<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275744</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bolu-sorusturmasinda-iddianame-tamamlandi-tanju-ozcan-icin-kritik-surec-basladi-275744</link>
      <pubDate>2026-05-12T19:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bolu soruşturmasında iddianame tamamlandı: Tanju Özcan için kritik süreç başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika haberleri... Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet, irtikap ve dolandırıcılık soruşturmasında iddianame tamamlandı. Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil 19 şüphelinin iddianamesi mahkemeye gönderildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bolu soruşturmasında iddianame tamamlandı: Tanju Özcan için kritik süreç başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet, irtikap ve dolandırıcılık soruşturmasında iddianame tamamlandı. Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil 19 şüphelinin iddianamesi mahkemeye gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bolu-sorusturmasinda-iddi-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275743</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-netanyahu-koalisyonu-sallantida-erken-secim-talimati-yapildi-275743</link>
      <pubDate>2026-05-12T18:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil Netanyahu koalisyonu sallantıda! Erken seçim talimatı yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı Netanyahu koalisyonda çatlak büyüyor. İsrail'de Ultra-Ortodoks Haredi hareketinin dini lideri Haham Dov Lando, Degel HaTorah (Tevrat Sancağı) Partisi'ne erken seçim için harekete geçme talimatı verdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil Netanyahu koalisyonu sallantıda! Erken seçim talimatı yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Haredi lider Lando, Başbakan Binyamin Netanyahu&#39;nun Yeşiva (Tevrat okulu) öğrencilerini zorunlu askerlikten muaf tutan bir yasa tasarısını kabul etme niyetinde olmadığını belirtti.</p><p>Netanyahu&#39;nun, Haredilerle görüşerek Yeşiva öğrencilerini zorunlu askerlikten muaf tutacak yasayı geçirmeyecekleri mesajını ileterek &quot;Koalisyonda askerlik yasası için çoğunluk yok. Ön seçimler, yaklaşan genel seçimler ve halihazırda diğer partilere geçmekte olan muhaliflerin bir araya gelmesi, yasanın geçmesini imkansız kılıyor.&quot; ifadelerini kullandığı aktarıldı.</p><p>Bu mesajın iletilmesinin ardından Lando, partisinin milletvekillerine mektup yazarak İsrail Meclisi&#39;nin feshedilmesi için harekete geçmeleri yönünde talimat verdi.</p><p>Lando, &quot;Başbakana güvenmiyoruz, artık kendimizi onun ortakları olarak görmüyoruz. Ona bağlı değiliz. Bize göre seçimlerin bir an önce yapılması gerekiyor. Blokla ilgili her türlü konuşma artık geçerliliğini yitirmiştir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Partiden yapılan açıklamada, haberlerin aksine Tevrat Sancağı Partisi ile diğer bir Haredi parti olan Şas arasında, zorunlu askerlik konusunda fikir birliği olduğu ileri sürülürken Tevrat Sancağı yetkilileri, &quot;İsrail Meclisi&#39;ndeki yasama süreçlerini aksatmayı ve seçimlere gitmeyi planlıyoruz.&quot; bilgisini paylaştı.</p><p>Netanyahu&#39;nun koalisyonunda yer alan Tevrat Sancağı&#39;nın açıklamasının ardından, Avigdor Libnerman liderliğindeki İsrail Evimiz ve eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett liderliğindeki yeni ittifakta yer alan Gelecek Var Partisi, meclisin feshi için, gelecek hafta görüşülmesi beklenen bir tasarı sundu.</p><p>Yedioth Ahronoth gazetesi, söz konusu gelişmelerin ardından İsrail&#39;de seçimlerin bir ay öne alınarak eylülde yapılma ihtimalinin yükseldiğini yazdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/katil-netanyahu-koalisyon-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275742</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rakamlar-abdnin-tahminini-asti-savasin-faturasi-iyice-agirlasiyor-275742</link>
      <pubDate>2026-05-12T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rakamlar ABD'nin tahminini aştı: Savaşın faturası iyice ağırlaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[United States Department of Defense Mali İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Jules J. Hurst III, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü savaşın ABD'nin bütçesin zorladığı ve faturanın giderek daha da ağırlaştığını aktardı. Hurst, Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi Savunma Alt Komitesi'nde düzenlenen oturumda konuşarak, daha önce 25 milyar dolar olarak açıklanan rakamın güncellendiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rakamlar ABD'nin tahminini aştı: Savaşın faturası iyice ağırlaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hurst, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile Pentagon&#39;un 2027 mali yılı için rekor düzeydeki bütçe talebiyle ilgili Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi Savunma Alt Komitesi&#39;nde düzenlenen oturumda ifade verdi.</p><p>Temsilciler Meclisi üyelerine ABD&#39;nin İran&#39;a karşı İsrail&#39;le birlikte başlattığı savaşın bugüne kadar Pentagon bütçesine yansıyan maliyeti sorulan Hurst, bu rakamın &quot;yaklaşık 29 milyar dolara ulaştığını&quot; söyledi.</p><p>Hurst, &quot;(Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi&#39;nin) ifadesi sırasında bu rakam 25 milyar dolardı, ancak ortak personel ekibi ve mali işler ekibi bu tahmini sürekli olarak inceliyor ve bu nedenle şimdi 29 milyar dolara daha yakın olduğunu düşünüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Savaşın maliyetindeki 4 milyar dolarlık artışa açıklama getiren Hurst, &quot;Bunun nedeni, güncellenmiş ekipman onarım ve değiştirme maliyetleri ile ayrıca personelin görevde kalmasını sağlamak için genel işletme maliyetleridir.&quot; diye ekledi.</p><p>Ayrıca, söz konusu oturumda konuşan Savunma Bakanı Hegseth, İran&#39;la savaşın maliyetine ilişkin daha resmi bir hesaplamayı Kongre&#39;ye sunup sunamayacağı sorusuna, Pentagon&#39;un bu konuda &quot;ilgili ve gerekli olduğunda mümkün olduğunca bilgileri paylaşacağını&quot; belirtti.</p><p>Hegseth, ABD&#39;nin bölgedeki askeri varlığını sürdürme veya geri çekme planlarıyla ilgili ise &quot;Gerekirse (savaşı) yeniden tırmandırma planımız var, gerekirse geri çekilme planımız var. Varlıkları kaydırma planımız var.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>ABD medyasındaki haberlerde, söz konusu maliyetin İran&#39;ın füzelerle vurduğu ABD&#39;nin bölgedeki üslerinde yapılacak onarım maliyetleri de eklendiğinde 40-50 milyar dolara çıkabileceğine dair yorumlara yer verildi.</p><p>Hurst, nisan ayında ABD Kongresi&#39;nde verdiği ifadesinde İran&#39;a yönelik savaşın maliyetinin &quot;yaklaşık 25 milyar dolar&quot; olarak hesapladıklarını söylemiş ve bunun Orta Doğu&#39;daki ABD üslerinde meydana gelen kapsamlı hasarın onarım maliyetini içermeyen düşük bir rakam olduğunu bildirmişti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/rakamlar-abdnin-tahminini-193_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275741</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/megakent-trafikten-gecilmez-oldu-yogunluk-yine-zirvede-275741</link>
      <pubDate>2026-05-12T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Megakent trafikten geçilmez oldu! Yoğunluk yine zirvede]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da haftanın ikinci iş günü mesai çıkışıyla birlikte trafik yoğunluğu birçok noktada etkisini artırdı. Özellikle köprü geçişleri, TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunda uzun araç kuyrukları oluştu. Paylaşılan son verilere göre kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 80'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Megakent trafikten geçilmez oldu! Yoğunluk yine zirvede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte mesainin bitmesiyle özellikle köprü geçişleri, TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunda araç yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Anadolu Yakası&#39;nda D-100 kara yolunda Kadıköy&#39;den başlayan trafik yoğunluğu Bostancı&#39;ya kadar sürerken, TEM Otoyolu&#39;nda Sultanbeyli ile Çamlıca gişeleri arasında trafik ağır ilerliyor.</p><p>TEM bağlantı yollarında Ümraniye&#39;den Çamlıca gişelerine kadar yoğunluk gözlenirken, Kavacık&#39;tan başlayan araç yoğunluğu Ümraniye&#39;ye kadar devam ediyor.</p><p>Anadolu Yakası&#39;ndan Avrupa Yakası&#39;na geçişlerde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü&#39;nde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü&#39;nde Avrupa Yakası girişi ile Anadolu Yakası yönünde trafik zaman zaman durma noktasına geldi.</p><p>Avrupa Yakası&#39;nda ise D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çevresinde trafik yoğunluğu görülüyor. TEM Otoyolu&#39;nda Hasdal ve Seyrantepe&#39;den Fatih Sultan Mehmet Köprüsü&#39;ne kadar olan kesimde trafik ağır seyrediyor.</p><p>Büyükdere Caddesi&#39;nin Sarıyer yönü ile Levent TEM katılım yollarında yoğunluk yaşanırken, Karaköy-Beşiktaş sahil yolu ile Barbaros Bulvarı&#39;nda araçlar güçlükle ilerliyor.</p><p>Beyoğlu sahil hattında trafik bazı noktalarda durma noktasına gelirken, her iki yakadaki sahil güzergahlarında da uzun araç kuyrukları oluştu.</p><p>Yoğunluk nedeniyle bazı toplu taşıma duraklarında da kalabalık gözlendi.</p><p>Verilere göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 80 olarak ölçüldü. Trafik yoğunluğu Anadolu Yakası'nda yüzde 87'ye, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 74'e ulaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/megakent-trafikten-gecilm-218_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275740</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/35-bin-kilometrelik-menzille-batiyi-solluyor-putinin-gozbebegi-tanitildi-275740</link>
      <pubDate>2026-05-12T18:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[35 bin kilometrelik menzille Batıyı solluyor: Putin'in gözbebeği tanıtıldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Sergey Karakayev arasında gerçekleşen çevrimiçi görüşmede, 35 bin kilometreden fazla menzile sahip olduğu belirtilen kıtalararası balistik füzenin başarıyla test edildiği açıklandı. Putin, 2011'den beri üzerinde çalışılan füzenin Batılı sistemlerden 4 kat güçlü olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[35 bin kilometrelik menzille Batıyı solluyor: Putin'in gözbebeği tanıtıldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sarayı&#39;ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Karakayev ile çevrim içi görüştü.</p><p>Karakayev görüşmede, Putin&#39;e kıtalararası balistik füze &quot;Sarmat&quot;ın test edildiğini bildirerek, &quot;Bugün sıvı yakıtlı balistik Sarmat füzesi fırlatıldı. Bu başarılı şekilde gerçekleşti. Test sonuçları, füzenin doğru şekilde tasarlandığını doğruladı.&quot; bilgisini verdi.</p><p>Söz konusu füze sisteminin muharebe görevine yıl sonuna kadar başlayacağını kaydeden Karakayev, bunun stratejik nükleer grubunun kabiliyetini güçlendireceğini aktardı.</p><p>Putin de Karakayev&#39;i Sarmat füzesinin başarılı şekilde test edilmesi nedeniyle tebrik etti.</p><p>Söz konusu füzenin geliştirilmesine yönelik çalışmaları 2011&#39;de başlattıklarını anımsatan Putin, &quot;Bu, dünyanın en güçlü füze sistemi. Füzedeki başlığı, Batılı füzelerden 4 kat güçlüdür. Bu füze yalnızca balistik değil, yörünge altı uzay uçuşu da yapabiliyor. Bu sayede füze, 35 bin kilometreden fazla bir menzile sahip olarak, isabetlilik özelliklerini ikiye katlıyor, mevcut ve gelecekte geliştirilecek füze savunma sistemlerinin üstesinden gelebiliyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"OREŞNİK FÜZESİ, NÜKLEER BAŞLIKLARLA DONATILABİLİR"</b></p><p>Rusya&#39;nın caydırıcı güçlerini kuvvetlendirmeye 2000&#39;lerde yeniden başladığını dile getiren Putin, bu yöndeki çalışmaların bugün de devam ettiğini belirtti.</p><p>Putin, ABD&#39;nin 2002&#39;de Anti-Balistik Füze Antlaşması&#39;ndan çekilmesinin ardından, Rusya&#39;nın stratejik güvenliğini sağlama ve stratejik güç dengesini korumaya ihtiyaç duyduklarını vurguladı.</p><p>Bu bağlamda nükleer kuvvetlerin geliştirilmesine ilişkin programı kademeli şekilde uyguladıklarını kaydeden Putin, ürettikleri &quot;Avangard&quot; ve &quot;Kinjal&quot; hipersonik füze sistemlerinin devreye sokulduğuna işaret ederek, &quot;Kinjal&#39;ın (Ukrayna&#39;da) özel askeri operasyon esnasında kullanıldığını, bu füzenin yenilenmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü&quot; kaydetti.</p><p>Başkan Putin, hipersonik orta menzilli balistik füze &quot;Oreşnik&quot;in 2025&#39;te ordunun envanterine dahil edildiğine dikkati çekerek, &quot;Bu füze de nükleer başlıklarla donatılabilir.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Rusya Savunma Bakanlığı da kıtalararası balistik füze Sarmat&#39;ın test edilmesiyle ilgili görüntü paylaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/35-bin-kilometrelik-menzi-585_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275739</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistanda-buyuk-kriz-17-milyon-azalabilir-275739</link>
      <pubDate>2026-05-12T17:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'da büyük kriz! 1,7 milyon azalabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da demografik krizin derinleştiği, ülke nüfusunun 2060 yılına kadar yaklaşık 1,7 milyon azalabileceği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'da büyük kriz! 1,7 milyon azalabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İthaki Adası&#39;nda düzenlenen &quot;Yunanistan Demografik Yol Ayrımında&quot; başlıklı uluslararası konferansta konuşan uzmanlar, ülkede doğum ve ölüm oranları arasındaki farkın giderek açıldığına işaret etti.</p><p>Demografik Araştırmalar ve İncelemeler Enstitüsü Direktörü Viron Kotzamanis, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde 2060&#39;a kadar doğumlardan yaklaşık 60 bin daha fazla ölüm gerçekleşeceğini, bunun da toplam nüfusta ciddi bir düşüşe yol açacağına dikkati çekildi.</p><p>Kotzamanis, en dikkat çekici unsurun ise ülkedeki üreme çağındaki nüfusun yüzde 35 oranında azalacak olması olduğunu vurgulayarak, bu durumun doğum oranlarının toparlanmasını zorlaştıracağını belirtti.</p><p>Konferansta yapılan değerlendirmelerde, ülke nüfusunun 2060 yılına kadar yaklaşık 1,7 milyon azalabileceği ve bunun yalnızca sayısal bir mesele olmadığı, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik, sosyal yapı ve ülkenin geleceği açısından kritik bir başlık olduğu kaydedildi.</p><p>Katılımcılar, özellikle küçük adalar ve kırsal bölgelerde nüfus azalmasının daha belirgin hissedildiğini aktararak, her bölgeye özgü politikalar geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>Toplantıda ayrıca, yurt dışına göç eden genç ve nitelikli iş gücünün geri dönüşünün teşvik edilmesi, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile ailelere yönelik destek politikalarının artırılması gibi öneriler öne çıktı.</p><p>Konferans sonunda, Yunanistan ve Avrupa genelinde demografik sorunun uzun vadeli ve koordineli politikalarla ele alınması gerektiği vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yunanistanda-buyuk-kriz-1-762_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275738</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-watch-series-12de-batarya-surprizi-gelismis-sensorler-yolda-275738</link>
      <pubDate>2026-05-12T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Watch Series 12'de batarya sürprizi! Gelişmiş sensörler yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, Eylül ayında tanıtılması beklenen yeni Apple Watch Series 12 ile batarya performansını artırmaya hazırlanıyor. Akıllı saat serisinin sağlık sensörlerinde de önemli yenilikler gündemde. Şirketin, tasarım değişikliğini ise ileriki yıllara ertelediği belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Watch Series 12'de batarya sürprizi! Gelişmiş sensörler yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, akıllı saat pazarındaki rekabeti artırmak için yeni Apple Watch Series 12'de batarya ömrünü ve sağlık sensörlerini geliştirmeye odaklanıyor. Şirketin bu yıl Eylül ayında iPhone 18 Pro ile birlikte tanıtacağı Apple Watch Series 12'de, önceki modele göre daha uzun pil süresi sunulacağı iddia ediliyor. Apple Watch Series 11, yaklaşık 24 saatlik bir kullanım süresiyle dikkat çekmişti; yeni modelin bu süreyi aşması bekleniyor. Batarya performansını iyileştirmek, kullanıcıların günlük ihtiyaçlarını karşılamak açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Apple Watch Series 12'de batarya ve sensör yenilikleri öne çıkıyor</h3><p>Instant Digital'ın Çin merkezli sosyal medya platformu Weibo'da paylaştığı bilgilere göre, Apple bu yıl akıllı saatlerindeki batarya kapasitesine önemli bir yatırım yaptı. Şirketin, Series 12 ile birlikte sadece pil ömrünü artırmakla kalmayıp, sağlık ölçümlerinde de daha gelişmiş sensörler sunmayı hedeflediği öne sürülüyor. Bu gelişmiş sensörlerin, kullanıcıların sağlık verilerini daha hassas şekilde takip etmesine olanak tanıyacağı belirtiliyor. Ancak, yeni sensörlerin hangi özellikleri barındıracağı konusunda henüz resmi bir açıklama bulunmuyor. Ayrıca, son dönemde gündeme gelen Touch ID sensörü söylentilerinin ise bu modelde yer almayacağı ifade ediliyor.</p><h3>Tasarımda değişiklik yok, Apple Watch Series 12 seleflerinin izinden gidiyor</h3><p>Apple Watch Series 12'nin tasarımında köklü bir değişikliğe gidilmeyeceği, mevcut görünümün korunacağı bildiriliyor. Şirketin, Apple Watch'un dış tasarımında büyük bir yeniliği ise 2028 yılı ve sonrasına bırakmayı planladığı konuşuluyor. Bu nedenle, Series 12'de kullanıcılar daha çok dahili donanım ve batarya performansındaki gelişmelere odaklanacak. Tüm bu bilgiler henüz resmi olarak doğrulanmadığı için, Apple'ın Eylül ayındaki lansmanında hangi yenilikleri açıklayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple Watch Series 12, batarya ömrü ve gelişmiş sağlık sensörleriyle dikkat çekmeye hazırlanıyor. Tasarımda büyük bir değişiklik beklenmezken, Apple'ın kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik adımları teknoloji dünyasında yakından izleniyor. Resmi tanıtımda tüm detayların netleşmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/apple-watch-series-12de-b-426_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275737</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/vin-diesel-duyurdu-fast-&amp;-furious-dizileri-basliyor-275737</link>
      <pubDate>2026-05-12T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vin Diesel duyurdu! Fast & Furious dizileri başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[NBCUniversal, Fast &amp; Furious evrenini dört yeni diziyle televizyona taşıyor. Vin Diesel yapımcı olarak projede yer alırken, diziler Universal Television imzasıyla Peacock platformunda yayınlanacak. Hayranlar, klasik karakterlerin hikayelerinin genişlemesini bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vin Diesel duyurdu! Fast & Furious dizileri başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NBCUniversal, aksiyon sinemasının ikonik serilerinden Fast &amp; Furious evrenini televizyon ekranlarına taşıyor. Şirket, dört yeni canlı aksiyon dizisinin hazırlıklarına başladığını açıkladı. Universal Television'ın yapımcılığını üstlendiği projelerde, serinin başrolü Vin Diesel da yapımcı olarak yer alıyor. Duyuru, NBCUniversal tarafından resmi olarak yapılırken, dizilerin Peacock platformunda yayınlanacağı belirtildi. Vin Diesel'in dizilerde oyuncu olarak rol alıp almayacağı ise henüz netlik kazanmadı.</p><h3>Vin Diesel: 'Hayranlar daha fazlasını istedi'</h3><p>Vin Diesel, Fast &amp; Furious evreninin televizyon dizilerine taşınmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, hayranların uzun süredir bu yönde beklenti içinde olduğunu vurguladı. Diesel, serinin klasik karakterlerinin ve onların hikayelerinin genişlemesini isteyen izleyicilere kulak verdiklerini belirtti. Son on yılda televizyona geçiş talebinin arttığını dile getiren ünlü oyuncu, projelerde titiz davrandıklarını ve evrenin bütünlüğünü korumaya özen gösterdiklerini söyledi. Diesel'in yapımcı kimliğiyle projeye dahil olması, hayranlarda büyük heyecan yarattı.</p><h3>Peacock'ta dört yeni dizi için hazırlıklar başladı</h3><p>Universal Television'ın üstlendiği Fast &amp; Furious dizilerinin tamamı Peacock platformunda izleyiciyle buluşacak. Dört ayrı dizi olarak planlanan projelerin ilk bölümü, Mike Daniels tarafından kaleme alınacak. NBCUniversal yetkilileri, serinin bugüne dek elde ettiği büyük başarının televizyon formatında da devam etmesini hedefliyor. Fast &amp; Furious evreninin genişlemesiyle, hayranlar klasik karakterlerin yeni maceralarını ve hikaye örgülerini izleme fırsatı bulacak. Dizi projelerinin yayın tarihi ve oyuncu kadrosu ise ilerleyen günlerde netleşecek.</p><p>Fast &amp; Furious evreninin televizyon dizileriyle genişlemesi, serinin hayranları için yeni bir dönem başlatıyor. Universal Television ve Vin Diesel iş birliğiyle hazırlanan bu projeler, aksiyon tutkunlarının ilgisini ekranlara taşımaya hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/vin-diesel-duyurdu-fast-&amp;-209_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275736</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/iphonelara-gelen-ios-265-herkesi-sasirtti-275736</link>
      <pubDate>2026-05-12T17:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[iPhone'lara gelen iOS 26.5 herkesi şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPhone kullanıcıları için iOS 26.5 güncellemesini dünya genelinde yayınladı. Bu yeni sürüm, güvenlikten performansa kadar birçok önemli değişiklik içeriyor ve iPhone deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[iPhone'lara gelen iOS 26.5 herkesi şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iPhone sahiplerini yakından ilgilendiren iOS 26.5 güncellemesini tüm dünyada kullanıma sundu. Şirket, bu sürümün iOS 26 serisinin en kapsamlı ve dikkat çekici yeniliklerini içerdiğini açıkladı. iOS 26.5, desteklenen tüm iPhone modellerine ulaşırken, kullanıcıların cihazlarına birkaç gigabaytlık bir indirme işlemiyle yeni özellikleri ve iyileştirmeleri getirdi.</p><h3>Apple'dan iPhone'lara yeni güvenlik ve kişiselleştirme seçenekleri</h3><p>iOS 26.5 ile Apple, iPhone'lara yeni duvar kağıtları ekleyerek kişiselleştirme seçeneklerini genişletti. En önemli değişikliklerden biri ise RCS mesajlaşma desteğinde uçtan uca şifrelemenin devreye alınması oldu. Artık iPhone'dan Android cihazlara gönderilen RCS mesajları tamamen şifreli şekilde iletiliyor. Bu sayede kullanıcıların mesaj güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Ayrıca, "Haritalar" uygulamasında konum ve arama geçmişine dayalı öneriler sunuluyor. Kullanıcılar, önerilen yeni yerler sayesinde uygulamadan daha fazla verim alabiliyor.</p><h3>iOS 26.5 ile mesaj taşıma ve hata düzeltmeleri öne çıkıyor</h3><p>Apple, iOS 26.5 güncellemesinde iPhone'dan Android'e geçmek isteyen kullanıcıları da unutmadı. Artık tüm mesajlar, son bir yıl veya 30 günlük mesajlar kolayca yeni cihaza taşınabiliyor. Şirket ayrıca, sistemde tespit edilen birçok hatanın giderildiğini ve performansın kayda değer oranda yükseltildiğini vurguladı. Apple, kullanıcıların en kısa sürede iOS 26.5'i yüklemesini öneriyor. Güncellemeyi almak için Ayarlar menüsünden "Genel" ve ardından "Yazılım Güncellemesi" seçeneklerine girilmesi yeterli.</p><p>iOS 26.5 güncellemesiyle iPhone kullanıcıları hem güvenlik hem de kullanım kolaylığı açısından önemli avantajlar elde ediyor. Apple'ın sunduğu bu yeniliklerle birlikte, cihazların performansı ve kullanıcı deneyimi de gözle görülür biçimde gelişiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/iphonelara-gelen-ios-265--763_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275735</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/segadan-super-game-projesi-icin-sok-iptal-karari-275735</link>
