<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-futbolcu-amara-dioufu-transfer-etti-281170</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe futbolcu Amara Diouf'u transfer etti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Senegalli futbolcu Amara Diouf'u renklerine bağladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe futbolcu Amara Diouf'u transfer etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'den yapılan açıklamaya göre 18 yaşındaki sol kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.</p><p>İmza töreninde yönetim kurulu üyesi Barış Karagöz, Savaş Adalet ve Volkan Akan yer aldı.</p><p>Amara Diouf, 15 yaşında sırtına geçirdiği Senegal Milli Takım formasıyla 2 maçta görev yaptı.</p><p><strong>AMARA DIOUF'UN KENDİSİNE GÜVENİ TAM</strong></p><p>Fenerbahçe'nin yeni transferi Senegalli milli futbolcu Amara Diouf, kendisine duyulan güveni boşa çıkarmayacağını söyledi.</p><p>Sarı-lacivertlilerin Senegal ekibi Generation Foot'tan kadrosuna kattığı 18 yaşındaki oyuncu, kulüp kanalına açıklamalarda bulundu.</p><p>Transferinden duyduğu mutluluğu dile getiren Diouf, "Bana güvenlerini sahaya yansıtacağım, ondan hiç şüphem yok. Buraya gelmeyi çok istiyordum. Bana gösterdiğiniz o güveni ve taraftarın sevgisini boşa çıkarmayacağım. Fenerbahçe formasını ilk giydiğimde çok duygulandım. Herkesin hayali Fenerbahçe gibi büyük bir takımda olmak. Burada olduğum için çok mutluyum." ifadelerini kullandı.</p><p>Senegal'in efsane oyuncusu Sadio Mane'nin veliahtı olarak gösterilmesine ilişkin görüşlerini paylaşan Amara Diouf, "Sadio Mane, Senegal'deki bütün genç futbolcuların olmak istediği isim. Mane'nin geldiği noktalara ben de çalışarak geleceğim. Sadio Mane'nin yerine oyuna girdiğimdeki duyguları tarif edemem, o an çok duygulanmıştım. Çocukluğumdan beri onu televizyonda seyrediyordum. Bana bugünleri gösterdiği için Allah'a şükrediyorum." diye konuştu.</p><p>Forvet hattında her yerde oynayabildiğini vurgulayan Senegalli futbolcu, "Buradaki atmosferi gördüm. Taraftarın ne istediğini biliyorum. Böyle bir taraftara karşı böyle bir statta oynamak istiyorum. Kendime güveniyorum. Hep birlikte başaracağımıza inanıyorum. Fenerbahçe'de çok Senegalli oyuncu oynadı. Ben de onların yaptıklarının üzerine eklemek istiyorum. Fiziğim, tekniğim ve patlayıcı gücüm ön plana çıkıyor. Bir an önce sahada olmak için heyecanlıyım. İnşallah takımıma yardım edeceğim." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>FENERBAHÇE KULÜBÜ FUTBOL DİREKTÖRÜ OĞUZ ÇETİN, YENİ TRANSFER AMARA DIOUF'A İNANIYOR</strong></p><p>Fenerbahçe Kulübü Futbol Direktörü Oğuz Çetin, yeni transfer Amara Diouf'un potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi.</p><p>FB TV'de yayınlanan "Güncel" programına katılan Çetin, sarı-lacivertli kulübün renklerine bağladığı Amara Diouf hakkında açıklamalarda bulundu.</p><p>Diouf'un önemli bir genç oyuncu olduğunu kaydeden Çetin, "Bu transferin gerçekleşmesinde öncelikle Sayın Başkanımız ve yönetim kurulu, sonrasında da futbol şube sorumlumuz Sayın Cihan Kamer ve Feridun Geçgel beylere çok teşekkür ederim. Bu arada Amara'nın sürekli yanında olan ve bize de bu konuda destek veren Pape Gueye'ye de çok teşekkür ederim. Amara Diouf gerçekten yüksek potansiyeli olan, gelecekte çok büyük işlere imza atabilecek, kendini geliştirip önemli noktalara gelebilecek potansiyelli bir oyuncu. Onun oyunculuk özellikleri günümüz futbolunda aranan, hem oyun zekasıyla hem de fiziksel özellikleriyle oyuna kattığı o yüksek beceri özellikleriyle fark yaratan önemli bir genç oyuncu. Biz Amara'ya çok büyük destek vereceğiz. Amara bugün takıma girmesi, kendini geliştirmesi yönünde ortaya koyacağımız süreç planlamasının içerisinde alacak. Özel bir proje yaptığımız bir oyuncumuz." ifadelerini kullandı.</p><p>Diouf'un geleceğe yapılan bir yatırım olduğunun altını çizen Oğuz Çetin, şöyle konuştu:</p><p>"Bu yatırımı çok iyi planlayarak ilerleyeceğiz. Bugün bu projenin içerisinde Amara'nın rehabilitasyon sürecini devam ettireceğiz. Onun yanında yer alarak, güven vererek, öz güvenini geliştirerek çok daha iyi noktalara gelmesi için ciddi bir süreci başlatıyoruz. O da bu süreçte bireysel çalışmalarını ve rehabilitasyonunu sürdürecek. Bu kadar güzel ve etkin özelliklere sahip bir oyuncuyu kulübümüze kazandırdığımız için son derece mutluyum. Amara'yı öne atmayacağız. Onu çok iyi hazırlayıp getireceğiz. Rehabilitasyon döneminde istediğimiz noktaya geldiğinde Amara'yı yavaş yavaş sahalarda görmeye başlayacağız. Bu sene artık olmazsa olmazımız şampiyonluk. Şampiyonluk senesindeki mücadelenin içerisinde önümüzdeki süreç itibarıyla yer almaya başlayacak."</p><p>Çetin, genç oyuncuların sabırla çalışmaya devam etmesi gerektiğini dile getirerek, "İster altyapımızdaki oyuncular olsun, ister Amara Diouf gibi oyuncular olsun. Bu konuda çok sabırlıyız. Özellikle 2026-2027 sezonunda hedefimizin bu kadar yüksek olduğu yerde gençlerimizi de korumamız gerekiyor. Hiç acele etmeyeceğiz. Gençlerimizin sabırla ve zamanla takıma adaptasyonunu sağlayacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fenerbahce-futbolcu-amara-868_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/turkiyenin-ilk-ve-tek-tercih-festivali-tercihfest-dokuzuncu-kez-aday-ogrencilerle-bulusuyor-281169</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk ve tek tercih festivali TercihFest, dokuzuncu kez aday öğrencilerle buluşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[İbn Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan TercihFest, 1-2-3 Ağustos 2026 tarihlerinde İbn Haldun Üniversitesi Başakşehir Külliyesi'nde gerçekleştirilecek. Türkiye'nin dört bir yanından başarılı aday öğrencileri bir araya getirecek program, üniversite ve bölüm tercihi sürecindeki gençlere üç gün boyunca kapsamlı bir üniversite deneyimi sunacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin ilk ve tek tercih festivali TercihFest, dokuzuncu kez aday öğrencilerle buluşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite adaylarının tercih döneminde doğru karar verebilmeleri amacıyla tasarlanan TercihFest; örnek derslerden atölyelere, konferanslardan zirve oturumlarına, tercih danışmanlığından sosyal ve kültürel etkinliklere kadar zengin bir içerikle gerçekleştirilecek. Program kapsamında aday öğrenciler; akademisyenler, sektör temsilcileri, kariyer danışmanları, mezunlar ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek hem bölümleri yakından tanıma hem de gelecek planlarına dair doğrudan bilgi alma imkânı bulacak.</p><p>Türkiye'nin ilk ve tek üniversite tercih festivali olma özelliğini taşıyan TercihFest'e bu yıl 1.000 başarılı aday öğrencinin katılması planlanıyor. Program kapsamında Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelecek öğrencilerin ulaşım ve konaklama imkânları da tamamen ücretsiz olarak sağlanacak. Katılımcılar, İbn Haldun Üniversitesi yurtlarında konaklayarak üç gün boyunca kampüs yaşamını yakından deneyimleyecek.</p><p>TercihFest '26, hızla değişen dünyada sosyal ve beşerî bilimlerin giderek artan önemi etrafında şekillendirildi. Dijital dönüşümün, savaşların, küresel krizlerin, bireyselleşmenin ve yeni dünya düzeni arayışlarının insanı, toplumu ve kurumları yeniden düşünmeyi zorunlu kıldığı bir dönemde düzenlenecek program, gençlere dünyayı doğru okuma ve geleceği bilinçli şekilde inşa etme perspektifi kazandırmayı hedefliyor.</p><p>Bu yılki programda alanında uzman birçok isim de aday öğrencilerle buluşacak. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Serdar Karagöz, UNESCO Daimî Temsilcisi ve Büyükelçi Prof. Dr. Gülnur Aybet, SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Teknik Direktör Nuri Şahin, Oyuncu Burak Yörük ve İş İnsanı Ali Ülker gibi farklı alanlardan önemli isimler, Zirve Oturumları kapsamında gençlerle deneyimlerini ve gelecek vizyonlarını paylaşacak.</p><p>TercihFest Zirve Oturumları'nın kapanış konuşması ise Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat tarafından gerçekleştirilecek. Bakan Bolat'ın aday öğrencilerle bir araya geleceği kapanış oturumunda, gençlerin kariyer yolculuklarına ve Türkiye'nin geleceğinde üstlenecekleri role ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p><p>İbn Haldun Üniversitesi, TercihFest ile sadece aday öğrencilere üniversiteyi tanıtmayı değil; aynı zamanda gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine, doğru tercih bilinci kazanmalarına ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sunmayı amaçlıyor. Sosyal bilimlerin derinliği ile modern dünyanın dinamiklerini buluşturan TercihFest '26, aday öğrenciler için tercih dönemini bir karar sürecinin ötesine taşıyarak kapsamlı bir keşif ve vizyon deneyimine dönüştürecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/whatsappimage2026062-2406202699cabcde.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/turkiyenin-ilk-ve-tek-ter-466_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/yunan-basininda-orta-dogu-analizi-turkiyenin-varligi-yetti-281167</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunan basınında Orta Doğu analizi: Türkiye'nin varlığı yetti]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Yunan basını bu kez Orta Doğu'da değişen dengeleri ele aldı. İsrail'i kıskaca alan yeni bir jeopolitik üçgeni tartışmaya sundu. Buna göre Türkiye'nin Suriye ve Lübnan üzerindeki stratejisi, İsrail'i köşeye sıkıştırabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunan basınında Orta Doğu analizi: Türkiye'nin varlığı yetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Orta Doğu'da kartlar yeniden dağıtılırken Yunanistan yeni dengelerden endişeli. Türkiye'nin merkezde olduğu ertesi gün senaryosu gündeme taşındı.<p></p> Yunan basını İsrail'i kıskaca alan yeni bir jeopolitik üçgen senaryosunu tartışmaya açtı. Habere Yunan basınından News Beast yer verdi. Analizde Türkiye'nin Suriye'yi bir nüfus üssü olarak konumlandırdığı yazıldı. Lübnan'ınsa enerji hatları limanlar ve Doğu Akdeniz denklemine bağlanan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu belirtildi.<p></p><p>Bu konuda 24TV'de bir analiz haber yer aldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/video76-240620265f903ae4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/yunan-basininda-orta-dogu-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/fetonun-gizli-plani-ifsa-oldu-sosyal-medyadan-tuzaga-dusuruyor-281165</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[FETÖ'nün gizli planı ifşa oldu: Sosyal medyadan tuzağa düşürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli'ndeki FETÖ operasyonu bir kez daha gösterdi ki, terörist başının ölümüne rağmen örgüt üyeleri ayakta kalmak, örgütü diri tutmak için faaliyetlerine devam etmeye çalışıyor... Üstelik de sosyal medya üstünden gençlere çengel atıyor, dershane tuzağına düşürmeye çalışıyor... Bu yüzden 15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümü yaklaşırken FETÖ konusundaki teyakkuzun ne kadar önemli olduğunu hep hatırda tutmak gerekiyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[FETÖ'nün gizli planı ifşa oldu: Sosyal medyadan tuzağa düşürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elebaşı Fethullah Gülen öldü, ancak FETÖ, efendilerinin hizmetinde ayakta kalmaya çalışıyor ve görünen o ki paralel devlet yapılanması hedefinden de vazgeçmiş değil. </p><p>Kocaeli'ndeki FETÖ operasyonu bir kez daha gösterdi ki terör örgütü üyeleri buldukları her fırsatı değerlendirmeye, örgütü diri tutmaya çalışıyor. </p><b>FETÖ GENÇLERE ÇENGEL ATIYOR</b><p></p><p>Üstelik bu süreçte yine eski taktikleri kullanıyor, sözde dershane eğitimiyle gençlere çengel atıyor. </p><p class="">Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında Kocaeli'nde faaliyet gösterdikleri değerlendirilen 10 eğitim kurumuna operasyon düzenlendi. Hakkında yakalama kararı bulunan örgüt mensuplarıyla, irtibatları bulunan 15 şüpheli gözaltına alındı. </p><p>FETÖ militanları özellikle sosyal medya üzerinden aile ve öğrencilere çengel atıyor. Büyük başarı vaadiyle gözlerini boyayıp saflarına katmaya çalışıyor. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fet-24062026c944fe90.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fetonun-gizli-plani-ifsa--177_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-savunma-bakani-katz-abdnin-talebi-olsa-bile-lubnanin-guneyinden-cekilmeyecegiz-281164</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Katz: ABD'nin talebi olsa bile Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini belirterek, "ABD'nin talebi olsa bile ordu, Lübnan'ın güneyinden çekilmeyecek." iddiasında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Katz: ABD'nin talebi olsa bile Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Times of Israel gazetesinin haberine göre Katz, başkent Tel Aviv'de bir etkinlikte, İsrail'in işgali altındaki Lübnan'ın güneyindeki durumla ilgili açıklama yaptı.</p><p>Katz, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini ileri sürerek, "ABD'nin talebi olsa bile ordu, Lübnan'ın güneyinden çekilmeyecek." dedi.</p><p>İsrail'in güvenlik anlayışının bu olduğunu öne süren Katz, İsrail askerlerinin işgal ettiği bölgelerde kalacağını ve sivillerin dışarıda olacağını savundu.</p><p>Son olarak Katz, İsrail işgali nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Lübnanlıların evlerine geri dönmeyeceğini ve buna izin vermeyeceklerini iddia etti.</p><p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.       </p><p>ABD ile İran arasında imzalanan ve üzerine müzakerelerin sürdüğü mutabakat zaptında "Lübnan'da ateşkes" vurgusu yapılması Tel Aviv ile Washington yönetimleri arasında tansiyonun yükselmesine neden olmuş, başta Başbakan Binyamin Netanyahu olmak üzere İsrailli yetkililer, Lübnan'da işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini savunmuştu.</p><p>ABD ile İran arasında İsviçre'de yapılan müzakerelerde, Lübnan'da ateşkesi izlemek için yeni bir mekanizma kurulacağı ve İran'ın bu mekanizmaya temsilci göndereceği bilgisine yer verilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/israil-savunma-bakani-kat-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/rip-akintisi-nedir-nasil-anlasilir-en-cok-yapilan-2-hata-281163</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rip akıntısı nedir? Nasıl anlaşılır? En çok yapılan 2 hata]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Rip akıntıları bazı sahillerdeki en büyük tehlikeler arasında. Peki, sessiz tehlike Rip akıntısı nedir? Geldiği nasıl anlaşılır? Akıntıya kapılan biri ne yapmalı? Bu makalede bu soruların yanıtlarına bakıyoruz.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rip akıntısı nedir? Nasıl anlaşılır? En çok yapılan 2 hata]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Rip akıntıları bazı sahillerdeki en büyük riskler arasında. Dünyanın pek çok ülkesinde gerçekleşen can kurtarma vakalarının önemli bir bölümünden de Rip akıntıları sorumlu. İşte sessiz tehlike Rip akıntıları hakkında bilmeniz gerekenler:</b></p><p><b>RİP AKINTISI NEDİR?</b></p><p>Rip akıntısı, kıyıya doğru gelen dalgaların geri dönerken oluşturduğu, kıyıdan açığa doğru hareket eden oldukça güçlü ve dar bir su akıntısıdır. Bir anlamda sahilden hızla uzaklaşan dar su kanallarıdır. San Diego Cankurtaran Deniz Güvenliği Teğmeni Charlie Knight AP'ye bu konuda "<i>Rip akıntısı, denize doğru çeken bir nehir gibidir. Dalgalar sahile geldiğinde, gidecek bir yere ihtiyaç duyarlar. İşte bu yüzden, tüm o suyu tekrar okyanusa geri döndürmek için rip akıntısı dediğimiz bu küçük kanalları kullanırlar"</i> diyor.</p><p>RİP akıntıları yüzücüleri suyun altına çekmezler ama onları kıyıdan oldukça uzağa sürükleyebilirler. Özellikle yüzme bilmeyen kişiler için oldukça tehlikelidir. Hatta güçlü bir Rip akıntısı deneyimli yüzücüler için de tehlike oluşturur.</p><p><b>NEDEN TEHLİKELİDİR?</b></p><p>Rip akıntıları genellikle derinlik, dalgaların yüksekliği veya denizdeki hareketlilik nedeniyle <b>gözle görülemeyebilir.</b> İnsanlar, daha sığ olduğu hissi veren veya dalgaların daha sakin olduğu noktalara girmeyi tercih ettiklerinde <b>kendilerini bir anda akıntının içinde bulabilirler. </b></p><p>Rip akıntıları genellikle plajdaki alçak noktalarda veya iskele/mendirek yakınlarında oluşur. Fırtınalı havalarla bağlantılı olabildikleri gibi, bazen güneşli günlerde de meydana gelebilirler. <b>Su yüzeyi genellikle durgun göründüğü için tespit edilmeleri zor olabilir.</b></p><p>Güçlü akıntılar saniyede 2,4 metreye varan bir hızla akabilir; bu, güçlü bir yüzücünün bile karşı koyabileceğinden daha hızlıdır.</p><p><b>KARŞI KOYMAK İMKANSIZ GİBİ</b></p><p>AP'ye konuşan uzmanlara göre sırtüstü dönüp su üzerinde durmak, <b>sakin kalmayı </b>kolaylaştırır, enerji tasarrufu sağlar ve yüzücü Rip akıntısının pençesindeyken hava yollarının açık kalmasını sağlar. Akıntıya doğrudan karşı koymak neredeyse imkansızdır. Cankurtaranlar, başı dertte olan birçok yüzücünün <b>plaja geri dönmeye çalışırken kendilerini tükettiklerini söylüyor. </b>Knight, "İnsanlar plaja ulaşamadıklarında panikleme eğilimindedirler ve sorun tam o zaman başlar,. Bu yüzden bir rip akıntısına kapılırsanız, <b>en önemli şey panik yapmamak, sakin kalmak, sırtüstü dönmek, suyun üzerinde durmak ve rip akıntısının sizi dışarı çıkarmasına</b> izin vermektir." diyor. </p><p><b>NASIL ANLAŞILIR? RİP AKINTISINA KAPILAN BİRİ NE YAPMALI?</b></p><p>ATAÇDER Başkan Yardımcısı Kadir Şeker, bugün 24TV ekranlarında Rip akıntısı sorularını yanıtladı. Şeker,<b> "Özellikle Karadeniz kıyısında sessiz tehlike olarak adlandırabileceğimiz rip akıntısı tehlikesi var. Rip akıntısına kapılan bir vatandaş ne yapmalı ve onu kurtarmaya çalışan diğer vatandaşlar nasıl önlemler almalı?</b>" sorusunu şöyle yanıtladı:<br></p><b>HANGİ İPUÇLARI RİP AKINTISI SİNYALİ VERİR?</b><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/balksz20260624t15270-240620268a6f76ed.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>"Özellikle rüzgarlı bir havanın olduğu zamanlarda su merkezden kıyıya doğru geliyor. Kıyıya gelen su geri çekilmek istiyor denize doğru ve burada aslında bir koridordan suyun hızlı bir şekilde geriye doğru çekilmesi oluyor. Kısaca rip akıntısı dediğimiz olay bu şekilde ifade edilebilir. Bu durumda dışarıdan baktığımızda aslında rahat bir şekilde gözle görülebiliyor. <b>Kumun çok hareketli olduğu, suyun üzerinde gördüğümüz; köpüklenmenin olduğu ya da suyun renginin biraz daha koyulaştığı bölgeler rip akıntısının oluştuğu bölgeler.  </b></p><p>Ne kadar hızlı? Saniyedeki hızı 1-2 metre arasında değişiyor. Yani profesyonel bir yüzücünün olimpiyatlardaki yüzdüğü hızda aslında suyun kıyısından merkeze doğru çekildiğimiz. </p><p><b>EN ÇOK YAPILAN 2 HATA</b></p><p>Halkımız nerede hata yapıyor? Dışarıdan suya bakıyoruz dalgalı, dalganın az olduğu noktadan suya girmeye çalışıyor. </p><p>İşte tam burası aslında rip akıntısıyla karşı karşıya kalacağı nokta çünkü akıntı tam olarak oradan çekiliyor. Merkeze doğru hızlı bir şekilde çekilen kişi panikliyorve kıyıya doğru can havliyle yüzmeye çalışıyor. Bu en büyük yaptığı hata. </p><p><b>KIYIYA DEĞİL, PARALEL YÜZÜN</b></p><p>Rip akıntısına kapıldığınızda su o an belki ayaklarınızı yere değiyordur ama bir anda çukurlaşıyor, bir anda sizi içeri çekiyor ve merkeze doğru götürürken kıyıya doğru yüzmek yerine paralel bir şekilde 1.5-2 metre yüzdüğünüzde rahat bir şekilde rip akıntısından kurtulabilirsiniz. En büyük yapılacak nokta bu. </p><p><b>ŞAMANDIRALARI GEÇMEYİN </b></p><p>Tabi bunun haricinde şamandıraları geçmemek gerekiyor.  Can güvenliği hizmetinin biraz önce söylediğim gibi verilmediği noktalarda denize girmemek gerekiyor. Bu tesiste can kurtaran var ancak bunların da saati var. Sabah 9 akşam 6 arasında özellikle İstanbul ve çevresinde bu saatlerde hizmet verilmekte. Yine bu saatlere de uygun bir şekilde davranmamız gerekiyor. </p><p><b>İSTANBUL'DA EN ÇOK AKINTI OLAN YERLER</b></p><p>En çok Karadeniz kıyısında görülüyor dedik. Şu an Boğaz'dayız hatta Boğaz'ın en dar noktası olan Sarıyer ile Beykoz arasındayız. Bu noktada evet daha dar olmasına rağmen en derin noktalardan bir tanesi. Biraz daha aşağı indiğimizde Üsküdar Kadıköy hattına girdiğimizde ise deniz trafiğinin en yoğun olduğu noktalar.  Yine buralarda da denize girerken dikkat etmemiz gerekiyor.  Daha aşağı indiğimizde Sarayburnu açıklarına geldiğimizde ise burada aslında tamamen Marmara'ya doğru açıldığı için Boğaz akıntının en çok olduğu noktalar. Yine İstanbul çevresinde en çok denize girerken bunlara dikkat etmemiz gerekiyor."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/rip-akintisi-nedir-nasil--512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/zaman-algisi-neden-yas-ilerledikce-degisiyor-281160</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zaman algısı neden yaş ilerledikçe değişiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Zaman algısı konusu, özellikle yaş ilerledikçe insanların dikkatini çekiyor. Uzmanlar, yaşlılıkta zamanın neden daha hızlı geçtiği yönündeki algının bilimsel nedenlerini ortaya koyuyor. Psikolog Robert Ornstein'ın deneyleri ve orantılı teori, bu ilginç fenomeni açıklıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zaman algısı neden yaş ilerledikçe değişiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişi yaş aldıkça zamanın daha hızlı geçtiğini düşünüyor. Bilim insanları, bu algının temelinde zaman algısı ile ilgili önemli değişikliklerin yattığını belirtiyor. Zaman algısı, çocuklukta ve yetişkinlikte farklı işliyor. Çocuklar yeni deneyimlerle karşılaşırken beyinleri sürekli yeni bilgileri işler ve bu da günlerin daha uzun ve dolu geçmesini sağlıyor. Yetişkinler ise rutinlere alıştıkça, detayları daha az fark ediyor ve zaman algısı hızlanıyor. Psikolog Robert Ornstein'ın 1960'lı yıllarda yaptığı araştırmalar, ilginç olayların sıradanlara göre daha uzun sürdüğünü gösteriyor. Zaman algısı, yaş ilerledikçe değişiyor ve bu değişim, hem biyolojik hem psikolojik etkenlerle bağlantılı.