<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/elmastan-bile-on-binlerce-kat-degerli-iste-dunyanin-en-pahali-elementi-271830</link>
      <pubDate>2026-04-13T18:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elmastan bile on binlerce kat değerli! İşte dünyanın en pahalı elementi…]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye başta olmak üzere her ülke en değerli nadir elementlere sahip olmak ister. Dünyanın en değerli maddeleri, nadirlikleri ve kullanım alanlarıyla adeta birer bilim kurgu malzemesi gibi görünüyor. Dünyada zor bulunması ve pahalı olması sebebiyle Rodyum'dan Antimadde'ye kadar birçok değerli element bulunuyor. İşte dünyanın en pahalı taşları…]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elmastan bile on binlerce kat değerli! İşte dünyanın en pahalı elementi…]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda stratejik önemi giderek artan nadir  elementler, hem fiyatları hem de kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. 2025&#8211;2026  verilerine göre bazı elementler, sınırlı arz ve yüksek teknoloji talebi  nedeniyle rekor seviyelerde değerlenmiş durumda. Haberimizde dünyanın en değerli ve en nadir elementlerini sıraladık. İşte ayrıntılar...</p><p><b>1-       RODYUM ZİRVEDE</b></p><p>Uluslararası emtia verilerine göre rodyumun ons fiyatı  dönemsel olarak 10.000&#8211;20.000 dolar bandında dalgalanıyor. 2021'de 29.000 dolar  seviyesine kadar çıkan bu metal, hâlâ dünyanın en pahalı ticari metalleri  arasında yer alıyor. Küresel üretimin %80'den fazlası Güney Afrika'da  gerçekleştiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/rodyum-13042026fcd9b99a.jpg"/><p><b>2- ALTIN VE PLATİN</b></p><p>Yatırım dünyasının vazgeçilmezleri arasında yer alan platin  ve altın, sadece mücevheratla sınırlı değil. Özellikle platin, hidrojen  enerjisi teknolojilerinde kritik rol oynarken; altın, elektronik devrelerde  yüksek iletkenliği sayesinde tercih ediliyor. Öte yandan altın, Ons başına  yaklaşık 2.000&#8211;2.400 dolar aralığında işlem görüyor. Platin ise 900&#8211;1.200 dolar  bandında.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/altn-13042026b178455d.jpg"/><p><b>3- LİTYUM</b></p><p>Elektrikli araç satışlarının 2025 itibarıyla yıllık 17  milyonu aşmasıyla birlikte lityum karbonat fiyatları son 5 yılda %300'den fazla  artış gösterdi. Dünya lityum rezervlerinin yaklaşık %60'ı Şili, Arjantin  ve Bolivya'dan oluşan "Lityum Üçgeni"nde  bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/118712168127a8b33257-1304202610d3a445.jpg"/><p><b>4- İRİDYUM VE OSMİYUM</b></p><p>Oldukça yoğun ve dayanıklı olan bu elementler, özellikle  havacılık ve uzay teknolojilerinde kullanılıyor. İridyum yıllık 7-8 ton  bandında üretilirken Osmiyum ise yıllık 1 tonun altında üretiliyor.  Bu elementler, dünya kabuğunda en az bulunan  metaller arasında ve genellikle platin madenciliğinin yan ürünü olarak elde  ediliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/iridyumkanser-13042026ed5ecaed.jpg"/><p><b>5- ANTİMADDE</b></p><p>Araştırmalara göre antimaddenin 1 gramının üretim maliyeti  yaklaşık 60 trilyon dolar seviyesinde. Ancak bu üretim yalnızca CERN gibi ileri  araştırma merkezlerinde, son derece küçük miktarlarda gerçekleştirilebiliyor.</p><p><b>DEĞERLİ ELEMENTLER NERELERDE ÜRETİLİYOR?</b></p><p class="">Nadir toprak elementlerinin %70'ten fazlası Çin tarafından  üretiliyor. Kobalt üretiminin yaklaşık %70'i Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden  geliyor. Platin grubu metallerin büyük kısmı Güney  Afrika kaynaklı olduğu biliniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/uranyum3-13042026f6ebc3c1.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/elmastan-bile-on-binlerce-172_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/lgs-icin-basvuru-suresi-uzatildi-271829</link>
      <pubDate>2026-04-13T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[LGS için başvuru süresi uzatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca 13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın başvuru süresi 15 Nisan Çarşamba gününe kadar uzatıldı ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[LGS için başvuru süresi uzatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca 13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın başvuru süresi 15 Nisan Çarşamba gününe kadar uzatıldı</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/lgs-icin-basvuru-suresi-u-475_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/petrol-deviyle-imzalar-atildi-tpao-kuresel-oyuncu-olacak-271828</link>
      <pubDate>2026-04-13T18:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Petrol deviyle imzalar atıldı! TPAO küresel oyuncu olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, milli şirketimiz TPAO ile dünya enerji devi TotalEnergies arasında stratejik bir mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. Türkiye'nin Karadeniz bölgesi ve uluslararası alandaki hidrokarbon arama faaliyetlerini kapsayan bu dev iş birliği, Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık ve 'merkez ülke' olma hedefine ivme kazandıracak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Petrol deviyle imzalar atıldı! TPAO küresel oyuncu olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşmayla Türkiye&#39;de ve uluslararası alanda hidrokarbon arama faaliyetlerindeki potansiyel iş birliği imkanlarını kapsamlı şekilde değerlendireceklerini aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/41096386.jpg"/><p>Türkiye&#39;nin enerjideki tam bağımsızlık yürüyüşüne güç katılacağını vurgulayan Bakan Bayraktar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p><p>&quot;Enerjide merkez ülke olma hedefimiz doğrultusunda, İstanbul&#39;da, milli şirketimiz TPAO ile TotalEnergies arasında stratejik bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma ile Türkiye&#39;de ve uluslararası alanda hidrokarbon arama faaliyetlerindeki potansiyel iş birliği imkanlarını kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. TPAO&#39;yu küresel bir enerji oyuncusu yapma hedefimizi gerçekleştirirken sahip olduğumuz üstün teknik kabiliyeti uluslararası deneyimle birleştirerek ülkemizin enerjideki tam bağımsızlık yürüyüşüne güç katmaya devam edeceğiz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/41096384.jpg"/><p>Öte yandan, TotalEnergies&#39;in internet sitesinde yapılan açıklamada, söz konusu mutabakatın, Türkiye&#39;nin Karadeniz bölgesi ve uluslararası alandaki keşif fırsatlarının ortak değerlendirilmesini de kapsayan teknik iş birliği için çerçeve oluşturduğu belirtildi.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TotalEnergies Keşif Kıdemli Başkan Yardımcısı Nicola Mavilla, &quot;Her iki şirketin teknik uzmanlığından yararlanarak, Türkiye&#39;nin Karadeniz bölgesinde ve uluslararası alanda keşif fırsatlarını karşılıklı fayda temelinde değerlendirmek amacıyla TPAO ile bu iş birliğini başlatmaktan memnuniyet duyuyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/petrol-deviyle-imzalar-at-975_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-soguk-ruzgar-kilicdaroglu-ozeli-gormezden-geldi-271827</link>
      <pubDate>2026-04-13T18:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de soğuk rüzgar! Kılıçdaroğlu, Özel'i görmezden geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk için düzenlenen cenaze töreninde bir araya geldi. Kılıçdaroğlu'nun, Özel'in önünden geçerken tokalaşmaması kameralara yansıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de soğuk rüzgar! Kılıçdaroğlu, Özel'i görmezden geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hayatını kaybeden TBMM eski başkanı Hüsamettin Cindoruk'un cenaze töreninde bir araya geldi.</p><p>Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Kemal Kılıçdaroğlu'nun Özgür Özel'i görmezden gelerek elini sıkmadığı anlar kameralara yansıdı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/2-130420260b34ce34.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>GÜRSEL TEKİN İLE SOHBET ETTİ</b></p><p>CHP genel başkanı Özgür Özel ile tokalaşmayan Kemal Kılıçdaroğlu CHP İstanbul il başkanlığı görevine getirilen Gürsek Tekin ile selamlaştı ve sohbet etti.</p><p>Ayrıca Gürsel Tekin'in de Özel'e selam vermediği görüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/chpde-soguk-ruzgar-kilicd-253_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/osmaniyede-teror-orgutu-deas-operasyonunda-yakalanan-4-supheli-tutuklandi-271826</link>
      <pubDate>2026-04-13T18:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de terör örgütü DEAŞ operasyonunda yakalanan 4 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Osmaniye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda gözaltına alınan 6 zanlıdan 4'ü tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Osmaniye'de terör örgütü DEAŞ operasyonunda yakalanan 4 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, DEAŞ&#39;ın Suriye&#39;deki silahlı faaliyetlerine katıldığını belirlediği şüphelilerle ilgili çalışma başlattı.</p><p>Kent merkezi ve Kadirli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, Suriye uyruklu 6 şüpheliyi gözaltına aldı.</p><p>İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 4&#39;ü çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, serbest bırakılan diğerleri sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresine teslim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/osmaniyede-teror-orgutu-d-860_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-sozcusu-omer-celik-abd-iran-gorusmeleri-surmeli-271825</link>
      <pubDate>2026-04-13T18:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: ABD-İran görüşmeleri sürmeli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantının ardından yaptığı açıklamada ABD/İsrail-İran gerilimine değinirken, "ABD-İran görüşmeleri sürmeli" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: ABD-İran görüşmeleri sürmeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine işikin açıklamalarda bulundu.</p><p><b>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</b></p><p>İlk turda sonuç alınmasını beklemek zaten doğru bir şey değil. Hürmüz Boğazı, nükleer silah meselesi, aynı zamanda bu saldırganlığın sonunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminatlar meselesi gibi bir sürü boyutu olan konu bu. ABD ve İsrail'in haksız ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem küresel güvenlik açısından vahim sonuçlar ortaya çıktı.</p><p>Sınırlarını deklare etmeyen tek devlet İsrail ne için? Çünkü yayılmacılık ve işgalcilik devam etsin diye bunu yapıyor.</p><p>Uganda'daki Genel Kurmay Başkanının söylediklerinin manası anlaşılmıyor çünkü Türkiye'nin Uganda ile bir sorunu yok Uganda'nın Türkiye ile bir sorunu yok.</p><p>Bakanlıkların ayrılması ya da birleşmesi ile ilgili bir gündem MYK'da konuşulmadı böyle bir gündem yok.</p><p>Terörsüz Türkiye süreci ve Terörsüz Bölge süreci bir devlet politikasıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ak-parti-sozcusu-omer-cel-757_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uyku-duzeninde-kritik-sinir-2330dan-sonra-tehlike-buyuyor-271824</link>
      <pubDate>2026-04-13T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku düzeninde kritik sınır! 23:30'dan sonra tehlike büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kronobiolog M. Madrid, 23:30'dan sonra uykuya dalanlarda yorgunluk, iş veriminde azalma ve metabolizma bozukluklarının sıklaştığını açıkladı. Uzmanlar, uyku düzeninde saat aralığına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku düzeninde kritik sınır! 23:30'dan sonra tehlike büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kronobiolog M. Madrid, uykuya dalma saatinin sağlığı doğrudan etkilediğini belirtti. Uzman, özellikle 23:30'dan sonra uykuya dalmanın yorgunluk, iş performansında düşüş ve metabolizma sorunları gibi olumsuz sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Madrid, uyku düzeninin sadece toplam uyku süresiyle değil, aynı zamanda uykuya dalma zamanı ile de yakından ilişkili olduğunu vurguladı.</p><h3>Kronobiolog Madrid: 'Geç uyumak metabolizmayı bozuyor'</h3><p>Madrid'in açıklamalarına göre, 23:30'dan sonra uykuya dalanlarda, gün içinde yorgunluk ve dikkat eksikliği gibi şikâyetler daha sık görülüyor. Ayrıca, geç saatlerde uyuyan kişilerde metabolizma bozuklukları ve kardiyovasküler rahatsızlık riskinin de arttığına dikkat çekildi. Uzman, uyku düzeninin bozulmasının sadece geç saatlere kalmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda vücudun biyolojik saatine de zarar verdiğini ifade etti. Bu nedenle, sağlıklı bir yaşam için uykuya dalma saatine özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.</p><h3>Uzmanlar: 'Optimal uyku saati 22:30-23:30 arası'</h3><p>Uzmanlar, ideal uyku süresinin günde 7 ila 9 saat arasında değiştiğini, ancak asıl önemli olanın uykuya dalma zamanı olduğunu dile getirdi. Sabah 6:30 ile 8:00 arasında uyanan bir kişinin, 22:30 ile 23:30 arasında uykuya dalmasının en sağlıklı seçenek olduğuna işaret edildi. Çok erken uyumanın da her zaman doğru bir çözüm olmadığını belirten Madrid, 21:00'den önce yatağa gitmenin yalnızca çok erken kalkılması gereken durumlarda mantıklı olabileceğini kaydetti. Ayrıca, uykuya dalma zorluklarının ardında stres, uyku apnesi, horlama ve bruksizm gibi faktörlerin de yer alabildiği hatırlatıldı. Uzmanlar, sağlıklı bir uyku düzeni için zararlı alışkanlıklardan ve aşırı kilodan kaçınılmasını öneriyor.</p><p>Sonuç olarak, kronobiolog Madrid ve diğer uzmanlar, uyku düzeninin hem fiziksel hem de zihinsel sağlık açısından kritik önemde olduğunu belirtiyor. Uyku saati alışkanlıklarının değiştirilmesiyle birçok sağlık sorununun önüne geçilebileceği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/uyku-duzeninde-kritik-sin-352_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/crimson-desertta-kritik-guncelleme-performans-ve-oynanis-bastan-sona-degisti-271823</link>
      <pubDate>2026-04-13T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Crimson Desert'ta kritik güncelleme! Performans ve oynanış baştan sona değişti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Pearl Abyss, Crimson Desert için yayınladığı 1.03.00 yaması ile oyun dünyasında ses getiren yeniliklere imza attı. Yeni içerikler, performans iyileştirmeleri ve kullanıcı deneyimini geliştiren onlarca değişiklik hem PC hem de konsol oyuncularının beğenisine sunuldu. Crimson Desert'ta her karaktere özel yeni yetenekler ve arayüzdeki köklü değişiklikler dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Crimson Desert'ta kritik güncelleme! Performans ve oynanış baştan sona değişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pearl Abyss, popüler aksiyon rol yapma oyunu Crimson Desert için 1.03.00 sürüm numarasıyla kapsamlı bir güncelleme yayımladı. Şirket, sabah saatlerinde duyurduğu bu güncellemeyle hem PC hem de konsol platformlarında Crimson Desert oyuncularına yeni içerikler, geliştirilmiş performans ve kullanıcı deneyimini artıran birçok yenilik sundu. Özellikle her ana karakter için eklenen yeni yetenekler, kontrol sistemi ve kullanıcı arayüzündeki köklü değişiklikler, Crimson Desert'ın oynanışına yepyeni bir soluk getirdi. Ayrıca, farklı platformlarda grafik ve teknik iyileştirmeler de dikkat çekiyor.</p><h3>Pearl Abyss: 'Her karaktere yeni yetenekler kazandırdık'</h3><p>Crimson Desert'ın 1.03.00 yamasıyla birlikte, oyunun ana karakterleri için özel olarak tasarlanan yeni yetenekler oyunculara sunuldu. Kliff için "Odaklanmış Hava Yuvarlanması" adlı yeni bir hareket eklendi. Bu yetenek, uçuş sırasında 'Odak' kullanılarak etkinleştirilebiliyor ve ardından kaçış tuşu ile devreye alınabiliyor. Damiane ve Oongka karakterleri de açık dünyada daha etkili hale getirildi. Her iki karaktere de "Axiom Force" ve "Doğanın Tuzağı" gibi yeni yetenekler kazandırıldı. Ayrıca Damiane'nin "Kalkan Fırlatma" ve Oongka'nın "Dağıtma Atışı" gibi mevcut yetenekleri, Kliff'in "Force Palm" yeteneğiyle benzer bir etki sunacak şekilde güncellendi. Bu değişikliklerle birlikte, Crimson Desert oyuncuları karakterlerinin potansiyelini daha fazla ortaya çıkarabilecek. Özellikle yetenek zincirlerinde yaşanan yavaşlık ve anormal hızlanma gibi sorunlar giderildi. Ayrıca, binek üzerinde, yüksekten düşerken, yüzerken veya tırmanırken teleportasyon özelliği eklendi. Bu sayede Crimson Desert dünyasındaki hareket kabiliyeti önemli ölçüde arttı.</p><h3>Crimson Desert'ta kullanıcı arayüzü ve performans baştan sona yenilendi</h3><p>1.03.00 yaması, Crimson Desert'ın kullanıcı arayüzünde de kapsamlı değişiklikler getirdi. Faksiyon görev simgelerinin renkleri yenilendi ve Bellek Parçaları listesinin yalnızca mevcut parçaları gösterecek şekilde düzenlendi. Çantada öğelerin toplu olarak gruplanıp çıkarılması artık tek bir işlemle mümkün hale geldi. Ekipman detayları depolama bölümünde de görüntülenebiliyor. Arkadaş listesinde seçili oyuncunun üzerinde onay simgesi gösterilmesi, kullanıcı deneyimini daha sezgisel kıldı. Envanterde kolye ve pelerin gibi ekipmanların saldırı ve kritik oranlarının yanlış gösterilmesine yol açan hata düzeltildi. Crimson Desert'ın dünya haritası ve mini haritası da güncellendi; artık elde edilen hazine sandıkları, mağaralar ve Abyss lokasyonları farklı simgelerle ayırt edilebiliyor. Haritada işaretlenen noktaların ilk yeniden bağlantıda kaybolmasına neden olan hata giderildi. Tüm bu yenilikler, Crimson Desert oyuncularının oyun içi gezinme ve takip süreçlerini daha verimli ve anlaşılır hale getirdi.</p><h3>Crimson Desert'ta grafik ve teknik güncellemeler oyuncuları memnun etti</h3><p>Pearl Abyss, Crimson Desert'ın 1.03.00 güncellemesiyle grafik ve performans tarafında da önemli adımlar attı. PC kullanıcıları için Intel Arc GPU desteği sağlandı ve "Intel XeSS 3.0" ile "Intel XeSS Çerçeve Üretimi" gibi yeni seçenekler eklendi. Ayrıca, "AMD Radeon&#8482; Anti-Lag 2" ve "Detaylı Dekoratif Ağı" gibi ayarlar sayesinde görsel kalite artırıldı. PlayStation 5 ve Xbox Series X kullanıcıları için "Geliştirilmiş Raytracing" ve PS5 Pro için "PSSR Keskinliği" gibi yeni video seçenekleri sunuldu. Tüm platformlarda kapalı alanlarda aydınlatma kalitesi ve su yüzeyi yansımaları iyileştirildi. Yağmurun aşırı parlak görünmesine sebep olan hata giderildi. Crimson Desert'ın teknik altyapısı, bu güncellemeyle daha stabil ve akıcı bir hale geldi. Ayrıca, hızlı ileri sarma özelliği standart diyalog sahnelerine eklendi ve hız ayarı 4 katına kadar arttırılabiliyor. Oyun içi kamera ayarlarında da esneklik artırıldı; kamera görsel aralığı, dikey ve yatay ofsetler, otomatik takip ve ön görüş gibi yeni seçenekler eklendi. Crimson Desert'ın teknik gelişimiyle birlikte, oyun deneyimi daha sürükleyici ve gerçekçi bir seviyeye taşındı.