<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-giseler-kaldiriliyor-kara-yollarinda-yeni-donem-288682</link>
      <pubDate>2026-08-24T17:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski gişeler kaldırılıyor: Kara yollarında yeni dönem]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara'nın Kahramankazan ilçesindeki Akıncı Gişeleri'nde Serbest Geçiş Sistemi'nin (SGS) devreye alınmasının ardından mevcut gişe adaları ve kanopilerin kaldırılması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, çalışmalar süresince Akıncı Gişeleri'nden otoyola giriş ve çıkışların kontrollü yapıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski gişeler kaldırılıyor: Kara yollarında yeni dönem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından işletilen otoyollarda SGS dönüşümlerinin sürdüğünü belirtti.</b></p><p>Akıncı Ücret Toplama İstasyonu&#39;nda SGS&#39;yi devreye aldıklarına dikkati çeken Uraloğlu, &quot;Mevcut gişe adaları ve kanopilerin kaldırılması için çalışmalarımız sürüyor. Çalışmalar süresince otoyola giriş ve çıkışlar kontrollü olarak sağlanıyor.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>KGM tarafından işletilen otoyollarda toplam 106 ücret toplama istasyonu bulunduğunu ifade eden Uraloğlu, &quot;Bugüne kadar 35 ücret toplama istasyonunu SGS&#39;ye dönüştürdük. Trafik yoğunluğunun yüksek olduğu noktalara öncelik vererek sürücülerimizin daha güvenli, hızlı ve konforlu seyahat etmesini sağlıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p class="">Uraloğlu, bu yıl Akıncı'nın yanı sıra Adapazarı, Sultanbeyli, Gerede ve Kandıra ücret toplama istasyonlarında da SGS'nin hizmete alındığını belirterek, yıl sonuna kadar 8 istasyonda daha dönüşümün tamamlanacağını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/karayollarnda-24082026ac9cdb84.jpg"/><p>Bu yılın sonuna kadar Çeşme, Kaynaşlı, İskenderun, Adana Doğu, Adana Batı, Mersin, Eminlik ve Suruç ücret toplama istasyonlarında dönüşümün tamamlanacağını belirten Uraloğlu, "Böylece Karayolları Genel Müdürlüğü işletmesindeki SGS bulunan ücret toplama istasyonu sayımızı 43'e yükselteceğiz." ifadesini kullandı.</p><p>Uraloğlu, SGS sayesinde araçların gişe önlerinde durmadan, hızlarını düşürmeden ve şerit değiştirmek zorunda kalmadan geçiş yapabildiklerini belirterek şunları kaydetti:</p><p>&quot;SGS ile gişe adaları ve bariyerleri ortadan kaldırıyoruz. Sürücülerimiz, normal seyir hızlarında yollarına devam ederken geçiş ücretleri , HGS hesapları üzerinden otomatik olarak tahsil ediliyor. Böylece gişe önlerinde oluşan kuyruklar sona eriyor, trafik akışı kesintisiz hale geliyor. Dur-kalkların sona ermesiyle yakıt tüketimi ve karbon salımı da azalıyor. Zamandan tasarruf eden sürücülerin, şerit değiştirme zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla trafik güvenliği de artıyor.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/eski-giseler-kaldiriliyor-785_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/robot-olimpiyatlari-basladi-pekinde-2000den-fazla-insansi-robot-yarisiyor-288681</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Robot Olimpiyatları başladı! Pekin'de 2.000'den fazla insansı robot yarışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pekin'de düzenlenen Robot Olimpiyat Oyunları, 16 ülkeden 666 takımın ve 2.056 insansı robotun katılımıyla büyük ilgi topladı. Organizasyonda hem geleneksel hem modern spor dallarında robotlar yeteneklerini sergiliyor. Katılım oranındaki büyük artış dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Robot Olimpiyatları başladı! Pekin'de 2.000'den fazla insansı robot yarışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pekin'de başlayan Robot Olimpiyat Oyunları, bu yıl rekor katılımla teknoloji ve spor meraklılarının odağına yerleşti. İkinci kez düzenlenen etkinlikte, 16 ülkeden gelen 666 takım, toplamda 2.056 insansı robotla yarışıyor. Beş gün sürecek organizasyonda robotlar, 51 farklı branşta ve 1.301 karşılaşmada mücadele ediyor. Yarışmanın amacı, insansı robotların çevre algısı, otonom karar verme yeteneği ve vücut koordinasyonunu çeşitli pratik görevlerle test etmek.</p><h3>Robotlar 51 branşta yeteneklerini sergiliyor</h3><p>Katılımcı robotlar, 100 metre koşu, futbol, tenis ve masa tenisi gibi popüler sporların yanı sıra, bu yıl eklenen halat çekme ve ağırlık kaldırma dallarında da yarışıyor. Ayrıca, Tai Chi ve Touhu gibi geleneksel Çin sporları da organizasyonun dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Robotlar, sadece spor branşlarında değil, evler, oteller ve lojistik merkezlerindeki gerçek yaşam koşullarını simüle eden özel denemelerde de performanslarını ortaya koyuyor. Yüksek hassasiyet gerektiren görevlerde ise robotik kollar öne çıkıyor.</p><h3>Katılımda büyük artış: Takım ve robot sayısı rekor kırdı</h3><p>Bu yılki Robot Olimpiyat Oyunları, ilk organizasyona kıyasla katılımcı sayısında büyük bir sıçrama yaşadı. Takım sayısı yüzde 138 artarken, yarışan robot sayısı ise dört katına ulaştı. Bu artış, robot teknolojisinin küresel çapta hızla geliştiğini ve ilginin giderek büyüdüğünü gösteriyor. Pekin'deki organizasyon, hem teknolojik yeniliklerin hem de uluslararası iş birliğinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Robot olimpiyatları, izleyicilere hem rekabet hem de inovasyon dolu anlar sunuyor.</p><p>Robot olimpiyatlarının elde ettiği bu başarı, gelecekte benzer uluslararası etkinliklerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilir. Organizasyon, insansı robotların gelişimini ve teknolojinin sporla buluşmasını yakından takip edenler için önemli bir referans noktası olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/robot-olimpiyatlari-basla-786_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288680</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyaninca-ilk-is-bunu-yapin-norobiyologdan-dikkat-ceken-oneri-288680</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyanınca ilk iş bunu yapın! Nörobiyologdan dikkat çeken öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nörobiyolog Andrew Huberman, sabah saatlerinde alınan gün ışığının vücudun biyolojik ritmi ve ruh hali üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Huberman'a göre, gün ışığı sabahları enerji seviyesini ve konsantrasyonu artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyanınca ilk iş bunu yapın! Nörobiyologdan dikkat çeken öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nörobiyolog Andrew Huberman, sabah saatlerinde yeterli miktarda gün ışığı almanın, güne daha enerjik ve zinde başlamanın anahtarı olduğunu açıkladı. Huberman, özellikle uyanılan ilk saatlerde dışarı çıkıp doğal ışık almak gerektiğini belirtti. Bilimsel araştırmalara göre, sabah gün ışığı vücudun kortizol seviyesini doğal olarak yükselterek uyku halinden uyanıklığa geçişi kolaylaştırıyor. Bu süreç, sadece fizyolojik olarak değil, aynı zamanda konsantrasyon ve ruh hali üzerinde de olumlu etki yaratıyor. Huberman'a göre, sabah ışığı almak, gün boyu sürecek zindelik ve motivasyonun temelini oluşturuyor.</p><h3>Andrew Huberman: 'Gün ışığı konsantrasyonu ve ruh halini iyileştiriyor'</h3><p>Huberman, sabah ışığının sadece fiziksel enerji değil, aynı zamanda zihinsel berraklık ve pozitif ruh hali sağladığını vurguladı. Sabah saatlerinde gün ışığına maruz kalmak, vücudun biyolojik saatini düzenliyor ve çeşitli fizyolojik süreçlerin sağlıklı şekilde işlemesine katkı sağlıyor. Özellikle gün ışığının doğal kortizol artışını desteklemesi, kişinin gün içinde daha odaklı ve üretken olmasına yardımcı oluyor. Huberman, bu etkinin bilimsel olarak da kanıtlandığını, sabah ışığı sayesinde konsantrasyonun ve genel ruh halinin belirgin şekilde iyileştiğini belirtti.</p><h3>Sabah saatlerinde alternatif aydınlatma önerisi</h3><p>Güneş doğmadan önce uyananlar için Huberman, geçici olarak yüksek lümenli lambalarla gün ışığı etkisinin sağlanabileceğini ifade etti. Yaklaşık 10.000 lümenlik bir aydınlatma, sabah gün ışığına yakın bir etki sunabiliyor. Ancak Huberman, gün ışığı ortaya çıktıktan sonra mutlaka dışarı çıkmanın önemini vurguladı. Ayrıca, bilim insanlarının daha önce yaptığı araştırmalara göre, sabah alınan gün ışığı glikoz seviyesinin düzenlenmesine de yardımcı oluyor. Bu durum, metabolik sağlığın korunmasında ve desteklenmesinde önemli bir rol oynuyor.</p><p>Sonuç olarak, Andrew Huberman'ın önerileri sabah saatlerinde gün ışığına maruz kalmanın hem bedensel hem de zihinsel sağlık için vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu alışkanlığın günlük yaşam kalitesini ve genel sağlığı artırabileceği konusunda hemfikir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/uyaninca-ilk-is-bunu-yapi-313_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/elmanin-en-degerli-kismi-kabugu-uzmanlar-neden-soyulmamasi-gerektigini-acikladi-288679</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elmanın en değerli kısmı kabuğu! Uzmanlar neden soyulmaması gerektiğini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Elma kabuğunda yoğunlaşan lif, antioksidan ve vitamin içeriği nedeniyle uzmanlar meyvenin soyulmadan tüketilmesini öneriyor. Ancak çekirdeklerden mide rahatsızlıklarına kadar dikkat edilmesi gereken pek çok nokta da bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elmanın en değerli kısmı kabuğu! Uzmanlar neden soyulmaması gerektiğini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, elma kabuğunun meyvedeki en değerli besin maddelerini barındırdığını vurgulayarak tüketicilere önemli bir çağrıda bulundu. Lif, antioksidan ve vitaminlerin büyük bölümünün kabuğa yoğunlaştığını belirten uzmanlar, elmayı mümkün olduğunca bütün hâliyle yemeyi tavsiye etti. Kabuğu soyarak tüketenlerin bu değerli bileşenlerden mahrum kaldığını ifade eden beslenme otoriteleri, sağlıklı beslenme alışkanlıkları açısından bu detayın göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Elmanın beşte dördü sudan oluşuyor: Peki geri kalanında ne var?</h3><p>Yapılan analizlere göre bir elmanın toplam kütlesinin yaklaşık yüzde seksenini su oluşturuyor. Geriye kalan kısım ise karbonhidratlar, organik asitler ve besin liflerinden meydana geliyor. Bu bileşenlerin vücuda en yüksek faydayı sağlaması için elmanın taze olması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, dalından yeni koparılmış elmaların faydalı madde oranını en üst düzeyde koruduğunu belirtti. Uzun süre depolanan ya da raf ömrü uzamış meyvelerde ise bu değerlerin kademeli olarak düştüğü ifade edildi. Bu nedenle mevsiminde ve mümkünse yerel üreticilerden temin edilen elmaların tercih edilmesi öneriliyor.</p><h3>Elmadaki vitamin ve mineral zenginliği: Potasyumdan kroma geniş yelpaze</h3><p>Elma, C vitamini ve B grubu vitaminler bakımından oldukça zengin bir meyve olarak öne çıkıyor. A ve E vitaminleri de elmada yer alıyor ancak bunların miktarı diğerlerine kıyasla daha düşük seviyede kalıyor. Mineral açısından değerlendirildiğinde ise tablo son derece dikkat çekici bir görünüm sergiliyor. Uzmanlar, elmada potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, çinko, bakır, molibden, krom, kükürt ve klor gibi geniş bir mineral yelpazesinin bulunduğunu sıraladı. Özellikle potasyumun kalp sağlığı, kalsiyumun kemik yapısı ve demirin kan üretimi açısından kritik roller üstlendiği düşünüldüğünde, tek bir elmanın vücuda ne denli kapsamlı bir destek sunduğu daha net anlaşılıyor. Bunların yanı sıra elmanın bileşiminde pektin, antioksidanlar, flavonoidler, taninler, kuersetin ve klorojenik asit gibi biyoaktif maddeler de yer alıyor. Pektin sindirim sistemini düzenlerken, kuersetin ve flavonoidler hücreleri serbest radikallere karşı koruyor. Klorojenik asit ise kan şekeri dengesine katkı sağlayan önemli bir bileşen olarak biliniyor.</p><h3>Elma çekirdeklerindeki siyanür riski: Uzmanlardan önemli uyarı</h3><p>Elmanın faydaları kadar dikkat edilmesi gereken yönleri de bulunuyor ve bunların başında çekirdekler geliyor. Elma çekirdeklerinin içeriğinde siyanür bileşikleri yer alıyor ve bu durum özellikle bilinçsiz tüketimde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir risk barındırıyor. Uzmanlar, elma çekirdeklerinin büyük miktarlarda yutulmaması konusunda açık bir uyarıda bulundu. Çekirdeklerin çiğnenerek tüketilmesi durumunda siyanür bileşiklerinin serbest kalma olasılığı artıyor ve bu durum riski daha da yükseltiyor. Az sayıda çekirdeğin kazara yutulmasının genellikle zararsız olduğu belirtilse de düzenli ve bilinçli şekilde çekirdek tüketiminden kesinlikle kaçınılması gerektiği vurgulandı. Özellikle çocukların bu konuda daha hassas bir grubu oluşturduğu da hatırlatıldı.</p><h3>Gastrit, diyabet ve alerji hastalarına elma tüketimi uyarısı</h3><p>Elma her ne kadar sağlıklı bir meyve olsa da bazı kronik rahatsızlıklara sahip bireylerin tüketim konusunda dikkatli olması gerekiyor. Gastrit veya mide ülseri alevlenme döneminde olan kişilerin elmadan uzak durması öneriliyor. Bu uyarı özellikle ekşi elma çeşitleri için geçerli çünkü yüksek asit içeriği mide mukozasını tahriş edebiliyor ve mevcut rahatsızlığı şiddetlendirebiliyor. Diyabet hastaları ise elma tüketirken kendi sağlık durumlarının özel koşullarını mutlaka göz önünde bulundurmalı. Elmanın doğal şeker içeriği kan şekeri seviyelerini etkileyebileceğinden, diyabetli bireylerin porsiyon kontrolüne özen göstermesi büyük önem taşıyor. Alerjiye yatkın kişilerde ise elma tüketimi sonrasında istenmeyen reaksiyonların ortaya çıkma ihtimali bulunuyor. Bunun dışında elmadaki meyve asitlerinin diş minesi üzerinde aşındırıcı bir etki yaratabileceği de göz ardı edilmemeli. Uzmanlar, elma yedikten sonra ağzın suyla çalkalanmasını tavsiye etti. Bu basit alışkanlık, asitlerin diş minesiyle temas süresini kısaltarak olası hasarı en aza indiriyor.</p><h3>Günlük elma tüketim sınırı: Bir-iki orta boy elma yeterli</h3><p>Yetişkin bir birey için önerilen günlük elma miktarı bir ila iki orta boy elma olarak belirlendi. Bu miktarın, elmanın sunduğu vitamin, mineral ve lif desteğinden yeterli düzeyde yararlanmak için ideal bir ölçü olduğu ifade edildi. Ancak bu sınırın aşılması durumunda vücutta çeşitli sindirim sorunları baş gösterebiliyor. Aşırı elma tüketimi artan gaz oluşumuna, karın bölgesinde şişkinliğe ve ishale neden olabiliyor. Daha ciddi durumlarda ise gastrointestinal sistemde enflamatuar reaksiyonlar gelişme riski ortaya çıkıyor. Bu nedenle elmanın faydalarından en verimli şekilde yararlanmak isteyen bireylerin önerilen porsiyon miktarına sadık kalması, meyveyi kabuğuyla birlikte tüketmesi ve çekirdeklerini ayıklaması en doğru yaklaşım olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/elmanin-en-degerli-kismi--375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-silva-ile-gorustu-288678</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silva ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silva ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/cumhurbaskani-erdogan-sil-188_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288677</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gaz-ve-karin-siskinligi-yasayanlara-uc-farkli-ekmek-onerisi-288677</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaz ve karın şişkinliği yaşayanlara üç farklı ekmek önerisi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog Joseph Salhab, ekmek tükettikten sonra şişkinlik ve gaz sorunu yaşayanlara üç farklı ekmek türünü önerdi. Salhab'ın önerileri, sindirim sağlığına dikkat çekenler için önemli ipuçları içeriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaz ve karın şişkinliği yaşayanlara üç farklı ekmek önerisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog Joseph Salhab, ekmek tükettikten sonra şişkinlik ve gaz problemi yaşayanları yakından ilgilendiren açıklamalarda bulundu. Salhab, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, şişkinliği azaltmak isteyenlerin tercih edebileceği üç farklı ekmek türüne dikkat çekti. Uzman isim, özellikle filizlenmiş tahıl ekmeği, öğütülmüş keten tohumu ekmeği ve ekşi maya ekmeğinin sindirimi kolaylaştırabileceğini belirtti. Salhab'ın önerileri, sindirim hassasiyeti olanlar için yeni alternatifler sunuyor.</p><h3>Salhab: 'Filizlenmiş tahıl ekmeği daha kolay sindiriliyor'</h3><p>Salhab, filizlenmiş tahıldan yapılan ekmeklerin sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler gösterebileceğini vurguladı. Filizlenme sürecinde, bazı kişilerde şişkinliğe ve gaz oluşumuna sebep olan glüten ve fermente edilebilir FODMAP karbonhidratlarının miktarı azalıyor. Bu nedenle, filizlenmiş tahıl ekmeği, klasik beyaz ekmeğe göre daha kolay sindirilebiliyor. Salhab, bu tür ekmeklerin özellikle hassas bünyeler için önemli bir alternatif sunduğunu ifade etti. Ayrıca, beslenme düzeninde bu ekmeklerin tercih edilmesinin yaşam kalitesini artırabileceğini belirtti.</p><h3>Ekşi maya ve keten tohumu ekmeği öne çıkıyor</h3><p>Gastroenterolog Salhab, öğütülmüş keten tohumu ekmeğinin de lif ve omega-3 yağ asitleri içeriğiyle sindirim sağlığını desteklediğini söyledi. Keten tohumunun yüksek lif oranı sayesinde bağırsak hareketlerini düzenlediğini ve şişkinliği azaltmaya yardımcı olduğunu aktardı. Ayrıca, ekşi maya ekmeğinin ise fermente edilme süreciyle glüten ve fruktan seviyesini düşürdüğünü, bu sayede hassas kişilerde şişkinlik riskini azalttığını kaydetti. Salhab, bu ekmeklerin tamamen glütensiz olmadığını, özellikle çölyak hastalarının dikkatli olması gerektiğini de hatırlattı. Doğru ekmek seçiminin sindirim sağlığı üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.</p><p>Uzmanlar, şişkinlik sorunu yaşayanların ekmek tercihlerine özen göstermesinin sindirim sistemini rahatlatabileceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini belirtiyor. Gastroenterolog Salhab'ın önerileri, beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek isteyenler için yol gösterici nitelik taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/gaz-ve-karin-siskinligi-y-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dis-apsesinde-bu-belirtilere-dikkat-288676</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş apsesinde bu belirtilere dikkat!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Çene-yüz cerrahı Dr. Tyler Zenga, diş apsesinin hayati risk taşıyan belirtilerini açıkladı. Uzmanlar, diş apsesi vakalarında hızlı müdahalenin önemine dikkat çekiyor. Yüz şişmesi ve yutkunma güçlüğü gibi işaretler göz ardı edilmemeli.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş apsesinde bu belirtilere dikkat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çene-yüz cerrahı Dr. Tyler Zenga, diş apsesiyle ilgili hayati tehlike oluşturabilecek belirtileri kamuoyuyla paylaştı. Dr. Zenga'ya göre, diş apsesi yalnızca ağızda değil, çevre dokularda da ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor. Özellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan şişlik, bazı durumlarda boyun bölgesine kadar yayılabiliyor. Uzmanlar, yüksek ateş, yutkunurken ağrı, ağızda kötü bir tat ve alışılmadık akıntıların da diş apsesinin habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, ağzı tam olarak açamama ve ağrının günlerce azalmadan hatta şiddetlenerek devam etmesi, diş apsesinin ilerlediğinin göstergeleri arasında yer alıyor.</p><h3>Dr. Zenga: 'Ağrı kesiciler fayda etmiyorsa dikkat'</h3><p>Diş apsesi vakalarında ağrının birkaç gün boyunca hafiflemeden devam etmesi ve ağrı kesicilere rağmen şiddetinin artması, enfeksiyonun ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Dr. Zenga, bu durumda zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguluyor. Özellikle yüz şişmesi, yutkunma güçlüğü ve yüksek ateş gibi belirtiler, apsenin yayılma riskini artırıyor. Bazı hastalarda, bu bulguların ortaya çıkmasıyla birlikte hızlı tıbbi müdahale gereksinimi doğabiliyor. Uzmanlar, diş apsesinin ihmal edilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p><h3>Diş apsesinde acil müdahale hayat kurtarıyor</h3><p>Diş apsesi ilerlediğinde, hastaların hastaneye yatırılması ve acil tedaviye alınması gerekebiliyor. Tedavi sürecinde bazen damar yoluyla antibiyotik uygulanıyor ve enfekte dişin cerrahi olarak çıkarılması gündeme geliyor. Özellikle ağır vakalarda, hastanın solunum yollarının kapanmasını önlemek için ek önlemler alınabiliyor. Uzmanlar, diş apsesi belirtilerinin ciddiye alınması ve erken müdahalenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Diş sağlığında düzenli kontrol ve erken teşhis, olası komplikasyonların önüne geçilmesinde hayati bir rol oynuyor.</p><p>Diş apsesiyle ilgili uyarıların dikkate alınması, hem bireysel sağlığı koruyor hem de ileri düzeydeki komplikasyonların önlenmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/dis-apsesinde-bu-belirtil-505_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/terorsuz-turkiye-sureci-takip-ve-degerlendirme-kurulu-toplandi-288675</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci! Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun ilk toplantısı Cevdet Yılmaz başkanlığında başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci! Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun ilk toplantısı Cevdet Yılmaz başkanlığında başladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/terorsuz-turkiye-sureci-t-125_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aziz-ihsan-aktas-orgut-kurma-sucundan-beraat-etti-288674</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş, “örgüt kurma” suçundan beraat etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş, “örgüt kurma” suçundan beraat etti]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş, “örgüt kurma” suçundan beraat etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aziz İhsan Aktaş, "örgüt kurma" suçundan beraat etti</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/aziz-ihsan-aktas-orgut-ku-431_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288673</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutfak-havlusu-kac-gunde-bir-yikanmali-288673</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfak havlusu kaç günde bir yıkanmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Biyolog Dmitriy Safonov, mutfak havlusu kullanımında hijyenin sağlanması için dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı. Safonov, mutfak havlusunun uygun aralıklarla yıkanmaması halinde bakteri birikiminin hızla arttığına dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfak havlusu kaç günde bir yıkanmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biyolog Dmitriy Safonov, mutfaklarda sıklıkla kullanılan havluların ne kadar sürede değiştirilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi. Safonov'a göre, mutfak havlusu yoğun kullanıldığında her gün, normal kullanımda ise en geç dört günde bir yıkanmalı. Eğer havlu yalnızca seyrek kullanılıyorsa, bu süre bir haftaya kadar uzayabiliyor. Ancak Safonov, yalnızca değişim sıklığının değil, yıkama koşullarının da hijyen açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><h3>Biyolog Safonov: 'Havlu yıkama sıcaklığı en az 60 derece olmalı'</h3><p>Mutfak havlusu, yalnızca ellerin kurulanmasında değil, tabak, sebze veya meyve silme gibi farklı amaçlarla da kullanılıyor. Bu nedenle, havlu üzerinde mikroorganizmaların birikmesi kaçınılmaz hale geliyor. Safonov, bakterilerden etkili şekilde arınmak için yıkama sırasında su sıcaklığının en az 60 derece olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, havluda herhangi bir koku fark edildiğinde, yıkamanın geciktirilmemesi gerektiğini hatırlattı.