<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275724</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/osman-gazinin-ilk-fetihlerinden-biriydi-o-kalenin-izleri-bulundu-275724</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osman Gazi'nin ilk fetihlerinden biriydi: O kalenin izleri bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nde yürütülen 4 yıllık titiz bir çalışma sonucunda, Osman Gazi tarafından 1300'lü yılların başında fethedilen Söğüt Derbendi Kalesi'nin yeri tespit edildi. Stratejik bir noktada bulunan kalenin, Osmanlı'nın kuruluş döneminde yol güvenliği ve askeri sevkiyatlarda kritik bir rol oynadığı belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osman Gazi'nin ilk fetihlerinden biriydi: O kalenin izleri bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA'nın haberine göre Bilecik'te, Osmanlı'nın kurucusu Osman Gazi tarafından 1300'lü yılların başında fethedilen ve zamanla yıkılan Söğüt Derbendi Kalesi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü'nde yürütülen tez çalışmasıyla ortaya çıkarıldı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330144.jpg"/><p>BŞEÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Refik Arıkan&#39;ın danışmanlığında doktorasını tamamlayan Mehmet Can Çetin tarafından yürütülen araştırma yaklaşık 4 yıl sürdü.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/aa202605094133015441-120520266d9de353.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Araştırmada, il genelinde Osman Gazi döneminde fethedilen kaleler ile askeri güzergahlar üzerine yoğunlaşan Çetin, hem arşiv belgeleri hem de sahadaki gözlemlerle Osmanlı kroniklerinde geçen yerleşim yerlerinin izini sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330147.jpg"/><p>Çetin, araştırmaları sonucu, tarihi kaynaklarda yerleşim yeri olarak geçen Bilecik&#39;in Söğüt bölgesinde, Dereboyu köyünden 5 kilometre uzaklıktaki alanın, Osman Gazi tarafından 1300&#39;lü yılların başında fethedilen Söğüt Derbendi Kalesi olduğunu tespit etti. Çetin, yaptığı saha araştırmasında da Bilecik, Söğüt ve Sakarya Nehri hattını gözetleyebilecek yüksek ve stratejik bir noktada konumlanan kaleden geriye bazı arkeolojik malzeme kalıntılarının kaldığını belirledi.</p><p><b>"Kale, Osmanlı'nın kuruluş döneminde önemli işlevler üstlenmiş"</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330146.jpg"/><p>Prof. Dr. Refik Arıkan, AA muhabirine, uzun yıllardır Osmanlı&#39;nın kuruluş coğrafyasında saha araştırmaları yürüttüklerini söyledi.</p><p>Çalışmalar kapsamında tez ve makaleler hazırladıklarını aktaran Arıkan, şöyle konuştu:</p><p><b>"Derbent kelimesi, </b>yol geçişlerini kontrol eden kritik noktalardaki küçük güvenlik yapıları için kullanılır. Söğüt Derbendi Kalesi, Söğüt'ü hem Bilecik'e bağlayan aynı zamanda İstanbul'dan gelip Söğüt'e uzanan yolun kesiştiği alana kurulmuş, kuruluş döneminde de çok önemli bir yere sahip ve stratejik bir noktada yer alıyor. Kale, Osmanlı'nın kuruluş döneminde önemli işlevler üstlenmiş. Hem yolların güvenliğini sağlıyor hem Osmanlı kuvvetlerinin sefere çıkışında güvenliği temin ediyor hem de yaz aylarında yaylaya çıkan Osmanlılar için önemli bir koruma noktası olarak öne çıkıyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330145.jpg"/><p><b>Osmanlı tahrir ve vakıf kayıtlarında eski yerleşim olarak geçiyor</b></p><p>Mehmet Can Çetin de 2013 yılından bu yana bölgede Osmanlı kuruluş tarihi üzerine saha ve coğrafya çalışmaları yürüttüklerini dile getirdi.</p><p>Söğüt Derbendi Kalesi&#39;nin, Söğüt&#39;ün Dereboyu köyü sınırlarında bulunduğunu ve köyün ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede yer aldığını belirten Çetin, bölgenin Osmanlı tahrir ve vakıf kayıtlarında eski bir yerleşim olarak geçtiğini ifade etti.</p><p><b>Kalenin Abbasi Halifesi Harun Reşit zamanında fethedildiğini daha sonraki süreçte Bizans İmparatorluğu'nun eline geçtiğini vurgulayan Çetin, 1300'lü yılların başında Osman Gazi'nin kaleyi tekrar fethettiğinin Osmanlı kroniklerinde anlatıldığını söyledi.</b></p><p>Çetin, &quot;1300&#39;lü yılların başında Bilecik&#39;in fethini gerçekleştirene kadar Osman Gazi Söğüt&#39;e yakın konumda olan ve Derbent noktası olan bu kaleyi ele geçirmemişti. Ancak ne zaman ki Bilecik&#39;in fethi gerçekleşti o zaman da yakınında bir Bizans unsuru, bir tehlike istemediğinden bu kaleyi fethetti.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330143.jpg"/><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/tarih/yeniden-ayaga-kaldirilacak-ani-koprusu-hakkinda-neler-biliniyor-275667" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yeniden-ayaga-kaldirilaca-341_2-41.jpg"/></div><h3>Yeniden ayağa kaldırılacak: Ani Köprüsü hakkında neler biliniyor?</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/osman-gazinin-ilk-fetihle-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275723</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emeklilere-bayram-mujdesi-ikramiyelerin-yatirilacagi-tarih-belli-oldu-275723</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emeklilere bayram müjdesi: İkramiyelerin yatırılacağı tarih belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Işıkhan: 'Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplara yatırıyoruz.']]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emeklilere bayram müjdesi: İkramiyelerin yatırılacağı tarih belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Işıkhan: "Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplara yatırıyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/emeklilere-bayram-mujdesi-342_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275708</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/infakta-birlik-sehit-muhsin-yazicioglunun-hatirasi-divičanide-yasatiliyor-275708</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnfakta Birlik: Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hatırası Divičani'de yaşatılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İnfakta Birlik İnsani Yardım Derneği, Bosna Hersek'in Jajce şehrine bağlı Divičani Köyü'nde 4. Türkiye Sınıfı'nı Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hatırasına ithaf etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnfakta Birlik: Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hatırası Divičani'de yaşatılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnfakta Birlik İnsani Yardım Derneği Bosna Hersek'in Jajce şehrine bağlı Divi&#269;ani Köyü'nde 4.Türkiye Sınıfı'nı açarak gönül coğrafyamızın yetim bırakılmış evlatlarına bir umut daha oldu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-12052026f29e8fc9.jpg"/><p>Türkçe'nin seçmeli ders olarak okutulduğu bu güzel okulda artık çocuklarımız; Türk dilini, Türk tarihini ve Türk kültürünü daha yakından tanıyacak, gönül bağlarımız daha da kuvvetlenecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-1205202620e2c2b2.jpg"/><p>İnfakta Birlik Derneği Genel Başkanl Hasan BİLİCİ yaptığı açıklamada ; orta vadede hedefimiz; Bosna Hersek'in her şehrinde, her köyünde bir Türkiye sınıfı açmak ve gönül medeniyetimizin izlerini yaşatmaktır. Çünkü biz Bosna'yı sadece bir coğrafya olarak değil, ecdadın emaneti, şehitlerin hatırası olarak görüyoruz açıklamasında bulundu. Projenin paydaşları Devran Koleji, Devran Koleji Mezunlar Derneği ve iş insanı Gürdal TOPAL beyefendiye teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-1205202612fe054c.jpg"/><p>Türkiye Sınıfı projemizin dördüncüsünü; ömrünü Türk milletinin birliğine, mazlumların duasına ve dava ahlakına adamış olan Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun aziz hatırasına armağan ediyoruz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappvideo2026051-120520266f4891f8.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-120520267e97bc27.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sehit-muhsin-yazicioglunu-525_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275702</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/arka-sokaklar-oyuncularinin-kazanclari-ortaya-cikti-bolum-basina-aldiklari-ucret-sasirtti-275702</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arka Sokaklar oyuncularının kazançları ortaya çıktı! Bölüm başına aldıkları ücret şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Yıllardır ekranların en çok izlenen dizileri arasında yer alan Arka Sokaklar'ın oyuncu kadrosunun bölüm başı kazançları gündeme geldi. Dizinin sevilen karakterlerine hayat veren oyuncuların aldığı ücretler, sosyal medyada kısa sürede dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arka Sokaklar oyuncularının kazançları ortaya çıktı! Bölüm başına aldıkları ücret şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk televizyonlarının uzun soluklu yapımları arasında yer alan Arka Sokaklar dizisinin oyuncu kadrosunun bölüm başı kazançları gündem oldu. </p><p>Yıllardır ekranlarda izleyiciyle buluşan Arka Sokaklar dizisinin oyuncularının aldığı ücretler sosyal medyada da konuşulmaya başlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka2-12052026d558cae1.jpg"/><p>İşte Arka Sokaklar oyuncularının bölüm başı kazançları:</p><h2>ZAFER ERGİN (RIZA BABA)</h2><p>Bölüm başı 150 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka3-120520262d061889.jpg"/><h2>ŞEVKET ÇORUH (MESUT GÜNERİ)</h2><p>Bölüm başı 120 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arkasokaklar5-1205202636855cd6.jpg"/><h2>ÖZGÜR OZAN (HÜSNÜ ÇOBAN)</h2><p>Bölüm başı 120 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka2-1205202692518979.jpg"/><h2>OYA OKAR (SELİN GÜNERİ)</h2><p>Bölüm başı 100 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka1-12052026de9137e8.jpg"/><h2>OZAN ÇOBANOĞLU (HAKAN ÇINAR)</h2><p>Bölüm başı 90 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka4-120520264d85f612.jpg"/><h2>EBRU CÜNDÜBEYOĞLU (CANDAN CEYLANLI)</h2><p>Bölüm başı 90 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka3-12052026970799cd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka-sokaklar-oyuncularin-790_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275697</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-gida-arz-guvenligi-sorunumuz-yoktur-275697</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere, hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı.</p><p>Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358703.jpg"/><p>Çiftçilerin tamamının bolluk ve bereketle dolu verimli bir yıl geçirmesini dileyen Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Rabb'im emeklerinizi en güzel şekilde mükafatlandırsın. Son olarak Gazze ve Batı Şeria başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı yerlerinde bir zamanlar ekip biçtikleri toprakları gasbedilen, arazileri maalesef kanla ve kahırla sulanan tüm kardeşlerime buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Cenabıallah o bereketli toprakların inşallah yeniden şenlendiği, ağaçların tekrar yeşerdiği, çocukların neşeyle gülüp eğlendiği o güzel günleri görmeyi hepimize nasip eylesin."</p><p>"Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358704.jpg"/><p><b>- "TOPRAK BİZDE TIPKI SU GİBİ AZİZDİR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve toprağın kendi değerler piramidinde çok mühim bir yere sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:</p><p>"Her şeyden önce biz dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizde, yapıp ettiklerimizde bu tarlayı en güzel, en verimli şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir. Hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz, içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet aleminin işaretidir. Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil, altında metfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle, gönül erleriyle de değerlidir. Burada merhum Yahya Kemal'e atfedilen bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim. 1920'li yılların ikinci yarısıdır. Yahya Kemal Avrupa'nın bir şehrinde büyükelçidir. Bir gün kendisine yabancı bir diplomat tarafından ülkemizin nüfusu sorulur. Yahya Kemal hiç düşünmeden '80 milyon' cevabını verir. Orada bunlardan biri, 'efendim ülkenizde geçtiğimiz günlerde nüfus sayımı yapılmış. Gazetelerden okuduğumuza göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 14 milyon olarak tespit edilmiş' der. Bunun üzerine Yahya Kemal yine hiç duraksamadan ders niteliğindeki şu cevabı verir. 'Ben toprağın altındakileri de saydım. Zira biz onlarla birlikte yaşarız'. Evet değerli kardeşlerim, toprak bizim için üstündekilerle birlikte altındakilerle de mübarektir. Bu anlayışla göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana toprağımızın ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358659.jpg"/><p><b>- "AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR"</b></p><p>Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358660.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini anımsattı.</p><p>Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi.</p><p>Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak."</p><p><b>- "BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi.</p><p>Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358661.jpg"/><p>Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti.</p><p><b>- GIDA ARZ GÜVENLİĞİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi.</p><p>Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi.</p><p><b>- TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ</b></p><p>Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358662.jpg"/><p>Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum."</p><p><b>- PROGRAMDAN NOTLAR</b></p><p>"Toprakta izimiz var" temasıyla düzenlenen programda, sanatçı İsmail Altunsaray tarafından "Gönül dağı" ve "Sen benimsin ben seninim" türküleri seslendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358675.jpg"/><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan tanıtım filminin gösterimi yapıldı. Manisalı çiftçi Cavit Çağlar Çankaya, çiftçiler adına konuşma yaptı.</p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tablo takdim edildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 coğrafi bölgeyi temsilen 7 kadın çiftçiye plaket verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358674.jpg"/><p>Programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve davetliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/cumhurbaskani-erdogan-gid-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275692</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezini-ziyaret-etti-275692</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'ye gelen Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından kurulan, dünyanın en gelişmiş ve kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. MEXT ile Belçika'nın önde gelen inovasyon merkezleri arasında iki ayrı iş birliği anlaşması imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol'un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet da katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-120520261670efca.jpg"/><p>MEXT Teknoloji Merkezi ziyaretinde Kraliçe Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet, MEXT'in sanayinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümüne yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet, ileri teknoloji uygulamalarını yerinde inceleyerek üretim sanayisinin dönüşümüne yönelik örnek uygulamaları deneyimledi.</p><p><b>MEXT VE BELÇİKALI KURULUŞLAR ARASINDA STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ MUTABAKATLARI İMZALANDI</b></p><p>Ziyaret kapsamında ayrıca, MEXT Teknoloji Merkezi ile Belçika'nın ileri üretim ve uygulamalı Ar-Ge alanındaki önde gelen inovasyon merkezi Flanders Make ve endüstri ile girişimcilik ekosistemini buluşturan teknoloji ve inovasyon merkezi A6K arasında iki ayrı mutabakat zaptı imzalandı.</p><p>Dijital ve yeşil dönüşüm odağında geliştirilen iş birlikleri; Avrupa ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak çalışmalar yürütülmesini, test ve demonstrasyon altyapılarında sinerji yaratılmasını, ekosistemler arası iş geliştirme ve pazar erişiminin güçlendirilmesini, eğitim ve yetkinlik geliştirme alanlarında ortak çalışmalar yapılmasını kapsıyor.</p><p>Mutabakat zaptları, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ile Flanders Make CEO'su Grisja Lobbestael ve A6K CEO'su Abd-Samad Habbachi tarafından imzalandı.</p><p><b><i>MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol</i></b> ise ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirilen bu ziyaretin, Belçika heyetinin özel talebiyle MEXT Teknoloji Merkezi'nde gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduk. Dünyanın en gelişmiş dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT'te ülkemizin üretim gücünü, teknoloji yetkinliğini ve Türk iş gücünün ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu uluslararası heyetlerle paylaştık. Otomotivden savunma sanayiine, tedarik sanayiinden demir çeliğe kadar birçok stratejik sektörde ülkemizin üretim kabiliyetlerini ve özellikle MESS üyelerinin dönüşüm vizyonunu en güçlü şekilde aktardığımıza inanıyoruz. Bu ziyaretin yeni iş birlikleri geliştirmek için değerli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu anlamlı ziyaretleri ve sanayimizin dönüşüm yolculuğuna gösterdikleri yakın ilgi için, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır'a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş'a ve Belçikalı heyet üyelerine teşekkür ediyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-12052026489071dd.jpg"/><p><b>MEXT HAKKINDA</b></p><p><i>2020 yılında Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası tarafından kurulan MEXT, dünyanın en kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm ve yetkinlik geliştirme merkezlerinden biridir. 10.000 metrekarelik ileri teknolojiyle donatılmış tesisinde; son teknoloji bir dijital fabrika, eğitim alanları, ofisler, canlı bir ortak çalışma alanı ve dinamik bir konferans merkezi bulunmaktadır.</i></p><p><i>Son beş yılda MEXT, 1.000'den fazla şirketten 21.000'in üzerinde ziyaretçiyi ağırlamış ve uluslararası katılımla 400'den fazla etkinliğe ev sahipliği yapmıştır. Türkiye'de 43 şehirde, ayrıca 5 ülkede ve 15 sektörde faaliyet gösteren 900'ün üzerinde firmaya dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm hizmetleri sunmuştur. MEXT ayrıca, sanayimizin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm yolculuğuna ışık tutan 15'in üzerinde içgörü raporu yayımlamıştır.</i></p><p><i>MEXT'in temel misyonu, Türk sanayisinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmaktır. Bu doğrultuda, daha yenilikçi, sürdürülebilir ve dijital bir gelecek inşa etmek amacıyla dönüştürücü hizmetler sunmaktadır. Avrupa İnovasyon Konseyi'nin resmî iş ortağı olması da MEXT'in inovasyona olan güçlü bağlılığını pekiştirmektedir.</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/belcika-kralicesi-mathild-572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275691</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/polen-mevsimi-kontrolden-cikiyor-semptomlar-her-yil-agirlasiyor-275691</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Polen mevsimi kontrolden çıkıyor! Semptomlar her yıl ağırlaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de iklim değişikliği nedeniyle polen mevsimi her yıl daha erken başlıyor ve daha uzun sürüyor. Artan sıcaklık, karbondioksit kirliliği ve aşırı hava olayları milyonlarca insanın alerji semptomlarını ağırlaştırıyor. Uzmanlar, bu eğilimin önümüzdeki yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Polen mevsimi kontrolden çıkıyor! Semptomlar her yıl ağırlaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de iklim değişikliği, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen alerji sorununu her geçen yıl daha da büyütüyor. Uzmanlara göre, yükselen sıcaklıklar ve artan karbondioksit seviyeleri, polen mevsiminin hem süresini uzatıyor hem de şiddetini artırıyor. Özellikle Kuzey Amerika'da polen sezonu, geçmiş yıllara kıyasla daha erken başlıyor ve daha geç sona eriyor. Bu değişim, ABD'deki yetişkinlerin dörtte biri ile her beş çocuktan birini etkileyen mevsimsel alerjilerin daha ağır semptomlarla yaşanmasına yol açıyor. Bahar aylarında burun akıntısı, kaşıntılı gözler, astım atakları ve ciddi solunum problemleri, iklim değişikliğinin tetiklediği sağlık sorunlarının başında geliyor. Uzmanlar, 2026 polen sezonunun da geçmiş yıllara göre daha zorlu geçeceğini öngörüyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Polen mevsimi uzadı, semptomlar ağırlaştı'</h3><p>NYU Langone Health'ten Kulak Burun Boğaz uzmanı Dr. Neelima Tummala, hastalarının her yıl daha önce hiç olmadığı kadar şiddetli alerji semptomları yaşadıklarını belirtiyor. Dr. Tummala, "Bu sadece bir his değil, bilimsel olarak da kanıtlanıyor" diyerek, iklim değişikliğinin polen mevsimini uzattığına dikkat çekiyor. ABD Ulusal Fenoloji Ağı'nın verilerine göre, 198 şehirde yapılan analizde donma süresiz büyüme mevsimi ortalama 21 gün uzadı. Özellikle Kuzeybatı ve Güneybatı bölgelerinde bu artış daha belirgin şekilde hissediliyor. AccuWeather meteorologları ise bu yıl Ohio Nehri Vadisi ve Pasifik Kuzeybatısı'nda ağaç polenlerinin yüksek seviyelere ulaşacağını öngörüyor. Kuzey Ovası ve Büyük Göller bölgesinde ise artan yağış ve sıcak hava nedeniyle çim poleninde erken zirveler bekleniyor. Tüm bu veriler, iklim değişikliğinin alerji sorununu daha karmaşık ve yönetilmesi güç bir hale getirdiğini gösteriyor.</p><h3>Küresel ısınma polen üretimini katladı</h3><p>Yapılan araştırmalar, küresel ısınmanın polen üretimini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. 2021 yılında yayımlanan bir bilimsel çalışmada, insan kaynaklı iklim değişikliğinin Kuzey Amerika'daki polen sezonlarını belirgin şekilde kötüleştirdiği tespit edildi. Climate Central'ın analizine göre, 1970 ile 2025 yılları arasında ABD'nin büyük bölümünde büyüme mevsimi yaklaşık üç hafta uzadı. Nature Communications dergisinde 2022'de yayımlanan bir başka araştırma ise, yüzyılın sonuna kadar polen üretiminin yüzde 200'e kadar artabileceğini öngörüyor. Bu artış, özellikle polen alerjisi olanlar için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Montreal Çocuk Hastanesi'nden pediatrik alerji uzmanı Dr. Moshe Ben-Shoshan, bazı hastalarında geçmişe kıyasla çok daha yoğun semptomlar gözlemlediğini ve klasik tedavilerin artık yeterli gelmediğini vurguluyor. Dr. Ben-Shoshan, "Aynı semptomlar, sadece çok daha yoğun yaşanıyor" diyerek, alerji hastalarının yaşam kalitesinin ciddi şekilde düştüğüne dikkat çekiyor.</p><h3>Nem ve felaketler küf alerjilerini tetikliyor</h3><p>Polen dışında, iklim değişikliğinin etkilediği bir diğer önemli alerjen ise küf. Artan nem, sıcaklık ve sel olayları, daha önce nadir görülen bölgelerde küf oluşumu için ideal ortamlar yaratıyor. Özellikle kasırgalar gibi felaketlerin ardından, yetersiz havalandırmaya sahip eski binalarda ve bodrum katlarında yaşayan insanlar için küf alerjileri ciddi bir sorun haline geliyor. Dr. Tummala, bu tür ortamlarda yaşayan hastalarının alerji semptomlarında belirgin bir artış gözlemlediğini belirtiyor. Ayrıca, Kanada'dan ABD'ye ulaşan yoğun orman yangını dumanı gibi faktörler de solunum yolları üzerinde ek baskı oluşturuyor. Dr. Tummala, geçen yaz yaşanan bir orman yangını sırasında hastalarının dışarı çıkmaya korktuğunu ve birden fazla solunum stresörünün etkisini aynı anda yaşadığını ifade ediyor. Bu durum, alerjisi olan kişilerin hayat kalitesini daha da olumsuz etkiliyor.</p><h3>Polen ve toz, günlük yaşamı felç ediyor</h3><p>Mevsimsel alerjiler, çoğu insan için yalnızca rahatsız edici semptomlar anlamına gelmiyor; aynı zamanda uyku düzenini bozuyor, sinüzit enfeksiyonu riskini artırıyor, okul ve iş hayatını olumsuz etkiliyor. 2024 yılında Texas'ta yapılan bir çalışma, yüksek polen seviyelerinin olduğu dönemlerde acil servis başvurularında astım ataklarının önemli bir oranı oluşturduğunu gösterdi. Dr. Tummala, alerjisi olan kişilerin sıcak hava dalgalarına ve artan hava kirliliğine karşı daha hassas olduğunu belirtiyor. Ayrıca, kuraklık dönemlerinde yağmurun poleni havadan temizleyememesi, polen ve ince tozun haftalarca havada kalmasına neden oluyor. McGill Üniversitesi'nden David Wees, mevsimsel alerjilerinin daha erken başladığını ve daha uzun sürdüğünü, ofisinin önündeki huş ağaçlarından yayılan polen nedeniyle semptomlarının arttığını aktarıyor. Tüm bu gelişmeler, alerji şikayetlerinin sadece bireysel bir sorun olmadığını, toplum sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor.</p><h3>Uzmanlardan iklim değişikliğiyle mücadele çağrısı</h3><p>Uzmanlar, iklim değişikliği ve alerji sorunları arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekerek, acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Dr. Tummala, "Bu değiştirilebilir bir risk faktörü" diyerek, küresel ısınmanın azaltılması için toplumsal ve bireysel düzeyde harekete geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Bilim insanları, sera gazı emisyonlarının azaltılması, yeşil alanların korunması ve şehir planlamasında iklim dostu uygulamaların yaygınlaştırılması gibi adımların, alerjiyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu savunuyor. Ayrıca, sağlık sistemlerinin alerji ve solunum yolu hastalıklarına karşı daha hazırlıklı olması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi de öneriler arasında yer alıyor. ABD'de polen mevsiminin her yıl daha erken başlaması ve daha uzun sürmesi, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu eğilimin sürmesi halinde önümüzdeki yıllarda çok daha ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceği konusunda uyarıyor.</p><p>Sonuç olarak, ABD başta olmak üzere Kuzey Amerika'da iklim değişikliği kaynaklı polen ve küf artışı, mevsimsel alerji şikayetlerinin daha erken, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu sorunun yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde ele alınması gerektiğini ve iklim değişikliğiyle mücadeleye ağırlık verilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/polen-mevsimi-kontrolden--998_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275690</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-arastirma-ortaya-koydu-dunya-benzeri-yasam-icin-alt-sinir-belirlendi-275690</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma ortaya koydu! Dünya benzeri yaşam için alt sınır belirlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi Riverside'dan araştırmacıların geliştirdiği yeni STEHM modeli, yaşanabilir ekzoplanetler için alt boyut sınırını 0.8 Dünya yarıçapı olarak belirledi. Bu bulgu, uzayda yaşam arayışında odaklanılması gereken gezegenleri net biçimde ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma ortaya koydu! Dünya benzeri yaşam için alt sınır belirlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi Riverside'dan bir ekip, yaşanabilir ekzoplanetlerin belirlenmesinde devrim niteliğinde bir eşiği açıkladı. Araştırmacıların geliştirdiği STEHM (Dünya'dan Küçük Yaşanabilirlik Modeli) adlı yeni model, bir gezegenin yaşanabilirliği için alt sınırın 0.8 Dünya yarıçapı olduğunu ortaya koydu. Bu bulgu, uzayda yaşam arayışında teleskop zamanının en iyi adaylara ayrılması açısından kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Çalışma, bir gezegenin atmosferini uzun vadede koruyabilmesi için sahip olması gereken minimum büyüklüğe ışık tutarken, daha küçük gezegenlerin yaşam için yeterli atmosferi tutamadığını gösterdi.</p><h3>STEHM modeliyle yaşanabilirlikte yeni dönem</h3><p>STEHM modeli, gezegenlerin yaşanabilirlik potansiyelini belirlerken, özellikle atmosfer tutma yeteneği üzerinde duruyor. Araştırmacılar, bu modelde gezegenleri tek parça bir kabukla, yani 'durağan kapak' olarak tanımladı ve atmosferin korunmasında karbondioksit (CO2) bazlı bir senaryoyu tercih etti. CO2'nin, uzaya kaçışı zorlaştıran ağır bir molekül olması, atmosferin uzun ömürlü olmasını destekliyor. Modelin sonuçlarına göre, 0.8 Dünya yarıçapı veya daha büyük gezegenler, atmosferlerini milyarlarca yıl boyunca koruyabiliyor. Bu, potansiyel olarak yaşamın ortaya çıkıp gelişebilmesi için gerekli olan uzun süreli istikrarlı koşulların sağlanmasına olanak tanıyor. Araştırmacılar, 0.7 Dünya yarıçapı ve altındaki gezegenlerde ise atmosfer kaybının hızlandığını ve bu gezegenlerin, ev sahibi yıldızlarının yoğun ultraviyole (XUV) ışınımı nedeniyle kısa sürede atmosferini kaybettiğini vurguladı.</p><h3>Atmosfer kaybında iki ana engel: Yerçekimi ve iç soğuma</h3><p>Modelde, yaşanabilirlik sınırını belirleyen iki temel faktör öne çıkıyor: yerçekimi ve iç soğuma. Daha küçük gezegenlerin kütlesi ve dolayısıyla yerçekimi düşük olduğu için, atmosferdeki yüksek enerjili parçacıklar kolayca uzaya kaçabiliyor. Bu süreç, bilim dünyasında 'Jeans kaçışı' olarak biliniyor ve atmosferin hızla incelmesine yol açıyor. İkinci kritik faktör ise iç soğuma. Küçük gezegenlerin yüzey alanı-hacim oranı yüksek olduğundan, iç kısımları büyük gezegenlere göre çok daha hızlı soğuyor. Bu soğuma, gezegenin dış kabuğunun hızla kalınlaşmasına ve volkanik aktivitelerin neredeyse tamamen durmasına neden oluyor. Oysa volkanizma, atmosferdeki gazların sürekli olarak yenilenmesini ve korunmasını sağlıyor. Volkanik aktivitenin azalması, atmosferin ömrünü ciddi şekilde kısaltıyor ve yaşanabilirliği tehlikeye atıyor.</p><h3>0.8 Dünya yarıçapı altı gezegenlerin kaderi: Kısa ömürlü atmosferler</h3><p>STEHM modelinin ortaya koyduğu verilere göre, 0.7 Dünya yarıçapı ve daha küçük gezegenler, atmosferlerini uzun süre koruyamıyor. Örneğin, 0.6 Dünya yarıçapına sahip bir gezegen, atmosferini yalnızca 400 milyon yıl kadar tutabiliyor. Bu süre, yaşamın karmaşık formlar geliştirebilmesi için oldukça yetersiz kabul ediliyor. 0.5 Dünya yarıçapına sahip bir gezegenin ise atmosferi sadece 30 milyon yıl içinde tamamen yok oluyor. Araştırmacılar, bu bulguların, yaşanabilir ekzoplanet arayışında 0.8 Dünya yarıçapı altında kalan gezegenlerin büyük oranda elenmesi gerektiğini gösterdiğini belirtiyor. Bu sınırın altında kalan gezegenlerin, olağanüstü koşullar dışında, genellikle havasız ve yaşam barındırma ihtimali düşük kayalık gökcisimleri haline geldiği ifade ediliyor.</p><h3>Nadir istisnalar: Yaşanabilirlik için üç özel durum</h3><p>Her ne kadar genel kural 0.8 Dünya yarıçapı olsa da, model bazı istisnalara da dikkat çekiyor. Araştırmacılar, çok nadir görülen üç özel durumda, daha küçük gezegenlerin atmosferlerini uzun süre koruyabileceğini belirtiyor. Bunlardan ilki, gezegenin büyük bir karbon bütçesiyle oluşması. Bu durumda, fazla karbon, atmosferin milyarlarca yıl boyunca kaybolmasını önleyebiliyor. İkinci istisna, düşük çekirdek yarıçapı oranına sahip küçük gezegenlerde görülüyor. Çekirdeği neredeyse olmayan bu gezegenler, daha büyük bir manto hacmine sahip oldukları için, uzun süre boyunca atmosfer oluşturan gazları salmaya devam edebiliyor. Üçüncü istisna ise 'soğuk başlangıç' olarak adlandırılıyor. Bu senaryoda, gezegenin mantosu geç ısınıyor ve atmosfer oluşturmaya başladığında, yıldızın zararlı XUV radyasyonu azalmış oluyor. Böylece, atmosferin ömrü uzayabiliyor. Ancak, bu üç durumun son derece nadir olduğu ve genel arayışta istisna teşkil ettiği vurgulanıyor.</p><h3>Uzayda yaşam arayışında yeni yol haritası: 0.8 Dünya yarıçapı ve üzeri gezegenler</h3><p>Kaliforniya Üniversitesi Riverside ekibinin STEHM modeliyle ortaya koyduğu 0.8 Dünya yarıçapı sınırı, astronomi dünyasında yaşanabilir ekzoplanet arayışına yön veriyor. Araştırmacılar, uzayda yaşam bulma umuduyla yapılan gözlemlerde, bu eşiğin altındaki gezegenlere odaklanmanın zaman ve kaynak israfına yol açabileceğini belirtiyor. Teleskop zamanının ve bilimsel kaynakların, atmosferini milyarlarca yıl koruyabilecek büyüklükteki gezegenlere yönlendirilmesi gerektiği savunuluyor. Bu yaklaşım, uzayda Dünya benzeri yaşam izlerini bulma ihtimalini artırırken, yaşanabilirlik kriterlerinde de daha net ve bilimsel temelli bir yol haritası sunuyor. Sonuç olarak, 0.8 Dünya yarıçapı, yaşam arayışında yeni bir standart olarak kabul ediliyor ve gelecekteki ekzoplanet araştırmalarında bu sınırın dikkate alınması öneriliyor.</p><p>STEHM modelinin sunduğu bu bulgular, uzayda yaşam arayışında bilim insanlarına net bir yol gösteriyor. 0.8 Dünya yarıçapı eşiği, yaşanabilir ekzoplanetlerin belirlenmesinde kritik bir referans noktası haline geldi. Bu yeni bilgiyle, astronomi topluluğu, kaynaklarını ve gözlemlerini en umut vadeden gezegenlere odaklayarak, evrende yaşamın izlerini bulma şansını artırabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yeni-arastirma-ortaya-koy-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275689</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tutuklu-eski-usak-belediye-baskani-yalim-ek-ifade-icin-adliyeye-goturuluyor-275689</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Yalım ek ifade için adliyeye götürülüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürüldüğü belirtildi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Yalım ek ifade için adliyeye götürülüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Uşak Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ile ilgili 27 Mart'ta soruşturma başlatmış, ilk dalga operasyonda Belediye Başkanı Özkan Yalım gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Yalım ardından görevden uzaklaştırılmıştı.</p><p>Eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade vermişti. Yalım'la ilgili yeni bir gelişme yaşandı.</p><p>Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın yeni bir ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürüldüğü öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/tutuklu-eski-usak-belediy-826_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275688</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/microsoft-outlook-hizli-adimlar-hatasini-kabul-etti-275688</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Microsoft Outlook hızlı adımlar hatasını kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft, Outlook uygulamasında Hızlı Adımlar özelliğinde yaşanan önemli bir sorunu doğruladı. Son güncellemenin ardından binlerce Outlook kullanıcısı Hızlı Adımlar işlevinin devre dışı kalmasından şikayet ediyor. Şirket, geçici çözümler önerirken, kalıcı bir düzeltme için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Microsoft Outlook hızlı adımlar hatasını kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft, Outlook'un klasik sürümünde yer alan Hızlı Adımlar özelliğinde ciddi bir hata yaşandığını resmen duyurdu. Son yayımlanan 2512 (Build 19530.20138) güncellemesinin ardından, çok sayıda Outlook kullanıcısı Hızlı Adımlar fonksiyonunun aniden griye döndüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini bildirdi. Şirket, bu beklenmedik sorunun özellikle Microsoft 365 için Outlook'ta ortaya çıktığını ve kullanıcıların uzun süredir bu durumdan şikayetçi olduğunu kaydetti. Microsoft, Outlook Hızlı Adımlar özelliğini etkileyen bu hatanın, e-posta yönetiminde otomatikleştirilmiş görevleri kullananlar için büyük bir verimlilik kaybına yol açtığını vurguladı.</p><h3>Microsoft: 'Hızlı Adımlar'da bayrak ve kategori komutları sorunlu'</h3><p>Microsoft tarafından yapılan açıklamada, Hızlı Adımlar özelliğinin özellikle "Mesaj üzerindeki bayrakları temizle" ve "Kategorileri temizle" gibi komutları içeren işlemlerde hata verdiği belirtildi. Şirket, bir e-postayı taşırken aynı anda kategori temizleme gibi bir eylem seçildiğinde, ilgili mesajda zaten kategori atanmadıysa Hızlı Adımlar'ın devre dışı kaldığını aktardı. Kullanıcılar, bu sorun nedeniyle Outlook'taki e-posta iş akışlarını tek tıkla yönetme imkanını kaybetti. Hızlı Adımlar, Outlook kullanıcılarının tekrarlayan işlerini hızlandıran ve posta kutularını daha verimli yönetmelerini sağlayan bir özellik olarak öne çıkıyor. Bu nedenle yaşanan hata, özellikle iş dünyasında Outlook'a bağımlı olanlar için önemli bir aksaklık yarattı. Microsoft, söz konusu hatanın yalnızca belirli komut zincirlerinde ortaya çıktığını, ancak etkisinin geniş kullanıcı kitlesini kapsadığını belirtti.</p><h3>Şirketten geçici çözüm önerileri ve güncelleme uyarısı</h3><p>Microsoft, Outlook Hızlı Adımlar özelliğinde yaşanan bu sorun için henüz kalıcı bir çözüm sunmadı. Ancak kullanıcıların iş akışlarını sürdürebilmesi için bazı geçici öneriler paylaştı. Şirket, Hızlı Adımlar'a klavye kısayolları atayarak özelliğin bir kısmının kullanılabilirliğini artırabileceğini bildirdi. Bunun için Outlook menüsünde Yönet Hızlı Adımlar bölümünden ilgili adımı seçip düzenleyerek, 'Kısayol tuşu' menüsünden bir tuş atanması önerildi. Ayrıca, bu yöntem işe yaramazsa kullanıcıların 2511 (Build 19426.20218) sürümüne geri dönmeleri veya Outlook Web Uygulaması (OWA) ile Yeni Outlook uygulamasını geçici olarak tercih etmeleri tavsiye edildi. Microsoft, güncellemeleri devre dışı bırakmanın da bir alternatif olabileceğini belirtti. Şirket, kullanıcıların bu bilinen sorunun çözümü için 14 Temmuz tarihini takip etmelerini önerdi. Henüz hata için kesin bir düzeltme tarihi açıklanmadı ve Microsoft Outlook ekibi, hatayı detaylı şekilde incelemeye devam ediyor.</p><p>Microsoft'un Outlook Hızlı Adımlar özelliğinde ortaya çıkan bu hata, e-posta yönetiminde otomasyon ve verimlilik arayan kullanıcılar açısından ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Şirketin geçici çözüm önerileri, kullanıcıların iş süreçlerini bir nebze rahatlatırken, binlerce Outlook kullanıcısı kalıcı ve kapsamlı bir güncellemenin bir an önce yayımlanmasını bekliyor. Microsoft'un konuyla ilgili yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı ve Hızlı Adımlar özelliğinin ne zaman tam işlevselliğine kavuşacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/microsoft-outlook-hizli-a-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275687</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/whatsappta-liquid-glass-surprizi-yeni-tasarim-izleri-ortaya-cikti-275687</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp'ta Liquid Glass sürprizi! Yeni tasarım izleri ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[WhatsApp, iOS platformunda Liquid Glass tasarımını test etmeye devam ediyor. Beta kullanıcıları, mesaj tepkileri ve bağlam menülerinde yapılan yenilikleri deneyimleme fırsatı buluyor. Meta'nın bu adımı, uygulamanın görsel bütünlüğünü güçlendirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp'ta Liquid Glass sürprizi! Yeni tasarım izleri ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp, iOS kullanıcıları için Liquid Glass adını verdiği yeni tasarım dilini beta sürümünde test etmeye başladı. Uygulamanın TestFlight programına katılan kullanıcılar, mesaj tepkileri ve bağlam menülerinde dikkat çekici yeniliklerle karşılaşıyor. Beta sürecinde öne çıkan Liquid Glass tasarımı, uygulamanın alt navigasyon çubuğu ve sohbetler sekmesinde daha önce küçük ölçekte denenmişti. Şimdi ise, bu tasarım yaklaşımı mesaj tepkisi tepsisi ve sohbet listesi bağlam menüsüne taşındı. Şeffaflık efektleri ve opak görünümler, uygulamanın farklı bölümlerinde görsel bir bütünlük sağlamayı amaçlıyor.</p><h3>Meta, Liquid Glass tasarımını iOS'ta genişletiyor</h3><p>Meta, Liquid Glass tasarımını iOS uygulamasında daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Son beta güncellemesinde, mesaj tepkileri için hazırlanan tepki tepsisi daha belirgin ve opak bir yapıya kavuştu. Sohbet listesindeki bağlam menüsü ise şeffaflık efektleriyle yenilendi. Ancak, mesajlar için kullanılan bağlam menüsünde sade bir arka plan tercih edildiği görülüyor. Bu durum, uygulamanın bazı bölümlerinde Liquid Glass tasarımının tam anlamıyla benimsenmediğini gösteriyor. Yine de, beta sürümlerinde yapılan bu değişiklikler, Meta'nın iOS kullanıcı deneyimini geliştirmek için yoğun bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor.</p><h3>WhatsApp beta güncellemeleriyle Liquid Glass sürprizi</h3><p>WhatsApp'ın TestFlight beta sürümlerinde Liquid Glass tasarımıyla ilgili yenilikler ardı ardına ortaya çıkıyor. WABetaInfo'nun tespitlerine göre, bu yeni tasarım dili, uygulamanın farklı bölümlerinde test ediliyor ve kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda şekilleniyor. Şu an için Liquid Glass yeniliklerinin App Store'daki kararlı sürüme ne zaman ekleneceği kesinleşmedi. Ancak, beta sürümlerinde sürekli olarak yeni Liquid Glass referanslarının bulunması, resmi dağıtımın yakın zamanda gerçekleşebileceği yönünde beklentileri artırıyor. Kullanıcılar, WhatsApp'ın iOS platformunda daha modern ve bütünlüklü bir görünüme kavuşmasını heyecanla bekliyor.</p><p>Sonuç olarak, WhatsApp'ın iOS beta sürümünde test edilen Liquid Glass tasarımı, uygulamanın görsel tutarlılığını güçlendirme yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Meta'nın bu yenilikleri yakın gelecekte tüm iOS kullanıcılarına sunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappta-liquid-glass-s-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275686</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-korfezdeki-sorun-gazze-konusunu-hicbir-sekilde-unutturmamali-275686</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Karşı karşıya olduğumuz Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ülkesinin Türkiye ile birlikte Pakistan'ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'ın yeniden açmak için yürüttüğü arabuluculuk çabalarını desteklediğini söyledi.<br></p><p>Al Sani, Katar&#39;ın başkenti Doha&#39;da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357243.jpg"/><p>Katar Başbakanı, Hürmüz Boğazı&#39;ndaki seyrüsefer hareketliliğinin kısıtlamasının deniz ticaretini de etkilediğini belirterek, &quot;İran bu (Hürmüz) boğazı, Körfez ülkelerine baskı veya şantaj yapmak için bir silah olarak kullanmamalıdır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357246.jpg"/><p>İsrail&#39;in Gazze&#39;de sivilleri hedef almayı ve göçe zorlamayı sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, &quot;İsrail, Gazze Şeridi&#39;nde ateşkesi ihlal etmeyi sürdürüyor ve insani yardımı bir silah olarak kullanıyor.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357247.jpg"/><p>Al Sani, bölgenin dost ülkelerle istişarenin sürdürülmesini gerektiren hassas bir süreçten geçtiğini ve Türkiye&#39;nin koordinasyon içine oldukları ortakların başında geldiğini belirterek, &quot;Katar ve Türkiye, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı&#39;nı yeniden açmak için Pakistan&#39;ın arabuluculuk çabalarını destekliyor.&quot; diye konuştu.<br></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ve ABD arasındaki müzakere sürecinin en kısa sürede bir neticeye ulaşmasını dileyerek, "Aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak." dedi.</p><p>Bakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'daki ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Bölgede karşılaşılan durumların, iki ülkeyi daha fazla istişare etme ve dayanışma içinde olmaya zorladığını vurgulayan Fidan, "Geçtiğimiz günlerde bölgedeki diğer ülkelerle, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'le de çeşitli düzeylerde temaslarımız oldu. Bize ziyaretler oldu. Bölgedeki durumu ele aldık." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357249.jpg"/><p>Fidan, İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde Pakistan'ın rolünü desteklediğini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Bu noktada elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Bunu hiçbir şekilde görmek istemiyoruz. İnşallah diplomasinin bir neticeye ulaşması için de dostlarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada ortaya konan çabaları da her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz."</p><p>Fidan, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uyguladığına dikkati çekerek, "Dünya hükümetleri bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla dünya kamuoyunun çabası, bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357250.jpg"/><p><b>- "HER ALANDA GERÇEKTEN OLDUKÇA İYİ İLERLEYEN BİR İLİŞKİMİZ VAR"</b></p><p>Türkiye ve Katar ilişkilerinin iyi olduğunu belirten Fidan, "Her alanda gerçekten oldukça iyi ilerleyen bir ilişkimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri Şeyh Temim'in ortaya koyduğu irade, liderlik bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek nitelikte. Uzun yıllardır samimi bir dostluğa, kardeşliğe dayalı, belli olaylarla test edilmiş bir ilişki var." ifadelerini kullandı.</p><p>Fidan, her iki ülkenin kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra oldukça profesyonel, sonuç almaya odaklı projelerini hayata geçirmeye devam edeceğini söyledi.</p><p>İran ve ABD arasındaki müzakerelerde, tarafların aslında savaşın durmasını, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istediğini dile getiren Fidan, "Her iki tarafın da niyet bazında ortaya koyduğu tavır bu. Problem, bunu nasıl bir önceliklendirmeyle ve ifadelendirmeyle kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin." dedi.</p><p>Fidan, sürecin en kısa sürede bir neticeye ulaşmasını dileyerek, "Çünkü aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357252.jpg"/><p><b>- "BU ARTIK KÜRESEL BİR SORUN, GÜVENLİK SORUNU"</b></p><p>Fidan, bölgesel konularda mevkidaşı Al Sani ile fikir alışverişinde bulunduğunu belirtti.</p><p>Savaşın başlamaması için en başından itibaren Türkiye ve Katar'ın büyük bir çaba ortaya koyduğu vurgulayan Fidan, "Maalesef savaş vuku buldu. Şu anda bu savaşın en erken şekilde, en az zararla durdurulması için çabalamaktayız. Bütün bu çabaları desteklemekteyiz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357253.jpg"/><p>Bakan Fidan, Türkiye ve Katar'ın bölgesel krizleri arabuluculuk yoluyla sönümlendirmek ve sona erdirmek konusunda her iki ülkenin de çok çalıştığını, birbirinin çabalarına destek verdiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357254.jpg"/><p>Bu konuda geçmişte önemli tecrübelerin olduğunu hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:</p><p>"İsrail herkes tarafından odadaki fil olarak tanımlanmakta. Herkes bir araya geliyor, herkesin barışı, diplomasiyi konuştuğu bir dönemde İsrail'in bütün sorunları şiddet ve yayılmacılıkla daha da artırma yolunda bir politika izlediğini görüyoruz. Bu artık küresel bir sorun, güvenlik sorunu haline geldi. Avrupa Birliği'nin aldığı yaptırım kararları var İsrail'e karşı ve ben önümüzdeki dönemde, dünya kamuoyunun İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı daha fazla tepki koyacağına inanıyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/disisleri-bakani-fidan-ko-290_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275685</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ankarada-kuzey-ve-doguda-kuvvetli-yagis-uyarisi-275685</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da kuzey ve doğuda kuvvetli yağış uyarısı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, meteoroloji verilerine göre Başkent'in kuzey ve doğu çevrelerinde kuvvetli yağış beklendiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da kuzey ve doğuda kuvvetli yağış uyarısı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, başkentin kuzey ve doğu kesimlerinde yerel kuvvetli yağış beklendiği bildirilerek; ani sel, yıldırım, yerel dolu yağışı ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması çağrısında bulunuldu.  </p><p>Açıklamada, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezinden alınan son verilere göre; bugün (Salı) öğle saatlerinden sonra beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Ankara'nın kuzey ve doğu çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden; ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" ifadelerine yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ankarada-kuzey-ve-doguda--330_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275684</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/flaman-bolge-hukumeti-basbakani-diependaele-turkiye-ile-imalat-sektorunde-isbirligi-onemli-275684</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele: Türkiye ile imalat sektöründe işbirliği önemli]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, "Türkiye gibi güçlü ortaklarla işbirliği yaparak, imalat sektörünün geleceğinde hayati rol oynayabileceğimize inanıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele: Türkiye ile imalat sektöründe işbirliği önemli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, İstanbul'daki MEXT Teknoloji Merkezi'nde düzenlenen "Endüstri 4.0'dan 5.0'a: Küresel Jeopolitik Değişimler Arasında Üretimin Geleceği Üzerine Belçika-Türk Diyaloğu" toplantısının açılışında konuştu.</p><p>Küresel sanayi üretiminin jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılmaları ve enerji kısıtları nedeniyle yeniden şekillendiğini ifade eden Diependaele, üretim sistemlerinin artık akıllı, verimli, sürdürülebilir ve dayanıklı olması gerektiğini söyledi.</p><p>Diependaele, Türkiye ile Belçika'nın güçlü sanayi altyapıları ve birbirini tamamlayan yetkinliklere sahip olduğuna dikkati çekerek, mevcut jeopolitik ortamda işbirliğinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355827.jpg"/><p>İki ülke sanayisinin de birçok ortak zorlukla karşı karşıya olduğuna işaret eden Diependaele, "Bu nedenle, günümüz jeopolitik koşullarında işbirliği hayati önem taşıyor ve bakanla daha fazla işbirliği yapma imkanlarını görüşmüş olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355828.jpg"/><p>Diependaele, Flaman bölgesinin Türkiye ile kurduğu ortaklığı derinleştirmek için büyük bir istekle çalıştığını belirterek, "Türkiye gibi güçlü ortaklarla işbirliği yaparak, hem geleceğin hem de imalat sektörünün geleceğinde hayati rol oynayabileceğimize inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355829.jpg"/><p>Dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekanın sanayi üretiminin merkezine hızla yerleştiğine dikkati çeken Diependaele, "Dijital dönüşüm, döngüsel üretim ve insan odaklı inovasyon alanlarında birlikte çalışarak, ortak zorlukları ortak fırsatlara dönüştürebileceğimize inanıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Diependaele, üretimin geleceğinin "soyut vizyonlarla değil, pratik tercihlerle" şekilleneceğini kaydederek, verimliliğin artırılması, nitelikli iş gücünün güvence altına alınması ve sınır ötesi güvenilir ortaklıkların kurulmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/flaman-bolge-hukumeti-bas-835_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275683</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-hedef-gronlandda-yeni-us-danimarka-ile-temaslarda-ilerleme-kaydedildi-275683</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de hedef Grönland'da yeni üs! Danimarka ile temaslarda ilerleme kaydedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle 'ele geçirme' söylemlerinde bulunduğu Grönland'da üç yeni üs açmak için bir süredir Danimarka ile yürüttüğü görüşmelerde ilerleme kaydettiği ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de hedef Grönland'da yeni üs! Danimarka ile temaslarda ilerleme kaydedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BBC'nin, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın "ulusal güvenlik" meselesi olarak değerlendirdiği Grönland'ı "ele geçirme" söylemlerinin gölgesinde Washington ve Kopenhag'ın adaya yönelik temasları sürüyor.