      <pubDate>2026-05-12T17:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sega'dan Super Game projesi için şok iptal kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sega, uzun süredir geliştirdiği ve büyük beklentilerle duyurduğu Super Game projesini resmen iptal etti. Şirketin bu kararı, oyun dünyasında şaşkınlık yaratırken, projenin maliyeti ve potansiyel etkileri tartışılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sega'dan Super Game projesi için şok iptal kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sega, oyun sektöründe büyük yankı uyandıran Super Game projesinin iptal edildiğini açıkladı. Şirketin mali sonuçlarının duyurulduğu toplantıda alınan bu karar, Japon oyun devinin stratejisinde önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Yaklaşık 800 milyon dolarlık bütçeyle geliştirilen Super Game, yıl içinde piyasaya sürülmesi beklenen ve AAA kategorisinde birçok oyunu kapsayan iddialı bir girişimdi. Ancak şirket, bu projenin mevcut oyun portföyüne uygun olmadığını belirtti ve neden iptal edildiğine dair ayrıntı paylaşmadı.</p><h3>Sega CEO'su: 'Super Game ile büyük gelir hedefleniyordu'</h3><p>Super Game, yalnızca bir video oyunundan fazlası olmayı amaçlıyordu. Proje, Sega'nın küresel ölçekte yeni kitlelere ulaşmasını ve oyun dünyasının sınırlarını aşmasını hedefliyordu. Şirketin CEO'su, projenin ömrü boyunca 100 milyar yenin üzerinde gelir getirebileceğini daha önce açıklamıştı. Bu yüksek beklenti, Super Game'in iptal edilmesiyle birlikte sektör analistleri arasında tartışma konusu oldu. Proje, Sega'nın oyun endüstrisindeki yenilikçi vizyonunun bir göstergesi olarak görülüyordu.</p><h3>Super Game'in iptali sonrası Sega'da yeni yol haritası</h3><p>Sega'nın Super Game projesini iptal etmesi, şirketin gelecekteki stratejileri üzerinde de etkili olacak. Projenin iptaliyle birlikte, şirketin kaynaklarını başka alanlara yönlendirmesi bekleniyor. Oyun dünyasında büyük yankı uyandıran bu karar, Sega'nın yeni projelerinde daha temkinli adımlar atabileceği şeklinde yorumlanıyor. Sektör temsilcileri, Super Game'in iptalinin ardından şirketin hangi yeni projelere odaklanacağını yakından takip ediyor.</p><p>Sega'nın Super Game hamlesinin iptal edilmesi, hem şirketin finansal planlaması hem de küresel oyun pazarındaki rekabet açısından önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Oyun dünyası, Sega'nın bundan sonraki adımlarını merakla izliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/segadan-super-game-projes-517_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275734</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gunes-carpmasi-ile-sicak-carpmasi-arasindaki-kritik-fark-ne-275734</link>
      <pubDate>2026-05-12T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş çarpması ile sıcak çarpması arasındaki kritik fark ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sıcak havaların etkisini artırdığı bugünlerde Dr. Vodovozov, güneş çarpması ile ısı çarpması arasındaki kritik farkları ve bu durumlarda ortaya çıkan tehlikeli belirtileri açıkladı. Özellikle güneş ışığı altında ya da boğucu ortamlarda uzun süre kalanların dikkatli olması gerektiğini vurgulayan uzman, vatandaşlara önemli önerilerde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş çarpması ile sıcak çarpması arasındaki kritik fark ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Vodovozov, artan sıcaklıklarla birlikte güneş çarpması ve sıcak çarpması vakalarında ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Uzman, bu iki tehlikeli durumun birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Güneş çarpmasının doğrudan güneş ışığı altında, özellikle başlık kullanılmadan uzun süre kalındığında ortaya çıktığını ifade eden Vodovozov, bu durumda başın dokularının aşırı ısındığını ve vücudun sıcak dengesinin bozulduğunu söyledi. Güneş çarpması yaşayan kişilerde genellikle yüz kızarması, şiddetli baş ağrısı, kulaklarda çınlama, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görüldüğünü aktardı. Ayrıca, cildin sıcak olmasına rağmen terlemenin devam ettiğini, bu ayrıntının güneş çarpması tanısında önemli bir ipucu sunduğunu vurguladı.</p><h3>Dr. Vodovozov: 'sıcak çarpması hayati risk taşıyor'</h3><p>Sıcak çarpmasının ise güneş çarpmasından farklı olarak yalnızca doğrudan güneş altında değil, sıcak havada ağır fiziksel aktivite sırasında veya havasız, kapalı ortamlarda da gelişebileceğini belirten Dr. Vodovozov, bu durumun vücudun aşırı ısıyı atamaması sonucu oluştuğunu ifade etti. Sıcak çarpmasında vücut sıcaklığının 40 dereceye kadar yükselebileceğini, bunun beyin, kalp, kan pıhtılaşma sistemi ve böbreklerde ciddi fonksiyon bozukluklarına yol açabileceğini söyledi. Belirtiler arasında sersemlik, davranış değişiklikleri, terlemenin durması, kasılmalar ve bayılma gibi ciddi bulgular yer alıyor. Dr. Vodovozov, bu tür durumlarda tıbbi müdahalenin hayati önem taşıdığını belirtti.</p><h3>Güneş çarpması ve sıcak çarpmasına karşı alınması gereken önlemler</h3><p>Dr. Vodovozov, güneş çarpması ve sıcak çarpması riskini azaltmak için vatandaşlara çeşitli önerilerde bulundu. Özellikle sıcak havalarda fiziksel aktivitelerin sınırlandırılması, her 15 dakikada bir su içilmesi ve pamuk veya keten gibi hafif, hava geçirgen giysilerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Dışarıda bulunacakların gölgede kalmaya özen göstermesini ve mutlaka başlık kullanmasını tavsiye etti. Uzman, bu basit önlemler sayesinde güneş çarpması ve sıcak çarpması gibi hayati risklerin büyük oranda önlenebileceğini vurguladı.</p><p>Sıcak havalarda hem güneş çarpması hem de sıcak çarpması vakalarının artması, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar için ciddi tehlikeler doğuruyor. Dr. Vodovozov'un önerilerini dikkate almak, yaz aylarında sağlığı korumak açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/gunes-carpmasi-ile-sicak--560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275733</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ingilterede-starmer-krizi-basbakandan-istifa-aciklamasi-275733</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere'de Starmer krizi! Başbakan'dan istifa açıklaması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, kendi bakanları ile yaklaşık 90 milletvekilinin istifa çağrısına rağmen 7 Mayıs'taki seçim yenilgisinin ardından gerçekleştirilen ilk kabine toplantısında görevinden ayrılmayacağını yineledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere'de Starmer krizi! Başbakan'dan istifa açıklaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara&#39;dan toplantıya ilişkin yapılan açıklamaya göre Starmer, &quot;Seçim sonuçlarının ve sözünü verdiğimiz değişimi hayata geçirmenin sorumluluğunu alıyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Son günlerde süren tartışmaların ciddi sonuçları olduğunu belirten Starmer, &quot;Son 48 saatteki tartışmalar hükümet için istikrarsızlaştırıcı, ülke ve aileler için ekonomik bedeli olan tartışmalardır. İşçi Partisinde liderlik yarışı için süreçler vardır ancak bunlar başlatılmadı.&quot; diye konuştu.</p><p>Starmer, &quot;Ülke bizden yönetmeye devam etmemizi istiyor. Ben bunu yapıyorum, hükümet olarak da bunu yapmalıyız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Öte yandan Starmer&#39;den görevi bırakmasını isteyen İşçi Partisi milletvekillerinin sayısı, devlet bakanları Miatta Fahnbulleh, Jess Philips ve Alex Davies-Johnes&#39;un da eklenmesiyle 89&#39;a ulaştı.</p><p>Söz konusu isimler görevlerinden de ayrılarak kabinede Starmer&#39;a tepkisini gösteren ilk bakanlar oldu.</p><p>Başbakan&#39;ı istifaya çağıran isimler arasında Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ve İçişleri Bakanı Shabana Mahmood&#39;un da olduğu belirtilmişti.</p><p>Starmer&#39;ı istifaya çağıran milletvekillerinin bir kısmı, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham&#39;ın milletvekili yapılarak partinin başına geçmesi fikrini desteklerken, Sağlık Bakanı Wes Streeting&#39;in de adı adaylar arasında geçiyor.</p><p><b>SANDIKTAN AŞIRI SAĞ ÇIKMIŞTI</b></p><p>İngiltere&#39;de 136 yerel yönetimde 7 Mayıs&#39;ta yapılan yerel seçimde iktidar partisi sahip olduğu 2 bin 403 sandalyenin 1406&#39;sını kaybetmiş, Londra&#39;da ise sahip olduğu 19 belediyeden 9&#39;u el değiştirmişti.</p><p>Söz konusu belediyelerde toplam 2 sandalyesi bulunan aşırı sağcı Reform UK Partisi ise 1444 sandalye kazanarak seçimi önde tamamlamıştı.</p><p>Galler ve İskoçya&#39;da yapılan bölgesel parlamento seçimlerinde de büyük mağlubiyet yaşayan İşçi Partisi, iki ülkede de üçüncü parti konumuna gerilemişti.</p><p>İskoçya&#39;da birinciliği 5. kez bağımsızlık yanlısı İskoçya Ulusal Partisi kazanmış, ikinci Reform UK olmuştu. Galler&#39;de ise İşçi Partisi iktidarı devrilmiş, Bölgesel Başbakan Eluned Morgan milletvekili dahi seçilememişti.</p><p>Galler&#39;de de birinci parti bağımsızlık yanlısı Plaid Cymru, ikinci Reform UK olmuştu. Hem Galler hem de İskoçya&#39;da bağımsızlık yanlıları meclis çoğunluğunu elde edememişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ingilterede-starmer-krizi-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275732</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/burcu-koksal-ak-partiye-katildi-cumhurbaskani-erdogan-chpnin-kirli-siyaseti-bizi-yolumuzda-275732</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Burcu Köksal AK Parti'ye katıldı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP'nin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar belediye başkanlarımız ile belediye meclis üyelerimize 'Aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz' diyorum. Afyonkarahisar'ın daha çok gelişmesi için birlikte çalışacağız. Şunun bilinmesini isterim ki iyice muvazeneyi yitiren CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Burcu Köksal AK Parti'ye katıldı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP'nin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ülkesi ve milleti için hizmetten başka gayesi olmayan bir teşkilatın Genel Başkanı olmaktan bahtiyarlık duyduğunu belirtti.</p><p>"Sağdan soldan patlak veren kokuşmuşluk karşısında adı ak, alnı ak, sicili ak, böyle bir hareketin mensubu olmanın haklı onurunu yaşıyor, davamıza en küçük bir leke bulaştırmadığınız için sizleri tebrik ediyorum." diyen Erdoğan, bu sene AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılının idrak edildiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360348.jpg"/><p>Erdoğan, 14 Ağustos 2001'de "artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" iddiasıyla çıktıkları yolda, 25 yıldır milletin desteği ve hayır duasıyla kararlılıkla yürüdüklerini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Partimizi hedef alan nice saldırılara rağmen sırtımızı önce Hakk'a, sonra halka verdik. Milletin çizdiği istikametten ayrılmadan işte bugünlere geldik. Çok şükür 25 yıldır aziz milletimizin umudunu boşa çıkarmadan, bize yüklediği ağır mesuliyetin idrakıyla gece gündüz çalışıyoruz. 25. kuruluş yıl dönümünü hem partimiz hem de demokrasi ve kalkınma mücadelemiz açısından önemine, anlamına ve tarihimizde temsil ettiği müstesna konuma uygun şekilde değerlendirmek niyetindeyiz. Bir taraftan her günü, her anı hizmet ve eser siyasetiyle geçen 25 yılımızı tekrar hatırlarken, diğer taraftan daha büyük başarılara imza atacağımız ikinci çeyrek asrın vizyonunu ortaya koyacağız. İnşallah bunu da sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360349.jpg"/><p>Hem kendimizi sigaya çekecek, nerede eksiğimiz, hatamız varsa tespit edecek, hiçbir komplekse kapılmadan öz eleştirimizi cesaretle yapacağız. Hem de 25 yıllık tecrübelerin ışığında Türkiye'nin ve Türk demokrasisinin gelecek çeyrek asrına yön verecek bir tasavvuru, bir paradigmayı, millete umut aşılayacak yeni bir vizyonu şekillendirmenin çabası içinde olacağız. Hizmetle, planla, projeyle, ufukla, vizyonla işi olmayanların bizi kendi sığ gündemleriyle meşgul etmelerine fırsat vermeyeceğiz. Her zaman söylediğim gibi, biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız, 25 yılın birikiminin rehberliğinde gelecek 25 yılda nasıl bir Türkiye görmek istediğimizin yol haritasını şimdiden belirlemeye odaklanacağız. Her birinizden büyük bir gururla kutlayacağımız 25. yıl etkinliklerimize bu anlayışla yaklaşmanızı bekliyorum."</p><p><b>- "TÜRKİYE MERKEZLİ DÜŞÜNEN HERKESE KAPIMIZI ARDINA KADAR AÇTIK"</b></p><p>AK Parti'nin, yegane hedefi, gayesi ve amacının millete, ülkeye hizmet etmek, hizmet üretmek olan bir siyasi hareket olduğunu dile getiren Erdoğan, 25 yıl önce partiyi kurarken gerilim siyasetine son vereceklerini, siyasete yeni bir soluk getireceklerini, Türkiye'de siyasetin aktığı nehrin yatağını değiştireceklerini vurguladıklarını, milletin tüm renklerini parti bünyesinde buluşturmaya gayret edeceklerini deklare ettiklerini hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360350.jpg"/><p>Erdoğan, geride kalan 25 yılda AK Parti'nin Türk siyasetinin merkezi olma vasfının örselenmesine hiçbir şekilde müsaade etmediklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Hayat tarzı, kökeni, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun, Türkiye merkezli düşünen, ilkelerimiz noktasında bunu benimseyen herkese kapımızı ardına kadar açtık. Bugün de aynı çizgide siyaset yapmaya devam ediyoruz. Anadolu'yu, Trakya'yı, yedi coğrafi bölgemizin tamamını, 81 vilayetimizin her birini nasıl hiçbir ayrım yapmadan kucaklıyorsak, ülkesine, milletine ve şehrine samimiyetle hizmet etmek isteyenleri de aynı halisane duygularla partimizin saflarına dahil ediyoruz. İnşallah birazdan AK Parti ailesine yeni katılan arkadaşlarımızın rozetlerini takacağız. Türkiye'ye hizmet mücadelesini bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar belediye başkanlarımız ile belediye meclis üyelerimize, aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360188.jpg"/><p><b>- "CHP YÖNETİMİ YANLIŞI DAHA BÜYÜK BİR YANLIŞLA TELAFİ ETMEYE ÇALIŞMAKTADIR"</b></p><p>"Şunun bilinmesini isterim ki, iyice muvazeneyi yitiren CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Kimse kusura bakmasın ama siyasi üslubu kişinin aynasıdır." diyen Erdoğan, karakter suikastı yapanların, karakter fukaralarının ta kendileri olduğunu söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Affınıza sığınarak söylüyorum. Meyhane jargonuyla ona buna saldırarak, ona buna hakaret ederek siyasetteki kapasite açığı kapatılamaz. CHP yönetimi, vatandaşın aklıyla alay etmeyi artık bırakmalı, başkalarını suçlama kurnazlığından bir an önce vazgeçmelidir. Hata yapmak tabii ki insana mahsustur. Fakat hatada ısrar etmek akıllı insanın karı değildir. Buna rağmen CHP yönetimi, yanlışı daha büyük bir yanlışla telafi etmeye, ortaya saçılan pislikleri daha büyük yalanlarla örtmeye çalışmaktadır. Bu, son derece bayat bir stratejidir. Bu, ucuz bir politikadır ve kullanım ömrü çoktan dolmuştur. CHP yönetimi bahane, bühtan ve fitne üretmeye harcadığı enerjiyi artık kendi yanlışlarıyla yüzleşmeye ayırmalı, şayet yürekleri yetiyorsa, eğer cesaretleri varsa bunları düzeltmek için çaba harcamalıdır. Herkesi bir kez daha siyasette seviyeyi, nezaketi, centilmenliği gözetmeye çağırıyorum. Onlar ne yaparsa yapsın, biz yeni arkadaşlarımızla el ele verecek, tam bir dayanışma içinde Afyon'un daha gelişmesi için birlikte çalışacağız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360189.jpg"/><p>Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, makamda, unvanda, koltukta şeref bulan değil aksine şerefi millete hizmet etmekte gören bir kadro olduklarını belirtti.</p><p>Siyaset tarzlarında eski-yeni ayrımı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bizim anlayışımızda kibir yoktur. Böbürlenme, millete tepeden bakma, millete karşı hürmetsizlik yoktur. Bizde, hizmet ve eser yarışı vardır. Milletin gönlüne girme rekabeti vardır. Hepimiz Türkiye'ye ve Türk milletine hizmet davasının neferleriyiz. Türkiye Yüzyılı'nı inşa edene kadar durmadan, dinlenmeden koşturacağız. Buradaki her bir arkadaşımın da şahsımla aynı hassasiyetleri taşıdığını çok iyi biliyor, sizlere güveniyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360190.jpg"/><p><b>- YURT DIŞINDAKİ TÜRK VATANDAŞLARI</b></p><p>"Muhalefetin nereden tutsanız elinizde kalan sorunlu yaklaşımından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız da nasibini alıyor." ifadesini kullanan Erdoğan, aralarında genel başkanların da olduğu muhalefet aktörlerinin gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyonu aşkın vatandaşı dışlamaya, ötekileştirmeye, onlara ikinci sınıf insan muamelesi yapmaya devam ettiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360200.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Hatırlayın, geçen yaz yüreği memleket hasretiyle yanan vatanperver bir kardeşimize sırf Türkiye'yi övdü diye yapmadıklarını bırakmadılar. Hatta ağzı bozuk bir tanesi çıktı, bu insanlarımıza yönelik affedersiniz 'zırzop" ifadesini kullanacak kadar ileri gitti. Bunun için özür dileme erdemini bile göstermediler. Hiçbir şey olmamış gibi siyasi ahlaktan, vatandaşa saygıdan bahsetmeye devam ettiler. Biz hatalarını düzeltmelerini bekledikçe bakıyorsunuz bunlar yanlışta ısrar etmeyi sürdürüyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı Avrupa'da yaşayan kardeşlerimize yönelik bir linç kampanyasına dönüştürüyorlar.</p><p>Buna, geçtiğimiz hafta bir kez daha şahitlik ettik. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız, Belçika ziyaretinde orada yaşayan esnaflarımızı ziyaret etti diye yapmadıkları nezaketsizlik kalmadı. Neymiş, yurt dışındaki esnaflarımızı niçin ziyaret ediyormuş? Niçin Türkiye'de esnaf ziyareti yapmıyormuşuz da Avrupa'da yapıyormuşuz? İnsanda biraz vicdan olur, adalet duygusu olur, rakiplerini takip edecek kadar siyasi akıl olur. Hadi, bunlar yok diyelim. İnsanda en azından millet bilinci olur. Meşhur hikayedeki gibi biz bunun neresini düzeltelim?"</p><p>Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak esnafla en sık bir araya gelen, tüccarından sanayicisine iş çevreleriyle irtibatı en güçlü kadro olduklarını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360198.jpg"/><p>Belediye başkanları ve il, ilçe başkanlarının her fırsatta kendi il ve ilçelerinde ticaret erbabının kapısını çaldığını, halini hatırını sorduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Kabinemiz, ekonomi yönetimimiz, iş dünyamız başta olmak üzere toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluşuyor, istişare ediyor. İkincisi, yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın kardeşimizle ülkemiz sınırları içinde yaşayan 86 milyon vatandaşımız arasında ne fark var? 81 ilimizdeki esnaflarımız ile Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar, dünyanın farklı yerlerinde helalinden rızkını kazanan insanlarımız arasında Allah aşkına nasıl bir fark var? Bundan 60-70 sene önce bir bavulla Avrupa'ya gitmiş, çok zor şartlar altında çalışmış, yeri gelmiş aşağılanmış, yeri gelmiş ayrımcılığa uğramış ama sonunda emeğiyle, alın teriyle, bileğinin gücüyle acı vatanı ikinci vatan eylemiş, yurt dışında güzel ahlakın, dürüstlüğün timsali olmuş bu kardeşlerimizi biz nasıl kendimizden ayrı görebiliriz? Bir defa şunu herkes bilsin, anlasın ve kabul etsin. Ankara Çıkrıkçılar Yokuşu'ndaki kardeşlerimiz nasıl bizim insanımızsa, Berlin'deki, Brüksel'deki vatandaşlarımız da canımızdan birer parçadır. Kulu'daki esnaflarımız, nasıl ticari hayatımızın can damarlarıysa, İsveç'teki Kululu kardeşlerimiz de Türk ekonomisinin önemli katkılarıdır. Afyon Emirdağlı ahilerle nasıl iftihar ediyorsak Belçika'daki Emirdağlıların başarılarıyla da aynı şekilde kıvanç duyuyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360201.jpg"/><p><b>- "ONLARIN KAPISINI MUHALEFET GİBİ SEÇİMDEN SEÇİME DEĞİL SAİR ZAMANLARDA DA ÇALMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki vatandaşların sadece turizm gelirlerindeki payının 11 milyar doların üzerinde olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu rakama, diplomaside, kültürde, ticarette, eğitimde, bilimde yaptıkları katkıları eklediklerinde ortaya gerçekten gurur verici bir tablonun çıktığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Hal böyleyken bu vatandaşlarımızın kapısını çalmamız, ziyaret etmemiz, hallerini, hatırlarını sormamız birilerine adeta dert oluyor, dert. Oysa burada sorgulanması gereken, bizim yurt dışındaki kardeşlerimizle hemhal olmamız asla değildir. Asıl sorgulanması gereken, muhalefet partilerinin böyle bir gündemlerinin olmamasıdır. Asıl eleştirilmesi gereken, güya bu ülkede siyaset yapanların dünyanın yüzlerce ülkesinde kök salmış vatandaşlarımızı görmezden gelmeleridir. Asıl utanılması gereken, milletimizin ayrılmaz parçası olan Avrupa Türk toplumuna yönelik tahkir edici, ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerdir. Asıl yüz kızartıcı olan ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Türkiye sevdalısı yüreklere 'zırzop' diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir. Asıl hicap duyulması gereken 5 dakikacık bir görüşme için Batı başkentlerinde nöbet tutanların kendi insanımıza sırtını dönmesidir. Hiç kusura bakmasınlar. Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde, isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz. Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil sair zamanlarda da çalmaya, dertlerine ve sevinçlerine ortak olmaya devam edeceğiz. Başkonsolosluklarımızla, diplomatik misyonlarımızla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığımızla ve diğer tüm kurumlarımızla gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyon insanımızın her daim yanında olmaya devam edeceğiz."</p><p><b>- KAZAKİSTAN ZİYARETİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in davetine icabet için Kazakistan'a gideceğini belirtti.</p><p>İlk olarak başkent Astana'da Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin 6. Toplantısı'nı gerçekleştireceklerini bildiren Erdoğan, ardından 15 Mayıs'ta Türk Devletleri Teşkilatı'nın gayri resmi zirvesine iştirak etmek üzere Türkistan'a gideceklerini, dönüşte ise 16 Mayıs'ta Kocaeli'de gençlik kollarının düzenlediği gençlik şöleninde, on binlerce gençle bir araya geleceklerini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360202.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk gençlerini cumartesi günü Turka Kocaeli Stadyumu'ndaki büyük şölene davet etti.</p><p>Kurban Bayramı'nı şimdiden tebrik eden Erdoğan, "Sizlerden her bayramda olduğu gibi bu Kurban'da da garip gurebanın, fakir fukaranın derdiyle dertlenmenizi, şehrin çeperlerindeki kardeşlerimizi boynu bükük bırakmamanızı istirham ediyorum. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun." dedi.</p><p><b>- NOTLAR</b></p><p>Erdoğan konuşmasının ardından, partiye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu ve meclis üyelerine rozetlerini taktı, hatıra fotoğraf çektirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41360191.jpg"/><p>Partiye katılan Köksal, yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Afyonkarahisar'ımızda başta kentsel dönüşüm olmak üzere hemşehrilerimize söz verdiğimiz birçok projeyi hayata geçirmek için Afyonkarahisar'ımızı yeniden inşa etmek için memleketime Adalet ve Kalkınma Partisi saflarında hizmet edeceğim. Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim. Afyonkarahisar'ımıza, ülkemize, milletimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı, uğurlu olsun."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/burcu-koksal-ak-partiye-k-410_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275731</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kahveseverlerde-beklenmeyen-biyolojik-ustunluk-tespit-edildi-275731</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahveseverlerde beklenmeyen biyolojik üstünlük tespit edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Düzenli olarak kahve içen kişilerde, bağırsak sağlığını destekleyen yararlı bakteri oranının daha yüksek olduğu tespit edildi. Araştırmayı yürüten T. Spector, özellikle kronik hastalığı olanlar ve kafeine duyarlılığı bulunanlar için ölçülü kahve tüketiminin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahveseverlerde beklenmeyen biyolojik üstünlük tespit edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanı T. Spector'ın yürüttüğü son araştırmaya göre, kahve tüketen kişilerde bağırsak sağlığı açısından önemli bir avantaj ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde, düzenli olarak kahve içen bireylerin bağırsaklarında yararlı bakteri oranının, kahve içmeyenlere kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğu belirlendi. Araştırma, özellikle kahveyi alışkanlık haline getirenlerin bağırsak mikrobiyotasında olumlu değişimler yaşandığını gösterdi. Spector, bu bulgunun genel sindirim sağlığı, metabolizma ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini vurguladı.