<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282268</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-olmadan-abd-ve-cin-ile-yarisamazlar-ya-ortaklik-ya-maglubiyet-282268</link>
      <pubDate>2026-07-01T18:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye olmadan ABD ve Çin ile yarışamazlar: Ya ortaklık ya mağlubiyet]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Brüksel'deki küresel teknoloji zirvesinde Avrupa'nın yüzüne gerçekler tek tek söylendi. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, yapay zeka ve kuantum gibi kritik alanlarda Türkiye'ye güvenlik bahanesiyle engel çıkaran AB'yi uyardı. Gönüllü "Kendi kabuğunuza çekilerek küresel devlerle savaşamazsınız, Avrupa'nın teknolojik kurtuluşu Türkiye'nin üretim ve mühendislik gücünden geçiyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye olmadan ABD ve Çin ile yarışamazlar: Ya ortaklık ya mağlubiyet]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gönüllü ve DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erdem Erkul, Brüksel&#39;de DIGITALEUROPE tarafından düzenlenen 2026 Yaz Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen &quot;AB-Türkiye: Daha Rekabetçi Bir Dijital Ortaklık Kurmak&quot; başlıklı panelde konuştu.</p><p>&quot;Son 20 yılda Türkiye&#39;nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst basamaklara taşımayı hedefleyen kapsamlı bir sanayi ve teknoloji politikası yürüttük.&quot; diyen Gönüllü, Türkiye&#39;nin Çin&#39;den Orta Avrupa&#39;ya uzanan geniş bir coğrafyada üretim çeşitliliği ve ihracatıyla öne çıktığını vurguladı.</p><p>Gönüllü, Türkiye&#39;nin gücünün AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle de desteklendiğine işaret ederek, &quot;Bugün Türkiye&#39;de 1.700&#39;den fazla AR-GE ve tasarım merkezi sanayimizin rekabet gücünü artıracak çözümler geliştiriyor. 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firma geleceğin teknolojileri üzerinde çalışıyor. Yaklaşık 800 uluslararası şirket Türkiye&#39;de AR-GE faaliyetleri yürütüyor. Bu güçlü üretim ve inovasyon altyapısı, ileri teknolojilerin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli başarıların önünü açtı.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>En stratejik teknoloji alanlarında iş birliği ve ortaklığın, potansiyelinin gerisinde kaldığına dikkati çeken Gönüllü, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Türkiye, hem Horizon Europe hem de Digital Europe programlarının ortak ülkesidir. Bu programlara katkı sağlıyor, aktif biçimde katılıyor ve Avrupa&#39;nın teknolojik kapasitesini güçlendirme hedefini paylaşıyoruz. Ancak ileri yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, kuantum teknolojileri ve bazı stratejik dijital altyapılar gibi kritik alanlarda güvenlik gerekçeleri ve uygunluk kriterleri nedeniyle erişimimiz halen sınırlı. AB&#39;nin kritik teknolojileri rakiplerinden koruma yönündeki güvenlik kaygılarını anlıyoruz. Ancak uzun vadeli rekabet gücü, güven inşa etmeyi, öngörülebilirliği sağlamayı ve güvenilir ortakların katkı sunabileceği mekanizmalar oluşturmayı gerektiriyor.&quot; </p><p><b>"BİRLİKTE NE KADAR FAZLA İNOVASYON YAPARSAK AVRUPA O KADAR REKABETÇİ, DAYANIKLI VE GÜVENLİ OLACAKTIR"</b></p><p>Gönüllü, Avrupa&#39;nın yapay zeka, yarı iletkenler ve kuantum teknolojilerinde küresel rekabette başarılı olması için yalnızca sınırları içindeki değil, Türkiye gibi en yakın ortaklarının kapasitesini de harekete geçirmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın dijital geleceğine sunabileceği inovasyon kapasitesinin, sanayi gücünün ve teknolojik yeteneğinin yeterince değerlendirilemediğini vurgulayan Gönüllü, &quot;Türkiye zaten Avrupa sanayisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Politikalarımızın da bu ekonomik gerçekliği yansıtması gerekir. Birlikte ne kadar fazla inovasyon yaparsak Avrupa o kadar rekabetçi, dayanıklı ve güvenli olacaktır.&quot; dedi.</p><p>Muhammet Kasım Gönüllü, Avrupa&#39;nın rekabet gücünün yeni bir döneme girdiğini belirterek, başarının artık yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek olmadığını, bunların sanayiye hızla uygulanması, inovasyonun ölçeklendirilmesi ve güvenilir ortaklarla dayanıklı değer zincirleri kurulması gerektiğini anlattı.</p><p>Sanayi politikası, dijital politika ve savunma politikası arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığını ifade eden Gönüllü, Türkiye ile Avrupa&#39;nın geleneksel iş birliği anlayışının ötesine geçerek ortak teknoloji geliştirme yaklaşımını benimsemesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Türkiye&#39;nin gelişmiş üretim kapasitesi, dinamik teknoloji ekosistemi ve nitelikli mühendislik gücüyle Avrupa sanayisinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Gönüllü, &quot;Bir sonraki adım birlikte inovasyon yapmaktır.&quot; diye konuştu.</p><p><b>"ORTAK EKİPLER KURABİLİR, BİRLİKTE YENİ BAŞARI HİKAYELERİ OLUŞTURABİLİRİZ"</b></p><p>DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erkul da Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın en yakın sanayi ortaklarından biri olduğunu belirterek, geçen yıl mal ticaretinin 260 milyar dolara ulaştığını ve Türkiye&#39;nin bugün AB&#39;nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu söyledi.</p><p>Türkiye ile AB arasında sanayi, gıda, turizm ve savunma gibi alanlarda güçlü ilişkiler bulunduğunu ifade eden Erkul, dijital teknolojiler ve inovasyon alanında ise daha büyük bir potansiyel olduğunu vurguladı.</p><p>Avrupa&#39;nın güçlü fikirlere ve araştırma kapasitesine sahip olduğunu ancak inovasyonu küresel ölçekte büyütme konusunda daha fazla iş birliğine ihtiyaç duyduğunu belirten Erkul, son yıllarda büyük ölçekli dijital teknolojiler, yapay zeka modelleri, veri merkezleri, siber güvenlik ve savunma teknolojilerinde ABD ve Çin&#39;in öne çıktığını dile getirdi.</p><p>Erkul, Türkiye&#39;nin genç nüfusu, hızlı hareket eden girişimcilik ekosistemi, mühendislik kapasitesi ve savunma teknolojilerindeki kabiliyetleriyle Avrupa&#39;nın dijital ve teknolojik dönüşümüne katkı sağlayabileceğini söyledi.</p><p>AB ile Türkiye arasında yeni dönemde yalnızca üretim ve savunma ortaklığının değil, inovasyon ortaklığının da güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Erkul, &quot;Ortak ekipler kurabilir, birlikte yeni başarı hikayeleri oluşturabiliriz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Panelin moderatörlüğünü DIGITALEUROPE Genel Direktörü Cecilia Bonefeld-Dahl gerçekleştirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/turkiye-olmadan-abd-ve-ci-115_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282267</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/savunma-sanayiine-yeni-soluk-havelsanin-yesilay-hamlesi-diger-kurumlara-isik-olacak-282267</link>
      <pubDate>2026-07-01T18:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savunma sanayiine yeni soluk: HAVELSAN'ın Yeşilay hamlesi diğer kurumlara ışık olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, HAVELSAN ile imzalanan önleyici eğitim ve destek protokolünün tarihi bir adım olduğunu belirterek, "Bu akım, vatan toprağı kadar insan sağlığını da dert edinen diğer savunma sanayisi şirketlerimize örnek olacak" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savunma sanayiine yeni soluk: HAVELSAN'ın Yeşilay hamlesi diğer kurumlara ışık olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HAVELSAN-Yeşilay İşbirliği Anlaşması İmza Töreni, HAVELSAN Genel Müdürlüğü&#39;nde düzenlendi. İş birliği protokolünü, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç imzaladı.</p><p>İki kurumun ortak değerleri doğrultusunda hayata geçirilen protokol kapsamında, HAVELSAN çalışanlarına yönelik bağımlılık farkındalığı, sağlıklı yaşam ile koruyucu ve önleyici eğitim faaliyetleri gerçekleştirilecek. Düzenlenecek eğitim, seminer ve etkinliklerle çalışanların fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>Teknolojik bağımsızlık yolunda çözümler geliştiren HAVELSAN, Yeşilay&#39;ın uzmanlığıyla yürütülecek bu çalışmalar sayesinde çalışan sağlığı ve yaşam kalitesini kurumsal sürdürülebilirliğin önemli bir parçası olarak konumlandırıyor.</p><p><b>BAĞIMLILIKLA MÜCADELE FARKINDALIK HAFTASI</b></p><p>HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, törendeki konuşmasında, bağımlılıkla mücadelenin güçlü bir toplum için çok önemli olduğunu söyledi.</p><p>Bağımlılıkla mücadelenin sağlıklı, bilinçli, güçlü bir toplum inşa etmek için temel bir öge olduğunu düşündüklerini belirten Nacar, &quot;HAVELSAN ailesi olarak Yeşilay'ın ortaya koyduğu çalışmaları destekliyor, gençlerimizi ve onların çok kıymetli ailelerini bağımlılıktan korumayı, farkındalık oluşturmayı ve sağlıklı bir yaşama teşvik etmeyi ortak sorumluluk olarak kabul ediyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. </p><p>HAVELSAN olarak 2 bin 800 kişilik büyük bir mühendis, teknisyen ve çalışan kadrosuna sahip olduklarını, ailelerle birlikte çok daha geniş bir kitleye ulaşma fırsatı bulduklarını aktaran Nacar, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu yıl kuruluşumuzun yıl dönümü olan 13 Temmuz ile bağdaştırarak temmuz ayının ilk haftasını, kurumumuzda ilk defa &#39;Bağımlılıkla Mücadele Farkındalık Haftası&#39; ilan ettik. Yeşilayımızla birlikte her yıl çeşitli seminerler ve etkinlikler düzenleyerek bu farkındalığı artırmayı planlıyoruz. Ayrıca gönüllü çalışma arkadaşlarımızla, HAVELSAN içinde faaliyet gösteren 41&#39;inci kulüp olarak Yeşilay Kulübünü kurduk. İnsanların sigara veya teknoloji bağımlılığı gibi sorunlardan kurtulmak için büyük mücadele ettiğini biliyoruz. Biz de gönüllülük faaliyeti kapsamında çalışanlarımıza maddi ve manevi destek olacağız.&quot;</p><p><b>"ÖNLEME AMAÇLI KAPSAYICI BİR ÇALIŞMAYI HAYATA GEÇİRİYORUZ"</b></p><p>Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de HAVELSAN&#39;ın vatan toprağının her bir karışı için hissettiği sorumluluğu, insan sağlığı için de gösterdiğini ifade etti.</p><p>Protokolün sadece sigara veya dijital bağımlılıkları değil, tüm bağımlılıkları kapsayan önleyici bir adım olduğunu vurgulayan Dinç, şunları kaydetti:</p><p>&quot;HAVELSAN toprağımızın her bir karışıyla alakalı kendini sorumlu hissederken, her bir insanımızla alakalı da sorumlu hissediyor. Bu noktada kendi çalışanlarından başlamak üzere, öncelikle sigara bağımlılığı, dijital bağımlılıklar ve diğer bütün bağımlılıklar olmak üzere çok kapsayıcı, önleme amaçlı bir çalışmayı Yeşilay ile beraber hayata geçiriyor. Hem HAVELSAN çalışanlarımıza yönelik önleme noktasında, bağımlılıklara hiç başlamama noktasında bilgileri, becerileri kazandıracak eğitim programları organize edeceğiz. Hem de herhangi bir şekilde sigaraya bağımlılık geliştiren, dijital bağımlılık geliştiren kardeşlerimiz varsa onların kurtulmasıyla alakalı daha güzel, daha mutlu, daha sağlıklı bir hayata başlaması ile alakalı her türlü imkanlarımızı uzman psikologlarımız nezaretinde yapılandırılmış yardım programlarımız sayesinde hayata geçirmiş olacağız.&quot; diye konuştu.</p><p>Dinç, protokole ilişkin olarak, &quot;HAVELSAN ile Yeşilay&#39;ın bugün imzaladığı protokol ülkemizin ve insanımızın bağımsızlığına yönelik kararlılığın ve inancın çok açık ve net bir işaretidir. Bu çalışma örnek bir çalışma olacak ve burada kalmayacak. Başta diğer savunma sanayisi şirketlerimiz olmak üzere ülkemizin bağımsızlığıyla dertli, her kurumunun, her kişisinin örnek alacağı, peşinden geleceği, takip edeceği ve ülkemizin her anlamdaki bağımsızlık mücadelesine katılacağı, katkıda bulunacağı bir akıma, yeni yola sebep olacağına inanıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/savunma-sanayiine-yeni-so-779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282266</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/1-dolarlik-isgal-ittifaki-calinti-arazi-uzerine-amerikan-elciligi-insa-edilecek-282266</link>
      <pubDate>2026-07-01T18:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1 dolarlık işgal ittifakı! Çalıntı arazi üzerine Amerikan elçiliği inşa edilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası hukuku ve insan haklarını hiçe sayan İsrail, Batı Kudüs'te 1948 öncesinde Filistinli ailelere ait olduğu belgelerle kanıtlanan araziyi, 1 dolar karşılığında 99 yıllığına ABD'ye devretti. "Gaip Mülkleri Kanunu" kılıfıyla yürütülen bu sistematik yağma, yeni Amerikan Büyükelçiliği binasıyla tescilleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1 dolarlık işgal ittifakı! Çalıntı arazi üzerine Amerikan elçiliği inşa edilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Dışişleri Bakanlığı&#39;ndan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile ABD&#39;nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee&#39;nin ABD Büyükelçiliği&#39;nin Kudüs&#39;teki kalıcı yerleşkesinin inşasına arazi tahsis eden bir anlaşmaya imza attığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, bu anlaşmanın, &quot;ABD Büyükelçiliği&#39;nin mevcut binasından Kudüs&#39;teki yeni kalıcı yerine taşınmasının başlangıcı&quot; olduğu ifade edilerek, bu adımın ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın 2017'de uluslararası hukuka göre işgal altındaki Doğu Kudüs dahil Kudüs'ü İsrail&#39;in başkenti olarak tanıma ve büyükelçiliği buraya taşıma kararının bir devamı niteliğinde olduğu kaydedildi.</p><p>İmza töreninde konuşan İsrail Dışişleri Bakanı Saar, bu adımın basit bir arazi tahsisi olmadığını savunarak iki ülke arasındaki ittifakın stratejik öneminin sembolü olduğunu dile getirdi.</p><p>Saar, ABD ile İsrail'in birbirleri için vazgeçilmez olduğunu ileri sürerek, İsrail'in "ABD için Orta Doğu'daki en önemli stratejik varlık olduğunu" iddia etti.</p><p><b>"ABD, BÜYÜKELÇİLİĞİN KALICI KOMPLEKSİNİN KURULACAĞI ARAZİYİ DEVRALIYOR"</b></p><p>ABD&#39;nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise bu adımı dini ve ideolojik gerekçelerle savunarak, arazi tahsisinin ABD&#39;nin 250. kuruluş yıl dönümünün arifesinde gerçekleşmesini &quot;anlamlı&quot; olarak nitelendirdi.</p><p>Huckabee, "Amerika'nın kurucu babalarına ilham veren Yahudi-Hristiyan değerlerinin Kudüs'ten ve tüm İsrail topraklarından geldiğini" iddia etti.</p><p>Yeni yerleşkenin &quot;Kudüs&#39;teki Amerikan varlığını güçlendireceğini&quot; öne süren Huckabee, şehrin &quot;İsrail&#39;in ebedi başkenti&quot; olduğu yönündeki iddialarını yineledi.</p><p>Huckabee, &quot;ABD, büyükelçiliğin kalıcı kompleksinin kurulacağı araziyi devralıyor.&quot; diyerek, kira sözleşmesinin 1 dolar karşılığında 99 yıllığına yapıldığını ekledi.</p><p>İsrail&#39;in Filistinlilerden gasbettiği arazi, ABD Büyükelçiliği&#39;ne tahsis edildi.</p><p><b>YENİ ELÇİLİK BİNASI GASBEDİLEN ARAZİ ÜZERİNE İNŞA EDİLECEK</b></p><p>Aralık 2017&#39;de ABD Başkanı Donald Trump, işgal altındaki Kudüs&#39;ü İsrail&#39;in başkenti olarak tanıdığını ilan etmiş ve ABD Büyükelçiliği&#39;nin Tel Aviv&#39;den buraya taşınmasına karar vermişti. Büyükelçiliğin geçici binası ise Mayıs 2018&#39;de açılmıştı.</p><p>Bu karar, Kudüs şehrinin statüsüne ilişkin uluslararası mutabakata aykırı olduğu gerekçesiyle o dönemde dünya çapında geniş çaplı tepki ve eleştirilere neden olmuştu.</p><p>İsrail&#39;deki &quot;Adalah&quot; (Adalet) Hukuk Merkezi, 2022 yılında yaptığı açıklamada, büyükelçilik yerleşkesinin inşası için tahsis edilen arazinin, 1950 tarihli &quot;Gaip Mülkleri Kanunu&quot; kullanılarak Filistinlilerden gasp edildiğini belirtmişti. Merkez, arşiv belgelerinin bu arazinin 1948 yılından önce Filistinli ailelere ait olduğunu ve &quot;İngiliz Mandası&quot; yönetimine kiralanmış olduğunu kanıtladığını vurgulamıştı.</p><p>Hukuk merkezi, ABD Büyükelçiliği&#39;nin Kudüs&#39;te genişletilmesinin ve bunun için ayrılan araziye el konulmasının, özel mülkiyetin müsadere edilmesini yasaklayan Lahey Sözleşmesi&#39;nin 46. maddesi başta olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ifade etmişti.</p><p>Birleşmiş Milletler, Doğu Kudüs&#39;ü 1967&#39;de işgal edilen Filistin topraklarının bir parçası olarak kabul ediyor ve şehrin karakterini veya hukuki statüsünü değiştirmeyi amaçlayan her türlü adımın uluslararası hukuk normlarına göre hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını vurguluyor.</p><p>ABD, büyükelçiliğini 2018 yılında Kudüs&#39;e taşımış olsa da dünya ülkelerinin büyük bir kısmı, şehrin statüsüne ilişkin uluslararası duruşa bağlı kalarak İsrail&#39;deki büyükelçiliklerini Tel Aviv&#39;de tutmaya devam ediyor.</p><p>ABD, Guatemala, Honduras, Kosova, Paraguay, Papua Yeni Gine ve Fiji, Kudüs&#39;te büyükelçilik açan 7 ülke olmuştu. Somali&#39;den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ve İsrail tarafından tanınan Somaliland, 15 Haziran 2026&#39;da da sözde İsrail Büyükelçiliği&#39;ni Kudüs&#39;te açmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/1-dolarlik-isgal-ittifaki-968_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282265</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanya-basbakani-merz-nato-zirvesinde-orta-dogunun-gelecegi-de-ele-alinacak-282265</link>
      <pubDate>2026-07-01T17:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz: NATO Zirvesi'nde Orta Doğu'nun geleceği de ele alınacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 7-8 Temmuz'da, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde Orta Doğu'nun geleceğinin de ele alınacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz: NATO Zirvesi'nde Orta Doğu'nun geleceği de ele alınacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, başkent Berlin'de Savunma Bakanı Boris Pistorius ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p>Ankara'da gelecek hafta NATO Zirvesi düzenleneceğini, buna hazırlandıklarını aktaran Merz, bir hafta önce de Fransa, İtalya, Polonya ve İngiltere liderleriyle Berlin'de bir araya geldiğini anımsattı.</p><p>Berlin'de 3 Temmuz Cuma günü de Baltık ülkelerinden mevkidaşlarıyla görüşeceğini ifade eden Merz, Zirve öncesinde Avrupa tarafı olarak "birlik ve güç" mesajı vermek istediklerini söyledi.</p><p>Merz, Avrupalılar olarak NATO'da daha büyük sorumluluk üstlendiklerini belirterek, "Tek taraflı transatlantik bağımlılıkları azaltıyoruz ve bu, her koşulda Atlantik'in her iki yakası için de doğru karar." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>NATO Ankara Zirvesi'nde Avrupalı NATO üyeleri olarak Ukrayna'ya yeni mali taahhütlerde bulunmak istediklerinin altını çizen Merz, "NATO Zirvesi'nde Orta Doğu'nun geleceği de ele alınacak. ABD ile İran arasında kalıcı bir barışın sağlanmasına yardımcı olmaya devam edeceğiz." dedi.</p><p>Merz, ortak hedefin İran'ın nükleer programının sonlandırılması ve Hürmüz Boğazı'nın kalıcı olarak açık kalması olduğunu vurguladı.</p><p>Bir gazetecinin, "ABD ile İran arasında imzalanan 14 maddelik mutabakatta İran için 300 milyar dolarlık fonun yer aldığından bahsedildiği, Almanya'nın buna (mali olarak) katkıda bulunup bulunmayacağına" ilişkin sorusuna verdiği yanıtta Merz, çatışmaların son ermesini ve mutabakatın ötesinde bir anlaşmanın imzalanmasını ümit ettiklerini belirtti.</p><p>Merz, Hürmüz Boğazı'nın açık kalması için her zaman askeri olarak katkıda bulunacaklarını dile getirdiklerini anımsatarak, "Bölgede yıkılan altyapının yeniden inşası söz konusu olduğunda her şeyi konuşabiliriz. Ancak öncelikle çatışmalar sona ermeli, sonra da kendi ekonomik çıkarlarımız için de katkı sağlarız." ifadelerini kullandı.</p><p>Başbakan Merz, her şeyden önce Avrupa ve Almanya'ya güvenli bir enerji tedarikini sağlamak için bölgedeki enerji altyapısını yeniden tesis etmek gerektiğini dile getirdi.</p><p><b>MERZ, ALMANYA'YI ABD İLE "AYNI GÖZ HİZASINDA" GÖRÜYOR</b></p><p>Avrupa'nın güvenliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Merz, "Son yıllarda kendi güvenliğimiz için çok az şey yaptık. Şimdi bunu telafi ediyoruz." diye konuştu.</p><p>Merz bunu, ABD Başkanı'nın belirlediği sayısal bir hedefi karşılamak için değil, kendi çıkarları olduğu için yaptıklarını belirterek, "Bunu doğru ve gerekli bulduğumuz için yapıyoruz." dedi.</p><p>ABD hükümeti ile "aynı göz hizasında olduklarını" ifade eden Merz, "Amerika, NATO'nun 32 ortağından biri, biz de NATO'nun 32 ortağından biriyiz. Ancak biz NATO'nun Avrupa tarafında iyi koordinasyon içindeyiz, Kanada ile de. Bu bakımdan gelecek haftaya öz güvenle giriyoruz ve Amerikalılara şunu söylüyoruz; 'Siz bize bağımlısınız, biz de size bağımlıyız. Biz birlikte savunma yeteneğine sahibiz.'" ifadelerini kullandı.</p><p>Almanya Savunma Bakanı Pistorius da Hürmüz Boğazı'nda olası mayın temizleme faaliyetleri için hazır bekletilen Alman gemilerinin durumuna ilişkin soruya, gemilerin Cibuti'de beklediğini ancak orada sonsuza kadar beklemeyeceğini söyledi.</p><p>Pistorius, şu an için gemilerin Hürmüz Boğazı'na girerek mayın temizlemelerinin öngörülmediğini, İran'ın Fransa'ya böyle bir misyonu reddettiğini bildirdiğini, bu yüzden bu konuda bir şey olacak beklentisiyle sonbahara kadar gemilerin orada kalmayacağını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/almanya-basbakani-merz-na-928_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282264</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/altin-neden-kararmiyor-bilim-insanlari-acikladi-282264</link>
