITASININ BARIŞ DÜZENİ RUSYA'NIN ŞİDDET EYLEMLERİYLE TEHDİT ALTINDA"</b></p><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları ve NATO ülkesi ülkelerdeki faaliyetlerine dikkat çekerek, "Bugün, kıtamızın barış düzeni, Rusya'nın şiddet içeren eylemleriyle Ukrayna'da NATO sınırının hemen ötesinde tehdit altındadır. Moskova, hukuk ve düzeni hiçe sayarak ve hor görerek, neredeyse beş yıldır kanlı bir savaşı sürdürmekte. Bu savaş bizi doğrudan ilgilendiriyor" dedi.  </p><p>Merz, "Moskova şu ana kadar müzakere masasına oturmaya hazır olmasa da diplomatik bir çözüm için çabalıyoruz ve bu nedenle Ukrayna'yı hep birlikte ve tüm gücümüzle destekliyoruz. Bu nedenle, Moskova'nın hibrit saldırılarına boyun eğmeyeceğiz ve bu nedenle, Rusya'yı inandırıcı bir şekilde caydırmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ'NDEKİ MUTABAKATI YERİNE GETİRİN"</b></p><p>Merz, "Birlikte biz Avrupalılar olarak NATO'yu daha Avrupalı hale getiriyoruz, böylece NATO transatlantik niteliğini koruyabilir. En son Ankara'daki NATO Zirvesi'nde birlikte vardığımız mutabakatı lütfen yerine getirin. Bu, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısından çıkardığımız ortak ve kaçınılmaz sonucumuzdur. Bu, büyük güçlerin ve teknolojik devrimlerin yaşandığı bir döneme verdiğimiz cevaptır" dedi.  </p><p><b>"ASKERİ CAYDIRICILIK KONUSUNDA İŞBİRLİĞİ YAPMAMIZ HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR"</b></p><p>Hollanda Başbakanı Rob Jetten de konuşmasında, "Askeri caydırıcılık konusunda işbirliği yapmamız her şeyden önemlidir. Rusya, NATO İttifakı için daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Artan bu baskı altında Avrupa, neler yapabileceğini göstermelidir. Güvenliğimizi savunmak için her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu göstermeliyiz" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/rutte-kremlin-aramiza-nif-733_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-sikinti-yok-durmak-yok-yola-devam-293790</link>
      <pubDate>2026-10-01T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıkıntı yok, durmak yok yola devam]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, AK Parti'nin kadın üye sayısının 6 milyon 214 bine ulaştığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıkıntı yok, durmak yok yola devam]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Vesayetçilerin ördüğü tek tipçi duvarlar, AK Parti'yi ihya eden, bu hareketi inşa eden, kötü gidişata itiraz eden kadınların mücadelesiyle yıkılmıştır." dedi.</p><p>Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624296.jpg"/><p>Kadın kolları vasıtasıyla 81 ilin yanı sıra medeniyet coğrafyasının farklı köşelerinde ve dünyanın dört bir yanında AK Parti'ye gönül vermiş, davaya emek vermiş, cehdini, çabasını, gayretini bu harekete vakfetmiş herkese teşekkür ettiğini söyleyen Erdoğan, "Kamp formatında tertip edilen ve bugün açılışını yaptığımız İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın partimiz, demokrasimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantı kapsamında yapılacak oturumların ufuk açıcı olmasını, buradaki tespit ve teşhislerin hepimiz için verimli, bereketli ve faydalı neticeler hasıl etmesini Rabbimden niyaz ediyorum." diye konuştu.</p><p><b>KADIN ÜYE SAYISI 6 MİLYON 214 BİNİ GEÇTİ</b></p><p>AK Parti Kadın Kollarının gerek çalışkanlığıyla gerekse birikimiyle hem partiye hem de ülkeye çok önemli katkılar yaptığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Kadın kollarımızda görevli arkadaşlarımız her yaştan, toplumun her kesiminden kadın ve gençlerimizle ziyaretler, buluşmalar, toplantılar yaparak sık sık bir araya geliyor. İl, ilçe ve mahalle teşkilatlarımız özellikle bir gönüle daha girebilmek, 12 milyon nüfuslu büyük AK Parti ailesine bir fert daha kazandırabilmek için aşk ile sevda ile davaya adanmış bir ruhla çalışıyor. Şunu büyük bir gururla dile getirmek isterim. AK Parti'mizin kadın üye sayısı bugün itibarıyla 6 milyon 214 bini geride bırakmıştır. Son 1,5 yılda AK Parti ailesine tam 700 bin hanım kardeşimiz daha katılmıştır. Partimiz yeni üyelerimizle daha güçlenmiş, bereketlenmiş, adeta hücrelerini tazelemiştir. Bu rekorla imzası bulunan Kadın Kolları Başkanlığımızın tüm mensuplarına, beraber yol yürüdüğüm tüm dava arkadaşlarıma sizler vesilesiyle bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624255.jpg"/><p><b>KADINLAR AK PARTİ İLE YENİDEN MERKEZE TAŞINDI</b></p><p>AK Parti'nin milletin partisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"AK Parti'yi millet kurmuştur. Biz ise sadece bu partinin tabelasını asma görevini yaptık. Partimizin bugünlere gelmesinde en büyük pay bu yola birlikte çıktığımız, bu hareketi birlikte kurduğumuz hanım kardeşlerimizdir. AK Parti sistemin gadrine uğramış, eğitim ve çalışma hakkı elinden alınmış, kamusal alandan dışlanmış, geleceği çalınmış kadınların çabalarıyla, emekleriyle, dua ve destekleriyle başarıya ulaşmıştır. Vesayetçilerin ördüğü tek tipçi duvarlar, AK Parti'yi ihya eden, bu hareketi inşa eden, kötü gidişata itiraz eden kadınların mücadelesiyle yıkılmıştır. Türkiye'nin demokrasi azmini aynı şekilde AK Parti saflarında mücadele eden kadınların ortaya koyduğu irade ile sağlamlaştırmıştır. İnancından, başörtüsünden, kılık kıyafetinden dolayı yok sayılan kadınlar AK Parti ile yeniden merkeze taşınmıştır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624300.jpg"/><p><b>BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA SON VERİLDİ</b></p><p>AK Parti olarak, kadınların her alanda en güçlü şekilde var olabilmesi için ilk günden beri yoğun çaba harcadıklarını bildiren Erdoğan, eğitimden siyasete, sosyal hayattan sivil topluma, yaptıkları düzenlemelerle kadınların statüsünü artıracak çok sayıda adım attıklarına dikkati çekti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz için tam anlamıyla bir utanç vesikası olan kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak bu zulme, bu adaletsizliğe son verdik. Bugün kadınlar, bürokraside, akademide, yerel yönetimde, emniyet teşkilatımız ve ordumuz bünyesinde artık hiçbir baskıyla, hiçbir yasakla karşılaşmadan devletine ve milletine başarıyla hizmet ediyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, diğer taraftan, kadına yönelik şiddeti de kırmızı çizgileri olarak belirlediklerini, bu meseleye "sıfır toleransla" yaklaşarak, yasal ve idari düzenlemeleri tek tek hayata geçirdiklerini hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624301.jpg"/><p>Bütün bunları lütuf olarak değil, görevleri olarak yaptıklarının altını çizen Erdoğan, "Çünkü biz, kadınların tüm Türkiye için, Türkiye'nin istikbal mücadelesi için taşıdığı önemin idrakinde olan bir hareketiz. Çünkü biz, gerekli imkanlar sağlandığında, kadınların neler başardığını, ileride neleri başarabileceklerini bilen bir partiyiz. Aynı şekilde geleceğimizin teminatı olan pırıl pırıl evlatlarını büyüten, toplumun temeli olan aile yapımızı muhafaza eden, değerlerimizle birlikte milletimizi de yarınlara taşıyan en güçlü halkanın kadınlar olduğunu bilen bir kadroyuz." şeklinde konuştu.</p><p>Erdoğan, anne, evlat, kardeş, eş olarak, kadınların hayatlarına kattıkları anlam ve bereketi çok iyi bildiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bakın, merhum Yavuz Bülent Bakiler üstadımızın anneler için kaleme aldığı şu şiiri burada sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. 'Ne güzel hayatı analarla yaşamak. Yürekleri temiz, alınları ak, duyguları bile haramdan uzak, sıcak analar bilirim. Yurdumuzun, yuvamızın orta direği, dünyadaki varlıkların en mübareği. Elimize diken batsa yüreği yanacak analar bilirim. Bendedir öksüzlerin çektiği çile. Gözyaşını oya yaptım mendile. Ağlasam, sesimi yattığı yerden bile duyacak analar bilirim.' Bizler için anneler ve kadınlar işte bu kadar kutsal, bu kadar kıymetidir, azizdir, başımızın tacıdır."</p><p><b>SALDIRI KAMPANYASINA SERT TEPKİ</b></p><p>Son günlerde birilerinin, duruşlarını çok net ortaya koydukları olumsuz hadiseleri fırsat bilerek, partilerine yönelik bir saldırı kampanyası başlattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Münferit örneklerden hareketle, değerlerimizi de hedef alan son derece çirkin, son derece sorumsuz bir tavır içine girdiler. Milyonlarca insanımızı alçakça töhmet altında bırakmaya çalışıyorlar. Adı gibi 'ak' olan, 'pak' olan bu tertemiz hareketi lekelemek için her yolu deniyorlar. Ellerine geçirdikleri her fırsatı, kadınların uğruna mücadele verdikleri, bedel ödedikleri en temel haklarına karşı bir saldırı malzemesi yapan bu ahlaksızları, ben yine milletimizin takdirine havale ediyorum." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624299.jpg"/><p>Erdoğan, milletin de basiretiyle, irfanıyla ne yapılmak istendiğini zaten gördüğünü vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Biz de her zaman olduğu gibi bunlara prim vermiyor, işimize bakıyoruz. Sizlerden de bunlara kulak asmadan, hem partimiz hem de milletimiz için çalışmaya devam etmenizi bekliyorum. İlk seçimde, Esenyurt patlama yapmalı. İstanbul zaten patlamayı yapacak. Hiçbir endişeniz olmasın. Bu hareketin bahtı da yolu da Allah'ın izniyle açıktır. Türkiye'nin nasıl son 25 yılına mührümüzü vurduysak, inşallah gelecek çeyrek asrına da gelecek yüz yılına da biz damga vuracağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı, yoluna güçlenerek devam edecek. Allah'ın izniyle, milletimizin destek ve hayır duasıyla, sizlerin de çabalarıyla, bu ülkeye, bu millete daha nice yıllar hizmet edeceğiz. Sizlerle gurur duyduğumu, sizlere güvendiğimi, sizlerle yol yürümekten her zaman onur duyduğumu asla unutmamanızı rica ediyorum. Emekleriniz için, gayretleriniz, fedakarlıklarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42624268.jpg"/><p><b>55 YAŞINDA OKUMA YAZMA ÖĞRENEN DURMAZ'DAN MEKTUP</b></p><p>Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın teşvikleriyle başlatılan okuma yazma kursunda 55 yaşında okuma yazma öğrenen Asya Durmaz tarafından kendisine yazılan mektup hediye edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/cumhurbaskani-erdogan-sik-874_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/190-year-old-church-known-for-its-wall-paintings-to-open-to-visitors-293779</link>
      <pubDate>2026-10-01T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[190-year-old church known for its wall paintings to open to visitors]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[The 190-year-old Aziz Eustathios Greek Church in the İncesu district of Kayseri, Türkiye, whose restoration was completed last year and which is known for its wall paintings, is being considered for inclusion in the Cappadocia tourism destination. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[190-year-old church known for its wall paintings to open to visitors]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>A 190-year-old Greek Orthodox church in central Türkiye is being prepared for visitors as part of efforts to expand tourism beyond the better-known sites of the Cappadocia region.</b></p><p>The St. Eustathios Greek Church in Incesu, a district of Kayseri province about 45-50 kilometers (28-31 miles) from the Cappadocia destinations of Avanos, Urgup and Goreme, was built in 1836 and is being converted into the Incesu City Museum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/42598898.jpg"/><p>The church, which features wall paintings, stonework and inscriptions in Karamanli -- Turkish written using the Greek alphabet -- is one of Incesu's important historical structures.</p><p>Its restoration, which began in 2021, was completed last year. The work preserved the building's original fabric as well as its frescoes, reliefs, carvings and other features, according to the Kayseri Metropolitan Municipality.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/42598904.jpg"/><p><b>Tayfun Talasli, head of the municipality's Historical Buildings and Museums Branch Directorate, said the church was used as a place of worship until the 1923 population exchange between Greece and Türkiye.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/42598907.jpg"/><p>It was later used for different purposes, including as a military warehouse, archive, theater hall and vocational school, he told Anadolu.</p><p>The museum's display and arrangement work is more than 80% complete, and officials plan to open it soon.</p><p>Talasli said the restoration was based on archival photographs, documents and oral histories of people who had lived in the area.</p><p><b>"We will create a museum on the ground floor, where we will tell about the city's tangible and intangible cultural heritage," he said.</b></p><p>Visitors will be able to learn about Incesu's history, architecture, notable figures, archaeology, gastronomy, agriculture and grape production.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/42598901.jpg"/><p>They will also see artifacts, including ceramics unearthed at the nearby Orensehir archaeological site, Talasli said.</p><p>The municipality hopes the church will be incorporated into the wider Cappadocia tourism destination, allowing visitors to combine the historic site with the region's established tourist attractions.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/42598909.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/190-year-old-church-known-494_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293778</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/whatsapp-introduces-optional-parental-controls-for-teenagers-293778</link>
      <pubDate>2026-10-01T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp introduces optional parental controls for teenagers]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[WhatsApp has introduced optional parental controls that give parents more oversight of their teenagers' privacy settings and activity on the platform, while keeping their private messages and calls protected.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp introduces optional parental controls for teenagers]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>WhatsApp announced Wednesday that it is introducing optional parental controls for teenage users, giving parents greater oversight of privacy settings and online interactions without allowing them to read their children's conversations.</b></p><p>The messaging service said parents would be able to decide who can see a teenager's profile photograph, who can add them to groups and how they use features including Channels and Status.</p><p>Parents will receive notifications when their teenager joins or leaves a group, as well as when a group involving their child grows significantly in size.</p><p>The controls will be protected by a PIN set up by the parent. Teenagers who want to loosen restricted privacy settings will require parental approval through the PIN.</p><p>Parents will also be able to select how their child uses Meta AI, WhatsApp's optional artificial intelligence assistant. They can choose between the default setting intended for users aged 13 and older or a stricter option labled Limited Content.</p><p>Despite the additional controls, parents will not be able to see or listen to their teenager's private messages and calls.</p><p>"Even with controls turned on, your teen's personal messages and calls stay private and protected by end-to-end encryption," WhatsApp said in its announcement.</p><p>The company said the tools were intended to encourage conversations between parents and teenagers about their use of the platform while maintaining the privacy of personal communications.</p><p>Parents will be able to adjust or disable the controls at any time. WhatsApp said participation would be entirely voluntary because different families required varying levels of supervision.</p><p>The optional nature of the system, however, has prompted questions about how widely it will be adopted.</p><p>The announcement comes as technology companies face growing pressure from governments and regulators to make their services safer and more age-appropriate for children.</p><p>The proposed ban is expected to cover services including Instagram, Facebook, TikTok, Snapchat, YouTube and X, along with stronger age-assurance requirements.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/whatsapp-introduces-optio-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293767</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/filistinli-cocuklarin-sesi-olmak-icin-ciziyoruz-293767</link>
      <pubDate>2026-10-01T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filistinli çocukların sesi olmak için çiziyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yetim Vakfı, “Filistinli Çocuklar İçin Çiz” etkinliğini bu yıl Türkiye'nin yanı sıra Gazze ve Suriye'de de gerçekleştirecek. 7 Ekim'in üçüncü yılında yaşananları unutturmamak ve Gazze'deki çocukların içinde bulunduğu koşullara dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte binlerce kişi Filistinli çocuklar için çizim yapacak; Gazze'deki çocuklar ise hayallerini resmedecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filistinli çocukların sesi olmak için çiziyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin'de nesillerdir devam eden işgal, yerinden edilme ve hak ihlalleri, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de süren soykırımla daha da ağırlaştı. İşgalci İsrail'in saldırılarının çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri sürerken, yaşananların gündemde ve toplumsal hafızada tutulması önemini koruyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/zm1-011020267adfb8c6.jpg"/><p>Yetim Vakfı, 7 Ekim'in üçüncü yılında Filistinli çocukların yaşadıklarının unutulmasına izin vermemek ve Filistin konusunda toplumsal farkındalığı güçlendirmek amacıyla 2024 yılında başlattığı "Filistinli Çocuklar İçin Çiz" etkinliğini bu yıl da sürdürüyor.</p><p>Türkiye genelinde gerçekleştirilecek etkinlikte her yaştan katılımcı Filistinli çocuklar için bir araya gelecek. Eş zamanlı olarak Gazze'de çocuklar hayallerini çizerken, Suriye'de Yetim Vakfı Babıska Sosyal Hizmet Merkezi'nde de Filistinli çocuklar için çizimler yapılacak.</p><p><strong><b>81 İLDEN FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR İÇİN ORTAK ÇAĞRI</b></strong></p><p>Türkiye'nin 81 ilinde kurulması planlanan etkinlik alanları, gün boyunca Filistin'e dair çizimlerle dolacak. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazzeli çocukların yarım bırakılan hayalleri, farklı yaşlardan binlerce kişinin çizgileriyle kâğıda yansıyacak.</p><p>Farklı şehirlerde aynı amaçla yapılacak çizimler, Filistin'de yaşananların unutulmaması ve Gazze'de hayalleri yok edilen çocukların sesinin duyurulması için ortak bir çağrıya dönüşecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/freegaza-011020267743bba2.jpg"/><p><strong><b>GAZZE'DE ÇOCUKLAR HAYALLERİNİ RESMEDECEK</b></strong></p><p>Türkiye'de binlerce kişi onlar için çizerken, Gazze'deki çocuklar da kendi hayallerini resmedecek. Yetim Vakfı'nın Han Yunus bölgesinde kurduğu Umut Bahçesi Çadır Kenti'nde gerçekleştirilecek etkinlikte, devam eden işgal ve saldırılar nedeniyle evlerini, yakınlarını ve güven içinde yaşama imkânlarını kaybeden çocuklar, geleceğe dair umutlarını ve hayallerini çizgileriyle anlatacak.</p><p>Türkiye'den Gazze'ye uzanan çizgiler, aynı duyguda ve aynı umut etrafında buluşacak.</p><p><strong><b>SURİYE'DEN GAZZE'YE UZANAN DAYANIŞMA</b></strong></p><p>Yıllarca savaş ve yerinden edilmenin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalan Suriyeli çocuklar da Filistinli çocuklar için çizim yapacak. Yetim Vakfı'nın Babıska'da bulunan Sosyal Hizmet Merkezi'nde eğitim gören yetim çocuklar, Türkiye ve Gazze ile eş zamanlı gerçekleştirilecek etkinlikte Filistin'e dair resimler çizecek.</p><p>Savaşın etkileriyle büyüyen Suriyeli çocukların çizimlerinde bu kez Filistinli çocuklar yer alacak.</p><p><strong><b>FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR İÇİN BİR ARAYA GELECEKLER</b></strong></p><p>İlk kez 2024 yılında gerçekleştirilen "Filistinli Çocuklar İçin Çiz" etkinliği, geçtiğimiz yıl da binlerce kişiyi Filistinli çocuklar için bir araya getirdi. Bu yıl ise buluşma Türkiye'nin yanı sıra Gazze ve Suriye'de de gerçekleştirilecek.</p><p>Her yaştan katılımcıya açık olan etkinlik, Türkiye genelinde 3 Ekim 2026 Cumartesi günü 11.00-18.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ana buluşma noktası İstanbul Sultanahmet Meydanı olurken, saat 13.30'da Gazze'de yaşananlara ve Filistinli çocukların içinde bulunduğu koşullara dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapılacak. Çizim için gerekli boya ve malzemeler etkinlik alanlarında hazır bulundurulacak.</p><p>Etkinlik yeri ve saatlerinde oluşabilecek değişikliklere ilişkin güncel bilgilere www.yetimvakfi.org.tr adresinden ulaşılabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/whatsappimage2026100-011020264a775140.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/whatsappimage2026100-0110202691a6d974.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/whatsappimage2026100-0110202670d521f4.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/filistinli-cocuklarin-ses-330_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293760</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/is-turkish-coffee-healthy-a-cardiologist-explains-the-benefits-and-risks-of-coffee-293760</link>
      <pubDate>2026-10-01T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Is Turkish coffee healthy? A cardiologist explains the benefits and risks of coffee]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Turkish coffee is a beverage that is beneficial to health when consumed in appropriate amounts. Cardiologist Prof. Dr. Fethi Kılıçaslan said that coffee can contribute to maintaining balanced blood pressure, weight control and reducing the risk of diabetes. Here are the benefits of Turkish coffee according to the expert…]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Is Turkish coffee healthy? A cardiologist explains the benefits and risks of coffee]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class=""><b>Today, October 1, is International Coffee Day. Coffee is one of the most widely consumed beverages in the world and in Türkiye, after water. <a href="https://discover.yirmidort.tv/discover/how-to-make-and-drink-turkish-coffee-from-its-foam-to-its-presentation-coffee-culture-293163">Turkish coffee</a>, however, is not just a beverage in Türkiye but also part of a culture that has been preserved for centuries. So, is Turkish coffee healthy? We asked Cardiologist Prof. Dr. Fethi Kılıçaslan about the relationship between coffee and health. Kılıçaslan says that Turkish coffee, when consumed in appropriate amounts, is a beverage that is not harmful to health; on the contrary, its benefits become more prominent.</b></p><p><b>Cardiologist Prof. Dr. Fethi Kılıçaslan's </b>assessment is as follows:</p><p><b>BENEFITS OF COFFEE</b></p><p>* It may contribute to maintaining balanced blood pressure, weight control and reducing the risk of diabetes.</p><p>* It also generally has positive effects on cholesterol levels. As a result, there may be a reduction in the risk of cardiovascular disease and the risk of developing some types of cancer.</p><p>* It may also have a positive effect on the aging process. Many clinical studies contain data indicating that coffee consumption is associated with a lower risk of death.</p><p>* Coffee has antioxidant and anti-inflammatory effects. These properties are highly beneficial for health. They have particularly positive effects on atherosclerosis.</p><p>* It may help reduce metabolic syndrome, a condition characterized by increased abdominal fat, and obesity, lower insulin resistance and maintain balanced blood pressure. It also has positive effects on cholesterol.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/28/trkkahvesi1-28092026d136b649.jpg"/><p>* It may reduce fatty liver. It also has positive effects on blood pressure and diabetes.</p><p><b>WHEN CAN COFFEE BE HARMFUL?</b></p><p>So, when can coffee be harmful? Kılıçaslan answers this question as follows:</p><p>"The substance we know best and that is found in high concentrations in coffee is caffeine. Caffeine has a stimulant effect. In addition, coffee contains many antioxidants and acids. It is quite low in fat and carbohydrates. Therefore, plain coffee is quite low in calories and, in this form, has no significant harmful effect. When milk, cream and sugar are added to coffee, significant amounts of carbohydrates and calories may be consumed. For this reason, we generally recommend drinking coffee plain. If milk, cream or sugar is added, it is important to keep the amounts limited. Otherwise, this may lead to increased calorie intake and weight gain."</p><p><b>CAN COFFEE CAUSE PALPITATIONS?</b></p><p><b>So, can coffee cause palpitations?</b> Kılıçaslan answered the question as follows:</p><p>"When coffee is consumed regularly in moderate amounts, contrary to popular belief, it does not cause palpitations or increase the risk of arrhythmia. In fact, moderate coffee consumption has been shown to be associated with a lower incidence of various heart rhythm disorders, such as tachycardia and atrial fibrillation. However, consuming large amounts quickly can cause palpitations."</p><p><b>Kılıçaslan continues:</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/kahveveayn-01102026e3e863e3.jpg"/><p>"It has long been claimed that coffee is harmful to the heart and causes palpitations and hypertension. However, current scientific data indicate the opposite. In particular, balanced consumption is generally considered safe for heart health. Coffee has many benefits rather than causing harm.