﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295360</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ameliyatta-fark-edildi-papa-xiv-leo-akciger-kanserine-yakalandi-295360</link>
      <pubDate>2026-10-13T23:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ameliyatta fark edildi: Papa XIV Leo akciğer kanserine yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun akciğerinde tespit edilen kitle nedeniyle ameliyat olmuştu. Ameliyattan sonra Vatikan tarafından yapılan açıklamaya göre Papa'nın akciğer kanserine yakalandığı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ameliyatta fark edildi: Papa XIV Leo akciğer kanserine yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun akciğerinde tespit edilen kitle nedeniyle ameliyat olmuştu. Ameliyattan sonra Vatikan tarafından yapılan açıklamaya göre Papa'nın akciğer kanserine yakalandığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/papa14leoaa2411593-13102026473ba8fb.jpg"/><b>AMELİYATTAN BU GÜN ÇIKMIŞTI</b><p></p><p>Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun, akciğerinde tespit edilen kitle (nodül) nedeniyle bugün yattığı Gemelli Hastanesindeki ameliyatın başarılı geçtiği, planlandığı ve beklendiği üzere tamamlandığı bildirildi.</p><p>Akciğerinde tespit edilen kitleyi aldırmak üzere ameliyat olacağını daha önce açıklayan Papa, öğle saatlerinde operasyon için Vatikan'dan ayrılarak Roma'daki Gemelli Hastanesine gitti.</p><p>Papa'nın, Gemelli Hastanesine gelişini çok sayıda basın mensubu ve hastanedekiler yakından takip etti.</p><p>Hastane yetkililerinin kapıda karşıladığı Papa, binaya yürüyerek girdi.</p><p>Vatikan Basın Ofisinden Papa'nın hastaneye gidişine ilişkin gazetecilere ilk yapılan yazılı açıklamada, Papa'nın Gemelli Hastanesinde Prof. Stefano Margaritora başkanlığındaki göğüs cerrahisi ekibi tarafından öğleden sonra akciğerindeki kitlenin alınması için ameliyat edileceği belirtilmişti.</p><p>Vatikan Basın Ofisinden akşam saatlerinde yapılan ikinci açıklamada ise "Ameliyat başarıyla, planlandığı gibi ve beklendiği üzere tamamlandı. Papa, hastanedeki odasına döndü." ifadeleri yer aldı.</p><p>Papa'nın ameliyatıyla ilgili gazetecilere sabah saatlerinde açıklama yapan Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin de Papa'yla dün görüştüğünü ve kendisini sakin gördüğünü aktarırken, "Açıkçası böyle bir şey beklemediğim için endişeliyim ancak çok şükür ki hemen fark edilen ve bu nedenle mümkün olan en kısa sürede çözülebilecek bir durum. Normalde bu tür şeyler erken tespit edildiğinde iyi şekilde çözülebilir." ifadelerini kullandı.</p><p>Vatikan, daha önce Papa'nın iyileşmesi için 20 Ekim'e kadar bütün programlarının iptal edildiğini duyurmuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/robertprevostyenipap-131020269f496418.jpg"/><p><b>TARİHTE İLK KEZ BİR PAPA, PAZAR DUASINDA AMELİYAT OLACAĞINI AÇIKLADI</b></p><p>Papa 14. Leo, 11 Ekim'de Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'na bakan ofisinin penceresinden yaptığı geleneksel pazar duası sırasında, "Doktorlar, akciğerimde bir kitle (nodül) tespit etti. Doktorlar müdahalenin uygun olduğuna inanıyor ve bu nedenle onların tavsiyesi üzerine, nodülü aldırmak için ameliyat olmaya karar verdim. Ameliyat, önümüzdeki birkaç gün içinde yapılmak üzere planlandı. Manevi yakınlığınız için teşekkür ediyor ve kendimi dualarınıza emanet ediyorum." ifadesini kullanmıştı.</p><p>71 yaşındaki Papa'nın "sürpriz" olarak değerlendirilen bu açıklamasının ardından Vatikan Basın Ofisi de operasyon sonrasında iyileşme döneminin bir hafta sürmesinin beklendiğini duyurmuştu.</p><p>İtalyan basını da tarihte ilk kez bir Papa'nın, pazar duasında gelecek günlerde ameliyat olacağını şeffaflıkla açıkladığına dikkati çekti.</p><p>Basındaki haberlerde, Papa'nın 6-17 Kasım'da Uruguay, Arjantin ve Peru'yu kapsayan Güney Amerika gezisini iptal etmemek için hemen ameliyat olma kararı aldığı belirtildi.</p><p>Vatikan'ın önceki devlet başkanı Papa Franciscus'un 21 Nisan 2025'te vefatının ardından Katolik Kilisesi'nin merkezi Vatikan'da 8 Mayıs 2025'teki Konklav'da (Papalık Seçimi) Papa olarak seçilen dönemin kardinali ABD'li Robert Francis Prevost, kendisine "Papa 14. Leo" ismini almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/ameliyatta-fark-edildi-pa-253_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295359</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yemen-krizinde-yeni-safha-koalisyon-gucleri-husilere-ait-stratejik-yakit-depolarini-vurdu-295359</link>
      <pubDate>2026-10-13T23:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yemen krizinde yeni safha: Koalisyon güçleri Husilere ait stratejik yakıt depolarını vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan'ın liderliğindeki Arap Koalisyonu, İran destekli Husilerin savaş kapasitesini artırmak için kullandığı çeşitli istasyonlar, sivil tesisler, hayati önemdeki kaynaklar ve rıhtımların hedef alındığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yemen krizinde yeni safha: Koalisyon güçleri Husilere ait stratejik yakıt depolarını vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husileri, Sana'daki el-Sabaha merkez elektrik istasyonu, yer altındaki yedek yakıt depoları ve çeşitli bölgelerde yakıt boşaltılması için ayrılmış rıhtımlar gibi sivil tesisleri askeri amaçlarla kullanmakla suçladı</p><p>Husilerin, Suudi Arabistan'ı, Yemen'i ve deniz ticaret yollarını tehdit etmesini önlemek için operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Maliki, İran destekli grubun askeri kapasitesini artırmak için kullandığı hayati önemdeki kaynakların bu kapsamda hedef alındığını ifade etti.</p><p>Turki, hedef alınan noktaların ve tesislerin Husilerin askeri kapasitesi için hayati önemde olduğunun altını çizerek, "Yemen halkını bu kaynaklardan yararlanma hakkından mahrum bırakmayı ve terörist askeri faaliyetlerine doğrudan destek sağlamayı amaçlıyorlar." ifadelerini kullandı.</p><p>Arap Koalisyonu, Husilerin kontrolündeki başkent Sana'da bulunan el-Sabaha merkez elektrik istasyonunu, yer altı yedek yakıt depolarını ve yakıt tanklarını, Sana, Hudeyde ve Zemar kentlerinde yakıt boşaltımı için ayrılan rıhtımları hedef almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/yemendeki-krizde-yeni-saf-232_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295358</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuzde-gerilim-devam-ediyor-bogazda-iki-ticari-gemi-vuruldu-295358</link>
      <pubDate>2026-10-13T23:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz'de gerilim devam ediyor: Boğaz'da iki ticari gemi vuruldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı'nda iki ticari geminin kaynağı belirsiz mühimmatlarla vurulduğunu duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz'de gerilim devam ediyor: Boğaz'da iki ticari gemi vuruldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı'nda iki ticari geminin kaynağı belirsiz mühimmatlarla vurulduğunu duyurdu.</p><p>UKMTO yazılı açıklama yaparak, bir petrol tankeri ile bir konteyner gemisinin Hürmüz Boğazı'nda kaynağı belirsiz mühimmatlarla vurulduğuna dair güvenilir bir kaynaktan ihbar aldıklarını bildirdi.</p><p>Saldırıların ayrıntılarına ve gemilerde meydana gelen muhtemel hasara ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p><p>Yetkililerin saldırılarla ilgili incelemeleri sürerken UKMTO bölgedeki gemilere dikkatli seyir yapmaları çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, şüpheli faaliyetlerin UKMTO'ya bildirilmesi istendi.</p><p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş ve daha sonra ABD'nin uyguladığı deniz ablukası nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri büyük oranda kısıtlayan İran, Boğaz'dan "izinsiz" geçmek isteyen gemileri hedef alıyor.</p><p>İran'ın, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki gemilere yönelik saldırıları, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken yalnızca dün 6 geminin saldırıya uğradığı açıklanmıştı.</p><p>İran Deniz Kuvvetleri tarafından akşam saatlerinde yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda takip sistemlerini kapatarak "yasaklı bölgeden" geçmeye çalışan bir petrol tankerinin hasar gördüğü ve alev aldığı bildirilmişti.</p><p>Açıklamada, söz konusu tankerin İran Donanması tarafından tespit edildiği ancak hasarın mayına çarpma nedeniyle mi yoksa saldırı sonucu mu meydana geldiğine ilişkin bilgi verilmemişti.</p><p>İran makamları ayrıca bölgedeki gemilere, uluslararası kurallara uygun şekilde elektronik sistemlerini açık tutmaları ve güvenli geçiş için İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon kurmaları çağrısında bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/hurmuzde-gerilim-devam-ed-339_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295357</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-dijital-cag-ve-dezenformasyon-mesaji-aslolan-teknoloji-degil-insandir-295357</link>
      <pubDate>2026-10-13T22:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan dijital çağ ve dezenformasyon mesajı: Aslolan teknoloji değil, insandır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT tarafından düzenlenen Geleceğin İletişimcileri Yarışması Ödül Töreni'ne dair sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Duran, "Herkesin kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatabildiği, adil ve etkili bir iletişim düzeninin inşası için çalışmayı sürdürüyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan dijital çağ ve dezenformasyon mesajı: Aslolan teknoloji değil, insandır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Duran'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:<p></p><p>TRT tarafından bu yıl 12'ncisi düzenlenen "Geleceğin İletişimcileri Yarışması" Ödül Töreni'nde gençlerimizle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duydum.  "Gençlere Önem Vermek Geleceğe Önem Vermektir" anlayışıyla düzenlenen yarışmanın bu yılki teması "Üretken Yapay Zekâ" oldu. Yapay zekâ, iletişim ve medya alanında yeni imkânlar sunarken kişisel verilerin korunması, mahremiyet, bilgi kirliliği ve dezenformasyon gibi önemli meseleleri de beraberinde getiriyor. Bu süreçte temel yaklaşımımız açık olmalıdır: Aslolan teknoloji değil, insandır. Teknoloji, insana ve insanlığın ortak değerlerine hizmet ettiği ölçüde kıymetlidir.  Dijital çağda bilginin hızla yayılması kadar, doğru ve güvenilir bilginin ayırt edilmesi de büyük önem taşıyor. Dijital platformların hangi içeriklerin görünür olacağını belirleyen gücü, iletişimde adalet ve temsil meselesini de gündeme getiriyor. Gazze başta olmak üzere Filistin'de yaşananlar, dijital platformların tarafsız mecralar olarak görülemeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor.  Herkesin kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatabildiği, adil ve etkili bir iletişim düzeninin inşası için çalışmayı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda İletişimin Yüzyılı hâline getirme hedefiyle gayret ediyoruz. Dijital ve medya okuryazarlığının geliştirilmesini, dezenformasyona karşı toplumsal bilincin güçlendirilmesini ve dijital alanın daha güvenli hâle gelmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin etik değerlere bağlı, eleştirel düşünebilen ve teknolojiyi insanlığın faydasına kullanabilen iletişimciler olarak yetişmeleri bu hedefin önemli bir parçasıdır.  Yarışmada ödül kazanan gençlerimizi tebrik ediyor, emek vererek katılım sağlayan bütün gençlerimizi kutluyorum. Gençlerimize kendilerini geliştirebilecekleri bu kıymetli alanı açan TRT yönetimimize ve katkı sunan jüri üyelerimize teşekkür ediyorum.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/iletisim-baskani-durandan-948_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295356</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-tsknin-suriyedeki-koylere-donusu-engelledigi-iddialarina-yalanlama-295356</link>
      <pubDate>2026-10-13T22:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den "TSK'nın Suriye'deki köylere dönüşü engellediği" iddialarına yalanlama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye-Resulayn'da bulunan bazı köylerin sakinlerinin evlerine dönüşünü engelliyor." yönündeki iddiaları yalanladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den "TSK'nın Suriye'deki köylere dönüşü engellediği" iddialarına yalanlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM'den yapılan açıklamada, bazı uluslararası basın-yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan, "Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye-Resulayn'da bulunan bazı köylerin sakinlerinin evlerine dönüşünü engelliyor" iddiasının gerçek olmadığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/huiao7xxkaafrl-131020268370e5ed.jpg"/><p>Açıklamada şunlar kaydedildi:</p><p>"Söz konusu alanlara dönmek isteyen ailelerin durumu, SDG'nin entegrasyon süreci kapsamında, Suriye'deki ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde takip edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu dönüşleri engellediği yönünde herhangi bir uygulama söz konusu değildir. Süreci çarpıtarak Türkiye'yi hedef göstermeye çalışan, maksatlı ve dayanaksız yayınlara itibar edilmemesi, konuya ilişkin bilgilerin yalnızca resmi makamların açıklamalarından takip edilmesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/dmmden-tsknin-suriyedeki--911_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295355</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suudi-arabistanda-patlama-sesleri-duyuldu-295355</link>
      <pubDate>2026-10-13T23:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan'da patlama sesleri duyuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da saldırı uyarısı sonrası 3 ayrı patlama sesi duyulduğu bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suudi Arabistan'da patlama sesleri duyuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, erken uyarı sisteminin başkent genelinde devreye girdiği bildirildi. Kurum ayrıca vatandaşların uyarı anında izlemesi gereken güvenlik talimatlarını içeren bir bilgilendirme mesajı paylaştı.</p><p>Görgü tanıkları, uyarının ardından şehirde art arda 3 patlama sesinin işitildiğini aktardı.</p><p>Sivil Savunma Müdürlüğü kısa süre sonra ikinci bir açıklama yaparak "tehlikenin geçtiğini" bildirdi ancak olayın niteliğine dair ayrıntı paylaşmadı.</p><p>Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Riyad ve ülkenin güneyinde 2 insansız hava aracı (İHA) ile 4 seyir füzesinin (kruz füzesi) havada engellenerek imha edildiğini belirtti.</p><p>Yemen'de meşru hükümete destek veren Arap Koalisyonu, İran destekli Husilerin kontrolündeki başkent Sana'da bulunan Yemen Petrol Şirketinin Sibaha tesisine hava saldırıları düzenlendiğini duyurmuştu.</p><p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri de yaptığı açıklamada, başkent Sana'nın hedef alınması durumunda Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ı hedef alacakları tehdidinde bulunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/suudi-arabistanda-patlama-943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295354</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ates-serbest-2026da-govde-gosterisi-bakan-guler-askeri-gucun-nihai-amaci-baristir-295354</link>
      <pubDate>2026-10-13T21:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ateş Serbest-2026'da gövde gösterisi... Bakan Güler: Askeri gücün nihai amacı barıştır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Polatlı'da düzenlenen Ateş Serbest-2026 Faaliyeti'nin Seçkin Gözlemci Günü'nde önemli açıklamalarda bulundu. TSK'nın yüksek ateş gücünün ve modern imkânlarının sergilendiği tatbikatta konuşan Güler, savunma sanayisindeki yerli atılımlara dikkat çekerek, "Gerçek caydırıcılık yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ateş Serbest-2026'da gövde gösterisi... Bakan Güler: Askeri gücün nihai amacı barıştır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="0">Milli Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğul Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde düzenlenen "Ateş Serbest-2026 Faaliyeti" Seçkin Gözlemci Günü'nde kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi.</p><p data-path-to-node="1">Bakan Güler'in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, Katar Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Jassim Bin Ali Al Attiyah ve Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı da faaliyeti yerinden takip etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/a6972a661c5644b192b0-13102026e1e0889c.jpg"/><p><b>"ASIL ÖNEMLİ OLAN PERSONELİN BU SİSTEMLERİ ETKİN KULLANABİLMESİDİR"</b></p><p data-path-to-node="4">Konuşmasına Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümünü kutlayarak başlayan Bakan Güler, Millî Mücadele ruhunun Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en büyük güç kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı. Tatbikatın TSK'nın yüksek ateş gücünü ve modern silah sistemlerinin etkinliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Güler, şu ifadeleri kullandı:</p>"Bu yılki faaliyetimizde bir kısmı ilk defa olmak üzere çok sayıda farklı cins ve çapta silah ve sistemlerin kullanılması ulaştığımız üstün seviyeyi göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Ancak burada asıl önemli olan personelimizin bu sistemleri etkin ve koordineli bir şekilde kullanabilme yeteneğidir. Gerçek üstünlük; doğru sistemi, doğru zamanda, iyi yetişmiş ve disiplinli personelle kullanabilmekten geçmektedir." <img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/5f57493890eb42ed94d9-13102026bb4e56eb.jpg"/><p><b>"GELİŞEN TEHDİTLERE KARŞI MÜŞTEREK HAREKÂT ANLAYIŞI"</b></p><p data-path-to-node="8">Günümüz muharebe sahasında istihbarat, komuta kontrol, elektronik harp ve insansız sistemlerin uyum içinde çalışmasının belirleyici hale geldiğini kaydeden Yaşar Güler, Ateş Serbest faaliyetinin farklı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğini sınamak açısından kritik bir imkân sunduğunu dile getirdi.</p><p data-path-to-node="9">Tatbikatta görev alan genç Harbiyelilere de seslenen Bakan Güler, disiplinli çalışma ve sürekli eğitimin önemine dikkat çekerek başarılarının devamını diledi.</p><p><b>"GERÇEK CAYDIRICILIK BU GÜCÜN HER ŞARTTA ETKİNLİĞİNİ KORUYABİLMESİDİR"</b></p><p data-path-to-node="12">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde savunma sanayisinde elde edilen başarılara değinen Bakan Güler, yerli ve millî imkânlarla modernize edilen envanterin kritik rol oynadığını ifade etti:</p>"Savunma sanayimizde ulaştığımız bu mümtaz seviye askerî gücümüzün her türlü şartta göreve hazır tutulması bakımından kritik önem taşımaktadır. Zira gerçek caydırıcılık yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkündür." <img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/ad1f10484c374a2fa3e6-13102026021be667.jpg"/><p><b>"ASKERÎ GÜCÜN NİHAİ AMACI GÜVENLİK, BARIŞ VE İSTİKRARDIR"</b></p><p data-path-to-node="16">Türkiye'nin askerî gücünün ve caydırıcılığının temel amacının barışa hizmet etmek olduğunu belirten Güler, ataların <i data-path-to-node="16" data-index-in-node="116">"İstersen sulh u salâh hazır ol cenge"</i> sözünü hatırlattı. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan Orta Doğu'daki gelişmelere kadar geniş bir coğrafyada barış için aktif diplomasi yürüttüğünü vurgulayan Bakan Güler, bölgesel güvenliğe katkı sağlayan adımlara örnek olarak Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan <b data-path-to-node="16" data-index-in-node="427">Mekke Anlaşması</b>'nı gösterdi.</p><p data-path-to-node="17">Bakan Güler konuşmasını, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitleri ve ebediyete irtihal eden gazileri rahmet ve minnetle yâd ederek tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/ates-serbest-2026da-govde-486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295353</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/baykarin-yeni-silahi-sivrisinek-sahaya-indi-ates-serbest-2026-dosta-guven-dusmana-korku-verdi-295353</link>
      <pubDate>2026-10-13T21:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baykar'ın yeni silahı SİVRİSİNEK sahaya indi: Ateş Serbest-2026 dosta güven düşmana korku verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Baykar tarafından geliştirilen SİVRİSİNEK Akıllı Dolanan Mühimmat, Ateş Serbest-2026 Tatbikatı kapsamında sürü kabiliyetini sergiledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baykar'ın yeni silahı SİVRİSİNEK sahaya indi: Ateş Serbest-2026 dosta güven düşmana korku verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterindeki silah ve sistemlerin ateş gücünü sergilemek, hedef üzerindeki etkilerini göstermek ve müşterek harekat kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla düzenlenen Ateş Serbest-2026 Tatbikatı, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğul Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/ssstwitter-13102026ab23d72a.mp4" type="video/mp4"></video><p>Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Özel Kuvvetler unsurlarının katıldığı faaliyette, farklı görev alanlarına yönelik silah ve sistemler atış ve sergi faaliyetleriyle tanıtıldı.</p><p>Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tatbikatta 20 SİVRİSİNEK mühimmatının otonom olarak sürü modunda uçtuğunu, sürüden ayrılan 10 mühimmatın ise hedefleri tam isabetle vurduğunu bildirdi.</p><p><b>YENİ NESİL DOLANAN MÜHİMMAT SİVRİSİNEK</b></p><p>Baykar tarafından geliştirilen yeni nesil dolanan mühimmat SİVRİSİNEK, 1000 kilometreyi aşan menziliyle operasyonel derinliği üst seviyeye taşıyor.</p><p>Yapay zeka desteğiyle sürü içerisinde kesintisiz haberleşebilen SİVRİSİNEK platformları, tespit edilen hedefleri kendi aralarında anlık olarak paylaşabiliyor.</p><p>GNSS sinyallerinin bulunmadığı veya yoğun karıştırmanın olduğu zorlu ortamlarda dahi yapay zeka tabanlı görsel konum bulma yeteneğiyle görev icra eden SİVRİSİNEK, yüksek otonomi kabiliyetiyle muharebe sahasında gerçekleştirilecek stratejik görevlerde öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/baykarin-yeni-silahi-sivr-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295352</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransa-genelinde-ogrenci-protestolari-buyuyor-200den-fazla-lise-kapandi-110-okul-hasar-gordu-295352</link>
      <pubDate>2026-10-13T21:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa genelinde öğrenci protestoları büyüyor: 200'den fazla lise kapandı, 110 okul hasar gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da üçüncü haftasında devam eden öğrenci protestolarında bugün 160 binden fazla kişi sokağa inerken, öğrenciler 17 Ekim'de Sarı Yeleklilerle düzenlenecek protestoya katılım çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa genelinde öğrenci protestoları büyüyor: 200'den fazla lise kapandı, 110 okul hasar gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, uzun ders saatleri ve okulların fiziki şartlarına tepki olarak liselerde başlayan öğrenci protestoları üçüncü haftasında devam ediyor. Başkent Paris'in yanı sıra Lyon, Marsilya, Nantes, Rennes, Strasbourg ve Bordeaux gibi kentlerde lise ve üniversite öğrencileri bir kez daha sokağa indi. Eğitim sendikaları ve bazı öğretmenlerin de destek verdiği gösterilerde yer yer polisle göstericiler arasında arbede yaşandı.</p><p>Fransa İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde 161 bin 500 kişinin gösterilere katıldığını açıklarken, öğrenci ve sendika örgütleri katılımın 480 bine ulaştığını bildirdi. Protestolar nedeniyle 214 lisede eğitim verilemedi. Hükümet, geçen haftaki gösterilere 266 bin kişinin katıldığını açıklamıştı.</p><p>Paris'te Place d'Italie Meydanı'ndan Invalides yönüne düzenlenen ana yürüyüşte öğrenciler, eğitim sistemine daha fazla kaynak ayrılmasını ve polis müdahalelerinin sona ermesini istedi. Başkentte belediye binası ile Port-Royal Meydanı arasında daha küçük çaplı ikinci bir yürüyüş de düzenlendi. Bazı gösterici gruplarla güvenlik güçleri arasında gerginlik yaşandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42744201.jpg"/><p><b>İSVEÇLİ AKTİVİS THUNBERG'DEN PROTESTOLARA DESTEK</b></p><p>Protestolara destek verenler arasında İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg de yer aldı. Thunberg, Paris yakınlarındaki Saint-Denis kentinde bulunan Paul-Eluard Lisesi önündeki öğrenci eylemine katıldı. Fransız öğrencilerle gurur duyduğunu belirten Thunberg, "Geleceğimiz elimizden çalınıyor ve okullar ihtiyaç duydukları yatırımları alamıyor" dedi.</p><p>Gençlerin kendilerini ilgilendiren karar süreçlerine dahil edilmediğini belirten Thunberg, eğitime yeterli kaynak ayrılmamasının gençlere toplumda öncelik verilmediğini gösterdiğini söyledi. Mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan aktivist, "Pes etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Thunberg, Fransız polisinin genç göstericilere yönelik müdahalelerini de eleştirdi.</p><p>Eylem sırasında yaklaşık 20 avukat, öğrencileri muhtemel polis müdahalelerine karşı korumak amacıyla cübbeleriyle okul önünde bir araya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42744205.jpg"/><p><b>SARI YELEKLİLER VE ÖĞRENCİLERDEN ORTAK EYLEM ÇAĞRISI</b></p><p>Fransa'da Sarı Yelekliler hareketinden aktivistler ile öğrenci ve çeşitli toplumsal hareketlerin temsilcileri, 17 Ekim Cumartesi günü ortak gösteriler düzenlemek üzere çağrı yaptı. "Jaunes et jeunes, nos luttes se rencontrent" (Sarılar ve gençler, mücadelelerimiz buluşuyor) sloganıyla yayımlanan çağrıda, eğitim sistemindeki sorunlara yönelik protestoların hayat pahalılığına karşı mücadeleyle birleştirilmesi hedefleniyor.</p><p>Paris'te Bastille Meydanı'nda saat 14.00'te gösteri düzenlenmesi ve yürüyüşün Opera yönüne ilerlemesi planlanırken, Rennes'de de aynı saatte Cumhuriyet Meydanı'nda buluşma çağrısı yapıldı. Öğrenciler, öğretmenler, işçiler, çiftçiler ve emekliler de eylemlere davet edildi.</p><p>Sarı Yelekliler hareketinden bazı grupların da destek verdiği 17 Ekim gösterileri, eylül ayından bu yana devam eden lise protestolarında yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor. Öğrenci örgütleri, eğitim sistemine yönelik tepkileri hayat pahalılığı ve sosyal adalet talepleriyle birleştirerek farklı toplumsal kesimleri ortak bir mücadelede buluşturmayı hedefliyor. Paris başta olmak üzere ülkenin farklı kentlerinde yapılması planlanan gösterilerle protestoların daha geniş bir katılıma ulaşması amaçlanıyor.</p><p><b>PROTESTOLARDA BUGÜNE KADAR 147 EĞİTİM ÇALIŞANI YARALANDI</b></p><p>Fransa Eğitim Bakanlığı, protestoların başlangıcından bu yana 147 eğitim çalışanının yaralandığını açıkladı. Bakanlık, 13 Ekim'de ülke genelinde 214 lisenin kapalı kaldığını bildirdi. Bir önceki büyük eylem gününde bu sayının 800 olduğu belirtilirken, hükümet protestolara katılımın azalmaya başladığını savundu.</p><p>Yükseköğretim Bakanlığı, üniversitelerin yaklaşık yüzde 35'inde eğitim faaliyetlerinin aksadığını duyurdu. Öğrenci örgütü Union étudiante ise ülkedeki yaklaşık 70 üniversitenin yüzde 90'ının kapalı olduğunu veya girişlerinin engellendiğini öne sürdü.</p><p><b>PROTESTOLARDA 110'DAN FAZLA LİSE ZARAR GÖRDÜ</b></p><p>Paris ve çevresini kapsayan İle-de-France Bölge Yönetimi, protestoların başlangıcından bu yana 110'dan fazla lisenin zarar gördüğünü açıkladı. Maddi zararın 8,5 milyon euroya ulaştığını bildiren Yönetim, okullara zarar verenler hakkında açılacak davalara müdahil olacağını ve reşit olmayan faillerin ailelerinin hukuki sorumluluklarının da gündeme getirileceğini duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42744197.jpg"/><p><b>FRANSA'DA 8 EKİM'DEN BU YANA 6 BİN 877 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Fransa Adalet Bakanlığı'nın 9 Ekim'de yayımladığı verilere göre, protestolarda 8 Ekim'e kadar 6 bin 877 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 5 bin 890'ının reşit olmadığı belirtilirken, 2 bin 376 kişi hakkında adli işlem başlatıldığı, 6'sı çocuk 21 kişi hakkında ise tutuklu yargılama kararı verildiği açıklandı.</p><p><b>POLİS MÜDAHALESİNE 36 SORUŞTURMA</b></p><p>Polis müdahaleleri de tartışma konusu olmaya devam etti. Önceki gösterilerde bir öğrencinin elini, başka bir öğrencinin ise gözünü kaybetmesi üzerine güvenlik güçlerinin kullandığı müdahale araçları yeniden gündeme geldi. Ulusal Polis Genel Müfettişliği (IGPN) tarafından protestoların başlangıcından bu yana göstericilere yönelik polis müdahaleleriyle ilgili 36 soruşturma açıldığı bildirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42744390.jpg"/><p><b>HÜKÜMETİN ÖNLEMLERİ ÖĞRENCİLERİ İKNA ETMEDİ</b></p><p>Öğrenciler, öğretmen eksikliğinin giderilmesini, okul binalarının yenilenmesini, ders programlarının hafifletilmesini ve üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup'un kaldırılmasını talep ediyor. Lise Öğrencileri Sendikası (USL), eğitim sistemindeki sorunların çözümü için 10 milyar euroluk acil kaynak ayrılmasını istiyor.</p><p>Fransa Eğitim Bakanı Edouard Geffray, öğretmen eksikliğinin yoğun yaşandığı okullara 3 bin yedek öğretmen gönderileceğini ve eğitim bütçesinin 1 milyar euro artırılacağını açıkladı. Başbakan Sebastien Lecornu ise öğrencilerle yürütülen danışma sürecinde ortaya çıkan bazı önerilerin 2027 bütçe tasarısına dahil edilmesi için çalışma yapılacağını bildirdi.</p><p>Ülkenin önde gelen veli federasyonlarından FCPE de öğrencilere destek vererek eğitim sistemindeki sorunların yıllardır dile getirildiğini ancak yeterince dikkate alınmadığını savundu.</p><p>Öğrenci örgütleri ise hükümetin açıkladığı önlemleri yetersiz bularak talepleri karşılanana kadar protestoları sürdüreceklerini duyurdu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/fransa-genelinde-ogrenci--299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295351</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/buyukelci-ozturk-acikladi-karadenizde-kismi-ateskes-icin-rusya-ve-ukrayna-ile-calisiyoruz-295351</link>
