<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274233</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-bassavciligindan-sumud-filosu-icin-sorusturma-274233</link>
      <pubDate>2026-04-30T19:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Başsavcılığı'ndan Sumud Filosu için soruşturma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze'ye doğru yol çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail'in gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle ilgili re'sen soruşturma başlatıldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Başsavcılığı'ndan Sumud Filosu için soruşturma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze'ye doğru yol çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail'in gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle ilgili re'sen soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/istanbul-bassavciligindan-626_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274232</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-iscilerimizin-hakkinin-yenilmesine-asla-musaade-etmeyiz-274232</link>
      <pubDate>2026-04-30T18:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Emeğiyle geçinen, ülkesi için, milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde kabul etti.</p><p>Kabuldeki konuşmasında, tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü&#39;nü tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Hayata işçi unvanıyla başlamış bir kardeşinizim. 1 Mayıs&#39;ı aynı zamanda kendi bayramım olarak gördüğümü özellikle ifade etmek istiyorum. Gerek şahsımın gerekse hükümetimizin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi sizler biliyorsunuz. 23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği, gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254063.jpg"/><p>Söz konusu adımları atarken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmediklerini, her zaman çalışanların temsilcileriyle istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, &quot;Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla, meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "SENDİKALARIMIZI YOL ARKADAŞLARIMIZ OLARAK GÖRÜYORUZ"</b></p><p>En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madencilerin sorunlarının çözülmesini sağladıklarını anımsatan Erdoğan, &quot;Şunu bugün bir kez daha altını çizerek dile getirmek istiyorum. Biz işçinin, emekçinin, çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayız. Çünkü bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen ülkesi için, milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254064.jpg"/><p>&quot;Bizim vizyonumuz nettir.&quot; diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Biz insanı merkeze alan, emeği yücelten, sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının bu ülkede egemen olmasını arzu ediyoruz. Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda, yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik beraberlik içinde, dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.&quot;</p><p><b>- "SENDİKALAR 1 MAYIS'I FARKLI ŞEHİRLERDE KUTLAYACAK"</b></p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da kabuldeki konuşmasında, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü&#39;nün tüm dünyada işçi haklarının savunulduğu, çalışma hayatındaki sorunların dile getirildiği, işçinin emek ve alın terinin ön plana çıkartıldığı farkındalık günü olarak kutlandığını hatırlattı.</p><p>Önceki dönemlerde 1 Mayıs&#39;ın, marjinal örgütlerin ve ülkeyi karıştırmak isteyenlerin meydanları sabote ettiği bir tarih olduğunu kaydeden Işıkhan, &quot;Ancak ülkemizde 1 Mayıs&#39;ı, 2009 yılında resmi tatil yaparak emekçilerin dostu bir lider olduğunuzu gösterdiniz. Dünyada mazlumların yanında olduğunuz gibi ülkemizde de işçinin, emekçinin, çiftçinin ve esnafın yanında hep oldunuz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254065.jpg"/><p>Sendikaların 1 Mayıs&#39;ı farklı şehirlerde kutlayacağını anlatan Işıkhan, TÜRK-İŞ&#39;in Edirne&#39;de, HAK-İŞ&#39;in Bursa&#39;da, Memur-Sen&#39;in Çorum&#39;da, Türkiye Kamu-Sen&#39;in Çanakkale&#39;de üyeleriyle bir araya gelerek 1 Mayıs&#39;ı barış içinde şenlik ve festivalle kutlayacaklarını dile getirdi.</p><p>Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;a, milletin evinde emekçileri ve emek örgütü temsilcilerini kabulünden dolayı şükranlarını sundu.</p><p><b>- "AYNI MASANIN ETRAFINDA TOPLANABİLİR HALE GELDİK"</b></p><p>TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ise kabulünden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;a teşekkür ederek, son 13 yıldır 1 Mayıs&#39;ı çeşitli illerde kutladıklarını anımsattı. Bu yıl ana merkezlerinin Edirne olduğunu ancak diğer illerde de bölge başkanlıklarınca kutlamalar düzenleneceğini aktaran Atalay, Edirne&#39;deki programa yaklaşık 40 bin kişinin katılmasını beklediklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254066.jpg"/><p>Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 1 Mayıs&#39;ta Çorum&#39;da olacaklarını belirterek, önceki yıllarda da farklı illerde kutlama programları düzenlediklerini dile getirdi.</p><p>TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, emeğin, alın terinin kutsal sayıldığı, adaletli paylaşımın esas alındığı bir medeniyetin mensubu olunduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Geçmişten farklı olarak, birbiriyle menfaati çelişen gruplar aynı masanın etrafında toplanabilir hale geldik. Burada herkesin farklı bir hizmet alanı var. Ama hepimiz o hizmet alanında ülkemiz ve milletimizin menfaatinde birleşebiliyoruz. Ülkemizin kalkınması ve gelişmesinde en büyük sebeplerden bir tanesi de bu masanın etrafında kardeşlik duygusunun ön plana çıkması Sayın Cumhurbaşkanım. Bu da sizin başkanlığınızda mümkün oluyor. Kültürümüzde çok güzel bir söz var, sizin de bildiğiniz gibi birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır. Allah&#39;tan bu birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza etmesini diliyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254067.jpg"/><p><b>- "SGK'LI ÇİFTÇİ SAYISINI 600 BİNE KADAR ÇIKARDIK"</b></p><p>TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, geçen seneki 1 Mayıs buluşmasında Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili açıklamalarını hatırlatarak, şöyle konuştu:<br></p><p>&quot;Üreticilerimizin sayısının azaldığını ifade etmiştim ve gerekçelerini de söylemiştim. Bu sene Çalışma Bakanlığımız, Sosyal Güvenlik Kurumu ve ziraat odalarımız sahada bir çalışma yaptık, çiftçilerimizle bir araya geldik. Sosyal Güvenlik Kurumu&#39;na kayıtlı çiftçi sayısını artırmaya gayret gösterdik. Ben de bu arada bütün vilayetleri gezme imkanı buldum ve çiftçilerimizle sahada buluştum. Sosyal Güvenlik Kurumu&#39;nun dışında tabii bir de TARSİM biliyorsunuz bizim için önemli ürün sigortası açısından, üreticilerimizi bilinçlendirmeye çalıştık. Sosyal Güvenlik Kurumu&#39;nda 400 bin olan çiftçi sayısını 600 bine kadar çıkardık.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254068.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ, GÜVENLİĞİ ÇOK KIYMETLİ"</b></p><p>TESK Başkanı Bendevi Palandöken, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamındaki buluşmanın gelenekselleşmesinin önemine işaret ederek, &quot;Eskiden sokaklarda cam kırmalar, sokakları işgal etmeler, olumsuz hadiseler yerine insanların birlikte kutlama günü olmasına vesile oldunuz.&quot; dedi.</p><p>Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü&#39;nü Çanakkale&#39;de kutlayacaklarını dile getirerek &quot;Hem ecdadımızı yad edeceğiz hem şehidimizi, şühedamızı anacağız. Gerçekten Türk töresine, Türk kültürüne yakışır bir şekilde 1 Mayıs kutlaması yapacağız. Emeğin hakkının yüceltilmesi için görüşlerimizi, düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254069.jpg"/><p>HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, AK Parti iktidarları döneminde çalışma hayatında hayata geçirilen büyük reformları hatırlatarak, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Ama yeni sorunlarımız da var. Bu sorunları da yine sizin önderliğinizde sosyal diyalog mekanizmalarını kullanarak ülkeye yakışan şekilde çözeceğiz. Biz şunun farkındayız, eğer güvenlik yoksa, hiçbir şey yok. Türkiye bölgesinde büyük bir kaosun, ateş çemberinin ortasında ayakta kalmaya çalışıyor. Bu savaşların, kavgaların, çatışmaların olduğu bir bölgede ülkemizi savaşlara, kaoslara sürüklemeden yönettiğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Güvenliğimiz yoksa, hiçbir şeyimiz olmuyor. Bunun farkındayız. Ülkemizin içinde bulunduğu sorunları biliyoruz. Ama Türkiye&#39;nin geleceği, güvenliği bizim için çok daha kıymetli. Onun için de size ayrıca teşekkür ediyorum. Emek ve Dayanışma Gününüzü de tebrik ediyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254070.jpg"/><p><b>- "TÜRK İŞÇİSİ ÖNCE İŞİNİ, SONRA MAAŞINI MUHAFAZA ETTİ"</b></p><p>TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, devlet, işçi ve işveren ayrımına karşı olduklarını vurgulayarak, birlik taraftarı olduklarını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254072.jpg"/><p>&quot;İşçi olmadan işveren, işveren olmadan işçi, devlet olmadan da hiçbiri olmaz.&quot; diyen Akkol, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Hem Türk işçisini hem de Türk işverenini dünyadan ayıran belli örnekleri paylaşmak istiyorum. Son dönemde işçi, işveren ve devletin de desteğiyle birlikte olduğumuz ve özellikle yurt dışından ayrıştığımız belirli uygulamalar oldu. Pandemide hatırlarsınız, bütün dünyada bir panik havası olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti&#39;mizde işten çıkış yasağı, işverenlerin de mutabakatıyla getirildi. Özellikle dünyada Avrupa temelli milyonlarca kişi işini kaybetmişken, Türk işçisi önce işini muhafaza etti, sonra devletin desteğiyle, kısa çalışma ödeneğiyle maaşını muhafaza etti.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254073.jpg"/><p>Kabulde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve çeşitli meslekleri temsilen çalışanlar yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cumhurbaskani-erdogan-isc-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274231</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/basin-ilan-kurumu-ile-anadolu-universitesi-arasinda-is-birligi-protokolu-274231</link>
      <pubDate>2026-04-30T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu (BİK), kamu-akademi iş birliği vizyonu doğrultusunda üniversitelerle yürüttüğü ortaklıklara bir yenisini daha ekleyerek Anadolu Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Protokol ile eğitim, uygulama ve sektör deneyimini bir araya getiren çalışmaların hayata geçirilmesinin yanı sıra öğrencilerin mesleki yetkinliklerinin artırılması ve medya alanındaki nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p><b>PROTOKOL, ÖĞRENCİLERE ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNACAK</b></p><p>İmza töreninde konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, protokolün özellikle iletişim ve basın-yayın alanında öğrencilere önemli fırsatlar sunacağını belirtti.</p><p>Rektör Adıgüzel, "İletişim bilimleri alanındaki güçlü birikimimizle, sektörle daha yakın temas kurmayı önemsiyoruz. Genel Müdürümüzle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda medya ve iletişim alanında yapılabilecek ortak çalışmaları değerlendirdik ve bu iş birliği protokolünü hayata geçirdik. Bu adımla birlikte başta basın-yayın alanı olmak üzere öğrencilerimizin sektöre hazırlanması ve istihdam olanaklarının artırılması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.</p><p><b>İŞ BİRLİĞİ, SEKTÖRE GEÇİŞTE KÖPRÜ İŞLEVİ GÖRECEK</b></p><p>Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi'nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ise "İki köklü kurum arasında kurulan bu iş birliğinin; Eskişehir'deki yerel medya için olduğu kadar Üniversitede eğitim gören öğrencilerin sektöre daha hızlı uyum sağlamaları açısından da önemli bir köprü işlevi göreceğine inanıyoruz. Amacımız genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırmaktır" şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/detaycopyukyk-300420266d471171.jpg"/><p><b>AKADEMİK VE MESLEKİ İŞ BİRLİKLERİ GELİŞTİRİLECEK</b></p><p>Genel Müdür Çay ve Rektör Adıgüzel'in imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri ve benzeri somut akademik ve mesleki iş birliği faaliyetleri gerçekleştirecek.</p><p>Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.</p><p><b>STAJ VE UYGULAMALI EĞİTİM İMKÂNI</b></p><p>Anadolu Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.</p><p>Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Senato Odası'nda gerçekleştirilen imza törenine Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, BİK Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren de katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/basin-ilan-kurumu-ile-ana-589_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274230</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gaziantep-buyuksehirin-eserleri-ve-hedefleri-kamuoyuyla-paylasildi-274230</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir'in eserleri ve hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Eserler ve Hedeflerle Gaziantep Basın Lansmanı”nda, su yönetiminden ulaşıma, altyapıdan kentsel dönüşüme kadar kente kazandırılan ve kazandırılması planlanan projeler kamuoyuyla paylaşıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir'in eserleri ve hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep  Büyükşehir Belediyesi tarafından "Eserler ve Hedeflerle Gaziantep Basın  Lansmanı" Onat Kutlar Tiyatro Salonu'nda düzenlendi. Gaziantep Büyükşehir  Belediye Başkanı Fatma Şahin'in sunumuyla gerçekleştirilen programda,  Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ve önümüzdeki süreçte  hayata geçirilmesi planlanan projeler anlatıldı.</p><p>Bu  kapsamda lansmanda su yönetimi ve altyapı yatırımları, ulaşım, yol, kavşak ve  trafik düzenlemeleri, bisiklet yolları, otopark yönetimi, imar, kentsel  dönüşüm, konut, çevre, enerji, yeşil alan, spor ve sağlık başlıkları öne çıktı.</p><p>Programa  Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Vali Yardımcısı  Hüseyin Kaptan, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mesut Bozatlı, AK Parti  Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, ilçe belediye başkanları, siyasi  parti temsilcileri, kurum temsilcileri, basın mensupları ve vatandaşlar  katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gazantepbykehrneserl-30042026c147089c.jpg"/><p><b>ŞAHİN: "GAZİANTEP  OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEM YAŞIYOR"</b></p><p>Gaziantep  Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep modelinin ortak akıl,  dayanışma, hizmet siyaseti ve hesap verebilirlik üzerine kurulduğunu  belirterek, "Biz vatandaşımıza ne söz verdik, hangisini yaptık, hangisini  yapamadık bunun hesabını vermek için huzurlarınızdayız. Cumhurbaşkanımızdan  öğrendiğimiz en önemli söz 'söz namustur' sözüdür. Gaziantep sanayisiyle,  üretimiyle ve çalışkanlığıyla olağanüstü bir dönem yaşıyor. Aslında en önemli  şey altyapının sağlamlığıdır ve biz bu sağlamlık üzerine inşa ediyoruz" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gazantepbykehrneserl-300420268687c1dd.jpg"/><p><b>BAŞKAN ŞAHİN'DEN YENİ  MÜJDE!</b></p><p>Gaziantep  Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye'de yine bir ilke imza  attıklarına dikkati çekerek, "Ustalık eserimiz. Aile bağlarını güçlendiren yeni  nesil bir mekan" sloganından hareketle daha önce hayata geçirilen bebek, çocuk  ve AVM kütüphanelerine yeni bir konsept daha eklediklerini açıkladı. Şahin,  "Gaziantep Aile Kütüphanesi" ismini taşıyacak bu yeni eserin en kısa zamanda  kentte hizmet vereceğini dile getirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/abc-30042026270ef005.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>SU YÖNETİMİ VE  ALTYAPI YATIRIMLARI ANLATILDI</b></p><p>Lansmanda,  Gaziantep'in en önemli başlıklarından birinin su güvenliği olduğu belirtildi.  Artan nüfus, iklim değişikliği ve kuraklık riskleri dikkate alınarak su arzının  yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyacına göre planlandığı ifade edildi.</p><p>Sunumda,  su meselesinin yalnızca bir hizmet başlığı değil, şehrin geleceği açısından  stratejik bir konu olarak değerlendirildiği aktarıldı. 2025 yılında şehir  merkezine 214 milyon 589 bin 873 metreküp, şehir geneline ise 242 milyon 111  bin 218 metreküp su verildiği kaydedildi.</p><p>Şehrin  su güvenliğinin tek kaynağa bağlı bırakılmadığı, alternatifli ve sürekliliği  olan bir besleme sistemi kurulduğu ifade edildi. Bu kapsamda Düzbağ ve  Çetintepe hattının öne çıkan yatırımlar arasında yer aldığı bildirildi.</p><p>2019  yılında Düzbağ Regülatörü'nün devreye alınmasıyla Gaziantep'in üçüncü su  kaynağına kavuştuğu, 2026 yılında Çetintepe'nin tamamlanmasıyla şehir  merkezinin dördüncü su kaynağına ulaşmasının hedeflendiği belirtildi. Çetintepe  Barajı'ndan gelecek 7 kilometrelik isale hattı projesinin 2026 yılında hizmete  alınmasının planlandığı, projenin yaklaşık 2 milyar TL yatırım bedeline sahip  olduğu aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gazantepbykehrneserl-3004202684a669cc.jpg"/><p>İçme  suyu arıtma tesislerinde de kapasite artışı sağlandığı vurgulandı. 2014  öncesinde toplam kapasitenin 441 bin 40 metreküp/gün olduğu, 2025 yılında bu  kapasitenin 929 bin 820 metreküp/güne çıktığı ve içme suyu arıtma kapasitesinde  yüzde 110,8 oranında artış sağlandığı belirtildi.</p><p>Belkıs  İçme Suyu Arıtma Tesisi'nin yaklaşık 98 milyon Euro maliyetle hayata  geçirildiği ve 700 bin metreküp/gün kapasiteye sahip olduğu kaydedildi. Tesisle  yüksek kapasiteli ve sürekli çalışabilir bir arıtma omurgası oluşturulduğu  ifade edildi.</p><p>Atık  su yönetiminde de kullanılan suyu sistemin dışına atan değil, yeniden yöneten  ve kontrol eden bir yapının kurulduğu belirtildi. 2014 öncesinde 3 olan atık su  arıtma tesisi sayısının 10'a çıkarıldığı, kapasitenin ise 238 bin  metreküp/günden 504 bin 500 metreküp/güne yükseltildiği aktarıldı. Böylece atık  su arıtma kapasitesinde yüzde 112 artış sağlandığı bildirildi.</p><p>Şebeke  yatırımlarında da içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının  güçlendirildiği ifade edildi. 2013-2025 yılları arasında toplam 4 bin 700  kilometre içme suyu, 3 bin 800 kilometre kanalizasyon ve 550 kilometre yağmur  suyu hattı yapıldığı belirtildi. Kırsal mahalleler ve ilçelerde altyapı  standartlarının yükseltilmesi amacıyla 444 depo ve 780 su kuyusunun hizmete  alındığı kaydedildi.</p><p><b>RAYLI SİSTEM VE  ULAŞIM PROJELERİ ÖNE ÇIKTI</b></p><p>Programda  ulaşım yatırımları da ayrı bir başlık altında değerlendirildi. Gaziantep'in üst  ölçekli ulaşım sistemine geçişi için altyapı yatırımlarının tamamlandığı, raylı  sistemler, tüneller, çevre yolları ve bağlantı yollarıyla şehir içi  hareketliliğin yeniden planlandığı dile getirildi.</p><p>GAZİRAY'ın  bu dönüşümün en önemli projelerinden biri olduğu vurgulandı. Mevcut ulaşım  yükünün yüzeyden raylı sisteme taşındığı, şehir içi hareketliliğin yeniden  organize edildiği ve Türkiye'nin ilk yerli ve milli tren setinin Gaziantep'e  kazandırıldığı belirtildi.</p><p>GAZİRAY'da  günlük 10 bin olan yolcu kapasitesinin 60 bine çıkarılmasının hedeflendiği,  ayrıca metro standartlarında 5 kilometrelik tünel yapıldığı aktarıldı.</p><p>Gaziantep  Metro Projesi'nin de kentin uzun vadeli raylı sistem omurgasını oluşturacağı  bildirildi. Yatırım programına alınan projede 10,5 kilometre uzunluğunda hat ve  toplam 9 istasyon bulunacağı ifade edildi. Bölgenin ilk metrosunun Gaziantep'te  hayata geçirilmesinin hedeflendiği hatırlatıldı.</p><p>Toplu  taşımada çevreci dönüşüm kapsamında kente 25 elektrikli otobüs kazandırıldığı,  elektrikli otobüsler ve şarj istasyonlarıyla enerji verimliliği yüksek, karbon  yükü düşük bir toplu taşıma sisteminin hedeflendiğine dikkat çekildi.</p><p>Dülük-OSB  Tüneli de Gaziantep tarihinin en büyük ulaşım projelerinden biri olarak  sunuldu. Sanayi ve şehir trafiğini ayrıştıracak projenin 2027 yılında hizmete  alınmasının planlandığı, 7,2 milyar TL yatırım bedeline sahip olduğu anlatıldı.  Proje kapsamında 8 bin 500 metre yol, 3 bin 250 metre uzunluğunda 3 şeritli 2  tüp tünel yapılacağı belirtildi.</p><p>Mavikent-Havalimanı  imar yolu bağlantısının da ulaşım akslarını güçlendirecek projelerden biri olduğu  kaydedildi. 50 metre genişliğinde ve 8 kilometre uzunluğundaki yolun,  havalimanını Mavikent'e, Sazgın Mahallesi ve çevresindeki mahalleleri ise  Mavikent Sanayi Bölgesi ile Körkün OSB'ye bağlayan ana yol niteliği taşıdığı  aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gazantepbykehrneserl-3004202650c4877e.jpg"/><p><b>YOL, KAVŞAK VE TRAFİK  DÜZENLEMELERİNE DE SUNUMDA YER VERİLDİ</b></p><p>Lansmanda  yol, kavşak ve trafik düzenlemeleri kapsamında yapılan çalışmalar da  katılımcılarla paylaşıldı.</p><p>İkinci  Çevre Yolu projesinin 126,5 kilometre uzunluğunda planlandığı, proje  çalışmalarının devam ettiği ve güzergahın Ulaştırma Bakanlığı ile Karayolları  Genel Müdürlüğü iş birliğinde netleştirildiği ifade edildi.</p><p>2014  yılından itibaren kent genelinde 5 milyon 775 bin ton sıcak asfalt serimi ve  yama yapıldığı, 4 bin 640 kilometre serim, 3 bin 290 kilometre sathi kaplama,  594 kilometre imar yolu, 93 menfez ve köprü ile 15 köprülü kavşağın  tamamlandığı bildirildi. Toplamda 710 kilometrelik yeni cadde ve bulvar ağının  hizmete sunulduğu aktarıldı.</p><p>2014-2026  yılları arasında 802 kavşakta düzenleme yapıldığı, bu düzenlemelerle trafik  akışında yüzde 27 oranında iyileşme sağlandığı belirtildi.</p><p>Şahinbey  Köprülü Kavşağı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Köprülü Kavşağı ve Şehirgösteren  Köprülü Kavşağı'nın tamamlanan projeler arasında yer aldığı kaydedildi. BÜSEM 2  Katlı Kavşak ve bağlantı yollarında 523 milyon TL'lik yatırımla çalışmaların  sürdüğü, Abdülhamit Han Köprülü Kavşağı ve Perilikaya Köprülü Kavşağı'nda da  çalışmaların devam ettiğinin altı çizildi.</p><p><b>BİSİKLET YOLLARI VE  OTOPARK YÖNETİMİ DE SUNUMDA PAYLAŞILDI</b></p><p>Sunumda  sürdürülebilir ulaşım başlığı altında bisikletli ulaşım ve otopark yönetimine  de yer verildi.</p><p>Gaziantep'te  2015 yılından itibaren bisikletli ulaşımın kent içi ulaşım sisteminin bir  parçası haline getirilmesi için çalışma yürütüldüğü, 2025 yılı itibarıyla kent  genelinde bisiklet yolu uzunluğunun 100 kilometreye ulaştığı bildirildi.</p><p>Otopark  yönetiminde ise park sorununun karmaşadan çıkarılarak yönetilebilir bir sisteme  dönüştürüldüğü aktarıldı. Ücretli otopark sistemiyle trafik sıkışıklığını  azaltan, şehir merkezindeki park baskısını hafifleten ve sürdürülebilir park  yönetimini hedefleyen bir model oluşturulduğu dile getirildi.</p><p><b>KENTSEL DÖNÜŞÜM VE  KONUT PROJELERİ İLE GAZİANTEP'İN DÖNÜŞÜMÜ</b></p><p>Programda  imar, kentsel dönüşüm ve konut projeleri de anlatıldı. Gaziantep'in yalnızca  yeni ulaşım ve altyapı yatırımlarıyla değil, güvenli, planlı ve dirençli yaşam  alanlarıyla da geleceğe hazırlandığı belirtildi.</p><p>Göllüce  Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı'nın yaklaşık 240 bin metrekare, yani 24  hektarlık bir alanı kapsadığı, bölgede 398 bina, 626 bağımsız bölüm ve 3 bin  467 kişilik nüfus bulunduğu anımsatıldı.</p><p>Aydınlar  Mahallesi afet riski altındaki alanın ise 187 bin metrekare, yani 18,7  hektarlık bir bölgeyi kapsadığı, alanda 742 bina, bin 462 bağımsız bölüm ve 5  bin 230 kişilik nüfus bulunduğu aktarıldı.</p><p>Kentsel  dönüşüm vizyonunun yalnızca eski yapıların yenilenmesi olarak ele alınmadığı,  afet riskini azaltan, sosyal donatıları güçlendiren, ulaşım ve altyapıyla  entegre edilen daha sağlıklı yaşam alanları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.</p><p>Konut  projeleri kapsamında Kuzeyşehir ve Güneyşehir'de 14 bin konut hedefinin ortaya  konulduğu, bu projelerle planlı büyüme, güvenli konut üretimi ve yeni yaşam  alanlarının oluşturulmasının amaçlandığı paylaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gazantepbykehrneserl-30042026ac372335.jpg"/><p><b>ÇEVRE, ENERJİ VE YEŞİL  ALAN İLE YEREL YÖNETİMLERE ÖRNEK PROJELER HİZMETE ALINDI</b></p><p>Sunumda  çevre ve yenilenebilir enerji yatırımları da paylaşıldı. 2050'ye kadar sera  gazı emisyonlarının en az yüzde 80 azaltılmasının hedeflendiği belirtilirken,  19,3 megavat gücündeki güneş ve biyogaz enerji santrallerinden 2025 itibarıyla  478 bin 267 megavatsaat elektrik üretildiği aktarıldı. Merkez Katı Atık Düzenli  Depolama Alanı'nda günlük yaklaşık 2 bin ton atık bertaraf edilirken, çöp  gazından üretilen 13 megavat elektrikle yaklaşık 45 bin hanenin enerji ihtiyacı  karşılanıyor. Nizip'te günlük 170 ton, Araban'da yaklaşık 90 ton atık bertaraf  sürecine dahil edilirken, MBR Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi'nin günlük 600  metreküp kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.