</p><p>The effects of maintaining balanced blood pressure, reducing atherosclerosis, balancing cholesterol, contributing to weight control and reducing fatty liver are all important characteristics in terms of heart health."</p><p><b>BE CAREFUL IN THE EVENING!</b></p><p><b>Kılıçaslan also has a warning:</b></p><p>"Because of the caffeine it contains, coffee has a stimulant effect. It may increase cortisol levels and contribute to alertness. Consuming large amounts of coffee late in the day can trigger insomnia. Therefore, particular attention should be paid to coffee consumption, especially in the evening."</p><p><b>EXCESSIVE CONSUMPTION MAY CAUSE SOME PALPITATIONS</b></p><p>Kılıçaslan's other comments are as follows:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/trkkahves-29092026b6477cc0.jpg"/><p>"We know that some types of cancer are less common among people who regularly consume coffee. When all these beneficial effects are considered together, we can say that coffee consumption is associated with a longer lifespan.</p><p>The belief that coffee causes palpitations does not apply to every patient. Patients who experience palpitations or have tachycardia can consume coffee in certain amounts. The important factor here is the amount.</p><p>When coffee is consumed regularly in excessive amounts on a daily basis, some palpitations may occur due to the caffeine and other metabolites it contains. However, significant palpitations are generally not observed when coffee consumption does not exceed 3&#8211;4 cups a day. On the contrary, scientific studies have shown that moderate coffee consumption is associated with a lower incidence of various heart rhythm disorders, tachycardia and atrial fibrillation."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/28/trkkahvesi34-2809202645301a99.jpg"/><p><b>HOW MANY CUPS OF COFFEE SHOULD BE CONSUMED PER DAY?</b></p><p>* By moderate consumption, we mean 2&#8211;4 cups a day. Excessive consumption may bring some risks. In particular, it is recommended to avoid using sugar and cream when drinking coffee.</p><p>* The way coffee is prepared and consumed can also affect its effects. In particular, filtered coffee is known to be less risky in terms of cholesterol.</p><p>* The filtration process helps retain some natural substances that can raise cholesterol.</p><p><b>* In contrast, unfiltered coffees such as Turkish coffee may cause a certain increase in cholesterol when consumed in excessive amounts. However, at consumption levels not exceeding 3&#8211;4 cups a day, this has no clinically significant effect. Nevertheless, if a patient has high cholesterol, moderate coffee consumption may be recommended, with filtered coffee preferred for these patients.</b></p><p>* A slight increase in blood pressure may occur, particularly if a large amount of coffee is consumed at once. However, it cannot be said that moderate coffee consumption raises blood pressure in the long term. On the contrary, it contributes to maintaining balanced blood pressure.</p><p><b>SOME PEOPLE MAY BE SENSITIVE TO COFFEE</b></p><p>Some people may be particularly sensitive to coffee. Even when these people consume small amounts of coffee, they may experience palpitations, insomnia or anxiety. They should avoid consuming excessive amounts of coffee.</p><p><b>DOES COFFEE HAVE ANY HARMFUL EFFECTS?</b></p><p>Drinking coffee late in the day can negatively affect your sleep. During the day, however, consuming coffee at around 9&#8211;10 a.m., rather than very early in the morning, when cortisol levels are somewhat lower, may contribute to daytime alertness.</p><p>From an overall heart health perspective, we can say that coffee may contribute to maintaining balanced blood pressure, reducing palpitations and heart rhythm disorders, protecting vascular health and balancing cholesterol. Because of all these effects, coffee is a beverage that is beneficial to health.</p><b><font size="4">After this article, you can also read our article titled "<a href="https://discover.yirmidort.tv/discover/how-to-make-and-drink-turkish-coffee-from-its-foam-to-its-presentation-coffee-culture-293163">How to Make Turkish Coffee?</a>"</font></b><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/discover/how-to-make-and-drink-turkish-coffee-from-its-foam-to-its-presentation-coffee-culture-293163" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/28/how-to-make-and-drink-tur-347_2-41.jpg"/></div><h3>How to make and drink Turkish coffee: From its foam to its presentation, coffee culture</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/is-turkish-coffee-healthy-854_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293757</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/duzcede-25-isci-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastaneye-basvurdu-293757</link>
      <pubDate>2026-10-01T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Düzce'de 25 işçi gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Düzce'de fabrikada çalışan 25 işçi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanede tedavi altına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Düzce'de 25 işçi gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyköy beldesindeki 1. Organize Sanayi Bölgesi&#39;nde faaliyet gösteren fabrikanın gece vardiyasında çalışan 25 işçi, yemek yedikten sonra sabah saatlerinde rahatsızlandı.</p><p>İşçiler, Düzce Atatürk Devlet Hastanesi ile Düzce Üniversitesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesine başvurdu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621450.jpg"/><p>Gıda zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alınan işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/duzcede-25-isci-gida-zehi-568_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293754</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mabel-matiz-hakkinda-3-yila-kadar-hapis-talebi-293754</link>
      <pubDate>2026-10-01T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mabel Matiz hakkında 3 yıla kadar hapis talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'Ha Leylim' şarkı klibi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan şarkıcı Mabel Matiz hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mabel Matiz hakkında 3 yıla kadar hapis talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Fatih Karaca hakkında, dijital platformlarda yayınlanan "Ha Leylim" isimli şarkısına ait video klibin, şarkı sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde "müstehcenlik" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek başlatılan soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı. İddianamede, Karaca tarafından seslendirilen "Ha Leylim" isimli şarkıya ait video klipte yer alan bazı görüntülerle şarkı sözlerinin birlikte değerlendirildiğinde müstehcen nitelik taşıyabileceğinin anlaşılması üzerine soruşturmanın başlatıldığı kaydedildi. Soruşturmanın ardından şarkıcı Mabel Matiz hakkında "Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlamak veya yayınlanmasına aracılık etmek" suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.</p><p><b>"İKİ ERKEK ŞAHSIN KARŞILIKLI OLARAK DANS ETTİKLERİ" BELİRTİLDİ</b></p><p>Bilirkişi raporuna da yer verilen iddianamede, video kaydının 3 dakika 51. saniyesinden itibaren açık alanda çok sayıda kişinin bulunduğu ortamda damat rolündeki erkek şahıs ile sarı saçlı ve sarı takım elbiseli diğer erkek şahsın görüntüye girdikleri aktarıldı. İddianamede, şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, ardından iki erkeğin karşılıklı dans ettiği ve dans sırasında kol ve kalça bölgelerini belirgin şekilde kullanarak tekrarlayan hareketlerde bulunduklarının bilirkişi raporunda belirtildiği kaydedildi. Görüntülerin başlangıcında yalnızca müzik bulunduğu, devamında ise şarkı sözlerinin görüntülere eşlik ettiği aktarıldı.</p><p>Savcılık değerlendirmesinde, iki erkeğin dans ve çeşitli hareketlerinin klibin odak noktası ve ana teması haline geldiği, şarkı sözleri ile görüntülerin birbirlerinden bağımsız unsurlar olmadığı ve görsel ve işitsel olarak birbirlerini tamamladığı belirtildi. Bu durumun toplumun genel ahlakına ilişkin kabul görmüş sınırların zorlandığını gösterdiği değerlendirildi.</p><p><b>ŞÜPHELİLERİN İFADELERİNE YER VERİLDİ</b></p><p>İddianamede Fatih Karaca'nın ifadesine de yer verildi. Karaca'nın, "Ha Leylim" isimli şarkının söz, müzik ve yapımcılığının kendisine ait olduğunu, şarkıyla aşkı ifade etmek istediğini, klibin konusunu oluştururken Sinan Tuncay ile birlikte Trakya düğünlerini canlandırmayı amaçladıklarını ve videoyu @mabelmatiz rumuzlu YouTube hesabından bizzat yayımladığını beyan ettiği aktarıldı.</p><p>Sinan Tuncay'ın ise yaklaşık 15 yıldır yönetmenlik ve görsel sanatlarla ilgilendiğini, "Ha Leylim" isimli şarkının video klibinin yönetmenliğini yaptığını ve şarkının hareketli olması nedeniyle klipte bir Trakya düğününü canlandırmak istediklerini söylediği belirtildi. Savcılık, şüphelilerin beyanları doğrultusunda klibin görsel ve işitsel içeriğinin meydana getirilmesi ve yayınlanmasında birlikte hareket ettiklerinin değerlendirildiğini kaydetti.</p><p><b>ÇOCUKLARIN ERİŞİMİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME</b></p><p>Savcılık değerlendirmesinde, eserin sanatsal nitelik taşımasının yanı sıra içeriğin çocukların ulaşımına engellenmiş olması gerektiği, soruşturma konusu klibin ise YouTube ve sosyal medya platformlarında umuma açık şekilde yayımlandığı belirtildi. İçeriğe çocukların ulaşmasını önleyecek bir erişim sınırlaması bulunmadığı ifade edilerek söz konusu istisna hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/g-011020265af809ef.jpg"/><p><b>6 AYDAN 3 YILA HAPİS TALEBİ</b></p><p>İddianamede, Fatih Karaca ve Sinan Tuncay'ın "Müstehcen Görüntü, Yazı veya Sözleri Basın ve Yayın Yolu ile Yayınlamak veya Yayınlanmasına Aracılık Etmek" suçundan cezalandırılmaları talep edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/mabel-matiz-hakkinda-3-yi-905_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293752</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/cumhurbaskanligi-bisiklet-turunun-tarihleri-balli-oldu-293752</link>
      <pubDate>2026-10-01T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun tarihleri balli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI), 2027 yılı yol bisikleti yarış takvimini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun tarihleri balli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bisiklet Federasyonunun açıklamasına göre  Türkiye&#39;nin uluslararası bisiklet takvimindeki en önemli organizasyonu Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 25 Nisan-2 Mayıs 2027 tarihlerinde koşulacak.</p><p>Türkiye&#39;nin &quot;ProSeries&quot; kategorisindeki tek bisiklet yarışı, dünyanın farklı ülkelerinden profesyonel bisikletçileri Türkiye&#39;de buluşturacak.</p><p>Yarışın parkuru ise ileri tarihte duyurulacak.<br></p><p><b>- TÜRKİYE'DE 20 ORGANİZASYON</b></p><p>Türkiye&#39;nin çeşitli illerinde 2027 yılında 20 farklı UCI organizasyonu düzenlenecek.</p><p>Takvimin Türkiye&#39;deki ilk organizasyonu 13 Şubat 2027&#39;de Grand Prix Antalya gerçekleştirilecek. Antalya, sezonun ilk bölümünde Grand Prix Alaiye, Grand Prix Alanya, Grand Prix Pedalia, Tour of Antalya ve Grand Prix Apollon Tapınağı etkinliklerine de ev sahipliği yapacak.</p><p>Sezonunun son uluslararası etkinliği 2-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Tour of İstanbul olacak.<br></p><p><b>- TÜRKİYE'NİN ORGANİZASYON KABİLİYETİ</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, takvimde Türkiye&#39;nin 20 organizasyonla yer almasının Türk bisikletinin uluslararası alandaki konumunu güçlendirdiğini belirtti.<br></p><p>Müftüoğlu, &quot;2027 yılında ülkemizin farklı bölgelerinde düzenlenecek uluslararası yarışlarla bisiklet sporunun Türkiye genelinde daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyoruz. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu başta olmak üzere takvimimizde yer alan organizasyonlar, dünyanın farklı ülkelerinden sporcuları ülkemizde buluştururken Türkiye&#39;nin bisiklet sporundaki organizasyon kabiliyetini de ortaya koyuyor. Yeni sezonda sporcularımızın uluslararası arenada önemli deneyimler kazanacağı ve bisiklet kültürünün ülkemizin farklı şehirlerinde daha da güçleneceği bir yıl olmasını diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- TAKVİM</b></p><p>Türkiye&#39;nin 2027 yılı yol bisikleti takvimindeki yarışların tarihleri ve yapılacağı kentler şöyle:<br></p><p>- Grand Prix Antalya (13 Şubat/Antalya)</p><p>- Grand Prix Alaiye (20 Şubat/Antalya)</p><p>- Grand Prix Alanya (21 Şubat/Antalya)</p><p>- Grand Prix Pedalia (27 Şubat/Antalya)</p><p>- Tour of Antalya (4-7 Mart/Antalya)</p><p>- Grand Prix Antalya (27 Mart/Antalya)</p><p>- Grand Prix Apollon Temple (3 Nisan/Antalya)</p><p>- Tour of Mersin (8-11 Nisan/Mersin)</p><p>- Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu (25 Nisan-2 Mayıs)</p><p>- Grand Prix Kırıkkale (29 Mayıs/Kırıkkale)</p><p>- Grand Prix Anadolu (30 Mayıs/Konya)</p><p>- Tour of Anatolia (3-6 Haziran)</p><p>- Türkiye Yol Şampiyonası (24-27 Haziran/Gaziantep)</p><p>- Grand Prix Palandöken (3 Temmuz/Erzurum)</p><p>- Grand Prix Ejder 3200 (4 Temmuz/Erzurum)</p><p>- Tour of Erzurum (8-11 Temmuz/Erzurum)</p><p>- Tour of Kahramanmaraş (12-15 Ağustos/Kahramanmaraş)</p><p>- Tour of Ordu (19-22 Ağustos/Ordu)</p><p>- Tour of Samsun (26-29 Ağustos/Samsun)</p><p>- Tour of Istanbul (2-5 Eylül/İstanbul)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/cumhurbaskanligi-bisiklet-214_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293751</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsekten-fon-yatirimcilarina-odeme-mesaji-gerekli-adimlar-atiliyor-293751</link>
      <pubDate>2026-10-01T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek'ten fon yatırımcılarına ödeme mesajı: Gerekli adımlar atılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu fonlarla ilgili çalışmaların kurumlar arasında koordinasyon içinde sürdüğünü belirtti. Şimşek, yatırımcılara en kısa sürede mümkün olan en yüksek düzeyde ödeme yapılması için gerekli adımların atıldığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek'ten fon yatırımcılarına ödeme mesajı: Gerekli adımlar atılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Güçlendirdiğimiz makroekonomik temeller ve atılan adımlar, yaşanan gelişmelerin finansal sistem ve reel ekonomiye etkilerinin sınırlı kalmasını sağlayacaktır" dedi.</p><p><b><i>Bakan Şimşek'in X hesabından yaptığı açıklama şöyle:</i></b></p><p>"Yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımlar atılıyor.</p><p>Adalet Bakanlığımız, yatırımcıların haklarını korumak ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesini sağlamak amacıyla hukuki süreci kararlılıkla yürütüyor.</p><p>Zorlu küresel koşullara ve savaşa rağmen ekonomimizin dayanıklılığı devam ediyor.</p><p>Yüksek emtia fiyatlarına karşın enflasyondaki düşüş sürüyor. Büyümemiz, ticaret ortaklarımızın yaklaşık 2 katı olup cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,6 ile sürdürülebilir seviyededir. Uzun dönem ortalaması yüzde 20 olan brüt dış finansman ihtiyacının GSYH'ye oranı yüzde 16 seviyesinde, brüt dış borcun milli gelire oranı ise yüzde 32 ile uzun dönem ortalaması olan yüzde 44,5'in oldukça altındadır.</p><p>Bütçe açığının milli gelire oranı yaklaşık yüzde 3 ile gelişmekte olan ülkeler ortalamasının yarısı, kamu borcunun GSYH'ye oranı ise yüzde 22 ile gelişmekte olan ülkelerin üçte biri düzeyindedir.</p><p>Güçlendirdiğimiz makroekonomik temeller ve atılan adımlar, yaşanan gelişmelerin finansal sistem ve reel ekonomiye etkilerinin sınırlı kalmasını sağlayacaktır. Aldığımız tedbirlerle sermaye piyasalarımız daha güçlü, sağlıklı ve dayanıklı bir yapıya kavuşacaktır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/bakan-simsekten-fon-yatir-977_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293750</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-baskenti-kudus-olan-bagimsiz-filistin-devleti-kurulacaktir-293750</link>
      <pubDate>2026-10-01T14:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti kurulacaktır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Uluslararası hukukun ayrımcı politikasına itirazımızı sürdüreceğiz. İnsanlığa karşı işlenen suçların sorumlularından uluslararası yargı mercilerinde hesap sorulması yönündeki çabaları sürdüreceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını sağlayacak iki devletli çözümü sonuna kadar, her koşulda, ne pahasına olursa olsun destekleyeceğiz.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti kurulacaktır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda konuştu.</p><p class="MsoNormal"><strong>TBMM Başkanı Kurtulmuş'un </strong><strong>açıklamalarından  satırbaşları:</strong><strong></strong></p><p>Terörsüz Türkiye'ye ulaşmak için atılan bu kanuni adımlar hiç şüphesiz ki Terörsüz Bölge hedefinin de ana taşlarını oluşturur. Yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde bölgesel güvenliği ve huzuru artıracak ilişkileri geliştireceğiz.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye'ye ulaşmak için atılan bu kanuni adımlar hiç şüphesiz ki Terörsüz Bölge hedefinin de ana taşlarını oluşturur. Yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak... <a href="https://t.co/41oTXb61ZZ">pic.twitter.com/41oTXb61ZZ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105615554262233466?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum. Aynı vatanın, aynı medeniyetin ve aynı değerlerin evlatları arasındaki bağı kuvvetlendireceğiz. Bölgemizdeki her insanın kültürünü ve inancını yaşaması, müşterek aidiyetimizi zenginleştirecektir.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum. Aynı vatanın, aynı medeniyetin ve aynı değerlerin evlatları arasındaki bağı kuvvetlendireceğiz. Bölgemizdeki her insanın kültürünü ve inancını... <a href="https://t.co/TXCy1tVNdT">pic.twitter.com/TXCy1tVNdT</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105615799985528864?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Yeni yasa çağrımızı bir kere daha toplumu güçlendirme perspektifiyle ve öncelikle tekrarlıyorum. Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımı ile yenilemek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Yeni yasa çağrımızı bir kere daha toplumu güçlendirme perspektifiyle ve öncelikle tekrarlıyorum. Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımı ile yenilemek... <a href="https://t.co/McZcR4BJqd">pic.twitter.com/McZcR4BJqd</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105616280094912734?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Siyasete duyulan güveni artırmak, siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirir. Milletin emanetine riayet konusunda göstereceğimiz açıklık, demokratik sistemin itibarını yükseltecektir.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Siyasete duyulan güveni artırmak, siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirir. Milletin emanetine riayet konusunda göstereceğimiz açıklık, demokratik sistemin itibarını yükseltecektir. <a href="https://t.co/zfKiNbmYep">pic.twitter.com/zfKiNbmYep</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105616698791297360?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Parlamento olarak denetim kudretimiz, yasa dışı işlemlerin üzerine gidilmesine hizmet edecektir.</p><p>Türkiye, artan imkânlarını ve diplomatik tecrübesini çatışmaların önlenmesi yönünde kullanmaya devam edecektir. Ülkemizin gücü arttıkça sözümüzün de tesirinin artacağı muhakkaktır. Türkiye'nin büyümesini ve gelişmesini engellemek isteyenlere müdahale alanını daraltacak kudrete sahibiz.</p><p>Gazze'de başlayarak çevre ülkelere yayılan İsrail saldırganlığı ve yayılmacılığı, bölge halklarının geleceğini tehlikeye atmaktadır. Filistinlilerin topraklarından koparılmasına ve açlığa mahkûm edilmesine karşı sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz.</p><p>Uluslararası hukukun ayrımcı politikasına itirazımızı sürdüreceğiz. İnsanlığa karşı işlenen suçların sorumlularından uluslararası yargı mercilerinde hesap sorulması yönündeki çabaları sürdüreceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını sağlayacak iki devletli çözümü sonuna kadar, her koşulda, ne pahasına olursa olsun destekleyeceğiz.</p><p>(Filistin-Konya Maçı) Maçın 89. dakikasının 59. saniyesinde yazılan "Filistin özgür olana kadar maçı tehir ediyoruz." sözü, insanların, insanlığın belleğine kazınmış unutulmayacak bir hatıradır. Biz de buradan diyoruz ki Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeye Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak asla vazgeçmeyeceğiz, asla vazgeçmeyeceğiz.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: (Filistin-Konya Maçı) Maçın 89. dakikasının 59. saniyesinde yazılan "Filistin özgür olana kadar maçı tehir ediyoruz." sözü, insanların, insanlığın belleğine kazınmış unutulmayacak bir hatıradır. Biz de buradan diyoruz ki Filistin özgür olana... <a href="https://t.co/stLrtOBLol">pic.twitter.com/stLrtOBLol</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105618532499067013?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Terörün sonlandırılması gibi belki de Cumhuriyet tarihimizin en zorlu konusunu sağlayabiliriz. Siyasi liderlerin desteği ve büyük bir kararlılıkla Meclisimiz çözüme kavuşturmuştur. Şimdi yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası çalışmalarına da benzer bir mutabakatla netice alınabileceğine yürekten inanıyorum.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terörün sonlandırılması gibi belki de Cumhuriyet tarihimizin en zorlu konusunu sağlayabiliriz. Siyasi liderlerin desteği ve büyük bir kararlılıkla Meclisimiz çözüme kavuşturmuştur. Şimdi yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve... <a href="https://t.co/F4CyTyUno3">pic.twitter.com/F4CyTyUno3</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105619367241097469?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/tbmm-baskani-kurtulmus-ba-401_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293749</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmmde-yeni-yasama-yili-baskan-erdogan-fon-sorununun-ustesinden-basariyla-geliyoruz-293749</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM'de yeni yasama yılı... Başkan Erdoğan: Fon sorununun üstesinden başarıyla geliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ' Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adaleti gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM'de yeni yasama yılı... Başkan Erdoğan: Fon sorununun üstesinden başarıyla geliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Genel Kurul'a hitap etti.</p><p>Yeni yasama yılının ülke, millet, Meclis, demokrasi, gönül coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Sizlerin şahsında, mensubu ve hizmetkarı olmakla şeref duyduğum aziz milletimin her bir ferdine, en doğusundan en batısına, cennet vatanımızın 7 bölgesinde, 81 ilinde, 922 ilçesinde yaşayan tüm vatandaşlarıma, buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Dünyanın farklı ülkelerinde milletimizi en güzel şekilde temsil eden, başarılarıyla iftihar ettiğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımıza da en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621833.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 106 sene önce Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan cuma namazını müteakip, dualarla, tekbirlerle, istiklal azmi ve aşkıyla, bağımsızlığın kalbi olan Ankara'dan milletin iradesini dünyaya haykıran 115 üye başta olmak üzere, bugüne kadar bu yüce çatı altında millete layıkıyla hizmet edip dar-ı bekaya irtihal eden milletvekillerini rahmetle yad etti.</p><p>Uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey'e, milletin emanetine kastedenlerin, milletin iradesini gasbedenlerin dar ağacına gönderdiği Adnan Menderes'e, Hasan Polatkan'a ve Fatin Rüştü Zorlu'ya da Cenabıallah'tan rahmet niyaz eden Erdoğan, "Yine burada bin yıldır bu coğrafyada milletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden tüm şehitlerimize, gazilerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara yüce Mevla'dan rahmet diliyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621835.jpg"/><p>Sözlerinin başında, bir hakikati tüm kalbiyle ifade etmek istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu Meclis, milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı Milli Mücadele'yi başarıyla sevk ve idare etmiştir. 80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile Yüce Meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir. Meclisimizin bu mücadelesi müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur. Bakınız, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 1920-1923 arası tutanakları, Türkiye'nin ikinci defa nasıl vatan yapıldığının en canlı şahitleridir."