</p><h3>Crimson Desert'ta oynanış ve görevlerde önemli iyileştirmeler</h3><p>Crimson Desert'ın yeni yaması, oynanışta da dikkat çekici değişiklikler getirdi. Greymane kampının kullanılabilirliği artırıldı. Abyss Nexus'ları, oyuncular tarafından daha kolay keşfedilebilecek şekilde düzenlendi. Belirli Abyss bulmacalarında kullanım kolaylığı sağlandı ve Soaring Kulesi'nin giriş yolu iyileştirildi. Banka işlevselliğinde yapılan değişiklikle, altın külçeleri yatırmak ve yatırım fonlarını güncellemek artık mümkün değil; ancak banka hizmetleri devam ediyor. 9. Bölümde, "Mortifikasyonun Kutsal Alanı" tamamlandıktan sonra yaşanan görev tamamlama sorunu düzeltildi. Pailune'deki satıcı NPC'lerin belirli bir görevden sonra değişmesiyle ilgili hata giderildi. Pywel bölgesinde savaş sırasında üç yeni müzik parçası ve bir yeni yükleme ekranı müziği eklendi. Boss savaşlarında kilitlenme mekanizması geliştirildi, daha uzak mesafelerden koruma sağlandı ve büyük bosslara kilitlenme özelliği sınırlandırıldı. Crimson Desert oyuncuları, bu değişikliklerle hem oynanışta hem de görevlerde daha akıcı ve sorunsuz bir deneyim yaşayacak.</p><h3>Crimson Desert'ta erişilebilirlik ve yerelleştirme adımları hız kazandı</h3><p>Güncelleme ile birlikte erişilebilirlik seçenekleri de genişletildi. Minimum yazı tipi boyutu ayarı, kamera görsel aralığı, dikey ve yatay ofsetler, otomatik kamera takibi ve ön görüş gibi yeni özellikler eklendi. Silah gösterimi için "Hepsi", "Sadece Seçilen", "Her Zaman" ve "Sadece Kullanıldığında" gibi alternatifler sunuldu. Crimson Desert'ın farklı platformlarında, stabilite ve performans optimizasyonları sayesinde çeşitli çökme sorunları giderildi. Yerelleştirme tarafında ise tüm dillerde hatalar düzeltilerek oyun tavsiyeleri ve metin kalitesi artırıldı. Damiane veya Oongka karakterleriyle Bilgi Miğferi kullanırken yaşanan çökme sorunu ve belirli satıcılarda mısırın maksimum satın alma limitiyle ilgili problem de çözüldü. Crimson Desert'ın 1.03.00 yaması, oyun içi deneyimi daha erişilebilir ve kapsayıcı bir hale getirdi.</p><p>Crimson Desert'ın bu büyük güncellemesiyle birlikte, Pearl Abyss oyunseverlere hem teknik hem de içerik anlamında zenginleştirilmiş bir deneyim sunmayı başardı. Her karakter için getirilen yeni yetenekler, kullanıcı arayüzündeki yenilikler ve performans iyileştirmeleri, Crimson Desert'ı daha rekabetçi ve keyifli bir oyun haline getirdi. Şirketin düzenli güncellemelerle oyunu geliştirmeye devam etmesi, Crimson Desert topluluğunun beklentilerini karşılamayı sürdüreceğe benziyor. Oyuncular, önümüzdeki dönemde de yeni içerikler ve sürprizlerle karşılaşmayı bekleyebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/crimson-desertta-kritik-g-924_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sac-yikamak-sac-doker-mi-ne-siklikla-yikamalisiniz-271822</link>
      <pubDate>2026-04-13T17:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saç yıkamak saç döker mi? Ne sıklıkla yıkamalısınız?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Saç yıkama sıklığıyla ilgili internette dolaşan iddialara uzman N. Sirmais yanıt verdi. Sirmais, saçın sık yıkanmasının beyazlama veya dökülmeye yol açmadığını, asıl riskin hijyenden kaçınmak olduğunu vurguladı. Araştırmalar, saç bakımında kişisel ihtiyaçların belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saç yıkamak saç döker mi? Ne sıklıkla yıkamalısınız?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saç yıkama sıklığı konusunda internette sıkça karşılaşılan iddialara açıklık getiren trikolog N. Sirmais, saçın sık yıkanmasının saç dökülmesi veya beyazlamaya yol açtığına dair yaygın inanışların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Sirmais, saç yıkamanın aslında saç sağlığı üzerinde olumsuz bir etki oluşturmadığını, asıl riskin saç hijyeninden uzak durmak olduğunu vurguladı. Uzman, saç yıkama alışkanlıklarının kişisel ihtiyaçlara göre şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>N. Sirmais: 'Saç yıkamaktan kaçınmak riskli sonuçlar doğurur'</h3><p>Trikolog N. Sirmais, saç yıkama sıklığı ile ilgili yanlış bilinenlere dikkat çekerek, saçın uzun süre yıkanmamasının saç derisinde olumsuz etkilere yol açabileceğini söyledi. Sirmais'e göre, yağlı saç derisine sahip bireylerin saçlarını her gün yıkaması önerilirken, kuru saç derisi olanlar için bu sürenin birkaç gün olabileceğini ifade etti. Uzman, saç yıkama sıklığının kişisel cilt tipine ve saçın kirlenme durumuna göre belirlenmesinin en sağlıklı yöntem olduğunu dile getirdi. Ayrıca, popüler tavsiyeler yerine bireysel ihtiyaçların dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Skin Appendage Disorders dergisi: 'Hijyen ihmal edilirse saç sağlığı bozulur'</h3><p>Skin Appendage Disorders dergisinde yayımlanan araştırmalara göre, saç hijyeninin ihmal edilmesi kepek oluşumuna, saç büyümesinin yavaşlamasına ve saç derisinin sağlığının bozulmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, saçın uzun süre yıkanmamasının dökülme ve beyazlama riskini artırdığını ifade etti. Araştırmada, saç bakımında en önemli unsurun düzenli hijyen olduğu ve kişisel bakımın saç sağlığı için temel teşkil ettiği belirtildi. Ayrıca, saç yıkama işleminin saç pigmentini veya köklerini olumsuz etkilemediği, asıl zararın kirli ve bakımsız saç derisinden kaynaklandığı açıklandı.</p><p>Sonuç olarak, uzmanlar saç yıkama sıklığıyla ilgili kesin ve evrensel bir kural olmadığını, saç bakımının kişisel ihtiyaçlara ve saç derisinin durumuna göre ayarlanması gerektiğini belirtiyor. Doğru hijyen alışkanlıkları ile saç dökülmesi ve beyazlama gibi sorunların önüne geçilebileceği ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/sac-yikamak-sac-doker-mi--982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271821</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yastiginiz-dogru-mu-bu-detayi-bilmiyorsaniz-uykuya-veda-edin-271821</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yastığınız doğru mu? Bu detayı bilmiyorsanız uykuya veda edin!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uyku uzmanı Roman Buzunov, doğru yastık seçiminin uyku kalitesi üzerinde belirleyici olduğunu açıkladı. Buzunov, yastık içeriği, malzeme özellikleri ve ağırlığının yanı sıra, kişisel uyku alışkanlıklarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle yastık seçimi konusunda yapılan hataların uzun vadede uyku sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yastığınız doğru mu? Bu detayı bilmiyorsanız uykuya veda edin!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku uzmanı Roman Buzunov, yastık seçiminin uyku kalitesine doğrudan etki ettiğini belirtti. Buzunov, yastık tercihinde yalnızca kişisel hislerin değil, ürünün malzeme özelliklerinin, ağırlığının ve bireysel uyku alışkanlıklarının da önemli rol oynadığını ifade etti. Doğru yastık seçimi ile uyku kalitesinin artırılabileceğine dikkat çeken uzman, yanlış tercihlerin ise sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p><h3>Roman Buzunov: 'Sentetik yastıklar en evrensel seçenek'</h3><p>Roman Buzunov, yastık seçerken içeriğe öncelik verilmesi gerektiğini belirtti. Sentetik yastıkların hafifliği, hava geçirgenliği ve nemi emme özellikleriyle öne çıktığını söyleyen uzman, bu ürünlerin genellikle en evrensel ve pratik seçenek olduğunu aktardı. Kaz tüyü yastıkların da konfor sunduğunu ancak daha fazla bakım gerektirdiğini vurgulayan Buzunov, yün yastıkların ise bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Uzman, pamuklu yastıkların zamanla nem biriktirip kötü kokuya neden olabileceğini ve bozulma riski taşıdığını da ekledi. Yastık seçimi sırasında bu tür detayların göz önünde bulundurulmasının, sağlıklı uyku için vazgeçilmez olduğunu belirtti.</p><h3>Yastık ağırlığı ve çiftler için kritik uyarı</h3><p>Buzunov, yastık ağırlığının da önemli bir kriter olduğunu dile getirdi. Özellikle kaygı, stres ve uyku sorunları yaşayan bireylerin daha ağır yastıklar altında kendilerini daha rahat hissedebileceğini ifade etti. Bu durumda kişinin ağırlığının yaklaşık onda biri kadar bir yastık tercih edilmesini önerdiğini belirten uzman, yine de bu seçimin kişisel algıya bağlı olarak değişebileceğini vurguladı. Ayrıca çiftler arasında sıkça yapılan bir hataya dikkat çeken Buzunov, iki kişi için tek yastık kullanılmasının uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Farklı sıcaklık hassasiyetlerine sahip partnerlerin, ayrı yastıklar kullanmasının daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını açıkladı. Son olarak, yastıkların ortalama her 3-4 yılda bir değiştirilmesi gerektiğini, bu sürenin aşılması halinde hem hijyenin hem de uyku kalitesinin tehlikeye gireceğini sözlerine ekledi.</p><p>Uyku uzmanlarının önerilerine kulak verenler, yastık seçimi konusunda daha bilinçli adımlar atarak hem uyku kalitesini hem de genel sağlıklarını koruyabilir. Doğru yastık tercihi, sağlıklı bir uyku düzeninin en temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/yastiginiz-dogru-mu-bu-de-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/cene-ekleminde-citirti-yasayanlar-dikkat-agiz-acmada-kisitlilik-gelisebilir-271820</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çene ekleminde çıtırtı yaşayanlar dikkat! Ağız açmada kısıtlılık gelişebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi N. Sarsadskikh, çene çıtırtısı yaşayanların bu sesi hafife almaması gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre, çene eklemindeki tıkırtı, ciddi eklem bozukluklarının ve ağız açmada kısıtlılığın habercisi olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çene ekleminde çıtırtı yaşayanlar dikkat! Ağız açmada kısıtlılık gelişebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi N. Sarsadskikh, çene çıtırtısı şikayetiyle karşılaşanların bu sesi basit bir sorun olarak görmemesi gerektiğini belirtti. Özellikle ağız açma, çiğneme ya da esneme sırasında duyulan çene tıkırtısı, çene eklemi içinde yer alan kıkırdak diskin kaymasından kaynaklanıyor. Bu durumun zamanla eklemde kalıcı bozukluklara ve ağız hareketliliğinde azalmaya yol açabileceği uyarısı yapıldı.</p><h3>Diş hekimi Sarsadskikh: 'Çene çıtırtısı eklem hasarına işaret edebilir'</h3><p>Uzman diş hekimi Sarsadskikh, çene tıkırtısının genellikle eklemdeki kıkırdak diskin yavaş yavaş kaymasıyla ortaya çıktığını açıkladı. Kişiler, ilk başlarda çene çıtırtısı dışında belirgin bir rahatsızlık hissetmeyebilir. Ancak zaman ilerledikçe, ağız açarken veya çiğnerken ağrı oluşabilir. Bu ağrılar bazen iki ay içinde kaybolsa da, bu durumun sorunun geçtiği anlamına gelmediği vurgulandı. Tam tersine, ağrının kaybolması eklemdeki sorunun ilerlediğini ve kısmi kaymanın tam kaymaya dönüştüğünü gösterebilir. Bu süreçte çene tıkırtısı, eklemde daha ciddi işlev bozukluklarına neden olabilir.</p><h3>Çene çıtırtısı ihmal edilirse ağız açmada kısıtlılık gelişebilir</h3><p>Çene tıkıçıtırtısı tısı yaşayanların bu belirtiyi göz ardı etmemesi gerektiği konusunda uyarı yapıldı. Eğer çene çıtırtısı için gerekli önlemler alınmazsa, eklemdeki bozukluk ilerleyerek kişinin ağzını tam olarak açamamasına yol açabilir. Uzmanlar, çene ekleminde tıkırtı hissedenlerin mutlaka bir diş hekimine başvurmasını ve erken dönemde tedaviye başlamasını öneriyor. Aksi halde, çene ekleminde kalıcı hasar ve ağız hareketliliğinde ciddi kısıtlılık gelişebilir.</p><p>Çene çıtırtısı gibi eklem kaynaklı belirtilerin ciddiye alınması, ağız ve çene sağlığının korunmasında büyük önem taşıyor. Uzmanlar, erken teşhis ve tedaviyle çene ekleminde oluşabilecek kalıcı hasarların önüne geçilebileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/cene-ekleminde-citirti-ya-114_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlarindan-sekerli-gidalar-konusunda-kritik-uyari-271819</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından şekerli gıdalar konusunda kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, şekerli ürünlerin vücudun dinlenme sürecini olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Özellikle dinlenme ve rahatlama yöntemlerinin uygulandığı anlarda şeker tüketiminin fizyolojik olarak vücudu stres halinde tuttuğu tespit edildi. Araştırmacılar, dinlenmeden önce yüksek şekerli gıdalardan uzak durulması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından şekerli gıdalar konusunda kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırmada, şekerli gıdaların vücudun dinlenme sürecine etkisi ele alındı. Çalışma, 94 yetişkin gönüllünün katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların bir bölümü glikoz içeren içecekler tüketirken, diğerleri yalnızca su ile yetindi. Daha sonra, bu kişilerden bazıları masaj seansı aldı, bazıları ise sadece dinlenmeye geçti. Araştırmacılar, şeker tüketiminin vücutta stres tepkilerini devam ettirdiğini ve tam anlamıyla dinlenme moduna geçilmesini engellediğini tespit etti.</p><h3>Araştırmacılar: 'Şeker, dinlenme hissini yanıltıyor'</h3><p>Çalışmada, şekerli gıdaların parasempatik sinir sistemi üzerindeki etkisi detaylı şekilde incelendi. Masaj veya meditasyon gibi rahatlatıcı uygulamalar, normalde vücudun iyileşme süreçlerini destekleyen parasempatik sistemi harekete geçiriyor. Ancak şeker tüketen katılımcılarda sempatik sinir sistemi yüksek düzeyde aktif kalmaya devam etti. Bu durum, kişinin kendini huzurlu hissetmesine rağmen, vücudun fizyolojik olarak stres halinde kalmasına yol açtı. Araştırmacılar, bu bulgunun tatlı tüketiminin dinlenme ve rahatlama uygulamalarının etkinliğini azaltabileceğini gösterdiğini belirtti.</p><h3>Bilim insanlarından dinlenme öncesi şeker uyarısı</h3><p>Çalışmanın sonuçları, dinlenme ve gevşeme yöntemlerinin tam verimle çalışabilmesi için şekerli ürünlerden uzak durulması gerektiğine işaret ediyor. Bilim insanları, özellikle yüksek şekerli gıdaların dinlenme öncesinde tercih edilmemesini öneriyor. Çünkü şeker, vücudun stres yanıtını tetikleyerek, iyileşme sürecini olumsuz etkiliyor. Araştırmacılar, bu bulguların günlük yaşamda sağlıklı dinlenme alışkanlıkları oluşturmak isteyenler için yol gösterici olabileceğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, bilim insanları şekerli gıdaların vücutta stres tepkilerini artırdığına ve dinlenme süreçlerini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Uzmanlar, dinlenme ve gevşeme uygulamalarından önce şeker tüketiminden kaçınılmasının önemini bir kez daha hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bilim-insanlarindan-seker-218_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/otomobil-kapisi-neden-sert-kapatilmamali-hangi-parcalar-zarar-gorur-271818</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otomobil kapısı neden sert kapatılmamalı? Hangi parçalar zarar görür?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Otomobil kapısının sert kapatılması, sadece anlık bir gürültüye yol açmıyor; kapı mekanizmasından sensörlere, contalardan camlara kadar birçok parçada ciddi hasarlara neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle ikinci el araçlarda bu davranışın daha büyük riskler taşıdığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otomobil kapısı neden sert kapatılmamalı? Hangi parçalar zarar görür?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomobil sahipleri ve yolcuları arasında sıkça yaşanan bir durum, aracın kapısının gereğinden fazla sert kapatılması. Otomobil kapısı üzerine yapılan bu ani ve güçlü hareket, birçok kişinin sandığının aksine, araca ciddi zararlar verebiliyor. Uzmanlar, özellikle kapı mekanizmasının bu tür darbelerden en fazla etkilenen parça olduğunu belirtiyor. Sert kapatılan kapılar, zamanla kilit sistemlerinde arızalara yol açabiliyor ve bu durum hem güvenlik hem de maliyet açısından önemli sorunlar doğuruyor.</p><h3>Uzmanlar: Kapı mekanizması ve sensörler risk altında</h3><p>Otomobil kapısı gereğinden sert kapatıldığında, ilk olarak kapı kilitleri ve kapama mekanizması zarar görebiliyor. Bu tür darbeler, kapı kapama sensörlerinin de işlevini yitirmesine neden olabiliyor. Araç gösterge panelinde beklenmedik hata mesajları ortaya çıkabiliyor ve bu da sürücüler için ekstra masraf anlamına geliyor. Ayrıca kapıların kenarındaki contalar ve durdurucular, sürekli tekrarlanan sert hareketlerle zamanla yıpranıyor. Özellikle ikinci el veya daha önce kaza geçirmiş otomobillerde, kapıdaki macun katmanlarında çatlamalar oluşabiliyor. Kapı içindeki plastik bağlantı noktaları gevşeyebiliyor ve bu da araç içinde rahatsız edici gıcırtıların başlamasına yol açıyor.</p><h3>Otomobil kapısı sert kapatıldığında cam ve bagajda da tehlike büyüyor</h3><p>Otomobil kapısı sadece mekanik parçalara değil, aracın genel yapısına da zarar verebiliyor. Uzmanlar, arızalı bir basınç dengeleme sensörü bulunan araçlarda, sert kapatılan bir kapının ön camda çatlaklara veya camın yerinden oynamasına sebep olabileceğini söylüyor. Özellikle eski model otomobillerde ve station wagon ya da hatchback gövdelerde, bagaj kapağının sert kapatılması sonucu benzer sorunlar ortaya çıkabiliyor. Tüm bu hasarlar, zamanla aracın değerini düşürüyor ve onarım maliyetlerini artırıyor. Otomobil sahiplerine, kapı kapatma alışkanlıklarını gözden geçirmeleri ve daha dikkatli davranmaları tavsiye ediliyor.