﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296269</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mekke-ortak-savunma-anlasmasinin-onaylanmasinin-uygun-bulunduguna-dair-kanun-teklifi-tbmmde-296269</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM'de]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM'de]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasıyla Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifi 3 maddeden oluşuyor.</p><p>Teklifin genel gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalandığını hatırlatıldı.</p><p>Anlaşma ile bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğun ve karşılıklı güvene dayalı birlikte çalışma kültürünün güçlendirilmesinin, Orta Doğu'da ve ötesinde işbirliğine ve kolektif caydırıcılığa dayalı güvenlik yaklaşımının tesis edilmesinin ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içinden çözümler üretilmesinin hedeflendiğini belirtilen gerekçede, şunlar ifade edildi:</p><p>"Bölgemizde bu şekilde saldırganlığın caydırılmasıyla kalıcı bir istikrar ve güvenlik ortamının tesis edilmesi halinde bunun orta ve uzun vadede tüm bölge ülkeleri üzerinde son derece olumlu sosyo-ekonomik etkilerinin olacağı değerlendirilmektedir. Mekke Anlaşması'nda taraflar birbirlerinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması amacıyla işbirliği yapmayı ve bu doğrultuda, BM Şartı'ndan kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir tarafın kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmayı taahhüt etmektedirler."</p><p>Anlaşmanın, kolektif savunma hükmünün tatbik edilmesinin kendiliğinden işlemeyeceği ve bu hususun yapılacak istişareler neticesinde mutabakatla alınacak kararlara dayalı olacağı bildirilen gerekçede, "Mekke Anlaşması bu çerçevede terörizm dahil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı taraf devletlerin savunma ve güvenliğini kolektif caydırıcılık temelinde güçlendirmeyi ve bu kapsamda tarafların silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirlik, işbirliği ve koordinasyonun artırılmasını hedeflemektedir." ifadesine yer verildi.</p><p>Anlaşmanın, savunma sanayi alanındaki işbirliğinin de derinleştirilmesi amacını taşıdığını belirtildi.</p><p>Mekke Anlaşması'nın, bölgesel sahiplenme, işbirliğine dayalı güvenlik ve kapsayıcılık ilkeleri üzerine inşa edildiği ve tamamen savunma odaklı anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı vurgulanan gerekçede, şunlar kaydedildi:</p><p>"Anlaşma, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkıda bulunma arayışında olan, uluslararası hukuka saygılı ve toprak bütünlüğü, egemen eşitlik ve içişlerine karışmama ilkelerini benimseyen tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır. Mekke Anlaşması, ülkemizin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından kaynaklanan ikili veya çok taraflı hiçbir yükümlülüğünü ortadan kaldırmamakta veya bunların yerine geçmemektedir. Aksine, anlaşmanın etkin şekilde uygulanmasıyla Orta Doğu bölgesinde sağlanması hedeflenen istikrar ve güvenlik ortamı, üyesi olduğumuz diğer bir ittifak olan NATO'nun Avrupa-Atlantik güvenliği bağlamındaki amaçlarıyla da uyumludur. Anlaşma kapsamında üstlenmekte olduğumuz yükümlülükler, ülkemizin NATO kapsamındaki hak ve yükümlülüklerine halel getirmemektedir. Mekke Anlaşması'nın aramızdaki güvenlik ve savunma işbirliğinin derinleştirilmesi suretiyle Suudi Arabistan ve Pakistan ile ikili ilişkilerimizi yeni bir düzeye taşıyacağı, aynı zamanda kapsayıcı bir bölgesel işbirliği mekanizması sunarak bölgemizde güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik yapıcı ve önalıcı gayretlerimize destek olacağı değerlendirilmektedir."</p><p>Kanun teklifi, esas komisyon olarak havale edildiği Dışişleri Komisyonunda görüşülecek. Komisyonda kabul edilmesinin ardından TBMM Genel Kurulunun gündemine alınacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mekke-ortak-savunma-anlas-312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296267</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-hem-otomotivde-hem-de-konut-fiyatlarinda-artis-manset-enflasyon-orani-296267</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Hem otomotivde hem de konut fiyatlarında (artış) manşet enflasyon oranının altında]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hayata geçirdikleri düzenlemeler sayesinde hem otomotivde hem de konut fiyatlarında artışın manşet enflasyonun altında kaldığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Hem otomotivde hem de konut fiyatlarında (artış) manşet enflasyon oranının altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Gelişim Üniversitesinin Avcılar Yerleşkesi'nde düzenlenen akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin eğitime verdiği önemden bahsederek, kamu bütçesinden en büyük payın bu alana ayrıldığını söyledi.</p><p>Ticaret Bakanlığının sorumluluk alanlarına ilişkin bilgiler veren Bolat, çok geniş bir alanda yetki ve sorumluluk çerçevesinde çalışmalar sürdürdüklerini belirtti.</p><p>Bolat, 2000'li yıllarla birlikte dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan ekonomik ve finansal krizlere değinerek, Kovid-19 ile birlikte enflasyon krizinin yaşandığını, sonrasında ise yüksek faiz politikalarının ve enflasyon ile mücadele programlarının birlikte yürütüldüğünü anlattı.</p><p>Türkiye'nin bu süreçte dünyadan ve özellikle Batı'dan pozitif ayrışarak ekonomik büyümesini devam ettirmeyi başardığını vurgulayan Bolat, ihracata dayalı büyümeyi devam ettirdiklerini, istihdamı artırmayı başardıklarını anlattı.</p><p>Bolat, Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremler, bölgesindeki savaşların yol açtığı olumsuzluklar, enerji fiyatlarındaki artış ve yüksek enflasyon gibi olumsuzluklara rağmen büyüdüğünün altını çizerek, 2000'li yılların ardından dünyanın önde gelen bazı ekonomilerinin gerilediğini ve ülkeler arasında ticaret savaşlarının yaşandığını anımsattı.</p><p>Yeşil ekonomi, dijital ekonomi ve yapay zeka gibi alanlarda yaşanan gelişmelerden bahseden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Dijital dünya o kadar hızlı gelişiyor ki birkaç yıl öncesine kadar hiç konuşmadığımız yapay zeka kavramı bugün hayatımızın içinde çok önemli bir yer edinmeye başladı. Bilim adamları ve uzmanların ifadesiyle daha hayatımıza yüzde 5 nüfuz eden yapay zekanın kalan yüzde 95'lik bölümünün bizlere nasıl bir hayat getireceğini, eğitim alanını nasıl etkileyeceğini, bugünün ve geleceğin mesleklerinde nasıl değişimler yapacağını hepimizin ölçmesi, biçmesi ve tartması hepimiz için çok büyük önem taşıyor."</p><p><strong>"SON 23 SENEDE 294 MİLYAR DOLAR DOĞRUDAN YATIRIM ALDIK"</strong></p><p>Bakan Bolat, Türkiye'nin 238 milyar dolar olan milli gelirinin haziran sonu itibarıyla 1,7 trilyon dolara yükseldiğini, "Kişi başına düşen milli gelir de 2025 sonu itibarıyla 18 bin 100 dolara ulaşarak dünyada orta üst gelirli ülkeler ligine yükseldik. Ülkemizdeki yaşam standartları ve refah düzeyi anlamında 20 yıl öncesine göre önemli bir yenilik sağladık." diye konuştu.</p><p>Ulaştırma alanında 300 milyar doların üzerinde, enerjide ise 200 milyar dolardan fazla yatırım yaptıklarını dile getiren Bolat, savunma sanayisi ile mal ve hizmetler ihracatı alanında sağlanan ilerlemeyi aktardı.</p><p>Bolat, Türkiye'nin üretim alanında sahip olduğu kabiliyete işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Dünyanın neresine gidersek gidelim artık iş insanlarımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Dünyanın her tarafında müteşebbis, girişimci, KOBİ, sanayici, müteahhit ve tüccarlarımızı görmemiz mümkün. Aynı zamanda öğrencilerimiz, hocalarımız, sivil toplumcularımız var. Aynı şekilde dünyanın her tarafından da Türkiye'ye yatırımlar geliyor. Son 23 senede 294 milyar dolar doğrudan yatırım aldık. Türkiye'de 90 bin yabancı şirket var."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/1-211020267a9fad67.jpg"/><p><strong>"DOĞAL GAZ VE PETROL TÜKETİMİNDE YERLİ ÜRETİMİN PAYINI DAHA ÇOK ARTIRACAĞIZ"</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, AR-GE, inovasyon, teknopark ve kuluçka merkezleri gibi alanlarda yapılan yatırımlardan bahsederek, buradaki fikirlerin keşiflere ve yeni teknolojilere dönüşmesinin başta makine sanayisi, bilişim, teknoloji, savunma sanayisi, enerji ve telekomünikasyon alanında ülkenin geldiği seviyeye önemli katkılar yaptığını anlattı.</p><p>Türkiye'nin yenilenebilir enerjide son yıllarda önemli yatırımlar yaptığını ve buradaki payın yüzde 50'yi aştığını ifade eden Bolat, "Enerji kaynaklarımızı hem miktar olarak artırmamız hem çeşitlendirmemiz hem de yerli kaynaklarımızın daha büyük pay almasını sağlamamız büyük önem taşımaktadır." diye konuştu.</p><p>Bolat, doğal gaz ve petrol tüketiminde yerli üretimin payını daha çok artıracaklarını kaydederek, teknoloji geliştirme noktasındaki girişimlere ilişkin bilgiler verdi.</p><p><strong>"(DÜZENLEMELER SAYESİNDE KONUT VE OTOMOBİLDE) FİYAT ARTIŞLARI ENGELLENDİ"</strong></p><p>Bakan Bolat, ticaret diplomasisi alanında yaptıkları faaliyetlerden ve gerçekleştirdikleri görüşme ve ziyaretlerden bahsederek, "Türkiye, Çin'den Fas'a kadar olan coğrafyada önemli bir sanayi üretim ülkesi haline geldi. 2019 sonunda Kovid başladığında gelişmiş sanayisi olan Avrupa ülkelerinin sanayi üretim endeksi 100 birimken aradan geçen 6 yıl sonunda 97-98'lerde. Bu lider ülkeler karşısında Türkiye'nin aynı tarihte 100 birimken geçen yıl itibarıyla 129 üretim değerine ulaşmıştır." şeklinde konuştu.</p><p>Yılda 11 milyon ihracat ve ithalatlı gümrük beyannamesi işlendiğini, 2,6 milyon civarında şirketin ve 2 milyon 267 bin civarında esnafın yöneticisi konumunda olduklarını dile getiren Bolat, iç ticaret, dış ticaret, gümrük rejimleri, serbest bölgeler gibi çok geniş alanlarda çalıştıklarını anlattı.</p><p>Bolat, tüketicilere yönelik çalışmalarına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Bazen bir top doldurmanın, bazen bir adet elmanın, bazen bir fincan kahvenin fiyatı sosyal medya üzerinden ana gündemimiz olabilirken bunlarla da ilgilenmek, uğraşmak ve bu süreçleri de yönetmek zorundayız. 3,5 yıllık görev süremiz içinde 100'e yakın önemli yönetmelikle iç ticarette düzenleyici tedbirler aldık. Sebze-meyve ticareti, perakende ticaretle, lisanslı depoculuk, kuyum ticareti, emlak sektörü, otomotiv sektörü ile düzenleme yapıldı. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ve Güvenli Ödeme Sistemi (GÖS) ile noterlerle yaptığımız işbirliği sayesinde bu sektörlerde (gayrimenkul ve otomotiv) çok ciddi bir güven ve istikrar getirildi, fiyat artışları engellenmiş oldu. Hem otomotivde hem de konut fiyatlarında (artış) manşet enflasyon oranının altında. Son bir yıl içinde otomotivde yüzde 22, konutta da yüzde 23 civarında yıllık fiyat artışı varken manşet enflasyon yüzde 29 civarında bulunmaktadır."</p><p><strong>ESNAFA 23 YILDA 883,5 MİLYAR LİRALIK FAİZ SÜBVANSİYONLU KREDİ</strong></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, tüketicilerin korunması için hayata geçirdikleri düzenlemelerden bahsederek, yönetmeliklere uymayanlara idari ceza yaptırımında bulunduklarını söyledi.</p><p>Esnafa yönelik desteklere ilişkin bilgiler veren Bolat, "23 yılda toplam 883,5 milyar lira yüzde 50 faiz sübvansiyonlu verdiğimiz finansman destekleriyle esnafımızın yatırımlarını, işletme kredisi ihtiyaçlarını karşıladık. Bundan sonra da devam edeceğiz. Oldukça iyi şartlarda bu destekleri vermeye devam ediyoruz." dedi.</p><p>Bolat, kadın kooperatiflerine çok büyük destekler verdiklerini, 5 yılda 848 kooperatifin 907 projesini desteklediklerini, 2026'da da 115 kooperatifin 126 projesine destek verdiklerini anlattı.</p><p>Tüketici hakem heyetlerinin tüketicinin korunması adına önemli bir görev ifa ettiğini belirten Bolat, "Sadece bu yıl 9 ayda 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı tüketici hakem heyetleri mahkemelere gitmeden çözmüştür." ifadelerini kullandı.</p><p>Bolat'a konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/ticaret-bakani-bolat-hem--784_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296264</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-afad-dalgiclarinin-toplu-olarak-gorevi-biraktigi-iddialarina-yalanlama-geldi-296264</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den "AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı" iddialarına yalanlama geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "AFAD'ın dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı ve su altı arama-kurtarma kapasitesinin yetersiz olduğu" yönündeki iddiaların asılsız olduğunu açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den "AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı" iddialarına yalanlama geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden (DMM) yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, AFAD'ın su altı arama-kurtarma ekiplerinin, 81 ilde 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız görev yaptığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:</p><p>"Ekipler personel sayısı, teknik donanım ve yetkinlik bakımından olaylara müdahale edebilecek kapasitededir. Görevi veya dalış faaliyetini bırakan halihazırda hiçbir personel bulunmamaktadır. İhtiyaç halinde yapılan bölgeler arası görevlendirmeler de bir yetersizlik değil, bütüncül afet yönetiminin olağan bir gereğidir.</p><p>Türkiye genelindeki AFAD ekiplerine ek olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, Jandarma Genel Komutanlığı'nın ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın da dalış ekipleri bulunmakta ve tüm birimler tam koordinasyon içinde sahaya sevk edilmektedir. Afet ve acil durumlarda canı pahasına görev yapan kurumlarımızı ve kahraman personelimizi hedef alan bu tür asılsız paylaşımlara ve algı operasyonlarına itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/dmmden-afad-dalgiclarinin-103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296263</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-bedir-mutabakat-zaptina-iliskin-aciklama-296263</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan "Bedir Mutabakat Zaptı"na ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Duran, Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı"nın dost ve kardeş ülkeler arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan "Bedir Mutabakat Zaptı"na ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı"na ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin, savunma ve güvenlik alanındaki işbirliklerini güçlendirerek bölgenin barış, huzur ve istikrarına katkı sunmaya devam ettiğini belirtti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-katar-pakistan-ve-endonezyadan-dev-savunma-anlasmasi-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi-296216" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiye-katar-pakistan-ve-815_2-41.jpg"/></div><h3>Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya'dan dev savunma anlaşması</h3></a><p>Katar'ın başkenti Doha'da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı"nın dost ve kardeş ülkeler arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildiren Duran, "Askeri üretimde işbirliğinin teşvik edilmesini, dört ülkenin askeri kabiliyetlerinin geliştirilmesini, teknik askeri eğitim ve araştırma-geliştirme (AR-GE) alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini amaçlayan bu mutabakatın, savunma alanındaki dayanışmamızı daha da güçlendireceğine inanıyorum. Bu önemli mutabakatın ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iletisim-baskani-durandan-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296260</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-fon-sorusturmalarinda-titiz-bir-sekilde-adli-ve-idari-sure-296260</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Fon soruşturmalarında titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz. Mevcut sorunların aşılmasıyla sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Fon soruşturmalarında titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz. Mevcut sorunların aşılmasıyla sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracak." dedi.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/cumhurbaskani-yardimcisi--831_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296258</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-disisleri-bakani-erakci-abd-ile-muzakerelerde-mevcut-durumda-ilerleme-icin-cok-az-neden-var-296258</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Erakçi: ABD ile müzakerelerde mevcut durumda ilerleme için çok az neden var]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Erakçi, ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehditlerini sürdürmesi ve anlaşmaya varma konusundaki isteksizliği nedeniyle iki ülke arasındaki müzakerelerde ilerleme beklemediklerini belirterek, "Mevcut durumda ilerleme için çok az neden var." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Erakçi: ABD ile müzakerelerde mevcut durumda ilerleme için çok az neden var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Financial Times için kaleme aldığı makalede, ABD ile yaşanan gerilim, müzakere ihtimali ve İran'ın diplomatik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>ABD ile müzakerelerde ilerleme beklenmediğini belirten Erakçi, bunun gerekçesini de ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehditlerini sürdürmesi ve bir anlaşmaya varma isteğinin bulunmaması olarak açıkladı.</p><p>Erakçi, ABD'ye sundukları 7 şartlık planın uygulanması halinde bölgedeki yaşamın yavaş yavaş normal seyrine döneceğini belirterek, "Mevcut durumda ilerleme için çok az neden var." ifadesini kullandı.</p><p>ABD'nin askeri çözümlerle krizlerin üstesinden gelemeyeceğini anlaması gerektiğini kaydeden Erakçi, ülkesinin diplomasi yolunu ilerletmeye hazır olduğunu ve aynı zamanda askeri tehditlere ve girişimlere karşı kendini savunma hakkını da koruyacağını kaydetti.</p><p>Erakçi, İran'ın mevcut koşullarda savaş, saldırı tehdidi ve geniş yaptırımlarla karşı karşıya kaldığına dikkati çekerek, savaşın hala devam ettiğini ve ülkesinin durumunun da bu gerçeği yansıttığını ifade etti.</p><p>Barışa ulaşamadıklarını ve barıştan da uzak olduklarını kaydeden Erakçi, tüm kararların savaş koşulları çerçevesinde alınması gerektiğini belirtti.</p><p>Erakçi, ABD ile yaşanan ihtilafı sona erdirmek için barışçıl ve onurlu bir çözüm bulma yolunda kararlı olduklarını ancak ABD'nin İran ile barış istediği yönündeki iddiasına güvenmediklerini ifade etti.</p><p>Erakçi, Hürmüz Boğazı'na alternatif rotaların oluşturulmasının Boğaz'ın küresel ekonomideki yerini zayıflatmayacağını ve İran'ın coğrafi konumu sebebiyle her zaman buradaki gemi trafiği üzerinde baskı yapma imkanına sahip olacağını savundu.</p><p>ABD'nin İran'a yeniden saldırması halinde bölge ülkeleri ile küresel ekonominin olumsuz etkileneceğine işaret eden Erakçi, ülkesinin kadim bir medeniyete sahip olarak hiçbir güç karşısında diz çökmeyeceğini ifade etti.</p><p>Erakçi son olarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırarak yanlış bir hesap yaptığını ve bu yanlışın tekrarlanması halinde acı bir son ile karşı karşıya kalınacağını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iran-disisleri-bakani-era-805_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296256</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eyup-ihl-ailesi-ikinci-kez-vefa-bulusmasinda-bir-araya-geldi-296256</link>
      <pubDate>2026-10-21T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eyüp İHL ailesi ikinci kez vefa buluşmasında bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eyüp İmam Hatip Lisesinin öğretmenleri ve mezunları, ESÖNDER tarafından düzenlenen “Hocalarıyla Buluşuyor” programının ikincisinde buluştu. Öğretmenlerin okul yıllarına dair anılarını paylaştığı programda, farklı kuşaklar aynı çatı altında bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eyüp İHL ailesi ikinci kez vefa buluşmasında bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eyüpsultan Önder İmam Hatipliler Derneği (ESÖNDER) tarafından düzenlenen "Eyüp İHL Hanım Mezunları Hocalarıyla Buluşuyor" programının ikincisi gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mvimg20261018150911-2110202615de58f2.jpg"/><p>Programa Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, İstanbul İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Şule Pişkin, Eyüpsultan İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız, Eyüp İmam Hatip Lisesinde farklı dönemlerde görev yapmış çok sayıda öğretmen ve okulun mezunları katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mvimg20261018162335-2110202647646845.jpg"/><p>Programda, okulun farklı dönemlerinde görev yapan öğretmenler öğrencilik yıllarına ilişkin anılarını anlatarak geçmişte yaşanan hatıraları katılımcılarla paylaştı. Mezunlar, hocalarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşarken okul yıllarına dair anılar da tazelendi.</p><p>Okulun eski öğretmenlerinden Nazif Demiral'ın kendi elleriyle hazırladığı çiğ köfte katılımcılara ikram edildi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, öğretmenler ve mezunlar arasındaki gönül bağını pekiştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/img4938-21102026c51b9862.jpg"/><p><b>"DÖNEM BAZLI BULUŞMALARLA DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>ESÖNDER Başkanı Ahmet Soytürk, Eyüp İHL'nin büyük bir aile olduğunu belirterek, "Hocalarımıza vefamızı göstermek ve mezunlarımız arasındaki gönül bağını güçlendirmek istiyoruz. Bundan sonraki süreçte dönem bazlı buluşmalarla bu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p>İkinci kez düzenlenen program, öğretmenler ve mezunların sohbet edip anılarını paylaşmasıyla sona erdi. Buluşma, Eyüp İHL ailesinin geçmişten gelen bağlarını güçlendirerek geleceğe taşıma hedefinin önemli bir adımı oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/img20261018wa0050-211020264c65fe6b.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/eyup-ihl-ailesi-ikinci-ke-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296255</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/kacakcilara-sinirda-safak-baskini-7-bini-askin-tarihi-eser-yurt-disina-kacirilmaktan-kurtarildi-296255</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaçakçılara sınırda şafak baskını: 7 bini aşkın tarihi eser yurt dışına kaçırılmaktan kurtarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaçakçılara sınırda şafak baskını: 7 bini aşkın tarihi eser yurt dışına kaçırılmaktan kurtarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Edirne'deki İpsala ve Kapıkule gümrük kapılarında gerçekleştirilen operasyonlarla kültür varlıklarının yurt dışına kaçırılmasının önlenmesinin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Gümrük Muhafaza ekiplerine teşekkür etti. Ersoy, "Bu toprakların hafızasını korumak, geleceğimize sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı.  </p><p>İpsala ve Kapıkule'deki operasyonlarla kültür varlıklarının yurt dışına çıkarılmasının engellendiğini belirten Ersoy, her bir eserin geçmişle kurulan bağı güçlendiren eşsiz bir emanet olduğunu vurguladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YJKHIJGHE5KvEVWPUpWjA5G3EVKnYdKLIRW_YdKnEFWjENa3YJanYBGTE.WDUFafUNKnYNKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>"MÜCADELENİN EN ÖNEMLİ HALKALARINDAN BİRİ"</b></p><p>Yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için yürütülen çalışmaların yanı sıra kaçakçılığın ülke sınırları içinde önlenmesinin de önem taşıdığını belirten Ersoy, şunları kaydetti:  </p><p>"Her bir eser, ait olduğu topraklarda anlamını koruyan, geçmişimizle bağımızı güçlendiren eşsiz bir emanet. Yurt dışına kaçırılan eserlerimizi ülkemize kazandırmak için verdiğimiz mücadelenin en önemli halkalarından biri de bu emanetleri ülkemizden çıkarılmadan korumak."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YpWXURafUBKrEVWTUpKXYJavEFKnYdKLURaHYdS7YJG_U5a3EdGzERG3Y.KLIFGDIBKrYdWjU1KbQ9az.jpg"/><p><b>BAKAN BOLAT VE GÜMRÜK MUHAFAZA EKİPLERİNE TEŞEKKÜR</b></p><p>Ersoy, operasyonlarda görev alan ekiplere teşekkürlerini şu sözlerle iletti:  </p><p>"Dikkat ve titizlikleriyle kültürel mirasımıza sahip çıkan Gümrük Muhafaza ekiplerimize, başta Ticaret Bakanımız Ömer Bolat olmak üzere operasyonlarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."  </p><p>Kültürel mirası koruma konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Ersoy, "Kurumlarımızın güçlü iş birliğiyle tarihimizin kaçakçılık rotalarında kaybolmasına izin vermeyecek, bu mirası gelecek nesillere ulaştırmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YJKHIJGHE5KvEVWPUpWjA5G3EVKnYdKLIRW_YdKnEFWjENa3YJanYBGTE.WDUFafUNKnYNKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>İKİ SINIR KAPISINDA KAÇAKÇILIĞA GEÇİT VERİLMEDİ</b></p><p>Gümrük Muhafaza ekiplerinin risk analizi ve denetimleri kapsamında İpsala ve Kapıkule gümrük kapılarında gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, yurt dışına kaçırılmak istenen kültür varlıkları ele geçirildi.  </p><p>İpsala Gümrük Kapısı'nda Türkiye'den Yunanistan'a çıkış yapmak üzere gelen bir tır, risk kriterleri doğrultusunda X-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta yapılan detaylı aramada, dorsedeki yemek ve malzeme dolabına gizlenmiş sikkeler, ok uçları, yüzükler ve çeşitli aksesuarlar bulundu.  </p><p>Kapıkule Gümrük Kapısı'ndaki kontrollerde ise X-ray taramasına yönlendirilen başka bir tırda, gümrüğe beyan edilmeyen ve tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen sikkeler ele geçirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/=YtWDE5afINS_YRKXUpWHERajYRKnYdG_UJaPYdKbEJWPENa3Eda3EBGXYtWrURW_UtWjU5KXU1KbQ9az.jpg"/><p>Her iki operasyonda ele geçirilen eserlere el konulurken, olaylarla ilgili cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde adli soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kacakcilara-sinirda-safak-316_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296244</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sergen-yalcin-icin-imza-toreni-duzenlenecek-tff-duyurdu-296244</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sergen Yalçın için imza töreni düzenlenecek! TFF duyurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nda teknik direktörlük görevine getirilen Sergen Yalçın için yarın imza töreni düzenlenecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sergen Yalçın için imza töreni düzenlenecek! TFF duyurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı'nda Vincenzo Montella'nın yerine teknik direktörlük görevine getirilen Sergen Yalçın için yarın imza töreni düzenlenecek.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) açıklamasına göre TFF Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'ndeki Orhan Saka Konferans Salonu'nda düzenlenecek tören, saat 14.00'te başlayacak.</p><p>TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da törende hazır bulunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sergen-yalcin-icin-imza-t-494_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296242</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sel-ve-su-baskinlarinin-ardindan-yurutulen-calismalara-iliskin-son-durum-istanbul-valisi-g-296242</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin son durum! İstanbul Valisi Gül'den paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, kentte sağanak sonrası meydana gelen sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin paylaşımda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin son durum! İstanbul Valisi Gül'den paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kentte 14 Ekim'de etkisini artıran sağanak yağışta bazı bölgelerde metrekareye yer yer 272 kilogram yağış düştüğünü, bu miktarın 1942'den bu yana İstanbul'da ölçülen en yüksek yağış olarak kayıtlara geçtiğini aktardı.</p><p>Afette hayatını kaybeden 7 vatandaşa Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır dileyen Gül, afetin ilk anından itibaren AFAD koordinasyonunda, tüm kurumların katkısıyla sahada olduklarını, arama kurtarma ve ilk müdahale çalışmalarında 9 bin 217, destek çalışmalarında ise 38 bin personelin görev yaptığını, çalışmalarda ayrıca 5 bin 280 araç ve iş makinesi ile 14 botun kullanıldığını kaydetti.</p><p>Arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını belirten Gül, AFAD koordinasyonunda ve ilgili kurumların katılımıyla zarar tespit çalışmalarının sürdüğünü, tespit edilen zararlar doğrultusunda vatandaşlara yönelik destek ve ödemelerin devam ettiğini, hasarların giderilmesi, ihtiyaçların karşılanması ve yaraların sarılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p><p>Vali Gül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Ayazağa'da Kentsel Dönüşüm Ofisi açıldığını, talep eden vatandaşların binalarının TOKİ aracılığıyla veya "Yarısı Bizden" kampanyası kapsamında yenileneceğini, İSKİ'nin de dere ıslah çalışmalarına başladığını bildirdi.</p><p>Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bakanlara, afet sürecinin koordinasyonunu yürüten AFAD başta olmak üzere, arama kurtarma ve ilk müdahale çalışmalarında görev alan tüm kurum ve kuruluşlarına, ekiplere, destek personeline, sivil toplum kuruluşlarına ve gönüllülere özverili çalışmaları için teşekkür eden Gül, paylaşımında, "Devletimizin tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanında olmaya, yaralarımızı birlikte sarmaya devam edeceğiz. Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle afetler yaşatmasın." ifadelerine yer verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sel-ve-su-baskinlarinin-a-144_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296236</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcellin-sebekesi-artik-cevresini-de-hissediyor-296236</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell'in şebekesi artık çevresini de “hissediyor”]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, 6G çağının önemli kullanım alanlarından biri olarak öne çıkan Entegre Algılama ve İletişim (Integrated Sensing and Communication - ISAC) teknolojisini İstanbul Fuar Merkezi ve Turkcell Küçükyalı Plaza'da gerçek saha koşullarında test etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell'in şebekesi artık çevresini de “hissediyor”]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tiami Networks'ün PolyEdge&#8482; çözümü kullanılarak yapılan çalışmada, 5G sinyallerindeki değişimler analiz edilerek, insan yoğunluğu kamera kullanılmadan yüzde 90 doğrulukla saptandı. Ayrıca insan hareketi ve konumuna ilişkin bilgiler elde edildi. Bu teknolojinin gelecekte, akıllı şehirlerden otonom sistemlere ve güvenliğe kadar pek çok farklı alanda yeni kullanım senaryolarının önünü açması bekleniyor.</p><article data-mg-article-url="https://www.aksam.com.tr/ekonomi/turkcellin-sebekesi-artik-cevresini-de-hissediyor/haber-1708021"><p>Turkcell, 5G ve ötesi teknolojilere yönelik Ar-Ge çalışmalarında yeni bir yetkinliği daha gerçek saha koşullarında test etti. İstanbul Fuar Merkezi ile yürütülen 6G Ar-Ge çalışması kapsamında, Entegre Algılama ve İletişim (ISAC) teknolojisi sahada test edildi. Tiami Networks iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmada, 5G sinyalleri bu kez yalnızca veri taşımak için değil, çevredeki insan hareketini ve yoğunluğunu algılamak için de kullanıldı.</p><p>Turkcell Ar-Ge ekiplerinin yönlendirdiği çalışma, mobil şebekenin bağlantı sağlamanın yanı sıra bulunduğu ortam hakkında da bilgi üretebildiğini göstermesi açısından kritik öneme sahip.</p></article><b>İNSAN YOĞUNLUĞU YÜZDE 90 DOĞRULUKLA TAHMİN EDİLDİ</b><br>İstanbul Fuar Merkezi'ndeki ilk faz testlerinde Turkcell'in bu yıl hayata geçirdiği ve tamamen şebekeden izole çalışan MPN (Mobile Private Network) özel şebeke çözümü kullanıldı. Kuruma özel sunulan 5G şebekesi üzerinden gerçekleştirilen çalışmada, 5G sinyallerinden yararlanılarak farklı yoğunluk seviyelerindeki insan sayısı yüzde 90 doğrulukla saptandı. Ortamdaki bir kişinin konumu da 3 metreye kadar hassasiyetle tahmin edildi.<br>Söz konusu çalışmayla, Türkiye'de ticari 5G altyapısı kullanılarak ilk kez C-bantta, 5G'nin iletişimin yanı sıra çevresini de algılamasını sağlayan ISAC teknolojisi sayesinde 'insan ve yoğunluk tespiti' ile 'insan-kaynaklı ihlal tespiti / tesis-hane güvenliği' senaryoları da test edildi. Böylece Türkiye'de 5G teknolojisinin ana taşıyıcısı olan C-bandın, gelecekte endüstriyel ve son kullanıcı odaklı algılama çözümlerine de ev sahipliği yapabileceği gösterildi.<br>ISAC, haberleşme için kullanılan mevcut 5G sinyallerindeki değişimleri analiz ederek çevredeki insan hareketi ve yoğunluğu hakkında bilgi üretiyor. Böylece kamera veya video temelli izleme altyapısına ihtiyaç duyulmadan insan hareketi ve yoğunluğu takip edilebiliyor. Bu yetkinlik; kalabalık alanların yönetimi, iç mekânda konum belirleme ve tesis güvenliği gibi alanlarda kullanılabilecek. Görüntü kaydı gerektirmemesi ise mahremiyet açısından önemli bir avantaj sunuyor.<br><b>GERÇEK OPERASYON KOŞULLARINDA DA DOĞRULANDI</b><br>Çalışmanın ikinci fazı ise Turkcell Küçükyalı Plaza'da gerçekleştirildi. 5G sinyallerindeki değişimler analiz edilerek bina girişindeki insan yoğunluğu ölçüldü. Sistem, ortamda insan hareketi algılandığında alarm üretebilen bir güvenlik senaryosunda da başarıyla test edildi. Böylece teknolojinin yalnızca kontrollü test ortamlarında değil, gerçek operasyon koşullarında da kullanılabileceği ortaya kondu.<br><b>TURKCELL GELECEK SENARYOLARINI BUGÜNDEN TEST EDİYOR</b><br>ISAC'ın önemi, 6G yol haritasında üstlendiği rolden kaynaklanıyor. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin (ITU) IMT-2030 çerçevesinde tanımladığı ISAC yetkinliğiyle, geleceğin mobil şebekelerinin çevrelerini de algılayabilen akıllı altyapılara dönüşmesi hedefleniyor. Bu yetkinliğin akıllı şehirlerden otonom sistemlere, güvenlik ve afet yönetiminden endüstriyel uygulamalara kadar pek çok alanda kullanılması bekleniyor.<br>Turkcell, mevcut 5G altyapısı üzerinde yürüttüğü Ar-Ge ve saha çalışmalarıyla, 6G ile yaygınlaşması beklenen yeni şebeke yetkinliklerini bugünden geliştirip, gerçek kullanım senaryolarında test ediyor.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/prof-21102026b61111b4.jpg"/><p>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör</p><p><b>"ŞEBEKELER ARTIK YALNIZCA İLETİŞİM KURMAYACAK, ÇEVRESİNİ DE ALGILAYACAK"</b></p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <b>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör </b>şunları söyledi: "5G ve ötesi teknolojilerle birlikte mobil şebekelerin rolü de değişiyor. Geleceğin şebekeleri yalnızca yüksek hızlı ve kesintisiz iletişim sağlayan altyapılar olmakla kalmayacak, aynı zamanda bulundukları ortamı algılayabilen akıllı sistemlere dönüşecek. ISAC'ın, 6G vizyonunda tanımlanan temel kullanım senaryolarından biri olması da bu dönüşümün önemini gösteriyor. Tiami Networks ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalarda, mevcut 5G altyapımızdan elde ettiğimiz sinyalleri yapay zekâ ile analiz ederek insan yoğunluğunu yüksek doğrulukla tahmin ettik. İnsan aktivitesine bağlı bina giriş-çıkışlarını da gerçek zamanlı olarak tespit edebildiğimizi gerçek saha koşullarında gösterdik. Üstelik bunu kişilerin görüntülerini kaydeden kamera sistemlerine ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilmek, teknolojinin mahremiyet odaklı kullanım senaryoları açısından da önemli bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. Bugünün 5G şebekesinde geliştirdiğimiz bu yeni yetkinliklerle, 6G ile hayatımıza girecek yeni kullanım senaryolarına bugünden hazırlanıyoruz."</p><p><b>"ISAC'IN YENİ NESİL ŞEBEKELERDEKİ ROLÜNÜ TURKCELL'LE BİRLİKTE ARAŞTIRIYORUZ"</b></p><p><b>Tiami Networks Kurucusu ve CEO'su Amitav Mukherjee</b> ise şöyle konuştu: "Turkcell ile yürüttüğümüz çalışmalar, mobil şebekeler 6G'ye doğru evrilirken mevcut hücresel altyapının gelişmiş algılama yeteneklerini nasıl destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Turkcell'in 6GEN.LAB ekibiyle birlikte pratik ISAC uygulamalarını ve algılama teknolojilerinin yeni nesil mobil şebekelerde üstlenebileceği rolü araştırmaktan büyük heyecan duyuyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkcellin-sebekesi-artik-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296235</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/bakan-ersoy-turkiyenin-kultur-varliklari-yasayan-mekanlara-donusecek-296235</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Türkiye'nin kültür varlıkları yaşayan mekanlara dönüşecek]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Mardin'in Savur ilçesinde "Aziz Sancar Müze Evi"nin açılışında açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bizim arzumuz Türkiye'nin dört bir yanındaki kültür varlıklarımızı korurken, onları toplumu buluşturan, yaşayan ve yeni anlamlar kazanan mekanlara dönüştürmektir." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Ersoy: Türkiye'nin kültür varlıkları yaşayan mekanlara dönüşecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mardin'in Savur ilçesinde "Aziz Sancar Müze Evi"nin açılışında konuştu.</p><p class="MsoNormal"><strong>Kültür ve Turizm Bakanı </strong><strong>Mehmet Nuri Ersoy</strong><strong>'un açıklamalarından  satır başları şöyle;</strong></p><p>Bizim arzumuz Türkiye'nin dört bir yanındaki kültür varlıklarımızı korurken, onları toplumu buluşturan, yaşayan ve yeni anlamlar kazanan mekanlara dönüştürmektir.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">#CANLI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy): Bizim arzumuz Türkiye'nin dört bir yanındaki kültür varlıklarımızı korurken, onları toplumu buluşturan, yaşayan ve yeni anlamlar kazanan mekanlara dönüştürmektir. https://t.co/eO4L8i8ghd</p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2112876543491854623?ref_src=twsrc%5Etfw">October 21, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/canli-bakan-ersoy-onemli--654_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296234</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-dusus-trendinde-21-ekim-carsamba-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-cumhuriyet-alti-296234</link>
      <pubDate>2026-10-21T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın düşüş trendinde! 21 Ekim Çarşamba gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? Güncel altın fiyatları]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[21 Ekim 2026 Çarşamba güncel altın fiyatları Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Altın fiyatlarında son durum merak ediliyor. Son dakika altın fiyatları araştırılıyor. Altın yatırımcılarının aklında tek soru: Bugün altın fiyatları ne kadar? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını fiyatı kaç lira? Altın düşüş trendine girdi. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 21 Ekim 2026 Çarşamba altın fiyatları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın düşüş trendinde! 21 Ekim Çarşamba gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? Güncel altın fiyatları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>21 Ekim Çarşamba güncel altın fiyatları</b> merak ediliyor. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? sorusu araştırılıyor. Yatırımcılar, son dönemde keskin düşüş yaşayan altın fiyatlarındaki son gelişmeleri anlık olarak takip etmek istiyor.</p><p>Peki, <b>bugün altın fiyatları ne kadar oldu? </b></p><p>Dün gram altın günü 0,32 azalışla 6 bin 573 liradan tamamlamıştı.</p><p>21 Ekim Çarşamba gününe düşüşle başlayan gram altın, saat 09.20 itibarıyla 6 bin 565 liradan işlem görüyordu. Aynı dakikalarda çeyrek altın 10 bin 786 liradan, cumhuriyet altını 42 bin 941 liradan satılıyordu.</p><p>Bugün altının onsu ise 4 bin 116 dolardan işlem görüyordu.</p><p><b>21 EKİM ÇARŞAMBA GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</b></p><p>Altına yatırım yapmak isteyenler son dakika altın fiyatlarını arama motorlarında sorguluyor.</p><p>Peki, çarşamba gününe düşüşle başlayan gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı şimdi kaç lira oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 21 Ekim Çarşamba altın fiyatlarında son rakamlar alış-satış tablosu ve canlı takip linki ile detayda karşınızda...</p><p class=""><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p class="">Gram altın alış: 6.592,78</p><p class="">Gram altın satış: 6.593,68</p><p class=""><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p class="">Çeyrek altın alış: : 10.522,26</p><p class="">Çeyrek altın satış: 10.765,23</p><p class=""><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p class="">Yarım altın alış: 20.979,35</p><p class="">Yarım altın satış: 21.530,46</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p class="">Cumhuriyet altını alış: 43.603,00</p><p class="">Cumhuriyet altını satış: 44.264,00</p><p><b>İniş çıkışlarıyla dikkat çeken altın fiyatlarını canlı takip etmek isteyenler aşağıdaki linkten en güncel verilere ulaşabilir. </b></p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/altin-sert-dusus-ivmesind-853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296233</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bahceli-ile-gorusme-yakin-zamanda-olabilir-296233</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bahçeli ile görüşme yakın zamanda olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yakın zamanda bir görüşmenin olabileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bahçeli ile görüşme yakın zamanda olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen Grup Toplantısı'nın ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. </p><p class="">Bir basın mensubu tarafından MHP Genel Başkanı Bahçeli ile görüşme gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğinin sorulması üzerine Erdoğan, "Daha kesinleşmedi, yapacağız, yakın zamanda olabilir" cevabını verdi. </p><p>Suriye'nin Başkenti Şam'a yapması beklenen ziyaretin tarihinin kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin soruyu ise "henüz değil" şeklinde cevapladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/53dd13c55da6411e8010-211020264d351c1e.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/cumhurbaskani-erdogan-par-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296232</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rus-gucleri-ukraynayi-vurdu-5-olu-56-yarali-296232</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rus güçleri Ukrayna'yı vurdu: 5 ölü 56 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rus ordusunun, Ukrayna'nın farklı bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında 5 sivilin hayatını kaybettiği ve 56 kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rus güçleri Ukrayna'yı vurdu: 5 ölü 56 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinnin (DSNS) sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Rus ordusunun dün geceden beri ülkeye hava saldırıları düzenlediği belirtildi.</p><p>Açıklamada, saldırılarda başkent Kiev'in de dahil olduğu, Ukrayna'nın farklı bölgelerinin hedef alındığı ifade edildi.</p><p>Saldırılar nedeniyle 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 35 kişinin yaralandığını aktarıldı.</p><p>Başkent Kiev'in Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya'nın bu gece başkente yaptığı saldırıda 1 kişinin öldüğünü ve 21 kişinin yaralandığını ifade etti.</p><p>Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan açıklamada da Rusya'nın ülkeye yönelik saldırılarda kullandığı farklı tipte, 186 adet insansız hava aracından (İHA) 150'nin imha edildiği belirtildi.</p><p>Rus ordusunun bu saldırılarda füzeleri de kullandığı kaydedilen açıklamada, Ukrayna'nın farklı bölgelerine yönelik hava saldırılarının devam ettiği aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/rus-gucleri-ukraynayi-vur-525_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296230</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-genel-baskani-bahceli-turkiye-libya-deniz-yetki-anlasmasi-akdenize-huzur-getirecek-296230</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli: Türkiye-Libya deniz yetki anlaşması Akdeniz'e huzur getirecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının onaylanmasına ilişkin, "Dün Trablusgarp'a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye'den, bugün Akdeniz'de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye'ye… Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli: Türkiye-Libya deniz yetki anlaşması Akdeniz'e huzur getirecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, &quot;mavi vatan&quot; doktrininin uluslararası hukuktan doğan meşru hak ve menfaatler doğrultusunda emin, kararlı adımlarla hukuki bir zeminde ilerlediğini belirtti.</p><p>Türkiye ile Libya arasında 2019&#39;da imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı&#39;nın, dün Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanarak yeni bir aşamaya ulaştığını aktaran Bahçeli, söz konusu kararın, mevcut mutabakatın hukuki ve siyasi zeminini pekiştirirken, Türkiye&#39;nin Doğu Akdeniz&#39;deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.</p><p>Deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının Türkiye-Libya münasebetlerinin güçlenmesinin ötesinde, Akdeniz&#39;in huzur ve istikrarına, gönül ve kültür coğrafyasının güvenliğine ve Avrupa&#39;nın enerji arz hatlarının daha güvenli hale gelmesine katkı sağlayabilecek bir adım olduğunun altını çizen Bahçeli, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bugünkü Türkiye&#39;yi anlamanın yolu, dünün Türkiye&#39;sini hatırlamaktan geçmektedir. 1911&#39;de Trablusgarp&#39;ta vatan toprağını savunmak için denizaşırı bir mücadele vermek zorunda kalan, İtalyan donanmasının Akdeniz&#39;deki üstünlüğü karşısında Libya&#39;ya asker ve mühimmat ulaştırmakta büyük güçlükler yaşayan bir Türkiye&#39;den, bugün Akdeniz&#39;de harp gemileriyle varlık gösteren, deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunan ve milli haklarını hem sahada hem de masada kararlılıkla koruyan bir Türkiye&#39;ye ulaşılmıştır.&quot;</p><p><b>- "TÜRKİYE'NİN NASIL GÜÇLENDİĞİNİN AÇIK BİR GÖSTERGESİ"</b></p><p>Bir asır önce denizlere ulaşamamanın ağır bedelini ödeyen Türkiye&#39;nin, bugün denizlerdeki varlığını milli güvenliğinin, egemenlik haklarının ve bölgesel menfaatlerinin ayrılmaz bir unsuru haline getirdiğine işaret eden Bahçeli, &quot;Trablusgarp&#39;tan Mavi Vatan&#39;a uzanan bu tarihi yürüyüş Türkiye&#39;nin ufkunun, diplomatik kudretinin ve milli iradesinin de nasıl güçlendiğinin açık bir göstergesidir. Dün Trablusgarp&#39;a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye&#39;den, bugün Akdeniz&#39;de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye&#39;ye... Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bahçeli, &quot;mavi vatan&quot;ın Türkiye&#39;nin tarihi mirasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarının ve güçlü Türkiye idealinin ifadesi olduğunu belirterek, denizlerde güçlü olmanın devletin ufkunu genişlettiğini, milli haklara sahip çıkmanın ise istikbali güvence altına aldığını vurguladı.</p><p>Türkiye&#39;nin Akdeniz&#39;deki varlığının huzur, istikrar ve karşılıklı menfaatlerin teminatı olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, &quot;mavi vatan&quot; doktrininin bugünlere ulaşmasında emeği geçenlere ve mutabakata imza atan yasama ve yürütme makamlarındaki tüm yetkililere takdir ve teşekkürlerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mhp-genel-baskani-bahceli-809_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296229</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kayi-savunma-muhimmat-cozumlerini-cekyada-kuresel-vitrine-cikardi-296229</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KAYI SAVUNMA mühimmat çözümlerini Çekya'da küresel vitrine çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisinin stratejik mühimmat üreticilerinden KAYI SAVUNMA, Prag'daki uluslararası savunma sanayisi fuarında yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği ürünleri sergiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KAYI SAVUNMA mühimmat çözümlerini Çekya'da küresel vitrine çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Çekya'nın başkenti Prag'da düzenlenen uluslararası savunma sanayisi fuarı "Future Forces Fuarı ve Forumu 2026"ya katılan KAYI SAVUNMA, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği ileri teknoloji mühimmat çözümlerini küresel vitrine çıkarıyor.</p><p>Çekya Cumhurbaşkanlığı ve Hükümeti'nin himayesinde, NATO ve Avrupa Birliği yapılarıyla işbirliği içinde bu yıl 16'ncı kez gerçekleştirilen fuar, "Savunma ve Güvenlikte İleri Teknolojiler" temasıyla düzenleniyor.</p><p>Etkinlik, 35'i aşkın ülkeden katılımcıları ve resmi heyetleri bir araya getiriyor. Şirket, yüksek tahrip gücüne sahip uçak bombalarından yeni nesil havan sistemlerine ve ağır mühimmat konseptlerine kadar geniş ürün yelpazesiyle fuarda boy gösteriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42821297.jpg"/><p><strong>AVRUPALI SAVUNMA PAYDAŞLARIYLA STRATEJİK İŞBİRLİĞİ HEDEFİ</strong></p><p>Fuar kapsamında uluslararası askeri heyetler ve müttefik ülke temsilcileriyle stratejik işbirliklerini geliştirmeyi hedefleyen şirket, Avrupalı paydaşlarla sürdürülebilir ilişkiler kurmayı amaçlıyor.</p><p>Şirket, bu doğrultuda kara, hava ve havan mühimmatları alanlarındaki ürün gruplarını etkinlikte öne çıkarıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen KAYI SAVUNMA Genel Müdürü Bekir Narin, fuarın Avrupa'nın savunma gündemini belirleyen kurum ve heyetlerle bir araya gelmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42821296.jpg"/><p>Narin, "Mühimmat ihtiyacının her zamankinden fazla konuşulduğu bu dönemde, yüksek üretim kapasitemiz ve mühendislik gücümüzü Prag'da dost ve müttefik ülkelerin temsilcileriyle paylaşıyoruz. Bölgenin ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizle uzun vadeli işbirliklerine hazırız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>ZENGİN ÜRÜN PORTFÖYÜ ZİYARETÇİLERLE BULUŞUYOR</b></p><p>PVA EXPO PRAGUE'da düzenlenen etkinlikte KAYI SAVUNMA, hava mühimmatları ürün grubundan MK serisi genel maksat uçak bombalarının 500 lb'lik MK&#8209;82 ve 1.000 lb'lik MK&#8209;83 versiyonları ile FAB&#8209;250 uçak bombasını kitli yapılandırmalarıyla standında sergiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42821299.jpg"/><p>Havan mühimmatları grubunda 60 mm, 81 mm ve 120 mm havan mühimmatları yer alırken 120 mm havan mühimmatı düz ve yivli namlu versiyonlarıyla ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Bunun yanında 107 mm ve 122 mm topçu roketleri, 155 mm topçu mühimmatı ve farklı tapa modelleri de ziyaretçilerle buluşuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kayi-savunma-muhimmat-coz-993_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296228</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-625-suc-orgutune-1741-operasyon-yaptik-296228</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: 625 suç örgütüne 1741 operasyon yaptık]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "625 suç örgütüne, 1741 operasyon yaptık. 