<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/super-ligde-5-haftanin-hakemleri-belli-oldu-290992</link>
      <pubDate>2026-09-10T12:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Süper Lig'de 5. haftanın hakemleri belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 5. haftanın hakemleri belli oldu ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Süper Lig'de 5. haftanın hakemleri belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trendyol Süper Lig'in 5. haftasında oynanacak müsabakalarda görev yapacak hakemler açıklandı.  </b></p><p>Trendyol Süper Lig'de 5. hafta heyecanı yarın, 12 Eylül Cumartesi, 13 Eylül Pazar ve 14 Eylül Pazartesi günü oynanacak maçlarla yaşanacak. Söz konusu müsabakalarda düdük çalacak hakemler de TFF'nin resmi sitesinden yapılan açıklamayla duyuruldu.  </p><p>Süper Lig'de 5. haftanın programı ve maçları yönetecek hakemler şöyle:  </p><p><b>Yarın  </b></p><p>20.00 Beşiktaş - Erzurumspor FK: Gürcan Hasova  </p><p><b>12 Eylül Cumartesi  </b></p><p>17.00 Eyüpspor - Çaykur Rizespor: Oğuzhan Aksu  </p><p>17.00 Samsunspor - Çorum FK: Ali Şansalan  </p><p>20.00 Corendon Alanyaspor - Göztepe: Ozan Ergün  </p><p>20.00 Konyaspor - Trabzonspor: Reşat Onur Coşkunses  </p><p><b>13 Eylül Pazar  </b></p><p>17.00 Gençlerbirliği - Kasımpaşa: Yasin Kol  </p><p>20.00 Amed Sportif Faaliyetler - Başakşehir: Cihan Aydın  </p><p>20.00 Galatasaray - Kocaelispor: Atilla Karaoğlan  </p><p><b>14 Eylül Pazartesi  </b></p><p>20.00 Gaziantep FK - Fenerbahçe: Mehmet Türkmen  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/super-ligde-5-haftanin-ha-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-guneydogu-ziyaretci-kayitlari-basladi-290991</link>
      <pubDate>2026-09-10T12:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Güneydoğu ziyaretçi kayıtları başladı!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, 2026 yılında binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa'da teknoloji tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı'nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Güneydoğu için ziyaretçi kayıtları başladı. Katılımın ücretsiz olduğu festivalde yerinizi almak için hemen çevrim içi kayıt yaptırabilirsiniz. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Güneydoğu ziyaretçi kayıtları başladı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve  Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde</b>, Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya  kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenlenen <b>TEKNOFEST Güneydoğu,  30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda  gerçekleşecek.</b> Festival kapsamında 61 ana ve 143 alt kategoride  düzenlenecek teknoloji yarışmalarında ön eleme aşamasını geçen takımlar 100  milyon TL'nin üzerinde maddi destekten yararlanırken, dereceye giren takımlara  toplamda 75 milyon TL'nin üzerinde ödül verilecek.</p><p class="MsoNormal"><b>Tarihin Sıfır Noktasında Teknoloji ve Heyecan Bir  Arada!</b></p><p class="MsoNormal">2018 yılından bu yana 14 kez düzenlenen ve katılımın ücretsiz  olduğu TEKNOFEST, her yaştan milyonları aynı heyecan ve ortak bir gelecek  hayalinde buluşturuyor. 2026 yılında TEKNOFEST Güneydoğu, gençlerin hayallerini  tarihin sıfır noktasından geleceğin teknolojilerine taşıyacak. </p><p class="MsoNormal">Kadim medeniyetlerin izlerini taşıyan Şanlıurfa'da bilim ve  teknoloji, geçmişle geleceği aynı hikayede buluşturacak. TEKNOFEST Güneydoğu;  ailelerden teknoloji tutkunlarına, küçükten büyüğe her yaştan ziyaretçiye teknoloji  ve heyecan dolu bir festival deneyimi sunacak. Festival kapsamında nefes kesen  hava gösterileri, konser ve sahne gösterileri, sergi ve eğitici atölyeler,  simülasyon deneyim alanları, bilim şovları, milli gurur kaynağımız kara ve hava  araçlarının sergisi ve fuar etkinlikleri gibi birçok etkinlik ziyaretçilerle  buluşacak.</p><p class="MsoNormal"><b>TEKNOFEST Güneydoğu için ziyaretçi kayıtları  başladı, katılım ücretsiz!</b></p><p class="MsoNormal">Katılımın ücretsiz olduğu TEKNOFEST Güneydoğu'ya giriş yapabilmek  için ziyaretçilerin etkinlik öncesinde https://mth.tc/TEKNOFESTGUNEYDOGU2026  web adresi üzerinden çevrim içi kayıt yaptırması gerekiyor. TEKNOFEST Güneydoğu'ya  kayıt yaptırmak isteyen ziyaretçilerin, Türkiye'nin yeni nesil sosyal medya  platformu NSosyal hesabının bulunması gerekiyor. Katılımın sınırlı sayıda  olduğu etkinlikte her katılımcı için ayrı bilet oluşturulması gerekirken, 7 yaş  altı çocuklar için kayıt şartı bulunmuyor. Etkinlik alanına ziyaretçi giriş ve  çıkışları ise 09.00-20.00 saatleri arasında yapılabilecek.</p><p class="MsoNormal">Ziyaretçi kaydı ve etkinliğe dair tüm detaylara <b>www.teknofest.org</b>  adresinden ulaşabilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/teknofest-guneydogu-ziyar-560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-mit-gorevlisi-kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-9-yeni-gozalti-290990</link>
      <pubDate>2026-09-10T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 2. dalga operasyon: 9 yeni gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 9 şüpheli daha gözaltında. Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 9 şüpheli daha gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 2. dalga operasyon: 9 yeni gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video3-10092026369b0439.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda 9 şüpheli daha gözaltına alındı.</p><p>Şüphelilerden birinin muhabir, birinin kameraman, 7'sinin ise sağlık çalışanı olduğu öğrenildi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglunun-olumune-iliskin-sorusturmada-10-supheli-adliyede-290982" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/kasif-kozinoglunun-olumun-245_2-41.jpg"/></div><h3>Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümü: 10 şüpheli adliyede!</h3></a><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.</p><p>Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti.</p><p>"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."</p><p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine ise Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla 11 Eylül Cuma günü fethi kabir işlemi yapılacağı öğrenilmişti.</p><p>Soruşturmada gözaltına alınan 10 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/eski-mit-gorevlisi-kasif--333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/idefix-ogrencilerin-alisveris-ve-gunluk-yasam-ihtiyaclarina-yonelik-yeni-uyelik-programi-i-290989</link>
      <pubDate>2026-09-10T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[idefix, öğrencilerin alışveriş ve günlük yaşam ihtiyaçlarına yönelik yeni üyelik programı idefix Öğrenci'yi hayata geçirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[idefix, öğrencilerin alışverişten günlük yaşama uzanan farklı ihtiyaçlarında avantajlardan yararlanmasını sağlayan yeni üyelik programı idefix Öğrenci'yi kullanıma sundu. Program kapsamında öğrenciler, ilk 6 ay boyunca aylık yalnızca 1 TL karşılığında Premium üyelikten yararlanırken; ücretsiz kargo, hediye kahve, alışveriş, ulaşım, seyahat ve sosyal yaşam kategorilerindeki çeşitli fırsatlara erişebiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[idefix, öğrencilerin alışveriş ve günlük yaşam ihtiyaçlarına yönelik yeni üyelik programı idefix Öğrenci'yi hayata geçirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isselectedend">Öğrencilik döneminde kırtasiye ve teknoloji gibi eğitim  ihtiyaçlarının yanı sıra market, moda, kişisel ihtiyaçlar ve ulaşım gibi günlük  harcamalar da bütçede önemli bir yer tutuyor. Öğrencilerin farklı harcama  alanlarındaki ihtiyaçlarını gözeten idefix Öğrenci, alışverişten günlük yaşama  uzanan çeşitli avantajları tek bir üyelik programında bir araya getiriyor.</p><p><b>KİTAP VE KIRTASİYEDEN TEKNOLOJİYE TÜM İHTİYAÇLARDA AVANTAJ</b></p><p class="isselectedend">idefix Öğrenci üyeleri, elektronik, ev yaşam, elektrikli  ev aletleri, moda ve kitap-kırtasiye başta olmak üzere birçok ürün grubunda<b> </b>sunulan indirimlerden  yararlanabiliyor. <strong>Seçili bilgisayar ve  telefonlarda 1.000 TL anında indirim kuponu sunulurken, </strong>sneaker ve çantalarda %50'ye varan  indirim, <strong>küçük ev aletlerinde ise net  yüzde 15 indirim fırsatı bulunuyor. Kitap, kırtasiye ve mobilya ürünlerinde ise  yüzde 40'a varan indirim </strong><strong>avantajı sağlanıyor.</strong> Program kapsamında sunulan  ücretsiz kargo avantajının yanı sıra, üyeler idefix uygulamasından  gerçekleştirecekleri ilk alışverişlerinde 100 TL değerindeki indirim kuponundan  da faydalanabiliyor.</p><p class="isselectedend">Program, alışveriş avantajlarının yanı sıra öğrencilerin  günlük yaşam ve sosyal aktivitelerine yönelik fırsatlar da sunuyor. Öğrenciler  scooter kiralamalarında yüzde 50 indirim, uçak bileti ve etkinlik bileti  indirimleri ile hediye kahve fırsatlarından yararlanabiliyor.</p><p><b>"<b>ÖĞRENCİLERİN  GÜNLÜK HAYATINA DOKUNAN BİR FAYDA DÜNYASI OLUŞTURMAK İSTEDİK"</b></b></p><p class="isselectedend">idefix Genel Müdürü <strong>V. Onur Bayhan</strong>, idefix Öğrenci'nin öğrencilerin farklı  ihtiyaçlarına tek bir üyelik üzerinden karşılık verme hedefiyle hayata  geçirildiğini belirterek şunları söyledi:</p><p>"Öğrencilik döneminde bütçeyi doğru yönetebilmek büyük önem taşıyor. Bu  dönemde ihtiyaçlar yalnızca kitap, kırtasiye ya da teknolojiyle sınırlı değil;  ulaşımdan sosyalleşmeye, günlük alışverişten seyahate kadar hayatın pek çok  alanına yayılıyor. idefix Öğrenci'yi geliştirirken biz de tam olarak bu  bütünsel ihtiyaçtan yola çıktık. Öğrencilerin günlük hayatına dokunan,  gerçekten kullanabilecekleri ve bütçelerine katkı sağlayacak bir fayda dünyası  oluşturmak istedik. idefix'in geniş ürün ve hizmet ekosistemini öğrencilerin  ihtiyaçlarına özel avantajlarla buluşturarak onların hayatını kolaylaştırmayı  hedefliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/whatsappimage2026091-1009202695205311.jpg"/><p><b><b>İLK</b> <b>6 AY PREMİUM ÜYELİK AYLIK 1 TL</b></b></p><p class="isselectedend">idefix Öğrenci'nin öne çıkan avantajlarından biri de  öğrencilere özel üyelik fiyatı. Programa katılan öğrenciler, ilk 6 ay boyunca  aylık yalnızca 1 TL ödeyerek Premium üyelikten ve program kapsamında sunulan  avantajlardan yararlanabiliyor.</p><p class="isselectedend">idefix Öğrenci'ye katılımda yaş sınırı bulunmuyor.  Programa dahil olmak isteyen öğrencilerin üyelik sırasında öğrencilik  durumlarını doğrulamaları yeterli oluyor.</p><p>idefix Öğrenci; günlük ihtiyaçlarından alışverişe, ulaşımdan seyahat ve  sosyal yaşama kadar öğrencilerin farklı harcama alanlarına yönelik avantajları  tek bir üyelik çatısı altında sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/idefix-ogrencilerin-alisv-499_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uluslararasi-gazetecilerden-turkiyenin-iklim-calismalari-yatirim-firsatlari-ve-dinamizmine-ovgu-290988</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uluslararası gazetecilerden Türkiye'nin iklim çalışmaları, yatırım fırsatları ve dinamizmine övgü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası gazeteciler, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğine hazırlanan Türkiye'nin iklim çalışmaları, dinamizmi ve yatırım fırsatlarından övgüyle bahsetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uluslararası gazetecilerden Türkiye'nin iklim çalışmaları, yatırım fırsatları ve dinamizmine övgü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi işbirliğinde, 3-6 Eylül'de İstanbul'da "Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Türkiye" isimli medya programı düzenlendi.</p><p>Programa katılan Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinde Akredite Basın Mensupları Birliği (ACANU) Başkanı ve BM Cenevre Ofisinde kıdemli muhabir olarak görev yapan Dina Abi Saab ve Cenevre merkezli uluslararası gazeteci olarak çalışan John Zarocostas, program ve Türkiye'ye dair izlenimlerini anlattı.</p><p>Saab, İstanbul ziyaretinin kendisinde stratejik konumunun fazlasıyla bilincinde olan ve bu konumu nüfuz, bağlantısallık ve uzun vadeli kalkınmaya dönüştürme konusunda kararlı ülke izlenimi bıraktığını belirtti.</p><p>"Beni en çok etkileyen husus, ülkenin dinamizmi ve yaptığım pek çok görüşmede dile getirilen hedefler oldu. Türkiye, iklim politikası, kentsel dönüşüm veya teknoloji konularına birbirinden kopuk başlıklar olarak bakmıyor." diyen Saab, Türkiye'nin bunları ekonomik dayanıklılığı güçlendirme, şehirleri iyileştirmenin yanı sıra bölgesel ve küresel işbirliğinde rol üstlenmeyi sürdürme yönündeki daha geniş kapsamlı çabanın parçası olarak bir arada ele aldığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/1-10092026c5d22937.jpg"/><p>Saab, Türkiye'nin hem başarıları hem de zorlu tecrübeleriyle edindiği birikimi geleceğe yönelik daha tutarlı bir vizyona dönüştürmek için ciddi çaba gösterdiğini söyledi.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile yaptıkları görüşmenin önemine işaret eden Saab, "Bu görüşme, iklim eylemini şehirler, konutlar, kamu hizmetleri, kaynak yönetimi ve toplumların güvenliği gibi çok somut bir zemine oturttu. Görüşmeden, Türkiye'nin iklim politikasını yalnızca çevresel bir yükümlülüğün yanı sıra bir kentsel kalkınma ve dayanıklılık gündemi olarak ele alma niyetinde olduğu izlenimiyle ayrıldım. Sıfır Atık girişimi bu yaklaşımın güzel bir örneğini teşkil ediyor. Bu girişim, atık azaltımı, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi anlayışını kamusal yaşamda çok daha görünür kıldı." dedi.</p><p>Saab, Türkiye'de 6 Şubat 2023'te yaşanan ve "Asrın felaketi" olarak da anılan deprem felaketinin daha güvenli, sürdürülebilir ve gelecekteki şoklara karşı dirençli şehirler inşa etmek adına öğrenme ve ilham kaynağına dönüştürülmeye çalışıldığına değindi.</p><p>Türk yetkililerin depremden etkilenen 11 il genelinde, geçen yılın sonu itibarıyla iklime dirençli tasarım, yenilenebilir enerjiyle uyumluluk ve Sıfır Atık ilkeleri gözetilerek 455 bin konut, iş yeri ve köy evinin inşa edildiğini belirttiğini aktaran Saab, bu yaklaşımın gerçek değerinin edinilen deneyimlerin ülke genelinde tutarlı şekilde uygulanabilmesi gibi unsurlara bağlı olacağını dile getirdi.</p><p><b>"TÜRKİYE COP31'E EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İÇİN GEREKEN LOJİSTİK DENEYİME, KURUMSAL KAPASİTEYE VE ULUSLARARASI PROFİLE SAHİP"</b></p><p>Saab, "Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmak için gereken lojistik deneyime, kurumsal kapasiteye ve uluslararası profile sahip olduğuna inanıyorum. Türkiye, heyetlerin ağırlanması, kurumlar arası koordinasyon, ulaşım ve güvenliğin yönetilmesi ile diplomasi, iş dünyası ve sivil toplumun kesişim noktasında faaliyet gösterme gibi büyük uluslararası etkinliklerin gerektirdiği süreçlere aşinadır. Bu bağlamda böylesi bir ölçekteki konferansa ev sahipliği yapabilecek pratik kapasiteye sahiptir. Türkiye küresel iklim tartışmalarına anlamlı bir bakış açısı kazandırma fırsatına da sahip. Türkiye, dirençli şehirleri COP31'in temel bir teması haline getirerek uluslararası iklim tartışmalarına anlamlı katkı da sağlayabilir." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin coğrafi konumu ve diplomatik bağları nedeniyle bir köprü görevi görebileceğine değinen Saab, Türkiye'nin COP31'i özellikle iklim finansmanı, uyum çalışmaları, kentsel dirençlilik ve teknoloji paylaşımı konularında daha somut işbirliklerini teşvik etmek için kullanabilme ve bu tartışmaların gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ayrımların ötesine taşınmasına yardımcı olabilme potansiyeline de işaret etti.</p><p>Saab, "Türkiye, stratejik konumu, endüstriyel kapasitesi ve teknolojiye, yeşil dönüşüme ve küresel tedarik zincirlerine artan odaklanmasıyla güçlü bir yatırım merkezi olarak ortaya çıkıyor. Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31, iklim finansmanı, yenilenebilir enerji, temiz teknoloji ve düşük karbonlu endüstri alanlarındaki fırsatları vurgulayarak bu hedefi pekiştiriyor." ifadelerini kullandı.</p><p>SAHA İstanbul ve Borsa İstanbul'dan genç ve son derece profesyonel liderlerle görüştüklerini kaydeden Saab, görüşmelerin, finans, endüstri ve stratejik yatırımlara yeni uzmanlık kazandırma yönünde açık bir çabayı gösterdiğinin altını çizdi.</p><p>"Türk ekonomistler ve yatırım teşvik yetkilileri, yabancı yatırımlar için ülkenin önemli cazibe unsurlarını vurguladı"</p><p>Zarocostas ise Türkiye'yi 24 yıl aradan sonra tekrar ziyaret ettiğini belirterek, "İstanbul'un kara, demir ve hava yolu ulaşım sistemlerinin yanı sıra telekomünikasyon ağlarında da kamu altyapısına yönelik büyük yatırımlar açıkça görülüyor." dedi.</p><p>Bakan Kurum'un, Türkiye ve COP31 için öncelikli alanları ve hedefleri ana hatlarıyla ortaya koyduğuna dikkati çeken Zarocostas, Kurum'un da vurguladığı üzere, en büyük zorluğun gerekli finansal kaynakların sağlanması olduğunu dile getirdi.</p><p>Zarocostas, Kurum'un, COP31'in başarılı bir "uygulama COP'u" olması yönündeki hazırlıkların ve istişarelerin sürdüğünü belirttiğini aktararak, bu sürecin, COP31 Başkanlığının becerikli bir diplomasi yürütmesini de gerektireceğine işaret etti.</p><p>"Türk ekonomistler ve yatırım teşvik yetkilileri, ülkeye yönelik Doğrudan Yabancı Yatırımlar (DYY) açısından önemli cazibe unsurlarını vurguladı." diyen Zarocostas, Türkiye'nin avantajları arasında coğrafi konumu, 86,2 milyon nüfusuyla dinamik ve gelişmekte olan bir ülke olması, yabancı yatırımcılar için elverişli vergi rejimlerinin yanı sıra iyi eğitimli ve nitelikli iş gücüne sahip olmasının yer aldığını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/uluslararasi-gazetecilerd-618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-azerbaycan-dostlugunda-yeni-sayfa-tika-ile-aida-arasinda-mutabakat-zapti-imzalandi-290987</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Azerbaycan dostluğunda yeni sayfa! TİKA ile AIDA arasında mutabakat zaptı imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Azerbaycan Dışişleri Bakanlığına bağlı Azerbaycan Uluslararası Kalkınma Ajansı (AIDA) arasında mutabakat zaptı imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Azerbaycan dostluğunda yeni sayfa! TİKA ile AIDA arasında mutabakat zaptı imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, AIDA'nın 15. kuruluş yılı dolayısıyla konferans düzenlendi.</p><p>Konferansa Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Amrullayev, Azerbaycan Vatandaşlara Hizmet ve Sosyal İnovasyonlar Devlet Ajansı (ASAN Hizmet) Yönetim Kurulu Başkanı Ülvi Mehdiyev, diplomatik misyon temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431097.jpg"/><p>Etkinlikte, TİKA Başkanı Abdullah Eren de yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431106.jpg"/><p>Bayramov, etkinlikte yaptığı konuşmada AIDA'nın 2011'de kurulmasının, ülkenin insani ve kalkınma yardımlarının koordine edilmesi, kalkınma deneyiminin paylaşılması ve uluslararası ortaklıkların genişletilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p><p>AIDA'nın 15 yıllık faaliyetleri kapsamında 140'tan fazla ülkenin Azerbaycan'ın uluslararası yardımlarından yararlandığını belirterek "2020'den bu yana ikili ve çok taraflı yardım yoluyla yaklaşık 400 milyon dolar tahsis edilmiştir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431100.jpg"/><p>Bayramov, kalkınma ajansları arasındaki ortaklıkların giderek daha önemli hale geldiğini ifade ederek "Bu bağlamda, AIDA ile TİKA arasında bir mutabakat zaptı imzalanacak olmasından özellikle memnuniyet duyuyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431099.jpg"/><p>Söz konusu anlaşmanın iki kalkınma ajansı arasında daha yakın işbirliği, deneyim paylaşımı ve ortak ülkelerde ortak girişimlerin araştırılması için çerçeve oluşturacağını dile getiren Bayramov, "Bu, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkilerin ve sınırlarımızın ötesinde sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunma konusundaki ortak kararlılığımızın doğal bir yansımasıdır." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431105.jpg"/><p><b>TÜRKİYE VE AZERBAYCAN GÜÇLÜ YÖNLERİ KÜRESEL SAHAYA TAŞIMAYA DEVAM EDECEK</b></p><p>TİKA Başkanı Eren de konuşmasında AIDA'nın 15. kuruluş yıl dönümünü kutladı.</p><p>Eren, AIDA ile TİKA arasında mutabakat zaptı imzalanmasının önemine işaret ederek "Bu, bir formaliteden çok daha fazlasıdır. Sahada uzun süredir uyguladığımız şeylerin; ortak programların, ortak uzmanlığın ve ortak ülkelerimizde eş güdümlü hareket etmenin kağıt üzerindeki bir taahhüdüdür." dedi.</p><p>Bu ivmenin iki ajansla sınırlı kalmayacağını belirten Eren, yılın ilerleyen dönemlerinde Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin kalkınma işbirliği kurumlarının özel bir toplantıda bir araya geleceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431109.jpg"/><p>Eren, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki işbirliğinin ortak dış politika vizyonu ve stratejik uyuma dayandığını ifade ederek, iki ülke arasındaki "sarsılmaz kardeşliğe" dikkati çekti.</p><p>Eren, "Devlet başkanlarımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in derin kişisel dostluğu, karşılıklı güveni ve ortak idealleri, milletlerimize ilerlemeleri için rehberlik eden nihai pusula görevi görmektedir." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin dünyanın önde gelen insani yardım sağlayıcılarından biri olarak onlarca yıllık deneyime sahip olduğunu vurgulayan Eren, "Türkiye, etkisini giderek artıran Azerbaycan ile el ele vererek ortak değerlerimizi ve sahip olduğumuz farklı güçlü yönleri küresel sahaya taşımaya devam edecektir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42431098.jpg"/><p><b>TÜRKİYE-AZERBAYCAN DOSTLUĞUNDA YENİ SAYFA</b></p><p>Konferans sonrasında TİKA ile AIDA arasında mutabakat zaptı imzalandı. Zapta imzayı TİKA Başkanı Eren ile Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yalçın Refiyev attı.</p><p>Eren, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bugün Türkiye-Azerbaycan dostluğunda yeni sayfa açıyoruz. Krizlerin arttığı, savaşların yaşandığı, uluslararası güvenliğin gitgide daha hassas hale geldiği bir dönemde, TİKA ve AIDA arasında imzalanan mutabakat zaptı ile öncelikle dost ve kardeş coğrafyalarda, sonra dünyanın tamamında ortak çalışmalar yapacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Refiyev de "AIDA ve TİKA'nın güçlerini birleştirip üçüncü ülkelerde ortak projeler yapmayı düşünüyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/turkiye-azerbaycan-dostlu-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulun-ulasim-agini-guclendiriyor-gayrettepe-istanbul-havalimani-halkali-metro-hattind-290986</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'un ulaşım ağını güçlendiriyor! Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı'nda rekor üstüne rekor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı'nda, 7 Eylül'de 57 bin 139, 8 Eylül'de ise 57 bin 309 ile günlük yolcu taşıma sayısında art arda rekorlar kırıldığını bildirdi. Bakan Uraloğlu, hattın İstanbul'un önemli ulaşım merkezlerini birbirine bağladığını ve hattın toplam uzunluğunun 69 kilometre olduğunu aktardı. Uraloğlu, hattın İstanbul Havalimanı başta olmak üzere kentin önemli ulaşım noktalarını birbirine bağladığına da işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'un ulaşım ağını güçlendiriyor! Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı'nda rekor üstüne rekor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı'ndaki yolcu taşımacılığına ilişkin bilgi verdi.</p><p>Türkiye'nin en hızlı metrosu olma özelliğine sahip hattın peş peşe rekorlar kırdığını vurgulayan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Hat, Gayrettepe ile Halkalı arasında 15 istasyonla hizmet veriyor. Bugüne kadar hattımızda 37 milyon 150 bin yolcumuzu taşıdık. Günlük ortalama yolcu sayımız 42 binden Arnavutköy-Halkalı kesiminin hizmete açılmasından sonra 51 bine çıktı. Hattımıza ilginin artmasıyla yeni yolcu rekorlarına ulaşıyoruz. 7 Eylül'de 57 bin 139, 8 Eylül'de 57 bin 309 yolcu taşıyarak günlük yolcu sayısında art arda rekorlar kırdık."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/aksam-100920268b96f4a6.jpg"/><p><b>"HAT İSTANBUL'UN ULAŞIM AĞINI GÜÇLENDİRİYOR"</b></p><p>Uraloğlu, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı'nın İstanbul'un önemli ulaşım merkezlerini birbirine bağladığını ve hattın toplam uzunluğunun 69 kilometre olduğunu aktardı.</p><p>Hattın etaplar halinde hizmete alındığını hatırlatan Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Kargo Terminali-Kağıthane etabını 22 Ocak 2023'te, Gayrettepe İstasyonu'muzu 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy ve Taşoluk istasyonlarımızı 19 Mart 2024'te hizmete açtık. 19 Haziran 2026'da ise Halkalı, Halkalı Stadı, Olimpiyatköy, Kayaşehir ve İbn Haldun Üniversitesi istasyonlarımızı vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Böylece Gayrettepe'den Halkalı'ya uzanan hattımızda 15 istasyonla kesintisiz metro hizmeti vermeye başladık."</p><p>Uraloğlu, hattın İstanbul Havalimanı başta olmak üzere kentin önemli ulaşım noktalarını birbirine bağladığına, vatandaşların günlük hayatını kolaylaştırdığına ve şehrin raylı sistem ağının entegrasyonuna önemli katkıda bulunduğuna işaret etti.</p><p><b>GÜNDE 145 SEFER</b></p><p>Bakan Uraloğlu, hattın saatte 120 kilometre hızla Türkiye'nin en hızlısı olduğunu kaydetti.</p><p>Uraloğlu, hatta 9 adet 4 vagonlu tren setiyle işletme gerçekleştirdiklerini belirterek, "Günlük 145 sefer yapıyoruz. Seferlerimiz 15 dakikalık aralıklarla gerçekleştiriliyor. Halkalı-Gayrettepe yönünde ilk seferimiz 06.00'da başlayıp 23.45'e kadar, Gayrettepe-Halkalı yönünde ise 05.55'te başlayıp 23.55'e kadar devam ediyor." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/istanbulun-ulasim-agini-g-148_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muglada-teknede-yakalanan-9-feto-suphelisi-ile-kaptan-adliyeye-sevk-edildi-290985</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla'da teknede yakalanan 9 FETÖ şüphelisi ile kaptan adliyeye sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Datça ilçesinden tekneyle yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan 9 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) zanlısı ile kaptan adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla'da teknede yakalanan 9 FETÖ şüphelisi ile kaptan adliyeye sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya bayraklı "Peter Pan" isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince yakalanan 9 FETÖ zanlısı ile kaptanın emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirildi.</p><p>Öte yandan, 40 bin 80 avro, 200 dolar, 4 bin 752 lira, &#8288;3 sahte Belçika kimliği ele geçirilen "Peter Pan" isimli tekneye el konuldu.</p><p>Gözaltına alınan FETÖ zanlılarının ise meslekten atılan özel okul öğretmeni, işçi, tekniker, yurt müdürü ve zabit katibi olduğu öğrenildi.</p><p><b>OLAY</b></p><p>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ üyeliği suçundan haklarında işlem yapılan ve dosyaları istinaf aşamasında bulunan şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları tespit edilmişti.</p><p>FETÖ zanlılarının 6 Eylül'de Rusya bayraklı "Peter Pan" isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede bulunduklarının belirlenmesi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri harekete geçmişti.</p><p>Ekiplerce durdurulan teknede, 9 FETÖ mensubu ve 2 çocuk ile tekne kaptanı yakalanmıştı. Şüpheliler hakkında adli işlem başlatılmış, 2 çocuk ise aile yakınlarına teslim edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/muglada-teknede-yakalanan-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290984</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/81-ilde-ailelere-ulasiliyor-anne-ve-babalar-icin-12-kapsamli-egitim-modulu-290984</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[81 ilde ailelere ulaşılıyor: Anne ve babalar için 12 kapsamlı eğitim modülü!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca aile yapısını güçlendirmek için 2024'te 19 ilde pilot olarak başlatılan Modüler Aile Eğitim Programı, 2025 Aile Yılı kapsamında 61 ilde hayata geçirilmesinin ardından bu sene 81 şehrin tamamında yaygınlaştırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[81 ilde ailelere ulaşılıyor: Anne ve babalar için 12 kapsamlı eğitim modülü!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakanlığın aile yapısını güçlendirmeye yönelik politika ve uygulamaları arasında önemli yere sahip olan programla, aile içi iletişimin geliştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.</p><p>Aile ve Nüfus On Yılı vizyonuyla aile yapısının güçlendirilmesine yönelik koruyucu ve önleyici politikaların kapsamı genişletilirken, Modüler Aile Eğitim Programı aracılığıyla da ailelerin bilgi, beceri ve farkındalıklarının desteklenmesi amaçlanıyor.</p><p><b>ANNE VE BABALAR İÇİN 12 KAPSAMLI EĞİTİM MODÜLÜ</b></p><p>Bakanlık tarafından 2013 yılında hayata geçirilen Aile Eğitim Programı, ailelerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda içerik ve uygulama yöntemleri açısından yeniden ele alındı.</p><p>Bu kapsamda anne ve baba olma becerilerinin desteklenmesi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlanması amacıyla Modüler Aile Eğitim Programı geliştirildi.</p><p>Toplam 8 ana ve 4 ek modülden oluşan 12 kapsamlı eğitim modülünden oluşan program, güncel yetişkin eğitimi yöntemleri ve uygulamaya dayalı öğrenme yaklaşımları esas alınarak hazırlandı.</p><p><b>UYGULAMALI EĞİTİMLERLE EBEVEYNLİK BECERİLERİ GÜÇLENDİRİLİYOR</b></p><p>En fazla 30 kişilik gruplarla gerçekleştirilen ve 9 ila 12 hafta süren eğitimlerde, katılımcıların doğrudan sürece dahil olduğu uygulamalı etkinliklere, grup çalışmalarına ve deneyim paylaşımına dayalı öğrenme yöntemlerine yer veriliyor.</p><p>Eğitim sonrasında verilen ev ödevleriyle katılımcıların oturumlarda edindikleri bilgi ve becerileri kendi aile yaşamlarında denemeleri ve günlük yaşamın bir parçası haline getirmeleri teşvik ediliyor.</p><p><b>PROGRAM KAPSAMINDA 53 BİN 666 ANNE VE BABAYA ULAŞILDI</b></p><p>Modüler Aile Eğitim Programı'nın uygulanmaya başladığı tarihten bu yana 53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı.</p><p>Program kapsamında Bakanlığın mevcut sosyal hizmet modellerinden Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan aileler, koruyucu aileler, evlat edinme sürecinde olan aileler, doğum yardımından yararlanan aileler ile Aile Destek Merkezleri (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezlerinden (SODAM) hizmet alan aileler de eğitim programına dahil ediliyor.</p><p>Ayrıca, kurumlar arası işbirlikleriyle de diğer kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle program farklı hedef gruplarına ulaştırılıyor.</p><p>Modüler Aile Eğitim Programı kapsamında alınan katılımcı geri bildirimleri, eğitimlerde edinilen bilgi ve becerilerin günlük aile yaşamına yansıtılmasının aile içi ilişkilerde olumlu değişimlere katkı sağladığını ortaya koyuyor.</p><p>Anne ve babalar, özellikle kendini tanıma ve öz farkındalık, çocuklarla sağlıklı iletişim kurma ve olumlu ebeveynlik becerileri geliştirme konularında önemli kazanımlar elde ettiklerini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/81-ilde-ailelere-ulasiliy-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290983</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/merkez-bankasi-faiz-karari-saat-kacta-aciklanacak-290983</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Merkez Bankası faiz kararı saat kaçta açıklanacak?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından açıklayacağı faiz kararı için geri sayım başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Merkez Bankası faiz kararı saat kaçta açıklanacak?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Küresel piyasaların gündeminde Orta Doğu'da alevlenen çatışmalar var. Bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) açıklayacağı faiz kararları yatırımcıların odağına yerleşti.</b></p><p>TCMB'nin Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında alacağı karar <b>bugün saat 14.00'te açıklanacak.</b></p><p>Piyasaların yakından takip edeceği bir diğer faiz kararı ise Avrupa Merkez Bankasından (ECB) gelecek. ECB'nin faiz kararı 15.15'te açıklanacak. Kararın ardından ECB Başkanı Christine Lagarde'ın değerlendirmeleri 15.45'te takip edilecek.</p><p>ABD tarafında ise ağustos ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları 15.30'da açıklanacak. ABD'de ağustos ayı ikinci el konut satışları ile temmuz ayı toptan eşya stokları da 17.00'de gündemde olacak.</p><p>Yurt içinde TCMB faiz kararının yanı sıra temmuz ayı sanayi üretimi verisi 10.00'da, haftalık para ve banka istatistikleri ise 14.30'da açıklanacak.</p><p><b>TCMB faiz kararı beklentisi</b></p><p>AA Finans'ın 4 Eylül'de yayımlanan beklenti anketine katılan 25 ekonomistin 24'ü, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor. Bir ekonomist ise politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36'ya çekileceği tahmininde bulunuyor.</p><p>Ekonomistlerin eylül ayı PPK kararı beklentilerinin medyanı yüzde 37 seviyesinde bulunurken, yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı yüzde 35 olarak hesaplandı.</p><p>TCMB, temmuz ayında gerçekleştirdiği PPK toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu.</p><p><b>Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:</b></p><p>09.00 Almanya, ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi</p><p>10.00 Türkiye, temmuz ayı sanayi üretimi</p><p>14.00 Türkiye, TCMB'nin faiz kararı</p><p>14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri</p><p>15.15 Avro Bölgesi, ECB'nin faiz kararı</p><p>15.30 ABD, ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi</p><p>15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları</p><p>15.45 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması</p><p>17.00 ABD, ağustos ayı ikinci el konut satışları</p><p>17.00 ABD, temmuz ayı toptan eşya stokları</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/merkez-bankasi-faiz-karar-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290982</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglunun-olumune-iliskin-sorusturmada-10-supheli-adliyede-290982</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 10 şüpheli adliyede!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 10 şüpheli adliyede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında yakalanan ve olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 10 şüphelinin İstanbul Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edildi.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.</p><p>Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti.</p><p>"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."</p><p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine ise Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla 11 Eylül Cuma günü fethi kabir işlemi yapılacağı öğrenilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/kasif-kozinoglunun-olumun-245_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290980</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-10-eylul-2026-persembe-290980</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 10 Eylül 2026 Perşembe]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 10 Eylül 2026 Perşembe gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 10 Eylül 2026 Perşembe]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 10 Eylül 2026 Perşembe gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video-10092026efb26b82.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>BATI'DAN İSRAİL'E YAPTIRIM</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>İngiltere'yi takip edin çünkü ABD'den daha önemlidir. İngiltere'nin vermiş olduğu kararlar aslında onlar birer mesajdır.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video-100920265b23574e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TRUMP: BİBİ İLE KONUŞACAĞIM</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Trump, ABD'yi anlatan bir siyasetçidir. Trump, ABD'nin kendisidir.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video1-100920261808180a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>MKE MISIR'DA ŞİRKET KURUYOR</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Marifet iltifata tabidir. Bugüne kadar önemli işler yapıyoruz. Bu ülkeyi sevenler olarak mutlu oluyoruz. Hazımsızlar, 'Silah üretmekle övünülür mü?' diyorlar ama boş verin siz onları, ciddiye almayın.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video2-100920267e09901b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ERDOĞAN MANSUR YAVAŞ KABUL ETTİ</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Dün Mansur Yavaş'a tepki gösteren kitle, korkunç bir kitle. Kontrolsüz bunlar ama kimse bu kitleden şikayet etmesin, bunları siz büyüttünüz. Bu kitleyi bu hale siz getirdiniz. Şimdi sizin canınız acıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/gunun-manseti-10-eylul-20-547_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/piyasalarda-gozler-tcmb-ve-ecbnin-faiz-kararlarinda-290979</link>
      <pubDate>2026-09-10T11:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Piyasalarda gözler TCMB ve ECB'nin faiz kararlarında]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[10 Eylül 2026 Perşembe küresel piyasalar, Orta Doğu'da alevlenen çatışmaların etkisiyle negatif seyrederken, yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) açıklayacağı faiz kararları yatırımcıların odağına yerleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Piyasalarda gözler TCMB ve ECB'nin faiz kararlarında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Eylül 2026 Perşembe küresel piyasalara bakış... Orta Doğu'da petrol tankerlerinin doğrudan hedef alınmasıyla tırmanan gerilimin ardından çatışmaların daha da şiddetlenebileceğine ilişkin endişelerle piyasalarda risk algısı yükseldi.</p><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın ABD savaş gemilerine ateş açmayı sürdürmesi halinde ekonomik bedel ödeyeceği mesajını verdi. Rubio, İran'ın dün gece 4 tankerinin hasar gördüğünü, bir tankerinin ise batırıldığını söyleyerek, "Bunun için bedel ödemeye devam edecekler. Bu sırada biz de onları ekonomik olarak boğmaya devam edeceğiz." dedi.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak ABD donanmasına ait iki savaş gemisini balistik füzelerle hedef aldıklarını duyurmuştu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle petrol fiyatlarında sert yükselişler görüldü. Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 2 ayın ardından yeniden 100 doları aştı. Yükselen petrol fiyatları enflasyon endişelerini de beraberinde getirirken, tahvil faizleri de belirgin şekilde yükseldi.</p><p>Artan petrol fiyatları ile yükselen tahvil faizlerinin birleşimi yatırımcıların karar verme süreçlerini zorlaştırırken, ABD'de bugün açıklanacak üretici enflasyonu ve yarın açıklanacak tüketici enflasyonu öncesinde piyasalardaki belirsizliği artırıyor.</p><p>Analistler, söz konusu verilerin ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönemde atacağı politika adımlarına ilişkin net bilgi sağlayacağını kaydederek, enflasyonda olası hızlanma veya yavaşlama emarelerinin Fed'e ilişkin beklentileri değiştirebileceğini söyledi.</p><p>Öte yandan geçen ay piyasa likiditesini desteklemek amacıyla uzun vadeli tahviller için yürüttüğü geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını duyuran ABD Hazine Bakanlığı, bugün 6 milyar dolara kadar 10 ila 20 yıl vadeli tahvili geri alacağını açıkladı.</p><p>Hazinenin bu açıklamasının ardından ABD'nin 10 ve 30 yıllık tahvil faizleri yükseldi. ABD'nin 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 4,86'ya yaklaşarak Kasım 2023'ten bu yana görülen en yüksek seviyesine çıktı. Ülkenin 30 yıl vadeli Hazine tahvili faizi de yüzde 5,31'e kadar yükseldi.</p><p>Analistler, tahvil faizlerindeki yükselişte, Hazine'nin uzun vadeli tahvil piyasasındaki satış baskısını daha güçlü şekilde karşılayacak bir geri alım bekleyen piyasalarda, 6 milyar dolarlık operasyonun beklentileri karşılamamasının etkili olduğunu dile getirdi.</p><p>Diğer taraftan, artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji maliyetleri, hafta başından bu yana piyasaları destekleyen yapay zeka iyimserliğini törpüledi. Teknoloji hisselerinde genele yayılan olumlu hava yerini, hisse ve şirket bazlı gelişmelerin öne çıktığı fiyatlamalara bıraktı.</p><p>Bu gelişmelere ek olarak ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde katıldığı Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresinde kendi seçmen tabanına "birlik olma" çağrısı yaparken, başkanlık döneminde "çok başarılı" olduğunu savundu.</p><p>Konuşmasının İran'la ilgili bölümünde, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması için bu ülkeyle savaşa girdiklerini savunan Trump, "Bu savaşı kazanıyoruz." dedi. "Şu anda devam eden İran'la savaşı kazandığımız anda petrol fiyatları düşecek. Bu savaşı kazanacağız." diyen Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti kontrol ettiklerini ve boğazın "Trump Boğazı" olarak adlandırılabileceğini söyledi.</p><p>Bu gelişmelerin ışığında, enerji arzına yönelik endişelerin güçlenmesiyle dün yüzde 3,4 artışla 101,2 dolara çıkan kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı, yeni günde ise 101,1 dolarda dengelendi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,85 seviyesinde, yaklaşık son 3 yılın zirvesindeki seyrini sürdürüyor.</p><p>ABD'de artan borçluluk ve tahvil faizlerinin yüksek seyri, dolara yönelik güveni baskılarken, avro ve Japon yenindeki değerlenmenin de etkisiyle dolar endeksi, faizlerin uzun süre yüksek kalacağına ilişkin beklentilere karşın düşüş eğilimi gösteriyor. Dolar endeksi, yüzde 0,1 azalışla 98,7 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Dolar endeksindeki zayıflıktan destek bulan altının ons fiyatı, dün yüzde 1,1 artışla 4 bin 401 dolara çıkmasının ardından yeni işlem gününde de yüzde 0,1 yükselişle 4 bin 407 dolardan alıcı buluyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,48, Nasdaq endeksi yüzde 0,64 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,77 düştü. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.</p><p><b>AVRUPA BORSALARI NEGATİF SEYRETTİ</b></p><p>Avrupa borsalarında dün satıcılı bir seyir izlenirken, Orta Doğu'daki son gelişmeler ve ECB'nin bugünkü para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.</p><p>Para piyasalarında, ECB'nin bugün 3 temel faiz oranında 25'er baz puan artış yapmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yıl sonuna kadar ilave bir artış yapabileceği de fiyatlanıyor.</p><p>Bu arada Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) tarafından Almanya'nın başkenti Berlin'deki Bode Müzesi'nde düzenlenen resmi akşam yemeğinde bir konuşma yapan ECB Başkanı Lagarde, Avrupa ülkelerinin kendi içlerindeki bölünmüşlüğünü ve dışa bağımlılığını eleştirerek, "Her bir Avrupa ülkesinin siyasi ve ekonomik güçleri darmadağınık kalırsa, dünya siyasetinde esamesi okunmaz. 27 farklı ulusal gündeme bölünerek elimizdeki en büyük kozu çöpe atamayız." dedi.</p><p>Orta Doğu'da gerilimin artması, petrol tedarikine ilişkin süregelen risklerin artmasına neden olurken, Avrupa ekonomilerinin yaklaşan kış aylarında zorlu bir enerji durumuyla karşılaşabileceğine ilişkin soru işaretleri artıyor.</p><p>Avro/dolar paritesi yüzde 0,1 artışla 1,1640 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yıllık yaklaşık 2,6 trilyon avro büyüklüğündeki kamu ihale pazarında Avrupa şirketleri ve ürünlerine öncelik verilmesini kolaylaştıracak düzenleme teklifini açıkladı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,31, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,58, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,94 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,66 düştü. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.</p><p><b>ASYA TARAFI SATICILI SEYREDİYOR</b></p><p>ABD ve Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyir yeni günde Asya borsalarına da taşındı. Bölge piyasaları, artan enerji maliyetlerinin enflasyonun kalıcılığına ilişkin endişeleri artırması ve yükselen tahvil faizleri nedeniyle negatif seyrediyor.</p><p>Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,93 seviyesindeki yüksek seyrini korurken, dolar/yen paritesi yüzde 0,1 düşüşle 153,4'te bulunuyor.</p><p>Japonya Merkez Bankası (BoJ) üyesi Kazuyuki Masu, faiz artışı mesajı verdi. Masu, petrol ve zayıf yenin enflasyon risklerini artırdığına dikkati çekerek, ülkedeki finansal koşulların hala destekleyici olduğunu belirtti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,5 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 düştü.</p><p><b>BORSADAN REKOR İŞLEM HACMİ</b></p><p>Dün Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamlarken, 328,6 milyar lirayla tüm zamanların en yüksek işlem hacmini gerçekleştirdi.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay seyretti.</p><p><b>YURT İÇİNDE GÖZLER TCMB'NİN FAİZ KARARINA ÇEVRİLDİ</b></p><p>Ekonomistler, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor. Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı da yüzde 35 olarak hesaplandı.</p><p>Dolar/TL dünü 48,4820'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 48,4940'tan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde TCMB faiz kararı, yurt dışında ise ECB faiz kararı ve ABD'de Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/piyasalarda-gozler-tcmb-v-543_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kitap/istikrar-diplomasisi-turkiyenin-yeni-dis-politika-doktrini-290978</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstikrar Diplomasisi: Türkiye'nin Yeni Dış Politika Doktrini]]></title>
      <category><![CDATA[Kitap]]></category>
      <description><![CDATA[İstikrar diplomasisi, bu gerçeklikten hareketle Türkiye'nin ulusal güvenliğini bölgesel ve küresel istikrarla birlikte değerlendiren; adaleti bütün toplumlar için uluslararası düzenin kurucu ilkesi olarak ele alan bir dış politika doktrinidir. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstikrar Diplomasisi: Türkiye'nin Yeni Dış Politika Doktrini]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye için istikrar, kendi  sınırlarında sağladığı huzuru, sınırlarının ötesinde ise barış, adalet ve ortak  refah arayışıyla tamamlayan bir sorumluluktur; çünkü savaşların ve  adaletsizliklerin sürdüğü bir dünyada istikrar yalnızca bir millete ait olamaz.  İstikrar diplomasisi, bu gerçeklikten hareketle Türkiye'nin ulusal güvenliğini  bölgesel ve küresel istikrarla birlikte değerlendiren; adaleti bütün toplumlar  için uluslararası düzenin kurucu ilkesi olarak ele alan bir dış politika  doktrinidir.</p><p>Kitap, bu anlayışın tarihsel  kodlarını Türkistan coğrafyasında şekillenen Türk devlet geleneğinden  başlayarak incelemektedir. Orhun Yazıtları'nda yönetimin koruma ve yaşatma  sorumluluğu ile Kutadgu Bilig'de adaletin düzen kurucu niteliği, bu düşünsel  zeminin temel referanslarıdır. Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin tecrübeleriyle  farklı coğrafyalara taşınan tarihsel birikim, Cumhuriyet döneminde millî  egemenlik, bağımsızlık ve ülke bütünlüğü etrafında yeniden şekillenmiştir. Bu  süreklilik, değişen uluslararası koşullarda güvenlik ile düzen arasındaki  ilişkinin nasıl kurulduğunu anlamlandırmaktadır. Soğuk Savaş sonrasında  Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'daki dönüşümler, Türkiye'nin güvenlik,  ekonomik ilişkiler ve bölgesel sorumluluklarını daha fazla birbirine  bağlamıştır. Özellikle 15 Temmuz 2016 sonrası dönem, Türkiye'nin güvenlik  algısı ve dış politika iradesinde belirginleşen dönüşümün kritik bir eşiğidir.  Suriye'deki savaş, sınır aşan terörizm ve bölgesel otorite boşlukları  güvenliğin sınırların ötesindeki gelişmelerle birlikte yönetilmesini zorunlu  kılmıştır. Bağımsız karar alma kapasitesi, savunma sanayinin gelişimi ve  diplomatik inisiyatif arasındaki bağ güçlenirken, Türkiye'nin krizlerin seyrini  etkileyen ve düzen kurma sorumluluğu üstlenen bir aktör olma iradesi  belirginleşmiştir. İstikrar diplomasisi, bu yönelimi tarihsel birikimle  buluşturan doktrinel bir çerçeve sunmaktadır. Proaktif arabuluculuk, aktif  tarafsızlık, önleyici diplomasi, insani diplomasi ve askerî caydırıcılık,  doktrinin birbirini tamamlayan araçlarıdır. </p><p>Rusya&#8211;Ukrayna Savaşı'nda  Montrö'nün uygulanması, Tahıl Koridoru ve esir takasları; çatışma sürerken  güvenlik ve uzlaşma alanları oluşturabilmenin örnekleridir. İran&#8211;ABD&#8211;İsrail  hattında savaşın bölgesel etkilerinin sınırlandırılması; Somali&#8211;Etiyopya  arasındaki Ankara sürecinde diplomatik çözüm arayışı aynı çerçevede  değerlendirilmektedir. Gazze ise sivillerin korunması, Filistin halkının  hakları ve uluslararası hukukun uygulanması bakımından, istikrarın adaletten  ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koymaktadır.  Nitekim istikrar diplomasisi açısından barışın  ölçütü, silahların susmasıyla birlikte insanların topraklarında güvenle  yaşayabilmesi, haklarına kavuşması ve geleceğini kurabilmesidir. Tüm savaş  alanlarında adaletin tesisi, bölgesel barışın ve uluslararası düzenin  meşruiyetinin temel koşullarından biridir.</p><p>İstikrar diplomasisini bir  doktrin olarak tanımlamak elzemdir; çünkü Türkiye'nin tarihsel devlet  birikimini, farklı kriz alanlarındaki politikalarını ve gelecek tasavvurunu  ortak bir stratejik irade etrafında bütünleştirmektedir. Özellikle 15 Temmuz  sonrasında Cumhurbaşkanlığı  ve halk ile  ortaya konulan kararlı siyasi irade, sahadaki caydırıcılık ile masadaki  diplomatik inisiyatifi buluşturarak Türkiye'nin bölgesel ve küresel düzenin  şekillenmesinde sorumluluk üstlenme iddiasını güçlendirmiştir. Bu kitap, söz  konusu iradenin güvenlik, egemenlik ve herkes için adalet eksenindeki doktrinel  karşılığını ortaya koymaktadır. Coğrafya kaderdir; ancak o kaderin yönünü tayin  eden, devletin iradesi ve bu iradeyi eyleme dönüştüren liderliktir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/balksz1-10092026b2bb47e3.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/istikrar-diplomasisi-turk-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/sinema-salonlarinda-bilet-savaslari-basladi-avengers-doomsday-daha-cikmadan-rekor-kirdi-290977</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sinema salonlarında bilet savaşları başladı! 'Avengers: Doomsday' daha çıkmadan rekor kırdı!]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Marvel Studios, 18 Aralık'ta vizyona girecek Avengers: Doomsday filmiyle ön satışlarda şimdiden 50 milyon dolar gelir elde etti. Özellikle Infinity Vision formatındaki biletler rekor talep gördü ve Marvel hayranları yeni filmi heyecanla bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sinema salonlarında bilet savaşları başladı! 'Avengers: Doomsday' daha çıkmadan rekor kırdı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marvel Studios'un merakla beklenen yeni filmi Avengers: Doomsday, vizyona girmesine üç ay kala ön satış rekoru kırdı. Disney, filmin 18 Aralık'taki gösteriminden önce, yalnızca yurt içi ön satışlarda 50 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı. Satılan biletlerin büyük bölümünü Infinity Vision formatında sunulan premium büyük ekran biletleri oluşturdu. Bu gelişme, Marvel Sinematik Evreni'nin yeni halkasına olan yoğun ilgiyi ve sinemaseverlerin yüksek beklentilerini bir kez daha ortaya koydu.</p><h3>Hugh Johnston: 'Infinity Vision biletlerine rekor talep'</h3><p>Walt Disney Company'nin kıdemli yönetici başkan yardımcısı ve mali işler müdürü Hugh Johnston, Avengers: Doomsday için açıklanan ön satış rakamlarını Goldman Sachs Communacopia + Teknoloji Konferansı'nda duyurdu. Johnston, elde edilen 50 milyon dolarlık ön satış gelirinin yüzde 70'inden fazlasının Infinity Vision biletlerinden geldiğini belirtti. Infinity Vision, Disney'in CinemaCon'da tanıttığı ve izleyicilere en büyük, en parlak ve en etkileyici sinema deneyimini sunmayı hedefleyen yeni bir premium büyük format sertifikası olarak öne çıkıyor. Bu yüksek talep, Marvel hayranlarının filmi en üst düzeyde deneyimlemek istediğini gösteriyor. Ayrıca, Infinity Vision'ın sinema teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını araladığına dikkat çekiliyor.</p><h3>Marvel evreninde büyük buluşma: Doomsday kadrosu dikkat çekiyor</h3><p>Avengers: Doomsday, Marvel Sinematik Evreni'nin en geniş oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor. Anthony ve Joe Russo kardeşlerin yönettiği filmde, Avengers, Fantastik Dörtlü, Thunderbolts ve orijinal X-Men karakterleri, Victor Von Doom'a karşı güçlerini birleştiriyor. Robert Downey Jr., Tony Stark/Iron Man karakteriyle, Avengers: Endgame sonrası ilk kez Marvel'ın yeni büyük kötüsü olarak geri dönüyor. Chris Evans, Steve Rogers/Kaptan Amerika rolüyle, Chris Hemsworth ise Thor olarak izleyici karşısına çıkacak. Paul Rudd (Ant-Man), Letitia Wright (Kara Panter), Sebastian Stan (Kış Askeri), Tom Hiddleston (Loki) ve Simu Liu (Shang-Chi) gibi isimler de filmde yer alıyor. Ayrıca, Disney'in Fox'u satın almasının ardından X-Men karakterleri de ilk kez resmi olarak MCU'ya dahil edildi. Patrick Stewart, Ian McKellen, James Marsden, Kelsey Grammer, Rebecca Romijn, Alan Cumming ve Channing Tatum, X-Men karakterleriyle Doomsday'de buluşuyor.