﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-siddet-vakalarina-karsi-724-takipteyiz-296029</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Şiddet vakalarına karşı 7/24 takipteyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, şiddet veya şiddet riski içeren vakaların 7/24 esasına dayalı takip edildiği belirtilerek, "Gerekli görülen hallerde, mağdur haklarını gözeterek davalara müdahil oluyoruz. Bakanlık avukatlarımızın davalara katılımıyla mağdur haklarının korunmasına katkı sağlıyoruz." ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Şiddet vakalarına karşı 7/24 takipteyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmalarına ilişkin paylaşımda bulunuldu.</p><p>Genel Müdürlüğün, hukuki süreçleri merkezde ve 81 ilde güçlü bir koordinasyon içinde yürüten uzmanlık birimi olarak faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Bu kapsamda Bakanlığımızca, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireylerin korunmasına yönelik hukuki süreçler titizlikle yürütülüyor. Mağdur haklarını gözeterek gerekli hallerde davalara müdahil olmayı, mağduriyetlerin önüne geçmek için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz."</p><p class="MsoNormal"> </p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">Bakanlığımızın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, hukuki süreçleri merkezde ve 81 ilde güçlü bir koordinasyon içinde yürüten uzmanlık birimi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.   Bu kapsamda Bakanlığımızca, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireylerin korunmasına yönelik hukuki süreçler titizlikle yürütülüyor.  Mağdur haklarını gözeterek gerekli hâllerde davalara müdahil olmayı, mağduriyetlerin önüne geçmek için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.</p>&#8212; T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (@tcailesosyal) <a href="https://x.com/tcailesosyal/status/2112484708323889335?ref_src=twsrc%5Etfw">October 20, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"MAĞDUR HAKLARINI GÖZETEREK DAVALARA MÜDAHİL OLUYORUZ"</b></p><p>Paylaşımda, müdürlüğün ülke genelinde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin şu bilgilere de yer verildi:</p><p>"Şiddet veya şiddet riski içeren vakaları 7/24 esasına dayalı olarak takip ediyoruz. Gerekli görülen hallerde, mağdur haklarını gözeterek davalara müdahil oluyoruz. Bakanlık avukatlarımızın davalara katılımıyla mağdur haklarının korunmasına katkı sağlıyoruz. Yalnızca kamuoyuna yansıyan olayları değil, 81 ildeki farklı kaynaklar üzerinden haberdar olunan vakaları titizlikle inceliyoruz.</p><p>Şiddet veya şiddet tehlikesi içeren vakalarda ivedilikle harekete geçiyoruz. İlgili hizmet birimlerimizle mesleki çalışmalar yürütüyoruz. Soruşturma sürecini takip ediyoruz. İddianamenin hazırlanıp tebliğ edilmesiyle davaya müdahillik talebinde bulunuyoruz. Duruşmaları aktif biçimde izliyor, vakaları katılım sağlayarak değerlendiriyoruz. Hükümleri inceliyor, yargılama sonucu kararlara karşı 'gerekli hallerde' olağan, olağanüstü kanun yollarına başvuruyoruz."</p><p>Açıklamada, şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), Sosyal Hizmet Merkezleri ve ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı aracılığıyla Bakanlıktan destek alabileceği de kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aile-ve-sosyal-hizmetler--768_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/13-necip-fazil-odulleri-aciklandi-296023</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[13. Necip Fazıl Ödülleri açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Üstat Necip Fazıl'ın manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star Gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nin 2026 yılı kazananları açıklandı. Kültür ve sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nde, 8 ayrı dalda 9 isim ödüle layık görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[13. Necip Fazıl Ödülleri açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>M. Fatih Andı, Turan Karataş, Mehmet Narlı, Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar'dan oluşan jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüle layık görülen isimler açıklandı. Ödüller, daha sonra ilan edilecek bir tarihte düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/nf2026jr-20102026156afebe.jpg"/><p><b>13. Necip Fazıl Ödülleri</b></p><p><b>Necip Fazıl Şiir Ödülü: Adem Turan</b></p><p><b>Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Zeki Bulduk</b></p><p><b>Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Kemal Sayar</b></p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hümeyra Yabar</b></p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Onur Bayrak</b></p><p><b>Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: William C. Chittick</b></p><p><b>Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Gökhan Akçiçek</b></p><p><b>Necip Fazıl Müzik Ödülü: Murat Salim Tokaç</b></p><p><b>Necip Fazıl Saygı Ödülü: İhsan Süreyya Sırma</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/nf2026jrtoplantisisa-20102026e209486f.jpg"/><b>NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ 2026 / ÖDÜL GEREKÇELERİ</b><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/01nfoademturan353x38-20102026b41a3f74.jpg"/><p>Adem Turan</p><p><b>Necip Fazıl Şiir Ödülü: Adem Turan</b></p><p>Temiz ve incelikli şiir dili, zengin tematik açılımı, Müslüman coğrafyanın meselelerine uzanma gayreti, Türk şiirine verdiği kapsayıcı emek ve ortaya koyduğu yenilikçi çabalar sebebiyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/02nfozekibulduk353x3-2010202649cf7e6d.jpg"/><p>Zeki Bulduk</p><p><b>Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Zeki Bulduk</b></p><p>Roman ve hikâyelerinde Anadolu'nun ve İslam coğrafyasının renklerini, meselelerini ve şahsiyetlerini içeriden ve şairane bir üslupla, zengin ve işlenmiş bir Türkçe ile dile getirmesi sebebiyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/03nfokemalsayar353x3-201020262f3a9134.jpg"/><p>Kemal Sayar</p><p><b>Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Kemal Sayar</b></p><p>Psikiyatri alanında yaptığı çalışmalar, fikrî katkıları, edebiyatın ve geleneksel birikimin imkânlarıyla günümüz psikiyatrisine getirdiği yeni bakış açıları ve oluşturduğu zengin eser birikimi nedeniyle Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/04nfohumeyrayabar353-20102026fd3560b6.jpg"/><p>Hümeyra Yabar</p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hümeyra Yabar</b></p><p>İnsanın çok katmanlı gerçekliğini derinlemesine ele alması, günümüz anlatım tekniklerini geleneksel yöntemlerle harmanlayan eserler ortaya koyması sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/05nfoonurbayrak353x3-20102026a3c20762.jpg"/><p>Onur Bayrak</p><p><b>Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Onur Bayrak</b></p><p>Şahsî duyarlılığını toplumsal temalarla birleştiren özgün üslubu, tasavvurlarındaki derinlik, dil ve ritim konusundaki bilinçli tercihleri ve gündelik hayatın inceliklerini estetik bir anlatımla sunması sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/06nfowilliamcchittic-201020267aa8cf77.jpg"/><p>William C. Chittick</p><p><b>Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: William C. Chittick</b></p><p>İslam düşüncesi, tasavvuf ve irfan geleneği üzerine yaptığı çalışmalarla Doğu ve Batı arasında entelektüel bir köprü kurması, İbnü'l-Arabî ve Mevlânâ üzerine araştırmalarıyla İslam medeniyetinin düşünce mirasını dünyaya tanıtması ve kültürler arası fikrî etkileşime katkı sağlaması sebebiyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/07nfogokhanakcicek35-20102026fde9172b.jpg"/><p>Gökhan Akçiçek</p><p><b>Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Gökhan Akçiçek</b></p><p>Şiirlerinde Türkçenin anlatım gücünü ve çocuk dünyasının duyarlılığını bir araya getirmesi, yalın ve akıcı diliyle çocukların hayal gücünü ve üretkenliğini desteklemesi, onların edebiyatla güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlaması sebebiyle Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/08nfomuratsalimtokac-2010202629c32fa3.jpg"/><p>Murat Salim Tokaç</p><p><b>Necip Fazıl Müzik Ödülü: Murat Salim Tokaç</b></p><p>Türk mûsikîsinin köklü icra geleneğini yaşatıp gelecek kuşaklara aktarması, ney ve tanbur icracılığındaki sanatsal yetkinliği, akademik ve kurumsal çalışmalarıyla mûsikîmizin ulusal ve uluslararası alandaki temsiline sunduğu çok yönlü katkılar sebebiyle Necip Fazıl Müzik Ödülü'ne layık görülmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/09nfoihsansureyyasir-20102026870689ef.jpg"/><p>İhsan Süreyya Sırma</p><p><b>Necip Fazıl Saygı Ödülü: İhsan Süreyya Sırma</b></p><p>İslam tarihi üzerine yarım asrı aşan çalışmalarıyla Türkiye'de tarih bilincinin oluşmasına katkı sağlaması, İslam tarihini bütüncül ve sahih bir bakış açısıyla ele alması ve yıllarını ilmî çalışmalara adaması sebebiyle Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/13-necip-fazil-odulleri-a-486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296022</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gungorende-yasli-kadinin-kentsel-donusum-isyani-296022</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Güngören ilçesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde gerçekleştirilen apartman yıkımının ardından bitişikteki binada hasar meydana geldi. Hasar gören binanın 5'inci katında yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, duvarlarında oluşan çatlaklar ve balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle korku içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güngören'de yaşlı kadının kentsel dönüşüm isyanı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Güngören ilçesi Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde bitişikteki apartmanın yıkılması sırasında Gülsüm Özdemir'in yaşadığı binada hasar oluştu. Evinin oturma odasındaki duvarların çatladığını, balkonunun bir bölümünün ise yıkıldığını belirten Özdemir, olası bir depremde binanın zarar görmesinden ve enkaz altında kalmaktan korktuğunu söyledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/=YpG7E9GHURKbYdWXUpWnYJGvExKnYdWLE5GLYdKnYZWDEJa3EJC7YJG3YZWLE5aLQ5S7YFWDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"DEPREM OLSA ALTINDA KALACAĞIM DİYE KORKUYORUM"</b></p><p>78 yaşında olduğunu ve tek başına yaşadığını anlatan Gülsüm Özdemir, maddi imkânsızlıklar nedeniyle başka bir eve kiraya çıkamadığını belirtti. Çocuklarının da kendisini başka bir eve çıkaracak maddi gücünün olmadığını ifade eden Özdemir, çocuklarıyla birlikte yaşamasının da mümkün olmadığını dile getirdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/=YdWDQ9GLUpWzYVG_UpS7U5GjEVKnYdWDUhW7YdKnEFG7ENa3YJGnENGDYtKLUJaHUpWrENKTU1KbQ9az.jpg"/><p>Yaşadığı korkuyu anlatan Özdemir, "Yanda yıkım olduğu için ben çok zarar gördüm. Duvar olduğu gibi çatladı. Gücüm olmadığı için başka eve kiraya çıkamıyorum. Korkuyorum, deprem olsa altında kalacağım. Çocuklarımın da beni kiraya çıkaracak gücü yok. Ben de onlarla oturamam" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/=E.WDUFGLUpWjU9S7UpS_EZC7EVKnYdKTUNabYdS7YVWLENa3EBGfA9GTYhWHIVaPIBKnEVS7U1KbQ9az.jpg"/><p><b>"BİNA YIKILIRSA HABERİMİZ OLMADI DEMESİNLER"</b></p><p>Evinde meydana gelen hasarın ardından huzurunun kalmadığını belirten Özdemir, yetkililerin binaya gelerek inceleme yapmasını ve gerekli önlemleri almasını istedi.  </p><p>Yetkililere seslenen Özdemir, "Yetkililer gelip görsünler, tespit etsinler. Bina yıkılırsa 'Haberimiz olmadı' demesinler. Önlem alınmasını istiyorum. Orası yıkıldığından beri ben çok rahatsızım" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/=YhWvUhC7IVS_A5WXUpKLEVanYNKnYdWPUVaXYdS7ENWnEVa3EVGbE1C_YJWrU.W_URWrU9S_U1KbQ9az.jpg"/><p><b>BALKONUNU KULLANAMIYOR, ÇAMAŞIR ASMAYA BİLE KORKUYOR</b></p><p>Balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle burayı kullanamadığını anlatan Özdemir, günlük yaşamını sürdürmekte de zorlandığını söyledi. Yaşı nedeniyle dengesini kaybedip düşmekten korktuğunu belirten Özdemir, "Balkona çıkamıyorum, çamaşır asamıyorum. Yaşlı bir kadın olduğum için başım dönüp aşağıya düşerim diye korkuyorum" diye konuştu.  </p><p>Yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, evindeki hasarın uzman ekipler tarafından incelenmesini, binanın güvenli olup olmadığının belirlenmesini ve olası tehlikelere karşı gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden alınmasını bekliyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/gungorende-yasli-kadinin--802_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296021</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-mkyk-toplandi-296021</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti MKYK toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi'nde toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti MKYK toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti MKYK toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi'nde saat 14.30'da başladı. Toplantıda Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından sunum yapılacağı, ayrıca TBMM Parti Grubu çalışmaları ve TBMM gündeminin değerlendirileceği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42810335.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ak-parti-mkyk-toplandi-984_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296020</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ciragini-darp-ettigi-iddia-edilen-berber-tutuklandi-296020</link>
      <pubDate>2026-10-20T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çırağını darp ettiği iddia edilen berber tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde'de 15 yaşındaki berber çırağını darp ettiği iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan işletme sahibi, yeniden gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çırağını darp ettiği iddia edilen berber tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niğde'de 15 yaşındaki berber çırağı Yusuf Eymen D.'nin iş yerinde darp edildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Olayın ardından gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan berber S.G., yeniden gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Güçlü, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.  </p><p>Niğde'de faaliyet gösteren bir berber dükkanında meydana gelen olayda iddiaya göre, Yusuf Eymen D. (15) ve bir başka çırak, iş yeri sahibi tarafından üst kata çağrılarak demir sopa ve süpürge sapıyla darp edildi. Darp edildikten sonra temizlik yapmaya zorlandığını öne süren Yusuf Eymen D.'nin ailesi, darp raporu alarak işletme sahibinden şikayetçi oldu.  </p><p><b>İDDİALARI REDDETMİŞTİ</b></p><p>Berber S.G. ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hakkındaki darp iddialarını reddederek suçlamaların asılsız olduğunu savunmuş, hukuki mücadele başlatacağını belirtmişti. Yeniden gözaltına alınmasının ardından tutuklanan S.G. hakkındaki adli sürecin devam ettiği öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ciragini-darp-ettigi-iddi-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296019</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/a-milli-takimda-sergen-yalcin-donemi-296019</link>
      <pubDate>2026-10-20T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu, teknik direktörlük görevi için Sergen Yalçın ile anlaşma sağladı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vincenzo Montella ile yolların ayrılmasının ardından TFF'nin rotasını kırdığı son isim Sergen Yalçın oldu. Federasyon yetkilileri, Yalçın'a resmi teklifi ni iletti ve deneyimli hoca ile prensip anlaşmasına vardı. Futbol Federasyonu'nun bugünkü yönetim kurulu toplantısının ardından Yalçın'ı kamuoyuna resmen duyurması bekleniyor.</p><p>Son olarak Beşiktaş'ı çalıştıran tecrübeli teknik adam, siyah-beyazlılarla 39 maça çıktı. 53 yaşındaki çalıştırıcı bu karşılaşmalarda 20 galibiyet, 10 beraberlik ve 9 yenilgi alarak maç başına 1.79 puan ortalaması yakaladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/1a9ef847e05f4d158651-20102026ab9a74cc.jpg"/><p>Milli takım için gündeme gelen ilk isim Arda Turan olmuştu. Ancak genç teknik adam, Shakhtar Donetsk'teki görevine devam etmek istediğini bildirdi. Abdullah Avcı ile yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmazken, Samet Aybaba konusunda da istenen destek sağlanamadı.</p><p>Bu noktada TFF'nin Sergen Yalçın ismi üzerinde görüş birliğine vardığı ve deneyimli hoca ile 4 yıllık anlaşmaya varıldığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/a-milli-takimda-sergen-ya-553_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296017</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/catismalarin-cozumune-turk-dokunusu-istanbulda-baris-masasi-kuruluyor-296017</link>
      <pubDate>2026-10-20T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çatışmaların çözümüne Türk dokunuşu! İstanbul'da barış masası kuruluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Arabuluculuk alanındaki öncü ve özgün konumuyla öne çıkan Türkiye, 23-24 Ekim tarihlerinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın himayesinde 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nı düzenleyecek. 'Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk' temasıyla gerçekleştirilecek konferans; küresel liderleri, diplomatları ve uzmanları bir araya getirerek çatışmaların çözümü ve önleyici diplomasiye yön verecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çatışmaların çözümüne Türk dokunuşu! İstanbul'da barış masası kuruluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, küresel dinamiklerin hızlı ve köklü biçimde dönüştüğü bir dönemde gerçekleştirilecek 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı, dünyanın farklı bölgelerinden liderleri, diplomatları, uluslararası kuruluş temsilcilerini, uzmanları, akademisyenleri ve düşünce kuruluşu temsilcilerini bir araya getirecek.</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın himayesinde düzenlenecek konferansın, ilgili tarafları bir araya getirerek etkili bir diyalog ortamı oluşturması, arabuluculuk alanında karşılaşılan güncel sınamaları ele alması ve geleceğe yönelik bakış açıları ve yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p><p>Konferansın ilk oturumlarında "Değişen Dünyada Arabuluculuk: Diplomasiye Yeniden Alan Açmak" ve "Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler Yoluyla Arabuluculuğun Geleceğini Şekillendirmek" başlıklı paneller düzenlenecek.</p><p>Bu panellerde, uluslararası toplumun diplomasiye nasıl daha etkili alan açabileceği ve arabuluculuğun çatışmaların önlenmesinde nasıl daha etkili rol oynayabileceği konuları ele alınacak.</p><p>"Barışa Yönelik Ortak Taahhüt: Tecrübeler ve Perspektifler", "Çatışmalarda İnsani Yardım Çabaları" ve "Çatışmaların Önlenmesinden Sürdürülebilir Barışa" gibi başlıklar taşıyan diğer panellerde ise arabuluculuk alanında faaliyet gösteren ülkelerin deneyimleri, karşılaştıkları sınamalar ve arabuluculuk alanında çalışan uzmanlar, akademisyenler ve düşünce kuruluşu temsilcilerinin özgün yaklaşımları üzerinde durulacak.</p><p>Önceki yıllarda düzenlenen konferanslarda da olduğu gibi 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı dünyanın farklı bölgelerinden liderleri, diplomatları, uluslararası kuruluş temsilcilerini, uzmanları, akademisyenleri ve düşünce kuruluşu temsilcilerini bir araya getirecek.</p><p>Türkiye, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünün teşvik edilmesinde etkin rol üstlenen bir ülke olarak Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde "Barış İçin Arabuluculuk" girişimini 2010'da başlatmıştı.</p><p>BM, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesindeki Arabuluculuk Dostlar Gruplarının eşbaşkanlığını yürüten tek ülke olan Türkiye, 2012'den bu yana İstanbul Arabuluculuk Konferansları'na ev sahipliği yapıyor. Söz konusu konferans, çatışmaların çözümü, önleyici diplomasi ve arabuluculuk alanında önde gelen uluslararası platformlardan biri haline geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/catismalarin-cozumune-tur-549_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296015</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistan-tasarruf-icin-187-kislayi-kapatmayi-planliyor-296015</link>
      <pubDate>2026-10-20T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan tasarruf için 187 kışlayı kapatmayı planlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kathimerini gazetesi, Yunanistan'ın tasarruf tedbirleri kapsamında 187 kışlayı kapatacağını ileri sürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan tasarruf için 187 kışlayı kapatmayı planlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Habere göre, Yunanistan Silahlı Kuvvetleri 2026-2035 dönemi için yeni bir yapılanma planlıyor.</p><p>Savunma Bakanı Nikos Dendias&#39;ın, kapalı kapılar ardında Meclis&#39;teki Milli Savunma ve Dış Politika Daimi Komitesine bilgi verdiği ileri sürülen düzenleme ile Silahlı Kuvvetlerde kaynak tasarrufu amaçlanıyor.</p><p>Bu çerçevede, bazı kışlaların birleştirilmesi ve ülkedeki 831 kışladan 187&#39;sinin kapatılması planlanıyor. Bu kışlaların kapatılmasıyla yıllık 100 milyon avroluk tasarruf elde edilmesi öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/yunanistan-tasarruf-icin--981_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296011</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/78-yillik-kazi-tarihinde-bir-ilk-kultepenin-gecmisine-isik-tutacak-296011</link>
      <pubDate>2026-10-20T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[78 yıllık kazı tarihinde bir ilk! Kültepe'nin geçmişine ışık tutacak]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'deki Kültepe-Kaniş Örenyeri'nde, 1948 yılında başlayan kazılarda ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapı ortaya çıkarıldı. Aynı alanda ilk kez belirlenen dört ayrı Helenistik kültür tabakası da Kültepe'nin daha az bilinen geçmişine ışık tutacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[78 yıllık kazı tarihinde bir ilk! Kültepe'nin geçmişine ışık tutacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle Kültepe-Kaniş'te yürütülen kazılarda, yerleşimin Helenistik Dönemine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldı.</p><p>Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki çalışmalarda gün yüzüne çıkarılan mozaik döşemeli yapı, Kültepe'nin 78 yıllık kazı tarihinde bu nitelikteki ilk örnek oldu.</p><p>Yapıyla birlikte tespit edilen dört ayrı Helenistik kültür tabakası, antik yerleşimin söz konusu dönemde geçirdiği değişimin anlaşılması açısından yeni veriler sundu.</p><p><b>BAKAN ERSOY'DAN TEŞEKKÜR</b></p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfi sosyal medya hesabından "Kültepe'de 78 yıllık kazı tarihinde bir ilk!" sözleriyle duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/2-20102026368df28e.jpg"/><p>Kayseri Kültepe-Kaniş'te ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapının gün yüzüne çıkarıldığını belirten Ersoy, aynı alanda belirlenen dört ayrı kültür tabakasının da Anadolu'nun bu köklü merkezinin daha az bilinen dönemlerine ışık tuttuğunu ifade etti.</p><p>Ersoy, açıklamasında şunları söyledi:</p><p>"Bakanlığımız, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu keşif, Türkiye ile dost ve kardeş ülke Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin kıymetli bir sonucu.</p><p>Kazı Başkanımız Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu'nu ve Türk-Güney Kore ortak araştırma ekibini tebrik ediyor, Güney Koreli paydaşlarımıza katkıları için teşekkür ediyorum. Anadolu'nun zengin mirasını bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz."</p><p><b>ORTAK KAZILARIN İKİNCİ SEZONUNDA ORTAYA ÇIKARILDI</b></p><p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Ankara Üniversitesi ile Güney Kore Kültür Mirası İdaresine bağlı Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında, 2025 yılında Warşama Sarayı'nın doğusunda ortak kazı çalışmalarına başlandı.</p><p>Bu yıl ikinci sezonu yürütülen çalışmalarda, üst üste yer alan dört Helenistik kültür tabakası ile mozaik döşemeli yapı kalıntıları tespit edildi. MÖ 323&#8211;30 yıllarını kapsayan Helenistik Döneme tarihlenen yapının günümüze ulaşan mozaik döşemesi, doğu-batı yönünde 163, kuzey-güney yönünde ise 165 santimetre olarak ölçüldü.</p><p>Yapı kalıntılarının çevresinde döşemeye ait başka parçaların da bulunması, mozaiğin özgün hâliyle daha geniş bir alana yayıldığına işaret etti.</p><p><b>MOZAİĞİN YAPIM TEKNİĞİ DE BELİRLENDİ</b></p><p>Kazılarda, mozaik döşemenin hazırlanışına ilişkin ayrıntılar da ortaya çıkarıldı. Zeminin tesviye edilmesinin ardından kırma taş ve ince topraktan oluşan bir temel hazırlandığı, bunun üzerine küçük dere çakıllarından oluşan bir tabaka serildiği belirlendi.</p><p>Döşemenin yapımında seramik parçaları, kireç ve diğer malzemelerin de kullanıldığı tespit edildi. Bulgular, Kültepe'de Helenistik Dönemin yapı ve döşeme tekniklerinin daha ayrıntılı incelenmesine imkân sağlayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/1-20102026027dc027.jpg"/><p><b>DÖRT KÜLTÜR TABAKASI YERLEŞİMİN DEĞİŞİMİNİ AYDINLATACAK</b></p><p>Kültepe'de ilk kez belirlenen, birbirini izleyen dört Helenistik kültür tabakası, yerleşimin bu dönemdeki oluşum ve dönüşüm sürecinin katmanlar üzerinden takip edilmesine olanak tanıyor.</p><p>Her tabakadan ele geçirilen buluntuların mimari kalıntılardaki değişimlerle birlikte incelenmesiyle, Kültepe'nin Helenistik Dönem kronolojisinin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulması hedefleniyor.</p><p>Bugüne kadar büyük ölçüde Tunç Çağı'na yoğunlaşan kazı ve araştırmalar nedeniyle daha sınırlı bilgiye sahip olunan Helenistik Döneme ilişkin yeni bulgular, yerleşimdeki mekânsal kullanım biçimlerinin anlaşılmasına da katkı sağlayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/2-20102026054e0aaf.jpg"/><p><b>YAKLAŞIK 23 BİN 500 TABLET DÜNYA BELLEĞİNDE</b></p><p>MÖ 3. binyıldan Roma Dönemine kadar varlığını sürdüren Kültepe-Kaniş, Anadolu'nun önemli siyasi, ekonomik ve kültürel merkezleri arasında yer alıyor. Hitit İmparatorluğu'nun yükselişinden önce Kaniş (Neşa) Krallığı'na başkentlik yapan yerleşim, Hitit kültürünün doğduğu başlıca merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.</p><p>Yerleşimin Yukarı Şehir bölümünde kraliyet sarayları ve tapınaklar, Aşağı Şehir'de ise ticaret merkezi ve yerleşim alanı niteliğindeki karum bulunuyor. Özellikle Eski Asurlu ve Anadolulu tüccarlara ilişkin buluntularıyla tanınan Kültepe'de ele geçirilen yaklaşık 23 bin 500 çivi yazılı kil tablet, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü'nde yer alıyor.</p><p>2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Kültepe'nin toplam alanının bugüne kadar yaklaşık yüzde 5'i kazıldı.</p><p><b>ARAŞTIRMALAR DAHA ALT TABAKALARDA SÜRECEK</b></p><p>Ortak proje kapsamında, Helenistik kültür tabakalarına yönelik çalışmaların ardından Kaniş Krallığı'ndan Hitit Dönemine uzanan arkeolojik kalıntıların bulunduğu daha alt tabakalarda sistematik araştırmalar yürütülmesi planlanıyor.</p><p>Ortak kazılar ve çok disiplinli araştırmalarla, Kültepe'nin farklı dönemlerine ilişkin bilimsel verilerin artırılması ve Türkiye ile Güney Kore arasındaki kültürel miras alanındaki akademik iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/78-yillik-kazi-tarihinde--606_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296010</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-uraloglu-yeni-cagin-en-stratejik-kaynagi-veridir-yani-bilgidir-296010</link>
