﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulu-saganak-vurdu-meteoroloji-vatandaslari-uyardi-sel-riski-var-mi-297976</link>
      <pubDate>2026-11-02T23:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'u sağanak vurdu, meteoroloji vatandaşları uyardı! Sel riski var mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul için kuvvetli sağanak uyarısı yapıldı. Su baskını, ani sel ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlar uyarıldı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'u sağanak vurdu, meteoroloji vatandaşları uyardı! Sel riski var mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 2 saatlik periyotta İstanbul çevrelerinde yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Su baskını, ani sel ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/istanbulu-saganak-vurdu-m-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ahmet-nazif-zorlu-hayatini-kaybetti-297975</link>
      <pubDate>2026-11-02T23:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<article><p lang="tr" id="id__57jnsx12eku" data-testid="tweetText">Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti</p></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/ahmet-nazif-zorlu-hayatin-574_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-partiden-3-kasimin-yil-donumunde-duygu-dolu-paylasim-zor-diye-geri-donmedik-birlikte-ya-297974</link>
      <pubDate>2026-11-02T22:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti'den 3 Kasım'ın yıl dönümünde duygu dolu paylaşım! "Zor diye geri dönmedik, birlikte yazacağımız daha çok sayfa var"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, partinin 3 Kasım 2002'de iktidara gelişinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yazılan hikayenin her sayfasında emek, cesaret ve mücadele bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti'den 3 Kasım'ın yıl dönümünde duygu dolu paylaşım! "Zor diye geri dönmedik, birlikte yazacağımız daha çok sayfa var"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, partinin 3 Kasım 2002'de iktidara gelişinin yıl dönümüne ilişkin NSosyal hesabından bir paylaşım yaptı.</p><p>Acar paylaşımında, "Biz, bu yola çıkarken, uzun bir yol olduğunun, menzili çok olan ve geçidi olmayan bir yol olduğunun, derin sulardan geçileceğinin idraki, şuuru ve bilinciyle çıktık. Kolay olacağını beklemedik, zor diye geri dönmedik" ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/ssstwitter-021120260ed6cce2.mp4" type="video/mp4"></video><p><strong>ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE YAZILAN HİKAYE</strong></p><p>Acar, "3 Kasım 2002'den bugüne, Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletimizle birlikte yazdığımız bu hikayenin her sayfasında emek, cesaret ve mücadele var" dedi.</p><p>Türkiye'nin AK Parti'si için "Türkiye kitabı" benzetmesini yapan Acar, "İşte bu yüzden bir Türkiye kitabıdır. Birlikte yazacağımız daha çok sayfa var" ifadeleriyle paylaşımını tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/ak-partiden-3-kasimin-yil-322_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/aci-haber-vandan-geldi-uzman-cavus-sahin-gorevi-basinda-sehit-oldu-297973</link>
      <pubDate>2026-11-02T21:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Acı haber Van'dan geldi... Uzman Çavuş Şahin görevi başında şehit oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Van'da görev yapan Piyade Uzman Çavuş Oğuz Şahin, görevi başında rahatsızlanarak şehit oldu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Acı haber Van'dan geldi... Uzman Çavuş Şahin görevi başında şehit oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van'da görev yapan Piyade Uzman Çavuş Oğuz Şahin, görevi başında rahatsızlanarak şehit oldu.</p><article></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/aci-haber-vandan-geldi-uz-655_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kktc-6-aralikta-sandik-basina-gidecek-297972</link>
      <pubDate>2026-11-02T20:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KKTC 6 Aralık'ta sandık başına gidecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) seçmenler, Cumhuriyet Meclisi üyeleri ile yerel yönetimleri belirlemek üzere 6 Aralık'ta sandık başına gidecek. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KKTC 6 Aralık'ta sandık başına gidecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerinden derlenen bilgilere göre, 6 Aralık'ta yapılacak çifte seçimle, KKTC Cumhuriyet Meclisi'nin 50 üyesi, 18 belediye başkanı, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve ihtiyar heyetleri belirlenecek.</p><p>Yaklaşık 225 bin seçmenin bulunduğu ülkede, YSK'ye Cumhuriyet Meclisi milletvekilliği için başvuran 8 partinin 400 geçici adayı ile 8 bağımsız geçici adayı kamuoyuna açıklandı.</p><p>YSK'nin gerekli inceleme ve itiraz değerlendirmelerinin ardından 6 Aralık'ta yapılacak meclis ve yerel seçimler için kesin aday listelerini 9 Kasım'da ilan etmesi bekleniyor.</p><p>Seçimlere, KKTC'de faaliyet gösteren Ulusal Birlik Partisi (UBP), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Demokrat Parti (DP), Yeniden Doğuş Partisi (YDP), Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Halkın Partisi (HP), Bağımsızlık Yolu ile Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi'nin (TAM Parti) katılacağı duyuruldu.</p><p>Cumhuriyet Meclisi'ndeki 50 sandalyenin dağılımı, yüzde 5 ülke barajının aşılması ve nispi temsil sistemine göre belirleniyor.</p><p>50 sandalyenin ilçelere göre dağılımı ise Lefkoşa 16, Gazimağusa 12, Girne 12, İskele 5, Güzelyurt 3 ve Lefke 2 milletvekili şeklindedir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/kktc-6-aralikta-sandik-ba-464_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kremlinden-turk-devletleri-teskilati-hamlesi-kokleri-turk-olan-halklarimiz-var-297971</link>
      <pubDate>2026-11-02T20:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kremlin'den Türk Devletleri Teşkilatı hamlesi! "Kökleri Türk olan halklarımız var"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu. Peskov "Rusya'da kökleri Türk olan halkların yaşadığı çok sayıda bölge bulunuyor. Dolayısıyla Rusya'nın TDT'nin çalışmalarına katılması mantıklı olacak. Burada, Rusya'nın belirli bölgelerinin değil, Rusya'nın katılması söz konusudur." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kremlin'den Türk Devletleri Teşkilatı hamlesi! "Kökleri Türk olan halklarımız var"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.</p><p><b>TOKAYEV: RUSYA TEŞKİLATA KATILMAK İÇİN ADIMLAR ATMALI</b></p><p>Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, "Rusya'nın da Türk Devletleri Teşkilatı'na (TDT) katılması için adımlar atılması gerektiği" yönündeki açıklamasını da değerlendiren Peskov, resmi bir davetin gelmediğini, bu konunun Kazakistan ile temaslarında gündeme geleceğini söyledi.</p><article><b>"KÖKLERİ TÜRK OLAN ÇOK SAYIDA HALK YAŞIYOR, KATILABİLİRİZ"</b><p>Peskov, "Rusya'da kökleri Türk olan halkların yaşadığı çok sayıda bölge bulunuyor. Dolayısıyla Rusya'nın TDT'nin çalışmalarına katılması mantıklı olacak. Burada, Rusya'nın belirli bölgelerinin değil, Rusya'nın katılması söz konusudur." ifadelerini kullandı.</p></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/kremlinden-turk-devletler-352_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/seul-yonetiminde-sizinti-alarmi-168-ust-duzey-yetkili-ve-gazetecinin-kisisel-verileri-inte-297970</link>
      <pubDate>2026-11-02T20:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Seul yönetiminde sızıntı alarmı: 168 üst düzey yetkili ve gazetecinin kişisel verileri internete düştü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Kore'de Devlet Başkanı Lee ve hükümet yetkilileri dahil 168 kişinin pasaport bilgileri sızdırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Seul yönetiminde sızıntı alarmı: 168 üst düzey yetkili ve gazetecinin kişisel verileri internete düştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile devlet başkanlığı ve dışişleri bakanlığı personelinin de aralarında bulunduğu 168 kişinin pasaport bilgilerinin internete sızdırıldığı bildirildi.</p><p>Yonhap ajansının, Kore Yayın Kurumu&#39;na (KBS) dayandırdığı haberine göre, hazirandaki Avrupa ziyareti kapsamında Lee&#39;nin resmi uçağında bulunan kişilerin bilgilerinin yer aldığı liste, ücretli bir internet sitesinde yayımlandı.</p><p>Listede, Lee&#39;nin yanı sıra devlet başkanlığı, dışişleri bakanlığı personeli ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu 168 kişinin, Korece ve İngilizce ad soyadları, bağlı bulunduğu kurum ve mevki, doğum tarihleri, pasaport numaraları ve pasaportların geçerlilik sürelerine ilişkin kişisel bilgilerin yer aldığı belirtildi.</p><p>Devlet Başkanlığı Sarayı Cheong Wa Dae&#39;den yapılan açıklamada, söz konusu listenin içeriğinden daha önce haberdar olunduğu, dışişleri bakanlığı dahil ilgili kurumların gerekli önlemleri aldığı ifade edildi.</p><p>Açıklamada ayrıca, durumun son derece ciddiye alındığı ve kapsamlı soruşturma yürütüldüğü belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/seul-yonetiminde-sizinti--177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/afad-duyurdu-muglada-51-buyuklugunde-deprem-297969</link>
      <pubDate>2026-11-02T20:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AFAD duyurdu: Muğla'da 5.1 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AFAD, Muğla Datça'nın 253.19 kilometre açığında, Akdeniz'de 5.1 büyüklüğünde bir deprem olduğunu duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AFAD duyurdu: Muğla'da 5.1 büyüklüğünde deprem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AFAD, Muğla Datça'nın 253.19 kilometre açığında, Akdeniz'de 5.1 büyüklüğünde bir deprem olduğunu duyurdu.</p><p>Buna göre deprem, yerinde 9.07 kilometre derinliğinde ve saat 19.49'da olduğu bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/afad-duyurdu-muglada-51-b-882_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alanyada-halk-otobusu-soforunden-durustluk-dersi-atmde-unutulan-4-bin-900-euroyu-sahibine--297968</link>
      <pubDate>2026-11-02T20:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alanya'da halk otobüsü şoföründen dürüstlük dersi: ATM'de unutulan 4 bin 900 euroyu sahibine teslim etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Alanya'da ATM'den işlem yaparken cihazda unutulan 4 bin 900 euroyu bulan özel halk otobüsü şoförü Zekeriya Öner, polis ve banka yetkilileriyle iletişime geçerek paranın sahibi Nadir Akkoyun'a ulaşılmasını sağladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alanya'da halk otobüsü şoföründen dürüstlük dersi: ATM'de unutulan 4 bin 900 euroyu sahibine teslim etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi-Dinek Mahallesi hattında çalışan özel halk otobüsü şoförü Zekeriya Öner, sefer dönüşünde para yatırmak için Kestel Mahallesi'ndeki bir ATM'nin önünde durdu.</p><p>ATM'den sesler geldiğini fark eden Öner, işlem yapmak için iptal tuşuna bastığı sırada cihazdan 4 bin 900 euro çıktığını gördü.</p><p>Parayı alarak kendisinden önce ATM'de işlem yapan ve aceleyle uzaklaşan iki kişiye ulaşmaya çalışan Öner, sonuç alamayınca polis ve banka yetkilileriyle iletişime geçti.</p><p>Öner, otobüsünün bağlı bulunduğu Alanya Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi aracılığıyla paranın sahibi Nadir Akkoyun'a ulaştı. Görüşmelerin ardından 4 bin 900 euro, sahibine teslim edildi.</p><p><b>"KARAKOLU VE BANKAYI ARAYIP BİLGİ VERDİM"</b></p><p>Zekeriya Öner, ATM'de sıra beklerken önünde iki kişinin bulunduğunu ve bu kişilerin cihazdan aceleyle ayrıldığını söyledi.</p><p>ATM'nin işlem yaptığını ve sesler çıkardığını belirten Öner, şöyle konuştu:</p><p>"ATM o ara işlem yapıyordu. Sesler çıkıyordu. Ben de iptale bastım, bir an önce işlemi iptal edeyim diye. O esnada ATM para verdi. Tomarla paraydı, ne kadar olduğunu bilemedim ama parayı alıp arkamı döndüm, arkadaşları göreyim, onlara bilgi vereyim diye. Koşa koşa uzaklaştılar. Ben de parayı alıp cebime koydum, herhangi bir şey başına gelmesin maksatlı. Sonrasında karakolu aradım. Bankayı aradım, bilgilerini verdim. Bugün de kooperatif sayesinde paranın sahibini bulduk ve teslim ettim"</p><p><b>İŞLEM ONAYLANMADAN BANKAMATİKTEN AYRILDI</b></p><p>Nadir Akkoyun ise ATM'ye para yatırırken acele ettiğini ve işlemin onaylanmasını beklemeden ATM'den ayrıldığını belirtti.</p><p>Öner'in duyarlı davranışının kendisini duygulandırdığını ifade eden Akkoyun, "Aslında parayı bulmaktan ziyade böyle insanların aramızda kalması bizi çok duygulandırdı ve mutlu etti. Duyarlı davranışından dolayı şoför arkadaşımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/alanyada-halk-otobusu-sof-324_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-liderinin-aci-gunu-kiz-kardesi-serpil-bahceli-hayatini-kaybetti-297967</link>
      <pubDate>2026-11-02T20:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Lideri'nin acı günü: Kız kardeşi Serpil Bahçeli hayatını kaybetti ]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kız kardeşi Serpil Bahçeli hayatını kaybetti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Lideri'nin acı günü: Kız kardeşi Serpil Bahçeli hayatını kaybetti ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kız kardeşi Serpil Bahçeli hayatını kaybetti.</p><article></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/bahcelinin-aci-gunu-kiz-k-789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kara-para-aklama-sorusturmasinda-yeni-gelisme-4-supheli-tutuklandi-297966</link>
      <pubDate>2026-11-02T19:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kara para aklama soruşturmasında yeni gelişme: 4 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına ilişkin Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 24 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kara para aklama soruşturmasında yeni gelişme: 4 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler yapıldığı, bu paranın yatırım sözleşmelerine uygun kullanılmadığı, suç gelirlerine yasal görünüm kazandırıldığı iddialarına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.</p><p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 11 şüphelinin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler Aynur Aydın, Davut Kaymak, Ahmet Meriç ve Altuğ Altunbaş Sürer tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Metin Mevlüt Sarıgül, Mehmet Meriç, Ömer Hürriyet Büken, Ömer Yazıcı, Süreyya Kurtalan, Zeynep Sarısoy ve Berrak Çetinkaya hakkında ise adli kontrol talep edildi.</p><p><b>-SORUŞTURMA</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Alman vatandaşı K.P. ve M.B'nin, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirdiği iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.</p><p>Açıklamada, müştekilerin, "80 milyon avro tutarında sözleşme düzenlendiği", "100 milyon avroluk havale işlemi gerçekleştirildiği", "1 milyar avroluk fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vadedildiği" ve "1,5 milyon avro tutarında tekne satışı yapıldığı" yönünde iddialarda bulundukları ifade edilmişti.</p><p>TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirileceği ve soruşturma işlemlerinin devam edeceği açıklanmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner, Murat Ağırel, Caner Baş, Cihan Durak, Zekai Erdem, Cihat Salman, Selim Daşdemir, Özgür Bölükbaşı, Bayram Özata, Zekeriya Yasemin, Mehmet Ali Aslan, Sadullah Ergün ve Emir Sarıgül tutuklanmış, Cemil Vasken Barın ile Uğur Kurtulan ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamındaki bir diğer operasyonda yakalanan Çağlar Sezgin, Cihan Tunç ve Ümit İlker Avcı tutuklanmış, Beşir Ömer Demir ve Atakan Eren hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Devam eden soruşturmada, Sofu Altınbaş, Ramazan Argün, İbrahim Avcı, Zülfü Sümer ve Abdulkadir Sezgin'in de tutuklanmasına hükmedilmişti.</p><p>Böylece soruşturma kapsamında tutuklanan zanlıların sayısı 24'e yükselmişti.</p><p>Bu soruşturmada Mustafa Sarıgül hakkındaki cinsel saldırı iddiaları da yer almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/kara-para-aklama-sorustur-727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/401-internet-sitesi-erisime-engellendi-297965</link>
      <pubDate>2026-11-02T19:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[401 internet sitesi erişime engellendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen sanal devriye faaliyetlerinde yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve müstehcen içerikli paylaşım yaptığı belirlenen 401 internet sitesine erişim engellendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[401 internet sitesi erişime engellendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, 26 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında yürütülen sanal devriye ve açık kaynak araştırma faaliyetleri kapsamında, 761 sosyal medya hesabı ve URL adresi incelendi.</p><p>İncelemeler sonucunda, 339 internet sitesinin yasa dışı bahis oynanmasına imkan sağladığı, 3 internet sitesinde oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yapıldığı, 59 internet sitesinin ise müstehcen içerikli paylaşımlarda bulunduğu belirlendi. Siber Güvenlik Başkanlığına bildirilen söz konusu internet sitelerine erişim engeli getirildi.</p><p>Ayrıca, bu yıl meydana gelen faili meçhul siber olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, Sincan, Etimesgut ve Yenimahalle'deki nitelikli dolandırıcılık olaylarına karıştığı tespit edilen 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/401-internet-sitesi-erisi-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/daireden-gelen-kotu-koku-aci-gercegi-ortaya-cikardi-66-yasindaki-adamin-cansiz-bedeni-bulundu-297964</link>
      <pubDate>2026-11-02T18:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Daireden gelen kötü koku acı gerçeği ortaya çıkardı: 66 yaşındaki adamın cansız bedeni bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta kötü kokuların geldiği dairede bir kişinin cansız bedeni bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Daireden gelen kötü koku acı gerçeği ortaya çıkardı: 66 yaşındaki adamın cansız bedeni bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İncivez Mahallesi Üniversite Caddesi&#39;nde bir apartmanda yaşayan Adnan Ertan&#39;ın (66) dairesinden kötü kokuların gelmesi üzerine komşular durumu polis ekiplerine bildirdi.</p><p>İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42944549.jpg"/><p>Daireye giren ekipler, Ertan&#39;ın cansız bedenini buldu.</p><p>Ceset, cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından otopsi için Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna götürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/daireden-gelen-kotu-koku--495_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakirkoy-belediyesinden-avm-haraci-saglam-binaya-yikim-karari-cikartildi-297963</link>
      <pubDate>2026-11-02T18:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakırköy Belediyesi'nden AVM haracı! "Sağlam binaya yıkım kararı çıkartıldı"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Capacity AVM hissedarı ve Yönetim Kurulu Üyesi Alaattin Kameroğlu iddianamede yer alan ifadesinde "Ayşegül Ovalıoğlu Bakırköy Belediye Başkanı seçildikten sonra, '17 senedir siz buranın kirasını alıyorsunuz, bundan sonra da ben alacağım' dedi. biz bu parayı tabii vermediğimiz için, o zaman o rakama denk gelen encümen cezası kestiler. 197 milyon ceza ve sağlam olan binaya yıkılacak kararı çıkartıldı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakırköy Belediyesi'nden AVM haracı! "Sağlam binaya yıkım kararı çıkartıldı"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının üçüncü duruşmasının birinci oturumu başladı. Duruşmada beyanda bulunan müşteki Bahattin Uçar sanıklardan bir şikayeti olmadığını ve davaya katılma talebi olmadığını söyledi. Ardından müşteki iş insanı Alaattin Kameroğlu'nun beyanlarına geçildi.</p><p><strong><b>"17 YILDIR BU AVM PARASINI ÇIKARTTI, BELEDİYENİN PARAYA İHTİYACI VAR"</b></strong></p><p>Capacity AVM hissedarı ve Yönetim Kurulu Üyesi Alaattin Kameroğlu iddianamede yer alan ifadesinde "Ayşegül Ovalıoğlu Bakırköy Belediye Başkanı seçildikten sonra, AVM yönetimi olarak hayırlı olsun ziyaretine gittik. O tarihte de kendilerine AVM otoparkıyla ilgili sorunlarımız olduğunu ilettik. Bakırköy İhtardan Sorumlu Başkan Vekili Ali Rıza Akyüz bizi belediye binasına davet etti. Bu toplantıda Belediye Başkanı Ayşegül Hanım söz alarak bizim konumuzla ilgili yetkilinin Ali Rıza Akyüz olduğunu söyledi. Akyüz bize dönerek 'Otoparkı beraber işletelim, 17 yıldır bu AVM parasını çıkarttı, belediyenin paraya ihtiyacı var bundan sonra belediyeyle ortak çalışın' dedi. Ayrıca söz alarak 'Siz burada imar barışı sayesinde 25 bin m2 yer kazandınız, Bakırköy'e ne verdiniz ki?' diye sordu. Biz de bunun bu toplantıda tarafımızca karara bağlanamayacağını, diğer ortakların da olduğunu söyleyerek toplantıyı bitirdik ve ayrıldık" dedi. Ardından Ali Rıza Akyüz ile tekrar bir görüşme yaptıklarını iddianamedeki ifadesinde söyleyen iş insanı Kameroğlu "Bu görüşmede kendisinin bize yaptığı otoparkı belediyeyle işletme teklifinin kabul edilmediğini bildirdik. Bizim AVM'yi açarak bütün esnafı batırdığımızı söyleyip kalkabileceğimizi söyledi. Süleyman Atik (avukat) isimli şahıs kendisinin konuyla ilgili yetkilendirildiğini söylemiş. Bu konuşmaya istinaden biz de hukukçularımıza Süleyman Atik ile görüşme yapılmasını söyledik. Süleyman Atik 5 milyon dolar talep edildiğini ve bu paranın da nakit olarak elden ödenmesini istediğini avukatlara bildirdi. Avukatımız da kendisine verdiğimiz yetki doğrultusunda hukuka aykırı bu talebi kesin bir dille reddetti" ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Müşteki Kameroğlu duruşmada savcılık ifadelerinin geçerli olduğunu söyledi. Mahkeme başkanının "Sanıklardan şikayetiniz devam ediyor mu?" sorusuna ise Kameroğlu "Bakırköy Belediyesi ile ilgili aynen devam ediyor" yanıtını verdi.</p><p><strong><b>"PARAYI VERMEDİĞİMİZ İÇİN ENCÜMEN CEZASI KESTİLER"</b></strong></p><p>Gül İnşaat firmasının ortaklarından olan, alışveriş merkezlerinin yönetimi konusunda şirketlerinin temsilciliğini yapan iş insanı Çetin Gül ise beyanında "Ali Rıza denilen vatandaş kim, ben hiç yüzünü bile dahi görmedim. Bizim ortağı olduğumuz AVM ile alakalı göreve geldikten sonra '17 senedir siz buranın kirasını alıyorsunuz, bundan sonra da ben alacağım' demesi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ağrıma giden bir konu oldu. Sonra biz bu parayı tabii vermediğimiz için, o zaman o rakama denk gelen encümen cezası kestiler. Tabii biz bunu dava konusu yaptık, encümen cezası iptal oldu, söyleyeceklerim bu kadar. Şikayetçiyim" dedi.</p><p><strong><b>MÜŞTEKİ DURUŞMADA "YAŞATILAN IZDIRAPLARI SÖYLEMEK İSTİYORUM" DEDİ</b></strong></p><p>İş insanı ve Capacity AVM'nin Yönetim Kurulu Başkanı müşteki Selahattin Özgül de şikayetinin devam ettiğini söyleyerek "Bakırköy Belediyesi'nin Bülent Kerimoğlu zamanında başlayan ve yaşatılan ızdırapları söylemek istiyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hem mekanik, hem dijital ortamda evrakları verdik. Bunlar hiç verilmemiş gibi uygulama yaptılar. 197 milyon ceza ve sağlam olan binaya yıkılacak kararı çıkartıldı. Binanın her şeyinin düzgün olduğuyla ilgili raporlar var. Bina açıldıktan 2 sene sonra, bina düzgündür raporu bende var. Belediyeye bunu verdik. Çok şükür her şeyimiz düzgün olduğu için bugüne kadar geldik kendilerinden şikayetçiyim. Davaya katılacağım" ifadelerini kullandı.</p><p>Abdi İbrahim şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut duruşmada şikayetçi olduğunu söyledi</p><p><strong><b>TALEP EDİLEN PARAYI 4 MİLYON DOLARA DÜŞÜRDÜ</b></strong></p><p>Ardından Abdi İbrahim şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Nezih Barut'un beyanlarına geçildi. İddianamede, Şişli'de Rotana Rezidans isimli projeyi yapan mağdurların iskan iznine karşılığı para vermeye zorlandığı, inşaatın ortaklarından mağdur Nezih Barut'un örgüt üyesi Süleyman Atik' e ulaştığı, Süleyman'ın talep edilen parayı 4 milyon dolara düşürdüğü belirtilmişti. Mağdurların iskan izni alabilmek için Resul Emrah Şahan'ın istediği 4 milyon doları sanık Süleyman Atik'e teslim ettikten sonra izni aldıkları iddianamede kaydedilmişti. Barut duruşmada olaya ilişkin şikayetinin devam ettiğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/bakirkoy-belediyesinden-a-940_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmmden-iddialara-fao-raporlu-cevap-turkiyenin-orman-varligini-korumadigi-iddiasi-gercegi-yansitmiyor-297962</link>
      <pubDate>2026-11-02T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM'den iddialara FAO raporlu cevap: Türkiye'nin orman varlığını korumadığı iddiası gerçeği yansıtmıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Birgün'ün "Türkiye'nin orman varlığını korumadığı ve ormansızlaşmayı artırdığı" yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirerek FAO raporuyla cevap verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM'den iddialara FAO raporlu cevap: Türkiye'nin orman varlığını korumadığı iddiası gerçeği yansıtmıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM'den yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında orman varlığına ilişkin iddialarda bulunulduğu belirtildi.</p><p>"Türkiye'nin orman varlığını korumadığı ve ormansızlaşmayı artırdığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır." ifadelerine yer verilen açıklamada, yürütülen ağaçlandırma çalışmalarıyla orman varlığının 2002'den bu yana 20,8 milyon hektardan 23,4 milyon hektara yükseldiği, ülke yüz ölçümündeki payının da yüzde 30'a ulaştığı bildirildi.</p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) FRA 2025 Raporu'nun, Türkiye'nin, ağaçlandırma hamlelerinde dünyada üçüncü, Avrupa'da birinci; orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ise dünyada dördüncü, Avrupa'da birinci sırada yer aldığını tescillediği aktarılan açıklamada, şu bilgilere yer verildi:</p><p>"Anayasa ve 6831 sayılı kanun çerçevesinde yürütülen kamu yatırımı izinleri ile planlı bakım faaliyetleri, ekosistem bütünlüğü ve hukuki zemin tamamen korunarak gerçekleştirilmektedir. İHA'lar ve akıllı sistemlerle de destekli şekilde yangınlarla kesintisiz mücadele edilmekte, biyolojik çeşitlilik ve orman köylümüz farklı projeler ve çalışmalar ile desteklenmektedir. Kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen dezenformasyonlara itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/dmmden-iddialara-fao-rapo-543_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tarih-belli-oldu-mekke-anlasmasi-meclise-geliyor-297961</link>
      <pubDate>2026-11-02T18:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarih belli oldu.... Mekke Anlaşması Meclis'e geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarih belli oldu.... Mekke Anlaşması Meclis'e geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek.</p><article></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/tarih-belli-oldu-mekke-an-123_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297960</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saunada-yalnizca-30-dakika-kalinca-vucutta-bakin-ne-oluyor-297960</link>