</p><p>Sonuç olarak, otomobil kapısı gereğinden sert kapatıldığında oluşan hasarlar, sadece anlık bir sorun yaratmıyor; uzun vadede aracın güvenliği ve bütçesi için ciddi tehditler oluşturuyor. Uzmanlar, bu konuda hem sürücüleri hem de yolcuları bilinçli olmaya çağırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/otomobil-kapisi-neden-ser-577_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kalici-kimyasallar-neden-tehlikeli-cocuklarda-kemik-gelisimi-nasil-etkiliyor-271817</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalıcı kimyasallar neden tehlikeli! Çocuklarda kemik gelişimi nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve Kanada'da yürütülen yeni bir araştırma, PFAS adı verilen kalıcı kimyasalların çocuklarda kemik yoğunluğunu olumsuz etkilediğini gösterdi. Özellikle 12 yaşındaki çocuklarda, bu maddelere maruz kalmanın kemik kırığı riskini ciddi oranda artırdığı ortaya çıktı. Araştırmacılar, ebeveynleri ve yetkilileri PFAS maruziyetine karşı acil önlem almaya çağırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalıcı kimyasallar neden tehlikeli! Çocuklarda kemik gelişimi nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve Kanada'dan bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü son araştırma, per- ve polifluoroalkil maddeleri (PFAS) olarak bilinen kalıcı kimyasalların çocuklarda kemik sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini ortaya koydu. Araştırmada, 218 çocuğun büyüme sürecine ait sağlık verileri ile kanlarındaki PFAS seviyeleri detaylı biçimde incelendi. Özellikle 12 yaşındaki çocuklarda, PFOA adı verilen PFAS türüne maruz kalmanın ön kol kemik yoğunluğunu belirgin şekilde azalttığı tespit edildi. Bilim insanları, bu kimyasalların çocuklarda kemik kırığı riskini yaklaşık yüzde 30 oranında artırdığını belirtiyor. Uzmanlar, PFAS maruziyetinin uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda aileleri ve yetkilileri uyarıyor.</p><h3>Kuzey Carolina Üniversitesi: PFAS maruziyeti kemik gelişimini olumsuz etkiliyor</h3><p>Kuzey Carolina Üniversitesi'nden epidemiyolog Jessie Buckley, araştırmanın sonuçlarının PFAS maruziyeti ile çocukların kemik sağlığı arasındaki güçlü ilişkiyi gözler önüne serdiğini açıkladı. Buckley, "Bu bulgular, erken yaşta PFAS'a maruz kalmanın ilerleyen yıllarda kemik kırığı ve osteoporoz riskini artırabileceğini gösteriyor" dedi. Araştırmada ölçülen PFAS türleri arasında perfloroheksan sülfonik asit (PFHxS), perflorooktan sülfonik asit (PFOS), perflorooktanoik asit (PFOA) ve perflorononanoik asit (PFNA) öne çıktı. Özellikle PFOA'nın, Stockholm Sözleşmesi kapsamında yasaklanmış olmasına rağmen çevrede yaygın olarak bulunmaya devam ettiği vurgulandı. Buckley, çocukların kemik gelişimi için kritik olan bu dönemde PFAS maruziyetinin azaltılmasının önemine dikkat çekti.</p><h3>PFAS ile kemik kırığı riski arasında çarpıcı bağlantı</h3><p>Araştırmacılar, PFAS maruziyetinin çocuklarda kemik yoğunluğunu doğrudan etkilediğini ve bu etkinin özellikle kadın çocuklarda daha belirgin olduğunu belirtiyor. Çalışmada, PFAS seviyeleri en yüksek olan çocukların, en düşük seviyedekilere kıyasla yaklaşık yüzde 30 daha fazla kemik kırığı riski taşıdığı hesaplandı. Uzmanlar, bu kimyasalların D vitamini metabolizmasını bozarak kemik yapımını olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor. D vitamininin kemik sağlığı için vazgeçilmez olduğu bilinirken, PFAS'ın bu süreci sekteye uğratması çocuklar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca, PFAS'ın gıda, içme suyu ve toprak yoluyla insan vücuduna sızdığı, bu nedenle maruziyetin azaltılması için daha fazla önlem alınması gerektiği vurgulandı.</p><h3>PFAS'ın uzun vadeli etkileri ve alınması gereken önlemler</h3><p>Bilim insanları, PFAS ile kemik yoğunluğu arasındaki ilişkinin sadece çocukluk çağı ile sınırlı kalmadığını, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde de etkilerinin devam edebileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, PFAS'a maruz kalan çocukların ilerleyen yaşlarda osteoporoz ve kemik kırıkları gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşma ihtimalinin arttığını ifade ediyor. Ayrıca, bu kimyasalların bazı türlerinin kanser, doğum kusurları ve biyolojik yaşlanma gibi ciddi sağlık sorunlarıyla da bağlantılı olduğu bildiriliyor. Uzmanlar, PFAS içeren ürünlerin kullanımının sınırlandırılması, içme suyu kaynaklarının düzenli olarak denetlenmesi ve kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini savunuyor. Araştırmanın yazarları, PFAS ile kemik sağlığı arasındaki ilişkinin yetişkinliğe kadar sürüp sürmediğinin belirlenmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, PFAS adı verilen kalıcı kimyasalların çocuklarda kemik sağlığı üzerinde ciddi ve uzun vadeli riskler oluşturduğu net şekilde ortaya kondu. Bilim insanları, hem ailelerin hem de karar vericilerin PFAS maruziyetini azaltacak önlemleri hızla hayata geçirmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırmaların devam etmesiyle, bu kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılması ve toplumsal farkındalığın artırılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/kalici-kimyasallar-neden--752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/samsung-galaxy-watch-modellerinde-google-play-krizi-buyuyor-271816</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsung Galaxy Watch modellerinde Google Play krizi büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung Galaxy Watch kullanıcıları, son haftalarda cihazlarının batarya ömründe ciddi bir düşüş yaşandığını bildiriyor. Google Play Hizmetleri'nin artan enerji tüketimi nedeniyle, neredeyse tüm Galaxy Watch modellerinde şarj süresinin yarıya indiği belirtiliyor. Şirketten henüz resmi bir açıklama gelmedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsung Galaxy Watch modellerinde Google Play krizi büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Galaxy Watch kullanıcıları, son haftalarda akıllı saatlerinin batarya ömründe belirgin bir azalma yaşandığını dile getiriyor. Kullanıcıların sosyal medya ve forumlarda paylaştığı bildirimlere göre, özellikle Google Play Hizmetleri'nin artan enerji tüketimi, Galaxy Watch modellerinin şarj süresini önemli ölçüde kısalttı. Sorunun, birkaç hafta önce yayınlanan bir güncellemenin ardından ortaya çıktığı ve Galaxy Watch 8 Classic, Galaxy Watch 6 Classic, Galaxy Watch 7 ile Galaxy Watch Ultra (2025) gibi birçok modelde görüldüğü ifade ediliyor.</p><h3>Google Play Hizmetleri batarya tüketimini artırdı</h3><p>Reddit ve benzeri platformlarda bir araya gelen Galaxy Watch sahipleri, cihazlarının batarya ömrünün neredeyse yarıya düştüğünü belirtti. Daha önce Always-On-Display özelliği açıkken dört güne kadar dayanabilen Galaxy Watch Ultra'nın, şimdi yalnızca iki gün kullanımdan sonra tekrar şarj gerektirdiği rapor edildi. Kullanıcılar, batarya kullanım istatistiklerini incelediklerinde Google Play Hizmetleri'nin aşırı enerji tükettiğini fark etti. Bu durum, neredeyse tüm desteklenen Galaxy Watch modellerini etkiliyor ve kullanıcıların günlük yaşamında ciddi bir sorun yaratıyor.</p><h3>Kullanıcılar çözüm arayışında, Samsung sessiz</h3><p>Çok sayıda Galaxy Watch kullanıcısı, sorunun kaynağı olarak son güncellemeyi gösterirken, bazıları ise Play Hizmetleri'nin sunucu tarafında yapılan bir değişiklik nedeniyle batarya yükünün arttığını düşünüyor. Şu ana kadar Samsung cephesinden resmi bir açıklama gelmedi. Kullanıcılar arasında, akıllı saatleri fabrika ayarlarına döndürmenin veya Google Play Hizmetleri'nin önbelleğini temizlemenin geçici çözümler sunabileceği konuşuluyor. Ancak bu yöntemlerin etkisi kısa sürüyor ve çoğu durumda batarya sorunu yeniden ortaya çıkıyor. Cihaz sahipleri, Samsung'dan acil bir çözüm ve bilgilendirme bekliyor.</p><p>Galaxy Watch kullanıcılarının yaşadığı bu batarya problemi, akıllı saatlerin günlük kullanımını olumsuz etkilerken, şirketin konuya nasıl bir çözüm getireceği merakla bekleniyor. Sorunun kaynağı olarak gösterilen Google Play Hizmetleri ve yazılım güncellemeleriyle ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor. Kullanıcılar, Samsung'un yaşanan sıkıntıya ilişkin net bir yol haritası paylaşmasını istiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/samsung-galaxy-watch-mode-171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/windows-11de-guncelleme-ozgurlugu-kritik-yenilik-yolda-271815</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Windows 11'de güncelleme özgürlüğü! Kritik yenilik yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Microsoft, Windows 11 için geliştirdiği yeni takvim özelliğiyle kullanıcıların güncelleme zamanlamasını kendi tercihlerine göre belirlemesine olanak tanıyacak. Şirket, bu hamleyle kullanıcıların hem güvenliğini hem de kesintisiz çalışma beklentisini karşılamayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Windows 11'de güncelleme özgürlüğü! Kritik yenilik yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft, Windows 11 işletim sistemine getireceği yeni güncelleme takvimi özelliğiyle kullanıcıların güncelleme zamanlaması üzerinde tam kontrol sahibi olmasını sağlayacak. Şirket, bu yenilikle birlikte kullanıcıların güncellemeleri ne zaman yükleyeceğini veya güncellemeleri hangi tarihe kadar erteleyebileceğini özgürce seçmesine imkan tanıyacak. Özellik, şu anda Windows 11'in önizleme sürümlerinde test ediliyor ve ilerleyen dönemde tüm kullanıcılara sunulması hedefleniyor.</p><h3>Microsoft, güncelleme takvimiyle esneklik sağlıyor</h3><p>Microsoft, Windows 11 kullanıcılarının uzun süredir talep ettiği güncelleme zamanlaması konusunda önemli bir adım attı. Kullanıcılar artık önceden belirlenen kısa sürelerle sınırlı kalmadan, takvim tabanlı bir arayüz üzerinden güncellemelerin ne zaman yüklenmesini veya ertelenmesini istediklerini açıkça belirleyebilecek. Şirketin Windows departmanı başkanı Pavan Davuluri, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre güncellemeleri istedikleri kadar duraklatabileceklerini açıkladı. Şu anda Home sürümünde güncellemeler en fazla beş hafta ertelenebiliyor, ancak yeni takvim görünümüyle bu sürenin aşılması gündemde. Özellikle profesyonel kullanıcılar ve iş dünyası için, iş akışının kesintiye uğramaması açısından bu gelişme büyük önem taşıyor. Microsoft'un bu adımı, kullanıcı memnuniyetini artırmayı ve güncelleme süreçlerini daha şeffaf hale getirmeyi amaçlıyor.</p><h3>Yeni takvim özelliğiyle güvenlik ve çalışma dengesi öne çıkıyor</h3><p>Windows 11 güncellemeleri genellikle sistem güvenliğini sağlamak ve yeni özellikler sunmak için düzenli olarak yayınlanıyor. Ancak bazı güncellemeler, sürücü uyumsuzlukları veya sistem çökmesine neden olabilen hatalar barındırabiliyor. Bu nedenle, güncellemelerin ertelenmesi birçok kullanıcı için önemli bir ihtiyaç haline geldi. Takvim özelliği sayesinde, kullanıcılar güncellemeleri Microsoft'un sunduğu zaman dilimlerinin ötesinde erteleyebilecek ve kendi iş süreçlerine uygun bir planlama yapabilecek. Elbette bu esneklik, güvenlik açıklarının kapatılmasında gecikmeye yol açabileceği için dikkatli kullanılmalı. Microsoft, takvim özelliğini Dev ve Beta kanallarında test ediyor ve özellik henüz manuel olarak etkinleştirilebiliyor. Nihai sürümde ise, kullanıcıların hem güvenlik hem de kesintisiz çalışma beklentilerini dengeleyen bir çözüm sunulması hedefleniyor. Özelliğin tüm Windows 11 kullanıcılarına ne zaman ulaşacağı ve süre sınırının tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağı ise merakla bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Microsoft'un Windows 11 için geliştirdiği güncelleme takvimi özelliği, kullanıcıların sistemlerini daha etkin yönetmesini sağlayacak. Şirketin bu adımı, hem güvenlik hem de kullanıcı deneyimi açısından önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Takvim tabanlı güncelleme yönetimi, Windows 11'in kullanıcı odaklı yaklaşımını güçlendirirken, işletim sisteminin esnekliğini de artıracak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/windows-11de-guncelleme-o-326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/10-yil-ve-800-milyon-dolardan-sonra-uss-boise-icin-sok-karar-271814</link>
      <pubDate>2026-04-13T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[10 yıl ve 800 milyon dolardan sonra USS Boise için şok karar]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Donanması, 1992'de hizmete giren nükleer saldırı denizaltısı USS Boise için 10 yıl süren ve 800 milyon dolara ulaşan yenileme çabalarını sonlandırdı. Yüksek maliyet ve gecikmeler nedeniyle, stratejik değeri tartışmalı hale gelen denizaltının imha edilmesine karar verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[10 yıl ve 800 milyon dolardan sonra USS Boise için şok karar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Donanması, 1992 yılında hizmete başlayan ve uzun yıllar boyunca filosunun önemli bir parçası olan nükleer enerjili saldırı denizaltısı USS Boise için radikal bir karar aldı. Virginia'daki tersanede on yılı aşkın süredir yenileme çalışmaları devam eden denizaltı, 800 milyon dolar harcanmasına rağmen filodan çıkarılıyor. Donanmanın bu kararı, hem büyük bir maliyet kaybını hem de stratejik önceliklerde önemli bir değişimi ortaya koyuyor. USS Boise, son seferini Ocak 2015'te tamamladıktan sonra dalış sertifikasını kaybetmişti ve o tarihten bu yana sürekli ertelenen onarımını bekliyordu. Şimdi ise, ABD Donanması'nın veri analizine dayalı değerlendirmesi sonucunda, denizaltının yenilenmesi yerine imha edilmesi uygun bulundu.</p><h3>ABD Donanması: 'USS Boise'nin onarımı ekonomik değil'</h3><p>ABD Deniz Kuvvetleri Bakanı John Pelham, USS Boise'nin yenilenmesinin tamamlanabilmesi için ek olarak yaklaşık 1,9 milyar dolar daha harcama yapılması gerektiğini açıkladı. Bu rakam, denizaltının neredeyse baştan inşa edilmesiyle eşdeğer bir maliyete işaret ediyor. Ancak, yapılan analizler, onarım tamamlanmış olsa bile USS Boise'nin kalan hizmet süresinin orijinal ömrünün yalnızca beşte biri kadar olacağını ortaya koydu. Donanma yetkilileri, bu nedenle projenin devamının ekonomik açıdan mantıklı olmadığına karar verdi. Şu ana kadar planlanan yenileme çalışmalarının yalnızca yüzde 20'sinin tamamlandığı, kalan işlerin ise en erken 2029'a kadar bitirilemeyeceği belirtildi. Böylece, ABD Donanması 800 milyon dolarlık yatırımın ardından projeyi sonlandırma yoluna gitti.</p><h3>Stratejik kaynaklar yeni denizaltılara aktarılıyor</h3><p>ABD Donanması'nın bu kararı, yalnızca bir denizaltının kaybedilmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, eldeki mali kaynakların daha modern ve etkili denizaltıların yapımına yönlendirilmesi anlamını taşıyor. Özellikle Virginia ve Columbia sınıfı yeni denizaltı projelerine aktarılacak bu kaynaklarla, ABD filosunun operasyonel kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Donanma, Golden-Fleet konsepti kapsamında 2027 bütçesinde gemi inşasına 65 milyar dolar ayırmayı planlıyor. Bu hamle, Amerikan ordusunun bakım ve modernizasyon süreçlerinde yaşanan gecikmelerin ve maliyet artışlarının artık daha sıkı denetleneceğini gösteriyor. USS Boise'nin imhası için Washington eyaletine gönderileceği açıklanırken, bu kararın Kongre ve savunma sanayisine de net bir mesaj verdiği ifade ediliyor.</p><h3>ABD filosunda yeniden yapılanma dönemi</h3><p>Bugün, başta Los Angeles sınıfı olmak üzere ABD Donanması'nda aktif görevdeki denizaltı sayısı önemli ölçüde azaldı. Başlangıçta 62 adet üretilen bu sınıftan günümüzde yalnızca 23 denizaltı görev yapıyor. USS Boise'nin filodan çıkarılması, Amerikan deniz gücünün yeniden yapılanma sürecinde atılan kritik adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Donanma yönetimi, ekonomik açıdan verimsiz projeleri sonlandırarak, filosunun operasyonel hazır olma seviyesini ve sürdürülebilirliğini artırmayı hedefliyor. Bu karar, gelecekte benzer maliyetli ve gecikmeli projelere karşı daha kararlı bir tutum sergileneceğinin de göstergesi olarak yorumlanıyor.</p><p>Sonuç olarak, ABD Donanması'nın USS Boise için aldığı bu karar, hem askeri harcamaların etkin yönetimi hem de modernizasyon stratejisinin önemi açısından dikkat çekiyor. 800 milyon dolarlık kaybın ardından, Amerikan filosunda yeni bir yapılanma dönemi başlarken, stratejik kaynakların daha verimli projelere aktarılması hedefleniyor. Bu gelişme, ABD Donanması'nın gelecekteki operasyonel gücüne ve sürdürülebilirliğine doğrudan etki edecek önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/10-yil-ve-800-milyon-dola-503_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-altin-fiyatlari-ne-kadar-13-nisan-2026-pazartesi-gram-altin-ceyrek-alti-271813</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! Altın fiyatları ne kadar? 13 Nisan 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları yön arayışında! Orta Doğu'daki gerilimler sonrası gelen belirsizlikler altın piyasasında yükseliş ve düşüşlere neden oluyor. Altın fiyatları yön arayışında olsa da güne düşüşle başladı. Altın yatırımcılarının aklında tek soru: Peki, bugün altın fiyatları ne kadar? Gram altın, çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 13 Nisan 2026 Pazartesi altın fiyatlarında son rakamlar karşınızda...  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! Altın fiyatları ne kadar? 13 Nisan 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları araştırılıyor. Altın düştü mü yükseldi mi? merak ediliyor. Altın fiyatları vatandaşların ve yatırımcıların yakın markajında. Birikimlerini altın olarak değerlendirmek isteyenler ya da söz-nişan-düğün gibi organizasyonlar için altın alışverişi yapmak isteyenler güvenli limandaki son durumu ilgiyle takip ediyor. Haftanın dördüncü günü altın almak ya da bozdurmak isteyenler dikkat, bu haberden altındaki son dakika fiyat bilgisini elde edebilirsiniz.</p><p>Altın piyasasında Orta Doğu'daki gerilimin etkisiyle fiyat dalgalanmaları devam ediyor. Altın yatırımcıları son dakika fiyat değişikliklerini sorguluyor. 13 Nisan 2026 Pazartesi günü de altın yatırımcılarının aklında "Bugün altın fiyatları ne kadar oldu?" sorusu var.</p><p>Cuma günü ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 813 liradan tamamlamıştı.</p><p>Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın saat 09.25 itibarıyla 6 bin 798 lira seviyesinde bulunuyordu. nı dakika itibarıyla çeyrek altın 11 bin 360 liradan, Cumhuriyet altını 45 bin 910 liradan satılıyordu. Atının onsu, 4 bin 727 dolardan işlem görüyordu.</p><p>Peki, gram altın ve çeyrek altın alış satış fiyatı kaç lira oldu? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını alacaklar dikkat! İşte, 13 Nisan 2026 Pazartesi güncel altın fiyatları tablosu canlı takip ile bu haberde karşınızda...