</p><p>İsimleri açıklanmayan kaynaklar, ABD'nin, görüşmelerde, Grönland'daki askeri varlığını artırma ve adanın güneyinde "ABD'nin egemen toprağı" sayılacak üç yeni üs kurma konularını gündeme getirdiğini söyledi.</p><p>Bu üslerin yoğunlukla Çin ve Rusya'nın Kuzey Atlantik'teki olası denizcilik faaliyetlerini gözetlemede kullanılacağına işaret eden kaynaklar, görüşmelerde son aylarda ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.</p><p>Kaynaklar, tarafların henüz herhangi bir konuda anlaşmaya varmadığını ve inşa edilecek üslerin sayısının değişebileceğini ifade etti.</p><p>Beyaz Saray'dan bir yetkili de Danimarka ve Grönland ile üst düzey görüşmelerin yapıldığını ve "doğru yönde ilerlediğini" düşündüklerini belirtmekle birlikte temasların içeriğine ilişkin bilgi vermedi.</p><p>Danimarka Dışişleri Bakanlığından bir sözcü de ABD ile "diplomatik sürecin devam ettiğini" doğruladı.</p><p>Trump, Grönland'a "ulusal güvenlik" gerekçeleriyle ihtiyaç duyduklarını birçok defa belirtmiş, Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland ise bu söylemlere tepki göstermişti.</p><p>ABD'nin Grönland'ın kuzeybatısında halihazırda sahip olduğu tek askeri üs olan Pituffik Uzay Üssü ile bölgedeki füze hareketliliği gözlemleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/abdde-hedef-gronlandda-ye-836_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kurban-bayrami-tatiliyle-ikinci-el-arac-piyasasinda-hareketlilik-artti-275682</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı tatiliyle ikinci el araç piyasasında hareketlilik arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla memleketlerine ya da tatil bölgelerine kendi araçlarıyla gitmeyi tercih eden vatandaşlardan gelen talep ikinci el araç piyasasında hareketliliği artırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurban Bayramı tatiliyle ikinci el araç piyasasında hareketlilik arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, AA muhabirine, özellikle bayram ve yaz sezonu öncesinde ikinci el araç piyasasında gözle görülür bir canlanma yaşandığını, bireysel ulaşım ihtiyacındaki artışın sektöre doğrudan yansıdığını söyledi.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında 11 milyondan fazla aracın devrinin gerçekleştiğini hatırlatan Erkoç, bu rakamın ikinci el otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisindeki büyüklüğünü ve dinamizmini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p>Erkoç, ikinci el araç piyasasının Türkiye otomotiv ticaretinin temel taşı konumunda bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Türkiye&#39;de otomotiv ticaretinin çok önemli bir bölümü ikinci el araç piyasasında gerçekleşiyor. Her yıl milyonlarca aracın el değiştirmesi, sektörün ekonomik hacmini ve toplumsal ihtiyaçlar açısından taşıdığı önemi gösteriyor. Özellikle havaların ısınması, yaz sezonunun başlaması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte vatandaşların kendi araçlarıyla seyahat etme eğilimi belirgin şekilde arttı. Bu durum da ikinci el otomobil piyasasında hareketliliği beraberinde getirdi.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/araba4-12052026d940e982.jpg"/><p><b>- "İKİNCİ EL ARAÇ SEKTÖRÜ GENİŞ BİR EKONOMİK SİSTEMİ BESLİYOR"</b></p><p>İkinci el araç piyasasının yılın ilk aylarında da güçlü bir görünüm sergilediğini vurgulayan Erkoç, sektörün yalnızca araç alım satımından ibaret olmadığını, çok geniş bir ekonomik ekosistemi beslediğini anlattı.</p><p>Erkoç, ikinci el otomotiv sektörünün galerilerden ekspertiz firmalarına, sigortadan finansman alanına kadar birçok iş kolunu doğrudan etkilediğini belirterek, &quot;Binlerce işletme ve on binlerce çalışan bu sektörün parçası. Dolayısıyla piyasadaki hareketlilik ekonomik canlılık açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sıfır araç tarafında son dönemde devam eden kampanyaların ikinci el piyasasına da etkisinin bulunduğuna işaret eden Erkoç, tüketicilerin araç satın alırken yalnızca fiyatı değil, kullanım maliyetlerini, yakıt tüketimini ve uzun vadeli giderleri de dikkate aldığını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arabakrmz-120520268c75d7c5.jpg"/><p><b>- "GÜVENLİ TİCARET İÇİN YETKİ BELGESİ SAHİBİ İŞLETMELER TERCİH EDİLMELİ"</b></p><p>Erkoç, sektörde artan yoğunluğun tüketicilerin daha dikkatli hareket etmesini gerekli kıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bayram dönemlerinde araç sahibi olmak ya da mevcut aracını yenilemek isteyen vatandaşlarımızın sayısı artıyor. Bu süreçte araç alım satım işlemlerinin mutlaka yetki belgeli ve kurumsal işletmeler üzerinden yapılmasını öneriyoruz. Ekspertiz süreçlerinin dikkatle değerlendirilmesi ve güvenilir işletmelerin tercih edilmesi hem tüketici haklarının korunması hem de sektörün sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşıyor.&quot;</p><p>Erkoç, ikinci el araç piyasasındaki hareketliliğin sonraki süreçte de devam etmesini beklediklerini belirterek, bayram ve yaz sezonunun etkisiyle piyasada kontrollü canlılık yaşanacağını sözlerine ekledi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/kurban-bayrami-tatiliyle--921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ispanya-basbakani-sanchez-filistin-devletinin-de-mevcudiyet-hakki-vardir-israil-ateskese-s-275681</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İspanya Başbakanı Sanchez: Filistin Devletinin de mevcudiyet hakkı vardır, İsrail ateşkese saygı göstermeli]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail'in ateşkese saygı gösterip birlikte yaşamı destekleyen çözümlere odaklanması gerektiğini belirterek, "İsrail gibi Filistin Devleti'nin de mevcudiyet hakkı vardır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İspanya Başbakanı Sanchez: Filistin Devletinin de mevcudiyet hakkı vardır, İsrail ateşkese saygı göstermeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanchez, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ile Madrid&#39;deki Başbakanlık konutu Moncloa&#39;da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355863.jpg"/><p>AA muhabirinin, &quot;İsrail&#39;in yoğun saldırı ve yıkımına maruz kalan Gazze Şeridi&#39;nde sağlık durumu çökme noktasına geldi. İspanya hükümetinin ve DSÖ&#39;nün Filistin&#39;de sağlık durumuna ilişkin planları var mı?&quot; sorusuna cevap veren Sanchez, &quot;Gazze&#39;de tüm insani yardımların girişinin garanti edilmesini, ateşkese saygı gösterilmesini ve barışçıl birlikte yaşam için siyasi bir çözüme odaklanılmasını istiyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355870.jpg"/><p>Başbakan Sanchez ayrıca, &quot;İspanya, Filistin Devleti&#39;ni tanıdı ve ilk günden itibaren Hamas&#39;ın saldırılarını kınadı ve aynı anda İsrail&#39;in Gazze&#39;deki soykırımını ve Batı Şeria&#39;daki yasa dışı yerleşimlerini de kınadı. Bu savaş, Orta Doğu&#39;yu ve İsrail&#39;i çok daha güvensiz yapıyor. Bizim talebimiz savaşı bitirmek, uluslararası hukukla barış ufkunu açmaktır. Filistin&#39;in de İsrail gibi mevcudiyet hakkı vardır.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ispanya-basbakani-sanchez-712_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275680</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/eski-dunya-bankasi-baskanindan-cin-icin-sok-stok-uyarisi-275680</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Dünya Bankası başkanından Çin için şok stok uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Dünya Bankası Başkanı David Malpass, Çin'in gıda ve gübre stoklamayı sürdürmesinin küresel tedarik krizini derinleştirdiğini vurguladı. Malpass, İran kaynaklı sevkiyat aksaklıklarının ardından Çin'in stok politikasını değiştirmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Dünya Bankası başkanından Çin için şok stok uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Dünya Bankası Başkanı David Malpass, Çin'in gıda ve gübre stoklamaya devam etmesinin, İran savaşının tetiklediği küresel tedarik krizini daha da ağırlaştırdığını açıkladı. Malpass, BBC Dünya Servisi'nin Dünya İş Raporu'na verdiği röportajda, Çin'in dünya genelindeki en büyük gıda ve gübre stoğuna sahip olduğunu ve bu stokları artırma politikasının sona ermesi gerektiğini söyledi. Malpass'ın bu açıklamaları, küresel sevkiyatların Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle sekteye uğradığı ve birçok ülkenin bahar ekimi öncesinde gübre bulmakta zorlandığı bir dönemde gündeme geldi.</p><h3>Malpass: 'Çin, stoklamayı durdurmalı; küresel açlık riski artıyor'</h3><p>David Malpass, özellikle Çin'in mevcut stok politikası nedeniyle, yoksul ülkelerde gıda ve gübreye erişimin zorlaştığını vurguladı. Çin'in Mart ayından beri bazı gübre türlerinin ihracatını durdurduğuna dikkat çeken Malpass, bu kararın küresel gübre tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirtti. Çin, 2021'den bu yana kısıtlamalarını kademeli olarak artırırken, geçen yıl dünya gübre üretiminin yaklaşık yüzde 25'ini sağladı ve 13 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirdi. Ancak Malpass, bu stoklamanın dünyada haftada 10 milyon öğün kaybına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunan sektör temsilcilerinin görüşlerine de işaret etti. Yara'nın CEO'su Svein Tore Holsether'in, gübre kullanımındaki azalma nedeniyle tarımsal verimde ciddi düşüşler yaşanabileceği ve bunun da küresel gıda fiyatlarını artırabileceği yönündeki değerlendirmelerini hatırlattı.</p><h3>Çin'den statü ve tedarik savunması: 'Suçlama Çin'e kaydırılamaz'</h3><p>Çin'in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu ise, Çin'in küresel gıda ve gübre piyasalarının istikrarını koruma kararlılığını vurguladı. Liu, mevcut tedarik zinciri sorunlarının arkasındaki nedenlerin açık olduğunu ve suçun Çin'e yüklenemeyeceğini belirtti. Ayrıca, Çin'in gelişmekte olan ülke statüsünü sürdürmesinin meşru bir hak olduğunu savundu. Malpass ise, Çin'in dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olmasına rağmen kendini hâlâ gelişmekte olan ülke olarak tanımlamasının inandırıcı olmadığını söyledi. Dünya Bankası ve WTO'da bu statünün askıya alınabileceğini dile getirdi. Malpass, Çin'in ekonomik gücünü ve dünya ticaretindeki rolünü göz önünde bulundurarak, stok politikalarını gözden geçirmesinin zamanının geldiğini ifade etti.</p><h3>Hürmüz Boğazı krizi ve küresel ekonomi: Malpass'tan çözüm çağrısı</h3><p>David Malpass, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel ticaret ve özellikle Çin ekonomisi için ciddi riskler barındırdığını belirtti. Malpass'a göre, boğazın kapanması Çin'in deniz ticaretini ve konteyner taşımacılığını doğrudan etkiliyor. Çin'in, dünya genelinde açık deniz yollarından büyük fayda sağladığını ve bu nedenle Hürmüz Boğazı'ndaki çıkmazın çözümüne katkı sunabileceğini söyledi. Malpass, İran'ın boğaz üzerinde kontrol sağlaması halinde Çin'in ekonomik olarak büyük kayıplar yaşayacağını vurguladı. Ayrıca, ABD'nin liderliğinde uluslararası toplumun bir araya gelerek çözüm için baskı yapmasının önemine dikkat çekti. Ek olarak, ABD'de açıklanacak yeni enflasyon verileri öncesinde fiyat artışlarının sürebileceğini, ancak güçlü istihdam verilerinin Amerikan ekonomisinin dayanıklılığını gösterdiğini ifade etti.</p><p>Sonuç olarak, David Malpass'ın Çin'e yönelik çağrısı, küresel gıda ve gübre krizinin çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor. Çin'in stok politikası, özellikle yoksul ülkelerdeki gıda güvenliğini tehdit ederken, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de uluslararası ticaretin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Malpass, tüm tarafların ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmesinin, hem küresel ekonomi hem de gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/eski-dunya-bankasi-baskan-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/2-sabah-uykusu-tehlikesi-yaslilarda-gizli-olum-riskini-yukseltiyor-275679</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sabah uykusu tehlikesi! Yaşlılarda gizli ölüm riskini yükseltiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi'nden bilim insanları, yaşlı yetişkinlerde gündüz uykusunun zamanlaması ve süresinin ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini gösteren çarpıcı bulgulara ulaştı. Özellikle sabah saatlerinde uyuyan yaşlılarda ölüm riskinin belirgin şekilde arttığı vurgulandı. Araştırmacılar, bilek takip cihazlarıyla elde edilen verilerin yaşlı sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sabah uykusu tehlikesi! Yaşlılarda gizli ölüm riskini yükseltiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin önde gelen sağlık merkezlerinden Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nin ortaklaşa yürüttüğü uzun soluklu bir araştırma, yaşlı yetişkinlerde gündüz uykusunun zamanlaması ve süresinin ölüm riskiyle doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Boston ve Chicago merkezli bu çalışma kapsamında, 56 yaş ve üzerindeki 1.338 yetişkin, 14 gün boyunca bileklerine takılan hareket takip cihazlarıyla izlenirken, araştırmacılar katılımcıları 19 yıl gibi uzun bir süre boyunca takip etti. Elde edilen veriler, gündüz uykusu alışkanlıklarının, yaşlı bireylerin sağlık durumları hakkında yıllar öncesinden önemli sinyaller verebileceğini gösteriyor. Özellikle sabah saatlerinde gerçekleşen uzun gündüz uykuları, ölüm riskini ciddi oranda artırıyor ve bu durum, yaşlı sağlığında erken uyarı işareti olarak öne çıkıyor.</p><h3>Chenlu Gao: 'Bilek takip cihazlarıyla erken sağlık sinyali yakalanabilir'</h3><p>Mass General Brigham Anesteziyoloji Departmanı'ndan araştırmacı Chenlu Gao ve ekibi, çalışmada gündüz uykusunun sadece öz bildirimlerle değil, objektif olarak bilek takip cihazlarıyla izlenmesini sağladı. İnsanların, özellikle yaşlı bireylerin, gündüz ne sıklıkla uyuduklarını doğru hatırlamada zorlandıklarını belirten Gao, bu nedenle her saniye 32 kez hareket kaydedebilen cihazlar kullandıklarını vurguladı. Araştırmada, gündüz uykusu süresi ve sıklığı ile ölüm riski arasındaki ilişki net biçimde ortaya kondu. Her ek gündüz uykusu saati, ölüm riskini %13 oranında artırırken, her ek gündüz uykusu bölümü ise %7'lik bir risk artışına işaret etti. Araştırmacılar, gündüz uykusu sayısındaki artışın, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, fiziksel aktivite ve gece uykusunun kalitesi gibi faktörler dikkate alındığında bile geçerliliğini koruduğunu belirtti. Bu bulgular, gündüz uykusu alışkanlıklarının yaşlı sağlığı için kritik bir gösterge olabileceğini ortaya koyuyor.</p><h3>Rush Üniversitesi'nden sabah uykusu ve ölüm riski vurgusu</h3><p>Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nden araştırmacıların da katkı sağladığı çalışmada, gündüz uykularının zamanlaması özel bir öneme sahip olarak öne çıktı. Özellikle sabah saatlerinde - sabah 9 ile öğleden sonra 1 arası - uyuyan yaşlı bireylerde ölüm riskinin, öğleden sonra uyuyanlara göre %30 daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu istatistik, yaklaşık 2,5 yıl daha yaşlı olmakla eşdeğer bir risk artışını ifade ediyor. Araştırmacılar, sabah saatlerinde uykuya dalmanın, sağlıklı bireylerde alışılmadık bir durum olduğunu, bunun daha derin bir yorgunluğa, bozulmuş uyku düzenine veya henüz teşhis edilmemiş bir sağlık sorununa işaret edebileceğini düşünüyor. Ayrıca, gündüz uykusu alışkanlıklarının, kalp sağlığı ve kardiyovasküler hastalıklar gibi ciddi sağlık sorunlarıyla da bağlantılı olabileceği vurgulandı. Uzun gündüz uykularının ve özellikle sabah uyuklamalarının, yüksek tansiyon ve obstrüktif uyku apnesi gibi rahatsızlıklarla ilişkili olduğu belirtiliyor.</p><h3>Gündüz uykusu, gizli hastalıkların habercisi olabilir</h3><p>Çalışmada, gündüz uykusu ile ölüm oranları arasındaki bağlantı, diyabet, kalp hastalığı, kronik ağrı, ruh hali bozuklukları ve erken nörodejenerasyon gibi bilinen hastalıklar hesaba katıldıktan sonra dahi geçerliliğini korudu. Bu da, gündüz uykusunun yüzeyde görünmeyen, henüz teşhis edilmemiş sağlık sorunlarının erken bir göstergesi olabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, bilek takip cihazlarından elde edilen verilerin, elektronik sağlık kayıtlarına entegre edilmesiyle, klinik uzmanların yaşlı bireylerdeki ani gündüz uykusu artışlarını daha hızlı ve etkili şekilde tespit edebileceğini savunuyor. Bu sayede, sabah saatlerinde artan uyku alışkanlığı olan bir yaşlıda, uyku apnesi, kardiyovasküler hastalıklar veya erken bilişsel gerileme gibi durumlar için erken tarama ve önleyici müdahaleler mümkün olabilecek. Araştırmanın neredeyse tamamen kuzey Illinois'de yaşayan beyaz yetişkinler üzerinde yürütülmüş olması, bulguların evrensel geçerliliği konusunda bazı sınırlamalar yaratıyor. Ancak, gündüz uykusu ve ölüm riski arasındaki bağlantının, farklı kültürel ve demografik gruplarda da araştırılması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Gündüz uykusu takibi yaşlı sağlığında yeni bir dönem başlatabilir'</h3><p>Bilek takip cihazlarından elde edilen nesnel veriler, yaşlı bireylerin sağlık durumlarının izlenmesinde devrim niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, birincil bakım ziyaretlerinde, hastaların son bir ayda elde edilen bilek verilerinin incelenmesinin, erken teşhis ve önleyici sağlık uygulamalarının önünü açabileceğini belirtiyor. Özellikle sabah saatlerinde artan gündüz uykusu, yaşlılarda kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi veya erken bilişsel gerileme gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Araştırmanın sonuçları, gündüz uykusunun yalnızca kötü bir gece uykusunun telafisi olmadığını, başlı başına bir sağlık sinyali taşıdığını gösteriyor. Bu nedenle, yaşlı bireylerde gündüz uykusu alışkanlıklarının dikkatle izlenmesi ve değerlendirilmesi, sağlık profesyonelleri için yeni bir izleme ve erken müdahale aracı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi'nin ortak araştırması, yaşlı yetişkinlerde gündüz uykusu alışkanlıklarının, ölüm riski ve genel sağlık durumu açısından önemli bir erken uyarı işareti olabileceğini gözler önüne seriyor. Özellikle sabah saatlerinde gerçekleşen uzun uykular, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken kritik bir sinyal olarak öne çıkıyor. Bilek takip cihazlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tür verilerin elektronik sağlık kayıtlarına entegre edilmesi, yaşlı sağlığında erken teşhis ve önleyici müdahaleler için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Uzmanlar, yaşlı bireylerde gündüz uykusu takibinin rutin bir uygulama haline gelmesinin, ölüm riskini azaltmada ve sağlıklı yaşlanmayı desteklemede önemli bir rol oynayacağı görüşünde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/2-sabah-uykusu-tehlikesi--143_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kacir-turkiye-avrupa-icin-guvenilir-yetenekli-ve-tamamlayici-bir-ortak-275678</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Türkiye, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak olduğunu belirterek, "Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin işbirliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: Türkiye, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli kapsamında &quot;Sanayi 4.0&#39;dan Sanayi 5.0&#39;a Geçiş ve Belçika-Türkiye için Fırsatlar&quot; oturumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Mathilde başkanlığındaki heyet ile çok sayıda davetlinin katılımıyla MEXT Teknoloji Merkezi&#39;nde yapıldı.</p><p>Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Belçika Ekonomik Misyonu ziyaretinin ekonomik işbirliğini güçlendirmek, kurumsal diyaloğu derinleştirmek ve iki ülke arasında yeni ortaklık fırsatları keşfetmek için değerli bir platform sağlayacağını söyledi.</p><p>Heyetin üst düzey ve geniş bir katılımla geldiğine işaret eden Kacır, bu durumun Belçika&#39;nın Türkiye ile ekonomik ilişkilerini derinleştirme konusundaki güçlü ilgisini açıkça yansıttığını dile getirdi.</p><p>Ekonomik dayanıklılık ve ulusal güvenliğin giderek daha fazla iç içe geçtiğini, küresel değer zincirlerini on yıllardır şekillendiren ilkelerin yeniden değerlendirildiğini ve sorgulandığını anlatan Kacır, verimliliğin önemli olmaya devam ettiğini ancak artık tek başına yeterli olmadığını ifade etti. </p><p>Kacır, güvenilirlik, yakınlık, çeşitlendirme ve güvenilir ortaklıkların önemine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a2af23e3b18d68624351-1205202679253a1f.jpg"/><p>&quot;Aynı zamanda ileri teknolojiler için küresel rekabet daha da kızışıyor. Bu yeni gerçeklik, üretimin doğasını da dönüştürüyor. Bugün bir sanayi tabanının gücü, giderek daha fazla esnek, dijital, sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde üretim yapabilme yeteneğine bağlıdır. Bu yeni çağda rekabet gücü, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon yeteneği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarıyla birleştirebilenlerin olacaktır. Türkiye&#39;nin uzun zamandır hazırlandığı gelecek tam olarak budur.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE, DİJİTAL BECERİLERE SAHİP BİR TOPLUM İNŞA ETMEYE TAMAMEN KARARLI"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde sanayi tabanını güçlendirmek, teknolojik yetenekleri derinleştirmek ve ekonomiyi daha yüksek katma değerli üretime doğru yönlendirmek için uzun vadeli bir vizyon izlediklerini söyledi.</p><p>Bu vizyon ve attıkları tutarlı adımlar sayesinde Türkiye&#39;nin imalat katma değerinin 2002&#39;den bu yana 41 milyar dolardan 246 milyar dolara yükseldiğini dile getiren Kacır, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürünleri yıllık ihracatı aynı dönemde 10 milyar dolardan 112 milyar dolara çıktı. Bugün Türkiye, askeri İHA üretiminde küresel bir lider olup, Avrupa&#39;nın önde gelen ticari araç, güneş paneli, otobüs, ev aletleri, çelik ve ahşap ürünleri üreticileri arasında yer almaktadır. Ülkemiz, alüminyum, düz cam, seramik, plastik, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini bileşenleri gibi önemli sanayi sektörlerinde de Avrupa&#39;da güçlü bir konuma sahiptir. Bu güç, sağlam bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi tarafından giderek daha fazla desteklenmektedir. Bugün 1700&#39;den fazla AR-GE ve tasarım merkezi, endüstriyel rekabet gücümüzü güçlendiren çözümler geliştirmektedir. 114 teknoparkta, yaklaşık 13 bin firma yarının teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. Güçlü üretim ve inovasyon altyapısı, Türkiye&#39;ye sanayisini daha akıllı, daha yeşil ve daha rekabetçi bir geleceğe taşıma konusunda sağlam bir temel sağlamaktadır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/c1af3bb932880cd8d9cb-12052026644e3a65.jpg"/><p>Kacır, yatırım teşvik programlarının dijital dönüşümü öncelikli alanlardan biri olarak belirlediğini ve bu alandaki yatırımlar için kapsamlı ve tercihli destek sunduğunun altını çizerek şöyle dedi:</p><p>&quot;Ayrıca, ülkemizin tarihindeki en büyük ölçekli teşvik programı olan HIT-30, veri merkezleri, yapay zeka, kuantum altyapısı ve endüstriyel robotlara yönelik stratejik yatırımlar için 4,4 milyar dolarlık bir destek paketi sağlamaktadır. Bizim için dijital dönüşüm sadece gelişmiş teknolojiler, modern altyapı veya yeni yatırım programları ile ilgili değildir. Aynı zamanda insanlarla da ilgilidir. Türkiye, dijital ekonomide başarılı olmak için gerekli dijital becerilere sahip bir toplum inşa etmeye tamamen kararlıdır.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE, GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİNE KATKIDA BULUNMAYA HAZIR YETENEK TABANINA SAHİP"</b></p><p>Kacır, Bakanlığın sektör paydaşlarıyla işbirliği içinde yürüttüğü önde gelen girişimlerinden MEXT&#39;in kapsamlı, özel tasarlanmış ve sürekli güncellenen eğitim programları sunarak sektörü ve iş gücü ekosistemini desteklediğini söyledi.