﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296010</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-uraloglu-yeni-cagin-en-stratejik-kaynagi-veridir-yani-bilgidir-296010</link>
      <pubDate>2026-10-20T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir." dedi. Bakan Uraloğlu, siber güvenlik ve teknolojik bağımsızlığa ilişkin, "Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı"na katıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) gerçekleştirilen konferansta konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik kapasitesi, haberleşme altyapısına yönelik güvenlik tedbirleri ve çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p><b>"YENİ ÇAĞIN EN STRATEJİK KAYNAĞI VERİDİR, YANİ BİLGİDİR"</b></p><p>Bilgi, çağının en değerli hazinesi; siber güvenlik yazılım ve teknolojileri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır" açıklamasında bulundu.</p><p><b>"TÜRKSAT VERİ MERKEZİ, 35 BİN 300 METREKARELİK DEV ALANIYLA TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR"</b></p><p>Uraloğlu, siber güvenlik konusunun hem Türkiye hem de uluslararası toplum açısından kritik önem taşıdığını söyleyerek, "Kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini Türkiye'nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz ayında Ankara Gölbaşı'nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis; e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacaktır" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>"VERİYİ KENDİ TOPRAKLARIMIZDA TUTMAK, SİBER BAĞIMSIZLIĞIMIZIN VE TEKNOLOJİK EGEMENLİĞİMİZİN EN SOMUT İFADESİDİR"</b></p><p>Veri merkezlerinin dijital güvenlik ve teknolojik bağımsızlık açısından önemine dikkat çeken Uraloğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:</p><p>"Eylül ayında hizmete aldığımız Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak bu dijital kaleler zincirine önemli bir halka eklemiştir. Böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz. Kriptoloji açısından veri merkezleri, dijital varlıklarımızın uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir."</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN TÜM ALANLARDA TAM PUAN ALARAK 'SEVİYE 1: ROL MODEL ÜLKE' KATEGORİSİNDE YER ALMASI, BU ALANDAKİ KURUMSAL KAPASİTEMİZİN ULUSLARARASI DÜZEYDE TESCİLİ NİTELİĞİNDEDİR"</b></p><p>Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik alanındaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası alandaki başarısını vurgulayarak, "Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak 'Seviye 1: Rol Model Ülke' kategorisinde yer alması, bu alandaki kurumsal kapasitemizin uluslararası düzeyde tescili niteliğindedir" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"TÜM İŞLETMECİLERİN İLAVE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ALMAKLA YÜKÜMLÜ KILINMASI, SİBER DAYANIKLILIĞININ ARTIRILMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR"</b></p><p>BTK'nın elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü hatırlatan Uraloğlu, "Bu yıl alınan Kurul Kararıyla, yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü kılınması, sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapılarımızın siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adımdır" değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"DİJİTAL DÜNYADA EN ÇOK KORUMAMIZ GEREKENLER ÇOCUKLARIMIZDIR"</b></p><p>Çocukların dijital ortamın risklerinden korunması amacıyla 15 yaş altına sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırılması ve yaş doğrulama sisteminin uygulanması gibi tedbirlerin hayata geçirildiğini belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. Siber Güvenlik Başkanlığımızca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır. Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılması, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanması ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınması; çocuklarımızın dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılığımızın açık göstergesidir. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerimizin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır."</p><p><b>"OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR İÇİN İŞLETMECİLERİMİZ BEŞ YILIN SONUNDA UYDU BAĞLANTISIYLA ÇALIŞABİLEN 450 MOBİL BAZ İSTASYONUNU HAZIR TUTMAKLA YÜKÜMLÜDÜR"</b></p><p>Haberleşme altyapısının güvenliği ve afet anlarında iletişimin sürdürülmesine yönelik tedbirleri aktaran BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, "Haberleşme altyapımızı güvenle büyütmek için Mart ayında aldığımız Kurul Kararıyla, ilave güvenlik tedbirlerini net satış tutarlarına bakılmaksızın tüm işletmecilerimiz için zorunlu hale getirdik. 6 Şubat depremlerinin tecrübesinden hareketle 5G yetkilendirmesinde işletmecilerimize afet anında sahaya hızla ulaşabilecek bir haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirdik. Bunun yanı sıra, olağanüstü durumlar için de işletmecilerimiz beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlüdür" diye konuştu.</p><p><b>"5G'DE YERLİ MALI ORANININ KADEMELİ OLARAK YÜZDE 60'A, MİLLİ HABERLEŞME ÜRÜNÜ ORANININ YÜZDE 15'E ÇIKMASINI ŞART KOŞTUK"</b></p><p>Koçyiğit, 5G'de yerli malı ve Milli Haberleşme Ürünü kullanımına yönelik oranları artırıldığını altını çizerek, "Şebekemizde hangi cihazın çalıştığı da artık bir egemenlik meselesi. Bu nedenle 5G'de yerli malı oranının kademeli olarak yüzde 60'a, Milli Haberleşme Ürünü oranının yüzde 15'e çıkmasını şart koştuk. Eylül ayında aldığımız Kurul Kararıyla da nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerleri ile otoyol, hızlı tren hattı ve tünel gibi güzergahlarda yeni kurulacak baz istasyonlarının Milli Haberleşme Ürünü tanımına uygun ürünlerden temin edilmesine karar verdik" dedi.</p><p><b>"BİLİMSEL BİRİKİMİMİZİ KORUMAK TÜRKİYE'NİN ÜRETİMİ VE KENDİ GELECEĞİ HAKKINDA KARAR VERME GÜCÜNÜ KORUMAKTIR"</b></p><p>Bilimsel birikim, nitelikli insan kaynağı ve yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin Türkiye'nin geleceği açısından taşıdığı öneme değinen ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, "Bilimsel birikimimizi, kritik altyapılarımızı ve savunma sistemlerimizi korumak Türkiye'nin üretimi ve kendi geleceği hakkında karar verme gücünü korumaktır. Bu alanda güçlü olmamız çok kritik. Biz bilimsel yetkinlik, nitelikli insan kaynağı ve kendi teknolojilerimizi geliştirme kapasitemizi bu alanda mutlaka kullanmalıyız. Biz Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak çalışmalarımızı bu sorumlulukla yürütüyoruz" şeklinde konuştu.</p><p><b>"MUHTEMEL BİR TEHDİT KARŞISINDA SİBER DAYANIKLILIĞIMIZI VE SİBER EGEMENLİĞİMİZİ SAĞLAYACAK ÇALIŞMALARA BAŞLAMAMIZ GEREKİYOR"</b></p><p>Siber dayanıklılık ve egemenliğin güçlendirilmesine yönelik kurumlar arası ortak çalışma başlatılması gerektiğini söyleyen Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan, "Siber bağımsızlığımızı, dayanıklılığımızı ve dijital direncimizi nasıl artırmamız gerektiği noktasında bugün bir merkez yok. Bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte ciddi bir proje başlatmamız ülkemizin ulusal güvenliği açısından son derece önem arz ediyor. O açıdan hazır bütün kurum ve kuruluşlarımız ve yöneticilerimiz önümüzdeki süreç içerisinde muhtemel bir tehdit karşısında siber dayanıklılığımızı ve siber egemenliğimizi sağlayacak çalışmalara başlamamız gerekiyor. Biz Bilgi Güvenliği Derneği olarak 20 yıldır yaptığımız gibi bunun sürekli gündemde olması, canlı tutulması, ulusal güvenliğimiz, milli güvenliğimiz açısından siber güvenliğin önemini ve ehemmiyetini her ortamda, her platformda gündeme getirme çabası gayreti içerisinde olacağız" ifadelerinde bulundu.</p><p>Konferansa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-uraloglu-yeni-cagin-736_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296007</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cag-disi-goruntulere-chp-imzasi-gunlerdir-toplanmayan-copler-karsiyaka-sokaklarini-copluge-cevirdi-296007</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çağ dışı görüntülere CHP imzası! Günlerdir toplanmayan çöpler, Karşıyaka sokaklarını çöplüğe çevirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'li Karşıyaka Belediyesi'nin derinleşen yönetim krizi ve iş bilmezliği, ilçeyi adeta açık hava çöplüğüne çevirdi. Araç ihalesini yüzüne gözüne bulaştıran CHP'li yönetim yüzünden 9 gündür biriken çöpler kurtlanırken, sokakları saran ağır koku ve cirit atan fareler karşısında çileden çıkan vatandaşlar 'Yaşadığımız çağda bu rezillik kabul edilemez, belediye başkanı çalışmıyor' diyerek isyan etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çağ dışı görüntülere CHP imzası! Günlerdir toplanmayan çöpler, Karşıyaka sokaklarını çöplüğe çevirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçede 9 gündür çöp toplama hizmetinin aksamasıyla birlikte mahallelerde çöp dağları meydana geldi. Temizlik hizmetlerinde yaşanan zafiyet sokakları çöplüğe çevirirken, belediyenin filosuna 17 yeni çöp kamyonu katmasına rağmen aksaklık sürdü. Karşıyaka genelinde yaklaşık 300 yer altı konteyneri bulunmasına rağmen, Karşıyaka Belediyesi bünyesinde bu konteynerleri boşaltacak özel vinçli Çok Amaçlı Çevre Temizlik Aracı (ÇAÇA) bulunmaması krizin ana nedeni oldu. Belediyenin iki yıllık periyotlarla dışarıdan hizmet alımı yöntemiyle çözmeye çalıştığı araç tedariki sürecinde, Temizlik İşleri Müdürlüğünün 27 Ağustos 2026 tarihinde açtığı 31 araçlık kiralama ihalesine hiçbir firmanın katılmaması üzerine ihale iptal edildi. İhalenin iptal edilmesiyle birlikte ilçede çöpler toplanamaz hale geldi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432302-20102026b2b10e05.jpg"/><p><b>GÖRÜNTÜLER ÇAĞ DIŞI</b></p><p>Çöpler nedeniyle işlerinin olumsuz etkilendiğini belirten esnaf Özgür İlkutlu, "Gıda ürünleri satan bir dükkanım var. Tam önünde de gördüğünüz gibi bir çöp yığını var. Bırakın bir şey satmayı ben dükkanın önünde dahi kokudan artık oturamıyorum. Yaklaşık 10 gündür böyle. Muhtemelen bir takım teknik sorunlardan dolayıydı ama yaklaşık 10 gündür biz bu pisliği çekiyoruz. Artık buradaki oturan bütün insanların sağlığını tehdit ediyor. Hayvanlar geliyor buraya, eşeliyor. Şu konteynerin içerisindeki çöp 10 gündür burada, tahmini olarak kurtlanmaya başlamıştır. Bütün vatandaşlar çok tepkili, bu konuda çok rahatsız. Dükkanın önünde oturduğumuz zaman vatandaşlar bize tepki gösteriyor, bu niye alınmıyor diye laf atıyorlar. Yaşadığımız çağda bu tür görüntülerin olması sanırım hiçbir ülkeye ve hiçbir topluma da yakışmıyor" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432301-2010202641188b0c.jpg"/><p><b>"SOKAKLARDA FARELER DOLAŞIYOR"</b></p><p>Mahalle sakinlerinden Zeki Sır ise sokaklarda farelerin dolaştığını ifade ederek, "Fareler dolaşıyor. Ben de gidip belediyeye şikayet edeceğim. Böyle şey olmaz, pislikten kokuyor buralar. İlk defa böyle bir şey görüyoruz. O kadar şikayet ediyorlar, gelip almıyorlar. Belediye başkanı çalışmıyor, şikayetçiyim belediye başkanından" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432305-20102026071884d1.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432302-20102026b2b10e05.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/cag-disi-goruntulere-chp--281_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296006</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kremlin-beklenen-gorusmeyi-duyurdu-putin-ile-witkoff-yeniden-bulusabilir-296006</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kremlin beklenen görüşmeyi duyurdu! Putin ile Witkoff yeniden buluşabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff arasında yakın zamanda bir görüşme düzenlenmesini umduklarını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kremlin beklenen görüşmeyi duyurdu! Putin ile Witkoff yeniden buluşabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Putin ile Witkoff arasında görüşme yapılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Peskov, "Yakın zamanda bir görüşme düzenlenmesini umuyoruz. Witkoff'un, Ukraynalılar ve Avrupalılarla temasları hakkında Putin'i bilgilendirmesini ve Washington ile Moskova arasında bir dizi önemli konuda görüş alışverişinin sürdürülmesini bekliyoruz." dedi.</p><p>ABD'li müzakerecilerin arabuluculuk çabalarını takdir ettiklerini vurgulayan Peskov, bu tür görüşmelerin önemli ve verimli olduğunu, görüşmenin yeri ve zamanına ilişkin bilgilendirme yapacaklarını söyledi.</p><p>Trump'ın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin müzakereler için uygun kişi olmadığı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Peskov, "Bizim için önemli olan Ukrayna'da savaşı sona erdirmek için sorumluluk üstlenmeye ve gerekli kararları almaya hazır, meşru bir yönetim temsilcisinin müzakereleri yürütmesidir." diye konuştu.</p><p>Stratejik istikrar ve nükleer silahsızlanma konularına da değinen Peskov, dünyanın uzun bir aradan sonra ilk kez bu alanlarda anlaşmalara dayalı hukuki çerçeveden yoksun kaldığını dile getirdi.</p><p>Peskov, söz konusu durumun son derece tehlikeli olduğunun altını çizerek, stratejik istikrara ilişkin müzakerelerin karmaşık ve uzun soluklu olması nedeniyle görüşmelere önceden başlanması gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kremlin-beklenen-gorusmey-356_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296005</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbul-emniyet-mudurlugu-ekipleri-yaklasik-10-ton-uyusturucuyu-imha-etti-296005</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaklaşık 10 ton uyuşturucuyu imha etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ İstanbul merkezli operasyonlarda ele geçirilen yaklaşık 10 ton uyuşturucu ve uyarıcı madde imha edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaklaşık 10 ton uyuşturucuyu imha etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde satıcılarından elebaşlarına, dağıtım ağından finans kaynaklarına kadar yürütülen mücadele sürüyor.</p><p>Bu kapsamda ekiplerin ulusal ve uluslararası alanda yürüttüğü başarılı çalışmalar sonucunda ele geçirilen yaklaşık 10 ton uyuşturucu ve uyarıcı madde imha edildi.</p><p>Ekipler, ele geçirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelik belirli periyotlarla imha işlemleri gerçekleştiriyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/istanbul-emniyet-mudurlug-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296004</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-yonetiminde-israil-ayrismasi-vance-netanyahu-icin-topa-girmedi-296004</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD yönetiminde İsrail ayrışması! Vance Netanyahu için topa girmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yeniden seçilmesini desteklemesinin ardından İsrail'deki seçimlere müdahil olmayacağını belirterek, Netanyahu'ya destek vermekten kaçındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD yönetiminde İsrail ayrışması! Vance Netanyahu için topa girmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Mark Halperin&#39;e konuşan Vance, Trump&#39;ın Netanyahu&#39;ya verdiği desteğe ilişkin, &quot;Başkan, ABD veya uluslararası siyasi tarihin en etkili desteğine sahip.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>ABD&#39;de 3 Kasım&#39;da yapılacak ara seçimlere odaklandığını vurgulayan Vance, &quot;Ben Amerikalı adayları destekliyorum ve ara seçimlerde odaklandığım konu bu. Dolayısıyla İsrail seçimlerine müdahil olmuyorum.&quot; dedi.</p><p>Vance, geçen yıl Macaristan Başbakanı Viktor Orban&#39;a destek vermiş ancak Orban&#39;ın liderliğindeki sağcı parti, ülkedeki parlamento seçimlerini kaybetmişti.</p><p>JD Vance, haziranda İsrail hükümetinden bazı isimleri, Trump&#39;ın İran&#39;la savaşı sona erdirmeye yönelik girişimlerine karşı çıkmaları nedeniyle sert şekilde eleştirmiş, temmuzda ise İsrail hükümetinin bazı unsurlarının müzakereleri sekteye uğratmak amacıyla ABD kamuoyunu etkilemeye çalıştığını söylemişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/jdvanceap2387769-08102026ba8c834f.jpg"/><p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail&#39;de 27 Ekim&#39;de yapılacak seçimler için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#39;ya desteğini açıklamıştı.</p><p><b>- "BİLDİĞİM KADARIYLA UKRAYNA İLE RESMİ BİR İTTİFAKIMIZ YOK"</b></p><p>Ukrayna&#39;nın ABD&#39;nin müttefiki olup olmadığı sorulan Vance, iki ülkenin bazı konularda ortaklık yaptığını ancak zaman zaman çıkarlarının farklılaştığını belirtti.</p><p>Vance, &quot;Örneğin, Amerikalılar için enerji maliyetlerini artıran Rusya&#39;nın dizel yakıt tesislerini bombalamaları gerektiğini düşünüyor muyum? Hayır. Ancak elbette bazı konularda onlarla birlikte çalışıyoruz. Bazı konularda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Fakat Rusya&#39;nın enerji tesislerini bombalamayı bırakmaları gerektiğini düşünüyorum.&quot; diye konuştu.</p><p>Ortaklık ile müttefik olmanın farklı olup olmadığı sorusuna ise Vance, &quot;Bildiğim kadarıyla Ukrayna ile resmi bir ittifakımız yok. NATO üyesi değiller. NATO&#39;da olmaları gerektiğini düşünmüyorum.&quot; yanıtını verdi.</p><p>Vance, Ukrayna ile bazı konularda karşı karşıya gelebileceklerini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/abd-yonetiminde-israil-ay-577_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296003</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cansiz-bedeni-halicte-bulundu-selde-olu-sayisi-9a-cikti-296003</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cansız bedeni Haliç'te bulundu! Selde ölü sayısı 9'a çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'daki sel felaketinde otomobiliyle sulara kapılarak kaybolan 63 yaşındaki Ahmet Derin'in cansız bedeni Haliç açıklarında bulundu. Derin'in naaşına ulaşılmasıyla afette hayatını kaybedenlerin sayısı 9'a yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cansız bedeni Haliç'te bulundu! Selde ölü sayısı 9'a çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da geçtiğimiz hafta yaşanan sel felaketinin ardından başlayan arama kurtarma çalışmaları sırasında Eyüpsultan Altın Boynuz Sosyal Tesisleri açıklarında bir kişinin cansız bedenine ulaşıldı.</p><p>Yapılan incelemede cesedin, selde kaybolan Ahmet Derin'e (63) ait olduğu tespit edildi.</p><p>Meydana gelen afette hayatını kaybedenlerin sayısı 9'a yükselirken, arama kurtarma çalışmalarına kayıp şahıs kalmadığı için son verildiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/cansiz-bedeni-halicte-bul-919_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296002</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/xix-verona-avrasya-ekonomik-forumu-istanbulda-duzenleniyor-296002</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu İstanbul'da düzenleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Küresel dengelerin değiştiği bir dönemde, 30'dan fazla ülkeden temsilci İstanbul'da ekonomi, jeopolitik ve uluslararası iş birliğinin geleceğini tartışacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu İstanbul'da düzenleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu, 22&#8211;23 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul  Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirilecek. MÜSİAD ve İbn Haldun Üniversitesi'nin  desteğiyle düzenlenen <b>Forum'a Türkiye, İtalya, Rusya, ABD, Çin ve Hindistan'ın</b>  da aralarında bulunduğu 30'dan fazla ülkeden siyaset, diplomasi, akademi ve iş  dünyası temsilcilerinin katılması bekleniyor.</p><p class="MsoNormal"><b>Verona Forumu'nu diğer uluslararası toplantılardan ayıran temel özellik</b>, farklı siyasi ve  ekonomik bloklardan temsilcileri ortak bir diyalog zemininde buluşturmasıdır.  On dokuzuncusu düzenlenen Forum, yalnızca ekonomik ilişkileri değil, küresel  güç dengelerini, toplumların geleceğini ve kültürler arası iş birliği  imkânlarını da ele alacak.</p><p class="MsoNormal">Forum Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Antonio Falico, küresel ekonomik  düzenin köklü bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekerek, farklı ülkeler arasında  diyaloğu sürdürebilen bağımsız tartışma platformlarına her zamankinden daha  fazla ihtiyaç duyulduğunu vurgulamakta.</p><p class="MsoNormal"><b>Forumun gündeminde çok kutuplu dünya düzeninin oluşumu ve Avrasya'nın  değişen jeopolitik konumu bulunmakta.</b> ABD&#8211;Avrasya ilişkileri, enerji  güvenliği, küresel finans sisteminin geleceği, yeniden sanayileşme, yapay  zekânın ekonomi ve istihdama etkileri ile Yeni İpek Yolu ve Kuzey Deniz Yolu  gibi uluslararası ticaret koridorları sekiz tematik oturumda değerlendirilecek.  </p><p class="MsoNormal"><b>İstanbul'un ev sahibi olarak seçilmesinin önemi</b> yanında Forumda  Türkiye'nin dünya ekonomisindeki rolüne ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik  konumuna özel bir oturum ayrılacak. </p><p class="MsoNormal">Verona Forumundaki temel amaçlardan biri de Avrasya'nın bir enerji rekabet  çekişme alanı değil de iş birliği alanına dönüştürebilecek modelleri  tartışmaktır. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dünyada ekonomik refahın,  barışın ve toplumsal gelişmenin sürdürülebilirliği açısından bu kaçınılmazdır.</p><p class="MsoNormal">Forumun kültürel programı da bu yaklaşımı tamamlayacak. 21 Ekim'de Atatürk  Kültür Merkezi'nde İtalyan tenor Vittorio Grigolo, soprano Mariya Kokareva ve  piyanist Filipp Kopaçevski'nin katılımıyla bir konser düzenlenecek. 22 Ekim'de  ise Atlas Sineması'nda Türk, İtalyan ve Rus sinemasından örneklerin  sunulacağı <b>Verona Forum Film Days</b> başlayacak.</p><p class="MsoNormal">XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu, İstanbul'da iki gün boyunca yalnızca  dünya ekonomisinin geleceğini değil, <b>farklı ülkelerin ve toplumların  ortak bir gelecek inşa etme imkânlarını</b> da gündeme taşıyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/xix-verona-avrasya-ekonom-990_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296001</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-yol-haritasi-sekilleniyor-enerji-altyapisina-80-milyar-dolarlik-yatirim-296001</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yol haritası şekilleniyor! Enerji altyapısına 80 milyar dolarlık yatırım]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, enerjiyi güvenli ve verimli şekilde taşıyacak iletim ve dağıtım altyapısına 2035'e kadar yaklaşık 80 milyar dolar yatırım öngördüklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin yol haritası şekilleniyor! Enerji altyapısına 80 milyar dolarlık yatırım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB) tarafından düzenlenen 2. Enerji Stratejileri Konferansı'nda konuşan Şatıroğlu, 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmalarını sürdürdüklerini, Türkiye'nin gelecek yıllardaki enerji yapısına yön verecek uzun vadeli bir yol haritası belirlemeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün ağustos ayı itibarıyla 127 gigavata, yenilenebilir enerji kurulu gücünün de 80 bin megavata ulaştığının altını çizen Şatıroğlu, "Yenilenebilir enerji potansiyelimizi yalnızca karasal alanlarla sınırlı görmüyoruz, Denizüstü Rüzgar Projesi'nde de 2035'e kadar 5 gigavatlık yatırım yapılmasını öngörüyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Şatıroğlu, büyüyen enerjiyi güvenli ve verimli şekilde taşıyacak iletim ve dağıtım altyapısını güçlendirmek amacıyla 2035'e kadar yaklaşık 80 milyar dolar yatırım yapılmasını öngördüklerini vurgulayarak, "Bu yatırımlar kapsamında ülkemize ilk kez hayata geçirmeyi hedefleyeceğimiz yüksek gerilim doğru akım iletim hatları da bulunmaktadır. Yenilenebilir kaynaklarla üretilen elektriğin sisteme entegrasyonunu kolaylaştırmayı, şebeke esnekliğimizi ve arz güvenliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p><strong><b>"MEVCUT ENERJİ DEPOLAMA KAPASİTEMİZ 495 MEGAVAT"</b></strong></p><p>Süper İzin Kanunu ile enerji depolamaya yapılan yatırımların artmasını umut ettiklerini belirten Şatıroğlu, "Mevcut enerji depolama kapasitemiz 495 megavata ulaşmış. Süreci devam eden projeler de tamamlandıktan sonra gelecek yıllarda bu kapasitenin birkaç bin megavata çıkmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Şatıroğlu, enerji sistemlerinde yaşanan dönüşümün bir başka önemli boyutunun da dijitalleşme olduğunu belirterek, "Elektrik şebekelerinden doğal gaz altyapılarına kadar kritik sistemlerimizin güvenliği yalnızca fiziksel korumayla sağlanamaz. Dijital altyapıların korunması, veri güvenliği, sistemler arası koordinasyon ve kriz anlarında kesintisiz işleyişin sürdürülmesi de oldukça önemlidir. Bu nedenle dijital dönüşümü verimlilik ve yenilik kadar güvenlik ve dayanıklılık açısından değerlendiriyoruz. Bizlerin de üretimden tüketim noktasına kadarki bütün unsurlarımızı bilhassa siber saldırıya karşı çok dikkatli korumak zorunda olduğumuzu ifade etmek isterim." diye konuştu.