<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270761</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-uraloglu-zaman-ve-akaryakittan-saglanan-tasarruf-her-yil-405-milyar-liralik-fayda-ol-270761</link>
      <pubDate>2026-04-06T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf her yıl 405 milyar liralık fayda olarak ülkemize geri dönüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu "Bölünmüş yollarımıza yaptığımız yatırım her yılı kazanca dönüştüren altyapı yatırımı olmuştur. Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf her yıl 405 milyar liralık ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf her yıl 405 milyar liralık fayda olarak ülkemize geri dönüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğünde (KGM) gerçekleştirilen Bölge Müdürleri Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, "30 Bin Kilometre Bölünmüş Yol" belgeseline dikkati çekti.</p><p>2002'de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağını bugün 30 bin 51 kilometreye taşımanın gururunu, heyecanını ve mutluluğunu yüreklerinde hissettiklerini belirten Uraloğlu, bu yılki toplantının, 30 bin kilometre sınırını aşmanın gururuyla daha anlamlı, özel bir yere sahip olduğunu söyledi.</p><p>Uraloğlu, yolun bir ülkenin geleceğini şekillendiren en temel medeniyet araçlarından biri olduğuna işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yol medeniyettir" vizyonuyla denizleri, dağları, ovaları aşarak, vatana ve millete kar-kış demeden hizmet sunmayı kendilerine görev edindiklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/1-06042026636562c7.jpg"/><p>Kara yollarında yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Uraloğlu, ülkenin dört bir yanını yollarla, köprülerle, viyadüklerle, tünellerle donatarak Türkiye'nin her bölgesini erişilebilir hale getirdiklerini bildirdi.</p><p>Uraloğlu, bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu artırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p>"Trafik kazalarındaki ölüm oranlarında büyük düşüş sağladık. 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden insanımızın sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en az seviyeye indirdik."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/2-06042026af309229.jpg"/><p><strong>"BÖLÜNMÜŞ YOLLAR HER İKİ DAKİKADAN BİRİNİ TASARRUF ETTİRİYOR"</strong></p><p>Uraloğlu, 2002'de ülkedeki toplam araç sayısının yaklaşık 8,5 milyon, bölünmüş yol uzunluğunun 6 bin 101 kilometre iken şehirler arasındaki ortalama hızın saatte 40 kilometre olduğu bilgisini verdi.</p><p>Yeni yol yatırımlarıyla bugün ülkedeki araç sayısının 34 milyona yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızının yaklaşık 90 kilometreye çıktığını vurgulayan Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p>"Bu, bölünmüş yollarımızın her iki dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor. Bölünmüş yollarımıza yaptığımız yatırım yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer ve altyapı yatırımı olmuştur. Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. Yeni hedeflerimiz doğrultusunda bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine, otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz."</p><p>Uraloğlu, turizmden tarıma, üretimden ticarete kadar ekonominin her alanında katma değer oluşturduklarını, ülkeyi uluslararası ulaşımda tercih edilen güçlü bir merkez haline getirdiklerini anlattı.</p><p>Vatanın dört bir yanını kapsayan modern, güvenli ve kesintisiz bir kara yolu ağı kurduklarını belirten Uraloğlu, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya-Avrupa geçişlerini birkaç dakikaya indirdik. Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz bağlantı sağlayan mega projeleri hizmete sunduk." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Uraloğlu, teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu hale getirdiklerini söyledi.</p><p>Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışan projelerle hedeflerine büyük oranda ulaştıklarını vurgulayan Uraloğlu, "Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/3-0604202627a75635.jpg"/><p><strong>"ÜLKEMİZİ KÜRESEL ÖLÇEKTE DAHA ETKİN VE REKABETÇİ KONUMA TAŞIYACAĞIZ"</strong></p><p>Uraloğlu, geleceğin ulaşım sistemlerinde entegrasyonu merkeze koyup Türkiye'yi daha ileriye taşıyacak politikaları akıllı ulaşım sistemleriyle donatan yeni bir ulaşım çağı başlattıklarına işaret ederek, "Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda 'Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulaması'nı hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu'nda daha gelişmiş düzeyde atacağız." diye konuştu.</p><p>Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliğini, sürdürülebilir ulaşım ve yeni hareketlilik trendlerini yakından takip ederek uygulanabilir ölçüde hayata geçirmek için çalıştıklarını dile getiren Uraloğlu, "Ancak bu vizyonu daha da güçlendirmek için Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Kara yolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hem uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle "jeostratejik bir güven adası" olarak hem de sahip olduğu modern altyapısı, coğrafi avantajı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarının vazgeçilmez merkezi haline geldiğini anlattı.</p><p><strong>"TÜRKİYE'Yİ 21. YÜZYILIN LOJİSTİK SÜPER GÜCÜ HALİNE GETİRECEĞİZ"</strong></p><p>Bu stratejik vizyonu ve son gelişmeleri en iyi şekilde değerlendirerek, kara yolları teşkilatıyla Türkiye'yi 21. yüzyılın lojistik süper gücü haline getireceklerini vurgulayan Uraloğlu, doğudan batıya kuzeyden güneye halkın ihtiyaç hissettiği her yerde yol, tünel, köprü ve viyadükler inşa etmeye, bölünmüş yollarla standartları yükseltmeye, otoyollarla kara yolu ağını güçlendirmeye devam edeceklerini bildirdi.</p><p>Uraloğlu, yeni yatırımları planlarken mevcut altyapıyı güçlendirecek ve tamamlayıcı nitelikte olmasına da dikkat edeceklerini belirterek, çalışmalarda kaliteden hiçbir şartta taviz vermeyeceklerini söyledi.</p><p>Kalitesiz yapılan işin en pahalı iş olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Aynı işi ikinci defa yapmak hem zamana hem de bütçeye büyük yük getirir. 2026 yılı çalışmalarımızın tamamının, belirlenen bütçe ve program doğrultusunda zamanında yapılmasını takip edeceğiz. Sizlerin motivasyonunu ve çalışma azmini yüksek tutmak için maddi ve manevi her türlü desteğimizle daima yanınızdayız. Bu toplantıda mevcut durumumuzu değerlendirecek, yeni fikirler ortaya koyacak ve önümüzdeki dönemin stratejik yol haritasını birlikte belirleyeceğiz. Her biriniz, bölgenize döndüğünüzde güncellenmiş hedeflerle görevinizi en iyi şekilde yerine getireceksiniz. Milletimize hizmet uğruna verdiğimiz her emek, hiçbir unvanla ölçülemeyecek kadar değerlidir."</p><p><strong>"AUS'A YÖNELİK YATIRIMLARI KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRECEĞİZ"</strong></p><p>Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de 68 bin 500 kilometreye çıkan kara yollarında asıl değişimin nitelikte olduğunu söyledi.</p><p>Yol ağına ilişkin bilgi veren Gülşen, gelecek dönemde AUS'a yönelik yatırımları kararlılıkla hayata geçireceklerini ve teknolojiyi etkin kullanan, veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendireceklerini ifade etti.</p><p>Gülşen, vatandaşlara daha güvenli, hızlı ve konforlu ulaşım deneyimi sunan yapıyı hep birlikte inşa etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/bakan-uraloglu-zaman-ve-a-779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270757</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-ateskes-teklifine-yanit-270757</link>
      <pubDate>2026-04-06T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan ateşkes teklifine yanıt]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Sözcüsü Esmaeil Baqaei, "ABD ile ateşkesi reddeden İran, savaşın yeniden başlamaması garantisi istiyor." ifadelerini kullandı.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan ateşkes teklifine yanıt]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran, ABD ile ateşkes teklifini reddederek olası bir anlaşma için "güvence" şartını öne çıkardı.</p><p>İran Dışişleri Sözcüsü Esmaeil Baqaei, düzenlediği basın toplantısında, çatışmalara ara verilmesinin karşı tarafın yeniden toparlanmasına ve saldırıları sürdürmesine zemin hazırlayacağını söyledi.</p><p>"Bir ateşkes, güçlerin yeniden inşa edilmesi için bir fırsat anlamına gelir. Hiçbir rasyonel aktör bunu kabul etmez" diyen Bekayi, Tahran'ın ancak yeni bir savaş döngüsünü engelleyecek "somut garantiler" içeren düzenlemeleri değerlendireceğini vurguladı.</p><p>İranlı yetkili, ulusal güvenlikle ilgili kararların "yeni saldırı ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak şekilde" tasarlanması gerektiğini belirtti.</p><p>Bölgede tansiyon, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı ortak saldırıların ardından hızla yükseldi. Söz konusu operasyonlarda aralarında İran'ın dini lideri Ali Khamenei'nin de bulunduğu 1.340'tan fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p><p>Tahran ise buna karşılık olarak İsrail'in yanı sıra Ürdün, Irak ve ABD askeri varlığına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenledi. Bu saldırılar can kayıplarına ve altyapı hasarına yol açarken, küresel piyasalar ve havacılık trafiğinde de aksamalara neden oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/irandan-ateskes-teklifine-177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270756</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ispanya-disisleri-bakani-albares-her-sey-savasin-tum-cephelerde-devam-edecegini-gosteriyor-270756</link>
      <pubDate>2026-04-06T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İspanya Dışişleri Bakanı Albares: Her şey savaşın tüm cephelerde devam edeceğini gösteriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, ABD-İsrail ile İran arasında mevcut şartlarda arabuluculuğun gerçek bir olasılık olmadığını, Orta Doğu'daki çatışmaların tüm cephelerde devam etmesinin beklendiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İspanya Dışişleri Bakanı Albares: Her şey savaşın tüm cephelerde devam edeceğini gösteriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İspanya devlet televizyonu RTVE'ye yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ve Orta Doğu'daki çatışmaların yol açtığı krizi değerlendirdi.</p><p>"Şu anda İspanyol halkına gerçeği söylemeliyiz. Her şey savaşın tüm cephelerde devam edeceğini gösteriyor." diyen Albares, mevcut şartlarda müzakere masasına geri dönmenin, çatışmaları durdurmak için arabuluculuk yapılmasının "gerçek bir olasılık olarak göremediğini" belirtti.</p><p>İspanya Dışişleri Bakanı, "bir arabuluculuk için hem İran'ı hem de ABD'yi dahil etmek gerektiğini, ikisi de dahil olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmanın ve gerginliği azaltmanın çok zor olduğunu" söyledi.</p><p>Albares, "Orta Doğu'nun onlarca yıldır içinde bulunduğu, bitmek bilmeyen savaşın yayılması riskini görüyoruz." diyerek, şöyle devam etti:</p><p>"Orta Doğu halklarının birbirleriyle savaş dışında başka bir şekilde ilişki kurmasının mümkün olmadığı görülüyor. Ancak bu durum en azından ekonomik sonuçlarıyla tüm dünyayı etkileyen bir boyuta ulaştı. Bu nedenle İspanya savaşa karşı çıkıyor, müzakerelerin başlatılması ve gerilimin azaltılması çağrısında bulunuyor. Bu yolu izlemeye devam edeceğiz."</p><p>Türkiye, Katar, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan'daki mevkidaşlarıyla sürekli temas halinde olduklarını belirten İspanya Dışişleri Bakanı, "Savaş ve bu savaşın nasıl sona ereceği konusunda endişeler var. Bu savaş, iki savaş arasında sadece bir ara olarak ya da tüm dünyada bir silahlanma yarışı olarak sona eremez. Maalesef güvenliksiz olma duygusu arttı." dedi.</p><p><strong>İSPANYA'NIN SAĞLAM ENERJİ ARZI VAR</strong></p><p>Tüm dünyayı etkileyen enerji krizinden diğer ülkelere nazaran İspanya'nın daha az etkilendiğini savunan Albares, "Ülkemizin sağlam ve çeşitlendirilmiş bir enerji arzı var. Birkaç gün önce Cezayir'deydim ve bu ülkenin cumhurbaşkanı bizzat, istenirse İspanya'ya gaz hacminin artırılacağını garanti etti. Ayrıca bunu mümkün kılmak için enerji altyapısını genişletme arzusunu da dile getirdi. Başka ortaklarımız ve çok miktarda yenilenebilir enerjimiz var. Bu da İspanya'nın enerji egemenliğinin çok önemli bir yüzdesini garanti ediyor. Yenilenebilir enerjinin bize ulaşması Hürmüz Boğazı'na veya başka bir boğaza ihtiyaç duymuyor." açıklamasında bulundu.</p><p>Albares, her şeye rağmen küresel enerji sonuçlarının ciddiyetinin farkında olduklarına dikkati çekerek, "Dünyanın gaz ve petrolünün beşte birinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğinden bahsediyoruz. Gübre gibi diğer ürünler de tarım ve gıda üretimi için kesinlikle hayati önem taşıyor. Bunun şu anda Afrika'da yarattığı etkiyi bir düşünün. Kıta genelinde gıda egemenliği birçok ülkede zaten çok kırılgan ve bu durum daha da tehlikeli hale geliyor." şeklinde konuştu.</p><p><strong>İSPANYA, BU ÇATIŞMAYI TIRMANDIRABİLECEK HERHANGİ BİR MÜDAHALENİN TARTIŞILDIĞI HİÇBİR TOPLANTIYA KATILMAYACAK</strong></p><p>Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin garanti edilmesi için geçen hafta İngiltere'nin öncülüğünde 40 ülkenin katılımıyla yapılan toplantıya İspanya'nın kendi isteğiyle katılmadığını da ifade eden Albares, "Davet edildim ancak İspanya katılmamaya karar verdi çünkü İspanya, bu çatışmayı tırmandırabilecek herhangi bir müdahalenin, ister güç ister güvenlik yoluyla olsun, tartışıldığı hiçbir toplantıya katılmayacak." dedi.</p><p>Diğer yandan İran'a yönelik saldırılarda ABD'ye destek vermeyip, "Savaşa hayır" sloganına öncülük etmesinden dolayı İspanya ile ABD arasında mevcut durumda herhangi bir sorun olup olmadığıyla ilgili soruya ise Albares, "Bu, şu anda iki tarafın da ele aldığı bir konu değil. (Askeri üslerin kullanılmasına izin verilmemesi) İspanya, egemenlik gücünü kullandı. Hedefsiz gördüğümüz, küresel ekonomi ve İspanyolların maliyesi için çok ciddi sonuçlar doğuran bir savaşın devamını teşvik eden, tırmandıran veya izin veren hiçbir şeye katılmayacağımızı açıkça belirttik." cevabını verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/ispanya-disisleri-bakani--486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270754</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/deniz-gokcer-yillar-sonra-ortaya-cikti-son-hali-sosyal-medyada-gundem-oldu-270754</link>
      <pubDate>2026-04-06T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deniz Gökçer yıllar sonra ortaya çıktı! Son hali sosyal medyada gündem oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Tiyatronun önemli isimlerinden Deniz Gökçer, yıllar sonra ortaya çıktı. Pek çok önemli film ve dizide de kamera karşısına geçen Gökçer, değişimiyle sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deniz Gökçer yıllar sonra ortaya çıktı! Son hali sosyal medyada gündem oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz Gökçer uzun yıllar Devlet Tiyatroları sahnesinde  seyirciyle buluşmuş, babası Cüneyt Gökçer ve annesi Mediha Gökçer gibi kariyer  olarak tiyatroyu seçmişti. Yeşilçam sinemasında ve televizyonda da pek çok  projede yer alıp kamera karşısına geçen Deniz Gökçer, yıllar sonra ortaya  çıktı.</p><p><b>DENİZ GÖKÇER'İN SON HALİ SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU</b></p><p>Aktif bir sosyal medya kullanıcısı olan Deniz Gökçer'in  değişimi, sosyal medyada gündem oldu. Oyuncunun son hali için, 'Hiç  değişmemişsiniz, halen aynısınız" yorumları yapıldı.</p><h2>İşte Deniz Gökçer'in son hali!</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/deniz1-06042026261640f7.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/deniz2-06042026541b5f2d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/deniz-gokcer-yillar-sonra-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270753</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-emniyeti-uyusturucu-tacirlerine-goz-actirmiyor-avciyla-siber-inlerine-giriyor-270753</link>
      <pubDate>2026-04-06T14:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Emniyeti, uyuşturucu tacirlerine göz açtırmıyor! AVCI'yla "siber" inlerine giriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan yapay zeka destekli Açık Kaynak İstihbaratı Analiz Sistemi (AVCI), uçtan uca şifreli iletişim uygulamalarının kapalı grup ve kanallarına sızarak, uyuşturucu tacirlerine göz açtırmıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Emniyeti, uyuşturucu tacirlerine göz açtırmıyor! AVCI'yla "siber" inlerine giriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyuşturucu ticaretinin şekil değiştirdiği, sokak köşelerindeki karanlık pazarlıkların yerini akıllı telefonlardaki şifreli mesajlaşma uygulamalarına ve kapalı gruplara bıraktığı bu dönemde polis ekipleri bu yönde de çalışma yapıyor.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın dijital çağın suçlularının yakalanması için verdiği talimat sonrası harekete geçen Narkotik Suçlarla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri ekipleri, özel bir yazılım ekibi kurarak çalışmalara başladı.</p><p>Geleneksel polislik anlayışını yapay zeka ve büyük veriyle harmanlayarak yerli ve milli yazılım programı AVCI'yı ortaya çıkaran İstanbul polisi, siber uzayın sunduğu anonimlik zırhına güvenerek görünmez olduklarını zanneden organize suç örgütlerini takibe aldı.</p><p>İstanbul narkotik polisi AVCI ile dijital ayak izi bırakmadıklarını düşünerek faaliyetlerini anlık mesajlaşma uygulamalarının özel davetle girilebilen gizli gruplarına taşıyan uyuşturucu örgütlerinin güvendikleri sanal duvarları yıktı.</p><p>Programla suç gerçekleşmeden önce istihbarat odaklı yapılan çalışmayla insan gücüyle aylar sürecek bir analiz saniyeler içine sığdırılarak, uyuşturucu baronlarının dijital maskeleri düşürülüyor.</p><p><strong>KAPALI HÜCRELERE VE KANALLARA SIZIYOR</strong></p><p>Sadece özel referanslarla girilebilen adeta kapalı birer hücre gibi işleyen gruplara ve kanallara sızarak analiz yapan AVCI, suç örgütlerinin kullandığı şifreli iletişim ağlarında milyonlarca mesajı, sesli notu, fotoğrafı ve lokasyon bilgisini tek tek tarıyor. AVCI, zehir tacirlerinin kullandığı sokak jargonunu, emojileri ve şifreli kelimeleri doğal dil işleme modülleri tarafından çözümleyerek, anlamlı istihbarat raporlarına dönüştürüyor.</p><p>Sistem, gruplardaki veri akışını anlık olarak kopyalayıp sunucularında depoladığı için silinen, yok edildiği sanılan binlerce mesaj, video ve fotoğraf saniyeler içinde geri getirilerek dijital delil dosyasına ekleniyor. Bu şekilde şüphelilerin en büyük güven kaynağı olan "mesajı herkesten sil" özelliği de AVCI karşısında çaresiz kalıyor.</p><p>AVCI'daki gelişmiş ID tespiti modülü sayesinde ayrıca sahte profil fotoğrafları arkasına saklanan ve sürekli kullanıcı adı değiştiren şüphelilerin dijital ayak izleri de takip ediliyor. Programla aynı cihazdan yapılan girişler, IP örtüşmeleri ve ağ içi etkileşimler analiz edilerek, sanal alemdeki sahte rumuzların arkasındaki gerçek kimlikler, adres ve fiziki özellikler de deşifre edilebiliyor.</p><p><strong>AVCI, KARAKTER VE GÜVENLİK ANALİZİ DE YAPIYOR</strong></p><p>Bir takip programından çok istihbaratçı gibi çalışan AVCI, uyguladığı karakter ve güvenlik analizi modülüyle grup üyelerinin birbirleri hakkındaki yazışmalarını, şikayetlerini ve referanslarını analiz edebiliyor.</p><p>Para sızdırmaya çalışan dolandırıcıları, kurban konumundaki uyuşturucu kullanıcılarını ve arka planda sevkiyatı yöneten, yüksek hacimli işlem yapan asıl satıcılar ile tedarikçileri birbirinden otomatik olarak ayıran AVCI, kullanıcıların ağ içindeki etkileşim sıklığı ve yönlendirme gücünü hesaplayarak suç şebekesinin hiyerarşik piramidini polis ekranlarına yansıtabiliyor.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından vatandaşların huzur ve güveni için hayata geçirilen AVCI, Türkiye'de kolluk kuvvetlerinin teknolojik vizyonunun ulaştığı noktanın kanıtı olarak dikkati çekiyor.</p><p>AVCI'nın sunduğu raporlar, analizler de İstanbul narkotik polisi tarafından ince elenip sık dokunarak saha çalışmalarında kullanılıyor. Toplanan deliller ve tespitler sayesinde suçlulara daha erken ulaşabilen ekipler, dijital çağın olumlu noktalarını kullanarak toplum huzuru için mücadelesini sürdürüyor.</p><p><strong>AVCI'NIN KULLANILDIĞI İLK OPERASYONDA YAKALANAN 325 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI</strong></p><p>AVCI ilk kez, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele Şube müdürlükleri ekiplerince 10 Şubat'ta kent merkezli 14 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda kullanıldı.</p><p>Sızdığı gruplarda mesajların yanı sıra satıcı, kullanıcı ve yöneticileri ayırarak uyuşturucu türlerine göre sınıflandırmalar yapan AVCI, silinen mesajlara ulaşılarak bot hesapları tespit edip, gizlenen kimlikleri ID üzerinden çözerek şehir bazlı faaliyet haritaları çıkarmıştı.</p><p>Yapay zeka destekli projenin ilk kez kullanıldığı operasyonda 325 şüpheli gözaltına alınmış, mesajlaşma programları ile sosyal medya üzerinden pazar ağı kurmaya çalıştığı tespit edilen şüphelilerin iletişim kurduğu mesajlaşma uygulamasındaki 69 grup da kapatılmıştı.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 325 zanlının tamamı sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/istanbul-emniyeti-uyustur-482_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270752</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-isfahan-semalarinda-abdye-ait-mq-9-reaper-tipi-siha-dusuruldu-270752</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: İsfahan semalarında ABD'ye ait MQ-9 Reaper tipi SİHA düşürüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran, İsfahan eyaleti semalarında ABD'ye ait MQ-9 Reaper tipi silahlı insansız hava aracının (SİHA) hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürüldüğünü duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: İsfahan semalarında ABD'ye ait MQ-9 Reaper tipi SİHA düşürüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonunun Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı haberinde, ABD'ye ait MQ-9 Reaper tipi SİHA'nın İsfahan semalarında entegre hava savunma ağı tarafından düşürüldüğü belirtildi.</p><p>Diğer yandan Hark Adası yakınlarında da ABD'nin, İran'ın "Şahid-136" adlı kamikaze İHA'sını kopyalayarak ürettiği "Lucas" adlı İHA'nın savunma sistemlerince imha edildiği kaydedildi.</p><p>Açıklamada, bu son müdahale ile şu ana kadar İran'ın entegre hava savunma sistemleri tarafından ülke genelinde düşürülen ABD-İsrail'e ait insansız hava araçlarının sayısının 168'e ulaştığı ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/iran-isfahan-semalarinda--960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270751</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sosyal-medyada-15-yas-siniri-yasalasiyor-270751</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal medyada "15 yaş" sınırı yasalaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyaya 15 yaş sınırı getiren düzenleme komisyondan geçti. Bu hafta yasalaşması beklenen teklif; yaş doğrulaması, ebeveyn kontrolü ve bant daraltma gibi kritik yaptırımları kapsıyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal medyada "15 yaş" sınırı yasalaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya dünyasında çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenlemeleri içeren "Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi", TBMM ihtisas komisyonundan geçti. Teklifin bu hafta içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda görüşülerek yasalaşması öngörülüyor.</p><p><b>15 YAŞ ALTI İÇİN SOSYAL MEDYA YASAKLANIYOR</b></p><p>Yeni düzenlemeyle birlikte, sosyal ağ sağlayıcılar 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Şirketler, bu yasağın uygulanması için "yaş doğrulama" dahil gerekli tüm teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınacak. 15 yaşını doldurmuş ancak reşit olmamış çocuklar için ise "ayrıştırılmış hizmet" sunulacak. Bu hizmetlerin detayları ve alınan güvenlik önlemleri, ağ sağlayıcıların internet sitelerinde şeffaf bir şekilde yayınlanacak.</p><p><b>EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ</b></p><p>Düzenleme, dijital dünyada ebeveyn denetimini yasal zorunluluk haline getiriyor. Sosyal ağ sağlayıcılar; Hesap ayarlarının yönetilmesi, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik işlemlerinin ebeveyn onayına sunulması, kullanım süresinin izlenmesi ve sınırlandırılması gibi özelliklere sahip açık ve anlaşılır ebeveyn kontrol araçlarını sunmak zorunda kalacak.</p><p><b>KURALLARA UYMAYANA AĞIR YAPTIRIM</b></p><p>Türkiye'den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, hukuka aykırı içerikleri 1 saat içinde kaldırmakla yükümlü olacak. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen platformlara yönelik kademeli yaptırımlar uygulanacak; İdari para cezasına rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen platforma yeni reklam verilmesi yasaklanacak. Reklam yasağına rağmen 3 ay içinde uyum sağlamayan platformların internet trafiği bant genişliği önce yüzde 50, ardından yüzde 90 oranına kadar daraltılabilecek.