</p><p>Kadınların dijital becerilere, teknoloji odaklı eğitime, girişimcilik fırsatlarına ve inovasyon ağlarına erişimini iyileştiren girişimleri de teşvik ettiklerini belirten Kacır, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Ortalama yaşı 35 olan Türkiye, geleceğin teknolojilerine ve endüstrilerine katkıda bulunmaya hazır dinamik bir yetenek tabanına sahiptir. Bu nedenle gençlerimizin yapay zeka, robotik, yazılım, havacılık ve uzay, ileri imalat ve yeşil teknolojilerde uygulamalı deneyim kazanmalarını sağlayan programlara yoğun yatırım yapıyoruz. Bu girişimler arasında dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, amiral gemisi platformumuz olarak öne çıkıyor. Gençleri, tasarlamaya, yenilik yapmaya, rekabet etmeye ve fikirlerini gerçek dünya çözümlerine dönüştürmeye teşvik eden, ülke çapında bir teknoloji hareketi haline geldi.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/654447494333008d1528-12052026fb147fce.jpg"/><p><b>- "AB'YE ADAY ÜLKE OLARAK AB PROGRAMLARINA AKTİF KATILIYORUZ"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, dijitalleşmenin ölçeğinin, ihtiyaçlarının ve fırsatlarının ulusal sınırları aşan ve güçlü uluslararası işbirliğine dayanan bir vizyon gerektirdiğini belirterek, Avrupa Birliği&#39;ne (AB) aday ülke olarak Türkiye&#39;nin AB programlarına aktif olarak katıldığını dile getirdi.</p><p>Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Türkiye ve AB&#39;nin toplam 822 milyon avro bütçeli 105 projeyi desteklediği bilgisini veren Kacır, 2023&#39;te Dijital Avrupa Programı&#39;na katıldıklarından beri sanayi şirketlerinin, girişimcilerin ve üniversitelerin önemli Avrupa dijital altyapılarına ve işbirliği fırsatlarına erişim sağladığını söyledi.</p><p>Kacır, Türkiye&#39;deki Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerinin, Türk sanayisinin, KOBİ&#39;lerin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünü desteklemede önemli rol oynayacağını ifade ederek, &quot;Tüm bu çabalar, dijital dönüşümü ekonomik büyümenin, endüstriyel rekabet gücünün ve ortak refahın ana itici güçlerinden biri haline getirme konusunda Türkiye&#39;nin net vizyonunu yansıtmaktadır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a298c8d39fd99a541958-12052026129b1510.jpg"/><p><b>Türkiye'nin yapay zekaya bakış açısına değinen Kacır, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Türkiye, yapay zekaya hem hırs hem de sorumlulukla yaklaşmaktadır. Yapay zekanın insanlara hizmet etmesini, ekonomimizi güçlendirmesini ve daha adil, daha güvenli ve daha üretken bir geleceğe katkıda bulunmasını sağlarken, teknolojik yeteneklerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla, özel sektörümüzün, kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin ve araştırmacılarımızın ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı bilgi işlem kapasitesini genişletiyoruz. Ayrıca, yapay zeka girişimlerinin çözümlerini ölçeklendirmelerine ve küresel pazarlarda rekabet etmelerine yardımcı olmak için 150 milyon dolarlık bir girişim sermayesi fonu açıkladık.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/5f213a587e37aebb157d-1205202687ea1b2b.jpg"/><p><b>- "TÜRK VE BELÇİKA KURULUŞLARI ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ"</b></p><p>Bakan Kacır, Türkiye&#39;nin yeni nesil dijital büyümesini ve küresel olarak rekabetçi yapay zeka çözümlerini destekleyecek altyapıyı kurmak için 2030&#39;a kadar 10 milyar dolarlık veri merkezi ve yapay zeka yatırımını harekete geçirmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p>Yakında Türkiye&#39;nin yapay zeka ekosistemini güçlendirmek için kapsamlı bir yol haritası sunacak yeni &quot;Yapay Zeka Eylem Planı&quot;nı açıklayacaklarını dile getiren Kacır, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Yapay zekayı ülkemiz ve ekonomik ortaklarımız için bir fırsata dönüştürecek yaklaşımlar geliştireceğiz. Temel büyük dil modelleri ve hiper ölçekli şirketlerin devasa veri merkezi yatırımlarının tek başına değer yaratmanın itici gücü olmadığı bir ekosistem kuracağız. Bunun yerine, birleşik yapay zeka yaklaşımları, semantik modeller ve sektöre özgü verilerle zenginleştirilmiş çözümler ve uç bilişim uygulamaları değer yaratma sürecine katkıda bulunacaktır. Bu alanda dost ülkelerle işbirliğimizi güçlendireceğiz.&quot;</p><p>Türkiye ve Belçika&#39;nın kuruluşları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini vurgulayan Kacır, &quot;Yarı iletkenler ve nanoelektronik alanında, TÜBİTAK&#39;ın IMEC (Belçika merkezli dünyanın en önemli nanoelektronik ve çip araştırma kuruluşu) ile işbirliği son derece umut vadeden bir platform oluşturmaktadır. Belçika&#39;nın yarı iletkenler ve nanoelektronik alanındaki uzmanlığıyla Türkiye&#39;nin büyüyen teknoloji ve mühendislik yeteneklerinin birleşimi, her iki taraf için de yeni fırsatlar yaratabilir.&quot; dedi.</p><p><b>- "TÜRKİYE, AVRUPA İÇİN GÜVENİLİR, YETENEKLİ VE TAMAMLAYICI BİR ORTAK"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Türkiye&#39;nin Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşması ağı sayesinde 1 milyardan fazla tüketiciye erişim imkanının, ana talep merkezlerine yakınlığının ve nitelikli iş gücünün Belçikalı şirketler için eşsiz bir üretim ve inovasyon platformu sunduğunu belirtti.</p><p>Türkiye&#39;nin, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak olduğunu vurgulayan Kacır, &quot;Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin işbirliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir. Bugün Türkiye&#39;nin ihracatının yüzde 43&#39;ü, ithalatının ise yüzde 32&#39;si AB&#39;ye yöneliktir. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamlar, sanayi entegrasyonunun derinliğini, değer zincirlerimizin gücünü ve Türkiye ile AB arasında gelişen karşılıklı güveni yansıtmaktadır. Bu nedenle bugünkü diyalog, daha dirençli, sürdürülebilir ve insan merkezli bir Avrupa inşa etme konusundaki ortak taahhüdümüzü yansıtmaktadır.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a2af23e3b18d68624351-1205202679253a1f.jpg"/><p>MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında imzalanan anlaşmaların bu yönde somut bir adımı temsil ettiğini kaydeden Kacır, Türkiye&#39;de yatırım ve üretim yapmak, teknoloji geliştirmek ve ortaklık kurmak isteyen Belçikalı şirketleri desteklemeye hazır olduklarını söyledi.</p><p>Konuşmasının ardından Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyetle MEXT Teknoloji Merkezi&#39;ni gezen Kacır, Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ile de ikili görüşme yaptı. </p><p>Program kapsamında, MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında mutabakat zaptı da imzalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bakan-kacir-turkiye-avrup-568_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275677</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkcellden-5g-cagina-guclu-baslangic-2026nin-ilk-ceyreginde-684-milyar-tl-gelir-46-milyar-tl-kar-275677</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell'den 5G çağına güçlü başlangıç... 2026'nın ilk çeyreğinde 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr ]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL'ye ulaşırken, net kârı ise yüzde 14,9 artışla 4,6 milyar TL'ye yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell'den 5G çağına güçlü başlangıç... 2026'nın ilk çeyreğinde 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, "Turkcell olarak, 32 yıllık  teknoloji liderliğimizi, güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuz  ile istikrarlı bir çizgide sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye'yi 'Turkcell  gücünde 5G' ile buluşturmanın gururunu yaşadık. Güçlü teknolojik altyapımıza  müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk üç aylık döneminde toplam  abone sayımız 44,5 milyona ulaştı. Faturalı abone bazımız, net 661 bin artışla  istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranımız yüzde 81 seviyesine yükseldi.  Türkiye'nin Turkcell'i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma  motivasyonu ile çalışmaya devam ediyoruz" dedi. </p><p>Türkiye'nin  lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, güçlü ve sürdürülebilir büyüme  performansını devam ettirdi. Yılın ilk üç aylık döneminde konsolide gelirler  yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL'ye ulaştı. Konsolide FAVÖK yüzde 3,2  artışla 28,3 milyar TL olurken, FAVÖK marjı yüzde 41,4 seviyesinde gerçekleşti.  Turkcell'in vergi öncesi kârı yüzde 38,8 artışla 11,9 milyar TL'ye ulaşırken  net kârı ise yüzde 14,9 oranında artarak 4,6 milyar TL'ye yükseldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkcellgenelmdrdr-1205202676793784.jpg"/><p><b>"5G ÇAĞINA ÇOK GÜÇLÜ BİR BAŞLANGIÇ"</b></p><p>5G'nin Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunda tarihi bir  dönüm noktası olduğuna işaret eden <b>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç</b>,  şu değerlendirmeyi yaptı: "Turkcell olarak, 32 yıllık teknoloji liderliğimizi,  güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuzla istikrarlı bir çizgide  sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye'yi Turkcell gücünde 5G ile  buluşturmanın gururunu yaşadık. 5G ile yalnızca iletişim standartlarını  yükseltmekle kalmadık; aynı zamanda sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar  pek çok alanda ülkemizin rekabet gücünü artıracak yeni nesil bir dijital  altyapının da kapılarını araladık. En geniş frekans bandı, en yüksek kapasiteye  sahip şebeke mimarimiz, güçlü fiber altyapımız ve veri merkezlerimizle bu yeni  döneme güçlü bir başlangıç yaptık. Mobil pazarda liderliğimizi sürdürüyoruz. Güçlü  teknolojik altyapımıza müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk  çeyreğinde toplam mobil abone sayımız 39,8 milyona ulaştı. Türkiye'nin  Turkcell'i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma motivasyonuyla  çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle attığımız her adımda emeği olan çalışma  arkadaşlarıma, destekleri için Yönetim Kurulumuza, hissedarlarımıza ve iş  ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum."</p><p><b>FATURALI ABONE BAZI NET 661 BİN ARTTI</b></p><p>Müşteri odaklı yaklaşımı, güçlü altyapısı ve yenilikçi  teklifleri sayesinde Turkcell, yılın ilk çeyreğini Mobil Numara Taşıma (MNT)  tarafında başarılı sonuçlarla tamamladı. Toplam mobil abone bazı net 655 bin  abone kazanımıyla genişledi. Faturalı abone bazı da net 661 bin artışla  istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranı şirketin "değer odaklı  büyüme" stratejisini yansıtır şekilde yüzde 81 seviyesine ulaştı.</p><p><b>DİJİTAL İŞ SERVİSLERİ GELİRLERİ YÜZDE  64 BÜYÜDÜ</b></p><p>Dijital İş Servisleri (DBS) tarafında da Turkcell, 2026 yılına  çok güçlü bir başlangıç yaptı. Artan kurumsal projelerin katkısıyla yükselen  donanım gelirlerinin yanı sıra veri merkezi ve bulut servislerindeki yüzde 21'lik  artış, DBS gelirlerinde yıllık yüzde 64'lük yükselişi beraberinde getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkcellqinfografik-1205202631b79622.jpg"/><p><b>'Hız Yılı'nda saniyede 10 Gigabit'e varan hızları  sunan ilk ve tek operatör Turkcell</b></p><p>2026'yı 'Hız Yılı' ilan eden Turkcell, sabit tarafta da oyunun  kurallarını yeniden yazdı. Wi-Fi 7 teknolojisiyle desteklenen Superonline  UltraFiber paketleri sayesinde, ev internetinde saniyede 10 Gigabit'e varan  hızları kullanıcılarına sunan Türkiye'deki ilk ve tek operatör Turkcell oldu.  Yılın ilk çeyreğinde al-sat operasyonları dahil sabit tarafta toplam 36 bin net  fiber abone kazanımı gerçekleştirildi. </p><p>İlk çeyrekte devam eden sabit altyapı yatırımlarıyla Turkcell,  fiber altyapısıyla kapsadığı hane sayısını 138 bin artırarak toplam 6,5 milyona  çıkardı. Fiber aboneye dönüşüm oranı ise yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Turkcell'in 1000 Mbps ve üzeri hızlara sahip  fiber abone portföyünün, toplam bireysel fiber aboneleri içindeki payı yaklaşık  yüzde 20 seviyesine yükseldi. </p><p><b>Paycell gelirleri ilk 3 ayda yüzde 15'lik artış  gösterdi</b></p><p>Turkcell'in techfin alanındaki lokomotifi olan  Paycell, yüksek baz etkisine rağmen Grup ortalamasının üzerinde büyümeye devam  etti. Paycell gelirleri, POS ve mobil ödeme iş kollarındaki güçlü ivmenin  etkisiyle yüzde 15 artış gösterdi. Öte yandan Financell'de net faiz marjı,  önceki yılın aynı dönemine göre 3,6 puan artışla yüzde 8,3'e yükseldi. Techfin  segmentinin toplam gelir artışı ise yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti.</p><p><b>Küresel platformlarda  Turkcell imzası</b></p><p>Turkcell, ülkemizi ve telekomünikasyon sektörünü  uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ediyor. Bu kapsamda Mobil Dünya  Kongresi'nde (MWC 2026), sektör paydaşlarıyla geliştirdiği ve yurt dışı  kaynaklı sahte aramaları önlemeye yönelik modeli, GSMA tarafından örnek  uygulama seçildi. Aynı kongrede, 6G ve yeni nesil şebeke teknolojileriyle  ilgili Ar-Ge çalışmaları için stratejik iş birliklerine de imza atıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkcellden-5g-cagina-guc-451_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/uvey-babanin-halilin-degisimi-soke-etti-semsi-intepeyi-goren-herkes-ayni-yorum-yapti-275676</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üvey Baba'nın Halil'in değişimi şoke etti! Şemsi İntepe'yi gören herkes aynı yorum yaptı...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Üvey Baba dizisiyle bir dönemin en çok konuşulan isimlerinden olan Şemsi İntepe, yıllar sonra ortaya çıktı. Üvey Baba'nın Halil'i Şemsi İntepe'nin son hali sosyal medyada yorum yağmuruna tutuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üvey Baba'nın Halil'in değişimi şoke etti! Şemsi İntepe'yi gören herkes aynı yorum yaptı...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir döneme damga vuran Üvey Baba dizisinin başrolü Şemsi İnkaya, yıllar sonra ortaya çıkan son görüntüsüyle yeniden gündeme geldi. Yayınlandığı dönemde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan ve bugün hala sosyal medyada konuşulmaya devam eden Üvey Baba'da "Halil" karakterine hayat vermiş olan Şemsi İntepe'nin değişimi dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/semsi3-12052026c8745f54.jpg"/><p>Üvey Baba romanından televizyona uyarlanan dizi hikayesi ve oyuncu kadrosuyla hafızalarda yer edinmişti.</p><p>Uzun süredir ekranlardan uzak bir yaşam süren Şemsi İnkaya, geçtiğimiz yıllarda yaptığı açıklamada teknolojiyle arasının iyi olmadığını söylemiş, dokunmatik telefon kullanmadığını ve sosyal medyayı takip etmediğini dile getirmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/semsi2-120520266c68405b.jpg"/><p>Oyuncunun son hali sosyal medyada kısa sürede gündem olurken, İnkaya'nın değişimi yorum yağmuruna tutuldu.</p><p>Sosyal medyada "Ne kadar değişmiş", "Resmen çökmüş" ve "Çok yaşlanmış" gibi yorumlarda yapıldı. İşte Üvey Baba'nın Halil'i Şemsi İntepe'nin son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/semsi-120520264507f963.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/uvey-babanin-halilin-degi-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-dunyasi-acikladi-basit-hareket-beyni-bastan-yaziyor-275675</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyası açıkladı! Basit hareket beyni baştan yazıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Penn State Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırmaya göre, basit karın kası hareketleri beynin temizlenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Nature Neuroscience'ta yayımlanan bu çalışma, karın kaslarının beyin sağlığı üzerindeki etkisine dair çarpıcı bulgular sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyası açıkladı! Basit hareket beyni baştan yazıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Penn State Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, karın kaslarının kasılmasıyla ortaya çıkan basit vücut hareketlerinin beyin sağlığını destekleyebileceğini gösterdi. Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışmada, bilim insanları fareler ve gelişmiş bilgisayar modellemeleri kullanarak, fiziksel aktivitenin beyin temizliği üzerindeki etkilerini detaylı biçimde inceledi. Araştırma ekibi, karın kaslarının kasılması sırasında omurilik ve beyinle bağlantılı damarlar üzerinde oluşan baskının, beynin kafatası içinde hafifçe kaymasına yol açtığını ortaya koydu. Bu küçük hareketin, beyin omurilik sıvısının beyin etrafında dolaşmasını hızlandırdığı ve bu sıvının normal beyin işlevini engelleyebilecek atıkların taşınmasında önemli bir rol oynadığı tespit edildi.</p><h3>Patrick Drew: 'Karın kası hareketleri beyin sıvısını harekete geçiriyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı ve Penn State Üniversitesi'nde mühendislik bilimi, mekaniği, beyin cerrahisi ve biyomedikal mühendislik profesörü olan Patrick Drew, elde ettikleri bulguların, beyin ile vücut arasındaki ilişkinin sanılandan çok daha güçlü olduğunu gösterdiğini vurguladı. Drew, daha önce yapılan araştırmalarda uyku sırasında ve nöron kaybı ile birlikte beyin sıvısının hareketinde değişiklikler gözlendiğini hatırlattı. Bu yeni çalışmada ise, karın kasları kasıldığında, karın bölgesinden omuriliğe adeta bir pompa gibi kan gönderildiği ve bunun beyne baskı uygulayarak, beynin pozisyonunu değiştirdiği tespit edildi. Drew, bu mekanizmanın tıpkı bir hidrolik sistem gibi çalıştığını ve karın kaslarının oluşturduğu hafif baskının, beyin etrafındaki sıvı akışını yönlendirdiğini söyledi. Araştırmacılar, bu sıvı hareketinin beyin atıklarını temizlemede ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Penn State ekibi: 'Beynin sünger gibi temizlenmesi mümkün'</h3><p>Çalışmada yer alan mühendislik bilimi ve mekaniği, biyomedikal mühendislik, makine mühendisliği ve matematik profesörü Francesco Costanzo, beyin etrafındaki ve içindeki sıvı akışını modellemenin karmaşıklığına dikkat çekti. Costanzo, beynin yapısını bir süngere benzeterek, karın kası hareketlerinin tıpkı kirli bir süngeri musluğun altında sıkmak gibi, beyin sıvısının hareketini teşvik ettiğini ve atık maddelerin temizlenmesine yardımcı olduğunu belirtti. Araştırmada, iki foton mikroskobu ve mikro bilgisayarlı tomografi gibi ileri görüntüleme teknikleri kullanıldı. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, hayvanlar hareket etmeden hemen önce karın kaslarının kasılmasıyla beynin hafifçe kaydığı ve bu hareketin, beyin sıvısının dolaşımını artırdığı gözlemlendi. Ayrıca, anestezi altında karın bölgesine uygulanan hafif baskının bile, beynin kafatası içindeki konumunu değiştirebildiği tespit edildi. Bu bulgular, karın kası hareketlerinin beyin sağlığında oynadığı rolü daha iyi anlamak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Nature Neuroscience raporu: Sıradan hareketler beyin sağlığını koruyabilir</h3><p>Nature Neuroscience'ta yayımlanan rapor, sıradan günlük hareketlerin bile beyin sıvısının dolaşımını desteklediğini ve bu sayede atıkların temizlenmesine katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, elde ettikleri sonuçların insanlara doğrudan nasıl uygulanabileceğini anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ancak, karın kaslarının kasılmasıyla oluşan hareketin, beyin omurilik sıvısının dolaşımını hızlandırdığı ve atık birikimiyle ilişkili nörodejeneratif hastalık riskini azaltabileceği düşünülüyor. Patrick Drew, bu tür hareketlerin günlük yaşamda yürürken, otururken veya basit egzersizler sırasında doğal olarak gerçekleştiğini belirtti. Drew, "Beyin sağlığınız için bu kadar basit bir hareketin bile büyük bir fark yaratabileceğini gözlemledik," diyerek, hareketli yaşam tarzının önemine dikkat çekti.</p><h3>Penn State Üniversitesi: 'Daha fazla araştırma şart'</h3><p>Penn State Üniversitesi'ndeki disiplinler arası araştırma ekibi, karın kası hareketlerinin beyin sağlığını desteklemede oynadığı rolü daha iyi anlamak için ileri düzey görüntüleme teknikleri ve bilgisayar simülasyonları kullandı. Ancak uzmanlar, bu mekanizmanın insanlarda tam olarak nasıl işlediğini ve hangi hareketlerin en etkili olduğunu belirlemek için daha fazla deneysel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Araştırmanın sonuçları, özellikle yaşlı bireylerde ve nörodejeneratif hastalık riski taşıyan kişilerde, düzenli hareketin beyin sağlığı üzerindeki potansiyel faydalarını öne çıkarıyor. Bilim insanları, karın kası hareketlerinin, beyin omurilik sıvısının hareketini teşvik ederek, beyin atıklarının temizlenmesine yardımcı olabileceğini ve bu sayede Alzheimer gibi hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Beyin sağlığında yeni yaklaşım: Karın kası hareketlerinin önemi</h3><p>Yapılan bu araştırma, beyin sağlığının korunmasında sadece zihinsel aktivitelerin değil, aynı zamanda fiziksel hareketlerin de büyük öneme sahip olabileceğini gösteriyor. Özellikle karın kaslarının kasılmasıyla oluşan hafif vücut hareketlerinin, beyin sıvısının dolaşımını artırarak, atıkların temizlenmesini sağladığına dair bulgular, beyin sağlığı alanında yeni bir bakış açısı sunuyor. Uzmanlar, bu tür hareketlerin günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesini öneriyor. Sonuç olarak, Penn State Üniversitesi'nin öncülüğünde yapılan bu çalışma, karın kası hareketlerinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak için önemli bir adım niteliğinde. Gelecekte yapılacak araştırmalarla, bu mekanizmanın insanlarda nasıl işlediği daha ayrıntılı biçimde ortaya konabilir ve beyin sağlığını korumak için yeni yöntemler geliştirilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bilim-dunyasi-acikladi-ba-103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-2026-yenilenebilir-enerjide-ruzgarin-yili-olacak-275674</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: 2026, yenilenebilir enerjide rüzgarın yılı olacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerjide tarihi bir dönüşüm sürecinden geçildiğini belirterek, "2026 adeta rüzgarın yılı olacak. Zira Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarının 1500 megavatlık kısmı rüzgar olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: 2026, yenilenebilir enerjide rüzgarın yılı olacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi&#39;nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin en stratejik başlıklarından birinin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi olduğunu ve bu alandaki potansiyelin çok yüksek olduğunu söyledi.</p><p>Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında 4 ayrı offshore saha belirlediklerini dile getiren Bayraktar, &quot;2026 adeta rüzgarın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının 1500 megavatlık kısmı rüzgar olacak. En stratejik başlıklardan biri de deniz üstü olacak. Türkiye çok önemli bir potansiyele sahip. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye&#39;nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035&#39;e kadar offshore rüzgarda 5 gigavatlık kapasite hedefliyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Bakan Bayraktar, bir tarafta jeopolitik gerilimlerin, diğer tarafta iklim değişikliği, tedarik zinciri kırılmaları, enerji güvenliği endişeleri ve artan elektrik talebinin olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı ile başlayan krizle belirsizliklerin arttığını ve krizlerin süreklilik kazandığını söyledi.</p><p>Türkiye&#39;nin enerji arzında sıkıntı yaşamayan ülkelerden biri olduğunu ve tedarik kaynaklarındaki çeşitlilikle vatandaşa kesintisiz enerji sağlandığını belirten Bayraktar, Türkiye&#39;nin yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalıştığını ifade etti. </p><p>&quot;Yeni sürecin ana ekseni, omurgası elektrik olacak. Yeni enerji mimarimiz ile uyumlu olacak şekilde işbirliği fırsatlarını değerlendirecek, çeşitli anlaşmalara imza atacağız.&quot; ifadesini kullanan Bayraktar, &quot;Net bir şekilde gördüğümüz şey dünyanın giderek elektrikleşiyor olması.&quot; dedi.</p><p>Türkiye&#39;de elektrikli araç sayısının 400 bini aştığını, 2035&#39;te yollarda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağının öngörüldüğüne dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Geçtiğimiz yaz klima kullanımına bağlı olarak günlük elektrik tüketiminde tarihi rekorlar kırdık. Fakat daha sıcak yazlar, daha yoğun enerji tüketimi ve çok daha yüksek bir elektrik talebi oluşmasını bekliyoruz. Türkiye&#39;nin enerji dönüşümünün merkezinde elektrik, elektriğin merkezinde ise yenilenebilir enerji yer alıyor. 2005&#39;te toplam kurulu gücümüzün yalnızca yüzde 33&#39;ü yenilenebilir kaynaklardan oluşuyordu. Türkiye&#39;nin toplam kurulu gücü 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yaklaşık yüzde 63&#39;ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor.&quot;</p><p><b>- RÜZGAR ENERJİSİ KURULU GÜCÜ ARTIYOR</b></p><p>Bakan Bayraktar, rüzgar enerjisinin 2005&#39;te sadece 20 megavat olduğunu, bugün ise 15 bin megavat seviyesini geçtiğini söyledi.</p><p>2025&#39;te gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretiminin içinde rüzgar santrallerinin yüzde 10,9&#39;luk paya sahip olduğuna işaret eden Bayraktar, &quot;Yıllık 34,5 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık.&quot; diye konuştu.