</p><h3>Psikolog Ornstein: 'Yeni deneyimler zamanı uzatıyor'</h3><p>Zaman algısı üzerine çalışan psikolog Robert Ornstein, çocukların yeni deneyimler yaşadığında zamanın daha yavaş geçtiğini, yetişkinlerin ise rutin içinde kaybolduğunda zamanın hızlandığını ifade ediyor. Ornstein'ın bulgularına göre, beyin yeni bilgileri işlerken zaman daha yavaş akıyor. Bu nedenle, yaşlılarda zaman algısı farklılaşıyor ve yıllar daha kısa gibi görünüyor. Zaman algısı, bireyin hayatındaki yenilik ve tekrar oranına bağlı olarak değişiyor. Çocuklar için her gün yeni bir keşif anlamına gelirken, yetişkinler için günler daha benzer geçiyor.</p><h3>Orantılı teori: 75 yaşındaki biri için yıl neden daha kısa?</h3><p>Zaman algısı ile ilgili bir diğer önemli açıklama ise orantılı teoriye dayanıyor. Bu teoriye göre, yaşlı bireyler geçmişteki deneyimlerinin çokluğundan dolayı bir yılı daha kısa hissediyor. 75 yaşındaki birinin bir yılı, 10 yaşındaki bir çocuğun bir yılına göre çok daha kısa algılanıyor. Ayrıca, yaş ilerledikçe nöronlar karmaşıklaşıyor ve sinyal iletimi yavaşlıyor. Bu biyolojik değişimler de zaman algısında belirgin bir fark yaratıyor. Sonuç olarak, zaman algısı yaşla birlikte değişiyor ve bu durum, hem psikolojik hem de biyolojik temellere dayanıyor.</p><p>Zaman algısı konusundaki bu bilimsel açıklamalar, yaşlandıkça neden zamanın hızlandığına dair merak edilen sorulara ışık tutuyor. Uzmanlar, yeni deneyimlerin ve rutin dışına çıkmanın zaman algısını yavaşlatabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/zaman-algisi-neden-yas-il-254_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/lavanta-kediler-icin-ciddi-tehlike-olusturuyor-veterinerlerden-hayati-uyari-281159</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lavanta kediler için ciddi tehlike oluşturuyor! Veterinerlerden hayati uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Lavanta bitkisi ve lavanta yağı, kediler için ciddi sağlık riski taşıyor. Uzmanlar, özellikle evde lavanta bulunduran hayvan sahiplerini uyarıyor ve kedilerde zehirlenme vakalarına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lavanta kediler için ciddi tehlike oluşturuyor! Veterinerlerden hayati uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lavanta, içerdiği linalool ve linalyl asetat gibi maddeler nedeniyle kediler için ciddi bir tehlike oluşturuyor. Veterinerler, özellikle lavanta yağı kullanılan evlerde yaşayan kedilerde zehirlenme riskinin arttığını belirtiyor. Kedilerin karaciğeri, lavantadaki bu bileşenleri yeterince işleyemediği için, bitkiye veya yağına doğrudan ya da dolaylı temas eden hayvanlarda sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.</p><h3>Lavanta zehirlenmesi kedilerde hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?</h3><p>Kedilerde lavanta zehirlenmesi genellikle kusma, aşırı salya akıtma, iştah kaybı, nefes almakta güçlük ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Bu bulgular, lavanta yağı gibi uçucu formlara maruz kalındığında daha hızlı ve şiddetli şekilde gelişebiliyor. Özellikle yüksek konsantrasyonlu lavanta yağı, kedilerde ağır zehirlenmelere ve hatta karaciğer hasarına yol açabiliyor. Taze ya da kurutulmuş lavanta bitkisi de yutulduğunda benzer riskler taşıyor.</p><h3>Veterinerler lavanta kullanımına karşı ne öneriyor?</h3><p>Uzmanlar, lavantanın kedilerden tamamen uzak tutulmasını öneriyor. Evde lavanta bulundurmak isteyenlerin, bitkiyi ve yağını kedilerin erişemeyeceği yerlerde saklaması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, kedinin yanında uçucu lavanta yağı kullanmak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği için bu uygulamadan kaçınılması tavsiye ediliyor. Eğer kedide lavanta zehirlenmesi belirtileri görülürse, hayvanın vakit kaybetmeden bir veterinere götürülmesi gerekiyor. Kedilerin sağlığını korumak için lavantadan tamamen vazgeçilmesi en güvenli yol olarak gösteriliyor.</p><p>Lavanta, evcil hayvan sahipleri için cazip bir bitki olsa da, kediler üzerinde oluşturduğu riskler göz önünde bulundurulmalı. Kedilerin sağlığını korumak adına, bu tür tehlikeli bitkilerden uzak durmak büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/lavanta-kediler-icin-cidd-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/12-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-281158</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Adalet Komisyonunda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı.</p><p>Yüksel, vatandaşların hakkına daha hızlı kavuşması, yargı süreçlerinin daha iyi işlemesi ve adaletin hızla yerini bulması için reform niteliğindeki çalışmalara devam ettiklerini belirtti.</p><p>Yargı Reformu Strateji Belgeleri ve İnsan Hakları Eylem Planlarının, adalet alanındaki çalışmaların güncel yol haritasını belirlediğini ifade eden Yüksel, yargı reformunun, tek bir düzenlemeyle tamamlanan değil, sürekli, aşamalı ve ihtiyaçlara göre gelişen dinamik bir süreci kapsadığını vurguladı.</p><p>Yüksel, sahadan gelen talepleri, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçları ve vatandaşların beklentilerini dikkate alarak yargı paketleri hazırladıklarını söyledi.</p><p>12. Yargı Paketi'nin, ihtiyaçlara cevap veren, vatandaşın beklentilerini merkeze koyan reform iradesinin somut göstergeleri arasında yer aldığını vurgulayan Yüksel, kanun teklifinin 12 farklı kanunda değişiklik öngördüğünü hatırlattı.</p><p>Cüneyt Yüksel, teklifteki düzenlemeleri anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>"Miras yoluyla intikal eden ve sadece yasal mirasçıların hissedar oldukları taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırıma dair ihalenin, sadece mirasçı olan malikler arasında yapılabilmesi esası kabul edilmektedir. Böylelikle mirasçıların mülkiyet hakkı, ilk açık artırmada malın kıymetinin tamamı üzerinden yapılması suretiyle korunmakta, diğer taraftan ilk açık artırmada mirasçılar dışındaki üçüncü kişi alıcıların ihaleye girmesi engellenerek, malın öncelikle mirasçılar arasında kalması amaçlanmaktadır. Hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hakim ve cumhuriyet savcılarının, disiplin incelemesine muhatap olabileceklerine dair düzenleme önerilmektedir. Böylelikle gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçilip, yargılama sürelerinin kısaltılması amaçlanmaktadır."</p><p>Teklifte idari yargı alanında düzenlemelere de yer verildiğini belirten Yüksel, Danıştay'ın idari kapasitesini güçlendirecek değişiklikler yapılacağını kaydetti.</p><p><strong>"12. YARGI PAKETİ, ÜÇ SACAYAĞI ÜZERİNDE YÜKSELMEKTEDİR"</strong></p><p>Teklifin ilk imza sahibi AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, bugüne kadar İnsan Hakları Eylem Planları ve Yargı Reformu Strateji Belgeleri kapsamında çok sayıda yargı paketinin yasalaştırıldığını ifade etti.</p><p>Kanun teklifinin, sadece bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin hukuk sistemini de inşa etme anlayışıyla hazırlandığını dile getiren Alan, şöyle konuştu:</p><p>"12. Yargı Paketi, üç sacayağı üzerinde yükselmektedir. Bunlardan birincisi özel hukuk alanına ilişkin düzenlemeleri, ikincisi idari yargı alanına ilişkin düzenlemeleri ve son olarak üçüncüsü de Anayasa Mahkemesinin değişik tarihlerde vermiş olduğu iptal kararları sonrasında ihtiyaç duyulan alanlardaki hukuki boşluğu gideren düzenlemeler olarak dikkati çekmektedir. Vatandaşlarımızın adalete erişiminin kolaylaştırılması, yargılama faaliyetinin daha da hızlı, kolay ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesi, hak arama hürriyetinin korunması ve makul sürede yargılama ilkelerinden yola çıkarak, yargılama sürelerini kısaltan, bürokrasiyi azaltan ve adalet mekanizmasını dijitalleştiren adımları kararlılıkla atıyoruz."</p><p>Alan, teklifteki düzenlemeleri anlatarak, miras yoluyla intikal eden ve yasal mirasçılar dışında üçüncü kişilerin hissedar olmadıkları taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırıma dair ihalenin, sadece mirasçı malikler arasında yapılacağını belirtti.</p><p>Hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün konularda bilirkişiye başvuran hakim ve cumhuriyet savcılarının, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından disiplin incelemesine muhatap olabileceğine yönelik düzenlemeye gidileceğini ifade eden Alan, teklifle, vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının, UYAP e-Satış üzerinden de gerçekleştirileceğini aktardı.</p><p>Nurettin Alan, şunları kaydetti:</p><p>"Yargılama sürelerini daha da kısaltmak amacıyla, hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak en fazla 3 ay olacak şekilde sınırlandırılmasına dair düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, hakimin dosyadan uzaklaşmadan daha çabuk inceleme yapıp, sağlıklı bir karar vermesi mümkün olabilecektir. Zaman ve maliyet kaybını önlemek adına, ön inceleme duruşmalarının da e-Duruşma yoluyla yapılabilmesine imkan sağlanmaktadır. Böylelikle fiziksel engeller veya coğrafi uzaklık nedeniyle mahkemeye erişimde zorluk yaşayan kişilerin yargılamaya etkin katılımı sağlanarak adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkı güçlendirilmektedir."</p><p>Danıştay'ın mevcut iş yükü göz önünde tutularak daire sayısının 12'den 10'a düşürülmesine yönelik hükmün süresinin 4 yıl daha uzatılacağını söyleyen Alan, öğrenciler hakkında tesis edilen bazı işlemlerin, kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar ve bazı sosyal yardım davalarının tek hakim tarafından görüleceğini ifade etti.</p><p>Alan, teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda düzenlemelere de gidileceğini söyledi.</p><p>Kanuni faiz oranının Merkez Bankasınca belirlenen reeskont faiz oranının yüzde 80'i üzerinden hesap edilerek belirleneceğini kaydeden Alan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, işkence ve eziyet suçları ile kötü muamele kabul edilebilecek suçları işleyen kamu görevlileri hakkında uygulanmayacağını dile getirdi.</p><p>AK Parti İstanbul Milletvekili Alan, şöyle konuştu:</p><p>"Teklif, vatandaşlarımızın doğrudan yaşadığı bazı mağduriyetlerin çözümüne yönelik hazırlanmış kapsamlı bir çalışmadır. Teklifimiz yürürlük, yürütme ve geçici maddeleriyle birlikte tam bir uyum, hız ve reform iradesinin ürünüdür. Bu paket, söz verdiğimiz gibi Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma kararlılığımızın en somut nişanesidir."</p><p><strong>"TURAN TAŞKIN ÖZER'İN ADALET KOMİSYONU ÜYELİĞİ DÜŞÜRÜLDÜ"</strong></p><p>Komisyon Başkanı Yüksel, muhalefet milletvekillerinin talebi üzerine usul tartışması açtı.</p><p>CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer'in, Adalet Komisyonu üyeliğinin düşürülmesinin İçtüzük'e aykırılık taşıdığını dile getirdi. Bülbül, Turan Taşkın Özer'in, partiyle üyelik bağının sona ermediğini söyledi.</p><p>Bunun üzerine Komisyon Başkanı Yüksel, TBMM Başkanlığınca Özer'in Adalet Komisyonu üyeliğinin 12 Haziran'da düşürüldüğünü bildirdi. İçtüzük uyarınca Özer'in toplantıya katılıp söz alabileceğini aktaran Yüksel, ancak Turan Taşkın Özer'in değişiklik önergesi veremeyeceğini, oy kullanamayacağını belirtti.</p><p>Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/12-yargi-paketi-tbmm-adal-458_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyku-irkilmesi-yasayanlara-onemli-tavsiye-hangi-durumda-doktora-gidilmeli-281157</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku irkilmesi yaşayanlara önemli tavsiye! Hangi durumda doktora gidilmeli?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Birçok kişi uykuya dalarken ani bir irkilme yaşıyor. Uzman terapist Svetlana Nemova, bu durumun genellikle fizyolojik bir norm olduğunu, ancak bazı belirtilerle birlikte görülmesi halinde ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku irkilmesi yaşayanlara önemli tavsiye! Hangi durumda doktora gidilmeli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uykuya dalma sırasında yaşanan ani irkilme, toplumda yaygın şekilde görülen bir durum olarak dikkat çekiyor. Terapist Svetlana Nemova, bu tür uyku irkilmelerinin çoğunlukla fizyolojik bir süreç olduğunu belirtti. Uzman, özellikle çocuklar ve ergenlerde daha sık rastlanan bu durumun, düzensiz uyku alışkanlıklarıyla da ilişkili olduğunu ifade etti. Uyku irkilmesi yaşayanların oranı ise yüzde 60 ila 70 arasında değişiyor. Nemova'ya göre, bu ani kas hareketleri çoğunlukla endişe edilecek bir tabloya işaret etmiyor.</p><h3>Terapist Nemova: 'Bazı durumlarda uyku irkilmesi hastalık belirtisi'</h3><p>Ancak Nemova, uyku irkilmesinin her zaman masum olmayabileceğini de vurguladı. Eğer bu irkilmelere kramplar, ağrı, uyuşma, bayılma ya da elektrik çarpması hissi gibi farklı semptomlar eşlik ediyorsa, durumun ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Bu tür şikayetlerle karşılaşan kişilerin mutlaka bir nöroloğa veya uyku bozuklukları uzmanına başvurması öneriliyor. Böylece olası nörolojik veya başka sağlık sorunlarının erken teşhisi mümkün olabiliyor.</p><h3>Uyku irkilmesinin nedenleri ve uzman önerileri</h3><p>Uzmanlar, uyku irkilmesinin tek başına endişe verici bir belirti olmadığını, ancak stres, yoğun fiziksel aktivite, aşırı nikotin, kafein veya alkol tüketiminin de bu durumu tetikleyebileceğini belirtiyor. Uyku irkilmesi yaşayanların, düzenli uyku alışkanlığı edinmeleri ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemeleri tavsiye ediliyor. Nemova, bu tür irkilmelerin çoğu zaman geçici ve zararsız olduğunu, ancak şüpheli durumlarda mutlaka tıbbi değerlendirme gerektiğini hatırlattı.</p><p>Uyku irkilmesiyle ilgili farkındalığın artması, hem bireylerin hem de ailelerin olası sağlık risklerini zamanında fark etmesi açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, uyku irkilmesi yaşayan herkesin belirtileri dikkatle gözlemlemesini ve gerektiğinde bir uzmana danışmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/uyku-irkilmesi-yasayanlar-671_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turk-savunma-sanayiinde-kuantum-donemi-yol-haritasi-ve-stratejik-vizyonu-aciklandi-281156</link>
      <pubDate>2026-06-24T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk savunma sanayiinde "kuantum" dönemi! Yol haritası ve stratejik vizyonu açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen SSB Kuantum Programı kapsamında, Türkiye'nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritası ve stratejik vizyonu paylaşıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, "Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca bir tedarik meselesi değil, egemenliğin aslında sessizce devredilip devredilmemesi meselesidir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk savunma sanayiinde "kuantum" dönemi! Yol haritası ve stratejik vizyonu açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör paydaşlarının katılımıyla "SSB Kuantum Programı Tanıtımı" gerçekleştirildi.</p><p>Programın açılışında konuşan Görgün, Kuantum Programı ile savunma sanayinin geleceğine, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına ve önümüzdeki dönemin güvenlik mimarisine dair güçlü bir vizyon ortaya koyduklarını söyledi.</p><p>Kuantum teknolojilerinin teorik bir bilim alanı olmanın ötesine geçerek stratejik bir kabiliyet alanına dönüştüğüne işaret eden Görgün, hesaplama, algılama ve haberleşme alanlarında ortaya çıkan yeni nesil kabiliyetlerin savunma sanayinin geleceğini doğrudan etkilediğini vurguladı.</p><p>Kuantum teknolojilerinin kriptolojiden optimizasyona, veri analizinden simülasyona ve sinyal bağımsız navigasyon sistemlerine kadar geniş bir yelpazede stratejik kabiliyetler sunduğunu anlatan Görgün, bu alanda dünya ile bir yarış içinde olduklarını belirtti.</p><p>Savunma sanayinde elde edilen birikimin ve modelin dünyada yakından takip edildiğini aktaran Görgün, şunları kaydetti:</p><p>"Farklı stratejiler, farklı yol haritaları, farklı çevik yaklaşımlarla kendi önceliklerimizi gözeterek insan kıymetimizi yeteneklerimizi geliştirerek ve yatırımlarımızı buna göre yönlendirerek yapmak zorundayız. Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca bir tedarik meselesi değil, egemenliğin aslında sessizce devredilip devredilmemesi meselesidir. Savunma Sanayii Başkanlığında biz bunu çok iyi biliyor ve çok iyi tecrübe ediyoruz. İşte özellikle son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizlere verdiği sorumluluk, motivasyon ve güven ile birlikte, biz bu dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Yeni teknolojileri kendimize özgün yaklaşımlarla sahada güvenlik güçlerimizden aldığımız saha bilgilerini hızlı bir şekilde kıymetlendirerek ürüne dönüştürerek ve geliştirerek bu egemenliğimizin devredilmemesi hususunda gayretle çalıştık, ürettik ve üretmeye devam ediyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-2406202607115406.jpg"/><p><strong>"YALNIZCA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞMAK STRATEJİ OLAMAZ"</strong></p><p>Haluk Görgün, SSB'nin AR-GE ve strateji çalışmalarını belirlerken ekosisteminde bulunan tüm paydaşların bütün yeteneklerini en iyi şekilde kullanılabilecek şekilde planlama yaptığını belirtti.</p><p>Savunma sanayindeki dışa bağımlılıkların birçok alanda yerini yerli üretim gücüne bıraktığına dikkati çeken Görgün, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>"Bugün savunma sanayinde elde ettiğimiz birikim, dünyanın yakından takip ettiği bir süreç olarak tezahür etmeye başladı. Sadece maliyet etkin ve teknoloji etkin ürünlerimiz değil, dünyada savunma sanayi şirketleri sıralamasında ilk 100'e giren ilk 50'ye giren şirketlerimizin başarı hikayeleri, yönetsel olarak ortaya koyduğu performanslar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu eş güdümü bir model olarak aslında birçok ülke tarafından değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bunları hangi yeni teknoloji olursa olsun, hangi konu olursa olsun biz en iyisini yapıp model oluşturabilme potansiyeline sahip bir birikimimizin olduğunu ifade etmek için paylaşıyorum. Yıllar içinde olgunlaşan bir mühendislik aklımız var. Derinleşen ekosistemimiz var ve her adımda pekişen bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu birikimler, bu geçmiş bizde bu özgüveni oluşturdu. İçinde bulunduğumuz çağ, kritik teknolojilerde doğru alana doğru zamanda yatırım yapanların milli egemenliğini teminat altına aldığı ve kendi iradesiyle bunu şekillendirdiği bir çağ olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu dönemde yalnızca ayakta kalmaya çalışmak, asla bir strateji olamaz. Biz özgün ürünleri geliştirmek ve bu özgün ürünler ve kritik kabiliyetlerde belirleyici aktörler olmak zorunda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istedim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/2-24062026452b9f7b.jpg"/><p><strong>MİLLİ YETKİNLİK HAMLESİ VE GENÇ MÜHENDİSLİK GÜCÜ</strong></p><p>SSB Başkanı Görgün, insan kaynağının önemine değinerek, bugünün ve geleceğin yetenek setini belirlemek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "Milli Yetkinlik Hamlesi" programını başlattıklarını hatırlattı.</p><p>Savunma sanayinin yaş ortalamasının 34 olduğunu ve bu rakamın gelişmiş ülkelere kıyasla en az 20 yıl daha genç bir kitleye işaret ettiğini bildiren Görgün, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında 11'inci sırada yer aldığı bilgisini paylaştı.</p><p>Görgün, teknolojinin hızlı ilerlemesi karşısında güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyacağı sistemleri en hızlı ve maliyet etkin şekilde üretmek için gayret göstermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p><p><strong>KRİTİK PROJELER İÇİN İMZALAR ATILDI</strong></p><p>Konuşmaların ardından etkinlik kapsamında stratejik öneme sahip projeler için imza törenleri gerçekleştirildi.</p><p>Bu çerçevede, "Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi", "Navigasyon Amaçlı ve Denizaltı Tespiti için Kuantum Manyetometre Kullanımı ve Gösterimi (KERTERİZ) Projesi", "Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" ve "SSB Kuantum Algoritma Yarışması" için ayrı ayrı imza törenleri gerçekleştirildi.</p><p>Etkinlikte, SSB Kuantum Programı Tanıtım Sunumu, SSB AR-GE ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığı yetkilileri tarafından yapılırken, açılışı gerçekleştirilen Türkiye Kuantum Platformu'na ilişkin bilgilendirme yapıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/3-24062026561e5aee.jpg"/><p><strong>YÖK BAŞKANI ÖZVAR: KUANTUM ALANINDA UZMAN AKADEMİK KADROLARIN YETİŞTİRİLMESİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA</strong></p><p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Başkanlığı Kuantum Programı'nın tanıtımında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayi alanında tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti.</p><p>Türkiye'nin bu alanda küresel ölçekte etkin konuma ulaştığını ifade eden Özvar, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen güçlü vizyon sayesinde savunma sanayimiz bugün yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı olmaktan çıkmış, geliştirdiği ileri teknolojilerle küresel ölçekte bir aktör haline gelmiştir. Artık dünyanın farklı bölgelerine savunma sanayi ürünlerinin yanında savunma sanayi ekosistemini, teşkilat yapısını ve çalışma yöntemlerini de ihraç eden bir konuma ulaşmıştır." diye konuştu.