      <pubDate>2026-07-01T17:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın neden kararmıyor? Bilim insanları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Altının neden kararmadığı uzun yıllardır merak konusuydu. Tulane Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, altının yüzeyindeki atomların oluşturduğu gizli kalkan sayesinde oksijenle tepkimeye girmediğini ortaya koydu. Bu bulgu, hem takı sektöründe hem de endüstriyel kimyada altın katalizörlerinin geleceğini etkileyebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın neden kararmıyor? Bilim insanları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altının yüzyıllardır parlaklığını nasıl koruduğu bilim dünyasında tartışma konusu olmaya devam ederken, Tulane Üniversitesi'nde gerçekleştirilen son araştırma bu gizemi aydınlatan önemli sonuçlara ulaştı. Araştırmada, altın yüzeyindeki atomların, oksijenle tepkimeleri neredeyse tamamen durduran özel bir düzenlenme biçimine geçtiği tespit edildi. Bilim insanları, bu atomik kalkanın altının kararmasını engellediğini ve madenin parlaklığını uzun yıllar boyunca korumasını sağladığını belirtti. Çalışmanın sonuçları, Physical Review Letters dergisinde yayımlandı ve altının kimyasal dayanıklılığının yalnızca klasik kimya kurallarıyla açıklanamayacağını ortaya koydu.</p><h3>Tulane Üniversitesi: 'Altın atomları koruyucu kalkan oluşturuyor'</h3><p>Tulane Üniversitesi Fen ve Mühendislik Okulu'ndan Kimya Mühendisliği doçenti Matthew Montemore, altının kararmamasının ardındaki temel sebebin, yüzey atomlarının kendilerini yeniden düzenleyerek oksidasyona karşı direnci artırması olduğunu açıkladı. Montemore ve ekibi, altının en yaygın iki yüzey türünü bilgisayar simülasyonlarıyla inceledi ve oksijen molekülleriyle karşılaştığında atomların ve elektronların nasıl davrandığını analiz etti. Sonuçlar, yüzey atomları yeniden düzenlenmediği takdirde, oksijenin altınla daha kolay tepkimeye girdiğini gösterdi. Ancak atomlar yer değiştirdiğinde, oksijenle olan tepkimeler bir milyar ile bir trilyon kat arasında azaldı. Bu atomik kalkan, altının sadece takı ve süs eşyalarında değil, endüstriyel uygulamalarda da uzun süre dayanıklı kalmasını sağlıyor.</p><h3>Altının kararmama özelliği endüstriyel katalizörleri nasıl etkiliyor?</h3><p>Altının kararmaya karşı gösterdiği direnç, takı ve elektronik sektörlerinde büyük avantaj sağlarken, endüstriyel kimyada kullanılan altın katalizörler için ise bazı sınırlamalar yaratıyor. Kimyasal tepkimelerin hızını artıran altın bazlı katalizörler, özellikle oksidasyon süreçlerinde tercih ediliyor. Ancak altının oksijenle kolayca tepkimeye girmemesi, bazı endüstriyel uygulamalarda katalizörlerin etkinliğini azaltabiliyor. Araştırma ekibi, altın yüzeyindeki atomik düzenlemeyi değiştirmenin, katalizörlerin reaktivitesini artırmak için yeni bir yol olabileceğini vurguladı. Özellikle altın ve paladyumun birleştiği katalizörler, plastik ve diğer malzemelerin üretiminde kullanılan vinil asetat gibi kimyasalların sentezinde önemli rol oynuyor. Ayrıca, altın katalizörler araç egzoz sistemlerinde karbon monoksit giderimi ve propilen oksit üretimi gibi alanlarda da araştırılıyor.</p><h3>Yüzey tasarımı ile altın katalizörlerinde yeni dönem</h3><p>Çalışmanın yazarlarından Montemore, altını daha reaktif hale getirmek için yüzey atomlarının yeniden düzenlenmesini önlemenin veya tersine çevirmenin potansiyel bir strateji olabileceğini ifade etti. Bu yaklaşım, altın katalizörlerinin endüstriyel kimyada daha etkin kullanılmasının önünü açabilir. Şimdiye kadar, altın katalizörlerini geliştirmek için genellikle altının diğer metallerle karıştırılması veya oksit yüzeylerine küçük altın nanopartiküllerinin yerleştirilmesi yöntemleri uygulanıyordu. Ancak yeni bulgular, yüzey geometrisinin değiştirilmesinin de altının reaktivitesini yükseltebileceğini gösteriyor. Bu gelişme, hem endüstriyel üretimde hem de enerji sektöründe altın bazlı katalizörlerin kullanım alanlarını genişletebilir.</p><p>Tulane Üniversitesi'nin bu önemli çalışması, altının kararmamasının ardındaki atomik sırları gün yüzüne çıkarırken, aynı zamanda endüstriyel kimyada altın katalizörlerinin daha verimli kullanılabilmesi için yeni stratejiler geliştirilmesine ışık tutuyor. Altının atomik kalkanı sayesinde elde edilen bu dayanıklılık, hem değerli takıların hem de teknolojik uygulamaların geleceğini şekillendirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/altin-neden-kararmiyor-bi-640_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282263</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/mini-karaciger-donemi-basliyor-nakillerin-yerini-alabilir-282263</link>
      <pubDate>2026-07-01T17:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mini karaciğer dönemi başlıyor! Nakillerin yerini alabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri'nde Massachusetts Institute of Technology (MIT) araştırmacıları, karaciğer yetmezliği tedavisinde çığır açacak mini karaciğerler geliştirdi. Bu yenilikçi yöntem, nakil bekleyen binlerce hastaya umut veriyor ve karaciğer nakline alternatif olabilecek yeni bir dönemi başlatıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mini karaciğer dönemi başlıyor! Nakillerin yerini alabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen üniversitelerinden Massachusetts Institute of Technology (MIT) bünyesinde yürütülen çığır açıcı bir araştırmada, bilim insanları karaciğer yetmezliği tedavisinde yeni bir umut olarak görülen mini karaciğerler geliştirdi. Fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, enjekte edilebilir bu küçük karaciğer dokuları, en az sekiz hafta boyunca sağlıklı karaciğerin birçok işlevini yerine getirdi. Bu gelişme, karaciğer nakline bağımlı olan hastalar için yeni bir tedavi seçeneği oluşturma potansiyeli taşıyor. Çalışmanın sonuçları, dünya genelinde organ nakli bekleyen binlerce kişi için umut kaynağı oldu.</p><h3>MIT ekibinden mini karaciğerlerle nakil ihtiyacına çözüm</h3><p>Karaciğer, insan vücudunda toksinlerin arındırılmasından ilaçların metabolize edilmesine ve kan pıhtılaşmasını sağlayan proteinlerin üretilmesine kadar yaklaşık 500 hayati görevi üstleniyor. Ancak karaciğerin işlevini yitirdiği durumlarda, hastaların çoğu için tek kesin çözüm olarak nakil görülüyor. Organ bağışındaki kronik yetersizlik ve uygun donör bulma zorluğu, alternatif tedavi arayışlarını hızlandırdı. MIT'de Sangeeta Bhatia liderliğindeki araştırma ekibi, bu soruna yanıt arayarak mini karaciğerlerin geliştirilmesinde öncü rol üstlendi. Mini karaciğerler, vücuda enjekte edilebilen ve doğal karaciğer dokusunun işlevlerini taklit edebilen biyomühendislik ürünü dokulardan oluşuyor. Araştırmacılar, bu yöntemin özellikle nakil için bekleyen hastalara destek sağlayabileceğini ve bağış organı bulunana kadar köprü tedavi olarak kullanılabileceğini vurguluyor.</p><h3>Enjekte edilebilir mini karaciğerler: Farelerde 8 hafta boyunca işlev gördü</h3><p>MIT laboratuvarlarında geliştirilen mini karaciğerler, özel olarak tasarlanmış hidrojel mikrosferler içerisine yerleştirilen hepatositlerden oluşuyor. Bu mikrosferler, hücrelerin bir arada kalmasını ve kan damarlarıyla bağlantı kurmasını sağlıyor. Araştırmada, farelerin karın bölgesindeki yağ dokusuna enjekte edilen karaciğer hücreleri ve mikrosfer karışımı, kısa sürede yoğun ve stabil bir yapı oluşturdu. Zamanla yeni kan damarları, greftin içine büyüyerek hücrelerin hayatta kalmasını ve işlevlerini sürdürmesini sağladı. Sekiz haftalık takip süresince, mini karaciğerler hayvanların dolaşımına karaciğere özgü proteinler salgılamaya devam etti. Bu başarı, karaciğer yetmezliği tedavisinde mini karaciğerlerin uzun vadeli bir çözüm sunabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Sangeeta Bhatia: 'Mini karaciğerler nakil cerrahisine alternatif olabilir'</h3><p>Çalışmanın başında yer alan MIT Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi ile Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri John ve Dorothy Wilson Profesörü Sangeeta Bhatia, mini karaciğerlerin karaciğer nakline alternatif oluşturabileceğini belirtti. Bhatia, bu teknolojinin yalnızca cerrahi müdahaleye gerek kalmadan karaciğer fonksiyonlarını desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda bağış organı bulunana kadar hastalara hayati bir köprü işlevi görebileceğini ifade etti. Araştırmanın baş yazarı Vardhman Kumar ise, hücrelerin hidrojel mikrosferler sayesinde vücutta daha uzun süre canlı kalabildiğini ve ev sahibi dolaşıma hızlıca entegre olabildiğini açıkladı. Ayrıca, fibroblast hücrelerinin de greftin içine eklenmesiyle yeni damar oluşumu teşvik edildi ve hepatositlerin işlevselliği artırıldı. Bu gelişmeler, karaciğer hastalıklarının tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Ultrason rehberli enjektör yöntemiyle takip ve stabilite sağlandı</h3><p>MIT ekibi, mini karaciğerlerin vücuda yerleştirilmesinde ultrason rehberli enjektör yöntemini tercih etti. Bu teknik, hem hücre karışımının doğru bölgeye iletilmesini hem de işlemin ardından greftin zaman içindeki stabilitesinin izlenmesini mümkün kıldı. Ultrason görüntüleme, implantın vücutta nasıl bir yapı oluşturduğunu ve fonksiyonunu sürdürüp sürdürmediğini değerlendirmede önemli rol oynadı. Araştırmacılar, mini karaciğerlerin karın bölgesindeki yağ dokusuna başarıyla yerleştirildiğini, ilerleyen dönemde ise dalak veya böbrek gibi farklı bölgelere de uygulanabileceğini öngörüyor. Greftin yerleştirildiği alanın yeterli kan akışına sahip olması, enjekte edilen hepatositlerin doğal karaciğer hücreleri gibi çalışmasını sağladı. Bu yöntem, cerrahiye gerek kalmadan karaciğer fonksiyonlarının desteklenmesine olanak tanıdı.</p><h3>Karaciğer yetmezliğine karşı yeni tedavi ufku: Mini karaciğerlerin geleceği</h3><p>Fareler üzerinde yapılan deneylerde, enjekte edilen mini karaciğerler sekiz hafta boyunca işlevini korudu ve hayvanların dolaşımına karaciğerin ürettiği özel proteinleri salgılamayı sürdürdü. Hücrelerin çevresinde hızla yeni kan damarları oluştu, bu da besin ve oksijen ihtiyacının karşılanmasına yardımcı oldu. MIT araştırmacıları, bu teknolojinin ileride karaciğer hastalığı tedavisinde uzun vadeli bir çözüm sunabileceğini düşünüyor. Mini karaciğerler, hem cerrahiye alternatif olarak hem de nakil bekleyen hastalar için geçici bir destek mekanizması olarak öne çıkıyor. Araştırma ekibi, mevcut yöntemde hastaların bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçlara ihtiyaç duyabileceğini, ancak gelecekte immün saldırıdan korunacak 'gizli' hepatositler veya bağışıklık baskılayıcı salan mikrosferler geliştirmeyi hedefliyor. Bu çalışmalar, karaciğer yetmezliği tedavisinde mini karaciğerlerin daha geniş bir hasta grubuna ulaşmasını sağlayabilir.</p><p>Sonuç olarak, MIT'nin geliştirdiği mini karaciğerler, karaciğer yetmezliği tedavisinde devrim niteliğinde bir adım olarak öne çıkıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, hem cerrahi riskleri azaltıyor hem de organ bekleyen hastalara yeni bir yaşam umudu sunuyor. Araştırmanın ilerleyen aşamalarında, insan denemeleri ve uzun vadeli sonuçlar büyük önem taşıyor. Ancak şimdiden, biyomühendislik tabanlı mini karaciğerler, tıp dünyasında heyecan ve umut yaratan bir buluş olarak dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/mini-karaciger-donemi-bas-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282262</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/covid-asilariyla-ilgili-ezber-bozan-arastirma-yayimlandi-282262</link>
      <pubDate>2026-07-01T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COVID aşılarıyla ilgili ezber bozan araştırma yayımlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cambridge Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, COVID-19 aşı takviyelerinin sadece mevcut varyantlara değil, aynı zamanda hayvanlardan insanlara geçebilecek gelecekteki koronavirüs tehditlerine karşı da koruma sağlayabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, elde edilen bulguların yeni nesil aşı tasarımlarına yön verebileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COVID aşılarıyla ilgili ezber bozan araştırma yayımlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cambridge Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, COVID-19 aşı takviyelerinin yalnızca mevcut SARS-CoV-2 varyantlarına değil, aynı zamanda gelecekte hayvanlardan insanlara sıçrama riski taşıyan koronavirüslere karşı da koruma potansiyeli taşıdığını gösterdi. Bilim insanları, dört doz COVID-19 aşısı uygulanan yaşlı yetişkinlerden alınan kan örneklerinde, bazı hayvan koronavirüslerine karşı beklenmedik biçimde etkili antikor yanıtları tespit etti. Araştırma sonuçları, hem pandemi yönetimi hem de gelecek nesil aşı stratejileri açısından önemli ipuçları sunuyor.</p><h3>Cambridge Üniversitesi ekibi: COVID-19 aşıları hayvan koronavirüslerine de etki ediyor</h3><p>Cambridge Terapötik İmmünoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü (CITIID) bünyesinde, Gupta ve Rihn laboratuvarlarından bilim insanlarının liderliğinde yürütülen araştırmada, dört doz COVID-19 aşısı olmuş, ortalama yaşı 69 olan Birleşik Krallık vatandaşlarının kan örnekleri detaylı şekilde incelendi. Bu kişilere hem orijinal Wuhan suşunu hem de omicron varyantını içeren bivalan bir aşı takviyesi uygulanmıştı. Araştırmacılar, elde ettikleri kan örneklerindeki antikorların, farklı omicron varyantlarını ve genetik olarak daha uzak olan SARS-CoV-1 virüsünü nötralize etme kabiliyetini test etti. Sonuçlar, antikorların omicron varyantlarına karşı orijinal Wuhan suşuna göre daha az etkili olduğunu, SARS-CoV-1'e ise zayıf bir yanıt verdiğini gösterdi. Ancak, daha önce insanları enfekte etmemiş olan ve gelecekte salgın potansiyeli taşıyan iki sarbecovirüs türüne karşı antikorların beklenenden çok daha güçlü bir koruma sağladığı saptandı. Bu virüsler, yarasa ve pangolinlerde bulunuyor ve insan hücrelerine girme potansiyelleri nedeniyle bilim dünyasında endişe yaratıyor. CITIID'den Grace West, COVID-19 aşılarının bugünün varyantlarına karşı koruma sağlamasını beklediklerini, ancak gelecekteki pandemik potansiyele sahip bazı hayvan koronavirüslerine karşı da etkili olmasının kendilerini şaşırttığını belirtti.</p><h3>Bağışıklık hafızası: İlk maruziyet yeni varyantlara yanıtı belirliyor</h3><p>Cambridge Üniversitesi'nde yürütülen ikinci bir çalışma ise, COVID-19'a karşı bağışıklık sisteminin verdiği yanıtı şekillendiren temel faktörün, ilk virüsle karşılaşma biçimi olduğunu ortaya koydu. Ravindra Gupta ve ekibi, Nijerya'da yaşayan ve aşılanmamış yetişkinlerden alınan kan örneklerini analiz etti. Sonuçlar, bu kişilerin çoğunun birden fazla kez SARS-CoV-2'ye maruz kaldığını gösterdi. Araştırmacılar, ilk enfeksiyonun veya aşının bağışıklık sisteminde kalıcı bir iz bıraktığını ve bu 'bağışıklık hafızasının' sonraki varyantlara verilen yanıtı büyük ölçüde belirlediğini tespit etti. Omicron varyantı gibi yeni virüslerle tekrar karşılaşıldığında bile, bağışıklık sistemi çoğunlukla ilk karşılaşılan suşa göre yanıt veriyor. Bu durum, yeni varyantlara karşı bağışıklık yanıtının zayıflamasına ve virüsün bağışıklık sisteminden kaçmasına yol açabiliyor. Dr. Adam Abdullahi, bağışıklık sisteminin her yeni varyantla sıfırlanmadığını, aksine ilk karşılaşmadan edindiği hafızayı temel alarak geliştiğini vurguladı. Kan örneklerinden daha önceki suşlara karşı gelişmiş antikorlar çıkarıldığında, hem eski varyantlara hem de omicron'a karşı nötralizasyon kapasitesinin büyük oranda azaldığı görüldü. Bu bulgu, mevcut bağışıklık hafızasının yeni varyantlara karşı yanıtı kısıtladığını ve aşılamanın genellikle bu hafızayı güçlendirdiğini ortaya koydu.</p><h3>Yeni aşı stratejileri için çağrı: Geçmiş maruziyet dikkate alınmalı</h3><p>Araştırmacılar, elde edilen bulguların gelecekteki aşı tasarımlarında kritik rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle birden fazla virüs türünde ortak olan spike proteinlerinin hedef alınması, ilgili virüslere karşı daha geniş çaplı koruma sağlayabilir. CITIID'den Rebecca Morse, takviye aşıların gelecekte hayvanlardan insanlara geçebilecek koronavirüslerde hem hastalığın şiddetini hem de yayılımını azaltabileceğini, bu sürecin yeni ve daha hedefli aşılar geliştirilene kadar zaman kazandıracağını dile getirdi. Bilim insanları, özellikle yaşlı ve savunmasız nüfusların bu tür korumalardan en çok fayda göreceğini düşünüyor. Cambridge Üniversitesi Küresel Sağlık Profesörü Ravindra Gupta ise, pandeminin her ülkede farklı şekilde ilerlediğini, bu nedenle aşı stratejilerinin toplumların virüsle ilk karşılaşma biçimine göre şekillenmesi gerektiğini ifade etti. Nijerya İnsan Viroloji Enstitüsü'nden Profesör Alash'le Abimiku da, nüfusların virüse nasıl maruz kaldığının anlaşılmasının, özellikle enfeksiyonun aşılamadan önce gerçekleştiği ortamlarda, etkili aşı stratejileri geliştirmek için hayati önemde olduğunu belirtti. Araştırmacılar, gelecekteki pandemilere karşı daha hazırlıklı olabilmek için, aşıların bağışıklık sisteminin geçmiş deneyimlerini aşacak biçimde tasarlanmasının gerekliliğine vurgu yaptı.</p><p>Sonuç olarak, Cambridge Üniversitesi'nde yürütülen bu kapsamlı araştırmalar, COVID-19 aşılarının beklenenden daha geniş bir koruma yelpazesi sunduğunu ve bağışıklık hafızasının yeni varyantlara karşı yanıtı belirlemede kilit rol oynadığını ortaya koydu. Elde edilen bulgular, hem mevcut pandemi yönetiminde hem de gelecekte karşılaşılabilecek koronavirüs tehditlerine karşı daha etkili aşı stratejileri geliştirilmesinde yol gösterici olabilir. Bilim insanları, toplumların virüsle ilk temas biçimi ve geçmiş maruziyetlerinin dikkate alınmasının, küresel sağlık politikalarında öncelik haline gelmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/covid-asilariyla-ilgili-e-605_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282261</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mariana-cukurundaki-gizemli-sesin-sirri-yillar-sonra-cozuldu-282261</link>
      <pubDate>2026-07-01T17:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mariana Çukuru'ndaki gizemli sesin sırrı yıllar sonra çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünyanın en derin noktalarından biri olan Mariana Çukuru'nda 2014 yılından bu yana kaydedilen gizemli sesin kaynağı, Google'ın geliştirdiği yapay zeka aracıyla Bryde balinası olarak tespit edildi. Bu gelişme, akustik izleme ve yapay zekanın deniz araştırmalarındaki katkısını bir kez daha ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mariana Çukuru'ndaki gizemli sesin sırrı yıllar sonra çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mariana Çukuru'nda 2014 yılından bu yana araştırmacıların peşine düştüğü gizemli sesin kaynağı sonunda netlik kazandı. Bilim insanları, Google tarafından geliştirilen yapay zeka aracı sayesinde bu akustik sinyalin Bryde balinasına ait olduğunu belirledi. Söz konusu ses, ilk olarak gemi gürültüsüne benzetilmişti. Ancak yapılan detaylı analizler, sesin Mariana Takımadaları ve Wake Adası çevresinde, özellikle Şubat-Nisan ve Ağustos-Kasım aylarında yoğunlaşan Bryde balinasının vokalizasyonlarıyla örtüştüğünü gösterdi.</p><h3>Google yapay zekasıyla tür tespiti ve göç yolları aydınlatıldı</h3><p>Google'ın makine öğrenimi tabanlı aracı, sadece sesin kaynağını belirlemekle kalmadı; aynı zamanda Kuzey Pasifik Okyanusu'nun batısındaki Bryde balinası popülasyonunun hareketlerini de izlemeye imkan tanıdı. Araştırmacılar, balinaların sezonluk göç yollarını ve ekvatora kadar uzanan rotalarını tespit etti. Özellikle Mariana Çukuru çevresinde kaydedilen seslerin, okyanografik değişimlerle bağlantılı olarak düşük ve orta enlemler arasında gerçekleşen göçlerle ilişkili olduğu vurgulandı.</p><h3>Akustik izleme ve yapay zeka, deniz araştırmalarında çığır açıyor</h3><p>Bryde balinası gibi az bilinen türlerin incelenmesinde akustik izleme ve yapay zekanın bir arada kullanılması, bilim dünyasında yeni bir dönemi başlattı. Görsel olarak takip edilmesi oldukça zor olan bu deniz canlıları, artık ses kayıtları ve gelişmiş analiz teknikleriyle yakından izlenebiliyor. Elde edilen veriler, hem Bryde balinası hakkında yeni bilgiler sunuyor hem de gelecekte okyanusun diğer gizemli seslerinin çözümlenmesinin önünü açıyor. Uzmanlar, bu yöntemin deniz ekosistemlerini anlamada büyük katkı sağlayacağı görüşünde.</p><p>Sonuç olarak, Mariana Çukuru'nda yıllardır merak konusu olan sesin Bryde balinasına ait olduğu kesinleşti. Bu önemli gelişme, akustik izleme ile yapay zekanın iş birliğinin deniz araştırmalarında ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/mariana-cukurundaki-gizem-562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282260</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskanindan-medya-ve-akademiye-15-temmuz-cagrisi-282260</link>
      <pubDate>2026-07-01T17:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanından medya ve akademiye 15 Temmuz çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 15 Temmuz'un 10. yıl dönümünde, millî hafızanın güçlendirilmesi, Türkiye'nin demokrasi zaferinin kamuoyuna doğru şekilde aktarılması için medya ve akademiye önemli bir görev düştüğünü açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanından medya ve akademiye 15 Temmuz çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="Gvde">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, 15 Temmuz  Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü kapsamında yurt  içinde ve yurt dışında gerçekleştirilecek anma etkinliklerinin stratejik yol  haritasını medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile paylaştı.</p><p class="Gvde">İletişim Başkanlığında düzenlenlenen toplantıda, Duran,  15 Temmuz hain darbe girişimimin milletin iradesiyle akamete uğratılmasının 10.  yıl dönümünde anma etkinliklerinin ana temasının "İrade Bizim,  Zafer Bizim!" sloganı olarak belirlendiğini açıkladı. </p><p class="Gvde">İletişim Başkanı Duran, 15 Temmuz hain darbe girişiminin Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin, ordunun ve güvenlik güçlerinin  fedakârlığı ve kahramanlığıyla akamete uğratıldığını söyledi. Aziz milletin,  tarihte eşine az rastlanır bir sivil direniş ortaya koyduğunu ifade eden Duran,  "Biz 15 Temmuz'u milletimizin direnişi, kahramanlığı ve zaferi olarak  görüyoruz." dedi.</p><p class="Gvde"><b>İRADE BİZİM, ZAFER BİZİM TEMASI</b></p><p class="Gvde">"İrade Bizim, Zafer Bizim!" ifadesiyle milletin 15 Temmuz  gecesi ortaya koyduğu birlik ve beraberlik ruhunun, kararlı duruşun ve milli  iradeye sahip çıkma azminin vurgulanması amaçlanıyor. Duran, "İrade Bizim" ifadesiyle milletin geleceğini belirleme hakkına,  tercihlerine ve bağımsızlığına sahip çıkma kararlılığının vurgulandığını  belirtti. İradenin bir bilinç durumunu ifade ettiğini dile getiren Duran,  milletin 15 Temmuz gecesi tam da bu idrakle hareket ederek ihanet şebekesini  durdurduğunu söyledi. Zafer Bizim" ifadesinin ise birlik ve beraberlikle ortaya  konulan mücadele iradesinin sonucunu temsil ettiğini belirten Duran, 15 Temmuz  zaferinin Türkiye'nin kendi iradesiyle geleceğini inşa etme kararlılığının  göstergesi olduğunu ve ülkenin ortak hafızasının en önemli kurucu unsurlarından  biri hâline geldiğini kaydetti.</p><p class="Gvde"><b><b>15 TEMMUZ</b><b>'U TAŞIYAN ÜÇ İ</b><b>RADE</b></b></p><p class="Gvde">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı  koordinasyonunda yürütülen 360 derecelik bütünleşik iletişim stratejisinde, 15 Temmuz  ruhunu taşıyan üç irade özellikle vurgulanıyor. 15 Temmuz'da iradenin üç ayrı düzlemde tezahür ettiğini vurgulayan  Duran, bunları Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milleti meydanlara çağırarak direnişi  başlatan ve sürdüren liderlik iradesi, bu çağrıya tereddüt etmeden karşılık  vererek meydanlara akın eden milletin iradesi ve devletin bütün kurum ve  kuruluşlarıyla demokrasiyi koruma iradesi olarak sıraladı.</p><p class="Gvde"><b>ONUNCU YIL KRİTİK BİR EŞİK OLARAK TANIMLANIYOR</b></p><p class="Gvde">Hain FETÖ darbe girişiminin üzerinden geçen on yıl, yalnızca geçmişin hatırlandığı bir dönem değil; 15 Temmuz'un anlamının derinleştiği, toplumsal hafızada kurumsallaştığı ve  gelecek kuşaklara aktarımının yeni bir aşamaya ulaştığı kritik bir eşik olarak  tanımlanıyor. İletişim Başkanı Duran, anma  etkinliklerini millî hafızayı tazelemek, toplumsal dayanıklılığı pekiştirmek ve  Türkiye'nin demokratik dayanıklılığını ulusal ve uluslararası kamuoyuna doğru  biçimde anlatmak için önemli bir vesile olarak gördüklerini söyledi.</p><p class="Gvde"><b>81 İL VE YURTDIŞI TEMSİLCİLİKLERİNDE BİNLERCE FARKLI  ETKİNLİK</b></p><p class="Gvde">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı  koordinasyonunda düzenlenecek olan 10.  yıl  dönümü anma etkinliklerinde yurt içinde 81 ilde ve yurt dışında stratejik  merkezlerde binlerce farklı etkinlik düzenlenecektir. İletişim Başkanı  Burhanettin Duran, 15 Temmuz mücadelesini anmak,  anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için dijital mecraları, medyayı ve  akademiyi içine alan bütüncül bir iletişim stratejisi hazırladıklarını ifade  etti.</p><p class="Gvde">İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 81 ilin tamamında "15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma  Çadırları" projesinin hayata geçirileceğini belirtti. Şehir meydanları, millet  bahçeleri ve yaya trafiğinin yoğun olduğu alanlarda kurulacak Anma  Çadırları'nın birer "yaşayan hafıza merkezi" olarak tasarlandığını ifade eden  Duran, çadırlarda video gösterimleri, bilgilendirici broşürler, dijital  ekranlar, projeksiyon sistemleri, QR kod uygulamaları ve etkileşimli bilgi  panolarının yer alacağını söyledi.