</p><p>Bayraktar, güneş enerjisinde de artış kaydedildiğini belirterek, &quot;2014&#39;te sadece 40 megavat olan kapasitemiz bugün 26 bin megavatı aştı. Rüzgar ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı artık üçte bir seviyesinde. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa&#39;da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içinde.&quot; dedi.</p><p>Türkiye&#39;de rüzgar türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaşıldığını dile getiren Bayraktar, kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yüzde 70&#39;in üzerine çıkıldığını ifade etti.</p><p><b>Bayraktar, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;2014&#39;te yalnızca 27 üreticiye sahip olduğumuz yenilenebilir enerji sanayisinde bugün 500 yerli üretici faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 50 bin vatandaşımıza yeşil istihdam sağlıyoruz. Elektrik talebimizin 2035&#39;te 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasını bekliyoruz. Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın ortaya koyduğu 2035 hedefi doğrultusunda rüzgar ve güneş kurulu gücümüzü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035&#39;e kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz.&quot;</p><p>Bakan Bayraktar, tüm bunların yanında enterkonneksiyon kapasitesinin artırılarak Türkiye&#39;nin bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirilmesini amaçladıklarını kaydetti.</p><p><b>- "YEKA YARIŞMALARI DÜZENLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>Bayraktar, bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması yapıldığını dile getirerek, &quot;Yeni model kapsamında 2024 ve 2025&#39;te toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis ettik. Her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Enerji politikalarının bugünün koşullarıyla uyumlu hale getirildiğini söyleyen Bayraktar, &quot;Hürmüz örneğinde olduğu gibi ortaya çıkabilecek krizlere karşı da dirençli bir yapı amaçlıyoruz. Bu kapsamda kasımda ülkemizde düzenlenecek COP31 büyük önem taşıyor. Rüzgardan güneşe, nükleerden enerji verimliliğine kadar birçok başlıkta iddialı hedeflerle Antalya&#39;dan dünyaya önemli mesajlar vereceğiz.&quot; diye konuştu</p><p>Bakanlık olarak enerji verimliliğinde, önce ulusal ardında da uluslararası bir farkındalık oluşturmak istediklerini belirten Bayraktar, &quot;2017&#39;de Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi&#39;nin başlattığı sıfır atık inisiyatifi, malumunuz artık küresel bir markaya dönüşmüş durumda. Bu kapsamda Sıfır Atık Festivali&#39;ni hayata geçiriyoruz. Tüm vatandaşlarımızı, gençlerimizi ve sektör temsilcilerimizi 4-7 Haziran tarihlerinde Atatürk Havalimanı&#39;nda gerçekleştirilecek bu önemli organizasyona davet ediyorum.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bakan-bayraktar-2026-yeni-291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275673</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/12-mayis-hemsireler-gunune-ozel-kisa-anlamli-mesajlar-275673</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[12 Mayıs hemşireler gününe özel kısa anlamlı mesajlar... ]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[12 Mayıs'ta Türkiye genelinde Hemşireler Günü kutlanıyor. Sağlık çalışanlarının fedakârlığı ve şefkati, bu özel günde anlamlı mesajlarla bir kez daha vurgulanıyor. Hemşireler, sağlık sisteminin vazgeçilmez kahramanları olarak takdir topluyor. 12 Mayıs hemşireler gününe özel kısa anlamlı mesajlar... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[12 Mayıs hemşireler gününe özel kısa anlamlı mesajlar... ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü, Türkiye genelinde sağlık çalışanlarının özverili mücadelesini ve şefkat dolu hizmetlerini kutlamak için önemli bir gün oldu. Hemşireler, hastaların hayatlarına dokunan fedakâr çalışmaları ve moral veren yaklaşımlarıyla sağlık sisteminin temel taşları arasında yer alıyor. </p><p>12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü, sağlık ordumuzun gizli kahramanları olan hemşirelerin şefkat, fedakarlık ve özverilerini kutlamak için harika bir fırsattır. "Şefkat dolu ellerinizle hayatlara dokunan tüm hemşirelerimizin 12 Mayıs Hemşireler Günü kutlu olsun!" veya "Sağlık sistemimizin umut ışıkları, pelerinsiz kahramanları, iyi ki varsınız" gibi mesajlar en popüler seçeneklerdir. </p><p><b>12 MAYIS HEMŞİRELER GÜNÜ ANLAMLI VE DUYGUSAL SÖZLER</b></p><p>Hemşirelerin inceliği, hastanın acısını hafifletir; güler yüzü ise hastaya moral olur. Varlığınızla dünyamızı aydınlatıyorsunuz, teşekkürler!</p><p>Sağlık ordusunun kanatsız melekleri... Teşekkürü en çok sizler hak ediyorsunuz. Tüm emekleriniz, tüm özverileriniz için sizlere minnettarız.</p><p>Bir hemşire, tıp biliminin sesi olabilir ama yüreğiyle insanlık dersi verir.</p><p>Hayat kurtaran ellerin, şifa dağıtan yüreğinle sen bir meleksin. Hemşireler Günü'n kutlu olsun!</p><p><b style="">KISA VE ÖZ ANLAMLI </b><b style="">12 MAYIS HEMŞİRELER GÜNÜ </b><b>MESAJLARI</b></p><p>Gecenizi gündüzünüze katarak sağlığımız için çalışan tüm hemşirelerimizin günü kutlu olsun.</p><p>Fedakarlık timsali hemşirelerimizin Hemşireler Günü kutlu olsun.</p><p>Sabır ve sevgiyle insanlığa hizmet eden tüm hemşirelerimizin 12 Mayıs Hemşireler Günü kutlu olsun.</p><p>Şifa dağıtan, şefkat dolu ellere minnetle... Gününüz kutlu olsun.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/12-mayis-hemsireler-gunun-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275672</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-ve-si-pekinde-ticaret-ve-jeopolitik-konulari-gorusecek-275672</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump ve Şi, Pekin'de ticaret ve jeopolitik konuları görüşecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu hafta Pekin'de yapacağı görüşmelerde, İran ile devam eden savaş gibi jeopolitik konuların yanı sıra gümrük vergileri, ticari anlaşmalar, yapay zeka ve enerji gibi konuların da ele alınması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump ve Şi, Pekin'de ticaret ve jeopolitik konuları görüşecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump'ın çarşamba günü Pekin'e varmasıyla başlayacak ziyaret, 2017'den bu yana bir ABD başkanının Çin topraklarına gerçekleştireceği ilk resmi seyahat olma özelliğini taşıyor.</p><p>Orta Doğu'daki savaşın gölgesinde yapılacak görüşmelerin ana konusunun İran ile devam eden savaş olacağı öngörülüyor.</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları sonrası bölgede artan gerilim ve Çin'in İran ile olan enerji bağlarının masadaki en hassas siyasi başlıklardan biri olacağı değerlendiriliyor.</p><p>Uzmanlar, Trump'ın Tahran üzerindeki etkisini kullanması için Şi'ye baskı yapabileceğini, Şi'nin ise Tayvan konusunda Washington'ın tutumuna dair duyduğu rahatsızlığı dile getirebileceğini belirtiyor.</p><p><b>- TRUMP'A BAZI TEKNOLOJİ VE FİNANS DEVLERİNİN YÖNETİCİLERİ EŞLİK EDİYOR</b></p><p>Bir Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD'nin önde gelen bazı şirketlerinden üst düzey yöneticiler, ticaret diplomasisine destek vermek üzere Trump ile birlikte Çin'e gidiyor.</p><p>Heyette yer alan şirket yöneticileri arasında Boeing'den Kelly Ortberg, Apple'dan Tim Cook, Meta'dan Dina Powell McCormick, Tesla'dan Elon Musk, Cargill'den Brian Sikes, Goldman Sachs'tan David Solomon, BlackRock'tan Larry Fink, Visa'dan Ryan McInerney ve Mastercard'dan Michael Miebach gibi isimler bulunuyor.</p><p>Ağırlıklı olarak finans, teknoloji, havacılık ve tarım firmalarının temsilcilerinden oluşan iş insanlarının heyetteki varlığı, Washington'ın sadece siyasi değil, ekonomik bir ajandanın da peşinde olduğu şeklinde değerlendiriliyor.</p><p>Bir dizi ticari anlaşma ve satın alma mutabakatının önünü açabileceği öngörülen ziyarete, özellikle finans devlerinden bazı isimlerin davet edilmesi, Çin ödeme sistemleri pazarında yeni bir açılımın sinyali olarak yorumlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/trumpileindevlet-12052026b9f7f223.jpg"/><p><b>- ÇİN'İN UÇAK VE TARIM ÜRÜNÜ ALIMLARINA YÖNELİK İMZALAR BEKLENİYOR</b></p><p>Trump'ın ekonomik politika öncelikleri arasında ABD'nin Çin'e verdiği ticaret açığını azaltmanın bulunduğu dikkate alındığında, ticari konuların da görüşmelerde gündeme geleceği öngörülüyor.</p><p>ABD'li yetkililer, iki ülkenin karşılıklı ticaret ve yatırımları kolaylaştıracak forumlar üzerinde anlaşmaya varabileceğini aktarıyor.</p><p>Yetkililer, Çin'in Boeing uçakları, Amerikan tarım ürünleri ve enerji sektörüne ilişkin satın alma taahhütlerini duyurmasının beklendiğini ifade ediyor.</p><p>"Nadir toprak elementleri" konusunun da görüşmelerin kritik başlıklarından biri olacağı tahmin ediliyor. Bu maddelerin Çin'den ABD'ye akışına olanak tanıyan, ticaret savaşındaki ateşkesin uzatılmasının da görüşülebileceği ancak anlaşmanın bu hafta uzatılıp uzatılmayacağının henüz netleşmediği belirtiliyor.</p><p><b>- İLETİŞİM KANALI OLUŞTURULMASI DA GÜNDEMDE</b></p><p>İki liderin riskli alanlarda iletişim kanallarını açık tutmaya çalışacağı da ifade ediliyor. Trump yönetiminin öncelikleri arasında, özellikle yapay zeka modellerinin askeri ve stratejik kullanımı konusunda bir "iletişim kanalı" kurulmasının yer aldığı belirtiliyor.</p><p>Ayrıca, çok daha kapsamlı ve büyük ekonomik işbirliğine dair haberler de dikkati çekiyor.</p><p>Söz konusu haberlerde, Çin'in ABD'ye ağırlıklı olarak fabrika inşası amacıyla 1 trilyon dolar seviyesinde yatırım yapmasına yönelik bir anlaşmanın değerlendirildiği iddia ediliyor.</p><p>Ancak uzmanlar, İran'daki savaşın Trump'ın elini kısmen zayıflatması dolayısıyla şu aşamada devasa bir yatırım anlaşmasının olası görünmediğini vurguluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/trump-0505202688a1245f.jpg"/><p><b>- "TARTIŞMA BİRAZ İRAN, BİRAZ ENERJİ KONUSUNDA OLACAK"</b></p><p>Dün Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Trump, Çin ziyaretine dair de açıklamalarda bulundu.</p><p>Çin Devlet Başkanı Şi ile "harika" bir ilişkisi olduğunu vurgulayan Trump, "Çin ile akıllı işler yapıyoruz. Önceki başkanlarımız döneminde yıllarca bizden istifade edilmişti ama şimdi ilişkilerimiz harika gidiyor. Çin'den çok para kazanıyoruz." diye konuştu.</p><p>Trump, görüşmede birçok konuyu ele alacaklarına işaret ederek, Çin'de olmayı sabırsızlıkla beklediğini anlattı.</p><p>Görüşmede "pek çok güzel şeyin" olabileceğini dile getiren Trump, "Sanırım (Şi) Tayvan konusunu gündeme getirecek. Ama bence tartışma biraz enerji ve güzel ülke İran hakkında olacak." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/06/donaldtrumpmanhattan-0605202636e669d7.jpg"/><p><b>- LİDERLERİN GÖRÜŞMESİ ÖNCESİNDE ABD İLE ÇİN'DEN HEYETLER GÜNEY KORE'DE "EKONOMİ" KONUŞACAK</b></p><p>ABD ile Çin heyetleri, Trump'ın Çin'e yapacağı ziyaret öncesinde ekonomi ve ticaret müzakerelerinin yeni turu için bir araya geliyor.</p><p>Hafta sonu Çin Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng başkanlığındaki Çin heyetinin, 12-13 Mayıs'ta Güney Kore'de ABD tarafı ile ekonomi ve ticarete ilişkin istişareler yürüteceği belirtilmişti.</p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Trump'ın Şi ile Pekin'de yapacağı "tarihi zirve" öncesinde Japonya ve Güney Kore'de bir dizi görüşme yapmak üzere yola çıkacağını duyurmuştu.</p><p>Bessent, 13 Mayıs'ta Seul'de Çin'in ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı ile bir görüşme yapacağını, ardından Trump ile Şi arasındaki liderler zirvesi için Pekin'e geçeceğini aktarmıştı.</p><p><b>- TARAFLAR GEÇEN YIL GEÇİCİ OLARAK UZLAŞMIŞTI</b></p><p>Trump ile Şi'nin son yüz yüze görüşmesi geçen yıl ekim ayında Güney Kore'de gerçekleşmiş, görüşmenin ardından verilen olumlu mesajlarla taraflar anlaşmazlık konularında geçici bir uzlaşmaya varmıştı.</p><p>Görüşmede iki ülke, "karşılıklı tarifeler" kapsamında birbirlerine getirdikleri yüzde 24 ek tarifeyi 10 Kasım'dan itibaren bir yıl erteleme konusunda anlaştıklarını duyurmuştu.</p><p>Çin tarafı, fentanil ve öncül maddelerinin ihracatının kontrolü konusunda gerekli adımları atmayı taahhüt ederken, ABD tarafı da bu alandaki tedbirlerinin yetersizliği gerekçesiyle Çin'e getirilen yüzde 20 ek gümrük tarifesini yüzde 10'a düşüreceğini bildirmişti.</p><p>Trump'ın daha önce 31 Mart-2 Nisan'da yapılacağı bildirilen Çin ziyareti, İran'daki savaşla ilgilenmek üzere ülkesinde bulunması gerektiği gerekçesiyle 14-15 Mayıs'a ertelenmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/trump-ve-si-pekinde-ticar-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275671</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/2026da-turkiye-icin-yeni-bir-donem-potansiyeli-surdurulebilir-ve-stratejik-etkiye-donusturme-zamani-275671</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026'da Türkiye için yeni bir dönem: Potansiyeli sürdürülebilir ve stratejik etkiye dönüştürme zamanı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[SAHA 2026'nın gösterdiği tablo, Türkiye için önemli bir eşiğin aşıldığını, bundan sonraki dönemin ise bu potansiyeli ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve stratejik etkiye dönüştürme dönemi olacağını göstermektedir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026'da Türkiye için yeni bir dönem: Potansiyeli sürdürülebilir ve stratejik etkiye dönüştürme zamanı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma analisti Arda Mevlütoğlu, SAHA 2026&#39;nın ortaya koyduğu teknolojik dönüşümü, üretim kapasitesini ve ihracat vizyonunu AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b>***</center></b></p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul'da düzenlendi. Fuara 1700'den fazla firma ile yaklaşık 120 ülkeden 200 binden fazla ziyaretçi katıldı. SAHA İstanbul Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi tarafından düzenlenen ve her yıl gerçekleştirilen fuar, bu yıl özellikle Türk savunma sanayisi sektörünün ürün ve çözüm portföyünün genişlemesi, hızla değişen ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesi ve ihracat atılımıyla dikkati çekti.</p><p><b>- TEKİL ÜRÜNLERDEN TÜMLEŞİK ÇÖZÜMLERE</b></p><p>Fuarda dikkati çeken bir özellik, birden fazla ürün ve sistemin bileşiminden meydana gelen tümleşik (entegre) çözümlerin yaygınlaşmasıydı. Milli Muharip Uçak (MMU) KAAN ve Çelik Kubbe'nin ana bileşenlerinden olan SİPER hava savunma sisteminin yanı sıra ASELSAN FULMAR radarı, Baykar ve Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) ortaklığında geliştirilen Azak E5, Meteksan Savunma&#39;nın Milli Sentetik Açıklıklı Sonar (MİLSAS) sistemi gibi pek çok platformdan bağımsız sistemle yeni bir kabiliyet seti sergilendi. Sektör, hava savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri, radarlar, elektro-optik sistemler, taktik veri bağları ve akıllı mühimmatları artık birbirinden bağımsız ürünler olarak değil, müşterek harekat mimarisinin bileşenleri olarak konumlandırılmakta. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayisinde yalnızca ürün ihraç eden değil, harekat konsepti, mimari çözüm ve entegre kabiliyet paketi sunabilen bir aktör olma iddiasını güçlendirmekte. </p><p><b>- DEĞİŞEN İHTİYAÇLAR VE ADAPTASYON KABİLİYETİ</b></p><p>2022'den bu yana devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı ve 2023'ten bu yana Orta Doğu'da yaşanan çatışmalar, son olarak ABD/İsrail-İran Savaşı ile birlikte başta insansız ve otonom sistemler ve yapay zeka olmak üzere ileri teknolojilerin savaş alanındaki uygulama ve etkilerine dair geniş kapsamlı değişim ve dönüşümleri tetiklemiş durumda. Savaşın doğasının değişimine dair literatürde yoğun bir tartışmaya paralel olarak, orduların, güvenlik güçleri ve istihbarat servislerinin ihtiyaçları da neredeyse günlük bazda değişiyor, proje ve tedarik öncelikleri sürekli güncelleniyor.</p><p>Bu akışkanlığın en somut yansıması kuşkusuz FPV (first person view) tipi başta olmak üzere dronlar ve dronsavar sistemler. SAHA 2026'da, Türk savunma sanayisinin bu alanlara yönelik yenilikçi çözüm ve ürün geliştirme çabalarının ne kadar ileri seviyede olduğunu gözlemlemek mümkündü. Türkiye'de son kullanıcı kurumların sektörün sunduğu ürün ve çözümleri sahada, gerçek operasyonel koşullarda deneme ve geri bildirimde bulunma deneyiminin, sektörün ürün geliştirme süreçlerine pozitif etkisi görülmekteydi.</p><p>Son yıllardaki savaş ve çatışmalar, savunma endüstrisinin üretim performansı ile tedarik zincirinin dayanıklılığının fiilen savaşma kabiliyetini doğrudan etkilediğini de ortaya koydu.</p><p>Ne kadar ileri teknoloji içerse de yeterli adetlerde üretilemeyen ve idame edilemeyen ürün ve silahların bir etkilerinin olmadıkları görüldü. Mühimmat ve dron başta olmak üzere seri üretim kapasitesini hızla geliştiren Türkiye'nin, bu bakımdan kapasite açığını hızla gidermeye çalışan Avrupa için ideal bir partner olabileceğini iddia etmek mümkün. Nitekim MKE, ASELSAN, ROKETSAN ve Arca Savunma'nın fuarda imzaladıkları sözleşmelerle açıkladıkları rakamlar, bu potansiyelin göstergesiydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/saha2026genel-1205202617f66475.jpg"/><p><b>- İHRACAT ATILIMI</b></p><p>SAHA 2026'nın üçüncü boyutu, Türk savunma sanayisinin ihracat merkezli büyüme aşamasına geçişini görünür kılmasıydı. Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının 2025'te 10 milyar dolar eşiğini aşarak yaklaşık yüzde 48 oranında artması, sektörün artık iç talebe dayalı büyüme modelinin ötesine geçtiğini göstermekte. 2026'nın ilk aylarında da ivmesi süren ihracat, Ocak 2026'da yıllık bazda yüzde 44,2 artarak 555,3 milyon dolara ulaştı.</p><p>Fuara artan yabancı firma ve heyet ilgisi, sektörün uluslararası pazardaki görünürlüğü ve itibarının teyidi niteliğindeydi. Sektörün geleneksel olarak güçlü olduğu insansız hava aracı ve kara aracı sektörlerine ilaveten hassas güdümlü mühimmat, elektronik harp sistemlerine özellikle Avrupa ve Asya ülkelerinden gösterilen ilgi, önümüzdeki süreçte Türk savunma sanayisinin küresel nüfuz alanının farklı pazarları içerecek şekilde genişleyebileceğinin sinyaliydi. Bu doğrultuda uluslararası işbirliğine yönelik olarak kapasite ve mekanizmaların geliştirilmesi, bilhassa ihracatın finansmanı ile ihracat kontrolü mevzuatının revize edilmesi birer zorunluluk olarak önümüze çıkıyor.</p><p><b>- İKİ ÖNEMLİ SÖZLEŞME</b></p><p>SAHA 2026'da imzalanan pek çok sözleşmeden ikisi, taşıdıkları önem nedeniyle özellikle belirtilmeyi hak ediyor. Bunlardan ilki, MMU KAAN için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile TUSAŞ arasında imzalanan seri üretim sözleşmesi, diğeri ise Baykar ile Endonezyalı PT Republik Aero Dirgantara arasında imzalanan KIZILELMA insansız savaş uçağı satış sözleşmesiydi.</p><p>SSB ile TUSAŞ arasında imzalanan sözleşme ile 2028&#39;den itibaren başlayarak 2030 sonuna kadar 20 adet Blok-10 KAAN uçağının Türk Hava Kuvvetlerine teslim edilmesi hedefleniyor. Böylece MMU projesinde kritik dönüm noktası aşılmış oluyor. TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) - TRMotor iş ortaklığıyla geliştirilmekte olan TF35000 turbo-fan motorunun da devreye girmesiyle Blok-30 modelinden itibaren KAAN, yerli ve milli güç sistemiyle göreve girecek. Nitekim TF35000 projesi için de alt sistemler tedarik sözleşmeleri fuarda imzalandı. Batı yarıkürede halen devam eden ve ilk uçuş aşamasını aşmış tek beşinci nesil muharip uçak projesi olan MMU KAAN, açık kaynaklara yansıyan haberlere göre İspanya'nın da radarına girmiş durumda.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/kizikelma-12052026d837e6b8.jpg"/><p>KIZILELMA için Endonezya ile imzalanan ve 12 adedi kesin, 48 adedi de opsiyon olmak üzere toplam 60 uçaklık anlaşma, insansız savaş uçağı alanındaki ilk dış satım anlaşması olması açısından da dünya insansız hava aracı sektörü için önem taşıyor. Test ve doğrulama ile harekat konsepti (CONOPS) geliştirilme çalışmaları hızla devam eden KIZILELMA'nın, daha Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine girmeden sipariş alması, ürüne, teknolojisine ve sektöre duyulan güvenin yansıması olarak ele alınabilir.</p><p>Sonuç olarak SAHA 2026, Türk savunma sanayisinin ulaştığı ölçek, çeşitlilik ve olgunluk seviyesini bütün açıklığıyla ortaya koyan bir etkinlik oldu. Sektör artık yalnızca yerli ihtiyaçları karşılayan veya tekil ürünler geliştiren bir yapı değil, entegre kabiliyet paketleri sunan, sahadan gelen ihtiyaçlara hızlı uyum sağlayan, üretim kapasitesini stratejik avantaja dönüştüren ve küresel pazarda daha iddialı konumlanan bir ekosistem niteliği kazanmış durumda. </p><p>Bununla birlikte bu potansiyelin sürdürülebilir başarıya dönüşmesi, yalnızca teknoloji ve ürün performansına değil, ihracat finansmanı, tedarik zinciri dayanıklılığı, uluslararası ortaklık yönetimi, insan kaynağı ve mevzuat uyumu gibi tamamlayıcı alanlarda da kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine bağlı olacak. SAHA 2026'nın gösterdiği tablo, Türkiye için önemli bir eşiğin aşıldığını, bundan sonraki dönemin ise bu potansiyeli ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve stratejik etkiye dönüştürme dönemi olacağını göstermektedir.</p>[Arda Mevlütoğlu, savunma analistidir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/2026da-turkiye-icin-yeni--479_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275670</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/omu-saglik-merkezinde-4-doktor-dahil-18-kisi-rusvet-iddiasiyla-gozaltina-alindi-275670</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OMÜ Sağlık Merkezinde 4 doktor dahil 18 kişi rüşvet iddiasıyla gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun'da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde "rüşvet" iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 4'ü doktor 18 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OMÜ Sağlık Merkezinde 4 doktor dahil 18 kişi rüşvet iddiasıyla gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan bazı doktorların medikal firmalar üzerinden ya da doğrudan hastalardan rüşvet aldıkları iddiası üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi" suçlarından işlem yapıldığı öğrenildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/aw70291603-120520265a62616e.jpg"/><p>Düzenlenen operasyonda aralarında 3'ü profesör ve 1'i doçent 4 doktor, 4 medikal firma çalışanı/sahibi, 10 rüşvet veren hasta yakını olmak üzere toplam 18 şüpheli Atakum, İlkadım, Bafra, Çarşamba ilçeleri ile Ordu'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/aw70291602-12052026b6452033.jpg"/><p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/omu-saglik-merkezinde-4-d-483_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275669</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-faciaya-ramak-kala-yine-iett-yine-yangin-275669</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da faciaya ramak kala! Yine İETT yine yangın]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Sarıyer'de İETT otobüsünde yangın çıktı. Araç alev topuna dönerken itfaiye ekiplerince söndürülen yangın sırasında otobüste yolcu olmaması muhtemel facianın önüne geçti. Yangın sonrası hurda yığınına dönen araç havadan görüntülendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da faciaya ramak kala! Yine İETT yine yangın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın, saat 11.30 sıralarında Sarıyer Bahçeköy yolu Adnan Menderes Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre  </p><p>59RK hattındaki 34 TP7190 plakalı otobüsten seyir halinde dumanlar yükselmeye başladı. durumu fark eden otobüs şoförü aracı yol kenarına çekerek aşağıya indi. Alevler kısa sürede tüm otobüsü kaplarken, otobüs içerisinde o esnada yolcu olmaması muhtemel facianın önüne geçti. İhbar sonrası olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesinin ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Bölgede oluşan trafik yoğunluğu, otobüsün kaldırılmasının ardından normale döndü. Yangın ile ilgili inceleme başlatılırken, kullanılamaz hale gelen otobüs havadan görüntülendi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/video-12052026b4978631.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Öte yandan, İETT görevlileri yanan otobüsü brandayla örttü ve görüntü almaya çalışan gazetecileri engellemeye çalıştı. O anlar kameraya yansıdı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/istanbulda-faciaya-ramak--200_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275668</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yenilenebilir-enerji-yatirimlari-turkiyenin-enerji-bagimsizligi-icin-onemli-adim-275668</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yenilenebilir enerji yatırımları Türkiye'nin enerji bağımsızlığı için önemli adım!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Yenilenebilir enerji yatırımları Türkiye açısından yalnızca bugünkü üretim kompozisyonunu değiştiren teknik bir tercih değil, uzun vadeli enerji bağımsızlığı hedefinin temel unsurlarından biridir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yenilenebilir enerji yatırımları Türkiye'nin enerji bağımsızlığı için önemli adım!