      <pubDate>2026-11-02T16:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saunada yalnızca 30 dakika kalınca vücutta bakın ne oluyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'da 51 kişinin katıldığı araştırma, yaklaşık 73 derece sıcaklıktaki saunada geçirilen 30 dakikanın çeşitli beyaz kan hücrelerini kısa süreliğine artırdığını gösterdi. Etkinin 30 dakika içinde büyük ölçüde kaybolduğu belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saunada yalnızca 30 dakika kalınca vücutta bakın ne oluyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'da yürütülen küçük çaplı bir araştırma, tek bir sauna seansının bağışıklık sisteminde hücresel düzeyde anında değişim oluşturabileceğini gösterdi. Yaklaşık 73 derece sıcaklıktaki kuru Fin saunasında geçirilen 30 dakika, dolaşımdaki çeşitli beyaz kan hücrelerinin sayısını geçici olarak artırdı.</p><p>Beyaz kan hücreleri vücudun patojenlere karşı savunmasına yardımcı oluyor ve egzersiz sonrasında da sayıları genellikle yükseliyor. Bulgular, yalnızca saunada oturmanın egzersize benzer bir stres tepkisini tetikleyebileceğine işaret ediyor. Araştırmanın sonuçları Temperature dergisinde yayımlandı.</p><h3>Sauna sonrası birçok bağışıklık hücresi arttı</h3><p>University of Turku'dan egzersiz bilimci Ilkka Heinonen, bu değişimin sauna banyosunun dokularda bulunan ek beyaz kan hücrelerini kan dolaşımına taşımasından kaynaklanabileceğini belirtti. Heinonen'e göre hücrelerin depolandıkları yerlerden ayrılarak kanda dolaşması, vücudu devriye gezme ve patojenlere tepki verme kapasitesini artırabilir.</p><p>Araştırmaya 51 orta yaşlı erkek ve kadın katıldı. Katılımcılar, ortasında soğuk duş alarak yaklaşık 73 derece sıcaklıktaki bir odada 30 dakika geçirdi. Seansın hemen ardından alınan kan örneklerinde, sauna öncesine kıyasla çok sayıda beyaz kan hücresinin harekete geçtiği görüldü.</p><p>İlk tepkiyi veren nötrofillerin ve bağışıklık hafızasının oluşmasına yardımcı olan lenfositlerin sayısı arttı. Patojenleri ve hücresel artıkları içine alan monositlerin yanı sıra iltihaplanma tepkileriyle bağlantılı eozinofil ve bazofillerde de yükselme görüldü.</p><p>Bağışıklık sisteminin haberci proteinleri olan sitokinlerin düzeyleri ise ortalama olarak fazla değişmedi. Bununla birlikte bazı sitokinler, vücut sıcaklığıyla birlikte arttı.</p><h3>Bağışıklık tepkisi kısa sürede büyük ölçüde kayboldu</h3><p>Sauna seansından 30 dakika sonra, bağışıklık sistemindeki belirgin artışın büyük bölümü ortadan kalktı. Beyaz kan hücrelerindeki yükselmelerin çoğu kaybolurken bazı monositler varlığını sürdürdü.</p><p>Araştırmacılar kan tahlillerini seansın yalnızca 30 dakika sonrasına kadar inceledi. Bu nedenle bağışıklık hücrelerinin daha uzun sürelerde nasıl değiştiği veya bu değişimin hastalanma riskini etkileyip etkilemediği belirsizliğini koruyor.</p><p>Geçmişte yapılan bazı gözlemsel çalışmalar, sık sauna kullanımını zatürre gibi bazı hastalıklara yakalanma riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendirdi. Diğer deneyler de sıcak banyoların kan basıncını düşürebildiğini ve oksijen taşıyan alyuvarların sayısını önemli ölçüde artırabildiğini gösterdi.</p><p>Sıcakta banyo yapmanın, egzersiz sırasında ortaya çıkanlara benzer fizyolojik tepkiler oluşturduğu görülüyor. Bu kalp-damar sonuçları bağışıklık işlevindeki iyileşmeyle ilişkilendiriliyor. Ancak yoğun egzersiz bağışıklık sistemini geçici olarak zayıflatabildiği için aşırı sıcaklara karşı dikkatli olmak gerekiyor.</p><h3>Sauna alışkanlığı sonuçları değiştirebilir</h3><p>Sıcak ve soğuk terapilerine yönelik ilgi artarken bilim insanları, vücudun aşırı sıcaklıklarla nasıl başa çıktığı ve bunun kısa ya da uzun vadeli sağlık açısından ne anlama geldiği konusunda hâlâ sınırlı bilgiye sahip.</p><p>Finlandiya'daki bu deney de saunanın bağışıklık işlevini nasıl etkilediğini tam olarak açıklamıyor. Araştırmacılar, T hücreleri veya doğal öldürücü hücreler gibi belirli bağışıklık hücresi alt gruplarını ölçmedi.</p><p>2023'te yayımlanan başka bir çalışma, Fin saunası seanslarının T hücreleri ile doğal öldürücü hücrelerde değişim oluşturduğunu bildirdi. Ancak bu değişim yalnızca seanslar tekrarlandığında görüldü ve sonuçlar katılımcıların saunaya alışkın olup olmamasına göre farklılaştı.</p><p>Tekrarlanan sauna maruziyeti, saunaya alışkın katılımcılarda beyaz kan hücresi sayılarını artırırken alışkın olmayanlarda bazı T hücrelerinin azalmasıyla ilişkilendirildi. Ancak bu çalışma yalnızca sağlıklı genç erkekleri kapsadığı için sonuçların diğer gruplara genellenmesi sınırlı kaldı.</p><p>Mevcut bulgular, sıcakta banyo yapmanın bağışıklık hücrelerinde geçici bir değişimi tetikleyebileceğini düşündürüyor. Bunun ötesindeki etkiler ise henüz belirsiz. Soğuk terapilerinde olduğu gibi sıcak terapilerinin de risk taşıyabileceği unutulmamalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/saunada-yalnizca-30-dakik-948_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zekada-harf-devrimi-kucuk-bir-degisiklikle-buyuk-basari-elde-edildi-297959</link>
      <pubDate>2026-11-02T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zekâda harf devrimi! Küçük bir değişiklikle büyük başarı elde edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, yapay zekâ modellerini kelime parçaları yerine baytlarla metin okuyacak şekilde dönüştürdü. Yöntem, modellerin genel yeteneklerini korurken kelimeleri heceleme ve tersten yazma gibi harf düzeyindeki görevlerde belirgin kazanım sağladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zekâda harf devrimi! Küçük bir değişiklikle büyük başarı elde edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, yapay zekâ sohbet botlarına kelime parçaları yerine tek tek harfleri okumayı öğretmenin yolunu buldu. Yeni yöntem, modellerin genel performansını korurken yazım becerilerini geliştirdi.</p><p>Bir yapay zekâ sohbet botu bir kelime hakkında uzun bir makale yazabilirken aynı kelimeyi tersten yazmakta zorlanabiliyor. Bunun nedeni, çoğu yapay zekâ dil modelinin tek tek harfleri doğrudan görmemesi.</p><p>Modeller, metni işlemeye başlamadan önce onu bütün kelimelerden veya kelime parçalarından oluşan bölümlere ayırıyor. Araştırmacılar ise mevcut bazı modelleri, bilgisayarların metni temsil etmek için kullandığı küçük birimler olan baytlarla okuyacak şekilde dönüştürdü.</p><p>Kelime tabanlı parçalardan farklı olarak baytlar, modellerin metni daha ayrıntılı düzeyde işlemesini sağlıyor. Dönüştürme süreci, modelin normalde ihtiyaç duyduğu eğitimin yüzde 1'inden daha azını gerektirdi.</p><p>Çalışmaya Allen Institute for AI ve University of Cambridge'den Benjamin Minixhofer öncülük etti. Allen Institute ve LMU Munich'ten Valentin Hofmann çalışmada kıdemli yazar olarak yer aldı. University of Washington ve Imperial College London'dan araştırmacılar da ortak yazar olarak katkı sundu.</p><p>Ekip, eğitim sırasında öğrenilen ayarlanabilir değerler olan yaklaşık 8 milyara kadar parametreye sahip, herkesin erişimine açık modelleri test etti.</p><h3>Sohbet botları harfleri neden gözden kaçırıyor</h3><p>Bir dil modeli cümleyi okumadan önce ayrı bir program metni token'lara ayırıyor. Yaygın kullanılan bir kelime genellikle tek bir token olurken daha az kullanılan kelime birkaç parçaya bölünüyor.</p><p>Model bu parçalardan öğreniyor ve parçaların içindeki harfleri doğrudan görmüyor. Bu işlem modelleri verimli kılıyor ancak tek tek karakterlere bağlı görevlerde sorunlara yol açıyor.</p><p>Bu durum bilgisayar kodları, DNA ve diğer biyolojik diziler açısından önem taşıyor. Sabit bir parça sözlüğü de İngilizceyi kayırma eğilimi gösteriyor.</p><p>Ham baytları okuyan modeller bu sorunlardan kaçınabiliyor. Ancak sıfırdan eğitilen bayt düzeyindeki modeller, parça tabanlı modellerin gerisinde kaldı. Önde gelen sohbet botu modellerinin tamamı hâlâ metni parçalara ayırarak okuyor.</p><h3>Yeni model kurmak yerine mevcut modeller dönüştürüldü</h3><p>Minixhofer'ın ekibi çalışmaya sıfırdan başlamadı. Araştırmacılar, tamamlanmış modellerin temelini korudu ve baytları okuyan, ardından bunları temel modelin işleyebileceği parçalarda birleştiren yeni ve daha küçük bölümler ekledi. Ekip bu sürece "byteification" adını verdi.</p><p>İlk aşamada yalnızca yeni bölümler eğitildi ve dönüştürülen modelin orijinal model gibi davranması hedeflendi. İkinci aşamada ise tüm model, harf düzeyindeki ayrıntıları kullanmayı öğrendi.</p><p>Tüm süreçte yaklaşık 49 milyar token'lık metin kullanıldı. Bu miktar, benzer bir modeli sıfırdan oluşturmak için genellikle kullanılan eğitim verisinin yüzde 1'inden azdı.</p><p>Ekip, herkesin erişimine açık üç modeli bu yöntemle dönüştürdü: Qwen3, Llama 3 ve Olmo 3. Dönüştürülen sürümlere Bwen, Blama ve Bolmo adları verildi.</p><h3>Dönüştürülen modeller genel yeteneklerini korudu</h3><p>Bilim, matematik, kodlama, okuma ve genel bilgiyi kapsayan testlerde dönüştürülen modeller, temel aldıkları modellere yakın sonuçlar elde etti.</p><p>Bolmo, orijinal Olmo 3'ün 62,3 puanına karşılık ortalama 62,5 puan aldı. Bwen ise Qwen3'ün 70,3 puanına karşılık ortalama 69,8 puan elde etti.</p><p>Başka bir ifadeyle dönüştürülen modeller genel yeteneklerinin neredeyse tamamını korudu. Ayrıca benzer büyüklükteki daha önceki tüm bayt okuyan modelleri geride bıraktı.</p><p>Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik sorularında Bolmo, sıfırdan eğitilen bu tür modellerden birine kıyasla 16,5 puan daha yüksek sonuç aldı.</p><p>Ekip, dönüştürülen bir modele ek eğitim vermeden yeni beceriler de kazandırabildi. Olmo 3'e talimatları takip etmeyi öğreten değişikliklerin aktarılması, Bolmo'nun talimat takip etme puanını 36 puan artırdı. Bu sonuç, talimatlarla eğitilmiş Olmo 3'ün puanına yaklaşık olarak ulaştı.</p><p>Hız açısından dönüştürülen modeller orijinal modellere yaklaştı. Bu modeller, bazı doğruluk kayıpları karşılığında aynı anda daha büyük parçaları okuyacak şekilde eğitilebiliyor. Bu özellik, bazı görevlerde modelleri hızlandırıyor.</p><h3>Harf düzeyindeki görevlerde büyük ilerleme sağlandı</h3><p>En büyük kazanımlar, kelimeyi heceleme, tersten yazma, karakterleri değiştirme ve silme gibi harf düzeyindeki görevlerde görüldü.</p><p>Bu testlerde Bolmo, orijinal Olmo 3'ün 54,3 puanına karşılık 78,1 puan aldı. Blama ise Llama 3'ün 57,2 puanına karşılık 81,0 puan elde etti.</p><p>Yapay zekâyla dil işlemeyi araştıran ve LMU Munich'te yardımcı profesör olan Hofmann, "Geleneksel LLM'ler, bir kelimeyi tersten yazmak gibi karakter düzeyinde yetenekler gerektiren görevlerde zorlanıyor. Baytlaştırılmış modellerimiz bu konuda kayda değer ölçüde daha iyi" dedi.</p><p>Bu kazanımın bir bölümü bayt okumaktan değil, pratik yapmaktan kaynaklandı. Ekip, harf görevleri etrafında oluşturulmuş yaklaşık 75 milyon token'lık eğitim metni ekledi. Bu miktar, eğitim verisinin yaklaşık yüzde 0,04'üne karşılık geldi.</p><p>Aynı karışımla eğitilen Olmo 3'ün dönüştürülmemiş bir kopyası 70,7 puana ulaştı. Bu nedenle kalan katkıyı bayt okuma tasarımı sağladı.</p><h3>Yöntemin sınırları henüz test ediliyor</h3><p>Her puan yükselmedi. Dönüştürülen modellerin ilk denemede çalışan bilgisayar kodu yazma olasılığı orijinal modellere kıyasla daha düşüktü. Ancak çok sayıda deneme yapıldığında işe yarayan en az bir yanıt üretme olasılıkları daha yüksekti.</p><p>Bu sonuç, dönüştürülen modellerin daha çeşitli kodlar yazdığı anlamına gelebilir. Yanıtları üretmek için kullanılan ayarlardaki farklılıklar da bu durumu açıklayabilir.</p><p>Harf pratiği metninin tamamı İngilizceydi ve test edilen modeller yaklaşık 8 milyar parametrede durdu. Dönüştürmenin çok daha büyük modellerde de aynı ölçüde işe yarayıp yaramadığı test edilmedi.</p><p>Bayt okumanın İngilizce dışındaki dillere yardımcı olup olmayacağı da henüz sınanmadı. Ekip bu ihtimali potansiyel bir fayda olarak sıralıyor.</p><p>Araştırmacılar modellerini, kodunu ve eğitim verilerini yayımladı. Böylece diğer gruplar bu kontrolleri kendileri gerçekleştirebilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/yapay-zekada-harf-devrimi-604_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/duygusal-konusmalara-neden-daha-cok-dikkat-ediyoruz-297958</link>
      <pubDate>2026-11-02T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Duygusal konuşmalara neden daha çok dikkat ediyoruz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Helsinki Üniversitesi araştırmacıları, beynin duygusal konuşmaları ancak dinleyici bu konuşmaya odaklandığında daha yakından takip ettiğini belirledi. Bulgular, konuşmanın duygusal içeriğiyle akışının beyin etkinliğini birlikte şekillendirdiğini gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Duygusal konuşmalara neden daha çok dikkat ediyoruz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Helsinki Üniversitesi araştırmacıları, beynin duygusal konuşmaları yalnızca dinleyici bu konuşmayı takip etmeyi seçtiğinde daha yakından izlediğini ortaya koydu. Göz ardı edilen bir konuşmadaki duygusal kelimeler, tek başına beynin dikkatini anlamlı ölçüde artırmadı.</p><p>Yan masada hararetli bir konuşma yapıldığında bunu görmezden gelmek zor görünebilir. Ancak araştırma, insanların aynı anda iki konuşmayı dinlediği durumlarda, kazalar ve tacizden söz eden konuşmayı gündelik konuların ele alındığı konuşmaya kıyasla daha yakından takip etmediğini gösterdi.</p><p>Dinleyicilerin takip etmeyi seçtiği konuşma duygusal bir ağırlık taşıdığında ise beyin, konuşmacıların seslerindeki yükselip alçalmaları daha yakından izledi.</p><p>Helsinki Üniversitesi'nden Pyry Heikkinen ve meslektaşları, önceden hazırlanmış konuşmaları düz tonlamayla dinleyen 31 yetişkin üzerinde deney yaptı. Bir sesin tonu yükselip alçaldığında, dinleyicinin beynindeki etkinlik de benzer biçimde değişti. Ekip, yalnızca beyin kayıtlarını kullanarak beynin konuşmanın ritmini ne kadar yakından takip ettiğini tahmin edebildi.</p><p>Heikkinen, "Bir konuşma duygusal anlam taşıdığında, bir katılımcının duyduğu konuşmanın ritmini yalnızca beyin etkinliğinden daha isabetli biçimde tahmin edebildik" dedi.</p><h3>Katılımcılar aynı anda iki konuşma dinledi</h3><p>Her gönüllünün beyni, Helsinki Üniversite Hastanesi'ndeki BioMag Laboratory'de, beynin zayıf manyetik alanlarını saniyede bin kez kaydeden bir cihazla tarandı.</p><p>Ekranda iki kişi, yaklaşık 30 saniye süren altı satırlık bir konuşma yaptı. Aynı hoparlörlerden ikinci bir ses çifti de 10 desibel daha düşük sesle ilgisiz bir konuşma gerçekleştirdi.</p><p>Katılımcılardan, kalabalık bir odada dinleyicinin yaptığı gibi ekrandaki kişileri takip etmeleri ve diğer konuşmayı göz ardı etmeleri istendi. Gönüllüler her denemenin ardından ekrandaki kişilerin söyledikleriyle ilgili dört doğru-yanlış sorusunu yanıtladı.</p><p>Ekip Fince 128 kısa konuşma yazdı. Duygusal konuşmalar; trajik bir kaza, kavga, taciz, bir gruptan dışlanma ve hastalık gibi üzücü konuları ele aldı. Tarafsız konuşmalarda ise market alışverişi, ders, yemek pişirme, öğle yemeği ve hava durumu gibi gündelik konular işlendi.</p><p>Videolardaki kişiler yüz ifadelerini sabit tuttu ve jest kullanmadı. Kötü haber verirken insanların normalde kullandığı inişli çıkışlı tonlamadan uzak, düz bir sesle konuştular. Böylece duyguyu yalnızca kelimeler taşıdı.</p><p>Ekip bazı konuşmaların sırasını bozdu. Farklı konuşmalardan satırları birbirine karıştıran araştırmacılar, örneğin bahçecilikle ilgili bir ifadeye alışveriş hakkında bir yanıt verilmesini sağladı.</p><h3>Duygu yalnızca seçilen konuşmanın takibini güçlendirdi</h3><p>Beyin, ekrandaki konuşmayı altta çalan konuşmadan çok daha yakından takip etti. Araştırmacılar, bu bulgunun daha iyi işitme cihazları geliştirme çalışmalarına katkı sağlayabileceğini belirtti.</p><p>Beyin, duygusal konuşmaları da tarafsız konuşmalardan daha yakından takip etti. Ancak bu fark yalnızca dinleyiciler duygusal konuşmaya dikkat ettiğinde ortaya çıktı. Göz ardı edilen konuşmadaki duygusal içerik, sinirsel takibi anlamlı ölçüde artırmadı.</p><p>Üzücü diyaloglarda, gündelik konuşmalara kıyasla daha kısa ve daha az kullanılan kelimeler yer aldı. Ekip, kelime seçimlerindeki veya hikâyelerdeki bilgi miktarındaki farklılıkların sonucu açıklayıp açıklayamayacağını kontrol etti; ancak bu unsurların hiçbiri etkiyi açıklamadı.</p><p>Hafıza testleri ise farklı bir tablo ortaya koydu. Katılımcılar anlamlı bir konuşmanın ardından soruların yüzde 89'unu, sırası bozulan bir konuşmanın ardından ise yüzde 80'ini doğru yanıtladı.</p><p>Konuşmanın üzücü ya da sıkıcı olması puanı güvenilir biçimde değiştirmedi. Bu nedenle duygusal konuşmanın daha yakından takip edilmesi, onun daha fazla hatırlanmasına dönüşmedi.</p><h3>Beyin konuşmanın akışına göre takip düzeyini değiştirdi</h3><p>Ekip daha sonra her konuşma boyunca satır satır takibi inceledi. Duygusal bir konuşma anlamlı bir akışa sahip olduğunda beyin, ilk satırlarda konuşmayı en yakından takip etti ve ardından takibi azalttı.</p><p>Duygusal konuşma konudan konuya atladığında ise takip artmayı sürdürdü ve daha sonra zirveye ulaştı.</p><p>Heikkinen, "Bu bulgular, beynin konuşmanın akışına bağlı olarak duygusal konuşmayı farklı biçimlerde ele aldığını gösteriyor" dedi.</p><p>Heikkinen, "Konudaki ani değişikliklerin işlenmesi daha fazla çaba gerektirebilir; bağlantılı yorumlar ise beynin daha önce oluşturulmuş bağlamı kullanarak sırada ne geleceğini tahmin etmesine ve böylece konuşmayı daha verimli biçimde işlemesine yardımcı olur" ifadelerini kullandı.</p><p>Ekip, beynin önem taşıyan bir şeye ek kaynak ayırdığını, sırada ne geleceğini tahmin edebildiğinde ise daha verimli bir moda geçtiğini belirtti. Sırası bozulan konuşma, beyne bu tahmini yapma fırsatı vermedi.</p><p>Ortak yazar Patrik Wikman daha önceki çalışmalarında, beynin bir konuşmayı takip etme biçiminin konuşmacı sırasından diğerine değiştiğini ortaya koymuştu. Heikkinen'in ekibi ise duygu ve tutarlılığın birlikte takip hızını belirlediğini gösterdi.</p><h3>Duygusal içerik beynin tepkisini iki aşamada artırdı</h3><p>Beynin sesteki her değişikliğe verdiği tepki iki dalga halinde ortaya çıktı. Ses değiştikten yaklaşık onda bir ila çeyrek saniye sonra duygusal içerik tepkiyi artırdı. Artışın beynin hangi bölgelerinde görüldüğü konuşmanın akışına bağlıydı.</p><p>Sırası bozulan konuşmalarda artış, beynin yanlarında ve arka tarafına doğru uzanan işitme ve dil bölgelerinde görüldü. Tutarlı konuşmalarda ise tepki, dil ile bağlantılı bölgelerde ve beynin ön tarafına doğru ortaya çıktı.</p><p>Bundan biraz sonra, yaklaşık çeyrek saniyeden yarım saniyenin biraz altına kadar süren dönemde duygusal içerik, kulakların üzerindeki temporal lob boyunca tepkiyi artırdı.</p><p>Bu durum, konuşmanın anlamlı olup olmamasından bağımsızdı. Daha sonraki dalganın, beynin yalnızca sesi kaydetmek yerine anlamı değerlendirdiği düşünülen aşamaya karşılık geldiği belirtildi.</p><p>Wikman ayrıca Georgetown University ile bağlantılı. Diğer ortak yazarlar Aalto University ve University of Helsinki's Faculty of Social Sciences'tan geldi.</p><h3>Bulgular gerçek konuşmalarda yeniden sınanacak</h3><p>Araştırmadaki her duygusal konuşma, insanlar arasındaki üzücü ve duygusal açıdan yüklü durumları içerdi. İyi haberlerin veya heyecan verici bir hikâyenin dikkati aynı biçimde keskinleştirip keskinleştirmediği test edilmedi.</p><p>Sesler düz tonlamalı, yüzler ise ifadesizdi. Bu durum, gerçek bir konuşmada duygunun önemli bölümünü taşıyan ses tonunu, konuşmacının yüzünü ve jestleri dışarıda bıraktı.</p><p>Katılımcılar yalnızca dinledi. Gerçek bir konuşmada kişi, karşısındaki hâlâ konuşurken yanıt planlamak zorunda kalır. Konuşmacılar çoğu zaman saniyenin onda biri ila beşte biri içinde birbirlerinin sözünü devralır.</p><p>Heikkinen'in ekibi, duygusal konuşmanın daha yakından takip edilmesinin bu hızlı karşılıklı iletişime yardımcı olabileceğini öne sürdü. Araştırmacılara göre bu durum, bazı konuşmaların ilgi çekici hissettirmesini sağlayan unsurlardan biri olabilir.</p><p>Araştırma ilgi düzeyini ölçmedi. Bu nedenle söz konusu değerlendirme bir sonuç değil, yazarların verilere ilişkin yorumu olarak kaldı.</p><p>Yazarlar bir sonraki adımda, konuşmayı uzaktan dinleyen kişiler yerine konuşmaya katılan ve sesleriyle ellerini özgürce kullanabilen insanları kaydetmeyi önerdi.</p><p>Bulgular, duygusal anlamın beynin konuşmayı işleme biçimini güçlendirebileceğini ancak bunun yalnızca söz konusu konuşma zaten dikkatimizi çekmişse gerçekleştiğini ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/duygusal-konusmalara-nede-890_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/arka-plandaki-uygulamalari-kapatmak-pil-omrunu-uzatir-mi-297957</link>
      <pubDate>2026-11-02T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arka plandaki uygulamaları kapatmak pil ömrünü uzatır mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[iPhone ve Android telefonlarda son uygulamalar listesini sürekli temizlemek genellikle gerekli değil. İşletim sistemleri belleği ve arka plan etkinliğini kendisi yönetiyor; manuel kapatma, yalnızca uygulama yanıt vermediğinde veya olağandışı tüketim yaptığında işe yarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arka plandaki uygulamaları kapatmak pil ömrünü uzatır mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açık uygulamaların bulunduğu listeyi açıp tüm uygulamaları kapatmak, birçok kişi için otomatik bir alışkanlığa dönüştü. Ancak modern telefonlarda bu işlem genellikle gerekli değil. İşletim sistemleri, belleği ve uygulamaların etkinliğini kullanıcı tarafından sürekli temizlenmeye ihtiyaç duymadan yönetebilecek şekilde tasarlanıyor.</p><p>"Araştırdık..." köşesinde yanıtları arıyor, gerçekleri mitlerden ayırıyor ve teknoloji ile bilimle ilgili konuları basit ve anlaşılır biçimde açıklıyoruz.</p><h3>Son uygulamalar listesi pil tüketimini göstermiyor</h3><p>Son uygulamalar listesi, o anda hangi uygulamaların enerji tükettiğini gösteren bir rapor gibi çalışmıyor. Bir uygulama, daha önce yaptığın işe kolayca dönmeni sağlamak için listede kalıyor; bu sırada sürekli hesaplama yapmıyor veya kaynak tüketmiyor.</p><p>Bu nedenle çok sayıda kartın bulunması, onlarca uygulamanın aynı anda tam kapasiteyle çalıştığı anlamına gelmiyor. Telefonun davranışını değerlendirmek için listede görünen uygulamaları saymak yerine pilin gerçek kullanımına ve her uygulamanın etkinliğine bakmak daha yararlı.</p><h3>iPhone uygulamaları arka planda nasıl yönetiyor</h3><p>iPhone'da uygulama değiştirdiğinde bazı uygulamalar bir süre çalışmaya devam edebiliyor. Ardından, kullanırken olduğu kadar etkin çalışmadıkları askıya alınmış duruma geçiyorlar. Sistem ayrıca belirli koşullarda içerik yenileme gibi bazı arka plan görevlerine izin veriyor.</p><p>Apple, kullanılmayan uygulamaları kapatmanın pil ömrünü uzatmadığını açıkça belirtiyor. Bir uygulama yanıt vermediğinde ise kapatılıp yeniden başlatılmasını öneriyor.</p><h3>Android belleği ihtiyaçlara göre kullanıyor</h3><p>Android, o anda hangi uygulamalara ihtiyaç olduğunu ve hangilerinin bekleyebileceğini değerlendiriyor. Sistem, uygulamalara hızlıca dönebilmen için onları RAM'de tutuyor; belleğe başka bir yerde ihtiyaç duyulduğunda uygulamaları kaldırıyor.</p><p>Bu nedenle yüksek RAM kullanımını gösteren bir değer, telefonun zorlandığı anlamına gelmiyor. Kullanılabilir bellek günlük kullanıma hizmet etmek için değerlendiriliyor ve yalnızca kullanılan RAM miktarının azalması tek başına fayda sağlamıyor. Google, Android'in belleğini yönetebilmesi için uygulamaları kapatmanın gerekli olmadığını açıklıyor.</p><h3>Sürekli kapatmak uygulamaları daha yavaş açabilir</h3><p>Uygulamaları sürekli kapatmak, geri dönmek istediğin uygulamanın gerekli verileri yeniden yüklemesi nedeniyle daha yavaş açılmasına yol açabiliyor. Bu, her açılışın sabit veya yüksek bir enerji maliyeti olduğu anlamına gelmiyor; maliyet uygulamaya ve cihazın durumuna göre değişiyor.</p><p>Ancak uygulamaları tekrar tekrar durdurmak genel bir hızlandırma yöntemi değil. Bu alışkanlık, gün içinde sık kullandığın uygulamalara dönüşlerde gecikmelere neden olabiliyor.</p><h3>Arka planda çalışan uygulamaları pil ayarlarından inceleyin</h3><p>Bazı uygulamaların kullanıcı bakmıyorken de çalışmayı sürdürmesi gerekiyor. Müzik, ekran kapalıyken çalmaya devam edebiliyor; navigasyon ise başka bir uygulama açıldığında yönlendirme vermeyi sürdürüyor.</p><p>Android'deki Doze ve App Standby gibi özellikler, kullanıma bağlı olarak arka plan etkinliğini sınırlıyor. Böyle bir görevi yürüten uygulamanın enerji tüketmesi bekleniyor. Ancak tüketim belirgin bir neden olmadan sürüyor veya uygulamanın kullanımına kıyasla orantısız görünüyorsa inceleme yapılması gerekiyor.</p><p>Pil ayarlarından hedefli bir kontrol yapmak bu durumda yardımcı olabilir. Bir uygulamayı saatlerce açık tuttuysan yüksek tüketim göstermesi mutlaka sorun olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık neredeyse hiç kullanmadığın hâlde arka planda yüksek etkinlik gösteren uygulama incelenmeli.</p><p>Uygulamanın izinleri, mevcut güncellemeleri ve arka planda çalışma ayarları kontrol edilebilir. Uygulama takıldıysa kapatıp yeniden açmak mantıklı bir ilk adımdır. Sorun tekrarlanıyorsa tüm uygulamaları sürekli kapatmak yerine soruna neden olan belirli uygulamaya odaklanmak gerekir.</p><p>Sıradan günlük kullanımda uygulamalar arasında geçiş yapıp işletim sisteminin onları yönetmesine izin verebilirsin. Manuel kapatma, bir şey düzgün çalışmadığında hâlâ yararlı; ancak son uygulamalar listesinin dolu olması tek başına bir sorun değil.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/arka-plandaki-uygulamalar-487_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297956</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-ana-sayfasini-1998e-dondurdu-zelda-hayranlarina-ozel-surpriz-297956</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google ana sayfasını 1998'e döndürdü! Zelda hayranlarına özel sürpriz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, The Legend of Zelda: Ocarina of Time adını aratan kullanıcılara özel bir easter egg sunuyor. Kılıca dokunulduğunda 1998 temalı bir dönüşüm yaşanırken remake, 5 Kasım'da Nintendo Switch 2'ye geliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google ana sayfasını 1998'e döndürdü! Zelda hayranlarına özel sürpriz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Nintendo 64'ün efsanevi oyunu The Legend of Zelda: Ocarina of Time'ın remake sürümü öncesinde oyuncuları heyecanlandıran özel bir easter egg hazırladı. Oyunun adı Google'da aratıldığında ekranda beliren kılıç, nostaljik bir sürprizi tetikliyor.</p><p>Akıllı telefondan yapılan aramalarda ekranın alt kısmında görünen kılıca dokunulduğunda Ocarina of Time'daki Link'in sesi duyuluyor, Triforce ekranda beliriyor ve ekran maviye dönüşüyor. Google ana sayfası da kullanıcıları 1998'e götüren eski görünümüne kavuşuyor.</p><h3>Remake sürümünde yeni hareketler geliyor</h3><p>The Legend of Zelda: Ocarina of Time remake'inde Link, önceki oyunda olduğu gibi dash hareketini kullanabilecek. Oyuncular ayrıca özel bir tuşa basarak Jump hareketini gerçekleştirebilecek. Bu özellik, orijinal Ocarina of Time'da bulunmuyordu.</p><p>Yeni sürümde oyuncular, kumandanın jiroskopunu kullanarak düşmanları hedef alabilecek. Nintendo, görsel alanda da yenilikler sunarak "Reimagined Visuals" ifadesiyle yenilenmiş grafikler vadediyor.</p><h3>Cutscene'ler sesli diyaloglarla desteklenecek</h3><p>Oyundaki cutscene'lere ilk kez tamamen seslendirilmiş diyaloglar eşlik edecek. Bu uygulamanın tek istisnası, sessiz kalmayı sürdürecek Link olacak.</p><p>Oyuncular ayrıca kumandanın mikrofonuna ilgili tuşlara basmadan bir melodiyi mırıldanabilecek. Menüde yer alan The Threads of Time sekmesi mevcut görevleri bir araya getirirken The Hall of Fallen Foes, oyuncuların yendikleri yaratıkları daha ayrıntılı inceleyebileceği bir düşman arşivi olarak kullanılacak. Bu bölümde düşmanlar hakkında daha fazla bilgi edinmek ve onlarla yeniden karşılaşmak mümkün olacak.</p><p>The Legend of Zelda: Ocarina of Time, 5 Kasım'da yalnızca Nintendo Switch 2'de piyasaya çıkacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/google-ana-sayfasini-1998-184_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/phantom-blade-zero-steamde-tum-zamanlarin-ilk-15ine-girdi-297955</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Phantom Blade Zero Steam'de tüm zamanların ilk 15'ine girdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Phantom Blade Zero, Steam'de 833.921 eş zamanlı oyuncuya ulaşarak kendi rekorunu kırdı ve platform tarihindeki en yüksek zirveler listesinde 14. sıraya yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Phantom Blade Zero Steam'de tüm zamanların ilk 15'ine girdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Phantom Blade Zero, Steam'deki yükselişini sürdürerek platform tarihindeki en büyük oyunların arasına girdi. S-GAME'in oyunu, kendi eş zamanlı oyuncu rekorunu yeniledi ve Steam'de tüm zamanların ilk 15'i arasına adını yazdırdı.</p><p>SteamDB'nin verilerine göre Phantom Blade Zero, 833.921 eş zamanlı oyuncuya ulaşarak yeni bir tarihi zirve elde etti. Bu sonuçla oyun, Steam tarihindeki en yüksek eş zamanlı oyuncu sayılarını gösteren listede 14. sıraya yükseldi.</p><h3>Phantom Blade Zero büyük oyunları geride bıraktı</h3><p>Oyunun ulaştığı başarı, geride bıraktığı yapımlarla daha da dikkat çekici hâle geldi. Phantom Blade Zero, 747.440 oyunculuk zirveye ulaşan Battlefield 6'yı geride bıraktı.</p><p>Oyun ayrıca 875.343 eş zamanlı oyuncu sayısına sahip Baldur's Gate 3'e ve 879.308 oyuncuya ulaşan Hogwarts Legacy'ye oldukça yaklaştı.</p><h3>Oyuncu ilgisi çıkıştan sonra da arttı</h3><p>Phantom Blade Zero'nun bu zirveye ilk çıkışından yalnızca birkaç gün sonra ulaşması da başarının boyutunu ortaya koydu. Güçlü bir başlangıç yapan oyuna yönelik ilgi düşmek yerine artmaya devam etti.</p><p>Phantom Blade Zero bu ivmeyi korursa önümüzdeki günlerde Steam sıralamasında daha üst basamaklara çıkabilir. S-GAME'in oyunu, böylece yılın en büyük hit'lerinden biri olmanın yanı sıra Steam'de bugüne kadar yayımlanan en başarılı oyunlar arasına girdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/phantom-blade-zero-steamd-207_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/elon-musktan-sam-altmana-ram-gondermesi-297954</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elon Musk'tan Sam Altman'a RAM göndermesi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Elon Musk, Sam Altman'ın tüketicilerin bilgisayarlarında kullanılmayan büyük miktarda DRAM bulunmasını eleştiren sözleriyle bir film mem'i üzerinden dalga geçti. Musk'ın paylaşımı 2,9 milyon görüntülenmeyi aştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elon Musk'tan Sam Altman'a RAM göndermesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elon Musk, Sam Altman'ın kişisel bilgisayarlardaki RAM'e ilişkin son açıklamalarıyla sosyal medyada dalga geçti. Musk'ın paylaşımı kısa sürede viral olurken, kullanıcılar OpenAI CEO'sunu eleştiren çok sayıda mem yayımladı.