22'si uluslararası bağlantılı olan örgütler" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: 625 suç örgütüne 1741 operasyon yaptık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti TBMM Grup toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p>Bir gazetecinin sorusu üzerine Çiftçi suç örgütlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p><p>"Yeni nesil suç örgütleri ile mücadelemiz benden önce de başlamıştı. Bugüne kadar 625 suç örgütüne 1741 operasyon yaptık. 22'si uluslararası bağlantılı olan örgütler. Dün Belçika'ya aradığımız kişilerle ilgili bir liste verdik."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/icisleri-bakani-ciftci-62-536_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296227</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yalnizlik-sadece-bir-his-degil-olculebilir-bir-olum-riski-uzmanlar-hayati-tehlikeyi-duyurdu-296227</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yalnızlık sadece bir his değil, ölçülebilir bir ölüm riski! Uzmanlar hayati tehlikeyi duyurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[UK Biobank tarafından 500 binden fazla katılımcıyla yürütülen geniş kapsamlı araştırma, sosyal izolasyonun ve yalnızlığın, kronik hastalık olmadan geçirilen sağlıklı yaşam süresini önemli ölçüde kısalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, sosyal ilişkilerin diyet ve egzersiz kadar kritik olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yalnızlık sadece bir his değil, ölçülebilir bir ölüm riski! Uzmanlar hayati tehlikeyi duyurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere merkezli UK Biobank'ın 500 bini aşkın katılımcı üzerinde gerçekleştirdiği yeni araştırma, sosyal izolasyon ve yalnızlık gibi faktörlerin, kronik hastalıklar olmadan geçen sağlıklı yaşam süresini ciddi oranda kısalttığını gösterdi. Araştırmacılar, sosyal bağlantıların yalnızca duygusal ve zihinsel sağlıkla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bireylerin yaşam süreleri üzerinde de doğrudan etkili olduğunu belirtiyor. Elde edilen bulgular, sosyal ilişkilerin diyet ve egzersiz kadar hayati bir rol oynadığını ortaya koyarak, sosyal izolasyonun ve yalnızlığın ölüm oranlarını artırdığına dikkat çekiyor.</p><h3>UK Biobank verileri: sosyal izolasyon sağlıklı yaşamı kısaltıyor</h3><p>UK Biobank'ın biyomedikal veri tabanından elde edilen bilgilerle yürütülen araştırmada, katılımcılar yalnızlık ve sosyal izolasyon düzeylerine göre dört gruba ayrıldı. Araştırmacılar, hem yalnızlık hem de sosyal izolasyon yaşayan bireylerin, bu sorunları yaşamayanlara kıyasla kronik hastalıksız geçirdikleri yılların daha kısa olduğunu tespit etti. Üstelik bu etki, yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı kalmadı; zihinsel sağlık açısından da benzer sonuçlar gözlendi. Yalnızlık ve sosyal izolasyonun birlikte görülmesi, hastalıksız yaşam beklentisini kayda değer biçimde azaltırken, bu durumun erken ölüm riskini de artırdığı vurgulandı. Araştırmaya göre, diyabet, kalp hastalığı, akciğer rahatsızlıkları, demans, kanser, depresyon ve anksiyete gibi kronik hastalıklardan bağımsız olarak sosyal izolasyonun olumsuz etkileri ölçülebilir düzeyde ortaya çıktı.</p><h3>Uzmanlar: sosyal ilişkiler sağlıklı yaşam için kritik</h3><p>Çalışmaya katkı sağlayan uzmanlar, sosyal izolasyon ve yalnızlık kavramlarının genellikle birbiriyle karıştırıldığını, ancak farklı boyutları bulunduğunu belirtiyor. Los Angeles'ta görev yapan somatik travma terapisti Chloë Bean, sosyal izolasyonun bireylerin başkalarıyla ne kadar sık vakit geçirdiğiyle ilgili olduğunu, yalnızlığın ise ilişkilerin kalitesi ve kişinin kendini ne kadar tanınmış hissettiğiyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Kaiser Permanente Northern California'dan psikiyatrist Drew Maygren ise, sosyal izolasyonun bazen öz koruma amacıyla ortaya çıkabileceğini, yalnızlığın ise ilişkilerden beklenen duygusal desteğin karşılanmaması halinde ortaya çıktığını söylüyor. Her iki durumun da, özellikle depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozuklukların gelişiminde etkili olduğu vurgulanıyor.</p><h3>Sosyal izolasyonun sağlığa etkileri: stres ve alışkanlıklar bozuluyor</h3><p>Lisanslı evlilik ve aile terapisti Saba Harouni Lurie, sosyal bağlantı eksikliğinin bireylerin stresle başa çıkmasını zorlaştırdığını, bunun da uyku düzeni, günlük alışkanlıklar ve genel fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Lurie, destek alınabilecek sosyal çevrenin, kişisel bakım ve sağlık takibi açısından büyük önem taşıdığını, örneğin bir arkadaşın kişinin kötü hissettiğini fark ederek doktora gitmesi için teşvik edebileceğini söylüyor. Öte yandan, kötü sağlık durumu, ağrı veya hareket kısıtlılığı gibi nedenlerle sosyal bağlantıların sürdürülmesi zorlaşabiliyor. Yaş ilerledikçe eş, arkadaş veya iş çevresinin kaybı da sosyal izolasyonu derinleştiriyor. Zihinsel sağlık sorunları, kişinin ilişkiler kurmasını veya mevcut ilişkilerini sürdürmesini daha da güçleştirebiliyor. Bu döngü, zamanla kırılması daha zor bir hal alıyor ve bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.</p><h3>Yalnızlıkla başa çıkmanın yolları: uzmanlardan tavsiyeler</h3><p>Uzmanlar, yalnızlık ve sosyal izolasyonla mücadelede ilk adım olarak güvendiğiniz birine ulaşmayı öneriyor. Basit bir mesaj, telefon görüşmesi ya da kısa bir sohbet bile bağlantı hissini artırabiliyor. Amaç, yalnızlığı bir anda ortadan kaldırmak değil; iletişim kurmayı ve paylaşımı daha kolay hale getirmek. Ayrıca, düzenli ve anlamlı temasların, ara sıra yapılan büyük sosyal etkinliklerden daha faydalı olduğu belirtiliyor. Gönüllü çalışmalar, egzersiz dersleri, inanç toplulukları ya da hobi grupları gibi ortak ilgi alanlarına sahip etkinliklere katılmak, sosyal bağlantıların güçlenmesine yardımcı olabiliyor. Düzenli olarak aynı insanlarla bir araya gelmek, zaman içinde doğal bir yakınlık ve tanıdıklık oluşturuyor. Uzmanlar, küçük sohbetlerin ötesine geçerek, gerçekten yaşanan duyguları ve düşünceleri paylaşmanın da yalnızlık hissini azaltmada etkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca, yabancılarla yapılan kısa ve samimi etkileşimlerin, sosyal becerileri geliştirmeye yardımcı olduğu ve sinir sisteminin güven duygusunu pekiştirdiği ifade ediliyor. Bu tür küçük adımlar, sosyal izolasyonun olumsuz etkilerini azaltmada önemli rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/yalnizlik-sadece-bir-his--197_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296226</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-brukselde-is-dunyasi-temsilcileriyle-gorustu-296226</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Brüksel'de iş dünyası temsilcileriyle görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel'de iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Brüksel'de iş dünyası temsilcileriyle görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika ziyareti kapsamında, Brüksel'de iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.</p><p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Brüksel'de iş dünyası temsilcileriyle görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/gndem-211020261c9b8e6d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/disisleri-bakani-fidan-br-697_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296225</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/geri-donusum-deposunda-cikan-yangin-panige-neden-oldu-dumanlar-kent-merkezinden-goruldu-296225</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Geri dönüşüm deposunda çıkan yangın paniğe neden oldu: Dumanlar kent merkezinden görüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Yıldırım ilçesinde bulunan bir geri dönüşüm deposunda çıkan yangın paniğe neden oldu. Depodan yükselen yoğun dumanlar kent merkezinden de görülürken, olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Geri dönüşüm deposunda çıkan yangın paniğe neden oldu: Dumanlar kent merkezinden görüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın, Bursa'nın Yıldırım ilçesi Sakarya Mahallesi'nde bulunan geri dönüşüm deposunda meydana geldi. Henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangında depodan yoğun dumanlar yükseldi. Gökyüzünü kaplayan dumanlar Bursa kent merkezinin farklı noktalarından da fark edildi.</p><p>İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c1946642-211020268588b4ab.mp4" type="video/mp4"></video><p>Öte yandan Bursa'da geri dönüşüm depolarında meydana gelen yangınlar ve bu yangınlar sırasında ortaya çıkan yoğun dumanlar, hava kirliliği konusunu da yeniden gündeme geldi. Vatandaşlar, benzer yangınların çevre ve hava kalitesi üzerindeki etkilerine dikkat çekti.</p><p>Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi ve olayla ilgili gerekli incelemelerin yapılması için belediye ve polis ekiplerinin çalışma başlattığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/geri-donusum-deposunda-ci-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296224</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-tum-yollari-kapatip-tehdit-edip-ayni-zamanda-muzakerelerden--296224</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Tüm yolları kapatıp, tehdit edip aynı zamanda müzakerelerden bahsedemezsiniz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile arabulucular aracılığıyla devam eden görüşmelere ilişkin, “Tüm yolları kapatıp, tehdit edip aynı zamanda müzakerelerden bahsedemezsiniz.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Tüm yolları kapatıp, tehdit edip aynı zamanda müzakerelerden bahsedemezsiniz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre, Pezeşkiyan, başkent Tahran'da katıldığı bir programda İran ile ABD arasında yürütülen müzakerelere ilişkin açıklama yaptı.</p><p>ABD'nin İran halkının haklarını resmi olarak tanımasını, "zorbalık dilini bırakmasını" ve saldırganlığı durdurmasını isteyen Pezeşkiyan, ancak o zaman bir araya gelip konuşabileceklerini söyledi.</p><p>"Savaş peşinde olmadıklarını ve zorbalığa da boyun eğmeyeceklerini" dile getiren Pezeşkiyan, "Tüm yolları kapatıp, tehdit edip aynı zamanda müzakerelerden bahsedemezsiniz." ifadelerini kullandı.</p><p>Anlaşma yapıldıktan sonra bunu imzalayanların sonuna kadar anlaşmaya bağlı kalması gerektiğini ifade eden Pezeşkiyan, ancak ABD'nin önce anlaşma imzaladığını sonra bunu bozduğunu söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iran-cumhurbaskani-pezesk-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296223</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkiyenin-uzay-ve-havacilik-faaliyetleri-icin-gelecek-3-yilda-100-milyar-liraya-yakin-odenek-296223</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin uzay ve havacılık faaliyetleri için gelecek 3 yılda 100 milyar liraya yakın ödenek]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin uzay ve havacılık faaliyetlerinin geliştirilmesi amacıyla gelecek 3 yılda 100 milyar liraya yakın kaynak kullanılması öngörülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin uzay ve havacılık faaliyetleri için gelecek 3 yılda 100 milyar liraya yakın ödenek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve Bütçe Gerekçesi'nden yapılan derlemeye göre, Türkiye'nin uzay ve havacılık alanında küresel rekabetteki konumunun güçlendirilmesi, hava yolu ulaşımında güvenli, konforlu ve çevreye duyarlı hizmetlerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p><p>Bu yılın bütçesinde 8 milyar 729 milyon 2 bin lira olan program ödeneğinin, 2027'de yüzde 181,7 artışla 24 milyar 587 milyon 454 bin liraya çıkarılması planlanıyor. Böylece gelecek yılın ödeneği, bu yılın yaklaşık 3 katına ulaşacak.</p><p>Program için öngörülen kaynağın 2028'de 30 milyar 597 milyon 399 bin lirayı, 2029'da ise 36 milyar 953 milyon 579 bin lirayı bulması bekleniyor. Böylece gelecek 3 yıldaki ödenek planının toplam tutarı 92 milyar 138 milyon 432 bin lira olacak.</p><p><b>HAVACILIKTA ULAŞIM, UZAYDA TEKNOLOJİ ÜRETİMİ DESTEKLENECEK</b></p><p>Bütçe gerekçesinin fonksiyonel sınıflandırmasında, hava yolu taşımacılığı tesislerinin inşaat ve işletme işleri ile hizmetleri için gelecek yıl 18 milyar 713 milyon 651 bin lira öngörülüyor. 2028 yılında bu tutarın 23 milyar 860 milyon 234 bin liraya ve 2029'da 29 milyar 573 milyon 297 bin liraya ulaşması bekleniyor.</p><p>Programın performans hedefleri arasında direkt transit dahil havalimanı toplam yolcu sayısının 2027'de 272 milyona, 2028'de 282 milyona, 2029'da 291 milyona çıkması bulunuyor.</p><p>Uzay alanında ise Milli Uzay Programı kapsamında teknoloji üretme kabiliyetinin artırılması, kritik ve yüksek katma değerli uzay teknolojilerinin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi ile yerli üretim kapasitesini güçlendirecek AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi planlanıyor. Araştırma, test ve doğrulama altyapılarının da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p><b>UYDULARDAN İNSANLI BİLİM MİSYONLARINA</b></p><p>Türkiye, son yıllarda yer gözlem ve haberleşme uydularından insanlı bilim misyonlarına uzanan çeşitli projeleri hayata geçirdi.</p><p>İMECE ile metre altı çözünürlüklü yer gözlem kabiliyeti kazanan Türkiye, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'yı da hizmete aldı. Yeni nesil haberleşme uydusu Türksat 7A'ya yönelik çalışmalar sürüyor.</p><p>Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında Alper Gezeravcı, 2024'te Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 bilimsel deney yaptı. Tuva Cihangir Atasever de aynı yıl yaptığı yörünge altı araştırma uçuşunda 7 deneyi tamamladı.</p><p>Türkiye, bu yıl 5-9 Ekim'de Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026) de ev sahipliği yaparak uzay ajanslarını, bilim insanlarını ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.</p><p><strong>AY GÖREVİ İÇİN HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR</strong></p><p>Türkiye'nin uzay alanındaki gelecek hedefleri arasında yer alan Ay Araştırma Programı kapsamında da ilk derin uzay görevi için hazırlıklar devam ediyor.</p><p>TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirilen Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetleri tamamlandı. Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip araç için sistem seviyesi çevresel testleri yürütülüyor.</p><p>2027'de fırlatılması hedeflenen araçla Ay yörüngesinden görüntü ve bilimsel veri toplanması planlanıyor. Görev kapsamında yerli hibrit itki sisteminin derin uzayda çalıştırılması ve geliştirilen teknolojilerin uzay koşullarında denenmesi hedefleniyor.</p><p>Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda Somali'de bir uzay limanı yapılmasına yönelik proje için de çalışmalar devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiyenin-uzay-ve-havaci-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296222</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-libya-mutabakatinda-yeni-donem-temsilciler-meclisinin-onayi-296222</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Libya mutabakatında yeni dönem: Temsilciler Meclisinin onayı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Libya Temsilciler Meclisinin kararı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını destekleyen önemli bir diplomatik gelişme niteliği taşıyor ve Ankara'nın Libya'nın doğusuyla ilişkilerinde yeni bir aşamaya işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Libya mutabakatında yeni dönem: Temsilciler Meclisinin onayı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Afrika jeopolitiği ve güvenliği alanında uzmanlaşmış kıdemli araştırmacı ve analist Ferhat Polat, Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasının stratejik önemini ve Doğu Akdeniz jeopolitiğine yansımalarını kaleme aldı.</p><b><center class="triple-star"><p class="triple-star"><center><b>***</center></b></p></center></b><p>20 Ekim 2026'da Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatını onaylaması, Doğu Akdeniz jeopolitiği açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p><p>Libya'nın siyasi yapısında önemli ve meşru bir kurumsal aktör olan Temsilciler Meclisinin bu kararı, anlaşmanın daha önce meclis onayından geçmemesi üzerinden Türkiye'ye yöneltilen eleştirilerin önemli bir dayanağını da ortadan kaldırıyor.</p><p>Önceki dönemde iç siyasi meşruiyet ve onay süreci üzerinden tartışılan mutabakat, bu kararla birlikte Libya'nın doğusundaki yasama organının da desteğini alarak daha geniş bir siyasi kabul kazanıyor.</p><p>Bu gelişme, yalnızca Türkiye-Libya ilişkileri açısından değil, anlaşmanın siyasi ağırlığı, uygulanma imkanları ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti bakımından da önem taşıyor.</p><p>Türkiye ile Libya'da dönemin Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA) arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan mutabakat, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını öngörüyor. Türkiye açısından anlaşma, deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini destekleyen ve bölgedeki enerji kaynakları üzerine yürütülen diplomatik müzakerelerde elini güçlendiren bir araç niteliği taşıyor.</p><p>Anlaşmanın imzalandığı dönemde, Doğu Akdeniz'de doğal gaz kaynaklarının araştırılması ve Avrupa'ya taşınması etrafında şekillenen işbirlikleri bölgesel rekabetin önemli başlıklarından biriydi. Türkiye'nin dışında şekillenen bazı girişimler, Ankara'nın bölgesel enerji düzenlemelerinin dışında bırakılabileceği yönündeki kaygıları artırıyordu. EastMed boru hattı girişimi de Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dışında tasarlanan enerji güzergahlarına ilişkin tartışmaları görünür kıldı.</p><p>Bu çerçevede Türkiye-Libya mutabakatı, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini somut bir ikili anlaşmayla desteklemesini sağladı. Ankara açısından mesele yalnızca olası hidrokarbon rezervlerine erişim değil, Doğu Akdeniz'deki deniz sınırları ve enerji iş birlikleri şekillenirken Türkiye'nin çıkarlarının da dikkate alınmasıdır.</p><p>Temsilciler Meclisinin onayı, anlaşmanın Libya içindeki siyasi desteğini genişletiyor ve iç onay sürecine ilişkin daha önce gündeme getirilen itirazların aşılmasını sağlıyor. Ancak bu karar, diğer bölgesel aktörlerin itirazlarını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor, dolayısıyla Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanı anlaşmazlıklarının nihai olarak çözüldüğü anlamına gelmiyor.</p><p><b>TEMSİLCİLER MECLİSİNİN ONAYININ STRATEJİK ÖNEMİ</b></p><p>Anlaşmanın imzalandığı dönemde Libya'nın doğusundaki siyasi aktörler mutabakata karşı çıkmış, Temsilciler Meclisi 2020'de anlaşmayı reddetmişti. Bu nedenle son karar, önceki tutumun değişmesi ve anlaşmanın Libya'daki siyasi kabulünün genişlemesi bakımından önemli bir dönüm noktası niteliğinde.</p><p>Ankara, 2019'dan itibaren Trablus merkezli yönetimle yakın ilişkiler kurarken son yıllarda Bingazi ve ülkenin doğusundaki siyasi ve askeri aktörlerle de temaslarını artırdı. Türkiye'nin Libya'nın doğusundaki siyasi aktörlerle yürüttüğü diplomatik temaslar, geçmişte mutabakata karşı çıkan çevrelerle diyalog kurulması açısından önem taşıdı. Ankara'nın Libya'nın siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyen yaklaşımı, güvenlik alanındaki işbirliği ve ikili anlaşmaların somut sonuçlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, 2019 tarihli deniz yetki alanları mutabakatının Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına zemin hazırlayan unsurlar arasında görülebilir. Bu süreç, Türkiye'nin yalnızca Trablus'taki yönetimle değil, Libya'nın doğusundaki siyasi aktörlerle de ilişkilerini sürdürerek anlaşmanın daha geniş bir siyasi kabul görmesi yönünde çaba gösterdiğini ortaya koyuyor.</p><p>Bu son gelişme, Ankara'nın Libya politikasında tek bir siyasi merkeze dayanmayan bir ilişki ağı geliştirme çabasının sonucu olarak okunabilir. Daha geniş siyasi destek, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin adımları kolaylaştırabilir ve enerji, altyapı ve yeniden imar alanlarında işbirliği fırsatlarını artırabilir. Ancak Temsilciler Meclisinin onayı, Libya'daki kurumsal bölünmüşlüğün sona erdiği anlamına gelmiyor.</p><p><b>TÜRKİYE'SİZ BÖLGESEL MİMARİLERE KARŞI NE İFADE EDİYOR?</b></p><p>Anlaşmanın bir diğer önemli boyutu, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin katılımı olmadan şekillendirilmeye çalışılan enerji ve deniz yetki alanı düzenlemeleriyle ilgilidir. Türkiye-Libya mutabakatı, Ankara'nın bölgesel denklemin dışında bırakılma çabalarına karşı geliştirdiği stratejinin temel unsurlarından biri oldu.</p><p>Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin mutabakatı onaylaması, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerinin Libya içinde daha geniş siyasi destek kazanması anlamına geliyor. Bu durum, bölgesel aktörlerin Türkiye'yi dikkate almadan kalıcı düzenlemeler oluşturmasının siyasi ve diplomatik maliyetini artırabilir.</p><p><b>SİYASİ ONAYDAN SOMUT İŞBİRLİĞİNE</b></p><p>Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı, sembolik diplomasinin ötesine geçerek somut stratejik ve ekonomik işbirliği imkanları sunuyor. Münhasır ekonomik bölgelerin sınırlandırılması, deniz tabanındaki henüz değerlendirilmemiş hidrokarbon kaynaklarının araştırılmasına, deniz ticaret güzergahlarının güvenliğine ve stratejik deniz ulaşım hatlarının korunmasına ilişkin işbirliğinin geliştirilmesine zemin oluşturabilir.</p><p>Türkiye açısından anlaşma, Doğu Akdeniz'de birbiriyle çatışan deniz yetki alanı iddialarının yarattığı kısıtlamaları aşma ve enerji arama faaliyetleri için daha öngörülebilir bir çerçeve oluşturma fırsatı sunuyor. Türkiye'nin araştırma altyapısı, denizcilik kapasitesi ve diplomatik ilişkileri, ortak çalışmaların ilerletilmesinde rol oynayabilir. Ancak sismik araştırmaların ve olası sondaj faaliyetlerinin başlaması; teknik hazırlıklara, ticari değerlendirmelere, hukuki koşullara ve bölgesel gelişmelere bağlı olacaktır.</p><p>Libya açısından ise anlaşma, ülkenin deniz kaynakları üzerindeki iddialarını destekleyebilecek ve kendi kaynaklarını araştırma ve değerlendirme kapasitesini geliştirmesine katkıda bulunabilecek bir işbirliği çerçevesi sunuyor. Libya'nın kurumsal kapasitesinin ve güvenlik yapısının parçalı olduğu düşünüldüğünde, Türkiye ile işbirliği teknik destek, lojistik ve kapasite geliştirme bakımından fırsatlar yaratabilir. Bununla birlikte, potansiyel kaynakların ekonomik değere dönüşmesi için yatırım, altyapı ve istikrarın sağlanması da büyük önem taşıyor.</p><p><b>GÜVENLİK İŞBİRLİĞİ VE LİBYA'DA İSTİKRAR ARAYIŞI</b></p><p>Türkiye'nin Libya ile ilişkileri deniz yetki alanları ve enerji başlıklarıyla sınırlı değil. 2019 tarihli Askeri Eğitim ve İş Birliği Anlaşması çerçevesinde Türkiye, Trablus merkezli yönetimle askeri eğitim ve savunma kapasitesinin geliştirilmesi alanlarında işbirliği yürüttü. Bu destek, Libya'nın güvenlik kurumlarının kapasitesini artırma ve ülkenin güvenlik ihtiyaçlarına yanıt verme çabalarının bir parçası oldu.</p><p>Türkiye'nin askeri ve güvenlik alanındaki katkıları, Libya'da daha istikrarlı bir devlet yapısının oluşmasına yönelik çabalar bağlamında ele alınabilir. Ne var ki kalıcı istikrar yalnızca dış destekle sağlanamaz. Silahlı grupların ulusal kurumlar altında bütünleştirilmesi, güvenlik sektöründe reform yapılması ve ülkenin doğusu ile batısındaki kurumlar arasında işbirliğinin geliştirilmesi, Libya'nın uzun vadeli istikrarı açısından belirleyici olmaya devam ediyor.</p><p>Ankara'nın hem Trablus'taki yönetimle hem de Libya'nın doğusundaki siyasi aktörlerle sürdürdüğü diplomatik temaslar, ülke genelinde siyasi diyalog ve işbirliği için daha geniş bir zeminin oluşmasına katkı sağlıyor. Öte yandan, Libya'da kalıcı istikrarın sağlanması açısından en kritik meselelerden biri, bölünmüş güvenlik yapısının ortak bir kurumsal çatı altında birleştirilmesi ve güvenlik kurumlarının ülke genelinde bütünlük içinde işlemesidir. Türkiye'nin Libya'nın siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyen yaklaşımıyla güvenlik alanındaki işbirliği, bu sürecin ilerletilmesine katkı sunabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Güvenlik kurumlarının bütünleştirilmesi, ortak bir komuta ve koordinasyon yapısının oluşturulması ve siyasi kurumlar arasındaki ayrışmanın giderilmesi, yalnızca güvenliğin güçlendirilmesi açısından değil, ülke genelinde kalıcı istikrarın tesis edilmesi açısından da belirleyici olacaktır. Ayrıca, anayasal uzlaşının sağlanması ve güvenilir seçimlerin önünün açılması, Libyalı aktörlerin üzerinde uzlaşması gereken temel meseleler olmayı sürdürüyor.</p><p>Libya Temsilciler Meclisinin kararı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını destekleyen önemli bir diplomatik gelişme niteliği taşıyor ve Ankara'nın Libya'nın doğusuyla ilişkilerinde yeni bir aşamaya işaret ediyor.</p><p>Türkiye açısından temel mesele, deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini korurken Libya'nın farklı siyasi aktörleriyle ilişkilerini geliştirmek ve bölgesel işbirliği için sürdürülebilir kanallar oluşturmaktır. Libya açısından ise bu gelişme, deniz kaynaklarını değerlendirme imkanlarını artırıyor ve Türkiye ile ekonomik ilişkileri derinleştirme zeminini güçlendiriyor. Ancak kalıcı istikrar, deniz mutabakatının ötesinde, Libya'nın siyasi uzlaşma, kurumsal bütünleşme ve güvenlik reformu alanlarında ilerleme kaydetmesine bağlı olacaktır.</p>[Ferhat Polat, Kuzey Afrika jeopolitiği ve güvenliği alanında uzmanlaşmış kıdemli araştırmacı ve analisttir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Yirmidort.tv'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiye-libya-mutabakatin-400_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296221</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/arazi-anlasmazligi-cinayetle-sonuclandi-3-gunluk-evli-yegenine-7-el-ates-etti-296221</link>
