<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kurtulmusu-kabul-etti-287161</link>
      <pubDate>2026-08-11T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurtulmuş'u kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurtulmuş'u kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u kabul etti.</div>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/cumhurbaskani-erdogan-kur-296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/giresunda-korku-dolu-anlar-5-kisilik-aile-yangindan-son-anda-kurtuldu-287160</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Giresun'da korku dolu anlar! 5 kişilik aile yangından son anda kurtuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Giresun'un Yağlıdere ilçesine bağlı Üçtepe Beldesi Balkan Küme Evleri yolunda seyir halindeki otomobilde çıkan yangın paniğe neden oldu. Araçta bulunan 5 kişilik aile, alevler otomobili tamamen sarmadan dışarı çıkarak kurtuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Giresun'da korku dolu anlar! 5 kişilik aile yangından son anda kurtuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, olay Üçtepe Beldesi sınırları içerisindeki köy yolunda meydana geldi. Seyir halinde olan otomobilde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Araçtan yükselen duman ve alevleri fark eden sürücü, otomobili yolun ortasında durdurdu.  </p><p>Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine araçta bulunan 5 kişilik aile, otomobil tamamen yanmadan hemen önce araçtan çıkmayı başardı. Aile bireylerinin olaydan yara almadan kurtulduğu öğrenildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/aw76550602-11082026584afa3a.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine Üçtepe Belediyesi ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, yanan otomobile müdahale ederek yangını kontrol altına aldı. Yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürülürken, araçta soğutma çalışması yapıldı.  </p><p>Yangın sonucu otomobil kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/giresunda-korku-dolu-anla-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/misirda-kamyonet-devrildi-15-kisi-hayatini-kaybetti-287159</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mısır'da kamyonet devrildi: 15 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mısır'da işçileri taşıyan bir kamyonetin devrilmesi sonucu 15 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi de yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mısır'da kamyonet devrildi: 15 kişi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın İsmailiye vilayetinde işçileri taşıyan kamyonetin devrilmesi sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. </p><p>Mısır Sağlık Bakanlığı, kazada 15 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin de yaralandığını bildirdi. </p><p>Yetkililer, kazanın Al-Shabab elektrik santralinin önünde meydana geldiğini aktardı. Kazanı nedeni henüz bilinmezken, soruşturma başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/misirda-kamyonet-devrildi-548_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/husiler-babul-mendeb-bogazinda-ticari-gemiyi-hedef-aldi-4-olu-287158</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Husiler, Babu'l Mendeb Boğazı'nda ticari gemiyi hedef aldı: 4 ölü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yemen'deki İran destekli Husilerin Babu'l Mendeb Boğazı'nda hedef aldığı ticari gemide hayatını kaybedenlerin sayısı 4'e yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Husiler, Babu'l Mendeb Boğazı'nda ticari gemiyi hedef aldı: 4 ölü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yemen Ulaştırma Bakanlığının Facebook hesabından yayımladığı açıklamada, Husilerin bu sabah Yemen&#39;e ait &quot;Tihame&quot; adlı ticari gemiyi Babu&#39;l Mendeb Boğazı&#39;nda seyrettiği sırada art arda 3 balistik füzeyle hedef aldığı belirtildi.</p><p>Saldırı sonucu gıda malzemesi taşıyan gemide yangın çıktığı, mürettebattan 3 Pakistanlı ve 1 Endonezyalı denizcinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin yaralandığı aktarıldı.</p><p>Açıklamada, kurtarma ekiplerinden bir kişinin de yaralandığı ve gemide hasar meydana geldiği ifade edildi.</p><p>Bakanlığın açıklamasında, kurtarma ekiplerinin mürettebata ulaşarak yaralıları tahliye etmeye çalıştığı sırada Husilerin gemiye bir füze daha fırlattığı ve bunun kurtarma çalışmalarını engellemeye yönelik olduğu kaydedildi.</p><p>Bakanlık tarafından kınanan saldırı &quot;terörist Husi milisleri tarafından işlenen terör suçu&quot; olarak nitelendirildi.</p><p><b>- SALDIRI DENİZ TAŞIMACILIĞI İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR</b></p><p>Bakanlığın açıklamasında, geminin hedef alınmasının Husilerin &quot;tırmandırıcı bir yaklaşım&quot; izlediğini gösterdiği kaydedildi.</p><p>Söz konusu saldırıların hükümetin kontrolündeki bölgelerde bulunan liman ve sivil tesisler ile bu bölgelere giden ticari gemileri de tehdit kapsamına aldığı vurgulanan açıklamada, bunun milyonlarca Yemenlinin gıda ve tüketim ürünlerine erişimi açısından risk oluşturduğu belirtildi.</p><p>Bakanlığın açıklamasında, uluslararası topluma ve deniz taşımacılığı ile uluslararası denizcilik alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara saldırılara karşı tutum alma çağrısında bulunuldu.</p><p>Açıklamada ayrıca Kızıldeniz, Babu&#39;l Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi&#39;nde seyrüsefer özgürlüğünün ve gemi mürettebatı ile denizcilik sektöründe çalışanların güvenliğinin sağlanması istendi.</p><p>Husilerden, Yemen Ulaştırma Bakanlığının açıklamasına ilişkin henüz değerlendirme yapılmadı.</p><p>İran destekli Husilerin bu sabah Babu&#39;l Mendeb Boğazı&#39;nda hedef aldığı ticari gemide bulunan 3 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/husiler-babul-mendeb-boga-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suruculer-zamandan-ve-yakittan-tasarruf-saglayacak-248-kilometrelik-yol-196-kmye-dusecek-287157</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sürücüler zamandan ve yakıttan tasarruf sağlayacak! 248 kilometrelik yol 196 km'ye düşecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'u Rize'ye bağlayan ve yolculuk süresini düşürecek Kırık ve Dallıkavak tünellerinin yapımı devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sürücüler zamandan ve yakıttan tasarruf sağlayacak! 248 kilometrelik yol 196 km'ye düşecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valilikten yapılan açıklamaya göre Vali Aydın Baruş, Dallıkavak ve Kırık tünellerinde incelemede bulunup yetkililerden bilgi aldı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Baruş, Dallıkavak Tüneli&#39;nin Erzurum-İspir-Rize kara yolunun bölünmüş yol haline getirilmesi kapsamında yürütülen önemli projelerden olduğunu belirtti.</p><p>Baruş, projenin Erzurum yönünden Kırık Tüneli girişine kadar olan yaklaşık 30,3 kilometrelik kesiminde 3 bin 105 metre uzunluğundaki Dallıkavak Tüneli&#39;nin bulunduğunu ifade ederek yaklaşık 9 kilometrelik kesimin bu inşaat sezonunda tamamlanarak trafiğe açılmasının hedeflendiğini ifade etti.</p><p>Projenin devamındaki yaklaşık 21 kilometrelik kesimde de çalışmaların sürdüğünü kaydeden Baruş, 2027&#39;de önemli bir mesafe alınmasının hedeflendiğini bildirdi.</p><p>Baruş, tüneldeki aydınlatma, havalandırma ve yol güvenliğine yönelik çalışmaların devam ettiğini, Erzurum&#39;un Karadeniz Sahil Yolu&#39;na sağlıklı şekilde bağlanmasının ticaret açısından büyük önem taşıdığını, Rize tarafında da yapımı süren 6 tünelin de tamamlanmasıyla Rize arasındaki 248 kilometrelik güzergahın 196 kilometreye düşeceğini aktardı.</p><p>Mesafenin kısalmasıyla zaman ve yakıttan tasarruf sağlanacağını belirten Baruş, Rize&#39;deki yapımı devam eden İyidere Limanı&#39;na daha kısa sürede ulaşılmanın Erzurum&#39;un ticari önemini artıracağını ifade etti.</p><p>Baruş, daha sonra Ovit Tüneli&#39;nin devamı ve tamamlayıcısı niteliğindeki uzunluğu 15,8 kilometre olan Kırık Tüneli&#39;ni inceledi.</p><p>Kazı ve destek çalışmalarının yüzde 90, beton çalışmalarının ise yüzde 78 oranında tamamlandığı kaydeden Baruş, tünelin faaliyete geçmesiyle güzergahın 33 kilometre kısalacağını ve İspir&#39;e yaklaşık 1 saatte ulaşılacağını kaydetti.</p><p>Vali Baruş, 2 tünelin de hizmete girmesiyle güzergahlarda rahatlama sağlanacağını, virajlı ve yüksek rakımlı yollardan geçmek zorunda kalınmayacağına dikkati çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/suruculer-zamandan-ve-yak-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iski-tepkilerin-odaginda-kanalizasyon-suyunu-marmaraya-baglamislar-canlilar-zarar-gordu-287156</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İSKİ tepkilerin odağında! Kanalizasyon suyunu Marmara'ya bağlamışlar: Canlılar zarar gördü"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeşilköy Balıkçı Barınağı'ndaki yağmur suyu hattından Marmara Denizi'ne kaçak atık su deşarj edilmesi vatandaşların tepkisini çekti. İSKİ tarafından denize kanalizasyon suyu akıtıldığını belirten vatandaşlar, kötü kokudan bölgede durulmadığını ve denizdeki canlıların da zarar gördüğünü söyleyerek çözüm bulunmasını istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İSKİ tepkilerin odağında! Kanalizasyon suyunu Marmara'ya bağlamışlar: Canlılar zarar gördü"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İhbarlar üzerine harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ekipleri, farklı tarihlerde Yeşilköy Balıkçı Barınağı'nda incelemelerde bulundu. Yapılan denetimlerde İSKİ'ye ait olduğu belirlenen ve denize ulaşan iki beton borunun çevresindeki deniz suyunun koyu renkte olduğu, yer yer renkli su girişlerinin yaşandığı belirlendi. Kaçak atık su deşarjıyla ilgili Çevre Kanunu kapsamında İSKİ hakkında idari işlem başlatıldı. Kirliliğin Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde meydana gelmesi nedeniyle ceza iki kat uygulanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İSKİ'ye 1 milyon 678 bin lira idari para cezası verildi.  </p><p>Sahilde bulunan tekne sahipleri ve balıkçılar denize kanalizasyon suyu akıtıldığını söyleyerek kirlilik nedeniyle denizde kötü kokunun oluştuğunu belirtti. Denizde yaşayan canlıların zarar gördüğünü ve denize giren insanlar içinde tehlikeli olduğunu ifade eden barınak sahipleri yetkililerden çözüm beklediklerini dile getirdi.  </p><p><b>"KOKUDAN DURULMUYOR, YAĞMUR SUYU HARİCİNDE HER ŞEY BASILIYOR"</b></p><p>Yetkililerden konuyla ilgili çözüm beklediklerini dile getiren Yeşilköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Yardımcısı İbrahim Orhan Çeltikcilioğlu, "2021 yılında İSKİ yağmur suyu kanalı inşa etti. Fakat zamanla yağmur suyu haricinde, beyaz sular, mazot, foseptik gelmeye başladı. Çok koku oluştu. Dünden beri su basılmıyor. Defalarca dilekçe verdik. Tekne sahipleri ve balıkçılar çok rahatsız. Bir çözüm bulamadılar. En son 10 gün önce İSKİ çalışanları geldi. Ayamama Deresi'ndeki çalışmadan dolayı bu çalışmanın 1 sene süreceğini belirttiler. Olacak iş mi burada balık yaşayamıyor, oksijen kalmadı. Yan tarafta halk plajı var denize giriyorlar. Kokudan durulmuyor, yağmur suyu haricinde her şey basılıyor. Çözüm bulunmasını istiyoruz. CİMER'e şikayetlerde bulunuldu. Bakalım ne olacak. Suyun rengi siyah durumda zaman zaman acayip şeyler deşarj ediliyor, yetkililerden çözüm bekliyoruz" diye konuştu.  </p><p><b>"SU BAYA KİRLİ, İNSAN SAĞLIĞINA DA ZARARLI, CANLILAR DA ZARAR GÖRDÜ"</b></p><p>Balıkçılık yaptığını belirten Süleyman Tarlacı ise "Liman içerisinde teknelerimiz kirlilik yüzünden zor durumda kalıyor. Suyun kirliliği kanalizasyonun yetersiz olmasından kaynaklı. Tamirat ve tadilat yapılıyor sanırım. Arıtmalarda yetersiz. İSKİ'ye başvuru yaptık eskiden bu sıkıntılar arada bir olurdu. Son günlerde arttı. Herhalde çevrede büyük bir tadilat yapılıyor. Mağdur durumdayız şu anda limanlarımız kanalizasyon içinde kaldı. Su baya kirli. İnsan sağlığına da zararlı, canlılar da zarar gördü. Tuttuğumuz balıkları artık buraya getiremiyoruz. Başka yerlere götürüyoruz" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/iski-tepkilerin-odaginda--851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/devrilen-traktorun-altinda-kalan-kibris-gazisi-hayatini-kaybetti-287155</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Devrilen traktörün altında kalan Kıbrıs gazisi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde, devrilen traktörün altında kalan Kıbrıs gazisi Ali Hikmet Altan (73) hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Devrilen traktörün altında kalan Kıbrıs gazisi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altan idaresindeki 43 UC 397 plakalı traktör, ilçeye bağlı Aliköy&#39;de geri manevra sırasında devrildi.</p><p>Kazayı fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye gelen ekiplerce traktörün altından çıkarılan Altan, ambulansla Tavşanlı Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı.</p><p>Ali Hikmet Altan, hastanedeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><p>Altan&#39;ın cenazesinin yarın öğle namazının ardından Aliköy Camisi&#39;nde düzenlenecek törenin ardından defnedileceği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/devrilen-traktorun-altind-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-tekin-cocuklarimizi-bu-ulkenin-birligine-beraberligine-sahip-cikacak-sekilde-yetisti-287154</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Çocuklarımızı, bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetiştirmekle mükellefiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Biz çocuklarımızı, bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetiştirmekle mükellefiz. Bundan sonraki süreçte de bu konu, ana gündemimiz olacak." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Tekin: Çocuklarımızı, bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetiştirmekle mükellefiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Tekin, Şırnak&#39;ta 81 ilin milli eğitim müdürüyle bir araya geldi.</p><p>Şırnak Öğretmenevi&#39;nde gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan Bakan Tekin, bu ülkede yaşayan her insanın can, mal, ırz, namus güvenliğini sağlamak, temel hak ve hürriyetleri, insanca yaşama hürriyetini teminat altına almak için mücadele ettiklerini ve bu amaçla siyaset yaptıklarını ifade etti.</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun&#39;un dün TBMM&#39;de kabul edildiğini hatırlatan Tekin, &quot;Bugün çok mutluyum. Atılan önemli bir adımın ertesi günündeyiz.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Türkiye&#39;nin bu noktaya 2002&#39;den itibaren atılan adımlar sayesinde geldiğine işaret eden Tekin, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bugün gelinen noktada kamuoyu, farklı siyasi partilerden 468 milletvekili, &#39;Evet, artık Türkiye bu Kanun&#39;u çıkarabilir.&#39; dedi. Dolayısıyla, bütün bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın 24 yıl boyunca attığı demokratikleşme adımlarının çok büyük bir katkısı var. Bize bundan sonra düşen şey, bu sürece sahip çıkmak.&quot;</p><p>Tekin, ülkenin milli birlik ve beraberliğini temin ettikleri, atılan fitne tohumlarını ayıklayıp tedavi ettikleri zaman hem ekonomik hem toplumsal hem de siyasal anlamda Türkiye&#39;nin çok farklı noktalara ulaşacağını vurgulayarak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yapmaya çalıştıkları şeyin de bu olduğunu kaydetti.</p><p>Okullarda gerçekleştirilen tüm etkinliklerde milli birlik ve beraberlik vurgusunu ısrarlı biçimde yaptıklarının altını çizen Tekin, &quot;Bunu yapma konusunda inisiyatif alacak ilk kamu otoritesi, biziz. Biz çocuklarımızı, bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetiştirmekle mükellefiz. Bundan sonraki süreçte de bu konu, ana gündemimiz olacak. Etnik ya da dini kimliğine bakmaksızın bütün vatandaşlarımızın hep yanında olacağız.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- "ELEŞTİRİLER NE KADAR BÜYÜKSE YAPTIĞIMIZ İŞİN ANLAMI O KADAR BÜYÜK DEMEKTİR"</b></p><p>Tekin, bir eğitim öğretim yılını tamamladıklarını ve yeni bir eğitim öğretim dönemine hazırlandıklarını belirterek, emekleri için tüm il müdürlerine teşekkür etti ve yeni eğitim öğretim yılı için başarı dileğinde bulundu.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli&#39;ni kurgularken ailelerin sürece dahil edilmesi konusuna önem verdiklerini dile getiren Bakan Tekin, yeni dönemde &quot;Aile Okulu&quot; ve &quot;Ebeveyn Okulu&quot; programlarına öncelik vermeye devam edilmesi talimatını verdi.</p><p>Tekin, yaptıkları çalışmaların ülke ve millet düşmanlarınca sabote edildiğini ifade ederek, &quot;Onların eleştirileri ne kadar büyükse bizim yaptığımız işin anlamı, bu ülkenin milli birlik ve beraberliği için yarattığı katma değer o kadar büyük demektir.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik genel değerlendirmelerin yapıldığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı hazırlıkları ve okul-aile işbirliği çalışmalarının ele alındığı İl Milli Eğitim Müdürleri Toplantısı, birim amirlerinin sunumlarıyla iki gün boyunca devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/bakan-tekin-cocuklarimizi-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dusen-asansorun-altinda-kalan-isci-yasamini-yitirdi-287153</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Düşen asansörün altında kalan işçi yaşamını yitirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bingöl'de inşaatı devam eden binada montajı yapıldığı sırada düşen asansörün altında kalan işçi yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Düşen asansörün altında kalan işçi yaşamını yitirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selahaddin Eyyubi Mahallesi&#39;nde inşaatı devam eden bir binanın asansörü, montaj sırasında henüz belirlenemeyen nedenle düştü.</p><p>Montaj ekibinde yer alan işçilerden Muhammed U. (33), düşen asansörün altında kaldı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, AFAD, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p>Ekiplerce bulunduğu yerden çıkarılan işçi, kaldırıldığı Bingöl Devlet Hastanesinde kurtarılamadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/dusen-asansorun-altinda-k-282_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kovid-19-kabusu-geri-dondu-14-kisi-hayatini-kaybetti-287152</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kovid-19 kabusu geri döndü! 14 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tayvan'da 4-10 Ağustos tarihlerinde 14 kişinin Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Açıklamada, 337 vakanın yaklaşık yüzde 74'ünün 65 yaş ve üzerindekilerden oluştuğu, yüzde 84'ünde kronik hastalık gibi altta yatan sağlık sorunlarının bulunduğu vurgulandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kovid-19 kabusu geri döndü! 14 kişi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel basındaki haberlere göre, Tayvan Hastalık Kontrol Merkezinden (CDC) son dönemde kaydedilen Kovid-19 vakalarına ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Tayvan&#39;da 4-10 Ağustos tarihlerinde 14 kişinin Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtilen açıklamada, söz konusu sayının &quot;mevcut Kovid-19 dalgasında kaydedilen en yüksek haftalık vaka ve ölüm sayısı&quot; olduğu aktarıldı.</p><p>Açıklamada, 2-8 Ağustos&#39;ta ayakta tedavi ve acil servis başvurularının 24 bin 645&#39;e çıktığı, bu sayının bir önceki haftaya kıyasla yüzde 27,6 arttığı ifade edildi.</p><p>Ekim 2025'ten bu yana ağır komplikasyonlara rastlanan 337 Kovid-19 vakasının kaydedildiği açıklamada, bunlardan 42&#39;sinin ölümle sonuçlandığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, 337 vakanın yaklaşık yüzde 74&#39;ünün 65 yaş ve üzerindekilerden oluştuğu, yüzde 84&#39;ünde kronik hastalık gibi altta yatan sağlık sorunlarının bulunduğu vurgulanarak, yüzde 89&#39;unun ise bu sezonun Kovid-19 aşısını yaptırmadığına işaret edildi.</p><p>CDC depolarında yaklaşık 140 bin doz aşı bulunduğu bildirilen açıklamada, 9 Eylül'de son kullanma tarihi dolacak 37 bin doz aşının soğuk hava depolarından çıkarılarak yerel yönetimlere dağıtılacağı bilgisi paylaşıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/kovid-19-kabusu-geri-dond-371_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransanin-neredeyse-tamami-kuraklikla-karsi-karsiya-kaldi-287151</link>
