<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296295</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-iranin-denizcilik-faaliyetlerini-destekleyen-kuruluslar-yaptirim-listesinde-296295</link>
      <pubDate>2026-10-21T21:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD: İran'ın denizcilik faaliyetlerini destekleyen kuruluşlar yaptırım listesinde]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın deniz taşımacılığı ve gölge filo faaliyetlerine destek sağladığı gerekçesiyle Panama ve Yunanistan merkezli bir hukuk bürosu ile BAE ve Singapur merkezli bazı gemicilik şirketlerini yaptırım listesine ekledi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, yaptırım uygulanan kuruluşlarla olan finansal işlemlerin kademeli olarak sonlandırılması için 20 Kasım'a kadar lisans süresi tanındığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD: İran'ın denizcilik faaliyetlerini destekleyen kuruluşlar yaptırım listesinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, &quot;Ekonomik Dışlama Operasyonu&quot; kapsamında Panama ve Yunanistan merkezli &quot;Karnakis and Karnakis&quot; hukuk bürosunun yaptırım listesine eklendiği bildirildi.</p><p>Açıklamada, hukuk bürosunun yıllardır İran&#39;ın &quot;yasa dışı&quot; olarak nitelendirilen deniz taşımacılığı faaliyetlerini desteklediği, bu yolla Tahran&#39;ın askeri, silah ve nükleer programlarını finanse etmek amacıyla gelir elde etme kapasitesine dolaylı olarak katkıda bulunduğu belirtildi.</p><p>Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli, İran&#39;ın gölge filo operasyonlarına doğrudan yardım eden gemicilik acentelerinin de yaptırım listesine alındığı aktarılan açıklamada, İran rejimine önemli miktarda gelir sağladığı belirtilen yük gemisi filosunun da hedef alındığı kaydedildi.</p><p>Açıklamada, ABD Hazine Bakanlığına bağlı Mali Suçları Önleme Ağının (FinCEN) ise bir Yunan bankasının İran ve İran bağlantılı vekil aktörlerle olası ilişkilerine yönelik soruşturması kapsamında ilk kez idari celp yetkisini kullandığı belirtildi.</p><p>Bakanlığın açıklamasında, FinCEN&#39;in bankaların yaptırım uygulanan İranlı finans kuruluşlarıyla ilişkileri hakkında birden fazla bilgi talebi yayımladığı kaydedildi.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, &quot;İster denizde yasa dışı petrol transferleri gerçekleştiriyor ister bir hukuk bürosu ofisinde oturuyor olun, İran rejimine destek veriyorsanız sizi bulup yaptırım uygulayacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>İran&#39;a yardım edenlerin bir seçim yapmak zorunda olduğunu vurgulayan Bessent, &quot;Ya bizim yanımızdasınız ya da karşımızdasınız. Kim olduğunuzu ve ne yaptığınızı biliyoruz ve harekete geçmeye devam edeceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Öte yandan ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), yaptırım listesine alınan Karnakis and Karnakis hukuk bürosu ve doğrudan veya dolaylı olarak en az yüzde 50 hissesine sahip olduğu kuruluşlarla ilgili işlemlerin sonlandırılması için 20 Kasım&#39;a kadar geçerli olacak bir genel lisans yayımladı.</p><p>Bakanlık, ayrı bir genel lisansla da yaptırım listesine alınan belirli kişi, kuruluş ve gemilerle ilgili bazı işlemlere geçici olarak izin verdi. Bu kapsamda mevcut finansal işlemlerin sonlandırılması, gemilerin güvenli biçimde limanlara yanaşması ve ayrılması, mürettebatın güvenliğinin korunması, acil onarım ve çevrenin korunmasına yönelik faaliyetler ile belirli yüklerin teslim edilip boşaltılması için 20 Kasım&#39;a kadar izin tanındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/abd-iranin-denizcilik-faa-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296294</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kara-para-aklama-sorusturmasi-emir-sarigul-hakkinda-tutuklama-talebi-296294</link>
      <pubDate>2026-10-21T21:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kara para aklama soruşturması! Emir Sarıgül hakkında tutuklama talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika haberleri... Kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül için tutuklama talep edildi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kara para aklama soruşturması! Emir Sarıgül hakkında tutuklama talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dakika haberleri... Kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül için tutuklama talep edildi</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kara-para-aklama-sorustur-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296293</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanin-oyununu-bozan-anlasma-resmen-onaylandi-turk-sirketleri-icin-kapilar-ardina-kadar-acildi-296293</link>
      <pubDate>2026-10-21T21:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanın oyununu bozan anlaşma resmen onaylandı! Türk şirketleri için kapılar ardına kadar açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakat Muhtırası'nı resmen onaylayarak Doğu Akdeniz'de tarihi bir adıma imza attı. Kararı değerlendiren Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan'ın haksız taleplerle süreci tıkadığını belirterek, onay kararıyla birlikte petrol, doğal gaz ve altyapı projelerinde Türk şirketlerine kapıların ardına kadar açıldığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanın oyununu bozan anlaşma resmen onaylandı! Türk şirketleri için kapılar ardına kadar açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Koni, Meclis kararının Libya&#39;nın Doğu Akdeniz&#39;deki siyasi ve stratejik yönelimlerine etkilerini değerlendirdi.</p><p>Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası&#39;nın daha önce iç siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle Mecliste onaylanamadığını hatırlatan Koni, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;(Meclisin) bu adımı uzun zamandır beklenen bir adımdı. Parlamentonun önceliklerinden biri Libya halkının haklarını savunmaktır. Temsilciler Meclisinin şu anda attığı adımın tam zamanında geldiğini düşünüyoruz. Türkiye-Libya muhtırasının onaylanması son derece yerinde bir adımdır.</p><p>Çünkü Libya halkının haklarını savunmak parlamentonun önceliklerinden biri ve bu herkesin uzun süredir bildiği temel bir haktır.&quot;</p><p>Koni, iki ülke arasında imzalanan muhtıranın uluslararası hukuk ve teamüllere dayandığını vurgulayarak &quot;Biz (başından beri) kimsenin hakkını gasbetmek istemedik, sadece kendi haklarımızı istedik ki bu hak da uluslararası anlaşmalar ve teamüllerle güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla (Meclisin) bu kararı tam zamanında gelmiştir. &quot; dedi.</p><p><b>YUNANİSTAN HAKKI OLANDAN FAZLASINI İSTİYOR</b></p><p>Yunanistan ve Avrupa Birliği&#39;nin Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasına yönelik itirazlarını değerlendiren Koni, &quot;Libya ile Yunanistan arasındaki bu anlaşmazlık yeni ortaya çıkmış bir durum değildir. Kaddafi döneminden beri Yunanistan ile bir anlaşma imzalayamadık; çünkü Yunanistan kendine düşen paydan fazlasını istediği için buna engel oluyordu. Oysa Libya, Yunanistan, Mısır ve Türkiye dahil tüm ülkeler için belirli net bir pay vardır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yunanistan&#39;ın hakkı olandan fazlasını talep ettiği için Türkiye ve Libya arasındaki anlaşmaya itiraz ettiğine dikkati çeken Koni, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Yunanistan&#39;ın itirazı doğal bir durumdur çünkü hakkı olandan fazlasını istemektedir. Bizimle onlar arasındaki fark budur; biz kendi haklarımızı istiyoruz, onlar ise hak ettiklerinden fazlasını talep ediyorlar. Biz 2011 öncesinde bile bu konuda kararlıydık, kaldı ki bugün Libya&#39;nın hakkını savunması son derece doğaldır.&quot;</p><p>Avrupa Birliği&#39;nin tepkisine dair ise Koni, &quot;Avrupa Birliği&#39;ne gelince, üye devletlerinden birine (Yunanistan&#39;a) sempati duyması doğaldır. Yani, bu doğal bir dayanışmadır, ancak Avrupa Birliği&#39;nin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. Yunanistan da Avrupa Birliği&#39;nden cesaret almamalı yerleşik normlara başvurmalıdır.&quot; görüşünü dile getirdi.</p><p>&quot;Yunanistan&#39;ın bir hakkı varsa, uluslararası tahkime başvurmalıdır.&quot; diyen Koni, &quot;Ama bunu istemiyor çünkü buna hakkı olmadığını biliyor. Libyalıların (Türkiye-Libya arasındaki) bu anlaşmanın önemini anlamalarından çok mutluyuz çünkü bu onların haklarını ve deniz sınırlarını garanti altına alıyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>YUNANİSTAN'IN AB'NİN GÜCÜNE DAYANMAYA ÇALIŞMASI ÜZÜCÜ</b></p><p>Yunanistan&#39;ın Libya Temsilciler Meclisinin anlaşmayı onaylamasının ardından yaptığı açıklamaları &quot;üzücü&quot; şeklinde niteleyen Koni, &quot;Bu üzücü, gerçekten üzücü, söylediğim gibi Yunanistan&#39;ın AB&#39;nin gücüne dayanmaya çalışması üzücü. Avrupa Birliği, kendi üyelerinin diğer ülkelerin sınırlarını ihlal etmesini, Türkiye&#39;ye, Libya&#39;ya veya herhangi bir başka ülkeye karşı AB&#39;ye dayanarak güç gösterisi yapmaya çalışmasını engellemelidir.&quot; diye konuştu.</p><p><b>Koni, Yunanistan'ın uluslararası anlaşma ve teamüllere saygı duymazsa kendisinin kaybedeceğini söyleyerek şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Biz Akdeniz&#39;de komşuyuz; deniz sınırları konusunda uluslararası anlaşmalar ve kabul görmüş teamüller var. Bu yüzden tüm bunlara gerek yok, çünkü sonunda kaybedecek olan kendisidir. Dolayısıyla hukuka riayet etmeli ve Libya ile Türk halkının imzaladığı bu anlaşmaya saygı duymalıdır.&quot;</p><p>Libya&#39;nın kaynaklarının çoğu keşfedilmemiş durumda. Akdeniz&#39;de veya Libya toprakları içinde karada imtiyaz alanlarına ihtiyacımız var. Özellikle Ukrayna ve Rusya arasındaki son olaylar ve Körfez&#39;de yaşananlar sonrasında birçok ülke dikkatini Libya&#39;ya çevirdi.&quot;</p><p>Koni, üretim kapasitesinin özellikle doğal gazda daha önce sınırlı olduğunu hatırlatarak &quot;Ancak bu alanda uzmanlaşmış olan Türk kardeşlerimizle, hem petrol hem doğal gaz arama ve çıkarma konusunda koordinasyonu hızlandırmalıyız. Bu yeni bir şey değil; önceki dönemlerde bile Libya&#39;nın batısında faaliyet gösteren Türk şirketlerine imtiyaz alanları verildiğini hatırlatmak isterim.&quot; dedi.</p><p><b>TEMSİLCİLER MECLİSİNİN ONAYI TÜRKİYE'YE KAPILARI ARDINA KADAR AÇACAK</b></p><p>Koni, Türkiye&#39;nin Libyalı tarafları birçok kez bir araya getirdiğine dikkati çekti. Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&quot;Özellikle şu an Türkiye&#39;nin tüm taraflara açık olması, herkesle iletişim kurması ve hatta Libyalı tarafları birleştiren siyasi bir arabulucu konuma gelmesi hasebiyle ben her zaman Türkiye için &#39;taraf tutan arabulucu&#39; ifadesini kullanırım.</p><p>Yani bir tarafa yakın veya bir tarafın yanında yer alıyor gibi görünse dahi bakış açılarını yakınlaştırma konusunda çok daha olumlu bir rol oynayabilir. Nitekim son dönemde tüm taraflara eşit mesafede durarak onları birden fazla kez bir araya getirdi, şu anda da en uzlaşmaz ve en güçlü tarafları Libya&#39;yı içinde bulunduğu durumdan çıkaracak bir anlaşmayı imzalamak üzere Ankara veya İstanbul&#39;da bir araya getirmeye çalışıyor.&quot;</p><p>Koni, &quot;İnanıyorum ki Türkiye, bu hususta diğer tüm ülkelerden daha avantajlıdır ve bu konuda herhangi bir ülkeden çok daha fazla güce sahiptir. Bu nedenle Türkiye&#39;nin bu yöndeki tutumunu sürdürmesini ve adımlarını biraz daha hızlandırmasını umuyoruz.&quot; diyerek Türkiye&#39;ye olan güvenini vurguladı.</p><p>Temsilciler Meclisinin Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasını onaylamasının Türkiye&#39;ye Libya&#39;daki projeler konusunda kapıları sonuna kadar açacağını söyleyen Koni, &quot;Meclisin onayı Türkiye&#39;ye (Libya&#39;da) kapıları ardına kadar açacaktır elbette. Türkiye Libya ile sadece anlaşma imzalayan bir dost ülke olduğu için değil aynı zamanda yetenek ve tecrübe sahibi olduğu için.&quot; dedi.</p><p>&quot;Son zamanlarda herkes Türkiye&#39;deki yollar, tüneller, köprüler, yüksek katlı inşaatlar ve dev projeler alanındaki kentsel rönesansı fark etti.&quot; ifadesini kullanan Libyalı yetkili, &quot;Açıkçası Türklerin kendi topraklarında gerçekleştirdiği bu hızlı dönüşüm karşısında şok olduk. Herkes bu rönesansın kendilerine de yansıyacağını umuyor ve Libya elbette bu alandaki ana ortak olacak. Türkiye bu alanda (Libya için) birincil ortak olacak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>TÜRK ŞİRKETLERİNİN PETROL VE DOĞAL GAZIN ÇIKARILMASINDA ÜLKENİN HER YERİNDE BULUNMASINI BEKLİYORUZ</b></p><p>Koni, Libya&#39;nın yeni petrol ve doğal gaz sahalarının keşfedilmesine ve geliştirilmesine ihtiyacı olduğunu belirterek &quot;Şüphesiz ki Türkiye bu noktada temel bir ortak olacaktır. Diğer ülkelerden önce davranmasını umuyorum; çünkü bilinen büyük Türk şirketlerinin, tam da bu dönemde petrol ve gazın çıkarılması ve pazarlanmasına katkı sağlamak üzere Libya&#39;nın her bölgesinde yer almasını bekliyoruz. &quot; diye konuştu.</p><p><b>Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı, sözlerini şöyle tamamladı:</b></p><p>&quot;Size söylediğim gibi Körfez&#39;deki krizler enerji alanında dünyayı çok fazla etkiledi. Ayrıca Ukrayna savaşı da gerek Avrupa gerek Amerika gerekse diğer ülkeler olsun, piyasalarda büyük bir açığın oluşmasına neden oldu. Bu yüzden bugün değil, dünden harekete geçmeliyiz.</p><p>Bu anlaşmanın onaylanmasının ardından artık hemen yola koyulmalıyız. Türkiye&#39;deki kardeşlerimizden diğerlerinden önce davranmalarını umuyoruz. Doğusuyla, batısıyla, güneyiyle ve Libya&#39;nın tüm bölgeleriyle Libya tektir. Bugün Libya Türkiye&#39;yi memnuniyetle karşılamaktadır ve geçmişte yaşanan tüm bu sorunları ve engelleri geride bırakmıştır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/yunanin-oyununu-bozan-anl-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296292</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-kedinin-fareyle-oynadigi-gibi-oynadi-ruhsata-karsilik-milyonlarca-rusvet-istedi-296292</link>
      <pubDate>2026-10-21T21:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İmamoğlu, “kedinin fareyle oynadığı gibi” oynadı! Ruhsata karşılık milyonlarca rüşvet istedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Şile Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasının ikinci celsesinde mahkemeye sunulan itiraflar damga vurdu. Duruşmada ifade veren otel sahibi Nazif Gönen, işletmesine ruhsat alabilmek için festival borçları bahanesiyle kendisinden milyonlarca lira istendiğini belirterek, "Özgür Kabadayı, Ekrem Başkan'dan talimat aldı. Benimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynadılar" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İmamoğlu, “kedinin fareyle oynadığı gibi” oynadı! Ruhsata karşılık milyonlarca rüşvet istedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile bazı şüpheliler hakkında işlem yapılırken, suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda HTS kayıtları ve MASAK raporlarındaki hesap hareketleri incelendi. Bu kapsamda 23 Aralık'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınan 22 şüpheliden 15'i tutuklandı. Soruşturmanın üçüncü dalga operasyonu ise 26 Haziran 2026'da gerçekleştirildi. Hazırlanan iddianamede, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "dolandırıcılık", "rüşvet almak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçları başta olmak üzere çeşitli suçlardan 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca, örgüt elebaşısı olduğu belirtilen Kabadayı'nın gerçekleştirilen eylemler nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması istendi.  </p><p>Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2'inci celsesi görülen duruşma, yoğunluk sebebiyle konferans salonunda gerçekleşti. Duruşmaya Özgür Kabadayı ile Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 12 sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve bir müşteki katıldı. Taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Serbülend Danış'ın pazartesi günü ve bugünkü duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması üzerine mahkeme başkanı tarafından duruşmaya gelmesi için 1 saat süre verildi. Sanığın verilen süre içerisinde duruşma salonuna gelmemesi üzerine hakkında yakalama emri çıkarıldı. Hakkında yakalama emri çıkarılmasının ardından duruşma salonuna gelen sanık Danış, savunma yapmak için süre talep ederek, savunmasını pazartesi günü yapmak istediğini belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın talebini kabul ederek, hakkındaki yakalama emrini kaldırdı.  </p><p><b>"ÖZGÜR KABADAYI, EKREM BAŞKAN'DAN TALİMAT ALDI"</b></p><p>Tutuksuz yargılanan Gönen Otel'in sahibi Nazif Gönen savunmasında, "Halihazırda Şile'de 2024 yılında açmış olduğumuz Gönen Otel'i işletmekteyim. Amacımız otelimizi güzel hale getirip yenilemekti. Projemizi Anıtlar Kurulunda onaylatıp, tadilat işlemlerine başladık. 2024 yılının Haziran ayında tamamlayıp açtık. Burayı 3 milyon dolara satın aldık. İnovasyon için harcadığımız para ise 8 milyon dolar. Oteli açtıktan sonra tabii ki ruhsat almamız gerekiyor. Biz de ruhsat almak istedik. Şile Belediyesi'ne bu konularda gittiğimizde sağlıklı bilgiler alamıyorduk. Otelimizin genel müdürü Suzan Hanım, 'Ben sizi direkt başkanla görüştüreyim' dedi. Tamam dedim, İskorpit Restoran'a gittim kendisiyle görüşmeye. 'Ruhsat almamız lazım. Eğer bu ruhsat yıkılmadan olmuyorsa, gerekirse yıkalım' dedim. Özgür Başkan bana, 'Biz festival yaptık, ciddi anlamda sıkışıklığımız var, borçlarımız var. Bu borçlarımıza karşılık sizden para almamız lazım' dedi. Ben de 'Borç zaten gırtlağımda benim, yapacaksak resmi bağış yapalım' dedim. 'Yok bizim ödememiz var, elden almamız lazım' dedi. Ben bu parayı vermeden ruhsatı alamayacağımı, çatı yüksekliğinin bahane olduğunu anladım. Biz bu parayı 3 milyon lirayı iki partide ödedik. Sonrasında ruhsatımızı yine alamadık. Bu sefer de dediler ki 'Bize taahhüt vereceksin.' Tamam dedim, verdik. Ardından projemizi belediyeye sunduk. 'Projemizi ilgili yerlere gönderin, eğer onay gelmezse yıkarız' dedik. Ama projemiz hiçbir yere gönderilmedi bile. Ruhsatı ocak ayında aldık. Sonra İBB Meclisinde konuşulan olay gündeme geldi. Taahhütle ruhsat verilmezmiş. Ben de sordum başkana, 'Madem verilmez neden verdiniz' dedim. 'Ben de bilmiyordum' dedi. Daha sonra otele ekip gönderdiler, '14 gün süren var, yıkacaksın burayı' dediler. Biz de yıkmaya başladık. Dediklerini yapmamıza rağmen ruhsatımızı iptal ettiler. Özgür Kabadayı, Ekrem Başkan'dan talimat aldı, ben ne yaparsam yapayım ruhsat iptal olacaktı. Benimle kedinin fareyle oynandığı gibi oynandı" dedi.  </p><p><b>"BENİM ÖDEYİP ÖDEYEMEYECEĞİMİ SORDU"</b></p><p>Tutuksuz sanık Ercan Aş, "Çağlar Ersoy ile 2024 yılı yaz aylarında Mercan Köşk'te yüz yüze görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmenin 2-3 gün sonrasında Oğuz Kaçmaz beni WhatsApp üzerinden aradı. Özgür Kabadayı'nın telefonda benimle görüşmek istediğini söyledi ve telefonu Özgür Kabadayı'ya verdi. Başkanla telefonda konuştuk. Kendisi plaj sözleşmesinin hayırlı olmasını diledi ve konuyu 2024 yılında yapılacak olan Şile Bezi Festivali'ne getirdi. Belediyeyi yeni aldıkları için çok borçları bulunduğunu ancak bu festivali de yapmaları gerektiğini belirterek, Sıla isimli şarkıcının 2 milyon 500 bin TL olan sahne ücretini benim ödeyip ödeyemeyeceğimi sordu. Ben de kendisine sezonun daha yeni başlamış olduğunu ve böyle bir bütçemizin olmadığını belirttim ve görüşmeyi sonlandırdık" diye konuştu.  </p><p><b>"4 MİLYON TL'NİN TAMAMINI NAKİT OLARAK TALEP ETTİLER"</b></p><p>Ercan Aş, "Oğuz Kaçmaz, bana Şile Belediyesinin çok fazla borcu olduğunu, o ayki maaşları öderken çok fazla sıkıntı çekeceklerini anlattı. Benden 4 milyon TL'ye ihtiyaçları olduğunu, bu konuda yardımcı olursam çok sevineceklerini söyledi. 2 milyon TL'sini Şile Belediyesinin hesabına bağış olarak, kalan 2 milyon TL'yi de nakit olarak talep etti. Belediyeye yardımcı olmaya çalışacağımı söyleyip, oradan ayrıldım. 1-2 saat sonra beni tekrar aradı. Özgür Kabadayı'nın bir de VIP araç istediğini, bu konuda da yardımcı olmam için başkanın kendisinin rica ettiğini söyledi. Bu konuşmadan 3-4 gün sonra 4 milyon TL'nin tamamını nakit olarak talep ettiler. Ben de eşimle biriktirmiş olduğumuz altın ve takıları bozdurarak, bir miktar nakitle birleştirdiğim parayla bu talebi karşılamaya çalıştım. 24 Şubat 2025 tarihinde Şile Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne arabamla gittim. Oğuz Kaçmaz bana, 'Ne yaptın Ercan, paraları ayarlayabildin mi? Çok sıkışığız, nefes almamız lazım' dedi. Ben de paraları getirdiğimi ve arabanın bagajında olduğunu söyledim. Oğuz Kaçmaz ile odada otururken, Oğuz benden oraya gelmiş olduğum aracımın anahtarını istedi. Anahtarı Sercan Taşkaya isimli belediye çalışanına verdi ve 'Ercan ağabeyinin arabasını yan tarafa, benim arabamın yanına çek. Bagajında bulunan paraları kimse görmeden benim arabamın bagajına koy' dedi. İki büyük pazar poşetinin içine koymuş olduğum paraları o gün orada Oğuz Kaçmaz'ın arabasına aldılar. Bu paralar, her bir poşette 2 milyon TL olacak şekildeydi. Ben bu parayı rüşvet olarak vermedim. Tamamen, bana Şile Belediyesinin maaş ödemeleri konusunda zorlandığını ve ödeme yapmaları gerektiğini söyledikleri için verdim" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"HER ŞEYE BURNUMU SOKMAMAM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ"</b></p><p>Tutuksuz sanık Furkan Yapıcı, "31 Mart seçimlerinden sonra Şile Belediyesi'nde özel kalem olarak göreve başladım. Göreve başladıktan sonra yaklaşık 1 ay içerisinde şahit olduğum bir çiçek ihalesi olayı var. Çiçek ihalesiyle ilgili firmanın Ümraniye'de bir firma olduğunu duydum. Oğuz Kaçmaz'la bu firma arasında bir bağlantı olduğunu duydum. Özgür Başkan'a bunu söyledim. Başkana söyledikten 1 gün sonra Oğuz Kaçmaz beni odasına çağırdı. Belediyede böyle şeylerin olacağını, özel kalemin harcamaları olduğunu, her şeye burnumu sokmamam gerektiğini söyledi. Bu olaydan sonra beni özel kalem görevimden alıp, kültür müdürlüğüne gönderdiler. Şile Belediyesi'nde son sözü Özgür Kabadayı söylerdi ama Oğuz Kaçmaz bir şekilde manipüle edip, yine en son kendi istediğini yaptırırdı" dedi.  </p><p><b>"İPHONE 15 PRO MAX, BİR TANE DE KULAKLIK VERDİ"</b></p><p>Yapıcı, "Kartal'da Koşan Adam firmasının ofisine gittik. Bu ofiste Berkant Acil, Arif Sevik, ben, Oğuz Kaçmaz, Özgür Başkan vardı. Bir de bir hanımefendi vardı, şirketin muhasebecisiydi galiba. Orada 34. Şile Bezi Festivali'yle ilgili konuşuldu. Bazı sanatçılar konuşuldu. Sıla olabilir mi, ücreti nedir gibi konular konuşuldu. Sonra festivalle ilgili Berkant Bey ödemeyle ilgili bir soru sordu. Orada da Özgür Başkan tek sorumlunun bu konularla ilgili Oğuz Kaçmaz olduğunu, tek yetkilinin o olduğunu, bundan sonraki bütün süreci onunla görüşmeleri gerektiğini söyledi ve biz oradan ayrıldık. Biz oradan ayrıldıktan sonra süreç içerisinde Oğuz Kaçmaz bana ve Ferhat Domurcuk'a birer adet iPhone 15 Pro Max, bir tane de kulaklık verdi. Bunu belediye işlerinde kullanmamız için verdiğini söyledi" ifadelerini kullandı.  </p><p>Duruşma 9 sanığın dinlenmesinin ardından 26 Ekim Pazartesi gününe ertelendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/imamoglu-kedinin-fareyle--358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296291</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bulgaristan-basbakani-radev-ile-telefonda-gorustu-296291</link>