</p><p><b>OYUN PLATFORMLARI MERCEK ALTINDA</b></p><p>Kanun teklifiyle ilk kez "oyun sağlayıcı" ve "oyun platformu" tanımları mevzuata giriyor. Günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformları, Türkiye'de temsilci belirlemek zorunda olacak. Usulüne uygun derecelendirilmeyen (yaş sınırı belirlenmeyen) oyunlar platformlarda sunulamayacak.</p><p>Bu kuralı ihlal eden platformlara 1 milyon liradan 30 milyon liraya kadar idari para cezası ve bant daraltma yaptırımı uygulanabilecek.</p><p><b>ALDATICI REKLAMLARA ÖNLEM</b></p><p>Düzenleme sadece çocukları değil, tüm kullanıcıları korumayı hedefliyor. Sosyal ağlar, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla sorumlu olacak. Ayrıca teklifin bir diğer maddesiyle, Darülaceze'ye yapılacak bağış ve yardımların kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkan tanınacak.</p><p>Sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik bu köklü değişikliklerin, kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu süreçte Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), yaş kriterleri ve uygulama usullerine ilişkin yönetmelikleri hazırlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/sosyal-medyada-15-yas-sin-661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270750</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nufusu-2-binin-altina-dusen-belediyeler-koye-donusecek-270750</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüşecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüşecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.</p><p>Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, CHP, 2025 tarihli 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesiyle yeniden değiştirilen 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11. maddesindeki "Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüştürülür." düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, iptali için AYM'ye başvurdu.</p><p>Başvuruda, düzenlemenin, kamu yararına yönelik olmadığı, yapılacak dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı ve nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.</p><p>Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, düzenlemeyi Anayasa'ya uygun bularak iptal isteminin reddine karar verdi.</p><p><b>KARARIN GEREKÇESİNDEN</b></p><p>AYM'nin kararında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı ifade edildi. Belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu aktarılan kararda, "Bu itibarla kuralda Anayasa'nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır." değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Düzenleme kapsamında, belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılırken, yöre halkının beş yıllık seçim dönemi için ortaya çıkan iradesinin dönem sonuna kadar geçerliliğine dokunulmadığı belirtilen kararda, tüzel kişiliğin kaldırılmasının ardından da köy tüzel kişiliğinin organlarını oluşturmak üzere seçme hakkını kullanmalarına imkan tanındığı ifade edildi.</p><p>5393 sayılı Kanun'un 11. maddesinde belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasa ayrıntılı olarak yer verildiği vurgulanan kararda, "Kuralın bu yönüyle kapsamının açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır." denildi.</p><p>İptali istenen düzenlemenin "daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak" amacını taşıdığına işaret edilen kararda, şunlara yer verildi:</p><p>"Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahalli idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahalli idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir."</p><p>nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/nufusu-2-binin-altina-dus-537_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270749</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/tasacak-bu-denizin-savci-feridesi-annesi-yildiz-isim-cikti-bakin-annesi-meger-kimmis-270749</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taşacak Bu Deniz'in Savcısı Feride'nin annesi yıldız isim çıktı! Bakın annesi meğer kimmiş]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Taşacak Bu Deniz dizisinde Savcı Feride karakteriyle yer alan Naz Çağla Irmak, çocuk yaşlarından bu yana oyunculuk yapıyor. Irmak'ın, kendisi gibi oyuncu olan Hülya Gülşen'in kızı olduğunu çok az kişi biliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taşacak Bu Deniz'in Savcısı Feride'nin annesi yıldız isim çıktı! Bakın annesi meğer kimmiş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT1'in reyting rekortmeni dizileri arasında yer alan  Taşacak Bu Deniz, kadrosunda birçok genç ismi bulunduruyor. O isimlerden  birisi, Savcı Feride rolüyle Naz Çağla Irmak. Çok küçük yaşlardan beri oyunculuk  sektöründe olan Irmak, kendisi gibi oyuncu olan tanınmış bir ismin kızı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/naz1-06042026d7c655ff.jpg"/><p>Kırgın Çiçekler dizisiyle tanınırlık elde eden Naz Çağla  Irmak, seyirci karşısına ilk olarak Bizim Evin Halleri adlı günlük diziyle  çıkmıştı. Irmak bu dizide, annesi Hülya Gülşen'le kamera karşısına geçmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/hulya-06042026d588cd9e.jpg"/><p>1965 Ankara doğumlu olan Gülşen; Ah Ana, Ferhunde Hanımlar,  Bizim Evin Halleri gibi Ankara dizileriyle tanınırlık elde etmişti. Uzun yıllar Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çalışan oyuncu, pek çok televizyon dizisinde de rol aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/tasacak-bu-denizin-savci--468_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270748</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yuz-milyonlarca-iphone-kullanicisi-tehlikede-guncelleme-hatasi-buyuyor-270748</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüz milyonlarca iPhone kullanıcısı tehlikede! Güncelleme hatası büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın son iOS güncellemelerinde ortaya çıkan güvenlik açığı, iPhone 15, 16 ve 17 modellerini kullanan yüz milyonlarca kişiyi doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, USB-C bağlantı ayarlarının varsayılan biçimde bırakılmasının ciddi riskler doğurduğunu belirterek, kullanıcıların acilen iPhone ayarlarını gözden geçirmesini tavsiye ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüz milyonlarca iPhone kullanıcısı tehlikede! Güncelleme hatası büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın iOS güncellemelerinde ortaya çıkan yeni bir güvenlik açığı, dünya genelinde yüz milyonlarca iPhone 15, 16 ve 17 kullanıcısını endişelendiriyor. Son dönemde iOS için peş peşe yayınlanan güncellemeler, USB-C bağlantı noktası üzerinden cihazlara yönelik olası saldırıların önünü açan bir hata barındırıyor. Özellikle USB-C portuna sahip yeni nesil iPhone'larda, 'Kablolu Aksesuarlar' ayarının varsayılan olarak güvenli olmayan bir şekilde bırakıldığı tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun kullanıcıların kişisel verilerini ve cihaz güvenliğini tehdit ettiğini vurguluyor.</p><h3>Apple'ın güncelleme tercihi güvenliği zayıflattı</h3><p>Güvenlik araştırmacıları, Apple'ın iOS 26 ile birlikte sunduğu güncellenmiş 'Kablolu Aksesuarlar' ayarının, cihaz kilidi açıkken USB aksesuarlarının otomatik olarak bağlanmasına izin verdiğini açıkladı. Bu varsayılan ayarın, kullanıcı farkında olmadan cihazın zararlı donanımlara veya casus yazılımlara açık hale gelmesine yol açtığı bildirildi. Reddit ve çeşitli teknoloji forumlarında paylaşılan kullanıcı deneyimleri, özellikle otel gibi ortak alanlarda USB şarj portlarının kullanılması sırasında veri güvenliği açısından ciddi riskler doğduğunu gösteriyor. Apple'ın bu ayarı 'Her Zaman Sor' veya 'Yeni Aksesuarlar İçin Sor' olarak değiştirmemesi, güvenlik uzmanları tarafından önemli bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Uzmanlardan iPhone kullanıcılarına acil ayar değişikliği çağrısı</h3><p>Güvenlik uzmanları, iPhone 15, 16 ve 17 sahiplerine cihazlarının ayarlar menüsüne girerek 'Gizlilik ve Güvenlik' bölümünden 'Kablolu Aksesuarlar' seçeneğine ulaşmalarını ve burada 'Her Zaman Sor' veya 'Yeni Aksesuarlar İçin Sor' seçeneklerinden birini aktif hale getirmelerini öneriyor. Bu adım, USB-C bağlantı noktası üzerinden yapılabilecek olası saldırıların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, Apple'ın daha önce 'Çalınan Cihaz Koruması' özelliğini varsayılan olarak aktif hale getirmesi örneğinde olduğu gibi, benzer bir yaklaşımı 'Kablolu Aksesuarlar' için de benimsemesi gerektiği vurgulanıyor. Şirketin bu konuda atacağı adımlar, kullanıcı güvenliğini doğrudan etkileyecek.</p><h3>Reddit kullanıcılarından Apple'a eleştiri: 'Güvenlik öncelik olmalı'</h3><p>Reddit başta olmak üzere sosyal medyada Apple'a yönelik eleştiriler artıyor. Birçok kullanıcı, USB-C bağlantı ayarlarının varsayılan olarak daha güvenli bir seviyede sunulması gerektiğini savunuyor. Bazı kullanıcılar, otel gibi halka açık alanlarda telefonlarını şarj ettikten sonra güvenlik ayarlarını kontrol ettiklerinde cihazlarının otomatik olarak USB aksesuarlarına izin verdiğini fark ettiklerini aktarıyor. Bu durum, kişisel verilerin izinsiz erişime açık hale gelmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, Apple'ın kullanıcıları daha etkin bir şekilde bilgilendirmesi ve güvenlik ayarlarını kutudan çıkar çıkmaz daha korumalı şekilde sunması gerektiğini belirtiyor.</p><h3>Apple'dan beklenen adım: Varsayılan güvenlik ayarı değişmeli</h3><p>Apple, bugüne kadar güvenlik ve gizlilik konularında kullanıcıların beklentilerini karşılayan adımlar atmasıyla biliniyor. Ancak son iOS güncellemeleriyle ortaya çıkan bu açık, şirketin güvenlik politikalarının sorgulanmasına yol açtı. Uzmanlar, Apple'ın önümüzdeki güncellemelerde 'Kablolu Aksesuarlar' ayarını daha güvenli bir şekilde varsayılan olarak sunmasının, kullanıcıların verilerini koruma altına almak açısından zorunlu hale geldiğini dile getiriyor. Şirketin bu alanda atacağı adımlar, hem kullanıcı güvenliğini artıracak hem de Apple'ın itibarını koruyacak. Kullanıcılar ise, Apple'ın bu sorunu hızla çözmesini ve tüm iPhone sahiplerini bilgilendirmesini bekliyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple'ın iOS 26 ile birlikte ortaya çıkan USB-C bağlantı güvenlik açığı, iPhone 15, 16 ve 17 kullanıcıları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Kullanıcıların acilen ayarlarını kontrol etmesi ve güvenli seçenekleri tercih etmesi, kişisel verilerin korunması için kritik önem taşıyor. Apple'ın ise, bu konuda daha proaktif adımlar atarak, güvenlik standartlarını yükseltmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/yuz-milyonlarca-iphone-ku-246_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270747</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/googledan-kuantum-bilgisayar-uyarisi-bitcoin-icin-kritik-tehdit-270747</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google'dan kuantum bilgisayar uyarısı! Bitcoin için kritik tehdit]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Google'ın son bilimsel makalesi, kuantum bilgisayarların Bitcoin şifrelemesini sadece dakikalar içinde çözebileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu gelişmenin blok zinciri ve küresel finans sisteminde köklü değişikliklere yol açabileceği uyarısında bulundu. Bitcoin ve diğer kripto para sahipleri için yeni bir güvenlik çağının başladığına dikkat çekiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google'dan kuantum bilgisayar uyarısı! Bitcoin için kritik tehdit]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google'ın yayımladığı yeni bilimsel makale, kuantum bilgisayarların Bitcoin başta olmak üzere blok zinciri teknolojileri ve şifreleme sistemleri üzerinde oluşturduğu tehditleri bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, modern kuantum bilgisayarlar, Bitcoin'in özel anahtarını yalnızca 9 dakika gibi kısa bir sürede çözebilecek kapasiteye erişti. Bu gelişme, Ethereum ve diğer kripto para birimleriyle birlikte, özel bankacılık sistemlerinden küresel dijital güvenliğe kadar geniş bir yelpazede endişeleri artırdı. Uzmanlar, klasik bilgisayarların ötesinde çalışan kuantum bilgisayarların, mevcut şifreleme yöntemlerini geçersiz kılabilecek yeni bir dönemi başlatabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Google: Kuantum bilgisayarlar Bitcoin şifrelemesini dakikalar içinde aşabiliyor</h3><p>Google'ın duyurduğu araştırma, kuantum bilgisayarların Bitcoin'in temel güvenlik mekanizmasını tehdit ettiğini açıkça ortaya koydu. Şirketin yayınladığı makalede, bir kuantum bilgisayarın Bitcoin'in özel anahtarını 9 dakika gibi rekor bir sürede çözebileceği belirtildi. Bu iddia, sadece Bitcoin için değil, Ethereum ve diğer blok zinciri tabanlı varlıklar için de ciddi bir risk anlamına geliyor. Kuantum bilgisayarlar, sıradan bilgisayarlardan tamamen farklı bir prensiple çalışıyor; klasik bitlerin aksine, aynı anda hem 0 hem de 1 değerini alabilen qubit'ler sayesinde üstel bir işlem kapasitesine ulaşıyor. Google'ın kullandığı süper iletken metal halkalar, neredeyse mutlak sıfırın hemen üzerinde, evrendeki en düşük sıcaklıklarda çalışıyor ve elektromanyetik gürültüden titizlikle izole ediliyor. Bu koşullar altında, kuantum bilgisayarlar klasik bilgisayarların yıllar sürecek işlemlerini dakikalar içinde tamamlayabiliyor. Araştırmacılar, kuantum bilgisayarların gelişmesiyle birlikte, Bitcoin başta olmak üzere mevcut tüm şifreleme algoritmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Kuantum bilgisayarların işleyişi: Şifreleme sistemleri için neden tehlikeli?</h3><p>Kuantum bilgisayarların en büyük farkı, bilgiyi depolama ve işleme biçiminde yatıyor. Klasik bilgisayarlarda veriler bitler aracılığıyla depolanırken, kuantum bilgisayarlarda qubit adı verilen yeni birimler kullanılıyor. Qubit'ler, süperpozisyon ve dolaşıklık gibi kuantum fenomenleri sayesinde aynı anda çok sayıda durumu temsil edebiliyor. Örneğin, iki klasik bit yalnızca dört farklı durumda bulunabilirken, iki qubit hepsini eşzamanlı olarak temsil edebiliyor. Bu özellik, kuantum bilgisayarların paralel hesaplama gücünü katlanarak artırıyor. Ayrıca, dolaşıklık (entanglement) sayesinde, bir qubit'in durumu diğer qubit'lerle anında bağlantılı hale geliyor ve bu, hesaplamaların daha hızlı ve etkili yapılmasını sağlıyor. Kuantum bilgisayarlar, yanlış cevapları birbirini iptal edecek şekilde ayarlayarak doğru cevabın öne çıkmasını sağlıyor. Sonuç olarak, klasik bilgisayarların evrenin ömrü boyunca çözemeyeceği şifreleri, kuantum bilgisayarlar saniyeler içinde çözebiliyor. Bu nedenle, Bitcoin'in ve diğer dijital varlıkların kullandığı mevcut şifreleme yöntemleri, kuantum bilgisayarlar karşısında savunmasız hale geliyor.</p><h3>Bitcoin ve blok zinciri için kuantum tehdidi: 6,9 milyon Bitcoin risk altında</h3><p>Bitcoin'in güvenliği, özel anahtarların klasik bilgisayarlarla kırılamayacak kadar karmaşık olmasına dayanıyor. Matematiksel olarak, mevcut şifreleme teknolojileriyle bir Bitcoin özel anahtarını çözmek, evrenin ömründen bile uzun sürebilir. Ancak, kuantum bilgisayarlar bu denklemi tamamen değiştiriyor. Google'ın makalesi, Shor algoritması adı verilen özel bir kuantum algoritmasının, Bitcoin'in şifrelemesini çok daha az kaynakla ve çok daha kısa sürede kırabileceğini gösterdi. Bu gelişme, blok zinciri üzerindeki 6,9 milyon Bitcoin'in doğrudan risk altında olduğu anlamına geliyor. Uzmanlar, kuantum bilgisayarların yaygınlaşmasıyla birlikte, blok zinciri tabanlı tüm sistemlerin şifreleme yöntemlerini hızla güncellemesi gerektiğini belirtti. Aksi halde, kripto para sahiplerinin varlıkları büyük bir tehdit altında kalacak. Ayrıca, kuantum bilgisayarların şifreleme alanındaki bu devrimci etkisinin, sadece finans sektörünü değil, küresel veri güvenliğini ve dijital altyapıyı da kökten değiştirebileceği ifade ediliyor.</p><h3>Kuantum bilgisayar teknolojisinde sınırları zorlayan soğutma ve izolasyon teknikleri</h3><p>Kuantum bilgisayarların geliştirilmesi, yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda son derece zorlu mühendislik süreçlerini de içeriyor. Google'ın laboratuvarlarında kurulan devasa soğutma sistemleri, kuantum bilgisayarların çalışması için neredeyse mutlak sıfır sıcaklığına ulaşmayı gerektiriyor. Bu ultra düşük sıcaklıklar, süper iletken metal halkalarda elektrik akımının dirençsiz ve kararlı bir şekilde dolaşmasına olanak tanıyor. Ayrıca, elektromanyetik gürültü, titreşim ve termal radyasyondan korumak için çok katmanlı yalıtım sistemleri kullanılıyor. Tüm bu önlemlere rağmen, qubit'ler çevresel etkilere karşı oldukça hassas kalıyor ve sıklıkla kuantum durumlarını kaybediyor. Bu nedenle, hata düzeltme ve sistemin kararlılığını sağlama, kuantum bilgisayarların ölçeklendirilmesinde en büyük zorluklardan biri olarak öne çıkıyor. Google ve diğer teknoloji devleri, bu alandaki mühendislik sorunlarını aşmak için milyarlarca dolarlık yatırımlar yapıyor ve kuantum bilgisayarların günlük yaşama entegrasyonu için yarışıyor.</p><h3>Küresel finans ve dijital güvenlik için yeni bir çağ başlıyor</h3><p>Kuantum bilgisayarların hızla gelişmesi, küresel finans sistemlerini ve dijital güvenlik standartlarını kökten etkileyebilir. Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin yanı sıra, bankacılık, devlet kurumları, sağlık sektörü ve özel şirketler de mevcut şifreleme teknolojilerini gözden geçirmek zorunda kalacak. Uzmanlar, kuantum bilgisayarların yaygınlaşmasıyla birlikte, blok zinciri ve şifreleme alanında yeni standartların belirlenmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, dijital varlıkların ve hassas bilgilerin güvenliği büyük bir risk altına girebilir. Google'ın son makalesiyle gündeme gelen bu tehdit, hem teknoloji şirketlerini hem de kullanıcıları acil önlemler almaya itiyor. Sonuç olarak, kuantum bilgisayarlar yalnızca hesaplama hızında devrim yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel güvenlik paradigmalarını da kökten değiştiriyor. Bitcoin ve blok zinciri teknolojileri için yeni bir güvenlik çağı başlarken, uzmanlar tüm paydaşların bu dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Gelişen kuantum bilgisayar teknolojisi, yalnızca Bitcoin ve blok zinciri için değil, tüm dijital altyapı ve şifreleme sistemleri için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Google'ın önderliğinde yaşanan bu gelişmeler, dijital varlık sahiplerinin ve kurumların güvenlik anlayışını tamamen değiştirecek gibi görünüyor. Uzmanlar, kuantum bilgisayarların şifreleme alanında yarattığı bu devrimci tehdide karşı, yeni güvenlik standartlarının hızla benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. Önümüzdeki süreçte, blok zinciri ve dijital finansın geleceği, kuantum teknolojisinin gelişme hızına bağlı olarak şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/googledan-kuantum-bilgisa-145_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270746</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/micro1den-evlerde-robot-devrimi-yapay-zeka-icin-milyonlarca-saatlik-veri-toplandi-270746</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Micro1'den evlerde robot devrimi! Yapay zeka için milyonlarca saatlik veri toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Micro1, 71 ülkede 4 bin kişilik ekibiyle ev işlerini kaydederek insansı robotların eğitimi için devasa bir veri havuzu oluşturuyor. Şirketin robotik veri başkan yardımcısı Arian Sadeghi, milyarlarca saatlik insan verisine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Ev işlerinden toplanan egosentrik görüntüler, yapay zeka destekli robotların gerçek hayata uyumunu hızlandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Micro1'den evlerde robot devrimi! Yapay zeka için milyonlarca saatlik veri toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Micro1, Palo Alto merkezli teknoloji şirketi olarak, insansı robotların ev ortamlarında güvenli ve etkin biçimde çalışabilmesi için dünya çapında yeni bir veri toplama seferberliği başlattı. Şirketin robotik veri başkan yardımcısı Arian Sadeghi'nin açıklamasına göre, 71 ülkede görev yapan yaklaşık 4 bin 'robotik genel uzman', başlarına taktıkları kameralarla yemek pişirme, temizlik, bahçecilik ve evcil hayvan bakımı gibi günlük ev işlerini kaydediyor. Her hafta en az 10 saatlik video gönderen bu sözleşmeli çalışanlar, Micro1'in yapay zeka destekli robotlarının eğitimi için devasa bir egosentrik veri havuzu oluşturuyor. Sadeghi, yalnızca ev işlerinin değil, üretimden perakendeye, hastanelerden huzurevlerine kadar farklı ortamlarda toplanan verilerin, robotların çevikliğini ve uyum kabiliyetini artırdığını belirtti. Şirket, aylık 160 bin saatten fazla video toplamasına rağmen, insansı robotların gerçek hayatta işlevsel olabilmesi için milyarlarca saatlik insan verisine ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.</p><h3>Micro1: 'Ev işlerinden elde edilen veriler robotların geleceğini belirleyecek'</h3><p>Micro1'in yürüttüğü bu geniş çaplı veri toplama operasyonu, ev işlerinden elde edilen görüntülerin robot eğitimi üzerindeki kritik rolünü gözler önüne seriyor. Şirket, çalışanlara kafa bandı ve kamera ekipmanları sağlıyor, ayrıca her birine ayrıntılı bir görev listesi sunuyor. Bu görevler arasında yemek hazırlama, temizlik, bahçede çalışma ve evcil hayvanlarla ilgilenme gibi farklı ev aktiviteleri yer alıyor. Çalışanlar, görevler arasında geçiş yaparak her hafta en az 10 saatlik video kaydını Micro1'e gönderiyor. Sadeghi, yüklenicilerin çekim sırasında farklı senaryoları denemeye teşvik edildiğini, bu sayede robotların yeni ortamlara ve beklenmedik durumlara daha hızlı adapte olabildiğini vurguladı. Şirketin topladığı egosentrik veriler, robotların nesne tanıma, mesafe algılama ve karmaşık hareketleri öğrenmesinde temel kaynak olarak kullanılıyor. Micro1, bu verileri etiketleyerek robotların görev başarısını artırmayı hedefliyor.</p><h3>Veri toplama yarışında küresel rekabet: ABD, Çin ve Asya öne çıkıyor</h3><p>Yapay zeka destekli robotların eğitimi için insan verisi toplama konusunda küresel bir rekabet yaşanıyor. ABD merkezli Objectways'ın kurucusu Ravi Rajalingam, robotik veri ihtiyacının özellikle Amerikan hanelerinde yoğunlaştığını belirtti. Rajalingam'a göre, ABD'den sağlanan veriler için ödenen ücretler, Vietnam veya Hindistan'daki çalışanların üç katına ulaşabiliyor. Küresel çeşitlilik ise robotların farklı kültürlerde ve ev ortamlarında daha iyi uyum sağlamasını kolaylaştırıyor. Çin hükümeti, ülke genelinde en az 60 robot eğitim merkezi açmayı planladığını açıklayarak bu alana büyük yatırım yapıyor. Japonya ve Güney Kore, veri toplama üslerini Güneydoğu Asya'ya kaydırarak maliyet avantajı elde etmeye çalışıyor. ABD ve Avrupa ise Nvidia'nın desteklediği simülasyon eğitimine ağırlık veriyor. Buna rağmen, fiziksel nesnelerle etkileşim gerektiren görevler için gerçek insan verisinin önemi tartışılmaz biçimde artıyor. Pazar araştırmalarına göre, veri toplama ve etiketleme endüstrisinin 2030'a kadar en az 10 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor.</p><h3>Nvidia raporu: Birinci şahıs videolar başarı oranını artırdı</h3><p>Nvidia'nın Şubat ayında yayımladığı raporda, robot eğitiminde kullanılan 20 bin saatten fazla birinci şahıs videonun, tişört katlama, oyun kartlarını ayırma, şişe kapaklarını açma ve enjektör kullanma gibi görevlerde başarı oranını yüzde 50'nin üzerinde artırdığı açıklandı. Bu bulgu, fiziksel etkileşimi yüksek görevlerde gerçek insan verisinin vazgeçilmezliğini ortaya koydu. Texas Üniversitesi'nden robotik araştırmacısı Rutav Shah, ev ortamlarının öngörülemezliği nedeniyle robotların insan benzeri sezgiye ve kuvvet algısına sahip olması gerektiğini dile getirdi. Shah, robotların yemek pişirme ve temizlik gibi günlük işlerde yaygın biçimde kullanılabilmesi için insan verisinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Uluslararası Robotlar Federasyonu'ndan Alexander Verl ise, fabrikalarda başarı oranı yüzde 99,9'a ulaşan insansı robotların, ev ortamlarında ise henüz ticari olarak uygulanabilir seviyeye çıkamadığını belirtti. Basit görevlerde dahi yüzde 70&#8211;80 başarı oranına ulaşan robotlar, gerçek dünyada tam anlamıyla güvenilir hale gelmek için daha fazla ve çeşitli insan verisine ihtiyaç duyuyor.</p><h3>Güvenlik ve etik: Robotların karar mekanizmasında insan verisinin rolü</h3><p>Veri toplama sürecinde güvenlik ve etik konuları da gündeme geliyor. Objectways'tan Ravi Rajalingam, robotların çocuklarla veya evcil hayvanlarla etkileşimi sırasında yaşanabilecek risklere dikkat çekti. Rajalingam, robotun bir oyun odasını temizlerken oyuncak ile gerçek bir bebek arasındaki farkı ayırt edememesi durumunda ortaya çıkabilecek tehlikelere vurgu yaptı. Bu nedenle, toplanan insan verisinin doğru biçimde etiketlenmesi ve robotların eğitiminde titizlikle kullanılması büyük önem taşıyor. Rajalingam, test süreçlerinde önce köpeklerle başladıklarını, bebeklerle yapılan testlerin ise henüz yolun başında olduğunu ifade etti. Uzmanlar, gelecekte bu tür güvenlik risklerini en aza indirmek için insan verisinin kalitesinin ve çeşitliliğinin artırılması gerektiğini savunuyor.</p><h3>Simülasyon ve insan verisinin birleşimi: Robot eğitiminde yeni dönem</h3><p>Robot eğitimi alanında, yalnızca tek bir veri toplama yöntemine bağlı kalmak yerine, farklı stratejileri bir arada kullanma eğilimi hızla yayılıyor. Sharpa'nın pazar genişleme başkan yardımcısı Alicia Veneziani, veri toplamada kalite ve miktar arasında denge kurmanın önemine işaret etti. Simülasyon ortamları, yazılım tabanlı eğitimler ve gerçek insan verisinin birleşimiyle robotların hem fiziksel hem de sanal dünyada daha başarılı sonuçlar elde etmesi hedefleniyor. Labellerr AI'nin kurucu ortağı Puneet Jindal, Hindistan'da üretim tesislerinde başlattıkları birinci şahıs video toplama sürecinin, önümüzdeki üç yıl boyunca robotik eğitimde ana kaynak olacağını belirtti. Ancak Jindal, ilerleyen dönemde yapay zekanın çevrimiçi videoları birinci şahıs formata dönüştürebilme kapasitesinin artmasıyla, insan verisinin rolünün değişebileceğini öngörüyor. Uzmanlar, robotların gerçek dünyada daha güvenli ve etkili çalışabilmesi için farklı veri kaynaklarını bir arada kullanmanın gerekliliğini vurguluyor.</p><h3>Ev işlerinden toplanan verilerle otomasyonun son aşamasına doğru</h3><p>Ev işlerinden elde edilen insan verisi, insansı robotların otomasyon sürecinde son aşamaya ulaşmasında kilit rol oynuyor. Şu ana kadar robotlar, kontrollü fabrika ortamlarında yüksek başarı oranlarına ulaşsa da, ev gibi dinamik ve öngörülemez alanlarda aynı performansı göstermek için daha fazla veriye ihtiyaç duyuyor. Micro1 ve benzeri şirketlerin yürüttüğü veri toplama projeleri, gelecekte robotların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olmasını sağlayacak altyapıyı oluşturuyor. Uzmanlar, insan verisinin niteliği ve çeşitliliğinin artırılmasıyla robotların gerçek hayattaki karmaşık görevleri daha güvenli ve etkili biçimde üstlenebileceğini belirtiyor. Bu gelişmeler, yapay zeka ve robot teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda evlerde, iş yerlerinde ve kamusal alanlarda yaygınlaşmasını hızlandıracak.</p><p>Sonuç olarak, Micro1'in ev işlerinden topladığı egosentrik veriler, insansı robotların eğitiminde çığır açıyor. Milyarlarca saatlik insan verisi ihtiyacı, hem küresel veri toplama yarışını hem de yapay zeka destekli robotların evrimini şekillendiriyor. Uzmanlar, farklı veri kaynaklarının bir arada kullanılmasıyla robotların günlük yaşamda daha güvenilir ve işlevsel hale geleceğini öngörüyor. Bu süreç, yakın gelecekte evlerde insansı robotların yaygınlaşmasının önünü açacak önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/micro1den-evlerde-robot-d-889_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270745</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/siri-yuzunden-apple-tv-rafta-kaldi-peki-ne-zaman-cikacak-270745</link>