</p><p>Yeşil  alan projeleri kapsamında Balıklı Parkı'nın 270 bin metrekarelik alanda 150 bin  metrekare yeşil alanla, Burç Tabiat Ormanı Ekopark Projesi'nin 600 dönümlük  alanda, Beylerbeyi Parkı'nın 78 bin 950 metrekarede 7 bölümle, Erikçe Parkı'nın  ise 11 bin 480 metrekarede kentin ilk su verimliliği parkı olarak planlandığı  belirtildi. Ayrıca Gaziray hattındaki 5 kilometrelik yeşil hat düzenlemesi ve  125 bin metrekarelik Kuzeyşehir Millet Bahçesi de sunumda yer aldı.</p><p><b>GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR,  SPOR VE GENÇLİK ÇALIŞMALARINDA ŞEHRİ ÜST LİGE TAŞIDI</b></p><p>Spor  yatırımları kapsamında 2014'ten itibaren kente 13 yüzme havuzu ve 12 spor  salonu kazandırıldığı aktarıldı. Kamil Ocak Spor Salonu'nun 4 bin 300 metrekare  alanda, 3 bin 416 kişi kapasiteli, FIBA onaylı tam profesyonel bir tesis olarak  hizmet verdiği belirtildi. Yetenek Kaşifi Projesi kapsamında ise 2025 yılında  12 bin çocuğun yetenek taramasından geçirildiği ifade edildi.</p><p><b>SOSYAL DESTEK VE  SAĞLIK ALANINDA PROJELER HAYATA GEÇİRİLDİ</b></p><p>Sosyal  destek ve aile projeleri kapsamında 16-18 Mayıs 2025'te Gaziantep Festivaller  Parkı'nda Aile Yılı Festivali düzenlendiği, 605 çifte ücretsiz nikah kıyıldığı,  yeni evlenen 10 bin çifte çeyiz desteği, evlilik öncesi 40 bin TL nakit destek  ve Gazi Konut desteği sağlandığı aktarıldı. Gaziantep Aile Akademisi ile 5 bin kişiye  hukuki danışmanlık, 79 bin kişiye eğitim, 18 bin kişiye psikolojik destek  verildiği; KAGİDEM aracılığıyla 2 binden fazla girişimci adayı kadına  ulaşıldığı belirtildi.</p><p>Sosyal  destek çalışmaları kapsamında 39 noktadaki çorba ikram çeşmelerinden 15 bin  vatandaşın faydalandığı, 78 Haydi Büfesi'nin hizmet verdiği, Haydi Ekmek  Fabrikası'nın günlük 120 bin ekmek, aşevi projesinin ise günlük 20 bin kişilik  yemek kapasitesine sahip olduğu ifade edildi. Taziye evi sayısının merkez ve  ilçelerde yapımı devam edenlerle birlikte 45'e çıkarıldığı kaydedildi.</p><p>Sağlık  projeleri kapsamında Türkiye'nin en büyük Engelsiz Yaşam Merkezi'nin  Gaziantep'te yapıldığı, Az Görme Rehabilitasyon Merkezi'nin 90 metrekare alanda  yaklaşık 3 milyon TL yatırım desteğiyle hayata geçirildiği belirtildi. İşitme  Cihazı Yapım Uygulama ve Odyoloji Merkezi'nin 2 bin 50 metrekare alanda hizmet  vereceği ve Türkiye'de tek merkez olduğu aktarıldı. GBB İnayet Topçuoğlu  Hastanesi'nin 160 yatak, 13 genel yoğun bakım, 28 yeni doğan yoğun bakım, 3 ameliyathane  ve 3 doğumhaneyle hizmet verdiği; 2014-2025 yılları arasında 9 milyon 777 bin  724 kişiye sağlık hizmeti sunduğu ifade edildi. Ayrıca Ekim 2024'te açılan  Aylin Dilbaz Çetin Diş Kliniği'nin 55 bin 876, Mobil Ağız ve Diş Sağlığı  Aracı'nın ise 2020'den bu yana 29 bin 873 vatandaşa ulaştığı kaydedildi.</p><p><b>PROTOKOL  KONUŞMALARINDA GAZİANTEP MODELİ VURGUSU</b></p><p>Gaziantep  Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan, Gaziantep Modeli'nin bir parçası olmaktan gurur  duyduğunu belirterek yapılan hizmetleri dinlemek üzere bir araya geldiklerini  ifade ederken, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mesut Bozatlı ve AK Parti  Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu da gastronomiden spora, ulaşımdan  altyapıya kadar hayata geçirilen projelerin kentin dönüşümüne katkı sunduğunu,  Gaziantep'in üretimi ve çalışkanlığıyla öncü şehir kimliğini güçlendirdiğini  söyledi.</p><p>Programda,  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin tamamlanan ve devam eden projelerine  ilişkin sunumun ardından soru-cevap bölümüne geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/gaziantep-buyuksehirin-es-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274229</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/rtukten-yeralti-ve-esref-ruya-gibi-ekranlardaki-siddet-icerikli-dizilere-ceza-274229</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[RTÜK'ten "Yeraltı" ve "Eşref Rüya" gibi ekranlardaki şiddet içerikli dizilere ceza]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[RTÜK, yayın ihlalleri nedeniyle "Yeraltı" ve "Eşref Rüya" dizileri ile üç dijital platformdaki dizi ve filmlere şiddeti özendirmekten ceza verildi, Halk TV ve Sözcü TV'ye eleştiri sınırlarının ötesinde yayın yapılmasından dolayı müeyyide uygulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[RTÜK'ten "Yeraltı" ve "Eşref Rüya" gibi ekranlardaki şiddet içerikli dizilere ceza]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan yapılan açıklamaya göre, gündemdeki yayın ihlallerini incelemek üzere toplanan Üst Kurul, yoğun şiddet sahneleri barındıran ve çocuk ile gençleri şiddet ve suça özendiren yapımları inceledi.</p><p>RTÜK, NOW TV'de yayınlanan "Yeraltı" adlı dizinin 4, 11, 18 , 25 Mart ile 1 ve 8 Nisan tarihli bölümlerindeki şiddet içerikli sahnelere ilişkin yayın ihlallerini görüştü.</p><p>Dizide, çözüm yolu olarak adli makamların kullanılmadığı, şiddetin ise etkili ve kesin sonuç alınan bir yöntem olarak sunulduğunu belirleyen Üst Kurul, "estetize" edilerek sunulan söz konusu şiddet sahnelerinin, şiddete karşı gerçeklik algısını bozduğu, şiddetin bireyler üzerindeki ağır psikolojik etkileri ve hukuki sonuçları ortaya koymadığı ve şiddeti gerçekleştiren karakterleri "özendirici birer rol model" haline getirdiğini tespit etti.</p><p>Bu tür içeriklerin suç ve şiddeti özendirdiği, şiddet ile güç, zenginlik, itibar ve saygınlık arasında doğrudan bir ilişki kurulduğunu vurgulayan Üst Kurul, NOW TV'ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uyguladı.</p><p><strong>"EŞREF RÜYA"YA ŞİDDETİ ÖZENDİRME CEZASI</strong></p><p>Kanal D'de yayınlanan "Eşref Rüya" adlı dizinin 38, 39 ve 40. bölümlerindeki şiddet sahneleri Üst Kurul'da ele alındı.</p><p>RTÜK İzleyici Bildirimleri Sistemi'ne 1-17 Nisan tarihleri arasında söz konusu diziye ilişkin iletilen 623 şikayeti inceleyen Üst Kurul, medyadaki şiddetin gerçek hayattaki şiddetten daha sık tekrar ettiğini ve yapılan araştırmalara göre televizyonda gösterilen şiddet içerikli sahnelerin fazlalığının toplumda artan şiddetle bağlantılı olduğunu değerlendirdi.</p><p>Dizideki şiddet sahnelerinin, şiddeti olağanlaştırdığı, yöntem öğretici nitelikte olduğu, özendirici ve model oluşturucu biçimde sunulduğu ve şiddetin gerçek dünyada yer bulmasına yol açabilecek etkilere sebep olabileceğini vurgulayan Üst Kurul, Kanal D'ye 6112 sayılı Kanun'un ilgili hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uyguladı.</p><p><strong>HBO MAX'TEKİ "ALTIN ÇOCUK" DİZİSİNE CEZA</strong></p><p>HBO Max adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Altın Çocuk" adlı dizi içerdiği yoğun şiddet sahneleri nedeniyle Üst Kurul'un gündemindeydi.</p><p>Ekranda gösterilen şiddetin, gündelik yaşamda sorunların çözümünde şiddete başvurmak yönünde eğilimlere neden olabildiği ve uzun vadede şiddetin kanıksanmasına neden olabileceğinden HBO Max'e idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası verildi.</p><p><strong>PRIME VIDEO'YA "KATALOGDAN ÇIKARMA CEZASI"</strong></p><p>RTÜK, Prime Video isimli isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan "Gangs Of Lagos" (Lagos Çeteleri) isimli filmdeki aşırı sergilenen şiddet sahnelerine ilişkin yayın ihlallerini inceledi.</p><p>Filmin şiddeti sorun çözmenin yegane aracı olarak meşrulaştırdığına, yoğun ve detaylı şiddet içeriklerinin şiddetin kanıksatılmasına hizmet ettiğine ve çocuk izleyiciler üzerinde yıkıcı rol model etkisi yaratabileceğine dikkati çeken Üst Kurul, Prime Video'ya idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası verdi.</p><p><strong>NETFLIX'TEKİ OKUL SALDIRISI DİZİSİNE YAPTIRIM</strong></p><p>Netflix adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan "Trigger" isimli dizideki yoğun şiddet içerikleri de Üst Kurul'un gündemindeydi.</p><p>Dizide şiddet sahnelerinin yoğun şekilde yer aldığı, suç ve suç unsurlarının detaylandırıldığı, şiddetin estetize edildiği vurgulanırken dizinin 6. bölümünde işlenen okul saldırısının da sorumlu yayıncılık anlayışıyla bağdaşmadığı, ilgili sahnelerin kronik güvensizlik ve kaygı durumunu besleyebileceği ve genç izleyicilerde taklit etme davranışı oluşturabileceği tespit edildi.</p><p>Bu gerekçelerle Netflix'e idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası uygulandı.</p><p><strong>HALK TV'YE MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NA HAKARET CEZASI</strong></p><p>RTÜK, Halk TV'de 15 Nisan'da yayınlanan "Sansürsüz" isimli programda CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'un Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırısıyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik sözlerini inceledi.</p><p>Halk TV'ye "Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uygulandı.</p><p><strong>SÖZCÜ TV'YE CEZA</strong></p><p>Üst Kurul, Sözcü TV'de 10 Nisan'da yayınlanan "Nokta Atışı" isimli programda Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Sera Kadıgil'in TBMM ve çeşitli devlet kurumlarına yönelik kullandığı ifadeleri yayın ihlali olarak değerlendirildi.</p><p>Kadıgil'in TBMM üyelerine yönelik açıklamalarının "eleştiri sınırlarını aşan, küçük düşürücü ve iftira" niteliğinde olduğunu tespit eden RTÜK, Sözcü TV'ye kanunun ilgili hükmünü ihlal etmekten idari para cezası verdi.</p><p>Ayrıca RTÜK, Adalet Bakanlığı ile koordineli olarak, mahkemelerce verilen yayın yasağı kararlarının uygulanmasına yönelik, yayıncı kuruluşlara rehber niteliğinde ilke kararları belirlenmesine karar verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/rtukten-yeralti-ve-esref--886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274227</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-vision-pro-kullanicilarina-yeni-cagri-akilli-gozlukler-yolda-274227</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan Vision Pro kullanıcılarına yeni çağrı! Akıllı gözlükler yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, Vision Pro ile sanal gerçeklik pazarında beklediği ilgiyi göremedi. Yüksek fiyatı ve kullanıcı deneyimindeki sorunlar nedeniyle Vision Pro satışları 600 bin birimde kaldı. Şirket, M5 çipli yeni modelle dahi tüketicinin dikkatini çekemedi ve ekibin büyük kısmını farklı projelere yönlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan Vision Pro kullanıcılarına yeni çağrı! Akıllı gözlükler yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, Vision Pro başlığıyla sanal gerçeklik dünyasında büyük bir sıçrama hedeflemişti. Ancak şirket, Ekim 2025'te piyasaya sürdüğü M5 çipli güncellenmiş modelle de kullanıcıların ilgisini artırmayı başaramadı. Vision Pro'nun yüksek fiyatı, ağırlığı ve uzun süreli kullanımda yarattığı rahatsızlık, tüketicilerin ürüne mesafeli yaklaşmasına yol açtı. Apple, M5 modeline daha hızlı bir işlemci ve konforlu bir kayış eklese de, satış rakamları beklentilerin oldukça gerisinde kaldı.</p><h3>Apple Vision Pro'da iade oranı rekor seviyeye ulaştı</h3><p>Apple'ın Vision Pro için attığı adımlar, beklenen pazar başarısını getirmedi. Şirketin iç kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, Vision Pro'nun satışa sunulduğu ilk günden bu yana toplamda yaklaşık 600 bin adet satıldı. Ancak, bu rakam Apple'ın diğer ürünlerine kıyasla oldukça düşük kaldı. Üstelik Vision Pro, alışılmadık derecede yüksek bir iade oranıyla da dikkat çekti. Kullanıcılar, cihazın 1,3 poundu aşan ağırlığından ve uzun süreli kullanımda yarattığı rahatsızlıktan şikayet etti. Apple'ın sunduğu Dual Knit Band gibi ek konfor çözümleri de bu sorunları tam anlamıyla gideremedi. M5 çipinin sağladığı 120Hz yenileme hızı, yüzde 10 daha fazla render edilen piksel ve yaklaşık 30 dakika ek pil ömrü de beklentileri karşılamadı. Fiyatın 3.499 dolar seviyesinde kalması ise, cihazı daha geniş kitlelere ulaştırmayı engelledi.</p><h3>Apple Vision Pro ekibi yeni projelere yönlendirildi</h3><p>Apple, Vision Pro'da beklediği başarıyı göremeyince, ürün geliştirme ekibini şirket içindeki farklı projelere kaydırdı. Vision Pro ekibinin önemli bir kısmı, Mart 2025'ten bu yana Siri projesinin başında bulunan Mike Rockwell ile birlikte yapay zekâ destekli asistan teknolojileri üzerinde çalışmaya başladı. Vision Pro'nun iptal edilmediği ve M5 modeliyle satışların devam ettiği belirtilse de, şirketin şu anda yeni bir Vision Pro modeli geliştirme planı bulunmuyor. Son dönemde Apple'ın daha hafif ve uygun fiyatlı bir Vision Air modeli üzerinde çalıştığı iddia edilmiş, ancak bu projenin de geçtiğimiz yıl durdurulduğu öğrenildi. Şirket, gelecekte sanal gerçeklik alanında yeni bir atılım yapabilmek için, daha konforlu ve erişilebilir bir cihaz üretmenin yollarını arıyor. Bu süreçte Apple, artırılmış gerçeklik özelliklerine sahip akıllı gözlükler geliştirmeye odaklandı. Ancak, Vision Pro için geliştirilen teknolojilerin, enerji tüketimi nedeniyle bu yeni nesil hafif gözlüklere entegre edilemediği bildirildi.</p><p>Apple, sanal gerçeklikte yaşanan bu hayal kırıklığı sonrası rotasını artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ entegrasyonuna çevirdi. Şirketin ilk akıllı gözlük modeli, Ray-Ban Meta gözlüklere benzer şekilde, entegre ekran olmadan piyasaya çıkacak. Vision Pro'daki teknolojilerin yeni cihazlara aktarılması ise, donanımın enerji ihtiyacı nedeniyle şu an mümkün görünmüyor. Tüm bu gelişmeler, Apple'ın Vision Pro ile ilgili beklentilerini yeniden gözden geçirdiğini ve şirketin stratejisinde önemli bir değişikliğe gittiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/appledan-vision-pro-kulla-163_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274226</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/samsun-sifir-atik-calistayinda-cevresel-donusum-icin-uygulanabilir-cozumler-masaya-yatirildi-274226</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsun Sıfır Atık Çalıştayı'nda çevresel dönüşüm için uygulanabilir çözümler masaya yatırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı tarafından “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temasıyla hayata geçirilen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” kapsamındaki “Samsun Sıfır Atık Çalıştayı” 30 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirildi.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsun Sıfır Atık Çalıştayı'nda çevresel dönüşüm için uygulanabilir çözümler masaya yatırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık  Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal  Başkanı Sayın <b>Emine </b><b>Erdoğan</b> Hanımefendi'nin vizyonuyla Türkiye'deki saha çalışmalarına devam eden <b>Sıfır Atık Vakfı</b>, "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları"nın <b>Samsun </b>ayağını başarıyla tamamladı.</p><p><b>Sıfır Atık Vakfı</b> tarafından <b>Samsun Valiliği</b> himayesinde, <b>Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Çevre,  Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Samsun İl Tarım ve Orman  Müdürlüğü,</b> <b>Samsun Ondokuz Mayıs  Üniversitesi</b> ve <b>Samsun Üniversitesi </b>iş  birliğiyle gerçekleştirilen <b>Samsun Sıfır  Atık Çalıştay</b>ı'na 180'i tüzel olmak üzere yaklaşık 250 kişi katılım  gösterdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/foto4-3004202678028aea.jpg"/><p><b>Ondokuz  Mayıs Üniversitesi</b> ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda; Samsun Vali  Yardımcısı Sayın <b>Murat Bulacak</b>, Samsun  Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. <b>Çetin Kurnaz</b>, Samsun Üniversitesi  Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. <b>Ali  Bilgin</b>, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcı Sayın <b>Ferhan Kodalak</b>, Samsun İl Tarım ve  Orman Müdürü Sayın <b>Kemal Yılmaz</b> ve  Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Sayın <b>Tevfik Akçay</b> hitaplarda bulundu.  </p><p><b>"EMİNE ERDOĞAN HANIMEFENDİ'NİN ÖNDERLİĞİNDE  BAŞLAYAN SIFIR ATIK ÇALIŞMALARI ÇIĞ GİBİ BÜYÜDÜ"</b></p><p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından başlayan  çalıştayda konuşan Samsun Vali Yardımcısı <b>Murat  Bulacak</b>, Sayın <b>Emine Erdoğan</b>  Hanımefendi'nin önderliğinde başlayan Sıfır Atık çalışmalarının çığ gibi  büyüdüğünü belirterek, <i>"Sıfır Atık  Hareketi ülkemizi çoktan aşmış ve Birleşmiş Milletler nezdinde 30 Mart'ın Dünya  Sıfır Atık Günü ilan edilmesiyle de gerçekten ülkemize çok büyük bir sorumluluk  düşmüştür. Bugün bizler de bu çalışmalar devamında Samsun'daki çalıştayı hep  beraber yapıyoruz"</i> dedi.  </p><p>Çalıştay çalışmaları ile Samsun'un çevre adına adeta tomografisinin  çekileceğini söyleyen Bulacak, <i>"Bugün  buradan alacağımız sonuçlarla Samsun'u geleceğe taşıyacak, özellikle çevre  bilinci adına geleceğe çok güzel sonuçlar çıkacağına ben canıgönülden  inanıyorum. Bize düşen dengeyi sağlamak. Bize emanet olarak verilen dünyayı da  daha yaşanabilir, daha huzurlu bir hale getirebilmek" </i>diye konuştu.   </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/foto3-3004202685b7d939.jpg"/><p><b>"DAHA YAŞANABİLİR BİR DÜNYA İNŞA ETMEK ADINA BİR  ARAYA GELDİK"</b></p><p>Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü <b>Tevfik Akça</b> ise, çalıştayda sadece  atıkları yönetmek için değil, geleceğimizi yönetmek ve sıfır atık vizyonuyla  daha yaşanabilir bir dünya inşa etmek adına önemli bir adım için bir araya  geldiklerini belirterek, <i>"Doğal  kaynaklarımızın sonsuz olmadığı gerçeğiyle israfın önlenmesi, atıkların  kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi artık bir  tercih değil, zorunluluktur. Çalıştayda 14 tematik masa belirlenmiş olup, bu  çalışmalar ile kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektör iş birliği ile atık yönetimindeki  güçlükleri aşacak, sürdürülebilir, uygulanabilir ve yenilikçi çözümler  geliştirmeyi hedefliyoruz" </i>dedi.  </p><p><b>"DAVRANIŞLARIMIZDAKİ KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER BÜYÜK  DEĞİŞİME ÖNCÜLÜK EDECEKTİR"</b></p><p>Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü <b>Kemal Yılmaz</b>, sıfır atık projesinin gelecek nesillere daha  yaşanabilir bir dünya bırakma açısından adeta bir seferberliğe dönüştüğünü  ifade ederek, <i>"Gıda israfının önlenmesi  çok çok önemli bir konu olup, gıda israfıyla mücadelenin bir çevre meselesi  olmadığı, bir insanlık vazifesi olduğu da Sayın Cumhurbaşkanımızın saygıdeğer  eşi Sayın <b>Emine Erdoğan</b> Hanımefendi  tarafından sıkça dile getirilmektedir. Yine Tarım Bakanımız tarafından da bu  konunun üzerinde hassasiyetle durulmaktadır. Tüketeceğimiz kadar, ihtiyacımız  kadar gıdayı almalı ve arta kalan gıdaları bir şekilde değerlendirilmeli ve  geri dönüşüme katkı sunmamız gerekiyor"</i> ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"SIFIR ATIK SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM KÜLTÜRÜDÜR"</b></p><p>Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı <b>Ferhan Kodalak</b> ise, <b>Samsun Büyükşehir Belediyesi </b>olarak  sürdürülebilir çevre yönetimini öncelikli görevleri arasında gördüklerini  söyleyerek, <i>"İstiklal Caddesi'nde hayata  geçirdiğimiz Sıfır Atık Dönüşüm Projesi ile hane ve işletmeleri sürece dahil  ederek atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağladık ve önemli kazanımlar elde  ettik. Aynı şekilde yaklaşık 10 kilometrelik sahil bandını kapsayan Adnan  Menderes Bulvarı'nda Sıfır Atık Dönüşüm projemizi de başlatmış bulunuyoruz.  Bizler inanıyoruz ki sıfır atık sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda  sürdürülebilir bir yaşam kültürüdür" </i>dedi.   </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/foto1-3004202608780f11.jpg"/><p><b>"ÜNİVERSİTELER BU SÜRECİN SORUMLU PAYDAŞLARI  ARASINDA"</b></p><p>Sıfır Atık Hareketi'nin uluslararası alanda önemli bir  farkındalık ve dönüşüm sürecine öncülük ettiğini belirten Samsun Üniversitesi  Rektör Yardımcısı Prof. Dr. <b>Ali Bilgin</b>,  <i>"Üniversiteler olarak bizler, bilgi  üretme, politika geliştirme ve toplumsal dönüşüme katkı sağlama misyonumuz  doğrultusunda bu sürecin önemli ve sorumlu paydaşları arasında yer almaktayız.  Bilimsel araştırmalar, yenilikçi projeler ve kanıta dayalı yaklaşımlar  aracılığıyla çevre ve iklim politikalarının güçlendirilmesine katkı sunarken,  kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve diğer paydaşlarla etkin bir iş  birliği içinde hareket etmeyi temel bir sorumluluk olarak benimsemekteyiz"</i>  diye konuştu.  </p><p><b>"SIFIR ATIK BİR GELECEK MESELESİDİR"</b></p><p>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.  Dr. <b>Çetin Kurnaz</b> ise, <i>"Bugün burada atık değil, üretimden  tüketime, kaynak kullanımından toplumsal davranışa uzanan bütüncül bir dönüşümü  konuşmak için bir arada toplanmış bulunmaktayız. Sıfır atık yalnızca bir çevre  politikası değil, aynı zamanda kalkınma, verimlilik ve en önemlisi de bir  gelecek meselesidir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak bizler de sıfır atığı  yalnızca teknik bir atık olarak değil, bunu bir yönetim süreci olarak  düşünmekteyiz. Eğitimden araştırmaya toplumsal katkı ve sürdürülebilir kampüs  vizyonunun temel bir parçası olarak görmekteyiz" </i>ifadelerini kullandı.  </p><p><b>YERELDEN ULUSALA İSRAF, ATIK VE KAYNAK YÖNETİMİ  MODELİ SAMSUN'DA MASAYA YATIRILDI</b></p><p><b>COP31  Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları</b>; yerelden  ulusala uzanan bir yaklaşımla israfın önlenmesi, atık yönetiminin  güçlendirilmesi ve kaynak verimliliğinin artırılması amacıyla tasarlanmış  kapsamlı bir yönetişim ve uygulama modeli olarak hayata geçirildi. Çalışmalar,  çevre yönetiminde katılımcı, veri temelli ve bütüncül bir dönüşüm  hedeflemektedir. </p><p>Çalıştay modeli; kamu kurumları, yerel yönetimler,  üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda  buluşturarak, çevresel sorunların yerelde tespit edilmesini ve ulusal düzeyde  uygulanabilir politika önerilerine dönüştürülmesini amaçlamaktadır. Bu yönüyle  süreç, yalnızca bir etkinlik dizisi değil; sürdürülebilir çevre yönetimine  yönelik sürekli işleyen bir kurumsal mekanizma niteliği taşımaktadır. Bu  kapsamda Samsun'da gerçekleştirilen çalıştay; kamu kurumları, yerel yönetimler,  üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının geniş katılımıyla  başarıyla sonuçlandı.  </p><p><b>FARKLI SEKTÖRLERİN KARŞILAŞTIĞI ÇEVRESEL  SORUNLAR, ORTAK BİR PLATFORMDA ELE ALINDI</b></p><p>Bu geniş katılım yapısı sayesinde, yerel ölçekte farklı  sektörlerin karşılaştığı çevresel sorunlar ortak bir platformda ele alınmış,  kurumlar arası koordinasyon ve iş birliği kapasitesi güçlendirilmiştir. </p><p>Çalıştaydaki tematik çalışmalarda; her masa kendi uzmanlık  alanında israf, atık ve kaynak yönetimi süreçlerini detaylı şekilde  değerlendirdi. </p><p>Bu kapsamda; mevcut sorun alanları tespit edilmiş, israf kalemleri  (atık oluşmadan önceki kayıplar) belirlenmiş, atık türleri ve yönetim  ihtiyaçları sınıflandırılmış, çözüm önerileri geliştirilmiş ve uygulanabilir  yerel politika önerileri oluşturulmuştur.   </p><p>Çalıştayın metodolojik yapısı sayesinde elde edilen  çıktılar, karşılaştırılabilir ve ölçülebilir veri temelli bir çerçeveye  dönüştürülmüştür.  </p><p><b>SAMSUN SIFIR ATIK ÇALIŞTAYI SONUÇ KONFERANSI İÇİN ÖNEMLİ BİR HAZIRLIK  ZEMİNİ OLUŞTURULDU</b></p><p><b>Samsun Sıfır  Atık Çalıştayı </b>kapsamında elde edilen tüm bulgular, aynı zamanda ilerleyen  süreçte gerçekleştirilecek olan <b>Samsun  Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı</b> için önemli bir hazırlık zemini  oluşturdu. Çalıştayda ortaya konulan veri setleri, değerlendirmeler ve çözüm  önerileri; Sonuç Konferansı'nda ele alınacak stratejik hedeflerin,  uygulanabilir eylem planlarının ve yerel düzeyde ortak mutabakat metninin  oluşturulmasına doğrudan katkı sağlayacak nitelikte yapılandırıldı.  </p><p>Çalıştay süreci yalnızca mevcut durumun analiz edildiği bir  aşama olarak değil, aynı zamanda Konferans sürecinin içerik, kapsam ve  yönetişim bakımından güçlendirilmesini sağlayan kritik bir hazırlık adımı  olarak tamamlanmıştır. </p><p><b>SAMSUN SIFIR ATIK HEDEF BELGESİ İÇİN ÇIKTILAR ELDE  EDİLDİ</b></p><p>Samsun Sıfır Atık Çalıştayı'nda elde edilen tüm çıktılar,  konferans ile kamuoyuna ilan edilecek <b>"Yerel  Sıfır Atık Hedef Belgesi"</b> çalışmalarına temel teşkil edecek şekilde  yapılandırılmıştır. </p><p>Çalıştay; yalnızca bir değerlendirme toplantısı olmanın  ötesinde, yerel ölçekte çevresel dönüşümün planlandığı ve somutlaştırıldığı bir  ortak akıl platformu niteliği taşımaktadır. </p><p>Çalıştaydan elde edilen veriler ve öneriler, hem yerel  yönetim uygulamalarına hem de ulusal çevre politikalarına katkı sağlayacak  nitelikte bir bilgi seti oluşturmuştur. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/samsun-sifir-atik-calista-915_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274225</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/methana-volkaninda-sessiz-tehlike-uyarisi-yeniden-patlayabilir-274225</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Methana volkanında sessiz tehlike uyarısı! Yeniden patlayabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ETH Zürih'ten bilim insanları, Yunanistan'ın Methana volkanında yürüttükleri araştırmada, 'sönmüş' volkanların uzun süreli sessizliğine rağmen büyük miktarda magma biriktirdiğini ortaya koydu. Bu bulgu, volkanik tehlike tahminlerinde yeni bir döneme işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Methana volkanında sessiz tehlike uyarısı! Yeniden patlayabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ETH Zürih'ten bir grup volkanolog, Yunanistan'ın Atina yakınlarındaki Methana volkanında yürüttükleri detaylı araştırma ile, on binlerce yıldır patlamayan 'sönmüş' volkanların aslında tamamen hareketsiz olmadığını gösterdi. Elde edilen bulgulara göre, bu volkanlar yüzeyde herhangi bir patlama belirtisi göstermese de, yer altında sessizce büyük miktarda magma biriktirmeye devam ediyor. Araştırmacılar, Methana'nın jeolojik geçmişini 700.000 yıl geriye giderek inceledi ve bu süreçte volkanın uzun süreli uyku dönemlerinde bile aktif magma rezervleri oluşturduğunu tespit etti. Bu keşif, volkanik tehlike tahminlerinde kullanılan geleneksel yaklaşımların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p><h3>ETH Zürih ekibinden Methana'da 1.250 zirkon kristaliyle çarpıcı analiz</h3><p>ETH Zürih'ten Olivier Bachmann liderliğindeki araştırma ekibi, Methana'nın patlama geçmişini incelemek için toplamda 31 farklı noktadan kaya örnekleri topladı. Ekip, bu örneklerde bulunan 1.250'den fazla zirkon kristalini analiz ederek, volkanın iç yapısındaki değişimleri ve magma hareketlerini yüksek hassasiyetle ortaya çıkardı. Zirkon kristalleri, magmanın yer altında ne kadar süreyle ve hangi koşullarda biriktiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Elde edilen verilere göre, Methana'nın 100.000 yıldan uzun süren en uzun uyku döneminde dahi zirkonlarda belirgin bir artış gözlendi. Bu durum, volkanın yüzeyde sakin görünse de, derinlerde aktif bir şekilde magma biriktirdiğini gösteriyor. Bachmann, zirkonları "küçük uçuş kayıt cihazları" olarak nitelendirerek, bu kristaller sayesinde volkanın iç yaşamının detaylı bir şekilde yeniden inşa edilebildiğini belirtti.</p><h3>'Sönmüş' volkanlar için küresel tehlike uyarısı: Methana örneği genellenebilir</h3><p>Çalışmanın sonuçlarına göre, uzun süre patlama göstermeyen ve 'sönmüş' olarak sınıflandırılan volkanlar, beklenmedik şekilde yeniden aktif hale gelebiliyor. Methana'da gözlemlenen bu durum, yalnızca bölgesel bir risk değil, aynı zamanda dünya genelinde benzer volkanik sistemler için de ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Araştırmacılar, özellikle subdüksiyon bölgelerinde bulunan volkanların, bilim dünyasının tam olarak tanımlayamadığı periyodik magma beslenmelerine sahip olduğuna dikkat çekti. Yunanistan'daki Methana, Güney Ege Volkanik Yayası'nın en batısında yer alıyor ve yaklaşık 3.600 yıl önce Santorini'de yaşanan yıkıcı patlamanın meydana geldiği aynı tektonik sistemin bir parçası. Elde edilen bulgular, volkanik tehlike otoritelerinin 'sönmüş' olarak nitelendirilen volkanları yeniden değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Magma birikimi ve zirkon oluşumu: Methana'nın sessiz tehlikesi</h3><p>Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise, Methana'nın zirkon oluşumunda yaşanan zirvenin, yüzeyde hiçbir volkanik aktivite gözlemlenmeyen olağanüstü uzun bir sessizlik dönemine denk gelmesi oldu. Yaklaşık 280.000 ile 170.000 yıl önce gerçekleşen bu süreçte, magmanın yer altında yoğun bir şekilde biriktiği ve zirkon kristallerinin oluşumu için uygun koşulların sağlandığı tespit edildi. Bu paradoksal durumun temelinde, tektonik levha hareketleriyle yer altına taşınan suyun, magmanın kristalleşmesini ve kalınlaşmasını tetiklemesi yatıyor. Böylece, magma yüzeye ulaşmakta zorlanıyor ve yer altında büyük rezervler halinde bekliyor. Bu süreç, volkanın uzun süreli hareketsizliğine rağmen, ani ve beklenmedik bir patlama riskini artırıyor.</p><h3>ETH Zürih: Volkanik tehlike izleme yöntemleri yeniden şekilleniyor</h3><p>ETH Zürih ekibi, çalışmanın sonunda, uzun süreli uyku dönemlerinin volkanik tehlike açısından güvenli bir dönem olduğu yönündeki yaygın görüşün artık geçerliliğini yitirdiğini vurguladı. Bilim insanları, gaz emisyonları, yer şekli değişiklikleri, volkanik-tetikli depremler ve yerçekimi anomalilerinin izlenmesiyle, hangi volkanların sessizce yeniden uyanmaya başladığının tespit edilebileceğini belirtti. Özellikle Methana örneği, bu tür izleme çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu açıkça gösteriyor. Araştırmacılar, küresel tehlike otoritelerine, 'sönmüş' volkanların da aktif olarak takip edilmesi ve risk değerlendirmelerinin buna göre güncellenmesi çağrısında bulundu. Bu bulgular, volkanoloji alanında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p><p>Sonuç olarak, ETH Zürih'in Methana volkanında gerçekleştirdiği bu kapsamlı çalışma, 'sönmüş' volkanların yüzeydeki sessizliğine aldanılmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, benzer coğrafi ve jeolojik özelliklere sahip diğer volkanlarda da aynı tehlikenin mevcut olabileceğini belirterek, izleme ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Bu yeni bulgular, volkanik tehlike yönetiminde köklü bir paradigma değişikliğine yol açabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/methana-volkaninda-sessiz-831_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274224</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/marmaris-belediye-baskani-unlu-ve-chp-mugla-il-baskani-kizil-ile-8-sanigin-yargilandigi-davada-karar-274224</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marmaris Belediye Başkanı Ünlü ve CHP Muğla İl Başkanı Kızıl ile 8 sanığın yargılandığı davada karar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'da, 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasını protesto sırasında yaşanan olaylarla ilgili Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP İl Başkanı Nail Kızıl'ın da aralarında bulunduğu 10 sanık hakkındaki davada karar açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marmaris Belediye Başkanı Ünlü ve CHP Muğla İl Başkanı Kızıl ile 8 sanığın yargılandığı davada karar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık avukatları katıldı.</p><p>Yargılama sonucunda mahkeme heyeti, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçunun işlendiğine hükmetti.</p><p>Ünlü ve Kızıl ile Menteşe CHP Gençlik Kolları Başkanı Tuğçe Dur, Menteşe Belediye Meclis Üyesi Dinçer Yıldız, Bodrum CHP Gençlik Kolları Başkanı Çetin Avcı, Marmaris Belediye Meclis Üyesi İlkay Şimşek, CHP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Uzay Kocabaş ve Adnan Barut, İzel Soluk, Onur Akgül hakkında 5'er ay hapis cezası verildi.</p><p>Sanıkların sabıkasız oluşu ve yasal şartların oluşması nedeniyle hükmün açıklanması geri bırakıldı.</p><p>Muğla'da, 19 Mart 2025'te, İmamoğlu ve 86 kişinin gözaltına alınmasını protesto amacıyla CHP Muğla İl Başkanlığı önünde toplanan partililer basın açıklaması yapmış, ardından Muğla Adliyesi'ne doğru yürümüştü.</p><p>Protesto sırasında yaşanan olaylar nedeniyle 10 kişi hakkında, "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" gerekçeleriyle dava açılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/marmaris-belediye-baskani-722_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274223</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kuresel-olarak-yukselise-gectik-eski-almanya-cumhurbaskani-wulff-dunyanin-turkiyeye-ihtiyaci-var-274223</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel olarak yükselişe geçtik! Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff: Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı var]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, dünyanın Türkiye'ye ihtiyacının, Türkiye'nin dünyaya ihtiyacından daha fazla olduğunu belirterek, "Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve karşılıklı olarak da Almanya'nın imajı Türkiye'de hala son derece iyi. Hal böyle olunca da Türkiye ve Almanya arasındaki bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel olarak yükselişe geçtik! Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff: Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Rahmi M. Koç Müzesi'nde düzenlenen Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye ve Almanya'nın potansiyelinin olduğunu ifade eden Wulff, toplantının amacının net bir şekilde işbirliği fırsatlarını dillendirmek, bunları tespit etmek ve mevcut potansiyeli kullanabilmek olduğunun altını çizdi.</p><p>Wulff, kendine güvenen bir Türkiye'yi gördüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin dünyaya ihtiyacından daha fazla. Şüphesiz sahip olduğumuz en büyük sermaye karşılıklı güven. Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve karşılıklı olarak da Almanya'nın imajı Türkiye'de hala son derece iyi. Hal böyle olunca da Türkiye ve Almanya arasındaki bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor.</p><p>Türkiye lehinde pek çok şey söz konusu. Tedarik zincirinin Hürmüz Boğazı'ndan Akdeniz limanlarına doğru kaydığını görüyoruz. Akdeniz limanlarında bir yoğunluk var. Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik olarak avantajı burada yatıyor. Başka özelliklerle birlikte personel maliyetleri görece olarak daha düşük. Almanya bu fırsatlardan faydalanmak istiyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/55-3004202642782218.jpg"/><p>Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff, küresel ölçekte bakıldığında zaten çok fazla kriz ve savaş olduğunu, eskiden söylendiği gibi "Almanya'nın hiç sorunu yok" gibi bir durumun artık söz konusu olmadığını, Almanya'nın da artık sorunu bulunduğunu ve bunları çözmekle meşgul olduklarını dile getirdi.</p><p>Almanya'nın iç politikasında bu tartışmanın bundan dolayı devam ettiğini aktaran Wulff, dünyadaki bu büyük krizin aslında fırsat olduğunu, bu bağlamda Türkiye'nin dünyada çok büyük bir rol oynayacağını ifade etti.</p><p><b>"DÜNYANIN EN BELİRGİN KONUSU BELİRSİZLİK"</b></p><p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da dünyada en öne çıkan konunun belirsizlik olduğunu vurguladı.</p><p>Olpak, Türkiye-Almanya İşbirliğinin Geleceği Raporuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Raporlar hemen birkaç günde hazırlanmıyor. Böyle bir sürecin içerisinde de bazı şeyler ilave edilerek gidilebildi. Hangi alanlarda işbirliği yapılırsa ne olabilir denildiği zaman orta vade diyebileceğimiz süreçte 60 milyar avroluk rakamın ikiye katlanıp 125 milyar avro seviyesine gelebileceği, 10 yıl ve sonraki süreçlerde ise 250 milyar avroya gidebileceğini rapor bize gösterdi."</p><p>İklim ve enerji konusunun değerlendirildiğini belirten Olpak, sıfır karbon yaklaşımının bunların içerisinde önemli başlıklardan bir tanesi olduğunu, inovasyon ve rekabetçiliği her zaman konuştuklarını, rekabetçiliğin tanımının değiştiğini anlattı.</p><p>Olpak, "Rekabetçiliği, fiyatta rekabetçilik, kalitede, serviste, dizaynda rekabetçilik şeklinde konuşurken güvende rekabetçilik diye yeni bir kavram daha var." diye konuştu.</p><p>Almanya'nın Avrupa'da tekstil atıklarının en büyük üreticisi ve toplayıcısı olduğunu aktaran Olpak, "Bu noktada, özel sektörle birlikte Türkiye'deki süreci nasıl entegre ederek ilerleyebiliriz, bunu değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Olpak, ikinci ön plana çıkan başlıklardan birisinin karşılıklı olarak ülkelerde yatırımların artırılması olduğunu kaydetti.</p><p>Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının başlık olarak ön plana çıktığına işaret eden Olpak, "Hem bir taraftan refahın artması, refahın artmasıyla birlikte sağlık hizmetlerindeki harcamaların da artması bu alanda gerçekten ciddi bir alan olduğunu gösteriyor." şeklinde konuştu.</p><p><b>"DÜNYA BÜYÜK BİR BELİRSİZLİK DÖNEMİNDEN GEÇİYOR"</b></p><p>DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Almanya'nın hem Türkiye hem de Avrupa Birliği içindeki stratejik ağırlığının önemini anlattı.</p><p>Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Türk ve Alman iş dünyasını bir araya getirerek entegrasyonu biraz daha hızlandırmak, Alman iş dünyasının konsantrasyonunu iki ülkede konsolide etmek ve bu sayede Avrupa Birliği yolunda yakın dostumuz Almanya'yı da alarak birlikte hareket etme düşüncemiz vardı. Şimdi bu düşüncemizi ABD Başkanı Donald Trump'ın sahneye çıkmasından sonra öne çektik."</p><p>Yalçındağ, dünyanın büyük bir belirsizlik döneminden geçtiğini, savaşlar, enerji krizleri, değişken tarifeler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların iş dünyasının öngörülebilirliğini gerçekten zorlaştırdığını dile getirdi.</p><p>Bu tablonun, yakın ve güvenilir coğrafyalarla daha güçlü işbirliğini artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline getirdiğini belirten Yalçındağ, bu nedenle ortak ve müreffeh bir gelecek için iş dünyası olarak nihai hedeflerinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği olması gerektiğine inandıklarının altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/kuresel-olarak-yukselise--548_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274222</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/61-cumhurbaskanligi-turkiye-bisiklet-turunu-besinci-etabini-casper-van-uden-kazandi-274222</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nu beşinci etabını Casper van Uden kazandı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun beşinci etabını, Team Picnic PostNL takımından Casper van Uden kazandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nu beşinci etabını Casper van Uden kazandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun (TUR 2026) beşinci etabını, Team Picnic PostNL takımından Hollandalı Casper van Uden kazandı.</p><p>Patara-Kemer arasındaki 180,7 kilometrelik turun en uzun parkurunda düzenlenen etabı, 4 saat 6 dakika 9 saniyede bitiren Casper van Uden birinci sırada tamamladı.</p><p>Sprint finişine sahne olan etapta MBH Bank Ballan CSB Telecom Fort takımından Polonyalı Marcin Budzinski 2'nciliği, Bardiani CSF 7 Saber takımından Özbek Nikita Tsvetkov ise 3'üncülüğü elde etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/1-3004202668c20129.jpg"/><p>Equipo Kern Pharma takımından Kolombiyalı Ivan Ramiro Sosa, genel klasmanda 17 saat 38 dakika 43 saniye ile turkuaz, tırmanış klasmanında topladığı 15 puanla da kırmızı mayoyu korudu.</p><p>Yeşil mayo (sprint) Team Flanders-Baloise takımından Belçikalı Tom Crabbe'de, beyaz mayo (Türkiye güzellikleri) ise Konya Büyükşehir Belediyespor'dan Mustafa Tarakcı'da kaldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/2-30042026a3870ca3.jpg"/><p><strong>ALTINCI ETAPTA ZİRVE MÜCADELESİ YAŞANACAK</strong></p><p>Yarışa, yarın Antalya ile Feslikan arasında yapılacak 6. etapla devam edilecek.</p><p>Bisikletçiler, zirve finişine sahne olacak 127,9 kilometrelik etapta Antalya'dan Feslikan'a pedal çevirecek.</p><p>TUR 2026'nın "kraliçe etap" olarak öne çıkan 6. etabında sporcular, uzun tırmanışın yanı sıra genel klasmanı doğrudan etkilemesi beklenen zorlu parkurda mücadele edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/61-cumhurbaskanligi-turki-221_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274221</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-israilin-sumud-saldirisini-kinadi-274221</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM, İsrail'in 'Sumud' saldırısını kınadı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, "Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale" hakkında “Meclis Başkanlığı Tezkeresi” tüm partilerin ittifakı ve oy birliğiyle kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM, İsrail'in 'Sumud' saldırısını kınadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Sumud Filosu'na saldırı hakkında Meclis Başkanlığı Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi</p><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasını taşıyan tezkerede şu ifadelere yer verildi:</p><p>"İsrail, uluslararası hukuku bir kez daha fütursuzca çiğneyerek, işlemekte olduğu soykırım ve savaş suçlarına bir yenisini eklemiş; sivil ve barışçıl bir teşebbüs olan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırmıştır.</p><p>Küresel Sumud Filosu'na silahlı müdahalede bulunan İsrail ordusu hem insani yardımları engellemiş hem de 20'si vatandaşımız toplam 175 Filistin dostu aktivisti alıkoymuştur.</p><p>Söz konusu korsanlık eylemi açık bir savaş suçudur. İnsanlığın tüm tahammül sınırlarını aşan İsrail'i uyarıyor; zorla alıkonulan aktivistleri ve vatandaşlarımızı derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz.</p><p>Tüm siyasi partilerimiz ve milletvekillerimizle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak hukuksuz bir şekilde alıkonulan vatandaşlarımızın ve Gazze halkına insani yardım ulaştırmak için yola çıkan insanlık cephesinin tüm üyelerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.</p><p>Ayrıca, başta vatandaşlarımız olmak üzere Küresel Sumud Filosu'nun mensuplarına karşı İsrail işgal güçlerince işlenen tüm suçların uluslararası mahkemelerde hesabının sorulmasının öncüsü ve ısrarlı takipçisi olacağız.</p><p>İsrail'in Filistin halkına uyguladığı işgal, soykırım ve apartheid suçlarının son bulması, Gazze halkının kesintisiz ve kapsamlı insani yardıma erişmesi ve İsrail'in işlediği insanlık suçlarının hesabını vermesi için tüm parlamentolara, uluslararası parlamenter asamblelere ve uluslararası kuruluşlara birlikte tutum alma ve seslerini yükseltme çağrımızı yineliyoruz.</p><p>Bu çerçevede, bu bildirinin oylanarak kabul edilmesi ve alınan kararın Resmî Gazete'de yayımlanması hususunu Genel Kurulun tasviplerine arz ederim."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/tbmm-israilin-sumud-saldi-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274220</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-fotograflardan-dijital-kiyafet-devrimi-kiyafet-dolabi-ozelligi-geliyor-274220</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Fotoğraflar'dan dijital kıyafet devrimi! Kıyafet Dolabı özelliği geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google Fotoğraflar, kullanıcılarına kıyafet seçimini kolaylaştıracak yeni bir yapay zeka özelliği sunmaya hazırlanıyor. Kıyafet Dolabı adı verilen bu yenilik, Android kullanıcılarına yaz aylarında ulaşacak ve ardından iOS'a da açılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Fotoğraflar'dan dijital kıyafet devrimi! Kıyafet Dolabı özelliği geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google Fotoğraflar, kullanıcıların gardıroplarını dijital ortama taşıyacak yeni bir "Kıyafet Dolabı" özelliğini tanıttı. Şirketin açıklamasına göre, bu yenilikçi araç sayesinde kullanıcılar, Google Fotoğraflar'daki kıyafet görsellerini yapay zeka desteğiyle bir araya getirebilecek. Özellik, kıyafetleri üst ve alt gibi kategorilere ayırarak, dijital bir dolapta düzenli şekilde gösteriyor. Kullanıcılar, kombinler oluşturup bunları sanal bir avatar üzerinde deneyebilecek ve sonuçları arkadaşlarıyla paylaşabilecek. Google Fotoğraflar'ın yeni özelliği, özellikle kombin yapmayı sevenler için büyük kolaylık sunacak.</p><h3>Google: 'Kıyafet Dolabı' ile sanal gardırop dönemi başlıyor</h3><p>Google, bu yeni özelliğiyle 1995 yapımı Clueless filmindeki ikonik dijital dolabı gerçeğe dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti. Filmde Cher Horowitz karakteri, dokunmatik ekranlı bilgisayarında farklı kıyafetleri dijital olarak birleştirip kombinler oluşturuyordu. Google Fotoğraflar'ın Kıyafet Dolabı özelliği de benzer bir deneyim sunacak. Kullanıcılar, kıyafetlerini kolayca kaydırıp seçebilecek, üst ve alt parçaları bir araya getirerek yeni kombinler oluşturabilecek. Dijital kombinler, avatar üzerinde önizlenebilecek ve bu sayede kullanıcılar, hangi parçaların birbiriyle uyumlu olduğunu pratik biçimde görebilecek.</p><h3>Android kullanıcılarına öncelik: Google Fotoğraflar'da ilk adım yaz aylarında</h3><p>Google'ın açıklamasına göre Kıyafet Dolabı özelliği, ilk olarak Android kullanıcılarına sunulacak. Yaz aylarında devreye girecek bu yenilik, kısa süre sonra iOS platformuna da açılacak. Kullanıcılar, kıyafetlerini dijital olarak gruplandırıp kombinler oluşturmanın yanı sıra, bu kombinleri arkadaşlarıyla paylaşabilecek veya dijital moodboard'larında saklayabilecek. Özellikle sosyal medya ve dijital içerik üreticileri için bu özellik büyük ilgi görecek. Google Fotoğraflar, Kıyafet Dolabı ile dijital gardırop deneyimini herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Şirket, yapay zeka destekli bu çözümle kullanıcıların günlük yaşamında pratiklik ve eğlenceyi bir araya getirdiğini vurguladı.</p><p>Google Fotoğraflar'ın Kıyafet Dolabı özelliği, dijitalleşen dünyada kıyafet seçimini daha kolay ve eğlenceli hale getiriyor. Özellikle kombin yapmayı seven kullanıcılar için bu yenilik, günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri olmaya aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/google-fotograflardan-dij-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274219</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/modern-ofislerde-gizli-tehlike-uzun-sure-oturmak-sagligi-tehdit-ediyor-274219</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Modern ofislerde gizli tehlike! Uzun süre oturmak sağlığı tehdit ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, özellikle ofis ortamında uzun süre oturmanın, düzenli egzersiz yapılsa bile ciddi sağlık riskleri doğurduğunu belirtiyor. Kardiyometabolik hastalıklar ve kas-iskelet sistemi sorunları, günümüzde artan oturma süreleriyle birlikte önemli bir tehdit haline geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Modern ofislerde gizli tehlike! Uzun süre oturmak sağlığı tehdit ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ofis çalışanlarının gün içinde uzun saatler boyunca oturması, uzmanlara göre ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, günde 10 saate kadar oturarak çalışanların, düzenli egzersiz yapsalar bile kardiyometabolik hastalıklar ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları açısından risk altında olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, modern iş hayatının getirdiği bu hareketsiz yaşam biçiminin, sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel performansı da olumsuz etkilediğini vurguladı.</p><h3>Uzmanlar: 'Uzun süre oturmak, egzersizle telafi edilemiyor'</h3><p>Sağlık alanında yapılan son bilimsel çalışmalar, uzun süre oturmanın vücutta bir dizi olumsuz değişikliğe yol açtığını gösterdi. Uzmanlar, "uzun süre oturmak" kavramının, halk arasında genellikle zararsız veya kaçınılmaz bir alışkanlık olarak görüldüğünü ancak gerçekte ciddi riskler taşıdığını belirtti. Yapılan açıklamalara göre, oturarak geçirilen saatler arttıkça iskelet kaslarının aktivitesi azalıyor, bu da vücudun kan şekerini kullanmasını zorlaştırıyor. Bu durum, zamanla insülin direncinin gelişmesine ve tip 2 diyabet riskinin artmasına neden oluyor. Ayrıca, yağ metabolizması yavaşlıyor ve kan dolaşımı verimsizleşiyor. Bu metabolik ve dolaşım bozuklukları, yüksek tansiyon, sağlıksız kolesterol seviyeleri ve karın bölgesinde yağ birikimi gibi kardiyometabolik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, ofis çalışanlarının iş öncesi veya sonrası egzersiz yapmalarının önemli olduğunu ancak uzun süre oturmanın zararlarını tek başına egzersizle ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını tekrarladı.</p><h3>Ofis ortamında uzun süre oturmak, kas-iskelet sistemi ve zihinsel performansı etkiliyor</h3><p>Uzmanlara göre, "uzun süre oturmak" yalnızca metabolik hastalıklara yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda kas-iskelet sistemi üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor. Kötü duruş ve hareketsizlik, boyun, omuz ve bel bölgesinde gerginlik ve ağrıya neden oluyor. Bu tür rahatsızlıklar özellikle masa başında çalışanlar arasında yaygın olarak görülüyor. Ayrıca, uzun süre hareketsiz kalmak, kişinin uyanıklık düzeyini, konsantrasyonunu ve genel enerji seviyesini düşürüyor. Araştırmalara katılan çalışanlar, günün büyük kısmını oturarak geçirdiklerinde kendilerini daha yavaş ve verimsiz hissettiklerini ifade etti. Küresel ölçekte ise fiziksel hareketsizliğin yılda yaklaşık 4 ila 5 milyon ölüme katkıda bulunduğu tahmin ediliyor. Bu veriler, uzun süre oturmak ve hareketsiz kalmanın sadece bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu da gözler önüne seriyor.</p><h3>İşyeri düzenlemeleriyle oturma süresi nasıl azaltılabilir?</h3><p>Uzmanlar, uzun süre oturmanın zararlarını azaltmak için işyeri ortamında çeşitli önlemler alınabileceğini belirtti. Araştırmalar, her 30 ila 60 dakikada bir, sadece iki ila beş dakika ayakta durmanın veya kısa bir yürüyüş yapmanın glukoz metabolizmasını iyileştirdiğini ve kardiyometabolik riski azalttığını gösteriyor. Bu nedenle, ofislerde yürüyüş toplantıları düzenlemek, ayakta durma veya esneme hatırlatıcıları kullanmak ve görevler arasında kısa hareket molaları vermek öneriliyor. Ayrıca, yükseklik ayarlı masalar, çalışanların gün içinde hem oturup hem de ayakta çalışabilmesine olanak sağlıyor. Erişilebilir merdivenler ve ofis içi yürüyüş yolları ise hareketliliği artırıyor. Birleşik Krallık'ta yapılan bir araştırma, bu tür düzenlemelerin günlük oturma süresini yaklaşık 1 ila 1,5 saat azalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu önlemlerin çalışanların enerji seviyelerinde, odaklanma düzeylerinde ve kas-iskelet sisteminde önemli iyileşmeler sağladığını vurguladı.