      <pubDate>2026-10-20T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir." dedi. Bakan Uraloğlu, siber güvenlik ve teknolojik bağımsızlığa ilişkin, "Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı"na katıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) gerçekleştirilen konferansta konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik kapasitesi, haberleşme altyapısına yönelik güvenlik tedbirleri ve çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p><b>"YENİ ÇAĞIN EN STRATEJİK KAYNAĞI VERİDİR, YANİ BİLGİDİR"</b></p><p>Bilgi, çağının en değerli hazinesi; siber güvenlik yazılım ve teknolojileri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır" açıklamasında bulundu.</p><p><b>"TÜRKSAT VERİ MERKEZİ, 35 BİN 300 METREKARELİK DEV ALANIYLA TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR"</b></p><p>Uraloğlu, siber güvenlik konusunun hem Türkiye hem de uluslararası toplum açısından kritik önem taşıdığını söyleyerek, "Kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini Türkiye'nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz ayında Ankara Gölbaşı'nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis; e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacaktır" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>"VERİYİ KENDİ TOPRAKLARIMIZDA TUTMAK, SİBER BAĞIMSIZLIĞIMIZIN VE TEKNOLOJİK EGEMENLİĞİMİZİN EN SOMUT İFADESİDİR"</b></p><p>Veri merkezlerinin dijital güvenlik ve teknolojik bağımsızlık açısından önemine dikkat çeken Uraloğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:</p><p>"Eylül ayında hizmete aldığımız Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak bu dijital kaleler zincirine önemli bir halka eklemiştir. Böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz. Kriptoloji açısından veri merkezleri, dijital varlıklarımızın uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir."</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN TÜM ALANLARDA TAM PUAN ALARAK 'SEVİYE 1: ROL MODEL ÜLKE' KATEGORİSİNDE YER ALMASI, BU ALANDAKİ KURUMSAL KAPASİTEMİZİN ULUSLARARASI DÜZEYDE TESCİLİ NİTELİĞİNDEDİR"</b></p><p>Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik alanındaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası alandaki başarısını vurgulayarak, "Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak 'Seviye 1: Rol Model Ülke' kategorisinde yer alması, bu alandaki kurumsal kapasitemizin uluslararası düzeyde tescili niteliğindedir" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"TÜM İŞLETMECİLERİN İLAVE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ALMAKLA YÜKÜMLÜ KILINMASI, SİBER DAYANIKLILIĞININ ARTIRILMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR"</b></p><p>BTK'nın elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü hatırlatan Uraloğlu, "Bu yıl alınan Kurul Kararıyla, yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü kılınması, sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapılarımızın siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adımdır" değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"DİJİTAL DÜNYADA EN ÇOK KORUMAMIZ GEREKENLER ÇOCUKLARIMIZDIR"</b></p><p>Çocukların dijital ortamın risklerinden korunması amacıyla 15 yaş altına sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırılması ve yaş doğrulama sisteminin uygulanması gibi tedbirlerin hayata geçirildiğini belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. Siber Güvenlik Başkanlığımızca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır. Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılması, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanması ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınması; çocuklarımızın dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılığımızın açık göstergesidir. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerimizin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır."</p><p><b>"OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR İÇİN İŞLETMECİLERİMİZ BEŞ YILIN SONUNDA UYDU BAĞLANTISIYLA ÇALIŞABİLEN 450 MOBİL BAZ İSTASYONUNU HAZIR TUTMAKLA YÜKÜMLÜDÜR"</b></p><p>Haberleşme altyapısının güvenliği ve afet anlarında iletişimin sürdürülmesine yönelik tedbirleri aktaran BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, "Haberleşme altyapımızı güvenle büyütmek için Mart ayında aldığımız Kurul Kararıyla, ilave güvenlik tedbirlerini net satış tutarlarına bakılmaksızın tüm işletmecilerimiz için zorunlu hale getirdik. 6 Şubat depremlerinin tecrübesinden hareketle 5G yetkilendirmesinde işletmecilerimize afet anında sahaya hızla ulaşabilecek bir haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirdik. Bunun yanı sıra, olağanüstü durumlar için de işletmecilerimiz beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlüdür" diye konuştu.</p><p><b>"5G'DE YERLİ MALI ORANININ KADEMELİ OLARAK YÜZDE 60'A, MİLLİ HABERLEŞME ÜRÜNÜ ORANININ YÜZDE 15'E ÇIKMASINI ŞART KOŞTUK"</b></p><p>Koçyiğit, 5G'de yerli malı ve Milli Haberleşme Ürünü kullanımına yönelik oranları artırıldığını altını çizerek, "Şebekemizde hangi cihazın çalıştığı da artık bir egemenlik meselesi. Bu nedenle 5G'de yerli malı oranının kademeli olarak yüzde 60'a, Milli Haberleşme Ürünü oranının yüzde 15'e çıkmasını şart koştuk. Eylül ayında aldığımız Kurul Kararıyla da nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerleri ile otoyol, hızlı tren hattı ve tünel gibi güzergahlarda yeni kurulacak baz istasyonlarının Milli Haberleşme Ürünü tanımına uygun ürünlerden temin edilmesine karar verdik" dedi.</p><p><b>"BİLİMSEL BİRİKİMİMİZİ KORUMAK TÜRKİYE'NİN ÜRETİMİ VE KENDİ GELECEĞİ HAKKINDA KARAR VERME GÜCÜNÜ KORUMAKTIR"</b></p><p>Bilimsel birikim, nitelikli insan kaynağı ve yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin Türkiye'nin geleceği açısından taşıdığı öneme değinen ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, "Bilimsel birikimimizi, kritik altyapılarımızı ve savunma sistemlerimizi korumak Türkiye'nin üretimi ve kendi geleceği hakkında karar verme gücünü korumaktır. Bu alanda güçlü olmamız çok kritik. Biz bilimsel yetkinlik, nitelikli insan kaynağı ve kendi teknolojilerimizi geliştirme kapasitemizi bu alanda mutlaka kullanmalıyız. Biz Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak çalışmalarımızı bu sorumlulukla yürütüyoruz" şeklinde konuştu.</p><p><b>"MUHTEMEL BİR TEHDİT KARŞISINDA SİBER DAYANIKLILIĞIMIZI VE SİBER EGEMENLİĞİMİZİ SAĞLAYACAK ÇALIŞMALARA BAŞLAMAMIZ GEREKİYOR"</b></p><p>Siber dayanıklılık ve egemenliğin güçlendirilmesine yönelik kurumlar arası ortak çalışma başlatılması gerektiğini söyleyen Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan, "Siber bağımsızlığımızı, dayanıklılığımızı ve dijital direncimizi nasıl artırmamız gerektiği noktasında bugün bir merkez yok. Bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte ciddi bir proje başlatmamız ülkemizin ulusal güvenliği açısından son derece önem arz ediyor. O açıdan hazır bütün kurum ve kuruluşlarımız ve yöneticilerimiz önümüzdeki süreç içerisinde muhtemel bir tehdit karşısında siber dayanıklılığımızı ve siber egemenliğimizi sağlayacak çalışmalara başlamamız gerekiyor. Biz Bilgi Güvenliği Derneği olarak 20 yıldır yaptığımız gibi bunun sürekli gündemde olması, canlı tutulması, ulusal güvenliğimiz, milli güvenliğimiz açısından siber güvenliğin önemini ve ehemmiyetini her ortamda, her platformda gündeme getirme çabası gayreti içerisinde olacağız" ifadelerinde bulundu.</p><p>Konferansa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-uraloglu-yeni-cagin-736_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296007</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cag-disi-goruntulere-chp-imzasi-gunlerdir-toplanmayan-copler-karsiyaka-sokaklarini-copluge-cevirdi-296007</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çağ dışı görüntülere CHP imzası! Günlerdir toplanmayan çöpler, Karşıyaka sokaklarını çöplüğe çevirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'li Karşıyaka Belediyesi'nin derinleşen yönetim krizi ve iş bilmezliği, ilçeyi adeta açık hava çöplüğüne çevirdi. Araç ihalesini yüzüne gözüne bulaştıran CHP'li yönetim yüzünden 9 gündür biriken çöpler kurtlanırken, sokakları saran ağır koku ve cirit atan fareler karşısında çileden çıkan vatandaşlar 'Yaşadığımız çağda bu rezillik kabul edilemez, belediye başkanı çalışmıyor' diyerek isyan etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çağ dışı görüntülere CHP imzası! Günlerdir toplanmayan çöpler, Karşıyaka sokaklarını çöplüğe çevirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçede 9 gündür çöp toplama hizmetinin aksamasıyla birlikte mahallelerde çöp dağları meydana geldi. Temizlik hizmetlerinde yaşanan zafiyet sokakları çöplüğe çevirirken, belediyenin filosuna 17 yeni çöp kamyonu katmasına rağmen aksaklık sürdü. Karşıyaka genelinde yaklaşık 300 yer altı konteyneri bulunmasına rağmen, Karşıyaka Belediyesi bünyesinde bu konteynerleri boşaltacak özel vinçli Çok Amaçlı Çevre Temizlik Aracı (ÇAÇA) bulunmaması krizin ana nedeni oldu. Belediyenin iki yıllık periyotlarla dışarıdan hizmet alımı yöntemiyle çözmeye çalıştığı araç tedariki sürecinde, Temizlik İşleri Müdürlüğünün 27 Ağustos 2026 tarihinde açtığı 31 araçlık kiralama ihalesine hiçbir firmanın katılmaması üzerine ihale iptal edildi. İhalenin iptal edilmesiyle birlikte ilçede çöpler toplanamaz hale geldi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432302-20102026b2b10e05.jpg"/><p><b>GÖRÜNTÜLER ÇAĞ DIŞI</b></p><p>Çöpler nedeniyle işlerinin olumsuz etkilendiğini belirten esnaf Özgür İlkutlu, "Gıda ürünleri satan bir dükkanım var. Tam önünde de gördüğünüz gibi bir çöp yığını var. Bırakın bir şey satmayı ben dükkanın önünde dahi kokudan artık oturamıyorum. Yaklaşık 10 gündür böyle. Muhtemelen bir takım teknik sorunlardan dolayıydı ama yaklaşık 10 gündür biz bu pisliği çekiyoruz. Artık buradaki oturan bütün insanların sağlığını tehdit ediyor. Hayvanlar geliyor buraya, eşeliyor. Şu konteynerin içerisindeki çöp 10 gündür burada, tahmini olarak kurtlanmaya başlamıştır. Bütün vatandaşlar çok tepkili, bu konuda çok rahatsız. Dükkanın önünde oturduğumuz zaman vatandaşlar bize tepki gösteriyor, bu niye alınmıyor diye laf atıyorlar. Yaşadığımız çağda bu tür görüntülerin olması sanırım hiçbir ülkeye ve hiçbir topluma da yakışmıyor" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432301-2010202641188b0c.jpg"/><p><b>"SOKAKLARDA FARELER DOLAŞIYOR"</b></p><p>Mahalle sakinlerinden Zeki Sır ise sokaklarda farelerin dolaştığını ifade ederek, "Fareler dolaşıyor. Ben de gidip belediyeye şikayet edeceğim. Böyle şey olmaz, pislikten kokuyor buralar. İlk defa böyle bir şey görüyoruz. O kadar şikayet ediyorlar, gelip almıyorlar. Belediye başkanı çalışmıyor, şikayetçiyim belediye başkanından" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432305-20102026071884d1.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81432302-20102026b2b10e05.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/cag-disi-goruntulere-chp--281_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296006</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kremlin-beklenen-gorusmeyi-duyurdu-putin-ile-witkoff-yeniden-bulusabilir-296006</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kremlin beklenen görüşmeyi duyurdu! Putin ile Witkoff yeniden buluşabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff arasında yakın zamanda bir görüşme düzenlenmesini umduklarını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kremlin beklenen görüşmeyi duyurdu! Putin ile Witkoff yeniden buluşabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Putin ile Witkoff arasında görüşme yapılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Peskov, "Yakın zamanda bir görüşme düzenlenmesini umuyoruz. Witkoff'un, Ukraynalılar ve Avrupalılarla temasları hakkında Putin'i bilgilendirmesini ve Washington ile Moskova arasında bir dizi önemli konuda görüş alışverişinin sürdürülmesini bekliyoruz." dedi.</p><p>ABD'li müzakerecilerin arabuluculuk çabalarını takdir ettiklerini vurgulayan Peskov, bu tür görüşmelerin önemli ve verimli olduğunu, görüşmenin yeri ve zamanına ilişkin bilgilendirme yapacaklarını söyledi.</p><p>Trump'ın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin müzakereler için uygun kişi olmadığı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Peskov, "Bizim için önemli olan Ukrayna'da savaşı sona erdirmek için sorumluluk üstlenmeye ve gerekli kararları almaya hazır, meşru bir yönetim temsilcisinin müzakereleri yürütmesidir." diye konuştu.</p><p>Stratejik istikrar ve nükleer silahsızlanma konularına da değinen Peskov, dünyanın uzun bir aradan sonra ilk kez bu alanlarda anlaşmalara dayalı hukuki çerçeveden yoksun kaldığını dile getirdi.</p><p>Peskov, söz konusu durumun son derece tehlikeli olduğunun altını çizerek, stratejik istikrara ilişkin müzakerelerin karmaşık ve uzun soluklu olması nedeniyle görüşmelere önceden başlanması gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kremlin-beklenen-gorusmey-356_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296005</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbul-emniyet-mudurlugu-ekipleri-yaklasik-10-ton-uyusturucuyu-imha-etti-296005</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaklaşık 10 ton uyuşturucuyu imha etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ İstanbul merkezli operasyonlarda ele geçirilen yaklaşık 10 ton uyuşturucu ve uyarıcı madde imha edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaklaşık 10 ton uyuşturucuyu imha etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde satıcılarından elebaşlarına, dağıtım ağından finans kaynaklarına kadar yürütülen mücadele sürüyor.</p><p>Bu kapsamda ekiplerin ulusal ve uluslararası alanda yürüttüğü başarılı çalışmalar sonucunda ele geçirilen yaklaşık 10 ton uyuşturucu ve uyarıcı madde imha edildi.</p><p>Ekipler, ele geçirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelik belirli periyotlarla imha işlemleri gerçekleştiriyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/istanbul-emniyet-mudurlug-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296004</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-yonetiminde-israil-ayrismasi-vance-netanyahu-icin-topa-girmedi-296004</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD yönetiminde İsrail ayrışması! Vance Netanyahu için topa girmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yeniden seçilmesini desteklemesinin ardından İsrail'deki seçimlere müdahil olmayacağını belirterek, Netanyahu'ya destek vermekten kaçındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD yönetiminde İsrail ayrışması! Vance Netanyahu için topa girmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Mark Halperin&#39;e konuşan Vance, Trump&#39;ın Netanyahu&#39;ya verdiği desteğe ilişkin, &quot;Başkan, ABD veya uluslararası siyasi tarihin en etkili desteğine sahip.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>ABD&#39;de 3 Kasım&#39;da yapılacak ara seçimlere odaklandığını vurgulayan Vance, &quot;Ben Amerikalı adayları destekliyorum ve ara seçimlerde odaklandığım konu bu. Dolayısıyla İsrail seçimlerine müdahil olmuyorum.&quot; dedi.</p><p>Vance, geçen yıl Macaristan Başbakanı Viktor Orban&#39;a destek vermiş ancak Orban&#39;ın liderliğindeki sağcı parti, ülkedeki parlamento seçimlerini kaybetmişti.</p><p>JD Vance, haziranda İsrail hükümetinden bazı isimleri, Trump&#39;ın İran&#39;la savaşı sona erdirmeye yönelik girişimlerine karşı çıkmaları nedeniyle sert şekilde eleştirmiş, temmuzda ise İsrail hükümetinin bazı unsurlarının müzakereleri sekteye uğratmak amacıyla ABD kamuoyunu etkilemeye çalıştığını söylemişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/jdvanceap2387769-08102026ba8c834f.jpg"/><p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail&#39;de 27 Ekim&#39;de yapılacak seçimler için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#39;ya desteğini açıklamıştı.</p><p><b>- "BİLDİĞİM KADARIYLA UKRAYNA İLE RESMİ BİR İTTİFAKIMIZ YOK"</b></p><p>Ukrayna&#39;nın ABD&#39;nin müttefiki olup olmadığı sorulan Vance, iki ülkenin bazı konularda ortaklık yaptığını ancak zaman zaman çıkarlarının farklılaştığını belirtti.</p><p>Vance, &quot;Örneğin, Amerikalılar için enerji maliyetlerini artıran Rusya&#39;nın dizel yakıt tesislerini bombalamaları gerektiğini düşünüyor muyum? Hayır. Ancak elbette bazı konularda onlarla birlikte çalışıyoruz. Bazı konularda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Fakat Rusya&#39;nın enerji tesislerini bombalamayı bırakmaları gerektiğini düşünüyorum.&quot; diye konuştu.</p><p>Ortaklık ile müttefik olmanın farklı olup olmadığı sorusuna ise Vance, &quot;Bildiğim kadarıyla Ukrayna ile resmi bir ittifakımız yok. NATO üyesi değiller. NATO&#39;da olmaları gerektiğini düşünmüyorum.&quot; yanıtını verdi.</p><p>Vance, Ukrayna ile bazı konularda karşı karşıya gelebileceklerini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/abd-yonetiminde-israil-ay-577_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296003</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cansiz-bedeni-halicte-bulundu-selde-olu-sayisi-9a-cikti-296003</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cansız bedeni Haliç'te bulundu! Selde ölü sayısı 9'a çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'daki sel felaketinde otomobiliyle sulara kapılarak kaybolan 63 yaşındaki Ahmet Derin'in cansız bedeni Haliç açıklarında bulundu. Derin'in naaşına ulaşılmasıyla afette hayatını kaybedenlerin sayısı 9'a yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cansız bedeni Haliç'te bulundu! Selde ölü sayısı 9'a çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da geçtiğimiz hafta yaşanan sel felaketinin ardından başlayan arama kurtarma çalışmaları sırasında Eyüpsultan Altın Boynuz Sosyal Tesisleri açıklarında bir kişinin cansız bedenine ulaşıldı.</p><p>Yapılan incelemede cesedin, selde kaybolan Ahmet Derin'e (63) ait olduğu tespit edildi.</p><p>Meydana gelen afette hayatını kaybedenlerin sayısı 9'a yükselirken, arama kurtarma çalışmalarına kayıp şahıs kalmadığı için son verildiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/cansiz-bedeni-halicte-bul-919_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296002</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/xix-verona-avrasya-ekonomik-forumu-istanbulda-duzenleniyor-296002</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu İstanbul'da düzenleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Küresel dengelerin değiştiği bir dönemde, 30'dan fazla ülkeden temsilci İstanbul'da ekonomi, jeopolitik ve uluslararası iş birliğinin geleceğini tartışacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu İstanbul'da düzenleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu, 22&#8211;23 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul  Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirilecek. MÜSİAD ve İbn Haldun Üniversitesi'nin  desteğiyle düzenlenen <b>Forum'a Türkiye, İtalya, Rusya, ABD, Çin ve Hindistan'ın</b>  da aralarında bulunduğu 30'dan fazla ülkeden siyaset, diplomasi, akademi ve iş  dünyası temsilcilerinin katılması bekleniyor.</p><p class="MsoNormal"><b>Verona Forumu'nu diğer uluslararası toplantılardan ayıran temel özellik</b>, farklı siyasi ve  ekonomik bloklardan temsilcileri ortak bir diyalog zemininde buluşturmasıdır.  On dokuzuncusu düzenlenen Forum, yalnızca ekonomik ilişkileri değil, küresel  güç dengelerini, toplumların geleceğini ve kültürler arası iş birliği  imkânlarını da ele alacak.</p><p class="MsoNormal">Forum Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Antonio Falico, küresel ekonomik  düzenin köklü bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekerek, farklı ülkeler arasında  diyaloğu sürdürebilen bağımsız tartışma platformlarına her zamankinden daha  fazla ihtiyaç duyulduğunu vurgulamakta.</p><p class="MsoNormal"><b>Forumun gündeminde çok kutuplu dünya düzeninin oluşumu ve Avrasya'nın  değişen jeopolitik konumu bulunmakta.</b> ABD&#8211;Avrasya ilişkileri, enerji  güvenliği, küresel finans sisteminin geleceği, yeniden sanayileşme, yapay  zekânın ekonomi ve istihdama etkileri ile Yeni İpek Yolu ve Kuzey Deniz Yolu  gibi uluslararası ticaret koridorları sekiz tematik oturumda değerlendirilecek.  </p><p class="MsoNormal"><b>İstanbul'un ev sahibi olarak seçilmesinin önemi</b> yanında Forumda  Türkiye'nin dünya ekonomisindeki rolüne ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik  konumuna özel bir oturum ayrılacak. </p><p class="MsoNormal">Verona Forumundaki temel amaçlardan biri de Avrasya'nın bir enerji rekabet  çekişme alanı değil de iş birliği alanına dönüştürebilecek modelleri  tartışmaktır. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dünyada ekonomik refahın,  barışın ve toplumsal gelişmenin sürdürülebilirliği açısından bu kaçınılmazdır.</p><p class="MsoNormal">Forumun kültürel programı da bu yaklaşımı tamamlayacak. 21 Ekim'de Atatürk  Kültür Merkezi'nde İtalyan tenor Vittorio Grigolo, soprano Mariya Kokareva ve  piyanist Filipp Kopaçevski'nin katılımıyla bir konser düzenlenecek. 22 Ekim'de  ise Atlas Sineması'nda Türk, İtalyan ve Rus sinemasından örneklerin  sunulacağı <b>Verona Forum Film Days</b> başlayacak.</p><p class="MsoNormal">XIX. Verona Avrasya Ekonomik Forumu, İstanbul'da iki gün boyunca yalnızca  dünya ekonomisinin geleceğini değil, <b>farklı ülkelerin ve toplumların  ortak bir gelecek inşa etme imkânlarını</b> da gündeme taşıyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/xix-verona-avrasya-ekonom-990_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296001</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-yol-haritasi-sekilleniyor-enerji-altyapisina-80-milyar-dolarlik-yatirim-296001</link>