      <pubDate>2026-10-21T20:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile telefonda görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Bulgaristan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile telefonda görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Bulgaristan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/cumhurbaskani-erdogan-bul-822_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296290</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-savaslari-ve-enerji-krizine-karsi-dogu-bati-koprusu-turkiye-ve-japonya-masada-296290</link>
      <pubDate>2026-10-21T20:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret savaşları ve enerji krizine karşı Doğu-Batı köprüsü: Türkiye ve Japonya masada]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünyada modern zamanların en büyük enerji krizlerinden birinin yaşandığına dikkat çekerek Türkiye ve Japonya'nın stratejik iş birliğini derinleştireceğini açıkladı. Küresel tedarik zinciri kırılmaları ve ticaret savaşlarına karşı iki ülkenin ortak hareket edeceğini belirten Bayraktar, enerji ve sanayi alanındaki dayanışmayla zorlukların üstesinden birlikte gelineceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret savaşları ve enerji krizine karşı Doğu-Batı köprüsü: Türkiye ve Japonya masada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, Japonya&#39;nın Ankara Büyükelçiliği tarafından Türkiye&#39;nin eski Tokyo Büyükelçisi Hasan Murat Mercan için düzenlenen nişan tevdi töreninde yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler ve Türkiye-Japonya ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Son yıllarda küresel tedarik zincirlerinde kırılmalar ve ticaret savaşlarının yaşandığını aktaran Bayraktar, dünyada modern zamanların en büyük enerji krizlerinden birinin yaşandığını ifade etti.</p><p>Bayraktar, küresel ölçekte yaşanan zorlukların aşılmasında ikili ve bölgesel işbirliklerinin daha yoğun şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye ile Japonya&#39;nın bu anlamda önemli bir örnek oluşturduğunu kaydetti.</p><p>Türkiye ile Japonya&#39;nın enerji, ticaret, sanayi, kültür ve sanat alanlarında önemli işbirliklerine imza attığını belirten Bayraktar, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri taşınmasının önemine işaret etti.</p><p>Bayraktar, &quot;Türkiye ile Japonya bu zorlu dönemde işbirliklerini daha ileri taşıyarak bu zorlukların üstesinden birlikte gelecekler.&quot; dedi.</p><p>Eski Tokyo Büyükelçisi Hasan Murat Mercan&#39;ın görev süresi boyunca iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için büyük gayret gösterdiğini anlatan Bayraktar, kendisine ülke ve devlet adına teşekkür etti.</p><p>Bayraktar, iki ülke arasındaki işbirliğini daha ileri taşımak için ilgili kurumların, iş dünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çaba göstereceğine inandığını dile getirdi.</p><p>Mercan&#39;ın Türk-Japon dostluğuna katkılarının Japon hükümeti ve İmparator tarafından takdir edilerek nişana layık görüldüğünü ifade eden Bayraktar, bu takdir dolayısıyla Japon tarafına teşekkürlerini sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/ticaret-savaslari-ve-ener-254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296289</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/batinin-guvenlik-illuzyonu-bitti-canli-yayinda-avrupanin-cokus-sinyalleri-ve-sarsilan-abd-ittifaki-296289</link>
      <pubDate>2026-10-21T20:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Batı'nın güvenlik illüzyonu bitti: Canlı yayında Avrupa'nın çöküş sinyalleri ve sarsılan ABD ittifakı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV'nin ekran klasiği "Açık Görüş", iç ve dış politikadaki en sıcak gelişmeleri akademik ve stratejik bir süzgeçten geçirmeye devam ediyor. Gazeteci Murat Çiçek'in moderatörlüğünde gerçekleşen yayında, küresel dengeler ve Avrupa'nın içinde bulunduğu derin krizler çok yönlü bir perspektifle ele alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Batı'nın güvenlik illüzyonu bitti: Canlı yayında Avrupa'nın çöküş sinyalleri ve sarsılan ABD ittifakı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programda Avrupa'nın geçmişten günümüze taşıdığı konfor alanının çatırdadığına dikkati çeken İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, Batı blokunun zihniyet kodlarını şu sözlerle özetledi:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/detaycjtyj-21102026f98d5ee5.jpg"/><p><i>"Avrupa, bugüne kadar âdeta 'ABD değerlerine sırtımızı dayadık, kendi içimizde güçlü bir birlik kurduk, sınırlarımızı kaldırdık. Geri kalan bloklarla ilgilenmemize gerek yok; ABD zaten güvenliğimizi sağlıyor, Almanya üretiyor' anlayışıyla hareket etti. Ancak bugün gelinen noktada bu konforlu düzen ciddi biçimde sorgulanıyor."</i></p><p><b>ÇİN İLE REKABET AKSIYOR, SİYASİ KRİZLER DERİNLEŞİYOR</b></p><p>Albayrak, Avrupa'nın artık Çin ile ekonomik rekabette zorlandığını, kontrolsüz göç dalgalarıyla baş edemediğini ve kamusal sorunlara çözüm üretemediğini belirtti. Siyasi istikrarsızlığın kıtanın merkezine yerleştiğini vurgulayan Albayrak, Avrupa'daki son çalkantılara kısa bir mercek tuttu:</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/ergerge-21102026fceac995.mp4" type="video/mp4"></video><p>* İngiltere'de sık sık değişen başbakanlar ve hükümet krizleriyle yönetilebilirlik sorunu yaşanıyor.</p><p>* Fransa'da siyasi krizlerin gölgesinde başbakanın istifasıyla sarsılan ülkede, Cumhurbaşkanı Macron istifayı kabul etmeyerek mevcut yapıyı zorunlu olarak sürdürmeye çalışıyor.</p><p>* Almanya ise Avrupa'nın motor gücü olan dev fabrikalar ve sanayi, küresel pazar yarışında kan kaybediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/gundemin-perde-arkasi-24--733_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296288</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/zonguldakta-3-katli-bina-coktu-bir-aci-haber-296288</link>
      <pubDate>2026-10-21T20:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta 3 katlı bina çöktü: Bir acı haber]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta 3 katlı bir binanın çökmesi sonucu 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ise kurtarıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zonguldak'ta 3 katlı bina çöktü: Bir acı haber]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Meşrutiyet Mahallesi Sütliyen Sokak&#39;taki 2 katlı bina henüz belirlenemeyen nedenle çöktü.</p><p>İhbar üzerine olay yerine, AFAD, itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekipleri sevk edildi.</p><p>Ekipler, Kenan Akçaharman&#39;ı (68) enkazdan kurtardı.</p><p>Çalışmalarını sürdüren ekipler, abla Türkan Akçaharman Özhan&#39;ın (74) ise cansız bedenine ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42824638.jpg"/><p>Bu arada ev sakinlerinden diğer kardeş Kemal Akçaharman&#39;ın (72) çökme anında evde bulunmadığı öğrenildi.</p><p>Öte yandan 17 Ekim&#39;de aynı sokaktaki metruk binanın bir bölümü, yağışların da etkisiyle çökmüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42824428.jpg"/><p><b>VALİ HACIBEKTAŞOĞLU'NUN AÇIKLAMASI</b></p><p>Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, olay yerine gelerek incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı.</p><p>Hacıbektaşoğlu, gazetecilere, saat 17.54&#39;te merkezde 2 katlı betonarme yapının çöktüğünü söyledi.</p><p>Enkaz altında 2 kişinin kaldığını belirten Hacıbektaşoğlu, &quot;Çok kısa zamanda ekiplerimiz müdahale etmiştir. Bir vatandaşımız yaralı olarak enkazdan kısa sürede kurtarılmıştır, onun sağlık durumu iyi. Bir vatandaşımız da az önce maalesef ölü olarak çıkarılmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah&#39;tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42824427.jpg"/><p>Hacıbektaşoğlu, binanın eski olduğunu, inceleme yapılacağını aktararak, &quot;Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığımızca da inceleme başlatılmıştır. Binada şu anda kimse yok. Vefat eden Türkan Özhan isminde 74 yaşındaki vatandaşımızın bir oğlu olduğu haberi geldi ama onun da şu anda enkazda değil, Malatya&#39;da olduğunu arkadaşlarımız tespit etti. Dolayısıyla şu an için enkazda kimse olmadığını biliyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Yakındaki bir evin her ihtimale karşı acil olarak tahliye edildiğini dile getiren Hacıbektaşoğlu, incelemelerin devam edeceğini kaydetti.</p><p>Hacıbektaşoğlu, kentin zeminine değinerek, yapı stokunun eski ve çözümün kentsel dönüşüm olduğunu anlattı.</p><p>Vali Hacıbektaşoğlu, daha sonra yaralı kurtarılan kişiyi hastanede ziyaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/zonguldakta-3-katli-bina--418_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296287</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-propaganda-icin-yapay-zekayla-kimlik-caldi-unlu-rapci-hesap-sordu-ozgur-filistin-dedi-296287</link>
      <pubDate>2026-10-21T20:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail propaganda için yapay zekayla kimlik çaldı: Ünlü rapçi hesap sordu "Özgür Filistin" dedi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Angola asıllı İngiliz rapçi IAMDDB, İsrail hükümetinin resmi sosyal medya hesabında yayınlanan propaganda videosunda görüntülerinin yapay zekayla rızası dışında kullanıldığını belirterek isyan etti. İsrail'e "Kimliğimi neden çaldın?" diyerek tepki gösteren ünlü sanatçı, masumların öldürülmesine karşı olduğunu vurguladı ve "Fotoğraflarım ve değerlerim bana aittir. Özgür Filistin!" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail propaganda için yapay zekayla kimlik çaldı: Ünlü rapçi hesap sordu "Özgür Filistin" dedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IAMDDB, ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Benim benzerimin yer aldığı yapay zeka görüntülerinin, İsrail hükümetinin resmi hesabından paylaşıldığı dikkatimi çekti.&quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Ünlü rapçi, &quot;Buna izin vermediğimi, onaylamadığımı, katılmadığımı ve benzerlerimin bu videoda kullanılmasına rıza göstermediğimi açıkça belirtiyorum.&quot; ifadesini kullanarak, hiçbir şekilde söz konusu videoda yer almadığını ve verilen mesaja katılmadığını vurguladı.</p><p>IAMDDB, müziğinde ve sanatında sevgiye önem verdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Soykırımı, masumların öldürülmesini, kadın, çocuk ve ailelerin acı çekmesini desteklemiyorum. Kalbim, kayıp, yerinden edilme ve şiddet yaşamış tüm masum insanlarla birlikte. Özellikle de hayal edemeyeceğimiz acılar yaşayan Filistin halkıyla.&quot;</p><p>Açıklamasında, geçmişte genç bir şarkıcı olarak İsrail&#39;de konser verdiğini ve bugün bildiklerini o zaman bilmediğini belirten IAMDDB, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Bir konser, herhangi bir hükümetin eylemlerini geçmişte ya da şu an onayladığım anlamına gelmez. Benim kimliğim, sanatım ve görüntülerimin herhangi bir siyasi mesaj için kullanılmasına rızam yoktur. Bir sanatçının, hiçbir zaman onaylamadığı bir şeye dahil olmuş gibi gösterilmesi için yapay zeka kullanılmasından derin endişe duyuyorum.&quot;</p><p>Angola asıllı İngiliz ve Portekizli rapçi, imajı, hakları, görüntüleri ve çalışmalarını korumak için gerekli adımları atacağını vurgulayarak, &quot;İnsanlığın yanındayım. Masum insanların öldürülmesi ve acı çekmesine karşıyım. Tüm sanatçıların adı, yüzü ve çalışmalarının nerede kullanılacağına karar vermesi hakkını destekliyorum. Fotoğraflarım, sesim ve değerlerim bana aittir. Özgür Filistin.&quot; açıklamasını yaptı.</p><p>IAMDDB, İsrail hükümetinin ABD merkezli X şirketine ait sosyal medya platformunda paylaştığı görüntüleri alıntılayarak, &quot;Yüzde 100 rızam olmayan bir şey için kimliğimi neden çaldın?&quot; diye sordu.</p><p>- IAMDDB&#39;nin 2018 yılına ait görüntülerinin kullanılması</p><p>Filistin destekçisi Yahudi aktivist Rafael Shimunov, İsrail asıllı bir ABD&#39;li tarafından oluşturulan &quot;Nereden geldiysen oraya dön. Döndük&quot; başlıklı propaganda içerikli klipte, IAMDDB&#39;nin 2018 yılına ait görüntülerinin kullanıldığını ortaya çıkarmıştı.</p><p>Shimunov, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;İsrail'in, yerli halk olma meselesini konu alan yapay zeka videosunda sahte bir İsrailli yaratmak için Britanyalı-Angolalı-Portekizli bir şarkıcının kimliğini çalmasından daha komik bir şey olamaz.&quot; ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/israil-propaganda-icin-ya-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296286</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/meydanlari-dolduran-anlar-trumpi-hapse-attilar-296286</link>
      <pubDate>2026-10-21T19:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meydanları dolduran anlar: Trump'ı hapse attılar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tahran'da kurulan dev pano hapishanede canlı performans sergilendi. Donald Trump, ABD'nin sivil saldırılarına tepki içeren ifadelerin yer aldığı sembolik hücreye atıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meydanları dolduran anlar: Trump'ı hapse attılar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkentteki Tecriş Meydanı'nda kurulan alanda, Trump kılığına girmiş bir oyuncu, reklam panosu şeklinde tasarlanan sembolik bir hapishanede parmaklıklar ardına konuldu.</p><p>Parmaklıkların arkasında Trump'ın hareketlerine benzer davranışlar sergileyen oyuncu, bölgede bulunanların ilgi odağı oldu.</p><p>Hapishanedeki sembolik Trump'ın fotoğraflarını çekmek isteyenler nedeniyle bölgede yoğun araç trafiği oluştu.</p><p>Sembolik hapishanede ayrıca, ABD'nin Minab&#39;daki Şecere-i Tayyibe Okulu&#39;na yönelik saldırıları ile Sirik'te bir düğün evine düzenlenen saldırılarını hatırlatan ifadeler de yer aldı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/meydanlari-dolduran-anlar-131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296285</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-adeta-durdu-yogunluk-zirveyi-gordu-296285</link>
      <pubDate>2026-10-21T19:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul adeta durdu! Yoğunluk zirveyi gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da köprü geçişlerinden E-5 ve TEM bağlantılarına kadar her iki yakada da sürücüler ilerlemekte güçlük çekiyor. Metrobüs ve metro duraklarında ise adım atacak yer kalmadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul adeta durdu! Yoğunluk zirveyi gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Yakası&#39;nda D-100 kara yolunda Kadıköy ile Pendik arasında trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>TEM Otoyolu&#39;nda Sultanbeyli&#39;den başlayan trafik yoğunluğu Çamlıca&#39;ya kadar devam ederken, Kavacık ile Kozyatağı bağlantısı arasında da araçlar güçlükle ilerliyor.</p><p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü&#39;ne çıkan bağlantı yollarında araç yoğunluğu görülüyor.</p><p>Şile Otoyolu&#39;nun bazı kesimlerinde de çift yönlü trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42824581.jpg"/><p><b>AVRUPA YAKASI</b></p><p>Avrupa Yakası&#39;nda D-100 kara yolunun Edirnekapı, Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü güzergahlarında çift yönlü yoğunluk gözleniyor.</p><p>D-100 kara yolunun Avcılar mevkisinde Beylikdüzü istikametinde araçlar yavaş ilerliyor.</p><p>TEM Otoyolu&#39;nun Hasdal, Seyrantepe ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü güzergahlarında trafik ağır seyrederken, Firuzköy mevkisinin Edirne istikametinde de yoğunluk yaşanıyor.</p><p>Büyükdere Caddesi&#39;nin Sarıyer yönü ile Levent TEM bağlantı yollarında trafik yoğunluğu gözlenirken, Karaköy-Beşiktaş sahil yolu ve Barbaros Bulvarı&#39;nda da araçlar güçlükle ilerliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42824579.jpg"/><p>Öte yandan metro, metrobüs, tramvay ve otobüs duraklarında da yolcu yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Özellikle Zincirlikuyu, Uzunçayır, Altunizade, Yenibosna, Cevizlibağ ve Zeytinburnu gibi aktarma merkezlerinde yoğunluk oluşurken, vatandaşlar toplu taşıma araçlarına binmek için sıra bekliyor.</p><p>Son paylaşılan verilere göre; kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 83'e ulaştı. Trafik yoğunluğu Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda yüzde 81 ölçüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/istanbul-adeta-durdu-yogu-872_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296284</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/apec-zirvesinde-tarihi-bulusma-sinyali-abd-rusya-ve-cin-masaya-donuyor-296284</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[APEC Zirvesi'nde tarihi buluşma sinyali: ABD-Rusya ve Çin masaya dönüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD, Rusya ve Ukrayna hattındaki diplomasi trafiği hız kazandı. Kremlin, Ukrayna savaşı sonrası güvenlik sisteminin inşası için üçlü görüşmelerin kasımda başlayabileceğini bildirirken, Çin'deki APEC Zirvesi'nde Putin, Trump ve Şi Cinping'in ilk kez aynı masaya oturma ihtimalinin ele alındığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[APEC Zirvesi'nde tarihi buluşma sinyali: ABD-Rusya ve Çin masaya dönüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşakov, St. Petersburg&#39;da Konstantinovskiy Sarayı&#39;nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#39;in ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Görüşmenin birkaç gün önce kararlaştırıldığını aktaran Uşakov, görüşmeye, Trump&#39;ın damadı Jared Kushner&#39;in sağlık durumu nedeniyle çevrim içi katıldığını belirtti.</p><p>Putin&#39;in ABD&#39;li temsilcilerle 9&#39;uncu defa görüştüğünü söyleyen Uşakov, yapılan 3 saatlik görüşmenin &quot;kapsamlı ve açık sözlü&quot; nitelik taşıdığını dile getirdi.</p><p>Uşakov, bu görüşmeden önce Witkoff ile Oslo&#39;da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve bazı Avrupa liderleri, NATO&#39;nun ve Avrupa Komisyonunun temsilcileriyle müzakereler gerçekleştirdiğini anımsattı.</p><p>Witkoff&#39;un, Vladimir Putin&#39;e Oslo&#39;da yapılan müzakerelerin içeriği hakkında bilgi verdiğini, bu bağlamda kendi yorumlarını dile getirdiğini ve bazı yeni yaklaşımlara dikkati çektiğini aktaran Uşakov, &quot;Witkoff, Avrupalıların ve Kiev&#39;in yaklaşımlarındaki bazı yeni unsurlara dikkati çekti. Ancak bu yeni yaklaşımlarda, Ukrayna krizinin çözümü açısından yararlı olabilecek pek fazla unsur bulunmuyordu.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Uşakov, Ukrayna çevresindeki durumun doğal olarak Putin&#39;in Witkoff ile görüşmesinin ana konusu olduğunu vurguladı.</p><p>Kalıcı ve sürdürülebilir bir barışa ulaşmanın yolları konusunda görüş alışverişine devam edildiğini belirten Uşakov, Putin&#39;in ABD&#39;nin karşılıklı olarak kabul edilebilir çözümler bulunmasına yönelik arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladığını dile getirdi.</p><p>Rusya, ABD ve Ukrayna temsilcilerinin katılımıyla üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması ihtimalinin somut olarak ele alındığını bildiren Uşakov, mevcut durumun Amerikalılardan alınan sinyaller de dikkate alınarak yeniden analiz edildiğini kaydetti.</p><p>Uşakov, &quot;Putin, Witkoff&#39;a, temel konu üzerinde söz konusu üçlü müzakereleri prensipte kasım ayının 10&#39;u civarında yeniden başlatmaya hazır olduğumuzu bildirdi. Bu konu, çatışmanın sona ermesinin ardından Rusya ve Ukrayna için bir güvenlik sisteminin oluşturulmasıyla ilgili. Amerikalı temsilci, böyle bir kararın Başkan Trump tarafından kuşkusuz büyük bir memnuniyetle karşılanacağını belirtti.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Putin&#39;in ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın eşi Melania Trump&#39;a da insani alandaki çabalarından dolayı teşekkürlerini ilettiğini söyleyen Uşakov, Melania Trump&#39;ın, savaş bölgesindeki çocukları aileleriyle bir araya getirmek için çaba gösterdiğini ve Herson bölgesindeki Oleşki&#39;de ortaya çıkan ciddi insani durumun çözümüne yönelik arabuluculuk yaptığını hatırlattı.