</p><h3>Uzun süre oturmak, modern yaşamda yeni bir sağlık tehdidi olarak öne çıkıyor</h3><p>Uzmanlar, "uzun süre oturmak" alışkanlığının modern iş yaşamının en önemli sağlık tehditlerinden biri haline geldiğini ifade ediyor. Sigara kullanımının geçmişte toplumun çalışma ve sosyalleşme biçimlerini değiştirdiği gibi, uzun süre oturmanın da iş gününün yapısını yeniden düşünmeyi gerektirdiği belirtiliyor. Öğle arasında kısa bir yürüyüş yapmak, telefon görüşmeleri sırasında ayakta durmak veya toplantılar arasında kalkıp hareket etmek, basit ama etkili değişiklikler olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, modern çalışanların sağlığını korumak için yalnızca iş öncesi veya sonrası egzersiz yapmanın yeterli olmadığını, iş saatleri boyunca oturma süresini azaltmanın da en az egzersiz kadar önemli olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın, toplumsal sağlık düzeyinin yükseltilmesi ve iş verimliliğinin artırılması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p><p>Sonuç olarak, uzmanlar "uzun süre oturmak" alışkanlığının göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ofis çalışanlarının ve işverenlerin, işyeri ortamında hareketi teşvik eden uygulamaları hayata geçirmesi, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, küçük ve uygulanabilir değişikliklerle, uzun süre oturmanın yol açtığı risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/modern-ofislerde-gizli-te-176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274218</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/camasir-makinesi-kullanicilarina-kritik-uyari-hizli-yikama-yuzde100-temizlik-saglamiyor-274218</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çamaşır makinesi kullanıcılarına kritik uyarı! Hızlı yıkama %100 temizlik sağlamıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çamaşır makinesi kullanıcılarının sıkça başvurduğu hızlı yıkama döngüsü, uzmanlara göre tam temizlik sağlamıyor. Uzmanlar, özellikle kirli ve lekeli çamaşırlar için hızlı yıkama ayarının yetersiz kaldığını vurguladı. Hangi durumlarda hızlı yıkamanın tercih edilmesi gerektiği ve dikkat edilmesi gereken noktalar haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çamaşır makinesi kullanıcılarına kritik uyarı! Hızlı yıkama %100 temizlik sağlamıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çamaşır makinesinde zaman kazanmak için sıkça tercih edilen hızlı yıkama döngüsü, uzmanların değerlendirmelerine göre tam anlamıyla temizlik sunmuyor. Özellikle son yıllarda yeni nesil çamaşır makinelerinin sunduğu hızlı yıkama seçeneği kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görse de, bu ayarın etkisi ve sınırları hakkında önemli uyarılar yapıldı. Comfort Appliance Repair'in kurucusu ve alet uzmanı Dennis Godynuk, hızlı yıkama döngüsünün adından da anlaşılacağı gibi süreyi kısalttığını, ancak bu nedenle kumaşlardaki kirleri ve lekeleri tam olarak temizleyemediğini belirtti. Poplin Laundry Service'den çamaşır uzmanı Stacee Parker ise, hızlı yıkama döngüsünün sağladığı kısa süreli ıslatmanın deterjanın etkinliğini azalttığını, bu nedenle derinlemesine temizlik gerektiren çamaşırlar için yeterli olmadığını ifade etti. Mr. Appliance'ın başkanı Glenn Lewis de, hızlı yıkamanın kısa süre, az su ve daha az çalkalama ile çalıştığını, bu yüzden kir ve yağ gibi kalıntıların tam olarak giderilemediğini söyledi. Uzmanlar, hızlı yıkama döngüsünün yanlış kullanımının, zamanla kıyafetlerde ve havlularda birikintilere yol açabileceğini vurguladı.</p><h3>Stacee Parker: 'Hızlı yıkama döngüsü tam temizlik sunmaz'</h3><p>Çamaşır uzmanı Stacee Parker, hızlı yıkama döngüsünün yalnızca hafif kirli ve az sayıda çamaşır için uygun olduğunu açıkladı. Parker, "Hızlı yıkama ile sadece birkaç parça, örneğin hafif kullanılmış iç çamaşırı veya yastık kılıfı yıkanabilir. Büyük lekeler, kötü kokular veya yoğun kirli çamaşırlar için hızlı yıkama kesinlikle yeterli değildir" dedi. Yoğun kirli ve lekeli çamaşırlar için normal döngünün tercih edilmesi gerektiğini belirten Parker, hızlı yıkamanın esasen çamaşırları tazelemek için tasarlandığını vurguladı. Parker, "Zamanınız kısıtlıysa ve çamaşırlarınızda sadece hafif ter veya küçük lekeler varsa hızlı yıkama kullanılabilir. Ancak haftalık çamaşır, yatak örtüsü veya kalın kumaşlar için bu ayar önerilmez" diyerek kullanıcıları uyardı. Ayrıca, hızlı yıkamanın, kırışmış bir gömleği kısa süreliğine kurutucuya atmak gibi, sadece yüzeysel bir tazelik sağladığını söyledi. Acil durumlarda ya da son dakika misafirleri için hızlı yıkamanın pratik bir çözüm olabileceğini, ancak sık kullanıldığında kıyafetlerde kalıcı kir ve deterjan kalıntısı oluşabileceğini kaydetti.</p><h3>Uzmanlar hızlı yıkama döngüsünün sınırlarını açıkladı</h3><p>Çamaşır makinesi uzmanları, hızlı yıkama döngüsünün avantaj ve dezavantajlarına dikkat çekti. Dennis Godynuk, hızlı yıkamanın büyük ve ağır yükler için uygun olmadığını, özellikle lekeli veya kötü kokan çamaşırların bu ayarla temizlenemeyeceğini belirtti. Godynuk, "Çamaşır makinesi kullanıcıları, hızlı yıkamayı küçük ve hafif kirli çamaşırlar için tercih etmeli. Yoğun kirli, lekeli veya kalın kumaşlar için mutlaka normal döngü kullanılmalı" dedi. Glenn Lewis ise, hızlı yıkama döngüsünün az su ve kısa süreyle çalıştığı için, deterjanın kumaşlara tam olarak nüfuz etmediğini ve bunun da temizlik performansını düşürdüğünü ifade etti. Lewis, hızlı yıkama ayarının yanlış kullanımının, zaman içinde kıyafetlerde gözle görülmeyen birikintilere ve kötü kokulara yol açabileceğini vurguladı. Parker ise, hızlı yıkama döngüsünün kanepede giyilen gömlekler veya evde hafifçe kullanılan kıyafetler için uygun olduğunu, ancak havlu, kot veya spor kıyafetleri gibi yoğun kirli eşyalar için bu ayarın kullanılmaması gerektiğini söyledi. Uzmanlar, hızlı yıkama döngüsünün yalnızca belirli koşullarda tercih edilmesini, aksi halde çamaşırların tam anlamıyla temizlenemeyeceğini belirtti.</p><h3>Çamaşır makinesi kullanıcılarına hızlı yıkama önerileri</h3><p>Uzmanlar, hızlı yıkama döngüsünden en iyi verimi almak için bazı pratik ipuçları da verdi. Glenn Lewis, hızlı yıkama döngüsünü kullanmadan önce çamaşırlardaki küçük lekelerin önceden tedavi edilmesini ve yüksek kaliteli deterjan tercih edilmesini önerdi. Lewis, "Hızlı yıkamada kısa ıslatma süresi olduğu için, deterjanın etkili olabilmesi için daha kaliteli ürünler seçilmeli ve lekeler önceden temizlenmeli" dedi. Parker ise, hızlı yıkama sırasında normalden daha az deterjan kullanılmasını tavsiye etti. "Kısa süreli yıkamada fazla deterjan kullanılırsa, kalıntıların tam olarak durulanmaması riski artar. Bu nedenle, normalde kullandığınız miktarın yarısı yeterli olur" ifadelerini kullandı. Ayrıca, hızlı yıkama için çamaşır yükünün de küçük tutulması gerektiğini belirten uzmanlar, makinenin kapasitesinin yarısı kadar çamaşırın en iyi sonucu vereceğini söyledi. Parker, hızlı yıkamanın proaktif çamaşır temizliği için de kullanılabileceğini, özellikle kir ve kalıntı birikmeden önce küçük çamaşır gruplarının bu ayarla yıkanmasının faydalı olacağını dile getirdi. Sonuç olarak, hızlı yıkama döngüsünün doğru kullanımı, hem çamaşırların ömrünü uzatıyor hem de gereksiz deterjan ve su tüketimini önlüyor.</p><p>Çamaşır makinesi kullanıcılarının hızlı yıkama döngüsünü tercih ederken dikkatli olması gerekiyor. Uzmanlar, bu ayarın yalnızca hafif kirli ve az miktarda çamaşır için uygun olduğunu, yoğun kirli veya lekeli çamaşırlar için ise mutlaka normal döngünün kullanılması gerektiğini hatırlattı. Hızlı yıkama döngüsünün avantajlarını en iyi şekilde değerlendirmek ve olası olumsuzluklardan kaçınmak için, çamaşırların türüne ve kirlilik derecesine göre doğru programı seçmek büyük önem taşıyor. Bu sayede hem çamaşırların temizliği sağlanıyor hem de makinenin ömrü uzatılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/camasir-makinesi-kullanic-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274217</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-mhp-genel-baskani-bahceliyi-kabul-etti-274217</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Külliye'de kritik zirve! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen görüşme sona erdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Külliye'de kritik zirve! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41254033.jpg"/><p>Basına kapalı olarak gerçekleşen ve saat 17.50'de başlayan görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cumhurbaskani-erdogan-mhp-827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274216</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-guvenlik-konseyi-baskan-yardimcisi-medvedev-nukleer-kiyametin-yasanmasi-mumkun-274216</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev: Nükleer kıyametin yaşanması mümkün]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, "nükleer kıyametin yaşanmasının mümkün" olduğunu belirterek, "Buna hazırlıklı olmamız lazım." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev: Nükleer kıyametin yaşanması mümkün]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, başkent Moskova'da düzenlenen bir konferansta, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.</p><p>Avrupa liderlerini eleştiren Medvedev, "Avrupa ve Avrupa Birliği (AB), aptallar tarafından yönetiliyor. Bu aptallar, AB'nin kömür ve çelik birliğinden modern birliğe dönüşmesinden bu yana yıllarca inşa edilen şeyleri yok ediyor. Bunlar, Rusya'yla savaştan bahseden, son derece yapıcı olmayan dar görüşlü insanlar." diye konuştu.</p><p>Medvedev, Rusya ve Avrupa arasındaki meselenin yıllarca çözülemeyeceğini ifade ederek, Rusya'nın ABD ile Avrupa hakkındaki değerlendirmelerinin örtüştüğüne işaret etti.</p><p>Avrupalı yetkililerin, "Rusya ile savaşın kaçınılmaz olduğunu" vurguladığına dikkati çeken Medvedev, Avrupa'ya saldırma niyetinde olmadıklarını savundu.</p><p>Medvedev, "Bu çok üzücü bir durum. Her gün savaşın kaçınılmaz olduğu söylenirse, savaş başlayacak. Bunun için yeterince gerekçe ve sebep olabilir. Bu nedenle, siyasetçilerin sakinleşmesi ve yapıcı diyalog kurması gerekiyor." dedi.</p><p>Nükleer savaşın yaşanması ihtimaline ilişkin ise Medvedev, "Nükleer kıyametin yaşanması mümkün. Bunu anlamayanlar ya hayalperest ya da aptal. Bunun yaşanmasını istemiyoruz. Ancak böyle bir senaryonun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Buna hazırlıklı olmamız lazım. Bunun için ülkemiz nükleer stratejik güçlere sahip. Bu güçler, destekleniyor ve hazırlıklı." diye konuştu.</p><p>Medvedev, bugünkü olayları, dünya savaşları öncesi dönemlerinde yaşananlara benzeterek, "(Ukrayna'da) Özel askeri operasyonumuz devam ediyor. Bu bir savaş. Çoğu zaman bölgesel bir çatışma, küresel çaptaki çatışma öncesi yaşanabiliyor. Bu nedenle günümüzdeki olaylar, 1. Dünya Savaşı öncesi dönemine ve bir nevi 1930'da 2. Dünya Savaşı'na yol açan olaylarla benziyor. Bu dönemlerde de Avrupa'nın askerileştirilmesi süreci devam ediyordu." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>ABD, RUSYA'NIN BAŞLICA JEOPOLİTİK RAKİBİ</strong></p><p>Rusya-ABD arasındaki ilişkilere değinen Medvedev, "Amerikalılar, Avrupalılara göre daha pragmatik. Amerikalılar, ilişkilerimize pragmatik açıdan bakıyor. Bu da onlarla ilişkiler geliştirebileceğimize olan güvenimizi güçlendiriyor. Amerikalılar, her zaman para kazanmak istiyor. Bu çerçevede ilişkiler inşa edilebilir. Bu anlamda, ABD'nin mevcut yönetimi ve (ABD Başkanı Donald) Trump ile ilişkilerimiz pragmatik. Bu çok iyi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Medvedev, diğer yandan ABD'nin, Rusya'nın başlıca jeopolitik rakibi olduğunun altını çizdi.</p><p>ABD'nin ara buluculuk rolünü de değerlendiren Medvedev, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından alıkonulduğunu anımsatarak, "Devlet Başkanı alıkoyan ve çatışmalar başlatan ülkenin her durumda etkili ara bulucu olduğunu söylemek pek mümkün değil." dedi.</p><p>Medvedev, "mevcut Amerikan yönetiminin, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimine göre yine de bir şeyler yapmaya çalıştığını" söyledi.</p><p><strong>ORTA DOĞU'DA İLERİDE DE ÇATIŞMALAR YAŞANACAK</strong></p><p>Orta Doğu bölgesinde ileride de çatışmaların yaşanacağı görüşünü paylaşan Medvedev, "Kaos, para kazandırıyor. Çok sayıda ülke ve güç, çatışmaların sürdürülmesinden yana." diye konuştu.</p><p>Medvedev, İran'la ilgili durumun er ya da geç çözüleceğini, ancak meseledeki çelişkilerin kaynağının varlığını sürdüreceğini ve meselenin uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/rusya-guvenlik-konseyi-ba-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274215</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/youtubedan-iphone-kullanicilarina-resim-icinde-resim-surprizi-274215</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YouTube'dan iPhone kullanıcılarına resim içinde resim sürprizi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[YouTube, iPhone ve iPad kullanıcıları için resim içinde resim (PiP) özelliğini dünya genelinde ücretsiz olarak kullanıma açıyor. Artık ABD dışındaki iOS kullanıcıları da bu yenilikten faydalanabilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YouTube'dan iPhone kullanıcılarına resim içinde resim sürprizi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YouTube, iPhone ve iPad sahiplerine yönelik resim içinde resim (PiP) özelliğini dünya çapında ücretsiz olarak sunma kararı aldı. Şirketin duyurusuna göre, ABD dışında yaşayan ve Premium aboneliği bulunmayan iOS kullanıcıları da artık YouTube uygulamasında PiP özelliğini aktif şekilde kullanabilecek. Bu yenilikle birlikte, uzun formatlı ve müzik dışı videoları izleyen kullanıcılar, YouTube uygulamasından çıksalar bile videolarını küçük bir pencerede izlemeye devam edebilecek.</p><h3>YouTube'dan iOS kullanıcılarına küresel PiP açılımı</h3><p>Bugüne kadar sadece ABD'deki kullanıcılar ve YouTube Premium aboneleri PiP özelliğinden yararlanabiliyordu. Yeni güncellemeyle birlikte, Premium olmayan iPhone ve iPad kullanıcıları da bu işlevi kullanabilecek. Premium Lite aboneleri ise uzun formatlı ve müzik dışı içeriklerde PiP erişimini sürdürecek. Premium üyeler ise hem müzik hem de müzik dışı içeriklerde bu özelliği kullanmaya devam edecek. YouTube, bu değişikliğin dünya genelinde milyonlarca iOS kullanıcısının video izleme deneyimini geliştireceğini vurguladı.</p><h3>Resim içinde resim özelliğiyle YouTube deneyimi değişiyor</h3><p>Resim içinde resim özelliği, YouTube uygulamasından çıkıldığında videonun ekranda küçük bir pencere olarak kalmasını sağlıyor. Kullanıcılar, bu küçük oynatıcıyı ekranın istenilen köşesine taşıyabiliyor ve diğer uygulamaları kullanırken YouTube videolarını izlemeye devam edebiliyor. Şirket, PiP özelliğinin "önümüzdeki aylarda" tüm dünyada iOS kullanıcılarına sunulacağını açıkladı. YouTube, bu adımla kullanıcıların çoklu görev yapmasını kolaylaştırırken, platformda geçirilen sürenin de artmasını hedefliyor. Bu gelişme, özellikle iPhone ve iPad kullanıcıları için önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor.</p><p>YouTube'un resim içinde resim özelliğini küresel olarak ücretsiz hale getirmesi, iOS kullanıcılarının video izleme alışkanlıklarını değiştirecek gibi görünüyor. Platformun bu hamlesi, kullanıcı memnuniyetini artırmayı ve daha geniş bir kitleye ulaşmayı amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/youtubedan-iphone-kullani-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274214</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/anket-gencler-haberi-sosyal-medyadan-yaslilar-televizyondan-takip-ediyor-274214</link>
      <pubDate>2026-04-30T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anket: Gençler haberi sosyal medyadan, yaşlılar televizyondan takip ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan ankette, gençlerin yüzde 57'sinin haberlere sosyal medya üzerinden ulaştığı, 65 yaş ve üzerindekilerin yüzde 74'ünün ise televizyonu tercih ettiği ortaya kondu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anket: Gençler haberi sosyal medyadan, yaşlılar televizyondan takip ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Media Insight Project tarafından yapılan ankette, farklı yaş gruplarının haber tüketim alışkanlıkları incelenerek gençler ile yaşlılar arasında belirgin farklılıklar olduğu bulundu.</p><p>Ankete göre, 13-17 yaş grubundaki gençlerin yüzde 57'si haberlere her gün sosyal medya üzerinden ulaşırken, 65 yaş ve üzerindekilerin yüzde 74'ü televizyonu tercih ediyor.</p><p>"Sıkı haber takipçisi" olarak tanımlananların oranı yaşla birlikte artıyor. Siyaset, ekonomi ve toplumsal konuları yakından izleyen gençlerin oranı yüzde 12'de kalırken, bu oran 65 yaş üstünde yüzde 35 olarak tespit edildi.</p><p>Buna karşılık gençlerin yüzde 48'i yaşam tarzı içeriklerini daha yakından takip ediyor.</p><p><strong>TRUMP HABERLERİ SIKÇA KAÇINILAN BAŞLIKLAR ARASINDA</strong></p><p>Ankette, en güvenilir kaynak olarak yerel medya öne çıkarken, onu ulusal medya, bağımsız içerik üreticileri ve yapay zeka tabanlı araçlar izledi.</p><p>Yanıltıcı bilginin yayılmasında sorumluluğun ise en çok siyasetçilere ve sosyal medya şirketlerine yüklendiği görüldü. Katılımcıların yüzde 66'sı siyasetçileri başlıca sorumlu olarak gösterirken, yerel medya en az sorumlu tutulan kaynak oldu.</p><p>Anket ayrıca, katılımcıların önemli bir bölümünün, bazı haber türlerinden kaçındığını ortaya koydu. En çok kaçınılan içerikler arasında magazin haberleri yüzde 71 ile ilk sırada yer alırken, ulusal siyaset ve ABD Başkanı Donald Trump ile ilgili haberler de sıkça kaçınılan başlıklar arasında gösterildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/anket-gencler-haberi-sosy-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274213</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-500-milyon-ton-plastik-icin-temiz-yakit-hamlesi-274213</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından 500 milyon ton plastik için temiz yakıt hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adelaide Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, plastik atıkların güneş ışığı kullanılarak temiz yakıtlara ve değerli kimyasallara dönüştürülmesini mümkün kılan çığır açıcı bir yöntemi ortaya koydu. Bilim insanları, bu yenilikçi yaklaşım sayesinde hem plastik kirliliğine hem de enerji krizine aynı anda çözüm bulunabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından 500 milyon ton plastik için temiz yakıt hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yıl milyonlarca ton plastik atık çevreye karışırken, Adelaide Üniversitesi'nden bilim insanları, bu soruna güneş enerjisiyle çözüm sunan bir yöntem geliştirdi. Araştırma ekibi, plastik atıkları güneş ışığı yardımıyla temiz yakıtlara ve endüstriyel açıdan değerli kimyasallara dönüştürmeyi başardı. Bu buluş, hem plastik kirliliğini azaltma hem de fosil yakıtlara olan bağımlılığı düşürme hedefiyle öne çıkıyor. Çalışma, özellikle temiz enerji arayışının hız kazandığı bir dönemde, plastik atıkların yeni bir enerji kaynağına dönüşebileceğini gösterdi.</p><h3>Xiao Lu liderliğinde plastik atıklardan güneş enerjili yakıt üretimi</h3><p>Adelaide Üniversitesi doktora adayı Xiao Lu'nun öncülüğünde yürütülen araştırmada, plastik atıkların güneş ışığı kullanılarak hidrojen, sentez gazı ve çeşitli endüstriyel kimyasallara dönüştürülmesi detaylı biçimde incelendi. Ekip, bu sürecin plastikleri yalnızca zararlı bir atık olmaktan çıkarıp, karbon ve hidrojen açısından zengin, değerli bir kaynak haline getirdiğini belirtti. Lu, "Plastik genellikle çevre için büyük bir tehdit olarak görülüyor. Ancak, güneş ışığıyla bu atıkları temiz yakıtlara dönüştürmek, hem kirlilikle mücadele hem de enerji üretimi açısından önemli bir fırsat sunuyor" dedi. Bu gelişme, sürdürülebilir ve döngüsel ekonomiye geçişte kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, plastik atıkların enerjiye dönüşümü, fosil yakıt kullanımının azaltılmasına da katkı sağlayacak.</p><h3>Profesör Duan: Fotoreformlama ile yüksek verim ve dayanıklılık sağlandı</h3><p>Adelaide Üniversitesi Kimya Mühendisliği Okulu'ndan Profesör Xiaoguang Duan, güneş enerjili fotoreformlama yönteminde kaydedilen ilerlemelere dikkat çekti. Fotoreformlama, plastik atıkları nispeten düşük sıcaklıklarda parçalamak için fotokatalizör adı verilen ışığa duyarlı malzemelerden yararlanıyor. Bu sayede, hidrojen gibi temiz yakıtlar ile asetik asit ve dizel aralığı hidrokarbonlar gibi endüstriyel ürünler elde ediliyor. Duan, "Son araştırmalar, bazı sistemlerin 100 saatten fazla kesintisiz çalışabildiğini ve yüksek hidrojen verimi sağladığını gösterdi" ifadelerini kullandı. Ayrıca, bu yöntemin geleneksel su ayrıştırmasına kıyasla daha az enerji gerektirdiği, dolayısıyla büyük ölçekli kullanıma daha uygun olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, plastik atıkların dönüşümünde elde edilen bu yüksek performansın, sürdürülebilirlik açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirtti.</p><h3>Teknolojinin yaygınlaşması için kritik engeller ve çözüm önerileri</h3><p>Her ne kadar güneş enerjili plastik dönüşümü umut vadetse de, teknolojinin geniş çapta uygulanabilmesi için bazı engeller bulunuyor. Profesör Duan, plastik atıkların farklı türlerde ve çeşitli katkı maddeleriyle karmaşık yapıda olmasının dönüşüm sürecini zorlaştırdığını açıkladı. "Farklı plastikler farklı şekilde davranıyor ve içerdikleri boyalar ya da stabilizatörler süreci olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle, daha verimli sonuçlar için atıkların etkili şekilde ayrıştırılması ve ön işlemden geçirilmesi gerekiyor" dedi. Ayrıca, fotokatalizörlerin uzun ömürlü ve dayanıklı olması gerektiğine dikkat çeken Duan, mevcut sistemlerin zaman içinde performans kaybı yaşadığını, bu yüzden daha sağlam malzemelere ve gelişmiş sistem tasarımlarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Son ürünlerin ayrılması da halen enerji yoğun işlemler gerektiriyor. Araştırmacılar, katalizör tasarımı, reaktör mühendisliği ve sistem optimizasyonunu birleştiren entegre stratejilerle bu sorunların üstesinden gelinebileceğini ifade etti.</p><h3>Geleceğe yönelik hedefler: Sürdürülebilirlik ve endüstriyel büyüme</h3><p>Çalışma ekibi, teknolojinin önümüzdeki yıllarda daha yüksek enerji verimliliği ve sürekli endüstriyel işletim hedefleriyle geliştirileceğini açıkladı. Sürecin sürdürülebilirliğini artırmak için sürekli akış reaktörleri, güneş enerjisini ısı veya elektrikle birleştiren hibrit sistemler ve gelişmiş izleme teknikleri gibi yenilikçi çözümler üzerinde duruluyor. Araştırmacılar, bu alandaki ilerlemelerin, plastik atıkların enerjiye dönüşümü konusunda küresel ölçekte önemli bir etki yaratabileceğini savunuyor. Xiao Lu, "Güneş enerjili plastikten yakıta teknolojilerinin, sürdürülebilir ve düşük karbonlu bir geleceğin inşasında anahtar rol oynayacağına inanıyoruz" diyerek, alanın hızla geliştiğini ve yeni buluşların yakın gelecekte yaygın uygulamaya geçebileceğini belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Adelaide Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu araştırma, plastik atıkların güneş enerjisiyle temiz yakıtlara dönüştürülmesinin hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, teknolojinin geliştirilmesiyle birlikte plastik kirliliğinin azaltılması ve enerji ihtiyacının karşılanması için somut bir çözüm sunulabileceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/bilim-insanlarindan-500-m-729_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274212</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/baharda-ne-yemeli-iste-lif-ve-antioksidan-deposu-8-besin-274212</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baharda ne yemeli! İşte lif ve antioksidan deposu 8 besin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyenler, baharın taze ürünlerinin lif ve antioksidan açısından zengin içeriğiyle sindirimden kalp sağlığına kadar birçok alanda fayda sağladığını vurguladı. Özellikle enginar, çilek, rabarba ve kuşkonmaz gibi mevsim ürünlerinin sofralardan eksik edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baharda ne yemeli! İşte lif ve antioksidan deposu 8 besin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baharın gelişiyle birlikte marketler ve çiftçi pazarları, taze ve rengarenk ürünlerle doldu. Diyetisyenler, bu dönemde lif ve antioksidan açısından zengin besinleri sofralardan eksik etmemenin sağlıklı yaşam için büyük önem taşıdığını belirtti. Özellikle sindirim sistemi, kalp ve bağışıklık sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunan sekiz farklı bahar ürünü, uzmanların önerileriyle öne çıktı. Diyetisyen Melissa Jaeger, bahar aylarının alışveriş için en uygun zaman olduğunun altını çizerek, lif ve antioksidan bakımından zengin ürünlerin mevsiminde tüketilmesinin sağlık üzerinde çarpıcı etkiler yarattığını söyledi.