      <pubDate>2026-10-20T13:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yol haritası şekilleniyor! Enerji altyapısına 80 milyar dolarlık yatırım]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, enerjiyi güvenli ve verimli şekilde taşıyacak iletim ve dağıtım altyapısına 2035'e kadar yaklaşık 80 milyar dolar yatırım öngördüklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin yol haritası şekilleniyor! Enerji altyapısına 80 milyar dolarlık yatırım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB) tarafından düzenlenen 2. Enerji Stratejileri Konferansı'nda konuşan Şatıroğlu, 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmalarını sürdürdüklerini, Türkiye'nin gelecek yıllardaki enerji yapısına yön verecek uzun vadeli bir yol haritası belirlemeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün ağustos ayı itibarıyla 127 gigavata, yenilenebilir enerji kurulu gücünün de 80 bin megavata ulaştığının altını çizen Şatıroğlu, "Yenilenebilir enerji potansiyelimizi yalnızca karasal alanlarla sınırlı görmüyoruz, Denizüstü Rüzgar Projesi'nde de 2035'e kadar 5 gigavatlık yatırım yapılmasını öngörüyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Şatıroğlu, büyüyen enerjiyi güvenli ve verimli şekilde taşıyacak iletim ve dağıtım altyapısını güçlendirmek amacıyla 2035'e kadar yaklaşık 80 milyar dolar yatırım yapılmasını öngördüklerini vurgulayarak, "Bu yatırımlar kapsamında ülkemize ilk kez hayata geçirmeyi hedefleyeceğimiz yüksek gerilim doğru akım iletim hatları da bulunmaktadır. Yenilenebilir kaynaklarla üretilen elektriğin sisteme entegrasyonunu kolaylaştırmayı, şebeke esnekliğimizi ve arz güvenliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p><strong><b>"MEVCUT ENERJİ DEPOLAMA KAPASİTEMİZ 495 MEGAVAT"</b></strong></p><p>Süper İzin Kanunu ile enerji depolamaya yapılan yatırımların artmasını umut ettiklerini belirten Şatıroğlu, "Mevcut enerji depolama kapasitemiz 495 megavata ulaşmış. Süreci devam eden projeler de tamamlandıktan sonra gelecek yıllarda bu kapasitenin birkaç bin megavata çıkmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Şatıroğlu, enerji sistemlerinde yaşanan dönüşümün bir başka önemli boyutunun da dijitalleşme olduğunu belirterek, "Elektrik şebekelerinden doğal gaz altyapılarına kadar kritik sistemlerimizin güvenliği yalnızca fiziksel korumayla sağlanamaz. Dijital altyapıların korunması, veri güvenliği, sistemler arası koordinasyon ve kriz anlarında kesintisiz işleyişin sürdürülmesi de oldukça önemlidir. Bu nedenle dijital dönüşümü verimlilik ve yenilik kadar güvenlik ve dayanıklılık açısından değerlendiriyoruz. Bizlerin de üretimden tüketim noktasına kadarki bütün unsurlarımızı bilhassa siber saldırıya karşı çok dikkatli korumak zorunda olduğumuzu ifade etmek isterim." diye konuştu.</p><p><b>Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü ve TESAB Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Benli de 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı'nın önemli aktörlerinden biri olma kararlılığıyla çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</b></p><p>"Bugün enerji dönüşümünün öncüsü olan AB'nin son 10 yılda yaptığı 430 gigavat güneş ve rüzgar yatırımlarıyla 2030 yılı için 200 gigavat depolama kapasitesi hedefini sadece çevresel değil, ekonomik rekabet açısından da değerlendirmemiz gerekmektedir. Bu durum, Bakanlığımızın ortaya koyduğu elektrifikasyon atağının ve COP31'in de merkezinde olan 2035 yılı için yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin önemini bir kez daha göstermiştir."</p><p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Söyler ise elektrik enerjisinin ekonomik kalkınma, toplumsal refah ve sürdürülebilirlik ekseninde stratejik bir rol üstlendiğine dikkati çekerek, "Üniversitelerle işbirliği enerji sektöründe yeniliklerin ve sürdürülebilir çözümlerin önünü açacaktır. Bu işbirliklerine katkı sunmak ve sektörel dönüşümde aktif bir rol oynamak için tüm gücümüzle çalışıyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turkiyenin-yol-haritasi-s-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295998</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-dunyada-enerji-krizi-tam-ortasindayiz-295998</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Dünyada enerji krizi tam ortasındayız!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyada enerji krizinin tam ortasındayız ve bu benim tabirim değil, bütün dünyadaki enerji uzmanlarının söylediği şey. Modern zamanların en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Dünyada enerji krizi tam ortasındayız!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Bayraktar, Ankara Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, enerjiye kesintisiz, kaliteli ve uygun fiyatlarla erişimin günlük yaşam ve ülkelerin geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, dünyanın modern zamanların en büyük enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Küresel çatışmalar, tedarik zincirindeki kırılmalar ve jeopolitik risklerin enerji güvenliğini ön plana çıkardığını vurgulayan Bakan Bayraktar, yapay zeka çağının aynı zamanda bir elektrik çağı olduğunu ve Türkiye'de nüfus artışı, ekonomik büyüme, elektrikli ulaşım, soğutma ihtiyacı ve su arıtma gibi etkenlerle enerji talebinin giderek artacağını söyledi. Ayrıca Bakan Bayraktar, Türkiye'nin önündeki temel hedeflerden birinin artan enerji talebini karşılamak, diğerinin ise petrol, doğal gaz, kömür ve maden ithalatından kaynaklanan dışa bağımlılığı azaltarak cari açığın düşürülmesine katkı sağlamak olduğunu kaydetti.  </p><p><b>"ENERJİSİZ BİR HAYAT DÜŞÜNMEK MÜMKÜN DEĞİL"</b></p><p>Tüm dünyada enerji kaynaklarının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerji meselesi milletlerin ve devletlerin doğrudan günlük hayatını ve geleceklerini etkileyen çok önemli konulardan bir tanesi. Enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Günlük hayatımızın her alanında 7/24 enerjisiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Dolayısıyla enerjiye kaliteli bir şekilde, kesintisiz bir şekilde ve ucuz bir şekilde ulaşmamız lazım. Dolayısıyla enerji günlük hayatımızın en önemli konulardan bir tanesi. Şu anda enerji zengini bazı ülkelerde, örneğin Rusya'da akaryakıt sıkıntıları var, akaryakıt kuyrukları ulaşıyor. O zaman enerji bizim gündemimize geliyor, fatura öderken geliyor. Zam var mı? Doğal gaza zam yapıyor musunuz? Elektriğe zam var mı? Akaryakıtta her gün niye zamlar oluyor? Böyle gündem oluyoruz. Aslında negatif gündemle varız ama aslında belki sizin elektriğiniz ayda yılda bir kesilir, o zaman enerjinin ne olduğunu fark edersiniz ama yılın 365 günü ve gece gündüz demeden size elektrik ulaştırmaya, size doğal gaz getirmeye, akaryakıt getirmeye çalışan çok büyük bir ekip var. Bazen bunların görülmediğini de fark ediyoruz. Bu biraz o emekçiler için açıkçası üzücü bir durum. Ben bunu her fırsatta vurgulamaya gayret ediyorum" diye konuştu.  </p><p><b>"DÜNYADA ENERJİ KRİZİNİN TAM ORTASINDAYIZ"</b></p><p>Tüm dünyada büyük bir enerji kıtlığı yaşandığının altını çizen Bakan Bayraktar, "Dünyada enerji krizinin tam ortasındayız ve bu benim tabirim değil, bütün dünyadaki enerji uzmanlarının söylediği şey. Modern zamanların en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız. Bu kriz 1973 petrol krizine veya 1979 İran Devrimi'nden sonra yaşanan krize benzemiyor. Öyle bir zamana denk geldik krizler dünyasında yaşıyoruz. 2020 yılında pandemi yaşadık. 2022'de Avrupa'nın ortasında Rusya-Ukrayna savaşı oldu, hala da devam ediyor. Başka savaşlar da var, ticaret savaşları, vergi savaşları var. Dünyada lojistik krizler yaşanıyor, tedarik zincirinde de kırılmalar var. Böyle bir enerji krizinin içerisindeyiz. Büyük bir politik krizin ve büyük bir güvenlik krizinin içerisindeyiz. Dolayısıyla dünya böyle bir noktada. Dünya değişiyor, daha korumacı politikalar var ve ülkeler kendi kendine yetmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"TÜRKİYE O KADAR ÇOK ENERJİ İTHALATI YAPIYOR Kİ MAALESEF EKONOMİDEKİ KIRILMALARI DÖNEM DÖNEM YAŞIYORUZ"</b></p><p>Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olmasından dolayı ekonomide dalgalanmalar yaşadığını dile getiren Bakan Bayraktar, "Turizmimiz var ama maalesef Türkiye daha çok ithalat yapıyor ve her zaman döviz ihtiyacı var. Bugün ekonomideki kırılmalarımızın en temelinde bunu görüyoruz. Cari açıkta kim sorumlu diye baktığımızda tüm ışıklar enerji ve maden ithalatını yani bizi gösteriyor. Türkiye o kadar çok enerji ithalatı yapıyor ki maalesef ekonomideki kırılmaları dönem dönem yaşıyoruz. Onun için çözüm bulmamız gereken konu Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılığını düşürebilmektir" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bakan Bayraktar'ın yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, akademisyenler ve öğrencilerim katıldığı program fotoğraf çekimi ve ödül takdimiyle sona erdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-bayraktar-dunyada-e-586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295997</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/turk-muzigi-disiplinler-arasi-bir-perspektifle-ele-alindi-295997</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk müziği, disiplinler arası bir perspektifle ele alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) ve Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) bünyesindeki YETEV Türk Müziği İlkokulu iş birliğinde düzenlenen “Disiplinler Arası Perspektifte Türk Müziği Çalıştayı”, Türk müziğini farklı disiplinler üzerinden ele almayı ve bu alanlar arasındaki etkileşimi akademik bir zeminde değerlendirmek amacıyla gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk müziği, disiplinler arası bir perspektifle ele alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İki gün süren çalıştayda Türk müziği; tıp, iktisat, siyaset ve hukuk, yapay zekâ ve teknoloji, matematik, iletişim, psikoloji, sosyoloji, din, felsefe, edebiyat ve tarih gibi farklı disiplinler çerçevesinde değerlendirildi. Çalıştayın ilk gününde İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) Müdürü Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı, Haliç Üniversitesi Konservatuarı Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-20102026bd1eaa8e.jpg"/><p><b><b>İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. OSMAN BÜLENT ZÜLFİKAR: </b><b>TEK BAŞINA BİR ŞEYİN UZMANLIĞININ YETMEDİĞİNİ ŞİMDİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ</b>"</b></p><p>Çalıştayın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, disiplinlerarası eğitimin üniversitelerin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek farklı uzmanlık alanlarının birbiriyle etkileşim içinde olmasının gerekliliğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmanın ötesine geçerek toplumsal sorunlara çözüm üreten, girişimciliği destekleyen ve sahayla birlikte çalışan yapılar hâline gelmesi gerektiğini belirten Zülfikar, "Tek başına bir şeyin uzmanlığının yetmediğini şimdi çok iyi biliyoruz." dedi.</p><p>Üniversitelerde farklı disiplinlerden öğrencilerin bir araya gelmesini sağlayan uygulamalara değinen Zülfikar, İstanbul Üniversitesi'nde 'Disiplinler Arası Gelişim' derslerinin sayısının artırıldığını belirterek, "Geçen sene 'Disiplinler Arası Gelişim dersleri başlattık. Bu dersler şu anda 100'ün üstüne çıktı." ifadelerini kullandı. Farklı fakültelerden öğrencilerin ortak derslerde buluşmasının, kendi alanlarının dışına çıkarak farklı bakış açıları kazanmalarına ve yeni çalışma alanları geliştirmelerine imkân sağladığını dile getirdi.</p><p>Uzmanlaşmanın önemini kabul etmekle birlikte farklı alanlar arasında bağ kurabilmenin de gerekli olduğunu vurgulayan Zülfikar, merhum hocasının gençlere yönelik öğüdünü hatırlatarak, "Bir şeyin her şeyini, her şeyin de bir şeyini bilmeniz lazım." ifadelerini kullandı. Müziğin de bu bütüncül yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Zülfikar, "Müziği bilmeyen, o müziğin ruhunu anlamayan birinin iyi bir hekim olması da iyi bir iletişimci olması da iyi bir mimar olması da mümkün değildir." sözleriyle sanatın farklı meslek alanlarıyla ilişkisine dikkat çekti.</p><p>Üniversitelerin farklı düşüncelerin buluşabildiği, karşılıklı anlayış ve hoşgörünün geliştiği ortamlar olması gerektiğini belirten Zülfikar, "Burası kabul edenler, etmeyenler makamı değil. Burası, buradan alınanların içselleştirilip sahaya dökülme makamı." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-2010202688039e29.jpg"/><p><b>OMAR MÜDÜRÜ DOÇ. DR. AYLİN ŞENGÜN TAŞÇI: "DİSİPLİNLERARASILIK TÜRK MÜZİĞİ İÇİN BİR YENİLİK DEĞİL, BİR ONARIMDIR"</b></p><p>Açılış konuşmasında disiplinlerarası yaklaşımın Türk müziği açısından önemine değinen Taşçı, "Disiplinlerarasılık Türk müziği için bir yenilik değil, bir onarımdır. Bölünmüş bir sofrayı yeniden birleştiriyoruz." dedi. Merkezin 2012 yılında düzenlediği Itri Sempozyumu'nda müziğin felsefe, tarih ve edebiyatla bir araya getirildiğini hatırlatan Taşçı, çalıştayın bu birikimi genişleterek farklı disiplinler arasında yeni bağlar kurulmasına imkân sağladığını belirtti. Disiplinlerarası çalışmaların yalnızca farklı alanlardan uzmanların aynı ortamda bulunmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Taşçı, "Müzisyenin denek değil araştırmanın ortağı olması, bilim insanının seyirci değil meşkin talebesi olması gerekir. Yani birbirimizin atölyesinde çırak olacağız." ifadelerini kullandı. Çalıştayın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise makam müziğindeki "asma karar" kavramından hareketle buluşmayı, devamı birlikte getirilecek bir müzik cümlesine benzeten Taşçı, "Cümleyi bilerek açık bırakıyoruz, devamını birlikte getireceğiz." dedi. Taşçı, konuşmasını çalıştayın amacını özetleyen şu sözlerle tamamladı: "Diliyorum ki bu buluşma Türk müziği hakkında bildiklerimizi tekrar ettiğimiz değil, bildiklerimizin arasından henüz kurulmamış olan bağları fark ettiğimiz bir başlangıç olsun."</p><p><b>"MUSİKİYE DİSİPLİNLERARASI BAKIŞ, HAYATI DAHA GENİŞ BİR PERSPEKTİFTEN ANLAMAYI SAĞLIYOR"</b></p><p>Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç ise açılış konuşmasında hekimlik ve musiki alanlarını bir araya getiren akademik yolculuğunu anlatarak disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Tıp eğitimini ve uzmanlık sürecini tamamladıktan sonra musiki alanında da akademik çalışmalar yürüttüğünü belirten Tokaç, kendisini farklı disiplinleri buluşturan bir isim olarak tanımladı. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) kapsamında yer alan müzikoterapinin iki alanı bir araya getiren akademik temsilcilerinden biri olduğunu ifade eden Tokaç, "İlklerden biri olabileceğim, bir disiplinler arası portre olarak ifade edebilirim kendimi. Önce akademik eğitimde hekimlik bitip uzmanlığı tamamladıktan sonra musikideki akademik adımları da atarak, şu anda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp'ın (GETAT) altındaki müzikoterapinin de ikili akademik temsili olan ilk örneğim" dedi.</p><p>Müziğin yalnızca hoşça vakit geçirme aracı olmadığını, insanın kendini yenilemesine ve yeni başlangıçlara hazırlanmasına da katkı sunduğunu belirten Tokaç, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın <i>Marifetname</i> adlı eserinden "Musikî hikmete dair fendir, bilene bilmeyene rûşendir" sözünü aktardı. Bu sözün müziğin bilgi ve hikmetle ilişkisini ortaya koyduğunu ifade eden Tokaç, musikinin farklı disiplinlerle birlikte ele alınmasının insanı ve hayatı daha geniş bir perspektiften anlamaya katkı sağlayabileceğini vurguladı.</p><p>Açılış konuşmalarının ardından oluşturulan "Yapay Zekâ, Teknoloji, Matematik ve Türk Müziği Masası", "Tıp ve Türk Müziği Masası", "İktisat, Siyaset, Hukuk ve Türk Müziği Masası", "İletişim, Psikoloji, Sosyoloji ve Türk Müziği Masası", "Din, Felsefe ve Türk Müziği Masası" ve "Edebiyat, Tarih ve Türk Müziği Masası" ile Türk müziğinin farklı disiplinlerle ilişkisi ele alındı. Çalıştayın ikinci günü ise bu masalardan çıkan ortak değerlendirmeler masa moderatörleri tarafından kamuoyuna sunuldu.</p><p><b><b>YAPAY ZEKÂ, TEKNOLOJİ, MATEMATİK VE TÜRK MÜZİĞİ MASASI'NDAN '</b><b>ORTAK VERİ TABANI' ÖNERİSİ</b></b></p><p>Yapay Zekâ, Teknoloji, Matematik ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Demir, yapay zekânın klasik Türk müziğinin korunması, öğretilmesi ve daha geniş kitlelere ulaştırılmasında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Yapay zekânın insanın yerini alan değil, üretim sürecini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu yaklaşımı "yardımcı zekâ" kavramıyla ifade etti.</p><p>Klasik Türk müziğine ilişkin güvenilir nota, icra, makam ve usul bilgilerine erişilebilecek ortak bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu da belirten Demir, bu doğrultuda ilgili tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Türk müziği veri tabanı oluşturulmasını önerdi. Masada ayrıca bu birikimden yararlanan bir çevrim içi müzik yayın platformunun kurulması ve klasik Türk müziğini çocuklara ve gençlere sevdirecek oyun, karaoke benzeri dijital uygulamaların geliştirilmesi önerileri öne çıktı.</p><p><b>TÜRK MUSİKİSİNİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ KONUŞULDU</b></p><p>Tıp ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, müziğin insan sağlığıyla ilişkisinin yalnızca psikoterapiyle sınırlandırılamayacağını belirterek bedensel, ruhsal, sosyal ve manevi iyilik hâli üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Kanser tedavisinden prematüre bebeklerin bakımına, ağrı yönetiminden parkinson, alzheimer gibi nörolojik hastalıklara kadar farklı alanlarda müziğin etkilerine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğunu ifade eden Sur, müzik terapisinin varlığından ziyade, hangi yöntemlerle ve nasıl uygulandığının önem taşıdığını vurguladı. Müzik terapisinin sanatsal icradan farklı bir uzmanlık gerektirdiğini de belirten Sur, "Mükemmel bir müzik üretmeniz gerekmiyor müzik terapisti olmak için. Ancak terapinin kurallarını iyi uygulamanız gerekiyor" dedi.</p><p>Türk tıbbı ve musikisinin tarihsel birikiminin günümüzün bilimsel yöntemleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sur, geçmişte belirli makamların belirli hastalıklara iyi geldiğine ilişkin bilgilerin güncel araştırmalarla doğrulanmadan kanıtlanmış bilgi olarak sunulmasına karşı çıktı. Tarihsel birikimin modern yöntemlerle ölçülmesi ve elde edilen bulguların standartlaştırılması gerektiğini belirten Sur, "Farabi'nin falanca makamın şu hastalığa iyi geldiğini yazdığı söylendi. Ama bugün müzikçilerinin, bugün sağlıkçıların bugünün metodolojisinden geçilmeden, kontrolünden, yeni araştırma yöntemleri ve teknolojilerden geçilmeden yüzyıllar evvelki söylemi hala kullanıyor olması şaşırtıcı bir şeydir" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR EKONOMİK YAPIYA İHTİYAÇ DUYULUYOR"</b></p><p>İktisat, Siyaset, Hukuk ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhteşem Baran, Türk müziğinin sürdürülebilirliğinin kültürel mirasın korunmasının yanı sıra sanatçı haklarının güvence altına alınması, müzisyenlerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekti. Prodüksiyon maliyetleri, canlı müzik alanındaki gelir düzensizliği ve telif gelirlerinin yetersizliği gibi sorunlara değinen Baran, müzik üretiminin devamlılığı için sanatçıların emeklerinin karşılığını alabilecekleri sürdürülebilir bir ekonomik yapıya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p><p>Dijital mecralarda yayılan yanlış bilgilerin ve yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin Türk müziğinin doğru aktarılması açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Baran, bilgiye erişimin kolaylaşmasının her bilginin güvenilir olduğu anlamına gelmediğine işaret etti. Türk müziğine ilişkin eserlerin, kayıtların ve tarihsel bilgilerin gelecek kuşaklara doğru biçimde aktarılabilmesi için güvenilir veri kaynaklarının ve dijital arşivlerin önemine dikkati çekti.</p><p>Masada ayrıca besteci, güfte yazarı, icracı, aranjör ve yapımcıların haklarının korunması; telif gelirlerinin daha şeffaf ve adil dağıtılması; anonim ve geleneksel repertuvar ile bireysel haklar arasında dengeli bir çerçeve oluşturulması konuları ele alındı. Baran, devlet kurumları, üniversiteler, konservatuvarlar, TRT, yerel yönetimler, meslek birlikleri ve özel sektör arasında daha güçlü bir koordinasyon kurulmasının, Türk müziğinin üretimini, eğitimini ve toplumla buluşmasını destekleyeceğini ifade etti.</p><p><b>TÜRK MUSİKİSİ İÇİN DİJİTAL ARŞİV VE DENEYİM ODAKLI ÖNERİLER</b></p><p>İletişim, Psikoloji, Sosyoloji ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Beyhan Acar, müziğin birey ve toplum üzerindeki etkilerini iletişim, psikoloji ve sosyoloji perspektiflerinden ele aldı. Masada, müziğin gündelik yaşamdaki yeri, bireylerin müzikle kurduğu ilişki, değişen dinleme alışkanlıkları ve müziğin kuşaklar arasında aktarımı üzerinde duruldu. Masanın değerlendirmesinde, Türk musikisinin aktarımının gençlerin gündelik hayatıyla bağ kuran, erişilebilir, katılımcı ve farklı müzik türleri arasında köprü kuran bir yaklaşımla güçlendirilebileceği vurgulandı. Bu doğrultuda müzik arşivlerinin dijital ortamda erişime açılması, eserlerin hikâyelerini anlatan içeriklerin hazırlanması, gençlerin konser ve atölyeler aracılığıyla Türk müziğini deneyimleyebileceği ortamların yaygınlaştırılması ve farklı yaş gruplarının müzikle ilişkisini ortaya koyan saha araştırmalarının yapılması önerildi.</p><p><b>DİN, FELSEFE VE MUSİKİYİ BULUŞTURAN DİSİPLİNLERARASI ÇALIŞMA ÖNERİSİ</b></p><p>Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Ayçiçeği'nin yönettiği Din, Felsefe ve Türk Müziği Masası'nın değerlendirmesinde musikinin dinî ve din dışı olarak sınıflandırılması ve din, felsefe, tarih, psikoloji ile müzik arasında kurulabilecek disiplinlerarası ilişkiler öne çıktı. Mevcut kaynaklarda ve eğitim programlarında yer alan dinî-din dışı müzik ayrımının yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Osmanlı döneminde dinî kimlikleriyle tanınan kişilerin dinî içerik taşımayan eserlerinin de incelenmesi önerildi. Müziğin dinle ilişkisinin yalnızca eserlerin sözleri ve kullanım amaçları üzerinden değil, felsefi bir çerçevede de ele alınması gerektiği vurgulandı.</p><p>Masada, bu alanları bir araya getiren disiplinlerarası bir ders programı hazırlanması ve farklı uzmanlık alanlarından katılımcıların yer alacağı ortak bir akademik çalıştay düzenlenmesi önerileri öne çıktı. Program kapsamında Kindi, Farabi, İbn Sina ve İhvan-ı Safa'nın musikiye ve ruhun arınmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi; bu düşüncelerin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde dergâh, bimarhane ve saraylarda uygulanan musiki pratikleriyle ilişkisinin araştırılması teklif edildi. Din ve tasavvuf tarihçileri, felsefeciler, psikologlar, musiki nazariyatçıları ve icracıların ortak çalışmalarıyla tarihsel düşünceler ile müzik uygulamaları arasındaki bağın somut örnekler üzerinden ortaya konulması hedeflendi.</p><p><b>TÜRK MÜZİĞİ ARAŞTIRMALARINDA YENİ BİR KURAMSAL ÇERÇEVE ÖNERİSİ</b></p><p>Edebiyat, Tarih ve Türk Müziği Masası'nın moderatörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Toker, Türk müziğinin tanımı ve tarihsel kapsamının yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. "Türk müziği" kavramının hangi coğrafyaları, müzik geleneklerini ve icra biçimlerini kapsadığına ilişkin ortak bir çerçeve oluşturulmasının önemine dikkat çeken Toker, müzik tarihinin yalnızca tanınmış besteciler ve eserler üzerinden değil, müzisyenlerin yaşamları, müziğin icra edildiği ortamlar ve dinleyici toplulukları üzerinden de incelenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Masada, Türk müziği araştırmalarının geliştirilmesi için somut öneriler de gündeme geldi. Tarihsel kaynakların doğru anlaşılabilmesi amacıyla Arapça, Farsça ve Osmanlı Türkçesi bilgisini müzikoloji eğitimiyle birleştiren programların oluşturulması; güfte incelemelerinde edebî analiz yöntemlerinin, özellikle harf ve vezin analizlerinin değerlendirilmesi önerildi. Ayrıca Türk müziğini kendi tarihsel ve kültürel bağlamı içinde ele alan kuramsal yaklaşımların geliştirilmesi, Avrupa merkezli müzikoloji anlayışının yeniden değerlendirilmesi ve alanın uzmanlarının katılımıyla Türk müziğinin tanımı ve kapsamı üzerine ortak bir çalışma yürütülmesi gerektiği ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/whatsappimage2026102-20102026756e2495.jpg"/><p>Program, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turk-muzigi-disiplinler-a-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295993</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanadanin-ankara-buyukelcisi-lebleu-baskan-carneyin-turkiye-ziyareti-stratejik-bir-baslangic-295993</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Lebleu: Başkan Carney'in Türkiye ziyareti stratejik bir başlangıç!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Marcel Lebleu, Kanada Başbakanı Mark Carney'in Türkiye ziyaretine ilişkin, "Bunu, yeni bir stratejik ilişkinin başlangıcı olarak tanımlayabilirim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada'nın Ankara Büyükelçisi Lebleu: Başkan Carney'in Türkiye ziyareti stratejik bir başlangıç!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara&#39;daki görevine eylülde başlayan Lebleu, Kanada Başbakanı Carney&#39;in 21-23 Ekim&#39;de yapacağı Türkiye ziyaretine ve Ankara&#39;daki yaşamına ilişkin AA muhabirine konuştu.</p><p>Lebleu, hafta sonu Kanada&#39;nın Alberta eyaletindeki Wainwright Askeri Üssü&#39;nde çıkan yangında 4 askerin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını anımsatarak, bu nedenle büyükelçilik konutundaki Kanada bayrağının yarıya indirildiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;a güven mektubu sunduğu sırada verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Lebleu, &quot;Türkiye daha fazla yatırım yapmamız gereken bir ülke, ekonomik yatırımdan değil, ilişkilerimize daha fazla yatırım yapmaktan bahsediyorum. Türkiye&#39;yi stratejik ortaklık kurabileceğimiz bir ülke olarak görüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Büyükelçi Lebleu, bu görüşün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney&#39;in vizyonuyla örtüştüğünün altını çizerek, iki liderin daha önce iki kez bir araya geldiğini söyledi.