</p><p>Görüşmede, Rus dizel yakıtının ABD ve dünya piyasalarına tedarikine ilişkin mutabakatların uygulanmasıyla bağlantılı konulara önemli ölçüde yer verildiğini anlatan Uşakov, Putin ile Trump arasında bu hususta varılan anlaşmanın yalnızca Amerikan ve Rus çıkarlarına hizmet etmediğini, aynı zamanda dünya yakıt piyasasında arz ve talebin istikrara kavuşmasına da katkı sağlayacağını vurguladı.</p><p>Uşakov, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin birçok üyesinin defalarca yaptığı iade taleplerini dikkate alan Putin&#39;in, Rusya&#39;da paralı askerlik suçundan hüküm giyen ABD vatandaşı Stephen Hubbard&#39;ı insani gerekçelerle affettiğini belirtti. Uşakov, Hubbard&#39;ın ABD&#39;ye dönmesi için St. Petersburg&#39;daki Pulkovo Havalimanı&#39;nda Steve Witkoff&#39;a teslim edildiğini bildirdi.</p><p>Uşakov, Orta Doğu&#39;daki durum, özellikle İran çevresindeki gelişmeler konusunda da görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydederek Putin&#39;in diplomasi imkanlarının henüz tükenmediğini, Tahran ile anlaşmanın mümkün ve gerekli olduğunu vurguladığını ifade etti.</p><p>Ayrıca Uşakov, kasım ayında Çin&#39;de yapılacak APEC Zirvesi sırasında Rusya, Çin ve ABD liderlerinin tarihte ilk kez bir araya gelme ihtimalinin de ele alındığını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/apec-zirvesinde-tarihi-bu-810_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296283</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/piyasalarda-temizlik-operasyonu-bakan-gurlek-acikladi-88-kisiye-tutuklama-296283</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Piyasalarda temizlik operasyonu! Bakan Gürlek açıkladı: 88 kişiye tutuklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek: Sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 404 kişi hakkında adli işlem yapılmış; 88 şüpheli tutuklanmış, 26 şüpheli gözaltına alınmış, 195 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Piyasalarda temizlik operasyonu! Bakan Gürlek açıkladı: 88 kişiye tutuklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ve haksız kazançlara yönelik mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, vatandaşların haklarını ve birikimlerini korumak, sermaye piyasalarında hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde edilmesini önlemek adına yürütülen süreci titizlikle takip ettiklerini aktaran Gürlek, sorumluların adalet önünde hesap vermesi ve hak sahiplerinin menfaatlerinin korunması için somut deliller ışığında yürütülen çalışmaları hassasiyetle sürdürdüklerini bildirdi.</p><p><b>Bakan Gürlek, açıklamada şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 404 kişi hakkında adli işlem yapılmış; 88 şüpheli tutuklanmış, 26 şüpheli gözaltına alınmış, 195 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Firari durumdaki 42 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise aralıksız devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaların mali boyutuna yönelik önemli tedbirler alınmıştır. 351 gerçek kişi ve 102 tüzel kişi hakkında banka hesaplarının dondurulması, mal varlıklarına el konulması ve taşınmazların devrinin engellenmesine yönelik kararlar verilmiştir. Böylece soruşturma konusu mal varlıklarının korunması ve mali hareketlerin denetim altına alınması amaçlanmıştır.</p><p>TMSF bünyesinde oluşturulan hesaplara, haksız kazanç sağladığı değerlendirilen gerçek ve tüzel kişiler tarafınca yapılan iade süreçleri devam etmektedir. Bununla birlikte, iade edilen tutarlar ile soruşturma kapsamındaki tespitler Başsavcılıklarımız tarafından yakından takip edilmekte, adli soruşturmalar da bu süreçle eş zamanlı olarak sürdürülmektedir. Vatandaşlarımız müsterih olsun; şüphelilerin tespitinden mali bağlantıların ortaya çıkarılmasına, mal varlığı tedbirlerinden iade süreçlerine kadar hukuki tüm aşamaların sonuna kadar takipçisi olacağız. Hiçbir vatandaşımızın hakkının zayi olmaması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için adaletin gereğini yerine getirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/piyasalarda-temizlik-oper-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296282</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusyada-savas-ucagi-dustu-bakanliktan-son-durum-aciklamasi-296282</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya'da savaş uçağı düştü: Bakanlıktan son durum açıklaması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'da mühimmatsız eğitim uçuşu gerçekleştiren Su-30SM tipi savaş uçağı Chernyakhovsk'ta düştü. Arama-kurtarma ekiplerince ulaşılan yaralı pilotların hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya'da savaş uçağı düştü: Bakanlıktan son durum açıklaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın Kaliningrad Bölgesi'ndeki Chernyakhovsk'ta Su-30SM tipi savaş uçağı düştü. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Mürettebat fırlatma koltuğunu kullanarak uçaktan ayrıldı, pilotların hayati tehlikesi bulunmuyor. Uçak ıssız bir alana düştü ve uçuş mühimmatsız gerçekleştiriliyordu" denildi.  </p><p>Rus basınında yer alan haberlerde, 2 pilotun fırlatma sonrası yaralandığı ve hastanede tedavi altına alındığı aktarıldı. Uçağın neden düştüğü henüz bilinmiyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/rusyada-savas-ucagi-dustu-467_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296281</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/baskilara-ve-tehditlere-boyun-egmiyor-ilhan-omar-sandikta-yanit-vermeye-hazirlaniyor-296281</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baskılara ve tehditlere boyun eğmiyor: Ilhan Omar sandıkta yanıt vermeye hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Trump'ın açık tehditlerine ve sindirme politikalarına boyun eğmeyen Ilhan Omar, Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanması için sahada aktif rol alacağını duyurdu. Omar, "Bize karşı verilen gözdağına teslim olmayacağız" diyerek kararlılığını gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baskılara ve tehditlere boyun eğmiyor: Ilhan Omar sandıkta yanıt vermeye hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#39;de 3 Kasım seçimleri yaklaşırken, Trump yönetimi ile Omar arasındaki tartışmalar hız kaybetmeden devam ediyor.</p><p>Hakkındaki usulsüzlük soruşturması süren Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Omar, destekçilerine teşekkür amacıyla yayınladığı bir video mesajında, mücadeleye devam edeceğini vurguladı.</p><p>Omar, açıklamasında, &quot;Bize karşı verilen gözdağına boyun eğmeyeceğiz. Susturulmayacağız ve korkmayacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Omar, seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte Trump yönetiminin &quot;korku içinde&quot; olduğunu iddia etti ve Demokratlara seçimlerde sandığa gitmeleri çağrısında bulundu.</p><p>Demokrat Parti&#39;nin hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda çoğunluğu kazanması için elinden geldiğince çalışmaya devam edeceği mesajını da veren Omar, 3 Kasım&#39;a kadar aktif şekilde çalışacağını kaydetti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında, göçmenlik işlemlerinde &quot;usulsüzlük&quot; yaptığı iddia edilen Somali asıllı Demokrat Kongre üyesi Omar&#39;ın &quot;hapse girebileceğini&quot; belirtmişti.</p><p>Ekim ayı başında federal ajanlar, resmi belgelerdeki sahte beyanlar ve evrakta usulsüzlük iddialarına ilişkin bir soruşturma kapsamında Omar'ın evinde arama yapmış ve bazı kişisel eşyalarına el koymuştu.</p><p>Soruşturmada, Omar'ın 2000 yılında vatandaşlık aldığında yaşına ilişkin yanlış beyanda bulunduğu iddia ediliyor.</p><p>2019 yılında ülkenin ilk Somali asıllı Amerikalı milletvekili olarak ABD Temsilciler Meclisine giren Omar, herhangi bir suçu olmadığını kesin bir dille reddediyor.</p><p>Omar, 1995 yılında 12 yaşındayken ABD'ye geldiğini, 17 yaşında ise vatandaşlığa kabul edildiğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/baskilara-ve-tehditlere-b-430_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296280</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tek-millet-iki-devlet-iradesi-percinleniyor-cumhurbaskani-erdogan-ve-aliyevden-ortak-gelecek-mesaji-296280</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Tek millet iki devlet" iradesi perçinleniyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aliyev'den ortak gelecek mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'ın bağımsızlığının 35. yıl dönümünü tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliyev ile bölgesel ve küresel dengeleri değerlendirdi. İki lider, Türkiye ve Azerbaycan ortaklığının Türk dünyasının teminatı olmaya devam edeceğinin altını çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Tek millet iki devlet" iradesi perçinleniyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aliyev'den ortak gelecek mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ikili ilişkiler, bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan&#39;ın kardeşlik hukukundan aldığı güçle işbirliğini daha ileri seviyelere taşıyacağını belirtti.</p><p>Erdoğan, görüşmede Azerbaycan&#39;ın bağımsızlığının 35&#39;inci yıl dönümünü bir kez daha kutlayarak, Aliyev&#39;i Ankara&#39;da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13&#39;üncü Zirvesi&#39;ne davet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/tek-millet-iki-devlet-ira-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296279</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/belediye-meclisinde-dengeler-degisti-5-uye-daha-ak-partiye-gecti-296279</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belediye Meclisinde dengeler değişti: 5 üye daha AK Parti'ye geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Elazığ'ın Palu ilçesinde AK Parti safları genişliyor. Belediye Başkanı Septioğlu'nun ardından 5 meclis üyesinin daha katılım sağladığı törende rozetleri AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Şula Köseoğlu ve İl Başkanı Sencer Selmanoğlu taktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belediye Meclisinde dengeler değişti: 5 üye daha AK Parti'ye geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sultangazi'de ailesiyle birlikte yaşayan Selman Alkan'dan haber alınamaması üzerine başlatılan arama çalışmaları 10'uncu gününde de devam ediyor. AFAD ekiplerinin yaklaşık 60-70 kişilik ekiple sahadaki çalışmalarını yoğunlaştırdığı öğrenildi. Alibey Barajı'nda ise Jandarma Arama Kurtarma, İstanbul İtfaiyesi Su Altı Arama Kurtarma ve AFAD ekipleri koordineli şekilde çalışma yürütüyor. Barajda termal ve su altı görüntüleme cihazlarıyla aramalar gerçekleştirilirken, çevredeki ormanlık alanlarda da tarama çalışmaları sürüyor.  </p><p><b>"BİR HABER ÇIKMAMASI BİR TARAFTAN SEVİNDİRİYOR, BİR TARAFTAN ENDİŞELENDİRİYOR"</b></p><p>Selman Alkan'ın ağabeyi Özgür Alkan, arama çalışmalarının sürdüğünü ancak henüz kardeşinden bir haber alamadıklarını belirterek, "Bugün 10. günü geride bıraktık. AFAD, 60-70 kişilik bir ekiple daha yoğun katılımla çalışıyorlar. Baraj tarafında da Jandarma Arama Kurtarma, itfaiye ve AFAD ekipleri birlikte termal su altı görüntüleme cihazlarıyla bakılıyor. Şu an herhangi bir haber alamadık. Umudumuz şu an için umarım buradan kötü bir haber almayız. Alan tamamen tarandıktan sonra polisler farklı noktalara da bakacaklar. Bir haber çıkmaması bizi bir taraftan sevindiriyor. Bir taraftan da nereye gideceği ile ilgili ya da ne durumda olduğuyla ilgili endişelendiriyor. Umarım kendisine biran önce sağ salim ulaşabiliriz" şeklinde konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/belediye-meclisinde-denge-581_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296278</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-sarsinti-suruyor-3-isim-icin-ihrac-talebi-296278</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de sarsıntı sürüyor: 3 isim için ihraç talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile İBB Meclis üyeleri Ülkü İnanlı ve Melendiz Dalyan İzgi'nin kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de sarsıntı sürüyor: 3 isim için ihraç talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.</p><p>MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Sarı, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi İBB Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı ve Grup Sözcüsü Melendiz Dalyan İzgi'nin tedbirli olarak kesin çıkarma istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/chpde-sarsinti-suruyor-3--289_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296277</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/asiri-yagislar-tehlikeyi-tirmandiriyor-bangladeste-can-kaybi-364e-cikti-vakalar-yuz-bini-asti-296277</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aşırı yağışlar tehlikeyi tırmandırıyor: Bangladeş'te can kaybı 364'e çıktı, vakalar yüz bini aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bangladeş'te yüksek sıcaklıklar ve şiddetli yağışların etkisiyle sivrisinekler üzerinden hızla yayılan dang humması salgınında bilanço ağırlaşıyor. Sağlık yetkilileri, yılbaşından bu yana tespit edilen vaka sayısının 116 bin 990'a ulaştığını, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının ise 364'e yükseldiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aşırı yağışlar tehlikeyi tırmandırıyor: Bangladeş'te can kaybı 364'e çıktı, vakalar yüz bini aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dhaka Tribune gazetesinin Bangladeş Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün açıklamasına dayandırdığı haberine göre, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan dang humması ülkede etkili olmaya devam ediyor.</p><p>Ülkede son 24 saatte dang humması nedeniyle 7 kişi hayatını kaybetti, 1373 yeni vaka kaydedildi.</p><p>Bangladeş&#39;te yılbaşından bu yana 116 bin 990 kişide dang humması tespit edildi, 364 kişi hastalıktan dolayı yaşamını yitirdi.</p><p>Ülkede dang humması nedeniyle geçen yıl 413, 2024&#39;te ise 575 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p><b>DANG HUMMASI</b></p><p>Tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen dang humması virüsü, insanlara sivrisinekler aracılığıyla bulaşıyor. Kuluçka döneminden sonra genel olarak hafif ateşe sebebiyet veren hastalık, bazı vakalarda ölüme neden olabiliyor.</p><p>Vakalar, genellikle &quot;yağış dönemleri&quot; olarak bilinen mart, haziran, eylül ve aralıkta artış gösteriyor.</p><p>Bilim insanları, yüksek sıcaklık ve uzun süren yağışların sıtma ve dang humması taşıyan sivrisineklerin artmasına sebep olduğu uyarısında bulunuyor.</p><p>Hastalığa yol açan sivrisinek türünün su birikintilerinde larva oluşturması nedeniyle, özellikle sanayi çevrelerindeki çöp birikintilerinin sürekli ilaçlanması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/asiri-yagislar-tehlikeyi--706_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296276</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-libya-anlasmasini-hedef-alanlara-reddiye-kendi-ihlallerini-ortbas-etme-cabasi-296276</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Libya anlaşmasını hedef alanlara reddiye: Kendi ihlallerini örtbas etme çabası]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı hedef alan kara propaganda paylaşımlarını yalanladı. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki meşru varlığını sindiremeyen odaklara yanıt veren DMM, anlaşmanın uluslararası hukuka ve hakkaniyete tam uygun olduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Libya anlaşmasını hedef alanlara reddiye: Kendi ihlallerini örtbas etme çabası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM&#39;den yapılan açıklamada, konuya ilişkin bazı sosyal medya hesaplarında yer alan paylaşımların, kamuoyunu manipüle etmeye yönelik açık bir dezenformasyon içerdiği belirtildi.</p><p>İki egemen devletin meşru haklarını korumak amacıyla imzaladığı bu anlaşmanın, taraf ülkelerin onay süreçlerinden geçtiği, uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkelerine tamamen uygun şekilde yürürlüğe girdiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Doğu Akdeniz&#39;i çatışma alanı haline getirmeye çalışan ve taraf olmadığı deniz yetki alanlarında hukuksuz tasarruflarda bulunan odakların Türkiye&#39;yi hedef alması, kendi ihlallerini örtbas etme çabasıdır. Türkiye, her zaman ve her yerde olduğu gibi Doğu Akdeniz&#39;de de barıştan, istikrardan ve hakkaniyetten yana olmaya devam etmektedir. Bölgede her türlü hukuku ve normu ayaklar altına alanların, egemen devletlerin meşru anlaşmalarını hedef alan asılsız iddialarına itibar edilmemesi önemle rica olunur.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiye-libya-anlasmasini-488_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296275</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiyenin-sahadaki-gucu-sekillendiriyor-komsuda-pkk-icin-cember-daraliyor-296275</link>
      <pubDate>2026-10-21T18:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin sahadaki gücü şekillendiriyor: Komşuda PKK için çember daralıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin bölgedeki caydırıcı gücü Irak iç siyasetinde dengeleri değiştirdi. Irak hükümeti, PKK'nın ülkeden çıkarılması sürecini Türkiye ile üst düzey mekanizmalar üzerinden yürüttüklerini açıklayarak terör örgütünün ülkedeki varlığını sonlandırmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin sahadaki gücü şekillendiriyor: Komşuda PKK için çember daralıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Irak Hükümet Sözcüsü Haydar Abbudi, ülkesinin resmi ajansı INA'ya açıklamada bulundu.</p><p>Abbudi, İran ile Irak arasındaki Şeyb Sınır Kapısı&#39;nın teknik açıdan henüz kullanıma hazır olmadığını, iki ülke arasındaki ticaretin ise diğer sınır kapıları üzerinden sürdürüldüğünü belirtti.</p><p>Irak'ta Husilere ait karargahların bulunduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu savunan Abbudi, ülke topraklarının komşu ülkeleri tehdit etmek amacıyla kullanılmasına izin verilmeyeceğini söyledi. </p><p>Abbudi, Irak'taki terör örgütü PKK dosyasının çözümü ve Irak'tan çıkarılması konusunda Türkiye ile üst düzey koordinasyon yürütüldüğünü kaydetti.</p><p>Iraklı Sözcü, Irak&#39;taki İranlı Kürt silahlı gruplar meselesinin çözümü için İran ile üst düzey koordinasyon sağlandığını ve bu kapsamda ortak bir komite oluşturulduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiyenin-sahadaki-gucu--592_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296274</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/brukselde-33-zirvesi-ve-nato-temaslari-bakan-fidandan-yogun-diplomasi-maratonu-296274</link>