</p><h3>Mutfak havlusu değişiminde hijyenin önemi artıyor</h3><p>Uzmanlar, mutfak havlusu üzerinde biriken bakterilerin zamanla çoğalarak sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle aktif kullanılan mutfaklarda, havlunun düzenli olarak değiştirilmesi ve yüksek sıcaklıkta yıkanması, mikroorganizma birikiminin önüne geçiyor. Safonov, havlunun dokusunda koku veya renk değişimi gözlemlendiğinde hemen yıkanmasının, mutfak hijyenini korumak için kritik olduğunu belirtti. Düzenli temizlik, evdeki tüm bireylerin sağlığını olumlu yönde etkiliyor.</p><p>Mutfak havlusu hijyenine özen gösterilmesi, ev içi bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde basit ama etkili bir adım olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu konuda toplumsal farkındalığın artması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/mutfak-havlusu-kac-gunde--296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288672</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dislerin-rengini-sadece-kahve-ve-cay-degistirmiyor-uzman-listeyi-acikladi-288672</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dişlerin rengini sadece kahve ve çay değiştirmiyor! Uzman listeyi açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi Carla Fornas, özellikle ketchup ve pigmentli gıdaların dişlerde zamanla renk değişikliğine yol açabileceğini belirtti. Uzman, diş sağlığını korumak isteyenleri bu tür ürünlerin düzenli tüketimine karşı dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dişlerin rengini sadece kahve ve çay değiştirmiyor! Uzman listeyi açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi Carla Fornas, dişlerdeki renk değişimlerinin yalnızca kahve ve çayla sınırlı olmadığını belirtti. Fornas, özellikle ketchup, kırmızı şarap ve bazı meyvelerin düzenli tüketiminin de dişlerde belirgin lekelere sebep olabileceğini vurguladı. Uzman, diş sağlığını korumak isteyenlerin bu tür pigmentli ürünleri sıkça tüketmemesi gerektiğine dikkat çekti. Dişlerde oluşan sararma ve lekelenmelerin, bireysel ağız bakımı alışkanlıkları ve dişlerin yapısal özellikleriyle de yakından ilişkili olduğuna işaret etti.</p><h3>Diş hekimi Fornas: 'Ketchup ve soslar diş rengini değiştirebilir'</h3><p>Carla Fornas, kahve, çay ve tütünün yanı sıra, ketchup, barbekü sosları, teriyaki sosu ve kırmızı şarap gibi ürünlerin de dişlerde leke oluşturabileceğini söyledi. Ayrıca, ahududu ve böğürtlen gibi pigment açısından zengin meyveler de dişlerde renk değişimine yol açabiliyor. Fornas, beyaz şarabın ise koyu renkli olmamasına rağmen, yüksek asit oranı nedeniyle pigmentlerin diş yüzeyine daha kolay tutunmasına neden olduğunu açıkladı. Uzman, bu gıdaların tek seferlik tüketiminin anında etki yaratmayacağını, ancak düzenli tüketimle zaman içinde diş renginde değişimler görülebileceğini belirtti.</p><h3>Ketchup ve pigmentli gıdalar diş sağlığını nasıl etkiliyor?</h3><p>Diş hekimi Fornas, dişlerdeki renk değişimlerinde en önemli etkenin, pigmentli gıdaların sık tüketilmesi olduğunu dile getirdi. Ketchup, barbekü sosları ve çeşitli meyveler, içerdikleri yoğun pigmentler nedeniyle diş minesinde kalıcı lekelere yol açabiliyor. Özellikle ağız bakımı ihmal edildiğinde, bu lekeler daha belirgin hale geliyor. Fornas, bireylerin diş sağlığını korumak için düzenli diş fırçalama ve diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak, dişlerin rengini korumak isteyenlerin, pigmentli gıdaları ölçülü tüketmesi ve ağız hijyenine özen göstermesi büyük önem taşıyor.</p><p>Uzmanlar, diş sağlığının korunmasında beslenme alışkanlıklarının ve ağız bakımının belirleyici rol oynadığını hatırlatıyor. Ketchup ve benzeri pigmentli ürünlerin etkilerinden korunmak için düzenli bakım ve kontrollü tüketim öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/dislerin-rengini-sadece-k-376_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288671</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/aycicek-yagindan-korkmali-miyiz-doktor-dikkat-edilmesi-gereken-asil-noktayi-acikladi-288671</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ayçiçek yağından korkmalı mıyız? Doktor dikkat edilmesi gereken asıl noktayı açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanı ve gastroenterolog Nuriya Dianova, ayçiçek yağına yönelik sosyal medyada dolaşan iddialara karşı uyarıda bulundu. Dianova, ayçiçek yağının sırf omega-6 içeriği nedeniyle kanserojen ilan edilmesinin bilimsel dayanağı olmadığını vurguladı ve tüketicileri dengeli beslenmeye davet etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ayçiçek yağından korkmalı mıyız? Doktor dikkat edilmesi gereken asıl noktayı açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanı ve gastroenterolog Nuriya Dianova, son dönemde sosyal medyada hızla yayılan ayçiçek yağına dair olumsuz iddialara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Dianova, ayçiçek yağının yüksek omega-6 içeriği nedeniyle kanserojen olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını belirtti. Uzman, ayçiçek yağı ile ilgili yanlış bilgilerin toplumda gereksiz endişelere yol açtığını ve bu tür iddiaların bilimsel temelden yoksun olduğunu ifade etti.</p><h3>Dianova: 'Ayçiçek yağı doğru kullanılırsa risk taşımıyor'</h3><p>Nuriya Dianova'ya göre, ayçiçek yağının sağlık üzerindeki etkisini değerlendirirken yalnızca yağın kendisine odaklanmak yanıltıcı sonuçlara yol açıyor. Uzman, omega-6 yağ asitlerinin vücut için gerekli olduğunu ve bu yağların gıdalar yoluyla alınması gerektiğini hatırlattı. Dianova, bu yağ asitlerinin "kötü" kolesterolü düşürmede, bağışıklık sistemini güçlendirmede ve damar sağlığını korumada önemli rol oynadığını kaydetti. Ayrıca, ayçiçek yağının olumsuz imajının genellikle daha pahalı alternatiflerin pazarlanmasında kullanıldığını vurguladı.</p><h3>Sosyal medya iddialarına karşı dengeli beslenme çağrısı</h3><p>Son aylarda sosyal medyada ayçiçek yağının kronik iltihaplanmaya ve kanser gelişimine yol açtığı yönündeki paylaşımların arttığını belirten Dianova, bu tür iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Uzman, omega-6'nın aşırı tüketiminin genellikle fast food, cips ve hazır gıdaların fazla tüketilmesinden kaynaklandığını, asıl sorunun genel beslenme düzenindeki dengesizlik olduğunu aktardı. Dianova, tüketicilere ayçiçek yağı hakkında karar verirken tek bir ürüne odaklanmak yerine, tüm beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmeleri gerektiğini hatırlattı. Ayçiçek yağı, doğru miktarda ve dengeli bir beslenme programı içinde kullanıldığında sağlık için risk oluşturmuyor.</p><p>Ayçiçek yağı konusunda oluşan yanlış algıların önüne geçilmesi için uzmanlar, sosyal medya paylaşımlarına değil, bilimsel verilere ve dengeli beslenme ilkelerine kulak verilmesi gerektiğini yineliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/aycicek-yagindan-korkmali-685_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288670</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tarcin-masum-bir-baharat-olmayabilir-fazla-tuketimde-ortaya-cikabilecek-riskler-aciklandi-288670</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarçın masum bir baharat olmayabilir! Fazla tüketimde ortaya çıkabilecek riskler açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Doktor Aleksandr Umnov, tarçının ılımlı tüketimde faydalı olabileceğini ancak aşırı miktarda alındığında içerdiği kumarin maddesi nedeniyle karaciğer üzerinde ciddi yük oluşturduğunu açıkladı. Uzman, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin bu baharatı kullanmadan önce mutlaka doktora danışması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarçın masum bir baharat olmayabilir! Fazla tüketimde ortaya çıkabilecek riskler açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük beslenmenin vazgeçilmez baharatlarından biri olan tarçın, az miktarda tüketildiğinde sağlığa olumlu katkılar sunuyor. İçerdiği antioksidanlar sayesinde vücudu serbest radikallere karşı koruyan tarçın, ılımlı dozlarda kan şekeri seviyesinin daha dengeli kalmasına da yardımcı oluyor. Ancak Doktor Aleksandr Umnov, bu baharatın aşırı tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda önemli bir uyarıda bulundu. Umnov'a göre tarçında bulunan kumarin adlı madde, fazla miktarda alındığında karaciğer üzerinde ek bir yük oluşturuyor ve organa zarar veriyor. Bu nedenle tarçını sağlıklı diye düşünüp kontrolsüz biçimde tüketmek, fayda yerine zarar getirebiliyor.</p><h3>Seylan tarçını kumarin açısından daha güvenli</h3><p>Tarçının farklı türleri arasında kumarin oranı belirgin biçimde değişiyor. Marketlerde ve aktarlarda en yaygın şekilde satılan Cassia türü tarçın, yüksek miktarda kumarin barındırıyor. Bu durum, söz konusu türü düzenli olarak kullanan kişiler için ciddi bir risk faktörü oluşturuyor. Öte yandan Seylan tarçını olarak bilinen çeşit, önemli ölçüde daha düşük kumarin içeriğine sahip. Doktor Umnov, düzenli tarçın tüketmek isteyenlerin Seylan türünü tercih etmesinin çok daha güvenli bir yaklaşım olduğunu belirtti. Seylan tarçınının karaciğer üzerindeki baskıyı minimuma indirdiğini ifade eden uzman, bu tercihin uzun vadede sağlık açısından belirleyici bir fark yarattığını vurguladı. Ancak Seylan tarçınının piyasada daha az bulunduğunu ve fiyatının diğer türlere kıyasla daha yüksek olduğunu da hatırlatmak gerekiyor.</p><h3>Tarçının kokusu bile alerjik reaksiyona neden olabiliyor</h3><p>Tarçınla ilgili dikkat çekilmesi gereken bir diğer önemli nokta, istenmeyen reaksiyonların yalnızca tüketimle sınırlı kalmadığı gerçeği. Bazı kişilerde tarçının aroması bile hapşırma nöbetlerine ya da baş ağrısına yol açabiliyor. Bu durum, özellikle hassas bünyeli bireylerde daha sık gözlemleniyor. Bunun yanı sıra tarçın, kanın pıhtılaşma mekanizması üzerinde doğrudan etkili bir baharat. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların tarçın tüketmeden önce mutlaka doktorlarına danışması büyük önem taşıyor. Aynı uyarı, kan şekeri düzeyini düşürmek amacıyla ilaç tedavisi gören diyabet hastaları için de geçerli. Tarçının bu ilaçlarla etkileşime girerek beklenmedik sonuçlara yol açma riski bulunuyor.</p><h3>Doktor Umnov karaciğer ve böbrek hastalarını uyardı</h3><p>Doktor Umnov, bazı sağlık durumlarında tarçından tamamen uzak durulması gerektiğini net bir dille ifade etti. Karaciğer ve böbrek hastalıkları bulunan kişiler için tarçın tüketimi ciddi riskler barındırıyor. Gastrit, mide ülseri ve diğer mide-bağırsak sistemi rahatsızlıklarının alevlenme dönemlerinde de bu baharattan kaçınılması şart. Tarçın, mide mukozasını doğrudan tahriş edebilen bir yapıya sahip ve var olan sorunları daha da kötüleştirebiliyor. Hipertansiyon hastaları ile hamile kadınların da tarçın konusunda son derece dikkatli olması gerekiyor. Umnov, bu grupların tarçını diyetlerine eklemeden önce mutlaka bir uzmana başvurmasını önerdi.</p><h3>Tarçınla kilo vermek ya da diyabeti yenmek mümkün değil</h3><p>Toplumda yaygın bir inanış olarak tarçının metabolizmayı hızlandırdığı, kilo vermeye yardımcı olduğu ve hatta diyabetle mücadelede etkili bir silah olduğu düşünülüyor. Ancak Doktor Umnov bu beklentilerin gerçekçi olmadığını açıkça ortaya koydu. Tarçın bir ilaç değil, bir baharat. Bu nedenle miktarını artırarak metabolizmayı hızlandırmayı ya da şeker hastalığını kontrol altına almayı ummak anlamsız. Aksine, fazla tarçın tüketimi yukarıda sıralanan tüm riskleri beraberinde getiriyor. Uzman, tarçının ancak dengeli bir beslenme programının küçük bir parçası olarak fayda sağlayabileceğini, tek başına mucizevi bir etki beklemenin yanlış olduğunu belirtti.</p><h3>Çocuklara tarçınlı içecekler verilmemeli</h3><p>Pediatristler, çocuklara kahve ve kahve bazlı içeceklerin verilmesini zaten önermiyorlar. Bu durum, içeceklere tarçın eklenip eklenmediğinden bağımsız olarak geçerli. Ancak tarçının kendisi de çocuklar için ayrı bir risk unsuru oluşturuyor. Çocuklarda tarçın tüketimi alerjik reaksiyonlara, sindirim sistemi bozukluklarına ve baş ağrısına neden olabiliyor. Çocukların gelişim sürecindeki hassas metabolizmaları, bu tür baharatların etkilerine karşı yetişkinlere kıyasla çok daha savunmasız kalıyor. Bu yüzden ebeveynlerin çocuklarının beslenmesine tarçın eklerken son derece temkinli davranması gerekiyor.</p><h3>Yaşlılar tarçınlı kahve tüketirken kronik hastalıklarını göz önünde bulundurmalı</h3><p>İleri yaştaki bireyler için tarçınlı kahve tüketimi ayrı bir değerlendirme gerektiriyor. Yaşlı kişilerin kronik hastalıkları, özellikle karaciğer, böbrek ve kardiyovasküler sistem rahatsızlıkları, tarçının olası yan etkilerini çok daha tehlikeli bir hale getiriyor. Bu tür sağlık sorunları bulunan yaşlı bireylerde tarçın, mevcut hastalık tablosunu ağırlaştırabilecek bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Doktor Umnov, kronik rahatsızlığı olan yaşlı hastaların tarçınlı kahve ya da herhangi bir tarçınlı ürün tüketmeden önce mutlaka uzman hekimleriyle görüşmesini tavsiye etti. Sonuç olarak tarçın, doğru miktarda ve bilinçli şekilde kullanıldığında faydalı bir baharat olmaya devam ediyor; ancak kontrolsüz ve aşırı tüketim ciddi sağlık sorunlarının kapısını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/tarcin-masum-bir-baharat--122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288669</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cileklerin-kuflenmesini-yavaslatan-yenilebilir-kaplama-gelistirildi-288669</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çileklerin küflenmesini yavaşlatan yenilebilir kaplama geliştirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[British Columbia Üniversitesi'ndeki bilim insanları, çileklerin oda sıcaklığında dört gün boyunca küflenmesini önleyen yenilebilir bir kaplama geliştirdi. Bu yenilikçi teknoloji, gıda taşımacılığı ve depolamasında soğuk zincire olan ihtiyacı azaltarak sektöre yeni bir soluk getirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çileklerin küflenmesini yavaşlatan yenilebilir kaplama geliştirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>British Columbia Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, çileklerin oda sıcaklığında dört gün boyunca küflenmesini önleyen yenilebilir bir kaplama geliştirdi. Bu yeni teknoloji, özellikle soğuk zincir gerektiren gıda taşımacılığı ve depolama süreçlerinde önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Kaplamanın içeriğinde kırmızı yosundan elde edilen agar, tanen asidi ve çinko bulunuyor. Bu maddeler birleşerek meyve yüzeyinde ince ve şeffaf bir koruyucu tabaka oluşturuyor. Araştırma kapsamında, kaplama uygulanan çileklerin hem küflenmeye karşı daha dayanıklı olduğu hem de besin değerlerini daha uzun süre koruduğu belirlendi.</p><h3>Yenilebilir kaplama ile çileklerin dayanıklılığı arttı</h3><p>Deneyler sırasında, yenilebilir kaplama uygulanan çileklerde %13,36 oranında kütle kaybı gözlemlenirken, kaplanmamış çileklerde bu oran %30,59'a ulaştı. Bu önemli fark, kaplamanın nem kaybını ve dolayısıyla meyvenin bozulma hızını ciddi şekilde azalttığını gösterdi. Ayrıca, kaplama sayesinde çileklerin elastikiyetinde de belirgin bir artış saptandı. Kaplanmış çileklerde elastikiyet değeri 41,77 N olarak ölçülürken, kontrol grubunda bu değer yalnızca 18,53 N oldu. C vitamini ve antioksidan içeriğinin de kaplama sayesinde daha iyi korunduğu ortaya çıktı. Bu bulgular, özellikle taze meyve tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde gıda israfını azaltabilecek önemli kazanımlar sunuyor.</p><h3>British Columbia Üniversitesi'nden çevre dostu çözüm vurgusu</h3><p>Geliştirilen yenilebilir kaplama, yalnızca meyvelerin raf ömrünü uzatmakla kalmıyor; aynı zamanda çevreye olan etkileriyle de dikkat çekiyor. Yaşam döngüsü analizleri, bu teknolojinin geleneksel soğuk depolamaya kıyasla karbon ayak izini %14 oranında azalttığını ortaya koydu. Ayrıca, tatlı su ekosistemleri üzerindeki ekotoksisite etkisinde de yaklaşık %85'lik bir azalma sağlandı. Bu sonuçlar, özellikle enerji maliyetlerinin ve çevresel kaygıların öne çıktığı günümüzde, gıda endüstrisi için sürdürülebilir bir alternatif oluşturuyor. Araştırmacılar, yenilebilir kaplamanın üzümler ve elma dilimleri üzerinde de olumlu etkiler gösterdiğini, ancak uygulamanın farklı meyve türlerinde test edilmeye devam ettiğini belirtti. Teknolojinin ticari olarak yaygınlaşabilmesi için üretim koşulları ve gıda güvenliği düzenlemeleri üzerinde çalışmalar sürüyor.</p><p>Sonuç olarak, British Columbia Üniversitesi'nin geliştirdiği yenilebilir kaplama, taze meyvelerin bozulma sürecini yavaşlatırken, çevreye olan olumsuz etkileri de azaltıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, gıda taşımacılığı ve depolama süreçlerinde soğuk zincire olan bağımlılığı azaltma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Araştırmaların devam etmesiyle birlikte, bu teknolojinin yakın gelecekte daha geniş bir ürün yelpazesinde kullanılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/cileklerin-kuflenmesini-y-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288668</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cocuklarin-kullandigi-kucuk-kelimeler-gelecekteki-ruh-sagligi-hakkinda-ipucu-verdi-288668</link>
      <pubDate>2026-08-24T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocukların kullandığı küçük kelimeler gelecekteki ruh sağlığı hakkında ipucu verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çocukların konuşma tarzı, özellikle kullandıkları küçük işlevsel kelimeler, gelecekte kaygı ve depresyon riski hakkında önemli ipuçları veriyor. ABD'de yapılan araştırmada, 204 çocuğun konuşmaları dört yıl boyunca takip edildi ve konuşma analizinin ruh sağlığı sorunlarını öngörmede klasik değerlendirmelerden daha etkili olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocukların kullandığı küçük kelimeler gelecekteki ruh sağlığı hakkında ipucu verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, çocukların konuşma biçimlerinin gelecekte karşılaşabilecekleri kaygı ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarını tahmin etmede önemli bir rol oynadığını gösterdi. 9 ila 13 yaşları arasındaki 204 çocukla gerçekleştirilen mülakatlarda, çocukların zorlayıcı olayları anlatırken kullandıkları dil detaylı şekilde incelendi. Araştırmacılar, çocukların konuşmalarında yer alan küçük işlevsel kelimelerin, örneğin edatlar, zamirler ve bağlaçların, yaşanan stresin uzman değerlendirmesinden daha fazla bilgi sunduğunu belirledi. Katılımcılar ilk değerlendirmeden dört yıl sonra tekrar incelendi ve iki yıl sonra bir kez daha takip edildi. Bu süre zarfında, 204 çocuğun 41'ine kaygı bozukluğu veya ruh hali bozukluğu tanısı kondu.</p><h3>Araştırmacılar: Edat ve zamir kullanımı risk göstergesi olabilir</h3><p>Çalışmanın öne çıkan bulgularına göre, konuşma analizinde özellikle edatların sonraki ruh sağlığı semptomlarıyla en güçlü şekilde ilişkili olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, daha belirgin psikolojik sorunları olan çocukların, eksiklik veya yokluk belirten kelimeleri daha sık kullandıkları gözlemlendi. Buna karşılık, olumlu ruh hali gösteren çocuklarda ise olumlu ifadeler ve üçüncü şahıs zamirlerinin daha yaygın olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, birinci şahıs zamirleriyle mutlak ifadelerin de dikkatle incelendiğini vurguladı. "Ben" ve "benim" gibi kelimelerin sıkça kullanılması, çocuğun kendine odaklandığını ve bu durumun kaygı ile depresyon riskini artırabileceğini gösterdi. "Her zaman" ya da "asla" gibi mutlak ifadeler ise daha katı düşünce kalıplarıyla bağlantı kurdu.</p><h3>Konuşma analizi, klasik değerlendirmeleri geride bıraktı</h3><p>Araştırmada kullanılan konuşma analiz modeli, çocuklarda ilerleyen dönemde ortaya çıkan semptom şiddetindeki farklılıkların yüzde 16,2'sini açıklayabildi. Buna karşılık, çocukların yaşadığı zorlukların uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmesi ve demografik göstergelerin birleşimi yalnızca yüzde 7'lik bir açıklama oranı sundu. Araştırmacılar, hikayelerin içeriğinin de önemli olduğunu ancak dil tarzının, yani konuşma biçiminin, daha fazla bilgi verdiğini belirtti. Fiziksel şiddet veya ağır sosyal izolasyon gibi konuların anlatıldığı hikayeler, artan riskle ilişkilendirildi. Öte yandan, spor, okul kulüpleri, hobiler ve sosyal destekle ilgili olumlu hikayeler, daha iyi ruh sağlığı sonuçlarıyla örtüştü. Şu anda bu tür konuşma analizleri tanı aracı olarak kullanılmasa da, uzmanlar bu yöntemin ileride daha büyük ve çeşitli gruplarda test edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, yanlış risk ataması ve gizlilik gibi etik sorunların çözülmesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Sonuç olarak, çocukların konuşma tarzı ve kelime seçimleri, kaygı ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarının erken tespiti için önemli bir gösterge olabilir. Uzmanlar, ailelerin ve eğitimcilerin çocukların konuşmalarına daha fazla dikkat etmesini ve bu tür analizlerin ileride ruh sağlığı taramalarında destekleyici bir araç olabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/cocuklarin-kullandigi-kuc-255_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288666</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ekran-suresiyle-ilgili-ezber-bozan-sonuc-daha-fazla-kullanan-ergenlerde-bazi-bilissel-gost-288666</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ekran süresiyle ilgili ezber bozan sonuç! Daha fazla kullanan ergenlerde bazı bilişsel göstergeler daha yüksekti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'da yürütülen sekiz yıllık araştırma, ekran süresi ile ergenlerin bilişsel gelişimi arasında beklenmedik bir ilişki ortaya koydu. Araştırma, ekran süresi ile hızlı düşünme arasında bağlantı bulsa da, uzmanlar asıl belirleyicinin ekran başında yapılan aktiviteler olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ekran süresiyle ilgili ezber bozan sonuç! Daha fazla kullanan ergenlerde bazı bilişsel göstergeler daha yüksekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'da gerçekleştirilen sekiz yıllık bir bilimsel çalışma, çocukluk döneminde daha fazla ekran süresi bildiren gençlerin, ergenlikte bazı bilişsel testlerde daha iyi sonuçlar elde ettiğini ortaya çıkardı. Araştırmada, 15 ile 17 yaşları arasındaki 260 ergenin ekran süresi alışkanlıkları ve düşünme becerileri incelendi. Katılımcıların ekran süresi miktarı, anketlerle ölçülürken; fiziksel aktivite ve hareketsiz zamanları ise göğüs sensörleriyle izlendi. Elde edilen veriler, ekran süresi yüksek olan gençlerin iki farklı çalışma belleği testini daha hızlı tamamladığını ve genel bilişsel işlev puanlarının daha yüksek olduğunu gösterdi. Ancak uzmanlar, bu sonuçların doğrudan ekran süresine bağlı olduğuna dair kesin bir kanıt olmadığının altını çizdi.