</p><p>Savunma sanayisinde elde edilen başarıların Türkiye'nin bilim, teknoloji ve mühendislik kapasitesinin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini vurgulayan Özvar, insansız hava araçlarından uydu sistemlerine, elektronik harp teknolojilerinden haberleşme altyapılarına, hava savunma sistemlerinden milli muharip uçağa kadar pek çok alandaki başarının Türkiye'nin yüksek teknoloji üretme kapasitesinin somut birer göstergesi olduğunu dile getirdi.</p><p>Özvar, savunma sanayisinde tam bağımsızlığa ulaşabilmek için mevcut teknolojilerin de ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, "Geleceğin kritik teknolojilerini geliştirebilmemiz gerekmektedir. Stratejik alanlarda dışa bağımlılığın azaltılması hatta tamamen ortadan kaldırılması, milli güvenliğimizin ve teknolojik egemenliğimizin temel şartlarından bir tanesidir." dedi.</p><p>Bugün teknolojik üstünlüğün yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletken teknolojiler, ileri malzemeler ve kuantum teknolojileri gibi alanlarda elde edilen bilgi, kapasite ve yetkinliklerle şekillendiğine dikkati çeken Özvar, savunma sanayisinin geleceği ile üniversitelerin araştırma kapasitesi arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki kurulmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu bilgi, teknoloji ve insan kaynağının sürdürülebilir biçimde geliştirilmesinin ancak güçlü bir üniversite-sektör işbirliğiyle mümkün olabileceğini ifade eden Özvar, akademik bilgi ile uygulama tecrübesinin bir araya gelmesinin, araştırmaların ürüne, projelerin ise teknolojiye dönüşmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi bakımından büyük öneme sahip olduğunu kaydetti.</p><p>YÖK olarak üniversitelerin Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ve kritik teknoloji alanlarına daha fazla katkı sunmasını desteklediklerini ve savunma sanayinin bunların başında geldiğini aktaran Özvar, bu kapsamda 2023'te imzalanan çatı protokolün AR-GE ve ÜR-GE faaliyetlerinin güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesi için güçlü zemin oluşturduğunu söyledi.</p><p>Bu kapsamda savunma sanayi alanına yönelik hayata geçirilen çeşitli işbirliklerine ilişkin bilgi veren Özvar, şunları kaydetti:</p><p>"Savunma Sanayi Başkanlığımız ile yürütülen çalışmaların bir sonucu olarak bu yıl Ankara, Kırıkkale ve Hitit üniversitelerinde patlayıcı ve enerjetik malzemeler ön lisans programına ilk öğrencilerimizi alıyoruz. Ayrıca bu yıl Kırıkkale Silah Sanayi İhtisas Organize Sanayii Bölgesi içinde bir de Silah İhtisas OSB Meslek Yüksekokulunu açmış bulunuyoruz. Bahsi geçen ön lisans programı da burada bu sene faaliyete geçecektir. Bu yıl başlattığımız bu modeli savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu diğer alanlara da yaygınlaştırmayı ve önümüzdeki yıl yeni programlar açmayı da planlamaktayız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/4-240620260bd4988b.jpg"/><p>Bugün ise işbirliklerini geleceğin en stratejik teknoloji alanlarından biri olan kuantum teknolojilerine taşıdıklarını belirten Özvar, dünyada yaşanan gelişmelerin kuantum teknolojilerinin gelecek yıllarda savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar çok geniş alanda dönüştürücü etkiler oluşturacağının açık olduğunu dile getirdi.</p><p>Kuantum hesaplama, kuantum haberleşme ve kuantum algılama teknolojilerinin geleceğin stratejik rekabet alanları arasında yer aldığına işaret eden Özvar, bu teknolojilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik ve egemenlik açısından da ülkeler için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Özvar, "Bu nedenle ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil zorunluluktur." dedi.</p><p>Bu kapsamda YÖK olarak yüksek öğretim sisteminde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalıştıklarını bildiren Özvar, "Önümüzdeki dönemde lisans seviyesinde kuantum odaklı yeni programların hayata geçirilmesini planlıyoruz. Bu süreçte fizik bölümlerimizin birikiminden yararlanarak burada bazı programların dönüşümü ve yeniden yapılandırılmasına başladık. Bu anlamda ilk çalışmayı Gebze Teknik Üniversitesi ile başlattık. Bunun yanında yüksek lisans ve doktora seviyesinde yeni programların açılması, disiplinler arası araştırmaların teşvik edilmesi ve kuantum alanında uzman akademik kadroların yetiştirilmesi de önceliklerimiz arasında yer alacaktır." şeklinde konuştu.</p><p>Savunma Sanayii Başkanlığı, üniversiteler ve YÖK arasında imzalanan "Savunma Sanayi Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İşbirliği Protokolü"nün bu noktada önemli bir zemin oluşturduğunun altını çizen Özvar, protokole dahil edilen üniversitelerin tamamının kuantum teknolojileri ve ilgili alanlarda önemli araştırma kapasitesine ve kalitesine sahip olduğunu kaydetti.</p><p>YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerin bu alandaki güçlü akademik birikimiyle Türkiye'nin kuantum ekosisteminin gelişmesine önemli katkılar vereceğini vurguladı.</p><p>Protokolün kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini ve sürdürülebilir bir kuantum ekosistemi oluşturulmasını hedeflediğini aktaran Özvar, şunları söyledi:</p><p>"Protokol kapsamında ön lisanstan doktora seviyesine kadar eğitim programlarının geliştirilmesi, mevcut programların güncellenmesi, sertifika programlarının oluşturulması, disiplinler arası eğitim içeriklerinin hazırlanması ve araştırma merkezleri ile laboratuvar altyapılarının güçlendirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinlikler yoluyla gençlerimizin bu alana yönlendirilmesi hedeflenmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/turk-savunma-sanayiinde-k-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/filenin-efeleri-cini-3-0-maglup-etti-281155</link>
      <pubDate>2026-06-24T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filenin Efeleri, Çin'i 3-0 mağlup etti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin ikinci haftasındaki ilk maçında Çin'i 3-0 mağlup etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filenin Efeleri, Çin'i 3-0 mağlup etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasındaki ilk maçında Çin'i 3-0 mağlup etti.</p><p>Ay-yıldızlılar, VNL'deki üçüncü galibiyetini alırken Çin dördüncü mağlubiyetini yaşadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/filenin-efeleri-cini-3-0--521_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-dev-tarihi-eser-operasyonu-10-bini-askin-eser-ve-sikke-ele-gecirildi-281154</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da dev tarihi eser operasyonu: 10 bini aşkın eser ve sikke ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da düzenlenen operasyonda 6 bin 819 tarihi eser ve 3 bin 366 sikke ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da dev tarihi eser operasyonu: 10 bini aşkın eser ve sikke ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da tarihi eser kaçakçılığına yönelik düzenlenen operasyonda, farklı medeniyetlere ait olduğu değerlendirilen 10 bin 185 tarihi eser ve sikke ele geçirildi. Olaya ilişkin gözaltına alınan 2 şüpheli, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tarihieseroperasyonu-24062026c2c96dab.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na Muhalefet" suçuna yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 23 Haziran'da Beykoz'da tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 6 bin 819 tarihi eser ve obje ile 3 bin 366 sikke olmak üzere toplam 10 bin 185 eser ele geçirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YtWPU.GDINWnYZKTUpWTEdarA5KnYdWvURaLYdKnYFKDYRa3YNa3E1aHExKHUJGXIRKbENWLU1KbQ9az.jpg"/><p>Ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde eserlerin Anadolu Selçuklu, Büyük Selçuklu, Urartu, Hitit, Yunan, Roma, Bizans, Asur, Mezopotamya, Emevi, Abbasi ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu değerlendirildi. Eserlerin arkeolojik objeler, sikkeler, kitabeler ve çeşitli tarihi eser gruplarından oluştuğu belirtildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YNWXURaLIBS_EVWDUpS_EFGrYJKnYdS7UhC7YdS_YdG7ENa3U5abEBGzE.WXIFGDUVWrYBKPU1KbQ9az.jpg"/><p>Uzmanlarca yapılan ilk değerlendirmelerde ele geçirilen eserlerin büyük bölümünün müzelerde sergilenebilecek nitelikte olduğu tespit edildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YdWPE5W_UVS_YdWjUpS_ERavYJKnYdKLUhaPYdKnU9KPYBa3EdavE1aXYZWPUBafURKjYRS7U1KbQ9az.jpg"/><p>Eserlerin çeşitliliği, tarihi değeri ve miktarı dikkate alındığında operasyonun, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarihindeki en nitelikli tarihi eser yakalamalarından biri olduğu değerlendirildi. Gözaltına alınan 2 şüpheli şahıs, işlemlerinin ardından dosyaları ikmalen gönderilmek üzere adli makamlarca serbest bırakıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/=YxWDU.aHIVWnEVWjUpWHEJGfYFKnYdS7UFaLYdKnYNWPU9a3EJa3YBGLExKTIRafINKrEVWPU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/istanbulda-dev-tarihi-ese-616_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kediler-neden-sahiplerinin-ayak-ucunda-uyumayi-seciyor-281153</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediler neden sahiplerinin ayak ucunda uyumayı seçiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kediler, sahiplerinin ayak ucunda uyumayı sıkça tercih ediyor. Uzmanlar, bu davranışın ardında güven, sıcaklık ve içgüdüsel nedenler bulunduğunu belirtiyor. Ev ortamındaki uyku alışkanlıkları, kedilerle sahipleri arasındaki bağı da güçlendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediler neden sahiplerinin ayak ucunda uyumayı seçiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerin sahiplerinin ayak ucunda uyumayı seçmesi, birçok evcil hayvan sahibinin merak ettiği bir konu olarak öne çıkıyor. Özellikle ev ortamında, kediler genellikle yataklarda ayak kısmını tercih ediyor. Bu alışkanlığın temelinde, kedilerin güvenlik ve sıcaklık arayışı bulunuyor. Kediler, doğaları gereği hem avcı hem de av olma içgüdüsüne sahip oldukları için, uyuyacakları yeri özenle seçiyor. Ayak ucu, hem vücut sıcaklığından faydalanmalarına hem de tehlike anında hızla hareket edebilmelerine imkan tanıyor.</p><h3>Kedilerde güven ve bağlılık göstergesi</h3><p>Kediler, sahiplerinin yanında uyumayı tercih ettiklerinde, bu davranış çoğunlukla güvenin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayak ucunda uyuyan kediler, hem kendilerini güvende hissediyor hem de bağımsızlıklarını koruyabiliyor. Yatağın bu bölgesi, kedilere ihtiyaç duyduklarında kolayca yer değiştirme fırsatı sunuyor. Ayrıca, sahiplerinin kokusunu ve varlığını hissetmek, kedilerin huzurlu bir uyku sürdürmesine yardımcı oluyor. Bu durum, kedilerle sahipleri arasında güçlü bir bağ oluşmasına katkı sağlıyor.</p><h3>Uyku alışkanlıklarında sıcaklık ve içgüdü etkisi</h3><p>Kediler, vücut sıcaklıklarını korumak için uyku sırasında sıcak bölgeleri tercih ediyor. İnsanların ayak ucu, gece boyunca ısı yaydığı için kediler için cazip bir alan oluşturuyor. Özellikle soğuk havalarda bu tercih daha da belirgin hale geliyor. Kediler, mevsimsel değişikliklere ve kişisel tercihlerine göre farklı uyku noktaları seçse de, ayak ucu genellikle favori alanlardan biri oluyor. Bu davranış, kedinin hem kendi konforunu sağladığını hem de sahibine olan bağlılığını gösterdiğini ortaya koyuyor. Sonuç olarak, kedilerle sahipleri arasındaki bu yakın temas, ev ortamında karşılıklı güven ve sevgi bağını güçlendiriyor.</p><p>Kedilerin ayak ucunda uyuma alışkanlığı, hem içgüdüsel hem de duygusal nedenlere dayanıyor. Bu davranış, sahipleriyle aralarındaki güveni ve bağlılığı gözler önüne sererken, aynı zamanda kedinin konfor ve güvenlik ihtiyacını da karşılıyor. Evcil kedilerle sahipleri arasındaki bu özel ilişki, her iki taraf için de huzurlu bir uyku ortamı yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kediler-neden-sahiplerini-247_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/nigdede-kar-ve-yagmur-sulari-goletlerde-depolanarak-sanayide-kullaniliyor-281152</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde'de kar ve yağmur suları göletlerde depolanarak sanayide kullanılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Melendiz Dağı'nın eriyen karı ve yağmur suları, Niğde Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kurumuş dere yataklarına inşa edilen 7 gölette depolanarak sanayide kullanılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde'de kar ve yağmur suları göletlerde depolanarak sanayide kullanılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OSB&#39;nin 4. tevsi alanındaki kuru dere yataklarında yapılan, gövde genişliği 20 ve yüksekliği 12 metreyi bulan, 2 büyük ve 5 küçük toprak göletle taşkın riskinin azaltılması ve yer altı su kaynaklarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p>Yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda yer altı su kaynaklarını beslemek için oluşturulan göletler, suyun daha düşük derinliklerden temin edilmesine katkı sağlayarak enerji maliyetlerini azaltıyor.</p><p>Proje kapsamında göletlerin çevresinin ağaçlandırılarak yaşam alanına dönüştürülmesi ve yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p><b>- "SANAYİCİMİZİN İHTİYACI OLAN SUYU YER ALTI KUYULARINDAN ELDE EDİYORUZ"</b></p><p>Niğde OSB Müdürü Mahmut Peşin, AA muhabirine, OSB&#39;nin 4. tevsi alanındaki kuru dere yataklarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine tahsis edildiğini söyledi.</p><p>OSB arazisinin eğimli olduğunu belirten Peşin, say tabaka (sertleşmiş kayaç veya ana kaya tabakası) nedeniyle yağışların yer altı sularını besleyemediğini dile getirdi.</p><p>Peşin, son dönemde artan yağışlarla birlikte OSB sınırları içerisinde bulunan ve uzun yıllardır kuru olan iki dere yatağının yeniden akmaya başladığını ifade etti.</p><p>Yağışların artmasıyla dere yataklarındaki suları değerlendirmek istediklerini belirten Peşin, şunları kaydetti:</p><p>&quot;OSB olarak yağmurlardan kaynaklı suları hasat ederek yer altı kaynaklarını besleyebilmek için yaklaşık 30 bin metrekarelik bir alanda 2 büyük 5 de küçük olmak üzere, gövde genişliği 20, yüksekliği 12 metreyi bulan toprak göletler yaptık. Bu göletlerle 100 bin tonun üzerindeki suyu sahadaki yer altı su kaynaklarına kazandırıyoruz. OSB&#39;nin bulunduğu arazide bir akarsuyumuz yok. Sanayicimizin ihtiyacı olan suyu yer altı kuyularından elde ediyoruz. Son dönemlerdeki kurak mevsimlerden dolayı yer altı su kaynakları çok çekilmişti. Göletlerle yer altı su kaynaklarını ciddi seviyelere yükselttik. Daha önce 200 metreleri bulan yer altı su kaynağımız şu anda yaklaşık 100 metrelere kadar yükseldi.&quot;</p><p><b>- "YAĞMUR SUYU GÖLETLERİ BURADA CANLILIK OLUŞTURDU"</b></p><p>Peşin, Yeşil OSB Sertifikası aldıklarını ve Türk Standardları Enstitüsünün denetimlerini tamamladığını söyledi.</p><p>Su yönetim sistemi sertifikası almaya hak kazandıklarını belirten Peşin, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından mavi, yeşil ve turkuaz su verimliliği belgesi şartı getirildi. İlk başvuran OSB&#39;lerden olduk. Önümüzdeki haftada da yeşil su verimliliği sertifikamızı almış olacağız. Yağmur suyu göletleri burada canlılık oluşturdu, tabiatı genişletti ve kuşlar gelmeye başladı. Hem yer altı su kaynaklarını destekliyoruz hem de bölgemizi yeşil bir millet bahçesi haline getirmeye çalışıyoruz. Sonbaharla bu alanı tamamen yeşillendirerek bir mesire alanına dönüştüreceğiz. OSB&#39;de çalışan vatandaşlarımız uygun zamanlarında gelip doğada harika bir ortamda vakit geçirmiş olacak.&quot;</p><p>Peşin, temel önceliklerinin yer altı su kaynağını zenginleştirmek olduğunu dile getirdi.</p><p>Yer altı su seviyesinin yükselmesiyle sondaj çalışmalarındaki maliyetlerin azalacağına dikkati çeken Peşin, &quot;Yağışlar, alt kısmımızdaki Bor ilçemizde sel taşkınlarına sebep oluyordu. Buradaki en önemli beklentimiz, sel ve taşkınlıkların önüne de geçmek ve buradan arıtılacak suların kullanılması olacak. Bizler için ekonomik değerinden daha çok manevi değeri daha önemli. Bölgemizdeki sanayicilerin su tasarrufuna gitmesi yönünde eğitimlerimiz oluyor. Niğde OSB&#39;ye yatırım yapacak sanayicilerimize sunduğumuz ilk şartımız su tasarrufu ve geri dönüşümü oluyor. Atık su arıtma tesisimizde de suyun yüzde 100 geri kazanımını yapıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/nigdede-kar-ve-yagmur-sul-469_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kalem-silah-ile-adliye-binasina-girmeye-calisti-281151</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Kalem silah” ile adliye binasına girmeye çalıştı!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bakırköy Adalet Sarayı Ek Hizmet Binası'na kalem görünümlü silahla girmeye çalışan iki şahıstan 1'inin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Kalem silah” ile adliye binasına girmeye çalıştı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Tutuklanan şüpheli ifadesinde, "Oturduğum sitenin çevre işlerini yaparım. Site havuzu camına film siparişi vermiştik, bu filmleri yapıştırdıktan sonra kenarlarını kesmek için yanında neşter göndermişlerdi, bu neşter burada kaldı. Ayrıca el çantamda bulunan kalem şeklindeki silah ise bir arkadaşım tarafından 1996 ile 1997 yılları arasında verilmişti. Kalem şeklinde olduğu için yıllarca çantamda kalmış. Benim iki adet çantam vardır, adliyeye gelirken, eşimden çantamı istedim, o da kullanmadığım bu çantayı vermiş" dedi.<p></p><p>Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü saat 15.30 sıralarında Bakırköy Adalet Sarayı'nın Bahçelievler Yenibosna'da bulunan ek hizmet binasında meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, Nahit Y. (66) ve Mehmet S. isimli şahıslar, adliyeye girmek için  x-ray cihazından geçtikleri sırada yanlarında getirdikleri bir çantada şüpheli eşyalar bulunduğu fark edilmiş, güvenlik görevlilerince çanta kontrol edilmişti. Ekiplerce kontrol edilen çanta içerisinde, bir adet tükenmez kalem şeklinde ateşleme iğnesi bulunan tabanca düzeneği, 1 adet tükenmez kalem boyutunda ucuna cerrahi neşter takılı cisim, 4 adet neşter başlığı ile 1 adet biber gazı bulunmuştu. Olay sonrası adliye ek hizmet binası içerisinde bulunan polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheliler, sorgu işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilmiş, şüphelilerden Nahit Y., tutuklanırken, Mehmet S. ise ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/4d54e8025667477fa04a-24062026dcff3f53.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"ÇANTAMDA BULUNAN GAZ, GÜVENLİK GEREKÇESİYLE BULUNUYORDU"</b></p><p>Öte yandan tutuklanan şahıs Nahit Y.'nin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Şahıs ifadesinde, arkadaşının bir duruşmasına 'tanık' sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldiğini söyleyerek, "Girişte bütün üst aramalarından geçerek, içeri girdik. Sonrasında danışmadaki görevli bize yanlış geldiğimizi, ek hizmet binasına gitmemiz gerektiğini söyledi. Aynı gün saat 15.05 sıralarında ek hizmet binasına gittik. Girişte elimde bulunan çantayı cihaza bıraktım. Cihaza bıraktıktan sonra görevliler tekrar geçmemi istedi. Tekrar geçirdim, çantamda biber gazı olduğunu söylediler. Sonrasında gazı çıkardım, görevliler 'kalem de var' dediler. Ben de, 'evet var' dedim. Ben, malzemelerin masada kalacağını düşünerek, yola devam ettim. Asansöre ilerlediğim sırada beni geri çağırdılar. Çantamda bulunan gaz, güvenlik gerekçesiyle bulunuyordu" diye konuştu.  </p><p><b>"SİTE HAVUZU CAMINA FİLM SİPARİŞİ VERMİŞTİK, BU FİLMLERİ YAPIŞTIRDIKTAN SONRA KENARLARINI KESMEK İÇİN YANINDA NEŞTER GÖNDERMİŞLERDİ"</b></p><p>Şüpheli ifadesinin devamında emekli olduğunu ve oturduğu sitede çevre işlerine baktığını belirterek, "Oturduğum sitenin çevre işlerini yaparım. Site havuzu camına film siparişi vermiştik, bu filmleri yapıştırdıktan sonra kenarlarını kesmek için yanında neşter göndermişlerdi, bu neşter burada kaldı. Ayrıca el çantamda bulunan kalem şeklindeki silah ise bir arkadaşım tarafından 1996 ile 1997 yılları arasında verilmişti. Bana bunu verirken, 'abi bu kuru sıkı tabanca kalemi' dedi. Kalem şeklinde olduğu için yıllarca çantamda kalmış. Adliyeye girerken, bana gösterdiklerinde durumu anladım. Bu kalem şeklinde kuru sıkıyı hiç kullanmadım, fişeği de yoktur, nasıl çalıştığını dahi bilmem. Benim iki adet çantam vardır, bugün adliyeye gelirken, eşimden çantamı istedim, o da kullanmadığım bu çantayı vermiş. Evde 27 yaşında takıntı hastası oğlum var, o yüzden evde bu tarz eşyalar bulundurmayız" ifadelerini kullandı. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kalem-silah-ile-adliye-bi-659_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kadir-inanirin-ablasi-altun-arica-fatsada-son-yolculuguna-ugurlandi-281150</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır'ın ablası Altun Arıca Fatsa'da son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sanatçı Soner Arıca ile Levent İnanır ve merhum milli futbolcu Erdoğan Arıca'nın annesi, aktör Kadir İnanır'ın ablası Altun Arıca, Ordu'nun Fatsa ilçesinde düzenlenen töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadir İnanır'ın ablası Altun Arıca Fatsa'da son yolculuğuna uğurlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rahatsızlığı nedeniyle bir süredir Fatsa ilçesindeki özel bir hastanede tedavi gören Altun Arıca (95), dün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73272701-24062026d67b3c38.jpg"/> Sanat, sinema ve spor dünyasına önemli isimler kazandıran köklü bir ailenin büyüğü olan Altun Arıca'nın vefatı, Fatsa'da ve sevenleri arasında derin üzüntüye neden oldu. Altun Arıca için Fatsa ilçesindeki Hz. Hamza Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Acılı günde sanatçı Soner Arıca ve aile fertleri taziyeleri kabul ederken, yakınları ve dostları aileyi yalnız bırakmadı. Öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Altun Arıca'nın cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.