      <pubDate>2026-10-21T17:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brüksel'de "3+3" zirvesi ve NATO temasları: Bakan Fidan'dan yoğun diplomasi maratonu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika temasları kapsamında 3+3 Bakanlar Platformu toplantısına katıldı; NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve AB liderleriyle bir araya geldi. Yoğun Brüksel maratonunu değerlendiren Fidan, Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının meşruiyetine vurgu yaparken Türkiye-AB ve NATO ilişkilerindeki kritik başlıklara dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brüksel'de "3+3" zirvesi ve NATO temasları: Bakan Fidan'dan yoğun diplomasi maratonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Fidan, Belçika&#39;nın başkenti Brüksel&#39;e yaptığı ziyaret kapsamında AA muhabirine değerlendirmede bulundu.</p><p>Fidan, Brüksel&#39;de yoğun bir mesai yaptıklarını aktararak &quot;Hem Belçika hükümetiyle olan ikili ilişkilerimiz hem NATO ile ilişkiler hem AB ile olan ilişkiler hem buradaki vatandaşlarımız, sivil toplum örgütleriyle ilgili konuları merkeze alan çok yoğun bir mesai geçirdik.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Belçika&#39;da çok sayıda temasta bulunduklarını söyleyen Fidan, Belçikalı mevkidaşıyla ikili ve bölgesel ilişkileri değerlendirdiklerini dile getirdi.</p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları görüşmesi yaptıklarının altını çizen Fidan, görüşmelerde üç bakanlığın konularını ve diğer dolaylı konuları ilgilendiren tüm meseleleri masaya yatırdıklarını ve üzerinden geçtiklerini belirtti.</p><p>Fidan, bu 3+3 platformunun 2016&#39;dan beri ihdas edilmiş ve çok faydalı bir platform olduğunu vurguladı.</p><p>Belçika Kraliçesi Mathilde&#39;nin Türkiye&#39;ye ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Bakan Fidan &quot;Büyük bir ekonomi, ticaret heyetiyle beraber. Bu tabii ikili ilişkileri başka bir seviyeye taşıdı açıkçası ve onun üstüne de biz bina ederek gidiyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Brüksel&#39;de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile de bir araya geldiğini aktaran Fidan, Rutte ile hem Türkiye-NATO ilişkileri hem de temmuz ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın ev sahipliğinde yapılan NATO Ankara Zirvesi&#39;nin devamında alınan kararların takibi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Körfez, NATO&#39;yu yakından ilgilendiren kurumsal konular ve kriz bölgeleriyle ilgili konuların üstünden geçtiklerini dile getirdi.</p><p><b>Fidan, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile görüştüklerini belirterek, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Türkiye-AB ilişkileri, tıkanma noktaları nasıl aşılabilir? AB-Türkiye tarafından yakın takip edilen bölgesel ve küresel konular var. Yine Rusya-Ukrayna Savaşı, Hürmüz Boğazı, Babulmendeb Boğazı ve bundan kaynaklı enerji problemleri. Karadeniz&#39;deki gerginlikten dolayı bir türlü dünya piyasalarına çıkmayan tahıl ürünleri, bunlar ne olacak, nasıl yapacağız, onlara ne tür çözümler getireceğiz? Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanan noktalar, ilerleyen noktalar, bunların da bir muhasebesini yaptık.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de bir araya geldiklerini ifade eden Fidan, kendisiyle uzun bir görüşme yaptıklarını, AB-Türkiye konularını çok ciddi bir şekilde gözden geçirme imkanı bulduklarını söyledi.</p><p>Fidan, bu düzenli görüşmelere devam etmek gerektiğini belirterek, &quot;Çok önemli konular var, ticari ve siyasi konular var. Bizim mevcut statümüzle ilgili konular var, adaylık statüsüyle ilgili konular. Bunlar için nitelikli, planlı, ısrarlı görüşmelerin devam etmesi elzem.&quot; dedi.</p><p>Bakan Fidan, Libya Temsilciler Meclisi&#39;nin 2019&#39;da Libya ile Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının kabulüne ilişkin, bu konuyu o dönemdeki görevi kapsamında da 2019&#39;dan bu yana yakından takip ettiğini belirterek, gerçekten gelinen noktanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde yürütülen dış politika kapsamında bir diplomasi başarısı olduğunu vurguladı.</p><p>Anlaşmanın Türk dış politikasının esasına göre şekillendiğinin, barışı, istikrarı destekleyen ve kazan kazan esasına dayalı olduğunun altını çizen Fidan, &quot;Tabii burada Libyalı kardeşlerimizin Türkiye&#39;ye olan güveni ve Doğu Akdeniz&#39;e gelecek olan istikrar fevkalade önemli.&quot; dedi.</p><p><b>"GEREK HUKUKSAL AÇIDAN GEREK SİYASAL AÇIDAN SON DERECE MEŞRU BİR ANLAŞMADIR"</b></p><p>Fidan, diğer taraftan bu anlaşmaya tepki gösteren ülkelere ilişkin de &quot;Bunların biz neden tepki gösterdiğini de biliyoruz. Bazıları tepki göstermeleri gerektiği için tepki gösteriyorlar. Bazılarının gerçekten bu konuyla ilgili stratejik problemleri var. Ama bu, gerek hukuksal açıdan gerek siyasal açıdan son derece meşru bir anlaşmadır. Bunu tartışmaya gerek yok.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Hatta Türk hukukçulara göre 2019&#39;da imzalanan anlaşmanın tekniği gereğince aslında zaten yürürlükte olduğunu aktaran Fidan, &quot;(Libya Temsilciler) Mecliste yapılan ise bir kabul işlemi oldu esas itibarıyla, bir onaylama işlemi değil, bizim hukukçularımıza göre. Biz 2019&#39;dan itibaren bunu zaten geçerli bir anlaşma olarak görüyorduk.&quot; diye konuştu.</p><p>Fidan, bunun Türk diplomasisinin bir başarısı olduğunu yineleyerek &quot;İnşallah buna benzer başarılarımızı halkımıza yaşatmaya devam edeceğiz. Bizim amacımız her yerde olduğu gibi Akdeniz&#39;de de istikrarı, barışı, huzuru, mutluluğu getirmek. Bunun dışında da diplomasimizin bir amacı yok.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/brukselde-33-zirvesi-ve-n-395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296273</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/eski-israilli-istihbaratci-netanyahunun-secim-oncesi-iranla-savas-planini-cilginlik-olarak-niteledi-296273</link>
      <pubDate>2026-10-21T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski İsrailli istihbaratçı Netanyahu'nun seçim öncesi İran'la savaş planını çılgınlık olarak niteledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Eski İsrail Askeri İstihbarat Dairesi yetkilisi Danny Citrinowicz, Başbakan Netanyahu hükümetinin 27 Ekim'deki genel seçimlere sayılı günler kala İran'la yeni bir savaş başlatma planını "tam bir çılgınlık" olarak niteledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski İsrailli istihbaratçı Netanyahu'nun seçim öncesi İran'la savaş planını çılgınlık olarak niteledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski İsrail Askeri İstihbarat Dairesi yetkilisi Danny Citrinowicz, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin 27 Ekim'deki genel seçimlere sayılı günler kala İran'ın enerji altyapısına saldırma ve yeni bir savaş başlatma planını "tam bir çılgınlık" olarak niteleyerek bunun bölgesel bir felakete yol açacağı uyarısında bulundu.</p><p>Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail Askeri İstihbarat Dairesi Araştırma Bölümü'nün eski İran masası başkanı ve şu anda Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde (INSS) görev yapan araştırmacı Danny Citrinowicz, mevcut şartlar altında Tahran'a yönelik yeni bir savaşı haklı çıkaracak hiçbir askeri ya da stratejik gerekçenin bulunmadığını söyledi.</p><p>Citrinowicz, seçimler öncesinde veya sonrasında böylesi bir adım atmanın operasyonel bir zorunluluktan değil, siyasi hesaplardan kaynaklandığını vurgulayarak kararın İsrail'in stratejik çıkarlarıyla bağdaşmadığını belirtti.</p><p>İran'ın İsrail'e karşı son derece geniş çaplı bir harekete geçmesine ve bunun bölgesel bir felakete yol açacağını        ifade eden Citrinowicz, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Şu anda bir savaşı meşru kılacak kesinlikle hiçbir şey yok. İran nükleer zenginleştirmeyi yeniden başlatmış değil. Kazma Dağı'na (Natanz yakınlarındaki şüpheli yer altı nükleer sahası) belirli malzemelerin taşındığına dair önceden bilinen göstergeler var ancak bunun ötesinde yeni bir gelişme yok.</p><p>Eğer İran yarın nükleer silaha doğru bir atılım yaparsa elbette saldırmalıyız, fakat şu an böyle bir durum bulunmuyor. İran'ın füze cephaneliği de saldırılar başlamadan önceki seviyesine henüz geri dönmüş değil. Seçimlere iki hafta kala saldırmak tam bir çılgınlık. Yeni bir saldırı elbette hasar verir ama uluslararası sistem açısından sonuçları akıl almaz olur; tüm Körfez'i ateşe verirler."</p><p><strong>İSRAİL, SINIRLARINDAKİ TAHRİBATI HENÜZ TAMİR EDEMEDİ</strong></p><p>Haberde, Financial Times'ın daha önce duyurduğu ve İsrail'in 10 Ekim'de enerji santralleri, nükleer tesisler ve hükümetle bağlantılı diğer hedefler dahil olmak üzere İran altyapısını vurmayı planladığı ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın devreye girmesiyle bu operasyonun durdurulduğu yönündeki iddialara işaret edildi.</p><p>Son üç yılın büyük bölümünü birden fazla cephede saldırılar başlatarak geçiren İsrail'in kuzey ve güney sınırları boyunca meydana gelen tahribatı henüz gideremediğini dile getiren Citrinowicz, önceki çatışmaların İran yönetimini devirmekte veya askeri gücünü kalıcı olarak yok etmekte başarısız olduğunu hatırlattı.</p><p>Citrinowicz, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemilere saldırarak küresel ticareti aksatma gücünü hala koruduğunu ve Körfez ülkelerinin doğrudan askeri karşılık vermeyip bu durumu sineye çektiğini savunarak, "İki savaşın ardından İran'ın hala nasıl onlarca füze fırlatabildiğini anlamamız gerekiyor. Görünüşe göre cephanelikleri konusunda hiçbir korkuları yok." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"YENİ BİR SAVAŞ TÜM CEPHELERİ TUTUŞTURUR"</strong></p><p>Citrinowicz, İran'ın öldürülen üst düzey yetkililerin yerini daha sertlik yanlısı isimlerle doldurduğunu, son olarak savunma bakanlığına atanan Mehrdad Ahlaki Kitapçi'nin de tehditlere karşılık vermeye hazır olduklarını açıkladığını hatırlattı.</p><p>İran'ın toparlanma çabasının Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Irak'taki Şii milislerin toparlanma çabasından farksız olduğunu belirten eski istihbaratçı, yeni bir savaşın tüm bu cepheleri yeniden tutuşturacağı uyarısında bulundu.</p><p><strong>ABD VE İSRAİL'İN ÖNLEME FÜZESİ STOKLARINDA KRİZ VAR</strong></p><p>Citrinowicz, Fox News'in geçtiği ve İsrail savaş uçaklarının tatbikat kapsamında Suriye ve Irak hava sahasını kullanarak İran'a doğru uçtuğu yönündeki habere de değinerek, şunları söyledi:</p><p>"Savaşın eşiğindeyken Irak'ta temsili bir taarruz tatbikatı yapmanın mantığı nedir? Bu hareketin, İranlıları üzerimize füze ateşlemeye zorlamak ve karşılık vermek için bahane bulmak adına ilk kurşunu onların sıkmasını sağlamaktan başka hiçbir izahı yoktur."</p><p>Bölgesel denklemde artık Irak'ta ABD askeri varlığının bulunmayışının İran yanlısı milislerin hareket alanını genişlettiğine dikkati çeken Citrinowicz, hem İsrail'in hem de ABD'nin elindeki önleme füzesi stoklarında açık bir kriz olduğunu vurguladı.</p><p>Citrinowicz, çok cepheli uzun bir savaşta hava savunma füzelerinin tükeneceğini ve her savaşın İsrail ekonomisini durma noktasına getirip felç ettiğini hatırlatarak, "İran'ı havadan vurarak deviremeyeceğimizi çok net biliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"DİPLOMATİK ATILIM YAKIN" HABERLERİNİN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI VURGUSU</strong></p><p>Washington hattındaki siyasi takvime de değinen Citrinowicz, kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde İranlıların "Bizimle uğraşırsanız seçimleri kaybedersiniz." mesajı vermek adına Trump'ın kaybetmesini arzuladığını belirtti.</p><p>Citrinowicz, Tahran'ın masaya dönmeye hazır olduğunu ancak Trump'ın kabul edemeyeceği şartlar öne sürdüğünü ifade ederek, Londra merkezli Katar haber sitesi Al Araby al-Jadeed'de çıkan "diplomatik atılım yakın" haberlerinin gerçeği yansıtmadığını kaydetti.</p><p>Eski İsrailli istihbaratçı, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai'nin Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile yaptığı görüşmede "zenginleştirilmiş tüm nükleer materyalin milli servet olarak ülke içinde kalacağını ve ABD güven artırıcı adımlar atmadıkça müzakere masasına oturulmayacağını" ilan ettiğini anımsattı.</p><p>ABD'de kasım ara seçimleri ile ocak ayında yeni Kongre'nin göreve başlayacağı dönem arasındaki iki aylık geçiş sürecinin çok riskli olduğunu savunan Citrinowicz, Trump'ın bu arada tek bir darbe vurup zafer ilan etmek isteyebileceğini ancak İran'da yönetimi devirme amacına dönmek istemeyebileceğini dile getirdi.</p><p>Citrinowicz, Netanyahu'nun kişisel ve siyasi hesaplarını İsrail'in stratejik çıkarlarından ayırmanın imkansız hale geldiğini ve meselenin en vahim boyutunun bu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Askeri çözüm tek seçenek midir ve İsrail'in çıkarlarına hizmet edecek midir? İsrail, önceki operasyonlarda ilan ettiği hedeflere neden ulaşamadığını analiz etmeden; bir öncekinden çok daha tehlikeli ve son derece şiddetli olma potansiyeli taşıyan yeni bir savaşa atılmamalıdır. ABD ile stratejik koordinasyon politikamızın temelidir ancak İsrail kendi adına neyin doğru olduğunu bağımsızca değerlendirmek zorundadır; zira İranlılar girdikleri her karşılaşmadan ders çıkarmaktadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/eski-israilli-istihbaratc-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296272</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ordusu-bati-seriadaki-turmusayya-beldesini-kapali-askeri-bolge-ilan-etti-296272</link>
      <pubDate>2026-10-21T17:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail ordusu Batı Şeria'daki Turmusayya beldesini "kapalı askeri bölge" ilan etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun, Filistinlilerin zeytin hasadı yapmak için tarım arazilerine ulaşmasını engelleyerek işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde bulunan Turmusayya beldesini kapalı askeri bölge ilan ettiği belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail ordusu Batı Şeria'daki Turmusayya beldesini "kapalı askeri bölge" ilan etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turmusayya Belediye Sözcüsü Yasir Alkam yaptığı açıklamada, Turmusayya beldesine İsrail ordusu ve sınır polisinin konuşlandığını belirtti.</p><p>Alkam, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, Turmusayya'daki çiftçilerin zeytin toplamak üzere arazilerine gitmesini engellediğini ve İsrail güçlerinin de bu kişilerin eşliğinde beldeye geldiğini ifade etti.</p><p>İsrail güçlerinin beldeyi kapalı askeri bölge ilan ederek girişleri yasakladığını kaydeden Alkam, bu durumun bölge halkının arazilerine ulaşarak ürünlerini toplamasını engellediğini vurguladı.</p><p>Ramallah'ın doğusundaki Deyr Cerir köyü sakinlerinin de arazilerine ulaşmasını engelleyen İsrail ordusu, bu bölgeyi kapalı askeri bölge ilan etmişti.</p><p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda da artış yaşanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/israil-ordusu-bati-seriad-344_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296271</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mugla-merkezli-13-ildeki-ihale-sorusturmasinda-35-supheli-yakalandi-296271</link>
      <pubDate>2026-10-21T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla merkezli 13 ildeki ihale soruşturmasında 35 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Soruşturma kapsamında, örgüt kurma veya üyelik, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumları kullanılarak nitelikli dolandırıcılık suçlarından 35 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla merkezli 13 ildeki ihale soruşturmasında 35 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin 35 şüpheli yakalandı.</p><p>Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, şüpheliler hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya üye olma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma yürütüldüğü belirtildi.</p><p>Soruşturma kapsamında, 34 şirkete 35 iş deneyim belgesi düzenlendiği, belgelerde gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilen işlerin toplam bedelinin 2 milyar 579 milyon 555 bin 355 lira olduğu tespit edildi.</p><p>Söz konusu belgeleri alan şirketlerin kamuya ait 25 ihaleye katıldığı, bunlardan birinin bir ihaleyi kazandığı ve ihalelerin toplam bedelinin 3 milyar 714 milyon 262 bin 711 lira 18 kuruş olduğu bildirildi.</p><p>Açıklamada, bazı şirketlerin hesap numaraları, vergi kimlik numaraları, banka hesaplarına ait IBAN numaraları ve çalışanlarının aynı olduğunun belirlendiği belirtilerek hayali şirketlerin piyasa değerlerinin yüksek gösterilerek üçüncü kişilere devredildiği, bazı şirketlerin ise söz konusu belgeler aracılığıyla doğrudan veya dolaylı olarak toplam 342 milyon 880 bin lira sermaye artışı sağladığının tespit edildiği ifade edildi.</p><p>Öte yandan gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.</p><p><strong>OLAY</strong></p><p>Dün Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Muğla'nın yanı sıra Adana, Ankara, Bursa, Elazığ, Hakkari, İstanbul, Gaziantep, Kilis, Kocaeli, Manisa, Van ve Ordu'da polis ekiplerince eş zamanlı düzenlenen operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınmış, gözaltına alınanlar arasında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu Doruk Topuz'un da bulunduğu öğrenilmişti.</p><p>Muğla Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Milas Belediyesi'nde arama yapılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mugla-merkezli-13-ildeki--512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296270</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/bugun-hangi-kanalda-ne-var-bugun-tvde-neler-var-21-ekim-2026-carsamba-tv-yayin-akisi-trt-1-296270</link>
      <pubDate>2026-10-21T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bugün hangi kanalda ne var? Bugün TV'de neler var? 21 Ekim 2026 Çarşamba TV yayın akışı: TRT 1, Kanal D, ATV, Show TV, Star TV, NOW TV, TV8 kanal yayın akışı listesi]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Bugün TV'de neler var? Bugün hangi diziler, filmler var? Bu akşam televizyonda ne var? soruları yanıt buldu. 21 Ekim 2026 Çarşamba günü TV yayın akışı listesi belli oldu. Bu akşam televizyon ekranlarında ATV'de Var Mısın Yok Musun?, Kanal D'de Uzak Şehir, NOW TV'de Yeraltı, Show TV'de Sevdan Bir Ateş, TRT 1'de Lille-Galatasaray maçı sonrasında da Taşacak Bu Deniz tekrar bölümü, TV8'de MasterChef Türkiye yer alacak. TRT 1, ATV, Kanal D, Show TV, Star TV, NOW TV, TV8 yayın akışı detayda burada...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bugün hangi kanalda ne var? Bugün TV'de neler var? 21 Ekim 2026 Çarşamba TV yayın akışı: TRT 1, Kanal D, ATV, Show TV, Star TV, NOW TV, TV8 kanal yayın akışı listesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>21 Ekim 2026 Çarşamba günü televizyonda neler var? Pazar akşamı televizyonda hangi dizilerin, filmlerin ve yarışmaların var olduğu araştırılıyor. 21 Ekim 2026 Çarşamba günü TRT 1, ATV, Kanal D, Show TV, Star TV, NOW TV, TV8 kanal yayın akışı listesinde hangi dizi, program ve içerikler var? İşte, 21 Ekim 2026 Çarşamba TV kanal yayın akışı listesi, TV rehberi...</p><p>Gündüz kuşağı ve akşam kuşağında yer alan birbirinden farklı içerikler geniş bir kitleye hitap ediyor. Peki, bugün televizyonda ne var? Bugün kanallarda hangi diziler, filmler, yarışmalar ve programlar var? Hangi program, saat kaçta yayınlanacak? Haftanın üçüncü gününde de televizyon ekranlarında heyecan dolu bir akşam izleyicileri bekliyor. Peki, bugün bu akşam televizyonda neler var?</p><p><b>GÜNÜN FİLMLERİ, DİZİLERİ, YARIŞMA PROGRAMLARI NELER? BUGÜN HANGİ KANALDA NE VAR? </b></p><p>Bu akşam televizyon ekranlarında ATV'de Var Mısın Yok Musun?, Kanal D'de Uzak Şehir, NOW TV'de Yeraltı, Show TV'de Sevdan Bir Ateş, TRT 1'de Lille-Galatasaray maçı sonrasında da Taşacak Bu Deniz tekrar bölümü, TV8'de MasterChef Türkiye yer alacak.</p><p><b>İşte, Kanal D, Show TV, ATV, Star TV, TV8, TRT 1, NOW TV yayın akışı 21 Ekim 2026 Çarşamba TV rehberi...</b></p><p><b>21 EKİM 2026 ÇARŞAMBA ATV YAYIN AKIŞI</b></p><p>08.00 Kahvaltı Haberleri</p><p>10.00 Müge Anlı ile Tatlı Sert</p><p>13:00 atv Gün Ortası</p><p>14:00 Güneşin Doğduğu Yer</p><p>16.00 Esra Eron'da</p><p>19.00 atv Ana Haber</p><p>20.00 Var Mısın Yok Musun</p><p><b>21 EKİM KANAL D YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.00 Küçük Ağa</p><p>09.00 Neler Oluyor Hayatta</p><p>11.00 Yaprak Dökümü</p><p>13.45 Gelinim Mutfakta  </p><p>16.45 Uzak Şehir  </p><p>18.30 Kanal D Ana Haber</p><p>20.00 Uzak Şehir</p><p><b>21 EKİM ÇARŞAMBA NOW TV YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 İlk Bakış</p><p>08:30 Çalar Saat</p><p>10.45 Çağla İle Yeni Bir gün</p><p>12.30 Yeraltı</p><p>13.30 En Hamarat Benim</p><p>16.30 Yeraltı</p><p>17.30 Kumbara</p><p>19.00 Now Ana Haber</p><p>20.00 Yeraltı</p><p><b>21 EKİM ÇARŞAMBA SHOW TV YAYIN AKIŞI</b></p><p>06.00 Baba</p><p>09.00 Kuzey Yıldızı İlk Aşk</p><p>12.30 Buse Varol İle Gelin Evi</p><p>15.00 Bahar</p><p>18.25 Show Ana Haber</p><p>20.00 Sevdan Bir Ateş</p><p><b>21 EKİM ÇARŞAMBA STAR TV YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.00 Aramızda Kalsın</p><p>08.30 Cansu Canan ile Bugün</p><p>10.00 Songül ve Uğur ile Sana Değer</p><p>13.45 Fazilet Hanım ve Kızları</p><p>15.00 Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme</p><p>19.00 Star Haber</p><p>20.00 Yerli Dizi Tekrarı</p><p><b>21 EKİM ÇARŞAMBA TRT 1 YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.30 Kalk Gidelim</p><p>10.30 Alişan ile Hayata Gülümse</p><p>13.15 Seksenler</p><p>14.20 Alparslan: Büyük Selçuklu</p><p>17.30 Lingo Türkiye</p><p>19.00 Ana Haber  </p><p>19.45 Lille - Galatasaray</p><p>21.55 Taşacak Bu Deniz</p><p><b>21 EKİM 2026 ÇARŞAMBA TV8 YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 Ebru ile 8'de Sağlık</p><p>08.30 Oynat Bakalım</p><p>09.00 Gel Konuşalım</p><p>12.00 MasterChef Türkiye</p><p>16.00 Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p><p>20.00 MasterChef Türkiye</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/bugun-hangi-kanalda-ne-va-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296269</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mekke-ortak-savunma-anlasmasinin-onaylanmasinin-uygun-bulunduguna-dair-kanun-teklifi-tbmmde-296269</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM'de]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM'de]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasıyla Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifi 3 maddeden oluşuyor.</p><p>Teklifin genel gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalandığını hatırlatıldı.</p><p>Anlaşma ile bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğun ve karşılıklı güvene dayalı birlikte çalışma kültürünün güçlendirilmesinin, Orta Doğu'da ve ötesinde işbirliğine ve kolektif caydırıcılığa dayalı güvenlik yaklaşımının tesis edilmesinin ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içinden çözümler üretilmesinin hedeflendiğini belirtilen gerekçede, şunlar ifade edildi:</p><p>"Bölgemizde bu şekilde saldırganlığın caydırılmasıyla kalıcı bir istikrar ve güvenlik ortamının tesis edilmesi halinde bunun orta ve uzun vadede tüm bölge ülkeleri üzerinde son derece olumlu sosyo-ekonomik etkilerinin olacağı değerlendirilmektedir. Mekke Anlaşması'nda taraflar birbirlerinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması amacıyla işbirliği yapmayı ve bu doğrultuda, BM Şartı'ndan kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir tarafın kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmayı taahhüt etmektedirler."</p><p>Anlaşmanın, kolektif savunma hükmünün tatbik edilmesinin kendiliğinden işlemeyeceği ve bu hususun yapılacak istişareler neticesinde mutabakatla alınacak kararlara dayalı olacağı bildirilen gerekçede, "Mekke Anlaşması bu çerçevede terörizm dahil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı taraf devletlerin savunma ve güvenliğini kolektif caydırıcılık temelinde güçlendirmeyi ve bu kapsamda tarafların silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirlik, işbirliği ve koordinasyonun artırılmasını hedeflemektedir." ifadesine yer verildi.</p><p>Anlaşmanın, savunma sanayi alanındaki işbirliğinin de derinleştirilmesi amacını taşıdığını belirtildi.