</p><h3>Bilim insanları: 'Ekran süresi kadar içerik de önemli'</h3><p>Araştırmacılar, ekran süresi ile bilişsel gelişim arasındaki ilişkinin nedenlerini net biçimde ortaya koymanın mümkün olmadığını belirtti. Çünkü ekran süresi; televizyon izleme, bilgisayar başında çalışma, video oyunları oynama ve telefon kullanımı gibi çok farklı aktiviteleri aynı kategoride topluyor. Bilim insanları, hangi tür ekran aktivitelerinin olumlu etkiler sağladığını kesin olarak saptayamadı. Ayrıca, ekran başında geçirilen sürenin içeriğinin &#8212; örneğin öğrenme, problem çözme ya da yaratıcılık gerektiren faaliyetlerin &#8212; çocukların düşünme becerileri üzerinde belirleyici olabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, sadece ekran süresine odaklanmak yerine, çocukların dijital ortamda neyle meşgul olduklarına dikkat etmek gerektiği ifade edildi.</p><h3>Fiziksel aktivite ve ekran dışı zamanın etkisi netleşmedi</h3><p>Çalışmada, fiziksel aktivitenin ve ekran dışı oturma aktivitelerinin bilişsel gelişim üzerindeki etkileri de incelendi. Göğüs sensörlerinden elde edilen veriler, hareket miktarı ile bilişsel başarı arasında genel olarak tutarlı bir ilişki göstermedi. Ekransız oturma aktiviteleri &#8212; okuma, yazma, resim, müzik, el işleri ve masa oyunları &#8212; ise bazı bilişsel testlerde hızlı performansla ilişkilendirildi; ancak diğer testlerde doğruluk oranı düştü. Araştırmacılar, bu bulguların erkekler ve kızlar arasında farklılık gösterdiğini ve sonuçların sensör kullanımına göre değişebildiğini belirtti. Ayrıca, katılımcılar ayrıntılı bilişsel testleri sadece sekiz yılın sonunda tamamladığı için, zaman içinde yetenek değişimleri izlenemedi.</p><p>Uzmanlar, dijital alışkanlıkların yalnızca süreye indirgenmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Ebeveynlere ve eğitimcilere, çocukların ekran başında geçirdiği zamanı değil, bu süreyi nasıl değerlendirdiklerini göz önünde bulundurmaları öneriliyor. Sonuç olarak, bilişsel gelişimi desteklemek için ekranda geçirilen vaktin içeriğine ve niteliğine odaklanmak büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/ekran-suresiyle-ilgili-ez-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288665</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-mevlid-i-nebi-gecesine-ulasmanin-huzurunu-ve-heyecanini-yasiyoruz-288665</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Mevlid-i Nebi Gecesi'ne ulaşmanın huzurunu ve heyecanını yaşıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Mevlid Kandili mesajında, ""Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dünyaya teşriflerini idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebi Gecesi'ne ulaşmanın huzurunu ve heyecanını yaşıyoruz" paylaşımını yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Mevlid-i Nebi Gecesi'ne ulaşmanın huzurunu ve heyecanını yaşıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, tüm İslam aleminin Mevlid Kandili'ni tebrik etti.</p><p><b>İletişim Başkanı Duran, sanal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>"Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dünyaya teşriflerini idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebi Gecesi'ne ulaşmanın huzurunu ve heyecanını yaşıyoruz. Sevgili Peygamberimizin güzel ahlakı, merhameti ve insanlığa rehber olan örnek hayatını bir kez daha gönüllerimizde yad ediyoruz. Bu mübarek gecenin aziz milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini; gönüllerimize huzur, hanelerimize bereket ve kardeşliğimize güç katmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Leyle-i Mevlidimiz mübarek olsun."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/iletisim-baskani-duran-me-997_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288663</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mantarlarin-gercek-yasi-neden-hesaplanamiyor-cevap-yer-altindaki-aglarda-gizliar-aglari-bi-288663</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mantarların gerçek yaşı neden hesaplanamıyor? Cevap yer altındaki ağlarda gizliar ağları binlerce yıl hayatta kalabiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yer altındaki mantar ağları, bilim insanlarının ilgisini çeken en eski yaşam sistemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Miselyum adı verilen bu yapılar, kesin yaşları belirlenemese de binlerce yıl boyunca ekosistemlerde hayatta kalabiliyor ve biyolojik çeşitlilik için büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mantarların gerçek yaşı neden hesaplanamıyor? Cevap yer altındaki ağlarda gizliar ağları binlerce yıl hayatta kalabiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yer altındaki mantar ağları, bilim dünyasında hâlâ gizemini koruyan en eski canlı sistemler arasında yer alıyor. Bilim insanları, bu ağların kesin yaşam süresini belirlemekte güçlük çekiyor. Çünkü mantarların yer altında yayılan ana yapısı olan miselyum, yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca varlığını sürdürebiliyor. Ancak, bu ağların gerçek yaşını tespit etmek, mevcut yöntemlerle oldukça zor. Mantar ağlarının, Dünya'nın en eski ve dayanıklı yaşam biçimlerinden biri olduğu düşünülüyor. Araştırmacılar, miselyumun doğal ortamda yayılma hızını ve genetik özelliklerini inceleyerek yaş tahmini yapmaya çalışıyor. Fakat, laboratuvar ortamında elde edilen veriler, yer altındaki ağların doğadaki karmaşık koşullarını tam olarak yansıtamıyor.</p><h3>Bilim insanları: Mantar ağlarının yaşı kesin olarak belirlenemiyor</h3><p>Mantarlarda, ağaçlarda olduğu gibi yaş halkaları bulunmadığı için, bilim insanları miselyumun yaşını doğrudan ölçemiyor. Miselyumun sürekli yeni dallar oluşturması ve eski dokuları işlemesi, bu organizmaların ömrünü daha da uzatıyor. Ayrıca, aynı DNA'ya sahip farklı bölgeler arasında net bir sınır koymak da mümkün değil. Bu nedenle, bir mantar ağı tek bir birey mi, yoksa genetik olarak özdeş birçok organizma mı sorusu da tartışma yaratıyor. Genetik karşılaştırmalar ve laboratuvar ortamında büyüme hızının izlenmesi, yaş tahmini için kullanılsa da, bu yöntemlerin sonuçları her zaman kesin bilgi sunmuyor. Mantar ağlarının doğada ne kadar hızlı yayılıp büyüdüğü, çevresel faktörlere ve bulunduğu ortama göre değişiklik gösterebiliyor.</p><h3>Yeni teknolojilerle mantar ağlarının gizemi çözülüyor</h3><p>Bilim insanları, mantar ağlarının gerçek yaşam döngüsünü anlamak için farklı yöntemler geliştirmeye başladı. Genetik gözlem teknikleri, uzun süreli laboratuvar deneyleri ve "fungi-on-a-chip" gibi yenilikçi sistemler, miselyumun ömrünü daha doğru tahmin edebilmek için aynı anda kullanılıyor. Özellikle simbiyotik mantar türlerinde, ağların yaşam süresi ev sahibi bitkilerin ömrüne de bağlı olabiliyor. Çürüyen organik maddelerle beslenen mantar ağları ise, besin kaynağı tükense bile yeni kaynaklar arayarak varlığını sürdürebiliyor. Bu gelişmeler, mantar ağlarının ekosistemler, tarım ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor. Uzmanlar, mantar biyolojik çeşitliliğinin korunması için bu tür araştırmaların büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p><p>Mantar ağlarının sırlarını çözmek, yalnızca bilimsel merakı gidermekle kalmıyor; aynı zamanda doğanın işleyişi, tarımsal verimlilik ve doğal denge açısından da kritik sonuçlar doğuruyor. Bilim insanları, yer altındaki bu karmaşık ağların uzun ömrünün, ekosistemlerin sürdürülebilirliği için hayati rol oynadığını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/mantarlarin-gercek-yasi-n-931_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288661</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/and-daglarindaki-buz-metanin-kaynagina-dair-ezberleri-bozdu-288661</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[And Dağları'ndaki buz, metanın kaynağına dair ezberleri bozdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Peru'daki Nevado-Huascarán Dağı'ndan alınan buz örnekleri, atmosferdeki metan seviyeleriyle ilgili önemli bulgular ortaya koydu. Araştırma, tropik bölgelerin metan üretimindeki rolünü yeniden değerlendiriyor ve iklim biliminde yeni tartışmalara yol açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[And Dağları'ndaki buz, metanın kaynağına dair ezberleri bozdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peru'nun And Dağları'nda, Nevado-Huascarán'ın zirvesinden alınan buz örnekleri, atmosferdeki metan seviyeleriyle ilgili çarpıcı veriler sundu. Bilim insanları, yaklaşık iki bin yıl boyunca buzulda hapsolmuş hava kabarcıklarını analiz ederek, metan konsantrasyonlarındaki değişimi ayrıntılı biçimde inceledi. Elde edilen sonuçlar, endüstri öncesi dönemde, Huascarán'daki metan oranının Grönland ve Antarktika'daki buz çekirdeklerinden belirgin şekilde yüksek olduğunu gösterdi. Araştırmada, Grönland'daki GISP2 çekirdeğine kıyasla 46 parça milyar, Antarktika'daki WAIS Divide'a göre ise 94 parça milyar daha fazla metan bulunduğu tespit edildi. Bu bulgular, tropik bölgelerin atmosferdeki metan kaynakları arasında daha büyük bir paya sahip olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Huascarán verileri metan kökenini yeniden tanımlıyor</h3><p>Bilim insanları, Huascarán'ın 6768 metre yüksekliğindeki güney zirvesinden alınan buz örneklerini kullanarak, atmosferdeki metan miktarını modelledi. Tropik buzulların verileri modele eklenmeden önce, düşük enlemlerdeki toplam metan kaynağı yılda yaklaşık 163 teragram olarak hesaplandı. Ancak Peru'dan elde edilen bilgiler eklendiğinde, bu rakam 213 teragrama yükseldi. Böylece, kutup bölgelerine dayalı eski tahminlerin tropiklerin etkisini önemli ölçüde eksik yansıttığı ortaya çıktı. Araştırmacılar, bu farkın yaklaşık 50 teragramı bulduğunu ve bunun atmosferik metan kaynaklarının coğrafi dağılımını yeniden düşünmeyi gerektirdiğini vurguladı. Çalışma, tropik bölgelerden elde edilen yeni bulguların, atmosferdeki metanın kökeniyle ilgili mevcut anlayışı değiştirebileceğini gösteriyor.</p><h3>Tropik buzullar metan analizinde kritik rol üstleniyor</h3><p>Peru'dan alınan buz örneklerinin kalitesi, yapılan analizlerin güvenilirliğini artırdı. Araştırmacılar, örneklerdeki mineral tozu ve kalsiyum konsantrasyonlarının diğer düşük enlem çekirdeklerine göre oldukça düşük olduğunu belirledi. Ayrıca, buzun erimesi veya yeniden donması sonucu oluşabilecek katmanlara rastlanmadı. Bu durum, metan ölçümlerinde kirlenme riskini en aza indirdi. Bilim insanları, metandaki karbonun izotopik bileşimini de inceledi ve elde edilen değerler, özellikle sulak alanlar gibi mikrobiyal kaynakların metan üretiminde önemli rol oynadığını gösterdi. Olası metan kaynakları arasında Güney Amerika ve Asya öne çıksa da, kesin coğrafi sonuçlara ulaşmak için daha fazla izotopik analiz yapılması gerektiği ifade edildi. Ancak, tropik buzulların hızla erimesi, bu tür doğal arşivlerin gelecekte korunmasını zorlaştırıyor. Araştırma, tropik bölgelerden sağlanan verilerin, endüstriyel çağ öncesi atmosferin anlaşılmasında hayati öneme sahip olduğunu ortaya koydu.</p><p>Sonuç olarak, Peru And Dağları'ndan elde edilen metan verileri, atmosferdeki metan dağılımının beklenenden daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne serdi. Tropik buzulların sunduğu eşsiz bilgiler, iklim bilimciler için yeni araştırma alanlarının kapısını aralıyor ve doğal arşivlerin korunmasının önemini bir kez daha gündeme taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/and-daglarindaki-buz-meta-958_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288660</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/internet-kotalarindan-harcamadan-mesajlasmak-isteyenler-grup-sohbetlerini-bipe-tasiyor-288660</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnternet kotalarından harcamadan mesajlaşmak isteyenler, grup sohbetlerini BiP'e taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin yerli mesajlaşma uygulaması BiP, herkesi farklı uygulamalardaki sohbet gruplarını BiP'e taşımaya davet ediyor. Grubunu BiP'e taşıyanlar, internet paketlerinden harcamadan mesajlaşabiliyor, fotoğraf ve video paylaşabiliyor, sesli ve görüntülü görüşme yapabiliyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnternet kotalarından harcamadan mesajlaşmak isteyenler, grup sohbetlerini BiP'e taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm operatörlere açık olan BiP, ileri tarihli planlı mesaj gönderimi, etkinlik oluşturma, grup içi anket, aynı anda 32 kişiye kadar görüntülü arama ve 100'den fazla dilde anlık çevri gibi birçok farklı özelliği ile grup iletişimini kolaylaştırıyor.</p><p class="MsoNormal">Mesajlaşma uygulamalarındaki grup sohbetleri  günlük iletişimin vazgeçilmez bir parçası. Aileler, arkadaşlar, okul ve iş grupları bu sohbetlerde plan  yapıyor, bilgi paylaşıyor ve ortak kararlar alıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/appstore12420802-240820265e4cffbb.jpg"/><p class="MsoNormal">BiP, tüm operatör kullanıcılarına GB harcamadan iletişim  kurabilecekleri bir sohbet deneyimi sunuyor. BiP'i kullanan Turkcell, Türk  Telekom ve Vodafone Pass aboneleri internet kotalarından düşmeden  mesajlaşabiliyor, sesli ve görüntülü arama yapabiliyor, fotoğraf ve video  gönderebiliyor. Böylece grup sohbetlerini BiP'e taşıyanlar da mobil internet  paketlerini tüketmeden sohbet etme fırsatını yakalıyor.</p><p class="MsoCommentText">iOS ve Android  cihazlara ücretsiz indirilebilen BiP, kullanıcılarına sunduğu özelliklerle de  pratik bir iletişim deneyimi yaşatıyor. Kullanıcılar telefon numaralarıyla uygulamaya  kolayca kaydolabiliyor, yeni bir grup oluşturarak yakınlarını BiP'e davet  edebiliyorlar. Ayrıca farklı uygulamalardaki grup sohbetlerini de BiP'e  taşıyabiliyorlar.</p><p class="MsoNormal">BiP'te  kullanıcı verileri, Türkiye sınırları içindeki veri merkezlerinde güvenle  saklanıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/tcbp26005bptainiyoru-2408202673382abb.jpg"/><p class="MsoNormal"><u>BiP'in günlük kullanımı kolaylaştıran özelliklerinden  öne çıkanlar ise şöyle:</u></p><p class="MsoNormal"><b>Görüşme ve iletişim:</b><b><u></u></b></p><ul type="disc">   <li class="MsoNormal">BiP'te       grup sohbetleri 1000 kişiye kadar katılımcıyla oluşturulabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">32 kişiye       kadar aynı anda sesli ve görüntülü görüşme yapılabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Sesli veya       görüntülü görüşme bağlantıları grup üyeleriyle paylaşılabiliyor,       katılımcılar bağlantı üzerinden görüşmeye kolayca katılabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Sesli ve       görüntülü görüşmeler sırasında eş zamanlı ekran paylaşımı yapılabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Sık       kullanılan 20 sohbet, kolay erişim için sohbet listesinin üst kısmına       sabitlenebiliyor.</li>  </ul><p class="MsoNormal"><b>Sohbet içi organizasyon:</b></p><ul type="disc">   <li class="MsoNormal">Grup içi       anketlerle buluşma yeri, etkinlik tarihi veya ortak kararlar için üyelerin       görüşü kolaylıkla alınabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Grup       sohbetleri içinde tarih, saat ve konum bilgileri eklenerek etkinlik oluşturulabiliyor.       Katılımcılar etkinliğe yanıt verebiliyor ve etkinlik cihaz takvimine       eklenebiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">İleri       tarihli planlı mesaj özelliğiyle doğum       günü, toplantı veya hatırlatma mesajları 2 hafta sonrasına kadar gönderilmek       üzere ayarlanabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Daha sonra       yanıtlanmak ya da aksiyon alınmak istenen mesajlar için hatırlatıcı       kurulabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Kullanıcılar,       belirledikleri süre sonunda sohbet ekranından kaybolan mesajlar gönderebiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Tek       seferlik mesaj gönderimleriyle kullanıcılar paylaştıkları mesajlar için       daha fazla gizlilik sağlayabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Alıntılama       özelliği sayesinde grup sohbetlerinde mesajın tamamı yerine yalnızca       seçilen cümleye yanıt verilebiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Sohbet       ekranından kısa video mesajları veya sesli mesajlar kaydedilerek grup       üyeleriyle anında paylaşılabiliyor.</li>  </ul><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/appstore124208031-24082026d3b64ec2.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Acil durum ve sosyal  özellikler:</b></p><ul type="disc">   <li class="MsoNormal">Acil Durum       butonu ile 112 Acil Servis aranabiliyor. Önceden acil durum kişisi olarak       kaydedilen kişilere, tek bir dokunuşla konum bilgisi ve bilgilendirme       mesajı gönderilebiliyor. Gerektiğinde alarm sesi ve flaş uyarısı da       etkinleştirilebiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Kanallar sekmesi       üzerinden hava durumu, döviz kurları, haber, spor ve farklı alanlardaki içeriklere       hızlıca ulaşılabiliyor.</li>   <li class="MsoNormal">Millî       Eğitim Bakanlığı ile BiP iş birliği kapsamında hayata geçen Okul Veli       Asistanı kanalı ile öğrenci velileri, öğrencilerinin eğitim durumlarını,       sınav tarihlerini, sınav notlarını ve devamsızlıklarını kolaylıkla takip       edebiliyor. </li>   <li class="MsoNormal">Anlık       çeviri özelliği ile 100'den fazla dilde gelen ve gönderilen mesajlar       çevrilebiliyor.</li>  </ul><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/bipyenilogorenkli-240820260d15ebf7.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>BiP'i aşağıdaki linkten  ücretsiz olarak indirebilirsiniz:</b></p><p class="MsoNormal"><b><i><a href="https://bip.com/tr/indir/">BiP uygulama linki</a></i></b><b><i></i></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/internet-kotalarindan-har-194_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288659</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistan-rodos-adasinda-iha-kullanimi-icin-altyapi-calismalarina-basliyor-288659</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan, Rodos Adasında İHA kullanımı için altyapı çalışmalarına başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, Yunanistan'ın V-BAT tipi insansız hava araçlarının (İHA) daha geniş kapsamda kullanımı için Rodos Adası'ndaki Maritsa Havaalanı'nda altyapı çalışmasına hazırlandığını ileri sürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan, Rodos Adasında İHA kullanımı için altyapı çalışmalarına başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ta Nea gazetesinin haberine göre, Yunanistan Silahlı Kuvvetleri, Oniki Adalar bölgesinde savunma altyapısı ve operasyonel imkanlara ilişkin değişiklikler yapmaya hazırlanıyor.</p><p>Bu kapsamda Rodos Adası&#39;nda bulunan Maritsa Havaalanı&#39;ndaki gerekli altyapının yapılması için hazırlıklara başlandığı belirtildi.</p><p>Söz konusu havaalanında V-BAT tipi insansız hava araçlarından (İHA) oluşan özel filonun konuşlandırılması, bakımı ve sorunsuz işlemesi için ihtiyaç duyulan altyapı çalışmalarına yönelik malzemelerin alım sürecinin de başlatıldığı savunulan haberde, &quot;Bugüne dek söz konusu İHA&#39;lar adada geçici ve kabaca şekillenmiş konumlarda bulunuyordu. Bu esneklikleri dikey iniş ve kalkış yapabilme teknolojik avantajına sahip olmaları sayesindeydi. Bu özellik, konvansiyonel bir havaalanı olmaksızın faaliyet gösterme imkanı tanıyordu. Ancak, uzun süreli uçuşlara duyulan ihtiyaç, gerçek zamanlı bilgi toplanması ve güvenli teknik destek gereksinimi tarihi Maritsa Havaalanı&#39;nda organize ve kalıcı bir destek üssü oluşturulması kararına yol açtı.&quot; ifadesi yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/yunanistan-rodos-adasinda-268_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288658</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/denizin-dibinde-sasirtan-kesif-2100-yillik-roma-gemisinin-yuzlerce-amforasi-bulundu-288658</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Denizin dibinde şaşırtan keşif! 2.100 yıllık Roma gemisinin yüzlerce amforası bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sicilya'nın batı kıyılarında, Mazara del Vallo açıklarında balıkçılar tarafından fark edilen devasa amfora yığını, yaklaşık 2100 yıllık bir Roma gemi enkazına ait çıktı. İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, bu keşfi son yılların sualtı arkeolojisindeki en kritik bulgulardan biri olarak değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Denizin dibinde şaşırtan keşif! 2.100 yıllık Roma gemisinin yüzlerce amforası bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sicilya'nın batı kıyılarında, Mazara del Vallo limanından yaklaşık üç mil açıkta ve 46 metre derinlikte tarihi bir keşif gerçekleşti. Deniz tabanında yüzlerce antik amforanın bulunduğu yaklaşık 2100 yıllık bir Roma gemi enkazı tespit edildi. Keşif, İtalya'nın sualtı arkeoloji tarihinde yeni bir sayfa açarken, uzmanlar bulgunun Roma Cumhuriyet dönemine ışık tutacağını belirtti. Gemi enkazının bulunduğu bölge, Akdeniz'in antik ticaret rotaları açısından stratejik bir konumda yer alıyor ve bu durum keşfin önemini daha da artırıyor.