</p><p class="Gvde">Çocuklar ve gençler başta olmak üzere ziyaretçilerin anı defterlerine  duygu ve düşüncelerini yazarak anma sürecine aktif katılım sağlayacağını belirten  Duran, 81 ilde nöbetler tutulacağını, sancak koşuları düzenleneceğini,  konserlerden tiyatro gösterilerine, spor etkinliklerinden fidan dikimine kadar  geniş bir yelpazede anma etkinliklerinin gerçekleştirileceğini kaydetti.</p><p class="Gvde">Ankara ve İstanbul'daki programlar, anma etkinliklerinin odak noktalarını oluşturuyor. Ankara'da Başkent Millet Bahçesi'nde binlerce kişinin katılımıyla anma  programı gerçekleştirileceğini söyleyen İletişim Başkanı Duran, Gazi Meclis'te  de anma töreni, dijital sergi ve mapping gösterisi yapılacağını belirtti. İstanbul'da  ise Ayasofya'da 253 hafızın katılımıyla hatim programı icra edileceğini  kaydeden Duran, İstanbul'daki etkinlikler arasında 253 teknelik deniz korteji,  400 araçlık taksi korteji ile drone ve ışık gösterilerinin öne çıktığını  söyledi.</p><p class="Gvde"><b>3D MAPPİNG, DRONE GÖSTERİLERİ VE "SESSİZ TANIKLIK" ENSTALASYONU</b></p><p class="Gvde">İletişim Başkanı Duran, 15  Temmuz'un 10. yılı kapsamında hazırlanan etkinliklerden birinin de 3D mapping  ve drone gösterileri olduğunu açıkladı. Farklı illerdeki simge yapılar üzerinde  15 Temmuz temalı projeksiyon haritalama ve ışıklı koreografi gösterileri  sunulacağını belirten Duran, İstanbul Boğazı'nda senkronize ışıklı drone  gösterisi yapılacağını söyledi. Galata Kulesi ve Kız Kulesi'nde 3D  haritalandırma gösterileri gerçekleştirileceğini belirten Duran, Üsküdar'da  hayata geçirilecek "Sessiz Tanıklık" enstalasyonunun sade ama sarsıcı bir  hafıza alanı olacağını ifade etti. Böylelikle, 253 şehidi temsilen 253 Türk  bayrağından oluşan simgesel bir anma alanı kurulacağını kaydedildi.</p><p class="Gvde"><b>MİLLİ HAFIZA PROJESİ</b></p><p class="Gvde">Duran, 15 Temmuz'un 10. yılı etkinlikleri kapsamında kendisini en çok  etkileyen programlardan birinin Millî Hafıza Projesi olduğunu söyledi. Projenin  "15 Temmuz'un ruhunu geleceğe taşıyoruz!" mottosuyla düzenlendiğini ifade eden  Duran, toplumsal hafızayı güçlendirecek özgün fikir ve eserlerin yer alacağı  projenin kamu kurumlarının yanı sıra özel kuruluşların, şirketlerin ve  şahısların katkısına da açık olduğunu belirtti.</p><p class="Gvde">İletişim Başkanı, projeye 205'i bu ay olmak üzere toplam 258 başvuru  yapıldığını, incelemeler sonucunda bu projelerden 131'inin değerlendirmeye  alındığını açıkladı. 18-35 yaş aralığında 120 başvuru yapılmasının gençlerin 15  Temmuz zaferine sahip çıktığını gösterdiğini belirten Duran, kamu kurumlarının  projelerinin Proje Takip Sistemi üzerinden titizlikle izlendiğini ve 26 Haziran  2026 itibarıyla sisteme girilen proje sayısının 3 bin 198'e ulaştığını söyledi.</p><p class="Gvde"><b>ULUSLARARASI PROGRAMLAR VE AKADEMİ</b></p><p class="Gvde">İletişim Başkanı Duran, 15 Temmuz etkinliklerinin bir diğer boyutunun  ise 15 Temmuz'u akademinin çalışma alanı hâline getirmek olduğunu belirterek  tehdidin kaynağını, yapısını ve uluslararası ağlarını bilimsel ve akademik bir  ciddiyetle analiz etmenin kritik önemde olduğunu söyledi.</p><p class="Gvde">Bu amaçla Ankara Üniversitesi ile iş birliği hâlinde "Türkiye'de  Darbeler ve Demokrasi" paneli düzenleneceğini açıklayan Duran, Türkiye'nin  demokrasi tecrübesini ele alacak panelin çıktılarının kitaplaştırılacağını  belirtti.</p><p class="Gvde">Duran, yurt dışında da paneller düzenleneceğini ifade ederek Berlin,  Tiran, Brüksel, Saraybosna, Cakarta, Pretorya, Lahey, Bern ve Abuja'nın  panellerin yapılacağı şehirler arasında olduğunu söyledi. Bu panellerde 15  Temmuz gerçeğinin, demokrasiyle ilişkisinin, FETÖ'nün uluslararası terör ağının  ve Türkiye'nin demokratik dayanıklılık tecrübesinin uluslararası kamuoyunun  gündemine taşınacağını belirten Duran, uluslararası medya mensuplarının  katılacağı bir basın turu da düzenleneceğini kaydetti.</p><p class="Gvde"><b>MEDYA, YAYIN VE İÇERİK ÇALIŞMALARI</b></p><p class="Gvde">İletişim Başkanı Duran, 15  Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yılı kapsamında geniş bir yayın  külliyatı hazırlandığını söyledi. Kamu yayıncısı TRT'nin "Asırlık Gece" isimli  dizi ve "Memleket Tamircisi" isimli televizyon filminin yanı sıra 13 ulusal, 6  uluslararası olmak üzere toplam 19 belgesel hazırladığını ifade eden Duran, bu  belgesellerin FETÖ'nün para ağından Yunanistan'a kaçan helikoptere kadar darbeyi  ayrıntılı biçimde ele aldığını belirtti. Direniş anlarını ve Türkiye'nin son on  yıldaki vizyoner kazanımlarını harmanlayan "O Gece" videosunun ise izleyicide  güçlü bir farkındalık oluşturacak sinematografik bir eser olduğunu söyledi.</p><p class="Gvde">İletişim Başkanlığı olarak 15 Temmuz'un 10. yılı için iki kitap  hazırladıklarını belirten Duran, "10. Yılında 15 Temmuz Destanı: Hafıza,  Direniş ve Gelecek" adlı eserin milletin destansı direnişini, hafıza bilincini  ve gelecek vizyonunu canlı tutmayı amaçladığını kaydetti. Duran, "Halkın  Gücünün Üstünde Bir Güç Yoktur: 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Milletin Zaferi"  adlı kitabın da Türk milletinin demokrasiye ve iradesine sahip çıkışını  belgelediğini söyledi.</p><p class="Gvde">Duran, Anadolu Ajansı iş birliğiyle hazırlanan 15 Temmuz Almanak'ın son  on yılda hayata geçirilen kurumsal reformları veri temelli analiz eden kalıcı  bir başvuru kaynağı niteliğinde olduğunu belirtti. Duran ayrıca Anadolu  Ajansı'nın "15 Temmuz: O Gecenin Tanıkları-Fotoğraflar-Belgeler-İtiraflar" adlı  kitap çalışması ve "ByLock Mini Belgeseli" başta olmak üzere birçok projeyi  hayata geçirdiğini ifade etti.</p><p class="Gvde"><b>15 TEMMUZ HATIRALARI</b></p><p class="Gvde">İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara Gölbaşı'nın endemik "sevgi  çiçeği"nden ilham alan 10. yıl rozetinin, Darphane tarafından basılacak hatıra  parasının ve Anadolu Ajansı tarafından tasarlanan 106. yıl özel pulunun 15  Temmuz direnişini geleceğe taşıyacak hatıra objeleri olduğunu söyledi. tüm  etkinliklerin aziz milletin 15 Temmuz'da gösterdiği destansı direnişi ve zaferi  layıkıyla anmak amacıyla 360 derecelik bütünleşik bir iletişim stratejisiyle  hazırlandığını belirterek, "Biz 15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız."  dedi.</p><p class="Gvde">Çocuklara ve gençlere 15 Temmuz'u, gazilerin ve şehitlerin  fedakârlıklarını ve kahramanlıklarını anlatacaklarını vurgulayan Duran, millî  hafızayla güçlü ve sarsılmaz bir bağ kurulmasını sağlayacaklarını ifade etti.  Duran, o gece canı pahasına iradesine, vatanına ve devletine sahip çıkan aziz  millete şükranlarını sundu; şehitleri minnetle andı, gazilere sağlık ve afiyet  diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/iletisim-baskanindan-medy-777_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282259</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-katolik-episkoposlar-heyetini-kabul-etti-282259</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Katolik Episkoposlar heyetini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Katolik Episkoposlar heyetini kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Katolik Episkoposlar heyetini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Katolik Episkoposlar heyetini kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/video4-010720263fb3110a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Kabulde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/2-0107202669fc22cd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/cumhurbaskani-erdogan-tur-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282258</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kirgizistan-disisleri-bakani-kulubayevi-kabul-etti-282258</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubayev'i kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev'i kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubayev'i kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev'i kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/1-0107202678899990.jpg"/><p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/cumhurbaskani-erdogan-kir-434_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282257</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-sozcusu-celik-ak-partimizin-uye-sayisi-11-milyon-709-bin-913e-ulasti-282257</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: AK Parti'mizin üye sayısı 11 milyon 709 bin 913'e ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yargıtay'ın açıkladığı resmi verilere göre, AK Parti'nin üye sayısının 11 milyon 709 bin 913'e ulaştığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: AK Parti'mizin üye sayısı 11 milyon 709 bin 913'e ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi partilerin üye sayısıyla ilgili açıklamasına ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>Ömer Çelik, paylaşımında, "Milletimize şükranlarımızı sunarız. Aziz milletimizin Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK Parti'mize duyduğu güven her gün daha çok pekişiyor. Yargıtay'ın açıkladığı resmi verilere göre AK Parti'mizin üye sayısı 11 milyon 709 bin 913'e ulaştı. Büyük AK Parti ailemize tebrikler." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/ak-parti-sozcusu-celik-ak-905_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282256</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/enflasyon-ne-zaman-aciklanacak-memurun-gozu-haziran-ayi-enflasyonunda-282256</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enflasyon ne zaman açıklanacak? Memurun gözü haziran ayı enflasyonunda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Memurlar, sözleşmeliler ve memur emeklileri açıklanacak haziran ayı enflasyon rakamlarına odaklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enflasyon ne zaman açıklanacak? Memurun gözü haziran ayı enflasyonunda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayı enflasyon verilerini 3 Temmuz'da saat 10.00'da kamuoyuna duyuracak.</p><p>TÜİK'in verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,71 artarken, ocak-mayıs döneminde de tüketici fiyatlarında yüzde 16,61 artış oldu. Böylece 5 aylık dönemde, maaşlara yapılan yüzde 11'lik zam oranı aşılırken, enflasyon farkı verilmesi durumu ortaya çıktı.</p><p>Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun, 2026-2027'deki memur maaşları ile memur emeklisi aylıklarına zammı da içeren toplu sözleşmeye ilişkin kararı uyarınca, 2026'nın ikinci 6 ayı için belirlenen yüzde 7'ye ilave olarak enflasyon farkı oranında zam yapılacak.</p><p>SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını bu yılın ilk 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alacak.</p><p>Bu arada, AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, haziranda TÜFE'nin aylık yüzde 1,04 artacağını tahmin ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/enflasyon-ne-zaman-acikla-467_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282255</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/tarla-surerken-buldu-son-8-yilda-45-milyon-kisi-ziyaret-etti-282255</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarla sürerken buldu: Son 8 yılda 4.5 milyon kişi ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA['Tarihin sıfır noktası' olarak nitelendirilen Göbeklitepe, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabul edileli 8 yıl oldu. Bu sürede 4 milyon 409 bin 590 kişi Göbeklitepe'yi ziyaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarla sürerken buldu: Son 8 yılda 4.5 milyon kişi ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>1963 yılında yapılan yüzey çalışmaları sırasında tespit edilen, kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki kırsal Örencik Mahallesi yakınlarında Göbeklitepe'de, en somut bulgular 1986'da tarlasını süren bir çiftçinin bulduğu heykelle ortaya çıktı.</b></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden alınan izinle 1995 yılında başlayan kazılarda, neolitik döneme ait boyları 3 ila 6 metre, ağırlıkları da 40 ila 60 ton olan, yabani hayvan figürlü &quot;T&quot; biçimli dikili taşlar bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41839762.jpg"/><p>Ortaya çıkarılan neolitik döneme ait eserlerle ünü her geçen gün artan Göbeklitepe, 2011 yılında UNESCO &quot;Dünya Miras Geçici Listesi&quot;ne alındı, 1 Temmuz 2018&#39;de ise Bahreyn&#39;de düzenlenen 42&#39;nci Dünya Miras Komitesi Toplantısı&#39;nda Dünya Mirası Listesi&#39;ne girdi.</p><p>Bu unvan sayesinde dünyadaki bilinirliği her geçen gün artan Göbeklitepe, 2019&#39;un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından &quot;Göbeklitepe Yılı&quot; ilan edilmesiyle ziyaretçi sayısını daha da arttırmaya başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41839764.jpg"/><p>Kovid-19 salgını, deprem ve sel felaketi nedeniyle ziyaretçi sayısında bir süre düşüş yaşansa da Göbeklitepe&#39;yi 8 yılda 4 milyon 409 bin 590 kişi gezdi.</p><p><b>"Göbeklitepe Şanlıurfa için bir şans"</b></p><p>Şanlıurfa Turizm Geliştirme Derneği Başkanı Mehmet Kamil Türkmen, AA muhabirine, Göbeklitepe&#39;nin 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi&#39;ne alınması ve ardından 2019 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın burayı ziyaret ederek &quot;Göbeklitepe Yılı&quot; ilan etmesiyle ciddi bir değişim ve hareketlilik yaşandığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41839765.jpg"/><p>Göbeklitepe&#39;nin Şanlıurfa ve bölge turizmi için önemine işaret eden Türkmen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Göbeklitepe, Şanlıurfa için bir şans. Biraz daha iddialı olacak ama aslında Türkiye için bir şans. Bölgemiz, Taştepeler Projesi ile beraber adeta 12 ayrı noktada yapılan kazı çalışmalarıyla dünyanın doğrudan çekim merkezi olma noktasında çok ciddi bir ivme kazanmıştır. Şu ana kadar yaklaşık 4,5 milyon civarında kişi ziyaret etmiştir. 2026 yılının ilk 6 aylık sürecine baktığımız zaman bile aşırı yağışlara rağmen 320 binin üzerinde ziyaretçi gelmiş. Bu da yıl sonuna kadar hedefimiz olan 1 milyonu yakalayabileceğimizi göstermektedir. Çünkü sezon yeni yeni başlıyor. Güneydoğu&#39;nun ve ülkemizin son derece önemli ve bir parlayan yıldızıdır, bunun kıymetini bilmemiz lazım. Bir yerde UNESCO&#39;nun eğer bir eseri varsa yabancı turist gözüyle baktığımız zaman orası mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yerdir. Şanlıurfa bu konuda çok önemli bir yere sahiptir. Bir tane kalıcı, iki tane de aday var. Balıklıgöl ve Harran bu adaylardan biridir. Önümüzdeki yıllarda Karahantepe de kalıcı listeye girecektir. Özellikle UNESCO sürecini dikkate almamız ve altyapı eksiklerimiz varsa da bunları tamamlamamız gerekiyor.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41839768.jpg"/><p><b>Ziyaretçilerden davet var</b></p><p>Almanya&#39;dan gelen ziyaretçilerden Sabri Şahin ise Göbeklitepe&#39;yi ilk kez gördüğünü dile getirdi.</p><p>Daha önce internette gördüğü Göbeklitepe&#39;yi çok merek ettiğini ve Türkiye&#39;ye gelince ziyaret etmeye karar verdiğini anlatan Şahin, &quot;Geldik, gördük, eserler ve figürler çok eski. Burayı gördüğüm için sevindim. Yetkililerimiz bu yeri açtığı için onlara teşekkür ederim. Çok güzel bir yer. İnşallah başkalarını da çıkarırlar.&quot; diye konuştu.</p><p>Aksaray&#39;dan gelen Sevil Ünlü de birçok yerini gezdiği Türkiye&#39;nin her tarafının tarih cenneti olduğunu vurgulayarak, &quot;Göbektepe&#39;yi daha önce araştırmıştım. Türkiye cennet, Göbeklitepe en güzel örneklerinden, en eskilerinden. İnşallah değeri bilinir. Daha çok tanıtılır. Daha çok insan buraya gelip görme şansı yakalar. Ülkemizin değerini bilelim. Daha derin bir tarih olduğunu gördüm. Görünce daha farklı duygular besledim. Birebir görmek gerçekten daha farklı.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Mersin&#39;den gelen Gülsüm Sayın ise ilk defa geldiği Göbeklitepe&#39;yi çok beğendiğini belirterek, &quot;Merak ediyordum, işte geldim, gördüm. Buralar, gerçekten gezilip görülecek yerler. Herkese tavsiye ediyorum.&quot; sözlerini sarf etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/tarla-surerken-buldu-son--205_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282254</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/tarihi-kale-turkce-de-konusacak-282254</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarihi kale Türkçe de konuşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Romanya'da Osmanlı'nın imar ettiği tarihi Harşova Kalesi'ndeki yazılı materyal ve sesli rehber sistemine ziyaretçiler için Türkçe seçeneği eklendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarihi kale Türkçe de konuşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Romanya'da Osmanlı'nın imar ettiği tarihi Harşova Kalesi'ndeki yazılı materyal ve sesli rehber sistemine ziyaretçiler için Türkçe seçeneği eklendi.</b></p><p>Yunus Emre Enstitüsünce (YEE) yapılan yazılı açıklamaya göre, YEE&#39;nin Romanya Kültür Bakanlığı işbirliğinde yürüttüğü &quot;Tercihim Türkçe&quot; projesi kapsamında, Köstence&#39;ye bağlı, Tuna Nehri kıyısında bulunan Harşova&#39;daki tarihi kalenin yazılı materyal ve sesli rehber sistemi Türkçeye tercüme edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41842533.jpg"/><p>Proje kapsamında Harşova Kalesinde düzenlenen törene Türkiye&#39;nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Köstence Vali Yardımcısı Şenol Ali, Harşova Belediye Başkanı Viorel Ionescu, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf, Köstence Tarih Müzesi Müdürü Constantin Aurel Mototolea, Harşova Kalesi-Carsium Müzesi Müdürü Constantin Nicolae ve çok sayıda davetli katıldı.</p><p>Törende konuşan Büyükelçi Altan, Türkiye ile Romanya arasındaki kültürel ilişkilerin her geçen gün güçlendiğini belirterek, bu tür kalıcı ve yapıcı projelerin iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirdiğini, bunda da YEE&#39;nin büyük payı olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41842539.jpg"/><p>Ali de kültürel işbirliklerinin ortak tarihi mirasın korunmasına ve tanıtılmasına önemli katkı sunduğuna ve projenin devam etmesinin önemine dikkati çekerek, çocukluk yıllarının memleketi Harşova&#39;da geçtiğini anlattı.</p><p>Ionescu ise kalenin uluslararası ziyaretçiler için daha görünür hale gelmesinden memnuniyet duyduklarını, projenin kentin tanıtımı açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.</p><p>YEE Romanya Koordinatörü Mustafa Yıldız, projenin yalnızca teknik bir çeviri çalışması olmadığının altını çizerek, bunun ortak tarihe duyulan saygının ve Türkiye ile Romanya arasındaki dostluğun somut göstergesi olduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/41842535.jpg"/><p>Roma döneminde inşa edilen ancak 1417&#39;de Osmanlı Devleti&#39;nin gelişiyle önemli askeri, ticari ve idari merkezlerden biri haline gelen bölgede, Osmanlı&#39;nın kale surlarını güçlendirdiği, kale çevresine cami, mescit, han, hamam ve medrese gibi birçok yer inşa ettiği bilgisi paylaşıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/tarihi-kale-turkce-de-kon-903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282253</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-fiyatlari-icin-1-analiz-neden-dustu-tahminler-ne-282253</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın fiyatları için 1 analiz: Neden düştü? Tahminler ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Yıla pozitif tahminlerle başlayan, ocak ayında rekor kıran altının ons fiyatı daha sonra bu ivmeyi sürdüremedi. Peki, altın fiyatları neden geriledi? Bu konuda bir yorum var: ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın fiyatları için 1 analiz: Neden düştü? Tahminler ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA analizine göre altının ons fiyatı, pozitif öngörülerle yıla başlarken ocak ayında 5 bin 598 dolarla rekor seviyeleri test etmesine karşın ikinci çeyrekte bu seviyeden yüzde 28,4 düşüş kaydederek 4 bin 7 dolara indi. Analizdeki yorumlar şöyle:</b></p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı'nın genele yayılan etkileri yılın ilk yarısında varlık fiyatlarında sert hareketlerin yaşanmasına yol açtı.</p><p>Yıla yükselişle başlayan ve ocak ayında 5 bin 598 dolarla rekor kıran altının ons fiyatı, 28 Şubat'ta ABD/İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle bu seviyeden yüzde 28,4 düşüş kaydederek 4 bin 7 dolara indi.</p><p>Bu yıla 4 bin 313 dolarda başlayan altının ons fiyatı, yılın 6 aylık periyodunda yüzde 7,1 düştü. Bu arada altının ons fiyatı geçen ay yüzde 11,7 değer kaybederek Ekim 2008'den bu yana en sert aylık düşüşünü yaşadı.</p><p>Altının onsu, faizlerin uzun bir süre yüksek kalabileceği endişeleri, güçlenen dolar ve ABD Merkez Bankasının (Fed) bağımsızlığına yönelik azalan soru işaretleriyle 24 Haziran'da 4 bin doların altına sarkarak Kasım 2025'ten bu yana ilk kez bu seviyenin altını gördü.</p><p>Öte yandan, savaşın başladığı 28 Şubat'tan, çatışmaların şiddetlendiği mart ayı sonuna kadar petrol fiyatları sert yükseldi. Özellikle dünya enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda artan jeopolitik risklerin arz endişelerini tetiklemesiyle Brent petrolün varil fiyatı 114 dolara kadar çıktı.</p><p>Petrol fiyatlarındaki bu hızlı yükselişin maliyet kanalı üzerinden küresel enflasyonu yeniden hızlandırabileceği, bunun da ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği yönündeki değerlendirmeler güç kazandı. Artan enflasyon riskleri, başta Fed olmak üzere büyük merkez bankalarının para politikası beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden oldu.</p><p>Savaş öncesinde Fed'in yıl sonuna kadar iki faiz indirimi yapacağı öngörülürken, çatışmaların ardından bu beklenti tamamen tersine döndü. Para piyasalarında Fed'in yıl sonuna kadar bir faiz artırımı yapacağı neredeyse kesin olarak fiyatlanmaya başlandı. Ayrıca piyasalarda, Fed'in 2027 sonuna kadar politika faizini bir kez daha artırabileceği beklentisi de güç kazandı.</p><p>Bu süreçte Fed başkanlığında yaşanan görev değişimi de beklentilerde etkili oldu. "Şahin" duruşuyla tanınan Kevin Warsh'un başkanlık görevini devralmasının ardından yaptığı ilk yönlendirmede fiyat istikrarını öncelik olarak vurgulaması ve gerektiğinde ilave faiz artışlarına açık kapı bırakması, piyasaların daha sıkı para politikası beklentilerini pekiştirdi.</p><p>Bu arada, Warsh'un enflasyonla mücadeleyi önceleyen söylemleri, son dönemde Fed'in bağımsızlığına ilişkin tartışmaların da büyük ölçüde azalmasını sağladı. Böylece savaş öncesinde Fed'e yönelik hakim olan "güvercin" beklentiler yerini, daha uzun süre sıkı para politikası izleneceği yönündeki "şahin" beklentilere bıraktı.</p><p>Bahsedilen gelişmelerin ardından Bankanın faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden "şahin" yöne evrilmesi ve artan likidite talebinin doları desteklemesiyle dolar, diğer başlıca para birimleri karşısında güç kazandı. Bu süreçte dolar endeksi kritik eşik olarak görülen 100 seviyesi civarındaki seyrini korudu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/altn-010720267ea6255f.jpg"/><p>Güçlenen dolar ve Fed'in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerin kuvvetlenmesiyle altının alternatif maliyeti yükselirken, bu görünüm ons altın fiyatlarındaki aşağı yönlü baskıyı artırdı.