</p><p>Mekke Anlaşması'nın, bölgesel sahiplenme, işbirliğine dayalı güvenlik ve kapsayıcılık ilkeleri üzerine inşa edildiği ve tamamen savunma odaklı anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı vurgulanan gerekçede, şunlar kaydedildi:</p><p>"Anlaşma, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkıda bulunma arayışında olan, uluslararası hukuka saygılı ve toprak bütünlüğü, egemen eşitlik ve içişlerine karışmama ilkelerini benimseyen tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır. Mekke Anlaşması, ülkemizin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından kaynaklanan ikili veya çok taraflı hiçbir yükümlülüğünü ortadan kaldırmamakta veya bunların yerine geçmemektedir. Aksine, anlaşmanın etkin şekilde uygulanmasıyla Orta Doğu bölgesinde sağlanması hedeflenen istikrar ve güvenlik ortamı, üyesi olduğumuz diğer bir ittifak olan NATO'nun Avrupa-Atlantik güvenliği bağlamındaki amaçlarıyla da uyumludur. Anlaşma kapsamında üstlenmekte olduğumuz yükümlülükler, ülkemizin NATO kapsamındaki hak ve yükümlülüklerine halel getirmemektedir. Mekke Anlaşması'nın aramızdaki güvenlik ve savunma işbirliğinin derinleştirilmesi suretiyle Suudi Arabistan ve Pakistan ile ikili ilişkilerimizi yeni bir düzeye taşıyacağı, aynı zamanda kapsayıcı bir bölgesel işbirliği mekanizması sunarak bölgemizde güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik yapıcı ve önalıcı gayretlerimize destek olacağı değerlendirilmektedir."</p><p>Kanun teklifi, esas komisyon olarak havale edildiği Dışişleri Komisyonunda görüşülecek. Komisyonda kabul edilmesinin ardından TBMM Genel Kurulunun gündemine alınacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mekke-ortak-savunma-anlas-312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296268</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suc-orani-dusunce-hapishaneyi-kiraya-verdiler-hollanda-ile-norvec-arasindaki-255-milyon-eu-296268</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suç oranı düşünce hapishaneyi kiraya verdiler! Hollanda ile Norveç arasındaki 25,5 milyon euroluk hücre diplomasisi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hollanda, suç oranındaki beklenmedik düşüş nedeniyle 19 hapishaneyi kapattıktan sonra, Norveç'e Norgerhaven cezaevinde 242 hücreyi yıllık 25,5 milyon euroya kiraladı. Bu sıra dışı uluslararası anlaşma, 2015-2018 yılları arasında yürürlükte kaldı ve Avrupa ceza politikalarında çarpıcı bir örnek olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suç oranı düşünce hapishaneyi kiraya verdiler! Hollanda ile Norveç arasındaki 25,5 milyon euroluk hücre diplomasisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda, 2015 yılında suç oranlarında yaşanan önemli düşüşün ardından, ülkedeki 19 hapishanenin mahkum eksikliği nedeniyle kapatılmasıyla karşı karşıya kaldı. Bu gelişme, Hollanda'yı Avrupa'da eşi benzeri görülmemiş bir adım atmaya yöneltti. Drenthe eyaletindeki tarihi Veenhuizen ceza kolonisinin de dahil olduğu bazı hapishaneler, boş kalmaktansa farklı bir amaçla kullanılmaya başlandı. Hollanda, Norveç'in artan mahkum nüfusu nedeniyle yaşadığı cezaevi yeri sıkıntısına çözüm sunmak için Norgerhaven hapishanesindeki 242 hücreyi Norveç'e yıllık 25,5 milyon euro karşılığında kiraladı. Bu anlaşma, iki ülke arasında resmi bir diplomatik protokolle hayata geçirildi ve üç yıl boyunca Avrupa'nın ceza politikalarında dikkat çeken bir model oldu.</p><h3>Norgerhaven anlaşması: Hollanda ve Norveç'ten benzersiz iş birliği</h3><p>Norgerhaven cezaevi kiralama anlaşması, 2 Mart 2015 tarihinde Norveç Adalet Bakanı Anders Anundsen ve Hollandalı yetkililer arasında imzalandı. Anlaşma kapsamında, Norveç adalet sistemi tarafından mahkum edilen kişiler, Hollanda'nın Norgerhaven cezaevine transfer edildi. Tesis, idari açıdan Norveç'in Ullersmo hapishanesine bağlandı ancak günlük operasyonlarda Hollandalı personel görev aldı. İlk mahkumlar, 1 Eylül 2015'te Norveç'ten uçakla getirildi. O dönemde 112 kişilik ilk transferde, sadece 79 mahkumun cezaevine gitmeyi kabul etmesi dikkat çekti. Norgerhaven anlaşması, Avrupa'da bu ölçekte ilk kez uygulanan bir model olarak kayıtlara geçti ve daha önce Belçika ile Hollanda arasında uygulanan Nova Belgica örneğinden farklı olarak, Norveç'in cezaevi kapasite sorununa kısa vadeli bir çözüm sundu.</p><h3>Suç oranlarındaki düşüş Hollanda'da cezaevi fazlalığı yarattı</h3><p>2000'li yılların başında, Hollanda ceza politikalarını sertleştirerek suç oranlarında artış bekledi ve bu doğrultuda birçok yeni cezaevi inşa etti. Ancak, beklenenin aksine, suç oranları her yıl istikrarlı biçimde azaldı. Bu durum, binlerce yeni hücrenin boş kalmasına ve ülkenin cezaevi kapasitesinin fazlasıyla artmasına yol açtı. Mahkum sayısındaki azalma, yetkilileri 19 hapishaneyi kapatmaya zorladı. Özellikle Veenhuizen gibi tarihi ceza kolonilerinin atıl kalması riski, hükümeti yaratıcı çözümler aramaya itti. Norgerhaven cezaevinin Norveç'e kiralanması, hem bu altyapıların ekonomik olarak kullanılmasını sağladı hem de Avrupa'da benzeri olmayan bir uygulamanın önünü açtı. Hollanda'nın suç oranlarındaki bu beklenmedik düşüşü, ülkedeki cezaevi yönetiminde köklü değişikliklere neden oldu.</p><h3>Norveç'te kapasite krizi: Mahkumlar için bekleme listeleri sona erdi</h3><p>Norveç ise tam tersine, cezaevlerinde yer bulamayan mahkumlar nedeniyle ciddi bir kapasite sıkıntısı yaşadı. Mahkumlar, cezaevine girebilmek için uzun bekleme listelerine alındı. Norgerhaven anlaşması sayesinde, Norveç 242 kişilik ek kapasite elde etti ve bu sayede bekleyen mahkumların cezalarını çekmesi hızlandı. 2015-2018 yılları arasında toplam 650 mahkum Norgerhaven'de kaldı. Ancak dikkat çekici bir detay, bu mahkumların sadece yüzde 20'sinin Norveç vatandaşı olmasıydı. Kalanlar, Norveç'te hüküm giyen ve cezasını tamamladıktan sonra sınır dışı edilmesi planlanan yabancılardan oluştu. Norveç Parlamento Ombudsmanı Sivilombudet, 2016 yılında tesisi ziyaret ederek, mahkumların ailelerinden uzak kalmasının ve Norveç yasalarının yabancı topraklarda uygulanmasının yarattığı zorluklara dikkat çekti.</p><h3>25,5 milyon euroluk sabit kira: Norveç'e maliyet ve sonuçları</h3><p>Anlaşmaya göre Norveç, Norgerhaven'deki 242 hücre için yıllık 25,5 milyon euro sabit kira ödedi. Bu bedel, hücrelerin doluluk oranı ne olursa olsun geçerliydi; yani Norveç, hücrelerin tamamı dolmasa bile ödemeyi sürdürdü. Üç yıllık sürede Norveç'in kasasından yaklaşık 900 milyon Norveç kronu çıktı. Bu yüksek maliyet, projenin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirdi. Ayrıca, mahkumların ailelerinden uzak kalması ve uzaktan ceza yönetiminin getirdiği lojistik zorluklar, anlaşmanın eleştirilen yönleri arasında yer aldı. Sonuçta, Norveç kendi cezaevi kapasitesini artırınca, bu geçici çözümün gerekliliği ortadan kalktı.</p><h3>Kira sözleşmesi sona erdi: Avrupa'da ceza politikalarında yeni bir sayfa</h3><p>Norgerhaven anlaşması, 23 Şubat 2018'de Norveç Adalet Bakanı Sylvi Listhaug tarafından sona erdirildi. Bakan, Norveç'teki mahkum bekleme listelerinin tamamen ortadan kalktığını ve ülkenin artık Hollanda'daki bu ek kapasiteye ihtiyaç duymadığını açıkladı. 31 Ağustos 2018'de sözleşme resmen sona erdi ve Norgerhaven tekrar Hollanda'nın kontrolüne geçti. Bu üç yıllık deneyim, Avrupa'da cezaevi yönetimi ve uluslararası iş birliği açısından önemli dersler ortaya koydu. İki komşu ülke, zıt sorunlarına karşılık yaratıcı bir çözüm geliştirirken, uygulamanın sınırları ve insani boyutları da net şekilde gözler önüne serildi. Cezaevi kiralama modeli, kısa vadede etkili bir çözüm sunsa da, uzun vadede ülkelerin kendi cezaevi altyapılarını güçlendirmesinin önemi bir kez daha vurgulandı.</p><p>Sonuç olarak, Hollanda ve Norveç arasında gerçekleştirilen Norgerhaven cezaevi kiralama anlaşması, Avrupa'da cezaevi yönetimi ve suç politikaları açısından benzersiz bir örnek olarak tarihe geçti. Bu süreç, suç oranlarındaki beklenmedik değişimler karşısında ülkelerin nasıl esnek ve yenilikçi çözümler üretebileceğini gösterirken, aynı zamanda uluslararası anlaşmaların insani ve mali boyutlarını da gözler önüne serdi. Hollanda'nın cezaevi fazlası ve Norveç'in kapasite sorunu, üç yıl süren bu iş birliğiyle geçici olarak çözüldü ancak deneyim, kalıcı çözümler için ülkelerin kendi altyapılarını güçlendirmesinin gerekliliğini ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/suc-orani-dusunce-hapisha-825_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296267</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-hem-otomotivde-hem-de-konut-fiyatlarinda-artis-manset-enflasyon-orani-296267</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Hem otomotivde hem de konut fiyatlarında (artış) manşet enflasyon oranının altında]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hayata geçirdikleri düzenlemeler sayesinde hem otomotivde hem de konut fiyatlarında artışın manşet enflasyonun altında kaldığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Hem otomotivde hem de konut fiyatlarında (artış) manşet enflasyon oranının altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Gelişim Üniversitesinin Avcılar Yerleşkesi'nde düzenlenen akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin eğitime verdiği önemden bahsederek, kamu bütçesinden en büyük payın bu alana ayrıldığını söyledi.</p><p>Ticaret Bakanlığının sorumluluk alanlarına ilişkin bilgiler veren Bolat, çok geniş bir alanda yetki ve sorumluluk çerçevesinde çalışmalar sürdürdüklerini belirtti.</p><p>Bolat, 2000'li yıllarla birlikte dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan ekonomik ve finansal krizlere değinerek, Kovid-19 ile birlikte enflasyon krizinin yaşandığını, sonrasında ise yüksek faiz politikalarının ve enflasyon ile mücadele programlarının birlikte yürütüldüğünü anlattı.</p><p>Türkiye'nin bu süreçte dünyadan ve özellikle Batı'dan pozitif ayrışarak ekonomik büyümesini devam ettirmeyi başardığını vurgulayan Bolat, ihracata dayalı büyümeyi devam ettirdiklerini, istihdamı artırmayı başardıklarını anlattı.</p><p>Bolat, Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremler, bölgesindeki savaşların yol açtığı olumsuzluklar, enerji fiyatlarındaki artış ve yüksek enflasyon gibi olumsuzluklara rağmen büyüdüğünün altını çizerek, 2000'li yılların ardından dünyanın önde gelen bazı ekonomilerinin gerilediğini ve ülkeler arasında ticaret savaşlarının yaşandığını anımsattı.</p><p>Yeşil ekonomi, dijital ekonomi ve yapay zeka gibi alanlarda yaşanan gelişmelerden bahseden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Dijital dünya o kadar hızlı gelişiyor ki birkaç yıl öncesine kadar hiç konuşmadığımız yapay zeka kavramı bugün hayatımızın içinde çok önemli bir yer edinmeye başladı. Bilim adamları ve uzmanların ifadesiyle daha hayatımıza yüzde 5 nüfuz eden yapay zekanın kalan yüzde 95'lik bölümünün bizlere nasıl bir hayat getireceğini, eğitim alanını nasıl etkileyeceğini, bugünün ve geleceğin mesleklerinde nasıl değişimler yapacağını hepimizin ölçmesi, biçmesi ve tartması hepimiz için çok büyük önem taşıyor."</p><p><strong>"SON 23 SENEDE 294 MİLYAR DOLAR DOĞRUDAN YATIRIM ALDIK"</strong></p><p>Bakan Bolat, Türkiye'nin 238 milyar dolar olan milli gelirinin haziran sonu itibarıyla 1,7 trilyon dolara yükseldiğini, "Kişi başına düşen milli gelir de 2025 sonu itibarıyla 18 bin 100 dolara ulaşarak dünyada orta üst gelirli ülkeler ligine yükseldik. Ülkemizdeki yaşam standartları ve refah düzeyi anlamında 20 yıl öncesine göre önemli bir yenilik sağladık." diye konuştu.</p><p>Ulaştırma alanında 300 milyar doların üzerinde, enerjide ise 200 milyar dolardan fazla yatırım yaptıklarını dile getiren Bolat, savunma sanayisi ile mal ve hizmetler ihracatı alanında sağlanan ilerlemeyi aktardı.</p><p>Bolat, Türkiye'nin üretim alanında sahip olduğu kabiliyete işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Dünyanın neresine gidersek gidelim artık iş insanlarımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Dünyanın her tarafında müteşebbis, girişimci, KOBİ, sanayici, müteahhit ve tüccarlarımızı görmemiz mümkün. Aynı zamanda öğrencilerimiz, hocalarımız, sivil toplumcularımız var. Aynı şekilde dünyanın her tarafından da Türkiye'ye yatırımlar geliyor. Son 23 senede 294 milyar dolar doğrudan yatırım aldık. Türkiye'de 90 bin yabancı şirket var."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/1-211020267a9fad67.jpg"/><p><strong>"DOĞAL GAZ VE PETROL TÜKETİMİNDE YERLİ ÜRETİMİN PAYINI DAHA ÇOK ARTIRACAĞIZ"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, AR-GE, inovasyon, teknopark ve kuluçka merkezleri gibi alanlarda yapılan yatırımlardan bahsederek, buradaki fikirlerin keşiflere ve yeni teknolojilere dönüşmesinin başta makine sanayisi, bilişim, teknoloji, savunma sanayisi, enerji ve telekomünikasyon alanında ülkenin geldiği seviyeye önemli katkılar yaptığını anlattı.</p><p>Türkiye'nin yenilenebilir enerjide son yıllarda önemli yatırımlar yaptığını ve buradaki payın yüzde 50'yi aştığını ifade eden Bolat, "Enerji kaynaklarımızı hem miktar olarak artırmamız hem çeşitlendirmemiz hem de yerli kaynaklarımızın daha büyük pay almasını sağlamamız büyük önem taşımaktadır." diye konuştu.</p><p>Bolat, doğal gaz ve petrol tüketiminde yerli üretimin payını daha çok artıracaklarını kaydederek, teknoloji geliştirme noktasındaki girişimlere ilişkin bilgiler verdi.</p><p><strong>"(DÜZENLEMELER SAYESİNDE KONUT VE OTOMOBİLDE) FİYAT ARTIŞLARI ENGELLENDİ"</strong></p><p>Bakan Bolat, ticaret diplomasisi alanında yaptıkları faaliyetlerden ve gerçekleştirdikleri görüşme ve ziyaretlerden bahsederek, "Türkiye, Çin'den Fas'a kadar olan coğrafyada önemli bir sanayi üretim ülkesi haline geldi. 2019 sonunda Kovid başladığında gelişmiş sanayisi olan Avrupa ülkelerinin sanayi üretim endeksi 100 birimken aradan geçen 6 yıl sonunda 97-98'lerde. Bu lider ülkeler karşısında Türkiye'nin aynı tarihte 100 birimken geçen yıl itibarıyla 129 üretim değerine ulaşmıştır." şeklinde konuştu.</p><p>Yılda 11 milyon ihracat ve ithalatlı gümrük beyannamesi işlendiğini, 2,6 milyon civarında şirketin ve 2 milyon 267 bin civarında esnafın yöneticisi konumunda olduklarını dile getiren Bolat, iç ticaret, dış ticaret, gümrük rejimleri, serbest bölgeler gibi çok geniş alanlarda çalıştıklarını anlattı.</p><p>Bolat, tüketicilere yönelik çalışmalarına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Bazen bir top doldurmanın, bazen bir adet elmanın, bazen bir fincan kahvenin fiyatı sosyal medya üzerinden ana gündemimiz olabilirken bunlarla da ilgilenmek, uğraşmak ve bu süreçleri de yönetmek zorundayız. 3,5 yıllık görev süremiz içinde 100'e yakın önemli yönetmelikle iç ticarette düzenleyici tedbirler aldık. Sebze-meyve ticareti, perakende ticaretle, lisanslı depoculuk, kuyum ticareti, emlak sektörü, otomotiv sektörü ile düzenleme yapıldı. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ve Güvenli Ödeme Sistemi (GÖS) ile noterlerle yaptığımız işbirliği sayesinde bu sektörlerde (gayrimenkul ve otomotiv) çok ciddi bir güven ve istikrar getirildi, fiyat artışları engellenmiş oldu. Hem otomotivde hem de konut fiyatlarında (artış) manşet enflasyon oranının altında. Son bir yıl içinde otomotivde yüzde 22, konutta da yüzde 23 civarında yıllık fiyat artışı varken manşet enflasyon yüzde 29 civarında bulunmaktadır."</p><p><strong>ESNAFA 23 YILDA 883,5 MİLYAR LİRALIK FAİZ SÜBVANSİYONLU KREDİ</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, tüketicilerin korunması için hayata geçirdikleri düzenlemelerden bahsederek, yönetmeliklere uymayanlara idari ceza yaptırımında bulunduklarını söyledi.</p><p>Esnafa yönelik desteklere ilişkin bilgiler veren Bolat, "23 yılda toplam 883,5 milyar lira yüzde 50 faiz sübvansiyonlu verdiğimiz finansman destekleriyle esnafımızın yatırımlarını, işletme kredisi ihtiyaçlarını karşıladık. Bundan sonra da devam edeceğiz. Oldukça iyi şartlarda bu destekleri vermeye devam ediyoruz." dedi.</p><p>Bolat, kadın kooperatiflerine çok büyük destekler verdiklerini, 5 yılda 848 kooperatifin 907 projesini desteklediklerini, 2026'da da 115 kooperatifin 126 projesine destek verdiklerini anlattı.</p><p>Tüketici hakem heyetlerinin tüketicinin korunması adına önemli bir görev ifa ettiğini belirten Bolat, "Sadece bu yıl 9 ayda 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı tüketici hakem heyetleri mahkemelere gitmeden çözmüştür." ifadelerini kullandı.</p><p>Bolat'a konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/ticaret-bakani-bolat-hem--784_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296266</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/depresyonun-kanda-tespit-edilmesini-saglayan-test-bulundu-296266</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Depresyonun kanda tespit edilmesini sağlayan test bulundu!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, depresyonun tespitinde basit bir kan testinin devrim yaratabileceğini gösterdi. Bilim insanları, bağışıklık sistemindeki belirli hücrelerin yaşlanma hızının, depresyonun duygusal ve bilişsel belirtileriyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bu buluş, özellikle yüksek riskli gruplarda depresyon tanısında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Depresyonun kanda tespit edilmesini sağlayan test bulundu!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, depresyonun teşhisinde kan testiyle biyolojik belirteçlerin kullanılabileceğine dair önemli bulgular sundu. Araştırmaya göre, belirli beyaz kan hücrelerinin biyolojik yaşlanma süreci, depresyonun duygusal ve zihinsel belirtilerini güvenilir şekilde öngörebiliyor. NYU Rory Meyers Hemşirelik Okulu'ndan Nicole Beaulieu Perez'in liderliğinde yürütülen bu araştırma, The Journals of Gerontology, Series A: Biological Sciences and Medical Sciences dergisinde yayımlandı. ABD'de her beş yetişkinden birini etkileyen depresyonun, şimdiye kadar yalnızca hastaların anlattığı semptomlar üzerinden tanımlanabildiği bilinirken, bilim insanları bu yeni yöntemle depresyonun nesnel bir biyolojik belirteçle teşhisinin mümkün olabileceğine inanıyor.</p><h3>NYU ekibinden çığır açan depresyon ve kan testi bağlantısı</h3><p>NYU Rory Meyers Hemşirelik Okulu'ndan Nicole Beaulieu Perez ve ekibi, depresyonun biyolojik temellerini ortaya koymak için 440 kadın üzerinde kapsamlı bir araştırma yürüttü. Katılımcıların 261'i HIV ile yaşayan, 179'u ise HIV enfeksiyonu taşımayan kadınlardan oluşuyordu. Araştırmacılar, depresyonun özellikle duygusal ve bilişsel semptomları ile bağışıklık hücrelerinin yaşlanma hızı arasında anlamlı bir ilişki buldu. Monosit adı verilen beyaz kan hücrelerinin biyolojik yaşlanmasının, umutsuzluk ve anhedoni gibi depresyonun fiziksel olmayan belirtilerini önceden haber verebildiği tespit edildi. Bu bulgu, depresyonun yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda biyolojik bir temeli olduğunu gösterdi. Araştırmacıların kullandığı epigenetik saatler sayesinde, kan örneklerinden elde edilen verilerle depresyonun fiziksel olmayan semptomları arasındaki bağlantı net bir şekilde ortaya kondu.</p><h3>Bağışıklık hücrelerinin yaşlanması depresyonun şifresini açıyor</h3><p>Çalışmada, biyolojik yaş kavramı ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişki detaylı şekilde incelendi. Bilim insanları, DNA'daki kimyasal değişiklikleri analiz eden epigenetik saatler aracılığıyla bağışıklık hücrelerinin yaşlanma hızını ölçtü. Özellikle monositlerdeki biyolojik yaşlanma, depresyonun umutsuzluk, anhedoni ve başarısızlık duyguları gibi bilişsel ve duygusal semptomlarıyla güçlü bir şekilde bağlantılı bulundu. Buna karşılık, yorgunluk ve iştah değişiklikleri gibi fiziksel semptomlarda aynı biyolojik belirteçlerle anlamlı bir ilişki saptanmadı. Araştırmacılar, HIV ile yaşayan kadınlarda depresyonun daha sık görülmesinin nedenlerini de bu biyolojik süreçlerle ilişkilendirdi. Sürekli iltihaplanma, sosyal damgalama ve sosyoekonomik zorlukların, bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratarak depresyon riskini artırdığı belirtildi. Monositlerin, HIV enfeksiyonu ve depresyonun ortak biyolojik paydası olabileceği vurgulandı.</p><h3>Depresyonun tanısında kan testi dönemi başlıyor mu?</h3><p>Bu araştırma, depresyonun tanı süreçlerinde köklü bir değişimin habercisi olarak görülüyor. Şu an için depresyon tanısı, hastaların kendi bildirdikleri semptomlara dayanıyor ve objektif bir biyolojik test bulunmuyor. Ancak elde edilen bulgular, ilerleyen dönemde kan testiyle depresyonun duygusal ve bilişsel semptomlarının erken safhada tespit edilebileceğini gösteriyor. Nicole Beaulieu Perez, bağışıklık hücrelerinin yaşlanma ölçümlerinin klinik uygulamalara entegre edilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bilim insanlarına göre, bu biyomarkerlar sayesinde depresyonun farklı topluluklarda ne kadar güvenilir şekilde tanımlanabileceği de ilerleyen çalışmalarda netleşecek. Uzmanlar, gelecekte bu testlerin, geleneksel psikiyatrik değerlendirmeleri tamamlayarak, tedavi sürecinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olabileceğini düşünüyor.</p><h3>HIV ile yaşayan kadınlarda depresyon riski ve tanı güçlüğü</h3><p>Araştırmanın bir diğer önemli boyutu, HIV ile yaşayan kadınlarda depresyonun daha yaygın ve tanısı daha güç olması. HIV enfeksiyonunun bağışıklık sistemi üzerinde yarattığı baskı, psikolojik stres ve toplumsal damgalama, bu kadınlarda depresyon riskini artırıyor. Tedavi edilmeyen veya geç tanı alan depresyon, HIV ile yaşayan bireylerin ilaçlarını düzenli kullanmasını ve tıbbi bakıma erişimini olumsuz etkiliyor. Araştırmada, monositlerin yaşlanma hızının, bu gruptaki kadınlarda depresyonun erken teşhisinde kritik bir rol oynayabileceği belirtildi. Bu sayede, yüksek riskli gruplarda depresyonun erken dönemde tespit edilmesi ve tedaviye başlanması mümkün olabilecek. Bilim insanları, bu yöntemin toplumun geneline yayılmasıyla depresyonun yarattığı toplumsal ve ekonomik yükün de azalabileceğini öngörüyor.