</p><h3>Balıkçılar kaya sandı, Roma hazinesi çıktı</h3><p>Keşfin hikâyesi oldukça ilginç bir şekilde başladı. Giacomo De Mola ve Igor Bisulli isimli iki balıkçı, deniz tabanında alışılmadık bir yapı fark etti. İlk bakışta sıradan bir kaya formasyonu gibi görünen nesne, yakından incelendiğinde bambaşka bir tablo ortaya koydu. Deniz dibinin devasa bir amfora yığınıyla kaplı olduğu anlaşıldı. Balıkçılar durumu derhal yetkililere bildirdi ve bölge kısa süre içinde İtalyan kültürel miras koruma hizmetlerinin uzmanları tarafından incelemeye alındı. Dalgıçların ilk raporları, enkazın boyutunun tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu ortaya koydu. Bu beklenmedik keşif, bölgedeki sualtı arkeolojisi çalışmalarına yeni bir ivme kazandırdı.</p><h3>Deniz tabanında 500 amfora: Dressel 1A tipi şarap kapları ağırlıkta</h3><p>Uzmanların yaptığı ön hesaplamalara göre deniz tabanında yaklaşık 500 adet antik kap bulunuyor. Bu amforaların büyük çoğunluğu, Dressel 1A olarak bilinen ve milattan önce II. ile I. yüzyıllarda şarap taşımacılığında yaygın biçimde kullanılan tipe ait. Dressel 1A tipi amforalar, Roma Cumhuriyet döneminin ticari faaliyetlerini anlamak açısından arkeologlar için son derece değerli parçalar olarak kabul ediliyor. Amfora yığını yaklaşık 21 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğinde bir alanı kaplıyor; bazı noktalarda yüksekliği 2 metreye yaklaşıyor. Bu boyutlar, batık geminin oldukça büyük bir ticaret gemisi olduğuna işaret ediyor. Dressel 1A tipinin yanı sıra araştırmacılar farklı tiplerde amforalar da tespit etti; bu durum geminin birden fazla kaynaktan yük taşımış olabileceğini düşündürüyor.</p><h3>Kurşun çapalar ve gizemli nesne yeni ipuçları sunuyor</h3><p>Deniz tabanındaki incelemeler sırasında amforaların dışında başka buluntular da gün yüzüne çıktı. İki adet kurşun çapa kolu ve kurşundan yapılmış kimliği henüz belirlenemeyen bir başka nesne daha keşfedildi. Kurşun çapalar, antik dönem gemilerinin standart donanımları arasında yer alıyordu ve bu parçalar geminin yapısı hakkında önemli ipuçları taşıyor. Yükün tam olarak nereden yüklendiği, amforaların içinde ne taşındığı ve geminin hangi rotayı izlediği henüz netlik kazanmadı. Araştırmacılar, bu soruların yanıtlarının ancak kapsamlı bir sualtı çalışmasıyla ortaya konabileceğini vurguladı. Her bir buluntu, Roma döneminin Akdeniz ticaretine dair bilinen tabloyu genişletme potansiyeli taşıyor.</p><h3>Bakan Giuli: 'Son yılların en önemli sualtı keşfi'</h3><p>İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, Sicilya kıyılarındaki bu Roma gemi enkazını son yılların sualtı arkeolojisindeki en önemli bulgulardan biri olarak nitelendirdi. Bakanın bu değerlendirmesi, keşfin uluslararası arkeoloji camiasında da büyük yankı uyandırmasına yol açtı. Ön değerlendirmelere göre gemi, Roma'nın henüz cumhuriyetle yönetildiği milattan önce II. ve I. yüzyıllar arasındaki döneme ait. Bu tarih aralığı, Roma'nın Akdeniz'deki ticari hâkimiyetini pekiştirdiği ve deniz yollarının yoğun biçimde kullanıldığı bir döneme denk geliyor. Dolayısıyla batık gemi, o çağın ekonomik dinamiklerini ve ticaret ağlarını anlamak için eşsiz bir kaynak olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Sicilya Deniz Müfettişliği sahada çalışmalara başlıyor</h3><p>Bundan sonraki araştırma sürecini Sicilya Deniz Müfettişliği yürütecek. Uzmanların öncelikli hedefleri arasında gemi enkazı alanının daha ayrıntılı belgelenmesi, batığın kesin yaşının belirlenmesi ve geminin kalkış ile varış noktalarının tespit edilmesi yer alıyor. Ayrıca amforaların içeriklerinin analiz edilmesi, Roma döneminin ticaret malları hakkında yeni bilgiler ortaya çıkarabilir. Arkeolojik alan için gerekli koruma önlemlerinin de en kısa sürede devreye alınması planlanıyor. Deniz akıntıları, balıkçılık faaliyetleri ve doğal aşınma gibi faktörlerin amforalara zarar verme riski bulunduğundan, uzmanlar koruma çalışmalarının aciliyetine dikkat çekti. Sicilya kıyılarındaki bu Roma gemi enkazı, Akdeniz'in antik ticaret tarihine dair önemli sırları barındırıyor ve önümüzdeki dönemde yapılacak detaylı araştırmalar, tarih yazımına yeni katkılar sunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/denizin-dibinde-sasirtan--890_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288657</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursa-balikesir-karayolunun-golkiyi-mevkiinde-5-aracli-zincirleme-kaza-1-yarali-288657</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa-Balıkesir Karayolu'nun Gölkıyı mevkiinde 5 araçlı zincirleme kaza: 1 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa-Balıkesir Karayolu'nun Gölkıyı mevkiinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında bir kişi yaralandı. Beş araçta maddi hasar oluştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa-Balıkesir Karayolu'nun Gölkıyı mevkiinde 5 araçlı zincirleme kaza: 1 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre kaza, bugün saat 18.00 sıralarında  Bursa-Balıkesir Karayolu'nun Gölkıyı mevkiinde meydana geldi. Balıkesir istikametinden Bursa yönüne seyir halinde olan Yunus Emre T. idaresindeki 16 ACJ 477 plakalı araç, yavaşladığı sırada aynı yönde ilerleyen Muhammed Jouhar A.E. yönetimindeki 16 AKZ 887 plakalı aracın ön kısmının çarpmasıyla kazaya karıştı. Çarpışmanın ardından aynı istikamette seyreden Harun Y. idaresindeki 16 BYJ 782 plakalı araç, 16 AKZ 887 plakalı araca arkadan çarptı. Bu aracın ardından Kadir Efe K. yönetimindeki 16 HBJ 64 plakalı araç da 16 BYJ 782 plakalı araca arkadan çarptı. Çarpışmanın etkisiyle 16 BYJ 782 plakalı araç sol şeritten sağ şeride savrularak, sağ şeritte seyir halinde bulunan 03 F 1183 plakalı çekiciye yandan çarptı. Meydana gelen zincirleme kazada Abdullah Eymen G. yaralandı. Yaralı, olay yerine gelen araçla Karacabey Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/=YZG7UJW_Q9S_U5S_UpKHEJGvYNKnYdWrUhafYdS_YZWTYFa3YFC7U9GLEdWHUNC7URKbYJWTU1KbQ9az.jpg"/><p>Kazada beş araçta maddi hasar meydana gelirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/=YpKLE5aDUpWbYNKPUpS7EJajEBKnYdWDE9abYdKnYJWPYNa3ERGzEJGTE1WHIVaLUVS_ENS7U1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/bursa-balikesir-karayolun-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288656</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinda-karar-icin-durusmaya-ara-verildi-288656</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında karar için duruşmaya ara verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş duruşmasında 234 yıla kadar hapsi talep edilen Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan sanık Rıza Akpolat son sözünde, "Yaklaşık 20 aydır tutukluyum. Belediye başkanları arasında en uzun tutuklu bulunan kişi benim. Masumiyet karinemiz ihlal edildi. Kamuoyunda itibarsızlaştırıldık. Bize yönelik suçlamalarda somut bir delil yok. İtirafçıların iftiraları ile buradayız" dedi. Mahkeme heyeti, kararını açıklamak üzere duruşmaya saat 16.00'a kadar ara verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında karar için duruşmaya ara verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması görülmesine başlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülen duruşmada, sanıkların son sözleri alındı. Heyet, tutuklu sanıklara son sözlerinin alınacağını belirtti. Tutuksuz sanıklar için ise ortak bir beyan geçileceğini belirtti.  </p><p><b>"İTİRAFÇILARIN İFTİRALARI İLE BURADAYIZ"</b></p><p>Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin mütalaasında, 234 yıla kadar hapsi talep edilen Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan sanık Rıza Akpolat son sözünde, "Yaklaşık 20 aydır tutukluyum. Belediye başkanları arasında en uzun tutuklu bulunan kişi benim. Masumiyet karinemiz ihlal edildi. Kamuoyunda itibarsızlaştırıldık. Bize yönelik suçlamalarda somut bir delil yok. İtirafçıların iftiraları ile buradayız. Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ailemin, arkadaşlarımın ve kendimin beraatını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.  </p><p>Son sözlerinde ortada bir suçun ve kanıtın olmadığını belirten Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Oya Tekin, "Mesleğimi icra ederken, ülkeme ve insanlara bağlılığımı sürdürdüm. 15 aydır hukukun temel ilkeleri ihlal ediliyor. Bu süreçte, masumiyet karinesine uyulmadı. Ön cezalandırma uygulanıyor bizler için. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum. Ortada suç yok, kanıtı da yok. Bugün vereceğiniz karar benim kim olduğumu değil, yargının nerede durduğunu gösterecektir" diye konuştu.  </p><p>Duruşmada son sözü sorulan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ceyhan Kayhan, "14 aydır tutukluyum. Alnım ak, başım dik. Ben bir suç işlemedim. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum" dedi.  </p><p>Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ise son sözlerinde, "Tek isteğim, arkadaki 2 evladıma sarılmaktır. Beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu  </p><p><b>AZİZ İHSAN AKTAŞ KARAR DURUŞMASINA GELMEDİ</b></p><p>İddianamede, örgüt lideri olarak adı geçen ve savcılığın esasa ilişkin mütalaasında, 6 suç yönünden 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş duruşmaya gelmedi. Bu nedenle sanığın son sözü alınamadı. Mahkeme heyeti, kararını açıklamak üzere duruşmaya saat 16.00'a kadar ara verdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/aziz-ihsan-aktas-suc-orgu-863_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/71-ilde-uyusturucu-operasyonu-845-kilo-uyusturucu-ile-2-milyon-hap-ele-gecirildi-288655</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[71 ilde uyuşturucu operasyonu: 845 kilo uyuşturucu ile 2 milyon hap ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, son 15 günde 71 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 843,5 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 312 bin 455 adet uyuşturucu hap ele geçirilirken, 807 şüphelinin yakalandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[71 ilde uyuşturucu operasyonu: 845 kilo uyuşturucu ile 2 milyon hap ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde son 15 günde 71 ilde düzenlenen operasyonlarda 843,5 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 312 bin 455 adet uyuşturucu hapın ele geçirildiği belirtildi. Operasyonlarda yakalanan bin 368 şüpheliden 807'sinin tutuklandığı, 187 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, diğer şüphelilerin ise işlemlerinin devam ettiği bildirildi. Öte yandan operasyonlara bin 915 ekip, 4 bin 826 personel, 14 hava aracı ve 48 narkotik dedektör köpeği katıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/aw77363202-24082026bfbfcbdc.jpg"/><p><b>"ZEHİR TACİRLERİNE YÖNELİK MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ"</b></p><p>Açıklamada uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanarak, "Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerine yer verildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/aw77363201-24082026849a933e.jpg"/><p>Açıklamada ayrıca operasyonlarda görev alan polisler ile Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve çalışmalara katkı sağlayanlara teşekkür edildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/71-ilde-uyusturucu-operas-982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/53-bin-ogrencinin-verileri-incelendi-egzersiz-sikligi-ruh-sagligiyla-iliskilendirildi-288654</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[53 bin öğrencinin verileri incelendi! Egzersiz sıklığı ruh sağlığıyla ilişkilendirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Norveç'te gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir araştırma, egzersiz sıklığının gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmada, düzenli egzersiz yapan öğrencilerde depresyon ve anksiyete riskinin belirgin şekilde azaldığı tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[53 bin öğrencinin verileri incelendi! Egzersiz sıklığı ruh sağlığıyla ilişkilendirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç'te yürütülen kapsamlı bir bilimsel çalışma, 18 ile 35 yaş aralığındaki 53.362 üniversite öğrencisinin egzersiz alışkanlıklarını ve ruh sağlığını inceledi. Araştırmada, egzersiz sıklığı ile depresyon ve anksiyete bozuklukları arasındaki ilişki detaylı şekilde analiz edildi. Sonuçlar, düzenli egzersiz yapan gençlerin, neredeyse hiç egzersiz yapmayanlara göre depresyon ve yaygın anksiyete bozukluğu tanısı alma olasılığının belirgin şekilde daha düşük olduğunu gösterdi. Egzersiz sıklığı, bu olumlu etkinin en güçlü göstergesi olarak öne çıktı. Araştırmacılar, her bir egzersizin süresi veya yoğunluğundan ziyade, egzersizlerin ne kadar sık yapıldığının ruh sağlığı açısından çok daha belirleyici olduğunu vurguladı.</p><h3>Norveç araştırmasında egzersiz sıklığı öne çıktı</h3><p>Çalışmanın ilk aşamasında, katılımcılar egzersiz yapma sıklıkları, süreleri ve yoğunlukları hakkında detaylı bilgi verdi. Yaklaşık bir yıl sonra, 10.460 kişi, büyük depresyon bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu açısından tanısal değerlendirmeye tabi tutuldu. Bulgular, egzersiz sıklığı ile depresyon ve anksiyete riski arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösterdi. Özellikle, nadiren ya da hiç egzersiz yapmayan kadınlarda bu bozuklukların görülme riski, her gün egzersiz yapanlara göre yüzde 15 daha yüksek çıktı. Erkeklerde ise bu oran yüzde 33'e ulaştı. Araştırmacılar, egzersiz sıklığının yanı sıra toplam aktivite hacminin de önemli rol oynadığını belirtti. Haftada birkaç saat egzersiz yapmak, hiç egzersiz yapmamaya kıyasla riskte en büyük azalmayı sağladı. Ancak haftalık egzersiz süresi yaklaşık 10 saati aştığında, risk azalmasında bir plato görüldü. Kadınlar için en düşük risk haftada 5-6 saat egzersizde ortaya çıkarken, erkeklerde daha uzun egzersiz sürelerinde de azalma eğilimi sürdü.</p><h3>Egzersiz yoğunluğu ve süresi farklı etkiler gösterdi</h3><p>Araştırmada egzersiz yoğunluğu ve süresinin etkileri de incelendi. Kadınlarda hafif tempolu egzersiz, neredeyse tükenme noktasına kadar yapılan egzersizlere kıyasla daha yüksek depresyon ve anksiyete riskiyle ilişkilendirildi. Erkeklerde ise egzersiz yoğunluğu ile risk arasında net bir bağlantı tespit edilemedi. Ayrıca, erkeklerde daha kısa egzersiz süreleri, bir saatten uzun egzersizlere göre artan bir riskle ilişkilendirildi. Kadınlarda ise egzersiz süresiyle ilgili benzer bir ilişki görülmedi. Araştırmacılar, elde edilen verilerin egzersiz sıklığı ve toplam aktivite hacminin, gençlerin ruh sağlığında en belirleyici faktörler olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Ancak, çalışmanın bazı sınırlamaları bulundu. Katılımcıların egzersiz türleri, ilaç kullanımı veya psikoterapi geçmişi gibi detaylar araştırmaya dahil edilmedi. Ayrıca, tanısal değerlendirme sadece sonraki muayenede yapıldığı için, ruh sağlığındaki kötüleşmenin egzersiz alışkanlıklarını etkileme ihtimali de göz ardı edilemedi.</p><p>Bu bulgular, egzersiz sıklığının özellikle genç yetişkinlerde depresyon ve anksiyete riskini azaltmada önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Araştırmacılar, daha uzun süreli ve tekrar eden gözlemlerin, egzersizin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini daha net ortaya koyacağını düşünüyor. Norveç'teki bu çalışma, egzersiz sıklığının gençlerin ruh sağlığında ne kadar kritik bir unsur olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/53-bin-ogrencinin-veriler-679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288653</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kremlin-sozcusu-peskov-ingiltere-ukrayna-krizinde-kievi-destekliyor-288653</link>
      <pubDate>2026-08-24T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov: İngiltere Ukrayna krizinde Kiev'i destekliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İngiltere'nin Ukrayna krizinin barış sürecini engellemek için düzenli şekilde adımlar attığını belirterek, "İngiltere, savaşta Kiev yönetiminin safında yer alıyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov: İngiltere Ukrayna krizinde Kiev'i destekliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sözcü Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu.</p><p>İngiltere'nin uzun menzilli Skale füzeleri için İngiliz yapımı bileşenlerine ilişkin bilgilerin gizliliğini kaldırma yönündeki planlarının "son derece olumsuz" olduğunu vurgulayan Peskov, "İngiltere, savaşta Kiev yönetiminin safında yer alıyor. İngiltere, barış sürecini engellemek için düzenli şekilde adımlar atıyor." diye konuştu.</p><p>Peskov, Rus ordusunun söz konusu füze üretim yerlerini tespit etme ve yok etme yönündeki eylemlerini sürdürdüğünü dile getirdi.</p><p><b>"AB VE AEB STANDARTLARIYLA İLGİLİ ÇELİŞKİLER, ERMENİSTAN'A ZARAR VERECEK"</b></p><p>Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, "Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün (KGAÖ) Ermenistan'ı örgütten çıkarma kararı almasının kendisini memnun edeceği" yönündeki açıklamasını değerlendiren Peskov, KGAÖ'nün, bölgesel güvenliğin sağlanması açısından önemli bir örgüt olduğunu vurguladı.</p><p>Peskov, "Eğer Erivan'ın ulusal çıkarları açısından artık üyeliğe ihtiyacı yoksa, o (Paşinyan) örgütten ayrılma kararı almakta özgür." dedi.</p><p>Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik için başvuru sürecini başlatma yönündeki planlarına ilişkin ise Peskov, "Bu konuda Türkiye ve diğer ülkelerin AB'ye üyelik başvurularıyla ilgili deneyimlerini hatırlamayı tavsiye ediyorum. Bunların başvuru yapmasının üzerinden yıllar geçti, ancak sonuç değişmedi." ifadelerini kullandı.</p><p>Peskov, AB ve Avrasya Ekonomi Birliği (AEB) standartlarının birbiriyle uyuşmadığına işaret ederek, "Bu hususta derin çelişkilerle karşı karşıya olacağız. Bunlar, Ermenistan'a zarar verecek." şeklinde konuştu.</p><p>Sözcü Peskov, bu nedenle bu konuda Ermenistan'da referandumun yapılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Rus tahılının tedarikiyle ilgili yaşanan sorunlara karşı önlemler üzerinde çalışmaları sürdürdüklerini dile getiren Peskov, "Bu önlemler, tahılın zamanında ve eksiksiz ihracını sağlayacak." dedi.</p><p>Peskov, Ukrayna'nın Rusya'da e-ticaret platformları Ozon ve Wildberries'e ait depo ve lojistik tesislerine saldırılarına ilişkin ise "Ukrayna, çeşitli amaçlarla ticari altyapıyı hedef almaya çalışıyor. Ancak Kiev yönetimi bu konuda başarılı olamıyor. Kiev yönetimi cephedeki durumu etkileyemiyor. Ukrayna, saldırılarına verilen cevabı her gün hissediyor ve ileride de hissetmeye devam edecek." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/kremlin-sozcusu-peskov-in-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ingiltere-basbakani-burnham-rusyaya-finansman-kisitlamasi-sart-288652</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İngiltere Başbakanı Burnham: Rusya'ya finansman kısıtlaması şart!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Rusya üzerindeki baskıyı sürdürmenin ve bu ülkenin finansman kabiliyetini kısıtlamanın "tam zamanı" olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İngiltere Başbakanı Burnham: Rusya'ya finansman kısıtlaması şart!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burnham, Ukrayna&#39;nın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla Kiev&#39;de düzenlenen anma törenlerine katılmak üzere ilk yurt dışı ziyaretini bu ülkeye gerçekleştirdi.</p><p>Kiev&#39;deki Aziz Sofya Katedrali önünde yaptığı konuşmada Burnham, Ukrayna&#39;nın Rusya&#39;ya karşı direnişini İngiltere&#39;nin Nazi Almanyası&#39;na karşı verdiği mücadeleye benzetti.</p><p>Burnham, kış öncesi Kiev&#39;in hava savunmasını güçlendirmesine yardım etme sözü vererek, &quot;Rusya&#39;nın ülkemize yönelik çirkin tehditlerine rağmen Ukrayna&#39;ya desteğimizi sürdüreceğiz.&quot; dedi.</p><p>Başbakan Burnham, Rusya üzerindeki baskıyı sürdürmenin ve bu ülkenin finansman kabiliyetini kısıtlamanın da tam zamanı olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>- "UKRAYNA AVRUPA'YI GÜVENDE TUTMANIN ÖN CEPHESİDİR"</b></p><p>Rusya karşısında Ukrayna halkının gücünü hayranlık uyandırıcı olarak niteleyen Burnham, &quot;Ukrayna, Avrupa&#39;nın koruyucusu olmuştur; güvenliğimiz için bir yük değil, Avrupa'yı güvende tutmanın ön cephesidir. Ukrayna halkı sadece sürekli desteğimizi değil, şükranımızı ve saygımızı da hak ediyor.&quot; dedi.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de İngiltere&#39;nin ülkesine süregelen desteği dolayısıyla Ukrayna halkının minnettarlığını göstermek amacıyla Burnham'a onur nişanı takdim etti.</p><p><b>- "GÖNÜLLÜLER KOALİSYONU" TOPLANTISINA DA EŞBAŞKANLIK YAPACAK</b></p><p>Başbakanlık Ofisi 10 Numara&#39;dan ziyarete ilişkin yapılan yazılı açıklamada da Burnham&#39;ın, Kiev&#39;de İngiltere&#39;nin Ukrayna&#39;nın bağımsızlığını tam anlamıyla desteklediğini ve Rusya&#39;nın tehditlerinin ülkesinin kararlılığını daha da güçlendirdiğini söyleyeceği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/ngilterebabakanandyb-240820267d1bef7b.jpg"/><p>Açıklamada, Burnham&#39;ın, göreve gelmesinden bu yana gerçekleştireceği ilk yurt dışı gezisi kapsamında, Kiev&#39;in uzun menzilli füzelerin yerli üretimini artırmasına yönelik İngiliz desteğini de açıklayacağı kaydedildi.</p><p><b>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</b></p><p>&quot;Ukrayna&#39;ya taahhüdün gücünü vurgulamak amacıyla, Başbakan, Ukrayna ve Fransa&#39;nın Ukrayna&#39;da yerel montaj hatları kurmayı planladıkları bir ortamda, hükümetin savunma şirketi MBDA&#39;nın uzun menzilli SCALP füzesinin İngiltere menşeli bileşenlerine ilişkin gizli bilgileri açıklayabileceğini kabul ettiğini duyurmaya hazırlanıyor. Bu füze, İngiltere&#39;nin Storm Shadow füzesinin Fransa&#39;da üretilen versiyonudur. Her ikisi de ortak Fransız ve İngiliz teknolojisini kullanmaktadır.&quot;</p><p>Ayrıca, açıklamada, Başbakan Burnham&#39;ın, Kiev&#39;de düzenlenecek Ukrayna konulu &quot;Gönüllüler Koalisyonu&quot; toplantısına da eşbaşkanlık yapacağı duyuruldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/ingiltere-basbakani-burnh-867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mevsim-normallerinin-uzerinde-seyreden-sicakliklar-azalacak-288651</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar azalacak!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının cuma gününden itibaren kuzey, iç ve batı kesimlerde hissedilir derecede azalması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar azalacak!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, AA muhabirine, yurt genelinde bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Tekin, yarın Doğu Karadeniz, Doğu Akdeniz&#39;in Toroslar mevkisi, Ordu, Tokat, Erzincan, Ardahan, Kars ve Osmaniye çevreleri, Hatay kıyıları ile Kahramanmaraş&#39;ın batısında yerel ve gök gürültülü sağanak beklendiğini belirtti.