</p><h3>T. Spector'dan kahve tüketimiyle ilgili önemli öneri</h3><p>T. Spector, kahvenin faydalarına rağmen, bu içeceğin sınırsız tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle kronik rahatsızlıkları olanlar ve kafeine karşı hassasiyeti bulunan bireyler için ölçülü kahve tüketiminin büyük önem taşıdığını belirtti. Uzman, kahvenin bağırsak mikrobiyotasını desteklediğini ancak aşırı tüketimin farklı sağlık sorunlarına yol açabileceğini hatırlattı. Spector, dengeli bir içecek seçiminin genel sağlık açısından kritik rol oynadığını ifade etti.</p><h3>Uzmanlardan kahve ve bağırsak mikrobiyotasına dair yeni bulgular</h3><p>Bağırsak mikrobiyotasının, sindirim sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğu ve metabolik süreçlerin yanı sıra bağışıklık üzerinde de belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Endokrinolog Z. Pavlova ise kahvenin uyku eksikliğinin etkilerini hafifletici özelliğine dikkat çekti. Pavlova, kafeinin sinir hücreleri arasındaki iletişimi desteklediğini ve beynin plastisitesinin korunmasına katkı sağladığını açıkladı. Uzmanlar, kahve tüketiminin bilinçli ve ölçülü şekilde yapılmasının, bağırsak sağlığı başta olmak üzere genel vücut fonksiyonlarını olumlu etkileyebileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, kahve tüketimiyle bağırsak mikrobiyotasında görülen olumlu değişimler, uzmanların önerileriyle birlikte değerlendirildiğinde, bireylerin sağlıklarını korumak adına kahveyi dengeli şekilde tüketmeleri tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/kahveseverlerde-beklenmey-881_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275730</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/boyun-mu-sinir-mi-kol-agrisinda-sasirtan-test-yontemi-275730</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boyun mu sinir mi? Kol ağrısında şaşırtan test yöntemi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kol ağrısı şikayetleri son dönemde artarken, Moskova merkezli uzman Dr. N. Suvorinova, evde yapılabilecek üç basit testle ağrının kaynağının anlaşılabileceğini açıkladı. Boyun, bilek ve omuz bölgesine odaklanan bu yöntemler, ciddi sağlık sorunlarının erken fark edilmesine yardımcı olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boyun mu sinir mi? Kol ağrısında şaşırtan test yöntemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kol ağrısı yaşayanlar için pratik ve hızlı bir çözüm arayışı devam ediyor. Moskova'da görev yapan uzman Dr. N. Suvorinova, kol ağrısının nedenini anlamak isteyenler için evde kolayca uygulanabilecek üç farklı test önerdi. Suvorinova'ya göre, bu testler boyun, bilek ve omuz bölgelerindeki olası rahatsızlıkların tespitinde önemli ipuçları sunuyor. Ancak, bu yöntemlerin kesin tanı koymadığını ve şikayetlerin devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Dr. Suvorinova: 'Boyun kaynaklı ağrılar evde anlaşılabilir'</h3><p>Dr. Suvorinova'nın ilk önerisi, kol ağrısının boyun omurgasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamaya yönelik. Bunun için başın ağrılı kolun olduğu tarafa eğilmesi ve başın tepe kısmına hafifçe bastırılması gerekiyor. Eğer bu hareket sırasında kol boyunca ani ve sıçrayan bir ağrı hissediliyorsa, sorun boyun omurgasında olabilir. Uzman, bu tür bir ağrının radikülopati gibi sinir kökü sorunlarının habercisi olabileceğini belirtiyor. Boyun bölgesiyle ilişkili ağrılar genellikle hareketle tetiklenirken, ihmal edildiğinde ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.</p><h3>Evde karpal tünel ve torasik çıkış sendromu testi</h3><p>İkinci test, karpal tünel sendromunun erken belirtilerini yakalamak isteyenler için öneriliyor. Kişinin ellerini dik açıyla büküp yaklaşık bir dakika boyunca bu pozisyonda tutması isteniyor. Eğer bu süre zarfında ellerde karıncalanma veya uyuşma hissi oluşursa, karpal tünel sendromu ihtimali gündeme gelebilir. Özellikle gece saatlerinde artan bu belirtiler, bilek bölgesindeki sinir sıkışmasının göstergesi sayılıyor. Üçüncü test ise torasik çıkış sendromunu anlamak için kullanılıyor. Omuzlar gerilerek kollar omuz hizasına kaldırılıyor ve yumruklar birkaç dakika boyunca sıkılıyor. Eğer kollarda hızlı yorulma, uyuşma veya ağırlık hissi oluşursa, bu sendromdan şüphelenmek mümkün. Dr. Suvorinova, bu testlerin sadece yol gösterici olduğunu, kesin tanı ve tedavi için doktor kontrolünün şart olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.</p><p>Kol ağrısı, farklı nedenlerle ortaya çıkabildiği için evde yapılan bu testler önemli bir ilk adım sunuyor. Ancak uzun süren ya da şiddetlenen ağrılarda profesyonel destek almak, ileride oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, erken teşhisin tedavi sürecini kolaylaştırdığını ve yaşam kalitesini artırdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/boyun-mu-sinir-mi-kol-agr-273_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275729</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-ciftci-kadinlarla-hatira-fotografi-275729</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, çiftçi kadınlarla hatıra fotoğrafı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı. Başkan Erdoğan, programda çiftçi kadınlarla hatıra fotoğrafı çekildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, çiftçi kadınlarla hatıra fotoğrafı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358674.jpg"/><p>Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358676.jpg"/><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÇİFTÇİ KADINLARLA HATIRA FOTOĞRAFI</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katılan kadınlarla hatıra fotoğrafı çekildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358652.jpg"/><p><b>PROGRAMDAN NOTLAR</b></p><p>"Toprakta izimiz var" temasıyla düzenlenen programda, sanatçı İsmail Altunsaray tarafından "Gönül dağı" ve "Sen benimsin ben seninim" türküleri seslendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358656.jpg"/><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan tanıtım filminin gösterimi yapıldı. Manisalı çiftçi Cavit Çağlar Çankaya, çiftçiler adına konuşma yaptı.</p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tablo takdim edildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 coğrafi bölgeyi temsilen 7 kadın çiftçiye plaket verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/cumhurbaskani-erdogandan--390_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275728</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tatli-kahvaltilarin-ardindaki-gizli-tehlike-ortaya-cikti-275728</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tatlı kahvaltıların ardındaki gizli tehlike ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Endokrinolog A. Polyakov, çocuklarda düzenli tatlı kahvaltı tüketiminin obezite ve diyabet riskini artırdığını belirtti. Polyakov, özellikle hazır tatlı ürünlerin tam bir öğün yerine geçtiği algısının yanlış olduğuna dikkat çekti ve aileleri uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tatlı kahvaltıların ardındaki gizli tehlike ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endokrinolog A. Polyakov, çocuklar arasında yaygınlaşan tatlı kahvaltı alışkanlığının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini açıkladı. Polyakov, özellikle hazır ve şekerli kahvaltılık ürünlerin düzenli tüketiminin, çocuklarda ve düşük fiziksel aktiviteye sahip bireylerde obezite ile diyabet riskini artırdığını vurguladı. Uzman, bu tür ürünlerin tam bir kahvaltı olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, aslında tatlıya daha yakın olduklarını belirtti. Polyakov, ailelerin çocuklarının beslenme düzeninde bu tür kahvaltılara ağırlık vermesinin uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Endokrinolog Polyakov: 'Tatlı kahvaltı tam öğün sayılmaz'</h3><p>Polyakov, tatlı kahvaltı ürünlerinin tam bir öğün yerine geçmediğini ve sık tüketilmeleri halinde sağlık sorunlarının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Özellikle çocuklarda erken yaşta başlayan bu alışkanlığın, ilerleyen dönemde kilo artışı ve insülin direnci gibi problemlere zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Uzman, ailelerin çocuklarına kahvaltıda şekerli ve hazır ürünler yerine besleyici alternatifler sunması gerektiğini dile getirdi. Polyakov, bu konuda bilinçli davranmanın çocukların sağlıklı gelişimi için büyük önem taşıdığını belirtti.</p><h3>Uzmanlardan sağlıklı kahvaltı önerileri</h3><p>Endokrinolog Polyakov, çocuklar için sağlıklı kahvaltı alternatifleri arasında suyla pişirilmiş tam tahıllı lapaların yer aldığını söyledi. Ayrıca, süt tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini, sütteki basit karbonhidratların fazla alınmasının da sağlık açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Diyetisyen M. Lisovski ise, sabahları bir bardak ılık su ve hafif bir kahvaltı ile güne başlamanın faydalarına dikkat çekti. Lisovski, kuru gıda atıştırmaları ve tam öğünlerin kahve molaları ile değiştirilmesinin çocuklar ve yetişkinler için zararlı olabileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, çocukların beslenmesinde doğal ve dengeli gıdalara öncelik verilmesi gerektiği konusunda aileleri bir kez daha uyardı.</p><p>Çocukların sağlıklı gelişimi için kahvaltı alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanırken, uzmanlar ailelerin tatlı kahvaltı ürünleri konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini hatırlattı. Doğru beslenme ile çocuklarda obezite ve diyabet riskinin önemli ölçüde azaltılabileceği ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/tatli-kahvaltilarin-ardin-637_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275727</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sinirlilik-sandiginiz-sey-bagirsaklardan-geliyor-olabilir-275727</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sinirlilik sandığınız şey bağırsaklardan geliyor olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bağırsak sağlığı, insanın duygusal durumu ve stresle başa çıkma kapasitesini doğrudan etkiliyor. Uzman K. Masliyeva, bağırsak-beyin ekseninin önemi ve sağlıklı mikrobiyota için beslenmenin rolü konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sinirlilik sandığınız şey bağırsaklardan geliyor olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Dr. K. Masliyeva, bağırsak sağlığının insan psikolojisi ve stresle başa çıkmadaki rolüne dikkat çekti. Bağırsakların sadece sindirim sisteminin bir parçası olmadığını belirten Masliyeva, bu organın, kişinin ruh hali, kaygı seviyesi ve stres tepkileri üzerinde de belirleyici etkiler yarattığını ifade etti. Bağırsak-beyin ekseni olarak bilinen bu bağlantı, hormonlar, sinirsel iletiler ve mikrobiyota aracılığıyla işliyor. Dr. Masliyeva, özellikle serotonin hormonunun büyük kısmının bağırsaklarda üretildiğini vurgulayarak, bağırsak sağlığının duygusal denge açısından kritik olduğunun altını çizdi.</p><h3>Masliyeva: 'Açlık sinirliliği artırıyor, yemek huzur veriyor'</h3><p>Dr. Masliyeva, açlık hissinin insanlarda sinirlilik ve çevresel uyarıcılara karşı aşırı duyarlılık yarattığını belirtti. Buna karşılık, yemek yedikten sonra huzur ve tatmin duygusunun öne çıktığını söyledi. Uzman, stresli dönemlerde sindirim sisteminde çeşitli aksaklıkların görülebileceğini, bu nedenle duygusal istikrar için bağırsak sağlığının korunmasının önemli olduğunu dile getirdi. Bağırsak sağlığı bozulduğunda, kişinin ruh hali ve stres yönetimi de olumsuz etkilenebiliyor. Bu nedenle, hem fiziksel hem de psikolojik sağlık için bağırsakların düzenli çalışması büyük önem taşıyor.</p><h3>Beslenme ve uyku bağırsak sağlığını güçlendiriyor</h3><p>Uzman, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotasının korunmasında lifli gıdaların, bitkisel besinlerin ve fermente içeceklerin etkili olduğunu açıkladı. Ayrıca, düzenli uyku ve dengeli beslenmenin bağırsak sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirtti. Masliyeva, bu unsurların sadece sindirim sistemini değil, aynı zamanda genel sağlık durumunu ve duygusal dengeyi de desteklediğini söyledi. Bağırsak sağlığının korunması için günlük yaşamda beslenme tercihlerine ve uyku düzenine özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, bağırsak sağlığı ile duygusal durum arasındaki bu güçlü ilişki, hem ruhsal hem de bedensel sağlığın korunmasında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için bağırsaklara gereken önemin verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sinirlilik-sandiginiz-sey-117_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275726</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yumurta-gercegi-ortaya-cikti-demans-riskini-dusurebilir-275726</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yumurta gerçeği ortaya çıktı! Demans riskini düşürebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Loma Linda Üniversitesi'nin 15 yıl süren geniş kapsamlı araştırması, yaşlı bireylerde düzenli yumurta tüketiminin demans riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bilim insanları, yumurtanın içerdiği kolin, lutein ve omega-3 yağ asitlerinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yumurta gerçeği ortaya çıktı! Demans riskini düşürebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Loma Linda Üniversitesi'nden bilim insanları, 65 yaş ve üzeri yaklaşık 40 bin kişinin katılımıyla yürütülen 15 yıllık bir araştırmada, düzenli yumurta tüketiminin demans riskini anlamlı ölçüde düşürdüğünü tespit etti. Araştırmada, haftada en az beş kez yumurta yiyen bireylerin, hiç yumurta tüketmeyenlere göre demans geliştirme olasılığının yüzde 27 daha düşük olduğu belirlendi. Ayrıca, ayda bir ila üç kez yumurta tüketenlerde de riskin yüzde 17 oranında azaldığı saptandı.</p><h3>Loma Linda Üniversitesi: Yumurta, beyin sağlığı için kritik besinler içeriyor</h3><p>Çalışmanın yazarları, yumurtanın içeriğindeki kolin, lutein, zeaksantin ve omega-3 yağ asitleri gibi maddelerin beyin sağlığına katkı sağladığını vurguladı. Kolin, hafıza ve sinir hücrelerinin işlevi için önemli bir rol üstlenirken, lutein ve zeaksantin ise oksidatif stresi azaltıyor. Omega-3 yağ asitleri ve fosfolipitler de sinir hücreleri arasındaki iletişimi destekliyor. Bu besin öğelerinin, yaşlı bireylerde demans riskini azaltmada etkili olduğu düşünülüyor.</p><h3>Bilim insanlarından dengeli beslenme ve yumurta uyarısı</h3><p>Uzmanlar, yumurtanın tek başına demansa karşı tam bir koruma sağlamadığını, ancak dengeli bir beslenme düzeninin önemli bir parçası olabileceğini belirtti. Araştırmacılar, yumurtanın içerdiği zengin besinlerin beyin fonksiyonlarını desteklediğine dikkat çekti. Ancak, sağlıklı yaşam için çeşitlendirilmiş ve dengeli bir diyetin benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Sonuç olarak, yumurta tüketiminin yaşlı bireylerde demans riskini azaltmada önemli bir destek sunduğu, ancak tek başına yeterli olmadığı ifade edildi.</p><p>Loma Linda Üniversitesi'nin bulguları, yaşlı bireylerin beslenme alışkanlıklarında yumurtaya yer vermesinin beyin sağlığı açısından faydalı olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu sonucun toplum genelinde bilinçli beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yumurta-gercegi-ortaya-ci-704_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275725</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dinlenme-nabzinda-kritik-esik-inme-riski-iki-kat-artiyor-275725</link>
      <pubDate>2026-05-12T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dinlenme nabzında kritik eşik! inme riski iki kat artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ESOC 2026 konferansında sunulan araştırma, dinlenme nabzının inme riskiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu. İngiltere'de 14 yıl süren ve 460 bin kişinin incelendiği çalışmada, çok düşük ve çok yüksek nabız değerlerinin inme olasılığını ciddi şekilde artırdığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dinlenme nabzında kritik eşik! inme riski iki kat artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de yürütülen geniş çaplı bir araştırma, dinlenme nabzı ile inme riski arasındaki çarpıcı bağlantıyı gözler önüne serdi. ESOC 2026 konferansında paylaşılan bulgulara göre, dinlenme sırasında nabzı çok düşük ya da çok yüksek olan bireylerde inme riski belirgin şekilde artıyor. Bilim insanları, yaklaşık 460 bin kişinin sağlık verilerini 14 yıl boyunca takip etti ve bu süreçte 12 binden fazla inme vakası kayda geçti. Araştırmada, dinlenme nabzı 60-69 aralığında olanlarda en düşük inme riski tespit edildi. Ancak nabzın 50'nin altına düşmesi inme olasılığını yüzde 25, 90'ın üzerine çıkması ise yüzde 45 oranında artırıyor.</p><h3>Bilim insanları: "Dinlenme nabzı inme riskinde kritik rol oynuyor"</h3><p>Uzmanlar, dinlenme nabzı değerlerinin kardiyovasküler sağlık açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekti. Araştırmacılar, çok düşük nabzın beyin kan akışını olumsuz etkileyebileceğini, çok yüksek nabzın ise damarlar üzerindeki yükü artırarak inme riskini yükseltebileceğini belirtti. Dinlenme nabzı, kalp ve damar hastalıklarının erken tespitinde de önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, bireylerin kendi dinlenme nabzı değerlerini düzenli olarak takip etmeleri ve ani değişikliklerde uzmanlara başvurmaları öneriliyor.</p><h3>Ek araştırma ihtiyacı ve kardiyovasküler risk değerlendirmesi</h3><p>Araştırmanın yazarları, dinlenme nabzı ile inme riski arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması için ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Dinlenme nabzı, kardiyovasküler risklerin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken önemli bir parametre olarak öne çıkıyor. Önceki yıllarda yapılan bazı çalışmalarda da nabız basıncı ve demans gibi farklı sağlık sorunları arasında bağlantılar kurulmuştu. ESOC 2026'da sunulan bu yeni bulgular, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde dinlenme nabzının izlenmesinin hayati önem taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Sonuç olarak, dinlenme nabzı değerlerinin inme riskiyle doğrudan ilişkili olduğu bilimsel olarak gösterildi. Uzmanlar, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi ve riskli grupların erken tespit edilmesi için sağlık otoritelerine çağrıda bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/dinlenme-nabzinda-kritik--264_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275724</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/osman-gazinin-ilk-fetihlerinden-biriydi-o-kalenin-izleri-bulundu-275724</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osman Gazi'nin ilk fetihlerinden biriydi: O kalenin izleri bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nde yürütülen 4 yıllık titiz bir çalışma sonucunda, Osman Gazi tarafından 1300'lü yılların başında fethedilen Söğüt Derbendi Kalesi'nin yeri tespit edildi. Stratejik bir noktada bulunan kalenin, Osmanlı'nın kuruluş döneminde yol güvenliği ve askeri sevkiyatlarda kritik bir rol oynadığı belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osman Gazi'nin ilk fetihlerinden biriydi: O kalenin izleri bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA'nın haberine göre Bilecik'te, Osmanlı'nın kurucusu Osman Gazi tarafından 1300'lü yılların başında fethedilen ve zamanla yıkılan Söğüt Derbendi Kalesi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü'nde yürütülen tez çalışmasıyla ortaya çıkarıldı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330144.jpg"/><p>BŞEÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Refik Arıkan&#39;ın danışmanlığında doktorasını tamamlayan Mehmet Can Çetin tarafından yürütülen araştırma yaklaşık 4 yıl sürdü.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/aa202605094133015441-120520266d9de353.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Araştırmada, il genelinde Osman Gazi döneminde fethedilen kaleler ile askeri güzergahlar üzerine yoğunlaşan Çetin, hem arşiv belgeleri hem de sahadaki gözlemlerle Osmanlı kroniklerinde geçen yerleşim yerlerinin izini sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330147.jpg"/><p>Çetin, araştırmaları sonucu, tarihi kaynaklarda yerleşim yeri olarak geçen Bilecik&#39;in Söğüt bölgesinde, Dereboyu köyünden 5 kilometre uzaklıktaki alanın, Osman Gazi tarafından 1300&#39;lü yılların başında fethedilen Söğüt Derbendi Kalesi olduğunu tespit etti. Çetin, yaptığı saha araştırmasında da Bilecik, Söğüt ve Sakarya Nehri hattını gözetleyebilecek yüksek ve stratejik bir noktada konumlanan kaleden geriye bazı arkeolojik malzeme kalıntılarının kaldığını belirledi.</p><p><b>"Kale, Osmanlı'nın kuruluş döneminde önemli işlevler üstlenmiş"</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330146.jpg"/><p>Prof. Dr. Refik Arıkan, AA muhabirine, uzun yıllardır Osmanlı&#39;nın kuruluş coğrafyasında saha araştırmaları yürüttüklerini söyledi.</p><p>Çalışmalar kapsamında tez ve makaleler hazırladıklarını aktaran Arıkan, şöyle konuştu:</p><p><b>"Derbent kelimesi, </b>yol geçişlerini kontrol eden kritik noktalardaki küçük güvenlik yapıları için kullanılır. Söğüt Derbendi Kalesi, Söğüt'ü hem Bilecik'e bağlayan aynı zamanda İstanbul'dan gelip Söğüt'e uzanan yolun kesiştiği alana kurulmuş, kuruluş döneminde de çok önemli bir yere sahip ve stratejik bir noktada yer alıyor. Kale, Osmanlı'nın kuruluş döneminde önemli işlevler üstlenmiş. Hem yolların güvenliğini sağlıyor hem Osmanlı kuvvetlerinin sefere çıkışında güvenliği temin ediyor hem de yaz aylarında yaylaya çıkan Osmanlılar için önemli bir koruma noktası olarak öne çıkıyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330145.jpg"/><p><b>Osmanlı tahrir ve vakıf kayıtlarında eski yerleşim olarak geçiyor</b></p><p>Mehmet Can Çetin de 2013 yılından bu yana bölgede Osmanlı kuruluş tarihi üzerine saha ve coğrafya çalışmaları yürüttüklerini dile getirdi.</p><p>Söğüt Derbendi Kalesi&#39;nin, Söğüt&#39;ün Dereboyu köyü sınırlarında bulunduğunu ve köyün ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede yer aldığını belirten Çetin, bölgenin Osmanlı tahrir ve vakıf kayıtlarında eski bir yerleşim olarak geçtiğini ifade etti.</p><p><b>Kalenin Abbasi Halifesi Harun Reşit zamanında fethedildiğini daha sonraki süreçte Bizans İmparatorluğu'nun eline geçtiğini vurgulayan Çetin, 1300'lü yılların başında Osman Gazi'nin kaleyi tekrar fethettiğinin Osmanlı kroniklerinde anlatıldığını söyledi.</b></p><p>Çetin, &quot;1300&#39;lü yılların başında Bilecik&#39;in fethini gerçekleştirene kadar Osman Gazi Söğüt&#39;e yakın konumda olan ve Derbent noktası olan bu kaleyi ele geçirmemişti. Ancak ne zaman ki Bilecik&#39;in fethi gerçekleşti o zaman da yakınında bir Bizans unsuru, bir tehlike istemediğinden bu kaleyi fethetti.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/09/41330143.jpg"/><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/tarih/yeniden-ayaga-kaldirilacak-ani-koprusu-hakkinda-neler-biliniyor-275667" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yeniden-ayaga-kaldirilaca-341_2-41.jpg"/></div><h3>Yeniden ayağa kaldırılacak: Ani Köprüsü hakkında neler biliniyor?