</p><p>Yılın ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden altının ons fiyatının, ikinci yarıda birkaç temel dinamiğin etkisiyle yön bulması bekleniyor. Bu dinamiklerin başında, enflasyon görünümüne bağlı olarak büyük merkez bankalarının para politikalarında atacağı adımlar geliyor.</p><p>Bunun yanı sıra Orta Doğu'da kalıcı barışın tesis edilip edilmeyeceği ile küresel ticaretin kesintisiz ve sağlıklı işleyişini koruyup koruyamayacağı da altın fiyatlarının seyri açısından belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.</p><p><b>ALTIN FİYATLARI NEDEN DÜŞTÜ?</b></p><p><b>Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, </b>AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısında altındaki düşüşün uzun vadeli yatırım gerekçelerinin kötüleşmesinden ziyade makroekonomik ve teknik faktörlerin bir araya gelmesinden kaynaklandığını söyledi.</p><p>Hansen, altının rekor seviyelere ulaşan güçlü yükselişin ardından piyasadaki pozisyonlanmasının giderek aşırı yoğunlaştığını kaydederek, şöyle devam etti:</p><p>"<i>Bu durum, piyasa algısı tersine döndüğünde piyasayı kar realizasyonlarına karşı kırılgan hale getirmişti. En önemli tetikleyici unsur, Orta Doğu'daki gelişmelerle bağlantılı olarak ortaya çıkan ve enerji fiyatlarından kaynaklanan enflasyon şokuydu. Bu durum petrol fiyatlarını keskin bir şekilde yukarı taşıdı ve Fed faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağına dair beklentileri yeniden canlandırdı. Bu gelişme ABD tahvil getirilerini yükseltti ve doları güçlendirerek, altın gibi getiri sağlamayan bir varlığı elde tutmanın fırsat maliyetini artırdı."</i></p><p>Fiyatların birkaç önemli teknik destek seviyesinin altına sarkmasıyla düzeltme ivmesi kazandığını aktaran Hansen, bu durumun hem momentum yatırımcıları hem de algoritmik yatırımcılar tarafında ek uzun pozisyon tasfiyelerini tetiklediğini belirtti.</p><p>Hansen, "Piyasaların jeopolitik riskleri kademeli olarak yeniden fiyatlandırmasıyla azalan güvenli liman talebi ve küresel hisse senedi piyasalarında devam eden güçlü seyir de yatırımcıları savunma amaçlı varlıklardan uzaklaşmaya teşvik etti. Özetle (altındaki) düşüş, esas olarak yüksek fonlama maliyeti beklentileri, güçlü dolar, teknik satışlar ve uzun süreli bir yükselişin ardından gelen pozisyon ayarlamalarından kaynaklandı." diye konuştu.</p><p><b>ALTIN FİYATLARI İÇİN TAHMİNLER NE?</b></p><p>Hansen, yılın ikinci yarısında altının dolardaki hareketlere, hazine tahvil getirilerine ve Fed'in para politikasına yönelik beklentilere karşı hassasiyetini koruyabileceğini dile getirdi.</p><p>Reel getirilerin yüksek kaldığı ve doların güçlü seyrini sürdürdüğü müddetçe altın fiyatlarının yukarı yönlü ivmesinin sınırlı kalabileceğine işaret eden Hansen, şunları kaydetti:</p><p><i>"Ancak, yılın ikinci yarısında arka plandaki gelişmelerin kademeli olarak daha destekleyici bir hal alabileceğine inanıyoruz. Yaşanan keskin düzeltme, spekülatif pozisyonların önemli bir kısmını halihazırda temizledi ve bu da daha fazla büyük ölçekli uzun pozisyon tasfiyesi riskini azalttı. Aynı zamanda, düşük enerji fiyatları enflasyon baskılarını hafifletebilir ve gelen ekonomik verilerin zayıflamaya devam etmesi durumunda Fed'in para politikasının daha az 'şahin' bir ton benimsemesine olanak tanıyabilir."</i></p><p>Hansen, para politikasının ötesinde birkaç uzun vadeli yapısal faktörün altını desteklemeye devam edeceğine dikkati çekerek, merkez bankalarının altın alımlarının önemli bir talep kaynağı olmayı sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Jeopolitik belirsizliklerin hiçbir şekilde ortadan kalkmadığını anlatan Hansen, "Mali sürdürülebilirlik ile rezerv çeşitlendirmesine yönelik endişelerin, stratejik altın tahsisatlarını desteklemeye devam etmesi muhtemel görünüyor. Herhangi bir toparlanmanın zamanlaması, fiyatların nihai olarak nerede kalıcı bir teknik taban oluşturacağına bağlı olacak olsa da mevcut düzeltme sürecini tamamladıktan sonra yılın ikinci yarısında altının toparlanması için alan görmeye devam ediyoruz. İzlenmesi gereken temel değişkenler, doların yönü, reel getiriler, Fed'in sözle yönlendirmeleri, yatırımcı pozisyonlanmaları ve jeopolitik risklerin seyri olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/altin-fiyatlari-icin-1-an-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282252</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/japonya-aciklarinda-59-buyuklugunde-deprem-282252</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya açıklarında 5,9 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'nın Iwate eyaleti açıklarında 5,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya açıklarında 5,9 büyüklüğünde deprem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), depremin merkez üssünün Japonya'nın Iwate eyaleti açıklarında, Noda bölgesinin 55 kilometre doğusunda olduğunu duyurdu.</p><p>5,9 büyüklüğündeki depremin derinliğinin 37,2 kilometre olduğu kaydedildi.       </p><p>Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/japonya-aciklarinda-59-bu-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282251</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/erakciden-irani-ve-hamaneyi-hedef-alan-israilli-bakana-sert-yanit-282251</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erakçi'den İran'ı ve Hamaney'i hedef alan İsrailli bakana sert yanıt]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'e yönelik tehditlerine, "Halkımıza ve Liderliğimize yönelik herhangi bir tehdit, anında güçlü yanıt alacaktır." sözleriyle karşılık verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erakçi'den İran'ı ve Hamaney'i hedef alan İsrailli bakana sert yanıt]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İran'ı ve İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'i hedef alan sözlerine yanıt verdi.</p><p>ABD ile 14 Haziran'da varılan mutabakata işaret eden Erakçi, "İslamabad Mutabakat Zaptı'nın şartları son derece net ve herkesin görebileceği şekilde kamuya açık. ABD Başkanı (Donald Trump), Tel Aviv'deki evcil hayvanlarına ağızlık takmayı taahhüt etti. Eğer efendilerini görmezden gelirlerse, İran onlara derslerini verecek." ifadesini kullandı.</p><p>Erakçi, "Halkımıza ve Liderliğimize yönelik herhangi bir tehdit, anında güçlü bir yanıt alacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Savunma Bakanı Katz; İran, Lübnan, Suriye, Gazze, Türkiye ve İsrail'in gelecekteki askeri kabiliyetlerinin ele alındığı bir basın toplantısında, orduya İran'a karşı "bağımsız" bir saldırı planı hazırlama talimatı verildiğini söylemişti.</p><p>İsrail'in İran'la "yarın" savaşa girebileceğini söyleyen Katz, İran lideri Ham</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/erakciden-irani-ve-hamane-624_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282250</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/osmangazi-koprusu-ile-10-yilda-akaryakit-ve-zamandan-211-milyar-liralik-tasarruf-saglandi-282250</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osmangazi Köprüsü ile 10 yılda akaryakıt ve zamandan 211 milyar liralık tasarruf sağlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Osmangazi Köprüsü sayesinde 10 yılda akaryakıt ve zamandan toplam 211 milyar liralık tasarruf yapıldığını belirterek, "Çevre dostu bu avantaj, karbon emisyonlarını da önemli ölçüde azaltıyor." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osmangazi Köprüsü ile 10 yılda akaryakıt ve zamandan 211 milyar liralık tasarruf sağlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Temmuz 2016'da trafiğe açılan Osmangazi Köprüsü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.</p><p>Köprünün 426 kilometrelik İstanbul-İzmir Otoyolu'nun en önemli halkası olduğunu, İzmit Körfezi'nin iki yakasını birbirine bağladığını hatırlatan Uraloğlu, körfezi otomobille mevcut yolu kullanarak geçmenin yaklaşık 1,5 saat, feribotla geçişin 45-60 dakika sürdüğünü, köprü sayesinde bu sürenin 6 dakikaya indiğini vurguladı.</p><p>Köprünün sunduğu kesintisiz geçiş imkanıyla hem zamandan hem de yakıttan tasarruf sağlandığını belirten Uraloğlu,"Köprü ile 10 yılda yaklaşık 40 milyar lira akaryakıt ve 171 milyar lira zaman tasarrufu elde edilerek toplam tasarruf miktarı 211 milyar liraya ulaştı. Çevre dostu bu avantaj, karbon emisyonlarını da önemli ölçüde azaltıyor. Osmangazi Köprüsü ile 10 yılda 2 milyon ton karbon emisyonu azaltımı sağladık." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, Dilovası ile Hersek Burnu arasında inşa edilen köprünün toplam uzunluğunun 2 bin 682 metre, orta açıklığının ise 1550 metre olduğuna dikkati çekti. Bakan Uraloğlu, dünyada işletmeye açık en büyük orta açıklıklı asma köprüler arasında yer alan köprünün 39 ayda tamamlanarak hizmete sunulduğunun altını çizdi.</p><p><b>"KÖPRÜNÜN YAPIMDA KULLANILAN ÇELİK MİKTARI 73 BİN OTOMOBİLE DENK"</b></p><p>Uraloğlu, köprünün yapımında kullanılan çelik tellerin uç uca eklendiğinde 84 bin 518 kilometre uzunluğa eriştiğini belirterek, bu mesafenin dünyanın etrafını iki kereden fazla dolanabilecek kadar uzun olduğunu ifade etti.</p><p>Köprünün yapımında kullanılan 109 bin 490 ton çelik miktarının 73 bin otomobile denk olduğunu vurgulayan Uraloğlu, ana açıklık tabliye alanının ise 96 bin 364 metrekare olup yaklaşık 14 futbol sahasına eş değer bulunduğunu bildirdi.</p><p>Uraloğlu, köprünün güney yaklaşım viyadüğünde rekor operasyonlar gerçekleştirildiğine değinerek, şunları kaydetti:</p><p>"Viyadüğün 1120 metrelik kesimini itme-sürme yöntemiyle gerçekleştirdik. 22 bin 500 tonluk tabliyenin itme operasyonu, çelik viyadükler arasında dünyanın en büyük itme-sürme operasyonu olma özelliğini taşıyor. Ayrıca tabliyenin geri kalan 127 ve 133 metrelik kısımlarını, 2 bin 300 ton ve 2 bin 600 ton olmak üzere ağır kaldırma yöntemiyle monte ettik. Bu da yine çelik viyadükler arasında dünyanın en büyük ağır kaldırma operasyonu olarak tarihe geçti."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/osmangazi-koprusu-ile-10--956_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282249</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslilikta-yuruyus-hizi-neden-duser-282249</link>
      <pubDate>2026-07-01T16:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlılıkta yürüyüş hızı neden düşer?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'daki Flinders Üniversitesi'nden bilim insanları, yaşlı bireylerde yavaş yürüyüşün ardında ayak bileği eklemi ve kaslarının rolünü ortaya koydu. Araştırmada, yaş ilerledikçe ayak bileği kaslarının hareket biçiminde önemli değişiklikler yaşandığı, bunun da yürüyüş hızını ve dengeyi etkilediği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlılıkta yürüyüş hızı neden düşer?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın Flinders Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir araştırma, insanların yaşlandıkça neden daha yavaş yürüdüğüne dair önemli bulgular sundu. 25 ile 85 yaşları arasındaki 107 gönüllüyle yapılan gözlemler, yaşlanmanın ayak bileği eklemi ve kaslarının işleyişini değiştirdiğini gösterdi. Bilim insanları, ayak bileği ekleminin yere temas sırasında hem darbe emme hem de vücudu ileri itme gibi iki farklı görevi olduğunu belirtti. Ancak yaşla birlikte bu görevler arasındaki denge bozuluyor; eklemler, itme gücünden feragat ederek inişi yumuşatmaya odaklanıyor. Sonuç olarak, yaşlı bireylerde yürüyüş hızı azalıyor ve yorgunluk hissi artıyor.</p><h3>Flinders Üniversitesi: Ayak bileği kaslarında eşzamanlı kasılma etkisi</h3><p>Çalışmada, yaşlılarda ayak bileği kaslarının farklı taraflarında bulunan kas gruplarının sırayla devreye girmek yerine aynı anda çalışmaya başladığı tespit edildi. Bu eşzamanlı kasılma, eklemde aşırı gerginlik yaratarak adımın daha kısa ve yavaş olmasına neden oluyor. Kasların birlikte kasılması, topuk yere bastığında daha güvenli bir destek sağlasa da, hareketin verimliliğini azaltıyor. Ana enerji, vücudu ileri taşımak yerine pozisyonu sabitlemeye harcanıyor. Böylece, adımın son aşamasında ayakla itme gücü azalıyor ve yürüyüş hızı düşüyor. Araştırmacılara göre, bu değişiklikler yaşlı bireylerde düşme riskini azaltırken, yürüyüş sırasında daha fazla enerji harcanmasına yol açıyor.</p><h3>Uzmanlardan denge ve koordinasyon önerisi</h3><p>Bilim insanları, elde edilen bulguların düşmeleri önleme stratejilerini yeniden gözden geçirmeyi gerektirdiğini vurguladı. Araştırma ekibi, yalnızca kas gücünü artırmaya yönelik antrenmanların yeterli olmadığını, denge ve koordinasyon çalışmalarının da programa dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle tai chi gibi dengeye odaklanan egzersizlerin yaşlı bireyler için faydalı olabileceği ifade edildi. Bu yeni yaklaşım, yavaş yürüyüşün sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu olmadığını, hedefe yönelik rehabilitasyon programlarıyla iyileştirilebileceğini ortaya koydu.</p><p>Sonuç olarak, Flinders Üniversitesi'nin bu araştırması, yaşlanmayla birlikte ayak bileği eklemi ve kaslarının işleyişinde meydana gelen değişikliklerin, yürüyüş hızındaki düşüşte ve artan yorgunlukta belirleyici olduğunu gösterdi. Uzmanlar, yaşlı bireylerin hem kas gücünü hem de denge ve koordinasyonunu geliştirmeye yönelik egzersizlerle daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde hareket edebileceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/yaslilikta-yuruyus-hizi-n-185_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282248</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-muttefikler-ankarada-ukraynaya-uzun-vadeli-guvenlik-yardimi-saglama-taahudunde-bulunacak-282248</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO: Müttefikler Ankara'da Ukrayna'ya uzun vadeli güvenlik yardımı sağlama taahüdünde bulunacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefiklerin Ankara Zirvesi'nde Ukrayna'ya "sürdürülebilir, öngörülebilir ve uzun vadeli" güvenlik yardımı sağlama taahhüdünde bulunacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO: Müttefikler Ankara'da Ukrayna'ya uzun vadeli güvenlik yardımı sağlama taahüdünde bulunacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Almanya'da Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius ile ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p>Müttefiklerin 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nde Ukrayna'ya "sürdürülebilir, öngörülebilir ve uzun vadeli" güvenlik yardımı sağlama taahhüdünde bulunacağını belirten Rutte, zirvenin artan savunma harcamalarını yeteneklere dönüştürme ve İttifak genelinde savunma sanayinin önemli ölçüde güçlendirilmesi hedefine odaklanacağını kaydetti.</p><p>Rutte, "NATO'nun ittifak genelindeki (savunma) sanayine mesajı açık: Hazır olun, hızlanın, birlikte çalışın, yeni üretim hatları açın, tedarik zincirlerini genişletin ve güvenliğimiz için ihtiyaç duyduklarımızı hızla teslim edin." diye konuştu.</p><p>Rusya'ya yönelik "baskının sürdürülmesi gerektiğini" söyleyen Rutte, "Rusya, Ukrayna'ya karşı savaşı sona erse bile, Avrupa-Atlantik güvenliği için uzun vadeli bir tehdit olmaya devam edecektir." dedi.</p><p>Rutte, Ukrayna'nın savunması için ABD'nin "vazgeçilmez" olduğunu vurguladı.</p><p>Kanada ve Avrupa ülkelerinin finansmanıyla ABD silah ve ekipmanlarının Ukrayna'ya akışının devam ettiğini dile getiren Rutte, bu sistemin "adil" olduğunu ifade etti.</p><p>Küresel güvenlik ortamının "karmaşık ve istikrarsız" olduğuna dikkati çeken Rutte, "İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak dünya ekonomisini nasıl rehin almaya çalıştığına bakın. Müttefiklerin boğazdan serbest geçişi sağlamaya yönelik taahhütlerini memnuniyetle karşılıyorum." şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/nato-muttefikler-ankarada-952_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282247</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-abd-ile-nihai-anlasmaya-yonelik-muzakereler-henuz-baslamadi-282247</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: ABD ile nihai anlaşmaya yönelik müzakereler henüz başlamadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile nihai anlaşmaya yönelik müzakere gruplarının oluşturulduğunu fakat bu mekanizmalar çerçevesinde henüz herhangi bir müzakerenin başlamadığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: ABD ile nihai anlaşmaya yönelik müzakereler henüz başlamadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran resmi ajansı IRNA'ya göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi beraberindeki heyetle gittiği Katar'da Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi.</p><p>İran'ın Doha Büyükelçisi Ali Salihabadi ile Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Diplomasi Bakan Yardımcısı Hamid Kanberi'nin de hazır bulunduğu görüşmede taraflar, savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakat zaptının uygulanma süreci ile bu sürecin hayata geçirilmesinin önündeki mevcut zorluklar hakkında görüş alışverişinde bulundu.</p><p>Görüşme sonrasında basın mensuplarına açıklama yapan Garibabadi, bugünkü toplantılarda ABD'yle varılan mutabakat zaptında yer alan maddelerin uygulanmasının takibine odaklanıldığını söyledi.</p><p>İranlı Bakan Yardımcısı, mutabakatın uygulanmasını takip edecek çalışma grupları ile nihai anlaşmaya yönelik müzakere gruplarının oluşturulduğunu fakat bu mekanizmalar çerçevesinde henüz herhangi bir müzakerenin başlamadığını belirtti.</p><p>Bu çalışma grupları kapsamındaki görüşmelerin zaman ve yerinin belirlenmesine ilişkin istişarelerin arabulucular üzerinden devam ettiğini dile getiren Garibabadi, gerekli koşulların oluşması halinde söz konusu çalışma grupları çerçevesindeki müzakerelerin başlayacağını kaydetti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/iranin-nukleer-silahsizlandirilmasi-sureci-iyi-ilerliyor-trump-gorusmeler-cok-iyi-282245" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/iranin-nukleer-silahsizla-179_2-41.jpg"/></div><h3>ABD Başkanı Trump: İran'ın nükleer silahsızlandırılması süreci iyi ilerliyor</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/iran-abd-ile-nihai-anlasm-224_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282246</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-dunyasini-sasirtan-detay-bocekler-kus-gocunu-belirliyor-282246</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan detay! Böcekler kuş göçünü belirliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan Bilim Enstitüsü araştırmacıları, dağ kuşlarının göç davranışlarında böceklerin rolünü ortaya koydu. 2300 metre yükseklikte yapılan gözlemler, kuşların besin kaynaklarına göre yamaç boyunca hareket ettiğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan detay! Böcekler kuş göçünü belirliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan Bilim Enstitüsü'nün yürüttüğü araştırmada, dağ kuşlarının göç yollarında alışılmışın dışında bir hareketlilik tespit edildi. Uzmanlar, Himalaya yamaçlarında 2300 metre yükseklikte gerçekleştirdikleri gözlemlerde, birçok kuş türünün kış aylarında uzun mesafeler kat etmek yerine yamaç boyunca yukarı ya da aşağı yöneldiğini belirledi. Bu dikey göçün temel sebebi olarak ise kuşların ana besin kaynağı olan böceklerin dağılımı öne çıktı. Araştırma, özellikle böcek göçü ile kuşların hareketleri arasındaki güçlü ilişkiyi gözler önüne serdi.</p><h3>Hindistan Bilim Enstitüsü: Böcek göçü kuşların rotasını belirliyor</h3><p>Yaz ve kış mevsimlerinde yapılan sayımlarda, yüksek noktalarda yaşayan ve uçan böcek popülasyonunun yazın zirveye ulaştığı, kışın ise neredeyse tamamen ortadan kaybolduğu saptandı. Böcek göçü nedeniyle, bu böceklerle beslenen dağ kuşları kış aylarında daha düşük rakımlara iniyor ve ilkbaharda tekrar eski yüksekliklerine dönüyor. Yapraklarda yaşayan böceklerin ise mevsimsel değişimden etkilenmediği ve onları avlayan kuşların yıl boyunca aynı yükseklikte kaldığı belirlendi. Araştırmacılar, böcek göçünün kuş türlerinin hayatta kalmasında belirleyici bir etken olduğunu vurguladı.</p><h3>Böcek göçü ve iklim değişikliği: Dağ kuşları tehlikede</h3><p>Bu çalışma, kuşlar ile avlarının mevsimsel hareketlerinin eş zamanlı olarak izlendiği ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Bilim insanları, böcek göçünün sıcaklıktaki değişikliklere duyarlı olduğunu ve iklimin ısınmasıyla birlikte böceklerin hem dağılımının hem de ortaya çıkma zamanlarının değişebileceğine dikkat çekti. Bu durumun, özellikle belirli böcek türlerine bağımlı olan dağ kuşları için ciddi bir tehdit oluşturabileceği ifade edildi. Uzmanlar, böcek göçü ve besin zincirinin dikkatle izlenmesinin, dağ kuşlarının gelecekteki risklerini daha sağlıklı öngörmeye yardımcı olacağını belirtti. Araştırma sonuçları, dağ ekosistemlerinde böcek göçünün ve kuş davranışlarının yakından takip edilmesi gerektiğini ortaya koydu.</p><p>Sonuç olarak, Hindistan Bilim Enstitüsü'nün bulguları, böcek göçünün dağ kuşlarının yaşam döngüsünde hayati bir rol oynadığını ve iklim değişikliğinin bu hassas dengeyi tehdit edebileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, dağ ekosistemlerinin korunması için böcek göçünün ve kuş hareketlerinin birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/bilim-dunyasini-sasirtan--319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282245</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iranin-nukleer-silahsizlandirilmasi-sureci-iyi-ilerliyor-trump-gorusmeler-cok-iyi-282245</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İran'ın nükleer silahsızlandırılması süreci iyi ilerliyor" Trump: Görüşmeler çok iyi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin "çok iyi" olduğunu söyledi. Trump, ayrıca İran'ın nükleer silahlardan arındırılmasının iyi ilerlediğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İran'ın nükleer silahsızlandırılması süreci iyi ilerliyor" Trump: Görüşmeler çok iyi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald  Trump, başkent Washington'dan Kuzey Dakota eyaletine hareket etmeden önce havalimanında basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.</p><p>ABD Başkanı, İran ile topyekün savaşa girme ihtimali üzerine Pentagon yetkilileriyle görüşme yaptığına yönelik soruya doğrudan cevap vermezken, "Şöyle ki, bence (İranlılar) epey mesafe katetti. Geçen hafta onlara çok ağır darbeler indirdik. Sanırım şu an durumları iyi." ifadelerini kullandı.</p><p>Asıl meselenin, İran'ın nükleer silahlardan arındırılması olduğuna işaret eden Trump, "Olay çok basit, İran nükleer silaha sahip olamaz." dedi.</p><p>Trump, İran'ın nükleer silahlardan arındırılması sürecinin iyi ilerlediğini, ABD heyetinin Katar'ın başkenti Doha'da çok verimli görüşmeler yaptığını söyledi.</p><p>Bundan sonraki gidişatı bekleyip göreceklerini belirten Trump, "Bildiğiniz gibi, 3 gece boyunca onları çok sert vurduk ama şu an gayet iyi anlaşıyoruz. Yani ben buna 'nükleer silahlardan arındırma süreci' diyorum. (İran'la) Her şey olması gerektiği gibi ilerliyor ve gidişat gayet iyi." ifadelerini kullandı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-abd-ile-nihai-anlasmaya-yonelik-muzakereler-henuz-baslamadi-282247" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/iran-abd-ile-nihai-anlasm-224_2-41.jpg"/></div><h3>İran: ABD ile nihai anlaşmaya yönelik müzakereler henüz başlamadı</h3></a><p><b>YENİ BAŞKANLIK UÇAĞI "AIR FORCE ONE" HAKKINDA KONUŞTU</b></p><p>ABD Başkanı Trump, bir soru üzerine, Katar'ın hediye ettiği uçakla ilk defa seyahat edeceğini ve bunun için heyecanlı olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu uçağın, ABD tarafından modernize edilmesi durumunda maliyetinin çok daha yüksek olacağını öne süren Trump, yeni "Air Force One" olarak bugünden itibaren hizmet edecek uçağın, kendisine Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani tarafından hediye edildiğini vurguladı.