</p><h3>Marvel'dan Doomsday öncesi özel podcast ve geri dönüşler</h3><p>Filmin çıkışına aylar kala Marvel, hayranların heyecanını artırmak için "Avengers: Doomsday Resmi Podcast'ine Countdown" başlıklı özel bir podcast serisi başlattı. Podcast, Infinity Saga'nın beş önemli filmini kapsıyor: The Avengers, Avengers: Age of Ultron, Captain America: Civil War, Avengers: Infinity War ve Avengers: Endgame. Her bölüm belirli tarihlerde yayınlanıyor ve hayranlara geçmiş filmleri yeniden hatırlatma fırsatı sunuyor. Ayrıca, podcast'in son bölümü, Avengers: Endgame'in Encore versiyonunun 25 Eylül 2026'da sinemalarda yeniden gösterime girmesiyle aynı tarihte dinleyicilerle buluşacak. Tüm bu gelişmeler, Marvel Studios'un Avengers: Doomsday için yarattığı beklentiyi daha da yükseltiyor ve Infinity Vision ile sinema deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.</p><p>Avengers: Doomsday'in vizyona girmesine aylar olmasına rağmen elde edilen ön satış başarısı, Marvel'ın sinema sektöründeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Özellikle Infinity Vision biletlerine gösterilen yoğun ilgi, sinema teknolojisinin geldiği noktayı ve Marvel hayranlarının yeni deneyimlere olan tutkusunu gözler önüne seriyor. Tüm gözler şimdi 18 Aralık'taki büyük gösterime çevrildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/sinema-salonlarinda-bilet-389_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tip-dunyasi-bu-kesfi-konusuyor-alzheimerin-gercek-kaynagi-beynin-disinda-bulundu-290976</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tıp dünyası bu keşfi konuşuyor! Alzheimer'ın gerçek kaynağı beynin dışında bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Washington Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, Alzheimer hastalığında beynin dışında başlayan bağışıklık tepkilerinin nörodejenerasyona yol açabileceğini ortaya koydu. Bu bulgular, hastalığın tedavisinde bağışıklık sistemi hedefli yeni yöntemlerin kapısını aralayabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tıp dünyası bu keşfi konuşuyor! Alzheimer'ın gerçek kaynağı beynin dışında bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington Üniversitesi'nde gerçekleştirilen güncel bir araştırma, Alzheimer hastalığına dair ezber bozan bir gerçeği gözler önüne serdi. Araştırmacılar, beyin hasarının yalnızca beyin içindeki süreçlerle sınırlı olmadığını, aksine beynin dışında başlayan bağışıklık yanıtlarının da hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını ortaya çıkardı. Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan bu çalışma, Alzheimer'da gözlenen nörodejenerasyonun, özellikle belirli bağışıklık hücrelerinin beyne saldırmasıyla tetiklenebileceğini gösteriyor. Bulgular, Alzheimer tedavisinde bağışıklık sistemi üzerinde odaklanmanın yeni fırsatlar sunabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Washington Üniversitesi ekibi: Bağışıklık sistemi Alzheimer'da kilit rol üstleniyor</h3><p>Çalışmanın başında yer alan nörolog Prof. David Holtzman ve ekibi, Alzheimer'ın yalnızca beyin içindeki protein birikimlerinden ibaret olmadığını, bağışıklık sisteminin de süreçte belirleyici olabileceğini vurguladı. Önceki araştırmalarda, T hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerinin, Alzheimer hastalığıyla bağlantılı tau proteini seviyelerinin yükseldiği farelerin beyinlerinde yoğun şekilde bulunduğu saptanmıştı. Bilim insanları, bu T hücrelerinin ortadan kaldırılması veya işlevlerinin engellenmesiyle nöronal hasarın azaldığını gözlemledi. Bu bulgular, bağışıklık sistemi hücrelerinin manipülasyonunun, Alzheimer tedavisi için potansiyel bir yol olabileceğini düşündürdü. Ancak, T hücrelerinin neden aktive olduğu ve nasıl beyne ulaştığı soruları henüz açıklık kazanmamıştı. Yeni yayımlanan çalışma ise bu sorulara önemli cevaplar getiriyor ve bağışıklık sistemi ile Alzheimer arasındaki ilişkiyi daha da netleştiriyor.</p><h3>CD8+ T hücreleri ve cDC1 gözcü hücreleri Alzheimer sürecini nasıl tetikliyor?</h3><p>Araştırmada, fareler üzerinde yapılan deneylerle, normalde zararlı hücreleri ortadan kaldıran CD8+ T hücrelerinin, konvansiyonel tip 1 dendritik hücreler (cDC1) ile etkileşimleri sonucu beyne yönlendirildiği tespit edildi. cDC1 hücreleri, bağışıklık sisteminde adeta gözcü gibi davranarak, potansiyel tehditleri moleküler düzeyde tanımlıyor ve bu bilgiyi CD8+ T hücrelerine iletiyor. Bu sürece çapraz sunum adı veriliyor ve CD8+ T hücrelerinin bağışıklık görevlerine hazırlanmasını sağlıyor. Ancak, T hücreleri beyne ulaştığında, nörodejenerasyonun artmasına ve beyin dokusunda iltihaplanmaya yol açıyor. Tau patolojisi oluşturulan farelerde, cDC1 gözcü hücrelerinin ortadan kaldırılması veya çapraz sunum yeteneklerinin bozularak işlevsiz hale getirilmesi, nöronal hasar ve nöroinflamasyonun anlamlı düzeyde azalmasını sağladı. Ayrıca, cDC1 hücrelerinin işlevsizleştirildiği farelerde, beyin dokusunda CD8+ T hücrelerinin sayısında da belirgin bir azalma gözlendi. Bu bulgular, cDC1 hücrelerinin CD8+ T hücrelerinin beyne geçişinde kritik bir rol üstlendiğini ortaya koydu.</p><h3>Lenf düğümleri ve bağışıklık sistemi Alzheimer'da yeni tedavi kapısı aralıyor</h3><p>Çalışmanın bir diğer dikkat çekici bulgusu, cDC1 hücrelerinin beyin dokusunda nadiren tespit edilmesi oldu. Bu durum, araştırmacıları, cDC1 hücrelerinin CD8+ T hücrelerine sinyal verme işlemini beyin dışında gerçekleştirdiği hipotezine yöneltti. Ekibin yürüttüğü deneyler, CD8+ T hücrelerinin boyun bölgesindeki derin servikal lenf düğümlerinde aktive olduğunu kanıtladı. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, bu lenf düğümlerinin beyin atık ürünlerinin drenajında önemli bir rol oynadığını ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda göz ardı edilen bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor. Prof. Holtzman'ın ekibi, tauopatinin nöronal yaralanmaya neden olarak cDC1'ler tarafından yakalanan antijenlerin serbest bırakılmasına yol açtığını ve bunun sonucunda CD8+ T hücrelerinin aktive edildiğini öne sürdü. Bu süreçte, antijenler lenf düğümlerine taşınıyor, burada cDC1 hücreleriyle etkileşime giriyor ve ardından CD8+ T hücreleri uyarılarak tekrar beyne yönlendiriliyor. Bu döngü, nöroinflamasyonun ve nörodejenerasyonun tetiklenmesinde anahtar bir rol oynayabilir.</p><h3>Alzheimer tedavisinde bağışıklık sistemi hedefli yeni stratejiler gündemde</h3><p>Uzmanlar, elde edilen bulgular ışığında, Alzheimer ve benzeri nörolojik hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşımların gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle beyin dışındaki lenfatik süreçlerin ve bağışıklık sistemi hücrelerinin hedef alınması, mevcut tedavi yöntemlerine kıyasla daha etkili sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir. Prof. Holtzman, "Nörolojik hastalıklar için tedavi geliştirmedeki en büyük zorluklardan biri, ilaçların kan-beyin bariyerini aşmasını sağlamak. Ancak, elde ettiğimiz sonuçlar, nörodejenerasyonu azaltmak için tedavilerin merkezi sinir sisteminin dışından da uygulanabileceğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. T hücrelerinin manipülasyonuna yönelik yöntemlerin, başka hastalıklarda onaylanmış tedaviler arasında yer aldığı, ancak nörodejeneratif hastalıklarda henüz geniş çapta araştırılmadığı belirtiliyor. Araştırmacılar, bu yeni bulguların, Alzheimer'ın anlaşılması ve tedavi edilmesi konusunda önemli bir dönüm noktası olabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/tip-dunyasi-bu-kesfi-konu-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-ve-misir-ortakligindan-dogdu-havelsan-ile-aoinin-gelistirdigi-hamza-1-ihanin-satisi-basliyor-290975</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk ve Mısır ortaklığından doğdu! HAVELSAN ile AOI'nin geliştirdiği HAMZA-1 İHA'nın satışı başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[HAVELSAN ile Arap Endüstrileşme Teşkilatı (AOI) insansız ve otonom sistemler alanındaki işbirliğini yeni bir aşamaya taşıdı. HAVELSAN ile AOI'nin ortak geliştirdikleri HAMZA-1 İnsansız Hava Aracı'nın (İHA) satışı için anlaşmaya vardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk ve Mısır ortaklığından doğdu! HAVELSAN ile AOI'nin geliştirdiği HAMZA-1 İHA'nın satışı başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'da düzenlenen El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı 2026'da HAVELSAN ve AOI, insansız ve otonom sistemler alanındaki işbirliğini yeni bir aşamaya taşıdı.</p><p>Anlaşma, iki kuruluş arasında 26 Ağustos 2025'te imzalanan ve dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip otonom insansız hava araçlarının Mısır'da ortak üretimini kapsayan stratejik işbirliği anlaşmasının devamı niteliğini taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/aksam-10092026c6d371ca.jpg"/><p>HAMZA-1, HAVELSAN'ın otonom sistemler alanındaki mühendislik ve teknoloji birikiminin uluslararası işbirliğine yansıyan önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. HAVELSAN'ın BAHA, BOZBEY, POYRAZ ve BULUT gibi farklı görev konseptlerine yönelik geliştirdiği İHA platformlarıyla elde ettiği teknoloji birikimi, HAMZA-1 programıyla Mısır'daki yerel üretim kabiliyetleriyle buluşuyor.</p><p>Bu kapsamda geliştirilen HAMZA-1, HAVELSAN'ın otonom sistemler alanındaki mühendislik ve teknolojik uzmanlığını AOI'nin Mısır'daki yerel üretim kabiliyetleriyle bir araya getiriyor. İşbirliği kapsamında geliştirilen ilk HAMZA-1 sistemi, Aralık 2025'te Kahire'de düzenlenen EDEX 2025'te tanıtılmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42430248.jpg"/><p>El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı'nda imzalanan satış anlaşmasıyla HAMZA-1 programı, ortak üretim faaliyetlerinin ardından ticari bir aşamaya taşındı. Böylece HAVELSAN'ın otonom sistemler alanındaki teknolojileri, AOI'nin yerel üretim altyapısıyla birleştirilerek uluslararası pazara yönelik somut bir ürüne dönüştürülmüş oldu.</p><p>Anlaşma kapsamında farklı kullanıcılara HAMZA-1 teslimatlarının gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p><p class="MsoNormal">HAMZA-1 programı, Türkiye ve Mısır arasındaki gelişen savunma teknolojileri işbirliğinin yanı sıra HAVELSAN'ın uluslararası ortak üretim ve yerlileştirme yaklaşımını da ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/turk-ve-misir-ortakligind-278_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/ankaradaki-bu-4-bin-yillik-kabin-icinden-bir-surpriz-cikti-290974</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'daki bu 4 bin yıllık kabın içinden bir sürpriz çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te yürütülen kazılarda, 4 bin yıllık bir Hitit kabının içerisinde bugün dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı'nda yetişen endemik Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohum kalıntıları tespit edildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'daki bu 4 bin yıllık kabın içinden bir sürpriz çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Başkent Ankara'da 4 bin yıllık sürpriz... </b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/a4-100920262fb6eab1.jpg"/><p>Ankara'nın tarih öncesinden günümüze uzanan kültürel birikimine ışık tutan Külhöyük, bu kez Anadolu'nun flora tarihine ilişkin dikkat çekici bir bulguyla gündeme geldi. Kazılarda ortaya çıkarılan tohum kalıntıları, bugün de aynı coğrafyada yaşamını sürdüren endemik bir türün binlerce yıl öncesine uzanan izlerini ortaya koydu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/a3-10092026bfc23a51.jpg"/><p><b>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, buluntuyu sosyal medya hesabından duyurarak şu ifadeleri kullandı:</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/a2-100920261a05b27b.jpg"/><p>"Ankara'nın 5 bin yıllık hafızasını Külhöyük'te yeni bir keşifle gün yüzüne çıkarıyoruz. Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te yürüttüğümüz kazılarda, 4 bin yıllık bir Hitit kabının içinde bugün dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı'nda yetişen endemik Sevgi Çiçeği'nin (Centaurea) bilinen en eski tohum kalıntıları tespit edildi. Günümüzde koruma altında bulunan ve 2019 yılında coğrafi işaret alan Sevgi Çiçeği'nin binlerce yıl öncesine uzanan izleri, Anadolu'nun zengin flora tarihine de yeni bir pencere açıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında sürdürdüğümüz çalışmalarla Külhöyük'ün tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya devam ediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze ve uzman ekiplerimize özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/a5-10092026c3c5fc57.jpg"/><p><b>BİLİNEN EN ESKİ ÖRNEK</b></p><p>Külhöyük kazılarında ulaşılan 4 bin yıllık Hitit kabının içerisinde tespit edilen tohum kalıntılarının, Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski örnekleri olduğu belirlendi. </p><p>Günümüzde dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı'nda yetişen Centaurea türü, Türkiye'ye özgü endemik bitkiler arasında yer alıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/a3434-100920265c0b0545.jpg"/><p>Koruma altında bulunan Sevgi Çiçeği, Gölbaşı Belediyesinin başvurusuyla 2019 yılında tescillenerek coğrafi işaret aldı. Külhöyük'te ortaya çıkarılan kalıntılar, bitkinin binlerce yıl öncesine uzanan geçmişine ilişkin yeni veriler sunarken Anadolu'nun zengin flora tarihine de önemli katkı sağlıyor. </p><p>Külhöyük'teki çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında sürdürülüyor. Kazılarla elde edilen yeni bulguların hem arkeoloji dünyasına hem de Anadolu'nun flora tarihinin araştırılmasına katkı sunması hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42430899.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ankaradaki-bu-4-bin-yilli-699_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bist-100-endeksi-10-eylul-persembe-gunune-yukselisle-basladi-290973</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BIST 100 endeksi 10 Eylül Perşembe gününe yükselişle başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 10 Eylül 2026 Perşembe gününe yüzde 0,31 yükselişle 14.550,67 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BIST 100 endeksi 10 Eylül Perşembe gününe yükselişle başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Eylül 2026 Perşembe borsa haberleri... Dün, Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamlarken, 328,6 milyar lirayla tüm zamanların en yüksek işlem hacmini gerçekleştirdi.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 45,19 puan ve yüzde 0,31 artışla 14.550,67 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,46, holding endeksi yüzde 0,09 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,53 ile tekstil, en çok gerileyen yüzde 3,15 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu'da alevlenen çatışmaların etkisiyle negatif seyrederken, yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) açıklayacağı faiz kararları yatırımcıların odağına yerleşti.</p><p>AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor. Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı da yüzde 35 olarak hesaplandı.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde TCMB faiz kararı, yurt dışında ise ECB faiz kararı ve ABD'de Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.700 ve 14.800 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bist-100-endeksi-10-eylul-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-naasi-kimyasal-madde-ile-ortadan-kaldirilmis-olabilir-290972</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: Naaşı kimyasal madde ile ortadan kaldırılmış olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin, "Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken." dedi. Bakan Gürlek, "Bizim için en önemli konulardan biri Gülistan'ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor" ifadelerini de kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: Naaşı kimyasal madde ile ortadan kaldırılmış olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'daki adliyelerde görev yapan yargı muhabirlerini Ankara'da bulunan Adalet Bakanlığında kabul etti.</p><p>Kabulde, gündemdeki soruşturmalar ve davaları değerlendiren Gürlek, adliye muhabirlerinin sorularını da yanıtladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video-100920264313eb5b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Faili meçhul ve yıllar sonra yeniden ele alınan dosyalara ilişkin konuşan Gürlek, suç ve suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değindi.</p><p>Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı görevine geldikten sonra yasa dışı bahis, uyuşturucu, kara para aklama, sokak çeteleri, sanal bahis ve sanal kumarla mücadeleye yönelik genelgeler yayımladıklarını, bu alanlardaki mücadelelerinin tavizsiz şekilde devam ettiğini kaydetti.</p><p>Bakanlık düzeyinde yakından takip ettikleri başlıkların bulunduğunu aktaran Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla kurdukları birimin ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturmalara koordinasyon, bilgi paylaşımı ve teknik çalışma süreçleriyle katkı sağladığını, adli değerlendirme ve kararların ise ilgili başsavcılıklarca verildiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/balksz3-10092026892fa85c.jpg"/><p><b>"46 MAKTULÜN YER ALDIĞI 40 DOSYA AYDINLATILDI"</b></p><p>Bakan Gürlek, faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığına, başsavcılıklarla toplantılar yapılarak dosyalardaki imkanların değerlendirildiğine dikkati çekerek, "Adalet Bakanlığı bünyesinde kurduğumuz bu dairenin (Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı) çalışmalarıyla güzel sonuçlar aldık. Birim kurulalı 4 ay oldu, 46 maktulün yer aldığı 40 dosya aydınlatıldı." diye konuştu.</p><p>Bu çalışmaların vatandaşlarda önemli bir karşılık oluşturduğunu vurgulayan Gürlek, "Hiçbir şeyin sonsuza kadar karanlıkta kalmayacağı, adaletin er ya da geç tecelli edeceği görülüyor. O dönem deliller yeterince toplanmamış, olaylar bütün yönleriyle aydınlatılamamış olabilir. Ancak devletin bütün imkanlarıyla ve kararlılıkla çalışması halinde yıllar sonra dahi sonuç alınabileceğini görüyoruz. Bu da adalete olan güveni artırıyor." ifadesini kullandı.</p><p>Adalet Bakanı Gürlek, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>"Soruşturma ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız da kendi görev alanı çerçevesinde koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürüyor. Başka isimler olur mu, olmaz mı? Bunu benim söylemem doğru olmaz. Bir soruşturmanın başlatılması için hukuken gerekli şüphe şartlarının oluşması gerekir. Faili meçhul dosyaların tamamı ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca kendi delil durumu içinde değerlendiriliyor. Hangisi hakkında yeni bir süreç başlar, hangisinde başlamaz? Bunu ben bilemem. Bu konuda isim vermem de doğru olmaz."</p><p><b>GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDAKİ GELİŞMELER</b></p><p>Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmadaki gelişmelere de değinen Gürlek, burada önemli ilerlemelerin sağlandığını, ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu anlattı.</p><p>Son olarak Umut Altaş'ın ifadesinin geldiğini aktaran Gürlek, "Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan'ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor. Bu yönde bazı beyanlar ortaya çıktı. Ama elbette öncelikli amacımız naaşa ulaşmak. En azından ailesinin evladının kabri başında dua edebilmesini sağlamak açısından bu bizim için çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu dosyayla ilgili Cumhuriyet başsavcılığının ciddi çalışma yürüttüğünün altını çizen Gürlek, soruşturma kapsamında geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin kendilerine tanınan yetkileri usulsüz kullandıklarına işaret ederek, olayın aydınlatılmasını engellemeye veya bazı delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıkları yönündeki iddia ve bulguların da incelendiğini söyledi.</p><p>Bakan Gürlek, "Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa, kişinin unvanına bakılmaksızın ilgili savcılık hukuk çerçevesinde gereken işlemleri yapar. Soruşturmanın devamında yeni gelişmeler olabilir. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü süreçler var." sözlerini sarf etti.</p><p>Gülistan Doku olayının toplumda ciddi bir hassasiyet oluşturduğunu, geçmişte işlenmiş olsa dahi bir suçun veya cinayetin üzerinin sonsuza kadar kapalı kalmadığını kaydeden Gürlek, devletin bütün imkanlarıyla ve kararlılıkla çalışması halinde gerçeğin yıllar sonra da ortaya çıkarılabildiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/balksz2-1009202653b3e80f.jpg"/><p><b>ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASI</b></p><p>Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili değerlendirmeler yaparak, cep telefonuna ilişkin henüz giderilemeyen bazı belirsizliklerin bulunduğunu aktardı.</p><p>DNA incelemelerinin yapıldığını ve telefona yönelik teknik incelemelerin sürdüğünü belirten Gürlek, "Ancak şu an itibarıyla doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz. İlgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından değerlendirilen farklı hususlar var ancak bu aşamada kamuoyuyla paylaşılabilecek net bir sonuç bulunmuyor." diye konuştu.</p><p>Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya ilişkin, "Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Konuya ilişkin daha önce yapılan şikayet ve ihbarların Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca dikkate alınarak soruşturma başlatıldığını dile getiren Gürlek, daha sonra yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanları üzerine bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p>Bakan Gürlek, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni delillerin ortaya çıkması halinde yeni işlemlerin gündeme gelebileceğini, buna, ilgili Cumhuriyet başsavcılığının delil durumuna göre karar vereceğini anlattı.</p><p>Her şüpheli ölüm gibi bu olayın da bütün yönleriyle araştırıldığına dikkati çeken Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının, ilgili Cumhuriyet başsavcılığıyla bilgi ve koordinasyon çerçevesinde çalıştığını, soruşturmanın yönü ve adli kararların ise ilgili yargı mercilerinin yetkisinde olduğunu vurguladı.</p><p>İlerleyen süreçte tablonun daha net ortaya çıkacağını düşündüğünü kaydeden Gürlek, "Kaşif Kozinoğlu devletin yetiştirdiği müstesna bir isimdi. Örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmeler de dosyada inceleniyor. Cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor." dedi.</p><p><b>"SORUŞTURMALARA MÜDAHALE ETME YETKİMİZ YOK"</b></p><p>Gürlek, olayın cinayet olduğunu peşinen söylemenin doğru olmayacağını, bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini, sürecin devam ettiğini ve soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü söyledi.</p><p>Adalet Bakanlığının devam eden bir soruşturmanın içeriğine müdahale etme veya savcılara soruşturmanın yönüne ilişkin talimat verme yetkisinin bulunmadığını belirten Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıklarının yargısal görevlerini anayasa ve kanunlar çerçevesinde yerine getirdiğini, Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) da hakim ve savcılara ilişkin anayasal ve yasal görevlerinin belli olduğunu anımsattı.</p><p>Akın Gürlek, meslektaşlarına verdikleri mesajın, soruşturmaların yönüne ilişkin olmadığına dikkati çekerek, şunları ifade etti:</p><p>"Hukuka uygun biçimde görevlerini yaparken isimden, makamdan veya unvandan çekinmemeleri gerektiğini söylüyoruz. Bazen bir meslektaş bir soruşturmaya başladığında, 'İki gün sonra önemli birinin ayağına basarsam ne olur? Buradan etkili bir isme gidersek sorun yaşar mıyız?' şeklinde bir tedirginlik yaşayabilir. Bizim söylediğimiz şu: 'Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver."</p><p>Buradaki yaklaşımın bir soruşturmanın yönünü göstermek değil, savcının hukuka uygun görevini herhangi bir baskı veya çekince hissetmeden yerine getirebilmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Gürlek, "Kişilerin isimleri, unvanları, makamları veya görevleri önemli değil. Savcılık zaten böyle yapılır. Bizim güçlendirmek istediğimiz irade, kişiye göre değil delile ve hukuka göre hareket etme iradesidir. Soruşturmalara müdahale etme yetkimiz yok. Böyle bir niyetimiz de kesinlikle yok." bilgisini paylaştı.</p><p><b>AHBAP DERNEĞİNE YÖNELİK SORUŞTURMA</b></p><p>"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini belirten Gürlek, vatandaşların iyi niyeti ve yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismar edildiğine yönelik iddiaların ayrıntılı şekilde incelendiğini hatırlattı.</p><p>Gürlek, "Maalesef o dönemde popüler kültürden, sanat ve medya camiasından da bu yapıya güçlü destek verenler olmuş. Haluk Levent kamuoyunca bilinen bir isim. Geçmişte karşılıksız çek ve kumar gibi konularla ilgili adli süreçlerle de anılmış bir şahısken daha sonra popüler kültürün etkisiyle adeta bir iyilik sembolüne dönüştürüldü. Bugün ise hakkında yürütülen soruşturmada çok farklı iddialar, mali hareketler ve müşteki beyanları araştırılıyor." açıklamasında bulundu.</p><p>Soruşturmanın seyri ve elde edilecek yeni deliller doğrultusunda yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini belirten Gürlek, buna, ilgili Cumhuriyet başsavcılığının delil durumuna göre karar vereceğini, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tespitleri ile itirafçı beyanlarının bulunduğunu aktardı.</p><p>Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının önem taşıdığını vurgulayan Gürlek, "Biliyorsunuz bir keşif heyeti oluşturuldu. Yeni görüntüler de ortaya çıktı. Keşke toplanan bu paraların tamamıyla yardımlar yapılsa, evler inşa edilseydi. Şu anda depolarda çürümeye terk edildiği belirtilen malzemeler var. Bunlar yeni yeni ortaya çıkıyor. Mağdurlar ve şikayetçiler var. Bunlara ilişkin çalışmalar da devam ediyor." ifadesini kullandı.