</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/osman-gazinin-ilk-fetihle-995_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275723</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emeklilere-bayram-mujdesi-ikramiyelerin-yatirilacagi-tarih-belli-oldu-275723</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emeklilere bayram müjdesi: İkramiyelerin yatırılacağı tarih belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerinin 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırılacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emeklilere bayram müjdesi: İkramiyelerin yatırılacağı tarih belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Işıkhan, ATO Congresium'da "Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği" temasıyla gerçekleştirilen 10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nda konuştu.</p><p>İş sağlığı ve güvenliği meselesinin, yönetmelikler ve denetim süreçlerinin ötesinde doğrudan insan hayatıyla ilgili olduğunu söyleyen Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacının olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41359420.jpg"/><p>Bugün gelişmiş ülkelerin, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünü aktaran Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü'nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de bu dönüşümü yakından takip eden değil, bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz." dedi.</p><p><b>- "TÜRKİYE, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA MÜSTAKİL BİR KANUNA SAHİP"</b></p><p>Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihinin oldukça köklü olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:</p><p>"Dilaver Paşa Nizamnamesi'nden itibaren özellikle madencilik alanında çalışma şartlarını düzenlemeye yönelik önemli adımlar atılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise çalışma hayatına ilişkin kurumsal yapı güçlendirilmiş ve önemli reformlar hayata geçirilmiştir. Ancak asıl büyük paradigma değişimi, Avrupa Birliği müktesebatı ve ILO standartlarıyla uyum sürecinde gerçekleşmiştir. Bu dönüşümün en önemli kilometre taşlarından biri de hiç şüphesiz 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu olmuştur. Bu Kanun ile birlikte kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve iş yeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, iş yerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41359422.jpg"/><p><b>- "SAHAYA DOKUNAN ÇOK ÖNEMLİ REFORMLARI HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 24 yılda çalışma hayatının her alanında olduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformların hayata geçirildiğini ifade eden Işıkhan, "Çalışanlarımızın sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördük. Son yıllarda attığımız adımlar, yalnızca mevzuat düzenlemeleriyle sınırlı kalmamıştır. Sahaya dokunan, uygulamayı kolaylaştıran, kapsayıcılığı artıran çok önemli reformları hayata geçirdik." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41359424.jpg"/><p>Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli iş yerleri için uzun yıllardır ertelenen yükümlülüklerin, 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girdiğini anımsatan Işıkhan, "Böylece 6331 sayılı Kanun'un tüm hükümlerini, bütün çalışanlarımızı kapsayacak şekilde uygulamaya başladık. Bu süreçte özellikle küçük işletmelerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli kolaylaştırıcı düzenlemeler yaptık. Uzaktan eğitim imkanlarını geliştirdik. İşverenlerimizin İSG hizmetlerine daha kolay erişebilmesini sağladık. TESK ile yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde yaklaşık 250 bin işverenimizin eğitim almasını sağladık." bilgisini paylaştı.</p><p><b>- "2026-2030 ULUSAL İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ POLİTİKA BELGESİ'Nİ KAMUOYUYLA PAYLAŞACAĞIZ"</b></p><p>Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği politikalarını çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncellediklerinin altını çizerek, "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge, 'sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite' ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız. Özellikle çocuklarımızda güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsiyoruz. Güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inanıyoruz." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41359426.jpg"/><p>Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorunda olduklarını belirten Işıkhan, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışanını koruyan, emeği değerli gören, iş sağlığı ve güvenliğini esas alan bir üretim ekosistemini inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41359429.jpg"/><p>Yaklaşan Kurban Bayramı'nın ülkeye ve millete hayırlı olması dileğinde bulunan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyoruz." dedi.</p><p>Programa, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, konfederasyon ve sendikaların temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/emeklilere-bayram-mujdesi-342_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275719</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bademin-gizli-etkisi-ortaya-cikti-uzmanlardan-dikkat-ceken-aciklama-275719</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bademin gizli etkisi ortaya çıktı! Uzmanlardan dikkat çeken açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen N. Rizzo, günlük badem tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerini açıkladı. Rizzo, bademin sağladığı protein, lif ve vitaminlerin yanı sıra kalori içeriğine de dikkat çekti. Bademin faydaları ve doğru tüketim şekli konusunda önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bademin gizli etkisi ortaya çıktı! Uzmanlardan dikkat çeken açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen N. Rizzo, bademin günlük tüketimiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Rizzo, bademin vücuda sağladığı faydalı içeriklerin yanı sıra, porsiyon kontrolünün de büyük önem taşıdığını vurguladı. Yaklaşık 30 gram bademde 6 gram protein, 4 gram lif, günlük E vitamini ihtiyacının yarısı ve magnezyum ihtiyacının yüzde 20'si bulunduğunu belirten Rizzo, bu besin değerlerinin kalp sağlığını desteklediğini ve uyku kalitesine olumlu katkı sağladığını söyledi.</p><h3>Diyetisyen Rizzo: 'Badem, kalp sağlığını korumada etkili'</h3><p>Bademin en faydalı kuruyemişler arasında yer aldığını ifade eden N. Rizzo, özellikle magnezyum ve E vitamini açısından zengin içeriğiyle dikkat çektiğini belirtti. Rizzo, düzenli badem tüketiminin kalp damar sağlığına katkı sağladığını, ayrıca lif oranının sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler yarattığını aktardı. Ancak, bademin yüksek kalori içerdiğini de hatırlatan diyetisyen, porsiyonun aşılmaması gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Üç avuç badem bir öğüne eşdeğer kalori içeriyor</h3><p>Diyetisyen Rizzo, 30 gram bademin yaklaşık 160 kilokalori içerdiğini, bu nedenle fazla tüketimin günlük kalori dengesini bozabileceğini dile getirdi. Özellikle üç avuç badem yemenin, kalori bakımından tam bir öğünle eşdeğer olabileceğini vurguladı. Rizzo, şekersiz ve tuzsuz badem tercih edilmesini önerirken, doğru porsiyonun sağlık açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Son olarak, bademin bilinçli ve dengeli tüketilmesi gerektiğini söyleyen diyetisyen, sağlıklı beslenme için porsiyon kontrolüne dikkat çekti.</p><p>Bademin içerdiği besin değerleri ve sağlık üzerindeki olumlu etkileri, doğru miktarda tüketildiğinde ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bademi günlük beslenme düzenine eklerken porsiyonun aşılmaması ve doğal, katkısız ürünlerin tercih edilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bademin-gizli-etkisi-orta-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275714</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/depresyon-belirtilerine-karsi-en-iyi-evcil-dost-belli-oldu-275714</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Depresyon belirtilerine karşı en iyi evcil dost belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Psikolog D. Yakusheva, depresyon riski taşıyan kişilere evcil hayvan edinmelerini öneriyor. Uzman, köpek, kedi ve akvaryum balıklarının depresyonla mücadelede nasıl yardımcı olabileceğini detaylı şekilde anlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Depresyon belirtilerine karşı en iyi evcil dost belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikolog D. Yakusheva, depresyon eğilimi olan bireylerin tedavi süreçlerinde evcil hayvanların önemli bir destek sağlayabileceğini vurguladı. Yakusheva, yaptığı açıklamada, köpek, kedi ve akvaryum balıklarının depresyonla başa çıkma sürecinde farklı avantajlar sunduğunu belirtti. Özellikle köpek sahiplenmenin, kişiye günlük sorumluluklar kazandırdığını ve davranışsal aktivasyonu desteklediğini ifade etti. Uzman, aileler için retriever ve labrador gibi enerjik köpek ırklarının tercih edilmesini önerdi. Bu tür köpeklerin sosyal ve dost canlısı özellikleriyle, çocukların sorumluluk, şefkat ve dikkat geliştirmelerine de katkı sağladığını söyledi.</p><h3>Psikolog Yakusheva: 'Kedi, sakinliği ve bağımsızlığıyla öne çıkıyor'</h3><p>Yakusheva, kedi sahiplenmenin ise daha sakin bir ortam arayan ve kişisel alanına önem veren kişiler için uygun bir seçenek olduğunu dile getirdi. Kedilerin özgür ruhlu yapısıyla dikkat çektiğini belirten psikolog, bu hayvanların aynı zamanda evde sıcak ve huzurlu bir atmosfer oluşturduğuna dikkat çekti. Kedi sahibi olan bireylerin, daha az müdahale isteyen bir dostla birlikte yaşamalarının psikolojik açıdan rahatlatıcı etkiler yaratabileceğini ifade etti.</p><h3>Akvaryum balıkları stresle mücadelede destek oluyor</h3><p>Evcil hayvan edinmek isteyen ancak yoğun iş temposu nedeniyle zaman ayıramayanlar için de önerilerde bulunan Yakusheva, akvaryum balıklarının stres ve kaygı düzeyini düşürmede etkili olduğuna değindi. Akvaryum balıklarını izlemek, dinlendirici ve sakinleştirici bir etki yaratarak depresyon belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Uzman, evcil hayvan seçiminin kişinin yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına uygun yapılmasının, depresyonla mücadelede daha verimli sonuçlar alınmasını sağladığını belirtti.</p><p>Depresyonla başa çıkmak isteyenler için evcil hayvanların sunduğu sosyal ve duygusal destek, uzmanların önerileriyle yeniden gündeme geldi. Psikolog D. Yakusheva'nın tavsiyeleri, evcil hayvan edinmenin sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda ruh sağlığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/depresyon-belirtilerine-k-275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275711</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kopeklerin-goz-temasi-kurmasinin-ardindaki-sir-cozuldu-her-bakis-dostca-degil-275711</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Köpeklerin göz teması kurmasının ardındaki sır çözüldü! Her bakış dostça değil]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Köpeklerin sahipleriyle kurduğu göz teması, onların duygularını ve ihtiyaçlarını anlamak için kritik öneme sahip. Veterinerler, bu davranışın arkasındaki 5 temel nedeni ve dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Köpeklerin göz teması kurmasının ardındaki sır çözüldü! Her bakış dostça değil]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köpeklerin sahipleriyle sık sık göz teması kurması, birçok evcil hayvan sahibinin merak ettiği bir konu olarak öne çıkıyor. Uzman veterinerler, köpeklerin bakışlarının altında yatan nedenleri detaylandırdı. Ev ortamında köpeklerin sahiplerine sürekli bakmasının ardında iletişim kurma, ihtiyaç bildirme ve duygusal bağ oluşturma gibi önemli etkenler bulunuyor. Ayrıca köpeklerin bakışları, zaman zaman agresyonun da habercisi olabiliyor. Bu davranışların doğru şekilde anlaşılması, köpek sahiplerinin evcil dostlarıyla uyumlu bir ilişki sürdürmesine yardımcı oluyor.</p><h3>Veterinerler: 'Göz teması köpekte farklı anlamlar taşıyor'</h3><p>Veterinerler, köpeklerin göz teması kurmasının birden fazla nedeni olduğunu belirtiyor. Köpekler, yemek veya yürüyüş saatinin yaklaştığını hissettiklerinde sahiplerinin dikkatini çekmek için göz teması kurabiliyor. Sakin bir şekilde bakmaları ise çoğunlukla sevgi ve sadakat göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak, köpeklerin bakışları bazen tehdit veya düşmanlık anlamına da gelebiliyor. Özellikle gözbebeklerinin büyümesi, kulakların öne dikilmesi, kuyruk pozisyonu ve dişlerin görünmesi gibi beden dili işaretleri, agresyonun açık göstergeleri arasında yer alıyor. Bu tür durumlarda köpek sahiplerinin dikkatli olması öneriliyor.</p><h3>Köpek sahiplerine göz teması konusunda önemli tavsiyeler</h3><p>Veterinerler, köpeklerin bakışlarına karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda da önemli uyarılarda bulunuyor. Eğer köpek, sahibine sevgiyle veya bir beklentiyle bakıyorsa, ona sıcak bir bakışla karşılık verilmesi tavsiye ediliyor. Ancak, tanımadık bir köpek ile göz teması kurmak riskli sonuçlara yol açabiliyor. Köpeklerin bakışlarının altında yatan nedeni anlamak, hem köpeklerin hem de sahiplerinin güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Özellikle agresif beden dili sergileyen köpeklerle göz teması kurmaktan kaçınılması gerektiği vurgulanıyor. Sonuç olarak, köpeklerde göz teması hem iletişim hem de güvenlik açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir davranış olarak öne çıkıyor.</p><p>Köpeklerin göz teması kurma davranışı, sahiplerine hem duygusal hem de pratik mesajlar iletebiliyor. Uzmanlar, bu davranışın doğru şekilde yorumlanmasının, evcil hayvanlarla daha sağlıklı ve güvenli bir ilişki kurulmasına katkı sağladığını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/kopeklerin-goz-temasi-kur-985_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275709</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-asya-fillerindeki-yogun-kirisikliklarin-nedeni-belli-oldu-275709</link>
      <pubDate>2026-05-12T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan keşif! Asya fillerindeki yoğun kırışıklıkların nedeni belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Alman bilim insanları, Asya ve Afrika fillerinin hortumlarındaki buruşuklukları inceleyerek, bu yapının fillerin günlük yaşamındaki işlevini ortaya koydu. Araştırmada, Asya fillerinin hortumlarında Afrika fillerine göre daha fazla buruşukluk bulunduğu ve bu farklılığın çevresel koşullar ile gelişim sürecine bağlı olduğu tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan keşif! Asya fillerindeki yoğun kırışıklıkların nedeni belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da görev yapan bilim insanları, Asya ve Afrika fillerinin hortumlarındaki buruşuklukları detaylı şekilde inceleyerek bu özelliklerin hayvanların yaşamındaki rolünü ortaya çıkardı. Farklı yaş gruplarındaki fillerin hortumları üzerinde yapılan ölçümlerde, Asya fillerinin Afrika fillerine kıyasla daha fazla buruşukluğa sahip olduğu belirlendi. Araştırma, buruşuklukların fillerin anne karnındaki gelişiminin erken evrelerinde ortaya çıktığını ve ilk 20 günde iki kat arttığını gösterdi. Zamanla bu artış yavaşlasa da, Asya fillerinde buruşukluk oranı Afrika fillerine göre daha hızlı yükseliyor. Hortumun, fillerin çevreyle etkileşiminde ve nesneleri kavramasında ana araç olduğu vurgulandı.</p><h3>Alman bilim insanları: 'Buruşukluklar, hortumun esnekliğini artırıyor'</h3><p>Araştırmacılar, hortumun karmaşık kas yapısı sayesinde hem hareketli hem de esnek bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Buruşukluklar, fillerin hortumlarını bükmesini ve nesneleri daha kolay kavramasını sağlıyor. Her gün yaklaşık 200 kilogram yiyecek tüketen filler, bu miktarı hortumlarıyla topluyor. Bu nedenle hortum derisi sürekli sıkışıyor ve yeni katmanlar ile buruşukluklar oluşuyor. Bilim insanları, buruşuklukların fillerin günlük hayatta hayatta kalmaları için kritik bir rol oynadığını ifade etti.</p><h3>Asya ve Afrika fillerinde buruşukluk farkının nedeni çevresel koşullar</h3><p>Çalışmada, Asya fillerinin nemli ortamlarda, Afrika fillerinin ise daha kuru iklimlerde yaşadığına dikkat çekildi. Uzmanlar, bu çevresel farklılıkların hortumdaki buruşukluk oranını etkilediğini düşünüyor. Ayrıca, filler sağ veya sol hortumlu olarak iki gruba ayrılıyor; bu durum insanların sağ ve sol el tercihlerine benziyor. Hortumun yapısındaki bu özellikler, fillerin çevreye uyum sağlamasında ve hayatta kalmasında önemli avantajlar sunuyor. Araştırmacılar, bu bulgunun hem doğal yaşamı hem de türlerin evrimsel süreçlerini anlamada yeni bir pencere açtığını belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Alman bilim insanlarının çalışması, fillerin hortumundaki buruşuklukların sadece görünüşten ibaret olmadığını, aynı zamanda hayatta kalma ve çevreyle etkileşim açısından büyük önem taşıdığını gözler önüne serdi. Bu bulgular, fillerin biyolojisine dair yeni soruları da beraberinde getiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bilim-dunyasini-sasirtan--744_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275708</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/infakta-birlik-sehit-muhsin-yazicioglunun-hatirasi-divičanide-yasatiliyor-275708</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnfakta Birlik: Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hatırası Divičani'de yaşatılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İnfakta Birlik İnsani Yardım Derneği, Bosna Hersek'in Jajce şehrine bağlı Divičani Köyü'nde 4. Türkiye Sınıfı'nı Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hatırasına ithaf etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnfakta Birlik: Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun hatırası Divičani'de yaşatılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnfakta Birlik İnsani Yardım Derneği Bosna Hersek'in Jajce şehrine bağlı Divi&#269;ani Köyü'nde 4.Türkiye Sınıfı'nı açarak gönül coğrafyamızın yetim bırakılmış evlatlarına bir umut daha oldu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-12052026f29e8fc9.jpg"/><p>Türkçe'nin seçmeli ders olarak okutulduğu bu güzel okulda artık çocuklarımız; Türk dilini, Türk tarihini ve Türk kültürünü daha yakından tanıyacak, gönül bağlarımız daha da kuvvetlenecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-1205202620e2c2b2.jpg"/><p>İnfakta Birlik Derneği Genel Başkanl Hasan BİLİCİ yaptığı açıklamada ; orta vadede hedefimiz; Bosna Hersek'in her şehrinde, her köyünde bir Türkiye sınıfı açmak ve gönül medeniyetimizin izlerini yaşatmaktır. Çünkü biz Bosna'yı sadece bir coğrafya olarak değil, ecdadın emaneti, şehitlerin hatırası olarak görüyoruz açıklamasında bulundu. Projenin paydaşları Devran Koleji, Devran Koleji Mezunlar Derneği ve iş insanı Gürdal TOPAL beyefendiye teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-1205202612fe054c.jpg"/><p>Türkiye Sınıfı projemizin dördüncüsünü; ömrünü Türk milletinin birliğine, mazlumların duasına ve dava ahlakına adamış olan Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun aziz hatırasına armağan ediyoruz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappvideo2026051-120520266f4891f8.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-120520267e97bc27.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/sehit-muhsin-yazicioglunu-525_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275707</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cikolata-neden-keyif-verir-bilim-insanlari-acikladi-275707</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çikolata neden keyif verir? Bilim insanları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Britanyalı bilim insanları, çikolata tüketiminin neden bu kadar keyif verdiğine dair önemli bulgular paylaştı. Araştırmada, çikolatanın ağızda bıraktığı hissin asıl olarak kakao katı parçacıklarının serbest kalmasıyla oluştuğu ve yağ oranının beklenenden daha az etkili olduğu vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çikolata neden keyif verir? Bilim insanları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Britanya'da görev yapan bilim insanları, çikolata yemenin insana neden bu kadar keyif verdiğini ortaya koydu. Araştırma ekibi, çikolatanın ağızda erimesi sırasında gerçekleşen kimyasal ve fiziksel süreçleri detaylı şekilde inceledi. Uzmanlar, geleneksel çikolata tadının ve dokusunun, içeriğindeki kakao katı parçacıklarının dil ile temasıyla oluştuğunu belirtti. Bu bulgular, çikolatanın yağ oranının sanıldığı kadar belirleyici olmadığını gösterdi. Araştırmacılar, elde ettikleri verilerle daha sağlıklı içeriklere sahip, fakat geleneksel lezzeti koruyan yeni çikolata türleri geliştirmeyi hedefliyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Yağ oranı lezzeti değiştirmiyor'</h3><p>Bilim insanlarının açıklamalarına göre, çikolatanın içinde ister yüzde 5 ister yüzde 50 yağ bulunsun, ağızda erime ve tat alma süreci aynı şekilde gerçekleşiyor. Asıl önemli olan, yağın ürünün dış katmanında bulunması. Bu durum, çikolatanın ağızda pürüzsüz ve kaygan bir his bırakmasını sağlıyor. Ayrıca, yağın dış tabakada olması, çikolatanın yenme anındaki keyfi artırırken, kalori miktarının azaltılmasına da katkı sunabiliyor. Uzmanlar, bu bulgular ışığında daha düşük yağ oranına sahip çikolataların da aynı lezzet deneyimini sunabileceğini vurguladı.</p><h3>Kakao katı parçacıkları çikolata deneyimini şekillendiriyor</h3><p>Çikolatanın ağızda bıraktığı eşsiz his, kakao katı parçacıklarının dil ve ağız yüzeyiyle teması sırasında ortaya çıkıyor. Bu temas, tatlının duyusal açıdan zenginleşmesini sağlıyor. Çikolata yendiğinde, dil ve ağızdaki yüzeyler yağ filmiyle kaplanıyor ve bu da ürünün pürüzsüzlüğünü artırıyor. Bilim insanları, çikolatanın bu dokusunun, lezzet deneyimini belirleyen en önemli unsur olduğunun altını çiziyor. Sonuç olarak, araştırmacılar hem sağlıklı hem de lezzetli yeni çikolata seçenekleri geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Çikolatanın keyif verici etkisinin arkasındaki bilimsel nedenlerin ortaya çıkması, hem üreticiler hem de tüketiciler için önemli bir gelişme olarak görülüyor. Bu bulgular, gelecekte daha sağlıklı ve düşük kalorili çikolataların piyasada yer almasını sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/cikolata-neden-keyif-veri-998_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275702</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/arka-sokaklar-oyuncularinin-kazanclari-ortaya-cikti-bolum-basina-aldiklari-ucret-sasirtti-275702</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arka Sokaklar oyuncularının kazançları ortaya çıktı! Bölüm başına aldıkları ücret şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Yıllardır ekranların en çok izlenen dizileri arasında yer alan Arka Sokaklar'ın oyuncu kadrosunun bölüm başı kazançları gündeme geldi. Dizinin sevilen karakterlerine hayat veren oyuncuların aldığı ücretler, sosyal medyada kısa sürede dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arka Sokaklar oyuncularının kazançları ortaya çıktı! Bölüm başına aldıkları ücret şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk televizyonlarının uzun soluklu yapımları arasında yer alan Arka Sokaklar dizisinin oyuncu kadrosunun bölüm başı kazançları gündem oldu. </p><p>Yıllardır ekranlarda izleyiciyle buluşan Arka Sokaklar dizisinin oyuncularının aldığı ücretler sosyal medyada da konuşulmaya başlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka2-12052026d558cae1.jpg"/><p>İşte Arka Sokaklar oyuncularının bölüm başı kazançları:</p><h2>ZAFER ERGİN (RIZA BABA)</h2><p>Bölüm başı 150 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka3-120520262d061889.jpg"/><h2>ŞEVKET ÇORUH (MESUT GÜNERİ)</h2><p>Bölüm başı 120 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arkasokaklar5-1205202636855cd6.jpg"/><h2>ÖZGÜR OZAN (HÜSNÜ ÇOBAN)</h2><p>Bölüm başı 120 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka2-1205202692518979.jpg"/><h2>OYA OKAR (SELİN GÜNERİ)</h2><p>Bölüm başı 100 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka1-12052026de9137e8.jpg"/><h2>OZAN ÇOBANOĞLU (HAKAN ÇINAR)</h2><p>Bölüm başı 90 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka4-120520264d85f612.jpg"/><h2>EBRU CÜNDÜBEYOĞLU (CANDAN CEYLANLI)</h2><p>Bölüm başı 90 bin lira</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka3-12052026970799cd.