      <pubDate>2026-04-06T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siri yüzünden Apple TV rafta kaldı, peki ne zaman çıkacak?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple'ın uzun süredir beklenen yeni Apple TV modeli, yapay zeka destekli Siri'nin hazır olmaması nedeniyle ertelendi. Bloomberg muhabiri Mark Gurman'ın aktardığı bilgilere göre yeni Apple TV, Eylül 2026'ya kadar raflarda yerini almayabilir; ancak A17 Pro çip, Wi-Fi 7 desteği ve olası fiyat indirimi gibi önemli yeniliklerle gelecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siri yüzünden Apple TV rafta kaldı, peki ne zaman çıkacak?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji dünyasının gözü uzun süredir yeni nesil Apple TV üzerindeydi. Geçen yılın sonlarından bu yana yoğun biçimde konuşulan güncelleme, Siri'nin yapay zeka destekli yeni sürümündeki gecikmeler yüzünden birkaç ay daha ertelenmiş görünüyor. Apple'ın yeni Apple TV modelini, üzerinde çalışılan gelişmiş Siri ile birlikte tanıtma konusundaki ısrarı, cihazın piyasaya çıkış tarihini doğrudan etkiliyor. Yeni bir model için sabırsızlanan kullanıcılar açısından, cihaz nihayetinde raflara ulaştığında hangi özelliklerin sunulacağını bilmek büyük önem taşıyor. Bu sayede beklemeye devam edip etmeme ya da mevcut modeli satın alma kararı çok daha bilinçli verilebilir.</p><h3>Apple TV'nin tasarımı değişmiyor: Aynı kasa, aynı malzeme</h3><p>Apple TV serisinde tasarım değişiklikleri her zaman oldukça seyrek gerçekleşti ve 2026 modeli de bu geleneği sürdürecek gibi görünüyor. Yeni nesil Apple TV, mevcut modeldeki tanıdık kare-daire formunu koruyacak ve siyah plastik malzemeden üretilmeye devam edecek. Dış görünüş açısından yeni Apple TV'yi şu anki Apple TV'den ayırt etmek neredeyse imkansız olacak. Apple'ın bu tercihi, şirketin tasarım yerine iç donanım ve yazılım tarafına odaklandığını açıkça ortaya koyuyor. Kullanıcılar estetik anlamda büyük bir farklılık beklememeli; ancak cihazın içindeki teknolojik sıçrama, dış görünüşteki durağanlığı fazlasıyla telafi edecek nitelikte.</p><h3>A17 Pro çip ile büyük performans sıçraması kapıda</h3><p>Yeni Apple TV'nin en dikkat çekici yeniliği, kuşkusuz işlemci tarafında yaşanacak. Söylentilere göre cihaz, Apple'ın ilk kez iPhone 15 Pro modellerinde kullandığı A17 Pro çipini barındıracak. Mevcut Apple TV'deki A15 Bionic ile kıyaslandığında A17 Pro ciddi bir performans artışı vaat ediyor. Bu çip, 3 nanometre üretim süreciyle tasarlandı; bu da daha yüksek hız ve çok daha iyi enerji verimliliği anlamına geliyor. Oyun severler için ise donanım hızlandırmalı ışın izleme desteği büyük bir avantaj sunuyor, çünkü bu teknoloji sayesinde oyunlarda çok daha kaliteli ve gerçekçi grafikler elde edilecek. Dolayısıyla mevcut Apple TV'yi satın almayı düşünenler için bu çip güncellemesi, beklemeyi haklı kılan güçlü bir gerekçe oluşturuyor.</p><h3>A18 veya A19 çip ihtimali de masada</h3><p>Apple'ın Apple TV güncellemesini bu denli uzun süre ertelemesi, daha da yeni bir çip kullanma olasılığını gündeme getiriyor. A18 hatta A19 gibi daha güncel bir işlemcinin tercih edilmesi tamamen mümkün görünüyor. Özellikle Apple TV'nin herhangi bir Apple Intelligence desteği alacak olması durumunda, yapay zeka işlemlerinin sorunsuz çalışabilmesi için RAM kapasitesinde de bir artış bekleniyor. Daha fazla RAM, hem Siri'nin gelişmiş yapay zeka özelliklerini hem de genel sistem performansını doğrudan destekleyecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Apple'ın bu konuda hangi yolu seçeceği henüz netleşmedi; ancak her iki senaryoda da kullanıcılar mevcut modele kıyasla belirgin bir performans farkı hissedecek.</p><h3>Siri gecikmesi Apple TV'nin çıkış tarihini belirledi</h3><p>Yeni Apple TV'nin aslında piyasaya sürülmeye hazır olduğu ifade ediliyor; ancak cihazın önündeki en büyük engel, Siri'nin yapay zeka destekli yeni versiyonunun henüz tamamlanamaması. Apple, yeni Apple TV'yi mutlaka geliştirilmiş ve daha akıllı Siri ile birlikte tanıtmak istiyor, fakat bu teknoloji hâlâ hazır değil. Bloomberg'den ünlü teknoloji muhabiri Mark Gurman, Apple TV'nin Apple'ın Eylül 2026'ya ertelediği yeni yapay zeka özellikleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu aktardı. Apple başlangıçta Apple Intelligence Siri özelliklerini 2026 baharında kullanıma sunmayı hedefliyordu; ancak şirket Siri ile ilgili teknik sorunları aşamadı. Bu gelişme sonucunda yeni Siri yetenekleri iOS 27'ye kadar ertelendi ve bu durum yalnızca Apple TV'yi değil, Apple'ın beklettiği diğer tüm cihazları da doğrudan etkiledi.</p><h3>HomePod ve ev merkezi de Siri'yi bekliyor</h3><p>Apple TV'nin yanı sıra başka ürünler de Siri'nin yeni versiyonunu bekliyor. Söylentilere göre Apple'ın planlanan ev merkezi cihazı ve HomePod'un yeni nesil versiyonu da aynı nedenle ertelendi. Güncellenmiş Siri özellikleri, daha fazla RAM kapasitesi ve daha hızlı bir işlemci gerektiriyor; bu da donanım ve yazılımın eş zamanlı olarak hazır olması gerektiği anlamına geliyor. Dolayısıyla Apple TV'de daha akıllı bir Siri deneyimi yaşamak isteyen kullanıcılar için mevcut modeli satın almak yerine yeni nesli beklemek çok daha mantıklı bir tercih olarak öne çıkıyor. Apple'ın tüm ekosistemini kapsayan bu gecikme, şirketin yapay zeka stratejisinde ne denli iddialı olduğunu da gözler önüne seriyor.</p><h3>Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6 desteği geliyor</h3><p>Yeni Apple TV'nin bağlantı teknolojileri açısından da önemli yenilikler sunması bekleniyor. Cihaz, Apple'ın N1 ağ çipini alarak Wi-Fi 7 desteğine kavuşabilir. Wi-Fi 7 teknolojisi, daha yeni yönlendiriciler tarafından sunulan 6GHz frekans bandıyla çalışıyor. Bu bant, hem daha hızlı veri aktarımı hem de daha az tıkanıklık sağlıyor; bu da içerik akışı için tasarlanmış bir cihaz olan Apple TV açısından son derece kritik bir avantaj. Özellikle 4K ve hatta 8K içeriklerin yaygınlaştığı günümüzde, kesintisiz ve yüksek kaliteli yayın deneyimi için Wi-Fi 7 büyük fark yaratacak. Bunun yanı sıra Apple TV 4K, kumandalar ve kulaklıklar gibi aksesuarları bağlamak için Bluetooth 6 desteği de alabilir. Bluetooth 6, daha düşük gecikme süresi ve daha kararlı bağlantı sunarak özellikle kablosuz kulaklık kullanıcıları için deneyimi iyileştirecek.</p><h3>Fiyat indirimi ve çift model stratejisi gündemde</h3><p>Fiyatlandırma konusunda da heyecan verici söylentiler dolaşıyor. Apple TV'nin daha uygun fiyatlı bir versiyonunun piyasaya sürülmesi ihtimali güçleniyor. Apple, iki farklı model çıkarabilir: biri üst düzey özelliklere sahip premium versiyon, diğeri ise daha düşük donanım özellikleri ve daha erişilebilir bir fiyat etiketiyle sunulacak ekonomik versiyon. Bir diğer olasılık ise Apple'ın mevcut Apple TV modelini düşük maliyetli bir alternatif olarak satışta tutması. Bu strateji, farklı bütçelere sahip kullanıcılara hitap etmeyi ve Apple TV'nin pazar payını genişletmeyi amaçlıyor. Fiyat düşüşü söylentileri, özellikle rakip platformların agresif fiyat politikaları göz önüne alındığında oldukça anlamlı bir hamle olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Eylül 2026 öncesi yeni Apple TV zor görünüyor</h3><p>Tüm bu bilgiler bir araya getirildiğinde, yeni Apple TV'nin piyasaya çıkış tarihi büyük ölçüde Siri'nin yapay zeka güncellemesine bağlı kalıyor. Eğer Siri'nin yeni versiyonu iOS 27'ye ertelendiyse ve Apple TV bu güncellemeyle doğrudan ilişkiliyse, cihazın Eylül 2026 veya daha sonrasına kadar yenilenmesi pek mümkün görünmüyor. Apple'ın bu kararı, yarım kalmış bir ürün yerine eksiksiz bir deneyim sunma konusundaki kararlılığını yansıtıyor. Kullanıcılar açısından bakıldığında, A17 Pro çip, Wi-Fi 7, Bluetooth 6, olası fiyat indirimi ve yapay zeka destekli Siri gibi yenilikler, beklemeyi fazlasıyla değerli kılıyor. Ancak acil bir Apple TV ihtiyacı olanlar için mevcut modelin hâlâ güçlü bir seçenek olduğunu da belirtmek gerekiyor. Sonuç olarak Apple, yeni Apple TV ile medya oynatıcı pazarında ciddi bir çıkış yapmayı hedefliyor ve bu hedefe ulaşmak için Siri'nin tam anlamıyla hazır olmasını beklemeyi göze aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/siri-yuzunden-apple-tv-ra-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270744</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/samanyolunun-bilinmeyen-yildiz-akislari-gozler-onune-serildi-270744</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samanyolu'nun bilinmeyen yıldız akışları gözler önüne serildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Samanyolu'nun kenar bölgelerinde, Gaia misyonundan alınan verilerle 87 yeni yıldız akışı adayı tespit edildi. Michigan Üniversitesi öncülüğündeki ekip, bu keşfin galaksimizin evrimini ve karanlık madde dağılımını anlamada önemli bir adım olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samanyolu'nun bilinmeyen yıldız akışları gözler önüne serildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samanyolu galaksisinin kenar bölgelerinde, Avrupa Uzay Ajansı'nın Gaia misyonundan elde edilen geniş veri tabanı sayesinde, daha önce hiç tespit edilmemiş 87 yeni yıldız akışı adayı ortaya çıkarıldı. Michigan Üniversitesi'nden Yingtian "Bill" Chen liderliğindeki araştırmacılar, bu keşif için fizik temelli yeni bir algoritma geliştirdi. Araştırma, galaksimizin evrimini ve karanlık madde dağılımını anlamak için kritik bilgiler sunuyor. Yıldız akışı adı verilen bu soluk yıldız şeritleri, galaksimizin kütle dağılımı ve geçmişiyle ilgili önemli ipuçları taşıyor.</p><h3>Michigan Üniversitesi'nden yıldız akışı algoritmasıyla rekor keşif</h3><p>Michigan Üniversitesi'nden Chen ve ekibi, "StarStream" adını verdikleri fizik tabanlı bir bilgisayar algoritmasıyla yıldız akışlarını tespit etti. Bu yöntem, yalnızca görsel desenlere dayalı eski yaklaşımların aksine, yıldız akışı oluşumunu ve hareketini fiziksel modellerle analiz ediyor. Araştırmacılar, algoritmayı 2014-2025 yılları arasında Gaia tarafından toplanan milyarlarca yıldızın konum ve hareket bilgisine uyguladı. Sonuçlar, bilinen yıldız akışı adaylarının sayısını dört katından fazla artırdı. Daha önce yalnızca 20'den az yıldız akışı tanımlanmışken, yeni yöntemle bu sayı 87'ye yükseldi. Bu artış, astronomların galaksinin yapısı ve evrimi hakkında daha kesin sonuçlara ulaşmasını sağladı. Chen, algoritmanın ileride başka uzay görevlerinde de kolayca kullanılabileceğini belirtti.</p><h3>Yıldız akışlarının galaksi evrimi ve karanlık madde için önemi arttı</h3><p>Yıldız akışları, kompakt yıldız kümelerinin Samanyolu'nun güçlü yerçekimi etkisi altında hareket ederken, uzun ve kavisli şeritler halinde yıldızlarını kaybetmesiyle oluşuyor. Bu fenomenin incelenmesi, galaksimizin kütle dağılımını ve karanlık madde halosu gibi doğrudan gözlemlenemeyen yapıları anlamada önemli bir rol oynuyor. Araştırmanın ortak yazarlarından Oleg Gnedin, yıldız akışlarının şekil ve hareketlerinin, üzerlerinde etkili olan yerçekimsel kuvvetlerin izlerini taşıdığını vurguladı. Bu sayede, galaksinin görünmeyen "yapıştırıcısı" olan karanlık maddenin dağılımı hakkında yeni bilgiler elde ediliyor. Ayrıca, yeni keşfedilen yıldız akışlarının bazıları, ana kümeleriyle doğrudan bağlantılı olması nedeniyle, astronomlara bu süreçleri daha yakından inceleme fırsatı sunuyor.</p><h3>Gaia verileriyle yıldız akışı örnekleminde büyük genişleme</h3><p>Çalışma, Samanyolu'nu döngüsel olarak saran yoğun ve yaşlı yıldız gruplarına ait 87 yıldız akışı adayının varlığını ortaya koydu. Önceden yalnızca tesadüfen tespit edilen ve sayısı 20'yi geçmeyen yıldız akışları, şimdi geniş bir örnekleme dönüştü. Bu gelişme, galaksimizin evrimsel geçmişi ve dinamikleriyle ilgili daha kapsamlı analizler yapılmasını mümkün kıldı. Araştırmacılar, yeni bulunan yıldız akışlarının bazılarının beklenenden daha kısa, daha geniş veya ana kümelerinin yörüngeleriyle tam olarak uyumlu olmadığını belirtti. Bu durum, önceki aramaların yalnızca belirgin yapılara odaklanması nedeniyle bazı akışların gözden kaçırılmış olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, bazı küresel kümelerin olağanüstü yüksek oranda yıldız kaybettiği ve gelgit bozulmasına yaklaşabileceği tespit edildi.</p><h3>Gelecek gözlemlerle yıldız akışı adaylarının doğruluğu test edilecek</h3><p>Araştırmada tespit edilen 87 yıldız akışı adayının tamamının gerçek olup olmadığı ise henüz kesinlik kazanmadı. Bilim insanları, bazı adayların arka plan kontaminasyonu nedeniyle daha düşük güvenilirliğe sahip olabileceğini ifade etti. Yine de, bu geniş örneklem, galaksi yapısının ve karanlık madde dağılımının haritalanmasında büyük bir potansiyel taşıyor. Çalışmanın sonuçları, Vera C. Rubin Gözlemevi, NASA'nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu ve Karanlık Enerji Spektroskopik Aleti gibi yeni nesil gözlemevlerinin sağlayacağı verilerle test edilecek. Chen, algoritmanın bu tür büyük veri setlerine kolayca uyarlanabileceğini ve yeni yıldız akışlarının doğrulanmasında önemli rol oynayacağını belirtti. Araştırmanın bulguları, 23 Mart tarihinde The Astrophysical Journal'da yayımlandı.</p><p>Samanyolu'nda yıldız akışı araştırmalarında ulaşılan bu yeni aşama, galaksimizin dinamik yapısının ve görünmeyen karanlık maddenin anlaşılması için bilim dünyasında heyecan yarattı. Geliştirilen algoritma ve genişleyen yıldız akışı örneklemi, önümüzdeki yıllarda yapılacak gözlemlerle galaksi evrimi çalışmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/samanyolunun-bilinmeyen-y-353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270743</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyandiginizda-telefonunuza-uzanmayin-beyninizi-kandiriyor-270743</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyandığınızda telefonunuza uzanmayın! Beyninizi kandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, sabah uyanır uyanmaz telefona bakmanın enerji seviyelerini ve uyku kalitesini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Araştırmalar, Amerikalı yetişkinlerin %44'ünün bu alışkanlığa sahip olduğunu ortaya koyarken, psikologlar ve sinirbilimciler sabah telefon kullanımının beyin işlevi, ruh hali ve sirkadiyen ritim üzerinde ciddi sonuçlar yarattığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyandığınızda telefonunuza uzanmayın! Beyninizi kandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sabah uyanır uyanmaz telefona sarılan milyonlarca kişi, bu alışkanlığın sağlığı üzerindeki etkilerinin farkında değil. Uzmanlar, özellikle sabahın ilk dakikalarında telefon ekranına bakmanın, enerji seviyelerini düşürdüğünü, odaklanmayı zorlaştırdığını ve gün boyu sürebilecek bir sersemlik hissine yol açtığını belirtiyor. Son araştırmalar, Amerikalı yetişkinlerin %44'ünün sabah uyanır uyanmaz ilk 10 dakikada telefonunu kontrol ettiğini gösteriyor. Psikologlar ve sinirbilimciler, bu yaygın alışkanlığın sadece kısa süreli bir 'ben zamanı' olmadığını, aksine günün geri kalanında zihinsel yorgunluk, motivasyon kaybı ve uyku kalitesinde bozulma gibi ciddi sonuçlara yol açtığını vurguluyor.</p><h3>Psikolog Vigliotti: 'Sabah kaydırma dopamin ve kortizol dengesini bozuyor'</h3><p>New York merkezli grup terapisi uygulaması SelfWorks'ün kurucusu olan lisanslı psikolog Dr. Amy Vigliotti, sabah uyanır uyanmaz telefon ekranında geçirilen zamanın, beyinde dopamin ve kortizol seviyelerinde ani dalgalanmalara neden olduğunu açıkladı. Vigliotti, "Sabah saatlerinde telefonunu kaydırmak, dopaminin hızlı bir şekilde artmasına yol açıyor. Ancak bu yükselişi, kısa sürede temel seviyenin altına inen bir düşüş takip ediyor. Sonuç olarak kişi, günün geri kalanında daha fazla uyarıcı arayışına giriyor, dikkat dağınıklığı ve odaklanma kaybı yaşıyor," dedi. Uzmanlar, sabah saatlerinde maruz kalınan bilgi bombardımanının, beynin doğal uyanma sürecini sekteye uğrattığını ve vücudun güne yavaşça geçiş yapma ihtiyacını engellediğini belirtiyor. Ayrıca, sabah saatlerinde alınan bildirimler ve haber başlıkları, kortizol seviyesinde ani bir artışa yol açarak, stres hormonunun gereğinden fazla salgılanmasına neden oluyor. Vigliotti, bu durumun kişide kaygı ve huzursuzluk hissini tetiklediğini, günün geri kalanında ise motivasyonun ve duygusal dengenin bozulduğunu ifade etti.</p><h3>Nevada Üniversitesi'nden Hines: 'Sirkadiyen ritim ve uyku sağlığı tehdit altında'</h3><p>Nevada Üniversitesi'nde görev yapan sinirbilimci ve psikolog Dustin Hines, sabahları telefon ekranından yayılan mavi ışığın, vücudun doğal biyolojik saatini düzenleyen sirkadiyen ritim üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Hines, "Doğal ışık yerine ekranlara erken maruz kalmak, sirkadiyen sabitleme sinyallerini zayıflatır ve uyku zamanlamasını bozar," dedi. Sabah güneş ışığının, kortizol salınımını doğal bir şekilde artırarak enerji seviyesini yükselttiğini vurgulayan Hines, telefon ekranından gelen yapay ışığın ise melatonini baskılamaya yetmediğini ve kişide sabah sersemliği yarattığını söyledi. Uzmanlar, sabahları telefon kullanımıyla başlayan günlerde, gece uykuya dalma süresinin uzadığını, uyku kalitesinin düştüğünü ve gün boyunca bilişsel işlevlerin olumsuz etkilendiğini kaydetti. Hines'e göre, telefonun yatak odasının dışında tutulması, hem uykuya geçiş sürecini hem de sabah uyanma anını daha sağlıklı ve verimli hale getiriyor.</p><h3>Sosyal medya ve bildirimler ruh halini olumsuz etkiliyor</h3><p>Sabah saatlerinde sosyal medya içerikleriyle karşılaşmak, kişinin ruh halini günün başında belirleyebiliyor. Özellikle Instagram gibi platformlarda gösterilen reklamlar, başkalarının idealize edilmiş yaşamları ve gündeme dair olumsuz haberler, sabahın erken saatlerinde stres seviyesini artırıyor. Dr. Vigliotti ve Prof. Hines, bu tür içeriklerin gün boyu sürecek bir olumsuzluk ve motivasyon kaybı yarattığını belirtiyor. Araştırmalar, sabah telefon kullanımıyla başlayan günlerde, bireylerin daha az motive olduğunu, dikkatlerinin dağıldığını ve duygusal olarak dengesiz hissettiklerini ortaya koyuyor. Uzmanlar, sabah saatlerinde alınan yüksek yoğunluklu bilgi ve uyarıcıların, günün geri kalanında sürdürülebilir odaklanmayı ve duygusal dengeyi zorlaştırdığını ifade ediyor.</p><h3>Telefonu yatak odasının dışında bırakmak uyku kalitesini artırıyor</h3><p>Uyku sağlığı uzmanları, telefonun gece yatak odasında bulundurulmamasının, sabah kaydırma alışkanlığını azaltmak için etkili bir yöntem olduğunu söylüyor. Gece boyunca telefonun başka bir odada şarj edilmesi, yatma zamanı ertelemesini önlerken, sabah saatlerinde de dikkatin dağılmasını engelliyor. Prof. Hines, "Telefonunuzu yatak odasının dışında tutmak, hem uykuya dalma sürecinde hem de sabah uyanma sırasında beyne gereksiz bilişsel ve duyusal uyarım gelmesini önler," dedi. Bu çevresel değişikliğin, sirkadiyen ritmin korunmasına ve dikkat istikrarının sağlanmasına yardımcı olduğu belirtildi. Uzmanlar, özellikle sabah saatlerinde doğal ışığa maruz kalmanın ve hareket etmenin, hem enerji seviyesini yükselttiğini hem de uyku kalitesini artırdığını vurguluyor.</p><h3>Güne doğal ışık ve hareketle başlamak öneriliyor</h3><p>2024 yılında yapılan bir araştırmada, sabah saatlerinde güneş ışığına çıkan bireylerin, uyku verimliliğinde artış ve gece uyanmalarında azalma yaşadığı tespit edildi. Düzenli sabah güneş ışığı, D vitamini seviyesini yükselterek, hem uyku kalitesini hem de kardiyovasküler sağlığı olumlu etkiliyor. Uzmanlar, sabah saatlerinde egzersiz yapmanın, beyin sapı ve kortikal uyanıklık sistemlerini kontrollü bir şekilde aktive ettiğini ve dijital içeriklerin yarattığı anlık tatminin aksine, sürdürülebilir odaklanma ve iyi bir ruh hali sağladığını belirtiyor. Sabahları dışarıda yürüyüş yapmak veya hafif egzersizlerle güne başlamak, telefon ekranından alınan hızlı dopamin artışı yerine, daha dengeli ve kalıcı enerji seviyeleri sunuyor. Eğer dışarı çıkmak mümkün değilse, sabahın ilk dakikalarında haberlere veya mesajlara bakmadan kendine zaman ayırmak, zihinsel olarak güne daha hazırlıklı başlamayı sağlıyor.</p><h3>Uzmanlardan sabah alışkanlıklarını değiştirme çağrısı</h3><p>Psikiyatrist ve uyku tıbbı uzmanı Dr. Alex Dimitriu, sabah saatlerinde telefona uzanmanın, beynin doğal uyanma sürecini bozduğunu ve gece uykusunu olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dimitriu, "Sabah, zihnin ve bedenin temiz bir sayfa ile güne başladığı kısa ve değerli bir penceredir. Bu zamanı, dışsal uyarıcılardan uzak, kendi ihtiyaçlarınıza odaklanarak değerlendirin," dedi. Dr. Vigliotti ise, sabah ilk 20 dakikada telefona bakmamanın, güne daha odaklanmış ve niyetli bir başlangıç yapılmasına yardımcı olduğunu söyledi. Uzmanlar, sabah alışkanlıklarında yapılacak basit değişikliklerin, enerji seviyeleri, ruh hali ve genel sağlık üzerinde büyük farklar yaratabileceğini vurguluyor. Sabah saatlerinde telefon kullanımını azaltmak, doğal ışık almak ve hareket etmek, hem zihinsel hem de bedensel sağlığı güçlendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, sabah uyanır uyanmaz telefona bakmak, kısa vadeli bir rahatlama sunsa da, uzun vadede enerji seviyeleri, odaklanma, ruh hali ve uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığı terk ederek, güne doğal ışık ve hareketle başlamanın, hem gün içindeki verimliliği hem de genel sağlık durumunu önemli ölçüde iyileştireceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/uyandiginizda-telefonunuz-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270742</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kabine-orta-dogu-gundemiyle-toplanacak-270742</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kabine "Orta Doğu" gündemiyle toplanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında 'Orta Doğu' gündemiyle toplanacak. Bölgede büyüyen ateş çemberi, savaşın küresel ekonomiye etkileri ve Gazze'deki son durum görüşülecek. Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşama da kabine toplantısında ele alınacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kabine "Orta Doğu" gündemiyle toplanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>37 gündür devam eden ABD-İsrail İran savaşı, savaşın bölge ülkelerine yansımaları ve yürütülen barış diplomasisi...</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılacak kabine toplantısının öncelikli gündemi Orta Doğu'daki ateş çemberi olacak.