      <pubDate>2026-10-13T20:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Büyükelçi Öztürk açıkladı: Karadeniz'de kısmi ateşkes için Rusya ve Ukrayna ile çalışıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin NATO Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk, Karadeniz'de sivil mallar taşıyan ticari gemilerin hedef alınmasını önlemek amacıyla geçici ve kısmi bir ateşkes sağlanması için Rusya ve Ukrayna ile çalıştıklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Büyükelçi Öztürk açıkladı: Karadeniz'de kısmi ateşkes için Rusya ve Ukrayna ile çalışıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öztürk, NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska ile birlikte, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamındaki "NATO ve Avrupa: Ankara Zirvesinin Ardından Güvenlik Mimarisi" başlıklı oturumda konuştu.</p><p>Türkiye'nin 1952'den bu yana ittifakın üyesi olduğunu hatırlatan Öztürk, NATO'nun Soğuk Savaş'taki başarısının temelinde müttefikler arasındaki birliğin bulunduğunu vurguladı ve Ankara Zirvesi'nin bu birliği pekiştirdiğini söyledi.</p><p>Öztürk, 32 müttefikin devlet ve hükümet başkanları düzeyinde Ankara'da bir araya geldiğini, zirve kapsamındaki görüşmelere NATO'nun farklı bölgelerdeki ortaklarının da katıldığını belirtti.</p><p>Zirve öncesinde düzenlenen savunma sanayisi forumunun önemine işaret eden Öztürk, bir günde yaklaşık 50 milyar dolarlık sözleşmeye imza atıldığını ve savunmaya ayrılan kaynakların somut kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Öztürk, Türkiye'nin İttifak'a katkılarına ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"İttifak ancak bu kolektif kabiliyet paketlerinin her bir müttefik tarafından uygulanması halinde başarılı olabilir. Bu kapsamda Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu örnek olarak gösterebilirim. Ancak bu aynı zamanda kabiliyetlerle donatılmış bir ordudur. Harekat ve misyonlara katkı bakımından dördüncü, ortak bütçelere katkı bakımından yedinci, kendisine tahsis edilen kabiliyet hedefleri bakımından altıncı sıradayız. Türkiye, tüm bu alanlarda önemli kabiliyet ve deneyime sahiptir."</p><p>Türkiye'nin bazı müttefiklerin Soğuk Savaş sonrasında yararlandığı barış ortamının sağladığı rahatlığı yaşamadığını belirten Öztürk, karşı karşıya kaldığı tehditlerin ülkenin hazırlık düzeyini ve etkinliğini artırdığını söyledi.</p><p>Öztürk, Türkiye'nin ittifak içindeki yük paylaşımının yeniden dengelenmesine katkı sunacağını, bunun NATO bünyesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Büyükelçi, Ankara Zirvesi'nde mükerrer yapılara yol açacak, ittifakın bütünlüğünü zayıflatacak veya bağlarını koparacak girişimlerden kaçınılması konusunda mutabık kalındığını ifade etti.</p><p>Türkiye'ye yönelik tehditlerin yalnızca Karadeniz'den kaynaklanmadığını söyleyen Öztürk, Basra Körfezi, Babülmendep Boğazı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de enerji arzı ve bölgesel güvenlik üzerinde etkileri bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Öztürk, Türkiye'nin Suriye'de kendi kapasitesi ve imkanlarıyla istikrara katkı sağladığını, bazı müttefiklerle bu alandaki işbirliğinin de güçlendiğini belirtti.</p><p>Karadeniz'de hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın gemileri hedef aldığını ifade eden Öztürk, bu durumun enerji, gıda ve gübre arzında birden fazla krize yol açabileceği uyarısında bulundu.</p><p>Öztürk, Türkiye'nin Karadeniz'deki yaklaşımına ilişkin, şunları kaydetti:</p><p>"Karadeniz'de Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak bölgeyi mümkün olduğunca istikrarlı tutuyoruz. 24 Şubat'tan üç gün sonra boğazları kapattığımızı hatırlayın. Buna 'özel askeri operasyon' deniliyordu ancak biz bunu savaş hali olarak tanımladık ve savaşan tarafların gemilerine boğazları kapattık. Bu da Karadeniz'in gerçek bir savaş alanına dönüşmesini önledi. Gemiler her iki tarafça da hedef alınıyor ve bu yanlış. Sivil mallar taşıyan ticari gemilerin hedef alınmamasını sağlamak amacıyla geçici, kısmi bir ateşkese ulaşmak için her iki tarafla çalışıyoruz. Türkiye'nin aracılık ettiği Karadeniz Tahıl Anlaşması'nı hatırlayın. İyi işledi ve dünyada bir gıda krizini önledi. Bunu yeniden yapabiliriz. Bu arada Karadeniz'i gece gündüz, her dakika, her saat izliyoruz. Karadeniz'e ilişkin tanımlanmış deniz ve hava resminin yüzde 70'i Türkiye tarafından müttefiklere sağlanıyor. En uzun kıyı şeridine ve en büyük deniz kuvvetleri kapasitesine sahibiz, durumu izliyoruz. Bu konuda Karadeniz'deki müttefiklerimiz Romanya ve Bulgaristan ile yakın çalışıyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/buyukelci-ozturk-acikladi-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295350</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yerli-ve-milli-ates-firtinasi-tsk-ates-serbest-2026-turkiyenin-gucunu-dunyaya-gosterdi-295350</link>
      <pubDate>2026-10-13T19:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yerli ve milli ateş fırtınası! TSK ATEŞ SERBEST-2026 Türkiye'nin gücünü dünyaya gösterdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün sergilendiği 'Ateş Serbest-2026' tatbikatında hedefler, aralarında milli imkanlarla üretilen sistem ve silahların da bulunduğu envanterdeki unsurlarla tam isabetle vurularak imha edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yerli ve milli ateş fırtınası! TSK ATEŞ SERBEST-2026 Türkiye'nin gücünü dünyaya gösterdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün sergilendiği Ateş Serbest-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nde, aralarında yerli ve millî savunma sanayii ürünlerinin de bulunduğu silah sistemleriyle belirlenen hedefler tam isabetle imha edildi. F-16 savaş uçakları, ATAK helikopterleri, AKINCI ve Bayraktar TB2'nin de görev aldığı tatbikatta 53 farklı faaliyet bu yıl ilk kez gerçekleştirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743102.jpg"/><p>Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğlu Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde düzenlenen Ateş Serbest-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla gerçekleştirildi. Tatbikatı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, Katar Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Jassim Bin Ali Al Attiyah ve Millî Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı da takip etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743103.jpg"/><p>TSK'nın caydırıcılığını artırmak, envanterindeki silah ve sistemlerin hedef üzerindeki etkisini göstermek ve kuvvetler arasındaki ateş desteği koordinasyonunu geliştirmek amacıyla gerçekleştirilen müşterek tatbikata kuvvet komutanlıkları ile Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli katıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743290.jpg"/><p><b>104 SİLAH VE SİSTEM SERGİLENDİ</b></p><p>Tatbikat kapsamında TSK envanterinde bulunan, aralarında yerli ve millî imkânlarla geliştirilen ürünlerin de yer aldığı 104 silah ve sistem katılımcılara tanıtıldı.  </p><p>Bu yılki faaliyette TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi'nin kullanılması, Uçangöz ile sisleme ve Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) temizleme faaliyetleri, AKINCI ve Bayraktar TB2'nin farklı mühimmatlarla gerçekleştirdiği atışlar ile CH-47 Chinook helikopterlerinden komandoların indirilmesi gibi 53 farklı faaliyet ilk kez icra edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743278.jpg"/><p><b>AKINCI VE BAYRAKTAR TB2 HEDEFLERİ VURDU</b></p><p>Tatbikatın atışlı bölümünde, senaryo gereği düşman unsurlarına yönelik hava ve kara harekâtları gerçekleştirildi. Düşmanın stratejik varlıklarının etkisiz hale getirilmesi kapsamında Bayraktar TB2 tarafından KEMANKEŞ mühimmatıyla belirlenen hedeflere atış yapıldı.  </p><p>AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı ise farklı irtifalardan TEBER ve TOLUN mühimmatlarını kullanarak art arda gerçekleştirdiği atışlarla hedefleri imha etti. Kamikaze mini insansız hava araçları da belirlenen hedeflere yönelik taarruz görevleri gerçekleştirdi.  </p><p>Kara unsurlarının ateş desteği kapsamında FIRTINA ve BORAN obüsleri ile havan sistemleri kullanıldı. Farklı mesafelerdeki hedefler yapılan atışlarla başarıyla vuruldu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743484.jpg"/><p><b>YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ SİSTEMLERLE GEÇİT AÇMA HAREKÂTI</b></p><p>Tatbikatta geçit açma harekâtı kapsamında yapay zekâ destekli 4 Uçangöz sistemi görev aldı. Sistemler tarafından otonom sisleme yapılarak birliklerin hareketinin gizlenmesi sağlandı.  </p><p>ATAK taarruz helikopterleri, geri bölge harekâtı senaryosu kapsamında dron tehditlerini etkisiz hale getirdi. Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait 2 F-16 savaş uçağı ise kara birliklerine yakın hava desteği sağlarken keşif uçuşu gerçekleştirdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743190.jpg"/><p><b>KESKİN NİŞANCILAR KİLOMETRELERCE UZAKTAKİ HEDEFLERİ VURDU</b></p><p>Tatbikatın dikkat çeken bölümlerinden biri de keskin nişancı timlerinin gerçekleştirdiği atışlar oldu. Yerli üretim KNT-76, BORA-12 ve KN-12 keskin nişancı tüfeklerinin kullanıldığı faaliyetlerde 600 metre ve 1 kilometre mesafedeki küçük hedefler tam isabetle vuruldu.  </p><p>Keskin nişancıların farklı mesafelerde gerçekleştirdiği atışlar, tatbikatı takip eden protokol üyeleri tarafından ilgiyle izlendi. Ayrıca yerli üretim piyade tüfekleriyle de belirlenen hedeflere atışlar gerçekleştirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743193.jpg"/><p><b>KOMANDOLAR HELİKOPTERLERLE HEDEF BÖLGESİNE İNDİRİLDİ</b></p><p>Tatbikatın devamında CH-47 Chinook helikopterleriyle taşınan motosikletli komando birlikleri belirlenen bölgeye indirildi. Komandolar, paramotor timleriyle bir araya gelerek senaryo kapsamında görevlerini icra etti.  </p><p>Motosikletli komando timleri, emniyetli bölgeye sıyrılma manevrası gerçekleştirirken dronlara bağlı hedefleri de başarıyla vurdu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743202.jpg"/><p><b>YERLİ HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ DRON TEHDİTLERİNİ İMHA ETTİ</b></p><p>Tatbikatta insansız hava araçlarından kaynaklanan tehditlere karşı geliştirilen yerli savunma sistemlerinin kabiliyetleri de sergilendi.  </p><p>TOLGA, GÖKBERK, ALKA ve EJDERHA sistemleri kullanılarak dron tehditlerine müdahale edildi. Gerçekleştirilen faaliyetlerde hava tehditleri başarıyla etkisiz hale getirilirken yerli savunma sanayii sistemlerinin farklı tehdit türlerine karşı sahip olduğu kabiliyetler ortaya konuldu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743093.jpg"/><p><b>TÜRK YILDIZLARI'NDAN TATBİKATA ÖZEL GÖSTERİ</b></p><p>Atış faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından Bayraktar TB2 ve AKINCI tarafından selamlama uçuşu gerçekleştirildi. Tatbikatta ayrıca atlı unsurlar tarafından BORAN obüslerine mühimmat ikmali yapıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42743098.jpg"/><p>Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, tatbikatta başarı gösteren personele hediyeler verdi.  </p><p>Tatbikatın son bölümünde Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşu gerçekleştirildi. Türk Yıldızları'nın tatbikat alanı üzerinden geçişinin ardından Ateş Serbest-2026 Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri sona erdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/yerli-ve-milli-ates-firti-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295349</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suudi-arabistandan-husilere-net-rest-saldirilarinin-sonuclariyla-yuzlesecekler-295349</link>
      <pubDate>2026-10-13T19:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan'dan Husilere net rest: "Saldırılarının sonuçlarıyla yüzleşecekler"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Yemen'deki Husilerin, ülkedeki havalimanlarına, Mekke ve Medine'ye, Haremeyn-i Şerifeyn'i (Kabe ve Mescid-i Nebevi) ziyaret edenlere, sivil ve ekonomik tesislere yönelik saldırılarının sonuçlarıyla yüzleşeceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suudi Arabistan'dan Husilere net rest: "Saldırılarının sonuçlarıyla yüzleşecekler"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman başkanlığında başkent Riyad'da toplanan Bakanlar Kurulunda, ulusal güvenlik ve bölgesel gelişmeler masaya yatırıldı.</p><p>Bakanlar Kurulu açıklamasında, Husilerin sivilleri ve stratejik noktaları hedef alan saldırılarına tepki gösterilerek, söz konusu eylemlerin karşılıksız kalmayacağı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dilekleri iletildi.</p><p><b>KIZILDENİZ VE BABULMENDEB BOĞAZI VURGUSU</b></p><p>Açıklamada, Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Husilerin oluşturduğu tehditleri bertaraf etmeye yönelik askeri operasyonları takdirle karşılandı. Bu operasyonların yalnızca Yemen halkını değil, aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliği, küresel ticareti ve tedarik zincirlerini korumaya hizmet ettiği ifade edildi.</p><p>Suudi Arabistan'ın, ülkenin güvenliğine dönük tehditlere ve Kızıldeniz ile Babulmendeb Boğazı'ndaki deniz ulaşımının engellenmesine müsaade etmeyeceğinin altı çizilerek, Husilerin saldırılarını kınayan dost ve kardeş ülkeler ile uluslararası kuruluşlara teşekkür edildi.</p><p>Öte yandan, Doğu-Batı petrol boru hattındaki akışın kısa sürede yeniden sağlanmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada, bu durumun, ülkenin enerji altyapısının operasyonel esnekliğini ve acil durumlara müdahale kapasitesini bir kez daha kanıtladığı kaydedildi.</p><p><b>SUUDİ ARABİSTAN İLE TÜRKİYE ARASINDA İŞBİRLİĞİ KARARI</b></p><p>Bakanlar Kurulu toplantısında, bir dizi idari ve uluslararası işbirliği kararı da onaylandı.</p><p>Bu kapsamda, Suudi Arabistan Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Kurumu ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) arasında bilim, araştırma, geliştirme ve inovasyon alanlarında işbirliğini öngören mutabakat zaptı kabul edildi.</p><p>Kurul ayrıca, Suudi Arabistan'ın İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) insani yardım fonlarına katılımını onayladı.</p><p>Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı ile Suriye Kültür Bakanlığı arasında kültürel işbirliğine yönelik mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yürütülmesi ve imza atılması için de yetki verilmesi kararlaştırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/suudi-arabistandan-husile-745_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295348</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/karadenizde-iha-saldirisi-suriyeli-murettebatin-bulundugu-bir-gemi-batti-295348</link>
      <pubDate>2026-10-13T19:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de İHA saldırısı: Suriyeli mürettebatın bulunduğu bir gemi battı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Karadeniz'de, Bulgaristan açıklarında Suriyeli mürettebatın bulunduğu bir geminin, insansız hava aracı (İHA) ve insansız deniz aracı (İDA) ile düzenlenen saldırı sonucu battığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'de İHA saldırısı: Suriyeli mürettebatın bulunduğu bir gemi battı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Denizciler Sendikasından yapılan açıklamaya göre, Karadeniz'de Bulgaristan kıyılarına yakın bir noktada seyreden "HS DIGNITY" adlı gemi, bir İHA ve iki İDA'nın hedefi oldu.</p><p>Açıklamada, saldırının ardından 14'ü Suriye uyruklu toplam 16 kişilik mürettebatın bulunduğu geminin sulara gömüldüğü kaydedildi.</p><p>Bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları kapsamında şu ana kadar mürettebattan 5 kişinin kurtarıldığı aktarıldı. Kayıp denizcileri arama çalışmalarının ise 6 bot ve 2 helikopterin katılımıyla aralıksız sürdüğü belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/karadenizde-iha-saldirisi-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295347</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/natodan-ankara-zirvesi-sonrasi-savunma-mesaji-turk-savunma-sanayisinde-adeta-devrim-yasaniyor-295347</link>
      <pubDate>2026-10-13T19:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO'dan Ankara Zirvesi sonrası savunma mesajı: "Türk savunma sanayisinde adeta devrim yaşanıyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, "Türk savunma sanayisinde mükemmel örneklere sahibiz; zira orada (Türkiye'de) sadece son birkaç yılda değil, uzun süredir fiili bir sanayi devrimine tanık oluyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO'dan Ankara Zirvesi sonrası savunma mesajı: "Türk savunma sanayisinde adeta devrim yaşanıyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Shekerinska, Türkiye'nin NATO Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk ile birlikte Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamındaki "NATO ve Avrupa: Ankara Zirvesinin Ardından Güvenlik Mimarisi" başlıklı oturumda konuştu.</p><p>Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarına ilişkin verilen taahhütlerin 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılan NATO Zirvesi'nde somut kabiliyetlere dönüştürülmesinin ele alındığını belirten Shekerinska, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın sorumluluklarının arttığını söyledi.</p><p>Shekerinska, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın 2025 ve 2026'da savunmaya ilave 250 milyar dolardan fazla kaynak ayırdığını aktararak, bunu "son yıllarda büyük ölçüde değişen güvenlik ortamına verilen rasyonel bir yanıt" olarak nitelendirdi.</p><p>İttifak içinde yük paylaşımının, NATO'nun kuruluşundan bu yana gündemde olduğuna işaret eden Shekerinska, Ankara'da savunma harcamalarının yanı sıra sözleşmelerin ve savunma alanındaki işbirliğinin de arttığını, yaklaşık 50 milyar dolarlık sözleşmenin duyurulduğunu ve imzalandığını dile getirdi.</p><p>Shekerinska, asıl hedefin yalnızca harcamaları artırmak değil, bu kaynaklarla ihtiyaç duyulan kabiliyetleri elde etmek olduğunu vurguladı.</p><p>Ankara Zirvesi'nde öne çıkan mesajlardan birinin; "daha güçlü bir İttifak içinde daha güçlü bir Avrupa" olduğunu belirten Shekerinska, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın özellikle konvansiyonel caydırıcılık alanında daha fazla sorumluluk üstleneceğini ifade etti.</p><p><b>HİBRİT TEHDİTLER</b></p><p>Hibrit tehdit ve saldırıların da diğer tehditler kadar tehlikeli olabileceğini dile getiren Shekerinska, Rusya'nın giderek daha pervasız ve tehlikeli eylemlere başvurduğunu vurguladı.</p><p>Shekerinska, Rusya'nın son aylarda savaş alanında kayda değer bir üstünlük sağlayamadığını ve her ay 40 binden fazla asker kaybettiğini, buna rağmen Ukrayna'da kritik altyapıya yönelik saldırılar, hava sahası ihlalleri, sabotaj, kundaklama ve suikast tehditleri gibi hibrit faaliyetlerle müttefiklerin Ukrayna'ya desteğini kesmeyi hedeflediğini anlattı.</p><p>Genel Sekreter Yardımcısı Shekerinska, "Bu nedenle NATO'nun sakinliğini korumaya devam edeceğini söylüyoruz çünkü askeri açıdan üstün olduğumuzu, daha güçlü olduğumuzu biliyoruz. Yolumuza devam edeceğiz. Bu, yatırımları sürdürmek ve sahip olduğumuz teknolojik üstünlüğü, avantajı korumak anlamına geliyor." dedi.</p><p>Shekerinska, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesinin önemini vurgulayarak, Rusya'nın bu desteği zayıflatarak stratejik zafer elde edemeyeceğinin gösterilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Ukrayna'daki savaşın, savunmada teknolojinin önemini ve yenilik süreçlerinin hızlandığını ortaya koyduğunu belirten Shekerinska, veri odaklı savunma çözümlerinin giderek daha belirleyici olacağını söyledi.</p><p>Shekerinska, "Bu nedenle savunma sanayisi hakkında çok konuştuk. Türk savunma sanayisinde de mükemmel örneklerimiz var. Çünkü burada yalnızca son birkaç yıldır değil, daha uzun süredir adeta bir sanayi devrimine tanık oluyoruz." diye konuştu.</p><p>Yapay zeka temelli çözümler ve insansız hava araçlarına karşı geliştirilen sistemlerin önemine değinen Shekerinska, savunma sanayisindeki yenilikçiliğin korunması için şirketlerin işbirliği yapabilmesinin gerekli olduğunun altını çizdi.</p><p>Shekerinska, bu kapsamda ticaretin ve işbirliğinin önündeki engellerin mümkün olduğunca azaltılmasını, Atlantik'in iki yakasındaki savunma sanayilerinin yanı sıra AB üyesi olmayan müttefiklerin kapasitelerinden de yararlanılmasını desteklediklerini ifade etti.</p><p>Asya-Pasifik ülkeleriyle de yakın işbirliği yürüttüklerini aktaran Shekerinska, toplam üretim kapasitesinin henüz hedeflenen seviyeye ulaşmadığını söyledi.</p><p>Shekerinska, Ankara Zirvesi'nde imzalanan sözleşmelerin yanı sıra üretim kapasitesinde 38 milyar dolarlık artış görüldüğünü, uzun süreli çatışmalarda sanayi kapasitesinin stratejik avantaj sağladığını ifade etti.</p><p><b>KARADENİZ'DEKİ DURUM</b></p><p>Karadeniz'deki gelişmelere de değinen Shekerinska, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin sabah saatlerinde Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova ile görüştüğünü ve müttefiklerin soruşturmanın ilerlemesi için ilave destek sağladığını aktardı.</p><p>Shekerinska, Ukrayna'nın savunma savaşı yürüttüğünü, yaşananların Rusya'nın Ukrayna'ya saldırma kararının sonucu olduğunu söyledi.</p><p>NATO'nun yalnızca Karadeniz'e değil, Kuzey Kutbu'ndan Karadeniz'e uzanan doğu kanadının tamamına odaklandığını ifade eden Shekerinska, bu alandaki çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/natodan-ankara-zirvesi-so-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295346</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abd-baskani-trump-erdogan-benim-cok-iyi-dostum-ona-buyuk-saygi-duyuyorum-295346</link>
      <pubDate>2026-10-13T19:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump: "Erdoğan benim çok iyi dostum, ona büyük saygı duyuyorum"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, "Cumhurbaşkanı Erdoğan benim çok iyi bir dostum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a büyük saygı duyuyorum" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump: "Erdoğan benim çok iyi dostum, ona büyük saygı duyuyorum"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, ara seçim kampanyası için Alaska'ya hareket etmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump'a, Husilerin saldırılarına karşı Suudi Arabistan'a verilecek yanıta Türkiye'nin de katılmasını isteyip istemeyeceği soruldu.</p><p>Trump, "Olabilir. Bildiğiniz gibi Erdoğan benim iyi dostum. Kendisine büyük saygım var." yanıtını verdi.</p><p>Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa ilişkin de konuştu.</p><p>ABD'nin Ukrayna ile istihbarat paylaşımını sürdürdüğünü söyleyen Trump, "Onlara yardım ediyoruz ve istihbarat paylaşıyoruz. Savaşın sona ermesini istiyoruz. Bu nedenle hem Ukrayna hem de Rusya ile çalışıyoruz." dedi.</p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin savaşı bitirmek istediğini savunan Trump, "Ancak aralarında çok fazla nefret var ve bunu nasıl başaracaklarını bilmiyorlar" ifadelerini kullandı.</p><p>Trump'a, ABD'de hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat milletvekillerinin eleştirdiği Rus dizel yakıtına ilişkin anlaşma da soruldu.</p><p>Anlaşmadan elde edilecek gelirin Rusya'nın daha fazla silah satın almasını sağlayıp sağlamayacağı sorusunu doğrudan yanıtlamayan Trump, "Bu bir dizel anlaşması, bizim için değil. Yakıt dünya piyasasına sunuluyor, bize değil" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/abd-baskani-trump-erdogan-306_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295345</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktastan-15-yas-yasasi-aciklamasi-cocuklarimizi-dijital-risklerden-koruyoruz-295345</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş'tan "15 yaş yasası" açıklaması: Çocuklarımızı dijital risklerden koruyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "Fiziksel, zihinsel, gelişimsel, psikolojik, sosyal, duygusal gelişimlerini koruyacak bir yapı oluşturuyoruz. Özellikle cinsel istismar ve ticari sömürü risklerini de önlüyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş'tan "15 yaş yasası" açıklaması: Çocuklarımızı dijital risklerden koruyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göktaş, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.</p><p>Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin fon soruşturması ile ilgili kendisine yönelik iddiasına ilişkin soru üzerine Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon soruşturmalarında net bir tutum sergilediğini, ucu kime dokunursa dokunsun, nereye varırsa varsın gereğinin yapılacağını ifade etti.</p><p>Özlale'nin, konuya ilişkin delilleri olduğunu belirtmesi üzerine kendisinin, "İspat edemiyorsa istifa etsin." sözlerini anımsatan Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>"Edemedi, etmez. Saatler sonra bir açıklama yaptı, utanç verici bir açıklama. Ne bir özür, ne bir imtina, hiçbir şey yok. Kendisi de bir hafta öncesinde itibar suikastına uğramış, isim doğrulatmış. Bizim haberimiz yoktu. Ya neyin mağduriyetini yaşıyorsun sen? Ve utanmadan diyor ki 'Bakan'a birkaç dakikalık mağduriyet yaşatmışız.' Utanma duygusu yok, arlanma duygusu yok. Tamamen çamur siyaseti. Fakat biz muhalefetin bu tutumuna alışığız, ilk defa değil. Bugün Özgür Özel bir açıklama yapıyor. Günlerdir babamın ellerinden öpüyor ve özür diliyor. Yahu böyle bir şey olabilir mi? Bir aileye bu kadar sardırılabilir mi? Bu kadar ucuz siyaset yapılabilir mi?"</p><p>Bakan Göktaş, iddiaların atıldığı gün ispatlarıyla iddiaları yalanlamasına rağmen muhalefete yakın bazı basın kuruluşlarının konuyu manşetlere taşımaya devam ettiğine işaret eden Göktaş, "Ve benim açıklamamı çok küçük gördüler. Bu, kamuoyunun güvenini zedelemek ve bizleri itibarsızlaştırmak amacı taşımıyorsa ne taşıyor? Tamamen çamur at izi kalsın." diye konuştu.</p><p>Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Göktaş, davayı kazanması halinde tazminat tutarını Aile ve Gençlik Fonu'na aktaracağını bildirdi.</p><p><b>"CİNSEL İSTİSMAR VE TİCARİ SÖMÜRÜ RİSKLERİNİ DE ÖNLÜYORUZ"</b></p><p>Göktaş, çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi ile çocukları dijital dünyanın risklerinden korumayı amaçladıklarını söyledi.</p><p>İçerik ve hizmetlerde çocuğun yaşının ve yüksek yararının gözetileceğini vurgulayan Göktaş, "Fiziksel, zihinsel, gelişimsel, psikolojik, sosyal, duygusal gelişimlerini koruyacak bir yapı oluşturuyoruz. Özellikle cinsel istismar ve ticari sömürü risklerini de önlüyoruz. Çocuk hesaplarına yönelik de ayrı bir mekanizma, yüksek gizlilik ayarları getiriyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Göktaş, sosyal medya platformlarına yönelik tutumlarının çok net olduğunun altını çizerek, platformların da çocukları koruyacak sistemleri hayata geçirmelerinde kendilerine yardımcı olmalarını istediklerini dile getirdi.</p><p>Bakanlığın yakın zamanda hayata geçirdiği "İyilik Var" dijital gönüllülük platformuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Göktaş, "İyilik Var platformu gerçek ihtiyaç sahibi ile iyilik yapmak isteyen vatandaşımızı eşleştirdiğimiz dijital bir platform. Yine e-Devlet üzerinden bir eğitim setimiz var. Her ailemiz buraya dahil olabilecek." açıklamasında bulundu.</p><p>Platformun tamamen gönüllülüğe dayalı olduğunu belirten Bakan Göktaş, iyilik yapmak isteyen vatandaşları platforma üye olmaya davet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/bakan-goktastan-15-yas-ya-475_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295344</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ateskese-ragmen-soykirim-suruyor-israil-iki-filistinliyi-daha-katletti-295344</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ateşkese rağmen soykırım sürüyor: İsrail iki Filistinliyi daha katletti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde düzenlediği saldırılarda 2 Filistinli hayatını kaybetti, aralarında bir kadının da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı. İsrail'in daha önceki bir saldırısında ağır yaralanan bir Filistinli de yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ateşkese rağmen soykırım sürüyor: İsrail iki Filistinliyi daha katletti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Şifa Hastanesi'nden bir sağlık kaynağının verdiği bilgiye göre, İsrail'e ait savaş gemilerinden Gazze Şeridi'nin kuzeybatısındaki Sudaniyye bölgesinin sahiline açılan ateş sonucu 57 yaşındaki Abdulkerim Sami en-Nehhal hayatını kaybetti.</p><p>Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi'nde bulunan Meşahire bölgesinde bir araca İsrail'e ait insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıda da 30 yaşındaki Mumin Ahmed el-Ay yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.</p><p>Gazze'deki El-Ehli Baptist Hastanesindeki bir sağlık kaynağı da AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'e ait "quadcopter" tipi İHA'lardan Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Kavşağı ve çevresinde sivillere ateş açılması ve bomba atılması sonucu yaralananların hastaneye getirildiğini bildirdi, yaralıların sayısına ilişkin bilgi vermedi.