</p><p>Trump, Boeing yetkililerinin de bu uçağı "şimdiye kadar ürettikleri en iyi 747" olarak tanımladığını aktardı.</p><p>Mevcut başkanlık uçağının çok eski olduğunu söyleyen Trump, "Bu, ABD'nin sahip olması gereken türden bir uçak. Eski Air Force One uçağımız 35-36 yaşındaydı. Bunun gibi yeni uçakların yanına park edildiğinde ülkemize pek de yakışmıyordu. Bu yüzden bununla gurur duyuyoruz." diye konuştu.</p><p>ABD Başkanı, uçağın yaklaşık 5 ay içinde güvenlik açısından başkanlık standartlarına uygun hale getirildiğini ifade ederek, "Dürüst olmak gerekirse bu ilk uçuş beni heyecanlandırıyor." dedi.</p><p><b>TRUMP, "DÜNYANIN EN LÜKS UÇAĞI" OLARAK NİTELEMİŞTİ</b></p><p>Yeni başkanlık uçağını, 19 Haziran'da Andrews Müşterek Hava Üssü'nde düzenlenen törenle tanıtan Trump, "dünyanın en lüks uçağı" olarak nitelediği yeni Boeing 747'nin "eşi benzeri olmayan" iletişim sistemlerine ve son teknoloji savunma teçhizatına sahip olduğunu dile getirmişti.</p><p>Trump, yeni "Air Force One"ın, başkent Washington'da, ABD'nin 250. kuruluş yılı kutlamalarında çok sayıda savaş uçağının eşlik edeceği büyük bir hava gösterisine öncülük edeceğini aktarmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/iranin-nukleer-silahsizla-179_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282244</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/yok-yeni-egitim-yilinda-16-yeni-lisans-ve-on-lisans-bolumu-acacak-282244</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YÖK, yeni eğitim yılında 16 yeni lisans ve ön lisans bölümü açacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yeni eğitim-öğretim yılında lisans ve ön lisans olmak üzere 16 yeni bölümün açılacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YÖK, yeni eğitim yılında 16 yeni lisans ve ön lisans bölümü açacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YÖK, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm çalışmaları kapsamında yapay zekadan biyoteknolojiye, finansal teknolojilerden mobil güvenliğe kadar birçok alanda yeni programların 2026 YKS tercih kılavuzunda yer alacağını açıkladı.  </p><p><b>YAPAY ZEKA DESTEKLİ PROGRAMLAR YER ALACAK</b></p><p>Bu çerçevede lisans düzeyinde ilk kez 'Tarih ve Yapay Zeka', 'Felsefe ve Yapay Zeka', 'İşletme ve Yapay Zeka', 'Finansal Teknoloji', 'Biyoteknoloji ve Genetik', 'Paramedik' ile 'Balıkçılık Teknolojisi' programları öğrencilerini kabul edecek. Ön lisans düzeyinde ise 'Yapay Zeka Destekli Web Tasarımı ve Kodlama', 'Yapay Zeka Destekli Tasarım ve Animasyon', 'Dijital Oyun Teknolojileri', 'Mobil Güvenlik Teknolojileri', 'İlaç Üretim Teknolojisi', 'Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği', 'Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği', 'Laboratuvar Hayvanları' ve 'Balıkçılık Teknolojisi' programlarının ilk kez tercih kılavuzunda yer alacağı belirtildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/yok-yeni-egitim-yilinda-1-607_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282243</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/sosyal-medyada-kurallar-degisti-iceriklere-yeni-format-geldi-282243</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal medyada kurallar değişti, içeriklere yeni format geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyaya yönelik yeni düzenlemeler kapsamında artık içerik üreticileri yapay zeka karakterlerine etiket koyacak, gizli reklamlarını kaldırmak zorunda olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal medyada kurallar değişti, içeriklere yeni format geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan "Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" sosyal medyada kuralları değiştirdi.</p><p>Yeni düzenlemelerle sosyal medyadaki dolandırıcılık olaylarının engellenmesi, bu mecralardaki usulsüzlüklerin önüne geçilmesi ve çocukların korunması hedefleniyor.</p><p><b>YAPAY ZEKA REKLAMINA ÖZEL İBARE</b></p><p>Düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri yapay zeka kullanımına ilişkin oldu. Reklam Kurulunun saha verileri, özellikle "deepfake" olarak adlandırılan sahte içeriklerin tüketicilerin karar verme sürecini manipüle ettiğini gösteriyor.</p><p>Bu nedenle düzenlemeyle insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlere "yapay zekayla üretildiği"nin belirtilmesi kuralı getirildi. Bu sayede tüketicinin rasyonel zemininin korunması hedefleniyor. Gerçek kişilerin dijital kopyalarının "sanki bir ürünü bizzat denemiş gibi" gösterilmesi tamamen yasaklanıyor. Özellikle son dönemde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten dünyaca ünlü futbolcular Lionel Messi ile Cristiano Ronaldo'ya kadar isimlerin sahte görüntüleriyle çeşitli ürünlerin pazarlanmaya çalışılması dikkati çekmişti.</p><p><b>"KARANLIK TASARIM"LARA DENETİM KISKACI</b></p><p>Düzenlemenin öne çıkan hedeflerinden biri de "karanlık tasarımlar" oldu. Tüketicileri istemedikleri bir işleme yönlendiren, üyelikten çıkmayı zorlaştıran veya stokta son ürün kalmış gibi "sahte aciliyet" oluşturan tasarımlar, Reklam Kurulunun odağında yer alıyor.</p><p>Denetimler sonucu bu yönde tespitler oluşursa ilgili içeriklere "durdurma"dan para cezasına kadar çeşitli yaptırımlar uygulanacak.</p><p><b>"INFLUENCER EKONOMİSİ" KAYIT DIŞILIKTAN ÇIKACAK</b></p><p>"Influencer" olarak nitelendirilen sosyal medya içerik üreticilerinin "tavsiye" adı altında yürüttüğü milyarlarca liralık reklam trafiği de düzenlemelerden payını aldı. Bu tür tanıtımlar "gizli reklam" gölgesinden çıkarılarak yaptırıma tabi tutulacak.</p><p>Reklam Kurulunun geçmiş kararlarında sıkça rastlanan "paylaşımın reklam olduğunun anlaşılmaması" nedeniyle verilen cezalar, yeni düzenlemeyle genel bir kurala dönüşmüş oldu.</p><p>Her türlü menfaat ilişkisinin (hediye ürün, davet, indirim) "reklam" veya "tanıtım" ibaresiyle belgelenmesi şartı, sosyal medya fenomenlerinin ekonomisini kayıt dışılıktan ve güven kaybından kurtarmayı amaçlıyor.</p><p><b>"YEŞİL AKLAMA"YA DA TEDBİR</b></p><p>Dünya genelinde yükselen "yeşil aklama" (greenwashing) yani ürünleri aslında öyle olmadıkları halde çevre dostu gibi gösterme eğilimi de düzenlemeden nasibini aldı.</p><p>"Doğa dostu", "sürdürülebilir" gibi kavramlar, üniversite onayı veya akredite kuruluş belgesi olmadan reklamlarda kullanılamayacak.</p><p>Bu adımla çevresel hassasiyeti yüksek tüketicilerin duygusal manipülasyonla istismar edilmesinin engellenmesi hedefleniyor. Dürüst üretim yapan firmaların da haksız rekabete karşı korunması amaçlanıyor.</p><p><b>ÇOCUKLARA KORUMA DUVARI</b></p><p>Düzenlemeyle çocukların oyun ve internet alışkanlıkları üzerinden kişisel verilerinin analiz edilerek (profilleme) onlara özel reklam içerikleri sunulması da engellenecek.</p><p>Böylece çocukların sosyal medyada bir meta olarak kullanılmasının önlenmesi planlanıyor.</p><p><b>HEM İÇERİK DURDURMA HEM PARA CEZASI</b></p><p>Ticaret Bakanlığınca çıkarılan düzenlemenin ardından gözler Reklam Kuruluna odaklandı. Denetimler sonucu aykırılık tespiti halinde Kurul resen inceleme başlatıyor.</p><p>Kurulca aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalar için 2026 yılında uygulanan idari para cezaları 79 bin 161 lira ile 31 milyon 808 bin 530 lira arasında değişiyor. Ceza tutarları ve üst limitleri, reklamın yayınlandığı mecraya ve ihlalin türüne göre değişiklik gösteriyor.</p><p><b>SOSYAL MEDYA "DOLANDIRICILIK KAPISI" OLMAKTAN ÇIKARILACAK</b></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye'de internet kullanıcılarının yüzde 89,5'i sosyal medya platformlarında aktif olarak zaman geçiriyor. Bu da kötü niyetli kişiler için dijital dünyayı "dolandırıcılık kapısı" haline getirebiliyor.</p><p>Kullanıcılar e-postalardan mesajlaşma uygulamalarına, sosyal medya platformlarından çevrim içi alışveriş sitelerine ve mobil uygulamalara kadar neredeyse her dijital etkileşimde potansiyel tehditlerle karşılaşabiliyor.</p><p>Bakanlık, son düzenlemeyle tüm bu olumsuzlukların önüne geçilmesini hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/sosyal-medyada-kurallar-d-578_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282242</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arktikadaki-degisim-buzul-caglarinin-sirrini-aciklayabilir-282242</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arktika'daki değişim buzul çağlarının sırrını açıklayabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Barents Denizi'nin coğrafyasında yaşanan değişiklikler, Arktika'nın buzullarında ve iklim döngüsünde köklü etkiler yarattı. Bilim insanları, bu bölgedeki dönüşümün, buzul çağlarının ritmini ve karbon döngüsünü yeniden şekillendirdiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arktika'daki değişim buzul çağlarının sırrını açıklayabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Barents Denizi'nin coğrafi yapısında meydana gelen değişimler, Arktika'nın iklim döngüsünde büyük bir kırılmaya yol açtı. Uzmanlara göre, yaklaşık bir milyon yıl önce buzul çağlarının ritminde görülen değişim, Barents Denizi'nin ortaya çıkışıyla doğrudan bağlantılı. Araştırmalar, bu bölgedeki dönüşümün, buzulların kalınlığını ve döngülerin süresini etkilediğini gösteriyor. Önceden 41 bin yıl aralıklarla yaşanan buzul dönemlerinin 100 bin yıla uzaması, Barents Denizi'nin Arktika'nın iklim mekanizmasındaki rolünü daha da önemli hale getirdi.</p><h3>Bilim insanları: Barents Denizi'nin yükselişi iklim dengesini bozdu</h3><p>İki milyon yıl önce deniz seviyesinin üzerinde yer alan Barents şelfinin zamanla alçalarak bugünkü halini alması, Arktika'nın ikliminde belirleyici oldu. Buzulların dağ kayalarını aşındırması sonucunda, yaklaşık 700 bin yıl önce bölgede kalıcı bir boğaz oluştu. Bu boğaz, Atlantik'ten gelen sıcak ve nemli suyun Arktika'ya ulaşmasını sağladı. Sıcaklık ve nemdeki bu artış, Sibirya'ya kadar uzanan buzulların oluşumunu hızlandırdı. Sonuç olarak, buzullar yalnızca daha kalın hale gelmekle kalmadı, aynı zamanda sıcak dönemleri de aşacak kadar dayanıklı oldu.</p><h3>Barents Denizi'nin dönüşümü karbon döngüsünü yeniden şekillendirdi</h3><p>Barents Denizi'ndeki coğrafi değişim, yalnızca buzulların oluşumunu değil, aynı zamanda karbon döngüsünü de etkiledi. Tatlı suyun Arktik sularına karışması, Kuzey Atlantik'teki tuzluluk oranını düşürdü ve derin okyanus karışımını zayıflattı. Bu süreç, Güney Okyanusu'ndan gelen karbon bakımından zengin suların yüzeye çıkmasına yol açtı ve atmosferden daha fazla karbondioksit çekilmesine neden oldu. Günümüzde de Arktika, deniz buzunun hızla geri çekilmesi ve Atlantik'ten gelen suyun artışı gibi benzer değişikliklerle karşı karşıya. Bilim insanları, Barents Denizi'ndeki dönüşümün, gezegenin iklim sisteminde köklü etkiler yaratmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.</p><p>Arktika'da yaşanan bu coğrafi değişiklikler, iklim döngülerinin anlaşılması ve gelecekteki iklim senaryolarının öngörülmesi açısından kritik bir öneme sahip. Barents Denizi'nin rolü, iklim bilimi için yeni araştırma alanları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/arktikadaki-degisim-buzul-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282241</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-11-milyon-709-bin-913-uyeye-ulasti-282241</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti 11 milyon 709 bin 913 üyeye ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yargıtay'ın açıkladığı resmi verilere AK Parti'nin resmi üye sayısı 11 milyon 709 bin 913'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti 11 milyon 709 bin 913 üyeye ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, Yargıtay'ın açıkladığı siyasi parti üye sayılarına ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklamada bulundu. Büyükgümüş yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:  </p><p>"Yargıtay'ın açıkladığı resmi verilere göre AK Parti'mizin üye sayısı 11 milyon 709 bin 913'e ulaştı. Ocak ayından bu yana ailemize katılan 166.612 yeni yol arkadaşımız, milletimizin Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğine, AK Parti'mize ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuza duyduğu güvenin en açık göstergesidir. AK Parti, milletinden güç alan, milletle büyüyen ve Türkiye Yüzyılı'na yürüyen büyük bir ailedir. Bu büyük aileye emek veren tüm teşkilat mensuplarımıza ve gönlünü AK Parti'ye açan her bir vatandaşımıza teşekkür ediyorum."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/ak-parti-11-milyon-709-bi-773_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282240</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cocuk-psikolojisinde-dikkat-ceken-buyukanne-ve-buyukbaba-etkisi-282240</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocuk psikolojisinde dikkat çeken büyükanne ve büyükbaba etkisi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika'da yapılan araştırmalar, Dr. Kenneth Barish'in büyükanneler ve büyükbabaların çocukların duygusal sağlığındaki etkisine dikkat çektiğini ortaya koyuyor. Özellikle modern aile yapısında büyükannelerin çocukların ruhsal gelişiminde önemli bir destek sağladığı vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocuk psikolojisinde dikkat çeken büyükanne ve büyükbaba etkisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika'da yapılan son araştırmalar, büyükanneler ve büyükbabaların çocukların duygusal sağlığında eşsiz bir rol üstlendiğini gözler önüne seriyor. Weill Cornell Tıp Merkezi'nden klinik psikoloji profesörü Dr. Kenneth Barish, büyükannelerin torunlarına sunduğu destek ve samimi ilgiyi, çocukların ruhsal gelişimi açısından vazgeçilmez olarak tanımlıyor. Barish, ailelerin çocukların yaşadığı sorunlara genellikle eleştirel ve baskıcı yaklaştığını, bunun ise çocukların duygusal sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor. Çocukların motivasyonunun eleştiriyle değil, anlayış ve destekle güçlendiğini vurgulayan Dr. Barish, büyükannelerin bu noktadaki önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Dr. Barish: 'Başarı değil, duygusal güven ön planda'</h3><p>Dr. Kenneth Barish, kırk yılı aşkın deneyimiyle çocukların duygusal sağlığını etkileyen en temel unsurun, güvenilir ve anlayışlı bir yetişkinin varlığı olduğunu ifade ediyor. Barish'e göre, çocukların sürekli eleştirilmesi veya yalnızca başarılarına odaklanılması, onların özsaygısında zedelenmelere yol açıyor. Özellikle büyükannelerin, torunlarıyla kurduğu sıcak iletişim ve oyunlar aracılığıyla, çocukların kendilerini güvende hissetmesine katkı sağladığı belirtiliyor. Dr. Barish, çocukların çabalarının ve öğrenme süreçlerinin övülmesinin, notlardan veya doğal zekadan daha değerli olduğunu dile getiriyor. Ayrıca, çocukların gönüllü çalışmalara yönlendirilmesinin özsaygılarını artırdığını ve depresyon riskini azalttığını savunuyor.</p><h3>Büyükanneler, modern ailelerde duygusal desteğin anahtarı</h3><p>Modern aile yapısında, geçmişe kıyasla toplumsal desteğin azaldığına dikkat çeken Dr. Barish, günümüzde bireysel başarının aile içi bağların önüne geçtiğini belirtiyor. Amerika'da yapılan araştırmalara göre, gençlerin yüzde 40'ından fazlası sürekli üzüntü yaşadığını bildiriyor. Bu tablo karşısında, büyükannelerin ve büyükbabaların çocuklara sunduğu duygusal desteğin önemi daha da artıyor. Dr. Barish, büyükannelerin çocuklara oyunlarla ve içten sohbetlerle rehberlik ederek, onların duygusal travmalara karşı daha dirençli olmasını sağladığını aktarıyor. Uzmanlar, sadece beceri eğitimi ve ödüller yerine, çocuklarla yapılan anlamlı sohbetlerin ve duygusal desteğin, ruh sağlığı üzerinde kalıcı etkiler yarattığını vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Dr. Kenneth Barish'in bulguları, büyükannelerin çocukların duygusal sağlığında benzersiz bir destek sunduğunu ve modern ailelerin bu önemli kaynağı göz ardı etmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, ailelerin çocukların başarısına değil, içsel güven ve duygusal dayanıklılıklarına odaklanmasının uzun vadede daha sağlıklı nesiller yetiştireceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/cocuk-psikolojisinde-dikk-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282239</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beynin-savunma-mekanizmasiyla-ilgili-dikkat-ceken-kesif-olumsuz-kelimeleri-filtreleyebiliyor-282239</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beynin savunma mekanizmasıyla ilgili dikkat çeken keşif! Olumsuz kelimeleri filtreleyebiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İbrani Üniversitesi'nin Kudüs'te yürüttüğü güncel araştırma, beynin olumsuz kelimeleri bilinç düzeyine çıkmadan önce engelleyebildiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu mekanizmanın kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda zayıflayabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beynin savunma mekanizmasıyla ilgili dikkat çeken keşif! Olumsuz kelimeleri filtreleyebiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kudüs'teki İbrani Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, beynin olumsuz kelimeleri daha bilinçli şekilde algılamadan önce engelleyebildiğini gösterdi. Çalışmada, 101 İbranice konuşan katılımcı üzerinde yapılan deneylerde, katılımcılar bir dizi sahte kelimeyle karışık olarak sunulan olumsuz ve nötr kelimeleri dinlerken aynı anda görsel bir görevle meşgul edildi. Araştırmacılar, duygusal ve özellikle olumsuz kelimelerin daha fazla dikkat çekeceğini düşünürken, sonuçlar bu beklentinin tersini gösterdi. Katılımcılar, nötr kelimeleri olumsuz kelimelere kıyasla daha sık fark etti. Tehdit içerikli kelimeler ise çoğu zaman bilinçli algılamanın dışında kaldı.</p><h3>İbrani Üniversitesi: Beyin, olumsuz kelimeleri filtreliyor</h3><p>Bilim insanları, bu bulgunun beynin potansiyel olarak zararlı veya tehdit edici bilgileri otomatik olarak bastıran bir koruma mekanizmasına sahip olabileceğini gösterdiğini vurguladı. Deneyin farklı versiyonlarında ve basitleştirilmiş görevlerde de benzer sonuçlar elde edildi. Araştırmacılar, olumsuz bir kelimenin tam anlamıyla bilinçli olarak işlenmesinin beyin kaynaklarını tükettiğini, bu nedenle beynin bazen bu tür kelimeleri filtreleyerek enerji tasarrufu sağladığını belirtti. Bu durum, olumsuz kelimelerin yine de bilinçaltında işlenmeye devam ettiği anlamına geliyor. Araştırma ekibi, bu mekanizmanın insanları psikolojik açıdan koruyabileceğini, ancak bazı durumlarda bu filtreleme sisteminin zayıflayabileceğini ifade etti.</p><h3>Kaygı ve stres bozukluklarında beyin filtresi zayıflayabilir</h3><p>Çalışmanın yazarları, özellikle kaygı bozukluğu veya travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde bu doğal beyin filtresinin işlevinin azalabileceğine dikkat çekti. Bu durumda, olumsuz ve tehditkar kelimeler bilinç düzeyine daha kolay sızabiliyor ve kişinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Araştırmacılar, elde edilen bulguların psikiyatrik hastalıkların teşhis ve tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirilmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Ayrıca, bu çalışma duygusal kelimelerin konuşma işleme üzerindeki etkisine dair mevcut anlayışı da değiştirebilir. Sonuç olarak, beynin olumsuz kelimeleri filtreleme yeteneğinin hem sağlıklı bireylerde hem de psikiyatrik rahatsızlıkları olan kişilerde önemli bir rol oynadığı ortaya kondu.</p><p>Bu araştırma, olumsuz kelimelerin beyin tarafından nasıl işlendiğine dair yeni bir perspektif sunarken, psikiyatrik bozuklukların anlaşılması ve tedavisinde de yol gösterici olabilecek önemli ipuçları sağladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/beynin-savunma-mekanizmas-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282238</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ankarada-nato-zirvesi-oncesi-taksiciler-hazirliklarini-surduruyor-282238</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da NATO Zirvesi öncesi taksiciler hazırlıklarını sürdürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi öncesinde kent genelindeki hazırlıklar sürerken, taksici esnafı da yabancı heyetleri en iyi şekilde karşılamak amacıyla çeşitli hazırlıkları hayata geçiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da NATO Zirvesi öncesi taksiciler hazırlıklarını sürdürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi öncesi hazırlıklarını tamamlıyor. Ankara Esenboğa Havalimanı Taksiciler Kooperatifi Başkanı Serkan Erdoğan, zirve toplantısı kapsamında görev yapacak taksicilerin hem kişisel görünümlerine hem de araç temizliğine özen gösterileceğini belirtti. Bu kapsamda şoförlerin gri pantolon ve beyaz gömlek giyeceğini ifade eden Erdoğan, araçlarda misafirlere Türk lokumu, kolonya ve sıcak hava nedeniyle soğuk su ikram edileceğini söyledi. Yabancı konukların havalimanından ayrıldıktan sonra ilk temas kurduğu meslek grubunun taksiciler olduğuna dikkat çeken Erdoğan, bu nedenle Türk misafirperverliğini en iyi şekilde yansıtmayı hedeflediklerini dile getirdi. Erdoğan, tüm taksicilere yabancı misafirlere karşı güler yüzlü, nazik ve örnek bir hizmet anlayışıyla hareket etmeleri çağrısında bulunarak, başkentin uluslararası organizasyona yakışır şekilde temsil edileceğine inandıklarını söyledi. Hazırlıkların titiz ve özenli bir şekilde sürdüğünü aktaran Erdoğan, yabancı konukları misafir etmeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.  </p><p><b>"ŞOFÖR ARKADAŞLARIMIZA KISA BİR ŞEKİLDE İNGİLİZCE KURSLARI VERDİK"</b></p><p>NATO Zirvesi öncesinde gerekli hazırlıkların neredeyse tamamlandığını belirten Erdoğan, "Şoför arkadaşlarımızın kıyafetleri tek tip olacak. Beyaz gömlek, gri pantolon ve yaka kartları olacak. Konuklarımızı bu şekilde karşılayacaklar. Yabancı konuklarımıza Türk kültürünü tanıtmak adına Türk lokumu, kolonya ve soğuk su ikramlarımız olacak. Şu anda şoförlerimiz çok heyecanlı, tedbirlerimizi aldık. Karşılama çok önemli. Şoför arkadaşlarımıza kısa bir şekilde İngilizce kursları verdik. Mesela yabancı konuğumuz araca binince 'Hello' dedi. Şoförümüz de 'Hello' diyerek cevap verdi ve akabinde 'Where are you going?' diyerek 'Nereye gideceksiniz?' diye soracak. Araçlarımıza 'Welcome to Ankara' yazılı stickerlar yapıştırdık. Bu stickerlarda NATO bayrağı ve Türk bayrağı olacak. NATO Zirvesi ülkemiz için umarım hayırlı geçer" diye konuştu.  </p><p><b>"ESENBOĞA TAKSİ AİLESİ NATO'YA HAZIR"</b></p><p>Zirve kapsamında şoförlerle toplantılar yaptıklarını ve yapmayı da sürdürdüklerini ifade eden Ankara Esenboğa Havalimanı Taksiciler Kooperatifi Başkan Yardımcısı Mustafa Tuncel ise, "Yabancı konuklarımıza kültürümüzde bulunan Türk lokumu, kolonya ve havalar sıcak olduğu için de soğuk su ikramında bulunacağız. Toplantılarımız devam ediyor ve devamlı toplantılar gerçekleştiriyoruz. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Mehmet Yiğiner başkanımız da bizimle bir toplantı düzenledi. Onun doğrultusunda yapılacak şeylere dikkat etmeye çalışıyoruz. NATO Zirvesi kapsamında durağımızda İngilizce kursları yaptık. Şoför arkadaşlarımız ilk defa böyle bir şeye şahitlik edeceği için heyecanlılar. Esenboğa taksi ailesi NATO'ya hazır" şeklinde konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/ankarada-nato-zirvesi-onc-289_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282237</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yapay-zeka-ile-kurtlarin-sesli-kimligi-yuzde92-dogrulukla-tespit-ediliyor-282237</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka ile kurtların sesli kimliği %92 doğrulukla tespit ediliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yellowstone Ulusal Parkı'nda geliştirilen yapay zeka tabanlı bioakustik sistem, kurtların sesini kullanarak bireysel kimliklerini %92'nin üzerinde doğrulukla belirliyor. Bu teknoloji, yaban hayatı koruma çalışmalarında devrim yaratırken, sürü dinamiklerini ve tehlike sinyallerini de anında tespit edebiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka ile kurtların sesli kimliği %92 doğrulukla tespit ediliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yellowstone Ulusal Parkı'nda başlatılan yeni bir araştırma, yapay zeka destekli bioakustik teknolojisinin kurtların bireysel seslerini %92'nin üzerinde doğrulukla tanıyabildiğini ortaya koydu. Park genelinde yerleştirilen 48 otonom kaydedici ve dört mikrofonlu tasmalar sayesinde toplanan 7000'den fazla kurt uluması, bu sistemin geliştirilmesinde temel veri kaynağı oldu. Algoritma, bireysel kurtların seslerini ayırt etmekle kalmıyor; aynı zamanda sürüdeki yavruların varlığını ve sürü büyüklüğünü de tespit edebiliyor. Ayrıca, silah sesleri gibi çevresel tehditleri de anında işaretleyerek yaban hayatı koruma ekiplerine önemli bir avantaj sunuyor.</p><h3>Colossal ve Conservation Nation'dan yapay zeka atağı</h3><p>Yapay zeka temelli bu sistemin geliştirilmesinde Colossal şirketi öncü rol üstlendi. Conservation Nation ile iş birliği yapan şirket, yapay zeka ve araştırma stratejileri alanında iki pozisyon için açtığı burs programına 100'den fazla başvuru aldı. Stajyerler, Dallas'ta dönemsel ziyaretlerle uzaktan çalışırken, yeni nesil bioakustik teknolojisinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Colossal'ın koruma departmanı başkanı Matt James, geleneksel izleme yöntemlerinin biyolojik çeşitlilik kaybının hızına yetişemediğini belirterek, inovatif yaklaşımların gerekliliğine dikkat çekti. Bioakustik izleme, genetik analizden farklı olarak canlılara müdahale gerektirmiyor ve sürekli veri toplama imkânı sunuyor.</p><h3>Bioakustik, kırmızı kurtlar ve yeni koruma stratejileri</h3><p>Bioakustik teknolojisi ilk olarak nadir bir kuş türü olan manumea üzerinde test edilmiş ve %95 gibi yüksek bir doğruluk oranı yakalanmıştı. Şimdi ise sistem, nesli tehlikede olan kırmızı kurtlara odaklanıyor. Araştırmacılar, gelecekte bu teknolojiyi çiftçilere uyarlayarak sürülere yaklaşan kurtların tespit edilmesini ve olası çatışmaların önlenmesini hedefliyor. Ayrıca, bioakustik sayesinde sürü içindeki akrabalık ilişkileri ve türler arası farklar da ses analiziyle belirlenebilecek. Uzmanlar, bu yaklaşımın balinalar, yunuslar ve filler gibi farklı hayvan türlerinde de uygulanabileceğini vurguluyor. Sonuç olarak, bioakustik, doku örneği almadan bireysel tanımlama ve izleme imkânı sunarak yaban hayatı koruma çalışmalarında çığır açıyor.</p><p>Yapay zeka destekli bioakustik izleme, hem bilimsel araştırmalara hem de pratik koruma uygulamalarına yeni bir soluk getiriyor. Yellowstone'da elde edilen başarı, bu teknolojinin gelecekte çok daha geniş bir yaban hayatı yelpazesinde kullanılabileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/yapay-zeka-ile-kurtlarin--720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282236</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fred-umut-ediyorum-ki-sampiyonlugu-elde-edecegiz-282236</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fred: Umut ediyorum ki şampiyonluğu elde edeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Fred, tüm kulvarlarda en iyi performansı sahaya yansıtmaları gerektiğini belirterek, "Taraftarımızı da gösterdiğimiz performansla beraber kendi tarafımıza çekmeliyiz. Bunu da ortaya koyacağımız mücadeleyle göstermeliyiz. Her şeyimizi ortaya koyacağız ve en sonunda da umut ediyorum ki şampiyonluğu elde edeceğiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fred: Umut ediyorum ki şampiyonluğu elde edeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni sezon hazırlıklarını Topuk Yaylası Tesisleri'nde sürdüren Fenerbahçe'de Fred, Fenerbahçe TV'de yayınlanan 'Günün Röportajı' programına konuk oldu. İlk olarak kamp sürecini değerlendiren Fred, "Antrenmanlarımızı sürdürüyoruz ve en iyi şekilde başlangıç yapmak istiyoruz. Önümüzde bizi bekleyen önemli bir sezon var. Dolayısıyla antrenmanlarımızı en iyi şekilde devam ettirmeliyiz. Burada harika antrenmanlar yapabiliyoruz. Aynı zamanda İstanbul'a yakın olması da bir avantaj. Huzurlu ve yüksek bir yerde kalıyoruz. Antrenman ve kamp açısından güzel bir yerdeyiz. Şartların çok iyi ve elverişli olduğunu söylemem gerekiyor. Takım arkadaşlarımla beraber buranın keyfini çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"(İSMAİL KARTAL) TEKRARDAN FENERBAHÇE'YE DÖNDÜĞÜ İÇİN ÇOK MUTLUYUM"</b></p><p>Teknik Direktör İsmail Kartal'a da değinen tecrübeli oyuncu, "Kendisi gerçekten harika bir insan. Beni buraya zaten kendisi getirmişti. Bu anlamda da kendisine minnettarlığımı ifade etmek isterim. Onunla çalıştığım dönemlerde de çok güzel zamanlar geçirdik. Tekrardan Fenerbahçe'ye döndüğü için çok mutluyum. Umuyorum hep birlikte harika bir sezon geçireceğiz. İletişimsel anlamda da iyi bir iletişime sahip olduğumuzu düşünüyorum. Birbirimize her zaman netiz. Kendisi sadece iyi bir insan değil aynı zamanda da iyi bir teknik direktör" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/8b29b343135b4580bd61-01072026c5de3a3b.jpg"/><p><b>"GÜÇLÜ, SERT VE KALİTELİ ANTRENMANLAR YAPIYORUZ"</b></p><p>Takımın çalışma temposuyla ilgili Fred, "Güçlü ve sert bir başlangıç yaptığımızı söylemem gerekiyor. Tabii ki bu, oyuncular açısından zor olsa da bunun böyle olması gerekiyor. Çünkü iyi bir şekilde başlamamız gerekiyor. Şampiyonlar Ligi maçları oynayacağız. Buradaki çalışmalarımızı yaparken de her şeyimizi ortaya koymamız gerekiyor. Genel anlamda da iyi bir durumda olduğumuzu düşünüyorum. Güçlü, sert ve kaliteli antrenmanlar yapıyoruz. Bu antrenmanları yapmaya da devam etmemiz gerekiyor ki ilk oynadığımız maçta bunları sahaya yansıtalım" diye konuştu.  </p><p><b>"BİRLİKTELİĞİ SAĞLAYABİLMEK ADINA BURADA GEÇİRDİĞİMİZ SÜREÇ ÇOK ÖNEMLİ"</b></p><p>Brezilyalı oyuncu, takımdaki arkadaşlık ortamı hakkında şunları söyledi: "Bu sürecin gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü birlikte keyif alma fırsatımız oluyor. Aynı zamanda aramızda şakalaşıyoruz, güzel zamanlar geçiriyoruz. Kaynaşabilmek adına burada geçirdiğimiz zaman çok önemli bir zaman. Yeni ve genç oyuncular var. Bu birlikteliği sağlayabilmek adına burada geçirdiğimiz süreç çok önemli."  </p><p><b>"KENDİMİ GELİŞTİRMEYE GAYRET EDİYORUM"</b></p><p>Kendisini hala geliştirmek adına neler yaptığı yönündeki soruya ise Fred, "Elbette her futbolcu gibi kendimi geliştirmek istiyorum. Tabii ki bunu yaparken hocanızdan, tecrübeli ve genç oyunculardan bir şeyler öğrenebiliyorsunuz. Zaten öğrenmeye açık olmalı ve devam etmeniz gerekiyor. Bu benim için farklı bir durum değil, herkes gibi kendimi geliştirmeye gayret ediyorum. Paslarımı, şutlarımı geliştirmeye çalışıyorum. Çünkü daha iyi bir noktaya gelebilmek adına bu gelişimi sağlamanız lazım. Bunlar için de sıkı bir şekilde çalışmak gerekiyor" yanıtını verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/4bd1c66f4a5746c384a4-010720265340e257.jpg"/><p><b>"BİZİM DAHA ÇOK İŞİMİZ TOPU ÖN TARAFA GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE AKTARABİLMEK"</b></p><p>Kendisini 'piyano taşıyıcı' olarak nitelendiren 33 yaşındaki futbolcu, "Daha önceki bir röportajımda böyle bir cümlem olmuştu; 'Ben piyano taşıyan bir oyuncuyum' aslında. Piyano taşıyıcısı olarak beni adlandırabilirsiniz, daha doğrusu orta saha oyuncularını böyle adlandırabilirsiniz. Bunu biraz açalım: Tabii ki sürekli koşmanız gerekiyor, saha içerisinde takımımız için en iyisini ortaya koymamız gerekiyor. Aslında şunu ifade etmeye çalışıyorum; öndeki oyunculara, ofansif oyunculara şanslar oluşturabilmeniz gerekiyor ve bir orta saha oyuncusu olarak da bunu sağlayabilmelisiniz ki ön tarafta kaliteli oyuncularımız mevcut. Tabii ki de fırsatınız varsa, şansınız yanınızdaysa gol atmak da katkı sağlayacağınız noktalardan bir tanesi. Ama bizim daha çok işimiz topu ön tarafa güvenli bir şekilde aktarabilmek. Aynı şekilde geriden top alıp, topu geçiş oyunuyla beraber ön hatta ulaştırabilmek. Bu anlamda onlara fırsatlar oluşturmak. Açıkçası işimiz bu, yaptığımız şeyler bunlar. Bazen bu noktalar pek fazla görünmeyebilir ama bu saymış olduğum unsurlar, noktalar takımım içerisinde bana göre önemli noktalar" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"BİZ, BİRİZ VE BİR AİLEYİZ"</b></p><p>Takım içerisindeki birlikteliğe ve aile ortamına dikkat çeken Brezilyalı futbolcu, "Bana göre gayet iyi ve olumlu bir soyunma odasına sahip olduğumuzu düşünüyorum. Zira iyi bir arkadaşlığımız var. Tabii ki saha içerisinde bir mücadele, bir savaş ortaya koyuyorsunuz. Elbette zaman zaman uyuşmazlıklarınız olabiliyor, aynı noktada buluşamadığınız anlar olabiliyor. Ama netice itibarıyla baktığımızda biz, biriz ve bir aileyiz. Birlikteliğimizi her zaman sürdürüyoruz. Ben de kişisel anlamda kendi tecrübelerimi takım içerisine, takıma aktarmaya ve yansıtmaya çalışıyorum. Bu anlamda yardımcı olmaya çalışıyorum. Birlikteliğimizi sürdürebilmek adına kendi tecrübelerimi aktarmaya çalışıyorum. Zira bu da bana göre takım için mühim" dedi.  </p><p><b>"UMUT EDİYORUM Kİ ŞAMPİYONLUĞU ELDE EDECEĞİZ"</b></p><p>Hedefleri doğrultusunda sahada savaşmaları gerektiğine dikkat çeken Fred, sözlerini şöyle sürdürdü: "Elbette hedefimiz oynadığımız tüm kulvarlarda başarılı olmak, yani her şeyi kazanabilmek. Her şeyden önce ilk olarak yapmamız gereken şey, en iyimizi sahaya yansıtmak. En iyimizi ortaya koymak, bu bana göre en önemli şeydir. Tabiri caizse kanımızın son damlasına kadar sahada mücadele etmeli ve bunun için savaşmalıyız. Tabii ki taraftarımızı da gösterdiğimiz performansla beraber kendi tarafımıza çekmeliyiz, onların desteklerini almalıyız. Bunu da ortaya koyacağımız mücadeleyle göstermeliyiz. Onları ancak bu şekilde kendi tarafımıza çekebiliriz. Her zaman onların desteklerini hissetmek isteriz. Umarım bu sezon içerisinde yine her zaman ki gibi her şeyimizi ortaya koyacağız ve en sonunda da öyle umut ediyorum ki şampiyonluğa varan noktaya ulaşacağız, şampiyonluğu elde edeceğiz."  </p><p>Düzce'deki kampa gelerek kendilerine destek veren sarı-lacivertli taraftarlar teşekkür eden Fred, "Birlikte başaralım, birlikte mücadele edelim, hep birlikte hareket edelim. Çünkü biz, biriz ve tek yumruğuz. Dolayısıyla hep birlikte en iyisini ortaya koyalım" diyerek sözlerini noktaladı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/fred-umut-ediyorum-ki-sam-806_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282235</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kadinlar-neden-daginikliga-karsi-daha-hassas-282235</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadınlar neden dağınıklığa karşı daha hassas?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kadınlar, evdeki dağınıklık konusunda neden daha fazla baskı hissediyor? Yapılan bir araştırma, toplumsal cinsiyet beklentilerinin kadınlar üzerindeki temizlik baskısını artırdığını gösteriyor. Araştırmada, kadınların dağınıklık karşısında daha fazla sorumlu tutulduğu net biçimde ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadınlar neden dağınıklığa karşı daha hassas?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evdeki dağınıklık konusu, kadınların neden daha fazla baskı altında hissettiğiyle ilgili yeni bir araştırmayla yeniden gündeme geldi. Araştırmanın bulguları, toplumsal cinsiyet beklentilerinin kadınlar üzerinde temizlik sorumluluğunu artırdığını gözler önüne seriyor. Çalışmada, hem kadınların hem de erkeklerin dağınıklığı fark ettiği, ancak kadınların toplum tarafından bu konuda daha fazla yargılandığı ortaya çıktı. Araştırma, kadınların dağınıklık nedeniyle damgalanma korkusu yaşadığını ve bu nedenle daha titiz temizlik alışkanlıkları geliştirdiğini gösteriyor.</p><h3>Araştırmacılar: 'Kadınlara yönelik temizlik beklentisi artıyor'</h3><p>Araştırmanın ilk aşamasında, katılımcılara hem dağınık hem de düzenli oda fotoğrafları gösterildi. Katılımcılardan odalardaki dağınıklık seviyesini ve temizlik ihtiyacını değerlendirmeleri istendi. Sonuçlar, kadın ve erkeklerin dağınıklığı aynı derecede fark ettiğini gösterdi. Ancak ikinci aşamada, odalarda "Jennifer" veya "John" isimli kişilerin yaşadığı belirtildi ve aynı değerlendirme tekrarlandı. Katılımcılar, Jennifer'ın yaşadığı evde temizlik beklentisini daha yüksek tutarken, aynı dağınıklık seviyesini John'a göre daha fazla eleştirdi. Ayrıca, temizlik sorumluluğu söz konusu olduğunda, Jennifer her senaryoda John'dan daha fazla sorumlu tutuldu. Özellikle Jennifer'ın tam zamanlı çalışıp çocuklu evli olduğu durumda bile, toplumun temizlik beklentisi değişmedi. Araştırmacılar, bu bulgunun kadınların üzerindeki temizlik baskısının toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklandığını vurguluyor.</p><h3>Toplumsal yargı kadınları daha titiz olmaya itiyor</h3><p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise, dağınık bir evde yaşayan kadın ve erkeklerin karakter özelliklerine dair algıların farklılaşması oldu. Katılımcılar, dağınık bir evde yaşayan Jennifer ve John'u olumsuz özelliklerle değerlendirdi. Ancak John, "erkekler tembeldir" kalıbına uygun biçimde, karakter açısından daha olumsuz puanlar aldı. Buna rağmen, temizlik sorumluluğu söz konusu olduğunda kadınların üzerinde baskı devam etti. Araştırmacılar, kadınların toplumsal yargı nedeniyle dağınıklık konusunda daha hassas hale geldiğini ve bu durumun kadınların temizlik konusunda daha fazla kaygı yaşamasına yol açtığını belirtiyor. Evdeki dağınıklıkla ilgili toplumsal baskı, kadınları daha çok çalışmaya ve misafirler geldiğinde ekstra temizlik yapmaya zorluyor. Bu baskının, kadınların yaşam kalitesini ve psikolojik sağlığını olumsuz etkilediği vurgulanıyor.</p><p>Uzmanlar, toplumsal yargıların hem kadınlar hem de erkekler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve evdeki dağınıklığın bir karakter kusuru olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Araştırma, kadınların temizlik baskısıyla karşı karşıya kalmasının temel nedeninin toplumsal cinsiyet beklentileri olduğunu ortaya koyuyor. Erkeklerin de dağınıklığı fark ettiği, ancak temizlik konusunda daha az sorumluluk üstlendiği görülüyor. Sonuç olarak, evdeki temizlik yükünün adil biçimde paylaşılması gerektiği ve toplumsal yargıların yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/kadinlar-neden-daginiklig-905_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282234</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/sonyden-playstation-6-icin-tasinabilir-konsol-surprizi-282234</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sony'den PlayStation 6 için taşınabilir konsol sürprizi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sony, PlayStation 6 için yaptığı açıklamada, yeni nesil konsolun yalnızca oturma odasıyla sınırlı kalmayacağını ve taşınabilirlik ile farklı kullanım senaryolarına odaklanacağını duyurdu. Şirket, özellikle pandemi sonrası PC'ye yönelen oyuncuları geri kazanmak için önemli değişiklikler planlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sony'den PlayStation 6 için taşınabilir konsol sürprizi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sony, PlayStation 6 ile ilgili yaptığı son açıklamada, yeni nesil konsolun geleneksel oturma odası deneyiminin ötesine geçeceğini vurguladı. Şirket, yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantıda, pandemi döneminde PC oyunlarına yönelen kullanıcıları PlayStation platformuna nasıl geri çekeceğine dair soruları yanıtladı. Sony yetkilileri, PlayStation 6'nın yalnızca teknik gelişmelerle değil, aynı zamanda taşınabilirlik ve farklı kullanım şekilleriyle öne çıkacağını belirtti. Bu açıklamalar, PlayStation 6'nın klasik konsol anlayışını değiştirecek yeniliklerle piyasaya çıkacağı yönünde güçlü sinyaller verdi.</p><h3>Sony: 'PlayStation 6 ile oturma odasının ötesine geçiyoruz'</h3><p>Sony'nin yaptığı açıklamalara göre, PlayStation yıllardır oturma odasında oyun oynama fikriyle özdeşleşmiş durumda. Ancak son yıllarda, dünya genelinde oyuncuların kişisel monitörleri tercih etmesiyle birlikte, Sony de bu değişime ayak uydurmak için adımlar atıyor. Şirket, ekranlar ve hoparlörler gibi çevre birimlerini piyasaya sürerek PlayStation deneyimini televizyon dışında da yaşanabilir hale getirdi. PlayStation 6'nın ise sadece bilgisayarlara alternatif olmanın ötesinde, PlayStation'a özgü bir değer sunacağı ve kullanıcıların farklı ortamlarda kesintisiz şekilde oyun oynayabilmelerine imkan tanıyacağı ifade edildi. Sony, bu yeni nesil konsolla birlikte oturma odası algısını yıkmayı ve oyun deneyimini çok daha esnek hale getirmeyi hedefliyor.</p><h3>Taşınabilir konsol iddiaları güçleniyor: PlayStation 6'da yeni dönem</h3><p>Şirketin açıklamaları, PlayStation Portal ve PS Remote Play gibi mevcut çözümlerle televizyon bağımlılığının azaltılmasının ardından, PlayStation 6'da taşınabilirlik unsurunun çok daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. 2024 yılı itibarıyla, Sony'nin PlayStation Portal'ın sınırlı özelliklerine rağmen yeni bir taşınabilir konsol üzerinde çalıştığına dair söylentiler de gündeme gelmişti. Hatta, PS5'e eklenen Power Saver modunun yaklaşan taşınabilir konsolu desteklemek amacıyla tasarlandığı ve mevcut oyun kütüphanesinin bir kısmının bu sisteme uyumlu hale getirildiği iddia ediliyor. Tüm bu gelişmeler, PlayStation 6'nın taşınabilir oyun deneyimini bir üst seviyeye taşıyacağına işaret ediyor.</p><h3>PlayStation 6'nın çıkış tarihi için farklı iddialar öne sürülüyor</h3><p>PlayStation 6'nın piyasaya sürülme tarihiyle ilgili ise henüz Sony'den resmi bir açıklama gelmedi. Sektör kaynakları, yeni konsolun 2027 yılında çıkabileceğini öne sürerken, bazı iddialar bu tarihin 2028 veya 2029'a sarkabileceğini belirtiyor. Çıkış tarihiyle ilgili belirsizlik sürerken, Sony'nin PlayStation 6 ile oyun dünyasında büyük bir dönüşüm hedeflediği görülüyor. Şirket, taşınabilirlik ve farklı kullanım senaryolarıyla PlayStation markasını geleceğe taşımayı planlıyor.</p><p>Sonuç olarak, PlayStation 6 için yapılan açıklamalar, Sony'nin geleneksel oyun alışkanlıklarını değiştirmek istediğini ve taşınabilir konsol konseptiyle yeni bir dönemi başlatmayı amaçladığını ortaya koyuyor. Oyuncular, PlayStation 6'nın sunacağı yenilikleri ve çıkış tarihini merakla bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/sonyden-playstation-6-ici-392_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282233</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/samsungdan-galaxy-z-fold-8-icin-gizemli-tanitim-hamlesi-282233</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsung'dan Galaxy Z Fold 8 için gizemli tanıtım hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung, Galaxy Z Fold 8'in tanıtımına kısa bir süre kala Instagram hesaplarında dikkat çeken bir değişikliğe gitti. Şirket, yeni katlanabilir telefonun tasarımına dair ipuçlarıyla teknoloji dünyasında merak uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsung'dan Galaxy Z Fold 8 için gizemli tanıtım hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung, kısa süre sonra tanıtılması beklenen Galaxy Z Fold 8 için alışılmışın dışında bir tanıtım stratejisi izliyor. Şirket, Instagram'daki @SamsungMobile ve @SamsungMobileUSA hesaplarını neredeyse tamamen temizleyerek yalnızca altı gönderi bıraktı. Bu gönderilerde, ilk bakışta ilgisiz gibi görünen kelimeler yer aldı. Ancak, bu altı paylaşım bir araya getirildiğinde "Yeni Şekil, Yeni Neşe" mesajı ortaya çıkıyor. Bu adım, Samsung'un yeni Galaxy Z Fold 8 modelinde köklü bir tasarım değişikliğine hazırlandığına işaret ediyor.</p><h3>Samsung, Instagram'da Fold 8 için şifreli mesajlar verdi</h3><p>Samsung'un Instagram'da bıraktığı altı video, teknoloji takipçileri arasında büyük bir heyecan yarattı. Gönderilerde kullanılan "yeni bir şekil" ve "fazlalıkları kesen tasarım" gibi ifadeler, Galaxy Z Fold 8'in önceki modellere göre farklı bir form faktörüyle geleceğine dair beklentileri güçlendirdi. Cihazın, daha uzun ve dar bir yapıdan uzaklaşıp, daha kısa ve geniş bir tasarıma sahip olacağı konuşuluyor. Videolarda ayrıca, Galaxy Z Fold 7'nin siluetinden yapılan kesitlerle yeni modelin oranlarına dair ipuçları verildi. Bu detaylar, Samsung'un katlanabilir telefon segmentinde yenilikçi bir adım atacağını gösteriyor.</p><h3>Galaxy Z Fold 8'in tanıtım tarihi ve tasarım değişikliği merak konusu oldu</h3><p>Şu an için Galaxy Z Fold 8'in resmi çıkış tarihi açıklanmadı. Ancak, sektördeki sızıntılar 22 Temmuz'un olası lansman günü olduğunu öne sürüyor. Samsung'un "Yeni Şekil, Yeni Neşe" sloganı, özellikle katlanabilir telefon pazarında dikkat çekici bir değişimin habercisi olarak değerlendiriliyor. Kullanıcılar ve teknoloji uzmanları, yeni modelin tasarımındaki farklılığın hem kullanım deneyimini hem de estetik algıyı nasıl etkileyeceğini merak ediyor. Samsung'un bu gizemli tanıtım yöntemi, Galaxy Z Fold 8'e olan ilgiyi şimdiden artırdı.</p><p>Samsung'un Galaxy Z Fold 8 için başlattığı bu yenilikçi tanıtım kampanyası, markanın teknoloji dünyasındaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu. Yeni modelin lansmanında açıklanacak detaylar, katlanabilir telefon pazarında rekabeti daha da kızıştıracak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/samsungdan-galaxy-z-fold--947_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282232</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/11-yasindaki-cocuk-yarasa-temasi-sonrasi-hayatini-kaybetti-282232</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[11 yaşındaki çocuk yarasa teması sonrası hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'nın Kuzey Ontario bölgesinde 11 yaşındaki bir çocuk, evine giren yarasa ile teması sonrası kuduz nedeniyle hayatını kaybetti. Olay sonrası uzmanlar, yarasa ile temasın ardından mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[11 yaşındaki çocuk yarasa teması sonrası hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'nın Kuzey Ontario bölgesinde yaşanan trajik bir olayda, 11 yaşındaki bir çocuk, evine giren yarasa ile teması sonrası kuduz nedeniyle yaşamını yitirdi. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, gece saatlerinde çocuğun uyuduğu sırada yarasa odasına girdi ve doğrudan yüzüne konarak burnunu ve ağzını kapattı. Bu temasın ardından çocuk uyanıp hayvanı uzaklaştırdı. Ailesi yarasayı yakalayıp dışarıya çıkardı, ancak çocukta herhangi bir ısırık ya da kanama belirtisi görmeyince doktora başvurmadı.