<p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/b8fd94c638e84965aaa7-240620268e2635fb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Cenaze törenine Soner Arıca, aile yakınları, ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73272703-240620264f29f1db.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kadir-inanirin-ablasi-alt-885_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tbmm-baskani-kurtulmus-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-tarafindan-kabul-edildi-281149</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki temaslarına devam ediyor. Kurtulmuş, temasları kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Aliyev görüşmede, TBMM Başkanı'nın İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Devletler Parlamento Birliği (İSİPAB) Konferansı'nın 20'nci oturumuna katılımının önemine değindi. Gelecekte Azerbaycan'da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çerçevesinde diğer etkinliklerin de düzenleneceğini belirten Aliyev, İslam ülkeleri arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesinin önemini vurguladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73275603-240620260eb14ddb.jpg"/><p>Kabulden ve İSİPAB Konferansı'nın 20'nci oturumunun yüksek düzeyde organize edilmesinden dolayı teşekkür eden Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını Aliyev'e iletti. Aliyev, selamlar için teşekkür ederek, kendi selamlarının da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletilmesini rica etti. Kurtulmuş ayrıca, Bakü'de gerçekleştirilen etkinliğin İİT çerçevesinde ortaklığın geliştirilmesi açısından önemini vurgulayarak, Aliyev'in etkinlik katılımcılarına hitaben gönderdiği mesajın zengin içerikli olduğunu söyledi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73275602-24062026423d0726.jpg"/><p>Görüşmede, Şuşa Beyannamesi'nin önemine değinilerek, ülkeler arasındaki kardeşlik ve müttefiklik ilişkilerinin tüm alanlarda, parlamentolar arası işbirliği dahil olmak üzere, başarıyla geliştiği ifade edildi. Dünyada Azerbaycan-Türkiye birliği ve kardeşliğinin benzerinin bulunmadığı belirtilerek bunun ortak bir değer olduğu kaydedildi. Ülkeler arasındaki dostluk ve kardeşliğin, Güney Kafkasya bölgesinde barış ve güvenliğin sağlanmasında önemli bir unsur olduğu vurgulandı. Görüşmenin devamında, yasama organları arasındaki mevcut iş birliği ve bunun daha da geliştirilmesine yönelik perspektifler ele alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73275604-24062026c76c93a7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tbmm-baskani-kurtulmus-az-227_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/7-bin-liralik-aidat-artisi-mahkemelik-oldu-kat-maliklerinden-seffaflik-ve-usulsuzluk-iddiasi-281148</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 bin liralık aidat artışı mahkemelik oldu, kat maliklerinden şeffaflık ve usulsüzlük iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde bulunan lüks bir rezidansta 20 bin TL'ye çıkarılan aidatlar ve 100 bin TL'lik ek ödeme talebi yargıya taşındı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 bin liralık aidat artışı mahkemelik oldu, kat maliklerinden şeffaflık ve usulsüzlük iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kat maliklerinden Hediye Hin, gelir-gider kalemlerinin şeffaf açıklanmadığını, toplantı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğunu ve bazı aidat borçlarında indirim yapıldığını öne sürdü. Mahkeme dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verirken, duruşma sonrası konuşan rezidans sakini Hediye Hin, yaklaşık 6 milyon TL'lik aidat borcunda indirim yapıldığı iddiasına tepki göstererek, "Benim ödediğim paranın, aidatını ödemeyenlere hediye edilmesini asla kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.</p><p>Antalya'da lüks konutlarda yaşanan aidat artışı tartışması yargıya taşındı. Konyaaltı ilçesinde bulunan lüks bir rezidansta yaşayan Hediye Hin, aidatların 13 bin TL'den 20 bin TL'ye çıkarılması ve ayrıca 100 bin TL ek ödeme talep edilmesi üzerine site yönetimine karşı dava açtı. Hin, yüksek aidat artışının yanı sıra siteye ait gelir-gider kalemlerinin şeffaf şekilde açıklanmadığını, bazı aidat borçlarında indirim yapıldığını ve toplantı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğunu iddia etti. Davaya ilişkin duruşma Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya kat malikleri ile taraf avukatları katıldı. Tarafların beyanlarının alınmasının ardından mahkeme, ara kararını açıkladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73277801-240620268393cd8d.jpg"/><p><b>MAHKEMEDEN BİLİRKİŞİ KARARI</b></p><p>Mahkeme, dava konusu siteye ait karar defteri, toplantı çağrı belgeleri ve hazirun cetvelinin dosyaya sunulması için davalı tarafa 2 haftalık kesin süre verdi. Belgelerin dosyaya kazandırılmasının ardından dosyanın Kat Mülkiyeti Kanunu alanında uzman bilirkişiye gönderilerek rapor alınmasına hükmedildi. Bu aşamada tanık dinlenmesinin yargılamaya katkı sağlamayacağına karar veren mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.  </p><p><b>"BÜTÇE VE BİLANÇO OLMADAN AİDAT BELİRLENDİ"</b></p><p>Duruşmanın ardından açıklama yapan rezidans sakinlerinden Hediye Hin, 5 Ocak 2026 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında karar defterinin hazır bulunmadığını öne sürdü. Hin, toplantıda ocak ayı için 120 bin TL ödeme talep edildiğini, sonraki aylar için ise aidatın 20 bin TL olarak belirlendiğini söyledi. Aidat kararının bütçe ve bilanço olmadan alındığını iddia eden Hin, "5 Ocak 2026 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldı. Toplantıda karar defteri hazır değildi. Ocak ayında 120 bin TL aidat toplandı, diğer aylar için de aidat 20 bin TL olarak belirlendi. Ancak bu belirleme, bütçe ve bilanço olmadan yapıldı" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/a1cc56f7d3d04e77a854-24062026bd6b4367.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"ASANSÖRLER, SULAR, ELEKTRİKLER VE KLİMALAR KAPATILDI"</b></p><p>Talep edilen ödemenin tahsil edilebilmesi için sitede bazı hizmetlerin kesildiğini ileri süren Hin, "120 bin TL'nin toplanabilmesi için asansörler, sular, elektrikler ve klimalar kapatıldı. Sitede mahrumiyet oluştu. Bunların tamamı da video kayıtlarıyla belgelendi" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73277802-240620268169cdc4.jpg"/><p><b>"BORÇLARIN DÜŞÜRÜLMESİNİ KABUL ETMİYORUM"</b></p><p>Sitede bazı kişilerin ödemediği aidat borçlarıyla ilgili de olağanüstü toplantıda indirim kararı alındığını iddia eden Hin, bu duruma yasal şerh koyduğunu ve konuyu mahkemeye taşıdığını belirtti. Hin, "Sitemizde belli bir grubun ödemediği, yaklaşık 6 milyon TL'ye yakın aidat borcu bulunuyor. Olağanüstü toplantıda bu borçlarda indirim yapılmasına karar verildi. Ancak ben bununla ilgili gerekli yasal şerhimi koydum ve konuyu mahkemeye taşıdım. Kat Mülkiyeti Kanunu ve kişisel haklar gereği böyle bir kararın kabul edilebilir tarafı yok. Benim ödediğim paranın, aidatını ödemeyenlere hediye edilmesini asla kabul etmiyorum. Davamın sonuna kadar takipçisi olacağım" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"TOPLANAN PARALARIN NEDEN FAİZDE OLDUĞUNU SORACAĞIZ"</b></p><p>Site adına toplanan paraların da faiz hesabında değerlendirildiğini öne süren Hin, bu konunun da yargılama sürecinde açıklığa kavuşmasını isteyeceklerini söyledi. Hin, "Site adına toplanan paraların, faiz kararı alınmaksızın fonlara yatırılıp işletildiğini öğrendik. Borç adı altında toplanan paranın neden faizde olduğunu hukuk önünde soracağız. Aynı zamanda toplanan vekâletlerin usulüne uygun olup olmadığının tespitini de mahkemeden talep edeceğiz" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/luks-rezidansta-aidat-kri-827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/demokratik-kongo-cumhuriyetinde-bilinmeyen-hastalik-14-can-aldi-281147</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde bilinmeyen hastalık 14 can aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin batısındaki Mokolo-Biala köyünde, henüz nedeni tespit edilemeyen ölümcül bir hastalık 19 gün içinde 14 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Köyde büyük panik yaşanırken, yetkililer acil müdahale çağrısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde bilinmeyen hastalık 14 can aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin batısında yer alan Mokolo-Biala köyünde, nedeni henüz tespit edilemeyen ölümcül bir hastalık 19 gün içinde 14 kişinin ölümüne neden oldu. Olay, bölge genelinde büyük endişe yaratırken, köy sakinleri bilinmeyen hastalığın etkisiyle evlerini terk etmeye başladı. Hastalığın ilk belirtilerinden sonra ölümün çok hızlı gerçekleşmesi, halk arasında paniğe yol açtı ve yetkilileri harekete geçirdi.</p><h3>Milletvekili Openi'den Sağlık Bakanlığı'na acil müdahale çağrısı</h3><p>Bölgedeki gelişmeler hakkında açıklama yapan yerel milletvekili Jacques Ilunga Openi, Mokolo-Biala köyünde yaşanan ölümlerin ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Openi, merkezi yönetim ve Sağlık Bakanlığı'nın derhal devreye girmesi gerektiğini belirtti. Milletvekili, vakaların artışının önüne geçilmesi ve hastalığın kaynağının belirlenmesi için laboratuvar testlerinin hızlandırılmasını istedi. Ayrıca, köyde yaşayanların güvenliği için acil önlemler alınması gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Gizemli hastalık köyde korku ve göç dalgası yarattı</h3><p>Mokolo-Biala'da ortaya çıkan gizemli hastalık, köyde yaşayanların günlük hayatını derinden etkiledi. Şiddetli baş ağrısı, karın ve diz ağrıları ile kusma gibi belirtiler gösteren hastalar, ilk belirtilerden sonra bir gün içinde hayatını kaybedebiliyor. Bu hızlı ölüm riski nedeniyle, birçok kişi köyü terk etti. Yerel sağlık ekipleri, hastalığın nedenini ortaya çıkarmak için örnekler topladı ve laboratuvar incelemelerine başladı. Köydeki ölüm vakalarının artması, bölgedeki diğer yerleşim yerlerinde de tedirginliğe yol açtı.</p><p>Yetkililer, Mokolo-Biala'daki durumu yakından izliyor. Sağlık Bakanlığı'nın laboratuvar sonuçlarını açıklaması ve gerekli önlemleri hızla uygulamaya koyması bekleniyor. Olayın bölgeye yayılmaması için çalışmalar sürerken, köydeki belirsizlik ve korku devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/demokratik-kongo-cumhuriy-157_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/osmaniyede-kaza-geciren-uzman-cavus-ali-akcay-dugun-gununu-goremedi-281146</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de kaza geçiren uzman çavuş Ali Akçay, düğün gününü göremedi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde kamyonetle çarpışan otomobilin sürücüsü Ali Akçay, hastanede hayatını kaybetti. Uzman Çavuş Akçay'ın 26 Haziran Cuma günü Sumbas'ta düğününün yapılacağı öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osmaniye'de kaza geçiren uzman çavuş Ali Akçay, düğün gününü göremedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Kadirli-Sumbas kara yolu Alibeyli Yol Kavşağı'nda meydana geldi. Ali Akçay yönetimindeki 06 FVC 247 plakalı otomobil ile sürücüsü öğrenilemeyen kamyonet çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsü Uzman Çavuş Ali Akçay ile kamyonette bulunan Yalçın K. de yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla Kadirli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ağır yaralı Akçay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken Yalçın K.'nin tedavisinin sürdüğü öğrenildi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/126872063324474a84ac-240620269b639013.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Ağrı'nın Diyadin ilçesinde görev yaptığı öğrenilen Uzman Çavuş Ali Akçay'ın, 26 Haziran Cuma günü Sumbas ilçesi Gaffarlı köyündeki baba evinde düğününün yapılacağı öğrenildi.  </p><p>Kazayla ilgili jandarma ekiplerince soruşturma başlatıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aw73278001-240620264bf7467d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/osmaniyede-kaza-geciren-u-870_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281145</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/83-yillik-ortalama-dikkat-cekti-uzmanlar-nedeni-arastiriyor-281145</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[83 yıllık ortalama dikkat çekti! Uzmanlar nedeni araştırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'nın Batı kesimindeki Ostrobotniya bölgesi, uzun ömür araştırmalarında dikkatleri üzerine çekti. Bilim insanları, bölgede yaşayanların ortalama yaşam süresinin ülke ve dünya ortalamasının üzerinde olmasının nedenlerini inceliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[83 yıllık ortalama dikkat çekti! Uzmanlar nedeni araştırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'nın Batı bölgesinde yer alan Ostrobotniya, bilim dünyasında yeni bir 'uzun ömür' merkezi olarak öne çıktı. Araştırmacılar, İsveççe konuşulan bu bölgede yaşayanların ortalama yaşam süresinin 83,1 yıl olduğunu belirledi. Bu rakam, Finlandiya'nın genel ortalaması olan 81,6 yılın üzerinde ve dünya ortalaması olan 73,1 yıldan oldukça yüksek. Ostrobotniya'nın bu dikkat çekici başarısı, bölgedeki sağlıklı yaşam tarzı ve güçlü sosyal ilişkilerle ilişkilendiriliyor.</p><h3>Bilim insanları Ostrobotniya'da yaşam süresini analiz ediyor</h3><p>Uzmanlar, Ostrobotniya'daki uzun ömürlü yaşamın ardındaki nedenleri araştırmaya devam ediyor. Bölge sakinlerinin aktif bir yaşam sürmesi, düşük stres seviyeleriyle öne çıkması ve çeşitli beslenme alışkanlıklarına sahip olması bu tabloya katkı sağlıyor. Ayrıca, Ostrobotniya'da güçlü sosyal bağların ve kaliteli yerel ürünlerin de uzun ömür üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Bilim insanları, komşu bölgelerde benzer yaşam tarzları görülse de, Ostrobotniya'nın sağlık ve yaşam süresi açısından öne çıktığını vurguluyor.</p><h3>Ostrobotniya'nın mavi bölge statüsü tartışılıyor</h3><p>Ostrobotniya'nın uzun ömür başarısı, dünyanın farklı bölgelerinde tanımlanan 'mavi bölgeler' kavramının yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Japonya'nın Okinawa Adası, Sardinya'nın Ogliastra Dağları ve Yunanistan'ın İkarya kıyısı gibi bilinen mavi bölgelere Ostrobotniya da eklenmiş oldu. Ancak bazı uzmanlar, mavi bölge tanımının fazla basite indirgenebileceğini ve komşu bölgelerdeki farklılıkların derinlemesine incelenmesi gerektiğini savunuyor. Araştırma ekibi, Ostrobotniya ve çevresinde uzun ömürlü yaşamın sırlarını çözmek için çalışmalarını Haziran 2026'ya kadar sürdürmeyi planlıyor.</p><p>Ostrobotniya'nın öne çıkan yaşam süresi, bölgedeki yaşam tarzı, sosyal yapı ve beslenme alışkanlıklarının bilimsel olarak daha geniş çapta değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda yapılacak araştırmalar, uzun ömürle ilgili yeni bulguların ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/83-yillik-ortalama-dikkat-894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281144</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarini-saskina-cevirdi-hicbir-anisini-unutmuyor-281144</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarını şaşkına çevirdi! Hiçbir anısını unutmuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Paris-Sorbonne Üniversitesi ve Paris Beyin Enstitüsü, hipertimezi adı verilen olağanüstü hafıza yeteneğine sahip genç bir kızın durumunu detaylı biçimde inceledi. Araştırma, hafıza ve duygular arasındaki karmaşık ilişkilere ışık tutuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarını şaşkına çevirdi! Hiçbir anısını unutmuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paris-Sorbonne Üniversitesi ve Paris Beyin Enstitüsü'nden bilim insanları, hipertimezi olarak bilinen olağanüstü hafıza yeteneğine sahip genç bir kızın durumunu mercek altına aldı. Fransa'da gerçekleşen bu araştırmada, genç kızın geçmişte yaşadığı olayları son derece hızlı ve detaylı şekilde hatırlayabildiği belirlendi. Araştırmacılar, bu nadir yeteneğin bireyin hafıza kapasitesi ve duygusal yönetimi üzerindeki etkilerini kapsamlı testlerle değerlendirdi. Elde edilen bulgular, hipertimezi'nin kişisel anıların sistematik olarak arşivlenmesine ve duyguların kontrol altına alınmasına olanak sağladığını gösterdi.</p><h3>Bilim insanları: hipertimezi hafıza ve öngörü arasında güçlü bağ kuruyor</h3><p>Uzmanlar, hipertimezi sahibi bireylerin yalnızca geçmiş anılarını canlı ve ayrıntılı şekilde hatırlamakla kalmayıp, aynı zamanda gelecekte yaşanacak olayları da benzer ayrıntı düzeyiyle hayal edebildiklerini tespit etti. Araştırmada uygulanan özel testler sayesinde, otobiyografik hafıza ile geleceği öngörme mekanizmalarının birbiriyle yakından ilişkili olduğu ortaya çıktı. Hipertimezi'nin, planlama yeteneğini geliştirdiği ve bireyin öz farkındalığını artırdığı vurgulandı. Bilim insanları, bu bulguların hafıza ve öngörü alanındaki mevcut anlayışı önemli ölçüde geliştirdiğine dikkat çekti.</p><h3>Hipertimezi'nin psikolojik etkileri ve terapötik önemi öne çıkıyor</h3><p>Araştırma, Hipertimezi'nin yüksek hafıza doğruluğu sağlarken, anıların çarpıtılması ve duygusal zorluklar yaşanabileceğine de işaret etti. Genç kızın, zorlu deneyimleri zihninde ayrı "konteynerler" halinde gruplandırarak psikolojik yükle başa çıkabildiği gözlemlendi. Bu yöntem, duygusal dengeyi koruma açısından önemli bir avantaj olarak değerlendirildi. Bilim insanları, benzer vakaların incelenmesinin hafıza ve duygular arasındaki karmaşık ilişkileri daha iyi anlamaya katkı sağladığını ve terapötik yaklaşımlar için yeni kapılar aralayabileceğini belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Paris'te yürütülen bu hipertimezi araştırması, insan hafızasının sınırlarını ve duygusal yönetiminin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür nadir yeteneklerin bilimsel ve terapötik açıdan büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bilim-insanlarini-saskina-369_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281143</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/milli-tenisci-zeynep-sonmez-eastbourne-acikta-ceyrek-finale-yukseldi-281143</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez "Eastbourne Açık"ta çeyrek finale yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Eastbourne Açık'ın 2. turunda Çek rakibi Sara Bejlek'in turnuvadan çekilmesiyle çeyrek finale yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez "Eastbourne Açık"ta çeyrek finale yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli tenisçi Zeynep Sönmez, tek kadınlar kategorisinde katıldığı Eastbourne Açık'ın 2. turunda Çek rakibi Sara Bejlek'in turnuvadan çekilmesiyle çeyrek finale yükseldi.</p><p>Dünya sıralamasının 54. basamağındaki Zeynep'in, İngiltere'nin Eastbourne kentindeki turnuvada karşılaşacağı klasmanın 45 numarası Bejlek, sakatlığı sebebiyle korta çıkamadı.</p><p>Hükmen galip gelen Zeynep, WTA 250 düzeyindeki organizasyonda adını çeyrek finale yazdırdı.</p><p>24 yaşındaki milli tenisçi, sonraki turda 3 numaralı seribaşı Jelena Ostapenko ile Panna Udvardy arasındaki maçın galibiyle karşılaşacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/milli-tenisci-zeynep-sonm-387_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281142</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/lider-ruhlariyla-taniniyorlar-iste-aslan-burcu-unluler-281142</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lider ruhlarıyla tanınıyorlar! İşte Aslan burcu ünlüler...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü isimlerin doğum tarihleri merak konusu olmaya devam ediyor. Lider ruhlarıyla öne çıkan Aslan burcu olan ünlüleri sizin için listeledik.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lider ruhlarıyla tanınıyorlar! İşte Aslan burcu ünlüler...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astrolojiye ilgi duyanların en çok merak ettiği konular  arasında ünlü isimlerin burçları yer alıyor. Kararlı yapıları, sahne enerjileri  ve dikkat çekici karakterleriyle bilinen Aslan burçları, sanat ve televizyon  dünyasında da birçok tanınmış ismi bünyesinde barındırıyor.</p><p>Lider ruhları, özgüvenli tavırları ve güçlü duruşlarıyla  öne çıkan Aslan burcu ünlüler, kariyerlerindeki başarılarıyla da adlarından söz  ettiriyor. </p><h2>İşte Aslan burcu olan ünlü isimler:</h2><h2>SİNEM KOBAL - 14 AĞUSTOS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/sinem5-240620262682af4d.jpg"/><h2>ÖYKÜ KARAYEL - 20 AĞUSTOS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/oyku-2406202618d22c77.jpg"/><h2>NESLİHAN ATAGÜL - 20 AĞUSTOS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/20/neslihan-2006202618d7e875.jpg"/><h2>ENGİN ALTAN DÜZYATAN - 26 TEMMUZ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/engin-260520266171b97d.jpg"/><h2>GUPSE ÖZAY - 30 TEMMUZ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/gupse-240620266d36b444.jpg"/><h2>ORHAN GENCEBAY - 4 AĞUSTOS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/orhan-240620262ab277ec.jpg"/><h2>MURAT DALKILIÇ - 7 AĞUSTOS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/murat-24062026a039af20.jpg"/><h2>MERYEM UZERLİ - 12 AĞUSTOS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/meryem9-250520268f303486.