</p><p>Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde bulunan Kemal Advan Hastanesi çevresinde de İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu bir Filistinlinin orta derecede yaralandığı belirtildi.</p><p>Aynı bölgede İsrail ordusunun, kontrolü altındaki alanların yakınında bulunan boşaltılmış ev ve binaları patlayıcılarla yıktığı aktarıldı. Görgü tanıkları, yıkım sırasında şiddetli bir patlama sesi duyduklarını, olayda ölen ya da yaralanan olduğuna ilişkin bilgi bulunmadığını ifade etti.</p><p>Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinin kuzeybatısında bulunan Mevasi bölgesinde ise İsrail'in daha önce düzenlediği bir saldırıda ağır yaralanan 20 yaşındaki Mustafa Azmi Mansur, Nasır Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><p>Nasır Hastanesi'nden bir sağlık kaynağı da Han Yunus kentinin kuzeyindeki Hamed yerleşim bölgesinde bir kadının, kentin batısındaki Emel Hastanesi çevresinde ise bir Filistinlinin İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu yaralandığını bildirdi.</p><p>İsrail, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını saldırılarla ihlal etmeyi sürdürüyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in ihlalleri nedeniyle 1493 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 299 kişi yaralandı.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda ise 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 175 binden fazla kişi yaralandı ve altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/ateskese-ragmen-soykirim--166_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295343</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-saganak-hayati-felc-etti-trafik-yogunlugu-yuzde-89e-cikti-295343</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da sağanak hayatı felç etti: Trafik yoğunluğu yüzde 89'e çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da akşam saatlerinde yağışlı havanın da etkisiyle trafik yoğunluğu yüzde 89'a ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da sağanak hayatı felç etti: Trafik yoğunluğu yüzde 89'e çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte mesai bitiminin ardından Anadolu ve Avrupa yakalarında D-100 kara yolu, TEM Otoyolu ile bağlantı yollarında trafik yoğunluğu arttı.</p><p>Anadolu Yakası'nda, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde her iki yönde de trafik yoğunluğu yaşanırken, TEM Otoyolu'nda araç kuyrukları Ataşehir'e kadar uzanıyor.</p><p>D-100 kara yolunda Acıbadem mevkisinden Maltepe'ye kadar yoğunluk görülürken, Maltepe'den Kozyatağı yönüne doğru da trafik ağır seyrediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/1294062-131020264d955935.jpg"/><p>TEM Otoyolu'nun Sancaktepe ile Çamlıca arasındaki kesiminde de araçlar güçlükle ilerliyor.</p><p>Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunun Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çevrelerinde çift yönlü trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Kara yolunun Cevizlibağ mevkisinde de her iki yönde trafik yoğunluğu oluşurken, Beylikdüzü mevkisinde Büyükçekmece istikametinde de araçlar yavaş ilerliyor.</p><p>TEM Otoyolu'nda Hasdal ve Seyrantepe mevkilerinden Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne kadar olan kesim ile Altınşehir mevkisinde yoğunluk etkili oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/istanbultrafikaa1544-13102026bba8c97e.jpg"/><p>Büyükdere Caddesi'nin Sarıyer yönü ile Levent TEM bağlantı yollarında trafik yoğunluğu görülürken, Karaköy-Beşiktaş sahil yolu ve Barbaros Bulvarı'nda araçlar ağır ilerliyor.</p><p>Trafik yoğunluğuyla birlikte toplu taşıma duraklarında da kalabalık oluşurken, bazı güzergahlarda sürücüler düşük hızda ilerlemek zorunda kalıyor.</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi trafik yoğunluğu haritasına göre, kent genelindeki yoğunluk yüzde 89'a çıktı. Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 85 olarak ölçüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/istanbulda-saganak-hayati-956_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295342</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bolattan-abye-cagri-gumruk-birligi-ve-guvenilir-ortaklar-dislanmamali-295342</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat'tan AB'ye çağrı: "Gümrük Birliği ve güvenilir ortaklar dışlanmamalı"]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği'nin (AB) "Sanayi Hızlandırma Yasası" fikrine Türkiye'nin saygı duyduğunu, bu yaklaşımı doğal karşıladığını belirterek, "Üçüncü ülkelerden yapılan çok büyük miktardaki ithalat konusunda biz de aynı ciddi kaygıları taşıyoruz. Bütün bu konularda Avrupa Birliği'ndeki dostlarımızla yakın işbirliği içindeyiz. Ancak çözüm, güvenilir ortakları veya Gümrük Birliği'ni dışlamak olmamalı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat'tan AB'ye çağrı: "Gümrük Birliği ve güvenilir ortaklar dışlanmamalı"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolat ve AB Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic, Brüksel'de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamında "AB-Türkiye Ticaret ve Ekonomik İlişkilerinin Geleceğini Şekillendirmek" başlıklı oturumda konuştu.</p><p>Bu yıl Brüksel'e beşinci ziyaretini gerçekleştirdiğini, AB Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic'le de sekiz defa bir araya geldiğini belirten Bolat, Türkiye ile AB arasında çok güçlü bağlar olduğuna işaret etti.</p><p>Bolat, Gümrük Birliği'nin 1996'nın başından itibaren uygulanmaya başlandığını hatırlatarak, bu çerçevede iki taraf arasındaki kısıtlamaların ve eş etkili tedbirlerin kaldırıldığını, Türkiye'nin ortak dış gümrük tarifesi rejimini benimsediğini ifade etti.</p><p>Türkiye'nin AB'nin rekabet politikasına, devlet yardımları politikasına, marka ve patent rejimine ve ticaret politikalarına uyum sağladığını anlatan Bolat, Türk mevzuatının bu alanlarda AB mevzuatıyla kapsamlı biçimde uyumlaştırıldığını söyledi.</p><p>Bolat, "Gümrük Birliği, geride kalan 30 yılda son derece başarılı oldu. Yıllık toplam ticaretimiz yaklaşık 21 milyar dolardan geçen yıl 233 milyar dolara yükselerek 11 katına çıktı. Gümrük Birliği, iki taraf arasında karşılıklı yatırımları artırdı, sanayi ürünleri ihracatı açısından pazarların karşılıklı olarak açılmasını sağladı ve çok başarılı bir sanayi bütünleşmesini beraberinde getirdi." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin toplam 294 milyar dolar tutarındaki doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 63'ünün AB şirketlerinden geldiğine dikkati çeken Bolat, Türkiye ile AB üyesi ülkelerin işletmeleri arasında çok güçlü bir bağ ve bütünleşme bulunduğunu kaydetti.</p><p>Bolat, Türkiye-AB toplam ticaretinin yaklaşık yüzde 26'sının otomotiv sektöründe gerçekleştiğini ve 62 milyar dolarlık otomotiv ticareti yapıldığını söyledi.</p><p>"Türkiye'deki otomotiv sanayisinin yüzde 75'ini Avrupa şirketleri oluşturuyor." diyen Bolat, Renault, Peugeot, Fiat, Stellantis Grubu, MAN, Mercedes-Benz ve Bosch gibi şirketleri sıraladı.</p><p>Bolat, Türkiye'nin AB şirketlerinden 21 milyar avroluk otomotiv yatırımı aldığını anımsatarak, "Bu şirketlerin Türk ortakları ve Türkiye'den temin ettikleri parçalar var. Ancak bu ilişki iki yönlü işliyor. Türkiye geçen yıl yaklaşık 1 milyon 450 bin otomobil ve diğer motorlu araç üretti. Bu üretimin yüzde 75'i AB şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor." dedi.</p><p>Türkiye'nin otomotiv pazarının yılda 1,3 milyon araç düzeyinde olduğuna işaret eden Bolat, bu pazarın yüzde 75'lik bölümünün, yani 980 bin aracın ithalat yoluyla karşılandığını anlattı.</p><p>"Bütün bunlar, iki taraf arasında tedarik zincirleri, pazarlar ve üretim bakımından ne kadar güçlü bir karşılıklı bağımlılık bulunduğunu gösteriyor." diyen Bolat, "Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaret son beş yılda 900 milyar avroya ulaştı. Dolar cinsinden bu, 1 trilyon dolar demek." bilgisini verdi.</p><p>Bakan Bolat, "AB içinde tartışılan bir Sanayi Hızlandırma Yasası var. Avrupa genelinde 'AB'de Üretim' veya 'AB ile Üretim' tartışmaları yürütülüyor. Avrupalı ortaklarımıza ve dostlarımıza, sağduyunun hakim olması gerektiğini güçlü biçimde ifade ediyoruz." diye konuştu.</p><p>Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin ticaretin geleceğine ilişkin kararlara yön vermesi gerektiğine işaret eden Bolat, şöyle devam etti:</p><p>"Bu son derece kritik yolda herhangi bir kazaya uğramadan ilerlemeye devam etmenin AB sanayisinin, AB ekonomilerinin, Türk sanayisinin ve Türk ekonomisinin yararına olduğunu anlatıyoruz. Çünkü bundan iki taraf da kazançlı çıkacak. Sanayi Hızlandırma Yasası fikrine saygı duyuyoruz. Bu yaklaşımı doğal karşılıyoruz. Üçüncü ülkelerden yapılan çok büyük miktardaki ithalat konusunda biz de aynı ciddi kaygıları taşıyoruz. Bütün bu konularda AB'deki dostlarımızla yakın işbirliği içindeyiz. Ancak çözüm, güvenilir ortakları veya Gümrük Birliği'ni dışlamak olmamalı. Üye ülkelerden, Avrupa Parlamentosundan, AB Komisyonundan ve AB Konseyinden güçlü biçimde talep ettiğimiz ve beklediğimiz çözüm, Türkiye'nin 'Avrupa ile Üretim', 'AB ile Üretim' projesinde eşdeğer bir ortak olarak kabul edilmesidir. Bu, AB ekonomilerinin ve otomotiv sanayisinin olduğu kadar Türk ekonomisinin ve sanayisinin de güçlü biçimde yararınadır."</p><p>Bugün, son iki yıl içinde üçüncü kez Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantısını gerçekleştireceklerini anımsatan Bolat, "Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantısını Türkiye-AB İş Zirvesi programıyla birleştirmek istedik. Amacımız, özel sektör temsilcileriyle kamu yetkililerini bir araya getirerek Türkiye-AB ilişkileri konusunda birbirlerini dinlemelerini ve anlamalarını sağlamak. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu sayesinde, Gümrük Birliği kapsamındaki sorunların sayısını geçen yıl itibarıyla 29'dan 14'e indirmeyi başardık. Bu konuda ilave ilerleme de sağlayacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türk vatandaşlarına yönelik vize meselesine de dikkati çeken Bolat, "Türkiye, genişleme ve katılım sürecinde bulunan aday ülkeler arasında vatandaşlarına henüz vize serbestisi tanınmamış tek ülkedir. Diğer aday ülkelerin tümü vize serbestisi rejiminden yararlanıyor." diye konuştu.</p><p>Bolat, getirilen kademeli vize sisteminin vize konusunda yaşanan güçlükleri bir ölçüde hafiflettiğini ancak yeterli olmadığını söyledi.</p><p><b>TÜRKİYE ÖNEMLİ TİCARİ ORTAK VURGUSU</b></p><p>AB Komisyonu Üyesi Sefcovic de küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye ile ortaklığa büyük önem verdiklerini dile getirdi.</p><p>Jeopolitik çalkantılara, güvenlik kaygılarına ve olumsuz ekonomik koşullara rağmen iki tarafın da açık ve kurallara dayalı ticarete bağlılığını koruduğunu anlatan Sefcovic, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlü biçimde geliştiğini kaydetti.</p><p>Sefcovic, ticaretin artmasına katkılarından dolayı iş dünyası temsilcilerine teşekkür etti.</p><p>Türkiye ile AB arasındaki ikili ticaret ilişkilerini ele almak üzere bu akşam geç saatlere kadar görüşmelere devam edeceklerine işaret eden Sefcovic, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği bulunan tek büyük ekonomi olduğunu belirtti.</p><p>Sefcovic, "Gümrük Birliği, Avrupalı ve Türk şirketlerin birçok sektörde son derece bütünleşmiş tedarik zincirleri aracılığıyla birbirine sıkı biçimde bağlanmasını sağlıyor." dedi.</p><p>Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortam sağlanmasında karşılıklı stratejik çıkarları olduğunu belirten Sefcovic, bunun Türkiye ile işbirliğine dayalı ve karşılıklı fayda sağlayan ilişkileri geliştirmeyi sürdürmek için gerekli olduğunu ifade etti.</p><p>Daha fazla işbirliği için çok büyük bir potansiyel bulunduğunu ve henüz değerlendirilmemiş pek çok imkan bulunduğunun açık olduğunu dile getiren Sefcovic, "Türkiye ile AB arasında ticaret alanındaki temasların yoğunlaşmasından ve verimli biçimde ilerlemesinden memnuniyet duyuyorum." diye konuştu.</p><p>Sefcovic, Gümrük Birliği'nin eksiksiz uygulanmasının ve doğru biçimde hayata geçirilmesinin sağlanması gerektiğini, buna tüm üye ülkelere uygulanmasının da dahil olduğunu ve bunun temel bir gereklilik olduğunu söyledi.</p><p>Gümrük Birliği'ni güncellemenin her iki taraf için de son derece somut ve açık faydalar sağlayacağını kaydeden Sefcovic, "Ticaretin daha da büyümesini, yatırım akışlarını ve tedarik zincirlerinin bütünleşmesini hızlandırmamıza yardımcı olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/bakan-bolattan-abye-cagri-317_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295341</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-disisleri-bakan-yardimcisi-garibabadi-umman-ile-gerekli-anlasmaya-vardik-295341</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi: Umman ile gerekli anlaşmaya vardık]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş düzenlemelerine ilişkin, “Umman ile Hürmüz Boğazı için gerekli mutabakata vardıklarını” belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi: Umman ile gerekli anlaşmaya vardık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran basınına yansıyan haberlere göre, Garibabadi Rus haber ajansı RİA Novosti'ye Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>"Umman ile Hürmüz Boğazı için gerekli mutabakata vardık." diyen Garibabadi koşullar sağlandığı zaman ülkesi ile Umman'ın Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne kayıt olabileceğini söyledi.</p><p>Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne kayıt olmanın Hürmüz Boğazı'nın açılacağı anlamı taşımadığını dile getiren Garibabadi, boğazın, ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde açılacağını kaydetti.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/iran-disisleri-bakan-yard-773_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295340</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/besinci-fon-toplantisi-sona-erdi-65-fona-ait-ara-odemeler-ivedilikle-yapilacak-295340</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşinci Fon Toplantısı sona erdi: "65 fona ait ara ödemeler ivedilikle yapılacak"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Beşinci Fon Kurulu Toplantısı tamamlandı. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada 3 portföy ve 49 fon kapsamında toplam 34,1 Milyar TL tutarında yapılacak olan tasfiyenin bu hafta sonuna kadar tamamlanacağı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşinci Fon Toplantısı sona erdi: "65 fona ait ara ödemeler ivedilikle yapılacak"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/SONDAK%C4%B0KA?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#SONDAKİKA</a> Fon Kurulu 5. toplantıyı yaptı. İletişim Başkanlığı: 65 fona ait ara ödemeler ivedilikle yapılacak. <a href="https://t.co/IOnVqC6kGo">pic.twitter.com/IOnVqC6kGo</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2110026362438177156?ref_src=twsrc%5Etfw">October 13, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><b>İletişim Başkanlığı tarafından yapılan paylaşım;</b><p></p><p>Beşinci Fon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın  başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve  Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıklarımızın ilgili kurum ve kuruluşları  katılmıştır. Kurulun önceki toplantı kararlarının gerçekleştirmesini temin  edecek, Sermaye Piyasası Kurulunca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım  fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi ve  ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını sağlayacak Kanun Teklifi  09.10.2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuştur. </p><p>Teklifin 14.10.2026 tarihinde TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda  görüşülmesi öngörülmektedir. Gelinen aşamada; geçtiğimiz hafta Ziraat Bankası  tarafından A1, Bulls ve Pardus'un yönetimindeki fonlarda bulunan 43.643  yatırımcıya toplam 6,4 milyar TL ödenmiştir. Söz konusu bu 3 portföy yönetim  şirketinin geriye kalan 49 fonu kapsamında, toplam 34,1 Milyar TL tutarında  tasfiye sürecinin bu hafta sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. </p><p>Böylelikle, 3 portföy yönetim şirketindeki toplam 66 ayrı  yatırım fonunda bulunan 45.745 kişiye toplam 40,5 Milyar TL tutarındaki ayni ve  nakdi tasfiye tamamlanmış olacaktır. Diğer taraftan TBMM gündeminde yer alan  teklifin yasalaşmasının ardından tasfiye sürecinde yer alan diğer 65 fona ait  ara ödemelerin de ivedilikle tamamlanması hedeflenmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/iletisim-baskanligindan-y-989_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295339</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-nijerya-buyukelcisi-dakingariyi-kabul-etti-295339</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Nijerya Büyükelçisi Dakingari'yi kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoüan Nijerya Büyükelçisi Nijerya Büyükelçisi Saidu Usman Nasamu Dakingari'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Nijerya Büyükelçisi Dakingari'yi kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoüan Nijerya Büyükelçisi Nijerya Büyükelçisi Saidu Usman Nasamu Dakingari'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/huhonmkxqaahra-131020263d678eb8.jpg"/><p>Kabulde Büyükelçi Dakingari, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güven mektubunu sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/cumhurbaskani-erdogan-nij-959_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295338</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-el-salvador-buyukelcisini-kabul-etti-295338</link>
      <pubDate>2026-10-13T18:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan El Salvador Büyükelçisini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan El Salvador Büyükelçisini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<b>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan paylaşım;</b><p></p><p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/huhmp2bxgaaa1b6-1310202655b7e9fe.jpg"/><p>Kabulde Büyükelçi Grande, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güven mektubunu sundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/huhmp1hxsaagev9-1310202670e45bb9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/cumhurbaskani-erdogan-el--161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295337</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/genclerde-10-kritik-sinyal-bir-uzman-anlatiyor-295337</link>
      <pubDate>2026-10-13T17:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gençlerde 10 kritik sinyal: Bir uzman anlatıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ailelerin gençlerde gözden kaçırmaması gereken 10 kritik sinyal var. Bu sinyaller ergenliğin getirisi olarak görülse de belli noktalarda dikkat etmek gerekiyor. Peki, hangi davranışlar aileleri alarma geçirmeli? İşte uzman görüşü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gençlerde 10 kritik sinyal: Bir uzman anlatıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin davranışlarındaki değişiklikler aileler için önemli sinyaller taşıyabiliyor. Ani öfke patlamaları, umutsuzluk, okula gitmeme gibi davranışlar belli bir noktada normalliğini yitiriyor ve artık dikkat edilmesi gereken bir alarm durumuna geçiriyor aileleri.</p><p>Peki, özellikle bu davranışlar hangileri? Ve aileler hangi noktada dikkat etmeli? </p><p><b>Psikiyatrist Gülnur Şen bugün 24TV için  soruları yanıtladı. Şen'in aileleri alarma geçiren davranışlara ilişkin yorumları şöyle:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/sinyal1-131020264ab838bf.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/genclerde-10-kritik-sinya-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295336</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyede-bir-ilk-bursanin-afet-anayasasi-imzalandi-295336</link>
      <pubDate>2026-10-13T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'de bir ilk Bursa'nın “Afet Anayasası” imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi, afet risklerini önceden azaltmayı ve kentin tüm yatırımlarında afet güvenliğini esas almayı hedefliyor. Deprem dirençli yapılar, güvenli ulaşım ve altyapı, akıllı kent sistemleri ile kırılgan grupların korunması beyannamenin öncelikleri arasında yer alıyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'de bir ilk Bursa'nın “Afet Anayasası” imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin afetlere karşı hazırlıklı ve dirençli hale getirilmesi amacıyla hazırlanan Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi'ni 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü'nde imzaladı. "Bursa'nın Afet Anayasası" olarak nitelendirilen belge, afet sonrasında müdahaleden önce riskleri belirlemeyi ve zararları azaltmayı esas alan bir yönetim anlayışını ortaya koyuyor.</p><p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'nın başkanlığında, akademisyen ve yerel yöneticilerin katılımıyla duyurulan beyanname, şehir planlamasından kentsel dönüşüme, ulaşım ve altyapı yatırımlarından sosyal hizmetlere kadar belediyenin farklı çalışma alanlarında afet güvenliğinin dikkate alınmasını öngörüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/37866mtzhy2rmot10-131020260bf41cd6.jpg"/><p><b>AFET GÜVENLİĞİ, TÜM YATIRIMLARIN PARÇASI OLACAK</b></p><p>Beyannamenin temel yaklaşımı, afet risklerinin yalnızca afet yönetimi birimlerinin sorumluluğunda görülmemesi ve kentin bütün planlama ve yatırım süreçlerine dahil edilmesi. Bu kapsamda yeni yolların, köprülerin, kamu binalarının, parkların ve altyapı sistemlerinin yalnızca günlük ihtiyaçlara göre değil, afet sırasında ve sonrasında üstlenecekleri işlevler açısından da değerlendirilmesi hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/37866mtzhy2rmot-1310202634faf565.jpg"/><p>Yolların kritik bölgelere erişimi sürdürmesi, köprülerin afet sonrasında ulaşımın devamlılığına katkı sağlaması, kamu binalarının hizmet verebilmesi ve parkların gerektiğinde toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçları karşılayabilmesi bu yaklaşımın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.</p><p>İmar ve planlama kararlarında zeminin ve afet risklerinin dikkate alınması, altyapının ise afet sonrasında mümkün olan en kısa sürede yeniden işler hale gelebilmesi amaçlanıyor.</p><p><b>JICA ÇALIŞMALARI BİLİMSEL ALTYAPIYI OLUŞTURDU</b></p><p>Bursa Büyükşehir Belediyesi, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile yürütülen çalışmalar kapsamında kentin teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarının bilimsel yöntemlerle ele alındığını bildirdi.</p><p>Hazırlanan beyannameyle bu çalışmalardan elde edilen bilgi ve analizlerin somut, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedeflere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Belge, risklerin belirlenmesinin yanı sıra bu risklerin azaltılmasına yönelik uygulamaların ve yatırım önceliklerinin oluşturulmasına da çerçeve sunuyor.</p><p><b>DEPREM GÜVENLİĞİNDEN İKLİM RİSKLERİNE GENİŞ KAPSAM</b></p><p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan beyannamede, afet risklerini gözeten kentsel planlama ve depreme dirençli yapılaşmanın yanı sıra köprü, ulaşım ve altyapı güvenliğine yönelik taahhütler yer alıyor. Yapı denetiminde şeffaflık ve teknik güvencenin güçlendirilmesi, akıllı şehir uygulamaları ve kent bilgi sistemlerinden yararlanılması da belgenin öncelikleri arasında bulunuyor.</p><p>Beyanname, iklim değişikliği ve çoklu afet risklerini de kapsıyor. Afet eğitimleri ve tatbikatların yaygınlaştırılması, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi ve özel gereksinimli bireyler ile diğer kırılgan grupların afetlere karşı korunmasına yönelik çalışmalar da öngörülen başlıklar arasında yer alıyor.</p><p><b>"DİRENÇLİLİK EVDE BAŞLAR"</b></p><p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, afetlere hazırlığın yalnızca kriz anında müdahaleyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, risklerin önceden tespit edilmesi ve zararları azaltacak önlemlerin zamanında alınmasının önemine dikkat çekti.</p><p>Biba, beyannamenin belediyenin görev ve yetki alanları içerisinde uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütler ortaya koyduğunu ifade etti. Afetlere karşı hazırlığın ailelerden ve mahallelerden başlayarak bütün kente yayılması gerektiğini vurgulayan Biba, kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğinin önemini dile getirdi.</p><p><b>"YATIRIMLARIN AFET SONRASINDA DA İŞLEVİNİ SÜRDÜRMESİ GEREKİYOR"</b></p><p>Beyannamenin yalnızca teknik bir belge olarak kalmaması, belediyenin yatırım ve planlama kararlarına yön vermesi hedefleniyor. Şahin Biba, afet güvenliğinin günlük belediyecilik hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek, yatırımların afet koşullarında üstleneceği işlevlerin de hesaba katılacağını ifade etti.</p><p>Biba, yeni yol projelerinde kritik bölgelere erişimin, köprülerde afet sonrasında ulaşımın devamlılığının, kamu binalarında hizmetlerin kesintisiz sürdürülebilmesinin ve parkların toplanma ile geçici barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin dikkate alınacağını söyledi. İmar kararlarında zemin ve risk analizlerinin, altyapı yatırımlarında ise sistemlerin afet sonrasında yeniden işler hale gelme süresinin önem taşıyacağını vurguladı.</p><p>Biba, afetlere hazırlığın belediyenin belirli birimlerinin sorumluluğuyla sınırlı tutulmayacağını, planlamadan yatırıma ve denetime kadar bütün süreçlerde gözetilmesinin amaçlandığını belirtti. Bursa'nın 17 ilçesiyle birlikte güçlenmesi gerektiğine işaret eden Biba, kurumlar, üniversiteler, meslek odaları, sanayi kuruluşları ve sivil toplumun katkısının önemine dikkat çekti.</p><p><b>HEDEF, AFET ÖNCESİNDE RİSKLERİ AZALTAN BİR BURSA</b></p><p>Beyannameyle Bursa'da afet güvenliğinin geçici bir çalışma başlığı olmaktan çıkarılarak kurumsal bir yönetim standardına dönüştürülmesi hedeflendiğini anlatan Başkan Vekili Biba, "Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa'dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa'nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından, Başkan Vekili Biba, Bursa'nın Afet Anayasası olarak kabul edilen Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi'ni imzaladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/turkiyede-bir-ilk-bursani-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295335</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/taze-palamut-nasil-secilir-balik-almanin-puf-noktalari-295335</link>