</p><p>Musk, 1 Kasım'da X hesabından Quentin Tarantino'nun <i>Inglourious Basterds</i> filminde Christoph Waltz'un canlandırdığı karakterin bir kişiyi sorguladığı bir görüntüyü paylaştı. Görüntüdeki soru, filmdeki bağlamın yerine bilgisayar belleğiyle ilişkilendirildi.</p><p>Mem'de "DRAM'i buluttan saklıyorsun, değil mi?" ifadesi yer aldı. Musk ise paylaşımına "Halkın kendi RAM'ine sahip olmaya da hakkı var!" yorumunu ekledi.</p><p>Paylaşım 2,9 milyon görüntülenmeyi ve 51.000 beğeniyi aştı. Yorumlarda Altman'ın açıklamalarıyla alay eden çok sayıda mem paylaşıldı. En çok ilgi görenlerden birinde "Sam Altman'a, RollerCoaster Tycoon oynamak için 64 GB RAM kullandığımı söyleyin. Bunu benim yaptığımı bilmesini istiyorum" ifadeleri yer aldı.</p><h3>Altman'ın sözleri tartışma yarattı</h3><p>Tartışma, Sam Altman'ın kısa süre önce Cheeky Pint podcast'ine konuk olmasıyla başladı. OpenAI CEO'su, küresel kaynak dağılımı açısından tüketicilerin bilgisayarlarında büyük miktarlarda DRAM bulundurmasını ve bu belleği zamanın yalnızca yüzde 5'inde kullanmasını "gerçekten korkunç" olarak nitelendirdi.</p><p>Altman'a göre küresel bellek arzı sınırlı olduğu için bu kaynak, kullanım yoğunluğunun daha yüksek olduğu yapay zekâ veri merkezlerinde daha verimli değerlendirilebilirdi. Açıklamalar, yapay zekâ modellerinin bulut üzerinden değil, yerel olarak çalıştırılması tartışmasıyla bağlantılıydı.</p><p>Altman'ın sözleri yoğun eleştiri aldı ve birçok kullanıcı açıklamaları ikiyüzlü buldu. Yapay zekâ sektörünün belleğe yönelik büyük talebinin, tüketicilerin karşılaştığı kıtlığa ve fiyat artışlarına katkıda bulunduğu belirtildi. Bazı kullanıcılar Altman'ın mesajını, "Sizde RAM olmasın ki biz kullanalım ve bulut üzerinden erişimi size satalım" şeklinde yorumladı.</p><h3>Musk'ın şirketi de yüksek bellek kullanıyor</h3><p>Musk'ın tepkisinde ironik bir unsur da bulunuyor. Musk'ın yapay zekâ şirketi xAI, yüksek bellek gereksinimlerine sahip büyük veri merkezlerine dayanıyor.</p><p>Buna rağmen Musk, yıllardır anlaşmazlık yaşadığı Altman'a kamuoyu önünde takılma fırsatını değerlendirdi. Paylaşımın ardından sosyal medyada Altman'ın RAM açıklamalarını hedef alan yorumlar ve mem'ler yayılmaya devam etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/elon-musktan-sam-altmana--302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/android-telefonlari-kilitleyen-sms-acigi-nedir-hangi-telefonlar-risk-altinda-297953</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Android telefonları kilitleyen SMS açığı nedir? Hangi telefonlar risk altında?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Özel hazırlanmış bir WAP Push mesajı, Android 12 ve sonraki sürümleri kullanan bazı telefonlarda bağlantı ve şebeke sorunlarına yol açabiliyor. Mesajların tekrarlanması cihazı kullanılamaz hâle getirebilirken Google, Android 14 ve sonrası için düzeltme yayımladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Android telefonları kilitleyen SMS açığı nedir? Hangi telefonlar risk altında?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel olarak hazırlanan bir SMS, alıcının mesajı açmasına veya herhangi bir bağlantıya tıklamasına gerek kalmadan Android telefonlarda ciddi sorunlara yol açabiliyor. Güvenlik araştırmacısı Mark Blaszczyk tarafından tespit edilen açık, Android 12 ve sonraki sürümleri kullanan cihazları etkiliyor.</p><h3>WAP Push mesajı bağlantıları kesebiliyor</h3><p>Saldırı, işletim sisteminin arka planda işlemeye çalıştığı bir WAP Push mesajına dayanıyor. Mesaj, gelen kutusunda normal şekilde görüntülenmek yerine aramalar sırasında bağlantıların kesilmesine ve mobil şebeke sinyalinin geçici olarak kaybolmasına neden olabiliyor.</p><p>Mesajların tekrarlanması hâlinde cihaz kullanılamaz hâle gelebiliyor. Telefonu yeniden çalışır duruma getirmek için teknik destek gerekebiliyor.</p><h3>Google güvenlik güncellemesi yayımladı</h3><p>Sorun şu ana kadar Google Pixel ve Samsung Galaxy modellerinde tespit edildi. Ancak açık, teorik olarak Android 12 veya sonraki sürümleri kullanan tüm cihazları ilgilendiriyor.</p><p>Google, Android 14 ve sonraki sürümleri kullanan telefonlar için ekim ayı güvenlik paketine bir düzeltme dâhil etti. Uyumlu cihaz sahiplerinin güvenlik güncellemesinin yüklenip yüklenmediğini kontrol etmesi öneriliyor.</p><p>Mevcut bilgilere göre daha eski telefonlar tehditlere açık olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/android-telefonlari-kilit-176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/insanlar-neden-var-olmayan-deniz-feneri-goruyor-297952</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsanlar neden var olmayan deniz feneri görüyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Melbourne Üniversitesi ve Lozan Federal Politeknik Okulu araştırmacıları, geceleri gerçekte var olmayan deniz fenerlerinin görülmesine yol açan optik yanılsamayı ışık uzaklığının beyinde yanlış değerlendirilmesiyle açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsanlar neden var olmayan deniz feneri görüyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar geceleri arkalarında bulunan bir deniz fenerinin ışığını, denizin çok uzağında başka bir kaynaktan gelen ışınlarla karıştırabiliyor. Bilim insanları, 1937'den beri bilinen bu sıra dışı optik yanılsamanın nedenini açıkladı.</p><h3>Beyin ışığın uzaklığını yanlış değerlendiriyor</h3><p>Görme aldanmasını Melbourne Üniversitesi'nden Charles Kemp ve Simon Cropper ile Lozan Federal Politeknik Okulu'ndan Weilun Xu birlikte inceledi. Araştırmacılara göre beyin, geceleri ışık akışının farklı bölümlerine ait uzaklıkları doğru değerlendiremiyor.</p><p>Görsel referansların yetersiz kalması nedeniyle dönen ışının uzak bölümü gerçekte olduğundan daha yakın ve daha yavaş hareket ediyor gibi algılanıyor. Bu durum, ışığın deniz ufku yönünden geldiği izlenimini oluşturuyor.</p><h3>Yanılsama sanal gerçeklikte yeniden oluşturuldu</h3><p>Uzmanlar hipotezi test etmek için etkiyi sanal gerçeklik ortamında yeniden oluşturdu. Hesaplamalara göre ışık kaynağı 30 metre yüksekte olduğunda yanılsama, kaynaktan yaklaşık 67 metre uzaklıkta ortaya çıkıyor.</p><p>Bu sınıra yakın mesafede ışının yönü belirsiz algılanıyor. Gözlemci daha uzağa gittiğinde ise ışık kaynağı önünde bulunuyormuş gibi görünebiliyor. Deniz feneri yükseldikçe yanılsamanın ortaya çıkması için gereken mesafe de artıyor.</p><p>Modelleme sonuçları ve araştırmacıların gözlemleri, öne sürülen mekanizmayı doğruladı. Yazarlar, düz bir deniz feneri ışınının aşağı doğru bükülüyormuş gibi göründüğü başka bir görsel yanılsamanın da benzer biçimde açıklanabileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/insanlar-neden-var-olmaya-640_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-savasi-sona-erdirmek-icin-7-sartta-israr-ediyor-297951</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran, savaşı sona erdirmek için 7 şartta ısrar ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabalar hız kazanırken, Tahran yönetimi barış görüşmelerinin başlayabilmesi için öne sürdüğü 7 şartın yerine getirilmesinde ısrar ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran, savaşı sona erdirmek için 7 şartta ısrar ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar basını bu temaslarda ilerleme kaydedildiğini öne sürse de sahada henüz somut bir gelişme yaşanmış değil.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerin ardından İran'a saldırı emri verebileceği iddia ediliyor.</p><p>Uluslararası basında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da İran'a yeni bir askeri harekat düzenlenmesi konusunda Trump'a baskı yaptığı öne sürülüyor. Tahran ise olası yeni saldırılara karşı savaşı daha geniş bir coğrafyaya yayma uyarısında bulunuyor.</p><p>Kritik süreçte gerilim tırmanırken İran, savaşı sonlandırmak amacıyla arabulucular vasıtasıyla ABD'ye ilettiği 7 şarttan vazgeçmiyor.</p><p>Her ne kadar Tahran yönetiminden bu şartlara ilişkin tamamen bütüncül ve uyumlu açıklamalar gelmese de maddeler, ABD ile İran arasında geçmişte imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptının temel hükümlerinin 1, 2, 4, 10 ve 11. maddeleriyle paralellik gösteriyor.</p><p><strong>DENİZ ABLUKASININ KALDIRILMASI</strong></p><p>Tahran'ın kabulünde ısrar ettiği 7 şartın başında ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının sonlandırılması geliyor.</p><p>ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta İran, Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatmış; ABD de buna karşılık ülkeye deniz ablukası uygulamıştı. 17 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşmanın ardından İran Hürmüz'ü açmış, Washington da ablukayı kaldırmıştı. Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar nedeniyle Tahran temmuz ayında boğazı yeniden kapatmış, ABD de ablukayı yürürlüğe koymuştu.</p><p>Mevcut durumda İran, savaşın bitmesi için ilk olarak deniz ablukasının kaldırılmasını talep ediyor. Buna ek olarak, önceki çerçeve anlaşmada yer alan ve yaklaşık 100 milyar dolar olduğu tahmin edilen dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını istiyor. Söz konusu iade maddesi hazirandaki mutabakata yazılmasına rağmen bugüne kadar hayata geçirilmedi.</p><p><strong>YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI VE ABD'NİN BÖLGEDEKİ ASKERİ VARLIĞININ AZALTILMASI</strong></p><p>Tahran'ın masaya koyduğu bir diğer önemli başlık ise ABD yaptırımları. İran, bu yaptırımlar kaldırılmadan savaşa son vermeyeceğini vurgularken, ülkenin petrol satışında sağlanan muafiyetlerin yeniden yürürlüğe konulmasını talep ediyor.</p><p>Bunun yanı sıra Tahran yönetimi, bölgedeki ABD askeri varlığının azaltılmasında ısrarcı. Ancak bu talebin, savaş sonrasında Umman Denizi'nde konuşlanan ABD donanmasını mı yoksa bölge ülkelerindeki askeri üsleri mi kapsadığı netlik kazanmış değil.</p><p><strong>HÜRMÜZ'DE BELİRLENEN YENİ ROTANIN TANINMASI</strong></p><p>İran'ın şartları arasında, Umman ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nda belirlenen yeni geçiş rotasının ABD tarafından tanınması ve alternatif rotaların kapatılması da yer alıyor.</p><p>Tahran yönetimi ayrıca Lübnan dahil savaşın tüm cephelerde durdurulmasını talep ediyor.</p><p>Öte yandan, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Al Jazeera'ye verdiği demeçte bunlara ek olarak iki yeni şart daha açıklamıştı: ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahalesine son vermesi ve Tahran yönetimine muhalif gruplarla olan işbirliğini bitirmesi. Bu ifadeler Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin söylemlerinde yer almasa da üst düzey bir yetkili tarafından dile getirilmesi dikkati çekiyor.</p><p>Rızai'nin bu çıkışı, İran'ın şartlar müzakere edilirken elini güçlendirmek ve esneme payı bırakmak için yeni bir alan oluşturma çabası olarak yorumlanıyor. Tahran, öne sürdüğü şartların bir kısmının ABD tarafından kabul edildiğini savunsa da bu adımları "yetersiz" buluyor. Tüm şartların eksiksiz hayata geçirilmesini ve akabinde 2 gün içinde Hürmüz Boğazı'nı açacağını yineliyor.</p><p><strong>NÜKLEER PROGRAM MÜZAKERELERE DAHİL EDİLMİYOR</strong></p><p>İran, 7 şarta karşılık Washington'ın nükleer programı Katar arabuluculuğundaki görüşmelere dahil etme çabalarını ise reddediyor.</p><p>Washington yönetimi Tahran'dan, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogram uranyumu ülke içinde ya da üçüncü bir ülkede seyreltmesini ve nükleer tesislerinde uluslararası denetimlere izin vermesini talep ediyor. İran seyreltme fikrine kapıyı tamamen kapatmasa da bu konunun ancak uzun soluklu nükleer müzakereler kapsamında ele alınabileceğini savunuyor.</p><p>Katar arabuluculuğunda yürütülen dolaylı temaslarda henüz somut bir sonuç alınamasa da İranlı yetkililer, ABD'nin üslubundaki yumuşamayı ve diyalog kapısının aralanmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/iran-savasi-sona-erdirmek-209_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/turk-mutfaginin-bas-taci-patlican-hakkinda-uzmanlardan-kritik-tavsiye-297950</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk mutfağının baş tacı patlıcan hakkında uzmanlardan kritik tavsiye]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Biyolog Yekaterina Baranova, patlıcanın kabuğunda yoğunlaşan yararlı bileşikler nedeniyle sebzenin soyulmadan pişirilmesini önerdi. Patlıcan tüketimini beyin işleyişi ve damar sertliğinin önlenmesiyle ilişkilendiren Baranova, dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk mutfağının baş tacı patlıcan hakkında uzmanlardan kritik tavsiye]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fırında veya tencerede pişirilen patlıcan, özellikle kabuğu soyulmadan hazırlandığında en faydalı sebze yemeklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Biyolog Yekaterina Baranova, Rossiya 1 televizyon kanalındaki O samom glavnom programında yaptığı değerlendirmede bu görüşü paylaştı.</p><h3>Patlıcanın yararlı bileşikleri kabuğunda yoğunlaşıyor</h3><p>Baranova'ya göre patlıcanın kabuğu özel bir değer taşıyor. Yararlı bileşiklerin önemli bölümü kabukta yoğunlaştığı için sebzeyi pişirmeden önce soymamak gerekiyor. Uzman, bu şekilde hazırlanan patlıcanın özellikleriyle süper gıda olarak değerlendirilebileceğini belirtti.</p><h3>Patlıcan beyin ve damar sağlığıyla ilişkilendiriliyor</h3><p>Uzman, patlıcan tüketimini beynin normal işleyişinin korunması ve damar sertliğinin önlenmesiyle de ilişkilendirdi. Bununla birlikte patlıcan, damar hastalıklarına karşı bağımsız bir koruma aracı değil, dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.</p><h3>Kabak da erişilebilir bir süper gıda olarak gösterildi</h3><p>Beslenme uzmanı O. Yablokova da daha önce kabağın gençliği ve sağlığı destekleyen, erişilebilir bir süper gıda olduğunu bildirdi. Yablokova'ya göre kabak, lif bakımından zengin beslenme düzenlerine uyum sağlıyor ve şişkinliğe yol açmadan gastrointestinal sistemin işleyişini olumlu etkiliyor.</p><p>Kabak ayrıca potasyum, A, C ve K vitaminleri ile lutein ve zeaksantin antioksidanlarını içeriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/turk-mutfaginin-bas-taci--586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cop31e-iliskin-veriler-tek-uygulamada-bir-araya-getirildi-297949</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COP31'e ilişkin veriler tek uygulamada bir araya getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'daki zirveye ilişkin müzakerelerden sanata, ulaşımdan etkinlik takvimine kadar tüm bilgilerin "COP31 Türkiye" uygulamasında toplandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COP31'e ilişkin veriler tek uygulamada bir araya getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP31 Antalya'da müzakerelerden sanata, ulaşım detaylarından etkinlik takvimine kadar ihtiyaç duyulan her veriyi 'COP31 Türkiye' uygulamasıyla tek platformda buluşturduk." ifadesini kullandı.</p><p>Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi kapsamında katılımcıların etkinlik alanlarından yemek noktalarına, günlük program akışından organizasyon detaylarına kadar merak ettiği tüm veriler "COP31 Türkiye Super APP" dijital uygulamasıyla tek bir platformda toplandı.</p><p>Bakan Kurum, uygulamaya ilişkin yaptığı paylaşımında, şunları kaydetti:</p><p>"COP31'e dair her şey cebinizde. COP31 Antalya'da müzakerelerden sanata, ulaşım detaylarından etkinlik takvimine kadar ihtiyaç duyulan her veriyi 'COP31 Türkiye' uygulamasıyla tek platformda buluşturduk. COP31 deneyiminizi kolaylaştırmak, yeşil alandaki tüm etkinliklere dahil olabilmek için uygulamamızı indirmeyi unutmayın."</p><p><strong>MAVİ VE YEŞİL BÖLGE ETKİNLİKLERİNE AKILLI TAKİP</strong></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) için özel mobil uygulama hazırlandı.</p><p>Katılımcıların zirve süresince ihtiyaç duyacakları tüm bilgilere tek bir platform üzerinden erişebilmelerini sağlamak amacıyla COP31 Türkiye Super APP geliştirilerek App Store ve Google Play Store üzerinden kullanıma sunuldu.</p><p>Uygulamada etkinlik programları, ulaşım, alan içi navigasyon, sanat eserleri ve enstalasyonlar, kişisel ajanda, haberler ve duyurular bir araya getirildi. Mavi ve yeşil bölgedeki etkinliklerin ayrıntılı olarak yer alacağı uygulamada, mavi bölgedeki ülke pavilyonlarında gerçekleştirilecek yan etkinlikler uygulama üzerinden takip edilebilecek.</p><p>Ülkeler, kendi pavilyonlarında düzenleyecekleri etkinliklerin içeriklerini doğrudan sisteme girerek programlarını yönetebilecek.</p><p>Yeşil bölgede ise 10 tematik HUB kapsamında gerçekleştirilecek 600'den fazla etkinlik ve program uygulamada yer alacak.</p><p>Katılımcılar, tematik alanlarda bulunan tüm paydaşları, kurumları ve etkinlikleri görüntüleyebilecek. Hangi etkinliğin hangi alanda gerçekleştirileceğini uygulama üzerinden öğrenerek ziyaretlerini planlayabilecek.</p><p>Yalnızca COP31 etkinlik alanı için özel olarak hazırlanan dijital navigasyon sistemiyle mavi bölge ve yeşil bölgedeki salonlar, ülke pavilyonları ve 10 tematik HUB, yan etkinlik ve özel etkinlik alanları, etkinlik çadırları, yüzlerce yeme-içme noktası ve diğer hizmet alanları harita üzerinden görüntülenebilecek. Bu sayede katılımcılar gitmek istedikleri noktalara kolaylıkla ulaşabilecek.</p><p><strong>COPART: QR İLE DİJİTAL SANAT DENEYİMİ</strong></p><p>COP31 kapsamında sanat ve iklim değişikliğini bir araya getiren COPART HUB'da yüzlerce sanat eseri ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Dijital uygulama üzerinden QR kodu okutarak COPART HUB'da yer alan eserler incelenebilecek. Ayrıca, COP31 etkinlik alanının farklı noktalarına yerleştirilen tüm sanatsal enstalasyonların konumları dijital harita üzerinden görüntülenebilecek.</p><p>Böylece ziyaretçiler, sanat eserlerini ve enstalasyonları keşfederek COP31 alanı boyunca kendilerine özel bir sanat rotası oluşturabilecek.</p><p><strong>KATILIMCILARA ÖZEL KİŞİSEL AJANDA</strong></p><p>Katılımcılar, 12 günlük zirve boyunca takip etmek istedikleri oturumları, toplantıları ve etkinlikleri kişisel ajandalarına ekleyebilecek. Bu sayede kullanıcılar, yoğun etkinlik takvimi içerisinde kendi programlarını oluşturarak zamanlarını verimli şekilde yönetebilecek ve zirveden en yüksek düzeyde faydalanabilecek.</p><p>COP31 boyunca gerçekleştirilecek önemli açıklamalar, etkinliklere ilişkin güncel bilgiler, organizasyon duyuruları ve haberler, COP31 Türkiye Super APP üzerinden katılımcılarla paylaşılacak. Böylece zirveye ilişkin bilgi akışı tek bir dijital platform üzerinden sağlanacak.</p><p><strong>SÜRPRİZ OYUN DENEYİMİ</strong></p><p>COP31 Türkiye Super APP, bilgilendirme ve organizasyon özelliklerinin yanı sıra ziyaretçi deneyimini zenginleştirecek etkileşimli içeriklere de ev sahipliği yapacak.</p><p>COP31 süresince ziyaretçilerle buluşacak sürpriz bir oyun deneyimi, zirvenin dijital dünyasına farklı ve eğlenceli bir boyut kazandıracak.</p><p>Uygulamaya App Store'da "https://apps.apple.com/tr/app/id6789030250" ve Google Play'de "https://play.google.com/store/apps/details?id=tr.gov.csb.cop31" bağlantılarından erişilebilecek. QR kodu ve indirme sayfasına ise "https://cop31.tr/app" bağlantısından ulaşılabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/cop31e-iliskin-veriler-te-413_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297948</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-sampiyonlar-liginde-almanya-ekibi-stuttgarti-agirlayacak-297948</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Almanya ekibi Stuttgart'ı ağırlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde yarın Almanya'nın Stuttgart takımını konuk edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Almanya ekibi Stuttgart'ı ağırlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında yarın Almanya'nın Stuttgart takımını konuk edecek.</p><p>RAMS Park'taki maç saat 20.45'te başlayacak. Mücadeleyi İngiliz hakem Chris Kavanagh yönetecek.</p><p>Maç, Türkiye'de TRT 1 ve tabii platformundan yayımlanacak.</p><p>UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk iki maçında Portekiz temsilcisi Sporting'e 3-1 ve İspanya devi Barcelona'ya 4-1 mağlup olan Galatasaray, üçüncü haftada ise Fransa ekibi Lille'i 4-2 yendi.</p><p>Ligdeki ilk iki maçında Norveç ekibi Viking'i 3-1 ve Slovakya takımı Slovan Bratislava'yı da 3-0 mağlup eden Stuttgart ise son maçında İspanya temsilcisi Atletico Madrid ile 1-1 berabere kaldı.</p><p><strong>GALATASARAY TAM KADRO</strong></p><p>Galatasaray, statü gereği oynayamayacak futbolcuların dışında Stuttgart karşısında tam kadro sahaya çıkacak.</p><p>Sakat veya cezalı oyuncusu bulunmayan sarı-kırmızılı ekipte sadece UEFA'ya bildirilen kadroda yer alamayan Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş, Arda Ünyay, Eyüp Aydın ile Can Armando Güner statü gereği forma giyemeyecek.</p><p><strong>TÜM KULVARLARDA 4 MAÇLIK GALİBİYET SERİSİ YAKALADI</strong></p><p>Galatasaray, tüm kulvarlarda çıktığı son 4 maçtan galibiyetle ayrıldı.</p><p>Son mağlubiyetini Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona karşısında yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında çıktığı karşılaşmalarda sırasıyla Gençlerbirliği'ni 1-0, Lille'i 4-2, Fenerbahçe'yi 2-1 ve TÜMOSAN Konyaspor'u 4-0 yendi.</p><p><strong>OSIMHEN, ATTIĞI GOLLERLE TAKIMINI SIRTLIYOR</strong></p><p>Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, attığı gollerle takımının galibiyetlerinde önemli rol oynadı.</p><p>Sezon başından beri Trendyol Süper Lig'de 8 ve Şampiyonlar Ligi'nde 2 maça çıkan Osimhen, toplamda 10 müsabakada görev aldı. Nijeryalı yıldız, bu karşılaşmalarda 9'u lig ve 1'i Avrupa'da olmak üzere toplamda 10 gol kaydetti.</p><p>Osimhen, 10 resmi müsabakada 10 kez fileleri havalandırarak maç başına 1 gol atma başarısı gösterdi.</p><p><strong>BATRAKOV, PERFORMANSIYLA PARLIYOR</strong></p><p>Galatasaray'ın Rus futbolcusu Aleksey Batrakov, gösterdiği performansla son haftalarda sarı-kırmızılı taraftarların beğenisini topladı.</p><p>Çıktığı son 5 resmi maçta 3 kez ağları sarsan 21 yaşındaki oyuncu, skor katkısının yanı sıra isabetli paslarıyla ve hücumu yönlendirmesiyle de taraftarların beğenisini kazandı.</p><p><strong>SANE VE İLKAY, STUTTGART'I YAKINDAN TANIYOR</strong></p><p>Galatasaray'ın tecrübeli futbolcusu İlkay Gündoğan ile Alman kanat oyuncusu Leroy Sane, daha önce Stuttgart'a karşı birçok kez forma giydi.</p><p>İlkay Gündoğan, daha önce Nürnberg ve Borussia Dortmund formalarıyla Stuttgart'a karşı 6 Bundesliga ve 1 Almanya Kupası karşılaşmasına çıktı. İlkay'ın takımları, bu karşılaşmalardan 5 galibiyet ve 2 beraberlikle ayrıldı. 36 yaşındaki oyuncu, söz konusu 7 maçta 1 kez ağları sarstı.</p><p>Daha önce Schalke 04 ve Bayern Münih formalarını terleten Leroy Sane ise Bundesliga'da 14 kez Stuttgart karşısında mücadele etti. Sane'nin takımları bu karşılaşmalarda 10 galibiyet, 2'şer beraberlik ile mağlubiyet yaşadı. 30 yaşındaki oyuncu, bu müsabakalarda 1 kez rakip fileleri havalandırdı.</p><p><strong>ALMAN TEMSİLCİSİNDE EKSİKLER</strong></p><p>Stuttgart'ta yarınki maç öncesi önemli eksikler bulunuyor.</p><p>Sakatlıkları bulunan Alman orta saha Angelo Stiller, Slovak kanat Leo Sauer ve Alman savunma oyuncusu Josha Vagnoman, Galatasaray karşısında forma giyemeyecek.</p><p><strong>ALMANYA EKİBİ, BUNDESLIGA'DA 11. SIRADA</strong></p><p>Stuttgart, Bundesliga'nın 8. haftasını 11. sırada tamamladı.</p><p>Son olarak Bayer Leverkusen'i deplasmanda 4-2 yenen Stuttgart, ligde sezon başından beri 3 galibiyet ve 5 mağlubiyet yaşayarak 9 puana ulaştı.</p><p>Almanya ekibi, geride kalan 8 maçta 14 kez rakip ağları sarsarken, 15 gol yedi.</p><p><strong>STUTTGART, EN AZ GOL YİYEN EKİPLER ARASINDA</strong></p><p>Almanya ekibi Stuttgart, Şampiyonlar Ligi'nde en az gol yiyen takımlar arasında yer alıyor.</p><p>İlk 3 maçta kalesinde 2 gol gören Stuttgart, bu alanda İngiltere ekibi Arsenal ve Hollanda temsilcisi PSV ile zirveyi paylaşıyor.</p><p><strong>ALMAN EKİBİNİN OYUNCUSU DEMIROVIC, EN GOLCÜLER ARASINDA</strong></p><p>Stuttgart'ın Bosna Hersekli futbolcusu Ermedin Demirovic, Şampiyonlar Ligi'nin en golcü oyuncuları arasında yer alıyor.</p><p>Organizasyonun ilk 3 maçında 4 kez ağları sarsan Demirovic, bu alanda dörder gol atan Bayern Münihli Harry Kane, Manchester Cityli Erling Haaland, Borussia Dortmundlu Serhou Guirassy, Sporting oyuncusu Luis Suarez ve Club Brugge'ün futbolcusu Nicolo Tresoldi ile zirveyi paylaşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/galatasaray-sampiyonlar-l-663_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297947</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-yeni-imece-uydulari-icin-tarih-verdi-297947</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır yeni İMECE uyduları için tarih verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜRKSAT 7A uydusu için çalışmalara başladıklarını, yer gözlem uydu takımının üyeleri İMECE-2'nin 2027'de, İMECE-3'ün ise 2028'de uzaya gönderileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır yeni İMECE uyduları için tarih verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.</p><p>Uydulardaki bilgi birikimini değerlendirerek Ay Uzay Aracını yüzde 87 yerlilikle ürettiklerini belirten Kacır, aracı 2027'nin ilk aylarında uzaya gönderecek, Ay yörüngesine ve nihayetinde aya ulaştıracaklarını söyledi.</p><p>Kacır, geniş alanları görüntüleme ve aynı bölgeden sık aralıklarla veri toplama kabiliyetlerine sahip yer gözlem uydu takımının üyeleri İMECE-2'yi 2027'de, İMECE-3'ü ise 2028'de uzaya gönderecekleri bilgisini paylaştı.</p><p>Ayrıca Kacır, yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek hesaplama özelliklerine sahip TÜRKSAT 7A uydusunun çalışmalarına başladıklarını söyledi.</p><p><b>"İMALAT SANAYİ KATMA DEĞERİ 259 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde inşa ettikleri güçlü sanayi altyapısına dikkati çeken Kacır, pandemiden bu yana imalat sanayi üretiminin düşük teknolojide yüzde 9,6, orta-düşük teknolojide yüzde 27,7, orta-yüksek teknolojide yüzde 47,9 ve yüksek teknolojide ise yüzde 87,5 arttığını belirtti.</p><p>Yılda 283,7 milyar dolar ihracatla rekor kırdıklarını vurgulayan Kacır, şöyle konuştu:</p><p>"İmalat sanayi katma değerimiz, son bir yılda yüzde 9,7 artarak 259 milyar dolara yükseldi. Yüksek ve orta-yüksek teknolojili ihracatın payı yüzde 44,2 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu yılın 9 ayında ihracatımız savunma ve havacılıkta yüzde 15,6, ana metal ve işlenmiş metallerde yüzde 15,5, kimyevi maddelerde yüzde 13,1, elektrik ve elektronikte yüzde 11,6, makinede yüzde 4,1 yükseldi. 2002'den bu yana Türkiye'nin AR-GE harcamalarını yıllık 1,2 milyar dolardan 24,8 milyar dolara yükselttik. AR-GE harcamalarımızın milli gelirimiz içindeki payını yüzde 1,55'e çıkardık. Özel sektör AR-GE harcamalarını 45 misli artışla 16,1 milyar dolara ulaştırdık. 2002'de 29 bin olan Tam Zaman Eşdeğer AR-GE personeli sayımız 318 bine yükseldi. Bu dönemde OECD ülkeleri arasında AR-GE personelini en çok artıran ülkeyiz. 115 teknoparkımızda girişim sayımız son bir yılda 2 bine yakın artışla 13 bin 837'ye, bu girişimlerde istihdam 12 bin artışla 136 bine ulaştı. Desteklediğimiz 1362 AR-GE ve 348 tasarım merkezinde 56 bin 947 fikri mülkiyet tescillendi. AR-GE teşviklerimizden yararlanan proje sayısı 247 bine erişti. AR-GE faaliyetlerine vergi teşviğimiz 2025'te yüzde 59,5 artışla 169 milyar lirayı aştı."</p><p><b>"SON BİR YILDA 55 BİN, BUGÜNE KADAR 130 BİNDEN FAZLA TOGG YOLLARA ÇIKTI"</b></p><p>Devlet teşviklerinden yararlanan imalat sanayi yatırımlarında yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerin payının 2002'de yüzde 19 iken bu yıl yüzde 47'ye eriştiğini aktaran Kacır, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'na ve TCMB Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'na ayırdıkları kaynağı 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardıklarını hatırlattı.</p><p>Programın kapsamını 310 yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün, 272 teknoloji alanı ve 36 kritik ham maddeye yönelik 1 milyar liranın üzerindeki yatırımları içerecek şekilde genişlettiklerini bildiren Kacır, "Teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmak amacıyla yatırım tutarı 100 milyon liranın üzerinde olan projelere yönelik yeni bir finansman penceresi açtık. Programla bugüne kadar toplam yatırım tutarı 613 milyar lirayı aşan 168 projenin önünü açtık. Teknoloji Hamlesi Programıyla AR-GE ve yatırım büyüklüğü 192 milyar lira olan 213 projeyi destekledik. Bu yıl ileri malzeme teknolojileri ve kritik ham maddeler ile biyoteknoloji ve sürdürülebilir yaşam teknolojileri çağrılarına 26 milyar lira büyüklüğünde 77 proje başvurusu aldık. Son bir yılda 55 bin, bugüne kadar 130 binden fazla Togg yollara çıktı. Ülke genelinde elektrikli araç şarj bağlantısı sayısını 48 bin 900'e ulaştırdık." ifadelerini kullandı.</p><p>Milli Modüler Nükleer Reaktör Programı'nda ilk prototip 2030'da</p><p>Kacır, beyaz eşya ve otomotive yönelik özgün mikrodenetleyici, izolasyon çipi ve sürücü çiplerinin tasarımını yerlileştirdiklerini vurgulayarak, "Yapay zeka destekli yerli navigasyon uygulamamızı önümüzdeki yıl hayata geçireceğiz. Milli Modüler Nükleer Reaktör Programı'nda ilk prototipimiz 2030'da üretime hazır hale gelecek." diye konuştu.