</p><p>Çarşamba günü yağışların Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu&#39;nun kuzey ve batısı ile Doğu Akdeniz&#39;in Toroslar mevkisinde etkili olacağını ifade eden Tekin, perşembe günü ise Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu&#39;nun kuzeydoğusunun yanı sıra Trakya ile Akdeniz&#39;in Toroslar mevkisinde sağanak ve gök gürültülü sağanak görüleceğini kaydetti.</p><p><b>- SICAKLIKLAR CUMA GÜNÜ DÜŞECEK</b></p><p>Cuma gününden itibaren yağışlı havanın etki alanını genişleteceğini dile getiren Tekin, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Marmara&#39;nın doğusu ile Doğu Anadolu&#39;nun kuzey ve batısında sağanak ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağını kaydetti.</p><p>Cumartesi günü yağışların İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yurdun geniş bir bölümünde devam edeceğini aktaran Tekin, pazar günü de İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu&#39;nun kuzey ve batısı, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu&#39;nun batısında sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini bildirdi.</p><p>Hava sıcaklıklarının halen mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkati çeken Tekin, &quot;Cuma gününden itibaren yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinde hava sıcaklıklarının hissedilir derecede azalmasını bekliyoruz.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/mevsim-normallerinin-uzer-797_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288650</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kuris-sorusturmasinda-idris-naim-sahine-tahsis-edilen-2-arac-daha-kullanilmis-288650</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuriş soruşturmasında İdris Naim Şahin'e tahsis edilen 2 araç daha kullanılmış!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında İdris Naim Şahin adına tahsisli 2 aracın daha kullanıldığı tespit edildi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuriş soruşturmasında İdris Naim Şahin'e tahsis edilen 2 araç daha kullanılmış!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında yeni bulgulara ulaşıldı. Firari Hilmi Tuna Kuriş'in kaçırılmasında kullanıldığı belirlenen, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli 34 SL 313 plakalı aracın ardından Şahin adına tahsisli diğer araçlar da incelemeye alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/ffff-240820266ee0f75e.jpg"/><p>Yapılan çalışmalarda, 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın daha tahsis amacı dışında ve şüpheli faaliyetlerde kullanıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında aynı yapı ile irtibatlı Ömer Sipahioğlu adlı şahsın yakalanması için çalışma başlatılırken Ömer Yücel adlı şahsın gözaltına alındığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/kuris-sorusturmasinda-idr-795_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288649</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/kerem-akturkoglu-hastanede-yapilan-kontroller-olumlu-288649</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kerem Aktürkoğlu: Hastanede yapılan kontroller olumlu!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Konyaspor ile oynanan maçta başına aldığı darbe sonrası oyuna devam edemeyen ve hastaneye kaldırılan Kerem Aktürkoğlu'ndan açıklama geldi. Kerem Aktürkoğlu açıklamasında 'Hastanede gerekli tüm tetkikler yapıldı. Çok şükür, yapılan kontroller sonucunda herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadı. Sizlerin desteğiyle daha güçlü geri döneceğim.' ifadelerine yer verdi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kerem Aktürkoğlu: Hastanede yapılan kontroller olumlu!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe forması giyen Kerem Aktürkoğlu, durumuyla ilgili bir açıklama yaptı.</p><p><b><u>Milli futbolcunun açıklaması şu şekilde:</u></b></p><p>"Evimizde oynadığımız Konyaspor karşılaşmasında yaşadığım kafa travmasının ardından sağlık ekibimizin hızlı müdahalesiyle hastaneye sevk edildim. Hastanede gerekli tüm tetkikler yapıldı. Çok şükür, yapılan kontroller sonucunda herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/fc058e68577a44a4a1e1-24082026082a54f1.jpg"/><p>Şimdi tek isteğim, bu süreci en hızlı ve sağlıklı şekilde geride bırakıp en kısa zamanda yeniden takım arkadaşlarımın yanında olmak ve hayallerimiz için birlikte mücadele vermeye devam etmek.</p><p>İlk andan itibaren yanımda olan başta sayın başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimize, sağlık ekibimize, takım arkadaşlarıma ve kıymetli taraftarlarımıza; ayrıca arayan, soran, mesajlarıyla ve güzel dilekleriyle desteğini hissettiren herkese gönülden teşekkür ederim. Sizlerin desteğiyle daha güçlü geri döneceğim.</p><p>İyi ki varsınız."</p><p><b>KONYASPOR MAÇINDA SAKATLANDI</b></p><p>Kerem Aktürkoğlu, Konyaspor ile ligde oynanan maçta başına aldığı darbe sonrası oyuna devam edemedi ve hastaneye kaldırıldı. Kerem, pazar günü ise hastaneden taburdu edildi. Milli futbolcu, yaşadığı sakatlık nedeniyle Lyon maçında forma giyemeyecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/k-24082026b5f4cfc0.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/kerem-akturkoglu-hastaned-602_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288648</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/neden-bazi-dogal-felaketler-dunya-medyasinda-digerlerinden-cok-daha-fazla-yer-buluyor-288648</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neden bazı doğal felaketler dünya medyasında diğerlerinden çok daha fazla yer buluyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yabancı medya kuruluşlarının doğal felaketlere yaklaşımı, felaketin türüne ve yaşandığı ülkeye göre büyük farklılıklar gösteriyor. Depremler ve ani afetler geniş yer bulurken, sel ve kuraklık gibi olaylar çoğunlukla geri planda kalıyor. Son araştırma, bu dengesizliğin kamuoyunun risk algısını da etkileyebileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neden bazı doğal felaketler dünya medyasında diğerlerinden çok daha fazla yer buluyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası medya kuruluşlarının doğal felaketlere gösterdiği ilgi, felaketin türüne ve yaşandığı ülkeye bağlı olarak büyük oranda değişiyor. 123 ülkeden 466 medya kuruluşunun 2016 yılından bu yana yayımladığı 135 milyondan fazla haber materyali üzerinde yapılan kapsamlı bir araştırma, dünya genelinde 2662 doğal felaketin haberleştirilme biçimini inceledi. Araştırma sonuçlarına göre, depremler, toprak kaymaları, çığlar ve volkanik patlamalar gibi ani ve yıkıcı olaylar, uluslararası basında sel ve özellikle kuraklık gibi felaketlere kıyasla çok daha fazla yer buluyor. Medyanın bu yaklaşımı, felaketin yaşandığı ülkeye, olayın şiddetine ve ölü sayısına göre de değişiklik gösteriyor.</p><h3>Deprem ve ani felaketler yabancı medya gündeminde öne çıkıyor</h3><p>Çalışmada, felaketin ardından ilk üç gün içinde yabancı medya kuruluşlarının olaylara verdiği tepki detaylı şekilde analiz edildi. Depremler, toprak kaymaları ve volkanik patlamalar, ani gelişen ve dramatik sonuçlar doğuran yapıları nedeniyle uluslararası haber ajanslarının öncelikli gündemi arasında yer aldı. Yangınlar da dikkat çekti ancak depremler ve benzeri afetlere kıyasla daha düşük bir haber artışı sağladı. Araştırmada, sel, aşırı sıcaklık ve fırtınaların haberlerde daha az öne çıktığı, kuraklıkların ise istatistiksel olarak anlamlı bir medya ilgisi yaratmadığı ortaya kondu. Bu durum, kamuoyunun hangi felaket türlerini daha ciddi bir tehdit olarak algıladığını da etkileyebiliyor.</p><h3>Ölü sayısı ve ülke ilişkileri medya ilgisini belirliyor</h3><p>Felaketlerdeki insan kaybı, medyanın ilgisini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Araştırmaya göre, 100 ve üzeri can kaybının yaşandığı olaylar, ondan az ölümle sonuçlanan felaketlere göre çok daha fazla haber oldu. Ancak, 10 ila 99 kişinin hayatını kaybettiği felaketlerin, daha az ölümcül olaylardan istatistiksel açıdan anlamlı bir fark yaratmadığı belirlendi. Ayrıca, ülkeler arasındaki sosyal ve tarihi bağlar da medya ilgisinde önemli rol oynadı. Özellikle yakın ilişkileri bulunan ülkeler, birbirlerinin felaketlerine daha güçlü tepki gösterdi. Araştırmacılar, bu etkiyi, ülkeler arasındaki eski göç ve aile bağları gibi genetik yakınlık göstergeleriyle de açıklamaya çalıştı. Örneğin, Alman medyasının Bangladeş'te yaşanan bir fırtınadaki 100 can kaybına gösterdiği ilgiyle, İtalya'daki 43 ve Meksika'daki 62 ölümlü felaketlere verdiği tepki benzer düzeyde oldu. Bu veriler, felaketlerin haberleştirilmesinde sadece olayın büyüklüğünün değil, ülkeler arası ilişkilerin de belirleyici olduğunu gösteriyor.</p><h3>Felaket türü medya gündemini şekillendiriyor</h3><p>Analize göre, felaketin türü, süresi ve ölü sayısı, medya ilgisindeki farklılıkların yaklaşık %13,7'sini açıklıyor. Ülkeler arasındaki ilişkilerin özellikleri eklendiğinde bu oran %22,4'e yükseliyor. Ancak, ülkeler arası bağlantıların etkisi, toplam farklılığın yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor. Araştırmacılar, verilerinin tüm yerel medyayı kapsamadığını ve doğrudan bir nedensellik ortaya koymadığını vurguluyor. Bununla birlikte, farklı felaket türlerine yönelik dengesiz medya ilgisi, kamuoyunun hangi tehditleri daha fazla ciddiye aldığını ve iklim risklerini nasıl algıladığını etkileyebiliyor. Özellikle kuraklık ve sel gibi felaketlerin haberlerde yeterince yer bulmaması, toplumsal farkındalığın düşük kalmasına yol açabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, uluslararası medya kuruluşlarının doğal felaketlere yaklaşımındaki bu dengesizlik, hem küresel risk algısını hem de ülkeler arası dayanışma düzeyini etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, medya kuruluşlarının felaket haberlerinde daha dengeli ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsemesinin, kamuoyunun bilinçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/neden-bazi-dogal-felaketl-867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/yok-baskani-ozvar-yerlestiginiz-universiteye-kayit-yaptirin-firsatlari-kacirmayin-288647</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: yerleştiğiniz üniversiteye kayıt yaptırın, fırsatları kaçırmayın!]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, üniversiteye yerleşen öğrencilere, "Bu yıl yerleştiğiniz üniversiteye kayıt yaptırmakta tereddüt etmeyin. Fırsatları kaçırmamak lazım. Her yıl sıralamaların ve puanların değişebileceğini lütfen dikkate alın." çağrısını yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: yerleştiğiniz üniversiteye kayıt yaptırın, fırsatları kaçırmayın!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YÖK&#39;ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Özvar, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının ardından üniversiteye yerleşen öğrencilere ve ailelerine kayıt sürecine ilişkin tavsiyede bulundu.</p><p>Özvar, yükseköğretim programlarının kontenjanlarının öğrenci talebi, mezunların istihdam durumu, akademik kapasite ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlendiğini belirterek, bu düzenlemelerin programların başarı sıralamalarını ve puanlarını da etkileyebildiğine dikkati çekti.</p><p>Bugün başlayan üniversite kayıtları ile birlikte öğrencilere çağrıda bulunan YÖK Başkanı Özvar, &quot;Başarı sıralamaları ve puanlar her yıl değişiyor. Bu yıl yerleştiğiniz üniversite ve programda gelecek yıl aynı fırsatı bulamayabilirsiniz. Bu nedenle bu yıl yerleştiğiniz üniversiteye kayıt yaptırmakta tereddüt etmeyin. Fırsatları kaçırmamak lazım. Her yıl sıralamaların ve puanların değişebileceğini lütfen dikkate alın.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- KAYITLAR CUMA SONA ERECEK</b></p><p>2026-YKS sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adayların kayıt işlemleri bugün başladı. Üniversite kayıtları cuma sona erecek.</p><p>Bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar elektronik kayıt işlemlerini ise çarşamba gününe kadar yapabilecek. Adaylar, e-Devlet üzerinden elektronik kayıt işlemlerini yapabilecek, üniversiteler tarafından duyurulan belge ve tarihlere göre de kayıt işlemlerini tamamlayabilecek.</p><p><b>- KONTENJANLAR İHTİYAÇ VE TALEBE GÖRE YENİDEN ŞEKİLLENİYOR</b></p><p>YÖK, son yıllarda yükseköğretim programlarının kontenjanlarını yalnızca öğrenci talebine göre değil, mezunların istihdam durumu, akademik kapasite ve iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını da dikkate alarak yeniden düzenliyor.</p><p>Talebin yüksek, kontenjanların ise sınırlı olduğu programlarda rekabetin artması, taban puan ve başarı sıralamalarının değişmesine yol açabiliyor. Bu nedenle bir programa bu yıl belirli bir başarı sırasıyla yerleşen adayın, aynı başarı sırasıyla gelecek yıl aynı programa yerleşeceğinin garantisi bulunmuyor.</p><p><b>- ÜNİVERSİTELERE TALEP GÜÇLÜ</b></p><p>2026-YKS yerleştirme sonuçları, yükseköğretime yönelik talebin güçlü olduğunu da ortaya koydu.</p><p>Devlet üniversitelerinde toplam doluluk oranı yüzde 99,52&#39;ye ulaşırken lisans programlarında doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarında ise yüzde 99,98 olarak gerçekleşti.</p><p>Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı. Yüksek doluluk oranları ve programlara yönelik değişen talep, başarı sıralamalarının her yıl yeniden şekillenebildiğini ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/yok-baskani-ozvar-yerlest-153_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288646</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcell-teknofest-mavi-vatanda-uzaktan-robotik-cerrahi-denemesi-gerceklestirdi-288646</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell, TEKNOFEST Mavi Vatan'da uzaktan robotik cerrahi denemesi gerçekleştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, 5G altyapısıyla TEKNOFEST Mavi Vatan'da uzaktan robotik cerrahi denemesi gerçekleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell, TEKNOFEST Mavi Vatan'da uzaktan robotik cerrahi denemesi gerçekleştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, uzaktan robotik cerrahi denemesine ilişkin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.</p><p>Koç, paylaşımında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#39;ın gerçekleştirilen denemeye ilişkin açıklamalarına işaret ederek şunları kaydetti:</p><p>&quot;Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz&#39;ın da belirttiği gibi TEKNOFEST Mavi Vatan&#39;da bir ilke imza atarak, Turkcell 5G altyapısıyla uzaktan robotik cerrahi denemesi gerçekleştirdik. Turkcell olarak, hem 5G hem de diğer tüm teknolojik yetkinliklerimizle Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sağlamaya devam edeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/turkcell-teknofest-mavi-v-936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288645</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/110-yasini-asanlarin-kaninda-bulundu-uzun-omrun-sirri-cozuluyor-288645</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[110 yaşını aşanların kanında bulundu? Uzun ömrün sırrı çözülüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 110 yaşını aşan bireylerde alışılmadık derecede yüksek oranda CD4 CTL tipi bağışıklık hücreleri tespit etti. Japonya merkezli araştırmada, bu nadir hücrelerin oranı yaşla birlikte belirgin şekilde artarken, bağışıklık sisteminin yaşlanma sürecinde yeniden şekillenebileceğine dair önemli ipuçları elde edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[110 yaşını aşanların kanında bulundu? Uzun ömrün sırrı çözülüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'dan bilim insanları, 110 yaş ve üzerindeki bireylerin bağışıklık sisteminde sıra dışı bir duruma dikkat çekti. Yeni yayımlanan araştırmada, süper uzun ömürlü olarak tanımlanan bu kişilerin kanında, nadir görülen CD4 CTL tipi sitotoksik T lenfositlerinin olağanüstü yüksek oranlarda bulunduğu ortaya çıktı. Araştırma ekibi, 28 kişinin kan örneklerini analiz ederek, yaş gruplarına göre bağışıklık hücresi oranlarını karşılaştırdı. Elde edilen sonuçlar, 110 yaşını geçen bireylerde bağışıklık sisteminin alışılmışın dışında bir yapılanma gösterdiğini ortaya koydu.</p><h3>Bilim insanları: 'CD4 CTL oranı yaşla birlikte artıyor'</h3><p>Çalışmada, 70 ile 99 yaş arasındaki katılımcılarda CD4 CTL hücrelerinin tüm T hücreleri içindeki medyan oranı yüzde 4 olarak ölçüldü. Bu oran, 100-109 yaş aralığındaki kişilerde yüzde 9,6'ya yükseldi. En dikkat çekici artış ise 110 yaş ve üzerindeki on kişilik grupta kaydedildi; bu bireylerde CD4 CTL oranı yüzde 17,6'ya ulaştı. Genellikle T lenfositlerinin yüzde 5'inden azını oluşturan bu hücrelerin, süper uzun ömürlülerde böylesine yüksek seviyelere çıkması, yaşlanma ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiye yeni bir boyut kazandırdı. Araştırmacılar, bu bulgunun insan ömrünün uzamasında veya yaşlılıkta hastalıklara karşı dirençte önemli rol oynayabileceğini düşünüyor. Ancak, bu hücrelerin tam olarak hangi antijenlere tepki verdiği ve bağışıklık sisteminin hangi yönlerini güçlendirdiği henüz kesinleşmiş değil.</p><h3>CD4 CTL hücrelerinde benzersiz özellikler ve bilinmezlikler</h3><p>Analizler, CD4 CTL hücrelerinin sadece sayıca değil, işlevsel açıdan da farklılaştığını gösterdi. Araştırmada, belirli klonların olağanüstü şekilde çoğaldığı gözlendi. En baskın klon, bir bireyin tüm CD4 CTL hücrelerinin ortalama yüzde 33,3'ünü oluşturdu. Buna rağmen, bu hücrelerde genellikle T hücre yorgunluğunun göstergesi olan PD-1 proteini tespit edilmedi. Ayrıca, laboratuvar ortamında yapılan uyarımlar sonrasında bu hücrelerin çok çeşitli sitokin kombinasyonları üretmeye devam ettiği belirlendi. Hatta aynı kökene sahip hücrelerin bile farklı yanıtlar verdiği görüldü. Araştırmacılar, büyük bir açık veri tabanında yapılan karşılaştırmalarda, bazı CD4 CTL klonlarının kanser hastalarında da çoğaldığını saptadı. 36 klonun başka bireylerde de baskın olduğu, bunların 32'sinin kanser hastalarına ve 17'sinin akciğer kanseriyle ilişkili olduğu tespit edildi. Ancak bilim insanları, bu benzerliğin süper uzun ömürlülerin bağışıklık sisteminin kanseri tanıdığı veya koruyucu olduğu anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Çalışmada, örneklem sayısının sınırlı olması ve deneylerin insan vücudu dışında yapılması gibi bazı kısıtlamalar bulunduğu da belirtildi.</p><p>Sonuç olarak, 110 yaş ve üzerindeki bireylerde CD4 CTL hücrelerinin sayıca ve işlevsel olarak alışılmadık derecede arttığı belirlendi. Bu bulgu, insan bağışıklık sisteminin yaşlanma sürecinde bazı bileşenlerinin yeniden yapılanabileceğine ve belirli hücresel klonların seçici şekilde artabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, gelecekte bu hücrelerin hangi antijenlere yanıt verdiğini ve insan dokularında nasıl davrandığını aydınlatmayı hedefliyor. Elde edilen veriler, yaşlılıkta bağışıklık sistemine dair ezberleri bozabilecek yeni bilimsel tartışmaların önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/110-yasini-asanlarin-kani-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ahlatta-malazgirt-zaferinin-955-yil-donumu-etkinlikleri-suruyor-288644</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ahlat'ta Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bitlis'in Ahlat ilçesinde düzenlenen Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri ikinci günde de devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ahlat'ta Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çarho bölgesinde Sultan Alparslan Otağı&#39;nın da içinde bulunduğu Recep Tayyip Erdoğan Ahlat Millet Bahçesi&#39;nde gerçekleştirilen etkinlikler, kent sakinleri ve yurdun birçok yerinden gelenlerden ilgi görüyor.</p><p>Kutlamaların yapıldığı alana gelenler, Selçuklu motifleriyle süslenen keçeden yapılmış Han Otağı&#39;nı, illerin yöresel ürünlerinin ve el sanatlarının sergilendiği 50 tematik çadırı, stantları ve yaşayan miras okul atölyelerini geziyor.</p><p>Türk, Filistin ve Türk boylarının bayraklarının asıldığı alanda sunulan gösterilerle zaferin coşkusunu yaşayan konuklar, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve AFAD&#39;ın stantlarını ziyaret ediyor.</p><p>Bu stantlarda sergilenen milli silahları inceleyen vatandaşlar, jandarma personeli ve polislerle fotoğraf çektirdi.</p><p>Alanı dolduran ziyaretçiler, İçişleri Bakanlığı Jandarma ve Polis Motorlu Ekibi&#39;nin, mehter takımının, atlı birliklerin, atlı ciritçilerin ve diğer ekiplerin gösterilerini ilgiyle izledi.</p><p>Aileleriyle etkinliğe katılan çocuklar da kendileri için hazırlanan alanlarda oyunlar oynayarak eğlendi.</p><p>Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, basın mensuplarına, bu yıl da Ahlat&#39;ta çok güzel etkinlikler düzenlediklerini söyledi.</p><p><b>Etkinliklerin dünden bu yana devam ettiğini belirten Gülmez, şöyle konuştu:</b></p><blockquote>"Dünü okçuluk gösterileri, atlı oyun gösterileri ve çeşitli gastronomi faaliyetleriyle tamamlamıştık. Akşamında da muhteşem bir konserle gençlerimizle buluşmuştuk. Bugün de yine aynı heyecanla dolu dolu bir programı icra ediyoruz. Bugün Çelik Kanatlar, polis bandosu ve Türkiye Atlı Oyunları Federasyonunca düzenlenen Kökbörü Finali'ni gerçekleştireceğiz. Akşam da Mevlit Kandili münasebetiyle yine coşku dolu bir program icra edeceğiz. Dün itibarıyla alanımıza yaklaşık 32 bin ziyaret oldu. Bu bir rekor demek. Hamdolsun vatandaşlarımızın ve milletimizin buraya ilgisi müthiş düzeyde. Türkiye'nin 81 ilinden ve dünyanın çeşitli yerlerinden misafirler geliyor. Bu havayı ve zafer coşkusunu beraber teneffüs ediyoruz."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/ahlatta-malazgirt-zaferin-896_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/karadenizde-findikcinin-bekledigi-gun-tmo-ordu-ve-giresunda-alimlara-basladi-288643</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de fındıkçının beklediği gün! TMO, Ordu ve Giresun'da alımlara başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Karadenizli fındık üreticisinin beklediği gün geldi. Toprak Mahsulleri Ofisi, Ordu ve Giresun'da 2026 yılı ürünü fındık alımlarını başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'de fındıkçının beklediği gün! TMO, Ordu ve Giresun'da alımlara başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fındık piyasalarında istikrarın sağlanması, üreticilerin pazarlama sorunlarının ortadan kaldırılması, depolama ve finansman ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla Ordu'da hazırlıklarını tamamlayan TMO, Altınordu, Fatsa, Ünye dahil 6 noktada kabuklu fındık alımına başladı.