      <pubDate>2026-10-13T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taze palamut nasıl seçilir? Balık almanın püf noktaları]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bu yıl denizlerde palamut bolluğu var. Peki, balık tezgâhlarında palamut alırken tazeliği nasıl anlaşılır, palamut tombikten nasıl ayırt edilir ve hangi dönemde daha lezzetli olur? Balığın gözleri, solungaçları ve derisinin yanı sıra boyu ve gövdesindeki çizgiler de seçim yaparken ipuçları veriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taze palamut nasıl seçilir? Balık almanın püf noktaları]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Palamut, uskumru, torik ve orkinosun da yer aldığı familyadan, sürüler halinde yaşayan göçmen bir balık. Sırtı çizgili, karnı gümüş renginde olan palamut, Türkiye'de özellikle Karadeniz ve Marmara'da avlanıyor. Et ve Süt Kurumunun palamut hakkındaki bilgilendirmesinde, bu denizlerde avlanan palamutların lezzetiyle öne çıktığı belirtiliyor.</b></p><p>Palamut alırken yalnızca balığın büyüklüğüne bakmak yeterli değil. Tazeliğini anlamak, benzer türlerle karıştırmamak ve mevsimine uygun seçim yapmak gerekiyor. Balığın gözleri, solungaçları, derisi, eti ve kokusu tazeliği hakkında fikir verirken gövdesindeki çizgiler de gerçek palamudu yakın akrabalarından ayırmaya yardımcı oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42663316.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Tavası, haşlaması, buğulaması, pilakisi, köftesi, ızgarası, torik kafasından çorbası ve lakerdası yapılıyor.</p><p><b>Taze palamut nasıl anlaşılır?</b></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığının il müdürlükleri tarafından yayımlanan<b> balık satışına ilişkin bilgilendirmelerde, balığın gözleri, solungaçları, derisi, eti ve kokusunun</b> tazelik değerlendirmesinde birlikte ele alınması gerektiği belirtiliyor.</p><p><b>Gözleri parlak ve canlı olmalı.</b> Taze balığın gözleri parlak, berrak ve hafif dışa bombeli görünür. Gözlerin matlaşması, bulanıklaşması veya çökük hale gelmesi tazeliğin azaldığına işaret edebilir.</p><p><b>Solungaçları canlı kırmızı veya pembe-kırmızı renkte olmalı. </b>Taze balıkta solungaçlar canlı renklerini korur. Rengin solması ve kahverengiye dönmesi, balığın tazeliği açısından uyarıcı bir işarettir.</p><p><b>Derisi parlak, pulları vücuduna sıkıca bağlı olmalı. </b>Taze balığın derisi parlak ve gergin görünür. Pulların kolayca dökülmesi ve derinin matlaşması tazeliğin azaldığını düşündürebilir.</p><p><b>Eti sıkı ve diri olmalı. </b>Balığın etine hafifçe bastırıldığında oluşan çukurun kısa sürede düzelmesi tazelik göstergelerinden biridir. Bastırılan bölgenin çukur kalması veya etin gevşek bir yapı göstermesi şüphe uyandırabilir.</p><p><b>Keskin ve rahatsız edici kokusu olmamalı.</b> Taze balık hafif, denizi andıran bir kokuya sahip olabilir. Ekşi, ağır veya amonyağı andıran keskin bir koku ise balığın tazeliği konusunda olumsuz bir işarettir.</p><p><b>Bu belirtileri tek tek değil, birlikte değerlendirmek gerekir. Balığın yalnızca gözlerine veya derisinin rengine bakarak taze olduğu sonucuna varılamaz.</b></p><p><b>Palamut ile tombik nasıl ayırt edilir?</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/palamut1-131020265787fcda.jpg"/><p>Palamut satın alırken dikkat edilmesi gereken konulardan biri, benzer görünümlü balıklarla karıştırılmamasıdır. Et ve Süt Kurumunun palamut bilgilendirmesinde, Karadeniz ve Marmara palamudunun gövdesinde baştan kuyruğa doğru uzanan, dördü koyu, üçü açık renkli toplam yedi düzenli bant bulunduğu belirtiliyor.</p><p>Tombik, benekli orkinos ve yazılı orkinos gibi yakın akrabalarında ise görünüm farklıdır. Bu balıkların gövdesinde sırttan karına doğru dalgalı biçimde uzanan en az 16 alacalı bant ve karın bölgesine yakın en az üç siyah benek bulunabilir. Bu çizgi ve benekler, palamut ile benzer türleri ayırt etmede önemli ipuçlarıdır.</p><p><b>Anadolu Ajansının 28 Eylül 2023 tarihli haberinde palamut ve tombik arasındaki farklara ilişkin değerlendirmelerine yer veriliyor. Haberde gövde çizgilerinin yanı sıra sırt yüzgeçlerinin birbirine uzaklığı ve diş yapısı da ayırt edici özellikler arasında <a href="https://www.aa.com.tr/tr/yesilhat/bilim/sicaklikla-birlesen-faktorler-marmara-denizinde-tombik-baligi-sayisini-artiriyor/1821320">gösteriliyor</a>: </b></p><i>"Palamutta bantlar vardır, vücudunu kesen çizgiler vardır. Tombikte de bariz bir şekilde sırt yüzgeci birbirinden uzaktır. Bunlar avcı balıklar, dişleri vardır ama palamudunki daha belirgindir, keskindir. Tombik balığının palamuda göre dişleri tek sıra halinde, küçük ve koniktir. Balıkçımız aslında tombik ya da yazılı orkinos yakaladığında bunun palamut, uskumru, kolyoz gibi türlere benzemediğini anlar."</i><p>Et ve Süt Kurumu, bu yakın akrabaların etinin gerçek palamuda kıyasla lezzet bakımından farklı olduğunu belirtiyor<b>. Bu nedenle balık alırken yalnızca balığın büyüklüğüne veya palamut adıyla satılmasına güvenmemek, gövdesindeki bantları ve benekleri de kontrol etmek gerekiyor.</b></p><p><b>Palamut boyuna göre hangi isimleri alır?</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/palamut4-13102026764f941c.jpg"/><p>Palamut, büyüklüğüne göre farklı isimlerle anılır. Boy sınıflandırmasına göre palamut vanozu, çingene palamudu, palamut, kestane palamudu ve torik gibi adlandırmalar kullanılır. Daha büyük balıklar için sivri, altıparmak ve zindandelen adları da yer alır.</p><p>20 santimetreye kadar olanlar palamut vanozu, 20&#8211;30 santimetre arasındakiler çingene palamudu, 31&#8211;40 santimetre arasındakiler palamut, 40&#8211;50 santimetre arasındakiler kestane palamudu olarak adlandırılır. 51&#8211;60 santimetre aralığında torik, 61&#8211;65 santimetre aralığında sivri, 65&#8211;70 santimetre aralığında altıparmak, 70 santimetrenin üzerindekiler ise zindandelen adıyla anılır.</p><p><b>Bu adlandırmalar kaynaklara ve yörelere göre değişiklik gösterebildiğinden, boy sınıfları her yerde aynı biçimde kullanılmayabilir. Ayrıca balığın boyu, tek başına tazeliğini veya lezzetini belirlemez.</b></p><p><b>Palamut ne zaman daha lezzetli olur?</b></p><p>Kaynaklara göre palamudun en lezzetli olduğu dönem eylül başından şubat ortasına kadar olan dönem. Bu dönemde balığın yağ oranı yükseldiğinden pişirme yöntemi de önem kazanıyor.</p><p><b>NASIL PİŞİRİLMELİ</b></p><p>Yağlı olduğu dönemde palamutun tavada pişirilmesi ağır gelebilir. Bu nedenle ızgara ve fırın önerilir; yahni de tercih edilebilir. Diğer dönemlerde tava yapılabilir. Et ve Süt Kurumu, palamutun siyah etli bir balık olması nedeniyle buğulama ve çorba için önerilmediğini de belirtiyor.</p><p><b>Palamut alırken nelere dikkat edilmeli?</b></p><p>Palamut satın alırken gözlerin parlaklığı, solungaçların rengi, derinin görünümü, etin diriliği ve koku birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca palamudun tombik gibi benzer türlerle karıştırılmaması için gövdesindeki çizgi ve beneklere bakılmalıdır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/palamut7-131020264d82b21b.jpg"/><p><b>Balığın uygun soğuk koşullarda muhafaza edildiğinden emin olmak da önemlidir. </b></p><p><b>Palamut'un boyuna göre isimlendirilmesi.</b></p><p>1-20 cm ye kadar palamut vanozu.</p><p>2-20-30 cm arası çingene palamutu</p><p>3-31-40 cm arası palamut</p><p>4-40-50 cm arası kestane palamutu</p><p>5-51-60 cm arası torik</p><p>6-61-65 arası sivri</p><p>7-65-70 cm arası altıparmak</p><p>8-70 cm den büyük zindan delen.</p><p>Torik ve toriğin büyük boyları palamuttan daha çok yağlıdır bu nedenle tuzlama ve lakerdası tercih edilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/taze-palamut-nasil-secili-732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295334</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/hem-kilo-verdiriyor-hem-sekeri-dengeliyor-iste-o-diyet-listesi-295334</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hem kilo verdiriyor hem şekeri dengeliyor: İşte o diyet listesi]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Diyabet hastalarının sağlıklı bir şekilde kilo vermesi için hazırlanan 1700 kalorilik diyet listesi, kan şekeri seviyelerini dengede tutarken fazla kilolardan kurtulmayı da sağlıyor. Uzmanlar, bu beslenme planını uygulamadan önce mutlaka doktora danışılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hem kilo verdiriyor hem şekeri dengeliyor: İşte o diyet listesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeker hastalığıyla mücadele eden milyonlarca kişi, hem kan şekerini kontrol altında tutacak hem de sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi mümkün kılacak beslenme programları arıyor. Diyabet hastaları için özel olarak hazırlanan diyet listeleri, bu noktada büyük önem taşıyor. Doğru bir beslenme planıyla kan şekeri seviyelerini dengede tutmak ve aynı zamanda fazla kilolardan kurtulmak mümkün. Uzmanların önerdiği 1700 kalorilik diyabet dostu diyet listesi, şeker hastalarının günlük enerji ihtiyacını karşılarken kan şekerinde ani dalgalanmaların önüne geçiyor.</p><p><b>DİYABET HASTALARINDA BESLENME PLANI NEDEN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR?</b></p><p>Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı, yalnızca kilo vermek isteyen bireyler için değil, aynı zamanda diyabet hastaları için de son derece kritik bir yere sahip. Çünkü diyabet hastalarında yanlış beslenme alışkanlıkları, kan şekerinde tehlikeli yükselişlere ya da düşüşlere yol açabiliyor. Bu durum uzun vadede kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve sinir hasarı gibi ciddi komplikasyonlara zemin hazırlıyor. Yeterli enerji ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra doğru şeker seviyelerinin korunması için özel olarak hazırlanmış bir diyet planı uygulandığında, hastalığın yan etkilerinden korunmak ve sağlıklı bir vücuda kavuşmak çok daha kolay hale geliyor. Bu nedenle diyabet hastaları, beslenme konusunda rastgele değil, bilinçli ve planlı bir yaklaşım benimsemeli.</p><p><b>DİYABET DİYETİ KİŞİYE ÖZEL OLARAK DÜZENLENMELİ</b></p><p>Şeker hastalarının uygulayacağı diyet programı, her bireyin kendine özgü koşullarına göre şekillendirilmeli. Kişinin yaşam tarzı, boyu, kilosu, şeker tedavisinde kullandığı ilaç ve insülin tipi ile miktarı, günlük fiziksel aktivite düzeyi ve mevcut beslenme alışkanlıkları bu planın temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Örneğin düzenli egzersiz yapan bir diyabet hastasının kalori ihtiyacı, hareketsiz bir yaşam süren hastaya kıyasla farklılık gösteriyor. Aynı şekilde insülin kullanan bir hastanın öğün saatleri ve karbonhidrat alımı çok daha hassas bir şekilde ayarlanmalı. Bu yüzden herhangi bir diyet listesini uygulamaya başlamadan önce mutlaka bir doktora ya da diyetisyene danışılması büyük önem taşıyor. Uzman kontrolü olmadan yapılan değişiklikler, kan şekerinde istenmeyen dalgalanmalara neden olabiliyor.</p><p><b>UZMANLARIN ŞEKER HASTALARI İÇİN ÖNERDİĞİ EN İYİ BESİNLER</b></p><p>"National Library of Medicine" tarafından yayımlanan araştırmalara göre, şeker hastalarının beslenme programlarında mutlaka yer vermesi gereken besin grupları belirlendi. Bu besinler, kan şekerini dengede tutarken vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri de sağlıyor. Uzmanların önerdiği besin grupları şu şekilde sıralanıyor:</p><p>Öncelikle meyve ve sebzeler, lif içerikleri sayesinde kan şekerinin yavaş yükselmesini sağladığı için diyabet hastalarının sofrasından eksik olmamalı. Tam buğday, kahverengi pirinç, arpa, kinoa ve yulaf gibi tam tahıllar ise uzun süre tokluk hissi vererek aşırı yemeyi engelliyor ve kan şekerini stabil tutuyor. Protein kaynakları arasında yağsız et, tavuk, hindi, balık, yumurta, fındık, fasulye, mercimek ve tofu gibi besinler öne çıkıyor. Bu proteinler kas kütlesinin korunmasına yardımcı olurken kan şekerinde ani sıçramaları da önlüyor. Son olarak süt, yoğurt ve peynir gibi yağsız veya az yağlı süt ürünleri de kalsiyum ihtiyacını karşılarken diyabet dostu beslenmenin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor.</p><p><b>1700 KALORİLİK DİYABET DOSTU DİYET LİSTESİNİN DETAYLARI</b></p><p>Uzmanlar tarafından hazırlanan 1700 kalorilik örnek diyet listesi, kan şekeri seviyelerini dengede tutarken sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi hedefliyor. Bu diyet listesi günün her öğününü kapsıyor ve ara öğünlerle kan şekerinin gün boyunca stabil kalmasını amaçlıyor. İşte öğün öğün diyabet dostu beslenme planının tüm detayları:</p><p><strong>Sabah Kahvaltısı:</strong> Güne şekersiz çay ya da bitki çaylarıyla başlanması öneriliyor. Yanında 2 kibrit kutusu büyüklüğünde az yağlı peynir veya 4 kaşık lor peyniri ya da 1 kibrit kutusu peynir ile 1 adet yumurta tüketilebilir. Ancak yumurta haftada 2-3 kez ile sınırlandırılmalı. Bunların yanına 5-6 adet zeytin veya 2 adet ceviz içi eklenmeli. Domates, salatalık ve yeşillik gibi taze sebzeler sofradan eksik olmamalı. Ekmek olarak ise 2 dilim esmer ekmek tercih edilmeli. Bu kahvaltı düzeni, günün ilk saatlerinde kan şekerinin dengeli bir şekilde yükselmesini sağlıyor.</p><p><strong>Sabah Ara Öğünü:</strong> Kahvaltı ile öğle yemeği arasında kan şekerinin düşmesini önlemek için bir ara öğün tüketilmeli. Bu öğünde 1 porsiyon meyve ile birlikte 1 çay bardağı süt veya yoğurt alınabilir. Alternatif olarak 1 meyve yanında 2 adet ceviz de tercih edilebilir. Ara öğünler, diyabet hastalarının kan şekerini gün boyunca dengede tutması açısından kritik bir rol üstleniyor.</p><p><strong>Öğle Yemeği:</strong> Öğle öğününde 5-6 kaşık sebze yemeği temel olarak yer alıyor. Protein kaynağı olarak ise şu seçeneklerden biri tercih edilmeli: 2 köfte büyüklüğünde et, 2 adet tavuk baget, 8 kaşık kuru baklagil veya 2 yumurta büyüklüğünde balık eti. Bu seçeneklerden yalnızca bir tanesi alınmalı. Yanında yarım su bardağı yoğurt, yağsız salata ve 2 dilim esmer ekmek bulunmalı. Bu öğün, günün en yoğun enerji ihtiyacının karşılandığı saatlerde vücuda gereken besinleri sağlıyor.</p><p><strong>Öğleden Sonra Ara Öğünü:</strong> İkindi saatlerinde tüketilecek ara öğün için birkaç farklı seçenek sunuluyor. Birinci seçenek olarak 1 meyve ile 1 su bardağı süt veya yoğurt alınabilir. İkinci seçenek yarım paket diyet bisküvi ile 1 su bardağı ayran olabilir. Üçüncü seçenek ise 1 dilim ekmek üzerine 1 kibrit kutusu yağsız peynir ve yanında domates şeklinde düzenlenebilir. Bu ara öğün, akşam yemeğine kadar kan şekerinin kontrol altında kalmasına yardımcı oluyor.</p><p><strong>Akşam Yemeği:</strong> Akşam öğünü, öğle yemeğine kıyasla daha hafif tutulmalı. 1 porsiyon sebze yemeği ana bileşen olarak yer alıyor. Protein kaynağı olarak 1 köfte büyüklüğünde et, 1 adet tavuk baget, 4 kaşık kuru baklagil, 1 kibrit kutusu peynir veya 40 gram ton balığı seçeneklerinden biri tercih edilebilir. Yanında 1 su bardağı yoğurt, yağsız salata ve 1 dilim ekmek bulunmalı. Akşam öğününün hafif tutulması, gece boyunca kan şekerinin dengede kalmasını kolaylaştırıyor.</p><p><strong>Gece Atıştırmalığı:</strong> Yatmadan önce tüketilecek hafif bir atıştırmalık, gece boyunca kan şekerinin aşırı düşmesini engelliyor. Bu öğün için 1 meyve ile 3-4 kaşık yoğurt, ya da 1 avuç leblebi ile 2 adet ceviz veya 1 su bardağı süt ile 1 avuç leblebi tercih edilebilir. Özellikle insülin kullanan diyabet hastaları için gece atıştırmalığı, hipoglisemi riskini azaltması bakımından oldukça önemli bir yere sahip.</p><p><b>DİYABET DİYETİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ALTIN KURALLAR</b></p><p>Bu 1700 kalorilik diyabet dostu diyet listesi, genel bir çerçeve sunuyor ancak her bireyin metabolizması ve sağlık durumu farklı olduğu için kişisel uyarlamalar şart. Kan şekerini düzenli olarak ölçmek, öğün saatlerine sadık kalmak ve ara öğünleri atlamadan tüketmek, diyetin başarısını doğrudan etkileyen faktörler arasında bulunuyor. Ayrıca günlük su tüketiminin yeterli düzeyde tutulması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması, diyetin etkisini katlıyor. Uzmanlar, şeker hastalarının bu tür bir beslenme planını mutlaka doktor gözetiminde başlatmasını ve düzenli kontrollere devam etmesini öneriyor. Doğru bir beslenme stratejisiyle diyabet hastaları hem kan şekerlerini kontrol altında tutabiliyor hem de sağlıklı bir kiloya ulaşabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/hem-kilo-verdiriyor-hem-s-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295333</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evdeki-malzemelerle-hazirlanan-efsane-balkan-tatlisi-sofralari-susluyor-295333</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evdeki malzemelerle hazırlanan efsane Balkan tatlısı sofraları süslüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Boşnak mutfağının en sevilen lezzetlerinden Slatka tatlısı, evde kolayca bulunan malzemelerle kısa sürede hazırlanıyor. Hindistan cevizinin aroması ve şerbetinin hafifliğiyle öne çıkan bu pratik tarif, hem günlük çay saatlerinde hem de misafir sofralarında fark yaratıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evdeki malzemelerle hazırlanan efsane Balkan tatlısı sofraları süslüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Farklı tatlı tarifleri arayanların ve özellikle çay saatlerinde sofrasına değişik bir lezzet katmak isteyenlerin son dönemde en çok merak ettiği tariflerden biri Boşnak tatlısı olarak bilinen Slatka oldu. Balkan mutfağının geleneksel tatlarından biri olan Slatka, hem yapımının kolay olması hem de muhteşem aromasıyla dikkat çekiyor. Evde bulunan temel malzemelerle kısa sürede hazırlanan bu tatlı, tatlı krizi anlarında adeta kurtarıcı görevi üstleniyor. Üstelik misafir sofralarında çayın yanında sunulduğunda büyük beğeni toplayan Boşnak tatlısı, herkesin kolaylıkla deneyebileceği pratik bir alternatif sunuyor.</p><p><b>BOŞNAK TATLISI SLATKA İÇİN GEREKLİ MALZEMELER NELER?</b></p><p>Slatka tarifinin en güzel yanlarından biri, mutfakta zaten bulunan temel malzemelerle hazırlanabilmesi. Hamur kısmı için bir su bardağı şeker, bir su bardağı un, bir su bardağı yoğurt, üç adet yumurta ve bir su bardağı irmik gerekiyor. Bunlara ek olarak yarım çay bardağından biraz fazla Hindistan cevizi, bir paket kabartma tozu, bir çay kaşığı karbonat ve bir paket vanilya da hamura ekleniyor. Hindistan cevizi bu Boşnak tatlısına kendine özgü o tropik aromayı kazandıran en önemli bileşen olarak öne çıkıyor. Şerbet tarafında ise üç su bardağı şeker, iki buçuk su bardağı su, bir paket vanilya ve bir tatlı kaşığı limon suyu kullanılıyor. Şerbetin doğru kıvamda hazırlanması, tatlının son halini doğrudan etkileyen kritik bir ayrıntı olarak değerlendiriliyor.</p><p><b>SLATKA TARİFİ ADIM ADIM NASIL YAPILIYOR?</b></p><p>Boşnak tatlısı Slatka tarifinde işe şerbetten başlamak büyük önem taşıyor çünkü şerbetin oda sıcaklığına kadar soğuması gerekiyor. Şeker ve su bir tencereye alınarak kaynatılıyor, şekerler tamamen eridikten sonra vanilya ve limon suyu ekleniyor. Ardından ocağın altı kapatılarak şerbet oda sıcaklığında soğumaya bırakılıyor. Bu aşamada limon suyunun eklenmesi şerbetin şekerlenmesini önlüyor ve tatlıya hoş bir ferahlık katıyor.</p><p>Hamur hazırlığına geçildiğinde öncelikle yumurta ve şeker ayrı bir kapta mikserle krema kıvamına gelene kadar çırpılıyor. Bu adım hamurun kabarık ve yumuşak olmasını sağlayan temel aşama olarak kabul ediliyor. Ayrı bir kasede ise un, irmik, kabartma tozu, vanilya ve Hindistan cevizi kuru olarak karıştırılıyor. Kuru malzemelerin önceden harmanlanması, hamurun homojen bir yapıya kavuşmasına yardımcı oluyor. En son aşamada yoğurt ekleniyor ve spatula ya da kaşık yardımıyla üstten alta doğru nazikçe karıştırılıyor. Bu noktada mikserin kullanılmaması gerekiyor çünkü fazla karıştırma hamurun kabarmasını engelleyebiliyor.</p><p><b>PİŞİRME SÜRESİ VE SERVİS ÖNERİLERİ</b></p><p>Hazırlanan Boşnak tatlısı harcı, tereyağıyla yağlanan orta büyüklükteki bir tepsiye ya da borcama dökülüyor. Fırın önceden 180 dereceye ayarlanmalı ve tatlı tam 35 dakika boyunca pişirilmeli. Pişirme süresine dikkat etmek önemli çünkü fazla pişen Slatka kuruyabiliyor, az pişen ise iç kısmı ham kalabiliyor. Fırından çıkan sıcak tatlının üzerine önceden soğutulmuş şerbet dökülüyor. Slatka şerbeti anında emiyor ve bu sayede her lokma lezzet dolu oluyor. Şerbet miktarı isteğe göre ayarlanabiliyor; daha hafif bir tat tercih edenler şerbetin bir kısmını kullanabiliyor.</p><p>Dilimlenen Boşnak tatlısının üzerine isteğe bağlı olarak Hindistan cevizi serpilerek süsleme yapılabiliyor. Bu süsleme hem görsel açıdan tatlıyı daha çekici kılıyor hem de Hindistan cevizinin aromasını bir kat daha güçlendiriyor. Slatka tarifi özellikle çay ve Türk kahvesi eşliğinde servis edildiğinde çok daha keyifli bir deneyim sunuyor. Pratik yapısı, ekonomik malzemeleri ve enfes tadıyla Boşnak tatlısı Slatka, hem günlük sofralar hem de özel davetler için ideal bir tercih olarak öne çıkıyor. Afiyet olsun.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/evdeki-malzemelerle-hazir-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295332</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/evde-hazirlanan-5-dogal-kur-ile-balgamdan-kurtulmanin-yolu-295332</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evde hazırlanan 5 doğal kür ile balgamdan kurtulmanın yolu]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Solunum yollarında biriken balgam, özellikle mevsim geçişlerinde günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Mutfakta kolayca bulunan malzemelerle hazırlanan doğal balgam söktürücü kürler, mukusun yumuşamasını ve vücuttan atılmasını hızlandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evde hazırlanan 5 doğal kür ile balgamdan kurtulmanın yolu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim değişiklikleri, soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında boğazda ve bronşlarda biriken balgam, pek çok kişinin en sık şikâyet ettiği sorunların başında geliyor. Tıbbi tedavinin yanı sıra yüzyıllardır halk arasında uygulanan doğal balgam söktürücü kürler, boğazı ve solunum yollarını yumuşatarak mukusun daha kolay atılmasına yardımcı oluyor. Bu kürler, evde kolayca hazırlanabilen malzemelerle birkaç dakika içinde uygulanabiliyor. Ancak şikâyetlerin uzun süre devam etmesi halinde mutlaka bir sağlık uzmanına başvurulması gerektiğini de hatırlatmak gerekiyor.</p><p><b>ZENCEFİL-BAL KÜRÜ VE LİMONLU KARIŞIM BALGAMI YUMUŞATIYOR</b></p><p>Doğal balgam söktürücü kürler arasında en bilineni zencefil ve bal karışımı olarak öne çıkıyor. Bu kürü hazırlamak için bir tatlı kaşığı taze rendelenmiş zencefili bir tatlı kaşığı süzme bal ile iyice karıştırmak yeterli. Günde bir ya da iki kez tüketilen bu karışım, zencefilin anti-enflamatuar özelliği sayesinde boğazdaki iltihabı azaltırken balın yumuşatıcı etkisiyle mukusun gevşemesini sağlıyor. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Bir yaşından küçük bebeklere kesinlikle bal verilmemeli çünkü bal, bebeklerde botulizm riskine yol açabiliyor.</p><p>Bir diğer etkili balgam söktürücü kür ise limon, karabiber ve bal üçlüsünden oluşuyor. Yarım limonun sıkılmış suyuna bir tatlı kaşığı bal ekleniyor ve ardından çay kaşığının ucuyla alınan karabiber karışıma dahil ediliyor. Hazırlanan bu karışım yavaş yavaş yudumlanarak tüketiliyor. Limonun C vitamini deposu olması bağışıklık sistemini desteklerken karabiberin doğal antiseptik özelliği boğazdaki balgamın çözülmesine katkı sunuyor. Bu kür özellikle sabah aç karnına uygulandığında daha etkili sonuç veriyor.</p><p><b>ZERDEÇALLI SÜT VE TUZLU SU GARGARASI SOLUNUM YOLLARINI RAHATLATIYOR</b></p><p>Altın süt olarak da bilinen zerdeçallı ılık süt, balgam söktürücü kürler arasında özellikle gece yatmadan önce tercih edilen bir yöntem. Bir bardak ılık süte yarım çay kaşığı toz zerdeçal eklenerek sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tüketiliyor. Zerdeçalın içerdiği kurkumin maddesi güçlü bir antioksidan ve anti-enflamatuar etki gösteriyor. Bu sayede boğazda biriken mukus yumuşuyor ve solunum yolları belirgin şekilde rahatlıyor. Sütün ılık olması da boğazı yatıştırarak ağrıyı hafifletiyor.</p><p>Tuzlu su gargarası ise en basit ama bir o kadar da etkili doğal balgam söktürücü yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleniyor ve iyice çözündükten sonra günde iki ila üç kez gargara yapılıyor. Tuzlu suyun osmotik etkisi sayesinde boğazdaki fazla sıvı ve mukus azalıyor, şişlik hafifliyor. Bu yöntem herhangi bir yan etkisi olmayan güvenli bir uygulama olduğu için çocuklardan yaşlılara kadar geniş bir kesim tarafından rahatlıkla uygulanabiliyor.</p><p><b>BUHAR İNHALASYONU İLE SOLUNUM YOLLARI AÇILIYOR</b></p><p>Doğal balgam söktürücü kürler arasında buhar inhalasyonu da oldukça yaygın ve etkili bir yöntem olarak biliniyor. Uygulamak için sıcak su dolu bir kaseye birkaç damla okaliptüs yağı veya nane yağı damlatılıyor. Ardından başın üzerine bir havlu örtülerek yükselen buhar derin nefeslerle solunuyor. Okaliptüs yağının içerdiği ökaliptol bileşeni solunum yollarını açarken nane yağındaki mentol etkisi burun tıkanıklığını gideriyor ve balgamın gevşemesini kolaylaştırıyor. Bu işlem günde bir ya da iki kez, her seferinde yaklaşık on dakika süreyle uygulandığında belirgin bir rahatlama sağlıyor. Buhar inhalasyonu sırasında yüzün suya çok yakın tutulmaması ve yanık riskine karşı dikkatli olunması da büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, doğal balgam söktürücü kürler mevsim geçişlerinde ve solunum yolu enfeksiyonlarında boğazı rahatlatmak için güvenilir ve kolay uygulanabilir çözümler sunuyor. Zencefil-bal karışımından zerdeçallı süte, tuzlu su gargarasından buhar inhalasyonuna kadar pek çok yöntem evde birkaç dakika içinde hazırlanabiliyor. Ancak balgam şikâyetinin iki haftadan uzun sürmesi, ateş eşlik etmesi ya da nefes darlığı yaşanması durumunda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/evde-hazirlanan-5-dogal-k-296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295331</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-suudi-arabistan-veliaht-prensi-bin-selman-ile-gorustu-295331</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefonda görüştü. Bölgedeki son gelişmeler ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ele alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefonda görüştü. Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ele alındı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ele alındı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Suudi Arabistan topraklarını hedef alan Husi saldırılarını en güçlü şekilde kınadıklarını belirterek, hayatını kaybedenler için üzüntülerini ve başsağlığı dileklerini ifade etti.</p><p>Erdoğan, ilerleyen süreçte de Türkiye'nin, Suudi Arabistan'ın yanında olacağını ve bu sınamanın aşılacağına inandığını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/cumhurbaskani-erdogan-suu-684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295330</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/saglik-bakani-memisoglu-cocuklarimiza-genclerimize-sigara-satisini-engellemeye-calisiyoruz-295330</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Çocuklarımıza, gençlerimize sigara satışını engellemeye çalışıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sadece 18 yaş altına sigara satılmasını engelleyecek bir yöntemle insanlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize bu zararlı maddenin satılmasını engellemeye çalışıyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Çocuklarımıza, gençlerimize sigara satışını engellemeye çalışıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigarayla ilgili düzenlemelere ilişkin, "Sadece 18 yaş altına sigara satılmasını engelleyecek bir yöntemle insanlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize bu zararlı maddenin satılmasını engellemeye çalışıyoruz. Bu yasağı nasıl daha etkin hale getiririz ona çalışıyoruz." dedi.</p><p>Memişoğlu, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında geldiği Meclis'te, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaretlerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Türkiye'de özellikle kalp krizi, kanser ve inme hastalıklarının en büyük sebebinin tütün ve tütün mamulleri kullanımı olduğunu belirten Memişoğlu, bugün insanların yüzde 63'ünün kanser ve bu tür hastalıklardan hayatını kaybettiğine dikkati çekti.</p><p>Sigara içen vatandaşların bu alışkanlıktan kurtulmasını istediklerini ifade eden Memişoğlu, bugün Yeşilay'ın yaptığı bir araştırmanın sigara içen insanların yüzde 80'inin sigarayı bırakmaya çalıştığını gösterdiğini aktardı. Memişoğlu, sigara içenlerin de sigaradan memnun olmadığını belirterek, şunları söyledi:</p><p>"Biz de diyoruz ki 'gelin beraber bırakalım', hep beraber sigara ile mücadele edelim. Çünkü bu sizi kanser yapıyor, kalp krizi geçirme riskini artırıyor, nefes darlığı yapıyor, uyku kalitenizi bozuyor. Zararlı bir şey. Türkiye olarak 2008-2010 yılları arasında büyük bir başarı elde etmiştik ancak son yıllarda bu başarı geriledi. Biz de bunu yeniden hareketlendirmeye çalışıyoruz. Özellikle sigarayı gençlerimizden, çocuklarımızdan uzak tutmaya çalışıyoruz ve görünür olmasından, ortada olmasından kurtarmaya çalışıyoruz bu ülkeyi. Maalesef akciğer kanserinde özellikle erkeklerde dünyanın birincisiyiz"</p><p>Bakan Memişoğlu, sigarayla ilgili kanuna göre, 18 yaşın altındaki gençlere sigara satışının yasak olduğunu ancak yapılan bir ankete göre 13-15 yaş arasındaki 220 bin gence sorular yöneltildiğini ve yüzde 73,3'ünün sigarayı alabildiği sonucunun çıktığını aktardı. Türkiye'de sigaraya başlama yaşının 17 olduğunu dile getiren Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"18 yaş altına normalde sigara satılması yasak. Biz de bununla ilgili kanun taslağımızda bir çalışma yapıyoruz. Bunun kişisel verilerle, insanları ifşa etme ile alakası yok. Sadece dünyada örnekleri olduğu gibi, gelişmiş ülkede olduğu gibi insanlarımıza satarken özellikle gençlerimize yaşını soracağız. Yaşını sorma ile ilgili bunu hangi yöntemle yapacağımızı belki de Kovid'de yaptığımız karekod üzerinden veya başka bir türlü örneklerine bakıyoruz. İnsanların kesinlikle şundan emin olmasını istiyorum. Kimsenin özel mahremiyetiyle alakası olmayan bir şey. Sadece 18 yaşının altına sigara satılmasını engelleyecek bir yöntemle insanlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize bu zararlı maddenin satılmasını engellemeye çalışıyoruz. Bu yasağı nasıl daha etkin hale getiririz ona çalışıyoruz."</p><p>Memişoğlu, "Görüşmeleriniz nasıl geçti?" sorusuna ise "Buna herkesin sahip çıkmasını bekliyoruz. Sadece Sağlık Bakanlığının değil, bütün toplumun buna sahip çıkmasını bekliyoruz. Görüşmelerimizi rutin yapıyoruz." yanıtını verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/saglik-bakani-memisoglu-c-807_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295329</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/yalanci-kelle-paca-corbasi-tarifi-bagisikligi-guclendiren-sifa-deposu-295329</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yalancı kelle paça çorbası tarifi: Bağışıklığı güçlendiren şifa deposu]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Soğuk kış günlerinde ve hastalık dönemlerinde en çok tercih edilen tariflerden biri olan yalancı kelle paça çorbası, sakatat kullanmadan hazırlanıyor ve tadıyla aslını aratmıyor. Kemikli etle kolayca yapılan bu şifalı çorba, bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yalancı kelle paça çorbası tarifi: Bağışıklığı güçlendiren şifa deposu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte sofralardan eksik olmayan çorba tarifleri yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. Özellikle grip ve soğuk algınlığının yaygınlaştığı dönemlerde bağışıklık sistemini destekleyen yalancı kelle paça çorbası, hem pratik yapılışı hem de lezzeti sayesinde büyük ilgi görüyor. Sakatat kullanmak istemeyenler ya da evde daha kolay bir yöntemle geleneksel lokanta tadını yakalamak isteyenler için ideal olan bu tarif, kemikli kırmızı etle hazırlanıyor. Yalancı kelle paça çorbası, içerdiği protein ve mineraller sayesinde vücudu hastalıklara karşı adeta bir kalkan gibi koruyor. Şifa arayanlar için birebir olan bu çorbanın tüm püf noktalarını ve adım adım yapılışını derledik.</p><p><b>YALANCI KELLE PAÇA ÇORBASI İÇİN GEREKLİ MALZEMELER</b></p><p>Yalancı kelle paça çorbası hazırlamak için öncelikle doğru malzemeleri bir araya getirmek gerekiyor. Tarifte kullanılacak ana malzemeler oldukça sade ve her mutfakta rahatlıkla bulunabilecek ürünlerden oluşuyor. 