</p><p>Carney&#39;in beraberindeki heyetle Türkiye&#39;ye yapacağı ziyarete dikkati çeken Lebleu, &quot;Bunun tarihi bir ziyaret olduğunu söylemeliyim. Kanada&#39;dan bir hükümet liderinin Türkiye&#39;ye gerçekleştireceği ilk devlet ziyareti olacak. Daha önce Türkiye&#39;den Kanada&#39;ya bir cumhurbaşkanı ziyareti de olmamıştı. Bu, yeni bir ilişkinin başlangıcını simgeliyor. Bunu, yeni bir stratejik ilişkinin başlangıcı olarak tanımlayabilirim.&quot; diye konuştu.</p><p>Lebleu, ziyaret kapsamında, temel hedefin stratejik ortaklığın resmen başlatılması olduğunu vurgulayarak, bu ortaklığın liderler düzeyinde ortak bildiri yayımlamasıyla başlatılacağını aktardı.</p><p>Bununla birlikte bir eylem planının olacağını, çeşitli işbirliği alanları üzerine çalışılacağını söyleyen Lebleu, bu alanlardan birinin enerji olacağını belirtti.</p><p>Lebleu, iki ülkenin enerji bakanları arasında ortak bir bildiri yayımlanacağını ifade ederek &quot;Her ülke için zorlu bir mesele haline gelen enerji tedariki konusunda nasıl birlikte çalışabileceğimizi değerlendireceğiz. Kanada çok sayıda doğal gaz kaynaklarına sahip. Bunun nasıl gerçekleşebileceğine bakacağız. Nükleer enerji alanında işbirliğini ve sürdürülebilir madencilik konusunu ele alacağız. Oldukça iddialı bir gündemimiz var.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kanadababakanmarkcar-20102026d6fab2a8.jpg"/><i>Kanada Başbakanı Mark Carney </i><p><b>- "ASELSAN'I ZİYARET ETTİĞİMDE HAYRETE DÜŞTÜM"</b></p><p>Ziyaretin ikinci ayağının da endüstriyel düzeyde savunma işbirliği olduğunu aktaran Lebleu, bu alanda büyük bir potansiyelin mevcut olduğunu dile getirdi.</p><p>Lebleu, &quot;Harika bir endüstri var. Dünyanın en heyecan verici şirketlerinden bazıları, insansız hava aracı üreticilerini ve platform montaj tesislerini ziyaret etme fırsatım oldu. ASELSAN&#39;ı ziyaret ettiğimde hayrete düştüm, 10 bin mühendisleri var gibiydi. BAYKAR&#39;ı ziyaret ettim, oradaki çalışanların yaş ortalaması 29&#39;du. Bu, Kanada standartlarına göre oldukça genç bir yaş. İnanılmaz varlıklar geliştiriyorlar. Dolayısıyla, savunma işbirliğini kapsayan bu ikinci ayağın üzerinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca, muhtemelen en önemli sütun olacak diğer alanla ilgili de bir anlaşma imzalayacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Diğer bir ayağın da Kanada-Türkiye serbest ticaret anlaşması için müzakerelerin başlatılması olduğunu söyleyen Lebleu, bunun daha önce duyurulduğunu, müzakerelerin kasımda başlayacağına dair bir gündemin var olduğunu hatırlattı.</p><p>Lebleu, bunun yanı sıra, hava taşımacılığı anlaşması olan ATA&#39;nın imzalanacağını bildirerek halihazırda bir anlaşmanın var olduğunu, iki ülke arasında haftalık uçuş sayısının 21&#39;e çıkarıldığını belirtti.</p><p>Toronto, Montreal ve Vancouver&#39;dan İstanbul&#39;a uçuşların olduğunu ve bunların çoğunluğunun Türk Hava Yolları (THY) tarafından yürütüldüğünü dile getiren Lebleu, Kanadalı hava yolu şirketi Air Transat&#39;ın Montreal&#39;den İstanbul&#39;a 29 Ekim&#39;de sefer başlatacağını duyurdu.</p><p>Lebleu, Başbakan Carney&#39;in Türkiye ziyaretine Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand&#39;ın ve Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson&#39;ın da eşlik edeceğini, mevkidaşlarıyla bir araya geleceğini kaydetti.</p><p>Kanada&#39;nın resmi ihracat kredi kuruluşu olan Kanada Eximbank&#39;ın (EDC) Üst Düzey Yöneticisi&#39;nin (CEO) de ziyarette bulunacağını duyuran Lebleu, &quot;Kanadalı ve Türk şirketlerinin, örneğin Orta Doğu veya Afrika gibi bölgelerde birlikte çalışabilmelerini sağlamak amacıyla Türk Eximbank ile işbirliği anlaşması imzalayacak.&quot; dedi.</p><p>Lebleu, Türkiye&#39;nin kasım ayında Antalya&#39;da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı&#39;na (COP31), ülkesinden 200 kişilik bir heyetin katılacağının öngörüldüğünü söyledi.</p><p><b>- "İSRAİL HÜKÜMETİNE, BU KONULARDA GERİ ADIM ATMASI İÇİN BASKI YAPIYORUZ"</b></p><p>Kanada&#39;nın İsrail-Filistin meselesindeki tutumuna değinen Lebleu, &quot;İsrail&#39;in kendisini terörizme karşı tam savunma hakkı vardır ve Hamas&#39;ı kınıyoruz. Bunu söylerken, Filistinlilerin tanınması gerektiği görüşündeyiz.&quot; dedi.</p><p>Ülkesinin 2025&#39;te Filistin&#39;i devlet olarak tanıyarak bu adımı attığını kaydeden Lebleu, iki devletli çözümün desteklenmeye devam edildiğini vurguladı.</p><p>Lebleu, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu konuda temel bir platform olduğunu, geçen ay BM Genel Kurulunda bir grup ülkeyle bir araya gelerek bu durumun ele alındığını ifade etti.</p><p>Ülkesinin ekimde Filistinlilere yönelik 100 milyon Kanada doları tutarında yeni bir yardım paketi açıkladığının, bunun insani yardım çabalarına ilk katkı olmadığının altını çizen Lebleu, çatışmanın başlangıcından bu yana BM kuruluşları aracılığıyla ülkesinin 500 milyon dolarlık insani yardımda bulunduğunu aktardı.</p><p>Lebleu, &quot;Oradaki insani durum son derece vahim. Durum çok kötü, insanlar acı çekiyor.&quot; ifadelerini kullanarak, BM&#39;nin kilit bir rol oynaması gerektiğine ve bunun çok taraflı çabalarla çözülebileceğine inandığını dile getirdi.</p><p>Fransa, İngiltere ve Kanada liderlerinin eylülde, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim yerlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten bir bildiri yayımladığına işaret eden Büyükelçi, &quot;İsrail hükümetine, bu konuda geri adım atması için baskı yapıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Lebleu, barışçıl bir çözüme ulaşılması ve farklı bakış açıları olsa da ileriye giden tek yolun barış olduğuna inandığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/balksz1-20102026845f39fa.jpg"/><p><b>- "TÜRKÇE BENİM İÇİN DÖRDÜNCÜ DİL OLACAK"</b></p><p>Ankara&#39;da görev almaktan memnuniyet duyduğunu belirten Lebleu, daha önce Senegal, Kolombiya, Şili&#39;de büyükelçi olarak görev aldığını ifade etti.</p><p>Lebleu, ilk kez dilini bilmediği bir ülkede görev yaptığını aktararak şunları kaydetti:</p><p>&quot;Dürüst olmak gerekirse, kariyerimde ilk defa bulunduğum ülkenin dilini konuşamıyorum ve bunu zorlu bir süreç olarak görüyorum. Dili bildiğimizde yakalayabileceğimiz o incelikleri kaçırdığımızı düşünüyorum. Daha önce Latin Amerika&#39;da görev almıştım, İspanyolca biliyorum. Fransızca, İngilizce konuşuyorum. Türkçe benim için dördüncü dil olacak.&quot;</p><p>Türkiye&#39;ye gelmeden önce iki haftalık Türkçe eğitimi aldığını söyleyen Lebleu, ders aldığı hocasıyla Montreal&#39;deki bir Türk restoranında &quot;künefe&quot; yediğini anlattı.</p><p>Lebleu, &quot;Hem tatlı hem de hafif tuzlu... Oldukça yoğun ve doyurucu bir lezzet, yedikten sonra kendimi tamamen tok hissettim.&quot; diyerek, soğuyan havalarda &quot;mercimek&quot; çorbası içmeyi sevdiğini söyledi.</p><p>Ankara&#39;ya dair ilk izlenimlerine değinen Lebleu, kentteki binaların Avrupai ve biraz Kanada&#39;da görmeye alışık olduğu yapılar olduğunu kaydetti.</p><p>Lebleu, Kanadalılarla Türklerin kendilerini ifade etme biçimlerinin ve değer yargılarının farklı olduğunu dile getirdi.</p><p>Türk halkının Kanada insanına kıyasla ailesine bağlı olduğunu gözlemlediğini aktaran Lebleu, coğrafyanın Türk halkı için önemli bir unsur olduğunun altını çizdi.</p><p>Lebleu, &quot;Burada insanlar, &#39;Ben şu şehirden geliyorum, ben bu şehirden geliyorum&#39; diyerek, kendi kökenlerine dair güçlü bir aidiyet duygusu taşıyor. Kanada&#39;da ise insanlar çok daha hareketli, bir yerden başka bir yere kolayca yerleşebiliyorlar.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kanadanin-ankara-buyukelc-443_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mekke-ittifaki-mecliste-16-maddelik-teklifin-detaylari-ortaya-cikti-295992</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mekke İttifakı Meclis'te! 16 maddelik teklifin detayları ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik tarihi 'Mekke Anlaşması', TBMM Başkanlığına sunuldu. Üç ülkeyi 'Çekirdek Taraflar' olarak tanımlayan metin; egemenlik ve toprak bütünlüğü temelinde birine yapılan saldırıyı hepsine yapılmış sayan müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor. İletişim Başkanı Duran, yaptığı açıklamada, 'Kanun teklifinin TBMM'ye sunulması, üç kardeş ülke arasındaki stratejik iş birliğinin kurumsallaşması yolunda önemli bir aşamadır' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mekke İttifakı Meclis'te! 16 maddelik teklifin detayları ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunma öngören "Mekke Anlaşması" TBMM'ye sunuldu.</p><p><strong><b>ÇEKİRDEK TARAFLAR</b></strong></p><p>Üç ülkeyi "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlayan anlaşma metni; egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka saygı temelinde taraflara müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor.</p><p><strong><b>"BİRİNE YAPILAN SALDIRI HEPSİNE YAPILMIŞ SAYILACAK"</b></strong></p><p>Anlaşmanın en kritik maddelerinden biri olan 2. Maddeye göre; taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı ya da askeri saldırganlık, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilecek.</p><p>Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde yer alan "meşru müdafaa hakkı" çerçevesinde şekillendirilen madde uyarınca; saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut tüm karşılıklı yardım olanakları kullanılarak derhal destek sağlanacak.</p><p><strong><b>SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ</b></strong></p><p>Anlaşma, askeri ortaklığın yanı sıra savunma sanayii alanında derin bir işbirliğini şart koşuyor. Belirlenen çerçeve kapsamında taraflar: Savunma alanında ortak üretim gerçekleştirecek, İleri teknoloji gerektiren alanlarda ortak Ar-Ge ve inovasyon projeleri yürütecek, Tarafların topraklarında uzman personel vasıtasıyla insan kaynağı yetiştirecek ve askeri sanayiyi destekleyecek, Barışta, savaşta ve olağanüstü hallerde mühimmat, silah, yakıt ve yedek parça tedarikini içeren kapsamlı bir lojistik destek mekanizması kuracak.</p><p><strong><b>SEKRETARYA VE "STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ"</b></strong></p><p>İttifakın kurumsal omurgasını oluşturmak amacıyla Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" ihdas edilecek. Komite, dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda en az iki kez toplanacak; liderler ise gerekli görülmesi halinde yılda bir kez bir araya gelebilecek. Anlaşma kapsamında teşkil edilecek daimi sekretaryaya Suudi Arabistan ev sahipliği yapacak. Sekretaryaya 3 yıllık süreyle dönüşümlü bir Genel Sekreter başkanlık edecek ve ilk Genel Sekreter Pakistan vatandaşı olacak. Yeni ülkelerin ittifaka katılımı ise yalnızca "Çekirdek Tarafların" anlaşmasıyla mümkün olabilecek.</p><p><strong><b>GÜVENLİ KANALLARDAN İSTİHBARAT PAYLAŞIMI</b></strong></p><p>Anlaşmanın 9. ve 13. maddeleri terörle mücadele ve istihbarat alanındaki işbirliğini düzenliyor. Taraflar, mutabık kalınan güvenli kanallar üzerinden bilgi ve istihbarat paylaşımı yapacak. Elde edilen gizlilik dereceli belgeler "bilmesi gereken" prensibiyle korunacak ve üçüncü ülkeler ya da şirketlerle paylaşılamayacak.</p><p><strong><b>SÜRESİZ YÜRÜRLÜK VE 10 YILLIK TAAHHÜT</b></strong></p><p>Anlaşma, onay belgelerinin sekretaryaya tevdi edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ve süresiz olarak geçerliliğini koruyacak. Metne göre taraflar, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. 10 yılın ardından ise en az 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.</p><p>Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde üç asıl nüsha olarak hazırlanan metinde, olası yorum farklılıklarında İngilizce metnin esas alınacağı kaydedildi.</p><p><strong><b>"İŞ BİRLİĞİNİN KURUMSALLAŞMASI YOLUNDA ÖNEMLİ BİR AŞAMADIR"</b></strong></p><p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunulmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p><b>Duran açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</b></p><p>"Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması, üç kardeş ülke arasındaki stratejik iş birliğinin kurumsallaşması yolunda önemli bir aşamadır.</p><p>Ülkelerimiz arasında geliştirilen bu stratejik ortaklık; kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini, savunma alanındaki ortak kabiliyetlerin artırılmasını ve bölgemizde güvenlik ve istikrarın korunmasını hedeflemektedir.</p><p>Bölgenin meselelerinde bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini esas alan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, güvenliği ve dayanışmayı önceleyen ortak bir iradenin tezahürüdür.</p><p>TBMM'deki onay sürecinin ülkemiz ve kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ile Pakistan için hayırlı olmasını temenni ediyor, şimdiden emeği geçen tüm partilere ve milletvekillerine teşekkür ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/mekke-ittifaki-anlasmasi--420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/belcika-disisleri-bakani-prevot-turkiye-olmadan-guvenligimizi-ele-alamayiz-295991</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: Türkiye olmadan güvenliğimizi ele alamayız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Türkiye'nin Avrupa güvenliği açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek NATO müttefiklerine işbirliğini güçlendirme çağrısı yaptı. Prevot, "Türkiye ile ilişki kurmadan Avrupa güvenliğini ciddi biçimde ele alamazsınız. Türkiye, önemli bir NATO müttefiki olmasının yanı sıra güvenliğimiz açısından hayati öneme sahip bölgelerde temasları ve etkisi bulunan diplomatik bir aktör." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: Türkiye olmadan güvenliğimizi ele alamayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Laurens Soenen, bugün Egmont Sarayı&#39;nda düzenlenecek &quot;Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı&quot;na ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Belçika ve Türkiye&#39;den 7 bakanın, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeniden oluşan ivmeyi güçlendirmek amacıyla 10 yıl aradan sonra ilk kez bir araya geleceğine dikkat çekilen açıklamada, &quot;Toplantıda, Avrupa açısından hayati önem taşıyan bir ortakla siyasi diyaloğun güçlendirilmesi ve güvenlik, adalet ve göç gibi vatandaşları doğrudan ilgilendiren alanlarda işbirliğinin ilerletilmesi hedefleniyor.&quot; ifadesine yer verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807548.jpg"/><p>Açıklamada, Türkiye&#39;nin uluslararası sahnede kendine özgü bir konuma sahip olduğuna işaret edilerek, &quot;NATO müttefiki olarak Karadeniz güvenliğinde merkezi bir rol oynayan Türkiye, hem Kiev hem de Moskova ile temaslarını sürdürüyor. Ukrayna ile Rusya arasında çeşitli müzakere turlarına ev sahipliği yapan Türkiye, kalıcı barış arayışında diplomatik girişimlerine devam ediyor. Türkiye&#39;nin etkisi Orta Doğu&#39;ya da uzanıyor.&quot; değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Türkiye&#39;nin Gazze&#39;ye ilişkin diplomatik çabalarda yer aldığı ve Suriye&#39;nin geleceğinde de önemli bir rol oynadığı aktarılan açıklamada, &quot;Türkiye ayrıca yakın çevresinin ötesinde, özellikle Afrika Boynuzu&#39;nda siyasi ve diplomatik varlığını genişletiyor.&quot; görüşü paylaşıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807410.jpg"/><p>Avrupa Birliği (AB) üyeliğine aday olan ve 1995&#39;ten bu yana AB ile Gümrük Birliği içinde bulunan Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın ticaret ve üretim zincirlerine derin biçimde entegre olduğuna vurgu yapılan açıklamada, özellikle sanayi, savunma, enerji, inovasyon ve yeni ticaret güzergahları alanlarında önemli bir işbirliği potansiyeli bulunduğunun altı çizildi.</p><p>Açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin temelinde halklar arasındaki güçlü bağların da bulunduğuna işaret edilerek, 1964&#39;te Türk işçilerin istihdamına ilişkin anlaşmanın imzalanmasından bu yana Türklerin nesiller boyunca Belçika&#39;nın ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamına katkıda bulunduğu belirtildi.</p><p><b>- "TÜRKİYE İLE İLİŞKİ KURMADAN AVRUPA GÜVENLİĞİNİ ELE ALAMAZSINIZ"</b></p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, &quot;Türkiye ile ilişki kurmadan Avrupa güvenliğini ciddi biçimde ele alamazsınız. Türkiye, önemli bir NATO müttefiki olmasının yanı sıra güvenliğimiz açısından hayati öneme sahip bölgelerde temasları ve etkisi bulunan diplomatik bir aktör.&quot; mesajını verdi.</p><p>Ukrayna&#39;da barışın sağlanmasına yönelik çabalardan Orta Doğu, Karadeniz ve Afrika Boynuzu&#39;ndaki istikrara kadar Türkiye&#39;nin diplomatik çözümlerin ilerletilmesine katkı sağlayabileceğini belirten Prevot, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğinin henüz değerlendirilmemiş önemli bir potansiyel barındırdığına dikkati çekti.</p><p>Prevot, &quot;Her konuda aynı görüşte değiliz ancak güçlü ilişkileri ve düzenli diyaloğu sürdürmek tam da bu nedenle önem taşıyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yakın bir komşu olan Türkiye ile işbirliği fırsatlarından daha iyi yararlanılmasının öneminin altını çizen Prevot, Gümrük Birliği&#39;nin modernize edilmesi çağrısı yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807411.jpg"/><p><b>- "ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEYE DEVAM ETMELİYİZ"</b></p><p>Açıklamada, Brüksel&#39;deki toplantının, özellikle adalet, güvenlik ve göç alanlarında iki ülkenin yetkili makamları arasındaki işbirliğine yeni bir ivme kazandırmasının beklendiği ifade edildi.</p><p>Adalet bakanları arasındaki görüşmelerde terörizm ve organize suçlarla mücadelenin öne çıkacağının öngörüldüğü belirtilen açıklamada, sınır ötesinde faaliyet gösteren suç ağları nedeniyle görüşmelerde, hukukun üstünlüğü ve temel hukuki güvencelere saygı çerçevesinde adli makamlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve sınır ötesi soruşturmaların kolaylaştırılmasının ele alınacağı kaydedildi.</p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika Adalet Bakanı Annelies Verlinden, organize suçun sınır tanımadığına dikkati çekerek suç ağlarının uluslararası düzeyde işbirliği yaptığını, sınır ötesi para akışlarını yönettiğini ve hukuk sistemleri arasındaki farklılıklardan yararlandığını belirtti.</p><p>Verlinden, &quot;Uluslararası işbirliğimizi güçlendirmeye devam etmeliyiz. Faaliyetlerini ancak güçlerimizi birleştirerek sekteye uğratabilir ve toplumumuzu ve ekonomimizi organize suçun oluşturduğu tehditten daha iyi koruyabiliriz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "SAHADAKİ İŞBİRLİĞİMİZİ PEKİŞTİRMEMİZE İMKAN SAĞLAYACAK"</b></p><p>Açıklamada, göçün de toplantının gündeminde yer alacağı aktarıldı.</p><p>Avrupa&#39;ya uzanan çeşitli göç güzergahlarının kesişim noktasında bulunan Türkiye&#39;nin bu alanda önemli bir ortak olarak değerlendirildiğinin altı çizilen açıklamada, Avrupa ve uluslararası yükümlülükler doğrultusunda göç ve konsolosluk konularında ilgili idareler arasındaki işbirliğini güçlendirme yollarının ele alınacağı kaydedildi.</p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt, &quot;Bağlarımızı güçlendirmek ve deneyimlerimizi paylaşmak büyük önem taşıyor. Ayrıca idaremizin Türkiye&#39;nin uygulamalarını yerinde görmesi için yapılan daveti memnuniyetle karşılıyorum. Bu, sahadaki işbirliğimizi daha da pekiştirmemize imkan sağlayacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- POLİS İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN İKİLİ EYLEM PLANI ANLAŞMASI İMZALANACAK</b></p><p>Açıklamada, toplantı kapsamında polis işbirliğine ilişkin yeni bir ikili eylem planı anlaşmasının imzalanacağı duyuruldu.</p><p>Anlaşmayla, özellikle organize suç ve uluslararası suç ağlarıyla mücadele alanlarında Belçika ve Türkiye polis teşkilatları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, &quot;Anlaşma, iki ülkenin ulusal sınırları aşan tehditlerle mücadelede daha yakın çalışma yönündeki ortak kararlılığını somut adımlara dönüştürecek.&quot; bilgisi verildi.</p><p>Açıklamada ifadelerine yer verilen Belçika Güvenlik ve İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Belçika ile Türkiye&#39;nin güvenlik alanında halihazırda yakın işbirliği içinde olduğunu belirterek suç ağlarının giderek daha uluslararası bir nitelik kazanmasıyla polis teşkilatları arasındaki koordinasyonun daha da güçlendirileceğini ifade etti.</p><p>Quintin, &quot;Yeni anlaşma, daha hızlı bilgi paylaşımına, uzmanlık alışverişine ve sahada ortak eğitimler düzenlenmesine imkan sağlayacak. Hedefimiz açık: Organize suçla daha hızlı ve daha kararlı mücadele ederek vatandaşlarımızı daha iyi korumak.&quot; mesajını verdi.</p><p>&quot;Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı&quot; Türk tarafından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Belçika tarafından Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Adalet Bakanı Annelies Verlinden, Güvenlik ve İçişleri Bakanı Bernard Quintin ile İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt&#39;un katılımıyla gerçekleşecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/belcika-disisleri-bakani--345_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tubitak-23-yilda-233-bin-kadin-arastirmaciya-32-milyar-lira-destek-verdi-295990</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TÜBİTAK, 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK'ın bilim insanlarına yönelik destek programları kapsamında son 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdiklerini belirterek, "Bugün iftiharla söyleyebiliriz ki uluslararası patent başvurularında kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TÜBİTAK, 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın ve Demokrasi Vakfının (KADEM) kadın girişimcilerin yenilikçi fikirlerini geliştirmelerine ve yatırım fırsatlarına erişimlerine destek olmak amacıyla 2015 yılında başlatılan İnovasyonda Kadın Programı devam ediyor.</p><p>İstanbul Kalkınma Ajansının (İSTKA) desteğiyle yürütülen program kapsamında Üsküdar Bulgurlu&#39;da KADEM İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi açıldı.</p><p>Bakan Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, kadın girişimcilerin yenilikçi fikirlerini başarılı teknoloji girişimlerine dönüştürmelerine katkı sunacak bu Merkezin, Türkiye&#39;nin girişimcilik ekosisteminde kıymetli bir yer edineceğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809014.jpg"/><p>Kacır, &quot;Eğitimden mentörlüğe, iş geliştirmeden yatırımcı buluşmalarına uzanan geniş bir yelpazede hizmet sunacak İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezinin ülkemiz, milletimiz ve elbette kadın girişimcilerimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.&quot; dedi.</p><p>Küresel rekabetin inovasyon ve teknoloji ekseninde şekillendiğini, teknolojide yaşanan gelişmelerin hayatın her alanına yön verdiğini ve yenilikçi fikirlerin ekonomik değere dönüşmesi için yeni fırsatlar sunduğunu dile getiren Kacır, &quot;teknoloji girişimciliğini&quot; Türkiye Yüzyılı&#39;nda yazacakları yeni başarı hikayelerinin öznesi olarak gördüklerini ifade etti.</p><p>Kacır, bu anlayışla, yenilikçi fikirlerin teknolojiye, teknoloji girişimlerinin küresel ölçekte rekabet eden şirketlere dönüşmesini sağlayacak girişimci destek modelini bütüncül bir anlayışla inşa ettiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809015.jpg"/><p><b>- "TOPLUMLARIN KALKINMASI VE KALICI REFAHI KADINLARIN AZMİ, GAYRETİ VE CESARETİYLE MÜMKÜN"</b></p><p>Bakan Kacır, girişimcilerin başarı yolculuklarında ihtiyaç duydukları finansmanı sağlamak üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını belirterek, fikir aşamasındaki yenilikçi projelerin ticari iş modellerine dönüşmesinin önünü açan TÜBİTAK BiGG Programı ile 2 bin 700&#39;ü aşkın teknoloji girişiminin kurulmasını sağladıklarını, TEKNOFEST ile binlerce girişimi ülkeye kazandırdıklarını dile getirdi.</p><p>Kacır, &quot;&#39;Bu ülkenin geleceğinde ben de varım&#39; diyen, teknoloji geliştirme iddiası taşıyan her vatandaşımızın önünü açan uygulamalar sayesinde müteşebbislerimiz yapay zekadan uzay ve havacılığa, biyoteknolojiden finans teknolojilerine pek çok alanda sayısız başarı hikayesine imza atıyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye&#39;de 2019&#39;da milyar dolar değerlemeye ulaşmış tek bir teknoloji girişiminin dahi olmadığına dikkati çeken Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bugün 8 unicornumuz, bizim deyimimizle 8 Turcornumuz var. Teknoloji girişimciliğinde kısa bir sürede ulaştığımız seviye bu ülkenin insanının içindeki cevheri ortaya çıkardığınızda neleri başarabileceğinin somut bir göstergesi. Bu millet dünyayla rekabet edebilecek bilgi birikimine de yeteneğe de cesarete de sahip. Bizlere düşen, yenilikçi fikirlerin önünü açmak, girişimcilerimizi ihtiyaç duydukları imkanlarla, teknoloji altyapısıyla ve yatırım kaynaklarıyla buluşturabilmektir. Biliyoruz ki toplumların gelişmesi, kalkınması ve kalıcı refahı ancak kadınların azmi, gayreti ve cesaretiyle mümkündür.