</p><p><b>13 NİSAN 2026 PAZARTESİ GÜNÜNE ALTIN FİYATLARI ALIŞ-SATIŞ TABLOSU</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.777,03</p><p>Satış: 6.777,85</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.872,80</p><p>Satış: 11.120,47</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.677,65</p><p>Satış: 22.240,95</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 45.125,00</p><p>Satış: 45.810,00</p><p><b>ATA ALTIN</b></p><p>Alış: 44.850,31</p><p>Satış: 45.978,23</p><p><font color="#ff0000"><b><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></b></font></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/altinda-sert-dusus-altin--652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/56-ilde-deas-operasyonu-525-supheli-yakalandi-271812</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[56 ilde DEAŞ operasyonu: 525 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 56 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[56 ilde DEAŞ operasyonu: 525 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, 56 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/video2-130420263c99a226.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/56-ilde-deas-operasyonu-5-918_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesi-ile-yillik-180-bin-lira-destekte-bulunacagiz-271811</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi ile yıllık 180 bin lira destekte bulunacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nde başvuruları almaya başladıklarını belirterek, "95 dişi, 5 erkek küçükbaş hayvanı vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira destekte bulunmuş olacağız." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi ile yıllık 180 bin lira destekte bulunacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nü ziyaret etti.</p><p>Burada incelemelerde bulunan Yumaklı, daha sonra koyun-kuzu buluşmasını izledi.</p><p>Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, TİGEM'in, Türkiye'de hem bitkisel üretimdeki tohum hem de hayvansal üretimdeki damızlık ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan önemli bir işletme olduğunu söyledi.</p><p>Hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna işaret eden Yumaklı, bu kapsamda 2024'te 5 yıllık yol haritası açıkladıklarını hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/3-130420264f8a929a.jpg"/><p>Yumaklı, bu süreçte meraların geliştirilmesinden küçük aile işletmeleri ile genç ve kadın girişimcilerin sektöre girmesine kadar birçok hususu devreye aldıklarını bildirdi.</p><p>Hem üretim planlaması hem de uygulamaya alınan yol haritasının olumlu sonuçlarını gördüklerine işaret eden Yumaklı, "Bugün itibarıyla küçükbaş sürülerimiz yüzde 11 artışla 58 milyon başa yükselmiş durumdayız. Anadolu'muzun hem coğrafi koşulları hem de küçükbaş hayvancılıkla ilgili tecrübesi, bu alanda yapılması gereken çok daha önemli işler olduğunu da ifade etmekte. Dolayısıyla Anadolu'yu küçükbaş hayvancılığın merkezi haline getirmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Hedeflere ulaşmak için çalışmaya devam edeceklerini bildiren Yumaklı, "Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir bir üretimi hayvansal üretimde yerine getireceğiz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/2-13042026d04fbd75.jpg"/><p><strong>"EN İYİ IRKIN OLUŞTURULMASI İÇİN ÇALIŞILMIŞ SÜRÜLERDEN VERİLECEK"</strong></p><p>Küçükbaş hayvancılığa ayrı önem verdiklerini belirten Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Küçükbaşa destekle alakalı bir uygulamayı Sayın Cumhurbaşkanı'mız açıklamıştı. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nin detaylarını da oluşturmaya başladık. 1 Nisan itibarıyla başvuruları aldık, 30 Nisan itibarıyla bu başvurular sona ermiş olacak. 95 dişi, 5 de erkek küçükbaş hayvanı vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve diğer giderler için destekte bulunmuş olacağız. Verilecek olanların tamamı, TİGEM'de en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek. Burada da yüzde 100'e varan faiz desteğiyle Ziraat Bankamızın 2 ila 7 yıl arasındaki vadelendirmesi söz konusu olacak."</p><p>Yumaklı, bütün gayretlerinin, üreticilerle Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli en üst düzeye çıkarmak olduğunu bildirerek, bitkisel ve hayvansal üretimde bu avantajlara sahip olmayan ülkelerin tedarik ihtiyacını karşılayabilecek güce sahip olduklarını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/1-13042026b1248221.jpg"/><p><strong>"BAKANLIK OLARAK BİR MODEL OLUŞTURUYORUZ"</strong></p><p>Projenin ayrıntılarına ilişkin bilgi veren Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>"Gençler, kadınlar ve şehit yakınları ilave puan alacak. Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri bu konuyla ilgili eğitimleri aldıkları için ilave puan alacak. Aile işletmeleri, birinci derecede örgüt, yani tarımsal herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olanlar da yine ilave puan almış olacak. Üç yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Belki düşük bir rakam gibi gelebilir 58 milyonun yanında ama biz Bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Dolayısıyla konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bakan-yumakli-kirsalda-be-848_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/la-casa-de-papel-turkiyede-cekilseydi-hangi-rolu-kim-oynardi-listedeki-isimleri-goren-herk-271810</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[La Casa De Papel Türkiye'de çekilseydi hangi rolü kim oynardı? Listedeki isimleri gören herkes aynı yorumu yaptı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya çapında geniş bir izleyici kitlesine ulaşan “La Casa De Papel” dizisinin Türkiye'de çekilmesi halinde hangi oyuncuların hangi karakterleri canlandırabileceğine dair paylaşımlar sosyal medyada gündem oldu. Kullanıcıların oluşturduğu listede birçok tanınmış oyuncu yer alırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[La Casa De Papel Türkiye'de çekilseydi hangi rolü kim oynardı? Listedeki isimleri gören herkes aynı yorumu yaptı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>La Casa De Papel dizisi, yayınlandığı dönemde tüm dünya  çapında büyük ilgi gördü. Kısa sürede fenomen hale gelen La Casa De Papel'in  farklı ülkelerde uyarlama olacağı iddiaları sık sık gündeme geliyor. </p><p>Dizinin Türkiye'de çekilmesi halinde hangi oyuncuların  hangi karakterlere hayat verebileceği ise sosyal medyada konuşulmaya başlandı. </p><p>İşte sosyal medya kullanıcılarının örnek olarak gösterdiği  o isimlerin listesi;</p><h2>İLKER KALELİ - PROFESÖR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ilker-13042026ddb60819.jpg"/><h2>DİLAN ÇİÇEK DENİZ - TOKYO</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/dilan-13042026c81e2df8.jpg"/><h2>İSMAİL HACIOĞLU - BERLİN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ismail-1304202677dd3ca5.jpg"/><h2>HANDE ERÇEL - NAİROBİ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/09/handee-0903202673fcaee8.jpg"/><h2>TANER ÖLMEZ - RİO</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/taner-130420263e5c8b2f.jpg"/><h2>GÖKÇE BAHADIR - LİZBON</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/gokce-130420260a2011b2.jpg"/><h2>BÜŞRA DEVELİ - MANİLA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/busra-130420264d1292cb.jpg"/><h2>AÇELYA TOPALOĞLU - STOCHOLM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/acelya-130420264c752b69.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/la-casa-de-papel-turkiyed-109_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-watch-ultra-4-sizintisi-tasarimda-ve-ozelliklerinde-buyuk-yenilik-var-271809</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Watch Ultra 4 sızıntısı! Tasarımda ve özelliklerinde büyük yenilik var]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch Ultra 4 ile ilgili ortaya çıkan yeni iddialar, cihazın pil ömrü ve tasarımında köklü değişiklikler olacağını gösteriyor. Apple'ın yeni nesil akıllı saati, T8320 işlemcisi ve gelişmiş sensörleriyle kullanıcı beklentilerini karşılamaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Watch Ultra 4 sızıntısı! Tasarımda ve özelliklerinde büyük yenilik var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Watch Ultra 4 hakkında sızdırılan bilgiler, teknoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Şirketin yeni akıllı saatinin, özellikle pil ömrü ve tasarımında önemli değişiklikler sunacağı iddia ediliyor. Apple'ın premium segmentteki bu ürünü, geliştirilmiş donanım ve yazılımıyla hem sporculara hem de günlük kullanıcılara hitap etmeyi hedefliyor. Ultra 4'ün, seleflerinde sıkça eleştirilen kısa pil ömrü sorununa çözüm getireceği ve yeni nesil T8320 işlemcisiyle performansta çıtayı yükselteceği belirtiliyor. Apple Watch Ultra 4'ün 2026 yılının Eylül ayında tanıtılması beklenirken, cihazın dayanıklılığı artırılmış yeni tasarımı ve gelişmiş sağlık izleme özellikleriyle dikkat çekeceği öne sürülüyor.</p><h3>Apple Watch Ultra 4: Pil ömründe yeni dönem başlıyor</h3><p>Apple Watch Ultra serisi, bugüne kadar sunduğu dayanıklılık ve işlevsellik ile öne çıkarken, pil ömrü konusunda rakiplerinin gerisinde kalmıştı. Mevcut Ultra modelleri, genellikle iki ila üç gün arası bir kullanım süresi sunuyor ve bu süre, Garmin ve Fitbit gibi markaların haftalar süren pil performansının oldukça gerisinde yer alıyor. Sızan bilgilere göre Apple, Ultra 4 modelinde bu sorunu kökten çözmeyi amaçlıyor. Şirketin, T8320 işlemcisinin sağladığı enerji verimliliği ve daha büyük pil kapasitesiyle, tek şarjda çok daha uzun kullanım süresi sağlaması bekleniyor. Bu gelişme, özellikle uzun süreli açık hava aktiviteleriyle ilgilenen kullanıcılar için büyük bir avantaj olarak öne çıkıyor. Pil ömründeki bu iyileştirme, Apple Watch Ultra 4'ü sadece sporcuların değil, günlük kullanıcıların da tercih ettiği bir akıllı saat haline getirebilir. Pil ömrünün artırılması, Apple'ın akıllı saat pazarındaki rekabet gücünü önemli ölçüde yükseltecek bir adım olarak görülüyor.</p><h3>T8320 işlemcisi ve yeni sensörlerle performans zirvede</h3><p>Apple Watch Ultra 4'te yer alacak T8320 işlemcisi, cihazın hem performansını hem de enerji yönetimini ileriye taşıyacak. Bu yeni nesil çip, güç tüketimini azaltırken uygulama performansını artıracak şekilde tasarlandı. Kullanıcılar, daha akıcı bir deneyim ve daha hızlı uygulama açılışları ile karşılaşacak. Ayrıca T8320, gerçek zamanlı sağlık takibi ve gelişmiş GPS özellikleriyle, Ultra 4'ü rakiplerinden ayıracak. Saatte sekize kadar yeni sensörün bulunacağı, bunlar arasında kan basıncı izleme, hidrasyon seviyesi ölçümü ve stres tespiti gibi gelişmiş sağlık fonksiyonlarının yer alacağı belirtiliyor. Böylece kullanıcılar, günlük aktivitelerinin yanı sıra sağlık durumlarını da çok daha kapsamlı biçimde takip edebilecek. Apple'ın bu adımı, Ultra 4'ü hem profesyonel sporcular hem de sağlıklı yaşamı önemseyen kullanıcılar için cazip bir seçenek haline getiriyor. T8320 işlemcisinin sunduğu güç ve verimlilik dengesi, Apple Watch Ultra 4'ü premium akıllı saat segmentinde liderliğe taşıyabilir.</p><h3>Touch ID ile güvenlik ve kolaylık bir arada</h3><p>Apple Watch Ultra 4'te beklenen bir diğer yenilik ise Touch ID'nin entegre edilmesi. Yan düğmeye veya ekranın altına yerleştirileceği konuşulan bu biyometrik kimlik doğrulama özelliği, kullanıcıların cihazlarını daha güvenli ve pratik şekilde kullanmasını sağlayacak. Touch ID sayesinde, saatin kilidini açmak, Apple Pay ile ödeme yapmak ya da hassas sağlık verilerine erişmek çok daha hızlı ve güvenli hale gelecek. Bu özellik, özellikle Apple ekosistemine bağlı kullanıcılar için büyük bir kolaylık sunacak. Ayrıca, Touch ID'nin getirdiği güvenlik seviyesi, Ultra 4'ün kurumsal ve profesyonel kullanım alanlarında da tercih edilmesini sağlayabilir. Apple, bu hamlesiyle kullanıcı deneyimini ve veri güvenliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Touch ID'nin Ultra 4'e entegre edilmesi, Apple'ın akıllı saatlerinde güvenlik standartlarını yeniden tanımlayacak bir yenilik olarak öne çıkıyor.</p><h3>Daha ince ve hafif tasarımda dayanıklılık ön planda</h3><p>Apple Watch Ultra 4'ün tasarımında da önemli değişiklikler bekleniyor. Sızan bilgilere göre, yeni model seleflerine göre daha ince ve hafif olacak. Ancak bu hafiflik, cihazın dayanıklılığından ödün vermeyecek. Apple, Ultra 4'te kullanılan malzeme ve mühendislik çözümleriyle, aşırı koşullara karşı yüksek direnç sağlamayı sürdürecek. Bu tasarım evrimi, saatin hem günlük kullanımda konforunu artıracak hem de zorlu doğa koşullarında güvenilirliğini koruyacak. Ayrıca, yeni tasarım sayesinde Ultra 4, gelişmiş sağlık sensörlerine de ev sahipliği yapabilecek. Sekize kadar sensörün entegre edilmesiyle, kullanıcılar sağlık verilerini daha detaylı ve doğru şekilde takip edebilecek. Apple'ın bu yenilikçi yaklaşımı, Ultra 4'ü hem teknoloji tutkunları hem de aktif yaşam tarzına sahip bireyler için vazgeçilmez bir cihaz haline getirebilir.</p><h3>Sağlık ve zindelik özelliklerinde kapsamlı yenilikler</h3><p>Apple Watch Ultra 4, sağlık ve zindelik takibi konusunda da önemli adımlar atıyor. Yeni sensörler sayesinde kullanıcılar, kalp atış hızı, uyku düzeni, kan basıncı, hidrasyon seviyesi ve stres gibi birçok parametreyi anlık olarak izleyebilecek. Bu detaylı sağlık verileri, kullanıcıların günlük yaşamlarında daha bilinçli kararlar almasına yardımcı olacak. Özellikle sporcular ve yoğun tempoda çalışan bireyler için bu gelişmiş takip sistemleri büyük kolaylık sağlayacak. Apple, sağlık teknolojilerinde yaptığı bu yatırımlarla, Ultra 4'ü sadece bir akıllı saat değil, aynı zamanda kişisel bir sağlık asistanı olarak konumlandırıyor. Kullanıcılar, Ultra 4 sayesinde sağlıklarını daha yakından izleyip, yaşam kalitelerini artırabilecek. Apple'ın bu alandaki yenilikleri, akıllı saat pazarında şirketin liderliğini pekiştirecek nitelikte.</p><h3>Gelişmiş güç yönetimiyle uzun süreli kullanım</h3><p>Apple Watch Ultra 4'ün öne çıkan yeniliklerinden biri de akıllı güç yönetimi sistemi olacak. T8320 işlemcisiyle birlikte çalışan gelişmiş yazılım algoritmaları, cihazın enerji tüketimini optimize edecek. Bu sayede, saat farklı kullanım senaryolarında pil ömrünü uzatmak için enerjiyi akıllıca dağıtacak. Özellikle pil seviyesi azaldığında temel fonksiyonların çalışmaya devam etmesi, kullanıcılar için büyük bir avantaj sağlayacak. Uzun yolculuklar, açık hava etkinlikleri ve yoğun aktiviteler sırasında Ultra 4, güvenilir bir yardımcı olarak öne çıkacak. Apple'ın güç yönetimi konusundaki bu yeniliği, pil ömrü sorununu tarihe gömmeyi hedefliyor. Kullanıcılar, şarj endişesi yaşamadan Ultra 4'ü uzun süre boyunca kullanabilecek. Bu özellik, Apple Watch Ultra 4'ü piyasadaki rakiplerinden ayıran en önemli farklardan biri olarak dikkat çekiyor.</p><h3>Spor saatleri pazarında Apple'ın rekabet stratejisi</h3><p>Apple Watch Ultra serisi, özellikle spor saatleri pazarında Garmin ve benzeri markalarla rekabet ediyor. Bu segmentte kullanıcılar, dayanıklılık, uzun pil ömrü ve gelişmiş aktivite takibi gibi özellikleri ön planda tutuyor. Ultra 4 ile Apple, hem kendi ekosisteminin avantajlarını hem de spor saatlerinin vazgeçilmez fonksiyonlarını bir arada sunmayı amaçlıyor. Şirketin bu stratejisi, Apple Watch Ultra 4'ü sadece teknoloji meraklılarının değil, profesyonel sporcuların ve outdoor tutkunlarının da tercihi haline getirebilir. Apple'ın, Ultra 4 ile spor saatleri pazarında daha güçlü bir konum elde etmesi bekleniyor. Bu rekabet, kullanıcılar için daha yenilikçi ve fonksiyonel ürünlerin geliştirilmesine de zemin hazırlayacak.</p><h3>Çıkış tarihi ve beklentiler: Apple Watch Ultra 4 için geri sayım başladı</h3><p>Apple Watch Ultra 4'ün N240 kod adıyla geliştirildiği ve 2026 yılının Eylül ayında tanıtılacağı öngörülüyor. Bu tarih, Apple'ın geleneksel ürün lansman takvimiyle uyumlu. Şirketin, cihazı piyasaya sürmeden önce kapsamlı testler ve geliştirme çalışmaları yürüttüğü belirtiliyor. Kullanıcılar için bu, daha güvenilir ve sorunsuz bir ürün deneyimi anlamına geliyor. Ultra 4'ün piyasaya çıkışı, Apple'ın sadık müşteri kitlesinin yanı sıra yeni kullanıcıları da cezbetme potansiyeli taşıyor. Eğer iddialar doğrulanırsa, Apple Watch Ultra 4, giyilebilir teknoloji pazarında yenilik, işlevsellik ve tasarımın başarılı bir birleşimini sunarak rakipleriyle arasındaki farkı daha da açacak. Apple'ın yeni nesil akıllı saati, sektörde çıtayı bir kez daha yukarı taşıyacak gibi görünüyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple Watch Ultra 4 ile ilgili sızan bilgiler, markanın giyilebilir teknoloji alanında büyük bir atılım yapmaya hazırlandığını gösteriyor. Pil ömründen tasarıma, güvenlikten sağlık takibine kadar pek çok alanda sunulacak yenilikler, Apple'ın akıllı saat pazarındaki liderliğini pekiştirecek. T8320 işlemcisi, gelişmiş sensörleri ve yeni nesil güç yönetimiyle Ultra 4, kullanıcıların beklentilerini karşılamaya ve sektöre yön vermeye aday bir cihaz olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/apple-watch-ultra-4-sizin-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/heyecanlandiran-kesif-evrenin-en-saf-antik-yildizi-ortaya-cikti-271808</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Heyecanlandıran keşif! Evrenin en saf antik yıldızı ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Samanyolu galaksisinde keşfedilen SDSS J0715-7334 yıldızı, şimdiye kadar gözlemlenen en saf antik yıldız olarak dikkat çekiyor. Chicago Üniversitesi ve Johns Hopkins Üniversitesi'nden bilim insanları, bu yıldızın bileşiminde Güneş'e kıyasla 40 kat daha az metal buldu. SDSS J0715-7334'ün keşfi, evrenin ilk yıldızlarının doğası ve Büyük Macellan Bulutları'nın yıldız oluşumu hakkında önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Heyecanlandıran keşif! Evrenin en saf antik yıldızı ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samanyolu galaksisinde ortaya çıkarılan SDSS J0715-7334 adlı yıldız, astronomi dünyasında büyük heyecan yarattı. Chicago Üniversitesi'nden kozmolog Alexander Ji liderliğindeki ekip, bu yıldızın şimdiye kadar keşfedilen en saf antik yıldız olduğunu açıkladı. SDSS J0715-7334, Güneş'e göre 40 kat daha az metal içeriyor ve neredeyse tamamen hidrojen ile helyumdan oluşuyor. Bilim insanları, bu yıldızın evrenin ilk yıldız nesillerinin kalıntılarından doğduğunu ve evrenin erken dönemine dair eşsiz bilgiler sunduğunu vurguladı.