400 ile 500 gram arasında kemikli kırmızı et, çorbanın temelini oluşturuyor. Etin kemikli olması, suya geçen lezzet ve besin değeri açısından büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra 1 tepeleme yemek kaşığı un, çorbanın kıvamını sağlayan kritik bileşen olarak öne çıkıyor. 2 diş sarımsak ise hem lezzet hem de bağışıklık güçlendirici özelliğiyle tarife ayrı bir derinlik katıyor. Yoğurt ve yumurta sarısı karışımı da yalancı kelle paça çorbasının karakteristik beyaz rengini ve kremsi dokusunu veriyor. Servis aşamasında ise dilimlenmiş limon, sirke, kırmızı pul biber veya acı biber ve karabiber gibi eklemeler çorbanın tadını kişisel damak zevkine göre zenginleştiriyor.</p><p><b>ADIM ADIM YALANCI KELLE PAÇA ÇORBASI YAPILIŞI</b></p><p>Yalancı kelle paça çorbası yaparken ilk adım, eti bol su ile haşlamak oluyor. Etin iyice pişmesi ve suyuna lezzetini bırakması için yeterli süre kaynatılması gerekiyor. Haşlama işlemi tamamlandıktan sonra et tencereden çıkarılıyor ve küçük parçalar halinde didikleniyor. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, etin içinde kemik parçası kalmaması. Bunun için et suyu mutlaka süzgeçten geçiriliyor ve böylece berrak, temiz bir et suyu elde ediliyor. Süzülen bu et suyu, yalancı kelle paça çorbasının lezzet temelini oluşturduğu için bu adım kesinlikle atlanmamalı.</p><p><b>ÇORBANIN KIVAMINI BELİRLEYEN UN KAVURMA TEKNİĞİ</b></p><p>Temiz bir tencereye bir miktar yağ eklendikten sonra un kavurma işlemine geçiliyor. Un, kısık ateşte sürekli karıştırılarak kavrulmalı çünkü yanması durumunda çorbaya acı bir tat veriyor. Unun rengi hafifçe dönmeye başladığında, sarımsaklar rendelenerek tencereye ekleniyor ve birlikte kavurmaya devam ediliyor. Sarımsağın kokusu mutfağı sardığında, daha önce süzülmüş olan et suyu tencereye yavaşça ekleniyor. Bu karışım kaynayana kadar orta ateşte pişiriliyor. Kaynama sırasında oluşabilecek köpükler alınarak çorbanın berraklığı korunuyor.</p><p><b>YOĞURT KESMESİN DİYE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTASI</b></p><p>Yalancı kelle paça çorbasının en kritik aşamalarından biri yoğurt ekleme işlemi. Ayrı bir kapta bir çorba kasesi yoğurt ile bir adet yumurta sarısı iyice çırpılıyor. Bu karışımın pürüzsüz olması, çorbada topaklanmayı önlüyor. Kaynayan çorbadan bir kepçe alınarak yoğurtlu karışıma ekleniyor ve bu sayede yoğurt ılıklaştırılıyor. Bu işlem yoğurdun kesilmesini engelleyen en önemli adım olarak biliniyor. Ilıklaştırılan yoğurtlu karışım, çorbaya yavaş yavaş ve sürekli karıştırılarak ekleniyor. Ani sıcaklık değişimlerinden kaçınmak, yalancı kelle paça çorbasının pürüzsüz ve kremsi kıvamını koruması açısından hayati önem taşıyor.</p><p><b>SON DOKUNUŞLAR VE SERVİS ÖNERİLERİ</b></p><p>Yoğurtlu karışım çorbaya katıldıktan sonra bir süre daha kaynatılıyor. Ardından daha önce didiklenmiş olan etler tencereye ilave ediliyor ve çorba birkaç dakika daha pişirilerek tüm malzemelerin lezzetinin birbirine geçmesi sağlanıyor. Yalancı kelle paça çorbası bu aşamadan sonra servise hazır hale geliyor. Servis sırasında kişisel tercihlere göre taze sıkılmış limon suyu, bir miktar sirke, kırmızı pul biber veya taze acı biber eklenebiliyor. Karabiber de sofrada mutlaka bulundurulması gereken baharatlar arasında yer alıyor. Bu eklemeler çorbanın lezzetini katlıyor ve her damak zevkine uygun bir tat profili oluşturuyor.</p><p>Yalancı kelle paça çorbası, özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini desteklemek isteyenler için vazgeçilmez bir tercih olmaya devam ediyor. Sakatat kullanmadan, kemikli etin derin lezzetiyle hazırlanan bu çorba, hem besleyici değeri hem de kolay yapılışıyla sofralardan eksik olmuyor. Soğuk havalarda bir kase yalancı kelle paça çorbası, hem bedeni ısıtıyor hem de hastalıklara karşı doğal bir koruma kalkanı görevi görüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/yalanci-kelle-paca-corbas-818_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295328</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/portakal-sandiniz-ama-yanildiniz-c-vitamininde-asil-sampiyon-baska-295328</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Portakal sandınız ama yanıldınız: C vitamininde asıl şampiyon başka]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Bağışıklık sisteminin en güçlü destekçisi olan C vitamini açısından en zengin 5 meyve ve içerdikleri vitamin miktarları dikkat çekiyor. Listede portakal değil kuşburnu açık ara farkla ilk sırada yer alırken, bazı meyvelerin günlük ihtiyacı tek başına fazlasıyla karşıladığı ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Portakal sandınız ama yanıldınız: C vitamininde asıl şampiyon başka]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmenin temel yapı taşlarından biri olan C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, cilt sağlığını koruması ve vücuttaki oksidatif stresle mücadele etmesi nedeniyle uzmanların en çok önerdiği vitaminlerin başında geliyor. Pek çok kişi C vitamini denildiğinde akla ilk portakalı getirse de yapılan karşılaştırmalar, bazı meyvelerin portakaldan çok daha yüksek miktarda C vitamini barındırdığını gözler önüne seriyor. İşte 100 gramlık porsiyonlarındaki ortalama vitamin değerleriyle birlikte C vitamini bakımından en zengin 5 meyve.</p><p><b>KUŞBURNU 426 MG İLE RAKİPLERİNİ KATLADI</b></p><p>C vitamini sıralamasında tartışmasız lider kuşburnu oldu. 100 gramında yaklaşık 426 miligram C vitamini bulunan kuşburnu, günlük önerilen C vitamini ihtiyacının birkaç katını tek başına karşılayabiliyor. Bu rakam, listenin ikinci sırasındaki meyvenin neredeyse yedi katına denk geliyor. Kuşburnu özellikle kış aylarında tüketildiğinde bağışıklık sistemine ciddi bir destek sağlıyor. Marmelat, çay ya da kurutulmuş meyve olarak sofralara gelen kuşburnu, C vitamini deposu olarak adlandırılmayı fazlasıyla hak ediyor. Uzmanlar, grip ve soğuk algınlığının yoğunlaştığı dönemlerde kuşburnu tüketiminin artırılmasını öneriyor.</p><p><b>ÇİLEK VE KİVİ: LEZZETİYLE DE ÖNE ÇIKAN C VİTAMİNİ KAYNAKLARI</b></p><p>Listenin ikinci sırasında 100 gramında yaklaşık 65 miligram C vitamini içeren çilek yer alıyor. Çilek, hem tatlı lezzeti hem de yüksek antioksidan kapasitesiyle beslenme uzmanlarının sıklıkla tavsiye ettiği meyveler arasında bulunuyor. Özellikle yaz aylarında taze olarak tüketildiğinde vücudun C vitamini ihtiyacını büyük ölçüde karşılıyor. Çileğin hemen ardından gelen kivi ise 100 gramında yaklaşık 60 miligram C vitamini barındırıyor. Tropikal bir meyve olan kivi, sindirim sistemine olan faydalarıyla da biliniyor. Hem çilek hem kivi, günlük beslenme düzenine kolayca eklenebilecek pratik C vitamini kaynakları arasında öne çıkıyor.</p><p><b>PORTAKAL VE ANANAS: BİLİNEN AMA KÜÇÜMSENMEMESİ GEREKEN KAYNAKLAR</b></p><p>Halk arasında C vitamini denildiğinde ilk akla gelen meyve olan portakal, listede dördüncü sırada yer aldı. 100 gramında yaklaşık 53 miligram C vitamini bulunan portakal, kuşburnunun çok gerisinde kalsa da yine de önemli bir kaynak olmayı sürdürüyor. Portakalın suyu sıkılarak ya da dilimler halinde tüketilmesi, özellikle kahvaltılarda C vitamini alımını kolaylaştırıyor. Listenin son sırasında ise 100 gramında yaklaşık 48 miligram C vitamini içeren ananas bulunuyor. Ananas, C vitamini dışında bromelain enzimi sayesinde sindirime yardımcı etkisiyle de dikkat çekiyor. Her iki meyve de düzenli tüketildiğinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, C vitamini ihtiyacını doğal yollarla karşılamak isteyenler için kuşburnu açık ara en etkili seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak beslenme uzmanları, tek bir meyveye bağlı kalmak yerine çilek, kivi, portakal ve ananas gibi farklı kaynaklardan da C vitamini almayı öneriyor. Mevsiminde ve taze tüketilen bu meyveler, hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor hem de genel sağlık üzerinde olumlu etkiler bırakıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/portakal-sandiniz-ama-yan-303_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295326</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ziraat-katilim-finansal-ortakligiyla-hayata-gecirilen-desu-medikal-uretim-tesisi-torenle-acildi-295326</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ziraat Katılım finansal ortaklığıyla hayata geçirilen DESU Medikal Üretim Tesisi törenle açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla açılan Ziraat Katılım'ın finansal ortaklığıyla büyüme yolculuğunda önemli bir aşamaya ulaşan DESU'nun Ankara Gölbaşı'ndaki yeni üretim tesisi, Türkiye'nin ileri teknoloji medikal cihaz üretim kapasitesine ve ihracat hedeflerine katkı sağlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ziraat Katılım finansal ortaklığıyla hayata geçirilen DESU Medikal Üretim Tesisi törenle açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat Katılım'ın finansal ortaklığıyla büyüme yolculuğunda önemli bir aşamaya ulaşan DESU'nun Ankara Gölbaşı'ndaki yeni üretim tesisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla düzenlenen törenle açıldı.</p><p>Katılım finansın reel sektörü destekleme yaklaşımının somut örneklerinden biri olan yatırım; yerli üretim kapasitesinin artırılması, ithalat bağımlılığının azaltılması ve Türkiye'nin sağlık teknolojileri alanındaki uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi açısından önem taşıyor.</p><p>Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yüksek teknoloji gerektiren tıbbi cihazlarda yerli üretimin artırılmasının, kritik ürünlerde tedarik güvenliğinin sağlanmasının ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine dikkat çekti. Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, aynı zamanda üreten bir ülke olmanın ekonomik dayanıklılık ve bağımsızlık açısından kritik olduğunu vurgulayan Yılmaz, DESU Medikal ile Ziraat Katılım arasındaki finansal ortaklığın, finansman kuruluşlarının üretim ve teknoloji yatırımlarıyla bir araya gelerek riskleri paylaştığı örnek bir iş birliği modeli olduğunu ifade etti. DESU Medikal'in yeni üretim tesisinin hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, başta DESU Medikal ve Ziraat Katılım olmak üzere projeye katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/whatsappimage2026101-1310202674437f97.jpg"/><p>Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir ise konuşmasında, katılım finansın yalnızca kaynak sağlamanın ötesinde, üretimi ve reel sektörün gelişimini destekleyen bir yaklaşım sunduğunu belirtti. Özdemir, katılım finansın temelini oluşturan ortaklık anlayışıyla yatırımlara yalnızca finansman sağlayan bir kuruluş olarak değil, üretim sürecinin bir parçası olarak dâhil olduklarını ifade etti. Bankanın, katılım finans ilkeleri doğrultusunda yerli üretimi güçlendiren, ithalat bağımlılığını azaltan ve stratejik sektörlerin gelişimine katkı sağlayan projeleri desteklemeye öncelik verdiğini ifade etti.</p><p>DESU ile 2024 yılında müşareke (sermaye ortaklığı) modeliyle gerçekleştirilen iş birliğinin bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olduğunu belirten Özdemir, bu ortaklığın ileri teknoloji medikal ürünlerde yerli üretim yetkinliğinin geliştirilmesine ve Türkiye'nin ihracat kapasitesine katkı sunmasını beklediklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/whatsappimage2026101-13102026427a6f01.jpg"/><p><b>DESU HAKKINDA</b></p><p>2007 yılında Ankara Hacettepe Teknokent'te kurulan DESU; şant sistemleri, kateterler, nörolojik drenaj sistemleri, kolajen bazlı implantlar ve membran sistemleri ile kemik grefti gibi ileri teknoloji medikal ürünler geliştiriyor ve üretiyor. Ziraat Katılım ile gerçekleştirilen finansal ortaklığın ardından Ankara Gölbaşı'nda hayata geçirilen yeni tesisle firmanın üretim alanı yaklaşık 12 kat artırılarak 5.000 metrekareye ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/whatsappimage2026101-13102026ddf91f07.jpg"/><p><b>DÜNYANIN SAYILI ÜRETİCİLERİNDEN</b></p><p>DESU, kontrollü antibiyotik salınımlı şant sistemlerini Türkiye'de üreten tek firma olmasının yanı sıra bu alanda dünyadaki sınırlı sayıdaki üreticiden biri olarak faaliyet gösteriyor. Firma, kolajen bazlı implant sistemlerinde de Türkiye'deki tek üretici konumunda bulunuyor. Antibiyotikli şant sistemi ayar kiti alanında ise Türkiye'de ve dünyada tek üretici olduğunu belirtiyor.</p><p><strong>50'DEN FAZLA ÜLKEYE İHRACAT</strong></p><p>Ürünleri 2014 yılından itibaren CE sertifikasına sahip olan DESU, 50'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor Çin, Almanya, İngiltere, Danimarka, İsviçre ve Güney Afrika'nın da aralarında bulunduğu pazarlarda faaliyet gösteren şirket, 34 ülkede ürün kayıtlarını tamamlamış bulunuyor. Firma, 2025 yılında Çin'in Shenzhen kentinde ofis açarak uluslararası yapılanmasını da güçlendirdi.</p><p>Yeni üretim tesisiyle DESU'nun üretim kapasitesinin ve küresel pazarlardaki büyüme potansiyelinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p><p>Ziraat Katılım, katılım bankacılığı ilke ve prensiplerine uygun finansal ortaklıklarla stratejik sektörlerdeki yatırımları desteklemeyi; yerli üretimin, ihracatın ve yüksek katma değerli ekonomik faaliyetlerin gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/ziraat-katilim-finansal-o-811_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295325</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/grip-ve-nezleye-birebir-gelen-sogan-corbasi-tarifi-6-malzemeyle-hazirlaniyor-295325</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Grip ve nezleye birebir gelen soğan çorbası tarifi: 6 malzemeyle hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Soğan çorbası tarifi, kış aylarında grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı doğal bir kalkan görevi görüyor. Hem hazırlanışı kolay hem de içerdiği vitamin ve minerallerle vücudu güçlendiren bu çorba, sadece 6 malzemeyle sofralara geliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Grip ve nezleye birebir gelen soğan çorbası tarifi: 6 malzemeyle hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte grip, nezle ve soğuk algınlığı vakaları hızla artıyor. Bu dönemde bağışıklık sistemini destekleyen doğal besinlere yönelmek büyük önem taşıyor. Soğan çorbası tarifi, içerdiği zengin vitamin ve mineral deposuyla kış hastalıklarına karşı en etkili mutfak reçetelerinden biri olarak öne çıkıyor. Hazırlanması son derece pratik olan bu çorba, hem lezzetiyle hem de şifa dolu içeriğiyle sofraların baş tacı olmaya devam ediyor.</p><p><b>SOĞAN ÇORBASI TARİFİ İÇİN GEREKLİ 6 MALZEME</b></p><p>Soğan çorbası tarifi için gereken malzemeler oldukça sade ve her mutfakta kolaylıkla bulunabilen ürünlerden oluşuyor. Çorbanın temelini 5 adet orta boy soğan ve 5 diş sarımsak oluşturuyor. Kavurma işlemi için 3 yemek kaşığı zeytinyağı kullanılıyor. Çorbanın kıvamını sağlamak amacıyla 1 yemek kaşığı nişasta ekleniyor. Lezzeti taçlandırmak ve protein değerini artırmak için ise 4 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri tercih ediliyor. Tüm bu malzemeler 1 litre su ile bir araya getirilerek şifalı bir çorba ortaya çıkıyor. Bu kadar az malzemeyle bu denli besleyici bir çorba hazırlamak, soğan çorbası tarifini kış aylarının en pratik seçeneklerinden biri haline getiriyor.</p><p><b>SOĞAN VE SARIMSAĞIN ŞİFA DEPOSU İÇERİĞİ</b></p><p>Soğan çorbası tarifinin bu kadar etkili olmasının ardında, malzemelerin taşıdığı güçlü besin değerleri yatıyor. Soğan; A, B ve bol miktarda C vitamini barındırıyor. Bunun yanı sıra fosfor, iyot ve kükürt gibi vücut için kritik öneme sahip mineralleri de bünyesinde taşıyor. Soğanın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise antibiyotik işlevi gören doğal esanslar ve sindirimi kolaylaştıran fermentler içermesi. Bu sayede soğan, sadece bir sebze olmaktan çıkıp adeta doğal bir ilaç niteliği kazanıyor.</p><p>Sarımsak da soğan kadar güçlü bir besin profili sunuyor. A, B ve yoğun C vitamini içeren sarımsak, özellikle grip virüslerinin vücutta yayılmasını engelleyen allicine ve alin maddeleriyle biliniyor. İçerdiği iyot ve kükürt bileşikleri sayesinde bağışıklık sistemini destekliyor ve enfeksiyonlara karşı vücudu koruma altına alıyor. Bu nedenle soğan çorbası tarifinde sarımsağın yeri son derece kritik bir rol oynuyor.</p><p><b>ZEYTİNYAĞI, NİŞASTA VE KAŞARIN BESİN DEĞERLERİ</b></p><p>Soğan çorbası tarifinde kullanılan zeytinyağı, uçucu yağlar ve fenol bileşikleri açısından zengin bir içeriğe sahip. Ayrıca nişasta, kalsiyum ve bol miktarda C vitamini de zeytinyağının sunduğu besin değerleri arasında yer alıyor. Zeytinyağı, çorbaya hem lezzet katıyor hem de antioksidan etkisiyle vücudu serbest radikallere karşı koruyor. Nişasta ise protein ve karbonhidrat içeriğiyle çorbaya enerji veren bir bileşen olarak görev yapıyor. Çorbanın kıvamını yoğunlaştırarak doyuruculuğunu artırıyor. Kaşar peyniri de kalsiyum, fosfor, protein ve karbonhidrat deposu olarak soğan çorbası tarifine ayrı bir besleyicilik katıyor. Tüm bu malzemelerin bir araya gelmesi, çorbayı adeta bir vitamin kokteyli haline dönüştürüyor.</p><p><b>SOĞAN ÇORBASI TARİFİ: ADIM ADIM YAPILIŞI</b></p><p>Soğan çorbası tarifinin hazırlanışı oldukça basit ve kısa sürede tamamlanıyor. İlk adımda 5 adet soğan incecik piyaz şeklinde doğranıyor. Sarımsaklar da ince ince kıyılarak soğanlarla birlikte hazırlanıyor. Ardından geniş bir tencerede 3 yemek kaşığı zeytinyağı ısıtılıyor ve doğranmış soğanlarla sarımsaklar bu yağda orta ateşte kavrulmaya başlıyor. Soğanlar hafifçe renk alıp yumuşayana kadar kavurma işlemine devam ediliyor.</p><p>Kavurma tamamlandıktan sonra 1 litre su tencereye ekleniyor ve karışım kaynatılmaya bırakılıyor. Su kaynamaya başladığında, ayrı bir kâsede az miktar soğuk suyla çözülmüş olan 1 yemek kaşığı nişasta çorbaya yavaşça ilave ediliyor. Bu aşamada sürekli karıştırmak, nişastanın topaklanmasını önlemek açısından büyük önem taşıyor. Nişasta eklendikten sonra çorba yaklaşık 2 dakika daha kaynatılıyor. Son olarak çorba servis kaselerine alınıyor, üzerine kroton ekmek ve rendelenmiş kaşar peyniri eklenerek sıcak sıcak sofraya sunuluyor.</p><p><b>KIŞ SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ</b></p><p>Soğan çorbası tarifi, hem lezzeti hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla kış aylarının en değerli tariflerinden biri olmayı sürdürüyor. Grip ve nezle belirtileri hissedildiğinde ya da soğuk havalarda bağışıklığı güçlendirmek amacıyla bu çorba rahatlıkla tercih edilebilir. Malzemelerinin kolay ulaşılabilir ve ekonomik olması da soğan çorbası tarifini her bütçeye uygun kılıyor. Uzmanlar, özellikle kış döneminde haftada en az bir kez bu tür şifalı çorbaları tüketmeyi öneriyor. Doğal malzemelerle hazırlanan bu çorba, hem bedeni ısıtıyor hem de hastalıklara karşı güçlü bir savunma hattı oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/grip-ve-nezleye-birebir-g-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295324</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/barcelona-galatasaray-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-maca-dogru-295324</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray-Barcelona maçı hangi kanalda, saat kaçta? Maça doğru...]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ikinci haftasında bu akşam İspanya ekibi Barcelona'yı ağırlayacak. İşte maç öncesi son haberler, maçın canlı yayın saati ve kanalı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray-Barcelona maçı hangi kanalda, saat kaçta? Maça doğru...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Galatasaray, bu akşam (13 Ekim Salı) UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2. haftasında bugün İspanyol takımı Barcelona'yı evinde ağırlıyor. İki takım, Avrupa kupalarında daha önce 10 kez rakip oldu.</b></p><p><b>MAÇIN KANALI VE SAATİ</b></p><p>RAMS Park'ta oynanacak maç saat<b> 22.00'de </b>başlayacak. Mücadeleyi İtalyan hakem Marco Guida yönetecek.</p><p>Karşılaşma, <b>TRT 1 ve tabii </b>platformundan yayımlanacak.</p><p>Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında sarı-kırmızılılar deplasmanda Sporting'e 3-1 kaybederken, Barcelona ise Feyenoord'u evinde 5-1'lik skorla mağlup etmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/galatasaray-13102026b7ad1fa4.jpg"/><p><b>İKİ TAKIM ARASINDA 11. RANDEVU</b></p><p>Galatasaray ile Barcelona bugüne kadar Avrupa kupalarında 10 kez rakip oldu. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde oynanan mücadelelerde sarı-kırmızılılar 1 kez sahadan galip ayrılırken, İspanyol temsilcisi ise 6 defa kazandı. 3 müsabaka da berabere sona erdi. Aslan 7 kez gol sevinci yaşarken, Barça da 16 gol kaydetti. İki takım arasında son olarak 17 Mart 2022'de İstanbul'da oynanan Avrupa Ligi maçını Barcelona 2-1'lik skorla kazandı.</p><p><b>TEK GALİBİYET 1994 YILINDA</b></p><p>Galatasaray, Barcelona'ya karşı tek galibiyetini 32 yıl önce elde etti. 23 Kasım 1994 tarihinde Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanan Şampiyonlar Ligi maçından sarı-kırmızılılar 2-1'lik skorla galip ayrıldı. Öte yandan Galatasaray Teknik Direktörü <b>Okan Buruk </b>da o müsabakada oyuna sonradan dahil olarak görev almıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/12/42730287.jpg"/><p><b>Avrupa'da iç sahada 3 maçlık seri</b></p><p>Sarı-kırmızılılar, Avrupa kupalarında RAMS Park'ta en son Union Saint-Gilloise'a mağlup oldu. Sarı-kırmızılılar, bu müsabakadan sonra oynadığı<b> 3 karşılaşmada 2 galibiyet, 1 beraberlik aldı.</b> Cimbom, sahasında son olarak Şampiyonlar Ligi son 16 turunda İngiliz temsilcisi <b>Liverpool</b> ile oynarken, rakibini 1-0'lık skorla mağlup etti.</p><p>Galatasaray ayrıca UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı son 6 iç saha maçının 4'ünü kazandı, birinde berabere kaldı ve birinden mağlubiyetle ayrıldı. Galatasaray, Barcelona karşısında da galip gelmesi hâlinde 2001'den bu yana ilk kez organizasyonda üst üste üç iç saha galibiyeti elde edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/12/42730296.jpg"/><p><b>Barcalona, La Liga'da puan kaybetmedi</b></p><p>La Liga'ya iyi başlangıç yapan Barcelona, oynadığı 8 karşılaşmadan da galip ayrıldı. İspanyol d devi ligde son olarak Getafe'yi 3-0'lık skorla mağlup etti. İspanyol ekibi, ligde çıktığı 8 maçta 34 gol kaydederken, 7 gol yedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/12/42730298.jpg"/><p><b>Osimhen gollerine devam etmek istiyor</b></p><p>Victor Osimhen, Galatasaray formasıyla Avrupa kupalarında çıktığı 17 maçta 13 gol kaydetti. </p><p>Galatasaray'ın Fildişi Sahilli oyuncusu <b>Wilfried Singo,</b> sakatlığı sebebiyle forma giyemeyecek. Ayrıca Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş, Arda Ünyay, Eyüp Aydın ve Can Armando Güner, UEFA'ya bildirilen kadroda yer almadıkları için mücadelede yer alamayacak. Galatasaray'ın tecrübeli orta saha oyuncusu İlkay Gündoğan ise şans bulması halinde eski takımına karşı oynayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/12/42730294.jpg"/><p><b>BARCELONA KAMP KADROSU</b></p><p>Barcelona'nın kamp kadrosunda <b>Raphinha, Andreas Christensen, Frenkie de Jong ve Roony Bardghji </b>sakatlıkları nedeniyle yer almıyor. Teknik direktör Hansi Flick, 22 kişilik kadroda şu isimlere yer verdi:</p><p>Joan Garcia, Joao Cancelo, Alejandro Balde, Brian Farinas, Pau Cubarsi, Gavi, Fermin Lopez, Pedri, Gabriel Jesus, Lamine Yamal, Xavi Espart, Wojciech Szczesny, Karim Adeyemi, Rodri, Anthony Gordon, Gerard Martin, Dani Olmo, Marc Bernal, Jules Kounde, Eric Garcia, Dominik Livakovic ve Hamza Abdelkarim.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/barcelona-galatasaray-mac-916_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295323</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/emirayin-yeni-yolculugu-beyaz-perdede-295323</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emiray'ın yeni yolculuğu beyaz perdede]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Çocukların yıllardır severek izlediği Emiray, ilk sinema filmi “Emiray: Macera Yolcusu” ile beyaz perdeye geliyor. Netco Prodüksiyon imzalı film, fantastik bir zaman yolculuğunu Anadolu'nun kültürel mirasıyla buluştururken dostluk, dayanışma, merak, cesaret ve birlikte çözüm üretme gibi değerleri de hikâyesinin merkezine taşıyor. “Emiray: Macera Yolcusu”, 16 Ekim'de vizyona girecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emiray'ın yeni yolculuğu beyaz perdede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">TRT Çocuk ekranında yayınlanan çizgi diziyle geniş bir  izleyici kitlesine ulaşan Emiray, yıllar içinde yerli animasyonun çocuklar  tarafından tanınan ve sevilen karakterlerinden biri hâline geldi. Emiray ve  arkadaşlarının yeni macerası bu kez televizyon ekranından çıkarak sinema  salonlarına taşınıyor.</p><p class="MsoNormal">"Emiray: Macera Yolcusu", kütüphanede geçirilen  sıradan bir günün gizemli bir kargoyla değişmesiyle başlıyor. Kargonun içinden  çıkan Kündekâri bulmacasını tamamlayan çocukların karşısında bir zaman tüneli  açılıyor ve arkadaş grubu kendilerini hiç bilmedikleri bir dünyanın içinde  buluyor.</p><p class="MsoNormal">Emiray, Karaca ve Fatma devlerin yaşadığı gizemli bir  ormana savrulurken Zekai ve Ruhi, çölde ilerleyen bir kervanın yolculuğuna  katılıyor. Ayrı düşen arkadaşların yolları farklı serüvenlerden geçerken hikâye  Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin çocukluk yıllarına kadar uzanıyor. Çocukların  yeniden bir araya gelebilmeleri ve kendi zamanlarına dönebilmeleri için  karşılarına çıkan sorunları çözmeleri, birbirlerine güvenmeleri ve Kündekâri  bulmacasının sırrını anlamaları gerekiyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/whatsappvideo2026101-1310202631d88f98.mp4" type="video/mp4"></video><p class="MsoNormal"><b>Maceranın içinde kültürel bir  hafıza</b></p><p class="MsoNormal">Film, çocukları geçmişle buluştururken tarihî ve  kültürel unsurları bir dersin konusu hâline getirmek yerine maceranın içine  yerleştiriyor. Geleneksel Türk sanatlarının önemli örneklerinden Kündekâri,  Mevlânâ'nın çocukluk yılları, ozanlar, kervanlar ve dönemin gündelik hayatına  ilişkin ayrıntılar hikâyenin kurulduğu dünyanın bir parçası olarak çocukların  karşısına çıkıyor. Böylece Emiray'ın fantastik evreni kendi coğrafyasından  beslenen yeni bir hikâyeyle genişliyor. Çocuklar kahramanların peşinden zaman  içinde yolculuk ederken belki de daha önce hiç duymadıkları bir sanatla, tarihî  bir dönemle ve kültürel değerlerle tanışma fırsatı buluyor.</p><p class="MsoNormal">Filmin çocuklara sunduğu kazanımlar da aynı anlayışla  hikâyenin içine yerleştiriliyor. Emiray ve arkadaşları karşılaştıkları  güçlükleri aşabilmek için düşünmek, çözüm üretmek, sorumluluk almak ve birlikte  hareket etmek zorunda kalıyor. Merak etmekten vazgeçmemek, arkadaşını yalnız bırakmamak,  güçlükler karşısında pes etmemek, birbirine güvenmek ve farklı olanı anlamaya  çalışmak filmin çocuklarla buluşturduğu değerler arasında yer alıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/whatsappvideo2026101-1310202694cc0aec.mp4" type="video/mp4"></video><p class="MsoNormal"><b>Her karesinde animasyon  sanatçılarının emeği var</b></p><p class="MsoNormal">"Emiray: Macera Yolcusu"nun yapım sürecinde de günümüz  içerik dünyasında giderek daha fazla tartışılan bir konuda bilinçli bir tercih  yapıldı. Filmin üretiminin hiçbir aşamasında yapay zekâ kullanılmadı.</p><p class="MsoNormal">Karakterlerden mekânlara, hareketlerden sahnelerin  görsel dünyasına kadar bütün animasyon süreci, uzun bir dönem boyunca  titizlikle çalışan animasyon sanatçıları ve uzman bir teknik ekip tarafından  gerçekleştirildi. Her karakterin hareketinin, her sahnenin atmosferinin ve  filmin görsel dilinin arkasında insan emeği, sanatçı yorumu ve uzun soluklu bir  üretim süreci bulunuyor. Bu yaklaşım, filmin teknik üretim yönteminin ötesinde  bir anlam da taşıyor. Yapay zekânın kreatif sektörlerdeki yerinin yoğun biçimde  tartışıldığı bir dönemde "Emiray: Macera Yolcusu", animasyon sanatçısının  emeğini üretim sürecinin merkezinde tutuyor.</p><p class="MsoNormal">Kenan Aktaşın'ın yönettiği, senaryosunu Ayhan Yavuz  Açıkgöz'ün kaleme aldığı filmin yapımını Netco Prodüksiyon üstleniyor. 77  dakikalık animasyon, macera ve fantastik türündeki yapım, TME Films dağıtımıyla  izleyiciyle buluşacak.</p><p class="MsoNormal">Dostluğu, keşfetme arzusunu ve birlikte başarmanın  değerini fantastik bir zaman yolculuğuyla buluşturan "Emiray: Macera Yolcusu",  16 Ekim'de sinemalarda.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/emirayin-yeni-yolculugu-b-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295322</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/all-in-one-bilgisayar-sicak-ortamda-dayanir-mi-casper-nirvana-a900-yuksek-sicaklik-testi-295322</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[All-in-One bilgisayar sıcak ortamda dayanır mı? Casper Nirvana A900 yüksek sıcaklık testi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Casper Nirvana A900 yüksek sıcaklık testi... Casper'ın yayımladığı GRG Metrology & Test Group raporunda Method 501.7 Procedure II kullanıldı; cihaz 33–43 °C arasında 3 adet 24 saatlik çevrim boyunca çalışır durumda incelendi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[All-in-One bilgisayar sıcak ortamda dayanır mı? Casper Nirvana A900 yüksek sıcaklık testi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Casper Nirvana A900 raporu, MIL-STD-810H  içindeki yüksek sıcaklıkta çalışma yöntemini kapsıyor. Casper'ın yayımladığı  GRG Metrology &amp; Test Group raporunda Method 501.7 Procedure II kullanıldı;  cihaz 33&#8211;43 °C arasında 3 adet 24 saatlik çevrim boyunca çalışır durumda  incelendi. H202409309799-01EN-G1 numaralı raporun genel sonucu gerekliliklerin  karşılandığını belirtiyor. Bu kayıt, sıcak ortamda sabit kullanılan bir  All-in-One için belirli çalışma ve işlev kontrollerini görünür kılar. Standart  adı tek bir dayanıklılık ölçümü değildir; hangi yöntemin uygulandığı, cihazın  açık olup olmadığı ve çevrim sonrasında hangi işlevlerin kontrol edildiği, ofis  kullanımına ilişkin değerlendirmeyi belirler.