</p><p><b>Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü ve TESAB Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Benli de 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı'nın önemli aktörlerinden biri olma kararlılığıyla çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</b></p><p>"Bugün enerji dönüşümünün öncüsü olan AB'nin son 10 yılda yaptığı 430 gigavat güneş ve rüzgar yatırımlarıyla 2030 yılı için 200 gigavat depolama kapasitesi hedefini sadece çevresel değil, ekonomik rekabet açısından da değerlendirmemiz gerekmektedir. Bu durum, Bakanlığımızın ortaya koyduğu elektrifikasyon atağının ve COP31'in de merkezinde olan 2035 yılı için yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin önemini bir kez daha göstermiştir."</p><p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Söyler ise elektrik enerjisinin ekonomik kalkınma, toplumsal refah ve sürdürülebilirlik ekseninde stratejik bir rol üstlendiğine dikkati çekerek, "Üniversitelerle işbirliği enerji sektöründe yeniliklerin ve sürdürülebilir çözümlerin önünü açacaktır. Bu işbirliklerine katkı sunmak ve sektörel dönüşümde aktif bir rol oynamak için tüm gücümüzle çalışıyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turkiyenin-yol-haritasi-s-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295998</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-dunyada-enerji-krizi-tam-ortasindayiz-295998</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Dünyada enerji krizi tam ortasındayız!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyada enerji krizinin tam ortasındayız ve bu benim tabirim değil, bütün dünyadaki enerji uzmanlarının söylediği şey. Modern zamanların en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Dünyada enerji krizi tam ortasındayız!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Bayraktar, Ankara Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, enerjiye kesintisiz, kaliteli ve uygun fiyatlarla erişimin günlük yaşam ve ülkelerin geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, dünyanın modern zamanların en büyük enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Küresel çatışmalar, tedarik zincirindeki kırılmalar ve jeopolitik risklerin enerji güvenliğini ön plana çıkardığını vurgulayan Bakan Bayraktar, yapay zeka çağının aynı zamanda bir elektrik çağı olduğunu ve Türkiye'de nüfus artışı, ekonomik büyüme, elektrikli ulaşım, soğutma ihtiyacı ve su arıtma gibi etkenlerle enerji talebinin giderek artacağını söyledi. Ayrıca Bakan Bayraktar, Türkiye'nin önündeki temel hedeflerden birinin artan enerji talebini karşılamak, diğerinin ise petrol, doğal gaz, kömür ve maden ithalatından kaynaklanan dışa bağımlılığı azaltarak cari açığın düşürülmesine katkı sağlamak olduğunu kaydetti.  </p><p><b>"ENERJİSİZ BİR HAYAT DÜŞÜNMEK MÜMKÜN DEĞİL"</b></p><p>Tüm dünyada enerji kaynaklarının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerji meselesi milletlerin ve devletlerin doğrudan günlük hayatını ve geleceklerini etkileyen çok önemli konulardan bir tanesi. Enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Günlük hayatımızın her alanında 7/24 enerjisiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Dolayısıyla enerjiye kaliteli bir şekilde, kesintisiz bir şekilde ve ucuz bir şekilde ulaşmamız lazım. Dolayısıyla enerji günlük hayatımızın en önemli konulardan bir tanesi. Şu anda enerji zengini bazı ülkelerde, örneğin Rusya'da akaryakıt sıkıntıları var, akaryakıt kuyrukları ulaşıyor. O zaman enerji bizim gündemimize geliyor, fatura öderken geliyor. Zam var mı? Doğal gaza zam yapıyor musunuz? Elektriğe zam var mı? Akaryakıtta her gün niye zamlar oluyor? Böyle gündem oluyoruz. Aslında negatif gündemle varız ama aslında belki sizin elektriğiniz ayda yılda bir kesilir, o zaman enerjinin ne olduğunu fark edersiniz ama yılın 365 günü ve gece gündüz demeden size elektrik ulaştırmaya, size doğal gaz getirmeye, akaryakıt getirmeye çalışan çok büyük bir ekip var. Bazen bunların görülmediğini de fark ediyoruz. Bu biraz o emekçiler için açıkçası üzücü bir durum. Ben bunu her fırsatta vurgulamaya gayret ediyorum" diye konuştu.  </p><p><b>"DÜNYADA ENERJİ KRİZİNİN TAM ORTASINDAYIZ"</b></p><p>Tüm dünyada büyük bir enerji kıtlığı yaşandığının altını çizen Bakan Bayraktar, "Dünyada enerji krizinin tam ortasındayız ve bu benim tabirim değil, bütün dünyadaki enerji uzmanlarının söylediği şey. Modern zamanların en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız. Bu kriz 1973 petrol krizine veya 1979 İran Devrimi'nden sonra yaşanan krize benzemiyor. Öyle bir zamana denk geldik krizler dünyasında yaşıyoruz. 2020 yılında pandemi yaşadık. 2022'de Avrupa'nın ortasında Rusya-Ukrayna savaşı oldu, hala da devam ediyor. Başka savaşlar da var, ticaret savaşları, vergi savaşları var. Dünyada lojistik krizler yaşanıyor, tedarik zincirinde de kırılmalar var. Böyle bir enerji krizinin içerisindeyiz. Büyük bir politik krizin ve büyük bir güvenlik krizinin içerisindeyiz. Dolayısıyla dünya böyle bir noktada. Dünya değişiyor, daha korumacı politikalar var ve ülkeler kendi kendine yetmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"TÜRKİYE O KADAR ÇOK ENERJİ İTHALATI YAPIYOR Kİ MAALESEF EKONOMİDEKİ KIRILMALARI DÖNEM DÖNEM YAŞIYORUZ"</b></p><p>Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olmasından dolayı ekonomide dalgalanmalar yaşadığını dile getiren Bakan Bayraktar, "Turizmimiz var ama maalesef Türkiye daha çok ithalat yapıyor ve her zaman döviz ihtiyacı var. Bugün ekonomideki kırılmalarımızın en temelinde bunu görüyoruz. Cari açıkta kim sorumlu diye baktığımızda tüm ışıklar enerji ve maden ithalatını yani bizi gösteriyor. Türkiye o kadar çok enerji ithalatı yapıyor ki maalesef ekonomideki kırılmaları dönem dönem yaşıyoruz. Onun için çözüm bulmamız gereken konu Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılığını düşürebilmektir" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bakan Bayraktar'ın yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, akademisyenler ve öğrencilerim katıldığı program fotoğraf çekimi ve ödül takdimiyle sona erdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-bayraktar-dunyada-e-586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295997</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/turk-muzigi-disiplinler-arasi-bir-perspektifle-ele-alindi-295997</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk müziği, disiplinler arası bir perspektifle ele alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) ve Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) bünyesindeki YETEV Türk Müziği İlkokulu iş birliğinde düzenlenen “Disiplinler Arası Perspektifte Türk Müziği Çalıştayı”, Türk müziğini farklı disiplinler üzerinden ele almayı ve bu alanlar arasındaki etkileşimi akademik bir zeminde değerlendirmek amacıyla gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk müziği, disiplinler arası bir perspektifle ele alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İki gün süren çalıştayda Türk müziği; tıp, iktisat, siyaset ve hukuk, yapay zekâ ve teknoloji, matematik, iletişim, psikoloji, sosyoloji, din, felsefe, edebiyat ve tarih gibi farklı disiplinler çerçevesinde değerlendirildi. Çalıştayın ilk gününde İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) Müdürü Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı, Haliç Üniversitesi Konservatuarı Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-20102026bd1eaa8e.jpg"/><p><b><b>İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. OSMAN BÜLENT ZÜLFİKAR: </b><b>TEK BAŞINA BİR ŞEYİN UZMANLIĞININ YETMEDİĞİNİ ŞİMDİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ</b>"</b></p><p>Çalıştayın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, disiplinlerarası eğitimin üniversitelerin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek farklı uzmanlık alanlarının birbiriyle etkileşim içinde olmasının gerekliliğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmanın ötesine geçerek toplumsal sorunlara çözüm üreten, girişimciliği destekleyen ve sahayla birlikte çalışan yapılar hâline gelmesi gerektiğini belirten Zülfikar, "Tek başına bir şeyin uzmanlığının yetmediğini şimdi çok iyi biliyoruz." dedi.</p><p>Üniversitelerde farklı disiplinlerden öğrencilerin bir araya gelmesini sağlayan uygulamalara değinen Zülfikar, İstanbul Üniversitesi'nde 'Disiplinler Arası Gelişim' derslerinin sayısının artırıldığını belirterek, "Geçen sene 'Disiplinler Arası Gelişim dersleri başlattık. Bu dersler şu anda 100'ün üstüne çıktı." ifadelerini kullandı. Farklı fakültelerden öğrencilerin ortak derslerde buluşmasının, kendi alanlarının dışına çıkarak farklı bakış açıları kazanmalarına ve yeni çalışma alanları geliştirmelerine imkân sağladığını dile getirdi.</p><p>Uzmanlaşmanın önemini kabul etmekle birlikte farklı alanlar arasında bağ kurabilmenin de gerekli olduğunu vurgulayan Zülfikar, merhum hocasının gençlere yönelik öğüdünü hatırlatarak, "Bir şeyin her şeyini, her şeyin de bir şeyini bilmeniz lazım." ifadelerini kullandı. Müziğin de bu bütüncül yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Zülfikar, "Müziği bilmeyen, o müziğin ruhunu anlamayan birinin iyi bir hekim olması da iyi bir iletişimci olması da iyi bir mimar olması da mümkün değildir." sözleriyle sanatın farklı meslek alanlarıyla ilişkisine dikkat çekti.</p><p>Üniversitelerin farklı düşüncelerin buluşabildiği, karşılıklı anlayış ve hoşgörünün geliştiği ortamlar olması gerektiğini belirten Zülfikar, "Burası kabul edenler, etmeyenler makamı değil. Burası, buradan alınanların içselleştirilip sahaya dökülme makamı." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-2010202688039e29.jpg"/><p><b>OMAR MÜDÜRÜ DOÇ. DR. AYLİN ŞENGÜN TAŞÇI: "DİSİPLİNLERARASILIK TÜRK MÜZİĞİ İÇİN BİR YENİLİK DEĞİL, BİR ONARIMDIR"</b></p><p>Açılış konuşmasında disiplinlerarası yaklaşımın Türk müziği açısından önemine değinen Taşçı, "Disiplinlerarasılık Türk müziği için bir yenilik değil, bir onarımdır. Bölünmüş bir sofrayı yeniden birleştiriyoruz." dedi. Merkezin 2012 yılında düzenlediği Itri Sempozyumu'nda müziğin felsefe, tarih ve edebiyatla bir araya getirildiğini hatırlatan Taşçı, çalıştayın bu birikimi genişleterek farklı disiplinler arasında yeni bağlar kurulmasına imkân sağladığını belirtti. Disiplinlerarası çalışmaların yalnızca farklı alanlardan uzmanların aynı ortamda bulunmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Taşçı, "Müzisyenin denek değil araştırmanın ortağı olması, bilim insanının seyirci değil meşkin talebesi olması gerekir. Yani birbirimizin atölyesinde çırak olacağız." ifadelerini kullandı. Çalıştayın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise makam müziğindeki "asma karar" kavramından hareketle buluşmayı, devamı birlikte getirilecek bir müzik cümlesine benzeten Taşçı, "Cümleyi bilerek açık bırakıyoruz, devamını birlikte getireceğiz." dedi. Taşçı, konuşmasını çalıştayın amacını özetleyen şu sözlerle tamamladı: "Diliyorum ki bu buluşma Türk müziği hakkında bildiklerimizi tekrar ettiğimiz değil, bildiklerimizin arasından henüz kurulmamış olan bağları fark ettiğimiz bir başlangıç olsun."</p><p><b>"MUSİKİYE DİSİPLİNLERARASI BAKIŞ, HAYATI DAHA GENİŞ BİR PERSPEKTİFTEN ANLAMAYI SAĞLIYOR"</b></p><p>Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç ise açılış konuşmasında hekimlik ve musiki alanlarını bir araya getiren akademik yolculuğunu anlatarak disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Tıp eğitimini ve uzmanlık sürecini tamamladıktan sonra musiki alanında da akademik çalışmalar yürüttüğünü belirten Tokaç, kendisini farklı disiplinleri buluşturan bir isim olarak tanımladı. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) kapsamında yer alan müzikoterapinin iki alanı bir araya getiren akademik temsilcilerinden biri olduğunu ifade eden Tokaç, "İlklerden biri olabileceğim, bir disiplinler arası portre olarak ifade edebilirim kendimi. Önce akademik eğitimde hekimlik bitip uzmanlığı tamamladıktan sonra musikideki akademik adımları da atarak, şu anda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp'ın (GETAT) altındaki müzikoterapinin de ikili akademik temsili olan ilk örneğim" dedi.</p><p>Müziğin yalnızca hoşça vakit geçirme aracı olmadığını, insanın kendini yenilemesine ve yeni başlangıçlara hazırlanmasına da katkı sunduğunu belirten Tokaç, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın <i>Marifetname</i> adlı eserinden "Musikî hikmete dair fendir, bilene bilmeyene rûşendir" sözünü aktardı. Bu sözün müziğin bilgi ve hikmetle ilişkisini ortaya koyduğunu ifade eden Tokaç, musikinin farklı disiplinlerle birlikte ele alınmasının insanı ve hayatı daha geniş bir perspektiften anlamaya katkı sağlayabileceğini vurguladı.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından oluşturulan "Yapay Zekâ, Teknoloji, Matematik ve Türk Müziği Masası", "Tıp ve Türk Müziği Masası", "İktisat, Siyaset, Hukuk ve Türk Müziği Masası", "İletişim, Psikoloji, Sosyoloji ve Türk Müziği Masası", "Din, Felsefe ve Türk Müziği Masası" ve "Edebiyat, Tarih ve Türk Müziği Masası" ile Türk müziğinin farklı disiplinlerle ilişkisi ele alındı. Çalıştayın ikinci günü ise bu masalardan çıkan ortak değerlendirmeler masa moderatörleri tarafından kamuoyuna sunuldu.</p><p><b><b>YAPAY ZEKÂ, TEKNOLOJİ, MATEMATİK VE TÜRK MÜZİĞİ MASASI'NDAN '</b><b>ORTAK VERİ TABANI' ÖNERİSİ</b></b></p><p>Yapay Zekâ, Teknoloji, Matematik ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Demir, yapay zekânın klasik Türk müziğinin korunması, öğretilmesi ve daha geniş kitlelere ulaştırılmasında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Yapay zekânın insanın yerini alan değil, üretim sürecini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu yaklaşımı "yardımcı zekâ" kavramıyla ifade etti.</p><p>Klasik Türk müziğine ilişkin güvenilir nota, icra, makam ve usul bilgilerine erişilebilecek ortak bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu da belirten Demir, bu doğrultuda ilgili tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Türk müziği veri tabanı oluşturulmasını önerdi. Masada ayrıca bu birikimden yararlanan bir çevrim içi müzik yayın platformunun kurulması ve klasik Türk müziğini çocuklara ve gençlere sevdirecek oyun, karaoke benzeri dijital uygulamaların geliştirilmesi önerileri öne çıktı.</p><p><b>TÜRK MUSİKİSİNİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ KONUŞULDU</b></p><p>Tıp ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, müziğin insan sağlığıyla ilişkisinin yalnızca psikoterapiyle sınırlandırılamayacağını belirterek bedensel, ruhsal, sosyal ve manevi iyilik hâli üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Kanser tedavisinden prematüre bebeklerin bakımına, ağrı yönetiminden parkinson, alzheimer gibi nörolojik hastalıklara kadar farklı alanlarda müziğin etkilerine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğunu ifade eden Sur, müzik terapisinin varlığından ziyade, hangi yöntemlerle ve nasıl uygulandığının önem taşıdığını vurguladı. Müzik terapisinin sanatsal icradan farklı bir uzmanlık gerektirdiğini de belirten Sur, "Mükemmel bir müzik üretmeniz gerekmiyor müzik terapisti olmak için. Ancak terapinin kurallarını iyi uygulamanız gerekiyor" dedi.</p><p>Türk tıbbı ve musikisinin tarihsel birikiminin günümüzün bilimsel yöntemleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sur, geçmişte belirli makamların belirli hastalıklara iyi geldiğine ilişkin bilgilerin güncel araştırmalarla doğrulanmadan kanıtlanmış bilgi olarak sunulmasına karşı çıktı. Tarihsel birikimin modern yöntemlerle ölçülmesi ve elde edilen bulguların standartlaştırılması gerektiğini belirten Sur, "Farabi'nin falanca makamın şu hastalığa iyi geldiğini yazdığı söylendi. Ama bugün müzikçilerinin, bugün sağlıkçıların bugünün metodolojisinden geçilmeden, kontrolünden, yeni araştırma yöntemleri ve teknolojilerden geçilmeden yüzyıllar evvelki söylemi hala kullanıyor olması şaşırtıcı bir şeydir" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR EKONOMİK YAPIYA İHTİYAÇ DUYULUYOR"</b></p><p>İktisat, Siyaset, Hukuk ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhteşem Baran, Türk müziğinin sürdürülebilirliğinin kültürel mirasın korunmasının yanı sıra sanatçı haklarının güvence altına alınması, müzisyenlerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekti. Prodüksiyon maliyetleri, canlı müzik alanındaki gelir düzensizliği ve telif gelirlerinin yetersizliği gibi sorunlara değinen Baran, müzik üretiminin devamlılığı için sanatçıların emeklerinin karşılığını alabilecekleri sürdürülebilir bir ekonomik yapıya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p><p>Dijital mecralarda yayılan yanlış bilgilerin ve yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin Türk müziğinin doğru aktarılması açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Baran, bilgiye erişimin kolaylaşmasının her bilginin güvenilir olduğu anlamına gelmediğine işaret etti. Türk müziğine ilişkin eserlerin, kayıtların ve tarihsel bilgilerin gelecek kuşaklara doğru biçimde aktarılabilmesi için güvenilir veri kaynaklarının ve dijital arşivlerin önemine dikkati çekti.</p><p>Masada ayrıca besteci, güfte yazarı, icracı, aranjör ve yapımcıların haklarının korunması; telif gelirlerinin daha şeffaf ve adil dağıtılması; anonim ve geleneksel repertuvar ile bireysel haklar arasında dengeli bir çerçeve oluşturulması konuları ele alındı. Baran, devlet kurumları, üniversiteler, konservatuvarlar, TRT, yerel yönetimler, meslek birlikleri ve özel sektör arasında daha güçlü bir koordinasyon kurulmasının, Türk müziğinin üretimini, eğitimini ve toplumla buluşmasını destekleyeceğini ifade etti.</p><p><b>TÜRK MUSİKİSİ İÇİN DİJİTAL ARŞİV VE DENEYİM ODAKLI ÖNERİLER</b></p><p>İletişim, Psikoloji, Sosyoloji ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Beyhan Acar, müziğin birey ve toplum üzerindeki etkilerini iletişim, psikoloji ve sosyoloji perspektiflerinden ele aldı. Masada, müziğin gündelik yaşamdaki yeri, bireylerin müzikle kurduğu ilişki, değişen dinleme alışkanlıkları ve müziğin kuşaklar arasında aktarımı üzerinde duruldu. Masanın değerlendirmesinde, Türk musikisinin aktarımının gençlerin gündelik hayatıyla bağ kuran, erişilebilir, katılımcı ve farklı müzik türleri arasında köprü kuran bir yaklaşımla güçlendirilebileceği vurgulandı. Bu doğrultuda müzik arşivlerinin dijital ortamda erişime açılması, eserlerin hikâyelerini anlatan içeriklerin hazırlanması, gençlerin konser ve atölyeler aracılığıyla Türk müziğini deneyimleyebileceği ortamların yaygınlaştırılması ve farklı yaş gruplarının müzikle ilişkisini ortaya koyan saha araştırmalarının yapılması önerildi.</p><p><b>DİN, FELSEFE VE MUSİKİYİ BULUŞTURAN DİSİPLİNLERARASI ÇALIŞMA ÖNERİSİ</b></p><p>Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Ayçiçeği'nin yönettiği Din, Felsefe ve Türk Müziği Masası'nın değerlendirmesinde musikinin dinî ve din dışı olarak sınıflandırılması ve din, felsefe, tarih, psikoloji ile müzik arasında kurulabilecek disiplinlerarası ilişkiler öne çıktı. Mevcut kaynaklarda ve eğitim programlarında yer alan dinî-din dışı müzik ayrımının yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Osmanlı döneminde dinî kimlikleriyle tanınan kişilerin dinî içerik taşımayan eserlerinin de incelenmesi önerildi. Müziğin dinle ilişkisinin yalnızca eserlerin sözleri ve kullanım amaçları üzerinden değil, felsefi bir çerçevede de ele alınması gerektiği vurgulandı.</p><p>Masada, bu alanları bir araya getiren disiplinlerarası bir ders programı hazırlanması ve farklı uzmanlık alanlarından katılımcıların yer alacağı ortak bir akademik çalıştay düzenlenmesi önerileri öne çıktı. Program kapsamında Kindi, Farabi, İbn Sina ve İhvan-ı Safa'nın musikiye ve ruhun arınmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi; bu düşüncelerin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde dergâh, bimarhane ve saraylarda uygulanan musiki pratikleriyle ilişkisinin araştırılması teklif edildi. Din ve tasavvuf tarihçileri, felsefeciler, psikologlar, musiki nazariyatçıları ve icracıların ortak çalışmalarıyla tarihsel düşünceler ile müzik uygulamaları arasındaki bağın somut örnekler üzerinden ortaya konulması hedeflendi.</p><p><b>TÜRK MÜZİĞİ ARAŞTIRMALARINDA YENİ BİR KURAMSAL ÇERÇEVE ÖNERİSİ</b></p><p>Edebiyat, Tarih ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Toker, Türk müziğinin tanımı ve tarihsel kapsamının yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. "Türk müziği" kavramının hangi coğrafyaları, müzik geleneklerini ve icra biçimlerini kapsadığına ilişkin ortak bir çerçeve oluşturulmasının önemine dikkat çeken Toker, müzik tarihinin yalnızca tanınmış besteciler ve eserler üzerinden değil, müzisyenlerin yaşamları, müziğin icra edildiği ortamlar ve dinleyici toplulukları üzerinden de incelenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Masada, Türk müziği araştırmalarının geliştirilmesi için somut öneriler de gündeme geldi. Tarihsel kaynakların doğru anlaşılabilmesi amacıyla Arapça, Farsça ve Osmanlı Türkçesi bilgisini müzikoloji eğitimiyle birleştiren programların oluşturulması; güfte incelemelerinde edebî analiz yöntemlerinin, özellikle harf ve vezin analizlerinin değerlendirilmesi önerildi. Ayrıca Türk müziğini kendi tarihsel ve kültürel bağlamı içinde ele alan kuramsal yaklaşımların geliştirilmesi, Avrupa merkezli müzikoloji anlayışının yeniden değerlendirilmesi ve alanın uzmanlarının katılımıyla Türk müziğinin tanımı ve kapsamı üzerine ortak bir çalışma yürütülmesi gerektiği ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-20102026756e2495.jpg"/><p>Program, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turk-muzigi-disiplinler-a-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295993</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanadanin-ankara-buyukelcisi-lebleu-baskan-carneyin-turkiye-ziyareti-stratejik-bir-baslangic-295993</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Lebleu: Başkan Carney'in Türkiye ziyareti stratejik bir başlangıç!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Marcel Lebleu, Kanada Başbakanı Mark Carney'in Türkiye ziyaretine ilişkin, "Bunu, yeni bir stratejik ilişkinin başlangıcı olarak tanımlayabilirim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Lebleu: Başkan Carney'in Türkiye ziyareti stratejik bir başlangıç!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara&#39;daki görevine eylülde başlayan Lebleu, Kanada Başbakanı Carney&#39;in 21-23 Ekim&#39;de yapacağı Türkiye ziyaretine ve Ankara&#39;daki yaşamına ilişkin AA muhabirine konuştu.</p><p>Lebleu, hafta sonu Kanada&#39;nın Alberta eyaletindeki Wainwright Askeri Üssü&#39;nde çıkan yangında 4 askerin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını anımsatarak, bu nedenle büyükelçilik konutundaki Kanada bayrağının yarıya indirildiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;a güven mektubu sunduğu sırada verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Lebleu, &quot;Türkiye daha fazla yatırım yapmamız gereken bir ülke, ekonomik yatırımdan değil, ilişkilerimize daha fazla yatırım yapmaktan bahsediyorum. Türkiye&#39;yi stratejik ortaklık kurabileceğimiz bir ülke olarak görüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Büyükelçi Lebleu, bu görüşün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney&#39;in vizyonuyla örtüştüğünün altını çizerek, iki liderin daha önce iki kez bir araya geldiğini söyledi.</p><p>Carney&#39;in beraberindeki heyetle Türkiye&#39;ye yapacağı ziyarete dikkati çeken Lebleu, &quot;Bunun tarihi bir ziyaret olduğunu söylemeliyim. Kanada&#39;dan bir hükümet liderinin Türkiye&#39;ye gerçekleştireceği ilk devlet ziyareti olacak. Daha önce Türkiye&#39;den Kanada&#39;ya bir cumhurbaşkanı ziyareti de olmamıştı. Bu, yeni bir ilişkinin başlangıcını simgeliyor. Bunu, yeni bir stratejik ilişkinin başlangıcı olarak tanımlayabilirim.&quot; diye konuştu.</p><p>Lebleu, ziyaret kapsamında, temel hedefin stratejik ortaklığın resmen başlatılması olduğunu vurgulayarak, bu ortaklığın liderler düzeyinde ortak bildiri yayımlamasıyla başlatılacağını aktardı.</p><p>Bununla birlikte bir eylem planının olacağını, çeşitli işbirliği alanları üzerine çalışılacağını söyleyen Lebleu, bu alanlardan birinin enerji olacağını belirtti.</p><p>Lebleu, iki ülkenin enerji bakanları arasında ortak bir bildiri yayımlanacağını ifade ederek &quot;Her ülke için zorlu bir mesele haline gelen enerji tedariki konusunda nasıl birlikte çalışabileceğimizi değerlendireceğiz. Kanada çok sayıda doğal gaz kaynaklarına sahip. Bunun nasıl gerçekleşebileceğine bakacağız. Nükleer enerji alanında işbirliğini ve sürdürülebilir madencilik konusunu ele alacağız. Oldukça iddialı bir gündemimiz var.