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfından (SETA) araştırmacı Büşra Zeynep Özdemir, Türkiye'de yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın enerji güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve ekonomik dayanıklılık açısından stratejik önemini AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b>***</center></b></p><p>Dünya genelinde enerji sektörü tedarik zincirlerinde kırılmalar, jeopolitik gerilimler ve fosil yakıt fiyatlarındaki sert dalgalanmaların gölgesinde tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Özellikle petrol ve doğal gazın tedarikinde yaşanan darboğaz ülkelerin enerji politikalarını maliyet odaklı olmaktan çıkarıp arz güvenliği ve bağımsızlık eksenine kaydırmasına neden oluyor. Böylesi bir kriz ortamında ülkelerin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla yararlanmalarının önemi bir kez daha pekişiyor. Türkiye bu noktada en dikkati çeken ülkelerden biri. Elektrik enerjisi kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların ulaştığı seviye ve üretimde artan payı Türkiye'ye yalnızca çevresel bir kazanım değil, aynı zamanda arz güvenliği, makroekonomik istikrar ve dış şoklara karşı dayanıklılık açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Mart 2026'da yenilenebilir kaynaklardan 19,5 milyar kilovat-saat (kWh) elektrik üretilmesi ve bunun tüm zamanların en yüksek yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi olarak kayıtlara geçmesi de içinde bulunduğumuz küresel enerji krizi ortamında Türkiye'ye stratejik bir kazanım sağlıyor.</p><p><b>-YENİLENEBİLİR KURULU GÜCÜN YÜKSELİŞİ</b></p><p>Bugünkü üretim artışını anlamak için Türkiye'nin elektrik enerjisi kurulu gücünde son 25 yılda yaşanan dönüşüme bakmak gerekiyor. 2002 yılında Türkiye'nin toplam kurulu gücü yaklaşık 31.846 Megawatt (MW) seviyesindeydi; yenilenebilir kaynakların payı ise 12.305 MW idi. 2025 yıl sonuna gelindiğinde toplam kurulu güç 122.519 MW'a yükselirken yenilenebilir kaynakların toplam kurulu gücü 76.281 MW'a ulaştı. Bu tablo, yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye'nin elektrik enerjisi sisteminde artık tamamlayıcı değil, sistemin ana unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yenilenebilirenerji-12052026ff8e7758.jpg"/><p>2026 yılı mart ayı sonu itibarıyla ise Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 125.078 MW oldu. Kurulu gücün yüzde 25,9'unu hidroelektrik, yüzde 21,2'sini güneş, yüzde 12'sini rüzgar ve yüzde 1,4'ünü jeotermal enerji oluşturuyor. Bu dağılım Türkiye'nin elektrik üretim altyapısında yerli ve yenilenebilir kaynakların ağırlığının belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor. Bu noktada özellikle rüzgar ve güneşteki artışa ayrıca dikkati çekmek gerek; Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücü Mart 2026 itibarıyla 26.339 MW'a, rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 15.066 MW'a yükseldi. Böylece rüzgar ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 33'e ulaştı. Bu artış, hidroelektrik gibi daha köklü yenilenebilir kaynakların yanına yeni nesil yenilenebilir kapasitenin de güçlü biçimde eklendiğini gösteriyor.</p><p>Kurulu güçteki bu dönüşümün üretime yansıması özellikle 2026'nın ilk aylarında daha görünür hale geldi. Mart ayında Türkiye yenilenebilir kaynaklardan 19,46 milyar kWh elektrik üreterek tüm zamanların en yüksek yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimini gerçekleştirdi. Aynı ay, toplam elektrik üretiminin üçte ikisi yenilenebilir kaynaklardan sağlandı. Bu üretimde en güçlü katkı hidroelektrik santrallerden geldi; Hidroelektrik santrallerden (HES) toplam elektrik üretiminin yüzde 35,4'ünü oluşturan 10,6 milyar kWh elektrik üretildi.</p><p>Bu veri, Türkiye açısından oldukça önemli. Çünkü HES'ler yalnızca yenilenebilir üretim kapasitesinin bir parçası değil, aynı zamanda elektrik sisteminde dengeleyici rol oynayan, talep artışının hızlandığı dönemlerde devreye girebilen ve ithal yakıta dayalı üretim ihtiyacını azaltabilen stratejik varlıklar. HES üretiminin güçlü seyrettiği dönemlerde doğal gaz santrallerine olan ihtiyaç azalarak elektrik üretim maliyetleri, enerji ithalat faturası ve cari açık üzerinde rahatlatıcı bir etki oluşturuyor. Ancak HES üretiminin doğrudan yağış rejimine bağlı olduğunu unutmamak gerek. Bu durum, enerji planlamasında iklim değişikliği ve kuraklık risklerinin daha fazla dikkate alınmasını gerektiriyor. Yani hidroelektrik üretimdeki artış Türkiye için önemli bir avantaj sağlasa da bunun kalıcı enerji güvenliği kapasitesine dönüşmesi rüzgar, güneş, depolama ve şebeke yatırımlarıyla desteklenmesine bağlı.</p><p><b>- STRATEJİK BİR ARAÇ OLARAK YENİLENEBİLİR ENERJİ</b></p><p>Türkiye'nin yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimindeki artışının en önemli sonuçlarından biri ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığı sınırlaması. Elektrik üretiminde doğal gazın payı yükseldiğinde Türkiye küresel gaz fiyatlarındaki artışlara, LNG piyasasındaki sıkışmalara, döviz kuru baskılarına ve jeopolitik tedarik risklerine daha açık hale geliyor. Buna karşılık, yenilenebilir kaynakların üretimdeki payının artması bu kırılganlığı azaltan bir tampon işlevi görüyor. Bu nedenle yenilenebilir kaynaklar yalnızca emisyon azaltımı başlığı altında değerlendirilemez. Türkiye gibi enerji talebi artan ve fosil yakıt tüketiminde dışa bağımlılığı yüksek olan ülkeler için yenilenebilir enerji aynı zamanda cari açığı sınırlayan, elektrik üretim maliyetlerini dengeleyen ve kriz dönemlerinde arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir araç.</p><p>Gelinen noktada Türkiye'nin elektrik üretim kompozisyonu bu dönüşümün neden önemli olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. 2025'te elektrik üretiminin yüzde 33,6'sı kömürden, yüzde 23'ü doğal gazdan, yüzde 15,8'i hidrolik enerjiden, yüzde 10,9'u rüzgardan, yüzde 10,5'i güneşten, yüzde 3,2'si jeotermal enerjiden ve yüzde 3,1'i diğer kaynaklardan sağlandı. Bu dağılım fosil yakıtların elektrik üretimindeki ağırlığının sürdüğünü ancak rüzgar, güneş ve hidroelektriğin sistem içindeki payının giderek daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Bu dönüşüm, Türkiye'nin artan elektrik talebi dikkate alındığında daha da kritik hale geliyor. Türkiye'nin elektrik tüketimi 2025 yılında 360.929 GWh ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken aynı yıl elektrik üretimi de 362.992 GWh ile rekor kırdı. Sanayide elektrifikasyon, ulaşımda elektrikli araçların yaygınlaşması, dijitalleşme, şehirleşme ve veri merkezleri gibi yeni talep dinamikleri önümüzdeki dönemde elektrik tüketiminin daha da artacağını gösteriyor. Bu talebin hangi kaynaklardan karşılanacağı ise Türkiye'nin enerji güvenliği açısından belirleyici olacak.</p><p>Talep artışının yerli ve yenilenebilir kaynaklarla karşılanması, enerji ithalat faturasını sınırlarken arz güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığı güçlendirecektir. Bu nedenle yenilenebilir enerji yatırımları Türkiye açısından yalnızca bugünkü üretim kompozisyonunu değiştiren teknik bir tercih değil, uzun vadeli enerji bağımsızlığı hedefinin temel unsurlarından biridir. Nitekim Türkiye, 2035 yılına kadar yalnızca rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücünü toplam 120 bin MW seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Deniz üstü rüzgar enerjisi, batarya ve enerji depolama alanlarındaki hedefler de dikkate alındığında yenilenebilir enerji yatırımlarının artık yalnızca çevresel dönüşümün değil, dışa bağımlılığı azaltma, sistem esnekliğini artırma, makroekonomik istikrarı destekleme ve enerji arz güvenliğini güçlendirme arayışının da merkezine yerleştiği görülüyor.</p>[Büşra Zeynep Özdemir, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nda (SETA) enerji çalışmaları araştırmacısıdır.]<p>*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yenilenebilir-enerji-yati-782_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275667</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/yeniden-ayaga-kaldirilacak-ani-koprusu-hakkinda-neler-biliniyor-275667</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeniden ayağa kaldırılacak: Ani Köprüsü hakkında neler biliniyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[ Yeniden ayağa kaldırılacak Ani Köprüsü, İpek Yolu üzerindeki stratejik konumuyla medeniyetler arasında ticaretin ve kültürel etkileşimin simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeniden ayağa kaldırılacak: Ani Köprüsü hakkında neler biliniyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan tarafından 4 Mayıs'ta Ani Köprüsü'nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptı imzalanması, bölge halkını ve tarihçileri de heyecanlandırdı.</b></p><p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki <b>Ani Ören Yeri'nde</b> bir ayağı Türkiye, bir ayağı ise Ermenistan'da bulunan Ani Köprüsü, tarihi İpek Yolu'nun en önemli geçiş noktaları arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355097.jpg"/><p>Bölgede 11-12. yüzyıllarda iki katlı olarak inşa edildiği değerlendirilen köprü, Türkiye-Ermenistan sınırını ayıran <b>Arpaçay Nehri'nin </b>üzerinde yıkılmış halde bulunuyor.</p><p><b>Köprünün yeniden ayağa kaldırılması turizm açısından önemli</b></p><p><b>Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan</b>, Ani Ören Yeri'nin Orta Çağ'ın en ihtişamlı şehirlerinden biri olduğunu söyledi.</p><p>Ani&#39;nin yüzyıllardır uğradığı savaşlar, işgaller ve depremlere rağmen farklı medeniyetlere ait mimari kalıntılarıyla dünya tarihi açısından önemli bir arkeolojik alan olduğunu ifade eden Arslan, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355099.jpg"/><p><b>"Burası Anadolu'daki Türk-İslam tarihinin başlangıç noktası. Anadolu'daki ilk Türk-İslam şehri. İlk camimiz, mescidimiz, ilk mezarlığımız, hamam, çarşı gibi bir şehirde olması gereken her eserin Selçuklular eliyle burada inşa edildiğini biliyoruz. Burası hem dünya tarihi açısından hem de Anadolu'daki Türk-İslam tarihi açısından kıymetli bir arkeolojik alan. Şehirde halen ayakta varlığını sürdüren tarihi, mimari kalıntılarımız var. Bunlardan biri de Ani Köprüsü."</b><br></p><p>Arslan, <b>Ani Köprüsü'nün</b> iki ülkeyi birbirinden ayıran Arpaçay Nehri üzerine kurulu olduğunu anımsatarak, köprünün üzerindeki kitabenin bugüne ulaşmadığını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355096.jpg"/><p>Kitabenin olmaması nedeniyle kesin inşa tarihinin bilinmediğini dile getiren Arslan, "Ama 11-12. yüzyıllarda inşa edildiğini söyleyebiliriz <b>çünkü plan ve mimarisi buna işaret ediyor. T</b>ek sivri kemer gözlü olarak inşa edilmiş ve daha da önemlisi Arpaçay Nehri'ni geçen 30 metre gibi geniş bir açıklık söz konusu.<b> Bu da Orta Çağ için mimarlık ve mühendislik başarısı olarak görülmelidir ama 19. yüzyıldaki işgal döneminde yıkıma uğramış, bir ayağı bizim ülkemizde, bir ayağı da Ermenistan tarafında bulunmaktadır." </b>dedi.</p><p><b>"Aslına uygun şekilde restorasyon tamamlanmış olacak"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile Ermenistan Başbakanı Paşinyan başkanlığında Türkiye Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Büyükelçi Serdar Kılıç ve Ermenistan Özel Temsilcisi Rubin Rubinyan&#39;ın imzaladığı ortak restorasyon protokolünün, bu özel dünya mirasının korunması için atılan en kıymetli adım olduğunu vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355095.jpg"/><p>"Protokol kapsamında iki ülke tarafından bu köprü ortaklaşa restorasyona tabi tutulacak. Dünya mirası olan bu köprünün korunması bizim için sevindirici bir gelişme. <b>Türkiye-Ermenistan </b>normalleşme sürecinin bir parçası olması da kıymetli bir durum. Köprünün restorasyon projeleri hazırlanacak. Köprü ve çevresi bir arkeolojik kazıya muhtaç durumda. Bizler de kazı ekibi olarak<b> 2026 kazı çalışması </b>programına dahil ettik. Dünyadaki restorasyon ilkeleri dahilinde aslına uygun şekilde restorasyon tamamlanmış olacak."<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355094.jpg"/><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/tarih/osman-gazinin-ilk-fetihlerinden-biriydi-o-kalenin-izleri-bulundu-275724" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/osman-gazinin-ilk-fetihle-995_2-41.jpg"/></div><h3>Osman Gazi'nin ilk fetihlerinden biriydi: O kalenin izleri bulundu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yeniden-ayaga-kaldirilaca-341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275666</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ab-ilac-tedarik-sikintisini-gidermek-icin-kritik-ilac-uretimine-oncelik-taniyor-275666</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB, ilaç tedarik sıkıntısını gidermek için kritik ilaç üretimine öncelik tanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), ilaçlarda yaşanan tedarik sıkıntısını gidermek ve kritik ilaçların Avrupa'da üretimini sağlamak için yasa hazırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB, ilaç tedarik sıkıntısını gidermek için kritik ilaç üretimine öncelik tanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu, önemli ilaçların AB ülkelerinde bulunabilirliğini artırmak için hazırlanan Kritik İlaçlar Yasası teklifi hakkında açıklama yayımladı.</p><p>Teklifin, ilaçlarda tedarik zincirini çeşitlendirmeyi, AB&#39;de ilaç üretimini artırmayı ve insan sağlığını korumayı amaçladığına işaret edilen açıklamada, yasayla AB ilaç sektörüne destek sağlanacağı vurgulandı.</p><p>Açıklamada, yasa ile piyasalarda bulunamayan ve ortak fayda sağlayacak ilaçlara erişimin iyileştirileceği belirtildi.</p><p>İlaçlarda dışa bağımlılıkları azaltmanın hedeflendiği anımsatılan açıklamada, özellikle az sayıda tedarikçi, üretici veya ülkeden sağlanan ilaçlar ve aktif bileşenlerde AB&#39;nin daha dayanıklı hale getirilmesinin hedeflendiği bildirildi.</p><p>Açıklamada, AB ülkelerinin son yıllarda ciddi ilaç kıtlığıyla karşı karşıya kaldığına işaret edilerek, Kovid-19 salgını ve jeopolitik gerilimler gibi küresel zorlukların AB&#39;nin ilaç tedarik zincirindeki önemli zafiyetleri ortaya koyduğu belirtildi.</p><p>İlaç konusundaki kıtlıkların hastaların hayatlarını riske atabileceği ve sağlık sistemleri üzerinde önemli yük oluşturabileceğine dikkat çekilen açıklamada, ilaç kıtlıklarının üretim ve tedarik zinciri sorunları veya kaynaklar için küresel rekabetten kaynaklanabildiği anımsatıldı.</p><p>Açıklamada, Kritik İlaçlar Yasası&#39;nın AB&#39;yi ilaçların üretiminin daha cazip olacağı bir yer haline getirmeyi amaçladığı anımsatılarak, &quot;Yasa, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getiren eylemleri teşvik edecek, AB&#39;de kritik ilaçların üretimini artıran şirketlere yatırımları kolaylaştıracak ve üye ülkelerin ortak alım yapmak üzere bir araya gelmelerine imkan sağlayacak.&quot; ifadesi yer aldı.</p><p>Stratejik projeler ile kritik ilaçlar veya bunların bileşenleri için AB içinde üretim kapasitesi kurulacağına işaret edilen açıklamada, bu kapsama giren projelerin fonlara daha kolay erişebileceği, izin prosedürlerinin hızlandırılacağı, bilimsel ve düzenleyici destek verileceği belirtildi.</p><p>Açıklamada, üye ülkelerin stratejik ilaç projelerine kamu desteği sunmalarına yardımcı olunacağına dikkati çekilerek, üye ülkelerin tedarik zincirlerinin dayanıklılığını çeşitlendirmek ve teşvik etmek için kamu alımlarını kullanabilecekleri kaydedildi.</p><p>Kritik ilaçları tedarik edenlerin ilgili prosedürlerine çeşitli girdi malzemeleri ve tedarik zincirleri gözlemi gibi gereksinimleri eklemeleri gerekeceği bilgisine yer verilen açıklamada, tek bir veya sınırlı sayıda ülkeye yüksek bağımlılık olması durumunda, AB&#39;de kritik ilaç üretimini destekleyen tedarik şartlarının kullanılmasının gerekeceği belirtildi.</p><p>Açıklamada, AB genelinde kritik ilaçların bulunabilirliğini artırmak için farklı üye ülkeler arasında ortak tedarikin destekleneceği bildirilerek, tedarik zincirini genişletmek ve sınırlı sayıda tedarikçiye olan bağımlılığı azaltmak için benzer düşünen ülkeler ve bölgelerle uluslararası ortaklıklar üzerinde çalışılacağına işaret edildi.</p><p>Özellikle jenerik ilaçların üretimi uzun bir süredir Avrupa dışında yapılıyor. AB, temel ilaçlar ve farmasötik bileşenler konusunda belirli tedarikçilere ve Çin ve Hindistan gibi ülkelere bağımlı durumda bulunuyor. Bazen çok kritik ilaçların Avrupa ülkelerindeki tedarikinde sorunlar yaşanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ab-ilac-tedarik-sikintisi-462_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275665</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bolu-belediyesine-5inci-dalga-operasyonu-275665</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyonu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediyesi'ne yönelik sabah saatlerinde 5'inci dalga operasyonu düzenlendi. Operasyon kapsamında belediyeye bağlı bazı birimler ve Bol Tur A.Ş.'deki evraklar inceleme altına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, yürütülen bir soruşturma kapsamında Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah saatlerinde Bolu Belediyesi hizmet binasına geldi. Binaya otopark kısmından giriş yapan jandarma ekipleri, belediye bünyesindeki bazı birimler ile Bol Tur A.Ş.'de arama ve inceleme çalışması başlattı. Soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda evrak, jandarma ekipleri tarafından titizlikle mercek altına alındı.  </p><p>Ekiplerin binadaki incelemeleri sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bolu-belediyesine-5inci-d-126_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275664</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/adalet-bakanligi-15-bin-sozlesmeli-personel-alimi-yapacak-275664</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alımı yapacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda adalet teşkilatı bünyesinde 15 bin sözleşmeli personel alımı yapılacağını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alımı yapacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdesini verdiği personel alımının 2026 yılı içerisinde tamamlanacağını belirterek, "Merkez ve taşra teşkilatımızda görevlendirilmek üzere toplam 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkıyoruz. Söz konusu alımları 2026 yılı içerisinde tamamlayarak teşkilatımızın insan kaynağını daha da güçlendireceğiz" dedi.</p><p>Gürlek, merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere yapılacak alımlarda 5 bin 259 zabıt kâtibi, 4 bin 508 infaz ve koruma memuru, bin 300 destek personeli, bin 41 mübaşir, 900 icra kâtibi, 524 koruma ve güvenlik görevlisi, 410 psikolog, 322 teknisyen, 316 büro personeli, 286 hemşire ve 90 sosyal çalışmacının yer aldığını ifade etti.</p><p>Paylaşımında toplam 44 farklı unvanda personel alımı yapılacağını kaydeden Gürlek, "Adalet teşkilatımıza, yargı camiamıza ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/adalet-bakanligi-15-bin-s-176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275663</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/yesilcamin-sezerciki-yillar-sonra-ortaya-cikti-son-hali-gorenleri-soke-etti-275663</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Sezercik'i yıllar sonra ortaya çıktı! Son hali görenleri şoke etti...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Yeşilçam'ın çocuk yıldızlarından olan Sezer İnanoğlu, yıllar sonra ortaya çıktı. “Sezercik” filmleriyle hafızalarda yer edinen Sezer İnanoğlu'nun değişimi sosyal medyada kısa sürede en çok konuşulan konular arasında yerini aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeşilçam'ın Sezercik'i yıllar sonra ortaya çıktı! Son hali görenleri şoke etti...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilçam'ın hafızalarda yer edinen çocuk yıldızlarından  Sezer İnanoğlu, yıllar sonra ortaya çıkan son haliyle yeniden gündeme geldi.  "Sezercik" filmleriyle bir dönemin aranan çocuk oyuncuları arasında yer alan  Sezer İnanoğlu'nun değişimi çok konuşuldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sezer3-120520266477be27.jpg"/><p>Uzun süredir ekranlardan uzak bir yaşam sürdürmeyi tercih  eden Yeşilçam'ın çocuk yıldızı Sezer İnanoğlu'nun son görüntüsünü görenler  şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kilo aldığı görülen eski çocuk oyuncunun değişimi  kısa sürede sosyal medyada en konuşulan konular arasında yerini aldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sezer2-120520261d09417e.jpg"/><p>Sosyal medya kullanıcıları İnanoğlu'nun çocukluk  yıllarındaki hali ile şimdiki görüntüsünü kıyaslayıp yorumlarda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sezer1-12052026a8a07e8e.jpg"/><p>Sosyal medyada Sezer İnanoğlu için "Sezercik olmuş  tosuncuk" ve "Kaşı, gözü, ağzı, burnu hiç değişmemiş" gibi  yorumlarda bulundu. İşte Sezer İnanoğlu'nun son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sezer4-120520263e97aaa7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yesilcamin-sezerciki-yill-992_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275662</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibbnin-9-istirak-sirketi-gecen-yil-zarar-etti-275662</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB'nin 9 iştirak şirketi geçen yıl zarar etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) BELTUR AŞ, İSBAK AŞ ve İSFALT AŞ başta olmak üzere toplam 9 iştirak şirketi geçen yıl zarar etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB'nin 9 iştirak şirketi geçen yıl zarar etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) 2025 Yılı Faaliyet Raporu&#39;nda İştirakler Koordinasyon Şube Müdürlüğünün iştirak şirketlerinin geçen yılki gelir gider tablosuna ilişkin bilgilerine yer verildi.</p><p>Buna göre, İBB iştiraklerinden İSFALT AŞ, İSTGÜVEN AŞ ve İSYÖN AŞ&#39;nin de aralarında bulunduğu 9 şirketin geçen yıl zarar ettiği belirlendi.</p><p><b>- EN FAZLA AÇIK VEREN ŞİRKET İSFALT AŞ</b></p><p>İBB&#39;nin en fazla zarar eden iştirak şirketinin İSFALT AŞ olduğu tespit edildi.</p><p>Asfalt üretimi yapan İSFALT AŞ&#39;nin, geçen yıl 22 milyar 896 milyon 580 bin 820 lira geliri, 24 milyar 976 milyon 69 bin 69 lira gideri olduğu, 2 milyar 79 milyon 488 bin 249 lira da zarar ettiği hesaplandı.</p><p>Bu şirketi ikinci olarak koruma hizmetleri, güvenlik danışmanlığı hizmetleri ile özel güvenlik eğitimi vermek ve eğitim okulları açmak amacıyla kurulan İSTGÜVEN AŞ izledi.</p><p>Bu şirketin 13 milyar 886 milyon 593 bin 420 lira gelirinin yanı sıra 15 milyar 701 milyon 397 bin 54 lira gideri olduğu, 1 milyar 814 milyon 803 bin 634 lira eksiye düştüğü istatistiklere yansıdı.</p><p>Kentteki raylı ulaşım ağından sorumlu Metro İstanbul AŞ&#39;nin 17 milyar 217 milyon 165 bin 853 lira geliri, 18 milyar 170 milyon 156 bin 751 lira gideri olduğu ve 952 milyon 990 bin 898 lira zarar ettiği hesaplandı.</p><p>Hidiv Kasrı, Büyükada&#39;daki otel ve Çadır Köşk Bahçe gibi yerleri işleten BELTUR AŞ&#39;nin 1 milyar 698 milyon 515 bin 178 lira gelirine karşılık 1 milyar 864 milyon 393 bin 795 lira gideri olduğu, böylece 165 milyon 878 bin 617 lira açık verdiği belirlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/balksz1-12052026f328e20f.jpg"/><p>İstanbul&#39;da araç bakım onarım hizmetleri yapan ve kentin trafik sinyalizasyon hizmetlerini yürüten İSBAK AŞ&#39;nin 3 milyar 139 milyon 833 bin 409 lira geliri olduğu ortaya çıktı.</p><p>Şirketin 3 milyar 158 milyon 889 bin 124 lira giderine karşılık 19 milyon 55 bin 715 lira mali kayba uğradığı anlaşıldı.</p><p>Kentte son günlerde satışları düştüğü için kamuoyunda gündeme gelen HALK EKMEK AŞ&#39;nin 3 milyar 735 milyon 165 bin 47 lira geliri, 3 milyar 934 milyon 239 bin 18 lira gideri olduğu, 199 milyon 73 bin 971 lira açık verdiği tespit edildi.</p><p>Akıllı şehirlerin iletişim altyapısını oluşturan İSTTELKOM AŞ&#39;nin 1 milyar 250 milyon 854 bin 213 lira gelire karşılık 1 milyar 399 milyon 928 bin 212 lira gideri olduğu, 149 milyon 73 bin 999 lira mali kayba uğradığı hesaplandı.</p><p>Gürpınar Su Ürünleri Hali&#39;nin işletmesiyle birlikte su ürünleri satışı, fide üretim ve satış ile kurban kesim ve satış hizmetlerinin yapan İSYÖN AŞ&#39;nin, 745 milyon 914 bin 390 lira gelire karşılık 795 milyon 165 bin 306 lira gideri olduğu ve 49 milyon 250 bin 916 lira zarar ettiği saptandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/q-12052026df69e121.jpg"/><p>Kentin dört bir köşesinde bulunan iç ve dış reklam tanıtım mecraları ile dijital yayıncılık yapan MEDYA AŞ&#39;nin 795 milyon 979 bin 120 lira geliri olduğu belirlendi.</p><p>1 milyar 16 milyon 100 bin 125 lira gideri bulunan şirketin 220 milyon 121 bin 5 lira açık verdiği de hesaplandı.</p><p>Rapordaki verilere göre diğer 21 şirketin ise kar ettiği görüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ibbnin-9-istirak-sirketi--194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275661</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-dohada-seyh-temim-ile-bir-araya-geldi-275661</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan Doha'da! Şeyh Temim ile bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doha ziyareti kapsamında Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan Doha'da! Şeyh Temim ile bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani tarafından kabul edildi.