</p><p><b>- "15 TEMMUZ GECESİ GAZİ MECLİSİMİZ, O AĞIR SINAVI ALNININ AKIYLA VERMİŞTİR"</b></p><p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 1921'de Büyük Millet Meclisi'nin 2. Yasama Yılı açılışında, Türk Milletinin istiklal ile izmihlal arasına sıkıştırıldığı o sancılı günlerde, Meclis Başkanı sıfatıyla kurduğu, "Muhterem arkadaşlarım. Bütün bir millet, ölümle göz göze baktığımız mütareke günlerinden başlayarak, bugüne kadar katettiğimiz mesafeleri, atladığımız sayısız müşkülatı bir kez daha hatırlayalım. Ne zaman başladığı bilinmeyen zamanlardan beri, şeref-i istiklal ile yaşayan milletimiz, en kötü bir sona, ölüme gidiyor gibi görünmüş iken, tutsaklığa karşı evladını kıyama çağıran ecdadın sesi kalplerimizde yükseldi ve bızi son kurtuluş savaşına davet etti. Artık yeis ve fütur günleri çok arkada kaldı. Memlekete kurtuluşu, gerçek yolu göstermiş ve bütün milleti kendi istiklal bayrağı altında toplamış olan Meclis-i Aliniz, ikinci yasama yılına girerken ben, ufkumuzda inkişafa başlayan ışıkların, bu kadar felaket görmüş olan bedbaht vatanımızda, iyi bir sabah-ı hayır olmasına dua ediyorum" cümlelerini hatırlatan Erdoğan, "Şu cümleler, milletimizin hücrelerinde olan hürriyet aşkının ve Meclisimizin tarihi misyonunun bariz bir ifadesidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621836.jpg"/><p>Sık sık alkışlarla kesilen bu konuşmadan 95 sene sonra Yüce Meclisin, millete öncülük görevini bir kez daha yerine getirdiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclisimiz, meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbeye direnen milletimizle birlikte, o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. Bu vesileyle o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, Rabb'im, bu Meclisi bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın, diyorum. Geçmişi bu denli görkemli, vazifesi bu kadar ulvi olan Gazi Meclis'in Genel Kurul Salonu'nda sizlere hitap etmekten duyduğum memnuniyeti hassaten ifade ediyorum."</p><p>Erdoğan, TBMM'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, TBMM'nin, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biri olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621864.jpg"/><p>Meclis'in, 1 Ekim 2025'te başlayıp 10 Ağustos 2026'ya kadar devam eden 4. Yasama Yılı'nda da önemli kararların alındığı, yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdiğini belirten Erdoğan, hem Genel Kurul'da hem de komisyonlarda ülkenin, milletin ve bölgenin geleceğine yön verecek hayati kanunların, kritik meselelerin müzakere edildiğini vurguladı.</p><p>Yasama faaliyetleri demokratik bir olgunlukla icra edilirken, parlamenter diplomasinin ise gerek Türkiye'nin ev sahibi olduğu uluslararası toplantılarda, gerekse yurt dışı ziyaretlerde profesyonel ve saygın bir yaklaşımla yürütüldüğünün altını çizen Erdoğan, "Bu anlamda, siyasi parti ayırt etmeksizin, Gazi Meclisimizdeki tüm milletvekillerine çabaları, gayretleri, fedakarlıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'u ve Başkanlık Divanımızın muhterem üyelerini aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum. Meclisimizin farklı birimlerinde görev yapan idareci ve çalışanlarımıza, 10 ay 10 gün boyunca ortaya koydukları hummalı ve özverili çalışmalar için şükranlarımı iletiyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621869.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bugün itibarıyla başlayan yeni Yasama Yılı'nın da fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce, fakat karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dahilinde dile getirileceği, tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla, sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını yürekten temenni ediyorum. Biz, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak her zaman olduğu gibi yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceğiz. Milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Yeni Yasama Yılı'nda bunun yüksek hassasiyeti içinde olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum."</p><p><b>- "ÜLKEMİZİ İLGİLENDİREN HER ALANDA ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK"</b></p><p>"Burada bir hususu öncelikle dikkatlerinize getirmek isterim" diyen Erdoğan, "Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layık-ı veçhile hizmet etmektir. Şahsım dahil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz." ifadesini kullandı.</p><p>AK Parti iktidarının bir ay sonra 24. yıl dönümüne kavuşacağını hatırlatan Erdoğan, "İktidarlarımız boyunca kesintisiz biçimde, istikrarlı, kararlı ve samimi bir şekilde, biz hep bunu yapmanın mücadelesi içinde olduk. Ekonomiden demokrasiye, iç siyasetten dış politikaya, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan şehirleşmeye, enerjiden tarıma kadar, ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621870.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalplerde onulmaz yaralar açan 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3,5 yıldan fazla süre geçtiğini anımsatarak, hayatını kaybedenlerin acısı hala içlerini yakıyor olsa da bugün 11 ili yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşadıklarını dile getirdi.</p><p><b>- "FON PİYASASININ BELLİ BÖLÜMÜNDE ORTAYA ÇIKAN SORUNUN DA ÜSTESİNDEN BAŞARIYLA GELİYORUZ"</b></p><p>Millete verdikleri sözü bir kez daha tuttuklarını ve asrın inşasını tamamladıklarını, toplam 455 bin 357 konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Deprem bölgemizin ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcadık. Ekonomide, bölgemizde ardı ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen Türkiye'yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık. Füzelerin havada uçuştuğu sıkıntılı bir dönemde tek bir vatandaşımızın dahi kılına zarar getirtmedik. 2026'nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdı. Geçen sene yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarımımız hızlı bir toparlanma kaydetti. Turizmde, çevremizdeki çatışmalara rağmen güçlü seyrimizi koruduk. Yılın ilk altı ayında turizm geliri 25,7 milyar dolara ulaştı. Savunma sanayisinde ise iki işi birden başardık. Hem yeni ürünlerle milli savunma sanayimizi güçlendirdik hem de bu alanda dünyaya satış yapan bir ülke olduk. Yılın ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara çıktı. Dış dengede sürdürülebilir bir noktadayız. Cari açığın milli gelire oranının bu yıl yüzde 2,6'da kalmasını bekliyoruz. Enerji faturasının ağırlaştığı bir yılda bu oran, ekonomimizin ne kadar dayanıklı hale geldiğinin göstergesidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621907.jpg"/><p>Kamu maliyesinde disiplinden sapmadıklarını, bu yıl bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 3,1 ile sınırlamayı ve faiz dışı fazla vermeyi hedeflediklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet, hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar, çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz."</p><p>Erdoğan yaptığı konuşmada, tarihe kayıt ve not düşmek adına Türkiye için vazgeçilmez olduğunu düşündüğü bazı başlıklara kapsamlı değinmek istediğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42621908.jpg"/><p>Günlük siyasetin gelip geçici gündemlerinden azade iki konunun Türkiye ve Türk milleti için son derece önemli olduğuna inandığını ifade eden Erdoğan, günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında toplumda iç kanamaya sebep olan yapay kutuplaşmanın yer aldığını vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesinin, değerler, inançlar, hassasiyetler, beklentiler konusunda tamamen birbirine benzemesinin mümkün olmadığını, bunun da doğru ve sağlıklı olmayacağını kaydetti.</p><p>"Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Asırlar içinde bu farklılıklar bir uzlaşma zemininde buluşmuş, ortak sınırlar içinde ortak değerler oluşmuştur. Tarih içinde farklılıklar birbirine köklü bir saygı geliştirmiştir. Devletimiz, bayrağımız, mukaddes değerlerimiz ve üzerinde bir arada yaşadığımız vatanımız, tarih içinde bizi tek bir millete dönüştürmüştür. Farklılıklarımızı bir ayrışma vasıtası olarak kullanmak isteyenlere de karşı durduğumuzu milletimiz tek yürek olup her seferinde gereken cevabı vermiştir. Hiç kuşkusuz, siyaset kurumu, farklı beklentilere cevap üretmek için vardır. Ancak siyasetin farklılıklarımızı, renklerimizi, çeşitliliğimizi bir ayrıştırma, yani kutuplaştırma vasıtası olarak kullanması, en başta siyasetin fıtratına aykırıdır. Siyasi partiler arasında tabii ki rekabet olacaktır, yarış olacaktır, belli sınırlar dahilinde çekişme de olacaktır. Fakat bunun kutuplaştırma yoluyla, kamplaşmayı körükleyerek çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacaktır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622055.jpg"/><p>Erdoğan, yakın çevredeki hadiselere bakıldığında yerel bazdaki ayrışmaların, siyaset ve toplum mühendislikleriyle birçok ülkenin "yumuşak karnına" dönüştüğünü ve dönüştürüldügünü gördüklerini dile getirdi.</p><p>Toplumsal fay hatları kaşınmak suretiyle ülkelerin içeriden çözülmek ve çökertilmek istendiğinin altını çizen Erdoğan, bu yıkım projesinin komuta ve kontrol merkezinde "emperyalist-siyonist ittifakı"nın bulunduğunu söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Dünyayı takip eden, bölgemizdeki gelişmeleri yakından takip eden herkes inanıyorum ki şu gerçeği görebiliyor, binlerce yıldır bir arada yaşayan, huzur, barış ve karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada varlığını sürdüren milletimizin, son dönemde artan bir şekilde siyaset ya da siyaset dışı aktörler vasıtasıyla kutuplaştırılması sadece iç dinamiklerle açıklanamaz. İç dinamikler bellidir, tarih içinde asırlar boyunca teşekkül etmiştir. Sünni ile Alevi, Türk ile Kürt, Müslüman ile gayrimüslim, asırlar içinde huzur ve dayanışmayı esas alan müşterek bir yaşam zemini inşa etmiştir. Bu ve benzeri farklılıkları bir çatışmaya, bir kutuplaştırmaya dönüştürmek, Türkiye'nin deyim yerindeyse 'fabrika ayarlarını bozmak' demektir. Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz, sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar. Yakın tarihimizde bunu hep beraber tecrübe ettik."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622057.jpg"/><p><b>- "ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR"</b></p><p>Çok partili demokrasiye geçişten itibaren bir atılım ve kalkınma hamlesi içinde olunduğunda operasyonların hedefi haline gelindiğine işaret eden Erdoğan, sokakların karıştırıldığını, gençlerin düşmanlaştırıldığını, aynı mahalleyi, aynı caddeyi, aynı binayı paylaşan komşular arasına nefret tohumları ekildiğini, siyasi ve toplumsal huzurun suikasta uğradığını aktardı.</p><p>Türkiye ile aynı ligdeki ülkeler koşarken, Türkiye'nin yıllarca başta ekonomi olmak üzere birçok alanda patinaj yaptığını, oyalandığını, irtifa ve ivme kaybettiğini anlatan Erdoğan, bütün bu gerilimlere, çatışmalara, bunların doğurduğu istikarsızlığa bakıldığında her seferinde Türkiye'nin kaybettiğinin, her seferinde milletin kayıplar verdiğinin, ağır bedeller ödediğinin net görüleceğini belirtti.</p><p>Millet kaybederken milletin hasımlarının kazandığını, Türkiye kaybederken de kazananın Türkiye'nin rakipleri ve yeminli düşmanları olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şunun bilinmesini isterim, ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622058.jpg"/><p>Verilen mücadelede en büyük görevin milletin temsilcileri olarak kendilerine, siyaset kurumuna düştüğünü dile getiren Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:</p><p>"Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur. Siyaseti, hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir yıpratma savaşına dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor, ya kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz, ya da asgari müştereklerde buluşmayı, mutabakat içinde rekabeti esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız. Eğer Türkiye yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa, eğer Türkiye önüne açılan tarihi fırsatları değerlendirecekse, bu paradigma değişimini, hep beraber vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız. Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını asla kastetmiyorum.</p><p>Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye'nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak Türkiye merkezli siyaset icra etmelidir. Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye'nin milli menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir. Biz, buna 'iç cephenin tahkim edilmesi' diyoruz. Biz, buna 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz. 'Terörsüz Türkiye' sürecimizin aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu milli mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda 'Terörsüz Türkiye' çabaları, Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgar estirmiştir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622058.jpg"/><p>Erdoğan, TBMM'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye'nin, hem gencecik evlatlarını toprağa verdiğini hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olduğunu belirtti.</p><p>Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmaların, Türkiye'nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit ettiğini, dış politikada elini zayıflattığını vurgulayan Erdoğan, bugün terörün bitme noktasına geldiğini, terör saldırılarının sona erdiğini, terör örgütünün de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıkladığını hatırlattı.</p><p>Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Çerçeve yasanın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakat aziz milletimizi, Türkiye'nin dostlarını sevindirirken, hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye'nin hasımlarını üzmüş, onları hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşuyla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu'na aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622062.jpg"/><p>Gerek Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda gerekse çerçeve yasanın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve yasada da vazedildiği gibi bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim milli mutabakat daha bir anlam kazanacaktır. Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygıyla tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hale gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye'nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki daha da olgunlaşacaktır."</p><p><b>- "YENİ ANAYASA BAHSİ, TÜRK SİYASETİNİN ÖNÜNDE BİR 'İMTİHAN KAĞIDI' OLARAK HALEN DURUYOR"</b></p><p>Yeni yasama yılının Kanun-i Esasi'nin ilanının 150'nci yıl dönümüne tesadüf ettiğini anımsatan Erdoğan, anayasal devlet girişimlerinin biraz daha geriye gittiğini, devlet kudretini hukukla sınırlama tecrübesinin ise bu girişimlere nispetle çok daha eski olduğunu belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Adalet, eşitlik, iyilik ve insanlık değerleri üstünde yükselen devlet töremiz, aslında modern anlamıyla bir toplumsal sözleşmeden, bireyleri hukukun gücüyle birbirine bağlayan bir anayasadan başka bir şey değildir. Son iki asırda bu hakikati, modern anayasal devlet fikriyle buluşturma teşebbüsleri, başarılı başarısız pek çok sonuç doğurmuş, tartışma ve arayışlarsa hiçbir zaman hız kesmemiştir." diye konuştu.</p><p>"Kanun-i Esasi'nin üstünden geçen 150 yıla rağmen yeni anayasa bahsi, Türk siyasetinin önünde bir 'imtihan kağıdı' olarak halen duruyor." diyen Erdoğan, milletin sözü ve mührünü taşıma bahsinde, Türkiye'nin tarihindeki bütün anayasa tecrübelerinde, teknik veya siyasi kusurların, eksiklerin bulunabileceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622115.jpg"/><p>Darbe ürünü olan son 70 yılın iki anayasasının, varoluşsal bir krizle mefluç doğduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Devlet ile toplum, birey ile devlet arasındaki sözleşme, silah ve süngünün gölgesi altında imzalanmıştır. Her darbenin kendi siyasal meşruiyetini oluşturma çabası ise anayasaları sürdürülebilir bir vesayet düzeninin yol haritası haline getirmiştir. Burada şu gerçeği özellikle dikkatinize sunmak istiyorum. Darbe dönemi anayasaları, kuvvetler ayrılığının uygulanmasından ziyade sandıktan çıkan iktidar gücünün zapt-u rapt altına alınmasına odaklanmıştır. Milli egemenliğin ve milli iradenin bürokratik oligarşiyle nasıl sınırlandırılacağını tasarlamıştır. Yönetim istikrarını temin etmek yerine, millet egemenliği üzerindeki vesayet araçlarının istikrarını sağlamıştır. Hak ve özgürlükleri kuvvetlendirmek yerine, Anayasa'yı 'ama yasak' lafzına dönüştüren istisnaları genişletmiştir. Devlet ve millet arasındaki birliğin, bütünleşmenin ahdi temeli olamamış, ne yazık ki, gerilimleri ve tarihi çelişkileri derinleştirmiştir. Hasılı siyaset mühendislerine, kaos tüccarlarına, toplumu ve devleti kriz üzerinden terbiye etmeye yeltenenlere kariyer kapıları açmıştır. Darbe anayasalarının kurduğu vesayet mimarisi, sivil siyasetin önünde yeri gelmiş gerçek bir engel olmuş, yeri gelmiş kullanışlı bir mazerete dönüşmüştür."</p><p><b>- "TÜRKİYE, BU AYIPTAN MUTLAKA KURTULMALIDIR"</b></p><p>"Bu vesayetçi sistemden kurumsallaşmış bir demokrasiye geçişte önemli mesafeler aldığımız inkar edilemez." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplum hayatının ihtiyaçlarının zaman içinde pek çok değişikliği, revizyonu, reformu kaçınılmaz kıldığını söyledi.</p><p>En kapsamlı değişiklikleri yapmanın kendilerine nasip olduğunu belirten Erdoğan, "Bununla birlikte demokrasi tecrübemizi fasılalara bölen müdahalelerin mirasını reddeden sivil bir anayasa ihtiyacı ise henüz karşılanamadı. Üstelik bugüne kadar yapılan revizyonlarla ortaya çıkan tablo, bütünlüklü bir anayasal mimariye ihtiyacı daha da arttırmıştır. Hepsinden önemlisi, köklü değişikliklerle yapısal kusurlardan geniş ölçüde arındırılan mevcut Anayasamızın hala darbe döneminin tortularını, izini, etiketini taşımasıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622117.jpg"/><p>12 Eylül'ün lider kadrosunun, darbeden yıllar sonra adalet önünde hesap verdiğini, yargılandığını, mahkum olduğunu ancak yürürlükteki Anayasa'nın müellif olarak onların imzasını taşıdığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Açık söylüyorum, milletimiz buna ne layıktır ne de razıdır. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır. Başka hiçbir gerekçesi olmasa dahi, üstüne bastığımız zemine düşen bu gölgeyi kaldırmak, sistemi bu lekeden arındırmak, harekete geçmek için yeterli bir nedendir. Bu yönüyle yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir. Millet egemenliğinin kalpgahı olan bu Gazi Meclisimiz, her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Fakat sahip olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönem, bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir.</p><p>Bu Meclis, Türkiye'nin milli ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını zaten göstermiştir. Bilhassa 'huzura, demokrasiye, kardeşliğe kalkan 467 el' ile sivil siyaset, vesayetin ördüğü psikolojik duvarları yıkmış, ön yargıları tuz buz etmiştir. Bunu Türk demokrasisi adına, milletimizin gelecek umutları adına tarihi bir kazanım, büyük bir başarı olarak görüyoruz. Temennimiz, bu başarının, gündelik çekişmelere kurban edilmeden, Türk siyasetinde yeni bir dönemin müjdecisi olmasıdır. Burada şunun da altını çizmek istiyorum: Türkiye'nin ufkunu genişletecek yeni bir anayasa, kutuplaşma siyasetinin değil 'mutabakat içinde rekabeti' esas alan yeni siyasetin eseri olacaktır."</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun başarılması halinde devlet ve millet arasındaki köprülerin daha sağlam şekilde kurulmuş olacağını, güçlü devlet-özgür toplum idealini, birini diğerine tercih etmeden birlikte yaşatmanın yolunun açılacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:</p><p>"Bunu başardığımızda, hem hukuku anlamlı kılacak bir demokratik zemine hem de demokrasiyi koruyacak bir 'üstün hukuk mantığı'na kavuşmuş oluruz. Bunu başardığımızda, kazanımlarımızı kalıcı hale getirir, çoğulcu demorasiyi kurumsallaştırır ve gerçek anlamıyla halkın yönetimine dönüştürürüz. Toplumu, kontrol altında tutulması gereken bir tehdit alanı olarak gören vesayetçi anlayışın reddi bunu gerektirir. Siyaseti ve toplumu refahın, ilerlemenin, gelişmenin dinamik gücü olarak kabul eden demokratik bir anayasa anlayışı da bu sayede yeşerir. Sesi, milletin sesiyle hemavaz olanların bu süreçte korkacağı, çekineceği bir tartışma olamaz, olmamalıdır. "</p><p>Demokraside, hiç kimsenin hakikat tekeline sahip olmadığını belirten Erdoğan, her düşüncenin kıymetli, her önerinin değerli olduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622118.jpg"/><p>Her fikirden, her özgün tekliften istifade edilmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Diğer taraftan milletimizin yeni bir anayasa özlemi de üretilmiş korkuların, vehimlerin esiri haline getirilmemelidir. Anayasa'nın yürürlükteki ilk 4 maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir. Türkiye Yüzyılı'na yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin, taahhütlerine uygun olarak, harekete geçmelerinde fayda görüyorum. İçinde bulunduğumuz yasama yılının Türkiye'nin imkan ve fırsatlarını geliştiren bir anayasa yılı olmasını diliyorum." dedi.</p><p>Erdoğan, TBMM'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın hayırlara vesile olması temennisinde bulundu, milletvekillerine yeni yasama yılında yapacakları çalışmalarda Cenabıallah'tan muvaffakiyetler niyaz etti.</p><p><b>- NOTLAR</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla geldiği Meclis'te tören düzenlende, Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Onur Kıtası'nı selamlamasının ardından Şeref Kapısı önünde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından karşılandı.</p><p>TBMM Genel Kurulu'nda milletvekili sıralarına, TBMM Başkanı Kurtulmuş imzalı, "Yeni Yasama Yılı'nın ülkemize, milletimize ve siz Sayın Milletvekillerine hayırlı olmasını dilerim." notu bulunan çiçek buketleri bırakıldı.</p><p>TBMM'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla düzenlenen oturumu, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Genel Kurul Salonu'nda; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise locadan takip etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42622274.jpg"/><p>Oturuma, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bazı kabine üyeleri, MİT Başkanı İbrahim Kalın ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, eski TBMM Başkanları Binali Yıldırım, Cemil Çiçek, İsmail Kahraman, İsmet Yılmaz, Mehmet Ali Şahin, Mustafa Şentop ve Bülent Arınç ile yabancı misyon şefleri katıldı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Genel Kurul Salonu'na girişi sırasında AK Parti, DEM Parti, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi milletvekilleri ayağa kalktı. Yeni Parti milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını yapmak için kürsüye geldiği sırada salondan ayrıldı.</p><p>Erdoğan, konuşmasının ardından, DEM Parti Eş Genel Başkanları Bakırhan ve Hatimoğulları ile DEM Parti'li milletvekilleriyle, CHP Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli ve Sevda Erdan Kılıç ile CHP'li milletvekilleriyle, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu ve İYİ Partili milletvekilleriyle, Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya ve Yeni Yol Partili milletvekilleriyle tokalaştı.</p><p>Erdoğan'ın MHP sıralarına geldiği sırada, MHP Genel Başkanı Bahçeli, Erdoğan'a kırmızı ve beyaz gül verdi. Bahçeli'nin hediyesini, AK Parti milletvekilleri ayağa kalkarak alkışladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/tbmmde-yeni-yasama-yili-b-309_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293748</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/reyhanli-saldirisinin-faili-omer-el-hatipin-yakalanmasi-sehit-ailelerini-sevindirdi-293748</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Reyhanlı saldırısının faili Ömer el-Hatip'in yakalanması şehit ailelerini sevindirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 2013 yılında 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının Suriyeli faillerinden Ömer el-Hatip'in Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından yakalanması, şehit ailelerini sevindirdi. Acıları yeniden hatırlanan aileler, operasyon nedeniyle yetkililere teşekkür ederek devletin yanında olduklarını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Reyhanlı saldırısının faili Ömer el-Hatip'in yakalanması şehit ailelerini sevindirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, kırmızı bültenle aranan Ömer el-Hatip, Reyhanlı saldırılarının planlama ve organizasyonunda yer alırken, saldırının failleri ile Beşar Esad'a bağlı istihbarat mensupları arasındaki koordinasyonu da sağlıyordu. MİT, el-Hatip'in deniz yoluyla Avrupa'ya kaçma hazırlığında olduğunu tespit ederek operasyon düzenledi. El-Hatip, düzenlenen operasyonla yakalanarak Türkiye'ye getirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/aw80025704-011020261ad5f65a.jpg"/><p>El-Hatip'in yakalandığı haberini alan Reyhanlı'daki şehit aileleri, 2013 yılında yaşadıkları acının yeniden canlandığını ifade ederken, firari diğer faillerin de yakalanması temennisinde bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/aw80025701-0110202649ff3b57.jpg"/><p><b>"DEVLETİMİZDEN VE MİT'TEN ALLAH RAZI OLSUN, RABBİM DEVLETİMİZE VE MİLLETİMİZE ZEVAL VERMESİN"</b></p><p>2013 yılında yaşanan saldırıda büyük acılar yaşadıklarını belirten Reyhanlı 11 Mayıs Şehitler Derneği Başkanı Ahmet Tuna, MİT ve yetkili kurumlara teşekkür ederek, "2013 yılında Türkiye'nin en büyük terör eylemlerinden birisi Reyhanlı ilçesinde yaşandı. Bunun neticesinde 53 şehit verdik ve 200'e yakın insan yaralandı. Gerçekten o gün bize cehennemi yaşattılar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunların peşine düştü. İlk etapta 9 terörist yakalandı ve ardından 5 terörist teker teker yakalandı. Eylemde eli olan, Suriye uyruklu Ömer el-Hatip isimli terörist deniz yoluyla kaçarken MİT tarafından yakalandı ve Türkiye'ye getirildi. Devletimizden ve MİT'ten Allah razı olsun. Rabbim devletimize ve milletimize zeval vermesin. Devletimizin yanındayız. Teröristin yakalanmasından dolayı çok mutluyuz. Bu teröristlerin başında olan Mihraç Ural'ın da bir an önce yakalanması gerekiyor" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/158bb406078a4b59a4c0-01102026754cd714.mp4" type="video/mp4"></video><p>Saldırıda bir oğlunu şehit, iki oğlunu yaralı verdiğini belirten Medine Erdemci ise Ömer el-Hatip'in yakalandığı haberini hüzün ve mutlulukla karşıladığını söyledi. Erdemci, "2013 yılında yaşanan terör saldırısında bir oğlum şehit oldu, iki oğlum yaralandı. Her yakalanan teröristin ardından sevincimiz ve hüznümüz bir arada oluyor. İnşallah geri kalanların da yakalanmasını temenni ediyoruz. Çocuklarımızın katillerinin yakalanmasıyla biz de bir nebze rahat ederiz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/aw80025702-0110202648123285.