</p><h3>Doktor Hammel: 'Yarasa ile temas sonrası hemen doktora gidilmeli'</h3><p>Olaydan 19 gün sonra çocukta yüzünde uyuşma, kusma ve nörolojik sorunlar ortaya çıktı. Hastaneye kaldırılan çocuğa yapılan tetkiklerde, kuduz teşhisi ancak geç aşamada konulabildi. Doktor Brian Hammel, yarasa ısırıklarının çoğu zaman gözle görülmediğini ve iz bırakmadığını belirterek, yarasa ile kısa süreli bir cilt temasının bile ciddi risk taşıdığını vurguladı. Hammel, böyle bir durumda vakit kaybetmeden post-kontakt profilaksisi uygulanmasının hayati önem taşıdığını söyledi.</p><h3>Aileden topluma uyarı: Yarasa temasında mutlaka tıbbi yardım alın</h3><p>İki hafta boyunca yoğun bakımda tutulan çocuk, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Aile, yaşanan acı olayın ardından benzer bir durumla karşılaşan herkesin mutlaka tıbbi yardım alması gerektiğini belirterek hikayelerini kamuoyu ile paylaştı. Kanada Tıp Derneği de yarasa ile temas eden çocuklarda, ısırık izi olmasa dahi kuduz riskinin ciddiye alınması gerektiğini açıkladı. Uzmanlar, yarasa temasının ölümcül sonuçlara yol açabileceğini, bu nedenle her temas sonrası mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlattı.</p><p>Bu trajik olay, Kanada'da yarasa kaynaklı kuduz vakalarına karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/11-yasindaki-cocuk-yarasa-582_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282231</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yediginiz-gidalar-dusundugunuz-kadar-masum-olmayabilir-282231</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yediğiniz gıdalar düşündüğünüz kadar masum olmayabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[European Heart Journal'da yayımlanan ve 112 bin yetişkinin verileriyle hazırlanan yeni bir çalışma, işlenmiş gıdalarda bulunan bazı gıda koruyucularının yüksek tansiyon riskini belirgin şekilde artırdığını ortaya koydu. Araştırma, özellikle sodyum nitrit ve potasyum sorbat gibi katkı maddelerinin hipertansiyon ve kalp hastalıklarıyla bağlantısına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yediğiniz gıdalar düşündüğünüz kadar masum olmayabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>European Heart Journal'da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, günlük yaşamda sıkça tüketilen işlenmiş gıdalarda yer alan bazı gıda koruyucularının yüksek tansiyon ve kardiyovasküler hastalık riskini artırdığını gösterdi. Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü (Inserm) tarafından yürütülen ve NutriNet-Santé kohortuna dahil 112 binden fazla yetişkinin sekiz yıla yakın takip edildiği çalışmada, koruyucu madde tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri detaylı biçimde incelendi. Sonuçlar, özellikle paketlenmiş ve ultra işlenmiş gıdalarda sıkça rastlanan gıda koruyucularının, hipertansiyon ve kalp hastalıkları açısından ciddi riskler taşıdığını ortaya koydu.</p><h3>European Heart Journal araştırması: Koruyucu tüketimi hipertansiyon riskini artırıyor</h3><p>Çalışmada, belirli gıda koruyucularını en yüksek düzeyde tüketen bireylerin, en az tüketenlere kıyasla yüzde 24 oranında daha yüksek hipertansiyon riskiyle karşılaştığı belirlendi. Araştırmacılar, potasyum sorbat, sodyum nitrit, sitrik asit ve askorbik asit gibi yaygın katkı maddelerinin özellikle dikkat çekici olduğunu vurguladı. Sodyum nitrit ve potasyum sorbat gibi antioksidan olmayan koruyucular, işlenmiş etler ve paketlenmiş gıdalarda yaygın şekilde bulunuyor. Bu maddelerin yüksek tüketimi, sadece tansiyon riskini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda kardiyovasküler hastalık riskini de yüzde 16 oranında yükseltiyor. Ayrıca, askorbik asit (C vitamini), sitrik asit ve biberiye ekstresi gibi antioksidan özellikli koruyucuların da yüksek düzeyde alınmasının hipertansiyon riskini yüzde 22 oranında artırdığı tespit edildi. Bulgular, gıda koruyucuları ile yüksek tansiyon arasındaki bağlantının altını çiziyor.</p><h3>Fransız bilim insanları: İşlenmiş gıdalardaki koruyucular kalp sağlığını tehdit ediyor</h3><p>Çalışmaya katılanlar, yedikleri gıdaları düzenli olarak raporladı ve bu sayede araştırmacılar, gıda koruyucularına maruziyetlerini detaylı biçimde analiz etti. Özellikle işlenmiş etler (pastırma, şarküteri ürünleri, sosis), ekmek, atıştırmalıklar, soslar, salata sosları, hazır yemekler ve sodalar, riskli katkı maddelerinin başlıca kaynakları arasında gösterildi. Uzmanlar, gıda koruyucuları tüketiminin bağırsak mikrobiyomu üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini, karaciğer ve pankreas fonksiyonlarını bozabileceğini ve bu değişimlerin tip 2 diyabet gibi ek sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Ancak araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel niteliği nedeniyle, gıda koruyucuları ile yüksek tansiyon arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmaktan kaçınıyor. Yine de, elde edilen veriler, koruyucu maddelerin kalp sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkilerine ilişkin endişeleri güçlendiriyor.</p><h3>Uzmanlardan sağlıklı beslenme çağrısı: Koruyucu içeren gıdalardan uzak durun</h3><p>Avrupa'da gerçekleştirilen bu geniş kapsamlı araştırma, minimum düzeyde işlenmiş ve katkı maddesi içermeyen gıdalara yönelmenin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, bireysel katkı maddelerine odaklanmak yerine, doğal ve az işlenmiş besinleri tercih etmenin hem tansiyonu hem de uzun vadeli kalp sağlığını korumada etkili bir strateji olduğunu vurguluyor. Meyve, sebze, baklagil, tam tahıl ve yağsız protein kaynaklarının ön plana çıkarıldığı beslenme alışkanlıkları, sağlıklı yaşamın anahtarı olarak gösteriliyor. Sonuç olarak, gıda koruyucuları ile yüksek tansiyon arasındaki bağlantının bilimsel olarak desteklenmesi, toplumda işlenmiş gıdalara karşı daha bilinçli bir yaklaşım geliştirilmesini gerektiriyor. Araştırmacılar, sağlığı korumak isteyen herkese, koruyucu madde içeriği düşük gıdaları tercih etme çağrısında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/yediginiz-gidalar-dusundu-892_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282230</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avrupa-uzay-ajansindan-saturnun-uydusunda-kritik-yasam-arastirmasi-282230</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı'ndan Satürn'ün uydusunda kritik yaşam araştırması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Satürn'ün buzlu uydusu Enceladus'ta olası uzaylı yaşamını araştıracak iddialı bir göreve resmen onay verdi. ESA'nın yeni misyonu, Enceladus'un okyanusundan doğrudan örnekler alarak bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı'ndan Satürn'ün uydusunda kritik yaşam araştırması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Satürn'ün gizemli uydusu Enceladus'ta uzaylı yaşamı araştıracak tarihi bir göreve resmen onay verdi. Almanya'da düzenlenen ESA Bakanlar Konseyi'nde alınan kararla, 2040'lı yıllarda iki uzay aracının Enceladus'a gönderilmesi planlandı. Görev kapsamında bir yörünge aracı uydunun genel yapısını inceleyecek, bir iniş aracı ise Enceladus'un en aktif bölgesi olan Kaplan Şeritleri'ne inerek buz altındaki okyanustan örnekler toplayacak. ESA'nın Enceladus misyonu, uzayda yaşam arayışında bugüne dek atılan en cesur adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>ESA, Enceladus'un buz altı okyanusunda yaşam izlerinin peşinde</h3><p>ESA'nın Enceladus'a yönelik yeni görevi, Satürn'ün bu küçük uydusunu bilim dünyasının odağına taşıyor. Enceladus, ilk bakışta sıradan bir buz kütlesi gibi görünse de, yüzeyinin altında küresel bir sıvı su okyanusu barındırıyor. Bu okyanusun varlığı, NASA'nın Cassini uzay aracı tarafından sağlanan verilerle kesinleşti. Cassini, Enceladus'un güney kutbundan uzaya fışkıran buz ve su sütunlarını gözlemledi. Bu doğal gayzerler, okyanusun derinliklerinden gelen suyun doğrudan uzaya ulaşmasını sağlıyor ve ESA için benzersiz bir araştırma fırsatı sunuyor. ESA Güneş Sistemi bölümü yetkililerinden Dr. Jörn Helbert, Enceladus'un, kilometrelerce kalınlıktaki buz tabakasını delmeden okyanus suyuna ulaşılabilen tek yer olduğunu vurguluyor. Bilim insanları, bu bölgede yaşamın izlerini bulma olasılığının yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Enceladus'un okyanusunda sıvı su, jeotermal enerji ve karmaşık organik moleküller bir arada bulunuyor. Bu üç temel unsur, yaşamın ortaya çıkması için gerekli koşulları sağlıyor. ESA, bu eşsiz ortamda biyolojik izler veya biyomarkerler arayacak.</p><h3>2040'lı yıllarda ESA'dan iki araçlı Enceladus operasyonu</h3><p>ESA'nın hazırladığı Enceladus görevi, iki ayrı uzay aracının koordineli çalışmasını içeriyor. Görevin en iyi fırlatma penceresi olarak 2052 yılı öne çıkıyor. Bu tarihte, Enceladus'un yörüngesi ve güneş ışığı koşulları, görev için en uygun ortamı sağlayacak. İlk aşamada fırlatılacak yörünge aracı, uydunun genel yapısını ve yüzeyini detaylı biçimde haritalayacak. Ardından gönderilecek iniş aracı, Kaplan Şeritleri adı verilen ve en yoğun gayzer aktivitesinin yaşandığı bölgeye inecek. İniş aracının yaklaşık bir ay boyunca çalışması ve bu sürede gayzerlerden çıkan su örneklerini analiz etmesi bekleniyor. Bilim insanları, bu örneklerde olası biyomarkerleri ve yaşam izlerini tespit etmeye çalışacak. Görev planının nihai onayının 2034'e kadar alınması hedefleniyor. Hazırlıklar ise şimdiden başladı. ESA, bu ölçekli bir uzay görevi için oldukça hızlı bir takvim belirledi. Enceladus misyonu, Avrupa'nın uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p><h3>ESA'nın genişleyen uzay programında Enceladus'un yeri</h3><p>ESA, Enceladus göreviyle birlikte bilimsel araştırma filosunu daha da güçlendiriyor. Ajans, halihazırda Solar Orbiter ile Güneş'in kutuplarını inceliyor, Euclid ile evrenin karanlık yapılarını haritalıyor, BepiColombo'yu Merkür'e, Juice'u ise Jüpiter'e yönlendiriyor. Önümüzdeki yıllarda PLATO ve ARIEL gibi yeni projelerle yaşanabilir ötegezegenlerin keşfi hedefleniyor. EnVision, 2030'ların başında Venüs'e, Rosalind Franklin ise 2028'de Mars'a gönderilecek. Comet Interceptor ise yıldızlararası nesneleri gözlemlemek üzere hazır bekliyor. Enceladus görevi, ESA'nın bu geniş ve iddialı programında önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Ajans, Satürn'ün uydusunda yaşamın izlerini arayarak, evrende yalnız olup olmadığımız sorusuna yanıt bulmayı amaçlıyor. Enceladus'un buz altı okyanusu, kısa vadede uzayda yaşamın keşfedilebileceği en elverişli yerlerden biri olarak gösteriliyor. Bilim dünyası, ESA'nın Enceladus operasyonunu büyük bir merak ve heyecanla takip ediyor.</p><p>ESA'nın Enceladus misyonu, Satürn'ün buzlu uydusunda olası yaşam izlerinin araştırılması açısından çığır açıcı bir adım olarak görülüyor. Görev başarıyla tamamlanırsa, evrende yalnız olup olmadığımıza dair binlerce yıllık soruya ilk somut yanıtı alma şansı doğacak. ESA'nın iddialı hedefleri, uzay araştırmalarında Avrupa'nın öncü rolünü pekiştiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/avrupa-uzay-ajansindan-sa-662_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282229</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/bu-unlu-isimlerin-ortak-noktasi-sasirtti-hepsi-akrep-burcu-cikti-282229</link>
      <pubDate>2026-07-01T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu ünlü isimlerin ortak noktası şaşırttı! Hepsi Akrep burcu çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Akrep burcu, sanat ve televizyon dünyasının birçok tanınmış ismini aynı çatı altında buluşturuyor. İşte doğum tarihleriyle birlikte Akrep burcu olan ünlü isimler...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu ünlü isimlerin ortak noktası şaşırttı! Hepsi Akrep burcu çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astrolojiye ilgi duyanların merak ettiği konular arasında  burçların ünlü temsilcileri de yer alıyor. </p><p>Kararlı yapıları, güçlü sezgileri ve hırslı  karakterleriyle anılan Akrep burcu, sanat ve televizyon dünyasının birçok  tanınmış ismini bir araya getiriyor. İşte Akrep burcu olan ünlüler ve doğum  tarihleri:</p><h2>NUR FETTAHOĞLU - 12 KASIM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/nurf-01072026dde9fa9e.jpg"/><h2>SELMA ERGEÇ - 1 KASIM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/selma-01072026ba2afd1d.jpg"/><h2>KIVANÇ TATLITUĞ - 27 EKİM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/kivanc-01072026e1618940.jpg"/><h2>GÖKÇE BAHADIR - 9 KASIM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/gokce-010720261baa8467.jpg"/><h2>EMEL SAYIN - 20 KASIM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/23/emel2-23052026d904b02b.jpg"/><h2>GÖKÇE AKYILDIZ - 30 EKİM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/gokcee-010720262027cb2c.jpg"/><h2>YILMAZ ERDOĞAN - 4 KASIM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/10/yilmaz10-10062026088e6c7d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/bu-unlu-isimlerin-ortak-n-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282228</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arakci-abd-baskani-tel-avivdeki-evcil-hayvanlarini-susturmaya-karar-verdi-282228</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arakçi: ABD Başkanı, Tel Aviv'deki 'evcil hayvanlarını' susturmaya karar verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi "ABD Başkanı, Tel Aviv'deki 'evcil hayvanlarını' susturmaya karar verdi. Eğer efendilerini görmezden gelirlerse, İran onlara ders verecektir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arakçi: ABD Başkanı, Tel Aviv'deki 'evcil hayvanlarını' susturmaya karar verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Arakçi sosyal medya hesabından yaptığı açıklada, İran halkına veya liderlerine yönelik herhangi bir tehdide anında ve güçlü bir yanıt vereceğini söyledi. İslamabad Mutabakat Zaptı'nın şartlarının son derece açık ve herkesin görebileceği şekilde kamuoyuna duyurulduğunu kaydeden Arakçi, "ABD Başkanı, Tel Aviv'deki 'evcil hayvanlarını' susturmaya karar verdi. Eğer efendilerini görmezden gelirlerse, İran onlara ders verecektir" açıklamasında bulundu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/arakci-abd-baskani-tel-av-316_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282227</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglu-basaksehir-nakkas-otoyolunda-incelemelerde-bulundu-282227</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, "Başakşehir-Nakkaş Otoyolu"nda incelemelerde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Başakşehir-Nakkaş Otoyolu Projesi'nde yüzde 80'in üzerinde fiziksel ilerlemeye ulaştıklarını belirterek, "Projemizin tamamlanmasıyla ulaşım sorunlarının çözülmesine katkı sağlayacak, TEM Otoyolu'nda trafiği rahatlatacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu, "Başakşehir-Nakkaş Otoyolu"nda incelemelerde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Marmara Otoyolu Projesi'nin son kısmını oluşturan Başakşehir-Nakkaş Otoyolu kesiminde incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, burada yaptığı açıklamada, bu etabın 24,2 kilometre ana gövde ve 20,8 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 45 kilometre uzunluğunda olduğunu söyledi.</p><p>Kamu-özel işbirliğiyle yapılan en büyük projeler arasında yer alan Kuzey Marmara Otoyolu'nun özelliklerinden bahseden Uraloğlu, özellikle olası bir depremde İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'nın diğer illerle ulaşımının sürdürülebilir olmasına yönelik alternatif güzergah olması açısından büyük önem arz ettiğini vurguladı.</p><p>Uraloğlu, Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgesi olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerinde hayata geçirdikleri projeleri anlatarak, Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir ve Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyollarından oluşan toplam 1255 kilometre uzunluğunda bir otoyol ringi planladıklarını anımsattı.</p><p>Bu kapsamda bugüne kadar Kuzey Marmara Otoyolu'nun 45 kilometrelik Nakkaş-Başakşehir kesimi dışında kalan 398 kilometrelik büyük kısmını hizmete sunduklarını dile getiren Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"426 kilometrelik İstanbul-İzmir Otoyolu'nu hizmete açtık. 1915 Çanakkale Köprüsü'nü de kapsayan 101 kilometrelik Malkara-Çanakkale kesimini de hizmete aldık. Yani şu anda Marmara Otoyol ringi 925 kilometrelik kesimi trafiğe hizmet sunuyor. Bir araya geldiğimiz Nakkaş-Başakşehir kesimi ile bu ringi Kınalı'dan Malkara'ya kadar uzatacak 127 kilometrelik Kınalı-Malkara Otoyolu'nda da çalışmalarımız sürüyor. Marmara otoyol ringini tamamlayacak son parça olan 136 kilometrelik Çanakkale-Savaştepe (Balıkesir) kesimini de önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/balksz1-01072026dd177aa4.jpg"/><p><b>"SAZLIDERE KÖPRÜSÜ 8 ŞERİTLİ OLACAK"</b></p><p>Bakan Uraloğlu, Nakkaş-Başakşehir Otoyolu'nun Kuzey Marmara Otoyolu üzerindeki Nakkaş Kavşağı'ndan başlayarak doğu yönde Yeşilbayır, Deliklikaya ve Hadımköy yerleşimlerinin kuzeyinden geçtikten sonra Sazlıdere Köprüsü ile devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi:</p><p>"Şehir hastanesi kavşağıyla Olimpiyat Stadı ve Çam Sakura Şehir Hastanesine ulaşıyor. Başakşehir Sular Vadisi'ni ise yine itme-sürme tekniğiyle yapılmış özel bir köprüyle geçtikten sonra Kuzey Marmara Otoyolu'nun Başakşehir Kavşağı'na bağlayarak son buluyor. Bahçeşehir Kavşağı'ndan da güney yönde 5 kilometrelik bir bağlantı yoluyla Ispartakule bölgesindeki imar yollarına ve TEM İstanbul-Edirne Otoyolu'na ulaşıyor."</p><p>Uraloğlu, proje kapsamında 7 köprülü kavşak, 1 hemzemin kavşak, 1 gergin eğik askılı köprü (Sazlıdere Köprüsü), 7 viyadük, 9 köprü, 17 üstgeçit, 10 altgeçit ve 43 menfezin inşa edilmiş olacağını söyledi.</p><p>Bu kesimin en önemli yapısının Sazlıdere Köprüsü olduğunu ifade eden Uraloğlu, köprünün 4 geliş-4 gidiş olmak üzere toplamda 8 şeritli olacağını, 46 metre tabliye genişliğiyle tasarlandığını anlattı.</p><p>Uraloğlu, 440 metre orta açıklığa ve 210'ar metre yan açıklığa sahip köprünün 196 metre yüksekliğinde iki elmas geometrisinde pilonunun bulunacağını kaydederek, "Orta ve iki yan açıklığıyla beraber 860 metre uzunluğundaki köprümüz, 249 metre ve 509 metrelik yaklaşım viyadükleriyle beraber toplam 1618 metrelik bir uzunluğa sahip olacak." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/balksz2-0107202628c30664.jpg"/><p><b>"PROJEMİZ HIZLA GELİŞEN YERLEŞİM ALANLARININ ULAŞIM SORUNLARININ ÇÖZÜLMESİNE KATKI SAĞLAYACAK"</b></p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, projenin toprak işlerinde 16,9 milyon metreküp kazının 14 milyon metreküplük, 7,8 milyon metreküp dolgunun ise 5 milyon metreküplük önemli bölümü tamamladıklarını belirterek, "Toprak işlerinde neredeyse işin sonuna gelmiş durumdayız." dedi.</p><p>Sazlıdere Köprüsü'nün batı ve doğu pilonlarını tamamladıklarını, toplam 25 bin metreküp beton döktüklerini dile getiren Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p>"Yine 3 adet viyadüğü tamamladık, Sular Vadisi viyadüğünde güney platformu bitirdik, kuzey platformda konsol imalatlarını sürdürüyoruz. Deplase, kamulaştırma ve arkeolojik çalışmalar da planlandığı şekilde ilerliyor. Bugün itibarıyla proje genelinde yüzde 80'in üzerinde fiziksel ilerlemeye ulaştık. Projemizin tamamlanmasıyla Bahçeşehir, Kayaşehir, Başakşehir gibi hızla gelişen yerleşim alanlarının ulaşım sorunlarının çözülmesine katkı sağlayacak, TEM Otoyolu'nda trafiği rahatlatacak ve Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi ile Olimpiyat Stadı'na ulaşımı kolaylaştıracağız."</p><p>Uraloğlu, proje güzergahı üzerinde yer alan Hadımköy Sanayi Bölgesi, Deliklikaya OSB ve İkitelli OSB'yi birbirlerine otoyolla bağlayarak sanayi ile ticaretin gelişmesine katkı sunacaklarını bildirdi.</p><p>Projenin trafik sıkışıklığına sunacağı katkıya işaret eden Uraloğlu, "Trafikteki rahatlamayla zamandan 8,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 9 milyar lira tasarruf edeceğiz. Esasında yatırdığımız parayı kısa zamanda kamuya döndürmüş olacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 32 bin ton azaltacağız." şeklinde konuştu.</p><p><b>"SARIYER-KİLYOS TÜNELİ'NİN YÜZDE 90'INI TAMAMLADIK"</b></p><p>Bakan Uraloğlu, İstanbul trafiğini ciddi oranda rahatlatması hedeflenen Sarıyer-Kilyos Tüneli Projesi'ne değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Yaklaşık 7 kilometre uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında çift tüplü olarak inşa edilen projemizin uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 8,2 kilometredir. Projemiz Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli'nin çıkışından başlayarak Kuzey Marmara Otoyolu bünyesinde inşa edilen Uskumruköy Modern Dönel Kavşağı'nda son bulmaktadır. Böylelikle çift tüp toplam uzunluğu 13 bin 715 metre olan tünelimizin 12 bin 400 metresini yani yüzde 90'ını tamamladık. Sarıyer-Kilyos Tünelimizin yapım çalışmalarını da bu yıl tamamlamayı hedefliyoruz. Yıl sonu gelmeden inşallah orayı hizmete açmış olacağız. Kimsenin şüphesi olmasın ki İstanbulumuzu daha modern, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir şehir yapmak için durmadan çalışmaya devam edeceğiz."</p><p>İnceleme esnasında Bakan Uraloğlu'na İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve üstlenici firma yetkilileri de eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/bakan-uraloglu-basaksehir-584_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282225</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/platin-temmuz-sayisinda-da-zengin-icerigiyle-yaninizda-282225</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Platin, Temmuz sayısında da zengin içeriğiyle yanınızda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Her ay ekonomi ve iş dünyasının nabzını tutan PLATİN, yeni sayısında uzun ve sağlıklı yaşamın ekonomiye etkilerinden sürdürülebilir tarımın geleceğine, iş dünyasında kurumsal iyi oluş yaklaşımından koruyucu sağlığın yükselen önemine uzanan kapsamlı dosyalarıyla gündemi yakından takip etmenizi sağlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Platin, Temmuz sayısında da zengin içeriğiyle yanınızda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><b>UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMIN EKONOMİYE ETKİSİ</b></p><p class="MsoNormal">Ortalama  yaşam süresinin uzaması, sağlık teknolojilerindeki gelişmeler ve değişen  tüketici alışkanlıkları ekonominin birçok alanını yeniden şekillendiriyor. Uzun  yaşam ekonomisi; sağlık, finans, sigorta, teknoloji ve hizmet sektörleri başta  olmak üzere yeni iş modelleri ve yatırım alanları oluşturuyor. PLATİN, bu  dosyada uzun ve sağlıklı yaşamın küresel ekonomiye etkilerini, yükselen  sektörleri ve iş dünyası açısından sunduğu fırsatları uzman görüşleriyle  değerlendiriyor.</p><p class="MsoNormal"><b>TÜRKMEDYA SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ZİRVESİ</b></p><p class="MsoNormal">İklim  değişikliği, gıda güvenliği ve doğal kaynakların verimli kullanımı, tarım  sektörünü sürdürülebilir çözümlere yönlendiriyor. TürkMedya Sürdürülebilir  Tarım Zirvesi'nde ele alınan başlıklar doğrultusunda; tarımda teknoloji  kullanımı, akıllı üretim modelleri, sürdürülebilir uygulamalar ve sektörün  geleceğine yön verecek stratejiler kapsamlı şekilde inceleniyor. Zirvede öne  çıkan değerlendirmeler ve sektör temsilcilerinin görüşleri de bu özel dosyada  okuyucuyla buluşuyor.