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arka-sokaklar-oyuncularin-790_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275697</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-gida-arz-guvenligi-sorunumuz-yoktur-275697</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere, hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı.</p><p>Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358703.jpg"/><p>Çiftçilerin tamamının bolluk ve bereketle dolu verimli bir yıl geçirmesini dileyen Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Rabb'im emeklerinizi en güzel şekilde mükafatlandırsın. Son olarak Gazze ve Batı Şeria başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı yerlerinde bir zamanlar ekip biçtikleri toprakları gasbedilen, arazileri maalesef kanla ve kahırla sulanan tüm kardeşlerime buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Cenabıallah o bereketli toprakların inşallah yeniden şenlendiği, ağaçların tekrar yeşerdiği, çocukların neşeyle gülüp eğlendiği o güzel günleri görmeyi hepimize nasip eylesin."</p><p>"Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358704.jpg"/><p><b>- "TOPRAK BİZDE TIPKI SU GİBİ AZİZDİR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve toprağın kendi değerler piramidinde çok mühim bir yere sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:</p><p>"Her şeyden önce biz dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizde, yapıp ettiklerimizde bu tarlayı en güzel, en verimli şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir. Hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz, içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet aleminin işaretidir. Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil, altında metfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle, gönül erleriyle de değerlidir. Burada merhum Yahya Kemal'e atfedilen bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim. 1920'li yılların ikinci yarısıdır. Yahya Kemal Avrupa'nın bir şehrinde büyükelçidir. Bir gün kendisine yabancı bir diplomat tarafından ülkemizin nüfusu sorulur. Yahya Kemal hiç düşünmeden '80 milyon' cevabını verir. Orada bunlardan biri, 'efendim ülkenizde geçtiğimiz günlerde nüfus sayımı yapılmış. Gazetelerden okuduğumuza göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 14 milyon olarak tespit edilmiş' der. Bunun üzerine Yahya Kemal yine hiç duraksamadan ders niteliğindeki şu cevabı verir. 'Ben toprağın altındakileri de saydım. Zira biz onlarla birlikte yaşarız'. Evet değerli kardeşlerim, toprak bizim için üstündekilerle birlikte altındakilerle de mübarektir. Bu anlayışla göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana toprağımızın ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358659.jpg"/><p><b>- "AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR"</b></p><p>Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358660.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini anımsattı.</p><p>Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi.</p><p>Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak."</p><p><b>- "BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi.</p><p>Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358661.jpg"/><p>Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti.</p><p><b>- GIDA ARZ GÜVENLİĞİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi.</p><p>Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi.</p><p><b>- TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ</b></p><p>Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358662.jpg"/><p>Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum."</p><p><b>- PROGRAMDAN NOTLAR</b></p><p>"Toprakta izimiz var" temasıyla düzenlenen programda, sanatçı İsmail Altunsaray tarafından "Gönül dağı" ve "Sen benimsin ben seninim" türküleri seslendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358675.jpg"/><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan tanıtım filminin gösterimi yapıldı. Manisalı çiftçi Cavit Çağlar Çankaya, çiftçiler adına konuşma yaptı.</p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tablo takdim edildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 coğrafi bölgeyi temsilen 7 kadın çiftçiye plaket verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41358674.jpg"/><p>Programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve davetliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/cumhurbaskani-erdogan-gid-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275694</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/samanyolu-gercekten-andromeda-ile-temas-mi-ediyor-275694</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samanyolu gerçekten Andromeda ile temas mı ediyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir bilim insanları grubu, Samanyolu ile Andromeda galaksileri arasında beklenenden erken ve yakın bir temas olduğunu ortaya koydu. Bu keşif, galaksilerin sınırlarının ve gaz bulutlarının evrimini anlamak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samanyolu gerçekten Andromeda ile temas mı ediyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bir bilim ekibi, Samanyolu ve Andromeda galaksileri arasında daha önce tahmin edilenden çok daha yakın bir temas olduğunu belirledi. Araştırmacılar, galaksimizin sınırlarının sandığımızdan çok daha uzağa uzandığını ve iki galaksi arasında halihazırda bir etkileşim yaşandığını ortaya koydu. Bu bulgular, galaksiler arası gaz bulutlarının ve galaktik çevrenin (CGM) sınırlarının yeniden tanımlanmasına yol açtı. Elde edilen yeni veriler, Samanyolu ile Andromeda'nın çarpışmasının 4 milyar yıl sonra gerçekleşeceği yönündeki eski görüşleri sorgulatıyor. Bilim insanları, modern gözlem yöntemleriyle yaklaşık 100.000 ışık yılı uzaklıktaki yıldızlararası ortam ile CGM arasındaki sınırı net biçimde ortaya çıkardı. Bu bölgede tespit edilen gaz bulutlarının, galaksilerin iç koşullarından belirgin şekilde farklı olduğu vurgulandı.</p><h3>Bilim insanlarından galaktik gaz bulutlarına dair yeni tanım</h3><p>Galaksiler arası gaz bulutlarının yapısı ve sınırları, yapılan bu çalışma ile daha ayrıntılı biçimde incelendi. Araştırmacılar, galaktik çevreyi oluşturan gaz bulutlarının galaksilerin evriminde ve gelişiminde kritik rol oynadığını belirtti. Özellikle Samanyolu ve Andromeda'nın sınırlarının iç içe geçmiş olması, galaksiler arası madde alışverişinin tahmin edilenden erken başladığına işaret ediyor. Bu bulgular, galaksilerin gelecekteki birleşme süreçlerinin daha iyi anlaşılmasına da katkı sağlıyor. Bilim dünyası, gaz bulutlarındaki farklı koşullar sayesinde galaksilerin nasıl şekillendiğini ve evrim geçirdiğini daha net analiz edebilecek.</p><h3>Samanyolu ve Andromeda'nın teması evrenin evrimini nasıl etkiliyor?</h3><p>Uzmanlar, Samanyolu ile Andromeda arasındaki bu beklenmedik temasın, galaksilerin evrimini ve gaz akresyon süreçlerini anlamada yeni bir dönemin kapılarını araladığını ifade ediyor. Gaz bulutlarının galaksiler arası etkileşimdeki rolünün netleşmesi, evrenin genel yapısı ve gelecekteki galaktik birleşmeler hakkında önemli ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, bu keşiflerin ilerleyen yıllarda galaksiler arası dinamiklerin daha ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılmasına yardımcı olacağını belirtiyor. Sonuç olarak, Samanyolu ve Andromeda'nın beklenenden erken bir temasa geçmesi, evrenin evrimine dair mevcut teorilerin yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/samanyolu-gercekten-andro-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275692</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/belcika-kralicesi-mathilde-mext-teknoloji-merkezini-ziyaret-etti-275692</link>
      <pubDate>2026-05-12T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'ye gelen Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından kurulan, dünyanın en gelişmiş ve kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. MEXT ile Belçika'nın önde gelen inovasyon merkezleri arasında iki ayrı iş birliği anlaşması imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol'un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet da katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-120520261670efca.jpg"/><p>MEXT Teknoloji Merkezi ziyaretinde Kraliçe Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet, MEXT'in sanayinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümüne yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet, ileri teknoloji uygulamalarını yerinde inceleyerek üretim sanayisinin dönüşümüne yönelik örnek uygulamaları deneyimledi.</p><p><b>MEXT VE BELÇİKALI KURULUŞLAR ARASINDA STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ MUTABAKATLARI İMZALANDI</b></p><p>Ziyaret kapsamında ayrıca, MEXT Teknoloji Merkezi ile Belçika'nın ileri üretim ve uygulamalı Ar-Ge alanındaki önde gelen inovasyon merkezi Flanders Make ve endüstri ile girişimcilik ekosistemini buluşturan teknoloji ve inovasyon merkezi A6K arasında iki ayrı mutabakat zaptı imzalandı.</p><p>Dijital ve yeşil dönüşüm odağında geliştirilen iş birlikleri; Avrupa ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak çalışmalar yürütülmesini, test ve demonstrasyon altyapılarında sinerji yaratılmasını, ekosistemler arası iş geliştirme ve pazar erişiminin güçlendirilmesini, eğitim ve yetkinlik geliştirme alanlarında ortak çalışmalar yapılmasını kapsıyor.</p><p>Mutabakat zaptları, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ile Flanders Make CEO'su Grisja Lobbestael ve A6K CEO'su Abd-Samad Habbachi tarafından imzalandı.</p><p><b><i>MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol</i></b> ise ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirilen bu ziyaretin, Belçika heyetinin özel talebiyle MEXT Teknoloji Merkezi'nde gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduk. Dünyanın en gelişmiş dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT'te ülkemizin üretim gücünü, teknoloji yetkinliğini ve Türk iş gücünün ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu uluslararası heyetlerle paylaştık. Otomotivden savunma sanayiine, tedarik sanayiinden demir çeliğe kadar birçok stratejik sektörde ülkemizin üretim kabiliyetlerini ve özellikle MESS üyelerinin dönüşüm vizyonunu en güçlü şekilde aktardığımıza inanıyoruz. Bu ziyaretin yeni iş birlikleri geliştirmek için değerli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu anlamlı ziyaretleri ve sanayimizin dönüşüm yolculuğuna gösterdikleri yakın ilgi için, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır'a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş'a ve Belçikalı heyet üyelerine teşekkür ediyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappimage2026051-12052026489071dd.jpg"/><p><b>MEXT HAKKINDA</b></p><p><i>2020 yılında Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası tarafından kurulan MEXT, dünyanın en kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm ve yetkinlik geliştirme merkezlerinden biridir. 10.000 metrekarelik ileri teknolojiyle donatılmış tesisinde; son teknoloji bir dijital fabrika, eğitim alanları, ofisler, canlı bir ortak çalışma alanı ve dinamik bir konferans merkezi bulunmaktadır.</i></p><p><i>Son beş yılda MEXT, 1.000'den fazla şirketten 21.000'in üzerinde ziyaretçiyi ağırlamış ve uluslararası katılımla 400'den fazla etkinliğe ev sahipliği yapmıştır. Türkiye'de 43 şehirde, ayrıca 5 ülkede ve 15 sektörde faaliyet gösteren 900'ün üzerinde firmaya dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm hizmetleri sunmuştur. MEXT ayrıca, sanayimizin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm yolculuğuna ışık tutan 15'in üzerinde içgörü raporu yayımlamıştır.</i></p><p><i>MEXT'in temel misyonu, Türk sanayisinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümünü hızlandırmaktır. Bu doğrultuda, daha yenilikçi, sürdürülebilir ve dijital bir gelecek inşa etmek amacıyla dönüştürücü hizmetler sunmaktadır. Avrupa İnovasyon Konseyi'nin resmî iş ortağı olması da MEXT'in inovasyona olan güçlü bağlılığını pekiştirmektedir.</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/belcika-kralicesi-mathild-572_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275691</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/polen-mevsimi-kontrolden-cikiyor-semptomlar-her-yil-agirlasiyor-275691</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Polen mevsimi kontrolden çıkıyor! Semptomlar her yıl ağırlaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de iklim değişikliği nedeniyle polen mevsimi her yıl daha erken başlıyor ve daha uzun sürüyor. Artan sıcaklık, karbondioksit kirliliği ve aşırı hava olayları milyonlarca insanın alerji semptomlarını ağırlaştırıyor. Uzmanlar, bu eğilimin önümüzdeki yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Polen mevsimi kontrolden çıkıyor! Semptomlar her yıl ağırlaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de iklim değişikliği, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen alerji sorununu her geçen yıl daha da büyütüyor. Uzmanlara göre, yükselen sıcaklıklar ve artan karbondioksit seviyeleri, polen mevsiminin hem süresini uzatıyor hem de şiddetini artırıyor. Özellikle Kuzey Amerika'da polen sezonu, geçmiş yıllara kıyasla daha erken başlıyor ve daha geç sona eriyor. Bu değişim, ABD'deki yetişkinlerin dörtte biri ile her beş çocuktan birini etkileyen mevsimsel alerjilerin daha ağır semptomlarla yaşanmasına yol açıyor. Bahar aylarında burun akıntısı, kaşıntılı gözler, astım atakları ve ciddi solunum problemleri, iklim değişikliğinin tetiklediği sağlık sorunlarının başında geliyor. Uzmanlar, 2026 polen sezonunun da geçmiş yıllara göre daha zorlu geçeceğini öngörüyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Polen mevsimi uzadı, semptomlar ağırlaştı'</h3><p>NYU Langone Health'ten Kulak Burun Boğaz uzmanı Dr. Neelima Tummala, hastalarının her yıl daha önce hiç olmadığı kadar şiddetli alerji semptomları yaşadıklarını belirtiyor. Dr. Tummala, "Bu sadece bir his değil, bilimsel olarak da kanıtlanıyor" diyerek, iklim değişikliğinin polen mevsimini uzattığına dikkat çekiyor. ABD Ulusal Fenoloji Ağı'nın verilerine göre, 198 şehirde yapılan analizde donma süresiz büyüme mevsimi ortalama 21 gün uzadı. Özellikle Kuzeybatı ve Güneybatı bölgelerinde bu artış daha belirgin şekilde hissediliyor. AccuWeather meteorologları ise bu yıl Ohio Nehri Vadisi ve Pasifik Kuzeybatısı'nda ağaç polenlerinin yüksek seviyelere ulaşacağını öngörüyor. Kuzey Ovası ve Büyük Göller bölgesinde ise artan yağış ve sıcak hava nedeniyle çim poleninde erken zirveler bekleniyor. Tüm bu veriler, iklim değişikliğinin alerji sorununu daha karmaşık ve yönetilmesi güç bir hale getirdiğini gösteriyor.</p><h3>Küresel ısınma polen üretimini katladı</h3><p>Yapılan araştırmalar, küresel ısınmanın polen üretimini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. 2021 yılında yayımlanan bir bilimsel çalışmada, insan kaynaklı iklim değişikliğinin Kuzey Amerika'daki polen sezonlarını belirgin şekilde kötüleştirdiği tespit edildi. Climate Central'ın analizine göre, 1970 ile 2025 yılları arasında ABD'nin büyük bölümünde büyüme mevsimi yaklaşık üç hafta uzadı. Nature Communications dergisinde 2022'de yayımlanan bir başka araştırma ise, yüzyılın sonuna kadar polen üretiminin yüzde 200'e kadar artabileceğini öngörüyor. Bu artış, özellikle polen alerjisi olanlar için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Montreal Çocuk Hastanesi'nden pediatrik alerji uzmanı Dr. Moshe Ben-Shoshan, bazı hastalarında geçmişe kıyasla çok daha yoğun semptomlar gözlemlediğini ve klasik tedavilerin artık yeterli gelmediğini vurguluyor. Dr. Ben-Shoshan, "Aynı semptomlar, sadece çok daha yoğun yaşanıyor" diyerek, alerji hastalarının yaşam kalitesinin ciddi şekilde düştüğüne dikkat çekiyor.</p><h3>Nem ve felaketler küf alerjilerini tetikliyor</h3><p>Polen dışında, iklim değişikliğinin etkilediği bir diğer önemli alerjen ise küf. Artan nem, sıcaklık ve sel olayları, daha önce nadir görülen bölgelerde küf oluşumu için ideal ortamlar yaratıyor. Özellikle kasırgalar gibi felaketlerin ardından, yetersiz havalandırmaya sahip eski binalarda ve bodrum katlarında yaşayan insanlar için küf alerjileri ciddi bir sorun haline geliyor. Dr. Tummala, bu tür ortamlarda yaşayan hastalarının alerji semptomlarında belirgin bir artış gözlemlediğini belirtiyor. Ayrıca, Kanada'dan ABD'ye ulaşan yoğun orman yangını dumanı gibi faktörler de solunum yolları üzerinde ek baskı oluşturuyor. Dr. Tummala, geçen yaz yaşanan bir orman yangını sırasında hastalarının dışarı çıkmaya korktuğunu ve birden fazla solunum stresörünün etkisini aynı anda yaşadığını ifade ediyor. Bu durum, alerjisi olan kişilerin hayat kalitesini daha da olumsuz etkiliyor.</p><h3>Polen ve toz, günlük yaşamı felç ediyor</h3><p>Mevsimsel alerjiler, çoğu insan için yalnızca rahatsız edici semptomlar anlamına gelmiyor; aynı zamanda uyku düzenini bozuyor, sinüzit enfeksiyonu riskini artırıyor, okul ve iş hayatını olumsuz etkiliyor. 2024 yılında Texas'ta yapılan bir çalışma, yüksek polen seviyelerinin olduğu dönemlerde acil servis başvurularında astım ataklarının önemli bir oranı oluşturduğunu gösterdi. Dr. Tummala, alerjisi olan kişilerin sıcak hava dalgalarına ve artan hava kirliliğine karşı daha hassas olduğunu belirtiyor. Ayrıca, kuraklık dönemlerinde yağmurun poleni havadan temizleyememesi, polen ve ince tozun haftalarca havada kalmasına neden oluyor. McGill Üniversitesi'nden David Wees, mevsimsel alerjilerinin daha erken başladığını ve daha uzun sürdüğünü, ofisinin önündeki huş ağaçlarından yayılan polen nedeniyle semptomlarının arttığını aktarıyor. Tüm bu gelişmeler, alerji şikayetlerinin sadece bireysel bir sorun olmadığını, toplum sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor.</p><h3>Uzmanlardan iklim değişikliğiyle mücadele çağrısı</h3><p>Uzmanlar, iklim değişikliği ve alerji sorunları arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekerek, acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Dr. Tummala, "Bu değiştirilebilir bir risk faktörü" diyerek, küresel ısınmanın azaltılması için toplumsal ve bireysel düzeyde harekete geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Bilim insanları, sera gazı emisyonlarının azaltılması, yeşil alanların korunması ve şehir planlamasında iklim dostu uygulamaların yaygınlaştırılması gibi adımların, alerjiyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu savunuyor. Ayrıca, sağlık sistemlerinin alerji ve solunum yolu hastalıklarına karşı daha hazırlıklı olması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi de öneriler arasında yer alıyor. ABD'de polen mevsiminin her yıl daha erken başlaması ve daha uzun sürmesi, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu eğilimin sürmesi halinde önümüzdeki yıllarda çok daha ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceği konusunda uyarıyor.</p><p>Sonuç olarak, ABD başta olmak üzere Kuzey Amerika'da iklim değişikliği kaynaklı polen ve küf artışı, mevsimsel alerji şikayetlerinin daha erken, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu sorunun yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde ele alınması gerektiğini ve iklim değişikliğiyle mücadeleye ağırlık verilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/polen-mevsimi-kontrolden--998_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275690</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-arastirma-ortaya-koydu-dunya-benzeri-yasam-icin-alt-sinir-belirlendi-275690</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma ortaya koydu! Dünya benzeri yaşam için alt sınır belirlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi Riverside'dan araştırmacıların geliştirdiği yeni STEHM modeli, yaşanabilir ekzoplanetler için alt boyut sınırını 0.8 Dünya yarıçapı olarak belirledi. Bu bulgu, uzayda yaşam arayışında odaklanılması gereken gezegenleri net biçimde ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni araştırma ortaya koydu! Dünya benzeri yaşam için alt sınır belirlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi Riverside'dan bir ekip, yaşanabilir ekzoplanetlerin belirlenmesinde devrim niteliğinde bir eşiği açıkladı. Araştırmacıların geliştirdiği STEHM (Dünya'dan Küçük Yaşanabilirlik Modeli) adlı yeni model, bir gezegenin yaşanabilirliği için alt sınırın 0.8 Dünya yarıçapı olduğunu ortaya koydu. Bu bulgu, uzayda yaşam arayışında teleskop zamanının en iyi adaylara ayrılması açısından kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Çalışma, bir gezegenin atmosferini uzun vadede koruyabilmesi için sahip olması gereken minimum büyüklüğe ışık tutarken, daha küçük gezegenlerin yaşam için yeterli atmosferi tutamadığını gösterdi.</p><h3>STEHM modeliyle yaşanabilirlikte yeni dönem</h3><p>STEHM modeli, gezegenlerin yaşanabilirlik potansiyelini belirlerken, özellikle atmosfer tutma yeteneği üzerinde duruyor. Araştırmacılar, bu modelde gezegenleri tek parça bir kabukla, yani 'durağan kapak' olarak tanımladı ve atmosferin korunmasında karbondioksit (CO2) bazlı bir senaryoyu tercih etti. CO2'nin, uzaya kaçışı zorlaştıran ağır bir molekül olması, atmosferin uzun ömürlü olmasını destekliyor. Modelin sonuçlarına göre, 0.8 Dünya yarıçapı veya daha büyük gezegenler, atmosferlerini milyarlarca yıl boyunca koruyabiliyor. Bu, potansiyel olarak yaşamın ortaya çıkıp gelişebilmesi için gerekli olan uzun süreli istikrarlı koşulların sağlanmasına olanak tanıyor. Araştırmacılar, 0.7 Dünya yarıçapı ve altındaki gezegenlerde ise atmosfer kaybının hızlandığını ve bu gezegenlerin, ev sahibi yıldızlarının yoğun ultraviyole (XUV) ışınımı nedeniyle kısa sürede atmosferini kaybettiğini vurguladı.</p><h3>Atmosfer kaybında iki ana engel: Yerçekimi ve iç soğuma</h3><p>Modelde, yaşanabilirlik sınırını belirleyen iki temel faktör öne çıkıyor: yerçekimi ve iç soğuma. Daha küçük gezegenlerin kütlesi ve dolayısıyla yerçekimi düşük olduğu için, atmosferdeki yüksek enerjili parçacıklar kolayca uzaya kaçabiliyor. Bu süreç, bilim dünyasında 'Jeans kaçışı' olarak biliniyor ve atmosferin hızla incelmesine yol açıyor. İkinci kritik faktör ise iç soğuma. Küçük gezegenlerin yüzey alanı-hacim oranı yüksek olduğundan, iç kısımları büyük gezegenlere göre çok daha hızlı soğuyor. Bu soğuma, gezegenin dış kabuğunun hızla kalınlaşmasına ve volkanik aktivitelerin neredeyse tamamen durmasına neden oluyor. Oysa volkanizma, atmosferdeki gazların sürekli olarak yenilenmesini ve korunmasını sağlıyor. Volkanik aktivitenin azalması, atmosferin ömrünü ciddi şekilde kısaltıyor ve yaşanabilirliği tehlikeye atıyor.</p><h3>0.8 Dünya yarıçapı altı gezegenlerin kaderi: Kısa ömürlü atmosferler</h3><p>STEHM modelinin ortaya koyduğu verilere göre, 0.7 Dünya yarıçapı ve daha küçük gezegenler, atmosferlerini uzun süre koruyamıyor. Örneğin, 0.6 Dünya yarıçapına sahip bir gezegen, atmosferini yalnızca 400 milyon yıl kadar tutabiliyor. Bu süre, yaşamın karmaşık formlar geliştirebilmesi için oldukça yetersiz kabul ediliyor. 0.5 Dünya yarıçapına sahip bir gezegenin ise atmosferi sadece 30 milyon yıl içinde tamamen yok oluyor. Araştırmacılar, bu bulguların, yaşanabilir ekzoplanet arayışında 0.8 Dünya yarıçapı altında kalan gezegenlerin büyük oranda elenmesi gerektiğini gösterdiğini belirtiyor. Bu sınırın altında kalan gezegenlerin, olağanüstü koşullar dışında, genellikle havasız ve yaşam barındırma ihtimali düşük kayalık gökcisimleri haline geldiği ifade ediliyor.</p><h3>Nadir istisnalar: Yaşanabilirlik için üç özel durum</h3><p>Her ne kadar genel kural 0.8 Dünya yarıçapı olsa da, model bazı istisnalara da dikkat çekiyor. Araştırmacılar, çok nadir görülen üç özel durumda, daha küçük gezegenlerin atmosferlerini uzun süre koruyabileceğini belirtiyor. Bunlardan ilki, gezegenin büyük bir karbon bütçesiyle oluşması. Bu durumda, fazla karbon, atmosferin milyarlarca yıl boyunca kaybolmasını önleyebiliyor. İkinci istisna, düşük çekirdek yarıçapı oranına sahip küçük gezegenlerde görülüyor. Çekirdeği neredeyse olmayan bu gezegenler, daha büyük bir manto hacmine sahip oldukları için, uzun süre boyunca atmosfer oluşturan gazları salmaya devam edebiliyor. Üçüncü istisna ise 'soğuk başlangıç' olarak adlandırılıyor. Bu senaryoda, gezegenin mantosu geç ısınıyor ve atmosfer oluşturmaya başladığında, yıldızın zararlı XUV radyasyonu azalmış oluyor. Böylece, atmosferin ömrü uzayabiliyor. Ancak, bu üç durumun son derece nadir olduğu ve genel arayışta istisna teşkil ettiği vurgulanıyor.