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/aw80025703-0110202635f91e9f.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/reyhanli-saldirisinin-fai-916_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293747</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcellin-dijital-bahar-projesine-bir-uluslararasi-odul-daha-293747</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell'in Dijital Bahar Projesi'ne bir uluslararası ödül daha]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell'in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Bahar Projesi, sosyal sorumluluk alanında dünyanın en saygın ödül programlarından Communitas Awards'ta “Topluma Hizmet ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Liderliği” ödülüne layık görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell'in Dijital Bahar Projesi'ne bir uluslararası ödül daha]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Dijital Bahar Projesi kapsamında, huzurevlerinde yaşayan büyüklerin teknolojiyle daha güçlü bağ kurmalarını sağlamak amacıyla Dijital Bahar Salonları oluşturuluyor. Dijital okuryazarlık, siber güvenlik ve sosyal medya kullanımı gibi farklı alanlarda eğitimler veriliyor. Şu ana dek 29 ilde toplam 30 Dijital Bahar Salonu hizmete alındı.</p><p class="MsoNormal">Turkcell'in  teknolojinin fırsat eşitleyici gücünü odağına alan Dijital Bahar Projesi, ABD  merkezli Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği (AMCP) tarafından  düzenlenen Communitas Awards'ta ödüle layık görüldü. Proje, "Topluma Hizmet ve  Kurumsal Sosyal Sorumluluk Liderliği" (Leadership in Community Service and  Corporate Social Responsibility) kategorisinde ödülün sahibi oldu. Turkcell,  geçtiğimiz yıl da bu projesiyle halkla ilişkiler alanındaki en prestijli ödül  programlarından olan IPRA Golden World Awards'ta "Büyük Ödül" kazanmıştı.</p><p class="MsoNormal"><b>Huzurevlerinde  yaşayan büyüklerin dijital dünyaya uyumunu destekliyor</b></p><p class="MsoNormal">1  Ekim Dünya Yaşlılar Günü öncesinde kazanılan bu anlamlı ödül, Turkcell'in  toplumun farklı kesimlerine yönelik sosyal fayda vizyonunun uluslararası  düzeyde takdir edilmesi anlamına geliyor. 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü,  büyüklerin sosyal hayatın yanı sıra dijital dünyaya da aktif ve güvenli  katılımının önemini hatırlatıyor. Dijital Bahar Projesi de teknolojiye erişimi  ve dijital becerileri destekleyerek huzurevlerinde yaşayan büyüklerin günlük  yaşamlarında teknolojiden daha fazla yararlanmalarını hedefliyor.</p><p class="MsoNormal"><b>Dijital  okuryazarlık, siber güvenlik, e-Devlet, sosyal medya kullanımı gibi alanlarda  eğitimler veriliyor</b></p><p class="MsoNormal">Aile  ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle 2021 yılında başlatılan Dijital  Bahar kapsamında, huzurevlerinde yaşayan büyüklerin teknolojiyle daha güçlü bağ  kurabilmeleri için teknolojik donanımlarla desteklenen, konforlu ve  erişilebilir "Dijital Bahar Salonları" kuruluyor. Proje çatısı altında, dijital  okuryazarlık, siber güvenlik, e-Devlet ve e-vatandaşlık hizmetleri, sosyal medya,  dijital imza, dijital bankacılık gibi alanlarda uygulamalı eğitimler veriliyor.  Böylece dijital hizmetlerden daha güvenli ve rahat biçimde yararlanabilmeleri  destekleniyor.</p><p class="MsoNormal">Şu  ana kadar 29 ilde hizmete alınan Dijital Bahar Salonlarının sayısı 30'a ulaştı.  Bu sene projeye dahil edilen 10 yeni huzurevindeki dijital okuryazarlık  eğitimlerinin ise ekim ayı içinde tamamlanması planlanıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>Teknolojiyi  eğlenceli aktivitelerle deneyimliyorlar</b></p><p class="MsoNormal">Proje,  büyüklerimizin teknolojiyle olan etkileşimini eğlenceli etkinliklerle de  pekiştiriyor. 17-21 Mart Yaşlılara Saygı Haftası'nda düzenlenen Dijital Bahar  Büyük Yarışı kapsamında huzurevlerine yarış simülatörleri kurularak güvenli bir  ortamda otomobil simülasyonu deneyimi yaşatıldı. Kendi huzurevlerinde parkuru en  kısa sürede tamamlayan finalistler, Turkcell Genel Müdürlük binasında  düzenlenen büyük finalde bir araya gelerek çok keyifli anlar yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/turkcellin-dijital-bahar--880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293746</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/turkiye-ile-belcika-15-yil-sonra-karsi-karsiya-293746</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ile Belçika, 15 yıl sonra karşı karşıya]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Belçika, yarın yapacakları UEFA Uluslar Ligi maçıyla tarihlerinde 12. kez karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ile Belçika, 15 yıl sonra karşı karşıya]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İki ülke milli takımları arasında geride kalan 7'si resmi, 4'ü özel toplam 11 maçta taraflar 3'er galibiyet alırken, 5 müsabaka da berabere sonuçlandı.</p><p>7'si Belçika, 4'ü Türkiye'de oynanan bu maçlarda ay-yıldızlı ekibin attığı toplam 17 gole, Belçika 18 golle yanıt verdi.</p><p><b>SON MAÇ 15 SENE ÖNCE</b></p><p>İki ülke milli takımları son maçını, 15 yıl önce Brüksel'de oynadı.</p><p>3 Haziran 2011'de Brüksel'deki Kral Baudouin Stadı'nda oynanan 2012 Avrupa Şampiyonası eleme grubu maçı 1-1'lik eşitlikle sona erdi.</p><p>Belçika'nın golü 4. dakikada Ogunjimi'den gelirken, Türkiye'nin golünü 22. dakikada Burak Yılmaz attı.</p><p><b>TÜRKİYE DEPLASMANDAKİ 7 MAÇTAN 2'SİNİ KAYBETTİ</b></p><p>Türkiye, Belçika ile deplasmanda yaptığı 7 maçtan 2'sinde sahadan mağlubiyetle ayrıldı.</p><p>Milliler, 6'sı başkent Brüksel, 1'i de Genk kentindeki maçlardan 2'sini kazanırken, 2'sini kaybetti, 3'ünde de berabere kaldı.</p><p>Belçika-Türkiye maçlarında her iki taraf da 11'er gol attı.</p><p><b>TÜRKİYE VE BELÇİKA ARASINDAKİ MAÇLAR</b></p><p>Türkiye ile Belçika arasında geride kalan maçlarda alınan sonuçlar şöyle:</p><table><tbody><tr><td>Tarih</td><td>Yer</td><td>Organizasyon</td><td>Sonuç</td></tr><tr><td>03.06.2011</td><td>Brüksel</td><td>Avrupa Şampiyonası Elemeleri</td><td>1-1</td></tr><tr><td>07.09.2010</td><td>İstanbul</td><td>Avrupa Şampiyonası Elemeleri</td><td>3-2</td></tr><tr><td>10.10.2009</td><td>Brüksel</td><td>Dünya Kupası Elemeleri</td><td>0-2</td></tr><tr><td>10.09.2008</td><td>İstanbul</td><td>Dünya Kupası Elemeleri</td><td>1-1</td></tr><tr><td>24.05.2006</td><td>Genk</td><td>Özel</td><td>3-3</td></tr><tr><td>28.04.2004</td><td>Brüksel</td><td>Özel</td><td>3-2</td></tr><tr><td>19.06.2000</td><td>Brüksel</td><td>EURO 2000</td><td>2-0</td></tr><tr><td>30.04.1997</td><td>İstanbul</td><td>Dünya Kupası Elemeleri</td><td>1-3</td></tr><tr><td>31.08.1996</td><td>Brüksel</td><td>Dünya Kupası Elemeleri</td><td>1-2</td></tr><tr><td>26.10.1958</td><td>Brüksel</td><td>Özel</td><td>1-1</td></tr><tr><td>08.12.1957</td><td>Ankara</td><td>Özel</td><td>1-1</td></tr></tbody></table><p>Not: Maç sonuçlarında ilk takım Türkiye alınmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/turkiye-ile-belcika-15-yi-152_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293745</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/-293745</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Tarsus ilçesi sınırlarında otoyolda tarım işçilerini taşıyan minibüs ile 2 tırın karıştığı kazada 11 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Tarsus-Adana-Gazinatep (TAG) otoyolu Damlama mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, otoyolda 2 tır ile tarım işçilerini taşıyan bir minibüs çarpıştı. Kazada araçlarda çocukların da olduğu 11 kişi yaralandı. Haber verilmesi üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralanan 11 kişiye olay yerinde ilk müdahale yapılarak ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle otoyolda kontrollü trafik sağlanırken zaman zaman aksamalar yaşandı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/05feb2cdcbef4414a96c-011020267be4a895.mp4" type="video/mp4"></video><p>Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/-576_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293744</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kizilelma-ve-gokbey-mujdesi-tei-tf6000-ve-tei-ts1400-motorlari-test-icin-hazir-293744</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KIZILELMA ve GÖKBEY müjdesi! TEI-TF6000 ve TEI-TS1400 Motorları test için hazır]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Güneydoğu'da yerli ve milli motor çalışmalarında gelinen son durumu açıklayan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, "TEI-TF6000 motorumuz nasip olursa bu yılın sonunda, önümüzdeki yılın başı gibi ilk motoru test için Baykar'a teslim etme hedefimiz var. TEI-TS1400 şu an itibarıyla sertifikasyonlarını tamamlamak üzere. Önümüzdeki yıl içinde inşallah Tip Sertifikası'nı almayı hedefliyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KIZILELMA ve GÖKBEY müjdesi! TEI-TF6000 ve TEI-TS1400 Motorları test için hazır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin havacılık motoru geliştirme çalışmalarını yürüten TEI, TEKNOFEST Güneydoğu'da savunma sanayii meraklılarıyla buluştu. TEI-TF10000 (Türkiye'nin en güçlü milli turbofan motoru), TEI-TF6000 (Türkiye'nin ilk uçak motoru), TEI-TS1400 (Türkiye'nin ilk millî helikopter motoru), TEI-PD170 (Türkiye'nin ilk millî turbodizel havacılık motoru) ve T700-TEI-701D (Türkiye'nin ilk yerli helikopter motoru) gibi ana projeler ziyaretçilere tanıtıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42617987.jpg"/><p>Genel Maksat Helikopteri GÖKBEY'in motorunun çalışmalarında sona gelindiğini belirten TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, "TEI-TS1400 şu an itibarıyla sertifikasyonlarını tamamlamak üzere. Tabii ki uçağa entegrasyonu ve uçakta seri olarak kullanılması biraz daha vakit alacak. Çünkü EASA uyumlu sertifikasyon evraklarının tamamlanması için daha biraz daha vaktimiz var. Önümüzdeki yıl içinde inşallah Tip Sertifikası'nı almayı hedefliyoruz diyelim. Çünkü bu bürokratik bir işlem, testlerini vesairesini tamamladıkça sırayla geçiliyor ve en sonunda da EASA'dan bir Tip Sertifikası belgesi almamız gerekiyor ki GÖKBEY helikopteri sivil sertifikalı bir araç. O yüzden sertifikasız bir motorla sevk edemiyorlar. Bizim motorumuzun sertifikasının tamamlanmasını bekliyoruz bizim motorumuzla sevk edilmesi için. Ama motor şu anda seri imalata hazır" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42617985.jpg"/><p><b>"YÜZLERCE ÜRETTİK DİYELİM, İKİNCİ YÜZE YAKLAŞIYORUZ ALLAH'A ŞÜKÜR"</b></p><p>TEI-PD170 ve TEI-PD200 motorların seri üretiminin hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Akşit, "TEI-PD170 ve TEI-PD200 motorlarımız şu anda aktif olarak envanterde. Hem Baykar TB3'te hem Aksungur'da hem de Anka'da şu anda kullanılıyor. TUSAŞ'ın Aksungur ve Anka'sı TEI-PD170 modelini kullanıyor. Baykar TB3'ler TEI-PD200 modelini kullanıyor. Malum TB3 İHA'larımız kısa pistli gemiden kalkma özellikleri de olduğu için daha güçlü motor kullanıyorlar. Bu motorlarımızda ciddi olarak seri imalat şu anda devam ediyor. Yani yüzlerce ürettik diyelim. İkinci yüze yaklaşıyoruz Allah'a şükür. Adetlerimiz sürekli artıyor. Gökyüzünde de şu anda zannediyorum 20 bin saati geçtik bu motorlarımızla çok şükür görev ifasında. Bizim için de onur kaynağı. Yurt dışında da sattığımız platformlarla beraber, onlar yurt dışına sattıkça yurt içi ihracata da ayrıca gerçekleşiyor. Ama biz bu motorları ayrıca kendimiz motor olarak da ihraç ediyoruz şu anda. Baykar'ın sadece TB3'te kullanıyor Baykar. TB2'nin motoru biraz daha küçük, Baykar kendisi de yapmaya başladı onu zaten. TUSAŞ, Aksungur ve Anka'da kullanıyor. Aksungur çift motorlu ve bizim bu motorumuzla geçen sene 42 bin 200 feete kadar çıkarak bir rekor da kırdılar, irtifa rekoru kırdılar çok şükür. Baykar da zannediyorum TB3'le 36-37 bin feet irtifaya kadar çıktı bizim motorumuzla" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42617986.jpg"/><p><b>"BU YILIN SONUNDA TEI-TF6000 MOTORUMUZU BAYKAR'A TESLİM ETMEYİ HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>KIZILELMA motorunu teslime hazırladıklarını belirten Akşit, "TEI-TF10000 motorumuz aslında TEI-TF6000'in art yakıcılı versiyonu. İnşallah Kızılelma için hazırlıyoruz. TEI-TF6000 motorumuz nasip olursa bu yılın sonunda, önümüzdeki yılın başı gibi ilk motoru test için Baykar'a teslim etme hedefimiz var. Ama bu motorumuz art yakıcılı versiyon olduğu için 1 yılımız daha var. Şu anda imalat aşamasında. İnşallah önümüzdeki yıl bitmeden çalıştırmayı hedefliyoruz. Baykar'a tabii hemen çalışır çalışmaz teslim edemeyiz, bayağı bir testleri yapmamız gerekiyor. TEI-TF6000 motorumuz 2 yıl kadar önce çalışmıştı, o bayağı bir testten geçti. Nasip olursa bu yılın sonunda TEI-TF6000 motorumuzu Baykar'a teslim etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42617989.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/kizilelma-ve-gokbey-mujde-482_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293743</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-bu-surecin-en-onemli-ozelligi-konusmadan-surecin-ilerlemesi-293743</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Bu sürecin en önemli özelliği konuşmadan sürecin ilerlemesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "Bu sürecin en önemli özelliği konuşmadan sürecin ilerlemesi" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Bu sürecin en önemli özelliği konuşmadan sürecin ilerlemesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yayman, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Terörsüz Türkiye" süreci hakkındaki soruya ilişkin Yayman, "Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında komisyonlar çalışıyor. TBMM Başkanımız  Numan Kurtulmuş bu konuda çok önemli açıklamalar yaptı ve yapmaya devam ediyor. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde bir yol kazası olmadı ve çalışmalar devam ediyor. Ben özellikle TBMM'nin açılmasıyla, silahların teslimi, mağaraların boşaltılması, teyit ve tespit mekanizmasının oluşturulmasıyla beraber sürecin çok daha hızlı ilerleyeceğini ve artık Türkiye'de silahlı ve şiddet döneminin sona ereceği ve ülkemizin konuşarak çözemeyeceği hiçbir meselesinin olmayacağını bir milletvekili ve komisyon üyesi olarak ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/26/42580203.jpg"/><p><b>"BU SÜRECİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ KONUŞMADAN SÜRECİN İLERLEMESİ"</b></p><p>"Terörsüz Türkiye" kapsamında TBMM'de kurulacak olan  izleme komisyonuna ilişkin soru üzerine Yayman, "Ben yorum yapmayayım çünkü bu sürecin en önemli özelliği konuşmadan sürecin ilerlemesi. Geçmiş dönemlerde çok konuşma vardı ancak eylem yoktu. Şimdi daha çok eylem ve adım var. Ben konuşmamanın çok daha doğru olduğunu düşünüyorum. Mesele şudur; komisyonun kurulması tarihi bir adımdı. Komisyonun İmralı Adası'na gitmesi, rapor yayınlaması ve 467 kabul oyu tarihi bir adımdı. Dolayısıyla bu bir devlet ve millet politikası. İnşallah süreç yolundadır ve adımlar gelecektir. Türkiye bu meseleyi artık tarihin tozlu raflarına bırakacaktır" cevabını verdi.  </p><p><b>"UCU NEREYE KADAR VARACAKSA GİDECEKTİR"</b></p><p>Yayman, fon krizi  hakkında ise şöyle konuştu:  </p><p>"Fon krizi meselesinde Cumhurbaşkanımız, İl Başkanları Toplantısında konuştu. Biz AK Parti olarak ismimiz gibi AK bir partiyiz. Burada söz konusu ben isem bile gerekenin yapılması lazım. Biz her zaman tarihin doğru tarafında, milletimizin yanındayız. Bu mesele de tavrımız çok nettir; ucu nereye kadar varacaksa gidecektir. Devletimizin kurumları çalışıyor"  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ak-parti-genel-baskan-yar-780_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293742</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/marvel-hayranlarina-mujde-ekstra-sahneli-avengers-endgame-encore-disney-plusa-geliyor-293742</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marvel hayranlarına müjde! Ekstra sahneli Avengers: Endgame - Encore Disney Plus'a geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Disney Plus, Marvel Sinematik Evreni'nin rekor kıran filmi Avengers: Endgame - Encore'u platforma taşımaya hazırlanıyor. Sinema salonlarında yeniden gösterime giren film, yeni sahneleri ve geliştirilmiş formatıyla hayranlarda büyük heyecan yaratırken, dijital çıkış tarihiyle ilgili ipuçları da netleşiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marvel hayranlarına müjde! Ekstra sahneli Avengers: Endgame - Encore Disney Plus'a geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marvel Sinematik Evreni'nin en çok konuşulan yapımlarından Avengers: Endgame - Encore, sinemalardaki yeniden gösteriminin ardından Disney Plus platformunda izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Disney, filmin dijital akışa geçişiyle ilgili ilk resmi adımı attı ve Avengers: Endgame - Encore'un Disney Plus kütüphanesinde yer alacağını doğruladı. 2019'da vizyona giren orijinal Endgame'in ardından gelen bu özel versiyon, hem yeni sahneleriyle hem de Infinity Vision formatıyla Marvel hayranlarının dikkatini çekiyor. Özellikle yaklaşan Avengers: Doomsday filmi öncesinde, Endgame - Encore'un dijital platformda yayınlanacak olması, serinin tutkunları arasında büyük bir beklentiye yol açtı.</p><h3>Disney Plus: Avengers: Endgame - Encore için özel açılış sayfası hazırladı</h3><p>Disney Plus, Avengers: Endgame - Encore için platformda bağımsız bir açılış sayfası oluşturdu. Bu gelişme, filmin sadece bir yeniden gösterimden ibaret kalmayıp, dijital ortamda da ayrı bir yapım olarak sunulacağının sinyalini verdi. Marvel Studios, filmin Disney Plus'ta yayınlanacağına dair resmi bir açıklama yapmasa da, açılış sayfasının eklenmesi ve "Yakında" kategorisinde listelenmesi, çıkışın kısa süre içinde gerçekleşeceği beklentisini güçlendirdi. Özellikle Marvel hayranları, yeni sahneler ve geliştirilmiş renk düzenlemesiyle sunulan bu versiyonu platformda izlemek için sabırsızlanıyor. Disney Plus'ın bu adımı, Avengers: Endgame - Encore'un sinema salonlarının ardından dijitalde de geniş bir izleyici kitlesine ulaşmasını sağlayacak.</p><h3>Marvel Studios: Endgame - Encore ile Doomsday heyecanını artırıyor</h3><p>Marvel Studios, Avengers: Endgame - Encore'u sinemalarda yeniden gösterime sokarak hem geçmiş başarılarını tazeledi hem de önümüzdeki Avengers: Doomsday filmi için beklentiyi yükseltti. Yeni eklenen sahneler ve Infinity Vision formatı, serinin hayranlarına farklı bir deneyim sunarken, bu içeriklerin Disney Plus'a taşınacak olması dijital izleyiciler için de önemli bir gelişme oldu. Endgame - Encore'un dijital platformda yayınlanması, Marvel'ın Çoklu Evren Saga'sını kapatmaya hazırlandığı bu dönemde, serinin hikaye bütünlüğünü koruması açısından da kritik bir rol oynayacak. Ayrıca, filmdeki yeni görüntüler, Doomsday'e doğrudan atıfta bulunarak, Aralık 2026'da vizyona girecek olan devam filmi için heyecanın artmasına neden oldu. Marvel Studios'un bu stratejisi, hem sinema izleyicisini hem de dijital platform kullanıcılarını hedef alıyor.</p><h3>Avengers: Endgame - Encore'un Disney Plus çıkışı ne zaman?</h3><p>Avengers: Endgame - Encore'un Disney Plus'ta ne zaman yayınlanacağına dair kesin bir tarih henüz açıklanmadı. Ancak, filmin platformda "Yakında" kategorisinde yer alması ve ayrı bir açılış sayfasına sahip olması, dijital çıkışın çok uzak olmadığını gösteriyor. Sektör kaynakları, filmin Ekim sonu ile Kasım başı arasında Disney Plus'ta izleyiciyle buluşabileceğini öngörüyor. Bu zamanlama, Aralık 2026'da vizyona girecek olan Avengers: Doomsday öncesinde hayranların yeni sahneleri kaçırmamasını sağlayacak. Ayrıca, Endgame - Encore'un dijitalde de büyük ilgi görmesi, filmin gişe başarısını daha da yukarıya taşıyabilir. Disney Plus'ın bu hamlesi, Marvel evreninin dijitaldeki etkisini artırırken, yeni filmler için de beklentiyi zirveye çıkarıyor.</p><h3>Disney Plus ve Marvel hayranları için yeni bir dönem başlıyor</h3><p>Avengers: Endgame - Encore'un Disney Plus'a gelişi, dijital platformların sinema endüstrisindeki rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Sinemaya gitme imkânı olmayan veya yeni sahneleri tekrar izlemek isteyen Marvel hayranları, bu özel versiyonu evlerinin konforunda izleyebilecek. Disney Plus, son yıllarda Marvel içerikleriyle büyüyen bir izleyici kitlesine ulaştı ve Endgame - Encore'un eklenmesiyle bu ilgiyi daha da artırmayı hedefliyor. Marvel Studios ise, dijital ve sinema gösterimlerini bir arada yürüterek, hikaye evrenini her platformda canlı tutmayı amaçlıyor. Avengers: Endgame - Encore'un platformda yayınlanması, hem Marvel'ın hem de Disney Plus'ın stratejisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/marvel-hayranlarina-mujde-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293741</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/astronomlar-samanyolunda-siniflandirilmasi-zor-yeni-bir-yildiz-kumesi-kesfetti-293741</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Astronomlar Samanyolu'nda sınıflandırılması zor yeni bir yıldız kümesi keşfetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Güney Gözlemevi'nden bilim insanları, Samanyolu'nun kalabalık diskinde Garro 04 adı verilen yeni bir yıldız kümesi keşfetti. Kızılötesi gözlemlerle ortaya çıkarılan bu yıldız topluluğu, alışılmış sınıflandırmalara uymayan özellikleriyle dikkat çekiyor. Garro 04, galaksimizin kimyasal evrimine ışık tutacak önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Astronomlar Samanyolu'nda sınıflandırılması zor yeni bir yıldız kümesi keşfetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Güney Gözlemevi liderliğindeki bir ekip, Samanyolu galaksisinin yoğun disk bölgesinde Garro 04 adını verdikleri yeni bir yıldız kümesini keşfetti. Bu keşif, galaksimizin en kalabalık ve tozlu alanlarından birinde, daha önce gözlemlenemeyen bir yıldız topluluğunun varlığını ortaya koydu. Garro 04, ilk olarak VISTA Değişkenleri ve VVVX anketiyle tespit edildi ve kızılötesi spektroskopiyle doğrulandı. 21 Eylül'de arXiv ön baskı sunucusunda yayımlanan makalede, Garro 04'ün özellikleri ve galaktik evrim açısından taşıdığı önem detaylı biçimde ele alındı.</p><h3>Garro 04 yıldız kümesi: Sınıflandırılamayan bir bulgu</h3><p>Samanyolu'nun iç bölgeleri, yıldız oluşumunun yoğun yaşandığı ve optik ışığın geçişini engelleyen kalın toz bulutlarıyla kaplı alanlar olarak biliniyor. Bu nedenle, bu alanlarda gizli kalmış yıldız kümelerini tespit etmek oldukça güç. Garro 04 yıldız kümesi de, bu zorlu koşullarda ancak kızılötesi dalga boylarında yapılan gözlemlerle ortaya çıkarılabildi. Araştırmacılar, Garro 04'ü VVVX anketi sırasında kırmızı dev yıldızların yoğunlaştığı bir alan olarak fark etti. Bu yıldız kümesi, görsel olarak belirgin bir kırmızı dev topluluğu içeriyor ve bu özelliğiyle dikkat çekiyor. Bilim insanları, Garro 04'ün güneşten yaklaşık 32.800 ışık yılı uzaklıkta yer aldığını ve Samanyolu'nun diskine oldukça yakın bir konumda bulunduğunu belirledi. Bu mesafe, Garro 04'ü galaksimizin önemli bir bölgesine yerleştiriyor ve galaktik disk içindeki yıldız oluşumu ve evrimi hakkında yeni bilgiler sunuyor.</p><h3>Garro 04'ün üyeleri ve hareketleri: 613 yıldızlık gizemli topluluk</h3><p>Bilim insanları, Garro 04 yıldız kümesinin gerçek üyelerini belirlemek için "doğru hareket seçimi" adı verilen istatistiksel bir yöntem kullandı. Bu yöntem sayesinde, 2.145 yıldızdan yalnızca 613'ü Garro 04'ün muhtemel üyeleri olarak belirlendi. Yani, kümenin yaklaşık %29'u bu topluluğa ait görünüyor. Yoğunluk haritaları, Garro 04'ün merkezinde yıldızların belirgin bir şekilde yoğunlaştığını ve bunun da kümenin gerçekliğini doğruladığını gösterdi. Araştırmacılar, Garro 04'ün yaklaşık 5 milyar yıl yaşında olduğunu ve metal içeriğinin güneşten daha düşük seviyede bulunduğunu açıkladı. Bu özellikler, Garro 04'ün ne klasik bir açık küme ne de tipik bir küresel küme olarak sınıflandırılmasına izin veriyor. Küme, galaksinin çevresinde neredeyse dairesel ve düşük eğimli bir yörüngede hareket ediyor. Bu da onun Samanyolu'nun diskine ait, özgün bir yıldız topluluğu olduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>Bilim insanları Garro 04'ün doğasını çözmeye odaklandı</h3><p>Garro 04 yıldız kümesi, sahip olduğu yaş ve kimyasal yapı ile tipik kümelerden ayrılıyor. Araştırmacılar, Garro 04'ün klasik bir açık kümeye göre çok yaşlı, küresel bir kümeye göre ise yeterince yaşlı veya metal açısından fakir olmadığını vurguluyor. Bu nedenle, Garro 04'ün kesin olarak hangi nesne sınıfına ait olduğu henüz netleşmiş değil. Bilim insanları, Garro 04'ün kimyasal bileşimini daha ayrıntılı analiz etmek için yeni çalışmalar planlıyor. Bu analizlerin sonucunda, Garro 04'ün küresel küme (GC), açık küme (OC) ya da bu iki tür arasında bir geçiş nesnesi olup olmadığı kesinleşecek. Son yıllarda, Samanyolu'nun tozlu merkez bölgelerinde benzer şekilde sınıflandırılması zor olan başka küçük ve sönük yıldız kümeleri de keşfedildi. Garro 04, bu gizemli kümeler listesine eklenerek, galaksimizin yapısı ve evrimi hakkında cevaplanmamış sorulara ışık tutuyor. Araştırma ekibi, Samanyolu'nun merkezinde hâlâ keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda küçük ve düşük parlaklıkta yıldız kümesi olduğunu düşünüyor. Bu yeni bulgular, galaksimizin geçmişteki birleşmeleri ve büyümesinin izlerini sürmeye yardımcı olabilecek nitelikte.</p><p>Garro 04 yıldız kümesinin keşfi, Samanyolu'nun diskinde hâlâ birçok gizli ve sınıflandırılamayan yıldız topluluğu olabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, bu tür keşiflerin galaksimizin kimyasal ve yapısal evrimi hakkında yeni ipuçları sunacağını vurguluyor. Garro 04 ve benzeri kümeler üzerinde yapılacak detaylı analizler, Samanyolu'nun geçmişine dair önemli sırları ortaya çıkarabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/astronomlar-samanyolunda--825_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293740</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istah-kapatmayan-kalori-yaktiran-yeni-nesil-ilac-test-sonuclari-doktorlari-saskina-cevirdi-293740</link>