</p><p>Gürlek, AHBAP soruşturması kapsamında incelenen mali işlemler ve müşteki beyanlarına ilişkin şunları söyledi:</p><p>"Haluk Levent, özellikle 2022-2023 döneminde toplumun güvendiği ve popülaritesi yüksek bir kişi olarak gösteriliyordu. Az önce görüştüğüm bir kişi, o tarihlerde Amerika'da bulunan kliniğine Haluk Levent'in geldiğini anlattı. Türkiye'de bir yardım kuruluşunun bulunduğunu, kamuoyunca da tanınan bir kişi olduğunu söyleyerek kendisinden yardım istediğini ifade etti. O kişi de 'Tamam, ne gerekiyorsa verelim.' diyor. Söz konusu para 4 milyon 600 bin dolar. Hatta buna ilişkin senet de düzenlenmiş."</p><p>Dosyada buna benzer çok sayıda senet bulunduğunun belirtildiğini aktaran Gürlek, bunların ilgili başsavcılık tarafından ayrıştırılarak hukuki ve mali yönden incelendiğini anlattı.</p><p>Bakan Gürlek, "Bazı işlemlerde Haluk Levent'in kendi adına borç aldığı, 'Bu parayı kullanacağım.' dediği veya taşınmaz aldığına ilişkin belgeler bulunuyor. Ancak daha sonra bu paraların ödenmediği iddia ediliyor. Sorun da burada başlıyor. Senet var. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Sonrasında bu paraların nereye gittiği araştırılıyor. Para transferlerinin kimlere yapıldığı, taşınmazların hangi kişiler üzerinden devredildiği ve bu işlemlerin gerçek mahiyetinin ne olduğu savcılıkça inceleniyor." diye konuştu.</p><p>Müşteki sayısının henüz kesinleşmediğini ve olay duyuldukça başvuruların arttığını anlatan Gürlek, alacağı bulunduğunu öne sürerek başvuran kişilerin iddialarının belge, senet ve sözleşmeler üzerinden savcılıkça araştırıldığını kaydetti.</p><p>Gürlek, dosyada çok sayıda taşınmaza ilişkin işlemin bulunduğunu, bazı kişilerin bir yardım kuruluşuna çok sayıda taşınmaz devretmesinin nedenlerinin de araştırıldığını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bakan-gurlekten-gulistan--658_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-45-supheli-adliyede-290971</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturmasında 45 şüpheli adliyede!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında başlatılan beşinci dalga operasyonda gözaltına alınan 45 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturmasında 45 şüpheli adliyede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar suç örgütü" soruşturması kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 45 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Soruşturma kapsamında, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların akıbetine ilişkin inceleme başlatılmış, Başsavcılık, İçişleri Bakanlığının müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin envanter ve mali kayıtları, banka hareketleri, şüpheli ifadeleri ve diğer delillerin incelenmesi sonucu, İzmit'teki depolarda depremzedeler için toplanan çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye ürünlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda malzemenin çürümeye terk edildiğinin belirlendiğini açıklamıştı.</p><p>Soruşturmada, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar liralık kısmının harcandığı tespit edilmişti.</p><p>Toplanan bağışların 950 milyon liralık bölümünün 13 Şubat-25 Mayıs 2023 tarihlerinde nakit çekildiği, işlemlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu, 2 milyar liranın üzerindeki tutarın konut projelerinde, 1 milyar liranın üzerindeki kısmın ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı bildirilmişti.</p><p>Başsavcılık, konut ve okul harcamalarının TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyetince, mal ve hizmet alımlarının ise ayrı bir bilirkişi heyetince incelendiğini duyurmuştu.</p><p>Soruşturmada ayrıca, dernekle organik üyelik bağı veya muhasebe ilişkisi bulunan bazı şüpheliler tarafından nakliye şirketi kurularak deprem yardımlarının taşınmasından şahsi menfaat elde edildiğine ve kamu kurumlarına teslim edildiği belirtilen yardımların bir bölümünün faturalardaki miktarlardan eksik olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığı belirtilmişti.</p><p>Bu tespitler üzerine 53 şüpheliyi kapsayan beşinci dalga operasyonu düzenlenmiş, 45 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ahbap-dernegi-sorusturmas-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/temizlik-uzmanlarindan-banyo-rehberi-dustaki-inatci-pas-lekelerini-yuzeye-zarar-vermeden-c-290970</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Temizlik uzmanlarından banyo rehberi! Duştaki inatçı pas lekelerini yüzeye zarar vermeden çıkarmanın kesin yolları]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Pas lekesi, duşlarda en sık karşılaşılan ve temizliği zorlaştıran sorunların başında geliyor. Temizlik uzmanları, özellikle Sparkly Maid NYC ve Scrub! Residential Cleaning temsilcileri, duşta oluşan inatçı pas lekelerine karşı etkili çözüm yollarını ve önleyici tedbirleri ayrıntılı şekilde anlattı. Ev sahipleri için pratik öneriler ve dikkat edilmesi gereken noktalar haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Temizlik uzmanlarından banyo rehberi! Duştaki inatçı pas lekelerini yüzeye zarar vermeden çıkarmanın kesin yolları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerde hijyenin sağlanmasında en çok zorlayan sorunlardan biri olan duşlardaki pas lekesi, hem estetik açıdan rahatsız edici bir görüntü oluşturuyor hem de temizlik sürecini güçleştiriyor. Özellikle banyo ve duş alanlarında karşılaşılan inatçı pas lekeleriyle başa çıkmak için temizlik uzmanları, uygulanacak yöntemin yüzeyin türüne ve pasın yoğunluğuna göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Sparkly Maid NYC'nin baş işletme sorumlusu Carlaine Dela Cruz ve Scrub! Residential Cleaning'in kurucusu Warren Weiss, duşta pas lekesinin nasıl kalıcı olarak çıkarılabileceği ve tekrar oluşmasının nasıl önlenebileceği konusunda önemli tavsiyelerde bulundu.</p><h3>Temizlik uzmanlarından duş yüzeyine göre pas lekesi temizliği önerisi</h3><p>Pas lekesiyle mücadelede ilk adım, duş yüzeyinin hangi malzemeden yapıldığını tespit etmek. Çünkü her yüzey için tek bir temizlik ürünü veya yöntemi bulunmuyor. Porselen, seramik, mermer gibi farklı malzemeler, temizlik sırasında farklı hassasiyetler gerektiriyor. Scrub! Residential Cleaning'in kurucusu Warren Weiss, özellikle porselen ve çoğu seramik yüzeylerde okzalik asit içeren özel pas giderici ürünlerin kullanılmasını öneriyor. Bu ürünler, duşta biriken demir ve pas kalıntılarını etkili şekilde çözüyor. Temizlik işlemi sırasında ürün doğrudan paslı bölgeye uygulanıyor, uygun süre bekleniyor ve ardından aşındırıcı olmayan bir sünger veya fırça ile nazikçe ovalanıyor. Son adımda ise yüzey bol suyla durulanıyor. Bu süreçte, yüzeyi çizebilecek sert temizlik araçlarından kaçınmak büyük önem taşıyor. Yüzeyin hasar görmesi, ilerleyen dönemde pas lekesi ve mineral birikintilerinin daha kolay tutunmasına neden olabiliyor. Özellikle doğal taş ve özel duş malzemelerinde ise daha hassas ve yüzeye uygun ürünler seçilmeli. Temizlik uzmanları, her temizlik ürününün etiketinin dikkatle okunmasını ve yüzeyle uyumlu olduğundan emin olunmasını tavsiye ediyor.</p><h3>Pas lekesi için doğal çözümler ve yapılan yaygın hatalar</h3><p>Kimyasal ürünlere alternatif arayanlar için Carlaine Dela Cruz, özellikle hafif ve orta düzeydeki pas lekeleri için beyaz sirke kullanımını öneriyor. Seyreltilmiş beyaz sirke, paslı bölgeye dökülüp birkaç dakika bekletildikten sonra, aşındırıcı olmayan bir süngerle nazikçe ovalanıp durulanabiliyor. Ancak, bu yöntemin daha çok yüzeysel pas lekelerinde etkili olduğu belirtiliyor. Temizlik sırasında yapılan en büyük hatalardan biri ise, daha fazla ovalamanın daha iyi temizlik sağlayacağı düşüncesi. Uzmanlar, aşırı ovalama ve agresif temizlik araçlarının duş yüzeyinde çizik ve matlaşmaya yol açabileceğini, bunun da ilerleyen süreçte yeni pas lekelerinin ve kirin daha kolay tutunmasına neden olacağını belirtiyor. Ayrıca, farklı temizlik ürünlerinin karıştırılması ciddi kimyasal reaksiyonlara yol açabileceğinden, özellikle asidik pas gidericiler ile çamaşır suyu gibi ürünlerin birlikte kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor. Temizlik uzmanları, ürün seçimi ve uygulama sırasında dikkatli olunmasını, yüzeye ve lekenin türüne uygun yöntemlerin tercih edilmesini öneriyor.</p><h3>Pas lekesi oluşumunu önlemek için alınacak önlemler ve uzman uyarıları</h3><p>Pas lekesiyle mücadelede temizlik kadar, tekrar oluşumunu önlemek de önemli. Carlaine Dela Cruz, duşun mümkün olduğunca kuru tutulmasını, kullanımdan sonra ıslak yüzeylerin silinmesini ve özellikle suyun biriktiği alanlara özen gösterilmesini tavsiye ediyor. Banyonun iyi havalandırılması, aşırı nemin önüne geçilmesi ve mineral birikintilerinin oluşmasının engellenmesi açısından büyük önem taşıyor. Warren Weiss ise, sürekli tekrarlayan pas lekelerinde kaynağın mutlaka araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Su içerisindeki demir oranı, paslanan duş rafları, metal ürün kapları veya bozulmuş duş donanımları, pas lekesinin sürekli geri gelmesine neden olabiliyor. Bu tür durumlarda, sadece temizlik yapmak yeterli olmuyor; sorunun kaynağı bulunup ortadan kaldırılmalı. Ayrıca, metal aksesuarların doğrudan ıslak yüzeyde bırakılmaması, korozyona uğramış ekipmanların değiştirilmesi ve duş sonrası yüzeylerin kuru tutulması, pas lekesi oluşumunu engellemek için alınabilecek basit ama etkili önlemler arasında yer alıyor.</p><h3>Duşta pas lekesi sürekli tekrarlıyorsa profesyonel destek şart</h3><p>Duşta pas lekesi yaygın bir şekilde görülüyorsa veya belirgin bir metal kaynağı olmadan sürekli geri geliyorsa, uzmanlar suyun test edilmesini ve gerekirse bir tesisatçıya danışılmasını öneriyor. Çünkü bazı durumlarda evin su kaynağındaki demir oranı yüksek olabiliyor ve bu da pas lekelerinin oluşumunu tetikliyor. Temizlik uzmanları, profesyonel bir temizlik hizmetinin pas lekesini geçici olarak ortadan kaldırabileceğini ancak asıl kaynağı çözmeden sorunun kalıcı olarak önlenemeyeceğini belirtiyor. Özellikle inatçı ve tekrarlayan pas lekelerinde, uzman desteği almak hem sorunun doğru tespit edilmesini hem de uzun vadede tekrarının önlenmesini sağlıyor. Sonuç olarak, pas lekesiyle mücadelede doğru ürün ve yöntemleri kullanmak, düzenli bakım yapmak ve kaynağı ortadan kaldırmak, duşlarda hijyenin ve estetiğin korunmasında temel unsurlar arasında yer alıyor.</p><p>Pas lekesiyle karşılaşan ev sahipleri, uzmanların önerdiği uygulamalara dikkat ederek hem mevcut lekeleri kalıcı olarak giderebilir hem de tekrar oluşumunun önüne geçebilir. Doğru temizlik alışkanlıkları ve düzenli bakım, duşlarda oluşabilecek pas lekesi sorunlarını en aza indiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/temizlik-uzmanlarindan-ba-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/applein-yeni-amiral-gemisi-sahnede-iphone-18-pro-ve-17-pro-arasindaki-tum-devrimsel-farklar-290969</link>
      <pubDate>2026-09-10T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'ın yeni amiral gemisi sahnede! iPhone 18 Pro ve 17 Pro arasındaki tüm devrimsel farklar]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPhone 18 Pro ve Pro Max modelleriyle teknoloji dünyasında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Özellikle değişken diyaframlı 48MP Fusion Ana kamera, A20 Pro çipi, C2 modem ve gelişmiş pil ömrüyle öne çıkan iPhone 18 Pro, hem tasarım hem de donanım açısından kullanıcıların beklentilerini aşmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'ın yeni amiral gemisi sahnede! iPhone 18 Pro ve 17 Pro arasındaki tüm devrimsel farklar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerini tanıtarak akıllı telefon pazarında çıtayı bir kez daha yukarı taşıdı. 2024 yılında duyurulan iPhone 18 Pro, özellikle kamera teknolojilerinde ve donanım performansında sunduğu yeniliklerle dikkat çekiyor. Apple'ın geçen yılki modeli iPhone 17 Pro ile kıyaslandığında, yeni cihazda değişken diyaframlı 48MP Fusion Ana kamera, A20 Pro çip, yerli üretim C2 modem ve gelişmiş pil ömrü gibi birçok önemli yenilik öne çıkıyor. Kullanıcılar, iPhone 18 Pro ile hem fotoğrafçılıkta hem de günlük kullanımda daha yüksek performans ve esneklik elde ediyor.</p><h3>Apple iPhone 18 Pro'da kamera teknolojisinde devrim yaptı</h3><p>iPhone 18 Pro'nun en dikkat çekici yeniliği, Apple'ın bugüne kadar geliştirdiği en gelişmiş kamera sistemi olan 48MP Fusion Ana kamera ile geliyor. Bu yeni kamera, değişken diyafram özelliği sayesinde kullanıcılara fotoğraf çekerken daha fazla yaratıcı kontrol sunuyor. &#402;/1.48, &#402;/1.8, &#402;/2.8 ve &#402;/4.0 olmak üzere dört farklı diyafram seçeneği, hem profesyonel fotoğrafçılar hem de amatör kullanıcılar için çekim koşullarına göre esnek ayarlama imkânı tanıyor. Altı lazerle kesilmiş kanat, diyafram geçişlerini pürüzsüz hale getirirken, yeni sensör sayesinde düşük ışık koşullarında daha net ve detaylı fotoğraflar elde edilebiliyor. Ayrıca, grup fotoğraflarında arka plan detayları daha belirgin hale gelirken, genel görüntü kalitesi de ciddi şekilde yükseliyor. Apple, bu yeni kamera sistemiyle iPhone 18 Pro kullanıcılarının yaratıcılıklarını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Kamera uygulamasında sunulan manuel diyafram ayarı ve geliştiricilere yönelik kapsamlı API desteği, mobil fotoğrafçılıkta yeni bir çağ başlatıyor. Apple'ın güncellenmiş Fotoğrafik Stil özelliği, gelişmiş lens diyaframı, enstantane hızı, beyaz dengesi ve görüntü histogramı gibi profesyonel kontroller de iPhone 18 Pro'nun kamera deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Akıllı odak takip, sinematik mod efektleri ve Apple Referans Görüntüsü gibi yazılım tabanlı özellikler ise fotoğraf ve video çekimlerinde kullanıcıya daha fazla seçenek sunuyor.</p><h3>A20 Pro çip ve C2 modem ile performans ve bağlantıda büyük sıçrama</h3><p>Apple, iPhone 18 Pro'da performans çıtasını yeni A20 Pro çipiyle yükseltiyor. Bu çip, 2nm üretim süreciyle geliştirildi ve önceki nesil A19 Pro'ya göre hem hız hem de verimlilik alanında önemli avantajlar sağlıyor. A20 Pro, iki süper çekirdek ve dört verimlilik çekirdeğiyle toplamda altı çekirdekli CPU gücü sunuyor. Grafik performansı yüzde 40 oranında artarken, yedi çekirdekli yeni GPU, daha yüksek bant genişliği ve hızlı Sinir Hızlandırıcıları ile yapay zekâ tabanlı uygulamalarda büyük bir sıçrama sağlıyor. iOS 27'nin getirdiği kapsamlı AI özellikleri, A20 Pro'nun çift 16 çekirdekli Sinir Motoru sayesinde daha verimli ve hızlı çalışıyor. Bu gelişmeler, kullanıcıların hem oyunlarda hem de günlük uygulamalarda daha akıcı ve kesintisiz bir deneyim yaşamasını mümkün kılıyor. Bellek bant genişliğindeki yüzde 50'lik artış ve ikinci nesil buhar odasıyla desteklenen gelişmiş termal yönetim, cihazın uzun süreli kullanımda bile yüksek performansını korumasını sağlıyor. Apple'ın yeni nesil C2 modem teknolojisi de iPhone 18 Pro'da öne çıkıyor. Qualcomm modemlerin yerini alan C2, ABD'de mmWave desteğiyle birlikte geliyor ve hücresel veri kalitesinde önemli bir iyileşme sunuyor. Apple'ın açıklamalarına göre, C2 modem, C1X'e kıyasla yüzde 15 daha az enerji harcarken, yükleme hızlarında da ciddi artış sağlıyor. Bu da hem pil ömrüne olumlu etki ediyor hem de kesintisiz bağlantı deneyimi sunuyor. İlginç bir detay olarak, C2 modem yalnızca iPhone 18 Pro'da yer alırken, Pro Max modelinde Qualcomm modem kullanılmaya devam ediyor.</p><h3>iPhone 18 Pro'da tasarım ve pil ömrü kullanıcı beklentilerini aştı</h3><p>iPhone 18 Pro, tasarım anlamında selefi iPhone 17 Pro'nun genel çizgilerini korusa da, özellikle renk seçenekleri ve arka yüzeydeki değişikliklerle dikkat çekiyor. Yeni model, Burgonya, Buzul, Siyah ve Gümüş olmak üzere dört farklı renk alternatifiyle piyasaya sunuluyor. Bu yenilik, cihaza taze ve modern bir görünüm kazandırırken, cam kesimi ile alüminyum çerçeve arasındaki birleşik renk geçişi sayesinde daha bütüncül bir tasarım anlayışı öne çıkıyor. Ön yüzde ise yeniden tasarlanan Dinamik Ada, daha küçük bir alan kaplayarak aynı anda üç canlı etkinliği destekleyebiliyor. Bu, kullanıcıların çoklu görevleri daha kolay ve verimli şekilde yönetmesini sağlıyor. Pil ömrü tarafında da Apple, iPhone 18 Pro'da önemli bir ilerleme kaydetti. iPhone 18 Pro, video oynatma süresinde 36 saate kadar kullanım sunarken, Pro Max modeli 45 saate kadar pil ömrü vadediyor. Geçen yılki iPhone 17 Pro ve Pro Max modelleri ise sırasıyla 33 ve 39 saatlik pil ömrüne sahipti. Ayrıca, iPhone 18 Pro'nun hızlı şarj özelliği sayesinde cihaz sadece 15 dakikada yüzde 50'ye kadar şarj olabiliyor. Bu gelişmeler, özellikle yoğun tempoda çalışan ve cihazını gün boyu aktif kullanan kullanıcılar için büyük avantaj sağlıyor.</p><h3>Apple'ın iPhone 18 Pro ile sunduğu yenilikler sektörde yankı buldu</h3><p>iPhone 18 Pro'nun tanıtılması, akıllı telefon pazarında büyük bir heyecan yarattı. Özellikle kamera teknolojilerinde sağlanan gelişmeler, profesyonel ve amatör fotoğrafçılar başta olmak üzere geniş bir kullanıcı kitlesinin ilgisini çekiyor. Apple'ın kendi üretimi C2 modem ile bağlantı kalitesinde sağladığı iyileştirmeler, mobil internet deneyimini daha hızlı ve güvenilir hale getiriyor. A20 Pro çipin sunduğu yüksek performans ve enerji verimliliği ise hem oyun severler hem de yoğun uygulama kullananlar için önemli bir avantaj sunuyor. Tasarımda yapılan yenilikler ve pil ömründeki artış, iPhone 18 Pro'nun günlük kullanımda da öne çıkmasını sağlıyor. Tüm bu yenilikler, Apple'ın teknoloji liderliğini sürdürme kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Şirketin kullanıcı odaklı yaklaşımı, iPhone 18 Pro'nun sektördeki etkisini artırıyor ve rakip firmalar için de yeni standartlar belirliyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple'ın iPhone 18 Pro modeli, kamera, performans, bağlantı ve tasarım alanlarında sunduğu yeniliklerle 2024 yılına damgasını vurdu. Değişken diyaframlı 48MP Fusion Ana kamera, A20 Pro çip, C2 modem ve gelişmiş pil teknolojisi sayesinde iPhone 18 Pro, hem profesyonel hem de günlük kullanıcılar için cazip bir seçenek haline geldi. Apple'ın bu yeni modeli, akıllı telefon pazarında rekabeti daha da kızıştırırken, kullanıcıların beklentilerini karşılamayı ve aşmayı başarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/applein-yeni-amiral-gemis-934_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/ozempicin-akcigerlerle-baglantisi-arastiriliyor-ilk-bulgular-umut-verdi-290968</link>
      <pubDate>2026-09-10T09:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ozempic'in akciğerlerle bağlantısı araştırılıyor! İlk bulgular umut verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'de yapılan geniş çaplı bir araştırma, Ozempic ve benzeri GLP-1 ilaçlarının astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarında atak riskini ciddi oranda azalttığını ortaya koydu. Imperial College London ekibinin bulguları, Avrupa Solunum Derneği Kongresi'nde paylaşıldı ve uzmanlar, sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ozempic'in akciğerlerle bağlantısı araştırılıyor! İlk bulgular umut verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel araştırmada, diyabet ve obezite tedavisinde yaygın şekilde kullanılan Ozempic'in, astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarında atak riskini önemli ölçüde azalttığı belirlendi. Imperial College London'dan bilim insanlarının liderliğinde yürütülen ve yaklaşık 20 bin kişinin tıbbi kayıtlarının incelendiği çalışma, GLP-1 reseptör agonisti içeren ilaçların, benzer amaçlarla kullanılan diğer diyabet ilaçlarına kıyasla, solunum atağı geçirme olasılığını ciddi şekilde düşürdüğünü gösterdi. Araştırmanın sonuçları, Avrupa Solunum Derneği Kongresi'nde açıklandı ve bulgular, solunum hastalıklarının yönetiminde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği şeklinde değerlendirildi.</p><h3>Imperial College London: 'Ozempic ile astım atakları yüzde 40 azaldı'</h3><p>Imperial College London ekibi, gerçek dünya sağlık kayıtlarını analiz ederek, GLP-1 ilaçları kullanan astım ve KOAH hastalarının, başka bir yaygın diyabet ilacı olan sülfonilüre kullanan hastalarla karşılaştırıldığında, solunum atağı riskinin belirgin biçimde düştüğünü tespit etti. Araştırmanın başyazarı solunum epidemiyoloğu Chloe Bloom, semaglutid (Ozempic ve Wegovy) kullanan astım hastalarında, atakların neredeyse yüzde 40 oranında azaldığını, KOAH hastalarında ise bu oranın yüzde 20'ye ulaştığını açıkladı. Bloom, bu verilerin özellikle astım hastaları için umut verici olduğunu ancak sonuçların klinik denemelerle kesinleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada, dört ayrı hasta grubunda toplamda yaklaşık 20 bin kişinin verileri değerlendirildi ve Ozempic'in solunum hastalıklarında ek bir fayda sağlayabileceği yönünde güçlü işaretler elde edildi.</p><h3>Avrupa Solunum Derneği: 'GLP-1 ilaçları için daha fazla çalışma şart'</h3><p>Çalışmanın sonuçları, Avrupa Solunum Derneği Kongresi'nde bilim dünyasıyla paylaşıldı. Ancak uzmanlar, bulguların henüz hakemli bir dergide yayımlanmadığına dikkat çekerek, kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla araştırma yapılması gerektiği uyarısında bulundu. Avrupa Solunum Derneği Hava Yolu Farmakolojisi Grubu Başkanı Alexander Mathioudakis, metabolik tedavilerin solunum yolu hastalıklarının yönetiminde daha geniş ve kişiselleştirilmiş bir yaklaşım sunup sunamayacağını belirlemek için, kapsamlı klinik denemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti. Mathioudakis, özellikle astım atakları, KOAH alevlenmeleri, akciğer fonksiyonu, semptomlar ve yaşam kalitesi gibi parametrelerin detaylı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.</p><h3>GLP-1 ilaçlarının solunum sağlığındaki rolü tartışılıyor</h3><p>GLP-1 reseptör agonistleri, son yıllarda obezite ve tip 2 diyabet tedavisinde çığır açan ilaçlar olarak öne çıktı. Obezite ve metabolik bozuklukların, astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarının riskini ve şiddetini artırdığı biliniyor. Ancak GLP-1 ilaçlarının bu solunum sorunlarını doğrudan iyileştirip iyileştiremeyeceği konusunda bugüne kadar yeterli veri bulunmuyordu. Imperial College London ekibinin bulguları, bu ilaçların solunum hastalıklarında da fayda sağlayabileceğini gösterse de, uzmanlar doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Ayrıca, GLP-1 bazlı ilaçlardan tirzepatidin, uyku apnesi tedavisinde de etkili olduğu kanıtlanmış durumda. Genel olarak, GLP-1 ilaçlarının obezitesi olan kişilerde apne epizodlarını azaltma potansiyeli bulunduğu ifade ediliyor.</p><h3>Uzmanlardan hastalara: 'GLP-1 ilaçlarını bilinçsizce kullanmayın'</h3><p>Bilim insanları, elde edilen olumlu bulgulara rağmen, astım veya KOAH hastalarının yalnızca bu çalışma sonuçlarına dayanarak Ozempic veya benzeri GLP-1 ilaçlarını kullanmaya başlamamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Araştırmacılar, gerçek dünyadan elde edilen bu verilerin, solunum hastalıklarının tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirilmesine zemin hazırlayabileceğini, ancak güvenli ve etkili sonuçlar elde etmek için mutlaka kontrollü klinik denemelerin yapılması gerektiğini vurguluyor. Bu süreçte, hastaların mevcut tedavilerini doktor kontrolünde sürdürmeleri ve yeni ilaçlara geçişte mutlaka uzman görüşü almaları öneriliyor. Önümüzdeki dönemde, GLP-1 ilaçlarının solunum sağlığı üzerindeki etkilerini daha net ortaya koyacak kapsamlı çalışmaların yapılması bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, İngiltere'de yürütülen bu geniş çaplı araştırma, Ozempic gibi GLP-1 ilaçlarının astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarında umut verici etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Ancak bilim dünyası, bu bulguların kesinleşmesi için daha fazla klinik araştırmaya ve uzun vadeli gözlemlere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Hastaların, yeni tedavi seçenekleri konusunda mutlaka hekimleriyle görüşerek hareket etmeleri gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ozempicin-akcigerlerle-ba-180_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/googledan-avrupa-tarihinin-en-buyuk-yatirimi-finlandiya-nasil-kuresel-yapay-zeka-ussu-oldu-290967</link>
      <pubDate>2026-09-10T09:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google'dan Avrupa tarihinin en büyük yatırımı! Finlandiya nasıl küresel yapay zeka üssü oldu?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, Finlandiya'da 13 milyar euroluk dev bir yatırım kararı aldı. Şirket, ülkenin yapay zeka altyapısını güçlendirecek bu hamleyle yeni veri merkezleri kuracak ve enerji sektöründe önemli bir iş birliğine imza atacak. Finlandiya Başbakanı Orpo, bu adımın ülkenin dijital liderliğini vurguladığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google'dan Avrupa tarihinin en büyük yatırımı! Finlandiya nasıl küresel yapay zeka üssü oldu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli teknoloji devi Google, Avrupa'daki en büyük tek yatırımını Finlandiya'ya yapacağını açıkladı. Şirket, toplamda 13 milyar euroya ulaşan bu dev bütçeyle ülkede üç yeni veri merkezi inşa edecek, mevcut tesisini genişletecek ve yapay zeka altyapısını güçlendirmek için enerji projelerine destek verecek. Google, Finlandiya'nın Loviisa kentindeki nükleer santralin ürettiği elektriğin yarısına kadarını satın almayı da planlıyor. Bu hamle, hem Finlandiya'nın dijital altyapısını hem de enerji sektörünü dönüştürmeyi hedefliyor.</p><h3>Google ve Fortum'dan 22 yıllık enerji anlaşması</h3><p>Google, Finlandiya'nın önde gelen enerji şirketlerinden Fortum ile 22 yıl sürecek bir elektrik alım anlaşmasına imza attı. Şirket, Loviisa nükleer santralinin elektrik üretiminin yüzde 50'sine kadarını satın alacak. Loviisa santrali, şu anda Finlandiya'nın toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu karşılıyor. Bu uzun vadeli anlaşma, hem santralin mali güvenliğini artıracak hem de Google'ın veri merkezleri için temiz ve sürdürülebilir enerji teminini garanti altına alacak. Fortum yetkilileri, bu iş birliğinin nükleer santralin ömrünü uzatmayı ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen yeni yatırımların önünü açacağını vurguladı.</p><h3>13 milyar euroluk yatırım Finlandiya ekonomisine can verecek</h3><p>Google'ın Finlandiya'ya yönelik 13 milyar euroluk yatırımı, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacak. Şirket, inşaat sürecinde 37 binin üzerinde istihdam yaratmayı ve Finlandiya'nın Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'na yılda 3,6 milyar euro eklemeyi hedefliyor. Yatırım kapsamında Kajaani, Muhos ve Vaala kentlerinde yeni veri merkezleri kurulacak, ayrıca Hamina'daki mevcut tesis genişletilecek. Google, bu altyapının başta yapay zeka sohbet botu Gemini olmak üzere Arama, Haritalar ve YouTube gibi ürün ve hizmetlerin gelişmiş şekilde sunulmasını sağlayacağına dikkat çekiyor. Şirket ayrıca, temiz enerji projeleri, biyolojik çeşitlilik, eğitim, araştırma ve iş gücü gelişimi için de özel fonlar ayırdığını açıkladı.</p><h3>Finlandiya, veri merkezi yatırımlarında cazibe merkezi oldu</h3><p>Finlandiya'nın serin iklimi, düşük karbonlu elektrik üretimi ve yoğun olmayan enerji şebekesi, ülkeyi veri merkezi yatırımları için cazip hale getiriyor. Özellikle soğuk hava koşulları, veri merkezlerinin soğutma maliyetlerini düşürüyor ve enerji verimliliğini artırıyor. Son dönemde yalnızca Google değil, TikTok da Finlandiya'ya 1 milyar dolarlık yeni bir veri merkezi yatırımı yapacağını açıkladı. Ülkenin sağlam dijital altyapısı, temiz enerji kaynakları ve yetenekli iş gücü, küresel teknoloji devlerinin ilgisini çekmeye devam ediyor. Başbakan Petteri Orpo, Google'ın yatırımıyla Finlandiya'nın sorumlu yapay zeka altyapısı geliştirme konusundaki liderliğinin pekiştiğini belirtti ve bu iş birliğinin ülke için kalıcı faydalar sağlayacağını ifade etti.</p><p>Google'ın Finlandiya'daki yatırımı, yalnızca şirketin teknik kapasitesini artırmakla kalmayacak; aynı zamanda ülkenin enerji sektöründe sürdürülebilirliği destekleyecek ve dijital ekonominin büyümesine ivme kazandıracak. Alphabet ve Google'ın üst düzey yöneticileri, bu adımın şirketin Avrupa'daki varlığını güçlendirdiğini ve sorumlu büyüme taahhüdünü yansıttığını vurguladı. Finlandiya ise, yeni yatırımlar ve iş birlikleriyle dijitalleşme ve enerji dönüşümünde öncü ülkelerden biri olma yolunda ilerliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/googledan-avrupa-tarihini-447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bakirkoydeki-guzellik-merkezi-skandali-rezaletin-80-bin-kaydi-bulundu-290966</link>