</p><p>Bu yıl, TÜBİTAK programlarında 190 üniversite ve 3 bin 400 firmanın 11 bin 825 projesine 15,5 milyar lira katkı sağladıklarını belirten Kacır, üniversitelerin araştırma projelerinde 22 bin 300 bursiyeri desteklediklerini, bugüne kadar 10,8 milyar lira kaynak sağladıkları 12 ulusal araştırma altyapısında, 826 kişiyle, biyotıp ve genom, ileri malzemeler, MEMS, astrofizik, güneş enerjisi, raylı sistemler, deniz hukuku ve finans teknolojilerinde nitelikli çalışmalar gerçekleştirildiğini aktardı.</p><p><b>PARDUS'UN İNDİRME SAYISI 3,7 MİLYONA ERİŞTİ</b></p><p>AESA radarları, arayıcı başlıklar, uydu, 5G ve askeri haberleşme sistemleri için kritik öneme sahip radyo frekans çiplerini TÜBİTAK BİLGEM'de yerli imkanlarla ürettiklerini bildiren Kacır, yerli ve açık kaynaklı işletim sistemi Pardus'un indirme sayısının 3,7 milyona eriştiği bilgisini verdi.</p><p><b>"800 BEYGİR GÜCÜNDEKİ YERLİ HİDROJEN MOTORUMUZU ÜRETTİK"</b></p><p>"Hidrojen depolama ve yakıt pili geliştirme çalışmaları TÜBİTAK MAM'da tamamlanan 800 kilometrelik menzilli ticari kamyon platformu, önümüzdeki yıl yollara çıkacak" diyen Kacır, "Sıfır emisyonlu milli lokomotifimizde kullanılacak 800 beygir gücündeki yerli hidrojen motorumuzu ürettik. Batarya Test ve AR-GE Merkezi'mizde gerçekleştirdiğimiz yeni yatırımla batarya hücresinden paketine kadar tüm elektriksel testleri uçtan uca yerli imkanlarla yapabilir hale geliyoruz. En az 5 kübitlik kuantum işlemci prototipini yerli imkanlarla tasarlayıp üreterek bu alanda kritik AR-GE ve üretim altyapısını ülkemize kazandıracağız." açıklamasında bulundu.</p><p><b>"YERLİ PATENT TESCİL SAYISINI 3 BİN 738'E YÜKSELTTİK"</b></p><p>Kacır, 2002'de yaklaşık 9 bin olan bilimsel yayın sayısı ile dünyada 22'nci sıradayken geçen yıl yayın sayısı 66 bine yükselerek 13'üncü olduklarını bildirdi.</p><p>Elektronik Kaynaklar Ulusal Akademik Lisansı ile 3 milyon araştırmacıya hizmet sunduklarını belirten Kacır, "Geçtiğimiz yıl yerli patent başvuru sayısını yüzde 12 artışla 11 bin 394'e, yerli patent tescil sayısını ise yüzde 10'luk artışla 3 bin 738'e yükselttik. Yerli patent başvurularında dünyada 10'uncu, marka başvurularında 6'ncı, tasarım başvurularında 3'üncü sıradayız." dedi.</p><p>Yeşil Dönüşüm Programı'na da değinerek, sera gazı emisyonlarının önlenmesi, enerji ve ham madde verimliliğiyle atıkların azaltılması odaklı 8,7 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 20 projeyi desteklediklerini dile getiren Kacır, 160 milyar liralık 159 projenin değerlendirmesini bu yıl tamamlayacaklarını duyurdu.</p><p><b>34 OSB "YEŞİL OSB" OLARAK TESCİLLENDİ</b></p><p>Son bir yılda akademi ve özel sektörün yeşil teknolojiler geliştirmesine yönelik 2 bin 189 AR-GE projesi ile 2 bin 305 bilim insanına 5,3 milyar lira TÜBİTAK katkısı sunduklarını vurgulayan Kacır, 34 OSB'yi de "Yeşil OSB" olarak tescillediklerini bildirdi.</p><p>Kacır, BOTAŞ doğal gaz hatlarının güvenlik kontrollerini yapacak yerli robotu geliştirdiklerinin de altını çizerek, Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi'yle bu yıl sonuna kadar 2,9 milyar lira finansman sağlayacakları bilgisini verdi.</p><p>Dijital Dönüşüm Programı'yla modernizasyon, robotik, veri yönetimi ve verimlilik odaklı 13 milyar liralık 42 projeyi desteklediklerini ifade eden ve 10 milyar liralık 40 projenin değerlendirmesini bu yıl tamamlayacaklarını bildiren Kacır, son bir yılda Dijital Avrupa Programı'nda ise Türkiye'den 52 kuruluşun 10 projede 7,3 milyon avroluk hibe kazandığını aktardı.</p><p><b>"54 KÜBİT İŞLEMCİ GÜCÜNE SAHİP KUANTUM BİLGİSAYARI 2027'DE DEVREYE ALACAĞIZ"</b></p><p>Kacır, ulusal süper bilgisayar altyapısındaki yüksek hesaplama kapasitesinden bugüne dek 9 bin araştırmacının yararlandığını belirterek, "54 kübit işlemci gücüne sahip kuantum bilgisayarı 2027'de devreye alacağız. Toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtan BİLGE dil modeliyle yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız." diye konuştu.</p><p><b>"SİPER-2'NİN SERİ ÜRETİMİNE ÖNÜMÜZDEKİ YIL BAŞLAYACAĞIZ"</b></p><p>Savunma sanayisinde devrim yaptıklarını dile getiren Kacır, 4 binden fazla şirket ve araştırma kurumunda 100 binden fazla çalışanla dev bir savunma sanayisi gücüne sahip olduklarını söyledi.</p><p>Kacır, 2002'de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>"2002'den bugüne savunma sanayisinde 1203 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. 668 milyar lira sabit yatırımın önünü açtık. 28 bin çalışanın istihdam edildiği 80 AR-GE ve tasarım merkezine 2025'te 71 milyar lira destek sağladık. Teknoparklarımızda savunma sanayisinde 352 firmamız 7 bin 350 araştırmacıyla teknoloji geliştirmeye devam ediyor. 2002'den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 283 savunma sanayisi projesine ve 4 bin 449 bilim insanı ile gencimize 65 milyar lira katkı sunduk. Çelik Kubbe'de Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi SİPER-2'nin seri üretimine önümüzdeki yıl başlayacağız."</p><p><b>"KENDİ AY GÖREVİNİ GERÇEKLEŞTİREN 9'UNCU ÜLKE OLACAĞIZ"</b></p><p>Uzay teknolojilerinde 20 AR-GE merkezinde ve teknoparklardaki 310 girişimde 24 bini aşkın araştırmacının istihdamını desteklediklerini belirten Kacır, Milli Uzay Programı ile birlikte uzay ve havacılık alanında 40 binden fazla bilim insanı, araştırmacı ve gencin yer aldığı projelere katkı sunduklarını söyledi. Uyduları kendi roketleriyle uzaya fırlatmaya hazırlandıklarını dile getiren Kacır, şunları kaydetti:</p><p>"Somali'de inşasını sürdürdüğümüz uzay limanıyla Türkiye'nin uzaya bağımsız erişiminin önünü açacak, küresel uzay ekonomisinden daha fazla pay alacağız. Uydulardaki bilgi birikimimizi değerlendirerek Ay Uzay Aracımızı yüzde 87 yerlilikle ürettik. Aracımızı 2027'nin ilk aylarında uzaya gönderecek, Ay yörüngesine ve nihayetinde Ay'a ulaştıracağız. Kendi Ay görevini gerçekleştiren 9'uncu ülke olacağız. Geniş alanları görüntüleme ve aynı bölgeden sık aralıklarla veri toplama kabiliyetine sahip yer gözlem uydu takımımızın üyeleri İMECE-2'yi 2027'de, İMECE-3'ü 2028'de uzaya göndereceğiz. Yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip TÜRKSAT 7A uydumuzun çalışmalarına başladık. Milli Uzay Programımızın hedeflerinden Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi'nin ihtiyaç duyduğu yüksek hassasiyetli zaman ve frekans altyapısını sağlayacak rubidyum tabanlı yerli atomik saatimizi uzaya gönderdik. 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde tarihinde bir ilk olan uzayın barışçıl, güvenli ve sürdürülebilir geleceği için 21 ülkeden 32 temsilcinin desteğiyle kabul edilen Antalya Deklarasyonu'na Türkiye olarak öncülük ettik."</p><p><b>YATIRIM TEŞVİKLERİ</b></p><p>Kacır, teşvik ettikleri ve son bir yılda tamamlanan 1 trilyon 263 milyar liralık 10 bin 285 yatırım projesiyle rekor kırdıklarını vurgulayarak, 231 bin 685 istihdam oluşturduklarını belirtti.</p><p>Aynı dönemde 1 trilyon 205 milyar lira yeni yatırımın ve 140 bin istihdamın önünü açtıklarını bildiren Kacır, şöyle devam etti:</p><p>"Savunma, mobilite, sağlık, petrokimya, enerji teknolojileri gibi stratejik alanlarda 52 milyar dolarlık 83 yatırıma proje bazlı destek sunduk. Bu projeler tamamlandığında cari dengemize yılda 47 milyar dolar katkı sağlayacak. Haziran 2025'ten bu yana yeni teşvik sisteminde seçici programlara başvuruların oranı yüzde 12'den yüzde 32'ye yükseldi. Teknoloji Hamlesi, Stratejik Hamle ve Yerel Kalkınma Hamlesi'nden müteşekkil Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi Programı'na aldığımız 678 milyar liralık 1269 proje başvurusu sanayide yüksek katma değer odaklı dönüşüm hedeflerine ilerlediğimizi gösteriyor."</p><p><b>"SON BİR YILDA 6 OSB, 7 ENDÜSTRİ BÖLGESİ, 19 YATIRIM ALANI İLAN ETTİK"</b></p><p>Planlı sanayileşme yatırımlarıyla üretimi ülke sathına dengeli yaydıklarını bildiren Kacır, "Son bir yılda 6 OSB, 7 endüstri bölgesi, 19 yatırım alanı ilan ettik. Müteşebbislerimize 70 bin hektar ilave yatırım alanı sağladık. Bakanlığımızın destekleriyle bu yıl tamamlanacak 13 OSB ve 4 sanayi sitesi projesi, 30 bin istihdamın önünü açacak. 2027 bütçemizde OSB, endüstri bölgesi ve sanayi sitesi projelerine 53 milyar lira kaynak sağlayacağız. OSB'lerdeki sanayi alanlarını çevrim içi platformda her ay ilan ettiğimiz uygulamayla, Ekim 2024'ten bu yana 252 OSB'de 9 bin 507 yatırımcı başvurusu aldık. 23 milyon metrekare büyüklüğünde yatırım alanını 1472 sanayicimize tahsis ettik." ifadelerini kullandı.</p><p>Kacır, OSB'lerde atıl yatırım yeri kalmaması için rehberlik ve denetim faaliyetlerini etkin şekilde sürdürdüklerini belirterek, hazırladıkları Sanayi Alanları Master Planı'yla Samsun-Mersin, Sivas-Iğdır, Mersin-Şırnak ve Trabzon-Şırnak sanayi gelişim koridorları oluşturacaklarını, planlı sanayi alanlarının büyüklüğünü 350 bin hektara çıkaracaklarını söyledi.</p><p>Sanayi tesislerinin yoğunluğunu Marmara'dan Anadolu'ya dengeli yayacaklarını vurgulayan Kacır, "Sanayi bölgelerimizin demir yollarıyla limanlara bağlantısını sağlayacak, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Kuzey Marmara geçişiyle uluslararası pazarlara erişimini hızlandıracağız. OSB'lerde devam eden yatırımlarımızın yüzde 24'ü çevre projelerinden oluşuyor. Ergene Havzası Koruma Eylem Planı'nda hizmete aldığımız 6 atık su arıtma tesisi, altyapı ve derin deşarj kolektör hattı için 22 milyar lira kaynak aktardık. 2027'de Eylem Planı kapsamındaki tüm yatırımları sonuçlandıracağız." diye konuştu.</p><p><b>DEPREM BÖLGESİ AYAĞA KALDIRILIYOR</b></p><p>Kacır, deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırdıklarını dile getirerek, "Depremden etkilenen 78 bin 839 işletmenin KOSGEB eliyle 54 milyar 360 milyon lira finansmana erişimini sağladık." dedi.</p><p>Deprem bölgesinde yüksek düzeyde teşvik uyguladıkları 65 ilçede 480 milyar liralık yatırımın ve 76 bin 738 istihdamın önünü açtıklarını bildiren Kacır, "11 ilde OSB'lerimize ve sanayi sitelerimize bu yıl 19,5 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Bu yıl Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep ve Hatay'da bin 456 iş yerini daha hizmete sunuyoruz. Önümüzdeki yıl ise deprem bölgesinde 1300'den fazla iş yerinin daha inşasını tamamlayacağız." bilgisini paylaştı.</p><p>Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nda kalkınma ajansları ve bölgesel kalkınma aklıyla özel sektör yatırımlarına yön verdiklerini, şehirlerin özgün potansiyelini harekete geçirdiklerini anlattı.</p><p>Söz konusu program kapsamında illerde destekledikleri yatırımlara ilişkin bilgi veren Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Programın 2025 çağrısında 185 milyar lira büyüklüğünde 303 projeye destek sunuyoruz. 2026 çağrısında yapılan 446 milyar lira büyüklüğünde 816 proje başvurusu, programa yoğun ilginin göstergesidir. Cazibe Merkezleri, Sosyal Gelişmeyi Destekleme, Üreten Şehirler Programları ve diğer desteklerimizle kalkınma ajanslarımızla bugüne kadar 29 bin 621 projeye 146 milyar lira katkı sağladık, 236 milyar lira kaynağı harekete geçirdik. Kalkınma odaklı projeler için 1,2 milyar avroluk uluslararası finansmanı ülkemize kazandırdık. GAP, DAP, KOP ve DOKAP bölge kalkınma idarelerimiz eliyle tarıma dayalı sanayi, sulamada verimlilik, kültür ve turizm, kırsal kalkınma odaklı 6 bin 199 projeye 2014'ten bu yana 62,6 milyar lira destek sağladık. 76 milyar liralık yatırım hacmi oluşturduk. Çalışan ve Üreten Gençler Programı'yla 109 projeye 4,2 milyar lira kaynak aktardık, 6 bin 107'si kadın olmak üzere 9 bin 825 doğrudan istihdam sağladık. Van, Muş ve Bitlis'te hayata geçirdiğimiz projelerle tekstil ve hazır giyim sektöründe kümelenme oluşturduk, istihdamı 18 binin üzerine taşıdık."</p><p>GAP Bölge Kalkınma İdaresi öncülüğünde ve uluslararası Better Cotton Fonu desteğiyle 2021'de başlattıkları İyi Pamuk Projesi'nin, Şanlıurfa ve Diyarbakır'da 2 bin 118 çiftçiye ve 446 bin dekara ulaştığını belirten Kacır, çiftçilerin ürünlerini dünya pazarlarında "lisanslı iyi pamuk" olarak satabildiklerini anlattı.</p><p>Yaylalarda arıcılığı yaygınlaştırdıklarına, 2002'de 173 bin olan kovan sayısının 1 milyonu aştığına dikkati çeken Kacır, "Yatırımlarımızla Kars'ı bir turizm şehri haline getirdik. Terörsüz Türkiye hedefimizde menzile ulaştığımızda ülke sathında toprağımızın her bir karışı yeni yatırımlarla bereketlenecek, üretimle kalkınacak. Anadoludakiler Projemizle Anadolu'nun zengin kültürel mirasını gelecek nesillere taşıyor, üreticilerimizin markalaşmasını ve pazarlara erişimini destekliyoruz. Şehirlerimizin tarihi, kültürel ve yöresel değerlerini yansıtan 1912 coğrafi işaretle dünyada 2'nciyiz. Son 3 yılda Avrupa Birliği'nde tescilli coğrafi işaretimizi 18'den 46'ya çıkardık." ifadelerini kullandı.</p><p>Kacır, teknoloji girişimlerine yapılan sermaye yatırımlarının son 5 yılda 5,7 milyar dolara eriştiğini ifade ederek, TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci desteği ile bugüne kadar 2 bin 750'yi aşkın teknoloji girişiminin kurulmasını sağladıklarını anlattı.</p><p>Kurulan 47 Teknoloji Merkezi'nde 5 bin 150'den fazla teknogirişimi büyüttüklerini, teknoparklarla Anadolu şehirlerine girişim ofisleri kurduklarını dile getiren Kacır, sağlayacakları kaynaklarla girişim sermayesi ekosistemine biyoteknoloji ve yapay zeka gibi alanlarda bir milyar dolardan fazla ilave likidite temin etmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p><b>KOSGEB İLE KOBİ'LERE FİNANSMAN DESTEĞİ</b></p><p>Türkiye Tech Visa Programı'yla 99 ülkeden 6 bine yakın teknoloji profesyonelini ve 70 girişimi Türkiye'ye çekmeyi başardıklarını, Atatürk Havalimanı terminal binalarında "Terminal İstanbul" markasıyla kurdukları dünyanın en büyük girişimcilik merkezinin ilk etabını devreye aldıklarını belirten Kacır, "'Dijital Şirket' uygulamamızla, teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacak ve şirketleşme süreçlerini kolaylaştıracağız. Teknogirişim Rozeti uygulamasıyla 2 binden fazla teknoloji girişimimizin kamu desteklerine, yatırım ve finansman imkanlarına erişimini kolaylaştırdık." dedi.</p><p>Kacır, KOSGEB eliyle son bir yılda 52 bin 47 KOBİ'ye 69 milyar 359 milyon lira finansman sağladıklarını, KOBİ'lerin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek için 140 bin işletmeye ziyaret gerçekleştirildiğini, 87 bin 241 kişiye çevrim içi girişimcilik eğitimi verdiklerini, 81 ildeki seçmelerle 1718 yeni girişime 2 milyar 620 milyon lira destek olduklarını anlattı.</p><p>Kapasite Geliştirme Programı ile 2 bin 111 işletmenin 26 milyar 416 milyon liralık yatırımını desteklediklerini ifade eden Kacır, "Küresel Rekabetçilik Programı'yla da 62 işletmemizin 2 milyar 66 milyon liralık yatırım projesinin önünü açtık. İmalat sanayimizde istihdamı koruyor, dayanıklılığı artırıyoruz. Yılbaşından bu yana imalat sanayisinde kayıtlı istihdamı 79 bin artırdık. Bu yıl imalat sanayisine 150 milyar lira kefalet desteği ile 250 milyar lira uygun koşullu işletme sermayesi finansmanı sağlıyoruz. İstihdamını koruyan firmalar için yıllık 37 puan finansman maliyetinin 12 puanını Bakanlık olarak karşılıyoruz. Hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerinde istihdamını koruyan firmalarımızda çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek veriyoruz. 1 milyon 197 bin emekçimizin istihdam edildiği bu sektörlerde 2026'da istihdamı yüzde 100 koruduk." diye konuştu.</p><p>Kacır, Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek beşeri sermayeye yatırım yapmayı sürdüreceklerini söyleyerek, bu yıl 91 bin 431 bilim insanı ve öğrenciye TÜBİTAK eliyle 6 milyar 400 milyon lira destek olduklarını bildirdi.</p><p>Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programları ile ülkeye gelen 336 bilim insanının projelerinde bugüne dek 1596 genç bilim insanının görev aldığını anlatan Kacır, şunları kaydetti:</p><p>"Son 5 yılda yurt dışından 1086 araştırmacının çalışmalarını ülkemizde sürdürmesini sağladık. Stajyer Araştırmacı Burs Programı'yla yaklaşık 12 bin üniversite öğrencisine araştırma yetkinliği kazandırdık. Sektör Kampüste Programı'nda 1200'den fazla ders açarak 35 binden fazla öğrenciye reel sektör deneyimi kazandırdık. Üniversitelerde 90 Milli Teknoloji Atölyesi'ni hizmete açtık. 81 şehrimizdeki 134 Deneyap Teknoloji Atölyesi'ndeki eğitimlerden faydalanan öğrenci sayımız 65 bine erişti. Bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu'da 730 binden fazla takımda 1 milyon 600 binin üzerinde genç yarıştı. 2026, Uluslararası ve Bölgesel Bilim Olimpiyatları'nda en fazla madalya kazandığımız yıl oldu. İftihar kaynağı öğrencilerimiz, 11'i altın 78 madalyayı ülkemize getirdi. Bu yıl TÜBİTAK Araştırma Proje Yarışmaları'nda da 89 bin 766 öğrencimizin 52 bin 773 projesiyle katılım rekoru kırdık. Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri'nde 18 bin 751 projede 34 bin 720 öğrenciye destek verdik. Bu yıl ilk mezunlarını veren TÜBİTAK Fen Lisemiz, bilim olimpiyatları ve YKS sayısal alanda Türkiye'nin en başarılı okulu oldu."</p><p><b>ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ DEVAM EDİYOR</b></p><p>Kacır, uluslararası ortaklıkla bilim, teknoloji, inovasyon ve sanayi kapasitesini desteklediklerini ve yatırımları büyüttüklerini belirterek, 115 ülkeyle imzaladıkları Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılara güçlü hukuki koruma ve öngörülebilir yatırım zemini sunduklarını vurguladı.</p><p>Kazakistan ile YKTK anlaşmasını güncellediklerini, Körfez İşbirliği Konseyi ile müzakereleri tamamladıklarını, Birleşik Krallık ve Endonezya ile müzakerelere devam ettiklerini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Son bir yılda 23 ülke ile 32 uluslararası anlaşma ve mutabakat zaptına imza attık. Dünyanın en büyük sivil AR-GE programı Ufuk Avrupa'da 992 projeyle ülkemize 496 milyon avroluk fon desteği kazandırdık. Uluslararası AR-GE ve inovasyon faaliyetlerine katılım ve imalat sanayinin dijital ve yeşil dönüşümü alanlarında 18,3 milyon avro büyüklüğünde üç projenin daha uygulamasına başladık. Yeşil Sanayileşmede Karbonsuzlaştırma Mekanizması girişimini COP31 Başkanlığımızda hayata geçiriyoruz."</p><p>Kacır, etkin piyasa gözetimi ve denetimleriyle vatandaşları koruduklarının, haksız rekabeti önlediklerinin altını çizerek, ölçü aletlerinin teknik düzenlemelere uygun piyasaya arzı ve kullanımı için bu yıl 1,5 milyon muayene ve 240 bin ani denetim gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p>Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri kapsamında farklı sanayi ürün gruplarında 45 bin denetim yaptıklarını, metroloji ve ürün güvenliği denetimlerinde 15 bin 695 uygunsuzluk tespit ettiklerini, 280 farklı ürün için toplatma kararı aldıklarını, 483 milyon lira cezai işlem uyguladıklarını dile getiren Kacır, şu bilgileri verdi:</p><p>"Türk Standardları Enstitümüz (TSE), standardizasyon, test ve belgelendirme alanındaki yetkinlikleriyle Milli Teknoloji Hamlemize katkı sunuyor. Son bir yılda 1299 yeni standardı yürürlüğe aldık, standart sayımızı 38 bin 797'ye yükselttik. 170 ayna komitede 3 bin 170 üyemiz aracılığıyla uluslararası standardizasyon çalışmalarına aktif katkı sağlıyoruz. TSE laboratuvarlarında son bir yılda 120 binden fazla test ve kalibrasyon hizmeti sunduk. İthalat denetimleri kapsamında 251 bin 952 ürünü inceledik. 6 bin 617 ürünün ülkemize girişini önleyerek üreticilerimizi haksız rekabete karşı koruduk."</p><p>Kacır, tehlikeli madde taşımacılığında güvenliği en üst seviyede tutmak için 19 bin 679 araç ve 4 bin 759 tankı muayene ettiklerini belirterek, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde 1'inci Güç Ünitesi'nin devreye alma kontrolleri ile 759 yapının denetiminin TSE tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.</p><p>AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında ihracatçıların ihtiyaç duyduğu karbon emisyonu doğrulama hizmetlerini gelecek yıldan itibaren TSE aracılığıyla sunacaklarına işaret eden Kacır, başta Togg olmak üzere yerli üretim araç modellerinin fonksiyon yeniliklerine yönelik tip onay belgeleri düzenlemeyi sürdürdüklerini, sanayicilerin ihtiyaç duyduğu test, analiz ve belgelendirme hizmetlerini tek çatı altında daha hızlı ve etkin şekilde sunmak üzere Ankara Kalite Kampüsü'ne taşınmaya başladıklarını anlattı.</p><p>Kacır, TÜBA ile bilim insanlarını desteklediklerini vurgulayarak, Türkiye'nin 2027 Dünya Bilim Forumu'na Cumhurbaşkanlığının himayesinde ev sahipliği yapacağını söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/sanayi-ve-teknoloji-bakan-989_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297945</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyenin-orman-varligini-korumadigi-iddialarina-yalanlama-297945</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin orman varlığını korumadığı iddialarına yalanlama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Türkiye'nin orman varlığını korumadığı ve ormansızlaşmayı artırdığı" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin orman varlığını korumadığı iddialarına yalanlama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden (DMM) yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında orman varlığına ilişkin iddialarda bulunulduğu belirtildi.</p><p>"Türkiye'nin orman varlığını korumadığı ve ormansızlaşmayı artırdığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır." ifadelerine yer verilen açıklamada, yürütülen ağaçlandırma çalışmalarıyla orman varlığının 2002'den bu yana 20,8 milyon hektardan 23,4 milyon hektara yükseldiği, ülke yüz ölçümündeki payının da yüzde 30'a ulaştığı bildirildi.</p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) FRA 2025 Raporu'nun, Türkiye'nin, ağaçlandırma hamlelerinde dünyada üçüncü, Avrupa'da birinci; orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ise dünyada dördüncü, Avrupa'da birinci sırada yer aldığını tescillediği aktarılan açıklamada, şu bilgilere yer verildi:</p><p>"Anayasa ve 6831 sayılı kanun çerçevesinde yürütülen kamu yatırımı izinleri ile planlı bakım faaliyetleri, ekosistem bütünlüğü ve hukuki zemin tamamen korunarak gerçekleştirilmektedir. İHA'lar ve akıllı sistemlerle de destekli şekilde yangınlarla kesintisiz mücadele edilmekte, biyolojik çeşitlilik ve orman köylümüz farklı projeler ve çalışmalar ile desteklenmektedir. Kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen dezenformasyonlara itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/balksz1-02112026d350e00b.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/turkiyenin-orman-varligin-356_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297944</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/celik-kubbe-hava-savunma-mimarisinde-yer-alan-siper-2nin-seri-uretimi-2027de-baslayacak-297944</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çelik Kubbe hava savunma mimarisinde yer alan SİPER-2'nin seri üretimi 2027'de başlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çelik Kubbe hava savunma mimarisinde yer alan Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi SİPER-2'nin seri üretimine 2027'de başlanacağını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çelik Kubbe hava savunma mimarisinde yer alan SİPER-2'nin seri üretimi 2027'de başlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Bakanlığının 2027 yılı bütçe sunumunda Türk savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin bilgi verdi.</p><p>Türkiye'nin hava savunma mimarisi Çelik Kubbe'ye ilişkin üretim takvimini açıklayan Kacır, "Çelik Kubbe'de Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi SİPER-2'nin seri üretimine önümüzdeki yıl başlayacağız." dedi.</p><p>Savunma sanayisinde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kacır, sektörde 4 binden fazla şirket ve araştırma kurumunda 100 binden fazla çalışanın yer aldığı güçlü bir ekosisteme ulaşıldığını kaydetti.</p><p><b>İHRACAT 10 MİLYAR DOLARI AŞTI</b></p><p>Savunma ve havacılık sektörünün ihracat başarılarına dikkati çeken Bakan Kacır, 2002'de 248 milyon dolar olan sektör ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını belirtti. Kacır, bu yılın 9 ayında savunma ve havacılık ihracatında yüzde 15,6 artış kaydedildiğini bildirdi.</p><p><b>AR-GE VE YATIRIMLARA DESTEK</b></p><p>2002'den bu yana savunma sanayisinde 1203 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini aktaran Kacır, şu verileri paylaştı:</p><p>"668 milyar lira sabit yatırımın önünü açtık. 28 bin çalışanın istihdam edildiği 80 AR-GE ve tasarım merkezine 2025'te 71 milyar lira destek sağladık. Teknoparklarımızda savunma sanayisinde 352 firmamız 7 bin 350 araştırmacıyla teknoloji geliştirmeye devam ediyor. 2002'den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 283 savunma sanayisi projesine ve 4 bin 449 bilim insanı ile gencimize 65 milyar lira katkı sunduk."</p><p>Bakan Kacır ayrıca, AESA radarları, arayıcı başlıklar, uydu, 5G ve askeri haberleşme sistemleri için kritik öneme sahip radyo frekans çiplerinin TÜBİTAK BİLGEM'de yerli imkanlarla üretildiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/celik-kubbe-hava-savunma--395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297943</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tarimda-yaygin-olarak-kullanilan-kimyasal-beyninizde-oyle-bir-yikim-yaratiyor-ki-297943</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarımda yaygın olarak kullanılan kimyasal beyninizde öyle bir yıkım yaratıyor ki]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[UCLA araştırmacıları, klorpirifosa uzun süreli konut maruziyeti yaşayan kişilerde Parkinson hastalığı riskinin maruz kalmayanlara göre 2,5 kattan fazla olduğunu belirledi. Deneyler, pestisitin nöronlarda hasarlı proteinlerin temizlenmesini bozduğunu gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarımda yaygın olarak kullanılan kimyasal beyninizde öyle bir yıkım yaratıyor ki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UCLA tarafından yürütülen araştırma, tarımda yaygın kullanılan klorpirifosa uzun süreli maruz kalmanın Parkinson hastalığı riskiyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Klorpirifosa konut üzerinden maruz kalan kişilerde hastalık riski, maruz kalmayanlara göre 2,5 kattan fazla bulundu.</p><p>Molecular Neurodegeneration dergisinde yayımlanan çalışmada bilim insanları, pestisitin beyin hücrelerine nasıl zarar verebileceğini de inceledi. Laboratuvar deneyleri, klorpirifosun beynin hasarlı proteinleri ortadan kaldırma yeteneğini bozabildiğini ve bunun hareketlerin kontrolü için gerekli sinir hücrelerinin kaybına katkıda bulunabileceğini gösterdi.</p><h3>Klorpirifos Parkinson riskiyle ilişkilendirildi</h3><p>Parkinson hastalığı yaklaşık bir milyon Amerikalıyı etkiliyor. İlerleyici nörolojik hastalık, hareketlerde rol oynayan beyin hücrelerine zamanla zarar veriyor ve titreme, kas sertliği, hareketlerde yavaşlama ile koordinasyon güçlüğüne yol açabiliyor.</p><p>Hastalığın ayırt edici özelliklerinden biri, dopamin üreten nöronların kaybı. Dopamin, sinir hücrelerinin iletişim kurmasını sağlıyor ve beynin kontrollü hareketleri koordine etmesine yardımcı oluyor. Dopamin düzeyi azaldıkça beynin hareketleri düzenleme kapasitesi düşüyor.</p><p>Kalıtsal genetik faktörler Parkinson riskini etkileyebilse de araştırmacılar çevresel maruziyetlerin rolüne de odaklanıyor. Böcekleri ve diğer tarımsal zararlıları öldürmek için kullanılan bazı kimyasallar, sinir sistemindeki biyolojik süreçlere müdahale edebiliyor.</p><p>Klorpirifos, onlarca yıl boyunca tarımda yaygın biçimde kullanıldı. Amerika Birleşik Devletleri'nde konutlarda kullanımı 2001'de yasaklandı, tarımsal kullanımına ise 2021'de ek kısıtlamalar getirildi. Buna rağmen pestisit, ABD'de birçok üründe kullanılmayı sürdürürken diğer ülkelerde de yaygın biçimde uygulanıyor.</p><p>Maruziyet, Parkinson belirtileri ortaya çıkmadan yıllar önce gerçekleşmiş olabileceği için klorpirifosun uzun vadeli etkilerini anlamak önem taşıyor. Belirli kimyasallarla hastalık arasındaki bağlantının ortaya konması, korunma stratejilerinin geliştirilmesine ve daha önce maruz kalan kişilerin nörolojik takibine yardımcı olabilir.</p><h3>Risk analizi 2,5 katı aştı</h3><p>UCLA bilim insanları, bağlantıyı incelemek için Parkinson tanısı konan 829 kişi ile hastalığı bulunmayan 824 kişinin bilgilerini değerlendirdi. Tüm katılımcılar, çevresel maruziyetlerin ve kalıtsal faktörlerin Parkinson riskine etkisini araştıran üniversitenin Parkinson's Environment and Genes çalışmasına kayıtlıydı.</p><p>Araştırmacılar, California'nın ayrıntılı pestisit uygulama kayıtlarını katılımcıların konut ve iş yeri adres geçmişleriyle birleştirdi. Böylece kişilerin yaşadığı ve çalıştığı yerlere göre zaman içinde ne kadar klorpirifosa maruz kalmış olabileceklerini tahmin etti.</p><p>Sonuçlar, klorpirifosa uzun süreli konut maruziyeti yaşayan kişilerde Parkinson hastalığı riskinin, bu tür bir maruziyet yaşamayanlara göre 2,5 kattan fazla olduğunu gösterdi.