</p><h3>Melissa Jaeger: 'Bahar ürünleriyle beslenme fark yaratıyor'</h3><p>Uzman Diyetisyen Melissa Jaeger, bahar aylarında ürün reyonlarının ve pazarların adeta canlandığını belirtti. Jaeger, "Bahar, alışveriş için en sevdiğim dönem. Taze ve yerel ürünler, uzun bir kışın ardından sofralara renk ve canlılık getiriyor. Özellikle lif ve antioksidan içeriği yüksek ürünleri tercih etmek, vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri karşılamak açısından çok önemli" dedi. Bahar ürünlerinin, kışa göre daha yakın bölgelerden toplandığı için besin değerlerinin korunduğuna dikkat çeken Jaeger, hassas antioksidanların bu sayede daha iyi muhafaza edildiğini vurguladı. Mevsiminde alınan ürünlerin, hem damak tadına hem de sağlığa katkı sağladığını aktardı.</p><h3>Enginar ve Ravent (Işgın): Mevsimin lif deposu sebzeleri</h3><p>Uzmanlar, enginar ve ravent (ışgın)'in bahar aylarının en besleyici fakat çoğu zaman göz ardı edilen sebzeleri olduğunu açıkladı. Diyetisyen Kayla Farrell, bir fincan pişmiş enginarda tam 10 gram lif bulunduğunu ve bunun sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Enginarın aynı zamanda flavonoidler, antosiyaninler ve fenolik bileşikler gibi binlerce antioksidan içerdiğini belirten Farrell, bu özelliklerin kalp ve bağışıklık sağlığını güçlendirdiğini kaydetti. ravent (ışgın) ise, lif ve potasyum açısından zengin yapısıyla öne çıkıyor. Melissa Jaeger, ravent (ışgın)'in kısa süreliğine tezgahlarda yer aldığını ve özellikle reçel ya da crumble tariflerinde kullanılmasını önerdi. Bu sebzelerin düzenli tüketimi, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak uzun vadede sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.</p><h3>Çilek ve şeker bezelyesi: Tatlı ve taze bahar lezzetleri</h3><p>Baharın vazgeçilmezlerinden olan çilek ve şeker bezelyesi, lif ve antioksidan içeriğiyle dikkat çekiyor. Diyetisyen Farrell, çilek sezonunun Nisan'da başladığını ve bu meyvenin C vitamini ile manganez bakımından zengin olduğunu açıkladı. Bir fincan dilimlenmiş çilekte üç gram lif bulunduğuna işaret eden Farrell, çileğin bağışıklık, kalp ve metabolik sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguladı. Kelsey Kalenderian ise çileğin yoğurt, fıstık ezmesi veya krema ile tüketilebileceğini belirtti. Şeker bezelyesi ise, su ve lif açısından güçlü bir kaynak olup, C ve K vitaminleriyle bağışıklık ve kemik sağlığını destekliyor. Diyetisyen Maxine Yeung, şeker bezelyesini hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketmenin faydalı olduğunu, özellikle humusla birlikte tercih ettiğini söyledi. Bu iki ürün, bahar sofralarına hem tazelik hem de sağlık katıyor.</p><h3>Kuşkonmaz ve ıspanak: Baharın yeşil mucizeleri</h3><p>Bahar aylarında sofralarda sıkça yer bulması önerilen bir diğer grup ise kuşkonmaz ve ıspanak. Diyetisyen Jaeger, kuşkonmazın folat, C ve K vitaminleri bakımından zengin olduğunu ve bir fincan çiğ kuşkonmazda üç gram lif bulunduğunu belirtti. Kuşkonmazın, göz ve bağışıklık sağlığını destekleyen E vitamini, glutatyon, kuersetin ve rutin gibi antioksidan bileşikler içerdiğini ifade etti. Jaeger, kuşkonmazın kısa sürede hazırlanabildiğini ve fırında ya da ızgarada kolayca pişirilebildiğini söyledi. Ispanak ise, lif, vitamin ve antioksidan içeriğiyle öne çıkıyor. Diyetisyen Farrell, ıspanağın sindirim ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, pişmiş bir fincanda yaklaşık dört gram lif bulunduğunu açıkladı. Kalenderian ise ıspanağın çok yönlü bir sebze olduğunu ve omletten makarnaya kadar birçok yemekte kullanılabileceğini vurguladı. Her iki sebze de, bahar aylarında sağlıklı beslenmenin temel taşları arasında gösteriliyor.</p><h3>Çin lahanası ve roka: Baharın farklı lezzetleriyle sağlıklı sofralar</h3><p>Uzmanlar, bahar aylarında çin lahanası ve rokanın da sofralarda yer bulmasını tavsiye ediyor. Diyetisyen Maxine Yeung, iki fincan pişmiş çin lahanasında dört gram lif bulunduğunu ve bu sebzenin E, C vitamini, beta-karoten ve selenyum gibi antioksidanlar içerdiğini belirtti. Çin lahanası kemik ve kalp sağlığını desteklediğini, ayrıca A vitamini açısından da zengin olduğunu ifade etti. Yeung, çin lahanasının genellikle sarımsak, susam ve soya sosuyla birlikte tüketilebileceğini söyledi. Roka ise, bahar aylarında bolca bulunan ve salatalara biberli bir lezzet katan bir yeşil olarak öne çıkıyor. Diyetisyen Jaeger, rokanın K, A ve C vitaminleri ile karotenoidler gibi antioksidanlar içerdiğini, bağırsak sağlığını desteklediğini ve salatalarda kayısı ya da turpla mükemmel bir uyum sağladığını aktardı. Her iki ürün de, bahar sofralarına hem lezzet hem de sağlık kazandırıyor.</p><h3>Diyetisyen önerileriyle bahar ürünlerinin sağlık üzerindeki etkisi</h3><p>Uzmanlar, bahar ürünlerinin düzenli şekilde tüketilmesinin sindirim sistemi, bağışıklık, kalp ve kemik sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğunu vurguladı. Lif ve antioksidan zengini bu besinler, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak hastalıklara karşı direnç oluşturuyor. Diyetisyenler, özellikle enginar, ravent (ışgın), çilek, şeker bezelyesi, kuşkonmaz, ıspanak, çin lahanası ve rokanın sofralarda sıkça yer almasının sağlıklı yaşam için kritik olduğunu belirtti. Mevsiminde ve taze ürünlerin tercih edilmesi, hem besin değerlerinin korunmasını sağlıyor hem de yemeklere doğal bir lezzet katıyor. Bahar aylarında alışveriş yaparken, lif ve antioksidan içeriği yüksek ürünlerin seçilmesi, sağlıklı ve dengeli beslenmenin anahtarı olarak öne çıkıyor.</p><p>Baharın taze ürünleriyle hazırlanan sofralar, yalnızca lezzet açısından değil, sağlık açısından da önemli faydalar sunuyor. Diyetisyenlerin önerdiği lif ve antioksidan zengini bu sekiz bahar ürünü, sindirimden bağışıklığa kadar pek çok alanda vücudu destekliyor. Mevsimsel ve taze ürünlerin tercih edilmesi, sağlıklı yaşam yolunda atılacak en etkili adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/baharda-ne-yemeli-iste-li-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274211</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-siber-dunyanin-turlu-tehlikelerin-kol-gezdigi-bir-anarsi-ortami-hal-274211</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız. Bu meseleler, açık bir şekilde milli güvenlik ve beka meselesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli" düzenlendi.</p><p>İletişim Başkanı Duran, panelin açılışında yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümlerinden birine tanık olunduğunu, bilgiye erişimin kolaylaştığı, iletişimin saniyeler içinde küresel boyutlara ulaştığı, sınırların anlamını yitirdiği bir dönemin tecrübe edildiğini söyledi.</p><p>Dijital dünyanın artık hayatın ayrılmaz parçası olduğunu belirten Duran, bugün iş hayatından eğitime, kamu hizmetlerinden aile içi iletişime kadar hayatın hemen her alanının dijital imkanlarla şekillendiğine işaret etti.</p><p>Duran, internet, sosyal medya, yapay zeka, çevrim içi platformlar ve mobil uygulamaların sağladığı kolaylıklardan istifade edildiğini ancak her büyük imkanın beraberinde büyük bir sorumluluk da getirdiğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.</p><p>Dijital çağın, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da içinde barındırdığına dikkati çeken Duran, şöyle konuştu:</p><p>"Siber saldırılar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, dezenformasyon, manipülasyon, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, çevrim içi zorbalık ve bunun gibi daha birçok tehdidi sayabiliriz. Elbette bu tehditler, kamu kurumlarını, medya kuruluşlarını, dijital platformları, aileleri ve toplumun tamamını ilgilendiren önemli birer güvenlik meselesidir. Özellikle bilgi kirliliği ve dezenformasyon, bugün toplumların huzurunu, birlik duygusunu ve ortak aklını hedef alan en sinsi tehlikelerdendir. Gerçek ile yalanın iç içe geçtiği, doğru bilginin hızla itibarsızlaştırılabildiği bir ortamda hakikatin kendisini bulmak, onu gözetlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. İletişim Başkanlığı olarak bizim temel hedefimiz de hakikat ve adalet merkezli bir iletişim ekosistemini tesis etmektir. Elimizdeki her türlü imkanla dezenformasyona karşı mücadele ediyor ve epistemolojik zehirlenmenin önüne geçiyoruz. Doğru bilgiyi kamuoyuyla yerinde ve zamanında paylaşıyor, sağlıklı bir iletişim ortamının oluşmasına katkı sağlıyoruz."</p><p>Bu kapsamdaki son çalışmada, yapay zeka teknolojileriyle büyüyen dezenformasyon ve sahte içerik tehditlerine karşı kamu kurumlarının web sitelerini, büyük dil modelleri için okunabilir duruma getirdiklerini kaydeden Duran, böylelikle yapay zeka araçları tarafından sahte, yalan veya yanlış bilgilerin değil, doğruların, teyitli bilgilerin referans alınmasına katkı sağladıklarını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/2-30042026567119ba.jpg"/><p><strong>"BİR ÇOCUĞUN YA DA GENCİN EKRAN BAŞINDA GEÇİRDİĞİ ZAMAN, SADECE BİR OYALANMA HALİ OLARAK GÖRÜLEMEZ"</strong></p><p>Duran, dijital dünyanın en hassas başlıklarından birinin, çocuk ve gençler olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Her şeyden önce şu hususa dikkatlerinizi çekmek isterim, bugünün çocukları ve gençleri, dijital dünyanın içine doğuyorlar. İnternet, sosyal medya, video platformları ve çevrim içi oyunlar onların günlük hayatının doğal bir parçası. Bu mecralar doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekleyen, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve dünyayla iletişim kurmayı sağlayan çok önemli araçlardır. Fakat kontrolsüz ve bilinçsiz kullanıldığında ciddi risklerin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmektedir. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, şiddet, uygunsuz görüntüler, sahte hesaplar, kişisel verilerin kötüye kullanılması ve manipülatif içerikler karşısında çocuklar ve gençler savunmasız kalabiliyor. Çünkü bir çocuğun ya da gencin ekran başında geçirdiği zaman, sadece bir oyalanma hali olarak görülemez. Karşısında durduğu ekran, onun düşünce dünyasına, duygularına, davranışlarına, arkadaşlık ilişkilerine ve hayatı algılama biçimine doğrudan etki etmektedir. Dijital ortamda maruz kalınan bir zorbalık, gerçek hayatta yerini derin bir yalnızlığa, hatta anlamsızlığa bırakabilmektedir. Ne yazık ki bunun son örneklerinden birini Kahramanmaraş'ta gördük. Sürekli beğenilme ve onaylanma ihtiyacı, gençlerimizin öz güvenine, şiddet içerikleri ise merhamet duygusuna saldırmaktadır. Kontrolsüz ekran kullanımı, aile bağlarını, sosyal ilişkileri ve gerçek hayatla kurulan teması olumsuz etkilemektedir. Tüm bu nedenlerle siber dünyanın türlü tehlikelerin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız. Bu meseleler, açık bir şekilde milli güvenlik ve beka meselesidir."</p><p>Çocuk ve gençleri dijital dünyanın risklerine karşı korumayı amaçlayan yasal düzenlemenin kısa süre önce Meclis'ten geçtiğini anımsatan Duran, bu yasanın, 15 yaş altı çocukların sosyal medya platformlarına erişimini düzenlediğini, 15-18 yaş arası gençler için de yaşa uygun koruma ve ebeveyn destek mekanizmaları öngördüğünü ifade etti.</p><p>Düzenlemenin, dijital platformları, kullanım sürelerini sınırlandırma ve hesapları yönetme gibi kontrol mekanizmalarını oluşturmakla yükümlü kıldığını aktaran Duran, aynı zamanda yaşa göre oyunları derecelendirme yükümlülüğünün de getirildiğini bildirdi.</p><p>Duran, bunun ihlal edilmesi durumunda oyun platformlarına ciddi yaptırımlar öngörüldüğünü belirterek, "Devletimiz, yeni koşullara uygun bu tür yasal düzenlemelerle çocuklarımızı ve gençlerimizi risklere karşı korumanın mücadelesini veriyor. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni de anmak isterim. Bu model, dijital okuryazarlığı artırdığı gibi aynı zamanda her türlü bilgiye erişirken bu tür risklerden korumayı amaçlamaktadır. Çocuklarımıza çok boyutlu yetkinlikleri kazandırırken bu tür risklerden de korumaktadır. Burada amaç, çocuklarımızın yalnızca bilgiye ulaşabilen değil aynı zamanda ulaştığı bu bilgiyi okuyabilen, analiz edebilen ve sağlıklı yorumlayabilen bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/3-30042026524c2f61.jpg"/><p><strong>"ÇOCUKLARIMIZ BİZDEN KORKTUKLARI İÇİN SUSMAMALI, BİZE GÜVENDİKLERİ İÇİN KONUŞMALIDIR"</strong></p><p>Bu noktada vatandaş ve ebeveynlerin, üzerlerine düşen sorumlulukları üstlenmeleri ve kendilerine bazı sorular sormaları gerektiğini kaydeden Duran, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Çocuklarımızın ve gençlerimizin dijital dünyada nerede durduğunu gerçekten biliyor muyuz? Hangi platformları kullanıyorlar? Kimlerle iletişim kuruyorlar? Hangi içeriklere maruz kalıyorlar? Bunun sonuçları nelerdir? Bu mecralarda maruz kaldıkları, gördükleri karşısında neler hissediyorlar? Bu soruların artık her ailenin, her okulun ve her kurumun ciddiyetle üzerinde durması gereken sorular olduğu düşüncesindeyim. Çünkü dijital dünyada çocuklarımızı korumanın yolu, onları bilinçli, dengeli, güvenli ve sorumlu bir dijital kullanım kültürüyle buluşturabilmektir. Bunun sorumluluğundan ne aileler ne eğitim kurumlarımız ne de toplumun diğer unsurları, hiçbirimiz kaçamayız. Bunun için yapılması gereken şeylerin başında, aile içi iletişimin güçlendirilmesi geliyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz, dijital dünyada karşılaştıkları bir tehdidi, bir zorbalığı, bir yanlış içeriği aileleriyle rahatlıkla paylaşabilmelidir. Takip ve denetim elbette önemlidir ancak bu denetimin baskı diliyle değil, birlikte güven içerisinde olması gerekir.</p><p>Çocuklarımız bizden korktukları için susmamalı, bize güvendikleri için konuşmalıdır. Bağımlılığa, dikkat dağınıklığına, uyku düzensizliğine, sosyal kopuşa yol açan kontrolsüz ekran kullanımının önüne geçmek nasıl elzemse dijital okuryazarlığı güçlendirmek de o derece elzemdir. Çocuklarımızı dijital dünyadan koparamayız. O halde yapılması gereken, gördükleri her bilginin doğru, her hesabın güvenilir, her paylaşımın masum olmadığını öğretmek durumundayız. Bu, tabii ki onların doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırt edebilecekleri bir farkındalık sahibi olmalarıyla mümkündür. Şu hususu hatırda tutmak çok önemlidir, anlam, aidiyet ve hedef duygusu güçlü olan bir genç, dijital dünyanın zararlı etkilerine karşı dirençli olur."</p><p>Ailenin, çocuğun ilk güven alanı olduğunu belirten Duran, sevgi, merhamet, sorumluluk, saygı ve ölçülü davranışın ailede öğrenildiğini söyledi.</p><p><strong>"ÇOCUKLARIMIZ VE GENÇLERİMİZ, DİJİTAL DÜNYADA EDİLGEN VE TÜKETİCİ BİR ROLDE SIKIŞIP KALMAMALIDIR"</strong></p><p>Duran, bugün dijital tehditlere karşı en güçlü koruyucu kalkanın da yine aile olduğuna işaret ederek, "Çocuğuyla konuşan, onu dinleyen, ona zaman ayıran, onun dijital dünyasını tanıyan aileler, elbette çocuklarını dijital tehlikelerden daha iyi koruyabilirler. Bağın zayıfladığı noktada ekran güçlenir. Ailenin sustuğu yerde algoritmalar konuşur. Ekranların ışıltısı çocuklarımızın gözlerini kamaştırabilir. Fakat biz biliyoruz ki çocuklarımızın yolunu aydınlatacak gerçek ışık, ailelerinin sevgisinden, öğretmenlerinin rehberliğinden geçer, toplumun sorumluluğundan ve değerlerimizin gücünden beslenir. Çocuklarımız ve gençlerimiz, dijital dünyada edilgen ve tüketici bir rolde sıkışıp kalmamalıdır. Hatta aksine her biri doğruyu arayan, bilgiyi sorgulayan, mahremiyetin sınırlarını bilen ve buna uygun olarak da başkalarının hakkına saygı duyan ve faydalı içerikler üretebilen nesillerden, şahsiyetlerden bahsediyoruz." şeklinde konuştu.</p><p>İletişim Başkanlığı olarak, teknolojik ilerlemenin getirdiği yeni sınamalara karşı milletin ve ülkenin direncini maksimum seviyeye çıkarmayı amaçladıklarını bildiren Duran, medeniyet değerlerini, tarihi birikimi geleceğe taşırken, teknolojinin imkanlarından sonuna kadar faydalandıklarını ve faydalanmaya devam edeceklerini anlattı.</p><p>Duran, bunu yaparken teknoloji rüzgarında sürüklenmek yerine teknolojiye yön vermeyi hedeflediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>"Türk tefekkür dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden merhum Erol Güngör, bu gerçeğe şu şekilde işaret eder, 'Teknolojik gelişme bir gün dünyanın her tarafını birbirine benzer bir hale getirirse modern medeniyetin daha ileri ve yüksek bir seviyeye istihalesi için gereken filizler hangi toprakta yetişecektir?' Bu soru, teknolojiye ayak uydururken, milli ve manevi değerlerimizi, özgün kültürel kimliğimizi korumamız gerektiğine işaret eden, son derece önemli bir sorudur. Ben inanıyorum ki medeniyetin ileriye taşınması için gereken filizler, bu topraklarda yetişmektedir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bunu gerçekleştireceğinden hiçbir şüphem yoktur."</p><p>Güvenli, güçlü ve bilinçli bir toplum inşa etme yolunda hep birlikte çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Duran, panelin bu alanda yeni açılımlar sağlaması temennisinde bulundu.</p><p>Programda, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili, Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, İletişim Başkan yardımcıları Ferhat Pirinççi ve İlhami Giray Şahin, AA Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru, Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı, Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, bazı milletvekilleri ve medya kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iletisim-baskani-duran-si-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274210</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-lideri-hamaneyden-hurmuz-bogazinda-yeni-donem-mesaji-274210</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran lideri Hamaney'den Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü'nde yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin başladığını duyurdu. Hamaney, ABD ve diğer yabancı güçlerin bölgedeki etkisinin kırıldığını vurgularken, Basra Körfezi'nin stratejik önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran lideri Hamaney'den Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin başladığını açıkladı. Hamaney, devlet televizyonundan paylaşılan açıklamasında, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelerin ardından bölgedeki güç dengelerinin değiştiğini belirtti. Hamaney, özellikle ABD'nin son dönemdeki askeri adımlarının başarısızlıkla sonuçlandığını ve yabancı güçlerin bölgedeki etkisinin ciddi şekilde azaldığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/mctebahamaney1-3004202610ef0fc0.jpg"/><h3><b>HAMANEY: 'ABD'NİN PLANLARI ÇÖKTÜ, YENİ BİR SAYFA AÇILDI'</b></h3><p>Hamaney, mesajında İslam devriminin Basra Körfezi'nde yabancı güçlerin etkisini kıran bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. ABD'nin bölgedeki son askeri yığınaklarının ve saldırı girişimlerinin başarısız kaldığını belirten Hamaney, bu gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin başladığını söyledi. İran lideri, ABD'nin planlarının iflas ettiğini ve bölge halklarının kendi kimliğini ve bağımsızlığını koruma kararlılığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Hamaney, Basra Körfezi'nin yalnızca bir coğrafi alan olmadığını, aynı zamanda bölge halkları için kimlik ve ekonomik yaşamın kalbi olduğunu ifade etti.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">&amp;quot;YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR&amp;quot;<br><br>İran&amp;#39;ın dini lideri Mücteba Hamaney, yazılı açıklama yaptı. Devlet televizyonunda yayınlan mesajda Hamaney Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda yeni bir sayfa açıldığını söyledi. <a href="https://t.co/V8Bdw0Yn5q">pic.twitter.com/V8Bdw0Yn5q</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049831131177005153?ref_src=twsrc%5Etfw">April 30, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><h3><b>BASRA KÖRFEZİ'NDE YABANCI MÜDAHALEYE SERT ELEŞTİRİ</b></h3><p>Hamaney, mesajında Batılı ve ABD'li güçlerin Basra Körfezi'nde yıllardır süren müdahalelerini sert sözlerle eleştirdi. Bölgenin tarih boyunca dış güçlerin hedefi olduğunu belirten Hamaney, bu müdahalelerin bölgeye güvenlik zaafı, ekonomik kayıp ve sürekli tehditler getirdiğini vurguladı. ABD'nin son dönemdeki saldırgan adımlarını "büyük şeytanın planları" olarak nitelendiren Hamaney, bu planların başarısızlığa uğradığını ve bölge halklarının birlik içinde hareket ederek bu tehditleri bertaraf ettiğini söyledi. İran lideri, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi için taşıdığı öneme dikkat çekerek, bölge ülkelerinin kendi çıkarlarını korumakta kararlı olmaları gerektiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/hrmzgemia-3004202603dd6413.jpg"/><p>Hamaney'in açıklamaları, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret ederken, İran'ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki etkisini artırma hedefini de gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu mesajın hem bölge ülkelerine hem de uluslararası kamuoyuna yönelik önemli bir uyarı niteliği taşıdığını değerlendiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iran-lideri-hamaneyden-hu-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274209</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-5-ulkenin-buyukelcisini-kabul-etti-274209</link>
      <pubDate>2026-04-30T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 ülkenin büyükelçisini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filipinler, Kenya, Kolombiya, Peru ve Rusya büyükelçilerini kabul etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 ülkenin büyükelçisini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filipinler, Kenya, Kolombiya, Peru ve Rusya büyükelçilerini kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabulde, Filipinler Büyükelçisi Jamie Ramon Torre Ascalon JR, Kenya Büyükelçisi Anthony Mwaniki Muchiri, Kolombiya Büyükelçisi Yenniffer Edilma Parra Moscoso, Peru Büyükelçisi Luz Betty Caballero Morales ve Rusya Büyükelçisi Sergey Vasilievich Vershinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güven mektuplarını sundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/video2-30042026d82d582b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Büyükelçilik mensupları ve aile fertlerini takdim eden büyükelçiler, Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra büyükelçilerle ayrı ayrı görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cumhurbaskani-erdogan-5-u-504_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274208</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abd-ekonomisi-ilk-ceyreginde-beklentilerin-altinda-buyudu-274208</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD ekonomisi ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyüdü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 ile beklentilerin altında büyüdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD ekonomisi ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyüdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ticaret Bakanlığı, bu yılın ocak-mart dönemine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) öncü verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ABD'de GSYH yılın ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 2 arttı. Bu dönemde ABD ekonomisinin yüzde 2,2 büyümesi öngörülüyordu.</p><p>ABD'de ekonomi, 2025'in son çeyreğinde yüzde 0,5 geçen yıl genelinde ise yüzde 2,1'lik büyüme performansı göstermişti.</p><p>Ekonominin yılın ilk çeyreğindeki büyümesine, yatırımlar, ihracat, tüketici harcamaları ve kamu harcamalarındaki artışlar katkı yaptı. GSYH hesaplamasına negatif etki yapan ithalat da artış kaydetti.</p><p>Bu yılın ilk çeyreğinde kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi yüzde 4,5 yükseldi. Bu dönemde 2022'nin üçüncü çeyreğinden bu yana en yüksek oranda artışı gösteren kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi geçen yılın son çeyreğinde yüzde 2,9 artmıştı.</p><p>Gıda ve enerji fiyatlarının hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de aynı dönemde yüzde 4,3 ile 2023'ün ilk çeyreğinden bu yana en yüksek oranda artış gösterdi.</p><p>Piyasa beklentileri, çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin yüzde 4,1 artması yönündeydi. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi bir önceki çeyrekte yüzde 2,7 artmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/abd-ekonomisi-ilk-ceyregi-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274207</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-super-ligin-32-haftasinda-kayserispor-eyupspor-maci-oncesi-hazirliklarini-surduruyor-274207</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Kayserispor, Eyüpspor maçı öncesi hazırlıklarını sürdürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Zecorner Kayserispor, Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında 3 Mayıs Pazar günü sahasında ikas Eyüpspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Kayserispor, Eyüpspor maçı öncesi hazırlıklarını sürdürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamaya göre teknik direktör Erling Moe yönetiminde kulüp tesislerinde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, pas ve baskı çalışmalarının ardından çift kale maç oynadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41252110.jpg"/><p>Kayserispor, yarın yapacağı idmanla Eyüpspor mücadelesinin hazırlıklarına devam edecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41252111.