</p><p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Katar'ın başkenti Doha ziyareti kapsamında Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bakan-fidan-dohada-seyh-t-614_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275660</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkiye-avrupa-ve-japonya-ile-yapay-zeka-destekli-robotik-projeler-icin-isbirligi-yapiyor-275660</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye, Avrupa ve Japonya ile yapay zeka destekli robotik projeler için işbirliği yapıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, yapay zeka destekli robotik projeleri kapsamında Almanya ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa ülkesi ile Japonyayla işbirliği yapacak. Avrupa ve Japonya'daki araştırmacılar, gerçek dünyadaki dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistemler ve akıllı robotiklerin geliştirilmesi için işbirliği yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye, Avrupa ve Japonya ile yapay zeka destekli robotik projeler için işbirliği yapıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK'tan edinilen bilgiye göre söz konusu işbirliği "CONCERT Japan" platformunun açtığı çağrı üzerinden gerçekleşecek.</p><p>Platform, Avrupa ile Japonya arasındaki bilimsel ve teknolojik işbirliğini geliştirmek amacıyla bağımsız bir yapı olarak oluşturuldu. Bu kapsamda, Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Japonya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Macaristan, Polonya ve Slovakya'dan fonlayıcı kuruluşların katılımıyla "Gerçek Dünya Uygulamaları İçin Yapay Zeka Destekli Robotik" başlıklı ortak işbirliği çağrısı açıldı.</p><p>Çağrıyla, özellikle Avrupalı ve Japon araştırmacılar arasındaki uluslararası hareketliliğin teşvik edilmesi, sürdürülebilir ve çok taraflı araştırma işbirliği amaçlanıyor. Avrupa ve Japonya'daki araştırmacılar, gerçek dünyadaki dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistemler ve akıllı robotiklerin geliştirilmesi için işbirliği yapacak.</p><p><b>- PROJELERİN 22 TEMMUZ'A KADAR SUNULMASI GEREKİYOR</b></p><p>Proje başvurularının uluslararası işbirliği içermesi ve interdisipliner yaklaşımlar kapsamında belirlenen alanda sunulması önem taşıyor.</p><p>Başvuruda bulunacak her proje konsorsiyumunun biri Japonya'dan ve ikisi çağrıya katılan iki Avrupa ülkesinden olmak üzere en az 3 uygun proje ortağından oluşması isteniyor.</p><p>Projeler için 22 Temmuz'a kadar başvurulabilecek.</p><p><b>- PROJE BAŞINA 145 BİN AVROYA KADAR DESTEK</b></p><p>Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları, sektör ve büyüklüğüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan ve ticaret sicil belgesi olan Türkiye'de yerleşik sermaye şirketlerince sunulacak projeler desteklenecek.</p><p>Proje süresi en fazla 36 ay olacak. Çağrının Türkiye ayağını TÜBİTAK koordine edecek. TÜBİTAK'tan talep edilen katkı, kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi hariç, proje başına 145 bin avroyu, yürütücü kuruluş başına yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları için 100 bin avroyu, özel kuruluşlar için 145 bin avroyu aşamayacak.</p><p>Çağrı kapsamında kongre, konferans gibi yurt içi ve yurt dışı bilimsel toplantılara katılım için yapılacak seyahatlere en fazla 175 bin lira ve proje ortakları arasında çalışma ziyareti, network gibi faaliyetlere ilişkin seyahatlere de en fazla 300 bin lira olmak üzere yürütücü kuruluş başına toplam 475 bin liraya kadar ödenek istenebilecek.</p><p>Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100, büyük ölçekli özel kuruluşlar yüzde 60 ve KOBİ'ler yüzde 75 desteklenecek.</p><p>Başvuru sonuçlarının aralık ayında açıklanması planlanıyor.</p><p>Yapay zeka destekli robotik alanındaki hızlı gelişmelerin endüstriden hizmetlere kadar birçok alanda toplumu dönüştürmesi nedeniyle ortaya çıkacak projeler stratejik görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkiye-avrupa-ve-japonya-707_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275659</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abdde-kritik-mineral-isleme-krizi-cine-bagimlilik-artiyor-275659</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de kritik mineral işleme krizi! Çin'e bağımlılık artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri, modern teknolojinin temelini oluşturan kritik minerallerin tedarikinde ve işlenmesinde Çin'e giderek artan şekilde bağımlı hale geliyor. Uzmanlar, ABD'nin yerli işleme kapasitesini yeniden inşa etmeden enerji, savunma ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın önüne geçilemeyeceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de kritik mineral işleme krizi! Çin'e bağımlılık artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri, başta elektrikli araçlar, akıllı telefonlar ve askeri teçhizat olmak üzere modern yaşamın vazgeçilmez teknolojilerinde kullanılan kritik minerallerin tedarikini güvence altına almak için milyarlarca dolarlık yatırımlar yapıyor. Ancak Washington yönetiminin attığı adımlar, madencilik faaliyetlerine odaklanırken, asıl eksikliğin işleme kapasitesi ve bu alandaki uzmanlık olduğu dikkat çekiyor. ABD, kritik mineralleri yer altından çıkarmakta ilerleme kaydederken, bu hammaddeleri ayrıştırma, rafine etme ve ileri düzeyde işleyerek nihai ürünlere dönüştürme konusunda ciddi bir açıkla karşı karşıya. 1990'lardan bu yana işleme uzmanlığında yaşanan kayıp, ülkeyi Çin'e bağımlı hale getirdi. 2024 itibarıyla ABD, nadir toprak bileşenleri ve metallerinin yaklaşık %80'ini ithal ediyor ve işlenen minerallerin %90'a yakını Çin'de işleniyor. Bu tablo, Amerika'nın enerji ve savunma güvenliği için kritik bir risk oluşturuyor.</p><h3>ABD'nin liderliğini nasıl kaybettiği: Çin'e bağımlılığın tarihçesi</h3><p>Amerika Birleşik Devletleri, 1965 ile 1980'lerin ortalarına kadar nadir toprak minerallerinin üretiminde ve işlenmesinde küresel lider konumundaydı. O dönemde yılda yaklaşık 15.000 metrik ton üretim gerçekleştirerek, dünyanın geri kalanının üç katı kadar nadir toprak elementi sağlıyordu. Kaliforniya'daki Mountain Pass madeni, elektronik ve savunma sanayisi için vazgeçilmez olan nadir toprak elementlerinin büyük bölümünü üretiyordu. Amerikalı mühendisler ve işleme tesisleri, bu alanda benzersiz bir uzmanlığa sahipti. Ancak 1980'ler ve 1990'larda çevresel düzenlemelerin sıkılaşması, özellikle Mojave Çölü'nde radyoaktif atık sızıntıları gibi çevre felaketleri, işletme maliyetlerini artırdı. Bu süreçte, Çin düşük iş gücü maliyetleri ve daha gevşek çevre standartları sayesinde üretim üssü haline geldi. ABD'nin nadir toprak üretimi 2000'lerin başında neredeyse sıfıra inerken, Çin dünya piyasasında hakimiyet sağladı. Son yıllarda ABD ve müttefik ülkelerde çıkarılan nadir toprak minerallerinin %90'ı işlenmek üzere Çin'e gönderiliyor. 2025'e gelindiğinde ABD, 51.000 metrik ton nadir toprak mineral konsantresi üretirken, 21.000 metrik ton nadir toprak bileşenini ithal etti. Bu ithalatın büyük kısmı Çin'den geldi. Böylece Amerika, kritik minerallerde işleme kapasitesini kaybederek, tedarik zincirinin en önemli halkasında dışa bağımlı hale geldi.</p><h3>İşleme kapasitesindeki açık: Uzmanlık, eğitim ve endüstriyel sistemler krizi</h3><p>Kritik minerallerin işlenmesi, basit bir depolama tesisi açmaktan çok daha karmaşık bir süreç gerektiriyor. ABD'de yeni bir işleme tesisi kurmak için yıllarca süren izin süreçleri, ileri teknoloji ekipmanlar ve metalurji, kimya mühendisliği gibi alanlarda eğitimli bir iş gücü gerekiyor. Bu süreç, yatırım kararından üretime geçişe kadar on yıla yakın bir zaman alabiliyor. Şu anda ABD'de yalnızca iki yerli nadir toprak madeni bulunuyor: Biri Georgia'da ağır mineral kumlarından elde edilen yan ürünlerle, diğeri ise Kaliforniya'daki Mountain Pass'ta bastnaesite üretimiyle faaliyet gösteriyor. Ancak bu madenler, işlenmiş ürün ihtiyacını karşılamaktan uzak. Ayrıca, madencilik ve mineral mühendisliği eğitim programları yılda sadece birkaç yüz mezun veriyor. 1980'lerden bu yana akredite programların sayısı ciddi şekilde azaldı ve birçok akademisyen emekliliğe yaklaşıyor. Sektör projeksiyonları, artan talebi karşılamak için madencilik iş gücünün hızla büyümesi gerektiğini ortaya koyuyor. Nadir toprak ayrıştırma, metalurjik testler ve çevresel sistem tasarımı gibi alanlarda uzmanlaşmış beceriler, uzun yıllar süren eğitim ve uygulamalı deneyim gerektiriyor. Ancak sektör, çevresel riskler ve tehlikeli çalışma koşulları nedeniyle genç iş gücü için cazibesini kaybetmiş durumda. Tüm bu faktörler, ABD'nin kritik minerallerde işleme kapasitesi ve uzmanlık eksikliğini derinleştiriyor.</p><h3>Çevresel düzenlemeler ve sürdürülebilirlik: İşleme tesisleri için zorlu standartlar</h3><p>Kritik mineralleri işlemek, çevresel açıdan oldukça zorlu bir süreç. Nadir toprak elementlerinin ayrıştırılması genellikle asitler ve güçlü kimyasallar gerektiriyor. Bu işlemler, kötü yönetildiğinde toksik atık su, hava kirliliği ve toprak erozyonu gibi ciddi çevre sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle 1990'larda ve 2000'lerde Çin'de yaşanan hızlı üretim artışı, nehirlerin ve tarım arazilerinin kirlenmesine neden oldu. ABD'de ise modern işleme tesislerinin federal ve eyalet düzeyinde çok sıkı hava kalitesi, su deşarjı ve atık yönetimi standartlarına uyması zorunlu. Bu düzenlemeler, geçmişte yaşanan Cuyahoga Nehri yangını ve Love Canal felaketi gibi çevresel krizlerin ardından getirildi. Bugün bir işleme tesisini faaliyete geçirmek, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda çevre mühendisliği ve sürdürülebilir süreç tasarımı konusunda da uzmanlık gerektiriyor. Çevresel standartlara uyum sağlanmadan, operasyonel riskler ve proje gecikmeleri artabiliyor. Bu durum, ABD'nin kritik minerallerde işleme kapasitesini artırmasını daha da güçleştiriyor.</p><h3>ABD'nin tedarik zinciri stratejisi: Uluslararası örnekler ve yapılması gerekenler</h3><p>Amerika Birleşik Devletleri, kritik minerallerin tedarik zincirini yeniden inşa etmeye çalışırken, yalnızca madencilik faaliyetlerini artırmak yeterli olmuyor. Kanada, madencilik projelerini batarya ve elektrikli araç üretimiyle entegre eden bir strateji izliyor. Bu kapsamda işleme tesisleri finanse ediliyor, bölgesel tedarik zinciri merkezleri kuruluyor ve iş gücü eğitimine büyük yatırımlar yapılıyor. Avustralya ise yerli mineral işleme teşvikleri ve kamu finansmanını, üniversite ve mesleki eğitimleri genişleterek destekliyor. ABD'de ise araştırma üniversiteleri ve endüstriyel beceriye sahip işçiler potansiyel olarak mevcut. Arazi tahsisli ve teknik üniversiteler, madencilik, malzeme bilimi, çevresel restorasyon ve geri dönüşümü entegre eden programları genişletebilir. Özellikle kömür endüstrisinin gerilediği Appalachia gibi bölgelerde, yeni iş gücü programlarıyla insanlara farklı sektörlere geçiş imkanı sunulabilir. Federal düzeyde ise yeni çıkarım ve işleme teknolojileri geliştiren araştırma merkezleri, staj ve üniversite-sanayi iş birlikleri hayata geçiriliyor. Ancak bu girişimler, henüz yeterli koordinasyona ve uzun vadeli stratejiye sahip değil. ABD'nin kritik minerallerde işleme kapasitesini artırması için daha kapsamlı ve uyumlu bir politika gerekliliği ortaya çıkıyor.</p><h3>Gerçek darboğaz: İnsan kaynağı ve endüstriyel kapasite eksikliği</h3><p>Amerika'nın kritik mineraller stratejisi çoğunlukla jeolojik kaynaklar ve jeopolitik dengeler üzerinden tartışılıyor. Ancak asıl darboğaz, insan kaynağı ve endüstriyel sistemlerde yaşanıyor. Başarılı bir yerli tedarik zinciri, neodimyum ve praseodim gibi elementlerin ayrıştırılması, çözücü devrelerinin işletilmesi ve hidrometalurjik tesislerin düzenleyici standartlara uygun şekilde yönetilmesi için yüksek derecede uzmanlık gerektiriyor. Bu bilgi ve beceriler, yıllar süren eğitim ve pratik deneyimle kazanılıyor. ABD, önemli mineral kaynaklarına ve artan siyasi desteğe sahip olsa da, bu kaynakları kullanılabilir malzemelere dönüştürecek iş gücüne ve endüstriyel kapasiteye sahip olmadan tedarik zincirinde bağımsızlık sağlanamıyor. Bu eksiklik, onlarca yılda oluştu ve çözüm için sürdürülebilir yatırımlar, izin süreçlerinde reformlar ve yerli işleme tesislerine büyük ölçekli yatırımlar gerekiyor. Amerika'nın enerji, savunma ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığını azaltması için, kritik minerallerde işleme kapasitesini hızla artırması şart.</p><p>Sonuç olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin kritik minerallerde işleme kapasitesindeki eksiklik, ülkenin enerji ve savunma güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çin'e olan bağımlılığın azaltılması için, sadece madenciliğe değil, işleme uzmanlığına, insan kaynağına ve endüstriyel altyapıya yönelik uzun vadeli ve kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyuluyor. ABD'nin tedarik zincirinde sürdürülebilir bir bağımsızlık elde etmesi, kritik minerallerin işlenmesinde atılacak adımların hızına ve niteliğine bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/abdde-kritik-mineral-isle-398_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275658</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolat-bakan-bolat-e-ticaret-hacmi-bir-onceki-yila-gore-yuzde-522-artarak-4-trilyon-5-275658</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Bakan Bolat: e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 52,2 artarak 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'de e-ticaret hacminin 2025'te yıllık bazda yüzde 52,2 artarak 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Bakan Bolat: e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 52,2 artarak 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu&#39;nda gerçekleştirilen &quot;Türkiye&#39;de e-Ticaretin Görünümü Raporu 2025 Tanıtım Toplantısı&quot;na katıldı.</p><p>Bolat, burada yaptığı konuşmada, Kraliçe Mathilde başkanlığında Türkiye&#39;yi ziyaret eden Belçika Ekonomik Misyonu heyetiyle 27 anlaşma imzalandığını, savunma sanayisi ve teknoloji alanında da 30&#39;dan fazla Türk şirketiyle anlaşmaların imzalanacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41356145.jpg"/><p>e-Ticaret sektöründe yaşanan gelişmelere değinen Bolat, gerek e-ticareti gerekse e-ihracatı destekleyen çalışmalara devam ettiklerini, geçen yıl 11 bin 500 kişinin 10 bin doları aşkın e-ihracat yaptığı bilgisini verdi.</p><p>Bolat, Bakanlık olarak düzenledikleri e-ticaret ve e-ihracat programlarına işaret ederek, bu programlara uluslararası ziyaretçilerin katıldığını, bu yıl 3-5 Eylül&#39;de İstanbul&#39;da Küresel e-Ticaret Zirvesi&#39;nin yapılacağını kaydetti.</p><p>e-İhracatta geçen yıl 5,1 milyar dolar döviz kazancı sağlandığını belirten Bolat, şöyle devam etti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41356146.jpg"/><p>&quot;Ülkemizde e-ticaret hacmi geçen yıl yüzde 52,2 artışla 4 trilyon 567 milyar liraya ulaşmıştır. Bu çok önemli bir rakam. Yaklaşık 115,5 milyar dolara geliyor ve dolar bazında da yüzde 29&#39;luk bir artışı temsil ediyor. e-Ticaretin toplam ticaretteki payı da yüzde 19,5 civarında. Bu şu anlama geliyor, demek ki toplam ticaret 23 trilyon liraymış. Perakende e-ticaret ise 2025&#39;te bir önceki yıla göre yüzde 51,8 artışla 2 trilyon 457 milyar liraya yükseldi. 2019-2025 yıllarında bileşik yıllık büyüme oranı Türk lirası bazında yüzde 83,7 oldu. Dolar bazında da yüzde 382 artış gösterdi. e-Ticaret sektörü 2019 yılında 24 milyar dolardan, 6 yılda 115,5 milyar dolara yükseldi.&quot;</p><p><b>- "E-TİCARET YAPANLARIN YÜZDE 75'İ ŞAHIS İŞLETMESİ"</b></p><p>Bolat, 2025&#39;te genel e-ticarette yaklaşık 6 milyar işlem, perakende e-ticarette ise yaklaşık 2 milyar işlem yapıldığını ifade etti.</p><p>Esnafın da artık satışlarında dijital imkanları kullandığına dikkati çeken Bolat, &quot;e-Ticaret yapanların yüzde 75&#39;i şahıs işletmesi, yüzde 21&#39;i limitet şirket, yüzde 4&#39;ü anonim şirketler. Demek ki farklı ölçekteki ferdi ve kurumsal çalışmalarla e-ticaret yapanlar var.&quot; dedi.</p><p>Bolat, e-ticaretin milli gelirdeki payının yüzde 6,9 olduğunu aktardı.</p><p>Bu kapsamda geçen yıl 634 bin işletmenin e-ticaret yaptığını belirten Bolat, bu rakamın 2023&#39;te 559 bin, 2024&#39;te ise 600 bin olduğunu vurguladı.</p><p>Bolat, e-ticaret yapanların sektör dağılımına ilişkin de bilgi vererek, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41356147.jpg"/><p>&quot;2025 yılı e-ticaretinin yüzde 20,3&#39;ü yemek sektöründe gerçekleşti. Yemek sektöründe tam 128 bin işletme e-ticaret yapıyor. Yaklaşık yüzde 14&#39;ü yani 87 bin 500 işletme de giyim, ayakkabı, aksesuar sektöründe iştigal ediyor. Butik işletmelerden büyük perakende zincirlerine kadar çok geniş yelpazede giyim kuşam, ayakkabı, aksesuar firmaları, e-ticaret arenasında var. Üçüncü sırada da elektronik sektörü bulunuyor. O da yüzde 12&#39;lik pay alıyor, 75 bin 500 işletme elektronik alanda e-ticaretle uğraşıyor.&quot;</p><p><b>- "E-TİCARET HARCAMALARININ HACİM BAZINDA YÜZDE 56'SINI KADINLAR YAPIYOR"</b></p><p>Harcama dağılımı açısından bakıldığında e-ticaret hacminin en yüksek olduğu sektörün giyim, ayakkabı, aksesuar olduğunu vurgulayan Bolat, bu sektörün 428 milyar lira ile ilk sırada yer aldığını bildirdi.</p><p>Bolat, 304 milyar lira ile elektronik, 285 milyar lira ile hava yolunun da giyim, ayakkabı, aksesuar sektörünü takip ettiğini söyledi.</p><p>e-Ticaret harcamalarının cinsiyet dağılımlarına ilişkin verileri de paylaşan Bolat, &quot;e-Ticaret harcamalarının hacim bazında yüzde 56&#39;sını kadınlar yapıyor. Adet bazında baktığımızda harcamaların yüzde 75&#39;ini kadınlar, yüzde 25&#39;ini erkekler gerçekleştiriyor. Tüketim eğilimi en yüksek grup ise 25 ile 34 yaş arası.&quot; diye konuştu.</p><p>Bolat, ödemelerin 3&#39;te 2&#39;sinin kartlı sistemlerle yapıldığını, bu yöntemi ise sırasıyla havale/EFT ve kapıda ödemenin izlediğini ifade etti.</p><p>e-Ticarette kartla yapılan ödemelerin yüzde 64&#39;ünün &quot;3D Secure&quot; güvenlik doğrulama sistemiyle gerçekleştirildiğini ifade eden Bolat, büyükşehir ağırlıklı saat ve dakikalar içinde teslimatı öngören hızlı ticaret alanında ise geçen yıl yüzde 55,6 büyümeyle 388 milyar liralık satış hacmine ulaşıldığı bilgisini verdi.</p><p>Bolat, bu alanın istihdam açısından da önemli olduğuna dikkati çekerek, &quot;Hızlı ticaretin e-ticaretteki payı 2019&#39;da yüzde 1,6 iken 2025&#39;te yüzde 8,5&#39;e yükseldi. Hızlı ticarette en önemli alan yüzde 70 ile yemek harcamaları. Yüzde 30 ile de gıda ve süpermarket takip ediyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41356149.jpg"/><p><b>- "ORTALAMA KARGO TESLİM SÜRESİ SON 2 YILDA 4 SAAT DÜŞTÜ"</b></p><p>İkinci el araç satışında e-ticaretin hızlı büyüme kaydettiğini vurgulayan Bolat, e-ticaret teslimatlarına ilişkin de şunları söyledi:</p><p>&quot;e-Ticaret teslimatlarında ortalama kargo teslim süresi son 2 yılda 4 saat düştü. Kargolar 2 yıl önce 46 saatte gelirken artık 42,2 saatte ulaşıyor. Siparişlerin yüzde 53&#39;ü 24-48 saat içinde teslim edilmekte. e-Ticaretteki gönderilerin sadece yüzde 17&#39;si şehir içi.&quot;</p><p>Bolat, müşteriden müşteriye ikinci el satışlarında geçen yıl 23 milyon 600 bin işlemde yaklaşık 22 milyar lira hacim oluştuğunu bildirdi.</p><p><b>- YAPAY ZEKAYLA E-TİCARET DÖNEMİ</b></p><p>e-Ticaret işletmelerinin yüzde 75&#39;inin yapay zeka kullandığını belirten Bolat, Bakanlık olarak e-ticaret ve e-ihracatı desteklemeye, piyasa şartlarına uygun ticaret mekanizmaları için çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.</p><p>Bolat, kadın ve genç girişimci tabanını genişleteceklerini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41356148.jpg"/><p>&quot;e-İhracat yapan işletmeleri özel teşviklerle desteklemeyi ve dünya pazarlarına açılmalarını sağlamaya devam edeceğiz. Burada kritik bazı gelişmeler var. Avrupa Birliği&#39;nde temmuz ayında yeni bir sistem yürürlüğe giriyor. Biz de Gümrük Birliğimiz olduğu için Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürlüğü ile müzakerelerimizde bunları dile getiriyoruz. Dün Belçikalı misafir heyete, bakanlara, başbakan yardımcılarına da bunları anlattık. Avrupa Birliği komiserlerine de bir ay önce gittiğimizde anlattık. Türkiye için çok önemli bir pazar. Türkiye e-ticarette dünyada önde gelen ülkelerden biri ve e-ihracat kanallarının da gelişmesi konusunda Körfez&#39;de, Orta Doğu&#39;da, Afrika&#39;da çalışmalarımıza devam edeceğiz.&quot;</p><p><b>- SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN E-TİCARETTE BÜYÜME VURGUSU</b></p><p>Bakanlığın İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, e-ticaretin hayatın temel noktalardan biri haline geldiğini ve hem işletmeciler hem de tüketiciler açısından yeni fırsatlar yarattığını ama aynı zamanda riskler doğurduğunu söyledi.</p><p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de e-ticaretin hızla geliştiğini ifade ederek, döviz kazanımında e-ticaretin katkıları olduğunu dile getirdi.</p><p>Yapay zeka ve e-ticaret gibi gelişmelerin sektörleri hızla dönüştürdüğüne dikkati çeken Palandöken, yaklaşan Kurban Bayramı döneminde tüketicilere esnaflardan da alışveriş yapması çağrısında bulundu.</p><p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faik Yavuz, hem dünyada hem Türkiye&#39;de e-ticaretin giderek daha fazla ağırlık kazandığına dikkati çekerek, Anadolu&#39;dan daha fazla girişimin dünyaya açılması için e-ticareti önemli gördüklerini bildirdi.</p><p>Yavuz, hızlı büyüyen e-ticarette de çözülmesi gereken sorunlar olduğunu, kamu ve özel sektörün birlikte bu sorunları çözebileceğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41356150.jpg"/><p>TOBB Türkiye e-Ticaret Meclisi Başkanı Ozan Acar da e-ticaretin, Anadolu&#39;daki işletmenin pazara erişimine, kadın girişimcilerin ve yeni işletmelerin dünyaya açılmasına katkı sunduğunu bildirdi. Türkiye&#39;nin sadece güçlü bir imalat sanayisi ülkesi olmadığını, ülkenin güçlü platformlar, gelişmiş lojistik altyapı ve insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Acar, &quot;Türkiye&#39;nin önünde Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika&#39;nın dijital ticari merkezi olma fırsatı var.&quot; dedi.</p><p>Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, e-ticaretin üretimden lojistiğe, finansal hizmetlerden teknolojiye birçok alanı dönüştürdüğünü söyledi. Doğu ile Batı arasında ticari dengelerin yeniden kurulduğunu ifade eden Çevikoğlu, sektörün sağlıklı, rekabetçi ve sürdürülebilir şekilde büyümesi için çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Bolat&#39;a sektör temsilcileri tarafından plaket hediye edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bakan-bolat-bakan-bolat-e-144_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275657</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/a-milli-erkek-basketbol-takiminin-isvicre-maci-biletleri-satisa-cikti-275657</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[A Milli Erkek Basketbol Takımı'nın İsviçre maçı biletleri satışa çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Erkek Basketbol Takımı'nın FIBA 2027 Dünya Kupası Elemeleri C Grubu 6. ve son haftasında İsviçre'yi konuk edeceği karşılaşmanın biletleri satışa sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[A Milli Erkek Basketbol Takımı'nın İsviçre maçı biletleri satışa çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Basketbol Federasyonunun açıklamasına göre 6 Temmuz Pazartesi günü saat 19.00&#39;da Sinan Erdem Spor Salonu&#39;nda oynanacak mücadelenin biletlerini basketbolseverler, Biletix üzerinden alabilecek.</p><p>Bilet fiyatları şu şekilde:</p><p>Saha içi 3. sıra-3 bin lira</p><p>VIP-Bin lira</p><p>1. Kategori-600 lira</p><p>2. Kategori-400 lira</p><p>3. Kategori-300 lira</p><p>4. Kategori-200 lira</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a-milli-erkek-basketbol-t-114_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275656</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-cin-casusu-belediye-baskani-alarmi-sucunu-kabul-ederek-istifa-etti-275656</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de bir belediye başkanı Çin için casusluk faaliyeti yürüttüğü gerekçesiyle istifa etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin California eyaletindeki Arcadia Belediye Başkanı Eileen Wang'ın, Çin hükümeti adına yasa dışı faaliyet yürüttüğünü kabul ederek görevinden istifa ettiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de bir belediye başkanı Çin için casusluk faaliyeti yürüttüğü gerekçesiyle istifa etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Wang, nisanda hakkında yöneltilen Çin hükümeti adına yasa dışı casusluk faaliyetlerinde bulunma suçlamasını kabul ederek görevinden istifa etti.</p><p>Los Angeles Savcılığının açıklamasına göre, yabancı bir hükümet adına yasa dışı &quot;ajan&quot; olarak hareket etmekle suçlanan Wang, federal mahkemede hakim karşısına çıktı.<br></p><p>2022 yılında 56 bin nüfuslu Arcadia şehrinin belediye başkanlığına seçilen Wang, 25 bin dolar kefaletle serbest bırakıldı.