</p><h3>Biyolojik belirteçler depresyon tedavisinde yeni bir çağ başlatabilir</h3><p>Çalışmanın sonuçları, depresyonun biyolojik belirteçlerle tanımlanmasının, tedavi süreçlerinde de devrim yaratabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bir kişinin biyolojik profilini inceleyerek, hangi antidepresan ilacın daha etkili olabileceğini önceden tahmin etmenin mümkün olabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşım, tedavi sürecinde deneme-yanılma yönteminin önüne geçerek, hastaların daha kısa sürede doğru tedaviye ulaşmasını sağlayabilir. Nicole Beaulieu Perez, zihinsel sağlık alanında ulaşılabilir bir hedefin, öznel deneyimleri nesnel biyolojik testlerle birleştirmek olduğunu söyledi. Bu bulgular, özellikle yüksek riskli gruplarda hassas ve etkili zihinsel sağlık hizmetlerinin önünü açabilir. Sonuç olarak, depresyonun biyolojik belirteçlerle erken tanısı, hem hastaların yaşam kalitesini yükseltebilir hem de sağlık sisteminin yükünü azaltabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/depresyonun-kanda-tespit--418_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296265</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/egzersiz-kilo-vermeseniz-bile-tum-vucudu-degistiriyor-296265</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Egzersiz kilo vermeseniz bile tüm vücudu değiştiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Salk Enstitüsü'nde yürütülen kapsamlı araştırma, egzersizin yalnızca kilo kaybı ile sınırlı olmadığını, vücuttaki 22 farklı dokuda köklü değişikliklere yol açtığını ortaya koydu. Bilim insanları, kilo değişmese bile egzersizin organlar ve hücreler üzerinde önemli etkiler yarattığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Egzersiz kilo vermeseniz bile tüm vücudu değiştiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya'daki Salk Enstitüsü'nde yürütülen yeni bir araştırma, egzersizin vücutta yarattığı etkilerin sadece kilo kaybı ile sınırlı olmadığını gösterdi. Sekiz hafta boyunca koşu tekerleğinde aktif olan fareler ile hareketsiz kalanlar arasında kilo ve yağ-kas dengesi bakımından büyük bir fark gözlenmedi. Ancak araştırmacılar, 22 farklı doku üzerinde yaptıkları incelemelerde, egzersizin vücudun her köşesinde derin moleküler değişikliklere yol açtığını tespit etti. Bilim insanı Geraldine Maier liderliğindeki ekip, bu değişikliklerin organ, hücre tipi, cinsiyet ve egzersiz süresine bağlı olarak farklılık gösterdiğini açıkladı. Bu bulgular, egzersizin vücut üzerindeki etkilerinin, tartıdaki rakamdan çok daha fazlası olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Geraldine Maier: 'Egzersiz tüm organlarda köklü değişim başlatıyor'</h3><p>Çalışmada, genç erkek ve dişi fareler rastgele olarak koşu tekerleği bulunan ve bulunmayan gruplara ayrıldı. Koşu tekerleğine erişimi olan fareler, doğal aktivitelerine uygun olarak genellikle gece saatlerinde kısa süreli koşular gerçekleştirdi. Sekiz haftalık bu periyot sonunda, araştırmacılar kalp, karaciğer, akciğer, beyin ve bacak kasları dahil olmak üzere 22 farklı dokudan örnekler topladı. Bu örnekler, hayvanların hem aktif oldukları hem de dinlenme dönemlerinde incelendi. Analizler, egzersizin yalnızca kaslarda değil, neredeyse tüm organlarda gen aktivitesini değiştirdiğini gösterdi. Maier, "Egzersiz, kaslarımızın ötesinde, birçok organımızı ve hücremizi kısa ve uzun vadede yeniden şekillendiriyor" diyerek, vücudun her bölümünün egzersize kendine özgü bir yanıt verdiğini vurguladı. Araştırmada, hiçbir genin tüm dokularda aynı şekilde değişmediği, her organın ve hücre tipinin egzersize farklı tepkiler verdiği ortaya çıktı. Bu sonuç, vücudun egzersize verdiği yanıtın karmaşıklığını gözler önüne serdi.</p><h3>Kaslar dayanıklılığa, organlar sağlığa uyum sağladı</h3><p>Egzersizin vücut üzerindeki etkileri, kas dokusunda belirgin biçimde ortaya çıktı. Sekiz hafta boyunca koşan farelerde, kas liflerinde hızlı güç patlamalarına uygun tiplerden, uzun süreli dayanıklılığa uygun tiplere doğru bir değişim gözlendi. Bu değişim, her iki cinsiyette de görülürken, dişi farelerde daha belirgin hale geldi. Araştırmacılar, kaslardaki bu dönüşümün gen aktivitesini kontrol eden DNA'ya bağlı kimyasal etiketlerdeki değişikliklerle de ilişkili olduğunu belirledi. Salk Enstitüsü ekibi, kasların tekrar eden kullanıma nasıl uyum sağladığına dair ayrıntılı bir tablo çizdi. Ancak sadece kaslar değil, diğer organlarda da dikkat çekici değişiklikler tespit edildi. Özellikle akciğer, böbrek ve hipotalamus gibi dokularda, farelerin dinlenme saatlerinde gen aktivitesinde farklılıklar ortaya çıktı. Hipotalamustaki bazı genler, uyku ve uyanıklık döngüsünü düzenlemeye yardımcı olurken, akciğerlerde bağışıklık sistemine ait genlerde azalma kaydedildi. Araştırmacılar, bu durumun düzenli egzersizin anti-inflamatuar etkilerini açıklayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Dişilerde gen aktivitesi daha geniş kapsamlı değişti</h3><p>Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri de, dişi farelerde gen aktivitesinin erkeklere kıyasla daha yaygın şekilde değişmesiydi. Özellikle enerji yakarak ısı üreten kahverengi yağ dokusunda, dişilerde yüzlerce genin aktivitesinde değişim gözlendi. Aynı dokuda erkek farelerde ise bu kadar belirgin bir değişiklik saptanmadı. Dişi farelerin yaklaşık yüzde 16 daha fazla koştuğu tespit edilse de, bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Araştırmacılar, cinsiyetler arasındaki farklılıkların, egzersize verilen yanıtın karmaşıklığını artırdığını belirtti. Ayrıca, dişi farelerin üreme döngüsünün takip edilmemesi, sonuçlar üzerinde potansiyel bir etki alanı olarak öne çıktı. Bu bulgular, egzersizin cinsiyete bağlı olarak vücutta farklı değişikliklere yol açabileceğini gösteriyor.</p><h3>Kısa süreli ve uzun süreli egzersiz farklı tepkiler doğuruyor</h3><p>Salk Enstitüsü araştırmacıları, egzersiz süresinin vücut üzerindeki etkilerini de karşılaştırdı. Yalnızca üç gün boyunca koşu tekerleği kullanan farelerde, kas genlerinde daha güçlü ve hızlı bir tepki gözlendi. Bu erken değişikliklerin çoğu iltihap ve stresle ilgili genlerde ortaya çıktı. Ancak bu tepkiler, sekiz hafta süren düzenli egzersizden sonra gözlenen kalıcı değişikliklerden farklıydı. Kısa süreli aktiviteden sonra akciğer ve karaciğerde belirgin bir değişiklik saptanmazken, uzun süreli egzersiz sonunda bu organlarda kayda değer farklılıklar ortaya çıktı. Araştırmacılar, bu ayrımın, egzersizin kısa ve uzun vadeli etkilerinin anlaşılması açısından kritik olduğunu belirtti. Düzenli ve sürekli egzersizin, vücutta daha kalıcı ve kapsamlı değişikliklere yol açtığı vurgulandı.</p><h3>Tartıdaki rakam yanıltıyor: Vücuttaki gerçek değişim gözle görünmüyor</h3><p>Çalışmanın en önemli mesajlarından biri, tartıdaki rakamın vücutta olup biteni tam olarak yansıtmadığı oldu. Sekiz hafta boyunca koşan fareler ile hareketsiz kalanlar arasında kilo ve yağ-kas dengesi bakımından büyük bir fark gözlenmedi. Ancak moleküler düzeyde, egzersiz yapan farelerin vücudunda gözle görülmeyen çok sayıda değişiklik tespit edildi. Kasların dayanıklılığa uyum sağlaması, organlardaki gen aktivitesinin değişmesi ve bağışıklık sisteminin yeniden şekillenmesi, egzersizin kilo kaybı olmasa dahi sağlıklı bir vücut için ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, egzersizin faydalarını değerlendirirken sadece kilo değişimine odaklanmanın yanıltıcı olabileceğini, vücudun iç dinamiklerinde yaşanan değişikliklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.</p><h3>İnsan sağlığı için yeni araştırma yolları açılıyor</h3><p>Bu kapsamlı çalışma, egzersizin kas ve diğer dokularda yarattığı değişikliklerin insan sağlığı açısından da önemli ipuçları sunduğunu gösterdi. Araştırmacılar, eğitilmiş kası tanımlayabilmek için bir gen aktivitesi modeli geliştirdi. Bu model, hem farelerde hem de insanlarda egzersiz sonrası kaslarda oluşan değişikliklerin izlenmesine olanak tanıdı. Dayanıklılık ve güç antrenmanları ile farklı egzersiz programlarının kas dokusundaki etkileri, bu model sayesinde daha net şekilde ortaya kondu. Ayrıca, kasların kullanılmadığı durumlarda ne gibi değişiklikler yaşandığını anlamak için de yeni bir araştırma aracı geliştirildi. Ancak araştırmacılar, insan vücudunun her organının farelerdeki gibi tepki verdiğini kesin olarak söylemenin mümkün olmadığını, bu nedenle insan örneklerinde daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı. Yine de, elde edilen bulgular sağlık alanında yeni tedavi ve önleme stratejileri geliştirilmesi için önemli bir temel oluşturdu.</p><h3>Çalışmanın sınırları ve gelecekteki araştırmalar</h3><p>Araştırmada kullanılan tüm fareler genç, sağlıklı ve standart laboratuvar diyetiyle beslenen hayvanlardı. Yaşlı, hasta ya da farklı diyet uygulayan hayvanlarda egzersize verilen yanıtların değişebileceği belirtildi. Ayrıca, koşucu fareler yalnız yaşarken, hareketsiz fareler grup halinde tutuldu. Bu farklı yaşam koşullarının, gruplar arasındaki bazı farklılıkları etkileyebileceği ifade edildi. Araştırmacılar, egzersizin vücutta yarattığı değişikliklerin, aktivite sona erdikten sonra ne kadar süreyle devam ettiğinin ise henüz bilinmediğini söyledi. Deney süresince fareler sürekli olarak koşu tekerleğine erişim sağladı ve dokular bu süreç sonunda toplandı. Bu nedenle, egzersiz sonrası değişikliklerin kalıcılığı konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Bilim insanları, şimdi egzersizin vücuda sağladığı faydaların arkasında yatan moleküler mekanizmaları daha ayrıntılı şekilde aydınlatmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/egzersiz-kilo-vermeseniz--528_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296264</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-afad-dalgiclarinin-toplu-olarak-gorevi-biraktigi-iddialarina-yalanlama-geldi-296264</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den "AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı" iddialarına yalanlama geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "AFAD'ın dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı ve su altı arama-kurtarma kapasitesinin yetersiz olduğu" yönündeki iddiaların asılsız olduğunu açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den "AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı" iddialarına yalanlama geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden (DMM) yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, AFAD'ın su altı arama-kurtarma ekiplerinin, 81 ilde 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız görev yaptığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:</p><p>"Ekipler personel sayısı, teknik donanım ve yetkinlik bakımından olaylara müdahale edebilecek kapasitededir. Görevi veya dalış faaliyetini bırakan halihazırda hiçbir personel bulunmamaktadır. İhtiyaç halinde yapılan bölgeler arası görevlendirmeler de bir yetersizlik değil, bütüncül afet yönetiminin olağan bir gereğidir.</p><p>Türkiye genelindeki AFAD ekiplerine ek olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, Jandarma Genel Komutanlığı'nın ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın da dalış ekipleri bulunmakta ve tüm birimler tam koordinasyon içinde sahaya sevk edilmektedir. Afet ve acil durumlarda canı pahasına görev yapan kurumlarımızı ve kahraman personelimizi hedef alan bu tür asılsız paylaşımlara ve algı operasyonlarına itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/dmmden-afad-dalgiclarinin-103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296263</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-bedir-mutabakat-zaptina-iliskin-aciklama-296263</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan "Bedir Mutabakat Zaptı"na ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Duran, Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı"nın dost ve kardeş ülkeler arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan "Bedir Mutabakat Zaptı"na ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı"na ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin, savunma ve güvenlik alanındaki işbirliklerini güçlendirerek bölgenin barış, huzur ve istikrarına katkı sunmaya devam ettiğini belirtti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-katar-pakistan-ve-endonezyadan-dev-savunma-anlasmasi-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi-296216" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiye-katar-pakistan-ve-815_2-41.jpg"/></div><h3>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya'dan dev savunma anlaşması</h3></a><p>Katar'ın başkenti Doha'da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı"nın dost ve kardeş ülkeler arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildiren Duran, "Askeri üretimde işbirliğinin teşvik edilmesini, dört ülkenin askeri kabiliyetlerinin geliştirilmesini, teknik askeri eğitim ve araştırma-geliştirme (AR-GE) alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini amaçlayan bu mutabakatın, savunma alanındaki dayanışmamızı daha da güçlendireceğine inanıyorum. Bu önemli mutabakatın ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iletisim-baskani-durandan-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296262</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uykunun-buyume-hormonunu-nasil-artirdigi-ilk-kez-kanitlandi-296262</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uykunun büyüme hormonunu nasıl artırdığı ilk kez kanıtlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Berkeley Üniversitesi'nde yürütülen yeni araştırma, büyüme hormonunun uyku sırasında nasıl salındığını ve bunun hem kas gelişimi hem de uyanıklık üzerinde nasıl etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Bilim insanları, elde edilen bulguların uyku bozuklukları ve hormonal tedaviler için yeni kapılar aralayabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uykunun büyüme hormonunu nasıl artırdığı ilk kez kanıtlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde, Berkeley Üniversitesi'nden Yan Dan liderliğindeki bilim ekibi, büyüme hormonunun uyku sırasında vücutta nasıl arttığını ve bu sürecin hem kas gelişimi hem de uyanıklık üzerinde oynadığı rolü ortaya koydu. Araştırmacılar, fareler üzerinde gerçekleştirdikleri deneylerde, hipotalamusta yer alan ve büyüme hormonu salınımını yöneten nöronların uyku evrelerine göre farklı şekillerde çalıştığını tespit etti. Bu bulgular, büyüme hormonunun yalnızca büyüme ve metabolizma üzerinde değil, aynı zamanda uyanıklık ve dikkat gibi bilişsel işlevlerde de önemli bir etkisi olduğunu gösteriyor.</p><h3>Yan Dan ekibi büyüme hormonu salınımındaki uyku etkisini ortaya koydu</h3><p>Araştırmada, bilim insanları uyuyan farelerin beyinlerindeki sinir hücrelerini incelemek için gelişmiş elektrotlar ve optogenetik uyarım teknikleri kullandı. Elde edilen veriler, büyüme hormonu salınımını düzenleyen somatoliberin ve somatostatin adlı nöronların, uyku evrelerine göre farklı aktiviteler sergilediğini gösterdi. Hızlı göz hareketi evresinde, somatoliberin nöronlarının aktivitesi yükselirken, somatostatin nöronlarının da hareketlendiği gözlendi. Yavaş uyku sırasında ise, somatostatin nöronlarının aktivitesi azalırken, somatoliberin nöronlarında orta düzeyde bir artış kaydedildi. Bu karmaşık etkileşim, büyüme hormonunun hem hızlı hem de yavaş uyku evrelerinde salınımının arttığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu mekanizmanın kas gelişimi, kemik sağlığı ve metabolizmanın düzenlenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p><h3>Büyüme hormonu uyanıklık sistemini de etkiliyor</h3><p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise, büyüme hormonunun yalnızca uyku sırasında değil, aynı zamanda uyanıklık üzerinde de etkili olması oldu. Uzmanlar, büyüme hormonunun beyin sapındaki mavi nokta nöronları üzerinde etkili olduğunu ve bu hücrelerin uyarılabilirliğini artırarak uyanma sürecini başlattığını tespit etti. Dinlenme sırasında büyüme hormonunun kademeli olarak birikmesi, uyanıklık ve dikkat seviyesini yükseltebiliyor. Araştırmanın ortak yazarı Daniel Silverman, yeterli uyku alınmadığında büyüme hormonu salınımının azalabileceğini, bunun da hem fiziksel gelişim hem de bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini açıkladı. Bilim insanları, bu bulguların uyku bozuklukları ve hormonal dengeyi sağlamak için yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak tanıyabileceğini vurguladı. Ancak, mekanizmanın şu anda sadece fareler üzerinde test edildiği ve insanlar üzerindeki etkilerinin henüz kesinleşmediği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/uykunun-buyume-hormonunu--279_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296261</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/nefes-alip-verme-asamalari-refleksi-nasil-etkiliyor-tip-dunyasini-ikiye-bolen-sasirtici-veriler-296261</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nefes alıp verme aşamaları refleksi nasıl etkiliyor? Tıp dünyasını ikiye bölen şaşırtıcı veriler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Northwestern Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, insanların nefes alırken dışsal uyarıcılara nefes verirken olduklarından daha yavaş tepki verdiği ortaya çıktı. Araştırmada elde edilen bulgular, nefes alma döngüsünün insan davranışları üzerindeki etkisine ışık tutuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nefes alıp verme aşamaları refleksi nasıl etkiliyor? Tıp dünyasını ikiye bölen şaşırtıcı veriler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Northwestern Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, insanların nefes alma döngüsünün dışsal uyarıcılara verdikleri tepki süresini etkilediğini ortaya koydu. Bilim insanları, 18 ila 33 yaşları arasındaki 35 gönüllüyle gerçekleştirdikleri deneyde, katılımcıların nefes alırken dışarıdan gelen sinyallere nefes verirken olduğundan daha yavaş tepki gösterdiğini belirledi. Deney sırasında katılımcılar, monitördeki bir görselin sarı renge dönmesiyle hemen boşluk tuşuna basmaları konusunda yönlendirildi. Aynı anda burun altına yerleştirilen özel sensörler, her nefes alış ve verişi hassas biçimde kaydetti. Araştırmacılar, sinyal ile tuşa basma arasındaki ortalama tepki süresinin yaklaşık 300 milisaniye olduğunu tespit etti. Veriler, nefes alma sırasında özellikle bu döngünün sonuna yaklaşıldığında tepki hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığını gösterdi.</p><h3>Ken Paller: 'Nefes alma tepkiyi yavaşlatıyor'</h3><p>Araştırmanın başındaki isimlerden Ken Paller, elde edilen sonuçların oldukça tutarlı olduğunu vurguladı. Deneye katılan 35 gönüllüden 27'sinde, nefes alırken tepki süresinin yavaşladığı gözlemlendi. Diğer sekiz katılımcıda ise tam tersi bir eğilim ortaya çıktı. Bilim insanları, nefes verirken ve nefes alma hareketleri arasındaki kısa sürelerde katılımcıların görevlerini daha hızlı tamamladığını belirtti. Tepki hızındaki maksimum fark 41 milisaniye olarak ölçüldü. Paller, bu farkın küçük gibi görünse de, özellikle profesyonel atletler gibi hızlı tepkinin kritik olduğu durumlarda birkaç milisaniyenin bile sonuçları değiştirebileceğine dikkat çekti. Örneğin, kısa mesafe koşucularının başlangıç tepki süreleri arasında yalnızca 30 milisaniyelik bir fark bulunabiliyor.</p><h3>Nefes ve beyin aktivitesi arasındaki ilişki araştırılıyor</h3><p>Bilim insanları, nefes ile tepki hızı arasındaki bu bağlantının altında yatan mekanizmanın henüz tam olarak anlaşılamadığını belirtti. Uzmanlar, beynin elektriksel aktivitesinin nefes ritmiyle senkronize olmasının bu süreçte rol oynayabileceğini düşünüyor. Bu varsayım, daha önce yapılan nörofizyolojik araştırmaların bulgularıyla da örtüşüyor. Ancak, şimdiye kadar yapılan bazı deneylerde farklı sonuçlar elde edildi. Özellikle, bazı araştırmalarda katılımcıların nefes alırken daha hızlı tepki verdiği görüldü. Bilim insanları, bu tür farklılıkların deneylerde kullanılan görevlerin doğasından kaynaklanabileceğini ifade etti. Görsel bir uyarana verilen basit tepkiler ile bilgi tanıma veya hatırlama gerektiren daha karmaşık görevler, nefes alma döngüsünden farklı şekillerde etkilenebiliyor.</p><h3>Uzmanlardan pratik uygulama için temkinli yaklaşım</h3><p>Araştırma ekibi, elde edilen bulguların pratikte hemen kullanılabileceğini söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Bilinçli olarak nefes alıp vermenin, sporcuların ya da günlük yaşamda insanların tepki hızını mutlaka artıracağına dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Bilim insanları, nefes alışkanlığının tepki hızı üzerindeki etkisini daha iyi anlamak ve bu bulgunun gerçek yaşamda nasıl kullanılabileceğini görmek için ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Araştırma, nefes alma döngüsünün insan davranışları üzerindeki etkisine dair önemli bir kapı aralasa da, uygulamaya geçmeden önce daha fazla test yapılması gerekecek.