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809016.jpg"/><p><b>- "HEDEFİMİZ, TÜRK KADINLARININ GERÇEK POTANSİYELİNİ HAREKETE GEÇİRECEK ZEMİNİ OLUŞTURMAK"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, kadınların hayatın her alanında taşıdıkları sorumluluk, ürettikleri çözümler ve yenilikçi fikirlerle bir medeniyetin temeli, taşıyıcısı ve koruyucusu olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;Kadınların bilimde, teknolojide, inovasyonda, girişimcilikte ve üretimde güçlü şekilde yer alması ülkemizin topyekün kalkınmasının teminatıdır. Türkiye Yüzyılı&#39;nda bilimde, teknolojide, AR-GE&#39;de, inovasyonda ve yüksek teknoloji üretiminde dünyada söz sahibi, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı tahkim etmiş bir Türkiye için Türk kadınlarının gerçek potansiyelini harekete geçirecek zemini oluşturmak ortak hedefimizdir. Kadınlar, Cumhurbaşkanı&#39;mız Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, AK Parti iktidarlarıyla toplumun her alanında hak ettikleri mertebeye adım adım ulaşıyor. Kadınlar, hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde kullanabilme imkanını bu dönemde elde etti.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809017.jpg"/><p><b>- "8 TURCORNUMUZUN 5'İ KADIN GİRİŞİMCİLER TARAFINDAN KURULDU"</b></p><p>Kacır, Türk kadınlarının bilim ve teknolojideki geniş birikiminin, yeteneklerinin ve üretme azminin Milli Teknoloji Hamlesi&#39;ne güç kattığını belirterek, &quot;Girişimcilik ekosistemimizden çıkan, milyar dolar değerlemeyi aşan 8 teknoloji girişimimizin, Turcornumuzun 5&#39;i kadın girişimciler tarafından kuruldu. 115 teknoparkımızda faaliyet gösteren 13 binden fazla firmada 36 bin, AR-GE ve tasarım merkezlerimizde ise 28 bin kadın çalışanımız var. Teknolojinin her sahasında dünya çapında başarılar elde eden projelerimizin arkasında kadınların azmi, gayreti ve emeği var.&quot; dedi.</p><p>Bakan Kacır, kadınların yeteneklerini ve üretkenliklerini ortaya koyabilecekleri imkanları genişletecek adımları paydaşlarıyla hayata geçirdiklerini dile getirerek şunları ifade etti:</p><p>&quot;TÜBİTAK&#39;ın bilim insanlarına yönelik destek programları kapsamında son 23 yılda 233 bin kadın araştırmacıya 32 milyar lira destek verdik. Bugün iftiharla söyleyebiliriz ki uluslararası patent başvurularında kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. KOSGEB Girişimcilik destekleri kapsamında yine aynı dönemde 85 binden fazla kadın girişimciye 23,5 milyar lira katkı sunduk. Uygulamalı girişimcilik eğitimleri ile 2010&#39;dan bu yana 947 bin kadın girişimciye eğitim verdik. Kalkınma ajanslarımız eliyle kadın girişimciliğine yönelik 568 projeye 2,5 milyar lira kaynak sağladık.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809018.jpg"/><p><b>- "(BU MERKEZ) ULUSAL VE ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNDEKİ KADIN VARLIĞINI GÜÇLENDİRECEK"</b></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, bugün de kadınların toplumdaki varlığını adalet ve fırsat eşitliği zemininde güçlendiren KADEM&#39;in İnovasyonda Kadın Programı vesilesiyle bir arada olduklarını belirterek, İSTKA&#39;nın desteğiyle yürütülen programla yapay zekadan biyoteknolojiye, tarımdan oyun teknolojilerine kadar farklı alanlarda özgün çözümler geliştiren 20 kadın girişimcinin projelerini girişim ekosisteminin önde gelen paydaşlarıyla buluşturmaya hak kazandığını söyledi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42809191.jpg"/><p>KADEM İnovasyonda Kadın Bilgi Merkezi&#39;nin, ulusal ve uluslararası girişimcilik ekosistemindeki kadın varlığını güçlendireceğini vurgulayan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>&quot;Merkezle kadın girişimcilerimiz fikirlerini yatırımcılarla buluşturma imkanına sahip olacak. Kadın girişimciler, eğitim ve tecrübe paylaşımını açılışını gerçekleştirdiğimiz Merkez vesilesiyle daha da güçlendirecek. Yeni fikir ve girişimlerin altına attıkları imzalarla geleceğe yeni ufuklar kazandıracak. Kadınların hayallerinin gerçekleşmesine, fikirlerinin gelişmesine kapı açacak, gayretlerinin ve emeklerinin somutlaşmasına imkan sağlayacak bu güzide Merkezin hayırlı olmasını diliyorum.&quot;</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, İSTKA Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Ziya Taşkent, KADEM Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı ve beraberindekiler Merkezin açılış kurdelesini kesti.</p><p>Protokol üyeleri Merkez&#39;de incelemede bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/tubitak-23-yilda-233-bin--834_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/turkiye-ultrason-cihazlarini-kendi-tesisinde-uretecek-295989</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ultrason cihazlarını kendi tesisinde üretecek]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, teknoloji transferiyle başlatılan ultrason cihazı projesinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, cihazların en az yüzde 71 yerlilik oranıyla Türkiye'de kurulacak tesiste üretileceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ultrason cihazlarını kendi tesisinde üretecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal esabından yaptığı paylaşımda, resmi temaslarda bulundukları Güney Kore&#39;de, tıbbi görüntüleme teknolojilerinin öncü kuruluşlarından Samsung Medison&#39;u ziyaret ettiklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/17/42782060.jpg"/><p>Yapay zeka destekli ultrason sistemlerini ve sürdürdükleri işbirliği kapsamındaki üretim süreçlerini yerinde değerlendirdiklerini dile getiren Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Geçtiğimiz yıl başlattığımız teknoloji transferiyle üretimine adım attığımız ultrason cihazlarımızda şimdi önemli bir aşamadayız. Ziyaretimizde, sürecin ülkemizde kurulacak üretim tesisiyle yerli üretim kapasitemize yönelik verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Monitöründen probuna, yazılımından donanımına kadar cihazlarımızı en az yüzde 71 yerlilik oranıyla kendi tesisimizde üreterek bu kritik teknolojiyi ülkemize kazandıracağız.&quot;</p><p>Memişoğlu, &quot;Üreten Sağlık&quot; vizyonuyla geliştiren, üreten ve teknolojisini inşa eden bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini bildirdi.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">ULTRASON CİHAZLARIMIZIN ÜRETİMİ İÇİN TESİSİMİZİ KURUYORUZ.  Bir dizi resmî temasta bulunmak üzere geldiğimiz Güney Kore'de, tıbbi görüntüleme teknolojilerinin öncü kuruluşlarından Samsung Medison'u ziyaret ettik. Yapay zekâ destekli ultrason sistemlerini ve sürdürdüğümüz iş birliği kapsamındaki üretim süreçlerini yerinde değerlendirdik.  Geçtiğimiz yıl başlattığımız teknoloji transferiyle üretimine adım attığımız ultrason cihazlarımızda şimdi önemli bir aşamadayız.   Ziyaretimizde, sürecin ülkemizde kurulacak üretim tesisiyle yerli üretim kapasitemize yönelik verimli bir görüşme gerçekleştirdik.  Monitöründen probuna, yazılımından donanımına kadar cihazlarımızı en az %71 yerlilik oranıyla kendi tesisimizde üreterek bu kritik teknolojiyi ülkemize kazandıracağız.  "Üreten Sağlık" vizyonumuzla geliştiren, üreten ve teknolojisini inşa eden bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz.</p>&#8212; Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2112448516056367573?ref_src=twsrc%5Etfw">October 20, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turkiye-ultrason-cihazlar-336_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ozgur-ozel-bakan-gurleke-750-bin-tl-tazminat-odeyecek-295988</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Özgür Özel Bakan Gürlek'e 750 bin TL tazminat ödeyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ Adalet Bakanı Akın Gürlek'in malvarlığına ilişkin Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in iddialarının ardından açılan karşılıklı manevi tazminat davasında karar açıklandı. Mahkeme Akın Gürlek'in açtığı manevi tazminat davasını kısmen kabul ederek Özgür Özel'in 750 bin TL tazminat ödemesine hükmetti. Öte yandan, Özgür Özel'in açtığı karşı dava ise reddedildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Özgür Özel Bakan Gürlek'e 750 bin TL tazminat ödeyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel arasında, Bakan Gürlek'in malvarlığına ilişkin ortaya atılan iddialar nedeniyle açılan karşılıklı manevi tazminat davasında karar açıklandı. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasına taraf avukatları e-duruşma ile katıldı. Duruşmada Bakan Akın Gürlek'in avukatı, önceki beyanlarını tekrarlayarak davalarının kabulünü ve karşı davanın reddini talep etti. Mahkeme avukatın beyanlarının ardından kararını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açtığı 1 milyon liralık manevi tazminat davasını kısmen kabul eden mahkeme, Özgür Özel'in 750 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti. Özgür Özel'in 1 milyon 100 bin TL'lik manevi tazminat davası ise reddedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/ozgur-ozel-bakan-gurleke--231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/malatyada-yasak-iliski-baskini-1i-agir-3-yarali-295987</link>
      <pubDate>2026-10-20T12:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Malatya'da yasak ilişki baskını: 1'i ağır 3 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Malatya'da bir kişi dini nikahlı eşini ve birlikte olduğunu düşündüğü şahsı ekmek bıçağıyla yaraladı. Çıkan arbedede şüpheli de darp sonucu yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Malatya'da yasak ilişki baskını: 1'i ağır 3 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Olay, saat 07.30 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, F.D. dini nikahlı eşi T.P. ile birlikte olduğunu düşündüğü Z.I.'nın ikametine gitti. Burada T.P. ile Z.I.'yı birlikte gören F.D. iki kişiye ekmek bıçağıyla saldırdı. </p><p>Olayda T.P. ve Z.I. bıçak darbeleriyle, F.D. ise yaşanan arbedede darp sonucu yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılardan T.P. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırken, hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Darp sonucu yaralanan şüpheli F.D. ise polis ekiplerince yakalandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/a042f7c592144f04a888-2010202631414723.mp4" type="video/mp4"></video><p>Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/malatyada-yasak-iliski-ba-979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-havalimani-dunyanin-en-iyisi-secildi-295986</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı "dünyanın en iyisi" seçildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ İGA İstanbul Havalimanı, Conde Nast Traveller dergisinin İngiltere edisyonu tarafından düzenlenen "Okuyucu Tercihleri Ödülleri 2026" (Readers' Choice Awards 2026) kapsamında "Dünyanın En İyi Havalimanı" seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Havalimanı "dünyanın en iyisi" seçildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Havalimanı İşletmecisi İGA&#39;dan yapılan açıklamaya göre, seyahat dergisi okurlarının değerlendirmeleriyle belirlenen listede İstanbul Havalimanı, 94,29 puanla ilk sırada yer aldı.</p><p>Dünyada yaklaşık 350 noktaya uçuş imkanı sunan İstanbul Havalimanı, Singapur Changi Havalimanı ve Dubai Uluslararası Havalimanı&#39;nı geride bırakarak listenin zirvesine yerleşti.</p><p>Sıralamada Singapur Changi Havalimanı 93,92 puanla ikinci, Dubai Uluslararası Havalimanı ise 93,18 puanla üçüncü oldu.</p><p>Kopenhag Havalimanı 93,13 puanla dördüncü, Zürih Havalimanı 91,79 puanla beşinci, Katar'daki Hamad Uluslararası Havalimanı ise 90,45 puanla altıncı sırada yer aldı.</p><p>Listede, Madrid-Barajas Havalimanı 90,23 puanla yedinci, Hong Kong Uluslararası Havalimanı 89,50 puanla sekizinci, Cape Town Uluslararası Havalimanı 88,24 puanla dokuzuncu ve Roma Fiumicino Havalimanı 87,92 puanla onuncu oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/havalmanistanbull-20102026815919ae.jpg"/><p>İstanbul Havalimanı, 2024 ve 2025 yıllarında da Conde Nast Traveller'ın ABD edisyonunun okurları tarafından dünyanın en iyi havalimanı seçilmişti.</p><p>1909 yılında kurulan ve bünyesinde Vogue, The New Yorker, GQ, Vanity Fair ve Wired gibi yayınları barındıran Conde Nast, basılı yayınları, dijital platformları ve sosyal medya kanalları aracılığıyla dünya genelinde milyonlarca okura ulaşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/istanbul-havalimani-dunya-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/dijital-universite-platformu-icin-basvuru-suresi-uzatildi-26-ekim-son-gun-295985</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dijital Üniversite Platformu için başvuru süresi uzatıldı: 26 Ekim son gün!]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) himayesinde hayata geçirilen Dijital Üniversite Platformu'na başvuru süresi 26 Ekim'e uzatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dijital Üniversite Platformu için başvuru süresi uzatıldı: 26 Ekim son gün!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YÖK&#39;ten yapılan açıklamaya göre, platform, yapay zeka, veri analizi ve sürdürülebilirlik alanlarında herkese açık ve ücretsiz eğitim imkanı sunacak.</p><p>&quot;Yapay Zeka&quot;, &quot;Veri Analizi&quot;, &quot;Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik&quot; olmak üzere üç okuldan oluşan platformda, 16 ders modülü yer alıyor.</p><p>Eğitimler, Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesinden akademisyenler tarafından verilecek.</p><p>Başvurular, &quot;www.dijitaluniversiteplatformu.org&quot; adresinden 26 Ekim saat 23.59&#39;a kadar yapılabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/dijital-universite-platfo-430_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295984</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/800-grami-40-lira-ile-60-lira-arasi-palamutta-tarihi-bolluk-yasaniyor-295984</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[800 gramı 40 lira ile 60 lira arası! Palamutta tarihi bolluk yaşanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Palamut avcılığında bu sezon uzun yıllardır görülmeyen bolluk yaşanırken balıkçılar, bu bereketin kasım sonuna kadar sürmesini ve sezonun geri kalanında hamsi, çinekop ve lüfer avında verim bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[800 gramı 40 lira ile 60 lira arası! Palamutta tarihi bolluk yaşanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Av sezonunun palamuttaki bereketle başlamasının sevincini yaşayan balıkçılar, vatandaşların bu sezon daha çok balık tüketmesini istiyor.</p><p>İstanbul Su Ürünleri Komisyoncuları Derneği (İSKOMDER) Başkanı Metin Akçay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1,5 ayı aşkın süredir avcılık yapıldığını, çok iyi bir sezon geçirdiklerini söyledi.</p><p>Bu dönemde palamut bolluğuyla karşılaştıklarını belirten Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bu sezon bereketi daha devam edecek. Bir ay daha sürmesini bekliyoruz. 1987&#39;den beri hallerdeyim, o yıldan bu tarihe kadar böyle bir balıkçılıkla ilk defa karşılaşıyoruz. 2005&#39;te olmuştu ama bu yıl gerçekten çok bol. Yani Doğu Karadeniz&#39;de de batıda da oluyor. Herkes bu işten nasipleniyor. Vatandaş da bol bol balık tüketecek. Ucuz bir şekilde tüketip çoluğuna çocuğuna yedirecek.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807611.jpg"/><p><b>- "SEZONUN GERİ KALANI İÇİN DE UMUTLUYUZ"</b></p><p>Metin Akçay, bir palamudun ortalama 800 gram geldiğini ve hallerde 40 lira ile 60 lira arasında satıldığını ifade etti.</p><p>Akçay, şu anda en çok palamut avlandığını, hamsinin de bu yıl bol olmasını beklediklerini belirterek şunları söyledi:</p><p>&quot;Palamut ve hamsiyle birlikte bu sezon çinekopu da lüfer balığını da bol bekliyoruz. Şartlar, hava, iklim gibi bütün her şey bir araya gelince denizlerimiz verimli oluyor. Sezonun geri kalanı için umutluyuz. Dediğim gibi palamudun peşinde çinekopumuz, lüferimiz olacak. Daha sonra da hamsimiz devam edecek. Dördüncü aya kadar umutlu bir şekilde balıkçılık sürecek. Palamut ise mevsim balığı olduğu için kasım sonlarına kadar devam eder. Temennimiz aralık ayını da bulması.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807610.jpg"/><p><b>- "VATANDAŞLARIMIZ DAHA ÇOK BALIK TÜKETSİN"</b></p><p>İSKOMDER Başkanı Akçay, vatandaşlara daha çok balık tüketmeleri çağrısında bulunarak, &quot;Onlar ne kadar bol tüketirlerse bu balık o kadar çok satılacaktır. Fiyatlar da çok ideal.&quot; diye konuştu.</p><p>Balıkçıların zor şartlar altında çalıştığını ifade eden Akçay, balıkçılık faaliyetlerinin sürmesi için vatandaşların alışverişe devam etmesi gerektiğini belirtti.</p><p><b>- "DENİZ PALAMUT DOLU DİYEBİLİRİZ"</b></p><p>İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Erdoğan Kartal da sezona palamudun damga vurduğunu, ancak fiyat uygun olmasına rağmen talebin istenilen düzeyde olmadığını dile getirdi.</p><p>Geçmişte buna yakın sezonlar yaşandığını ancak bu yılın farklı olduğunu söyleyen Kartal, &quot;Gerçekten &#39;deniz palamut dolu, Karadeniz palamut fışkırıyor&#39; diyebiliriz. Palamut ciddi şekilde ucuz. Onun için palamudun peşine koşmamız lazım. Sofrada çoluk çocuğumuz hepimiz palamut yiyerek, balık yiyerek bunca yılın eksiğini tamamlayalım bence. Geçmiş yıllarda olmuştur ama uzun dönem sonra böyle bir palamut bolluğu olmadı.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42807608.jpg"/><p>Kartal, palamut fiyatlarının yerine göre değişebildiğini ancak en ucuzunun Doğu Karadeniz&#39;de olduğunu belirterek, &quot;Toptan fiyatı için 25-30 liralar konuşuluyor. İstanbul&#39;da toptanda 50 liradan gidiyor tanesi. Palamutlar şu anda ortalama bir kilogram, bir kilograma yaklaştık. Bunların fiyatı (perakendede) 100 lira ile 125 lira arasında değişiyor. Tabii Karadeniz fiyatları daha düşük.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "DİĞER BALIKLARDA DA EKSİKLİK YOK"</b></p><p>Erdoğan Kartal, şu anda erken olmasına rağmen hamside de verimin iyi olduğuna dikkati çekerek, &quot;Palamutun peşinde koştuğumuz için diğer balıkları hiç görmüyoruz ama diğer balıklarda da eksiklik yok. Palamut azaldıktan sonra diğer kısımda da bereketin iyi olduğunu düşünüyorum. En azından hamsimizi iyi görüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Tüm meyvelerde bu yılın bereketli geçtiğini söyleyen Kartal, &quot;Böyle bir bolluk olduğu zaman bunun aynısının denize yansıdığını görebiliriz. (Sezonun kalanı için) Umutluyuz.&quot; dedi.</p><p>Kartal, balıkçılıkta maliyetlerin yükseldiğini belirterek, öngörülebilirliğin artırılması, hal sisteminin değiştirilmesi ve kooperatiflerin balıkçılığı sahiplenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Havaların soğumasıyla birlikte tüm balıkların yenilmeye başlanabileceğini ifade eden Kartal, kasım ayının ortasından sonra hamsinin daha da yağlanacağını ve lezzetli hale geleceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/palamut-avciliginda-berek-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295983</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/marvel-sessizligini-bozdu-she-hulk-4-yil-sonra-disneya-resmen-geri-donuyor-295983</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Marvel sessizliğini bozdu! She-Hulk 4 yıl sonra Disney+'a resmen geri dönüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Disney+, Marvel evreninin tartışmalı karakteri She-Hulk'u 4 yıl aradan sonra X-Men '97'nin 3. sezonunda izleyicilerle buluşturacak. Jennifer Walters'ın dönüşü, Marvel hayranları arasında heyecan ve merak yaratırken, karakterin geleceğiyle ilgili önemli ipuçları da gündeme geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Marvel sessizliğini bozdu! She-Hulk 4 yıl sonra Disney+'a resmen geri dönüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marvel evreninin dikkat çeken karakterlerinden She-Hulk, Disney+ ekranlarına uzun bir aradan sonra geri dönüyor. 2022 yılında yayınlanan ve izleyicilerden karışık tepkiler alan She-Hulk: Attorney at Law dizisinin ardından, Jennifer Walters karakteri 2027'de X-Men '97'nin üçüncü sezonunda yeniden boy gösterecek. Bu gelişme, Marvel hayranları arasında büyük bir sürpriz olarak karşılandı. Özellikle She-Hulk'un Marvel Sinematik Evreni'ndeki (MCU) geleceğiyle ilgili uzun süredir devam eden sessizliğin ardından gelen bu haber, karakterin yeniden gündeme taşınmasına neden oldu. She-Hulk'un dönüşü, hem animasyon dünyasında hem de potansiyel olarak MCU'nun ilerleyen projelerinde önemli bir rol üstlenebileceğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><h3>Brad Winderbaum'dan She-Hulk için yeni umut</h3><p>Marvel Television başkanı Brad Winderbaum, She-Hulk karakterinin geleceğiyle ilgili umut verici açıklamalarda bulundu. Winderbaum, The Escape Podcast'e verdiği röportajda, She-Hulk'un Marvel'ın en iyi performans gösteren dizilerinden biri olduğunu vurguladı. Dizinin izleyici kitlesiyle buluşmasında yaşanan bazı uyumsuzluklara rağmen, genel izleyici tarafından olumlu karşılandığını belirtti. Winderbaum, "Daha fazla She-Hulk yapmak isterim" diyerek karakterin potansiyeline dikkat çekti. Ancak, Disney yönetiminin 2. sezon için henüz yeşil ışık yakmadığı da biliniyor. Yine de, Winderbaum'un açıklamaları She-Hulk'un Marvel evreninde tamamen göz ardı edilmediğini ve yeni projelerde yer alma ihtimalinin sürdüğünü gösteriyor. Özellikle X-Men '97'nin üçüncü sezonunda Jennifer Walters'ın yer alacak olması, karakterin yeniden ön plana çıkmasına ve Marvel'ın animasyon projeleriyle canlı aksiyon evreni arasında köprü kurmasına olanak sağlıyor.</p><h3>She-Hulk'un X-Men '97'deki rolü ve Marvel'ın gelecek planları</h3><p>New York Comic-Con 2026'da gerçekleştirilen Marvel Television &amp; Animation panelinde, X-Men '97'nin 3. sezonuna dair ilk fragman izleyicilerle buluştu. Panelde, Gambit ve Rogue'un evliliğiyle birlikte Marvel evreninden birçok sürpriz karakterin diziye dahil olacağı açıklandı. Bu karakterler arasında, She-Hulk'un da 4 yıl aradan sonra Disney+'ta yeniden sahne alacağı duyuruldu. Jennifer Walters'ın dönüşü, Marvel Studios'un karakteri tamamen rafa kaldırmadığını ve animasyon projeleriyle yeniden değerlendirdiğini gösteriyor. Özellikle Spider-Man: Brand New Day'de Hulk'un oğlu Skaar'ın tanıtılması ve Bruce Banner'ın gama inhibitörünün önemli bir hikaye unsuru haline gelmesi, She-Hulk'un Marvel evrenindeki yerinin hala canlı olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca, karakterin X-Men '97'deki rolü, onun ilerleyen dönemde Avengers: Secret Wars gibi büyük projelerde de boy gösterme ihtimalini artırıyor. Marvel Studios'un karakteri animasyon ve potansiyel olarak canlı aksiyon projelerinde kullanma stratejisi, hayranların beklentilerini diri tutuyor.</p><h3>Tatiana Maslany'nin She-Hulk'a dönüşü ve hayran tepkileri</h3><p>She-Hulk karakterine hayat veren Tatiana Maslany, son dönemde yaptığı açıklamalarla karaktere olan bağlılığını ortaya koydu. Mayıs 2026'da katıldığı The Playlist'in Bingeworthy podcast'inde, "İnsanların beni yeniden ekranda görmekten rahatsız olacağını düşünüyorum" diyerek esprili bir dille geri dönüşüne dair ipucu verdi. Maslany, karakterin Marvel evrenine entegre edilmesi için baş yazar Jessica Gao'nun katkısının önemli olacağını vurguladı. Ayrıca, She-Hulk'un kendi dizisinde yıldız olarak öne çıkmasının mantıklı olduğunu, ancak başka bir bağlamda yer almasının da heyecan verici bir meydan okuma olacağını belirtti. Maslany, Marvel Studios'tan resmi bir teklif gelmesi halinde She-Hulk rolüne yeniden hayat vermeye sıcak baktığını dile getirdi. Geçmişte Disney ile yaşadığı bazı anlaşmazlıklara rağmen, karakterin kendisi için önemli bir yere sahip olduğunu ve Marvel'ın projelerinde yer almaya açık olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, hayranlar arasında She-Hulk'un ilerleyen dönemde daha fazla projede yer alabileceği yönünde umutları artırdı.</p><h3>She-Hulk'un Marvel evrenindeki yeri ve gelecekteki olasılıklar</h3><p>She-Hulk'un Marvel evrenindeki geleceği, hem bütçesel zorluklar hem de karakterin popülerliğiyle ilgili tartışmalar nedeniyle belirsizliğini koruyor. Avengers: Doomsday ve Secret Wars gibi büyük projelerde yer alacağına dair söylentiler bulunsa da, Maslany'nin bu filmlerin kadrosunda resmi olarak yer alıp almayacağı henüz netleşmedi. Özellikle Secret Wars'un ilham aldığı 2015 hikayesinde She-Hulk'un önemli bir rol üstlenmiş olması, karakterin filmde de benzer bir etki yaratabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Battleworld evreninde Baroness She-Hulk'un liderliğinde bir ütopya kurulması, Marvel'ın animasyon projelerinde karaktere farklı bir boyut kazandırmasını sağladı. Ancak, Universal'ın Hulk karakterinin dağıtım haklarına sahip olması, She-Hulk'un solo bir filmde başrol olmasının önünde engel oluşturuyor. Buna rağmen, Marvel Studios'un animasyon projeleriyle karakteri canlı tutma çabası dikkat çekiyor. X-Men '97'deki rolü, She-Hulk'un Marvel evrenindeki varlığının devam ettiğini ve gelecekte yeni projelerde yer alabileceğini gösteriyor.