</p><p>Kabine toplantısında, İran'daki savaşın ekonomiye etkileri mercek altına alınacak. Küresel ekonomideki türbülanstan Türkiye'nin en az etkilenmesi için ilave tedbirler masada olacak.</p><p><b>GAZZE KONUSU DA MASADA OLACAK</b></p><p>Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında Gazze'deki son durum da değerlendirilecek. Ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarını sürdüren İsrail'e karşı uluslararası baskının artırılmasına yönelik diplomatik adımlar görüşülecek. Gazze'ye insani yardımlara ilişkin çalışmalar ele alınacak.</p><p><b>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİNDEKİ SON DURUM GÖRÜŞÜLECEK</b></p><p>Toplantı başlıkları arasında 'Terörsüz Türkiye' süreci de olacak. 1,5 yıldır yürütülen çalışmalardaki son durum görüşülecek. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı nihai rapor kapsamında atılacak yasal adımlar gözden geçirilecek. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/kabine-orta-dogu-gundemiy-756_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270741</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/24-milyar-liralik-bahis-ve-dolandiricilik-operasyonu-270741</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2,4 milyar liralık bahis ve dolandırıcılık operasyonu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tokat merkezli 12 ilde, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan elde edilen gelirin aklanması iddiasıyla düzenlenen operasyonda 64 şüpheli gözaltına alındı. Ekipler, yaklaşık 2,4 milyar liralık para hareketi olduğunu belirledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2,4 milyar liralık bahis ve dolandırıcılık operasyonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, teknik ve projeli takip çalışması sonucu suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan elde edilen gelirin aklandığı bilgisine ulaştı.</p><p>Tokat merkezli Antalya, Sivas, Aydın, Manisa, Adana, Mersin, İzmir, Çankırı, Samsun, Malatya ve Mardin illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p><p>Operasyonda silah, para ve dijital materyaller ele geçirildi.</p><p>Polis ekipleri yaptıkları çalışmada, yaklaşık 2,4 milyar liralık para hareketi olduğunu belirledi.</p><p>Operasyonda gözaltına alınan 64 şüpheli Tokat'a getirildi.</p><p>Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 40 şüpheliden 2'si çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, diğerlerinin işlemleri sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/24-milyar-liralik-bahis-v-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270740</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/genclik-ve-spor-bakani-baktan-yogun-spor-diplomasisi-270740</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Bak'tan yoğun spor diplomasisi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 8. Dünya Etnospor Forumu için Türkiye'ye gelen ülkelerin spor alanındaki yetkilileriyle temaslarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Bak'tan yoğun spor diplomasisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Bakanlığının açıklamasına göre Dünya Etnospor Birliğinin Antalya'daki bir otelde düzenlediği 8. Dünya Etnospor Forumu'na katılan Bakan Bak, iki gün süren organizasyon boyunca mevkidaşlarının da aralarında bulunduğu temsilcilerle görüştü.</p><p>Bak; İran Spor ve Gençlik Bakanı Ahmad Donyamali, Kazakistan Turizm ve Spor Bakanı Yerbol Myrzabossynov, Belarus Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Victor Lukashenko, Mali Gençlik ve Spor Bakanı Abdoul Kassim Ibrahim Fomba, Rusya Spor Bakanı Mikhail Degtyarev, Yemen Gençlik ve Spor Bakanı Nayif Salih El-Bekri ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.</p><p>Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Enes Efendioğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı Psikososyal Destek Dairesi Başkanı Elif Güneş, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay'ın da yer aldığı görüşmelerde, ülkeler arasında gençlik ve spor alanında yapılabilecek iş birlikleri ile dostluk ilişkilerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar ele alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/genclik-ve-spor-bakani-ba-712_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270739</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zekada-devrim-yuzde-95-basari-orani-ve-100-kat-enerji-tasarrufu-270739</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zekada devrim! Yüzde 95 başarı oranı ve 100 kat enerji tasarrufu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, sinir ağlarını sembolik akıl yürütmeyle birleştiren nöro-sembolik yapay zeka sistemiyle enerji tüketimini 100 kata kadar düşürmeyi başardı. ABD'de toplam elektrik üretiminin yüzde 10'undan fazlasını tüketen yapay zeka sistemleri için bu buluş, sürdürülebilirlik tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zekada devrim! Yüzde 95 başarı oranı ve 100 kat enerji tasarrufu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka teknolojisinin enerji tüketimi konusundaki endişeler her geçen gün artarken, bilim insanları bu soruna köklü bir çözüm getirebilecek yeni bir sistem geliştirdi. Geleneksel sinir ağlarını insan benzeri sembolik akıl yürütme yöntemiyle harmanlayan nöro-sembolik yapay zeka yaklaşımı, enerji kullanımını 100 kata kadar azaltırken doğruluk oranını da ciddi ölçüde yükseltti. Bu yeni sistem, robotların kaba kuvvet deneme yanılma yöntemine bel bağlamak yerine daha mantıklı ve yapılandırılmış biçimde düşünmesini sağlıyor. Günümüzün en güçlü yapay zeka sistemlerinden bile daha iyi performans sergileyen bu yaklaşım, sektörde büyük yankı uyandırdı.</p><h3>ABD'de yapay zeka elektrik tüketimi alarm veriyor</h3><p>Yapay zeka sistemleri Amerika Birleşik Devletleri'nde devasa boyutlarda elektrik tüketiyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre yapay zeka sistemleri ve veri merkezleri 2024 yılında yaklaşık 415 terawatt saat güç harcadı. Bu rakam, ülkenin toplam elektrik üretiminin yüzde 10'undan fazlasına denk geliyor ve son derece dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Üstelik bu talebin 2030 yılına kadar iki katına çıkacağı öngörülüyor. Söz konusu hızlı büyüme, sürdürülebilirlik konusundaki kaygıları ciddi biçimde artırdı. İşte tam bu noktada araştırmacılar, çok daha verimli çalışacak şekilde tasarlanmış bir kavram kanıtı niteliğinde yapay zeka sistemi ortaya koydu. Geliştirilen bu yaklaşım, enerji kullanımını 100 kata kadar düşürebilirken aynı zamanda görevlerdeki başarı oranını da yukarı taşıyabiliyor.</p><h3>Matthias Scheutz'un laboratuvarından çıkan nöro-sembolik yapay zeka</h3><p>Bu çığır açan araştırma, Karol Ailesi Uygulamalı Teknoloji Profesörü Matthias Scheutz'un laboratuvarından çıktı. Scheutz'un ekibi, geleneksel sinir ağlarını sembolik akıl yürütme ile bir araya getiren nöro-sembolik yapay zeka üzerinde çalışıyor. Bu yöntem, insanların problemleri adım adım ve kategorilere bölerek çözme biçimini taklit ediyor. Dolayısıyla sistem, karmaşık görevleri daha yapılandırılmış ve verimli bir şekilde ele alabiliyor. Araştırma, Mayıs ayında Viyana'da düzenlenecek Uluslararası Robotik ve Otomasyon Konferansı'nda sunulacak ve konferans bildirileri arasında yerini alacak. Bilim dünyası bu sunumu büyük bir merakla bekliyor.</p><h3>Robotlara görme, anlama ve hareket etme yetisi kazandırılıyor</h3><p>ChatGPT ve Gemini gibi herkesin aşina olduğu büyük dil modellerinin aksine, Scheutz'un ekibi robotik alanında kullanılan yapay zeka sistemlerine odaklandı. Bu sistemler görsel-dil-eylem modelleri, kısaca VLA modelleri olarak biliniyor. VLA modelleri, büyük dil modellerinin yeteneklerini görme ve fiziksel hareket kapasitesiyle genişletiyor. Kameralardan gelen görsel verileri ve dilden aldıkları talimatları işleyerek bu bilgiyi gerçek dünya eylemlerine dönüştürüyor. Örneğin bir görevi tamamlamak için robotun tekerleklerini, kollarını veya parmaklarını kontrol edebiliyor. Bu sayede yapay zeka, dijital ortamdan fiziksel dünyaya geçiş yaparak somut işler gerçekleştirebiliyor.</p><h3>Geleneksel yapay zeka basit görevlerde bile tökezliyor</h3><p>Geleneksel VLA sistemleri büyük ölçüde veriye ve deneme yanılma yoluyla öğrenmeye dayanıyor. Bir robottan blokları bir kuleye yığması istendiğinde, önce sahneyi analiz etmesi, her bloğu ayrı ayrı tanıması ve bunları doğru biçimde nasıl yerleştireceğini hesaplaması gerekiyor. Ancak bu süreç sıklıkla hatalara yol açıyor. Gölgeler, sistemin bir bloğun şeklini yanlış algılamasına neden olabiliyor ya da robot parçaları hatalı konumlandırarak yapının çökmesine sebep olabiliyor. Bu tür hatalar, büyük dil modellerinde karşılaşılan sorunlarla büyük benzerlik taşıyor. Tıpkı robotların blokları yanlış yerleştirmesi gibi, sohbet robotları da yanlış veya yanıltıcı çıktılar üretebiliyor. Uydurma yasal davalar oluşturma ya da fazladan parmaklar gibi gerçekçi olmayan ayrıntılarla görüntüler üretme bunların en bilinen örnekleri arasında yer alıyor.</p><h3>Sembolik akıl yürütme doğruluğu ve verimliliği nasıl artırıyor?</h3><p>Sembolik akıl yürütme, geleneksel yaklaşımlardan tamamen farklı bir strateji sunuyor. Yalnızca verideki örüntülere güvenmek yerine şekil, denge gibi kurallar ve soyut kavramlar kullanıyor. Bu sayede sistem daha etkili biçimde plan yapabiliyor ve gereksiz deneme yanılma süreçlerinden kaçınabiliyor. Profesör Scheutz bu konuda önemli açıklamalar yaptı. Scheutz, "Bir büyük dil modeli gibi VLA modelleri de benzer senaryoların büyük eğitim setlerinden elde edilen istatistiksel sonuçlara göre hareket ediyor, ancak bu durum hatalara yol açabiliyor" dedi. Scheutz sözlerine şöyle devam etti: "Bir nöro-sembolik VLA, öğrenme sırasında deneme yanılma miktarını sınırlayan kurallar uygulayabiliyor ve bir çözüme çok daha hızlı ulaşabiliyor. Görevi yalnızca çok daha hızlı tamamlamakla kalmıyor, aynı zamanda sistemin eğitimine harcanan süre de önemli ölçüde azalıyor."</p><h3>Hanoi Kulesi testinde yüzde 95 başarı oranı yakalandı</h3><p>Araştırmacılar geliştirdikleri nöro-sembolik yapay zeka sistemini, dikkatli planlama gerektiren klasik bir problem olan Hanoi Kulesi bulmacasıyla test etti. Sonuçlar son derece çarpıcı çıktı. Nöro-sembolik VLA sistemi yüzde 95 başarı oranı elde ederken, standart sistemler yalnızca yüzde 34'te kaldı. Aradaki fark, yeni yaklaşımın ne denli güçlü olduğunu açıkça ortaya koydu. Daha da dikkat çekici olan nokta şuydu: Sistem daha önce hiç karşılaşmadığı, bulmacanın daha karmaşık bir versiyonuyla sınandığında bile yüzde 78 oranında başarılı oldu. Geleneksel modeller ise bu karmaşık versiyonda her denemede başarısız oldu. Eğitim süresi açısından da büyük bir fark ortaya çıktı. Yeni sistem görevi sadece 34 dakikada öğrenirken, geleneksel modeller bir buçuk günden fazla süre gerektirdi. Bu durum, nöro-sembolik yapay zekanın hem hız hem de verimlilik açısından üstünlüğünü net biçimde kanıtladı.</p><h3>Enerji tüketiminde yüzde 99'a varan tasarruf sağlandı</h3><p>Enerji tüketimi konusunda elde edilen sonuçlar da son derece dikkat çekici oldu. Nöro-sembolik modeli eğitmek, standart bir VLA sisteminin kullandığı enerjinin yalnızca yüzde 1'ini gerektirdi. Çalışma sırasında ise geleneksel yaklaşımların ihtiyaç duyduğu enerjinin sadece yüzde 5'ini harcadı. Bu rakamlar, yapay zeka alanında enerji tasarrufu açısından devrim niteliğinde kabul ediliyor. Profesör Scheutz bu verimsizliği günlük yapay zeka araçlarıyla karşılaştırarak konuyu somutlaştırdı. Scheutz, "Bu sistemler sadece bir dizideki bir sonraki kelimeyi veya eylemi tahmin etmeye çalışıyor, ancak bu kusurlu olabiliyor ve yanlış sonuçlar veya halüsinasyonlar üretebiliyor" diye belirtti. Scheutz ayrıca şu çarpıcı örneği verdi: "Enerji harcamaları genellikle göreve orantısız kalıyor. Örneğin Google'da arama yaptığınızda, sayfanın üst kısmındaki yapay zeka özeti, web sitesi listelerinin oluşturulmasından 100 kata kadar daha fazla enerji tüketiyor."</p><h3>Yapay zekanın güç altyapısı üzerindeki baskısı giderek artıyor</h3><p>Yapay zeka kullanımı sektörler genelinde hızla yaygınlaşırken, bilgi işlem gücüne olan talep de durmaksızın yükseliyor. Şirketler, bazıları yüzlerce megawatt elektrik gerektiren giderek daha büyük veri merkezleri inşa ediyor. Bu tüketim seviyesi, küçük şehirlerin tamamının enerji ihtiyacını aşabiliyor. Söz konusu eğilim, altyapıyı genişletme yarışını ateşledi ve uzun vadeli enerji sınırları konusundaki endişeleri derinleştirdi. Özellikle elektrik şebekelerinin bu artan yükü kaldırıp kaldıramayacağı sorusu, enerji politikası yapıcılarının gündeminde üst sıralara yerleşti.</p><h3>Nöro-sembolik yapay zeka sürdürülebilir geleceğin anahtarı olabilir</h3><p>Araştırmacılar, büyük dil modellerine ve VLA sistemlerine dayanan mevcut yaklaşımların uzun vadede sürdürülebilir olmayabileceğini öne sürdü. Bu sistemler güçlü yeteneklere sahip olsa da devasa miktarda enerji tüketiyor ve yine de güvenilmez sonuçlar üretebiliyor. Buna karşılık nöro-sembolik yapay zeka tamamen farklı bir yön sunuyor. Öğrenmeyi yapılandırılmış akıl yürütme ile birleştirerek gelecekteki yapay zeka sistemleri için çok daha verimli ve güvenilir bir temel sağlayabiliyor. Bu yaklaşım, hem enerji tasarrufu hem de doğruluk açısından yapay zekanın geleceğine dair umut verici bir tablo çiziyor. Teknoloji dünyası, nöro-sembolik yapay zekanın önümüzdeki yıllarda sektörü nasıl dönüştüreceğini yakından takip edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/yapay-zekada-devrim-yuzde-237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270738</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-istanbul-il-teskilati-ve-39-ilce-teskilatini-feshetti-270738</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP, İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatını feshetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İstanbul İl Teşkilatı ile 39 ilçe teşkilatının feshedildiğini bildirdi. Semih Yalçın, İstanbul il başkanlığı görevine Volkan Yılmaz'ın atandığını da duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP, İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatını feshetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatının parti tüzüğünün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğün 34. maddesi uyarınca feshedildiğini duyurdu.</p><p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video5-0604202639f8e439.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>MHP İSTANBUL İL TEŞKİLATINDA BAYRAK DEĞİŞİMİ</strong></p><p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İstanbul il başkanlığı görevine Volkan Yılmaz'ın atandığını duyurdu.</p><p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/mhp-istanbul-il-teskilati-561_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270737</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinin-16nci-durusmasi-basladi-270737</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 16'ncı duruşması başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 89'u tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşması başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 16'ncı duruşması başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Duruşmada söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, geçen hafta 18 sanığın tahliye edildiğini hatırlatarak , "Gerçekte onlarca mağdur kişinin her gün özgürlüklerinden alınan bir gün olması can yakıyor, bedeli ödenmeyecek bir zaman dilimine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Buradaki yargılama sürecinin hepimiz için çok önemli, yaşamsal bir dayanak olan yüce Türk yargısının itibarına da çok büyük katkı sunduğunu ve sunacağını, alınan her kararla eksi ya da pozitif yönüyle katkı sunacağını da belirtmek zorundayım." şeklinde beyanda bulundu.</p><p>Kendisine göre birçok insanın burada masum olduğunu ve tamamının tutuksuz yargılanması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, ay sonunu veya ara kararı beklemenin dışında atılacak adımların adalete büyük katkı sunacağına inandığı söyledi.</p><p>Duruşma, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı tutuklu sanık Seyfullah Demirel'in savunmasının alınmasıyla devam ediyor.</p><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/imamoglu-cikar-amacli-suc-787_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270736</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/narin-guran-cinayeti-nevzat-bahtiyarin-yargilanmasinda-gerginlik-270736</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Narin Güran cinayeti: Nevzat Bahtiyar'ın yargılanmasında gerginlik...]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Narin Güran'ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Yargıtay'ın hakkındaki hapis cezasını 'daha ağır bir suç' kapsamında değerlendirilmek üzere bozmasının ardından "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında bugün yeniden hakim karşısında. Narin Güran'ın ailesi neden duruşmadan çıkarıldı? Nevzat Bahtiyar'ın yargılanmasında gerginlik... Gelişmeleri TürkMedya Diyarbakır Temsilcisi Şeyhmus Çakan aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Narin Güran cinayeti: Nevzat Bahtiyar'ın yargılanmasında gerginlik...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 1. Ceza Dairesinin verilen cezayı bozmasının ardından dosyanın gönderildiği Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde, Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor.</p><p>Tutuklu sanık Bahtiyar, yarın yeniden hakim karşısına çıktı.</p><p>Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanmıştı</p><p>Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu.</p><p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti.</p><p>Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu.</p><p>Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Bahtiyar hakkında verilen cezayı bozmasının ardından dosya, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, mahkeme, Bahtiyar'ın tutukluluğuna ilişkin değerlendirmede bulunarak tensip zaptı hazırlamıştı.</p><p>Tensip zaptında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, tutuklulukta geçirdiği süre, iddianamede işlediği iddia edilen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, eyleminin CMK'nin 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu gerekçe gösteren mahkeme, Bahtiyar'ın tutukluluk halinin devamına karar vermişti.</p><p>Sanık Bahtiyar'ın tutuklu bulunduğu cezaevine yazı yazılarak duruşmada hazır edilmesini kararlaştıran mahkeme, duruşmanın 6 Nisan'da yapılmasına hükmetmişti.</p><p><b>NEVZAT BAHTİYAR'IN YARGILANMASINDA GERGİNLİK!</b></p><p>Narin Güran'ın ailesi neden duruşmadan çıkarıldı? Nevzat Bahtiyar'ın yargılanmasında gerginlik... Gelişmeleri TürkMedya Diyarbakır Temsilcisi Şeyhmus Çakan aktardı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video3-060420263f4edeb4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/narin-guran-cinayeti-nevz-680_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270735</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-suriye-ticaretinde-yeni-rekorlar-icin-temas-trafigi-270735</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Suriye ticaretinde yeni rekorlar için temas trafiği]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, ihracatta bu yıl hedef ülkeler listesine aldığı Suriye ile ticarette yeni rekorlar için birbiri ardına toplantılar gerçekleştirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Suriye ticaretinde yeni rekorlar için temas trafiği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye'de 8 Aralık 2024'te eski rejimin yıkılmasıyla Türkiye'nin bu ülkeyle ticari ilişkileri yeni boyuta taşındı.</p><p>Bu kapsamda Türkiye ve Suriye son dönemde sanayiden ulaştırmaya, enerjiden ticarete birçok alanda yeni işbirliklerine odaklandı.</p><p>Siyasi ve diplomatik görüşme trafiğine paralel olarak ekonomik ilişkileri de geliştirmek amacıyla birbiri ardına toplantılar yapılıyor.</p><p>Son olarak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün Suriye'ye ziyaret gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi. Görüşmede, bölgesel gelişmeler ve güvenlik konularının yanı sıra tarafların ikili ilişkilerinin geliştirilmesi ve ekonomik işbirliğinin artırılması başlıkları ele alındı.</p><p><strong>JETCO TOPLANTISI VE YATIRIM FORUMU YAPILACAK</strong></p><p>İşbirliklerini artırmak amacıyla yarın da Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesinin (JETCO) ilk dönem toplantısı düzenlenecek. Toplantının, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal Şaar'ın eş başkanlıklarında düzenlenmesi planlanıyor.</p><p>Toplantı kapsamında iş dünyası temsilcilerinin katılımlarıyla Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu da yapılacak. Forumda enerji, inşaat, sağlık, gıda, tarım, hayvancılık, lojistik, eğitim ve tekstil sektörlerinden iş insanlarının ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.</p><p>Ayrıca forumda lojistik, bankacılık ve müteahhitlik başlıklarıyla ilgili paneller de gerçekleştirilecek.</p><p><strong>İHRACATTA YENİ REKOR HEDEFİ</strong></p><p>Temasların, işbirliklerini birçok alanda geliştirmesi ve iki ülke ticaretinde yeni rekorlara kapı açması öngörülüyor.</p><p>Suriye, bu yıl Türkiye'nin "ihracatta hedef ülke" listesine eklendi.</p><p>Özellikle son dönemde Türkiye'nin bu ülkeye ihracatındaki artış dikkati çekti.</p><p>İhracat, 2025'te bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 60 artarak 2,2 milyar dolardan 3,5 milyar dolara yükseldi. Geçen yılki ihracatta 232,7 milyon dolarla "değirmencilik ürünleri, malt, nişasta, inülin, buğday gluteni" faslı ilk sırada yer aldı.</p><p>Bu yılın ilk iki ayında "ihracatta hedef ülke" kararı sonrası veriler öne çıktı.</p><p>Eski rejimin yıkılmasının ardından Türkiye'nin Suriye'ye ihracatı 2025'in ilk iki aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 356,6 milyon dolardan yüzde 47,5 yükselişle 526,2 milyon dolara çıktı.</p><p>Türkiye'nin Suriye'ye ihracatı bu yılın iki ayında ise yıllık yüzde 26,7 artışla 666,7 milyon doları aştı. Söz konusu tutar, Türkiye İstatistik Kurumunda (TÜİK) verilerin yer aldığı 2013'ten bu yana rekor olarak kayıtlara geçti.</p><p>İhracatta 72,7 milyon dolarla "motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça ve aksesuarı" faslı ilk sırada geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/turkiye-suriye-ticaretind-544_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270734</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyada-vicdani-ret-basvurulari-2026da-iki-katina-cikti-270734</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'da vicdani ret başvuruları 2026'da iki katına çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya'da Alman Silahlı Kuvvetlerine yönelik vicdani ret başvurularında 2026'nın ilk iki ayında dikkat çekici bir artış yaşandı. Yaklaşık 2 bin genç, askeri hizmeti reddetti. Artan başvurular, Bundeswehr'in asker ihtiyacını karşılamada yeni zorluklar doğuruyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'da vicdani ret başvuruları 2026'da iki katına çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da 2026 yılının ilk iki ayında Alman Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik vicdani ret başvuruları, bir önceki yıla göre büyük bir yükseliş gösterdi. Resmi verilere göre, yalnızca iki ayda 2 bine yakın genç askeri hizmeti reddetti. Bu sayı, 2025 yılındaki toplam 3 bin 879 başvurunun yarısından fazlasına denk geliyor. Alman Silahlı Kuvvetleri'nin asker ihtiyacını karşılamak için attığı adımlar ve yeni iletişim stratejileri, gençler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiler yarattı.</p><p><b>Alman Silahlı Kuvvetleri'nde asker ihtiyacı ve yeni anket uygulaması</b></p><p>Alman Silahlı Kuvvetleri, önümüzdeki yıllarda en az 60 bin ek askere ihtiyaç duyduğunu açıkladı. 2026'da hayata geçirilen yeni sistemle, 18 yaşındaki tüm Alman vatandaşlarına askeri hizmete hazır olup olmadıklarını soran anketler gönderildi. Özellikle erkeklerin, anketi doldurmakla birlikte tıbbi muayeneden de geçmeleri zorunlu hale geldi. Bu uygulama sayesinde, gençler ilk kez askeri hizmet konusunda açık bir tutum sergilemek zorunda kaldı. </p><p><b>Vicdani ret başvurularındaki artışın nedenleri</b></p><p>Almanya'da vicdani ret başvurularındaki artış, askeri sistemin gençlerle daha doğrudan iletişime geçmesiyle ilişkilendirildi. Önceki yıllarda birçok genç, askeri kimlik ile temas kurmadan yetişiyordu. Ancak genişletilen anket sistemiyle birlikte, artık her gençten net bir yanıt talep ediliyor. Alman Silahlı Kuvvetleri'nin personel ihtiyacı artarken, vicdani ret başvurularındaki bu yükseliş, kurumun gelecek planlamalarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Uzmanlar, Alman Silahlı Kuvvetleri için gençlerin kararlarının ülkenin savunma yapısı üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor.</p><p>Almanya'da Alman Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik bu gelişmeler, askeri hizmetin geleceği ve gençlerin tutumları açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Vicdani ret başvurularındaki rekor artış, hem toplumsal hem de askeri alanda önemli tartışmalara yol açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/almanyada-vicdani-ret-bas-385_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270733</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-iphone-icin-yapay-zekali-kolye-hamlesi-270733</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iPhone için yapay zekâlı kolye hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPhone kullanıcılarını hedefleyen yeni bir yapay zekâlı kolye aksesuarı geliştirdiğini duyurdu. Şirketin 2027'de piyasaya sürmeyi planladığı bu ürün, iPhone ile entegre çalışacak ve Siri'nin yenilenen özelliklerini destekleyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iPhone için yapay zekâlı kolye hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iPhone ekosistemini genişletmek için yapay zekâ destekli yeni bir aksesuar üzerinde çalışıyor. Şirketin üzerinde durduğu bu aksesuar, AirTag boyutlarında ve kolye şeklinde tasarlanıyor. Bloomberg'in deneyimli teknoloji muhabiri Mark Gurman'ın aktardığına göre, Apple'ın bu yeni ürünü bağımsız bir cihaz olarak değil, iPhone'a entegre bir aksesuar olarak planlanıyor. Kolye, sürekli açık bir kameraya ve Siri için kullanılacak bir mikrofona sahip olacak. Ancak üründe ekran veya lazer projektörü yer almayacak. Apple'ın bu aksesuarı 2027 yılında piyasaya sürmeyi hedeflediği, ancak projenin iptal edilme ihtimalinin de bulunduğu belirtiliyor.</p><h3>Apple: iPhone aksesuarında yapay zekâ ile yeni dönem</h3><p>Apple, söz konusu kolyede kendi çipini kullanacak fakat cihazın işlem gücü sınırlı kalacak. Bu nedenle kolye, birçok fonksiyonu için iPhone'a bağlı şekilde çalışacak. Şirketin ayrıca aksesuara hoparlör ekleyip eklememe konusunda karar aşamasında olduğu ifade ediliyor. Kullanıcılar bu kolyeyi, ister kıyafetlerine klipsle takabilecek, isterlerse bir zincir veya ip yardımıyla boyunlarında taşıyabilecek. Apple'ın bu yeni ürünüyle, iPhone kullanıcılarına her an erişilebilir yapay zekâ deneyimi sunmak istediği vurgulanıyor.</p><h3>iPhone aksesuarı 2027'de piyasada olabilir</h3><p>Projenin ilk detayları, The Information'dan Wayne Ma ve Qianer Liu tarafından Ocak ayında paylaşılmıştı. O tarihten bu yana Apple, kolye aksesuarının geliştirme sürecini şirket içinde erken aşamada tutmaya devam ediyor. 2027'de piyasaya sürülmesi gündemde olan ürün, iOS 27 ile gelecek yeni Siri özellikleriyle uyumlu çalışacak. Ayrıca, Apple'ın yalnızca bu aksesuarla sınırlı kalmadığı, kameraya sahip akıllı gözlükler ve AirPods gibi diğer giyilebilir cihazlar üzerinde de çalışmalar yürüttüğü bildiriliyor. Şirketin bu adımları, mobil teknolojide kullanıcı deneyimini daha ileriye taşımayı amaçlıyor.</p><p>Apple'ın iPhone aksesuarı olarak sunacağı yapay zekâlı kolye, teknoloji dünyasında büyük bir merak uyandırıyor. Ürünün piyasaya çıkıp çıkmayacağı veya hangi özelliklerle kullanıcılara sunulacağı önümüzdeki yıllarda netleşecek. Şirketin bu hamlesi, iPhone ekosistemine yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/appledan-iphone-icin-yapa-338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270732</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/evde-kan-basinci-olcumu-icin-uzmanlardan-altin-kurallar-270732</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evde kan basıncı ölçümü için uzmanlardan altın kurallar]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Evde kan basıncı ölçümü, kalp sağlığını korumak ve hipertansiyon riskini azaltmak için büyük önem taşıyor. Uzmanlar, doğru cihaz seçimi ve ölçüm teknikleriyle ilgili yapılan hataların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evde kan basıncı ölçümü için uzmanlardan altın kurallar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evde kan basıncı ölçümü, kalp ve damar sağlığının korunmasında vazgeçilmez bir uygulama olarak öne çıkıyor. Uzman kardiyologlar, hastaların kendi ortamlarında düzenli olarak kan basıncı değerlerini takip etmelerinin, doktor muayenehanesinde elde edilen tek seferlik ölçümlere göre çok daha gerçekçi sonuçlar verdiğini belirtiyor. Özellikle hipertansiyon riski taşıyan veya sınırda değerleri olan bireyler için, evde yapılan ölçümler, tedavi planlarının doğru belirlenmesinde kritik rol üstleniyor. Doğru ölçüm yöntemleri ve uygun cihaz seçimi ise, bu sürecin başarısında belirleyici faktörler arasında yer alıyor.</p><h3>Kardiyologlardan evde kan basıncı takibinde önemli uyarılar</h3><p>Önleyici kardiyolog Dr. Elizabeth Klodas, kan basıncı ölçümlerinin yalnızca doktor muayenehanesiyle sınırlı kalmasının, hastaların gerçek sağlık durumunu tam olarak yansıtmadığını vurguluyor. Dr. Klodas'a göre, çoğu hasta zamanının büyük bölümünü evde geçiriyor ve bu nedenle evde alınan değerler, tedaviye yön vermede daha anlamlı bir veri sunuyor. Klodas, özellikle hipertansiyon veya sınırda kan basıncı değerleri bulunan hastalara, kendi manşonlarını edinip evde düzenli ölçüm yapmalarını öneriyor. Bu yaklaşım sayesinde, ilaç dozlarının ve tedavi yöntemlerinin kişiye özel olarak ayarlanması mümkün hale geliyor. Ayrıca, evde ölçülen kan basıncı değerlerinin doktor tarafından değerlendirilmesi, gereksiz ilaç kullanımının da önüne geçebiliyor.</p><h3>Doğru cihaz seçimi: Üst kol manşonu altın standart</h3><p>Evde kan basıncı ölçümünde cihaz seçimi büyük önem taşıyor. Dr. Klodas, üst koldan ölçüm yapan manşonların doğruluk açısından altın standart olduğunu belirtiyor. Bilekten ölçüm yapan monitörler ise, pratiklik ve konfor açısından avantaj sunsa da, çoğu zaman üst koldan alınan değerlerle uyumlu sonuçlar vermeyebiliyor. Yapılan araştırmalar, bilekten yapılan ölçümlerin sadece yüzde 43 oranında üst koldaki sonuçlarla örtüştüğünü gösteriyor. Bu da, yanlış yüksek değerler elde edilmesine ve tedavinin yanlış yönlendirilmesine yol açabiliyor. Klinik kardiyolog Judith Goldfinger ise, OMRON gibi güvenilir markaların üst kol manşonlarını öneriyor ve teknolojik gelişmeleri takip eden hastalar için Bluetooth bağlantılı modellerin de tercih edilebileceğini ifade ediyor. Doğru cihaz seçimi, ölçümlerin güvenilirliğini artırırken, hasta ve doktor arasındaki iletişimi de güçlendiriyor.</p><h3>Evde kan basıncı ölçümünde dikkat edilmesi gereken adımlar</h3><p>Uzmanlar, evde kan basıncı ölçümü yapılırken belirli kurallara uyulmasının şart olduğunu söylüyor. Dr. Goldfinger, ölçümden önce kahve içildiyse veya egzersiz yapıldıysa, en az 30 dakika beklenmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, ölçüm sırasında ayakların yere düz basması ve manşon takılmadan önce en az beş dakika sessizce oturulması öneriliyor. İlk ölçümün genellikle yüksek çıkabileceği için, ikinci bir ölçümün de alınması tavsiye ediliyor. Ölçümde kullanılan manşonun kol çevresine uygun olması ise, doğru sonuçlar elde etmek açısından kritik. Standart manşonlar 22-34 cm arası kol çevresine sahip bireyler için uygunken, daha büyük kollar için 34-44 cm'lik manşonlar tercih edilmeli. Yanlış boyutta manşon kullanılması, özellikle küçük manşonlarda, hatalı yüksek değerler alınmasına neden olabiliyor.</p><h3>Evdeki cihazın doğruluğu nasıl kontrol edilir?</h3><p>Evde kullanılan kan basıncı monitörlerinin güvenilirliğini sağlamak için, cihazın doktor muayenehanesindeki ölçümlerle karşılaştırılması öneriliyor. Dr. Klodas, hastaların kendi cihazlarını bir sonraki doktor randevusuna götürerek, hem evde kullandıkları manşonla hem de ofisteki cihazla ölçüm yaptırmalarını tavsiye ediyor. Ölçüm sonuçlarının birbirine yakın olması, evdeki cihazın doğru çalıştığına işaret ediyor. Bu uygulama, tedavi sürecinin güvenli ilerlemesine katkı sağlarken, hastaların da kendi sağlık verilerine daha fazla güven duymasını mümkün kılıyor. Ayrıca, evde yapılan ölçümlerin doktor tarafından değerlendirilmesi, gereksiz tedavi değişikliklerinin önüne geçiyor.</p><h3>Kan basıncı verilerini düzenli takip etmenin önemi</h3><p>Kardiyolog Dr. Goldfinger, kan basıncı ölçümlerinin düzenli olarak kaydedilmesinin, hastalığın seyrini anlamada büyük avantaj sağladığını söylüyor. Tek bir ölçüm, hastanın genel durumu hakkında yanıltıcı olabilirken, iki hafta boyunca günde iki kez yapılan ölçümler, sağlık ekibine kapsamlı bir tablo sunuyor. Örneğin, 14 ölçümün yalnızca üçünde yüksek değerler görülüyorsa, bu durumun geçici bir stres, uyku bozukluğu veya dış etkenlerden kaynaklanabileceği değerlendirilebiliyor. Bu sayede, tedavi sürecinde gereksiz müdahalelerden kaçınılırken, asıl riskler de daha net tespit edilebiliyor.</p><h3>Kan basıncı değerlerinin anlamı ve sınıflandırılması</h3><p>Evde yapılan ölçümlerde elde edilen sistolik ve diastolik değerler, kan basıncı yönetiminde yol gösterici oluyor. Sistolik değer 120 mmHg'nin, diastolik değer ise 80 mmHg'nin altında ise, bu normal kabul ediliyor. 120-129 mmHg arası sistolik değerler prehipertansiyon olarak adlandırılırken, 130-139 mmHg arası sistolik ve 80-89 mmHg arası diastolik değerler ise birinci evre hipertansiyon olarak sınıflandırılıyor. 140 mmHg ve üzeri sistolik, 90 mmHg ve üzeri diastolik değerler ise ikinci evre hipertansiyon anlamına geliyor. 180 mmHg ve üzeri sistolik ya da 120 mmHg ve üzeri diastolik değerler ise, acil tıbbi müdahale gerektiren hipertansif kriz olarak kabul ediliyor. Bu sınıflandırma, hastaların kendi ölçümlerini daha iyi değerlendirmesine ve gerektiğinde hızlıca sağlık profesyonellerine başvurmasına olanak tanıyor.</p><h3>Evde kan basıncı ölçümünde sürdürülebilirlik ve bilinçli takip</h3><p>Evde kan basıncı ölçümünü alışkanlık haline getiren bireyler, uzun vadede sağlıklarını daha etkin şekilde yönetebiliyor. Doğru cihaz seçimi, düzenli ölçüm ve elde edilen verilerin doktorla paylaşılması, hem hastaların hem de sağlık profesyonellerinin işini kolaylaştırıyor. Düzenli takip sayesinde, ani değişiklikler hızlıca fark edilebiliyor ve tedaviye zamanında müdahale edilebiliyor. Uzmanlar, evde kan basıncı ölçümüyle ilgili hataların önüne geçmek için, ölçüm teknikleri ve cihaz kullanımı konusunda bilinçlenmenin şart olduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, evde kan basıncı ölçümü, kalp ve damar sağlığını korumak isteyen herkes için vazgeçilmez bir uygulama olarak öne çıkıyor. Doğru yöntemlerle yapılan ölçümler, hem hastaların kendi sağlıklarını yönetmesine yardımcı oluyor hem de doktorların en uygun tedavi kararlarını almasını sağlıyor. Uzmanlar, her bireyin kendi ölçüm cihazını seçerken dikkatli olması ve ölçüm sonuçlarını düzenli olarak kaydetmesi gerektiğini hatırlatıyor. Evde kan basıncı takibi, sağlıklı bir yaşamın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/evde-kan-basinci-olcumu-i-174_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270731</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/deniz-kirliligine-siki-denetim-milyonluk-ceza-yagdi-270731</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deniz kirliliğine sıkı denetim: Milyonluk ceza yağdı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri tarafından, yılın ilk çeyreğinde deniz kirliliğine karşı yürütülen denetimlerde 42 gemiye, toplam 25 milyon 375 bin 254 lira idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deniz kirliliğine sıkı denetim: Milyonluk ceza yağdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gemi/botlar, helikopterler, uçaklar ve İHA'lardan oluşan yüzer ve uçar unsur filosu ile icra edilen sahil güvenlik devriye görevleri kapsamında denizlerde kirlilik kontrolleri sürüyor. Ayrıca vatandaşlar tarafından 112 Acil Çağrı Merkezine iletilen kirlilik ihbarlarına hızlı şekilde müdahale ediliyor.</p><p>9 Eylül 2022 tarihli ve 2022/14 sayılı Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelge ile deniz kirliliği kontrolüne ilave olarak gemi atıklarına ilişkin bilgi ve belge kontrolü yapılıyor ve yasa dışı bir husus tespit edildiğinde idari para cezası uygulanıyor.</p><p>2026'nın ilk 3 aylık döneminde deniz kirliliği denetimlerinde (katı atık, evsel atıksu, petrol ve petrol türevli atıklar vb.) 2872 sayılı Çevre Kanunu'na muhalefet ettiği tespit edilen 11 gemi/tekneye toplam 18 milyon 38 bin 414 lira idari para cezası uygulandı.</p><p>Gemi atıklarına ilişkin bilgi ve belge kontrolü (atık transfer formu) kapsamında yapılan denetimlerde de belge ibraz edemeyen 31 gemi/tekneye, toplam 7 milyon 336 bin 840 lira idari para cezası verildi.</p><p><b>Çevreyi kirletenlere karşı denetimler aralıksız sürüyor</b></p><p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sahil Güvenlik Komutanlığının denetimlerine ilişkin AA muhabirine, "Denizlerimizi korumak, vatan toprağını korumak kadar önemli bir vazifedir. Mavi vatanın her damlasında hakkımız, hukukumuz ve sorumluluğumuz vardır. Sahil Güvenlik Komutanlığımız, çevreyi kirletenlere karşı denetimlerini aralıksız sürdürmekte, gerekli idari ve adli işlemleri tavizsiz şekilde uygulamaktadır. Temiz deniz, güçlü Türkiye'nin de temiz vicdanının ifadesidir" değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Denizlerdeki denetim yetkisinin Çevre Kanunu ve ilgili genelgelerle belirlendiği, Sahil Güvenlik Komutanlığının tüm denizlerde kirliliğin adli yönden soruşturulması ve Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca "çevrenin kasten veya taksirle kirletilmesi" suçundan tahkikat yürütmekle sorumlu olduğu vurgulandı.</p><p>Mavi vatanın temiz kalması ve deniz ekosisteminin korunması için çevreye karşı duyarlı olunması, karşılaşılan kirlilik vakalarının vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesi istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/deniz-kirliligine-siki-de-794_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270730</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/samsung-mesajlar-resmen-sona-eriyor-galaxy-kullanicilari-icin-kritik-degisim-270730</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsung Mesajlar resmen sona eriyor! Galaxy kullanıcıları için kritik değişim]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung, Galaxy serisi akıllı telefonlarda yıllardır kullanılan Samsung Mesajlar uygulamasının Temmuz 2026'da tamamen sona ereceğini açıkladı. Şirket, kullanıcıların Google Mesajlar'a geçiş yapmasını öneriyor ve bu değişikliğin arkasındaki temel nedenleri de paylaşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsung Mesajlar resmen sona eriyor! Galaxy kullanıcıları için kritik değişim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung, Galaxy serisi cihazlarda uzun süredir yer alan Samsung Mesajlar uygulamasının Temmuz 2026 itibarıyla tamamen kaldırılacağını duyurdu. Şirketin resmi web sitesinde yayınlanan açıklamada, uygulamanın hizmetinin sonlandırılacağı ve kullanıcıların mesajlaşma ihtiyaçlarını karşılamak için Google Mesajlar'a geçmeleri gerektiği belirtildi. Bu gelişme, milyonlarca Galaxy kullanıcısı için önemli bir değişimi beraberinde getiriyor. Samsung Mesajlar, yaklaşık 12 hafta daha kullanılabilecek ve ardından uygulama hem Galaxy Store'dan hem de Google Play Store'dan kaldırılacak. Kullanıcılar, cihazlarında uygulamanın hizmetinin ne zaman sona ereceğini öğrenmek için Samsung Mesajlar'ı açarak bilgi alabiliyor.</p><h3>Samsung'dan Google Mesajlar'a geçiş için açık çağrı</h3><p>Samsung, yaptığı duyuruda, kullanıcıların mesajlaşma deneyimini kesintisiz sürdürebilmesi için Google Mesajlar'a geçiş yapmasını önerdi. Google Mesajlar uygulamasına geçmek isteyen Galaxy kullanıcıları, öncelikle Google Play Store üzerinden uygulamayı indiriyor. Ardından, uygulama açıldığında ana ekranda yer alan "Varsayılan SMS uygulamasını ayarla" seçeneğine tıklanıyor ve "Mesajlar" seçilerek Google Mesajlar varsayılan uygulama olarak belirleniyor. Bu geçişin ardından, kullanıcılar tüm SMS ve MMS işlemlerini Google Mesajlar üzerinden gerçekleştirebiliyor. Samsung, bu değişikliğin ardından eski cihazlarda bazı istisnalar olabileceğini de vurguladı. Android 11 veya daha düşük sürümde çalışan Galaxy S9 ve Galaxy Note 9 gibi modellerde Samsung Mesajlar uygulaması çalışmaya devam edecek. Bunun nedeni, bu eski cihazların Google Mesajlar'ın en güncel sürümüyle uyumlu olmaması olarak gösteriliyor. Ancak yeni nesil Galaxy modellerinde, özellikle S25 ve S26 serilerinde, Samsung Mesajlar tamamen devre dışı bırakıldı ve kullanıcılar sadece Google Mesajlar'a yönlendirildi.</p><h3>RCS desteği, Samsung'un tercihini belirledi</h3><p>Samsung, mesajlaşma uygulamasını sonlandırma kararının arkasında teknik ve stratejik nedenler bulunduğunu açıkladı. Şirket, Google Mesajlar'ın sunduğu RCS (Rich Communication Services) desteğinin bu kararda belirleyici rol oynadığını ifade etti. Google Mesajlar, taşıyıcıdan bağımsız olarak tüm RCS özelliklerini sunarken, Samsung Mesajlar uygulamasında bu tür gelişmiş özellikler bulunmuyordu. RCS sayesinde kullanıcılar, mesajlaşma sırasında yüksek kaliteli medya paylaşımı, okundu bilgisi, grup sohbetleri ve gerçek zamanlı konum paylaşımı gibi gelişmiş imkanlara sahip oluyor. Ayrıca, Google Mesajlar uygulaması, yapay zeka destekli dolandırıcılık tespiti, çoklu cihaz bağlantısı, çöp kutusu ve yakın zamanda gelecek olan video arama desteği gibi yenilikçi özelliklerle öne çıkıyor. Samsung, bu avantajların kullanıcı deneyimini önemli ölçüde artıracağını belirtti. Ayrıca, yeni Galaxy modellerinde Samsung Mesajlar uygulamasının Galaxy Store'dan indirilememesi, şirketin bu geçişi hızlandırmak istediğini gösteriyor. Öte yandan, acil durum numaraları ve acil durum kişilerinin uygulama kapatıldıktan sonra da kullanılabileceği bilgisi, kullanıcıların güvenliğini ön planda tutan bir detay olarak öne çıkıyor.</p><h3>Samsung Mesajlar'ın sona ermesi kullanıcıları nasıl etkileyecek?</h3><p>Samsung Mesajlar'ın sona ermesi, Galaxy kullanıcıları için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzun yıllar boyunca Galaxy cihazlarda varsayılan olarak sunulan bu uygulama, artık yerini Google Mesajlar'a bırakıyor. Kullanıcılar, mesajlaşma deneyimlerinde RCS teknolojisinin sunduğu avantajlardan yararlanabilecek. Özellikle yüksek kaliteli medya gönderimi, anlık bildirimler ve gelişmiş güvenlik özellikleri sayesinde iletişim daha güvenli ve hızlı hale gelecek. Samsung, bu değişimin ardından kullanıcıların herhangi bir veri kaybı yaşamadan geçiş yapabilmesi için gerekli yönlendirmeleri sağladı. Ayrıca, eski cihaz sahiplerinin uygulamayı kullanmaya devam edebilecek olması, geçişin kademeli ve sorunsuz şekilde gerçekleşmesini amaçlıyor. Samsung Mesajlar'ın sona ermesiyle birlikte, şirketin mesajlaşma alanında daha yenilikçi ve güçlü çözümlere odaklanacağı öngörülüyor.</p><p>Samsung Mesajlar uygulamasının sonlandırılması kararı, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Şirketin Google Mesajlar'a geçişi hızlandırması, kullanıcıların daha gelişmiş ve güvenli bir mesajlaşma deneyimi yaşamasını hedefliyor. Temmuz 2026'ya kadar sürecek olan bu geçiş sürecinde, Galaxy kullanıcılarının Google Mesajlar uygulamasını indirip varsayılan olarak ayarlaması gerekiyor. Samsung, bu değişiklikle birlikte kullanıcılarına daha modern ve kapsamlı bir iletişim platformu sunmayı amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/samsung-mesajlar-resmen-s-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270729</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/her-gun-sut-icmek-vucudunuz-icin-neden-sart-iste-yanit-270729</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Her gün süt içmek vücudunuz için neden şart? İşte yanıt]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, her gün süt içmenin kemik sağlığından kas onarımına, hidrasyondan tokluk hissine kadar birçok olumlu etkisi olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, özellikle yetişkinler için günde üç porsiyon süt ürünü tüketilmesini öneriyor ve farklı süt türlerinin sağlığa etkileri konusunda önemli bilgiler paylaşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Her gün süt içmek vücudunuz için neden şart? İşte yanıt]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, her gün süt tüketiminin vücut üzerinde yarattığı etkiler konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, süt ürünlerinin kemik sağlığından kas onarımına, tokluk hissinden kalp sağlığına kadar geniş bir yelpazede fayda sağladığını belirtti. Özellikle inek sütü, içerdiği kalsiyum, D vitamini, fosfor, magnezyum, potasyum ve yüksek kaliteli protein ile öne çıkıyor. Uzmanlar, bitkisel sütlerin popülerliğine rağmen, inek sütünün daha az işlenmiş ve besin değeri açısından zengin bir seçenek olduğunu ifade etti. Her gün bir bardak süt içmenin, günlük kalsiyum ihtiyacının yaklaşık dörtte birini karşıladığı ve 8 gram tam protein sağladığı vurgulandı. Sütü tolere edebilen bireylerin, günlük beslenme rutinlerine sütü dahil etmelerinin sağlık açısından önemli avantajlar sunduğu kaydedildi.</p><h3>Uzmanlar: Süt kemik ve kas sağlığında başrolü üstleniyor</h3><p>Virginia Tech'te yardımcı öğretim görevlisi ve spor diyetisyeni Roxana Ehsani, bir fincan sütün yaklaşık 310 miligram kalsiyum içerdiğini ve bunun günlük ihtiyacın yüzde 25'ine denk geldiğini açıkladı. Süt aynı zamanda 8 gram tam protein ve yaklaşık 2.9 mikrogram D vitamini içeriyor. New York Tıp Koleji pediatri yardımcı profesörü Diane Lindsay-Adler ise kalsiyumun kemiklerin yapısal temelini oluşturduğunu, D vitamininin kalsiyum emilimini artırdığını ve proteinin kemiklerdeki kolajen matrisini desteklediğini belirtti. Bu besin maddelerinin, özellikle büyüme çağındaki çocuklar için kritik önemde olduğu, ilerleyen yaşlarda ise osteoporoz ve kırık riskini azalttığı kaydedildi. Uzmanlar, sütün içerdiği dokuz temel amino asit sayesinde kas onarımını ve kas kütlesinin korunmasını da desteklediğini vurguladı. Süt tüketiminin, özellikle kas inşası, hastalık sonrası iyileşme dönemi ve yaşlanma sürecinde protein ihtiyacını karşılamada önemli rol oynadığı belirtildi.</p><h3>Protein, tokluk ve hidrasyon: Süt tüketiminin çok yönlü etkileri</h3><p>Süt, protein, karbonhidrat ve yağ kombinasyonuyla uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Lindsay-Adler, proteinlerin sindirimi yavaşlatarak ve tokluk sinyali veren hormonları uyararak iştahı kontrol altına aldığını, yağın ise mide boşalmasını geciktirerek doygunluk hissini artırdığını açıkladı. Tam yağlı sütün daha fazla kalori içerdiği, ancak daha uzun süre tok tuttuğu ifade edildi. Ayrıca, sütte bulunan peynir altı suyu ve kazein proteinlerinin birlikte çalışarak hem hızlı hem de sürdürülebilir tokluk sağladığı belirtildi. Sütün yüzde 87'sinin sudan oluştuğuna dikkat çeken diyetisyen Nicole Roach, bu özelliğiyle sütün günlük sıvı ihtiyacına katkı sağladığını ve vücut sıvı dengesinin korunmasında önemli rol oynadığını söyledi. Süt ayrıca, sodyum ve potasyum gibi elektrolitler içererek hidrasyonu destekliyor. Ehsani, her gün nefes alma, terleme ve idrar yoluyla kaybedilen elektrolitlerin sütle yerine konabileceğini vurguladı.</p><h3>Kalp sağlığı ve porsiyon önerisi: Her birey için uygun süt seçimi</h3><p>Lindsay-Adler, sütte bulunan potasyumun kan basıncını düzenlediğini ve kalsiyumun damarların kasılıp gevşemesine yardımcı olduğunu belirtti. Ancak tam yağlı sütün aşırı tüketimi halinde LDL kolesterol seviyesini artırabileceği uyarısında bulundu. Amerikan Diyet Rehberi'ne göre yetişkinlerin günde üç porsiyon süt ürünü tüketmesi öneriliyor. Bir porsiyonun genellikle bir fincan süt olarak kabul edildiği, günlük üç porsiyonun ise süt, yoğurt, peynir veya kefir gibi farklı süt ürünlerinden oluşabileceği aktarıldı. Uzmanlar, süt alerjisi olan bireylerin süt ürünlerinden uzak durması gerektiğini de hatırlattı. Süt türünün seçiminin yaş, sağlık hedefleri ve genel diyetle ilişkili olduğu; 12-24 ay arası çocuklarda tam sütün büyüme için tercih edildiği, büyük çocuklar ve yetişkinlerde ise az yağlı veya yağsız sütlerin önerildiği bildirildi. Kalp hastalığı öyküsü olan bireylerde düşük yağlı süt tüketiminin doymuş yağ alımını sınırlamak açısından önemli olduğu vurgulandı. Laktoz intoleransı olanlar için laktozsuz sütlerin, besin değerleri bakımından normal sütle aynı olduğu ve sindirimi kolaylaştırdığı belirtildi.</p><h3>Sütü günlük diyete dahil etmenin pratik yolları</h3><p>Uzmanlar, sütün yalnızca içecek olarak değil, farklı tariflerde de kullanılabileceğini ifade etti. Süt, smoothie'lere protein eklemek, çorbalara kremsi bir doku kazandırmak, kahve veya çayda kullanmak ve sıcak çikolata hazırlamak için tercih edilebiliyor. Ayrıca, sütle yapılan altın latte ve gece boyunca bekletilen yulaf ezmesi gibi tariflerle de günlük beslenmeye kolayca entegre edilebiliyor. Uzmanlar, bu yöntemlerin süt tüketimini çeşitlendirdiğini ve günlük önerilen porsiyonlara ulaşmayı kolaylaştırdığını kaydetti. Sütün, her yaş grubunda sağlıklı yaşam için önemli bir rol üstlendiği ve dengeli beslenmenin vazgeçilmez bir parçası olduğu vurgulandı.