      <pubDate>2026-08-11T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'nın neredeyse tamamı kuraklıkla karşı karşıya kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'nın yüzde 85'lik bölümü sıcak hava ve yağışların yetersiz kalması nedeniyle kuraklıkla karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'nın neredeyse tamamı kuraklıkla karşı karşıya kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği&#39;nin (AB) Dünya gözlem programı Copernicus tarafından yayımlanan verilere göre, şiddetli kuraklık bu yaz Fransa&#39;nın geniş kesimlerini etkisi altına aldı.</p><p>Temmuz ayı ortası itibarıyla ülkenin yüzde 85&#39;lik bölümü için kuraklık uyarısı yapılıyor. Bu oran 2025 yılının aynı döneminde yüzde 65 seviyesinde iken 2024 yazında yüzde 2&#39;nin altındaydı.</p><p>Copernicus&#39;un Sentinel-3 uydusundan elde edilen görüntüler de ülkedeki kuraklığın boyutunu gözler önüne serdi.</p><p>Fransa&#39;nın 11 Ağustos 2024, 12 Ağustos 2025 ve 8 Ağustos 2026 tarihlerinde çekilen uydu görüntülerinin karşılaştırılmasında, ülke genelindeki bitki örtüsünün değişimi dikkati çekti.</p><p>Fransa'nın 2024&#39;te çekilen görüntüsünde ülkenin büyük bölümünde yeşil tonlar hakim olurken 2025&#39;te özellikle ülkenin batısı ve Paris Havzası&#39;nda açık kahverengi alanların genişlediği görüldü.</p><p>8 Ağustos 2026 tarihli son görüntüde ise Atlantik kıyılarından ülkenin kuzeyine kadar geniş bir alanda bej ve toprak tonları hakim oldu.</p><p>Yeşil alanların sınırlı kalması ve çoraklık dikkati çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/fransanin-neredeyse-tamam-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-parti-ilk-sinavinda-basarisiz-oldu-cerceve-yasa-oylamasi-gorus-ayriliklarini-gun-yuzune-cikardi-287150</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni Parti ilk sınavında başarısız oldu!  Çerçeve Yasa oylaması görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM'de yapılan Çerçeve Yasa oylaması Yeni Parti'nin ilk büyük sınavı olarak kayıtlara geçerken bu oylama aynı zamanda parti içindeki bölünmeleri de ortaya döktü. Özgür Özel'in "evet" çağrısına rağmen 54 milletvekili "hayır" oyu kullandı. İmamoğlu çiftinin Özel üzerindeki etkisi ve DEM ile milliyetçi seçmen arasında kurulmaya çalışılan dengenin sürdürülebilirliği yeniden gündeme geldi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni Parti ilk sınavında başarısız oldu!  Çerçeve Yasa oylaması görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti'nin siyasetteki ilk büyük sınavı "çerçeve yasa" oylaması oldu. İmamoğlu'nun Özel'e çelme takmaya çalışmasıyla parti 54 fire verdi, kriz havası oluştu. İktidara gelme hedefinde olduğunu iddia eden Yeni Parti bu sınavda üç kritik hata yaptı.</p><p><strong><b>ÖZEL'E İMAMOĞLU ÇİFTİ KISKACI</b></strong></p><p>Yeni Parti (YP) Genel Başkanı Özgür Özel dünkü Meclis konuşmasında, "Ben ve arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içeresinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz" dedi. YP Genel Başkanı Özel bu açıklamalarla ilk ciddi sınavında çuvalladı. Özel'in Meclis Kürsüsü'nden verdiği mesajı imdat çığlığı olarak yorumlandı.</p><p>Yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu dışında Yeni Parti'ye bir de İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ayar vermeye çalışmıştı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/video2-11082026e05fc0d6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Dilek İmamoğlu, Yeni Parti'yi destekleyen vatandaşların süreç yasasına "hayır" oyu verilmesi için başlattığı "Yüzümüzü millete dönelim" ifadesini paylaştı. Dilek İmamoğlu'nun öncülüğünde "yüzümüzü millete dönüyoruz" etiketiyle sosyal medyada başlatılan kampanya Özel'i köşeye sıkıştırdı. Sözcü Gazetesi'nin, Halk TV'nin manşetlerden verdiği destek de durumu netleştirdi.</p><p><strong><b>İMAMOĞLU'NUN ADINI ANMADI</b></strong></p><p>Çerçeve yasa konusunda YP'deki kapalı toplantıda grup kararı alınamayınca Özel Meclis Kürsüsü'nden durumu kurtarmaya çalıştı. "Demokrasi istiyoruz" konulu konuşmasında Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın adını andı ama İmamoğlu'nun adını tek bir kez bile konuşmasında dile getirmedi.</p><p><strong><b>"BU YENİ PARTİ'NİN BÖLÜNME İŞARETİDİR"</b></strong></p><p>Dilek İmamoğlu'nun başlattığı kampanyanın canını sıktığı Özgür Özel'e bir darbede Halk TV'den geldi. Halk TV ekranlarında konuşan Mehmet Tezkan, "Biraz sert olacak ama Yeni Parti kurulma aşamasında, ilk vurgununu yedi. Bu Yeni Parti'nin bölünme işaretidir, partiyi ortadan böldüler. Özgür Özel liderlik ağırlığını koyamadı." dedi.</p><p>Bu açıklamaların ardından akıllara "Parti içinde bir kriz mi var? sorusunu getirdi.</p><p><strong><b>YENİ PARTİ'DE FİKİR AYRILIĞI</b></strong></p><p>Öte yandan oylamadan kısa süre önce cezaevinden bir mesaj gönderen İmamoğlu, "Özel'in aldığı kararların altına imza atıyorum." diye yazdı.</p><p>Durumu kurtarmaya çalışan İmamoğlu'na rağmen Yeni Parti'den 35 milletvekili "evet" derken, 54 milletvekili "Çerçeve Yasa"ya "hayır" oyu verdi.</p><p>Özel yönetim "evet" diyecek demesine karşın MYK üyesi Gizem Özcan ile Nurhayat Altaca Kayışoğlu "hayır" dedi. Özel'in birlikte yol yürüdüğü ama Yeni Parti'de kurmay kadroya almadığı Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'da "hayır" cephesinde yer aldı.</p><p><strong>DEM'E "HAYIR"I NASIL AÇIKLAYACAK?</strong></p><p>Konuya ilişkin 24 TV'de yer alan analiz haberde ise "Şimdi Yeni Parti'deki bu derin fikir ayrımını demokrasinin gereği gibi pazarlamak mümkün elbette. Ancak Türk siyasi hayatı böyle işlemiyor. Türk siyasetinde partiler lider odaklı. Kol kırılır yen içinde kalır misali tüm tartışmalar yapılıyor. Ama bir karar alındıktan sonra tüm parti topyekûn o kararın arkasında duruyor. Yeni Parti'deyse daha karar alacak irade bile ortaya konulamıyor. Meselenin birkaç boyutu var. Özel'in ilk liderlik sınavında çuvallaması birinci boyutu. İkinci boyutu Özel-İmamoğlu ikilisi seçim zamanı 'kent uzlaşısı' kurduğu DEM'e 54 hayır oyunu nasıl açıklayacak sorusu. Üçüncüsüyse siyaseti okuma konusundaki başarısızlıkları." ifadelerine yer verildi.</p><p>İYİ Parti, Çerçeve Yasa'ya tepki oylarına en başından talip oldu. Meclis'te de kışkırtma çabası içine giren İYİ Parti, topyekûn olarak da kararının arkasında durdu.</p><p>Tek başına iktidara gelmek gibi bir iddiası olmayan İYİ Parti, "az olsun bizim olsun" anlayışı ile çözüm süreci karşıtı olan küçük kitleyi safında tutma çabasına girdi.</p><p><b><u>24 TV'deki analiz haberin sonunda ise şu ifadelere yer verildi:</u></b></p><p>"Yeni Parti'nin çerçeve yasa oylamasına bakıldığında kullandığı oyun 5'te 4'ü evet şeklinde çıktı. Milletin temsil edildiği çatıda son dönemin en büyük uzlaşısı ortaya konuldu. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve cezaevinden ona yön tayin edip, ayar vermeye çalışan İmamoğlu çifti dirayetli baltayı taşa vurmuş olabilir. Ortaya dirayetli bir duruş koyamadıkları gibi milletin gittiği yönü de anlayamamışlar. Özel'in hem şehit yakınlarının gazilerin oyunu alayım, hem de DEM'i küstürmeyeyim stratejisi bir çıkmaz sokak gibi görünüyor. Zira seçmen yalpalayan siyasetçiyi pek tutmuyor. Çünkü, ülkeyi yönetmeye talip kadroların çelikten bir iradeye sahip olması, rüzgara göre savrulmaması gerekiyor"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/yeni-parti-ilk-sinavinda--871_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-insanlari-su-altinda-guclenen-yeni-nesil-yapistirici-gelistirdi-287149</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları su altında güçlenen yeni nesil yapıştırıcı geliştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Mühendisler, su altında güçlenen ve sadece 10 saniyede etkili olan yeni bir süper yapıştırıcı geliştirdi. BP16TPB adlı bu yenilikçi ürün, Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmayla kamuoyuna tanıtıldı ve özellikle denizaltı altyapısında devrim yaratacak potansiyele sahip.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları su altında güçlenen yeni nesil yapıştırıcı geliştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mühendisler, su altında sadece 10 saniyede mükemmel yapışma sağlayan ve yıllarca dayanıklılığını koruyan benzersiz bir süper yapıştırıcı geliştirdi. Nature Communications dergisinde yayımlanan bu çığır açıcı çalışma, BP16TPB isimli yeni bir süpermoleküler iyonik sıvının kullanıldığı, su altı koşullarında dahi gücünü artıran bir yapıştırıcıyı tanıttı. Söz konusu yapıştırıcı, özellikle okyanus altyapısında ve boru hatlarında karşılaşılan su altı yapıştırma sorunlarına kalıcı bir çözüm sunuyor.</p><h3>Araştırmacılar: 'BP16TPB ile su altı yapıştırıcılarında yeni çağ'</h3><p>Yapıştırıcı teknolojisinde uzun yıllardır süregelen en büyük sorunlardan biri, suyun yüzeylerde oluşturduğu itici bariyer nedeniyle su altında etkili yapışma sağlanamamasıydı. BP16TPB adlı süpermoleküler iyonik sıvı, mühendislerin bu engeli aşmasını sağladı. Araştırmacılar, bu yeni yapıştırıcıyı geliştirmek için hem esnek hem de sert moleküler bileşenleri birleştirdi. Ardından güçlü bir çözücü olan dimetil sülfoksit (DMSO) ile karıştırarak BP16TPB'yi çözündürdüler. DMSO, BP16TPB'nin bazı moleküllerini hareketli ve yüklü parçacıklara ayırdı. Su ile temas ettiğinde ise bu parçacıklar kendiliğinden yeniden organize oldu ve kararlı, dayanıklı bir yapı oluşturdu. Bu sayede, hidrojen bağları ve &#960;-&#960; istiflenmesi gibi kovalent olmayan bağlar sayesinde su altı yüzeylerinde güçlü bir tutunma elde edildi.</p><h3>10 saniyede yapışan BP16TPB, milyonlarca pascal güce ulaştı</h3><p>BP16TPB'nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, su altında sadece 10 saniyelik bir kürleme süresiyle 1.1 milyon pascal gibi son derece yüksek bir yapışma gücüne ulaşabilmesi oldu. Bu değer, geleneksel su altı yapıştırıcılarının çok üzerinde bir performans anlamına geliyor. Araştırmacılar, yeni yapıştırıcıyı seramik, epoksi ve plastik gibi farklı malzemeler üzerinde test etti. Sonuçlar, BP16TPB'nin sadece hızlı değil, aynı zamanda son derece dayanıklı olduğunu gösterdi. 2 kilogramlık bir ağırlığı, 3 yılı aşkın süre boyunca sürekli su altında destekleyebilmesi, uzun ömürlü yapışkanlık açısından önemli bir başarıya işaret etti. Ayrıca BP16TPB, asidik, alkali ve tuzlu ortamlarda da etkili oldu, bu da endüstriyel uygulamalar için geniş bir kullanım alanı sundu.</p><h3>BP16TPB'nin hidrofobik yapısı su tabakasını dışarı atıyor</h3><p>Yapıştırıcıların su altında çalışmasını engelleyen en büyük faktörlerden biri, yüzeylerde oluşan su tabakasıydı. BP16TPB'nin aşırı hidrofobik yapısı, bu tabakayı dışarı atarak yüzeylerin doğrudan yapışmasını sağladı. Süpermoleküler yapının kovalent olmayan bağları ve Marangoni etkisinden yararlanması, yapıştırıcının sıvıdan yoğun ve suya dayanıklı bir ağa dönüşmesini mümkün kıldı. Böylece BP16TPB, su altı koşullarında dahi güçlü ve kalıcı bir yapışma sağladı. Ayrıca, belirli bir noktaya kadar yeniden kullanılabilen bu yapıştırıcı, sekiz döngü boyunca yapışkan özelliklerini güvenilir şekilde korudu. Ancak, BP16TPB'nin 70 derece Celsius'un üzerindeki sıcaklıklarda hassasiyet gösterdiği belirtildi.</p><h3>Nature Communications'da yayımlanan buluş, çevre dostu malzemelere kapı aralıyor</h3><p>Araştırmacılar, BP16TPB'nin sadece yüksek performanslı bir su altı yapıştırıcısı olmadığını, aynı zamanda çevreye duyarlı akıllı malzemelerin geliştirilmesine de zemin hazırladığını vurguladı. Bu buluş, mikroakışkanlar ve yüzey kaplama teknolojilerinde de yeni uygulama alanları yaratabilir. Marangoni etkisinden yararlanan BP16TPB, şarap gözyaşları olarak bilinen sıvı hareketlerini taklit ederek, mikrokanallarda sıvı transferi gibi hassas işlemlerde de kullanılabilecek potansiyele sahip. Araştırmacılar, bu gelişmenin küresel ölçekte endüstriyel ve bilimsel çalışmalara yeni bir boyut kazandıracağını belirtti.</p><p>Sonuç olarak, BP16TPB ile geliştirilen bu yeni süper yapıştırıcı, su altı altyapısından endüstriyel uygulamalara kadar pek çok alanda devrim niteliğinde bir çözüm sunuyor. Yüksek yapışma gücü, uzun ömürlü dayanıklılığı ve çevre dostu yapısı sayesinde, mühendislik dünyasında yeni bir çağın kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/bilim-insanlari-su-altind-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/her-gun-cinko-almak-faydali-mi-287148</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün çinko almak faydalı mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Her gün çinko takviyesi kullananlar için uzmanlar, bakır eksikliği, sinir sistemi hasarı ve bağışıklık zayıflaması gibi ciddi sağlık risklerine dikkat çekiyor. İstanbul'da yapılan açıklamada, günlük 40 miligram üst sınırının aşılmaması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün çinko almak faydalı mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her gün çinko takviyesi alan kişiler için uzmanlar, uzun süreli ve yüksek doz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Günlük çinko alımının 40 miligramı geçmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, İstanbul'da yaptıkları açıklamada, bakır eksikliği, sinir sistemi hasarı, bağışıklık zayıflaması ve sindirim sorunları gibi risklerin altını çiziyor. Çinko takviyesinin, özellikle beslenme yoluyla yeterli miktarda alınan bireylerde, kontrolsüz ve sürekli kullanılması durumunda zararlı etkiler ortaya çıkabiliyor.</p><h3>Çinko takviyesi bakır eksikliği ve kansızlık riskini artırıyor</h3><p>Uzmanlar, çinko takviyesinin uzun süreli ve yüksek dozda alınmasının, vücuttaki bakır emilimini engelleyerek bakır eksikliğine yol açabileceğini bildiriyor. Bakır, enerji üretimi, sinir sistemi sağlığı ve kırmızı kan hücresi oluşumu için hayati öneme sahip bir mineral. Çinko ve bakır, ince bağırsakta aynı taşıma mekanizmasını kullandığı için, sürekli yüksek çinko alımı bakırın kana geçişini azaltıyor. Sonuç olarak, bakır eksikliği gelişen bireylerde anemi, yani kansızlık, kemik zayıflığı, sinirsel sorunlar ve sık enfeksiyonlar görülebiliyor. Özellikle çinko takviyesinin birkaç ay boyunca aralıksız kullanılması, kırmızı ve beyaz kan hücresi sayısında azalmaya yol açabiliyor. Düşük kırmızı kan hücresi sayısı yorgunluk, nefes darlığı, baş dönmesi ve soluk cilt gibi semptomlarla kendini gösterirken, beyaz kan hücresi düşüklüğü ise vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasını zayıflatıyor.</p><h3>Çinko takviyesi HDL kolesterolü ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor</h3><p>Çinko takviyesinin kan yağları üzerindeki etkisi, yapılan araştırmalarda farklı sonuçlar ortaya koydu. Bazı çalışmalar, çinko alımının toplam kolesterol, LDL (kötü kolesterol) ve trigliserit düzeylerini azaltabileceğini gösterirken, özellikle diyabet veya kalp hastalığı olan kişilerde bu etkinin daha belirgin olabileceği vurgulandı. Ancak uzun süreli yüksek doz çinko kullanımının, HDL (iyi kolesterol) seviyelerini düşürebileceği de bildirildi. HDL, damarları koruyan ve kalp sağlığını destekleyen bir kolesterol türü. HDL düzeyinin düşmesi, kalp hastalığı riskini artırıyor. Ayrıca, kısa süreli çinko desteği bağışıklık sistemini güçlendirse de, uzun süreli ve yüksek doz çinko kullanımı tam tersi etki göstererek, nötrofiller adı verilen beyaz kan hücrelerinin işlevini bozabiliyor. Bu durum, vücudun enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmasını zayıflatıyor ve hastalıklara yakalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, çinko takviyesinin bilinçsiz ve uzun süreli kullanımının, bağışıklık sistemini baskılayabileceğini ve küçük yaraların bile geç iyileşmesine yol açabileceğini belirtiyor.</p><h3>Sinir sistemi ve sindirim üzerinde kalıcı hasar riski</h3><p>Günlük çinko takviyesinin uzun süreli ve yüksek dozda alınması, sinir sistemi üzerinde kalıcı hasar bırakabiliyor. Aşırı çinko alımı, vücudun bakır emilimini bozarak sinirlerin korunmasında görevli olan bakırın eksilmesine yol açıyor. Bu durum, omurilikte ve sinirlerde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabiliyor. Sinirlerin çevresini saran koruyucu kılıfın zarar görmesi, sinir iletimini aksatıyor ve zamanla miyelopati, nöropati ve optik nöropati gibi ciddi nörolojik bozukluklara yol açabiliyor. Kişilerde uyuşma, karıncalanma, kas zayıflığı, denge kaybı, görme sorunları ve idrar veya bağırsak kontrolünde problemler ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, bu gibi nörolojik hasarların çinko takviyesi kesilse bile geri dönüşünün olmayabileceğini vurguluyor. Ayrıca, altı haftadan uzun süre çinko takviyesi kullananlarda mide ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi şikayetleri de sıkça görülüyor. Yüksek doz çinko, pankreasın iltihaplanmasına (pankreatit) yol açarak daha ciddi sindirim sistemi sorunlarına neden olabiliyor.</p><h3>Çinko ihtiyacı ve güvenli kullanım sınırı</h3><p>Uzmanlar, yetişkin erkeklerin günlük çinko ihtiyacının 11 miligram, kadınların ise 8 miligram olduğunu belirtiyor. Bu miktarlar, istiridye, et, balık, süt ürünleri, fasulye, kuruyemiş ve tahıllar gibi doğal besinlerle kolayca karşılanabiliyor. Birçok kişi, yalnızca gıdalardan yeterli çinkoyu alabiliyor ve ek takviyeye ihtiyaç duymuyor. Çinko takviyesi kullanmak isteyenler için güvenli üst sınırın ise günde 40 miligram olduğu açıklandı. Bu sınır, hem gıdalardan hem de takviyelerden alınan toplam çinko miktarını kapsıyor. Günlük 40 miligramın üzerinde çinko alımının uzun süre devam etmesi, yukarıda sayılan sağlık sorunlarının riskini artırıyor. Özellikle soğuk algınlığı gibi kısa süreli durumlar için önerilen yüksek doz çinko takviyeleri, yalnızca birkaç gün kullanılmalı ve uzun süreli kullanımdan kaçınılmalı. Uzmanlar, çinko takviyesiyle birlikte bakır içeren multivitaminlerin tercih edilmesinin, mineral dengesinin korunmasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Çinko takviyesinde riskleri azaltmak için öneriler</h3><p>Uzmanlar, çinko takviyesi kullanmayı düşünen kişilerin, öncelikle beslenme yoluyla yeterli çinko alıp almadıklarını değerlendirmeleri gerektiğini belirtiyor. Gıdalardan alınan çinkoya ek olarak, takviye kullanılması gerekiyorsa, toplam günlük alımın 40 miligramı geçmemesine dikkat edilmesi öneriliyor. Ayrıca, çinko takviyesinin yemeklerle birlikte alınması, mide rahatsızlığını azaltabiliyor. Uzmanlar, mümkün olduğunca çinko açısından zengin doğal gıdalara yönelmenin, uzun vadede daha sağlıklı bir tercih olacağını vurguluyor. Mineral dengesinin korunması için, çinko takviyesine ek olarak bakır içeren multivitaminlerin kullanılması da tavsiye ediliyor. Son olarak, çinko takviyesiyle ilgili herhangi bir sağlık sorunu veya şüphe durumunda mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması gerektiği hatırlatılıyor.</p><p>Çinko takviyesinin bilinçsiz ve uzun süreli kullanımı, bakır eksikliği, sinir sistemi hasarı, bağışıklık zayıflaması ve sindirim problemleri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, çinko takviyesi almayı düşünenlerin, günlük üst sınırı aşmamaları ve öncelikle doğal besinlerle ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermeleri gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam için, mineral dengesinin korunması ve takviye kullanımında hekim önerisine başvurulması büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/her-gun-cinko-almak-fayda-297_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-libya-basbakani-dibeybe-ile-bir-araya-geldi-287147</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Libya Başbakanı Dibeybe ile bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Trablus'ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe tarafından kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Libya Başbakanı Dibeybe ile bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Libya'nın başkenti Trablus'a geldi. Bakan Fidan, Trablus'ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile görüşme gerçekleştirdi.  </p><p>Fidan, bugün ve yarın olmak üzere 2 gün sürecek ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi'de temaslarını sürdürecek.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/bakan-fidan-libya-basbaka-871_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dovme-yaptiracaklar-dikkat-murekkeplerin-ucte-birinde-bakteri-tespit-edildi-287146</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dövme yaptıracaklar dikkat! Mürekkeplerin üçte birinde bakteri tespit edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), dövme mürekkebinde ciddi bakteri riski bulunduğunu açıkladı. Yapılan kapsamlı analizlere göre, steril olduğu iddia edilen dövme ve kalıcı makyaj mürekkeplerinin üçte birinden fazlası bakteri içeriyor. FDA, mevcut üretim ve kalite kontrol standartlarının yetersiz kaldığını vurgulayarak, tüketicilere ve sektör profesyonellerine önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dövme yaptıracaklar dikkat! Mürekkeplerin üçte birinde bakteri tespit edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) 2024 yılında yayımladığı yeni bir araştırma, dövme ve kalıcı makyaj mürekkebinin sanılandan çok daha riskli olduğunu ortaya koydu. FDA'nın farklı yıllarda gerçekleştirdiği dört ayrı incelemenin sonuçları bir araya getirildiğinde, ABD'de piyasaya sürülen 259 kapalı dövme ve kalıcı makyaj mürekkebi örneğinin üçte birinden fazlasında bakteri tespit edildi. Araştırmacılar, bu ürünlerin steril olduğu iddiasına rağmen ciddi bir mikrobiyal kontaminasyon riski taşıdığını belirtti. Özellikle steril etiketi taşıyan mürekkeplerin bile yüzde 30'unun bakteri içerdiği saptandı. FDA uzmanları, dövme mürekkebinde bakteri varlığının hem tüketiciler hem de sektör çalışanları için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturduğuna dikkat çekti.</p><h3>FDA: 'Steril' dövme mürekkebinde de güvenlik sorunu büyük</h3><p>Dövme mürekkebinde bakteri tespit edilmesi, sadece hijyen kurallarının ihlaliyle açıklanamayacak kadar yaygın bir sorun olarak öne çıktı. FDA tarafından 2018 ile 2024 yılları arasında yapılan dört ayrı araştırmada, toplam 259 farklı dövme ve kalıcı makyaj mürekkebi incelendi. Sonuçlar, mürekkep örneklerinin yüzde 35,4'ünün bakteriyel kontaminasyona sahip olduğunu gösterdi. Özellikle steril olduğu belirtilen 118 örnekten yüzde 30,5'i bakteri içerirken, sterilite iddiası olmayan ürünlerde bu oran yüzde 35,5'e ulaştı. Araştırmaya göre, mürekkebin türü, rengi ya da menşei gibi faktörler de kontaminasyon riskini azaltmıyor. ABD'de üretilen mürekkeplerin yüzde 33,5'inde, ithal edilenlerin ise yüzde 31,9'unda bakteri bulundu. FDA, bu bulguların dövme mürekkebi üretiminde mevcut kalite kontrol ve sterilizasyon standartlarının yetersizliğini gözler önüne serdiğini vurguladı.