</p><p>ABD hükümetine bildirmeden Çinli yetkililerin talimatlarıyla Pekin yönetimini destekleyen içerikleri internet ortamında paylaşmakla suçlanan Wang&#39;ın avukatları, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, müvekkillerinin suçun ciddiyetini kabul ettiğini ve &quot;geçmişteki kişisel hataları&quot; için sorumluluk üstlendiğini belirtti.</p><p>Mahkeme belgelerinde ise Wang ve diğer casus olarak tanımlanan Yaoning &quot;Mike&quot; Sun&#39;ın, 2020&#39;den 2022&#39;ye kadar Çin&#39;in çıkarlarını desteklemek amacıyla ABD&#39;de propaganda faaliyetleri yürüttüğüne ilişkin detaylar yer aldı.</p><p>Söz konusu kişilerin Çin kökenli ABD&#39;lilere yönelik yayın yapan &quot;US News Center&quot; adlı haber sitesini işlettiği belirtilen belgelerde, bu sitede Çinli yetkililerin talimatlarıyla Pekin yönetimini destekleyen içerikler yayımlandığı kaydedildi.</p><p>Belgelerde, üst düzey bir Çin hükümeti yetkilisi olarak tanımlanan John Chen&#39;in Wang&#39;dan bir içeriği yayımlamasını istediği iddia edildi.</p><p><b>- FBI'DAN UYARI</b></p><p>FBI Karşı İstihbarat ve Casusluk Dairesi Direktör Yardımcısı Roman Rozhavsky, yazılı açıklamasında, &quot;Eileen Wang&#39;ın kendi itirafıyla, Çin hükümetinin çıkarlarına gizlice hizmet ettiği ortaya çıktı.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Söz konusu olayın açık bir uyarı niteliği taşıması gerektiğini vurgulayan Rozhavsky, yabancı hükümetler adına ABD demokrasisini etkilemeye çalışanların tespit edilerek soruşturulacağı ve adalet önüne çıkarılacağını kaydetti.</p><p><b>- WANG'IN SUÇ ORTAKLARI CHEN VE SUN'A HAPİS CEZASI</b></p><p>Chen, Kasım 2024&#39;te rüşvet almak ve Çin adına yasa dışı ajanlık faaliyeti yürütmek suçlarını kabul ederek 20 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.</p><p>Wang&#39;ın suç ortağı Sun ise Ekim 2025&#39;te yabancı ajan olarak hareket ettiğini kabul ederek 4 yıl hapse mahkum edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/abdde-cin-casusu-belediye-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-rusyanin-hava-saldirilari-devam-ediyor-275655</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: Rusya'nın hava saldırıları devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rus ordusunun 3 günlük ateşkesin sona ermesinin ardından ülkesine yönelik hava saldırılarını sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: Rusya'nın hava saldırıları devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs&#39;ı kapsayan 3 günlük geçici ateşkesin sona ermesinden sonra cephe hattındaki gelişmeleri değerlendirdi.</p><p>Rusya&#39;nın bu gece ülkesine 200&#39;ün üzerinde silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı düzenlediğini aktaran Zelenskiy, &quot;Cephe hattına 80&#39;den fazla hava bombası atıldı, 30&#39;dan fazla hava saldırısı kaydedildi.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Zelenskiy, hava saldırılarında Dnipropetrovsk, Kiev, Jitomir, Harkiv, Sumi ile Mıkolayiv ve Çernigiv bölgelerinin hedef alındığına değinerek, &quot;Rusya, birkaç gündür süren kısmi ateşkese kendisi son vermeye karar verdi.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Ülkesinin farklı bölgelerine yapılan saldırılarda enerji tesisleri ve apartmanlar ile bir anaokulu binası ve bir tren lokomotifinin de vurulduğunu dile getiren Zelenskiy &quot;Bu saldırılar sonucu yaralananların olduğu biliniyor. Maalesef ölenler de var.&quot; bilgilerini paylaştı.</p><p>Rusya&#39;nın saldırılarına karşılık vereceklerine yönelik daha önce de açıklama yaptıklarını anımsatan Zelenskiy, &quot;Rusya bu savaşı sona erdirmeli, kalıcı ve sürdürülebilir ateşkesin sağlanmasına yönelik adım atmalıdır.&quot; sözlerini ekledi.</p><p>Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada ise Rus ordusunun bu gece Ukrayna&#39;ya 216 SİHA ile saldırı düzenlediği belirtildi.</p><p>Hava savunma kuvvetlerince 192 SİHA&#39;nın imha edildiği aktarılan açıklamada, kalanların ise ülkedeki 10 ayrı noktaya isabet ettiği bildirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/zwelensk-120520265dafbcd6.jpg"/><p><b>- ATEŞKES SÜRECİ</b></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce 9 Mayıs Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs&#39;ta Ukrayna&#39;da ateşkes ilan etme kararı almıştı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump da Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs&#39;ı kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini ve ateşkesin tüm askeri faaliyetlerin askıya alınmasını ve her iki ülkeden 1000 esir askeri değişiminin yapılmasını içerdiğini açıklamıştı.</p><p>Rusya ile Ukrayna da Trump&#39;ın söz konusu inisiyatifini kabul ettiklerini açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ukrayna-devlet-baskani-ze-963_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/aksarayda-feci-kaza-beton-mikserine-carpip-takla-atti-275654</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aksaray'da feci kaza! Beton mikserine çarpıp takla attı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Aksaray'da beton mikserine çarpan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aksaray'da feci kaza! Beton mikserine çarpıp takla attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakan Meral (34) idaresindeki 68 DF 133 plakalı otomobil, Aksaray-Konya kara yolunun Eşmekaya belde mevkisinde Zeki Başpınar yönetimindeki 68 BS 420 plakalı beton mikserine arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil devrildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/41352742.jpg"/><p>Kazada otomobil sürücüsü Hakan Meral ağır yaralandı.</p><p>Olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/11/41352741.jpg"/><p>İlk müdahalesi kaza yerinde yapılan yaralı sürücü, ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/aksarayda-feci-kaza-beton-217_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275653</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/venezuela-abdye-mi-baglaniyor-dunya-bu-iddiayi-konusuyor-275653</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Venezuela ABD'ye mi bağlanıyor! Dünya bu iddiayı konuşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD eski Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın 40 trilyon dolar değerindeki petrol rezervlerini ülkesinin kalıcı bir parçası yapma planını gündeme taşıdı. Washington yönetimi, Maduro'nun devrilmesinin ardından Venezuela'nın petrol ihracatında rekor artışa imza atarken, Trump'ın 51. eyalet çıkışı uluslararası yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Venezuela ABD'ye mi bağlanıyor! Dünya bu iddiayı konuşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin eski Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini ülkesinin kalıcı bir parçası haline getirme fikrini ciddi biçimde değerlendirdiğini açıkladı. Son dönemde ABD'nin Venezuela'ya yönelik politikalarında önemli bir değişim gözlenirken, Trump'ın 40 trilyon dolar değerindeki petrolü ABD ekonomisine kazandırma isteği, hem siyasi hem de ekonomik çevrelerde büyük yankı uyandırdı. Özellikle 2018'den bu yana ABD yönetiminin müdahaleleriyle Venezuela'nın petrol ihracatı rekor seviyelere ulaştı. Trump'ın, Venezuela'nın ABD'nin 51. eyaleti olabileceğine dair çıkışı ve ülkeye yönelik yatırım çağrıları, Güney Amerika'daki dengeleri değiştirecek nitelikte görülüyor.</p><h3>Trump yönetimi: Venezuela'nın petrolünde yeni dönem</h3><p>Donald Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada Venezuela'nın petrol zenginliği ve vatandaşlarının kendisine olan ilgisinden söz etti. Trump, ülkenin 40 trilyon dolarlık petrol rezervinin ABD için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Özellikle Nicolas Maduro'nun görevden uzaklaştırılması sonrasında, ABD'li yetkililer Venezuela'ya yatırım yapılması için enerji devleriyle yoğun temaslar yürüttü. Exxon ve Conoco gibi şirketler, Hugo Chavez döneminde ülkeden çekilmişti; ancak Chevron hâlâ Venezuela'da faaliyet gösteren tek büyük ABD'li petrol şirketi olarak öne çıkıyor. Trump'ın çağrılarıyla birlikte, bu şirketlerin yeniden Venezuela'ya dönmesi için zemin hazırlanıyor. Son aylarda, Beyaz Saray'ın enerji danışmanları ve kabine üyeleri, büyük petrol şirketlerinin yöneticileriyle bir araya gelerek Venezuela'nın petrol sektörüne yatırım yapılmasını teşvik etti. Bu temaslar, Venezuela'nın petrol ihracatında gözlenen artışın arka planını oluşturuyor.</p><h3>Venezuela'nın petrol ihracatı 2018'den bu yana zirvede</h3><p>ABD'nin Venezuela üzerindeki yeni politikasının etkisiyle, ülkenin petrol ihracatı Nisan ayında günde bir milyon varili aşarak 2018'den bu yana en yüksek düzeye çıktı. Beyaz Saray sözcüsü, Fox News Digital'e yaptığı açıklamada, Trump'ın Venezuela ile ilişkilerde oynadığı rolün altını çizerek, "Petrol akmaya başladı ve uzun yıllardır görülmeyen büyük miktarda para, yakında Venezuela'nın büyük insanlarına yardımcı olacak" ifadelerini kullandı. Sözcü, bu gelişmelerin yalnızca Trump'ın liderliğinde mümkün olduğunu vurguladı. Trump ise Venezuela'nın ABD'nin 51. eyaleti olması fikrini kamuoyuna taşıdı. Truth Social platformunda yaptığı paylaşımla, "Venezuela'da son zamanlarda iyi şeyler oluyor! Bu sihir ne hakkında merak ediyorum? EYALET OLMA, #51, HERHANGİ BİRİ?" şeklinde dikkat çekici bir mesaj verdi. Ancak bu adımın hayata geçmesi için ABD Kongresi'nin onayı ve Venezuela'nın rızası gerekiyor.</p><h3>Rodriguez'den Trump'ın ilhak planına sert yanıt</h3><p>Venezuela'nın Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Trump'ın ülkeyi ABD'nin bir parçası yapma fikrine kesin bir dille karşı çıktı. Rodriguez, "Bu asla düşünülmezdi, çünkü Venezuelalı erkekler ve kadınlar olarak sahip olduğumuz tek şey, bağımsızlık sürecimizi seviyoruz, bağımsızlık kahramanlarımızı ve kahramanlarımızı seviyoruz" diyerek ülkesinin egemenliğine vurgu yaptı. Trump'ın Venezuela'yı ilhak etmeyi gündeme taşıması, daha önce Grönland, Kanada, Küba ve Panama gibi ülkeler için de gündeme gelmişti. Uzmanlar, Trump'ın Venezuela'nın petrolünü güvence altına alarak hem ABD ekonomisini güçlendirmeyi hem de Venezuela'da istikrarlı bir demokrasi kurulmasını hedeflediğini belirtiyor. Ancak Venezuela yönetimi, ülkenin bağımsızlığına yönelik her türlü girişime karşı kararlı bir duruş sergiliyor.</p><p>Trump'ın Venezuela'nın petrolüne yönelik ilgisi, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. ABD'nin enerji devleriyle yürütülen temaslar, Venezuela'nın petrol ihracatında yaşanan artış ve Washington yönetiminin yeni yaklaşımı, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrini belirleyecek. Ancak Venezuela'nın bağımsızlık vurgusu ve Trump'ın iddialı planları, sürecin kolay ilerlemeyeceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/venezuela-abdye-mi-baglan-428_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/elon-musk-ve-grok-arasinda-nazi-tartismasi-sosyal-medyayi-salladi-275652</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elon Musk ve Grok arasında Nazi tartışması sosyal medyayı salladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Elon Musk'ın sosyal medyada başlattığı Nazi ve sosyalizm tartışmasına, kendi geliştirdiği yapay zeka chatbot'u Grok'tan dikkat çekici bir karşı çıkış geldi. Grok'un verdiği yanıt, milyonlarca kişi tarafından okunarak sosyal medya gündemini belirledi. Tartışma, hem Musk'ın takipçileri hem de tarihçiler arasında geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elon Musk ve Grok arasında Nazi tartışması sosyal medyayı salladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elon Musk'ın sosyal medyada yaptığı tartışmalı bir paylaşım, kendi geliştirdiği yapay zekâ chatbot'u Grok tarafından çarpıcı bir şekilde düzeltildi. Olay, Musk'ın Nazi Almanyası ile sosyalizm arasında doğrudan bir bağ kurduğu iddialı bir tweet atmasıyla başladı. Bu paylaşımda, Hitler'in bir sosyalist olduğunu ve bu nedenle tüm sosyalistlerin Hitler ile aynı kefeye konulabileceğini öne sürdü. Ancak, Grok'un verdiği yanıt kısa sürede büyük ilgi gördü ve milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Tartışma, yalnızca Musk'ın takipçileriyle sınırlı kalmadı; tarihçiler ve sosyal medya kullanıcıları da konuya dahil oldu.</p><h3>Grok'tan Elon Musk'a tarihi düzeltme</h3><p>Grok, Musk'ın iddiasının altına yazdığı yanıtla, Nazi Partisi'nin adında geçen 'Ulusal Sosyalist' ifadesinin işçilere yönelik bir propaganda aracı olduğunu vurguladı. Chatbot, Adolf Hitler'in Marksist sosyalizmi açıkça reddettiğini ve Nazi Almanyası döneminde neredeyse bir milyon sosyalistin, komünistin ve sendika organizatörünün öldürüldüğünü belirtti. Grok, Nazi yönetiminin sosyalistleri ve komünistleri temizlediğini, partilerini yasakladığını ve sanayicilerle ittifak kurarak faşist bir sistem kurduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, sosyal medya kullanıcıları arasında geniş yankı buldu ve Grok'un tarihi gerçekleri öne çıkarması takdir topladı. Özellikle, chatbot'un "Etiket, işçileri kazanmak için bir pazarlama stratejisiydi; Hitler gerçek sosyalistleri erken temizledi" ifadesi, tartışmanın seyrini değiştirdi.</p><h3>Musk'ın takipçileri Grok'u ikna edemedi</h3><p>Elon Musk'ın bazı destekçileri, Grok'un verdiği yanıtı sorguladı ve Nazi Almanyası'nın bazı sosyalist uygulamaları olduğunu öne sürdü. Ancak Grok, sosyal yardımlar ve devlet kontrolünün, Nazi ideolojisinde ırksal milliyetçilik ve savaş hazırlığı için araç olarak kullanıldığını belirtti. Chatbot, Nazilerin büyük iş dünyasıyla ittifak kurduğunu, sanayileri özelleştirdiğini ve sosyalistleri/komünistleri sistemli biçimde dışladığını tekrar vurguladı. Grok'un "Birden fazla şey doğru olabilir ama bu doğru değil" cümlesi, tartışmanın merkezine yerleşti. Bu karşılıklı mesajlaşmalar, sosyal medyada büyük yankı uyandırırken, Grok'un tutarlı ve tarihsel gerçeklere dayalı açıklamaları, pek çok kullanıcı tarafından güvenilir bulundu.</p><h3>Musk'ın Nazi iddiası yeni tartışmalar başlattı</h3><p>Olayın ardından Elon Musk, 240 milyon takipçisine, sol görüşlü politikaları Nazizm ile eşitleyen en az yedi paylaşımı daha retweetledi. Bu adım, sosyal medya kullanıcıları arasında yeni bir tartışma dalgası başlattı. Bazı kullanıcılar, Musk'ın bu iddialarının tarihsel gerçeklerle çeliştiğini savundu. Diğer yandan, Musk'ın servetinin büyüklüğü ve sosyalistlerin bu serveti toplum yararına kullanma çağrıları da tartışmanın başka bir boyutunu oluşturdu. Grok'un tarihi verilerle yaptığı düzeltmeler, özellikle genç kullanıcılar ve tarihçiler tarafından referans gösterildi. Tartışma, sosyal medyada ideolojik kutuplaşmayı bir kez daha gözler önüne serdi.</p><p>Sonuç olarak, Elon Musk'ın sosyal medya paylaşımı ve Grok'un verdiği yanıt, Nazi Almanyası'nın ideolojisi ve sosyalizmin tanımı üzerine yeni bir kamuoyu tartışması başlattı. Grok'un tarihi gerçeklere dayanan açıklamaları, dijital platformlarda bilgi kirliliğiyle mücadelede yapay zekâ araçlarının önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/elon-musk-ve-grok-arasind-795_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/nbade-thunder-bati-konferansi-finaline-yukseldi-275651</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NBA'de Thunder, Batı Konferansı finaline yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikan Basketbol Ligi (NBA) play-off'larında Oklahoma City Thunder, deplasmanda Los Angeles Lakers'ı 115-110 yenerek seriyi 4-0 kazandı ve Batı Konferansı finaline çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NBA'de Thunder, Batı Konferansı finaline yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Los Angeles&#39;ta oynanan Batı Konferansı yarı final dördüncü maçını da kazanan Thunder&#39;da Shai Gilgeous-Alexander 35 sayı kaydederken Ajay Mitchell ise 28 sayı attı. </p><p>Lakers&#39;ta LeBron James 24 sayı ve 14 ribaunt, Austin Reaves 27 sayı, Rui Hachimura ise 25 sayı ile oynadı.</p><p>Bu sonuçla seriyi 4-0 kazanan Thunder, Batı Konferansı finaline yükseldi.</p><p><b>- CAVALİERS, SERİDE 2-2'LİK EŞİTLİK SAĞLADI</b></p><p>Doğu Konferansı yarı finalinde Cleveland Cavaliers konuk ettiği Detroit Pistons&#39;ı 112-103 yenerek seride durumu 2-2 yaptı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/thunder-12052026f38c479f.jpg"/><p>Cavaliers&#39;ta Donovan Mitchell&#39;in 43 sayısı galibiyette önemli rol oynadı. Mitchell, karşılaşmanın ikinci yarısında 39 sayı atarak NBA play-off rekorunu egale etti.</p><p>Pistons&#39;ta Caris LeVert 24 sayı, Cade Cunningham ise 19 sayı attı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/nbade-thunder-bati-konfer-603_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275650</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-colorio-hamlesi-jonathan-ochmann-ile-yeni-donem-275650</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan Color.io hamlesi! Jonathan Ochmann ile yeni dönem]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, Ocak ayında Color.io adlı popüler renk derecelendirme aracını geliştiricisiyle birlikte bünyesine kattı. Jonathan Ochmann'ın Apple'da göreve başlaması, Color.io'nun gelişmiş renk teknolojilerinin Final Cut Pro ve Pixelmator Pro gibi yazılımlara entegre edilmesi beklentisini artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan Color.io hamlesi! Jonathan Ochmann ile yeni dönem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, Ocak ayında önemli bir satın alıma imza atarak, film yapımcıları ve fotoğrafçılar arasında sıkça tercih edilen Color.io adlı renk derecelendirme platformunu ve geliştiricisi Jonathan Ochmann'ı bünyesine dahil etti. Color.io, 200 binden fazla kullanıcısıyla sektörde öne çıkan bir araç olarak biliniyordu. Apple'ın bu hamlesi, özellikle Final Cut Pro ve Pixelmator Pro gibi popüler yazılımlarında renk teknolojilerini daha da ileri taşımayı hedeflediği şeklinde yorumlanıyor. Color.io'nun kapanış tarihi olan 31 Aralık 2025'e kadar kullanıcılara bilgilendirme yapılırken, Jonathan Ochmann'ın Apple'daki yeni rolüyle birlikte bu teknolojinin Apple ekosistemine nasıl entegre edileceği merak konusu oldu.</p><h3>Jonathan Ochmann, Color.io ile Apple ekosistemine güç katıyor</h3><p>Color.io'nun yaratıcısı Jonathan Ochmann, uzun yıllar boyunca tek başına yürüttüğü projeyi Apple'a devrederek kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Ochmann, Color.io'nun gelişmiş renk motoru ve kapsamlı renk modeliyle tanınıyor. Apple, Ochmann'ın uzmanlığından yararlanarak, Color.io'nun kullanıcı dostu ama güçlü araçlarını kendi yazılımlarına taşımayı planlıyor. Bu gelişme, özellikle video düzenleme ve fotoğrafçılık alanlarında çalışan profesyoneller için büyük bir yenilik potansiyeli taşıyor. Apple'ın Color.io'yu satın alması, şirketin yaratıcı yazılımlarında fark yaratma hedefini de gözler önüne seriyor.</p><h3>Color.io'nun kapanışı ve Apple'ın stratejik vizyonu</h3><p>Color.io, 31 Aralık 2025'te çevrimdışı hale gelirken, 200 binden fazla kullanıcısına yaklaşık beş hafta öncesinden uyarı gönderildi. Bu süreçte, Color.io'nun sektördeki etkisi ve kullanıcı kitlesinin büyüklüğü dikkat çekti. Apple'ın Color.io'yu satın alması, şirketin renk teknolojilerinde çıtayı yükseltme kararlılığını ortaya koydu. Ayrıca, Apple'ın aynı dönemde PromptAI'yi de satın alması, teknoloji devinin yapay zeka ve bilgisayarla görme alanındaki yatırımlarına hız verdiğini gösteriyor. Color.io'nun gelişmiş renk derecelendirme özelliklerinin, Apple yazılımlarında yeni nesil yaratıcı çözümler sunması bekleniyor.</p><p>Apple'ın Color.io ve Jonathan Ochmann'ı kadrosuna katması, şirketin yaratıcı profesyonellere sunduğu araçları daha da geliştirme yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Color.io'nun teknolojisinin, Apple'ın mevcut yazılımlarına entegre edilmesiyle birlikte, kullanıcılara daha güçlü ve yenilikçi çözümler sunulacağı öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/appledan-colorio-hamlesi--446_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275649</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/reacher-5-sezon-olacak-mi-prime-videodan-resmi-aciklama-geldi-275649</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Reacher 5. sezon olacak mı? Prime Video'dan resmi açıklama geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Prime Video, dünya çapında büyük ilgi gören Reacher dizisini, henüz 4. sezon yayına girmeden 5. sezon için yeniledi. Lee Child'ın romanlarından uyarlanan ve başrolünde Alan Ritchson'ın yer aldığı Reacher, aksiyon ve gerilim tutkunlarının favorisi olmaya devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Reacher 5. sezon olacak mı? Prime Video'dan resmi açıklama geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prime Video, popüler aksiyon dizisi Reacher için 4. sezonun yayınlanmasını beklemeden 5. sezon onayını verdi. Bu karar, dizinin küresel ölçekte yakaladığı büyük başarı ve izleyici kitlesinin yoğun ilgisi nedeniyle açıklandı. Lee Child'ın çok satan Jack Reacher romanlarından uyarlanan dizi, başrolünde Alan Ritchson'ın yer aldığı sürükleyici hikayesiyle dikkat çekiyor. Reacher karakteri, geçmişte hizmet ettiği ülkenin farklı noktalarında yaşadığı tehlikeli maceralar ve zekâsıyla öne çıkıyor. Prime Video'nun Pazartesi günü yaptığı duyuru, dizinin hayranları arasında heyecan yarattı.</p><h3>Prime Video: 'Reacher'ın başarısı yeni sezonu getirdi'</h3><p>Prime Video yetkilileri, Reacher dizisinin aksiyon dolu atmosferi ve küresel izleyici kitlesiyle elde ettiği başarıyı vurguladı. Özellikle Lee Child'ın romanlarından uyarlanan hikayelerin, dizinin dünya çapında milyonlarca kişi tarafından takip edilmesini sağladığı belirtildi. Amazon MGM Studios Küresel Televizyon Başkanı Peter Friedlander, Reacher'ın kısa sürede gerçek bir güç merkezine dönüştüğünü ve dizinin yüksek tempolu aksiyonu ile karakter derinliğinin izleyicilerde büyük karşılık bulduğunu söyledi. Friedlander, 4. sezonun prömiyerinden önce 5. sezonu duyurmanın heyecan verici olduğunu belirtti ve bu ivmenin sürmesini hedeflediklerini ifade etti.</p><h3>Reacher 4. sezonda yeni oyuncular ve farklı bir hikaye</h3><p>Reacher dizisinin 4. sezonu, Lee Child'ın Gone Tomorrow adlı 13. kitabından uyarlanıyor. Hikayede, Reacher'ın bir metroda karşılaştığı gizemli bir yabancıyla yaşadığı olaylar, onu karmaşık ve ölümcül bir oyunun içine çekiyor. Bu sezonun prodüksiyonu Mart ayında tamamlandı. Yeni sezonda kadroya Chris Marquette, Sydelle Noel, Agnez Mo, Anggun, Kevin Weisman, Marc Blucas, Kevin Corrigan ve Kathleen Robertson gibi isimler katıldı. Dizi, Paramount Television Studios ve Amazon MGM Studios iş birliğiyle üretiliyor. Showrunner ve baş yapımcı olarak Nick Santora görev alırken, Lee Child, Alan Ritchson ve diğer isimler de yürütücü yapımcı kadrosunda yer alıyor. Carolyn Harris ve Kenny Madrid ise Paramount Television Studios adına dizinin sorumlu yöneticileri olarak projeyi takip ediyor.</p><p>Reacher dizisinin erken 5. sezon yenilemesi, Prime Video'nun aksiyon ve gerilim türündeki liderliğini pekiştiriyor. İzleyicilerin yoğun ilgisi ve olumlu eleştiriler, dizinin uzun soluklu bir yapım olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Prime Video'nun aldığı bu karar, Lee Child'ın eserlerinin televizyon uyarlamasına olan güveni de yansıtıyor. Reacher'ın yeni sezonlarında izleyicileri sürprizlerle dolu heyecanlı hikayeler bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/reacher-5-sezon-olacak-mi-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275648</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/insaat-maliyet-endeksi-martta-aylik-yuzde-276-yillik-yuzde-2724-artti-275648</link>
      <pubDate>2026-05-12T11:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnşaat maliyet endeksi martta aylık yüzde 2,76, yıllık yüzde 27,24 arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İnşaat maliyet endeksi, martta aylık bazda yüzde 2,76, yıllık yüzde 27,24 artış gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnşaat maliyet endeksi martta aylık yüzde 2,76, yıllık yüzde 27,24 arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, mart dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre endeks, martta bir önceki aya kıyasla yüzde 2,76, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,24 yükseldi.</p><p>Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 3,5, işçilik endeksi yüzde 1,54 arttı.</p><p>Yıllık bazda malzeme endeksi yüzde 25,61, işçilik endeksi yüzde 30,07 artış gösterdi.</p><p>Bina inşaatı maliyet endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 1,89, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 26,26 yükseliş kaydetti. Martta bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,23, işçilik endeksi yüzde 1,33 artış sergiledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla ise malzeme endeksi yüzde 24,17, işçilik endeksi yüzde 29,76 arttı.</p><p>Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 5,63, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 30,46 artış gösterdi. Söz konusu yapılarda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,48, işçilik endeksi yüzde 2,28 artış kaydetti. Malzeme endeksi, martta yıllık bazda yüzde 30,09, işçilik endeksi yüzde 31,16 yükseldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/insaat-maliyet-endeksi-ma-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>