</p><p>Sonuç olarak, beslenme uzmanları süt tüketiminin faydalarını bilimsel verilerle ortaya koyarken, bireylerin sağlık durumuna ve ihtiyaçlarına uygun süt türünü seçmesinin önemine dikkat çekti. Süt, kemik ve kas sağlığından tokluk hissine, hidrasyondan kalp fonksiyonlarına kadar birçok alanda vücuda katkı sağlıyor. Ancak, porsiyon miktarlarına ve bireysel hassasiyetlere dikkat edilmesi gerektiği de uzmanlar tarafından özellikle hatırlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/her-gun-sut-icmek-vucudun-100_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270728</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/uefa-sampiyonlar-liginde-ceyrek-final-heyecani-basliyor-270728</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final heyecanı başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final heyecanı yarın başlayacak. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde 7 Nisan Salı ve 8 Nisan Çarşamba günü 4 karşılaşma oynanacak. Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçlarının programı ise detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final heyecanı başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı organizasyonunun çeyrek finalinde 7 Nisan Salı ve 8 Nisan Çarşamba günü 4 karşılaşma oynanacak.</p><p>Bu turda rövanş maçları, 14-15 Nisan'da yapılacak ve yarı finalistler belli olacak.</p><p>"Devler Ligi"nde tamamı TSİ 22.00'de oynanacak çeyrek final ilk maçlarının programı şöyle:</p><p><b>7 Nisan Salı</b></p><p>Real Madrid (İspanya) - Bayern Münih (Almanya)</p><p>Sporting (Portekiz) - Arsenal (İngiltere)</p><p><b>8 Nisan Çarşamba</b></p><p>Paris Saint-Germain (Fransa) - Liverpool (İngiltere)</p><p>Barcelona (İspanya) - Atletico Madrid (İspanya)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/uefa-sampiyonlar-liginde--772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270727</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gmailde-2-milyar-kullanici-icin-adres-yenileme-donemi-basladi-270727</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gmail'de 2 milyar kullanıcı için adres yenileme dönemi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, Gmail'de adres değişikliği seçeneğini öne çıkararak 2 milyar kullanıcıya önemli bir uyarıda bulundu. Şirketin yeni kararı, e-posta güvenliği ve gizlilik endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Gmail kullanıcıları için adres değişikliği süreci, olası riskleri ve dijital kimlik yönetimini tartışmaya açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gmail'de 2 milyar kullanıcı için adres yenileme dönemi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Gmail hizmetinde köklü bir değişikliğe imza attı. Şirket, 2 milyarı aşan kullanıcıya, mevcut e-posta adreslerini daha uygun ve güncel bir isimle değiştirme imkânı sundu. ABD'de başlatılan bu yeni uygulama, özellikle Google CEO'su Sundar Pichai'nin kamuoyuna yaptığı açıklamalar ve sosyal medya kampanyalarıyla dikkat çekti. Pichai, "Gmail adresiniz 2004'e sıkışıp kalmak zorunda değil" diyerek kullanıcıları adreslerini güncellemeye çağırdı. Ancak yapılan değişiklik, e-posta güvenliği ve gizliliği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><h3>Google'dan adres değişikliği kararı: Kullanıcı adı dönemi başladı</h3><p>Gmail'in yeni adres değiştirme özelliği, kullanıcıların yıllardır kullandıkları e-posta adreslerinden kurtulmalarına olanak sağladı. Özellikle gençlik dönemlerinde alınan ve artık profesyonel hayata uygun olmayan adresler, şimdi daha yaşa ve ihtiyaca uygun isimlerle değiştirilebiliyor. Google, bu adımla kullanıcıların dijital kimliklerini daha esnek şekilde yönetmesini hedefledi. Ancak uzmanlar, adres değişikliği seçeneğinin yalnızca isim güncellemesiyle sınırlı kalmasının, e-posta güvenliğini artırmak için yeterli olmadığını vurguladı. Çünkü eski adresler takma ad olarak kullanılmaya devam ediyor ve bu durum, kimlik taklidi ile oltalama saldırılarına açık kapı bırakıyor. Gmail'de adres değişikliği imkânı sunulsa da, kullanıcıların kişisel verilerinin ve gizliliğinin korunması için daha kapsamlı önlemler alınması gerektiği belirtiliyor.</p><h3>E-posta güvenliği tartışması: Gmail'de gizlilik endişeleri artıyor</h3><p>Gmail kullanıcılarının adres değişikliği hakkı elde etmesi, e-posta güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Siber güvenlik uzmanı Jake Moore, e-posta adreslerinin artık kullanıcı adı gibi değiştirilebilmesinin dijital kimlik kavramında büyük bir dönüşüm yarattığını söyledi. Ancak Moore, Apple'ın sunduğu 'E-postamı Gizle' özelliğine benzer bir sistemin Gmail'de bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti. Apple'ın bu hizmeti, kullanıcıların geçici ve anonim e-posta adresleri oluşturarak gerçek adreslerini gizli tutmasına olanak tanıyor. Gmail'de ise yeni adres alan kullanıcıların eski adresleri takma ad olarak kalmaya devam ediyor. Bu, potansiyel olarak kimlik avı saldırılarının ve kötü niyetli girişimlerin önünü açıyor. Google'ın uzun süredir üzerinde çalıştığı 'E-postamı Gizle' benzeri bir sistem ise henüz tüm kullanıcılara sunulmuş değil.</p><h3>Gmail kullanıcıları için adres değişikliği neden yeterli görülmüyor?</h3><p>Gmail'de adres değişikliği seçeneğinin sunulması, kullanıcıların eski ve bazen utandırıcı adreslerinden kurtulmasını sağladı. Ancak uzmanlar, bu değişikliğin tek başına e-posta güvenliği sorunlarını çözmediğini belirtiyor. Zira 2004 yılından beri kullanılan adresler, birçok veri tabanında yer alıyor ve sayısız pazarlama şirketi ile dolandırıcıların erişimine açık durumda. Hatta 2014 veya 2024'te oluşturulmuş adresler bile bu riskten muaf değil. Kullanıcılar yeni bir adres edindiklerinde, eski adresler takma ad olarak çalışmaya devam ediyor ve bu da kimlik taklidi ile dolandırıcılık riskini ortadan kaldırmıyor. Ayrıca, Gmail'in sunduğu adres değişikliği hizmeti, kullanıcıların e-posta adreslerini yalnızca daha uygun hale getirmesine olanak tanıyor; ancak gelen kutusunu organize etmek veya ana e-posta adresinin gizliliğini korumak için ek bir avantaj sağlamıyor.</p><h3>Google'ın hamlesi fırsat mı, eksik mi?</h3><p>Uzmanlara göre, Google adres değişikliği seçeneğini, Apple'ın 'E-postamı Gizle' hizmetiyle eş zamanlı olarak sunmuş olsaydı, kullanıcıların güvenliği ve gizliliği açısından çok daha etkili bir adım atılmış olurdu. Şu anki uygulamada, kullanıcılar yeni adresler oluşturabiliyor, ancak eski adresler hâlâ aktif olarak kullanılabiliyor ve bu durum güvenlik açıklarını beraberinde getiriyor. Google'ın e-posta güvenliği konusunda attığı bu adım, 2 milyar kullanıcıyı kapsayan geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. Ancak adres değişikliği tek başına yeterli görülmüyor ve kullanıcılar, daha kapsamlı gizlilik ve güvenlik çözümleri bekliyor. Şirketin ilerleyen dönemde, Gmail kullanıcılarına ek koruma sağlayacak yeni özellikler geliştirmesi bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Google'ın Gmail adres değişikliği kararı, dijital kimlik yönetiminde önemli bir yenilik olarak öne çıktı. Ancak bu adım, e-posta güvenliği ve gizliliği konusunda kullanıcıların beklentilerini tam olarak karşılamadı. Uzmanlar, Google'ın daha kapsamlı ve Apple'ın 'E-postamı Gizle' hizmetine benzer çözümler geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. 2 milyar Gmail kullanıcısı, dijital dünyada güvenli ve gizli bir kimlik yönetimi için yeni adımlar bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/gmailde-2-milyar-kullanic-703_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270726</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-beyaz-saray-balo-salonu-icin-acil-guvenlik-hamlesi-270726</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan Beyaz Saray balo salonu için acil güvenlik hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, Beyaz Saray balo salonu inşaatının durdurulmasına karşı mahkemeye acil başvuru yaptı. Washington'daki tarihi projede ulusal güvenlik gerekçesi öne sürülürken, Kongre onayı ve etik tartışmaları gündemi meşgul ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan Beyaz Saray balo salonu için acil güvenlik hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, Beyaz Saray balo salonu inşaatının mahkeme kararıyla durdurulmasının ardından, projeye devam edilebilmesi için acil bir başvuru gerçekleştirdi. Washington'da, Beyaz Saray'ın hemen yanında yürütülen ve ulusal güvenlik gerekçeleriyle savunulan bu dev projenin durdurulması, Trump cephesinde büyük tepki yarattı. Trump yönetimi, inşaatın tamamlanmasının yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda başkanlık konutu ve personeli için ciddi güvenlik önlemleri sunduğunu iddia ediyor. Mahkemeye sunulan başvuruda, inşaatı durduran kararın uygunsuz ve ulusal güvenlik açısından tehlikeli olduğu belirtildi. Projenin askıya alınması, Beyaz Saray arazisinde büyük bir kazı alanı bırakarak, Başkan ve ailesi ile personel için risk oluşturduğu savunuldu. Trump yönetimi, balo salonunun inşaatına devam edilmesinin aciliyetini vurgularken, Kongre onayı gerekliliği ve etik tartışmalar kamuoyunda yankı buldu.</p><h3>Trump yönetimi: 'Ulusal güvenlik için inşaata devam edilmeli'</h3><p>Trump yönetiminin avukatları ve Ulusal Park Servisi, Beyaz Saray balo salonu inşaatının durdurulmasına ilişkin mahkeme kararını 'şok edici' ve 'benzeri görülmemiş' olarak nitelendirdi. Yapılan başvuruda, inşaatın durmasının ardından yürütme sarayının yanında büyük bir kazı alanı oluştuğu ve bunun ciddi ulusal güvenlik zafiyetlerine yol açtığı öne sürüldü. Başvuruda, balo salonu projesinin, insansız hava araçlarına karşı dayanıklı çatı malzemeleri ve mermilere ile patlamalara karşı özel camlar gibi çok sayıda güvenlik önlemi içerdiği belirtildi. Trump yönetimi, bu önlemlerin hayata geçirilmesinin zamanla yarıştığını ve gecikmenin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Projenin tamamlanmaması halinde, Beyaz Saray ve çevresinin tehditlere daha açık hale geleceği vurgulandı. Trump'ın ekibi, inşaatın durdurulmasının yalnızca fiziksel değil, stratejik bir risk doğurduğunu savunarak, mahkemeden kararın kaldırılmasını talep etti. 'Zaman çok önemli' ifadesiyle öne çıkan başvuruda, inşaatın ulusal güvenlik için bir gereklilik olduğu tekrarlandı.</p><h3>Yargıç Leon'dan Kongre onayı vurgusu ve ihtiyati tedbir kararı</h3><p>Beyaz Saray balo salonu projesiyle ilgili tartışmalar, 31 Mart'ta Yargıç Richard Leon'un verdiği 35 sayfalık karar sonrası daha da büyüdü. Eski Başkan George W. Bush tarafından atanan Leon, projenin bu denli büyük ve dönüştürücü olması nedeniyle Kongre'nin onayının şart olduğunu belirtti. Yargıç, Trump yönetiminin inşaatı sürdürme talebine karşı çıkarak, mevcut yasalara uygun hareket edilmediğine dikkat çekti. Kararında, Beyaz Saray arazisinde oluşan büyük çukurun, Trump yönetiminin kendi eylemlerinin sonucu olduğunu ifade eden Leon, 'Ulusal güvenlik' argümanının yasaya aykırı davranışları meşrulaştıramayacağını vurguladı. Ancak Leon, Beyaz Saray'ın güvenliği için sınırlı inşaat izni verdi. Geri kalan tüm çalışmaların ise Kongre onayı alınmadan devam edemeyeceğini karara bağladı. Bu durum, projenin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Trump yönetimi ise mahkeme kararına itiraz ederek, önceki başkan dönemlerinde yapılan yenilemeleri örnek gösterip, projeyi savunmaya devam etti.</p><h3>Tarihi Doğu Kanadı'nın yıkımı ve kamuoyu tepkisi</h3><p>Trump'ın Beyaz Saray'da iz bırakma hedefiyle başlattığı balo salonu projesi, başkent Washington'da büyük yankı uyandırdı. Gül Bahçesi'ni kaplayan ve Beyaz Saray işlevlerini artıracak şekilde tasarlanan bu devasa yapı, Mar-a-Lago'dan esinlenilerek planlandı. Ancak projenin, 1902'de inşa edilen tarihi Doğu Kanadı'nı yok etme riski taşıması, mimarlar, tarihçiler ve koruma savunucuları arasında endişe yarattı. Trump, başlarda Doğu Kanadı'nı koruyacağına dair sözler verse de, Ekim ayında ani bir kararla bu bölümü yıktı. Yıkımın kısa sürede tamamlanması, kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Tarihi Koruma Ulusal Vakfı, Beyaz Saray'ın tarihi dokusunun zarar gördüğünü savunarak, Aralık ayında projeye karşı dava açtı. Vakıf, Trump yönetiminin balo salonu için gerekli tüm izinleri almadan hareket ettiğini öne sürdü. Projeye karşı açılan dava, kamuoyunda etik ve yasal tartışmaların fitilini ateşledi.</p><h3>Projenin maliyeti ve etik tartışmalar gündemde</h3><p>Beyaz Saray balo salonu projesinin maliyeti, Trump'ın ilk duyurusundan bu yana iki katına çıkarak yaklaşık 400 milyon dolara ulaştı. Trump yönetimi, inşaat giderlerini özel bağışlarla karşılayacağını açıkladı ve projenin 8.360 metrekarelik dev bir alana yayılacağı belirtildi. Ancak bu büyüklük, Beyaz Saray'ın geleneksel simetrisini bozacağı ve yürütme sarayını gölgede bırakacağı yönünde eleştirilere yol açtı. Proje için özel bağışların kabul edilmesi ise etik açıdan tartışma yarattı; bazı çevreler, bu tür finansmanın siyasi etki satın almak için kullanılabileceğini iddia etti. Tüm bu itirazlara rağmen, Trump'ın müttefikleri tarafından yönetilen komisyonlar projeye onay verdi. Şubat ayında Güzel Sanatlar Komisyonu, bu hafta ise Ulusal Başkent Planlama Komisyonu projeye yeşil ışık yaktı. Bu gelişmeler, Beyaz Saray balo salonu projesinin yalnızca mimari değil, aynı zamanda siyasi ve etik boyutlarıyla da ABD gündeminin merkezine yerleşmesine neden oldu.</p><p>Beyaz Saray balo salonu inşaatı çevresinde yaşananlar, yalnızca bir yapı projesinin ötesinde, ABD'nin tarihi mirasını, ulusal güvenlik önceliklerini ve siyasi süreçlerini yeniden tartışmaya açtı. Trump yönetimi, acil başvurular ve güvenlik argümanlarıyla projeyi savunmayı sürdürürken, mahkeme kararları ve kamuoyu baskısı süreci belirlemeye devam ediyor. Projenin geleceği, Kongre'nin alacağı karara ve toplumsal tepkilere bağlı olarak şekillenecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/trumptan-beyaz-saray-balo-786_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270725</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/secim-oncesi-sok-macaristanda-boru-hattina-patlayici-bulundu-270725</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seçim öncesi şok! Macaristan'da boru hattına patlayıcı bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Sırbistan sınırında TurkStream gaz boru hattı yakınında bulunan patlayıcılar nedeniyle Ulusal Savunma Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Olay, ülkenin kritik seçimlere günler kala yaşanırken, muhalefet ve hükümet arasında karşılıklı suçlamalar tırmandı. Boru hattı ve seçim güvenliği, Macaristan gündeminin merkezine yerleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seçim öncesi şok! Macaristan'da boru hattına patlayıcı bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Macaristan'da yaklaşan seçimler öncesinde yaşanan gaz boru hattı krizi, ülke gündemini sarsıyor. Başbakan Viktor Orban, Sırbistan sınırındaki TurkStream boru hattı yakınlarında patlayıcıların bulunmasının ardından Ulusal Savunma Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Söz konusu gelişme, Orban'ın liderliğindeki Fidesz Partisi'nin kamuoyu yoklamalarında gerilediği ve seçim atmosferinin giderek sertleştiği bir dönemde gerçekleşti. Güvenlik güçlerinin Sırbistan'ın Kanjiza bölgesinde, Macaristan'a yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Tresnjevac köyü yakınlarında iki sırt çantası dolusu patlayıcı ve fünye ele geçirmesi, ülkede endişe ve tartışmaları artırdı. Macaristan'ın yıllık beş ila sekiz milyar metreküp gaz aldığı TurkStream boru hattına yönelik bu olası sabotaj girişimi, hem enerji güvenliğini hem de seçimlerin meşruiyetini tehdit eden bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Viktor Orban: 'Seçimlere müdahale girişimi var'</h3><p>Başbakan Viktor Orban, olayın ardından yaptığı açıklamada, gelişmenin tesadüfi olmadığına dikkat çekti ve ülkede seçimlere müdahale edilmek istendiğini öne sürdü. Orban, Sırbistan Cumhurbaşkanı Alexander Vucic'in kendisini bizzat bilgilendirdiğini ve patlayıcıların TurkStream boru hattını hedef aldığını belirtti. Orban'a göre, bu tür bir sabotaj girişimi, Macaristan'ın ucuz Rus gazına erişimini engellemeyi ve ülkede enerji krizine yol açmayı amaçlıyor. Orban, Ukrayna ve Avrupa Birliği'ni işaret ederek, 'Kiev-Brüksel-Berlin' ekseninin Macaristan'daki seçimleri etkilemek için çeşitli yöntemler denediğini iddia etti. Ayrıca, Ukrayna'nın yılbaşından bu yana Macaristan'a petrol akışını engellediğini ve ülkeye karşı bir enerji ablukası uyguladığını savundu. Orban, bu olayın, seçimleri ertelemek veya iptal etmek için bir bahane olarak kullanılabileceği yönündeki iddialara da yanıt verdi ve 'Her türlü tehdide rağmen seçimler zamanında yapılacak' mesajı verdi.</p><h3>Muhalefetten Orban'a sert suçlamalar: 'Panik ve manipülasyon'</h3><p>Macaristan'da muhalefet lideri Peter Magyar, yaşanan gelişmelerin arkasında hükümetin bulunduğunu iddia etti. Magyar, Orban'ı kamuoyunda panik havası yaratmak ve seçimleri manipüle etmekle suçladı. Muhalefete göre, güvenlik uzmanlarının Ukrayna'ya atfedilebilecek 'sahte bayrak' operasyonu uyarıları, hükümetin seçim kampanyasında kullandığı bir araç haline geldi. Magyar, Orban'ın Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile işbirliği yaparak olayları büyüttüğünü ve seçimlerin güvenliğine gölge düşürmeye çalıştığını öne sürdü. Muhalefet, Macaristan tarihinin en yolsuz iki on yılını sona erdirmek isteyen milyonlarca seçmenin bu tür girişimlerle engellenemeyeceğini vurguladı. Ayrıca, eski üst düzey Macar karşı istihbarat görevlisi Peter Buda, 'Böylesi bir operasyonun asıl amacının Orban'ın lehine kamuoyunu etkilemek olduğu açık' dedi. Muhalefet, gerçeklerin tüm açıklığıyla ortaya çıkarılması ve seçimlerin şeffaf bir ortamda yapılması çağrısında bulundu.</p><h3>TurkStream hattı Macaristan için neden kritik?</h3><p>TurkStream boru hattı, Macaristan'ın enerji güvenliği açısından hayati önem taşıyor. Ülke, yıllık beş ila sekiz milyar metreküp Rus gazını bu hat üzerinden alıyor ve bu gaz hem Macaristan'ın hem de Slovakya'nın enerji ihtiyacının büyük bölümünü karşılıyor. Başbakan Orban, seçim mitinglerinde düşük ısıtma ve yakıt fiyatlarının yalnızca ucuz Rus petrolü ve gazı sayesinde mümkün olduğunu sık sık dile getiriyor. Petrolün Ukrayna üzerinden, gazın ise Balkanlar üzerinden Macaristan'a ulaştığını belirten Orban, enerji tedarik hatlarının kesintiye uğraması halinde ülkenin ciddi bir krizle karşı karşıya kalacağını ifade ediyor. Olayın yaşandığı bölgenin, TurkStream hattının Macaristan'a giriş noktasına yakın olması, sabotaj iddialarını daha da güçlendiriyor. Sırp ordusunun bölgede bulduğu patlayıcıların, boru hattını havaya uçurma kapasitesine sahip olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle, hem hükümet hem de muhalefet, olayın aydınlatılması için uluslararası işbirliği ve şeffaf bir soruşturma talep ediyor.</p><h3>Ukrayna ve Rusya iddiaları: Siyasi gerilim tırmanıyor</h3><p>Olayın ardından, Ukrayna ve Rusya arasında karşılıklı suçlamalar gündeme geldi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tykhyy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin patlayıcılarla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti ve Moskova'nın Macar seçimlerine müdahale etmek için sahte bir operasyon düzenlediğini öne sürdü. Ukrayna hükümeti, boru hattında yaşanan aksaklıkların Rusya'nın saldırıları sonucu meydana geldiğini, Nisan ortasında hattın yeniden işlevsel hale geleceğini açıkladı. Buna karşılık, Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, Ukrayna'nın Macaristan'a karşı bir enerji ablukası uyguladığını ve son olayın da bu zincirin bir parçası olduğunu savundu. Szijjarto, son haftalarda ülkesine yönelik insansız hava aracı saldırıları ve petrol ambargosu girişimlerinin ardından, şimdi de patlayıcılarla sabotaj yapılmak istendiğini bildirdi. Tüm bu gelişmeler, Macaristan'ın enerji güvenliği ve seçim sürecinin uluslararası aktörler tarafından doğrudan etkilenmeye çalışıldığını gösteriyor.</p><h3>Sırbistan'dan ilk inceleme: Soruşturma sürüyor</h3><p>Sırbistan Cumhurbaşkanı Alexander Vucic, olayın hemen ardından Macaristan Başbakanı Orban'ı bilgilendirdiğini, soruşturmanın sürdüğünü ve ilk sonuçların en erken Pazartesi günü açıklanacağını duyurdu. Sırp ordusu, Kanjiza bölgesindeki Tresnjevac köyü yakınlarında ele geçirilen patlayıcıların detaylı analizini sürdürüyor. Vojvodina Macar Derneği Başkanı Balint Pasztor ise, soruşturma sonucunda Macaristan'ın tedarik hatlarının hedef alındığının kesinleşmesi halinde, olayın terörist bir saldırı olarak kayıtlara geçeceğini belirtti. Güvenlik uzmanları, bu tür bir sabotaj girişiminin yalnızca Macaristan'ın değil, tüm Avrupa'nın enerji güvenliğini tehdit ettiğini vurguluyor. Sırp ve Macar yetkililer, olayın arkasındaki faillerin ortaya çıkarılması için yakın işbirliği yapıyor. Seçimlere günler kala yaşanan bu gelişme, Macaristan'da siyasi tansiyonu daha da yükseltti.</p><p>Macaristan'daki TurkStream boru hattı krizi, seçim atmosferinin daha da gerginleşmesine yol açtı. Hükümet ve muhalefet arasındaki karşılıklı suçlamalar, ülkenin enerji güvenliği ve demokratik süreçlerinin dış müdahalelere karşı ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Soruşturmanın ilerleyen günlerde netleşmesi ve olayın arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkması bekleniyor. Seçimlerin güvenli ve şeffaf bir ortamda yapılması için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önlemler alınması gerektiği vurgulanıyor. Tüm gözler, Macaristan'ın seçim süreci ve enerji güvenliği üzerindeki gelişmelere çevrildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/secim-oncesi-sok-macarist-354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270724</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-uraloglu-ocean-thunder-isimli-turk-sahipli-gemi-dun-gece-hurmuz-bogazini-gecti-270724</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Ocean Thunder isimli Türk sahipli gemi dün gece Hürmüz Boğazı'nı geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ocean Thunder isimli Türk sahipli geminin, dün gece itibarıyla Hürmüz Boğazı'nı güvenle geçerek, Körfez'den çıkışını tamamladığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Ocean Thunder isimli Türk sahipli gemi dün gece Hürmüz Boğazı'nı geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ocean Thunder isimli Türk sahipli geminin, dün gece itibarıyla Hürmüz Boğazı'nı güvenle geçerek, Körfez'den çıkışını tamamladığını belirterek, "Bu geçişle birlikte, Hürmüz Boğazı çevresinde bulunan Türk sahipli gemi sayısı 12'ye, çıkış talebi bulunan gemi sayısı da 8'e düşmüştür." ifadesini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video6-060420262e788090.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Uraloğlu, NSosyal'deki hesabından, bölgedeki Türk sahipli gemilerin son durumuna ilişkin paylaşım yaptı.</p><p>Bakanlık olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini, bölgede bulunan Türk sahipli gemileri ve Türk denizcileri anlık olarak izlediklerini bildiren Uraloğlu, "Dışişleri Bakanlığımızla yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, Irak'tan yüklediği ham petrolü Malezya'ya taşımak üzere seyir halinde olan Ocean Thunder isimli Türk sahipli gemi dün gece itibarıyla Hürmüz Boğazı'nı güvenle geçerek, Körfez'den çıkışını tamamladı. Böylece savaşın başlangıcından bu yana Körfez'de bekleyen 3 gemi, Hürmüz Boğazı'ndan güvenle ayrılmış oldu. Bu geçişle birlikte, Hürmüz Boğazı çevresinde bulunan Türk sahipli gemi sayısı 12'ye, çıkış talebi bulunan gemi sayısı da 8'e düşmüştür." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Uraloğlu, halihazırda bölgeden ayrılmak isteyen 8 gemi ve bu gemilerde görevli 156 personelin, emniyetli şekilde intikali için çalışmalara kesintisiz devam ettiklerine işaret ederek, Bakanlık olarak Dışişleri Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlarla, bölgedeki Türk sahipli gemiler ve Türk denizcileri yakından takip etmeye devam edeceklerini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/bakan-uraloglu-ocean-thun-737_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270722</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmmde-bu-hafta-dogum-izni-24-haftaya-cikiyor-270722</link>