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kanadababakanmarkcar-20102026d6fab2a8.jpg"/><i>Kanada Başbakanı Mark Carney </i><p><b>- "ASELSAN'I ZİYARET ETTİĞİMDE HAYRETE DÜŞTÜM"</b></p><p>Ziyaretin ikinci ayağının da endüstriyel düzeyde savunma işbirliği olduğunu aktaran Lebleu, bu alanda büyük bir potansiyelin mevcut olduğunu dile getirdi.</p><p>Lebleu, &quot;Harika bir endüstri var. Dünyanın en heyecan verici şirketlerinden bazıları, insansız hava aracı üreticilerini ve platform montaj tesislerini ziyaret etme fırsatım oldu. ASELSAN&#39;ı ziyaret ettiğimde hayrete düştüm, 10 bin mühendisleri var gibiydi. BAYKAR&#39;ı ziyaret ettim, oradaki çalışanların yaş ortalaması 29&#39;du. Bu, Kanada standartlarına göre oldukça genç bir yaş. İnanılmaz varlıklar geliştiriyorlar. Dolayısıyla, savunma işbirliğini kapsayan bu ikinci ayağın üzerinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca, muhtemelen en önemli sütun olacak diğer alanla ilgili de bir anlaşma imzalayacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Diğer bir ayağın da Kanada-Türkiye serbest ticaret anlaşması için müzakerelerin başlatılması olduğunu söyleyen Lebleu, bunun daha önce duyurulduğunu, müzakerelerin kasımda başlayacağına dair bir gündemin var olduğunu hatırlattı.</p><p>Lebleu, bunun yanı sıra, hava taşımacılığı anlaşması olan ATA&#39;nın imzalanacağını bildirerek halihazırda bir anlaşmanın var olduğunu, iki ülke arasında haftalık uçuş sayısının 21&#39;e çıkarıldığını belirtti.</p><p>Toronto, Montreal ve Vancouver&#39;dan İstanbul&#39;a uçuşların olduğunu ve bunların çoğunluğunun Türk Hava Yolları (THY) tarafından yürütüldüğünü dile getiren Lebleu, Kanadalı hava yolu şirketi Air Transat&#39;ın Montreal&#39;den İstanbul&#39;a 29 Ekim&#39;de sefer başlatacağını duyurdu.</p><p>Lebleu, Başbakan Carney&#39;in Türkiye ziyaretine Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand&#39;ın ve Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson&#39;ın da eşlik edeceğini, mevkidaşlarıyla bir araya geleceğini kaydetti.</p><p>Kanada&#39;nın resmi ihracat kredi kuruluşu olan Kanada Eximbank&#39;ın (EDC) Üst Düzey Yöneticisi&#39;nin (CEO) de ziyarette bulunacağını duyuran Lebleu, &quot;Kanadalı ve Türk şirketlerinin, örneğin Orta Doğu veya Afrika gibi bölgelerde birlikte çalışabilmelerini sağlamak amacıyla Türk Eximbank ile işbirliği anlaşması imzalayacak.&quot; dedi.</p><p>Lebleu, Türkiye&#39;nin kasım ayında Antalya&#39;da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı&#39;na (COP31), ülkesinden 200 kişilik bir heyetin katılacağının öngörüldüğünü söyledi.</p><p><b>- "İSRAİL HÜKÜMETİNE, BU KONULARDA GERİ ADIM ATMASI İÇİN BASKI YAPIYORUZ"</b></p><p>Kanada&#39;nın İsrail-Filistin meselesindeki tutumuna değinen Lebleu, &quot;İsrail&#39;in kendisini terörizme karşı tam savunma hakkı vardır ve Hamas&#39;ı kınıyoruz. Bunu söylerken, Filistinlilerin tanınması gerektiği görüşündeyiz.&quot; dedi.</p><p>Ülkesinin 2025&#39;te Filistin&#39;i devlet olarak tanıyarak bu adımı attığını kaydeden Lebleu, iki devletli çözümün desteklenmeye devam edildiğini vurguladı.</p><p>Lebleu, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu konuda temel bir platform olduğunu, geçen ay BM Genel Kurulunda bir grup ülkeyle bir araya gelerek bu durumun ele alındığını ifade etti.</p><p>Ülkesinin ekimde Filistinlilere yönelik 100 milyon Kanada doları tutarında yeni bir yardım paketi açıkladığının, bunun insani yardım çabalarına ilk katkı olmadığının altını çizen Lebleu, çatışmanın başlangıcından bu yana BM kuruluşları aracılığıyla ülkesinin 500 milyon dolarlık insani yardımda bulunduğunu aktardı.</p><p>Lebleu, &quot;Oradaki insani durum son derece vahim. Durum çok kötü, insanlar acı çekiyor.&quot; ifadelerini kullanarak, BM&#39;nin kilit bir rol oynaması gerektiğine ve bunun çok taraflı çabalarla çözülebileceğine inandığını dile getirdi.</p><p>Fransa, İngiltere ve Kanada liderlerinin eylülde, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim yerlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten bir bildiri yayımladığına işaret eden Büyükelçi, &quot;İsrail hükümetine, bu konuda geri adım atması için baskı yapıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Lebleu, barışçıl bir çözüme ulaşılması ve farklı bakış açıları olsa da ileriye giden tek yolun barış olduğuna inandığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/balksz1-20102026845f39fa.jpg"/><p><b>- "TÜRKÇE BENİM İÇİN DÖRDÜNCÜ DİL OLACAK"</b></p><p>Ankara&#39;da görev almaktan memnuniyet duyduğunu belirten Lebleu, daha önce Senegal, Kolombiya, Şili&#39;de büyükelçi olarak görev aldığını ifade etti.</p><p>Lebleu, ilk kez dilini bilmediği bir ülkede görev yaptığını aktararak şunları kaydetti:</p><p>&quot;Dürüst olmak gerekirse, kariyerimde ilk defa bulunduğum ülkenin dilini konuşamıyorum ve bunu zorlu bir süreç olarak görüyorum. Dili bildiğimizde yakalayabileceğimiz o incelikleri kaçırdığımızı düşünüyorum. Daha önce Latin Amerika&#39;da görev almıştım, İspanyolca biliyorum. Fransızca, İngilizce konuşuyorum. Türkçe benim için dördüncü dil olacak.&quot;</p><p>Türkiye&#39;ye gelmeden önce iki haftalık Türkçe eğitimi aldığını söyleyen Lebleu, ders aldığı hocasıyla Montreal&#39;deki bir Türk restoranında &quot;künefe&quot; yediğini anlattı.</p><p>Lebleu, &quot;Hem tatlı hem de hafif tuzlu... Oldukça yoğun ve doyurucu bir lezzet, yedikten sonra kendimi tamamen tok hissettim.&quot; diyerek, soğuyan havalarda &quot;mercimek&quot; çorbası içmeyi sevdiğini söyledi.</p><p>Ankara&#39;ya dair ilk izlenimlerine değinen Lebleu, kentteki binaların Avrupai ve biraz Kanada&#39;da görmeye alışık olduğu yapılar olduğunu kaydetti.</p><p>Lebleu, Kanadalılarla Türklerin kendilerini ifade etme biçimlerinin ve değer yargılarının farklı olduğunu dile getirdi.</p><p>Türk halkının Kanada insanına kıyasla ailesine bağlı olduğunu gözlemlediğini aktaran Lebleu, coğrafyanın Türk halkı için önemli bir unsur olduğunun altını çizdi.</p><p>Lebleu, &quot;Burada insanlar, &#39;Ben şu şehirden geliyorum, ben bu şehirden geliyorum&#39; diyerek, kendi kökenlerine dair güçlü bir aidiyet duygusu taşıyor. Kanada&#39;da ise insanlar çok daha hareketli, bir yerden başka bir yere kolayca yerleşebiliyorlar.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kanadanin-ankara-buyukelc-443_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mekke-ittifaki-anlasmasi-mecliste-295992</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üçlü savunma işbirliğinde yeni aşama! Mekke Anlaşması kanun teklifi Meclis'te]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üçlü savunma işbirliğinde yeni aşama! Mekke Anlaşması kanun teklifi Meclis'te]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu.</p><p><strong><b>"ORTAK SAVUNMA İÇİN MEKKE ANLAŞMASI"</b></strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al Suud, 7 Ağustos'ta Mekke'de, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamıştı.</p><p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel sorunlara bölgesel çözümler geliştirme yönündeki taahhütlerinin ve bölgesel güvenlik ile istikrarı odağına alan ortak stratejik vizyonlarının bir yansıması olan anlaşma, üç ülkenin ortak caydırıcılık ve savunma yoluyla güvenliklerinin tahkim edilmesini hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/mekkeanlasmasiaa2481-20102026e833dd1f.jpg"/><p><strong><b>STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ</b></strong></p><p>Anlaşma kapsamındaki faaliyetlere yön vermek üzere dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi teşkil edilmiş, komitenin ilk toplantısı Türkiye'nin ev sahipliğinde 31 Ağustos 2026'da İstanbul'da yapılmıştı.</p><p>Bu toplantıda kurucu nitelikli kararlar alınmış ve ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik teknik çalışmalar değerlendirilmişti. Bu doğrultuda, ittifakın Sekretaryasının en kısa sürede Riyad'da teşkil edilmesi öngörülmüştü.</p><p>İlk Genel Sekreter olarak ise Pakistan'dan emekli Korgeneral Nauman Mahmood aday gösterilmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/mekketoplantisiistan-20102026e2959b4f.jpg"/><p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli haftası marjında, 24 Eylül'de ABD'nin New York kentinde toplantı düzenlemişti.</p><p>Toplantıda, bölgesel gelişmeler ele alınmış, toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride kutsal Mekke şehrine ve Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısına yönelik saldırılar kınanmıştı.</p><p>Üç ülkenin genelkurmay başkanları da 25 Eylül'de Riyad'da bir araya gelmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/mekke-ittifaki-anlasmasi--420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/belcika-disisleri-bakani-prevot-turkiye-olmadan-guvenligimizi-ele-alamayiz-295991</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: Türkiye olmadan güvenliğimizi ele alamayız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Türkiye'nin Avrupa güvenliği açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek NATO müttefiklerine işbirliğini güçlendirme çağrısı yaptı. Prevot, "Türkiye ile ilişki kurmadan Avrupa güvenliğini ciddi biçimde ele alamazsınız. Türkiye, önemli bir NATO müttefiki olmasının yanı sıra güvenliğimiz açısından hayati öneme sahip bölgelerde temasları ve etkisi bulunan diplomatik bir aktör." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: Türkiye olmadan güvenliğimizi ele alamayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Laurens Soenen, bugün Egmont Sarayı&#39;nda düzenlenecek &quot;Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı&quot;na ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Belçika ve Türkiye&#39;den 7 bakanın, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeniden oluşan ivmeyi güçlendirmek amacıyla 10 yıl aradan sonra ilk kez bir araya geleceğine dikkat çekilen açıklamada, &quot;Toplantıda, Avrupa açısından hayati önem taşıyan bir ortakla siyasi diyaloğun güçlendirilmesi ve güvenlik, adalet ve göç gibi vatandaşları doğrudan ilgilendiren alanlarda işbirliğinin ilerletilmesi hedefleniyor.&quot; ifadesine yer verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807548.jpg"/><p>Açıklamada, Türkiye&#39;nin uluslararası sahnede kendine özgü bir konuma sahip olduğuna işaret edilerek, &quot;NATO müttefiki olarak Karadeniz güvenliğinde merkezi bir rol oynayan Türkiye, hem Kiev hem de Moskova ile temaslarını sürdürüyor. Ukrayna ile Rusya arasında çeşitli müzakere turlarına ev sahipliği yapan Türkiye, kalıcı barış arayışında diplomatik girişimlerine devam ediyor. Türkiye&#39;nin etkisi Orta Doğu&#39;ya da uzanıyor.&quot; değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Türkiye&#39;nin Gazze&#39;ye ilişkin diplomatik çabalarda yer aldığı ve Suriye&#39;nin geleceğinde de önemli bir rol oynadığı aktarılan açıklamada, &quot;Türkiye ayrıca yakın çevresinin ötesinde, özellikle Afrika Boynuzu&#39;nda siyasi ve diplomatik varlığını genişletiyor.&quot; görüşü paylaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807410.jpg"/><p>Avrupa Birliği (AB) üyeliğine aday olan ve 1995&#39;ten bu yana AB ile Gümrük Birliği içinde bulunan Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın ticaret ve üretim zincirlerine derin biçimde entegre olduğuna vurgu yapılan açıklamada, özellikle sanayi, savunma, enerji, inovasyon ve yeni ticaret güzergahları alanlarında önemli bir işbirliği potansiyeli bulunduğunun altı çizildi.</p><p>Açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin temelinde halklar arasındaki güçlü bağların da bulunduğuna işaret edilerek, 1964&#39;te Türk işçilerin istihdamına ilişkin anlaşmanın imzalanmasından bu yana Türklerin nesiller boyunca Belçika&#39;nın ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamına katkıda bulunduğu belirtildi.</p><p><b>- "TÜRKİYE İLE İLİŞKİ KURMADAN AVRUPA GÜVENLİĞİNİ ELE ALAMAZSINIZ"</b></p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, &quot;Türkiye ile ilişki kurmadan Avrupa güvenliğini ciddi biçimde ele alamazsınız. Türkiye, önemli bir NATO müttefiki olmasının yanı sıra güvenliğimiz açısından hayati öneme sahip bölgelerde temasları ve etkisi bulunan diplomatik bir aktör.&quot; mesajını verdi.</p><p>Ukrayna&#39;da barışın sağlanmasına yönelik çabalardan Orta Doğu, Karadeniz ve Afrika Boynuzu&#39;ndaki istikrara kadar Türkiye&#39;nin diplomatik çözümlerin ilerletilmesine katkı sağlayabileceğini belirten Prevot, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğinin henüz değerlendirilmemiş önemli bir potansiyel barındırdığına dikkati çekti.</p><p>Prevot, &quot;Her konuda aynı görüşte değiliz ancak güçlü ilişkileri ve düzenli diyaloğu sürdürmek tam da bu nedenle önem taşıyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yakın bir komşu olan Türkiye ile işbirliği fırsatlarından daha iyi yararlanılmasının öneminin altını çizen Prevot, Gümrük Birliği&#39;nin modernize edilmesi çağrısı yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807411.jpg"/><p><b>- "ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEYE DEVAM ETMELİYİZ"</b></p><p>Açıklamada, Brüksel&#39;deki toplantının, özellikle adalet, güvenlik ve göç alanlarında iki ülkenin yetkili makamları arasındaki işbirliğine yeni bir ivme kazandırmasının beklendiği ifade edildi.</p><p>Adalet bakanları arasındaki görüşmelerde terörizm ve organize suçlarla mücadelenin öne çıkacağının öngörüldüğü belirtilen açıklamada, sınır ötesinde faaliyet gösteren suç ağları nedeniyle görüşmelerde, hukukun üstünlüğü ve temel hukuki güvencelere saygı çerçevesinde adli makamlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve sınır ötesi soruşturmaların kolaylaştırılmasının ele alınacağı kaydedildi.</p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika Adalet Bakanı Annelies Verlinden, organize suçun sınır tanımadığına dikkati çekerek suç ağlarının uluslararası düzeyde işbirliği yaptığını, sınır ötesi para akışlarını yönettiğini ve hukuk sistemleri arasındaki farklılıklardan yararlandığını belirtti.</p><p>Verlinden, &quot;Uluslararası işbirliğimizi güçlendirmeye devam etmeliyiz. Faaliyetlerini ancak güçlerimizi birleştirerek sekteye uğratabilir ve toplumumuzu ve ekonomimizi organize suçun oluşturduğu tehditten daha iyi koruyabiliriz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "SAHADAKİ İŞBİRLİĞİMİZİ PEKİŞTİRMEMİZE İMKAN SAĞLAYACAK"</b></p><p>Açıklamada, göçün de toplantının gündeminde yer alacağı aktarıldı.</p><p>Avrupa&#39;ya uzanan çeşitli göç güzergahlarının kesişim noktasında bulunan Türkiye&#39;nin bu alanda önemli bir ortak olarak değerlendirildiğinin altı çizilen açıklamada, Avrupa ve uluslararası yükümlülükler doğrultusunda göç ve konsolosluk konularında ilgili idareler arasındaki işbirliğini güçlendirme yollarının ele alınacağı kaydedildi.</p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt, &quot;Bağlarımızı güçlendirmek ve deneyimlerimizi paylaşmak büyük önem taşıyor. Ayrıca idaremizin Türkiye&#39;nin uygulamalarını yerinde görmesi için yapılan daveti memnuniyetle karşılıyorum. Bu, sahadaki işbirliğimizi daha da pekiştirmemize imkan sağlayacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- POLİS İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN İKİLİ EYLEM PLANI ANLAŞMASI İMZALANACAK</b></p><p>Açıklamada, toplantı kapsamında polis işbirliğine ilişkin yeni bir ikili eylem planı anlaşmasının imzalanacağı duyuruldu.</p><p>Anlaşmayla, özellikle organize suç ve uluslararası suç ağlarıyla mücadele alanlarında Belçika ve Türkiye polis teşkilatları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, &quot;Anlaşma, iki ülkenin ulusal sınırları aşan tehditlerle mücadelede daha yakın çalışma yönündeki ortak kararlılığını somut adımlara dönüştürecek.&quot; bilgisi verildi.</p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika Güvenlik ve İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Belçika ile Türkiye&#39;nin güvenlik alanında halihazırda yakın işbirliği içinde olduğunu belirterek suç ağlarının giderek daha uluslararası bir nitelik kazanmasıyla polis teşkilatları arasındaki koordinasyonun daha da güçlendirileceğini ifade etti.</p><p>Quintin, &quot;Yeni anlaşma, daha hızlı bilgi paylaşımına, uzmanlık alışverişine ve sahada ortak eğitimler düzenlenmesine imkan sağlayacak. Hedefimiz açık: Organize suçla daha hızlı ve daha kararlı mücadele ederek vatandaşlarımızı daha iyi korumak.&quot; mesajını verdi.</p><p>&quot;Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı&quot; Türk tarafından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Belçika tarafından Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Adalet Bakanı Annelies Verlinden, Güvenlik ve İçişleri Bakanı Bernard Quintin ile İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt&#39;un katılımıyla gerçekleşecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/belcika-disisleri-bakani--345_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tubitak-23-yilda-233-bin-kadin-arastirmaciya-32-milyar-lira-destek-verdi-295990</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TÜBİTAK, 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK'ın bilim insanlarına yönelik destek programları kapsamında son 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdiklerini belirterek, "Bugün iftiharla söyleyebiliriz ki uluslararası patent başvurularında kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TÜBİTAK, 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın ve Demokrasi Vakfının (KADEM) kadın girişimcilerin yenilikçi fikirlerini geliştirmelerine ve yatırım fırsatlarına erişimlerine destek olmak amacıyla 2015 yılında başlatılan İnovasyonda Kadın Programı devam ediyor.</p><p>İstanbul Kalkınma Ajansının (İSTKA) desteğiyle yürütülen program kapsamında Üsküdar Bulgurlu&#39;da KADEM İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi açıldı.</p><p>Bakan Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, kadın girişimcilerin yenilikçi fikirlerini başarılı teknoloji girişimlerine dönüştürmelerine katkı sunacak bu Merkezin, Türkiye&#39;nin girişimcilik ekosisteminde kıymetli bir yer edineceğini söyledi.</p><p>Kacır, &quot;Eğitimden mentörlüğe, iş geliştirmeden yatırımcı buluşmalarına uzanan geniş bir yelpazede hizmet sunacak İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezinin ülkemiz, milletimiz ve elbette kadın girişimcilerimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.&quot; dedi.</p><p>Küresel rekabetin inovasyon ve teknoloji ekseninde şekillendiğini, teknolojide yaşanan gelişmelerin hayatın her alanına yön verdiğini ve yenilikçi fikirlerin ekonomik değere dönüşmesi için yeni fırsatlar sunduğunu dile getiren Kacır, &quot;teknoloji girişimciliğini&quot; Türkiye Yüzyılı&#39;nda yazacakları yeni başarı hikayelerinin öznesi olarak gördüklerini ifade etti.</p><p>Kacır, bu anlayışla, yenilikçi fikirlerin teknolojiye, teknoloji girişimlerinin küresel ölçekte rekabet eden şirketlere dönüşmesini sağlayacak girişimci destek modelini bütüncül bir anlayışla inşa ettiklerini söyledi.</p><p><b>- "TOPLUMLARIN KALKINMASI VE KALICI REFAHI KADINLARIN AZMİ, GAYRETİ VE CESARETİYLE MÜMKÜN"</b></p><p>Bakan Kacır, girişimcilerin başarı yolculuklarında ihtiyaç duydukları finansmanı sağlamak üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını belirterek, fikir aşamasındaki yenilikçi projelerin ticari iş modellerine dönüşmesinin önünü açan TÜBİTAK BiGG Programı ile 2 bin 700&#39;ü aşkın teknoloji girişiminin kurulmasını sağladıklarını, TEKNOFEST ile binlerce girişimi ülkeye kazandırdıklarını dile getirdi.</p><p>Kacır, &quot;&#39;Bu ülkenin geleceğinde ben de varım&#39; diyen, teknoloji geliştirme iddiası taşıyan her vatandaşımızın önünü açan uygulamalar sayesinde müteşebbislerimiz yapay zekadan uzay ve havacılığa, biyoteknolojiden finans teknolojilerine pek çok alanda sayısız başarı hikayesine imza atıyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye&#39;de 2019&#39;da milyar dolar değerlemeye ulaşmış tek bir teknoloji girişiminin dahi olmadığına dikkati çeken Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bugün 8 unicornumuz, bizim deyimimizle 8 Turcornumuz var. Teknoloji girişimciliğinde kısa bir sürede ulaştığımız seviye bu ülkenin insanının içindeki cevheri ortaya çıkardığınızda neleri başarabileceğinin somut bir göstergesi. Bu millet dünyayla rekabet edebilecek bilgi birikimine de yeteneğe de cesarete de sahip. Bizlere düşen, yenilikçi fikirlerin önünü açmak, girişimcilerimizi ihtiyaç duydukları imkanlarla, teknoloji altyapısıyla ve yatırım kaynaklarıyla buluşturabilmektir. Biliyoruz ki toplumların gelişmesi, kalkınması ve kalıcı refahı ancak kadınların azmi, gayreti ve cesaretiyle mümkündür.&quot;</p><p><b>- "HEDEFİMİZ, TÜRK KADINLARININ GERÇEK POTANSİYELİNİ HAREKETE GEÇİRECEK ZEMİNİ OLUŞTURMAK"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, kadınların hayatın her alanında taşıdıkları sorumluluk, ürettikleri çözümler ve yenilikçi fikirlerle bir medeniyetin temeli, taşıyıcısı ve koruyucusu olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;Kadınların bilimde, teknolojide, inovasyonda, girişimcilikte ve üretimde güçlü şekilde yer alması ülkemizin topyekün kalkınmasının teminatıdır. Türkiye Yüzyılı&#39;nda bilimde, teknolojide, AR-GE&#39;de, inovasyonda ve yüksek teknoloji üretiminde dünyada söz sahibi, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı tahkim etmiş bir Türkiye için Türk kadınlarının gerçek potansiyelini harekete geçirecek zemini oluşturmak ortak hedefimizdir. Kadınlar, Cumhurbaşkanı&#39;mız Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, AK Parti iktidarlarıyla toplumun her alanında hak ettikleri mertebeye adım adım ulaşıyor. Kadınlar, hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde kullanabilme imkanını bu dönemde elde etti.&quot;</p><p><b>- "8 TURCORNUMUZUN 5'İ KADIN GİRİŞİMCİLER TARAFINDAN KURULDU"</b></p><p>Kacır, Türk kadınlarının bilim ve teknolojideki geniş birikiminin, yeteneklerinin ve üretme azminin Milli Teknoloji Hamlesi&#39;ne güç kattığını belirterek, &quot;Girişimcilik ekosistemimizden çıkan, milyar dolar değerlemeyi aşan 8 teknoloji girişimimizin, Turcornumuzun 5&#39;i kadın girişimciler tarafından kuruldu. 115 teknoparkımızda faaliyet gösteren 13 binden fazla firmada 36 bin, AR-GE ve tasarım merkezlerimizde ise 28 bin kadın çalışanımız var. Teknolojinin her sahasında dünya çapında başarılar elde eden projelerimizin arkasında kadınların azmi, gayreti ve emeği var.&quot; dedi.</p><p>Bakan Kacır, kadınların yeteneklerini ve üretkenliklerini ortaya koyabilecekleri imkanları genişletecek adımları paydaşlarıyla hayata geçirdiklerini dile getirerek şunları ifade etti:</p><p>&quot;TÜBİTAK&#39;ın bilim insanlarına yönelik destek programları kapsamında son 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdik. Bugün iftiharla söyleyebiliriz ki uluslararası patent başvurularında kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. KOSGEB Girişimcilik destekleri kapsamında yine aynı dönemde 85 binden fazla kadın girişimciye 23,5 milyar lira katkı sunduk. Uygulamalı girişimcilik eğitimleri ile 2010&#39;dan bu yana 947 bin kadın girişimciye eğitim verdik. Kalkınma ajanslarımız eliyle kadın girişimciliğine yönelik 568 projeye 2,5 milyar lira kaynak sağladık.&quot;</p><p><b>- "(BU MERKEZ) ULUSAL VE ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNDEKİ KADIN VARLIĞINI GÜÇLENDİRECEK"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, bugün de kadınların toplumdaki varlığını adalet ve fırsat eşitliği zemininde güçlendiren KADEM&#39;in İnovasyonda Kadın Programı vesilesiyle bir arada olduklarını belirterek, İSTKA&#39;nın desteğiyle yürütülen programla yapay zekadan biyoteknolojiye, tarımdan oyun teknolojilerine kadar farklı alanlarda özgün çözümler geliştiren 20 kadın girişimcinin projelerini girişim ekosisteminin önde gelen paydaşlarıyla buluşturmaya hak kazandığını söyledi. </p><p>KADEM İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi&#39;nin, ulusal ve uluslararası girişimcilik ekosistemindeki kadın varlığını güçlendireceğini vurgulayan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>&quot;Merkezle kadın girişimcilerimiz fikirlerini yatırımcılarla buluşturma imkanına sahip olacak. Kadın girişimciler, eğitim ve tecrübe paylaşımını açılışını gerçekleştirdiğimiz Merkez vesilesiyle daha da güçlendirecek. Yeni fikir ve girişimlerin altına attıkları imzalarla geleceğe yeni ufuklar kazandıracak. Kadınların hayallerinin gerçekleşmesine, fikirlerinin gelişmesine kapı açacak, gayretlerinin ve emeklerinin somutlaşmasına imkan sağlayacak bu güzide Merkezin hayırlı olmasını diliyorum.