</p><h3>Marvel hayranları için yeni bir dönemin kapısı aralanıyor</h3><p>She-Hulk'un 4 yıl aradan sonra Disney+ ekranlarına dönmesi, Marvel hayranları için yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Karakterin X-Men '97'deki rolü, hem animasyon hem de canlı aksiyon projelerinde yeniden değerlendirilmesine zemin hazırladı. Marvel Studios'un She-Hulk'u tamamen göz ardı etmemesi ve karakteri farklı projelerde kullanmaya devam etmesi, hayranların beklentilerini yüksek tutuyor. Jennifer Walters'ın Marvel evrenindeki yolculuğu, hem geçmişteki tartışmalar hem de gelecekteki potansiyel projelerle şekillenmeye devam edecek. Özellikle animasyonun sunduğu esneklik, She-Hulk'un MCU'daki yeniden doğuşu için önemli bir fırsat sunuyor. Marvel Studios'un karaktere olan yaklaşımı ve hayranların ilgisi, She-Hulk'un gelecekte nasıl bir rol üstleneceğini belirleyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/marvel-sessizligini-bozdu-481_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295982</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-sagligi-icin-hangisi-daha-iyi-aksam-yemeginde-hangisini-secmelisiniz-295982</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp sağlığı için hangisi daha iyi? Akşam yemeğinde hangisini seçmelisiniz?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kolesterol seviyelerini düşürmek isteyenler için tavuk ve karides arasındaki farklar büyük önem taşıyor. Uzman diyetisyenler, bu iki popüler protein kaynağının kolesterol üzerindeki etkilerini ve sağlıklı beslenmede nasıl tercih edilmesi gerektiğini açıklıyor. Hazırlama yönteminin kritik rol oynadığı vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp sağlığı için hangisi daha iyi? Akşam yemeğinde hangisini seçmelisiniz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolesterolünü kontrol altında tutmak isteyenler için tavuk ve karides arasında yapılan seçim, sağlık üzerinde önemli sonuçlar doğurabiliyor. Son dönemde diyetisyenler, bu iki protein kaynağının kolesterol seviyelerine etkisi konusunda çarpıcı bilgiler paylaşıyor. Tavuk ve karides, hem pratik hem de protein açısından zengin seçenekler olarak sofralarda sıkça yer buluyor. Ancak doğru tercihi yapmak isteyenler için yalnızca hangi hayvansal gıdanın seçildiği değil, aynı zamanda nasıl hazırlandığı da büyük önem taşıyor. Uzman görüşleri, kolesterol dostu bir beslenme düzeni oluşturmak isteyenler için tavuk ve karidesin avantajlarını ve olası risklerini detaylı biçimde ortaya koyuyor.</p><h3>Diyetisyenlerden kritik kolesterol uyarısı: Tavuk ve karidesin etkileri farklı</h3><p>Tavuk, özellikle derisiz ve işlenmemiş olarak tüketildiğinde, doymuş yağ oranı düşük bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Diyetisyen Michelle Routhenstein, tavuk tüketiminin kolesterol seviyelerine doğrudan bir fayda sağlamadığını, asıl etkinin tavuğun yerine geçtiği diğer besinlerden kaynaklandığını belirtiyor. Örneğin, yağlı sığır eti veya işlenmiş etler yerine derisiz tavuk tercih edildiğinde LDL kolesterolünde azalma görülebiliyor. Ancak baklagiller veya balık gibi zaten yağsız olan proteinlerle değişim yapıldığında ekstra bir kolesterol avantajı sağlanmıyor. Tavukta en düşük doymuş yağ oranı derisiz göğüs etinde bulunurken, derili butlar ve işlenmiş tavuk ürünleri daha fazla doymuş yağ içeriyor. Pişirme yöntemleri de büyük fark yaratıyor; kızartma, paneleme veya tereyağlı soslar kullanmak doymuş yağ miktarını artırıyor. Fırınlama, ızgara veya buharda pişirme ise kolesterol dostu seçenekler arasında yer alıyor. Diyetisyen Renee Korczak ise, tavuk tüketiminin kalp hastalığı riskinde artışa neden olduğuna dair bilimsel bir bulgu olmadığını vurguluyor. Araştırmalara göre, kırmızı veya işlenmiş et yerine tavuk tüketmek, kardiyovasküler hastalık riskini azaltabiliyor. Ancak uzmanlar, tavuğun doğrudan kalp hastalığına karşı koruma sağlamadığını, asıl etkinin diyetteki genel değişikliklerden kaynaklandığını ifade ediyor.</p><h3>Karidesin kolesterol üzerindeki etkisi: Yüksek kolesterol, düşük doymuş yağ</h3><p>Karides, diyet kolesterolü açısından yüksek değerlere sahip olmasına rağmen, doymuş yağ oranı oldukça düşük bir deniz ürünü. Üç ons karides yaklaşık 161 miligram kolesterol içeriyor, fakat neredeyse hiç doymuş yağ barındırmıyor. Diyetisyen Korczak, karidesin kolesterol içeriğinin yüksek olmasının, herkes için aynı sonucu doğurmadığını belirtiyor. Bazı bireylerde diyet kolesterolü alımı, kan kolesterolünde belirgin bir artışa yol açabiliyor. Özellikle diyet kolesterolüne karşı aşırı duyarlı olan kişilerde, karides tüketimi LDL seviyesini daha fazla yükseltebiliyor. Ancak çoğu insan için, genel diyet düzeni ve doymuş yağ alımı, tek başına karidesin kolesterol miktarından daha belirleyici oluyor. Karidesin bir diğer avantajı ise, az miktarda da olsa omega-3 yağ asitleri içermesi. Bu yağ asitleri, trigliserit ve kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabiliyor. Ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal yüksek LDL kolesterol durumlarında ise, kişiye özel bir beslenme planı oluşturmak gerekiyor. Karidesin hazırlanış biçimi de tıpkı tavukta olduğu gibi büyük önem taşıyor. Panelemek, derin yağda kızartmak veya kremalı, tereyağlı soslarla servis etmek, yemeğin doymuş yağ oranını yükseltiyor. Sağlıklı bir seçenek olarak karidesi zeytinyağı ile ızgara yapmak, buharda veya fırında pişirmek öneriliyor. Tereyağlı soslar yerine otlar, baharatlar ve narenciye ile tatlandırmak, kolesterol dostu bir tabak hazırlamanın anahtarı olarak gösteriliyor.</p><h3>Kolesterol dostu tercihlerde hazırlama yöntemi belirleyici</h3><p>Tavuk ve karidesin kolesterol üzerindeki etkisi, büyük ölçüde hangi protein kaynağının seçildiği ve nasıl pişirildiğiyle şekilleniyor. Uzmanlar, derisiz tavuk göğsü veya sade karidesin, yağlı kırmızı etlere göre daha sağlıklı olduğunu vurguluyor. Ancak, her iki proteini de derin yağda kızartmak veya yüksek yağlı soslarla tüketmek, kolesterol seviyelerinde istenmeyen artışlara neden olabiliyor. Bu nedenle, pişirme teknikleri ve kullanılan yağ türleri kritik bir rol üstleniyor. Zeytinyağı, avokado yağı veya kanola yağı gibi doymamış yağlar, tavuk ve karidesi marine etmek veya pişirmek için öneriliyor. Ayrıca, yüksek yağlı soslardan kaçınmak, lif açısından zengin sebzeler, baklagiller ve tam tahıllarla birlikte tüketmek, sağlıklı kolesterol seviyelerini destekliyor. Diyetisyenler, özellikle kalp sağlığını korumak isteyenlerin, yağsız ve minimum işlenmiş protein kaynaklarını tercih etmelerini tavsiye ediyor. Tavuk için derisiz göğüs eti, karides için ise önceden pane yapılmamış ve sade olan seçenekler öne çıkıyor. Hazırlama sürecinde ise, buharda pişirme, ızgara veya fırınlama gibi sağlıklı teknikler, kolesterol dostu beslenmenin temel unsurları arasında yer alıyor.</p><h3>Uzmanlardan karides ve tavuk seçimi için kişiye özel öneriler</h3><p>Her iki protein kaynağı da, doğru şekilde hazırlandığında kalp sağlığına uygun bir beslenme düzenine rahatlıkla dahil edilebiliyor. Ancak, diyet kolesterolüne aşırı duyarlı bireyler için karides tüketiminin sınırlandırılması gerekebiliyor. Diyetisyenler, kişisel sağlık hedeflerinin ve mevcut kolesterol seviyelerinin dikkate alınmasının önemini vurguluyor. Eğer amaç diyet kolesterolünü minimumda tutmaksa, derisiz tavuk göğsü öne çıkıyor. Doymuş yağ alımını azaltmak ve kaliteli protein almak isteyenler için ise sade karides iyi bir alternatif sunuyor. Uzmanlar, tek bir proteini izole etmek yerine, genel beslenme düzeninin ve tabağa eklenen diğer gıdaların da dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Lif açısından zengin sebzeler, baklagiller ve tam tahıllar, tavuk veya karidesle birlikte tüketildiğinde, sağlıklı kolesterol seviyelerinin korunmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, pişirme sırasında kullanılacak yağların doymamış olması ve yüksek yağlı soslardan kaçınılması, kolesterol dostu bir beslenme planının temel taşlarını oluşturuyor. Tavuk ve karidesin kalp sağlığına uygun şekilde tüketilmesi için, hem seçim hem de hazırlama sürecinde bilinçli davranmak gerekiyor.</p><h3>Sonuç: Kolesterol dostu mutfak için tavuk ve karidesin yeri</h3><p>Kolesterol seviyelerini dengelemek isteyenler için tavuk ve karides, doğru hazırlandığında güvenle tercih edilebilecek protein kaynakları arasında yer alıyor. Uzman diyetisyenler, hazırlama yöntemi ve kullanılan yağ türlerinin, bu iki besinin kolesterol üzerindeki etkisini belirlediğine dikkat çekiyor. Derisiz tavuk göğsü ve sade karides, yağlı kırmızı etlere göre daha avantajlı seçenekler sunarken, pişirme teknikleri ve tabağa eklenen diğer besinler de sağlıklı bir beslenme düzeni için kritik öneme sahip. Sonuç olarak, kolesterol dostu bir mutfak için protein tercihlerinde çeşitlilik sağlamak, sağlıklı pişirme yöntemlerini benimsemek ve lif açısından zengin gıdalarla kombinasyon yapmak gerekiyor. Böylece, hem lezzetli hem de kalp dostu öğünler oluşturmak mümkün hale geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/kalp-sagligi-icin-hangisi-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295981</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbulda-yarin-uc-ilcede-su-kesintisi-yapilacak-295981</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da yarın üç ilçede su kesintisi yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yapılacak isale hattı çalışmaları nedeniyle Başakşehir, Esenyurt ve Arnavutköy'ün bazı mahallelerine yarın 11 saat boyunca su verilemeyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da yarın üç ilçede su kesintisi yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSKİ&#39;den yapılan açıklamaya göre, Arnavutköy Ömerli Mahallesi&#39;nde deplase çalışmaları tamamlanan 800 milimetre ve 400 milimetre çapındaki isale hatlarının mevcut isale hatlarına bağlantı çalışmaları yapılacak.</p><p>Bu nedenle yarın 10.00 ve 21.00 saatleri arasında Başakşehir&#39;de Bahçeşehir 2. Kısım Mahallesi, Esenyurt&#39;ta Orhangazi Mahallesi ile Arnavutköy&#39;de Ömerli, Deliklikaya, Hastane, Hadımköy, Yassıören, Yeşilbayır ve Dursunköy mahallelerine su verilemeyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/istanbulda-yarin-uc-ilced-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295980</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yuz-binlerce-kisinin-saglik-verisi-incelendi-erken-yasta-demansin-arkasindan-epilepsi-cikti-295980</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüz binlerce kişinin sağlık verisi incelendi! Erken yaşta demansın arkasından epilepsi çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa ve İsveç'te yürütülen geniş çaplı araştırmalar, epilepsi hastalarının genç başlangıçlı demans geliştirme riskinin belirgin şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, epilepsi ile demans arasındaki bağlantının nedenlerine ve sonuçlarına dikkat çekerek, bu hastalarda bilişsel değerlendirme ihtiyacına vurgu yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüz binlerce kişinin sağlık verisi incelendi! Erken yaşta demansın arkasından epilepsi çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa ve İsveç'te gerçekleştirilen kapsamlı bilimsel çalışmalar, epilepsi hastalarının 65 yaşından önce genç başlangıçlı demans geliştirme riskinin belirgin şekilde arttığını gözler önüne serdi. İki ülkedeki yüz binlerce kişinin sağlık kayıtları üzerinde yapılan analizler, epilepsi ile demans arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koydu. Bulgular, Amerikan Nöroloji Akademisi'nin tıp dergisi Neurology'de yayımlandı ve araştırmanın başında Stony Brook Medicine'den nöroloji uzmanı Dr. Rebecca Spiegel yer aldı. Uzmanlar, epilepsinin genç yaşta başlayan demans vakalarında sıkça görüldüğünü, ancak bu ilişkinin doğrudan bir nedensellik taşımadığını belirtti. Buna rağmen, epilepsisi olan bireylerin demans riskinin ciddi oranda yükseldiği vurgulandı. Araştırmanın sonuçları, epilepsi hastalarının düzenli bilişsel değerlendirmeden geçirilmesi gerektiğine işaret etti.</p><h3>Fransa ve İsveç verileri epilepsi ile demans ilişkisini güçlendirdi</h3><p>Çalışmanın ilk aşamasında, Fransa ve İsveç'in ulusal sağlık veritabanları kullanılarak genç başlangıçlı demans tanısı konulan binlerce kişinin geçmiş sağlık kayıtları incelendi. Fransa'da, 11.360 genç başlangıçlı demans hastası ile aynı yaş ve cinsiyette 113.600 kontrol grubu karşılaştırıldı. Sonuçlara göre, demans tanısı alanların yüzde 12,5'inin daha önce epilepsi teşhisi aldığı tespit edildi. Buna karşılık, demans tanısı almayan grupta bu oran sadece yüzde 1,2 olarak belirlendi. Ayrıca, demans hastalarının yüzde 27,3'ünün epilepsi ilaçları kullandığı, kontrol grubunda ise bu oranın yüzde 10,3 olduğu saptandı. İsveç'te yapılan benzer analizler de aynı doğrultuda sonuç verdi. 16.433 genç başlangıçlı demans hastası ile 164.330 kontrol grubunun karşılaştırılması, epilepsi ile demans arasındaki bağlantının iki farklı sağlık sisteminde de tutarlı biçimde gözlemlendiğini gösterdi. Araştırmacılar, bu istatistiklerin epilepsi hastalarının genç yaşta demans geliştirme olasılığının düşündüğümüzden daha yüksek olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Ancak, genç başlangıçlı demansın toplum genelinde nadir görüldüğü ve mutlak riskin düşük kaldığı da vurgulandı.</p><h3>Epilepsi tanısı alanlarda demans riski 6 kat fazla</h3><p>Araştırmanın ikinci bölümünde, Fransa'da 2008 yılında yeni epilepsi tanısı konulan 30 ila 55 yaş arasındaki yetişkinler 10 yıl boyunca takip edildi. Bu süreçte, yeni epilepsi tanısı alanların yüzde 2,2'si genç başlangıçlı demans geliştirdi. Aynı dönemde, daha önce epilepsi tanısı almış kişilerde bu oran yüzde 1,7 olarak kaydedildi. Epilepsi tanısı almayanlarda ise genç başlangıçlı demans görülme oranı yüzde 0,2'de kaldı. Araştırmacılar, inme, ruhsal bozukluklar ve travmatik beyin yaralanmaları gibi diğer risk faktörleri de hesaba katıldığında, yeni epilepsi tanısı alan bireylerin genç başlangıçlı demans geliştirme olasılığının epilepsisi olmayanlara göre altı kat fazla olduğunu tespit etti. Mevcut epilepsi hastalarında ise bu risk yüzde 74 oranında artış gösterdi. Bu çarpıcı bulgular, epilepsinin genç yaşta demans gelişimiyle bağlantılı olabileceğine dair önemli kanıtlar sundu. Ancak, araştırmacılar epilepsi ile demans arasındaki ilişkinin karmaşık olduğunu ve kesin neden-sonuç bağının henüz tam olarak açıklanamadığını ifade etti.</p><h3>Uzmanlardan epilepsi hastalarına bilişsel değerlendirme çağrısı</h3><p>Stony Brook Medicine'den Dr. Rebecca Spiegel, elde edilen bulguların epilepsi hastalarında genç başlangıçlı demans riskinin arttığını gösterdiğini, ancak çoğu epilepsi hastasının bu tür bir demans geliştirmediğini vurguladı. Spiegel, "Bazı hastalarda yeni başlayan nöbetler, demansın nedeni değil, nörodejeneratif süreçlerin erken belirtisi olabilir" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, epilepsi hastalarının çoğunda depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik sorunların da sık görüldüğüne dikkat çekti. Bu nedenle, epilepsi hastalarında bilişsel işlevlerin düzenli olarak değerlendirilmesi ve takip edilmesi gerektiğini belirtti. Spiegel, araştırmanın epilepsi ile bilişsel gerileme arasındaki ilişkiye ışık tuttuğunu, ancak epilepsi tedavisinin genç başlangıçlı demans riskini azaltıp azaltmadığının henüz bilinmediğini söyledi. Araştırmacılar, Fransa ve İsveç gibi yüksek gelirli ülkelerin sağlık sistemlerinde elde edilen verilerin, farklı ülkelerdeki popülasyonlara doğrudan uygulanamayabileceğine de dikkat çekti. Yine de, bu çalışma epilepsi hastalarının bilişsel sağlıklarının yakından izlenmesi gerektiğine işaret eden önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p><p>Sonuç olarak, Fransa ve İsveç'te yürütülen bu geniş kapsamlı araştırmalar, epilepsi hastalarının genç başlangıçlı demans geliştirme riskini anlamak açısından önemli veriler sundu. Araştırmacılar, epilepsi ile demans arasındaki bağlantının nedenlerini ve alınabilecek önlemleri aydınlatmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Uzmanlar, epilepsi hastalarının bilişsel değerlendirmelerinin aksatılmaması gerektiğine vurgu yaparken, bu bulguların sağlık politikalarında yeni yaklaşımlara yol açabileceği ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/yuz-binlerce-kisinin-sagl-798_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/amazondaki-suc-sebekelerine-karsi-yerli-liderlerden-bmye-cagri-295979</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Amazon'daki suç şebekelerine karşı yerli liderlerden BM'ye çağrı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yasadışı madencilik, uyuşturucu kaçakçılığı ve ormansızlaşma nedeniyle varlıkları tehdit altına giren Amazon'daki yerli toplulukların temsilcileri, Viyana'da düzenlenen BM konferansında çevre suçlarına karşı uluslararası bir anlaşma talep etti. Liderler, suç şebekelerinin silahlı baskılarına karşı hükümetlerden somut koruma ve müzakerelerde söz hakkı istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Amazon'daki suç şebekelerine karşı yerli liderlerden BM'ye çağrı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amazon havzasının farklı bölgelerinden gelen yerli liderler, yasadışı madencilik faaliyetleri, uyuşturucu kaçakçılığı ve hızla ilerleyen ormansızlaşma tehditlerine karşı verdikleri mücadeleyi uluslararası platforma taşıdı. Peru, Brezilya, Kolombiya ve Ekvador'dan bir düzineden fazla yerli temsilci, Pazartesi günü Viyana'da başlayan ve COP13 olarak bilinen ulusötesi organize suç konulu Birleşmiş Milletler konferansına katıldı. 19-23 Ekim tarihleri arasında sürecek olan bu konferansta yerli liderler, hükümetlerin çevre suçlarının arkasındaki finansal şebekeleri hedef almasını ve yerli halklara atalarından kalma topraklarını savunmada çok daha etkin bir rol verilmesini talep etti. Temsilciler aynı zamanda önerilen uluslararası bir anlaşmanın şekillendirilmesinde yerli toplulukların doğrudan söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Wampis halkı yasadışı madenciliğe karşı izleme noktaları kurdu</h3><p>Peru'nun Wampis Ulusunun Özerk Bölgesel Hükümeti temsilcisi Galois Flores, Associated Press'e verdiği demeçte yasadışı altın madenciliği, kaçak ağaç kesimi ve uyuşturucu kaçakçılığının yerli topluluklar üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı yarattığını anlattı. Flores, Amazon'daki ormansızlaşma ve kirliliğin artık yalnızca çevresel sorunlar olmadığını, bunların doğrudan ulusötesi organize suç ve güvenlik krizi boyutuna ulaştığını ifade etti. Özellikle altın madenciliğinden kaynaklanan cıva kirliliğinin, balıkçılık ve içme suyu kaynağı olarak kullanılan nehirleri zehirlediğini belirten Flores, suç şebekelerinin silah gücüne, büyük miktarda paraya ve toplulukları sindirme kapasitesine sahip olduğunun altını çizdi. Bu tehditlere karşı Wampis halkı kendi imkânlarıyla harekete geçti ve yasadışı madencilik operasyonlarını engellemek amacıyla her biri 14 yerli muhafız tarafından korunan iki ayrı izleme noktası kurdu. Ancak Flores, suç örgütlerine direnen bireylerin ciddi tehdit ve fiziksel şiddetle yüz yüze geldiğini, bu durumun topluluklar arasında derin bir korku ortamı yarattığını sözlerine ekledi.</p><h3>Kakataibo halkı: 2020'den bu yana altı lider öldürüldü</h3><p>Benzer tehlikeler Peru'nun orta Amazon bölgesindeki Kakataibo halkını da kuşatıyor. Yerli liderlerin aktardığına göre uyuşturucu kaçakçıları, atalardan kalma orman alanlarında yasadışı koka plantasyonları kuruyor ve uyuşturucu işleme laboratuvarları inşa ediyor. Bu durum hem ekolojik dengeyi bozuyor hem de yerli toplulukları doğrudan hedef haline getiriyor. Yerli Kakataibo Toplulukları Federasyonu Başkanı Marcelo Odicio, 2020 yılından bu yana altı Kakataibo liderinin suikaste kurban gittiğini açıkladı. Odicio, topluluk temsilcilerinin rutin olarak ölüm tehditleriyle karşılaştığını ve bu baskının günlük yaşamı sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı. Bu rakamlar, suç şebekelerinin yerli topraklardaki varlığının ne denli ölümcül boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.</p><h3>Brezilya'da Ashaninka topluluğuna silahlı baskın</h3><p>Sınırın ötesinde Brezilya'da da tablo farklı değil. Ashaninka lideri Francisco Piyako Apiwtxa, yasadışı ağaç kesimi, uyuşturucu kaçakçılığı ve yasadışı malların taşınması için açılan yollardan kaynaklanan tehditleri ayrıntılı biçimde anlattı. Piyako'nun aktardığına göre Temmuz ayında en az beş ağır silahlı ve maskeli kişi bir Ashaninka topluluğuna baskın düzenledi, aileleri tehdit etti ve yerli liderleri aradı. Bu saldırı, bölgedeki güvenlik boşluğunun ne kadar derin olduğunu bir kez daha kanıtladı. Piyako, hükümetin sağladığı korumanın yetersiz kaldığını ve yerli toplulukların suç gruplarıyla tek başlarına yüzleşmek zorunda bırakıldığını söyledi. "Topraklarımız, evlerimiz, sularımız, çocuklarımızın geleceği tehlikede" diyen Piyako, uluslararası toplumun bu krize artık kayıtsız kalamayacağını belirtti.</p><h3>Kolombiya'da silahlı gruplar madenciliğe yöneliyor</h3><p>Kolombiya'nın güney Putumayo bölgesinde de suç şebekelerinin faaliyet alanları değişiyor. Yerli lider Ingry Mojanajinsoy, daha önce gelir kaynağı olarak uyuşturucu kaçakçılığına dayanan silahlı grupların giderek artan biçimde yasadışı madenciliğe yöneldiğini açıkladı. Mojanajinsoy, madencilik faaliyetleri yerli topraklarının dışında gerçekleşse bile kirliliğin aşağı akışa doğru yayıldığını ve toplulukların gıda kaynağı olarak bağımlı olduğu nehirleri ve balık popülasyonlarını zehirlediğini ifade etti. Bu durum, çevre suçlarının sınır tanımayan doğasını açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası çevre ve insan hakları kuruluşu Global Witness'ın verilerine göre 2025 yılında Latin Amerika'da en az 105 arazi ve çevre savunucusu hayatını kaybetti. Bu sayı, dünya genelinde belgelenen 124 cinayetin yüzde 85'ine karşılık geliyor. Kolombiya 39 cinayetle listenin başında yer alırken, Brezilya 26 cinayetle ikinci sırada geldi. Bu istatistikler, bölgedeki suç şebekelerinin yerli liderlere yönelik sistematik şiddetinin boyutlarını gözler önüne seriyor.</p><h3>Viyana'da uluslararası çevre suçu protokolü masada</h3><p>Viyana'daki konferans, ulusötesi organize suçla mücadele kapsamında bir BM anlaşması çerçevesinde çalışan ülkeleri bir araya getiriyor. Hükümetlerin, yasadışı madencilik, kaçak ağaç kesimi ve vahşi yaşam kaçakçılığı gibi çevre suçlarını kapsayan yeni bir protokol üzerine müzakerelere başlayıp başlamama kararını değerlendirmesi bekleniyor. Amazon Watch'un Batı Amazon Program Direktörü Raphael Hoetmer, organize suç ve yasadışı ekonomilerin Amazon, yerli halklar ve küresel iklim açısından büyük tehditler haline geldiğini vurguladı. Hoetmer, hükümetlerin yalnızca askeri operasyonlara ve baskınlara güvenmesini eleştirerek bu yaklaşımın sorunun altında yatan nedenleri çözmekte yetersiz kaldığını ve yerli toplulukları şiddetin tam ortasında bıraktığını savundu. Bunun yerine delegeler, daha güçlü yerli arazi hakları, topluluk liderliğinde bölgesel koruma programlarına destek ve uluslararası müzakerelerde daha geniş bir söz hakkı talep ediyor. Hoetmer, konferansın yalnızca çevre suçlarına karşı bir protokol müzakeresi başlatmakla kalmaması, aynı zamanda yerli halkların bu süreçte ciddi biçimde danışılmasını güvence altına alması gerektiğini dile getirdi.</p><h3>UNODC yerli topluluklarla ortak projeler yürütüyor</h3><p>BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), organize suç ve çevre tehditleriyle mücadele etmek amacıyla Latin Amerika genelinde yerli topluluklarla iş birliği içinde çalıştığını açıkladı. Kuruluş, Brezilya'da toplulukların yasadışı altın madenciliğini izlemesine ve yetkililerle daha koordineli biçimde hareket etmesine yardımcı olan bir projeyi örnek gösterdi. UNODC sözcüsü Alejandra Silva, bu projenin aynı zamanda çevre suçlarını tespit etmek ve bunlara hızlı yanıt vermek için ulusal düzeyde bir sistemin temellerinin atılmasına katkı sağladığını belirtti. Ancak ajans, yerli temsilcilerin önerilen protokolün müzakere sürecinde resmi bir role sahip olup olmayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Bu belirsizlik, yerli toplulukların uluslararası karar alma mekanizmalarındaki temsilinin hâlâ tartışmalı bir konu olduğunu gösteriyor.</p><h3>Flores: izole polis operasyonları sorunu çözmüyor</h3><p>Wampis temsilcisi Galois Flores, çevre suçlarının uyuşturucu ve silah kaçakçılığı kadar ciddi ele alınması gerektiği çağrısında bulundu. Flores, yasadışı finansal akışların izlenmesi ve yasadışı yollarla çıkarılan altın için piyasaların bozulması gibi somut adımlar atılmasını istedi. Kakataibo lideri Odicio ise hükümetleri yerli bölgesel muhafızları resmi olarak tanımaya ve tehdit altındaki liderlere koruma sağlamaya davet etti. Flores, izole polis operasyonlarının yetersiz kaldığını çünkü yasadışı operatörlerin güvenlik güçleri bölgeden çekildikten sonra geri döndüğünü vurguladı. Nitekim Ağustos ayında Peru'da düzenlenen yasadışı madencilik baskınında görev yapan askerler de AP'ye benzer bir gözlemde bulunarak madencilerin birliklerin ayrılmasını bekleyip faaliyetlerine yeniden başladığını aktardı. Bu durum, kalıcı çözümler üretilmediği sürece suç şebekelerinin Amazon'daki varlığını sürdüreceğini açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Flores, konferanstaki son sözlerinde gelecek nesillere cıvayla zehirlenmiş nehirler, yok edilmiş ormanlar ve suç şiddeti tarafından kontrol edilen topluluklar bırakmak istemediklerini söyledi. Yerli liderlerin Viyana'daki bu kararlı duruşu, Amazon'daki çevre suçlarının artık yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, küresel güvenlik ve iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini bir kez daha dünya kamuoyunun dikkatine sundu. Konferansta alınacak kararlar, hem yerli toplulukların geleceğini hem de dünyanın en büyük yağmur ormanının kaderini doğrudan etkileyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/amazondaki-suc-sebekeleri-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uskudar-meclisinde-baskanvekili-belli-oldu-chp-ve-yeni-parti-secime-katilmadi-295978</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Üsküdar Meclisi'nde başkanvekili belli oldu! CHP ve YENİ Parti seçime katılmadı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Göztepe'deki trafik kazasında yaşamını yitiren Dündar Ziya Gültekin'in ardından toplanan Üsküdar Belediye Meclisi'nde, CHP ve Yeni Parti gruplarının katılmadığı oturumda Cumhur İttifakı'nın ortak adayı Muhammed Emin Sarıoğlu belediye başkanvekili seçildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Üsküdar Meclisi'nde başkanvekili belli oldu! CHP ve YENİ Parti seçime katılmadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanvekili olarak seçilen ancak 15 Ekim günü geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaşamını yitiren Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in ardından Üsküdar Belediye Meclisi, bugün yeni belediye başkanvekilini seçmek üzere meclis salonunda toplandı.