</p><h3>Chicago Üniversitesi: SDSS J0715-7334 yıldızında rekor düzeyde düşük metal oranı</h3><p>Chicago Üniversitesi'nden Alexander Ji, SDSS J0715-7334 yıldızının spektral analizinde elde edilen verilerin, bilim dünyasında bugüne kadar rastlanan en düşük metal oranını gösterdiğini belirtti. Yıldızın bileşiminde, Güneş'teki metal miktarının yalnızca yüzde 0,005'i kadar metal bulundu. Bu oran, daha önceki en düşük metal içeriğine sahip yıldızdan bile neredeyse yarı yarıya daha düşük. Özellikle karbon oranı son derece düşük olan SDSS J0715-7334, evrenin ilk dönemlerinde meydana gelen kozmik toz serpintisinin izlerini taşıyor. Ji, "Bu yıldızın karbon oranı öylesine az ki, oluşumunda erken evrenin nadir rastlanan toz serpintisi etkili olmuş olabilir" diyerek, bu oluşum yolunun daha önce yalnızca bir kez gözlemlendiğinin altını çizdi. SDSS J0715-7334'ün kimyasal yapısı, evrenin ilk yıldızlarının nasıl oluştuğu ve geliştiği konusunda bilim insanlarına yeni bir bakış açısı kazandırdı.</p><h3>Johns Hopkins Üniversitesi: Population III yıldızlarının izleri SDSS J0715-7334'te gizli</h3><p>Johns Hopkins Üniversitesi'nden astronom Kevin Schlaufman, SDSS J0715-7334'ün evrenin ilk yıldız nesli olan Population III yıldızlarının izlerini taşıdığına dikkat çekti. Schlaufman, "Hiçbir Population III yıldızını doğrudan gözlemleyemedik. Ya çok büyük oldukları için kısa sürede yok oldular ya da günümüze kadar ulaşabilen düşük kütleli örnekleri son derece nadir" açıklamasında bulundu. Population II kategorisinde yer alan SDSS J0715-7334, metal içeriği bakımından evrenin erken döneminde oluşan yıldızların özelliklerini yansıtıyor. Bilim insanları, bu tür yıldızların kimyasal analizleri sayesinde, Population III yıldızlarının yaşam döngüsü ve evrenin ilk süpernova patlamalarının sonuçları hakkında değerli bilgiler elde ediyor. SDSS J0715-7334'ün spektrumundaki karbon eksikliği, yıldızın alışılmadık bir ara rejimde doğduğunu ve kozmik tozun yıldız oluşumuna katkı sağladığını gösteriyor. Schlaufman, bu tür ultra-metal yetersiz yıldızların daha fazla incelenmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Büyük Macellan Bulutları ve SDSS J0715-7334: Yıldızın kökeni galaksiler arası araştırmaları hızlandırdı</h3><p>SDSS J0715-7334'ün gökyüzündeki hareketi ve konumu, bu yıldızın Samanyolu galaksisinden değil, Samanyolu'nu çevreleyen Büyük Macellan Bulutları'ndan geldiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu bulgunun Büyük Macellan Bulutları'nda SDSS J0715-7334 gibi ultra-metal yetersiz yıldızların daha fazla bulunabileceğine işaret ettiğini belirtti. Schlaufman, "Macellan Bulutları gibi galaksilerde, Samanyolu'na kıyasla daha fazla ultra-metal yetersiz yıldız keşfetme şansımız var" dedi. Bu tür yıldızlar, evrenin gençlik döneminde gerçekleşen süreçleri anlamak için kritik öneme sahip. Araştırmacılar, SDSS J0715-7334'ün keşfinin ardından, benzer yıldızların farklı galaktik ortamlarda aranması gerektiğini ve bu yıldızların evrenin ilk dönemlerine dair daha fazla ipucu sunabileceğini düşünüyor.</p><h3>SDSS J0715-7334'ün keşfi erken evren araştırmalarına yeni bir yön veriyor</h3><p>SDSS J0715-7334'ün keşfi, astronomi dünyasında evrenin ilk yıldızlarının doğası ve yıldız oluşumunun nasıl başladığına dair soruları yeniden gündeme taşıdı. Yıldızın neredeyse tamamen hidrojen ve helyumdan oluşması, evrenin ilk dönemlerinde yıldız oluşumunda karbon ve oksijen gibi elementlerin eksikliğinin nasıl aşıldığına dair yeni teorilerin geliştirilmesine yol açtı. Araştırma ekibi, SDSS J0715-7334 gibi ultra-metal yetersiz yıldızların bulunmasının, evrenin kimyasal evrimi ve galaksilerin oluşumu hakkında önemli bilgiler sağlayacağını belirtti. Bilim insanları, bu tür yıldızların keşfiyle birlikte, erken evrenin sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştıklarını düşünüyor. SDSS J0715-7334 yıldızının detaylı analizi, gelecekte yapılacak araştırmalar için yol gösterici nitelik taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, SDSS J0715-7334 yıldızının keşfi, evrenin ilk yıldızlarının izini sürmek ve galaksilerin kimyasal evrimini anlamak isteyen bilim insanlarına yeni bir pencere açtı. Bu yıldızın benzersiz özellikleri, hem Samanyolu'nun hem de Büyük Macellan Bulutları'nın geçmişine dair önemli ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, SDSS J0715-7334 gibi ultra-metal yetersiz yıldızların bulunmasının, evrenin erken dönemlerini aydınlatmak için kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/heyecanlandiran-kesif-evr-734_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-jeopolitik-riskleri-sinirlandirmaya-yonelik-calismalarimiz-suruyor-271807</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Jeopolitik riskleri sınırlandırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Jeopolitik riskleri sınırlandırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan şubat ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/odemeler-dengesi-verileri-aciklandi-271749" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/odemeler-dengesi-verileri-617_2-41.jpg"/></div><h3>Ödemeler Dengesi verileri açıklandı</h3></a><p>Cari işlemler açığının şubatta 7,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Bolat, böylece yıllıklandırılmış cari işlemler açığının 35,4 milyar dolar olduğu bilgisini paylaştı.</p><p>Bolat, yıllıklandırılmış altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının 30,8 milyar dolar fazla verdiğine dikkati çekerek, "Hizmet ihracatı, şubatta yıllıklandırılmış olarak geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 artarak 122,3 milyar dolara ulaşmıştır. Seyahat gelirlerimiz şubatta 60,1 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz 42,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Mal ve hizmet ihracatı toplamı da geçen yıla göre yüzde 3,9 artarak 395 milyar dolara yükselmiştir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel konjonktürde artan risk ve belirsizliklere rağmen cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ettiğine işaret eden Bolat, açığın milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini aktardı.</p><p>Bolat, bu yıla ilişkin öngörülerini de paylaşarak, şunları kaydetti:</p><p>"2026'da küresel konjonktüre bağlı olarak cari denge üzerinde ilave baskılar oluşabilecek olmakla birlikte, Türkiye'nin çeşitlendirilmiş ihracat yapısı, genişleyen ürün yelpazesi ve gelişen teknolojik kapasitesi, bu aşamada olası bozulmanın kontrol altında tutulmasına ve risklerin yönetilebilir seviyelerde kalmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca Kovid-19 salgını döneminde olduğu gibi küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların ortaya çıkması halinde Türkiye'nin yeniden güvenilir tedarikçi olarak öne çıkması, yatırım ile lojistik açısından daha cazip bir merkez haline gelmesi mümkün görülmektedir. Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ticaret-bakani-bolat-jeop-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/elektronik-atikta-altin-avi-geri-donusumde-yeni-donem-basliyor-271806</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elektronik atıkta altın avı! Geri dönüşümde yeni dönem başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ETH Zürih'teki araştırmacılar, bilgisayar anakartlarında gizli kalan altını peynir altı suyu kullanarak geri kazandı. 20 anakarttan 450 miligram saf altın elde edilen bu yöntem, elektronik atıkların değerini gözler önüne serdi. Elektronik atıkta altın geri dönüşümü artık daha çevreci ve ekonomik hale geliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elektronik atıkta altın avı! Geri dönüşümde yeni dönem başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ETH Zürih'te görev yapan bir araştırma ekibi, bilgisayar anakartlarında bulunan ve çoğu zaman fark edilmeden atılan gizli altını geri kazanmanın çevre dostu bir yolunu geliştirdi. İsviçre'de yürütülen çalışmada, 20 eski bilgisayar anakartı üzerinde uygulanan yeni yöntemle toplamda 450 miligram 22 ayar saf altın elde edildi. Bilim insanları, bu değerli metali geri kazanmak için geleneksel yöntemlerin aksine peynir altı suyu proteinlerinden üretilen özel bir sünger kullandı. Böylece hem elektronik atıkların hem de gıda sanayisinin yan ürünlerinin çevreye zarar vermeden değerlendirilmesi sağlandı.</p><h3>ETH Zürih ekibi: Anakartlarda altın geri dönüşümünde peynir altı suyu ile yenilikçi çözüm</h3><p>ETH Zürih'te Profesör Raffaele Mezzenga ve ekibi, elektronik atıklarda bulunan değerli metallerin geri kazanılması konusunda önemli bir adım attı. Ekip, bilgisayar anakartlarında yer alan ve çoğunlukla hurda olarak görülen ince altın yolları, peynir altı suyu proteinlerinden elde edilen bir süngerle yakalamayı başardı. Araştırmada, anakartların metal bileşenleri asit banyosunda çözülerek altın, bakır, demir ve alüminyum iyonları karışımı oluşturuldu. Ardından protein bazlı sünger bu sıvıya bırakıldı ve amiloid fibrilleri, altın iyonlarını diğer metallere göre çok daha etkili biçimde yakaladı. Bu yöntem, yüksek sıcaklık ve toksik kimyasallar gerektiren geleneksel uygulamalara göre hem daha ekonomik hem de çevre dostu bir alternatif sundu. Sonuçta, 20 anakarttan toplam 450 miligram saf altın elde edildi. Bu miktarın yaklaşık yüzde 91'i altın, yüzde 9'u ise bakırdan oluştu. Elde edilen altın, endüstriyel kullanıma uygun saflıkta olduğu için ikinci bir rafinasyona gerek duyulmadı. Çalışmanın sonuçları Advanced Materials dergisinde yayımlandı ve elektronik atıkta altın geri dönüşümünde yeni bir dönemin kapılarını araladı.</p><h3>Profesör Mezzenga: 'Elektronik atıkta altın geri dönüşümü için gıda atığı kullanıyoruz'</h3><p>Profesör Raffaele Mezzenga, geliştirilen yöntemin en dikkat çekici yönünün, gıda sanayisinin yan ürünü olan peynir altı suyunun değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Mezzenga, "En çok hoşuma giden şey, elektronik atıklardan altın elde etmek için bir gıda sanayi yan ürününü kullanmamız," diyerek bu yaklaşımın sürdürülebilirliğine dikkat çekti. Araştırmada kullanılan peynir altı suyu, süt ürünleri tesislerinde peynir üretimi sırasında ortaya çıkan ve genellikle düşük değerli hayvan yemi ya da atık olarak değerlendirilen bir madde. Bu sıvı, asidik koşullarda ısıtıldığında proteinleri mikroskobik lifler olan amiloid fibrillerine dönüştürüyor. Lifler birleşerek gözenekli bir sünger oluşturuyor ve bu sünger, çözeltideki altın iyonlarını seçici biçimde yakalıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin enerji maliyetini ciddi şekilde düşürdüğünü ve kimyasal kalıntı riskini ortadan kaldırdığını vurguladı. Ayrıca, peynir altı suyu temin etmenin maliyeti, geri kazanılan altının piyasa değerinin yaklaşık 50 katı daha düşük. Bu da yöntemin ekonomik olarak cazip hale gelmesini sağlıyor.</p><h3>Elektronik atıkta altın geri dönüşümü: İki sektör tek değerli üründe buluşuyor</h3><p>ETH Zürih'te yürütülen bu çalışma, elektronik atıkta altın geri dönüşümü konusunda iki farklı endüstrinin atıklarını bir araya getirerek sürdürülebilir bir çözüm ortaya koyuyor. Peynir üreticileri, yılda tonlarca peynir altı suyunu atık olarak değerlendirirken, elektronik geri dönüşüm tesisleri de devre kartlarında bulunan ve ekonomik olarak çıkarılamayan değerli metalleri kaybediyor. Yeni yöntem, her iki endüstrinin atıklarını birleştirerek hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor. Elde edilen altının endüstriyel kullanıma hazır olması, yöntemin pratikliğini artırıyor. Ayrıca, araştırmacılar asit çözünme adımını geliştirerek, kullanılan sıvının nötralize edilip tekrar kullanılmasını hedefliyor. Bu sayede, elektronik atıkta altın geri dönüşümü sürecindeki son önemli kimyasal girdi de ortadan kaldırılmış olacak. Ekip, aynı yöntemin platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerin geri kazanımında da kullanılabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde yaygın olan bu metallerin de peynir altı suyu bazlı süngerlerle toplanabileceği belirtiliyor.</p><h3>Gelecek adımlar: Elektronik atıkta altın geri dönüşümünde endüstriyel uygulama ve sürdürülebilirlik</h3><p>Araştırmanın başındaki isimlerden Mohammad Peydayesh, geliştirdikleri yöntemin sanayiye kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Peydayesh, uygun maliyet oranının elektronik atıkta altın geri dönüşümünü daha yaygın hale getirebileceğini belirtti. ETH Zürih ekibi, yerel atık akışlarından topladıkları anakartları kullanarak sürecin ölçeklenebilirliğini test etti. Her bir anakartta, üretim sırasında elektrik iletkenliğini sağlamak için kullanılan altın izlerinin toplamda ciddi bir ekonomik değer oluşturduğu saptandı. 20 anakarttan neredeyse yarım gram altın elde edilmesi, bu tür elektronik atıkların aslında ne kadar değerli olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, sürecin endüstriyel ölçekte uygulanabilirliğini artırmak için asit çözeltisinin tekrar kullanımına ve diğer değerli metallerin geri kazanımına yönelik yeni teknikler üzerinde de çalışıyor. ETH Zürih'in bu yenilikçi yaklaşımı, elektronik atıkta altın geri dönüşümünde sürdürülebilirlik ve ekonomik kazanç açısından yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, ETH Zürih'te geliştirilen peynir altı suyu proteinli sünger yöntemi, elektronik atıkta altın geri dönüşümünde hem çevreci hem de ekonomik bir çözüm sunuyor. Bilgisayar anakartlarında gizli kalan altın, artık daha kolay ve temiz bir şekilde geri kazanılabiliyor. Bu gelişme, elektronik atıkların sürdürülebilir yönetimi ve değerli metal kaynaklarının korunması açısından büyük önem taşıyor. Elektronik atıkta altın geri dönüşümü konusunda atılan bu adım, hem endüstri hem de çevre için umut verici bir gelecek vadediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/elektronik-atikta-altin-a-100_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/atlas-caglayan-cinayetinde-yeni-gelisme-ilk-durusma-tarihi-belli-oldu-271805</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme... İlk duruşma tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren E.Ç. hakkında 3 suçtan toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İlk duruşmanın da 9 Haziran saat 10.00'da yapılmasını kararlaştıran mahkeme, dosyada yer alan müşteki, mağdur ve tanıkların duruşma gününde zorla getirilmesine hükmetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme... İlk duruşma tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, 14 Ocak'ta Güngören'de Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin şüpheli E.Ç. hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.</p><p>İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme, tensip zaptı düzenledi.</p><p>Buna göre mahkeme, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, otopsi raporu, telefon inceleme ve kamera çözümleme tutanağı, HTS kayıtları ve dosyadaki tüm deliller dikkate alınarak 18 yaşından küçük şüpheli E.Ç'nin tutukluluk halinin devamına karar verdi.</p><p>Mahkeme, bu karara karşı 2 hafta içerisinde Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolunun açık olduğunu belirterek, şüpheli E.Ç'ye avukat tayin edilmesi için İstanbul Baro Başkanlığına müzekkere yazılmasını hükmetti.</p><p>Şüpheli için Sosyal İnceleme Raporu talep edildi</p><p>18 yaşından küçük şüpheliyle ilgili Sosyal İnceleme Raporu (SİR) alınması için dosyanın psikolog/sosyal hizmet uzmanına gönderilmesine kararlaştıran mahkeme, E.Ç'nin psikolog/sosyal hizmet uzmanıyla görüşme yapmak üzere belirlenecek günde hazır edilmesini karara bağladı.</p><p>Şüpheli E.Ç'nin 18 yaşını doldurana kadar duruşmanın kapalı yapılmasına hükmeden mahkeme, tutukluluk incelemesinin ise 4 Mayıs'ta yapılmasına karar verdi.</p><p>İlk duruşmanın 9 Haziran saat 10.00'da yapılmasını kararlaştıran mahkeme, dosyada yer alan müşteki, mağdur ve tanıkların duruşma gününde zorla getirilmesine hükmetti.</p><p><b>İDDİANAME</b></p><p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk (SSÇ) E.Ç'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç'nin "kasten öldürme", "silahla tehdit" ve "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor.</p><p>İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor.</p><p>Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin bulunduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor.</p><p>Olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayılması gerektiği değerlendirilen iddianamede, kasten öldürme suçunun çocuğa karşı işlenmesinin nitelikli hal teşkil ettiğinin altı çiziliyor.</p><p>E.Ç'nin elverişli nitelikte bulunan bıçakla çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eylemi nedeniyle "nitelikli kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç'nin olayda kullandığı bıçağın "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor.</p><p>E.Ç'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O'ya doğrulttuğu, "Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm." şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda "zincirleme silahla tehdit" suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor.</p><p>İddianamede, E.Ç. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit" suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/atlas-caglayanin-cinayeti-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/samsung-ve-appledan-kullanicilarina-kritik-yeniden-baslatma-uyarisi-271804</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsung ve Apple'dan kullanıcılarına kritik yeniden başlatma uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Samsung ve Apple, akıllı telefon kullanıcılarına cihazlarını belirli aralıklarla yeniden başlatmalarını öneriyor. Uzmanlar, düzenli yeniden başlatmanın hem performans hem de pil ömrü açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Samsung'un Galaxy serisi için yaptığı uyarılar, Android ve iPhone kullanıcılarının alışkanlıklarını gözden geçirmesine yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsung ve Apple'dan kullanıcılarına kritik yeniden başlatma uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefon kullanıcılarının en çok merak ettiği konulardan biri olan "yeniden başlatma sıklığı", teknoloji devlerinin yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. Samsung ve Apple, kullanıcıların cihazlarında karşılaştığı performans düşüşü, bağlantı sorunları veya uygulama donmaları gibi problemlerin çözümünde düzenli yeniden başlatmanın önemine işaret etti. Uzmanlar, yalnızca yazılım güncellemeleri sırasında değil, günlük veya haftalık periyotlarla yapılan yeniden başlatmaların, akıllı telefonlarda yazılım hatalarını ve arka planda çalışan gereksiz süreçleri ortadan kaldırarak cihazın genel performansını artırdığını belirtti.