</p><h3>Uzayda yaşam arayışında yeni yol haritası: 0.8 Dünya yarıçapı ve üzeri gezegenler</h3><p>Kaliforniya Üniversitesi Riverside ekibinin STEHM modeliyle ortaya koyduğu 0.8 Dünya yarıçapı sınırı, astronomi dünyasında yaşanabilir ekzoplanet arayışına yön veriyor. Araştırmacılar, uzayda yaşam bulma umuduyla yapılan gözlemlerde, bu eşiğin altındaki gezegenlere odaklanmanın zaman ve kaynak israfına yol açabileceğini belirtiyor. Teleskop zamanının ve bilimsel kaynakların, atmosferini milyarlarca yıl koruyabilecek büyüklükteki gezegenlere yönlendirilmesi gerektiği savunuluyor. Bu yaklaşım, uzayda Dünya benzeri yaşam izlerini bulma ihtimalini artırırken, yaşanabilirlik kriterlerinde de daha net ve bilimsel temelli bir yol haritası sunuyor. Sonuç olarak, 0.8 Dünya yarıçapı, yaşam arayışında yeni bir standart olarak kabul ediliyor ve gelecekteki ekzoplanet araştırmalarında bu sınırın dikkate alınması öneriliyor.</p><p>STEHM modelinin sunduğu bu bulgular, uzayda yaşam arayışında bilim insanlarına net bir yol gösteriyor. 0.8 Dünya yarıçapı eşiği, yaşanabilir ekzoplanetlerin belirlenmesinde kritik bir referans noktası haline geldi. Bu yeni bilgiyle, astronomi topluluğu, kaynaklarını ve gözlemlerini en umut vadeden gezegenlere odaklayarak, evrende yaşamın izlerini bulma şansını artırabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/yeni-arastirma-ortaya-koy-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275689</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tutuklu-eski-usak-belediye-baskani-yalim-ek-ifade-icin-adliyeye-goturuluyor-275689</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Yalım ek ifade için adliyeye götürülüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürüldüğü belirtildi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Yalım ek ifade için adliyeye götürülüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Uşak Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ile ilgili 27 Mart'ta soruşturma başlatmış, ilk dalga operasyonda Belediye Başkanı Özkan Yalım gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Yalım ardından görevden uzaklaştırılmıştı.</p><p>Eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade vermişti. Yalım'la ilgili yeni bir gelişme yaşandı.</p><p>Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın yeni bir ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürüldüğü öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/tutuklu-eski-usak-belediy-826_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275688</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/microsoft-outlook-hizli-adimlar-hatasini-kabul-etti-275688</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Microsoft Outlook hızlı adımlar hatasını kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft, Outlook uygulamasında Hızlı Adımlar özelliğinde yaşanan önemli bir sorunu doğruladı. Son güncellemenin ardından binlerce Outlook kullanıcısı Hızlı Adımlar işlevinin devre dışı kalmasından şikayet ediyor. Şirket, geçici çözümler önerirken, kalıcı bir düzeltme için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Microsoft Outlook hızlı adımlar hatasını kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft, Outlook'un klasik sürümünde yer alan Hızlı Adımlar özelliğinde ciddi bir hata yaşandığını resmen duyurdu. Son yayımlanan 2512 (Build 19530.20138) güncellemesinin ardından, çok sayıda Outlook kullanıcısı Hızlı Adımlar fonksiyonunun aniden griye döndüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini bildirdi. Şirket, bu beklenmedik sorunun özellikle Microsoft 365 için Outlook'ta ortaya çıktığını ve kullanıcıların uzun süredir bu durumdan şikayetçi olduğunu kaydetti. Microsoft, Outlook Hızlı Adımlar özelliğini etkileyen bu hatanın, e-posta yönetiminde otomatikleştirilmiş görevleri kullananlar için büyük bir verimlilik kaybına yol açtığını vurguladı.</p><h3>Microsoft: 'Hızlı Adımlar'da bayrak ve kategori komutları sorunlu'</h3><p>Microsoft tarafından yapılan açıklamada, Hızlı Adımlar özelliğinin özellikle "Mesaj üzerindeki bayrakları temizle" ve "Kategorileri temizle" gibi komutları içeren işlemlerde hata verdiği belirtildi. Şirket, bir e-postayı taşırken aynı anda kategori temizleme gibi bir eylem seçildiğinde, ilgili mesajda zaten kategori atanmadıysa Hızlı Adımlar'ın devre dışı kaldığını aktardı. Kullanıcılar, bu sorun nedeniyle Outlook'taki e-posta iş akışlarını tek tıkla yönetme imkanını kaybetti. Hızlı Adımlar, Outlook kullanıcılarının tekrarlayan işlerini hızlandıran ve posta kutularını daha verimli yönetmelerini sağlayan bir özellik olarak öne çıkıyor. Bu nedenle yaşanan hata, özellikle iş dünyasında Outlook'a bağımlı olanlar için önemli bir aksaklık yarattı. Microsoft, söz konusu hatanın yalnızca belirli komut zincirlerinde ortaya çıktığını, ancak etkisinin geniş kullanıcı kitlesini kapsadığını belirtti.</p><h3>Şirketten geçici çözüm önerileri ve güncelleme uyarısı</h3><p>Microsoft, Outlook Hızlı Adımlar özelliğinde yaşanan bu sorun için henüz kalıcı bir çözüm sunmadı. Ancak kullanıcıların iş akışlarını sürdürebilmesi için bazı geçici öneriler paylaştı. Şirket, Hızlı Adımlar'a klavye kısayolları atayarak özelliğin bir kısmının kullanılabilirliğini artırabileceğini bildirdi. Bunun için Outlook menüsünde Yönet Hızlı Adımlar bölümünden ilgili adımı seçip düzenleyerek, 'Kısayol tuşu' menüsünden bir tuş atanması önerildi. Ayrıca, bu yöntem işe yaramazsa kullanıcıların 2511 (Build 19426.20218) sürümüne geri dönmeleri veya Outlook Web Uygulaması (OWA) ile Yeni Outlook uygulamasını geçici olarak tercih etmeleri tavsiye edildi. Microsoft, güncellemeleri devre dışı bırakmanın da bir alternatif olabileceğini belirtti. Şirket, kullanıcıların bu bilinen sorunun çözümü için 14 Temmuz tarihini takip etmelerini önerdi. Henüz hata için kesin bir düzeltme tarihi açıklanmadı ve Microsoft Outlook ekibi, hatayı detaylı şekilde incelemeye devam ediyor.</p><p>Microsoft'un Outlook Hızlı Adımlar özelliğinde ortaya çıkan bu hata, e-posta yönetiminde otomasyon ve verimlilik arayan kullanıcılar açısından ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Şirketin geçici çözüm önerileri, kullanıcıların iş süreçlerini bir nebze rahatlatırken, binlerce Outlook kullanıcısı kalıcı ve kapsamlı bir güncellemenin bir an önce yayımlanmasını bekliyor. Microsoft'un konuyla ilgili yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı ve Hızlı Adımlar özelliğinin ne zaman tam işlevselliğine kavuşacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/microsoft-outlook-hizli-a-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275687</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/whatsappta-liquid-glass-surprizi-yeni-tasarim-izleri-ortaya-cikti-275687</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp'ta Liquid Glass sürprizi! Yeni tasarım izleri ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[WhatsApp, iOS platformunda Liquid Glass tasarımını test etmeye devam ediyor. Beta kullanıcıları, mesaj tepkileri ve bağlam menülerinde yapılan yenilikleri deneyimleme fırsatı buluyor. Meta'nın bu adımı, uygulamanın görsel bütünlüğünü güçlendirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp'ta Liquid Glass sürprizi! Yeni tasarım izleri ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp, iOS kullanıcıları için Liquid Glass adını verdiği yeni tasarım dilini beta sürümünde test etmeye başladı. Uygulamanın TestFlight programına katılan kullanıcılar, mesaj tepkileri ve bağlam menülerinde dikkat çekici yeniliklerle karşılaşıyor. Beta sürecinde öne çıkan Liquid Glass tasarımı, uygulamanın alt navigasyon çubuğu ve sohbetler sekmesinde daha önce küçük ölçekte denenmişti. Şimdi ise, bu tasarım yaklaşımı mesaj tepkisi tepsisi ve sohbet listesi bağlam menüsüne taşındı. Şeffaflık efektleri ve opak görünümler, uygulamanın farklı bölümlerinde görsel bir bütünlük sağlamayı amaçlıyor.</p><h3>Meta, Liquid Glass tasarımını iOS'ta genişletiyor</h3><p>Meta, Liquid Glass tasarımını iOS uygulamasında daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Son beta güncellemesinde, mesaj tepkileri için hazırlanan tepki tepsisi daha belirgin ve opak bir yapıya kavuştu. Sohbet listesindeki bağlam menüsü ise şeffaflık efektleriyle yenilendi. Ancak, mesajlar için kullanılan bağlam menüsünde sade bir arka plan tercih edildiği görülüyor. Bu durum, uygulamanın bazı bölümlerinde Liquid Glass tasarımının tam anlamıyla benimsenmediğini gösteriyor. Yine de, beta sürümlerinde yapılan bu değişiklikler, Meta'nın iOS kullanıcı deneyimini geliştirmek için yoğun bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor.</p><h3>WhatsApp beta güncellemeleriyle Liquid Glass sürprizi</h3><p>WhatsApp'ın TestFlight beta sürümlerinde Liquid Glass tasarımıyla ilgili yenilikler ardı ardına ortaya çıkıyor. WABetaInfo'nun tespitlerine göre, bu yeni tasarım dili, uygulamanın farklı bölümlerinde test ediliyor ve kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda şekilleniyor. Şu an için Liquid Glass yeniliklerinin App Store'daki kararlı sürüme ne zaman ekleneceği kesinleşmedi. Ancak, beta sürümlerinde sürekli olarak yeni Liquid Glass referanslarının bulunması, resmi dağıtımın yakın zamanda gerçekleşebileceği yönünde beklentileri artırıyor. Kullanıcılar, WhatsApp'ın iOS platformunda daha modern ve bütünlüklü bir görünüme kavuşmasını heyecanla bekliyor.</p><p>Sonuç olarak, WhatsApp'ın iOS beta sürümünde test edilen Liquid Glass tasarımı, uygulamanın görsel tutarlılığını güçlendirme yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Meta'nın bu yenilikleri yakın gelecekte tüm iOS kullanıcılarına sunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/whatsappta-liquid-glass-s-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275686</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-korfezdeki-sorun-gazze-konusunu-hicbir-sekilde-unutturmamali-275686</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Karşı karşıya olduğumuz Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ülkesinin Türkiye ile birlikte Pakistan'ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'ın yeniden açmak için yürüttüğü arabuluculuk çabalarını desteklediğini söyledi.<br></p><p>Al Sani, Katar&#39;ın başkenti Doha&#39;da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357243.jpg"/><p>Katar Başbakanı, Hürmüz Boğazı&#39;ndaki seyrüsefer hareketliliğinin kısıtlamasının deniz ticaretini de etkilediğini belirterek, &quot;İran bu (Hürmüz) boğazı, Körfez ülkelerine baskı veya şantaj yapmak için bir silah olarak kullanmamalıdır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357246.jpg"/><p>İsrail&#39;in Gazze&#39;de sivilleri hedef almayı ve göçe zorlamayı sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, &quot;İsrail, Gazze Şeridi&#39;nde ateşkesi ihlal etmeyi sürdürüyor ve insani yardımı bir silah olarak kullanıyor.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357247.jpg"/><p>Al Sani, bölgenin dost ülkelerle istişarenin sürdürülmesini gerektiren hassas bir süreçten geçtiğini ve Türkiye&#39;nin koordinasyon içine oldukları ortakların başında geldiğini belirterek, &quot;Katar ve Türkiye, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı&#39;nı yeniden açmak için Pakistan&#39;ın arabuluculuk çabalarını destekliyor.&quot; diye konuştu.<br></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ve ABD arasındaki müzakere sürecinin en kısa sürede bir neticeye ulaşmasını dileyerek, "Aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak." dedi.</p><p>Bakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'daki ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Bölgede karşılaşılan durumların, iki ülkeyi daha fazla istişare etme ve dayanışma içinde olmaya zorladığını vurgulayan Fidan, "Geçtiğimiz günlerde bölgedeki diğer ülkelerle, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'le de çeşitli düzeylerde temaslarımız oldu. Bize ziyaretler oldu. Bölgedeki durumu ele aldık." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357249.jpg"/><p>Fidan, İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde Pakistan'ın rolünü desteklediğini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"Bu noktada elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Bunu hiçbir şekilde görmek istemiyoruz. İnşallah diplomasinin bir neticeye ulaşması için de dostlarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada ortaya konan çabaları da her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz."</p><p>Fidan, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uyguladığına dikkati çekerek, "Dünya hükümetleri bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla dünya kamuoyunun çabası, bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357250.jpg"/><p><b>- "HER ALANDA GERÇEKTEN OLDUKÇA İYİ İLERLEYEN BİR İLİŞKİMİZ VAR"</b></p><p>Türkiye ve Katar ilişkilerinin iyi olduğunu belirten Fidan, "Her alanda gerçekten oldukça iyi ilerleyen bir ilişkimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri Şeyh Temim'in ortaya koyduğu irade, liderlik bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek nitelikte. Uzun yıllardır samimi bir dostluğa, kardeşliğe dayalı, belli olaylarla test edilmiş bir ilişki var." ifadelerini kullandı.</p><p>Fidan, her iki ülkenin kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra oldukça profesyonel, sonuç almaya odaklı projelerini hayata geçirmeye devam edeceğini söyledi.</p><p>İran ve ABD arasındaki müzakerelerde, tarafların aslında savaşın durmasını, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istediğini dile getiren Fidan, "Her iki tarafın da niyet bazında ortaya koyduğu tavır bu. Problem, bunu nasıl bir önceliklendirmeyle ve ifadelendirmeyle kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin." dedi.</p><p>Fidan, sürecin en kısa sürede bir neticeye ulaşmasını dileyerek, "Çünkü aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357252.jpg"/><p><b>- "BU ARTIK KÜRESEL BİR SORUN, GÜVENLİK SORUNU"</b></p><p>Fidan, bölgesel konularda mevkidaşı Al Sani ile fikir alışverişinde bulunduğunu belirtti.</p><p>Savaşın başlamaması için en başından itibaren Türkiye ve Katar'ın büyük bir çaba ortaya koyduğu vurgulayan Fidan, "Maalesef savaş vuku buldu. Şu anda bu savaşın en erken şekilde, en az zararla durdurulması için çabalamaktayız. Bütün bu çabaları desteklemekteyiz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357253.jpg"/><p>Bakan Fidan, Türkiye ve Katar'ın bölgesel krizleri arabuluculuk yoluyla sönümlendirmek ve sona erdirmek konusunda her iki ülkenin de çok çalıştığını, birbirinin çabalarına destek verdiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41357254.jpg"/><p>Bu konuda geçmişte önemli tecrübelerin olduğunu hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:</p><p>"İsrail herkes tarafından odadaki fil olarak tanımlanmakta. Herkes bir araya geliyor, herkesin barışı, diplomasiyi konuştuğu bir dönemde İsrail'in bütün sorunları şiddet ve yayılmacılıkla daha da artırma yolunda bir politika izlediğini görüyoruz. Bu artık küresel bir sorun, güvenlik sorunu haline geldi. Avrupa Birliği'nin aldığı yaptırım kararları var İsrail'e karşı ve ben önümüzdeki dönemde, dünya kamuoyunun İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı daha fazla tepki koyacağına inanıyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/disisleri-bakani-fidan-ko-290_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275685</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ankarada-kuzey-ve-doguda-kuvvetli-yagis-uyarisi-275685</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da kuzey ve doğuda kuvvetli yağış uyarısı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, meteoroloji verilerine göre Başkent'in kuzey ve doğu çevrelerinde kuvvetli yağış beklendiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da kuzey ve doğuda kuvvetli yağış uyarısı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, başkentin kuzey ve doğu kesimlerinde yerel kuvvetli yağış beklendiği bildirilerek; ani sel, yıldırım, yerel dolu yağışı ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması çağrısında bulunuldu.  </p><p>Açıklamada, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezinden alınan son verilere göre; bugün (Salı) öğle saatlerinden sonra beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Ankara'nın kuzey ve doğu çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden; ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" ifadelerine yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ankarada-kuzey-ve-doguda--330_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275684</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/flaman-bolge-hukumeti-basbakani-diependaele-turkiye-ile-imalat-sektorunde-isbirligi-onemli-275684</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele: Türkiye ile imalat sektöründe işbirliği önemli]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, "Türkiye gibi güçlü ortaklarla işbirliği yaparak, imalat sektörünün geleceğinde hayati rol oynayabileceğimize inanıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele: Türkiye ile imalat sektöründe işbirliği önemli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, İstanbul'daki MEXT Teknoloji Merkezi'nde düzenlenen "Endüstri 4.0'dan 5.0'a: Küresel Jeopolitik Değişimler Arasında Üretimin Geleceği Üzerine Belçika-Türk Diyaloğu" toplantısının açılışında konuştu.</p><p>Küresel sanayi üretiminin jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılmaları ve enerji kısıtları nedeniyle yeniden şekillendiğini ifade eden Diependaele, üretim sistemlerinin artık akıllı, verimli, sürdürülebilir ve dayanıklı olması gerektiğini söyledi.</p><p>Diependaele, Türkiye ile Belçika'nın güçlü sanayi altyapıları ve birbirini tamamlayan yetkinliklere sahip olduğuna dikkati çekerek, mevcut jeopolitik ortamda işbirliğinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355827.jpg"/><p>İki ülke sanayisinin de birçok ortak zorlukla karşı karşıya olduğuna işaret eden Diependaele, "Bu nedenle, günümüz jeopolitik koşullarında işbirliği hayati önem taşıyor ve bakanla daha fazla işbirliği yapma imkanlarını görüşmüş olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355828.jpg"/><p>Diependaele, Flaman bölgesinin Türkiye ile kurduğu ortaklığı derinleştirmek için büyük bir istekle çalıştığını belirterek, "Türkiye gibi güçlü ortaklarla işbirliği yaparak, hem geleceğin hem de imalat sektörünün geleceğinde hayati rol oynayabileceğimize inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355829.jpg"/><p>Dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekanın sanayi üretiminin merkezine hızla yerleştiğine dikkati çeken Diependaele, "Dijital dönüşüm, döngüsel üretim ve insan odaklı inovasyon alanlarında birlikte çalışarak, ortak zorlukları ortak fırsatlara dönüştürebileceğimize inanıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Diependaele, üretimin geleceğinin "soyut vizyonlarla değil, pratik tercihlerle" şekilleneceğini kaydederek, verimliliğin artırılması, nitelikli iş gücünün güvence altına alınması ve sınır ötesi güvenilir ortaklıkların kurulmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/flaman-bolge-hukumeti-bas-835_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275683</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdde-hedef-gronlandda-yeni-us-danimarka-ile-temaslarda-ilerleme-kaydedildi-275683</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de hedef Grönland'da yeni üs! Danimarka ile temaslarda ilerleme kaydedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle 'ele geçirme' söylemlerinde bulunduğu Grönland'da üç yeni üs açmak için bir süredir Danimarka ile yürüttüğü görüşmelerde ilerleme kaydettiği ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de hedef Grönland'da yeni üs! Danimarka ile temaslarda ilerleme kaydedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BBC'nin, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın "ulusal güvenlik" meselesi olarak değerlendirdiği Grönland'ı "ele geçirme" söylemlerinin gölgesinde Washington ve Kopenhag'ın adaya yönelik temasları sürüyor.</p><p>İsimleri açıklanmayan kaynaklar, ABD'nin, görüşmelerde, Grönland'daki askeri varlığını artırma ve adanın güneyinde "ABD'nin egemen toprağı" sayılacak üç yeni üs kurma konularını gündeme getirdiğini söyledi.</p><p>Bu üslerin yoğunlukla Çin ve Rusya'nın Kuzey Atlantik'teki olası denizcilik faaliyetlerini gözetlemede kullanılacağına işaret eden kaynaklar, görüşmelerde son aylarda ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.</p><p>Kaynaklar, tarafların henüz herhangi bir konuda anlaşmaya varmadığını ve inşa edilecek üslerin sayısının değişebileceğini ifade etti.</p><p>Beyaz Saray'dan bir yetkili de Danimarka ve Grönland ile üst düzey görüşmelerin yapıldığını ve "doğru yönde ilerlediğini" düşündüklerini belirtmekle birlikte temasların içeriğine ilişkin bilgi vermedi.</p><p>Danimarka Dışişleri Bakanlığından bir sözcü de ABD ile "diplomatik sürecin devam ettiğini" doğruladı.</p><p>Trump, Grönland'a "ulusal güvenlik" gerekçeleriyle ihtiyaç duyduklarını birçok defa belirtmiş, Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland ise bu söylemlere tepki göstermişti.</p><p>ABD'nin Grönland'ın kuzeybatısında halihazırda sahip olduğu tek askeri üs olan Pituffik Uzay Üssü ile bölgedeki füze hareketliliği gözlemleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/abdde-hedef-gronlandda-ye-836_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kurban-bayrami-tatiliyle-ikinci-el-arac-piyasasinda-hareketlilik-artti-275682</link>