</p><p>Nüfus verilerine dayanan bu analiz, klorpirifosun doğrudan Parkinson hastalığına neden olduğunu kanıtlamadı. Araştırmacılar bu nedenle pestisitin hastalığı bulunan kişilerde görülen türden beyin hasarına yol açıp açamayacağını incelemek için laboratuvar deneyleri yaptı.</p><h3>Pestisit dopamin üreten nöronları etkiledi</h3><p>Ekip, fareleri 11 hafta boyunca aerosol biçimindeki klorpirifosa maruz bıraktı. Soluma yöntemi, insanların çevrede pestisitlerle karşılaşabileceği yaygın yollardan birini taklit edecek şekilde tasarlandı.</p><p>Maruz kalan farelerde hareket güçlükleri gelişti ve dopamin üretiminden sorumlu nöronlar kayboldu. Bu bulgu, aynı sinir hücrelerinin dejenerasyonunun Parkinson hastalığının temel özelliklerinden biri olması nedeniyle önem taşıdı.</p><p>Araştırmacılar farelerin beyinlerinde iltihaplanma ile alfa-sinüklein adlı proteinin anormal birikimlerini de tespit etti.</p><p>Alfa-sinüklein normal koşullarda sinir hücrelerinde bulunur ve bu hücrelerin işlevinde rol oynar. Ancak protein, Parkinson hastalığıyla yakından ilişkili anormal kümeler hâlinde birikebilir. Bu birikintiler, bazı beyin hücrelerinin neden giderek bozulduğunu araştıran çalışmaların temel odak noktalarından biridir.</p><p>Bulgular birlikte değerlendirildiğinde klorpirifos maruziyetinin laboratuvar hayvanlarında Parkinson hastalığının bazı önemli özelliklerini yeniden oluşturabildiği görüldü. Bu sonuç, insanlardaki nüfus bulgularını destekleyen biyolojik kanıt sağladı.</p><h3>Beynin hücresel temizlik sistemi bozuldu</h3><p>Araştırmacılar, klorpirifosun nöronlara nasıl zarar verdiğini daha ayrıntılı incelemek için zebra balıklarını kullandı. Bu balıklar, sinir hücrelerinin gelişimi ve hayatta kalmasında rol oynayan biyolojik süreçleri araştırmak için nörobilim çalışmalarında sıkça tercih ediliyor.</p><p>Deneyler, hasarlı proteinlerin ve diğer istenmeyen maddelerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olan doğal hücresel bakım süreci otofajide bozulma olduğunu gösterdi.</p><p>Otofaji, hücre içi bir geri dönüşüm sistemi gibi çalışıyor. Hücreler, potansiyel olarak zararlı maddelerin birikmesini önlemek için yıpranmış veya kusurlu bileşenleri parçalamak üzere bu sistemi kullanıyor. Süreç, insan ömrü boyunca işlevini sürdürmesi gereken nöronlar için özellikle önem taşıyor.</p><p>Klorpirifos bu temizlik sistemine müdahale ettiğinde hasarlı maddeler nöronların içinde birikerek hücrelerin bozulmasına katkıda bulundu.</p><p>Araştırmacılar, deneylerde hücresel temizlik sürecini yeniden başlattıklarında veya sinüklein proteinini ortadan kaldırdıklarında nöronların hasardan korunduğunu gördü.</p><p>Bu bulgu, pestisitin zararlı etkilerinin gelecekte tedavilerle hedeflenebilecek belirli bir biyolojik yola bağlı olabileceğine işaret etti.</p><h3>Yeni tedavi stratejileri için umut verdi</h3><p>Çalışma, beynin hücresel temizlik mekanizmalarını güçlendiren ve savunmasız nöronları koruyan tedavilerin geliştirilebileceği ihtimalini gündeme getirdi. Bu tür tedavilerin klorpirifosa veya benzer süreçleri bozan diğer pestisitlere maruz kalan kişiler için yararlı olup olmayacağı araştırılacak.</p><p>Ancak koruyucu etkiler şimdiye kadar yalnızca laboratuvar modellerinde gösterildi. Otofajiyi güçlendirmenin insanlarda pestisit kaynaklı beyin hasarını önleyip önleyemeyeceğini veya azaltıp azaltamayacağını belirlemek için ek çalışmalara ihtiyaç var.</p><p>Bilim insanları, yaygın kullanılan diğer pestisitlerin de aynı hücresel mekanizmalara müdahale edip etmediğini araştırmak istiyor. Klorpirifosun ABD'deki kullanımı azalsa da kısıtlamalardan önce çok sayıda insan bu maddeye maruz kaldı ve benzer tarım kimyasalları hâlâ yaygın biçimde kullanılıyor.</p><p>Bulgular, önemli ölçüde pestisit maruziyeti geçmişi olan ve daha yakından nörolojik takipten fayda görebilecek kişilerin belirlenmesine de yardımcı olabilir. Beyin işlevindeki olası değişikliklerin daha erken fark edilmesi, Parkinson hastalığının ilerlemesini yavaşlatan veya önleyen tedavilerin geliştirilmesi açısından önem taşıyabilir.</p><p>UCLA Health nöroloji profesörü ve çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Jeff Bronstein, tüm pestisitleri tek bir kategori olarak değerlendirmek yerine belirli bir kimyasalın tespit edilmesinin önemini vurguladı.</p><p>Bronstein, "Bu çalışma, genel bir sınıf olarak pestisitleri değil, klorpirifosu Parkinson hastalığı için belirli bir çevresel risk faktörü olarak ortaya koyuyor" dedi.</p><p>Bronstein, "Hayvan modellerinde biyolojik mekanizmayı göstererek, bu bağlantının muhtemelen nedensel olduğunu ortaya koyduk. Otofaji işlev bozukluğunun nörotoksisiteyi tetiklediğinin keşfedilmesi, savunmasız beyin hücrelerini korumaya yönelik potansiyel tedavi stratejilerine de yön veriyor" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/tarimda-yaygin-olarak-kul-176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297942</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/uefa-sampiyonlar-ligi-galatasaray-stuttgart-macina-tam-kadro-cikacak-okan-buruk-kara-bulut-297942</link>
      <pubDate>2026-11-02T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi... Galatasaray, Stuttgart maçına tam kadro çıkacak! Okan Buruk: Kara bulutları dağıttık]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Almanya'nın Stuttgart takımıyla oynayacakları maçı kazanmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Okan Buruk, "Kazanmak için hem bireysel hem de kulüp olarak birçok nedenimiz var. Türk futbolunun böyle galibiyetlere ve Şampiyonlar Ligi'nde ilerlemeye ihtiyacı var." dedi. Öte yandan Galatasaray, Stuttgart maçına tam kadro çıkacak. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi... Galatasaray, Stuttgart maçına tam kadro çıkacak! Okan Buruk: Kara bulutları dağıttık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin dördüncü haftasında yarın sahalarında Almanya'nın Stuttgart takımıyla oynayacakları maçı kazanmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.</p><p>Buruk, yarın saat 20.45'te RAMS Park'ta yapılacak müsabaka öncesinde Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Toplantıya Senegalli sol bek Ismail Jakobs da katıldı.</p><p>Şampiyonlar Ligi'nin kendileri için ayrı bir motivasyon kaynağı olduğuna değinen tecrübeli teknik adam, "Kazanmak için hem bireysel hem de kulüp olarak birçok nedenimiz var. Türk futbolunun böyle galibiyetlere ve Şampiyonlar Ligi'nde ilerlemeye ihtiyacı var. Oyuncularımla en iyi şekilde hazırlandık. Arka arkaya çok maç yaptığımız için oyuncuları dinlendirip bir sonraki maça hazırlıyoruz. Rakibimizin son oynadığı Bayer Leverkusen maçında değişen oyun sistemlerini gördük. Yarın hangi sistemle çıkacaklarını bilmiyoruz. Bunun için iki farklı sistem üzerinde hazırlanmamız gerekiyor. İyi ve hücum gücü çok yüksek bir takımla karşılaşacağız. Biz de tam kadroyuz, formdayız, mental ve fiziksel olarak daha iyiyiz. Yarın taraftarımızın önünde kazanmak için elimizden geleni yapacağız. Lille deplasmanında önemli bir galibiyet aldık. Burada da kazanırsak 6 puanla yukarıya doğru çıkma adaylarından biri olacağız." diye konuştu.</p><p>Okan Buruk, Stuttgart'ın Almanya Ligi'nde deplasmanda 4-2 kazandığı son Bayer Leverkusen maçına cesur çıktığını aktararak, "Leverkusen maçı 6-6 da bitebilirdi. Çok fazla pozisyona girdiler, çok fazla pozisyon verdiler. Bize karşı onların da bir planı olacak. Her maçın planı ayrıdır. Belki farklı kadroyla çıkacaklar. Bizim de buna göre planlarımız olacak. En önemli şey, oyunun iki bölümü. Top hem bizdeyken hem rakipteyken iyi oynamak zorundayız. Son maçlarda top bizdeyken bölümünde doğru işler yaptığımızda pozisyona gireceğimizi gördük. Rakibimiz de önde 3 oyuncuyla merkezden çok atak yaptı. İki kanat beki de çok hücumcu. Rakibimizi iyi savunmak gerekiyor ancak top bizdeyken yapacaklarımız daha önemli olacak." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"İYİ DURUMUMUZU DEVAM ETTİRMEMİZ İÇİN YARIN KAZANMAMIZ LAZIM"</strong></p><p>Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, hem Trendyol Süper Lig hem de UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki iyi durumlarını sürdürmek için yarın kazanmaları gerektiğini dile getirdi.</p><p>Bitiricilik ve savunmada eksikleri olduğu yönündeki yorum üzerine Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Maçlar çok değişken. Sadece skora bakmamak lazım. En çok pozisyon verdiğimiz Gençlerbirliği maçında gol yemedik. İyi savunma yaptığımız bazı maçlarda goller yedik. Bu hem rakibin becerisine hem de pozisyona göre değişebiliyor. Son maçta 4 gol attık. Bitiricilik anlamında iyi işler yaptık. Fenerbahçe maçı, iyi sonlandırsak en az 5-6 gol atabileceğimiz bir karşılaşmaydı. Bence önemli olan pozisyonlara girmek, rakibe az pozisyon vermek ve maçın başından sonuna kadar aynı oyunu devam ettirebilmek. Savunmadaki coşkuyu da takım halinde sürdürmek çok önemli. Bunu hem Lille hem de Fenerbahçe maçında doğru şekilde yaptık. Konyaspor maçının ilk yarısında 2 pozisyon verdik ama ikinci yarıda net pozisyonları olmadı. Bu oyunu sürdürmek istiyoruz. Forma girdik, oyuncularımız birbirini tanımaya başladı. Birçok oyuncu devam etse bile yeni gelen birkaç oyuncuyla yeni bir takım oluyorsunuz. Adaptasyon dönemi süre alıyor. Buraları kazanarak geçmek çok önemliydi. Şu an ligdeki durumumuz gayet iyi. Şampiyonlar Ligi'nde 3 puandayız. Yarın da 6 puana gelme ihtimali var. Bu iyi durumu devam ettirmemiz için yarın kazanmamız lazım."</p><p>Tecrübeli teknik adam, çok iyi hücum oyuncularına sahip olduklarını belirterek, "Kanatta 4 çok önemli oyuncumuz var. Maç maç hepsini değerlendirdik. Hepsi oynayabilecek durumda. Hiçbirini birbirinden ayırt edemem. Hepsine çok güveniyorum." dedi.</p><p><strong>"İLKAY VE SANE'YE GÜVENİYORUM"</strong></p><p>Buruk, İlkay Gündoğan ve Leroy Sane'nin kendileri için önemli oyuncular olduğunu vurguladı.</p><p>Alman basınının İlkay Gündoğan ve Leroy Sane'nin durumlarını sorması üzerine Buruk, "Hem insan olarak hem de futbolculuk anlamında ikisi de çok iyi. İkisinden de çok memnunuz. İkisinin performansını üstüne koyarak artıracağından eminiz. Çok geniş bir kadromuz var. Bu kadro içinde bir yarış var. Bu yarışta süreler değişebiliyor. Bazen rakibe ve form durumuna göre değişiklikler yapabiliyoruz. İki kulvarda oynadığımız için çok fazla oyuncu değişikliği yapıyoruz. Hem Leroy'a hem de İlkay'a çok güveniyoruz. İkisi de çok çalışıyor. Süreleri az ama çalışma tempolarında bir değişiklik yok. Her zaman yüzde 100'ünü vermeye çalışıyorlar, çok iyi profesyoneller. Bazen süreler değişebiliyor ama ikisinin de Galatasaray'a çok fazla katkıları olacağını biliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>METİN ÖZTÜRK VE ABDULLAH KAVUKCU'NUN İSTİFASI</strong></p><p>Okan Buruk, kulüp ikinci başkanı Metin Öztürk ile yönetici Abdullah Kavukcu'nun istifalarıyla ilgili soru üzerine şöyle konuştu:</p><p>"Maçımıza odaklıyız. İstediğimiz şeyler değil. Çok iyi gittiğimiz bu dönemde böyle bir şeyi istemezdik. Ancak şu anda maçı düşünmemiz ve odaklanmamız gerekiyor. Bununla ilgili kararı verecek başkanımız var. Biz sadece futbol tarafını düşüneceğiz. Bizim için çok önemli bir maça çıkacağız. Ne benim ne de oyuncularım için bir bahane var. Onun için bu karşılaşmaya odaklandık."</p><p><strong>"KARA BULUTLARI DAĞITTIK"</strong></p><p>Okan Buruk, sezon başındaki kara bulutları dağıtarak hem skor hem de oyun anlamında iyi noktaya geldiklerini vurguladı.</p><p>Sezon başı transfer döneminin zor geçtiğini ve adaptasyonun süre aldığını kaydeden Buruk, "Sezon başlangıçları bizim için zor oluyor. Transfer dönemi, bu dönemdeki beklentiler var. Genelde tüm Türk takımları için transferler son günlerde bitiyor. Uzayan süreçte de takımın performansıyla taraftarın umutsuzluğu oluyor. Ancak içeride ben ve oyuncularım çok rahatız. Oyuncularıma, performansına, kendime, ekibime, Kemerburgaz'daki ortama ve büyük Galatasaray taraftarına çok güveniyorum. Taraftarımızdan sürekli pozitif hava alıyoruz. Onlara layık olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda kara bulutları dağıttık. Sadece sonuç olarak değil oyun olarak da bir yere geliyoruz. Sonuçla oyunun birleşmesi de önemli. Yarın çok önemli bir şans var. Taraftarımızın Şampiyonlar Ligi'nde oluşturduğu atmosfer gerçekten inanılmaz. Bunu merakla bekliyoruz. Yarın tekrar Galatasaray tarihi için önemli bir başarıyı bekliyoruz." şeklinde görüş belirtti.</p><p><strong>"BİZ BİR AİLEYİZ"</strong></p><p>Galatasaray Teknik Direktörü Buruk, oyuncularıyla bir aile ortamı yakaladıklarını söyledi.</p><p>Takım içindeki atmosfere vurgu yapan Buruk, "Biz bir aileyiz. Oyuncularımla bazen abi-kardeş, bazen arkadaşız. Birlikte vakit geçiriyoruz. Birçok şeyi beraber yapıyoruz. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Burada yapabileceklerimizi iyi bir şekilde biliyorum. Oyuncularıma gerçekten çok güveniyorum. Bunu sadece laf olsun diye söylemiyorum. Onlara inanıyorum. Onlarla birlikte çok büyük başarılara imza atabileceğimizi de çok iyi biliyorum. Bir bir aileyiz ve bu ailenin başarısı için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz." diye konuştu.</p><p><strong>JAKOBS: YARIN MUTLAKA KAZANMAMIZ GEREKİYOR</strong></p><p>Sarı-kırmızılı ekibin tecrübeli sol beki Ismail Jakobs ise Stuttgart maçını kazanmaları gerektiğini söyledi.</p><p>Stuttgart ile kritik bir maça çıkacaklarını aktaran Jakobs, "Yarın çok önemli bir maçımız var. Tüm takım çok ateşli, taraftarımızın ateşli olduğunu biliyorum. Yarın mutlaka kazanmamız gerekiyor. Tek gerçek de bu." dedi.</p><p>Jakobs, aynı bölgede oynayan milli futbolcu Eren Elmalı ile güzel bir ilişkileri olduğundan bahsederek, "İkimiz de çok iyi performans sergiliyoruz. Bence hocanın kimi oynatırsa oynatsın bir problemi yok. İkimiz de performans gösteriyoruz. Hocamız, birbirimize başarı dilediğimizi de biliyor. Kim oynarsa oynasın diğeri onun iyi olmasını istiyor. Hocamızın mevkimizde büyük sorun yaşadığını düşünmüyorum. Çünkü iki iyi oyuncuyuz ve karakteriz. Her şeyi takım için yapıyoruz. Bence bu durum Galatasaray için çok iyi." diye konuştu.</p><p>Okan Buruk da Eren-Jakobs ilişkisi için, "Birbirinin iyiliğini isteyen, yarışan ama takım içinde enerjiyi yükselten iki çok önemli oyuncumuz var. Hem rakip olup hem de bu kadar pozitif olmaları benim için çok değerli." yorumunu yaptı.</p><p>Senegalli futbolcu, Alman basınına verdiği bir röportajda sarf ettiği, "Okan Buruk ayrıldığında ne kadar büyük bir efsane olduğunu anlayacaklar." ifadelerinin hatırlatılması üzerine, "Hocamızın başarıları her şeyi anlatıyor. Birçok insan böyle bir koltukta oturmak ister. Hocamızın değeri burada olmadığı zaman anlaşılacaktır ama umarım bu yakın zamanda olmaz. Hocamız Galatasaray'ın tarihine geçmiştir. Bunu canlı canlı yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Okan Buruk'un soru sonrasında, "Ben gitmeden anlarlarsa daha iyi olur." demesi gülüşmelere neden oldu.</p><p><strong>GALATASARAY, STUTTGART MAÇI HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI</strong></p><p>Sarı-kırmızılı ekip, yarın saat 20.45'te RAMS Park'ta yapılacak müsabaka öncesinde son çalışmasını Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri'nde gerçekleştirdi. Teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki idman ısınma hareketleriyle başladı. Çabukluk ve hız çalışmasıyla devam eden antrenmanda futbolcular top kapma ve pas çalışması yaptı.</p><p>İdmanın basına kapalı bölümünde Stuttgart maçının taktik provasının yapıldığı bildirildi.</p><p><strong>TAM KADRO</strong></p><p>Galatasaray, Stuttgart müsabakasına tam kadro çıkacak.</p><p>Sakat oyuncusu bulunmayan sarı-kırmızılı ekip, müsabaka öncesi hazırlıklarını eksiksiz olarak gerçekleştirdi.</p><p>Galatasaray'da sadece UEFA'ya bildirilen kadroda yer alamayan Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş, Arda Ünyay, Eyüp Aydın ile Can Armando Güner statü gereği maçta forma giyemeyecek.</p><p><strong>BAŞKAN ÖZBEK ANTRENMANDA</strong></p><p>Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, antrenman sırasında teknik direktör Okan Buruk ile görüştü.</p><p>Çalışmanın başlamasının ardından Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Maruf Güneş ile sahaya inen başkan Özbek'i Okan Buruk ile yardımcı antrenör İrfan Saraloğlu karşıladı.</p><p>Buruk ile bir süre sohbet eden Özbek, teknik ekip ve futbolculara selam vererek sahadan ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/galatasaray-stuttgart-mac-740_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297941</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yanlis-yikamak-omrunu-bitiriyor-mikrofiber-bezlerin-performansini-korumak-icin-3-altin-kural-297941</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yanlış yıkamak ömrünü bitiriyor! Mikrofiber bezlerin performansını korumak için 3 altın kural]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mikrofiber bezlerin temizlik gücünü korumak için diğer tekstil ürünlerinden ayrı yıkanması, nazik deterjan kullanılması ve yüksek ısıdan kaçınılması gerekiyor. Uzmanlar, bezlerin mümkünse havayla kurutulmasını öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yanlış yıkamak ömrünü bitiriyor! Mikrofiber bezlerin performansını korumak için 3 altın kural]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mikrofiber bezler; pencerelerde iz bırakmaması, tozları toplaması ve yumuşak dokusuyla ev temizliğinde sık kullanılan ürünler arasında yer alıyor. Ancak etkili biçimde çalışmayı sürdürmeleri için zaman zaman liflerinde biriken kir, kalıntı ve tüylerden arındırılmaları gerekiyor.</p><p>Mikrofiber bezleri kıyafetlerle, diğer havlularla veya farklı tekstil ürünleriyle birlikte yıkamak liflerin yapısını bozabilir. Temizlik uzmanları, bezlerin hem çamaşır makinesinde hem de elde yıkanabileceğini belirtiyor.</p><h3>Mikrofiber bezleri çamaşır makinesinde ayrı yıkayın</h3><p>Mikrofiber bezleri banyo tekstilleri ve nevresimlerle birlikte yıkamak pratik görünse de bu ürünlerin ayrı yıkanması gerekiyor. Lif yapıları nedeniyle mikrofiber bezler, yıkama sırasında diğer kumaşlardan kopan tüyleri kolayca çekebiliyor.</p><p>Makineyi çalıştırmadan önce kiri ve kalıntıları gidermek için nazik bir deterjan kullanılmalı. Ceconi, birçok ticari deterjanın bezlerin liflerini bozabilecek sert kimyasallar içerdiğini belirterek konsantre, pH açısından nötr ve doğal deterjan enzimleriyle temizlik yapan nazik bir ürün öneriyor.</p><p>Yıkama sırasında normal program kullanılabilir. Ancak lifleri korumak için ılık su ayarının seçilmesi gerekiyor.</p><h3>Elde yıkarken yumuşatıcı ve çamaşır suyu kullanmayın</h3><p>Elde yıkama için bir kova veya lavabo ılık suyla doldurulmalı ve içine birkaç damla nazik bulaşık deterjanı eklenmeli. Cohoon, lifleri kaplayabileceği veya parçalayabileceği için yumuşatıcı ve çamaşır suyundan kaçınılmasını öneriyor.</p><p>Bezler hazırlanan solüsyonda 10-15 dakika bekletilmeli. Ardından kir, birikinti ve kalıntıları gidermek için bezler ellerle nazikçe birbirine sürtülmeli.</p><p>Yıkama tamamlandıktan sonra sabunlu su boşaltılmalı. Her bez, köpük tamamen gidene kadar akan suyun altında iyice durulanmalı ve ardından fazla suyu sıkılmalı.</p><h3>Mikrofiber bezleri düşük ısıda kurutun</h3><p>Mikrofiber bezleri kurutmanın en uygun yolu havayla kurutmak. Bezler tamamen kuruyana kadar asılmalı, ancak doğrudan ısıya maruz bırakılmamalı.</p><p>Daha hızlı kurutma gerektiğinde kurutma makinesi kullanılabilir. Ceconi, liflerin bütünlüğünü ve bezlerdeki bağların ve kaplamaların dayanıklılığını korumak için mümkün olan en düşük ısı ayarının seçilmesini öneriyor.</p><p>Kurutma makinesi mendilleri ise kesinlikle kullanılmamalı. Bu ürünler sıvı yumuşatıcıya benzer biçimde çalışarak bezlerin üzerinde zamanla mumsu bir kaplama bırakabilir. Kaplama, mikrofiber bezlerin dokusunu, görünümünü ve performansını bozabilir.</p><h3>Bezleri serin ve kuru yerde saklayın</h3><p>Temizlenen mikrofiber bezler, liflerinin güçlü ve etkili kalması için serin ve kuru bir yerde saklanmalı. Nem birikmesini önlemek için kilitli poşet kullanılabilir.</p><p>Bezler nemli veya yüksek ısıya sahip ortamlarda tutulmamalı. Bu sayede küf ve nem oluşumu önlenebilir. Tüylerin geçişini engellemek için mikrofiber bezler diğer tekstil ürünleriyle birlikte saklanmamalı.</p><h3>Mikrofiber bezleri ne zaman değiştirmeli</h3><p>Mikrofiber bezler yumuşaklığını veya özellikle su emme konusundaki işlevselliğini kaybetmeye başladığında değiştirilmesi gerekiyor. Bezlerde yıpranma veya sökülme görülmesi de yeni bir takım alma zamanının geldiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/yanlis-yikamak-omrunu-bit-579_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297940</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bu-illerde-yasayanlar-dikkat-meteorolojiden-pes-pese-uyari-saganak-2-gun-surecek-297940</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu illerde yaşayanlar dikkat! Meteorolojiden peş peşe uyarı: Sağanak 2 gün sürecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? yanıt buldu. Meteoroloji, 2 Kasım 2026 Pazartesi için günlük hava durumu tahminleri paylaştı. Meteoroloji, bugün için yurdun batı bölgelerinde etkili olacak kuvvetli sağanak yağışlara karşı vatandaşları uyardı. Bu illerde yaşayanlar dikkat! Antalya, İzmir, Aydın, Muğla ve Balıkesir başta olmak üzere birçok ilde ani sel, su baskını, dolu ve hortum riski bulunuyor. İşte, Meteorolojiden gelen uyarılarla birlikte 2 Kasım 2026 Pazartesi hava durumu tahminleri burada...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu illerde yaşayanlar dikkat! Meteorolojiden peş peşe uyarı: Sağanak 2 gün sürecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun batı kesimlerini etkisi altına alacak kuvvetli sağanak yağışlar konusunda kritik bir uyarı yayımladı. Açıklamaya göre bugün öğle saatlerinden itibaren Antalya çevrelerinde başlayacak olan yağışlar, yarın sabah saatlerinden itibaren Ege ve Marmara'nın batı ilçelerine doğru genişleyecek. Kuvvetli yağışın beraberinde ani sel, su baskını, dolu ve hortum gibi ciddi riskleri de getirmesi bekleniyor.</p><p><b>ANTALYA'DA ÖĞLEDEN SONRA KUVVETLİ SAĞANAK BAŞLIYOR</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün paylaştığı verilere göre, Antalya çevrelerinde bugün öğle saatlerinden sonra batı ilçelerinden başlayarak zamanla il merkezi ve doğu ilçelerine doğru yayılacak şekilde yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Bu yağışların özellikle kısa sürede dar alanlarda yoğunlaşması, ani sel ve su baskını tehlikesini artırıyor. Vatandaşların dere yatakları ve alçak kotlu bölgelerden uzak durması büyük önem taşıyor. Yağışın şiddetine bağlı olarak ulaşımda da aksamalar yaşanması muhtemel görünüyor. Meteoroloji yetkilileri, Antalya genelinde özellikle açık alanda bulunan vatandaşların yıldırım tehlikesine karşı da dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p><p><b>KIYI EGE'DE İZMİR, AYDIN VE BALIKESİR İÇİN ALARM VERİLDİ</b></p><p>Kuvvetli yağış yalnızca Antalya ile sınırlı kalmıyor. Kıyı Ege bölgesinde halihazırda devam eden sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların akşam saatlerine kadar İzmir, Aydın ve Balıkesir'in batı ilçelerinde yerel olarak kuvvetli şekilde etkisini sürdürmesi öngörülüyor. Bu üç ilde özellikle tarım arazileri ve altyapısı yetersiz yerleşim alanları açısından su baskını riski göz ardı edilemeyecek düzeyde bulunuyor. Kuvvetli yağış sırasında oluşabilecek rüzgar da kıyı kesimlerinde dalga yüksekliğini artırarak deniz ulaşımını olumsuz etkileyebilir. Yetkililer, bu bölgelerdeki vatandaşların gereksiz yere dışarı çıkmaması ve araçlarını alt geçitlerden uzak tutması konusunda uyarıda bulundu.</p><p><b>YARIN 7 İLDE KUVVETLİ YAĞIŞ ETKİSİNİ SÜRDÜRECEK</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün tahminlerine göre kuvvetli yağış yarın da devam edecek ve daha geniş bir coğrafyayı etkisi altına alacak. Sabah saatlerinden itibaren İzmir, Aydın, Muğla, Çanakkale ve Edirne çevreleri ile Manisa ve Balıkesir'in batı kesimlerinde yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Bu durum, iki gün üst üste kuvvetli yağışa maruz kalacak bölgelerde zemin doygunluğu nedeniyle sel ve heyelan riskini daha da artırıyor. Özellikle Muğla ve Çanakkale gibi engebeli araziye sahip illerde yamaç selleri oluşma ihtimali yüksek düzeyde seyrediyor. Kuvvetli yağışın yarın da gün boyu aralıklarla sürmesi, günlük yaşamı ve ulaşımı ciddi biçimde aksatabilir.</p><p><b>ANİ SEL, DOLU VE HORTUM RİSKİNE KARŞI TEDBİRLİ OLUN</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, kuvvetli yağışların beraberinde getireceği olumsuz hava koşullarına karşı vatandaşları kapsamlı biçimde uyardı. Ani sel ve su baskını başta olmak üzere yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı ve kıyı kesimlerinde hortum oluşma riski bulunuyor. Bunların yanı sıra yağış anında ani ve kuvvetli rüzgar da önemli bir tehlike unsuru olarak öne çıkıyor. Karayolu ulaşımında görüş mesafesinin düşmesi ve yol yüzeylerinin kayganlaşması nedeniyle sürücülerin hız limitlerinin altında seyretmesi tavsiye ediliyor. Kuvvetli yağış süresince balıkçı tekneleri ve küçük tonajlı deniz araçlarının limanlarda kalması da alınması gereken önlemler arasında yer alıyor.</p><p>Sonuç olarak Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarıları, batı bölgelerinde yaşayan milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiriyor. Bugün Antalya ve Kıyı Ege'de başlayan kuvvetli sağanak yağışların yarın Ege ve Marmara'nın batısına yayılması bekleniyor. Vatandaşların AFAD ve Meteoroloji'nin anlık uyarılarını takip etmesi, gerekli tedbirleri alması ve riskli bölgelerden uzak durması hayati önem taşıyor.</p><p><strong>2 KASIM 2026 PAZARTESİ METEOROLOJİK GÖRÜNÜM (GÜNLÜK HAVA DURUMU TAHMİNLERİ)</strong></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2 Kasım 2026 Pazartesi için günlük hava durumu tahminleri yayımlandı.</p><p>Bugün için Meteorolojiden yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzeybatısı, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu'nun güneyi, Güneydoğu Anadolu, Kahramanmaraş çevreleri ile Doğu Akdeniz'in Toroslar kesiminin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege ile Antalya'nın doğu kesimlerinde kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde İç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor.</p><p><b>HAVA SICAKLIĞI:</b> Önemli bir değişiklik olmayacağı, mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p><p><b>RÜZGAR:</b> Genellikle güney ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p><p><b style="">METEOROLOJİDEN </b><strong>UYARILAR</strong></p><p colspan="2"><b>KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI:</b> Yağışların, Kıyı Ege ile Antalya'nın doğu kesimlerinde kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</p><p><strong>METEOROLOJİDEN BÖLGELERİMİZDE HAVA DURUMU</strong></p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Balıkesir'in batı kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>BURSA °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ÇANAKKALE °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İSTANBUL °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KIRKLARELİ °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege'de kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>DENİZLİ °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>İZMİR °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle ve akşam saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>MANİSA °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MUĞLA °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, yer yer çok kuvvetli ve şiddeti olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz, Kahramanmaraş çevreleri ile Doğu Akdeniz'in Toroslar kesiminin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Antalya'nın doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>ADANA °C, 24°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>ANTALYA °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden itibaren doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p><p><strong>BURDUR °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>HATAY °C, 23°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>İÇ ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, kuzeybatı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.</p><p><strong>ANKARA °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı</p><p><strong>ÇANKIRI °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ESKİŞEHİR °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KONYA °C, 18°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>BATI KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>BOLU °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DÜZCE °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>KASTAMONU °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ZONGULDAK °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.</p><p><strong>AMASYA °C, 21°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>RİZE °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>SAMSUN °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>TRABZON °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>DOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, güney kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.