      <pubDate>2026-10-01T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İştah kapatmayan, kalori yaktıran yeni nesil ilaç! Test sonuçları doktorları şaşkına çevirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Basel Üniversitesi ve Basel Üniversite Hastanesi'nden bilim insanları, fenoterol adlı ilacın kalori yakımını artırdığını tespit etti. Ancak bu artışın vücutta hangi dokudan kaynaklandığı henüz netlik kazanmadı. Araştırmacılar, kahverengi yağın beklenen şekilde aktive olmamasının kilo kaybı tedavilerinde yeni soruları gündeme getirdiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İştah kapatmayan, kalori yaktıran yeni nesil ilaç! Test sonuçları doktorları şaşkına çevirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basel Üniversitesi ve Basel Üniversite Hastanesi'nden bir araştırma ekibi, fenoterol isimli ilacın insanlarda kalori yakımını artırabildiğini ortaya koydu. İsviçre'de yürütülen ve Cell Metabolism dergisinde yayımlanan bu küçük çaplı çalışmada, fenoterol verilen 11 sağlıklı gönüllüde enerji harcamasında belirgin bir yükseliş kaydedildi. Ancak beklenenin aksine, bu artışın kahverengi yağ dokusunun aktivasyonu ile gerçekleşmediği gözlendi. Bilim insanları, bu bulgunun kilo kaybı tedavilerinde yeni bir döneme işaret edebileceğini belirtiyor.</p><h3>Prof. Betz: 'Kahverengi yağ beklenen rolü üstlenmedi'</h3><p>Çalışmanın başında bulunan Basel Üniversitesi'nden Prof. Matthias Betz, fenoterol ile enerji harcamasının ciddi oranda arttığını ancak kahverengi yağda benzer bir aktivasyon saptanmadığını açıkladı. Araştırmacılar, fenoterolün beta2 adrenerjik reseptörlerini uyararak kahverengi yağ dokusunu harekete geçirebileceğini düşünüyordu. Ancak elde edilen bulgular, bu dokunun yalnızca soğuk maruziyetiyle belirgin şekilde aktive olduğunu gösterdi. Soğuk uygulaması sırasında kahverengi yağ, glikozu daha fazla yakıt olarak kullandı. Fenoterol ise enerji harcamasını artırsa da, kahverengi yağ üzerinde aynı etkiyi oluşturmadı. Prof. Betz, "Enerji harcamasındaki artışın otomatik olarak kahverengi yağ aktivasyonu anlamına gelmediği" yönünde önemli bir uyarıda bulundu.</p><h3>Fenoterol etkisinin kaynağı: Beyaz yağ veya kas olabilir</h3><p>Fenoterolün kalori yakımını artırırken kahverengi yağ dokusunu aktif hale getirmemesi, araştırmacıları bu ilacın etkisinin kaynağı konusunda yeni hipotezlere yöneltti. Uzmanlar, bu ilacın enerji tüketimini iskelet kası ya da vücuttaki beyaz yağ dokusu üzerinden artırmış olabileceğini düşünüyor. Ancak çalışmada hangi dokunun veya biyolojik sürecin bu artıştan sorumlu olduğu net olarak belirlenemedi. İnsan dokusu analizleri, kahverengi yağın tam anlamıyla aktive olabilmesi için birden fazla biyolojik sinyalin veya reseptörün birlikte çalışması gerektiğine işaret ediyor. Bu da, tek bir reseptörün uyarılmasıyla obeziteye karşı etkili bir tedavi geliştirmenin beklenenden daha karmaşık olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Obezite tedavisinde yeni ipuçları ve soru işaretleri</h3><p>Obeziteyle mücadelede, iştahı azaltan ilaçların yanı sıra vücudun enerji harcamasını artıran tedavi seçenekleri büyük önem taşıyor. Fenoterol çalışması, enerji harcamasının artırılmasının kilo kaybı için umut vadettiğini gösterdi. Ancak bu artışın hangi mekanizma ile gerçekleştiği henüz açıklığa kavuşmuş değil. Araştırmacılar, kahverengi yağın rolünü ve fenoterol gibi ilaçların vücuttaki etkilerini daha iyi anlamak için ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Bu gelişmeler, kilo kontrolü açısından yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine ışık tutabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/istah-kapatmayan-kalori-y-353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293739</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/22-yillik-nasa-teleskobunu-kurtarma-girisimi-basarisiz-oldu-swift-dunyaya-dusuyor-293739</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[22 yıllık NASA teleskobunu kurtarma girişimi başarısız oldu! Swift Dünya'ya düşüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın 22 yıllık Swift Gözlemevi, yörüngesini yükseltmeye yönelik kurtarma girişiminin başarısız olması sonrası Dünya'ya düşmeye başladı. 1.452 kilogram ağırlığındaki uzay teleskobunun önümüzdeki haftalarda atmosfere girerek parçalanması bekleniyor. Bilim insanları ve mühendisler, Swift'in düşüşünün potansiyel risklerini ve uzay teknolojisindeki etkilerini tartışıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[22 yıllık NASA teleskobunu kurtarma girişimi başarısız oldu! Swift Dünya'ya düşüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın 22 yıldır hizmet veren Swift Gözlemevi, yörüngesini yükseltmeye yönelik son kurtarma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Dünya'ya doğru hızla yaklaşmaya başladı. 1.452 kilogram ağırlığındaki bu ünlü uzay teleskobu, Ekim ayının başından ortalarına kadar yörüngesinin 300 kilometre altına düşmesiyle birlikte kontrolünü kaybedecek ve atmosferde yanarak yok olacak. NASA ve sektördeki uzmanlar, Swift Gözlemevi'nin yakında sona erecek olan görevini ve bu düşüşün yaratabileceği etkileri yakından izliyor.</p><h3>NASA'nın Swift Gözlemevi için kurtarma girişimi başarısız oldu</h3><p>Swift Gözlemevi'nin yörüngesini yükseltmek amacıyla yaz aylarında başlatılan kurtarma operasyonu, beklenen sonucu veremedi. NASA ve Arizona merkezli Katalyst Space Technologies, LINK adını verdikleri hızlı üretim bir uyduyu yalnızca dokuz ayda geliştirip fırlattı. Amaç, LINK'in Swift'i yakalayıp kararlı bir yörüngeye yerleştirmesiydi. Ancak, LINK uydusu uzayda kontrolden çıkınca, kurtarma görevi başarısız oldu. NASA Astrofizik Bölümü Direktörü Shawn Domagal-Goldman, bu misyonun başından beri yüksek risk taşıdığını vurguladı ve müdahale olmadan Swift'in yıl sonuna kadar atmosfere gireceğini belirtti. NASA, bu süreçte Swift Gözlemevi'nin yeniden girişiyle ilgili potansiyel riskler hakkında kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmadı.</p><h3>Swift Gözlemevi'nin düşüşü ve potansiyel riskler</h3><p>Swift Gözlemevi şu anda Dünya'nın 325 kilometre üzerinde bulunuyor. Ancak, atmosferik sürüklenme ve artan güneş aktivitesi nedeniyle yörüngesi sürekli alçalıyor. Mühendisler, teleskopun 300 kilometre sınırının altına indiğinde kontrolün çok daha zor hale geleceğini ve kısa süre içinde atmosfere gireceğini öngörüyor. Uzay izleme şirketi LeoLabs, Swift'in parçalarının Dünya'ya düşme ihtimalinin çok düşük olduğunu, büyük olasılıkla okyanusa veya yerleşim olmayan bir bölgeye ineceğini açıkladı. Yine de, teleskobun bazı donanımlarının boyutları nedeniyle atmosferde tamamen yanmama ihtimali bulunuyor. Bu nedenle, NASA ve uluslararası uzay topluluğu Swift Gözlemevi'nin düşüşünü yakından takip ediyor.</p><h3>LINK misyonundan elde edilen dersler ve teknolojik gelişmeler</h3><p>Katalyst Space Technologies, LINK uydusunun Swift ile buluşma planını kurtarma girişimi başarısız olduktan sonra bir gösterim projesine çevirdi. LINK, Swift'e 12 ila 15 kilometre kadar yaklaşarak uzayda bir bakım misyonunun nasıl gerçekleştirilebileceğine dair önemli veriler topladı. Üç robotik kolunu açan ve üç elektrikli itici motorunu ateşleyen LINK uydusu, yakıtının tükenmesiyle Eylül sonunda atmosfere girdi. Katalyst CEO'su Ghonhee Lee, bu misyonun her hedefe ulaşmasa da, bir yıl içinde ilk ticari uzay robotunu başarıyla fırlatıp işleterek önemli bir temel oluşturduğunu ifade etti. LINK misyonundan elde edilen deneyimler, gelecekte uzayda bakım ve kurtarma operasyonları için yeni nesil araçların geliştirilmesine katkı sağlayacak.</p><h3>Swift Gözlemevi'nin bilimsel mirası ve son gözlemleri</h3><p>Kasım 2004'te fırlatılan Swift Gözlemevi, düşük Dünya yörüngesinde astrofizik araştırmaları için çok yönlü bir araç olarak görev yaptı. Özellikle gama ışını patlamaları gibi evrendeki en güçlü kozmik olayları tespit etmek için tasarlanan Swift, aynı zamanda kara delik patlamaları, asteroitler ve kuyruklu yıldızlar üzerinde de önemli gözlemler gerçekleştirdi. Swift'in ekipmanları, güç tasarrufu sağlamak ve alçalmayı yavaşlatmak amacıyla bir süre kapalı tutuldu. Ancak, düşüşe yaklaşırken bilim insanları teleskobun aletlerini yeniden çalıştırarak son verileri toplamaya devam ediyor. NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden baş araştırmacı S. Bradley Cenko, Swift'in mirasının ve bu son yükseltme girişiminin, NASA'nın yenilikçi ve cesur projelerine ilham verdiğini vurguladı.</p><h3>Bilim dünyasında Swift Gözlemevi'nin düşüşüne yönelik değerlendirmeler</h3><p>Swift Gözlemevi'nin Dünya'ya düşüşü, uzay teknolojileri ve yörünge bakım operasyonları açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Hem NASA hem de Katalyst Space Technologies, bu süreçten elde edilen deneyimlerin gelecekteki uzay görevleri için yol gösterici olacağını belirtiyor. Bilim insanları, Swift'in görev süresi boyunca topladığı verilerin astrofizik alanında önemli katkılar sağladığını ve bu mirasın yeni projelerle devam edeceğini ifade ediyor. Teleskobun kontrolsüz düşüşü, uzayda bakım ve kurtarma teknolojilerinin geliştirilmesinin aciliyetini bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki haftalarda Swift Gözlemevi'nin atmosferde yanarak görevine veda etmesi bekleniyor.</p><p>Swift Gözlemevi'nin Dünya'ya düşüşü, hem bilimsel mirası hem de uzay teknolojilerindeki ilerlemeleriyle uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Uzmanlar, bu tür olayların uzayda aktif görev yapan uyduların ve teleskopların daha güvenli ve uzun ömürlü olabilmesi için yeni teknolojilere yatırım yapılmasının gerekliliğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/22-yillik-nasa-teleskobun-513_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293738</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/5-6-ulke-uretebiliyor-hy-100-celigi-ile-derinlik-sorunu-cozuluyor-293738</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5-6 ülke üretebiliyor! HY-100 çeliği ile derinlik sorunu çözülüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Denizaltı Projesi (MİLDEN) için üretilen HY-100 çeliğiyle milli denizaltılar istedikleri derinliğe inebilecek. Türkiye'nin 0,1 milimetre inceliğinde elektrik sacı üretebilen 5-6 ülkeden biri olacağını ifade eden OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, 'Bu çeliği ithal etmek istediğinizde bu kalitede çeliği size vermiyorlar, daha düşük kalitede bir çeliği veriyorlar. Dolayısıyla denizaltınız arzu ettiğiniz derinliklere inemiyor.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5-6 ülke üretebiliyor! HY-100 çeliği ile derinlik sorunu çözülüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Milli Denizaltı Projesi (MİLDEN) için ürettikleri çok dayanıklı ve özellikleri olan "HY-100" çeliğinin, Türk denizaltılarının daha derine inmesine imkan sağlayacağını belirtti.</p><p>TürkMedya'nın medya sponsoru olduğu,, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı.</p><p>OYAK da dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST&#39;te geliştirdiği milli teknoloji çözümleriyle yerini aldı.</p><p>Festival kapsamında AA muhabirine değerlendirmede bulunan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, TEKNOFEST organizasyonunu OYAK olarak önemsediklerini ifade etti.</p><p>Festival alanında bir tarafta kamu kurumları ile savunma ve teknoloji şirketlerinin yenilikçi ürünlerini sergilediğini, diğer tarafta ise gençlerin geliştirdikleri projelerle yarıştığını belirten Yalçıntaş, kurumların imkanları ile gençliğin potansiyelini buluşturan bu yapının Türkiye&#39;yi geleceğe taşıyacak en büyük itici güç olduğunu söyledi.</p><p><b>Festivaldeki yoğun genç katılımına dikkati çeken Yalçıntaş, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Gelenlere baktığınız zaman görüyorsunuz ki buradaki kalabalığın aşağı yukarı yüzde 90&#39;ı 25 yaş altı. 25 yaş üstü bizleriz. Buraya gelen genç arkadaşlar birincisi ne yapabileceklerini görüyorlar, belli bir vizyona sahip oluyorlar ve gurur duyuyorlar. Bu ülkenin yaptıklarıyla gurur duyuyorlar. İkincisi ise bu yapılan yarışmalarda genç beyinler daha genç yaşlardan, üniversitelerden, hatta liselerden teknoloji üretmeye başlıyorlar. İşte TEKNOFEST bunu oluşturdu.&quot;</p><p>OYAK&#39;ın 30 ülkede faaliyet gösteren 189 şirketiyle teknoloji ekosisteminin bir parçası olmaya büyük özen gösterdiğini ifade eden Yalçıntaş, festival sayesinde bir yandan geliştirdikleri ürünleri ve ülke ekonomisine sağladıkları katkıları ziyaretçilere aktardıklarını, diğer yandan ise festivali stratejik bir insan kaynakları havuzu olarak gördüklerini dile getirdi.</p><p><b>- MİLLİ DENİZALTI PROJESİ'NE ÖZEL "HY-100" ÇELİĞİ</b></p><p>Murat Yalçıntaş, OYAK&#39;ın teknoloji ve sanayi alanında Türkiye&#39;ye sunduğu yerli ve milli katkılara dikkat çekerek, Sivas, Malatya ve Bingöl&#39;den çıkarılan demir cevherinin Ereğli ve İskenderun&#39;daki tesislerde işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürüldüğünü belirtti.</p><p>Ereğli&#39;deki tesislerde üretilen &quot;HY-100&quot; çeliğinin Milli Denizaltı Projesi&#39;nde (MİLDEN) kullanıldığını vurgulayan Yalçıntaş, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;HY-100, çok dayanıklı ve özellikleri olan bir çelik. Bir denizaltının normalden daha da derinlere inmesini sağlıyor. Bu çeliği ithal etmek istediğinizde bu kalitede çeliği size vermiyorlar, daha düşük kalitede bir çeliği veriyorlar. Dolayısıyla denizaltınız arzu ettiğiniz derinliklere inemiyor. Ama bizim Ereğli&#39;de ürettiğimiz bu çelik sayesinde milli denizaltılarımız, Türk denizaltıları arzu ettiği derinliklere inebilecek.&quot;</p><p><b>- TÜRKİYE 0,1 MİLİMETRE İNCELİĞİNDE ELEKTRİK SACI ÜRETEBİLEN 5-6 ÜLKEDEN BİRİ OLACAK</b></p><p>Yalçıntaş, grubun bir diğer stratejik yatırımı olan İsdemir ve Romanya tesislerindeki üretime de değindi.</p><p>İsdemir&#39;de kurulan yeni vakumlama tesisi sayesinde çelikteki azot miktarının temizlendiğini ve karbon oranının düşürülerek çeliğin daha vasıflı hale getirildiğini belirten Yalçıntaş, üretilen çeliğin Türkiye&#39;yi başka bir lige taşıyacağını kaydetti.</p><p>Yalçıntaş, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Daha sonra bu vasıflı çeliği Romanya&#39;daki tesisimize gönderiyoruz. Romanya&#39;daki tesisimizde bu vasıflı çelikten biz elektrik sacı imal ediyoruz. Elektrik sacından kastettiğimi, bugün tüm elektrikli arabalarda kullanılan elektrik motorlarında, jeneratörlerde, transformatörlerde kullanılan özel bir çelik bu. Şimdi Romanya&#39;daki tesisimize yeni bir yatırım yapıyoruz. Bu çeliğin kalınlığını 0,1 milimetreye kadar indireceğiz. Bu çeliği 0,1 milimetreye kadar indirdiğimizde, Türkiye, dünyada bu vasıfta, kalitede ve incelikte çeliği üretebilen 5-6 ülkeden biri olacak.&quot;</p><p><b>- OYAK "ÇİFT KULLANIMLI TEKNOLOJİLERE" ODAKLANDI</b></p><p>Yalçıntaş, OYAK&#39;ın doğrudan savunma sanayisi yatırımları yerine stratejileri doğrultusunda hem sivil hem de savunma alanında kullanılabilen &quot;çift kullanımlı teknolojilere&quot; odaklandığını ifade etti.</p><p>Çift kullanımlı teknolojilerin ilk örneği olarak özel nitelikli çeliği gösteren Yalçıntaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Gerek Ereğli&#39;de ürettiğimiz çelikler gerekse Manisa&#39;da Miilux OY tesislerinde ürettiğimiz çelikler milli uçak gemimizde, milli denizaltımızda, ALTAY tankında ve diğer kara araçlarında kullanılıyor. Ama aynı şekilde bu üstün vasıflı çelikleri madencilik gibi veya elektrik motorlar ve araçlar gibi sivil alanlarda da kullanabiliyoruz.&quot;</p><p>Çift kullanımlı teknolojiler kapsamındaki bir diğer yeni yatırımlarının otonom kara araçları olduğunu açıklayan Yalçıntaş, bu araçların lojistikten tarıma kadar sivil sektörlerde kullanılabildiği gibi savunma sanayisinde de önemli görevler üstlendiğini aktardı.</p><p>Önümüzdeki aylarda yüksek teknoloji odaklı yeni hamlelerin geleceğini duyuran Yalçıntaş, &quot;Bu çift kullanımlı teknolojiyle savunma alanında, özellikle yüksek teknoloji alanında planladığımız bir iki tane yatırımımız var. Türkiye&#39;de olmayan, Türkiye&#39;ye getireceğimiz teknolojiler. İnşallah bunları da zamanı geldiğinde, şimdi nasıl yaptıklarımızı paylaşıyoruz, o zaman da bunları yapmış olacağız ve sizlerle de yaptık diyerek paylaşacağız.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/5-6-ulke-uretebiliyor-hy--920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293737</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/alzheimer-aslinda-tip-3-diyabet-mi-bilim-dunyasini-ikiye-bolen-beyin-diyabeti-hipotezi-293737</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alzheimer aslında "Tip 3 Diyabet" mi? Bilim dünyasını ikiye bölen "Beyin Diyabeti" hipotezi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Alzheimer hastalığı ile tip 3 diyabet arasındaki bağlantının düşündüğümüzden daha güçlü olabileceği konusunda uyarıyor. Son araştırmalar, özellikle insülin direnci ve glukoz metabolizmasındaki bozuklukların, demans ve Alzheimer gelişiminde önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alzheimer aslında "Tip 3 Diyabet" mi? Bilim dünyasını ikiye bölen "Beyin Diyabeti" hipotezi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda bilim dünyasında gündeme gelen yeni bir iddia, Alzheimer hastalığı ile diyabet arasındaki ilişkinin sanılandan daha karmaşık olabileceğini gösteriyor. Özellikle "tip 3 diyabet" kavramı, bazı Alzheimer vakalarında hastalığın kökeninde metabolik bozuklukların yattığına işaret ediyor. Araştırmalar, insülin sinyalinin bozulmasının beyin hücrelerinde ciddi enerji kaybına neden olabileceğini ve bunun da bilişsel gerilemeye yol açabileceğini ortaya koyuyor. Henüz tip 3 diyabet, Alzheimer için resmi bir tanı olarak kabul edilmese de, bu bağlantı bilim insanlarının dikkatini giderek daha fazla çekiyor. Son bulgular, kontrolsüz kan şekeri seviyelerinin Alzheimer riskini artırdığını ve bozulmuş glukoz metabolizmasının hastalarda en erken fark edilen değişikliklerden biri olduğunu gösteriyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Alzheimer beyin diyabeti olabilir'</h3><p>Uzmanlar, son yirmi yılda ortaya çıkan kanıtların, bazı Alzheimer vakalarında tip 3 diyabet kavramının kullanılmasını desteklediğini belirtiyor. Bu görüşe göre, insülinin sadece pankreas tarafından değil, aynı zamanda beyin tarafından da üretildiği ve burada önemli işlevler üstlendiği anlaşıldı. Özellikle hipotalamus bölgesi, insülin üretimi ve salgılanmasında öne çıkıyor. Hipotalamusun düşünme, hafıza ve öğrenme süreçleriyle doğrudan bağlantılı olması, Alzheimer araştırmalarında bu bölgeyi önemli bir hedef haline getiriyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, insülinin hipotalamustaki stres algılayan nöronlardan üretildiği ve insan beyninde de bu bölgenin insülin düzeyi açısından en zengin alan olduğu tespit edildi. Bu bulgular, tip 3 diyabetin beyin metabolizmasında oynadığı rolü daha da önemli kılıyor.</p><h3>Cornell Üniversitesi'nden metabolik bozukluk uyarısı</h3><p>Cornell Üniversitesi'nde yürütülen son otopsi çalışmaları, demans nedeniyle hayatını kaybeden hastaların beyin dokusunda büyük metabolik değişiklikler ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bu dokularda glukoz metabolizmasında bozulmalar, iltihaplanma ve yağ asidi değişiklikleri gibi Alzheimer ile ilişkilendirilen birçok sorunun bir arada görüldüğünü açıkladı. Özellikle 2022 yılında yayımlanan bir çalışmada, bu metabolik bozuklukların, Alzheimer'ın gelişiminde insülinle bağlantılı olabileceğine dair önemli ipuçları bulundu. Ayrıca, bu yıl yapılan başka bir otopsi analizinde, Alzheimer'dan ölen üç hastanın beyin dokusunda sağlıklı bireylere kıyasla daha fazla "şeker süslemeleri" tespit edildi. Bu bulgu, beyin hücrelerinde enerji kontrolünün bozulduğunu ve insülin direncinin etkili olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, tip 3 diyabetin, glukoz kullanımındaki sorunlar nedeniyle tip 1 ve tip 2 diyabetten farklı bir mekanizmaya sahip olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Demans ve tip 3 diyabet ilişkisi: risk artıyor</h3><p>Yapılan incelemeler, tip 3 diyabetin hâlen resmi bir klinik tanı olarak kabul edilmediğini, ancak metabolik bozukluklarla bazı demans türleri arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir kavramsal çerçeve sunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle insülin direnci ve glukoz metabolizmasındaki bozulmalar, beyin hücrelerinin işlevini yitirmesine ve bilişsel gerilemeye yol açabiliyor. Epidemiyolojik çalışmalar, diyabet hastalarında demans ve özellikle Alzheimer görülme oranlarının arttığını gösteriyor. Bazı tahminlere göre, 75 yaş üzerindeki diyabetik bireylerde demans sıklığı yüzde 24'e kadar ulaşabiliyor. Bu oran, tip 3 diyabet kavramının neden bilim insanlarının ilgisini çektiğini açıklıyor. Araştırmacılar, tip 3 diyabetin, metabolik disfonksiyonu nörodejenerasyon ile bağlayan kritik bir araştırma alanı olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Uzmanlardan tip 3 diyabet tanısı için çağrı</h3><p>Her ne kadar bazı bilim insanları, Alzheimer'ı doğrudan bir diyabet türü olarak sınıflandırmanın erken ve yetersiz olduğunu savunsa da, tip 3 diyabet kavramı giderek daha fazla araştırmacı tarafından dikkate alınıyor. Eleştiriler, bu yaklaşımın Alzheimer'ın karmaşık yapısını basitleştirdiği yönünde olsa da, mevcut bulgular metabolik bozuklukların hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynadığını gösteriyor. 2025 tarihli bir inceleme, tip 3 diyabetin henüz klinik bir tanı olmasa da, Alzheimer'ın tanı ve tedavisinde yeni stratejiler geliştirilmesine olanak sağlayabileceğini savunuyor. Özellikle insülin direnci ve glukoz metabolizmasındaki sorunların, hem hastalığın önlenmesi hem de ilerlemesinin yavaşlatılması açısından kritik önemde olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle, tip 3 diyabetin tanınması, gelecekte Alzheimer tedavisinde köklü değişiklikler yaratabilir.</p><p>Sonuç olarak, Alzheimer ve tip 3 diyabet arasındaki ilişki, bilim dünyasında tartışmaların odağında yer alıyor. Mevcut araştırmalar, insülin ve glukoz metabolizmasındaki bozuklukların, demans ve Alzheimer riskini artırdığını ortaya koyuyor. Bu alandaki yeni bulgular, hastalığın tanı ve tedavisinde farklı yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bilim insanları, tip 3 diyabet kavramının hem klinik hem de araştırma alanında daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/alzheimer-aslinda-tip-3-d-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293736</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/teknofestte-genclere-dev-finansman-destegi-ahmet-burak-daglioglu-kopru-rolunu-acikladi-293736</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST'te gençlere dev finansman desteği! Ahmet Burak Dağlıoğlu köprü rolünü açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, TEKNOFEST'in, insanlığa faydalı teknoloji alanında üretimde bulunmak isteyen birçok kişiye ilham kaynağı olduğunu belirtti. Ekonominin dinamosunun aslında girişimciler olduğunu kaydeden Dağlıoğlu, 'İşte o iyi girişimcileri bu erken yaşlarda, bu etkinlikler vesilesiyle, TEKNOFEST vesilesiyle tespit etmek ve onlara kendi hayallerine ulaşma, kendilerini gerçekleştirme imkanı vermek aslında çok kıymetli.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST'te gençlere dev finansman desteği! Ahmet Burak Dağlıoğlu köprü rolünü açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda gerçekleştiriliyor.</p><p>Etkinlik kapsamında AA muhabirine değerlendirmede bulunan Dağlıoğlu, TEKNOFEST Güneydoğu'ya katılımın yüksek, ilginin yoğun olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi olarak 2018 yılından bu yana TEKNOFEST'in paydaşı olmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.</p><p>Dağlıoğlu, bu yıl özellikle Türkiye'deki katılım finansla ilgili bilgilendirme yapmak istediklerini belirterek, "Artık bu misyonu da biz yürütüyoruz. Geçmiş yıllarda özellikle girişimciliğin nasıl finanse edildiği, girişimcilerin yatırımcılara nasıl erişebileceğiyle ilgili paylaşımlar yapıyorduk. Buna dair bir stant alanımız oluyordu. Bu yıl buna ek olarak da katılım finansı eklemiş olduk. Finansal teknolojiler alanındaki gelişmelerle ilgili paylaşımlarda bulunuyoruz." dedi.</p><p>TEKNOFEST kapsamındaki Take Off isimli girişimcilik yarışmasında yer aldıklarını anımsatan Dağlıoğlu, "Burada birçok yarışma yapılıyor, gençler bu yarışmalara katılıyorlar ve bazı işler girişime dönüşüyorlar. Yani bunları daha olgunlaştırıp prototip oluşturuyorlar ve sonrasında bunu ticarileştirmeye çalışıyorlar. Bu uzun yolculuğun sonucunda aslında bir girişim, gerçek bir ticarete dönüştürülmüş oluyor. Biz bu yaşam döngüsünde girişimcinin finansmana erişimi için gayret gösteren bir kurumuz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/4dcc202d5fcc43bfa027-011020263980d192.jpg"/><p><b>"GİRİŞİMCİLERLE YATIRIMCILAR ARASINDAKİ KÖPRÜ ROLÜNÜ ÜSTLENMEYE ÇALIŞAN BİR KURUMUZ"</b></p><p>Dağlıoğlu, girişimcilerle yatırımcılar arasında köprü rolünü üstlenmeye çalışan bir kurum olduklarını dile getirdi.