</p><p>Sonuç olarak, Northwestern Üniversitesi'nde yürütülen bu çalışma, nefes alma ve tepki hızı arasındaki ilişkiye dair yeni soruları gündeme getiriyor. Nefesin insan performansı ve karar verme süreçleri üzerindeki rolü, ilerleyen dönemde yapılacak araştırmalarla daha ayrıntılı biçimde ortaya konacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/nefes-alip-verme-asamalar-510_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296260</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-fon-sorusturmalarinda-titiz-bir-sekilde-adli-ve-idari-sure-296260</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Fon soruşturmalarında titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz. Mevcut sorunların aşılmasıyla sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Fon soruşturmalarında titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz. Mevcut sorunların aşılmasıyla sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracak." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/cumhurbaskani-yardimcisi--831_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296259</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kahvaltidan-iki-saat-sonra-neden-acikiriz-296259</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahvaltıdan iki saat sonra neden acıkırız?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kahvaltıdan kısa süre sonra tekrar açlık hissedenler için diyetisyen Ana Luson önemli açıklamalar yaptı. Uzman, protein ve lif içeriği yüksek bir kahvaltının, gün boyu tokluk sağlamak için kritik olduğunu vurguladı. Kahvaltı menüsünde doğru besinlere yer vermek, açlık hissini kontrol altına almanın anahtarı olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahvaltıdan iki saat sonra neden acıkırız?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahvaltıdan sadece iki saat sonra tekrar açlık hissedenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Diyetisyen Ana Luson, bu durumun yalnızca yanlış yiyecek tercihlerinden kaynaklanmadığını belirtti. Luson'a göre, sabahları yaşanan ani açlık hissinde uyku kalitesi, önceki günün beslenme düzeni ve fiziksel aktivite düzeyi de etkili oluyor. Ancak uzman, özellikle kahvaltının içeriğine dikkat çekerek, protein ve lif açısından zengin bir sabah menüsünün, gün boyu tokluk sağlamada önemli rol oynadığını ifade etti.</p><h3>Ana Luson: 'Kahvaltıda protein miktarı artırılmalı'</h3><p>Diyetisyen Ana Luson, sabah kahvaltısında yaklaşık 20-30 gram protein tüketilmesini öneriyor. Her bireyin ihtiyacı farklı olsa da, iki yumurta ile vücuda 12-14 gram protein alınabiliyor. Protein miktarını artırmak için yoğurt, tam tahıllı ürünler ve taze peynirden de yararlanmak mümkün. Örneğin, tam tahıllı bir tost üzerine yumurta ve taze peynir eklemek, hem protein hem de lif açısından zengin bir seçenek sunuyor. Luson, protein içeriği yüksek bir kahvaltının, kan şekeri dengesini koruyarak açlık hissini geciktirdiğini vurguladı. Uzman, özellikle günün ilk öğününde protein ve lifin birlikte tüketilmesinin, tokluk süresini uzattığını belirtti.</p><h3>Lifli gıdalar ve dengeli yağlar açlık hissini bastırıyor</h3><p>Ana Luson, lifli gıdaların bağırsak sağlığı ve tokluk hissi üzerindeki etkisini de öne çıkardı. Yulaf ezmesi, tam tahıllı ürünler, taze meyveler, kuruyemişler ve tohumlar, kahvaltıda lif ihtiyacını karşılamada önemli kaynaklar arasında yer alıyor. Lifler, yemek sonrası glikoz seviyesini düzenleyerek ani açlık hissini önlüyor. Ayrıca, kahvaltıdan karbonhidrat ve yağları tamamen çıkarmamak gerektiğini belirten Luson, zeytinyağı, kuruyemiş ve tohum gibi sağlıklı yağların, yağda çözünen vitaminlerin emilimini kolaylaştırdığını ifade etti. Uzman, kahvaltı menüsünün kişiye özel şekilde düzenlenmesi gerektiğinin de altını çizdi. Her bireyin ihtiyacına uygun protein ve lif dengesi sağlandığında, kahvaltıdan sonra yaşanan ani açlık hissi büyük ölçüde azalıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kahvaltidan-iki-saat-sonr-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296258</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-disisleri-bakani-erakci-abd-ile-muzakerelerde-mevcut-durumda-ilerleme-icin-cok-az-neden-var-296258</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Erakçi: ABD ile müzakerelerde mevcut durumda ilerleme için çok az neden var]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Erakçi, ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehditlerini sürdürmesi ve anlaşmaya varma konusundaki isteksizliği nedeniyle iki ülke arasındaki müzakerelerde ilerleme beklemediklerini belirterek, "Mevcut durumda ilerleme için çok az neden var." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Erakçi: ABD ile müzakerelerde mevcut durumda ilerleme için çok az neden var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Financial Times için kaleme aldığı makalede, ABD ile yaşanan gerilim, müzakere ihtimali ve İran'ın diplomatik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>ABD ile müzakerelerde ilerleme beklenmediğini belirten Erakçi, bunun gerekçesini de ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehditlerini sürdürmesi ve bir anlaşmaya varma isteğinin bulunmaması olarak açıkladı.</p><p>Erakçi, ABD'ye sundukları 7 şartlık planın uygulanması halinde bölgedeki yaşamın yavaş yavaş normal seyrine döneceğini belirterek, "Mevcut durumda ilerleme için çok az neden var." ifadesini kullandı.</p><p>ABD'nin askeri çözümlerle krizlerin üstesinden gelemeyeceğini anlaması gerektiğini kaydeden Erakçi, ülkesinin diplomasi yolunu ilerletmeye hazır olduğunu ve aynı zamanda askeri tehditlere ve girişimlere karşı kendini savunma hakkını da koruyacağını kaydetti.</p><p>Erakçi, İran'ın mevcut koşullarda savaş, saldırı tehdidi ve geniş yaptırımlarla karşı karşıya kaldığına dikkati çekerek, savaşın hala devam ettiğini ve ülkesinin durumunun da bu gerçeği yansıttığını ifade etti.</p><p>Barışa ulaşamadıklarını ve barıştan da uzak olduklarını kaydeden Erakçi, tüm kararların savaş koşulları çerçevesinde alınması gerektiğini belirtti.</p><p>Erakçi, ABD ile yaşanan ihtilafı sona erdirmek için barışçıl ve onurlu bir çözüm bulma yolunda kararlı olduklarını ancak ABD'nin İran ile barış istediği yönündeki iddiasına güvenmediklerini ifade etti.</p><p>Erakçi, Hürmüz Boğazı'na alternatif rotaların oluşturulmasının Boğaz'ın küresel ekonomideki yerini zayıflatmayacağını ve İran'ın coğrafi konumu sebebiyle her zaman buradaki gemi trafiği üzerinde baskı yapma imkanına sahip olacağını savundu.</p><p>ABD'nin İran'a yeniden saldırması halinde bölge ülkeleri ile küresel ekonominin olumsuz etkileneceğine işaret eden Erakçi, ülkesinin kadim bir medeniyete sahip olarak hiçbir güç karşısında diz çökmeyeceğini ifade etti.</p><p>Erakçi son olarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırarak yanlış bir hesap yaptığını ve bu yanlışın tekrarlanması halinde acı bir son ile karşı karşıya kalınacağını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iran-disisleri-bakani-era-805_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296257</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sabahlari-agziniz-kuru-uyaniyorsaniz-sakin-gecistirmeyin-296257</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sabahları ağzınız kuru uyanıyorsanız sakın geçiştirmeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Doktorlar, sabah ağız kuruluğu ve horlama şikâyetiyle uyananların gece solunum bozukluklarına karşı dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda uyku apnesi riski artarken, doğru tanı ve tedavi için uzman desteği öneriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sabahları ağzınız kuru uyanıyorsanız sakın geçiştirmeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sabahları ağız kuruluğu ve horlama şikâyetiyle uyananlarda, gece boyunca yaşanan solunum bozukluklarının önemli bir işareti olabileceği belirtiliyor. Uzman doktorlar, bu tür belirtilerin özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Gece yeterli süre uyunmasına rağmen devam eden yorgunluk, baş ağrısı ve ağız kuruluğu gibi şikâyetler, horlama ve uyku apnesi gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Bu durumlarda, kişinin gece boyunca farkında olmadan solunumunun kısa süreli durması ve tekrarlayan uyanmalar yaşaması, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p><h3>Doktorlar: 'Ağız kuruluğu ve horlama birlikteyse risk artıyor'</h3><p>Uzmanlar, ağız kuruluğu ve horlama şikâyetlerinin birlikte görülmesinin, gece solunum yollarında tıkanıklık yaşanabileceğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Özellikle sürekli uyku hali, hafıza problemleri, dikkat eksikliği ve yüksek tansiyon gibi ek bulgular da tabloya eklendiğinde, uyku apnesi riski ciddi oranda artıyor. Doktorlar, sabah ağız kuruluğu yaşayan bireylerin, horlama ve yorgunluk gibi diğer belirtilerle birlikte gece solunum kalitesini mutlaka değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Menopoz sonrası dönemde kadınlarda bu riskin daha fazla olduğunu hatırlatan uzmanlar, erken teşhisin öneminin altını çiziyor.</p><h3>Uzmanlardan doğru tanı ve tedavi için uyarı</h3><p>Uyku apnesi şüphesi bulunan kişilere, doktorlar tarafından polisomnografi veya evde uygulanabilen solunum testleri öneriliyor. Ancak, akıllı bileklikler ve telefon uygulamalarının tam anlamıyla tanı koymada yeterli olmadığına dikkat çekiliyor. Tedavi sürecinde ise CPAP ve APAP cihazları gibi hava basıncı sağlayan medikal cihazlar ile alt çeneyi öne iten özel dişlikler kullanılabiliyor. Doktorlar, internette satılan burun klipsleri, bileklikler ve spreylerin ise bilimsel olarak kanıtlanmamış ürünler olduğunu ve bu tür çözümlerin doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Ağız kuruluğu tek başına horlama ya da apne belirtisi olmayabilir; ancak birden fazla belirti bir arada bulunuyorsa, gece solunum kalitesinin uzmanlar tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, ağız kuruluğu ve horlama gibi şikâyetler hafife alınmamalı. Özellikle gece solunum bozukluğu riski taşıyan kişilerin, erken dönemde uzman desteği alması, yaşam kalitesini korumak ve ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmek açısından kritik rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sabahlari-agziniz-kuru-uy-487_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296256</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eyup-ihl-ailesi-ikinci-kez-vefa-bulusmasinda-bir-araya-geldi-296256</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eyüp İHL ailesi ikinci kez vefa buluşmasında bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eyüp İmam Hatip Lisesinin öğretmenleri ve mezunları, ESÖNDER tarafından düzenlenen “Hocalarıyla Buluşuyor” programının ikincisinde buluştu. Öğretmenlerin okul yıllarına dair anılarını paylaştığı programda, farklı kuşaklar aynı çatı altında bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eyüp İHL ailesi ikinci kez vefa buluşmasında bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eyüpsultan Önder İmam Hatipliler Derneği (ESÖNDER) tarafından düzenlenen "Eyüp İHL Hanım Mezunları Hocalarıyla Buluşuyor" programının ikincisi gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mvimg20261018150911-2110202615de58f2.jpg"/><p>Programa Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, İstanbul İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Şule Pişkin, Eyüpsultan İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız, Eyüp İmam Hatip Lisesinde farklı dönemlerde görev yapmış çok sayıda öğretmen ve okulun mezunları katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mvimg20261018162335-2110202647646845.jpg"/><p>Programda, okulun farklı dönemlerinde görev yapan öğretmenler öğrencilik yıllarına ilişkin anılarını anlatarak geçmişte yaşanan hatıraları katılımcılarla paylaştı. Mezunlar, hocalarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşarken okul yıllarına dair anılar da tazelendi.</p><p>Okulun eski öğretmenlerinden Nazif Demiral'ın kendi elleriyle hazırladığı çiğ köfte katılımcılara ikram edildi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, öğretmenler ve mezunlar arasındaki gönül bağını pekiştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/img4938-21102026c51b9862.jpg"/><p><b>"DÖNEM BAZLI BULUŞMALARLA DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>ESÖNDER Başkanı Ahmet Soytürk, Eyüp İHL'nin büyük bir aile olduğunu belirterek, "Hocalarımıza vefamızı göstermek ve mezunlarımız arasındaki gönül bağını güçlendirmek istiyoruz. Bundan sonraki süreçte dönem bazlı buluşmalarla bu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p>İkinci kez düzenlenen program, öğretmenler ve mezunların sohbet edip anılarını paylaşmasıyla sona erdi. Buluşma, Eyüp İHL ailesinin geçmişten gelen bağlarını güçlendirerek geleceğe taşıma hedefinin önemli bir adımı oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/img20261018wa0050-211020264c65fe6b.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/eyup-ihl-ailesi-ikinci-ke-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296255</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/kacakcilara-sinirda-safak-baskini-7-bini-askin-tarihi-eser-yurt-disina-kacirilmaktan-kurtarildi-296255</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaçakçılara sınırda şafak baskını: 7 bini aşkın tarihi eser yurt dışına kaçırılmaktan kurtarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaçakçılara sınırda şafak baskını: 7 bini aşkın tarihi eser yurt dışına kaçırılmaktan kurtarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Edirne'deki İpsala ve Kapıkule gümrük kapılarında gerçekleştirilen operasyonlarla kültür varlıklarının yurt dışına kaçırılmasının önlenmesinin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Gümrük Muhafaza ekiplerine teşekkür etti. Ersoy, "Bu toprakların hafızasını korumak, geleceğimize sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı.  </p><p>İpsala ve Kapıkule'deki operasyonlarla kültür varlıklarının yurt dışına çıkarılmasının engellendiğini belirten Ersoy, her bir eserin geçmişle kurulan bağı güçlendiren eşsiz bir emanet olduğunu vurguladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YJKHIJGHE5KvEVWPUpWjA5G3EVKnYdKLIRW_YdKnEFWjENa3YJanYBGTE.WDUFafUNKnYNKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"MÜCADELENİN EN ÖNEMLİ HALKALARINDAN BİRİ"</b></p><p>Yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için yürütülen çalışmaların yanı sıra kaçakçılığın ülke sınırları içinde önlenmesinin de önem taşıdığını belirten Ersoy, şunları kaydetti:  </p><p>"Her bir eser, ait olduğu topraklarda anlamını koruyan, geçmişimizle bağımızı güçlendiren eşsiz bir emanet. Yurt dışına kaçırılan eserlerimizi ülkemize kazandırmak için verdiğimiz mücadelenin en önemli halkalarından biri de bu emanetleri ülkemizden çıkarılmadan korumak."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YpWXURafUBKrEVWTUpKXYJavEFKnYdKLURaHYdS7YJG_U5a3EdGzERG3Y.KLIFGDIBKrYdWjU1KbQ9az.jpg"/><p><b>BAKAN BOLAT VE GÜMRÜK MUHAFAZA EKİPLERİNE TEŞEKKÜR</b></p><p>Ersoy, operasyonlarda görev alan ekiplere teşekkürlerini şu sözlerle iletti:  </p><p>"Dikkat ve titizlikleriyle kültürel mirasımıza sahip çıkan Gümrük Muhafaza ekiplerimize, başta Ticaret Bakanımız Ömer Bolat olmak üzere operasyonlarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."  </p><p>Kültürel mirası koruma konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Ersoy, "Kurumlarımızın güçlü iş birliğiyle tarihimizin kaçakçılık rotalarında kaybolmasına izin vermeyecek, bu mirası gelecek nesillere ulaştırmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YJKHIJGHE5KvEVWPUpWjA5G3EVKnYdKLIRW_YdKnEFWjENa3YJanYBGTE.WDUFafUNKnYNKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>İKİ SINIR KAPISINDA KAÇAKÇILIĞA GEÇİT VERİLMEDİ</b></p><p>Gümrük Muhafaza ekiplerinin risk analizi ve denetimleri kapsamında İpsala ve Kapıkule gümrük kapılarında gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, yurt dışına kaçırılmak istenen kültür varlıkları ele geçirildi.  </p><p>İpsala Gümrük Kapısı'nda Türkiye'den Yunanistan'a çıkış yapmak üzere gelen bir tır, risk kriterleri doğrultusunda X-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta yapılan detaylı aramada, dorsedeki yemek ve malzeme dolabına gizlenmiş sikkeler, ok uçları, yüzükler ve çeşitli aksesuarlar bulundu.  </p><p>Kapıkule Gümrük Kapısı'ndaki kontrollerde ise X-ray taramasına yönlendirilen başka bir tırda, gümrüğe beyan edilmeyen ve tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen sikkeler ele geçirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YtWDE5afINS_YRKXUpWHERajYRKnYdG_UJaPYdKbEJWPENa3Eda3EBGXYtWrURW_UtWjU5KXU1KbQ9az.jpg"/><p>Her iki operasyonda ele geçirilen eserlere el konulurken, olaylarla ilgili cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde adli soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kacakcilara-sinirda-safak-316_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296247</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/obeziteyle-mucadelede-dogal-kalkan-koyu-renkli-meyveler-yag-hucrelerinin-olusumunu-engelliyor-296247</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Obeziteyle mücadelede doğal kalkan! Koyu renkli meyveler yağ hücrelerinin oluşumunu engelliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Antosiyanin açısından zengin koyu meyvelerin, obeziteyle mücadelede önemli bir rol oynayabileceği bilimsel olarak gündeme taşındı. Uzmanlar, bu meyvelerin metabolizma üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, kilo kontrolü için destekleyici olabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Obeziteyle mücadelede doğal kalkan! Koyu renkli meyveler yağ hücrelerinin oluşumunu engelliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, antosiyanin içeren koyu renkli meyvelerin obeziteyle mücadelede etkili olabileceğine dair yeni bulgulara ulaştı. Yapılan kapsamlı incelemelerde, bu meyvelerin metabolizma üzerinde olumlu değişiklikler yarattığı ve fazla kilo ile ilişkili bazı metabolik sorunları azalttığı ortaya kondu. Araştırmacılar, antosiyanin adlı bitkisel pigmentlerin, yağ dokusunun birikimini ve enerji harcamasını yönlendiren süreçlerde belirleyici rol oynadığını vurguladı.</p><h3>Uzmanlar: 'Antosiyanin yağ oluşumunu baskılıyor'</h3><p>Klinik çalışmalar, laboratuvar deneyleri ve hayvanlar üzerinde yapılan testler, antosiyaninlerin yeni yağ hücrelerinin gelişimini engellediğini gösterdi. Ayrıca bu bileşikler, vücuttaki yağ asitlerinin yakılmasını hızlandırırken, ısı üretimini de artırıyor. Hayvan deneylerinde, antosiyanin tüketiminin toplam vücut ağırlığında azalma, yağ depolarında küçülme ve karaciğerde yağ birikiminin azalması ile sonuçlandığı bildirildi. Bununla birlikte, antosiyanin sayesinde iltihaplanma süreçleri de yavaşladı ve dokuların insüline olan duyarlılığı arttı.</p><h3>İnsan araştırmalarında antosiyanin etkisi sınırlı kaldı</h3><p>İnsanlar üzerinde yürütülen araştırmalarda ise antosiyanin içeren ürünlerin bazı metabolik göstergeleri iyileştirdiği, ancak kilo kaybı konusunda etkisinin daha zayıf olduğu gözlemlendi. Her denemede belirgin bir kilo kaybı yaşanmadığı, ancak antosiyanin açısından zengin meyvelerin obeziteye karşı beslenmede destekleyici bir unsur olabileceği belirtildi. Ayrıca, bu pigmentlerin bağırsak mikrobiyotasında olumlu değişiklikler yaratarak enerji metabolizmasını düzenlemede rol oynadığı da tespit edildi. Uzmanlar, antosiyanin içeren meyvelerin tek başına kilo verme aracı olarak görülmemesi gerektiğini, ancak sağlıklı beslenme programlarının bir parçası olarak fayda sağlayabileceğini açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/obeziteyle-mucadelede-dog-355_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296246</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/461-bin-kisilik-dev-arastirmadan-ezber-bozan-sonuc-kahvaltilik-gevrekler-bagirsak-kanseri--296246</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[461 bin kişilik dev araştırmadan ezber bozan sonuç! Kahvaltılık gevrekler bağırsak kanseri riskini %16 düşürüyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikan araştırmacılar, 461 binden fazla kişinin beslenme alışkanlıklarını inceleyerek kuru kahvaltılık gevreklerin bağırsak kanseri riskini yüzde 16 azalttığını ortaya koydu. Araştırma, tam tahıl ve lif tüketiminin onkolojik riskler üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[461 bin kişilik dev araştırmadan ezber bozan sonuç! Kahvaltılık gevrekler bağırsak kanseri riskini %16 düşürüyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nde yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada, kuru kahvaltılık gevreklerin düzenli tüketiminin bağırsak kanseri riskini yüzde 16 oranında azalttığı tespit edildi. Çalışma, 50 ile 71 yaş arasındaki 461.682 kişinin beslenme alışkanlıklarını uzun yıllar boyunca izleyerek, kolorektal kanser gelişimi ile çeşitli gıda tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. Araştırmacılar, yaklaşık 19 yıl süren takipte, kalın bağırsak ve rektumda toplam 10.075 malign tümör vakası kaydetti. Elde edilen veriler, özellikle kuru kahvaltılık gevrekler, ekmek ve sütlü tatlılar gibi bazı işlenmiş gıdaların, bağırsak kanseri riskini anlamlı şekilde düşürdüğünü gösterdi.</p><h3>Amerikan araştırmacılar: 'Kahvaltılık gevrek tüketimi riski azaltıyor'</h3><p>Çalışmada, katılımcıların gıda tüketim miktarları karşılaştırıldığında, ultra işlenmiş gıda kategorisinde yer alan ekmek tüketenlerin kolorektal kansere yakalanma olasılığının yüzde 9, kuru kahvaltılık gevrek tüketenlerin ise yüzde 16 daha düşük olduğu belirlendi. Sütlü içecekler ve dondurulmuş tatlılar da benzer şekilde, yüzde 18 oranında daha düşük risk ile ilişkilendirildi. Araştırmacılar, bu sonuçların özellikle kahvaltılık gevrekler gibi tam tahıl ve lif içeriği yüksek gıdaların, kanser riskinin önlenmesinde önemli rol oynayabileceğine işaret ettiğini vurguladı. Ayrıca, işlenmiş tam tahıl ürünlerinden her ek porsiyonun, 1000 kilokalorilik diyette riskin yüzde 13 azalmasını sağladığı kaydedildi. Lif tüketiminin 10 gram artırılması ise bu oranı yüzde 28'e kadar düşürdü.