      <pubDate>2026-10-21T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arazi anlaşmazlığı cinayetle sonuçlandı! 3 günlük evli yeğenine 7 el ateş etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'da 3 günlük evli yeğeni Amine Bozkurt'u (40) noter önünde 7 el ateş ederek öldürdüğü gerekçesiyle 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan yargılanan Ömer A. (63), ilk duruşmada, "Benim amacım öldürmek değildi, kendimi kaybettim. Çok pişmanım" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arazi anlaşmazlığı cinayetle sonuçlandı! 3 günlük evli yeğenine 7 el ateş etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, 14 Haziran'da Kepez ilçesi Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerindeki bir noterin önünde meydana geldi. Aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan Ömer A. ile yeğeni Amine Bozkurt, noter önünde buluştu. İkili arasında çıkan tartışmada Ömer A., üzerindeki tabancayı çıkararak yeğenine 7 el ateş etti. Karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralanan Bozkurt, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yakındaki özel bir hastaneye kaldırıldı. Bozkurt, doktorların müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p><p>Ömer A., eşi Fadime A. (64) ile birlikte olay yerinden yaya olarak ayrıldı. Cinayet Büro Amirliği ve diğer polis ekiplerinin çalışmasıyla olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yakalanan Ömer A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza mahkemesince tutuklandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c1946551-21102026677532f5.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI</b></p><p>Olay anı ve Ömer A.'nın olay yerinden uzaklaştığı anlar, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Ömer A. ile Bozkurt'un noter önünde buluştuğu, bir süre sonra Ömer A.'nın yeğenine ateş ederek yaya olarak uzaklaştığı görüldü.</p><p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameyle Ömer A. hakkında 'kadına karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma', Fadime A. hakkında ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından dava açıldı.</p><p>Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Ömer A., tutuksuz sanık Fadime A., Bozkurt'un kızı Elisa Yorulmaz ve taraf avukatları katıldı. Bozkurt'un olaydan 3 gün önce evlendiği Süleyman Satılmış ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.</p><p><b>"ZİYNET EŞYALARIM ÇALINIR KORKUSUYLA TABANCAMI YANIMA ALDIM"</b></p><p>Mahkemede savunma yapan Ömer A., 1991 yılında arsa için ödeme yaptığını, bazı taşınmazları babasının üzerine kaydettirdiğini ve babasının ölümünün ardından tapu devri konusunda kardeşleriyle anlaşmazlık yaşadığını öne sürdü. Ömer A., "1990'da Antalya'ya geldim, 1991'de o arsa için maaşımı, karımın süt parasını verdim. Arsayı Ali Tıraş tanıdık aracılığıyla taksitli olarak verdi. Kendi üzerime taşınmazlar olduğu için taşınmazların bir kısmını babamın üstüne yaptırmak zorunda kaldım. Babam üstüme devredecekti, babam ölünce kardeşlerimle bana miras kaldı. Kardeşlerimle 23 sene bu arsayı alabilmek için uğraştım, arsanın ecrimisilini ben ödedim, sıcakta soğukta çalıştım, kardeşlerime gücüm yetmedi. Babamın ölümünden sonra kardeşlerim ve onların çocukları tapuyu devretmekte çekingen davrandılar. Biz 6 kardeşiz, biri hissesini devretti, 4'ü devretmedi" dedi.</p><p>Olaydan 1 ay önce Burdur'da yeğeninin evine gittiğinde Bozkurt ve eşinin kendisini darp ettiğini iddia eden Ömer A., olay günü müteahhidin çağrısı üzerine notere gittiğini söyledi. Devir işlemleri için yanına ziynet eşyalarını aldığını belirten sanık, "Olay günü müteahhit notere çağırdı, kardeşlerimi de çağırmış. Kardeşlerim gelir diye ziynet eşyalarını devir işlemleri için yanımda getirdim. Ziynet eşyalarım çalınır korkusuyla tabancamı yanıma aldım. Tabanca ruhsatsız babamdan kalma" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"KENDİMİ KAYBETTİM, KORKUTMAK AMAÇLI AYAĞINA ATEŞ ETTİM"</b></p><p>Ömer A., yeğeniyle noter önündeki görüşmesini ve olay anını şöyle anlattı:</p><p>"Öğle arası Amine noterin oraya geldi, 200 bin teklif ettim 500 bin TL istedi. Ben de kabul ettim. Nüfus cüzdanımı yenilemek için nüfus müdürlüğüne gidip geleceğim dedi, anlaştık. Dönüşte kararından vazgeçtiğini söyleyerek 1 buçuk milyon istedi, küfür ve hakaret etti. Kendimi kaybettim, korkutmak amaçlı ayağına ateş ettim. Benim amacım öldürmek değildi, kendimi kaybettim. Çok pişmanım."</p><p>Sanık, olayın ardından yaşananlara ilişkin ise "Ateş ettikten sonra arkama bakmadan ilerledim, kendimi taşıyamaz oldum. Karım olay anında kafedeydi, olayla alakası yok. Karımın yanına gidip tabancayı verdim. Eşimin yanından ayrılıp un fabrikasının oraya gittim, 112'yi aradım. Olayı anlattım, polislerin gelip beni almasını bekledim, teslim oldum" dedi.</p><p><b>"TABANCAYI ALMAYA KORKTUM AMA ALDIM"</b></p><p>Tutuksuz yargılanan Fadime A. da savunmasında, "Tabancayı almaya korktum ama aldım. Kafedeydim, küfür hakaret duydum. Çok geçmeden silah sesi geldi. Kafeden çıktım, eşimin arkasından yürüdüm, tabancayı çantama aldım. Korktum, ne yapacağımı bilemedim. 200 bin lira verip anlaşacağız diye yanımıza ziynet eşyalarımızı almıştık, tabancayı o yüzden aldı. Amine sözünde durmadı, 1 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ANNEMİN ÖLDÜĞÜNÜ SAATLER SONRA ÖĞRENDİM"</b></p><p>Bozkurt'un kızı Elisa Yorulmaz, annesinin olaydan 3 gün önce evlendiğini belirterek, "Ben annemin dayısını hiç görmedim. Olay günü ben babamın yanındaydım. Annemin öldüğünü saatler sonra öğrendim. Annemin Antalya'ya geleceğinden haberim vardı ama dayısı ile görüşeceğini bilmiyordum. Mağdurum. Annem ölmeden 3 gün önce evlenmişti" dedi.</p><p>Bozkurt'un eşi Süleyman Satılmış ise "Dayısı olduğunu bilmiyorduk, eve geldiği doğrudur. Şikayetçiyim. Olay anında orada değildim. Eşim müteahhitle anlaşmak için, kat karşılığı yer yapılacak diye gitmişti. Müteahhit aramıştı" diye konuştu.</p><p>Tutukluluk halinin devamına karar verildi</p><p>Mahkeme heyeti, Ömer A.'nın adli tıbba sevki öncesinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Fadime A.'nın imza yükümlülüğünü kaldıran heyet, yurt dışına çıkış yasağının ise devamına hükmetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/arazi-anlasmazligi-cinaye-579_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296220</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlek-israilli-yasa-disi-yerlesimcilerin-vandalliklarina-dur-diyen-kuresel-adalet-s-296220</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına 'Dur' diyen küresel adalet sistemine ihtiyacımız var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "OECD ülkelerinin, Gazze'de yerinden edilen 1,5 milyon insanın haklarını savunmak için en gür sesle haykırması gerekmekte. İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına 'Dur' diyen küresel adalet sistemine ihtiyacımız var." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek: İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına 'Dur' diyen küresel adalet sistemine ihtiyacımız var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Beşiktaş'taki bir otelde gerçekleştirilen 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, OECD'nin, ekonomik kalkınmanın temelinde adaletin bulunduğu gerçeğinden hareketle katılımcıları bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>İstanbul'da 8-9 Ekim'de düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'ni anımsatan Gürlek, farklı ülkelerden gelen katılımcılarla, merkezine insanlık onurunu yerleştirdikleri adalet hizmetlerinin gecikmeksizin ve adil biçimde sunulmasına yönelik ortak sorumluluğu ele aldıklarını ve son derece faydalı sonuçlar elde ettiklerini belirtti.</p><p>Gürlek, söz konusu toplantıya davet edildiği halde İsrail hükümetince ülkeden çıkışına izin verilmeyen Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim'in katılamadığını hatırlatarak, bu durumun, İsrail hükümetinin evrensel adalet sistemine saygısızlığını dünya kamuoyu önünde bir kez daha ilan ettiğini aktardı.</p><p>Bugünkü buluşmanın temel başlıklarından biri olan Herkes için adalete erişim hedefine ulaşmaya en çok ihtiyaç duyanların Filistin ve Gazze halkı olduğunu ifade eden Gürlek, bu ihtiyacın OECD'nin kuruluşuna yön veren barış ve kalkınma anlayışından ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42819060.jpg"/><p>Bakan Gürlek, OECD'nin kuruluşuna uzanan sürece değinerek, "OECD, dünyanın kalkınması ve toplumların refaha ulaşması için ciddi gayretler sergileyen önemli bir birlikteliktir. Özellikle Avrupa'nın dünya ekonomisindeki yerinin güçlenmesine ve kalkınma modelleriyle örnek oluşturmasına çok ciddi destekler sağlamıştır." dedi.</p><p>Bugün gelinen noktada, özellikle Avrupa'nın OECD'nin etkin varlığına her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğuna işaret eden Gürlek, "Bugünlerde Fransa'da ortaya çıkan gençlik hareketleri, hayat pahalılığının yol açtığı huzursuzluklar ve bu yaşananların tüm Avrupa'daki sosyal etkileri, Doğu Avrupa'da yıllardır devam eden savaş ve gerginlikler, özellikle Avrupa'da aşırı sağın yükselişi, enerji maliyetlerine ilişkin artan riskler ve ekonomik durgunluklar, küresel ekonomiyi baskılayan önemli gelişmelerdir." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bu gelişmelerin, toplumlarda huzursuzluğu ve gelecek endişesini artırdığını, kalkınmış toplumların benimsediği evrensel değerleri de risk altına aldığını vurgulayan Gürlek, birçok insani değerin hayatta karşılık bulmakta zorlandığı bugünlerde bu tablonun, daha ciddi sorunlarla karşılaşma riskini artırdığını ve insanların adalete erişimine ilişkin beklentilerini olumsuz etkilediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42819056.jpg"/><p><b>"KÜRESEL VİCDANIN TEK DİLİ VARDIR, O DA HERKES İÇİN EŞİT ADALETTİR"</b></p><p>Gürlek, Türkiye'nin OECD'ye kurucu üye olarak katıldığını, ekonomik ve siyasal alanlar dahil her başlıkta uluslararası barışa samimiyetle destek olduğunu ve olmaya devam edeceğini belirterek, "Uluslararası oluşumların temel kuruluş amaçlarını çok önemsiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu kolektif işbirliklerine samimiyetle katkı sunmanın küresel barış ve küresel adalet düzeni açısından taşıdığı önemi çok iyi biliyoruz." dedi.</p><p>Küresel barışın en önemli dayanaklarından birinin, insanlık onurunu koruyan evrensel hukuk sisteminin en etkin biçimde işletilmesi olduğuna dikkati çeken Gürlek, adalet sistemlerinin iyi işleyişinin toplumsal hayatın düzenlenmesinde, ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesinde ve güvenliğin sağlanmasında kilit öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><p>Bakan Gürlek, küreselleşen dünyada ülkelerin her alanda birbirleriyle daha güçlü işbirlikleri kurmaya ihtiyaç duyduğunu dile getirerek, "Bu nedenle küresel huzur için ortak kalkınma modellerine, ticari ilişkilere, güvenli lojistik yollara, kültürel paylaşımlara, doğal zenginliklerin eşit dağılımına, bilgi ve teknolojinin ortak bir zeminde buluşmasına ve en önemlisi küresel adalet sisteminin yerinde ve zamanında uygulanmasına ihtiyaç vardır. Dünyada adalet sistemi gerekli tüm altyapıya kavuştuğunda ve hakların korunması sınır tanımayan evrensel bir anlayışla sağlandığında, küresel barışı besleyen önemli bir can damarı olacaktır." diye konuştu.</p><p>OECD gibi kuruluşların, küresel kalkınma modellerini etkin biçimde destekleyen, merkeze insanı alan ve toplumların dengeli gelişmesine öncelik veren yapılar olduğunu ifade eden Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bu anlayışı adalet hizmetlerine yansıtarak bireyin kendisini güvende hissettiğini, başvuru yollarını bilmesini ve ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşmasını sağlamak bizim asli sorumluluğumuzdur. Her insan, adalet sistemi içinde kendisini ifade edebilmeli ve haklarının korunacağına güvenebilmelidir. Geliştirdiğimiz işbirlikleri ve aldığımız ortak kararlarla adalete erişimi güçlendirmek ve insanların karşılaştığı güçlükleri ortak akılla azaltmayı gerektirir. Çünkü adaletin insana mesafesi, hakkına ulaşırken aşmak zorunda kaldığı engellerle ölçülür. Küresel vicdanın tek dili vardır, o da herkes için eşit adalettir. Hukuki yardım alamayan veya sürecin maliyetini karşılayamayan insan için adalet hala uzaktır. Tanınan hakların kullanılabilmesi, bu engellerin kaldırılmasını gerektirir. Adalete eşit erişim, hukuk devletinin insan hayatındaki somut karşılığıdır. Bu nedenle erişimi başvuru anıyla sınırlı görmüyor, erken aşamada sunulan bilgi ve destekle mağduriyetleri önlemeyi, adalet kurumlarının verimliliğini artırmayı hedefliyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42819059.jpg"/><p><strong>"İSRAİLLİ YASA DIŞI YERLEŞİMCİLERİN VANDALLIKLARINA 'DUR' DİYEN BİR KÜRESEL ADALET SİSTEMİNE İHTİYACIMIZ VAR"</strong></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye olarak adalete erişimi güçlendirmeyi, demokratik hukuk devletinin öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüklerini, adalet sistemini ulaşılabilir, etkin ve en güçsüzün bile haklarını arayabildiği bir yapı olarak geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.</p><p>Küresel etkileşimin ve çeşitlenen suçların artırdığı iş yükünün, karmaşık uyuşmazlıkların ve süre baskısının, sınırları aşan işbirliklerini güçlendirmeyi gerektirdiğini belirten Gürlek, gelişen teknolojileri, yapay zekayı ve dijital altyapıları da bu işbirlikleriyle insanlığın ve adaletin hizmetine sunmaları gerektiğini anlattı.</p><p>Bugün en çok karşılaştıkları yargısal sorunlardan birinin, insanların adalete ulaşmak için uzun süre beklemek zorunda kalması olduğunu kaydeden Gürlek, burada temsil edilen birçok ülkenin adalet sisteminde de aynı sorunla karşılaşıldığını düşündüklerini, yargılamaların aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemli olduğu konusunda hemfikir olduklarını dile getirdi.</p><p>Gürlek, 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi doğrultusunda, adalete erişimi kolaylaştıran ve makul sürede yargılanma hakkının güvencelerini artıran projeleri insan onurunu merkeze alarak hayata geçirdiklerini, uygulamadaki ihtiyaçları ve sonuçları izlediklerini aktardı.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa ülkelerinin karşılaştığı en önemli meselelerden birinin, adaletten ve demokratik güvencelerden mahrum bırakılan, yaşam hakları tehdit edilen insanların savaş, işgal ve zulüm nedeniyle mülteci ve sığınmacı durumuna düşmesi olduğuna dikkati çeken Gürlek, şunları söyledi:</p><p>"Türkiye, insanlık onurunu esas alarak, sığınmacılar arasında ayrım gözetmeksizin kapılarını ardına kadar açmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri sığınmacı kotası koyarken, ülkemiz kısıtlı imkanlarıyla 4 milyonu aşan sığınmacıya kucak açmıştır. Bu tutum, ülkemizin küresel adalet anlayışının ve sorumluluk bilincinin somut bir yansımasıdır. OECD ülkelerinin, Gazze'de yerinden edilen 1,5 milyon insanın haklarını savunmak için en gür sesle haykırması gerekmektedir. Filistinlilere ait, barışın evrensel sembolü olan zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan devlet destekli İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına 'Dur' diyen bir küresel adalet sistemine ihtiyacımız var. İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu manzara karşısında tarih, gelişmiş dünyanın bu vurdumduymazlığına şahitlik edecektir. Batı'nın hiçbir tarihçisi, felsefecisi, sosyal bilimcisi ve aydını, gelecek nesillere bu acı tablonun neden yaşandığını izah edemeyecektir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42819049.jpg"/><p><strong>"ADALET ÖNÜNDE EŞİTLİK, HERKESİN BU İMKANLARDAN ETKİN BİÇİMDE YARARLANABİLMESİNİ GEREKTİRİR"</strong></p><p>Bakan Gürlek, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin Vatandaş Portalı sayesinde vatandaşların adliyeye gitmeden dosyalarını takip edebildiğini aktararak, dijital hizmetleri kolay ve anlaşılır kılmayı, ihtiyaç duyanlara rehberlik sağlamayı önemsediklerini, dijitalleşmenin başarısını, hak aramayı ne ölçüde kolaylaştırdıklarıyla değerlendirdiklerini belirtti.</p><p>Teknolojinin ve yapay zekanın yargılamada amaç değil araç olduğunu unutmamaları gerektiğini belirten Gürlek, "Adalet önünde eşitlik, aynı hukuki imkanları sunmanın yanında herkesin bu imkanlardan etkin biçimde yararlanabilmesini gerektirir. Bu amaçla barolarımıza hazine kaynaklarından aktarılan payı ve adli yardım bütçesini artırıyor, ekonomik imkanları yetersiz kişilerin arabuluculuk hizmetlerinden de adli yardım kapsamında yararlanmasını sağlıyoruz. Çocukların ve kırılgan durumdaki mağdurların özel ihtiyaçlarını gözetiyor, adli görüşme odalarında güvenli ve uygun koşullarda dinlenmelerine imkan tanıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Gürlek, bir suçun faili veya mağdurunun bir ülkede, dijital delilinin başka bir ülkede, suçtan elde edilen gelirin ise üçüncü bir ülkede bulunabildiğine işaret ederek, "Hakka ulaşmak, delillerin korunmasını, suç gelirlerinin izlenmesini ve adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanmasını gerektiriyor. Bu işbirliğini temel haklara, hukuki güvencelere ve uluslararası yükümlülüklerimize bağlılıkla yürütmeliyiz. Adalet arayışı, her sınırda yeniden başlamamalıdır." dedi.</p><p>Makamlar arasında doğrudan iletişimi ve uygulamadaki güçlüklerin birlikte çözülmesini önemsediklerini vurgulayan Gürlek, OECD'nin Adalete Erişim ve İnsan Odaklı Adalet Sistemlerine İlişkin Tavsiye Kararı'nın ortak çalışmalara değerli bir çerçeve sunduğunu, insanların hukuki ihtiyaçlarını anlamak, hizmetleri buna göre geliştirmek ve sonuçlarını değerlendirmek için bu toplantıyı önemli bir karşılıklı öğrenme imkanı olarak gördüklerini dile getirdi.</p><p>Bakan Gürlek, toplantıda birçok ortak çalışma grubunun istişarelerde bulunacağını kaydederek, çalışmaların ortak akıl ve evrensel değerler temelinde somut sonuçlar ortaya koyacağına inandığını ifade etti.</p><p>OECD'ye, katılımcılara ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Gürlek, görüşmelerin, adalete erişimin önündeki engelleri azaltacak güçlü işbirliklerine vesile olmasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42819050.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/bakan-gurlek-israilli-yas-986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296219</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiye-ile-libya-kendi-geleceklerine-iliskin-kararlari-alma-irades-296219</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye ile Libya, kendi geleceklerine ilişkin kararları alma iradesine ve kudretine sahiptir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının onaylanmasına ilişkin, "Türkiye ile Libya, kendi geleceklerine ilişkin kararları alma iradesine ve kudretine sahiptir." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye ile Libya, kendi geleceklerine ilişkin kararları alma iradesine ve kudretine sahiptir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Libya Temsilciler Meclisinin, 2019'dan beri yürürlükte olan Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nı oy birliğiyle kabulünü memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamasında şunları kaydetti:</p><p>"Bu gelişmenin, dost ve kardeş Libya ile ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine, her iki ülkenin meşru hak ve menfaatlerinin korunmasına ve Akdeniz'de barış, güvenlik ve istikrarın kalıcı hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. İki egemen devletin karşılıklı iradesiyle attığı bu adıma yönelik dışarıdan yapılan itiraz ve karşı iddiaların bizim açımızdan hiçbir hükmü yoktur. Türkiye ile Libya, kendi geleceklerine ilişkin kararları alma iradesine ve kudretine sahiptir. Türkiye, güçlü ve ilkeli dış politikası ile hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunurken Akdeniz havzasında barış ve istikrarın güçlendirilmesi için uluslararası hukuk çerçevesinde tüm bölge ülkeleriyle diyalog ve işbirliğini geliştirmeye devam edecektir."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/libya-ve-turkiye-arasinda-imzalanan-deniz-yetki-anlasmasina-onay-296053" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/20/libya-ve-turkiye-arasinda-574_2-41.jpg"/></div><h3>Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki anlaşmasına onay</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/tbmm-baskani-kurtulmus-tu-812_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296218</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/devrim-muhafizlari-ordusu-bombalarin-babasini-tanitma-asamasindayiz-296218</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Devrim Muhafızları Ordusu: "Bombaların babası"nı tanıtma aşamasındayız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, “Bombaların babasını tanıtma aşamasındayız.” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Devrim Muhafızları Ordusu: "Bombaların babası"nı tanıtma aşamasındayız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Genç Gazeteciler Cemiyeti Haber Ajansına (YJC) göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ülkesinin askeri kapasitesine ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>ABD'nin daha önce "Bombaların anasını" kullandığını dile getiren Muhibbi, "Bombaların babasını tanıtma aşamasındayız. Bu, düşman için yeni bir şey." ifadelerini kullandı.</p><p>Ülkesinin füze sayısının, İsrail-İran arasında 2025 yılının haziran ayında başlayan 12 günlük çatışmanın ardından bir buçuk kat arttığını iddia eden Muhibbi, "Füzelerin kalitesi çok arttı. Menzil, tahrip gücü ve isabet oranları arttı." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/devrim-muhafizlari-ordusu-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296216</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-katar-pakistan-ve-endonezyadan-dev-savunma-anlasmasi-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi-296216</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya'dan dev savunma anlaşması: Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Katar'ın başkenti Doha'da Katar, Endonezya, Pakistan ve Türkiye arasında çok taraflı 'Bedir' Mutabakat Zaptı imzalandı. Mutabakat, askerî üretim alanında iş birliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askerî kabiliyetlerini güçlendirmeyi, teknik askerî eğitim, araştırma ve geliştirme konularında iş birliğini desteklemeyi amaçlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya'dan dev savunma anlaşması: Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığından (MSB), yapılan açıklamaya göre, ortak işbirliğini güçlendirme ve stratejik ortaklıklar geliştirme kararlılığını yansıtan bir adım olarak, Katar'ın başkenti Doha'da bugün, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı, Katar Savunma Bakanlığı, Endonezya Savunma Bakanlığı, Pakistan Savunma Bakanlığı arasında çok taraflı "Bedir Mutabakat Zaptı" imzalandı.</p><p>Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Endonezya Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauharı ve Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf tarafından imzalanan mutabakata dolunay anlamına gelen "Bedir" ismi verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/1-2110202603210f3f.jpg"/><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, mutabakata ilişkin şu ifadeler yer aldı:</p><p>"Söz konusu mutabakat, askeri üretim alanında işbirliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmeyi, ayrıca teknik askeri eğitim, araştırma ve geliştirme konularında işbirliğini desteklemeyi amaçlıyor. Bu girişim, modern savunma sistemlerinin gelişimiyle uyumlu çözüm ve sanayi kollarının oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Mutabakata, dolunay anlamına gelen 'Bedir' ismi verilmiştir; zira bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlamakta olup, anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşımaktadır.</p><p>Mutabakat, imzacısı olan ülkeler için kayda değer bir ekonomik öneme sahiptir. Her bir ülkenin askeri üretim alanındaki kabiliyetlerinden yararlanılarak işbirliği ve entegrasyon sağlanacak, savunma sanayisi kapasiteleri geliştirilecek ve böylece müttefik ve dost ülkelerin ihtiyaçları karşılanabilecektir. Ayrıca bu mutabakat; katılımcı ülkeler arasındaki askeri işbirliği ufkunu genişletmeye, savunma sanayisi sektöründeki ilişkilerini geliştirmeye ve güvenlik ile istikrarı destekleyip ortak hedeflere ulaşılmasını sağlayacak şekilde çok taraflı işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunacaktır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/2-211020265b222f0b.jpg"/><p>İmza töreninde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/turkiye-katar-pakistan-ve-815_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296215</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ordusu-ateskese-ragmen-lubnanin-guneyine-saldirilar-duzenledi-296215</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine saldırılar düzenledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, ateşkese ve çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki bölgelere hava ve topçu saldırıları düzenledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine saldırılar düzenledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Tampa kentinde Lübnan, İsrail ve ABD heyetlerinin katılımıyla üçlü askeri toplantı yapılırken, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürdü.</p><p>Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA), güneydeki Kefertebnit ile Yukarı Nebatiye beldeleri arasındaki bir noktayı hedef aldı.</p><p>İsrail savaş uçakları, Nebatiye'ye bağlı Zavtar beldesinin dış kesimlerindeki Hamra mezrasına hava saldırısı düzenledi. Kefer Şuba beldesinin çevresi de İsrail topçularınca hedef alındı.</p><p>Öte yandan İsrail'e ait bir İHA, sabah saatlerinden bu yana başkent Beyrut semalarında alçak irtifada uçuş yapıyor.</p><p><b>&#8288;İSRAİL'İN LÜBNAN'DAKİ SALDIRILARI VE ATEŞKES SÜRECİ</b></p><p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde onlarca beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti, saldırılarla birlikte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p>Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.</p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, 12 Ekim'deki son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda en az 4 bin 389 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p><p>Öte yandan İsrail ve Lübnan, 26 Haziran'da ABD'nin arabuluculuğunda iki ülke arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmeyi ve uzun vadeli barışı sağlamayı amaçlayan bir "çerçeve anlaşma" imzalamıştı.</p><p>Anlaşma, İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini ve taraflar arasındaki müzakere sürecinin sürdürülmesini öngörüyor. Ancak İsrail varılan anlaşmaya rağmen Lübnan'daki işgalini ve saldırılarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/israil-ordusu-ateskese-ra-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296214</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-altyapimizi-hedef-alirlarsa-hurmuz-bogazinin-altindan-gecen-internet-kablolarini-yok-edebiliriz-296214</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Altyapımızı hedef alırlarsa Hürmüz Boğazı'nın altından geçen internet kablolarını yok edebiliriz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı'nın Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Tuğgeneral Cevani, ABD ve müttefiklerinin İran'ın altyapısını hedef alması halinde Hürmüz Boğazı'nın altından geçen internet kablolarını yok edebilecekleri tehdidinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Altyapımızı hedef alırlarsa Hürmüz Boğazı'nın altından geçen internet kablolarını yok edebiliriz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı'nın Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Tuğgeneral Yedullah Cevani, İran'ın Arapça yayın organı El-Alem'e verdiği röportajda, ülkesinin yeni hedeflerini açıkladı.</p><p>ABD'nin bölgeden tamamen çekilmesi gerektiğini söyleyen Cevani, bölgedeki koşulların hiçbir zaman savaş öncesi döneme dönmeyeceğini ifade etti.</p><p>Cevani, "ABD ve müttefiklerinin büyük sermayesi var ve eğer altyapımızı hedef alırlarsa İran tüm kapasitesini kullanacak. İran, Hürmüz Boğazı'nın altından geçen internet kablolarını kolayca yok edebilir." dedi.</p><p>Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi de önceki gün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın altından geçen ve küresel internet ile ticari veri akışını sağlayan 7 büyük kabloya yönelik saldırı imasında bulunmuştu.</p><p>TeleGeography ve Submarine Networks veri tabanlarına göre, küresel veri akışının yüzde 97'sinden fazlasını taşıyan denizaltı kabloları ağında Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi ekseninde en az 7 ana sistem bulunuyor.</p><p>Hürmüz'ün tabanına döşenen kritik fiber optik hatlar, yalnızca Körfez ülkelerinin internet erişimini değil, trilyonlarca dolarlık petrol ve gaz ticaretinin finansal işlemlerini ve askeri üslerin bazı lojistik veri ağlarını da etkiliyor</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iran-altyapimizi-hedef-al-860_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296213</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/brukseldeki-ogrenci-gosterilerinde-polis-siddeti-iddialarina-iliskin-26-sikayet-296213</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Brüksel'deki öğrenci gösterilerinde polis şiddeti iddialarına ilişkin 26 şikayet]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika'da Polis Hizmetleri Daimi Denetleme Komitesi (P Komitesi), Brüksel'de öğrencilerin düzenlediği protestolarda polis şiddeti iddiasıyla 26 şikayet aldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Brüksel'deki öğrenci gösterilerinde polis şiddeti iddialarına ilişkin 26 şikayet]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız denetim kuruluşu P Komitesi, yaptığı açıklamada, şikayetlerin Brüksel'de 9 ve 17 Ekim'de düzenlenen gösteriler sırasında polisin şiddet uyguladığı yönündeki iddiaları içerdiğini kaydetti.</p><p>Açıklamada, 9 Ekim'deki olaylara ilişkin 20, 17 Ekim'deki gösteriye ilişkin ise 6 şikayet alındığı belirtilerek, daha fazla şikayet alınmasının mümkün olduğuna dikkat çekildi.</p><p><strong>GÖSTERİLERE AŞIRI SOL AKTİVİSTLERİN SIZDIĞI İDDİASI</strong></p><p>Belçika İçişleri Bakanı Bernard Quintin ise yaptığı açıklamada, son birkaç haftada Liege ve Brüksel'de gösterilerin kontrolden çıktığına işaret etti.</p><p>Gösterilere "Secours Rouge ve Antifa'dan tanınan aşırı sol aktivistlerin" sızdığını savunan Quintin, söz konusu örgütlerin gençleri şiddete teşvik ettiğini söyledi.</p><p><strong>PROTESTOLARDA ŞİDDET OLAYLARI YAŞANMIŞTI</strong></p><p>Belçika'nın Brüksel ve Liege kentlerinde eğitim politikalarına ve bütçe kesintilerine karşı dün düzenlenen protestolarda şiddet olayları yaşanmıştı.</p><p>Brüksel'de polis, göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla defalarca müdahale etmişti.</p><p>Liege'de de polis, göstericilere tazyikli suyla müdahale ederken çevrede toplananlar, "Arkadaşlarımızı serbest bırakın" sloganları atmıştı.</p><p>Fransa'da eğitim koşullarına tepki olarak başlayan öğrenci protestoları, 1 Ekim'de Belçika'da Fransızca konuşulan kesime de yayılmıştı.</p><p>Kamu düzeninin bozulduğu gösterilerde çok sayıda kişi gözaltına alınmış, bazıları tutuklanmıştı.</p><p><strong>İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİNDEN POLİS MÜDAHALESİNE TEPKİ</strong></p><p>Öte yandan, hak örgütleri gösteriler sırasında polisin orantısız güç kullandığı yönünde iddialar bulunduğunu bildirdi.</p><p>Gençlik Hakları Servisi (SDJ) Direktörü Pierre-Yves Rosset, kendilerine reşit olmayan göstericilere yönelik polis şiddeti iddialarını içeren ifadelerin ulaştığını belirtti.</p><p>Rosset, "Bir çocuğun başına copla vuruldu. Bir diğeri ise copla darbedildikten sonra köprücük kemiği kırıldığı için hastaneye kaldırılmak zorunda kaldı." dedi.</p><p>SDJ'nin 9 ve 12 Ekim'deki olaylara ilişkin çeşitli tanık bildirimleri aldığı, 17 Ekim'deki gösteriye ilişkin bildirimlerin ise gelmeye devam ettiği aktarıldı.</p><p>SDJ ve Fransızca konuşulan bölgede faaliyet gösteren İnsan Hakları Birliği (LDH) de gösteriler sırasında polisin kullandığı taktiklere ilişkin endişelerini dile getirdi.</p><p>İki kuruluş, özellikle çocukların ve reşit olmayanların katıldığı gösterilerde göz yaşartıcı gazın sık kullanılmasını sorguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/brukseldeki-ogrenci-goste-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296212</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sonbaharda-kombinizi-sakin-bu-ayarda-tutmayin-gunduz-gece-ve-disaridayken-yapilmasi-gereken-3-ayar-296212</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sonbaharda kombinizi sakın bu ayarda tutmayın! Gündüz, gece ve dışarıdayken yapılması gereken 3 ayar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[HVAC uzmanları, sonbaharda ev sahiplerinin hem konforu hem de enerji tasarrufunu sağlamak için termostat ayarlarına dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, sıcaklık dalgalanmalarının yoğun yaşandığı bu mevsimde doğru termostat aralığının önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sonbaharda kombinizi sakın bu ayarda tutmayın! Gündüz, gece ve dışarıdayken yapılması gereken 3 ayar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharın değişken hava koşulları, evlerde ideal sıcaklık arayışını gündeme getirdi. HVAC uzmanları, bu mevsimde termostat ayarlarının hem konfor hem de enerji tasarrufu açısından kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle gündüz ve gece sıcaklıklarının hızlı şekilde değiştiği dönemlerde, ev sahiplerinin faturalarını kontrol altında tutabilmesi için önerilen sıcaklık aralıklarına uyması gerekiyor. Uzmanlar, sonbaharda evde bulunulan ve bulunulmayan saatler için farklı termostat ayarlarının hem konforu artırdığını hem de gereksiz enerji tüketimini önlediğini aktarıyor.</p><h3>Kim Lincoln: 'Termostatı 68°F civarına ayarlayın'</h3><p>HVAC alanında deneyimli uzman Kim Lincoln, sonbaharın geçiş dönemi olmasından dolayı ev sahiplerinin termostatı sürekli olarak büyük değişikliklerle ayarlamadan, konforlu bir sıcaklıkta sabit tutmasının önemine işaret ediyor. Lincoln, ısınma ihtiyacı hissedildiğinde termostatı 68°F (yaklaşık 20°C) civarına ayarlamanın ideal olduğunu belirtiyor. Ayrıca, gece saatlerinde veya evde kimse yokken sıcaklığın biraz daha düşürülmesini tavsiye ediyor. Bu sayede hem iç mekan konforunun hem de nem dengesinin korunabileceğini aktarıyor. Lincoln, sonbaharda ani hava değişimlerinin yaşanmasının, ev sahiplerinin sıcaklık ayarlarında dikkatli olmasını gerektirdiğini vurguluyor. Özellikle nem oranının yüksek olduğu günlerde, termostat ayarlarının evin genel konforunu doğrudan etkilediğini söylüyor.</p><h3>Tamer Sayed: 'Gündüz ve gece için farklı ayar gerekli'</h3><p>Bir diğer HVAC teknisyeni Tamer Sayed ise, sonbaharda gündüz ve gece sıcaklık farklarının belirgin olduğuna dikkat çekiyor. Sayed, gündüz saatlerinde termostatın 68°F ile 70°F (20-21°C) arasında tutulmasının yeterli olacağını, akşam ve gece ise sıcaklığın 60°F ile 65°F (15-18°C) aralığına çekilmesini öneriyor. Sayed'e göre, bu aralıklar hem enerji tüketimini azaltıyor hem de boruların donmasını önleyerek evin güvenliğini sağlıyor. Ayrıca, evde bulunulmadığı zamanlarda termostatın 55°F ile 60°F (13-16°C) arasında ayarlanması, gereksiz enerji harcamasının önüne geçiyor. Sayed, akıllı termostat sistemlerinin otomatik ayarlama avantajı sunduğunu ve bu teknolojinin sonbaharda ev sahiplerine büyük kolaylık sağladığını ifade ediyor. Gündüz ve gece arasında yapılan bu küçük değişikliklerin, aylık enerji faturalarında ciddi tasarruf sağladığına dikkat çekiyor.</p><h3>Doğal havalandırma ve HVAC sistemi kullanımı</h3><p>Uzmanlar, sonbaharda havanın ılıman olduğu günlerde HVAC sisteminin geçici olarak kapatılabileceğini belirtiyor. Kim Lincoln, dış ortam sıcaklığı ve nem oranı uygunsa, ev sahiplerinin doğal havalandırmaya yönelebileceğini söylüyor. Ancak, sistemin tamamen kapatılmasının otomatik bir kural olmaması gerektiğini, özellikle don tehlikesi olan bölgelerde ısının mutlaka açık tutulması gerektiğini vurguluyor. Lincoln'e göre, 60°F ile 70°F aralığında seyreden doğal sıcaklıklarda HVAC sistemi tercihe bağlı olarak devreye alınıp çıkarılabilir. Bu yaklaşım, hem enerji tasarrufu hem de evin yapısal güvenliği açısından önemli. Uzmanlar, termostat ayarlarında mevsimsel değişikliklerin yanı sıra, evin izolasyon durumu ve kişisel konfor tercihlerini de göz önünde bulundurmanın gerekliliğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/sonbaharda-kombinizi-saki-311_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296211</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/notr-renkler-bitti-iste-2027nin-8-boya-rengi-296211</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nötr renkler bitti! İşte 2027'nin 8 boya rengi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Benjamin Moore, 2027 boya trendleriyle dekorasyon dünyasında ezberleri bozuyor. Marka, 8 yeni rengiyle nötr tonları geri plana iterken, zengin ve nüanslı renk paletini öne çıkarıyor. Benjamin Moore'un 2027 Yılı Rengi olarak seçtiği Webster Green ve diğer yedi iddialı ton, iç mekanlarda sıcaklık ve sofistike bir atmosfer yaratmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nötr renkler bitti! İşte 2027'nin 8 boya rengi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Benjamin Moore, 2027 yılı için belirlediği sekiz renkli yeni boya paletini duyurarak, iç dekorasyon trendlerinde önemli bir değişime öncülük etti. Şirket, 2027 Yılı Rengi olarak Webster Green HC-130'u seçerken, paletin geri kalanını da iddialı ve sıcak tonlarla oluşturdu. Bu yılki koleksiyon, nötr renklerin arka plana çekildiği ve daha zengin, derin renklerin ön plana çıktığı bir döneme işaret ediyor. Benjamin Moore'un renk pazarlama kıdemli yöneticisi Hannah Yeo, markanın yeni yaklaşımının, evlerde daha cesur ve karakterli bir atmosfer yaratmayı amaçladığını vurguluyor. 2027 boya trendleriyle birlikte, yumuşak pembelerden su mavisine, derin kahverengilerden zeytin yeşiline kadar geniş bir renk yelpazesi sunuluyor. Bu yeni renk paleti, ev sahiplerine hem klasik hem de modern dekorasyon stillerinde farklı kombinasyonlar oluşturma fırsatı tanıyor.</p><h3>Benjamin Moore: 'Nötr renkler geride kaldı, zengin tonlar öne çıkıyor'</h3><p>Benjamin Moore'un 2027 boya trendleri, uzun süredir hakim olan nötr tonlardan uzaklaşarak, daha canlı ve karakterli renklerin yükselişini simgeliyor. Hannah Yeo, "Çok nötr olmaktan uzaklaştık ve daha zengin, daha nüanslı renklere geri dönüyoruz" diyerek bu değişimin altını çiziyor. Yeni koleksiyonda yer alan Webster Green HC-130, paletin öne çıkan tonu olurken, markanın diğer yedi rengi de iç mekanlarda sıcaklık ve zarafet vadediyor. Yumuşak pembe ve mavi tonlarından derin kahverengi ve zeytin yeşiline kadar uzanan bu renkler, ev dekorasyonunda klasik ve modern çizgileri bir araya getiriyor. Benjamin Moore, 2027 boya trendleriyle birlikte, ev sahiplerinin yaşam alanlarına daha fazla kişilik ve özgünlük katmasını hedefliyor. Zengin tonların kullanımı, özellikle nötr renklerden sıkılanlar için taze bir alternatif oluşturuyor. Bu yeni yaklaşım, dekorasyon dünyasında cesur ve yenilikçi bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>2027 boya trendlerinde öne çıkan sekiz iddialı renk</h3><p>Benjamin Moore'un 2027 boya trendleri paletinde, sekiz farklı renk dikkat çekiyor. Paletin yıldızı Webster Green HC-130, klasik yeşil tonuyla hem iç hem de dış mekanlarda güçlü bir etki bırakıyor. Nelson Blue CW-635 ise "rahat zarafet" hissini yansıtan, su gibi bir mavi olarak öne çıkıyor. Bu renk, beyaz metro karolar, sıcak ahşap ve pirinç detaylarla mutfaklarda klasik bir kombinasyon sunuyor. Shakespeare Tan 228, sıcak altın tonlarıyla nötr renklerden vazgeçemeyenler için ideal bir seçenek. Bu ton, ışığa bağlı olarak farklı görünümler sergileyebiliyor ve hem resmi hem de rahat dekorasyonlarda kullanılabiliyor. Wild Aster 1240, gri alt tonlarıyla yumuşak ve zarif bir pembe sunarken, White Down OC-131 ise kremamsı yapısıyla klasik beyazdan daha sıcak bir atmosfer yaratıyor. Antique Copper 1169, orta tonlu kahverengisiyle güçlü bir karaktere sahip. Cesur bir görünüm için hardal veya okra gibi zengin tonlarla, daha geleneksel bir atmosfer için ise off-white trim ve mermerle birlikte kullanılabiliyor. Durango 2137-30, zeytin alt tonlarıyla derin bir nötr olarak dikkat çekiyor ve farklı ışık koşullarında kahverengi ya da yeşil olarak algılanabiliyor. Townsend Harbor Brown HC-64 ise burgonya alt tonlu zengin kahverengisiyle sofistike bir görünüm sunuyor. Benjamin Moore'un 2027 boya trendleri, bu sekiz renk ile ev sahiplerine çok yönlü ve yenilikçi dekorasyon imkanları sağlıyor.</p><h3>Ev dekorasyonunda Benjamin Moore'un 2027 renk paletinin etkisi</h3><p>Benjamin Moore'un 2027 boya trendleri, iç mekanlarda sıcaklık ve derinlik arayanlar için yeni seçenekler sunuyor. Uzmanlara göre, nötr renklerin yerini alan zengin ve nüanslı tonlar, evlerde daha kişisel ve davetkar bir atmosfer yaratıyor. Webster Green, geleneksel tarzı sevenler için off-white trimlerle kombinlenebilirken, Nelson Blue ise mutfaklarda modern bir görünüm sağlıyor. Wild Aster'ın zarif pembesi, yumuşak dokularla bir araya geldiğinde odalara huzur katıyor. Shakespeare Tan, ışığa bağlı olarak değişen altın tonlarıyla hem klasik hem de çağdaş dekorasyonlarda öne çıkıyor. Antique Copper ve Townsend Harbor Brown gibi derin kahverengiler, cesur kombinasyonlarla mekana karakter kazandırıyor. Durango'nun zeytin alt tonları ise doğal ahşap ve keten dokularla birleştiğinde sıcak ve samimi bir ortam oluşturuyor. Benjamin Moore'un 2027 boya trendleri, ev sahiplerine sadece renk değil, aynı zamanda stil ve kimlik kazandırıyor. Bu yeni palet, farklı yaşam alanlarında kullanılabilecek çok yönlü seçenekler sunarak, dekorasyon dünyasında fark yaratıyor.</p><h3>Benjamin Moore uzmanlarından 2027 trend renklerle dekorasyona dair ipuçları</h3><p>Benjamin Moore'un 2027 boya trendleriyle evini yenilemek isteyenler için markanın uzmanları çeşitli önerilerde bulunuyor. Nelson Blue, beyaz metro karolar ve pirinç detaylarla mutfakta klasik bir şıklık sağlarken, terrakota tonlarıyla birleştiğinde modern bir hava yaratıyor. Shakespeare Tan, ceviz mobilyalar ve süslü kalıplarla resmi bir görünüm kazanırken, keten ve doğal malzemelerle daha rahat bir atmosfer oluşturuyor. Wild Aster, odalarda baskın bir renk olarak kullanıldığında huzur verirken, nötr tonlarla birleştirildiğinde modern ve dengeli bir stil sunuyor. White Down, evin tüm alanlarında temel bir renk olarak kullanılabiliyor ve daha koyu arka planlarla derinlik kazandırıyor. Antique Copper, hardal veya okra gibi zengin renklerle cesur bir kombinasyon oluşturabilirken, klasik off-white detaylarla zamansız bir şıklık katıyor. Durango, açık renkli mobilyalar ve metalik aksesuarlarla dengelenerek ferah bir ortam sağlıyor. Townsend Harbor Brown, yüksek parlaklıkta kullanıldığında dramatik bir etki yaratırken, rahat odalarda da sofistike bir dokunuş sunuyor. Benjamin Moore'un 2027 boya trendleriyle ev sahipleri, yaşam alanlarını kişiselleştirirken, her odaya özgün bir kimlik kazandırabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/notr-renkler-bitti-iste-2-646_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296210</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurum-ozgur-bey-goz-gore-gore-yalan-soyluyor-iftira-siyaseti-yapiyor-296210</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Özgür Bey göz göre göre yalan söylüyor,  iftira siyaseti yapıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in İstanbul Ayazağa'daki projeye ilişkin iddialarıyla ilgili, "Özgür Bey göz göre göre yalan söylüyor, iftira atıyor, iftira siyaseti yapıyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum: Özgür Bey göz göre göre yalan söylüyor,  iftira siyaseti yapıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, partisinin grup toplantısı öncesinde, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in İstanbul'un Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi'ndeki projeye ilişkin iddialarına yanıt vererek, projenin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin onayıyla hayata geçirildiğini ve belediyenin projeye ortak olduğunu ifade etti.  </p><p><b>"ÖZGÜR BEY GÖZ GÖRE GÖRE YALAN SÖYLÜYOR, İFTİRA ATIYOR, İFTİRA SİYASETİ YAPIYOR"</b></p><p>Bakan Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Ayazağa'daki projeye ortak olduğunu ifade ederek, "Özgür Bey'in açıklamasını dün hep birlikte duyduk. Bir muhalefet genel başkanının konulardan bu kadar habersiz olacağını düşünmüyorum. Özgür Bey göz göre göre yalan söylüyor, iftira atıyor, iftira siyaseti yapıyor. Ayazağa'daki proje CHP'li Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin onayıyla 2022 yılında uygulamaya geçmiş. Söz konusu projeyi onaylayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Kaldı ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi bahse konu projenin ortağı. Arsadan kaynaklı 1 milyar 100 milyon lira değerinde mülkiyete konu bir ortaklığı söz konusu. Bizi suçladığı projenin ortağı İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Ama bakanlığımız bu projeye niye ortak oldu, niye girdi? Orada 950 hak sahibi vatandaşımız var ve ruhsat sürecine ilişkin sürecin uzaması sebebiyle bize başvuru yaptılar. Biz de vatandaşımızın mağduriyetinin uzamaması için ruhsatın sürecini yürüttük. Vatandaşımızın bir an önce evine kavuşması için bu iradeyi ortaya koyduk" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>"BU YAPTIĞI GİRİŞİMLER HİÇBİR ŞEKİLDE BELEDİYELERİNİN YOLSUZLUKLARINI ÖRTEMEYECEK"</b></p><p>Ayazağa'daki sel felaketinin nedenin derelerin ıslah edilmemesi olduğunu aktaran Kurum, "Özgür Bey sokakta duyduğuna inanmaya çalışan bir siyaset yürütüyor. Algı siyaseti dediğimiz duyduğunu iftira atarak, yalan söyleyerek siyaset yapma girişiminde bulunuyor. Özgür Bey daha Ayazağa'ya gitmedi. Orada vatandaşlarımız vefat etti. Orada yüzlerce esnafımızın malına, canına zarar geldi. Bunun sebebinin derelerin ıslah edilmemesi, altyapının yetersiz olduğu ve bu altyapıya ilişkin gerekli iradenin koyulmadığı bir süreci yaşıyoruz ve bunun da sorumlusu doğrudan belediyelerdir. Bu yaptığı girişimler hiçbir şekilde belediyelerinin yolsuzluklarını örtemeyecek" diye konuştu.  </p><p><b>"AYAZAĞA'DAKİ YAPILARIN YIKIMINI VALİLİĞİMİZ KOORDİNASYONUNDA GERÇEKLEŞTİRİYORUZ"</b></p><p>Ayazağa'da kaçak yapıların yıkımlarına devam edildiğini ifade eden Kurum, "Bugün tüm Türkiye CHP'li belediyelerin, Yeni Partili belediyelerin yolsuzluklarını görmüştür. Hırsızlıklarına şahit olmuştur. Dolayısıyla bu çaba, hırsızlıkları ve yolsuzlukları örtme çabasıdır. Bundan hiçbir şekilde kaçamayacaklar. Ayazağa'daki yapıların yıkımını valiliğimiz koordinasyonunda gerçekleştiriyoruz. Maalesef bugüne kadar bir irade ortaya koyulmamış. Biz de bu iradeyi koyuyoruz ve derenin üzerinde işgalli yapıların yıkımını valiliğimiz koordinasyonunda gerçekleştiriyoruz. İnşallah belediye de sorumluluklarını yerine getirecek" şeklinde konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/bakan-kurum-ozgur-bey-goz-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296209</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tip-dunyasinda-30-yillik-gizem-cozuldu-296209</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tıp dünyasında 30 yıllık gizem çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi'nden bilim insanları, 30 yılı aşkın süredir çözülemeyen bir biyolojik gizemi aydınlattı. Enflamasyonun kontrolünde kilit rol oynayan 5-oxoETE molekülünün hem bağışıklık savunmasında hem de doku korumada çifte işlev üstlendiği ortaya çıktı. Bu bulgu, başta kanser ve iltihabi bağırsak hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın tedavi yöntemlerini kökten değiştirme potansiyeline sahip.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tıp dünyasında 30 yıllık gizem çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi (MSK) araştırmacıları, 30 yılı aşkın süredir bilim dünyasını meşgul eden bir biyolojik gizemi çözdü. 5-oxoETE adlı molekülün yalnızca bağışıklık hücrelerini enfeksiyon bölgelerine yönlendirmekle kalmadığı, aynı zamanda sağlıklı dokuları koruyarak enflamasyonun zararlı etkilerini sınırladığı ortaya çıktı. 7 Ekim'de Nature dergisinde yayımlanan bu çarpıcı bulgular, kanser, iltihabi bağırsak hastalığı ve astım gibi hastalıkların tedavisinde yeni umutlar doğurdu.