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/trendyol-super-ligin-32-h-230_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274206</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mortal-kombat-ii-icin-geri-sayim-basladi-scorpion-yeniden-arenada-274206</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mortal Kombat II için geri sayım başladı! Scorpion yeniden arenada]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Mortal Kombat II, 8 Mayıs 2026'da vizyona girmeye hazırlanıyor. Scorpion'un ikonik 'buraya gel' sahnesiyle geri dönüşü ve Johnny Cage'in kadroya katılması, serinin hayranlarında büyük bir merak ve heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mortal Kombat II için geri sayım başladı! Scorpion yeniden arenada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mortal Kombat II, 8 Mayıs 2026'da sinemaseverlerle buluşacak. Filmden yayınlanan kısa bir klipte, Scorpion karakteri, efsanevi 'buraya gel' repliğiyle dövüş sahnesine damga vurdu. Mortal Kombat II'nin yönetmen koltuğunda Simon McQuoid otururken, senaryo Jeremy Slater'ın imzasını taşıyor. Kadroda Jessica McNamee, Josh Lawson, Ludi Lin, Mehcad Brooks, Lewis Tan, Damon Herriman, Chin Han, Tadanobu Asano, Joe Taslim ve Hiroyuki Sanada gibi isimler yeniden yer alıyor. Ayrıca Karl Urban, Adeline Rudolph ve Tati Gabrielle de yeni oyuncular arasında bulunuyor.</p><h3>Scorpion'un dönüşü Mortal Kombat II'ye damga vuracak</h3><p>Scorpion'un 'buraya gel' repliğiyle ekrana döndüğü yeni klip, Mortal Kombat II'nin hayranları arasında büyük heyecan yarattı. Serinin bu devam filminde, alışılmadık kahramanlar Johnny Cage'in desteğini alarak Shao Kahn'ın tehdidine karşı mücadele ediyor. Scorpion'un sahneye çıkışı, filmin aksiyon dozunu yükseltirken, Mortal Kombat II'nin klasikleşmiş unsurlarını da koruduğunu gösteriyor. Özellikle Scorpion karakterinin yeniden ön plana çıkması, Mortal Kombat evreninin hayranları tarafından sosyal medyada yoğun ilgiyle karşılandı.</p><h3>Johnny Cage ve Shao Kahn savaşı Mortal Kombat II'nin merkezinde</h3><p>Filmin resmi özetine göre, Earthrealm'in şampiyonları, Johnny Cage'in liderliğinde Shao Kahn'ın yükselişini durdurmaya çalışıyor. Ancak bu mücadele sırasında kahramanlar, birbirleriyle de karşı karşıya geliyor. Shao Kahn'ın egemenlik planları, Earthrealm'in ve savunucularının geleceğini tehdit ediyor. Mortal Kombat II, güçlü oyuncu kadrosu ve efsanevi karakterleriyle 2026 yılında sinema salonlarında büyük ilgi görmeye aday. Filmin vizyon tarihi olan 8 Mayıs 2026, serinin takipçileri tarafından şimdiden merakla bekleniyor.</p><p>Mortal Kombat II, hem eski hem de yeni karakterleriyle aksiyon ve nostaljiyi bir araya getiriyor. Scorpion'un unutulmaz sahnesi ve Johnny Cage'in ekibe katılması, filmin beklentileri yükseltmesine neden oldu. Serinin bu yeni halkası, Mortal Kombat evrenine gönül verenler için kaçırılmayacak bir yapım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/mortal-kombat-ii-icin-ger-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274205</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-abdnin-uyarisina-ragmen-bazi-ulkeler-hurmuz-bogazindan-gecisleri-icin-odeme-yapiyor-274205</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: ABD'nin uyarısına rağmen bazı ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri için ödeme yapıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran: ABD'nin uyarısına rağmen bazı ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri için ödeme yapıyor]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: ABD'nin uyarısına rağmen bazı ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri için ödeme yapıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Meclisi'ne bağlı haber ajansı İCANA'ya göre Kadiri, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için İran'a geçiş ücreti ödeyen ülkelere yönelik uyarısını değerlendirdi.</p><p>Kadiri, ABD'nin yeni yaptırım turunda, Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için İran'a ödeme yapan her kurumun ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Çin, Hindistan ve Japonya'nın, Beyaz Saray'ın kısıtlamalarını dikkate almaksızın gemilerinin geçişi için ödeme yaptığı, hatta ülkemizin petrol ve petrol ürünlerini satın aldığı görülüyor."</p><p>Bütün dünyanın İran tarafında üretilen enerjiye ihtiyaç duyduğunu "çok iyi" bildiği değerlendirmesinde bulunan Kadiri, "Bu ülke (ABD) yetkilileri, kısıtlama, yaptırım ve deniz ablukasına rağmen İran'ın küresel pazarlara petrol ihracatı yaptığına tanık olduğumuzu bilmelidir." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iran-abdnin-uyarisina-rag-368_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274204</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/saros-ps5-icin-piyasaya-cikti-sonyden-oyunculara-buyuk-surpriz-274204</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saros PS5 için piyasaya çıktı! Sony'den oyunculara büyük sürpriz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sony, PlayStation 5 için geliştirdiği yeni özel oyun Saros'u bugün piyasaya sürdü. Housemarque imzası taşıyan ve Returnal'ın yaratıcılarının elinden çıkan Saros, oyuncuları gizemli Carcosa gezegeninde zorlu bir maceraya davet ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saros PS5 için piyasaya çıktı! Sony'den oyunculara büyük sürpriz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sony, oyun dünyasının merakla beklediği yeni özel yapımı Saros'u bugün PlayStation 5 kullanıcılarının beğenisine sundu. Housemarque tarafından geliştirilen Saros, Returnal'ın ardından stüdyonun bilim kurgu türündeki ikinci büyük projesi olarak öne çıkıyor. Sadece PS5 platformunda erişilebilen oyun, oyuncuları karanlık sırlarla dolu Carcosa gezegeninde, Soltari suikastçısı Arjun Devraj'ın hikâyesine ortak ediyor. Standart Sürüm'ün 79.99 euro, Deluxe Sürüm'ün ise 89.99 euro fiyat etiketiyle satışa sunulan Saros, Deluxe Sürüm sahiplerine 48 saat erken erişim ve çeşitli oyun içi ödüller sağlıyor.</p><h3>Housemarque, Saros ile Returnal ruhunu yeniden canlandırdı</h3><p>Returnal ile büyük beğeni toplayan Housemarque, Saros'ta oyunculara yine benzersiz bir bilim kurgu deneyimi sunuyor. Arjun Devraj karakterine hayat veren Rahul Kohli'nin performansı öne çıkarken, Carcosa gezegeninin kasvetli atmosferi ve karmaşık yapısı oyuncuları derin bir maceraya sürüklüyor. Saros'taki anahtar kelime olan "Saros", hem hikayede hem de oynanışta belirleyici bir rol üstleniyor. Oyunun resmi sayfasında, Saros'un karanlık sırlarla dolu bir gezegende geçen, yüksek tempolu çatışmalar ve taktiksel ilerleme gerektiren bir yapıda olduğu belirtiliyor. Gelişmiş mermi baleti mekanikleri, yüksek teknoloji silah envanteri ve düşman saldırılarını savuşturma gibi unsurlar, Returnal hayranlarının beklentilerini karşılayacak detaylar arasında yer alıyor.</p><h3>PS5'e özel Saros, yeni nesil teknolojilerle dikkat çekiyor</h3><p>Saros, PlayStation 5'in teknik imkanlarını sonuna kadar kullanarak oyunculara dinamik bir deneyim vadediyor. Oyunda, DualSense kablosuz kontrol cihazının tepkisel tetikleyicileriyle Carcosa'nın çarpıcı atmosferi hissedilebiliyor. Ayrıca, Grammy ödüllü Sam Slater'ın imzasını taşıyan karanlık elektronik müzikler ve 3D ses manzaraları, Saros'un bilim kurgu dünyasını daha da etkileyici kılıyor. "İkinci Şans" özelliği sayesinde, oyuncular ilk ölümlerinin ardından aksiyona hızla geri dönebiliyor ve kalıcı yükseltmelerle karakterlerini güçlendirebiliyor. Oyuncular, Echelon IV ekibinin üyeleriyle tanışarak, Güneş Tutulması'nın etkisi altındaki Carcosa'da kime güvenebileceklerini sorguluyor.</p><h3>Saros'un oyun mekanikleri ve hikaye detayları oyunculardan tam not aldı</h3><p>Saros, her oyun geçişinde değişen dünyasıyla roguelike türünün dinamiklerini başarıyla yansıtıyor. Oyuncular, topladıkları kalıcı kaynaklarla ilerlemelerini güvence altına alırken, sürekli evrilen ekosistemlerde yeni yollar ve mücadeleler keşfediyor. Oyun, "bullet hell" tarzı aksiyonuyla, yıllardır unutulan bir oyun ruhunu yeniden canlandırıyor. Unboxholics'in detaylı incelemesinde, Saros'un Returnal'ın mirasını onurlandırdığı, bağımlılık yaratan oynanış mekanikleri ve insani dramla örülü anlatısıyla öne çıktığı vurgulandı. Daha erişilebilir ve affedici bir deneyim sunmasına rağmen, Saros'un yoğun atmosferi ve zorluk seviyesi, oyuncuların uzun süre ekranda kalmasını sağlıyor.</p><p>Sony'nin PS5 için özel olarak geliştirdiği Saros, bilim kurgu ve aksiyon severler için kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor. Housemarque'ın ustalıklı tasarımı ve yenilikçi oyun mekanikleriyle öne çıkan Saros, Carcosa gezegeninin gizemini keşfetmek isteyen oyunseverleri bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/saros-ps5-icin-piyasaya-c-267_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274203</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avrupa-merkez-bankasi-ecb-3-temel-politika-faizini-degistirmedi-274203</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB) 3 temel politika faizini değiştirmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası, 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB) 3 temel politika faizini değiştirmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Merkez Bankası (ECB), 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/avrupa-merkez-bankasi-ecb-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274202</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-israil-bu-yaptiklarinin-cezasini-topyekun-odeyecek-274202</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu'na düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze'deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Sivas'ta parti il başkanlığını ziyaret eti. Yalçın, düzenlediği basın toplantısında İsrail'in Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda müdahalesini kınadı. İsrail'in canlı yayında soykırıma imza attığını ifade eden Yalçın, "75 binden fazla sivili katletti. Bu sivillerin maalesef yarısını çocuklar ve kadınlar meydana getiriyor. Gerçekten korkunç bir olayla karşı karşıyayız. Maalesef büyük güçler dediğimiz, uluslararası hukukun, insan haklarının, demokrasi gibi değerlerin temsilcisi olduğunu iddia eden birçok devlet, birçok devlet başkanı bu çıplak gerçekliği, bu soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor. Biz Türkiye olarak uluslararası kamuoyunda her türlü zeminde ister Cumhurbaşkanımızın yaptığı ikili toplantılarda olsun, ister daha geniş katılımlı uluslararası toplantılar olsun her türlü bunu dile getirip uluslararası kamuoyunun zirvesine taşımaya çalışıyoruz. Türkiye'nin dış politika önceliklerinin merkezinde her zaman Gazzeli masumlar var ve her zaman masumların hakkını savunmaya gayret gösteriyoruz. Ama gördüğünüz gibi ortada bir ateşkes var olmasına rağmen hala Gazze'de insan hakları çiğnenmeye devam ediyor. Hala Gazze'de sivil insanlara saldırmaya devam ediyorlar. Hala Gazze'yi kıtlık ve açlığa sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu anlamda Gazze'ye yapılabilecek her türlü desteği, yardımı biz açıkça destekliyoruz. Ama İsrail bu tür sivil inisiyatiflere bile katlanamayacak bir terör yapısıdır. Gördüğünüz gibi yine uluslararası sularda yol alan sivil inisiyatiflere bile saldırabilecek kadar alçak bir yapıdan bahsediyoruz. Yine aynı suçu işledi" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/19/41151219.jpg"/><p><b>"İSRAİL BU YAPTIKLARINI CEZASINI TOPYEKUN ÖDEYECEK"</b></p><p>İsrail'in dünyanın gözünün önünde bu suçları işlemeye devam ettiğini kaydeden Yalçın, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze'deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin. Kamuoyunu daha fazla aydınlatsın. Umuyoruz ki İsrail'den korkan, laf edemeyen devlet başkanları, artık İsrail'in işlediği bu suçları daha açık bir şekilde dile getirmeye başlasınlar. Türkiye ve Cumhurbaşkanımız bu anlamda öncü bir rol oynuyor. Biz o rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. İnşallah en kısa süre içerisinde Gazze başta olmak üzere tüm Filistin meselesinde daha iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız. İsrail'in bu işlediği suçların cezasını görmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız" şeklinde konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ak-parti-genel-baskan-yar-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274200</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israil-ateskes-tanimiyor-gazze-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-601e-yukseldi-274200</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail ateşkes tanımıyor! Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 601'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katil İsrail ordusunun Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 601'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail ateşkes tanımıyor! Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 601'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katil İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/video3-3004202659c5a398.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 1'i enkaz altından çıkarılan 2 ölü ve 8 yaralı getirildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 824 kişi öldürüldü, 2 bin 316 kişi yaralandı, enkaz altından ise 764 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 601'e, yaralı sayısının da 172 bin 419'a yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/katil-israil-ateskes-tani-466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274199</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/ilk-5-gununde-michael-70-binden-fazla-sinemaseveri-agirladi-274199</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ilk 5 gününde "Michael" 70 binden fazla sinemaseveri ağırladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Müzik dünyasının efsanevi ismi Michael Jackson'ın hayatını konu alan "Michael" filmi, vizyona girdiği ilk beş günde 70 binin üzerinde izleyiciye ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ilk 5 gününde "Michael" 70 binden fazla sinemaseveri ağırladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paribu Cineverse&#39;den yapılan açıklamaya göre, filme özellikle genç yetişkinler ilgi gösterdi.</p><p>Her kesimden izleyiciyi kapsayan yapımı izleyenlerin yüzde 48'ini 25-34 yaş grubu, tüm izleyicilerin yüzde 53'ünü ise erkekler oluşturdu.<br></p><p>&quot;Popun Kralı&quot; olarak bilinen ünlü müzisyen Michael Jackson&#39;ın hayat hikayesini işleyen filmde, Jackson&#39;ı gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson canlandırdı.</p><p>Filmde, ünlü ismi tüm zamanların en ünlü yıldızlarından biri haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere, Jackson&#39;ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ilk-5-gununde-michael-70--322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274198</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ingiltere-merkez-bankasi-boe-politika-faizini-degistirmedi-274198</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini değiştirmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası (BoE), Orta Doğu'da tırmanan savaşın enerji maliyetlerinde neden olduğu sert yükselişe ve artan enflasyon baskısına rağmen politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 3,75 seviyesinde sabit tuttu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini değiştirmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BoE'den yapılan açıklamada, politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit bırakma kararı alındığı belirtildi.</p><p>Faizi sabit tutma kararının 1'e karşı 8 oyla alındığının ifade edildiği açıklamada, kurul üyelerinden sadece Başekonomist Huw Pill'in faiz artırımı yönünde oy kullandığı bilgisi verildi.</p><p>Açıklamada, Orta Doğu'daki savaşın enerji arzını ve ulaşım ağlarını olumsuz etkilediği, bunun da hane halkı yakıt maliyetlerini artırdığı belirtildi.</p><p>BoE'nin açıklamasında, para politikasının küresel enerji fiyatlarını doğrudan etkileyemeyeceği ancak yüksek enflasyonun ekonomi üzerinde kalıcı bir hasar bırakmaması için gerekli adımların atılacağı bildirildi.</p><p>Banka, durumu yakından izlediğini ve enflasyonu orta vadede yüzde 2'lik hedefe döndürme konusundaki kararlılığını yineledi.</p><p>BoE, 2024 yılının ortasından bu yana 6 kez faiz indirimine gitmiş, en son aralık ayında gevşeme adımını atmıştı.</p><p>Piyasa analistleri, BoE'nin bir sonraki hamlesinin verilerin seyrine göre haziran ayında faiz artırımı yönünde olabileceğini öngörüyor.</p><p>İngiltere'de enflasyon, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle şubat ayı öngörülerini aşarak yüzde 3,3'e yükselirken, İngiltere Merkez Bankası enflasyonun yılın ilerleyen dönemlerinde daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.</p><p>BoE Başkanı Andrew Bailey, son günlerde finans piyasalarına verdiği mesajda, Orta Doğu'daki savaşın süresi ve ekonomik etkilerine ilişkin belirsizlikler devam ederken faiz artırımı beklentilerinin "erken" olduğunu ifade etmişti.</p><p>İngiltere, G7 ülkeleri arasında en yüksek politika faizi oranına sahip ülke konumunda bulunuyor.</p><p>Bu arada, Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle ekonomik görünüm de zayıflıyor. Uluslararası Para Fonu, söz konusu savaş nedeniyle İngiltere için 2026 yılı büyüme öngörüsünü, büyük sanayi ülkeleri arasında en sert düşüşle yüzde 1,3'ten yüzde 0,8'e indirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ingiltere-merkez-bankasi--460_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274197</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-ankarada-duzenlenecek-nato-zirvesi-birligi-tasdik-etmek-icin-tarihi-firsat-olacak-274197</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği tasdik etmek için tarihi fırsat olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği yeniden tasdik etmek için tarihi bir fırsat olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği tasdik etmek için tarihi fırsat olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya'ya resmi ziyareti kapsamında, Viyana Diplomasi Akademisi'nde dün düzenlenen konferansta hitapta bulundu.</p><p>Dünyadaki birçok cephede askeri taktik kapasitesinin daha hızlı ve hatasız hale geldiğini dile getiren Fidan, "Ne yazık ki stratejik düşünme için aynı şey söylenemiyor. Güç araçlarının yoğun bir şekilde kullanıldığı ancak siyasi nihai amacın belirsiz kaldığı durumları giderek daha sık görüyoruz. Bugün, uzun vadeli stratejik ufuktan yoksun müdahalelere ve tutarsız siyasi hedeflere yönlendirilmiş güç projeksiyon kabiliyetlerine tanık oluyoruz." diye konuştu.</p><p>Fidan, Orta Doğu'da yaşananların söylediklerini doğrulayan örneklerle dolu olduğunu, bu dönemi yönetmenin yükümlülüğünün diplomatlara düştüğünü vurguladı.</p><p>Diplomatların çok yönlü olması gerektiğinden bahseden Fidan, "2002 yılında yurt dışında 163 diplomatik misyonumuz vardı. Bugün Türkiye, dünya genelinde 264 misyonuyla dünyanın üçüncü büyük diplomatik ağını işletmektedir." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>TÜRKİYE'NİN DİPLOMASİDEKİ ARABULUCU ROLÜ</strong></p><p>Fidan, Türkiye'nin uluslararası sistemdeki arabulucu rolüne işaret ederek, bu rolü üstlenecek ülkelere ihtiyaç duyulduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Arabuluculuğun çatışmaların her anında aktif biçimde kullanılması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Avrupa'da beşinci yılına giren bir savaş normal kabul edilemez. Çatışmanın belirli bir coğrafyada devam etmesi tehlikeli bir rehavete yol açmıştır. Bu rehavet ne Ukrayna'ya ne de Rusya'ya, kesinlikle de Avrupa'nın geri kalanına fayda sağlamaz. Diplomasinin ivmesini geri kazanması gerekiyor." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, Rusya ile Ukrayna'yı İstanbul'da dört kez bir araya getirdiklerini hatırlatarak, adil ve kalıcı barış sağlanana kadar görüşmelere tekrar ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını bildirdi.</p><p>"Ukrayna sadece arabuluculuk için bir sınav değil, Avrupa güvenliğinin geleceği için de bir sınavdır." şeklinde konuşan Fidan, savaşın barışı güvence altına alan, gelecek saldırganlıkları engelleyen ve kıtada istikrarı geri kazandıran bir şekilde bitmesi gerektiği konusunda herkesin hemfikir olduğunu söyledi.</p><p><strong>NATO ZİRVESİ VE AVRUPA GÜVENLİK MİMARİSİ</strong></p><p>Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı için "Bu çatışmanın ardından kurulacak güvenlik mimarisi, Avrupa'nın bir bütün olarak yarın güvende olup olmayacağını belirleyecektir." diyerek, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan güvenlik mimarisinin büyük baskı altında olduğuna işaret etti.</p><p>Türkiye'nin 70 yılı aşkın süredir NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Fidan, "Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, birliği yeniden tasdik etmek için tarihi bir fırsat olacak. Transatlantik bağları sürdürmek Türkiye için stratejik bir gereklilik. Daha kabiliyetli ve Avrupalı bir NATO, görüşmelerin merkezinde olacak." dedi.</p><p>Fidan, Avrupa'nın Avrupa Birliği'nden (AB) daha büyük olduğunun altını çizerek, "Bu nedenle, AB'nin güvenlik ve savunma alanındaki girişimleri NATO ve AB dışı müttefiklerle dikkatlice koordine edilmelidir. Çelişkili bir biçimde, AB'nin ortak güvenlik ve dış politikasının silah haline getirilmesine tanık oluyoruz." diye konuştu.</p><p><strong>ORTA DOĞU</strong></p><p>İsrail'in yayılmacı politikalarına dikkati çeken Fidan, bu sorunun küresel güvenlik tehdidi haline geldiğinin altını çizdi.</p><p>Fidan, kasıtlı olarak kışkırtılan savaşlar, bozulan enerji piyasaları ve Avrupa'ya doğru kitlesel göç tehdidinin Orta Doğu'nun çok ötesine uzandığını söyleyerek, Orta Doğu'ya dışarıdan kimin egemen olacağını önceleyen düşünme tarzının yıllarca istikrarsızlığa yol açtığını ve bölgesel sahiplenmenin önem arz ettiğini vurguladı.</p><p>Bölgede sakin ve istikrarlı kalabilen Suriye'nin iyi bir örnek teşkil ettiği değerlendirmesinde bulunan Fidan, ülkenin yaralarını sarmaya ve halkın ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandığını ifade etti.</p><p>Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması, uzun zamandır savunduğumuz bağlantı projelerine yeniden aciliyet kazandırdı. Körfez'i Suriye, Irak ve Türkiye üzerinden uluslararası pazarlara ve aynı şekilde tam tersine bağlayan demir yolu bağlantıları, boru hatları ve kargo güzergahları bunlardan bazılarıdır." ifadelerine yer verdi.</p><p>"ABD ile İran arasındaki müzakereler kritik bir noktaya ulaştı. Bunu dışarıdan bir gözlemci olarak değil, bir paydaş olarak söylüyorum. Türkiye, hem Washington hem de Tahran ile kendi paralel kanallarını korurken, devam eden arabuluculuk çabalarını aktif olarak destekliyor." şeklinde konuşan Fidan, ateşkesin uzatılmasının cepte görülmemesi ve sabırlı davranılması gerektiğini belirtti.</p><p>Fidan, uzun süredir devam eden sorunların kolayca çözülemeyecek kadar kapsamlı olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini kaydetti.</p><p><strong>"MESLEĞİMİZ, BİLİMİN TİTİZ YÖNTEMİNİ VE SANATIN İNCELİKLİ DOKUNUŞUNU GEREKTİRİR"</strong></p><p>Fidan, "belirleyici bir dönemeçte" olunduğunu belirterek, "Uluslararası sistemin geleceği, derin ve çoğu zaman değişken sistemik güçler tarafından yeniden şekilleniyor. Bizim inancımız, bu sürecin şansa bırakılmaması veya odadaki en yüksek sesli kişinin sözünün geçmemesi gerektiğidir." dedi.</p><p>Bu sürecin, stratejik vizyonu, diplomasinin zorlu işlerini yapma istekliliğiyle birleştirenler tarafından şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, "Bu süreç, stratejik vizyonu bir araya getirenler tarafından şekillendirilmelidir. İşte bu yüzden mesleğimiz önemlidir. Mesleğimiz, bilimin titiz yöntemini ve sanatın incelikli dokunuşunu gerektirir. Viyana Diplomasi Akademisi gibi değerli akademik kurumlar, gelecekteki diplomatları dünyayı olduğu gibi anlamakla kalmayıp, olması gerektiği gibi inşa etmeye yardımcı olmak üzere bu şekilde hazırlamaktadır." diye konuştu.</p><p>Fidan, diplomatlar olarak en büyük gücün uyum değil, ikna gücü ve çatışma yerine işbirliğini, bölünme yerine diyaloğu seçme bilgeliği olduğunu söyleyerek, "Türkiye'nin dış politikasını yönlendiren ideal budur. Orta Doğu'da, Ukrayna'da ve Avrupa-Atlantik bölgesinde ortaklarımızla birlikte yaptığımız da budur." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"(RUSYA-UKRAYNA) SAVAŞIN BAŞLANGICINDAN BERİ SAVAŞI NASIL DURDURACAĞIMIZA ODAKLANDIK"</strong></p><p>Bakan Fidan, katılımcıların sorularını da yanıtladı.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda son beş yıldır çaba sarf edildiğini belirten Fidan, "Savaşın başlangıcından beri savaşı nasıl durduracağımıza odaklandık. Çünkü savaş devam ettiği sürece, her zaman daha büyük bir tırmanma riski olduğu ve dünyanın geri kalanı için tehdidin daha da kötüye gidebileceği yönünde bir değerlendirmemiz vardı." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sınırlı bir coğrafi alana hapsolmuş durumda olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"İlk olarak Ukrayna'da başladı ve şimdi de Rusya topraklarında devam ediyor. Yani iki ülkenin coğrafi sınırları içinde kalıyor ve taraflar konvansiyonel silahlar kullanarak belirli hedefleri imha ediyorlar. Ne yazık ki bu tür bir sınırlama, ne kadar yıkıcı olursa olsun, bir bakıma bizim gözlemlerimize göre savaşın sonsuza kadar sürmesini mümkün kılıyor. Ancak, devam eden her savaşta olduğu gibi, tırmanma riski hala büyük. Ya savaş, coğrafi açıdan, Avrupa'daki ülkelerden birine sıçrarsa ne olur? Ya savaş, konvansiyonel aşamadan taktik nükleer aşamaya, oradan da tam nükleer aşamaya sistemli bir şekilde tırmanırsa? Bu savaş devam ettiği sürece, bu tırmanma tehdidi de ortada olacaktır."</p><p><strong>"(RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI) HERKES BİRBİRİNİ ÖLDÜRÜYOR, YIKIM VE ÖLÜM DEVAM EDİYOR"</strong></p><p>Fidan, savaşın, diğer topluluklara ve dünyaya "Bu iki ülke, mesele sadece kendileriyle sınırlı olduğu sürece, birbirlerini yok etmeye devam edebilirler" gibi bir "güvence" verdiğini belirterek, "Avrupalılar ve Amerikalılar Ukraynalılara para ve silah veriyorlar; Ruslar ise kendi paralarını kullanarak insanları askere alıp Ukrayna sahnesine getiriyorlar. Herkes birbirini öldürüyor, yıkım ve ölüm devam ediyor." dedi.</p><p>Savaşın bir noktada durması gerektiğini dile getiren Fidan, bunun insani bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın uluslararası topluluğun geri kalanına bir karşılaştırma fırsatı sunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:</p><p>"Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma ve bu kapatmanın uluslararası piyasalar, enerji, güvenlik ve diğer her alan üzerindeki etkileri nedeniyle neredeyse beş hafta içinde, uluslararası sistem üzerinde olumsuz bir etki oluştu. Beş hafta içindeki bu olumsuz etki, beş yıl içindeki Rusya-Ukrayna Savaşı'nın olumsuz etkisinden çok daha büyük ve daha etkili oldu. Bu da, savaşı durdurmaya çalışan bizler için daha da tehlikeli. Çünkü karşılaştırıldığında, savaşın kendisi dikkati çekmek için daha az önemli hale geliyor."</p><p>Avrupa liderlerinin de Rusya-Ukrayna Savaşı'nı nasıl sonlandırabileceklerine dair daha çok çaba göstermesi gerektiğini belirten Fidan, savaşın bir "alışkanlık" haline geldiği ve o şekilde devam ettiği değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"DERHAL SAVAŞI DURDURMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ"</strong></p><p>Fidan, Avrupa ülkelerinin de artan enflasyon, Orta Doğu'daki kriz, enerji güvenliği ve seçimler gibi çeşitli endişe kaynakları olduğuna işaret ederek, "Derhal bu uykudan uyanmalı ve savaşı durdurmak üzerine çalışmaya başlamalıyız." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin uluslararası alandaki pozisyonuna ve faaliyetlerine dair Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı, ABD/İsrail-İran savaşı ve İsrail'in Gazze'deki soykırımı konularında Türkiye'nin ateşkesin sağlanması, tarafların müzakere masasına oturması ve sorunlarını kendilerinin çözmeleri yönünde hep aynı pozisyonda olduğunu aktardı.</p><p>Fidan, bu çatışmaların coğrafi olarak Türkiye'nin çevresinde yer aldığını ve bunların sürdürülmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin bölgedeki herkesle dengeli ve iyi ilişkiler kurmaya çalıştığını kaydetti.</p><p>Arabuluculuk ve diyalogla bölgedeki savaşları ve krizleri sonlandırmaya çalıştıklarını aktaran Fidan, diğer bir önemli konunun da liderlik olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tecrübesinin, ilişkilerinin ve dostluklarının önem arz ettiğini söyledi.</p><p>Fidan, Türkiye'nin tecrübeleri ile dersler çıkardığını ve karşılaştırmalarla çözüm sunabilme kapasitesinin bulunduğunu ifade etti.</p><p><strong>TÜRKİYE-ASEAN İLİŞKİLERİ</strong></p><p>Türkiye'nin Doğu Asya ülkeleri ile sınırı olmadığını ancak ilişkileri geliştirmek istediğini belirten Fidan, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'ne (ASEAN) diyalog ortağı olmak için başvuruda bulunduklarını hatırlattı.</p><p>Fidan, ASEAN ülkeleri ile ikili ilişkilerin iyi olduğuna işaret ederek, bu iyi ilişkileri sürdürmek ve stratejik amaçlara ulaşmak için diplomasinin izin verdiği ölçüde anlaşmalar, işbirliği mekanizmaları ve stratejik ortaklıklar gibi yapıların oluşturulması gerektiğini anlattı.</p><p>Bakan Fidan, Türkiye'nin AB'ye katılmasına ilişkin duruşunun değişmediğinin altını çizerek, "Avrupa'da olanların bir parçası olmalıyız ki hep birlikte refah ve istikrar sağlayabilelim." ifadesini kullandı.</p><p>Türkiye-AB ilişkilerinin en sorunlu boyutunun Avrupa'daki kimlik siyaseti olduğuna değinen Fidan, 2007'ye kadar sürecin teknik kriterler üzerinden ilerlediğini, Türkiye'nin şartları yerine getirmesi halinde üyeliğinin desteklendiğinin açıkça ifade edildiğini aktardı.</p><p>Fidan, 2007'de Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin iktidara gelmesiyle bu yaklaşımın değiştiğine işaret etti.</p><p>Türkiye'nin 2000'li ya da 2010'lu yıllarda AB'ye üye olması halinde Brexit'in yaşanmayabileceği değerlendirmesinde bulunan Fidan, AB'nin de son dönemde ortaya çıkan tehditler karşısında daha dirençli olabileceğini vurguladı.</p><p>Fidan, Türkiye'nin Avrupa'yı farklı coğrafyalara açma konusunda önemli bir rol oynayabileceğine dikkati çekti.</p><p>AB'nin "uluslarüstü" bir yapı olarak başarılı şekilde işlediğini ancak hiçbir zaman "üst medeniyet" kimliği oluşturmayı hedeflemediğini kaydeden Fidan, Türkiye'nin bu noktada daha kapsayıcı bir model sunma potansiyeline sahip olduğunun altını çizdi.</p><p>Fidan, Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde yeniden bir canlanma yaşandığına işaret ederek, buna rağmen Avrupa ülkelerinden Türkiye'nin şartları karşılaması halinde, üyeliğine açık destek veren güçlü bir siyasi iradenin ortaya konmadığına işaret etti.</p><p>Birçok AB ülkesinin Türkiye konusunda belirgin bir pozisyon almak yerine alınan kararlara göre hareket ettiğini aktaran Fidan, "Yaklaşık 20 AB ülkesi, AB'de neler olup bittiğini pek umursamıyor. Türkiye lehine bir karar varsa, seve seve evet diyorlar. Türkiye aleyhine bir karar varsa, yine seve seve evet diyorlar. Yani birçok konuda kayıtsızlar." şeklinde konuştu.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİK SÜRECİ</b></p><p>Fidan, sadece AB üyeliği için değil, Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin artırılamama sebebinin de AB'nin karar alma mekanizması olduğunu kaydetti.</p><p>Üye ülkelerden herhangi birinin vetosunun süreci tıkayabildiğine dikkati çeken Fidan, nüfusu görece küçük bir ülkenin dahi milyonlarca insanı ilgilendiren bir kararı engelleyebildiğini, mevcut sistemin buna imkan tanıdığını dile getirdi.</p><p>Fidan, AB'nin güvenlik mimarisine ilişkin tartışmaları kendi içinde tartıştığını ifade ederek, "Biz onlara şunu söylüyoruz: 'Bakın, Avrupa artık AB'den daha büyük. İngiltere var, Norveç var, Türkiye var, AB üyesi olmayan başka ülkeler de var. Bu yüzden oturup konuşmalı ve daha geniş kapsamlı tartışmalar yapmalıyız. Ancak bu gerçekleşmiyor." dedi.</p><p>AB üyelerinde birkaç istisnanın dışında çoğunun NATO üyesi olduğunu hatırlatan Fidan, "Biz NATO bakanları olarak NATO kuralları çerçevesinde bir araya geliyoruz. Müttefikler için mükemmel kararlar alıyoruz. Ertesi gün AB bakanları sarı konvansiyona gidip kararlar alıyor. Bu kararlar önceki günün kararlarıyla tamamen çelişebiliyor. Önemli değil. Kimse dikkat etmiyor, kimse sorgulamıyor. Dolayısıyla bu tür yapısal sorunlar aslında pek çok şeye yol açıyor." diye konuştu.</p><p>Fidan, bölgesel meselelerin çözümünde en etkili yaklaşımın "bölgesel sahiplenme" olduğu belirterek, Türkiye'nin Kalkınma Yolu Projesi'ne desteğinin Irak'ın bölgeye olumlu bir gündem sunmasına yol açtığını belirtti.</p><p>İyi bir bölgesel ekonomik işbirliği için bölgedeki ulus devletlerin birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini taahhüt etmeleri gerektiğini vurgulayan Fidan, bunun sağlanmaması halinde Orta Doğu'da savaşların sürmeye devam edeceğini kaydetti.</p><p>Fidan, ülkelerin bu temel ilkelere bağlı kalacağını taahhüt edeceği resmi ve bağlayıcı bir antlaşma etrafında bir araya getirilmesi gerektiğine dikkati çekerek "Aksi takdirde, kimse kimseye güvenmediği için ekonomik alanda işbirliği yapamayız." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/bakan-fidan-ankarada-duze-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274196</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-kizilay-kurban-vekalet-bedelini-acikladi-iste-detaylar-274196</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk Kızılay, kurban vekalet bedelini açıkladı: İşte detaylar!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, bu yıl vekaletle kurban kesimi bedelinin "yurt içi" ve "Filistin Gazze" için 17 bin 250, "yurt dışı" için ise 6 bin 350 lira olarak belirlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk Kızılay, kurban vekalet bedelini açıkladı: İşte detaylar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Türk Kızılay İstanbul Ofisi&#39;nde düzenlediği basın toplantısında, Kurban Bayramı&#39;nın farklı coğrafyalarda ve kültürlerde farklı anlamlar taşıdığını, Türkiye&#39;de bayramın çocukların neşelendiği, kalabalık sofraların kurulduğu, birlik ve beraberliğin pekiştiği bir dönem olarak yaşandığını, bazı bölgelerde ise kurban döneminin yıl boyunca ete ulaşamayan insanlar için önemli bir imkan anlamına geldiğini ifade etti.</p><p>Kızılay ailesi için bu dönemin heyecanlı, yoğun ve huzur verici bir süreç anlamına geldiğini belirten Yılmaz, insani yardım alanında çalışan ve buna gönül veren kişilerde kurban döneminin belki daha fazla yorulmak, çalışmak ama en önemlisi çok daha fazla kişiye ulaşmak demek olduğunu kaydederek, bir taraftan bunun huzurunu yaşadıklarını dile getirdi.</p><p>Yılmaz, Kızılay tarafından gerçekleştirilen kurban kesim ve dağıtım operasyonlarına değinerek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>&quot;2025 yılında Türkiye dahil 25 ülkede kurban kesim ve dağıtım operasyonlarını gerçekleştirdik. 168 bin 584 vekalet sahibi adına kurban kesimi yapıldı. Bunların 21 bin 504 hissesi Gazze için, 137 bin 350 tanesi yurt dışı, 9 bin 730 tanesi ise yurt içi olarak gerçekleştirilmiş oldu. Tüm bu operasyonlarla geçen sene kurban döneminde 4 milyon 529 bin 644 kişinin sofrasına kurban bereketini çeşitli şekillerde ulaştırmış olduk.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250593.jpg"/><p><b>- 31 ÜLKEYE KURBAN ETİ ULAŞTIRILACAK</b></p><p>Bu yılki hedeflerin belirlendiğini, hazırlıkların tamamlandığını ve operasyon modelinin oluşturulduğunu aktaran Yılmaz, &quot;Modelimiz her zaman söylediğimiz gibi konserve modeline dayanıyor. O nedenle de bereketi yıl boyu yaşatıyor, buna çokça vurgu yapıyoruz. Çünkü konserve haline döndürülmesi bu etlerin en az 24 ay hatta 3 sene dayanıklı bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilmesini mümkün kılıyor. Bu da yıl boyunca çeşitli vesilelerle hem yurt içinde hem de Gazze&#39;de kurban konservesi olarak dağıtabilmemize imkan sağlamış oluyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, bu sene ülke sayısını artırdıklarını, bu durumun gelen istekler, yapılan analizler sonucu gerçekleştirildiğini belirterek, &quot;Hazırlığımız şu anda 31 ülke şeklinde yapılmış durumda. Geçen sene 25&#39;ti, 6 ülke eklenmiş oldu. Filistin Gazze&#39;de ise sadece dağıtım planladık. Biliyorsunuz son 2 senedir bunu gerçekleştiriyoruz. Üçüncü sene yine aynı şekilde yapacağız. Biz Gazze&#39;yi kendimizden ayırmıyoruz, bunu hep söyledik.&quot; diye konuştu.</p><p>Gazze için hazırlanan kurban konservelerinin Türkiye&#39;de kesildiğini, bölgedeki belirsiz giriş çıkış koşulları ve yetersiz saklama imkanları nedeniyle bu yöntemin tercih edildiğini anlatan Yılmaz, &quot;Elbette ki daha kontrollü, daha zor, daha kritik, biraz daha maliyetli bir operasyon ama biz Gazze&#39;deki bu konserveleri son 2 yılın içinde Gazze&#39;de yaşayan her iki kişiye bir konserve düşecek şekilde ulaştırmayı başarmış durumdayız. Bu bizler için son derece önemli.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250592.jpg"/><p><b>- KURBAN KESİM BEDELLERİ 2 İLA 4 TAKSİTTE ÖDENEBİLECEK</b></p><p>Yılmaz, Gazze&#39;ye giriş yapan insani yardım ve ticari tır sayısının ciddi şekilde sınırlandırıldığına, bu nedenle büyük zorluklar yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Gazze bizim için çok önemli. Gazze&#39;nin unutulmaması, duyarlılığının devam etmesi lazım. İnsanın nerede parmağı kanıyorsa oraya daha çok odaklanılıyor. Biz İran, ekonomi, çelik derken orada Gazze unutuluyormuş ve Gazze&#39;deki hassasiyet azalıyormuş gibi hissediyoruz. Bu arada bağışçılarımız anlamında azalmıyor ama uluslararası alanda savunuculuğun devam etmesi, kapıların açık tutulması için gerekli uyarıların, baskıların yapılması konusundaki duyarlılığın biraz azaldığını görüyoruz. Ateşkesi hatırlayalım günlük 600 tır girecekti. Şu anda 100 bile girmiyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/41250594.jpg"/><p>Bu yılki vekaletle kurban kesim fiyatını açıklayan Yılmaz, &quot;Bu sene kurban bedelimiz yurt içi ve Filistin Gazze için 17 bin 250, yurt dışında ise 6 bin 350 lira olarak belirlenmiş oldu. Bağışçılarımız, bunu yine geçen sene olduğu gibi 2 ila 4 taksite de bölebiliyor durumda olacak. Burada Filistin Gazze&#39;de, Filistin&#39;e gönderme ve konserveleme gibi ek masrafları da kendimiz Kızılayın bütçesinden yapacak şekilde Filistin&#39;e en doğru kaynağı ulaştırabilmenin çabası içindeyiz. Kurban bereketini yıl boyu yaşatıyorsan &#39;Hilal olsun Türkiye&#39; demek istiyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/turk-kizilay-kurban-vekal-930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/cayci-huseyin-uzun-sure-sonra-ortaya-cikti-son-goruntusu-dikkat-cekti-274195</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çaycı Hüseyin uzun süre sonra ortaya çıktı! Son görüntüsü dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Çocuklar Duymasın dizisinde hayat verdiği Çaycı Hüseyin karakteriyle hafızalarda yer eden Alpaslan Özmol, uzun bir aranın ardından ilk kez görüntülendi. Cihangir'de objektiflere yansıyan oyuncunun son hali kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çaycı Hüseyin uzun süre sonra ortaya çıktı! Son görüntüsü dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pınar Altuğ ve Tamer Karadağlı'nın başrollerini  paylaştığı ve uzun yıllar boyunca ekrana getirilen Çocuklar Duymasın dizisi  final yapsa da gündeme gelmeye devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/alpaslan2-3004202635c47abc.jpg"/><p>İkonik karakterlerin yer aldığı Çocuklar Duymasın dizisi  oyuncularıyla da adından söz ettiriyor. Çaycı Hüseyin karakteriyle hafızlara  kazınan Alpaslan Özmol, sık sık sosyal medyada TT listesine giriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/alpaslan3-300420261788696a.jpg"/><p>Hakkında öldü haberleri ve yazılanlara her seferinde  cevap veren oyuncu Alpaslan Özmol, uzun bir aradan sonra ilk kez  görüntülendi.  Cihangir'de objektiflere  yansıyan Çocuklar Duymasın'ın Çaycı Hüseyin'i, üzüntülü ve dertli haliyle  dikkat çekti.</p><p>Alpaslan Özmol'un o anları kısa sürede sosyal medyada  gündem oldu. İşte Alpaslan Özmol'un son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/alpaslan-3004202612b45c39.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/cayci-huseyin-uzun-sure-s-196_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274194</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/fatih-sultan-mehmed-vefatinin-545-yilinda-kabri-basinda-yad-edilecek-274194</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed vefatının 545. yılında kabri başında yad edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Henüz 21 yaşındayken İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu yıkan, fetihle birlikte Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı başlatan Osmanlı Devleti'nin entelektüel padişahı Fatih Sultan Mehmed, vefatının 545. yılında kabri başında yad edilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed vefatının 545. yılında kabri başında yad edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre anma programı, 3 Mayıs&#39;ta 12.30&#39;da Fatih Camii Haziresinde Kur&#39;an-ı Kerim tilaveti ve dualar eşliğinde gerçekleştirilecek.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, "İstanbul'un fatihi ve cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed Han'ı vefatının 545. yıldönümünde rahmet ve dualarla yad ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/fsu-30042026b3321151.jpg"/><p><b>- FATİH SULTAN MEHMET HAKKINDA</b></p><p>Osmanlı padişahı Sultan 2. Murat'ın oğlu olarak 30 Mart 1432'de Edirne'de dünyaya gelen 2. Mehmed, babasının isteği üzerine 1444'te henüz 12 yaşındayken tahta çıktı.</p><p>Tahtı 1446'da babasına devreden 2. Mehmed, babasının vefatı üzerine 19 yaşındayken yeniden tahta çıktı. Fatih Sultan Mehmed, devletin başına geçtikten sonra öncelikle Anadolu ve Balkanlar'daki durumu kontrol altına aldı, sorun çıkaran Yeniçeri Ocağı'nda değişiklikler yaparak İstanbul'un fethine odaklandı.</p><p>Padişahlığı döneminde pek çok başarıya imza atan, 25 seferi bizzat yöneten Fatih, babası 2. Murat döneminde 880 bin kilometrekare olarak devraldığı Osmanlı topraklarını, 2 milyon 214 bin kilometrekareye çıkardı.</p><p>Anadolu'ya çıktığı sefer sırasında 3 Mayıs 1481'de Gebze yakınlarındaki Hünkar Çayırı'nda vefat eden Fatih Sultan Mehmed'in naaşı, kendi adını taşıyan Fatih Camisi'ndeki türbesine defnedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/fatih-sultan-mehmed-vefat-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274193</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diyetisyenlerden-elma-cagrisi-karaciger-sagliginiz-icin-ihmal-etmeyin-274193</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyenlerden elma çağrısı! Karaciğer sağlığınız için ihmal etmeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Anglia Üniversitesi'nde yapılan araştırmalar, elmanın içerdiği flavonoidler ve antioksidanlar sayesinde karaciğer sağlığını koruduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, elmanın özellikle kabuğuyla birlikte tüketilmesini öneriyor ve karaciğer hastalıklarına karşı doğal bir destek sunduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyenlerden elma çağrısı! Karaciğer sağlığınız için ihmal etmeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Anglia Üniversitesi'nden bilim insanları, karaciğer sağlığını korumada elmanın önemli bir rol oynadığını açıkladı. Yapılan yeni araştırmalar, elmanın içerdiği flavonoid ve antioksidan bileşenlerin karaciğer fonksiyonlarını güçlendirdiğini gösterdi. Uzmanlar, elmanın düzenli olarak tüketilmesinin karaciğer üzerinde olumlu etkiler yarattığını ve pahalı takviyelere gerek kalmadan karaciğer sağlığını desteklediğini belirtti.</p><h3>William Bell: 'Elma, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığına karşı koruyucu'</h3><p>Üniversiteden William Bell, flavonoid açısından zengin gıdaların özellikle alkolsüz yağlı karaciğer hastalığına karşı koruyucu etkiler sunduğunu vurguladı. Elmanın, flavonoidlerin yanı sıra hem çözünebilir hem de çözünmez lifler, çeşitli vitaminler ve güçlü antioksidanlar içerdiğini söyleyen Bell, bu özelliklerin karaciğerde oksidatif stresi ve kolesterol seviyesini azalttığını ifade etti. Bilimsel veriler, elmanın karaciğer fonksiyonlarını iyileştirdiğini ve iltihaplanmayı azalttığını ortaya koyuyor.</p><h3>Diyetisyenlerden elma kabuğu uyarısı: Karaciğer sağlığında anahtar rol</h3><p>Diyetisyenler, elmanın besin değerinin büyük kısmının kabuğunda bulunduğunu belirterek, meyvenin iyice yıkandıktan sonra kabuğuyla birlikte tüketilmesini öneriyor. Elma, karaciğerin toksinleri atmasına, besin maddelerini depolamasına ve enerji dengesini sağlamasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, elma tüketiminin karaciğer sağlığını korumada basit ve ekonomik bir yol sunduğuna dikkat çekiyor. Karaciğerin vücutta üstlendiği kritik görevler göz önüne alındığında, elmanın günlük beslenmede yer alması gerektiği belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, elma tüketimi karaciğer sağlığını destekleyen doğal ve kolay ulaşılabilen bir alternatif olarak öne çıkıyor. Bilimsel araştırmalar, elmanın içerdiği flavonoid ve antioksidanlar sayesinde karaciğer hastalıklarına karşı koruyucu bir kalkan oluşturduğunu gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/diyetisyenlerden-elma-cag-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274192</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/semizotu-ile-kolesterol-kontrolu-uzmanlar-etkisini-acikladi-274192</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Semizotu ile kolesterol kontrolü! Uzmanlar etkisini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık uzmanları, semizotu adlı bitkinin kolesterol ve tansiyon üzerinde olumlu etkileri olduğunu vurguladı. semizotunun bahçelerde sıkça rastlanan ve çoğu zaman yabani ot olarak görülen bir bitki olmasına rağmen, beslenme açısından büyük faydalar sunduğu belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Semizotu ile kolesterol kontrolü! Uzmanlar etkisini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık ve beslenme uzmanları, semizotu bitkisinin kolesterolü düşürme ve tansiyonu dengeleme konusunda önemli bir rol oynadığını açıkladı. Özellikle bahçelerde sıkça rastlanan ve çoğu zaman yabani ot olarak değerlendirilen semizotu, uzmanların önerileriyle yeniden gündeme geldi. Semizotu, içerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde günlük beslenme listelerinde mutlaka yer alması gerektiği belirtildi.</p><h3>Rehabilitasyon uzmanı Agapkin: 'semizotu yanlış anlaşılıyor'</h3><p>Rusya'da yayınlanan bir televizyon programında konuşan rehabilitasyon uzmanı S. Agapkin, semizotunun genellikle işe yaramaz bir yabani ot olarak görüldüğünü söyledi. Ancak Agapkin, bu algının yanlış olduğunu vurguladı ve semizotunun hem yemeklerde hem de salatalarda kullanıldığında sağlığa büyük katkı sağladığını belirtti. Semizotunun lezzetiyle de sofralarda yer bulduğunu ifade eden Agapkin, bu bitkinin bahçelerden temizlenmek yerine mutfaklarda kullanılmasını önerdi.</p><h3>Diyetisyen Makisha: 'semizotu kolesterolü ve tansiyonu dengeler'</h3><p>Diyetisyen M. Makisha ise semizotunun içerdiği polifenoller sayesinde kolesterol seviyesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olduğunu açıkladı. Ayrıca bu bitkinin potasyum, magnezyum ve beta-karoten açısından zengin olduğuna dikkat çekti. Makisha, semizotunun düzenli tüketiminin özellikle kalp sağlığı ve görme fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler gösterdiğini belirtti. Uzmanlar, semizotunun sağlıklı bir yaşam için sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Sonuç olarak, semizotu bitkisi sadece bir yabani ot değil, aynı zamanda sağlığa katkı sağlayan değerli bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, semizotunun düzenli tüketiminin kolesterol ve tansiyon kontrolünde etkili olabileceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/semizotu-ile-kolesterol-k-902_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274191</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-bin-km-uzakta-saldirdi-ab-ulkeleri-ve-yunanistanin-tutumu-tartisma-konusu-oldu-274191</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail bin km uzakta saldırdı! AB ülkeleri ve Yunanistan'ın tutumu tartışma konusu oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in uluslararası sularda Sumud Filosu'na düzenlediği saldırı, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Türkiye'den ve dünyadan sert tepkiler aldı. Olayın ardından AB ülkeleri ve Yunanistan'ın tutumu da tartışma konusu oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail bin km uzakta saldırdı! AB ülkeleri ve Yunanistan'ın tutumu tartışma konusu oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırı düzenleyerek bir kez daha hukuk tanımaz tavrını ortaya koydu. Saldırı, İsrail kıyılarına bin kilometre mesafede gerçekleşirken, olay dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yaşananlar, Orta Çağ'daki deniz korsanlığını anımsatırken, özellikle Yunanistan ve AB ülkelerinin İsrail'e verdiği destek eleştirilerin odağına yerleşti.</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TÜRKİYE VURGUSU</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in saldırısı sonrası yaptığı açıklamada, "Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir" ifadelerini kullandı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/erdoganaa2448480-30042026969ce959.jpg"/>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri, Türkiye'nin uluslararası arenadaki rolünü ve insanlık vicdanının zulme karşı mücadelesini öne çıkardı. Erdoğan'ın bu çıkışı, İsrail'in bölgede uyguladığı siyaset anlayışına karşı Türkiye'nin kararlı duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.