</p><p>TEKNOFEST'in 2018 yılından bu yana başarılarını artırarak, büyüyerek devam eden bir organizasyon olduğunu belirten Dağlıoğlu, "Artık buranın kendi mezunları oluştu diyebiliriz. Yani bu yolculuktan geçen, o fikirlerini ürüne dönüştüren, ticarileştiren girişimciler oldu. Artık şirketleşmiş olanlar oldu." diye konuştu.</p><p><b>"EKONOMİNİN DİNAMOSU ASLINDA GİRİŞİMCİLERDİR"</b></p><p>Türkiye'deki girişimcileri uluslararası mecralara da taşıdıklarını ifade eden Ahmet Burak Dağlıoğlu, "Onların yatırımcılarla, muhtemel müşterilerle buluşmalarını sağlıyoruz. TEKNOFEST mezunlarının, TEKNOFEST yolculuğundan geçmiş, Take Off'a katılmış girişimcilerin de artık heyetlerimizde yer aldığını görüyoruz." dedi.</p><p>Dağlıoğlu, "TEKNOFEST, insanlığa faydalı teknoloji alanında bir şeyler üretmek için birçok insana ilham kaynağı oluyor. Buradan edindiği tecrübelerle artık rekabetçi ürünler, hizmetler ortaya koyabilen girişimler olduğunu görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Ekonominin dinamosunun aslında girişimciler olduğunu kaydeden Dağlıoğlu, "İşte o iyi girişimcileri bu erken yaşlarda, bu etkinlikler vesilesiyle, TEKNOFEST vesilesiyle tespit etmek ve onlara kendi hayallerine ulaşma, kendilerini gerçekleştirme imkanı vermek aslında çok kıymetli." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/teknofestte-genclere-dev--163_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293735</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-sosyal-medya-kavgalarina-son-10-supheli-gozaltinda-293735</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İstanbul'da Sosyal Medya Kavgalarına Son! 10 Şüpheli Gözaltında"]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sosyal medya platformlarında canlı yayınlar yaparak kavga, tehdit, hakaret ve gerilim içerikli paylaşımlar yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İstanbul'da Sosyal Medya Kavgalarına Son! 10 Şüpheli Gözaltında"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla sanal devriye çalışması gerçekleştirildi. Yapılan incelemelerde, başta TikTok olmak üzere Instagram ve X (Twitter) gibi sosyal medya platformlarında canlı yayın yapan bazı şüphelilerin; kavga, tehdit, hakaret, gerilim ve mağduriyet içerikli paylaşımlar yaptıkları belirlendi.</p><p>Şüphelilerin, aile yapısına aykırı içerikler ürettikleri ve söz konusu yayınlar üzerinden dijital gelir elde etmek amacıyla birlikte hareket ettikleri tespit edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin, Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" ile 226. maddesinde düzenlenen "Müstehcenlik" suçlarını işledikleri değerlendirildi.</p><p><b>10 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON</b></p><p>Bunun üzerine gece saatlerinde İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Antalya, Bursa, Kocaeli, Muğla, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya ve Elazığ'ın da aralarında bulunduğu toplam 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p><p>Gözaltına alınan şüphelilere, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımının tespitine yönelik gerekli testler uygulandı. Şüphelilerin Asayiş Şube Müdürlüğü'nde işlemleri sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/istanbulda-sosyal-medya-k-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293734</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/terminator-sahnesini-aratmayan-goruntuler-robotlar-gercekten-ocaga-atladi-293734</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terminator sahnesini aratmayan görüntüler! Robotlar gerçekten ocağa atladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Figure, insansı robotlarının F.02 serisini Finlandiya'nın Imatra kentindeki dökümhanede Terminator filmlerini andıran bir yöntemle emekliye ayırdı. Şirket, robotları eritilmiş çeliğe göndererek hem özel donanımını korudu hem de dikkat çekici bir imha süreci yürüttü. Arnold Schwarzenegger'in de projeye ilham verdiği bu operasyon, teknoloji dünyasında geniş yankı buldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terminator sahnesini aratmayan görüntüler! Robotlar gerçekten ocağa atladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Figure, insansı robotlarının F.02 serisini emekliye ayırırken alışılmışın dışında bir yönteme başvurdu. Şirket, eski robotlarını Finlandiya'nın Imatra kentinde bulunan bir dökümhaneye gönderdi. Burada, robotlar 75 tonluk elektrik ark ocaklarına Terminator filmlerini aratmayan bir şekilde otonom olarak atladı ve eritilmiş çeliğin içinde yok oldu. Bu sıra dışı imha süreci, şirketin F.03 adını verdiği yeni nesil robot filosunu tanıtmasının hemen ardından gerçekleşti. Figure, eski robotların sökülmesinin hem zaman kaybı yaratacağını hem de mühendislik kaynaklarını tüketebileceğini belirtti. Ayrıca, özel donanımın ifşa edilme riskini ortadan kaldırmak için geleneksel sökme yöntemlerini tercih etmedi. Böylece, robot filosunun büyük bir kısmı, şirketin gizliliğini koruyacak şekilde çelik ocakta eritildi.</p><h3>Figure, robot filosunu Finlandiya'da eriterek sırlarını korudu</h3><p>Şirket, F.02 serisi robotlarının imhası için Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika'daki tesislerle de görüşmeler yaptı. Ancak, bu ülkelerdeki dökümhaneler, robotların içinde bulunan lityum iyon piller nedeniyle süreci kabul etmedi. Sonunda, Finlandiya'nın Imatra kentinde, robotları eritmeye istekli bir dökümhane bulundu. Figure, robotların özel donanımını ve teknolojik sırlarını açığa çıkarmadan imha etmek için bu yöntemi seçti. Operasyonun planlama aşamasında, şirket eski MythBusters ekibinden de destek aldı. Ayrıca, ünlü aktör Arnold Schwarzenegger'in robotları eritme fikrini önerdiği ve projeye katıldığı aktarıldı. Tüm bu hazırlıklar, robotların güvenli ve kontrollü bir şekilde yok edilmesini sağladı.</p><h3>Arnold Schwarzenegger'in önerisiyle robotlara atlayış eğitimi verildi</h3><p>Figure mühendisleri, F.02 robotlarının çelik ocağına otonom olarak atlayabilmesi için özel bir eğitim süreci başlattı. Şirketin San Jose'deki merkezinde büyük hava yastıkları kuruldu ve robotlar, ikinci kat seviyesinden atlamaya alıştırıldı. Aksiyon sahneleri için stunt sanatçılarından hareket referansları alındı. Elde edilen verilerle bir kontrol modeli geliştirildi ve bu model, robotların Imatra'daki dökümhanede hassas bir iniş alanına yönlendirilmesini sağladı. Tüm bu süreçte hata payı minimuma indirildi. Robotlar Finlandiya'ya gönderilmeden önce, tesiste herhangi bir deneme yapılmadı. Bu da operasyonun riskini artırdı. Sonuçta, altı eritme döngüsünde, robotlar 24 saat içinde tamamen yok edildi. Elektrik ark ocağı, çelik hurdalarını eritmek için üç büyük grafit elektrot kullandı. Her döngüde, robotlar yaklaşık 20 dakika içinde eritilmiş çeliğe dönüştü. Operasyon sırasında, elektromanyetik alanlar nedeniyle bazı kameralar ve elektronik ekipmanlar arızalandı. Ancak Figure, robotların önceden belirlenen hareket politikalarını bu zorlu koşullarda bile başarıyla uyguladığını açıkladı.</p><h3>Figure, eritilen robotlardan anı eserleri üretiyor</h3><p>F.02 serisi robotların eritilmesiyle elde edilen metal, Finlandiya'da kalmadı. Figure, bu metali Amerika Birleşik Devletleri'ne geri gönderdi. Şirket, geri kazanılan malzemeyi sınırlı sayıda F.02 anı eserine dönüştürmeyi planlıyor. Bu özel parçalar, emekliye ayrılan robotların bir hatırası olarak teknoloji meraklılarına sunulacak. F.02 filosunun büyük bölümü çelik ocakta yok edilirken, birkaç robot ise şirketin merkezinde sergilenmeye devam ediyor. Tüm bu süreç, otonom robot kontrolünün gerçek dünyadaki uygulamasının da bir göstergesi oldu. Figure, operasyon sırasında hiçbir görüntünün dijital olarak üretilmediğini ve robotların fiziksel olarak Finlandiya'ya taşındığını vurguladı. Şirket, Ekim 2025'te tanıttığı F.03 serisiyle yeni bir döneme geçti. F.03, özel sensör seti, gelişmiş el sistemi, yumuşak dış malzeme, kablosuz şarj ve güvenli batarya özellikleriyle dikkat çekiyor. Böylece, Figure hem teknolojik gelişimini sürdürdü hem de eski robotlarını unutulmaz bir şekilde tarihe gömdü.</p><p>Figure'ın Finlandiya'da gerçekleştirdiği bu sıra dışı robot imhası, şirketin mühendislik yaklaşımını ve gizlilik önceliğini gözler önüne serdi. F.02 serisinin çelik ocakta eritilmesi, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırırken, elde edilen malzemelerin anı eserlerine dönüştürülmesi de bu operasyonun unutulmaz bir parçası oldu. Figure, yeni nesil robotlarıyla yoluna devam ederken, eski filosunun hikayesi teknoloji tarihinde ilginç bir yer edindi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/terminator-sahnesini-arat-903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293733</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/eskisehirde-200-milyon-tllik-vurgun-muteahhit-olarak-tanindi-magdurlar-savciliga-kostu-293733</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de 200 milyon TL'lik vurgun! Müteahhit olarak tanındı, mağdurlar savcılığa koştu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de kendisini müteahhit olarak tanıtarak çevresinin güvenini kazanan M.A.Z.'nin, iş adamları, arsa sahipleri ve çalışanların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişiyi yaklaşık 200 milyon TL dolandırdığı öne sürüldü. Mağdurlar M.A.Z., eşi A.Z. ve annesi F.Z. hakkında suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eskişehir'de 200 milyon TL'lik vurgun! Müteahhit olarak tanındı, mağdurlar savcılığa koştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İddiaya göre, geçmiş yıllarda Kütahya ve Ordu'da benzer yöntemlerle vatandaşları mağdur ettiği öne sürülen M.A.Z., 2018 yılında Eskişehir'e geldi. Sicilinin bozuk olduğunu öne sürerek şirketleri ve ofisleri başkalarının ile aile fertlerinin üzerine açan şahıs, lüks rezidanslarda ofisler kiralayıp pahalı araçlarla güven tazeledi. Çevresindeki vatandaşlardan borç alıp gününde ödeyerek sağlam bir güven bağı kuran şahıs; arsa sahipleri, taşeronlar, inşaat işçileri ve gayrimenkul almak isteyenleri vadettiği projelerle ağlarına düşürdü. 2 Eylül tarihi itibarıyla eşi ve çocuklarıyla birlikte sırra kadem basan şahsa bir daha ulaşılamazken, yüzlerce mağdur ortada kaldı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na koşan mağdurlar; 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'güveni kötüye kullanma' iddialarıyla şikayetçi oldu.</p><p><b>"ESKİŞEHİR'DE 200 MİLYONA YAKIN MADDİ ZARAR VAR"</b></p><p>Şahıs tarafından yaklaşık 9 milyon TL zarara uğratıldığını ve savcılığa resmi şikayette bulunduğunu belirten emlakçı Furkan Taş, "Kendisini 2020'den beri tanırım. Sicilinin bozuk olduğunu söyleyerek şirketleri başka vatandaşlar üzerine açıyordu. Eskişehir'in lüks rezidansında ofis, annesinin üzerine emlak ofisi açtı. Hayatı zaten lüks içindeydi. İnsanlara borç alıp vererek güven oluşturuyordu. Ailece görüşüyorduk; 'Zora düştüm, tefecilerden kurtulmam lazım' diyerek beni ikna etti. Kredi kartımı kullandı, borçlandırdı. 2 Eylül günü bir baktık ki eşine, çocuklarına ve kendisine ulaşılamıyor. 9 milyon lira civarında şahsi zararım var. Toplamda ise esnaf ve arsa sahipleri dahil 200 milyon liraya yakın maddi zarar bulunuyor. Sonradan öğrendik ki bu şahıs 2005-2011 arası Kütahya'da, 2011-2018 arası Ordu'da da aynı şekilde mağduriyetler yaşatıp kaybolmuş" dedi.</p><p><b>"BOYALAR GELDİ DEDİLER, NE GELEN VAR NE GİDEN"</b></p><p>İnşaatın yarım bırakıldığını ve evine taşınamadığını belirten arsa sahiplerinden Fevziye Öter, "İnşaatı başlattı, 'yapacağım' dedi ama yapmadı. Kaç defa söyledim; 'bugün yapacağım, yarın yapacağım' diyerek oyaladı. En son tartıştım, telefonunu kapattı bir daha aramadı. Maddi zararımız çok büyük. Kapılar, mutfak dolapları, duşakabin ve asansör yapılmadı. 'Bütün yaz boşuna geçti, niye yapmıyorsunuz?' dedim; 'ölçüler alındı, boyalar geldi' dediler ama ne gelen var ne giden" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ALACAKLILAR SÜREKLİ BİZİ ARIYOR"</b></p><p>Sözleşme yaptıkları daireleri teslim alamadıklarını ve borçluların kapılarına dayandığını dile getiren Murat Başaran ise, "Sözleşmeyi yaptık ancak devir hakkı olmadığı halde başkasına yetki vererek arsayı devretti. Şu anda mağduruz, daireleri teslim alamıyoruz. Daire başı yaklaşık 1 milyon lira, toplamda en az 10 milyon lira tamamlanması gereken masraf var. Üstelik kendi borçlu olduğu alacaklılara da bizim numaramızı vermiş, alacaklılar sürekli bizi arayıp paralarını istiyor" şeklinde konuştu.</p><p><b>"EKMEK PARAMI YEDİ, MAĞDUR DURUMDAYIM"</b></p><p>İnşaatın bekçiliğini ve temizliğini yapmasına rağmen parasını alamayan işçi İsmail Atsat da, "Benim bekçilik paramı, 500 bin liramı yedi. Elektrik parasını vermedi. İnşaatın temizliğini yaptık, her şeyini yaptık onun parasını da vermedi. Beni zor durumda bıraktı. Her gün 'İsmail amca paranı vereceğim' diyerek aldattı. Ekmek paramı yedi, motorumu çekin halime bakın, çukurda çalışan bir insanım. Ben paramı istiyorum" diyerek tepkisini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/eskisehirde-200-milyon-tl-787_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293732</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/a-milli-takimda-can-uzun-gelismesi-son-antrenmana-katilmadi-293732</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[A Milli Takım'da Can Uzun gelişmesi! Son antrenmana katılmadı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nda Can Uzun, hissettiği ağrılar sebebiyle Belçika maçı öncesi gerçekleşen son idmana katılmadı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[A Milli Takım'da Can Uzun gelişmesi! Son antrenmana katılmadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Uluslar Ligi'nde cuma günü Belçika ile karşılaşacak.</p><p>Milli takımda bu maç öncesi önemli bir gelişme yaşandı.</p><p>Can Uzun, son idman öncesinde hissettiği ağrı nedeniyle A Milli Takımımızın İstanbul'daki son antrenmanında yer almadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/a-milli-takimda-can-uzun--198_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293731</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/spacexin-yeni-hedefi-yorungede-yapay-zeka-293731</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SpaceX'in yeni hedefi yörüngede yapay zeka]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Elon Musk, Amerika'da düzenlenen bir etkinlikte SpaceX'in gelecek vizyonunu açıkladı. Musk, yörüngeye her yıl yüzlerce gigawatt yapay zeka hesaplama kapasitesi fırlatmayı ve uzun vadede bir terawatt seviyesine ulaşmayı hedeflediğini söyledi. Bu iddialı plan, yapay zeka ve enerji sektörlerinde büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SpaceX'in yeni hedefi yörüngede yapay zeka]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elon Musk, Amerika'da düzenlenen bir etkinlikte SpaceX'in yeni hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Musk, şirketin önümüzdeki yıllarda yörüngeye her yıl yüzlerce gigawatt yapay zeka hesaplama kapasitesi taşıyacak sistemler göndermeyi planladığını açıkladı. Bu vizyonun uzun vadede bir terawatt seviyesine ulaşabileceğini belirten Musk, özellikle yapay zeka teknolojilerinin artan enerji ihtiyacının mevcut altyapı sınırlarını zorladığına dikkat çekti. SpaceX'in bu yeni stratejisi, roket fırlatmaları ve uydu internetinin ötesine geçerek, uzay tabanlı enerji ve hesaplama altyapısı kurmayı hedefliyor.</p><h3>Elon Musk: 'Amerika'nın enerji üretimi yapay zeka yarışında kritik'</h3><p>Elon Musk, Nvidia CEO'su Jensen Huang ile birlikte katıldığı Amerika.Gov etkinliğinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin yapay zeka alanındaki rekabet gücünün en büyük kısıtının enerji üretimi olabileceğini vurguladı. Musk, Çin'in elektrik üretim kapasitesinin ABD'nin yaklaşık üç katı olduğunu hatırlatarak, yerel enerji üretiminin artırılmasının giderek daha önemli hale geldiğini söyledi. Ancak Musk'a göre, uzun vadeli çözüm yalnızca Dünya ile sınırlı kalmıyor. Yörüngeye taşınacak yapay zeka hesaplama sistemleri ve uzayda kurulacak güneş enerjisi altyapısı, Dünya'daki enerji kısıtlarını aşmak için önemli bir fırsat sunuyor. Musk, SpaceX ve Tesla'nın yıllık yaklaşık 200 gigawatt güneş enerjisi üretimi hedeflediğini, bu miktarın ABD'nin toplam enerji tüketiminde yıllık yüzde 40'lık bir artış anlamına geldiğini belirtti.</p><h3>SpaceX ve Starship'in rolü: Yörünge hesaplamada yeni dönem başlıyor</h3><p>SpaceX'in geliştirdiği Starship roketi, Musk'ın açıkladığı bu devasa hedeflerin gerçekleşmesinde kilit rol oynayacak. Musk, Starship'in ilk yörünge uçuşunun ardından, önümüzdeki yıl haftada bir veya iki fırlatma yapılabileceğini öngörüyor. Bu sayede, her yıl yüzlerce gigawatt yapay zeka hesaplama kapasitesinin yörüngeye taşınması mümkün olabilecek. Uzayda konuşlandırılacak güneş enerjisi sistemleri, Dünya'daki kurulumlara kıyasla çok daha tutarlı güneş ışığına erişim sağlayacak. Böylece dev batarya sistemlerine olan ihtiyaç azalacak ve sürekli enerji üretimi mümkün olacak. Musk, bu yaklaşımın hem SpaceX'in hem de Tesla'nın enerji ve teknoloji hedeflerini bir araya getirdiğini belirtti.</p><h3>Yatırımcılar için yeni fırsatlar ve belirsizlikler</h3><p>SpaceX'in yörünge hesaplama vizyonu, şirket için tamamen yeni bir ticari alan yaratıyor. Bu yeni model, fırlatma yeteneklerini Tesla'nın enerji hedefleri ve Nvidia'nın gelişmiş yapay zeka donanımıyla birleştirebilir. Ancak bu ölçekli bir projenin ekonomik olarak sürdürülebilirliği henüz kesinlik kazanmadı. Yatırımcılar, Starship'in fırlatma sıklığını, yeniden kullanılabilir yük kapasitesini, yörünge soğutma gereksinimlerini ve yüzlerce gigawattlık yapay zeka altyapısının uzaya taşınabilirliğini dikkatle izliyor. Musk'ın bir terawattlık hedefi, şu an için resmi bir üretim taahhüdü olmasa da, sektörün geleceği açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin hem yapay zeka hem de uzay teknolojileri alanında yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Elon Musk'ın SpaceX aracılığıyla ortaya koyduğu yörünge hesaplama ve yapay zeka kapasitesi vizyonu, enerji ve teknoloji dünyasında heyecan uyandırdı. Projenin ölçeği ve getireceği yenilikler, önümüzdeki yıllarda hem sektör temsilcileri hem de yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/spacexin-yeni-hedefi-yoru-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293730</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soguk-savasin-gizemli-casus-uydusu-yorungede-patladi-farrah-iii-enkaz-bulutuna-donustu-293730</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soğuk Savaş'ın gizemli casus uydusu yörüngede patladı! "FARRAH III" enkaz bulutuna dönüştü!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Uzay Kuvvetleri, Soğuk Savaş döneminin gizli istihbarat uydusu USA-32'nin 13 Eylül'de yörüngede beklenmedik şekilde parçalandığını duyurdu. Olay, uzaydaki enkaz tehdidini yeniden gündeme taşırken, patlamanın nedeni ise hâlâ belirsizliğini koruyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soğuk Savaş'ın gizemli casus uydusu yörüngede patladı! "FARRAH III" enkaz bulutuna dönüştü!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Uzay Kuvvetleri, Soğuk Savaş yıllarında casusluk amacıyla fırlatılan USA-32 adlı uydunun 13 Eylül günü yörüngede aniden parçalandığını doğruladı. USA-32'nin beklenmedik şekilde patlaması sonucu, Dünya'nın yaklaşık 480 mil (775 kilometre) üzerinde geniş bir enkaz bulutu oluştu. Patlamanın kesin nedeni ise henüz açıklığa kavuşmadı. ABD yetkilileri, USA-32'nin parçalanmasının ardından oluşan enkazı yakından izliyor ve olayın, uzaydaki diğer araçlar için şimdilik doğrudan bir tehdit oluşturmadığını belirtiyor. Ancak, ilerleyen dönemlerde bu enkazın başka uydulara veya uzay istasyonlarına zarar verme riski tamamen ortadan kalkmış değil.</p><h3>ABD Uzay Kuvvetleri: USA-32'nin patlaması yörüngede yeni riskler doğurdu</h3><p>USA-32'nin parçalanması, uzayda artan enkaz sorununu bir kez daha gündeme getirdi. ABD Uzay Kuvvetleri'nin resmi uydu izleme sistemi, 13 Eylül saat 17:13 ET'de gerçekleşen patlamayı kayda aldı ve olayı "parçalanma" olarak etiketledi. Bu tür bir olayda uydu, ani bir şekilde çok sayıda küçük parçaya ayrılıyor ve bu da yörüngede kontrolsüz enkaz oluşumuna yol açıyor. Uzmanlar, USA-32'nin patlamasının ardından oluşan parçaların sayısının henüz netleşmediğini, ancak düşük Dünya yörüngesinde uzun süre risk oluşturabileceğini vurguluyor. ABD Uzay Kuvvetleri, şu an için diğer uzay araçları açısından acil bir tehlike olmadığını bildirse de, bu tür olayların gelecekte daha büyük sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>FARRAH III kod adlı USA-32: Soğuk Savaş'ın gökyüzündeki gözü</h3><p>USA-32, 5 Eylül 1988'de Titan II SLV roketiyle fırlatıldı ve Ulusal Keşif Ofisi'nin (NRO) gizli FARRAH programının bir parçası olarak görev yaptı. Bu program kapsamında geliştirilen uydular, Sovyetler Birliği'nin radar ve radyo sinyallerini yakalamak üzere tasarlandı. USA-32, ünlü aktris Farrah Fawcett'in adını taşıyan FARRAH III kod adıyla da biliniyor. Önceki FARRAH uydularına kıyasla daha büyük ve silindirik yapısıyla dikkat çeken bu casus uydu, özellikle 2 ile 18 GHz aralığındaki sinyalleri toplamak için kullanıldı. NRO, programın bazı detaylarını yakın zamanda kamuoyuyla paylaşsa da, USA-32'nin tüm teknik yetenekleri ve operasyonel geçmişi hâlâ gizemini koruyor. 2021 yılında hâlâ yörüngede olduğu gözlemlenen uydu, patlamadan kısa süre önce de özel izleme şirketlerinin radarına takıldı.</p><h3>Patlamanın nedeni hâlâ belirsizliğini koruyor</h3><p>USA-32'nin neden aniden parçalandığı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Uzmanlar, geçmişte benzer olaylarda patlamaların genellikle uydunun basınçlı yakıt tankında kalan propellantın neden olduğu bir reaksiyondan veya arızalanan bir batarya hücresinden kaynaklandığını belirtiyor. Ayrıca, hareket eden bir uzay enkazı parçasının çarpması da olası nedenler arasında gösteriliyor. ABD Uzay Kuvvetleri, olayın kasıtlı bir saldırı ya da anti-uydu silahı kullanımıyla bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kanıt olmadığını açıkladı. Patlamanın ardından özel izleme şirketleri, yörüngedeki dağılmış parçaları takip etmeye başladı. Ancak, USA-32'nin enkazı uzun süre boyunca uzayda kalabilir ve diğer uydular için potansiyel bir tehdit oluşturabilir.</p><p>USA-32'nin yörüngede beklenmedik şekilde patlaması, hem Soğuk Savaş döneminin uzayda yürütülen istihbarat operasyonlarını hem de günümüzde giderek büyüyen uzay enkazı sorununu yeniden gündeme taşıdı. Olayın nedeni çözülene kadar, ABD Uzay Kuvvetleri ve diğer ilgili kurumlar, yörüngedeki durumu dikkatle izlemeyi sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/soguk-savasin-gizemli-cas-716_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293729</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/belcika-turkiye-maci-ne-zaman-saat-kacta-maca-dogru-son-durum-293729</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika-Türkiye maçı ne zaman, saat kaçta? Maça doğru son durum]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı, yarın deplasmanda Belçika ile yapacağı UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup üçüncü maçının hazırlıklarını tamamladı. İşte maçla ilgili son bilgiler:]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika-Türkiye maçı ne zaman, saat kaçta? Maça doğru son durum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Türkiye ile Belçika, 15 yıl sonra karşı karşıya geliyor... A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki üçüncü maçında yarın deplasmanda Belçika ile karşı karşıya gelecek.</b></p><p><b>MAÇ SAAT KAÇTA?</b></p><p>Belçika'nın Liege şehrindeki Maurice Dufrasne Stadı'nda, <b>TSİ 21.45'te </b>başlayacak karşılaşma, ATV'den naklen yayımlanacak.</p><p>Mücadeleyi Norveç Futbol Federasyonundan Rohit Saggi yönetecek. Saggi'nin yardımcılıklarını aynı ülkeden Anders Olav Dale ile Ole Andreas Haukasen yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi ise Marius Hansen Grotta olacak.</p><p>Grubun diğer maçında Fransa ile İtalya, Paris'te TSİ 21.45'te karşılaşacak.</p><p><b>Milli takım, ilk puanlar için sahada</b></p><p>A Ligi 1. Grup'ta ilk iki maçını kazanan Fransa 6 puanla lider durumda bulurken, Belçika ve İtalya 3'er puana sahip. Ay-yıldızlı ekibin ise henüz puanı yok.</p><p>Türkiye, ilk maçında Kocaeli'de Fransa'ya 1-0, Bursa'da ise İtalya'ya 4-1 kaybetti. Belçika ise ilk maçında deplasmanda İtalya'yı 2-0 yenerken, sahasında Fransa'ya 1-0 yenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/30/=EdG7UNaDE5KnYJWHUpG7EZGvENKnYdKHUBGHYdS7YFKXU9a3ERajYJaHEZKLUJafQ9K3U9G7U1KbQ9az.jpg"/><p>Milliler, gruptaki dördüncü maçında 5 Ekim'de deplasmanda İtalya ile mücadele edecek.</p><p><b>657. MAÇ OLACAK</b></p><p>UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki üçüncü maçında yarın deplasmanda Belçika ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, tarihindeki 657'nci müsabakaya çıkacak.</p><p>Türkiye, 103 yıllık tarihinde 367'si resmi, 289'u özel toplam 656 maç oynayıp 1'i hükmen 260 galibiyet, 151 beraberlik, 245 yenilgi yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/30/=YxG7Q5aTURKrEFKXUpWHERG3A9KnYdWLIJabYdKnA5KTU9a3YJG3ERaXY.G7UVGXIRWnYNKDU1KbQ9az.jpg"/><p>Ay-yıldızlılar, 279'u deplasmanda, 283'ü Türkiye'de, 94'ü tarafsız sahadaki maçlarda, 3'ü hükmen galibiyet sonucunda 907 gol attı, kalesinde 937 gol gördü.</p><p>Bugüne kadar 93 ülke takımıyla karşılaşan milliler, 656 müsabakanın 566'sını Avrupa, 34'ünü Asya, 24'ünü Afrika, 28'ini Amerika, 4'ünü de Okyanusya temsilcileriyle yaptı.</p><p><b>BELÇİKA İLE 15 YIL SONRA YENİDEN</b></p><p>Türkiye ile Belçika, yarın yapacakları UEFA Uluslar Ligi maçıyla tarihlerinde 12. kez karşı karşıya gelecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/=EZS7IRGDQ5WrEBKXUpG7YVGnA5KnYdKLE5aHYdS7A5KDU9a3YJarEJW7E1WTIJGLIBKbYJKDU1KbQ9az.jpg"/><p>İki ülke milli takımları arasında geride kalan 7'si resmi, 4'ü özel toplam 11 maçta taraflar 3'er galibiyet alırken, 5 müsabaka da berabere sonuçlandı.</p><p>7'si Belçika, 4'ü Türkiye'de oynanan bu maçlarda ay-yıldızlı ekibin attığı toplam 17 gole, Belçika 18 golle yanıt verdi.</p><p><b>Son maç 15 sene önce</b></p><p>İki ülke milli takımları son maçını, 15 yıl önce Brüksel'de oynadı.</p><p>3 Haziran 2011'de Brüksel'deki Kral Baudouin Stadı'nda oynanan 2012 Avrupa Şampiyonası eleme grubu maçı 1-1'lik eşitlikle sona erdi.</p><p>Belçika'nın golü 4. dakikada Ogunjimi'den gelirken, Türkiye'nin golünü 22. dakikada Burak Yılmaz attı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/=E1WDIVabUBS_YdG7UpG_YFC7YRKnYdKHUFabYdS_U5WnEVa3EBavA5GTYZWDUJafURKnYNWjU1KbQ9az.jpg"/><p><b>Türkiye deplasmandaki 7 maçtan 2'sini kaybetti</b></p><p>Türkiye, Belçika ile deplasmanda yaptığı 7 maçtan 2'sinde sahadan mağlubiyetle ayrıldı.</p><p>Milliler, 6'sı başkent Brüksel, 1'i de Genk kentindeki maçlardan 2'sini kazanırken, 2'sini kaybetti, 3'ünde de berabere kaldı.</p><p>Belçika-Türkiye maçlarında her iki taraf da 11'er gol attı.</p><p><b>MAÇ ÖNCESİ SON DURUM</b></p><p>A Milli Futbol Takımı, yarınki maç öncesi hazırlıklarını tamamladı.</p><p>Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde teknik direktör Vincenzo Montella yönetiminde ilk 15 dakikası basına açık idman, koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Top kapma çalışmasıyla devam eden antrenmanın basına kapalı bölümünde ise Belçika maçının taktiksel organizasyonu üzerinde durulduğu bildirildi.</p><p>İtalya ile Bursa'da oynanan müsabaka sonrasında ayak parmağında ağrısı artan Orkun Kökçü aday kadrodan ayrılmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/29/=YpWvIJaXUFWvENWPUpWHA9GrYBKnYdWTUFC7YdS7EFWHEVa3EVC_ENGXEZWTUJaDIBW3YVG_U1KbQ9az.jpg"/><p>Ümit Milli Futbol Takımı'nın aday kadrosundan A Milli Takım'ın aday kadrosuna dahil edilen <b>Emirhan İlkhan ile Yusuf Akçiçek</b> son antrenmanda yer aldı.</p><p><b>Can Uzun </b>ise hissettiği ağrı sebebiyle idmana katılmadı.</p><p>Ay-yıldızlılar, öğleden sonra Belçika'ya gidecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/belcika-turkiye-maci-ne-z-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293728</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-silahlar-ve-magaralar-bosaltilmalidir-293728</link>