      <pubDate>2026-04-06T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM'de bu hafta... Doğum izni 24 haftaya çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM'de yoğun hafta başlıyor. Doğum izninin uzatılmasından sosyal medya kullanımına, aile desteklerinden çocukların korunmasına kadar birçok başlığı içeren kanun teklifi, genel kurul gündeminin ilk sırasında yer alıyor. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren kanun teklifi halen doğum izninde olan kadınların da yararlanması amacıyla TBMM Genel Kurulu gündeminin ilk sırasına alınarak bu hafta görüşülecek ve yasalaştırılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM'de bu hafta... Doğum izni 24 haftaya çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu gündeminin ilk sırasına alınacak.</p><p>Genel Kurul, 7 Nisan Salı günkü birleşiminde bu kanun teklifinin görüşmelerine başlayacak. Siyasi parti grupları ortak hareket ederek halen izinde olan kadınların da doğum izni düzenlemesinden yararlandırılması amacıyla teklifin bu hafta yasalaştırılması planlanıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video4-06042026868dfeb3.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Teklifteki düzenlemeler şöyle:</p><p>- Kadınlara verilecek doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.</p><p>- Bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olan memura, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.</p><p>- İşçiye, eşinin doğum yapması halinde verilecek ücretli izin süresi 5 günden 10 güne yükseltilecek.</p><p>- Yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, ilgili Kanun'da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.</p><p>- Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.</p><p>- Oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak.</p><p>- Teklife ihdas edilen yeni madde ile analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.</p><p>- Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç halinde bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/dogum-izni-24-haftaya-cik-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270721</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/50-yili-askin-surenin-ardindan-ilk-artemis-ii-murettebati-ayin-etki-alanina-girdi-270721</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[50 yılı aşkın sürenin ardından ilk... Artemis II mürettebatı Ay'ın "etki alanına" girdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay'a ilk yolculuğunu başlatan Artemis II görevinde yer alan mürettebat, Ay'ın yer çekiminin Dünya'ya göre daha baskın hale geldiği "etki alanına" girdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[50 yılı aşkın sürenin ardından ilk... Artemis II mürettebatı Ay'ın "etki alanına" girdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orion kapsülündeki 4 astronot bu geçişi, Ay'a yaklaşık 62 bin 800 kilometre mesafedeyken gerçekleştirdi.</p><p>Uzay aracı, Ay'ın yer çekiminin Dünya'ya göre daha baskın hale geldiği "etki alanına" girdiği sırada, Dünya'dan 300 bin kilometrenin üzerinde bir uzaklıkta bulunuyordu.</p><p>Görevin bir sonraki önemli aşaması, mürettebatın Ay'ın daha önce görülmeyen kısımlarını görüntülemek olacak.</p><p>NASA, 1 Nisan'da 50 yılı aşkın sürenin ardından, Ay'a Artemis II görevi kapsamında ilk yolculuğu başlatmıştı.</p><p>Toplam 4 kişiden oluşan ekip, görev süresince uzay aracındaki sistemleri test edecek, Ay'ın daha önce görülmeyen kısımlarını görüntüleyecek ve gelecek misyonlarda iniş yapılabilecek bölgeleri araştıracak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/50-yili-askin-surenin-ard-629_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270720</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-6-nisan-2026-pazartesi-270720</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 6 Nisan 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 6 Nisan 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 6 Nisan 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 6 Nisan 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video-0604202617d717a3.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>''TÜRK GEMİSİ HÜRMÜZ'DEN GEÇTİ''</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Devletin gücünü, büyüklüğünü ve imkanlarını seferber ederek vatandaşına sahip çıktığını görmek ve hissetmek çok önemli.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video-06042026867372f4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>BÖLGEDE YENİ DÜZEN TARTIŞMASI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Türkiye'yi dize getiremezsen, eski Türkiye'yi geri getiremezsen veya CHP'li bir Türkiye elde edemezsen Orta Doğu'yu yönetemezsin.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video-06042026fc086d92.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>NATO NEDEN KURULDU, AMACI NEDİR?</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>:</b> NATO ne işe yarar? Kurulduğu günden bu yana zulme çanak tutmuş, zalime dost olmuştur.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video-0604202651d553f4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CHP'DE ''MUTLAK BUTLAN'' KAOSU</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b> değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/canli-gunun-manseti-24-tv-952_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270719</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/taciz-magduru-kizin-ailesine-baski-chp-ahlaksiz-teklife-aracilik-etti-270719</link>
      <pubDate>2026-04-06T11:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taciz mağduru kızın ailesine baskı! CHP ahlaksız teklife aracılık etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Giresun'da CHP'li Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında gündeme gelen taciz iddiaları ve ardından yaşanan trajik ölümle ilgili tartışmalar büyüyor. 16 yaşındaki Elif Tuana Torun'un şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili baba Ahmet Torun, şikayet sürecinin ardından bazı kişilerin devreye girdiğini öne sürerek "CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile iletişime geçerek bizden şikayetimizi geri çekmemizi istedi ancak bunu kabul etmedik." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taciz mağduru kızın ailesine baskı! CHP ahlaksız teklife aracılık etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Giresun'un Görele ilçesinde, CHP'li Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında ortaya atılan taciz iddialarının ardından yaşanan süreçte, 16 yaşındaki Elif Tuana Torun'un şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili baba Ahmet Torun'dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Yaşanan sürecin hem adli hem de sosyal boyutuna dikkat çeken baba Torun, yargılama süreci ve bazı siyasi isimlerin tutumuna sert tepki gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/02/=YhS_UhaTIVS_YNG_UpG_YVa3A5KnYdKTQ5W7YdS7U9KDEFa3U5GnYJaXEpWXE9aDE9KjA5WDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"ŞİKAYETİMİZİ GERİ ÇEKMEMİZ İSTENDİ"</b></p><p>Ahmet Torun, şikayet sürecinin ardından bazı kişilerin devreye girdiğini öne sürerek, "Şikayet dilekçemizi verdikten sonra sanığın yakınları ya da tanıdıkları olduğunu düşündüğümüz kişiler, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile iletişime geçti. Daha sonra kendisi sürece dahil oldu. Bize gelerek şikayetimizi geri çekmemizi istedi ancak bunu kabul etmedik. Biz başından beri geri adım atmayı hiç düşünmedik." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/02/=YdKTQ9GPUVKnYRS_UpKHEFabEFKnYdG7IFaLYdS_EFKPYJa3YNG3EJaHEpKTUVaPUFKvYZKXU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"SİYASİ BASKI VE DOSYAYI KAPATMA ÇABALARI"</b></p><p>Yargılama sürecinde yaşananlara da değinen Torun, "İlk aksamada tutuksuz yargılanma ara kararı verildiğinde adliye koridorlarında sanki beraat etmiş gibi davranılması bizi ayrıca incitti. Bizim tek derdimiz adaletti. Ancak bu süreçte hem psikolojik hem de sosyal anlamda ciddi şekilde yıpratıldık. Özellikle hissedilen siyasi baskı ve dosyayı kapatma çabaları bizi derinden üzdü" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/02/=YxWLUNaPUJKbYBKTUpWnYFGbEFKnYdWrIJGDYdS_EBS7EFa3ENarEVW7ExWPU.GXURKbYJWnU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"CHP'Lİ İSİMLER NEREDEYDİ?"</b></p><p>Süreç boyunca bazı siyasi isimlerin sessiz kaldığını savunan Torun, şu soruları yöneltti:</p><p>"Bugün 'hak, hukuk, adalet' diyen Elvan Işık Gezmiş ve Dr. Şenyürek bu olaylar yaşanırken neredeydi? Bu soruların cevabını istiyorum. Daha sonra cenazeye katılmak gibi bir talepleri olduğunda da bunu nasıl kabul edebilirdik?"</p><p>Aile olarak adalet beklentisiyle hareket ettiklerini vurgulayan Torun, "Biz bu yola çıkarken adalete güvendik, güvenmeye de devam etmek istiyoruz. Ancak bu süreçte yanımızda olması gerekenlerin ya sessiz kalması ya da farklı bir tutum sergilemesi bizi derinden yaraladı. Kimse bizi bu davadan döndüremez, sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/02/=YpWTIJaLQ5KbU9S_UpWPYVGbEJKnYdS7UVGHYdKnYZWLYJa3YVajERaHY.WLE5aXUNK3ENG7U1KbQ9az.jpg"/><p><b>AİLEYE YÖNELİK TEHDİT VE SALDIRI İDDİALARI</b></p><p>Kızına yönelik daha önce de saldırı girişimlerinin olduğunu ileri süren Torun, süreç içerisinde sosyal medya üzerinden aileye yönelik tehdit ve şantaj içerikli paylaşımlar yapıldığını iddia etti.</p><p>"Fake hesaplar üzerinden eşime, bana ve aileme yönelik cinsel içerikli görüntüler paylaşıldı. Bu süreçte yalnız bırakıldık, kimse yanımızda olmadı" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/aksam-06042026ae7a7f9c.jpg"/><p><b>"TEK İSTEĞİMİZ ADALET"</b></p><p>Aile olarak hiçbir maddi taleplerinin olmadığını özellikle vurgulayan Ahmet Torun, "Bizim tek derdimiz adalet. Ancak süreç boyunca siyasi baskı ve dosyayı kapatma çabalarıyla karşı karşıya kaldık. Buna rağmen mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.</p><p>Kızının ölümünü "şüpheli" olarak nitelendiren Torun, olayın aydınlatılması için sonuna kadar mücadele edeceklerini belirterek, "Hiçbir siyasi güç ya da makam adaletin önüne geçmemeli. Biz sadece suçluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/02/=EpG_URGHUJWjEBG7UpWjYFGvExKnYdWrU.W_YdKbYRS_YFa3YVanEJaDE.S_U.aPURWvYVWXU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/taciz-magduru-kizin-ailes-894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270718</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gunde-28-gram-bitter-cikolata-ile-vucudunuzda-neler-degisiyor-270718</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günde 28 gram bitter çikolata ile vücudunuzda neler değişiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bitter çikolata, son dönemde sağlıklı atıştırmalıklar arasında öne çıkıyor. Uzman diyetisyen Sheri Gaw, her gün koyu çikolata tüketmenin sağlık üzerindeki etkilerini ve dikkat edilmesi gereken noktaları detaylı biçimde açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günde 28 gram bitter çikolata ile vücudunuzda neler değişiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitter çikolata, hem lezzeti hem de sağlık üzerindeki olası faydaları nedeniyle son yıllarda sıkça gündeme geliyor. Özellikle diyetisyenlerin önerileriyle birlikte, her gün bitter çikolata tüketmenin vücuda etkileri merak konusu oldu. ABD'de görev yapan ve diyet alanında uzmanlığı bulunan Sheri Gaw, bitter çikolatanın sağlık üzerindeki etkilerini ve porsiyon kontrolünün önemini anlattı. Gaw, bitter çikolatanın antioksidanlar, vitaminler ve mineraller açısından zengin olduğunu, ancak aşırı tüketimin bazı riskleri beraberinde getirdiğini vurguladı. Uzmanlar, bitter çikolatanın sağlıklı bir atıştırmalık alternatifi olabileceğini belirtirken, porsiyon miktarına dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p><p><strong>Sheri Gaw: 'Bitter çikolata antioksidan ve mineral kaynağı'</strong></p><p>Bitter çikolatanın diğer çikolata türlerine göre daha fazla kakao içerdiğini ve bu sayede antioksidan bakımından zengin olduğunu belirten Sheri Gaw, özellikle en az yüzde 70 kakao oranına sahip ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Gaw, bitter çikolatanın kalp sağlığını destekleyen flavonoidler içerdiğini ve bu maddelerin kan basıncını dengelemeye yardımcı olabileceğini söyledi. Uzman diyetisyen, bitter çikolatanın aynı zamanda magnezyum, çinko ve demir gibi önemli mineralleri de sunduğunu, bu nedenle diğer çikolata çeşitlerine göre daha sağlıklı bir seçenek olduğunu ifade etti. USDA verilerine göre, 1 ons (yaklaşık 28 gram) bitter çikolata 170 kalori, 13 gram karbonhidrat, 3 gram lif, 6.8 gram şeker, 12.1 gram yağ ve 2.21 gram protein içeriyor. Ayrıca, 64.6 miligram magnezyum, 0.938 miligram çinko ve 3.37 miligram demir gibi mikro besinler de bulunuyor. Gaw, bu besin değerlerinin bitter çikolatayı fonksiyonel bir gıda haline getirdiğini belirtti.</p><p><strong>Her gün bitter çikolata tüketiminde porsiyon uyarısı</strong></p><p>Her gün bitter çikolata tüketmenin bazı sağlık yararları olabileceğini kaydeden Sheri Gaw, burada en önemli konunun porsiyon kontrolü olduğunun altını çizdi. Gaw, "Günde 1 ons bitter çikolata tüketmek, özellikle diğer tatlı atıştırmalıkların yerine geçtiğinde fayda sağlayabilir" dedi. Ancak, fazla miktarda bitter çikolata tüketiminin de zararlı olabileceğini ekledi. Aşırı tüketim, fazla kalori ve şeker alımına yol açabileceği gibi, bitter çikolatada bulunabilen ağır metallerin (kurşun ve kadmiyum gibi) vücutta birikmesine de neden olabilir. Gaw, böbrek hastalığı olan bireylerin, küçük çocukların ve hamile kadınların bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, bitter çikolatanın kafein içerdiğini hatırlatan Gaw, kafeine hassas kişilerin tüketim miktarını sınırlamasının faydalı olacağını söyledi. Araştırmalar, iki hafta boyunca günde 50 gram bitter çikolata tüketen erkeklerde kan basıncı ve damar fonksiyonlarında iyileşme görüldüğünü gösteriyor. Buna rağmen, uzmanlar bitter çikolatanın aşırıya kaçmadan, sağlıklı bir beslenme planı çerçevesinde tüketilmesini öneriyor.</p><p><strong>Bitter çikolata sevenlere sağlıklı tüketim önerileri</strong></p><p>Diyetisyenler, bitter çikolata tüketmek isteyenlerin öncelikle ürünün kakao oranına ve içerdiği şeker miktarına dikkat etmesini tavsiye ediyor. En az yüzde 70 kakao içeren bitter çikolatalar, antioksidan kapasitesi ve düşük şeker oranıyla öne çıkıyor. Ayrıca, bitter çikolata diğer tatlı atıştırmalıkların yerine geçtiğinde, toplam şeker ve kalori alımını azaltmaya yardımcı olabiliyor. Ancak, bitter çikolatanın da eklenmiş şeker içerdiği unutulmamalı. Uzmanlar, bitter çikolata tüketiminin dengeli bir diyetin parçası olabileceğini, fakat porsiyonun 1 onsu aşmaması gerektiğini vurguluyor. Bitter çikolatanın içerdiği mikro besinler, kalp sağlığını destekleyici etkiler ve antioksidan kapasitesi nedeniyle tercih edilebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, ağır metal içeriği ve kafein miktarı nedeniyle, hassas grupların ve çocukların tüketimi sınırlandırması öneriliyor. Sonuç olarak, bitter çikolata, doğru miktarda ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarıyla birlikte tüketildiğinde vücuda fayda sağlayabiliyor.</p><p>Bitter çikolata, tatlı isteğini bastırırken sağlıklı bir alternatif sunuyor. Ancak, her gıda gibi ölçülü tüketildiğinde faydalı olabileceği, aşırıya kaçıldığında ise sağlık riskleri oluşturabileceği unutulmamalı. Uzman diyetisyenler, bitter çikolatanın beslenme planında yer alabileceğini ama porsiyon kontrolünün ve doğru ürün seçiminin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bitter çikolata tüketiminde dengeyi sağlamak, hem lezzetten hem de sağlık yararlarından en iyi şekilde faydalanmak için kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/gunde-28-gram-bitter-ciko-582_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270717</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ankara-cankayada-icradan-satilik-mustakil-bina-270717-270717</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'da müstakil bina icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 65.850.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/597 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri :</b></p><p>1. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 27/04/2026 - 14:42</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 04/05/2026 - 14:42</p><p>2. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 25/05/2026 - 14:42</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 01/06/2026 - 14:42</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2068360/emlak-konut-ankara-cankayada-mustakil-bina-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/ankara-cankayada-icradan--177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270716</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sivas-merkezde-icradan-satilik-arsa-270716-270716</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas Merkez'de 1.715 metrekare arsa icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 7.000.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/5 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 13/05/2026 - 10:58</p><p>Bitiş Tarih ve Saati           : 20/05/2026 - 10:58</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati  : 15/06/2026 - 10:58</p><p>Bitiş Tarih ve Saati          : 22/06/2026 - 10:58</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2068273/emlak-arsa-sivas-merkezde-1-715-m2-arsa-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/sivas-merkezde-icradan-sa-828_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270715</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikesir-ayvalikta-icradan-satilik-arsa-270715-270715</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir Ayvalık'ta 950 metrekare arsa icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 8.200.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/20 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 27/05/2026 - 10:35</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 03/06/2026 - 10:35</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/06/2026 - 10:35</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 03/07/2026 - 10:35</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2068497/emlak-arsa-balikesir-ayvalikta-950-m2-arsa-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/balikesir-ayvalikta-icrad-825_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270714</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/floordrobe-fenomeni-beyninizi-kandiran-sir-270714</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Floordrobe fenomeni! Beyninizi kandıran sır]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD merkezli terapistler ve ADHD koçları, son dönemde sosyal medyada sıkça gündeme gelen 'floordrobe' alışkanlığının dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) ile bağlantısını değerlendirdi. Uzmanlar, çamaşır yığınlarının sadece dağınıklık olmadığını, ADHD'li bireyler için önemli bir işaret olabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Floordrobe fenomeni! Beyninizi kandıran sır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de faaliyet gösteren terapistler ve ADHD koçları, özellikle gençler arasında yayılan 'floordrobe' yani yerde biriken çamaşır yığınlarının, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) ile ilişkisine dikkat çekti. Son dönemde sosyal medyada viral olan bu alışkanlık, temiz veya az kirli kıyafetlerin günlerce yerde ya da sandalyede birikmesiyle tanımlanıyor. Uzmanlar, bu davranışın yalnızca basit bir dağınıklık olmadığını, ADHD'li bireylerde sıklıkla görüldüğünü ve altta yatan yürütücü işlev zorluklarının bir göstergesi olabileceğini belirtti. Özellikle çamaşır toplama ve yerleştirme gibi gündelik işlerin, ADHD'li kişiler için neden bu kadar zorlayıcı hale geldiği mercek altına alındı.</p><h3>ADHD koçlarından çamaşır yığınlarıyla mücadele önerileri</h3><p>ADHD koçu Jeff Rice, milyonlarca izlenmeye ulaşan bir TikTok videosunda 'floordrobe' kavramını anlattı ve bu alışkanlığın neden özellikle ADHD'li insanlarda yaygın olduğunu açıkladı. Rice, yerde veya sandalyede biriken çamaşırların çoğu zaman temiz ya da henüz tamamen kirli olmayan kıyafetlerden oluştuğunu, bu nedenle tekrar giyileceği düşüncesiyle yerleştirilmediğini ifade etti. Rice, bu alışkanlığın temelinde motivasyon eksikliği, planlama zorluğu ve zaman algısındaki bozuklukların yattığını vurguladı. Ayrıca, ADHD'li kişilerin çamaşırları katlamak ve dolaba yerleştirmek gibi sıradan görevleri gözlerinde büyüttüğünü, bu nedenle de işi sürekli ertelediklerini söyledi. Rice, görevlerin süresini ölçmek ve küçük adımlara bölmek gibi pratik önerilerle, floordrobe alışkanlığının üstesinden gelmenin mümkün olabileceğini belirtti.</p><h3>Uzmanlar: Floordrobe, ADHD'nin yürütücü işlev bozukluğunun yansıması</h3><p>Columbus merkezli terapist Billy Roberts, floordrobe alışkanlığının ADHD'nin yürütücü işlev bozukluklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Roberts, motivasyon, planlama, organizasyon ve öz kontrol gibi alanlarda yaşanan zorlukların, çamaşır toplama gibi rutin işleri daha da karmaşık hale getirdiğini dile getirdi. Los Angeles'ta çalışan terapist Rachael Bloom ise, ADHD'li bireylerin sıkıcı ve acil olmayan görevleri önceliklendirmekte zorlandığını, bu nedenle çamaşırların birikmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Bloom, beyin dalgalarındaki farklılıkların da bu süreci etkilediğini, stres ve zaman baskısı altında odaklanmanın arttığını, ancak sıradan görevlerde motivasyonun hızla düştüğünü açıkladı. Michiganlı psikoterapist Terry Matlen ise, çamaşır yıkama sürecinin sürekli tekrarlayan yapısının, ADHD'li kişilerde yılgınlık ve bıkkınlık hissini tetiklediğini, bu yüzden floordrobe alışkanlığının kronikleşebileceğini vurguladı.</p><h3>Terapistlerden pratik çözümler: Floordrobe ile başa çıkmak mümkün</h3><p>Uzmanlar, floordrobe sorununu aşmak için çeşitli yöntemler öneriyor. Rice, çamaşır yerleştirmenin gerçekte ne kadar sürdüğünü kronometreyle ölçmenin, görevi gözde büyütmeyi engellediğini ve motivasyonu artırdığını belirtti. Kendi deneyiminde, üç sepet çamaşırı yerleştirmenin toplamda 21 dakika sürdüğünü, bunun da görevin zannedildiğinden çok daha kısa olduğunu gösterdi. Bloom ise, kişiye özel stratejiler geliştirilmesini, örneğin kapsül gardırop oluşturarak kıyafet sayısını azaltmayı veya çamaşır işini sevilen aktivitelerle eşleştirmeyi tavsiye etti. Ayrıca, görevleri küçük parçalara bölmek ve düzenli olarak kısa süreler ayırmak da öneriler arasında yer aldı. Roberts ise, başkalarıyla birlikte çalışmanın ve görevi eğlenceli hale getirmenin motivasyonu yükseltebileceğini, ödül sistemlerinin de etkili olabileceğini söyledi. Matlen ise, fazla çamaşır birikmesini önlemek için yedek iç çamaşırı ve çorap almanın, aynı renk ve marka ürünleri tercih etmenin işleri kolaylaştırdığını ifade etti. Tüm uzmanlar, floordrobe alışkanlığının bazen kaygı, mükemmeliyetçilik veya depresyon gibi daha derin ruhsal sorunların da işareti olabileceğini, bu nedenle kendine karşı anlayışlı olunması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Floordrobe alışkanlığı, ruh sağlığının göstergesi olabilir</h3><p>Uzmanlar, floordrobe sorununun yalnızca bir tembellik ya da dağınıklık göstergesi olmadığını, ADHD'li bireylerde yürütücü işlev bozukluklarının ve zaman algısı sorunlarının bir sonucu olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu alışkanlığın kişinin günlük yaşam kalitesini etkileyebileceği ve ruh sağlığı açısından önemli bir gösterge olabileceği ifade ediliyor. Eğer çamaşır yığınları kontrolden çıkıyor ve kişinin günlük işlevselliğini olumsuz etkiliyorsa, bunun altında yatan kaygı, depresyon veya başka ruhsal sorunların olup olmadığının da değerlendirilmesi öneriliyor. Uzmanlar, değişimin zaman alabileceğini ve alışkanlıkların hemen değişmeyebileceğini, bu nedenle kişinin kendine karşı nazik ve sabırlı olması gerektiğini hatırlatıyor.</p><p>Sonuç olarak, 'floordrobe' alışkanlığı, ADHD'li bireylerde sıkça karşılaşılan ve çoğu zaman yanlış anlaşılan bir davranış biçimi olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığın arkasındaki psikolojik ve nörolojik nedenlerin iyi anlaşılması gerektiğini, bireylerin kendilerini suçlamak yerine, kişisel ve pratik çözümler geliştirmeye odaklanmasının daha sağlıklı olacağını belirtiyor. Floordrobe ile mücadelede küçük adımlar, kişiye uygun yöntemler ve gerektiğinde profesyonel destek, hem günlük yaşam kalitesini artırıyor hem de ruh sağlığını korumaya yardımcı oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/floordrobe-fenomeni-beyni-880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270713</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-iran-ve-bolgesel-arabulucularin-45-gunluk-ateskesle-ilgili-sartlari-gorustugu-iddiasi-270713</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD, İran ve bölgesel arabulucuların 45 günlük ateşkesle ilgili şartları görüştüğü iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD, İran ve bölgesel arabulucuların kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütülmesi amacıyla 45 günlük bir ateşkese ilişkin şartları görüştüğü iddia edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD, İran ve bölgesel arabulucuların 45 günlük ateşkesle ilgili şartları görüştüğü iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli Axios haber platformunun konuya aşina 4 kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD, İran ve bölgesel arabulucular 45 günlük bir ateşkes sağlanmasına ilişkin girişimlerini sürdürüyor.</p><p>Kaynaklar, 48 saat içinde bir anlaşmaya varılma ihtimalinin düşük olduğunu ancak bu girişimin savaşın daha da tırmanmasını önlemek için son fırsat olarak görüldüğünü belirtti.</p><p>Arabulucuların taraflarla iki aşamalı bir anlaşmanın şartlarını görüştüğünü iddia eden kaynaklar, ilk aşamada 45 günlük bir ateşkes öngörüldüğünü ve bu süreçte kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütüleceğini aktardı.</p><p>Kaynaklar, söz konusu müzakerelerin Türkiye, Mısır ve Pakistanlı arabulucular üzerinden ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasındaki mesajlaşmalar aracılığıyla sürdüğünü ifade etti.