<p></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İSRAİL BİN KM UZAKTA SALDIRDI<br><br>İsrail, hukuk tanımaz tavrını, haydut devlet anlayışını bir kez daha gösterdi. Sumud Filosu'na İsrail&amp;#39;den bin kilometre uzakta, uluslararası sularda yapılan saldırının Orta Çağ dönemindeki deniz korsanlığından hiçbir farkı yok aslında. Ancak burada... <a href="https://t.co/q12piSjbkh">pic.twitter.com/q12piSjbkh</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2049804792029925673?ref_src=twsrc%5Etfw">April 30, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>AB VE YUNANİSTAN'IN TAVRI TARTIŞILIYOR</b></p><p>İsrail'in Sumud Filosu'na yönelik saldırısında AB ülkeleri ve özellikle Yunanistan'ın tutumu, uluslararası toplumda tepkilere yol açtı. İsrail'in soykırımcı politikalarına karşı Batı'nın sessizliği, eleştirilerin artmasına neden oldu. Olay, insanlık vicdanının zulme karşı direncinin güçlendiğini ve Siyonizm'in bölgede mevzi kaybettiğini gösterdi. Türkiye'nin bu süreçte öncü rol üstlenmesi, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiren önemli bir unsur olarak öne çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/aw05962202-30042026e670a062.jpg"/><p>İsrail'in Sumud Filosu'na karşı uluslararası sularda gerçekleştirdiği bu saldırı, hem bölgesel hem de küresel düzeyde yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Olay sonrası Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı açıklamaları, uluslararası vicdanın zulme karşı sesini daha da yükseltti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/israil-bin-km-uzakta-sald-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274190</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dis-sagliginda-kritik-tehlike-yanlis-dolgu-disinizi-kaybettirebilir-274190</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş sağlığında kritik tehlike! Yanlış dolgu dişinizi kaybettirebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi G. Antonyan, yanlış yapılan dolgu işlemlerinin diş kaybına kadar varan ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Uzman, dolgu altındaki gizli hataların zamanla dişin sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Hastaların, dolgu sonrası kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş sağlığında kritik tehlike! Yanlış dolgu dişinizi kaybettirebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi G. Antonyan, dolgu işlemlerinde yapılan hataların diş sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini açıkladı. Antonyan, yanlış uygulanan dolgunun dişi her zaman kurtarmadığını, aksine diş kaybına kadar giden sorunlara yol açabildiğini belirtti. Özellikle dolgu sırasında çürüğün tam olarak temizlenmemesi, izolasyonun yetersiz yapılması veya yapışmanın hatalı gerçekleştirilmesi gibi ihmallerin, dolgu altındaki sorunları gizleyebileceğini söyledi. Bu tür eksiklikler, zamanla ortaya çıkarak dişin yeniden çürümesine, sinir iltihabına ve kanal tedavisi gereksinimine neden olabiliyor. Dolgu işlemi, doğru yapılmadığında diş kaybı riskini artırıyor.</p><h3>G. Antonyan: 'Yanlış dolgu dişin kaybına sebep olabilir'</h3><p>Antonyan, dolgu işlemi sırasında enfekte dokuların tamamen çıkarılmamasının ayrı bir risk oluşturduğunu vurguladı. Bakterilerin, eksik temizlenen bölgede yerleşerek dolgunun altında dişi tahrip etmeye devam ettiğini ifade etti. Ayrıca, çürüğün uzun süre ağrıya yol açmamasının hastaları yanıltabildiğini, çoğu kişinin ancak sinir iltihabı aşamasında tedavi arayışına girdiğini belirtti. Diş kaybı, çoğu zaman bu geç kalınmış başvuruların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Uzman, dolgu sonrası düzenli kontrolün önemine dikkat çekti.</p><h3>Hatalı dolgu diş eti ve komşu dişlerde sorunlara yol açıyor</h3><p>Diş hekimi, dolgu sırasında dişin şeklinin yanlış oluşturulmasının da ek problemlere neden olabileceğini söyledi. Yanlış şekillendirilen dişler arasında yiyecek birikmesi, çiğneme sırasında dengesiz yük dağılımı ve diş etlerinde iltihaplanma gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Ayrıca, komşu dişlerin daha hızlı çürümesi de bu hatalı işlemlerin bir sonucu. G. Antonyan, başarılı bir dolgu işleminde hastanın hiçbir rahatsızlık hissetmediğini ve dolgu hakkında düşünme gereği duymadığını belirtti. Ancak yapılan hatalar, zamanla dişin sağlığını tehdit ediyor ve diş kaybı riskini beraberinde getiriyor.</p><p>Sonuç olarak, diş hekimi G. Antonyan, dolgu işlemlerinin titizlikle ve doğru tekniklerle yapılmasının diş kaybını önlemede hayati önem taşıdığını vurguladı. Hastaların, dolgu sonrası mutlaka düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğini hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/dis-sagliginda-kritik-teh-887_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274189</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/karacigerin-gizli-haritasi-ortaya-cikti-tum-bildikleriniz-yanlis-olabilir-274189</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğerin gizli haritası ortaya çıktı! Tüm bildikleriniz yanlış olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Weizmann Bilim Enstitüsü'nden bilim insanları, karaciğerin işleyişine dair uzun süredir kabul gören bilgileri değiştiren yeni bir karaciğer haritası geliştirdi. Bu çalışma, karaciğer hastalıklarının neden belirli bölgelerde ortaya çıktığını ve tedavi yöntemlerinin nasıl şekilleneceğini açıklıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğerin gizli haritası ortaya çıktı! Tüm bildikleriniz yanlış olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar, insan karaciğerinin yapısı ve işlevleriyle ilgili önemli bir keşfe imza attı. Shalev Itzkowitz liderliğindeki ekip, 16 sağlıklı bağışçıdan alınan canlı karaciğer dokularını inceledi ve organın sekiz farklı fonksiyonel bölgeye ayrıldığını belirledi. Bu yeni karaciğer haritası, hastalıkların neden karaciğerin belirli bölgelerinde geliştiğini ve organın işlevsel çeşitliliğini daha net bir şekilde ortaya koydu.</p><h3>Shalev Itzkowitz: 'Karaciğerin sekiz alanı hastalıkların izini sürüyor'</h3><p>Çalışmada, 1100'den fazla genin aktivitesinin, karaciğer hücrelerinin bulunduğu konuma göre farklılık gösterdiği tespit edildi. Merkezi hücrelerin yağ işleme, toksin temizleme ve glikoz üretimi gibi görevlerde uzmanlaştığı, kenar hücrelerin ise bağışıklık savunmasında rol aldığı ortaya çıktı. İnsan karaciğerindeki bu farklılıklar, hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçların insan sağlığına tam olarak yansımamasının nedenini de açıklıyor. Özellikle steatoz hastalığında, yağ birikiminin merkezi bölgede yoğunlaştığı ve hücrelerin bu duruma karşı çeşitli savunma mekanizmaları geliştirdiği belirtildi.</p><h3>Yeni karaciğer atlası tedavi yöntemlerini değiştirecek</h3><p>Geliştirilen karaciğer haritası, hastalığın ilk başladığı bölgeleri ve bozulmaya uğrayan sinyalleri daha hassas bir şekilde tespit etmeye olanak sağlıyor. Bu sayede, tüm organı hedef almak yerine, sadece belirli bölgeleri etkileyen ve daha etkili sonuç veren tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi mümkün olacak. Araştırmacılar, bu bulguların karaciğer hastalıklarının erken teşhisinde ve yeni nesil ilaçların tasarımında önemli bir rol oynayacağını vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Weizmann Bilim Enstitüsü'nün karaciğer haritası çalışması, organın karmaşık yapısını ve hastalıkların gelişim süreçlerini anlamada büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, gelecekte karaciğer hastalıklarına karşı daha etkili ve hedefe yönelik tedavi yollarının önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/karacigerin-gizli-haritas-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274188</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/reflect-orbitalin-yorungede-4000-ayna-projesi-bilim-insanlarini-endiselendirdi-274188</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Reflect Orbital'ın yörüngede 4000 ayna projesi bilim insanlarını endişelendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya merkezli Reflect Orbital şirketinin 4000 dev uzay aynasını yörüngeye yerleştirme planı, bilim dünyasında tartışma yarattı. Proje, hem gökyüzü gözlemlerini hem de insan ve hayvan sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle eleştiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Reflect Orbital'ın yörüngede 4000 ayna projesi bilim insanlarını endişelendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya merkezli Reflect Orbital şirketi, 2026 Nisan ayında ilk test uydusu Earendil-1'i fırlatmayı hedefliyor. Şirket, gökyüzüne toplam 4000 büyük uzay aynası yerleştirerek alacakaranlıkta güneş ışığını Dünya'ya yansıtmayı planlıyor. Her biri 55 metre genişliğe ulaşabilen bu aynalar, dolunaydan dört kat daha parlak bir ışık oluşturabilir. Ancak bu iddialı proje, bilim insanlarının ciddi tepkisiyle karşılaştı. Uzay aynası fikri, hem gökyüzü gözlemlerini hem de canlı yaşamını tehdit ettiği gerekçesiyle tartışmaların odağına yerleşti.</p><h3>NASA uzmanı Borlaff: 'Uzay aynaları astronomiyi riske atıyor'</h3><p>NASA Ames Araştırma Merkezi'nden Dr. Alejandro S. Borlaff, uzay aynası projesinin gökyüzündeki parlaklık değişimlerine yol açacağını vurguladı. Borlaff, bu yapay ışığın teleskoplarla yapılan gözlemleri olumsuz etkileyeceğini ve özellikle zayıf gök cisimlerinin tespitini zorlaştıracağını belirtti. Ayrıca, yörüngedeki uydu sayısının 2019'da 2 bin iken 2025'te 15 bine, 2040'ta ise 560 bine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu artış, Hubble teleskobunun görüntülerinin üçte birini kaybetmesine yol açabilir. Borlaff, uzay aynası projesinin astronomi bilimi için büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi.</p><h3>Uzay aynası projesi insan ve hayvan sağlığını tehdit ediyor</h3><p>Bilim insanları, uzay aynası projesinin sadece astronomik gözlemleri değil, aynı zamanda ekosistemleri de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Parlak gece gökyüzü, hayvanların sirkadiyen ritimlerini bozarak doğal davranışlarında değişikliğe neden olabilir. Uzmanlar, insanlarda ise melatonin hormonunun baskılanmasıyla uyku bozuklukları, ruh hali düşüklüğü ve konsantrasyon kaybı gibi sorunların artabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, uluslararası uzay hukuku henüz uzay aynası gibi projeler için net kurallar belirlemiş değil. Bu nedenle, Reflect Orbital'ın uzay aynası girişimi, hem bilimsel hem de hukuki alanda yeni tartışmaların fitilini ateşledi.</p><p>Uzay aynası projesinin geleceği, bilim insanlarının uyarıları ve uluslararası düzenlemelerin gelişimiyle şekillenecek. Tartışmaların odağında, gökyüzünün ve canlı yaşamının korunması gerekliliği ön plana çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/reflect-orbitalin-yorunge-145_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274187</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tcmb-para-politikasi-kurulu-ozeti-enerji-fiyatlarinda-yuksek-seyir-ve-belirgin-oynaklik-go-274187</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TCMB Para Politikası Kurulu Özeti: Enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde, jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlendiği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TCMB Para Politikası Kurulu Özeti: Enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 22 Nisan'daki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.</p><p>Özette, "Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.</p><p>Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiği kaydedilen özette, diğer taraftan 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarının toparlanmasının beklendiği bildirildi.</p><p>Özette, bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği vurgulanarak, "Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı, 2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir." denildi.</p><p><strong>EMTİA FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ KÜRESEL ENFLASYON ÜZERİNDEKİ RİSKLERİ ARTIRDI</strong></p><p>Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırdığına işaret edilen özette, şunlar kaydedildi:</p><p>"Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır."</p><p>TCMB'nin, 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yaptığı belirtilen özette, buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnaların kaldırıldığı, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamının daraltıldığı ifade edildi.</p><p>Özette, şu değerlendirmelere yer verildi:</p><p>"Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/tcmb-para-politikasi-kuru-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274186</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/ales-giris-belgeleri-erisime-acildi-274186</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ALES giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ALES giriş belgeleri erişime açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM)  internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.</p><p>2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/ales-giris-belgeleri-eris-446_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274185</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/karaciger-yaglanmasina-bire-bir-gunde-2-kacik-yetiyor-274185</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasına bire bir! Günde 2 kaçık yetiyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Karaciğer sağlığının korunmasında doğal bir alternatif olarak öne çıkan enginar sirkesi, içerdiği sinarin ve antioksidanlar sayesinde karaciğer yağlanmasının önlenmesinde etkili rol oynuyor. Enginar sirkesinin faydaları açısından karaciğer yağlanmasından sindirim sistemi sorunlarına kadar size yardımcı olabilecek bir çok etkiye sahip. Uzmanlar, özellikle alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasında enginar sirkesinin faydalarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karaciğer yağlanmasına bire bir! Günde 2 kaçık yetiyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enginar sirkesi, karaciğer yağlanmasıyla mücadelede doğal bir destek olarak öne çıkıyor. Son dönemde karaciğer fonksiyonlarını iyileştiren etkileriyle adından söz ettiren enginar sirkesi, özellikle yüksek sinarin oranı ve güçlü antioksidan yapısı sayesinde karaciğerin toksinlerden arınmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu doğal ürünün enzim dengesini koruduğunu ve karaciğer yağlanmasının azaltılmasında etkili olduğunu vurguluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2024/11/21/enginarsirkesi2-2111202468fbb71f.jpg"/><h3><b>ENGİNAR SİRKESİYLE KARACİĞER ENZİMLERİ DENGELENİYOR</b></h3><p><b>Enginar sirkesi</b>, ALT ve AST gibi önemli karaciğer enzimlerinin dengelenmesine yardımcı oluyor. Safra üretimini destekleyerek karaciğerin daha sağlıklı çalışmasını sağlıyor. Genellikle aç karnına suya eklenerek tüketilen enginar sirkesi, karaciğer hücrelerinin yenilenmesini hızlandırıyor. Özellikle alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasında olumlu sonuçlar verdiği belirtiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2024/11/21/enginarsirkesi1-2111202431494382.jpg"/><h3><b>KOLESTEROL VE DETOKS ETKİSİYLE ÖNE ÇIKIYOR</b></h3><p><b>Enginar sirkesi,</b> kötü kolesterolü (LDL) düşürüp iyi kolesterolü (HDL) artırarak karaciğer yağlanmasına karşı koruyucu bir etki gösteriyor. Aynı zamanda doğal bir detoks aracı olarak karaciğerin temizlenmesini destekliyor. Uzmanlar, düzenli kullanımın karaciğer sağlığının korunmasında önemli bir rol oynadığını ifade ediyor.</p><p>Karaciğer yağlanmasına karşı mücadelede <b>enginar sirkesi</b>, doğal ve etkili bir alternatif olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir karaciğer için bu doğal ürünün düzenli kullanımını öneriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/02/13/boozybatchedcocktail-130220258892df90.jpg"/><p><b style="">ENGİNAR SİRKESİNİN KULLANIM ŞEKLİ</b>: Genellikle bir su bardağı suya 1-2 yemek kaşığı enginar sirkesi eklenerek sabah-akşam aç karnına tüketilmesi önerilir.</p><p><b>ÖNEMLİ NOTLAR</b></p><p>Karaciğer yağlanması ciddi bir sağlık durumu olabilir. Enginar sirkesi kullanmadan önce, özellikle kronik bir rahatsızlığınız varsa veya hamileyseniz bir doktora danışmanız gerekmektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/02/13/balksz1-1302202507fb48db.jpg"/><p>Doğal İçerik: Enginar sirkesi, enginar yapraklarının ve saplarının doğal fermantasyon sürecinden geçirilmesiyle elde edilir.</p><p><b>Not: </b>Bu bilgiler genel sağlık tavsiyesi niteliğindedir ve tıbbi tedavi yerine geçmez.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/karaciger-yaglanmasina-bi-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274184</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-lideri-hamaney-hurmuz-bogazinda-yeni-bir-sayfa-aciliyor-274184</link>
      <pubDate>2026-04-30T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran lideri Hamaney: Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran lideri Mücteba Hamaney, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın geleceğinde ABD'nin olmayacağını savunarak, "Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran lideri Hamaney: Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran lideri Mücteba  Hamaney, İran'da kutlanan "Ulusal Fars (Basra) Körfezi Günü" dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.</p><p>Basra Körfezi'ni "küresel ekonomi için hayati ve benzersiz bir su yolu" olarak nitelendiren Hamaney, ABD-İsrail'in saldırılarına işaret ederek, "Bugün, dünyanın zorbalarının bölgedeki en büyük askeri saldırısından ve Amerika'nın planlarının utanç verici bir şekilde yenilgiye uğratılmasından iki ay sonra, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/video3-30042026f5b698c6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bölgenin ABD ve yabancı aktörler olmadan parlak geleceğe sahip olacağını vurgulayan Hamaney, "Fars Körfezi ve Umman Denizi sularında komşularımızla aynı kaderi paylaşıyoruz ve binlerce kilometre uzaktan açgözlülükle kötülük yapan yabancıların, bu suların derinliklerinden başka bir yerde yeri yok." ifadelerini kullandı.</p><p>İran lideri Hamaney, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetim planına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetimin hayata geçirilmesiyle İran, Fars Körfezi bölgesinin güvenliğini sağlayacak ve düşmanın bu su yolunu kötüye kullanmasına son verecektir. Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetimin yasal kuralları ve uygulanması, bölgedeki tüm milletlere huzur ve kalkınma getirecek, ekonomik faydaları ise milletimizi mutlu edecektir."</p><p>Hamaney, İran'ın nükleer ve füze teknolojileri dahil bilimsel kazanımlarını "ulusal sermaye"" kabul edeceğini de vurgulayarak, bu kazanımları deniz, kara ve hava sınırları gibi koruyacaklarını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/iran-lideri-hamaney-hurmu-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274183</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yeni-yapay-kaslar-robotlarin-omrunu-yuzde-91-artirdi-274183</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni yapay kaslar robotların ömrünü yüzde 91 artırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Seul Üniversitesi'nde geliştirilen yeni yapay kas teknolojisi, robotların hem kendi kendini onarabilmesini hem de farklı görevlerde kullanılmasını sağlıyor. Profesör Çon Yun Sun liderliğindeki ekip, bu buluşun sürdürülebilir robot teknolojisinde dönüm noktası olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni yapay kaslar robotların ömrünü yüzde 91 artırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seul Üniversitesi'nden Profesör Çon Yun Sun ve ekibi, robot teknolojisinde çığır açan yeni bir yapay kas geliştirdi. Bu yenilikçi yapay kas, robotların şekil değiştirmesine, hasar aldığında kendini onarmasına ve başka cihazlarda tekrar kullanılmasına olanak tanıyor. Araştırmacıların geliştirdiği sistemde, elektrik akımıyla çalışan dielektrik elastomer aktüatörlere özel bir madde eklendi. Bu madde, ısıya veya manyetik alana maruz kaldığında sıvı hale geçerek robot kasının kendini onarmasını sağlıyor. Ayrıca, yeni yapay kas teknolojisi sayesinde robotlar, görev değişimlerinde tamamen yeniden tasarlanmak zorunda kalmadan farklı işlevler üstlenebiliyor.</p><h3>Çon Yun Sun: 'Kendi kendini onaran robotlar için temel adım'</h3><p>Profesör Çon Yun Sun, geliştirdikleri yapay kasın robotların ömrünü uzattığını ve sürdürülebilirliği artırdığını belirtti. Sistemin en dikkat çeken özelliği, dielektrik elastomer elektrodunun çalışırken üç boyutta ayrılıp birleşebilmesi ve hareket edebilmesi oldu. Bu sayede, robotun herhangi bir parçası zarar gördüğünde ilgili bölge sıvılaşıyor ve kas kendini onarıyor. Elektrodun bir kısmı tamamen işlevini yitirse dahi, elektrik akımı alternatif bir yoldan yönlendirilerek robotun kesintisiz çalışması sağlanıyor. Test sonuçları, birkaç döngü sonrasında bile yapay kasın işlevselliğinin yüzde 91 oranında korunduğunu ortaya koydu.</p><h3>Yapay kas teknolojisi robotlarda sürdürülebilirliği artırıyor</h3><p>Yeni yapay kasın bir diğer önemli avantajı ise geri dönüştürülebilir olması. Kullanım ömrünü tamamlayan elektrod malzemesi, sıvı formda kolayca çıkarılıp yeniden kullanılabiliyor. Bu özellik, hem maliyetleri düşürüyor hem de çevre dostu bir yaklaşım sunuyor. Uzmanlar, bu gelişmenin yumuşak robot teknolojisinin geleceği için kritik bir adım olduğunu ifade etti. Çon Yun Sun, makinelerin kendi kendini onarabileceği ve uyum sağlayabileceği yeni nesil robotların, endüstriyel otomasyon ve tıp gibi birçok alanda devrim yaratacağını vurguladı. Seul Üniversitesi'nin bu buluşu, robot teknolojisinde sürdürülebilirlik ve verimlilik açısından önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Seul Üniversitesi'nde geliştirilen yapay kas teknolojisi, robotların hem dayanıklılığını hem de kullanım alanlarını genişletti. Kendi kendini onarabilen ve tekrar kullanılabilen bu sistem, robot endüstrisinde sürdürülebilirliğin önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/yeni-yapay-kaslar-robotla-902_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274182</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/daktilodan-e-postaya-@-isareti-neden-vazgecilmez-oldu-274182</link>
      <pubDate>2026-04-30T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Daktilodan e-postaya! @ işareti neden vazgeçilmez oldu?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[@ işareti, Floransa'dan başlayan ve dijital dünyaya uzanan uzun bir geçmişe sahip. Sembol, 16. yüzyıldan günümüze kadar farklı alanlarda kullanıldı ve Ray Tomlinson'ın elektronik postayı icat etmesiyle internetin vazgeçilmez parçası haline geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Daktilodan e-postaya! @ işareti neden vazgeçilmez oldu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>@ işareti, kökeni yüzyıllar öncesine dayanan ve günümüzde dijital iletişimin temel sembollerinden biri olarak dikkat çekiyor. Floransalı bir tüccarın 1536 yılında yazdığı mektupta ilk kez belgelenen @ işareti, o dönemde 'fiyatına' anlamında kullanıldı. Sembol, 19. yüzyılda ise daktilolarda yer alarak muhasebeciler tarafından ürün fiyatı belirtmek için tercih edildi. @ işareti, zamanla farklı teorilere konu oldu ve kökeninin Latince 'ad' edatından türediği öne sürüldü. Yazıcılar, a ve d harflerini birleştirerek bugünkü @ sembolünü oluşturdu. Ayrıca, 1345 tarihli bir Yunan kroniğinin Bulgarca çevirisinde, 'Amen' kelimesindeki A harfi yerine @ işaretinin kullanıldığı tespit edildi. Ancak bu sembolün neden yalnızca bir kez tercih edildiği ise gizemini koruyor.</p><h3>Ray Tomlinson @ işaretini dijital çağa taşıdı</h3><p>1971 yılında Amerikalı programcı Ray Tomlinson, ARPANET üzerinden ilk elektronik postayı gönderirken kullanıcı adı ile bilgisayar adını ayıracak bir sembol aradı. Kodlarda ya da günlük yazışmalarda kullanılmayan bir işaret olması nedeniyle @ işaretini seçti. Bu tercihiyle Tomlinson, yüzyıllardır var olan sembolü dijital çağın simgesi haline getirdi ve @ işaretinin unutulmasının önüne geçti. Günümüzde @, e-posta adreslerinin ayrılmaz bir parçası olarak tüm dünyada kullanılıyor.</p><h3>@ işareti farklı dillerde ilginç isimlerle anılıyor</h3><p>@ işareti, yalnızca teknik dünyada değil, farklı kültürlerde de çeşitli isimlerle anılıyor. Afrikaans dilinde 'maymun kuyruğu', Danca'da 'fil hortumu' ve 'domuz kuyruğu', Fransızca'da 'salyangoz', Rusça'da 'köpek', Tayca'da ise 'kıvrılan solucan' olarak adlandırılıyor. Bu isimler, sembolün farklı coğrafyalarda ne kadar ilgi çekici ve esprili biçimde benimsendiğini gösteriyor. @ işareti, geçmişten günümüze farklı anlamlar yüklenerek evrensel bir sembol haline geldi.</p><p>@ işareti, tarih boyunca farklı amaçlarla kullanıldı ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte evrensel bir iletişim aracı olarak öne çıktı. Ray Tomlinson'ın kararıyla dijital dünyada yeni bir kimlik kazanan @, bugün iletişimin ve internetin vazgeçilmez bir unsuru olarak önemini koruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/30/daktilodan-e-postaya-@-is-497_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>