      <pubDate>2026-10-01T12:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Silahlar ve mağaralar boşaltılmalıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Meclis Özel yayınında açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, "Burada temel mesele, bu sürecin ana fikri silahların bırakılması ve mağaraların boşaltılmasıdır. Bu gerçekleştiği takdirde Türkiye çok daha hızlı bir biçimde yol alacaktır. Silahlar sadece elden değil, zihinlerden bırakılmalıdır." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Silahlar ve mağaralar boşaltılmalıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 51 günlük tatilin ardından bugün saat 14.00'te yeni yasama yılına resmen başladı.  28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açılışı kapsamında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla Atatürk Anıtı'na çelenk bırakıldı, ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile resmi tören gerçekleşti.  Terörsüz Türkiye hedefi ve yeni anayasa çalışmaları, bu yılın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p><p><b><font color="#ff0000">24 TV Meclis Özel yayını programından önemli satır başları:</font></b></p><p><b>Gazeteci Ercan Gürses: </b>Her ne kadar siyasi tartışmalar söz konusu olsa da hayati meselelerde Türkiye, tek yumruk olma konusunda dünyaya net bir mesaj vermiştir.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">Gazeteci Ercan Gürses (<a href="https://x.com/ercangurses?ref_src=twsrc%5Etfw">@ercangurses</a>): Her ne kadar siyasi tartışmalar söz konusu olsa da hayati meselelerde Türkiye, tek yumruk olma konusunda dünyaya net bir mesaj vermiştir. <a href="https://t.co/Yupczd8q66">pic.twitter.com/Yupczd8q66</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105588024658514259?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>Gazeteci Ercan Gürses : </b>Teröre şehit vermeme kazanımının her şeyden önemli olduğunu düşünüyorum.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">Gazeteci Ercan Gürses (<a href="https://x.com/ercangurses?ref_src=twsrc%5Etfw">@ercangurses</a>): Teröre şehit vermeme kazanımının her şeyden önemli olduğunu düşünüyorum. <a href="https://t.co/0glPtAn3vl">pic.twitter.com/0glPtAn3vl</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105591051520000269?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri:</b> Artık darbe sürecinde hazırlanmış bir anayasayla devam edilmemeli.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri (<a href="https://x.com/DrOmerileri?ref_src=twsrc%5Etfw">@DrOmerileri</a>): Artık darbe sürecinde hazırlanmış bir anayasayla devam edilmemeli. <a href="https://t.co/oWtEFWHlkn">pic.twitter.com/oWtEFWHlkn</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105594635724767425?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>TERÖRSÜZ TÜRKİYE TEKLİFİNE REKOR OY</b></p><p><b>Gazeteci Levent Eke:</b> Oylamanın hemen öncesinde burada tecrübeli siyasetçilerle konuşma imkânı bulduk. Onların beklediği oy oranı aslında en fazla 410-420 gibi bir rakam. En fazla, en çok çıkan 430'lu rakamları zikretmişlerdi ama 467 gerçekten tarihi bir rakam oldu.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">TERÖRSÜZ TÜRKİYE TEKLİFİNE REKOR OY<br><br>Gazeteci Levent Eke: Oylamanın hemen öncesinde burada tecrübeli siyasetçilerle konuşma imkânı bulduk. Onların beklediği oy oranı aslında en fazla 410-420 gibi bir rakam. En fazla, en çok çıkan 430'lu rakamları zikretmişlerdi ama 467 gerçekten... <a href="https://t.co/qQgSUBv1DW">pic.twitter.com/qQgSUBv1DW</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105601450411733100?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>TÜRKİYE BÖLGE GÜVENLİĞİNDE NASIL ROL OYNUYOR?</b></p><p><b>Gazeteci Levent Eke: </b>Neredeyse siyasetin bütün kanatları, renkleri Terörsüz Türkiye hedefine destek veriyorlar. Bu da olmaması için bir sebebin olmadığını, artık kalmadığını gösteriyor bize. Bundan sonra Terörsüz Türkiye'nin bir sonraki aşamada Terörsüz Bölge hedefinin hayata geçeceği yönünde umutları yeşertiyor.</p><p>Dışarıda adeta bir ateş çemberinin içindeyiz. Bir istikrar adası olma özelliğini koruyor Türkiye. Ama her an o dışarıdaki ateşin bizim evimize sıçraması tehlikesiyle de karşı karşıyayız. İşte bunun tek çaresi, tek çözümü, o ateşin içeriye sıçramamasına sebep olacak tek neden iç cephenin güçlendirilmesi.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">TÜRKİYE BÖLGE GÜVENLİĞİNDE NASIL ROL OYNUYOR?<br><br>Gazeteci Levent Eke: Neredeyse siyasetin bütün kanatları, renkleri Terörsüz Türkiye hedefine destek veriyorlar. Bu da olmaması için bir sebebin olmadığını, artık kalmadığını gösteriyor bize. Bundan sonra Terörsüz Türkiye'nin bir... <a href="https://t.co/ZbiG8C1Ppz">pic.twitter.com/ZbiG8C1Ppz</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105603630279889052?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>CUMHRUR İTTİFAKI 51 GÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRDİ?</b></p><p><b>Gazeteci Levent Eke: </b>Sürekli alandaydı Cumhur İttifakı'nın üyeleri. Ve bir pazarlık olmadığını, çerçeve yasa dâhilinde, Terörsüz Türkiye sürecinde ve şehit ve gazi ailelerini incitecek hiçbir şeyin olmadığını, bu arada vatandaşlara anlatma fırsatı buldu.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">CUMHRU İTTİFAKI 51 GÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRDİ?<br><br>Gazeteci Levent Eke: Sürekli alandaydı Cumhur İttifakı'nın üyeleri. Ve bir pazarlık olmadığını, çerçeve yasa dâhilinde, Terörsüz Türkiye sürecinde ve şehit ve gazi ailelerini incitecek hiçbir şeyin olmadığını, bu arada vatandaşlara... <a href="https://t.co/A1OugcDrv7">pic.twitter.com/A1OugcDrv7</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105606150611746896?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİYLE YENİ YASAMA YILI BAŞLIYOR</b></p><p><b>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman:</b> Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması aslında şunu ifade ediyor: Türkiye'de kurumlar işini yapmaktadır. TBMM, Terörsüz Türkiye meselesinden fon meselesine, İsrail'in İran'a saldırması konusundan Rusya-Ukrayna meselesine, Mekke Anlaşması'ndan Balkanlar'da yaşanan gelişmelere her şeyi konuşabilecek yetkinlikte, her şeyi konuşabilecek olgunlukta ve birikimdedir. Dolayısıyla demokraside kurumlar ve kurallar işlerse çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİYLE YENİ YASAMA YILI BAŞLIYOR<br><br>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman (<a href="https://x.com/HuseyinYayman?ref_src=twsrc%5Etfw">@HuseyinYayman</a>): Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması aslında şunu ifade ediyor: Türkiye'de kurumlar işini yapmaktadır. TBMM, Terörsüz Türkiye meselesinden fon meselesine,... <a href="https://t.co/7etMqVq7Se">pic.twitter.com/7etMqVq7Se</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105608663260086695?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>TBMM'NİN DURUŞU SÜRECE NASIL GÜÇ KATTI?</b></p><p><b>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman: </b>Burada temel mesele, bu sürecin ana fikri silahların bırakılması ve mağaraların boşaltılmasıdır. Bu gerçekleştiği takdirde Türkiye çok daha hızlı bir biçimde yol alacaktır. Silahlar sadece elden değil, zihinlerden bırakılmalıdır.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">TBMM'NİN DURUŞU SÜRECE NASIL GÜÇ KATTI?<br><br>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman (<a href="https://x.com/HuseyinYayman?ref_src=twsrc%5Etfw">@HuseyinYayman</a>): Burada temel mesele, bu sürecin ana fikri silahların bırakılması ve mağaraların boşaltılmasıdır. Bu gerçekleştiği takdirde Türkiye çok daha hızlı bir biçimde yol alacaktır.... <a href="https://t.co/wu9turmhf1">pic.twitter.com/wu9turmhf1</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105611179880235190?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"MİLLETİN GÜNDEMİ, BİZİM GÜNDEMİMİZDİR"</b></p><p><b>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman :</b> Siyasetçinin sicil amiri millettir. Cumhurbaşkanımız İl Başkanları Toplantısı'nda gerekeni söylemiştir. Ucu nereye varacaksa varsın. Bu konuda milletin malına el uzatanlarla ilgili gerekli tedbirler alınacak, düzenlemeler yapılacaktır.</p><blockquote data-media-max-width="560" class="twitter-tweet"><p lang="tr">"MİLLETİN GÜNDEMİ, BİZİM GÜNDEMİMİZDİR"<br><br>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman (<a href="https://x.com/HuseyinYayman?ref_src=twsrc%5Etfw">@HuseyinYayman</a>): Siyasetçinin sicil amiri millettir. Cumhurbaşkanımız İl Başkanları Toplantısı'nda gerekeni söylemiştir. Ucu nereye varacaksa varsın. Bu konuda milletin malına el uzatanlarla... <a href="https://t.co/e2k7UjXDaT">pic.twitter.com/e2k7UjXDaT</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2105613192949121454?ref_src=twsrc%5Etfw">October 1, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ak-parti-genel-baskan-yar-857_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293727</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/stm-genel-muduru-guleryuz-togan-mini-iha-sistemi-2027de-sahalarda-293727</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[STM Genel Müdürü Güleryüz: TOGAN-Mini İHA sistemi 2027'de sahalarda!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ Genel Müdürü Özgür Güleryüz, otonom uçuş özelliklerine sahip TOGAN-Mini Keşif Gözlem İHA Sistemi'ni birkaç ay içinde seri üretime hazır hale getirmeyi hedeflediklerini belirterek, "İnşallah 2027 ile birlikte TOGAN-Mini'yi sahalarda görmeye başlayacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[STM Genel Müdürü Güleryüz: TOGAN-Mini İHA sistemi 2027'de sahalarda!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda ziyaretçilerini ağırlıyor.</p><p>STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TEKNOFEST Güneydoğu etkinliği kapsamında AA muhabirine şirketin yürüttüğü çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.</p><p>Güleryüz, STM&#39;nin kuruluşundan bu yana askeri gemi, denizaltı, dron gibi alanlarda çalışmalar yürüttüğünü ve kullanıcılara teslim ettiğini dile getirerek, şirketin dronlara yönelik çalışmalarına ilişkin şunları kaydetti:</p><blockquote>"Dronlar günümüzde özellikle savaş alanında en kritik konular. Biz KARGU ile başlayan hikayemizde özellikle en son SAHA fuarında da birçok farklı yeni ürün lansmanı yapmıştık. Bunlar arasında KUZGUN gibi 1000 kilometre üzerine menzili olan, ciddi harp başlığı taşıyabilen ürünler varken, bir taraftan TUNGA-X gibi aslında anti drone sistemi olarak kullanılabilecek, oldukça yüksek hızda, radar tarafından tamamen otonom yönlendirebilecek çözümler konusunda çok yoğun şekilde devam ediyoruz."</blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ic-01102026ca568634.jpg"/><p><b>Güleryüz, STM'nin son yıllarda dronlarda sivil alanlara yönelik çalışmalar yürüttüğünü anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:</b></p><blockquote>"Lansmanı yaptığımız ürünlerden bir tanesi aslında TOGAN-Mini. TOGAN'ımız çok uzun süredir var, biliyorsunuz. Özellikle askeri kullanımı için TOGAN çok aktif şekilde kullanılıyor. TOGAN'da mesela GPS olmayan ortamlarda uçmak gibi yetkinliklerimiz de var. STM olarak biz buna bir aile olarak bakıyoruz. Giderek bu aileyi genişleteceğiz, bu aileye yetkinlikler kazandırmaya da devam edeceğiz. O yüzden TOGAN-Mini'de özellikle boyut itibarıyla küçük olmasından dolayı, taşınabilirlik, maliyet etkinlik ve sivil alanda kullanım anlamında çok güzel bir ürün ortaya çıktı diye düşünüyorum."</blockquote><p>TOGAN-Mini&#39;nin kurulum ve kullanım konusunda otonom özelliklere sahip olacağını dile getiren Güleryüz, &quot;Kurulumu son derece kolay ve aslında bütün bu İHA&#39;lardan elde ettiğimiz tecrübelerle TOGAN-Mini neredeyse birkaç saatlik bir operatör eğitimiyle herhangi birinin, daha önce hiç dron kullanmamış birinin kullanabileceği seviyede otonomi yetkinliğine sahip olacak. Navigasyon tamamen önden planlamayla otonom olarak gerçekleştirebilir.&quot; dedi.</p><p>Güleryüz, TOGAN-Mini&#39;nin özellikle sivil alanda kullanılan dronlara da fiyat anlamında rekabet edebileceğini, bununla birlikte eğitimli operatör ihtiyacını en az seviyeye indirebilecek otonomi seviyesinde olacağını vurgulayarak, &quot;İnşallah hedefimiz bunu başta silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarının yanında kamuda da sivil sektörde de çok etkin şekilde kullanılacak, ülkemiz belki ilk yerli-milli sivil dronu olarak da çok aktif bir şekilde kullanılabilecek seviyeye getirmek.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ic4-011020265e6aa622.jpg"/><p>TOGAN-Mini&#39;nin seri üretimine yönelik ise Güleryüz, &quot;Amacımız birkaç ay içerisinde tamamen seri üretime hazır hale getirmek diyebilirim. İnşallah 2027 ile birlikte TOGAN-Mini&#39;yi sahalarda görmeye başlayacağız.&quot; dedi.</p><p><b>- İLK KÜÇÜK BOYUTLU MİLLİ DENİZALTI</b></p><p>Güleryüz, STM&#39;nin en büyük faaliyet alanının askeri denizcilik olduğunu ve MİLGEM projelerinde Deniz Kuvvetlerinin tasarımına mühendislik desteği sağlamakla başlayan STM&#39;nin hikayesinin Türkiye için aynı anda 7 tane İ Sınıfı Fırkateyn üretiminde aktif görev alan ve şu an Ukrayna&#39;ya 2, Malezya&#39;ya 3 savaş gemisi, Portekiz&#39;e 2 lojistik destek gemisi ihracatını yapan bir firma haline geldiğini söyledi.</p><p>STM&#39;nin su altı platformlarından Ay Sınıfı Denizaltı modernizasyonuyla başlayan faaliyetlerle denizaltı modernizasyonu konusunda da ciddi bir yetkinlik kazandığına işaret eden Güleryüz, &quot;Bir taraftan Savunma Sanayii Başkanlığımızca Reis sınıfı denizaltılardaki yerli-milli katkı payını arttırma sorumluluğu STM&#39;ye verildi ve elde ettiğimiz bütün bu tecrübelerle de ülkemizin STM 500 adı verilen ilk küçük boyutlu milli denizaltısını tasarlamak gibi bir seviyeye kadar geldik.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "STM 500'Ü PROJELENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>Güleryüz, STM 500&#39;le beraber Türkiye&#39;ye yerli-milli denizaltı tasarlama yetkinliğinin de kazandırıldığına değinerek, &quot;Çünkü gerçekten bizde az bir tecrübe yok. Çok ciddi sayıda arkadaşımız Reis sınıfı denizaltılarının Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda tasarımının güncellenmesinde birebir görev aldılar. Pakistan&#39;daki Fransız yapımı denizaltıları modernize ettik, devam ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ss-01102026f7d7731a.jpg"/><p><b>Söz konusu projelerde biriken tecrübelerle STM 500'ü tasarladıklarını dile getiren Güleryüz, şunları kaydetti:</b></p><blockquote>"STM 500 gündemde. Çok yoğun şekilde projelendirmeye çalışıyoruz. Yurt içinde Deniz Kuvvetlerimizle belli görüşmelerimiz var, devam ediyor olacak. Bir taraftan yurt dışında da birçok ülkeden gerçekten oldukça fazla talep var. Kendi denizaltısını tasarlayıp üretebilen ülke sayısı az ama bunların önemli bir kısmı da kendileri için tasarlayıp üretiyorlar. Dışarıya bunları ihraç etmek gibi motivasyonları yok. O yüzden denizaltıların ihracat anlamında çok ciddi potansiyel olduğunu düşünüyorum. STM 500'ün inşallah projelendirmesi ve ete kemiğe bürünmesiyle birlikte de ihracat anlamında ülkemize savunma sanayisinde çok ciddi ve önemli bir kapı açılacak diye düşünüyorum."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/stm-genel-muduru-guleryuz-152_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293726</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahcede-yeni-transferler-heyecanla-sahaya-cikacak-293726</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de yeni transferler heyecanla sahaya çıkacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[ Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı'nda yeni transferler Saliha Şahin ile ABD'li oyuncu Chiaka Ogbogu, sarı-lacivertli forma ile sahada yer almak için heyecanlı olduklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe'de yeni transferler heyecanla sahaya çıkacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saliha ile Ogbogu, Lefter Küçükandonyadis Tesisleri&#39;nde düzenlenen medya gününde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p><p>A Milli Kadın Voleybol Takımı ile bu yaz FIVB Milletler Ligi ve Trendyol 2026 CEV Avrupa Şampiyonası şampiyonlukları yaşayan Saliha, başarıyla dolu bir yaz geçirdikleri için mutlu olduğunu kaydederek &quot;Çok çalıştık, çalıştığımız kadar da karşılığını aldık. Bu muazzam bir his. Türk voleybolunu bir adım daha ileriye taşıyabilmek her zaman çok önemli. Bunu yapabildiğimiz için ayrıca gururluyuz. Yazı iki kupayla kapatmak da müthiş bir his. Herkesle gurur duyuyorum. Bu süreç bizim için hiç kolay olmadı ama zorlukları bir kenara bırakırsak üstümüzde başarmanın mutluluğu var. Altın madalyayla bitirmek çok önemliydi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42618004.jpg"/><p>Milli smaçör, Fenerbahçe&#39;de oynayacağı için çok hevesli olduğunu söyleyerek &quot;Bu maratonun ardından kısa bir dinlenme sürecimiz vardı. Sonrasında Fenerbahçe&#39;de başladım. Çok mutlu, heyecanlı ve hevesliyim. Önümüzdeki hedeflere dair içimde iyi hisler var. Kolay olmayacağını biliyoruz. İyi bir kadromuz var. İyi şeyler başaracağımızı düşünüyorum. Fenerbahçe her zaman en yukarısı için oynayan bir takım. Avrupa&#39;da da Türkiye&#39;de de her zaman altın madalya için oynayacağız.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Başantrenör Stefano Lavarini ile çalışacağı için hevesli olduğunu belirten Saliha, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Yeni bir antrenör, benim için yeni bir tecrübe. Onunla daha çok yeni birlikte çalışıyoruz. Rahat biri. Komik ve antrenman yaptırmayı seven bir insan. Lig başlayana kadar bizi görmek için çok antrenman yapıyor. Şu anda da antrenmanlarımız yoğun geçiyor. En kısa sürede birbirimize uyum sağlayıp maçlarda iyi performans gösteririz diye düşünüyorum. Fenerbahçe taraftarını da görmek için çok heyecanlıyım. Zaten yakında görüşeceğiz. Şimdiden sevgilerimi iletiyorum.&quot;</p><p><b>- CHİAKA OGBOGU: "TAKIMLA BİRLİKTE OYNAMAYA BAŞLAMAK İÇİN SABIRSIZLANIYORUM"</b></p><p>Sarı-lacivertli orta oyuncu Chiaka Ogbogu, Fenerbahçe&#39;de oynamanın kendisi için yeni bir meydan okuma olacağını anlattı.</p><p>Ogbogu, çok heyecanlı olduğunu ifade ederek &quot;Bu benim için yeni bir kulüpte yeni bir fırsat ve yeni bir meydan okuma. Türkiye&#39;de altıncı sezonum. Yani bu ligi iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Bu kadar büyük bir kulüpte bu kadar fazla taraftarla birlikte olmak çok güzel bir his. Şimdiye kadar herkes bana çok iyi davrandı. Takım bu sezon gerçekten çok güçlü. Tabii ki hedefimiz elimizden geldiğince fazla kupa kazanmak. Bunu yapabileceğimizi düşünüyorum. Takımla birlikte oynamaya başlamak için sabırsızlanıyorum. Çok fazla iyi oyuncumuz var. Lavarini ile de ilk kez birlikte çalışıyorum. Şu ana kadar her şey çok iyi gidiyor. Komik biri, gerçekten iyi anlaşıyoruz. Umarım bütün sezon boyunca aramızdaki her şey iyi olur.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/42618005.jpg"/><p>Deneyimli orta oyuncu, ayrıca Fenerbahçe taraftarından güzel mesajlar aldığını ve onların önünde oynamak için sabırsızlandığını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/fenerbahcede-yeni-transfe-570_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293725</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ios-27-ile-gelen-dev-guvenlik-katmani-kimlik-taklidi-riski-algilama-nedir-nasil-calisir-293725</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[iOS 27 ile gelen dev güvenlik katmanı! "Kimlik Taklidi Riski Algılama" nedir, nasıl çalışır?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iOS 27 güncellemesiyle iPhone kullanıcılarını hedef alan dolandırıcılık yöntemlerine karşı yeni bir güvenlik katmanı geliştirdi. 'Kimlik Taklidi Riski Algılama' adı verilen bu özellik, kullanıcıların gerçek zamanlı koruma elde etmesine olanak tanıyor. Ancak, Apple bu sistemi varsayılan olarak kapalı bırakıyor ve kullanıcıların manuel olarak etkinleştirmesi gerekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[iOS 27 ile gelen dev güvenlik katmanı! "Kimlik Taklidi Riski Algılama" nedir, nasıl çalışır?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iOS 27 güncellemesiyle iPhone kullanıcılarının karşı karşıya kaldığı gelişmiş dolandırıcılık yöntemlerine karşı güçlü bir savunma mekanizması geliştirdi. Şirket, "Kimlik Taklidi Riski Algılama" adını verdiği bu yeni özelliği, sosyal mühendislik saldırılarına karşı bir koruma hattı olarak iOS 27'ye entegre etti. Özellik varsayılan olarak kapalı geliyor ve kullanıcıların manuel olarak aktif hale getirmesi gerekiyor. iOS 27 ile birlikte, iPhone'lar artık dolandırıcılık girişimlerini algılayabiliyor ve kullanıcıları işlem yapmadan önce uyarıyor. Apple, bu teknolojinin kişisel verileri koruyarak çalıştığını ve yalnızca davranışsal analiz üzerinden risk değerlendirmesi sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Apple'dan iOS 27'de dolandırıcılığa karşı akıllı uyarı sistemi</h3><p>"Kimlik Taklidi Riski Algılama" özelliği, iOS 27'de yerleşik olarak sunuluyor ve kullanıcıların gerçek zamanlı olarak dolandırıcılıkla karşılaşıp karşılaşmadığını algılayabiliyor. Apple, bu sistemin özellikle ikna edici sahte mesajlar, banka veya devlet görevlisi gibi davranan dolandırıcı aramalarına karşı etkili olduğunu belirtiyor. Özellik, kullanıcı hassas bir işlem gerçekleştirmek üzereyken devreye giriyor ve uygulamadan gelen talep üzerine risk analizi yapıyor. Analiz sırasında cihaz, etkileşim zamanlaması, kullanıcı davranışları, bağlam ve sensör verilerini göz önünde bulunduruyor. Ardından, üç seviyeden birinde risk puanı atıyor: bilinmeyen, orta veya yüksek. Bu değerlendirme sonucunda, uygulama ek doğrulama isteyebiliyor, işlemi geciktirebiliyor veya acil bir uyarı gösteriyor. Apple, kullanıcı gizliliğine öncelik verdiğini ve bu süreçte mesaj, fotoğraf veya e-posta içeriklerinin kesinlikle taranmadığını özellikle vurguluyor.</p><h3>Kimlik Taklidi Riski Algılama neden kapalı geliyor ve nasıl etkinleştiriliyor?</h3><p>Apple, "Kimlik Taklidi Riski Algılama" özelliğini iOS 27'ye dahil etmesine rağmen, bu özelliği varsayılan olarak kapalı bırakıyor. Şirket, bunun nedenini, sistemin uygulama geliştiricileri ve tanılama sunucuları ile belirli sinyalleri paylaşmasının gerekliliğiyle açıklıyor. Kullanıcılar, bu korumadan yararlanmak için ayarlara girip özelliği manuel olarak aktif hale getirmeli. Özelliği açmak için, iPhone'da Ayarlar menüsüne girip "Gizlilik ve Güvenlik" bölümüne dokunmak, ardından "Kimlik Taklidi Riski Algılama" seçeneğini bulmak gerekiyor. Buradan anahtarı etkinleştirdiğinizde, uyumlu uygulamalar arasında koruma sinyalleri 24 saat içinde tamamen devreye giriyor. Ayrıca, kullanıcılar aynı menüden "Son Etkinlik" bölümünü kontrol ederek hangi uygulamaların risk değerlendirmesi talep ettiğini ve bu taleplerin hangi eylemlerle tetiklendiğini görebiliyor. Özellik aktif hale geldikten sonra, iOS 27'nin sunduğu bu yeni güvenlik katmanı, iPhone sahiplerinin dolandırıcılık girişimlerine karşı daha bilinçli ve korunaklı olmasını sağlıyor.