&quot;</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, İSTKA Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Ziya Taşkent, KADEM Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı ve beraberindekiler Merkezin açılış kurdelesini kesti.</p><p>Protokol üyeleri Merkez&#39;de incelemede bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/tubitak-23-yilda-233-bin--434_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/turkiye-ultrason-cihazlarini-kendi-tesisinde-uretecek-295989</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ultrason cihazlarını kendi tesisinde üretecek]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, teknoloji transferiyle başlatılan ultrason cihazı projesinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, cihazların en az yüzde 71 yerlilik oranıyla Türkiye'de kurulacak tesiste üretileceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ultrason cihazlarını kendi tesisinde üretecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal esabından yaptığı paylaşımda, resmi temaslarda bulundukları Güney Kore&#39;de, tıbbi görüntüleme teknolojilerinin öncü kuruluşlarından Samsung Medison&#39;u ziyaret ettiklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/17/42782060.jpg"/><p>Yapay zeka destekli ultrason sistemlerini ve sürdürdükleri işbirliği kapsamındaki üretim süreçlerini yerinde değerlendirdiklerini dile getiren Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Geçtiğimiz yıl başlattığımız teknoloji transferiyle üretimine adım attığımız ultrason cihazlarımızda şimdi önemli bir aşamadayız. Ziyaretimizde, sürecin ülkemizde kurulacak üretim tesisiyle yerli üretim kapasitemize yönelik verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Monitöründen probuna, yazılımından donanımına kadar cihazlarımızı en az yüzde 71 yerlilik oranıyla kendi tesisimizde üreterek bu kritik teknolojiyi ülkemize kazandıracağız.&quot;</p><p>Memişoğlu, &quot;Üreten Sağlık&quot; vizyonuyla geliştiren, üreten ve teknolojisini inşa eden bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turkiye-ultrason-cihazlar-336_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozgur-ozel-bakan-gurleke-750-bin-tl-tazminat-odeyecek-295988</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özgür Özel Bakan Gürlek'e 750 bin TL tazminat ödeyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ Adalet Bakanı Akın Gürlek'in malvarlığına ilişkin Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in iddialarının ardından açılan karşılıklı manevi tazminat davasında karar açıklandı. Mahkeme Akın Gürlek'in açtığı manevi tazminat davasını kısmen kabul ederek Özgür Özel'in 750 bin TL tazminat ödemesine hükmetti. Öte yandan, Özgür Özel'in açtığı karşı dava ise reddedildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özgür Özel Bakan Gürlek'e 750 bin TL tazminat ödeyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel arasında, Bakan Gürlek'in malvarlığına ilişkin ortaya atılan iddialar nedeniyle açılan karşılıklı manevi tazminat davasında karar açıklandı. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasına taraf avukatları e-duruşma ile katıldı. Duruşmada Bakan Akın Gürlek'in avukatı, önceki beyanlarını tekrarlayarak davalarının kabulünü ve karşı davanın reddini talep etti. Mahkeme avukatın beyanlarının ardından kararını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açtığı 1 milyon liralık manevi tazminat davasını kısmen kabul eden mahkeme, Özgür Özel'in 750 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti. Özgür Özel'in 1 milyon 100 bin TL'lik manevi tazminat davası ise reddedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ozgur-ozel-bakan-gurleke--231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/malatyada-yasak-iliski-baskini-1i-agir-3-yarali-295987</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malatya'da yasak ilişki baskını: 1'i ağır 3 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Malatya'da bir kişi dini nikahlı eşini ve birlikte olduğunu düşündüğü şahsı ekmek bıçağıyla yaraladı. Çıkan arbedede şüpheli de darp sonucu yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malatya'da yasak ilişki baskını: 1'i ağır 3 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Olay, saat 07.30 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, F.D. dini nikahlı eşi T.P. ile birlikte olduğunu düşündüğü Z.I.'nın ikametine gitti. Burada T.P. ile Z.I.'yı birlikte gören F.D. iki kişiye ekmek bıçağıyla saldırdı. </p><p>Olayda T.P. ve Z.I. bıçak darbeleriyle, F.D. ise yaşanan arbedede darp sonucu yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılardan T.P. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırken, hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Darp sonucu yaralanan şüpheli F.D. ise polis ekiplerince yakalandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/a042f7c592144f04a888-2010202631414723.mp4" type="video/mp4"></video><p>Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/malatyada-yasak-iliski-ba-979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-havalimani-dunyanin-en-iyisi-secildi-295986</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı "dünyanın en iyisi" seçildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ İGA İstanbul Havalimanı, Conde Nast Traveller dergisinin İngiltere edisyonu tarafından düzenlenen "Okuyucu Tercihleri Ödülleri 2026" (Readers' Choice Awards 2026) kapsamında "Dünyanın En İyi Havalimanı" seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Havalimanı "dünyanın en iyisi" seçildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Havalimanı İşletmecisi İGA&#39;dan yapılan açıklamaya göre, seyahat dergisi okurlarının değerlendirmeleriyle belirlenen listede İstanbul Havalimanı, 94,29 puanla ilk sırada yer aldı.</p><p>Dünyada yaklaşık 350 noktaya uçuş imkanı sunan İstanbul Havalimanı, Singapur Changi Havalimanı ve Dubai Uluslararası Havalimanı&#39;nı geride bırakarak listenin zirvesine yerleşti.</p><p>Sıralamada Singapur Changi Havalimanı 93,92 puanla ikinci, Dubai Uluslararası Havalimanı ise 93,18 puanla üçüncü oldu.</p><p>Kopenhag Havalimanı 93,13 puanla dördüncü, Zürih Havalimanı 91,79 puanla beşinci, Katar'daki Hamad Uluslararası Havalimanı ise 90,45 puanla altıncı sırada yer aldı.</p><p>Listede, Madrid-Barajas Havalimanı 90,23 puanla yedinci, Hong Kong Uluslararası Havalimanı 89,50 puanla sekizinci, Cape Town Uluslararası Havalimanı 88,24 puanla dokuzuncu ve Roma Fiumicino Havalimanı 87,92 puanla onuncu oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/havalmanistanbull-20102026815919ae.jpg"/><p>İstanbul Havalimanı, 2024 ve 2025 yıllarında da Conde Nast Traveller'ın ABD edisyonunun okurları tarafından dünyanın en iyi havalimanı seçilmişti.</p><p>1909 yılında kurulan ve bünyesinde Vogue, The New Yorker, GQ, Vanity Fair ve Wired gibi yayınları barındıran Conde Nast, basılı yayınları, dijital platformları ve sosyal medya kanalları aracılığıyla dünya genelinde milyonlarca okura ulaşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/istanbul-havalimani-dunya-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/dijital-universite-platformu-icin-basvuru-suresi-uzatildi-26-ekim-son-gun-295985</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dijital Üniversite Platformu için başvuru süresi uzatıldı: 26 Ekim son gün!]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) himayesinde hayata geçirilen Dijital Üniversite Platformu'na başvuru süresi 26 Ekim'e uzatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dijital Üniversite Platformu için başvuru süresi uzatıldı: 26 Ekim son gün!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YÖK&#39;ten yapılan açıklamaya göre, platform, yapay zeka, veri analizi ve sürdürülebilirlik alanlarında herkese açık ve ücretsiz eğitim imkanı sunacak.</p><p>&quot;Yapay Zeka&quot;, &quot;Veri Analizi&quot;, &quot;Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik&quot; olmak üzere üç okuldan oluşan platformda, 16 ders modülü yer alıyor.</p><p>Eğitimler, Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesinden akademisyenler tarafından verilecek.</p><p>Başvurular, &quot;www.dijitaluniversiteplatformu.org&quot; adresinden 26 Ekim saat 23.59&#39;a kadar yapılabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/dijital-universite-platfo-430_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295984</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/800-grami-40-lira-ile-60-lira-arasi-palamutta-tarihi-bolluk-yasaniyor-295984</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[800 gramı 40 lira ile 60 lira arası! Palamutta tarihi bolluk yaşanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Palamut avcılığında bu sezon uzun yıllardır görülmeyen bolluk yaşanırken balıkçılar, bu bereketin kasım sonuna kadar sürmesini ve sezonun geri kalanında hamsi, çinekop ve lüfer avında verim bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[800 gramı 40 lira ile 60 lira arası! Palamutta tarihi bolluk yaşanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Av sezonunun palamuttaki bereketle başlamasının sevincini yaşayan balıkçılar, vatandaşların bu sezon daha çok balık tüketmesini istiyor.</p><p>İstanbul Su Ürünleri Komisyoncuları Derneği (İSKOMDER) Başkanı Metin Akçay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1,5 ayı aşkın süredir avcılık yapıldığını, çok iyi bir sezon geçirdiklerini söyledi.</p><p>Bu dönemde palamut bolluğuyla karşılaştıklarını belirten Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bu sezon bereketi daha devam edecek. Bir ay daha sürmesini bekliyoruz. 1987&#39;den beri hallerdeyim, o yıldan bu tarihe kadar böyle bir balıkçılıkla ilk defa karşılaşıyoruz. 2005&#39;te olmuştu ama bu yıl gerçekten çok bol. Yani Doğu Karadeniz&#39;de de batıda da oluyor. Herkes bu işten nasipleniyor. Vatandaş da bol bol balık tüketecek. Ucuz bir şekilde tüketip çoluğuna çocuğuna yedirecek.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807611.jpg"/><p><b>- "SEZONUN GERİ KALANI İÇİN DE UMUTLUYUZ"</b></p><p>Metin Akçay, bir palamudun ortalama 800 gram geldiğini ve hallerde 40 lira ile 60 lira arasında satıldığını ifade etti.</p><p>Akçay, şu anda en çok palamut avlandığını, hamsinin de bu yıl bol olmasını beklediklerini belirterek şunları söyledi:</p><p>&quot;Palamut ve hamsiyle birlikte bu sezon çinekopu da lüfer balığını da bol bekliyoruz. Şartlar, hava, iklim gibi bütün her şey bir araya gelince denizlerimiz verimli oluyor. Sezonun geri kalanı için umutluyuz. Dediğim gibi palamudun peşinde çinekopumuz, lüferimiz olacak. Daha sonra da hamsimiz devam edecek. Dördüncü aya kadar umutlu bir şekilde balıkçılık sürecek. Palamut ise mevsim balığı olduğu için kasım sonlarına kadar devam eder. Temennimiz aralık ayını da bulması.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807610.jpg"/><p><b>- "VATANDAŞLARIMIZ DAHA ÇOK BALIK TÜKETSİN"</b></p><p>İSKOMDER Başkanı Akçay, vatandaşlara daha çok balık tüketmeleri çağrısında bulunarak, &quot;Onlar ne kadar bol tüketirlerse bu balık o kadar çok satılacaktır. Fiyatlar da çok ideal.&quot; diye konuştu.</p><p>Balıkçıların zor şartlar altında çalıştığını ifade eden Akçay, balıkçılık faaliyetlerinin sürmesi için vatandaşların alışverişe devam etmesi gerektiğini belirtti.</p><p><b>- "DENİZ PALAMUT DOLU DİYEBİLİRİZ"</b></p><p>İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Erdoğan Kartal da sezona palamudun damga vurduğunu, ancak fiyat uygun olmasına rağmen talebin istenilen düzeyde olmadığını dile getirdi.</p><p>Geçmişte buna yakın sezonlar yaşandığını ancak bu yılın farklı olduğunu söyleyen Kartal, &quot;Gerçekten &#39;deniz palamut dolu, Karadeniz palamut fışkırıyor&#39; diyebiliriz. Palamut ciddi şekilde ucuz. Onun için palamudun peşine koşmamız lazım. Sofrada çoluk çocuğumuz hepimiz palamut yiyerek, balık yiyerek bunca yılın eksiğini tamamlayalım bence. Geçmiş yıllarda olmuştur ama uzun dönem sonra böyle bir palamut bolluğu olmadı.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807608.jpg"/><p>Kartal, palamut fiyatlarının yerine göre değişebildiğini ancak en ucuzunun Doğu Karadeniz&#39;de olduğunu belirterek, &quot;Toptan fiyatı için 25-30 liralar konuşuluyor. İstanbul&#39;da toptanda 50 liradan gidiyor tanesi. Palamutlar şu anda ortalama bir kilogram, bir kilograma yaklaştık. Bunların fiyatı (perakendede) 100 lira ile 125 lira arasında değişiyor. Tabii Karadeniz fiyatları daha düşük.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "DİĞER BALIKLARDA DA EKSİKLİK YOK"</b></p><p>Erdoğan Kartal, şu anda erken olmasına rağmen hamside de verimin iyi olduğuna dikkati çekerek, &quot;Palamutun peşinde koştuğumuz için diğer balıkları hiç görmüyoruz ama diğer balıklarda da eksiklik yok. Palamut azaldıktan sonra diğer kısımda da bereketin iyi olduğunu düşünüyorum. En azından hamsimizi iyi görüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Tüm meyvelerde bu yılın bereketli geçtiğini söyleyen Kartal, &quot;Böyle bir bolluk olduğu zaman bunun aynısının denize yansıdığını görebiliriz. (Sezonun kalanı için) Umutluyuz.&quot; dedi.</p><p>Kartal, balıkçılıkta maliyetlerin yükseldiğini belirterek, öngörülebilirliğin artırılması, hal sisteminin değiştirilmesi ve kooperatiflerin balıkçılığı sahiplenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Havaların soğumasıyla birlikte tüm balıkların yenilmeye başlanabileceğini ifade eden Kartal, kasım ayının ortasından sonra hamsinin daha da yağlanacağını ve lezzetli hale geleceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/palamut-avciliginda-berek-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295981</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbulda-yarin-uc-ilcede-su-kesintisi-yapilacak-295981</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da yarın üç ilçede su kesintisi yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yapılacak isale hattı çalışmaları nedeniyle Başakşehir, Esenyurt ve Arnavutköy'ün bazı mahallelerine yarın 11 saat boyunca su verilemeyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da yarın üç ilçede su kesintisi yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSKİ&#39;den yapılan açıklamaya göre, Arnavutköy Ömerli Mahallesi&#39;nde deplase çalışmaları tamamlanan 800 milimetre ve 400 milimetre çapındaki isale hatlarının mevcut isale hatlarına bağlantı çalışmaları yapılacak.</p><p>Bu nedenle yarın 10.00 ve 21.00 saatleri arasında Başakşehir&#39;de Bahçeşehir 2. Kısım Mahallesi, Esenyurt&#39;ta Orhangazi Mahallesi ile Arnavutköy&#39;de Ömerli, Deliklikaya, Hastane, Hadımköy, Yassıören, Yeşilbayır ve Dursunköy mahallelerine su verilemeyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/istanbulda-yarin-uc-ilced-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/amazondaki-suc-sebekelerine-karsi-yerli-liderlerden-bmye-cagri-295979</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Amazon'daki suç şebekelerine karşı yerli liderlerden BM'ye çağrı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yasadışı madencilik, uyuşturucu kaçakçılığı ve ormansızlaşma nedeniyle varlıkları tehdit altına giren Amazon'daki yerli toplulukların temsilcileri, Viyana'da düzenlenen BM konferansında çevre suçlarına karşı uluslararası bir anlaşma talep etti. Liderler, suç şebekelerinin silahlı baskılarına karşı hükümetlerden somut koruma ve müzakerelerde söz hakkı istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Amazon'daki suç şebekelerine karşı yerli liderlerden BM'ye çağrı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amazon havzasının farklı bölgelerinden gelen yerli liderler, yasadışı madencilik faaliyetleri, uyuşturucu kaçakçılığı ve hızla ilerleyen ormansızlaşma tehditlerine karşı verdikleri mücadeleyi uluslararası platforma taşıdı. Peru, Brezilya, Kolombiya ve Ekvador'dan bir düzineden fazla yerli temsilci, Pazartesi günü Viyana'da başlayan ve COP13 olarak bilinen ulusötesi organize suç konulu Birleşmiş Milletler konferansına katıldı. 19-23 Ekim tarihleri arasında sürecek olan bu konferansta yerli liderler, hükümetlerin çevre suçlarının arkasındaki finansal şebekeleri hedef almasını ve yerli halklara atalarından kalma topraklarını savunmada çok daha etkin bir rol verilmesini talep etti. Temsilciler aynı zamanda önerilen uluslararası bir anlaşmanın şekillendirilmesinde yerli toplulukların doğrudan söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Wampis halkı yasadışı madenciliğe karşı izleme noktaları kurdu</h3><p>Peru'nun Wampis Ulusunun Özerk Bölgesel Hükümeti temsilcisi Galois Flores, Associated Press'e verdiği demeçte yasadışı altın madenciliği, kaçak ağaç kesimi ve uyuşturucu kaçakçılığının yerli topluluklar üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı yarattığını anlattı. Flores, Amazon'daki ormansızlaşma ve kirliliğin artık yalnızca çevresel sorunlar olmadığını, bunların doğrudan ulusötesi organize suç ve güvenlik krizi boyutuna ulaştığını ifade etti. Özellikle altın madenciliğinden kaynaklanan cıva kirliliğinin, balıkçılık ve içme suyu kaynağı olarak kullanılan nehirleri zehirlediğini belirten Flores, suç şebekelerinin silah gücüne, büyük miktarda paraya ve toplulukları sindirme kapasitesine sahip olduğunun altını çizdi. Bu tehditlere karşı Wampis halkı kendi imkânlarıyla harekete geçti ve yasadışı madencilik operasyonlarını engellemek amacıyla her biri 14 yerli muhafız tarafından korunan iki ayrı izleme noktası kurdu. Ancak Flores, suç örgütlerine direnen bireylerin ciddi tehdit ve fiziksel şiddetle yüz yüze geldiğini, bu durumun topluluklar arasında derin bir korku ortamı yarattığını sözlerine ekledi.</p><h3>Kakataibo halkı: 2020'den bu yana altı lider öldürüldü</h3><p>Benzer tehlikeler Peru'nun orta Amazon bölgesindeki Kakataibo halkını da kuşatıyor. Yerli liderlerin aktardığına göre uyuşturucu kaçakçıları, atalardan kalma orman alanlarında yasadışı koka plantasyonları kuruyor ve uyuşturucu işleme laboratuvarları inşa ediyor. Bu durum hem ekolojik dengeyi bozuyor hem de yerli toplulukları doğrudan hedef haline getiriyor. Yerli Kakataibo Toplulukları Federasyonu Başkanı Marcelo Odicio, 2020 yılından bu yana altı Kakataibo liderinin suikaste kurban gittiğini açıkladı. Odicio, topluluk temsilcilerinin rutin olarak ölüm tehditleriyle karşılaştığını ve bu baskının günlük yaşamı sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı. Bu rakamlar, suç şebekelerinin yerli topraklardaki varlığının ne denli ölümcül boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.</p><h3>Brezilya'da Ashaninka topluluğuna silahlı baskın</h3><p>Sınırın ötesinde Brezilya'da da tablo farklı değil. Ashaninka lideri Francisco Piyako Apiwtxa, yasadışı ağaç kesimi, uyuşturucu kaçakçılığı ve yasadışı malların taşınması için açılan yollardan kaynaklanan tehditleri ayrıntılı biçimde anlattı. Piyako'nun aktardığına göre Temmuz ayında en az beş ağır silahlı ve maskeli kişi bir Ashaninka topluluğuna baskın düzenledi, aileleri tehdit etti ve yerli liderleri aradı. Bu saldırı, bölgedeki güvenlik boşluğunun ne kadar derin olduğunu bir kez daha kanıtladı. Piyako, hükümetin sağladığı korumanın yetersiz kaldığını ve yerli toplulukların suç gruplarıyla tek başlarına yüzleşmek zorunda bırakıldığını söyledi. "Topraklarımız, evlerimiz, sularımız, çocuklarımızın geleceği tehlikede" diyen Piyako, uluslararası toplumun bu krize artık kayıtsız kalamayacağını belirtti.</p><h3>Kolombiya'da silahlı gruplar madenciliğe yöneliyor</h3><p>Kolombiya'nın güney Putumayo bölgesinde de suç şebekelerinin faaliyet alanları değişiyor. Yerli lider Ingry Mojanajinsoy, daha önce gelir kaynağı olarak uyuşturucu kaçakçılığına dayanan silahlı grupların giderek artan biçimde yasadışı madenciliğe yöneldiğini açıkladı. Mojanajinsoy, madencilik faaliyetleri yerli topraklarının dışında gerçekleşse bile kirliliğin aşağı akışa doğru yayıldığını ve toplulukların gıda kaynağı olarak bağımlı olduğu nehirleri ve balık popülasyonlarını zehirlediğini ifade etti. Bu durum, çevre suçlarının sınır tanımayan doğasını açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası çevre ve insan hakları kuruluşu Global Witness'ın verilerine göre 2025 yılında Latin Amerika'da en az 105 arazi ve çevre savunucusu hayatını kaybetti. Bu sayı, dünya genelinde belgelenen 124 cinayetin yüzde 85'ine karşılık geliyor. Kolombiya 39 cinayetle listenin başında yer alırken, Brezilya 26 cinayetle ikinci sırada geldi. Bu istatistikler, bölgedeki suç şebekelerinin yerli liderlere yönelik sistematik şiddetinin boyutlarını gözler önüne seriyor.</p><h3>Viyana'da uluslararası çevre suçu protokolü masada</h3><p>Viyana'daki konferans, ulusötesi organize suçla mücadele kapsamında bir BM anlaşması çerçevesinde çalışan ülkeleri bir araya getiriyor. Hükümetlerin, yasadışı madencilik, kaçak ağaç kesimi ve vahşi yaşam kaçakçılığı gibi çevre suçlarını kapsayan yeni bir protokol üzerine müzakerelere başlayıp başlamama kararını değerlendirmesi bekleniyor. Amazon Watch'un Batı Amazon Program Direktörü Raphael Hoetmer, organize suç ve yasadışı ekonomilerin Amazon, yerli halklar ve küresel iklim açısından büyük tehditler haline geldiğini vurguladı. Hoetmer, hükümetlerin yalnızca askeri operasyonlara ve baskınlara güvenmesini eleştirerek bu yaklaşımın sorunun altında yatan nedenleri çözmekte yetersiz kaldığını ve yerli toplulukları şiddetin tam ortasında bıraktığını savundu. Bunun yerine delegeler, daha güçlü yerli arazi hakları, topluluk liderliğinde bölgesel koruma programlarına destek ve uluslararası müzakerelerde daha geniş bir söz hakkı talep ediyor. Hoetmer, konferansın yalnızca çevre suçlarına karşı bir protokol müzakeresi başlatmakla kalmaması, aynı zamanda yerli halkların bu süreçte ciddi biçimde danışılmasını güvence altına alması gerektiğini dile getirdi.</p><h3>UNODC yerli topluluklarla ortak projeler yürütüyor</h3><p>BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), organize suç ve çevre tehditleriyle mücadele etmek amacıyla Latin Amerika genelinde yerli topluluklarla iş birliği içinde çalıştığını açıkladı. Kuruluş, Brezilya'da toplulukların yasadışı altın madenciliğini izlemesine ve yetkililerle daha koordineli biçimde hareket etmesine yardımcı olan bir projeyi örnek gösterdi. UNODC sözcüsü Alejandra Silva, bu projenin aynı zamanda çevre suçlarını tespit etmek ve bunlara hızlı yanıt vermek için ulusal düzeyde bir sistemin temellerinin atılmasına katkı sağladığını belirtti. Ancak ajans, yerli temsilcilerin önerilen protokolün müzakere sürecinde resmi bir role sahip olup olmayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Bu belirsizlik, yerli toplulukların uluslararası karar alma mekanizmalarındaki temsilinin hâlâ tartışmalı bir konu olduğunu gösteriyor.</p><h3>Flores: izole polis operasyonları sorunu çözmüyor</h3><p>Wampis temsilcisi Galois Flores, çevre suçlarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığı kadar ciddi ele alınması gerektiği çağrısında bulundu. Flores, yasadışı finansal akışların izlenmesi ve yasadışı yollarla çıkarılan altın için piyasaların bozulması gibi somut adımlar atılmasını istedi. Kakataibo lideri Odicio ise hükümetleri yerli bölgesel muhafızları resmi olarak tanımaya ve tehdit altındaki liderlere koruma sağlamaya davet etti. Flores, izole polis operasyonlarının yetersiz kaldığını çünkü yasadışı operatörlerin güvenlik güçleri bölgeden çekildikten sonra geri döndüğünü vurguladı. Nitekim Ağustos ayında Peru'da düzenlenen yasadışı madencilik baskınında görev yapan askerler de AP'ye benzer bir gözlemde bulunarak madencilerin birliklerin ayrılmasını bekleyip faaliyetlerine yeniden başladığını aktardı. Bu durum, kalıcı çözümler üretilmediği sürece suç şebekelerinin Amazon'daki varlığını sürdüreceğini açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Flores, konferanstaki son sözlerinde gelecek nesillere cıvayla zehirlenmiş nehirler, yok edilmiş ormanlar ve suç şiddeti tarafından kontrol edilen topluluklar bırakmak istemediklerini söyledi. Yerli liderlerin Viyana'daki bu kararlı duruşu, Amazon'daki çevre suçlarının artık yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, küresel güvenlik ve iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini bir kez daha dünya kamuoyunun dikkatine sundu. Konferansta alınacak kararlar, hem yerli toplulukların geleceğini hem de dünyanın en büyük yağmur ormanının kaderini doğrudan etkileyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/amazondaki-suc-sebekeleri-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uskudar-meclisinde-baskanvekili-belli-oldu-chp-ve-yeni-parti-secime-katilmadi-295978</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üsküdar Meclisi'nde başkanvekili belli oldu! CHP ve YENİ Parti seçime katılmadı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Göztepe'deki trafik kazasında yaşamını yitiren Dündar Ziya Gültekin'in ardından toplanan Üsküdar Belediye Meclisi'nde, CHP ve Yeni Parti gruplarının katılmadığı oturumda Cumhur İttifakı'nın ortak adayı Muhammed Emin Sarıoğlu belediye başkanvekili seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üsküdar Meclisi'nde başkanvekili belli oldu! CHP ve YENİ Parti seçime katılmadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanvekili olarak seçilen ancak 15 Ekim günü geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaşamını yitiren Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in ardından Üsküdar Belediye Meclisi, bugün yeni belediye başkanvekilini seçmek üzere meclis salonunda toplandı.