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/lider-ruhlariyla-taniniyo-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281141</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-genc-yetenek-amara-diouf-ile-sozlesme-imzaladi-281141</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, genç yetenek Amara Diouf ile sözleşme imzaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Senegalli genç futbolcu Amara Diouf ile 5 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe, genç yetenek Amara Diouf ile sözleşme imzaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe, yeni sezon kadro yapılanmasını sürdürürken, gelecek vadeden bir ismi daha kadrosuna kattı. Sarı-lacivertliler bu kapsamda Senegalli futbolcu Amara Diouf ile anlaşma sağladı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/stardetay-2406202653050348.jpg"/><p>Fenerbahçe'den transferle ilgili resmi internet sitesiden yapılan açıklamada, "Afrika futbolunun gelecek vadeden genç yeteneklerinden biri olarak gösterilen Amara Diouf ile 5 yıllık sözleşme imzalandı. Kulüp binasında gerçekleştirilen imza töreninde Yönetim Kurulu Üyelerimiz Barış Karagöz, Savaş Adalet ve Volkan Akan yer aldı. Genç oyuncumuzun gelişimi planlı ve yakından takip edilen bir program doğrultusunda sürdürülecektir. Kulübümüz, Amara Diouf'u kısa vadeli beklentilerin ötesinde, bireysel bir çalışma programının takibinde, doğru planlama ve sürdürülebilir gelişim anlayışı çerçevesinde geleceğin önemli değerlerinden biri olarak konumlandırmaktadır. Amara Diouf'a ailemize hoş geldin diyor, sarı lacivertli formamız altında başarılı ve sağlıklı bir kariyer diliyoruz" denildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fenerbahce-genc-yetenek-a-221_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281140</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nato-uyesi-32-ulkenin-lideri-ankarada-bulusacak-281140</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO üyesi 32 ülkenin lideri Ankara'da buluşacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, NATO üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra, davetli çok sayıda lidere, 100'e yakın bakana, çok sayıda üst düzey diplomata, uluslararası kuruluş temsilcilerine ve binlerce yabancı misafire ev sahipliği yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO üyesi 32 ülkenin lideri Ankara'da buluşacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi kapsamında, İttifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra, çok sayıda davetli lidere, 100'e yakın bakana, birçok üst düzey diplomata, uluslararası kuruluş temsilcilerine ve binlerce yabancı misafire ev sahipliği yapacak.</p><p>7-8 Temmuz'da Türkiye, NATO üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra, davetli çok sayıda lidere, 100'e yakın bakana, çok sayıda üst düzey diplomata, uluslararası kuruluş temsilcilerine ve binlerce yabancı misafire ev sahipliği yapacak. Dünyanın dört bir yanından, 3 bine yakın gazeteci, televizyon ekibi, foto muhabiri, dijital medya temsilcisi ve uluslararası yayın kuruluşunun akreditasyon başvurusunda bulunduğu zirve kapsamında 48 bin 841'i emniyet, 7 bin 447'si jandarma personeli olmak toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görevlendirilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/nato-uyesi-32-ulkenin-lid-313_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281139</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahvaltiyi-atlayanlar-dikkat-kirik-riski-yuzde-23-artiyor-281139</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahvaltıyı atlayanlar dikkat! Kırık riski yüzde 23 artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Endocrine Society dergisinde yayımlanan geniş çaplı bilimsel araştırma, kahvaltının atlanması ve gece geç saatlerde yemek yemenin kemik sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle kahvaltı alışkanlığının kemiklerin güçlenmesinde kritik rol oynadığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahvaltıyı atlayanlar dikkat! Kırık riski yüzde 23 artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endocrine Society dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, kahvaltıyı atlayan ve gece geç saatlerde yemek yiyen yetişkinlerde kemik kırığı riski önemli ölçüde artıyor. Bilim insanları, iki yıl boyunca 927 bin 130 yetişkinin beslenme alışkanlıklarını inceledi ve bu süreçte 28 bin 196 ciddi kırık vakası tespit etti. Araştırmada, sistematik şekilde kahvaltıyı atlayan bireylerin kırık riskinin, düzenli kahvaltı yapanlara göre yüzde 18 daha yüksek olduğu belirlendi. Gece yemeği alışkanlığı da kırık ihtimalini yüzde 8 oranında artırıyor. Hem kahvaltıyı atlayan hem de gece geç saatlerde yemek yiyen kişilerde ise bu risk yüzde 23'e kadar çıkıyor.</p><h3>Uzmanlar: Kahvaltı kemik sağlığı için vazgeçilmez</h3><p>Uzmanlar, sabah öğününü atlamanın kemiklerin ihtiyaç duyduğu temel besinleri almasını engellediğini vurguluyor. Araştırma verilerine göre, kahvaltıyı atlayanlarda kalça kırığı riski yüzde 23, omurga kırığı riski yüzde 13 ve kol kemiği kırığı riski yüzde 27 oranında artış gösteriyor. Gece geç saatlerde yenen atıştırmalıklar ise kalça kırığı riskini yüzde 10, omurga kırığı riskini yüzde 7 ve kol kemiği kırığı riskini yüzde 12 arttırıyor. Uzmanlar, özellikle kahvaltıda süt ürünleri ve kalsiyum açısından zengin gıdaların tüketilmesinin kemik sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><h3>Gece yemeği kemiklerin yenilenmesini engelliyor</h3><p>Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı, vücudun gece boyunca sindirimle uğraşmasına neden olarak kemiklerin doğal yenilenme sürecini olumsuz etkiliyor. Araştırmacılar, kahvaltıyı atlayan ve gece yemek yiyen kişilerin aynı zamanda hareketsiz bir yaşam sürdüğüne ve uykusuzluk gibi ek sağlık sorunları yaşadığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, sağlıklı kemik yapısının korunması için düzenli kahvaltı yapılmasını ve geç saatlerde yemek yenmemesini öneriyor. Bu alışkanlıkların değiştirilmesinin, osteoporoz ve ciddi kırık riskini azaltmada etkili olacağı ifade ediliyor.</p><p>Sonuç olarak, kemik sağlığını korumak için kahvaltı öğününü atlamamak ve gece yemek yemekten kaçınmak büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının, ilerleyen yaşlarda karşılaşılabilecek kırık riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kahvaltiyi-atlayanlar-dik-211_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281138</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avustralyada-kesfedilen-balista-orumcegi-avlanma-yontemleriyle-sasirtti-281138</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avustralya'da keşfedilen balista örümceği avlanma yöntemleriyle şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın kuzeyinde, sadece tek bir karınca türünü avlamak için olağanüstü bir tuzak geliştiren balista örümceği keşfedildi. Bilim insanları, bu örümceğin avlanma yönteminin, doğada bugüne kadar rastlanan en özgün tekniklerden biri olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avustralya'da keşfedilen balista örümceği avlanma yöntemleriyle şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'nın kuzeyindeki tropik yağmur ormanlarında, bilim insanları yalnızca bir karınca türünü avlamak için gelişmiş bir tuzak mekanizması kullanan yeni bir örümcek türü keşfetti. Balista örümceği adı verilen bu küçük yırtıcı, özellikle agresif ve tehlikeli olarak bilinen yeşil ağaç karıncası Oecophylla smaragdina'yı hedef alıyor. Araştırmacılar, örümceğin yalnızca bu karınca türüne yönelik tuzak kurması ve avı olağanüstü hızla ağına fırlatması nedeniyle, doğada bugüne kadar gözlemlenmemiş bir avlanma stratejisiyle karşı karşıya olduklarını belirtti.</p><h3>Prof. Ajay Narendra: 'Balista örümceği avını jet hızında fırlatıyor'</h3><p>Macquarie Üniversitesi'nden Prof. Ajay Narendra ve ekibi, balista örümceğinin tuzak mekanizmasının gücünü detaylı biçimde inceledi. Narendra, tuzağın avı, jet pilotlarının deneyimlediği aşırı g kuvvetlerinin 15 katı hızla örümceğin ağına fırlattığını açıkladı. Bu olağanüstü güç, örümceğin potansiyel olarak tehlikeli olan karıncaları güvenli bir şekilde yakalamasına imkan tanıyor. Bilim insanları, bu mekanizmanın yalnızca balista örümceğine özgü olduğunu ve avın, tuzağı tetikleyerek kendi sonunu hazırladığını vurguladı. Araştırmalar, örümceğin tuzağı yalnızca yeşil karıncaları yakalayacak şekilde tasarladığını, diğer karınca türlerinin ise bu tuzağa yakalanmadığını gösterdi. Balista örümceği, tuzağa feromon ekleyerek hedef avını çekiyor ve bu sayede yalnızca belirli bir türü ağına düşürüyor.</p><h3>Balista örümceği: Sadece bir tür karınca için evrimleşmiş tuzak</h3><p>Balista örümceği, gün boyunca yaprakların altındaki gizli ağlarda saklanıyor ve gece olunca avlanmak için harekete geçiyor. Örümcek, yaklaşık 50 santimetre aşağıya inerek bir yaprağa, dala veya orman zeminine ipek bir ip yardımıyla sabitleniyor. Ardından onlarca gerilim ipiyle koni şeklinde bir iskelet oluşturuyor ve bu ağı daha ince bir ipekle sararak yukarı çekiliyor. Yeşil karıncalar tuzağa yaklaştığında ve temas ettiğinde, tuzak aniden serbest kalıyor ve karınca olağanüstü bir hızla örümceğin ağına fırlıyor. Araştırmacılar, tuzağın yalnızca bu karınca türünü yakalayacak şekilde evrimleştiğini, diğer gececi karınca türlerinin ise tuzağın yakınında serbest bırakıldığında bile yakalanmadığını gözlemledi. Bilim insanları, balista örümceğinin avını seçici biçimde belirlemesinin doğada son derece nadir rastlanan bir özellik olduğunu ifade etti.</p><p>Balista örümceği, Propostira cinsine ait ve ilk olarak biyomedikal araştırmacı Greg Anderson tarafından fark edildi. Balista örümceğinin davranışları, Macquarie Üniversitesi ekibi tarafından on gece boyunca yüksek hızlı ve kızılötesi kameralarla kaydedildi. Current Biology dergisinde yayımlanan bu bulgular, örümceğin avlanma stratejisinin ve tuzak mekanizmasının bilim dünyasında yeni bir sayfa açtığını gösteriyor. Bilim insanları, balista örümceğinin sadece bir tür karıncaya odaklanan avlanma biçiminin ekosistemdeki yırtıcı-av ilişkileri açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Bu keşif, Avustralya'nın yağmur ormanlarının barındırdığı biyoçeşitliliğe dikkat çekiyor ve balista örümceğinin eşsiz avlanma tekniğiyle doğa bilimcileri şaşırtmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/avustralyada-kesfedilen-b-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281137</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/aykut-kocamandan-fenerbahcenin-teknik-direktor-tercihine-iliskin-aciklama-281137</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aykut Kocaman'dan Fenerbahçe'nin teknik direktör tercihine ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Kocaman, "Teknik kadro değerlendirmesi sırasında uzlaşı zemini arayışımız sürerken 16 Haziran gecesi Oğuz Çetin'le yaptığımız telefon görüşmesi sonrası ansızın iletişim kesilmiştir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aykut Kocaman'dan Fenerbahçe'nin teknik direktör tercihine ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, sarı-lacivertlilerin teknik direktör tercihine ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>Fenerbahçe'de gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulda sık sık teknik direktör olarak ismi geçen tecrübeli çalıştırıcı, yaşanan sürece ilişkin değerlendirme yaptı.</p><p>Kamuoyunu aydınlatma adına açıklama ihtiyacı doğduğunu aktaran Kocaman, şunları kaydetti:</p><p>"Son bir aylık zaman zarfına ilişkin, kamuoyunda yer alan kimi yanıltıcı haberler ve yorumlardan sonra gördüğüm lüzum üzerine açıklama ihtiyacı doğmuştur. 1 Mayıs 2026 Cuma günü Sayın Aziz Yıldırım'ın daveti üzerine başlayan ve sonrasında resmi bir paydaşı olmadığım bu süreçte; Sayın Oğuz Çetin'le Fenerbahçe'nin sezon planlaması, transfer tercihleri ve mevcut oyuncu dengesi üzerine kapsamlı, yoğun ve uyumlu bir çalışmamız olmuştur. Ancak finalde teknik kadro değerlendirmesi sırasında uzlaşı zemini arayışımız sürerken 16 Haziran Salı gecesi saat 23.58'de Oğuz Çetin'le yaptığımız ve iyi dileklerle bitirdiğimiz telefon görüşmesi sonrası ansızın iletişim kesilmiştir. Ertesi gün Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun bir tercihte bulunduğu yönündeki haberler kamuoyuna medya aracılığıyla yansımış ve tarafım da bu yolla bilgi sahibi olmuştur."</p><p>Başarı ve başarısızlıktaki payın yönetimlere ait olduğunu vurgulayan Kocaman, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Çeşitli vesilelerle daha önce dile getirdiğim gibi, 'Bir spor kulübündeki başarı ve başarısızlıklardaki en büyük pay yönetimlerindir. Çünkü her şey onların kararları ve tercihleriyle şekillenir.' Burada çeşitli vaatlerle Fenerbahçe kongre üyelerinin onayını almış yönetim, tercihlerini kullanmıştır. Seçilmiş iradenin tercihleri ile ilgili sorun olamaz. Tercih edilen İsmail Kartal ve ekibine başarılar diliyorum. Bununla birlikte unutulmasın ki; gerek yıllar içerisinde gerekse de son dönem özelinde şahıslara olan kırgınlığım Fenerbahçe sevgimin önüne hiçbir zaman geçmemiştir. Fenerbahçe'nin menfaatlerinin her şeyden önce gelmesi bilinciyle, bu zorlu süreçte başarılı olunmasını canı gönülden temenni ediyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/aykut-kocamandan-fenerbah-274_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281135</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumu-yol-haritasini-uluslararasi-yatirimcilarla-paylasti-281135</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümü yol haritasını uluslararası yatırımcılarla paylaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümünde yenilenebilir enerjiden altyapıya ve nükleere birçok alanda 2035'e kadar büyük çaplı yatırım hedefleri bulunduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümü yol haritasını uluslararası yatırımcılarla paylaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Bloomberg ve Energy Shift Capital'in ortak ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu'nda uluslararası yatırımcılar ve finans dünyasının temsilcilerine Türkiye'nin enerji dönüşüm yol haritası ve yatırım planlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.</p><p>Türkiye'nin enerji arz güvenliği, enerjide bağımsızlık ve 2053'te karbon nötr ekonomiye ulaşma hedefi olmak üzere üç temel alana odaklandığını aktaran Bayraktar, Türkiye'nin elektrik talebinin hızla arttığını ve gelecek 30 yılda talebin üç katına çıkabileceğini dile getirdi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin enerji ihtiyacının üçte ikisini ithal kaynaklardan karşıladığını anımsatarak, enerji ithalat faturasının cari açığın ana sebeplerinden biri olduğuna işaret etti.</p><p>Türkiye'nin 2053'e kadar karbon nötr ekonomiye ulaşmayı hedeflediğini vurgulayan Bayraktar, "Bu, önümüzdeki en büyük zorluk ve başarması en zor hedef." dedi.</p><p><strong>"ELEKTRİFİKASYON, ENERJİ STRATEJİMİZİN MERKEZİNDE OLACAK"</strong></p><p>Bayraktar, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında eylem ajandasında açıkladığı "2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon" hedefini hatırlatarak, "Elektrifikasyon, enerji stratejimizin merkezinde olacak. Türkiye'yi ulaşımdan binalara ve tarım sektörüne kadar elektriklendireceğiz. Ticari konutlar gibi bazı alanlarda bu anlamda önemli ilerleme kaydettik ama örneğin ulaştırmada elektrifikasyon oranı yüzde 1'in altında. Dolayısıyla gidecek uzun bir yolumuz var." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin büyük bir yenilenebilir enerji potansiyelinin olduğunu dile getiren Bayraktar, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payının yüzde 62'ye ulaştığını ve 2035'e kadar bu oranın yüzde 70'e çıkacağını bildirdi.</p><p>Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakü'deki COP29 zirvesinde Türkiye'nin 2035'e kadar rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 120 gigavata çıkaracağını söylediğini anımsatarak, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve altyapı yatırımlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p><p>"2035'e kadar 120 gigavat rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesine ulaşabilmemiz için her yıl bu kaynaklardan 8-10 gigavat devreye almamız gerekiyor. Toplam kapasite içinde 5 gigavat deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesini de kapsıyor. Bu yıl deniz üstü rüzgar enerjisinde ihale yapmayı hedefliyoruz. 2026, deniz üstü rüzgar enerjisi sektörümüz için bir dönüm noktası olacak. Ayrıca, karbon nötr hedefinin nükleer olmadan imkansız olduğunu düşünüyoruz. Halihazırda inşa halindeki 4,8 gigavat Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne ek olarak Sinop ve Trakya bölgesinde de planladığımız santraller ve 5 gigavat hedefimiz bulunan küçük modüler reaktörlerle 2050'ye kadar toplamda en az 20 gigavat nükleer enerji kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda nükleerin elektrik üretimindeki payını da yüzde 15'e çıkarmayı amaçlıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-24062026c8c9037c.jpg"/><p>Enerji dönüşüm planlarımız kapsamında iletim, dağıtım ve şebeke dahil olmak üzere 2035'e kadar 80 milyar dolar büyüklüğünde altyapı yatırımına ihtiyacımız olacak. Altyapı yatırımları olmadan 2035 elektrifikasyon hedefine ulaşmamız mümkün değil."</p><p>Türkiye'nin kömürden elektrik üretimi konusunda adil bir dönüşüm gerçekleştirmek istediğini dile getiren Bayraktar, enerji dönüşümünde bir geçiş yakıtı olarak doğal gaza da ihtiyaç olduğunu söyledi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'ndan günlük 9,5 milyon metreküp gazla 4 milyon hanenin ihtiyacını karşıladığını belirtti.</p><p>Sahadaki üretimin bu yıl sonunda ikiye katlanacağını ve 2028'de de dört katına çıkacağını ifade eden Bayraktar, böylece 17 milyon hanenin gaz tüketiminin Sakarya Gaz Sahası'ndan tedarik edileceği bilgisini paylaştı. Bayraktar, Türkiye'nin farklı ülkelerdeki sahalarda gaz aramaya yönelik aktiviteleri bulunduğunu da anımsattı.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin kritik minerallerle ilgili projelerine ilişkin, "Enerji dönüşümünü gerçekleştirmek için kritik minerallere ihtiyaç oldukça fazla. Bu nedenle kritik mineraller ve nadir toprak elementleri alanında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. 2020'de Beylikova'da dünyadaki en büyük nadir toprak elementi rezervlerinden birini keşfettik ve şu an bu sahaları geliştirme aşamasındayız. Özetle, 2035'e kadarki enerji dönüşüm haritamız kapsamındaki hedeflerimizi gerçekleştirmek için 200 milyar dolar seviyesinde yatırıma ihtiyacımız var." dedi.</p><p><strong>"BÖLGEDE DAHA ÇEŞİTLİ ENERJİ TEDARİKİ VE TAŞIMA SİSTEMLERİNE İHTİYAÇ VAR"</strong></p><p>Sunumunda Türkiye'nin uluslararası doğal gaz ve boru hattı projelerini de paylaşan Bayraktar, bölgedeki Irak ve Katar gibi diğer ülkelere uluslararası boru hattı projeleri önerdiklerini ve son dönemde Hürmüz Boğazı kaynaklı yaşanan enerji krizinin bu projelerin önemini ortaya koyduğunu bildirdi.</p><p>Dünyada sadece son 6-7 yılda bile birçok kriz yaşandığını anlatan Bayraktar, "Bu da gösteriyor ki kendimizi gelecekteki potansiyel zorluklara karşı hazırlamalıyız. Bu yüzden Türkiye daha fazla enterkonnekte ve çeşitli enerji projelerinin hayata geçirilmesini öneriyor. Daha çeşitli enerji tedariki ve taşıma sistemlerine ihtiyacımız var." diye konuştu.</p><p>Bayraktar, Iraklı yetkililere Irak-Türkiye boru hattını Basra'ya kadar uzatmayı tavsiye ettiği örneğini paylaşarak, "Umuyoruz ki artık bunun sadece Türkiye veya Irak için değil, küresel petrol piyasaları için de önemli olduğu anlaşılır." ifadesini kullandı.</p><p>Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye'yi kapsayacak bir mega enterkonnekte hattın da inşa edilebileceğini kaydeden Bayraktar, "Olumsuz düşünmek istemiyorum ancak gelecek yıllarda yeni zorluklar ve krizlerle karşılaşabiliriz. Bizim önerdiğimiz birçok çözüm var. Bölgemizde ve küresel çapta bu işbirliklerini geliştirmeyi umuyoruz." görüşünü paylaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bakan-bayraktar-turkiyeni-624_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281134</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/misir-ve-turkiye-arasindaki-yakinlasma-atinayi-endiselendiriyor-281134</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mısır ve Türkiye arasındaki yakınlaşma Atina'yı endişelendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini gazetesinin "Kahire-Ankara flörtünden duyulan endişe – Atina'nın tavrı" başlıklı haberinde Mısır'ın Kahire'de Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır arasında yapılan dörtlü görüşmeden Atina'yı haberdar etmediği aktarıldı. Mısır ve Türkiye arasındaki yakınlaşmanın Atina'da endişeye neden olduğunu bildirdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mısır ve Türkiye arasındaki yakınlaşma Atina'yı endişelendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye ve Mısır arasında son dönemde hız kazanan diplomatik ilişkiler, Doğu Akdeniz'de dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Özellikle Ankara ile Kahire arasında yaşanan yakınlaşma, Yunanistan'da yakından takip ediliyor. Yunan basını, iki ülke arasındaki temasların bölgesel dengeleri etkilediğine ve Atina'nın bu süreçten rahatsızlık duyduğuna işaret ediyor.