</p><h3>Dr. Niethammer: '5-oxoETE hem alarm hem de kalkan işlevi görüyor'</h3><p>MSK'dan hücre biyoloğu Dr. Philipp Niethammer, 5-oxoETE'nin bağışıklık sisteminde iki yönlü bir mekanizma ile çalıştığını belirtti. Dr. Niethammer, "Bu molekül, enfeksiyon sırasında beyaz kan hücrelerini bölgeye çekerek bakterilere savaş açıyor. Ancak aynı zamanda, sağlıklı dokuları da koruyarak aşırı enflamasyonun önüne geçiyor," dedi. Araştırmada, 5-oxoETE sinyalini algılayan hcar1-4 adlı reseptörün devre dışı bırakıldığı zebrafish modellerinde, beklenenin aksine bağırsak iltihabının arttığı gözlemlendi. Dr. Miklos Lengyel, bu bulgunun laboratuvarda büyük şaşkınlık yarattığını ve farklı yöntemlerle doğrulamak zorunda kaldıklarını aktardı. Ekip, 5-oxoETE'nin yalnızca bir alarm sistemi olmadığını, aynı zamanda hücreleri koruyucu bir kalkan görevi üstlendiğini vurguladı.</p><h3>DHRS7 geni ve NUDIX hidrolazları: Enflamasyonun yeni anahtarı</h3><p>Araştırmanın diğer ayağında, Dr. Yanan Ma önderliğindeki ekip, 5-oxoETE'nin üretiminden sorumlu enzimi kodlayan DHRS7 genini tanımladı. Bu enzim 1992'den beri biliniyor ancak genetik kaynağı bugüne kadar tespit edilemiyordu. DHRS7 ve OXER1 genlerinde tespit edilen mutasyonların, bazı kanser türleriyle ve iltihabi bağırsak hastalığı ile ilişkili olduğu saptandı. Ayrıca, 5-oxoETE'nin NUDIX hidrolazları aracılığıyla hücrelerdeki hasarlı DNA yapı taşlarını temizleyen koruyucu süreçleri tetiklediği belirlendi. Bu mekanizma, bağırsak hücrelerinin normal bakteri florasından kaynaklanan kimyasal strese ve hücre ölümüne karşı savunmasız kalmasını önlüyor. Araştırmacılar, bu yolun aktive edilmesinin, özellikle radyoterapi ve kemoterapi sonrası bağırsak dokusunun iyileşmesinde önemli rol oynayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Zebrafish modeliyle insan bağışıklığına ışık tutuldu</h3><p>Çalışmada zebrafish (zebra balığı) modelinin kritik önemi vurgulandı. Fare ve sıçanlar, biyomedikal araştırmalarda sıklıkla kullanılsa da, 5-oxoETE için bilinen bir bağışıklık hücresi reseptörüne sahip değiller. Dr. Ma, zebrafish'in bu alanda eşsiz bir model sunduğunu ve insan bağışıklık sistemiyle benzerlik gösterdiğini belirtti. Bu sayede, insan vücudunda enflamasyonun nasıl kontrol edildiğine dair yeni bilgiler elde edildi. Araştırma, mekanik stresin araşidonik asit salınımını tetikleyerek 5-oxoETE üretimini başlattığını ve böylece zincirleme koruyucu bir yanıtın devreye girdiğini gösterdi. Dr. Niethammer, "Mekanik ve metabolik stresleri birleştiren bu yol, hücresel savunma sisteminin ne kadar karmaşık ve etkili olduğunu gözler önüne seriyor," ifadelerini kullandı.</p><h3>Kanser ve iltihabi hastalıklar için yeni tedavi umudu</h3><p>DHRS7 ve OXER1 genlerindeki bozuklukların, başta kanser ve iltihabi bağırsak hastalığı olmak üzere çeşitli hastalıklarla bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, 5-oxoETE sinyal yolunun astım gibi kronik enflamatuar hastalıklarda da önemli rol oynayabileceği düşünülüyor. Dr. Lengyel, "Bu yolun aktive edilmesi, bağırsakların oksidatif strese karşı dayanıklılığını artırabilir. Böylece, radyoterapi veya kemoterapi sonrası oluşan hasarın iyileşmesi hızlanabilir," dedi. Araştırmacılar, mekanik stresin 5-oxoETE üretimini tetiklediğini ve bunun hücresel savunma mekanizmalarını güçlendirdiğini vurguladı. Bu bulgular, enflamasyonun kontrolü ve tedavisinde yeni ilaç hedeflerinin geliştirilmesine kapı aralayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/tip-dunyasinda-30-yillik--883_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296208</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogan-gazzedeki-1-milyondan-fazla-cocuk-cocuk-refahindan-haklarini-alabilmenin-hay-296208</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan: Gazze'deki 1 milyondan fazla çocuk, çocuk refahından haklarını alabilmenin hayaliyle yaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Bugün Gazze'deki 1 milyondan fazla çocuk, çocuk refahından haklarını alabilmenin hayaliyle yaşıyor. Unutmayalım ki kimsenin geride kalmadığı bir dünya ancak savaş sirenleri sustuğunda mümkün olabilir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan: Gazze'deki 1 milyondan fazla çocuk, çocuk refahından haklarını alabilmenin hayaliyle yaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Özbekistan'ın Semerkant kentinde gerçekleştirilen "Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi"nde bir konuşma yaptı.</p><p>Zirvedeki katılımcıları selamlayan Emine Erdoğan, bu anlamlı zirve vesilesiyle Maveraünnehir&#39;in incisi Özbekistan&#39;da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.</p><p>Bugün, çocukların refahını konuşmak için bir arada olduklarını belirten Emine Erdoğan, &quot;Bu hayati meseleyi, kadim geleneğimizin en ihtişamlı medeniyet havzalarından biri olan Semerkant&#39;ta ele almayı bilhassa anlamlı buluyorum. Biruni&#39;den İbn Sina&#39;ya, İmam Buhari&#39;den Harezmi&#39;ye uzanan eşsiz ilim ve hikmet birikiminin, çocuklarımız için esenlik dolu adil bir dünya kurma gayemizde yolumuza ışık tutacağına inanıyorum. Bizim nazarımızda çocuk, insanlığın kalbidir. Onlara dair meseleler her zaman küresel gündemin merkezinde tutulmalıdır.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820150.jpg"/><p>Emine Erdoğan, bir toplumun sürdürülebilir kalkınması ve geleceği ile çocuk refahına yapılan yatırım arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ifade ederek, &quot;Çocuk refahı dediğimizde ölçütlerimiz de bellidir. Beslenme, barınma, güvenlik, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim gibi temel ihtiyaçların karşılanmasını esas alırız. Ancak dünya her gün değişiyor. Dolayısıyla, çocuk refahını ölçen geleneksel göstergeler, yüzdelerle ifade edilen rakamlar, büyük resmi perdeleyen toptancı bir yaklaşıma dönüşebiliyor. Çünkü yaptığımız ölçümler aslında bir görme biçimidir. Seçicidir. Rakamlar, neyi mercek altına aldığımızı anlatırken, aynı rakamlar neyi görmezden geldiğimizi de anlatır.&quot; diye konuştu.</p><p>Çocukların okula gitmesinin ve fiziksel şiddete maruz kalmamasının refah istatistikleri için elzem olduğunu söyleyen Emine Erdoğan, &quot;Fakat okula gitmek her zaman nitelikli eğitim almak, şiddete maruz kalmamak, sevgi ve değer görmek anlamına gelmez. Haliyle, bugünün dünyasını dünün kriterleriyle değerlendirmeye tabi tutmak eksik sonuçlar verir. Zira çoklu krizler çağında yaşıyoruz ve çocuklarımız çok boyutlu zorluklarla karşı karşıyalar. İklim krizi, savaş şartları ve bunların neden olduğu zorunlu göçleri de denkleme katmalıyız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820083.jpg"/><p>Bunun yanında, dünyada yaşanan hızlı değişimlerin literatüre her gün yeni kavramlar eklediğine işaret eden Emine Erdoğan, iklim kaygısı, yapay zeka, dijital şiddet, dikkat sömürüsü gibi konuların insanlığın yeni nesil sorun alanları haline geldiğini ve &quot;çocuk refahı&quot; tanımını çağın ihtiyaçlarına göre yeniden ele almaları gerektiğini dile getirdi.</p><p><b>- "DİJİTAL DÜNYADA ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ İLE ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK ÜZERE HAREKETE GEÇEN İLK ÜLKELERDEN BİRİYİZ"</b></p><p>Emine Erdoğan, Türkiye&#39;de, sosyal politikaları bu anlayışla, zamanın ruhunu okuyarak geliştirdiklerini, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarıyla zihinsel, ruhsal ve ahlaki ihtiyaçları bir bütün olarak gördüklerini vurgulayarak, şu örnekleri paylaştı:</p><p>&quot;Her şeyden önce aile kurumunu korumanın, çocuğu korumada temel koşul olduğu ilkesini benimsiyoruz. Bu itibarla, 2025 yılının Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Aile Yılı ilan edilmesi, uzun soluklu bir vizyonun ilk adımı oldu. 2026-2035 dönemini &#39;Aile ve Nüfus 10 Yılı&#39; olarak belirledik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle, çocuklarımızı dünyaya kendi coğrafyasının penceresinden bakabilen ve çağı yakalayan donanımlı bireyler olarak yetiştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocuklarımızı dijital yaşamın risklerine karşı korumak üzere harekete geçen ilk ülkelerden biriyiz. Bu çerçevede, 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini sınırladık. Platformlara yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi yükümlülükler getirdik.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820084.jpg"/><p>UNICEF&#39;in örnek proje olarak gösterdiği Gönül Elçileri Projesi&#39;yle koruyucu aile hizmetlerini yaygınlaştırdıklarını anlatan Emine Erdoğan, &quot;Bugün 11 binden fazla çocuğumuz, koruyucu ailelerinin himayesinde mutlu bir yaşam sürdürüyor. Bu sisteme, göçlerle ülkemize gelmiş, savaş mağduru çocukları da dahil ediyoruz. Çünkü, hiçbir ayrım yapmadan tüm çocukların refahını sağlamak biz büyüklerin görevidir. Bu görevi yerine getirmede, hükümetler, aileler, eğitimciler, sivil toplum ve medya kuruluşları gibi birçok paydaş olarak el ele vermeliyiz. İfade etmek isterim ki, çocuklar bizim en önemli meselemizdir ve Türkiye olarak onlara fayda sağlayacak işbirliklerine her zaman hazırız.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820085.jpg"/><p><b>- "BİR COĞRAFYADA OKUL ZİLİ ÇALDIĞINDA SINIFA KOŞAN ÇOCUKLAR, BAŞKA BİR COĞRAFYADA SAVAŞ SİRENLERİNDEN KAÇMAK İÇİN KOŞUYORLAR"</b></p><p>Emine Erdoğan, bu zirvenin 100&#39;den fazla ülkeyi ağırladığını ifade ederek, &quot;100&#39;den fazla ülkenin temsilcileri olarak, dünyanın tüm çocuklarına adil ve eşit imkanlar sağlamak, onların ihtiyaçlarına ses olmak için bir aradayız. O halde bu sesi, bilhassa savaş bölgelerinde yaşayan ve geleceğe dair hiçbir hayal kuramayan çocukların sorunlarını çözmek için yükseltelim. Çünkü bugün bir coğrafyada okul zili çaldığında sınıfa koşan çocuklar, başka bir coğrafyada savaş sirenlerinden kaçmak için koşuyorlar. Bir yerde yağan kar çocukların ellerinde kardan adama dönüşürken, savaş bölgelerindeki çocukların çadırlarda donarak hayata gözlerini yummasına sebep oluyor. Çocukluk kanserine bağlı ölümlerin yüzde 60&#39;ı silahlı çatışma bölgelerinde meydana geliyor.&quot; dedi.</p><p>Gazze&#39;de 3 yılda 21 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiğini belirten Emine Erdoğan, &quot;10 binden fazla çocuk kalıcı sakatlık ve uzuv kaybı yaşadı. 197 ambulans, 38 hastane ve 96 sağlık merkezi bombalanarak hizmet dışı kaldı. 700 bin öğrenci eğitim hakkından mahrum edildi. Bugün Gazze&#39;deki 1 milyondan fazla çocuk, çocuk refahından haklarını alabilmenin hayaliyle yaşıyor. Unutmayalım ki kimsenin geride kalmadığı bir dünya ancak savaş sirenleri sustuğunda mümkün olabilir. Şahsen bunun, Semerkant&#39;tan vereceğimiz en kıymetli mesaj olduğuna inanıyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Zirvenin çocuklar ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini dileyen Emine Erdoğan, bu anlamlı buluşma için Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev&#39;in eşi Ziroat Mirziyoyeva&#39;ya teşekkür ederek sözlerini tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820087.jpg"/><p><b>- PROGRAMDAN NOTLAR</b></p><p>Zirveye katılmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak ile Semerkant&#39;a gelen Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev&#39;in eşi Ziroat ile kızı Özbekistan Ulusal Sosyal Koruma Ajansı Birinci Başkan Yardımcısı Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva tarafından karşılandı.</p><p>Mirziyoyeva ailesi Emine Erdoğan ve beraberindekilere sarılıp, samimiyetle karşılarken, karşılama sırasında hatıra fotoğrafı çektirildi.</p><p>Emine Erdoğan, program öncesinde zirveye katılan Lübnan Cumhurbaşkanının eşi Nimet Avn, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa, Kırgızistan Cumhurbaşkanının eşi Aygül Caparova, eski Sırbistan Cumhurbaşkanının eşi Tamara Vucic, Azerbaycan Cumhurbaşkanının kızı Leyla Aliyeva ve Pakistan Cumhurbaşkanının kızı Asıfa Butto Zerdari&#39;yle sohbet etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820088.jpg"/><p>Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev&#39;in mesajının Özbekistan Cumhurbaşkanı&#39;nın Basın Sözcüsü Şerzod Asadov tarafından okunmasıyla başlayan zirvede, video gösterimi yapıldı.</p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman, Ziroat Mirziyoyeva, Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva ve BM Genel Sekreteri&#39;nin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla M&#39;jid&#39;in konuştuğu zirvede, BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina J. Mohammed&#39;in programa gönderdiği video mesajı izlendi. Ayrıca programda, BM Özbekistan Mukim Koordinatörü Sabine Machl de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres&#39;in mesajını okudu.</p><p>Programda ayrıca çocuklar dans ve müzik gösterisi sundu.</p><p>Zirvenin açılış töreninin ardından düzenlenen ve Emine Erdoğan&#39;ın konuşmasıyla başlayan genel oturumda, diğer liderlerin eşleri ile bazı kurum temsilcileri konuşma yaparken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus&#39;un video mesajı izletildi.</p><p>İlk oturumun ardından katılımcıların öğle yemeğinde bir araya geldiği zirve, öğleden sonra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş ile Esra Albayrak&#39;ın da katılımıyla düzenlenen oturumlarla devam etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42820089.jpg"/><p><b>- EMİNE ERDOĞAN'IN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI</b></p><p>Emine Erdoğan, programa ilişkin yaptığı paylaşımında, Maveraünnehir&#39;in incisi Semerkant&#39;ta düzenlenen &quot;Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi&quot;nde, değerli lider eşleri ve farklı ülkelerden temsilcilerle bir araya geldiklerini belirtti.</p><p>Çocukların refahını çağın ihtiyaçları doğrultusunda ele aldıklarını ve geleceğe dair ortak sorumluluklarını değerlendirdiklerini kaydeden Emine Erdoğan, &quot;Türkiye olarak hiçbir ayrım gözetmeden tüm çocukların yanında olmayı önemsiyoruz. Bizim nazarımızda çocuk, insanlığın kalbidir. Onlara dair meseleler her zaman küresel gündemin merkezinde tutulmalıdır. Özellikle Gazze başta olmak üzere savaş bölgelerindeki çocukların sesi olmayı insanlık vazifemiz olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kimsenin geride kalmadığı bir dünya, ancak savaş sirenleri sustuğunda mümkün olabilir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Paylaşımında, bu anlamlı zirve vesilesiyle kurulan gönül birliğinin daim olmasını dileyen Emine Erdoğan, dostu Ziroat Mirziyoyeva&#39;ya teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/emine-erdogan-gazzedeki-1-803_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296207</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/iyi-bakterileri-oldurmeyen-dogal-bagirsak-ilaci-bulundu-296207</link>
      <pubDate>2026-10-21T13:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İyi bakterileri öldürmeyen doğal bağırsak ilacı bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi ve Saarland Üniversitesi'nden bilim insanları, tehlikeli bağırsak enfeksiyonlarına karşı doğal bir bileşik olan argyrin B'nin seçici etkisini ortaya koydu. Bu gelişme, C. difficile kaynaklı inatçı enfeksiyonlarda mikrobiyomun korunmasına olanak tanıyabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İyi bakterileri öldürmeyen doğal bağırsak ilacı bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi (HZI) ve Saarland Üniversitesi'nin ortak çalışmasında, bilim insanları bağırsak enfeksiyonlarının tedavisinde önemli bir adım attı. Araştırmacılar, C. difficile bakterisinin neden olduğu ciddi ve tekrarlayan bağırsak enfeksiyonlarını hedefleyen, doğal kökenli argyrin B adlı bir bileşiğin seçici etkisini ortaya çıkardı. Yapılan laboratuvar ve hayvan deneylerinde argyrin B'nin, zararlı bakterileri yok ederken bağırsaktaki yararlı mikroorganizmaları koruduğu gözlemlendi. Bu bulgu, özellikle antibiyotik tedavilerine bağlı olarak ortaya çıkan ve sıkça nükseden C. difficile enfeksiyonlarının tedavisinde daha nazik ve etkili yöntemlerin geliştirilmesine kapı aralıyor.</p><h3>Prof. Rolf Müller ve ekibinden mikrobiyomu koruyan yeni yaklaşım</h3><p>Çalışmayı yürüten ekip, Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi'nin HIPS biriminde görev yapan Prof. Rolf Müller liderliğinde, bağırsak enfeksiyonlarının tedavisinde devrim yaratabilecek bir doğal bileşik keşfetti. Argyrin B'nin, diğer antibiyotiklerin aksine, bağırsak mikrobiyomunun büyük kısmını zarar görmeden bırakabildiği tespit edildi. Prof. Müller ve ekibi, laboratuvar ortamında ve fareler üzerinde yürüttükleri deneylerde, argyrin B'nin C. difficile bakterisinin oluşturduğu enfeksiyonlarda bakteriyel yükü belirgin şekilde azalttığını raporladı. Bu seçici etki, mevcut antibiyotiklerin yol açtığı mikrobiyom dengesizliğini önlemede kritik bir avantaj sunuyor. Uzmanlar, argyrin B'nin özellikle sık tekrarlayan enfeksiyonlarda, bağırsak mikrobiyotasının korunarak hastaların daha kısa sürede sağlığına kavuşmasına katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Araştırmanın başındaki isimlerden Dr. Jennifer Herrmann, argyrin B'nin yalnızca C. difficile üzerinde yüksek etkinlik gösterdiğini, sağlıklı mikroorganizmalar üzerinde ise neredeyse hiç olumsuz etki yaratmadığını belirtti. Bu özellik, yeni tedavi yaklaşımının mikrobiyomun korunmasında önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p><h3>Argyrin B: Toprak kökenli doğal antibakteriyel madde bağırsakta yoğunlaşıyor</h3><p>Argyrin B'nin kökeni, toprakta yaşayan miksobakterilere dayanıyor. Bu mikroorganizmalar, beslenmeleri için çevrelerindeki diğer bakterileri etkisiz hale getiren doğal bileşikler üretiyor. Araştırma ekibi, argyrin B'nin laboratuvar ortamındaki antibakteriyel etkilerini inceledikten sonra, fareler üzerinde de deneyler gerçekleştirdi. Sonuçlar, argyrin B'nin ağız yoluyla alındığında vücutta büyük oranda bağırsakta kaldığını ve kan dolaşımına çok az geçtiğini ortaya koydu. Bu durum, bileşiğin bağırsakta yoğunlaşarak diğer organlarda yan etki riskini azaltabileceğine işaret ediyor. Özellikle C. difficile enfeksiyonlarının bağırsakta geliştiği göz önüne alındığında, argyrin B'nin hedef bölgeye ulaşması ve burada seçici etki göstermesi, tedavi açısından büyük bir avantaj sağlıyor. Ayrıca, bu özellik sayesinde tedavi sırasında vücudun diğer sistemleri etkilenmeden yalnızca enfekte bölgeye müdahale edilebiliyor.</p><h3>C. difficile enfeksiyonlarında nüks riski ve yeni tedavi olasılıkları</h3><p>C. difficile enfeksiyonlarının en büyük sorunlarından biri, tedavi sonrasında tekrar etme eğilimi göstermesi. Bu tip enfeksiyonlarda hastalar sıklıkla dışkı mikrobiyota transferi gibi karmaşık ve hastalar açısından zorlayıcı yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor. Argyrin B'nin geliştirilmesiyle, zararlı bakterilerin seçici olarak ortadan kaldırılması sayesinde mikrobiyomun genel yapısı korunabiliyor ve bu da nüks riskini azaltma potansiyeli taşıyor. Araştırmacılar, argyrin B'nin klinik kullanıma uygunluğunu değerlendirmek için daha fazla deneysel model ve dozaj çalışması yürütmeyi planlıyor. Eğer bu bileşik, tekrarlayan enfeksiyonlarda da etkili olduğu kanıtlanırsa, dışkı nakli gibi prosedürlerin yerini daha kolay uygulanabilen ve hasta konforunu artıran tedavi seçenekleri alabilir. Bilim insanları, argyrin B'nin antibakteriyel etkisinin yanı sıra, mikrobiyomun hızlı bir şekilde sağlıklı dengesine dönmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Bu gelişme, özellikle antibiyotik kullanımı sonrası ortaya çıkan ve yaşamı tehdit edebilen bağırsak enfeksiyonlarının tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/iyi-bakterileri-oldurmeye-330_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296206</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kuantum-hesaplamada-tarihin-en-buyuk-esigi-asildi-296206</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuantum hesaplamada tarihin en büyük eşiği aşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Colorado merkezli Quantinuum, geliştirdiği yeni kuantum bilgisayarı ile hata oranını 100 kat düşürdü ve %99.9995 doğruluk oranına ulaştı. Şirket, bu başarıyla kuantum bilgisayarların günlük kullanımına bir adım daha yaklaştığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuantum hesaplamada tarihin en büyük eşiği aşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Colorado merkezli Quantinuum, kuantum bilgisayar teknolojisinde çığır açan bir başarıya imza attı. Şirketin geliştirdiği 98 qubitlik tuzaklanmış iyon kuantum bilgisayarı, son testlerinde %99.9995 doğruluk oranı yakalayarak, her bir milyon mantıksal işlemde yalnızca beş hata ile çalıştı. Bu sonuç, kuantum hata düzeltmede dünya çapında yeni bir rekor olarak kayda geçti. Quantinuum'un Honeywell destekli sistemi, Eylül 2026'da elde edilen önceki rekorunu 10 kat geride bırakırken, Google Quantum AI'nın yayımladığı rakip donanım sonuçlarına göre hata oranını 100 kat düşürmeyi başardı. Şirket, bu gelişmenin kuantum bilgisayarları günlük hayatta kullanılabilir hale getirme yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı.</p><h3>Quantinuum'dan kuantum hata düzeltmede çığır açan başarı</h3><p>Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarlardan farklı olarak verileri qubit adı verilen özel birimler üzerinden işler. Ancak qubit'ler, ısı, elektromanyetik sinyaller, titreşimler ve kozmik ışınlar gibi dışsal etkiler nedeniyle son derece hassas bir yapıya sahip. Bu hassasiyet, hesaplamalar sırasında hata oluşmasına yol açıyor ve kuantum bilgisayarların pratikte yaygınlaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Quantinuum, bu sorunun üstesinden gelmek için kuantum hata düzeltme tekniklerine odaklandı. Son deneylerinde, Helios adını verdiği ticari sisteminde "renk kodu" olarak bilinen bir hata düzeltme yöntemini kullandı. Bu teknik, birden fazla fiziksel qubit'i bir araya getirerek daha güvenilir mantıksal qubit'ler oluşturuyor ve bilgiyi daha iyi koruyor. Deneyler sonucunda, %99.9995 oranında mantıksal sadakat elde edildi ve kuantum hata düzeltmede yeni bir standart belirlendi. Ayrıca, sistemin kod mesafesi artırıldıkça kalan mantıksal hataların her seferinde 12 kat azaldığı gözlemlendi. Bu bulgular, kuantum bilgisayarların büyümesiyle birlikte hata oranlarının da kontrol altına alınabileceğini gösteriyor.</p><h3>Dr. Rajeeb Hazra: 'Apollo ile evrensel hata toleransına yaklaştık'</h3><p>Quantinuum CEO'su Dr. Rajeeb Hazra, elde edilen sonuçların şirketin "Apollo" adını verdiği evrensel hata toleranslı kuantum bilgisayar hedefini güçlendirdiğini belirtti. Hazra, "Bu sonuçla, evrensel hata toleransı sağlamak için gereken hata düzeltme mimarisine ve tuzaklanmış iyon teknolojisine sahip olduğumuzu kanıtladık," diyerek, kuantum bilgisayarların güvenilirlik açısından önemli bir eşiği geçtiğini vurguladı. Şirket, Apollo sistemini 2029 yılına kadar piyasaya sürmeyi hedefliyor. Bu gelişme, pratik kuantum bilgisayarların geliştirilmesi için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, yapılan testler, pratik bir hata toleranslı sistemin beklenenden daha az fiziksel qubit ile çalışabileceğini ortaya koydu. Quantinuum, bu başarıyla birlikte kuantum bilgisayarların ticari ve bilimsel alanlarda yaygınlaşmasına bir adım daha yaklaştı.</p><h3>Helios donanımında iki farklı hata düzeltme yöntemi test edildi</h3><p>Quantinuum'un başarısı, yalnızca bir hata düzeltme yöntemiyle sınırlı kalmadı. Şirket, bir ay önce de Helix adını verdiği farklı bir hata düzeltme tekniğiyle rekor seviyede mantıksal bellek ve hesaplama sonuçları elde ettiğini duyurmuştu. Her iki deney de aynı Helios donanımı üzerinde gerçekleştirildi. Helix yöntemi, her mantıksal qubit için 10 fiziksel qubit gerektirirken, renk kodu tekniği ise 37'ye kadar qubit kullanıyor. Renk kodu, daha fazla qubit kullanmasına rağmen, çok daha düşük hata oranlarıyla dikkat çekti. Quantinuum, ayrıca yapay zekâ kodlamasını gerçek zamanlı hata düzeltme ile birleştirerek kuantum hesaplamalar sırasında hataları tespit edip düzeltmeyi başardı. Şirket, bu yeniliklerin Apollo projesini 2029'a kadar hayata geçirme planlarını güçlendirdiğini açıkladı.</p><h3>Uzmanlar: Kuantum bilgisayarlarda pratik kullanım için umut verici adım</h3><p>Kuantum bilgisayar alanında bağımsız uzmanlar da Quantinuum'un elde ettiği sonuçları önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor. Sandia Ulusal Laboratuvarları Kuantum Performans Laboratuvarı eş direktörü Dr. Robin Blume-Kohout, yeni bulguların kuantum hata düzeltmeden elde edilen gerçek performans kazanımlarını ortaya koyduğunu belirtti. Blume-Kohout, "Bir mantıksal qubit, bileşen fiziksel qubit'lerinden neredeyse 100 kat daha iyi performans gösteriyor. Bu sistemin ölçeklenmiş bir versiyonu, pratik kuantum hesaplama için gerekli güvenilirliğe ulaşabilir ve bu da pratik kuantum bilgisayarları için umut verici bir görünüm sunuyor," ifadelerini kullandı. Uzmanlar, Quantinuum'un elde ettiği bu başarıların, kuantum bilgisayarların ticari ve bilimsel alanlarda yaygınlaşmasının önündeki teknik engelleri önemli ölçüde azalttığını düşünüyor.