</p><p>Başkan vekilliği seçiminde salonda yalnızca Cumhur İttifakı meclis üyeleri yer aldı.</p><p>10 meclis üyesine sahip CHP grubu oturuma katılmazken, 9 meclis üyesi bulunan Yeni Parti ve 1 bağımsız üye de salonda yer almadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/uskudar-meclisinde-baskan-603_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsekten-fon-tasfiyesi-aciklamasi-nihai-odemeler-pay-oranina-gore-yapilacak-295977</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek'ten fon tasfiyesi açıklaması: Nihai ödemeler pay oranına göre yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Fon tasfiye sürecine ilişkin açıklamada bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Nihai ödemeler yatırımcıların fonlardaki payı oranında yapılacak' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek'ten fon tasfiyesi açıklaması: Nihai ödemeler pay oranına göre yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p><p>Fon meselesinde tasfiye sürecinin öngördükleri hızda ve çerçevede gittiğini vurgulayan Şimşek, tasfiyeyle şeffaflık, etkinlik ve adalet gibi temel ilkeleri belirlediklerini söyledi.</p><p>Şimşek, ara ödeme için Türkiye Büyük Millet Meclisinde tasfiyeye ilişkin kanun teklifinin görüşüldüğünü hatırlatarak, kanun geçtikten sonra fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon liraya kadar ödemelerin hızlı şekilde yapılacağını bildirdi.</p><p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve diğer bütün ilgili kurumların hazırlıklarını tamamladığına işaret eden Şimşek, tasfiyeyi "olağan" ve "olağanüstü" olmak üzere ikiye ayırdıklarını ifade etti.</p><p><strong><b>"131 FONUN 66'SI TAMAMEN TASFİYE EDİLDİ"</b></strong></p><p>Olağan tasfiyenin mali yapıları nispeten yönetilebilir olan portföy yönetim şirketleri için uygulamaya konulduğuna dikkati çeken Şimşek, şöyle devam etti:</p><p>"Toplamda 7 portföy yönetim şirketinin bünyesindeki 131 fon tasfiyeye alındı. Tasfiyeye alınan 131 fonun 66'sı tamamen tasfiye edildi. 7 portföy yönetim şirketinden 3'ünün tam tasfiyesi tamamlandı. 45 bin 747 hesaba 40,8 milyar lira ödendi ve normal tasfiye başarılı bir şekilde gerçekleşti. Normal tasfiyeye tabi ve tasfiyesi tamamlanan 3 portföy yönetim şirketinde para piyasası fonu yatırımcıları bırakın zarara uğramayı, 17 Eylül'e göre ortalama yüzde 1,43 ilave temettü getiri aldılar. Hisse senedinin değerleri şişirilmiş olduğu, yani şirketin temellerinden bağımsız ve fiktif bir şekilde değerler arttığı için hisse senedi yoğun fonlarda yatırımcılar 17 Eylül'deki portföy değerinin ortalama yüzde 58'ini alabildiler. Yani yüzde 42 daha düşük bir ödeme aldılar ama bu tamamen hisse senetlerinin değerlerinin düşüşünden kaynaklanıyor. Hisse senedi fiyatları şişkin olmayan fonlar yine daha yüksek şekilde geri dönüş aldılar."</p><p><strong><b>"HAFTA SONU İTİBARIYLA 7 PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETİNDEN 4'ÜNÜN NORMAL TASFİYESİ TAMAMLANACAK"</b></strong></p><p>Bakan Şimşek, geçen hafta SPK'nin Hedef Portföy Yönetim Şirketinin fonlarını da normal tasfiyeye tabi tutmaya karar verdiğini belirtti. Hedef Portföy Yönetim Şirketinde 31 fonun olduğunu, bunun 4'ünün para piyasası fonu olduğunu dile getiren Şimşek, "Toplamda 23 bin 925 hesap var. Kurumlarımızın amacı, bu hafta itibarıyla Hedef Portföy Yönetim Şirketini de normal tasfiye sürecine tabi tutup bu süreci tamamlamak. Muhtemelen bu hafta sonu itibarıyla 7 portföy yönetim şirketinden 4'ünün normal tasfiyesi tamamlanmış olacak. Bu niye önemli? Çünkü hem şeffaf hem etkin hem de adil bir şekilde bu süreç yönetiliyor." dedi.</p><p><strong><b>"ATLAS'IN SAHİPLERİ BİR SÜREDİR TASFİYECİ KURUMLA DİYALOG İÇİNDELER"</b></strong></p><p>Geriye nispeten büyük 3 portföy yönetim şirketinin kaldığı bilgisini veren Şimşek, "Tera, Pusula ve Atlas bugün itibarıyla olağanüstü tasfiyeye tabi. Atlas'ın sahipleri bir süredir tasfiyeci kurumla diyalog içindeler ve dışarı çıkarılan birtakım varlıkları, değerleri veya fon kaynağını geri iade etme konusunda bir irade ortaya koymuş durumdalar. Bir müzakere süreci var. Sahiplerine ilişkin tedbirler alındı. Tasfiyeden sorumlu kurumun bize söylediğine göre fondan bir miktar kaynak dışarı çıkarılmış, o kaynağın geri iadesinden bahsediyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Şimşek, TBMM'deki kanun teklifi kabul edildikten hemen sonra olağanüstü tasfiyeye tabi şirketlerde 1 milyon liraya kadar küçük yatırımcıları ve para piyasası fonu yatırımcılarını önceliklendirecek şekilde süreç izleneceğini belirterek, "Burada da yaklaşık 390 bin hesap, 1 milyon liraya kadar ödeme kabiliyeti olursa temizlenmiş olacak. Bu normal tasfiyeye tabi olan hesaplardan bahsetmiyoruz, olağanüstü tasfiye." diye konuştu.</p><p><strong><b>"GÖNÜLLÜ İADE ETMEZLERSE HUKUKİ SÜREÇ ADALET BAKANLIĞI'MIZ TARAFINDAN İŞLETİLECEK"</b></strong></p><p>TMSF, Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun birlikte çalıştığını, geliştirilen algoritmayla bu fonların doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte piyasa bozucu faaliyetlere iştirak edenlerin ve buradan kazanım elde edenlerin hepsinin belirlendiğini vurgulayan Şimşek, şunları söyledi:</p><p>"Bunlar liste halinde TMSF'ye ve Adalet Bakanlığına verildi. TMSF'nin yönettiği süreçte 131 fon için 131 tane hesap açtık. Artı, bir tane de genel iade hesabı açtık. 132 tane hesap açıldı. Bu 132 hesaba iki kanaldan kaynak gelecek. Gönüllü iadeler. Burada bir süreç işliyor. Eşik değerlerin hepsini belirledik. Verilerin hepsi duruyor ama önce reel olarak 10 milyon lira ve üzeri buradan kazanım elde edenlere başvurulacak. Bir algoritma var, TEFE-TÜFE ile uyarlanacak. Buradan nemalanan şirketler ve kişiler davet edilecek. Çünkü bunların manipülasyona iştirak durumu veya değerlendirilmesi söz konusu olabilir. Gönüllü iade ederlerse sorun yok, etmezlerse tabii ki hukuki bir süreç Adalet Bakanlığı'mız tarafından işletilecek."</p><p><strong><b>"BİZİM İÇİN SERMAYE PİYASALARI ÇOK DEĞERLİ"</b></strong></p><p>Şimşek, vatandaşların fonlarda kalan haklarının saklı olduğunu ve hukuken üzerine gideceklerini belirterek, birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına da başvurulacağını bildirdi.</p><p>Sermaye piyasalarının bu süreçten çok daha sağlıklı bir yapıyla çıkacağını dile getiren Şimşek, "Geçici tasfiye düzenlemesini Meclise gönderirken Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak kalıcı reform düzenlemesine de çalışmıştık, bir taslağa dönüştürmüştük. Fakat haklı olarak 'Tasfiyeyi önceliklendirelim, kalıcı yapısal düzenlemeleri ise biraz daha sakin kafayla yapalım.' dedik. Çünkü bizim için sermaye piyasaları da çok değerli." dedi.</p><p>Bakan Şimşek, sermaye piyasalarının gelişmesini sekteye uğratacak yaklaşım içine de girmeyeceklerini ifade ederek şöyle konuştu:</p><p>"Piyasa bozucu faaliyetler, koordineli hareketler, içeriden bilgiyle yapılan alışverişler, bütün bunlara ilişkin çok kapsamlı, yaptırımları ciddi şekilde artıracak, yaptırımlar öncesinde gözetimi, denetimi güçlendirecek yaklaşım içine gireceğiz. Bir kere şunu açıkça söyleyeyim, ilgili kurumlarımızın kurumsal kapasitesini güçlendireceğiz. Bu niye önemli? Çünkü piyasa çok sofistike, çok gelişmiş algoritmalar, birlikte hareketler var. Bizim de bu teknolojileri kullanmamız gerekecek. O nedenle bizim düşüncelerimizden bir tanesi, bu üst kurullardaki insan kapasitesini, kaynağını güçlendirmek. Gerekirse ücret düzenlemelerinden tutun, kadro karşılığı sözleşmeli statüden tutun, gerekirse bizim Vergi Denetim Kurulu'muzda yanlış hatırlamıyorsam bugün itibarıyla 7 bin 100'ün üzerinde müfettişimiz var, oradan birkaç yüz deneyimli vergi müfettişini kanunla, belirli bir sürece tabi tutarak ilgili kurumlarımıza aktaracağız. Burada bağımsız düzenleyici denetleyici kuruluşlar var ve bunların kapasitesinin çok güçlü olması lazım. Mevzuat açığımız varsa o da giderilecek."</p><p><strong><b>"DAHA İLERİ BİR DÜZENLEMEYE ÇALIŞIYORUZ"</b></strong></p><p>Denetimi, gözetimi yapacak kurumların da kapasitelerinin güçlü şekilde yeniden tasarlanacağını ve güçlendirileceğini söyleyen Şimşek, "Hazine ve Maliye Bakanlığında yetişmiş insan kaynağı var. Biz kanuni düzenlemeyle bu alanlara önemli bir geçici veya kalıcı insan kaynağı aktaracağız." ifadesini kullandı.</p><p>Yeni düzenleme hazırlıklarına ilişkin de bilgi veren Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Şeffaflığı artıran, manipülasyonların yapılmasında kullanılan açıkların çoğu fon rehberiyle kapatıldı. Bu önemli bir adım ama yeterli değil. Dolayısıyla daha ileri bir düzenlemeye çalışıyoruz ve bu düzenlemeleri inanıyorum ki parti grubumuz nihai şeklini verip TBMM'ye bu sene içinde sunar ve kabul görür diye ümit ediyoruz. Fon rehberinin uygulanması ertelenmeyecek. Çünkü doğru bir karar ve uyum konusunda herkes hesabını kitabını ona göre yapsın. Zenginlerin kendi paralarıyla aldıkları riskler ki dünyada buna özel fon deniliyor, bizde de serbest fon deniliyor, serbest fonlar TEFAS'a açılmasa bugünkü düzeyde zaten hiçbir sorun yaşanmayacaktı."</p><p><strong><b>"FON MESELESİNİN BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN NE GEREKİYORSA YAPILACAK"</b></strong></p><p>Aşırı regülasyon riskini de dikkate alacaklarını vurgulayan Şimşek, sektörle de diyalog içinde olacaklarını ifade etti.</p><p>Şimşek, "Ben arkadaşlara 'Sektörde manipülasyona bulaşmamış, 20 önemli büyük fonun yöneticileriyle bir araya gelelim, onları dinlemek istiyoruz.' dedim. Çünkü bu düzenlemeleri sektörle de istişare edeceğiz. Ama eğer fon rehberi sürecinde, SPK'nin bana verdiği bilgiye göre sektörün taleplerini dikkate alsaydık rehber diye bir şey çıkmayacaktı." dedi.</p><p>Koordineli işlemlere yönelik sürekli yaptırım ve fiili dolaşım oranlarının kendileri açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:</p><p>"Açıklanan fiili dolaşım oranlarının bağımsız bir kurumca doğrulanması bizim açımızdan çok önemli. Çünkü zaten manipülasyonun önemli bir kısmı, bu fiili dolaşımdaki sıkıntılardan kaynaklanıyor. Fiili dolaşımın oranı yeterli mi, değil mi o hususlara çalışılıyor. Vatandaşa satılacak fonların TEFAS'a açık olup olmaması hususu değerlendiriliyor. Sonuçta, kapsamlı bir düzenleme hazırlanacak. Sektörle muhtemelen önümüzdeki ay içinde istişareler de yapılacak. Sonra da nihai kertede grubumuz tarafından Yüce Meclis'in iradesine sunulacak. Bu türden fon meselesinin bir daha yaşanmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapılacaktır. Çünkü sermaye piyasaları bizim değer verdiğimiz, reel ekonomi açısından kritik bir alan. Bu tamahkarlara, sahtekarlara bırakmayacağımız kadar değerli bir alan."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/bakan-simsek-tasfiye-edil-331_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-turizm-gelirleri-siralamasinda-6-siraya-yukselecek-295976</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye turizm gelirleri sıralamasında 6. sıraya yükselecek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin gelecek yıl turizm gelirleri sıralamasında basamak atlayarak en çok gelire sahip 6'ncı ülke olması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye turizm gelirleri sıralamasında 6. sıraya yükselecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi&#39;nden yaptığı derlemeye göre turizm potansiyelinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, sektörde katma değerin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalara ağırlık veriliyor.</p><p>Bu kapsamda, &quot;turizmin geliştirilmesi&quot; programına bütçede bu yıl 9 milyar 339 milyon 479 bin lira ayrılırken bu tutar 2027 için 12 milyar 121 milyon 204 bin lira olarak planlandı.</p><p>Turizmin geliştirilmesine yönelik çalışmalarla gelirlerini artıran Türkiye&#39;nin gelecek yıl uluslararası sıralamada da basamak çıkması öngörülüyor.</p><p>Dünya Turizm Örgütü tarafından yayımlanan uluslararası turizm gelirleri verilerine göre dünya ülkeleri sıralamasında Türkiye&#39;nin bu yılı 7&#39;nci tamamlayacağı tahmin ediliyor.</p><p>Türkiye&#39;nin 2027&#39;de bu alanda artan gelirleriyle dünyanın en çok turizm gelirine sahip 6&#39;ncı ülke konumuna yükselmesi bekleniyor. 2028 itibarıyla ise Türkiye&#39;nin dünyanın en çok turizm gelirine sahip 5&#39;inci ülke olacağı hesaplanıyor.</p><p>Türkiye, geçen yıl 65,2 milyar dolar olan turizm geliriyle rekor kırmış ve 2026 için hedef 68 milyar dolar olarak belirlenmişti. Ancak bölgede yaşanan savaşın etkisiyle bu hedef 65 milyar dolar olarak revize edildi. </p><p>Orta Vadeli Program&#39;da turizm geliri hedefi gelecek yıl için 70 milyar dolar, 2028 için 73,5 milyar dolar ve 2029 için de 78,5 milyar dolar olarak tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/10/turizmde-10102026138fcec7.jpg"/><p><b>- TURİZM GELİŞMİŞLİK ENDEKSİNDE 3 YILDA 3 SIRA ATLAMA HEDEFİ</b></p><p>Türkiye, turizm sektöründe yaptığı atılımla birlikte 2017 yılından bu yana turist sayısı açısından 8&#39;inci sıradan 4&#39;üncülüğe, turizm gelirleri bakımından ise 15&#39;inci sıradan 7&#39;nciliğe çıkmıştı.</p><p>Turizmin geliştirilmesi programı hedeflerine göre Dünya Turizm Örgütü&#39;nün en çok turist çeken ülke sıralamasında da Türkiye&#39;nin bu yıl ulaştığı 4&#39;üncülük konumunu 2027-2029 döneminde de koruması bekleniyor.</p><p>Öte yandan, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi&#39;nde bu yıl 36&#39;ncı sırada olacağı tahmin edilen Türkiye&#39;nin gelecek yıl 35&#39;inci sıraya yükselmesi öngörülüyor.</p><p>Endeks sıralamasında ülkenin 2028&#39;de 34&#39;üncülüğe ve 2029&#39;da 33&#39;üncülüğe çıkması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/turkiye-turizm-gelirleri--818_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/muhammed-salah-gol-kralligi-yarisinda-tek-basina-zirvede-295975</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhammed Salah gol krallığı yarışında tek başına zirvede!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 8. haftasında konuk ettiği Beşiktaş'ı 2-0 yenen Trabzonspor'da Mısırlı yıldız oyuncu Muhammed Salah, gol krallığı yarışında tek başına zirvede yer aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhammed Salah gol krallığı yarışında tek başına zirvede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig&#39;in ilk 8 haftasında 18 kez rakip fileleri havalandıran Trabzonspor&#39;un gollerinden 8&#39;ini Salah kaydetti.<br></p><p>Mısırlı oyuncu, UEFA Konferans Ligi&#39;nde 4-2 galip geldikleri KuPS Kuopio maçında da 1 gol attı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42805054.jpg"/><p><b>- LİGDE İLK SIRADA</b></p><p>Salah, Beşiktaş maçında attığı golle ligdeki gol sayısını 8&#39;e yükselterek haftayı gol krallığı yarışında zirvede kapadı.</p><p>Bordo-mavili futbolcuyu 7 golle Başakşehir&#39;den Eldor Shomurodov, Amed Sportif Faaliyetler&#39;den Gift Orban ve Fenerbahçe&#39;den Vedat Muric takip etti.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804781.jpg"/><p><b>- İÇ SAHADA COŞUYOR</b></p><p>Salah, bu sezon ligde 8 golünün 7&#39;sini iç sahada kaydetti.</p><p>Bordo-mavili futbolcu, Papara Park&#39;ta oynanan 4 karşılaşmada da rakip fileleri havalandırdı.</p><p>Mısırlı yıldız, Galatasaray maçında 3, Başakşehir karşılaşmasında 2, Gençlerbirliği ve Beşiktaş müsabakalarında ise birer kez ağları sarstı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804951.jpg"/><p>Salah, deplasmandaki tek golünü ise Amed Sportif Faaliyetler maçında attı.<br></p><p>Bordo-mavili futbolcu, UEFA Konferans Ligi&#39;nde KuPS Kuopio ile deplasmanda yaptıkları mücadelede de bir gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804782.jpg"/><p><b>- TRABZONSPOR'DAKİ SKOR KATKILARI</b></p><p>Trabzonspor&#39;un Süper Lig&#39;in ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda oynadığı karşılaşmanın 58. dakikasında oyuna girerek ilk kez bordo-mavili takım formasıyla sahaya çıkan Salah, ilk 11&#39;de başladığı ligin ikinci karşılaşmasında Başakşehir karşısında rakip fileleri 2 kez havalandırarak takımının 2-1&#39;lik galibiyetinde önemli rol oynadı.<br></p><p>Karadeniz ekibinin daha sonra Amed Sportif Faaliyetler&#39;e 2-1 yenildiği müsabakada da 1 gol atan başarılı oyuncu, dördüncü haftada 5-0 kazanılan Gençlerbirliği maçında kaydettiği penaltı golüyle ligdeki gol sayısını 4&#39;e çıkardı.</p><p>Süper Lig&#39;in ilk 5 haftasında 4 gol atan Mısırlı futbolcu, Galatasaray maçında &#39;hat-trick&#39; yaparak gol sayısını 7&#39;ye yükseltirken Beşiktaş karşılaşmasında da 8. golünü kaydetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/muhammed-salah-gol-kralli-832_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/inegolde-feci-is-kazasi-is-yeri-sahibi-hayatini-kaybetti-295974</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnegöl'de feci iş kazası : İş yeri sahibi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren bir geri dönüşüm tesisinde meydana gelen iş kazasında, ekskavatör ile geri dönüşüm malzemeleri arasında sıkışan 39 yaşındaki iş yeri sahibi Yasin Niğdelioğlu hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnegöl'de feci iş kazası : İş yeri sahibi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, saat 08.30 sıralarında Mahmudiye Mahallesi Çavdar Sokak'ta faaliyet gösteren bir geri dönüşüm firmasında meydana geldi.</p><p>Edinilen bilgilere göre, iş yeri sahibi Yasin Niğdelioğlu (39), tesiste bulunan ekskavatörü kullanarak geri dönüşüm malzemelerini bir alandan başka bir alana taşımaya başladı. Çalışma sırasında Niğdelioğlu, ekskavatörün ucundaki malzemelerle makine arasında sıkıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81420201-2010202671deb0ad.jpg"/><p>Durumu fark edenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Niğdelioğlu, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan 39 yaşındaki adam, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/aw81420204-201020268b73ff80.jpg"/><p>Niğdelioğlu'nun cenazesi, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.</p><p>Polis ekipleri, iş kazasıyla ilgili inceleme başlattı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/8e0bcfe4bb39434494fd-201020268ee6274a.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/inegolde-feci-is-kazasi-i-681_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-brukselde-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu-295973</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika ziyareti kapsamında, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Brüksel&#39;de NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42806429.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/42806427.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/disisleri-bakani-fidan-br-108_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/isgalciler-caliyor-asker-koruyor-gunun-manseti-20-ekim-2026-sali-295972</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşgalciler çalıyor, asker koruyor! Günün Manşeti | 20 Ekim 2026 Salı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ile "Günün Manşeti"nde ” Fransa'da sokaklar alev alev, İşgalciler çalıyor, asker koruyor, Fransa'da dört kentte yasak” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşgalciler çalıyor, asker koruyor! Günün Manşeti | 20 Ekim 2026 Salı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><p>Merz, 2025'te kullandığı bir ifadeyi 2026'da tekrar etti: "Eğer Almanya Federal Cumhuriyeti'nde Yahudiler olmazsa, Almanlar köklerini kaybederler." dedi. İnanılması gerçekten zor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-20102026c5f2817d.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>İŞGALCİLER ÇALIYOR, ASKER KORUYOR</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök: </b>Dünyanın en ahlaksız ordusu... Soykırımcı, işgalci, terörist İsrail ordusu Filistinlilere ait hayvanları gasp eden işgalcileri korumak için mevzilenmiş durumda. O işgalcileri yıllarca "yerleşimci" diye yutturdular.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video1-201020266473d76e.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>ERDOĞAN: ETRAFIMIZ ATEŞ ÇEMBERİ</b></p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç değerlendirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video-20102026301d5e6a.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/canli-gunun-manseti-24-tv-722_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/benzine-indirim-geldi-akaryakit-tabelalari-yeniden-degisti-295971</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Benzine indirim geldi: Akaryakıt tabelaları yeniden değişti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bugünden itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre satış fiyatına 4 lira 30 kuruş indirim yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Benzine indirim geldi: Akaryakıt tabelaları yeniden değişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Benzinin litre satış fiyatına 4 lira 30 kuruş indirim yapıldı.</p><p>Fiyat indiriminin ardından benzinin litre satış fiyatı İstanbul'da 79,50 liraya, Ankara'da 80,50 liraya, İzmir'de ise 80,80 liraya geriledi.</p><p>Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/benzine-indirim-geldi-aka-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sosyal-medyadaki-oldu-iddialarina-fotografli-yanit-kim-jong-un-kiziyla-giyim-fuarinda-ortaya-cikti-295970</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal medyadaki "öldü" iddialarına fotoğraflı yanıt! Kim Jong Un kızıyla giyim fuarında ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan ve tabloid gazetelere kadar ulaşan asılsız ölüm söylentilerinin ardından Kuzey Kore lideri, devlet medyası tarafından paylaşılan fotoğraflarla giyim fuarında boy gösterdi. Söylentilerin bot hesaplar tarafından körüklendiği değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal medyadaki "öldü" iddialarına fotoğraflı yanıt! Kim Jong Un kızıyla giyim fuarında ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un hakkında sosyal medyada yayılan ölüm ve koma söylentileri dünya gündemini meşgul ederken, devlet haber ajansı KCNA Salı sabahı liderin bir gün önce kızı ve eşiyle birlikte Pyongyang'daki Ulusal Giyim ve Ayakkabı Sergisi-2026'yı ziyaret ettiğini duyurdu. Yayımlanan fotoğraflar, Kim Jong Un'un aile üyeleriyle birlikte sergi alanını gezerken rahat bir görüntü sergilediğini ortaya koydu. Söylentiler, Pazar gününden itibaren sosyal medya platformu X üzerinde hızla yayılmış ve kısa sürede uluslararası tabloid basının da gündemine oturmuştu.</p><h3>Söylentiler nasıl başladı ve neden bu kadar hızlı yayıldı?</h3><p>Asılsız iddiaların çıkış noktası, X platformunda faaliyet gösteren en az iki popüler Çin Komünist Partisi karşıtı hesap oldu. Bu hesaplar, herhangi bir kanıt ya da güvenilir kaynak sunmadan Kim Jong Un'un öldüğünü veya komaya girdiğini ve Pekin'deki bir hastaneye acil olarak sevk edildiğini ileri sürdü. Söylentiler Pazar gününden Pazartesi'ye geçen gece saatlerinde büyük bir ivme kazandı. ABD saatiyle Pazartesi akşamı itibarıyla bu iddialar hem X hem de Bluesky platformlarında en çok konuşulan konular arasına girdi. Birçok tabloid gazete, iddiaları doğrulama ihtiyacı duymadan hızla yayımladı ve söylentilerin gerçekmiş gibi algılanmasına zemin hazırladı. Bu durum, dijital çağda doğrulanmamış bilgilerin ne denli hızlı ve kontrolsüz biçimde yayılabildiğinin çarpıcı bir örneği olarak dikkat çekti.</p><h3>Kim Jong Un sergi ziyaretinde ne mesaj verdi?</h3><p>KCNA'nın Salı sabahı yayımladığı habere göre Kim Jong Un, Pazartesi günü Pyongyang'da düzenlenen Ulusal Giyim ve Ayakkabı Sergisi-2026'yı ziyaret etti. Fotoğraflarda liderin eşi ve kızıyla birlikte sergi alanındaki stantları incelediği görüldü. Kim, etkinliğin halkın maddi ve kültürel refahının geliştirilmesini destekleyen, hızla ilerleyen hafif sanayi sektörünün başarılarını gözler önüne serdiğini ifade etti. Özellikle kırsal bölgelerdeki yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen "20×10" bölgesel kalkınma projesi kapsamında son yıllarda kurulan fabrikaların üretime yaptığı katkılara dikkat çekti. Bu proje, Kuzey Kore'nin "geri kalmış" olarak nitelendirdiği kırsal alanlarda sanayileşmeyi hızlandırmayı ve bölgeler arası gelişmişlik farkını kapatmayı amaçlıyor. Kim Jong Un'un bu vurgusu, iç politikada ekonomik kalkınma söylemini ön plana çıkarma stratejisiyle de örtüşüyor.