</p><p><strong>ERZURUM °C, 13°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>KARS °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu</p><p><strong>MALATYA °C, 16°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>VAN °C, 14°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p><p><strong>DİYARBAKIR °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>MARDİN °C, 19°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>SİİRT °C, 20°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>ŞANLIURFA °C, 22°C</strong></p><p>Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p><p><strong>DENİZLERDE HAVA</strong></p><p>Batı Karadeniz'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.</p><p><strong>KARADENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, batısı yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan, sabah batısı ile akşam saatlerinde geneli güneydoğudan 3 ila 5, öğle saatlerine kadar açıkları ile doğusu 4 ila 6, yer yer 7; Doğu Karadeniz'de doğu ve güneydoğudan, doğusu kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, açıkları ile doğusu yer yer 3,0 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>MARMARA</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Doğu ve güneydoğudan, yarın (Salı) ilk saatlerden itibaren kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 0,5 ila 1,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta.</p><p><strong>EGE</strong></p><p>Hava Durumu: Çok bulutlu, yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Kuzey Ege'de doğu ve güneydoğudan 3 ila 5, yarın (Salı) ilk saatlerde 6; Güney Ege'de güney ve güneydoğudan 3 ila 5, yer yer 6 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, yer yer 2,5 m. Görüş: İyi, yağış anında orta; kuvvetli yağış anında zayıf.</p><p><strong>AKDENİZ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, batısı yer yer kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Rüzgar: Batı Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan, sabah ve öğle saatlerinde doğusu güneydoğudan 3 ila 5; Doğu Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde. Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta; kuvvetli yağış anında zayıf.</p><p><strong>VAN GÖLÜ</strong></p><p>Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı ve güneybatıdan, ilk saatlerden öğle saatlerine kadar kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga; 0,25 ila 0,50 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/bu-illerde-yasayanlar-dik-645_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297939</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/son-bir-saati-ekransiz-gecirmek-uykuyu-nasil-etkiliyor-297939</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Son bir saati ekransız geçirmek uykuyu nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Psikolog Ксения Герасимова, yatmadan önce telefonda geçirilen sürenin sınırlandırılmasını öneriyor. Dizi ve oyunlar için 20-40 dakikalık ölçüt belirlenmesini, son bir saatin ise dijital eğlencelerden uzak geçirilmesini tavsiye ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Son bir saati ekransız geçirmek uykuyu nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşamları akıllı telefonla yapılan eğlenceler, yeterli dinlenmeyi engellememesi için süreyle sınırlandırılmalı. Psikolog &#1050;&#1089;&#1077;&#1085;&#1080;&#1103; &#1043;&#1077;&#1088;&#1072;&#1089;&#1080;&#1084;&#1086;&#1074;&#1072;, dizi izlemek, mobil oyun oynamak ve benzeri etkinlikler için yaklaşık 20-40 dakikalık bir ölçüt belirlenmesini öneriyor.</p><h3>Dijital eğlence için sınırı önceden belirleyin</h3><p>Yoğun geçen bir günün ardından kişi, isteklerini kontrol etmekte daha fazla zorlanabiliyor. Bu nedenle dijital eğlenceler gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürebiliyor. Gerasimova, bu alışkanlığı önlemek için sınırların önceden belirlenmesini tavsiye ediyor.</p><p>Dizi izlerken sonraki bölümlerin otomatik başlaması engellenmeli ve bildirimler kapatılmalı. Mobil oyun oynayanlar ise başlamadan önce bitiş zamanını belirlemeli ve kendilerine yalnızca bir bölüm oynama izni vermeli.</p><h3>Gece alışverişlerinde 24-48 saat bekleyin</h3><p>Uzman, internetten gece yapılan alışverişlerde beğenilen ürünün önce favorilere eklenmesini, satın alma kararının ise 24-48 saat ertelenmesini öneriyor. Bu süre içinde duygusal dürtünün zayıflayabileceğini belirtiyor.</p><p>Düşünmeden yapılan harcamalara karşı ek önlem olarak kayıtlı ödeme bilgilerinin silinmesi tavsiye ediliyor. Kart numarasını yeniden girme zorunluluğu, satın almanın gerçekten gerekli olup olmadığını bir kez daha değerlendirmeye yardımcı olabilir.</p><h3>Son bir saati dijital eğlencelerden uzak geçirin</h3><p>20-40 dakikalık sınır, herkes için zorunlu bir kural değil, bir ölçüt niteliği taşıyor. Gerasimova, yatmadan önceki son bir saatin dijital eğlencelerden uzak geçirilmesini öneriyor.</p><p>Bu sürede akıllı telefon yerine edebiyat kitabı okumak, yakınlarla sohbet etmek, resim yapmak veya basit bir yemek hazırlamak tercih edilebilir. Sıcak duş ve hafif esneme egzersizleri de yoğun geçen bir günün ardından rahatlamaya yardımcı olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/son-bir-saati-ekransiz-ge-493_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297938</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diyetisyen-damarlar-icin-tehlikeli-urunleri-acikladi-beyaz-ekmek-de-listede-297938</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyetisyen damarlar için tehlikeli ürünleri açıkladı! Beyaz ekmek de listede]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Marina Makişa, işlenmiş et ürünleri ve beyaz ekmeğin yüksek sodyum içeriğiyle damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Uzman, şeker ve rafine un tüketiminin metabolizma bozukluklarıyla ilişkili olabileceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyetisyen damarlar için tehlikeli ürünleri açıkladı! Beyaz ekmek de listede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen doktor Marina Makişa, damar sağlığını olumsuz etkileyebilecek ürünlere ilişkin uyarılarda bulundu. Makişa, «Rossiya 1» televizyon kanalında yayımlanan «En Önemli Konu» programında özellikle işlenmiş et ürünleri ile beyaz ekmeğe dikkat çekti.</p><h3>İşlenmiş et ve beyaz ekmek sodyum içerebilir</h3><p>Sucuk ve sosis gibi işlenmiş et ürünleri ile beyaz ekmek, önemli miktarda sodyum içerebilir. Fazla sodyum tüketildiğinde vücut daha fazla sıvı tutmaya başlar. Bu durum kan basıncının yükselmesine ve damar duvarları üzerindeki yükün artmasına katkıda bulunabilir.</p><h3>Şeker ve rafine un metabolizmayı etkileyebilir</h3><p>Makişa, şeker ile rafine undan üretilen gıdaların aşırı tüketimini de potansiyel bir tehdit olarak nitelendirdi. Bu tür bir beslenme düzeni, kandaki kolesterol göstergelerindeki olumsuz değişiklikler de dahil olmak üzere metabolizma bozukluklarını tetikleyebilir. Metabolizmadaki bu değişiklikler, kalp damar hastalıklarının gelişme riskini artırabilir.</p><h3>Epikateşin üzerine hayvanlarda araştırma yapıldı</h3><p>Daha önce bilim insanları, kakaoda bulunan epikateşin maddesinin damarları aşırı fruktoz tüketiminin zararlı sonuçlarından koruyabildiğini ortaya koydu.</p><p>Sıçanlar üzerinde yapılan deneylerde, fazla miktarda fruktozun kan basıncını, kandaki glikoz ve insülin düzeylerini artırdığı, ayrıca insülin direncini güçlendirdiği görüldü. Epikateşin verilen hayvanlarda ise bu değişikliklerin önlenebildiği belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/diyetisyen-damarlar-icin--466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297937</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kot-pantolonlari-havada-mi-kurutmali-yoksa-kurutma-makinesine-mi-atmali-297937</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kot pantolonları havada mı kurutmalı, yoksa kurutma makinesine mi atmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kot pantolonun kalıbını, rengini ve esnek yapısını korumak isteyenler için havada kurutma en güvenli seçenek. Uzman J. Michael Jackson, makinenin kullanılacağı durumlarda düşük ısıyı ve kısa programları öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kot pantolonları havada mı kurutmalı, yoksa kurutma makinesine mi atmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kot pantolonları kurutma makinesinde kurutmak daha pratik görünse de kalıbını ve rengini uzun süre korumak isteyenler için havada kurutma daha güvenli bir seçenek. Uzman temizlemeci J. Michael Jackson, makinenin tamamen dışlanması gerekmediğini ancak dikkatli kullanılması gerektiğini söylüyor.</p><h3>Yüksek ısı kot pantolonu küçültebilir</h3><p>Jackson'a göre yüksek ısı, pamuk liflerinin büzüşmesine neden oluyor. Bu nedenle üzerinize tam oturan kot pantolonlar kurutma makinesinden daha kısa ve daha dar çıkabiliyor.</p><p>Kurutma makinesinin doğrudan ısısı denimi çekebiliyor, rengini soldurabiliyor veya sarartabiliyor. Ayrıca kot pantolonların esnek yapısına zarar verebiliyor. Havada kurutma ise bu riskleri azaltırken enerji tüketimini de düşürüyor.</p><h3>Kurutma makinesi kısa programla kullanılabilir</h3><p>Kot pantolonlarda oluşan hasarın önemli bölümü, pantolonların kurutma makinesine ne sıklıkla atıldığıyla ilgili. Buna rağmen makineyi hiçbir zaman kullanmamak gerekmiyor.</p><p>Jackson, sert denimi yumuşatmak için kot pantolonların makinede kısa süre tutulabileceğini belirtiyor. Daha dengeli yöntem, pantolonları büyük ölçüde havada kuruttuktan sonra düşük ısıda kısa bir programla kurutmayı tamamlamak ve kumaşı yumuşatmak.</p><p>Kurutma makinesi kullanılacaksa düşük ısı veya ısısız program tercih edilmeli. Kot pantolonların makine içinde daha rahat dönmesi için kurutma topları kullanılabilir. Pantolonlar tamamen kurumadan, hâlâ hafif nemliyken çıkarılıp havada kurumaya bırakılmalı.</p><h3>Kot pantolon havada nasıl kurutulur</h3><p>Havada kurutmanın en büyük dezavantajlarından biri, kot pantolonun sert veya pütürlü hissedebilmesi. Jackson, yıkama ve kurutma aşamalarına dikkat edilerek bu sorunun azaltılabileceğini söylüyor.</p><p>Yıkama sırasında daha az deterjan kullanmak gerekiyor. Kumaşta kalan deterjan kalıntıları, kot pantolonun sert ve kartonumsu hissetmesinin başlıca nedenlerinden biri olabilir.</p><p>Jackson, durulama programına beyaz sirke eklediğini belirtiyor. Sirke, deterjan ve mineral birikintilerini temizleyerek lifleri kaplamadan yumuşatmaya yardımcı olabilir. Ancak yumuşatıcı kullanılmaması gerekiyor; yumuşatıcı denime yapışabilir ve yüzeyin parlaklığını azaltabilir.</p><p>Kot pantolonları soğuk suyla ve daha hassas bir programla yıkamak da öneriliyor. Denimin yoğun çalkalanmaya ihtiyacı bulunmuyor. Fazla çalkalama liflerin sertleşmesine ve rengin solmasına katkıda bulunabiliyor.</p><p>Pantolonları bel kısmından asmadan veya düz bir yüzeye sermeden önce silkelemek gerekiyor. Böylece havanın kumaşın çevresinde dolaşması kolaylaşıyor.</p><h3>Yumuşak kot pantolon için kısa makine programı</h3><p>Jackson, kot pantolonları neredeyse tamamen kuruyana ve yalnızca hafif nemli kalana kadar havada kurutmayı, ardından kurutma makinesinde düşük ısıda veya ısısız olarak 10-15 dakika döndürmeyi öneriyor.</p><p>Bu yöntem, havada kurutmanın çekmeyi kontrol etme avantajını, kurutma makinesinin sağladığı yumuşaklıkla birleştiriyor. Tamamen havada kurutulduğu için sertleşen kot pantolonlar da kısa süreli, yalnızca havayla kabartma programında yumuşatılabilir.</p><p>Kot pantolonları iyi havalandırılan bir alana asmak, tamamen kurumalarına izin vermek ve çamaşır makinesini aşırı doldurmamak gerekiyor. Renklerin solmasını önlemek için pantolonlar doğrudan güneş ışığından uzak tutulmalı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/kot-pantolonlari-havada-m-699_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297936</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yeni-ilac-kombinasyonu-losemi-hucrelerini-enerjisiz-birakarak-olduruyor-297936</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni ilaç kombinasyonu lösemi hücrelerini enerjisiz bırakarak öldürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, AcTor ve ixazomib kombinasyonunun akut miyeloid lösemi hücrelerinde enerji üretimini bozarak etkili olduğunu belirledi. Deneysel tedavi, TP53-mutant AML dahil farklı modellerde umut vadeden sonuçlar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni ilaç kombinasyonu lösemi hücrelerini enerjisiz bırakarak öldürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacılar, enerji kaynaklarını kesintiye uğratırken lösemi hücrelerini yüksek düzeyde aktif kalmaya zorlayarak öldüren bir tedavi stratejisi geliştirdi. Deneysel yaklaşım, farelerde ve hastalardan alınan kanser hücrelerinde umut vadeden sonuçlar verdi.</p><p>İsveç'teki University of Gothenburg ve Cleveland'daki Case Western Reserve University araştırmacılarının geliştirdiği tedavi, kan ve kemik iliğinde hızla ilerleyen akut miyeloid lösemiyi (AML) hedefliyor. Yaklaşım, doğrudan DNA'ya saldırmak yerine kötü huylu hücrelerin enerji gereksinimlerinden yararlanıyor.</p><h3>Kanser hücreleri enerji yetersizliğine zorlandı</h3><p>Stratejinin merkezinde hücre büyümesini, metabolizmayı ve etkinliği düzenleyen mTOR proteini bulunuyor. Araştırmacılar, mTOR'un kontrolünde rol oynayan bir sinyal proteinini engelleyen AcTor adlı molekülü tasarladı. Böylece hücresel enerji üretimi aksasa da büyüme sinyalleri aktif kaldı.</p><p>AcTor, kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemek için kullanılan ixazomib (IXZ) ile birleştirildi. İki tedavi birlikte, lösemi hücrelerinin etkinliklerini yavaşlatmasını önlerken mitokondrilerdeki enerji üretimini bozdu. Enerji gereksinimleriyle mevcut kaynaklarını dengeleyemeyen kanser hücreleri şiddetli stres yaşadı ve öldü.</p><p>Tedavi, biyokimyacı Boaz Tirosh ile hesaplamalı kimyacı Leif Eriksson'un iş birliğiyle geliştirildi. Tirosh hücre içindeki süreçleri anlayarak tedavi hipotezini ortaya koyarken Eriksson, kanser hücresine girip onu hedeflenen biçimde değiştiren molekülü tasarladı.</p><h3>Deneysel kombinasyon saldırgan AML'ye karşı etkili oldu</h3><p>Molecular Cancer'da yayımlanan çalışmada AcTor ve ixazomib kombinasyonu, laboratuvar hücre dizilerinde, hastalardan alınan birincil örneklerde ve hayvan deneylerinde AML'ye karşı güçlü etkinlik gösterdi. Kombinasyon, kötü sonuçlarla ve sınırlı tedavi seçenekleriyle ilişkilendirilen TP53-mutant AML'ye karşı da etkili oldu.</p><p>Araştırmacılar, tedavinin kötü huylu kan hücrelerinin yanı sıra lösemik kök hücreleri de ortadan kaldırdığını belirledi. Geleneksel tedavilerden sağ kurtulabilen bu kök hücreler hastalığı yeniden oluşturabilir ve nükse katkıda bulunabilir. Fare deneyleri, tedavinin ilaç direncinin gelişmesini önleyebileceğini düşündürdü ancak bu bulgu hastalarda henüz ortaya konmadı.</p><p>Leif Eriksson, yaklaşımın tamamen yeni olduğunu ve sağlıklı kan hücrelerini etkilemediğini belirtti. Eriksson, farelerdeki çalışmaların aksi durumda ortaya çıkabilecek ilaç direncinin önlendiğini gösterdiğini söyledi.</p><h3>ADM2 tedavi yanıtını izlemeye yardımcı olabilir</h3><p>Araştırmacılar, gelecekte doktorların tedavinin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmesine yardımcı olabilecek bir biyolojik tepki de tespit etti. İlaç kombinasyonuna maruz bırakılan hücreler, tedavi etkinliğinin ölçülebilir bir göstergesi olarak kullanılabilecek ADM2 adlı proteini salgıladı.</p><p>Eriksson, tedavinin yanıt biyobelirteci işlevi görebilecek ADM2 proteininin salgılanmasını tetiklediğini ve bu bulgunun gelecekteki translasyonel ve klinik çalışmalara yön verebileceğini ifade etti.</p><p>Bulgular klinik öncesi aşamada bulunuyor. Bu nedenle kombinasyonun insanlarda güvenli veya etkili olduğu henüz gösterilmedi. Etkinliği doğrulamak, olası yan etkileri değerlendirmek ve klinik denemelere ilerleyip ilerleyemeyeceğini belirlemek için daha fazla araştırma gerekiyor. Hastalığı geri dönen veya tedaviye yanıt vermeyen nüks etmiş ya da refrakter AML hastaları, yaklaşım başarılı olursa yarar görebilecek gruplar arasında yer alabilir.</p><h3>Araştırma kanser metabolizmasına odaklanıyor</h3><p>Çalışma, kanser hücrelerinin DNA'sına zarar veren tedavilere dayanmak yerine lösemi hücrelerinin hayatta kalmasını sağlayan metabolik süreçleri bozmayı amaçlıyor.</p><p>Eriksson, araştırmaların yalnızca DNA'ya zarar veren yöntemlere dayanmak yerine hücrelerdeki kanser metabolizmasına yöneldiğini belirtti. İlaç geliştirmenin çok pahalı olduğunu söyleyen Eriksson, bulguların ciddi hastalığa çare bulmaya yönelik araştırmaların sürdürülmesini sağlayacak ilgi uyandırmasını umduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/yeni-ilac-kombinasyonu-lo-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297935</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sik-sekerleme-yapan-yaslilarda-demans-riski-yuzde-48-daha-yuksek-bulundu-297935</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sık şekerleme yapan yaşlılarda demans riski yüzde 48 daha yüksek bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[995 yaşlı yetişkinin verilerini inceleyen araştırmada, her gün veya çoğu gün şekerleme yapanlarda demans oranı, nadiren ya da hiç kestirmeyenlere göre yüzde 48 daha yüksek çıktı. Bulgular neden-sonuç ilişkisi göstermiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sık şekerleme yapan yaşlılarda demans riski yüzde 48 daha yüksek bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündüz uykusu, yaşlı yetişkinlerde bilişsel sağlığın kötüleştiğine işaret edebilir. Yeni bir araştırmada, sık şekerleme yapan kişilerin sonraki yıllarda demans geliştirme olasılığının, nadiren ya da hiç kestirmeyenlere göre daha yüksek olduğu belirlendi.</p><p>The Journals of Gerontology, Series A: Biological Sciences and Medical Sciences dergisinde yayımlanan araştırma, gündüz uykusunun demansa neden olduğunu göstermiyor. Ancak bulgular, şekerleme alışkanlığının daha yakından izlenmesi gereken bir demans risk göstergesi olabileceğine işaret ediyor.</p><p>Johns Hopkins University'den psikolog ve uyku araştırmacısı Adam Spira, sık şekerlemenin demansa yol açan beyin değişikliklerinin nedeni olmaktan çok, beyindeki değişimlerin bir göstergesi olabileceğini söyledi.</p><p>Araştırmacılar, ABD'de 65 yaş ve üzerindeki Medicare yararlanıcılarını izleyen National Health and Aging Trends Study'den elde edilen verileri inceledi. Çalışmaya, şekerleme alışkanlıklarıyla ilgili soruları yanıtlayan ve araştırmanın başında olası ya da muhtemel demans tanısı bulunmayan 995 kişi dahil edildi.</p><p>Ortanca beş yıllık takip süresinde 417 katılımcı, araştırmanın başlangıcından bu yana olası ya da muhtemel demans geliştirmiş olarak sınıflandırıldı.</p><h3>Sık şekerleme yapanlarda risk yüzde 48 daha yüksek</h3><p>Araştırmacılar yaş, cinsiyet, ırk ve etnik köken, eğitim, sigara kullanımı, vücut kitle indeksi, çeşitli sağlık sorunları ve uyku özellikleri gibi olası karıştırıcı faktörleri hesaba kattı.</p><p>Her gün ya da çoğu gün şekerleme yaptığını belirten kişilerde demans oranı, hiç ya da nadiren kestirenlere göre yüzde 48 daha yüksek bulundu. İstemsiz şekerleme yapanlarda da demans oranı, şekerleme yapmayanlara kıyasla yüzde 39 daha yüksekti.</p><p>Şekerlemenin süresi de sonuçlarla ilişkilendirildi. Araştırma döneminde 30 dakika veya daha kısa süre kestiren kişilerde demans oranı, şekerleme yapmayanlara göre yüzde 40 daha yüksek çıktı.</p><p>Sık, istemsiz ve 30 dakika veya daha kısa süren şekerlemeler, takip süresi boyunca hafıza bozukluğu geliştirme riskinin daha yüksek olmasıyla da ilişkilendirildi.</p><p>Araştırmacılar, seyrek veya istemli şekerleme yapanlarda ve 30 dakika ya da daha uzun süre kestirenlerde de yüksek demans riskine işaret eden sonuçlar elde etti. Ancak düzeltmelerin ardından bu etkiler istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.</p><h3>Çalışma neden sonuç ilişkisi göstermiyor</h3><p>Daha önceki araştırmalar, yaşlı yetişkinlerde şekerleme ile bilişsel sağlık arasındaki ilişki konusunda farklı sonuçlara ulaştı. Bazı çalışmalar yüksek bilişsel risk işaretleri ortaya koyarken, bazıları bu bağlantıya dair sınırlı kanıt buldu.</p><p>Yeni araştırma gözlemsel nitelikte olduğu için sık, istemsiz veya kısa süreli şekerlemelerin demansa neden olduğu söylenemez. Araştırmacılar, şekerleme ile demans arasındaki ilişkinin çift yönlü olabileceğini belirtti.</p><p>Bilişsel işlevi olumsuz etkileyen nörolojik değişiklikler, yaşlı yetişkinlerin gündüzleri daha fazla uyumasına yol açabilir. Aynı zamanda kötüleşen beyin sağlığı kişiyi daha uykulu hale getirerek uyanık olunan saatlerde kestirmeyi artırabilir.</p><p>Gündüz uykusu, geceleri yaşanan uyku sorunlarını telafi eden bir mekanizma da olabilir. Bununla birlikte gece yeterince dinlenememek gündüz uykusunu artırabileceği gibi, gündüz şekerlemeleri de gece uykusunu bozabilir.</p><p>Araştırmacılar gece uyku süresi, gündüz uykululuğu ve uyku apnesi riski gibi diğer uyku özelliklerine göre düzeltme yaptı. Buna rağmen sık, istemsiz ve 30 dakika ya da daha kısa süren şekerlemeler yüksek demans riskiyle anlamlı biçimde ilişkili kalmayı sürdürdü.</p><h3>Şekerleme demans için değiştirilebilir risk faktörü olabilir</h3><p>Araştırmacılar, şekerleme ile demans arasındaki ilişkinin hangi yönde işlediğini ayırt edebilmek için yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtti. Bu bağlantının niteliği henüz tam olarak anlaşılmasa da bulgular, demansla mücadelede yeni önleme yaklaşımlarına katkı sağlayabilir.</p><p>Araştırmacılara göre daha güçlü nedensel kanıtlar elde edilirse gündüz şekerlemeleri, yaşlı yetişkinlerde demansı birincil düzeyde önleme çalışmalarında hedef alınabilecek değiştirilebilir bir risk faktörü olabilir.</p><p>İlişki nedensel olmasa bile şekerleme, gelecekteki demans riskini değerlendirmede yararlı bir gösterge olarak kullanılabilir ve yüksek riskli gruplara yönelik önleme araştırmalarına yön verebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/sik-sekerleme-yapan-yasli-607_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297934</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bitki-temelli-beslenme-bagirsak-cesitliligini-sessizce-degistiriyor-297934</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bitki temelli beslenme bağırsak çeşitliliğini sessizce değiştiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Danimarka'da 150 sağlıklı yetişkinle yapılan araştırma, veganların daha fazla lif tüketmesine rağmen et yiyenlere kıyasla daha az çeşitli bağırsak bakterilerine sahip olduğunu gösterdi. Veganlarda kan şekeri, kolesterol ve bazı iltihap göstergeleri daha düşük bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bitki temelli beslenme bağırsak çeşitliliğini sessizce değiştiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Danimarka'da 150 sağlıklı yetişkin üzerinde yapılan araştırma, veganların daha fazla lif tüketmelerine rağmen et yiyenlere kıyasla daha az çeşitli bağırsak bakterilerine sahip olduğunu ortaya koydu. Veganların bazı bağırsak ve metabolik sağlık göstergeleri ise daha olumlu çıktı.</p><p>Bitki temelli beslenmenin, lifin yararlı bakterileri beslemesi nedeniyle sağlıklı bir bağırsak yapısını desteklediği düşünülüyor. Bu nedenle bilim insanları veganların hepçil beslenenlere göre daha çeşitli bağırsak mikroplarına sahip olmasını bekliyordu. Ancak araştırma bunun tersini gösterdi.</p><p>Araştırma, University of Copenhagen bünyesindeki Novo Nordisk Foundation Center for Basic Metabolic Research'te profesör olan Oluf Borbye Pedersen liderliğinde yürütüldü. Pedersen, sonucun kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu söyledi.</p><h3>Gönüllüler dört gün boyunca izlendi</h3><p>Araştırmaya Danimarka'nın kentsel bölgelerinde yaşayan ve gazete ile sosyal medya ilanları üzerinden başvuran gönüllüler katıldı. Yaşları 18 ile 65 arasında değişen katılımcıların her grubunda yaş ortalaması 31'di. Her grupta 40 kadın ve 35 erkek yer aldı.</p><p>Vegan katılımcıların tamamı en az bir yıldır bu şekilde besleniyordu. Vegan beslenme süresi ortalama yaklaşık altı buçuk yıldı.</p><p>Bağırsak hastalığı bulunanlar, hamile veya emziren kadınlar ile önceki üç ay içinde antibiyotik ya da probiyotik kullananlar araştırmaya alınmadı.</p><p>Katılımcılar iki iş günü ve iki hafta sonu gününü kapsayan dört gün boyunca yedikleri her şeyi hassas bir terazide tarttı. Ayrıca dışkı, kan ve idrar örnekleri verdi.</p><p>Fransa'daki Université Paris-Saclay'de görev yapan bilim insanları, mikropları belirlemek için dışkıdaki DNA'yı inceledi. Imperial College London araştırmacıları ise dışkı, kan ve idrarda 200'den fazla küçük molekülü ölçtü.</p><h3>Protein alımı bakteri çeşitliliğiyle bağlantılı çıktı</h3><p>İki grup da yaklaşık aynı miktarda kalori tüketti. Ancak protein, veganların aldığı kalorilerin yüzde 12'sini oluştururken bu oran et yiyenlerde yüzde 17'ydi.</p><p>Veganlar neredeyse yüzde 70 daha fazla lif tüketmesine rağmen bağırsak bakterileri çoğu ölçümde daha az çeşitliydi. Bilim insanları bakteriyel çeşitliliği genellikle iyi metabolik sağlığın göstergelerinden biri olarak kullanıyor.</p><p>Veganlar arasında daha fazla protein tüketenlerin daha fazla türde bağırsak bakterisine sahip olma eğiliminde olduğu görüldü. Lif tüketimi için aynı bağlantı bulunmadı. Daha uzun süredir vegan olan kişilerde de daha fazla bakteri türü görülme eğilimi vardı.</p><p>Protein alımı, beslenme biçiminin sürdürülme süresi ve yaş, veganlar arasındaki bakteri türü sayısı farklılıklarının yaklaşık üçte birini açıkladı. Pedersen, daha düşük protein alımının daha düşük çeşitliliği açıklamaya yardımcı olabileceğini ve proteinin daha yakından incelenmesi gerektiğini belirtti.</p><h3>Et yiyenlerde bazı bakteri türleri daha yaygındı</h3><p>Ekip, miktarları gruplar arasında farklılık gösteren 109 bakteri türü tespit etti. Bu türlerin 82'si et yiyenlerde, 27'si ise veganlarda daha yaygındı. Veganlarda daha sık görülen türlerin çoğu, daha yüksek lif alımıyla bağlantılıydı.</p><p>Et yiyenlerde daha yaygın olan Streptococcus thermophilus ve Lactococcus lactis adlı iki tür, süt ürünlerinde de bulunuyor.</p><p>Araştırmacılar bakterileri değerlendirmek için 2025'te Nature'da yayımlanan ve ABD ile Birleşik Krallık'taki topluluklarda kalp ve metabolik sağlıkla bağlantılara dayanan bir sınıflandırmayı kullandı.</p><p>Veganlarda daha yaygın olan ve sınıflandırmaya dahil edilen 16 türün 13'ü sağlıklı tarafta yer aldı. Et yiyenlerde daha yaygın olan 66 türün ise 28'i bu grupta bulundu.</p><p>Protein alımında en üst üçte birlik dilimde yer alan veganlarda, genellikle et yiyenlerde görülen ve sağlıklı kabul edilen türler daha fazla bulundu. En alt üçte birlik dilimde yer alan veganlarda ise bu türler daha azdı.</p><p>Pedersen, bağırsak bakterilerindeki daha düşük çeşitlilik dışında veganların sağlığı destekleyen bir bağırsak mikrobiyomuna sahip olduğunu söyledi.</p><h3>Veganların bazı kan göstergeleri daha düşüktü</h3><p>Veganların iki standart testte kan şekeri daha düşüktü. Toplam kolesterol ve LDL kolesterol düzeyleri de veganlarda daha düşük çıktı.</p><p>Veganların kanında beyaz kan hücresi sayısı daha azdı ve iltihaplanma göstergesi C-reaktif protein daha düşük düzeydeydi. Her iki grubun tansiyonu aynıydı ve vücut ölçüleri neredeyse özdeşti.</p><p>Et yiyenlerin idrarında, bağırsak bakterilerinin üretimine yardımcı olduğu iki bileşik, bunlar arasında TMAO da olmak üzere, daha yüksek düzeydeydi. Önceki araştırmalar bu iki bileşiği kalp hastalığı ve kronik böbrek hastalığıyla ilişkilendirmişti.</p><p>Bu araştırmada yaş, cinsiyet ve vücut ölçüleri hesaba katıldıktan sonra bileşiklerin hiçbiri kolesterol ya da diğer sağlık ölçümleriyle açık biçimde bağlantılı değildi. Ekip ayrıca idrar örneklerinin ne kadar seyreltik olduğunu dikkate alan bir düzeltme yapmadı; bu durum farklılığın bir bölümünü açıklayabilir.</p><h3>Bakteri genleri benzer görevler üstlendi</h3><p>Bakteri karışımları farklı olmasına rağmen iki grupta da neredeyse aynı görevlerden sorumlu bakteri genleri bulundu.</p><p>320 gen grubundan yalnızca dördü farklılık gösterdi. Bunlar arasında bir proteinin yapı taşını parçalayan ve antibiyotik direncinde rol oynayan bir grup da vardı.</p><p>Bakterilerin kendilerine özgü virüsleri de bulunuyor ve bu virüsler gruplar arasında farklılık gösterdi. Veganlarda, enfekte ettikleri bakterileri öldüren virüs türleri daha azdı.</p><p>Bakterilerin içinde onları öldürmeden yaşayabilen virüsler ise iki grupta yaklaşık aynı sıklıkta görüldü. Yazarlar, daha az sayıda yıkıcı virüs bulunmasının, daha az bakterinin öldürülüp yerine yenilerinin geçmesiyle daha istikrarlı bir bağırsak topluluğu anlamına gelebileceğini belirtti.</p><h3>Blastocystis veganlarda daha sık görüldü</h3><p>Blastocystis adlı tek hücreli organizma, 75 veganın 27'sinde, 75 et yiyenin ise 14'ünde tespit edildi.</p><p>Bu organizmayı taşıyan veganların sistolik kan basıncı, yani ölçümdeki üst değer, yaş, cinsiyet ve vücut ölçüleri hesaba katıldıktan sonra daha düşüktü. Et yiyenlerde ise organizmayı taşıyıp taşımama durumuna göre kan basıncı benzerdi.