</p><h3>94 bakteri türü tespit edildi: Enfeksiyon riski göz ardı edilemez</h3><p>Araştırma kapsamında dövme mürekkebi örneklerinde toplam 94 farklı bakteri türü tespit edildi. Bunlar arasında insan sağlığı açısından riskli olduğu bilinen Pseudomonas aeruginosa, Bacillus cereus ve Cutibacterium acnes gibi patojenler de yer aldı. İncelenen bakteri türlerinin yaklaşık üçte biri, doğrudan insan hastalıklarıyla ilişkilendiriliyor. Bacillus cinsi bakteriler en yaygın olarak rastlananlar arasında öne çıkarken, Pseudomonas, Staphylococcus ve Lysinibacillus gibi türler de örneklerde sıklıkla bulundu. FDA'nın analizine göre, bu kadar farklı ve yaygın bakteri varlığı, dövme mürekkebinin güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor. Araştırmacılar, kontamine mürekkebin doğrudan enfeksiyona yol açacağına dair kesin bir bulgu olmadığını belirtirken, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde riskin daha yüksek olabileceğine işaret etti.</p><h3>Üretim ve kalite kontrol süreçlerinde büyük açıklar var</h3><p>FDA'nın dövme mürekkebi araştırması, üretim ve dağıtım süreçlerinde mikrobiyal kontaminasyonun nasıl ve ne zaman gerçekleştiğine dair kesin bir bilgiye ulaşamadı. Ancak analizler, mevcut sterilizasyon ve kalite kontrol uygulamalarının yetersiz olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, mürekkep üretiminde kullanılan malzemelerin, dolum sırasında uygulanan işlemlerin ve ambalajlama süreçlerinin tamamında daha sıkı denetim ve kontrol gerektiğini vurguladı. Ayrıca, mevcut sterilite iddialarının tüketiciye gerçek bir güvenlik sağlamadığına dikkat çekildi. FDA, dövme mürekkebi üreticilerinin daha gelişmiş moleküler tespit yöntemleri ve kültür bazlı analizlerle ürünlerini test etmesi gerektiğini belirtti. Bu sayede, bakteriyel kontaminasyonun önüne geçilmesi ve enfeksiyon riskinin minimize edilmesi hedefleniyor.</p><h3>FDA'dan tüketicilere ve sektör çalışanlarına önemli tavsiyeler</h3><p>Dövme mürekkebi ile ilgili yaşanan bu gelişmeler, hem dövme yaptırmak isteyen bireyler hem de sektör profesyonelleri için önemli uyarılar içeriyor. FDA, dövme yaptırmayı düşünenlere, seçtikleri sanatçının hijyen protokollerine eksiksiz uymasını ve kullanılan mürekkeplerin ambalaj bütünlüğüne dikkat edilmesini öneriyor. Ayrıca, mürekkep geri çağırmalarını takip etmek ve yalnızca güvenilir kaynaklardan temin edilen ürünleri kullanmak da enfeksiyon riskini azaltmak açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, dövme mürekkebinde bakteri riskinin tamamen ortadan kaldırılabilmesi için üretim aşamasında daha sıkı kalite kontrol önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. FDA, sektörün tüm paydaşlarını, mikrobiyal kontaminasyon riskine karşı daha bilinçli ve dikkatli olmaya çağırıyor.</p><h3>Dövme mürekkebinde bakteri sorunu: Daha fazla araştırma ve denetim şart</h3><p>ABD'de gerçekleştirilen bu kapsamlı analiz, dövme mürekkebinde bakteri kontaminasyonunun sanılandan çok daha yaygın ve çeşitli olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, test edilen örneklerdeki bakteri türü sayısının örnek sayısı arttıkça yükselmeye devam ettiğini, dolayısıyla gerçek riskin mevcut bulgulardan daha büyük olabileceğini belirtti. Özellikle laboratuvar ortamında kolayca tespit edilemeyen, yavaş büyüyen veya kültüre alınamayan bakteri türlerinin de dövme mürekkebinde bulunabileceği ihtimali üzerinde duruldu. FDA, bu nedenle dövme mürekkebi üretiminde kullanılan test yöntemlerinin geliştirilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini vurguluyor. Sonuç olarak, dövme mürekkebinde bakteri varlığı, hem tüketiciler hem de sektör için ciddiyetini koruyan bir sağlık sorunu olarak gündemdeki yerini koruyor.</p><p>FDA'nın dövme mürekkebinde bakteri tespitine yönelik uyarıları, sektörün üretimden dağıtıma kadar tüm aşamalarında daha sıkı kontrol ve denetim ihtiyacını ortaya koydu. Tüketicilerin dövme yaptırırken hijyen ve güvenlik standartlarına dikkat etmeleri, sektör profesyonellerinin ise üretim süreçlerinde uluslararası kalite standartlarını benimsemeleri büyük önem taşıyor. Dövme mürekkebinde bakteri riski, önümüzdeki dönemde de hem bilim dünyasının hem de kamuoyunun gündeminde olmaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/dovme-yaptiracaklar-dikka-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287145</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/valvedan-avrupada-steam-kullanicilarina-kritik-veri-sizintisi-uyarisi-287145</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Valve'dan Avrupa'da Steam kullanıcılarına kritik veri sızıntısı uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Valve, Avrupa'da Steam üzerinden cihaz siparişi veren müşterilerini, CEVA Logistics'e düzenlenen siber saldırı sonrası kişisel verilerinin sızdırılması ihtimaline karşı uyardı. Şirket, kullanıcıların şüpheli e-posta ve mesajlara karşı dikkatli olmalarını istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Valve'dan Avrupa'da Steam kullanıcılarına kritik veri sızıntısı uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valve, Avrupa'da Steam Machine ve Steam Controller siparişi veren kullanıcılarını, CEVA Logistics'e yönelik gerçekleşen bir siber saldırı nedeniyle kişisel verilerinin sızdırılma riski konusunda bilgilendirdi. Şirketin Avrupa'daki cihaz gönderimlerini üstlenen CEVA Logistics, 29 Temmuz ile 1 Ağustos tarihleri arasında saldırıya uğradı. Valve, 7 Ağustos'ta saldırıdan haberdar oldu ve hemen ardından müşterileri bilgilendirdi. Saldırganların, isim, adres, telefon numarası, e-posta ve sipariş edilen ürünlerin detayları gibi hassas bilgilere erişmiş olabileceği bildirildi. Şifreler, ödeme bilgileri ve Steam Guard kodlarının ise bu olaydan etkilenmediği belirtildi.</p><h3>Valve: 'Dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olun'</h3><p>Valve, sızdırılan müşteri verilerinin dolandırıcılık amacıyla kullanılabileceğine dikkat çekti. Özellikle e-posta, SMS veya telefon yoluyla gelen ve siparişle ilgili gerçek bilgileri içeren mesajlara karşı uyarıda bulundu. Bu tür mesajların, gümrük veya yeniden gönderim için ödeme talep edebileceği, hatta sahte onay sayfalarına yönlendirme yapabileceği vurgulandı. Valve, kullanıcıların şüpheli iletişimleri dikkate almamalarını ve hiçbir şekilde kişisel bilgi paylaşmamalarını tavsiye etti. Şirket, şifre değişikliğine gerek olmadığını da açıkladı.</p><h3>CEVA Logistics saldırısı sonrası Avrupa'da Steam kullanıcıları risk altında</h3><p>CEVA Logistics üzerinden yapılan saldırı, binlerce Avrupa Steam müşterisinin kişisel verilerinin tehlikeye girmesine yol açtı. Uzmanlar, bu tür veri sızıntılarının özellikle hedefli dolandırıcılık girişimlerini artırabileceğine dikkat çekiyor. Valve, olayla ilgili incelemelerin sürdüğünü ve kullanıcıların güvenliği için gerekli adımların atıldığını bildirdi. Şirket, Steam kullanıcılarının sipariş süreçlerinde ve gelen tüm iletişimlerde ekstra dikkatli olmalarını istedi. Olay, Avrupa'daki dijital güvenlik endişelerini bir kez daha gündeme getirdi.</p><p>Valve, yaşanan veri sızıntısının ardından müşterilerine yönelik uyarılarını yineledi ve kullanıcıların kişisel bilgilerini korumak için her türlü önlemi almalarını istedi. Şirket, gelişmelerle ilgili güncel bilgileri paylaşmayı sürdüreceğini açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/valvedan-avrupada-steam-k-678_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287144</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mel-gibsondan-lethal-weapon-5-icin-carpici-aciklama-287144</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mel Gibson'dan Lethal Weapon 5 için çarpıcı açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Mel Gibson, Boston'da düzenlenen Fan Expo etkinliğinde Lethal Weapon 5 ile ilgili ilk detayları paylaştı. Ünlü oyuncu ve yönetmen, serinin yeni filminde karakterlerin yaşlanmış ve değişmiş hallerine odaklanacaklarını vurguladı. Gibson, senaryonun tamamlandığını ve yönetmen koltuğunda oturmayı planladığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mel Gibson'dan Lethal Weapon 5 için çarpıcı açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mel Gibson, Boston'daki Fan Expo'da Lethal Weapon 5 hakkında merakla beklenen ilk bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Ünlü oyuncu ve yönetmen, beşinci filmin senaryosunun tamamlandığını ve yönetmenlik görevini üstlenmeyi planladığını duyurdu. Gibson, Lethal Weapon 5'te Martin Riggs ve Roger Murtaugh karakterlerinin, serinin önceki filmlerinden çok daha farklı bir dönemde ve yaşamlarında yeni bir aşamada izleyiciyle buluşacağını belirtti. Boston'da verdiği röportajda, bir karakterin emekli olduğunu, diğerinin ise ofiste çalışıp kilo aldığını belirten Gibson, filmde karakterlerin geçmişlerinden çok bugünkü halleriyle öne çıkacağını vurguladı.</p><h3>Mel Gibson: 'Lethal Weapon 5 karakter odaklı olacak'</h3><p>Gibson, Lethal Weapon 5'in büyük patlamalar ve karmaşık görsel efektlerle dolu modern aksiyon filmlerinden farklı bir çizgi izleyeceğini söyledi. Ünlü oyuncu, filmin temelinde karakter gelişimine ve onların yaşadığı dönüşümlere ağırlık verileceğini açıkladı. "Karakterler artık daha yaşlı, biri emekli, diğeri ofiste çalışıyor ve fazla kilo aldı. Filmde yüksek teknoloji veya devasa patlamalar yok, fakat yine de klasik Lethal Weapon aksiyonunun temposunu ve enerjisini koruyor" diyen Gibson, hayranların alışık olduğu atmosferin korunacağını ifade etti. Ayrıca, Lethal Weapon 5'in, Hollywood'daki güncel süper yapımların aksine, izleyicinin karakterlerle daha derin bir bağ kurmasını amaçladığını belirtti.</p><h3>Richard Donner'ın mirası ve yeni senaryo vurgusu</h3><p>Mel Gibson, Lethal Weapon 5'in senaryo sürecinde merhum yönetmen Richard Donner'ın vizyonunu temel aldıklarını açıkladı. Donner'ın 90 yaşında projeyi geliştirmeye başladığını ve vefatından sonra sürecin kendisiyle senarist Richard Wenk tarafından tamamlandığını belirten Gibson, "Donner ne yapardı?" sorusunu sürekli akılda tuttuklarını söyledi. Gibson, yeni senaryonun serinin önceki filmlerini geride bıraktığına inandığını da ekledi. Lethal Weapon 5'in, stüdyolarla yaşanan bazı sorunlar nedeniyle henüz çekim aşamasına geçemediği, ancak Hollywood'da yaşanan son gelişmelerin önümüzdeki yıl üretimin başlamasına olanak verebileceği ifade edildi. Gibson, projeye olan inancını koruduğunu ve hayranların beklentilerini karşılayacak bir yapım sunacaklarını vurguladı.</p><p>Lethal Weapon 5'in geleceğiyle ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor. Mel Gibson'ın açıklamaları, hem serinin hayranları hem de aksiyon filmi tutkunları için heyecan yarattı. Hollywood'daki yeni dinamikler ve yapım sürecine dair olumlu beklentiler, Lethal Weapon 5'in uzun bir aradan sonra izleyiciyle buluşmasına zemin hazırlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/mel-gibsondan-lethal-weap-719_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287143</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-erisilebilir-cocuk-bakimini-yayginlastirmak-temel-oncelikl-287143</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak temel önceliklerinden biri olacaktır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerimizin yüzde 83,6'sının hane dışından bakım hizmeti almadığı ülkemizde, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından ve temel önceliklerinden biri olacaktır. Özellikle kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi öngörüyoruz" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak temel önceliklerinden biri olacaktır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu toplantısına başkanlık etti.</p><p>Toplantıya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve bazı bakan yardımcıları ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.</p><p>Açılışta konuşan Yılmaz, toplantının tematik odağında &quot;Nüfus Politikaları Bağlamında Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri ve İş-Aile Yaşam Dengesi&quot; konusunu ele alacaklarını belirtti.</p><p>Bugün pek çok ülkenin karşı karşıya olduğu nüfusun kendini yenileyememesi konusunun, uzun vadeli ve kapsamlı politikalar gerektiren küresel bir sorun haline geldiğine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumunun son verilerinin küresel ölçekte yaşanan bu eğilimin ülkedeki seyrini de açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p>Yılmaz, 2025 sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaşan ülke nüfusunun yıllık artış hızının binde 5 seviyesinde gerçekleştiğini dile getirerek, &quot;Toplam doğurganlık hızımız ise 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine inmiştir. Doğurganlık hızı 1,50&#39;nin altında kalan il sayısı 2017&#39;de dört iken 2025&#39;te 59&#39;a çıktı.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "NÜFUS POLİTİKALARIMIZDA UZUN VADELİ VE BÜTÜNCÜL BİR DÖNEMİN ÇERÇEVESİNİ ÇİZDİK"</b></p><p>Doğurganlık hızının üç çocuk ve üzerinde olduğu tek ilin Şanlıurfa olmasının, 76 ilde ise doğurganlık hızının 2,1&#39;in altında seyretmesinin düşüşün ülke genelinde ulaştığı boyutu ortaya koyduğuna işaret eden Yılmaz, TÜİK çalışmalarında mevcut düşüş eğiliminin devam etmesi halinde yüzde 24,8 olan çocuk nüfus oranının, 2100 yılında yüzde 9,9&#39;a kadar gerileyeceğinin öngörüldüğünü bildirdi.</p><p>Yılmaz, ortanca yaş 34,9&#39;a yükselirken, yaşlı nüfus oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısının da 62&#39;ye ulaştığını belirterek, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Bu eğilimin yönünü değiştirmek, doğurganlıktaki düşüşün sebeplerini doğru tespit etmekten ve doğru politika araçlarını birlikte kullanmaktan geçiyor. Nakit desteklerini en yüksek düzeye çıkaran ülkelerde dahi kalıcı bir dönüş sağlanamaması, ekonomik desteklerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Çünkü aile kurma ve çocuk sahibi olma kararı ekonomiden konuta, çalışma hayatından eğitime, sağlıktan kültürel iklime kadar pek çok etkenin birlikte belirlediği kararlardır. Bu anlayışla, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus On Yılı ilan etmesiyle, nüfus politikalarımızda uzun vadeli ve bütüncül bir dönemin çerçevesini çizdik. Çocuk sahibi olmayı teşvik eden politikalar kadar, ailelerin çocuklarını güvenle büyütebilecekleri ve ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan yaşamlarını sürdürebilecekleri bir ekosistem oluşturmak temel önceliğimizdir. 7 alandan oluşan Nüfus Eylem Planımız kapsamında oldukça kısa bir sürede 13 önemli faaliyeti, programı uygulamaya koyduk.&quot;</p><p>Bu kapsamda, analık iznini doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkardıklarını, çoğul gebeliklerde ise bu süreyi 26 haftaya yükselttiklerini hatırlatan Yılmaz, babalara verilen mazeret iznini ise tüm sektörlerde 10 güne yükselttiklerini ifade etti.</p><p>Yılmaz, doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalara, çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirdiklerini belirterek, tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarını 5000 Türk lirasına yükselttiklerini, ikinci çocuklar için beş yaşını dolduruncaya kadar aylık 1500 Türk lirası, üçüncü ve sonraki çocuklar için aylık 5000 Türk lirası düzenli ödeme uygulamasını hayata geçirdiklerini kaydetti.</p><p><b>- "ERİŞİLEBİLİR ÇOCUK BAKIMINI YAYGINLAŞTIRMAK TEMEL ÖNCELİKLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR"</b></p><p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında, 2026 yılı itibarıyla tüm illerde 18-25 yaş aralığındaki gençlere 250 bin lira, 26-29 yaş aralığındaki gençlere 200 bin lira faizsiz kredi desteği sunduklarını anımsatan Yılmaz, bugüne kadar 250 bine yakın gence evlilik öncesi eğitim verdiklerini, 186 bin civarında kredi ödemesi gerçekleştirdiklerini, 16 bin 874 çiftin 17 bin 144 çocuğunun dünyaya geldiğini söyledi.</p><p>Yılmaz, yüzyılın konut projesi olarak adlandırılan 500 bin konutluk proje kapsamında 18-30 yaş arası gençlere yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayırdıklarını belirterek, özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerindeki yıllık artışa üst sınır getirerek ailelerin eğitim yükünü hafifletmeyi amaçladıklarını bildirdi.</p><p>Aile Eğitim Programı kapsamında bu yıl 1 milyon 205 bin vatandaşa ulaştıklarını aktaran Yılmaz, kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısını 50&#39;den 30&#39;a indirdiklerini, personelin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakımevlerinin açılmasının önünü açtıklarını ifade etti.</p><p>Yılmaz, 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılmasını zorunlu hale getirdiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:</p><p>&quot;10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerimizin yüzde 83,6&#39;sının hane dışından bakım hizmeti almadığı ülkemizde, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından ve temel önceliklerinden biri olacaktır. Özellikle kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi öngörüyoruz.</p><p>2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejimizde kadınların iş gücü piyasasına katılım ve istihdam oranlarının artırılması ve çalışma hayatında kadın erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi temel politika alanlarımızdan biri olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda 2028 yılı için kadınların iş gücüne katılımını yüzde 40&#39;ın üzerine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu hedefi yalnızca kadınları iş gücü piyasasına kazandırmak şeklinde değerlendirmiyoruz. Kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir hale getirecek koşulları da bununla birlikte oluşturuyoruz. Çocuklarımızın sağlıklı ve güvenli bir ortamda yetişmesi için attığımız adımları dijital mecraları da kapsayacak şekilde sürdürüyoruz.&quot;</p><p><b>- "DOĞURGANLIĞI AZALTMAYA VE CİNSİYETSİZLEŞTİRMEYE YÖNELİK KAMPANYALAR YÜRÜTÜLMEKTEDİR"</b></p><p>Resmi Gazete&#39;de 1 Mayıs&#39;ta yayımlanan düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklandığını ve yaş doğrulamasının zorunlu hale getirildiğini anımsatan Yılmaz, sanal oyunların yaşa uygun derecelendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının kurulmasının zorunlu tutulduğu bilgisini verdi.</p><p>Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsünü de kurduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Küresel ölçekte, bilhassa medya ve sosyal medya üzerinden doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütülmektedir. Biz ise kendi medeniyetimizin ve değerlerimizin bize çizdiği istikamette çocuğu bereket, aileyi huzur ve güven kaynağı, güçlü nesilleri milletimizin en büyük zenginliği olarak görüyoruz. Bu anlayışı aşındırmaya çalışan bir dilin, aile ve nüfus politikalarımıza yön vermesine asla izin veremeyiz.</p><p>Hem merkezi hem de yerel düzeyde kamu kurum ve kuruluşlarımızın aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket etmesini, bu hususun yatay bir öncelik alanı olarak diğer politika alanlarında da gözetilmesini önemsiyoruz. Bu alanda kavramlarımıza sahip çıkmak ve farkındalığı artırmak için mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası olarak ilan ettik.&quot;</p><p>Türk Devletleri Teşkilatının çalışma alanlarına sosyal politika başlığının dahil edildiğini, ilk kez Türkiye&#39;de gerçekleştirilen Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı&#39;nda ailenin korunmasına ilişkin ortak bir bildiri imzalandığını hatırlatan Yılmaz, Ekonomik İşbirliği Teşkilatının öncelikleri arasına aile ve nüfus gündemini yerleştirdiklerini, Türkiye öncülüğünde 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesine ilişkin önerinin uzmanlar düzeyinde kabul edildiğini bildirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde 26-27 Ekim&#39;de İstanbul&#39;da düzenlenecek Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu birikimi uluslararası akademik zemine taşıyacaklarını belirterek, &quot;Nüfus meselesinde atacağımız her adımı, güçlü aile yapımızı koruma ve milletimizin geleceğini güvence altına alma sorumluluğuyla ele alıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın &#39;varoluşsal bir mesele&#39; olarak nitelendirdiği bu alanda, devletimizin bütün imkanlarını seferber etmeye, akademi dünyamız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplumumuz, iş dünyamız, medyamız ve milletimizle birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/cumhurbaskani-yardimcisi--177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287142</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/perseid-meteorlari-icin-kritik-gece-gozlemciler-hazir-olun-287142</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Perseid meteorları için kritik gece! Gözlemciler hazır olun]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 12 Ağustos gecesi Perseid meteor yağmuru gözlemcileri için unutulmaz anlara sahne olacak. NASA'nın tahminlerine göre, ışık kirliliğinden uzak bölgelerde saatte 100'e yakın meteor izlenebilecek. Uzmanlar, gökyüzü meraklılarını bu özel geceye hazırlıklı olmaya davet ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Perseid meteorları için kritik gece! Gözlemciler hazır olun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılında Perseid meteor yağmuru, Türkiye'nin dört bir yanında gökyüzü tutkunlarını büyülemeye hazırlanıyor. 