</p><p>ABD ve İsrail'in, İran'ın enerji tesislerine yönelik kapsamlı bir bombardıman planının hazır olduğunu öne süren kaynaklar, Trump'ın Tahran yönetimine tanıdığı 48 saatlik süreyi 8 Nisan'a kadar uzatmasının anlaşma için son bir fırsat yaratmayı amaçladığı değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kaynaklar, ayrıca görüşmeler için daha fazla zamana ihtiyaç duyulması halinde ateşkesin uzatılabileceğini kaydetti.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması ile İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin çözümün ancak nihai anlaşmanın parçası olabileceğini vurgulayan kaynaklar, arabulucuların konuya ilişkin güven artırıcı önlemler üzerinde çalıştığını söyledi.</p><p>Kaynaklar, bu iki konunun İran'ın müzakerelerdeki en önemli pazarlık kozları olduğunu, bu nedenle Tahran'ın yalnızca 45 günlük bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmesinin beklenmediğini aktardı.</p><p>Daha önce Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran'ı tehdit eden Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00'de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer vermişti.</p><p>İran'a yönelik paylaşımlarında tutumunu sertleştiren ABD Başkanı, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için tanıdığı 48 saatlik süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını belirtmişti.</p><p>ABD basını Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın, savaşı durdurmak veya ateşkes sağlamak amacıyla İran'ı ABD ile müzakere masasında bir araya getirmek için çaba gösterdiğini bildirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/abd-iran-ve-bolgesel-arab-220_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270712</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nisan-ayi-yasli-ve-engelli-ayliklari-hesaplara-yatirilmaya-baslandi-270712</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nisan ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, nisan ayına yönelik 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nisan ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti.</p><p>Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı.</p><p>Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>"Bu doğrultuda nisan ayı için yaklaşık 4 milyar 736 milyon lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3 milyar 766 milyon lira engelli aylığı olmak üzere toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/nisan-ayi-yasli-ve-engell-454_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270711</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gun-boyunca-tok-kalmanin-gizli-anahtari-kesfedildi-270711</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gün boyunca tok kalmanın gizli anahtarı keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Lif, son dönemde sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, özellikle sabah saatlerinde yeterli lif tüketiminin, hem iştah kontrolü hem de genel sağlık üzerinde belirleyici bir rol oynadığını vurguluyor. Lifli gıdaların doğru zamanda tüketilmesiyle, gün boyu enerji seviyelerinde denge sağlanabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gün boyunca tok kalmanın gizli anahtarı keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son araştırmalar, lif tüketiminin zamanlamasının, açlık hissi, enerji düzeyi ve genel sağlık üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Özellikle sabah saatlerinde lifli gıdaların tercih edilmesi, uzmanlara göre gün boyu iştahı kontrol altında tutarken, metabolizmanın daha verimli çalışmasına katkı sunuyor. Buna rağmen, birçok kişi önerilen günlük lif miktarının oldukça gerisinde kalıyor ve bu durum, kardiyovasküler sağlık başta olmak üzere birçok alanda riskleri artırıyor. Bilimsel çalışmalar, sabah saatlerinde bol lifli bir kahvaltının, bağırsak sağlığından kilo kontrolüne kadar geniş bir yelpazede olumlu sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>Uzmanlar sabah kahvaltısında lifin rolünü vurguladı</h3><p>Beslenme uzmanları, lifin faydalarını en üst düzeye çıkarmak için sabah saatlerinde tüketilmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor. 2026 yılında yayımlanan bir araştırmada, fazla kilolu veya obez bireyler üzerinde yapılan deneylerde, sabah kahvaltısında lif açısından zengin besinler tüketenlerin, protein ağırlıklı kahvaltı yapanlara göre bağırsak sağlıklarında ve kilo kaybında daha olumlu sonuçlar elde ettiği gözlemlendi. Ayrıca, 2025 yılında gerçekleştirilen 48 klinik denemenin analizinde, lifli tahılların tüketimi sonrası tokluk hissinde belirgin bir artış yaşandığı ve açlık hissinin azaldığı saptandı. Özellikle çavdar ve yulaf gibi yüksek lifli tahılların, düşük lifli alternatiflere oranla iştah üzerinde çok daha güçlü bir etki yarattığı belirtildi. Diyetisyen Sandra Zhang, sabah saatlerinde yapılan yüksek lifli bir kahvaltının, sindirimi yavaşlatarak enerji seviyesinin gün boyu daha stabil kalmasını sağladığını ve aşırı yeme riskini azalttığını ifade etti.</p><p>San Francisco merkezli beslenme uzmanı Sonya Angelone ise, sabah saatlerinde bağırsak hareketliliğinin ve sindirim enzimlerinin daha aktif olduğunu, bu nedenle lifin vücut tarafından daha verimli kullanıldığını açıkladı. Angelone, sabahları lifli gıdalara yönelmenin, kan şekerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olduğunu ve insülin duyarlılığının bu saatlerde yüksek olduğu için ani kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçilebildiğini vurguladı. Böylece, günün erken saatlerinde lif tüketmek, metabolik hastalık riskini de azaltıyor.</p><h3>Lif türleri ve doğru kaynak seçiminin önemi</h3><p>Lif, çözünebilir ve çözünmez olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Ohio Eyalet Üniversitesi'nden diyetisyen Razan Hallak, çözünebilir lifin suda çözündüğünü ve jel benzeri bir yapı oluşturarak kolesterolü düşürme ve glikoz emilimini yavaşlatma gibi faydalar sunduğunu belirtti. Çözünmez lif ise suda çözünmez, ancak dışkının hacmini artırarak bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlıyor. Uzmanlar, çoğu bitkisel gıdanın her iki lif türünü de içerdiğini ve bu çeşitliliğin genel sağlık için elzem olduğunu aktarıyor. Sandra Zhang, farklı lif kaynaklarının farklı faydalar sunduğunu, bu nedenle tek bir lif kaynağına bağlı kalmak yerine çeşitli gıdaların tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Yulaf, chia tohumu ve meyveler gibi gıdalar, hem lif hem de diğer besin öğeleri bakımından zengin içerikleriyle dengeli bir kahvaltı için öneriliyor. Ancak, işlenmiş ve eklenmiş lif içeren ürünler yerine, doğal ve tam gıda kaynaklarının tercih edilmesi gerektiği konusunda da uyarılar yapılıyor. Zhang, özellikle inulin gibi lif takviyelerinin bazı bireylerde sindirim rahatsızlıklarına yol açabileceğini, bu nedenle lif ihtiyacının doğal yollarla karşılanmasının daha sağlıklı olacağını belirtti.</p><h3>Kadın ve erkekler için günlük lif ihtiyacı farklılık gösteriyor</h3><p>Uzmanlar, kadınların günlük 25 gram, erkeklerin ise 38 gram lif almasını öneriyor. Diyetisyen Sonya Angelone, kahvaltıda altı ila on gram arasında lif alınmasının ideal olduğunu vurguladı. Bu miktarın tam tahıllar, sebzeler ve meyvelerle rahatlıkla karşılanabileceğini belirten Angelone, sabah saatlerinde lif tüketiminin, günün ilerleyen saatlerinde de iştah kontrolüne ve enerji dengesine katkı sunduğunu söyledi. Sandra Zhang ise bu aralığın pratik ve ulaşılabilir olduğunu, gün boyunca lif alımının sürdürülmesinin de önemli olduğunu ekledi.</p><p>Kahvaltıda lifli gıdaların ağırlıklı olması, gün içinde tatlı isteğini azaltıyor ve insülin tepkisinin daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Ayrıca, sabahları lifli gıdalara yönelmek, gün sonunda toplam lif alımının yeterli seviyeye ulaşmasını kolaylaştırıyor. Uzmanlar, yulaf, çavdar ekmeği, tam tahıllı tost, chia tohumu ile hazırlanan pudingler ve meyve içeren smoothielerin, lif açısından zengin kahvaltı seçenekleri arasında yer aldığını belirtiyor.</p><h3>Küresel kahvaltı sofralarında lif zenginliği</h3><p>Dünya genelinde birçok kültürde, kahvaltı sofralarında lif oranı yüksek gıdalar öne çıkıyor. Pirinç ve fasulye, birçok ülkede kahvaltının temelini oluştururken, siyah fasulyeli yumurta gibi protein ve lif açısından zengin kombinasyonlar da sıklıkla tercih ediliyor. Shakshuka gibi domates ve biberle pişirilen yumurtalar, hem lezzet hem de besin değeriyle öne çıkıyor. Kuruyemiş, tohum ve taze meyvelerle zenginleştirilen yoğurt, güne enerjik başlamanın pratik yollarından biri olarak sunuluyor. Hindistan mutfağından moong dal chilla gibi bakliyat bazlı pankekler ve peynirli yoğun çavdar ekmeği de, lif ihtiyacını karşılamak için ideal seçenekler arasında gösteriliyor.</p><p>Kahvaltı menülerine bu tür gıdaları eklemek, hem damak tadını çeşitlendiriyor hem de bağırsak dostu bir başlangıç sağlıyor. Uzmanlar, lifli gıdaların sadece sindirim sistemine değil, genel sağlığa da katkı sunduğunu ve kahvaltı öğününde bu besinlere ağırlık verilmesinin gün boyu olumlu etkiler yarattığını belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, lif tüketimi konusunda zamanlama kadar, kaynak çeşitliliği ve günlük ihtiyacın karşılanması da büyük önem taşıyor. Sabah saatlerinde lifli gıdalara yönelmek, hem iştah kontrolü hem de enerji dengesi açısından avantaj sağlıyor. Uzmanlar, doğal ve çeşitli lif kaynaklarının tercih edilmesini, gün boyunca yeterli miktarda lif tüketilmesini ve kahvaltıda lifli gıdalara öncelik verilmesini tavsiye ediyor. Bu öneriler, sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için yol gösterici nitelik taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/gun-boyunca-tok-kalmanin--827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270710</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-istanbulda-bist-100-endeksi-gune-yukselisle-basladi-270710</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne yükselişle başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 6 Nisan 2026 Pazartesi gününe yüzde 0,25 artışla 12.968,98 puandan başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne yükselişle başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>6 Nisan 2026 Pazartesi borsaya bakış... Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,88 değer kaybederek 12.936,35 puandan tamamladı.</p><p>Bugün açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 32,63 puan ve yüzde 0,25 artışla 12.968,98 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,36, holding endeksi yüzde 0,11 değer kazandı.</p><p>Tüm sektör endeksleri yükselirken, en çok kazandıran yüzde 1,41 ile spor oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu'daki çatışmaların gölgesinde enerji fiyatlarının odakta olduğu haftaya karışık bir seyirle başladı.</p><p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırı başlatmasının ardından Orta Doğu'da bölgeye yayılan gerilim piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürürken, bölgeden gelen haber akışı yakından takip ediliyor.</p><p>İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri neredeyse tamamen durdurması, küresel enerji tedarik ağını derinden sarsarken, artan petrol fiyatları küresel çapta enflasyon endişelerini güçlendirdi. Artan risk algısı ve belirsizlik, yatırımcıların temkinli davranmasına neden olurken, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları yatırımcıların odağında bulunuyor.</p><p>Dün konuşan ABD Başkanı Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması gerektiğini belirterek, "Boğazı açın yoksa cehennemde yaşayacaksınız." ifadesini kullandı.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru, yurt dışında ise ABD'de ISM hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirtti.</p><p>Çin, Hong Kong ve Avrupa piyasalarının tatil olması nedeniyle küresel piyasalarda işlem hacminin düşük olabileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.000 ve 13.100 puanın direnç, 12.900 ve 12.800 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/borsa-istanbulda-bist-100-332_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270709</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tadilat-yaparken-hayati-degisti-24-milyon-dolarlik-kesif-270709</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tadilat yaparken hayatı değişti! 2.4 milyon dolarlık keşif]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Viyana'nın Penzing bölgesinde bir villanın bodrumunda çalışan bir tesisatçı, 2.4 milyon dolar değerinde altın madeni paralarla dolu bir sandık buldu. Bu sıradışı keşif, hem tarihi önemi hem de Avusturya'nın hazine bulma yasaları açısından dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tadilat yaparken hayatı değişti! 2.4 milyon dolarlık keşif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Viyana'nın Penzing semtinde bir villanın bodrumunda yenileme işi yapan bir tesisatçı, betona gömülü halde büyük bir hazine sandığına rastladı. Sandığın içinde, toplam ağırlığı 66 pound olan ve II. Dünya Savaşı'ndan önce basılmış, bazıları ünlü besteci Mozart'ın portresini taşıyan yüzlerce altın madeni para bulundu. Uzmanlar, bu altınların toplam değerinin yaklaşık 2.4 milyon dolar olduğunu belirtti. Keşif, tesadüfi bir şekilde, zeminle dışarıya doğru uzanan bir ipin fark edilmesiyle başladı ve Avusturya'nın hazine bulma yasaları sayesinde tesisatçının hayatını değiştirecek bir süreci başlattı.</p><h3>Tesisatçının dikkati tarihi hazineyi ortaya çıkardı</h3><p>Yıllardır inşaat sektöründe çalışan Avusturyalı tesisatçı, sıradan bir iş günü geçirdiğini düşünürken, bodrum zemininin dışına taşmış bir ipi fark etti. İpin neden orada olduğunu merak eden tesisatçı, ipi çekmeye çalıştı ancak sonuç alamayınca zemini dikkatlice kazmaya başladı. Betonu kırdığında, paslı bir metal sandık ortaya çıktı. Sandığı açan tesisatçı, içinde yüzlerce altın madeni para olduğunu gördü. Bu paraların çoğu, II. Dünya Savaşı öncesine ait ve üzerinde Mozart'ın portresi bulunan nadide koleksiyon parçalarıydı. Tesisatçı, bulduğu hazine karşısında şaşkınlığını gizleyemedi ve "Böyle bir şey gerçekten inanılmaz" diyerek duygularını paylaştı. Üstelik, sandığın yıllarca kimse tarafından fark edilmeden saklanmış olması, olayın gizemini daha da artırdı.</p><h3>Avusturya'nın hazine yasaları tesisatçıya büyük avantaj sağladı</h3><p>Avusturya'da uygulanan hazine bulma yasaları, benzer keşiflerde bulucuya büyük haklar tanıyor. Yasalara göre, bir mülkte bulunan hazine, hem bulucuya hem de mülk sahibine paylaştırılıyor. Bu durumda, Penzing'deki villanın bodrumunda bulunan altın madeni paraların yarısına kadar olan kısmı tesisatçıya ait olabilir. Bu yasal düzenleme, Avrupa'nın birçok ülkesine göre daha avantajlı kabul ediliyor ve buluculara önemli maddi kazançlar sunuyor. Villanın sahibinin, hakkını arayıp aramayacağı ise henüz netlik kazanmadı. Ancak tesisatçı için bu keşif, hayatının en büyük dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu tür hazine buluntularının hem tarihi hem de ekonomik açıdan büyük değer taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Avrupa'da benzer hazine keşifleri artıyor</h3><p>Viyana'daki bu olay, Avrupa genelinde son yıllarda yaşanan beklenmedik hazine keşiflerinin bir yenisi oldu. Özellikle inşaat çalışmaları sırasında ya da metal dedektörleriyle yapılan aramalarda, geçmişten kalma değerli hazineler gün yüzüne çıkıyor. Örneğin, Birleşik Krallık'ta bir grup arkadaş, 11. yüzyıla ait 2.584 adet gümüş madeni para bulmuş ve bu hazinenin değeri 5.6 milyon dolara ulaşmıştı. Çek Cumhuriyeti'nde ise bir kadın, yürüyüş sırasında erken Orta Çağ dönemine ait 2.150 gümüş madeni para keşfetmişti. Bu örnekler, Avrupa'nın yüzeyinin altında hâlâ keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda hazine bulunduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu tarz buluntuların yalnızca maddi değil, aynı zamanda kültürel ve tarihi açıdan da büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><p>Viyana'da yaşanan bu altın madeni para keşfi, hem kentte hem de Avrupa genelinde büyük ilgi uyandırdı. Tesisatçının şans eseri bulduğu hazine, Avusturya'nın hazine bulma yasalarının sağladığı avantajlarla birleşince, sıradan bir iş gününün bir insanın hayatını kökten değiştirebileceğini bir kez daha kanıtladı. Altın madeni paraların kime ait olacağı ve nasıl paylaşılacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Ancak bu olay, Avrupa'daki gizli hazinelerin her an ortaya çıkabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/tadilat-yaparken-hayati-d-593_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270708</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mahsur-kalan-umrecilere-devlet-eli-cumhurbaskani-erdoganin-destekleriyle-yurda-donduler-270708</link>
      <pubDate>2026-04-06T10:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mahsur kalan umrecilere devlet eli! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın destekleriyle yurda döndüler]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İbadet için gittikleri kutsal topraklarda anlaşma yaptıkları tur şirketi tarafından mağdur edilen 177 kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın destekleriyle yurda döndü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mahsur kalan umrecilere devlet eli! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın destekleriyle yurda döndüler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umre vazifesini yerine getirirken anlaştıkları tur şirketinin ödemelerini yapmaması nedeniyle kaldıkları otellerden çıkarılmak istenen ve Türkiye'ye gelmek için uçak biletleri alınmayan vatandaşların yurda dönmesi için yapılan girişimler olumlu sonuçlandı. AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci'nin girişimleri sonucu 177 kişi, İstanbul'a getirildi. İnci, havalimanında vatandaşları karanfille karşıladı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/video5-060420263b01fde9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>600 MAĞDUR VAR</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleriyle mağdur vatandaşların Türkiye'ye getirildiğini belirten İnci, "600'e yakın vatandaşımız umre için gittiği kutsal topraklarda mağdur oldu. Anlaştıkları tur şirketinin iflas ettiği haberiyle mağduriyet yaşadılar. Cumhurbaşkanı'mızın vatandaşlarımızı Türkiye dışında bırakması mümkün değildi ve onun destekleriyle hacılarımızı yurda getirdik. İlk kafile geldi. Bütün hacıları getireceğiz. Benzeri durumlar yaşanmaması için gerekli adımlar atılacak."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/1-0604202613c82637.jpg"/><p><b>SOKAKTA KALAN OLDU</b></p><p>Umreden dönenlerden Mehmet Zeyneloğlu ise "Gittiğimiz firmanın iflas ettiğini ve bizim otelden çıkmamız gerektiği söylendi. Yaptığımız görüşmelerde kendi cebimizden ekstra para verip kaldık. Sonra yurda dönemedik. Firmaları iflas ettiği için ortada kalan bazı vatandaşlar Medine'ye gidemedi. Bazıları sokakta kaldı. Sağ olsun Cumhurbaşkanı'mız ve milletvekilimiz araya girdi, biletlerimiz alındı, geldik" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/2-06042026cb4816b7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/mahsur-kalan-umrecilere-d-890_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.270707</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ucak-bileti-bulamayabilirsiniz-jet-yakiti-krizi-buyuyor-270707</link>
      <pubDate>2026-04-06T09:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uçak bileti bulamayabilirsiniz! Jet yakıtı krizi büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Jet yakıtı fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması ve İran savaşı sonrası yaşanan tedarik sıkıntısı, Avrupa ve Asya'daki havayolu şirketlerini zor durumda bıraktı. Ryanair, Lufthansa, United Airlines ve Air New Zealand gibi dev firmalar, binlerce uçuşu iptal ederken, sektör temsilcileri krizin etkilerinin büyüyebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uçak bileti bulamayabilirsiniz! Jet yakıtı krizi büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa ve Asya'daki havayolu şirketleri, İran'da yaşanan savaşın ardından ortaya çıkan jet yakıtı kıtlığı ve hızla artan maliyetler nedeniyle binlerce uçuşu iptal etmek zorunda kaldı. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşması ve depolama sorunları, özellikle jet yakıtı gibi özel depolama gerektiren ürünlerde ciddi bir tedarik sıkıntısını beraberinde getirdi. Mart ayı sonunda jet yakıtı fiyatı 195 dolara yükselirken, Şubat ayı sonuna göre neredeyse 100 dolarlık bir artış yaşandı. Bu gelişmeler, başta Avrupa ve Asya olmak üzere dünya genelinde havayolu taşımacılığını derinden etkiledi.</p><h3>Fatih Birol: 'Jet yakıtı kıtlığı Avrupa'ya yayılacak'</h3><p>Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol, jet yakıtı kıtlığının Asya'da etkisini gösterdiğini ve bu sıkıntının kısa süre içinde Avrupa'ya da ulaşacağını belirtti. Birol, Nisan ayında kaybedilen petrol miktarının Mart ayına göre iki katına çıkacağını vurguladı. Bu durumun yalnızca jet yakıtı değil, aynı zamanda dizel gibi diğer önemli enerji kaynaklarında da ciddi bir daralma yaratacağını ifade etti. Birol'un bu değerlendirmesi, havayolu sektöründe kriz beklentilerini güçlendirdi. Uzmanlar, jet yakıtı tedarikinde yaşanan sıkıntının yolcu taşımacılığı maliyetlerini artıracağını ve birçok havayolu şirketinin operasyonlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağını öngörüyor.</p><h3>Avrupa havayolları uçuş iptalleriyle gündemde</h3><p>Avrupa'nın en büyük havayolu şirketlerinden Ryanair, artan jet yakıtı maliyetleri ve tedarik riskleri nedeniyle rotalarını azaltmayı gündemine aldı. Şirketin CEO'su Michael O'Leary, savaşın sürmesi halinde Mayıs ve Haziran aylarında Avrupa'da ciddi tedarik kesintileriyle karşılaşabileceklerini açıkladı. Lufthansa da benzer şekilde, kriz yanıt planları üzerinde çalıştıklarını ve 40 uçağı yere indirme ihtimallerinin bulunduğunu bildirdi. İskandinav Havayolları ise jet yakıtı maliyetlerindeki hızlı yükseliş nedeniyle yaklaşık 1.000 uçuşun iptal edileceğini duyurdu. Şirket yetkilileri, bu iptallerin özellikle kısa mesafeli rotalarda ve günde birden fazla sefer yapılan havalimanlarında yoğunlaşacağını belirtti. Ayrıca, geçici olarak bilet fiyatlarında da artışa gidildiğini açıkladı.</p><h3>United Airlines ve Air New Zealand'dan benzer adımlar</h3><p>Amerika Birleşik Devletleri merkezli United Airlines'ın CEO'su Scott Kirby, yüksek petrol fiyatları karşısında şirketin önümüzdeki iki çeyrekte bazı uçuşları azaltacağını duyurdu. Kirby, bu seviyede devam eden fiyatların şirket için yıllık 11 milyar dolarlık ek bir maliyet anlamına geldiğini vurguladı. United Airlines, yoğun olmayan saatlerdeki ve gece uçuşlarını iptal ederek tasarruf sağlamayı hedefliyor. Yeni Zelanda'nın ulusal havayolu şirketi Air New Zealand ise Mayıs ayı başında toplam uçuşlarının yaklaşık yüzde 5'ini, yani 1.100 uçuşu iptal edeceğini açıkladı. Şirketin CEO'su Nikhil Ravishankar, yoğun olmayan saatlerdeki uçuşların birleştirileceğini ve müşterilerin alternatif seferlere yönlendirileceğini ifade etti.</p><h3>Vietnam Havayolları ve Asya'da artan yakıt baskısı</h3><p>Vietnam Havayolları da jet yakıtı fiyatlarındaki artış ve tedarik sıkıntısı nedeniyle 1 Nisan'dan itibaren yedi iç hat uçuşunu askıya aldı. Şirket, jet yakıtı fiyatlarının varil başına 160 ila 200 dolar aralığında seyretmesi halinde önümüzdeki mali çeyrekte uçuş hacmini yüzde 10 ila 20 oranında azaltmayı planlıyor. Vietjet Air ve Bamboo Airways gibi diğer Vietnamlı havayolu şirketleri de benzer önlemler alacaklarını açıkladı. Asya genelinde ise seyahat maliyetleri hızla yükselirken, birçok havayolu şirketi ya ek yakıt ücretleri uygulamaya başladı ya da uçuşlarını tamamen iptal etme yoluna gitti. Uzmanlar, jet yakıtı kıtlığının bölgesel havacılık sektöründe önümüzdeki aylarda daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.</p><h3>Argus Media: Birleşik Krallık en fazla etkilenen ülke</h3><p>Enerji piyasası analiz şirketi Argus Media'nın yayımladığı son rapora göre, Birleşik Krallık, Avrupa'da dizel ve jet yakıtı tedarikinin daralmasından en fazla etkilenen ülke konumunda bulunuyor. Raporda, artan fiyatlar ve azalan tedarik nedeniyle Avrupa genelinde havayolu taşımacılığında ciddi bir daralma yaşandığı ve bu durumun yolcu ve kargo taşımacılığında aksamalara yol açtığı belirtildi. Uzmanlar, jet yakıtı krizinin yalnızca havayolu şirketlerini değil, aynı zamanda turizm ve ticaret sektörlerini de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.</p><p>Jet yakıtı krizinin etkileri, kısa vadede uçuş iptalleri ve fiyat artışlarıyla sınırlı kalmayabilir. Sektör temsilcileri, tedarik zincirinde yaşanan bu aksaklıkların uzun vadede havacılık sektöründe yeniden yapılanma ihtiyacını gündeme getirebileceğini belirtiyor. Yolcuların seyahat planlarını gözden geçirmesi ve havayolu şirketlerinin kriz yönetimi stratejilerini güçlendirmesi, önümüzdeki süreçte daha da önem kazanacak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/ucak-bileti-bulamayabilir-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>