</p><p>Yazarlar Blastocystis'in sağlıklı bir bağırsağın göstergesi olabileceğini düşünüyor. 32 ülkede yaklaşık 57.000 kişi üzerinde yapılan 2024 tarihli bir araştırma da bu organizmayı daha sağlıklı beslenme biçimleri ve daha iyi kalp ve metabolik sağlıkla ilişkilendirmişti.</p><p>Ancak ekip organizmayı yalnızca dışkı DNA'sı yoluyla tespit etti ve sonucu doğrulamak için ikinci bir laboratuvar testi yapmadı. Her türü taşıyan kişi sayısı, kan basıncıyla bağlantıyı açıklayabilecek türün hangisi olduğunu ya da böyle bir tür bulunup bulunmadığını belirlemek için yetersizdi.</p><h3>Araştırmanın sonuçları genellenemiyor</h3><p>Araştırmacılar her kişiyi yalnızca bir kez ölçtü ve katılımcıların zaten uyguladığı beslenme biçimlerini inceledi. Bu yöntem bağlantıları ortaya çıkarabilir ancak farklılıklara beslenmenin neden olduğunu gösteremez.</p><p>Hiçbir katılımcının vegan öğünleri değiştirilerek sonrasında bağırsak bakterilerinde ne olduğu incelenmedi. Daha fazla protein tüketmek bakteriyel çeşitliliği etkiliyor olabilir; ancak daha fazla protein tüketen kişilere ait başka bir özellik de bu örüntüyü açıklayabilir.</p><p>Araştırma çoğu normal kilolu olan Danimarka'daki yalnızca 150 sağlıklı yetişkini kapsıyordu. Bu nedenle bulgular daha geniş topluluklar için geçerli olmayabilir.</p><h3>Protein kaynaklarına dikkat çekildi</h3><p>Pedersen, bulguların beslenme önerisi olarak kullanılamayacağını ancak insanların ne yediğinden bağımsız olarak beslenmelerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.</p><p>Özellikle veganların proteini et, yumurta veya süt ürünlerinden almadıkları için yeterli protein tüketip tüketmediklerini göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirten Pedersen, fasulye, mercimek, kenevir tohumu, chia tohumu, kinoa, badem ve kuruyemişleri iyi vegan protein kaynakları arasında sıraladı.</p><p>Bulgular, daha çeşitli bir bağırsak mikrobiyomunun her zaman daha sağlıklı olduğu fikrine meydan okuyor.</p><p>Protein alımı farklılıkların bir bölümünü açıklamaya yardımcı olabilir. Ancak vegan beslenmenin bağırsak bakterilerini nasıl şekillendirdiğini ve bu değişikliklerin uzun vadeli sağlık açısından ne anlama geldiğini anlamak için daha fazla araştırma gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/bitki-temelli-beslenme-ba-524_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297933</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-hizmet-yolunda-muhtarlarin-yaninda-olmayi-surdurecegiz-297933</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Hizmet yolunda muhtarların yanında olmayı sürdüreceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Hizmet yolunda muhtarların yanında olmayı sürdüreceğiz." dedi. Bakan Çiftçi, Türkiye Yüzyılı hedeflerine, huzuru her sokakta, güveni her hanede büyüterek ulaşabileceğini söyleyerek, "Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda da milli birliğimizi tahkim edecek, ortak geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız. İçişleri Bakanlığı olarak taleplerinizi dinlemeye, çözüm üretmeye, meselelerinizi takip etmeye ve hizmet yolunda yanınızda olmaya devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Hizmet yolunda muhtarların yanında olmayı sürdüreceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli programlara katılmak üzere Konya'ya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Selçuklu Kongre Merkezi'nde muhtarlarla buluştu. "Aile Korur" temasıyla düzenlenen programda konuşan Bakan Çiftçi, "Bizim devlet geleneğimizde görev, milletin emanetini omuzlamaktır. Makamın kıymeti, insana sağladığı imkanlardan önce, insana yüklediği mesuliyette saklıdır. Hangi görevde bulunursak bulunalım, yaptığımız işin bereketi; samimiyetimizle, adaletimizle ve emanete gösterdiğimiz sadakatle çoğalır. Hakkıyla yerine getirilen her vazife hürmete layıktır. Bir yetimin başını okşamak, bir yaşlının duasını almak, darda kalmış bir insanın yükünü hafifletmek, hizmet hayatımızın en kıymetli kazanımlarıdır. Hepimizin gayesi; görevlerimizi bir gün bıraktığımızda alnımız ak, başımız dik olarak, halkın duasına ve Hakk'ın rızasına mazhar olabilmektir. Geride hayırla anılacak bir isim, gönüllerde güzel bir hatıra bırakabilmektir" dedi.</p><p><b>"SİZLERİ, MÜLKİ İDAREMİZİN EN YAKIN ÇALIŞMA ARKADAŞLARI OLARAK GÖRÜYORUZ"</b></p><p>Muhtarlığın, köklerinin Osmanlı Cihan Devleti'ne uzanan, önemli bir yere sahip köklü bir müessese olduğunu belirten Bakan Mustafa Çiftçi, "İlk defa 1829 yılında kurulan muhtarlık teşkilatı, zamanla devletin en ücra köşelerine kadar yayılmış; değişen şartlar içinde milletimizin hayatındaki önemini korumuştur. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kabul edilen Köy Kanunu'yla da muhtarlarımızın ve ihtiyar heyetlerimizin görevleri, köy hayatının ihtiyaçları çerçevesinde ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Bu tarihi devamlılığın temelinde, vatandaşımızın kendisine yakın, ulaşılabilir ve güvenilir bir muhatap bulma ihtiyacı vardır. Sizler, vatandaşımızın kapısını ilk çaldığı, derdini anlattığı, çözüm beklediği kişilersiniz. Mahallenin sevincini de hüznünü de yakından bilirsiniz. Bazen bir talebi ilgili makama ulaştırır, bazen bir anlaşmazlığın giderilmesine vesile olur, bazen de kimseye derdini açamayan bir insanın derdine ortak olursunuz. Bu sebeple sizleri, mülki idaremizin en yakın çalışma arkadaşları olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"MUHTARLARIMIZIN MALİ VE SOSYAL HAKLARINI İYİLEŞTİRDİK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, AK Parti hükümeti döneminde devletin hizmet anlayışını milletin ihtiyaçları etrafında güçlendirdiklerini ifade eden Bakan Çiftçi, "Muhtarlarımızın mali ve sosyal haklarını iyileştirdik, sosyal güvenlik primlerinin devletimiz tarafından karşılanmasını sağladık. Muhtar Bilgi Sistemi'ni kurduk, Bakanlığımız bünyesinde Muhtarlar Daire Başkanlığını oluşturduk. Eğitim imkanlarını ve kurumsal destek mekanizmalarını geliştirdik. Cumhurbaşkanımızın muhtarlarımızı Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde ağırlaması ve 19 Ekim'in Muhtarlar Günü olarak ilan edilmesi, sizlere verilen kıymetin anlamlı ifadeleridir. Bütün bu çalışmalarımızın özünde şu anlayış vardır: Muhtarımızın hizmet gücü arttıkça vatandaşımızın devlete erişimi kolaylaşır, devlet ile millet arasındaki güven bağı kuvvetlenir" şeklinde konuştu.</p><p><b>"TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİMİZE, HUZURU HER SOKAKTA, GÜVENİ HER HANEDE BÜYÜTEREK ULAŞABİLİRİZ"</b></p><p>Konya'nın şehir merkezinden en uzak mahallesine kadar her vatandaşın huzurunun, herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Bakan Mustafa Çiftçi, "Sizlerden özellikle istirham ediyorum, çalınmadık kapı, hali sorulmadık yaşlı, derdi dinlenmedik vatandaş bırakmayalım. İhtiyaç sahibinin talebini ulaştırırken onun izzetini de koruyalım. Yardımı incitmeden, hizmeti geciktirmeden ulaştıralım. Uyuşturucuyla mücadelede, gençlerimizin korunmasında, ailelerimizin desteklenmesinde ve afetlere hazırlıkta sizlerin dikkati ve gayreti büyük önem taşıyor. Mahallenizde gördüğünüz her riski, her sorunu ilgili birimlerimizle paylaşmanızı bekliyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize, huzuru her sokakta, güveni her hanede büyüterek ulaşabiliriz. Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda da milli birliğimizi tahkim edecek, ortak geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız. İçişleri Bakanlığı olarak taleplerinizi dinlemeye, çözüm üretmeye, meselelerinizi takip etmeye ve hizmet yolunda yanınızda olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.</p><p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, "Konya'mızın bugün ulaştığı noktada merkezi idaremizin desteği, belediyelerimizin gayreti, teşkilatlarımızın ve muhtarlarımızın fedakarlığıyla oluşan güçlü bir birliktelik vardır. Bu birlikteliği koruduğumuz, birbirimize omuz verdiğimiz sürece şehrimizin önünde aşamayacağımız hiçbir hedef bulunmadığına inanıyorum. Konya'nın gücü, yalnızca hayata geçirdiğimiz yatırımlardan, inşa ettiğimiz eserlerden ve büyüyen imkanlarından gelmiyor. Bu şehrin asıl gücü, aynı hedefe inanan, aynı sorumluluğu paylaşan ve gerektiğinde elini taşın altına koyan insanlarından geliyor. Konya'yı birlikte yönetmeye, birlikte büyütmeye devam edeceğiz. 31 ilçemizin tamamında hizmet veren siz kıymetli muhtarlarımız da bu büyük hizmet yürüyüşünün en önemli paydaşlarısınız" dedi.</p><p>AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan da, muhtarlık müessesinin çok kıymetli olduğunu söyledi.</p><p>Konya Valisi İbrahim Akın da, "Devlet teşkilatımızın en köklü ve en hayati kılcal damarlarından biri hiç şüphesiz muhtarlık müessesesidir. Vatandaşlarımızın ihtiyaç ve taleplerinde ilk başvurduğu merci siz muhtarlarımızdır. Cumhurbaşkanımızın ve bakanlığımızın verdiği tarihi değer sayesinde muhtarlarımız, idari mekanizmamızın merkezinde çok daha mühim bir konuma ulaşmışlardır" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/muhtarlar-bulusmasi-progr-385_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297932</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/abdden-turkiyeye-iadesi-saglanan-100-kultur-varligi-istanbul-arkeoloji-muzelerinde-tanitildi-297932</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı.</p><p>Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos'un da katıldığı programda, "Kaçış Yok: Boubon" sergisinin açılışı gerçekleştirildi.</p><p>Bakan Ersoy, eserlerin iade süreçlerini, bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu bulguları ve uluslararası işbirliğiyle elde edilen sonuçları paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/3-021120267c39178e.jpg"/><p><strong>"GRUPLARDAN BİRİNİ TOKAT İLİ ERBAA İLÇESİNDEKİ HOROZTEPE KÖKENLİ 40 ESER OLUŞTURUYOR"</strong></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığının Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI arasında kurduğu güvene dayalı işbirliğiyle Türkiye sınırlarının dışına çıkarılmış, Anadolu'nun farklı dönemlerinden eserlerin bir kez daha ait olduğu topraklara dönmesini sağladıklarını belirten Ersoy, bazı eserleri henüz satış aşamasındayken tespit ettiklerini söyledi.</p><p>Ersoy, ABD'de yerleşik bir müzayede evinin mayıs ayında düzenlediği bir müzayedede Anadolu kökenli eserlerin satışa sunulduğunun belirlendiğini aktararak, şu bilgileri verdi:</p><p>"Bunun üzerine bakanlığımız harekete geçmiş, bilimsel veri ve belgelerimiz Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılmış, eserlerin satışı durdurularak Türkiye'ye iadeleri sağlanmıştır. İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor. Milattan önce 2300 ila 2000 yıllarına tarihlenen bu grup, törensel müzik aletlerinden silahlara ve metal kaplara kadar Erken Tunç Çağı Anadolu'sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıtıyor."</p><p>Ersoy, Horoztepe buluntularına ilişkin araştırmada Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldığına işaret ederek, 1953'teki kaçak kazılara ve sonrasında kurtarılan eserlere ait kayıtların, buluntuların yurt dışına çıkarılma ve müze koleksiyonlarına dahil edilme süreçlerinin aydınlatılmasına katkı sağladığını, ayrıca yaklaşık 70 yıl sonra eserlerin Türkiye'ye dönüşünün, kazı buluntuları ile arşiv belgelerinin birlikte değerlendirilmesi sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/2-021120265fb9de74.jpg"/><p><strong>"BUGÜN DE J. PAUL GETTY MÜZESİ'NDEKİ BU GRUBU ÜLKEMİZE KAZANDIRMIŞ OLDUK"</strong></p><p>İadesi sağlanan ikinci eser grubunun Burdur ili Düver köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluştuğunu kaydeden Ersoy, "Bu eserler, milattan önce 6. yüzyıla, yani yaklaşık milattan önce 700 ila 480 yılları arasındaki Arkaik Dönem'e tarihleniyor. O dönem yapılarının çatı ve kaplama düzenlerine ait bu parçaların bezemeleri, biçimleri ve üslupları bilinen örneklerle karşılaştırıldı, arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla dağılışları izlendi. Neticede 2022'de ABD'den, 2024 yılında Danimarka'dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesi'nden sağladığımız iadelerin ardından bugün de J. Paul Getty Müzesi'ndeki bu grubu ülkemize kazandırmış olduk." diye konuştu.</p><p>Mehmet Nuri Ersoy, hazırlanacak proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin koleksiyonlarındaki parçalarla bu eserlerin bir araya getirileceğini söyleyerek, iade edilen Aphrodisias Antik Kenti'ne ait porteye dair de şunları kaydetti:</p><p>"Bakanlığımız uzmanları, arşiv belgeleri ile geçmiş koleksiyon kayıtlarını karşılaştırarak portrenin kentle bağını ve yurt dışındaki koleksiyonlara uzanan geçmişini araştırdı. Bu süreçte 1976'da savcımızın 'Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.' şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu. Arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilen bu belgeler, eserin izlediği yolun aydınlatılmasına ve iade talebimizin somut kanıtlarla desteklenmesine önemli katkı sağladı."</p><p>Öne çıkan bu eserler dışında iadesi sağlanan koleksiyonda aynı zamanda tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi çok özel parçalar bulunduğunu belirten Ersoy, "Kaçış Yok: Boubon" sergisinin ise tarihi eser kaçakçılığına karşı kararlılıkla sürdürülen mücadelenin sonuçlarını özel bir örnekle gözler önüne serdiğini söyledi.</p><p><strong>"İNAN'IN ARAŞTIRMALARI, BUGÜN YÜRÜTTÜĞÜMÜZ ÇALIŞMALARIN BİLİMSEL TEMELİNİ OLUŞTURDU"</strong></p><p>Bakan Ersoy, Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti'nde Roma imparatorları ve imparatorluk ailesi adına yapılan Sebasteion Tapınağı'nda bulunan bronz heykellerin, 1960'lı yıllardaki kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldığını ve heykellere ait baş, gövde ile uzuvların birbirinden ayrıldığını ve aynı eserin parçalarının farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağıldığını anlattı.</p><p>Sergideki insan boyutunu aşan anıtsal bronz heykellerin izini sürme çalışmalarının yıllar önce Prof. Dr. Jale İnan'ın öncülüğünde başladığına işaret eden Ersoy, "İnan'ın yazıtları, kaideleri ve yurt dışındaki heykelleri birlikte değerlendiren araştırmaları, bugün yürüttüğümüz çalışmaların bilimsel temelini oluşturdu. Bu uzun soluklu mücadelenin yolunu açan çalışmaları ve kültürel mirasımızın korunmasına adadığı emekleri için kendisini saygı ve minnetle anıyorum." dedi.</p><p>Ersoy, kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarıyla tanınan gazeteci yazar Özgen Acar'ı da anarak, Acar'ın Boubon dosyasını belgeler ve tanıklıklarla uzun yıllar gündemde tuttuğunu belirtti.</p><p>Acar'ın bu yaklaşımının The New York Times yazarları Graham Bowley ve Tom Mashberg'in araştırmalarında da sürdüğünü ifade eden Ersoy, kültürel mirasın geçmişini sorgulayan haberciliğin eserlerin Türkiye'ye dönüşüne katkısına dikkati çekti.</p><p>Araştırma kapsamında İbecik köyü sakinlerinin tanıklıklarına başvurulduğunu, anlatımların eski fotoğraflar ve müze kayıtlarıyla birlikte değerlendirildiğini aktaran Bakan Ersoy, köy halkının paylaştığı bilgilerin eserlerin geçmişinin aydınlatılmasında önemli rol oynadığını, Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru ve ekibinin de bilimsel desteklerinin yanı sıra tanıklarla görüşmelere Kibyra Kazı Evi'nin ev sahipliği yaparak çalışmalara katkı sunduğunu dile getirdi.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tanıklıklardan elde edilen bilgilerin teknik incelemelerle de doğrulandığını ifade ederek, heykellerin ayakları ve kaidelerindeki bağlantı izlerinin karşılaştırıldığını, Marcus Aurelius heykelinin ayak kalıbıyla kaidesindeki oyukların uyumunun bu incelemelerin somut sonuçlarından biri olduğunu bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/1-0211202646084af6.jpg"/><p><strong>"BURDUR İLİ BOUBON ANTİK KENTİ'NDE 2023'TE YENİDEN BAŞLAYAN KAZILAR BUGÜN HALA DEVAM EDİYOR"</strong></p><p>Araştırma bulgularının heykel ile bulunduğu alan arasındaki ilişkiyi inceleyen toprak ve kurşun izotop analizleriyle de desteklendiğini söyleyen Ersoy, Almanya'daki Curt Engelhorn Arkeometri Merkezi'nde yürütülen çalışmalarla Marcus Aurelius heykelinin Boubon bağlantısını ortaya koyan Prof. Dr. Ernst Pernicka'ya teşekkür etti ve Pernicka'nın sonuç raporunda yer alan "Heykelin bir zamanlar gerçekten orada durduğu" ifadesinin ekipte büyük heyecan uyandırdığını aktardı.</p><p>Prof. Dr. Ertekin Doksanaltı, Dr. Öğül Emre Öncü, Burdur Arkeoloji Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri uzmanlarının da bilimsel değerlendirmeleriyle iade çalışmalarına katkı sunduğunu dile getiren Ersoy, araştırma sonuçlarının iade dosyalarına dönüştürülmesinde arşiv belgeleri, saha araştırmaları ve uzman raporlarının birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etti.</p><p>Bakan Ersoy, ayrıca Bakanlık ekipleri, bilim insanları ve serginin küratörlüğünü üstlenen Kültür ve Turizm Uzmanı Egemen Batu Varol başta olmak üzere çalışmalara katkı sunanlara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bu ortak emekle bugüne kadar Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius'a ait eserlerin de aralarında bulunduğu Boubon kökenli kültür varlıklarımızı ülkemize kazandırdık. Burdur ili Boubon Antik Kenti'nde 2023'te yeniden başlayan kazılar bugün hala devam ediyor. Burdur Arkeoloji Müzemizin koordinasyonunda, Dr. Düzgün Tarkan ve kazı ekibinin emekleriyle sürdürülen bu çalışmaların uzun yıllar boyunca devam etmesini ve geçmişe ilişkin yeni bilgiler üretmesini diliyorum."</p><p><strong>NEW YORK'TAKİ ESER KAÇAKÇILIĞI BİRİMİ ARACILIĞIYLA 6 BİN 452 YAĞMALANMIŞ ANTİK ESER KURTARILDI</strong></p><p>Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos ise Irak ve Afganistan başta olmak üzere çatışma bölgelerinde edindiği deneyimlerin, kültürel miras eserlerinin ülkelerinden koparılarak uluslararası kaçakçılık ağları üzerinden satılmasının yarattığı tahribatı anlamasını sağladığını belirtti.</p><p>Kültürel mirasın korunmasının insanlığın ortak geçmişine sahip çıkmak anlamına geldiğini vurgulayan Bogdanos, antik eserlerin farklı kültürleri buluşturan evrensel bir dil taşıdığını ve insanlığın ortak kimliğini anlamasına katkı sunduğunu ifade etti.</p><p>Bogdanos, kültürel mirasın korunması konusunda uluslararası işbirliği sayesinde her zamankinden daha umutlu olduğunu dile getirerek, New York'ta kurdukları Eser Kaçakçılığı Birimi aracılığıyla bugüne kadar 6 bin 452 yağmalanmış antik eserin kurtarıldığını, bunların 276'sının Türkiye'den çıkarılan eserler olduğunu aktardı.</p><p>Kültürel miras kaçakçılığıyla mücadelenin yalnızca eserlerin iadesinden ibaret olmadığını anlatan Bogdanos, müzayede evleri, galeriler, müzeler ve koleksiyoncuların eserlerin kökenini sorgulaması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Matthew Bogdanos, eserlerin yasal yollarla edinildiğinin belgelenmesinin önemine işaret ederek, kaçakçılığın sona erdiği ve eser ticaretinin kendi kendini denetlediği bir sistemin oluşmasını arzuladığını söyledi.</p><p>Aynı zamanda kültürel mirasın insanlığın ortak değeri olduğunun altını çizen Bogdanos, bu mirasa sahip çıkmak için uluslararası dayanışmanın sürdürülmesi çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/abdden-turkiyeye-iadesi-s-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297931</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunya-iklim-gundemi-icin-cop31de-antalyada-bulusacak-297931</link>
      <pubDate>2026-11-02T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya, iklim gündemi için COP31'de Antalya'da buluşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), dünyanın dört bir yanından yüz binlerce katılımcı ve devlet başkanını Antalya'da bir araya getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya, iklim gündemi için COP31'de Antalya'da buluşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), dünyanın dört bir yanından yüz binlerce katılımcı ve devlet başkanını Antalya'da bir araya getirecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941004.jpg"/><p>Sözleşmeye taraf ülkeler, iklim değişikliğiyle mücadelede kaydedilen ilerlemeleri değerlendirmek, ortak çözüm yolları geliştirmek ve küresel iklim politikalarına yön verecek kararlar almak amacıyla her yıl bir araya geliyor.</p><p>Bu kapsamda, ilk Taraflar Konferansı COP1, 1995'te Berlin'de gerçekleştirildi. Taraflar Konferansı'nın 31'incisi olan COP31 ise 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek. Türkiye, İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının yanı sıra COP31 Başkanlığını da üstleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941010.jpg"/><p>COP31, "Geleceğin COP'u-Uygulama COP'u" yaklaşımıyla ele alınıyor. Diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel unsur üzerine kurulan bu yaklaşım kapsamında ülkeler arasında güven ve işbirliğinin güçlendirilmesi, ortak sorumluluk anlayışının geliştirilmesi ve iklim taahhütlerinin somut, ölçülebilir uygulamalara dönüştürülmesi amaçlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941003.jpg"/><p><strong>MAVİ VE YEŞİL BÖLGE'DE ETKİNLİKLER DÜZENLENECEK</strong></p><p>Antalya'da yapılacak COP31 İklim Zirvesi'ndeki etkinlikler, Mavi Bölge ve Yeşil Bölge olmak üzere temelde iki alanda gerçekleştirilecek.</p><p>İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında resmi müzakerelerin, üst düzey toplantıların ve diplomatik görüşmelerin yapılacağı Mavi Bölge, kontrollü erişime sahip konferans alanı olarak kullanılacak. Mavi Bölge'ye girişler, BM akreditasyon esaslarına göre yapılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941011.jpg"/><p>Mavi Bölge'de yan etkinlikler de düzenlenecek. Yayımlanan programa göre bu kapsamda iklim değişikliğine uyum, temiz enerji, sıfır atık, sürdürülebilir şehirler, iklim finansmanı, teknoloji, sağlık ve yeşil dönüşüm gibi öncelikli konularda paneller yer alıyor.</p><p>Bu etkinliklerle farklı paydaşlar arasında deneyim paylaşımının, uluslararası işbirliklerinin ve iklim taahhütlerinin somut uygulamalara dönüştürülmesinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>Konferansın toplumsal katılım yönünü oluşturacak Yeşil Bölge'de ise tematik merkezler (hub) belirlendi. Bu merkezler kamu, özel sektör, akademi, sivil toplum ve gençlerin iklim çözümlerini, teknolojileri ve iyi uygulamaları paylaşacağı sergi, konser, panel, çalıştay ve etkileşim alanları olarak planlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941012.jpg"/><p><strong>ZİRVEDE 300'E YAKIN BAKAN YER ALACAK</strong></p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un 31 Ekim'de yaptığı açıklamaya göre 91 devlet başkanı, 300'e yakın ilgili bakan ve 1,5 milyon ziyaretçinin zirveye katılımı bekleniyor.</p><p>300'e yakın katılımcı bakanın gerçekleştirilen COP'larda ulaşılan en yüksek sayı olduğu ifade ediliyor.</p><p>COP31'in kamuya açık kalbi olarak tanımlanan Yeşil Bölge'de ise 5 bin kişilik kongre merkezi ve yaklaşık 6 bin kişilik amfi tiyatrolarda etkinlik gündemleri kapsamında çeşitli konserler, sempozyumlar ve paneller gerçekleştirilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941010.jpg"/><p><strong>COP31'İN ETKİNLİK ALANLARINDAKİ YAPILAR</strong></p><p>Zirvenin etkinlik alanı, Bakanlık ve BM heyetleriyle programlanan takvim çerçevesinde hazırlandı. 527 bin 414 metrekarelik alana sahip Mavi Bölge'de genel kurul salonları, delegasyon ofisleri, pavilyonlar, basın medya merkezi ve restoran yapıları yer alıyor.</p><p>Aynı şekilde, 582 bin 244 metrekarelik alandaki Yeşil Bölge'de başta Türkiye Pavilyonu olmak üzere Bilim Merkezi, Yeşil Sanayileşme, Dirençli Şehirler, Enerji ve Ulaşım, Kültür ve Medeniyet, COPArt ve Start-up Zone yapıları bulunuyor.</p><p>Dünyaya yayılan Sıfır Atık Hareketi kapsamında da COP31 Etkinlik Alanı'nda Sıfır Atık Hub'ı, Sıfır Atık Uygulama ve Atölye Merkezi, 7 Bölge 7 Ev Sıfır Atık Mutfağı, Sıfır Atık Müzesi ve Sıfır Atık Geçici Depolama ve Kompost Merkezi birlikte yer alıyor.</p><p>Mavi Bölge'de 10 bin metrekare alanlı beş yapraklı "Zaman Tüneli" yapısı, Sıfır Atık Müzesi olarak işlevlendirilecek.</p><p>Sıfır Atık Köyleri olarak ise Aksu ilçesindeki Solak, Manavgat ilçesindeki Demirciler ve İbradı ilçesindeki Ormana öne çıkarılıyor.</p><p>COP31 İklim Zirvesi süresince Yeşil Bölge'de Valilik koordinasyonunda Kriz Merkezi oluşturuldu. Merkezde başta İl Emniyet Müdürlüğü olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğü, AFAD, itfaiye, ASAT, Aksu Belediyesi, AKEDAŞ ve ENERYA kurumlarının temsilcileri bulunacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941015.jpg"/><p><strong>SAĞLIK HİZMETLERİ İÇİN 5 REVİR VE 9 AMBULANS PLANLANDI</strong></p><p>Etkinlik alanı içinde ve çevresinde servis, trafik, otopark, yaya yönlendirmesi ve acil durum erişimi gibi düzenlemeler, alanın fiziksel tamamlanma süreciyle ele alınıyor.</p><p>Alanda 1500 araçlık VIP otoparkı, 5 bin araçlık açık otopark, 400 otobüs kapasiteli park alanı ve bir heliport bulunuyor. Ulaşım planında 25 belediyeden temin edilen 630 "çevre dostu" düşük emisyonlu otobüs kullanılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941014.jpg"/><p>COP31 kapsamında katılımcıların sağlık hizmetlerine hızlı ve etkin erişimini sağlamak amacıyla Mavi Bölge'de 3, Yeşil Bölge'de 2 olmak üzere toplam 5 revir ile 7 aktif ve 2 yedek ambulansın görev yapması planlandı.</p><p>Ayrıca Mavi Bölge'de 9, Yeşil Bölge'de 11 olmak üzere toplam 20 mobil UMKE ekibiyle acil sağlık müdahale kapasitesi güçlendirildi.</p><p>COP31 kapsamında afet ve acil durumlara hızlı ve koordineli müdahale edilmesi amacıyla AFAD koordinasyonunda Mavi ve Yeşil Bölge için iki ayrı kriz yönetim merkezi planlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/dunya-iklim-gundemi-icin--808_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297929</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/efkan-aladan-ak-partinin-iktidara-gelisinin-24-yilinda-yeni-anayasa-mesaji-297929</link>