      <pubDate>2026-09-10T09:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakırköy'deki güzellik merkezi skandalı: Rezaletin 80 bin kaydı bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bakırköy'de güzellik merkezinde gizli çekilen görüntüleri internette satışa çıkaran zanlının elinde 80 binden fazla kayıt olduğu tespit edildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakırköy'deki güzellik merkezi skandalı: Rezaletin 80 bin kaydı bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy'deki bir güzellik merkezinde müşterilere ait gizli görüntülerin sosyal medyadan satıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma derinleştirildi. İncelemelerde şüphelilerin elinde 80 binden fazla video olduğu belirlendi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/5-10092026f59cda52.jpg"/><p>Şüpheliler arasında geçtiği belirtilen mesajlaşmalar da soruşturma dosyasına delil olarak girdi. Söz konusu şüpheli A.Ç. ve D.D. arasındaki yazışmada geçen, "Grubun hepsi Türk içerik. Daha neler var bende oraya atmadığım" ifadeleri dikkat çekti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/11-100920261ec54b5e.jpg"/><p>Savcılığın incelemesinde görüntülerin yalnızca güzellik merkezinde çekilen kayıtlarla sınırlı olmadığı belirlendi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/22-100920263cf17a3a.jpg"/><p>Uygunsuz görüntülerin Telegram ve X'teki kanallarda "Otobüs, AVM, etek altı, IP CAM" gibi ifadeler kullanılarak 20 farklı kategoriye ayrıldığı ve para karşılığı izletildiği tespit edildi.</p><p>Güzellik merkezinin sahibi Fatma Özçalışkan, tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bakirkoydeki-guzellik-mer-750_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gram-ons-ceyrek-altin-altin-fiyatlari-gune-nasil-basladi-290965</link>
      <pubDate>2026-09-10T09:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gram, ons, çeyrek: Altın fiyatları güne nasıl başladı?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın, küresel piyasalarda doların zayıflaması ve ons fiyatındaki yükselişin desteğiyle yeni güne (10 Eylül) yükselişle başladı. Gram altın 6 bin 881 liraya çıkarken, piyasaların gözü bugün TCMB ve ECB'nin faiz kararları ile ABD ÜFE verisine çevrildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gram, ons, çeyrek: Altın fiyatları güne nasıl başladı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Altının ons fiyatındaki yükseliş ve dolar endeksindeki zayıflamanın etkisiyle gram altın yeni güne değer kazancıyla başladı.</b></p><p>Dün gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,09 artışla 6 bin 859 liradan tamamlamıştı.</p><p>Bugün güne alıcılı başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,3 artışla 6 bin 881 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 255 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 816 liradan satılıyor.</p><p>Dolar endeksindeki zayıflıktan destek bulan altının ons fiyatı, yüzde 0,3 yükselişle 4 bin 414 dolardan işlem görüyor.</p><p>ABD&#39;nin mali endişeleri doları baskılarken, bu durum altın fiyatlarını destekliyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ve ABD&#39;de Üretici Fiyat Endeksi&#39;nin (ÜFE) takip edileceğini belirtti.</p><p>Bu arada AA Finans&#39;ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB&#39;nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.</p><p>Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı da yüzde 35 olarak hesaplandı.</p><p>ECB&#39;nin ise bugün politika faizlerinde artırıma gitmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/gram-ons-ceyrek-altin-alt-937_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/13-yasinda-aci-son-cocuk-iscinin-kahreden-olumu-290964</link>
      <pubDate>2026-09-10T09:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[13 yaşında acı son! Çocuk işçinin kahreden ölümü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Hatay'daki bir oto tamirhanesinde yaşanan patlamada 13 yaşındaki çırak Tunç Çam hayatını kaybetti. Çam'ın başına motor parçası isabet ettiği öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[13 yaşında acı son! Çocuk işçinin kahreden ölümü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKŞAM Gazetesi'nin İHA'dan aktardığı habere göre, Hatay Samandağ'daki bir oto tamirhanesinde patlama yaşandı. Bakım yapılması için tamirhaneye getirilen bir aracın motor kısmında yaşanan patlamada, 13 yaşındaki çırak Tunç Çam ağır yaralandı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Çam'a ilk müdahaleyi yaptı. Ancak ekiplerin olay yerinde yaptığı tüm müdahalelere rağmen Çam yaşamını yitirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/2-1009202690d19cb1.jpg"/><p><b>SORUŞTURMA BAŞLATILDI</b></p><p>Olayla ilgili yapılan incelemede tamirhanede motoru patlayan araçla Tunç Çam'ın da ilgilendiği belirlendi. Bu esnada yaşanan patlamada, motordan kopan bir metal parçanın küçük çocuğun başına isabet ettiği saptandı. Tunç Çam'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere cenaze aracıyla Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Tamirhanedeki patlamayla ilgili olarak ekiplerin geniş çaplı soruşturma başlattığı öğrenildi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/13-yasinda-aci-son-cocuk--572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/mkeden-misirda-zafer-hamlesi-bolgesel-us-olacak-290963</link>
      <pubDate>2026-09-10T09:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MKE'den Mısır'da "Zafer" hamlesi! Bölgesel üs olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), Mısır'da yüzde 100 iştiraki olan yeni şirketi Zafer'i kurdu. Şirket, ortak üretim projeleriyle Afrika ve Körfez'de yeni pazarlara kapı açacak. MKE, Mısır'ı yalnızca bir ihracat pazarı olarak değil, bölgesel üretim ve ticaret merkezi olarak konumlandırıyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MKE'den Mısır'da "Zafer" hamlesi! Bölgesel üs olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), savunma sanayiindeki küresel üretim ve ticaret ağını genişletmek için Mısır'da önemli bir adım attı. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş, Kahire'de yüzde 100 MKE iştiraki olan "Zafer" isimli bir şirket kurduklarını açıkladı. Şirket, MKE'nin ülkedeki ticari faaliyetlerinin yanı sıra ortak üretim projelerinin de merkezi olacak. Keleş, Mısır Askeri Üretim Bakanlığı ile patlayıcılar, enerjetik malzemeler, mühimmat ve çeşitli savunma sanayi ürünlerinin ortak üretimi ve geliştirilmesine yönelik sözleşme imzalandığını söyledi. Mısır'ın savunma alanındaki üretim kabiliyetinin MKE'nin teknoloji ve sistemleriyle bir araya getirileceğini belirten Keleş, iki ülkenin ortak üretim kapasitesini geliştirecek projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. MKE'nin Mısır'a TOLGA sisteminin de satışını gerçekleştirdiğini belirten Keleş, bu satışın sistemin ülke envanterine girmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. MKE, Mısır'daki ortak girişim yapısıyla TOLGA başta olmak üzere geliştirdiği çözümleri daha geniş coğrafyalara taşımayı planlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/aksam-10092026f91c9eaa.jpg"/><p><i>Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş</i></p><p><b>BÖLGESEL ÜS OLACAK</b></p><p>"Zafer" şirketinin yalnızca Mısır'daki faaliyetlerle sınırlı kalmayacağının altını çizen Keleş, şirket üzerinden kurulacak ortaklıkların Afrika ve Körfez bölgelerindeki ticari faaliyetlere katkı sağlayacağını söyledi. Böylece MKE, Mısır'ı yalnızca bir ihracat pazarı olarak değil, bölgesel üretim ve ticaret merkezi olarak konumlandırıyor. MKE'nin uzun yıllara dayanan mühimmat ve silah üretim tecrübesinin önemli bir teknoloji birikimi oluşturduğunu vurgulayan Keleş, ülkelerin savunma ürünlerini kendi imkanlarıyla üretme eğiliminin arttığına dikkati çekti. Bu nedenle teknoloji transferi ve ortak üretim kabiliyetlerinin ürün ihracatının önüne geçmeye başladığını kaydetti.</p><p><b>MKE YENİ COĞRAFYALARA GİRİYOR</b></p><p>MKE, Mısır'ın yanı sıra farklı ülkelerde de ortak üretim ve yatırım imkanlarını değerlendiriyor. İlhami Keleş, Kanada'da ortak girişim süreçlerinin sürdüğünü, ABD'de yatırım imkanlarının görüşüleceğini, Malezya'da ise bir ihaleye katıldıklarını açıkladı. Malezya'daki süreçte yerelleştirme kapsamında da çalışmalar yürütülecek MKE'nin Azerbaycan'da olduğu gibi Mısır'da da kendi tüzel kişiliğiyle faaliyet göstereceğini belirten Keleş, "Zafer" şirketinin yerel firmalarla kurulacak ortaklıklarda MKE adına ortak olarak yer alacağını ifade etti. Böylece MKE, savunma sanayiindeki üretim gücünü farklı coğrafyalara taşıyan yapısını genişletiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/mkeden-misirda-zafer-haml-337_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/120-gigavatlik-gunes-enerjisi-potansiyeli-catilardaki-elektrik-turkiyeyi-aydinlatabilir-290962</link>
      <pubDate>2026-09-10T08:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[120 gigavatlık güneş enerjisi potansiyeli... Çatılardaki elektrik Türkiye'yi aydınlatabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin çatılarında 120 gigavatlık güneş enerjisi potansiyeli bulunuyor. Bu rakam da Türkiye'deki toplam elektrik talebinin yüzde 45'ine denk geliyor. İzmir, İstanbul ve Ankara bu konuda öne çıkan iller.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[120 gigavatlık güneş enerjisi potansiyeli... Çatılardaki elektrik Türkiye'yi aydınlatabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'deki çatıların yaklaşık 120 gigavatlık güneş fotovoltaik (PV) kapasitesi kurulum potansiyeline sahip olduğu ve bunun hayata geçirilmesi halinde ülkenin elektrik talebinin yüzde 45'inin buradan karşılanabileceği hesaplanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan "Türkiye Enerji Politikaları İncelemesi Raporu"ndan yapılan derlemeye göre, çatı tipi güneş enerjisinin yaygınlaştırılması, elektrik üretiminin dağıtılmasını sağlayarak enerji sisteminin merkezi yapısının azaltılmasına ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının artırılmasına imkan sunuyor.</p><p><b>STRATEJİK ÖNEMDE</b></p><p>Bu model, aynı zamanda enerji üretiminde sübvansiyonlara bağımlılığın azaltılması ve tüketicilerin kendi elektriğini daha uygun maliyetlerle üretmesi açısından da önemli bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin en yüksek çatı tipi güneş enerjisi potansiyeline sahip 3 ili ise nüfus bakımından ülkenin en büyük şehirleri olan İzmir, İstanbul ve Ankara olarak öne çıkıyor. Rapora göre, çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaştırılması yalnızca yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması açısından değil, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi bakımından da önem taşıyor. Özellikle deprem gibi doğal afetler sonrasında merkezi enerji sistemlerinde meydana gelebilecek kesintilere karşı çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, elektrik arzının belirli ölçüde devamlılığını sağlayarak daha dayanıklı ve dağıtık bir enerji yapısına katkıda bulunabiliyor.</p><p><b>SİSTEM BASİTLEŞTİRİLMELİ</b></p><p>Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, meskenler için 25 kilovat altı çatı kurulumlarında, çanak anteni ya da doğalgaz tesisatı kurar gibi sistemin basitleştirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p><b>RÜZGAR VE GÜNEŞTE İZİN SÜREÇLERİ KISALIYOR</b></p><p>Türkiye, 2035'e yönelik rüzgar ve güneş enerjisi hedeflerine ulaşmak amacıyla çeşitli reform ve yatırımları hayata geçiriyor. 24 Temmuz 2025'te yapılan yasal değişikliklerle rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin izin süreçlerinin yaklaşık 48 aydan 18 aya indirilmesinin önü açıldı. Başvuru süreçlerinin daha da iyileştirilmesi ve yeni yapılacak binalar ile kamu binalarında çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi, Türkiye'nin enerji hedeflerine ve enerji alanında kendi kendine yeterlilik hedeflerine katkı sağlayabilecek adımlar arasında gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/120-gigavatlik-gunes-ener-434_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-iran-savasi-donald-trump-ara-secimlerin-hemen-ardindan-sona-erecek-290961</link>
      <pubDate>2026-09-10T08:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD - İran savaşı... Donald Trump: Ara seçimlerin hemen ardından sona erecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Donald Trump, ABD - İran savaşının kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce bitmesini beklemediğini, petrol fiyatlarının da bu tarihe kadar düşmeyeceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD - İran savaşı... Donald Trump: Ara seçimlerin hemen ardından sona erecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT Haber'in BBC'den aktardığı habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan savaşın kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce bitmesini beklemediğini, petrol fiyatlarının da bu tarihe kadar düşmeyeceğini söyledi.</p><p>Kongre ara seçimleri öncesinde partisinin ilk kongresi için Teksas'a hareketi sırasında konuşan Trump, Tahran yönetiminin direncinin tükenmek üzere olduğunu vurguladı. Trump, savaşın seçimlerin hemen ardından sona ereceğini ve petrol fiyatlarının hızla düşüşe geçeceğini iddia etti.</p><p>İran'ın ABD seçimlerini etkilemeye çalıştığını öne süren Trump, Tahran'ın nükleer silah elde etmesine izin verecek zayıf bir yönetimin işbaşına gelmesini hedeflediğini savundu.</p><p>Tahran yönetimi ise nükleer silah geliştirmeye çalıştığı yönündeki iddiaları reddetmeyi sürdürüyor.</p><p>İran ile müzakere ihtimaline de değinen ABD Başkanı, yeni bir görüşmenin mümkün olabileceğini ancak şu aşamada gündemlerinde olmadığını belirtti.</p><p>Yedinci ayına giren savaşın başlangıçta sadece birkaç hafta süreceğini tahmin eden Trump, çatışmaların benzin ve gıda fiyatlarına yansıması nedeniyle kamuoyu desteğinde ciddi bir düşüş yaşıyor.</p><p><b>ORTA DOĞU'DA TIRMANAN GERİLİM</b></p><p>Bölgedeki petrol tesislerinin hedef alınmasıyla küresel akaryakıt fiyatları yükselişe geçti. Brent petrolün varil fiyatı, temmuz ayından bu yana ilk kez 100 dolara ulaştı.</p><p>ABD ordusu, İran ile bağlantılı beş petrol tankerine saldırı düzenlediğini duyurdu. İran devlet medyası ise misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nda iki ABD savaş gemisi ile sekiz petrol tankerinin vurulduğunu ve gemilerde ağır hasar meydana geldiğini bildirdi.</p><p>Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine düzenlediği saldırılar da bölgedeki yangınları ve tedarik krizini derinleştirdi.</p><p>Geçtiğimiz ay 60 günlük ateşkesin sona ermesiyle yeniden başlayan çatışmalar, artan enerji maliyetleri nedeniyle ABD'de faiz oranlarının yeniden yükseltileceği beklentisini güçlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/abd-iran-savasi-donald-tr-812_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290960</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/karadenize-milyarlarca-liralik-dev-yatirim-290960</link>
      <pubDate>2026-09-10T08:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'e milyarlarca liralık dev yatırım!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın Rize'de 10 milyar TL'lik yatırımların açılış törenine katılacak. Pazar günü de Karadeniz bölgesine sağlık hizmeti veren Samsun Şehir Hastanesi'nin resmi açılışını yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'e milyarlarca liralık dev yatırım!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de milyarlarca liralık yatırımı hizmete açacak. En son geçtiğimiz mart ayında baba ocağını ziyaret eden Erdoğan'ın bu akşam memleketine gelmesi; yarın da toplu açılış törenine katılması bekleniyor. Rize'de son dönemde tamamlanan ve toplam maliyeti 10 milyar TL'yi bulan yatırımlar, Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın katılımıyla resmen hizmete alınacak. </p><p><b>EĞİTİMDEN TURİZME KADAR</b></p><p>Toplu açılış töreni, yarın saat 14.00'te Rize Valiliği Tören Alanı'nda gerçekleştirilecek. Erdoğan'ın, toplu açılış töreninin yanı sıra Rize'de çeşitli ziyaret ve temaslarda da bulunacağı öğrenildi. Açılışı yapılacak yatırımlar, kentin farklı ihtiyaçlarına yönelik geniş bir alanı kapsıyor. Rize Millet Bahçesi ve İyidere Millet Bahçesi ile yeni yeşil alanlar vatandaşların kullanımına sunulurken, Yağlıtaş TOKİ, Kendirli TOKİ ve Madenli TOKİ projeleriyle yeni konutlar hizmete girecek. Eğitim alanında Ahmet Tevfik İleri Yurdu ile Hafize Haşim Haşimoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi açılacak. Spor yatırımları kapsamında İkizdere Futbol Sahası, turizm ve sosyal yaşam alanında ise Pazar Kız Kalesi Kafe hizmete alınacak. Kentin tarihi ve kültürel dokusunu güçlendirmeyi amaçlayan Rize Kültür Sokağı da açılışı yapılacak önemli projeler arasında yer alıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/2-10092026d0caa44d.jpg"/><p><b>SAMSUN'A SAĞLIK ÜSSÜ</b></p><p>Samsun Şehir Hastanesi'nin resmi açılışı, pazar günü Erdoğan'ın katılımıyla yapılacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/1-100920261cefb439.jpg"/><p>9 Mayıs'ta hasta kabulüne başlayan dev sağlık üssü, modern teknolojik altyapısıyla sadece Samsun'a değil, tüm Karadeniz bölgesine kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/3-1009202637c2dc39.jpg"/><p>Eşi tedavi gören Zeynel Özdemir, "Samsun'a çok güzel bir hastane kazandırıldı. Gurur duymamak elde değil" derken; Beytullah Donbaş ise "Ordu'dan buradaki imkanlar güzel olduğu için geldim" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/4-10092026a0c1a7bf.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/karadenize-milyarlarca-li-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-partili-ozgur-celikin-yalanlari-tek-tek-curutuldu-290959</link>
      <pubDate>2026-09-10T07:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni Partili Özgür Çelik'in yalanları tek tek çürütüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi sonrası Ayhan Aydın hakkında yaptığı açıklamalar üzerine resen soruşturma başlatıldı. Müşteki sıfatıyla ifade veren Ayhan Aydın, bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiği iddiasını reddetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni Partili Özgür Çelik'in yalanları tek tek çürütüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKŞAM Gazetesi Haber Merkezi'nde yer alan habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi sonrası Ayhan Aydın hakkında yaptığı açıklamalar üzerine resen soruşturma başlattı. Müşteki sıfatıyla ifade veren Aydın, bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiği iddiasını reddetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/aksam-100920261be62460.jpg"/><p><i>Özgür Çelik</i></p><p><b>ANLATILANLAR ASILSIZ</b></p><p>Ayhan Aydın, "Anlatılanlar tamamen asılsızdır. Engelli eşim ve çocuğum üzerinden baskı gördüğüm iddiası da gerçek dışıdır. Ailemin siyasete alet edilmesi bizi çok üzdü" dedi. Özgür Çelik'in ricasıyla aradığını söyleyen kişilerden seçim öncesi peş peşe telefonlar aldığını belirten Aydın, bu aramalar yüzünden manevi huzurunun bozulduğunu ve panik atak krizleri yaşama noktasına geldiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/1-10092026ed853d84.jpg"/><p><i>Ayhan Aydın</i></p><p><b>İSTİFAM VİCDANİ TERCİH</b></p><p>CHP'den ayrılarak AK Parti'ye geçme kararını kendi hür iradesiyle aldığını vurgulayan Ayhan Aydın, belediyedeki yolsuzluk iddialarından ve partisinin tutumundan rahatsız olduğu için bu kararı verdiğini söyledi. Parti içi eleştirilerinin dikkate alınmadığını belirten Aydın, değişimin baskıyla değil vicdani bir tercihle gerçekleştiğini kaydetti. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/yeni-partili-ozgur-celiki-645_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bedeni-chpde-ruhu-yeni-partide-kemal-kilicdaroglundan-mansur-yavasa-sert-tepki-pozisyonu-b-290958</link>
      <pubDate>2026-09-10T07:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bedeni CHP'de ruhu Yeni Parti'de... Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş'a sert tepki: Pozisyonu bizim için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'dır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[‘Tarafsız kalma' uğruna CHP'nin kuruluş yıldönümü etkinliklerine dahi katılmayan Mansur Yavaş'a, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da tepkisini gösterdi. CHP'liler, Yavaş'ın daha önce Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Manisa'ya gittiğini hatırlatırken, Kılıçdaroğlu Yavaş'ın yıldönümü etkinliklerine katılmamasına sert çıktı. Kılıçdaroğlu, "Telefon açıp ‘Mansur Bey katılın' diyecek halim yok. Mansur Bey'in pozisyonu bizim için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'dır.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bedeni CHP'de ruhu Yeni Parti'de... Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş'a sert tepki: Pozisyonu bizim için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'dır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'den iki kez Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanan Mansur Yavaş, partinin kuruluş yıldönümü etkinliklerine katılmadı. Yakın çevresine "Tarafsız olmak istiyorum" dediği öğrenilen Yavaş'ın bu tutumu, CHP içinde tepkiyle karşılandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Yavaş'ın tavrına ilk tepkisi ise "Hiç şaşırmadım" şeklinde olmuş. CHP içinde deprem yaşanırken yurtdışına çıkan Yavaş, partiden ayrılmalar olduğunda da kayıtsız kalmıştı.  </p><p><b>ÖZEL İLE MANİSA'YA GİTTİ</b></p><p>Konuştuğum bir CHP'li yönetici, "Etkinliklere katılım için özel davet gönderilmedi. Genel çağrı yapıldı. 'Tarafsız kalmak' için etkinliklerimize katılmamış. Ama daha önce Yeni Parti Genel Başkanı Özel ile Manisa'ya gitmişti" diye tepki gösterdi. </p><p><b>KUŞOĞLU İLE İRTİBATLI</b></p><p>Konuştuğum bir başka CHP'li ise, Yavaş ile ilgili ilginç bir detay verdi. Yavaş'ın, Bülent Kuşoğlu üzerinden Kılıçdaroğlu'na mesaj gönderdiğini iddia etti. Ancak Yavaş'ın Yeni Parti'de doğrudan Özgür Özel ile gizli-açık irtibat kurduğu belirtildi. Bursa, Mersin ve Adana Büyükşehir Belediye başkanlarının hazır bulunduğu 103. yıl etkinliklerine Yavaş'ın katılmaması parti içinde ciddi tartışma başlattı. Yavaş, sosyal medya hesabından "CHP; kökleri Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan kurumsal yapısı, geleneği ve bir asrı aşan siyasi birikimiyle Türkiye'nin en köklü siyasi partisidir" mesajı yayınlamakla yetindi.</p><p><b>KILIÇDAROĞLU'NUN TEPKİSİ</b></p><p>Kemal Kılıçdaroğlu'na Yavaş'ın CHP kuruluş yıldönümü kutlamaları ve parti resepsiyonuna katılmaması soruldu. Kılıçdaroğlu net konuştu: "Benim için halkın katılması önemli. Kişiler hiç önemli değil. Özel olarak telefon açıp 'Mansur Bey katılın' diyecek halim yok. Mansur Bey'in pozisyonu bizim için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıdır." </p><p>Mansur Yavaş böyle giderse, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bedeni-chpde-ruhu-ypde-ke-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ikinci-bir-israil-olmaya-calismak-en-buyuk-hata-atina-ve-rum-yonetimine-sert-elestiri-cumh-290957</link>
      <pubDate>2026-09-10T07:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İkinci bir İsrail olmaya çalışmak en büyük hata" Atina ve Rum yönetimine sert eleştiri: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı silahlanma yarışıyla durduramazsınız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Politis yazarı Dionysiou, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın silahlanma yarışına tepki göstererek, “İkinci bir İsrail olmaya çalışmak en büyük hatadır” dedi. Öte yandan Dionysiou, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı silahlanma yarışıyla durduramazsınız. Yunanistan silahlı kuvvetlerine ne kadar yatırım yaparsa yapsın ya da İsrail ile ne kadar yakın işbirliği içinde olursa olsun, güç dengesini kökten değiştirmek zordur.” ifadelerini de kullandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İkinci bir İsrail olmaya çalışmak en büyük hata" Atina ve Rum yönetimine sert eleştiri: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı silahlanma yarışıyla durduramazsınız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Türkiye'ye karşı yürüttüğü silahlanma politikası Rum basınında tartışma yarattı. Politis gazetesi yazarı Dionysis Dionysiou, 'Yunanistan'ın İsrail'e dönüşmesine gerek yok' başlıklı yazısında, Atina ve Rum yönetimini sert sözlerle eleştirdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/2-10092026e7f22868.jpg"/><p class="">Yunanistan'ın Rafale, F-35 ve fırkateyn yatırımlarına rağmen güç dengesinin değişmeyeceğini belirten Dionysiou, şu uyarılarda bulundu: "Yunanistan ve Kıbrıs'ın yapabileceği en tehlikeli hata, Türkiye'yi endişelendirecek kadar füze edindiklerinde Doğu Akdeniz'de barışın sağlanacağına inanmaktır. Ne Yunanistan ne de Kıbrıs ikinci bir İsrail haline gelemez ve daha da önemlisi bunu istememelidir. Günümüzde Türkiye; nüfus, uçak, gemi, ekonomik güç ve coğrafya gibi faktörlerle ilişkisini ikili güç dengesi üzerinden yürütüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı silahlanma yarışıyla durduramazsınız. Yunanistan silahlı kuvvetlerine ne kadar yatırım yaparsa yapsın ya da İsrail ile ne kadar yakın işbirliği içinde olursa olsun, güç dengesini kökten değiştirmek zordur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/1-1009202655c052dc.jpg"/><p><b>'ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE BEL BAĞLAMAYIN'</b></p><p>ABD, Fransa ve İsrail gibi ülkelerle kurulan ittifakların kalıcı olmadığını vurgulayan Dionysiou, üçüncü ülkelere bel bağlanmaması gerektiğini belirtti: "Hiçbir devletin ebedi dostu yoktur. İsrail yarın Ankara ile ilişkilerini iyileştirebilir. Mısır çıkarlarını yeniden tanımlayabilir. Türkiye her zaman orada olacaktır; Yunanistan'ın yanında, Kıbrıs'ın karşısında. Çözüm, çatışma yerine ticaret, enerji ve turizm gibi alanlarda ortak çıkarları artırmaktır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ikinci-bir-israil-olmaya--302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290956</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adidasin-rezil-reklamina-tbmm-baskani-kurtulmustan-tepki-gazzede-ampute-birakilan-cocuklar-290956</link>