</p><p>Ordu'da fındığını ofise satmak isteyen üreticiler, sabah erken saatlerde TMO depolarına geldi.</p><p>TMO'nun Altınordu ilçesindeki deposuna fındığını getiren üretici Derya Tulgar, AA muhabirine, önceki yıllarda olduğu gibi bu sezon da ürününü TMO'ya teslim ettiğini söyledi.</p><p>Kurtulmuş Mahallesi'nde hasadını yaptıktan sonra kuruttuğu 570 kilogram fındığı TMO'ya getirdiğini ifade eden Tulgar, "Biz TMO'ya fındık verdiğimiz için memnunuz. Özellikle paramızı zamanında ödediği için gayet memnunuz. Burası devletin yeri. Üreticilere tavsiyemdir, TMO'ya fındıklarını getirsinler. Zarar etmezler, kar ederler." diye konuştu.</p><p>İlk gün olmasına rağmen TMO'ya çok sayıda üreticinin fındık getirdiğini dile getiren Tulgar, ilerleyen günlerde bu sayının artacağına inandığını sözlerine ekledi.</p><p>Saraycık Mahallesi'ndeki bahçesinden topladığı 800 kilogram fındığı depoya getiren İbrahim Atasever ise TMO'nun alım şartlarını oldukça iyi bulduğunu ve kendilerine gösterilen ilgiden ayrıca memnun olduklarını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/balksz1-240820269e2220ce.jpg"/><p><b>- GİRESUN</b></p><p>TMO, Giresun'da ise il merkezi, Tirebolu ve Bulancak'taki 4 noktada alımlara başladı.</p><p>Ürününü TMO'ya getiren Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, AA muhabirine, sahil kesimindeki 250 metre rakıma kadar olan bölgelerde üreticilerin büyük bölümünün hasadı tamamladığını söyledi.</p><p>Karan, kendisinin de TMO'yu tercih ettiğini belirterek, "Fiyat konusunda mağdur olunmaması için ürünün TMO'ya teslim edilmesi üreticilerin menfaatine olur. Alımların hızlı şekilde devam etmesi halinde ise serbest piyasanın da buna tepki vereceğini düşünüyoruz." dedi.</p><p>Öte yandan Keşap, Espiye, Görele'de 1 Eylül'de, Güce'de ise 3 Eylül'de TMO'nun fındık alımları belirlenen noktalarda başlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/karadenizde-findikcinin-b-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288642</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pasinyandan-dikkat-ceken-cikis-demir-yollarinda-ucuncu-ulke-formulu-288642</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Paşinyan'dan dikkat çeken çıkış! Demir yollarında üçüncü ülke formülü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesindeki demir yolu hatlarının Rusya'nın yönetiminde olmasının uluslararası ulaşım ağına entegrasyonu riske attığını söyledi. Paşinyan, imtiyaz hakkının Erivan ve Moskova'nın kabul edeceği üçüncü bir ülkeye devredilmesini istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Paşinyan'dan dikkat çeken çıkış! Demir yollarında üçüncü ülke formülü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paşinyan, parlamentoda yaptığı konuşmada ülkesinin iç ve dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Ermenistan Anayasası&#39;nda yapılacak değişikliklere değinen Paşinyan, yeni anayasada 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirgesi&#39;ne atıf bulunmaması gerektiğini söyleyerek, &quot;&#39;Karabağ Hareketi&#39;ni sürdürmeme, aksine sona erdirme kararı aldığımızı açıkladık ve Ermenistan vatandaşları bu kararı onayladı.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Paşinyan, ülkesinin demir yolu hatlarının Rusya&#39;nın yönetiminde bulunduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Ermenistan demir yollarının Rus yönetimi altında olması nedeniyle, uluslararası demir yolu ağına entegrasyonuna yönelik tarihi fırsatı kaçırma riskiyle karşı karşıyayız. Rusyalı ortaklarımızdan esneklik göstermelerini ve imtiyaz hakkını hem Ermenistan hem de Rusya açısından kabul edilebilir üçüncü bir ülkeye satmalarını istiyoruz.&quot;</p><p><b>- "TRIPP PROJESİ, ERMENİSTAN'IN ABLUKASINA SON VERECEKTİR"</b></p><p>Azerbaycan&#39;ın ana karasını Nahçıvan&#39;a bağlayacak Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası (TRIPP) projesinden de bahseden Paşinyan, bu hattın yalnızca Ermenistan ile Azerbaycan arasında doğrudan demir yolu bağlantısını açmakla kalmayacağını aynı zamanda Ermenistan&#39;ı uluslararası demir yolu ağına entegre edeceğini belirtti.</p><p>Azerbaycan üzerinden geçen demir yolu hattının ise Ermenistan&#39;ı Rusya ve Orta Asya&#39;ya bağlayacağını dile getiren Paşinyan, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;TRIPP projesi, Ermenistan&#39;ın ablukasına son verecektir. Ermenistan&#39;ın ablukası şu anda kısmen aşılmış durumdadır. Çünkü Kasım 2025&#39;ten bu yana Azerbaycan demiryolu, Gürcistan toprakları üzerinden Ermenistan&#39;a ithalat ve Ermenistan&#39;dan ihracat için açıktır. Ahılkelek-Kars demiryolu da mayısta Ermenistan&#39;dan ihracat ve Ermenistan&#39;a ithalat için açılmıştır. Şimdi Türkiye&#39;nin Gürcistan toprakları üzerinden uzanan yolları da Ermeni araçlarına açılıyor.&quot;</p><p>İsrail hükümetinin 1915 olaylarını &quot;soykırım&quot; olarak tanıma girişimine de değinen Paşinyan, &quot;İsrail hükümeti kararlı bir süreç başlattı ve kararlı şekilde de bu süreci durdurdu.&quot; dedi.</p><p>Uluslararası aktörlerin &quot;birbirine ateş etmek için&quot; 1915 olaylarını kullandığını vurgulayan Paşinyan, tarihteki olayların silaha dönüştürülmesine son vermeleri gerektiğini dile getirdi.</p><p>Paşinyan, Avrupa Birliği&#39;ne (AB) üyelik hususunda, &quot;AB&#39;ye resmi başvuruda bulunduktan, buna ilişkin uygun bir yanıt aldıktan ve sürece ilişkin bir yol haritasına sahip olduktan sonra üyelik konusunda referandum düzenleyeceğiz.&quot; dedi.</p><p><b>- "KGAÖ'NÜN, ERMENİSTAN'I ÖRGÜTTEN ÇIKARMA KARARI ALMASI BENİ MEMNUN EDER"</b></p><p>Başbakan Paşinyan, ülkesinin üye olduğu fakat bir süredir katılımını askıya aldıkları Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü&#39;ne (KGAÖ) ilişkin, &quot;Önümüzdeki 5 yıl içinde KGAÖ&#39;ye dönme planımız yok ve buradaki çalışmalarımızı yeniden etkinleştirmeyeceğiz. KGAÖ&#39;nün, Ermenistan&#39;ı örgütten çıkarma kararı alması beni memnun eder.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>- &quot;Ermenistan halkı devletini, bağımsızlığını ve egemenliğini mafyaya teslim etmeyecektir&quot;</p><p>Paşinyan, Rusya&#39;nın Ermenistan&#39;a yönelik uyguladığı ihracat kısıtlamalarının Ermeni muhalefetinin teşviki ve talebiyle getirildiğini söyleyerek, &quot;Hamilerinin desteğiyle Ermenistan&#39;da sosyoekonomik bir kriz başlatmak ve halkın hükümete karşı ayaklanmasını sağlamayı amaçlıyorlar. Bu plan başarısız olacaktır. Çünkü Ermenistan halkı devletini, bağımsızlığını ve egemenliğini mafyaya teslim etmeyecektir.&quot; şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/pasinyandan-dikkat-ceken--231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288641</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/intikam-pesindeki-sempanze-gunlerce-tas-biriktirip-ziyaretcilerini-bekledi-288641</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İntikam peşindeki şempanze günlerce taş biriktirip ziyaretçilerini bekledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsveç'teki Furuvik Hayvanat Bahçesi'nde yaşayan Santino adlı şempanze, taş toplayıp gizleyerek ziyaretçilere beklenmedik saldırılar düzenledi. Bu olağanüstü davranış, şempanzelerin plan yapabilme yeteneğine dair önemli bulgular sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İntikam peşindeki şempanze günlerce taş biriktirip ziyaretçilerini bekledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç'in Furuvik Hayvanat Bahçesi'nde 1997 yılında yaşanan ilginç bir olay, hayvanların düşünce yapısına dair bilim dünyasında yeni tartışmalar başlattı. Santino isimli erkek şempanze, taşları önceden toplayıp kafesin çeşitli noktalarına gizleyerek, ziyaretçiler geldiğinde onları aniden fırlatmaya başladı. Şempanzenin bu eylemleri, hayvan davranışları konusunda çalışan bilim insanlarının dikkatini çekti. Santino'nun taş toplama ve saklama alışkanlığı, hayvanlar arasında ender rastlanan bir planlama yeteneğine işaret etti.</p><h3>Furuvik Hayvanat Bahçesi'nde Santino'nun zekâsı şaşırttı</h3><p>Santino, sadece yerde bulduğu taşlarla yetinmedi; aynı zamanda kafesin beton zeminini kırarak kendisine uygun boyutlarda taşlar hazırladı. Bu davranışı, şempanzenin çevresini gözlemleyip, ihtiyacına göre yeni yöntemler geliştirdiğini gösterdi. Taşları saman ve örtülerin altına saklayan Santino, ziyaretçileri hazırlıksız yakalamayı başardı. Bakıcılar, şempanzenin saldırılarını dolu yağmuruna benzetti. Bu olay, şempanzelerin insanlara benzer şekilde geleceğe yönelik stratejiler geliştirebildiğini ortaya koydu.</p><h3>Bilim insanları: Şempanzelerde planlama yeteneği dikkat çekiyor</h3><p>Santino'nun davranışları, hayvanların zihinsel kapasitesine dair önemli bir örnek olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, bu tür planlı hareketlerin şempanzelerde oldukça nadir görüldüğünü vurguladı. Santino'nun taş toplama ve saklama süreci, hayvanların sadece içgüdülerle değil, aynı zamanda bilinçli kararlarla hareket edebildiğini gösterdi. Uzmanlar, bu olayın insan ve hayvan zekâsı arasındaki benzerlikleri anlamak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Santino'nun örneği, bilim dünyasında hayvan davranışlarının sınırlarının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.</p><p>Santino'nun Furuvik Hayvanat Bahçesi'ndeki planlı taş saldırıları, şempanzelerin beklenmedik derecede gelişmiş bilişsel yeteneklere sahip olabileceğini gözler önüne serdi. Bu bulgu, hayvanlar âlemine dair ezberleri bozdu ve yeni araştırmaların önünü açtı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/intikam-pesindeki-sempanz-598_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288640</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-firat-kalkaninda-kararlilik-mesaji-terore-ve-catismaya-tahammulumuz-yok-288640</link>
      <pubDate>2026-08-24T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fırat Kalkanı'nda kararlılık mesajı: Teröre ve çatışmaya tahammülümüz yok]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekatı'nın yıl dönümünde mesaj yayımladı. Erdoğan, kahraman ordunun gücünün tüm dünyaya gösterildiğini belirterek, Türkiye'nin bölgede teröre, çatışmaya ve istikrarsızlığa tahammül etmeyeceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fırat Kalkanı'nda kararlılık mesajı: Teröre ve çatışmaya tahammülümüz yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekâtı'nın yıl dönümü nedeniyle sosyal medya hesabından bir mesaj paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Kahraman ordumuzun gücünü tüm dünyaya gösterdiğimiz; bölgemizde teröre, çatışmaya, istikrarsızlığa tahammül etmeyeceğimizi dosta düşmana ilan ettiğimiz Fırat Kalkanı Harekâtı'nın yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyorum" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/whatsappimage2026082-240820260236591e.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/cumhurbaskani-erdogandan--298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288639</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/salahla-birlikte-tekrar-oynayacak-olmak-cok-ozel-bir-duygu-288639</link>
      <pubDate>2026-08-24T13:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Salah'la birlikte tekrar oynayacak olmak çok özel bir duygu']]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'un prensipte anlaşmaya vardığı Brezilyalı futbolcu Fabinho, Trabzon'a geldi. Muhammed Salah ile Liverpool'da forma giydiklerini hatırlatan Fabinho, "Salah'la birlikte tekrar oynayacak olmak çok özel bir duygu, beni çok mutlu hissettiriyor" diyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Salah'la birlikte tekrar oynayacak olmak çok özel bir duygu']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Fabinho, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bir an önce takımla ve şehirle tanışmayı istediğini ve çok mutlu olduğunu söyledi.</b></p><p>Eski takımıyla sözleşmesi bitmesine rağmen antrenmanlarını kişisel olarak sürdürdüğünü belirten Fabinho, &quot;Kondisyonerimle birlikte bütün çalışmalarımı kendi başıma yaptım ancak takımla daha iyi olabilirim. Takımla beraber antrenman yaptıkça hem gelişme hem de fiziksel olarak daha iyi olacağımı söyleyebilirim.&quot; dedi.</p><p>Fabinho, farklı mevkilerde oynayabildiği yönündeki soruya, &quot;Hocamızla görüşeceğiz, oturacağız konuşacağız. Nerede ihtiyaç var, ne yapmam gerekiyor, bana ne tür görev verecek hocamız bunu değerlendirdikten sonra nerede olursa olsun elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım.&quot; yanıtını verdi.<br></p><p><b>"Harika bir oyuncu olmasının yanında harika bir insan"</b></p><p>Muhammed Salah ile Liverpool&#39;da forma giydiklerini hatırlatan Fabinho, &quot;Salah&#39;la birlikte tekrar oynayacak olmak çok özel bir duygu, beni çok mutlu hissettiriyor. Harika bir oyuncu olmasının yanı sıra harika bir insan. Kendisiyle 5 yıl boyunca beraber oynadık. Çok saygı duyduğum birisi. Hem yaptıklarına hem yapacaklarına saygı duyulacak birisi. Onunla beraber aynı takımda olabilmek çok özel bir duygu.&quot; şeklinde konuştu.</p><p><b>Daha önce oynadığı takımlarda lakabının "elektrikli süpürge" olduğunu ifade eden Fabinho, şunları kaydetti:</b><br></p><p>&quot;Saha içerisinde takımıma yardımcı olacak her şeyi yapmaya çalışıyorum. Uzun yıllardır oynamış olmanın ve tecrübe kazanmanın bana getirdikleriyle beraber yani top kazanabilme yeteneği, oyun kurulumunda yer alma becerisiyle birlikte takımıma nerede yardımcı olabileceksem hepsini göstermeye çalışacağım. Bunun yanında her zaman çaba ve emek eksik olmayacak. Ne kadar gücüm varsa, neye gücüm yetiyorsa en iyisini yapmaya çalışacağım. Uzun yılların getirmiş olduğu etkiyle, tecrübe ve liderlikle olabilecek en iyi şekilde yardımcı olmaya çalışacağım her zaman.&quot;<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/salahla-birlikte-tekrar-o-116_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288638</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lider-yok-merkezi-plan-yok-yuz-binlerce-karinca-nasil-tek-bir-organizma-gibi-calisiyor-288638</link>
      <pubDate>2026-08-24T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lider yok, merkezi plan yok! Yüz binlerce karınca nasıl tek bir organizma gibi çalışıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Orta Amerika ormanlarında yaşayan ordu karınca kolonileri, lider olmadan ve merkezi bir plan bulunmaksızın, 700 bin işçiye kadar ulaşan dev topluluklar halinde hareket ediyor. Bilim insanları, bu karıncaların eşsiz trafik düzeni, köprü kurma yetenekleri ve kendi hatalarını düzeltebilen sistemleriyle, doğadaki en etkileyici toplu organizasyon örneklerinden birini sergilediğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lider yok, merkezi plan yok! Yüz binlerce karınca nasıl tek bir organizma gibi çalışıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Amerika'nın sık ormanlarında, ordu karınca kolonileri liderlik ve merkezi planlama olmaksızın yüz binlerce işçiden oluşan devasa topluluklar halinde hareket ediyor. Eciton burchellii türüne ait bu koloniler, 700 bin işçiye kadar ulaşabilen nüfuslarıyla, hiçbir bireyin tek başına kavrayamayacağı kadar karmaşık sorunları birlikte çözüyor. Yeni günün ilk ışıklarında, yaklaşık 200 bin karınca koloni yuvasından çıkarak avlanmaya başlıyor ve karşılarına çıkan örümcek, cırcır böceği, diğer karınca türleri ve kaçamayacak kadar yavaş olan tüm canlıları hedef alıyor. Tüm bu süreçte ne bir lider ne de merkezi bir kontrol mekanizması bulunuyor; koloni, adeta tek bir organizma gibi uyum içinde hareket ediyor.</p><h3>Biyolog Powell: 'Ordu karıncaları lider olmadan avlanıyor'</h3><p>Ordu karıncalarının avlanma baskınları sırasında ortaya çıkan sesler, bölgeye yaklaşanlar için ilk dikkat çeken unsur oluyor. Biyolog Scott Powell, bu koloniler üzerinde yaptığı uzun süreli gözlemlerde, avcı karıncaların çıkardığı pıtır pıtır seslerin yağmur sesiyle büyük bir benzerlik taşıdığını belirtti. Neredeyse ağırlıksız olan yüz binlerce böcek, ormanın zemininde eşsiz bir hareketlilik yaratıyor. Koloninin kraliçesi ise, isminin aksine, baskınlara liderlik etmiyor. Kraliçenin temel görevi yumurta bırakmak ve koloni taşındığında yer değiştirmekten ibaret. Ne kraliçe ne de herhangi bir işçi, bütünün genel resmine hakim değil. Bu türün işçileri neredeyse kör; yön bulmak için feromonlar ve dokunma sinyallerine güveniyorlar. Bir karıncanın algılayabildiği alan sadece birkaç santimetreyle sınırlı. Ancak bu sınırlı algı, koloninin karmaşık iş bölümünü ve koordinasyonunu engellemiyor.</p><h3>Eciton burchellii kolonilerinde trafik mucizesi</h3><p>Eciton burchellii türünün ordu karınca kolonileri, av baskını sırasında yalnızca birkaç santimetre genişliğindeki dar patikalarda, binlerce karıncayı tıkanıklık olmadan taşıyabiliyor. Koloniler, saatte 3.000'den fazla avı 100 metre boyunca taşıyor. Trafik akışı, kendiliğinden üç şeride ayrılıyor: Ortadaki şeritte av taşıyan karıncalar ilerlerken, yanlardaki şeritlerde ise boş dönen karıncalar yer alıyor. Bristol Üniversitesi'nden Iain Couzin ve Nigel Franks'ın yaptığı modellemeler, bu düzenin temelinde küçük bir davranış asimetrisinin yattığını gösterdi. Av taşıyan karıncalar, karşılaştıklarında yön değiştirmeye daha az eğilimli; boş karıncalar ise kolayca kenara çekiliyor. Bu basit fark, koloninin şeritler halinde akmasını ve trafiğin tıkanmadan devam etmesini sağlıyor. Gerçek kolonilerde gözlenen trafik akışı, yapılan matematiksel modellerle birebir örtüşüyor. Bu düzen, yiyecek kaybının önüne geçilmesinde kritik rol oynuyor.</p><h3>Ordu karıncaları yol ve köprü kurarak engelleri aşıyor</h3><p>Ordu karıncalarının bir diğer çarpıcı özelliği, yol üzerindeki çukurlar ve engeller karşısında gösterdikleri kolektif çözüm becerisi. Scott Powell ve Nigel Franks'ın yürüttüğü deneylerde, ana patikadaki deliklere karıncaların boyutlarına göre hassas bir şekilde yerleştiği ve trafiğin sırtlarından geçmesine izin verdiği gözlemlendi. Trafik yoğunluğu azaldığında, tıkanan karıncalar tekrar koloniye katılıyor. Ayrıca, karıncalar vücutlarını birbirine kenetleyerek köprüler oluşturuyor. Bu köprüler, bir boşluğun en verimli şekilde aşılması için kendiliğinden en uygun noktada kuruluyor. Her karınca, köprünün genel faydasından habersiz olsa da, yapı toplamda koloninin işine yarayacak şekilde şekilleniyor. Köprünün yeri ve büyüklüğü, yiyecek taşıyan karıncaların sayısı ve köprüde görev alan karıncalar arasındaki dengeye göre belirleniyor. Bilim insanları, bu yapının sabit kalmasını sağlayan mekanizmanın, karıncaların anlık hatalarını düzeltme yeteneğinden kaynaklandığını ortaya koydu. Köprüler, kısa süreli değişikliklere dirençli, uzun vadeli değişimlere ise uyumlu şekilde davranıyor.</p><h3>Koloni kendi hatalarını düzeltiyor, sistem kendini optimize ediyor</h3><p>2021 yılında yayımlanan bir bilimsel çalışmada, ordu karıncalarının köprü ve yol yapılarında ortaya çıkan hataları hızlıca düzeltebildiği tespit edildi. Karıncalar, eğimi ya da boşluğun büyüklüğünü doğrudan ölçmeden, kayma hatalarını anında telafi ederek iskelelerin ve köprülerin çökmesini engelliyor. Ayrıca, köprüler boşluk genişlediğinde daha büyük, daraldığında ise daha küçük hale geliyor. Bu esneklik, yapının kısa süreli sarsıntılara karşı dayanıklı olmasını sağlarken, kalıcı değişikliklere de uyum göstermesine imkan tanıyor. Karıncaların inşa ettiği köprüler ve yollar, genellikle hareketli yapraklar üzerinde kurulduğu için, çevresel değişimlere karşı sürekli olarak kendini güncelliyor. Hiçbir karınca, koloni düzeyindeki avlanma oranını ya da toplam faydayı bilmiyor. Ancak, ortaya çıkan yapı, grubun toplam çıkarını maksimize ediyor.</p><h3>Ordu karıncalarında ticaret dengesi ve başarısızlık senaryosu</h3><p>Ordu karınca kolonilerinin karmaşık iş bölümünün arkasında, maliyet-fayda dengesi yatıyor. Bilim insanları, sistemin sadece karıncaların lehine sonuçlandığında başarılı olduğunu ortaya koydu. Powell ve Franks, en kötü senaryoda bir koloninin avcılarının beşte birinin çukur tıkanıkları olarak sıkıştığını ve her birinin kaybedilen bir av nesnesine mal olduğunu varsaydıklarında, bir günün yiyecek alımının yüzde 79 oranında azalabileceğini hesapladı. Sistemde, bu kaybı izleyen ya da düzelten merkezi bir mekanizma bulunmuyor. Koloninin başarısı, yalnızca eve dönen yiyecek miktarıyla ölçülüyor. Patikada giden ve dönen yiyecek arasındaki fark, sistemin kendiliğinden genişleyip daralmasına neden oluyor. Ordu karınca kolonilerinin başarısı, merkezi bir kontrol olmadan, yerel kuralların ve bireysel kararların topluca uyumlu bir şekilde işlemesinden kaynaklanıyor. Robotik alanında çalışan bilim insanları, bu kadar karmaşık işlerin, merkezi bir yönetim olmadan nasıl bu kadar düzenli yürüdüğünü anlamak için ordu karıncalarının sistemlerini yakından inceliyor.</p><p>Sonuç olarak, ordu karınca kolonileri, liderlik ve merkezi planlama olmaksızın, doğal çevrelerinde karşılaştıkları karmaşık sorunlara, eşsiz bir iş birliği ve kendini düzenleyen bir sistemle yanıt veriyor. Ordu karıncalarının trafik düzeni, köprü kurma becerileri ve hata düzeltme mekanizmaları, doğadaki en etkileyici kolektif organizasyon örneklerinden biri olarak bilim insanlarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu canlılar, toplu hareketin ve iş bölümünün sınırlarını yeniden tanımlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/lider-yok-merkezi-plan-yo-811_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288637</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/patlamis-misir-mi-kraker-mi-diyetisyenler-saglikli-secenegi-acikladi-288637</link>