</p><p>Başkan vekilliği seçiminde salonda yalnızca Cumhur İttifakı meclis üyeleri yer aldı.</p><p>10 meclis üyesine sahip CHP grubu oturuma katılmazken, 9 meclis üyesi bulunan Yeni Parti ve 1 bağımsız üye de salonda yer almadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/uskudar-meclisinde-baskan-603_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsekten-fon-tasfiyesi-aciklamasi-nihai-odemeler-pay-oranina-gore-yapilacak-295977</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek'ten fon tasfiyesi açıklaması: Nihai ödemeler pay oranına göre yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Fon tasfiye sürecine ilişkin açıklamada bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Nihai ödemeler yatırımcıların fonlardaki payı oranında yapılacak' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek'ten fon tasfiyesi açıklaması: Nihai ödemeler pay oranına göre yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT - Habertürk ortak yayınında, fonların tasfiye süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu.</p><p><b><u>Bakan Şimşek'in açıklamaları şu şekilde:</u></b></p><p>* Tasfiye süreci öngördüğümüz hızda ve çerçevede gidiyor. Kamu kaynaklarının kullanılmayacağı hususu çok net bir şekilde ifade edildi ve bu şekilde devam edecek. Nihai tasfiye zaman alacak, burada küçükleri ve para piyasası fonlarını önceliklendireceğimizi söyledik, bu da temel ilkelerden bir tanesi. Kanun Meclis'ten geçtikten sonra 1 milyon liraya kadar ödemeler hızlı şekilde yapılacak.</p><p>* Kanun bu hafta geçer mi bilemiyorum. MKK, SPK hazırlıklarını tamamladı, en önemli konu tasfiyeyi Ziraat ve İş Bankası yapıyor. Öncelikle tasfiyeyi ikiye ayırdık, olağan ve olağanüstü diye. Olağan tasfiye mali yapıları yönetilebilir olanlar için uygulamaya kondu. 131 fon, 7 portföy yönetim şirketi tasfiyeye alındı. 66'sı tamamen normal tasfiyeye tabi tutuldu. Geçen hafta itibarıyla A1, Pardus ve Bulls'un tam tasfiyesi tamamlandı. Burada 45 bin 747 hesaba 40,8 milyar ödendi ve normal tasfiye başarılı şekilde gerçekleşti.</p><p>* 3 normal tasfiye edilen portföy şirketlerinde PPF yatırımcıları ilave yüzde 1,43 ilave getiri aldılar. Hisse senedi ağırlıklı fonlar, hisse senedinin değerleri şişirilmiş olduğu için, fiktif şekilde arttığı için o değerlerde düşüş olduğunda hisse senedi yoğun fonlarda yatırımcılar yaklaşık yüzde 58'ini aldılar. Normal tasfiyeye tabi tutulan 66 fonda PPF'ler 17 Eylül'deki değeri neyse üzerine 1,43 de getiri aldılar.</p><p><strong><b>"İKİ PORTFÖY ŞİRKETİYLE MÜZAKERELER SÜRÜYOR"</b></strong></p><p>* Hedef Portföy'de 31 fon var, amacımız bu hafta itibarıyla Hedef Portföy'ü de normal tasfiye sürecine tabi tutup bu süreci tamamlamak. 7 portföy şirketinin 4'ünün normal tasfiyesi tamamlanmış olacak. Hem şeffaf, hem etkin, hem de adil şekilde süreç yürütülüyor. Tera, Pusula ve Atlas olağanüstü tasfiyeye tabi. Atlas'ın yöneticileri TMSF ile diyalog içindeler. Dışarı çıkarılan kaynağı geri iade etme konusunda irade ortaya koydular. Ne zaman SPK bir karar alırsa biz kamuoyunu bilgilendirmiş oluruz. Müzakere süreci var, sahiplerine ilişkin tedbir alındı, fondan çıkan kaynağın iadesi sürecinden bahsediyoruz.</p><p><strong><b>FON PARALARI NASIL ÖDENECEK?</b></strong></p><p>* 390 bin hesap 1 milyon liraya kadar ödeme kabiliyeti olursa temizlenmiş olacak. Dolayısıyla büyük oranda kanun geçtikten sonra tasfiye süreci önemli ölçüde tamamlanmış olacak. 131 fonun 66'sı tasfiye edildi. Burada tabi en önemlisi yeterince kaynak yoksa ne yapılacak? Biz bu geçici tasfiye kanun tasarısında da ona ilişkin düzenlemeler var. TMSF, Adalet Bakanlığı, MKK hepsi birlikte çalışıyor. Geliştirilen algoritmayla doğumundan ölümüne kadar buradan piyasa bozucu faaliyetlere iştirak edenler var. Bunların hepsi tespit edildi, TMSF ve Adalet Bakanlığı'na verildi. Biz Birleşik Fon Bankası nezdinde orada 131 fon için 131 hesap açtık, genel hesap da açık. 132 hesaba 2 kanaldan kaynak gelecek. İlk kaynak gönüllü iadeler, burada süreç işliyor. Bu fonlardan, manipülasyona uğramış hisselerden aşırı kazanç elde edenlerin gönüllü iadesi devam ediyor. Bir miktar ödeme var.</p><p><strong><b>"KİŞİSEL MAL VARLIKLARINA BAŞVURULACAK"</b></strong></p><p>* Önemli kaynak ise geriye dönük, enflasyonun üstünde belli meblağın üzerinde, önce 10 milyon lira ve üzeri reel kazanım elde edenlere başvurulacak. Dolayısıyla buradan bunların sayısı da birkaç yüz şirket var, kişiler var. Bunlar davet edilecek, bunlar manipülasyona iştirak durumu söz konusu olabilir, gönüllü iade ederlerse sorun yok, etmezlerse hukuki süreç işletilecek. Geri kazanım hesaplarına kazandırılacak kaynaklarla çok büyük ihtimalle kişiler yatırdıkları parayı geri alabilecekler. Fondan fona değişim gösterebilir. 7 fon şirketinin 3'ü sorun yaşanmadan tasfiye edildi, Hedef ve Atlas'ın süreci devam ediyor. Özellikle fonlardan hukuka aykırı bir şekilde nemalanan kişi veya şirketlere aktarılan paralar, varlıkların geri alınması çok kritik. Birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına başvurulacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-simsek-tasfiye-edil-331_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-turizm-gelirleri-siralamasinda-6-siraya-yukselecek-295976</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye turizm gelirleri sıralamasında 6. sıraya yükselecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin gelecek yıl turizm gelirleri sıralamasında basamak atlayarak en çok gelire sahip 6'ncı ülke olması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye turizm gelirleri sıralamasında 6. sıraya yükselecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi&#39;nden yaptığı derlemeye göre turizm potansiyelinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, sektörde katma değerin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalara ağırlık veriliyor.</p><p>Bu kapsamda, &quot;turizmin geliştirilmesi&quot; programına bütçede bu yıl 9 milyar 339 milyon 479 bin lira ayrılırken bu tutar 2027 için 12 milyar 121 milyon 204 bin lira olarak planlandı.</p><p>Turizmin geliştirilmesine yönelik çalışmalarla gelirlerini artıran Türkiye&#39;nin gelecek yıl uluslararası sıralamada da basamak çıkması öngörülüyor.</p><p>Dünya Turizm Örgütü tarafından yayımlanan uluslararası turizm gelirleri verilerine göre dünya ülkeleri sıralamasında Türkiye&#39;nin bu yılı 7&#39;nci tamamlayacağı tahmin ediliyor.</p><p>Türkiye&#39;nin 2027&#39;de bu alanda artan gelirleriyle dünyanın en çok turizm gelirine sahip 6&#39;ncı ülke konumuna yükselmesi bekleniyor. 2028 itibarıyla ise Türkiye&#39;nin dünyanın en çok turizm gelirine sahip 5&#39;inci ülke olacağı hesaplanıyor.</p><p>Türkiye, geçen yıl 65,2 milyar dolar olan turizm geliriyle rekor kırmış ve 2026 için hedef 68 milyar dolar olarak belirlenmişti. Ancak bölgede yaşanan savaşın etkisiyle bu hedef 65 milyar dolar olarak revize edildi. </p><p>Orta Vadeli Program&#39;da turizm geliri hedefi gelecek yıl için 70 milyar dolar, 2028 için 73,5 milyar dolar ve 2029 için de 78,5 milyar dolar olarak tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/10/turizmde-10102026138fcec7.jpg"/><p><b>- TURİZM GELİŞMİŞLİK ENDEKSİNDE 3 YILDA 3 SIRA ATLAMA HEDEFİ</b></p><p>Türkiye, turizm sektöründe yaptığı atılımla birlikte 2017 yılından bu yana turist sayısı açısından 8&#39;inci sıradan 4&#39;üncülüğe, turizm gelirleri bakımından ise 15&#39;inci sıradan 7&#39;nciliğe çıkmıştı.</p><p>Turizmin geliştirilmesi programı hedeflerine göre Dünya Turizm Örgütü&#39;nün en çok turist çeken ülke sıralamasında da Türkiye&#39;nin bu yıl ulaştığı 4&#39;üncülük konumunu 2027-2029 döneminde de koruması bekleniyor.</p><p>Öte yandan, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi&#39;nde bu yıl 36&#39;ncı sırada olacağı tahmin edilen Türkiye&#39;nin gelecek yıl 35&#39;inci sıraya yükselmesi öngörülüyor.</p><p>Endeks sıralamasında ülkenin 2028&#39;de 34&#39;üncülüğe ve 2029&#39;da 33&#39;üncülüğe çıkması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turkiye-turizm-gelirleri--818_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/muhammed-salah-gol-kralligi-yarisinda-tek-basina-zirvede-295975</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhammed Salah gol krallığı yarışında tek başına zirvede!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 8. haftasında konuk ettiği Beşiktaş'ı 2-0 yenen Trabzonspor'da Mısırlı yıldız oyuncu Muhammed Salah, gol krallığı yarışında tek başına zirvede yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhammed Salah gol krallığı yarışında tek başına zirvede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig&#39;in ilk 8 haftasında 18 kez rakip fileleri havalandıran Trabzonspor&#39;un gollerinden 8&#39;ini Salah kaydetti.<br></p><p>Mısırlı oyuncu, UEFA Konferans Ligi&#39;nde 4-2 galip geldikleri KuPS Kuopio maçında da 1 gol attı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42805054.jpg"/><p><b>- LİGDE İLK SIRADA</b></p><p>Salah, Beşiktaş maçında attığı golle ligdeki gol sayısını 8&#39;e yükselterek haftayı gol krallığı yarışında zirvede kapadı.</p><p>Bordo-mavili futbolcuyu 7 golle Başakşehir&#39;den Eldor Shomurodov, Amed Sportif Faaliyetler&#39;den Gift Orban ve Fenerbahçe&#39;den Vedat Muric takip etti.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804781.jpg"/><p><b>- İÇ SAHADA COŞUYOR</b></p><p>Salah, bu sezon ligde 8 golünün 7&#39;sini iç sahada kaydetti.</p><p>Bordo-mavili futbolcu, Papara Park&#39;ta oynanan 4 karşılaşmada da rakip fileleri havalandırdı.</p><p>Mısırlı yıldız, Galatasaray maçında 3, Başakşehir karşılaşmasında 2, Gençlerbirliği ve Beşiktaş müsabakalarında ise birer kez ağları sarstı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804951.jpg"/><p>Salah, deplasmandaki tek golünü ise Amed Sportif Faaliyetler maçında attı.<br></p><p>Bordo-mavili futbolcu, UEFA Konferans Ligi&#39;nde KuPS Kuopio ile deplasmanda yaptıkları mücadelede de bir gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804782.jpg"/><p><b>- TRABZONSPOR'DAKİ SKOR KATKILARI</b></p><p>Trabzonspor&#39;un Süper Lig&#39;in ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda oynadığı karşılaşmanın 58. dakikasında oyuna girerek ilk kez bordo-mavili takım formasıyla sahaya çıkan Salah, ilk 11&#39;de başladığı ligin ikinci karşılaşmasında Başakşehir karşısında rakip fileleri 2 kez havalandırarak takımının 2-1&#39;lik galibiyetinde önemli rol oynadı.<br></p><p>Karadeniz ekibinin daha sonra Amed Sportif Faaliyetler&#39;e 2-1 yenildiği müsabakada da 1 gol atan başarılı oyuncu, dördüncü haftada 5-0 kazanılan Gençlerbirliği maçında kaydettiği penaltı golüyle ligdeki gol sayısını 4&#39;e çıkardı.</p><p>Süper Lig&#39;in ilk 5 haftasında 4 gol atan Mısırlı futbolcu, Galatasaray maçında &#39;hat-trick&#39; yaparak gol sayısını 7&#39;ye yükseltirken Beşiktaş karşılaşmasında da 8. golünü kaydetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/muhammed-salah-gol-kralli-832_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/inegolde-feci-is-kazasi-is-yeri-sahibi-hayatini-kaybetti-295974</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnegöl'de feci iş kazası : İş yeri sahibi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren bir geri dönüşüm tesisinde meydana gelen iş kazasında, ekskavatör ile geri dönüşüm malzemeleri arasında sıkışan 39 yaşındaki iş yeri sahibi Yasin Niğdelioğlu hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnegöl'de feci iş kazası : İş yeri sahibi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, saat 08.30 sıralarında Mahmudiye Mahallesi Çavdar Sokak'ta faaliyet gösteren bir geri dönüşüm firmasında meydana geldi.</p><p>Edinilen bilgilere göre, iş yeri sahibi Yasin Niğdelioğlu (39), tesiste bulunan ekskavatörü kullanarak geri dönüşüm malzemelerini bir alandan başka bir alana taşımaya başladı. Çalışma sırasında Niğdelioğlu, ekskavatörün ucundaki malzemelerle makine arasında sıkıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81420201-2010202671deb0ad.jpg"/><p>Durumu fark edenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Niğdelioğlu, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan 39 yaşındaki adam, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81420204-201020268b73ff80.jpg"/><p>Niğdelioğlu'nun cenazesi, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.</p><p>Polis ekipleri, iş kazasıyla ilgili inceleme başlattı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/8e0bcfe4bb39434494fd-201020268ee6274a.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/inegolde-feci-is-kazasi-i-681_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-brukselde-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu-295973</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika ziyareti kapsamında, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Brüksel&#39;de NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42806429.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42806427.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/disisleri-bakani-fidan-br-108_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/isgalciler-caliyor-asker-koruyor-gunun-manseti-20-ekim-2026-sali-295972</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşgalciler çalıyor, asker koruyor! Günün Manşeti | 20 Ekim 2026 Salı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile "Günün Manşeti"nde ” Fransa'da sokaklar alev alev, İşgalciler çalıyor, asker koruyor, Fransa'da dört kentte yasak” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşgalciler çalıyor, asker koruyor! Günün Manşeti | 20 Ekim 2026 Salı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><p>Merz, 2025'te kullandığı bir ifadeyi 2026'da tekrar etti: "Eğer Almanya Federal Cumhuriyeti'nde Yahudiler olmazsa, Almanlar köklerini kaybederler." dedi. İnanılması gerçekten zor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-20102026c5f2817d.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>İŞGALCİLER ÇALIYOR, ASKER KORUYOR</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b>Dünyanın en ahlaksız ordusu... Soykırımcı, işgalci, terörist İsrail ordusu Filistinlilere ait hayvanları gasp eden işgalcileri korumak için mevzilenmiş durumda. O işgalcileri yıllarca "yerleşimci" diye yutturdular.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video1-201020266473d76e.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>ERDOĞAN: ETRAFIMIZ ATEŞ ÇEMBERİ</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç değerlendirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-20102026301d5e6a.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/canli-gunun-manseti-24-tv-722_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/benzine-indirim-geldi-akaryakit-tabelalari-yeniden-degisti-295971</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Benzine indirim geldi: Akaryakıt tabelaları yeniden değişti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bugünden itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre satış fiyatına 4 lira 30 kuruş indirim yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Benzine indirim geldi: Akaryakıt tabelaları yeniden değişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Benzinin litre satış fiyatına 4 lira 30 kuruş indirim yapıldı.</p><p>Fiyat indiriminin ardından benzinin litre satış fiyatı İstanbul'da 79,50 liraya, Ankara'da 80,50 liraya, İzmir'de ise 80,80 liraya geriledi.</p><p>Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/benzine-indirim-geldi-aka-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sosyal-medyadaki-oldu-iddialarina-fotografli-yanit-kim-jong-un-kiziyla-giyim-fuarinda-ortaya-cikti-295970</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal medyadaki "öldü" iddialarına fotoğraflı yanıt! Kim Jong Un kızıyla giyim fuarında ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan ve tabloid gazetelere kadar ulaşan asılsız ölüm söylentilerinin ardından Kuzey Kore lideri, devlet medyası tarafından paylaşılan fotoğraflarla giyim fuarında boy gösterdi. Söylentilerin bot hesaplar tarafından körüklendiği değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal medyadaki "öldü" iddialarına fotoğraflı yanıt! Kim Jong Un kızıyla giyim fuarında ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un hakkında sosyal medyada yayılan ölüm ve koma söylentileri dünya gündemini meşgul ederken, devlet haber ajansı KCNA Salı sabahı liderin bir gün önce kızı ve eşiyle birlikte Pyongyang'daki Ulusal Giyim ve Ayakkabı Sergisi-2026'yı ziyaret ettiğini duyurdu. Yayımlanan fotoğraflar, Kim Jong Un'un aile üyeleriyle birlikte sergi alanını gezerken rahat bir görüntü sergilediğini ortaya koydu. Söylentiler, Pazar gününden itibaren sosyal medya platformu X üzerinde hızla yayılmış ve kısa sürede uluslararası tabloid basının da gündemine oturmuştu.</p><h3>Söylentiler nasıl başladı ve neden bu kadar hızlı yayıldı?</h3><p>Asılsız iddiaların çıkış noktası, X platformunda faaliyet gösteren en az iki popüler Çin Komünist Partisi karşıtı hesap oldu. Bu hesaplar, herhangi bir kanıt ya da güvenilir kaynak sunmadan Kim Jong Un'un öldüğünü veya komaya girdiğini ve Pekin'deki bir hastaneye acil olarak sevk edildiğini ileri sürdü. Söylentiler Pazar gününden Pazartesi'ye geçen gece saatlerinde büyük bir ivme kazandı. ABD saatiyle Pazartesi akşamı itibarıyla bu iddialar hem X hem de Bluesky platformlarında en çok konuşulan konular arasına girdi. Birçok tabloid gazete, iddiaları doğrulama ihtiyacı duymadan hızla yayımladı ve söylentilerin gerçekmiş gibi algılanmasına zemin hazırladı. Bu durum, dijital çağda doğrulanmamış bilgilerin ne denli hızlı ve kontrolsüz biçimde yayılabildiğinin çarpıcı bir örneği olarak dikkat çekti.</p><h3>Kim Jong Un sergi ziyaretinde ne mesaj verdi?</h3><p>KCNA'nın Salı sabahı yayımladığı habere göre Kim Jong Un, Pazartesi günü Pyongyang'da düzenlenen Ulusal Giyim ve Ayakkabı Sergisi-2026'yı ziyaret etti. Fotoğraflarda liderin eşi ve kızıyla birlikte sergi alanındaki stantları incelediği görüldü. Kim, etkinliğin halkın maddi ve kültürel refahının geliştirilmesini destekleyen, hızla ilerleyen hafif sanayi sektörünün başarılarını gözler önüne serdiğini ifade etti. Özellikle kırsal bölgelerdeki yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen "20×10" bölgesel kalkınma projesi kapsamında son yıllarda kurulan fabrikaların üretime yaptığı katkılara dikkat çekti. Bu proje, Kuzey Kore'nin "geri kalmış" olarak nitelendirdiği kırsal alanlarda sanayileşmeyi hızlandırmayı ve bölgeler arası gelişmişlik farkını kapatmayı amaçlıyor. Kim Jong Un'un bu vurgusu, iç politikada ekonomik kalkınma söylemini ön plana çıkarma stratejisiyle de örtüşüyor.</p><h3>NK News analizi: Söylentileri botlar mı körükledi?</h3><p>NK News tarafından yapılan analiz, Kim Jong Un'un ölümüne dair son söylenti dalgasının sosyal medya paylaşım dinamikleri tarafından büyütüldüğünü ve muhtemelen bot hesapların bu süreci tetiklediğini ortaya koydu. Analize göre iddiaları destekleyen herhangi bir saygın veya bağımsız kaynak bulunmuyor. Söylentilerin bu denli geniş bir kitleye ulaşmasında, çeşitli web sitelerinin ve tabloid gazetelerin iddiaları hiçbir doğrulama sürecinden geçirmeden olduğu gibi yeniden yayımlaması belirleyici bir rol oynadı. Bu durum, özellikle kapalı rejimlere ilişkin haberlerde bilgi kirliliğinin ne kadar kolay oluşabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Doğrulanmamış iddiaların ana akım medyaya sızması, hem gazetecilik etiği hem de dijital okuryazarlık açısından ciddi soru işaretleri doğurdu.</p><h3>2020'deki benzer kriz: Tarih tekerrür mü ediyor?</h3><p>Bu tür söylentiler Kim Jong Un için yeni değil. 2020 yılında da benzer bir süreç yaşandı ve o dönemde önde gelen bir Hong Kong medya şirketinin üst düzey bir yöneticisi, Kim'in sağlık durumuna ilişkin asılsız bir iddiayı kamuoyuyla paylaştı. Yöneticinin konumu nedeniyle iddia ciddi bir güvenilirlik kazandı ve uluslararası medyada günlerce tartışıldı. Ancak sonunda Kim Jong Un, belirli sağlık sorunlarının izlerini taşısa da kamuoyu önüne çıkarak söylentileri fiilen çürüttü. Bugünkü tablo da o günlere benzer bir seyir izledi; ancak bu kez söylentilerin yayılma hızı ve ölçeği, sosyal medya algoritmalarının ve bot ağlarının etkisiyle çok daha büyük boyutlara ulaştı. Kim Jong Un'un sergi ziyaretiyle verdiği mesaj, 2020'deki gibi iddiaların pratikte geçersiz kılınması anlamına geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/sosyal-medyadaki-oldu-idd-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teror-orgutu-deasin-sozde-sorumlularindan-ahmet-kazanciya-15-yila-kadar-hapis-istemi-295969</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terör örgütü DEAŞ'ın sözde sorumlularından Ahmet Kazancı'ya 15 yıla kadar hapis istemi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda sınır bölgesinde yakalanan örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terör örgütü DEAŞ'ın sözde sorumlularından Ahmet Kazancı'ya 15 yıla kadar hapis istemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, ses ve video çözümleme, tanık beyanları, dijital materyal ön inceleme raporu ve sanık Ahmet Kazancı&#39;nın (25) ifadesine yer verildi.</p><p>İddianamede, sanığın Konya&#39;da daha önce örgütü destekleyen bir dergiye sıklıkla gitmeye başladığı, internet üzerinden DEAŞ ile ilgili araştırmalar yaptığı belirtildi.</p><p>Örgüte katılan sanığın irtibatlı olduğu örgüt mensubunun talimatıyla dikkat çekmemek için saçını ve sakalını tıraş ettiği vurgulanan iddianamede, sanığın bir süre sonra örgütün Afganistan ve Pakistan&#39;daki yapılanmasına katıldığı bildirildi.</p><p>Sanığın örgüte ait kamplarda, dağlık alanlarda, mağaralarda ve yerleşim yerlerindeki hücre evlerinde örgütsel faaliyetlerde bulunduğu aktarılan iddianamede, sanığa &quot;Ebu İbrahim&quot; ve &quot;Ebu Ubeyde&quot; kod adları verildiği belirtildi.</p><p>Sanığın, örgütün gizli haberleşme uygulamalarını kullandığı, silahlı faaliyet yürüttüğü ve örgütün hiyerarşik yapılanması içerisinde &quot;medya sorumlusu&quot; olarak yer aldığının tespit edildiği ifade edilen iddianamede, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;2023-2026 yıllarında yaklaşık 3 yıl DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü anlaşılan sanığın, her ne kadar &#39;etkin pişmanlık&#39; kapsamında ifade vermiş olsa da örgütün gerek ilimiz gerekse ülkemiz yapılanması, örgüt üyeleri, örgütün faaliyetleri, eylemleri ve hiyerarşik yapılanmasına dair ayrıntılı bilgi vermediği, sadece 6 şahsı teşhis ettiği ve bu şahısların da tamamı hakkında işlem kaydı olduğu tespit edilmiştir. Sanığın üzerinde örgütsel kamuflaj, fişeklik ve silah ile görüntülerinin tespit edildiği, örgütün üst düzey emirleriyle irtibatlı olduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgütte &#39;sorumlu&#39; düzeyde faaliyet gösterdiği, ülkemizin anayasal düzenini benimsemediği, örgütün amacını benimsediği ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, dolayısıyla silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürütmek suretiyle üzerine atılı &#39;silahlı terör örgütüne üye olma&#39; suçunu işlediği anlaşılmıştır.&quot;</p><p>Sanık Ahmet Kazancı için &quot;silahlı terör örgütüne üye olma&quot; suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca sanığın eyleminin ağırlığı ve örgüt içindeki konumu gözetilerek, verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılması talep edildi.</p><p>MİT, DEAŞ terör örgütünün &quot;Horasan Vilayeti&quot; medya yapılanmasına yönelik düzenlediği operasyonda &quot;Ebu Ubeyde&quot; ve &quot;Ebu İbrahim&quot; kod adlarını kullanan Ahmet Kazancı&#39;yı sınır bölgesinde yakaladıktan sonra 17 Haziran&#39;da Türkiye&#39;ye getirmişti.