</p><p><strong>Çalışır durumda yapılan çevresel inceleme</strong></p><p class="MsoNormal">MIL-STD-810H birden fazla çevresel yöntem  içeren bir standarttır. A900 çalışmasında kullanılan Method 501.7 yüksek  sıcaklığa, Procedure II ise çalışır durumdaki incelemeye karşılık gelir. Bu  ayrım, kapalı bir cihazın depolanmasıyla çalışan bilgisayarın ortam içinde  değerlendirilmesini birbirinden ayırır. Ofiste kullanılan bir All-in-One için  çalışma hâlinin belirtilmesi, raporun günlük kullanımla ilişkisini anlamayı  kolaylaştırır.</p><p class="MsoNormal"><u>Casper Nirvana A900 yüksek sıcaklık kaynağı</u>, testin kontrollü laboratuvar düzenini açıklıyor. Numune A900 için  H202409309799-0002 olarak tanımlanıyor. Cihazın görünümü, seçili bağlantıları,  multimedya ve kablosuz işlevleri değerlendirilmiş. Kurum bu bilgiyi  bilgisayarın kullanılacağı masanın ortamıyla ilişkilendirerek, teknik özellik listesinin  yanında sıcak koşuldaki işlev kontrolünü de seçim dosyasına ekleyebilir.</p><p><strong>Sıcaklık çevrimi sabit en yüksek değerden ayrılır</strong></p><p class="MsoNormal">Test sıcaklığı 33 °C ile 43 °C arasında  değişti. Her çevrim 24 saat sürdü ve toplam 3 çevrim uygulandı; programın  çevrim süresi toplam 72 saate karşılık geliyor. Sıcaklık değişim hızı 1  °C/dakika olarak belirtiliyor. Bu düzen, bilgisayarın çevrim grafiği boyunca  değişen sıcaklıkta değerlendirilmesini sağlar. Toplam süre cihazın bütün test  boyunca kesintisiz olarak yalnız 43 °C'de tutulduğu anlamına gelmez.</p><p class="MsoNormal">Bu ayrıntı ofis planlamasında önemlidir.  Ortam sıcaklığı günün farklı saatlerinde değişebilir; testte de değişen  sıcaklık belirli bir programla uygulanmıştır. Raporun bulgusu, bu programdaki  A900 numunesine aittir. Gerçek çalışma yerinde güneş, hava akışı, masa  yerleşimi ve kullanılan uygulamalar ayrıca rol oynar. Alıcı böylece tek bir en  yüksek sıcaklık ifadesi yerine, çevrimin süresi ve çalışma durumuyla birlikte  daha açıklayıcı bir teknik referans kullanır.</p><p><strong>Çevrim sonrasında işlevler kontrol edilir</strong></p><p class="MsoNormal">Rapor yalnız ortam sıcaklığını  listelemiyor. Görünüm, bağlantılar, multimedya ve kablosuz işlevler test öncesi  ve sonrasındaki kontrol kapsamında yer alıyor. Ayrıca 15 dakikalık burn-in  programı uygulanmış ve TESTS PASSED sonucu kaydedilmiş. Genel sonuç, rapordaki  gerekliliklerin karşılandığını ifade ediyor. Bu kontroller cihazın çevrim  sonrasındaki çalışma durumunu farklı alanlardan gözlemlemeyi sağlar.</p><p class="MsoNormal">Bir ofis bilgisayarında USB çevre  biriminin, görüntünün veya kablosuz bağlantının kullanılması ayrı görevlerdir.  Bu nedenle işlevlerin testte birlikte yer alması kullanıcı için anlamlıdır.  Kurum kendi kabulünde de kullanılacak yazıcı, ekran, kamera veya ağ  bağlantısını gerçek iş akışında deneyebilir. Laboratuvarın çevresel kontrolü ile  kuruma özgü uygulama kabulü farklı amaçlar taşır; ikisi aynı cihaz seçimini  birbirini tamamlayan bilgilerle destekleyebilir.</p><p><strong>Ürün seçimi ortam ve iş yüküyle tamamlanır</strong></p><p class="MsoNormal">Nirvana A900, ekran ve bilgisayar  bileşenlerini aynı gövdede toplayan All-in-One sınıfındadır. <u>A900 ürün sayfasındaki</u> işlemci, bellek, depolama ve ekran seçenekleri günlük görevin  donanım ihtiyacını belirler. Yüksek sıcaklık raporu bu özelliklerin yerine  geçmez. Kurumun belge, tarayıcı, toplantı veya belirli iş uygulaması için  gereken yapılandırması ayrı olarak seçilir.</p><p class="MsoNormal">Yerleşim de bu karara eklenir. Ekranın  kullanıcıya uzaklığı, cihazın çevresindeki hava akışı ve çevre birimlerine  erişim, sabit masanın günlük kullanımını etkiler. Çevresel kanıt, sıcak ortamı  değerlendirmede bir referans sunarken bu yerleşim ihtiyaçlarını otomatik  çözmez. Kurum belirli masayı ve çalışanın görevini birlikte tanımladığında,  A900'ün donanımı ve test kapsamı daha anlaşılır biçimde eşleştirilir. Standart  adı genel bir kullanım vaadi yerine, açık yönteme sahip bir ölçümün adı olarak  kalır.</p><p><strong>A900 yüksek sıcaklık çalışmasının parametreleri</strong></p><p><b>Parametre Rapor kapsamı Kullanıcı açısından anlamı</b></p><p>Yöntem Method 501.7 Procedure II Çalışır durumda yüksek sıcaklık incelemesi</p><p>Sıcaklık 33&#8211;43 °C Değişen ortam koşulu</p><p>Program 3 adet 24 saatlik çevrim Toplam 72 saatlik çevrim süresi</p><p>Değişim hızı 1 °C/dakika Kontrollü sıcaklık geçişi</p><p>Son kontrol 15 dakikalık burn-in ve işlev incelemesi Çevrim sonrası çalışma durumu</p><p><strong>Çalışma alanını test koşuluyla eşleştirmek</strong></p><p class="MsoNormal">All-in-One bilgisayarın yerleştirileceği  alan seçilirken ortamın gerçek çalışma düzeni kaydedilebilir. Pencere  yakınındaki masa, kapalı çalışma bölümü ve gün içinde farklı yoğunlukta  kullanılan ofis aynı çevre koşullarına sahip olmayabilir. Kurum bulunduğu  yerdeki ortam sıcaklığı bilgisini, cihazın çalışma süresini ve kullanılan  uygulamaları birlikte değerlendirebilir. Rapordaki kontrollü sıcaklık döngüsü  bu çalışma alanına dair bir kanıt sunar; gerçek ofisin bütün koşullarını tek  başına tarif etmez.</p><p class="MsoNormal">Kabul sırasında ekran, ağ bağlantısı ve  kurumun temel uygulamaları seçilen masada denenebilir. Ortam sıcaklığı ile  cihazın iç bileşen sensörü ayrı bilgiler olarak kaydedilir. Özellikle aynı  ofiste farklı çalışma noktaları varsa yerleşim ve erişim ihtiyaçları da  envantere eklenir. Böylece yüksek sıcaklıkta çalışma raporunun kapsamı, günlük  kurulumun somut koşullarıyla birlikte okunur. Karar yalnız standart adının  yarattığı genel izlenime dayanmaz; ilgili yöntem, numune ve kurumun gerçek  kullanım gözlemi aynı değerlendirme dosyasında bir araya gelir.</p><p><strong>Sonuç</strong></p><p class="MsoNormal">Sıcak ofis için bilgisayar seçen kurum, bu  kaydı kullanılacak konfigürasyon, masa düzeni ve uygulama ihtiyacıyla birlikte  değerlendirebilir. Böylece standart adı tek başına seçim hükmü olmaz; çalışma  durumunu ve kontrol edilen işlevleri gösteren belirli bir kanıt olarak karar  dosyasında yer alır.</p><p><strong>Sıkça sorulan sorular</strong></p><p><strong>Procedure II hangi cihaz durumunu anlatır?</strong></p><p class="MsoNormal">Procedure II, yüksek sıcaklık yönteminde  cihazın çalışır durumdaki incelemesini ifade eder. A900 numunesi belirtilen  sıcaklık çevrimleri boyunca açık tutulmuştur. Bu bilgi, raporun kapalı depolama  koşulundan farklı bir senaryoyu ele aldığını gösterir. Ofis kullanıcısı yöntem  adını çalışma durumu ve çevrim parametreleriyle birlikte değerlendirerek  ölçümün günlük ihtiyacıyla ilişkisini anlayabilir.</p><p><strong>Toplam 72 saat sürekli 43 derece demek mi?</strong></p><p class="MsoNormal">Hayır. Program 3 adet 24 saatlik çevrimden  oluşur ve sıcaklık 33&#8211;43 °C aralığında değişir. Toplam 72 saat çevrimlerin  süresidir. En yüksek değer bütün programa sabit uygulanmış gibi açıklanmaz.  Kullanıcı sıcaklık aralığıyla çevrim süresini birlikte gördüğünde, testin  değişen ortam düzeninde hangi koşulu temsil ettiğini daha doğru  değerlendirebilir.</p><p><strong>Burn in kontrolü neyi tamamlıyor?</strong></p><p class="MsoNormal">Burn-in programı, çevresel incelemeyle  birlikte cihazın çalışma durumunu değerlendiren işlev kontrolüdür. A900  raporunda 15 dakikalık program için TESTS PASSED kaydedilmiştir. Görünüm,  bağlantılar, multimedya ve kablosuz işlevler de incelenmiştir. Bu sonuçlar  tanımlı testin sonrasındaki kontrolleri gösterir; kurumun kendi uygulamalarını  gerçek çalışma ortamında kabul etmesinin yerine geçmez.</p><p class="MsoNormal">Bu çalışmanın tanımlı yöntemi yüksek  sıcaklıkta çalışmadır. MIL-STD-810H farklı çevresel yöntemler içerir; A900 için  burada kullanılan kayıt Method 501.7 Procedure II kapsamını gösterir. Kullanıcı  belirli bir koşula ilişkin kanıt aradığında ilgili yöntemin raporunu ayrıca  değerlendirebilir. Böylece standart adıyla bütün çevresel alanların aynı  belgede ölçüldüğü varsayılmaz.</p><p><strong>Donanım seçimi çevresel testten sonra nasıl yapılır?</strong></p><p class="MsoNormal">Kurum çalışanının uygulamalarını, belge  büyüklüğünü ve bağlantı ihtiyaçlarını tanımlayabilir. A900'ün işlemci, bellek,  depolama ve ekran seçenekleri bu görevle eşleştirilir. Çevresel rapor sıcak  ortam için ayrı referans sağlar. Gerçek kurulumda çevre birimlerinin ve kurum  uygulamalarının denenmesi de seçilen konfigürasyonun günlük çalışma düzenine  uygunluğunu tamamlar.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/all-in-one-bilgisayar-sic-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295321</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/bilgi/oksuruk-ve-bas-agrisini-aninda-kesen-dogal-kur-tarifleri-295321</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Öksürük ve baş ağrısını anında kesen doğal kür tarifleri]]></title>
      <category><![CDATA[Bilgi]]></category>
      <description><![CDATA[Grip, nezle ve soğuk algınlığı şikayetleri arttıkça vatandaşlar doğal kür tariflerine yöneliyor. Burun akıntısı, öksürük, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi belirtileri hafiflettiği bilinen bitkisel karışımlar, evde kolayca hazırlanarak iyileşme sürecini hızlandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Öksürük ve baş ağrısını anında kesen doğal kür tarifleri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte grip, nezle ve soğuk algınlığı vakaları hızla artıyor. Burun akıntısı, aksırma, titreme, kas ağrısı, boğazda kuruluk, baş ağrısı ve öksürük gibi şikayetlerle mücadele eden vatandaşlar, ilaç tedavisinin yanı sıra doğal kür tariflerine başvuruyor. Bitkilerin iyileştirici gücünden faydalanmak isteyenler için uzmanların önerdiği doğal kür tarifleri, evlerde adeta şifa kaynağı haline geldi. Doğru seçilen bitkilerle hazırlanan bu karışımlar, bağışıklık sistemini desteklerken hastalık belirtilerini de önemli ölçüde hafifletti.</p><p><b>GRİP VE NEZLE ARASINDAKİ FARKLAR HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</b></p><p>Grip ve nezle her ne kadar benzer belirtiler gösterse de aralarında ciddi farklar bulunuyor. Her iki hastalık da aynı bulaşma yollarını kullanıyor; hastaların öksürüp aksırması sonucu havaya yayılan mikroplu su damlacıkları, solunum yoluyla diğer kişilere geçiyor. Ancak grip, nezleye kıyasla çok daha yaygın bir seyir izliyor ve daha ağır sonuçlara yol açabiliyor. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde grip, zatürre gibi ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor. Kalp hastaları açısından ise durum çok daha tehlikeli bir hal alıyor; grip bu hastalarda ölüme bile yol açabiliyor. Bu nedenle grip belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden önlem almak büyük önem taşıyor.</p><p><b>GRİP BELİRTİLERİ 7-10 GÜN BOYUNCA ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR</b></p><p>Gribin kendini gösterme biçimi oldukça çeşitli ve yıpratıcı olabiliyor. Ateş, titreme, kaslarda şiddetli ağrı, ağızda ve boğazda belirgin kuruluk hissi, baş ağrısı ve sürekli öksürük en sık karşılaşılan belirtiler arasında yer alıyor. Hastalar çoğu zaman yataktan kalkamayacak derecede bitkinlik ve yoğun uyuma isteği yaşıyor. Bazı kişilerde bu tabloya kusma da eşlik edebiliyor. Hastalık genellikle 7 ila 10 gün arasında sürüyor ve bu dönemde vücudun dinlenmeye olan ihtiyacı en üst seviyeye çıkıyor. Doğal kür tarifleri bu süreçte vücudun toparlanmasına destek sağlıyor.</p><p><b>ÇOCUKLAR YILDA 10 KEZ NEZLEYE YAKALANIYOR</b></p><p>Nezle konusunda çocuklar en savunmasız grubu oluşturuyor. Yapılan araştırmalara göre çocuklar yılda ortalama 10 kez nezleye yakalanırken, yetişkinlerde bu sayı 2 ila 3 arasında kalıyor. Hastalığın en ağır belirtileri genellikle ilk 2-3 gün boyunca devam ediyor. Hafif ateş, baş ağrısı, burun akması ve sık aksırma nezlenin en belirgin işaretleri arasında sayılıyor. Nezlede uygulanacak önlem ve tedavi yöntemleri büyük ölçüde gripte uygulananlarla benzerlik gösteriyor. Bu dönemde doğal kür tarifleri hem çocuklar hem de yetişkinler için güvenli bir destek yöntemi olarak öne çıkıyor.</p><p><b>C VİTAMİNİ VE ÇİNKO SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI KALKAN GÖREVİ GÖRÜYOR</b></p><p>Soğuk algınlığıyla mücadelede C vitamini ve çinko takviyesi almak son derece yararlı kabul ediliyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren bu iki besin ögesi, hastalığın süresini kısaltıyor ve belirtilerin şiddetini azaltıyor. Kivi, kuşburnu marmeladı, taze narenciye meyveleri, taze sivribiber ve maydanoz gibi C vitamini deposu besinlerin bu dönemde bolca tüketilmesi gerekiyor. Bu besinler doğal kür tariflerinin temelini oluşturuyor ve vücudun enfeksiyonla savaşma kapasitesini artırıyor. Uzmanlar, hastalık döneminde günlük C vitamini alımının mutlaka artırılması gerektiğini vurguluyor.</p><p><b>IHLAMUR VE TARÇIN ÇAYI GRİP BELİRTİLERİNİ HAFİFLETİYOR</b></p><p>Doğal kür tarifleri arasında en bilinen ve en kolay hazırlananlardan biri ıhlamur çayı olarak öne çıkıyor. Bir bardak kaynar suya 2 gram ıhlamur ekleniyor ve 10 dakika demlendikten sonra günde 3 ila 5 bardak arasında tüketiliyor. Ihlamur, özellikle ateş düşürücü ve yatıştırıcı etkisiyle biliniyor. Tarçın çayı ise bir diğer etkili doğal kür tarifi olarak dikkat çekiyor. Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı tarçın ekleniyor, 10 dakika bekletildikten sonra günde 2-3 bardak içiliyor. Tarçının antiseptik özellikleri sayesinde boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir etki sağladığı biliniyor.</p><p><b>ZENCEFİL VE BİBERİYE ÇAYI BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR</b></p><p>Zencefil çayı, doğal kür tarifleri arasında en güçlü anti-enflamatuar etkiye sahip içeceklerden biri olarak kabul ediliyor. Hazırlanışı oldukça basit: bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı zencefil ekleniyor ve 10 dakika demlendikten sonra günde 3 bardak içiliyor. Zencefil, öksürüğü yatıştırırken aynı zamanda mide bulantısını da gideriyor. Biberiye çayı da grip döneminde sıklıca tercih edilen doğal kür tariflerinden birini oluşturuyor. Bir bardak kaynar suya 5 gram biberiye konuluyor, 10 dakika bekletildikten sonra günde 2-3 bardak tüketiliyor. Biberiyenin antioksidan içeriği sayesinde vücudun hastalıkla mücadele gücünü artırdığı biliniyor.</p><p><b>MAYDANOZ SUYU VE ÖZEL BİTKİ KARIŞIMI ŞİFA DAĞITIYOR</b></p><p>Maydanoz suyu, C vitamini bakımından zengin yapısıyla doğal kür tarifleri arasında ayrıcalıklı bir yere sahip. Bir bardak suya 10 gram maydanoz ekleniyor ve 5 dakika kaynatıldıktan sonra 10 dakika dinlenmeye bırakılıyor. Süzülen suya bal ve limon ilave edilerek günde 3-4 bardak içiliyor. Bu karışım hem bağışıklığı destekliyor hem de boğaz ağrısını hafifleti. Bunun yanı sıra uzmanların önerdiği özel bir bitki karışımı da büyük ilgi görüyor. Her bir fincan için parmak ucu kadar kök zencefil, 1-2 parça hibiscus, 2 çay kaşığı kuşburnu, 1 tatlı kaşığı ıhlamur çiçeği veya yaprağı ve 1 adet karanfil 2-3 dakika kaynatılıyor, ardından 2-3 dakika demleniyor. Çok ince bir dilim limonla ve şekersiz olarak günde 3-4 fincan tüketiliyor.</p><p><b>BAL-ZENCEFİL-ZERDEÇAL MACUNU SABAH AKŞAM TÜKETİLİYOR</b></p><p>Doğal kür tarifleri arasında en pratik ve etkili olanlardan biri de bal, zencefil ve zerdeçal macunu olarak biliniyor. Hazırlanışı son derece kolay olan bu macun için 1 tatlı kaşığı bal, 1,5 çay kaşığı toz zencefil ve 1 çay kaşığı toz zerdeçal bir kapta iyice karıştırılıyor. Elde edilen macun sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yutularak tüketiliyor. Zerdeçalın güçlü anti-enflamatuar etkisi, zencefilin öksürük kesici özelliği ve balın boğazı yumuşatan yapısı bir araya geldiğinde ortaya oldukça etkili bir doğal kür tarifi çıkıyor. Bu macun özellikle kuru öksürük ve boğaz tahrişi yaşayan hastalar tarafından sıklıkla tercih ediliyor.</p><p>Sonuç olarak grip, nezle ve soğuk algınlığı dönemlerinde doğal kür tarifleri, tıbbi tedavinin yanında güçlü bir destek mekanizması sunuyor. Ihlamurdan zencefile, tarçından zerdeçala kadar pek çok bitkisel çözüm, yüzyıllardır halk arasında kullanılıyor ve günümüzde de etkisini kanıtlıyor. Ancak uzmanlar, bu doğal kür tariflerinin ilaç tedavisinin yerini almadığını, şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/oksuruk-ve-bas-agrisini-a-170_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295320</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-partiden-zeynel-emre-saban-sevinc-ve-timur-soykana-tazminat-davasi-295320</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti'den Zeynel Emre, Şaban Sevinç ve Timur Soykan'a tazminat davası]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan; Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, gazeteciler Şaban Sevinç, Timur Soykan ile BirGün TV'ye manevi tazminat davası açtıklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti'den Zeynel Emre, Şaban Sevinç ve Timur Soykan'a tazminat davası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, partisine yönelik açıklama ve yayınları nedeniyle Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, gazeteciler Şaban Sevinç, Timur Soykan ile BirGün TV'ye manevi tazminat davası açtıklarını açıkladı.</p><p>AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, AK Parti olarak, partinin kurumsal kimliğini, itibarını ve saygınlığını hedef alan asılsız iddia, itham ve açıklamalara karşı hukuki haklarını kararlılıkla kullanmaya devam ettiklerini belirtti.</p><p>Bu çerçevede, AK Parti Genel Sekreterliği tarafından partinin kurumsal itibarını zedeleyici nitelikte olduğu değerlendirilen açıklama ve yayınlar hakkında hukuki süreç başlatıldığını bildiren İnan, "Bu kapsamda, Şaban Sevinç hakkında 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 500 bin lira, Timur Soykan ve BirGün TV hakkında 26 Eylül ile 3 ve 10 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 600 bin lira, YP Sözcüsü Zeynel Emre hakkında 12 Ekim tarihli açıklamaları nedeniyle 500 bin lira olmak üzere manevi tazminat davaları açılmıştır." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"HUKUKİ SÜREÇLERİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"</b></p><p>AK Parti'nin demokratik siyasetin vazgeçilmez unsurları olan ifade özgürlüğüne, basın hürriyetine ve eleştiri hakkına saygı duyan bir siyasi hareket olduğunu belirten İnan, bununla birlikte, eleştiri hakkının kullanılması ile gerçek dışı iddialar üzerinden bir siyasi partinin kurumsal itibarının hedef alınması arasındaki hukuki ve demokratik ayrımın gözetilmesi gerektiğine inandıklarını kaydetti.</p><p>İnan, "Hiçbir kişi, kurum veya siyasi oluşumun, basın özgürlüğü ya da siyasi eleştiri hakkını gerekçe göstererek partimizin kurumsal kimliğini ve saygınlığını haksız ithamlarla zedeleme hakkı bulunmamaktadır." ifadesini kullandı.</p><p>AK Parti'nin, 25 yıllık siyasi geçmişi, milletle kurduğu güçlü gönül bağı ve demokratik meşruiyetiyle Türkiye'nin köklü siyasi kurumlarından biri olduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti:</p><p>"Partimizin kurumsal haklarını ve itibarını korumak, yalnızca hukuki bir hak değil, aynı zamanda milletimize ve teşkilatlarımıza karşı taşıdığımız kurumsal sorumluluğun da gereğidir. Bu anlayışla, başlatılan hukuki süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacak, partimize yönelik hukuka aykırı her türlü isnat ve itham karşısında meşru ve demokratik haklarımızı kullanmayı sürdüreceğiz. AK Parti, dün olduğu gibi bugün de siyasi mücadelesini hukuk, demokrasi ve millet iradesi temelinde yürütmeye, kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmeye kararlılıkla devam edecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/ak-partiden-zeynel-emre-s-954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295319</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-saglik-endustrilerinin-millilesmesinde-cok-hizli-gelismele-295319</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Sağlık endüstrilerinin millileşmesinde çok hızlı gelişmeler sağlayabiliriz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Kamu, hem düzenleyici gücünü hem de alım gücünü akıllıca kullandığında, sağlık endüstrilerinin yerlileşmesi, millileşmesi konusunda çok hızlı gelişmeler sağlayabiliriz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Sağlık endüstrilerinin millileşmesinde çok hızlı gelişmeler sağlayabiliriz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gölbaşı'nda düzenlenen DESU Medikal Üretim Tesisi Açılış Töreni'nde konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 24 yılda sağlık alanında gerçekleştirilen reformlarla hizmet kalitesinin yükseltildiğini, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırıldığını belirten Yılmaz, ülkenin sağlık altyapısına çok önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi.</p><p>Geçmişte vatandaşların yurt dışında şifa aradığını, şimdi dünyadan milyonlarca insanın gelip Türkiye'de şifa bulmaya çalıştığını dile getiren Yılmaz, "Sağlık turizmi diyoruz. Artık kendi insanımıza hizmet ettiğimiz gibi dünyadan milyonlarca insana da hizmet veren güçlü bir sağlık sistemi oluşturmuş durumdayız. Buradan da her yıl milyarlarca dolar ülkemize döviz kazandırıyoruz, hizmet ihracatı gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</p><p>Yılmaz, bugün gelinen noktada Türkiye'nin, sağlık hizmetlerinde oluşturduğu güçlü altyapıyı bilimsel araştırma, yenilikçi teknolojiler ve yerli üretimle destekleyebilecek önemli bir birikime sahip olduğunun altını çizerek, dünyada sağlık hizmetlerinin, biyoteknoloji, yapay zeka, dijitalleşme ve ileri malzeme teknolojilerindeki gelişmelerle köklü bir değişimden geçtiğine işaret etti.</p><p><strong>"YERLİLİK ORANI YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE"</strong></p><p>"Türkiye olarak sağlık hizmetlerinde sağladığımız ilerlemeyi, sağlık teknolojilerinde de güçlü bir üretim ve ihracat kapasitesiyle tamamlamayı öngörüyoruz" diyen Yılmaz, bu doğrultuda, özellikle yüksek teknoloji gerektiren ilaç ve tıbbi cihazlarda yerli üretimi artırma, kritik ürünlerde tedarik güvenliğini sağlama ve dışa bağımlılığı azaltmanın öncelikleri arasında yer aldığını dile getirdi.</p><p>Yılmaz, sağlık teknolojilerinde hedefledikleri atılım için diğer yüksek teknoloji alanlarında kazanılan tecrübeden de istifade edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Bunun için en uygun alan savunma sanayi. Savunma sanayinde son çeyrek yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti bir devrim yaşadı. Ben, bir değişim demiyorum. Bir devrim yaşandı gerçekten. Yüzde 20'lerden yerlilik oranını bugün yüzde 80'in üzerine getirmiş durumdayız. Bu da kendiliğinden olmadı tabii. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın çok güçlü siyasi iradesiyle, desteğiyle ve uygun bir kurumsal yapılanma ve destek mekanizmasıyla oluştu.</p><p>Aynı modeli bizim sivil endüstrilere de aktarmamız lazım. Bunu planlarımıza, programlarımıza da yazmış durumdayız. Böyle bir genel yaklaşımımız var ve onlardan bir tanesi de sağlık endüstrileri. Niye uygun sağlık endüstrileri? Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi, sağlık endüstrilerinde de kamunun düzenleyici gücü ve alım gücü etkili. Kamu, hem bu düzenleyici gücünü hem de alım gücünü akıllıca kullandığında, sağlık endüstrilerinin yerlileşmesi, millileşmesi konusunda da çok hızlı gelişmeler sağlayabiliriz. Savunma sanayindeki bu birikim bize zaten gerekli modeli sunuyor."</p><p><b>"GİRİŞİMCİLERİ DESTEKLEYEN FİNANSAL SİSTEMİ GÜÇLENDİRMELİYİZ"</b></p><p>Çatışmaların arttığı, jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, teknolojik dönüşümlerin hızlandığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Yılmaz, şunları ifade etti:</p><p>"Yeni dönem, risklerin, belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönem. Böyle bir dönemde eski serbest piyasa koşullarıyla her alana yaklaşamazsınız. Riskler yükseldiği zaman burada risk paylaşım modellerinin ön plana çıkması lazım. Bu noktada özel sektörle devlet ilişkisinin yeniden ele alınması gerekiyor. Devletin ekonomideki rolünün daha aktif bir noktaya gelmesi gerekiyor. Bu risklerin yönetilmesi ve kalkınma sürecimizin sürdürülmesi bakımından. Dolayısıyla ben buradaki projeyi, bir mikro örnek belki ama çok önemli buluyorum. Bu işte tam da bizim istediğimiz model. Kamunun veya bankacılık sisteminin, finansal sistemin üreticiyle, teknolojik yatırımlarla bir araya geldiği, riskleri paylaştığı, bir risk paylaşım modeliyle ve kamu-özel işbirliği modeliyle hayata geçirdiği bir proje."</p><p>Yılmaz, finansal kurumların proje finansmanını destekleyici yeni finansal enstrümanları daha fazla geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, "İyi projesi olan ama parası olmayan yeterince, finansı olmayan girişimcileri destekleyen bir finansal sistemi güçlendirmemiz lazım. Bizim yaklaşımımız bu." dedi.</p><p><b>"KAZANIMLARI BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>Ürün Takip Sistemi'ne kayıtlı 1850 tıbbi cihaz imalatçısının bulunduğunu aktaran Yılmaz, yerli imal tıbbi cihaz barkodu sayısının ise 2018 yılındaki yaklaşık 762 bin seviyesinden bugün 996 bine ulaştığını bildirdi.</p><p>Yılmaz, tıbbi cihaz sektöründe yerli üretimin payının yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, 2017 yılında 533 milyon dolar olan tıbbi cihaz ihracatının, 2025 yılında yaklaşık 1,3 milyar dolara yükseldiğini dile getirdi.</p><p>Bugün 170'ten fazla ülkeye tıbbi cihaz ihraç eden Türkiye'nin, sağlık teknolojilerinde geliştirdiği ürünlerle küresel pazarlarda daha güçlü bir konum elde ettiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>"İlaç sektörümüzde de yerli üretim bakımından önemli bir seviyeye ulaşmış bulunuyoruz. 2016 yılında kutu bazında yüzde 75 olan yerli üretim payımızı 2025 yılında yüzde 92'ye yükselttik. 2026 yılının ilk sekiz ayında da bu seviyeyi korurken, değer bazındaki yerli üretim payımız yüzde 52,5 olarak gerçekleşmiştir. Son 12 aylık dönemde 2,55 milyar dolara ulaşan ilaç ihracatımızı, özellikle biyoteknolojik ilaçlar ve yenilikçi tedavi ürünleriyle daha ileri bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Üretimde ve ihracatta elde ettiğimiz bu kazanımları, ileri teknolojiye dayalı ürünlerin geliştirilmesiyle daha da büyütmeyi hedefliyoruz."</p><p><strong>"5 BİN DOLARA İTHAL EDİLEN ÜRÜN, BUGÜN ÜLKEMİZDE 1000 DOLAR"</strong></p><p>Yılmaz, özellikle sağlık teknolojileri gibi yüksek bilgi birikimi, uzun soluklu araştırma ve önemli miktarda yatırım gerektiren alanlarda, kamunun sunduğu imkanlarla özel sektörün girişimcilik kabiliyetinin buluşmasının büyük önem taşıdığına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Kamu bankalarımızın ve finans kuruluşlarımızın üretim ve yatırım odaklı yaklaşımını ülkemizin sanayi ve teknoloji hedeflerini destekleyen önemli bir unsur olarak görüyoruz. Ziraat Katılım Bankamızın bu alanda üstlendiği rol de kamu finansmanının yüksek katma değerli üretime yönlendirilmesi bakımından son derece değerlidir. 2024 yılında DESU Medikal ile gerçekleştirilen ortaklık, teknoloji geliştiren bir girişimin üretim kapasitesini büyütmesinde finansal güç ile sanayi tecrübesinin nasıl bir araya gelebildiğini gösteriyor. Nitekim Hacettepe Teknokent'te başlayan DESU Medikal'in yolculuğu bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni üretim tesisiyle önemli bir aşamaya ulaşmış bulunuyor."</p><p>Beyin cerrahisinde kullanılan şant ve drenaj sistemleri, kateterler ve kolajen bazlı implantlar gibi ileri teknoloji ürünleri geliştiren firmanın, daha önce ithalat yoluyla karşılanan pek çok ürünün ülkede üretilmesine katkı sunduğunu aktaran Yılmaz, "Baktığınız zaman, daha önce 5 bin dolara ithal edilen ürün, bugün ülkemizde 1000 dolara temin edilir hale gelmiş durumda. Bir taraftan ülke olarak dışarıya daha az döviz ödüyorsunuz diğer taraftan kamu olarak daha az harcama yapmış oluyorsunuz. Her bakımdan çok önemli gerçekten. Bu başarılarının uluslararası pazarlara taşınması ayrıca memnuniyet verici." diye konuştu.</p><p><b>TESİSİN AÇILIŞ KURDELESİ KESİLDİ</b></p><p>Yılmaz, KOSGEB destekleriyle ilk üretim altyapısını oluşturan, TÜBİTAK destekleriyle AR-GE ve ürün geliştirme çalışmalarını ilerleten şirketin, geliştirdiği teknolojileri uluslararası pazara taşıma başarısı gösterdiğini belirterek, Ziraat Katılım'ın 2024 yılında gerçekleştirdiği ortaklığın ise şirketin finansal yapısını güçlendirdiğini, üretim kapasitesinin gelişmesine katkı sağladığını söyledi.</p><p>Konuşmaların ardından, protokol üyelerinin kurdele kesimiyle tesisin açılışı gerçekleştirildi.</p><p>Daha sonra tesisi gezen Yılmaz, DESU Medikal Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sorar ve Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir'den bilgi aldı.