      <pubDate>2026-05-12T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı tatiliyle ikinci el araç piyasasında hareketlilik arttı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla memleketlerine ya da tatil bölgelerine kendi araçlarıyla gitmeyi tercih eden vatandaşlardan gelen talep ikinci el araç piyasasında hareketliliği artırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurban Bayramı tatiliyle ikinci el araç piyasasında hareketlilik arttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, AA muhabirine, özellikle bayram ve yaz sezonu öncesinde ikinci el araç piyasasında gözle görülür bir canlanma yaşandığını, bireysel ulaşım ihtiyacındaki artışın sektöre doğrudan yansıdığını söyledi.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında 11 milyondan fazla aracın devrinin gerçekleştiğini hatırlatan Erkoç, bu rakamın ikinci el otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisindeki büyüklüğünü ve dinamizmini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p>Erkoç, ikinci el araç piyasasının Türkiye otomotiv ticaretinin temel taşı konumunda bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Türkiye&#39;de otomotiv ticaretinin çok önemli bir bölümü ikinci el araç piyasasında gerçekleşiyor. Her yıl milyonlarca aracın el değiştirmesi, sektörün ekonomik hacmini ve toplumsal ihtiyaçlar açısından taşıdığı önemi gösteriyor. Özellikle havaların ısınması, yaz sezonunun başlaması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte vatandaşların kendi araçlarıyla seyahat etme eğilimi belirgin şekilde arttı. Bu durum da ikinci el otomobil piyasasında hareketliliği beraberinde getirdi.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/araba4-12052026d940e982.jpg"/><p><b>- "İKİNCİ EL ARAÇ SEKTÖRÜ GENİŞ BİR EKONOMİK SİSTEMİ BESLİYOR"</b></p><p>İkinci el araç piyasasının yılın ilk aylarında da güçlü bir görünüm sergilediğini vurgulayan Erkoç, sektörün yalnızca araç alım satımından ibaret olmadığını, çok geniş bir ekonomik ekosistemi beslediğini anlattı.</p><p>Erkoç, ikinci el otomotiv sektörünün galerilerden ekspertiz firmalarına, sigortadan finansman alanına kadar birçok iş kolunu doğrudan etkilediğini belirterek, &quot;Binlerce işletme ve on binlerce çalışan bu sektörün parçası. Dolayısıyla piyasadaki hareketlilik ekonomik canlılık açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Sıfır araç tarafında son dönemde devam eden kampanyaların ikinci el piyasasına da etkisinin bulunduğuna işaret eden Erkoç, tüketicilerin araç satın alırken yalnızca fiyatı değil, kullanım maliyetlerini, yakıt tüketimini ve uzun vadeli giderleri de dikkate aldığını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/arabakrmz-120520268c75d7c5.jpg"/><p><b>- "GÜVENLİ TİCARET İÇİN YETKİ BELGESİ SAHİBİ İŞLETMELER TERCİH EDİLMELİ"</b></p><p>Erkoç, sektörde artan yoğunluğun tüketicilerin daha dikkatli hareket etmesini gerekli kıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bayram dönemlerinde araç sahibi olmak ya da mevcut aracını yenilemek isteyen vatandaşlarımızın sayısı artıyor. Bu süreçte araç alım satım işlemlerinin mutlaka yetki belgeli ve kurumsal işletmeler üzerinden yapılmasını öneriyoruz. Ekspertiz süreçlerinin dikkatle değerlendirilmesi ve güvenilir işletmelerin tercih edilmesi hem tüketici haklarının korunması hem de sektörün sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşıyor.&quot;</p><p>Erkoç, ikinci el araç piyasasındaki hareketliliğin sonraki süreçte de devam etmesini beklediklerini belirterek, bayram ve yaz sezonunun etkisiyle piyasada kontrollü canlılık yaşanacağını sözlerine ekledi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/kurban-bayrami-tatiliyle--921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ispanya-basbakani-sanchez-filistin-devletinin-de-mevcudiyet-hakki-vardir-israil-ateskese-s-275681</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İspanya Başbakanı Sanchez: Filistin Devletinin de mevcudiyet hakkı vardır, İsrail ateşkese saygı göstermeli]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail'in ateşkese saygı gösterip birlikte yaşamı destekleyen çözümlere odaklanması gerektiğini belirterek, "İsrail gibi Filistin Devleti'nin de mevcudiyet hakkı vardır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İspanya Başbakanı Sanchez: Filistin Devletinin de mevcudiyet hakkı vardır, İsrail ateşkese saygı göstermeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanchez, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ile Madrid&#39;deki Başbakanlık konutu Moncloa&#39;da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355863.jpg"/><p>AA muhabirinin, &quot;İsrail&#39;in yoğun saldırı ve yıkımına maruz kalan Gazze Şeridi&#39;nde sağlık durumu çökme noktasına geldi. İspanya hükümetinin ve DSÖ&#39;nün Filistin&#39;de sağlık durumuna ilişkin planları var mı?&quot; sorusuna cevap veren Sanchez, &quot;Gazze&#39;de tüm insani yardımların girişinin garanti edilmesini, ateşkese saygı gösterilmesini ve barışçıl birlikte yaşam için siyasi bir çözüme odaklanılmasını istiyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/41355870.jpg"/><p>Başbakan Sanchez ayrıca, &quot;İspanya, Filistin Devleti&#39;ni tanıdı ve ilk günden itibaren Hamas&#39;ın saldırılarını kınadı ve aynı anda İsrail&#39;in Gazze&#39;deki soykırımını ve Batı Şeria&#39;daki yasa dışı yerleşimlerini de kınadı. Bu savaş, Orta Doğu&#39;yu ve İsrail&#39;i çok daha güvensiz yapıyor. Bizim talebimiz savaşı bitirmek, uluslararası hukukla barış ufkunu açmaktır. Filistin&#39;in de İsrail gibi mevcudiyet hakkı vardır.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/ispanya-basbakani-sanchez-712_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275680</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/eski-dunya-bankasi-baskanindan-cin-icin-sok-stok-uyarisi-275680</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Dünya Bankası başkanından Çin için şok stok uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Dünya Bankası Başkanı David Malpass, Çin'in gıda ve gübre stoklamayı sürdürmesinin küresel tedarik krizini derinleştirdiğini vurguladı. Malpass, İran kaynaklı sevkiyat aksaklıklarının ardından Çin'in stok politikasını değiştirmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Dünya Bankası başkanından Çin için şok stok uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Dünya Bankası Başkanı David Malpass, Çin'in gıda ve gübre stoklamaya devam etmesinin, İran savaşının tetiklediği küresel tedarik krizini daha da ağırlaştırdığını açıkladı. Malpass, BBC Dünya Servisi'nin Dünya İş Raporu'na verdiği röportajda, Çin'in dünya genelindeki en büyük gıda ve gübre stoğuna sahip olduğunu ve bu stokları artırma politikasının sona ermesi gerektiğini söyledi. Malpass'ın bu açıklamaları, küresel sevkiyatların Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle sekteye uğradığı ve birçok ülkenin bahar ekimi öncesinde gübre bulmakta zorlandığı bir dönemde gündeme geldi.</p><h3>Malpass: 'Çin, stoklamayı durdurmalı; küresel açlık riski artıyor'</h3><p>David Malpass, özellikle Çin'in mevcut stok politikası nedeniyle, yoksul ülkelerde gıda ve gübreye erişimin zorlaştığını vurguladı. Çin'in Mart ayından beri bazı gübre türlerinin ihracatını durdurduğuna dikkat çeken Malpass, bu kararın küresel gübre tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirtti. Çin, 2021'den bu yana kısıtlamalarını kademeli olarak artırırken, geçen yıl dünya gübre üretiminin yaklaşık yüzde 25'ini sağladı ve 13 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirdi. Ancak Malpass, bu stoklamanın dünyada haftada 10 milyon öğün kaybına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunan sektör temsilcilerinin görüşlerine de işaret etti. Yara'nın CEO'su Svein Tore Holsether'in, gübre kullanımındaki azalma nedeniyle tarımsal verimde ciddi düşüşler yaşanabileceği ve bunun da küresel gıda fiyatlarını artırabileceği yönündeki değerlendirmelerini hatırlattı.</p><h3>Çin'den statü ve tedarik savunması: 'Suçlama Çin'e kaydırılamaz'</h3><p>Çin'in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu ise, Çin'in küresel gıda ve gübre piyasalarının istikrarını koruma kararlılığını vurguladı. Liu, mevcut tedarik zinciri sorunlarının arkasındaki nedenlerin açık olduğunu ve suçun Çin'e yüklenemeyeceğini belirtti. Ayrıca, Çin'in gelişmekte olan ülke statüsünü sürdürmesinin meşru bir hak olduğunu savundu. Malpass ise, Çin'in dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olmasına rağmen kendini hâlâ gelişmekte olan ülke olarak tanımlamasının inandırıcı olmadığını söyledi. Dünya Bankası ve WTO'da bu statünün askıya alınabileceğini dile getirdi. Malpass, Çin'in ekonomik gücünü ve dünya ticaretindeki rolünü göz önünde bulundurarak, stok politikalarını gözden geçirmesinin zamanının geldiğini ifade etti.</p><h3>Hürmüz Boğazı krizi ve küresel ekonomi: Malpass'tan çözüm çağrısı</h3><p>David Malpass, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel ticaret ve özellikle Çin ekonomisi için ciddi riskler barındırdığını belirtti. Malpass'a göre, boğazın kapanması Çin'in deniz ticaretini ve konteyner taşımacılığını doğrudan etkiliyor. Çin'in, dünya genelinde açık deniz yollarından büyük fayda sağladığını ve bu nedenle Hürmüz Boğazı'ndaki çıkmazın çözümüne katkı sunabileceğini söyledi. Malpass, İran'ın boğaz üzerinde kontrol sağlaması halinde Çin'in ekonomik olarak büyük kayıplar yaşayacağını vurguladı. Ayrıca, ABD'nin liderliğinde uluslararası toplumun bir araya gelerek çözüm için baskı yapmasının önemine dikkat çekti. Ek olarak, ABD'de açıklanacak yeni enflasyon verileri öncesinde fiyat artışlarının sürebileceğini, ancak güçlü istihdam verilerinin Amerikan ekonomisinin dayanıklılığını gösterdiğini ifade etti.</p><p>Sonuç olarak, David Malpass'ın Çin'e yönelik çağrısı, küresel gıda ve gübre krizinin çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor. Çin'in stok politikası, özellikle yoksul ülkelerdeki gıda güvenliğini tehdit ederken, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de uluslararası ticaretin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Malpass, tüm tarafların ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmesinin, hem küresel ekonomi hem de gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/eski-dunya-bankasi-baskan-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/2-sabah-uykusu-tehlikesi-yaslilarda-gizli-olum-riskini-yukseltiyor-275679</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sabah uykusu tehlikesi! Yaşlılarda gizli ölüm riskini yükseltiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi'nden bilim insanları, yaşlı yetişkinlerde gündüz uykusunun zamanlaması ve süresinin ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini gösteren çarpıcı bulgulara ulaştı. Özellikle sabah saatlerinde uyuyan yaşlılarda ölüm riskinin belirgin şekilde arttığı vurgulandı. Araştırmacılar, bilek takip cihazlarıyla elde edilen verilerin yaşlı sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sabah uykusu tehlikesi! Yaşlılarda gizli ölüm riskini yükseltiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin önde gelen sağlık merkezlerinden Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nin ortaklaşa yürüttüğü uzun soluklu bir araştırma, yaşlı yetişkinlerde gündüz uykusunun zamanlaması ve süresinin ölüm riskiyle doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Boston ve Chicago merkezli bu çalışma kapsamında, 56 yaş ve üzerindeki 1.338 yetişkin, 14 gün boyunca bileklerine takılan hareket takip cihazlarıyla izlenirken, araştırmacılar katılımcıları 19 yıl gibi uzun bir süre boyunca takip etti. Elde edilen veriler, gündüz uykusu alışkanlıklarının, yaşlı bireylerin sağlık durumları hakkında yıllar öncesinden önemli sinyaller verebileceğini gösteriyor. Özellikle sabah saatlerinde gerçekleşen uzun gündüz uykuları, ölüm riskini ciddi oranda artırıyor ve bu durum, yaşlı sağlığında erken uyarı işareti olarak öne çıkıyor.</p><h3>Chenlu Gao: 'Bilek takip cihazlarıyla erken sağlık sinyali yakalanabilir'</h3><p>Mass General Brigham Anesteziyoloji Departmanı'ndan araştırmacı Chenlu Gao ve ekibi, çalışmada gündüz uykusunun sadece öz bildirimlerle değil, objektif olarak bilek takip cihazlarıyla izlenmesini sağladı. İnsanların, özellikle yaşlı bireylerin, gündüz ne sıklıkla uyuduklarını doğru hatırlamada zorlandıklarını belirten Gao, bu nedenle her saniye 32 kez hareket kaydedebilen cihazlar kullandıklarını vurguladı. Araştırmada, gündüz uykusu süresi ve sıklığı ile ölüm riski arasındaki ilişki net biçimde ortaya kondu. Her ek gündüz uykusu saati, ölüm riskini %13 oranında artırırken, her ek gündüz uykusu bölümü ise %7'lik bir risk artışına işaret etti. Araştırmacılar, gündüz uykusu sayısındaki artışın, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, fiziksel aktivite ve gece uykusunun kalitesi gibi faktörler dikkate alındığında bile geçerliliğini koruduğunu belirtti. Bu bulgular, gündüz uykusu alışkanlıklarının yaşlı sağlığı için kritik bir gösterge olabileceğini ortaya koyuyor.</p><h3>Rush Üniversitesi'nden sabah uykusu ve ölüm riski vurgusu</h3><p>Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nden araştırmacıların da katkı sağladığı çalışmada, gündüz uykularının zamanlaması özel bir öneme sahip olarak öne çıktı. Özellikle sabah saatlerinde - sabah 9 ile öğleden sonra 1 arası - uyuyan yaşlı bireylerde ölüm riskinin, öğleden sonra uyuyanlara göre %30 daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu istatistik, yaklaşık 2,5 yıl daha yaşlı olmakla eşdeğer bir risk artışını ifade ediyor. Araştırmacılar, sabah saatlerinde uykuya dalmanın, sağlıklı bireylerde alışılmadık bir durum olduğunu, bunun daha derin bir yorgunluğa, bozulmuş uyku düzenine veya henüz teşhis edilmemiş bir sağlık sorununa işaret edebileceğini düşünüyor. Ayrıca, gündüz uykusu alışkanlıklarının, kalp sağlığı ve kardiyovasküler hastalıklar gibi ciddi sağlık sorunlarıyla da bağlantılı olabileceği vurgulandı. Uzun gündüz uykularının ve özellikle sabah uyuklamalarının, yüksek tansiyon ve obstrüktif uyku apnesi gibi rahatsızlıklarla ilişkili olduğu belirtiliyor.</p><h3>Gündüz uykusu, gizli hastalıkların habercisi olabilir</h3><p>Çalışmada, gündüz uykusu ile ölüm oranları arasındaki bağlantı, diyabet, kalp hastalığı, kronik ağrı, ruh hali bozuklukları ve erken nörodejenerasyon gibi bilinen hastalıklar hesaba katıldıktan sonra dahi geçerliliğini korudu. Bu da, gündüz uykusunun yüzeyde görünmeyen, henüz teşhis edilmemiş sağlık sorunlarının erken bir göstergesi olabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, bilek takip cihazlarından elde edilen verilerin, elektronik sağlık kayıtlarına entegre edilmesiyle, klinik uzmanların yaşlı bireylerdeki ani gündüz uykusu artışlarını daha hızlı ve etkili şekilde tespit edebileceğini savunuyor. Bu sayede, sabah saatlerinde artan uyku alışkanlığı olan bir yaşlıda, uyku apnesi, kardiyovasküler hastalıklar veya erken bilişsel gerileme gibi durumlar için erken tarama ve önleyici müdahaleler mümkün olabilecek. Araştırmanın neredeyse tamamen kuzey Illinois'de yaşayan beyaz yetişkinler üzerinde yürütülmüş olması, bulguların evrensel geçerliliği konusunda bazı sınırlamalar yaratıyor. Ancak, gündüz uykusu ve ölüm riski arasındaki bağlantının, farklı kültürel ve demografik gruplarda da araştırılması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Gündüz uykusu takibi yaşlı sağlığında yeni bir dönem başlatabilir'</h3><p>Bilek takip cihazlarından elde edilen nesnel veriler, yaşlı bireylerin sağlık durumlarının izlenmesinde devrim niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, birincil bakım ziyaretlerinde, hastaların son bir ayda elde edilen bilek verilerinin incelenmesinin, erken teşhis ve önleyici sağlık uygulamalarının önünü açabileceğini belirtiyor. Özellikle sabah saatlerinde artan gündüz uykusu, yaşlılarda kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi veya erken bilişsel gerileme gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Araştırmanın sonuçları, gündüz uykusunun yalnızca kötü bir gece uykusunun telafisi olmadığını, başlı başına bir sağlık sinyali taşıdığını gösteriyor. Bu nedenle, yaşlı bireylerde gündüz uykusu alışkanlıklarının dikkatle izlenmesi ve değerlendirilmesi, sağlık profesyonelleri için yeni bir izleme ve erken müdahale aracı olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Mass General Brigham ve Rush Üniversitesi'nin ortak araştırması, yaşlı yetişkinlerde gündüz uykusu alışkanlıklarının, ölüm riski ve genel sağlık durumu açısından önemli bir erken uyarı işareti olabileceğini gözler önüne seriyor. Özellikle sabah saatlerinde gerçekleşen uzun uykular, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken kritik bir sinyal olarak öne çıkıyor. Bilek takip cihazlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tür verilerin elektronik sağlık kayıtlarına entegre edilmesi, yaşlı sağlığında erken teşhis ve önleyici müdahaleler için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Uzmanlar, yaşlı bireylerde gündüz uykusu takibinin rutin bir uygulama haline gelmesinin, ölüm riskini azaltmada ve sağlıklı yaşlanmayı desteklemede önemli bir rol oynayacağı görüşünde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/2-sabah-uykusu-tehlikesi--143_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kacir-turkiye-avrupa-icin-guvenilir-yetenekli-ve-tamamlayici-bir-ortak-275678</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Türkiye, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak olduğunu belirterek, "Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin işbirliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: Türkiye, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli kapsamında &quot;Sanayi 4.0&#39;dan Sanayi 5.0&#39;a Geçiş ve Belçika-Türkiye için Fırsatlar&quot; oturumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Mathilde başkanlığındaki heyet ile çok sayıda davetlinin katılımıyla MEXT Teknoloji Merkezi&#39;nde yapıldı.</p><p>Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Belçika Ekonomik Misyonu ziyaretinin ekonomik işbirliğini güçlendirmek, kurumsal diyaloğu derinleştirmek ve iki ülke arasında yeni ortaklık fırsatları keşfetmek için değerli bir platform sağlayacağını söyledi.</p><p>Heyetin üst düzey ve geniş bir katılımla geldiğine işaret eden Kacır, bu durumun Belçika&#39;nın Türkiye ile ekonomik ilişkilerini derinleştirme konusundaki güçlü ilgisini açıkça yansıttığını dile getirdi.</p><p>Ekonomik dayanıklılık ve ulusal güvenliğin giderek daha fazla iç içe geçtiğini, küresel değer zincirlerini on yıllardır şekillendiren ilkelerin yeniden değerlendirildiğini ve sorgulandığını anlatan Kacır, verimliliğin önemli olmaya devam ettiğini ancak artık tek başına yeterli olmadığını ifade etti. </p><p>Kacır, güvenilirlik, yakınlık, çeşitlendirme ve güvenilir ortaklıkların önemine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a2af23e3b18d68624351-1205202679253a1f.jpg"/><p>&quot;Aynı zamanda ileri teknolojiler için küresel rekabet daha da kızışıyor. Bu yeni gerçeklik, üretimin doğasını da dönüştürüyor. Bugün bir sanayi tabanının gücü, giderek daha fazla esnek, dijital, sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde üretim yapabilme yeteneğine bağlıdır. Bu yeni çağda rekabet gücü, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon yeteneği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarıyla birleştirebilenlerin olacaktır. Türkiye&#39;nin uzun zamandır hazırlandığı gelecek tam olarak budur.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE, DİJİTAL BECERİLERE SAHİP BİR TOPLUM İNŞA ETMEYE TAMAMEN KARARLI"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde sanayi tabanını güçlendirmek, teknolojik yetenekleri derinleştirmek ve ekonomiyi daha yüksek katma değerli üretime doğru yönlendirmek için uzun vadeli bir vizyon izlediklerini söyledi.</p><p>Bu vizyon ve attıkları tutarlı adımlar sayesinde Türkiye&#39;nin imalat katma değerinin 2002&#39;den bu yana 41 milyar dolardan 246 milyar dolara yükseldiğini dile getiren Kacır, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürünleri yıllık ihracatı aynı dönemde 10 milyar dolardan 112 milyar dolara çıktı. Bugün Türkiye, askeri İHA üretiminde küresel bir lider olup, Avrupa&#39;nın önde gelen ticari araç, güneş paneli, otobüs, ev aletleri, çelik ve ahşap ürünleri üreticileri arasında yer almaktadır. Ülkemiz, alüminyum, düz cam, seramik, plastik, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini bileşenleri gibi önemli sanayi sektörlerinde de Avrupa&#39;da güçlü bir konuma sahiptir. Bu güç, sağlam bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi tarafından giderek daha fazla desteklenmektedir. Bugün 1700&#39;den fazla AR-GE ve tasarım merkezi, endüstriyel rekabet gücümüzü güçlendiren çözümler geliştirmektedir. 114 teknoparkta, yaklaşık 13 bin firma yarının teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. Güçlü üretim ve inovasyon altyapısı, Türkiye&#39;ye sanayisini daha akıllı, daha yeşil ve daha rekabetçi bir geleceğe taşıma konusunda sağlam bir temel sağlamaktadır.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/c1af3bb932880cd8d9cb-12052026644e3a65.jpg"/><p>Kacır, yatırım teşvik programlarının dijital dönüşümü öncelikli alanlardan biri olarak belirlediğini ve bu alandaki yatırımlar için kapsamlı ve tercihli destek sunduğunun altını çizerek şöyle dedi:</p><p>&quot;Ayrıca, ülkemizin tarihindeki en büyük ölçekli teşvik programı olan HIT-30, veri merkezleri, yapay zeka, kuantum altyapısı ve endüstriyel robotlara yönelik stratejik yatırımlar için 4,4 milyar dolarlık bir destek paketi sağlamaktadır. Bizim için dijital dönüşüm sadece gelişmiş teknolojiler, modern altyapı veya yeni yatırım programları ile ilgili değildir. Aynı zamanda insanlarla da ilgilidir. Türkiye, dijital ekonomide başarılı olmak için gerekli dijital becerilere sahip bir toplum inşa etmeye tamamen kararlıdır.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE, GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİNE KATKIDA BULUNMAYA HAZIR YETENEK TABANINA SAHİP"</b></p><p>Kacır, Bakanlığın sektör paydaşlarıyla işbirliği içinde yürüttüğü önde gelen girişimlerinden MEXT&#39;in kapsamlı, özel tasarlanmış ve sürekli güncellenen eğitim programları sunarak sektörü ve iş gücü ekosistemini desteklediğini söyledi.</p><p>Kadınların dijital becerilere, teknoloji odaklı eğitime, girişimcilik fırsatlarına ve inovasyon ağlarına erişimini iyileştiren girişimleri de teşvik ettiklerini belirten Kacır, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Ortalama yaşı 35 olan Türkiye, geleceğin teknolojilerine ve endüstrilerine katkıda bulunmaya hazır dinamik bir yetenek tabanına sahiptir. Bu nedenle gençlerimizin yapay zeka, robotik, yazılım, havacılık ve uzay, ileri imalat ve yeşil teknolojilerde uygulamalı deneyim kazanmalarını sağlayan programlara yoğun yatırım yapıyoruz. Bu girişimler arasında dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, amiral gemisi platformumuz olarak öne çıkıyor. Gençleri, tasarlamaya, yenilik yapmaya, rekabet etmeye ve fikirlerini gerçek dünya çözümlerine dönüştürmeye teşvik eden, ülke çapında bir teknoloji hareketi haline geldi.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/654447494333008d1528-12052026fb147fce.jpg"/><p><b>- "AB'YE ADAY ÜLKE OLARAK AB PROGRAMLARINA AKTİF KATILIYORUZ"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, dijitalleşmenin ölçeğinin, ihtiyaçlarının ve fırsatlarının ulusal sınırları aşan ve güçlü uluslararası işbirliğine dayanan bir vizyon gerektirdiğini belirterek, Avrupa Birliği&#39;ne (AB) aday ülke olarak Türkiye&#39;nin AB programlarına aktif olarak katıldığını dile getirdi.</p><p>Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Türkiye ve AB&#39;nin toplam 822 milyon avro bütçeli 105 projeyi desteklediği bilgisini veren Kacır, 2023&#39;te Dijital Avrupa Programı&#39;na katıldıklarından beri sanayi şirketlerinin, girişimcilerin ve üniversitelerin önemli Avrupa dijital altyapılarına ve işbirliği fırsatlarına erişim sağladığını söyledi.</p><p>Kacır, Türkiye&#39;deki Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerinin, Türk sanayisinin, KOBİ&#39;lerin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünü desteklemede önemli rol oynayacağını ifade ederek, &quot;Tüm bu çabalar, dijital dönüşümü ekonomik büyümenin, endüstriyel rekabet gücünün ve ortak refahın ana itici güçlerinden biri haline getirme konusunda Türkiye&#39;nin net vizyonunu yansıtmaktadır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a298c8d39fd99a541958-12052026129b1510.jpg"/><p><b>Türkiye'nin yapay zekaya bakış açısına değinen Kacır, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Türkiye, yapay zekaya hem hırs hem de sorumlulukla yaklaşmaktadır. Yapay zekanın insanlara hizmet etmesini, ekonomimizi güçlendirmesini ve daha adil, daha güvenli ve daha üretken bir geleceğe katkıda bulunmasını sağlarken, teknolojik yeteneklerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla, özel sektörümüzün, kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin ve araştırmacılarımızın ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı bilgi işlem kapasitesini genişletiyoruz. Ayrıca, yapay zeka girişimlerinin çözümlerini ölçeklendirmelerine ve küresel pazarlarda rekabet etmelerine yardımcı olmak için 150 milyon dolarlık bir girişim sermayesi fonu açıkladık.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/5f213a587e37aebb157d-1205202687ea1b2b.jpg"/><p><b>- "TÜRK VE BELÇİKA KURULUŞLARI ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ"</b></p><p>Bakan Kacır, Türkiye&#39;nin yeni nesil dijital büyümesini ve küresel olarak rekabetçi yapay zeka çözümlerini destekleyecek altyapıyı kurmak için 2030&#39;a kadar 10 milyar dolarlık veri merkezi ve yapay zeka yatırımını harekete geçirmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p>Yakında Türkiye&#39;nin yapay zeka ekosistemini güçlendirmek için kapsamlı bir yol haritası sunacak yeni &quot;Yapay Zeka Eylem Planı&quot;nı açıklayacaklarını dile getiren Kacır, şunları ifade etti:</p><p>&quot;Yapay zekayı ülkemiz ve ekonomik ortaklarımız için bir fırsata dönüştürecek yaklaşımlar geliştireceğiz. Temel büyük dil modelleri ve hiper ölçekli şirketlerin devasa veri merkezi yatırımlarının tek başına değer yaratmanın itici gücü olmadığı bir ekosistem kuracağız. Bunun yerine, birleşik yapay zeka yaklaşımları, semantik modeller ve sektöre özgü verilerle zenginleştirilmiş çözümler ve uç bilişim uygulamaları değer yaratma sürecine katkıda bulunacaktır. Bu alanda dost ülkelerle işbirliğimizi güçlendireceğiz.