</p><h3>Samsung'un Galaxy serisine özel yeniden başlatma tavsiyesi dikkat çekti</h3><p>Akıllı telefon pazarında liderliğini sürdüren Samsung, Galaxy serisi kullanıcılarına yönelik hazırladığı destek belgelerinde, düzenli yeniden başlatma alışkanlığının gerekliliğini vurguladı. Şirket, özellikle Galaxy S26 gibi üst düzey modellerin yanı sıra, daha uygun fiyatlı Galaxy A serisi cihazlarda da performans kaybı ve donma sorunlarının önüne geçmek için telefonun her gün veya haftada en az bir kez yeniden başlatılmasını tavsiye etti. Samsung'un önerileri arasında "Otomatik yeniden başlat" özelliğinin kullanılmasının da yer alması, kullanıcıların manuel olarak da belirli aralıklarla cihazlarını kapatıp açmalarını kolaylaştırıyor. Şirketin bu yaklaşımı, Android ekosisteminde yaşanan yazılım çeşitliliği ve üreticiye özgü arayüzlerin getirdiği ekstra yük nedeniyle, yeniden başlatmanın önemini daha da artırıyor. Samsung destek ekibi, düzenli yeniden başlatmanın özellikle eski cihazlarda ve giriş seviyesi modellerde performans kayıplarını önleyebileceğini ifade etti.</p><h3>Apple ve Google'dan iPhone ile Android için net öneriler</h3><p>Apple, iPhone kullanıcılarına doğrudan belirli bir yeniden başlatma sıklığı önermese de, resmi destek sayfalarında uygulama veya sistemde yaşanan sorunlarda ilk adım olarak yeniden başlatmayı öneriyor. Şirket, özellikle uygulama yanıt vermediğinde veya cihazda beklenmeyen bir sorun oluştuğunda, iPhone'un yeniden başlatılmasıyla sistemdeki geçici hataların giderilebileceğini belirtiyor. iPhone'un yeniden başlatılması, açık uygulamaların kapatılmasına ve hafızanın tazelenmesine yardımcı oluyor. Google ise Pixel telefonları için hazırladığı destek belgelerinde, "dondurulmuş uygulamalar, kamera hataları veya zayıf bağlantı" gibi yaygın sorunlarda, ilk çözümün cihazı yeniden başlatmak olduğunu açıkça dile getiriyor. Ancak Google da tıpkı Apple gibi, belirli bir yeniden başlatma aralığı sunmuyor. Buna rağmen, uzmanlar hem iPhone hem de Android cihazlarda haftada bir veya iki haftada bir yeniden başlatmanın, olası yazılım sorunlarını önceden engellemek açısından faydalı olduğu görüşünde birleşiyor. Özellikle cihazların yaşı ilerledikçe ve donanım kaynakları zorlandıkça, düzenli yeniden başlatma alışkanlığı daha da önemli hale geliyor.</p><h3>Yeniden başlatma alışkanlığı performans ve pil ömrü için kritik</h3><p>Yeniden başlatma işlemi, akıllı telefonlarda biriken geçici dosyaların temizlenmesini, arka planda çalışan gereksiz uygulamaların kapatılmasını ve sistem belleğinin yenilenmesini sağlıyor. Uzmanlara göre, bu alışkanlık yalnızca performans artışı ile sınırlı kalmıyor; aynı zamanda pil ömrünü uzatıyor ve yazılım tabanlı hataların önüne geçiyor. Özellikle Android cihazlarda üreticiye özgü arayüzlerin ve ek uygulamaların sisteme yük bindirmesi, düzenli yeniden başlatmanın önemini artırıyor. iPhone kullanıcıları için ise Apple'ın sunduğu güçlü donanım ve optimize edilmiş işletim sistemi sayesinde, performans sorunları daha az yaşansa da, belirli aralıklarla yeniden başlatma tavsiye ediliyor. Samsung'un sunduğu otomatik yeniden başlatma özelliği, kullanıcılara cihazlarını belirli bir programa göre kapatıp açma kolaylığı sağlıyor. Bu sayede, kullanıcılar manuel olarak yeniden başlatmayı unutsa bile, sistem otomatik olarak cihazı tazeleyerek olası sorunların önüne geçiyor.</p><h3>Android ve iPhone kullanıcıları için pratik yeniden başlatma yöntemleri</h3><p>Hem Android hem de iPhone cihazlarda yeniden başlatma işlemi oldukça basit adımlarla gerçekleştirilebiliyor. iPhone kullanıcıları, genellikle yan ve ses kısma tuşlarına aynı anda basarak cihazlarını kapatıp yeniden açabiliyor. Eski modellerde ise yalnızca güç düğmesi yeterli oluyor. Android cihazlarda ise güç düğmesine birkaç saniye basılı tutmak, açılır menüden "Yeniden Başlat" seçeneğini seçmek yeterli. Samsung Galaxy serisinde ise "Otomatik yeniden başlat" özelliği sayesinde, kullanıcılar istedikleri günü ve saati seçerek cihazın kendiliğinden yeniden başlatılmasını sağlayabiliyor. Bu yöntemler, kullanıcıların cihazlarını düzenli olarak taze tutmalarına ve performans kayıplarının önüne geçmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca, yeniden başlatma sırasında açık olan uygulamaların kapatılması, sistem kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Kullanıcılar, bu işlemleri düzenli hale getirerek, cihazlarının ömrünü uzatabiliyor ve olası yazılım problemlerinden korunabiliyor.</p><h3>Yeniden başlatma alışkanlığı ile teknoloji sorunlarına pratik çözüm</h3><p>Sonuç olarak, Samsung ve Apple başta olmak üzere teknoloji devlerinin önerileri doğrultusunda, akıllı telefonların belirli aralıklarla yeniden başlatılması, hem performans hem de güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Özellikle Samsung'un Galaxy serisi için yaptığı uyarılar, Android kullanıcılarının cihazlarını günlük veya haftalık periyotlarla yeniden başlatmalarını teşvik ediyor. Apple ve Google ise, belirli bir sıklık vermese de, yaşanan sorunlarda ilk çözüm olarak yeniden başlatmayı ön plana çıkarıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığın cihaz ömrünü uzattığını, pil performansını artırdığını ve yazılım tabanlı hataların önüne geçtiğini vurguluyor. Akıllı telefon kullanıcılarının, cihazlarının sağlığını korumak ve maksimum verim almak için yeniden başlatma alışkanlığını ihmal etmemeleri öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/samsung-ve-appledan-kulla-851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/papadan-trumpa-korkmuyorum-yaniti-savasa-karsi-yuksek-sesle-konusmaya-devam-edecegim-271803</link>
      <pubDate>2026-04-13T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Papa'dan Trump'a "korkmuyorum" yanıtı: Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, kendisine sert eleştirilerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminden korkmadığını belirterek, "Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Papa'dan Trump'a "korkmuyorum" yanıtı: Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte ABD'li ilk Papa olan 14. Leo, ABD Başkanı Trump'ın kendisine yönelik dünkü eleştirilerini yanıtladı.</p><p>Papa 14. Leo, 11 gün sürecek ve 4 ülkeyi kapsayan Afrika turunun ilk ayağı için Roma'dan Cezayir'e uçtuğu sırada, seyahatini takip eden gazetecilere Trump'ın sözlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>İtalyan ANSA ajansının haberine göre Papa 14. Leo, "Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim. Ben İncil'den bahsediyorum. Bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim. Onunla bir tartışmaya girmeye niyetim yok." diye konuştu.</p><p>"Bazı insanların yaptığı gibi İncil'in istismar edilebileceğini düşünmüyorum." ifadelerini kullanan Papa, ABD Başkanı'nın mesajına atıf yaparak, bu mesajı okuyan insanların kendi sonuçlarını çıkarabileceklerini düşündüğünü kaydetti.</p><p>Papa, savaşların son bulması, diyalog ve sorunlara adil çözümler bulmak için uluslar arasında çok taraflı ilişkiler üzerinde durulması gerektiğini vurguladı.</p><p>Papa 14. Leo, "Çok fazla insan acı çekiyor, çok fazla masum öldürüldü ve bence birilerinin ayağa kalkıp daha iyi bir yol olduğunu söylemesi gerekiyor." şeklinde konuştu.</p><p><b>VATİKAN VE ABD İLİŞKİLERİNDE TANSİYON SON DÖNEMDE YÜKSELDİ</b></p><p>Vatikan-ABD ilişkilerinin gerildiğine dair ilk sinyal, ay başında çıkan bir haberle gündeme gelmişti.</p><p>ABD merkezli yayın organı "The Free Press"in 6 Nisan'daki haberinde, Papa 14. Leo'nun, ocak ayındaki bir konuşmasında, "güce dayalı diplomasiyi" eleştirmesi nedeniyle, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Müsteşarı Elbridge Colby'nin, o tarihte Vatikan Büyükelçisi olarak görev yapan Kardinal Christophe Pierre'i sert şekilde uyardığı ileri sürülmüştü.</p><p>Bu haber, geçen hafta her iki ülke tarafından yalanlansa da ABD-Vatikan ilişkilerinde "tansiyonun yükseldiği" şeklinde yorumlanmıştı.</p><p>Bunun üzerinden çok geçmeden Papa 14. Leo'nun, 11 Nisan'da ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan'daki görüşmeler sürerken Aziz Petrus Bazilikası'ndaki dünya barışı etkinliğinde, "Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir" ifadelerini kullanması dikkati çekmişti.</p><p>Basında, Papa'nın bu sözlerinin, hiç isim vermemesine karşın Trump'a yönelik olduğu yorumlarına yer verilmişti.</p><p>Papa'nın sözlerinin ardından ABD Başkanı Trump da dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, Papa 14. Leo'nun "suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf" ve "dış politikada berbat" olduğunu savunmuş ve Papa 14. Leo'nun bu göreve sırf ABD'li olduğu ve kendisi Beyaz Saray'da bulunduğu için Kilise tarafından "onunla başa çıkmak" amacıyla getirildiğini iddia etmişti.</p><p>Trump, basına yaptığı açıklamada da şu ifadeleri kullanmıştı:</p><p>"İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum. Amerika'nın, ABD'ye büyük miktarda uyuşturucu gönderen ve daha da kötüsü katiller ve uyuşturucu satıcıları dahil hapishanelerini ülkemize boşaltan Venezuela'ya saldırmasının kötü bir şey olduğunu düşünen bir Papa istemiyorum ve ben, ezici bir çoğunlukla seçildiğim şeyi tam olarak yaptığım için ABD Başkanı'nı eleştiren bir Papa istemiyorum. Leo, Papa olarak kendine çekidüzen vermeli, sağduyulu davranmalı, radikal solun isteklerine boyun eğmeyi bırakmalı ve siyasetçi değil de büyük bir Papa olmaya odaklanmalı."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/aksam-130420267a8bf5d0.jpg"/><p>Trump, eleştirilerinin ardından kendisini Hazreti İsa gibi tasvir eden bir görseli paylaşmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/papadan-trumpa-korkmuyoru-319_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-hurmuz-bogazini-ablukaya-iliskin-diger-kartlarimizi-ortaya-koyariz-aciklamasi-271802</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan Hürmüz Boğazı'nı ablukaya ilişkin "Diğer kartlarımızı ortaya koyarız" açıklaması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma girişimine ilişkin, "Belki diğer kartlarımızı ortaya koyarız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan Hürmüz Boğazı'nı ablukaya ilişkin "Diğer kartlarımızı ortaya koyarız" açıklaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarına yönelik ifadelerinin "gerçeklikten uzak ve bir blöf" olduğunu savundu.</p><p>Azizi, "Bu girişim savaş olarak sayılır ve biz buna karşılık vereceğiz. Ayrıca biz de henüz oyuna sokmadığımız diğer kartlarımızı ortaya koyabiliriz." ifadelerini kullandı.</p><p>Hürmüz Boğazı'na yönelik bir abluka girişiminin mevcut durumu daha karmaşık hale getireceğini ve piyasalardaki dalgalanmaların şiddetleneceğini kaydeden Azizi, mevcut durumun daha iyi hale gelmesi isteniyorsa İran halkına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Azizi, "Yenilginizi kabul edin, savaşta kazanamadıklarınızı müzakere masasında talep etmeyin." ifadelerine yer verdi.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/wsj-trump-muzakerelerdeki-cikmazi-asmak-amaciyla-irana-sinirli-saldirilari-degerlendiriyor-271773" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/wsj-trump-muzakerelerdeki-231_2-41.jpg"/></div><h3>WSJ: Trump müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla İran'a sınırlı saldırıları değerlendiriyor</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-ile-iran-arasindaki-diplomasi-kapisinin-hala-acik-oldugu-one-suruldu-271758" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/abd-ile-iran-arasindaki-d-269_2-41.jpg"/></div><h3>ABD ile İran arasındaki diplomasi kapısının hala açık olduğu öne sürüldü!</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-bugun-iran-limanlarina-yonelik-deniz-ablukasina-basliyor-271742" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/abd-bugun-iran-limanlarin-295_2-41.jpg"/></div><h3>ABD bugün İran limanlarına yönelik deniz ablukasına başlıyor</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/irandan-hurmuz-bogazini-a-443_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-geminiden-3d-egitimde-devrim-etkilesimli-simulasyon-donemi-basliyor-271801</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Gemini'den 3D eğitimde devrim! Etkileşimli simülasyon dönemi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, Gemini uygulamasına eklediği 3D modelleme ve interaktif simülasyon özelliğiyle eğitimde yeni bir kapı araladı. Artık kullanıcılar, karmaşık fizik ve kimya kavramlarını Google Gemini üzerinden görsel olarak keşfetme fırsatına sahip olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Gemini'den 3D eğitimde devrim! Etkileşimli simülasyon dönemi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Gemini adlı yapay zeka sohbet uygulamasına getirdiği kapsamlı güncellemeyle eğitim alanında çığır açan bir adım attı. Şirket, Gemini kullanıcılarının artık sohbet ekranı üzerinden etkileşimli 3D modeller ve gerçek zamanlı simülasyonlar oluşturabileceğini duyurdu. Bu yenilik, özellikle fizik ve kimya gibi soyut bilimsel kavramların daha anlaşılır ve görsel hale gelmesini sağlıyor. Kullanıcılar, karmaşık konuları yalnızca metinle değil, aynı zamanda dinamik görseller ve simülasyonlarla da öğrenebilecek.</p><h3>Google Gemini: Etkileşimli 3D modeller ile öğrenme deneyimi değişiyor</h3><p>Yeni güncelleme sayesinde Gemini, statik diyagramların ötesine geçerek kullanıcıya aktif katılım imkânı sunuyor. Örneğin, çift sarkaç hareketini ya da ayın Dünya etrafındaki yörüngesini merak edenler, artık Gemini üzerinden değişkenlerle oynayabiliyor. Uygulama, yörünge mekaniği gibi karmaşık konularda, yerçekimi kuvveti ve başlangıç hızı gibi parametrelerin manuel olarak ayarlanabildiği simülasyonlar üretiyor. Böylece kullanıcılar, değişkenlerin etkisini anında gözlemleyerek öğrenme sürecini daha verimli ve kalıcı hale getirebiliyor. Google Gemini'nin bu yeni özelliği, özellikle öğrenciler ve eğitimciler için bilimsel konuların anlaşılmasını büyük ölçüde kolaylaştırıyor.</p><h3>3D molekül modelleme ve simülasyonlar artık herkesin erişiminde</h3><p>Google Gemini'nin güncellenen sürümü, kimya alanında da dikkat çekici yenilikler sunuyor. Kullanıcılar, 3D molekül modelleri oluşturup bu modelleri ekranda döndürerek inceleyebiliyor. Bu özellik, soyut kimya kavramlarının görselleştirilmesini sağlayarak hem öğrencilerin hem de bilim meraklılarının derinlemesine keşif yapmasına olanak tanıyor. Google, bu güncellemeyi küresel çapta tüm Gemini uygulama kullanıcılarına sunduğunu açıkladı. Kullanıcıların "Bana göster" veya "Bana görselleştirmede yardımcı ol" gibi ifadelerle Gemini'ye talepte bulunması yeterli oluyor. Henüz bu özelliğe erişemeyenler için ise şirket, güncellemenin kısa süre içinde tüm cihazlarda aktif hâle geleceğini belirtti.</p><p>Google Gemini'nin sunduğu etkileşimli 3D simülasyonlar, eğitimde dijital dönüşümün yeni bir aşamasını temsil ediyor. Bu gelişme, özellikle görsel öğrenmeyi tercih eden bireyler için bilimsel konuların daha anlaşılır ve ilgi çekici hâle gelmesini sağlıyor. Google, kullanıcılarından gelecek geri bildirimlerle bu özelliği daha da geliştirmeyi planladığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/google-geminiden-3d-egiti-393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/netflixten-one-piece-icin-uzun-soluklu-dizi-plani-271800</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netflix'ten One Piece için uzun soluklu dizi planı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[One Piece dizisinin yaratıcı ekibi, Netflix'in desteğiyle serinin en az 10 sezon sürmesini hedefliyor. Yapımcılar, Eiichiro Oda'nın vizyonuna sadık kalarak uzun soluklu bir hikaye anlatmak istediklerini vurguladı. Netflix'in dizi iptal kararlarına rağmen ekip, One Piece'in geleceği için umutlu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netflix'ten One Piece için uzun soluklu dizi planı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>One Piece'in canlı aksiyon uyarlamasında görev alan ekip, Netflix'in dizinin uzun yıllar devam etmesine onay vermesini istiyor. Dizinin yapımcıları ve yazarları, serinin geleceği için büyük planlar hazırladı. Özellikle Netflix'in projeleri erken sonlandırma eğilimine rağmen, One Piece ekibi, hikayenin en az 10 sezon boyunca izleyiciyle buluşmasını amaçlıyor. Bu süreçte, One Piece'in yaratıcısı Eiichiro Oda'nın vizyonu ve onayı, tüm yapım aşamalarında belirleyici rol oynuyor.</p><h3>Becky Chambers ve ekip: 'One Piece için sekiz sezonluk hikaye hazır'</h3><p>Yapımcı Becky Chambers, yazar Ian Stokes ve ortak yapımcı Joe Tracz, IGN'ye verdikleri röportajda One Piece'in geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Ekip, sekiz sezonluk bir hikaye kurgusunu şimdiden oluşturdu ve hedeflerinin 10 sezonluk bir macera olduğunu belirtti. Chambers, Netflix'in dizi iptal kararlarının farkında olduklarını ancak One Piece'in uzun ömürlü olmasını arzuladıklarını ifade etti. Joe Tracz ise, "Bu karakterler ve bu dünya için uzun vadeli bir anlatı inşa etmek istiyoruz. Kurduğumuz evrenin hakkını tam anlamıyla verebilmek için zamana ihtiyacımız var," dedi. Ekip üyeleri, hayranların One Piece'in hangi hikaye arcına ulaşacağını merak ettiklerini ve bu konuda Oda'nın da belirli bir hedefi olduğunu aktardı.</p><h3>Eiichiro Oda'nın onayı: Her aşamada anahtar rol</h3><p>Dizinin yaratıcı sürecinde Eiichiro Oda'nın etkisi büyük önem taşıyor. Ian Stokes, Oda'nın taslaklardan oyuncu seçimlerine, senaryodan düzenlemelere kadar her aşamada onay verdiğini açıkladı. Oda'nın taleplerinin yapım sürecini şekillendirdiğini belirten Stokes, "Oda'nın isteklerine karşı çıkmak genellikle onun haklı çıkmasıyla sonuçlanıyor," dedi. Joe Tracz ise Oda'nın veto yetkisine sahip olduğunu ve onun istemediği hiçbir şeyi yapmayacaklarını vurguladı. Ekip, Oda'nın içgörülerinin ve yaratıcılığının One Piece dizisinin başarısı için vazgeçilmez olduğunu düşünüyor. Ayrıca, dizinin yeni sezonlarının 2027 yılında izleyiciyle buluşacağı da kesinleşti.</p><p>One Piece ekibi, uzun soluklu bir hikaye anlatımı için Netflix'in desteğine ihtiyaç duyuyor. Hayranların heyecanı ve Oda'nın vizyonu, dizinin geleceğini şekillendiriyor. Yapımcılar ve yazarlar, One Piece'in canlı aksiyon uyarlamasının, anime ve manga hayranları için unutulmaz bir deneyim olmasını hedefliyor. Önümüzdeki yıllarda, One Piece'in yeni sezonlarının hangi hikaye arcına ulaşacağı merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/netflixten-one-piece-icin-454_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/suriye-sinirindaki-350-kilometrelik-hat-tren-trafigine-acildi-271798</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlandığını ve güzergahın yeniden tren trafiğine açıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlandığını ve güzergahın yeniden tren trafiğine açıldığını bildirdi.