</p><h3>NK News analizi: Söylentileri botlar mı körükledi?</h3><p>NK News tarafından yapılan analiz, Kim Jong Un'un ölümüne dair son söylenti dalgasının sosyal medya paylaşım dinamikleri tarafından büyütüldüğünü ve muhtemelen bot hesapların bu süreci tetiklediğini ortaya koydu. Analize göre iddiaları destekleyen herhangi bir saygın veya bağımsız kaynak bulunmuyor. Söylentilerin bu denli geniş bir kitleye ulaşmasında, çeşitli web sitelerinin ve tabloid gazetelerin iddiaları hiçbir doğrulama sürecinden geçirmeden olduğu gibi yeniden yayımlaması belirleyici bir rol oynadı. Bu durum, özellikle kapalı rejimlere ilişkin haberlerde bilgi kirliliğinin ne kadar kolay oluşabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Doğrulanmamış iddiaların ana akım medyaya sızması, hem gazetecilik etiği hem de dijital okuryazarlık açısından ciddi soru işaretleri doğurdu.</p><h3>2020'deki benzer kriz: Tarih tekerrür mü ediyor?</h3><p>Bu tür söylentiler Kim Jong Un için yeni değil. 2020 yılında da benzer bir süreç yaşandı ve o dönemde önde gelen bir Hong Kong medya şirketinin üst düzey bir yöneticisi, Kim'in sağlık durumuna ilişkin asılsız bir iddiayı kamuoyuyla paylaştı. Yöneticinin konumu nedeniyle iddia ciddi bir güvenilirlik kazandı ve uluslararası medyada günlerce tartışıldı. Ancak sonunda Kim Jong Un, belirli sağlık sorunlarının izlerini taşısa da kamuoyu önüne çıkarak söylentileri fiilen çürüttü. Bugünkü tablo da o günlere benzer bir seyir izledi; ancak bu kez söylentilerin yayılma hızı ve ölçeği, sosyal medya algoritmalarının ve bot ağlarının etkisiyle çok daha büyük boyutlara ulaştı. Kim Jong Un'un sergi ziyaretiyle verdiği mesaj, 2020'deki gibi iddiaların pratikte geçersiz kılınması anlamına geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/sosyal-medyadaki-oldu-idd-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teror-orgutu-deasin-sozde-sorumlularindan-ahmet-kazanciya-15-yila-kadar-hapis-istemi-295969</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terör örgütü DEAŞ'ın sözde sorumlularından Ahmet Kazancı'ya 15 yıla kadar hapis istemi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda sınır bölgesinde yakalanan örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terör örgütü DEAŞ'ın sözde sorumlularından Ahmet Kazancı'ya 15 yıla kadar hapis istemi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, ses ve video çözümleme, tanık beyanları, dijital materyal ön inceleme raporu ve sanık Ahmet Kazancı&#39;nın (25) ifadesine yer verildi.</p><p>İddianamede, sanığın Konya&#39;da daha önce örgütü destekleyen bir dergiye sıklıkla gitmeye başladığı, internet üzerinden DEAŞ ile ilgili araştırmalar yaptığı belirtildi.</p><p>Örgüte katılan sanığın irtibatlı olduğu örgüt mensubunun talimatıyla dikkat çekmemek için saçını ve sakalını tıraş ettiği vurgulanan iddianamede, sanığın bir süre sonra örgütün Afganistan ve Pakistan&#39;daki yapılanmasına katıldığı bildirildi.</p><p>Sanığın örgüte ait kamplarda, dağlık alanlarda, mağaralarda ve yerleşim yerlerindeki hücre evlerinde örgütsel faaliyetlerde bulunduğu aktarılan iddianamede, sanığa &quot;Ebu İbrahim&quot; ve &quot;Ebu Ubeyde&quot; kod adları verildiği belirtildi.</p><p>Sanığın, örgütün gizli haberleşme uygulamalarını kullandığı, silahlı faaliyet yürüttüğü ve örgütün hiyerarşik yapılanması içerisinde &quot;medya sorumlusu&quot; olarak yer aldığının tespit edildiği ifade edilen iddianamede, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;2023-2026 yıllarında yaklaşık 3 yıl DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğü anlaşılan sanığın, her ne kadar &#39;etkin pişmanlık&#39; kapsamında ifade vermiş olsa da örgütün gerek ilimiz gerekse ülkemiz yapılanması, örgüt üyeleri, örgütün faaliyetleri, eylemleri ve hiyerarşik yapılanmasına dair ayrıntılı bilgi vermediği, sadece 6 şahsı teşhis ettiği ve bu şahısların da tamamı hakkında işlem kaydı olduğu tespit edilmiştir. Sanığın üzerinde örgütsel kamuflaj, fişeklik ve silah ile görüntülerinin tespit edildiği, örgütün üst düzey emirleriyle irtibatlı olduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgütte &#39;sorumlu&#39; düzeyde faaliyet gösterdiği, ülkemizin anayasal düzenini benimsemediği, örgütün amacını benimsediği ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, dolayısıyla silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürütmek suretiyle üzerine atılı &#39;silahlı terör örgütüne üye olma&#39; suçunu işlediği anlaşılmıştır.&quot;</p><p>Sanık Ahmet Kazancı için &quot;silahlı terör örgütüne üye olma&quot; suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca sanığın eyleminin ağırlığı ve örgüt içindeki konumu gözetilerek, verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılması talep edildi.</p><p>MİT, DEAŞ terör örgütünün &quot;Horasan Vilayeti&quot; medya yapılanmasına yönelik düzenlediği operasyonda &quot;Ebu Ubeyde&quot; ve &quot;Ebu İbrahim&quot; kod adlarını kullanan Ahmet Kazancı&#39;yı sınır bölgesinde yakaladıktan sonra 17 Haziran&#39;da Türkiye&#39;ye getirmişti.</p><p>Konya İl Emniyet Müdürlüğü&#39;ndeki işlemleri tamamlanan Kazancı, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/teror-orgutu-deasin-sozde-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/japonyada-ekonomi-krizi-tartismasi-takaichi-tahvil-ve-faiz-iddialarina-noktayi-koydu-295968</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'da ekonomi krizi tartışması! Takaichi tahvil ve faiz iddialarına noktayı koydu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, parlamentoda yaptığı açıklamada zayıf yen ve yüksek faiz oranlarıyla ilgili eleştirileri reddetti. Takaichi, ekonomi yönetimiyle ilgili suçlamaların haksız olduğunu savundu ve hükümetinin para birimiyle ilgili net bir politika izlediğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'da ekonomi krizi tartışması! Takaichi tahvil ve faiz iddialarına noktayı koydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ülke ekonomisinin son dönemde karşı karşıya kaldığı zayıf yen ve yükselen faiz oranlarıyla ilgili eleştirilere parlamentoda yanıt verdi. Takaichi, hem para biriminin değer kaybı hem de faiz artışları nedeniyle kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Hükümetin ekonomi politikalarının hedefinde güçlü bir yen ve istikrarlı bir finansal yapı oluşturmak olduğunu belirten Takaichi, muhalefetin iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Özellikle son dönemde Japon devlet tahvillerinin getirilerinin on yılların en yüksek seviyesine ulaştığına ve yenin 1986'dan bu yana en düşük seviyesine gerilediğine dikkat çekildi. Bu gelişmeler, Tokyo başta olmak üzere Washington'un da döviz piyasasına müdahale etmesine yol açtı.</p><h3>Takaichi: 'Yen'in güvenini artıracak adımlar atıyoruz'</h3><p>Başbakan Takaichi, hükümetin temel hedeflerinden birinin güçlü bir ekonomi inşa ederek yenin uluslararası alandaki güvenini artırmak olduğunu vurguladı. Parlamentoda muhalefet partisi milletvekili Yoshifumi Hamano'nun ikinci ek bütçe hakkındaki sorusunu yanıtlayan Takaichi, ekonomi yönetimiyle ilgili eleştirileri kabul etmediğini yineledi. Takaichi, "Zayıf yen ve yüksek faiz oranları nedeniyle sürekli eleştiriliyorum, ancak bu iddiaları açıkça reddediyorum" ifadelerini kullandı. Ocak ayında yaptığı açıklamada, zayıf yenin ihracat sektörüne avantaj sağladığını ve ABD'nin uyguladığı tarifelere karşı bir tampon görevi gördüğünü belirtmişti. Ancak para biriminin yönü konusunda özel bir tercihi olmadığını da eklemişti. Japonya'nın ihracatında yaşanan artışta, yenin değer kaybının önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.</p><h3>Tahvil piyasaları ve bütçe planı tartışılıyor</h3><p>Japonya'da tahvil piyasaları da ekonomi gündeminin merkezinde yer alıyor. Başbakan Takaichi, hükümet tahvili ihracının miktarını uygun şekilde kontrol etmeyi amaçladıklarını açıkladı. Merkez Bankası'nın politika faizini artırdığı ve para politikasını kademeli olarak normalleştirdiği bir süreçte, devletin ek bütçe açıklamaları ve harcamaları tahvil piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Bu yılın başında Takaichi, ülkenin gıda vergisini azaltmayı planladıklarını ve ek bütçeyle ilgili yeni adımlar atacaklarını duyurmuştu. Uzmanlar, ek bütçenin hükümet harcamalarını sürdürebilmek için daha fazla tahvil ihracı gerektireceğini vurguluyor. Monex Group uzmanlarından Jesper Koll, "Harcamaları artırmadan borcu artırmak mümkün değil" diyerek bütçe planlarına temkinli yaklaştı. Takaichi ise 2026 yılı için toplam tahvil ihracının orijinal bütçe planında değişiklik olmayacağını açıkladı. Ancak piyasa oyuncuları ve ekonomi uzmanları bu konuda şüphelerini koruyor.</p><p>Japonya ekonomisinde yenin değeri, faiz oranları ve tahvil piyasalarındaki gelişmeler, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda yakından izleniyor. Başbakan Takaichi'nin ekonomi politikaları üzerindeki baskı sürerken, hükümetin atacağı yeni adımlar merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/japonyada-ekonomi-krizi-t-919_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuzde-sicak-temas-iran-abdye-ait-mq-9u-vurdu-295967</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz'de sıcak temas! İran ABD'ye ait MQ-9'u vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu sabah Hürmüz Boğazı semalarında ABD'ye ait bir MQ-9 tipi insansız hava aracını (İHA) hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz'de sıcak temas! İran ABD'ye ait MQ-9'u vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonunun haberine göre, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, bu sabah Hürmüz Boğazı semalarında ABD'ye ait MQ-9 tipi bir İHA'nın İran hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürüldüğü belirtildi.</p><p>Açıklamada, söz konusu İHA'nın İran tarafından düşürülen 54'üncü MQ-9 olduğu ileri sürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/hurmuzde-sicak-temas-iran-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/victor-osimhen-fransada-siftah-pesinde-295966</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Victor Osimhen, Fransa'da siftah peşinde]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Lille ile karşılaşacak Galatasaray'ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen Şampiyonlar Ligi'ndeki sessizliğini bozmak istiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Victor Osimhen, Fransa'da siftah peşinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray forması giyen Victor Osimhen, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde suskun kaldı.</p><p>Nijeryalı golcü, sakatlığı nedeniyle Devler Ligi'nin ilk haftasında Sporting Lizbon ile deplasmanda oynanan maçta forma giyemedi. Osimhen, Barcelona karşısında da sessiz kaldı.</p><p><b>HEDEFİ LILLE MAÇI</b></p><p>Galatasaray adına geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde önemli goller atan 27 yaşındaki golcü futbolcu, Şampiyonlar Ligi'nin 3. haftasında Lille karşılaşmasını gözüne kestirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/17/42786656.jpg"/><p>Osimhen, eski takımı Lille'e karşı oynanacak maçta bu sezon Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü atmak istiyor. Lille karşılaşması öncesi Okan Buruk ile de görüşen Osimhen, teknik direktörüne gol sözü verdi.</p><p><b>ESKİ TAKIMINA KARŞI İLK KEZ</b></p><p>Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, Lille maçında eski takımına karşı sahaya çıkacak.</p><p>Lille'de 2019-2020 sezonunda forma giyen Osimhen, çarşamba günü ilk kez resmi bir maçta eski takımına karşı forma giyecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/17/42785004.jpg"/><p>Nijeryalı santrfor, Lille kariyerinde çıktığı 38 maçta 18 gol kaydetti.</p><p><b>BU SEZON NE YAPTI?</b></p><p>Osimhen, bu sezon Galatasaray forması altında ise 7 maçta 6 gol attı ve 3 asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/victor-osimhen-fransada-s-717_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/savas-tarihinde-bir-ilk-ukrayna-ordusu-yarali-askeri-drone-ile-cepheden-tahliye-etti-295965</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savaş tarihinde bir ilk! Ukrayna ordusu yaralı askeri drone ile cepheden tahliye etti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna ordusu, cephe hattında yaralı bir askeri ilk kez drone kullanarak güvenli bölgeye taşıdı. Bu operasyon, mayınlarla çevrili ve Rus drone tehditlerinin yoğun olduğu bir alanda başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savaş tarihinde bir ilk! Ukrayna ordusu yaralı askeri drone ile cepheden tahliye etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna ordusu, savaşın sürdüğü cephe hattında yaralanan bir askerin, askeri drone ile güvenli bölgeye taşındığını duyurdu. Bu operasyonun, dünya genelinde bir savaş bölgesinde gerçekleştirilen ilk drone hava nakli olduğu belirtildi. Yetkililer, askerin bulunduğu alanın mayınlarla çevrili olduğunu ve Rusya'ya ait insansız hava araçlarının bölgede aktif şekilde uçtuğunu vurguladı. Karadan müdahalenin riskli olması nedeniyle, havadan kurtarma için ağır bir hexacopter tipi drone kullanıldı. Operasyonun zorlu şartlarda başarıyla tamamlandığı bildirildi.</p><h3>Ukrayna ordusu: 'Karadan kurtarma imkansızdı'</h3><p>92. Taarruz Tugayı, yaralı askerin bulunduğu noktanın mayın tehlikesiyle çevrili olduğunu açıkladı. Tugay yetkilileri, bölgede Rus drone hareketliliğinin yüksek seviyede olduğunu ve karadan yapılacak bir kurtarma girişiminin hem asker hem de ekiplere ciddi risk oluşturacağını ifade etti. Bu nedenle, uzaktan kumandalı ve ağır yük taşıyabilen bir drone ile havadan müdahale kararı alındı. Operasyonun detayları ve görüntüleri kamuoyuyla paylaşıldı.</p><h3>BBC Verify: 'Görüntülerde yapay zeka izine rastlanmadı'</h3><p>Operasyonun ardından paylaşılan videolar, BBC Verify ekibi tarafından incelendi. Yapılan analizde, görüntülerde yer alan askeri personelin kimliği doğrulandı ve herhangi bir yapay zeka manipülasyonu tespit edilmedi. Bu gelişme, Ukrayna'nın savaş alanında teknolojiyi etkin şekilde kullandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür drone hava nakillerinin gelecekte daha fazla kullanılabileceğine dikkat çekiyor.</p><p>Bu operasyon, Ukrayna ordusunun teknolojik imkanlarla cephede hayat kurtarma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Uzmanlar, savaş koşullarında insansız hava araçlarının rolünün giderek arttığını ve benzer uygulamaların önümüzdeki dönemde yaygınlaşabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/savas-tarihinde-bir-ilk-u-254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/arnavutlukta-bilanco-agirlasiyor-186si-polis-295-yarali-yuzlerce-gozalti-295964</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arnavutluk'ta bilanço ağırlaşıyor! 186'sı polis 295 yaralı, yüzlerce gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu protestocular ile polis arasındaki çatışmalar yedinci gününde de devam ediyor. Göstericiler, Başbakan Edi Rama'nın istifasını ve daha iyi üniversite koşullarını talep ederken, yaşanan şiddet olaylarında şimdiye kadar 295 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arnavutluk'ta bilanço ağırlaşıyor! 186'sı polis 295 yaralı, yüzlerce gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, çoğunluğunu lise ve üniversite öğrencilerinin oluşturduğu protestocular ile polis arasında başlayan çatışmalar yedinci gününe girdi. Göstericiler, hükümetin politikalarına ve Başbakan Edi Rama'nın yönetimine karşı öfkelerini sokaklara taşıdı. Protestolar sırasında Tiran'daki polis karakolları ve hükümet binaları hedef alındı. Resmi verilere göre, son bir hafta içinde yaşanan olaylarda 295 kişi yaralandı; bunlardan 186'sı polis memuru. Protestocuların talepleri arasında, daha iyi üniversite koşulları, yolsuzluğun sona erdirilmesi ve Başbakan Rama'nın istifası öne çıkıyor.</p><h3>Başbakan Rama'dan protestolara sert tepki</h3><p>Başbakan Edi Rama, protestoların büyümesi üzerine yaptığı açıklamada, "Devlet bununla müzakere ettiği an, devlet düşmüştür" ifadelerini kullandı. Rama, göstericiler arasında Avrupa ve ABD'deki "karanlık güçler" tarafından radikalleştirilen gençlerin de bulunduğunu iddia etti. Arnavutluk'un iyi koordine edilmiş bir saldırının hedefi haline geldiğini savunan Rama, protestoların ülkenin istikrarını tehdit ettiğini belirtti. Hükümet binalarına ve polis karakollarına yönelik saldırılar sonrası, polis güçleri Tiran sokaklarında geniş güvenlik önlemleri aldı. Güvenlik güçleri, göstericileri dağıtmak için su tabancası ve gözyaşı gazı kullandı. Çatışmalar sırasında, parkta toplanan protestocular taşlarla polise karşılık verdi. Polis ise kalabalığı dağıtmak için sert müdahalelerde bulundu.</p><h3>Öğrenciler ve aktivistlerden hükümete istifa çağrısı</h3><p>Protestoların başını çekenler arasında yer alan yüksek lisans öğrencisi ve aktivist Sidorela Vatnikaj, hareketin liderinin olmadığını ve taleplerinin net olduğunu söyledi. Vatnikaj, sekiz yıldır hükümet karşıtı gösterilerde yer aldığını, gününü çoğunlukla protestodan protestoya koşarak geçirdiğini aktardı. Protestocular, polisin sert müdahalesinden duydukları rahatsızlığı dile getirirken, bazı göstericiler ise şiddetin sorumlusunun güvenlik güçleri olduğunu savundu. İnsan hakları avukatı Gentian Sejrani, polis eylemlerini "kaotik ve mantıksız" olarak değerlendirdi ve gözaltına alınanların çoğuna hukuki destek sağladığını belirtti. Sejrani, polisin delil sunma konusunda yetersiz kaldığını, gözaltına alınanlar arasında protestolara katılmayan sivillerin de bulunduğunu ifade etti. Protestocular, ülkede son on yılda bir milyon kişinin göç etmek zorunda kaldığını, gençlerin ise yolsuzluk ve adaletsizlik nedeniyle seslerini duyurmak için sokaklara çıktığını vurguladı.</p><h3>Polis ve protestocular arasında öfke büyüyor</h3><p>Çatışmalar sırasında polis, göstericilerin taşlı saldırılarına karşılık verirken, protestocular da polisin göz yaşartıcı gaz ve biber gazı kullanımına tepki gösterdi. Rinia Parkı'nda toplanan kalabalık, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle dağıtıldı. Gözyaşı gazından etkilenen birçok kişi, çevredeki kafelere ve parklara sığındı. Sarı reflektörlü yelek giyen gönüllüler, gazdan etkilenenlere ilk yardım sağladı. Polis, meslektaşlarına yönelik şiddetten ötürü öfkeliyken, protestocular ise polisin sert taktiklerinden dolayı tepkili. Bu karşılıklı öfke ortamı, şehirde kaosun büyümesine yol açtı. Protestolar sırasında gözaltına alınanların sayısı 100'ü aştı. Yetkililer, olayların daha fazla büyümemesi için ek önlemler almaya devam ediyor.</p><h3>Arnavutluk'ta siyasi istikrarsızlık ve gençlerin rolü</h3><p>Başbakan Edi Rama, 13 yıldır ülkenin yönetiminde yer alıyor ve Arnavutluk siyasetinde etkin bir figür olarak biliniyor. Son dönemde artan protestolar, gençlerin siyasi alandaki etkisini ve taleplerini daha görünür hale getirdi. Vatnikaj, Arnavut gençlerinin dünya genelindeki diğer genç hareketlerden ilham aldığını ve demokratik bir toplum hayalini gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi. Protestocular, ülkedeki yolsuzluğa ve adaletsizliğe karşı mücadele ettiklerini belirterek, hükümetin istifasını ve adil seçimler talep ediyor. Başbakan Rama ise AB üyeliği hedefini gerçekleştirebilecek tek lider olduğunu savunuyor. Ancak, artan toplumsal gerilim ve gençlerin kararlı tutumu, ülkede siyasi istikrarsızlığın derinleşmesine neden oluyor.</p><p>Arnavutluk'taki protestolar, gençlerin önderliğinde devam ederken, hükümetin ve güvenlik güçlerinin nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Şiddet olaylarının sona erip ermeyeceği ve Başbakan Rama'nın istifa çağrılarına nasıl yanıt vereceği, ülkenin önümüzdeki günlerdeki gündemini belirleyecek gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/arnavutlukta-bilanco-agir-234_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yorungede-tehlikeli-yakinlasma-ukrayna-savasinin-yeni-cephesi-uzay-oldu-295963</link>
      <pubDate>2026-10-20T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yörüngede tehlikeli yakınlaşma! Ukrayna savaşının yeni cephesi uzay oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın askeri uydusu Kosmos 2612'nin, Iceye tarafından işletilen ticari gözlem uydusu Iceye-X36'ya 500 metreye kadar yaklaşması, uzayda güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Olay, uzayda izinsiz yakın takip kapsamında bir ilk olarak değerlendiriliyor ve uluslararası çevrelerde dikkatle izleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yörüngede tehlikeli yakınlaşma! Ukrayna savaşının yeni cephesi uzay oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın askeri amaçlarla kullandığı Kosmos 2612 adlı uydunun, Iceye şirketine ait Iceye-X36 gözlem uydusuna olağanüstü bir yakınlıkta manevra yapması, uzayda güvenlik ve gözetleme tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. 15 Ekim'de gerçekleşen bu olayda, Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya 500 metreye kadar yaklaştığı tespit edildi. Söz konusu yaklaşım, uzayda izinsiz bir yakın takip örneği olarak kayıtlara geçti. Uzay faaliyetlerini izleyen LeoLabs şirketi, bu hareketin buluşma ve yakınlık operasyonlarıyla uyumlu olduğunu belirtti. Ancak Rus uydusunun asıl amacı henüz netlik kazanmadı. Iceye şirketi, olayın farkında olduklarını ve tüm gelişmeleri yakından izlediklerini açıkladı. Şirketin sentetik açıklık radarı teknolojisi kullanan Iceye-X36 uydusu, özellikle Ukrayna gibi ülkeler için ulusal güvenlik hizmetlerinde önemli bir rol üstleniyor.</p><h3>Kosmos 2612'nin manevrası uluslararası endişe yarattı</h3><p>Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya 500 metre kadar yaklaşması, uzayda bugüne dek benzeri görülmemiş bir olay olarak değerlendirildi. Astrofizikçi ve uzay analisti Jonathan McDowell, bu tür bir izinsiz yakınlaşmanın ilk kez yaşandığını vurguladı. LeoLabs, Kosmos 2612'nin 15 Ekim sabahı itibarıyla Iceye-X36 ile arasındaki mesafeyi 350 kilometreden 5 kilometreden daha az bir seviyeye indirdiğini, ardından ise 500 metreye kadar yaklaştığını duyurdu. LeoLabs'ın analizine göre, Rus uydusunun gerçekleştirdiği manevralar, başka bir uzay aracını incelemek, gölgelemek, karakterize etmek veya potansiyel olarak müdahale etmek amacını taşıyor olabilir. Ancak bu eylemin doğrudan düşmanca bir niyet taşıdığına dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Yine de, bu tür manevralar uzaydaki askeri ve ticari uyduların güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor.</p><h3>Iceye-X36'nın stratejik önemi ve Rusya'nın potansiyel hedefleri</h3><p>Iceye-X36, Iceye şirketinin sahip olduğu ve işlettiği bir gözlem uydusu olarak öne çıkıyor. Iceye, Amerika Birleşik Devletleri, Finlandiya, Avrupa ve Asya'da ofisleri bulunan çok uluslu bir şirket. Şirketin uyduları, özellikle Ukrayna Silahlı Kuvvetleri gibi kurumlara taktiksel zaman dilimlerinde sürekli durum farkındalığı sağlamak amacıyla kullanılıyor. Iceye'nin Ocak ayında yayımladığı basın bültenine göre, bu uydular Ukrayna ile yapılan anlaşma kapsamında askeri operasyonları destekliyor. Ancak Iceye-X36'nın doğrudan Ukrayna operasyonlarında kullanılıp kullanılmadığına dair kesin bir bilgi bulunmuyor. RUSI'nin yayımladığı raporda, Rusya'nın Iceye'nin uydularına yakınlaşmasının, olası bir korkutma taktiği ya da iletişimi engellemeye yönelik bir girişim olabileceğine dikkat çekildi. Raporda ayrıca, uzaydaki uyduların korunmasının ve savunulmasının mevcut teknolojik imkanlarla oldukça sınırlı olduğu vurgulandı.</p><h3>LeoLabs ve RUSI'den uyarı: Uzayda yeni tehditler gündemde</h3><p>LeoLabs, Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya gerçekleştirdiği yakın takibin, uzayda yeni bir tehdit türüne işaret ettiğini belirtti. Şirket, bu tür olayların istihbarat toplama, yörünge üzerindeki denetim, sinyal bozma ve gelecekteki karşı uzay operasyonları için bir hazırlık göstergesi olabileceğini açıkladı. Özellikle Mayıs ayından bu yana dört Rus uydusunun, Iceye-X36 ile hizalanmak üzere yörüngelerini ayarladığı bilgisi, Royal United Services Institute (RUSI) tarafından yayımlanan raporda yer aldı. Bu gelişmeler, uzaydaki askeri ve ticari uyduların güvenliği açısından uluslararası toplumda ciddi bir kaygı oluşturdu. CNN'in Rusya Savunma Bakanlığı'na ve Roscosmos'a yaptığı başvurular ise yanıtsız kaldı. Pazartesi günü itibarıyla Kosmos 2612'nin Iceye-X36'dan uzaklaşmaya başladığı belirtildi. Ancak olayın ardından uzayda benzer girişimlerin artabileceği ve yeni güvenlik protokollerinin gündeme gelebileceği öngörülüyor.</p><p>Uzmanlar, Kosmos 2612'nin Iceye-X36'ya bu denli yaklaşmasının, uzayda faaliyet gösteren tüm ülkeler ve şirketler için önemli bir uyarı niteliği taşıdığını ifade ediyor. Olay, uzayda izinsiz yakın takip ve müdahale risklerinin artmakta olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hem ticari hem de askeri uyduların korunmasına yönelik uluslararası iş birliği çağrıları daha da güçlenebilir. Uzayda güvenliğin sağlanması için yeni önlemler alınması gerekliliği, bu gelişmeyle bir kez daha gündeme taşındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/yorungede-tehlikeli-yakin-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>