</p><p class="MsoNormal"><b>İŞ DÜNYASINDA YENİ DÖNEM: KURUMSAL İYİ OLUŞ</b></p><p class="MsoNormal">Çalışan  mutluluğu, zihinsel sağlık ve kurumsal bağlılık, günümüz iş dünyasının en  önemli gündem başlıkları arasında yer alıyor. Kurumsal iyi oluş uygulamaları,  çalışan verimliliğini artırırken şirketlerin sürdürülebilir başarısına da  önemli katkılar sağlıyor. PLATİN, bu bölümde kurum kültürünü güçlendiren  uygulamaları, iyi oluş odaklı yönetim anlayışını ve iş dünyasında yükselen yeni  yaklaşımları kapsamlı bir bakış açısıyla ele alıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>KORUYUCU SAĞLIK: UZUN YAŞAMIN YENİ YOL HARİTASI</b></p><p class="MsoNormal">Koruyucu  sağlık yaklaşımı, hastalıkların tedavisinden önce sağlıklı yaşamın  sürdürülebilirliğini esas alan yeni bir anlayışı temsil ediyor. Erken teşhis,  düzenli sağlık kontrolleri, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve dijital  sağlık teknolojileri, uzun yaşamın temel bileşenleri olarak öne çıkıyor. Bu  dosyada, koruyucu sağlık uygulamalarının bireylere ve ekonomiye sağladığı  katkılar ile sağlık sektöründe yaşanan dönüşüm çok yönlü olarak  değerlendiriliyor.</p><p class="MsoNormal">PLATİN,  yeni sayısında uzun ve sağlıklı yaşam ekonomisinden sürdürülebilir tarıma,  kurumsal iyi oluş yaklaşımından koruyucu sağlık politikalarına kadar geniş bir  perspektif sunuyor. Alanında uzman isimlerin görüşleri, sektörün öne çıkan  başlıkları ve geleceğe yön veren analizlerle hazırlanan bu özel sayı, ekonomi  ve iş dünyasındaki dönüşümü yakından takip etmek isteyen okurlar için önemli  bir kaynak niteliği taşıyor. PLATİN Temmuz sayısı tüm bayilerde...</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/whatsappimage2026070-0107202689d39a20.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/platin-temmuz-sayisinda-d-886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282224</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/irakta-temaslarini-surduren-mit-baskani-ibrahim-kalin-kalin-kerkuku-ziyaret-etti-282224</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak'ta temaslarını sürdüren MİT Başkanı İbrahim Kalın Kalın, Kerkük'ü ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Irak'ın Kerkük kentini ziyaret ederek, tarihi Kerkük Kalesi'nde incelemelerde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak'ta temaslarını sürdüren MİT Başkanı İbrahim Kalın Kalın, Kerkük'ü ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ı Uluslararası Kerkük Havalimanı'nda Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa karşıladı.</p><p>Kerkük'teki ilk durağı Kerkük Kalesi olan Kalın, burada incelemelerde bulunarak Türk şehitliğini ziyaret etti.</p><p>Kalın, daha sonra ITC Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Türkmen yetkililerle bir araya geldi.</p><p>MİT Başkanı Kalın, Kerkük Valisi Muhammed Seman Ağa ile de Kerkük Valiliğinde görüşme gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/7-0107202638975e4d.jpg"/><p><b>BAĞDAT'TA YOĞUN GÖRÜŞME TRAFİĞİ</b></p><p>MİT Başkanı Kalın, dün Bağdat'ta yoğun görüşmeler yapmıştı.</p><p>Kalın, Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Meclis Başkanı Heybet Halbusi, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Basim el-Bedri, Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar el-Hekim, Siyade Koalisyonu lideri Hamis Hançer ve Takaddüm Partisi Başkanı Muhammed Halbusi bir araya gelmişti.</p><p>Görüşmelerde Türkiye- Irak arasında güvenlik ve istihbarat işbirliğinin güçlendirilmesi konuları ele alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/irakta-temaslarini-surdur-763_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282223</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkiyede-ilk-serbest-seyirli-deney-demonstrasyonu-ytuden-deniz-teknolojilerinde-stratejik-hamle-282223</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'de ilk serbest seyirli deney demonstrasyonu! YTÜ'den deniz teknolojilerinde stratejik hamle ]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Yıldız Teknik Üniversitesi, denizcilik ve savunma sanayii için kritik öneme sahip Hidrodinamik Laboratuvarı'nı sektör temsilcileriyle buluşturdu. Lansmanda, Türkiye'de ilk serbest seyirli deney demonstrasyonlarından biri test edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'de ilk serbest seyirli deney demonstrasyonu! YTÜ'den deniz teknolojilerinde stratejik hamle ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik  Fakültesi tarafından düzenlenen "YTÜ Hidrodinamik Laboratuvarı Tanıtım ve Deney  Demonstrasyonu" etkinliği, YTÜ Davutpaşa Kampüsü'nde gerçekleştirildi.</p><p class="MsoNormal">YTÜ MARINE Denizcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi  bünyesinde faaliyete alınan Hidrodinamik Laboratuvarı'ndaki programa; Yıldız  Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, YTÜ eski Rektörü Prof. Dr.  Bahri Şahin, YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güleda Engin ve YTÜ Rektör  Başdanışmanı Prof. Dr. Özer Çınar'ın yanı sıra kamu kurumları, savunma sanayii  kuruluşları, tersaneler, denizcilik sektörü ve akademiden çok sayıda temsilci  katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img1823-01072026de2db6fb.jpg"/><p class="MsoNormal">Programa ayrıca Savunma Sanayii  Başkanlığı Deniz Araçları Daire Başkanı Dr. Bilkutay Yılmaz, Savunma Sanayii  Başkanlığı Harp Gemisi Projeleri Savunma Sanayii Uzmanı İlker Sercan Çimen,  Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstanbul Tersanesi Komutanlığı D.K.K. Dizayn Proje  Ofisi'nden Üsteğmen Bekit Kürşat Kıyak, MKE EGEM Deniz Sistemleri Ar-Ge  Mühendisi Anıl Aslan, MKE EGEM Deniz Sistemleri Ar-Ge Mühendisi Yasin Karakuş,  TÜBİTAK MAM Merkez Başkan Yardımcısı Dr. Ersin Üresin, ASELSAN Kıdemli Baş Ekip  Lideri Tolga Köktürk, ASELSAN Uzman Mühendis Yiğit Akkul, ASFAT Deniz  Programları Direktörü Kerem Orçun Yüksekdağ, ASFAT Deniz Programları Teknik  Müdürü Ersin Bozdağ, ASFAT Üst Düzey Yönetici Levent Barbaks, Sefine Tersanesi  Genel Müdürü Dr. Akın Tuzcuoğlu, STM HVAC-R ve KBRN Sistemleri Tasarım ve  Donatım Grup Lideri Hüseyin Tozlu, Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi M.  Selim Buğdanoğlu, Gedik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi  Dr. Kıvanç Ali Anıl, YTÜ İnşaat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın  Yüksel ile YTÜ İnşaat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Kurt da katıldı.</p><p class="MsoNormal"><b>Rektör Debik: Bu altyapı Türkiye'ye  hizmet edecek</b></p><p class="MsoNormal">Etkinlikte konuşan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü  Prof. Dr. Eyüp Debik, denizcilik, savunma teknolojileri ve üniversite-sanayi iş  birliği açısından güçlü araştırma altyapılarının stratejik önem taşıdığını  vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img1925-01072026b4ed4154.jpg"/><p class="MsoNormal">Prof. Dr. Debik, Hidrodinamik Laboratuvarı'nın  yalnızca Yıldız Teknik Üniversitesi'ne değil; Türkiye'nin savunma sanayiine,  gemi inşa sektörüne, kamu kurumlarına ve araştırmacılarına hizmet edebilecek  nitelikte bir altyapı olduğunu belirtti.</p><p class="MsoNormal">Üniversite-sanayi iş birliğinin somut projelerle güçlenmesi  gerektiğine dikkat çeken Debik, akademinin bilgi üretme kapasitesi ile sektörün  uygulama gücünün aynı hedef doğrultusunda buluşmasının Türkiye'nin teknoloji  geliştirme kabiliyetine doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti.</p><p class="MsoNormal">Debik, laboratuvarda geliştirilecek teknolojilerin  insanlığın menfaatine, etik ve ahlaki değerlerle uyumlu şekilde kullanılmasının  önemine de dikkat çekerek, tesisin deniz teknolojileri alanında yeni projelere  öncülük etmesi temennisinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img2078-0107202610cdab52.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Bahri Şahin: Uzun soluklu bir vizyonun  ürünü</b></p><p class="MsoNormal">Rektör Prof. Dr. Eyüp Debik'in konuşmasının ardından,  laboratuvarın hayata geçirilmesinde önemli emekleri bulunan YTÜ eski Rektörü  Prof. Dr. Bahri Şahin kürsüye davet edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img1888-0107202658d71f9e.jpg"/><p class="MsoNormal">Prof. Dr. Şahin, yaklaşık 40 yılını Yıldız Teknik  Üniversitesi'nde, 36 yılını ise Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi'nde  geçirdiğini belirterek, Hidrodinamik Laboratuvarı'nın uzun yıllara yayılan  akademik birikim ve ortak emeğin ürünü olduğunu ifade etti.</p><p class="MsoNormal">Tesisin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe  Başkanlığı'nın destekleriyle 2019 yılında yapım sürecine başladığını aktaran  Şahin, laboratuvarın yalnızca gemi inşaatı ve denizcilik alanına değil; inşaat,  kıyı ve liman mühendisliği gibi disiplinlerle birlikte daha geniş bir "İleri  Hidrodinamik Mükemmeliyet Merkezi" vizyonuna dönüşebileceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img2053-01072026ec2bca25.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Ekinci: Türkiye'de önemli bir  boşluğu dolduruyor</b></p><p class="MsoNormal">YTÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof.  Dr. Serkan Ekinci ise konuşmasında, denizciliğin tarih boyunca ülkelerin  ekonomik, teknolojik ve stratejik gücünün en önemli göstergelerinden biri  olduğunu belirtti.</p><p class="MsoNormal">Güçlü bir denizcilik sektörünün; güçlü araştırma  altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçi mühendislik çalışmalarıyla  mümkün olabileceğini vurgulayan Ekinci, üniversitelerin en temel sorumluluğunun  yalnızca bilgi üretmek değil, üretilen bilgiyi ülkenin ihtiyaçlarıyla  buluşturmak olduğunu kaydetti.</p><p class="MsoNormal">Prof. Dr. Ekinci, Hidrodinamik Laboratuvarı'nın model  gemilerin sakin ve dalgalı sulardaki manevra ve sevk performanslarının  belirlenmesinden açık deniz rüzgâr türbinleri ile diğer deniz yapılarının  hidrodinamik davranışlarının incelenmesine kadar geniş bir araştırma alanına  hizmet ettiğini söyledi.</p><p class="MsoNormal">Laboratuvarın savunma sanayii projeleri, yeni nesil  deniz platformları, otonom deniz araçları ve yenilenebilir enerji sistemleri  gibi stratejik alanlarda bilimsel altyapı sağlayabileceğini ifade eden Ekinci,  dalga yapıcılarla donatılan bu kapsam ve kabiliyetteki altyapının Türkiye'de  üniversiteler bünyesinde bulunan sayılı merkezlerden biri olduğunu ve önemli  bir boşluğu doldurduğunu vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img1725-01072026a75c27bc.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Kontrollü ortamda serbest seyirli  deney</b></p><p class="MsoNormal">YTÜ MARINE Denizcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi  Müdürü Doç. Dr. Taner Coşgun da laboratuvarın mevcut altyapısının Türkiye'nin  denizcilik deney ekosistemine daha güçlü biçimde kazandırılması için yürütülen  çalışmaları anlattı.</p><p class="MsoNormal">Coşgun, etkinlik kapsamında dünyada gelişen "free  running" yani serbest seyirli denizcilik deneylerinin demonstrasyonunun  gerçekleştirildiğini belirtti. Klasik deneylerde gemi modelleri belirli  koşullarda sabitlenerek kuvvet ölçümleri yapılırken, serbest seyirli deneylerde  model deniz araçları gerçek deniz koşullarına daha yakın biçimde hareket  edebiliyor.</p><p class="MsoNormal">YTÜ'den yapılan değerlendirmeye göre, sistematik ve  kontrollü bir ortamda proje kapsamında gerçekleştirilen bu serbest seyirli  deney demonstrasyonu, Türkiye'de ilk niteliği taşıyor. Bu yönüyle çalışma,  yalnızca laboratuvarın teknik kabiliyetlerini değil, Türkiye'nin deniz  teknolojileri alanındaki test ve doğrulama kapasitesini de ortaya koyuyor.</p><p class="MsoNormal"><b>Otonom deniz araçları sakin ve  dalgalı suda test edildi</b></p><p class="MsoNormal">Etkinlikte gerçekleştirilen deneylerde, otonom deniz  araçlarının farklı çevresel koşullar altındaki manevra kabiliyetleri incelendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img1707-010720267602e125.jpg"/><p class="MsoNormal">İlk aşamada sakin su koşullarında araçların rota  takibi, yön değiştirme kabiliyeti ve temel manevra performansları  değerlendirildi. Ardından laboratuvarın dalga üretim sistemi kullanılarak  kontrollü dalga ortamı oluşturuldu ve aynı araçların dalga etkisi altındaki  davranışları test edildi.</p><p class="MsoNormal">Bu çalışmalarla, otonom deniz araçlarının dalga  koşullarında rotalarını koruma, denge sağlama ve manevra performansları  ayrıntılı biçimde gözlemlendi. Elde edilen verilerin, araç tasarımlarının  geliştirilmesine ve kontrol algoritmalarının doğrulanmasına katkı sağlaması  bekleniyor.</p><p class="MsoNormal"><b>Deniz teknolojileri için kritik altyapı</b></p><p class="MsoNormal">Otonom deniz sistemleri; savunma, güvenlik, liman  operasyonları, çevresel gözlem, deniz araştırmaları ve açık deniz faaliyetleri  gibi birçok alanda giderek daha kritik bir teknoloji alanı hâline geliyor.</p><p class="MsoNormal">Bu nedenle gerçek deniz koşullarını güvenilir ve  kontrollü biçimde laboratuvar ortamında simüle edebilmek; tasarım, test,  doğrulama ve maliyet yönetimi açısından stratejik bir imkân sunuyor.</p><p class="MsoNormal">Yıldız Teknik Üniversitesi Hidrodinamik  Laboratuvarı'nın; savunma sanayii, gemi inşaatı, otonom deniz sistemleri, açık  deniz yapıları ve yenilenebilir enerji alanlarında yeni araştırmalara, ortak  projelere ve teknoloji geliştirme çalışmalarına ev sahipliği yapması  hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/img2078-0107202610cdab52.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı  öncesinde anlamlı tanıtım</b></p><p class="MsoNormal">Tanıtım ve deney demonstrasyonunun, 1 Temmuz  Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı öncesinde gerçekleştirilmesi de  programa ayrı bir anlam kattı.</p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin denizlerdeki egemenlik iradesini  simgeleyen bu özel yıl öncesinde düzenlenen etkinlik, Yıldız Teknik  Üniversitesi'nin denizcilik teknolojilerinde bilimsel üretim, sektör iş birliği  ve stratejik araştırma kapasitesini güçlendirme hedefinin önemli bir göstergesi  oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/ytuden-deniz-teknolojiler-487_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282222</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/batmandaki-faili-mechul-cinayet-19-yil-sonra-aydinlatildi-282222</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Batman'daki faili meçhul cinayet 19 yıl sonra aydınlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Batman'ın Kozluk ilçesinde 2007 yılında bir erkek cesedinin bulunmasına ilişkin dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinesinde aydınlatıldı. Elde edilen deliller kapsamında 10 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Batman'daki faili meçhul cinayet 19 yıl sonra aydınlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, faili meçhul dosyaların aydınlatılmasının, milletin adalete olan güveninin güçlendirilmesi bakımından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Adalet Bakanlığı bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın, bu anlayışla karanlıkta kalmamış dosyaları tek tek gün yüzüne çıkardığını aktaran Gürlek, bunun en çarpıcı örneklerinden birinin bugün Batman'da yaşandığını kaydetti.</p><p><b>10 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Gürlek'in yaptığı açıklamaya göre, 2007 yılında Batman'ın Kozluk ilçesinde bir erkek cesedinin bulunmasına ilişkin dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinesinde yeniden ele alındı ve titiz çalışmalar neticesinde aydınlatıldı.</p><p>Batman ve Kozluk Cumhuriyet Başsavcılıklarının kararlı soruşturması ile JASAT başta olmak üzere kolluk birimlerinin sabırlı araştırmaları neticesinde, cesedin 2007 yılından bu yana hiçbir resmî işlem kaydı bulunmayan Aydın Özcan'a ait olduğu DNA incelemesiyle tespit edildi.</p><p>Yaklaşık 19 yıl sonra aydınlatılan dosya kapsamında elde edilen deliller, tanık beyanları, teknik takip ve saha çalışmaları sonucunda 10 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı ve şüpheliler gözaltına alındı.</p><p><b>"ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>Gürlek, "Bu 19 yıllık sır perdesini büyük bir sabır, dikkat ve profesyonellikle aydınlatan Batman ve Kozluk Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; üstün gayretlerinden ötürü kahraman Jandarma Teşkilatımıza ve olayın izini süren JASAT ekiplerimize yürekten teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonuyla milletimizin adalete güvenini güçlendirmek ve kamu vicdanını yaralayan dosyaları aydınlatmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/batmandaki-faili-mechul-c-128_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282221</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyada-dogum-orani-son-28-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-282221</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da doğum oranı son 28 yılın en düşük seviyesine geriledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'da bir kadının doğurganlık dönemi boyunca dünyaya getirmesi beklenen ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2025'te 1,32'ye düşerek 1997'den bu yana en düşük seviyesine geriledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da doğum oranı son 28 yılın en düşük seviyesine geriledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), 2025 yılına ilişkin kesinleşmiş doğum istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede canlı doğan bebeklerin sayısı 2025&#39;te bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,4 (22 bin 876) azalarak 654 bin 241&#39;e düştü. Kaydedilen bu veri, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemden bu yana görülen en düşük doğum sayısı olarak kayıtlara geçti.</p><p>Bir kadının doğurganlık dönemi boyunca dünyaya getirmesi beklenen ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2024&#39;te 1,35 iken 2025&#39;te 1,32 olarak gerçekleşti.</p><p>Doğurganlık hızında 2022&#39;de yüzde 8, 2023&#39;te ise yüzde 7 düşüş yaşanmıştı.</p><p>Toplam doğurganlık hızının 1,24 çocukla en düşük seviyesine indiği 1990&#39;lı yılların ortasında oranlar daha düşük seyrederken, 2025&#39;te kaydedilen 1,32&#39;lik oran 1997&#39;den bu yana görülen en düşük seviye oldu.</p><p>Doğumlarını 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 31,9 oldu.</p><p><b>- DOĞU EYALETLERİNDE DOĞURGANLIK HIZI 1,22</b></p><p>Doğum oranlarında Almanya genelinde ciddi bölgesel farklılıklar göze çarptı.</p><p>Doğu eyaletlerinde toplam doğurganlık hızı 1,22 çocuk olarak gerçekleşirken, bu oran batı eyaletlerindeki 1,34&#39;lük ortalamanın gerisinde kaldı.</p><p>Alman vatandaşı kadınların doğurganlık hızı 2025&#39;te 1,20 çocuk seviyesine gerileyerek yaklaşık 30 yıl önceki (1996: 1,22) düşük seviyeleri yeniden gördü.</p><p>Yabancı uyruklu kadınlarda toplam doğurganlık hızı, bir önceki yıl 1,84 iken yüzde 3,3 azalarak 2025&#39;te 1,78&#39;e geriledi.</p><p>Böylece yabancı uyruklu kadınlarda toplam doğurganlık hızı, 2021 hariç, 2017&#39;den bu yana düşüş eğilimini sürdürdü.</p><p>Veriler, toplam doğurganlık hızında düşüş eğiliminin sadece Almanya'ya özgü bir olgu olmadığını da gösterdi. Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri ortalaması 2024'te 1,34 çocuk oldu.</p><p>AB ülkeleri arasında 2024'te en yüksek toplam doğurganlık hızı 1,72 çocukla Bulgaristan'da, en düşük oran ise 1,01 çocukla Malta'da kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/almanyada-dogum-orani-son-720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282220</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-denizcilik-ve-kabotaj-bayramini-kutladi-282220</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "Denizcilik ve Kabotaj Bayramı"nı kutladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı kutladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "Denizcilik ve Kabotaj Bayramı"nı kutladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı kutladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türk bayrağını denizlerimizle birlikte dünyanın farklı bölgelerinde gururla dalgalandıran tüm denizcilerimizin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı tebrik ediyor, Türk denizciliğine katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum." ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/cumhurbaskani-erdogan-den-575_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282219</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bir-ilimize-daha-yuksek-hizli-tren-ve-sehir-hastanesi-mujdesi-282219</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir ilimize daha yüksek hızlı tren ve şehir hastanesi müjdesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, AK Parti'nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda Malatya'nın hızlı tren ve şehir hastanesi taleplerinin gündeme alındığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir ilimize daha yüksek hızlı tren ve şehir hastanesi müjdesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hızlı tren ve şehir hastanesi projeleri için ilgili kurumlara 2027 yatırım programı kapsamında talimat verdiğini belirtti. Hızlı tren projesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına gerekli yönlendirmelerin yapıldığını ifade eden Tüfenkci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel'in süreci takip ettiğini aktardı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/aw73770002-010720267cb0213f.jpg"/><p>Şehir hastanesi projesinin de Sağlık Bakanlığı gündeminde olduğunu belirten Tüfenkci, yatırımın 2027 programına alınmasının beklendiğini kaydetti. Tüfenkci ayrıca Malatya Adli Tıp Kurumu binasının ihalesinin yapıldığını, yeni yapıda farklı ihtisas dairelerinin yer alacağını ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/aw73770001-01072026d157035d.jpg"/><p>Tüfenkci, Malatya'ya yönelik yatırımların yakından takip edildiğini kaydetti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/bir-ilimize-daha-yuksek-h-248_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282218</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/a-milli-futbol-takimi-uluslar-a-liginde-fransa-italya-ve-belcika-ile-karsilasacak-282218</link>
      <pubDate>2026-07-01T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[A Milli Futbol Takımı, Uluslar A Ligi'nde Fransa, İtalya ve Belçika ile karşılaşacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslar A Ligi 1. Grup'ta Fransa, İtalya ve Belçika ile mücadele edecek A Milli Futbol Takımı'nın fikstürü açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[A Milli Futbol Takımı, Uluslar A Ligi'nde Fransa, İtalya ve Belçika ile karşılaşacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre FIFA'nın uluslararası maç takviminde yaptığı değişiklik doğrultusunda turnuvanın lig aşamasındaki ilk dört maç, Eylül ayı sonu ile Ekim ayı başında oynanacak.</p><p>Gruplardaki son iki karşılaşma ise Kasım ayında yapılacak.</p><p>Ay-yıldızlıların UEFA Uluslar Ligi'ndeki maçlarının tarih ve saatleri şöyle:</p><p>- 25 Eylül Cuma:</p><p>21.45 Türkiye-Fransa</p><p>- 28 Eylül Pazartesi:</p><p>21.45 Türkiye-İtalya</p><p>- 2 Ekim Cuma:</p><p>21.45 Belçika - Türkiye</p><p>- 5 Ekim Pazartesi:</p><p>21.45 İtalya-Türkiye</p><p>- 12 Kasım Perşembe:</p><p>20.00 Türkiye-Belçika</p><p>- 15 Kasım Pazar:</p><p>22.45 Fransa-Türkiye</p><p></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/a-milli-futbol-takimi-ulu-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>