12 Ağustos Çarşamba gecesi başlayacak olan bu eşsiz doğa olayı, Perşembe sabahının ilk saatlerine kadar devam edecek. Perseid meteor yağmuru, yeni ayın etkisiyle gökyüzünü karanlık tutacağı için, bu yıl özellikle parlak ve net bir şekilde izlenebilecek. Uzmanlar, ışık kirliliğinden uzak alanlarda gökyüzüne bakanların saatte 50 ila 100 arası meteor görebileceğini belirtiyor. Perseid meteor yağmuru, gökyüzü meraklıları için yılın en heyecan verici anlarından birini sunacak.</p><h3>NASA: Perseid meteor yağmuru zirveye ulaşıyor</h3><p>NASA'nın açıklamalarına göre, Perseid meteor yağmuru 12 Ağustos gecesi en yoğun dönemine giriyor. Özellikle gece yarısından sonra başlayan bu gökyüzü şöleni, şafak vaktine kadar devam edecek. Perseid meteor yağmuru sırasında, Perseus takımyıldızı kuzeyde daha yüksek bir konuma ulaşıyor ve bu da gözlem şansını artırıyor. NASA, bu yılki Perseid meteor yağmurunun yeni ayın etkisiyle daha fazla meteorun gözlemlenmesine olanak sağlayacağını vurguluyor. Gözlemciler, bu özel gece için hazırlıklarını tamamladı.</p><h3>Uzmanlardan Perseid meteor yağmuru için izleme tüyoları</h3><p>Uzmanlar, Perseid meteor yağmuru izlemek isteyenlere önemli önerilerde bulunuyor. Gözlerin karanlığa uyum sağlaması için en az 30 dakika beklenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca, cep telefonlarının parlak ekranlarından uzak durmak ve mümkün olduğunca karanlık bir ortamda bulunmak, Perseid meteor yağmurunu en iyi şekilde izlemeyi sağlıyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinde, özellikle şehir ışıklarından uzak alanlarda Perseid meteor yağmuru çok daha net görülebilecek. Bu yılki Perseid meteor yağmuru, gökyüzü meraklıları için unutulmaz bir deneyim sunacak.</p><p>Perseid meteor yağmuru, her yıl olduğu gibi bu yıl da gökyüzü tutkunlarını bir araya getiriyor. Uzmanlar, bu eşsiz doğa olayını izlemek isteyenlerin hazırlıklarını önceden yapmasını öneriyor. Türkiye'nin farklı noktalarında gerçekleşecek Perseid meteor yağmuru, astronomi meraklılarına benzersiz bir gece vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/perseid-meteorlari-icin-k-776_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287141</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkmedya-yayinlari-16-agustos-itibariyla-yeni-frekansina-geciyor-287141</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TürkMedya yayınları 16 Ağustos itibarıyla yeni frekansına geçiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV, 360, tv4, Alem FM, Lig Radyo ve 24 Radyo, 16 Ağustos itibarıyla Türksat 4A uydusu üzerinden yeni frekansında izleyici ve dinleyicileriyle buluşmaya devam edecek. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TürkMedya yayınları 16 Ağustos itibarıyla yeni frekansına geçiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türksat tarafından yürütülen yeni nesil uydu yayın altyapısına geçiş çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen frekans güncellemesiyle birlikte, TürkMedya bünyesinde yayın yapan 24 TV, 360, tv4, Alem FM, Lig Radyo ve 24 Radyo, 16 Ağustos Pazar gününden itibaren Türksat 4A uydusu üzerindeki yeni frekansından yayınlarını sürdürecek.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/turkmedyayenifrekans-11082026316cb7f9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Gerçekleştirilen frekans güncellemesiyle yayınların daha verimli ve sürdürülebilir bir altyapı üzerinden kesintisiz şekilde izleyici ve dinleyicilere ulaştırılması hedefleniyor.</p><p><b>YENİ FREKANS BİLGİLERİ</b></p><p>Uydu: Türksat 4A</p><p>Frekans: 11861.750 MHz</p><p>Symbol Rate: 16666</p><p>FEC: 2/3</p><p>Polarizasyon: Dikey (V)</p><p>İzleyicilerimizin Dikkatine</p><p>Yeni frekansa geçiş kapsamında;</p><p>* TürkMedya yayınlarını dijital platformlar üzerinden takip eden kullanıcıların herhangi bir işlem yapmasına gerek bulunmamaktadır.</p><p>* Anten sistemlerinde herhangi bir değişiklik yapılmasına ihtiyaç yoktur.</p><p>* TKGS (Türksat Kanal Güncelleme Sistemi) özellikli uydu alıcılarında kanal bilgileri otomatik olarak güncellenecektir. Bunun için cihazlarda Şebeke (Network) ayarının açık konumda olması yeterlidir.</p><p>* TKGS özelliği bulunmayan uydu alıcılarını kullanan izleyicilerin ise yukarıdaki yeni frekans bilgilerini girerek kanal taraması yapmaları gerekmektedir.</p><p>TürkMedya, güçlü yayıncılık anlayışıyla televizyon ve radyo kanallarını yeni frekansı üzerinden aynı kalite ve kesintisiz yayın ilkesiyle izleyici ve dinleyicilerine ulaştırmayı sürdürüyor.</p><p>Teknik talep ve sorularınız için 0212 473 24 93 numaralı telefondan bizimle iletişime geçebilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/turkmedya-yayinlari-16-ag-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287140</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nasanin-elektromanyetik-motoruyla-uzayda-yeni-donem-basliyor-287140</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın elektromanyetik motoruyla uzayda yeni dönem başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, uzay araştırmalarında çığır açan yeni elektromanyetik motorunu başarıyla test etti. Amerikan uzay ajansının geliştirdiği bu motor, mevcut elektrikli itki sistemlerinden 5 kat daha güçlü olmasıyla dikkat çekiyor. Mars'a insanlı yolculuk süresini kısaltabilecek teknoloji, uzay yolculuklarının geleceğini değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın elektromanyetik motoruyla uzayda yeni dönem başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, uzayda insanlı görevlerin geleceğini şekillendirecek yeni bir elektromanyetik motorun testlerini başarıyla tamamladı. Amerikan uzay ajansı, lityum bazlı bu elektromanyetik itki sisteminin mevcut elektrikli motorlara göre tam 5 kat daha güçlü olduğunu açıkladı. Testler, NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'deki vakum ortamında gerçekleştirildi ve yaklaşık 120 kilovatlık bir güç seviyesine ulaşıldı. Bu gelişme, Mars'a insanlı yolculukların süresini kısaltma potansiyeliyle büyük heyecan yarattı.</p><h3>NASA, elektromanyetik motorla Mars hedefini hızlandırıyor</h3><p>NASA'nın geliştirdiği elektromanyetik motor, teknik adıyla manyetoplamazmadinamik itici (MPD), klasik roketlerden farklı bir çalışma prensibine sahip. Motor, büyük miktarda yakıt yakmak yerine, lityumu elektrik enerjisiyle plazma haline getiriyor ve ardından güçlü manyetik alanlarla bu plazmayı hızlandırarak çok yüksek hızlarda uzaya fırlatıyor. Bu yöntem, uzay araçlarının hareketi için gereken itkiyi sağlarken, geleneksel kimyasal roketlere göre çok daha az yakıt kullanıyor. Elektrikli itki sistemleri anlık yüksek güç sunmasa da, uzun süreli ve verimli çalışma avantajıyla öne çıkıyor. NASA'nın test ettiği yeni elektromanyetik motor, 120 kilovatlık güç seviyesiyle bugüne kadar geliştirilen elektrikli motorlar arasında önemli bir sıçrama olarak görülüyor. Uzayda daha hızlı ve güvenli yolculuklar için bu teknoloji, özellikle Mars gibi uzak hedefler için kritik rol oynayacak.</p><h3>Mars yolculuğunda elektromanyetik motorun önemi ve geleceği</h3><p>Mars'a insanlı seyahatlerde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, yolculuğun uzun sürmesi. Uzayda geçirilen süre arttıkça, astronotların kozmik radyasyona maruz kalma riski ve yaşam destek sistemlerine olan ihtiyaç da büyüyor. NASA, bu nedenle elektromanyetik motorun Mars yolculuğunda süreci kısaltacağına dikkat çekiyor. Ajans, gelecekte bu tür güçlü elektrikli motorları nükleer elektrik enerjisiyle birleştirmeyi planlıyor. Böylece, küçük bir nükleer reaktör, güneş panellerinin yeterli olmadığı uzak bölgelerde bile motorlara sürekli güç sağlayabilecek. NASA'nın tahminlerine göre, Mars'a gidecek bir insanlı uzay aracı için toplamda 2 ila 4 megavat elektrik gücüne ihtiyaç duyulacak. Şu anda test edilen prototip 120 kilovat güç üretse de, araştırmacılar 500 kilovat ile 1 megavat arası motorlar geliştirmeyi hedefliyor. Bu, Mars ve Güneş Sistemi'nin derinliklerine yapılacak görevlerde devrim yaratabilir.</p><h3>NASA'nın elektromanyetik motorunda güvenilirlik ve teknik zorluklar</h3><p>Her ne kadar NASA'nın elektromanyetik motoru testlerde başarılı sonuçlar verse de, teknoloji henüz tam anlamıyla uzay görevlerine hazır değil. Motorun binlerce saat boyunca ciddi aşınma olmadan çalışabileceğini kanıtlamak gerekiyor. Ayrıca, soğutma sistemleri, elektrik üretimi, motorun ağırlığı ve uzayda nükleer reaktörlerin güvenli kullanımı gibi teknik sorunların çözülmesi şart. Araştırmacılar, bu zorlukların üstesinden gelindikçe elektromanyetik motorun Mars yolculuklarında anahtar rol oynayacağına inanıyor. Son test, bu alandaki ilerlemenin hızlandığını ve bilim insanlarının hayalini kurduğu güçlü uzay motorlarının gerçeğe dönüşmeye başladığını gösteriyor. Eğer geliştirme süreci beklendiği gibi ilerlerse, Mars ve diğer uzak hedeflere insanlı görevler çok daha hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirilebilecek.</p><p>NASA'nın elektromanyetik motor teknolojisindeki bu atılımı, uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Mars yolculuğunda zamanın kısalması, astronotların güvenliği ve görevlerin başarısı açısından büyük önem taşıyor. Önümüzdeki yıllarda elektromanyetik motorun güç ve güvenilirlik açısından daha da geliştirilmesi bekleniyor. NASA'nın bu alandaki yatırımları, insanlığın Güneş Sistemi'nde daha uzak noktalara ulaşma hayalini gerçeğe dönüştürebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/nasanin-elektromanyetik-m-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287139</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kaygi-ve-depresyon-agiz-sagligini-nasil-etkiliyor-bilim-insanlarindan-dikkat-ceken-bulgu-287139</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaygı ve depresyon ağız sağlığını nasıl etkiliyor? Bilim insanlarından dikkat çeken bulgu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kaygı ve depresyonun diş sağlığı üzerindeki etkilerini araştırdı. 650 kişinin verileri incelendi ve psikolojik belirtilerin ağız sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğu ortaya kondu. Uzmanlar, diş hekimlerinin psikolojik durumu da göz önünde bulundurmasını öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaygı ve depresyon ağız sağlığını nasıl etkiliyor? Bilim insanlarından dikkat çeken bulgu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, kaygı ve depresyonun diş sağlığı üzerindeki etkilerini gözler önüne seren dikkat çekici bir araştırmaya imza attı. 650 katılımcının verilerini inceleyen uzmanlar, psikolojik belirtilerin ağız sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Araştırma, kaygı ve depresyon şiddeti arttıkça bireylerin diş ve diş eti sağlıklarını daha olumsuz değerlendirdiklerini gösterdi. Özellikle ağır depresyon ve yüksek kaygı yaşayan kişilerde, ağız sağlığı sorunlarının günlük yaşamı daha fazla etkilediği tespit edildi.</p><h3>Bilim insanları: Kaygı ve depresyon diş sağlığını etkiliyor</h3><p>Araştırmada, katılımcıların psikolojik durumları ile ağız sağlığı göstergeleri ayrıntılı şekilde karşılaştırıldı. Sonuçlara göre, kaygı ve depresyon belirtileri yükseldikçe diş ve diş eti sağlığında bozulma oranı da arttı. Katılımcılar, ağız sağlığı sorunlarının yaşam kalitelerini düşürdüğünü daha sık belirtti. Araştırmacılar, özellikle 45 yaş üstü ve orta gelir grubundaki bireylerde diş sağlığı göstergelerinin daha düşük olduğunu kaydetti. Bu bulgular, kaygı ve depresyonun diş sağlığı üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koydu.</p><h3>Uzmanlardan diş hekimlerine psikolojik değerlendirme çağrısı</h3><p>Çalışmayı yürüten bilim insanları, diş hekimliği hizmetlerinde psikolojik durumun mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, kaygı ve depresyonun ağız hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde önemli bir unsur olduğunu belirtti. Diş hekimlerine, hastaların psikolojik durumlarını da değerlendirmeleri ve tedavi planlarını buna göre şekillendirmeleri yönünde çağrıda bulunuldu. Araştırmacılar, bu yaklaşımın ağız sağlığının korunmasında daha etkili sonuçlar sağlayacağını düşünüyor.</p><p>Araştırmanın bulguları, ağız sağlığının yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkenlerle de yakından ilişkili olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bilim insanları, hem diş hekimlerinin hem de bireylerin bu konuda daha bilinçli hareket etmesinin önemine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/kaygi-ve-depresyon-agiz-s-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287138</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gunde-2-3-fincan-kahve-beyninizi-nasil-etkiliyor-287138</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günde 2-3 fincan kahve beyninizi nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Nörolog Kiran Bat, kahvenin içeriğindeki kafein ve antioksidan bileşiklerin beyin işlevine olan etkilerini değerlendirdi. Uzman, düzenli kahve tüketiminin bilişsel performans üzerindeki rolüne dikkat çekti ancak demans riskine dair kesin bir kanıt olmadığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günde 2-3 fincan kahve beyninizi nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörolog Kiran Bat, kahvenin beyin sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bat'a göre, kahve tüketimi özellikle kafein içeriği sayesinde uyanıklığı ve dikkati artırıyor. Kafein, vücutta biriken ve uyku halini tetikleyen adenozin maddesinin etkisini engelleyerek, kişinin uzun süreli dikkat gerektiren işlerde daha verimli olmasına yardımcı oluyor. Özellikle gün içinde bir ya da iki fincan kahve içen bireylerde, odaklanma seviyesinin yükseldiği gözlemleniyor.</p><h3>Kiran Bat: 'Kahvedeki antioksidanlar iltihap riskini azaltıyor'</h3><p>Bunun yanı sıra, kahvenin içeriğinde bulunan polifenoller ve çeşitli antioksidan bileşikler de öne çıkıyor. Bat, bu maddelerin oksidatif stresle mücadelede etkili olduğunu ve yaşa bağlı bilişsel işlev değişiklikleriyle bağlantılı iltihap süreçlerini azaltabildiğini belirtiyor. Araştırmalar, kahve tüketiminin sadece kısa vadeli dikkat artışıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda uzun vadede de beyin sağlığını destekleyebileceğini ortaya koyuyor.</p><h3>Günde 2-3 fincan kahve ile demans riski arasında ilişki</h3><p>Uzun soluklu gözlemler ve bilimsel çalışmalar, günde yaklaşık iki-üç fincan kafeinli kahve tüketenlerde bilişsel göstergelerin daha iyi olduğunu ve demans riskinin daha düşük seyrettiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu bulguların yalnızca bir ilişkiyi yansıttığını ve kahvenin doğrudan demansı önlediğine dair kesin bir kanıt bulunmadığını vurguluyor. Kiran Bat, kahve tüketiminde dengeye dikkat edilmesi gerektiğini, aşırıya kaçmanın ise sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ekliyor.</p><p>Kahvenin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri üzerine araştırmalar devam ederken, uzmanlar bireylerin kahve tüketiminde ölçülü davranmasını ve kişisel sağlık koşullarını göz önünde bulundurmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/gunde-2-3-fincan-kahve-be-904_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287137</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/depresyonla-mucadelede-hangi-evcil-hayvan-daha-iyi-287137</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Depresyonla mücadelede hangi evcil hayvan daha iyi?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikolog Yakusheva, depresyon riski taşıyan bireylerin evcil hayvan edinmesinin ruh sağlığına olumlu katkı sağladığını vurguladı. Özellikle köpek, kedi ve akvaryum balığı gibi hayvanların farklı avantajlar sunduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Depresyonla mücadelede hangi evcil hayvan daha iyi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikolog Yakusheva, depresyon riski taşıyan kişilere evcil hayvan edinmelerini önerdi. Uzman, evcil hayvanların bireylerin ruh sağlığında önemli bir destek sunduğunu belirtti. Özellikle köpek, kedi ve akvaryum balığı gibi hayvanların, farklı ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına uygun seçenekler sunduğunu aktardı. Yakusheva'ya göre, doğru evcil hayvan seçimi, depresyonla mücadelede etkili bir adım olabilir.</p><h3>Yakusheva: 'Köpekler sorumluluk duygusunu artırıyor'</h3><p>Psikolog Yakusheva, köpeklerin depresyonla mücadelede özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Özellikle retriever ve labrador gibi enerjik ırkların, sahiplerinden düzenli ilgi ve bakım beklediğini vurguladı. Bu durumun, bireyleri daha aktif olmaya ve sorumluluk almaya teşvik ettiğini ifade etti. Ayrıca köpeklerin sosyal yapısı sayesinde, çocukların da dikkatli, şefkatli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak gelişmesine katkı sağladığını ekledi. Köpeklerle vakit geçirmenin, günlük rutini düzenlemeye yardımcı olduğunu ve kişinin kendini daha iyi hissetmesine olanak tanıdığını belirtti.</p><h3>Kedi ve akvaryum balığı için uzman görüşü</h3><p>Yakusheva, sakin bir ortam arayanlar veya kişisel alana önem verenler için kedilerin uygun bir tercih olabileceğini açıkladı. Kedilerin özgür ruhlu olduğunu ancak evde sıcak ve huzurlu bir atmosfer yarattığını söyledi. Zamanı kısıtlı olan veya evcil hayvana çok fazla vakit ayıramayanlar için ise akvaryum balıklarını önerdi. Akvaryum balıklarını izlemek, sakinleşmeyi ve stresin azalmasını sağlıyor. Uzman, evcil hayvanların bireylerin psikolojik iyiliğinde önemli bir rol üstlendiğini ve doğru seçimle depresyonla başa çıkmanın kolaylaşabileceğini ifade etti.</p><p>Evcil hayvan seçimi, bireyin yaşam tarzına ve beklentilerine göre değişiyor. Psikolog Yakusheva'nın önerileri, depresyonla mücadelede evcil hayvanların sağladığı faydaları gözler önüne seriyor. Doğru hayvan seçimi, ruh sağlığında olumlu değişimler yaratabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/depresyonla-mucadelede-ha-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287136</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivrisineklerin-bazi-insanlari-daha-cok-secmesinin-nedeni-ciltte-olabilir-287136</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisineklerin bazı insanları daha çok seçmesinin nedeni ciltte olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Florida Uluslararası Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, insanların sivrisinekler için neden farklı derecelerde çekici olduğunu cilt mikrobiyomu ile ilişkilendirdi. Miami'de 119 gönüllüyle yapılan deneyde, belirli bakteri türlerinin sivrisinek davranışlarını etkileyebileceği ortaya kondu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisineklerin bazı insanları daha çok seçmesinin nedeni ciltte olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Florida Uluslararası Üniversitesi'nden bir ekip, Miami'de 119 gönüllünün katılımıyla gerçekleştirdiği deneylerde, sivrisineklerin insanlara olan ilgisinin ciltte bulunan bakterilerle bağlantılı olduğunu tespit etti. Araştırmada, katılımcıların elleri uzun bir tüp olan olfaktometreye yerleştirildi ve tüpün diğer ucunda üç farklı sivrisinek türü serbest bırakıldı. Deney boyunca, sarı humma sivrisineği Aedes aegypti, Asya kaplan sivrisineği Aedes albopictus ve güney ev sivrisineği Culex quinquefasciatus'un her bir gönüllünün kokusuna verdiği tepkiler gözlemlendi. Elde edilen veriler, sivrisineklerin belirli insanları diğerlerinden daha fazla tercih ettiğini gösterdi.</p><h3>Florida Uluslararası Üniversitesi: 'Cilt mikrobiyomu sivrisinek tercihinde rol oynuyor'</h3><p>Araştırmacılar, cilt mikrobiyomunun bileşiminin sivrisineklerin insanlara olan ilgisinde önemli bir faktör olabileceğini vurguladı. Deney sonuçlarına göre, üç sivrisinek türünü eşit düzeyde çeken tek bir insan grubu tespit edilemedi. Özellikle Aedes aegypti türünün erkekleri bir miktar daha fazla tercih ettiği gözlenirken, diğer iki türün cinsiyet ayrımı yapmadığı belirlendi. Ayrıca, bir tür için çekici olan kişinin, diğer sivrisinek türleri için aynı derecede çekici olmadığı ortaya çıktı. Bu bulgular, cilt mikrobiyomunun sivrisinek çekiciliğinde karmaşık bir rol oynadığını gösteriyor.</p><h3>Corynebacterium ve Staphylococcus türleri öne çıktı</h3><p>Cilt mikrobiyomu analizi, sivrisinekler için daha çekici bulunan katılımcıların bakteriyel çeşitliliğinde belirgin farklılıklar olduğunu ortaya koydu. Yüksek çekiciliğe sahip kişilerin cildinde Corynebacterium kefirresidentii, Cutibacterium granulosum ve Staphylococcus epidermidis gibi bakterilere rastlandı. Buna karşın, düşük çekicilik gösteren bireylerin mikrobiyomunda bu bakteriler bulunmadı. Bilim insanları, bu mikroorganizmaların sivrisineklerin uygun konakçıyı tespit etmesini sağlayan koku sinyallerinin oluşumunda rol oynayabileceğini düşünüyor. Ancak, söz konusu bakterilerin varlığının tek başına sivrisineklerin tercihlerini belirleyip belirlemediği henüz kesinleşmiş değil.