</p><h3>İşlenmiş et tüketimi risk artırıyor, lif ve tam tahıl önerisi öne çıkıyor</h3><p>Öte yandan, araştırma işlenmiş et ve balık ürünlerinin yüksek tüketiminin bağırsak kanseri riskini yüzde 10 oranında artırdığını ortaya koydu. Yoğurtlar ve sütlü tatlılar hakkında ise, katılımcıların doğal mı yoksa aromalı mı tercih ettikleri konusunda anketlerin sınırlı bilgi sunduğu belirtildi. Araştırmacılar, toplam ultra işlenmiş gıda tüketimi ile hastalık gelişimi arasında anlamlı bir bağ tespit etmedi. Ancak, tam tahıl, lif ve süt ürünlerinin artırılması ile işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması yönündeki mevcut beslenme önerilerinin, araştırmanın bulgularını desteklediği ifade edildi. Bilim insanları, elde edilen sonuçların belirli gıdaların kesin olarak kanseri önlediğini göstermediğini, ancak beslenme tercihlerinin onkolojik riskler üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/461-bin-kisilik-dev-arast-883_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296244</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sergen-yalcin-icin-imza-toreni-duzenlenecek-tff-duyurdu-296244</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sergen Yalçın için imza töreni düzenlenecek! TFF duyurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nda teknik direktörlük görevine getirilen Sergen Yalçın için yarın imza töreni düzenlenecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sergen Yalçın için imza töreni düzenlenecek! TFF duyurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı'nda Vincenzo Montella'nın yerine teknik direktörlük görevine getirilen Sergen Yalçın için yarın imza töreni düzenlenecek.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) açıklamasına göre TFF Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'ndeki Orhan Saka Konferans Salonu'nda düzenlenecek tören, saat 14.00'te başlayacak.</p><p>TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da törende hazır bulunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sergen-yalcin-icin-imza-t-494_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296243</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-krizinde-oksurmek-hayat-kurtarir-mi-296243</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp krizinde öksürmek hayat kurtarır mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kalp krizi sırasında sosyal medyada önerilen öksürük tekniği, uzmanlara göre hayat kurtarmıyor. Dr. Ranj Singh, bu yöntemin tıbbi müdahalenin yerine geçemeyeceğini ve hastaların zaman kaybetmesine yol açabileceğini belirtti. Kalp krizi anında acil yardım çağrısı yapılması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp krizinde öksürmek hayat kurtarır mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada son dönemde yayılan ve kalp krizi sırasında şiddetli öksürüğün hayat kurtarabileceği iddiası, uzmanlar tarafından ciddi şekilde eleştiriliyor. İngiliz doktor Ranj Singh, bu yöntemin tıbbi müdahalenin yerini tutamayacağını ve hastaların zaman kaybetmesine yol açabileceğini açıkladı. İnternette 'öksürükle yeniden canlandırma' olarak bilinen bu uygulama, kalp krizi anında kişinin kendi başına hayatta kalmasını sağlayacağı iddiasıyla hızla yayılıyor. Ancak Dr. Singh, bu tür tavsiyelerin bilimsel bir dayanağı olmadığını ve uygulamanın hastanın durumunu daha da kötüleştirebileceğini vurguladı.</p><h3>Dr. Ranj Singh: 'Öksürük yöntemi tıbbi yardımı geciktiriyor'</h3><p>Kalp krizi sırasında öksürük tekniğini önerenlerin, şiddetli öksürük ataklarının kalp ve dolaşım sistemini desteklediğini savunduğu belirtiliyor. Ancak Dr. Ranj Singh, bu yöntemin acil tıbbi müdahalenin gecikmesine neden olabileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, kalp krizi ve kalp durmasının birbirinden farklı olduğunu, kalp krizinde kalp kasının kan akışının bozulduğunu, kalp durmasında ise kalbin tamamen pompalamayı bıraktığını ifade ediyor. Bu gibi acil durumlarda hastanın hızla bilincini kaybetmesi nedeniyle öksürük tekniğini uygulaması genellikle mümkün olmuyor. Ayrıca, tıbbi yardım almadan bu yönteme başvurmanın hastayı daha büyük risklerle karşı karşıya bırakabileceği vurgulanıyor.</p><h3>Uzmanlardan kalp krizi şüphesinde acil yardım çağrısı</h3><p>Sağlık otoriteleri, kalp krizi şüphesi yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden acil yardım çağırması gerektiğini belirtiyor. Dr. Singh ve diğer uzmanlar, hastaneye kendi başına gitmeye çalışmanın veya öksürük tekniği gibi yöntemlere güvenmenin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bilimsel araştırmalar, öksürükle yeniden canlandırma yönteminin yalnızca bazı özel kalp ritmi bozukluklarında, hastane ortamında ve doktor gözetiminde kısa süreli fayda sağlayabileceğini gösteriyor. Ancak bu durumlar dışında, özellikle bilinç kaybı yaşanıyorsa, çevredekilerin derhal acil servisleri araması ve kalp-akciğer canlandırma işlemlerine başlaması gerekiyor. Uzmanlar, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere karşı toplumun bilinçli olması gerektiğini ve kalp krizi belirtilerinde mutlaka profesyonel tıbbi yardım alınmasının hayati önem taşıdığını tekrar hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kalp-krizinde-oksurmek-ha-465_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296242</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sel-ve-su-baskinlarinin-ardindan-yurutulen-calismalara-iliskin-son-durum-istanbul-valisi-g-296242</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin son durum! İstanbul Valisi Gül'den paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, kentte sağanak sonrası meydana gelen sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin paylaşımda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin son durum! İstanbul Valisi Gül'den paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kentte 14 Ekim'de etkisini artıran sağanak yağışta bazı bölgelerde metrekareye yer yer 272 kilogram yağış düştüğünü, bu miktarın 1942'den bu yana İstanbul'da ölçülen en yüksek yağış olarak kayıtlara geçtiğini aktardı.</p><p>Afette hayatını kaybeden 7 vatandaşa Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır dileyen Gül, afetin ilk anından itibaren AFAD koordinasyonunda, tüm kurumların katkısıyla sahada olduklarını, arama kurtarma ve ilk müdahale çalışmalarında 9 bin 217, destek çalışmalarında ise 38 bin personelin görev yaptığını, çalışmalarda ayrıca 5 bin 280 araç ve iş makinesi ile 14 botun kullanıldığını kaydetti.</p><p>Arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını belirten Gül, AFAD koordinasyonunda ve ilgili kurumların katılımıyla zarar tespit çalışmalarının sürdüğünü, tespit edilen zararlar doğrultusunda vatandaşlara yönelik destek ve ödemelerin devam ettiğini, hasarların giderilmesi, ihtiyaçların karşılanması ve yaraların sarılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p><p>Vali Gül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Ayazağa'da Kentsel Dönüşüm Ofisi açıldığını, talep eden vatandaşların binalarının TOKİ aracılığıyla veya "Yarısı Bizden" kampanyası kapsamında yenileneceğini, İSKİ'nin de dere ıslah çalışmalarına başladığını bildirdi.</p><p>Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bakanlara, afet sürecinin koordinasyonunu yürüten AFAD başta olmak üzere, arama kurtarma ve ilk müdahale çalışmalarında görev alan tüm kurum ve kuruluşlarına, ekiplere, destek personeline, sivil toplum kuruluşlarına ve gönüllülere özverili çalışmaları için teşekkür eden Gül, paylaşımında, "Devletimizin tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanında olmaya, yaralarımızı birlikte sarmaya devam edeceğiz. Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle afetler yaşatmasın." ifadelerine yer verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sel-ve-su-baskinlarinin-a-144_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296241</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/mutfaktaki-gizli-katil-botulizm-karisik-sebze-konserveleri-olum-saciyor-296241</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfaktaki gizli katil botulizm! Karışık sebze konserveleri ölüm saçıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Evde hazırlanan sebze konservelerinde botulizm tehlikesi artıyor. Gıda uzmanı Olga Aniçenkova, özellikle farklı sebzelerin aynı kavanozda birleştirilmesinin ciddi zehirlenme riskine yol açabileceğini vurguladı. Doğru yöntemlerle hazırlanmayan ev konserveleri sağlığı tehdit ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfaktaki gizli katil botulizm! Karışık sebze konserveleri ölüm saçıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evde yapılan sebze konservelerinde botulizm riski, uzmanların dikkat çektiği önemli bir gıda güvenliği sorunu olarak öne çıkıyor. Gıda uzmanı Olga Aniçenkova, farklı sebzelerin aynı kavanozda konservelenmesinin ciddi zehirlenme vakalarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Özellikle salatalık, domates ve diğer sebzelerin bir arada kullanıldığı ev yapımı konservelerde, uygun hazırlama ve işleme kurallarına uyulmaması durumunda botulizm bakterilerinin gelişmesi için uygun bir ortam oluşabiliyor. Aniçenkova, bu tür ev konservelerinin hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladı ve yanlış uygulamaların ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.</p><h3>Olga Aniçenkova: 'Sebze karışımlarında asidite ve işlem süresi hayati önem taşıyor'</h3><p>Uzman Olga Aniçenkova, evde yapılan konserve karışımlarında en büyük riskin, sebzelerin farklı dokulara ve asidite seviyelerine sahip olması olduğunu söyledi. Örneğin, kabak, brokoli, mısır ve soğan gibi sebzeler düşük asidik yapıya sahipken, domatesler genellikle daha yüksek asidite oranına sahip. Ancak bazı domates türlerinde bu asidite seviyesi, güvenli konserveleme için yeterli olmayabiliyor. Aniçenkova, asidite yetersiz kaldığında ve uygun teknoloji uygulanmadığında botulizm bakterilerinin hızla çoğalabileceğinin altını çizdi. Ayrıca, turşu veya salamura sıvısının sebzeler arasında eşit şekilde dağılmaması, hem ürünün tadını hem de güvenliğini olumsuz etkileyebiliyor. Uzman, onaylanmış tariflerin dışına çıkılmaması ve asiditeyi artıran bileşenlerin miktarının değiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Ev konservelerinde botulizm riskini azaltmanın yolları</h3><p>Aniçenkova, evde konserve hazırlarken sebze karışımlarında malzeme seçiminin büyük önem taşıdığını belirtti. Hasar görmemiş, taze ve bozulma belirtisi göstermeyen sebzelerin kullanılması gerektiğini söyleyen uzman, olgunlaşmış veya çürük sebzelerin fermantasyon sürecini ve ürünün dayanıklılığını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Ayrıca, tarifte belirtilen işleme süresine kesinlikle uyulması ve sirke gibi asidite artırıcı maddelerin oranının rastgele değiştirilmemesi gerektiğini vurguladı. Aniçenkova, kavanoz kapağında şişme, içerikte kötü koku veya bozulma belirtileri varsa, bu konservelerin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini hatırlattı. Botulizm toksininin bazen gözle fark edilmeyen konservelerde de bulunabileceğini belirten uzman, ev yapımı konservelerde her adımda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p><p>Evde konserve hazırlığı sırasında botulizm riskini en aza indirmek için, doğru tarif ve tekniklere sadık kalmak, malzeme kalitesine özen göstermek ve şüpheli ürünleri asla tüketmemek gerekiyor. Gıda uzmanları, ev yapımı konservelerde alınacak basit önlemlerle hem lezzetli hem de güvenli ürünler elde edilebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mutfaktaki-gizli-katil-bo-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296240</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cop-kokusu-sorununa-devrim-niteliginde-cozum-296240</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çöp kokusu sorununa devrim niteliğinde çözüm]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli araştırmacılar, sokaklardaki çöp kutularından yayılan kötü kokuları ortadan kaldırmak için güneş enerjili yeni bir teknoloji geliştirdi. Bu yenilikçi modül, özellikle sıcak ve nemli bölgelerdeki gıda atıklarının neden olduğu sorunlara etkili bir çözüm sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çöp kokusu sorununa devrim niteliğinde çözüm]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de geliştirilen güneş enerjili bir çöp kutusu modülü, sokaklardaki çöp konteynerlerinden yayılan kötü kokulara karşı etkili bir çözüm olarak öne çıktı. Ülkenin farklı kentlerinde görev yapan araştırmacılar, özellikle sıcak ve nemli iklimlerde hızla bozulan gıda atıklarının oluşturduğu rahatsız edici kokuları gidermek için çevre dostu bir teknoloji tasarladı. Güneş enerjisiyle çalışan bu modül, çöp kutularındaki asetik asit gibi kokunun ana kaynağı olan kimyasal bileşikleri doğrudan parçalıyor. Standart çöp kutularının kapağına kolayca takılabilen bu modül, elektrik bağlantısı gerektirmeden sadece güneş ışığıyla çalışıyor.</p><h3>Çinli bilim insanları: Güneş enerjisiyle koku kaynağına müdahale</h3><p>Çinli bilim insanları, çöp kutularındaki kötü kokuları maskelemek yerine kaynağında yok etmeyi hedefledi. Geliştirilen modülün merkezinde, kimyasal reaksiyonları hızlandırma özelliğine sahip manganez dioksit yer alıyor. Bu madde, çürüyen gıda atıklarından salınan asetik asit moleküllerini parçalama görevini üstleniyor. Araştırmacılar, katalizörün etkinliğini artırmak için manganez dioksiti lityum ile modifiye etti. Bu değişiklik, maddenin yapısındaki elektron dağılımını değiştirerek katalitik gücünü yükseltti. Böylece, güneş ışınları doğrudan katalizörün yüzeyini ısıtıyor ve asetik asidin kimyasal olarak çözünmesine imkân tanıyor. Bu süreçte, kötü kokunun kaynağı olan gazlar gaz geçirgen yapısı sayesinde katalizöre ulaşıyor ve hızla parçalanıyor.</p><h3>Deneyler: 40 gün boyunca etkili sonuç</h3><p>Çin'de yapılan denemelerde, güneş enerjili çöp kutusu modülünün performansı dikkat çekti. Cihaz, başta meyve ve ekmek olmak üzere çeşitli gıda atıklarının çürümesi sırasında ortaya çıkan asetik asidi başarıyla yok etti. Deneyler 40 gün boyunca sürdü ve modülün uzun süreli kullanımda da etkisini kaybetmediği gözlemlendi. Standart yöntemlerde kullanılan parfümler yalnızca kokuyu geçici olarak gizlerken, filtreler ise zamanla işlevini yitiriyor. Bu yeni teknoloji ise, kötü kokulara neden olan molekülleri doğrudan hedef alıyor ve kalıcı bir çözüm sunuyor. Ancak uzmanlar, modülün verimliliğinin doğrudan güneş ışığına bağlı olduğunu, bulutlu havalarda veya gölgede kalan kutularda etkinin azalabileceğini belirtiyor. Yine de, güneş enerjili çöp kutusu modülü, özellikle yaz aylarında ve yoğun güneş alan bölgelerde şehir temizliği için önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor.</p><p>Çin'de geliştirilen bu güneş enerjili modül, şehir yaşamında çevre dostu ve sürdürülebilir çözümlere olan ihtiyacı bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte kötü koku sorunlarının büyük ölçüde ortadan kalkacağını ve şehirlerin daha yaşanabilir hale geleceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/cop-kokusu-sorununa-devri-170_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296239</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-resmen-duyurdu-ultra-islenmis-gidalar-beyin-damarlarinda-gizli-hasar-birakiyor-296239</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları resmen duyurdu! Ultra işlenmiş gıdalar beyin damarlarında gizli hasar bırakıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'da yürütülen geniş çaplı bir araştırma, ultra işlenmiş gıdaların beyin damarlarında fark edilmeyen bozukluklara yol açabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu tür gıdaların tüketiminin damar sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları resmen duyurdu! Ultra işlenmiş gıdalar beyin damarlarında gizli hasar bırakıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'da gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel araştırma, ultra işlenmiş gıdaların düzenli tüketiminin beyin damarlarında gizli hasarlara yol açabileceğini gösterdi. Çalışmaya, 35 ile 69 yaşları arasında kalp-damar hastalığı bulunmayan 8783 Kanadalı katıldı. Araştırmacılar, katılımcıların beslenme alışkanlıklarını detaylı şekilde inceledi, beyin MR görüntülerini analiz etti ve bilişsel fonksiyon testleri uyguladı. Özellikle cips, tatlı içecekler, hazır atıştırmalıklar, bazı sosis çeşitleri ve tatlılar gibi ultra işlenmiş gıdalar mercek altına alındı.</p><h3>Ultra işlenmiş gıdalar damar hasarını artırıyor</h3><p>Bilim insanları, ultra işlenmiş gıdaları en fazla tüketen katılımcıların, bu gıdaları neredeyse hiç tüketmeyenlere kıyasla beyin MR'larında gizli damar bozukluklarına %40 daha fazla rastlandığını tespit etti. Bu bozukluklar, özellikle belirti göstermeyen beyin enfarktları ve beyaz madde değişiklikleri olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, bu bulguların, ultra işlenmiş gıdaların damar sağlığı üzerinde önemli bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Uzmanlar, damar değişikliklerinin çoğu zaman kişinin fark edemeyeceği şekilde ilerlediğine dikkat çekiyor.</p><h3>Yağ oranı ve visseral yağda artış gözlemlendi</h3><p>Araştırmada, ultra işlenmiş gıdaları daha fazla tüketenlerde vücut yağ oranının %1,7 daha yüksek olduğu ve visseral yağ hacminde belirgin bir artış yaşandığı da belirlendi. Bu bulgular, beslenme alışkanlıklarının sadece damar sağlığını değil, aynı zamanda vücut kompozisyonunu da etkilediğini gösteriyor. Ancak, beslenme biçimi ile bilişsel test sonuçları arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Araştırmacılar, damar değişikliklerinin hafıza ve düşünme sorunlarından çok önce ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Buna rağmen, ultra işlenmiş gıdaların doğrudan bu bozukluklara neden olduğunu kesin olarak söylemek için daha fazla kanıta ihtiyaç duyuluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/bilim-insanlari-resmen-du-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296238</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sik-sik-soguk-alginligi-neden-olur-ise-hastaliga-yol-acan-3-aliskanlik-296238</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sık sık soğuk algınlığı neden olur? İşe hastalığa yol açan 3 alışkanlık]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Cerrah Alexander Umnov, soğuk algınlığına yakalanma riskini artıran üç yaygın alışkanlığı açıkladı. Özellikle ayakkabı seçimi, soğuk gıdaların tüketimi ve gece açık pencerede uyuma gibi davranışlar, soğuk havalarda hastalığa davetiye çıkarıyor. Umnov, bu alışkanlıklardan kaçınmanın sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sık sık soğuk algınlığı neden olur? İşe hastalığa yol açan 3 alışkanlık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cerrah Alexander Umnov, soğuk algınlığına neden olan en yaygın üç alışkanlık hakkında önemli uyarılarda bulundu. Umnov'a göre, özellikle soğuk havalarda yapılan bazı günlük hatalar, farkında olmadan vücut direncini düşürüyor ve hastalıklara zemin hazırlıyor. Uzman, ayakkabı seçimi, soğuk gıdaların tüketimi ve gece açık pencerede uyuma gibi davranışların, soğuk algınlığı riskini ciddi şekilde artırdığını belirtti. Bu alışkanlıkların, özellikle kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarının yaygınlaştığı dönemlerde daha da dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Umnov: 'Yanlış ayakkabı seçimi soğuk algınlığına davetiye çıkarıyor'</h3><p>Soğuk algınlığına karşı alınabilecek en önemli önlemlerden biri, dışarı çıkarken uygun ayakkabı seçmek. Umnov, birçok kişinin hava sıcaklığını dikkate almadan hafif yazlık spor ayakkabılarla dışarı çıktığını, bunun ise ayakların üşümesine ve ıslanmasına yol açtığını söyledi. Özellikle yağışlı ve rüzgarlı havalarda yanlış ayakkabı tercihi, vücudun soğuğa karşı savunmasız kalmasına sebep oluyor. Cerrah, ayakların üşümesinin, bağışıklık sistemini zayıflatarak soğuk algınlığına yakalanma riskini artırdığını vurguladı. Sağlıklı kalmak için mevsimine uygun, su geçirmeyen ve sıcak tutan ayakkabılar tercih edilmeli.</p><h3>Soğuk gıdalar ve açık pencere alışkanlığı hastalığı tetikliyor</h3><p>Bir diğer önemli nokta ise, soğuk gıdaların hızlı tüketilmesi. Umnov, domates, portakal, yoğurt, dondurma gibi buzdolabından çıkan ürünlerin ya da soğuk içeceklerin, özellikle rüzgarlı havalarda hızla yenip içilmesinin, vücudu olumsuz etkilediğini ifade etti. Ayrıca, gece boyunca tamamen açık pencereyle uyumanın da yaygın bir hata olduğunu belirten uzman, sıcak bir yorganın dahi açıkta kalan vücut bölgelerini yeterince koruyamayabileceğini söyledi. Uyku sırasında üşüme hissedilmediği için, bu durumun fark edilmeden soğuk algınlığına yol açabileceği uyarısında bulundu. Umnov, yatak odasının uyumadan önce havalandırılıp, ardından pencerenin kapatılmasını önerdi.</p><p>Soğuk algınlığının belirtileri arasında uzun süren rahatsızlık, ateş, öksürük ve burun tıkanıklığı yer alıyor. Ayrıca, komplikasyon olarak bademcik iltihabı da görülebiliyor. Ancak cerrah, soğuk algınlığına doğrudan virüslerin neden olduğunu, soğuk hava veya soğuk gıdaların tek başına hastalığı başlatmadığını hatırlattı. Yine de, bu alışkanlıklardan uzak durmak ve vücudu korumak, enfeksiyon riskini azaltmada önemli bir rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sik-sik-soguk-alginligi-n-569_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>