</p><p>Öte yandan Yılmaz, tören öncesi Gölbaşı Belediyesini ziyaret ederek, Başkan Yakup Odabaşı ile görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/cumhurbaskani-yardimcisi--235_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295318</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/13-ekim-2026-sali-tv-yayin-akisi-tv-rehberi-bugun-televizyonda-ne-var-bu-aksam-televizyond-295318</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[13 Ekim 2026 Salı TV yayın akışı, TV rehberi: Bugün televizyonda ne var? Bu akşam televizyonda hangi diziler var? Kanal D, Show TV, TRT1, ATV, Star TV, NOW TV, TV8]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[13 Ekim 2026 Salı TV yayın akışı araştırılıyor. Kanal D, ATV, Show TV, STAR TV, TRT 1, TV8 ve diğer kanalların yayın akışları merak ediliyor. Bugün televizyonda ne var? Bugün akşam hangi diziler var? Televizyonda bu akşam TRT 1'de Mehmed: Fetihler Sultanı dizisi ile Galatasaray-Barcelona maçı, ATV'de Var Mısın Yok Musun?, Star TV'de Tuzlu Kahve, Kanal D'de Haysiyet dizisi olacak. TV8'de MasterChef Türkiye, Show TV'de ise Sakar Şakir seyirciyle buluşacak. İşte, 13 Ekim 2026 Salı TV yayın akışı...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[13 Ekim 2026 Salı TV yayın akışı, TV rehberi: Bugün televizyonda ne var? Bu akşam televizyonda hangi diziler var? Kanal D, Show TV, TRT1, ATV, Star TV, NOW TV, TV8]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">13 Ekim 2026 Salı günü televizyon ekranlarında birçok yapım seyirciyle buluşuyor. Gündüz kuşağı ve gece kuşağında yer alan birbirinden farklı içerikler, geniş bir kitleye hitap ediyor. Peki, bugün televizyonda ne var? Hangi program, saat kaçta yayınlanacak? Bu akşam hangi diziler var? İşte 13 Ekim 2026 Salı TV yayın akışı (TV rehberi) kanal kanal detayda karşınızda...</p><p>13 Ekim 2026 Salı günü televizyonda hangi dizilerin, filmlerin ve yarışma programlarının olduğu belli oldu. Kanal D, Star TV, Show TV, TRT 1, TV8 ve NOW TV yayın akışları açıklandı.</p><p>Peki, bu akşam televizyonda neler var, hangi diziler ve filmler yayınlanacak? Bugün hangi kanalda ne var? İşte; 13 Ekim 2026 Salı Kanal D, Show TV, TRT 1, ATV, Star TV, NOW ve TV8'in güncel yayın akışı listeleri...</p><p>Bu akşam televizyon ekranlarında TRT 1'de Mehmed: Fetihler Sultanı dizisi ile Galatasaray-Barcelona maçı yer alacak. ATV'de Var Mısın Yok Musun? yarışması, Star TV'de Tuzlu Kahve yeni bölümü, Kanal D'de Haysiyet dizisi yeni bölümü olacak. TV8 ekranlarında MasterChef Türkiye yarışması, Show TV'de ise Sakar Şakir seyirciyle buluşacak. </p><p><b><font color="#ff0000">13 EKİM 2026 SALI TV YAYIN AKIŞI</font></b></p><p>Bu akşam televizyonda neler var? 13 Ekim 2026 Salı Kanal D, Show TV, TRT 1, ATV, Star TV, NOW, TV8 TV yayın akışı listesi işte karşınızda...</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI KANAL D YAYIN AKIŞI</b></p><p>07:00 Küçük Ağa</p><p>09.00 Neler Oluyor Hayatta?</p><p>11.00 Yaprak Dökümü</p><p>13.45 Gelinim Mutfakta</p><p>16.45 Daha 17</p><p>18.30 Kanal D Ana Haber</p><p>20.00 Haysiyet</p><p>23.30 Haysiyet / Tekrar</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI TRT 1 KANAL YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.30 Kalk Gidelim</p><p>10.30 Alişan ile Hayata Gülümse</p><p>13.15 Seksenler</p><p>14.20 Alparslan: Büyük Selçuklu</p><p>17.45 Lingo Türkiye</p><p>19.00 Ana Haber</p><p>20.00 Mehmed: Fetihler Sultanı</p><p>22.00 Galatasaray-Barcelona</p><p>00.15 Mehmed: Fetihler Sultanı</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI TV8 KANAL YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 Ebru ile 8'de Sağlık</p><p>08.30 Oynat Bakalım</p><p>09.00 Gel Konuşalım</p><p>11.30 MasterChef Türkiye</p><p>16.00 Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p><p>20.00 MasterChef Türkiye</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI ATV KANAL YAYIN AKIŞI</b></p><p>08.00 Kahvaltı Haberleri</p><p>10.00 Müge Anlı ile Tatlı Sert</p><p>13:00 atv Gün Ortası</p><p>14:00 Altı Üstü İstanbul</p><p>16.00 Esra Eron'da</p><p>19.00 atv Ana Haber</p><p>20.00 Var Mısın Yok Musun?</p><p>23.40 Altı Üstü İstanbul</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI SHOW TV KANAL YAYIN AKIŞI</b></p><p>06.00 Siyah Kalp</p><p>09.00 Kuzey Yıldızı İlk Aşk</p><p>12.30 Buse Varol ile Gelin Evi</p><p>15.00 Bahar</p><p>18.25 Show Ana Haber</p><p>20.00 Sakar Şakir</p><p>21.45 Sevdan Bir Ateş</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI STAR TV KANAL YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.00 Aramızda Kalsın</p><p>08.30 Cansu Canan ile Bugün</p><p>10.00 Fazilet Hanım ve Kızları</p><p>11.30 Songül ile Uğur ile Sana Değer</p><p>15.00 Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme</p><p>19.00 Star Haber</p><p>20.00 Tuzlu Kahve</p><p>00.15 Sevdiğim Sensin </p><p class=""><b>13 EKİM 2026 SALI NOW TV KANAL YAYIN AKIŞI</b></p><p>07.15 İlk Bakış</p><p>08:00 Çalar Saat</p><p>10.45 Çağla İle Yeni Bir Gün</p><p>12.30 Sevdam Karadeniz</p><p>13.30 En Hamarat Benim</p><p>16.30 Anne Yarısı</p><p>17.30 Kumbara</p><p>19.00 Now Ana Haber</p><p>20.00 Anne Yarısı</p><p>23.30 Sevdam Karadeniz</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/13-ekim-2026-sali-tv-yayi-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295317</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/onderden-75-yil-mesaji-kardesce-gelecege-yuruyoruz-295317</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ÖNDER'den 75. yıl mesajı: Kardeşçe geleceğe yürüyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, İmam Hatip okullarının yeniden eğitim hayatına başlamasının 75. yılı ve derneğin 68. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, kardeşlik, dayanışma ve ortak gelecek idealine vurgu yaptı. Mesajda, “75 yıldır aynı ruhla geleceğe yürüyoruz” ve “Kardeşçe geleceğe yürüyoruz” ifadeleri öne çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ÖNDER'den 75. yıl mesajı: Kardeşçe geleceğe yürüyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İmam hatip okullarının eğitim hayatındaki köklü geçmişi, 75 yıllık yeniden yapılanma süreciyle birlikte anılıyor. Milletin dini, ahlaki ve kültürel değerlerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla 1913 yılında Medresetü'l-Eimme ve'l-Huteba adıyla temelleri atılan imam hatip okulları, Cumhuriyet dönemindeki kesintilerin ardından 1951 yılında yeniden eğitim faaliyetlerine başladı. Aradan geçen 75 yılda ülke genelinde yaygınlaşan okullar, farklı alanlarda yürüttükleri çalışmalarla eğitim hayatındaki yerini korudu.</p><p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından yayımlanan mesajda, imam hatiplerin yalnızca eğitim kurumlarından ibaret olmadığı, aynı zamanda ortak değerler ve kardeşlik anlayışı etrafında şekillenen bir geleneği temsil ettiği belirtildi. Akademik eğitimin yanı sıra bilim, sanat, spor, kültür, teknoloji ve sosyal sorumluluk alanlarında yapılan çalışmaların gençlerin çok yönlü gelişimine katkı sunduğu ifade edildi.</p><p><b>"KARDEŞLİK, BU HİKÂYENİN EN GÜÇLÜ HARCI"</b></p><p>Mesajda, imam hatip camiasının gücünü ortak geçmişin yanı sıra ortak gelecek idealinden aldığı vurgulanarak, kardeşlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Dünyanın savaşlar, çatışmalar, adaletsizlikler ve ayrışmalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde merhamet, adalet ve dayanışma değerlerine daha fazla ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.</p><p>İmam hatip gençliğinin medeniyet birikiminden aldığı ilhamla bilim ve teknolojide yetkin, kültür ve sanatta üretken, ahlaki değerleriyle güven veren ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden bireyler olarak yetişmesinin hedeflendiği belirtildi. Geleceğin yalnızca bilgiyle değil, bilgiye yön veren ahlak ve sorumluluk bilinciyle inşa edilebileceği ifade edildi.</p><p><b>ÖNDER 68 YILDIR FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR</b></p><p>İmam hatip gençliğinin birlik ve beraberliğini güçlendirmek, akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla 1958 yılında kurulan ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, 68 yıllık birikimiyle çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>ÖNDER'in öğrencileri, mezunları, öğretmenleri, velileri ve gönüllüleri aynı çatı altında buluşturan bir yapı olduğu belirtilen mesajda, derneğin imam hatiplerin geçmişten bugüne taşıdığı değerleri korurken gençlerin geleceğe donanımlı, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak hazırlanmasına katkı sunduğu kaydedildi.</p><p>Geleceği, köklerinden güç alan ve ufku geleceğe açık nesillerin inşa edeceğine dikkat çekilen mesajda; ahlakıyla güven veren, bilgisiyle yol gösteren, bilimi ve teknolojiyi insanlığın yararına kullanan ve farklılıkları zenginlik olarak gören gençliğin önemine vurgu yapıldı.</p><p><b>EMEĞİ GEÇENLER ANILDI</b></p><p>Mesajda, imam hatiplerin kuruluşundan bugüne gelmesinde emeği bulunan büyükler, öğretmenler, öğrenciler, mezunlar ve gönüllüler şükranla anıldı. ÖNDER İmam Hatipliler Derneği'nin 68. kuruluş yıl dönümü ile İmam Hatipliler Haftası da kutlandı.</p><p>Açıklama, "Geçmişten aldığımız güç, bugünümüzün birikimi ve gençlerimizin heyecanıyla birlikte üretecek, birlikte güçlenecek ve kardeşçe geleceğe yürüyeceğiz" ifadeleriyle sona erdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/whatsappimage2026101-1310202619beae49.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/onderden-75-yil-mesaji-ka-360_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295315</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/16-ekimde-aciliyor-20-dakikalik-yolu-5-dakikaya-indiriyor-295315</link>
      <pubDate>2026-10-13T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[16 Ekim'de açılıyor: 20 dakikalık yolu 5 dakikaya indiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Erzurum-Rize Yolu'nda yapımı tamamlanan Dallıkavak Tüneli ile birlikte toplam 9 kilometrelik kesimin 16 Ekim Cuma günü hizmete açılacağını, mevcut güzergahın 4,6 kilometre kısalarak seyahat süresinin 20 dakikadan 5 dakikaya ineceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[16 Ekim'de açılıyor: 20 dakikalık yolu 5 dakikaya indiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Uraloğlu, Erzurum-Rize Yolu üzerinde inşa edilen Dallıkavak Tüneli ve Bağlantı Yolları Projesi'ndeki son duruma ilişkin bilgi verdi.</b></p><p>Erzurum&#39;un, Doğu Anadolu Bölgesi&#39;ni Karadeniz limanlarına, sınır kapılarına ve lojistik merkezlere bağlayan stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Uraloğlu, bölgenin ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42739212.jpg"/><p>Uraloğlu, Erzurum&#39;u Rize&#39;ye bağlayan kuzey-güney aksında inşa ettikleri Dallıkavak Tüneli ile özellikle kış aylarında kar yağışı, tipi ve buzlanma nedeniyle ulaşımda yaşanan aksamaların önüne geçeceklerine dikkati çekerek, &quot;Vatandaşlarımıza daha güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım imkanı sunacağız. Söz konusu tünelle birlikte toplam 9 kilometrelik kesimi 16 Ekim Cuma günü hizmete açıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Tünelin yanı sıra bağlantı yollarının 5,9 kilometrelik bölümünde çalışmaların tamamlandığını vurgulayan Uraloğlu, 3 bin 105 metre uzunluğundaki çift tüplü Dallıkavak Tüneli ile birlikte toplam 9 kilometrelik kesimi hizmete açacaklarını, 21,3 kilometrelik kesimde ise çalışmaların devam ettiğini aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42739208.jpg"/><p><b>- "8 keskin viraj devre dışı kalacak"</b></p><p>Uraloğlu, Dallıkavak Tüneli ile mevcut yolun fiziki ve geometrik standartlarını yükselttiklerine işaret ederek, 2 bin 349 metre rakımlı Dallıkavak Geçidi&#39;ni içeren mevcut güzergahın yerine daha düşük kotta yeni bir geçiş sağladıklarını bildirdi.</p><p>Yüksek eğimli ve 8 keskin virajın bulunduğu mevcut yol kesimini devre dışı bırakarak güzergahı 190 metre daha düşük kota taşıdıkları bilgisini veren Uraloğlu, özellikle ağır kış şartlarında sürücülerin karşılaştığı ulaşım güçlüklerini önemli ölçüde azaltacaklarının altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42739211.jpg"/><p>Uraloğlu, projenin sağlayacağı ekonomik ve çevresel kazanımlara da değinerek, &quot;Dallıkavak Tüneli ile mevcut güzergahı 4,6 kilometre kısaltarak seyahat süresini 20 dakikadan 5 dakikaya indireceğiz. Yıllık 76,7 milyon lira zamandan, 27 milyon lira akaryakıttan olmak üzere toplam 103,7 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salımını da yıllık 1334 ton azaltacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "Ulaşım aksını güçlendiriyoruz"</b></p><p>Dallıkavak Tüneli&#39;nin, 2018 yılında hizmete açılan Ovit Tüneli ve yapımı devam eden Kırık Tüneli ile birlikte Erzurum-Rize güzergahının önemli parçalarından birini oluşturduğunu vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/42739209.jpg"/><p>&quot;Erzurum-Rize Yolu&#39;nun tamamında yürüttüğümüz çalışmalarla Karadeniz&#39;i Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#39;ya bağlayan ulaşım aksını güçlendiriyoruz. Mevcut durumda 248 kilometre olan güzergahı, tüm çalışmalarımızın tamamlanmasıyla 52 kilometre kısaltarak 196 kilometreye indireceğiz. Karadeniz Sahil Yolu&#39;nun Rize kesiminden Erzurum, Bingöl ve Diyarbakır&#39;a uzanan kuzey-güney aksında kesintisiz bölünmüş yol konforu sağlayacağız.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/16-ekimde-aciliyor-20-dak-426_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295314</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gumus-yukseliste-bugun-gram-gumus-ne-kadar-oldu-13-ekim-sali-gumus-fiyatlari-son-dakika-gu-295314</link>
      <pubDate>2026-10-13T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gümüş yükselişte... Bugün gram gümüş ne kadar oldu? 13 Ekim Salı gümüş fiyatları! Son dakika gümüş fiyatları, en güncel rakamlar]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika gümüş fiyatları yatırımcının takibinde. Yatırımcılar ve piyasa analistleri gümüş fiyatlarını merak ediyor, en güncel rakamları araştırıyor. Gümüş fiyatlarda son durum ne oldu? Bugün gümüş ne kadar? Gram gümüş alış satış fiyatı kaç lira? İşte, 13 Ekim 2026 Salı gümüş gram alış satış fiyatı son dakika canlı takip ile bu haberde...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gümüş yükselişte... Bugün gram gümüş ne kadar oldu? 13 Ekim Salı gümüş fiyatları! Son dakika gümüş fiyatları, en güncel rakamlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dakika gümüş fiyatları... Gümüş piyasasındaki dalgalanmalar yatırımcının radarında. Gümüşteki fiyat iniş çıkışları yatırımcısı tarafından ilgiyle takip ediliyor. Gümüş alıp satacaklar dikkat, bu haberi okumadan hareket etmeyin.</p><p>2025 yılında kayda değer bir yükseliş ile dikkat çeken gümüşe yatırımcının ilgisi 2026 yılında da artış gösterdi.</p><p>Bugünkü gümüş fiyatı merak ediliyor. Güncel rakamlar araştırılıyor. 13 Ekim 2026 Salı günü yani bugün gümüş piyasası hareketlilik gösteriyor.</p><p>Gümüş ons fiyatı, alış fiyatı ve satış fiyatı ne kadar? Bugün 1 gram gümüş ne kadar? sorularının yanıtı işte karşınızda...</p><p>Gram gümüşün fiyatı piyasalarda anlık olarak 96,86 TL ile 96,94 TL bandında işlem görmektedir.</p><p>Ons gümüş ise 61,50 dolar seviyesinde görülmektedir.</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI GÜNCEL GÜMÜŞ FİYATLARI TABLOSU</b></p><p>Bugünkü gümüş fiyatı... 13 Ekim 2026 Salı gümüşün güncel fiyatı ne kadar? Güncel piyasa verilerine göre, bugün gram gümüş alış-satış fiyatları ise şöyle:</p><p><b>Gram gümüş alış fiyatı:</b> 96,86 TL</p><p><b>Gram gümüş satış fiyatı: </b>96,94 TL</p><p><b><font color="#ff0000" size="5"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASINA İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/13-ekim-2026-sali-guncel--815_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295313</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-kuvvetli-firtina-ve-saganak-yagis-alarmi-saatte-80-kilometre-ruzgar-bekleniyor-295313</link>
      <pubDate>2026-10-13T13:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da kuvvetli fırtına ve sağanak yağış alarmı: Saatte 80 kilometre rüzgar bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Balkanlar'dan gelen soğuk hava kütlesi ve Akdeniz kaynaklı yağışlı sistemlerin birleşmesiyle İstanbul'da kuvvetli fırtına ve sağanak yağış bekleniyor. Saatte 80 kilometreye ulaşması öngörülen rüzgarla birlikte bazı ilçelerde metrekareye 70 kilogram yağış düşeceği tahmin ediliyor. İşte, 13 Ekim 2026 Salı Meteorolojiden meteorolojik uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri..]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da kuvvetli fırtına ve sağanak yağış alarmı: Saatte 80 kilometre rüzgar bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İstanbul için ciddi bir fırtına ve sağanak yağış uyarısında bulundu. Balkanlar üzerinden Türkiye'ye doğru ilerleyen soğuk hava kütlesiyle Orta Akdeniz'den gelen nemli ve yağışlı sistemlerin çarpışması sonucunda, İstanbul başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünde olumsuz hava koşulları yaşanacak. Bugünden itibaren aralıklarla kendini hissettirecek yağışların özellikle gece saatlerinden sonra şiddetini artırması bekleniyor. Bu durum, vatandaşların günlük yaşamlarında ciddi aksaklıklara yol açabilecek nitelikte değerlendiriliyor.</p><p><b>ÇARŞAMBA SABAHINDAN İTİBAREN FIRTINA ETKİSİNİ GÖSTERECEK</b></p><p>Meteorolojik verilere göre bugün İstanbul genelinde görülecek aralıklı yağışlar, gece saatlerinden itibaren giderek güçlenecek. Asıl kritik süreç ise çarşamba günü saat 09.00 itibarıyla başlayacak. Bu saatten sonra kuvvetli fırtınayla birlikte aralıklı sağanak yağışlar kenti etkisi altına alacak. Rüzgarın saatte 50 ila 80 kilometre hıza ulaşması öngörülüyor ki bu seviye, özellikle açık alanlarda, sahil şeritlerinde ve yüksek katlı binalarda ciddi riskler oluşturabilecek düzeyde. Fırtınanın perşembe günü öğle saatlerine kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. Bu nedenle yaklaşık 36 saatlik bir süre boyunca İstanbul'da olumsuz hava koşullarının hakim olacağı değerlendiriliyor. Vatandaşların bu süre zarfında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları ve özellikle deniz kenarından uzak durmaları tavsiye ediliyor.</p><p><b>AVRUPA VE ANADOLU YAKASINDA RİSK ALTINDAKİ İLÇELER BELİRLENDİ</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, kuvvetli yağışın en çok etkileyeceği ilçeleri de tek tek açıkladı. Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta kesimlerinde yer alan Çatalca, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Başakşehir, Esenyurt ve Büyükçekmece ilçeleri yoğun yağışın doğrudan etkisinde kalacak bölgeler arasında gösteriliyor. Anadolu Yakası'nda ise doğu kesimde bulunan Maltepe, Kartal, Sultanbeyli, Pendik, Tuzla ve Şile ilçeleri benzer şekilde risk altında bulunuyor. Bu ilçelerde metrekareye 40 ila 70 kilogram arasında yağış düşmesi bekleniyor. Söz konusu rakamlar, kısa sürede ciddi su baskınlarına, alt geçitlerde birikimlere ve trafik akışında büyük aksamalara neden olabilecek düzeyde. Özellikle altyapı sorunları yaşanan bölgelerde sel ve taşkın riski göz ardı edilemeyecek boyutta.</p><p><b>DİĞER İLÇELERDE DE YAĞIŞ ETKİLİ OLACAK</b></p><p>Fırtınanın en şiddetli hissedileceği ilçeler dışında kalan İstanbul'un diğer bölgelerinde de yağış etkisiz kalmayacak. Bu ilçelerde metrekareye 20 ila 40 kilogram arasında yağış düşmesi öngörülüyor. Her ne kadar bu miktar, risk altındaki ilçelere kıyasla daha düşük görünse de yine de günlük hayatı olumsuz etkileyecek seviyede. Özellikle sabah ve akşam saatlerindeki yoğun trafikte sürücülerin dikkatli olması büyük önem taşıyor. Yaya geçitlerinde ve eğimli sokaklarda su birikintileri oluşabileceğinden vatandaşların yürürken de dikkatli olmaları gerekiyor. Fırtına ve sağanak yağışın perşembe öğle saatlerinden sonra yavaş yavaş etkisini kaybetmesi bekleniyor ancak o zamana kadar tüm İstanbul'un temkinli hareket etmesi büyük önem taşıyor.</p><p><b>13 EKİM 2026 SALI METEOROLOJİDEN GÜNCEL HAVA DURUMU TAHMİNLERİ! İL İL AÇIKLANDI</b></p><p><b>13 Ekim 2026 Salı günü için Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre önümüzdeki 24 saat: </b>Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzeybatısı ve Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Marmara ve Ege'nin batı kesimleri, Akdeniz'in batı kıyıları ve Şanlıurfa çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu'da toz taşınımının görüleceği tahmin ediliyor.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Hava sıcaklıklarının yurt genelinde 1-3 derece azalacağı, iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri civarında, yurdun doğusunda normallerinin 2-4 derece altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Rüzgarın genellikle güneyli, Trakya'da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN UYARILAR</strong></p><p colspan="2"><b>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</b> Yapılan son değerlendirmelere göre bugün ve gece saatlerinde beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların Marmara'nın batısı (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir'in kuzey ve batısı) ve Ege'nin Kıyı kesimleri (İzmir, Manisa'nın batı ilçeleri, Aydın, Muğla) ile Şanlıurfa çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p><p colspan="2"><b>TOZ TAŞINIMI UYARISI: </b>Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun güneydoğu kesimlerinde halen etkili olan Suriye kaynaklı toz taşınımının öğle saatlerine kadar Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Malatya ve Elazığ çevrelerinde yer yer yoğun olmak üzere devam etmesi beklendiğinden hava kalitesinde azalma, yağışa olan yerlerde çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN BÖLGELERİMİZDE HAVA DURUMU</strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin batısında yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>BURSA °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İSTANBUL °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KIRKLARELİ °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Ege'nin batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>DENİZLİ °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İZMİR °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MANİSA °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MUĞLA °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Parcalı ve çok bulutlu, batı kıyılarında gece saatlerinde yerel kuvvetli olmak üzere, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunda toz taşınımının görüleceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ADANA °C, 28°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ANTALYA °C, 25°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, batı kıyılarında yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>BURDUR °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>HATAY °C, 27°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzeybatısının aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ÇANKIRI °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KONYA °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>BOLU °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DÜZCE °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KASTAMONU °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>AMASYA °C, 27°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>RİZE °C, 25°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>SAMSUN °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>TRABZON °C, 25°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>ERZURUM °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KARS °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MALATYA °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>VAN °C, 17°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ş.Urfa çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Bölge genelinde toz taşınımının görüleceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MARDİN °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, batısında yer yer kuvvetli olmak üzere, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>SİİRT °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Kuzey Ege'de fırtına; Batı Karadeniz'in batısında fırtınamsı rüzgar bekleniyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, batısı ile akşam saatlerinde doğusu sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz'de batı ve güneybatıdan, batısı kuzeybatıdan, gece saatlerinden itibaren geneli doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5, yer yer 6, batısı 7; Doğu Karadeniz'de batı ve kuzeybatıdan, doğusu güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, batısı yer yer 2,5 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 2 ila 4, yer yer 5, öğle saatlerinden itibaren 4 ila 6 kuvvetinde, Dalga: 0,5 ila 1,5 m, yer yer 2,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, zaman zaman kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey Ege'de doğu ve kuzeydoğudan, güneyi güneydoğudan 3 ila 5, akşam saatlerinde 4 ila 6, kuzeyi 5 ila 7, sabah saatlerinden itibaren 6 ila 8; Güney Ege'de güney ve güneydoğudan 3 ila 5, yer yer 6 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Görüş: İyi yağış anında orta.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Akdeniz'de güney ve güneydoğudan, akşam saatlerinde güneyi güneybatıdan 3 ila 5; Doğu Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, öğle saatlerinde batı ve güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga; 0,25 ila 0,50 m, Görüş: İyi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/istanbulda-kuvvetli-firti-964_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295310</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cocuklara-yonelik-sosyal-medya-duzenlemesi-bakan-goktas-ayrintilari-anlatti-295310</link>
      <pubDate>2026-10-13T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi... Bakan Göktaş ayrıntıları anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "15-18 yaş arasında önemli noktalar var. Bazı uygulamalar olmayacak. 'Ekran kaydırma', 'sürekli başa kaydırma' olmayacak. " dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi... Bakan Göktaş ayrıntıları anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin yönetmelikte her şeyin net bir biçimde ortaya konduğunu belirten Göktaş, sosyal medyada yalnızca e-Devlet üzerinden 15 yaşını doldurduğunu doğrulayan kullanıcıların hesap açabileceğini söyledi.</p><p>Göktaş, düzenleme kapsamında 31 Mart 2027 tarihine kadar geçici hükümle uyum sürecinin olacağını bildirerek, "Bu tarihten sonra artık doğrulama sistemine geçeceğiz. Ondan sonra bizim verdiğimiz 'token'lerle giriş yapabilecek. 15-18 yaş arasında önemli noktalar var. Mesela bazı uygulamalar olmayacak. Ekran bağımlılığı unsuru oluşturan 'ekran kaydırma', 'sürekli başa kaydırma' olmayacak. Buna ek olarak ekran kopyası yani 'ekran kaydı' yapılamayacak ve canlı yayın açamayacaklar. Ayrıca 'çocuğa sadece takip ettiği hesapların mesaj gönderebilmesi' ve 'görüldü bilgisinin kapatılması' gibi düzenlemeler getirildi." ifadelerini kullandı.</p><p>Düzenleme ile 18 yaşına kadar çocukları sosyal medya ortamından korumuş olacaklarını dile getiren Göktaş, yönetmeliğin diğer ülkelere göre daha net olduğunu kaydetti.</p><p><strong>"HEM HESAP AÇILIŞINDA HEM KULLANIM SÜRECİNDE DOĞRULAMA MEKANİZMASI UYGULANACAK"</strong></p><p>Türkiye'de e-Devlet gibi güçlü bir sistemin bulunduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>"Yeni düzenlemeye göre sosyal medya platformlarında ilk kez hesap açmak isteyen kullanıcılar yaş doğrulaması için e-Devlet sistemine yönlendirilecek. Kullanıcı, e-Devlet üzerinden yaşına ilişkin bilgiyi doğrulayan dijital bir kod alacak. Bu kod aracılığıyla yaş doğrulama işlemini tamamlayarak sosyal medya platformunda hesap oluşturabilecek. Yaş doğrulaması yalnızca hesap açılışıyla sınırlı kalmayacak. Sosyal medya platformları, hizmet sunumu devam ederken kendi teknolojik yöntemleriyle kullanıcıların yaşlarını tahmin etmeyi ve gerekli kontrolleri yapmayı sürdürecek.</p><p>Bir hesabın 15 yaşından küçük bir çocuk tarafından kullanıldığına ilişkin şüphe oluşması durumunda ise platform, söz konusu hesabı geçici olarak askıya alacak ve kullanıcıyı yeniden e-Devlet üzerinden yaş doğrulaması yapmaya yönlendirecek. Böylece çocukların sosyal medya ortamındaki risklerden korunması amacıyla hem hesap açılışında hem de kullanım sürecinde iki aşamalı ve sürekli bir yaş doğrulama mekanizması uygulanacak."</p><p><strong>"ÇOCUKLARIN SÜREKLİ REKLAMA MARUZ KALMAMASI DA DÜZENLEMEMİZİN BİR PARÇASI"</strong></p><p>Bakan Göktaş, düzenlemede çift taraflı kontrol mekanizmasının olacağını da belirterek, "Diyelim ki çocuk babasının, annesinin hesabıyla giriyor. Sosyal medya platformları da zaman zaman tekrar yönlendirme yapabilecek. Yani bir yandan onlar bir yandan biz kontrol edeceğiz. Burada amacımız, kontrolü maksimum seviyede sağlamak. Sadece sosyal medya platformlarına emanet etmiyoruz, kendimiz kontrol ediyoruz. Veri tamamen e-Devlet üzerinden oluşacak." diye konuştu.</p><p>Çocuklarda ekran bağımlılığı oluşturan "sürekli başa kaydırma", "ekran kaydırma" gibi özelliklerin kaldırılmasının, ailelerin talebi olduğuna dikkati çeken Göktaş, şöyle devam etti:</p><p>"1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek ama tabii bir uyum süreci geçiriyoruz. 31 Mart 2027'ye kadar da bir geçici hükümle uyum süreci veriyoruz. Biz bu sosyal medya platformlarıyla sıkı sıkı bilgilendirme yaptık. Amacımız, burada çocukları korumak ve özellikle bağımlılık oluşturan yapılardan uzaklaştırmak. Tasarım aşamasında biz 'çocuk dostu bir ekosistem' bir yapı oluşturmak istiyoruz. Çünkü en başında bu ekran kaydırma yoktu. Onlar sonradan geliştirildi. Başa sarma yoktu, algoritmalar mesela... Çocukların sürekli reklama maruz kalmaması da düzenlememizin bir parçası."</p><p><strong>"ÖZLALE, BİR DOSYA NUMARASI VEREREK, BUNUN BABAMA AİT OLDUĞUNUN İFTİRASINI ATTI"</strong></p><p>Bakan Göktaş, Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin fon soruşturması ile ilgili kendisine yönelik iddiasına ilişkin de şu ifadeleri kullandı:</p><p>"'Bu bilgiye nasıl bu kadar hızlı ulaştınız?' diye soruyorlar. Ümit Özlale, basın toplantısında bir dosya numarası vererek, bunun babama ait olduğunun iftirasını attı. Ben de ancak onun açıkladığı dosya numarası üzerinden dosyanın babama ait olup olmadığını teyit edebildim. Asıl sorulması gereken soru şudur, ben aileme yönelik bir iddiayı doğrulamak için bile sınırlı bilgiye erişebilirken onlar soruşturma dosyalarının numaralarına kadar bu bilgilere nereden ve nasıl ulaştılar, benim erişemediğim bilgilere onlar nasıl eriştiler?"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/cocuklara-yonelik-sosyal--732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295309</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-avrupa-parlamento-baskanlari-konferansina-katilmak-icin-italyaya-gidecek-295309</link>