</p><p>Sonuç olarak, Quantinuum'un kuantum bilgisayarında ulaşılan rekor doğruluk oranı ve düşük hata seviyesi, sektörün geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Şirketin Apollo projesiyle 2029 yılına kadar evrensel hata toleranslı bir kuantum bilgisayarı piyasaya sürme hedefi, kuantum teknolojisinin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandıracak gibi görünüyor. Bu gelişmeler, kuantum bilgisayarların yakın gelecekte hem bilimsel araştırmalarda hem de endüstriyel uygulamalarda devrim yaratabileceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kuantum-hesaplamada-tarih-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296205</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bicaklar-bulasik-makinesinde-yikanir-mi-296205</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bıçaklar bulaşık makinesinde yıkanır mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bulaşık makinesinde yıkanan mutfak bıçakları, hem bıçakların hem de makinenin ömrünü kısaltıyor. Uzmanlar, özellikle keskin kenarlı ve ahşap saplı bıçakların makinede yıkanmasının ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Mutfak güvenliği ve bıçak bakımı konusunda yapılan son açıklamalar, kullanıcıları uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bıçaklar bulaşık makinesinde yıkanır mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mutfakta pratiklik arayan birçok kişi, akşam yemeği sonrası kullandıkları bıçakları da diğer bulaşıklarla birlikte makineye yerleştiriyor. Ancak uzmanlar, bulaşık makinesinde yıkanan mutfak bıçaklarının hem keskinliğini kaybettiğini hem de uzun vadede ciddi hasar gördüğünü belirtiyor. Özellikle paslanmaz çelikten üretilen ya da 'makinede yıkanabilir' etiketi taşıyan bıçaklar için bile bu uygulamanın risk taşıdığı vurgulanıyor. Bıçak bakımı konusunda uzman isimler, kullanıcıların dikkatli olması gerektiği konusunda hemfikir.</p><h3>Jared Schmidt: 'Keskin bıçaklarınızı bulaşık makinesine koymayın'</h3><p>Çatal bıçak uzmanı Jared Schmidt, mutfak bıçaklarının bulaşık makinesinde yıkanmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Schmidt'e göre, özellikle keskin kenarlı bıçaklar makinede yıkandığında, su jetlerinin ve makine içindeki hareketin etkisiyle zamanla köreliyor. Bıçak bakımı açısından bu durumun en büyük risk olduğuna dikkat çeken Schmidt, "Keskin bir kenarı varsa ve bıçağınızı önemsiyorsanız, bulaşık makinesine asla koymamalısınız" diyor. Ayrıca, makinede kullanılan deterjanların özellikle karbon çelik bıçaklarda korozyona yol açabileceğini, bu durumun da bıçakların performansını ve ömrünü olumsuz etkilediğini belirtiyor. Schmidt, bıçak bakımı için en doğru yöntemin elde yıkama olduğunu vurguluyor.</p><h3>Darian Tomas: 'Sap ve kenar hasarı kaçınılmaz'</h3><p>CINQ Your Edge'in kurucu ortağı Darian Tomas, bulaşık makinesinin bıçaklara verdiği zararın sadece keskinlik kaybıyla sınırlı kalmadığını belirtiyor. Tomas'a göre, ahşap saplı bıçaklar, makinedeki yüksek ısı ve nem nedeniyle şişebiliyor, deforme olabiliyor veya çatlayabiliyor. Ayrıca, sıcaklık değişimleri bıçağın sapı ile metal kısmı arasındaki bağları zayıflatıyor. Plastik saplar ise zamanla renk değiştirebiliyor ve yapısal bozulmalar yaşayabiliyor. Tüm bu nedenlerle, bıçak bakımı için elde yıkama ve hemen ardından iyice kurulama öneriliyor. Tomas, özellikle karbon çelik bıçakların paslanmaya daha yatkın olduğunu ve bu tür bıçakların uzun süre nemli kalmasının ciddi hasara yol açabileceğini belirtiyor.</p><h3>Henry Liu: 'Makinede yıkanabilir etiketi yanıltıcı olabilir'</h3><p>Cangshan'ın başkanı ve CEO'su Henry Liu, bazı bıçakların "bulaşık makinesinde yıkanabilir" olarak etiketlendiğini ancak bunun tamamen güvenli olduğu anlamına gelmediğini söylüyor. Liu'ya göre, paslanmaz çelikten ve sağlam sentetik saplardan üretilen bıçaklar makinede yıkamaya daha dayanıklı olsa da, uzun vadede kenar körelmesi ve korozyon riski devam ediyor. Ayrıca, bıçak bakımı için üreticinin talimatlarının dikkatlice incelenmesi gerektiğini vurgulayan Liu, "Makinede yıkanabilir" ibaresinin, bıçağın hiçbir zarar görmeyeceği anlamına gelmediğini belirtiyor. Liu, bıçakların ömrünü uzatmak ve performansını korumak için elde yıkama alışkanlığının önemli olduğunu ifade ediyor.</p><h3>Roman Abysov: 'Bıçaklar makineye de zarar verebilir'</h3><p>Cihaz onarım uzmanı Roman Abysov, bıçakların sadece kendilerine değil, bulaşık makinesine de zarar verebileceğine dikkat çekiyor. Abysov'a göre, çatal bıçak sepetinde serbest bırakılan bıçaklar, makinenin raflarındaki koruyucu kaplamayı delebilir veya zarar verebilir. Bu tür hasarlar, makine içindeki metalin paslanmasına yol açabiliyor. Ayrıca, bıçakların makine içindeki püskürtme kollarını tıkayabileceği ve bu nedenle makinenin düzgün çalışmasını engelleyebileceği belirtiliyor. Abysov, bıçak bakımı için makinede yıkama tercih edilecekse, mutlaka üreticinin yükleme talimatlarına uyulmasını ve bıçakların sabitlenerek yerleştirilmesini öneriyor.</p><h3>Bıçak bakımı için uzmanlardan elde yıkama tavsiyesi</h3><p>Uzmanlar, bıçak bakımı konusunda en etkili yöntemin elde yıkama ve doğru saklama olduğunda birleşiyor. Her bıçağı kullanımdan hemen sonra sıcak su, hafif bulaşık sabunu ve yumuşak bir süngerle yıkamak, hem kenarın hem de sapın korunmasını sağlıyor. Bıçakların lavaboda uzun süre bekletilmesi ise hem metal hem de sap kısmında deformasyon ve paslanma riskini artırıyor. Temizlenen bıçakların mutlaka yumuşak bir havluyla tamamen kurulanması gerekiyor. Ayrıca, bıçakların bir bıçak bloğunda, manyetik şeritte veya koruyucu kılıfta saklanması, diğer mutfak gereçleriyle temasını engelleyerek ömrünü uzatıyor. Bıçak bakımı için bu adımların ihmal edilmemesi, hem mutfak güvenliğini hem de bıçakların performansını korumak açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Bıçak bakımı konusunda uzmanların ortak görüşü, bulaşık makinesinin bıçaklar için en uygun temizlik yöntemi olmadığı yönünde. Elde yıkama ve doğru saklama alışkanlığı, hem bıçakların keskinliğini hem de mutfak güvenliğini uzun süre korumanın anahtarı olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların, bıçak bakımı talimatlarına uyması ve bıçaklarını makineden uzak tutması, hem bıçakların hem de bulaşık makinesinin ömrünü uzatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/bicaklar-bulasik-makinesi-695_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296204</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chp-olagan-kurultay-davasinda-imamoglu-ve-diger-6-saniga-hapis-cezasi-talebi-296204</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP Olağan Kurultay davasında İmamoğlu ve diğer 6 sanığa hapis cezası talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, aralarında Ekrem İmamoğlu, Rıza Akpolat ve Özgür Çelik'in de bulunduğu 9 sanığın Siyasi Partiler Kanunu'nun 112'nci maddesinde düzenlenen 'oylamaya hile karıştırılması' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcı, Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama'nın ise beraatlerini istedi. Dava 11 Kasım'a ertelendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP Olağan Kurultay davasında İmamoğlu ve diğer 6 sanığa hapis cezası talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar katılmazken, avukatlar hazır bulundu. Hakim dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından tanık dinleneceğini bildirdi.</p><p><strong><b>BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKANI RIZA AKPOLAT'IN ÖDEMESİYLE GERÇEKLEŞTİRİLDİ</b></strong></p><p>Dinlenen E.A., "Gökhan Günaydın, Ekrem İmamoğlu. Bunların toplantılarına şahit oldum. Onun haricinde, yine savcılık ifademde belirtmiş olduğum üzere, otelin eksi birinci katı delegelerle veya il başkanlarıyla görüşmek için kullanılıyordu. Burada İstanbul İl Başkanlığı da faaliyet gösteriyordu. Ancak oraya da girilemiyordu. O dönemde 4-6 Kasım 2023 tarihleri arasında çeşitli otellerde yaklaşık 160 siyasetçiyi konaklattık. Bu konaklamalar, dönemin Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın ödemesiyle gerçekleştirildi. Bunların tüm ödemelerini kendimiz yaptık. Belediye olarak koordinasyonu sağladık. Maddi menfaatler ve birtakım teklifler konuşuluyordu. Ancak bizzat bana veya bizim ekipten herhangi birine böyle bir teklif yapılmadı. Ben de o toplantıların içerisinde bizzat bulunmadım" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/d-21102026fdd3052f.jpg"/><p><strong><b>DİĞER DELİLLERİ DEĞERLENDİRDİ</b></strong></p><p>Tanık ve avukat beyanlarının ardından esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, dinlenmeyen tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesini talep ederek katılan beyanları, tanık anlatımları, tapu kayıtları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve HTS raporları, dijital materyal çözüm tutanakları ile dosyada toplanan diğer delilleri değerlendirdi.</p><p>Mütalaada, 4 Mayıs 2023 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda genel başkanlık için Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'in aday olduğu, yapılan oylama sonucunda Özel'in genel başkan seçildiği belirtildi. Savcı, mütalaasında sanıkların Özgür Özel'in genel başkan seçilmesini sağlamak amacıyla usulsüz faaliyetlerde bulunduklarını ve fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hileli yöntemlerle CHP yönetimini ele geçirmeyi amaçladıklarını değerlendirdi.</p><p><strong><b>1 MİLYON 500 BİN LİRALIK MARKET KARTI İDDİASI</b></strong></p><p>Mütalaada, oy kullanan delegelerin bir kısmına çeşitli maddi menfaatler sağlandığı ve bu yönde taahhütlerde bulunulduğu, ayrıca bazı delegelerin yakınlarının işe alındığı ve kendilerine ihale verildiği iddialarına yer verildi. Bu yöntemlerle delegelerin iradelerinin fesada uğratıldığı ileri sürüldü.</p><p>Tanık beyanlarına da değinilen mütalaada, kurultay öncesinde delegelerin bir kısmına, yardıma muhtaç kişilere dağıtılması amacıyla temin edilen market alışveriş kartlarının dağıtıldığı ve bu yolla maddi menfaat sağlandığı belirtildi. Söz konusu market kartlarının suç tarihindeki mali değerinin 1 milyon 500 bin lira olduğu ifade edildi.</p><p><strong><b>İMAMOĞLU'NA İSTENEN CEZA BELLİ OLDU</b></strong></p><p>Savcı, Baki Aydöner, Ekrem İmamoğlu, Erkan Aydın, Mehmet Dinçaslan, Metin Güzelkaya, Nihat Yeşiltaş, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eşin'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong><b>9 SANIK İÇİN AYRI AYRI CEZA TALEBİ</b></strong></p><p>Bu kapsamda 9 sanığın Siyasi Partiler Kanunu'nun 112'nci maddesinde düzenlenen "oylamaya hile karıştırılması" suçu kapsamında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi. Ayrıca sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 37'nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça iştirak hükümleri ile 53'üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanması talep edildi.</p><p>Savcı, Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama'nın ise mevcut delil durumu itibarıyla beraatlerine karar verilmesini istedi.</p><p>Duruşma 11 Kasım'a ertelendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/chp-olagan-kurultay-davas-328_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296203</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutfaktaki-sirkenin-bilinmeyen-gucu-yabani-otlari-3-gunde-yok-ediyor-296203</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfaktaki sirkenin bilinmeyen gücü! Yabani otları 3 günde yok ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kaldırım ve araç yolu çatlaklarında hızla yayılan yabani otlar, bahçe sahiplerinin en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Uzmanlar, sirke ile yapılan düzenli uygulamanın, özellikle sığ köklü bitkilerde etkili sonuçlar verdiğini belirtiyor. Ancak yöntemin dikkatli kullanılmaması halinde istenmeyen bitkilere de zarar verebileceği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfaktaki sirkenin bilinmeyen gücü! Yabani otları 3 günde yok ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaldırım ve araç yolu çatlaklarında hızla yayılan yabani otlar, şehir yaşamında hem estetik hem de güvenlik açısından ciddi sorunlara yol açıyor. Son dönemde, bu inatçı bitkilerle mücadelede sirke kullanımı öne çıkıyor. Bahçe uzmanları, özellikle sığ köklü yabani otların sirke ile düzenli olarak püskürtülmesi sayesinde birkaç gün içinde solduğunu ifade ediyor. Ancak bu doğal yöntemin etkili olabilmesi için doğru koşulların sağlanması ve uygulamanın dikkatli yapılması gerekiyor.</p><h3>Sara Gottlieb: 'Sirke, bitkiyi koruyan tabakayı yok ediyor'</h3><p>Bahçe ve peyzaj alanında uluslararası tanınırlığa sahip olan Liminal Gardens'ın kurucusu Sara Gottlieb, sirkenin yabani otlar üzerindeki etkisini bilimsel olarak açıklıyor. Gottlieb'e göre, sirkenin asidik yapısı, yabani otların yüzeyinde bulunan ve onları dış etkenlere karşı koruyan kutikula tabakasını hızla eritiyor. Bu tabaka ortadan kalkınca, sirke doğrudan bitki hücre zarlarına ulaşıyor ve hücrelerin parçalanmasına yol açıyor. Sonuç olarak, yabani otun üst kısımları hızla soluyor ve kahverengileşiyor. Sara Gottlieb, bu yöntemin özellikle genç ve sığ köklü yıllık yabani otlarda başarılı olduğunu, ancak çok yıllık ve derin köklü otlarda aynı etkinin görülmeyebileceğini vurguluyor. Sirkenin seçici olmayan yapısı nedeniyle, uygulama sırasında istenmeyen bitkilerle birlikte çevredeki faydalı bitkilerin de zarar görebileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, püskürtme işlemi yapılırken rüzgarsız ve güneşli günlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Gottlieb, sirkenin yalnızca hedeflenen yabani otlara uygulanmasının önemini hatırlatıyor.</p><h3>Monson: 'Sirke köklere ulaşamaz, otlar geri dönebilir'</h3><p>Monson Lawn &amp; Landscaping'in sahibi Tom Monson da sirke ile yabani ot mücadelesinin avantajları ve sınırlamaları konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Monson, sirkenin yalnızca bitkinin üst kısmında etkili olduğunu, köklere ulaşamadığı için derin köklü yabani otların bir süre sonra yeniden çıkabileceğini belirtiyor. Özellikle çok yıllık ve dayanıklı yabani otlarda, sirke uygulamasının ardından otların tekrar büyüme ihtimali yüksek. Bu nedenle, kökten çözüm isteyenler için elle çekme veya farklı doğal yöntemlerin de değerlendirilmesi öneriliyor. Monson, sirke uygulamasının hızlı ve pratik bir çözüm sunduğunu ancak uzun vadede kalıcı sonuçlar için köklerin de tamamen çıkarılması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, sirkenin çevredeki diğer bitkilere zarar verme riski bulunduğundan, uygulama sırasında hassasiyet gösterilmesini tavsiye ediyor. Monson, özellikle yabani otların çiçek açmadan önce ve toprak nemliyken elle çekilmesinin, otların yayılmasını ve tekrar büyümesini önleyeceğini söylüyor.</p><h3>Doğal yöntemlerle yabani otlardan kurtulmanın püf noktaları</h3><p>Sirke ile yabani ot mücadelesinde en iyi sonuçlar, uygulamanın güneşli ve sıcak günlerde yapılmasıyla elde ediliyor. Uzmanlar, yağmurlu veya rüzgarlı havalarda sirkenin etrafa yayılabileceği ve istenmeyen bitkilere zarar verebileceği konusunda uyarıyor. Uygulama için elma sirkesi veya damıtılmış beyaz sirke tercih ediliyor ve sirkenin su ile seyreltilmemesi gerekiyor. Çünkü ev tipi sirkelerin asidik yoğunluğu %5 civarında ve su eklenmesi, bu yoğunluğu düşürerek etkisini azaltıyor. Sirke, sprey şişesine konularak yabani otların üzerine doğrudan püskürtülüyor. Eğer sirke otların üzerinde tutunmakta zorlanırsa, karışıma az miktarda gliserin veya bulaşık sabunu eklenebiliyor. Yabani otlar tamamen solduğunda, üst kısımlar elle çekilerek köklerin de temizlenmesi sağlanıyor. Alternatif doğal yöntemler arasında ise, yabani otların üzerinin karton veya levha malçlama ile kapatılması yer alıyor. Bu yöntemde, karton ışık ve hava geçişini engelleyerek yabani otların yaşamını sonlandırıyor. Ancak bu süreç, sirkeye göre daha uzun sürüyor ve genellikle bir ila iki ay arasında tamamlanıyor. En etkili ve kalıcı çözüm ise, yabani otların elle çekilmesi olarak öne çıkıyor. Toprak nemliyken yapılan bu işlem, köklerin tamamen alınmasını sağlayarak otların tekrar çıkma olasılığını büyük ölçüde azaltıyor.</p><p>Doğal yöntemlerle yabani otlardan kurtulmak, hem çevre dostu hem de ekonomik bir çözüm sunuyor. Ancak sirke gibi yöntemlerin etkinliği, bitkinin türüne ve kök yapısına göre değişiyor. Kaldırım ve araç yolu çatlaklarında, özellikle sığ köklü otlarda sirke uygulaması hızlı sonuç verirken, daha derin köklü ve dayanıklı yabani otlar için ek önlemler almak gerekiyor. Uzmanlar, her uygulamada dikkatli olunması ve çevredeki diğer bitkilerin zarar görmemesi için özen gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Sonuç olarak, düzenli bakım ve doğru yöntemlerin bir arada kullanılması, kaldırım ve araç yolu çatlaklarındaki yabani ot sorununu kalıcı olarak çözmenin anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/mutfaktaki-sirkenin-bilin-610_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296202</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evrenin-sirlari-artik-cok-daha-net-roman-teleskobunun-optik-keskinligi-tum-beklentileri-asti-296202</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evrenin sırları artık çok daha net! Roman Teleskobu'nun optik keskinliği tüm beklentileri aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Maryland'deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde geliştirilen Roman Teleskobu, yapılan testlerin ardından optik performansta tahminlerin yüzde 30 üzerine çıktı. Roman teleskobunun bu başarısı, evrenin en büyük gizemlerinin çözülmesinde bilim insanlarına yeni bir pencere açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evrenin sırları artık çok daha net! Roman Teleskobu'nun optik keskinliği tüm beklentileri aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Maryland, Greenbelt'teki Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde geliştirilen Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, beklenenin ötesinde bir optik başarıya imza attı. Son testler ve hassas ayarlamalar sonucu teleskobun Geniş Alan Aracı, bilim insanlarının öngördüğünden yaklaşık yüzde 30 daha yüksek bir optik performans sergiledi. Bu gelişme, Roman teleskobunun evrenin karanlık madde, karanlık enerji ve diğer kozmik sırlarını çözmek için daha keskin ve ayrıntılı görüntüler sunacağı anlamına geliyor. Teleskobun bu etkileyici başarısı, düzenli bilimsel operasyonlara geçiş sürecini hızlandırırken, uzay araştırmalarında da yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>NASA mühendislerinden Roman teleskobuna hassas ayar</h3><p>Roman teleskobunun Geniş Alan Aracı, Eylül ayında etkinleştirildikten sonra NASA mühendisleri tarafından kapsamlı bir test ve inceleme sürecinden geçti. İlk olarak, aracın yaklaşık bir yapışkan not büyüklüğündeki 18 dedektörü ve bunlara bağlı elektronik bileşenler detaylı şekilde incelendi. Ardından, ışık dalga boylarını dedektörlere ulaştıran filtreler ve optik elemanlar titizlikle değerlendirildi. Mühendisler, iç LED'leri kullanarak kalibrasyon sisteminin hassasiyetini test etti ve dedektörlerin farklı ışık seviyelerine verdiği tepkileri ölçtü. Bu sayede, küçük hassasiyet farkları tespit edilerek telafi edildi. Ayrıca, aracın hizalama mekanizması da kontrol edildi ve fırlatma sırasında kasıtlı olarak odaksız bırakılan sistem, en net görüntüleri sağlayacak pozisyona getirildi. Termal kontrol sistemi ise, bileşenlerin doğru sıcaklıkta çalışmasını garanti altına aldı. NASA'nın uzman ekibi, bu süreçte her ayrıntıyı gözden geçirerek Roman teleskobunun bilimsel gözlemler için hazır hale gelmesini sağladı.</p><h3>Roman teleskobunda optik hizalamada milimetrik başarı</h3><p>Roman teleskobunun optik hizalaması, mühendislerin özenli çalışmaları sayesinde neredeyse mükemmel düzeye ulaştı. Teleskobun aynaları ve diğer optik bileşenleri, fırlatma öncesinde yapılan testler ve modellemeler sayesinde uzayda yalnızca minimal düzeltmeler gerektirdi. NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde görevli optik sistem lideri Matthew Bolcar, yerde yapılan hazırlıkların başarısını vurgulayarak, uzaydaki ortamın tamamen simüle edilememesine rağmen elde edilen sonuçların beklentileri aştığını belirtti. Özellikle, ikincil aynada yapılan ayarların hassasiyeti dikkat çekti. Mühendisler, bu aynayı bir insan kılının çapının altıda biri kadar hareket ettirerek, yüksekliği milimetrik ölçekte artırdı. Bu düzeltme, teleskobun bilimsel verilerinin kalitesini önemli ölçüde yükseltti. Uzayda karşılaşılan sıcaklık değişimleri ve yerçekimsiz ortam gibi zorluklara rağmen, Roman teleskobu optik performansta çıtayı yukarı taşıdı.</p><h3>Koronograf aracı ve Geniş Alan Aracı'nda testler başarıyla tamamlandı</h3><p>Roman teleskobunun Koronograf Aracı'nın ilk odaklama testleri sırasında, başlangıçta hafif bulanıklık tespit edildi. Ancak, mühendisler bu sorunu kısa sürede giderdi ve aracın beklenen performans seviyesine ulaşmasını sağladı. Koronograf Aracı üzerinde yapılan ayarlamalar, önümüzdeki haftalarda istenmeyen ışığı engelleme kapasitesinin de artırılmasına katkı sağlayacak. Ekip, deformasyonlu aynaların en verimli konfigürasyonlarını belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Koronograf'ın odaklanmasının ardından, mühendisler yeniden Geniş Alan Aracı'na yöneldi ve ek optik düzeltmeler gerçekleştirdi. Sonuç olarak, Geniş Alan Aracı yalnızca 63 nanometre RMS optik hataya ulaştı. Bu değer, mühendislerin belirlediği 90 nanometre gereksiniminin oldukça altında. Optik kusurların ideal dalga cephesine göre ortalama ölçeğini ifade eden bu ölçüm, insan kılının kalınlığının yaklaşık 1.000'de biri kadar bir hata payı anlamına geliyor. Böylesine düşük bir hata oranı, teleskobun evrenin derinliklerini daha önce hiç olmadığı kadar net görüntülemesini sağlayacak.</p><h3>Roman teleskobu ile bilimsel gözlemlerde yeni bir çağ başlıyor</h3><p>Roman teleskobunun Geniş Alan Aracı'nda elde edilen yüzde 30'luk performans artışı, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Bu gelişme, kozmik anketlerde ve evrenin haritasının çıkarılmasında yeni bir dönemi başlatacak. Teleskobun optik başarısı sayesinde, karanlık madde, karanlık enerji ve diğer kozmik fenomenlerle ilgili araştırmalar çok daha ayrıntılı ve güvenilir sonuçlar verecek. NASA mühendisleri, yıllar süren titiz modelleme, ölçüm ve testlerin karşılığını aldıklarını belirtiyor. Roman teleskobu, bilim insanlarının evrenin en büyük sırlarını çözmesine katkı sağlayacak keskin görüntüler sunacak. Bu başarı, yalnızca NASA için değil, tüm bilim topluluğu için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Roman teleskobunun elde ettiği veriler, önümüzdeki yıllarda yeni keşiflerin önünü açacak ve uzay araştırmalarına yön verecek.</p><p>Roman teleskobunun optik performansta ulaştığı bu seviye, NASA'nın uzay gözlemevleri alanındaki bilgi birikimini ve mühendislik yetkinliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Teleskobun sunduğu keskin görüntüler, evrenin karanlık noktalarını aydınlatırken, bilim insanlarına yeni sorular sorma ve cevap arama fırsatı tanıyacak. Roman teleskobunun başarısı, gelecekteki uzay görevleri için de ilham kaynağı olmaya aday.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/evrenin-sirlari-artik-cok-476_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296201</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/1-milyon-liralik-usulsuzluk-ortaya-cikti-24-tv-iddianameye-ulasti-karadorukun-sahsi-hesabi-296201</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1 milyon liralık usulsüzlük ortaya çıktı! 24 TV iddianameye ulaştı: Karadoruk'un şahsi hesabına 47 ayrı transfer]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV 'Hakemler dosyası' soruşturmasına ilişkin önemli bir iddianameye ulaştı. Tutuklu eski TFFHGD İstanbul Şubesi Başkanı Karadoruk'un dernek hesabından kendi banka hesabına 47 ayrı işlemde toplam 1 milyon 134 bin 670 lira aktardığı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1 milyon liralık usulsüzlük ortaya çıktı! 24 TV iddianameye ulaştı: Karadoruk'un şahsi hesabına 47 ayrı transfer]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunca bazı şüpheliler hakkında "eziyet", "resmi belgede sahtecilik", "güveni kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçlarına ilişkin "Hakemler dosyası" soruşturması sürüyor.</p><p>Soruşturma kapsamında tutuklanan eski Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (TFFHGD) İstanbul Şubesi Başkanı<b> Ferdi Karadoruk</b> hakkında hazırlanan iddianameye <b>24 TV</b> ulaştı.</p><p>İddianamede, dernek hesabından kendi banka hesabına yapılan para transferleri tek tek sıralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/glgllgl-211020268c096955.jpg"/><p>1 Ocak 2024 ile 4 Eylül 2026 arasında derneğin İstanbul Şubesi banka hesaplarına, 698 işlemde 7 milyon 499 bin 632 lira para girdi... Aynı dönemde 476 işlemde 1 milyon 627 bin 676 lira para çıktı... Ve çıkışların önemli bir bölümü doğrudan Karadoruk'un şahsi hesabına gitti...</p><p>Savcılığa sunulan bilirkişi raporuna göre Karadoruk'un şahsi hesabına tam 47 ayrı işlemde toplam 1 milyon 134 bin 670 lira aktarıldı.</p><p>İddianamedeki tespit bu kadar değil. Bilirkişi, dernek karar defterinde Ferdi Karadoruk'a "avans" ya da "ön ödeme" adı altında para gönderilmesine ilişkin herhangi bir yönetim kurulu kararına rastlanmadığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/hakem1-211020260ed30620.jpg"/><p>Harcamaların miktarı, sınırı ve hangi faaliyet kapsamında yapılacağına ilişkin karar ve belge bulunmadığı da rapora girdi. Daha da önemlisi Savcılık, dernek hesapları üzerinde münferiden işlem yapma yetkisinin Karadoruk'ta bulunduğunu, internet ve mobil bankacılık erişiminin de şahsi kullanımında olduğunu kayda geçirdi.