</p><p>Konya İl Emniyet Müdürlüğü&#39;ndeki işlemleri tamamlanan Kazancı, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/teror-orgutu-deasin-sozde-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/japonyada-ekonomi-krizi-tartismasi-takaichi-tahvil-ve-faiz-iddialarina-noktayi-koydu-295968</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'da ekonomi krizi tartışması! Takaichi tahvil ve faiz iddialarına noktayı koydu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, parlamentoda yaptığı açıklamada zayıf yen ve yüksek faiz oranlarıyla ilgili eleştirileri reddetti. Takaichi, ekonomi yönetimiyle ilgili suçlamaların haksız olduğunu savundu ve hükümetinin para birimiyle ilgili net bir politika izlediğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'da ekonomi krizi tartışması! Takaichi tahvil ve faiz iddialarına noktayı koydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ülke ekonomisinin son dönemde karşı karşıya kaldığı zayıf yen ve yükselen faiz oranlarıyla ilgili eleştirilere parlamentoda yanıt verdi. Takaichi, hem para biriminin değer kaybı hem de faiz artışları nedeniyle kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Hükümetin ekonomi politikalarının hedefinde güçlü bir yen ve istikrarlı bir finansal yapı oluşturmak olduğunu belirten Takaichi, muhalefetin iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Özellikle son dönemde Japon devlet tahvillerinin getirilerinin on yılların en yüksek seviyesine ulaştığına ve yenin 1986'dan bu yana en düşük seviyesine gerilediğine dikkat çekildi. Bu gelişmeler, Tokyo başta olmak üzere Washington'un da döviz piyasasına müdahale etmesine yol açtı.</p><h3>Takaichi: 'Yen'in güvenini artıracak adımlar atıyoruz'</h3><p>Başbakan Takaichi, hükümetin temel hedeflerinden birinin güçlü bir ekonomi inşa ederek yenin uluslararası alandaki güvenini artırmak olduğunu vurguladı. Parlamentoda muhalefet partisi milletvekili Yoshifumi Hamano'nun ikinci ek bütçe hakkındaki sorusunu yanıtlayan Takaichi, ekonomi yönetimiyle ilgili eleştirileri kabul etmediğini yineledi. Takaichi, "Zayıf yen ve yüksek faiz oranları nedeniyle sürekli eleştiriliyorum, ancak bu iddiaları açıkça reddediyorum" ifadelerini kullandı. Ocak ayında yaptığı açıklamada, zayıf yenin ihracat sektörüne avantaj sağladığını ve ABD'nin uyguladığı tarifelere karşı bir tampon görevi gördüğünü belirtmişti. Ancak para biriminin yönü konusunda özel bir tercihi olmadığını da eklemişti. Japonya'nın ihracatında yaşanan artışta, yenin değer kaybının önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.</p><h3>Tahvil piyasaları ve bütçe planı tartışılıyor</h3><p>Japonya'da tahvil piyasaları da ekonomi gündeminin merkezinde yer alıyor. Başbakan Takaichi, hükümet tahvili ihracının miktarını uygun şekilde kontrol etmeyi amaçladıklarını açıkladı. Merkez Bankası'nın politika faizini artırdığı ve para politikasını kademeli olarak normalleştirdiği bir süreçte, devletin ek bütçe açıklamaları ve harcamaları tahvil piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Bu yılın başında Takaichi, ülkenin gıda vergisini azaltmayı planladıklarını ve ek bütçeyle ilgili yeni adımlar atacaklarını duyurmuştu. Uzmanlar, ek bütçenin hükümet harcamalarını sürdürebilmek için daha fazla tahvil ihracı gerektireceğini vurguluyor. Monex Group uzmanlarından Jesper Koll, "Harcamaları artırmadan borcu artırmak mümkün değil" diyerek bütçe planlarına temkinli yaklaştı. Takaichi ise 2026 yılı için toplam tahvil ihracının orijinal bütçe planında değişiklik olmayacağını açıkladı. Ancak piyasa oyuncuları ve ekonomi uzmanları bu konuda şüphelerini koruyor.</p><p>Japonya ekonomisinde yenin değeri, faiz oranları ve tahvil piyasalarındaki gelişmeler, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda yakından izleniyor. Başbakan Takaichi'nin ekonomi politikaları üzerindeki baskı sürerken, hükümetin atacağı yeni adımlar merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/japonyada-ekonomi-krizi-t-919_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuzde-sicak-temas-iran-abdye-ait-mq-9u-vurdu-295967</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz'de sıcak temas! İran ABD'ye ait MQ-9'u vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu sabah Hürmüz Boğazı semalarında ABD'ye ait bir MQ-9 tipi insansız hava aracını (İHA) hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz'de sıcak temas! İran ABD'ye ait MQ-9'u vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonunun haberine göre, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, bu sabah Hürmüz Boğazı semalarında ABD'ye ait MQ-9 tipi bir İHA'nın İran hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürüldüğü belirtildi.</p><p>Açıklamada, söz konusu İHA'nın İran tarafından düşürülen 54'üncü MQ-9 olduğu ileri sürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/hurmuzde-sicak-temas-iran-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/victor-osimhen-fransada-siftah-pesinde-295966</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Victor Osimhen, Fransa'da siftah peşinde]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Lille ile karşılaşacak Galatasaray'ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen Şampiyonlar Ligi'ndeki sessizliğini bozmak istiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Victor Osimhen, Fransa'da siftah peşinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray forması giyen Victor Osimhen, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde suskun kaldı.</p><p>Nijeryalı golcü, sakatlığı nedeniyle Devler Ligi'nin ilk haftasında Sporting Lizbon ile deplasmanda oynanan maçta forma giyemedi. Osimhen, Barcelona karşısında da sessiz kaldı.</p><p><b>HEDEFİ LILLE MAÇI</b></p><p>Galatasaray adına geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde önemli goller atan 27 yaşındaki golcü futbolcu, Şampiyonlar Ligi'nin 3. haftasında Lille karşılaşmasını gözüne kestirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/17/42786656.jpg"/><p>Osimhen, eski takımı Lille'e karşı oynanacak maçta bu sezon Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü atmak istiyor. Lille karşılaşması öncesi Okan Buruk ile de görüşen Osimhen, teknik direktörüne gol sözü verdi.</p><p><b>ESKİ TAKIMINA KARŞI İLK KEZ</b></p><p>Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, Lille maçında eski takımına karşı sahaya çıkacak.</p><p>Lille'de 2019-2020 sezonunda forma giyen Osimhen, çarşamba günü ilk kez resmi bir maçta eski takımına karşı forma giyecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/17/42785004.jpg"/><p>Nijeryalı santrfor, Lille kariyerinde çıktığı 38 maçta 18 gol kaydetti.</p><p><b>BU SEZON NE YAPTI?</b></p><p>Osimhen, bu sezon Galatasaray forması altında ise 7 maçta 6 gol attı ve 3 asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/victor-osimhen-fransada-s-717_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/savas-tarihinde-bir-ilk-ukrayna-ordusu-yarali-askeri-drone-ile-cepheden-tahliye-etti-295965</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savaş tarihinde bir ilk! Ukrayna ordusu yaralı askeri drone ile cepheden tahliye etti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna ordusu, cephe hattında yaralı bir askeri ilk kez drone kullanarak güvenli bölgeye taşıdı. Bu operasyon, mayınlarla çevrili ve Rus drone tehditlerinin yoğun olduğu bir alanda başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savaş tarihinde bir ilk! Ukrayna ordusu yaralı askeri drone ile cepheden tahliye etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna ordusu, savaşın sürdüğü cephe hattında yaralanan bir askerin, askeri drone ile güvenli bölgeye taşındığını duyurdu. Bu operasyonun, dünya genelinde bir savaş bölgesinde gerçekleştirilen ilk drone hava nakli olduğu belirtildi. Yetkililer, askerin bulunduğu alanın mayınlarla çevrili olduğunu ve Rusya'ya ait insansız hava araçlarının bölgede aktif şekilde uçtuğunu vurguladı. Karadan müdahalenin riskli olması nedeniyle, havadan kurtarma için ağır bir hexacopter tipi drone kullanıldı. Operasyonun zorlu şartlarda başarıyla tamamlandığı bildirildi.</p><h3>Ukrayna ordusu: 'Karadan kurtarma imkansızdı'</h3><p>92. Taarruz Tugayı, yaralı askerin bulunduğu noktanın mayın tehlikesiyle çevrili olduğunu açıkladı. Tugay yetkilileri, bölgede Rus drone hareketliliğinin yüksek seviyede olduğunu ve karadan yapılacak bir kurtarma girişiminin hem asker hem de ekiplere ciddi risk oluşturacağını ifade etti. Bu nedenle, uzaktan kumandalı ve ağır yük taşıyabilen bir drone ile havadan müdahale kararı alındı. Operasyonun detayları ve görüntüleri kamuoyuyla paylaşıldı.</p><h3>BBC Verify: 'Görüntülerde yapay zeka izine rastlanmadı'</h3><p>Operasyonun ardından paylaşılan videolar, BBC Verify ekibi tarafından incelendi. Yapılan analizde, görüntülerde yer alan askeri personelin kimliği doğrulandı ve herhangi bir yapay zeka manipülasyonu tespit edilmedi. Bu gelişme, Ukrayna'nın savaş alanında teknolojiyi etkin şekilde kullandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür drone hava nakillerinin gelecekte daha fazla kullanılabileceğine dikkat çekiyor.</p><p>Bu operasyon, Ukrayna ordusunun teknolojik imkanlarla cephede hayat kurtarma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Uzmanlar, savaş koşullarında insansız hava araçlarının rolünün giderek arttığını ve benzer uygulamaların önümüzdeki dönemde yaygınlaşabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/savas-tarihinde-bir-ilk-u-254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arnavutlukta-bilanco-agirlasiyor-186si-polis-295-yarali-yuzlerce-gozalti-295964</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arnavutluk'ta bilanço ağırlaşıyor! 186'sı polis 295 yaralı, yüzlerce gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu protestocular ile polis arasındaki çatışmalar yedinci gününde de devam ediyor. Göstericiler, Başbakan Edi Rama'nın istifasını ve daha iyi üniversite koşullarını talep ederken, yaşanan şiddet olaylarında şimdiye kadar 295 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arnavutluk'ta bilanço ağırlaşıyor! 186'sı polis 295 yaralı, yüzlerce gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, çoğunluğunu lise ve üniversite öğrencilerinin oluşturduğu protestocular ile polis arasında başlayan çatışmalar yedinci gününe girdi. Göstericiler, hükümetin politikalarına ve Başbakan Edi Rama'nın yönetimine karşı öfkelerini sokaklara taşıdı. Protestolar sırasında Tiran'daki polis karakolları ve hükümet binaları hedef alındı. Resmi verilere göre, son bir hafta içinde yaşanan olaylarda 295 kişi yaralandı; bunlardan 186'sı polis memuru. Protestocuların talepleri arasında, daha iyi üniversite koşulları, yolsuzluğun sona erdirilmesi ve Başbakan Rama'nın istifası öne çıkıyor.</p><h3>Başbakan Rama'dan protestolara sert tepki</h3><p>Başbakan Edi Rama, protestoların büyümesi üzerine yaptığı açıklamada, "Devlet bununla müzakere ettiği an, devlet düşmüştür" ifadelerini kullandı. Rama, göstericiler arasında Avrupa ve ABD'deki "karanlık güçler" tarafından radikalleştirilen gençlerin de bulunduğunu iddia etti. Arnavutluk'un iyi koordine edilmiş bir saldırının hedefi haline geldiğini savunan Rama, protestoların ülkenin istikrarını tehdit ettiğini belirtti. Hükümet binalarına ve polis karakollarına yönelik saldırılar sonrası, polis güçleri Tiran sokaklarında geniş güvenlik önlemleri aldı. Güvenlik güçleri, göstericileri dağıtmak için su tabancası ve gözyaşı gazı kullandı. Çatışmalar sırasında, parkta toplanan protestocular taşlarla polise karşılık verdi. Polis ise kalabalığı dağıtmak için sert müdahalelerde bulundu.</p><h3>Öğrenciler ve aktivistlerden hükümete istifa çağrısı</h3><p>Protestoların başını çekenler arasında yer alan yüksek lisans öğrencisi ve aktivist Sidorela Vatnikaj, hareketin liderinin olmadığını ve taleplerinin net olduğunu söyledi. Vatnikaj, sekiz yıldır hükümet karşıtı gösterilerde yer aldığını, gününü çoğunlukla protestodan protestoya koşarak geçirdiğini aktardı. Protestocular, polisin sert müdahalesinden duydukları rahatsızlığı dile getirirken, bazı göstericiler ise şiddetin sorumlusunun güvenlik güçleri olduğunu savundu. İnsan hakları avukatı Gentian Sejrani, polis eylemlerini "kaotik ve mantıksız" olarak değerlendirdi ve gözaltına alınanların çoğuna hukuki destek sağladığını belirtti. Sejrani, polisin delil sunma konusunda yetersiz kaldığını, gözaltına alınanlar arasında protestolara katılmayan sivillerin de bulunduğunu ifade etti. Protestocular, ülkede son on yılda bir milyon kişinin göç etmek zorunda kaldığını, gençlerin ise yolsuzluk ve adaletsizlik nedeniyle seslerini duyurmak için sokaklara çıktığını vurguladı.</p><h3>Polis ve protestocular arasında öfke büyüyor</h3><p>Çatışmalar sırasında polis, göstericilerin taşlı saldırılarına karşılık verirken, protestocular da polisin göz yaşartıcı gaz ve biber gazı kullanımına tepki gösterdi. Rinia Parkı'nda toplanan kalabalık, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle dağıtıldı. Gözyaşı gazından etkilenen birçok kişi, çevredeki kafelere ve parklara sığındı. Sarı reflektörlü yelek giyen gönüllüler, gazdan etkilenenlere ilk yardım sağladı. Polis, meslektaşlarına yönelik şiddetten ötürü öfkeliyken, protestocular ise polisin sert taktiklerinden dolayı tepkili. Bu karşılıklı öfke ortamı, şehirde kaosun büyümesine yol açtı. Protestolar sırasında gözaltına alınanların sayısı 100'ü aştı. Yetkililer, olayların daha fazla büyümemesi için ek önlemler almaya devam ediyor.</p><h3>Arnavutluk'ta siyasi istikrarsızlık ve gençlerin rolü</h3><p>Başbakan Edi Rama, 13 yıldır ülkenin yönetiminde yer alıyor ve Arnavutluk siyasetinde etkin bir figür olarak biliniyor. Son dönemde artan protestolar, gençlerin siyasi alandaki etkisini ve taleplerini daha görünür hale getirdi. Vatnikaj, Arnavut gençlerinin dünya genelindeki diğer genç hareketlerden ilham aldığını ve demokratik bir toplum hayalini gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi. Protestocular, ülkedeki yolsuzluğa ve adaletsizliğe karşı mücadele ettiklerini belirterek, hükümetin istifasını ve adil seçimler talep ediyor. Başbakan Rama ise AB üyeliği hedefini gerçekleştirebilecek tek lider olduğunu savunuyor. Ancak, artan toplumsal gerilim ve gençlerin kararlı tutumu, ülkede siyasi istikrarsızlığın derinleşmesine neden oluyor.</p><p>Arnavutluk'taki protestolar, gençlerin önderliğinde devam ederken, hükümetin ve güvenlik güçlerinin nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Şiddet olaylarının sona erip ermeyeceği ve Başbakan Rama'nın istifa çağrılarına nasıl yanıt vereceği, ülkenin önümüzdeki günlerdeki gündemini belirleyecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/arnavutlukta-bilanco-agir-234_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yorungede-tehlikeli-yakinlasma-ukrayna-savasinin-yeni-cephesi-uzay-oldu-295963</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yörüngede tehlikeli yakınlaşma! Ukrayna savaşının yeni cephesi uzay oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın askeri uydusu Kosmos 2612'nin, Iceye tarafından işletilen ticari gözlem uydusu Iceye-X36'ya 500 metreye kadar yaklaşması, uzayda güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Olay, uzayda izinsiz yakın takip kapsamında bir ilk olarak değerlendiriliyor ve uluslararası çevrelerde dikkatle izleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yörüngede tehlikeli yakınlaşma! Ukrayna savaşının yeni cephesi uzay oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın askeri amaçlarla kullandığı Kosmos 2612 adlı uydunun, Iceye şirketine ait Iceye-X36 gözlem uydusuna olağanüstü bir yakınlıkta manevra yapması, uzayda güvenlik ve gözetleme tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. 15 Ekim'de gerçekleşen bu olayda, Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya 500 metreye kadar yaklaştığı tespit edildi. Söz konusu yaklaşım, uzayda izinsiz bir yakın takip örneği olarak kayıtlara geçti. Uzay faaliyetlerini izleyen LeoLabs şirketi, bu hareketin buluşma ve yakınlık operasyonlarıyla uyumlu olduğunu belirtti. Ancak Rus uydusunun asıl amacı henüz netlik kazanmadı. Iceye şirketi, olayın farkında olduklarını ve tüm gelişmeleri yakından izlediklerini açıkladı. Şirketin sentetik açıklık radarı teknolojisi kullanan Iceye-X36 uydusu, özellikle Ukrayna gibi ülkeler için ulusal güvenlik hizmetlerinde önemli bir rol üstleniyor.</p><h3>Kosmos 2612'nin manevrası uluslararası endişe yarattı</h3><p>Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya 500 metre kadar yaklaşması, uzayda bugüne dek benzeri görülmemiş bir olay olarak değerlendirildi. Astrofizikçi ve uzay analisti Jonathan McDowell, bu tür bir izinsiz yakınlaşmanın ilk kez yaşandığını vurguladı. LeoLabs, Kosmos 2612'nin 15 Ekim sabahı itibarıyla Iceye-X36 ile arasındaki mesafeyi 350 kilometreden 5 kilometreden daha az bir seviyeye indirdiğini, ardından ise 500 metreye kadar yaklaştığını duyurdu. LeoLabs'ın analizine göre, Rus uydusunun gerçekleştirdiği manevralar, başka bir uzay aracını incelemek, gölgelemek, karakterize etmek veya potansiyel olarak müdahale etmek amacını taşıyor olabilir. Ancak bu eylemin doğrudan düşmanca bir niyet taşıdığına dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Yine de, bu tür manevralar uzaydaki askeri ve ticari uyduların güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor.</p><h3>Iceye-X36'nın stratejik önemi ve Rusya'nın potansiyel hedefleri</h3><p>Iceye-X36, Iceye şirketinin sahip olduğu ve işlettiği bir gözlem uydusu olarak öne çıkıyor. Iceye, Amerika Birleşik Devletleri, Finlandiya, Avrupa ve Asya'da ofisleri bulunan çok uluslu bir şirket. Şirketin uyduları, özellikle Ukrayna Silahlı Kuvvetleri gibi kurumlara taktiksel zaman dilimlerinde sürekli durum farkındalığı sağlamak amacıyla kullanılıyor. Iceye'nin Ocak ayında yayımladığı basın bültenine göre, bu uydular Ukrayna ile yapılan anlaşma kapsamında askeri operasyonları destekliyor. Ancak Iceye-X36'nın doğrudan Ukrayna operasyonlarında kullanılıp kullanılmadığına dair kesin bir bilgi bulunmuyor. RUSI'nin yayımladığı raporda, Rusya'nın Iceye'nin uydularına yakınlaşmasının, olası bir korkutma taktiği ya da iletişimi engellemeye yönelik bir girişim olabileceğine dikkat çekildi. Raporda ayrıca, uzaydaki uyduların korunmasının ve savunulmasının mevcut teknolojik imkanlarla oldukça sınırlı olduğu vurgulandı.</p><h3>LeoLabs ve RUSI'den uyarı: Uzayda yeni tehditler gündemde</h3><p>LeoLabs, Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya gerçekleştirdiği yakın takibin, uzayda yeni bir tehdit türüne işaret ettiğini belirtti. Şirket, bu tür olayların istihbarat toplama, yörünge üzerindeki denetim, sinyal bozma ve gelecekteki karşı uzay operasyonları için bir hazırlık göstergesi olabileceğini açıkladı. Özellikle Mayıs ayından bu yana dört Rus uydusunun, Iceye-X36 ile hizalanmak üzere yörüngelerini ayarladığı bilgisi, Royal United Services Institute (RUSI) tarafından yayımlanan raporda yer aldı. Bu gelişmeler, uzaydaki askeri ve ticari uyduların güvenliği açısından uluslararası toplumda ciddi bir kaygı oluşturdu. CNN'in Rusya Savunma Bakanlığı'na ve Roscosmos'a yaptığı başvurular ise yanıtsız kaldı. Pazartesi günü itibarıyla Kosmos 2612'nin Iceye-X36'dan uzaklaşmaya başladığı belirtildi. Ancak olayın ardından uzayda benzer girişimlerin artabileceği ve yeni güvenlik protokollerinin gündeme gelebileceği öngörülüyor.</p><p>Uzmanlar, Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya bu denli yaklaşmasının, uzayda faaliyet gösteren tüm ülkeler ve şirketler için önemli bir uyarı niteliği taşıdığını ifade ediyor. Olay, uzayda izinsiz yakın takip ve müdahale risklerinin artmakta olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hem ticari hem de askeri uyduların korunmasına yönelik uluslararası iş birliği çağrıları daha da güçlenebilir. Uzayda güvenliğin sağlanması için yeni önlemler alınması gerekliliği, bu gelişmeyle bir kez daha gündeme taşındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/yorungede-tehlikeli-yakin-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/dwayne-johnsonin-yeni-filmi-lizard-music-ne-zaman-vizyona-girecek-295962</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dwayne Johnson'ın yeni filmi Lizard Music ne zaman vizyona girecek?]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Dwayne Johnson'ın başrolünde yer aldığı ve Benny Safdie'nin yönetmenliğini üstlendiği Lizard Music filmi, Amazon MGM Studios tarafından 25 Aralık 2027'de sinemaseverlerle buluşacak. Fantastik aile filmi olarak duyurulan yapım, Johnson'ın Chicken Man karakteriyle yeni bir dönüşüm yaşadığı iddialı bir proje olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dwayne Johnson'ın yeni filmi Lizard Music ne zaman vizyona girecek?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dwayne Johnson'ın başrolde olduğu ve Benny Safdie'nin yönetmen koltuğuna oturduğu Lizard Music filmi, Amazon MGM Studios tarafından 25 Aralık 2027'de vizyona girecek. Canlı aksiyon ve CGI tekniklerinin bir araya geldiği film, fantastik öğeleriyle aile izleyicilerini hedefliyor. Lizard Music, başına buyruk bir çocuğun, Theo Clark Leber'in canlandırdığı karakterin, başka dünyalardan gelen kertenkelelerin gizli bir gece yayınına rastlamasıyla başlıyor. Bu sıra dışı buluşma, çocuğu Dwayne Johnson'ın hayat verdiği Chicken Man ve onun 85 yaşındaki tavuğu Claudia ile tanıştırıyor. Farklı dünyalardan gelen bu iki karakter, kısa sürede birbirlerinin ruh kardeşi haline geliyor ve birlikte gizli bir toplumu aramaya koyuluyor. Ancak bu macera, görünmez dünyalara, beklenmedik armonilere ve kaybolmuş ruhlara uzanan, sihirli bir yolculuğa dönüşüyor.</p><h3>Dwayne Johnson: Lizard Music'te Chicken Man karakteriyle yeni bir dönüşüm</h3><p>Lizard Music, Dwayne Johnson için kariyerinde yeni bir dönüm noktası olarak tanımlanıyor. Johnson, filmde eksantrik ve tuhaf bir yaşlı adam olan Chicken Man karakterine hayat veriyor. Bu rol için kapsamlı makyaj ve protez uygulamalarıyla adeta bambaşka birine dönüşen Johnson, izleyicilere alışılmışın dışında bir performans sunmayı hedefliyor. Filmin oyuncu kadrosunda Alicia Silverstone, Tim Heidecker, Arya Parvathi, Regina Hall, Colman Domingo, Jeff Goldblum, Rachel McAdams, Andrew Dice Clay ve David Krumholtz gibi önemli isimler de yer alıyor. Senaryo, Daniel Pinkwater'ın aynı adlı romanından Benny Safdie tarafından uyarlandı. Yapımcılar arasında UA'dan Scott Stuber ve Nick Nesbitt, Out for the Count Productions'tan Safdie, Seven Bucks Productions'tan Johnson ve Magnetic Fields Entertainment'tan David Koplan bulunuyor. Johnson'ın Lizard Music'teki Chicken Man performansı, şimdiden sinemaseverler arasında merak konusu oldu.</p><h3>Amazon MGM'den Lizard Music için Noel vizyon tarihi: Fantastik aile filmi geliyor</h3><p>Amazon MGM Studios, Lizard Music'in Noel dönemine denk gelen 25 Aralık 2027 vizyon tarihini özellikle seçti. Yapımcılar, filmin fantastik ve hayret verici atmosferinin aile izleyicileri için ideal olduğunu vurguluyor. Lizard Music, Disney/Marvel Studios'un Avengers: Secret Wars, New Line'ın Lord of the Rings: The Hunt for Gollum ve Lionsgate'ın devam filmi The Housemaid's Secret gibi büyük yapımların ardından sinemaseverlerle buluşacak. Aynı gün vizyona girecek diğer filmler arasında, Amazon MGM Studios'un Ron Howard yönetmenliğinde Adam Driver ve Anne Hathaway'in başrolünde olduğu Alone at Dawn ile Nancy Meyers'ın yönettiği bir Warner Bros filmi de yer alıyor. Lizard Music, bu yoğun takvimde dikkat çekici bir seçenek olarak öne çıkıyor ve Johnson'ın başrol performansı ile Safdie'nin yönetmenliği sayesinde büyük bir ilgiyle bekleniyor.</p><p>Lizard Music, Dwayne Johnson ve Benny Safdie iş birliğiyle hem görsel hem de duygusal açıdan zengin bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Fantastik unsurların ön planda olduğu film, aileler için unutulmaz bir sinema macerası vaat ediyor. 25 Aralık 2027'de Amazon MGM Studios imzasıyla vizyona girecek Lizard Music, yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olmaya aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/dwayne-johnsonin-yeni-fil-736_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/jaxa-marsin-gizemli-uydusundan-numune-getirmeyi-hedefleyen-mmx-uzay-aracini-firlatti-295961</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[JAXA, Mars'ın gizemli uydusundan numune getirmeyi hedefleyen MMX uzay aracını fırlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), Mars'ın gizemli "Phobos" uydusunu keşfedip numuneler getirmeyi hedefleyen MMX uzay aracını fırlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[JAXA, Mars'ın gizemli uydusundan numune getirmeyi hedefleyen MMX uzay aracını fırlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ajansın açıklamasına göre JAXA, 5 yıl süreli &quot;Mars Uyduları Keşfi (Martian Moons eXploration - MMX)&quot; görevi kapsamında yeni keşif aracını taşıyan H3 roketini (H3 F10) uzaya gönderdi.</p><p>H3 F10 roketi, Japonya&#39;nın güneybatısında yer alan Kagoshima eyaletindeki Tanegaşima Uzay Merkezi&#39;nden 20 Ekim&#39;de yerel saatle 04.41&#39;de fırlatıldı.