&quot;</p><p>Türkiye ve Belçika&#39;nın kuruluşları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini vurgulayan Kacır, &quot;Yarı iletkenler ve nanoelektronik alanında, TÜBİTAK&#39;ın IMEC (Belçika merkezli dünyanın en önemli nanoelektronik ve çip araştırma kuruluşu) ile işbirliği son derece umut vadeden bir platform oluşturmaktadır. Belçika&#39;nın yarı iletkenler ve nanoelektronik alanındaki uzmanlığıyla Türkiye&#39;nin büyüyen teknoloji ve mühendislik yeteneklerinin birleşimi, her iki taraf için de yeni fırsatlar yaratabilir.&quot; dedi.</p><p><b>- "TÜRKİYE, AVRUPA İÇİN GÜVENİLİR, YETENEKLİ VE TAMAMLAYICI BİR ORTAK"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Türkiye&#39;nin Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşması ağı sayesinde 1 milyardan fazla tüketiciye erişim imkanının, ana talep merkezlerine yakınlığının ve nitelikli iş gücünün Belçikalı şirketler için eşsiz bir üretim ve inovasyon platformu sunduğunu belirtti.</p><p>Türkiye&#39;nin, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak olduğunu vurgulayan Kacır, &quot;Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin işbirliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir. Bugün Türkiye&#39;nin ihracatının yüzde 43&#39;ü, ithalatının ise yüzde 32&#39;si AB&#39;ye yöneliktir. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamlar, sanayi entegrasyonunun derinliğini, değer zincirlerimizin gücünü ve Türkiye ile AB arasında gelişen karşılıklı güveni yansıtmaktadır. Bu nedenle bugünkü diyalog, daha dirençli, sürdürülebilir ve insan merkezli bir Avrupa inşa etme konusundaki ortak taahhüdümüzü yansıtmaktadır.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/a2af23e3b18d68624351-1205202679253a1f.jpg"/><p>MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında imzalanan anlaşmaların bu yönde somut bir adımı temsil ettiğini kaydeden Kacır, Türkiye&#39;de yatırım ve üretim yapmak, teknoloji geliştirmek ve ortaklık kurmak isteyen Belçikalı şirketleri desteklemeye hazır olduklarını söyledi.</p><p>Konuşmasının ardından Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyetle MEXT Teknoloji Merkezi&#39;ni gezen Kacır, Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ile de ikili görüşme yaptı. </p><p>Program kapsamında, MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında mutabakat zaptı da imzalandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bakan-kacir-turkiye-avrup-568_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275677</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkcellden-5g-cagina-guclu-baslangic-2026nin-ilk-ceyreginde-684-milyar-tl-gelir-46-milyar-tl-kar-275677</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell'den 5G çağına güçlü başlangıç... 2026'nın ilk çeyreğinde 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr ]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL'ye ulaşırken, net kârı ise yüzde 14,9 artışla 4,6 milyar TL'ye yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell'den 5G çağına güçlü başlangıç... 2026'nın ilk çeyreğinde 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, "Turkcell olarak, 32 yıllık  teknoloji liderliğimizi, güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuz  ile istikrarlı bir çizgide sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye'yi 'Turkcell  gücünde 5G' ile buluşturmanın gururunu yaşadık. Güçlü teknolojik altyapımıza  müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk üç aylık döneminde toplam  abone sayımız 44,5 milyona ulaştı. Faturalı abone bazımız, net 661 bin artışla  istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranımız yüzde 81 seviyesine yükseldi.  Türkiye'nin Turkcell'i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma  motivasyonu ile çalışmaya devam ediyoruz" dedi. </p><p>Türkiye'nin  lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, güçlü ve sürdürülebilir büyüme  performansını devam ettirdi. Yılın ilk üç aylık döneminde konsolide gelirler  yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL'ye ulaştı. Konsolide FAVÖK yüzde 3,2  artışla 28,3 milyar TL olurken, FAVÖK marjı yüzde 41,4 seviyesinde gerçekleşti.  Turkcell'in vergi öncesi kârı yüzde 38,8 artışla 11,9 milyar TL'ye ulaşırken  net kârı ise yüzde 14,9 oranında artarak 4,6 milyar TL'ye yükseldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkcellgenelmdrdr-1205202676793784.jpg"/><p><b>"5G ÇAĞINA ÇOK GÜÇLÜ BİR BAŞLANGIÇ"</b></p><p>5G'nin Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunda tarihi bir  dönüm noktası olduğuna işaret eden <b>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç</b>,  şu değerlendirmeyi yaptı: "Turkcell olarak, 32 yıllık teknoloji liderliğimizi,  güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuzla istikrarlı bir çizgide  sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye'yi Turkcell gücünde 5G ile  buluşturmanın gururunu yaşadık. 5G ile yalnızca iletişim standartlarını  yükseltmekle kalmadık; aynı zamanda sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar  pek çok alanda ülkemizin rekabet gücünü artıracak yeni nesil bir dijital  altyapının da kapılarını araladık. En geniş frekans bandı, en yüksek kapasiteye  sahip şebeke mimarimiz, güçlü fiber altyapımız ve veri merkezlerimizle bu yeni  döneme güçlü bir başlangıç yaptık. Mobil pazarda liderliğimizi sürdürüyoruz. Güçlü  teknolojik altyapımıza müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk  çeyreğinde toplam mobil abone sayımız 39,8 milyona ulaştı. Türkiye'nin  Turkcell'i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma motivasyonuyla  çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle attığımız her adımda emeği olan çalışma  arkadaşlarıma, destekleri için Yönetim Kurulumuza, hissedarlarımıza ve iş  ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum."</p><p><b>FATURALI ABONE BAZI NET 661 BİN ARTTI</b></p><p>Müşteri odaklı yaklaşımı, güçlü altyapısı ve yenilikçi  teklifleri sayesinde Turkcell, yılın ilk çeyreğini Mobil Numara Taşıma (MNT)  tarafında başarılı sonuçlarla tamamladı. Toplam mobil abone bazı net 655 bin  abone kazanımıyla genişledi. Faturalı abone bazı da net 661 bin artışla  istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranı şirketin "değer odaklı  büyüme" stratejisini yansıtır şekilde yüzde 81 seviyesine ulaştı.</p><p><b>DİJİTAL İŞ SERVİSLERİ GELİRLERİ YÜZDE  64 BÜYÜDÜ</b></p><p>Dijital İş Servisleri (DBS) tarafında da Turkcell, 2026 yılına  çok güçlü bir başlangıç yaptı. Artan kurumsal projelerin katkısıyla yükselen  donanım gelirlerinin yanı sıra veri merkezi ve bulut servislerindeki yüzde 21'lik  artış, DBS gelirlerinde yıllık yüzde 64'lük yükselişi beraberinde getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkcellqinfografik-1205202631b79622.jpg"/><p><b>'Hız Yılı'nda saniyede 10 Gigabit'e varan hızları  sunan ilk ve tek operatör Turkcell</b></p><p>2026'yı 'Hız Yılı' ilan eden Turkcell, sabit tarafta da oyunun  kurallarını yeniden yazdı. Wi-Fi 7 teknolojisiyle desteklenen Superonline  UltraFiber paketleri sayesinde, ev internetinde saniyede 10 Gigabit'e varan  hızları kullanıcılarına sunan Türkiye'deki ilk ve tek operatör Turkcell oldu.  Yılın ilk çeyreğinde al-sat operasyonları dahil sabit tarafta toplam 36 bin net  fiber abone kazanımı gerçekleştirildi. </p><p>İlk çeyrekte devam eden sabit altyapı yatırımlarıyla Turkcell,  fiber altyapısıyla kapsadığı hane sayısını 138 bin artırarak toplam 6,5 milyona  çıkardı. Fiber aboneye dönüşüm oranı ise yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Turkcell'in 1000 Mbps ve üzeri hızlara sahip  fiber abone portföyünün, toplam bireysel fiber aboneleri içindeki payı yaklaşık  yüzde 20 seviyesine yükseldi. </p><p><b>Paycell gelirleri ilk 3 ayda yüzde 15'lik artış  gösterdi</b></p><p>Turkcell'in techfin alanındaki lokomotifi olan  Paycell, yüksek baz etkisine rağmen Grup ortalamasının üzerinde büyümeye devam  etti. Paycell gelirleri, POS ve mobil ödeme iş kollarındaki güçlü ivmenin  etkisiyle yüzde 15 artış gösterdi. Öte yandan Financell'de net faiz marjı,  önceki yılın aynı dönemine göre 3,6 puan artışla yüzde 8,3'e yükseldi. Techfin  segmentinin toplam gelir artışı ise yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti.</p><p><b>Küresel platformlarda  Turkcell imzası</b></p><p>Turkcell, ülkemizi ve telekomünikasyon sektörünü  uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ediyor. Bu kapsamda Mobil Dünya  Kongresi'nde (MWC 2026), sektör paydaşlarıyla geliştirdiği ve yurt dışı  kaynaklı sahte aramaları önlemeye yönelik modeli, GSMA tarafından örnek  uygulama seçildi. Aynı kongrede, 6G ve yeni nesil şebeke teknolojileriyle  ilgili Ar-Ge çalışmaları için stratejik iş birliklerine de imza atıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/turkcellden-5g-cagina-guc-451_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/uvey-babanin-halilin-degisimi-soke-etti-semsi-intepeyi-goren-herkes-ayni-yorum-yapti-275676</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üvey Baba'nın Halil'in değişimi şoke etti! Şemsi İntepe'yi gören herkes aynı yorum yaptı...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Üvey Baba dizisiyle bir dönemin en çok konuşulan isimlerinden olan Şemsi İntepe, yıllar sonra ortaya çıktı. Üvey Baba'nın Halil'i Şemsi İntepe'nin son hali sosyal medyada yorum yağmuruna tutuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üvey Baba'nın Halil'in değişimi şoke etti! Şemsi İntepe'yi gören herkes aynı yorum yaptı...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir döneme damga vuran Üvey Baba dizisinin başrolü Şemsi İnkaya, yıllar sonra ortaya çıkan son görüntüsüyle yeniden gündeme geldi. Yayınlandığı dönemde geniş bir izleyici kitlesine ulaşan ve bugün hala sosyal medyada konuşulmaya devam eden Üvey Baba'da "Halil" karakterine hayat vermiş olan Şemsi İntepe'nin değişimi dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/semsi3-12052026c8745f54.jpg"/><p>Üvey Baba romanından televizyona uyarlanan dizi hikayesi ve oyuncu kadrosuyla hafızalarda yer edinmişti.</p><p>Uzun süredir ekranlardan uzak bir yaşam süren Şemsi İnkaya, geçtiğimiz yıllarda yaptığı açıklamada teknolojiyle arasının iyi olmadığını söylemiş, dokunmatik telefon kullanmadığını ve sosyal medyayı takip etmediğini dile getirmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/semsi2-120520266c68405b.jpg"/><p>Oyuncunun son hali sosyal medyada kısa sürede gündem olurken, İnkaya'nın değişimi yorum yağmuruna tutuldu.</p><p>Sosyal medyada "Ne kadar değişmiş", "Resmen çökmüş" ve "Çok yaşlanmış" gibi yorumlarda yapıldı. İşte Üvey Baba'nın Halil'i Şemsi İntepe'nin son hali;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/semsi-120520264507f963.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/uvey-babanin-halilin-degi-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-dunyasi-acikladi-basit-hareket-beyni-bastan-yaziyor-275675</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyası açıkladı! Basit hareket beyni baştan yazıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Penn State Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırmaya göre, basit karın kası hareketleri beynin temizlenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Nature Neuroscience'ta yayımlanan bu çalışma, karın kaslarının beyin sağlığı üzerindeki etkisine dair çarpıcı bulgular sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyası açıkladı! Basit hareket beyni baştan yazıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Penn State Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, karın kaslarının kasılmasıyla ortaya çıkan basit vücut hareketlerinin beyin sağlığını destekleyebileceğini gösterdi. Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışmada, bilim insanları fareler ve gelişmiş bilgisayar modellemeleri kullanarak, fiziksel aktivitenin beyin temizliği üzerindeki etkilerini detaylı biçimde inceledi. Araştırma ekibi, karın kaslarının kasılması sırasında omurilik ve beyinle bağlantılı damarlar üzerinde oluşan baskının, beynin kafatası içinde hafifçe kaymasına yol açtığını ortaya koydu. Bu küçük hareketin, beyin omurilik sıvısının beyin etrafında dolaşmasını hızlandırdığı ve bu sıvının normal beyin işlevini engelleyebilecek atıkların taşınmasında önemli bir rol oynadığı tespit edildi.</p><h3>Patrick Drew: 'Karın kası hareketleri beyin sıvısını harekete geçiriyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı ve Penn State Üniversitesi'nde mühendislik bilimi, mekaniği, beyin cerrahisi ve biyomedikal mühendislik profesörü olan Patrick Drew, elde ettikleri bulguların, beyin ile vücut arasındaki ilişkinin sanılandan çok daha güçlü olduğunu gösterdiğini vurguladı. Drew, daha önce yapılan araştırmalarda uyku sırasında ve nöron kaybı ile birlikte beyin sıvısının hareketinde değişiklikler gözlendiğini hatırlattı. Bu yeni çalışmada ise, karın kasları kasıldığında, karın bölgesinden omuriliğe adeta bir pompa gibi kan gönderildiği ve bunun beyne baskı uygulayarak, beynin pozisyonunu değiştirdiği tespit edildi. Drew, bu mekanizmanın tıpkı bir hidrolik sistem gibi çalıştığını ve karın kaslarının oluşturduğu hafif baskının, beyin etrafındaki sıvı akışını yönlendirdiğini söyledi. Araştırmacılar, bu sıvı hareketinin beyin atıklarını temizlemede ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Penn State ekibi: 'Beynin sünger gibi temizlenmesi mümkün'</h3><p>Çalışmada yer alan mühendislik bilimi ve mekaniği, biyomedikal mühendislik, makine mühendisliği ve matematik profesörü Francesco Costanzo, beyin etrafındaki ve içindeki sıvı akışını modellemenin karmaşıklığına dikkat çekti. Costanzo, beynin yapısını bir süngere benzeterek, karın kası hareketlerinin tıpkı kirli bir süngeri musluğun altında sıkmak gibi, beyin sıvısının hareketini teşvik ettiğini ve atık maddelerin temizlenmesine yardımcı olduğunu belirtti. Araştırmada, iki foton mikroskobu ve mikro bilgisayarlı tomografi gibi ileri görüntüleme teknikleri kullanıldı. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, hayvanlar hareket etmeden hemen önce karın kaslarının kasılmasıyla beynin hafifçe kaydığı ve bu hareketin, beyin sıvısının dolaşımını artırdığı gözlemlendi. Ayrıca, anestezi altında karın bölgesine uygulanan hafif baskının bile, beynin kafatası içindeki konumunu değiştirebildiği tespit edildi. Bu bulgular, karın kası hareketlerinin beyin sağlığında oynadığı rolü daha iyi anlamak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Nature Neuroscience raporu: Sıradan hareketler beyin sağlığını koruyabilir</h3><p>Nature Neuroscience'ta yayımlanan rapor, sıradan günlük hareketlerin bile beyin sıvısının dolaşımını desteklediğini ve bu sayede atıkların temizlenmesine katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, elde ettikleri sonuçların insanlara doğrudan nasıl uygulanabileceğini anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ancak, karın kaslarının kasılmasıyla oluşan hareketin, beyin omurilik sıvısının dolaşımını hızlandırdığı ve atık birikimiyle ilişkili nörodejeneratif hastalık riskini azaltabileceği düşünülüyor. Patrick Drew, bu tür hareketlerin günlük yaşamda yürürken, otururken veya basit egzersizler sırasında doğal olarak gerçekleştiğini belirtti. Drew, "Beyin sağlığınız için bu kadar basit bir hareketin bile büyük bir fark yaratabileceğini gözlemledik," diyerek, hareketli yaşam tarzının önemine dikkat çekti.</p><h3>Penn State Üniversitesi: 'Daha fazla araştırma şart'</h3><p>Penn State Üniversitesi'ndeki disiplinler arası araştırma ekibi, karın kası hareketlerinin beyin sağlığını desteklemede oynadığı rolü daha iyi anlamak için ileri düzey görüntüleme teknikleri ve bilgisayar simülasyonları kullandı. Ancak uzmanlar, bu mekanizmanın insanlarda tam olarak nasıl işlediğini ve hangi hareketlerin en etkili olduğunu belirlemek için daha fazla deneysel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Araştırmanın sonuçları, özellikle yaşlı bireylerde ve nörodejeneratif hastalık riski taşıyan kişilerde, düzenli hareketin beyin sağlığı üzerindeki potansiyel faydalarını öne çıkarıyor. Bilim insanları, karın kası hareketlerinin, beyin omurilik sıvısının hareketini teşvik ederek, beyin atıklarının temizlenmesine yardımcı olabileceğini ve bu sayede Alzheimer gibi hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Beyin sağlığında yeni yaklaşım: Karın kası hareketlerinin önemi</h3><p>Yapılan bu araştırma, beyin sağlığının korunmasında sadece zihinsel aktivitelerin değil, aynı zamanda fiziksel hareketlerin de büyük öneme sahip olabileceğini gösteriyor. Özellikle karın kaslarının kasılmasıyla oluşan hafif vücut hareketlerinin, beyin sıvısının dolaşımını artırarak, atıkların temizlenmesini sağladığına dair bulgular, beyin sağlığı alanında yeni bir bakış açısı sunuyor. Uzmanlar, bu tür hareketlerin günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesini öneriyor. Sonuç olarak, Penn State Üniversitesi'nin öncülüğünde yapılan bu çalışma, karın kası hareketlerinin beyin sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak için önemli bir adım niteliğinde. Gelecekte yapılacak araştırmalarla, bu mekanizmanın insanlarda nasıl işlediği daha ayrıntılı biçimde ortaya konabilir ve beyin sağlığını korumak için yeni yöntemler geliştirilebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bilim-dunyasi-acikladi-ba-103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-2026-yenilenebilir-enerjide-ruzgarin-yili-olacak-275674</link>
      <pubDate>2026-05-12T12:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: 2026, yenilenebilir enerjide rüzgarın yılı olacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerjide tarihi bir dönüşüm sürecinden geçildiğini belirterek, "2026 adeta rüzgarın yılı olacak. Zira Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarının 1500 megavatlık kısmı rüzgar olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: 2026, yenilenebilir enerjide rüzgarın yılı olacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi&#39;nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin en stratejik başlıklarından birinin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi olduğunu ve bu alandaki potansiyelin çok yüksek olduğunu söyledi.</p><p>Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında 4 ayrı offshore saha belirlediklerini dile getiren Bayraktar, &quot;2026 adeta rüzgarın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının 1500 megavatlık kısmı rüzgar olacak. En stratejik başlıklardan biri de deniz üstü olacak. Türkiye çok önemli bir potansiyele sahip. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye&#39;nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035&#39;e kadar offshore rüzgarda 5 gigavatlık kapasite hedefliyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Bakan Bayraktar, bir tarafta jeopolitik gerilimlerin, diğer tarafta iklim değişikliği, tedarik zinciri kırılmaları, enerji güvenliği endişeleri ve artan elektrik talebinin olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı ile başlayan krizle belirsizliklerin arttığını ve krizlerin süreklilik kazandığını söyledi.</p><p>Türkiye&#39;nin enerji arzında sıkıntı yaşamayan ülkelerden biri olduğunu ve tedarik kaynaklarındaki çeşitlilikle vatandaşa kesintisiz enerji sağlandığını belirten Bayraktar, Türkiye&#39;nin yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalıştığını ifade etti. </p><p>&quot;Yeni sürecin ana ekseni, omurgası elektrik olacak. Yeni enerji mimarimiz ile uyumlu olacak şekilde işbirliği fırsatlarını değerlendirecek, çeşitli anlaşmalara imza atacağız.&quot; ifadesini kullanan Bayraktar, &quot;Net bir şekilde gördüğümüz şey dünyanın giderek elektrikleşiyor olması.&quot; dedi.</p><p>Türkiye&#39;de elektrikli araç sayısının 400 bini aştığını, 2035&#39;te yollarda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağının öngörüldüğüne dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Geçtiğimiz yaz klima kullanımına bağlı olarak günlük elektrik tüketiminde tarihi rekorlar kırdık. Fakat daha sıcak yazlar, daha yoğun enerji tüketimi ve çok daha yüksek bir elektrik talebi oluşmasını bekliyoruz. Türkiye&#39;nin enerji dönüşümünün merkezinde elektrik, elektriğin merkezinde ise yenilenebilir enerji yer alıyor. 2005&#39;te toplam kurulu gücümüzün yalnızca yüzde 33&#39;ü yenilenebilir kaynaklardan oluşuyordu. Türkiye&#39;nin toplam kurulu gücü 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yaklaşık yüzde 63&#39;ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor.&quot;</p><p><b>- RÜZGAR ENERJİSİ KURULU GÜCÜ ARTIYOR</b></p><p>Bakan Bayraktar, rüzgar enerjisinin 2005&#39;te sadece 20 megavat olduğunu, bugün ise 15 bin megavat seviyesini geçtiğini söyledi.</p><p>2025&#39;te gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretiminin içinde rüzgar santrallerinin yüzde 10,9&#39;luk paya sahip olduğuna işaret eden Bayraktar, &quot;Yıllık 34,5 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık.&quot; diye konuştu.</p><p>Bayraktar, güneş enerjisinde de artış kaydedildiğini belirterek, &quot;2014&#39;te sadece 40 megavat olan kapasitemiz bugün 26 bin megavatı aştı. Rüzgar ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı artık üçte bir seviyesinde. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa&#39;da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içinde.&quot; dedi.</p><p>Türkiye&#39;de rüzgar türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaşıldığını dile getiren Bayraktar, kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yüzde 70&#39;in üzerine çıkıldığını ifade etti.</p><p><b>Bayraktar, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;2014&#39;te yalnızca 27 üreticiye sahip olduğumuz yenilenebilir enerji sanayisinde bugün 500 yerli üretici faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 50 bin vatandaşımıza yeşil istihdam sağlıyoruz. Elektrik talebimizin 2035&#39;te 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasını bekliyoruz. Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın ortaya koyduğu 2035 hedefi doğrultusunda rüzgar ve güneş kurulu gücümüzü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035&#39;e kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz.&quot;</p><p>Bakan Bayraktar, tüm bunların yanında enterkonneksiyon kapasitesinin artırılarak Türkiye&#39;nin bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirilmesini amaçladıklarını kaydetti.</p><p><b>- "YEKA YARIŞMALARI DÜZENLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>Bayraktar, bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması yapıldığını dile getirerek, &quot;Yeni model kapsamında 2024 ve 2025&#39;te toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis ettik. Her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Enerji politikalarının bugünün koşullarıyla uyumlu hale getirildiğini söyleyen Bayraktar, &quot;Hürmüz örneğinde olduğu gibi ortaya çıkabilecek krizlere karşı da dirençli bir yapı amaçlıyoruz. Bu kapsamda kasımda ülkemizde düzenlenecek COP31 büyük önem taşıyor. Rüzgardan güneşe, nükleerden enerji verimliliğine kadar birçok başlıkta iddialı hedeflerle Antalya&#39;dan dünyaya önemli mesajlar vereceğiz.&quot; diye konuştu</p><p>Bakanlık olarak enerji verimliliğinde, önce ulusal ardında da uluslararası bir farkındalık oluşturmak istediklerini belirten Bayraktar, &quot;2017&#39;de Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi&#39;nin başlattığı sıfır atık inisiyatifi, malumunuz artık küresel bir markaya dönüşmüş durumda. Bu kapsamda Sıfır Atık Festivali&#39;ni hayata geçiriyoruz. Tüm vatandaşlarımızı, gençlerimizi ve sektör temsilcilerimizi 4-7 Haziran tarihlerinde Atatürk Havalimanı&#39;nda gerçekleştirilecek bu önemli organizasyona davet ediyorum.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/12/bakan-bayraktar-2026-yeni-291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>