<p></p>Yunanistan'da yayımlanan Kathimerini gazetesi, Mısır ve Türkiye arasındaki yakınlaşmanın Atina'da endişeye neden olduğunu bildirdi. <p></p><p>Kathimerini gazetesinin &quot;Kahire-Ankara flörtünden duyulan endişe &#8211; Atina&#39;nın tavrı&quot; başlıklı haberinde Mısır&#39;ın Kahire&#39;de Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır arasında yapılan dörtlü görüşmeden Atina&#39;yı haberdar etmediği aktarıldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/trkyunanan-24062026012dd23a.jpg"/><p>Yunanistan&#39;ın daha çok Libya konusuyla ilgilendiği belirtilen haberde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın&#39;ın Bingazi&#39;ye dün yaptığı ziyarete atıfla, Türkiye&#39;nin son dönemde Libya&#39;nın doğusunda etkin olan Hafter ailesine yakınlaşmakta olduğu ileri sürüldü. </p><p>Libya konusunun görüşüldüğü Kahire&#39;deki dörtlü görüşme için Atina&#39;ya bilgi verilmemesinin dışında son 12 aydır yaşanan bir dizi olay nedeniyle Atina ile Kahire arasındaki güvenin sarsıldığı da ifade edildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/yunanistanharita-24062026f9fc368c.jpg"/><p>Öte yandan, Mısır&#39;ın Türkiye ile yakınlaşma sürecinde İsrail faktörünün de etkili olduğu yorumu yapılan haberde, bugünlerde Konya&#39;da Mısır ve Türkiye arasında askeri tatbikat yapıldığına da dikkat çekildi. </p><p>Haberde, &quot;Ancak askeri tatbikatlar en azından Türkiye-Mısır diplomatik ilişkilerindeki yakınlaşma kadar endişe verici olarak değerlendirilmiyor.&quot; ifadesine yer verildi.</p><p>Mısır&#39;ın başkenti Kahire&#39;de 21 Haziran&#39;da düzenlenen toplantıda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar bir araya gelmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/114-24062026acb3f419.jpg"/><p>Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kahire&#39;de AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Kahire&#39;de yoğun bir temas trafiği içerisinde olduklarını belirterek, temaslarda Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve ABD&#39;nin Libya konusunda önemli bir görüşme yaptıklarını kaydetmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/misir-ve-turkiye-arasinda-893_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-zirvede-trumpla-bas-basa-gorusebiliriz-281133</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zirvede Trump'la baş başa görüşebiliriz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO Zirvesi'nde Trump'la baş başa görüşme büyük ihtimalle olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zirvede Trump'la baş başa görüşebiliriz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO Zirvesi'nde Trump'la baş başa görüşme büyük ihtimalle olacak." ifadelerini kullandı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/c1907798-24062026f5eb830f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de "Yasal düzenlemeleri yetiştirebildiğimiz kadarını yetiştireceğiz" dedi. </p><p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin sigarayı bırakması hakkında ise, "Ne kadar güzel. Keşke ülkemdeki herkese bıraktırabilsem." açıklamasında bulundu. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/cumhurbaskani-erdogan-zir-189_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/hull-cityden-surpriz-abdulkadir-omur-karari-281132</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hull City'den sürpriz Abdülkadir Ömür kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Premier Lig'e yükselen Hull City'nin teknik direktörü Sergej Jakirovic, geçen sezonu Antalyaspor'da geçiren 26 yaşındaki futbolcu Abdülkadir Ömür'e sezon öncesi kampında şans verecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hull City'den sürpriz Abdülkadir Ömür kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Premier Lig'e yükselen Hull City'de yeni sezonun planlaması devam ediyor.</p><p>İngiliz ekibinde Abdülkadir Ömür ile ilgili de sürpriz bir gelişme gündeme geldi.</p><p><b>JAKIROVIC ŞANS VERECEK</b></p><p>Hull Live'de yer alan habere göre, Hull City'nin teknik direktörü Sergej Jakirovic, Antalyaspor'daki kiralık döneminin ardından takıma geri dönecek 26 yaşındaki futbolcuya şans verecek.</p><p>Abdülkadir Ömür, sezon öncesi kampında Sergej Jakirovic'e kendisini kanıtlama şansı bulacak.</p><p><b>HULL CITY İLE SÖZLEŞMESİ</b></p><p>26 yaşındaki Abdülkadir Ömür'ün, Hull City ile sözleşmesi 2027'de sona erecek. İngiliz ekibinin, Abdülkadir Ömür ile yaptığı sözleşmede uzatma opsiyonu da yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/c8ae610a70ee445ea290-24062026b2bb6ecb.jpg"/><p><b>İNGİLTERE'DE NE YAPTI?</b></p><p>2024 yılının ara transfer döneminde Trabzonspor'dan Hull City'ye giden ve daha sonra Rizespor ve Antalyaspor'da kiralık olarak forma giyen Abdülkadir Ömür, İngiliz ekibinde 37 maçta 3 asist yaptı.</p><p><b>İLK MAÇTA RAKİP MANU!</b></p><p>Yeni sezon hazırlıklarına 13 Temmuz'da başlayacak Sergej Jakirovic'in ekibi Hull City, Slovenya ve Türkiye'de kamp yapacak. Hull City, sezonun ilk maçında ise sahasında Manchester United'ı ağırlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/hull-cityden-surpriz-abdu-645_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281131</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hollandada-tarihi-karar-12-yas-alti-cocuk-icin-otenazi-uygulandi-281131</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hollanda'da tarihi karar! 12 yaş altı çocuk için ötenazi uygulandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hollanda'da 12 yaşından küçük bir çocuğa ötenazi uygulanması, ülkede yürürlükte olan yeni yasanın ardından ilk kez gerçekleşti. Sağlık Bakanı Sophie Hermans'ın parlamentoya sunduğu bilgiler, ötenazi uygulamasının detaylarını ve yasal sürecin işleyişini gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hollanda'da tarihi karar! 12 yaş altı çocuk için ötenazi uygulandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda'da 12 yaş altı bir çocuğa ötenazi uygulanması, ülke tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçti. İsmi açıklanmayan terminal hastalığa sahip çocuk, geçtiğimiz yılın sonlarında sağlık otoritelerinin gözetiminde ve yasal düzenlemeler çerçevesinde ötenaziye tabi tutuldu. Sağlık Bakanı Sophie Hermans, konuyu Hollanda parlamentosuna taşıyarak işlemin ayrıntılarını kamuoyu ile paylaştı. Böylece, Hollanda yeni ötenazi yasası kapsamında 12 yaşından küçük bir çocuk için bu kararı alan ilk ülke oldu.</p><h3>Sağlık Bakanı Hermans: 'Yasal süreç titizlikle izlendi'</h3><p>Sağlık Bakanı Sophie Hermans, parlamentoya sunduğu mektupta, ötenazi işleminin yasalara uygun şekilde yürütüldüğünü vurguladı. Bakanın açıklamasına göre, terminal hastalığı nedeniyle dayanılmaz acılar çeken çocuk için tüm yasal prosedürler eksiksiz tamamlandı. Uygulamanın gerçekleştiği dönemde, uzmanlardan oluşan bağımsız bir komite, hem olayın koşullarını hem de işlemi gerçekleştiren doktorun karar sürecini detaylı biçimde inceledi. Komite, doktorun yasal gereklilikleri yerine getirip getirmediğini değerlendirdi. Ayrıca, savcılar da vakayı yakından takip ederek raporun önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulacağını bildirdi.</p><h3>Hollanda'nın ötenazi yasası: Kapsamı ve etkileri</h3><p>Hollanda, 2002 yılında ötenaziyi yasallaştıran ilk ülke olarak biliniyor. Ancak 2024 yılında yürürlüğe giren yeni düzenleme ile 1 ila 12 yaş arasındaki çocuklar için de ötenaziye belirli koşullarda izin verildi. Bu yaş grubunda ötenaziye onay verilebilmesi için, çocuğun tedavi edilemez bir hastalığa sahip olması, dayanılmaz acılar çekmesi ve başka hiçbir tedavi seçeneğinin kalmaması gerekiyor. Ayrıca, ebeveynlerin onayı ve tıbbi profesyonellerin ortak kararı şart koşuluyor. Yasa yürürlüğe girdiğinde, yetkililer her yıl beş ila on arası benzer vakanın yaşanacağını tahmin etmişti. Son düzenlemeyle birlikte, Hollanda çocuk hakları ve tıp etiği alanında önemli bir tartışmanın da merkezine yerleşti.</p><p>Bu olay, Hollanda'da ötenazi yasasının sınırlarını ve toplumsal etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, yasal düzenlemelerin uygulanmasında şeffaflık ve denetimin önemine vurgu yaparken, kamuoyunda etik tartışmalar da büyüyor. Önümüzdeki günlerde komitenin hazırlayacağı raporun, hem Hollanda'da hem de uluslararası alanda geniş yankı uyandırması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/hollandada-tarihi-karar-1-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281129</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurum-gelecek-10-yil-kuresel-enerji-sisteminin-yeniden-sekillenecegi-bir-donem-olacak-281129</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Gelecek 10 yıl küresel enerji sisteminin yeniden şekilleneceği bir dönem olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, gelecek 10 yılın küresel enerji sisteminin yeniden şekilleneceği bir dönem olacağını belirterek kasımda Antalya'da düzenlenecek COP31'in Türkiye'nin enerji dönüşümündeki hedeflerini ve yenilikçi gücünü göstereceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum: Gelecek 10 yıl küresel enerji sisteminin yeniden şekilleneceği bir dönem olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Londra İklim Eylemi Haftası" kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Bloomberg ve Energy Shift Capital'in ortak ev sahipliğinde düzenlenen "Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu"nda konuştu.</p><p>Kurum, burada yaptığı konuşmada, forum kapsamında, enerji dönüşümü ile küresel ekonominin geleceğini şekillendirecek yatırım fırsatlarını değerlendirdiklerini belirtti.</p><p>Bakan Kurum, "Önümüzdeki 10 yıl, küresel enerji sisteminin yeniden şekillendiği bir dönem olacaktır. Bu dönüşümün kazananları ise sermayeyi, teknolojiyi ve politikaları doğru zamanda bir araya getirebilen ülkeler olacaktır." ifadesini kullandı.</p><p><b>"ARTIK UYGULAMA İÇİN DAHA HIZLI VE KARARLI HAREKET ETMELİYİZ"</b></p><p>Türkiye'nin kasımda Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı kritik bir dönemde bir araya geldiklerine işaret eden Kurum, enerji arzı güvenliğinin yeniden küresel gündemin en üst sıralarında olduğunun altını çizdi.</p><p>Kurum, enerji arzını çeşitlendirme ve yenilenebilir enerji kapasitesine yatırım yapma ihtiyacının ise her zamankinden daha güçlü şekilde hissedildiğine dikkati çekerek COP sürecinin de uygulama aşamasıyla artık yeni bir aşamaya geçtiğini vurguladı.</p><p>Dünyanın uzun yıllar boyunca hedefleri ve taahhütleri müzakere ettiğini anlatan Kurum, "Bu süreç gerekliydi ancak bugün insanlar artık bir sonraki adımı görmek istiyor. İklim eyleminin reel ekonomide ve günlük yaşamlarında somut sonuçlara dönüşmesini bekliyorlar." dedi.</p><p>Bakan Kurum, bu nedenle COP31 Başkanlığı olarak mesajlarının çok net olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Artık uygulama için daha hızlı ve daha kararlı hareket etmeliyiz. Enerji dönüşümü; iklim eylemi, enerji güvenliği ve ekonomik rekabet gücünün tam merkezinde yer alıyor ve son gelişmeler bize bir kez daha gösterdi ki dalgalı enerji piyasalarına bağımlılığın ciddi ekonomik ve sosyal bedelleri var. Aynı zamanda şunu da gördük; yenilenebilir enerji kapasitesi güçlü, enerji verimliliği yüksek ülkeler; belirsizlik dönemlerini yönetmeye ve vatandaşlarını korumaya çok daha hazırlıklı oluyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-24062026190a89f8.jpg"/><p><b>"ORTAYA KOYULAN ÖNCELİKLER, TÜRKİYE'NİN KENDİ DENEYİMİNDEN GÜÇ ALIYOR"</b></p><p>Kurum, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Enerji Bakanlığının sonuç odaklı çalışmalarıyla son 20 yılda yenilenebilir enerji kapasitesini önemli ölçüde artırdığının altını çizdi.</p><p>Bakan Kurum, Türkiye'nin sanayide, üretimde ve binalardaki enerji kullanımında dönüşüme ayak uydurduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin yaptığı yeni konutlardaki uygulamalarında bile çok ciddi adımlar attığının altını çizen Kurum, "Örneğin; 11 ilimizi yıkıma uğratan depremlerin ardından 2 yılda neredeyse sıfır enerjili bina yaklaşımına uygun yarım milyon konut inşa ettik ve enerji tüketimini yüzde 39 azalttık." diye konuştu.</p><p>Murat Kurum, COP31 Başkanlığı olarak ortaya koyulan önceliklerin, Türkiye'nin kendi deneyiminden güç aldığı değerlendirmesinde bulunarak, son aylarda hükümetleri, iş dünyasını, finans kuruluşlarını ve sivil toplumu dikkatle dinlediklerini aktardı.</p><p>Bu görüşmelerde, bir mesajın çok net biçimde öne çıktığına dikkati çeken Kurum, şunları söyledi:</p><p>"İklim sürecinin uygulamaya ve somut sonuçlara daha fazla odaklanması yönünde güçlü destek var. Bu nedenle COP31 Eylem Gündemi; elektrifikasyon, yeşil sanayileşme, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, dirençli şehirler, iklim finansmanı ve gıda sistemleri gibi somut çözüm alanlarında herkesi bir araya getirmeye odaklanıyor. Bunlar; somut ilerleme sağlanabilecek, uygulamanın hızlandırılabileceği ve sahada gerçek sonuçların üretilebileceği alanlardır."</p><p>Bakan Kurum, bu başlıkların artık sadece iklim gündeminin değil, ekonomi gündeminin de merkezinde yer aldığını belirterek, yatırım kararları ve üretim modellerinin giderek daha fazla yeşil dönüşüm tarafından belirlendiğini ifade etti.</p><p>Kurum, bu dönüşüme erken uyum sağlayan şirketlerin, yeni pazarlara erişim, ihracat artışı ve uzun vadeli rekabet gücü açısından önemli avantaj elde ettiğini vurguladı.</p><p>Tüm iş dünyası ortaklarını COP31 yolculuğuna katılmaya ve Eylem Gündemi hedeflerini sahiplenmeye davet eden Kurum, Türk iş dünyasının bu süreçte öncü rol üstlenmesini istediklerini dile getirdi.</p><p>Murat Kurum, "COP31'e gelen herkes, Türkiye'nin küresel ölçekteki yenilikçi gücünün ve yüksek hedeflerinin enerji dönüşümüne nasıl yön verdiğini yakından görme fırsatı bulacak. Aynı zamanda karbonsuzlaşma ile kalkınmayı birlikte ilerletecek yeni ortaklıkların da önünü açacağız." dedi.</p><p><b>"TÜRKİYE TRANSİTİON FACTBOOK" YATIRIM FIRSATLARINI DAHA GÖRÜNÜR HALE GETİRECEK</b></p><p>Bakan Kurum, forumun önemli başlıklarından birinin; BloombergNEF tarafından hazırlanan "Türkiye Transition Factbook" adlı dokümanın lansmanı olduğuna dikkati çekerek, temiz enerji dönüşümünün başarısının güçlü veriler, güvenilir analizler ve doğru öngörülerle desteklenmesi gerektiğini bildirdi.</p><p>Kurum, "Bu kitapçık, Türkiye'nin enerji dönüşümüne ilişkin veriye dayalı çerçeve sunarak; temiz enerji, elektrifikasyon, şebekeler, depolama, sanayi dönüşümü ve yeşil finansman alanlarındaki yatırım fırsatlarını daha görünür hale getirecektir." dedi.</p><p>Kitapçığı yalnızca teknik çalışma olarak değil yatırımcılar, finans kuruluşları, teknoloji şirketleri ve politika yapıcılar arasında ortak referans zemini oluşturacak stratejik başlangıç olarak gördüklerini söyleyen Kurum, şunları kaydetti:</p><p>"Bugün burada başlattığımız bu süreç, aynı zamanda Türkiye'nin enerji dönüşüm hikayesini daha somut, daha ölçülebilir ve yatırım dünyası açısından daha okunabilir hale getirecektir. Kasım ayında hepinizi Antalya'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağım."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bakan-kurum-gelecek-10-yi-272_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281128</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/veliler-cocuklarinin-notlarini-bipten-ogreniyor-281128</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Veliler çocuklarının notlarını BiP'ten öğreniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin yerli ve millî anlık mesajlaşma uygulaması BiP'in, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiği Okul Veli Asistanı (OVA) Kanalı, sınav ve karne dönemlerinde velileri çocuklarına dair bilgilere doğrudan ulaştırmaya devam ediyor. Veliler, çocuklarının sınav sonuçlarını ve duyuruları, BiP'teki OVA kanalı üzerinden kolayca takip ediyor. Sınav ve karne dönemlerinde kullanılma rekorları kıran OVA, pratik kullanıcı arayüzüyle güvenli bir platform olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Veliler çocuklarının notlarını BiP'ten öğreniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell'in mesajlaşma uygulaması BiP, geçtiğimiz yıl Millî Eğitim Bakanlığı ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında Okul Veli Asistanı (OVA) kanalını kullanıma sunmuştu. Velilerin, öğrencilerinin eğitim süreçlerine dair bilgi alabildiği bu kanal, sınav tarihleri, sınav notları, eğitim takvimi hatırlatmaları ve öğrenci nakil detayları gibi birçok içeriğe düzenli olarak BiP üzerinden ulaşılabilmeyi sağlıyor. Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı'na ait güncel duyurular da bildirim olarak bu kanaldan paylaşılıyor.</p><p><strong><b>OVA'DA EN YÜKSEK ETKİLEŞİM SINAV DÖNEMİNDE YAŞANIYOR</b></strong></p><p>2025-2026 eğitim-öğretim döneminde ilk yılını tamamlayan OVA, veliler için güvenli dijital bilgi akışına destek veriyor.</p><p>İlk yılında farklı başlıklar altında 4 milyon bildirim paylaşılan kanalda, en yoğun kullanıcı etkileşimi sınav sonuçlarının açıklandığı dönemlerde yaşanıyor.<b></b></p><p><strong><b>"OVA'NIN İLK YILINDA VELİLERİN GÖSTERMİŞ OLDUĞU YOĞUN İLGİ; DOĞRU, GÜVENLİ VE MERKEZİ BİLGİ AKIŞINA DUYULAN İHTİYACI BİR KEZ DAHA BİZLERE GÖSTERDİ"</b></strong></p><p>Projenin ilk yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan <b>BiP Direktörü Eren Önal</b> şunları söyledi: "Türkiye'nin ilk yerli iletişim platformu BiP olarak, 13 yıldır yalnızca bir mesajlaşma uygulaması olmanın çok ötesinde hareket ediyoruz. Turkcell'in teknoloji gücünü arkamıza alarak iletişim alanında kullanıcılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak projeler üretiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızla birlikte BiP üzerinden devreye aldığımız OVA kanalımız da bu yaklaşımımızın somut örneklerinden biri. OVA'nın ilk yılında velilerin göstermiş olduğu yoğun ilgi; doğru, güvenli ve merkezi bilgi akışına duyulan ihtiyacı bir kez daha bizlere gösterdi. Özellikle sınav dönemlerinde kanaldaki etkileşimin oldukça arttığını gözlemledik. Öğrencilerin sınav sonuçlarını kolaylıkla ve hızlı bir şekilde OVA üzerinden takip eden veliler, duydukları memnuniyeti bizimle de sık sık paylaşıyor. Bu aldığımız olumlu geri bildirimlerden dolayı biz de çok mutluyuz."</p><p><strong><b>GÜNCELLENEN BİP İLE GÜNLÜK İLETİŞİM ÇOK DAHA HIZLI VE KONFORLU</b></strong></p><p><b>Önal</b> sözlerine şöyle devam etti: "Ayrıca kullanıcılarımızın uygulamadaki genel iletişim deneyimine de çok önem veriyoruz. Kısa bir süre önce güncellenen sürümümüz ile BiP'e yepyeni özellikler ekledik ve günlük iletişim alışkanlıklarını hem daha hızlı hem de daha konforlu hale getirdik."</p><p><strong><b>OVA HAKKINDA:</b></strong></p><p>Tüm operatörler tarafından, ücretsiz olarak kullanılabilen mesajlaşma uygulaması BiP hem iOS hem de Android işletim sistemlerinden kolaylıkla indirilebiliyor. OVA kanalı ise BiP uygulaması içindeki "Keşfet" alanından kolaylıkla takip edilebiliyor.</p><p>Velilerin yalnızca ilk kullanımda e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yaparak e-Okul sistemine bağlanması ve OVA seçeneğinden de "Üye ol" butonu ile öğrenciyi kanala eklemesi gerekiyor. Ardından öğrencinin sınav tarihleri, sınav notları ve nakil detayları gibi bilgilere ve MEB tarafından gelen bildirimlere düzenli olarak BiP'ten ulaşılabiliyor.</p><p>Veri güvenliği de platformun en güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. OVA'dan gelen tüm bilgiler, Turkcell'in Türkiye'deki veri merkezlerinde, KVKK ve ilgili mevzuata uygun şekilde şifrelenerek saklanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/veliler-cocuklarinin-notl-448_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281127</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/insanlik-disi-deneyler-ortaya-cikti-esirlere-hayvan-kani-enjekte-edildi-281127</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsanlık dışı deneyler ortaya çıktı! Esirlere hayvan kanı enjekte edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'nın 731. Birlik insan deneyleriyle ilgili yeni belgeler, Heilongjiang'da savaş esirleri üzerinde hayvan kanı enjekte edildiğini gün yüzüne çıkardı. Skandal, dönemin askeri tıp yayınlarında detaylı şekilde yer aldı ve insanlık suçu niteliğindeki uygulamalar büyük tepki topladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsanlık dışı deneyler ortaya çıktı! Esirlere hayvan kanı enjekte edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın İkinci Çin-Japon Savaşı sırasında gerçekleştirdiği insan deneylerine dair yeni belgeler, 731. Birlik adıyla bilinen askeri birimin Heilongjiang'da savaş esirleri üzerinde hayvan kanı enjekte ettiği gerçeğini ortaya koydu. Kyodo Haber Ajansı'nın 20 Haziran'da yayımladığı özel haberde, 1940 yılına ait resmi Japon yayınlarında, savaş ortamında kan temininde yaşanan zorluklara çözüm arayışıyla hayvan kanı nakli deneylerinin yapıldığına dair ayrıntılı kayıtlar bulunduğu belirtildi. Bu kayıtlar, Japon ordusunun 23 savaş esiri üzerinde at, koyun, köpek, tavşan ve tavuk gibi hayvanların kanını kullanarak canlı deneyler gerçekleştirdiğini gösteriyor. Olay, Çin topraklarında, özellikle Heilongjiang Eyaleti'nde yer alan 731. Birlik Suç Delilleri Sergi Salonu'nda sergilenen belgelerle de doğrulandı.</p><h3>731. Birlik savaş esirleri üzerinde hayvan kanı deneyi yaptı</h3><p>Kyodo Haber Ajansı'nın ulaştığı arşivlerde, Japonya Kara Ordusu'na bağlı 731. Birlik'in, savaş sırasında esirlerden 1200 ila 2500 mililitre arasında kan alıp ardından hayvan kanı enjekte ettiğine dair çarpıcı bilgiler yer alıyor. Deney raporları, esirlerin kan kaybı sonrası bilinçlerini tamamen yitirdiğini, morarma ve solunum güçlüğü gibi ağır semptomlar yaşadığını kaydediyor. Hayvan kanı nakli sonrası ise bazı esirlerde kanlı idrar, yüksek ateş ve şiddetli üşüme gibi akut red reaksiyonları görüldü. Tüm bu uygulamalar, o dönemin Japon askeri tıp dergilerinde detaylı şekilde işlendi. Araştırmacılar, deneylerin sonucunda hiçbir esirin hayatını kaybetmediğini ancak yaşananların insanlık suçu olduğunu vurguladı.</p><h3>Japon askeri tıp camiasında 'açık sır' olarak kabul edildi</h3><p>731. Birlik'in insan deneyleri, dönemin Japon tıp camiasında "açık sır" olarak biliniyordu. 