</p><p>Fırlatma anı, JAXA&#39;nın internet sitesinde linki paylaşılan YouTube kanalında &quot;Bu, JAXA öncülüğünde gerçekleştirilen, dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan görev&quot; başlığıyla canlı yayımlandı.</p><p>Uzay aracı, Mars&#39;ın iki uydusundan biri ve Mars yüzeyinin yaklaşık 6 bin kilometre üzerinde yörüngede dönen, 22 kilometre çapındaki Phobos&#39;ta da inceleme yapacak.</p><p>Phobos&#39;tan toplanan kaya ve kum gibi örneklerin Dünya&#39;ya getirilmesinin amaçlandığı görevle Mars&#39;ın gizemli uydularının kökeninin araştırılması ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p><p>578 milyon dolarlık yatırımla planlanan MMX görevinin başarılı olması halinde bu, &quot;Mars&#39;tan veya uydusundan Dünya&#39;ya analiz edilmek üzere numune getirilen ilk görev&quot; olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/balksz1-2010202656c1c3bc.jpg"/><p><b>- 2031'DE DÖNÜŞ</b></p><p>Başarıyla ilerlemesi halinde uzay aracı, fırlatıldıktan yaklaşık bir yıl sonra Mars çevresindeki yörüngeye girecek ve Phobos&#39;a inecek.</p><p>İniş denemeleri, Phobos&#39;un keşfi ve Dünya&#39;ya dönüş olmak üzere 3 aşama şeklinde hareket edecek uzay aracının Mart 2031 sonuna kadar geri dönmesi öngörülüyor.</p><p>Dünya&#39;ya dönüş yolunda uzay aracı, topladığı numuneleri içeren kapsülü, Avustralya bölgesinde teslim alınmak üzere salıverecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/jaxa-marsin-gizemli-uydus-457_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295960</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/hali-lekesine-son-veren-dogal-formul-temizlik-uzmanlarinin-gizli-formulu-ortaya-cikti-295960</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Halı lekesine son veren doğal formül! Temizlik uzmanlarının gizli formülü ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, halı temizliğinde karbonat ve hidrojen peroksit kullanımının hem etkili hem de pratik bir çözüm sunduğunu belirtiyor. Bu iki yaygın ev eşyası sayesinde, ağır kimyasallar veya pahalı makineler olmadan halılarınızı kolayca temizleyebilirsiniz.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Halı lekesine son veren doğal formül! Temizlik uzmanlarının gizli formülü ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halı temizliği konusunda sıkça karşılaşılan zorluklar, ev sahiplerini pratik ve güvenli yöntemler aramaya yönlendiriyor. Son dönemde, uzmanlar karbonat ve hidrojen peroksit kullanımıyla halıların derinlemesine temizlenebileceğini vurguluyor. Bu yöntemde, ağır kimyasal içeren makineler yerine kolayca bulunabilen iki ev eşyasıyla etkili sonuçlar elde ediliyor. Üstelik, karbonat ve hidrojen peroksit kombinasyonu hem bütçe dostu hem de halı liflerine zarar vermeden temizlik sağlıyor. Konunun uzmanları, bu yöntemin doğru şekilde uygulanması halinde lekeleri hızla çıkardığını ve halıların ilk günkü gibi görünebildiğini belirtiyor.</p><h3>Karina Toner: 'Hidrojen peroksit ve karbonat etkili bir ikili'</h3><p>Spekless Cleaning'in operasyon yöneticisi Karina Toner, hidrojen peroksitin halıdaki lekeleri parçalayarak çıkarmada önemli rol oynadığını ifade ediyor. Toner'e göre, hidrojen peroksit lekelerin kimyasal bağlarını kırıyor ve hafif köpürme özelliği sayesinde kirlerin halı liflerinden ayrılmasına yardımcı oluyor. Karbonat ise, hem nemi hem de yağı emerek kötü kokuları ortadan kaldırıyor ve yüzeyde hafif bir aşındırıcı etki yaratıyor. Toner, karbonatın peroksitin etkisini dengelediğini ve ani doygunluğu önlediğini de ekliyor. Bu iki maddenin birleşimiyle, halıdaki zorlu lekeler kısa sürede çözülebiliyor ve temizlik işlemi çok daha pratik hale geliyor. Ayrıca, karbonat ve hidrojen peroksit kullanımı sayesinde toksik kimyasallara maruz kalmadan hijyen sağlanıyor.</p><h3>Doğru uygulama adımları ve dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>Uzmanlar, karbonat ve hidrojen peroksit ile halı temizliği yaparken belirli adımların izlenmesini öneriyor. Öncelikle, halı yüzeyinin süpürülmesi ve tozdan arındırılması gerekiyor. Ardından, hidrojen peroksitin halının görünmeyen bir köşesinde test edilmesi şart. Karina Toner, bu adımda beş ila on dakika beklenmesini ve beyaz bir bezle silinmesini tavsiye ediyor. Eğer renk akması, solma veya liflerde deformasyon gözlenirse, bu yöntemin o halıda kullanılmaması gerektiği belirtiliyor. Testte olumsuz bir sonuç alınmazsa, 1 su bardağı %3 hidrojen peroksit, 2 yemek kaşığı karbonat ve 2 su bardağı su karıştırılarak sprey şişesine aktarılıyor. Hazırlanan karışım halıya hafifçe püskürtülüyor ve beş ila on dakika bekleniyor. Temiz bir beyaz havlu veya bez yardımıyla leke siliniyor, fakat ovalamaktan kaçınılması gerekiyor. Kalan karbonat kalıntısı ise nemli bir bezle alınarak, halı tamamen kuruduktan sonra süpürülüyor. Bu adımlar, hem halıdaki lekelerin giderilmesini hem de liflerin korunmasını sağlıyor.</p><h3>Karbonat ve hidrojen peroksit hangi halılarda güvenli?</h3><p>Halı temizliğinde karbonat ve hidrojen peroksit ikilisi, özellikle sentetik halı türlerinde güvenli kabul ediliyor. Naylon, polyester ve olefin gibi sentetik malzemeler bu yöntemden zarar görmüyor. Ancak, yün, ipek, pamuk, jüt veya sisal gibi doğal lifli halılarda bu karışımın kullanılmaması öneriliyor. DaVinci Carpet Cleaning'in sahibi Michael Milici, antika veya hassas halılarda da dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, karbonatın tek başına her bir ila üç ayda bir uygulanmasının güvenli olduğu, ancak hidrojen peroksit ile birleşiminin yalnızca ihtiyaç duyulduğunda, yani belirli lekelerde tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Sık peroksit uygulamalarının halı liflerinde solmaya ve zayıflamaya yol açabileceği konusunda da uyarılar yapılıyor. Bu nedenle, doğru malzeme seçimi ve uygulama sıklığı, halının uzun ömürlü kullanımı açısından önem taşıyor.</p><h3>Zorlu lekelerde tekrar uygulama ve bulaşık sabunu desteği</h3><p>Karbonat ve hidrojen peroksit ile yapılan temizlik sonrasında bazı inatçı lekeler tamamen çıkmayabilir. Uzmanlar böyle durumlarda paniğe kapılmamayı ve işlemi nazikçe tekrarlamayı öneriyor. Karina Toner, özellikle kan, yiyecek veya mürekkep gibi zor lekelerde karışıma bir damla bulaşık sabunu eklenebileceğini belirtiyor. Ancak, deterjan kullanımı sonrası halının iyice durulanması ve kalıntıların tamamen çıkarılması büyük önem taşıyor. Çünkü deterjan kalıntıları, zamanla kir birikimine ve halının matlaşmasına neden olabiliyor. Lekeler tamamen çıkmasa bile, sabırlı ve dikkatli uygulamalarla halının görünümü önemli ölçüde iyileştirilebiliyor. Bu yöntem sayesinde, evdeki halılar hem hijyenik hem de estetik olarak taze bir görünüme kavuşuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/hali-lekesine-son-veren-d-349_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cesmeli-kizkalesi-otoyolundan-ilk-gunde-17-binden-fazla-arac-gecti-295959</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'ndan ilk günde 17 binden fazla araç geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli üretim ve turizm şehirlerinden Mersin'de hizmete giren Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu'nun Çeşmeli-Kızkalesi kesiminden ilk günde binlerce araç geçti. Otoyoldan ilk gün geçen araç sayısı 17 bin 681 olurken deneyimleyenler, Mersin-Erdemli arasında ulaşımın daha güzel olduğuna değinerek "Ekspres gidip geliyoruz" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'ndan ilk günde 17 binden fazla araç geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin ile Kızkalesi arasındaki ulaşımı önemli derecede rahatlatacak olan Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu'nun Çeşmeli-Kızkalesi kesimi dün gece açıldı. Bağlantı yollarıyla toplam 52 kilometre uzunluğa sahip Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'nun özellikle yaz aylarında ve bayram dönemlerinde turizm bölgelerinde yaşanan trafik sorununa kalıcı çözüm sunması bekleniyor. Projede 10 köprülü kavşak, 7 tünel ve 5 viyadük, 2 otoyol hizmet tesisi, 6 ücret toplama alanı, birer bakım ve tünel işletme merkezi yapıldı. Yazın saatler süren seyahat süresinin bu sayede 18 dakikaya kadar düşmesi hedeflendi. Zamandan yılda 2,68 milyar lira, akaryakıttan ise 340 milyon lira olmak üzere toplam 3 milyar 20 milyon lira tasarruf sağlanacağı, karbon emisyonunu da yılda 17 bin ton azalacağı kaydedildi. Ayrıca, Mersin'in turizm, tarım, sanayi ve lojistik merkezleri arasındaki ulaşım altyapısını güçlendireceği aktarıldı. D-400 Antalya-Mersin ve D715 Konya-Mersin devlet yollarındaki transit trafiğin şehir merkezlerine girmeden otoyol ağına ulaşmasına imkan tanınan yolu ilk günden binlerce sürücü kullandı. İlk gün toplam 17 bin 681 araç geçtiği bildirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81329901-201020265faa02b4.jpg"/><p><b>"TURİZME VE TARIMA CİDDİ KATKI SAĞLAYACAK"</b></p><p>Otoyolun bağlantı yollarıyla birlikte 52 kilometre olduğunu belirten Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "Havalimanından sonra otoyolun da açılması hem Erdemli'nin turizmine, hem de tarımına ciddi katkı sağlayacaktır. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, liderimiz Devlet Bahçeli'ye, bölgemizdeki bölge milletvekillerimize, karayollarımıza ve yüklenici firmaya teşekkür ediyoruz. Erdemli'mize, Mersin'imize hayırlı uğurlu olsun. Önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız resmi açılışını yapacak" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81329904-2010202621cdbd54.jpg"/><p>Vatandaşların ilk günden ciddi bir şekilde otoyolu kullandığına da dikkat çeken Başkan Kara, "Şu ana kadar binlerce araç bu otoyolu kullandı. İnşallah önümüzdeki günlerde de özellikle yaz döneminde Silifke'yle Mersin arası yaklaşık 3 saati bulan bir yol mesafesi oluyordu. Artık ciddi bir şekilde kısaldı. Çeşmeli'den Kızkalesi'ne 18 dakikada gidilecek. Tabii dediğim gibi Erdemli'mizin turizmine de ciddi katkı sağlayacak" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81329902-201020268c53238b.jpg"/><p><b>"EKSPRES GİDİP GELİYORUZ"</b></p><p>Otoyolu kullanan esnaf Cumaali Göçer "Ulaşım güzel bir şey. Yani trafik, ışıklar, sıkıntı, her şey kalktı. Çok güzel. Mersin-Erdemli arasında işimiz olduğunda ekspres gidip geliyoruz, ulaşım daha güzel oldu. Mersin Erdemli arası 12-13 dakika sürdü, çok düştü" şeklinde konuştu.  </p><p>Çeşmeli'den Erdemli'ye gelen Kerim Şişman ise, "Yol gayet güzeldi, keyifli bir sürüş oldu. Çok güzel olmuş. Ellerine sağlık. Yapan herkese teşekkür ederim. Çeşmeli-Erdemli arası 8 dakika sürdü" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81329903-201020261220fc9e.jpg"/><p>Otoyolu kullanan diğer sürücülerde çok memnun olduklarını söyledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/cesmeli-kizkalesi-otoyolu-200_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlarindan-tarihi-basari-yasli-kan-hucreleri-genc-beyin-kok-hucrelerine-donusturuldu-295958</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından tarihi başarı! Yaşlı kan hücreleri genç beyin kök hücrelerine dönüştürüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bonn Üniversitesi ve Bonn Üniversitesi Hastanesi'nden araştırmacılar, eski kan hücrelerini gençleşen beyin kök hücrelerine dönüştürerek tıp dünyasında önemli bir adım attı. Bu çalışma, beyin kök hücresi gençleşmesinin nörodejeneratif hastalıklar için yeni tedavi yolları sunabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından tarihi başarı! Yaşlı kan hücreleri genç beyin kök hücrelerine dönüştürüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bonn Üniversitesi ve Bonn Üniversitesi Hastanesi'nden bir ekip, eski kan hücrelerini gençleşme potansiyeline sahip beyin kök hücrelerine dönüştürdü. Araştırma, 15 farklı donörden alınan kan hücreleriyle gerçekleştirildi ve sonuçlar, hücrelerin zamanla gençleşmeye devam ettiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu buluşun beyin kök hücresi gençleşmesi konusunda yeni bir çığır açtığını ve nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde umut olabileceğini belirtiyor. Çalışmanın sonuçları Aging Cell dergisinde yayımlandı.</p><h3>Bonn Üniversitesi ekibinden doğrudan dönüşüm yöntemiyle gençleşen beyin kök hücreleri</h3><p>Bonn Üniversitesi'nden Oliver Brüstle liderliğindeki ekip, eski kan hücrelerini doğrudan beyin kök hücrelerine dönüştürmek için yenilikçi bir yöntem kullandı. Araştırmacılar, yeni doğanlardan 101 yaşına kadar olan 15 farklı donörden alınan eritroid öncü hücreleri (EPC) üzerinde çalıştı. Bu hücreler, beyin için kritik öneme sahip indüklenmiş sinir kök hücrelerine (iNSC) dönüştürüldü. Doğrudan dönüşüm yöntemi, genellikle hücreleri yok eden bir ajan aracılığıyla gerçekleştirildi. Bilim insanları, iki farklı transkripsiyon faktörü içeren bir virüs kullanarak hücrelerin DNA'sına müdahale etti. Böylece, eritroid öncü hücrelerinin doğrudan sinir kök hücrelerine dönüşmesi sağlandı. Bu süreçte, beyin kök hücresi gençleşmesi anahtar kavram olarak ön plana çıktı ve araştırmanın temelini oluşturdu.</p><h3>Gençleşme sürecinde epigenetik saat sıfırlandı</h3><p>Araştırmacılar, dönüştürülen hücrelerin gençleşme sürecini ve genetik davranışlarını ayrıntılı olarak izledi. DNA metilasyon ölçümleri ve RNA dizileme teknikleriyle yapılan analizlerde, hücrelerin yeni kimliklerini 12 gün içinde göstermeye başladığı tespit edildi. Başlangıçta, EPC'lerin epigenetik yaşı, donörlerin kronolojik yaşıyla yüksek oranda ilişkiliydi. Ancak doğrudan dönüşüm sonrası, beyin kök hücresi gençleşmesi adım adım gerçekleşti ve hücreler zamanla daha genç bir profile sahip oldu. Özellikle 50 ila 100 gün arasında, hücrelerin epigenetik yaşı donör yaşının yaklaşık yüzde 5'ine kadar geriledi. Yani, bu süreçte hücreler 60 yıl kadar gençleşti ve bu gençleşme, hücrelerin bölünme yeteneğinden bağımsız olarak devam etti. Araştırmacılar, bu gençleşmenin sadece yüzeysel olmadığını, hücrelerin gerçekten genç hücreler gibi davrandığını vurguladı.</p><h3>Bilim insanlarından nörodejenerasyon için umut veren açıklamalar</h3><p>Bonn Üniversitesi ekibi, beyin kök hücresi gençleşmesinin nörodejeneratif hastalıklar için yeni bir umut kaynağı olabileceğini belirtti. Araştırmacılar, elde edilen gençleşmiş hücrelerin protein ifadesi, geri dönüşüm yetenekleri ve DNA hasarının azlığı gibi birçok parametreyle gerçekten genç hücrelere benzediğini gösterdi. Ayrıca, bu hücreler mitokondriyal toksisiteye karşı da dirençli çıktı. Bonn ekibi, dönüştürülen hücrelerin, önceki çalışmalarda farelerin beyinlerine nakledildiğinde mevcut sinir hücreleriyle bağlantı kurabildiğini hatırlattı. Bu bulgular, mühendislik yoluyla üretilen beyin kök hücrelerinin gelecekte nörodejenerasyon tedavisinde kullanılabileceğine işaret ediyor. Özellikle, beyin kök hücresi gençleşmesi sayesinde, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirilebileceği düşünülüyor.</p><h3>Uzun süreli gençleşme modeliyle deneysel araştırmalara yeni kapı</h3><p>Araştırmada, doğrudan dönüşümle elde edilen beyin kök hücrelerinin gençleşme sürecinin haftalar boyunca sürdüğü gözlemlendi. Bu uzun süreli gençleşme, deneysel modeller için büyük bir avantaj sağladı. Oliver Brüstle, "Epigenetik saatler birkaç hafta boyunca yavaşça sıfırlandığı için, bu modeli gençleşme sürecini hızlandıran veya yavaşlatan faktörleri araştırmak için kullanabiliriz" dedi. Araştırmacılar, bu modelin beyin kök hücresi gençleşmesi alanında yeni ilaç ve tedavi geliştirme çalışmalarında önemli rol oynayabileceğini düşünüyor. Ancak çalışmada bazı sınırlamalar da yer aldı; örneğin, doğal olarak yaşlanmış sinir kök hücreleriyle karşılaştırma yapılamaması ve in vitro ile in vivo koşullar arasındaki farklılıklar gibi. Buna rağmen, elde edilen sonuçlar bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı ve beyin kök hücresi gençleşmesi konusundaki araştırmaların önünü açtı.</p><p>Bonn Üniversitesi ve Bonn Üniversitesi Hastanesi'nin yürüttüğü bu çalışma, beyin kök hücresi gençleşmesi konusunda bilim dünyasına yeni bir bakış açısı kazandırdı. Araştırmanın sonuçları, yaşlanmanın biyolojik olarak geri çevrilebileceğini ve gelecekte nörodejeneratif hastalıklarla mücadelede önemli bir adım atılabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu gelişmenin beyin sağlığı ve yaşlanma karşıtı tedavilerde devrim yaratabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde, beyin kök hücresi gençleşmesi üzerine yapılacak daha kapsamlı araştırmaların, insan sağlığına doğrudan katkı sağlayabileceği düşünülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bilim-insanlarindan-tarih-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kamu-tesebbuslerinin-2027-yatirim-hedefi-7542-milyar-lira-295957</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kamu teşebbüslerinin 2027 yatırım hedefi 754,2 milyar lira]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) ve bağlı ortaklıklarının, 2027'de 754,2 milyar lira tutarında yatırım yapmaları öngörülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kamu teşebbüslerinin 2027 yatırım hedefi 754,2 milyar lira]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının 2027 Yılına Ait Genel Yatırım ve Finansman Programının Tespit Edilmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı&quot;, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.</p><p>Buna göre, kamu teşebbüsleri kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde, tüm işletmecilik faaliyetlerinde verimliliği ve karlılığı artıracak tedbirler alacak ve etkin bir insan kaynakları politikası izleyecek.</p><p>Atıl durumdaki gayrimenkuller değerlendirilerek, üretilecek mal ve hizmetlere yönelik tedarik edilecek ham madde miktarı ve fiyatıyla üretilen mal ve hizmetlerin miktar ve fiyatları, programdaki hedefleri sağlayacak şekilde tespit edilecek. Faaliyet alanlarını ilgilendiren konularda, AR-GE ve inovasyon çalışmalarına önem verilecek. Piyasa koşullarında daha kaliteli ve düşük maliyetli mal ve hizmet üretmek amacıyla üretim teknolojisindeki gelişmeler takip edilecek, bilgi ve iletişim altyapısıyla organizasyon yapıları gözden geçirilecek.</p><p>Kamu teşebbüsleri, ticari kredi kullanımlarını ve mali yükümlülüklerini asgari düzeyde tutmak ve yönetmekle sorumlu olacak. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan üretim azami düzeye çıkarılacak. Teşebbüslerin enerji tüketimleri ve maliyetlerinin azaltılması amacıyla, enerji yönetimi faaliyetlerinin ve enerji verimliliği önlemlerinin uygulanmasına özen gösterilecek. İşletme faaliyetlerinde etkin risk yönetimi uygulanacak, finansal risklere karşı tedbirler alınacak, tasarruf odaklı yaklaşım gösterilecek.</p><p><b>- BORÇLAR ZAMANINDA ÖDENECEK</b></p><p>Kamu teşebbüsleri, 2027 yılına dair işletme bütçelerini hazırlayarak, 31 Aralık&#39;a kadar ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığına veya Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirecek.</p><p>Bu teşebbüsler, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ürettikleri mal ve hizmetlerin fiyat ve tarifelerini belirlemekte serbest olacak. Satış fiyatları ve tarifeler, uygulanan ekonomik programda yer alan ilke ve politikalar, mali hedefler ve teşebbüsün finansman ihtiyacı dikkate alınarak belirlenecek.</p><p>Kamu işletmeleri, kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın, tüm borçlarını zamanında ödemek ve temettü dahil alacaklarını zamanında tahsil etmek için gerekli tedbirleri alacak.</p><p><b>- TEŞEBBÜSLERİN 2027 YILI MALİ HEDEFLERİ</b></p><p>Öte yandan, KİT&#39;lerin gelecek yıl için mali hedefleri de belirlendi. Buna göre KİT&#39;lerin, 2027&#39;de, toplam 754 milyar 196 milyon 990 bin liralık yatırım yapmaları öngörülüyor.</p><p>En yüksek yatırımı 353,8 milyar lirayla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yapacak. TPAO&#39;yu 122,7 milyar lirayla Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) İşletmesi Genel Müdürlüğü, 75,7 milyar lirayla Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) takip edecek.</p><p>Kamu teşebbüslerinin 2027 yılı mali hedefleri (bin lira) şöyle:</p><p><table><tr><td>Kamu teşebbüsleri</td><td>Yatırım</td><td>Borçlanma gereği</td><td>Faiz dışı fazla</td></tr><tr><td>1-Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (TŞFAŞ)</td><td>5.718.100</td><td>26.607.882</td><td>-3.225.258</td></tr><tr><td>2-Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ETİ MADEN)</td><td>13.500.000</td><td>-5.208.453</td><td>1.814.295</td></tr><tr><td>3-Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)</td><td>3.000.000</td><td>34.565.157</td><td>644.093</td></tr><tr><td>4-Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ)</td><td>160.500</td><td>13.662.491</td><td>16.190.431</td></tr><tr><td>5-Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ)</td><td>13.500.000</td><td>246.151.953</td><td>37.861.354</td></tr><tr><td>6-Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ)</td><td>75.684.000</td><td>-7.016.729</td><td>11.000.000</td></tr><tr><td>7-Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO)</td><td>353.808.640</td><td>120.056.497</td><td>-104.339.050</td></tr><tr><td>8-Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ)</td><td>70.000.000</td><td>311.869.447</td><td>3.705.866</td></tr><tr><td>9-Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)</td><td>1.215.150</td><td>68.568.158</td><td>76.818.876</td></tr><tr><td>10- Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR)</td><td>300.000</td><td>11.782.891</td><td>12.700.681</td></tr><tr><td>11-Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)</td><td>2.150.000</td><td>6.214.029</td><td>-485.362</td></tr><tr><td>12-Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü (ESK)</td><td>1.237.800</td><td>870.717</td><td>-2.870.717</td></tr><tr><td>13-Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü (DMO)</td><td>303.000</td><td>-137.611</td><td>-6.262.389</td></tr><tr><td>14-T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD)</td><td>122.744.000</td><td>238.671.802</td><td>22.618.469</td></tr><tr><td>15-TCDD Taşımacılık AŞ</td><td>45.000.000</td><td>66.534.777</td><td>1.519.519</td></tr><tr><td>16-Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi (TÜRASAŞ)</td><td>13.594.000</td><td>5.073.234</td><td>19.731.443</td></tr><tr><td>17-Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ)</td><td>26.000.000</td><td>-10.584.019</td><td>8.749.036</td></tr><tr><td>18-Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM)</td><td>4.638.000</td><td>-1.884.404</td><td>-2.179.667</td></tr><tr><td>19-Türkiye Elektromekanik Sanayi AŞ (TEMSAN)</td><td>741.000</td><td>708.787</td><td>775.814</td></tr><tr><td>20-Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ)</td><td>812.500</td><td>-3.808.333</td><td>1.925.821</td></tr><tr><td colspan="4">4046 sayılı Kanuna Tabi Olup Sermayesinin Yarıdan Fazlası Kamuya Ait Olan İşletmeci Kuruluşlar</td></tr><tr><td>Sümer Holding AŞ</td><td>300</td><td>403.534</td><td>21.766</td></tr><tr><td>Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ (TDİ)</td><td>90.000</td><td>-207.727</td><td><p>88.705</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kamu-tesebbuslerinin-2027-791_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295956</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/dusan-vlahovic-trabzonspor-macinda-gol-atamayarak-seriyi-bozdu-295956</link>
      <pubDate>2026-10-20T10:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dusan Vlahovic, Trabzonspor maçında gol atamayarak seriyi bozdu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş formasıyla 4 maça ilk 11'de başlayan Sırp golcü Dusan Vlahovic Trabzonspor maçında gol atamadı ve seriyi devam ettiremedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dusan Vlahovic, Trabzonspor maçında gol atamayarak seriyi bozdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş'ta ilk 11'de sahaya çıktığı ilk 4 maçta da gol atmayı başaran Sırp golcü, Trabzonspor önünde seriyi sürdüremedi.</p><p>Beşiktaş'ın sezon başında Juventus'tan transfer ettiği Dusan Vlahovic, gol serisini Trabzon deplasmanında sonlandırdı.</p><p>İlk 11'de sahaya çıktığı ilk maç olan Çorum mücadelesinde hat-trick yapan Sırp golcü, sonrasında 11'de çıktığı Fenerbahçe, Amed ve Kocaeli maçlarında da gol atmıştı. Ligde toplam 6 golü bulunan Dusan Vlahovic, 11'de çıktığı dünkü mücadelede bordo-mavili savunmayı ve Onana'yı aşamadı.</p><p>Beşiktaş'ın hücum bölgesinde çok güvendiği Vlahovic dün etkisizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/dusan-vlahovic-trabzonspo-655_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/organize-sekilde-harama-el-uzatildigi-anlasilmakta-bahceli-ekonomimiz-saglam-temeller-uzerindedir-295955</link>