      <pubDate>2026-08-24T13:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Patlamış mısır mı kraker mi? Diyetisyenler sağlıklı seçeneği açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Samantha Peterson, patlamış mısır ve krakerin besin değerlerini karşılaştırarak sağlıklı atıştırmalık tercihi konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, özellikle patlamış mısırın lif ve antioksidan bakımından öne çıktığını vurgularken, krakerin ise sodyum oranı ile dikkat çektiğini belirtti. Seçim yaparken kişisel sağlık ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Patlamış mısır mı kraker mi? Diyetisyenler sağlıklı seçeneği açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Patlamış mısır ile kraker arasındaki besin değeri farkı, son dönemde sağlıklı atıştırmalık arayışında olanların gündeminde öne çıktı. ABD merkezli diyetisyen Samantha Peterson, iki popüler atıştırmalığı detaylı biçimde karşılaştırarak, hangi seçeneğin sağlık açısından daha avantajlı olduğunu açıkladı. Özellikle lif, antioksidan ve sodyum oranları bakımından dikkat çekici veriler paylaşan Peterson, patlamış mısır ve krakerin tüketiminde bireysel ihtiyaçların belirleyici olduğunun altını çizdi.</p><h3>Diyetisyen Peterson: 'Patlamış mısır lif ve antioksidan açısından önde'</h3><p>Diyetisyen Samantha Peterson'a göre, patlamış mısır doğru yöntemle hazırlandığında besin değeri açısından oldukça zengin bir atıştırmalık olarak öne çıkıyor. Hava ile patlatılan ve minimum düzeyde işlenen patlamış mısır, tam tahıl kaynaklı olması sayesinde doğal lif, polifenol antioksidanlar, B vitaminleri ve bir miktar protein içeriyor. Peterson, lifin sindirim ve bağırsak sağlığını desteklediğini, polifenollerin ise hücreleri oksidatif stresten koruduğunu belirtiyor. Ayrıca, patlamış mısırda bulunan tiamin (B1) ve niasin (B3) vitaminlerinin, vücudun enerji üretimi ile beyin ve sinir sistemi fonksiyonları için önemli rol oynadığını vurguluyor. USDA verilerine göre, 28 gram tuzsuz hava ile patlatılmış patlamış mısırda 108 kalori, 3,4 gram protein, 22,1 gram karbonhidrat, 4,28 gram lif ve 1,19 gram yağ bulunuyor. Ayrıca, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko gibi minerallerin yanı sıra selenyum, tiamin ve niasin gibi mikro besinler de mevcut. Bu değerler, patlamış mısırın dengeli ve besleyici bir atıştırmalık olduğunu gösteriyor. Ancak Peterson, patlamış mısırın besin değerinin kullanılan malzemelere ve hazırlanış yöntemine göre değişebileceğini hatırlatıyor. Özellikle zeytinyağı, besin mayası, tarçın ve kuru otlar gibi sağlıklı eklemelerle tüketildiğinde faydası artarken, tereyağı, peynir tozu, karamel kaplama veya fazla tuz gibi işlenmiş katkılarla hazırlandığında ise besin kalitesinin düşebileceği uyarısında bulunuyor. Tereyağı gibi doymuş yağ içeren malzemeler, ölçülü tüketilmediğinde sağlık üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor.</p><h3>Krakerde sodyum oranı yüksek, lif ve protein düşük</h3><p>Krakerin besin değeri ise patlamış mısırdan belirgin şekilde ayrışıyor. Peterson, market raflarında bulunan sert krakerlerin genellikle rafine beyaz undan üretildiğini ve bu nedenle lif ile protein bakımından düşük içerik sunduğunu belirtiyor. Krakerler, düşük yağ oranına sahip olmalarına rağmen, rafine unun hızlı sindirimi nedeniyle kan şekerini patlamış mısıra göre daha hızlı yükseltebiliyor. Ayrıca, ticari krakerlerin önemli bir kısmı tuzla kaplanıyor ve bu da sodyum oranını yükseltiyor. USDA verilerine göre, 28 gram tuzlu sert krakerde 108 kalori, 2,58 gram protein, 22,5 gram karbonhidrat, 0,794 gram lif ve 0,992 gram yağ bulunuyor. Sodyum oranı ise 488 mg ile patlamış mısıra kıyasla oldukça yüksek seviyede. Peterson, yüksek sodyumun bazı bireyler için avantaj sağlayabileceğini ifade ediyor. Özellikle düşük tansiyonu olanlar, aktif yaşam sürenler veya sıcak havada terleyen kişiler için sodyum desteği önemli olabiliyor. Sodyum, kan basıncını düzenlemenin yanı sıra elektrolit dengesinin korunmasında da rol oynuyor. Ancak, yüksek tansiyon, tuz hassasiyeti veya kalp rahatsızlığı geçmişi olanların kraker tüketimini sınırlamaları veya tuzsuz alternatifleri tercih etmeleri öneriliyor. Krakerin içeriğinde ayrıca kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko gibi minerallerin yanı sıra az miktarda manganez, selenyum ve niasin de yer alıyor. Buna rağmen, lif ve protein oranının düşük olması, krakerin uzun süreli tokluk sağlamada yetersiz kalmasına neden olabiliyor.</p><h3>Sağlıklı atıştırmalık tercihi için kişisel ihtiyaçlar belirleyici</h3><p>Diyetisyen Peterson, patlamış mısır ve kraker arasında seçim yaparken kişisel sağlık hedeflerinin ve ihtiyaçların dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Lif ve antioksidan açısından zengin patlamış mısır, özellikle öğünler arasında tokluk hissi arayanlar için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. Tam tahıl özelliği sayesinde istikrarlı enerji sağlayan patlamış mısır, kan şekerini de daha dengeli yükseltiyor. Buna karşılık, egzersiz öncesi hızlı karbonhidrat ihtiyacı duyanlar için kraker uygun bir alternatif sunabiliyor. Her iki atıştırmalığın da sağlıklı kalması için minimum işlenmiş ve doğal içerikler tercih edilmesi öneriliyor. Peterson, atıştırmalıkların protein veya sağlıklı yağ kaynağı olan humus ya da fındık ezmesi gibi ürünlerle birlikte tüketilmesinin, kan şekerinin dengelenmesine ve uzun süreli tokluk hissinin sağlanmasına yardımcı olacağını belirtiyor. Ayrıca, kişisel sağlık durumu ve beslenme alışkanlıklarının göz önünde bulundurulmasının, doğru atıştırmalık seçimi için en önemli kriter olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar, marketten alınan ürünlerde içerik etiketlerinin dikkatlice incelenmesini, yüksek oranda işlenmiş katkı maddeleri ve aşırı tuz içeren seçeneklerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.</p><p>Sonuç olarak, patlamış mısır ve kraker arasında en sağlıklı tercihi yapmak isteyenlerin, besin değerlerini ve bireysel sağlık ihtiyaçlarını dikkate alarak hareket etmeleri önem taşıyor. Diyetisyen Peterson'un açıklamalarına göre, hava ile patlatılmış ve doğal malzemelerle hazırlanan patlamış mısır, lif ve antioksidan açısından daha avantajlı bir seçenek sunuyor. Kraker ise yüksek sodyum içeriğiyle dikkat çekiyor ve bazı bireyler için uygun olabilirken, sağlık sorunları olanların dikkatli olması gerekiyor. Her iki atıştırmalığın da sağlıklı tüketimi için işlenmiş katkılardan kaçınılması ve dengeli beslenme ilkelerine uyulması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/patlamis-misir-mi-kraker--716_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288636</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuantum-fiziginde-onemli-bir-ilk-isi-dalgalari-oda-sicakliginda-yonlendirildi-288636</link>
      <pubDate>2026-08-24T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuantum fiziğinde önemli bir ilk! Isı dalgaları oda sıcaklığında yönlendirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles'tan bilim insanları, oda sıcaklığında ilk kez kuantum ısı dalgalarını gözlemleyerek, ısı yönetimi ve kuantum teknolojileri alanında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Araştırma, fonon odaklanmasının klasik termal davranıştan ayrılan yönlerini ortaya koyuyor ve geleceğin elektronik cihazlarında devrim niteliğinde uygulamalara işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuantum fiziğinde önemli bir ilk! Isı dalgaları oda sıcaklığında yönlendirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles'tan bir araştırma ekibi, oda sıcaklığında kuantum ısı dalgalarının varlığını ilk kez deneysel olarak doğruladı. Bilim insanları, bugüne kadar yalnızca ultra düşük sıcaklıklarda gözlemlenebilen bu kuantum davranışını, yaklaşık 27 derece Celsius'ta ortaya çıkardı. Araştırmacılar, metalik olmayan bir malzeme olan bor arsenid üzerinde yürüttükleri deneylerde, atomik seviyede ısı taşıyan titreşimlerin, yani fononların, klasik ısı yayılımının ötesinde bir odaklanma sergilediğini belirledi. Bu bulgu, ısı dalgasının klasik olarak her yöne eşit dağılmasından farklı olarak, belirli yönlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Nature Physics dergisinde yayımlanan çalışma, kuantum seviyesindeki ısı yönetiminin önünü açarken, elektronik ve kuantum teknolojilerinde yeni ufuklar vadediyor.</p><h3>Yongjie Hu: 'Kuantum termal mühendisliği için temel atıldı'</h3><p>Çalışmanın başındaki isimlerden mekanik ve havacılık mühendisi Yongjie Hu, bu keşfin termal yönetim anlayışını kökten değiştirebileceğini vurguladı. Hu, oda sıcaklığında ısıyı nanoskalada yönlendirme, odaklama ve yeniden dağıtma imkanının, kuantum ısı dalgası araştırmalarında bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Araştırma ekibi, deneylerinde bor arsenid kullanarak, bu malzemenin hem yüksek ısı taşıma kapasitesi hem de fononların çarpışmadan hareket edebilme özgürlüğü sayesinde olağanüstü sonuçlar elde etti. Kristal yapısındaki doğal 'huni'ler, fononların belirli yönlerde odaklanmasına olanak tanıdı ve bu özellik, kuantum ısı dalgası fenomeninin oda sıcaklığında gözlemlenmesini sağladı. Uzmanlar, bu gelişmenin gelecekteki kuantum termal mühendisliği uygulamaları için sağlam bir temel oluşturduğunu belirtiyor.</p><h3>Fonon odaklanması: Klasik ısı yayılımına meydan okuyan sonuçlar</h3><p>Araştırmada, fonon odaklanmasının klasik ısı transferinden nasıl ayrıştığına dair önemli bulgular elde edildi. Ekip, nanoskalada hassas bir altın prob kullanarak hem ısı kaynağını oluşturdu hem de ısı yayılımını haritaladı. Yaklaşık 300 kelvin sıcaklıkta gerçekleştirilen deneylerde, fononların belirli simetri eksenleri boyunca ışın benzeri profiller oluşturduğu tespit edildi. Bu profiller, klasik ısı yayılımında gözlenen dairesel ve eşit dağılımlı desenlerden belirgin şekilde ayrılıyor. Fononların oda sıcaklığında 250 nanometre boyunca yönlü hareket edebilmesi, çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük olsa da, nanoskalada kuantum ısı dalgası için büyük bir başarı olarak değerlendiriliyor. Bu bulgu, ısı yönetiminde yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.</p><h3>Kaliforniya Üniversitesi ekibinden kuantum teknolojilerine katkı</h3><p>Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles ekibi, kuantum ısı dalgası gözlemiyle yalnızca kuramsal fiziğe değil, aynı zamanda pratik uygulamalara da ışık tutuyor. Araştırmacılar, malzemenin atomik düzeninin ve üç boyutlu yapısının, farklı ışın desenleri oluşturarak ısı hareketinin kontrolünü mümkün kıldığını gösterdi. Bu sayede, gelecekte elektronik ve kuantum cihazlarında ısının hassas biçimde yönetilmesi ve darboğazların aşılması hedefleniyor. Elde edilen veriler, klasik termal yönetim yaklaşımlarının ötesine geçilerek, kuantum düzeyde ısı akışının yönlendirilmesini mümkün kılacak yeni teknolojilerin önünü açıyor. Bilim insanları, kuantum ısı dalgası fenomeninin laboratuvar ortamından çıkarılıp günlük hayata uygulanmasının, bilgisayar işlemcilerinden kuantum bilgisayarlara kadar pek çok alanda devrim yaratabileceğini öngörüyor.</p><h3>Oda sıcaklığında kuantum ısı dalgası: Geleceğin teknolojilerine kapı aralıyor</h3><p>Uzmanlar, oda sıcaklığında kuantum ısı dalgası gözleminin, teknolojik ilerleme açısından kritik bir eşik olduğunu belirtiyor. Özellikle elektronik cihazlarda ısının etkin yönetimi, işlem gücünü ve ölçeklenebilirliği doğrudan etkiliyor. Kaliforniya Üniversitesi'nin bu çalışması, ısı dalgalarının nanoskalada yönlendirilmesiyle, daha verimli ve güçlü elektronik sistemlerin geliştirilmesine olanak tanıyabilir. Araştırmacılar, klasik termal yönetim çerçevelerinin ötesine geçilerek, fononların diğer enerji taşıyıcılarıyla hassas biçimde eşleştirilmesinin, yeni nesil kuantum teknolojilerine zemin hazırlayacağını aktarıyor. Bu gelişme, sadece bilim dünyasında değil, geleceğin günlük yaşamında da köklü değişikliklere yol açabilir.</p><p>Sonuç olarak, Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles'ta gerçekleştirilen bu çığır açıcı çalışma, kuantum ısı dalgası fenomeninin oda sıcaklığında da mümkün olduğunu kanıtladı. Fonon odaklanması sayesinde ısının yönlü ve hassas biçimde yönetilebilmesi, elektronik ve kuantum teknolojilerinde yeni bir çağın başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, bu bulgunun laboratuvar sınırlarını aşarak, gerçek dünya uygulamalarında devrim yaratmasını hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/kuantum-fiziginde-onemli--615_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288635</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/lider-yok-merkezi-plan-yok-yuz-binlerce-karinca-nasil-tek-bir-organizma-gibi-calisiyor-288635</link>
      <pubDate>2026-08-24T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Her şeyi başarabilirsin” sözü çocuklara neden zarar verebilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikologlar, ebeveynlerin çocuklarına 'her şeyi yapabilirsin' demesinin yanlış beklentilere yol açtığını vurguluyor. Uzmanlar, çocuk gelişiminde gerçekçi yaklaşımın ve doğru motivasyonun önemine dikkat çekiyor. Özellikle ailelerin çocuklara yönelik kullandığı ifadelerin, onların özgüveni ve psikolojisi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceği belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Her şeyi başarabilirsin” sözü çocuklara neden zarar verebilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk gelişimi konusunda uzman psikologlar, ebeveynlerin çocuklarına 'her şeyi yapabilirsin' şeklinde telkinlerde bulunmasının sanıldığının aksine olumlu bir etki yaratmadığını belirtiyor. Uzmanlar, bu tür ifadelerin çocuklarda gerçek dışı beklentilere ve baskıya neden olabileceğini vurguluyor. Özellikle son yıllarda, başarıya odaklanan ailelerin çocuklarına sıkça söylediği bu cümlenin, çocukların motivasyonunu dış ödüllere bağımlı hale getirdiği ve içsel motivasyonun zayıflamasına yol açtığı ifade ediliyor. 20 yılı aşkın süredir ebeveynlerle çalışan psikologlar, çocukların gerçekçi hedeflere yönlendirilmesinin uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunun altını çiziyor.</p><h3>Psikologdan ebeveynlere: Gerçekçi ifadeler çocukların gelişimini destekliyor</h3><p>Çocuklara her şeyi başarabileceklerini söylemek yerine, onları yeni şeyler denemeye teşvik etmek, özgüvenlerini ve dayanıklılıklarını artırıyor. Psikologlar, ebeveynlerin çocuklarına yeni bir beceri öğrenmenin ya da bir sınava hazırlanmanın kimi zaman korkutucu olabileceğini açıkça dile getirmesini öneriyor. "Bunun korkutucu olduğunu biliyorum ve böyle hissetmekte bir sakınca yok" gibi cümlelerle çocukların duygularının anlaşılması, onların kendilerini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Çocuklar, ebeveynlerinin duygularını kabul ettiğini gördüğünde, psikologların 'uyum' olarak tanımladığı olumlu bir deneyim yaşıyor. Bu yaklaşım, çocukların karşılaştıkları zorluklarda daha dirençli ve motive olmalarına katkı sağlıyor. Gerçekçi ifadeler sayesinde, çocuklar her istediklerini başaramayabileceklerini öğreniyor; bu da onları hayal kırıklıklarıyla başa çıkma konusunda daha donanımlı hale getiriyor.</p><h3>Başarıya giden yolda sabır ve hayal kırıklığı: Uzmanlar aileleri uyarıyor</h3><p>Psikologlar, başarıya ulaşmanın çoğu zaman uzun bir süreç gerektirdiğini ve her çabanın anında ödüllendirilmediğini hatırlatıyor. Özellikle sosyal medya çağında, çocuklar başkalarının hızlı başarılarını görerek kendi performanslarını sorgulayabiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına sıkı çalışmanın çoğu zaman zaman içinde sonuç verdiğini anlatmasının önemli olduğunu belirtiyor. Çocukların, her şeyi başaramayacaklarını ama denedikleri çoğu şeyde gelişebileceklerini anlaması, onları daha gerçekçi ve motive bireyler haline getiriyor. Ayrıca, hayal kırıklığının bir öğrenme fırsatı olduğunun altı çiziliyor. Çocuklar, hedeflerine ulaşamadıklarında yaşadıkları hayal kırıklığını sağlıklı bir şekilde yönetmeyi öğrendiklerinde, ileride karşılaşacakları zorluklara karşı daha dirençli oluyor. Ebeveynlerin kendi hayatlarından örnekler paylaşması da çocukların kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı oluyor. Bu tür paylaşımlar, çocuklara başarısızlığın da hayatın bir parçası olduğunu gösteriyor.</p><h3>Azim ve içsel motivasyon: Psikologlar başarı tanımını yeniden şekillendiriyor</h3><p>Azimli olmak, çocukların her zaman birincilik elde edeceği ya da ödül alacağı anlamına gelmiyor. Psikologlar, azim ve içsel motivasyonun çocukların psikolojik dayanıklılığını güçlendirdiğini, öz disiplin, iyimserlik, empati ve öz şefkat gibi önemli özelliklerin gelişimine katkı sağladığını ifade ediyor. Bu nitelikler, çocukların ergenlikten yetişkinliğe geçiş sürecinde ruh sağlıklarını korumalarına ve sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı oluyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına yalnızca sonuçlara değil, sürece ve çabanın kendisine odaklanmalarını öğütlemesinin, onların yaşam boyu sürecek bir öğrenme isteği geliştirmelerine zemin hazırladığını vurguluyor. İçsel motivasyonun gelişmesi, çocukların yalnızca ödül için değil, kendi gelişimleri için çaba göstermelerini sağlıyor.</p><h3>Her alanda başarılı olma baskısı: Gerçekçi hedefler özgüveni artırıyor</h3><p>Popüler kültürde sıkça karşılaşılan 'her şeyi yapabilirsin' söylemi, çocuklarda her alanda başarılı olma baskısı yaratabiliyor. Psikologlar, en destekleyici ebeveynlerin bile çocuklarına her konuda başarılı olamayacaklarını açıkça ifade etmesi gerektiğini savunuyor. Gerçekçi hedefler belirleyen çocukların, hem kendilerine hem de çevrelerine karşı daha sağlıklı beklentiler geliştirdiği gözleniyor. Ayrıca, bu yaklaşım çocukların kendilerini daha yeterli ve özgüvenli hissetmelerini sağlıyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına hayatta her zaman istedikleri sonuca ulaşamayabileceklerini, bunun ise gelişimin doğal bir parçası olduğunu anlatmalarının önemine dikkat çekiyor. Birçok danışanın, geriye dönüp baktığında ebeveynlerinin bu tür gerçekçi yaklaşımlarının hayatlarındaki en değerli derslerden biri olduğunu fark ettiği belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, psikologlar ebeveynlere çocuk gelişiminde gerçekçi ifadeler kullanmalarını, çocukların duygularını anlamaya çalışarak onları desteklemelerini ve başarıya giden yolda sabırlı olmalarını öneriyor. 'Her şeyi yapabilirsin' gibi iyi niyetli ama gerçek dışı telkinlerin yerine, çocukların kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve hayal kırıklıklarıyla başa çıkmalarına yardımcı olacak yaklaşımlar benimsenmesi, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirilmesinde önemli rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/lider-yok-merkezi-plan-yo-890_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288634</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/39-supheli-gozaltina-alindi-19-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-288634</link>
      <pubDate>2026-08-24T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[39 şüpheli gözaltına alındı: 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çankırı merkezli 19 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonlarında 39 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[39 şüpheli gözaltına alındı: 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettiği belirlenen şüphelilere yönelik çalışma yürütüldü.</p><p>Bu kapsamda, 1 Ocak 2024-20 Mayıs 2026 tarihleri arasında 47 kişinin hesaplarına ilişkin MASAK incelemelerinde 2 milyar 410 milyon 127 bin 884 liralık işlem hacmi tespit edildi.</p><p>Bunun üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, Çankırı merkezli olmak üzere Hatay, Ankara, Mersin, İstanbul, Antalya, İzmir, Diyarbakır ve Mardin&#39;in de aralarında bulunduğu 19 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p><p>Operasyonlarda 39 şüpheli gözaltına alınırken, 2&#39;si yurt dışında bulunan 8 şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.</p><p>Jandarmadaki işlemlerinin ardından 39 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/39-supheli-gozaltina-alin-479_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288632</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kaya-gazi-ve-kaya-petrolu-mujdesi-stratejik-guc-turkiyenin-eline-geciyor-288632</link>
      <pubDate>2026-08-24T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaya gazı ve kaya petrolü müjdesi! Stratejik güç Türkiye'nin eline geçiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'dan gelecek kaya gazı ve kaya petrolü müjdesi Türkiye'nin enerjide dışa bağımlığını azaltacak tarihi bir dönemeçlerden biri olacak. Türkiye, geleneksel olmayan yöntemle çıkarılacak kaya gazı ve kaya petrolü için ABD'li şirketlerle birlikte çalışacak. Uzmanlar, Türkiye'nin ABD'li ortaklarından öğrenecekleriyle gelecek yıllarda farklı bölgeler için bu kez doğrudan gerekli adımları atabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaya gazı ve kaya petrolü müjdesi! Stratejik güç Türkiye'nin eline geçiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin enerjide dışa bağımlığını azaltacak kritik virajlardan biri Diyarbakır'dan gelecek müjdeyle dönülecek. Geleneksel olmayan yöntemlerle çıkarılacak kaya gazı ve kaya petrolü sadece bölgeyi değil büyük bir denklemi doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, burada kazanılacak teknoloji birikiminin farklı bölgelerde de süreci hızlandıracağı görüşünde.</p><p>Cumhuriyet tarihinin en önemli rezervlerinden biri için Diyarbakır'da kollar sıvandı... Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın "Diyarbakır'da geleneksel olmayan yöntemlerle petrol aradığımız bölgeyle Gabar'ın potansiyelini 2'ye hatta 3'e katlayabiliriz." cümlesi bu noktada önemli.</p><p>Türkiye'de gerek DADAŞ formasyonu gerek Diyarbakır'daki çok büyük rezervlere dikkat çeken ilk isimlerden biri olan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu'na göre yeni süreç hayli kritik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/b-2408202657cdde68.jpg"/><p><b>TÜRK VE ABD'Lİ ŞİRKETLER BİRLİKTE ÇALIŞACAK</b></p><p><b>TRT Haber'in haberine göre,</b> Prof. Dr. Kumbaroğlu önce 'geleneksel olmayan yöntem' meselesine bir parantez açtı. Prof. Dr. Kumbaroğlu tekniği, "Standart dikey sondajla kendiliğinden yüzeye çıkmayan, geçirimsiz kayalarda/kumullarda hapsolmuş hidrokarbonların yatay sondaj ve hidrolik çatlatma yöntemiyle çıkarılması." diye özetledi.</p><p>Bunun ileri bir mühendislik ve yüksek teknoloji gerektiren bir süreç olduğunun altını çizen Kumbaroğlu, geçtiğimiz yıl Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile ABD'li şirketler arasında imzalanan iş birliği anlaşmalarını anımsattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/a-2408202677f62cec.jpg"/><p>Bu anlaşmalar kapsamında bölgede Türk ve ABD'li şirketlerin birlikte hareket edeceğini belirten Prof. Dr. Kumbaroğlu, "Diyarbakır'da geleneksel olmayan yöntemlerle kaya gazı ve kaya petrolü çıkarılması sadece bir enerji meselesi değil. Stratejik bir teknolojiden bahsediyoruz. Günün sonunda Türk firmalar da bunu ABD'li ortaklarından öğrenecek, bilgi birimleri artacak. Ve gelecek yıllarda farklı bölgeler için bu kez doğrudan biz gerekli adımları atabileceğiz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/tpaoileabdpetroldevl-2408202610c18f19.jpg"/><p>TPAO ve ABD'li şirket arasında imzalanan anlaşma yeni sondaj kabiliyetlerini de beraberinde getirecek</p><p><b>ABD BU YÖNTEMLE 'NET İHRACATÇI' OLDU</b></p><p>Kumbaroğlu, söz konusu arama-çıkarma-depolama yöntemiyle ABD'nin çok ciddi bir kaya gazı rezervine ulaştığını ve bugün itibariyle 'net ihracatçı' olduğunu vurguladı.</p><p>Kumbaroğlu, Dadaş Formasyonu olarak adlandırılan alanda Türkiye'nin bugünkü tüketim miktarları ile 4-5 yıllık doğalgaz ve 12-13 yıllık ham petrol tüketimine denk gelecek kadar büyük bir rezervden bahsedildiğini sözlerine ekledi.</p><p>Doğru bir yol haritasıyla Türkiye'nin de benzer bir süreçten geçebileceğini dile getiren Kumbaroğlu, buradaki rezervin sadece iç piyasada değil ülkemizin enerji merkezi olma hedefine de katkı sağlayacağını anlatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/aa300122891-24082026247ca9d0.jpg"/><p>Türkiye son yıllarda Anadolu'nun farklı bölgelerinde sondaj çalışmalarına başladı</p><p><b>"ANTALYA'DAKİ COP ZİRVESİNDE BU SÜREÇ DE GÜNDEME GELECEK"</b></p><p>Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, bu noktada önemli bir parantez açıyor ve kaya petrolü üretiminin geleneksel yöntemlere göre daha fazla atığa sebep olabileceğine dikkat çekti.</p><p>Kumbaroğlu, ancak bunun da alınacak tedbirler ve özel arıtma tesisleri gibi uygulamalarla aşıldığını kaydetti.</p><p>Kumbaroğlu, "Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği (IAEE) bu konuyu da gündeme alacağı önemli bir etkinliği Antalya'da düzenleyecek. Kasım ayındaki bu zirveye 38 ülkeden çok değerli isimler katılacak. Enerjinin dönüşümü, teknolojik gelişmeler, karbon ticareti ve e-mobilite gibi başlıklar ele alınacak. Hem Türkiye hem de bu yolda ilerleyen diğer ülkelerin neler yapabileceğine dair çok faydalı bir süreç işletilecek." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/kaya-gazi-ve-kaya-petrolu-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288631</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/cin-windowstan-vazgecip-linuxa-gecisi-hizlandiriyor-288631</link>