</p><p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, demir yolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p><p>Karkamış-Nusaybin ile Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen çalışmaların yalnızca bakım değil, uzun yılların birikmiş ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı yenileme süreci olduğunu belirten Uraloğlu, çalışmalarda hattın bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını kaydetti.</p><p>Uraloğlu, "325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demir yolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmaları tamamlandı. Hat, 31 Mart tarihi itibarıyla yeniden tren trafiğine açıldı. Bu hatları yeniden işletmeye alarak hem ekonomik canlılığı artırıyor hem de ülkemizin lojistik kapasitesini güçlendiriyoruz." ifadelerine yer verdi.</p><p>Toplam 350 kilometrelik hattın 2011-2024 yıllarında gerçekleştirilemeyen bakım ve onarım faaliyetlerini tamamladıklarını aktaran Uraloğlu, "Suriye sınırındaki hattı sadece işler hale getirmedik, alt ve üstyapısıyla daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşturduk." ifadesini kullandı.</p><p><strong>"2 BİN 500'Ü AŞKIN KÖPRÜ TRAVERSİNİ YENİLEDİK"</strong></p><p>Uraloğlu, çalışmalar kapsamında hat ve istasyon altyapısının baştan sona yenilendiğini, birçok istasyonda mevcut hatların sökülerek yeniden inşa edildiğini vurguladı.</p><p>Altyapıda oluşan tahribatların da giderildiğini belirten Uraloğlu, özellikle sel ve doğal etkenler nedeniyle zarar gören kesimlerde gerekli müdahalelerin tamamlandığına işaret etti.</p><p>Uraloğlu, 750 metrelik hat kesiminde zemin güçlendirmesi gerçekleştirdiklerine, menfez imalatları ve drenaj düzenlemelerini tamamladıklarına dikkati çekti.</p><p>Güzergah boyunca platform iyileştirme çalışmalarını da bitirdiklerini aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Sanat yapılarının güçlendirilmesine özel önem verdik. Köprü ve menfezlerde gerekli yenileme ve iyileştirme çalışmalarını da tamamlayarak hat genelinde 2 bin 500'ü aşkın köprü traversini yeniledik. Başta Karkamış Köprüsü olmak üzere kritik yapılarda dayanımı artırıcı müdahaleleri hayata geçirdik. Hattın yeniden devreye alınması hem yük taşımacılığı kapasitesini artıracak hem de bölgesel entegrasyona katkı sağlayacak. Karkamış-Nusaybin ile Mardin-Şenyurt hatları, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında inşa edilecek Ovaköy-Nusaybin demir yolunu destekleyecek."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/suriye-sinirindaki-350-ki-753_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katil-israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-333-oldu-271797</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katil İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 72 bin 333 oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana katil İsrail'in saldırılarında 754 kişi yaşamını yitirdi, 2 bin 100 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katil İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 72 bin 333 oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katil İsrail ordusunun Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 72 bin 333'e ulaştı.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere ölen 4 kişinin naaşı ve 10 yaralının getirildiği belirtildi.</p><p>Buna göre Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 754 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 100 kişinin yaralandığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 333'e, yaralı sayısının da 172 bin 202'ye yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlen binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/katil-israilin-gazzeye-sa-854_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-mezarliklar-724-kamerayla-izlenecek-271796</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da mezarlıklar 7/24 kamerayla izlenecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliğince, kabirlerin korunması, hırsızlık, tahribat ve diğer asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla kentteki tüm ana mezarlık giriş­ ve çıkışları ile kör noktalara 7/24 esasına göre çalışan kamera kurulması için ilgili kurumlara yazı gönderildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da mezarlıklar 7/24 kamerayla izlenecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül'ün imzasıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve İstanbul İl Müftülüğünün de aralarında bulunduğu bazı kamu kurumlarına, kentteki ana mezarlıklara kamera kurulmasına ilişkin yazı tebliğ edildi.</p><p>Yazıda, İstanbul sınırları içerisinde bulunan mezarlıklarda, kabirlerin korunması, hırsızlık, tahribat ve diğer asayiş olaylarının önlenmesi ile vatandaşların huzur içerisinde ziyaretlerini gerçekleştirmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasına gerek duyulduğu belirtildi.</p><p>5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7'nci maddesinin anımsatıldığı yazıda, mezarlık alanlarını tespit etmek, mezarlıklar tesis etmek, işletmek, işlettirmek ve definle ilgili hizmetleri yürütmenin İstanbul'da Büyükşehir Belediyesinin görev alanında olduğu kaydedildi.</p><p><b>60 GÜN İÇERİSİNDE FAAL HALE GETİRİLECEK</b></p><p>Yazıda, 3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanun'un "korunma" başlığı altındaki maddesinde, "Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatıyla veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiçbir amaç için kullanılamaz." hükmünün yer aldığı aktarıldı.</p><p>Bu doğrultuda, İstanbul ve ilçelerindeki tüm ana mezarlık giriş­ ve çıkışları ile kör noktalara 7/24 esasına göre çalışan yüksek çözünürlüklü kamera kurulması, gece görüş özelliği olmayan veya arızalı olan kameraların 60 gün içerisinde faal hale getirilmesi istenen yazıda, kamera kayıtlarının 30 gün süreyle muhafaza edilmesi, aydınlatmaların yetersiz olduğu yerlerde gerekli düzenlemelerin yapılması, kolluk kuvvetlerince gerekli devriye faaliyetlerinin titizlikle yerine getirilmesi gerektiği belirtildi.</p><p>Yazıda, başta kolluk, zabıta birimleri olmak üzere yetkili birimlerce denetim faaliyetlerine ağırlık verilerek, aksine hareket edenlerin tespit edilmesi halinde ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde adli ve idari işlemler yapılması, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32'nci maddesinde öngörülen idari para cezasının uygulanması hususunda gereğinin yapılması istendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/istanbulda-mezarliklar-72-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yorungede-kargo-kapasitesi-rekoru-5-tonluk-teslimatla-sinirlar-asildi-271795</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yörüngede kargo kapasitesi rekoru! 5 tonluk teslimatla sınırlar aşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kargo kapasitesinde sınırların zorlandığı bu yeni dönemde, anahtar kelime olan 'yük kapasitesi' uzay lojistiğinin geleceğini belirliyor. Yenilikçi teknolojiler ve artan verimlilikle birlikte, insanlık yörüngede daha büyük hedeflere doğru ilerliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yörüngede kargo kapasitesi rekoru! 5 tonluk teslimatla sınırlar aşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 Nisan 2026 sabahı gerçekleşen tarihi fırlatmayla, insanlık uzayda tedarik zincirinin sınırlarını bir kez daha zorladı. Florida'daki Cape Canaveral'dan havalanan bir Falcon 9 roketi, Cygnus XL adlı yeni nesil kargo gemisini yörüngeye taşıyarak Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) 5 tonun üzerinde hayati malzeme ulaştırdı. Bu gelişme, yük kapasitesi konusunda bugüne dek atılan en büyük adımlardan biri olarak dikkat çekiyor ve uzay lojistiğinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Yük kapasitesi artışı: 5 tonluk teslimatla çıta yükseldi</h3><p>Yük kapasitesi, bu misyonun en dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Cygnus XL, yaklaşık 11.000 pound yani 5.000 kilogramlık bir bilimsel ekipman ve temel ihtiyaç yükünü ISS'ye taşıyarak önceki kargo araçlarının sınırlarını aştı. Orijinal Cygnus gemisinin 8.500 poundluk kapasitesiyle kıyaslandığında, bu artış uzay istasyonunda yürütülen bilimsel araştırmalar ve teknolojik gelişmeler için yeni fırsatlar sunuyor. Artık daha büyük ve kapsamlı deneyler, ileri düzey ekipmanlar ve uzun süreli görevler mümkün hale geliyor. Yük kapasitesinin bu seviyeye ulaşması, uzayda sürdürülebilir insan varlığının ve gelecekteki derin uzay görevlerinin önünü açıyor.</p><h3>S.S. Steven R. Nagel: Bir astronotun mirası yaşatılıyor</h3><p>Cygnus XL, bu tarihi yolculuğunda özel bir anlam da taşıyor. Uzay aracı, dört uzay mekiği görevine katılan ve 720 saatten fazla uzayda kalan Steven R. Nagel'in adını taşıyor. S.S. Steven R. Nagel olarak adlandırılan gemi, hem uzay topluluğuna hem de insanlı uzay uçuşlarının öncülerine bir saygı duruşu niteliğinde. NASA sözcüsü Sandra Jones, fırlatma sırasında yaptığı açıklamada, bu ismin insanlı uzay uçuşlarının kalıcı etkisini ve yeni nesil astronotlara ilham olma özelliğini vurguladı. Nagel'in mirası, yük kapasitesi artırılan bu yeni nesil araçla birlikte, uzay keşfinde atılan adımların arkasındaki insan faktörünün önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p><h3>Yeniden tedarik misyonunda ikinci uçuş: Süreklilik ve verimlilik</h3><p>Cygnus XL'nin 11 Nisan'daki fırlatması, Eylül 2025'teki ilk başarılı uçuşun ardından ikinci kez yörüngeye çıkışını simgeliyor. Bu süreklilik, yük kapasitesi ve tedarik zincirinin güvenilirliğini pekiştiriyor. Uzay aracı, yaklaşık altı ay boyunca ISS'ye bağlı kalacak ve bu süreçte astronotlara araştırma ekipmanları, gıda ve diğer temel malzemeleri sağlayacak. Ayrıca, görev bitiminde istasyondaki atıkların güvenli şekilde bertarafı da yine bu araçla gerçekleştirilecek. Bu tür operasyonlar, yük kapasitesi artışının doğrudan günlük uzay yaşamına ve bilimsel faaliyetlere olan etkisini gözler önüne seriyor.</p><h3>Falcon 9'un başarısı: Yeniden kullanılabilirlik ve maliyet avantajı</h3><p>Fırlatma sırasında kullanılan Falcon 9 roketi, uzay lojistiğinde güvenilirliğin ve maliyet etkinliğinin simgesi haline geldi. Sekizinci dakikada başarılı bir şekilde Cape Canaveral'a iniş yapan birinci aşama itici, yedinci uçuşunu tamamlamış oldu. Bu başarı, yük kapasitesi artışının yanı sıra, roket teknolojisinde sürdürülebilirlik ve ekonomik avantajların da ön plana çıkmasını sağlıyor. Falcon 9'un yeniden kullanılabilirliği, gelecekteki misyonlarda yük kapasitesinin daha da artırılmasına ve fırlatma maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunuyor.</p><h3>Geleceğe bakış: Uzay lojistiğinde özel sektörün yükselişi</h3><p>Yük kapasitesi konusunda elde edilen bu ilerleme, sadece bir teknik başarı olmanın ötesinde, uzay lojistiğinde özel sektörün artan rolünü de ortaya koyuyor. SpaceX'in öncülüğünde gerçekleşen bu misyon, NASA ve diğer uzay ajanslarıyla yapılan işbirliklerinin verimliliğini ve önemini bir kez daha kanıtladı. Daha büyük yüklerin daha verimli şekilde taşınabilmesi, Ay ve Mars gibi uzak hedeflerde sürdürülebilir insan varlığının önünü açıyor. Uzay aracı teknolojilerindeki gelişmeler ve yük kapasitesi artışı, önümüzdeki yıllarda yörünge ötesi keşiflerde yeni bir çağ başlatacak gibi görünüyor.</p><p>Sonuç olarak, yük kapasitesinin 5 tonun üzerine çıkması, uzayda tedarik zincirinin ve bilimsel araştırmaların geleceği açısından kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Bu gelişme, insanlığın uzaydaki varlığını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni nesil keşiflerin ve teknolojik atılımların da önünü açıyor. Yük kapasitesi artışı sayesinde, uzayda daha büyük hedeflere ulaşmak artık hayal olmaktan çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/yorungede-kargo-kapasites-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlek-detaylari-acikladi-119-ulkede-2-bin-707-fetocunun-pesindeyiz-271794</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek detayları açıkladı! 119 ülkede 2 bin 707 FETÖ'cünün peşindeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet Gazetesi'nden Nedim Şener'e yaptığı açıklamalarda FETÖ ile mücadelede kararlılık vurgusu yaptı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek detayları açıkladı! 119 ülkede 2 bin 707 FETÖ'cünün peşindeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek hem yurt içinde hem yurt dışında sürdürülen operasyonlara dikkat çekerek, "119 ülkede 2 bin 707 FETÖ mensubunun peşindeyiz" dedi.</p><p><b>"FETÖ İLE MÜCADELE BİR MİLLİ MESELEDİR"</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet Gazetesi'ne yaptığı açıklamalarda FETÖ ile mücadelenin sadece bir güvenlik meselesi değil, doğrudan Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren milli bir mesele olduğunun altını çizdi.</p><p>Hem içeride hem dışarıda sürdürülen bu çok boyutlu mücadelede geri adım atılmayacağını vurgulayan Gürlek'in sözleri, önümüzdeki dönemde uluslararası alanda daha aktif ve kararlı bir mücadele yürütüleceğine işaret etti.</p><p><b>"MÜCADELEDE YENİ STRATEJİ: HEDEF YURTDIŞI AĞI"</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, FETÖ ile mücadelenin artık sadece Türkiye sınırları içinde değil, uluslararası boyutta sürdürüldüğünü belirterek örgütün "beyninin yurtdışında" olduğuna dikkat çekti; bu kapsamda yeni bir diplomatik ve hukuki hamlenin başlatıldığını vurguladı.</p><p>Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı'nın elde edilen yeni delillerle iade taleplerini yenileyeceğini ve özellikle ABD ile Avrupa ülkeleriyle yapılan görüşmelerde bu konunun öncelikli gündem maddesi olacağını ifade etti.</p><p><b>"FETÖ KENDİNİ YENİLİYOR, OPERASYONLAR SÜRECEK"</b></p><p>Bakan Gürlek'in açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri örgütün güncel yapılanmasına ilişkin tespitler oldu. FETÖ'nün kendisini sürekli yenileyen bir yapı olduğuna dikkat çeken Gürlek, özellikle yeni eleman kazanma ve finans ağlarının yakından takip edildiğini vurguladı.</p><p>Savcılıkların teyakkuz halinde olduğunu belirten Gürlek, ankesör soruşturmaları ve yeni deliller ışığında operasyonların hız kesmeden devam edeceğini ifade etti. Yakın dönemde yeni operasyonların gündeme gelebileceğinin de sinyalini verdi.</p><p><b>BATI'DAN TARTIŞMALI TUTUM: İADE YOK, SORUŞTURMA BİLE YOK</b></p><p>Yetkililer, Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü iade taleplerine rağmen ABD ve Avrupa ülkelerinin bu konudaki sessizliğinin dikkat çekici boyuta ulaştığını kaydediyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye, ABD'den 423, Almanya'dan 746, Hollanda'dan 217 ve diğer Avrupa ülkelerinden yüzlerce FETÖ mensubunun iadesini talep etti. Ancak bugüne kadar yalnızca 3 kişinin iade edildiği görülüyor.</p><p>Üstelik Türkiye'nin Interpol üzerinden ilettiği çok sayıda kırmızı bülten talebinin de işleme alınmadığı ifade ediliyor. Bu tablo, FETÖ'nün uluslararası alandaki varlığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.</p><p><b>GÜRLEK, HOLLANDA'YA NET MESAJ VERMİŞTİ: "MÜTTEFİKSEK GEREĞİNİ YAPIN"</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollandalı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede de dikkat çeken mesajlar vermişti. 15 Temmuz'da 251 vatandaşın şehit olduğunu hatırlatan Gürlek, FETÖ'nün anayasal düzeni hedef alan bir terör örgütü olduğunu vurgulayarak iade taleplerinin karşılanması gerektiğini açık şekilde dile getirmişti. Gürlek'in bu çıkışı, Türkiye'nin müttefik ülkelerden beklentisini bir kez daha net biçimde ortaya koymuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bakan-gurlek-detaylari-ac-634_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-suc-orgutu-davasinin-20nci-durusmasi-basladi-imamoglunun-iletisim-danismani-sanik-271793</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20'nci duruşması başladı! İmamoğlu'nun iletişim danışmanı sanık kürsüsünde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 20'nci duruşması başladı. İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20. celsesi Silivri'de yine gergin başladı. İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında nasıl bir konuşma geçti? 24 ekibinden Oğuz Polatbilek detayları aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20'nci duruşması başladı! İmamoğlu'nun iletişim danışmanı sanık kürsüsünde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Duruşmada söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney ve bir kısım arkadaşının bu dosyaya eklendiğini söyledi.</p><p>Duruşma, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan'ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.</p><b>İmamoğlu Suç Örgütü davasının 20. celsesi Silivri'de yine gergin başladı. İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında nasıl bir konuşma geçti? 24 ekibinden Oğuz Polatbilek detayları aktardı.</b><p></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/video1-13042026f60d19ef.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/imamoglu-suc-orgutu-davas-562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lafarge-teror-finansmani-davasinda-suclu-bulundu-271792</link>