      <pubDate>2026-10-20T10:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmakta! Bahçeli: Ekonomimiz sağlam temeller üzerindedir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemez" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmakta! Bahçeli: Ekonomimiz sağlam temeller üzerindedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı&#39;ndaki konuşmasına, İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesindeki bazı illerde aşırı yağış sonrası yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yağmur ve selden etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808209.jpg"/><p>Afetle mücadele eden kurum ve çalışanlarına teşekkür eden Bahçeli, &quot;Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu da ortadadır.&quot; diye konuştu.</p><p>Yaşananların planlama, risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkardığına dikkati çeken Bahçeli, &quot;Afetlerle mücadele, bütün kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı, yer seçiminden riskli alanların dönüştürülmesine ve ıslah projelerine kadar doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır. Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın behemehal karşılanacağına ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyor, Allah, ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808198.jpg"/><p>Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesinin finansal sistemin sağlıklı işlemesine bağlı olduğunu vurgulayan Bahçeli, sermaye piyasalarının gelişiminin, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eşgüdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirdiğini vurguladı.</p><p>&quot;Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır&quot; diyen Bahçeli, milletin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımların uygulanacağını dile getirdi. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808199.jpg"/><p><b>MHP Genel Başkanı Bahçeli, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle &#39;fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini&#39; söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır. Milletimiz emin olsun. Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.&quot;</p><p>Bahçeli, partisinin milletin hak ve hukukunu savunurken, adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların takipçisi olacağını belirterek, dar gelirli vatandaşların beklentilerinin karşılanması için gerekli hamlelerin yapılacağını söyledi.</p><p>Bazı belediyelere yönelik yürütülen soruşturmaları ve devam eden yargılama süreçlerini hatırlatan Bahçeli, &quot;İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil savunma hakkının esas alındığı yerlerdir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808201.jpg"/><p><b>-"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR"</b></p><p>Milletin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve adaletin bir an evvel tecellisini beklediğini belirten Bahçeli, soruşturmalar kapsamındaki bir başka konunun da basın özgürlüğü tartışmalarına yönelik olduğunu aktardı.</p><p>Özgür basını demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olarak nitelendiren Bahçeli, &quot;Medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.&quot; görüşünü paylaştı.</p><p>Medya kuruluşlarının da diğer kurumlar gibi hukuk karşısında sorumlu olduğunu anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808202.jpg"/><p>&quot;Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi ise hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır. Türkiye&#39;nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, &#39;Terörsüz Türkiye&#39; ve &#39;Terörsüz Bölge&#39; hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemez. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye&#39;nin, güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.&quot;</p><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Birleşik Kıbrıs Federasyonu ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Rum yönetiminin, İsrail'in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum." dedi.</p><p>Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, partisinin, tarihin omuzlarına yüklediği mesuliyet şuuru ile Türk milliyetçiliği meşalesini taşıdığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808201.jpg"/><p>Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkum ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığının bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:</p><p>"Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesidir. Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve gözyaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar. Siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz? Tarihin coğrafyada Türk akışını bilmeyen cahillere tekrardan hatırlatalım, Türk milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil, onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır. Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır."</p><p>Kendisini Türk milliyetçisi addeden ülküdaşlarına "Orada burada vaktinizi heba etmeyin" sözleriyle çağrıda bulunan Bahçeli, "Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir dönemde yanlış yönde saf tutmayın. Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim." diye konuştu.</p><p><b>-"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİ, TERÖRSÜZ BÖLGE VİZYONUNDAN AYRI DÜŞÜNEMEYİZ"</b></p><p>"Terörsüz Türkiye" hedefinin, büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şu görüşleri paylaştı:</p><p>"Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle 'Terörsüz Türkiye' hedefini, terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, milli birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç haline gelmektir."</p><p>Türkiye'de 129'u devlet üniversitesi olmak üzere 208 üniversitenin bulunduğunu ve yükseköğretimde toplam öğrenci sayısının 6 milyon 554 bin 312 olduğunu aktaran Bahçeli, 2026-2027 öğretim yılında öğrencilere ve akademisyenlere başarılar diledi.</p><p>Üniversitelerin, bilimsel rekabetin, fikir egemenliğinin ve kültürel bağımsızlığın kaleleri olduğunu kaydeden Bahçeli, "Türkçe bilim dili değildir" diyen anlayışların ve kültürel emperyalizmin yerli unsurlarının, üniversiteleri arka bahçeye dönüştürmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Devlet Bahçeli, üniversitelere yapılan yatırımın gençliğe, geleceğe, ülkenin aklına, üretim ve teknik kapasitesine yapılan yatırım olduğunu belirterek, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek irade ve cesaretin Türk gençliğinde bulunduğunu dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808205.jpg"/><p><b>- "BİRLEŞİK KIBRIS FEDERASYONU HAM BİR HAYALDİR"</b></p><p>İsrail-Lübnan hattından İran-Yemen eksenine, Hürmüz Boğazı'ndan Babülmendep Boğazı'na uzanan istikrarsızlık sarmalının, bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiğine dikkati çeken Bahçeli, Suriye ve Irak'ta yaşanan bazı olumlu gelişmelerin, bölgenin barış ve huzuru açısından umut verici olduğunu anlattı.</p><p>Bahçeli, Bağdat yönetiminin, silahlı yapıların tasfiyesine yönelik girişimlerinin, Irak devletinin egemenlik sahasının tamamında meşru gücünü yeniden tesis etme iradesinin bir yansıması olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808209.jpg"/><p>Devlet Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"SDG/YPG'nin askeri varlığının sona erdirilerek Suriye devletinin kurumlarına entegrasyonu yönünde atılan somut adımlar ise ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği bakımından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe katedilen 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz, bölgesel bir boyut da kazanmaktadır."</p><p>Komşu ülkelerde yaşanan gelişmelerin "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını gösterdiğini dile getiren Bahçeli, İran İçişleri Bakanının eylül ayında Ankara ziyareti sırasında yaptığı "PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır" açıklamasının gereğinin yerine getirilmesinin, bölgesel barış için yeni bir adım olacağını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808207.jpg"/><p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge'ye odaklandığımız bir dönemde Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs'ta provokasyonlar da devam etmektedir. Türkiye'nin güvenlik doktrininde Mavi Vatan'ın stratejik merkezi olan Kıbrıs'ta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcileri ile Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz.</p><p>Rum basınına yansıyan ve yalanlanmayan kapalı Maraş'ın Birleşmiş Milletler yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı'nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik iddialar, Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Rum yönetiminin, İsrail'in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki Kıbrıs asırlardan beri Türk'tür, ebediyen Türk kalacaktır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808208.jpg"/><p><b>- 13. TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI ZİRVESİ</b></p><p>Türk Devletleri Teşkilatının 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek 13. Zirvesi ile Türk dünyasının kalbinin Ankara'da atacağını belirten Bahçeli, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünün tüm Türk dünyasıyla birlikte kutlanacağını, birlik ve beraberliğin bir kez daha ilan edileceğini ifade etti. Bahçeli, "Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü tüm Türk Dünyası olarak hep birlikte kutlayacak, böylece birlik ve beraberliğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan edeceğiz." dedi.</p><p>2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi ve Sayıştay raporlarının TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlatan Bahçeli, öngörülebilirliği artıran, üretim kapasitesini genişleten ve sosyal devlet ilkesini güçlendiren bir bütçe olarak tanımladığı 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin millete, ülkeye, devlet ve toplum hayatına hayırlı olmasını diledi.</p><p>Bahçeli, milletvekillerinden komisyon görüşmelerini yakından takip ederek görüş ve düşüncelerini açıklamalarını, anlamsız tartışmalardan kaçınarak Cumhur İttifakı'nın siyasi doğasına uygun hareket etmelerini ve bütçe sürecine olumlu katkıda bulunmalarını beklediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808204.jpg"/><p>Devlet Bahçeli'nin, geleneksel Türk motifleriyle süslenmiş, üst kısmında ay yıldızlı Türk bayrağı simgesinin yer aldığı yüzük ve rozet taktığı dikkati çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/organize-sekilde-harama-e-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-uraloglu-dijital-dunyada-en-cok-korumamiz-gerekenler-cocuklarimiz-295954</link>
      <pubDate>2026-10-20T10:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımız]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kriptoloji açısından veri merkezlerinin, dijital varlıkların uzun vadeli güvenliğinin teminatı olduğunu belirterek, "Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak, siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ile Bilgi Güvenliği Derneği işbirliğinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu&#39;nda (BTK) düzenlenen &quot;Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı&quot;nda bilginin, çağın en değerli hazinesi, siber güvenlik yazılım ve teknolojilerinin ise bu hazineyi koruyan en kritik kalkan olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808669.jpg"/><p>Yeni çağın en stratejik kaynağının veri, yani bilgi olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, &quot;Veri yalnızca arşivlenen bir yığın değil, üretimin ham maddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü, veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu artık yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananlarıdır.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Uraloğlu, bu yılki konferansın ana teması &quot;Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar&quot;ın, küresel ölçekte yaşanan gelişmeleri isabetli biçimde yansıttığına dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808670.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE'NİN DİJİTAL GÜVENLİK HARİTASINI ADIM ADIM GENİŞLETİYORUZ"</b></p><p>Siber dayanıklılık ve caydırıcılığın, platform siber güvenliği ile küresel rekabette teknoloji savaşları ve siber casusluk başlıklarının, Türkiye ve uluslararası toplum açısından kritik önem taşıdığının altını çizen Uraloğlu, &quot;Bu anlayışla, kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini, Türkiye&#39;nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz&#39;da Ankara Gölbaşı&#39;nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla, Türkiye&#39;nin en büyük veri merkezlerinden birisi oluyor. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis, e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacak. Bir yanda kamunun kritik dijital yükünü taşıyacak bu dev kale yükselirken, diğer yanda özel sektörün gücüyle bölgesel ve uluslararası kapasiteyi büyütmeye devam ediyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Uraloğlu, eylülde hizmete alınan Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi&#39;nin en büyük veri merkezi olarak dijital kaleler zincirine önemli bir halka olarak eklendiğini, böylece Türkiye&#39;nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişlettiklerini hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808671.jpg"/><p>Kriptoloji açısından veri merkezlerinin, dijital varlıkların uzun vadeli güvenliğinin teminatı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, &quot;Kritik verilerin şifrelenmesi, anahtar yönetimi, erişim kontrolleri, tedarik zinciri güvenliği ve gelecekteki kuantum tehditlerine karşı dayanıklı altyapıların kurulması, veri merkezlerinin en temel işlevlerindendir. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak, siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir. Bu projeler sayesinde Türkiye, artan veri üretimi, bulut bilişim ve yapay zeka ihtiyaçlarına cevap verecek ölçeklenebilir altyapı kazanırken, bölgesel bir dijital altyapı ve veri merkezi üssü olma hedefini de güçlendirmektedir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808672.jpg"/><p><b>- "SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞI ÜLKEMİZİN MİLLİ ÇIKARLARINI KORUMA İRADESİNİN TEZAHÜRÜ"</b></p><p>Uraloğlu, Türkiye&#39;de siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini anlattı.</p><p>Bakanlık koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) kapsamında, siber dayanıklılık, proaktif siber savunma ve caydırıcılık, insan odaklı yaklaşım, teknolojinin güvenli kullanımı, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi ile uluslararası işbirliği alanlarında 6 stratejik amaç, 18 hedef ve 61 eylem belirlediklerini anımsatan Uraloğlu, &quot;Bu stratejik yaklaşımın, kurumsal karşılığını ise Cumhurbaşkanlığına bağlı kurulan Siber Güvenlik Başkanlığımız oluşturmakta. Siber Güvenlik Kanunu ile güçlendirilen bu altyapı, ulusal siber güvenlik politikalarının tek elden belirlenmesini, kritik altyapıların korunmasını, siber tehditlere karşı koordineli müdahaleyi ve kamu-özel sektör-akademi işbirliğini daha etkin hale getirecektir. Siber Güvenlik Başkanlığının kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Uraloğlu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği&#39;nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi&#39;nde Türkiye&#39;nin tüm alanlarda tam puan alarak &quot;Seviye 1: Rol Model Ülke&quot; kategorisinde yer almasının, bu alandaki kurumsal kapasitenin uluslararası düzeyde tescili anlamına geldiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808673.jpg"/><p><b>- "DİJİTAL DÜNYADA EN ÇOK KORUMAMIZ GEREKENLER ÇOCUKLARIMIZ"</b></p><p>BTK&#39;nin elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü bildiren Uraloğlu, &quot;Bu yıl alınan Kurul Kararıyla, yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü kılınması, sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapılarımızın siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adımdır. Bu kapsamlı siber güvenlik çabalarımızın ve kurumsal yapılanmamızın en hassas, en öncelikli boyutunu ise hiç şüphesiz geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın dijital dünyada korunması oluşturmaktadır. Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808674.jpg"/><p>Uraloğlu, Siber Güvenlik Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete&#39;de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırıldığını hatırlatarak, yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılmasının, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanmasının ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınmasının çocukların dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılıklarının açık göstergesi olduğunu vurguladı. Çocukların sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42808675.jpg"/><p>&quot;Geleceğin dünyasında veri hızlı, güvenli ve egemen olana ait olacaktır. 5G ve ilerleyen dönemde 6G teknolojileri, yazılım tabanlı şebekeler ve yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşması, çekirdek ağ güvenliği, tedarik zinciri güvenliği ve kriptografik altyapıların güçlendirilmesi gibi alanlarda yeni ihtiyaçlar doğurmaktadır. Siber güvenlik, yalnızca teknolojiyle değil, insan odaklı bir yaklaşımla ve kamu, özel sektörle akademi arasındaki işbirliğiyle güçlenir. Bu konferansın, küresel siber tehditlerin değerlendirilmesi, kritik altyapılarımızın güvenliğinin daha da güçlendirilmesi ve kurumlar arası işbirliğinin derinleştirilmesi bakımından önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-uraloglu-dijital-du-734_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-boa-kadin-basketbol-takimi-fiba-avrupa-kupasinda-cekya-deplasmaninda-295953</link>
      <pubDate>2026-10-20T10:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş BOA Kadın Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası'nda Çekya deplasmanında!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş BOA Kadın Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası B Grubu ilk maçında yarın Çekya'nın DSK Basketball Brandys ekibine konuk olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş BOA Kadın Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası'nda Çekya deplasmanında!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nymburk kentindeki CEZ Nymburk Spor Salonu'nda oynanacak müsabaka, TSİ 19.00'da başlayacak.</p><p>Siyah-beyazlı takım, grupta Çek ekibinin yanı sıra Fransız ekibi Villeneuve d'Ascq LM ve İsrail takımı Maccabi Bnot Ashdod ile karşılaşacak.</p><p>Gruplarında ilk iki basamakta yer alan ekipler ve üçüncü sırayı alan en iyi dört takım üst tura yükselecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/besiktas-boa-kadin-basket-938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-fransada-yasananlarin-ulkemizde-yasanmasina-izin-vermeyecegiz-295952</link>
      <pubDate>2026-10-20T10:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump: Fransa'da yaşananların ülkemizde yaşanmasına izin vermeyeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Kansas eyaletindeki seçim mitinginde Fransa'da yaşanan şiddetli eylemleri örnek göstererek, "Bu insanlar Fransa'ya dair her şeyden nefret ediyor ve o ülkeyi yok ediyorlar. Bizim ülkemizde bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump: Fransa'da yaşananların ülkemizde yaşanmasına izin vermeyeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, ülkesinin Kansas eyaletinde yapılan bir ara seçim mitinginde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Siyasi rakibi Demokratları daha önce uyguladıkları göçmenlik ve sınır güvenliği politikaları üzerinden eleştiren Trump, "Ara seçimlerin yapılacağı 3 Kasım büyük bir gün olacak. Bu seçimde neyin tehlikede olduğunu görmek istiyorsanız, Fransa'da neler yaşandığına bir bakın. Bir zamanların büyük ulusu, Hristiyanlıktan ve açıkçası bizzat Batı medeniyetinin kendisinden nefret eden göçmenler, aşırılık yanlıları ve komünistler tarafından işgal ediliyor, yağmalanıyor ve yakılıp yıkılıyor" dedi.  </p><p><b>"DEMOKRATLAR, ÜLKEMİZE DÜŞMANCA TAVIR TAKINAN ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKESİ GÖÇMENLERİNİN PARTİSİDİR"</b></p><p>Avrupa'daki solcu politikacıların üçüncü dünya ülkelerinden gelen ve Batılı değerlere uyum sağlayamayan milyonlarca göçmeni ülkelerine doldurduğunu öne süren Donald Trump, Fransa'da yaşananları örnek göstererek, "Bu insanlar Fransa'ya dair her şeyden nefret ediyor ve o ülkeyi yok ediyorlar. Bizim ülkemizde bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/gstericiler2-201020265e54db15.jpg"/><p>Trump, "Fransa'da yanan kilise kulelerini ve kontrolden çıkmış yangınları gördüğünüzde, radikal Demokratların Amerika'ya yapmak istediği şeyin tam olarak bu olduğunu hatırlayın. Bunu yapmayı umuyorlar ama yanına bile yaklaşamayacaklar. Tıpkı Avrupa'da olduğu gibi, ülkemizdeki Demokratlar da Batı karşıtı Marksistlerin ve ülkemize düşmanca tavır takınan üçüncü dünya ülkesi göçmenlerinin partisidir" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"İRAN'DA KİMİNLE MÜZAKERE EDECEĞİMİ BİLE BİLMİYORUM"</b></p><p>İran'la yaşanan askeri gerilime de değinen Trump, Tahran rejimine büyük bir darbe indirdiklerini yineleyerek, "İran'a gerekeni yaptık; artık ne bir donanmaları ne de hava kuvvetleri var. Biliyorsunuz, donanmaları denizin dibini boyladı. Eskiden sahip oldukları 229 güzelim savaş uçağı ise parçalar halinde İran'daki pistlerin dört bir yanına saçılmış durumda. Radarları yok oldu, uçaksavar sistemleri yok oldu, her şeyleri gitti" şeklinde konuştu.  </p><p>İran'ın lider kadrosunu da büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını hatırlatan Donald Trump, "Liderleri de gitti. Zaten asıl soru da bu. Artık kiminle müzakere edeceğimi bile bilmiyorum. Unutmayın, birinci kademe liderleri gitti. İkinci kademe liderleri gitti. Üçüncü kademe liderlerinin de yarısı gitti. Geriye kalanlar ise 'Lütfen durun, bu korkunç bir şey' dediler. Diğerlerini öldürdüğümüz gibi onları da öldürmeyeceğimize dair benden garanti istediler. Neden biliyor musunuz? Çünkü yıllar boyunca yol kenarına döşedikleri bombalarla çok sayıda Amerikalıyı öldürdüler" diye konuştu.  </p><p><b>"İRAN 8 AYDA EN AZ 75 BİN PROTESTOCUYU ÖLDÜRDÜ"</b></p><p>İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin kendisinin birinci görev döneminde öldürüldüğünü hatırlatan Trump, "Süleymani öldürüldü ama onlar da çok fazla insan öldürdüler. Son 8 ayda en az 75 bin protestocuyu katlettiler. Hayal edebiliyor musunuz? Sonra birileri çıkıp 'Acaba neden daha fazla protesto etmiyorlar' diyor. Sokağın başında sizi tarayan makineli tüfekler varken bu biraz zordur. 75 bin kişiden bahsediyorum. Dünya şampiyonu olan 21 yaşında bir güreşçi öldürüldü. Asıldı. İnsanları herkes görsün diye vinçlerle asıyorlar. Çok üzücü bir durum. Uğraştığımız zorlu bir grup, ancak canlarına okuyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"ORTA DOĞU'YA O YOLCULUĞU YAPMAK ZORUNDAYDIK"</b></p><p>İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağının altını bir kez daha çizen Trump, B-2 bombardıman uçaklarıyla bu ülkeye gerçekleştirdikleri saldırıları hatırlatarak, "Şimdiye kadar kimse böyle bir şey görmedi. Tarihin en büyük saldırılarından biriydi" dedi.  </p><p>ABD Başkanı, İran'la yaşanan askeri gerilimin yakında biteceğine işaret ederek, "Savaş çok yakında sona erecek. Ve şu ya da bu şekilde sona erdiğinde petrol fiyatlarında bugüne kadar kimsenin görmediği en büyük düşüşü göreceksiniz. Fiyatları zaten çok düşürmüştük ama nükleer silaha sahip olmalarını engellemek için Orta Doğu'ya o yolculuğu yapmak zorundaydık" diye konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/trump-fransada-yasananlar-573_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/arac-alacaklari-tuzaga-dusurduler-sahte-ekspertiz-raporlarina-14-gozalti-295951</link>
      <pubDate>2026-10-20T10:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Araç alacakları tuzağa düşürdüler! Sahte ekspertiz raporlarına 14 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul ve Muğla'da düzenlenen operasyonda sahte ekspertiz raporu düzenleyerek haksız kazanç elde eden 14 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Araç alacakları tuzağa düşürdüler! Sahte ekspertiz raporlarına 14 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nce yürütülen çalışmalarda; ikinci el araçların kilometre bilgilerinde usulsüzlük yapıldığı ve sahte ekspertiz raporlarıyla ağır hasarlı araçların hasarsız gibi gösterilerek vatandaşların mağdur edildiği tespit edildi.</p>Yapılan çalışmalarda haksız kazanç elde ettikleri değerlendirilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul ve Muğla'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/arac-alacaklari-tuzaga-du-880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>