      <pubDate>2026-10-13T13:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı'na katılmak için İtalya'ya gidecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İtalya'da gerçekleştirilecek Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı'na katılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı'na katılmak için İtalya'ya gidecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, konferans, İtalya'nın başkenti Roma'da, İtalya Temsilciler Meclisinde 14-16 Ekim'de gerçekleştirilecek.</p><p>Konferansta, "Dirençli Demokrasiler: Hibrit Tehditlere Karşı Birlikte", "Yapay Zeka ve İşgücü Piyasası" ile "Kurallara Dayalı Uluslararası Düzenin Yenilenmesi - Çağdaş Krizlere Yanıt Vermede Parlamentoların Rolü" başlıklı oturumlar yapılacak.</p><p>Konferans kapsamında katılımcılara hitap edecek Kurtulmuş'un, küresel ve bölgesel krizlere yönelik Türkiye'nin stratejik yaklaşımlarını aktarması, dünyadaki kriz ve çatışmalara çözüm üretebilecek yeni, adil bir küresel mimarinin inşa edilmesine ilişkin çağrıda bulunması bekleniyor.</p><p>Kurtulmuş'un, konferans marjında İtalya Temsilciler Meclisi Başkanı Lorenzo Fontana ve İtalya Senatosu Başkanı Ignazio La Russa'nın yanı sıra bazı ülkelerin parlamento temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi öngörülüyor.</p><p>Ayrıca Kurtulmuş, Türkiye'nin Roma Büyükelçiliğinde Türk toplumuyla da bir araya gelecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/tbmm-baskani-kurtulmus-av-713_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295308</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katar-emiri-al-sani-gazzede-yasananlar-soykirimdir-failleri-hesap-vermelidir-295308</link>
      <pubDate>2026-10-13T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katar Emiri Al Sani: Gazze'de yaşananlar soykırımdır, failleri hesap vermelidir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Gazze Şeridi'nde yaşananların tartışmasız bir soykırım olduğunu belirterek, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katar Emiri Al Sani: Gazze'de yaşananlar soykırımdır, failleri hesap vermelidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar Şura Meclisinin 55. dönem açılışında konuşan Al Sani, ülkesinin iç ve dış politikasına, bölgesel gelişmelere, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına ve Hürmüz Boğazı'ndaki krizin ekonomiye etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Filistin meselesinin Katar'ın öncelikleri arasında yer almaya devam ettiğini vurgulayan Al Sani, "Gazze Şeridi'nde yaşananlar hiç şüphesiz bir soykırımdır ve faillerinin hesap vermekten kaçmasına izin verilmemelidir." sözlerini kullandı.</p><p>Al Sani, İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırgan uygulamalarının sürmesinden duyduğu endişeyi dile getirerek, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının İsrail ordusunun koruması altında gerçekleştirildiğini vurguladı.</p><p>Mescid-i Aksa'ya yönelik tekrarlanan baskınlara ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarına karşı da uyarıda bulunan Al Sani, ülkesinin Filistin meselesindeki tutumunun değişmediğini ve değişmeyeceğini kaydetti.</p><p><strong>"DİYALOG VE BARIŞÇIL ÇÖZÜMLERE BAĞLILIĞIMIZ ÜLKEMİZİ SAVUNMADA TAVİZ VERECEĞİMİZ ANLAMINA GELMEZ"</strong></p><p>İran'ın Katar'a ve Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına da değinen Al Sani, söz konusu saldırıların ülkesinin egemenliğinin, uluslararası hukukun ve iyi komşuluk ilkelerinin açık ihlali olduğunu söyledi.</p><p>Katar'ın anlaşmazlıkların müzakere ve diplomatik yollarla çözülmesini her zaman tercih ettiğini belirten Al Sani, "Diyalog ve barışçıl çözümlere bağlılığımız, ülkemizi savunma konusunda taviz vereceğimiz anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.</p><p>Al Sani, ülkesinin ve bölgenin son aylarda olağanüstü krizlerle karşı karşıya kaldığını, bu süreçte devlet kurumlarının dayanıklılığının bir kez daha ortaya çıktığını kaydetti.</p><p>Yaşanan gelişmelerin Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasındaki işbirliği ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini gösterdiğini dile getiren Al Sani, KİK ülkelerinin güvenliğinin ve egemenliğinin korunmasının taviz verilemeyecek bir mesele olduğunu vurguladı.</p><p><strong>"KÖRFEZ ÜLKELERİNİN GÜVENLİĞİNDEN TAVİZ VERİLEMEZ"</strong></p><p>Al Sani, son dönemde yaşanan gelişmelerin Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasındaki işbirliği ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.</p><p>"Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin güvenliği ve egemenliklerinin korunması taviz verilemeyecek meselelerdir." diyen Al Sani, bölgesel ve küresel güvenliğin birbirine bağlı olduğunu, herhangi bir bölgede yaşanan istikrarsızlığın etkilerinin dünyanın geri kalanından ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti.</p><p>Katar'ın kriz boyunca üç temel sorumluluğu aynı anda üstlendiğini belirten Al Sani, bunları ülkenin egemenliğini korumak, küresel enerji güvenliği ve dünya ekonomisindeki rolünü yerine getirmek ve diplomasi kanallarını açık tutmak olarak sıraladı.</p><p><strong>"HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN KAPATILMASI İHRACATIMIZIN ÖNEMLİ BÖLÜMÜNÜ AKSATTI"</strong></p><p>Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve Ras Laffan'daki enerji tesislerinde meydana gelen hasarın Katar ekonomisine etkilerine değinen Al Sani, söz konusu gelişmelerin ülkenin ihracatının önemli bir bölümünde aksamalara yol açtığını belirtti.</p><p>Katar'ın dünya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte birini karşıladığına dikkati çeken Al Sani, ülkesinin enerji sektöründe yaşanan herhangi bir aksamanın küresel piyasalara ve tüketicilere hızla yansıdığını ve herkesi etkilediğini söyledi.</p><p>Al Sani, Körfez'de ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması, enerji tesisleri ile sivil altyapının korunması için uluslararası çabaların artırılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Al Sani, "Körfez'de ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması, enerji tesisleri ile sivil altyapının korunması için uluslararası çabalar iki katına çıkarılmalıdır." dedi.</p><p>Katar'ın ateşkesin sağlanması ve deniz yollarının yeniden açılmasına yönelik girişimlere katkıda bulunduğunu aktaran Al Sani, bölgesel çatışmaların müzakereler yoluyla çözülmesi çağrısını yineledi.</p><p><strong>KATAR'IN KRİZ KARŞISINDAKİ DÖRT AŞAMALI STRATEJİSİ</strong></p><p>Al Sani, ülkesinin bölgesel kriz karşısında dört temel unsurdan oluşan bir strateji izlediğini belirtti.</p><p>Stratejinin ilk unsurunun savaşa sürüklenmeden ülkeyi kararlılıkla savunmak olduğunu ifade eden Al Sani, ikinci unsurun temel hizmetlerin, tedarik zincirlerinin ve ekonomik faaliyetlerin sürekliliğini korumak olduğunu söyledi.</p><p>Üçüncü unsurun ateşkesin sağlanması ve deniz yollarının açılmasına yönelik çabalara katkıda bulunmak olduğunu aktaran Al Sani, dördüncü unsurun ise tarafları müzakereye teşvik etmek ve görüşmelere dönüş fırsatlarını değerlendirmek olduğunu kaydetti.</p><p>Kriz karşısında temel kamu hizmetlerinde kesintiye gidilmemesi ve kalkınma önceliklerinin değiştirilmemesi yönünde karar aldıklarını belirten Al Sani, ekonomik faaliyetlerin devamlılığını sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.</p><p><strong>"KATAR BU KRİZDEN DAHA DAYANIKLI ÇIKACAK"</strong></p><p>Katar ekonomisinin mevcut kriz karşısında güçlü bir direnç gösterdiğini belirten Al Sani, ülke ekonomisinin 2025 yılında yüksek büyüme oranını koruduğunu ifade etti.</p><p>Kriz öncesinde uygulanan ekonomik politikaların olumsuz etkilerinin bugüne kadar yönetilebilmesini sağladığını kaydeden Al Sani, Katar'ın bu süreçten küresel değişimlere karşı daha dayanıklı ve uyum sağlayabilen bir ülke olarak çıkacağını söyledi.</p><p>Kuzey Sahası'ndaki doğal gaz üretim kapasitesini artırmaya yönelik genişletme çalışmalarının planlandığı şekilde devam ettiğini aktaran Al Sani, ülkesinin ekonomik kalkınma hedeflerinden vazgeçmediğini vurguladı.</p><p>Al Sani, kriz boyunca halkın ihtiyaçlarının karşılanmasını, güvenliğinin sağlanmasını ve ekonomik faaliyetlerin desteklenmesini öncelikli gördüklerini belirtti.</p><p>Al Sani, "Önümüzdeki beş yıl boyunca yaklaşık 221 milyar riyal değerinde bir dizi proje ve yatırım fırsatı paketimiz var; bunlar altyapı projelerini, kamu ve özel sektör ortaklıkları dahil, emlak ve konaklama sektörlerindeki özel sektör yatırımlarıyla birlikte kapsıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Ülke halkı ve Katar'da yaşayan yabancıların son aylardaki gelişmeler karşısında gösterdiği dayanışmayı takdir eden Al Sani, devlet kurumları, silahlı kuvvetler ve güvenlik birimlerinin de krize hazırlıklı ve etkin şekilde müdahale ettiğini söyledi.</p><p>Al Sani, Sudan, Libya, Yemen ve Somali'deki krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimleri desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.</p><p>Al Sani, ülkesinin mevcut krizden küresel gelişmelere karşı daha dayanıklı ve uyum sağlayabilen bir şekilde çıkacağını belirterek, "Bölgemizi güvenli ve istikrarlı tutmak için kardeşlerimiz ve uluslararası ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz." dedi.</p><p><strong>"BÖLGESEL KRİZ NEDENİYLE, YILIN İLK YARISINDA TOPLAM GELİRLERİMİZ YÜZDE 42 AZALDI"</strong></p><p>Katar Emiri Al Sani, bölgede yaşanan kriz nedeniyle bu yılın ilk yarısında toplam gelirlerin yüzde 42, kamu harcamalarının ise yüzde 14 azaldığını, buna rağmen temel hizmetlerin ve kalkınma önceliklerinin korunduğunu söyledi.</p><p>Katar Emiri, başkent Doha'da Katar Şura Meclisinin 55. dönem açılışında ülke ekonomisine ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Al Sani, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve Ras Laffan Sanayi Şehri'ndeki bazı enerji tesislerinin doğrudan zarar görmesinin, Katar'ın ihracatının önemli bir bölümünün aksamasına yol açtığını belirtti.</p><p>Katar'ın dünya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte birini sağladığını ifade eden Al Sani, ülkesini etkileyen gelişmelerin dünya genelindeki piyasalara ve tüketicilere hızla yansıdığını vurguladı.</p><p>Krizin ekonomik etkilerinin ağırlıklı olarak enerji sektöründe yoğunlaştığını kaydeden Al Sani, hidrokarbon dışı sektörlerin büyümeyi sürdürdüğünü ve reel gayrisafi yurt içi hasılaya katkısının yaklaşık yüzde 80'e ulaştığını bildirdi.</p><p><strong>"TEMEL HİZMETLER VE KALKINMA ÖNCELİKLERİ KORUNDU"</strong></p><p>Al Sani, yaşanan bölgesel krizin kamu maliyesine olumsuz yansıdığını belirterek, yılın ilk yarısında toplam gelirlerin yüzde 42, kamu harcamalarının ise yüzde 14 gerilediğini aktardı.</p><p>Ekonomik ivmenin yavaşlamaması için temel hizmetleri azaltmama ve kalkınma önceliklerini değiştirmeme kararı aldıklarını ifade eden Al Sani, kriz öncesinde rezervlerin güçlendirilmesi, kamu borcunun düşürülmesi, bütçenin ihtiyatlı petrol fiyatları esas alınarak hazırlanması ve petrol dışı gelirlerin artırılmasının, krizin etkilerinin şimdiye kadar karşılanmasını sağladığını söyledi.</p><p>Al Sani, bu yaklaşımın mali disiplinin sürdürülmesini, harcamaların verimliliğinin artırılmasını ve programların toplum ile ekonomi üzerindeki gerçek etkilerine göre gözden geçirilmesini gerektirdiğini belirtti.</p><p>Katar ekonomisinin krize güçlü bir zeminde girdiğini dile getiren Al Sani, 2025'te reel büyümenin yüzde 2,9, yıllık ortalama enflasyonun yüzde 0,5 olduğunu ve cari işlemler hesabının fazla verdiğini kaydetti.</p><p>Ülkenin yüksek kredi notlarını koruduğunu ve doğrudan yabancı yatırım stokunun büyümeyi sürdürdüğünü de aktardı.</p><p>Al Sani, hedeflerinin kriz öncesindeki duruma dönmekle sınırlı olmadığını, toparlanmayı ekonomik çeşitlendirmeyi hızlandırmak ve ulusal kapasiteyi güçlendirmek için değerlendirmek istediklerini söyledi.</p><p>Önümüzdeki beş yılı kapsayan proje ve yatırım fırsatlarının değerinin yaklaşık 221 milyar Katar riyali olduğunu bildiren Al Sani, bunların kamu-özel sektör ortaklıkları dahil altyapı projeleri ile özel sektörün gayrimenkul ve konaklama yatırımlarını içerdiğini belirtti.</p><p>Kuzey Sahası'ndaki LNG üretim kapasitesini artırmaya yönelik genişletme çalışmalarının planlandığı şekilde sürdüğünü kaydeden Al Sani, ABD'deki Golden Pass projesinde de önemli ilerleme sağlandığını vurguladı.</p><p>Al Sani, Katar Enerjinin uluslararası yatırımları ve ortaklıklarının genişlediğini; petrokimya, güneş enerjisi ve su güvenliği alanlarındaki çalışmaların sürdüğünü aktardı.</p><p>Katar'ın 2026 Gıda Sistemlerinin Dayanıklılığı Endeksi'nde bölgesel düzeyde ilk sırada yer aldığını belirten Al Sani, yerel tarımsal üretimin desteklenmesine, depolama ve taşımacılığın geliştirilmesine ve israfın azaltılmasına devam edildiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/katar-emiri-al-sani-gazze-625_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.295307</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/what-is-gobeklitepe-location-age-and-why-it-matters-295307</link>
      <pubDate>2026-10-13T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[What is Göbeklitepe? Location, age and why it matters]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Located near Şanlıurfa in southeastern Türkiye, Göbeklitepe is one of the most remarkable archaeological sites in human history. Dating back approximately 12,000 years, the site is known for its monumental stone structures and the animal figures carved into them. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[What is Göbeklitepe? Location, age and why it matters]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 3[]"><b>Dating to the Pre-Pottery Neolithic Period, Göbeklitepe has contributed to the reassessment of long-held views about the Neolithic period by demonstrating that hunter-gatherer communities were capable of constructing large and complex structures.</b></p><p>So, where is Göbeklitepe, how old is it, and when was it discovered? What do the T-shaped stones at the site tell us, and why is Göbeklitepe so important? The following article explores Göbeklitepe's history and significance, followed by a series of questions and answers.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbeklitepe2-13102026761ab9a6.jpg"/><b>WHY GOBEKLITEPE SO IMPORTANT?</b><p></p><p>In an interview with Anadolu Agency (AA) in September, Göbeklitepe Excavation Director Prof. Dr. Necmi Karul stated that excavations, which began at Göbeklitepe in 1995, had revealed monumental structures dating to the Neolithic period.</p><p><b>KARUL'S REMARKS CAN BE SUMMARİSED AS FOLLOWS:</b></p><ul data-spread="true"><li><p>Excavations uncovered settlement layers representing a period of approximately 1,500 years, dating from around 9600 BC to 8200 BC.</p></li><li><p>The presence of public buildings at Göbeklitepe, including dwellings where people carried out their daily activities, showed that the site had been used as a settlement, rather than solely as a place associated with beliefs where people gathered.</p></li><li><p>Göbeklitepe's most important distinction is that it has stimulated further research into this period. Among its most significant features are the monumental structures, the T-shaped standing stones within them and, more importantly, the symbols carved into these stones. Taken together, these elements demonstrate the advanced capabilities of the communities living 12,000 years ago in architecture, technology and art.</p></li></ul><p><strong>AGRICULTURE AND ANIMAL HUSBANDRY WERE NOT THE CAUSES OF SEDENTARY LIFE, BUT ITS CONSEQUENCES</strong></p><p>Karul explained that findings from research conducted at Göbeklitepe and contemporary sites as part of the Taş Tepeler Project had led to conclusions that challenged previous assumptions about life during this period. The research showed that communities living as hunter-gatherers had adopted a settled way of life. Karul emphasised that these communities had not yet adopted agriculture or animal husbandry when they began living in permanent settlements. He also noted that Göbeklitepe provides evidence of the more effective use of surrounding resources alongside the adoption of a settled lifestyle.</p><p><b>Drawing attention to evidence of attempts to cultivate plants and domesticate animals during the later stages of the period, Karul continued:</b></p><p>"We see that they began cultivating plants and domesticating animals immediately after adopting a settled way of life. Therefore, the process that began with sedentary life at Göbeklitepe and similar sites occupies an important place in the history of archaeology, as it is also where we see the beginning of a productive way of life, one of the most important foundations of today's social order."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbeklitepekarahantep-13102026693c4a77.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Excavations at Göbeklitepe and Karahantepe have uncovered sculptures dating back thousands of years.</p><p><strong>WHAT MAKES GÖBEKLİTEPE SO IMPORTANT?</strong></p><p>Karul's other comments in the interview were as follows:</p><ul data-spread="true"><li><p><b>What makes Göbeklitepe so important, </b>attracting the interest of a large part of society and worldwide attention, is that it has laid bare how mistaken our perspective on and perception of the past have been. In other words, it has confronted us with this reality.</p></li><li><p>We understand that sites such as Göbeklitepe have fundamentally changed the perception that past societies were primitive and underdeveloped.</p></li><li><p>Göbeklitepe has shown us that the people who lived here 12,000 years ago belonged to communities capable of constructing monumental architecture, gathering to hold assemblies inside these structures, and carving scenes featuring predominantly animal figures onto standing stones. Through these scenes, they made certain mythological stories part of their lives.</p></li><li><p>It has shown that people living at Göbeklitepe 12,000 years ago had artists and storytellers whose abilities were in no way inferior to those of people in today's societies. They also had artisans capable of carving stories onto standing stones, as well as architects and master builders who designed and constructed these buildings. We can say that Göbeklitepe has also confronted us with how dismissive our present-day perspective has been towards the past.</p></li></ul><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/insanheykeli1-13102026d0cbcc56.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Excavations across a vast area stretching from Göbeklitepe to Karahantepe, Sayburç and Sefertepe have also uncovered three-dimensional human sculptures.</p><p><strong>IT CHANGED THE WAY HISTORY IS WRITTEN</strong></p><ul data-spread="true"><li><p>While agriculture and animal husbandry were traditionally considered the reasons people adopted a settled way of life, Göbeklitepe and contemporary sites are among the foremost examples demonstrating that settlement preceded agriculture and animal husbandry, rather than resulting from them.</p></li><li><p>School textbooks have also conveyed the perception that the lives of people 12,000 years ago were limited to the struggle for survival. There was a widespread perception that people lived in caves and endured difficult conditions. We can confidently say that Göbeklitepe demonstrates how far removed this perception is from reality, showing that the skills and achievements of people living 12,000 years ago were highly advanced in many respects, including technology and architecture.</p></li></ul><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbekliteppeinan-1310202665d29dce.jpg"/><p><b><font color="#990000" size="4">GOBEKLITEPE: QUESTİONS AND ANSWERS</font></b></p><p><b>Where Is Göbeklitepe?</b></p><p>Göbeklitepe is located in southeastern Türkiye, approximately 18 kilometres northeast of the city of Şanlıurfa, near Örencik village. The archaeological site lies on a limestone plateau in the Germuş Mountains. The region where Göbeklitepe is situated is part of Upper Mesopotamia, an area that witnessed significant changes during the Neolithic period. According to UNESCO, the region is one of the geographical areas where the world's earliest farming communities emerged.</p><p><b>How Old Is Göbeklitepe?</b></p><p>Göbeklitepe dates back approximately 12,000 years. According to the UNESCO World Heritage Centre, the monumental structures at the site were built by hunter-gatherer groups between 9600 BC and 8200 BC, during the Pre-Pottery Neolithic Period.</p><p>The site does not consist of a single structure built at one point in time. It contains structures dating to different periods and evidence of different phases of use.</p><p>According to the Ministry of Culture and Tourism of Türkiye, notable features of the site include circular and oval structures reaching approximately 30 metres in diameter, with large T-shaped stones positioned at their centres.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbeklitepedomuz-1310202613d03804.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">The boar sculpture discovered at Göbeklitepe in 2023.</p><p><b>How Was Göbeklitepe Discovered?</b></p><p>Göbeklitepe is an archaeological site in southeastern Türkiye, near Örencik village in Şanlıurfa, dating back approximately 12,000 years. It was first identified in 1963 during surveys conducted as part of joint research into southeastern Anatolia by the universities of Istanbul and Chicago. The site was recorded as the <b>"V52 Neolithic Settlement.</b>" However, its archaeological significance was not fully understood at the time.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbeklitepe1-1310202642a792c0.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Klaus Schmidt</p><p>In 1986, a farmer named <b>Şavak Yıldız</b> discovered a sculpture while ploughing his field. According to information reported by <b>Anadolu Agency,</b> this find played an important role in the development of research at Göbeklitepe. German archaeologist Klaus Schmidt subsequently visited the site in 1994. Excavations began in 1995 through a collaboration between the Şanlıurfa Museum and the German Archaeological Institute.</p><p>The excavations revealed monumental structures featuring T-shaped standing stones and animal reliefs. Dating back approximately 12,000 years, these structures made Göbeklitepe one of the important archaeological sites for understanding the Neolithic period. Göbeklitepe was inscribed on the UNESCO World Heritage List in 2018.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/insanhekyeli-13102026e3442f0c.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Last year, excavations at Göbeklitepe unearthed a human sculpture placed on its back inside a wall, which is thought to have been an offering.</p><p><b>What Do the T-Shaped Pillars Mean?</b></p><p>Göbeklitepe dates back to the Pre-Pottery Neolithic Period. Its most striking features are monumental circular, oval and rectangular structures containing T-shaped limestone pillars.</p><p>According to UNESCO, some of the T-shaped pillars reach up to 5.50 metres in height. Considered abstract representations of the human form, some of these pillars feature reliefs depicting wild animals.</p><p>The discovery of smaller, non-monumental structures near the site has provided new evidence that Göbeklitepe consisted of more than monumental buildings alone. UNESCO states that these structures are considered possible dwellings.</p><p><b>What Does Göbeklitepe Tell Us?</b></p><p>The most striking finds uncovered during excavations at Göbeklitepe are the large T-shaped limestone pillars. Their surfaces feature reliefs depicting foxes, wild boars, snakes, vultures and other wild animals.</p><p>UNESCO states that these depictions provide important insights into the ways of life and belief systems of the people who lived in Upper Mesopotamia thousands of years ago.</p><p>Some of the pillars feature an abstract representation of the human form. Details associated with the human body, including arms, hands, belts and clothing, provide important evidence that these structures were more than simple blocks of stone.</p><p><b>Who Lived at Göbeklitepe?</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbeklitepe2-13102026761ab9a6.jpg"/><p>The communities living in the region when Göbeklitepe was built followed a hunter-gatherer way of life.</p><p>This is crucial to understanding the significance of Göbeklitepe. In the past, it was widely believed that monumental architecture developed only after settled, farming societies with large populations had emerged.</p><p>However, the structures at Göbeklitepe have shown that hunter-gatherer communities were also capable of organising large-scale collective efforts and using advanced techniques in stoneworking and architecture. UNESCO also considers the site evidence of an important historical period during which the transition from hunter-gatherer ways of life to the earliest farming communities took place.</p><p><b>Why Is Göbeklitepe Important?</b></p><p>The significance of Göbeklitepe lies in more than its great age. Its importance stems primarily from the new insights it provides into the social organisation, architectural capabilities and belief systems of people who lived approximately 12,000 years ago.</p><p>The monumental structures at Göbeklitepe required hunter-gatherer communities to extract and work large stone blocks, position them within a defined architectural arrangement and construct buildings on a large scale.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/gbeklitepe3-1310202689a6fc04.jpg"/><p>UNESCO considers Göbeklitepe one of the earliest examples of monumental architecture in human history. The extraction and transportation of the T-shaped pillars, as well as the construction of the buildings, provide important evidence of the architectural and engineering capabilities of the period.</p><p><b>More importantly, Göbeklitepe sheds light on the period of profound transformation between hunter-gatherer ways of life and the emergence of the earliest farming communities.</b></p><p>For this reason, Göbeklitepe goes beyond answering the question, "What were people doing 12,000 years ago?" The site provides an important archaeological resource for understanding how people organised themselves, the purposes for which they gathered, how their beliefs took shape and the social conditions that enabled them to construct large-scale structures.</p><b>How to get to Göbeklitepe from Istanbul</b><br>Göbeklitepe is located about 18 kilometers northeast of Şanlıurfa city center, near Örencik village in southeastern Türkiye. Visitors traveling from Istanbul can fly to Şanlıurfa and continue to the archaeological site by car or taxi. The site can also be reached from Şanlıurfa city center by public transport. Travelers should check current flight schedules and local transport services before setting out.<br><b>How to get to Göbeklitepe from Şanlıurfa</b><br>Göbeklitepe is approximately 18 kilometers from Şanlıurfa city center. Visitors can travel to the site by car or taxi, or check the Şanlıurfa Metropolitan Municipality's official transport information for public bus services. Bus routes and departure times may change, so it is advisable to confirm the latest timetable before visiting.<br><b>Göbeklitepe visiting hours and tickets</b><br>Göbeklitepe is listed as open every day by Türkiye's Ministry of Culture and Tourism. The official museum website currently lists opening hours of 8:30 a.m. to 5:30 p.m., with the ticket office closing at 5:00 p.m. Seasonal hours may differ, so visitors <a href="https://muze.gov.tr/muze-detay?DistId=SGT&amp;SectionId=SGT01">should check the official listing before their visit.</a><br><p><br></p><b>FOR MORE STORİES AND DİSCOVERİES, YOU CAN ALSO CHECK OUT THE ARTİCLES ON OUR <response-element ng-versİon="0.0.0-PLACEHOLDER"><lİnk-block _nghost-ng-c1141727722=""><a href="https://discover.yirmidort.tv/discover/archaeology">ARCHAEOLOGY PAGE</a></lİnk-block></response-element>.</b>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/13/what-is-gobeklitepe-locat-497_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>