      <pubDate>2026-09-09T23:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adidas'ın rezil reklamına TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan tepki: Gazze'de ampute bırakılan çocukları görmüyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'da katıldığı tıp kongresinde İsrail askerli Adidas reklamına ve uluslararası kamuoyuna sert tepki gösterdi. Bir İsrail askerinin reklamı üzerinden ampute bir bireyi gündeme taşıyanların Gazze'de ayakları ve kolları kesilen on binlerce çocuğu görmezden geldiğini belirten Kurtulmuş, bu çifte standardın insanlık için büyük bir utanç olduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adidas'ın rezil reklamına TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan tepki: Gazze'de ampute bırakılan çocukları görmüyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 23. Dünya Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi'nde (IFOS 2026) yaptığı konuşmada, "Bir tarafta dünyanın en büyük tıp merkezlerinde fevkalade büyük teknoloji ürünü olan alet ve edevatın kullanıldığı, imkanların ortada olduğu bir dünya; diğer tarafta da hemen hemen temel tıp hizmetlerinden istifade edemeyen, tam bir yoksunluk içerisinde olan, milyonlarla ifade edebileceğimiz, 10 milyonlarla hatta 100 milyonlarca ifade edeceğimiz insanlık alemi. Bir taraf varlık içerisinde her türlü tıbbi müdahaleyi henüz belki hastalık ortaya çıkmadan önleyebilme imkanına sahipken, bir diğer taraf en ağır hastalıkların dahi tedavi edilemediği bir yoksunluk içerisinde yaşamaktadır. Dünyada insanlık tarihi boyunca yaşadığımız bu adaletsizliklerin en çarpıcı alanlarından birisinin de tıp alanı olduğunu üzülerek ifade ediyoruz. Bir başka önemli mesele de, sadece yoksulluk, insanların fakirliği, kıtaların ve ülkelerin fakirliği değil, aynı zamanda çatışma, iç çatışma ve dış müdahalelerle karşılaştığımız gayriinsani sorundur. Şu anda dünyanın onlarca ülkesinde ya iç çatışmalar ya da dışarıdan müdahalelerle birlikte maalesef temel sağlık hizmetlerinin verilemediği çok sayıda insan mevcuttur" diye konuştu.  </p><p><b>"BU BÜYÜK UTANÇ İNSANLIK İÇİN ULUSLARARASI ALANDA HEPİMİZ İÇİN YETER DE ARTAR"</b></p><p>Gazze'deki sağlık alanındaki yetersizliğe dikkat çeken Kurtulmuş, "Ne yazık ki, 3 yıldır insanlığın dibe vurulduğu bir soykırımın yaşandığı Gazze, tıp alanında insanlığın yaşadığı bu çifte standardın en hazin senaryosunun uygulandığı yerdir. İnsanlar, bırakın çok lüks tıp imkanlarından istifade etmeyi, en temel sağlık imkanlarından dahi yararlanamamaktadır. Dünyanın en iyi doktoru olsanız neye yarar? Dünyanın en iyi tıbbi imkanlarına sahip olsanız neye yarar? Bombalanan bir ameliyathanede hiçbir tıbbi araç olmadan bir çocuğa müdahale edememenin vermiş olduğu ıstırap, herhalde bir tıp insanı için en büyük ıstıraptır. Bugün Gazze'de maalesef ameliyathanelerin, temel tıbbi bakım yerlerinin çalışamaz halde olduğu ve Gazze'nin de dünya üzerindeki onlarca böylesine büyük yıkım alanlarından sadece birisi olduğunun altını çizmek istiyorum. Gazze'de tıp alanında yaşamış olduğumuz ve hepimizin içini burkan bu mesele, maalesef yayılmacı, işgalci, soykırımcı İsrail devleti tarafından, İsrail hükümeti tarafından da tam bir insanlık dramına dönüştürülmüştür. Görüyoruz ama elimizi uzatamıyoruz. Duyuyoruz ama yetişemiyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini hem de reklamlar üzerinden, bir İsrail askerinin reklamı üzerinden onu gündeme getirenler; Filistin'de ayakları ve kolları kesilen binlerce, 10 binlerce çocuktan maalesef bahsedemiyorlar. Bu büyük utanç insanlık için uluslararası alanda hepimiz için yeterde artar. Bunu gündeminize getirmek istiyorum. Tıbbi etik, sadece bildiğimiz o geleneksel tıbbi etik olmanın çok ötesine geçmiştir. Artık tıbbi etik, yoksulluk, fakirlik dolayısıyla tıbbi hizmetlere ulaşamayanlara nasıl el uzatabileceğimiz üzerinde fikir yormak ve baskı ve bu tür zulümler vasıtasıyla ulaşamadığımız dünyanın mahrum ve mazlum insanlarına nasıl el uzatacağımız üzerinde de düşünmemizi gerektiriyor" dedi.  </p><p><b>"TÜRKİYE'NİN SAĞLIK SİSTEMİ ÖRNEK GÖSTERİLEN BİR BAŞARI HİKAYESİ"</b></p><p>Törende konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Yasin Erkoç ise, "Türkiye'nin sağlık sistemi küresel ölçekte örnek gösterilen bir başarı hikayesi. Başta asrın felaketi olmak üzere son dönemlerde yaşadığımız tüm afetlerde ve onun öncesinde kovid-19 krizinde dünyaya örnek olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonu sadece siyasi ve ekonomik geleceğimizi değil sağlık sistemimizi de yeniden tanımladı" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovp-rakamlarini-acikladi-kur-korumali-mevduat-sifir-seviyesinde-290955</link>
      <pubDate>2026-09-09T23:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz OVP rakamlarını açıkladı: Kur Korumalı Mevduat sıfır seviyesinde]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) detaylarını açıkladı. Finansal piyasalara zarar vermeden Kur Korumalı Mevduat'ın (KKM) tamamen sıfır seviyesinde olduğunu söyleyen Yılmaz, ekonomi üzerindeki büyük bir yükün sorunsuz şekilde kaldırıldığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz OVP rakamlarını açıkladı: Kur Korumalı Mevduat sıfır seviyesinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde, 2027-2029 dönemine ilişkin &quot;Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması&quot; kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.</p><p>Programda, gazetecilere Orta Vadeli Program&#39;a (OVP) ilişkin bilgi veren Yılmaz, OVP&#39;nin kalkınma planlarıyla uyumlu olarak her yıl güncellenen, makroekonomik, mali ve yapısal politikalara yön veren temel çerçeve olduğunu belirtti.</p><p>Yılmaz, OVP&#39;nin makroekonomik öngörüleri ve politika değişkenleri ortaya koymanın yanı sıra kamu gelirleri, harcamaları ve borçlanmasına ilişkin çerçeveyi de belirlediğini ifade etti.</p><p>OVP&#39;nin yıllık bütçenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğunu ve ilgili dönem için reform gündemini de tanımladığını anlatan Yılmaz, ilgili paydaşlarla istişare sürecine özel önem verdiklerini dile getirdi.</p><p>Yılmaz, Türkiye&#39;nin küresel ekonominin bir parçası olduğunu anımsatarak, küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin ekonomik öngörüleri ve politikaları da etkilediğini söyledi.</p><p>Küresel düzeydeki koşulların oldukça zorlu bir seyir izlediğine işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42428707.jpg"/><p>&quot;Dünya genelindeki üretime bakıldığında, gerçekleşmesi beklenen seviyenin bir yıl öncesindeki tahminlerin altında kalacağı öngörülüyor. Özellikle kırsal bölgelerdeki ve sanayi sektöründeki büyüme Türkiye için kritik öneme sahip, zira ihracatımızın önemli bir kısmını bu alanlar oluşturuyor ve dolayısıyla dış talep ihracatımız açısından büyük önem taşıyor. Ticaret ortaklarımızı ele aldığımızda, geçen yıl Orta Vadeli Program&#39;ı hazırlarken, ticaret ortaklarımızın büyüme oranına ilişkin uluslararası öngörü yüzde 2,4 seviyesindeyken, bugün bu oran yüzde 1,6&#39;ya gerilemiş durumda.&quot;</p><p><b>"SAVAŞ, KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLEDİ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sanayi üretimindeki yavaşlamanın oldukça dikkati çekici olduğunu belirterek, &quot;Geçen yıl, bu yıl için yüzde 3,4&#39;lük bir büyüme öngörülürken, bugün yapılan tahminler yüzde 0,5&#39;lik bir daralmaya işaret ediyor. Yani bölgede bir gerileme söz konusu. Bu durum, küresel ticaret koşullarının pek de elverişli olmadığını gösteriyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Bunun temel nedeninin bölgedeki savaş olduğunu, bunun tüm küresel ekonomiyi, özellikle de Avrupa bölgesini etkilediğini ifade eden Yılmaz, bu etkinin yansımalarının Türkiye&#39;nin ticaret performansında da görüldüğünü kaydetti.</p><p>Yılmaz, geçen yıl hazırlanan kapsamlı programda, bu yıl için Brent petrol fiyatlarının varil başına 64,3 dolar olmasının öngörüldüğünü hatırlatarak, Ancak bugün yapılan hesaplamalarda ortalama fiyatın 89,3 dolar seviyesinde olduğu görülüyor. Yani fiyatlarda ciddi bir artış söz konusu.&quot; dedi.</p><p>Aynı durumun enerji dışı emtia fiyatları için de geçerli olduğunu dile getiren Yılmaz, enerji dışı emtia fiyatlarının da yükseldiğine, küresel enflasyonun da yukarı yönlü bir seyir izlediğine işaret etti.</p><p>Yılmaz, bu durumun, OVP&#39;deki öngörülerine de yansıdığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Büyüme oranımızın yüzde 3,8 olması öngörülüyordu ancak bu öngörüde bir revizyona gittik. Şu anda yüzde 3,3&#39;lük bir büyüme oranı öngörüyoruz. Sanayi üretimi beklentisi de revize edildi, geçen yılki öngörülerle kıyaslandığında farklı bir seviyede seyrediyor. Yıl sonu tüketici fiyat endeksi (TÜFE) tahmini yüzde 16 seviyesindeydi ancak bunu yüzde 28,4&#39;e revize ettik. Aslında Merkez Bankası bu tahmini farklı zamanlarda güncelledi ancak OVP yıllık olarak revize edildiği için biz de bu güncellemeyi yıllık bazda gerçekleştirdik.</p><p>Bu nedenle söz konusu revizyon, diğer dönemlerdeki revizyonlardan daha büyük önem taşıyor. Aslında bu planı hazırlarken Merkez Bankası ile istişarelerde bulunuyoruz. Dolayısıyla bu, çeşitli ekonomik kurumların öngörülerinin bir araya gelmesi ve mevcut koşullara dair ortak değerlendirmeler yapılması sonucunda ortaya çıkan bir tablodur.&quot;</p><p><b>"DEĞİŞİKLİKLER CARİ İŞLEMLER DENGELERİNİ DE ETKİLEDİ"</b></p><p>Öngörülerin, dış ticaret açığı gibi kalemler üzerinde de benzer etkiler yarattığına işaret eden Yılmaz, &quot;Örneğin, daha önce 96 milyar dolar olarak öngörülen bir kalem... Bugün bu rakam 105 milyar dolar seviyesinde, yani geçen yıla kıyasla yaklaşık 9-10 milyar dolarlık bir fark söz konusu. Bunun temel nedeni, 63 milyar dolar olarak öngörülen ancak şu anda 71 milyar dolar olması beklenen enerji faturamızdaki artıştır.&quot; diye konuştu.</p><p>Turizm gelirleri beklentisinde de 3 milyar dolarlık bir düşüş yaşandığını aktaran Yılmaz, burada 68 milyar dolarlık bir gelir öngörülürken, şu anda 65 milyar dolar beklendiğini, bu değişikliklerin cari işlemler dengelerini de etkilediğini dile getirdi.</p><p>Yılmaz, büyüme öngörülerine bakıldığında 2025 yılı için küresel ticaretin yüzde 5, küresel büyümenin ise yüzde 3,5 oranında gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.</p><p>Dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3, dünya ticaretinin ise yüzde 3,5 oranında büyümesinin beklendiğini belirten Yılmaz, &quot;Ancak iyi haber şu ki 2027 yılına ilişkin uluslararası beklentilerin tamamı olumlu yönde. Küresel düzeyde büyümenin yüzde 3,4 olacağı tahmin ediliyor ve ticaretin, yani küresel ticaretin önümüzdeki yıl yüzde 4,3 artacağı öngörülüyor. Bu, elbette Türkiye gibi ihracatçı ülkeler için özellikle iyi bir haber.&quot; dedi.</p><p>Emtia fiyatları üzerindeki arz kaynaklı yukarı yönlü baskıya bakıldığında, özellikle savaşın etkisiyle, enerji fiyatlarında olduğu kadar enerji dışı emtialarda da çok önemli bir artış görüldüğüne dikkati çeken Yılmaz, bununla birlikte bir yavaşlama ve gerilemenin de bulunduğunu ancak fiyatların geçmişteki seviyelerinden çok daha yüksek olduğunu kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42428706.jpg"/><p><b>"TÜRK LİRASINA DUYUAN GÜVEN ARTTI"</b></p><p>Verilere bakıldığında, Türkiye&#39;deki toplam yatırımın toplam tüketimden daha hızlı büyüdüğünün görüldüğünü belirten Yılmaz, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Bu, Türkiye&#39;deki büyümenin kalitesi açısından özellikle önemlidir. Bu verilere göre büyüme daha dengeli, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir nitelik taşıyor. Bu da makul bir büyüme seviyesiyle enflasyonla mücadele etmemize yardımcı oluyor. Yani, bazı gözlemciler ve basın mensupları bu konuyu soruyorlar. Yani, büyüme ile enflasyonla mücadele programı arasındaki tutarlılık nedir? Bu anlamda doğru yönde ilerlediğimiz ve büyüdüğümüz açık. Ancak bu büyüme, enflasyonla mücadele programımıza aykırı değildir. Daha dengelidir ve hem üretim kapasitemizi hem de verimliliğimizi artırmaktadır. Bu da çeşitli sektörlerdeki enflasyonist sorunların üstesinden gelmemize ve aynı zamanda enflasyon düşürme programımızı uygulamamıza yardımcı olmaktadır. Türk lirasına duyulan güvenin arttığı da bu grafikten çok net bir şekilde anlaşılmaktadır.&quot;</p><p>Yılmaz, üç yıl öncesinde döviz mevduatlarının çok yüksek olduğunu, Türk lirası mevduatlarının ise oldukça düşük seviyede bulunduğunu hatırlatarak, ancak bugün Türk lirası mevduatların neredeyse iki katına çıktığını, döviz mevduatlarının ise yüzde 40&#39;ın altına düştüğünü gördüklerini aktardı. Yılmaz, &quot;Türk ekonomisi için çok önemli bir koşullu yükümlülük olan döviz korumalı mevduatlar ise artık sıfır seviyesinde. Yani tamamen ortadan kaldırıldı ve bunu, finansal piyasalara veya finansal istikrara zarar vermeden, aslında sorunsuz bir süreçle başardık.&quot; dedi.</p><p>Yılmaz, bu üç yıllık dönemde elde edilen en önemli başarılardan birinin, bu koşullu yükümlülüğün ortadan kaldırılması ve Türk lirasının konumunun güçlendirilmesi olduğuna vurgulayarak, &quot;Bu güçlü artışa baktığımızda, aslında rezervlerimizde bir başka çok önemli gelişme görüyoruz. 2023 yılının Mayıs ayında, toplam rezervler, yani brüt rezervler 98,5 milyar ABD dolarıydı. Bugün, 28 Ağustos 2026 itibarıyla, rezervlerimiz 188,2 milyar dolara yükseldi, yani rezervlerimizde neredeyse 90 milyar dolarlık bir artış oldu.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, bunun oldukça önemli bir gelişme olduğuna ve son aylarda altın fiyatlarındaki bu düşüşe rağmen gerçekleştiğine dikkati çekti.</p><p><b>"ŞİRKET BORÇLARININ GSYİH'YE ORANI OLDUKÇA MAKUL"</b></p><p>Rezervlerde oldukça önemli bir artış olduğunu vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Risk göstergesi olarak CDS&#39;ye baktığımızda, Mayıs 2023&#39;te 700 puanın üzerindeyken şu anda 220&#39;nin altında. Yani risk primlerimizde büyük bir düşüş söz konusu ve bu durum hem kamu sektörü hem de özel sektör için, özellikle de döviz cinsinden krediler söz konusu olduğunda, borçlanma maliyetleri açısından da çok önemli. Yani, kamu borcumuzun Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYİH) oranı yaklaşık yüzde 20 civarında. Kesin rakam yüzde 23,9, GSYİH&#39;mizin yüzde 24&#39;üne yakın, oysa bu oran gelişmekte olan ekonomilerde neredeyse yüzde 80, gelişmiş ekonomilerde ise yüzde 100&#39;ün üzerindedir. Türkiye&#39;de bu oran yaklaşık yüzde 10, gelişmekte olan piyasalarda yaklaşık yüzde 46 ve gelişmiş ekonomilerde ise neredeyse yüzde 68&#39;dir.</p><p>Türkiye&#39;de şirket borçlarının GSYİH&#39;ye oranı da oldukça makul seviyededir. Türkiye&#39;de bu oran yüzde 38,9, gelişmekte olan piyasalarda yüzde 52,4 ve gelişmiş ekonomilerde ise neredeyse yüzde 90&#39;dır. Bu çok önemli bir konu, zira salgınların ardından birçok ülke borç biriktirmiş durumda ve bu durum, belirli politikaları uygulamaları açısından çok önemli bir kısıtlama oluşturuyor. Türkiye, borç göstergelerimiz göz önüne alındığında, bu küresel koşullarda önemli bir avantaja sahip olacak. Bunlar 2025 yılına ait rakamlardır.&quot;</p><p>Yılmaz, 2024 ve 2025 yılları göz önüne alındığında, cari işlemler açığının yüzde 2'nin altında olduğunu belirtti.</p><p>Cari işlemler dengesi ile Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) oranı açısından tarihsel ortalamaların altında olunduğuna işaret eden Yılmaz, "Son verilere göre, bu yıl cari açığımızda geçici bir artış gözlemleniyor. Bu rakam yüzde 2,3'lük bir eksi değer. Ancak bu artışın büyük bir kısmı, bölgemizdeki savaşın etkisinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla bu, cari işlemler açığındaki geçici bir artış olup, yapısal bir bozulma değildir. Cari işlemler açığımız tarihsel ortalamalarımızın oldukça altında ve bunun böyle devam edeceğine inanıyoruz." diye konuştu.</p><p>Genel enflasyona bakıldığında, programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli ilerleme kaydettiklerini dile getiren Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5'e yükselen enflasyonun uygulanan politikalar sonucunda belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini söyledi.</p><p>Arz tarafındaki baskılar nedeniyle bu güçlü düşüş eğiliminin geçici olarak durduğunu, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde seyrettiğini aktaran Yılmaz, "Enflasyonun 2026 yılının son çeyreğinde yeniden düşüş eğilimine girmesini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyesinde kalmasını bekliyoruz." dedi.</p><p><b>"DÜŞÜŞ EĞİLİMİNİN YENİDEN BELİRGİNLEŞMESİNİ BEKLİYORUZ"</b></p><p>Gıda, yakıt, doğal gaz ve ulaşım hizmetlerinden oluşturulan endeksin, dünya genelindeki gelişmelerin etkisiyle belirgin bir artış gösterdiğini gözlemlediklerini ifade eden Yılmaz, bu kalemlerin Tüketici Fiyat Endeksi sepetinin toplamının yüzde 34,5'ini oluşturduğunu, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın, nakliye maliyetleri ve gıda fiyatları üzerindeki baskılarla birleşerek bu gruptaki fiyat hareketlerini hızlandırdığını dile getirdi.</p><p>Savaştan doğrudan etkilenen bu kalemler hariç tutulduğunda, enflasyonun temel eğilimindeki düşüşün devam ettiğini aktaran Yılmaz, "Dolayısıyla mevcut veriler, genel enflasyondaki düşüşün son dönemde gözlenen yavaşlamasının, programın temel dinamiklerinden değil, savaştan doğrudan etkilenen ve TÜFE sepetinde önemli bir ağırlığa sahip kalemlerden kaynaklanan ek fiyat baskılarından kaynaklandığını göstermektedir." ifadelerini kullandı.</p><p>Arz şoklarının etkisi azaldıkça, sıkı ve koordineli bir politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini beklediklerini dile getiren Yılmaz, bütçe açıklarına bakıldığında, deprem ve depremle ilgili geçici harcamalara rağmen, bütçe açığının GSYH'ye oranının oldukça makul seviyelerde kaldığını söyledi.       </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42428705.jpg"/><p><b>"MİLLİ GELİRİMİZİN 1,8 TRİLYON DOLARI AŞACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ"</b></p><p>Depremle ilgili harcamaların bütçe açıklarında önemli bir rol oynadığını, ancak zaman içinde bütçedeki deprem harcamalarının payının azaldığını anlatan Yılmaz, azalma eğilimi olsa da bu ilave harcamaların mali yükünün bir süre daha gündemlerinde kalmaya devam edeceğini kaydetti.</p><p><b>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu ve güçlü siyasi liderliği doğrultusunda, programı kararlılıkla ve bütüncül bir yaklaşımla yürüttüklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:</b></p><p>"Bu süreçte, istikrarı koruyup dengeli bir büyüme sağlarken, enflasyonda belirgin bir düşüş elde etme, dış dengeyi güçlendirme, rezervleri artırma ve finansal dayanıklılığı pekiştirme konularında önemli ilerlemeler kaydettik. Nitekim, 2026 yılı sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki iki yıl boyunca da bu eşiğin üzerinde kalınması beklenmektedir.</p><p>Temel hedefimiz, enflasyonu tek haneli seviyelere indirerek fiyat istikrarını kalıcı hale getirmek ve mali disiplinimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmektir. Mali disiplini halihazırda sağladığımıza inanıyoruz. Ancak bu konudaki çalışmaları sürdürmeli ve disiplini daha da güçlendirmeliyiz. Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü bir şekilde yansımasını sağlamak amacıyla, üzerimizdeki yükleri hafifletecek ve iş gücü üzerindeki baskıları azaltacak politikaları hayata geçireceğiz. Özellikle küresel koşulları göz önünde bulundurarak, kritik girdilerin arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik politikalarımızı sürdüreceğiz."</p><p>Yılmaz, her şeyden önce, üretim birimlerinin dayanıklılığı artırılarak yapısal reformların etkisinin güçlendirilmesi, böylece verimliliğin ve rekabet gücünün yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p><b>"EKONOMİMİZLE İLGİLİ RİSK ALGISINDA ÇOK NET BİR DÜŞÜŞ VAR"</b></p><p>Ülke riski primindeki belirgin düşüşe de değinen Yılmaz, "Ekonomimizle ilgili risk algısında çok net bir düşüş var. Brüt uluslararası rezervler artmıştır. Genel enflasyon düşmüştür, ancak kaydedilen ilerlemeyi göz önünde bulundurduğunuzda, önemli bir ilerleme olduğu görülmektedir. Yine de, tek haneli rakamlara ulaşmak için önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadele etmemiz gerekmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Risk algısının azaldığını, dış tamponların geçmişe kıyasla daha güçlü olduğunu vurgulayan Yılmaz, enflasyonun üç yıl öncesine göre çok daha düşük seviyede olduğunu, koşullu yükümlülüklerin azaltılmasıyla finansal istikrarın güçlendirildiğini ifade etti.</p><p><b>"OVP'Yİ GEÇMİŞTEKİ KAZANIMLARIMIZ ÜZERİNE İNŞA ETTİK"</b></p><p>Yılmaz, yeni OVP'ye ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Şimdi ise bu programla ana hedefimiz, bu makroekonomik istikrarı temel alarak, bu istikrarı sürdürülebilir büyüme ve verimliliğe dönüştürmektir. Ana çerçevemiz budur. Büyüme rakamlarına baktığınızda, 2026-2029 Orta Vadeli Programımızı geçmişteki kazanımlarımız üzerine inşa ettiğimizi vurgulamak isterim. 2026'da yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve nihayet programın sonunda yüzde 5'e ulaşacağını öngörüyoruz.</p><p>Yeni program döneminde, makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesini ve verimliliği artıran ve enflasyonun bastırılmasına yol açmayan bir sürdürülebilir büyüme anlayışını benimsiyoruz. Büyümenin niteliğini dönüştürmek için, tarımda teknoloji ve verimlilikte artış, sanayide üretim kapasitesi ve teknolojik yoğunlukta yükseliş ve hizmet sektöründe bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayarak toplam faktör verimliliğini kalıcı bir şekilde artıracağız."</p><p>Son üç yıl boyunca toplam faktör verimliliğinin katkısının arttığına da dikkati çeken Yılmaz, 2026 yılı için, toplam faktör verimliliğinin büyüme oranına yaklaşık 1,2 puan katkı sağlayacağını öngördüklerini bildirdi.</p><p>Büyümenin üçte birinden fazlasının verimlilikten kaynaklandığını belirten Yılmaz, bu durumun program dönemi boyunca da devam edeceğini, her yıl toplam faktör verimliliğinden 1,1 puanlık bir katkı beklediklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42428709.jpg"/><p><b>"2,1 MİLYON İLAVE İSTİHDAM SAĞLANMASINI BEKLİYORUZ"</b></p><p>Önemli olanın, makul bir seviyede büyümeye devam etmek olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu seviye aslında tarihsel ortalamalarımızın altındadır. Büyüme oranları açısından tarihsel ortalamamız yüzde 4,8'dir. Dolayısıyla, enflasyonun düşürülmesi meselemizle, büyümeyle ve ek politika önlemleriyle çelişmeyen bir büyüme kaydetmeye devam edeceğiz." diye konuştu.</p><p>Öte yandan Yılmaz, ek tedbirlerle işsizlik oranının yüzde 8'in altına düşmesini beklediklerini, halihazırda tek haneli seviyelerde olunduğunu aktardı.</p><p>Bunun Türk ekonomisi için alışılagelmiş bir durum olmadığına dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>"Geçmişte oran yüzde 10 civarındaydı. Oysa şimdi, tarihsel ortalamalarımız da dikkate alındığında oldukça makul bir seviyedeyiz ve oranın yüzde 8'in altına inmesini öngörüyoruz. Bu program kapsamında 2,1 milyon ilave istihdam sağlanmasını bekliyoruz. Bu, yıllık yaklaşık 700 bin ilave istihdam anlamına geliyor ki bu da tarihsel ortalamalarımızla uyumlu bir rakam. Tarihsel verilere baktığımızda Türk ekonomisinin yılda yaklaşık 700 bin kişilik istihdam yarattığını görüyoruz. Bu istihdam elbette büyüme yoluyla sağlanacak ancak sadece büyüme ile sınırlı kalmayıp, aynı zamanda iş gücü piyasası reformlarını ve aktif iş gücü piyasası politikalarını da hayata geçiriyoruz."</p><p>Genç nüfusun istihdama katılımı için elverişli bir ortam hazırladıklarını anlatan Yılmaz, iş gücüne katılımı ve istihdamı desteklediklerini mesleki eğitime ve beceri kazandırmaya daha fazla ağırlık verdiklerini söyledi.</p><p><b>"ENFLASYONUN TEK HANELİ SEVİYELERE İNMESİNİ ÖNGÖRÜYORUZ"</b></p><p>Bu sürecin büyüme ve istihdam politikalarının bir bileşimi niteliğinde olduğunu, eğitim sisteminin de daha iyi işlediğini ifade eden Yılmaz, "Yakın zamanda açıklanan PISA sonuçlarında, Türkiye'nin performansının birçok açıdan yükseldiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz." dedi.</p><p>Yılmaz, iş gücü kalitesindeki bu iyileşmenin, iş gücü piyasası politikalarına da katkı sağlayacağını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42428706.jpg"/><p><b>Programın merkezinde fiyat istikrarına yönelik güçlü bir kararlılık yer aldığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</b></p><p>"Enflasyonun bu yıl yüzde 28 civarında gerçekleşmesini, ancak gelecek yıl yüzde 21'e, onu takip eden yılda ise yüzde 13,5'e düşmesini bekliyoruz. Programın sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere inmesini öngörüyoruz, zira enflasyonu düşürmenin sürdürülebilir büyüme ve sosyal politikalarımız açısından yararlı olduğuna inanıyoruz.</p><p>Daha düşük enflasyon ve daha güçlü bir fiyat istikrarı, yüksek ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi güçlendireceği gibi, sosyal adalet ve gelir dağılımı hedeflerimize de katkı sağlayacaktır. Şunu da tekrar vurgulamalıyım ki, tüm bu bakış açısı, başardıklarımız ve hedeflediklerimiz, özellikle güçlü liderliği ve vizyonuyla Cumhurbaşkanımızdan gelen kuvvetli bir siyasi desteğe sahiptir."