</p><p>Florida Uluslararası Üniversitesi'nin bu çalışması, sivrisineklerin insanları seçme sürecinde cilt mikrobiyomunun önemini ortaya koyarken, konuyla ilgili daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç olduğunu da gösteriyor. Elde edilen bulgular, gelecekte sivrisinek kaynaklı hastalıklarla mücadelede yeni stratejilerin geliştirilmesine ışık tutabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/sivrisineklerin-bazi-insa-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287135</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gece-iyi-uyudugunuzu-dusunuyorsaniz-dikkat-bu-belirtiler-uyku-apnesine-isaret-edebilir-287135</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gece iyi uyuduğunuzu düşünüyorsanız dikkat! Bu belirtiler uyku apnesine işaret edebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku apnesi, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, özellikle sürekli yorgunluk ve baş ağrısı gibi beş önemli belirti konusunda uyarıda bulunuyor. Bu belirtiler, hastalığın erken fark edilmesinde kritik rol oynuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gece iyi uyuduğunuzu düşünüyorsanız dikkat! Bu belirtiler uyku apnesine işaret edebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku apnesi, gece boyunca solunumun kısa süreli olarak durmasıyla kendini gösteren ve kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren bir uyku bozukluğu olarak biliniyor. Pulmonolog Suman Pol ile uyku tıbbı uzmanı Brook Judd, uyku apnesinin en sık rastlanan beş belirtisini açıkladı. Sürekli yorgunluk, konsantrasyon eksikliği, sabahları baş ağrısı, yüksek tansiyon ve cinsel istekte azalma, bu rahatsızlığın en dikkat çeken işaretleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Brook Judd: 'Sürekli yorgunluk uyku apnesinin habercisi'</h3><p>Brook Judd, uyku apnesi yaşayan bireylerin gece boyunca solunum bozuklukları nedeniyle kaliteli bir uyku uyuyamadıklarını belirtti. Kişi, gece boyunca yaşadığı kısa uyanmaları genellikle hatırlamasa da, sabahları yorgun uyanabiliyor ve gün içinde sürekli uyku haliyle mücadele ediyor. Bu durum, bazen konuşma sırasında ya da araç kullanırken istemsizce uykuya dalma gibi riskli sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca, net düşünme ve hafıza sorunları da uyku apnesinin sık görülen etkileri arasında sıralanıyor.</p><h3>Suman Pol: 'Baş ağrısı ve yüksek tansiyon da önemli birer belirti'</h3><p>Uzmanlar, uyku apnesinin yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmadığını, sabahları ortaya çıkan baş ağrısı ve yüksek tansiyonun da önemli uyarıcılar olduğunu ifade ediyor. Solunum bozuklukları sırasında kandaki oksijen ve karbondioksit seviyeleri değiştiği için, kişi uyandıktan sonra rahatsızlık hissedebiliyor. Uyku apnesi, hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel istekte azalma ile de kendini gösterebiliyor. Hastalığın tedavi edilmemesi, kalp ve damar hastalıkları riskini artırıyor. Ayrıca, yapılan araştırmalar, uyku apnesi yaşayanlarda demans ve Parkinson hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor, ancak bu durumun kesin bir nedensellik içerdiği henüz kanıtlanmadı.</p><p>Uzmanlar, uyku apnesi belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, erken teşhis ve tedaviyle ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini belirtiyor. Özellikle sürekli yorgunluk, baş ağrısı ve yüksek tansiyon gibi şikayetleri olanların mutlaka bir uzmana başvurması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/gece-iyi-uyudugunuzu-dusu-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287134</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ideal-diyetin-sirri-ortaya-cikti-sevdiginiz-yiyecekler-de-hesaba-katilmali-287134</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İdeal diyetin sırrı ortaya çıktı! Sevdiğiniz yiyecekler de hesaba katılmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog Sergey Vyalov, beslenme alışkanlıklarının ve bireysel tercihlerinin diyet seçimindeki önemine dikkat çekti. Uzman isim, ideal diyetin kişiye özel olarak planlanması gerektiğini vurguladı. Vyalov'un önerileri, sağlıklı yaşam için önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İdeal diyetin sırrı ortaya çıktı! Sevdiğiniz yiyecekler de hesaba katılmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog Sergey Vyalov, ideal diyetin kişisel tercihler ve alışkanlıklar göz önünde bulundurularak hazırlanması gerektiğini açıkladı. Vyalov, "Doktor Vyalov" adlı Telegram kanalında yaptığı açıklamada, her bireyin beslenme geçmişi ve yaşam tarzının farklılık gösterdiğini belirtti. Uzman, diyette tek bir şablonun tüm bireyler için uygun olmadığını, kişinin sevdiği yiyecekler ve kültürel alışkanlıklarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Vyalov'a göre, diyetin kişiye özel olması hem psikolojik konfor sağlıyor hem de yeme tatminini artırıyor.</p><h3>Sergey Vyalov: 'Diyet kişiye özel planlanmalı'</h3><p>Vyalov, çocukluktan itibaren alışılan yiyeceklerin diyette önemli bir rol oynadığını söyledi. Kişinin sevdiği ve alışık olduğu besinleri menüde bulundurmanın, diyetin sürdürülebilirliğini artırdığını dile getirdi. Gastroenterolog, ailevi ve kültürel beslenme geleneklerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman, her bireyin farklı bir beslenme geçmişine sahip olduğunu, bu nedenle diyetin kişiye özel hazırlanmasının sağlıklı sonuçlar verdiğini vurguladı. Vyalov'un açıklamaları, diyetin yalnızca kalori hesabından ibaret olmadığını ortaya koyuyor.</p><h3>Üçüncü tabak uyarısı: Fazla yemek sağlığı tehdit ediyor</h3><p>Sergey Vyalov, porsiyon kontrolünün de diyetin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Uzman, bir tabak yemeğin yaklaşık 250 gram olduğunu ve bir yetişkinin bir öğünde en fazla iki tabak, yani yarım kilo yemek tüketebileceğini dile getirdi. Ancak üçüncü tabak, özellikle tatlı içeriyorsa, fazla kalori alımına ve sindirimde ağırlık hissine yol açıyor. Vyalov, bu durumun günlük kalori ihtiyacını aşarak sağlığı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Diyet seçiminde porsiyon kontrolü ve kişisel alışkanlıkların dengelenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Sağlıklı bir yaşam için diyetin kişisel tercihler ve porsiyon kontrolüyle şekillendirilmesi gerektiği bir kez daha gündeme geldi. Uzmanlar, tek tip diyetlerin yerine, bireyin yaşam tarzı ve alışkanlıklarına uygun beslenme planlarının daha sürdürülebilir ve etkili sonuçlar verdiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/ideal-diyetin-sirri-ortay-554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tuvalet-ihtiyacini-erteleyenler-dikkat-mesane-islevi-zamanla-bozulabilir-287133</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tuvalet ihtiyacını erteleyenler dikkat! Mesane işlevi zamanla bozulabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ürolog Sandra Elmer, düzenli tuvalet ihtiyacını ertelemenin mesane sağlığı üzerinde ciddi ve kalıcı hasarlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle çocuklar ve yoğun çalışanlar, mesanenin dolu kalmasının risklerini göz ardı etmemeli.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tuvalet ihtiyacını erteleyenler dikkat! Mesane işlevi zamanla bozulabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ürolog Sandra Elmer, tuvalet ihtiyacını sürekli erteleyenlerin mesane sağlığını ciddi şekilde riske attığını açıkladı. Elmer, idrar yapma isteğini uzun süre bastırmanın mesane duvarlarında aşırı gerilmeye yol açtığını ve zamanla kasların zayıflamasına neden olduğunu belirtti. Bu durumun, idrarın tamamen boşaltılamamasına ve içeride birikmesine sebep olabileceğini vurgulayan Elmer, mesane sağlığı için bu alışkanlıktan kaçınılması gerektiğini söyledi.</p><h3>Ürolog Sandra Elmer: 'Mesanenin kronik doluluğu kalıcı zarara yol açıyor'</h3><p>Elmer, sürekli dolu kalan mesanenin zamanla işlevini kaybedebileceğini ve bu durumun idrar yolu enfeksiyonlarını tetikleyebileceğini ifade etti. Özellikle belirgin boşaltma bozukluğu yaşayan kişilerde, mesane sağlığında kalıcı hasarların ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Ağır vakalarda, idrar yolu sisteminin üst kısımlarının da bu süreçten olumsuz etkilenebileceğini belirten Elmer, mesanenin kronik olarak dolu kalmasının önlenmesinin, sonradan işlevini geri kazanmaya çalışmaktan çok daha kolay olduğunu söyledi.</p><h3>Çocuklar ve çalışanlar risk altında: Mesane sağlığı için erken önlem şart</h3><p>Elmer, özellikle çocuklar ile iş yoğunluğu nedeniyle tuvalet molası vermekte zorlanan yetişkinlerin mesane sağlığı konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Vücudun verdiği sinyalleri göz ardı etmemek gerektiğini belirten Elmer, mesanenin yaklaşık her dört-beş saatte bir boşaltılmasını önerdi. Ayrıca, idrar yaparken zorlanma veya mesanenin tam boşalmadığı hissi yaşayanların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini söyledi. Bazı ağır durumlarda ilaç tedavisinin yetersiz kalabileceğini ve kateterizasyon gibi ileri müdahalelere ihtiyaç duyulabileceğini de ekledi.</p><p>Uzmanlar, mesane sağlığını korumak için tuvalet ihtiyacını ertelememek ve vücudun uyarılarına kulak vermek gerektiğini hatırlatıyor. Erken önlem almak, ileride yaşanabilecek kalıcı sorunların önüne geçmek için büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/tuvalet-ihtiyacini-ertele-824_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uyku-kalitesi-sedef-hastaligi-riskini-etkiliyor-mu-405-bin-kisiden-dikkat-ceken-veriler-287132</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku kalitesi sedef hastalığı riskini etkiliyor mu? 405 bin kişiden dikkat çeken veriler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanlarının 405 binden fazla katılımcı üzerinde yürüttüğü geniş çaplı araştırma, sağlıklı uyku düzeninin sedef hastalığı gelişme riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Araştırmada, uyku kalitesinin özellikle 60 yaş altı bireylerde sedef hastalığı olasılığı üzerinde belirleyici bir rol oynadığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku kalitesi sedef hastalığı riskini etkiliyor mu? 405 bin kişiden dikkat çeken veriler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bir araştırma ekibi, 405 binden fazla kişinin sağlık verilerini analiz ederek, sağlıklı uyku düzeninin sedef hastalığı riskini ciddi oranda düşürdüğünü ortaya koydu. Ortalama 13,6 yıl süren gözlemde, katılımcıların uyku kalitesi ve alışkanlıkları detaylı biçimde incelendi. Bilim insanları, gece uykusunun 7-8 saat sürmesi, düzenli uyku saatleri, horlama ve uyku bozukluklarının olmaması ile gündüz uykululuğunun nadiren yaşanmasını sedef hastalığı riskini etkileyen ana göstergeler olarak belirledi. Araştırmanın sonuçları, uyku kalitesine dikkat eden bireylerde sedef hastalığı gelişme olasılığının, uyku problemi yaşayanlara göre yaklaşık üçte bir oranında azaldığını gösterdi.</p><h3>Bilim insanları: 'Gündüz uykululuğu sedef hastalığı riskini artırıyor'</h3><p>Araştırmada öne çıkan bulgulardan biri, gündüz uykululuğunun sedef hastalığı riskinde belirleyici faktör olması oldu. Bilim insanları, gündüz aşırı uykululuk yaşamayan katılımcılarda sedef hastalığı görülme oranının yaklaşık yüzde 20 daha düşük olduğunu açıkladı. Ayrıca, uyku kalitesinin sadece klasik sedef hastalığı formunda değil, hastalığın farklı tiplerinde de koruyucu etki gösterdiği belirtildi. Bu bulgular, sağlıklı uyku alışkanlıklarının cilt sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu destekliyor.</p><h3>60 yaş altı bireylerde sedef hastalığı riski daha fazla azalıyor</h3><p>Araştırmacılar, elde edilen verilerin özellikle 60 yaşın altındaki kişilerde daha çarpıcı sonuçlar verdiğini kaydetti. Uyku kalitesi ile sedef hastalığı arasındaki ilişki genç ve orta yaşlı bireylerde daha güçlü şekilde gözlendi. Uzmanlar, sağlıklı uyku düzeninin sadece genel sağlık için değil, kronik inflamatuar cilt hastalıklarının önlenmesinde de önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti. Sonuç olarak, sağlıklı uyku alışkanlıklarının sedef hastalığı riskini azaltmada etkili bir koruma sağladığı bilimsel olarak ortaya kondu.</p><p>Bu kapsamlı araştırma, uyku kalitesinin cilt sağlığı üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, sedef hastalığı gibi kronik hastalıkların önlenmesinde yaşam tarzı değişikliklerinin önemini bir kez daha vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/uyku-kalitesi-sedef-hasta-538_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287131</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yuksek-hizda-surusun-ardindaki-5-psikolojik-sebep-aciklandi-287131</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüksek hızda sürüşün ardındaki 5 psikolojik sebep açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bir psikolog, trafikte hız sınırlarını aşan sürücülerin yalnızca agresif ya da sorumsuz olmadığını, hız tutkusunun arkasında derin psikolojik nedenler bulunduğunu vurguladı. Hız tutkusu, sürücülere kısa süreli özgürlük ve kontrol hissi sunarken, beraberinde ciddi riskler de getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüksek hızda sürüşün ardındaki 5 psikolojik sebep açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir psikolog, trafikte hız sınırlarını aşan sürücülerin davranışlarını değerlendirdi. Uzman, hız tutkusu olarak bilinen bu eğilimin yalnızca agresiflik ya da sorumsuzlukla açıklanamayacağını belirtti. Psikoloğa göre, bazı sürücüler yüksek hızda araç kullanarak günlük yaşamda karşılaştıkları stres ve içsel gerginlikle baş etmeye çalışıyor. Hız tutkusu, sürücülere kısa süreli bir heyecan ve özgürlük hissi verirken, bu davranışın temelinde duygusal tatmin arayışı ve kontrol ihtiyacı bulunuyor.</p><h3>Psikolog: 'Hız tutkusu duygusal boşluğu dolduruyor'</h3><p>Uzmanlar, hız tutkusu yaşayan kişilerin sıradan günlük rutinden daha çabuk sıkıldığını ve yeni deneyimler aradığını ifade ediyor. Bu tür sürücüler, direksiyon başında yüksek hız yaparak kısa sürede adrenalin ve özgürlük hissi elde ediyor. Psikoloğa göre, bazen iş yerinde yaşanan zorluklar, stresli bir gün ya da olumsuz bir konuşma sonrasında kişiler, kendilerini yolda daha hızlı sürerken bulabiliyor. Hız tutkusu, bireyin rahatsız edici düşüncelerden uzaklaşmasını ve geçici olarak duygusal rahatlama yaşamasını sağlıyor. Ancak bu süreçte, sürücüler çoğu zaman tehlikenin farkında olsa da duygularının etkisiyle sonuçları göz ardı edebiliyor.</p><h3>Kontrol ihtiyacı hız tutkusunu tetikliyor</h3><p>Hız tutkusu, bazı sürücülerde kontrol hissini yeniden kazanma arzusuna da dayanıyor. Hayatın belirsizlikleri ve günlük stresler karşısında, araç kullanmak ve hız yapmak, kişinin yolda olup bitenler üzerinde tam kontrol sahibi olduğu hissini güçlendiriyor. Psikolog, hız tutkusu nedeniyle hızlı sürmeyi tercih edenlerin çoğunun, aslında günlük yaşamda sakin ve uyumlu kişiler olabileceğine dikkat çekiyor. Ancak bu kişiler, yoğun duygusal baskı altında olduklarında veya sorunlardan uzaklaşmak istediklerinde, hız tutkusu ile riskli sürüş davranışlarına yönelebiliyor. Uzmanlar, hız tutkusunun hem sürücüler hem de trafikteki diğer kişiler için ciddi tehlikeler oluşturduğunu hatırlatıyor.</p><p>Sonuç olarak, hız tutkusu yalnızca bir yere daha çabuk ulaşma arzusundan kaynaklanmıyor. Sürücüler, çoğu zaman hızın kendisinden aldıkları deneyim ve duygusal tatmin nedeniyle bu davranışı sürdürüyor. Uzmanlar, hız tutkusu nedeniyle yapılan riskli sürüşlerin hem bireysel hem de toplumsal açıdan ağır sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/yuksek-hizda-surusun-ardi-878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287130</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-yukselis-altin-almali-mi-satmali-mi-11-agustos-2026-sali-gram-altin-ceyrek-al-287130</link>
      <pubDate>2026-08-11T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert yükseliş! Altın almalı mı satmalı mı? 11 Ağustos 2026 Salı gram altın, çeyrek altın kaç lira oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bugün altın ne kadar oldu? Altın fiyatları güne nasıl başladı? Altın fiyatlarında son durum ne oldu? Altın düştü mü yükseldi mi? Altın almalı mı satmalı mı? Altında yükseliş sürecek mi? Bugün gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? soruları yanıt buldu. Altın piyasasındaki son gelişmeler bu haberde. Altın yatırımcılarının aklında tek soru: Altın fiyatları şimdi ne kadar oldu? Uzmanı, 24 TV ekranlarından anlattı. İşte, 11 Ağustos 2026 Salı Kapalıçarşı'da son durum... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert yükseliş! Altın almalı mı satmalı mı? 11 Ağustos 2026 Salı gram altın, çeyrek altın kaç lira oldu? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları bugün tekrardan yükseliş ivmesine geçti. Şimdi ise altın yatırımcılarının aklında tek soru: Bugün altın fiyatları ne kadar oldu?</p><p>Altın fiyatları 11 Ağustos 2026 Salı günü de yatırımcının yakın markajında. Orta Doğu'da yaşanan gerilimlerin etkisiyle düşüş ve yükselişleriyle adından söz ettiren altın fiyatlarında son gelişmeler merak ediliyor, araştırılıyor.</p><p>Birikimlerini altın olarak değerlendirmek isteyenler ya da söz-nişan-düğün gibi organizasyonlar için altın alışverişi yapmak isteyenler, değerli metallerdeki son durumu ilgiyle takip ediyor. Altın almak ya da bozdurmak isteyenler dikkat! Bu haberi okumadan hareket etmemeniz önerilir.</p><p>Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 11 Ağustos 2026 Salı altın fiyatlarında son rakamlar...</p><p><b>ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI? (11 AĞUSTOS 2026 SALI)</b></p><p>Dün gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,12 artışla 6 bin 733 liradan tamamlamıştı.</p><p>11 Ağustos 2026 Salı gününe satıcılı başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,3 azalışla 6 bin 712 lira seviyesinden işlem görüyordu. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 998 liradan, cumhuriyet altını da 43 bin 793 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu ise yüzde 0,4 düşüşle 4 bin 373 dolarda seyrediyordu.</p><p><b>ALTIN ALMALI MI SATMALI MI?</b></p><p><b>Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Adnan Kapukaya, 24 Muhabiri Ebrar Nur Arslan Bakırtaş'a değerlendirmelerde bulundu.</b></p><p class="">Altın, iki ayı aşkın sürenin en yüksek seviyesine çıktı. Peki, altında yükseliş sürecek mi? </p><p>İşte, Kapalıçarşı'da son durum...</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/video-11082026e96f903f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>GÜNE YÜKSELİŞLE BAŞLAYAN ALTIN ŞİMDİ NE DURUMDA?</b></p><p>Güne yükselişle başlayan gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı şimdi kaç lira oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 11 Ağustos 2026 Salı altın fiyatlarında son rakamlar detayda karşınızda...</p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.740,58</p><p>Satış: 6.741,42</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.726,71</p><p>Satış: 10.971,50</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.386,39</p><p>Satış: 21.943,01</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 44.426,00</p><p>Satış: 45.095,00</p><p><b>Sert düşüş ve yükselişleriyle dikkat çeken altın fiyatlarını canlı takip etmek isteyenler aşağıdaki linkten en güncel verilere ulaşabilir.</b></p><p><b><font color="#ff0000" size="4"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/altinda-sert-yukselis-alt-837_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287126</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katar-umman-ile-iran-arasindaki-hurmuz-bogazi-gorusmelerinde-ilerleme-kaydedildi-287126</link>