      <pubDate>2026-08-24T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin, Windows'tan vazgeçip Linux'a geçişi hızlandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çin hükümeti, bazı devlet kurumlarında Windows işletim sistemini planlanandan önce terk ederek yerli Linux dağıtımlarına geçiş kararı aldı. ABD kökenli yazılım ve hizmetlere bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Pekin, dijital egemenlik stratejisinde yeni bir sayfa açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin, Windows'tan vazgeçip Linux'a geçişi hızlandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, teknoloji alanında uzun süredir gündemde olan bağımsızlık hedefine yönelik somut adımlar atıyor. Ülke, belirli devlet kurumlarında Windows işletim sistemini öngörülenden çok daha erken bir tarihte devre dışı bırakarak yerine Çin yapımı Linux dağıtımlarını koymayı planlıyor. Bu karar, Pekin'in özellikle ABD menşeli teknoloji ürünlerine olan bağımlılığını kademeli olarak sona erdirme stratejisinin en dikkat çekici halkalarından birini oluşturuyor. Avrupa'daki bazı ülkelerin daha önce benzer adımlar attığı düşünüldüğünde, Çin'in bu hamlesinin küresel ölçekte bir trendin parçası olduğu söylenebilir. Ancak Çin'in bu geçişi, yalnızca teknik bir tercih değil; aynı zamanda siyasi ve stratejik bir mesaj niteliği taşıyor.</p><h3>Çin, Windows 10 China Government Edition'ı erken emekliye ayırıyor</h3><p>Bloomberg'in yakın zamanda yayımladığı bir rapora göre Çin yönetimi, birkaç devlet kurumuna daha önce belirlenen takvimin ötesinde Windows 10 China Government Edition'ı terk etme talimatı verdi. Bu durum, Çin'in Windows 11'i benimsememe yönündeki kararlılığını da açıkça ortaya koyuyor. Pekin yönetimi, Windows 11'in kullanıcı gizliliği konusundaki müdahaleci yapısını ve gerçekte ne düzeyde mahremiyet sunduğunu ciddi biçimde sorguluyor. Bu sorgulama, yalnızca teknik bir değerlendirme olmanın ötesinde, Çin'in dijital güvenlik anlayışına dair güçlü bir politik deklarasyon olarak yorumlanıyor. Dolayısıyla Linux'a geçiş kararı, hem teknolojik hem de jeopolitik boyutlarıyla değerlendirilmesi gereken kapsamlı bir hamle olarak öne çıkıyor.</p><p>Çin, Amerikan şirketlerinden yalnızca yazılım alanında değil, donanım, medya ve diğer pek çok sektörde de kademeli biçimde uzaklaşıyor. Dünya genelinde birçok ülke, ABD merkezli yazılım ve hizmetlerin gizlilik vaatlerinin ne kadar güvenilir olduğu konusunda kaygılarını dile getirdi. Çin ise bu kaygıları somut eyleme dönüştürerek dijital egemenlik inşa etmeyi hedefliyor. Üstelik bu hamle ani bir karar değil; Pekin, yabancı teknolojiden yerli alternatiflere geçiş için yıllardır kademeli önlemler uyguluyor. Linux'a erken geçiş kararı, bu uzun soluklu stratejinin hız kazandığının en belirgin göstergesi.</p><h3>Microsoft'tan güvenlik açıklaması: "Herhangi bir olaydan haberdar değiliz"</h3><p>Çinli yetkililer, Windows'un dijital güvenlik açısından ciddi riskler barındırdığını defalarca vurguladı. Buna karşılık Microsoft, Bloomberg'e yaptığı açıklamada Windows 10 China Government Edition'ı etkileyen herhangi bir güvenlik ihlalinden haberdar olmadıklarını bildirdi. Şirket ayrıca söz konusu sürümün düzenli güvenlik güncellemeleri almaya devam ettiğini de ekledi. Windows'un bu özel Çin sürümü başlangıçta Şubat 2027'de kullanımdan kaldırılacaktı; ancak Çin hükümetinin aldığı yeni kararlarla bu tarih 2026 sonlarına çekildi. Bu durum, Pekin'in güvenlik endişelerini Microsoft'un açıklamalarına rağmen ciddiye almaya devam ettiğini ve kendi yol haritasını bağımsız biçimde belirlediğini gösteriyor.</p><p>Windows 10'un China Government Edition sürümü aslında doğrudan Microsoft tarafından geliştirilmedi. Bu sürümü C&amp;M Information Technologies, yani kısaca CMIT üretti. CMIT, Microsoft ile devlete ait China Electronics Technology Group arasında 2016 yılında kurulan bir ortak girişimin ürünü olarak ortaya çıktı. Bu özel Windows yapısı, Çin hükümetinin gereksinimlerine tam uyum sağlayacak şekilde tasarlandı. Yerelleştirilmiş etkinleştirme ve güncelleme mekanizmalarını bünyesinde barındıran sürüm, aynı zamanda belirli müşteri hizmetlerini devre dışı bıraktı ve Çin kriptografik standartlarına yönelik destek ekledi. Dolayısıyla bu sürüm, zaten standart bir Windows deneyiminden oldukça farklı bir yapıya sahipti ve Linux'a geçiş sürecinde bu farklılık geçişi kolaylaştırabilecek bir etken olarak değerlendiriliyor.</p><h3>KylinOS ve UnionTech hisseleri Linux haberiyle fırladı</h3><p>Peki Windows'un yerini hangi Linux dağıtımı alacak? Beklentilere göre bu dağıtım büyük olasılıkla yerli üretim bir Linux sürümü olacak. Nitekim Windows'u terk etme kararının duyulmasının ardından Çinli Linux tedarikçileri Kylin Software ve Tongxin Software Technology'nin (UnionTech) hisse senedi fiyatları hızla yükseldi. Bu durum, yatırımcıların Çin'in Linux'a geçiş hamlesini ciddi bir ticari fırsat olarak gördüğünü açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Kylin Software'in geliştirdiği KylinOS, masaüstü, sunucu ve çeşitli özelleştirilmiş sürümlere sahip kapsamlı bir işletim sistemi olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra openKylin adıyla denemek isteyen herkesin erişimine açık, ücretsiz ve tamamen açık kaynaklı bir sürüm de sunuluyor. Diğer taraftan UnionTech OS, yani UOS, Deepin ve Debian Linux temelinden türetilmiş bir dağıtım. Her iki firma da bugüne kadar ortalama tüketici pazarından çok hükümet ve kurumsal müşterilere odaklandı. Bu nedenle her ikisi de devlet kurumlarında Windows'un yerini almak için zaten güçlü adaylar konumundaydı. Linux'a geçiş kararı, bu şirketlerin yıllardır sürdürdüğü kurumsal odaklı stratejinin meyvesini verdiği anlamına geliyor.</p><h3>Huawei'nin HarmonyOS'u PC'ye uyarlanıyor ancak süreç uzun</h3><p>Huawei'nin geliştirdiği HarmonyOS 2, başlangıçta bir Android varyantı olarak ortaya çıkmıştı; ancak şu anda tamamen tescilli ve bağımsız bir işletim sistemi haline geldi. Bu işletim sistemi PC kullanımına da uyarlanıyor, fakat bu sürecin önemli ölçüde zaman alacağı öngörülüyor. Bu nedenle şu an itibarıyla kurumsal dağıtım için hazır olan tek yerleşik ortamlar KylinOS ve UOS olarak değerlendiriliyor. HarmonyOS'un masaüstü versiyonunun olgunlaşması için gereken süre göz önüne alındığında, kısa ve orta vadede Linux dağıtımlarının devlet kurumlarındaki birincil alternatif olmaya devam edeceği anlaşılıyor.</p><p>Bir işletim sisteminden diğerine geçiş hiçbir zaman kolay bir süreç değil ve Çin hükümeti bu gerçeğin farkında. Uygulama testleri, sürücü ve cihaz desteği, dosya formatı uyumluluğu, personel eğitimi gibi pek çok kritik konu ele alınmalı ve etkili biçimde hızla çözüme kavuşturulmalı. Bazı durumlarda Windows'a bağımlı yazılımların tamamen değiştirilmesi ya da Linux ortamına uyarlanması gerekebilir. Tüm bu zorluklar, geçiş sürecinin dikkatli bir planlama ve güçlü bir koordinasyon gerektirdiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Pekin'den net mesaj: Gizlilikten taviz yok, Linux tercih edildi</h3><p>Linux'a geçişin teknik olarak nasıl yürütüleceğine dair henüz ayrıntılı bir rapor yayımlanmadı. Ancak geçiş tarihinin erkene alınması, Çin hükümetinin karşılaşılacak engelleri derhal aşmak için kararlı biçimde harekete geçtiğinin açık bir işareti. Bununla birlikte bu karar, Çin genelinde Windows kurulumlarına yönelik ulusal çapta bir yasak anlamına gelmiyor. Microsoft, pazar payını korumak amacıyla Windows Home China 11 adıyla yalnızca Çince destekleyen, kısıtlı ve fabrika kilitli bir Windows 11 sürümünü zaten piyasaya sürdü. Bu sürüm, bireysel kullanıcılar ve özel sektör için bir seçenek olmaya devam ediyor.</p><p>Dikkat çekilmesi gereken bir diğer önemli nokta, Linux'a erken geçiş kararının şimdilik yalnızca belirli devlet kurumlarını kapsaması. Çin, geçişi daha sorunsuz ve verimli kılmak adına kademeli aşamalarla uygulamayı tercih ediyor olabilir. Her koşulda Pekin'in verdiği mesaj son derece net: Gizlilik konusunda taviz verilmeyecek. Beyaz Saray ile teknoloji kullanımı ve transferleri konusunda süregelen gerilim devam ederken, Çin hükümeti gelecekteki masaüstü ortamı olarak Linux'u tercih ettiğini tüm dünyaya ilan etti. Bu tercih, küresel teknoloji dengelerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/cin-windowstan-vazgecip-l-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288630</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/yargitay-dayak-yeme-goruntulerini-paylasan-saniga-hapis-cezasini-onadi-288630</link>
      <pubDate>2026-08-24T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yargıtay: Dayak yeme görüntülerini paylaşan sanığa hapis cezasını onadı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Yargıtay 12. Ceza Dairesi, dayak yediği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan kişinin paylaşımlarını alarak kendi hesabından paylaşan sanığa "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasını onadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yargıtay: Dayak yeme görüntülerini paylaşan sanığa hapis cezasını onadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dairenin kararına göre, Bursa&#39;da yaşayan bir kişi, dayak yediği anlara ilişkin görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Paylaşımları gören bir başka kişi de bu görselleri alarak, kendi sosyal medya hesabında paylaştı.</p><p>Dayak yiyen kişinin şikayeti üzerine paylaşımları yapan kişi hakkında &quot;verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; suçundan dava açıldı. Yargılamayı yapan Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi, &quot;atılı suçun kanunda suç olarak tanımlanmadığı&quot; gerekçesiyle sanık hakkında beraat hükmü kurdu.</p><p>Şikayetçinin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka aykırı buldu ve atılı suçtan sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi.</p><p>Sanık, suç unsurlarının oluşmadığını, suç işleme kastıyla hareket etmediğini ileri sürerek, mahkumiyet kararını temyiz etti.</p><p>Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığa &quot;verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasını hukuka uygun bularak onadı.</p><p><b>- "RIZA DIŞINDA YAYIMLAMA HAKKI YOK"</b></p><p>Dairenin kararında, şikayetçiye ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafların daha önce kendi hesabından paylaşılmış olmasının, bu fotoğrafların kişisel veri olma özelliğini değiştirmeyeceği ve üçüncü kişilere rıza dışında yayımlama hakkı tanımayacağı ifade edildi.</p><p>Yargılama aşamasında, söz konusu görüntülerin paylaşıldığı sosyal medya hesabının sanığa ait olduğunun tespit edildiğine işaret edilen kararda, &quot;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.&quot; ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/yargitay-dayak-yeme-gorun-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288629</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yastiklari-eski-hacmine-kavusturmanin-puf-noktalari-ortaya-cikti-288629</link>
      <pubDate>2026-08-24T12:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yastıkları eski hacmine kavuşturmanın püf noktaları ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yastık bakımı, sağlıklı bir uyku ve uzun ömürlü kullanım için büyük önem taşıyor. Uzmanlar, yastıkların neden düzleştiğini, hangi yöntemlerle eski hacmine kavuşabileceğini ve hangi durumlarda değişim gerektiğini ayrıntılı biçimde anlatıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yastıkları eski hacmine kavuşturmanın püf noktaları ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yastıkların zamanla düzleşmesi, hem konfor hem de sağlık açısından önemli sorunlara yol açıyor. Uzmanlar, yastık bakımı konusunda doğru yöntemlerin uygulanmasıyla yastıkların ömrünün uzatılabileceğini ve uyku kalitesinin artırılabileceğini vurguluyor. Farklı dolgu malzemelerine sahip yastıkların nasıl canlandırılacağı, hangi yöntemlerin etkili olduğu ve yastıkların ne zaman değiştirilmesi gerektiğiyle ilgili ayrıntılı bilgiler paylaşılıyor. Yastık bakımı hakkında merak edilen tüm detaylar, uzman görüşleriyle birlikte haberimizde.</p><h3>Jenny Reimold: 'Yastıkların düzleşmesi kaçınılmaz ama önlenebilir'</h3><p>HomeGoods iç mimar uzmanı Jenny Reimold, yastıkların gece boyunca maruz kaldığı baskı, ısı, nem ve vücut yağlarının zamanla dolgunun sıkışmasına ve elastikiyetin azalmasına neden olduğunu belirtiyor. Özellikle kuş tüyü ve tüy yastıkların nemli ortamlarda topaklanmaya, polyester yastıkların ise zamanla yoğun ve kalıcı topaklar oluşturmaya eğilimli olduğunu ifade ediyor. Hafızalı köpük ve lateks gibi malzemeler de kullanıldıkça orijinal formlarını kaybedebiliyor. Reimold, yastık bakımı konusunda düzenli temizlik ve doğru tekniklerin uygulanmasının, yastıkların ilk günkü formunu korumasında kritik rol oynadığını vurguluyor. Ayrıca, yastıkların türüne göre bakım yöntemlerinin farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Yastık bakımı için önerilen uygulamaların başında, dolgunun yeniden dağıtılması ve düzenli havalandırma geliyor.</p><h3>Melissa Maker: 'Kurutucu ve tenis topu yöntemiyle yastık bakımı kolaylaşıyor'</h3><p>Clean My Space YouTube kanalının sunucusu Melissa Maker, özellikle tüy, aşırı ve polyester yastıkların kurutucu ve tenis topu yöntemiyle eski hacmine kavuşabileceğini söylüyor. Maker, iki veya üç temiz tenis topunun ayrı çoraplara konulup düğümlendikten sonra yastıkla birlikte kurutucuya atılmasını öneriyor. Kurutucu düşük ısıda 20-30 dakika çalıştırıldığında, dönen toplar yastıkların içindeki topakları fiziksel olarak ayırıyor ve dolgunun daha homojen dağılmasını sağlıyor. Maker, bu işlemin yarısında yastığın çıkarılıp elle topakların açılmasının etkili sonuç verdiğini belirtiyor. Ayrıca, yastık bakımı sırasında yastıkların tamamen kuru olduğundan emin olmanın, küf ve kötü koku oluşumunu önlediğinin altını çiziyor. Yastığın kurutucudan çıktıktan sonra dokunulduğunda tamamen kuru hissedilmesi gerektiğini, aksi halde tekrar kurutucuya konulmasını tavsiye ediyor. Bu yöntem, yastık bakımı konusunda pratik ve hızlı bir çözüm sunuyor.</p><h3>Elle kabartma ve masaj teknikleriyle yastık bakımı</h3><p>Yastık bakımı için önerilen bir diğer yöntem ise elle kabartma ve masaj teknikleri. Melissa Maker, özellikle yatak toplama sırasında yastığın iki ucundan tutularak akordeon hareketiyle sekiz ila on defa sıkıştırılıp bırakılmasının dolgunun yeniden dağılmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Bu hareketten sonra yastığın 90 derece döndürülerek işlemin tekrarlanması öneriliyor. Hafif düzleşmiş yastıklar için ise avuç içiyle kenarlardan merkeze doğru yapılan masaj, topakların açılmasını ve dolgunun dengeli biçimde yayılmasını sağlıyor. Maker, yastığın tamamının çalışılması gerektiğini, sadece ortasına vurmanın yeterli olmadığını vurguluyor. Özellikle köşelerde biriken dolgunun dağılması için elle masajın etkili olduğu ifade ediliyor. Sert hafızalı köpük yastıklar için ise yüzeye sıkıca bastırıp köpüğün eski formuna dönmesine izin verilmesi, yastık bakımı açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p><h3>Güneşte havalandırma ve doğru yıkama ile yastık bakımı</h3><p>Uzmanlar, yastık bakımı kapsamında nemin giderilmesi ve tazelik sağlanması için güneş ışığının ve temiz havanın önemine dikkat çekiyor. Authenticity50'nin kurucu ortağı Steph MacDonald, yastık kılıfının çıkarılarak yastığın doğrudan güneş ışığında iki ila dört saat boyunca havalandırılmasını, bu süreçte yastığın yarıda çevrilmesini öneriyor. Sıcaklık, sıkışmış nemi buharlaştırırken, hava akışı dolgunun ayrılmasına ve genişlemesine katkı sağlıyor. Ancak, hafızalı köpük ve lateks yastıkların doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması gerektiği, bu malzemelerin gölgede ve iyi havalandırılan bir ortamda bekletilmesinin daha uygun olduğu belirtiliyor. Yastık bakımı sırasında yıkama ve kurutma işlemlerinde üretici talimatlarına uyulması gerektiği, yanlış yıkamanın dolgunun kalıcı olarak topaklanmasına yol açabileceği vurgulanıyor. Özellikle aşırı, tüy ve polyester yastıkların ılık suyla yıkanması, ardından kurutucuda düşük ısıda tamamen kurutulması öneriliyor. Kurutma işlemi sonrası elle kabartma ile kalan topakların açılması, yastık bakımı açısından tamamlayıcı bir adım olarak öne çıkıyor.</p><h3>Yastık türlerine göre yastık bakımı ve ömür uzatma yöntemleri</h3><p>Yastık bakımı, kullanılan dolgu malzemesine göre farklılık gösteriyor. Aşırı ve tüy yastıklar, yıkama, kurutma ve düzenli kabartma ile eski hacmine kavuşabiliyor. Özellikle yüksek kaliteli aşırı dolguya sahip yastıklar, 800 veya daha yüksek dolgu gücüyle uzun süre formunu koruyabiliyor. Tüy yastıklar ise döndürme ve kabartma işlemlerine iyi yanıt verirken, kırık veya hasarlı tüylerin onarılamayacağı belirtiliyor. Polyester yastıkların geri kazandırılması daha zor olsa da, yeni olduklarında kurutma topu ve elle kabartma yöntemleriyle olumlu sonuçlar alınabiliyor. Ancak ucuz polyesterin zamanla kalıcı topaklanmalara yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Sert hafızalı köpük yastıklar için geleneksel kabartma teknikleri etkili olmayabiliyor; eğer yastık geri dönmüyorsa veya kalıcı çukur oluşuyorsa değiştirilmesi gerekiyor. Lateks yastıklar ise dayanıklı yapısıyla öne çıkıyor fakat kurutucuya konulmaması, akordeon yöntemiyle elle kabartılması tavsiye ediliyor. Pamuk dolgu yastıklar ise büyük dolgu parçalarının hareket etmemesi nedeniyle canlandırılması en zor yastık türleri arasında yer alıyor. Bu tür yastıklar için elle nazik masaj ve dolgunun yeniden dağıtılması öneriliyor.</p><h3>Yastık bakımıyla ömrü uzatmanın püf noktaları</h3><p>Uzmanlar, yastık bakımı konusunda düzenli olarak uygulanan önlemlerin yastıkların ömrünü belirgin şekilde uzattığını belirtiyor. Bir yastık koruyucu kullanmak, ter ve yağların dolguya ulaşmasını engelleyerek yastığın temiz kalmasını sağlıyor. Koruyucunun her iki haftada bir yıkanması, birikintilerin önüne geçiyor ve yastık bakımı açısından önemli bir adım oluşturuyor. Yastıkların düzenli olarak döndürülmesi veya çevrilmesi, her gece aynı noktaya baskı uygulanmasını önleyerek deformasyon riskini azaltıyor. Halekulani Oteli baş temizlikçisi Audrey Goh, iki yastığın dönüşümlü olarak kullanılmasını, böylece her birinin havalanma ve şekil kazanma şansı bulmasını öneriyor. Bu yöntem, yastık bakımı sürecinde yastıkların daha uzun süre kabarık ve destekleyici kalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, yastıkların düzenli olarak havalandırılması, güneş ışığına çıkarılması ve doğru yıkama-kurutma döngülerinin uygulanması, uzun ömürlü ve sağlıklı yastık kullanımı için vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkıyor.</p><h3>Yastık bakımı yetersizse değişim zamanı geldi mi?</h3><p>Yastık bakımı için tüm yöntemler uygulandığı halde yastık eski formuna dönmüyorsa, değişim zamanı gelmiş olabilir. Melissa Maker, aşırı, tüy, tüy alternatifi ve polyester yastıklar için katlama testini öneriyor: Yastığı ikiye katlayın, birkaç saniye tutun ve bırakın. Eğer yastık eski haline dönüyorsa, canlandırmaya değer; ancak katlanmış kalıyorsa veya orijinal şekline dönmüyorsa, değiştirilmesi gerekiyor. Hafızalı köpük yastıklar için ortasına bastıktan sonra geri dönmeme durumu, kalıcı çukur oluşumu değişim ihtiyacını gösteriyor. The Benjamin Royal Sonesta Hotel temizlik müdürü Angela Castro, sürekli tüy dökülen, dolgunun parçalandığı veya yastığın sürekli katlanıp toplanmak zorunda kalındığı durumlarda da değişimin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Kabartma ve yıkama ile düzelmeyen kalıcı topaklar, çukurlar, destek kaybı nedeniyle ortaya çıkan boyun ağrısı, yıkama sonrası geçmeyen küf kokusu ve artan gece alerji semptomları da yastık değişimi için önemli işaretler arasında yer alıyor. Uzmanlar, yastık bakımıyla ömrü uzatmanın mümkün olduğunu ancak belirli aralıklarla değişim yapılmasının sağlık açısından en doğru tercih olduğunu vurguluyor. Genellikle aşırı ve tüy yastıklar bir ila üç yıl, tüy alternatifi yastıklar bir ila iki yıl, polyester yastıklar altı ay ila iki yıl, hafızalı köpük yastıklar iki ila üç yıl, lateks yastıklar ise iki ila dört yıl arasında değiştirilmeli.</p><p>Sonuç olarak, yastık bakımı konusunda uzman tavsiyelerine kulak vermek, hem konforlu bir uyku hem de sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor. Yastıkların düzenli olarak temizlenmesi, doğru yöntemlerle kabartılması ve zamanında değiştirilmesi, uyku kalitesinin ve genel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor. Yastık bakımıyla ilgili önerilere dikkat ederek, yastıklarınızın ömrünü uzatabilir ve her gece daha rahat bir uyku deneyimi yaşayabilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/24/yastiklari-eski-hacmine-k-216_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>