</p><p>Yılmaz, Türkiye'nin bu yıl COP31'e ev sahipliği yapacağını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, Türkiye için büyük önem taşıyan bu zirveyi hazırladığını belirtti.</p><p>Türkiye'nin uzun vadeli karbonsuz ekonomi hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Yılmaz, fosil yakıt ithalatçısı bir ülke olarak iklim gündeminin makroekonomik politikalarla da uyumlu olduğuna inandıklarını ifade etti.</p><p><b>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>"Yeşil ekonomide ilerleme kaydedersek bu sadece iklim hedeflerimize katkıda bulunmakla kalmayacak aynı zamanda cari açığı azaltarak ve iç kapasitemizi artırarak makroekonomik istikrarımızı da güçlendirecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin, iklim hedeflerini kalkınma hedefleriyle birleştirerek ilerletebilen şanslı ülkelerden biri olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle gelişmekte olan ülke olarak iklim hedeflerine büyük önem veriyoruz ve bu yeşil gündemin kalkınma hedeflerimize aykırı bir şey olmadığını, aksine bizim için bir güçlendirici faktör olduğuna inanıyoruz. Kalkınma Stratejimizin ve 12. Kalkınma Programımızın omurgasına baktığımızda, bu programın temelini yeşil ve dijital dönüşüm oluşturmaktadır. Türkiye'nin kalkınma stratejisi, iklim hedefleriyle açıkça uyumludur."</p><p>Uluslararası kuruluşların gerçeklere göre hedeflerini ve amaçlarını revize ettiklerini anlatan Yılmaz, dünyadaki dönüşümlere bakıldığında ticaret ve gümrük vergisi savaşları, sahadaki çatışmalar ile Avrupa, ABD ve diğer bölgelerde görülen yeni korumacı gündemin programın kontrolü dışındaki faktörler olduğunu söyledi.</p><p>Uzun vadede önemli olanın dış faktörlerden ziyade programın kendisi olduğunu belirten Yılmaz, dış faktörlerin zaman çizelgesi ve tahminler üzerinde belirli etkiler yaratabileceğini ancak programın ana yönünü değiştirmeyeceğini dile getirdi.</p><p>Makroekonomik tahminlerini revize eden tek ülkenin Türkiye olmadığını vurgulayan Yılmaz, "Sahadaki gerçeklere göre kendini uyarlayan gerçekçi bir program yerine durağan bir program izleseydik eleştirilmemiz gerekirdi ancak hedeflerimiz, temel yönelimimiz ve ana çerçevemiz değişmiyor. Bunlar, fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve sosyal refahtır, bu doğrultuda çabalarımızı sürdüreceğiz." diye konuştu.</p><p><b>"YENİ EKONOMİNİN GERÇEKLERİNİN DE FARKINDAYIZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Asya'nın küresel ekonomide yükselişte olduğunun farkında olduklarını, bir süredir Asya ile ticareti artırdıklarını ve buna devam edeceklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin ticari ilişkilerini çeşitlendirmesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Yılmaz, "Bunu enerji piyasaları ve daha pek çok alanda yaptık, bu durum ekonomimize yönelik riskleri de azaltıyor. Pazar çeşitlendirmesi, ticaret politikamızdaki stratejilerden biridir. Özellikle Japonya çok dostane bir ülkedir ve kendileriyle çok iyi ilişkiler geliştiriyoruz." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae arasında son derece verimli ve yapıcı görüşmeler ve temasların gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, pek çok alanda Japonya ile işbirliğini sürdüreceklerini belirtti.</p><p><b>Asya ve Çin'in, dünya ekonomisinde giderek daha fazla yükseldiğine dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:</b></p><p>"Bu gerçeklerin farkındayız ve kendimizi bu gerçeklere göre uyarlıyoruz. Öte yandan, kurallara dayalı bir uluslararası ticaret sistemine de bağlıyız ve bunun tüm dünya için yararlı olduğuna inanıyoruz, bu sistemi destekliyoruz. Ancak aynı zamanda yeni ekonominin gerçeklerinin de farkındayız. Farklı ihtiyaçları beraberinde getiren yükselen bir korumacılık eğilimi söz konusu ve Türkiye elbette politikalarını bu yeni gerçeklikler çerçevesinde şekillendirecektir. Uluslararası kurallara dayalı sisteme bağlılığımız sürmekle birlikte hiçbir ortağımızın iç piyasalarımızı istikrarsızlaştırmak amacıyla başka yöntemlere başvurmasına da izin vermeyeceğiz.</p><p>Ortaklarımızla karşılıklı faydaya dayalı ilişkiler yürüteceğiz, temel politikamız aslında budur. Karşılıklı fayda esasına dayalı ilişkiler sürdürülebilir nitelikte olacaktır. Aksi takdirde yalnızca tek bir tarafın kazançlı çıktığı bir ilişki, uzun vadede sürdürülebilir olamaz. Bu nedenle, karşılıklı faydayı artırmaya her zaman kararlıyız ve bu bağlamda mesele sadece mal ticaretiyle sınırlı değil, hizmetler sektörünü de göz önünde bulundurmalıyız. Yani sadece mallara değil, hizmetlere de dayalı dengeli bir ilişki hedeflemeliyiz. Finansal ilişkiler de önem taşıyor. Büyük ticaret açığı verdiğimiz bazı ülkeler Türkiye'ye milyonlarca turist gönderiyor ya da Türkiye'de finansal yatırımları veya doğrudan yabancı yatırımları bulunuyor. Dolayısıyla, ülkeler arasındaki bu dengeli veya karşılıklı faydaya dayalı ilişkileri değerlendirirken genel ekonomik ilişkilere bakmalıyız, sürdürülebilir bir ilişkinin yolunun buradan geçtiğine inanıyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/cumhurbaskani-yardimcisi--654_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ev-ve-kira-fiyatlari-icin-beklenen-recete-aciklandi-tam-750-bin-konut-insa-edilecek-290954</link>
      <pubDate>2026-09-09T22:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ev ve kira fiyatları için beklenen reçete açıklandı: Tam 750 bin konut inşa edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yükselen ev ve kira fiyatlarını dizginleyecek dev sosyal konut projesini açıkladı. Deprem bölgesindeki inşa çalışmalarının ardından devreye alınacak toplam 750 bin sosyal konutla, konut arzı artırılarak fahiş kira artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ev ve kira fiyatları için beklenen reçete açıklandı: Tam 750 bin konut inşa edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde, 2027-2029 dönemine ilişkin &quot;Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması&quot; kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.</p><p>Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şimşek, ABD&#39;nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü dolayısıyla bugün bu ülkenin Ankara Büyükelçiliği&#39;nde düzenlenen kutlamaya katıldığını, özellikle ABD başta olmak üzere ortaklar ve müttefiklerle çok yakın bir işbirliği ve bilgi paylaşımları yaptıklarını anlattı.</p><p><b>Şimşek, ABD ile her düzeydeki diyaloğun yapıcı ve güçlü olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Önceliğimiz her zaman kendi finansal sistemimizin bütünlüğünü korumak ve bu yolla uluslararası finansal sistemin bütünlüğüne katkı sağlamak olmuştur. Türkiye, terörün finansmanı, her türlü yasa dışı finansal faaliyet, kara para aklama, yaptırımların ihlali ve yasa dışı ticaretin tüm biçimleriyle mücadelede kararlıdır. Bildiğiniz üzere, yıllardır finansal sistemimizin şeffaflığını ve bütünlüğünü güçlendirmek adına büyük yatırımlar yaptık ve bu çabalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye&#39;de faaliyet gösteren tüm şirketler, ulusal mevzuatla tam uyum içinde faaliyette bulunmalı ve yaptırımlara konu olabilecek işlemlerden uzak durmalı. İster finans sektörü ister diğer sektörler olsun, yetkili kurumlarımız her türlü açıklamayı ve iddiayı gereken titizlikle ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde değerlendirmektedir.&quot;</p><p><b>"DOĞAL GAZ ÖDEMELERİNDE YERLEŞİK VE İYİ İŞLEYEN BİR ÇERÇEVE MEVCUT"</b></p><p><b>ABD yaptırımları bağlamında geçmişte belirli ülkelerden doğal gaz ithalatı için muafiyet alındığının altını çizen Şimşek, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;İran&#39;dan doğal gaz satın aldığımızda İran&#39;a ödeme yapmıyoruz. Bu size şaşırtıcı gelebilir, &#39;Nasıl yani, gazı bedava mı alıyorsunuz?&#39; diyebilirsiniz. Ancak elbette hiçbir şey bedava değil. Doğal gaz karşılığında İran&#39;a ödeme yapmıyoruz. Bu konuda da ABD ile bir mutabakatımız var. Para, çok sıkı biçimde düzenlenen bir hesapta tutuluyor ve İran&#39;a bu hesaptan yalnızca gıda, ilaç ve benzeri kalemler için ödeme yapılabiliyor. İran, yaptırım rejimi kapsamında izin verilen belirli ürünleri satın aldığında, bu ayrılmış hesapta biriken para o işlemlere ödeniyor. Dolayısıyla doğal gaz ödemelerinin nasıl yönetileceğine ilişkin yerleşik ve iyi işleyen bir çerçeve mevcut.&quot;</p><p>Şimşek, tedarik zincirleri bakımından çeşitlendirilmiş bir yapının olduğunu ve İran&#39;ın Türkiye&#39;nin doğal gaz ithalatının görece küçük bir bölümünü oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Alternatif kaynaklara ve depolama kapasitesine çok ciddi yatırımlar yaptıklarına dikkati çeken Şimşek, ABD&#39;nin Türkiye&#39;nin önde gelen LNG tedarikçilerinden biri konumunda bulunduğunu, müttefiklerle yakın bir işbirliği içinde olunduğunu ve bu tür meseleleri ilerleyen dönemde yönetebileceklerine inandıklarını bildirdi.</p><p><b>"KUR REJİMİNE İLİŞKİN SPEKÜLASYONLARIN HİÇBİR DAYANAĞI YOK"</b></p><p><b>Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantısı nedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın toplantıya katılamadığını ifade eden Şimşek, kur rejimine yönelik bir soruya şu yanıtı verdi:</b></p><p>&quot;Öncelikle, serbest dalgalı kur rejimine dönmek arzu edilen bir şeydir. Çünkü serbest dalgalı kur bir şok emici işlevi görür. Ancak yönetimli dalgalanma rejimindeyken, serbest dalgalanmaya geri dönebilmeniz için bazı koşulların oluşması gerekir. Burada öncelikle vurgulamak isterim ki mesele, serbest dalgalanmaya dönmekten çekinmek değil, bunun için gerekli koşulların sağlıklı ve doğru biçimde oluşmasını sağlamaktır. Normalde serbest dalgalanmaya geri dönebilmek için ideal olarak görece daha düşük bir enflasyon oranı istersiniz. Dalgalı kur rejimine geçiş için hala görece yüksek bir enflasyon oranımız var. İkincisi, enflasyon beklentileri de istediğimiz düzeyde değil. Üçüncüsü, normal şartlarda döviz piyasasında alıcı ve satıcının (iki yönlü hareketin) bulunması gerekir. Ancak bu yeni program, 2023&#39;ün ortalarında uygulamaya konulduğundan bu yana piyasa, Türk varlıklarına aşırı ilgi gösteriyor ve dolayısıyla hareket tek yönlü oluyor ya da dış şoklar çıkışları tetikliyor. Söylemek istediğim özetle şu: Kur rejimine ilişkin spekülasyonların hiçbir dayanağı yok.&quot;</p><p>Şimşek, bu sorunun esasen TCMB&#39;ye yönetilmesi gerektiğini çünkü günlük döviz kuru politikasının Banka tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak, OVP&#39;yi hazırlarken kendilerinin de her zaman nötr bir reel döviz kuru varsaydıklarını ve dolayısıyla döviz kuru üzerine bahis yapan bir kurum olmadıklarını vurguladı.</p><p><b>&#8288;"FİYAT İSTİKRARINA OLAN BAĞLILIĞIMIZ TAMDIR"</b></p><p>Enflasyon hedeflerinin kural olarak hükümet ve Merkez Bankasınca ortaklaşa belirlendiğini ancak modellemelerin büyük ölçüde Merkez Bankasına dayandığını vurgulayan Şimşek, 2027 enflasyon tahmininin para politikasını gevşetmek amacıyla yukarı yönlü revize edildiğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Bizim böyle bir gündemimiz asla olmamıştır. Bu tür söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Fiyat istikrarına olan bağlılığımız tamdır ve çok güçlü şekilde sürmektedir. Programları hazırlarken elimizde sihirli bir küre yok, küresel dinamikleri de tek başımıza kontrol edemiyoruz. Son birkaç aydır gerek enerji gerekse tarımsal ve endüstriyel emtia fiyatlarının ne denli yükseldiği ortadadır. Çünkü dünyanın şu an karşı karşıya olduğu arz şoku, tarihin en şiddetli şoklarından biridir. Dolayısıyla programımız küresel ve jeopolitik düzeydeki bu zorlu koşulları da yansıtmaktadır.&quot;</p><p>Yüksek enflasyon ortamlarında enflasyon katılığının oldukça etkili olduğunu belirten Şimşek, enflasyonun önemli bir kısmının geçmişe dayalı olduğunu, geçmiş enflasyonun yakın dönem enflasyonunu beslediğini dile getirdi.</p><p><b>"ARZ YÖNLÜ ADIMLAR ÇOK SOMUT SONUÇLAR VERMEKTEDİR"</b></p><p>Şimşek, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde enflasyon ataletinin yaklaşık yüzde 40 civarında bir pay tuttuğunu belirterek, &quot;Bugün enflasyonunuz yüzde 10 ise, diğer her şey kusursuz işlese dahi bunun örneğin yüzde 4'ü doğrudan bir sonraki yıla devreder." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Söz konusu hedef ve tahminlerin siyasi saiklerle belirlenmediğini, tamamen sahadaki gerçekliklerin birer sonucu olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye&#39;nin küresel ve bölgesel koşullar açısından son birkaç yılda şanslı olmadığını ancak buna rağmen önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.</p><p><b>Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hükümetin, depremde tahrip olan konut stokunu hızla telafi etmek adına deprem bölgesinin yeniden inşasına öncelik verdiğini belirterek, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Deprem bölgesine şu ana kadar 104 milyar dolar tutarında devasa bir kaynak aktardık. Deprem bölgesinde 621 bin konut teslim edildi veya teslim aşamasındadır. Deprem bölgesindeki illerde kira enflasyonu yaklaşık yüzde 20 seviyesine gerilemişken, ülkenin geri kalanında son verilere göre hala yüzde 40-50 bandında seyretmektedir. Görüldüğü gibi arz yönlü adımlar çok somut sonuçlar vermektedir. 500 bin yeni sosyal konut projesini başlattık. Önceden açıklanan 250 bin konutla birlikte önümüzdeki birkaç yılda devlet destekli toplam 750 bin sosyal konut inşa edilecek. Burada amacımız, geçim maliyetinin neredeyse yüzde 40&#39;ını oluşturan konut ve kira baskısını hafifletmektir.&quot;</p><p>Şimşek, özellikle imalat sanayisine yönelik selektif kredi politikasını kararlılıkla uyguladıklarını söyledi. Yürürlükteki inisiyatifleri, genişletmeye devam edeceklerini anlatan Şimşek, sanayi dönüşümü, değer zincirinde yukarı çıkma, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümün yanı sıra, emek yoğun geleneksel sektörlerin de hem mali desteklerle, hem de seçici kredi programlarıyla desteklendiğine işaret etti.</p><p>Şimşek, finansmana erişim, aktif iş gücü politikaları ve diğer teşviklerin birleşimiyle, mevcut istihdamı korumayı ve kayda değer miktarda yeni istihdam oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>Gini katsayısına bakıldığında, gelir dağılımında anlamlı bir iyileşme olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Katsayı hala yüksek, yanlış anlaşılmasın 'işimiz bitti' demiyorum. Ancak dezenflasyon programı başladığından bu yana, Türkiye'de gelir dağılımında belirgin bir iyileşme kaydedildi. Yolculuğumuzun henüz başlarındayız ama ilerleme var. İş gücünün GSYH'den aldığı paya bakarsanız, son 3 yılda ciddi bir artış olduğunu görürsünüz. Muhalefetin belirli çevrelerince üretilen anlatılanlara rağmen, ücretlerin milli gelir içindeki payı belirgin şekilde artmış ve şu anda uzun dönem ortalamalarının oldukça üzerine çıkmıştır. Hayat pahalılığı baskısını son derece ciddiye alıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda bizi görevlendirdi. Kararlılığımız tamdır ve bu yolda tavizsiz devam edeceğiz. Hiçbir ekonomi programı sabit değildir, program yaşayan bir organizmadır. Çünkü dış koşulları biz belirlemiyoruz, belirleyemiyoruz. Sürekli değişen dış koşullara göre de güncelleme ihtiyacı doğuyor. Bize yöneltilebilecek tek makul eleştiri, hedeflerimizde 'fazla iddialı' davrandığımız olabilir. Evet, iddialıydık ve bunun getirdiği maliyetler oldu, fakat programa bağlılığımız tamdır, programı kararlılıkla sürdüreceğiz ve dezenflasyonu tesis edeceğiz. Asıl önemli olan gittiğimiz yöndür ve yönümüz son derece nettir. Sınırlı bir ilerleme bile hiç ilerleme olmamasından çok daha iyidir." ifadelerini kullandı.</p><p><b>&#8288;"ASYALI ORTAKLARIMIZLA İLK FIRSATTA TEMAS KURMAK İSTİYORUZ"</b></p><p>Şimşek, "İkinci Çin Şoku"na ilişkin soruya verdiği yanıtta, Çin'in kümülatif ihracatının Afrika'ya yüzde 27'nin üzerinde, Asya'ya yaklaşık yüzde 16, AB'ye yüzde 14 ve Türkiye'ye yüzde 11 arttığını, ABD'ye ise yaklaşık yüzde 19 gerilediğini bildirdi.</p><p>Küresel ticarette ciddi bir kayma ve dengesizlik yaşandığının altını çizen Şimşek, Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacmine ilişkin, "Bu yıl Çin'e olan ihracatımız yıllıklandırılmış bazda 4 milyar doların hemen altındayken, ithalatımız 52 milyar dolar civarında. Dolayısıyla görebileceğiniz üzere, ortada oldukça büyük bir açık var. Bunu karşılıklı fayda sağlayacak şekilde nasıl daha sürdürülebilir kılabileceğimizi Çinli dostlarımızla görüşüyoruz." diye konuştu.</p><p>Asya'nın muazzam bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Şimşek, "Asya'ya inanıyoruz. Asya, Türkiye'nin ne yazık ki geçmişte yeterince güçlü odaklanamadığı bir bölge. Dolayısıyla buraya yönelik yenilenmiş bir odaklanmamız var ve Asyalı ortaklarımızla ilk fırsatta temas kurmak istiyoruz." dedi.</p><p><b>NİHAİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜKSEK BÜYÜME VE ADİL GELİR DAĞILIMI</b></p><p><b>Şimşek, programın nihai amacının Türk halkının refahını artırmak olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</b></p><p>"Programın nihai hedefi, sürdürülebilir yüksek büyüme oranı ve daha adil bir gelir dağılımıdır. Yani temelde Türk halkı için daha iyi yaşam standartlarıdır. Bu süreç pek çok konuya odaklanıyor ve bunların birçoğunda sonuç aldık. Dezenflasyon süreci ilerledikçe büyüme ile diğer politika öncelikleri arasında daha dengeli bir yapı oluşacaktır. 1990'larda enflasyon ortalama yüzde 70 civarında, reel GSYH büyüme oranı yüzde 3'e yakındı. 2002'den 2013'e kadar enflasyon tek hanelere gerilerken ortalama reel büyüme oranı neredeyse iki katına çıktı. Temel hedefimiz elbette sürdürülebilir yüksek bir büyüme oranı yakalamaktır, fakat bunun için enflasyonu daha da aşağı çekmemiz gerekiyor."</p><p><b>"ASIL ÖNEMLİ OLAN GİDİLEN İSTİKAMETTİR VE BİZ ROTAMIZI KORUYACAĞIZ"</b></p><p>Bakan Şimşek, sıkı para politikası etkisinin kaçınılmaz olarak hissedildiği bu dönemde, orta ve yüksek teknoloji alanları için yatırımcılara kredi imkanları sunduklarına değinerek, çiftçilere ve küçük işletmelere sübvansiyonlu krediler yoluyla destek sağladıklarını ve imalatçıların krediye erişimini kolaylaştırdıklarını anlattı.</p><p>İşsizlik konusunda hedeflerini gerçekleştirdiklerini bildiren Şimşek, Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) çıkış ve rezervlerin yeniden güçlendirilmesi gibi diğer önceliklerden de önemli sonuçlar aldıklarını kaydetti.</p><p><b>Şimşek, bu programın pek çok hedefi başardığının altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:</b></p><p>"Elbette sonuç almanın daha zorlu olduğu bir alan da var. Enflasyon noktasında petrol fiyatları dahil olmak üzere, yaşanan birçok gelişme dezenflasyon sürecini olumsuz etkiledi. Hepimizin vurguladığı gibi asıl önemli olan gidilen istikamettir ve biz rotamızı koruyacağız. Bizim duruşumuz budur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/ev-ve-kira-fiyatlari-icin-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/1-saatlik-gorusmenin-perde-arkasi-trump-putin-bir-anlasma-yapmak-istiyor-290953</link>
      <pubDate>2026-09-09T22:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1 saatlik görüşmenin perde arkası... Trump: Putin bir anlaşma yapmak istiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile "harika" bir telefon görüşmesi yaptığını belirterek, Putin'in "anlaşma yapmak istediğini" söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1 saatlik görüşmenin perde arkası... Trump: Putin bir anlaşma yapmak istiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Washington&#39;dan Texas&#39;a gitmeden önce havalimanında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p><p>Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin bir soruya, "Harika bir görüşme yaptık. O, bir anlaşma yapmak istiyor, eğer (Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir) Zelenski de bir anlaşma yapmak isterse bu çok güzel olur." yanıtını verdi.<br></p><p>İki liderin neden bugüne kadar bir anlaşma yapamadığı konusunda da değerlendirmede bulunan Trump, Putin ile Zelenski'nin "birbirinden nefret ettiğini" ifade etti.</p><p>Bir barış anlaşması için her iki liderle de görüştüğünü aktaran ABD Başkanı, liderler arasındaki ikili görüşmelere de açık olduğu mesajını verdi.</p><p>Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Trump&#39;ın yaptığı telefon görüşmesinde Ukrayna krizinin ele alındığını bildirmişti.</p><p>Bir saat süren görüşmenin &quot;yapıcı&quot; ve &quot;samimi&quot; olduğunu kaydeden Uşakov, görüşmede Trump&#39;ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner&#39;in Moskova ve Kiev&#39;deki temaslarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunulduğunu aktarmıştı.</p><p>Uşakov, &quot;Amerikan temsilcilerinin ziyaretleri olumlu değerlendirildi. Bu ve diğer kanallar üzerinden çalışmalar sürdürülecek.&quot; ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/1-saatlik-gorusmenin-perd-452_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-masayi-deviren-aciklama-secimlerden-sonrasini-isaret-etti-290952</link>
      <pubDate>2026-09-09T22:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan masayı deviren açıklama: Seçimlerden sonrasını işaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'daki tırmanan gerilime ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Tahran yönetimiyle masaya oturma planlarının olmadığını belirten Trump, "İran ile müzakere düşünmüyoruz. Bu savaş, seçimlerimizden hemen sonra sona erecek" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan masayı deviren açıklama: Seçimlerden sonrasını işaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Kasım 2026 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti tarafından Texas eyaletinde yer alan Dallas kentinde düzenlenen Ara Seçim Kongresi'ne hareket etmeden önce gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p><p>Bir gazetecinin "Petrol ve doğal gaz fiyatlarının düşeceğini söylemiştiniz. Petrol fiyatı şu anda yeniden 100 doların üzerine çıktı. Bunu Amerikalılara nasıl açıklıyorsunuz?" sorusuna Trump, "Amerikalılara açıklamak çok kolay. Tek yapmanız gereken şunu sormak, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verir misiniz? Cevap hayır. Seçimden hemen sonra petrol fiyatları dibe vuracak. Fiyatları galon başına 2 doların altına indireceğiz" yanıtını verdi.</p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dün yaptığı telefon görüşmesine de değinen Trump, "Putin ile harika bir görüşme yaptık. O bir anlaşma yapmak istiyor. Zelenskiy de bir anlaşma yapmak isterse, bu çok güzel olur" ifadelerini kullandı. Bir gazetecinin anlaşma için engelin ne olduğuna dair sorusuna Trump, "Engel, birbirinden nefret eden iki kişi" yanıtını verdi.</p><p>İngiltere, Fransa ve Kanada'nın da aralarında bulunduğu 12 ülkenin Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerinden gelen malların ticaretine yönelik yaptırım kararına ilişkin bir soru üzerine Trump, "İsrail ve bu ülkelerle görüşeceğim ve ne düşündüklerini öğreneceğim. Neler olup bittiğini tam olarak anlıyorum, ancak bunun neden birdenbire gerçekleştiğini öğrenmek istiyorum" dedi.</p><p><b>"İRAN İLE MÜZAKERE DÜŞÜNMÜYORUZ"</b></p><p>İran ile devam eden gerilime değinen Trump, "İran ile müzakere düşünmüyoruz. Bir müzakere gerçekleşebilir, ancak bu bizim gündemimizde olan bir konu değil. Bu savaş, seçimlerimizden hemen sonra sona erecek" dedi.</p><p>Bir gazetecinin sorusu üzerine Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonların artacağı sinyalini veren Trump, "Onların gemilerinden dokuzunu devre dışı bıraktık, bu saldırıların sorumlusu biziz diyebilirim ve daha fazlasını göreceksiniz" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ONLARIN TEK İSTEDİĞİ BİR NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAK"</b></p><p>İran'ın ABD seçimlerini etkilemeye çalıştığını öne süren Trump, "ABD'deki seçimleri etkilemek için adeta umutsuzca bir çaba içerisindeler. Amaçları, burada kendilerini rahat bırakacak, müdahale etmeyecek kadar zayıf bir yönetimin iş başına gelmesini sağlamak. Böylece nükleer silaha ulaşmak istiyorlar" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/trumptan-masayi-deviren-a-390_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/silivrideki-sir-perdesi-aralaniyor-kasif-kozinoglu-icin-feth-i-kabir-tarihi-belli-oldu-290951</link>
      <pubDate>2026-09-09T21:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silivri'deki sır perdesi aralanıyor: Kaşif Kozinoğlu için feth-i kabir tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada kritik eşik aşıldı. Başsavcılığın talebiyle, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve üçüncü kişilerin müdahalesi olup olmadığının tespiti için 11 Eylül Cuma günü mezarı açılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silivri'deki sır perdesi aralanıyor: Kaşif Kozinoğlu için feth-i kabir tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu&#39;nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla 11 Eylül Cuma günü feth-i kabir işlemi yapılacak.</p><p>İşlem 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet tarafından gerçekleştirilecek.</p><p>Alınacak kemik, toprak ve diğer örnekler, ceza infaz kurumu kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleri birlikte değerlendirilecek.</p><p>İncelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunca, Kozinoğlu&#39;nun kesin ölüm sebebi ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa düzenlenecek.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi&#39;nde 2011&#39;de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu&#39;nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.</p><p>Eski MİT görevlisi Kozinoğlu&#39;nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi&#39;ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, &quot;Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.&quot; ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti.</p><p>&quot;Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/silivrideki-sir-perdesi-a-621_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/malatya-havalimani-icin-tarih-verildi-yeni-terminal-binasi-icin-geri-sayim-290950</link>