      <pubDate>2026-08-11T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katar: Umman ile İran arasındaki Hürmüz Boğazı görüşmelerinde ilerleme kaydedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katar, Umman ile İran arasında devam eden Hürmüz Boğazı'na ilişkin görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığını açıkladı. Öte yandan Ensari; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı memnuniyet ile karşıladıklarını ifade ederek "Bölgenin güvenliği ortak bir sorumluluktur ve ortak bölgesel koordinasyon gerektiriyor." diye konuştu. Ensari, anlaşmanın hayata geçirilmesi için uluslararası toplumun İsrail'e baskı yapmasını beklediklerini kaydetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katar: Umman ile İran arasındaki Hürmüz Boğazı görüşmelerinde ilerleme kaydedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha'da düzenlediği basın toplantısında, ABD-İran gerilimi, İran ve Umman arasındaki Hürmüz Boğazı görüşmeleri ile bölgedeki son gelişmeler ve Gazze'deki ateşkes durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Ensari, Katar'ın arabulucu olarak önceliğinin Hürmüz Boğazı'nın mümkün olan en kısa sürede yeniden açılması olduğunu belirterek, Umman ve İran'dan görüşmelere ilişkin olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade etti.</p><p>Katar'ın, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini ve deniz ulaşımının serbestisini güvence altına alan, Boğaz'ın siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını engelleyen her türlü formülü desteklediğini kaydeden Ensari, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ise sürdüğünü belirtti.</p><p>Ensari, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bölgede gerilimin durdurulması için taraflarla yürüttüğümüz diplomatik çabalar sürüyor. Önceliğimiz gerilimi bir an önce durdurmak, diplomasi masasına geri dönmek ve Hürmüz Boğazı'nın eskiden olduğu gibi sorunsuz şekilde serbest geçişlere yeniden açılması."</p><p><b>"MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI'NI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ"</b></p><p>Ensari Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı memnuniyet ile karşıladıklarını ifade ederek "Bölgenin güvenliği ortak bir sorumluluktur ve ortak bölgesel koordinasyon gerektiriyor." diye konuştu.</p><p>Sözcü Ensari, Katar'ın bölgede güvenlik ve istikrarı güçlendirecek her türlü bölgesel işbirliğini memnuniyetle karşıladığını belirtti.</p><p><b>"GAZZE ANLAŞMASI'NIN UYGULANMASI İÇİN ÇABALARIMIZ SÜRÜYOR"</b></p><p>Gazze'deki ateşkes sürecine dair ise Ensari, arabulucu ülkeler Katar, Mısır ve Türkiye'nin ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının en kısa sürede uygulanması için çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</p><p>İsrail'in, Gazze ve Batı Şeria'daki uygulamalarına karşı uluslararası toplumun net bir tutum ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Ensari, İsrail'in Gazze Anlaşması'nı uygulama konusunda "oyalama politikası" yürüttüğünü vurguladı.</p><p>Ensari, anlaşmanın hayata geçirilmesi için uluslararası toplumun İsrail'e baskı yapmasını beklediklerini kaydetti.</p><p><b>İRAN VE UMMAN ARASINDA HÜRMÜZ BOĞAZI GÖRÜŞMELERİ</b></p><p>İran ve ABD arasında 14 Haziran'da Pakistan arabuluculuğunda varılan mutabakatın ilk aşamasında ABD'nin İran'a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın bu stratejik su yolundan geçişlerden 60 gün boyunca ücret almaması kararlaştırılmıştı.</p><p>ABD, mutabakatın imzalanmasının ardından İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmamış ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için Umman kara sularından alternatif rota belirlemişti.</p><p>ABD'nin bu adımlarını mutabakatın ihlali sayan İran, Boğaz'dan geçişleri kısıtlayarak "izinsiz geçiş yapmaya çalışan" bazı gemileri vurmuştu. Mutabakata rağmen iki ülke arasındaki gerginlik 8 Temmuz'da şiddetli çatışmaların başlamasına yol açmış ve yaklaşık iki hafta devam etmişti.</p><p>İran, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz'da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman ile yürütülen teknik ve siyasi görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/katar-umman-ile-iran-aras-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287125</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sicaklik-yukseldiginde-vucutta-ne-oluyor-kan-basinci-neden-duser-287125</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıcaklık yükseldiğinde vücutta ne oluyor? Kan basıncı neden düşer?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Evgeny Kokin, sıcak havaların özellikle kalp ve damar hastalığı olan kişilerde kan basıncında düşüşe ve sağlık sorunlarında artışa yol açabileceğini belirtti. Türkiye genelinde etkili olan yüksek sıcaklıklar, kalp sağlığı açısından risk oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıcaklık yükseldiğinde vücutta ne oluyor? Kan basıncı neden düşer?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak hava dalgası, özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde ciddi sağlık risklerine yol açıyor. Kardiyolog Evgeny Kokin, yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının sağlıklı bireylerde bile kan basıncında düşüşe neden olabildiğini, kalp rahatsızlığı olanlarda ise bu durumun daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Türkiye genelinde etkili olan sıcak hava koşulları, kalp sağlığı açısından dikkat gerektiriyor.</p><h3>Kardiyolog Kokin: 'Sıcak havada kan basıncı düşebilir'</h3><p>Kokin, yüksek sıcaklıkların vücudun ısıyı dışarı atmak için damarları genişletmesine ve terlemeyi artırmasına yol açtığını açıkladı. Bu süreçte kan basıncı düşebilir ve kalbin daha yoğun çalışması gerekebilir. Özellikle kalp yetmezliği, hipertansiyon, iskemi ve ritim bozukluğu gibi hastalıkları olan kişilerde sıcak havanın etkisiyle sağlık durumu hızla kötüleşebilir. Ayrıca, aşırı terleme sonucu kaybedilen sıvının yeterince yerine konmaması kanın yoğunlaşmasına ve kardiyovasküler sisteme ek yük binmesine yol açabiliyor. Kokin, bu nedenle sıcak havalarda kalp hastalarının sağlıklarını yakından takip etmeleri gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Yaz aylarında kan basıncı kontrolü ve beslenme önerileri</h3><p>Uzmanlar, yaz aylarında kan basıncını dengede tutmak ve kalp sağlığını korumak için bazı önlemler alınmasını öneriyor. Kokin, özellikle tuz tüketiminin azaltılması ve sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Beslenme düzeninde sebze, meyve, baklagil, tam tahıllar, süt ürünleri, tavuk ve yağsız balık gibi besinlerin ağırlıkta olması öneriliyor. Sağlıklı bireylerin ise suyu gün boyunca küçük porsiyonlar halinde, susuzluk hissine ve fiziksel aktivite miktarına göre tüketmesi tavsiye ediliyor. Bu önlemler, sıcak havalarda kan basıncı dengesini sağlamak ve kalp-damar hastalıklarının olumsuz etkilerinden korunmak açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Yaz sıcaklarının etkili olduğu günlerde, hem sağlıklı bireyler hem de kalp hastaları için kan basıncını düzenli olarak kontrol etmek ve sıvı dengesini korumak hayati önem taşıyor. Kardiyolog Kokin'in önerileri doğrultusunda, alınacak basit önlemlerle sıcak havanın kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/sicaklik-yukseldiginde-vu-228_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287124</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/skombroid-balik-zehirlenmesi-nedir-hangi-baliklar-riskli-287124</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Skombroid balık zehirlenmesi nedir? Hangi balıklar riskli?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog Artem Matsola, özellikle ton balığı, uskumru ve ançüez gibi balıkların uygun koşullarda saklanmaması halinde skombroid balık zehirlenmesi olarak bilinen ciddi bir sağlık sorunu yaratabileceğini belirtti. Matsola, skombroid balık zehirlenmesi belirtilerinin alerjiyle karıştırılabileceğini, tanı için laboratuvar testlerinin önemli olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Skombroid balık zehirlenmesi nedir? Hangi balıklar riskli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog Artem Matsola, ton balığı, uskumru ve ançüez gibi balıkların yanlış saklanması sonucu skombroid balık zehirlenmesi adı verilen sağlık sorununa yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Matsola, bu tür balıkların etinde doğal olarak bulunan histidinin, uygun olmayan koşullarda hızla histamine dönüşebileceğini açıkladı. Özellikle balıkların 15-20 °C sıcaklıkta uzun süre tutulması, bakterilerin çoğalmasına ve histamin seviyesinin yükselmesine neden oluyor. skombroid balık zehirlenmesi vakalarında belirtiler sıklıkla alerjik reaksiyonlarla benzerlik gösterdiği için tanıda karışıklık yaşanabiliyor.</p><h3>Matsola: 'Dış görünüşe aldanmayın, skombroid balık zehirlenmesi riski gizli ilerleyebilir'</h3><p>Artem Matsola, balık ürünlerinin dış görünüşünün çoğu zaman yanıltıcı olabileceğini, saklama koşulları ihlal edilmiş olsa bile balığın taze görünebileceğini ifade etti. Bu nedenle tüketicilerin yalnızca görüntüye güvenmemesi gerektiğini belirten Matsola, özellikle skombroid balık zehirlenmesi riskinin sadece koku veya renk değişimiyle anlaşılmasının mümkün olmadığını söyledi. Matsola, skombroid balık zehirlenmesi belirtilerinin gerçek bir alerjik reaksiyondan ayırt edilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu, bu yüzden tanı için laboratuvar testlerinin şart olduğunu vurguladı.</p><h3>Uzmanlar: 'Tanı için IgE testi şart, balık tüketiminde dikkatli olun'</h3><p>Matsola, skombroid balık zehirlenmesi tanısı koymak için toplam immünoglobulin E (IgE) seviyesinin ölçülmesini önerdi. Eğer bu değer yüksek çıkarsa, kişiye özel balık türleri ve balık proteinleri için ek testler yapılması gerekebileceğini belirtti. Skombroid balık zehirlenmesi riski taşıyan balıkların tüketiminden sonra ortaya çıkan şikâyetlerde mutlaka uzman görüşü alınması gerektiğini söyleyen Matsola, özellikle sıcak havalarda balıkların uygun şekilde saklanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Daha önce de uzmanlar, protein ve demir eksikliğinin kırmızı et yeme isteğini artırabileceğine dikkat çekmişti.</p><p>Balık tüketiminde skombroid balık zehirlenmesi riskinin önlenmesi için tüketicilerin hem saklama koşullarına hem de belirtilerin ciddiyetine dikkat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/skombroid-balik-zehirlenm-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287123</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kronik-sirt-agrisi-yasayanlar-icin-uyku-uyarisi-287123</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kronik sırt ağrısı yaşayanlar için uyku uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kronik sırt ağrısı yaşayanlar için Profesör A. Danilov, uyku kalitesinin iyileşme sürecinde belirleyici olduğunu vurguladı. Danilov, gece uykusunun ağrıların azalmasında ve tedavi sürecinin hızlanmasında önemli rol oynadığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kronik sırt ağrısı yaşayanlar için uyku uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kronik sırt ağrısı şikayetleriyle mücadele edenlerin, uyku kalitesine dikkat etmemesi iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Profesör A. Danilov, kronik sırt ağrısı ve uyku arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, birçok hastanın yıllarca çeşitli ilaç ve tedavi yöntemleri denemesine rağmen uyku düzenini ihmal ettiğini söyledi. Danilov, uyku kalitesinin kronik ağrı sendromunun tamamen ve hızlı bir şekilde atlatılmasında belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.</p><h3>Profesör Danilov: 'Uyku kalitesi ağrı seviyesini doğrudan etkiliyor'</h3><p>Danilov, kronik sırt ağrısı yaşayan kişilerde uyku düzeninin bozulmasının, vücudun doğal ağrı azaltıcı mekanizmalarını zayıflattığını belirtti. Gece boyunca yeterli ve kaliteli uyku alınamadığında, ağrıların süresi uzayabiliyor ve rahatsızlık zamanla kronikleşebiliyor. Uykusuzluk, vücutta iyileştirici süreçlerin başlamasını engellerken, ağrı kesici ilaçlara olan ihtiyacı da artırabiliyor. Bu nedenle, kronik sırt ağrısı şikayeti olanların mutlaka uyku düzenlerine özen göstermesi gerektiği ifade edildi.</p><h3>Gece uykusu iltihaplanmayı azaltıyor, ruh halini iyileştiriyor</h3><p>Profesör Danilov, gece saatlerinde vücudun onarıcı süreçlerinin hızlandığını, iltihaplanma tepkisinin azaldığını ve doğal ağrı kesici maddelerin üretiminin arttığını açıkladı. İyi bir gece uykusu, sadece ağrıların hafiflemesine değil, aynı zamanda genel ruh halinin düzelmesine de katkı sağlıyor. Danilov, uyku kalitesinin artmasının, kronik sırt ağrısı tedavisinde ilaç kullanımını azaltabileceğini ve hastaların yaşam kalitesini yükseltebileceğini belirtti. Bu nedenle, kronik sırt ağrısı ile mücadelede uyku kalitesinin önemi bir kez daha öne çıkıyor.</p><p>Kronik sırt ağrısı yaşayanların, tedavi süreçlerinde uyku düzenini göz ardı etmemesi gerektiği, uzmanların ortak görüşü olarak öne çıkıyor. Uyku kalitesine verilen önem, hem ağrıların azalmasını hem de genel sağlığın korunmasını destekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/kronik-sirt-agrisi-yasaya-728_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287122</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/358-takim-arasindan-finale-kalan-10-ekip-havayolu-sektorunun-gelecegi-icin-yarisiyor-287122</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[358 takım arasından finale kalan 10 ekip, havayolu sektörünün geleceği için yarışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Yapay Zeka Destekli Havayolu Optimizasyonu Yarışmasının final sunumları 11 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[358 takım arasından finale kalan 10 ekip, havayolu sektörünün geleceği için yarışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı</b> ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST kapsamında, Turkish Technology yürütücülüğünde gerçekleştirilen <b>Yapay Zeka Destekli Havayolu Optimizasyonu Yarışması</b>nda final heyecanı başladı. Havayolu sektöründe uçtan uca ağ planlaması ve bağlantı optimizasyonuna yönelik yenilikçi ve veri temelli çözümlerin geliştirilmesini amaçlayan yarışmada, 2026 yılında gerçekleştirilen <b>358 takım başvurusu</b> arasından süreci başarıyla tamamlayan 10 ekip final sunumlarına katılmaya hak kazandı.</p><p>Yarışmanın final sunumları, <b>11 Ağustos tarihinde Turkish Technology Libadiye Yerleşkesinde</b> gerçekleştiriliyor. Final aşamasında takımlar, havayolu sektörünün gerçek operasyonel ihtiyaçlarına yönelik geliştirdikleri optimizasyon çözümlerini jüriye sunarak kıyasıya mücadele edecek.</p><p><strong><b>HAVAYOLU AĞLARINDA DAHA GÜÇLÜ BAĞLANTILAR HEDEFLENİYOR</b></strong></p><p>Yapay Zeka Destekli Havayolu Optimizasyonu Yarışmasının ana temasını <b>"Rekabetçi Uçtan Uca Ağ Yapısı Optimizasyonu"</b> oluşturuyor. Yarışma kapsamında katılımcılardan, mevcut uçuş programı üzerinde yapılacak optimizasyonlarla bağlantı kalitesinin iyileştirilmesi ve rekabetçi <b>O&amp;D (Origin &amp; Destination)</b> sayısının artırılmasına yönelik çözümler geliştirmeleri bekleniyor.</p><p>Katılımcılar, mevcut uçuş ağı ve operasyonel kısıtları dikkate alarak bağlantı kalitesini artıran, havayolu şirketlerine rekabet avantajı sağlayabilecek ve ölçülebilir performans iyileştirmeleri sunabilecek optimizasyon modelleri üzerinde çalışıyor. Bu yönüyle yarışma, yapay zeka ve veri odaklı teknolojilerin havayolu operasyonlarında daha etkin kullanılmasına yönelik yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini destekliyor.</p><p><strong><b>ÖĞRENCİLER VE MEZUNLAR GERÇEK SEKTÖR PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM GELİŞTİRİYOR</b></strong></p><p>Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile mezunların katılabildiği yarışmada takımlar en az 2, en fazla 4 kişiden oluşuyor. Yarışma, genç yeteneklerin akademik bilgi ve teknik yetkinliklerini gerçek bir sektör problemi üzerinde uygulamalarına imkan sağlarken; <b>analitik düşünme, veri bilimi, model geliştirme ve yöneylem araştırması</b> alanlarında deneyim kazanmalarına da katkı sunuyor.</p><p>Yarışma süreci <b>Ön Değerlendirme Süreci, Teknik Çözüm Geliştirme ve Teslim ile Final Sunumları</b> olmak üzere üç aşamadan oluşuyor. 2026 yılında 358 takımın başvurduğu yarışmada, değerlendirme aşamalarını başarıyla tamamlayan 10 ekip finale yükseldi. Finalde yarışacak takımların üyeleri <b>8 farklı ilden</b> geliyor.</p><p><strong><b>10 TAKIM FİNALDE BULUŞUYOR</b></strong></p><p>Yapay Zeka Destekli Havayolu Optimizasyonu Yarışmasının finalinde <b>AeroMind, AETHER, AGUtech, Büke, Eternal Flights, Kara Ambar, ODTÜ Ambale, Optimus, Rota-AI ve SkyMind</b> takımları mücadele edecek. Finalist ekipler, geliştirdikleri çözüm ve modelleri final sunumlarında jüriye aktararak yarışmanın son aşamasında dereceye girmek için yarışacak.</p><p><b>HAVAYOLU SEKTÖRÜNDE YAPAY ZEKA VE OPTİMİZASYONUN ROLÜ GÜÇLENİYOR</b></p><p>Yapay Zeka Destekli Havayolu Optimizasyonu Yarışması, havayolu sektörünün karmaşık planlama ve bağlantı problemlerine gençlerin geliştirdiği teknoloji odaklı çözümlerle yaklaşmayı hedefliyor. Yarışma aracılığıyla yapay zeka, veri bilimi ve yöneylem araştırması gibi alanlardaki yetkinliklerin havayolu operasyonlarıyla buluşturulması ve sektörün geleceğine katkı sağlayabilecek uygulanabilir çözümlerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor.</p><p><b>11 Ağustos'ta Turkish Technology Libadiye Yerleşkesinde gerçekleştirilecek final sunumlarıyla birlikte yarışmanın kazananları belli olacak.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/358-takim-arasindan-final-408_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-sozcusu-celik-467-kabul-oyu-siyasi-tarih-acisindan-hem-sayisal-hem-de-siyasal-bir-287120</link>
      <pubDate>2026-08-11T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: 467 kabul oyu, siyasi tarih açısından hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik, "(Terörsüz Türkiye süreci yasası) 467 kabul oyu, Cumhuriyet tarihinde, siyasi tarih açısından hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: 467 kabul oyu, siyasi tarih açısından hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. </p><p>AK Parti Sözcüsü Çelik, "(Terörsüz Türkiye süreci yasası) 467 kabul oyu, Cumhuriyet tarihinde, siyasi tarih açısından hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerlerine halel getirecek, gölge düşürecek en ufak bir adım atılmamıştır, atılmayacaktır." dedi.</p><p><b>AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar...</b></p><p class="MsoNormal">Yüce Meclis'in iradesi, hem toplumun farklı kesimlerinin sürece olumlu yaklaşımını göstermesi hem de 50 yıldır yürütülen terörle mücadelede gelinen noktadaki yasal çerçevenin makul bulunduğunu ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu irade, silah bırakmanın ve örgütün tasfiyesinin desteklendiğinin de net bir işaretidir.</p><p>Dün elde edilen 467 rakamının sayısal niteliğinden çok siyasi niteliği öne çıktı. Meclis genelinde bu oranın sağlanmış olması, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde parlamentonun zayıfladığı ve Meclis'in geri plana itildiği yönündeki iddiaların ne kadar temelsiz olduğunu gösterdi.</p><p>3 şey net şekilde görüldü; Ortada net bir irade, net bir yol haritası, net bir hedef vardı.</p><p>Burada yapılan en büyük yanlışlardan biri, sayıları az da olsa Meclis'teki bazı isimlerin yasada olmayan hususları varmış gibi göstererek eleştiri yapmasıdır. Milletin böylesine önemli bir sorununu çözmeye çalışırken bazılarının bu sorumluluktan yoksun olduğunu, hukuki ve siyasi açıdan yasal çerçevede bulunmayan konuları varmış gibi gösterdiğini gördük.</p><p>Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur. Türkiye'de tek bir göz vardır, o da "milli göz"dü</p><p>Bu süreç tamamlanırsa bu, bölge ülkeleri için de bir adres olacaktır. Yüce Meclis'in ortaya koyduğu bu yaklaşımın başlı başına kıymetli olduğunu görmek lazım.</p><p>Cumhurbaşkanımızın bölge barışını bir kardeşlik siyaseti üzerinden tahkim etme ve bunu koruma konusundaki iradesi başlı başına bir literatür oluşturur.</p><p>Dicle'nin ve Fırat'ın kuzularını emperyalizme yem etmeyeceğiz.</p><p><i>Ayrıntılar geliyor...</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/ak-parti-sozcusu-omer-cel-820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi-ruhlari-sad-mekanlari-cennet-olsun-287119</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eren Bülbül ve Ferhat Gedik'i andı: Ruhları şad, mekânları cennet olsun]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eren Bülbül ile Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmet ve minnetle andı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eren Bülbül ve Ferhat Gedik'i andı: Ruhları şad, mekânları cennet olsun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehitler Eren Bülbül ile Jandarma Astsubay Ferhat Gedik için vefatlarının 9'uncu yılında mesaj yayımladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, "Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı, Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun." ifadesine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/hpb8rfgbiaakhys-11082026988d2bc7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/cumhurbaskani-erdogan-ere-775_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287118</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/intelden-yapay-zeka-atagi-20-milyar-dolarlik-hisse-teklifiyle-rekor-yatirim-287118</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Intel'den yapay zeka atağı! 20 milyar dolarlık hisse teklifiyle rekor yatırım]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Intel, yapay zeka alanındaki talebin hızla artmasıyla birlikte, ortak hisse senedi teklifini 20 milyar dolara yükseltti. Şirket, bu dev yatırım hamlesiyle hem sermaye harcamalarını hem de işletme sermayesini güçlendirmeyi hedefliyor. Hisse başına 95 dolardan yapılan teklif, teknoloji sektöründe yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Intel'den yapay zeka atağı! 20 milyar dolarlık hisse teklifiyle rekor yatırım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Intel, yapay zeka teknolojilerine yönelik dünya çapında artan talep doğrultusunda, daha önce açıkladığı ortak hisse senedi teklifini 20 milyar dolara yükselttiğini duyurdu. Şirket, hisse başına teklif fiyatını 95 dolar olarak belirledi. Bu önemli adım, Intel'in yapay zeka alanındaki büyüme hedeflerini desteklemek ve sermaye ihtiyacını karşılamak amacıyla atıldı. Pazartesi günü duyurulan 15 milyar dolarlık ilk teklifin ardından, hisse fiyatlarında yüzde 4'lük bir düşüş yaşandı. Intel, teklifin 12 Ağustos'ta sona ermesini bekliyor ve bu süreç sonunda, aracılık indirimleri ve komisyonlar düşüldükten sonra yaklaşık 19,7 milyar dolar net gelir elde etmeyi planlıyor.