      <pubDate>2026-11-02T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Efkan Ala'dan AK Parti'nin iktidara gelişinin 24. yılında "yeni anayasa" mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Biz Türkiye Yüzyılı hedefini ortaya koyduk. Önümüzdeki yüzyılı 'Türkiye Yüzyılı' olarak tanımladık. Ben bu Türkiye Yüzyılı'nın yeni bir sivil anayasayla taçlanacağı kanaatindeyim." dedi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Efkan Ala'dan AK Parti'nin iktidara gelişinin 24. yılında "yeni anayasa" mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti'nin iktidara gelişinin 24'üncü yıl dönümüne ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, partisinin 3 Kasım 2002'den bugüne gerçekleştirdiği reform çalışmalarını ve bu tarihsel süreci değerlendirdi.</p><p>AK Parti'nin kurulduğu günden 1 yıl sonra iktidara geldiğine işaret eden Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "AK Parti'yi millet kurdu, biz tabelasını astık" sözlerini hatırlattı.</p><p>AK Parti öncesinde hükümetlerin ortalama ömrünün yaklaşık 1,5 yıl sürdüğüne ancak partisinin 24 yıldır kesintisiz bir şekilde iktidarda olduğuna dikkati çeken Ala, "AK Parti demek, siyasal istikrar demektir. AK Parti hükümetleri, başarının adıdır. Kurulduğu günden itibaren Türkiye'de siyaset makas değiştirmiştir. AK Parti, siyaseti vesayete hakim kılmıştır. Milletin iradesi, AK Parti hükümetleri ile devlet idaresine hakim olmuştur. İradenin idareye hakimiyetinin adı olmuştur AK Parti. O bakımdan Türkiye'de çok özel bir marka haline gelmiştir AK Parti siyaseti ve AK Parti." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941481.jpg"/><p><strong>"ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATTIK AMA BUNLARIN KALICI OLMASI KONUSUNDA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇOK ÖNEMLİ"</strong></p><p>Bir ülkenin yönetim tarzıyla, istikrarıyla, ekonomik gelişmesi arasında birebir ilişki olduğuna inandıklarını ve bütün politikalarını bu eksene oturttuklarını belirten Ala, "Cumhurbaşkanımızın karizmatik liderliğiyle ve AK Parti'nin çalışma disipliniyle önemli başarılara imza attık ama bunların kalıcı olması konusunda anayasa değişikliğini çok önemli görüyoruz." diye konuştu.</p><p>Hak ve özgürlükler konusunda AK Parti'nin sessiz devrimlere imza attığını kaydeden Ala, yeni, sivil bir anayasanın bütün bunların gelecek dönemde geri dönülemez biçimde garanti altına alınmasının birinci adımı olduğunu vurguladı.</p><p>Türkiye'nin artık gelecek dönemde tehditlerini bertaraf edip fırsatlarına odaklanmasını mümkün kılan bir sisteme ihtiyacı olduğunun altını çizen Ala, "AK Parti sistemi üstlendi, sırtına aldı ve bu kadar işi başardı. Ama istiyoruz ki sistem, siyaseti taşısın; sistem tamamen garanti altına alsın siyaseti ve fırsatlara bütün 87 milyon insanımız odaklansın; gençlerimizin fırsatlarla buluşmasına imkan verecek bir siyasal iklimi oluştursun; öngörülebilirlik, şeffaflık ve geleceğe dair umutlar bu iklimde yeşersin. Onun için de yeni sivil bir anayasanın artık zamanı çoktan geldi diye düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>AK Parti Genel Başkanvekili Ala, şunları kaydetti:</p><p>"Uzlaşı içerisinde yeni bir anayasa yapma zamanı gelmiş de geçiyor diye düşünüyoruz ve çalışmalarımızı da AK Parti olarak biz nihayetlendirdik. Şimdi bundan sonra toplum kesimleriyle ve siyasal partilerle Sayın Cumhurbaşkanımıza sunduktan ve değerlendirmelerimizi nihai olarak aldıktan sonra da görüşmelerimizi başlatacağız, sürdüreceğiz.</p><p>Ben Türkiye'nin gelinen bu noktada siyasal kapasitesinin ve toplumsal talebinin yeni sivil bir anayasaya çok müsait olduğunu düşünüyorum. Biz, Türkiye Yüzyılı hedefini ortaya koyduk. Önümüzdeki yüzyılı 'Türkiye Yüzyılı' olarak tanımladık. Ben bu Türkiye Yüzyılı'nın yeni bir sivil anayasayla taçlanacağı kanaatindeyim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941483.jpg"/><p><strong>"O DEĞİŞİKLİKTEN SONRA DİĞER DEĞİŞİKLİKLER MÜMKÜN HALE GELMİŞTİR"</strong></p><p>AK Parti iktidara gelmeden önce hükümetlerin vesayet kurumlarının kuşatması altında olduğunu ve sadece altyapı hizmetleri yapabildiklerini anlatan Ala, "AK Parti hükümetleriyle hükümetler, iktidar olmaya başladı. O bakımdan bunu çok önemli buluyorum. Ama en önemli değişiklik bana göre AK Parti'nin 2007'de yaptığı anayasa referandumudur." diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanlığı seçiminin bu tarihten önce her zaman Türkiye'de siyasal kriz ürettiğini hatırlatan Ala, "En önemli değişiklik 2007'deki cumhurbaşkanını halkın seçmesini mümkün kılan, seçmesini zorunlu kılan Anayasa değişikliğidir. Çünkü o değişiklikten sonra diğer değişiklikler mümkün hale gelmiştir." yorumunu yaptı.</p><p><strong>28 ŞUBAT'I TARİHE GÖMEN O İMZA</strong></p><p>AK Parti Genel Başkanvekili Ala, 13 Aralık 2010'da vesayetçi 28 Şubat düzenlemelerine son veren tarihi genelgenin yayımlandığını anımsatarak, kendisinin Başbakanlık Müsteşarı, Recep Tayyip Erdoğan'ın ise Başbakan sıfatıyla imzalarının yer aldığı kararın gecesinde yaşadığı anısını paylaştı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesini anlatırken duygusal anlar yaşayan ve konuşması sırasında gözleri dolan Ala, şunları kaydetti:</p><p>"Benim kişisel olarak unutamadığım anım; 28 Şubat'ta o darbeyi yapanlar 'Bin yıl sürecek' demişlerdi ama 2010 yılında, Anayasa referandumundan 2 ay sonra hemen Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Türkiye, 28 Şubat düzenlemelerinin tamamını kaldırıp tarihin çöplüğüne attı. Ve oradaki iki imza, o gece unutamadığım bir hadisedir. 28 Şubat'ın bütün düzenlemeleri Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla kaldırılıp tarihin çöplüğüne atılmıştır. Orada bir diyaloğumuz, bir arzum olmuştu. Ve gece 02.30'da telefonum çaldı ve Sayın Cumhurbaşkanımızla oradaki diyaloğu hiç unutamam. Çünkü o gece, 28 Şubat tarihin çöplüğüne atılmıştı. Onun için çok özel bir geceydi. Tabii büyük bir zaferdi, büyük bir başarıydı. Sayın Cumhurbaşkanımız, başbakandı o zaman. Başbakanımızın ifadeleri, benim arzım. Karşılıklı olarak duygusal bir andı ve karşılıklı telefonda biraz durduk."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941484.jpg"/><p><strong>"TÜRKİYE'NİN HER GÜNÜ BİR ÖNCEKİNDEN ÇOK DAHA İYİ OLACAKTIR"</strong></p><p>AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye'nin temel sorunlarını, darbe kalıntılarını ve düzenlemelerini demokratik sabırla, siyaset yoluyla aşabildiğini dile getiren Ala, "Bir transformasyon da gerçekleşti insanların zihinsel dünyasında. O da AK Parti döneminde oldu. Artık Türkiye'de sorunları siyaset çözecek, buna inanç tamdır. Yani demokrasiye inanç tamdır Türkiye'de. Millet, hiçbir antidemokratik güçten hiçbir şey beklememektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Demokrasi ve siyaset güçlenince kurumların da güçlendiğinin altını çizen Ala, "Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri kendi işiyle uğraşıyor, onun için de çok güçlü. Savunma sanayimiz dünyada söz sahibi." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin sorunlarını çözen, fırsatlarına odaklanabilen bir ülke haline geldiğini vurgulayan Ala, toplumda "Türkiye'yi artık siyaset yönetecek" diye genel bir kabul olduğunu söyledi.</p><p>Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge konusunda önemli mesafeler aldıklarını bildiren Ala, "Türkiye, dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış 10 ülkesi arasına girme hedefini yakalayacaktır." dedi.</p><p>Türkiye'nin sorunlarını demokrasi, siyaset yoluyla çözebilen, hedeflerine doğru da emin adımlarla yürüyen bir ülke olduğunu belirten Ala, "Türkiye'nin her günü bir öncekinden çok daha iyi olacaktır. Türkiye'yi çok daha iyi günler bekliyor." diye konuştu.</p><p>AK Parti Genel Başkanvekili Ala şunları kaydetti:</p><p>"Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge konusunda bizim öngördüğümüz biçimde süreç devam ediyor. Orada herhangi bir duraksama, bir problem yoktur. Türkiye, hem Suriye'deki gelişmeler hem Irak'taki gelişmelerle birlikte kendi mekanizmasını da kurdu. Yasayı çıkardık ve yürürlüğe girdi. Yasanın ilk aşaması hayata geçirildi. Bir kurul kuruldu. Kurul, alt kurulları da oluşturdu. Sahada çalışmalara başladılar. Yolumuza devam ediyoruz. Suriye'deki ve Irak'taki gelişmeler, o ülkelerle yaptığımız anlaşmalar ve görüşmeler de işlerin öngörüldüğü biçimde yürüyor olduğunun en somut kanıtıdır. Türkiye'deki gelişmeler de bunun yine teyididir. Orada herhangi bir problem yok şu anda. Yola devam ediyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941485.jpg"/><p><strong>"DIŞ POLİTİKAMIZIN TEMELİ İNSANİDİR"</strong></p><p>Türkiye'nin AK Parti iktidarlarında etkin, insani ve erdemli bir dış politikayı politikasının merkezine koyduğunu anlatan Ala, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün dünyada liderler diplomasisini en etkin kullanan devlet başkanı olduğunu ve bütün dünyanın bunu takdir ettiğini söyledi.</p><p>Ala, Türkiye'nin küresel bir aktör, bölgesel bir güç haline geldiğinin altını çizerek, "Bölgedeki bütün sorunlara, ülkeler arasındaki sorunlara en aktif inisiyatif alarak dahil olan, müdahil olan Türkiye'dir." dedi.</p><p>Ukrayna-Rusya Savaşı sonrasında ortaya çıkan tahıl krizinde, Gazze'de yaşanan soykırımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü diplomasi çalışmalarını hatırlatan Ala, "Biz nereye adım atıyorsak orada barış ve huzur olsun diye adım atıyoruz. Haksızlık varsa onu dile getirip engelliyoruz, engellemeye çalışıyoruz. Bizim politikamızın temelinde erdemli bir dış politika vardır. Dış politikamızın temeli insanidir. İnsanı merkeze alan, ülkelerin toprak bütünlüğüne, egemenliklerine saygı gösteren bir anlayıştır." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/efkan-aladan-ak-partinin--304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297928</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dunya-enerji-fiyatlarinin-ekonomiler-uzerindeki-baskisina--297928</link>
      <pubDate>2026-11-02T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dünya enerji fiyatlarının, ekonomiler üzerindeki baskısına şahitlik ediyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan savaşlar neticesinde, dünya enerji fiyatlarının ekonomiler üzerindeki baskısına şahitlik ediyoruz. Bu durum, enerji güvenliğinin sağlanmasında işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dünya enerji fiyatlarının, ekonomiler üzerindeki baskısına şahitlik ediyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan savaşlar neticesinde, dünya enerji fiyatlarının ekonomilerimiz üzerinde oluşturduğu baskıya şahitlik ediyoruz. Bu durum, bilhassa enerji güvenliğinin sağlanmasında kaynak ve güzergah çeşitlendirmesinin ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur." dedi.</p><p>Yılmaz, İstanbul Kongre Merkezi Üsküdar Salonu'nda düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 42. Bakanlar Toplantısı'nın açılış oturumuna katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941784.jpg"/><p>Burada konuşan Yılmaz, İSEDAK'ın, 57 üyesi, 2,1 milyarı aşan nüfusu ve 10 trilyon dolara yaklaşan GSYH'sı ile küresel düzeyde en önemli işbirliği platformlarından olan İİT'nin önemli bir sütununu oluşturduğunu belirtti.</p><p>Zorlu bölgesel ve küresel şartlarda önemi daha da artan İSEDAK'ın gündeminin, İslam dünyası ve insanlık için değerli katkılar sunduğunu vurgulayan Yılmaz, Filistinlilerin Gazze başta olmak üzere yıllardır maruz kaldıkları işgal, yerleşimci terörü, zorla göç ve sistematik baskıların, insanlığın ortak vicdanında kapanması mümkün olmayan yaralar açtığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941786.jpg"/><p>Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik çabalar ve bölge ülkelerinin ortak girişimleriyle sağlanan ateşkese rağmen Gazze'de can kayıplarının sürmesini derin bir üzüntüyle takip ettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu:</p><p>"İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü işgal ve saldırılar, Filistin halkının güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit etmektedir. Gelinen aşamada, Gazze'nin yeniden imarının önünü açacak ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki soykırımı durduracak somut adımların atılması ve İsrail'de hükümete kim gelirse gelsin uluslararası çabaların sürdürülmesi hepimizin asli sorumluluğudur. İSEDAK olarak, Filistinli kardeşlerimize özel olarak geliştirdiğimiz Kudüs Programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. Tamamlanan 28 projenin yanı sıra bu yıl da uygulamaya aldığımız 10 yeni projeyle, inşallah, çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941787.jpg"/><p><strong>"DİPLOMASİ VE DİYALOGDAN ASLA VAZGEÇİLMEMELİDİR"</strong></p><p>Suriye'de 8 Aralık Devrimiyle başlayan yeni dönemde ülkenin birlik ve bütünlüğünün teminine yönelik atılan adımları memnuniyetle müşahede ettiklerini belirten Yılmaz, "Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz. Bu minvalde, geçtiğimiz toplantımızda ilan ettiğimiz İSEDAK Suriye Programı kapsamında helal standartlar, ticaret, mesleki eğitim ile planlama ve strateji yönetimi alanlarında projelere başlandı." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941794.jpg"/><p>Yılmaz, dün düzenlenen İSEDAK Suriye Programı Panelinde bu projelerden elde edilen sonuçlar ve deneyimlerin heyet üyeleriyle paylaşıldığını anımsatarak, şunları kaydetti:</p><p>"Önümüzdeki yılda da bu program kapsamında Suriyeli kardeşlerimize proje desteklerini sürdürmeye kararlıyız. İsrail'in kışkırtmalarıyla İran'a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin de bu meselenin suhuletle çözümlenmesine güçlü destek vermeleri gerektiğine inanıyoruz.</p><p>Yemen'de ise Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Müttefikimiz kardeş Suudi Arabistan'a bu konuda destek vermeye devam edeceğiz. Kızıldeniz'de ve Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin temini amacıyla uluslararası ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz. Dost ve kardeş Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren barış ve normalleşme süreci başta olmak üzere, Kafkaslar'da istikrarı ve Orta Koridorun işlevini artırma yönündeki çabaları güçlü şekilde destekliyoruz. Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz, Türk dış politikasının önemli sütunlarından biri olmayı sürdürüyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941464.jpg"/><p><strong>"SOMALİ'NİN EGEMENLİĞİNİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</strong></p><p>Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve "kazan-kazan" ilkeleri temelinde derinleştirilen münasebetleri 8-9 Aralık 2026 tarihlerinde Libya'da düzenlenecek Dördüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'yle taçlandıracaklarını aktaran Yılmaz, "Bu vesileyle, kardeş Sudan'da üç buçuk yıldır devam eden çatışmalardan büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim. Müslümanlar olarak Sudan halkının karşı karşıya olduğu insani krizin göz ardı edilmesine izin veremeyiz. Sudan'da barışın tesisine, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasına yönelik çabalara desteğimizi ve Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.</p><p>Cevdet Yılmaz, Somali'de ise son 15 yılda önemli ilerlemeler katedilmiş olmakla beraber, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımları da yakından takip ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:</p><p>"İsrail'in Somaliland'ı tanımasına dair gayrimeşru ve hukuk dışı kararına karşı Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceğiz. Kuzey Afrika'da ise her geçen gün daha da gelişen ikili ilişkilerimizin, bölgenin barış, istikrar ve refahına doğrudan katkı yaptığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Özellikle Libya'nın istikrarı ve güvenliği için gayretlerimizi sürdürüyor, Libyalı kardeşlerimizin öncülüğünde ve sahipliğinde cereyan edecek diyalog süreciyle kalıcı istikrara ulaşılabileceğine inanıyoruz. Terör oluşumlarının ekonomik güçlükleri ve rahatsızlıkları yoğun olarak istismar etmeye ve kendilerine umutsuzluktan güç devşirmeye yöneldikleri bir dönemdeyiz. Bu noktada, Sahel ülkelerinin terörle mücadelesine destek verirken, terör tehlikesinin diğer bölge ülkelerine sirayet etmesinin önüne geçebilmek için işbirliğini artırmamız gerekiyor."</p><p>Sürdürülebilir kalkınma için aile kurumunu temel unsur olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, aile kurumuna tehdit teşkil eden zararlı akımlar gibi insan fıtratına aykırı sapkın ideolojilere karşı aile kurumunu korumanın ve güçlendirmenin gerektiğini söyledi.</p><p>Yılmaz, iklim değişikliği, jeopolitik gerilimler ve çatışmaların tehdit ettiği küresel gıda güvenliğinin dünyada 260 milyonu aşkın insanı ileri düzeyde açlığa mahkum ettiğini vurgulayarak, "Adil ve sürdürülebilir küresel gıda mimarisine katkılarımızın bir yansıması olarak, ülkemizin en uzun süre Tarım Bakanlığı görevini deruhte etmiş olan Sayın Mehdi Eker, BM Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğüne aday gösterilmiştir. Sayın Eker'in İİT ülkelerinin ortak adayı olarak değerlendirilmesinin hepimizin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizerek, İslami dayanışma ruhuyla bu çağrımıza teveccühünüze güveniyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941377.jpg"/><p><strong>"DÜNYA ENERJİ FİYATLARININ EKONOMİLERİMİZ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU BASKIYA ŞAHİTLİK EDİYORUZ"</strong></p><p>Dünya ekonomisinin son yıllarda art arda gelen krizlerin gölgesinde, korumacı bir düzene dönüştüğüne işaret eden Yılmaz, büyümenin 2026'da yüzde 3 olarak geçmiş ortalamaların altında seyretmesinin beklendiğini, ticaretin ise tarihsel ortalamanın altında yüzde 3 dolayında olmasının öngörüldüğünü ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan savaşlar neticesinde, dünya enerji fiyatlarının ekonomilerimiz üzerinde oluşturduğu baskıya şahitlik ediyoruz. Bu durum, bilhassa enerji güvenliğinin sağlanmasında kaynak ve güzergah çeşitlendirmesinin ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu gelişmelerin doğal bir sonucu olarak birçok ülke, kritik alanlardaki dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli üretim kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde, atacağımız en önemli adımlardan biri de İslam ülkeleri olarak aramızdaki ticareti güçlendirmek olmalıdır. Bu amaçla 2022 yılında uygulamaya koyduğumuz İslam Ülkeleri Tercihli Ticaret Sistemi, elimizdeki önemli araçlardan biri olmayı sürdürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941460.jpg"/><p>Geçtiğimiz yıl aldığımız karara binaen Sistemin daha etkin uygulanması ve kapsamının genişletilmesi için Ticaret Müzakereleri Komitesi bünyesinde yürütülen çalışmaları memnuniyetle karşılıyorum. Bu noktada tarife indirimleriyle yetinmeyip, gümrük işlemlerinin kolaylaştırıldığı, dijital ticaretin desteklendiği, hizmetler ticaretinin ve yatırımların önünün açıldığı daha kapsamlı bir ticaret zeminine odaklanmalıyız. Bu vesileyle Tercihli Ticaret Sistemine henüz taraf olmayan ülkeleri gerekli adımları süratle atmaya, taraf ülkelerimizi ise uygulamadaki pürüzleri gidermeye aktif katkı sağlamaya davet ediyorum. Bu bağlamda Ticaret Müzakereleri Komitesi nezdinde devam eden görüşmelerin somutlaşarak genişlemeye dair iradenin hayata geçirilmesinin öneminin altını çizmek istiyorum."</p><p>Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimde karşılaştıkları güçlüklerin, İİT ülkeleri arasındaki büyük potansiyelin tam olarak değerlendirilmesine engel teşkil ettiğini anlatan Yılmaz, "Özellikle KOBİ'lerin teminat yetersizliği, yüksek finansman maliyetleri ve bilgi eksikliği nedeniyle dış ticaret imkanlarından faydalanmaları için bankalarımız, ihracat kredi kuruluşlarımız, kalkınma finansmanı kurullarımız ve ilgili İİT kuruluşlarımız arasında daha güçlü işbirliği tesisine ihtiyaç vardır. Bakanlarımızın bugün yapacakları istişarelerde ticaret finansmanını daha erişilebilir ve uygun maliyetli hale getirmeye yönelik kararlar almaları mühimdir. Ayrıca, işletmelerimiz arasında dijitalleşme, finansmana erişim ve işbirliği ağları kurduğumuz İSEDAK KOBİ Programına henüz dahil olmamış ülkelerimizi bu programa katılmaya bir kez daha davet ediyorum." değerlendirmesini yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941457.jpg"/><p><strong style="">"COP31 LİDERLER ZİRVESİ'NE İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI ÜYELERİNDEN EN ÜST DÜZEYDE KATILIM BEKLİYORUZ</strong><strong>"</strong></p><p>Yılmaz, ticaretin önündeki bir başka önemli meselenin, helal ürün ve hizmetlere ilişkin belgelerin karşılıklı tanınması olduğunun altını çizerek, bu kapsamda, 2023 yılında temelleri atılan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun daha fazla vakit kaybetmeden faaliyete geçmesi için ülkelerin gerekli desteği sağlayacağına inandığını dile getirdi.</p><p>İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi'nden iş dünyası ve meslek kuruluşlarının daha fazla istifade etmelerinde fayda gördüğünü vurgulayan Yılmaz, "Diğer taraftan B57artı, özel sektörün potansiyelini daha üst noktada değerlendirme vizyonu ile önemli bir platform olmuştur. Kamunun yanı sıra özel sektörlerimiz arasındaki diyaloğu artıran, ortak proje ve yatırımların geliştirilmesine zemin hazırlayan bu platformun İİT içindeki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum." sözlerini sarf etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941462.jpg"/><p>Cevdet Yılmaz, özellikle kalkınma meseleleri bağlamında önemli vazife icra eden İSEDAK Çalışma Gruplarının, verimli istişareler gerçekleştirdiğini belirterek, şunları paylaştı:</p><p>"Bu Çalışma Gruplarınca getirilen önerilerin hayata geçirilmesine destek olmak için 31 projeye destek sağlıyoruz. Programın uygulanmaya başladığı 2013 yılından bugüne destek sağladığımız toplam proje sayısı 209'a ulaştı. İklim değişikliğiyle mücadelede verilen taahhütleri de artık kararlı ve somut adımlara dönüştürmenin vakti gelmiştir. Türkiye olarak, iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası ve İslam İşbirliği Teşkilatı coğrafyası dahil kırılgan bölgeler üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadelede en ön safta olmaya gayret gösteriyoruz. Başkanlığını üstleneceğimiz COP31'i, iklim adaleti, sürdürülebilir kalkınma, yoksullukla mücadele ve insan odaklı dönüşüm anlayışıyla planlamış durumdayız. 11-12 Kasım'da Antalya'daki COP31 Liderler Zirvesi'ne de İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinden en üst düzeyde katılım beklediğimizi bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/42941461.jpg"/><p>Geniş coğrafyamız, genç nüfusumuz, doğal kaynaklarımız, üretim kabiliyetimiz ve girişimci insan kaynağımız, ülkelerimiz arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek için çok önemli imkanlar sunuyor. Ticaretin önündeki engelleri azaltarak, yatırımlarımızı artırıp çeşitlendirerek ve ortak projeleri çoğaltarak bu imkanları değerlendirmeliyiz."</p><p>Yılmaz, konuşmasının sonunda 42'nci İSEDAK Bakanlar Toplantısı'nın hayırlı olmasını diledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açılış oturumu öncesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed ile program alanındaki İSEDAK Proje Sergisi'ni gezerek, çeşitli ülkelerde İSEDAK tarafından desteklenen projelere ilişkin bilgi aldı.</p><p>Sergide, Gazze'de yakınlarını kaybeden Filistinli üç kardeşin hazırladığı seramik eseri teslim alan Yılmaz, çocuklarla bir süre sohbet etti.</p><p>Yılmaz, daha sonra toplantıya katılan ülkelerin temsilcileriyle aile fotoğrafı çektirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/cumhurbaskani-yardimcisi--978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297927</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/huzur-istanbul-uygulamasinda-335-supheli-yakalandi-297927</link>
      <pubDate>2026-11-02T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Huzur İstanbul Uygulaması"nda 335 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da dün yapılan huzur uygulaması kapsamında toplam 335 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Huzur İstanbul Uygulaması"nda 335 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, 1 Kasım'da kent genelinde iki aşamalı "Huzur İstanbul Uygulaması" gerçekleştirildi.</p><p>Uygulamanın ilk aşamasında, saat 20.30-22.30 arasında 188 noktada 1003 personelin katılımıyla sabit yol denetimleri yapıldı. Denetimlere polis helikopteri ile Deniz Limanı Şube Müdürlüğüne bağlı 5 bot da destek verdi.</p><p>İkinci aşamada ise saat 22.30-00.30 arasında 967 personelin katılımıyla umuma açık yerler denetlendi.</p><p>Uygulamada 253 bin 972 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgulaması yapıldı.</p><p>Çeşitli suçlardan aranan 218 kişi ile 32 yoklama kaçağının yakalandığı uygulamada toplam 335 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>Denetimlerde 16 ruhsatsız tabanca, bir uzi, 2 tüfek, 5 kurusıkı tabanca ve 74 fişek ele geçirildi.</p><p>Ayrıca 511 gram uyuşturucu, 411 uyuşturucu hap ile bunun ticaretinden elde edildiği tespit edilen 1605 lira ve 100 dolar bulundu.</p><p>Toplam 342 umuma açık yerin denetlendiği uygulamada, 28 kişiye idari işlem yapıldı.</p><p>Yabancı uyruklu 4 kişi hakkında da işlem gerçekleştirildi.</p><p>Trafik denetimlerinde ise 36 bin 616 araç ve 873 motosiklet kontrol edildi.</p><p>Denetimlerde 2 bin 727 araç ve motosiklet ile 11 sürücüye işlem yapıldı.</p><p>Toplam 3 milyon 123 bin 400 lira para cezası kesilen uygulamada, 4 araç ile 1 motosiklet trafikten men edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/huzur-istanbul-uygulamasi-907_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297926</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/hayvan-ciftliginde-yangin-210-buzagi-telef-oldu-297926</link>
      <pubDate>2026-11-02T13:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hayvan çiftliğinde yangın! 210 buzağı telef oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nde bir hayvan çiftliğinde çıkan yangında 210 buzağı telef oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hayvan çiftliğinde yangın! 210 buzağı telef oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Değirmencik köyündeki hayvan çiftliğinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>Kısa sürede büyüyen yangına çok sayıda itfaiye ekibi müdahale etti.</p><p>Ekiplerin çalışması sonucu söndürülen yangında 210 buzağı telef oldu.</p><p>Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/hayvan-ciftliginde-yangin-238_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297925</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/voyager-1den-endiselendiren-haber-dunyadan-bir-isik-gunu-uzakliktaki-uzay-araciyla-iletisim-kesildi-297925</link>
      <pubDate>2026-11-02T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Voyager 1'den endişelendiren haber! Dünya'dan bir ışık günü uzaklıktaki uzay aracıyla iletişim kesildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, Dünya'dan yaklaşık 24 milyar kilometre uzakta bulunan Voyager 1 ile ekim ayında 48 saatlik iletişim kesintisinin ardından yeniden bağlantı kurdu. Uzay aracı, 18 Kasım 2026'da Dünya'dan bir ışık günü uzaklığa ulaşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Voyager 1'den endişelendiren haber! Dünya'dan bir ışık günü uzaklıktaki uzay aracıyla iletişim kesildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzayda insan yapımı en uzak cisim olan Voyager 1, Dünya'dan neredeyse bir ışık günü uzaklığa ulaşmaya hazırlanırken kısa süreli bir iletişim kesintisi yaşadı.</p><p>NASA, yaklaşık 50 yıllık uzay aracının ekim ortasında planlanan iki iletişim girişimi sırasında tespit edilebilir bir radyo sinyali göndermeyi durdurduğunu açıkladı. Sinyal 20 Ekim'de geri döndü ancak mühendisler kesintinin nedenini hâlâ araştırıyor.</p><p>Olay, Voyager 1'in Dünya'dan bir ışık günü uzaklığa ulaşmasının beklendiği tarihten yalnızca birkaç hafta önce meydana geldi. Bu noktaya ulaşıldığında radyo mesajlarının iki yönde de yolculuk etmesi 24 saat sürecek.</p><p>Uzak uzay araçlarıyla iletişim kurmak için kullanılan büyük radyo antenlerinden oluşan NASA'nın Derin Uzay Ağı, 18 ve 19 Ekim'de Voyager 1'in sinyalini tespit edemedi. Sonda şu anda Dünya'dan yaklaşık 16 milyar mil, yani 24 milyar kilometre uzaklıkta bulunuyor.</p><p>İletişim, kesintinin başlamasından yaklaşık 48 saat sonra 20 Ekim'de yeniden kuruldu. NASA, ekibin o tarihten bu yana uzay aracıyla iletişimi sürdürdüğünü belirtti.</p><h3>Otomatik güvenlik sistemi devreye girdi</h3><p>Mühendisler iletişim kaybını neyin tetiklediğini belirlemeye çalışıyor. NASA, olay sırasında Voyager 1'in iticilerinden oluşan bir grubun devre dışı kaldığını ve bunun üzerine yedek iticilerin otomatik olarak devreye girdiğini tespit etti.</p><p>Uzay aracı, yerleşik bilgisayarları aktif iticilerde olası bir sorun belirlediğinde bu şekilde tepki verecek biçimde programlandı. Otomatik koruma sistemi, mühendisler inceleme yaparken sondayı istikrarlı ve güvenli bir duruma geçirerek normal faaliyetleri duraklatabiliyor.</p><p>Uzay aracının sinyali, ekip sorunu Dünya'dan gidermek üzere komutlar göndermeden önce geri döndü.</p><p>NASA'nın Jet İtiş Laboratuvarı'nda Voyager misyon yöneticisi Kareem Badaruddin, "Uzay aracının böyle bir şey yaptığını ilk kez görüyoruz ancak misyonda beklenmedik durumlara hazırlıklı olmamız gereken bir noktadayız," dedi. "Voyager 1 ile yeniden iletişim kurduğumuz için rahatladık ve ne olduğunu anlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz."</p><p>Olay, özellikle uzay aracının yerleşik güç kaynakları zayıflamayı sürdürürken, neredeyse yarım yüzyıl önce fırlatılan sondaları çalıştırmanın zorluklarını bir kez daha gösterdi.</p><h3>NASA Voyager 1'in ömrünü uzatmaya çalışıyor</h3><p>Voyager 1 ve ikizi Voyager 2, bozunan plütonyumun ürettiği ısıyı elektriğe dönüştüren radyoizotop termoelektrik jeneratörlerine, yani RTG'lere dayanıyor. Radyoaktif madde bozundukça uzay araçları her yıl yaklaşık dört watt elektrik gücü kaybediyor.</p><p>Sondaları çalışır durumda tutmak için mühendisler, görev açısından artık gerekli olmayan cihazları ve diğer sistemleri kademeli olarak kapattı.</p><p>Eylül ayında Voyager ekibi, "Big Bang" lakaplı Voyager 1'de kapsamlı bir enerji tasarrufu çalışmasını tamamladı. Mühendisler üç cihazı aynı anda kapatıp daha düşük güç tüketen alternatifleri etkinleştirerek uzay aracının termal dengesini korurken enerji tüketimini azaltmaya yardımcı oldu.</p><p>Prosedür, Voyager 1'in kalan bilimsel cihazlarının çalışma ömrünü uzatmak üzere tasarlandı. Değişiklikler yapılmasaydı NASA, 2027 yazı gibi erken bir tarihte başka bir cihazı kapatmak zorunda kalacağını tahmin etmişti.</p><p>Her iki uzay aracı da Güneş'in oluşturduğu devasa parçacık ve manyetik alan balonu olan heliosferin ötesinde, yıldızlararası uzayda yol alıyor. Bu bölgeyi doğrudan inceleyen tek uzay araçları hâlâ onlar.</p><h3>Voyager 1'den gelecek yanıt 48 saat sürecek</h3><p>Voyager 1, başka bir dikkat çekici dönüm noktasına yaklaşıyor. NASA, uzay aracının 18 Kasım 2026'da Dünya'dan 16,094 milyar mil, yani 25,902 milyar kilometre uzaklığa ulaşmasını bekliyor. Bu mesafe bir ışık gününe eşdeğer.</p><p>Işık günü, ışığın 24 saatte kat ettiği mesafeyi ifade ediyor. Radyo sinyalleri ışık hızında yol aldığı için Voyager 1'e ulaşmaları bundan sonra tam bir gün sürecek. Uzay aracından gelecek yanıtın Dünya'ya dönmesi de bir gün daha gerektirecek.</p><p>Bu durum, her şey beklendiği gibi çalışsa bile sondadan basit bir bilgi alışverişinin yaklaşık 48 saat süreceği anlamına geliyor. Voyager 1 şu anda saatte yaklaşık 38 bin mil, yani saatte 61 bin 155 kilometre hızla ilerliyor.</p><p>Eylül 1977'de fırlatılan araç, başlangıçta incelemek üzere gönderildiği gezegenlerin çok ötesine geçerek Dünya'dan en uzak insan yapımı cisim hâline geldi.</p><p>Bir ışık günü dönüm noktası, uzay aracının çevresini veya faaliyetlerini değiştirmeyecek. Ancak insanlığın en uzak kâşifinin ne kadar yol kat ettiğini ve sinyallerinin Dünya'ya ulaşmak için ne kadar uzun bir yolculuk yapması gerektiğini çarpıcı biçimde ortaya koyacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/11/02/voyager-1den-endiselendir-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>