1 Ağustos 1940 tarihli Askeri Tıp Birliği Dergisi'nde yayımlanan "Acil Büyük Kan Kaybı İçin Yabancı Tür Kan Transfüzyonu Sorunları" başlıklı rapor, Albay Saito Tsutomu imzasını taşıyor. Bu çalışma, Mart 1940'ta Japonya Kara Ordusu Sağlık Dairesi'nin düzenlediği Ordu Askeri Tıp Araştırma Toplantısı'nda da kamuoyuna sunuldu. Saito, savaş alanında kan ve serum gibi kaynakların yetersiz kaldığı anlarda doğrudan hayvan kanı kullanılmasını önerdi. 731. Birlik Suç Delilleri Sergi Salonu araştırmacısı Kim Shicheng, yayınlanan belgelerin, askeri doktorların geçmişte verdiği ifadelerle de örtüştüğünü açıkladı. Japon ordusunun savaş sonrası deneylerle ilgili kanıtları yok etmeye çalıştığı, ancak resmi yayınlarda bu kayıtların halen yer aldığı tespit edildi.</p><p>İnsan deneylerinde kullanılan hayvan kanı, savaş alanında yaşanan büyük kan kayıplarına çözüm arayışıyla gündeme geldi. Ancak bu uygulama, savaş esirlerinin ağır sağlık sorunları yaşamasına neden oldu ve etik açıdan ciddi tartışmalar yarattı. 731. Birlik'in faaliyetleri, günümüzde de insanlık suçu olarak nitelendiriliyor. Araştırmacılar, Japonya'nın bu karanlık dönemiyle yüzleşmesi ve benzer uygulamaların bir daha yaşanmaması için uluslararası toplumun dikkatini çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/insanlik-disi-deneyler-or-616_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281126</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dondurucuda-bulunan-ceset-15-yillik-gizemi-ortaya-cikardi-281126</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dondurucuda bulunan ceset 15 yıllık gizemi ortaya çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'nın Kobe kentinde bir apartman dairesindeki dondurucuda bulunan parçalanmış ceset, 2011 yılında öldüğü tespit edilen Nishiguchi Yutaka'ya ait çıktı. Olay, apartman sakinlerinin kötü kokudan şüphelenip polise haber vermesiyle gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dondurucuda bulunan ceset 15 yıllık gizemi ortaya çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın Kobe kentinde, 4 katlı bir apartmanın üçüncü katındaki dairede bulunan dondurucuda parçalanmış bir ceset, bölgede büyük bir şok yarattı. 20 Ekim günü öğle saatlerinde ortaya çıkan olayda, polisin yaptığı inceleme sonucunda cesedin 1969 doğumlu Nishiguchi Yutaka'ya ait olduğu belirlendi. Polis, Yutaka'nın yaklaşık 2011 yılının Aralık ayında öldüğünü tahmin ediyor. Apartman sakinlerinin kötü kokudan rahatsız olup yönetimi bilgilendirmesinin ardından polisin harekete geçtiği öğrenildi.</p><h3>Kobe polisi: 'Dondurucuda bulunan ceset 2011'de öldü'</h3><p>Olayın çıkış noktası, apartmanda oturanların 19 Ekim'de yönetimle iletişime geçerek daireden yayılan kötü kokuyu bildirmesiyle başladı. Polis ekipleri, kilitli olan dairenin kapısını ertesi gün açınca, antrede büyük bir dondurucu buldu. Dondurucunun içinde karın kısmından kesilmiş, üst ve alt bölümleri ayrı poşetlere konmuş bir cesetle karşılaşıldı. Yapılan kimlik tespitinde, cesedin daire sahibi Nishiguchi Yutaka'ya ait olduğu doğrulandı. Olay yeri incelemesinde, dairenin elektriğinin kesik olduğu ve bu yüzden dondurucunun çalışmadığı anlaşıldı. Dondurucu çalışmayı bırakınca, cesetten yayılan koku apartman boyunca hissedilmeye başladı.</p><h3>Hyogo polisi 15 yıllık cinayetin peşine düştü</h3><p>Polis, otopsi sonrası Yutaka'nın ölümünün yaklaşık 13 yıl önce gerçekleştiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında, 2011 yılında yaşanan olayların detayları araştırılıyor. Yetkililer, dondurucuda yıllarca saklanan cesedin nasıl gizlendiğini ve olayın failini ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede yaşayanlar, olayın yarattığı tedirginliği gizleyemedi. Hyogo polisi, bu uzun süre saklı kalan cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması için geniş çaplı soruşturma yürütüyor.</p><p>Kobe'de ortaya çıkan bu korkunç olay, Japonya'da ender rastlanan bir suçun izlerini gün yüzüne çıkardı. Polis, cinayetin çözülmesi için tanık ifadelerine ve geçmiş yıllardaki kayıtlara yoğunlaşıyor. Olayın, bölgedeki güvenlik algısını derinden etkilediği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/dondurucuda-bulunan-ceset-618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281125</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ateskese-ragmen-gazzeye-saldirilarini-surduruyor-can-kaybi-73-bin-41e-yukseldi-281125</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarını sürdürüyor! Can kaybı 73 bin 41'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 41'e yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarını sürdürüyor! Can kaybı 73 bin 41'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 2 ölü ve 14 yaralının getirildiği kaydedildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1029 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 294 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 785 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 41'e, yaralı sayısının 173 bin 402'ye yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/israil-ateskese-ragmen-ga-384_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281124</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-donanmasinda-nukleer-hamle-yeni-us-ve-savas-gemileri-yolda-281124</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore donanmasında nükleer hamle! Yeni üs ve savaş gemileri yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Nampho Limanı'nda düzenlenen törende donanmanın nükleer silahlanma yolunda ilerleyeceğini açıkladı. Kim, önümüzdeki 5 yıl boyunca her yıl iki yeni askeri geminin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı ve donanmanın ülkenin savunmasında hayati rol üstleneceğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore donanmasında nükleer hamle! Yeni üs ve savaş gemileri yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Nampho Limanı'nda düzenlenen muhrip gemi hizmete giriş töreninde, ülkesinin donanmasının nükleer silahlanma hedefiyle önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini duyurdu. Kim, önümüzdeki beş yıl boyunca her yıl 5.000 tonluk "Choe Hyon" sınıfı iki askeri geminin inşa edilmesini zorunlu gördüğünü belirtti. Bu plan, Kuzey Kore donanmasının askeri kapasitesini artırmayı ve nükleer caydırıcılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Tören, yeni nesil çok amaçlı muhrip "Choe Hyon"un hizmete alınmasıyla gerçekleşti ve bu geminin son 14 ayda yapılan askeri operasyon testlerinden başarıyla geçtiği açıklandı.</p><h3>Kim Jong-un: 'Donanma artık en zayıf halka değil'</h3><p>Kim Jong-un, törende yaptığı konuşmada, Kuzey Kore donanmasının uzun yıllar ordunun en zayıf halkası olarak görüldüğünü, ancak yeni stratejik adımlarla bu algının tamamen değişeceğini vurguladı. Lider, donanmanın savaş gücünün "hayal edilemeyecek kadar güçlü" hale geleceğini ve ülkenin savunmasında kritik bir rol üstleneceğini söyledi. Kim, yakın zamanda başka bir 5.000 tonluk muhrip olan "Kang Kon"un da hizmete alınacağını ve 10.000 tonluk stratejik savaş gemilerinin üretiminin devam edeceğini açıkladı. "Kang Kon"un geçen yıl yaşadığı kısmi devrilme kazasının ardından onarıldığı ve hizmete girdiği de aktarıldı.</p><h3>Kuzey Kore donanmasında yeni üs ve nükleer silahlanma adımı</h3><p>Kuzey Kore Merkez Haber Ajansı'nın (KCNA) aktardığına göre, Kim Jong-un ve Kuzey Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi yetkilileri 22 Ekim'de yeni bir deniz üssü inşa etme planlarını masaya yatırdı. Lider, donanmanın konumunun, rolünün ve operasyon alanının genişletileceğini, ancak bu konuda detay vermekten kaçındı. Kim, donanmanın nükleer silahlanma yol haritasında ilerlediğini ve bu gelişmenin ülkenin nükleer caydırıcılığını daha da güçlendireceğini dile getirdi. Kuzey Kore'nin askeri deniz gücünde yaşanan bu hızlı değişim, bölgedeki güvenlik dengeleri üzerinde de etkili olacağı yorumlarına yol açtı.</p><p>Kuzey Kore'nin donanma alanında attığı bu yeni adımlar, ülkenin askeri stratejisinde nükleer caydırıcılığın öne çıktığını ve Kim Jong-un'un liderliğinde donanmanın bölgesel güç dengelerinde daha etkin rol oynayacağını gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda inşa edilecek yeni askeri gemiler ve planlanan deniz üssü, Kuzey Kore'nin askeri kabiliyetlerinde belirgin bir artışa işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/kuzey-kore-donanmasinda-n-899_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281123</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suca-suruklenen-cocuk-taslak-raporu-tamamlandi-281123</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suça sürüklenen çocuk taslak raporu tamamlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu taslak raporunu tamamladı. Raporda, "Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde tüm çocuklar için suça sürüklenmeye yönelik bireysel risk faktörlerine yönelik psikososyal tarama programları zorunlu hale getirilmeli." denildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suça sürüklenen çocuk taslak raporu tamamlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesi ile çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis araştırması komisyonu, taslak raporunu tamamladı.</p><p>AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığındaki "TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu", 3 aylık süresinin ardından aldığı bir aylık ek sürede de çalışmalarını sürdürerek taslak raporunu bitirdi. Üyelere gönderilen rapor, milletvekillerinin görüş ve önerilerinin ardından esas rapor haline getirilerek Meclis Başkanlığına sunulacak.</p><p>Komisyon'un, 6 bölüm ve 691 sayfadan oluşan raporunun sunuş bölümünde değerlendirmelerde bulunan Durgut, çocuk suçluluğunu adli bir mesele olmanın ötesinde bireysel, ailesel, çevresel ve yapısal boyutları olan çok katmanlı bir toplumsal olgu olarak ele aldıklarını belirterek, çocukları suça sürükleyen risk faktörlerinin aileden okula, akran çevresinden mahalleye, dijital dünyadan kamu politikalarına uzanan geniş bir etkileşim ağı içinde değerlendirildiğini ifade etti.</p><p>Durgut, Komisyon'un çalışma sürecinin, çok paydaşlı, disiplinler arası ve saha temelli bir yaklaşımla şekillendiğini, 20 komisyon toplantısının yanı sıra kurumsal pratikleri ve mevcut işleyişi yerinde analiz etmek amacıyla 8 çalışma ziyareti gerçekleştirildiğini aktardı.</p><p>Çocuk kapalı infaz kurumu ve çocuk eğitim evlerinde bulunan 4 bin 989 çocuktan oluşan evrenden, tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 610 çocukla kesitsel türde bir araştırma da gerçekleştirildiğini anlatan Durgut, şunları kaydetti:</p><p>"Çocuk hükümlü ve tutukluların suça sürüklenmelerine yol açan bireysel, ailevi ve çevresel/sistemsel risk faktörleri tespit edilmiştir. Yürütülen çalışmalarla elde edilen bulgular kurumlar arası koordinasyon ihtiyacını, erken müdahale mekanizmalarının önemini, yerel düzeyde geliştirilen iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve suçu önlemede çocuğu merkeze alan bütüncül politikaların gerekliliğini açık biçimde göstermiştir. Komisyon çalışmaları, çocuk suçluluğunun çok boyutlu yapısının anlaşılmasına katkı sağlamış, politika geliştirme süreçlerinde bütüncül, disiplinler arası ve uygulama temelli yaklaşımların önemini ortaya koymuştur."</p><p>Raporda, Türkiye'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin resmi istatistikler ve akademik çalışmalara da yer verildi.</p><p>Çocuk suçluluğunun uzun yıllara yayılan yükseliş eğilimi gösterdiği belirtilen raporda, çocuk ve ergenlerin karıştığı adli olaylara ilişkin araştırmaların genel seyir itibarıyla artış yönünde geliştiği bildirildi.</p><p>TÜİK verilerine göre, isnat edilen suç nedeniyle güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısının 2015'te 133 bin 829 iken 2024'te 202 bin 785'e yükseldiği kaydedilen raporda, "Buna göre son 10 yıllık dönemde çocukların karıştığı olay sayısında yaklaşık yüzde 51,5 oranında artış meydana gelmiştir. Bu artış, çocukların adli sistemle temasının yaygınlaştığını ortaya koymaktadır." ifadesine yer verildi.</p><p>Çocukların karıştığı olaylar içerisinde en yüksek payı oluşturan yaralama suçlarına ilişkin olay sayısının 2015'te 45 bin 850 iken 2024'te 81 bin 875'e yükselerek yaklaşık yüzde 78,6 oranında artığına dikkat çekilen raporda, 2024 yılı itibarıyla çocukların karıştığı her üç olaydan birinden fazlasının yaralama suçuyla bağlantılı hale geldiği, yaralama suçlarındaki bu yükselişin, çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin ve çatışma davranışlarının geçmiş yıllara kıyasla daha belirgin bir görünüm kazandığını gösterdiği paylaşıldı.</p><p>Verilerin, çocuk suçluluğunun niteliğinde meydana gelen değişimin en güçlü göstergelerinden birinin şiddet eksenli suçlardaki artış olduğunu ortaya koyduğu aktarılan raporda, "Şiddet eğilimindeki yükselişe eşlik eden bir diğer önemli gelişme ise uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma suçlarında yaşanan artıştır. Söz konusu suç türüne ilişkin olay sayısı 2015'te 7 bin 545 iken 2024'te 16 bin 563'e ulaşmış ve yüzde 119,5 oranında yükselmiştir. 10 yıllık süreçte iki kattan fazla artış gösteren bu tablo, çocukların bağımlılık riskiyle daha erken yaşlarda karşı karşıya kaldığını ve suç çevreleriyle temas ihtimalinin güçlendiğini göstermektedir." görüşüne yer verildi.</p><p><strong>ÖNERİLER</strong></p><p>Raporda, Komisyon'un, çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik politika ve uygulamaların çok boyutlu, önleyici, koruyucu ve rehabilite edici bir anlayışla ele alınmasına ilişkin hazırlanan tespit ve önerilere de yer verildi.</p><p>Komisyon'un, 6 konu ve 34 ana başlıkta sunduğu önerilerden bazıları şöyle:</p><p>- Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde tüm çocuklar için suça sürüklenmeye karşı bireysel risk faktörlerine yönelik psikososyal tarama programları zorunlu hale getirilmeli.</p><p>- Kendine ve topluma zarar verme riski olan davranım sorunları, antisosyal ve madde bağımlılığı olan çocuklar için -acil durumlarda sonradan hakim kararı almak şartıyla- rızaya bağlı olmayan zorunlu yatış ve tedavi imkanı düzenlenmesi için mevzuat düzenlemesi yapılmalı.</p><p>- Risk altında bulunan ailelere yönelik psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet yönlendirmesi ve kriz müdahale alanında destek sağlayacak erişilebilir ve etkin yerel hizmet modelleri güçlendirilmeli.</p><p>- Ekonomik yoksunluk nedeniyle risk altında bulunan ailelere yönelik istihdam destekleri ve gelir artırıcı programlar güçlendirilmeli.</p><p>- Çocukların suç işleme saatlerinin çoğunlukla 15.00-17.00 arasında olması sebebiyle, ebeveyn izlemini artırmak için çalışma hayatı düzenlemeleri yapılarak ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdiği zamanı artıracak esnek çalışma modelleri teşvik edilmeli.</p><p>- Dezavantajlı ve riskli bölgelerdeki okullar öncelikli olmak üzere, çocuk suçluluğunun önlenmesi için tüm okullarda kendi koşullarına özgü "Güvenli Okul Planı" geliştirilmeli ve önlemler güçlendirilmeli.</p><p>- Öğrenci sayısına bakılmaksızın, her okula bir rehber öğretmen/okul psikolojik danışman normu sağlanmalı.</p><p>- Okul içinde mahrem alanlar hariç, hiçbir kör nokta kalmayacak şekilde tüm okullarda kamera sistemi kurulmalı. Okul girişlerinde kartlı geçiş sistemine geçilmeli ve öğrenci giriş-çıkış verileri e-Okul sistemiyle entegre edilmeli.</p><p>- Halihazırda yönetmelikle düzenlenen öğrenci disiplin süreçleri, kanun düzeyinde düzenlenmeli.</p><p>- Alternatif bir eğitim modeliyle çocukların okul terkini önleyici bir rolü olan MESEM sistemi güçlendirilmeli.</p><p>- Suç unsurlarının paylaşımının ve yayılmasının önlenmesi için dijital ortamda, içerik üretimi ve paylaşım süreçlerinin algoritmik sorumluluk bağlamında denetlenmesi ve düzenlenmesi güçlendirilmeli.</p><p>- Bağımlılıkla mücadele politikalarında ceza, infaz, rehabilitasyon, adli yönlendirme ve entegrasyon boyutları yeniden yapılandırılmalı.</p><p>- Geleneksel medya ve dijital mecralarda çeteleşme, mafya ve bahis kültürüne dair tema ve yayınların önlenmesi ve denetlenmesi sağlanmalı.</p><p>- Çocuk adalet sistemi mevzuatına ilişkin kavramsal çerçeve ve terminoloji gözden geçirilmeli, "suça sürüklenen çocuk" kavramı yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesi kullanılmalı.</p><p>- Cezanın bireyselleştirilmesi ilkesini ve toplumsal adaleti güçlendirmek için yaş gruplarına göre değişen oranda ve zorunlu uygulanan ceza indirimlerinin, kasten öldürme ve netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları bakımından 12-15 ve 15-18 yaş aralıklarında, hakimin takdirine bırakılabileceği yönünde yasal değişiklik yapılmalı. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31'inci maddesinin ikinci fıkrasında 12-15 yaş grubu çocuklar için yaş küçüklüğüne ilişkin öngörülen hapis cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 15 yıl olan üst sınırının 18 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 9 yıldan 11 yıla kadar olan hapis cezasının 10 yıldan 12 yıla kadar, süreli hapis cezaları için belirlenen 7 yıl olan üst sınırının 9 yıla artırılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yine aynı maddenin üçüncü fıkrasında 15-18 yaş grubu çocuklar için yaş küçüklüğüne ilişkin öngörülen hapis cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 24 yıl olan üst sınırının 27 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 12 yıldan 15 yıla kadar olan hapis cezasının 15 yıldan 18 yıla kadar, süreli hapis cezaları için belirlenen 12 yıl olan üst sınırının 15 yıla artırılması gerektiği kanaatine varılmaktadır.</p><p>- Mevcut çocuk infaz rejiminin caydırıcılığının düşük düzeyde olmasından ve cezasızlık algısı oluşturmasından dolayı, çocuk hükümlülerin suç ayrımı yapılmaksızın doğrudan çocuk eğitimevine gönderilmesi yerine infaza kapalı ceza infaz kurumunda başlanarak iyi halli olduğunun tespiti halinde çocuk eğitimevine naklini öngörecek yasal düzenleme yapılmalı.</p><p>- Ceza infaz kurumundan tahliye olan çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek için güçlü bir takip ve destek sistemi kurulmalı.</p><p>- Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 66'ncı maddesinde düzenleme yapılarak, silah ruhsatı alma yaşına benzer şekilde poligonlara giriş bakımından da 21 yaşını doldurma şartının getirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/suca-suruklenen-cocuk-tas-428_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281122</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/peskov-ukrayna-muzakerelerinde-istanbul-anlasmalarina-isaret-etti-281122</link>
      <pubDate>2026-06-24T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Peskov, Ukrayna müzakerelerinde İstanbul anlaşmalarına işaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya'nın, Ukrayna krizinin çözümünde İstanbul'da varılan anlaşmaları temel alan yaklaşımını sürdürdüğünü belirterek müzakerelerin yeniden başlaması halinde kullanılacak platformun ise henüz netleşmediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Peskov, Ukrayna müzakerelerinde İstanbul anlaşmalarına işaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Ukrayna ile İstanbul'da sağlanan anlaşmalar temelinde barış müzakerelerine hazır olduklarına dair ifadesini değerlendirdi.</p><p>Rusya'nın tutumunda değişiklik bulunmadığını vurgulayan Peskov, "Bu, Putin'in tutarlı tutumudur. Kendisi bunu sürekli dile getiriyor. İki yıl önce Rusya Dışişleri Bakanlığında yaptığı konuşmada da savaşın sona erdirilmesi için gerekli gördüğümüz temel parametreleri açıklamıştı." dedi.</p><p>İstanbul'un olası müzakerelere ev sahipliği yapma olasılığına ilişkin konuşan Peskov, "Ukrayna krizinin çözümüne yönelik görüşmelerde hangi platformun kullanılabileceğine ilişkin şu anda net bir anlayışa sahip değiliz." diye konuştu.</p><p>Dmitriy Peskov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki olası görüşmelerde arabuluculuk yapma olasılığına dair bir soruyu yanıtlayarak "Önce Avrupa tarafında diyalog yürütme isteğinin bulunduğundan emin olmak gerekiyor. Şimdilik bazı açıklamalar duyuyoruz. Bu olumlu bir sinyal. Ancak açıklamalar çelişkili. Bu da olumsuz bir sinyal." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>İRAN, HÜRMÜZ VE ERMENİSTAN</strong></p><p>BRICS'in Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerde arabulucu rolü üstlenemeyeceğini anlatan Peskov, "BRICS bir örgüt olmadığı için Rusya-Ukrayna müzakerelerinde arabulucu rolü oynayamaz. BRICS'in tüzüğü, genel merkezi, sekretaryası veya örgütsel kurumları bulunmuyor." yorumunda bulundu.</p><p>Kremlin Sözcüsü Peskov, ABD ile İran arasında henüz nihai anlaşmaya varılmadığını belirterek tarafların bir mutabakat zaptı imzaladığını ve anlaşmaya ulaşılması için öngörülen 60 günlük sürenin işlemeye devam ettiğini aktardı.</p><p>Söz konusu mutabakatı olumlu değerlendirdiklerini kaydeden Peskov, "Arabulucuların ve müzakerelere katılan ülkelerin çabalarını olumlu değerlendiriyoruz. Bu çabalar, en azından yakın gelecek için askeri çatışma eşiğinin ötelenmesini sağladı. Bunun hem bölge hem de dünya açısından son derece olumlu olduğunu düşünüyoruz." dedi.</p><p>Dmitriy Peskov, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin yeniden başlamasına da değinerek "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, dünya ekonomisinin bu çatışma nedeniyle aldığı yaraların sarılmaya başlanmasını sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rusya-Ermenistan ilişkilerine ilişkin Peskov, iki ülkenin yüzyıllardır komşuluk ve yakın ilişkilere sahip olduğunu belirterek "Bizi son derece iyi bir entegrasyon süreci birleştiriyor. Avrasya Ekonomik Birliğinin her yıl Ermenistan ekonomisine önemli katkı sağladığına inanıyoruz." diye konuştu.</p><p>Moskova'nın Erivan'la işbirliğini sürdürmek istediğini vurgulayan Dmitriy Peskov, "Ortak yürüttüğümüz çok sayıda çalışma var. Rusya, Ermenistan'ın ciddi yatırımcılarından biridir. Bu nedenle ilişkiler gelişmeye devam edecek." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"RUSYA HER ZAMAN BELARUS'UN YANINDA DURACAK"</strong></p><p>Belarus'a yönelik olası saldırılara Rusya'nın nasıl karşılık vereceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Peskov, iki ülke arasındaki müttefiklik ilişkilerini vurguladı.</p><p>Peskov, "Biz müttefik devletleriz ve Rusya her zaman Belarus'un yanında duracaktır. Ekonomik refah, kalkınma ve ortak gelişmenin yanı sıra doğrudan, dolaylı, gelecekte ortaya çıkabilecek veya mevcut her türlü tehdidin bertaraf edilmesinde de Belarus'un yanında olacağız." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/peskov-ukrayna-muzakerele-694_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281121</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/seytan-kalesi-ve-karacay-kanyonu-manzarasiyla-fotograf-tutkunlarini-ve-dogaseverleri-bekliyor-281121</link>