</p><h3>Intel yönetimi: Yapay zeka yatırımlarında rekor seviye</h3><p>Intel yönetimi, elde edilecek gelirin genel kurumsal amaçlar doğrultusunda kullanılacağını, bu kapsamda sermaye harcamaları ve işletme sermayesinin güçlendirilmesine öncelik verileceğini açıkladı. Şirket, yapay zeka hesaplama gücüne yönelik müşteri talebinin hızla artması nedeniyle, özellikle fiziksel yapay zeka, özel silikon çözümleri ve ileri paketleme teknolojileri gibi alanlarda büyük büyüme fırsatları gördüğünü vurguladı. Intel'in finans şefi David Zinsner, yapılan harcamaların büyük bölümünün fabrika ekipmanlarını desteklemeye yönelik olacağını ve 2027 yılına kadar anlamlı bir artış beklediklerini belirtti. Şirketin son bir yılda hisse değerinde yaşanan beş katlık artış, yapay zeka altyapısına yapılan yatırımların ve ABD hükümetinin yerli çip üretimine verdiği desteğin etkisiyle gerçekleşti.</p><h3>Teknoloji devleri arasında sermaye harcamaları yarışına Intel damgası</h3><p>Teknoloji sektörü genelinde yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar hız kesmeden artıyor. Goldman Sachs'ın öngörülerine göre, sektörün toplam sermaye harcamalarının bu yıl 765 milyar dolara ulaşacağı, 2027 yılına kadar ise 1,2 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor. Amazon gibi dev şirketler, raporlama dönemlerinde yapay zeka talebini karşılamada yaşanan bellek sıkıntılarını gündeme getirirken, Intel de yatırımcılarına 30 gün süreyle, ek 2,25 milyar dolarlık hisse satın alma opsiyonu sunuyor. Geçen ay Intel, son 15 yılın en hızlı gelir büyümesini kaydederek sermaye harcamaları tahminini 20 milyar dolara çıkardı. Şirket, bu ivmenin arkasında güçlü müşteri talebinin bulunduğunu ve önümüzdeki dönemde yapay zeka odaklı yatırımların sürdürüleceğini bildirdi.</p><p>Intel'in bu dev hisse teklifi, yapay zeka alanındaki küresel rekabetin ne kadar kızıştığını bir kez daha ortaya koyuyor. Şirketin elde edeceği yeni kaynaklar, hem teknolojik altyapı yatırımlarını hızlandıracak hem de sektördeki liderlik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak. Önümüzdeki süreçte, yapay zeka yatırımlarının teknoloji dünyasında belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/intelden-yapay-zeka-atagi-794_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287117</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyetisyenler-kilo-yonetimi-icin-tek-bir-atistirmalikta-birlesti-287117</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyenler kilo yönetimi için tek bir atıştırmalıkta birleşti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kilo vermek isteyenler için diyetisyenler, yüksek protein ve lif içeriğiyle öne çıkan kavrulmuş edamameyi öneriyor. Uzmanlara göre, bu bitki bazlı atıştırmalık hem uzun süre tokluk sağlıyor hem de düşük kaloriyle sağlıklı bir alternatif sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyenler kilo yönetimi için tek bir atıştırmalıkta birleşti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo vermek isteyenler için doğru atıştırmalık seçimi büyük önem taşıyor. Diyetisyenler, özellikle yüksek protein ve lif içeren seçeneklerin, açlık hissini bastırmada ve kalori alımını kontrol altında tutmada etkili olduğunu vurguluyor. Son dönemde birden fazla beslenme uzmanı, kilo kontrolünde en çok önerdikleri yüksek proteinli atıştırmalık olarak kavrulmuş edamameyi öne çıkarıyor. Bu çıtır ve pratik kuru soya fasulyeleri, hem taşınabilirliği hem de besin değeriyle, diyet yapanların yeni favorisi haline geldi.</p><h3>Diyetisyen Alsing: 'Kavrulmuş edamame hem protein hem lif kaynağı'</h3><p>Diyetisyen Sarah Alsing, kavrulmuş edamamenin kilo verme sürecinde neden bu kadar popüler olduğunu şöyle açıklıyor: "Kavrulmuş edamame, hem protein hem de lif açısından zengin bir tam gıda atıştırmalığı sunuyor." Protein, tokluk hissini artırırken, lif ise sindirimi yavaşlatıyor ve öğünler arasında açlık hissini azaltıyor. Edamamenin yarım fincanlık porsiyonu, markaya göre 13 ila 18 gram arasında protein içeriyor. Bu oran, birçok paketli protein atıştırmalığıyla yarışacak düzeyde. Diyetisyenler, yüksek proteinli atıştırmalıkların iştah kontrolünde ve kilo yönetiminde önemli rol oynadığını belirtiyor. Ayrıca lifin eklenmesi, doygunluk hissini uzatarak gereksiz kalori alımının önüne geçiyor. Kavrulmuş edamame, bu iki özelliği bir arada sunarak diyet yapanların beklentilerini karşılıyor.</p><h3>Gershberg: 'Çıtır ve düşük kalorili atıştırmalık arayanlara edamame'</h3><p>Beslenme uzmanı Aimee Gershberg, özellikle çıtır atıştırmalıkları sevenler için kavrulmuş edamamenin gizli bir hazine olduğuna dikkat çekiyor. Gershberg, "Çıtır, düşük kalorili ve yüksek proteinli bir atıştırmalık bulmak oldukça zor. Kavrulmuş edamame ise bu üç özelliği aynı anda sunuyor" diyor. Edamamenin cips veya kraker gibi geleneksel atıştırmalıkların yerine tercih edilmesi, hem doku isteğini karşılıyor hem de porsiyon ve kalori kontrolünü kolaylaştırıyor. Enerji dengesinin kilo yönetimindeki önemine vurgu yapan uzmanlar, kavrulmuş edamamenin makul kaloriyle yüksek besin değeri sunduğunu belirtiyor. Bu özellikleriyle edamame, diyet yapanların ihtiyaçlarına pratik ve sağlıklı bir çözüm sunuyor.</p><h3>Bitki bazlı proteinle sağlıklı kilo yönetimi</h3><p>Kavrulmuş edamame, yalnızca protein miktarıyla değil, aynı zamanda bitki bazlı bir seçenek olmasıyla da öne çıkıyor. Diyetisyen Tiffany Bruno, özellikle menopoz sonrası kadınlarda bitki bazlı proteinlerin kilo yönetimine olumlu katkı sağladığını ifade ediyor. Edamame, dokuz temel amino asidi içeren tam bir protein kaynağı olarak, kas kütlesinin korunmasına ve genel beslenmenin desteklenmesine yardımcı oluyor. Soya fasulyesinden elde edilen bu atıştırmalık, lif ve antioksidan açısından da zengin. Araştırmalar, bitki bazlı protein ağırlıklı beslenmenin metabolik sağlık üzerinde olumlu etkileri olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle kavrulmuş edamame, sağlıklı kilo kaybı hedefleyenler için ideal bir alternatif olarak öne çıkıyor.</p><h3>Edamame'nin izoflavonları metabolizmayı destekliyor</h3><p>Edamame, soya izoflavonları açısından da zengin bir kaynak. Bu bitki bileşenleri, bazı araştırmalara göre metabolik sendrom ve tip 2 diyabet riskini azaltmada rol oynayabiliyor. Diyetisyenler, soya proteini ve izoflavon içeriği yüksek besinlerin uzun vadeli metabolik sağlık hedefleri için önemli olabileceğini belirtiyor. Edamame, minimum işlenmiş bir tam soya fasulyesi olarak, sağlıklı diyetlerde güvenle tercih edilebiliyor. Soya gıdalarının sunduğu faydalar arasında, kas sağlığını koruma, enerji seviyelerini dengeleme ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler bulunuyor. Bu yönüyle kavrulmuş edamame, sadece kilo kaybı değil, bütünsel sağlık açısından da değerli bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p><h3>Pratiklik ve çok yönlülük: Edamame her an elinizin altında</h3><p>Kilo verme sürecinde sürdürülebilir atıştırmalıklar seçmek, başarıya ulaşmada kilit rol oynuyor. Kavrulmuş edamame, uzun raf ömrü ve taşınabilirliği ile öne çıkıyor. Diyetisyen Bruno, "Kavrulmuş edamameyi hem toptan hem de tek porsiyonluk paketlerde bulabilirsiniz. Arabanızda, ofis masanızda veya çantanızda rahatlıkla taşıyabilirsiniz" diyor. Ayrıca, edamameyi salatalara ekleyerek protein ve doku çeşitliliği sağlamak da mümkün. Elma ya da havuç gibi taze sebze ve meyvelerle kombinlenerek dengeli bir ara öğün oluşturulabiliyor. Lezzet ve tuz oranını kontrol etmek isteyenler için evde kendi kavrulmuş edamamesini hazırlamak da oldukça kolay. Fırında veya hava fritözünde, kişisel damak zevkine uygun baharatlarla hazırlanabilen bu atıştırmalık, hazır ürünlerdeki fazla tuzdan kaçınmak isteyenlere doğal bir çözüm sunuyor.</p><h3>Evde hazırlanan edamame ile sağlıklı atıştırmalık seçeneği</h3><p>Diyetisyen Carrie Gabriel, evde kavrulmuş edamame hazırlamanın hem pratik hem de sağlıklı olduğunu vurguluyor. Kendi hazırladığınız edamame ile, lezzetini ve tuz miktarını tamamen kontrol edebilirsiniz. Bu yöntem, özellikle sodyum tüketimini azaltmak isteyenler için önemli bir avantaj sağlıyor. Evinizde kolayca pişirip kurutabileceğiniz soya fasulyeleri, çeşitli baharatlarla farklı lezzetlere bürünebiliyor. Ayrıca, ev yapımı edamame, marketten alınan hazır ürünlere kıyasla daha doğal ve katkısız bir seçenek sunuyor. Böylece, kilo verme sürecinde hem sağlıklı hem de tatmin edici bir atıştırmalık elde etmek mümkün oluyor. Kavrulmuş edamame, pratikliği, besin değeri ve çok yönlülüğüyle, diyet yapanların vazgeçilmez tercihi haline geliyor.</p><p>Kavrulmuş edamame, diyetisyenlerin ortak tavsiyesi olarak kilo verme yolculuğunda güvenilir bir destek sunuyor. Hem protein hem lif içeriğiyle uzun süre tokluk sağlarken, düşük kalorili ve bitki bazlı yapısıyla sağlıklı bir atıştırmalık alternatifi oluşturuyor. Pratikliği, taşınabilirliği ve evde kolayca hazırlanabilmesi sayesinde, bu besin kilo kontrolü hedefi olanların günlük yaşamında önemli bir yer ediniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/diyetisyenler-kilo-yoneti-289_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287116</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyin-sagligi-icin-hangi-besinler-gerekli-norolog-5-onemli-kaynagi-siraladi-287116</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyin sağlığı için hangi besinler gerekli? Nörolog 5 önemli kaynağı sıraladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beyin sağlığını korumak ve bilişsel fonksiyonları desteklemek isteyenler için Dr. Rahul Chawla, omega-3, B12 vitamini, demir, folik asit ve antioksidanların önemine dikkat çekiyor. Uzman nörolog, bu besin maddelerinin kaynaklarını ve eksikliklerinde ortaya çıkabilecek riskleri sıralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyin sağlığı için hangi besinler gerekli? Nörolog 5 önemli kaynağı sıraladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin fonksiyonlarını en üst seviyede tutmak ve bilişsel sağlığı korumak isteyenler için Nörolog Dr. Rahul Chawla, en çok ihtiyaç duyulan beş besin maddesini ve bunların doğal kaynaklarını açıkladı. Dr. Chawla, 5 Ağustos'ta yaptığı paylaşımda, B12 vitamini, omega-3 yağ asitleri, demir, folik asit ve antioksidanların beyin sağlığı için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Bu maddelerin eksikliği durumunda ise hafıza kaybı, konsantrasyon bozukluğu ve nörolojik sorunlar gibi ciddi sonuçlarla karşılaşılabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Dr. Rahul Chawla: 'Beyin sağlığınız için B12 ve omega-3'e öncelik verin'</h3><p>B12 vitamini, beyin hücrelerinin sağlıklı çalışabilmesi ve sinir iletimini sağlayan miyelin kılıfının korunması için gereklidir. Dr. Chawla, B12 eksikliğinin beyin sisi, nöropati, denge kaybı ve hafıza sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Bu nedenle et, karaciğer, balık, tavuk, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdaların düzenli tüketilmesini önerdi. Ayrıca, B12 eksikliği yaşayanların doktor kontrolünde takviye alması gerektiğini söyledi. Omega-3 yağ asitleri ise özellikle DHA formunda, beyin hücre zarlarının ana yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Balık, keten tohumu, chia tohumu ve ceviz gibi besinler, omega-3 açısından zengin seçenekler olarak dikkat çekiyor. Omega-3 eksikliği durumunda ise sinir hücreleri arasındaki iletişim zayıflayabiliyor ve bilişsel performans olumsuz etkilenebiliyor.</p><h3>Demir ve folik asit eksikliğinde bilişsel sorunlar artıyor</h3><p>Demir, beyin için vazgeçilmez mikro besinlerden biri olarak öne çıkıyor. Dr. Chawla, demir eksikliğinin yorgunluk, konsantrasyon eksikliği ve bilişsel yavaşlama gibi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Huzursuz Bacak Sendromu gibi rahatsızlıkların da demir eksikliğiyle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Demir ihtiyacını karşılamak için et, balık, mercimek, böbrek fasulyesi ve ıspanak gibi besinlerin tüketilmesini tavsiye etti. Folik asit ise hem normal beyin fonksiyonu hem de kırmızı kan hücresi üretimi için büyük önem taşıyor. Uzun süreli folik asit eksikliği, hafıza sorunları ve bilişsel değişiklikler gibi ciddi sonuçlara sebep olabiliyor. Dr. Chawla, folik asit eksikliğinin sıklıkla B12 eksikliğiyle birlikte görüldüğünü belirterek, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, narenciye, yumurta ve etin diyetin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Antioksidanlar ve diğer destekleyici besinler beyin için kritik</h3><p>Antioksidanlar, özellikle flavonoidler, beyin sağlığını koruyan ve nöro-inflamasyonu azaltan önemli bileşenler arasında yer alıyor. Dr. Chawla, meyveler, yeşil yapraklı sebzeler ve bitter çikolatanın antioksidan açısından zengin olduğunu belirtti. Bu besinler, bilişsel işlemleri destekleyerek beyin performansını artırıyor. Ayrıca, kolin, magnezyum ve yeterli protein alımının da beyin sağlığında önemli rol oynadığını ifade eden Dr. Chawla, eksikliği belirlenen besin maddelerinin mutlaka tamamlanması gerektiğini söyledi. Uzman nörolog, beyin sağlığının korunması için kişilerin diyetlerini gözden geçirmeleri ve eksiklikleri gidermeleri çağrısında bulundu.</p><p>Beyin sağlığını korumak için B12 vitamini, omega-3 yağ asitleri, demir, folik asit ve antioksidanların düzenli olarak alınması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu besinlerin eksikliğinin ciddi nörolojik sorunlara yol açabileceğini belirtiyor. Sağlıklı bir beyin için dengeli ve bilinçli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi öneriliyor. Herhangi bir eksiklik şüphesi durumunda ise mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurulması tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/beyin-sagligi-icin-hangi--208_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287115</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-turkiyeye-geliyor-287115</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Türkiye'ye geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Duran, Filistin Devlet Başkanı Abbas'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetine icabetle 11-13 Ağustos tarihlerinde Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Türkiye'ye geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle 11-13 Ağustos tarihlerinde Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.</p><p>İletişim Başkanı Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 11-13 Ağustos 2026 tarihlerinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecektir. Ziyaret kapsamında 12 Ağustos Çarşamba günü yapılacak görüşmelerde, Filistin'deki son gelişmeler, ikili ilişkilerimiz ve bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/filistin-devlet-baskani-m-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287114</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sel-felaketinin-5-yilina-iliskin-paylasim-bakan-kurum-bozkurtumuz-bakmaya-doyulmaz-bir-yer-oldu-287114</link>
      <pubDate>2026-08-11T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sel felaketinin 5. yılına ilişkin paylaşım! Bakan Kurum: Bozkurt'umuz bakmaya doyulmaz bir yer oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde 11 Ağustos 2021'de yaşanan sel felaketinin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin paylaşımda bulunarak "Çok şükür bu zorluğun da altından kalktık, el ele verdik bir kez daha zoru başardık. Şimdi Bozkurt'umuz konutuyla, iş yeriyle, köprüsüyle, hastanesiyle, yeşil alanıyla bakmaya doyulmaz bir yer oldu." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sel felaketinin 5. yılına ilişkin paylaşım! Bakan Kurum: Bozkurt'umuz bakmaya doyulmaz bir yer oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde 11 Ağustos 2021'de yaşanan sel felaketinin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin paylaşımda bulundu. </p><p class="">Bakan Kurum, NSosyal'deki hesabından yaptığı "Acımızı kalbimize gömüp, yüzleri güldürmek için verdiğimiz emeğin hikayesi..." başlıklı paylaşımında, Bozkurt'ta 5 yıl önce yaşanan sel felaketinin ardından beklemeden yaraları sarmaya, hasarları onarmaya, kayıpları telafi etmeye başladıklarını anımsattı.</p><p>Kurum, "Çok şükür bu zorluğun da altından kalktık, el ele verdik bir kez daha zoru başardık. Şimdi Bozkurt'umuz konutuyla, iş yeriyle, köprüsüyle, hastanesiyle, yeşil alanıyla bakmaya doyulmaz bir yer oldu." ifadesini kullandı.</p><p>Kurum'un, bölgenin öncesini ve sonrasını gösteren videolu paylaşımında, ilçede yaşayan vatandaşların görüşlerine de yer verildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/video1-11082026055d4f59.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/sel-felaketinin-5-yilina--900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287113</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/100-bin-bursali-sanatla-bulustu-287113</link>
      <pubDate>2026-08-11T13:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[100 bin Bursalı sanatla buluştu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[64. Uluslararası Bursa Festivali, 21 gün boyunca gerçekleştirilen, konser ve gösteriler ile yaklaşık 100 bin Bursalı sanatla buluştu. Uluslararası Bursa Festivali, ünlü sanatçı Özcan Deniz'in muhteşem konseriyle final yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[100 bin Bursalı sanatla buluştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 64'üncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Festivali'nde, 21 gün boyunca gerçekleştirilen, konser ve gösteriler ile yaklaşık 100 bin Bursalı sanatla buluştu. Müziğin ve sahne sanatlarının birbirinden değerli örneklerine ev sahipliği yapan festival, ünlü sanatçı Özcan Deniz'in muhteşem konseriyle final yaptı.</p><p>Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) organizasyonuyla bu yıl 64'üncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Festivali, ilklere sahne oldu. Konserlerden tiyatro gösterilerine kadar çok sayıda seçkin etkinlikle sanatseverleri buluşturan festivalin son programı büyük bir coşkuyla gerçekleşti. Uludağ İçecek ana sponsorluğunda düzenlenen festival kapsamında Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda sahne alan ünlü sanatçı Özcan Deniz, yılların eskitemediği şarkılarıyla Bursalıları adeta mest etti. Ünlü sanatçı sahne performansıyla müzikseverlerden tam not aldı. Açıkhava'yı dolduran ve konser boyunca hep bir ağızdan şarkılara eşlik eden izleyenler, Özcan Deniz'i gece boyunca ayakta alkışladı. Festivalin son konserinde Bursalılara müzik ziyafeti sunan Özcan Deniz'e, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, teşekkür çiçeği takdim etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/37578mtzhn2fhyz4-1108202623ec220e.jpg"/><p><b>"YARIM ASRI AŞAN FESTİVAL"</b></p><p>Muhteşem bir konserle final yapan, 64. Uluslararası Bursa Festivali'ni değerlendiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa festivalinin yarım asrı aşan geçmişiyle uluslararası alanda önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Başkan Vekili Biba, bu yıl birçok ilke imza atılan festivalde, 34. Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması'nın ardından gerçekleştirilen, 12 konser, 1 tiyatro oyunu ve 1 çocuk gösterisi olmak üzere toplam 14 etkinlikle,100 bine yakın Bursalıyı sanatla buluşturduklarının altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/37578mtzhn2fhyz3-110820266cf01fc8.jpg"/><p><b>"HER YAŞTAN SANATSEVERE HİTAP EDEN FESTİVAL"</b></p><p>Festival programının her yaştan ve her kesimden sanatsevere hitap edecek şekilde zengin bir yelpazede gerçekleştiğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Her yaştan Bursalıyı sanatın ortak paydasında buluşturmak bizler için bu yolculuğun en kıymetli kazanımı oldu. Bursa festivali, artık yalnızca bir etkinlik değil, Bursa'nın kültürel kimliğinin ve köklü sanat geleneğinin önemli bir parçasıdır" dedi.</p><p><b>İLKLERE İMZA ATILDI</b></p><p>Bu yıl festivalin ilklere sahne olduğunu hatırlatan Başkan Vekili Biba, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'ndaki etkinliklerin yanı sıra festivalde Bursa'nın tarihi ve doğal güzelliklerini de içine alan sanat buluşmalarının da gerçekleştiğini söyledi. Başkan Vekili Biba, "Şehrimizin en önemli doğal güzelliklerinden olan Gölyazı'da ilk kez uluslararası nitelikte bir konser gerçekleştirdik. Aynı zamanda İznik Roma Antik Tiyatrosu'nun iki bin yıllık tarihi atmosferinde, farklı kültürlerden ezgilerin buluştuğu özel bir konser de düzenleyerek, festivalimizin şehrimizin tanıtım ve turizm potansiyeline de katkı sunmasını amaçladık. Ayrıca bu yıl ilk kez, tamamen çocuklara yönelik bir gösteri ve "Cimri" adlı tiyatro oyunuyla, sahne sanatlarını da festivale dahil ederek etkinlik yelpazemizi genişlettik" diye konuştu.</p><p><b>"ETKİNLİKLERDE SOSYAL KAPSAYICILIĞA ÖNCELİK VERİLDİ"</b></p><p>"Festivalimizin sosyal kapsayıcılığı da öncelikli başlıklarımızdan biri oldu" diyen Başkan Vekili Biba, "Sevgi evleri ve huzurevlerinde yaşayan vatandaşlarımızı etkinliklerimizde misafir ettik. Engelli vatandaşlarımız için ücretsiz bilet uygulamasını hayata geçirdik. Böylece kültür ve sanatın toplumun tüm kesimleri için erişilebilir olması yönündeki yaklaşımımızı güçlendirdik" ifadelerini kullandı.</p><p>Bursalı sanatseverlerin yoğun ilgisi ve katkı verenlerin destekleriyle bu köklü geleneği bir yıl daha ileriye taşımanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Başkan Vekili Biba, festivalin ardından Bursa'da kültür sanat yolculuğunun, şehrin dört bir yanında devam eden etkinliklerle süreceğini sözlerine ekledi. Başkan Vekili Biba, festivalin başarıyla gerçekleşmesini sağlayan başta Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Başkanı Zekeriya Birkan olmak üzere, yönetim kurulu üyeleri, sponsorlar ile tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p><p><b>"BURSA'DA KÜLTÜR-SANATIN KÖKLÜ GELENEĞİ GÜÇLENEREK DEVAM EDECEK"</b></p><p>Bursa'da 21 Temmuz'da başlayan festival yolculuğunun ünlü sanatçı Özcan Deniz'in muhteşem konseriyle, görkemli bir şekilde tamamlandığını ifade eden Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, "Haftalar boyunca müziğin ve sahne sanatlarının birbirinden değerli örneklerine ev sahipliği yapan festivalimiz, Bursa'mızın kültür ve sanat hayatına bir kez daha değer kattı. Bu yıl, birçok ilki yaşadığımız festivalimizi Bursalılarımızın yoğun teveccühü ile tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şehrimizin en köklü kültürel geleneği olan festivalimizi, Bursa Büyükşehir Belediyemizin desteği, Belediye Başkanımız Sayın Şahin Biba'nın öncülüğü, yönetim kurulumuzun özverisi ve çalışma arkadaşlarımızın büyük emekleriyle hazırladık. Ortaya çıkan bu başarıda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bursa'mızın kültür ve sanat hayatının bu köklü geleneği güçlenerek devam edecek" İfadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/100-bin-bursali-sanatla-b-246_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287112</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kentsel-donusume-giren-konut-ve-is-yeri-sayisi-27-milyonu-asti-287112</link>