</p><p>Soruşturmada başka para hareketleri de var. Karadoruk'un şahsi hesabından dernek hesabına farklı tarihlerde toplam 1 milyon 31 bin 70 lira geri gönderildiği belirtildi. Bu işlemler arasında 831 bin 70 liralık açıklamasız ödeme, 150 bin liralık iptal olunan Hilmi Ok Turnuvası'nın final masraf iadesi ve 50 bin liralık "mevlüt avans iade" açıklamalı transferler bulunuyor.</p><p>Savcılık, bütün bu para hareketlerini ve kayıt sistemini birlikte değerlendirdi. Ferdi Karadoruk hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve Dernekler Kanunu'na muhalefet suçlarından cezalandırma istedi. Karadoruk ise savunmasında suçlamaları kabul etmedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/24-tv-iddianameye-ulasti--930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296200</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/basketbol-avrupa-liginde-turk-derbisi-296200</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Basketbol Avrupa Ligi'nde "Türk derbisi"]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Basketbol Avrupa Ligi'nin 7. haftasındaki derbide Anadolu Efes, yarın Beşiktaş'ı konuk edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Basketbol Avrupa Ligi'nde "Türk derbisi"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi&#39;ndeki karşılaşma, saat 20.30&#39;da başlayacak.</p><p>Anadolu Efes, ligdeki 6 maçta 2 galibiye, 4 yenilgi yaşadı.</p><p>Beşiktaş ise 6 maçta 3 galibiyet alırken sahadan 3 kez de yenilgiyle ayrıldı.</p><p><b>- AVRUPA LİGİ'NDE İLK RANDEVU</b></p><p>Anadolu Efes ile Beşiktaş, Basketbol Avrupa Ligi&#39;nde ilk kez kozlarını paylaşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42804654.jpg"/><p>Avrupa Ligi&#39;nde tarihinde ilk kez 2012-13 sezonunda mücadele eden Beşiktaş, o dönem başka formatla oynanan ligde Anadolu Efes ile farklı gruplarda yer almıştı.</p><p>Bu sezon ikinci kez Avrupa Ligi&#39;ne katılan siyah-beyazlılar, ilk defa Anadolu Efes ile derbi heyecanı yaşayacak.</p><p><b>- ANADOLU EFES'İN AVRUPA KUPALARINDA 920. KARŞILAŞMASI</b></p><p>Lacivert-beyazlılar, Beşiktaş maçıyla Avrupa&#39;da 920. kez sahne alacak.</p><p>Anadolu Efes, Avrupa kupalarındaki 919 karşılaşmada 508 galibiyet, 411 yenilgi yaşadı.</p><p>Anadolu Efes, 2001-02 sezonundan itibaren yer aldığı EuroLeague&#39;de ise 672. maçını yapacak. Ligdeki 671 müsabakanın 351&#39;ini kazanan lacivert-beyazlılar, 320&#39;sinde mağlup oldu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/nba-21102026aece2c7b.jpg"/><p><b>- BEŞİKTAŞ'IN AVRUPA LİGİ'NDE 31. MAÇI</b></p><p>Siyah-beyazlı takım, tarihinde ikinci kez mücadele ettiği Avrupa Ligi&#39;nde yarın oynanacak Anadolu Efes derbisiyle 31. kez sahaya çıkacak.</p><p>Beşiktaş, 2012-13 sezonunda o dönem her biri 6 takımlı 4 grupta oynanan EuroLeague&#39;de grup aşamasında 5, son 16 turunda 2 olmak üzere 7 galibiyet elde etti.<br></p><p> Organizasyona son 16 turunda veda eden siyah-beyazlılar, 24 müsabakada 17 yenilgi yaşadı.</p><p>Beşiktaş, 6 haftası geride kalan Avrupa Ligi&#39;nde bu sezon 3&#39;er galibiyet ve yenilgi aldı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/basketbol-avrupa-liginde--450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296199</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/enerji-krizi-yaptirimlara-golge-dusurdu-ilk-tanker-yola-cikiyor-296199</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enerji krizi yaptırımlara gölge düşürdü! İlk tanker yola çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ABD'ye dizel taşıyacak ilk tankerin yarın limandan hareket edeceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enerji krizi yaptırımlara gölge düşürdü! İlk tanker yola çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Novak, St. Petersburg'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya ile ABD arasında dizel sevkiyatına ilişkin sözleşmelerin imzalanması sürecinin son aşamaya geldiğini ifade etti.</p><p>İlk sevkiyatın 40 bin tonluk tankerle yapılacağını belirten Novak, "İlk tankerin yarın, 22 Ekim'de limandan ABD'ye doğru hareket etmesi planlanıyor." dedi.</p><p>Sevkiyatın ileride de devam edeceğini dile getiren Novak, "İki lider arasındaki anlaşmalar doğrultusunda ABD'nin dizel ihtiyacını imkanlarımız ölçüsünde karşılayacağız." ifadesini kullandı.</p><p>Rusya'nın dizel ihracatını yıl sonuna kadar yeniden eski seviyesine çıkarabileceğini belirten Novak, ihracatın petrol rafinerilerinin üretim kapasitesine bağlı olarak kademeli şekilde artırılacağını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/dizel-21102026d476d99a.jpg"/><p>Novak, ihracat konusunda yıl sonuna kadar tamamen toparlanılması halinde diğer ülkelere de önceki miktarlarda dizel sevkiyatı yapılabileceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/enerji-krizi-yaptirimlara-759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296198</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-bolgeye-ek-varliklar-gonderecek-radar-sistemleri-yola-cikiyor-296198</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO, bölgeye ek varlıklar gönderecek! Radar sistemleri yola çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Sözcüsü Allison Hart, Kuzey Atlantik Konseyi'nde toplanan NATO Büyükelçileri'nin Karadeniz'deki güvenliği artırmaya yönelik aldığı kararları duyurdu. Hart, 'NATO, doğu kanadımız boyunca duruşumuzu zaten güçlendirdi; bu kapsamda insansız hava aracı önleme kabiliyetleri de dahil. NATO, bölgeye ek varlıklar gönderecek; bu varlıklar arasında gözetleme, keşif ve adli tıp desteği de yer alacak.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO, bölgeye ek varlıklar gönderecek! Radar sistemleri yola çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO, Karadeniz'de artan İHA tehdidine karşı uçak ve insansız hava araçlarını bölgeye sevk edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/nato-21102026bd1caa87.jpg"/><p><b>NATO Sözcüsü Allison Hart, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>Bugün, NATO Büyükelçileri Karadeniz'deki güvenliği görüşmek üzere Kuzey Atlantik Konseyi'nde toplandı. NATO, doğu kanadımız boyunca duruşumuzu zaten güçlendirdi; bu kapsamda insansız hava aracı önleme kabiliyetleri de dahil. NATO, bölgeye ek varlıklar gönderecek; bu varlıklar arasında gözetleme, keşif ve adli tıp desteği de yer alacak. Birleşik kalmaya devam edeceğiz ve bir milyar vatandaşımızı güvende tutmak için herhangi bir tehdide hazır ve yetkin olduğumuzdan emin olacağız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/122-21102026a0459469.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/nato-bolgeye-ek-varliklar-781_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296197</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kagithanede-gurultu-kavgasi-cinayetle-sonuclandi-muebbet-istemiyle-dava-acildi-296197</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kağıthane'de gürültü kavgası cinayetle sonuçlandı: Müebbet istemiyle dava açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Kağıthane ilçesinde gürültü nedeniyle uyardığı komşusu Rıdvan Çevik'in silahla vurularak ölümüne neden olduğu belirtilen sanık Yusuf Avşar hakkında müebbet hapis istemiyle dava açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kağıthane'de gürültü kavgası cinayetle sonuçlandı: Müebbet istemiyle dava açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Demir Sokak&#39;taki adreste yaşanan olayla ilgili sanık Yusuf Avşar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.</p><p>İddianamede sanık Avşar&#39;ın olayın ardından alınan ifadesine yer verildi. Avşar ifadesinde &quot;evlerinde annesi ve kardeşiyle yaşadığını&quot;, &quot;2021&#39;de ailesi ve COVID-19 salgını dolayısıyla psikolojik sorunları olduğunu&quot;, &quot;2023&#39;te babasını kaybetmesi nedeniyle daha ağır sorunlar yaşadığını&quot;, &quot;Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi&#39;nde tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını&quot; söyledi.</p><p>Avşar, evinin üst katında Cavit Çevik ile eşi Hatice Çevik&#39;in yaşadığını, yeğenleri Rıdvan Çevik&#39;in ise yan dairede oturduğunu belirtti.</p><p>Müştekilerin sürekli olarak gürültü yaptıklarını ifade eden Avşar, &quot;yıllardır bu nedenle aralarında problem olduğunu&quot;, &quot;her seferinde kapılarına dayandıklarını ve bu sebeple annesiyle birlikte evde durmadıklarını ve dışarı çıktıklarını&quot; öne sürdü.</p><p>Olay günü olan 11 Kasım 2025&#39;te ancak sabah saatlerinde uyuyabildiğini, çünkü yukarıdaki komşularının gece 02.00&#39;ye kadar gürültü yaptıklarını iddia eden Avşar, uyandığında gürültü devam ettiği için 112&#39;yi aradığını ancak ekip gelmediğini söyledi.</p><p>Gürültü nedeniyle saat 16.00 sıralarında temizlik aletinin sapıyla tavana vurduğunu ve &quot;ses yapmayın&quot; diye söylendiğini aktaran Avşar, ifadesinde şunları anlattı:</p><p>&quot;Annem evin kapısını açtı, merdivenlere doğru &#39;gürültü yapmayın&#39; diye bağırdı ve kapıyı kapattı. Kapıyı kapatırken kendisine hakaret edildiğini duydum. Kim olduğunu bilmediğim birinin elinde silah gördüm. Bunun üzerine ölen babama ait silahı yatağın altından alarak kapının önüne geldim.&quot;</p><p>Kapısının kapalı vaziyette tekmelendiğini, kapı kapalıyken kalabalığı dağıtmak için bir el ateş ettiğini, kime isabet ettiğini bilmediğini ifade eden Avşar, &quot;Ateş edince annem bayıldı. Merminin anneme isabet ettiğini düşündüm ve panik oldum. Dışarıdaki ses arttı. Silahı mutfağa gizledim. Olay nedeniyle çok üzgünüm. Anneme ve kardeşime zarar vermemeleri için hedef gözetmeksizin ateş ettim.&quot; iddiasında bulundu.</p><p>Avşar, üst komşularıyla problem yaşamamak için odasına yalıtım yaptırdığını, daha önce hiçbir suça karışmadığını, olay anında ve öncesinde uyuşturucu ve alkol almadığını, kimseyi öldürmek gibi bir kastı olmadığını aktardı.</p><p><b>- KOMŞUSUNUN İFADESİNE YER VERİLDİ</b></p><p>İddianamede sanık ve müştekilerin komşuları E.S.&#39;nin bilgi sahibi olarak ifadelerine yer verildi. Olay günü kardeşinin, Avşar&#39;ın kardeşi ile oyun oynamaya gittiğini belirten E.S., olay yerine gittiğinde Cavit Çevik ve ailesinin sanığın evinin kapısına dayandıklarını ve kapıyı kırmaya çalıştıklarını, kendisinin de eve giremediğini belirtti.</p><p>Sokağa inerek polisi aradığını belirten E.S., &quot;Cavit Çevik&#39;in bağırdığını, yerde Hatice Çevik&#39;i kanlar içinde gördüğünü ancak yaralanan kişinin Rıdvan Çevik olduğunu anladığını&quot; söyledi.</p><p>E.S., Yusuf Avşar&#39;a &quot;kapıyı açma&quot; diye bağırdığını belirterek, &quot;112 ve polis ekiplerinin geldiğini&quot;, &quot;sanığın psikolojik sorunları olduğunu ve babasını kaybettikten sonra durumunun ağırlaştığını&quot;, &quot;komşularının sanığın annesine &#39;Oğlunu zaptet, oğlun başımızı belaya sokacak, senin oğlun deli.&#39; şeklinde laflar ettiklerini&quot;, &quot;sanığı ötekileştirdiklerini&quot; ve &quot;sanığın evinde herhangi bir silah görmediğini&quot; beyan etti.</p><p>İddianamede sanığın annesi Hatice Avşar&#39;ın da bilgi sahibi olarak ifadesi yer aldı. Anne, ifadesinde iki oğluyla beraber yaşadığını, komşularının sürekli gürültü yaptıklarını, sanık oğlunun sorunları olduğunu ve isimlerini bilmediği ilaçlar kullandığını, oğlunun odasından çok çıkmadığını söyledi.</p><p>Olay günü komşuların çok ses yapması üzerine oğlunun temizlik sapıyla vurduğunu ve bağırdığını, merdivenlerden birilerinin inme sesi duyduğunu ifade eden Avşar, &quot;Kapıyı yumrukladılar. Oğlumu eve, içeri kilitledim. &#39;Evinizi yakacağız, sizi buradan atacağız, açın kapıyı.&#39; diyerek kapıyı yumrukladılar.&quot; dedi.</p><p>Olayın devamında, silah sesi duyması üzerine baygınlık geçirdiğini belirten anne Avşar, &quot;Kendime geldiğimde oğlum &#39;Ben ne yaptım?&#39; diyerek evde dolaşıyordu. Panik halindeydi. Olay yerine polisler geldi. Oğlum, bir kimseyi hedef alarak ateş etmedi.&quot; ifadelerinde bulundu. Avşar, oğlunun hiçbir zaman uyuşturucu ve alkol kullanmadığını ve can güvenliği olmadığını kaydetti.</p><p>Müşteki Cavit Çevik&#39;in de polise verdiği ifadesinde, sanık ile komşu olduklarını, ikametinde torunları küçük olduğu için oynarken ses yaptıklarını ancak bunun alt komşuyu rahatsız edecek seviyede olmadığını beyan etti.</p><p>Cavit Çevik, uyuduğu sırada kargaşa ve bağırtı sesi duyduğunu, merdivenlerden indiği sırada yeğeni Rıdvan ve eşi Hatice&#39;nin yerde kanlar içinde olduğunu, olay nedeniyle kendisine de ateş edildiğini, eşinin de yaralandığını ve tedavi gördüğünü, yeğenini öldürüp kendisini ve karısını yaralayan şüpheliden şikayetçi olduğunu dile getirdi.</p><p>Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre, sanık Yusuf Avşar&#39;ın kanında uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunmadığı bilgisi yer aldı.</p><p>Sanık Yusuf Avşar&#39;ın &quot;kasten öldürme&quot; ve Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun&#39;a muhalefet suçundan müebbet hapis ve 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılması talep edilen iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/kagithanede-gurultu-kavga-445_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296196</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tanzanyanin-vagonlari-turkiyeden-296196</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tanzanya'nın vagonları Türkiye'den]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla üretilecek 100 adet yük vagonunun Tanzanya'ya ihraç edileceğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, daha önce Tanzanya'ya gerçekleştirilen lokomotif ihracatının ardından aynı ülkeye bir yıl içinde ikinci demir yolu aracı ihracatının yapılacağını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tanzanya'nın vagonları Türkiye'den]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ tarafından Tanzanya'ya ihraç edilmek üzere üretilecek Sggmrs tipi 100 adet yük vagonuna ilişkin açıklamada bulundu. TÜRASAŞ'ın demir yolu araçları üretimindeki kabiliyetini ihracatla uluslararası pazarlara taşıdığını belirten Uraloğlu, yeni vagonların Sivas Bölge Müdürlüğünde üretileceğini kaydetti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/19/42799595.jpg"/><p><b>"TANZANYA'YA İKİNCİ DEMİR YOLU ARACI İHRACATIMIZI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"</b></p><p>Tanzanya'ya daha önce DE10000 tipi ana hat lokomotifi ihraç ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, yük vagonlarının da aynı ülkeye gönderileceğini belirtti. Uraloğlu, "Tanzanya'ya bir yıl içinde ikinci demir yolu aracı ihracatımızı gerçekleştireceğiz. Şimdi de 100 adet yük vagonumuzu ihraç etmeye hazırlanıyoruz. TÜRASAŞ'ın üretim kabiliyetini yeni ihracatlarla uluslararası pazarlara taşımayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/vagon1-21102026532023eb.jpg"/><p><b>"YERLİ VE MİLLİ İMKANLARLA ÜRETECEĞİMİZ 100 YÜK VAGONUNU TANZANYA'YA İHRAÇ EDECEĞİZ"</b></p><p>Tanzanya'ya ihraç edilecek Sggmrs tipi 100 yük vagonunun TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğünde üretileceğini bildiren Uraloğlu, "Yerli ve milli imkanlarla üreteceğimiz vagonlarımızı Tanzanya'nın demir yolu taşımacılığında kullanılmak üzere ihraç edeceğiz. Böylece Sivas'taki üretim kapasitemizi ihracata yönelik olarak da değerlendirmiş olacağız" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/bdaf0911a0d7471ebc65-2110202660466a82.jpg"/><p><b>"VAGONLARIMIZ 109 TON TAŞIMA KAPASİTESİNE SAHİP OLACAK"</b></p><p>İhraç edilecek yük vagonlarının teknik özelliklerine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Sggmrs tipi yük vagonlarımız 109 ton taşıma kapasitesine sahip olacak. 6 akslı ve yaklaşık 21 metre uzunluğundaki vagonlarımız, farklı uzunluklardaki konteynerlerin taşınmasına uygun olarak üretilecek. TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğümüzde üreteceğimiz vagonlarımızla Tanzanya'nın demir yolu yük taşımacılığına katkı sağlayacağız" açıklamasında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/6573386004b445da8795-211020269b501741.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/tanzanyanin-vagonlari-tur-734_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.296195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/telecerrahi-ile-binlerce-kilometre-oteden-ameliyat-devri-basliyor-296195</link>
      <pubDate>2026-10-21T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[''Telecerrahi'' ile binlerce kilometre öteden ameliyat devri başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Üroloji uzmanı Prof. Dr. Murat Binbay, cerrahların farklı ülkelerdeki hastaları robotik sistemler aracılığıyla uzaktan ameliyat etmesine olanak tanıyan telecerrahinin dünyada uygulanmaya başlandığını, Türkiye'de de bu yöntemin hayata geçirilmesine yönelik mevzuat hazırlıklarının sürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[''Telecerrahi'' ile binlerce kilometre öteden ameliyat devri başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneğinin (IURES) Aydın&#39;ın Didim ilçesinde düzenlediği IURES 2026&#39;nın Kongre Eş Başkanlığını da yürüten Binbay, telecerrahinin çalışma prensiplerini, dünyadaki uygulamalarını, Türkiye&#39;deki hazırlıkları ve bu teknolojinin sağlık hizmetlerine sağlayabileceği katkıları AA muhabirine anlattı.</p><p>Telecerrahinin cerrahla hastanın aynı odada bulunmadığı, aralarındaki iletişimin kablosuz teknolojiler aracılığıyla sağlandığı bir yöntem olduğunu belirten Binbay, hastanın aynı hastanede farklı bir odada, başka bir şehirde veya farklı bir ülkede olabileceğini kaydetti.</p><p>Prof. Dr. Binbay, telecerrahinin uygulanmasında karşılaşılan önemli sorunlardan birinin mesafeye bağlı iletimde gecikme (latans) olduğunu ancak 5G teknolojisiyle bu sorunun aşılması yönünde önemli ilerleme sağlandığını ifade etti.</p><p>Dünyanın farklı noktaları arasında gerçekleştirilen ameliyatlarda yaklaşık 0,2 saniyelik gecikmeyle işlem yapılabildiğine dikkati çeken Binbay, &quot;Siz, bir hareket yaptığınız zaman dünyanın öbür bir noktasına aynı hareket ulaşırsa aynı işlemin yapılması 0,2 saniye süre zarfında oluyor. O yüzden günümüzde bu artık aslına bakarsanız güvenle yapılabilir bir hale geldi.&quot; dedi.</p><p><b>- "ROBOTİK CERRAHİDE AMELİYATI ROBOT YAPMIYOR, CERRAH YAPIYOR"</b></p><p>Prof. Dr. Binbay, cerrahın konsol üzerinden yaptığı hareketlerin robotik sistem tarafından hastanın vücudunda taklit edildiğinin altını çizerek, &quot;Robotik cerrahide ameliyatı robot yapmıyor, ameliyatı cerrah yapıyor. Cerrahın yaptığı hareketler, hastanın başındaki robotik kollar tarafından birebir yineleniyor.&quot; diye konuştu.</p><p>Telecerrahinin temelinde cerrahın hareketlerinin uzaktaki sisteme kesintisiz biçimde iletilmesinin bulunduğuna işaret eden Binbay, &quot;Telecerrahi, iletim hızlarındaki gelişmeyle birlikte cerrahın el hareketlerinin, dünyanın neresinde olursa olsun karşı taraftaki sisteme kesintisiz biçimde aktarılması esasına dayanır.&quot; dedi.</p><p>Prof. Dr. Binbay, ilk robotik cerrahi sistemlerinin ortaya çıkışında uzaydaki astronotların ameliyat edilip edilemeyeceği sorusunun etkili olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/balksz1-211020268c7602c7.jpg"/><p>ABD merkezli Intuitive firmasının robotik cerrahi sistemlerinin ortaya çıkışındaki hedeflerden birinin uzaydaki astronotlara uzaktan müdahale edebilmek olduğunu kaydeden Binbay, bu amaçla başlayan çalışmaların zamanla robotik cerrahinin ameliyatlardaki başarısının ve cerrahlara sağladığı katkının anlaşılmasıyla farklı bir boyut kazandığını ifade etti.</p><p>Prof. Dr. Binbay, robotik cerrahi sistemlerinin zaman içinde standart hale geldiğini, uluslararası alanda bu teknolojiye yönelik büyük bir rekabet yaşandığını dile getirdi.</p><p>Çinli şirketlerin de yarışa katılmasıyla telecerrahi çalışmalarının hızlandığını, bu şirketlerin uzaktan ameliyat uygulamalarına yönelik onay süreçlerini başlattığını belirten Binbay, robotik cerrahi sistemlerinden birinin Avrupa&#39;da telecerrahi için CE belgesi aldığını anlattı.</p><p>Prof. Dr. Binbay, ABD merkezli firmanın yöneticileriyle yaptığı görüşmelerden edindiği bilgileri de aktararak, &quot;Aldığımız duyumlarla birlikte, özellikle uluslararası Intuitive yöneticileriyle yaptığım görüşmelerde 2027 yılının sonunda onlar da artık FDA onayını alıp bu telecerrahi, &#39;Tamam siz bu işi güvenle yapabilirsiniz&#39; onayını verme hazırlığı içindeler.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/42818409.jpg"/><p><b>- TÜRKİYE'DE TELECERRAHİ İÇİN MEVZUAT HAZIRLIĞI SÜRÜYOR</b></p><p>Telecerrahinin dünyada farklı ülkeler arasında gerçekleştirilen ameliyatlarla uygulanmaya başladığını, Çin&#39;den dünyanın farklı bölgelerindeki hastalara, ABD&#39;den Afrika&#39;ya ve Avrupa&#39;dan Orta Asya&#39;daki ülkelere yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini belirten Binbay, Türkiye&#39;de ise telecerrahi uygulamasının henüz hayata geçirilmediğini, bu yöntemin uygulanabilmesi için öncelikle mevzuat düzenlemelerinin yapılması gerektiğini kaydetti.</p><p>Hasta verilerinin korunması, olası siber saldırılar ve ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek komplikasyonlarda sorumluluğun kim tarafından üstlenileceği gibi konuların açıklığa kavuşturulmasının önemine dikkati çeken Binbay, Türkiye&#39;de bu konularda hazırlıkların sürdüğünü vurguladı.</p><p>Üroloji uzmanı Binbay, telecerrahinin önündeki hukuki ve güvenlik kaynaklı sorunlara ilişkin şunları kaydetti:</p><p>&quot;Çinli şirketler bunu popülarize ettiği için, dünyadan Çin&#39;e yapılan ameliyatlar veya Amerika&#39;dan Afrika&#39;ya yapılan ameliyatlar gibi yöntemlerle, Avrupa&#39;dan Orta Asya&#39;ya, Türk ülkelerine yapılan cerrahiler şu anda gerçekleşmiş durumda. Bizim ülkemizde de şu anda daha bir regülasyon yok. Ne demek istiyorum regülasyonla? Veri güvenliğini sağlamak. Yani biz ameliyatı yaparken dışarıdan birisi bizi hackleyebilir mi? Veya hastada ameliyat sırasında bir komplikasyon gelişti, sorumluluğu kim alacak? Hastada bir komplikasyon gelişti, robotun başında yani konsolun başında ameliyatı yapan cerrah değil. Hastanın başında bulunan cerrah bu işin altından güvenle kalkabilecek mi? Bu konularla alakalı da mevzuat hazırlığı şu anda ülkemizde var. Aslında ülkemizde de bu konuda bir hazırlık yapılıyor. Çok yakın gelecekte bunların da regülasyona girmesiyle beraber bu işler de yapılmaya başlanacak.&quot;</p><p>Prof. Dr. Binbay, Türkiye&#39;de telecerrahinin uygulanmaya başlanması için teknik altyapının yanında hasta güvenliğini, veri güvenliğini ve olası komplikasyonlara ilişkin sorumlulukları kapsayan bir çerçevenin oluşturulması gerektiğini, bu düzenlemelerin tamamlanmasıyla bu alandaki çalışmaların hayata geçirilebileceğini söyledi.</p><p><b>- "DÜNYADA SINIRLAR KALKACAK"</b></p><p>Telecerrahinin sağlık hizmetlerine erişimde yeni olanaklar sağlayacağını ifade eden Binbay, teknolojinin coğrafi sınırların cerrahi alanında da ortadan kalkmasına katkıda bulunacağını söyledi.</p><p>Böylece dünyanın farklı ülkelerindeki hastaların deneyimli cerrahlara uzaktan ulaşabilmesinin mümkün hale geleceğini, özellikle belirli ameliyatlarda uzmanlaşmış hekimlerin daha geniş hasta gruplarına hizmet verebileceğini dile getiren Binbay, &quot;Aslına bakarsanız dünyada sınırlar kalkıyor. Yani internetin ortaya çıkmasıyla beraber dünyada nasıl sınırlar ortadan kalktıysa bu telecerrahi sistemlerinin ortaya gelmesiyle beraber dünyada sınırlar kalkacak. Dünyanın herhangi bir yerindeki hastanın, istediği cerraha ameliyat olma şansı olacak.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Prof. Dr. Binbay, telecerrahinin özellikle uzman hekim bulunmayan veya eğitimli doktorlara erişimin sınırlı olduğu bölgelerde önemli bir seçenek haline gelebileceğini, cerrahların fiziksel olarak hastanın bulunduğu yere gitmesine gerek kalmadan ameliyatı gerçekleştirebilmesinin sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracağını anlattı.</p><p>Türkiye&#39;deki cerrahların yurt dışındaki hastalara hizmet verebilmesinin yanı sıra ülkedeki hastaların da farklı yerlerdeki hekimlerden yararlanabilmesinin mümkün olacağına dikkati çeken Binbay, bu sistemle farklı ülkeler arasında karşılıklı hasta ve uzmanlık ilişkilerinin kurulabileceğini vurguladı.</p><p>Prof. Dr. Binbay, &quot;Ben, talep olduğu takdirde Amerika&#39;daki hastayı da ameliyat edebileceğim. Orta Asya&#39;da veya Uzak Doğu&#39;daki birisini de ameliyat edebileceğim veya benim hastalarımdan birisi Amerika&#39;daki arkadaşıma ameliyat olmak isterse onunla iletişime geçip, bu ameliyatın gerçekleşmesi konusunda ona yardımcı olacağım. Sağlık turizmi artık dünyada çift yönlü olacak. Yani tek yön düşünmeyeceğiz. Çift yönlü olarak bu işin gerçekleşmesi sağlanacak.&quot; diye konuştu.</p><p>Farklı ülkelerdeki sağlık ekipleri arasında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini aktaran Binbay, olası komplikasyonlarda hastaya müdahale edebilecek ve operasyonun güvenliğini destekleyecek ekiplerin de hazır bulunmasının önemli olduğunu anlattı.</p><p>Prof. Dr. Binbay, AA ekibine telecerrahiyle ameliyatların nasıl yapıldığını robotlar üzerinde gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/21/telecerrahi-ile-binlerce--300_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>