</p><p>iOS 27 ile gelen bu yenilik, Apple'ın kullanıcı güvenliğine verdiği önemin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Dolandırıcılık girişimlerinin giderek karmaşıklaştığı günümüzde, "Kimlik Taklidi Riski Algılama" özelliği, iPhone sahiplerine ekstra bir koruma sunuyor. Kullanıcıların bu sistemi manuel olarak etkinleştirerek cihazlarını daha güvenli hale getirmeleri, kişisel bilgilerinin ve finansal verilerinin korunmasında büyük rol oynuyor. Apple, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kullanıcılarını korumaya yönelik önlemlerini artırmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/ios-27-ile-gelen-dev-guve-212_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293724</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/msb-ingiltereden-c-130j-ucaklari-geliyor-ilk-teslimat-aralikta-yapilacak-293724</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB: İngiltere'den C-130J uçakları geliyor, ilk teslimat Aralıkta yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, İngiltere ile imzalanan 12 uçaklık C-130J anlaşması kapsamında ilk uçakların Aralık'ta teslim edileceğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB: İngiltere'den C-130J uçakları geliyor, ilk teslimat Aralıkta yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısında envantere yeni eklenen silah sistemleri ile küresel ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.</p><p><b>C130-J'LER YOLA ÇIKIYOR</b></p><p>Türkiye'nin Birleşik Krallık'tan C-130J tedarikine ilişkin anlaşmayı imzaladığı açıklandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/20200428242136644543-01102026f1f98b0f.jpg"/><p>MSB, Birleşik Krallık'tan 12 adet C-130J uçağının tedarikine ilişkin anlaşmanın iki ülke arasında imzalandığını belirterek, belirlenen takvim doğrultusunda Birleşik Krallık'ta devam eden bakım faaliyetlerinin ardından uçakların kademeli olarak Türkiye'ye getirilmesinin amaçlandığını bildirdi.</p><p>İlk 2 uçağın Aralık ayında teslim alınmasının planlandığı kaydedildi.</p><p>Personelin eğitim faaliyetlerinin de eş zamanlı sürdüğü belirtilirken, 6 pilot ve 6 teknisyenin eğitimlerinin ABD'de, 29 bakım personelinin eğitimlerinin ise Birleşik Krallık'ta planlanan takvim doğrultusunda devam ettiği aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/cj-011020264ce3a7cb.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/msb-ingiltereden-c-130j-u-884_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293723</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gunes-panelleri-olmadan-hidrojen-uretmek-mumkun-mu-yeni-malzeme-umut-veriyor-293723</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş panelleri olmadan hidrojen üretmek mümkün mü? Yeni malzeme umut veriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Oregon Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, güneş ışığından doğrudan hidrojen üretimi sağlayan yeni bir MOF malzemesi geliştirdi. Bu yenilik, hem enerji maliyetlerini düşürecek hem de çevre dostu bir alternatif sunacak. Bilim insanları, BVR-19 adlı bu malzemenin güneş panellerine ihtiyaç duymadan enerji dönüşümünde devrim yaratabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş panelleri olmadan hidrojen üretmek mümkün mü? Yeni malzeme umut veriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oregon Eyalet Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, güneş ışığını doğrudan kullanarak sudan hidrojen elde etmeyi mümkün kılan yeni bir malzeme ailesi geliştirdi. BVR-19 adı verilen bu yeni metal-organik çerçeve (MOF), güneş panelleri veya karmaşık enerji sistemlerine ihtiyaç duymadan, yalnızca güneş ışığı yardımıyla hidrojen üretimini sağlıyor. Ekip, bu yöntemle sürdürülebilir ve ekonomik bir temiz enerji kaynağı yaratmayı hedefliyor. Araştırmanın liderliğini yürüten Kyriakos Stylianou, bu buluşun özellikle otomotiv yakıt hücreleri ve kimyasal üretim süreçlerinde güneş enerjisiyle çalışan hidrojen kaynağı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Stylianou: 'BVR-19 ile güneş panellerine gerek kalmıyor'</h3><p>Oregon Eyalet Üniversitesi Fen Fakültesi'nden Kyriakos Stylianou ve ekibi, fotokatalizör olarak görev yapan yeni MOF'un, güneş ışığını doğrudan enerjiye dönüştürdüğünü açıkladı. Stylianou, malzemenin organik bileşenlerinin sülfür-sülfür bağları sayesinde ışık enerjisini yakaladığını ve bu enerjiyi hidrojen üretiminde kullandığını belirtti. BVR-19'un en dikkat çekici özelliği, güneş ışığı dışında herhangi bir dış güç kaynağına veya pahalı metalik katalizörlere ihtiyaç duymaması. Araştırmacılar, bu yaklaşımın güneş ışığı ile çalışan hidrojen üretim sistemlerinin tasarımını önemli ölçüde basitleştirdiğini ve maliyetleri düşürdüğünü ifade ediyor. Ayrıca, BVR-19'un oda sıcaklığında ve sulu çözeltilerde sentezlenebilmesi, alternatif fotovoltaik MOF'lara göre önemli bir enerji avantajı sağlıyor. Stylianou, "Metal değiştirirken malzemenin geri kalanını sabit tutarak, bazı MOF versiyonlarının neden daha iyi performans gösterdiğini tespit ettik. Bu, malzeme tasarımında yeni bir bakış açısı sunuyor," dedi.</p><h3>Güneş ışığıyla hidrojen üretiminde maliyet ve çevre avantajı</h3><p>Güneş ışığıyla doğrudan hidrojen üretimi, mevcut hidrojen üretim yöntemlerine göre hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli avantajlar sunuyor. Şu anda metan-buhar reformlama yöntemiyle bir kilogram hidrojen üretimi yaklaşık 1,50 dolara mal olurken, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen "yeşil" hidrojenin maliyeti kilogram başına yaklaşık 5 dolar seviyesinde. Oregon Üniversitesi ekibinin geliştirdiği BVR-19 tabanlı yöntem ise, güneş ışığı kullanarak elektrik kaynağına ihtiyaç duymadan hidrojen elde edilmesini mümkün kılıyor. Stylianou, bu buluşun "yeşil hidrojenin maliyetini düşürebilecek yeni malzemeler tasarlamak için bir yol haritası sunduğunu" vurguluyor. Ayrıca, sudan hidrojen üretimi sırasında karbon salınımı olmaması sayesinde, çevre üzerinde olumlu bir etki yaratıyor. Araştırmacılar, BVR-19'un sulu çözeltilerde ve oda sıcaklığında sentezlenebilmesinin hem üretim sürecini kolaylaştırdığını hem de enerji maliyetlerini azalttığını belirtiyor.</p><p>Stylianou ve ekibi, bugüne kadar yaklaşık 100.000 farklı MOF sentezlenmiş olsa da, tahminlere göre 500.000'den fazla MOF'un kimyasal ve yapısal özellikleri hâlâ araştırılmayı bekliyor. Bu yeni yaklaşım, sadece güneş ışığıyla çalışan enerji dönüşüm sistemlerinde değil, aynı zamanda daha verimli ve ekonomik temiz enerji teknolojilerinin geliştirilmesinde de önemli bir adım olarak görülüyor. Ekip, bulgularının güneş yakıtı üretimi için yeni tasarım kuralları ortaya koyduğunu ve gelecekte daha etkili malzemelerin geliştirilmesine öncülük edebileceğini düşünüyor. Oregon Üniversitesi'nin bu çığır açan araştırması, güneş ışığıyla hidrojen üretimi konusunda hem bilim dünyasında hem de enerji sektöründe büyük bir heyecan yarattı.</p><p>Sonuç olarak, Oregon Eyalet Üniversitesi'nin geliştirdiği BVR-19 adlı MOF malzemesi, güneş ışığından doğrudan hidrojen üretimi sağlayarak enerji maliyetlerini düşürürken çevre dostu bir çözüm sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, gelecekte güneş ışığıyla çalışan temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaşmasına ve sürdürülebilir enerji kaynaklarının artmasına katkı sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/gunes-panelleri-olmadan-h-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293722</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlarindan-balik-yagi-uyarisi-fayda-yerine-zarar-verebilir-293722</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından "balık yağı" uyarısı! Fayda yerine zarar verebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Carolina Tıp Üniversitesi'nde yürütülen yeni araştırma, balık yağı takviyelerinde bulunan EPA isimli omega-3 yağ asidinin beyin onarım süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini gösterdi. Özellikle hafif travmatik beyin yaralanmalarında, EPA'nın iyileşmeyi yavaşlatabileceği ve bazı riskleri artırabileceği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından "balık yağı" uyarısı! Fayda yerine zarar verebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Carolina Tıp Üniversitesi'nde (MUSC) yapılan yeni bir araştırma, balık yağı takviyelerinin içerdiği omega-3 yağ asidi EPA'nın (eikosapentaenoik asit), beyin yaralanmalarının iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini ortaya koydu. Çalışma, özellikle hafif travmatik beyin yaralanması geçiren fareler üzerinde yürütüldü ve EPA içeren diyetle beslenen hayvanlarda, iyileşme sürecinde öğrenme ve hafızayla ilgili görevlerde belirgin bir performans düşüşü gözlendi. Bulgular, balık yağı takviyelerinin yaygın olarak beyin sağlığını desteklediği inancına karşı yeni bir tartışma başlattı.</p><h3>Onder Albayram'dan balık yağı takviyelerine dair ilk uyarı</h3><p>Çalışmayı yürüten nörobilimci Onder Albayram, balık yağı takviyelerinin yaygın kullanımına rağmen, uzun vadeli etkilerinin tam olarak anlaşılmadığını belirtti. Albayram, "Balık yağı takviyeleri neredeyse her yerde bulunuyor ve insanlar genellikle etkilerini yeterince bilmeden kullanıyor," ifadesini kullandı. Araştırmada, EPA'nın beyin damarlarının onarımında olumsuz rol oynayabileceği, çünkü hücrelerin enerji kullanımını değiştirerek onarım süreçlerini sekteye uğrattığı tespit edildi. Bu durumun, özellikle onarım modunda olan yaralı beyinlerde belirginleştiği bildirildi. Araştırmacılar, EPA'nın zararlı etkilerinin insanlarda tam olarak nasıl gelişeceğinin henüz netleşmediğini, ancak hayvan deneylerinde elde edilen sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>EPA ve DHA'nın beyin üzerindeki farklı etkileri gün yüzüne çıktı</h3><p>Araştırmada, balık yağı takviyesinde bulunan bir diğer omega-3 yağ asidi olan DHA'nın (dokosaheksaenoik asit) ise, beyin hücrelerinin onarımı üzerinde olumsuz bir etki göstermediği ortaya kondu. DHA'nın, beyin hücre zarlarına EPA'dan daha kolay entegre olduğu ve onarım süreçlerine zarar vermediği belirtildi. Araştırmacılar, EPA'nın beyin damarlarını istikrarsızlaştırıcı etkisinin, beyin dejenerasyonu ile bağlantılı olan toksik tau proteinlerinin birikmesine yol açabileceğini de saptadı. Ayrıca, kronik travmatik ensefalopati (CTE) ile ilişkili insan beyin dokularında, farelerde gözlemlenen metabolik bozulmaya benzer bir tablo ortaya çıktı. Bu bulgular, EPA içeren balık yağı takviyelerinin, hücresel iyileşmeyi yavaşlatabileceğini ve hafif sarsıntıların etkilerini kötüleştirerek CTE riskini artırabileceğini düşündürüyor.</p><h3>Bilim insanlarından balık yağı için dikkat çağrısı: Herkes için aynı etki yok</h3><p>Cold Spring Harbor Laboratuvarı'ndan nörobilimci Onur Eskiocak, balık yağı takviyelerinin tüm bireyler için tek tip bir fayda sağlamadığını belirterek, "Balık yağının herkes için aynı faydayı sunduğu düşüncesi geçerli değil," dedi. Araştırmacılar, EPA ve DHA'nın farklı beyin hücreleri ve beyin bölgeleri üzerindeki etkilerini incelemeye devam edeceklerini, bu konuda daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti. Elde edilen sonuçlar, omega-3 yağ asitlerinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerinin kişiden kişiye değişebileceğini ve balık yağı takviyelerinin rastgele kullanılmaması gerektiğini gösteriyor. Özellikle EPA'nın beyin onarım süreçleri üzerindeki potansiyel riskleri, balık yağı kullanımına dair daha hassas ve kişiselleştirilmiş yaklaşımların gerekliliğini ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, Güney Carolina Tıp Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu araştırma, balık yağı takviyelerinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerinin sanılandan daha karmaşık olabileceğini gösterdi. Bilim insanları, balık yağı takviyesi kullanmayı düşünenlerin, özellikle EPA içeriğine dikkat etmeleri ve yeni bilimsel verileri takip etmeleri gerektiğini vurguluyor. Araştırmanın, nörobilim alanında hassas beslenme konusuna yeni bir bakış açısı kazandırması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/bilim-insanlarindan-balik-563_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293721</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yildiz-devlet-fon-sorusturmasinda-gereken-tedbirleri-aliyor-293721</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız: Devlet, fon soruşturmasında gereken tedbirleri alıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, fon soruşturmasına ilişkin, "Devletimiz her türlü tedbiri alıyor. Her türlü takibi yapıyor. Devletimize güvenelim. Yetimin, garibin, gurebanın hakkını, hukukunu kimseye yedirmez" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız: Devlet, fon soruşturmasında gereken tedbirleri alıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Meclis'te açıklamalarda bulundu. Yıldız, fon soruşturması konusunda, "Devletimiz her türlü tedbiri alıyor. Her türlü takibi yapıyor. Devletimize güvenelim. Yetimin, garibin, gurebanın hakkını, hukukunu kimseye yedirmez. Yasal süreç devam ediyor" diye konuştu. Masumiyet karinesi prensibine vurgu yapan Yıldız, "Kesin hüküm haline kadar, 'şu şahıs suçludur, bu suçsuzdur' demem. Şüphelidir sadece benim için" dedi. Bir başka soru üzerine bu konuda Meclis'te araştırma komisyonu kurulmasına gerek görmediğini kaydeden Yıldız, Bu tamamen adli bir mesele" diye konuştu.  </p><p><b>İZLEME KOMİSYONU</b></p><p>Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili soru üzerine MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, 1 hafta 10 gün içinde İzleme Komisyonu'nun kurulacağını düşündüğü belirtti. Yıldız, Meclis'te partilerin temsil oranına göre milletvekillerinin katılımıyla kurulacak komisyonun görevinin izleme olduğunu, yaptırım yetkisi olmayacağını söyledi. Yıldız, "Sayısı istihbarat komisyonunda olduğu gibi 17 olabilir, daha düşük bir sayı olabilir. Meclis Başkanımız bugün yarın partilere üye bildirimi için yazı gönderir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/mhp-genel-baskan-yardimci-251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293720</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/her-gun-kullandigimiz-plastiklerde-hangi-kimyasallar-var-yuzde-93u-yuksek-risk-tasiyor-293720</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün kullandığımız plastiklerde hangi kimyasallar var? Yüzde 93'ü yüksek risk taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Çevresel Adalet Vakfı'nın yeni raporu, evlerde ve günlük hayatta kullanılan plastik eşyaların yüzde 93'ünde insan sağlığı için yüksek riskli kimyasallar bulunduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, kanser ve genetik değişikliklerden endokrin bozukluklara kadar geniş bir sağlık tehdidine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün kullandığımız plastiklerde hangi kimyasallar var? Yüzde 93'ü yüksek risk taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevresel Adalet Vakfı (EJF) tarafından hazırlanan ve CNN'e özel olarak sunulan son araştırma, evlerde ve kişisel bakımda yaygın biçimde kullanılan plastik ürünlerin neredeyse yüzde 93'ünde insan sağlığı için tehlikeli kimyasallar bulunduğunu gösterdi. Raporda, gıda ambalajlarından giysilere, oyuncaklardan hijyen ürünlerine kadar günlük hayatta karşılaşılan plastiklerdeki kimyasal maddelerin kansere, genetik bozukluklara, endokrin ve üreme sistemi sorunlarına yol açabileceği uyarısı yapıldı. Araştırmanın başında yer alan Naima Fenderl, plastik kimyasalların vücutta oluşturduğu riskleri ve maruz kalma düzeylerini detaylı biçimde analiz ettiklerini belirtti. Elde edilen sonuçlar, plastik kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkilerinin tahmin edilenden çok daha yaygın ve ciddi olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Çevresel Adalet Vakfı: Plastik kimyasallar her alanda risk oluşturuyor</h3><p>Çevresel Adalet Vakfı'nın raporu, insanların günlük yaşamda temas ettiği beş temel plastik kategorisinde yüksek riskli kimyasalların oranlarını detaylı biçimde inceledi. Gıda ile temas eden plastiklerde bulunan kimyasalların yüzde 92'si insan sağlığı için tehlikeli olarak tanımlandı. Çocuk oyuncaklarının yüzde 89'u, tekstil ve giysilerin yüzde 93'ü, şişelenmiş su, mutfak eşyası, bahçe aletleri ve ofis malzemeleri gibi ev ürünlerinin ise yüzde 92'sinden fazlası yüksek riskli plastik kimyasallar içeriyor. Ayrıca, diş ipi, ped, adet ürünleri, hap kapsülleri, yamalar ve şırıngalar gibi hijyen ve tıbbi plastiklerin de yüzde 93'ünde tehlikeli kimyasallar yer alıyor. Bu oranlar, plastik kimyasalların evlerde, işyerlerinde ve sağlık alanında neredeyse her üründe bulunduğunu gösteriyor. Raporda, plastik kimyasalların sadece bireysel sağlığı değil, toplumsal sağlığı da tehdit ettiği vurgulandı.</p><h3>Uzmanlar: Plastik kimyasalların etkisi yeterince bilinmiyor</h3><p>Boston College Küresel Gezegen Sağlığı Gözlemevi'nin direktörü Dr. Philip Landrigan, raporun plastik kimyasallar konusundaki bilgi eksikliğine dikkat çekti. Landrigan, plastik kimyasalların insan hayatına beklenmedik şekillerde sızdığını ve bu maddelerin zararları konusunda yeterli veri bulunmadığını belirtti. Raporda, günlük kullanılan plastiklerde tespit edilen 3.552 kimyasalın yaklaşık yüzde 80'i hakkında toksisite veya maruz kalma riskiyle ilgili yeterli bilgi olmadığı ifade edildi. Landrigan, "Bu kimyasalların çocuklarımıza ve bize ne tür zararlar verebileceği konusunda bilim dünyasının elinde kesin bilgiler yok" dedi. Ayrıca, kimya endüstrisinin sahip olduğu verilerin kamuoyuyla paylaşılmaması, tüketicilerin ve bilim insanlarının riskleri tam olarak değerlendirmesini engelliyor. Uzmanlar, plastik kimyasalların sağlık üzerindeki etkilerini anlamak için daha fazla araştırma ve şeffaflık gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Amerikan Kimya Konseyi: Rapora eleştiri ve veri eksikliği vurgusu</h3><p>Kimyasal üretim şirketlerini temsil eden Amerikan Kimya Konseyi, EJF'nin raporunun önemli veri kaynaklarını dışladığını ve bu nedenle dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Konseyin düzenleyici ve bilimsel işler başkan yardımcısı Kimberly Wise White, Uluslararası Kimya Dernekleri Konseyi'nin plastik katkı maddeleri veritabanı ile ABD ve Avrupa Birliği'ndeki düzenleyici veri tabanlarının analiz dışında bırakıldığını belirtti. White, "Raporun seçici çerçevesi, büyük düzenleyici çerçeveleri analizden dışlayarak kimyasalları düzenlenmemiş olarak yanıltıcı şekilde sunuyor" dedi. Bu eleştiriler, plastik kimyasalların düzenlenmesi ve denetlenmesi konusundaki uluslararası farklılıkların da altını çiziyor. Ancak, raporun ortaya koyduğu yüksek risk oranları, mevcut düzenlemelerin insan sağlığını korumada yetersiz kalabileceğini gösteriyor.</p><h3>Plastik kimyasallar hayatımızın her alanında</h3><p>Plastik kimyasallar, günlük yaşamın hemen her alanında karşımıza çıkıyor. ABD'de süpermarketlerde satılan ürünlerin yüzde 80'inden fazlası tek kullanımlık plastiklerle ambalajlanıyor. Giysilerin yaklaşık yüzde 60'ı plastik bazlı sentetik kumaşlardan üretilirken, çocuk oyuncaklarının yüzde 90'ı plastikten yapılıyor. Tencere, tava, mutfak aletleri, gıda saklama kapları ve mobilyalar gibi binlerce ev eşyasında da plastik kimyasallar bulunuyor. Bu yaygın kullanım, insan sağlığına yönelik potansiyel maruziyetin boyutlarını artırıyor. Araştırmacılar, plastik kimyasalların vücuttaki birikimi ve çevreye yayılması nedeniyle riskin sadece bireysel değil, küresel bir sorun haline geldiğini belirtiyor. Plastik kimyasalların çevresel etkileri ve biyolojik birikimi, sağlık üzerindeki uzun vadeli tehlikeleri büyütüyor.</p><h3>PlastChem veritabanı: 16 bin kimyasalın 4 bini son derece tehlikeli</h3><p>2024 yılında uluslararası bir bilim insanları ekibi, plastiklerdeki bilinen tüm kimyasalları kapsayan PlastChem adlı veritabanını oluşturdu. Bu veritabanında tanımlanan 16 bin kimyasalın 4 bin 200'ü insan sağlığı ve çevre için "son derece tehlikeli" kategorisinde yer alıyor. Kalan 10 binden fazla kimyasal hakkında ise hiçbir veri bulunmuyor. Çevresel Adalet Vakfı, analizinde PlastChem veritabanını temel aldı ve bulguları politika açısından anlamlı bir şekilde yeniden paketledi. PlastChem, özellikle BPA gibi bisfenoller, ftalatlar ve "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS gibi yüksek riskli kimyasal gruplarına odaklanıyor. Bu maddeler, kalp hastalığı, erken ölüm, obezite, düşük doğum ağırlığı, doğum kusurları ve nörogelişimsel bozukluklar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca, bu kimyasallar çevrede kolayca bozulmuyor, vücutta birikiyor ve su kaynaklarına yayılıyor.</p><h3>Mevzuat eksikliği: Yüksek riskli kimyasalların yarısı düzenlenmiyor</h3><p>Naima Fenderl, bilinen yüksek riskli plastik kimyasalların yüzde 50'sinden fazlasının Avrupa Birliği gibi büyük yargı alanları veya uluslararası çevre anlaşmaları tarafından düzenlenmediğine dikkat çekti. Basel Sözleşmesi, Minamata Sözleşmesi, Montreal Protokolü, Rotterdam Sözleşmesi ve Stockholm Sözleşmesi gibi küresel anlaşmalar, birçok tehlikeli kimyasalı kapsam dışında bırakıyor. Fenderl, ABD'nin bu uluslararası anlaşmaların bazılarını onaylamamış olmasının, Amerikan tüketicilerini sağlık riskleri karşısında daha savunmasız hale getirdiğini belirtti. Bu durum, plastik kimyasalların düzenlenmesi ve kontrolü konusunda küresel bir standart eksikliğine işaret ediyor. Uzmanlar, uluslararası iş birliğinin ve kapsamlı mevzuatın sağlık risklerinin azaltılmasında kritik rol oynayacağını vurguluyor.</p><h3>Plastik üretimi ve kimyasal çeşitliliği hızla artıyor</h3><p>Plastik kimyasalların yaygınlığı, dünya genelinde plastik üretiminin hızla artmasıyla doğrudan bağlantılı. 1950 yılında yılda yaklaşık 2 milyon metrik ton plastik üretilirken, bugün bu rakam 430 milyon metrik tonu aştı. Bilim insanları, 2050 yılına kadar plastik üretiminin iki katına çıkacağını ve yılda 2 milyar metrik ton kimyasal plastik katkı maddesi üretileceğini öngörüyor. Dünya genelinde kimya endüstrisinin elinde 325 bin sentetik kimyasal bulunuyor. Bu kimyasalların yalnızca yüzde 20'si hakkında toksikolojik bilgiye sahip olunması, sağlık üzerindeki potansiyel riskleri daha da belirsiz kılıyor. Plastik kimyasalların kontrolsüz yayılımı, hem çevre hem de insan sağlığı için büyüyen bir tehdit oluşturuyor.</p><h3>Uzmanlardan çağrı: Plastik kimyasallar için acil önlem alınmalı</h3><p>Bilim insanları ve çevre kuruluşları, plastik kimyasalların insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine karşı acil önlemler alınması gerektiğini savunuyor. Araştırmacılar, mevcut düzenlemelerin yetersiz kaldığını ve daha kapsamlı, şeffaf bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Tüketicilerin, plastik kimyasalların içerik ve riskleri konusunda bilgilendirilmesi, üretici firmaların ise şeffaflık ve sorumluluk ilkesiyle hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor. Plastik kimyasalların sağlık üzerindeki etkilerini en aza indirmek için uluslararası iş birliği, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve etkili mevzuatın hayata geçirilmesi öneriliyor. Uzmanlar, plastik kimyasalların yaygınlığı ve sağlık risklerinin, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren küresel bir sorun haline geldiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/her-gun-kullandigimiz-pla-987_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.293719</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/5-ilde-petrol-ve-dogalgaz-adimi-tpaoya-dev-saha-icin-tam-yetki-verildi-293719</link>
      <pubDate>2026-10-01T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5 ilde petrol ve doğalgaz adımı! TPAO'ya dev saha için'' tam yetki'' verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Batman-Şırnak Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında Şırnak başta olmak üzere bölgedeki ruhsat sahalarında petrol ve doğal gaz faaliyetlerinin önünü açacak kritik karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı kararıyla, proje kapsamında ihtiyaç duyulan taşınmazların TPAO tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5 ilde petrol ve doğalgaz adımı! TPAO'ya dev saha için'' tam yetki'' verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin enerji üretiminde önemli merkezlerinden biri haline gelen Şırnak'ta petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri genişletilecek. Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile "Batman-Şırnak Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi" kapsamında bazı taşınmazların Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/tpaopetrolaa1719646-0110202637873797.jpg"/><p>Kararla birlikte, ruhsat alanlarında petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların, mülkiyet şeklinde veya daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle kamulaştırılmasının önü açıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/tpaoaa1835870-011020261e1fec85.jpg"/><p>Yayımlanan haritada, Batman, Siirt, Mardin, Şırnak ve Hakkari ile çevre illerin bulunduğu geniş bir coğrafyada çok sayıda ruhsat alanı gösterildi. Haritada özellikle Şırnak il sınırları içerisinde ve Şırnak'ı çevreleyen bölgelerde çok sayıda ruhsat alanı yer alıyor. Ruhsat sahaları batıda Batman ve Mardin çevresinden başlayarak Şırnak üzerinden Hakkari yönüne kadar uzanan geniş bir alana yayılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/tpao-01102026bbd013a5.jpg"/><p>Karar kapsamında yalnızca sondaj veya kuyu alanları değil, petrol ve doğal gaz üretiminin ihtiyaç duyacağı ulaşım, enerji, boru hattı, kamp ve depolama altyapılarının da kurulabilmesinin önü açılıyor. Kamulaştırma kararının kapsamı oldukça geniş tutuldu. Buna göre ihtiyaç duyulan taşınmazlar lokasyon alanları ve yolları, petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları, üretim kampları, idari kampüs alanları, depolama tesislerinin yapımı amacıyla kullanılabilecek. Kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, TPAO'nun proje kapsamındaki ruhsat sahalarında ihtiyaç duyduğu taşınmazlara ilişkin acele kamulaştırma yetkisi resmiyet kazanmış oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/01/5-ilde-petrol-ve-dogalgaz-662_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>