      <pubDate>2026-08-11T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kentsel dönüşüme giren konut ve iş yeri sayısı 2,7 milyonu aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde 2012'den bu yana kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 2 milyon 737 bine ulaşırken, bunların 368 bininde dönüşüm çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kentsel dönüşüme giren konut ve iş yeri sayısı 2,7 milyonu aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Kentsel Dönüşüm"e bakış... İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde kentsel dönüşüme giren bağımsız birim sayısı, dönüşümün en hızlı olduğu ilçe ve bölgeler ile kentsel dönüşüme en çok ihtiyacı olan yerler ele alındı.</p><p>Kamuoyunda "Kentsel Dönüşüm Kanunu" olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye'de kentsel dönüşüm sürecinde yeni bir dönem başladı.</p><p>Kanunla birlikte yalnızca alan bazlı değil, bireysel yapıların da dönüşümünün önü açılırken, riskli yapı tespitinden yıkım ve yeniden inşa süreçlerine kadar birçok aşama hız kazandı. Böylece ekonomik ömrünü tamamlayan veya deprem riski taşıyan binaların yenilenmesi daha etkin ve sistematik şekilde yürütülmeye başlandı.</p><p>Türkiye genelinde 2012'den itibaren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından toplam 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 2 milyon 369 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerinde dönüşüm devam ediyor.</p><p><b>İSTANBUL'DA DÖNÜŞÜM KAPSAMINDAKİ BAĞIMSIZ BÖLÜM SAYISI 1,3 MİLYONA YAKLAŞTI</b></p><p>Kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısının yaklaşık yüzde 47'sinin İstanbul'da yer aldığı görüldü. 2012'den bu yana megakentte dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bine yükseldi.</p><p>Bunlardan 998 bininin dönüşümü tamamlanırken, 276 bin konut ve iş yerinde dönüşüm devam ediyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde "Yarısı Bizden" kampanyasından yararlanan bağımsız bölüm sayısı ise 376 bin 212'ye ulaştı.</p><p><b>İSTANBUL, İZMİR VE ANKARA DÖNÜŞÜMDE ÖNE ÇIKIYOR</b></p><p>Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen yaptığı açıklamada, son yıllarda başta Kahramanmaraş merkezli olmak üzere yaşanan depremlerin kentsel dönüşüme ilgiyi artırdığını, sunulan desteklerin de burada önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün riskli yapı stoku içerisinde bulunduğunun, bunların 2 milyona yakınının acilen dönüştürülmesi gerektiğinin açıklandığını anlatan Ersen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"İstanbul'da ise 1,5 milyon riskli bağımsız birimden acil dönüşüm ihtiyacı olanların sayısı yaklaşık 600 bindi. Bunlardan ne kadarı şu ana kadar dönüşüm kapsamına alındı tam bilmiyoruz. Türkiye genelinde en çok dönüşüm yapılan iller İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ olarak sıralanıyor. İstanbul'da Bahçelievler, Küçükçekmece, Kadıköy, Kartal, Maltepe ve son zamanlarda Güngören ile Zeytinburnu ön plana çıkıyor."</p><p>Haldun Ersen, kentsel dönüşümün daha çok hızlanması gerektiğine işaret ederek, bazı illerde ve bölgelerde henüz istenilen hızın yakalanamadığını söyledi.</p><p>Ersen, "İstanbul, Adana, Bingöl, İzmir ve Yalova gibi illerde kentsel dönüşümü hızlandırmamız gerekiyor. İstanbul özelinde bakacak olursak özellikle Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih'te kentsel dönüşüme ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p><b>VATANDAŞLARIN DÖNÜŞÜM TALEBİ ARTTI</b></p><p>Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da son yıllarda kentsel dönüşüm hızlansa da rakamların istenilen seviyelerde olmadığını belirterek, "İstanbul başta olmak üzere İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli gibi illerde dönüşüm ihtiyacı hala oldukça yüksek. Her ilin kendine göre farklı bir sorunu var. Kimi yerde eski yapı stoku, kimi yerde deprem riski, kimi yerde ise hızlı ve plansız yapılaşmanın getirdiği sorunlar karşımıza çıkıyor." dedi.</p><p>Vatandaşların dönüşüm talebinin eskiye nazaran daha yüksek olduğunu dile getiren Kılınçarslan, "Özellikle eski yapıların fazla olduğu bölgelerde vatandaş artık binasının durumunu daha fazla sorguluyor. Bunun en önemli nedeni de deprem gerçeği. Çünkü insanlar artık 'bina eski ama bugüne kadar bir şey olmadı' düşüncesinin güvenli olmadığını daha iyi anlıyor." diye konuştu.</p><p><b>"TERK EDİLMİŞ YAPILAR DEPREM YAŞANMADAN DA TEHLİKE OLUŞTURABİLİYOR"</b></p><p>Hüseyin Kılınçarslan, kontrol edilmeyen, terk edilmiş ve zamanla yıpranmış yapıların deprem yaşanmadan da ciddi can güvenliği riski oluşturabileceğini, bu yapıların tespit edilip kayıt altına alınması ve teknik olarak incelenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Bir binanın tehlike oluşturması için mutlaka büyük bir deprem olması gerekmediğini vurgulayan Kılınçarslan, "En ufak sarsıntıda, hatta sarsıntı olmadan da sıva, beton veya yapı parçalarının kopması ve kısmi çökmeler yaşanabilir. Boş, kullanılmayan veya terk edilmiş yapıları 'hayalet binalar' olarak nitelendiriyorum. Bu yapıların tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve gerekiyorsa çevresinde güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor." dedi.</p><p>Kentsel dönüşümün yalnızca yeni bina yapmak olmadığını vurgulayan Kılınçarslan, sahada gözden kaçan ve kontrol edilmeyen yapıların da sisteme dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Kılınçarslan, "Hangi binaların riskli olduğunu, hangilerinin kontrol edilmediğini bilmemiz gerekiyor. Bir binanın yıkılmasını beklemek yerine tehlikeyi önceden tespit edip müdahale etmeliyiz. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için artık zaman kaybetmeden kontrol edilmeyen yapıları da sisteme dahil etmeliyiz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/kentsel-donusume-giren-ko-814_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287111</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-kurucular-kurulu-uyesi-bohurler-terorsuz-turkiye-projesi-bizim-kurulustan-itibare-287111</link>
      <pubDate>2026-08-11T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Kurucular Kurulu üyesi Böhürler: "Terörsüz Türkiye" projesi bizim kuruluştan itibaren emek verdiğimiz bir konu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Kurucular Kurulu üyesi Böhürler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin, partisinin kuruluşundan itibaren emek verdikleri konu olduğunu belirterek, "İlk kuruluş toplantımızda dahi 'Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız' diye konuşmuş partiyiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Kurucular Kurulu üyesi Böhürler: "Terörsüz Türkiye" projesi bizim kuruluştan itibaren emek verdiğimiz bir konu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Kurucular Kurulu üyesi ve Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin, partisinin kuruluşundan itibaren emek verdikleri bir konu olduğunu belirterek, "Daha 'AK Parti' adı yokken, Afyon'daki ilk kuruluş toplantımızda dahi 'Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız' diye konuşmuş bir partiyiz. O yüzden bunun başarıya ulaşması, bizim için ülkenin birliği ve bütünlüğü açısından çok önemli." dedi.</p><p>AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmede bulunan Böhürler, kurulduğu günden bu yana girdiği her genel seçimden birinci çıkan partisinin bu başarısını besleyen vizyonu anlattı.</p><p>Böhürler, AK Parti'nin kuruluşunda Türkiye'nin ve dünyanın içinde bulunduğu konjonktüre dikkati çekerek, 12 Eylül sonrasındaki Türkiye'nin kendisinin gençlik yıllarına denk geldiğini söyledi. Böhürler, "Bu süreç içinde, dindar kesimin ve Türkiye'nin farklı kesimlerinin üzerinde kurulan baskıyı yakından yaşayıp, bu baskıya itiraz eden ve bu baskının değişmesi için mücadele eden bir kuşağın temsilcileriyiz." diye konuştu.</p><p>Başörtülülerin üniversitede okumasına engel olunmasına, kamusal alanda çalışamamasına ve mesleklerini yapamamasına tepki göstererek eylem yaptıklarını ve yazılar kaleme aldıklarını anlatan Böhürler, "12 Eylül sonrasında Türkiye'yi anlamadan AK Parti'nin kuruluş gerekçelerini anlamamız mümkün değil." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/1-11082026d76eba20.jpg"/><p><b>"28 ŞUBAT'IN SADECE BİZE DEĞİL, KÜRT KESİME DE ETKİSİ OLMUŞTUR"</b></p><p>Profesyonel bir medya mensubu olarak 28 Şubat sürecine tanıklık ettiğini dile getiren Böhürler, "28 Şubat'ın sadece bize değil, Kürt kesime de etkisi olmuştur. Özellikle 1990 ile 2000 arasında geçen o 10 yıldaki siyasi istikrarsızlık, ekonomik sorunlar, faili meçhuller ve hem dindar kesime hem Kürtlere yapılan birçok eziyeti yakından görmüş bir kuşağız." dedi.</p><p>Böhürler, AK Parti Kurucular Kurulu üyesi olduğunda, Türkiye'nin her yerini dolaşmış, dip yoksulluğu, çaresizliği, sosyal güvenlik kurumlarının işlememesini, engelli haklarının olmamasını, yasal eksiklikleri, töre cinayetlerini çok yakından görmüş bir medya mensubu olduğunu söyledi.</p><p><b>"İSTİKRARSIZ ORTAMDA YENİ BİR PARTİ, YENİ BİR BAKIŞTI AK PARTİ"</b></p><p>Ayşe Böhürler, 1990-2000 yılları arasındaki hükümet değişikliklerine dikkati çekerek, "Böyle bir istikrarsız ortamda yeni bir parti, yeni bir bakıştı AK Parti." dedi.</p><p>AK Parti kurulmadan 1 yıl önce ekibe dahil olduğunu belirten Böhürler, bu süreçte parti programı, tüzüğü gibi konulara kafa yoran bir ekipte yer aldığını anlattı.</p><p>Partinin kurulmasından hemen önce kurucu adayların toplandığı Afyonkarahisar Toplantısı'nın önemine işaret eden Böhürler, bu toplantının akabinde "Tayyip'in Merveleri", "Tayyip'in partisi" şeklinde manşetler atıldığını aktardı.</p><p>Türkiye'nin siyasi elitlerinin, "hem dindar kesimin iş dünyası dahil olmak üzere ezilmesine destek verdiği hem de siyaseten güçlenmesine imkan sağlamamaya çalıştığı" değerlendirmesinde bulunan Böhürler, o dönemde medyanın ise büyük bir güç olduğunu vurguladı.</p><p>Böhürler, AK Parti'nin kuruluşunda ismi açıklandığında "Başörtülü, bir siyasi partiye kurucu olamaz" gerekçesiyle, sonrasında ise "Başörtülü bir hakim olabilir" açıklamasından dolayı siyasi yasaklı olması için hakkında dava açıldığını anlattı.</p><p>Böyle bir sürecin içinde AK Parti'nin kurulduğuna dikkati çeken Böhürler, bu süreci anlamadan AK Parti'nin kuruluşunu anlamanın çok kolay olmadığını ifade etti.</p><p><b>"DAVAMIZ TÜRKİYE'YDİ, TÜRKİYE MERKEZLİ BİR SİYASET ÜRETMEKTİ"</b></p><p>Böhürler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pınarhisar Cezaevi'nden çıktıktan sonra parti çalışmalarının daha da hızlandığını aktararak, "Toplumun farklı siyasi eğilimlerini bir araya getiren ortak Türkiye ülküsünde" bir parti kurmak istediklerini söyledi.</p><p>"Davamız Türkiye'ydi, Türkiye merkezli bir siyaset üretmekti." diyen Böhürler, "'Türkiye merkezli bir siyaseti nasıl üretiriz' kaygısını güden ve toplumun dışlanmış, aşağılanmış kesimlerine itibar sağlamaya çalışan bir siyasi hareket olarak kendimizi tanımlıyorduk." ifadelerini kullandı.</p><p>O yıllarda Türkiye'nin ekonomik göstergelerinin 1980'deki seviyelere kadar gerilediğini kaydeden Böhürler, "AK Parti iktidara geldiğinde bu eksi 20 yılı tamamlamaya çalıştı. Ondan sonra yeni hedeflere doğru yol aldı." dedi.</p><p>Böhürler, AK Parti iktidarında kadın-erkek eşitliğinin Anayasa güvencesi altına alındığını, töre cinayetlerinin bitirildiğini, kadın istihdamının desteklendiğini, kız çocuklarının eğitimine destek verildiğini söyledi.</p><p><b>"AK PARTİ'NİN İLK 10 YILI BU GÜÇ İLE MÜCADELEYLE GEÇMİŞTİR"</b></p><p>O yıllarda askerin, tüm siyasi yapıların üzerinde ayrı bir etkisi, gücü olduğuna işaret eden Böhürler, "AK Parti'nin ilk 10 yılı bu güç ile mücadeleyle geçmiştir. Hatta 15 Temmuz 2016'ya kadar olan süre bu mücadelenin bir sonucudur. Askeri vesayet, AK Parti'yi 15 Temmuz darbesinde alt etmeye çalışmıştır." yorumunu yaptı.</p><p>Böhürler, "askeri vesayetin Türk siyasetinin üzerinde 'Demokles'in Kılıcı' gibi durmasını" AK Parti'nin kaldırdığını dile getirdi.</p><p>AK Parti'nin Anadolu'nun her köşesine hizmeti yaydığını anlatan Böhürler, "En önemlisi özgüven. Türkiye'ye Cumhurbaşkanımızın nezdinde bir istikrarlı liderlik, bunu getirdi. Bu toprakların halkına bir özgüven sağladı." diye konuştu.</p><p>Böhürler, AK Parti'nin, devletin millete hor bakmasının önüne geçtiğini, millete hizmet eden bir devlet anlayışını getirdiğini belirterek, yapılan birçok yol, köprü, havalimanının partinin kuruluşunda hayal edildiğini de sözlerine ekledi.</p><p><b>"LİDER, DEVLET VE MİLLET"</b></p><p>AK Parti'nin, Cumhuriyet'in siyasi dogmatik yapısını, skolastik devlet yönetimi anlayışını kırdığını kaydeden Böhürler, "AK Parti, yeni dünyayı anlamış ve bu yeni dünyaya göre ülkesini konumlandıran bir yönetim felsefesi getirmiştir." ifadesini kullandı.</p><p>Böhürler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilkelerinden taviz vermeden gelişen koşullara göre politika üretebilme becerisini, liderliğinin temel unsurlarından biri olarak niteleyerek, "AK Parti, güçlü bir liderlik ortaya koymuştur, güçlü bir devlet yapısı kurmaya gayret etmiştir, güçlü bir millet oluşturmak istemiştir. Bu üç unsur, lider, devlet ve millet. Lider olmadan devleti güçlendiremezsiniz. Lideriniz güçlü olmadan devletiniz güçlü olmaz. Devletiniz güçlü olmadan da milletinizi güçlendiremezsiniz. Bu üç unsuru temel bir eksen olarak ortaya koymuştur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>"Cumhurbaşkanımız istişare kültürüne her zaman önem verir, en aykırı fikirleri dinler"</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istişare kültürüne verdiği öneme de değinen Böhürler, "Cumhurbaşkanımız istişare kültürüne her zaman önem verir, en aykırı fikirleri dinler. Herkes böyle çok farklı bir profil çiziyor ama ben çok uzun süre kendisiyle yakın çalışmış ve halen de bu çalışmaların içinde birisiyim. Her zaman dinler, son derece sohbet ehlidir. Bu anlamda farklı sohbet halkaları da vardır. Sizi duyar." dedi.</p><p>Böhürler, kendisinin AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeliği de yaptığını hatırlatarak, "Yakın çalışma sürecinde de çok kriz anlarımız yaşandı. Her şeyin bittiğini düşündüğümüz anlar oldu. Siyasetin çok tökezlediği zamanlar oldu. Önümüze çok fazla engelin çıktığı, bazen yorulduğumuz, bezdiğimiz zamanlar da oldu. Bütün yorucu süreçlerde Cumhurbaşkanımızın cesareti, direnci, bizi motive etmesi, hiçbir zaman 'yorgunluk' sözüne itibar etmemesi, hep daha iyiye doğru ilerlemeye teşvik etmesi, AK Parti'nin başarısının arkasındaki en önemli sebeplerden birisidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"ÜLKEMİZİN DAYANIKLILIĞINI ARTIRMAK, YENİ DÖNEM EN BÜYÜK HEDEFİMİZ"</b></p><p>Ayşe Böhürler, 25. yılını kutlayan AK Parti'nin bundan sonraki temel hedeflerine ilişkin şunları söyledi:</p><p>"(En temel hedef) Bu yüzyılda ayakta kalmak. 21. yüzyılın çok zor ilk 25 yılını geçirdik. Buna rahmetli Aytunç Altındal, 'enigmatik çağ' diyordu. Yani belirsiz, bilinemez bir çağ. Bu enigmatik çağın içinde Türkiye olarak bir güç olarak damgamızı vurduk. Şimdi bu ilk etaptı. Bu güçlü millet meselesini inşa etmek için önümüzde uzun bir dönem var. Güçlü lider, güçlü devlet ve güçlü millet için gayret ediyoruz. Şimdi bunun için biraz daha çok çaba sarf etmemiz lazım. Milletimizi güçlendirmenin yolunu bulmamız lazım."</p><p>Aynı zamanda TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi olan Böhürler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret ederek, "Terörsüz Türkiye projesi çok önemli bir projedir. Bu, bizim kuruluştan itibaren emek verdiğimiz bir konudur. Daha 'AK Parti' adı yokken, Afyon'daki ilk kuruluş toplantımızda dahi 'Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız' diye konuşmuş bir partiyiz. O yüzden bunun başarıya ulaşması, bizim için ülkenin birliği ve bütünlüğü açısından çok önemli. Ülkenin birliği, bütünlüğü kadar ülkede yaşayan her kesimin huzuru açısından da çok önemli." yorumunu yaptı.</p><p>Böhürler, bölgede yaşanan gelişmelere ve savaşlara da değinerek, "Ülkeyi bir bütün güçle bu coğrafyada ayakta tutmak zorundayız." ifadesini kullandı.</p><p>Türkiye'nin bugün önüne çıkacak her türlü sürprize hazır hale gelmek zorunda olduğunu belirten Böhürler, "Ülkemizin dayanıklılığını artırmak, yeni dönem en büyük hedefimiz." dedi.</p><p>"Ülkemizin, milletimizin, halkımızın refahını sağlamak, en büyük amacımız." açıklamasında bulunan Böhürler, "Bunun için gerçekten büyük bir çaba sarf ediyoruz. Ama onunla birlikte ülkenin her kesiminde bir güçlenme sağlamak, dayanıklılığımızı artırmak, bölgede uzun vadeyle etki sağlayacak bir devlet konumumuzu pekiştirmek istiyoruz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/ak-parti-kurucular-kurulu-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287110</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sozlesmeli-er-ve-uzman-erbas-temini-basvuru-suresi-uzatildi-287110</link>
      <pubDate>2026-08-11T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sözleşmeli er ve uzman erbaş temini başvuru süresi uzatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sözleşmeli er, uzman erbaş ve teknik sınıf uzman erbaş temini başvuru süresi 17 Ağustos'a kadar uzatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sözleşmeli er ve uzman erbaş temini başvuru süresi uzatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, sözleşmeli er, uzman erbaş ve teknik sınıf uzman erbaş temini başvuru süresinin 17 Ağustos'a kadar uzatıldığını bildirdi.</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının 2026 yılı 2 dönem sözleşmeli er temini, 2026 yılı 3 dönem uzman erbaş temini ve 2026 yılı 4 dönem teknik sınıf uzman erbaş temini başvurularının, son gün olan 9 Ağustos'tan 17 Ağustos'a 2026'ya kadar uzatıldığı belirtildi.</p><p>Başvuruların, "https://personeltemin.msb.gov.tr" adresi üzerinden alınacağı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/sozlesmeli-er-ve-uzman-er-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287109</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ankara-cankayada-icradan-satilik-ofis-287109-287109</link>
      <pubDate>2026-08-11T13:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'da ofis icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 17.600.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/150 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. </p><p><b>Artırma Bilgileri :</b></p><p>1. Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 15/09/2026 - 11:39</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 22/09/2026 - 11:39</p><p>2. Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 15/10/2026 - 11:39</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 22/10/2026 - 11:39</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2191285/emlak-is-yeri-ve-ticari-isletme-ankara-cankayada-ofis-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/ankara-cankayada-icradan--386_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287108</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ankara-cankayada-icradan-satilik-tasinmaz-287108-287108</link>
      <pubDate>2026-08-11T13:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'da taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 13.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/574 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri :</b></p><p>1. Artırma</p><p>Başlangıç Tarih ve Saati : 27/10/2026 - 10:12</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 03/11/2026 - 10:12</p><p>2. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/11/2026 - 10:12</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 03/12/2026 - 10:12</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2191973/emlak-konut-ankara-cankayada-tasinmaz-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/11/ankara-cankayada-icradan--565_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>