      <pubDate>2026-06-24T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şeytan Kalesi ve Karaçay Kanyonu manzarasıyla fotoğraf tutkunlarını ve doğaseverleri bekliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Ardahan'ın Çıldır ilçesinde bulunan Şeytan Kalesi ve Karaçay Kanyonu, yeşile bürünen doğası ve etkileyici manzaralarıyla dikkat çekiyor. Ardahan'ın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan kale ve kanyon, manzarasıyla fotoğraf tutkunlarını ve doğaseverleri bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şeytan Kalesi ve Karaçay Kanyonu manzarasıyla fotoğraf tutkunlarını ve doğaseverleri bekliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi ve doğal güzellikleriyle bölgenin önemli turizm noktaları arasında yer alan Şeytan Kalesi ve Karaçay Kanyonu, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p><p>Geçmişte savunma amacıyla inşa edilen ve gizli giriş kapısıyla dikkati çeken Şeytan Kalesi, kanyonun oluşturduğu güzel manzarayla bütünleşerek ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunuyor.</p><p>Bölgenin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan kale ve kanyon, manzarasıyla fotoğraf tutkunlarını ve doğaseverleri bekliyor.</p><p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Dede, Şeytan Kalesi'nde restorasyon, yeniden ışıklandırma ve çevre düzenlemesinin yanı sıra kalıcı bir hizmet binası ile otopark alanına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.</p><p>Turizm anlayışında son yıllarda doğal alanlara yönelimin arttığına dikkati çeken Dede, "Kum, güneş turizmi, daha natürel alanları keşfe, daha doğal alanlara, yaylalara, steplere, bu tarafa doğru kayma eğiliminde. Her ne kadar kum, güneş turizmi devam etmiş olsa da turizmin önemli ayaklarından bir tanesi yayla turizmi olmaya başladı." dedi.</p><p>Dede, Ardahan'ın yaz aylarında ziyaretçilere güzel manzaralar sunduğunu belirterek, yazın en güzel coğrafyalardan biri olan kentte ziyaretçilerin rahat ve keyifli vakit geçirebildiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-240620265756aea3.jpg"/><p><strong>KALE VE KANYON, SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI VE TANITIMLARLA DAHA BİLİNİR OLDU</strong></p><p>Ardahan'ın turizm potansiyeline değinen Dede, "Yıllık ortalama 100 bin insan bu bölgeyi merak ediyor. Ardahan'ın en tanınan iki büyük unsuru var. Biri Çıldır Gölü, bir diğeri de Şeytan Kalesi'dir." diye konuştu.</p><p>Dede, Şeytan Kalesi ve Karaçay Kanyonu'nun sosyal medya paylaşımları ve tanıtım faaliyetleriyle daha geniş kitlelere ulaştığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/seytan-kalesi-ve-karacay--323_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-ebola-vakasi-goruldu-281120</link>
      <pubDate>2026-06-24T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da Ebola vakası görüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da Ebola vakası görüldüğü bildirildi. Fransa, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden dönen bir doktorda Ebola virüsü tespit edildiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da Ebola vakası görüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden (KDC) dönen bir doktorda Ebola virüsü tespit edildiği belirtildi.</p><p>Fransız topraklarında bu dönemde ilk kez Ebola virüsü görüldüğü kaydedilen açıklamada, Başbakan Sebastien Lecornu'nun durumu yakından takip ettiği aktarıldı.</p><p><strong>EBOLA SALGINI</strong></p><p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p><p>DSÖ, 17 Mayıs'ta, yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p><p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/fransada-ebola-vakasi-gor-336_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycanda-islam-isbirligi-teskilati-parlamento-birliginin-20-konferansi-yapildi-281119</link>
      <pubDate>2026-06-24T13:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Azerbaycan'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliğinin 20. Konferansı yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliğinin (İSİPAB) 20. Konferansı gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Azerbaycan'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliğinin 20. Konferansı yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova'nın ev sahipliğinde Haydar Aliyev Merkezi'nde düzenlenen konferansa Türkiye, İran, Ürdün, Mozambik, Nijer, Umman, Katar, Yemen ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) parlamento başkanlarının yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkelerin parlamento başkan yardımcıları ve üst düzey yetkilileri katıldı.</p><p>Toplantıda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de hazır bulundu.</p><p>Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlikte Gafarova, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in konferans katılımcılarına gönderdiği mesajı okudu.</p><p>Konferansta İSİPAB Dönem Başkanlığı, Endonezya'dan Azerbaycan'a devredildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-24062026a2e4b031.jpg"/><p>Gafarova, etkinlikte yaptığı konuşmada, Azerbaycan Milli Meclisinin İSİPAB dönem başkanlığını üstlenmesinin ülkesinin İslam dünyasıyla dayanışma ve yakın ilişkileri güçlendirme konusundaki kararlılığının göstergesi olduğunu belirterek "Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in de ifade ettiği gibi Müslüman ülkelerle hem ikili düzeyde hem de ortak teşkilatlar çerçevesinde ilişkilerin geliştirilmesi Azerbaycan dış politikasının öncelikli yönlerinden biridir." dedi.</p><p>İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve üye ülkelerin, Azerbaycan topraklarının işgali dönemi ile çatışma sonrası süreçte her zaman Bakü'ye destek verdiğini kaydeden Gafarova, "Son 30 yılda İİT ve İSİPAB tarafından Ermeni saldırganlığını kınayan, Azerbaycan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyen 100'den fazla karar ve kararname kabul edilmiştir." ifadesini kullandı.</p><p>Gafarova, Azerbaycan'ın uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, Doğu Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olduğu iki devletli çözüm modelini kararlılıkla desteklediğini aktararak "Ülkemiz son yıllarda Filistin halkının insani ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla defalarca insani ve mali yardım sağlamıştır. Azerbaycan bundan sonra da desteğini sürdürecektir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/2-240620262cfade8a.jpg"/><p>İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sınamaların aşılması ve sahip olduğu potansiyelin tam olarak hayata geçirilebilmesi için birlik ve dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gafarova, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Barış, hoşgörü, uyum ve adalet gibi kalıcı İslami değerler etrafında kenetlenmek bugün her zamankinden daha önemlidir. Giderek daha karmaşık ve birbirine bağlı hale gelen dünyada Müslüman ülkelerin ortak hareket etmesi, birbirine destek olması ve ortak hedefler doğrultusunda çalışması büyük önem taşımaktadır."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-islam-dunyasinin-adan-zye-topyekun-bir-reform-surecine-ihtiyaci-var-281117" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tbmm-baskani-kurtulmus-is-788_2-41.jpg"/></div><h3>TBMM Başkanı Kurtulmuş: İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı var</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/azerbaycanda-islam-isbirl-797_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281118</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/dogu-karadenizin-su-urunleri-ihracati-5-ayda-737-milyon-dolari-asti-281118</link>
      <pubDate>2026-06-24T13:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'in su ürünleri ihracatı 5 ayda 73,7 milyon doları aştı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz'den ocak-mayıs döneminde yapılan su ürünleri ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artarak 73 milyon 719 bin 362 dolara ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doğu Karadeniz'in su ürünleri ihracatı 5 ayda 73,7 milyon doları aştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender, bölgeden yılın 5 ayında 19 ülkeye su ürünü ihraç edildiğini söyledi.</p><p>İskender, söz konusu dönemde 11 bin 16 ton su ürünü dış satımı yapıldığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Bu ihracattan 73 milyon 719 bin 362 dolar kazanç sağlandı. Bölgeden geçen yılın aynı döneminde ise 9 bin 851 ton su ürünü ihracatı karşılığında 69 milyon 807 bin 105 dolarlık kazanç sağlanmıştı. Bu kapsamda Doğu Karadeniz'den 5 ayda yapılan su ürünleri dış satımı, geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 12, değerde yüzde 6 arttı."</p><p>Su ürünleri ihracatında 40 milyon 41 bin 871 dolarla Rusya Federasyonu'nun ilk sırada yer aldığını ifade eden İskender, bu ülkeyi 19 milyon 891 bin 225 dolarla Belarus, 5 milyon 65 bin 437 dolarla da ABD'nin takip ettiğini vurguladı.</p><p>Geçen yılın aynı döneminden farklı olarak Filipinler, Çin ve İrlanda'ya su ürünü ihraç edildiğine dikkati çeken İskender, ihracatı ve ülke çeşitliliğini artırmanın gayretinde olduklarını kaydetti.</p><p>İhracata ilişkin beklentilerinin yüksek olduğunun altını çizen İskender, bölgenin su ürünleri ihracatında gelecek dönemde daha güçlü bir performans sergileyeceğine inandıklarını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/dogu-karadenizin-su-urunl-590_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281117</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-islam-dunyasinin-adan-zye-topyekun-bir-reform-surecine-ihtiyaci-var-281117</link>
      <pubDate>2026-06-24T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, toplantının son derece önemli bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi.</p><p>Dünyanın insanlık tarihin en önemli kırılma noktalarından birinden geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Eski dünya yıkılıyor, çözülüyor, bu yaşadıklarımızsa yeni bir dünyanın doğum sancılarıdır. Bu çerçevede özellikle iki kutuplu sistemin geride kalması, ardından tek kutuplu sistemin geride kalmasıyla birlikte önümüzde yeni bir dönemin sayfaları sonuna kadar açılıyor." diye konuştu.</p><p>Dünyadaki yeni sistemin en belirgin vasıflarından birinin "çok kutupluluk" olacağının aşikar olduğunu anlatan Kurtulmuş, bu çerçevede çok büyük bir potansiyele sahip İslam dünyasına dünyanın geleceğinde fevkalade önemli roller düştüğünü ve İslam dünyasının önünde çok büyük fırsatlar açıldığını vurguladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/numankurtulmu-24062026092b0aa1.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu:</p><p>"Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir."</p><p>Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı.</p><p>İslam dünyasının, dünyada yaşanan büyük kırılmalar ve gerilimler karşısında ortak stratejiler geliştirme mecburiyetinde bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu dönemde hiçbir ülkenin tek başına bir kurtuluş reçetesine sahip olmasının mümkün olmayacağını söyledi.</p><p>Kurtulmuş, "Nasıl gelişeceğimize, bu süreçten nasıl başarıyla çıkacağımıza odaklandığımız ortak kalıcı stratejiler geliştirmek ve bu stratejiler çerçevesinde de ortak projelere seferber olmak mecburiyetindeyiz." dedi.</p><p>İslam dünyasının sahip olduğu maddi ve manevi kaynak zenginliğine dikkati çeken Kurtulmuş, bütün bunların ortak bir akılla ve ortak hedefler çerçevesinde kullanılarak ümmetin tamamının yararlanacağı bir hale dönüştürülmesinin önemini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/1-2406202688aa407a.jpg"/><p><strong>"SİYASİ, KURUMSAL VE FİKRİ REFORMLARIN İSLAM ÜLKELERİNİN EN TEMEL MESELELERİNDEN BİRİSİDİR"</strong></p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi:</p><p>"Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisi olduğunun altını çizmek isterim."</p><p>Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" şeklinde dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu.</p><p>Kurtulmuş, yıkılan uluslararası sisteminin yerine yeni, adil, hakkaniyetli ve insani bir küresel sistem kurma mecburiyetinin de İslam ülkelerinin üzerinde bir borç şeklinde durduğunu belirterek, "Bunun için çalışacak, yeni bir sistemin bütün dünyaya teklif edilmesi için el birliğiyle gayret edeceğiz." dedi.</p><p><strong>"FİLİSTİN, İNSAF VE VİCDAN SAHİBİ BÜTÜN İNSANLARIN ORTAK BİR MESELESİ OLMUŞTUR"</strong></p><p>Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Kurtulmuş, başkenti Kudüs olan nehirden denize kadar özgür bir Filistin devleti için mücadeleyi sürdüreceklerini, Filistin halkına tarihi boyunca en büyük zulmü yapan Binyamin Netanyahu ve çetesinden de uluslararası mahkemeler başta olmak üzere hesap sorulması için de bütün imkanları sefer edeceklerini kaydetti.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin meselesinin İslam dünyasını birleştiren, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların da ortak hareket etmesini sağlayan önemli bir mesele olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/2-2406202647d76b23.jpg"/><p><strong>ABD İLE İRAN ARASINDAKİ MÜZAKERELER</strong></p><p>ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>"İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum.</p><p>Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir."</p><p>Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi.</p><p><strong>"AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN ARASINDA SÜRDÜRÜLEN BARIŞ MÜZAKERELERİNİ TAKDİRLE KARŞILIYORUZ"</strong></p><p>Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu:</p><p>"Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/3-24062026cc9cb02a.jpg"/><p><strong>TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, İRAN İSLAMİ DANIŞMA MECLİSİ BAŞKANI GHALİBAF İLE GÖRÜŞTÜ</strong></p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı kapsamında İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir araya geldi.</p><p>Haydar Aliyev Kültür Merkezi'nde gerçekleşen görüşmede, ABD/İsrail-İran savaşı ve barış müzakereleri, İsrail'in Filistin toprakları başta olmak üzere bölgedeki saldırganlıkları ile küresel ve bölgesel gelişmeler ele alındı.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmede, İsviçre'de ABD ile yürütülen ve Ghalibaf'ın da başında bulunduğu müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmesini büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın uluslararası hukuk bakımından kalıcı bir barış anlaşmasıyla sonuçlanması arzusunda olduklarını bildirdi.</p><p>Kurtulmuş, Türkiye olarak, barış müzakerelerine ev sahipliği yapan Pakistan ve Katar'la işbirliği halinde olumlu adımların atılabilmesi için olağanüstü gayret sarf ettiklerini ve sürece destek verdiklerini kaydetti.</p><p>İran'ın eski lideri Ali Hamaney başta olmak üzere Minab'daki ilkokula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 168 masum çocuk ile savaşta yaşamını yitiren İranlılar için taziyelerini ileterek, Allah'tan rahmet dileyen Kurtulmuş, Türk milleti ve devleti olarak bu haksız savaşta İran halkının yanında durduklarını söyledi.</p><p>Kurtulmuş, İran'ın kalıcı bir barışa, huzura, güvenliğine ve sükunete kavuşması temennisinde bulunarak, sağlanan barıştan bütün bölgenin istifade etmesini diledi.</p><p>İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf ise Kurtulmuş ile Bakü'de görüşmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye'nin dost ve kardeş ülke olarak yanlarında yer almasını takdirle karşıladıklarını ifade etti.</p><p>Komşuların ve dost ülkelerin İran devletine ve halkına desteklerini her alanda gördüklerini belirten Ghalibaf, Türkiye'nin bu saldırıları lanetleyerek hızlı bir şekilde tepkisini ortaya koymasından memnuniyet duyduklarını kaydetti.</p><p>Ziyarette, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün de yer aldı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycanda-islam-isbirligi-teskilati-parlamento-birliginin-20-konferansi-yapildi-281119" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/azerbaycanda-islam-isbirl-797_2.jpg"/></div><h3>Azerbaycan'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliğinin 20. Konferansı yapıldı</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/tbmm-baskani-kurtulmus-is-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281116</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bayraktar-kizilelmadan-govde-gosterisi-toygunla-yapilan-atislarda-tam-isabet-281116</link>
      <pubDate>2026-06-24T13:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi! TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi! TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/video1-24062026e0cfff17.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bayraktar-kizilelmadan-go-372_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.281115</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-resmi-temaslarda-bulunmak-uzere-kanadaya-gidecek-281115</link>
      <pubDate>2026-06-24T13:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan resmi temaslarda bulunmak üzere Kanada'ya gidecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın resmi temaslarda bulunmak üzere Kanada'ya gidiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan resmi temaslarda bulunmak üzere Kanada'ya gidecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, iki günlük Kanada ziyareti yarın başlayacak.</p><p>Fidan, ziyaretin ilk gününde Toronto kentindeki Darlington Nükleer Tesisi'ne gidecek.</p><p>Tesis ziyareti vesilesiyle, Kanada'nın nükleer enerji alanında sahip olduğu yeteneklerin yerinde incelenmesi amaçlanıyor.</p><p>Bakan Fidan'ın iş insanları, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve akademisyenlerin iştirakiyle düzenlenecek toplantıya katılması, ziyaretin ikinci günü de başkent Ottava'da Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand'la görüşmesi planlanıyor.</p><p>Ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, Fidan'ın, Türkiye-Kanada ilişkilerinin ve işbirliğinin derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi ile ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmesi konularındaki görüş ve beklentileri dile getirmesi bekleniyor.</p><p>Bu çerçevede, Fidan'ın üst düzey temas ve karşılıklı ziyaretlerin artırılmasının faydalı olacağını belirtmesi, 2025'te 2,7 milyar dolar civarında gerçekleşen ikili ticaret hacminin dengeli ve sürdürülebilir bir mahiyette yükseltilmesi ve ticaret önündeki engellerin azaltılmasına yönelik çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurgulaması planlanıyor.</p><p>Başlatılan Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin gecikmeksizin sonuçlandırılması beklentisini aktarması beklenen Fidan'ın, Türkiye ile Kanada arasında, nükleer enerji sektörü dahil, enerji alanında yeni işbirliği imkanlarının geliştirilebileceğini ifade etmesi, savunma sanayii sektöründe daha ileri işbirliği ile ikili askeri ilişkilerin ahdi zemininin tesisi yönünde ortak gayretlerin yoğunlaştırılması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor.</p><p>Fidan'ın, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı bozmaya dönük provokasyonlara karşı müteyakkız olunması gerektiğini dile getirmesi, Hürmüz Boğazı'nda savaş öncesi statüye dönülerek engelsiz ve serbest geçişin temininin küresel ticaret ve enerji arzı açısından hayati önemde olduğunun altını çizmesi planlanıyor.</p><p>Rusya ile Ukrayna arasında son dönemde çatışmaların yoğunlaşmasının uluslararası toplumda yarattığı endişeye işaret etmesi beklenen Fidan'ın, Türkiye'nin bu savaşın bir an önce diyalog ve diplomasi yoluyla sonlandırılması için her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu yinelemesi, İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da işgal ve ilhak politikalarını sürdürdüğünü belirterek, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını yoğunlaştırması gerektiğini tekrar kayda geçirmesi öngörülüyor.</p><p><strong>İkili ilişkiler</strong></p><p>Bakan Anand, en son 17 Mart'ta Türkiye'yi ziyaret etmişti.</p><p>2025'te iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2,7 milyar dolara ulaşmış, Türkiye'nin ihracatı 1,57 milyar dolar, ithalatı ise 1,16 milyar olarak kaydedilmişti.</p><p>Mayısta, Türk Hava Yolları'nın Kanada'ya haftalık uçuş sayısı 12'den 21'e yükseltilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/24/bakan-fidan-resmi-temasla-186_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>