      <pubDate>2026-09-09T21:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malatya Havalimanı için tarih verildi: Yeni terminal binası için geri sayım]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Malatya Havalimanı'nın yapımı tamamlanan yeni terminal binası için beklenen tarihi duyurdu. Kentin ulaşım kapasitesini ve konforunu artıracak olan yeni terminal binasının ekim ayının ilk günlerinde hizmete açılacağı açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malatya Havalimanı için tarih verildi: Yeni terminal binası için geri sayım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, kentteki bir otelde düzenlenen 3. Ulusal Karaciğer Nakli Kongresi&#39;nde, 24 yılda sağlık alanında önemli çalışmaların yapıldığını söyledi.</p><p><b>Malatya'nın kayısı dışında bilim şehri olarak da anıldığını aktaran Uraloğlu, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü, çeyrek asırda binlerce hayatı yeniden yeşertmiş bir kurumdur. Özellikle canlı verici değişim programı kapsamında sekizli çapraz karaciğer nakli gibi dünyada ilk kez gerçekleştirilen öncü çalışmaları, uygun verici bulamayan hastalara yeni bir yaşam umudu sunarken Türk tıbbının ulaştığı düzeyi de bütün dünyaya göstermektedir. Bu başarılar, bir rekordan ziyade şu gerçeğin adıdır. Uygun organı bekleyen hasta için umut, bazen bir eşleşmenin, bazen bir ekibin, bazen de bir şehrin omuzlarındadır.&quot; </p><p>Sağlık hizmetlerine zamanında ulaşılırsa hayat kurtarabileceğini anlatan Uraloğlu, yüksek standartlı kara, hava, deniz ve kesintisiz haberleşme alanında birçok projenin yapıldığını ifade etti.</p><p><b>Ulaştırma ve altyapı alanında da büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin 120 kilometreye çıkardık. 17. sırada yer alan Türk sahipli deniz ticaret filomuzu 10. sıraya kadar yükselttik. Fiber optik ağ altyapımızı 720 bin kilometreye yani dünyanın çevresini 18 kez dolaşacak bir uzunluğa ulaştırdık. 1 Nisan 2026&#39;da 81 ilimizde kademeli olarak 5G hizmetlerini başlattık. 5 ay içinde yaklaşık 45 milyon aboneye ulaşan bu teknoloji, yüksek hızı ve milisaniye düzeyindeki gecikmesiyle sağlıkta uzaktan teşhis, görüntü aktarımı, konsültasyon ve cerrahi uygulamaların önünü açtı.&quot;</p><p>Bakan Uraloğlu, Malatya Havalimanı&#39;nın yeni terminal binasının tamamlandığını ve ekim ayının ilk günlerinde hizmete açılacağını sözlerine ekledi.</p><p>Programa, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, akademisyenler ve ilgililer katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/malatya-havalimani-icin-t-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/thyden-kktc-seferlerinde-indirim-gunleri-bilet-satislari-basladi-290949</link>
      <pubDate>2026-09-09T20:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[THY'den KKTC seferlerinde indirim günleri: Bilet satışları başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları (THY), İstanbul çıkışlı KKTC seferlerinde vergi ve harçlar hariç 1499 liradan başlayan avantajlı biletleri satışa sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[THY'den KKTC seferlerinde indirim günleri: Bilet satışları başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>THY&#39;nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, ekonomi sınıfı ve tek yön seferlerde geçerli indirimden yararlanmak isteyen yolcular, 11 Eylül&#39;e kadar satın alacakları biletlerle 1 Kasım 2026 ile 17 Ocak 2027 tarihleri arasında (30 Aralık 2026-3 Ocak 2027 hariç) KKTC&#39;ye 1499 liradan başlayan fiyatlarla uçuş imkanı elde edecek.</p><p>Kampanya kapsamındaki biletler, THY mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden satın alınabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/thyden-kktc-seferlerinde--713_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290948</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bestepede-surpriz-zirve-cumhurbaskani-erdogan-mansur-yavasi-kabul-etti-290948</link>
      <pubDate>2026-09-09T20:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beştepe'de sürpriz zirve: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mansur Yavaş'ı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beştepe'de sürpriz zirve: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mansur Yavaş'ı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p><p>Yavaş, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Beştepe&#39;de kabul edildiğini belirtti.</p><p>Görüşmede, Ankara&#39;nın ulaşım altyapısına önemli katkı sağlayacak metro yatırımları başta olmak üzere devam eden ve planlanan projeler hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;a bilgi sunduklarını aktaran Yavaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Şehrimize yönelik yatırımlara verdikleri destek ve katkılar ile NATO Zirvesi&#39;nin Ankara&#39;da düzenlenmesi konusundaki iradeleri dolayısıyla teşekkürlerimizi ilettik. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yürüttüğümüz çalışmalar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız yatırımlara ilişkin değerlendirmelerimizi de paylaştık. Nazik kabulleri ve Ankara&#39;mıza gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/bestepede-surpriz-zirve-c-826_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290947</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankarada-kritik-kabul-cumhurbaskani-erdogan-tom-barrack-ile-gorustu-290947</link>
      <pubDate>2026-09-09T20:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da kritik kabul: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tom Barrack ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı Ankara'da kabul etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da kritik kabul: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tom Barrack ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Darrell Issa ve eşini kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/ankarada-kritik-kabul-cum-708_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290946</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kucukcekmeceden-eyupsultana-uzanan-vahset-ayse-tokyaz-cinayetinde-katilin-cezasi-belli-oldu-290946</link>
      <pubDate>2026-09-09T19:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küçükçekmece'den Eyüpsultan'a uzanan vahşet: Ayşe Tokyaz cinayetinde katilin cezası belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Küçükçekmece'de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi Eyüpsultan'da bir yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22) cinayetine ilişkin davada sanık Cemil Koç, "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Koç, üzerine atılı diğer suçlardan ise değişen oranlarda hapis cezası aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küçükçekmece'den Eyüpsultan'a uzanan vahşet: Ayşe Tokyaz cinayetinde katilin cezası belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliyedeki büyük salonda yapılan duruşmaya, 2&#39;si tutuklu 3 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu sanık Cemil Koç&#39;un da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.</p><p>Maktulün ikizi müşteki Esra Tokyaz ve annesi Halime Tokyaz&#39;ın da hazır bulunduğu duruşmada, çok sayıda kişi izleyici olarak yer aldı.</p><p>Duruşmada söz verilen müştekiler, sanıkların en ağır cezayı almalarını istediklerini söyledi.</p><p>Tutuklu sanıklar da tahliyelerine karar verilmesini talep etti.</p><p>Söz verilen tutuklu sanık Cemil Koç ise cinayet işlemediğini, maktulün elbiselerinde ve tırnaklarında kendisine ait DNA örneği bulunmadığını iddia ederek, olayın cinayet değil düşme vakası olduğunu öne sürdü.</p><p>Son sözü sorulan sanıklar, tahliyelerini ve beraatlarini talep etti.</p><p>Mahkeme heyeti, kararını açıklamak için duruşmaya bir süre ara verdi.</p><p><b>VERİLEN CEZALAR</b></p><p>Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Cemil Koç&#39;u &quot;canavarca hisle ve eziyet çektirerek kadına karşı kasten ökldürme&quot; suçundan ağırlaştırılmış müebbet, &quot;şantaj&quot; ve &quot;cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma&quot; suçlarından da 10 yıl hapse çarptırarak, tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.</p><p>Sanıklar Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak&#39;ı &quot;suç delilerini yok etme, gizleme veya değiştirme&quot; suçundan 5&#39;er yıl hapis cezasına çarptıran heyet, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Heyet, sanık Kal&#39;ın &quot;cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma&quot; suçundan ise beraatine hükmetti.</p><p>Sanık İlker Umut Uğurlu&#39;ya &quot;suçluyu kayırma&quot; suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası veren heyet, sanık Necdet Çetinkaya&#39;nın ise &quot;kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme heyeti, bu sanıkların da tutukluk hallerinin devamını kararlaştırdı.</p><p>Sanık Zülfü Bektaş&#39;ı &quot;gizliliğin ihlali&quot; suçundan günlüğü 100 liradan 500 gün adli para cezasına çarptıran heyet, suçu kamu görevlisi olarak işlemesinden dolayı cezayı 750 güne çıkararak, sanığın 75 bin lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti.</p><p>Heyet, sanıklar Çetinkaya ve Bektaş hakkında &quot;görevi kötüye kullanma&quot; suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verdi.</p><p>Mahkeme heyeti, sanık Cemal Arslan ve Mustafa Enes Aktaşçı&#39;nın &quot;kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme&quot; suçundan ayrı ayrı beraatlarına karar verirken, Arslan&#39;ın tahliyesine hükmetti.</p><p><b>MUHALEFET ŞERHLERİ</b></p><p>Öte yandan heyette yer alan üye hakimler, karara 2 sanık yönünden muhalefet şerhi koydu.</p><p>Muhalefet şerhinde, &quot;canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme&quot; suçundan cezalandırılmasına karar verilen Cemil Koç hakkında, her türlü şüpheden uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, sanığın eyleminin &quot;kadına karşı kasten öldürme&quot; suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı belirtildi.</p><p>Sanık İlker Umut Uğurlu hakkında da suç kastının varlığına dair mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığı kaydedilen muhalefet şerhinde, sanığın beraatine karar verilerek tahliye edilmesi gerektiği kanaati oluştuğu bildirildi.</p><p><b>KADEM'İN AÇIKLAMASI</b></p><p>Duruşma öncesi Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) avukatı Sinem Ermiş, 22 yaşında vahşice öldürülen Ayşe Tokyaz için adalet taleplerini yinelemek ve davanın karar duruşması nedeniyle adliyede bulunduklarını söyledi.</p><p>Ermiş, KADEM olarak her kadının güven içinde yaşayabileceği bir dünya için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, &quot;Verilecek karar, Ayşe&#39;yi geri getirmeyecek. Annesinin, babasının, kardeşlerinin acısını sona erdirmeyecek. Ayşe&#39;nin yarım kalan hayatı devam etmeyecek. Ancak adaletin yerini bulması, geride kalanların acısını bir nebze olsun hafifletecek ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için topluma güçlü bir mesaj verecektir.&quot; şeklinde konuştu.</p><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Temmuz 2025&#39;te müşteki Esra Tokyaz&#39;ın, ikiz kardeşi Ayşe Tokyaz&#39;ın hayatından endişe ederek polise başvurduğu belirtilmişti.</p><p>Esra Tokyaz&#39;ın, hakkında şikayette bulunduğu Cemil Koç&#39;un bir süredir Ayşe Tokyaz&#39;la birlikte olduğu belirtilen iddianamede, polislikten ihraç edilen Koç&#39;un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, Ateşli Silahlar Kanunu&#39;na muhalefet, uyuşturucu kullanma, 2 kez tehdit olmak üzere 8 adli suç kaydının bulunduğu kaydedilmişti.</p><p>İddianamede, sanık Cemil Koç&#39;un &quot;kadına karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme&quot;, &quot;cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; ve &quot;şantaj&quot; suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.</p><p>Sanık Oğuz Kal&#39;ın &quot;kadına karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme&quot; ve &quot;cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma&quot; suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Cemal Arslan, Necmettin Ecer, İlker Umut Uğurlu, Mustafa Enes Aktaşçı, Barış Can Aydın, Erhan Girgin ve Yusuf Ziya Sancak&#39;ın da &quot;kadına karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme&quot; suçundan 15&#39;şer yıldan 20&#39;şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edilmişti.</p><p>Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayşe Tokyaz&#39;ın cinayet zanlısı Cemil Koç&#39;a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları Necdet Cetinkaya ve Zülfü Bektaş hakkında da ayrı bir iddianame hazırlanmıştı.</p><p>Bu iddianamede ise sanık polis memurlarının, &quot;görevi kötüye kullanma&quot; ve &quot;verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; suçlarından 3 yıl 6 aydan 8&#39;er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.</p><p>Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2025&#39;teki duruşmada, polis memuru 2 sanığın yargılandığı dosyanın, görevsizlik kararı ile ana dava dosyasıyla birleştirilmesi kararı vermişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/kucukcekmeceden-eyupsulta-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isgalci-israili-cildirtan-ambargo-karari-turkiye-dahil-8-ulkeden-ortak-bildiri-290945</link>
      <pubDate>2026-09-09T19:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşgalci İsrail'i çıldırtan ambargo kararı! Türkiye dahil 8 ülkeden ortak bildiri]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'in işgalci politikalarına karşı başlayan ticari ambargo halkası büyüyor. 12 Batılı ülkenin yasa dışı yerleşim ürünlerine kısıtlama getirmesi ve İngiltere'nin ithalatı tamamen yasaklaması üzerine harekete geçen Türkiye ve 7 müttefik ülke, tarihi karara tam destek verdiklerini ilan etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşgalci İsrail'i çıldırtan ambargo kararı! Türkiye dahil 8 ülkeden ortak bildiri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Türkiye, BAE, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlarının, İngiltere&#39;nin, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama kararına ilişkin ortak yazılı açıklama yayımladığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, bu kararın, uluslararası hukuka uygun şekilde uluslararası toplumu benzer adımlar atmaya teşvik etmesi ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ile bu faaliyetlere karışan kişilerin hesap verebilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunması temenni edildi.</p><p>Bakanların, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları tarafından yayımlanan İki Devletli Çözüme İlişkin Ortak Bildiri'yi de memnuniyetle karşıladığı bildirildi. Açıklamada, söz konusu ülkelerin, uluslararası hukuka göre yasa dışı olan yerleşimlerle yapılan mal ticaretine ulusal veya Avrupa düzeyinde kısıtlamalar getirme ya da kendi ulusal usulleri çerçevesinde bu ve diğer tedbirleri aktif biçimde değerlendirme yönündeki niyetlerinin teyit edildiği aktarıldı.</p><p>Açıklamada, bakanların uluslararası toplumu, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerini destekleyen veya bunların sürdürülmesine katkı sağlayan faaliyetlere son verilmesi amacıyla somut tedbirler almaya teşvik ettiği kaydedildi.<br></p><p>Açıklamada, bakanların, açıklanan bu niyetlerin, tüm devletlerin İsrail'in Filistin topraklarını hukuka aykırı işgalinden kaynaklanan durumu hukuken tanımama ve İsrail'in işgaliyle oluşturulan durumun sürdürülmesine yardım veya destek sağlamama yükümlülüğü de dahil olmak üzere, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarıyla uyumlu olduğu değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Bu kapsamda, BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı'nın 19 Temmuz 2024 tarihli İstişari Görüşü de dikkate alındı.</p><p>Bakanların, bu çerçevede, İsrail&#39;in yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı olarak aldığı tüm tedbirleri ve işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan diğer tüm uygulamaları geri çekmesi yönündeki çağrıyı yineledikleri belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Bakanlar, Gazze'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamakta ve güvenlik ile istikrarın sağlanması, insani durumun ele alınması, yeniden imar ve toparlanma sürecinin kolaylaştırılması ve kalıcı barışın temellerinin atılması amacıyla ABD Başkanı Trump'ın (Donald) Gazze İhtilafını Sona Erdirmeye Yönelik Kapsamlı Planı'nın tam olarak ve derhal uygulanması çağrısında bulunmaktadır.</p><p>Bakanlar, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın sağlanmasının tek uygulanabilir yolunun, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip ve yaşanabilir bir Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesi suretiyle iki devletli çözümün uygulanması olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır.&quot;</p><p><b>12 ÜLKEDEN BATI ŞERİA KARARI</b></p><p>Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla İsrail&#39;in işgal altındaki Batı Şeria&#39;daki yerleşimlerinden gelen mallara ticari kısıtlama getireceklerini duyurmuştu.</p><p>Açıklamada, İsrail&#39;in Batı Şeria&#39;daki eylemleriyle iki devletli çözümü baltalayan adımlar attığı vurgulanarak, durumun her geçen gün daha da kötü hale geldiği belirtilmişti.</p><p>Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sebep olduğu şiddet olaylarına dikkat çekilen açıklamada, iki devletli çözüm fikrinin korunması gerektiği vurgulanmıştı.</p><p>İsrail, ticari yaptırımlara yanıt olarak İngiltere&#39;nin işgal altındaki Doğu Kudüs&#39;te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldığını açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/isgalci-israili-cildirtan-692_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yanginlar-uzerinden-tehlikeli-oyun-irkci-paylasimlarla-nefret-korukleyen-hesaba-sorusturma-290944</link>
      <pubDate>2026-09-09T19:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yangınlar üzerinden tehlikeli oyun: Irkçı paylaşımlarla nefret körükleyen hesaba soruşturma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'daki orman yangınlarını fırsat bilerek ırkçı paylaşımlarla nefret körükleyen 'Yörükeli Hareketi Antalya' adlı sosyal medya hesabına yargı freni geldi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, toplumu kışkırtan ve hedef gösteren içerikler nedeniyle hesap hakkında resen soruşturma başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yangınlar üzerinden tehlikeli oyun: Irkçı paylaşımlarla nefret körükleyen hesaba soruşturma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya genelinde meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili olarak, "Yörükeli Hareketi Antalya" isimli sosyal medya hesabından yapılan ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu" değerlendirilen paylaşımlar üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca bugün, söz konusu paylaşımlara erişimin engellenmesi amacıyla Antalya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine başvuruda bulunuldu.  </p><p>Ayrıca Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne; sosyal medya hesabının ve soruşturmaya konu paylaşımların incelenmesi, başkaca suç unsuru taşıyan içeriklerin tespit edilmesi, hesabın sahibi ile paylaşımları yapan kişi veya kişilerin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi yönünde talimat verildiği öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/yanginlar-uzerinden-tehli-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290943</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/izmirde-bankada-rehine-krizi-ozel-harekattan-basarili-operasyon-290943</link>
      <pubDate>2026-09-09T19:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir'de bankada rehine krizi: Özel harekattan başarılı operasyon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'in Karabağlar ilçesinde bulunan bir özel banka şubesinde silahlı rehin alma krizi yaşandı. Şüpheli bir kişinin banka çalışanını rehin alması üzerine İnönü Caddesi'ne çok sayıda sağlık ve özel harekat polisi sevk edilirken bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı. Polisin ikna çalışmaları sonucu silahlı soygun girişimcisi teslim oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir'de bankada rehine krizi: Özel harekattan başarılı operasyon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, saat 16.30 sıralarında Karabağlar ilçesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan bir banka şubesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, daha önce psikiyatri tedavisi gördüğü öğrenilen C.A. isimli şahıs, bankaya girdikten sonra özel güvenlik görevlisine ait silahı ele geçirdi. Silahı alan şüpheli, banka içerisinde bulunan 5 çalışanı rehin aldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42427076.jpg"/><p><b>ANNELİ İKNA ÇABASI VE ÖZEL HAREKAT OPERASYONU</b></p><p>İhbar üzerine adrese çok sayıda polis, müzakereci ve özel harekat ekibi sevk edildi. Güvenlik güçleri banka ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alarak caddeyi trafiğe ve geçişlere kapattı. Müzakere çalışmaları sırasında şüphelinin ikna edilebilmesi amacıyla annesi de olay yerine getirildi.  </p><p>Müzakereci ve özel harekat unsurlarınca yürütülen hassas ve titiz çalışmalar neticesinde, rehin tutulan 5 banka çalışanı güvenli bir şekilde kurtarıldı. Şüpheli C.A. ise ekiplerce etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42427077.jpg"/><p><b>BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA: 4 SAVCI GÖREVLENDİRİLDİ</b></p><p>Olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü belirtilerek, "9 Eylül 2026 günü saat 16.30 sıralarında, İzmir ili Karabağlar ilçesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan bir banka şubesine gelen C.A. isimli şahıs, özel güvenlik görevlisine ait silahı alarak banka içerisinde bulunan 5 çalışanı rehin almıştır. Müzakere ve özel harekât unsurlarınca yürütülen çalışmalar neticesinde rehin alınan 5 banka çalışanı güvenli bir şekilde kurtarılmış, şüpheli şahıs gözaltına alınmıştır. Olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca derhal soruşturma başlatılmış; soruşturmanın etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesi amacıyla 2 Cumhuriyet Başsavcıvekili ile 2 Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiştir" denildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/izmirde-bankada-panik-anl-815_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290942</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/filo-jet-kazasinda-yeni-asama-istanbuldan-ozel-donanimli-gemi-bolgeye-sevk-ediliyor-290942</link>
      <pubDate>2026-09-09T19:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Filo Jet" kazasında yeni aşama: İstanbul'dan özel donanımlı gemi bölgeye sevk ediliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan Filo Jet yolcu gemisindeki kayıplara ulaşmak için arama çalışmalarının genişletildiğini duyurdu. Ankara'da gerçekleştirilen üst düzey temasların ardından, derin sularda arama kabiliyetine sahip özel donanımlı yeni bir geminin İstanbul'dan kaza bölgesine sevk edilmesine karar verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Filo Jet" kazasında yeni aşama: İstanbul'dan özel donanımlı gemi bölgeye sevk ediliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında 30 Ağustos'ta batan "Filo Jet" isimli yolcu gemisinde kaybolanlar için devam eden arama-kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Üstel, "Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından kayıp insanlarımıza ulaşmak amacıyla yürüttüğümüz arama kurtarma çalışmalarımız kesintisiz devam etmektedir" dedi.  </p><p><b>"BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE ATILACAK YENİ ADIMLARI BELİRLEDİK"</b></p><p>Dün Ankara'da gerçekleştirilen temaslara değinen Üstel, "Dün Ankara'da, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında, ilgili bakanlıkların, Türk Deniz Kuvvetlerinin, teknik heyetlerin ve özel kurum temsilcilerinin katılımıyla önemli toplantılar gerçekleştirdik. Bugüne kadar yapılan çalışmaları değerlendirdik, bundan sonraki süreçte atılacak yeni adımları belirledik. Kayıp insanlarımıza ulaşma konusunda Türkiye Cumhuriyeti ile kararlılığımız tamdır" dedi.  </p><p><b>"BİR ARAMA KURTARMA GEMİSİ DAHA ÇALIŞMALARA DAHİL EDİLECEK"</b></p><p>Ankara'daki toplantılar sonucunda arama-kurtarma çalışmalarına yeni teknik kapasitenin dahil edilmesinin kararlaştırıldığını açıklayan Üstel, "Gerçekleştirdiğimiz toplantılar sonucunda, derin sularda arama kabiliyetine ve özel teknik donanımlara sahip bir arama kurtarma gemisinin daha çalışmalara dahil edilmesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu gemi yarın İstanbul'dan hareket ederek kaza bölgesine doğru yola çıkacaktır. Geminin hafta sonu veya hafta başında adamıza ulaşarak çalışmalara başlaması öngörülmektedir" dedi.  </p><p><b>"TCG IŞIN ARAMA FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR"</b></p><p>Arama-kurtarma çalışmalarında görev yapan Türk Deniz Kuvvetlerine ait gemilerin son durumuna ilişkin de bilgi veren Üstel, TCG Işın'ın tüm mürettebatıyla kaza bölgesindeki faaliyetlerine devam ettiğini, TCG Alemdar'ın ise rutin teknik bakım ve ikmal amacıyla limanına döndüğünü belirtti. Üstel, "Havadan, karadan ve denizden kayıplarımıza ulaşmak için çalışmalarımız devam etmektedir. Amacımız nettir. Kayıplarımıza ulaşmak" dedi.  </p><p><b>"YENİ TEKNİK KAPASİTEYİ DEVREYE ALARAK ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ"</b></p><p>Denizin derinliği, bölgenin şartları ve batığın durumunun çalışmaların zaman almasına neden olduğunu ifade eden Üstel, arama imkanlarının genişletildiğini vurgulayarak, "Denizin derinliği, bölgenin şartları ve batığın durumu nedeniyle arama çalışmalarının zaman gerektirdiği bir gerçektir. Ancak imkanlarımızı genişleterek, yeni teknik kapasiteyi devreye alarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu süreçte çok sayıda kurum ve kuruluş da çalışmalarımıza önemli katkı sağlamaktadır" dedi.  </p><p><b>"ADLİ TIP KURUMU KİMLİKLENDİRME, YÜZ TANIMA VE DNA TESPİTLERİNE DESTEK SAĞLIYOR"</b></p><p>Türkiye kurumlarının çalışmaların ilk gününden itibaren sürece destek verdiğini belirten Üstel, "Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ilk günden bu yana tüm imkan ve kabiliyetlerini seferber etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu da kimliklendirme, yüz tanıma, DNA tespitleri ve adli süreçlere önemli destek sağlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliğimiz, Büyükelçimiz ve Büyükelçilik personeli de ilk günden itibaren sürecin her aşamasında yanımızda olmuş, koordinasyona önemli katkı sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir" dedi.  </p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR</b></p><p>Üstel, "Kayıp insanlarımıza ulaşma çabamıza ilk günden bu yana güçlü destek veren başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz olmak üzere, tüm bakanlıklara, kurum ve kuruluşlara halkımız adına bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/filo-jet-kazasinda-yeni-a-897_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>