      <pubDate>2026-04-13T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lafarge terör finansmanı davasında suçlu bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Paris Ceza Mahkemesi, Fransız çimento firması Lafarge'ın "terör örgütünü finanse etmekten" suçlu olduğuna hükmetti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lafarge terör finansmanı davasında suçlu bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paris Ceza Mahkemesi, tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve 8 kişinin, 2013-2014 döneminde Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" yargılandığı davada kararını açıkladı.</p><p>Mahkemeye başkanlık eden hakim Isabelle Prevost-Desprez Lafarge'ın o dönem Suriye'de faaliyetlerini sürdürerek "bir seçim" yaptığını belirtti.</p><p>Firmadan terör örgütlerine "güvenlik ödemeleri" adı altında ödeme yapılmasına Eylül 2012'de bir toplantı sırasında karar verildiğini aktaran hakim Prevost-Desprez, davaya konu olan suçlar kapsamında firmanın DAEŞ dahil bölgedeki 3 silahlı örgüte 5,6 milyon avroya varan ödeme yaptığını bildirdi.</p><p>Mahkeme, Lafarge ve 8 kişinin, Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" suçlu olduğuna hükmetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/aksam-13042026eb02ae5d.jpg"/><p><strong>AA, LAFARGE'IN DEAŞ'I FİNANSE ETTİĞİNİ KANITLAYAN BELGELERİ YAYIMLAMIŞTI</strong></p><p>Anadolu Ajansı (AA), 7 Eylül 2021'de Fransız şirketi Lafarge'ın, terör örgütü DEAŞ'ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamış, bu belgeler dünya genelinde geniş yankı bulmuştu.</p><p>Şirket hakkında Haziran 2017'de açılan soruşturma kapsamında Lafarge'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont'un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler, "teröre finansman sağlamakla" suçlanmıştı.</p><p>Soruşturmadan sorumlu 3 sorgu hakimi, 16 Ekim 2024'te Lafarge Grubu ve şirketin 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve DEAŞ dahil terör örgütleri ile her türlü finansal ve ticari ilişkiyi yasaklayan Avrupa Birliği'nin (AB) ambargosunu ihlal ettikleri suçlamalarıyla yargılanmalarına karar vermişti.</p><p>Tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve 8 kişinin, 2013-2014 döneminde Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" yargılanmasına yönelik dava Kasım-Aralık 2025'te Paris Ceza Mahkemesinde görülmüştü.       </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/paris-ceza-mahkemesi-lafa-145_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/tolgahan-sayismanin-unutulmaz-rolleri-acemi-cadida-oynadigina-inanamayacaksiniz-271791</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tolgahan Sayışman'ın unutulmaz rolleri... Acemi Cadı'da oynadığına inanamayacaksınız!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Tolgahan Sayışman, yer aldığı projelerde farklı karakterlere hayat verdi. Tolgahan Sayışman, “Elveda Rumeli” ve “Lale Devri” gibi yapımlarla hafızalara kazındı. Tolgahan Sayışman'ın rol aldığı projeleri sizin için derledik.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tolgahan Sayışman'ın unutulmaz rolleri... Acemi Cadı'da oynadığına inanamayacaksınız!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tolgahan Sayışman, model olarak başladığı kariyerine  oyuncu olarak devam etme kararı aldı. Kısa sürede televizyon dünyasının en çok  takip edilen isimleri arasında yer almayı başaran Tolgahan Sayışman, birçok  başarılı projede rol aldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan2-13042026e7756bfb.jpg"/><p>Oyunculuk sürecinde farklı karakterlerle izleyici karşısına  çıkan Sayışman, her projede bambaşka biri oldu.</p><p>"Elveda Rumeli" dizisinde canlandırdığı Tıbbiyeli Mustafa  karakteriyle geniş kitlelere adını duyuran oyuncu Sayışman, Lale Devri'nde  hayat verdiği Çınar rolüyle de ekranların unutulmaz isimleri arasına girdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan-13042026f0503a3c.jpg"/><p>Sayışman, kariyeri boyunca farklı türlerdeki projelerde  yer alarak ekran yolculuğunu sürdürdü. Oyuncu, şimdilerde yapımcı olarak  kariyerini sürdürüyor.</p><p>İşte dünden bugüne Tolgahan Sayışman'ın rol aldığı  projeler;</p><h2>ACEMİ CADI - BARIŞ </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan3-13042026af4017f8.jpg"/><h2>ESİR KALPLAR - LEVENT </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan4-130420265d4cbe1e.jpg"/><h2>MAÇOLAR - TUNCAY </h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan5-130420265c3d7fe5.jpg"/><h2>DİCLE - FERHAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan6-1304202656f536ec.jpg"/><h2>ELVEDA RUMELİ - TIBBİYELİ MUSTAFA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan7-1304202653cf9c08.jpg"/><h2>AŞK TUTULMASI - UĞUR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan8-13042026c346471b.jpg"/><h2>AŞK GELİYORUM DEMEZ - ALİ</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan9-13042026c210002a.jpg"/><h2>KAVAK YELLERİ - KEREM</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan10-13042026deccadbd.jpg"/><h2>LALE DEVRİ - ÇINAR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan11-130420262c333df8.jpg"/><h2>SÜRGÜN - SEDAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan12-13042026be4e55c5.jpg"/><h2>ASLA VAZGEÇMEM - YİĞİT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan13-13042026bffb74d2.jpg"/><h2>BİZANS OYUNCULARI - PRENS ADONİS</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan14-13042026b32b4b54.jpg"/><h2>SİYAH İNCİ - KENAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan15-130420268f7a0b8a.jpg"/><h2>ŞAMPİYON - FIRAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan16-1304202628365b98.jpg"/><h2>ŞEREF SÖZÜ - CİHAN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan17-130420265a99d358.jpg"/><h2>AYNASIZ HALUK - EFE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan18-13042026cf8ae96d.jpg"/><h2>BARBAROS HAYREDDİN PAŞA: SULTANIN FERMANI</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan19-13042026fc8e64fa.jpg"/><h2>ARJEN</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan20-13042026d4c87ae9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tolgahan-sayismanin-unutu-838_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nvidia-rtx-60-sizintilari-sok-etkisi-yaratti-oyunlarda-yeni-donem-basliyor-271790</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nvidia RTX 60 sızıntıları şok etkisi yarattı! Oyunlarda yeni dönem başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nvidia'nın RTX 60 serisine dair sızan bilgiler, oyun dünyasında heyecan ve endişe yarattı. 2027'ye kadar piyasaya çıkmayacağı iddia edilen yeni grafik kartları, ray tracing ve path tracing teknolojilerine odaklanarak sektörde köklü bir değişimin habercisi oldu. Nvidia'nın bu radikal hamlesi, PC oyuncuları ve teknoloji tutkunları arasında yoğun tartışmalara yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nvidia RTX 60 sızıntıları şok etkisi yarattı! Oyunlarda yeni dönem başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nvidia'nın yeni nesil grafik kartı serisi RTX 60'a dair sızdırılan teknik detaylar, oyun ve teknoloji dünyasında ciddi bir tartışma başlattı. Sektörün önde gelen isimlerinden gelen bilgiler, Nvidia'nın alışılmışın dışına çıkarak riskli bir strateji benimsediğini gösteriyor. Şirketin, ray tracing ve path tracing gibi ışık simülasyonu teknolojilerine odaklanan yeni yaklaşımı, klasik oyun deneyiminden uzaklaşılacağı endişesini beraberinde getirdi. RTX 60 serisinin 2027'ye kadar piyasaya çıkmayacağına dair iddialar, oyuncuların ve teknoloji meraklılarının sabırsızlığını artırırken, bu dönemde masaüstü kullanıcılarının yeni bir ana akım grafik kartı beklemeyeceği öngörülüyor.</p><h3>Nvidia'dan riskli hamle: RTX 60 serisiyle kurallar değişiyor</h3><p>Birden fazla kaynaktan gelen sızıntılar, Nvidia'nın RTX 60 serisinde alışılmışın ötesinde büyük riskler aldığını ortaya koydu. Şirketin yeni nesil grafik kartlarında, bugüne kadar oyuncuların vazgeçilmezi olan rasterizasyon teknolojisinin ikinci plana atılması dikkat çekiyor. Nvidia'nın odak noktasını tamamen ray tracing ve path tracing'e kaydırması, oyun grafiklerinde gerçekçi ışık efektlerini ön plana çıkaracak. Ancak bu yaklaşım, klasik oyunlarda yüksek kare hızını önemseyen kullanıcılar için potansiyel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Şirketin bu hamlesi, oyun sektöründe yeni bir çağın başlangıcı olarak yorumlanıyor.</p><h3>RTX 60'ın teknik detayları: 3nm üretim süreci ve devasa bellek kapasitesi</h3><p>Sızdırılan teknik bilgiler, RTX 60 serisinin TSMC'nin 3nm üretim teknolojisiyle geliştirileceğini gösteriyor. Rubin mimarisi temel alınarak tasarlanan yeni seride, amiral gemisi RTX 6090 modelinin 32GB VRAM ve 512-bit bellek veri yoluna sahip olacağı iddia edildi. Ayrıca, RTX 6080 ve 6070 modellerinde ise sırasıyla 320-bit ve 256-bit veri yolu kullanılacağı belirtiliyor. Bu yüksek bellek ve bant genişliği, özellikle ultra yüksek çözünürlüklü oyunlar ve karmaşık ışık simülasyonları için büyük bir avantaj sağlayacak. Nvidia, yeni nesil RT Cores ve Tensor Cores ile donanımı baştan aşağı yenileyerek, fotogerçekçi oyun deneyimini daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Bu gelişmeler, RTX 60 serisinin oyun grafiklerinde çıtayı önemli ölçüde yükselteceğine işaret ediyor.</p><h3>Rasterizasyon performansında gerileme endişesi</h3><p>RTX 60 serisiyle ilgili en çok tartışılan konulardan biri de rasterizasyon performansındaki olası düşüş oldu. Sektörde dolaşan raporlar, geleneksel rasterizasyonun RTX 50 serisine göre %30-35 oranında gerileyebileceğini öne sürüyor. Bu iddia doğrulanırsa, oyun dünyasında benzeri görülmemiş bir değişim yaşanacak. Nvidia'nın ray tracing performansını iki katına çıkarma hedefi, klasik oyunları tercih eden kullanıcıları zor durumda bırakabilir. Özellikle eski oyunlarda yüksek kare hızını tercih eden oyuncular için bu durum, yeni kartlara geçişte tereddüt yaratıyor. Nvidia'nın aldığı bu risk, şirketin geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koyarken, sektörün de ray tracing odaklı bir döneme gireceğine işaret ediyor.</p><h3>Oyun sektöründe yeni dönem: Konsollar ve geliştiriciler nasıl etkilenecek?</h3><p>Uzmanlar, Nvidia'nın RTX 60 serisiyle birlikte tüm oyun sektörünü ray tracing teknolojisine yönlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. PlayStation 6 ve yeni nesil Xbox konsollarının da ray tracing yeteneklerini artıracağına dair söylentiler, Nvidia'nın stratejisinin sektör genelinde karşılık bulacağını gösteriyor. Ancak bu yaklaşım, oyun geliştiricileri için de yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Geliştiricilerin, path tracing ve ışık simülasyonu teknolojilerini oyun motorlarına daha derinlemesine entegre etmeleri gerekecek. Bu süreç, oyunlarda görsel kalitenin artmasına katkı sağlarken, klasik oyun deneyimini seven kullanıcılar için alışılmışın dışında bir döneme girileceğini gösteriyor.</p><h3>RTX 60'ın çıkış tarihi ve bekleyişin sektöre etkisi</h3><p>RTX 60 serisinin çıkışıyla ilgili en dikkat çekici detaylardan biri de piyasaya sürülme tarihinin belirsizliği. Sızdırılan bilgiler, yeni grafik kartlarının 2027'ye kadar kullanıcılarla buluşmayacağını öne sürüyor. Bu durum, masaüstü bilgisayar kullanıcılarının uzun bir bekleyişe girmesine neden olacak. 2024 yılı itibarıyla, 30 yıl aradan sonra ilk kez yeni bir ana akım masaüstü grafik kartı piyasaya sürülmeyecek. Bu süreçte, oyun geliştiricilerinin yeni teknolojilere uyum sağlaması için ek zaman kazanacağı belirtiliyor. Nvidia'nın stratejik yaklaşımı, donanım ve yazılım tarafında köklü değişikliklerin habercisi olarak görülüyor.</p><h3>Ray tracing teknolojisi oyun deneyimini nasıl değiştirecek?</h3><p>Ray tracing ve path tracing, oyun grafiklerinde gerçekçi ışık ve gölge efektleriyle öne çıkıyor. Nvidia'nın RTX 60 serisinde bu teknolojilere verdiği ağırlık, oyunlarda görsel gerçekçiliği en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Ancak bu hamle, klasik rasterizasyon yönteminin gerilemesiyle birlikte, bazı oyun türlerinde performans kaybı yaşanabileceği anlamına geliyor. Yüksek çözünürlüklü dokular ve karmaşık ışık simülasyonları için geliştirilen donanım, özellikle yeni nesil oyunlarda büyük avantaj sağlayacak. Nvidia'nın bu stratejisi, oyun dünyasında kalıcı bir değişimin kapılarını aralıyor.</p><h3>Sonuç: Nvidia'nın RTX 60 serisiyle oyun dünyasında yeni bir çağ başlıyor</h3><p>Nvidia'nın RTX 60 serisine dair sızan bilgiler, oyun teknolojisinde köklü bir değişime işaret ediyor. Şirketin riskli ve yenilikçi yaklaşımı, ray tracing ve path tracing teknolojilerini sektörün merkezine yerleştiriyor. Beklenen çıkış tarihi 2027 olarak öne çıkarken, bu süreçte oyun geliştiricileri ve oyuncular için yeni fırsatlar ve zorluklar ortaya çıkacak. Nvidia'nın aldığı bu cesur kararlar, oyun dünyasında yeni bir çağın başlangıcı olarak şimdiden tartışılmaya başlandı. Nihai teknik özellikler ve stratejiler, resmi lansman öncesinde değişiklik gösterebilir; ancak RTX 60 serisinin oyun sektöründe uzun yıllar konuşulacağı kesin görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/nvidia-rtx-60-sizintilari-353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyeye-yilin-ilk-2-ayinda-15-milyar-dolarlik-uluslararasi-dogrudan-yatirim-geldi-271789</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'ye yılın ilk 2 ayında 1,5 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[u dönemde Türkiye'ye en çok yatırım yapan üç ülke Almanya, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Türkiye'ye şubat ayında 780 milyon dolarlık uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'ye yılın ilk 2 ayında 1,5 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım (UDY) girişi, yılın ilk 2 ayında 1,5 milyar dolar oldu.</p><p>Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ödemeler Dengesi istatistiklerinin açıklanmasının ardından Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bülteni'ni yayımladı.</p><p>Buna göre, şubatta Türkiye'ye 780 milyon dolarlık UDY girişi gerçekleşirken, yılın ilk 2 ayında Türkiye'ye gelen toplam UDY miktarı 1,5 milyar dolar olarak kaydedildi. 2003'ten itibaren Türkiye'ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar doları aştı.</p><p>Şubatta gerçekleşen toplam 780 milyon dolarlık UDY girişinin 370 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Aynı ay içerisinde yatırımların 513 milyon doları borçlanma araçları, 230 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Yatırım tasfiyelerinin 333 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisi oldu.</p><p><strong>İLK 2 AYDA EN FAZLA YATIRIM TOPTAN VE PERAKENDE TİCARETTE GERÇEKLEŞTİ</strong></p><p>Şubatta gerçekleşen 370 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 65 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 18'lik bir pay aldı. Finans ve sigorta faaliyetleri ile toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 14'lük paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu.</p><p>Yılın ilk 2 ayı toplamında ise 146 milyon dolarla toptan ve perakende ticaret ile 143 milyon dolarlık yatırım girişiyle elektronik imalatı öne çıkan sektörler oldu.</p><p><strong>EN FAZLA ULUSLARARASI YATIRIM ALMANYA'DAN GELDİ</strong></p><p>2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59'luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026'nın ikinci ayında yüzde 35'lik pay aldı.</p><p>Şubat ayında ülkeler özelinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 18 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Singapur, yüzde 15 ile ABD, yüzde 14 ile Almanya ve yüzde 9 ile İspanya takip etti.</p><p>Yılın ilk 2 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise yatırımların geldiği kaynaklar ülkeler özelinde 198 milyon dolarlık yatırım ile Almanya öne çıkarken, onu 118 milyon dolar ile Hollanda ve 95 milyon dolarla BAE izledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/turkiyeye-yilin-ilk-2-ayi-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/googlein-turboquant-algoritmasi-bellek-cipi-talebinde-yeni-donem-baslatti-271788</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google'ın TurboQuant algoritması bellek çipi talebinde yeni dönem başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google tarafından geliştirilen TurboQuant algoritması, yapay zeka uygulamalarında bellek kullanımını azaltma potansiyeliyle küresel bellek çipi piyasasında büyük tartışmalara yol açtı. Samsung ve SK Hynix gibi devlerin hisseleri etkilenirken, uzmanlar bu teknolojinin talebi azaltmak yerine artırabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google'ın TurboQuant algoritması bellek çipi talebinde yeni dönem başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google'ın geliştirdiği TurboQuant algoritması, yapay zeka alanında bellek kullanımını önemli ölçüde azaltma vaadiyle teknoloji dünyasında geniş yankı uyandırdı. Mart ayının sonunda Google Araştırma ekibi tarafından duyurulan bu yeni algoritma, özellikle Güney Kore merkezli Samsung ve SK Hynix gibi dev bellek çipi üreticilerinin gelecekteki pazar beklentilerini yeniden şekillendirdi. Uzmanlar, TurboQuant'un ilk bakışta bellek çiplerine olan talebi azaltacağı yönünde kaygılar doğurduğunu, ancak uzun vadede yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte talebin daha da artabileceğine dikkat çekti. Özellikle Samsung'un yılın ilk çeyreğinde açıkladığı rekor kar tahmini, yatırımcıların endişelerini bir nebze hafifletirken, bellek piyasasında süregelen "süper döngü"nün devam ettiğine işaret etti.</p><h3>Samsung: 'Bellek çiplerinde süper döngü devam ediyor'</h3><p>Samsung Electronics, 2024 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın tamamından daha yüksek bir kar beklediğini duyurdu. Şirketin bu açıklaması, Google'ın TurboQuant algoritmasının piyasaya sürülmesinin ardından bellek çipi talebinin azalacağı yönündeki endişeleri bir süreliğine yatıştırdı. Samsung yetkilileri, yapay zeka şirketlerinin bellek kullanımında herhangi bir daralma yaşanmadığını, aksine yüksek bant genişliğine sahip çiplere olan talebin arttığını vurguladı. Şirketin hisseleri, bu gelişmelerin ardından tüm zamanların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Özellikle büyük dil modellerinin ve gelişmiş yapay zeka uygulamalarının artan bellek ihtiyacı, Samsung'un sektör liderliğini pekiştirdi. Google'ın TurboQuant algoritması ise, verimlilik artışının toplam çip talebini azaltmak yerine daha da artırabileceğine dair yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.</p><h3>Uzmanlar: 'TurboQuant talebi azaltmaz, artırır'</h3><p>Yapay zeka teknolojilerinde verimliliğin artması, bellek çiplerine olan ihtiyacı azaltacağı düşüncesini beraberinde getirse de, uzmanlar bu görüşe temkinli yaklaşıyor. Seul'deki Sungkyunkwan Üniversitesi'nden Prof. Seok-joon Kwon, TurboQuant'un büyük dil modellerinin çalıştırma maliyetini dört ila sekiz kat düşürebileceğini belirtti. Kwon, bu durumun ilk bakışta yüksek bant genişliğine sahip bellek çiplerine olan talebi azaltacak gibi göründüğünü ancak gerçek zamanlı kodlama asistanları ve aynı anda çalışan çok sayıda yapay zeka ajanı gibi yeni iş yüklerinin ortaya çıkmasıyla toplam hesaplama ihtiyacının artacağını ifade etti. Google'ın algoritması, anahtar değer önbelleğini sıkıştırarak yapay zeka modellerinin konuşma bağlamını korumasını sağlıyor ve bu sayede doğruluk kaybı olmadan bellek kullanımını azaltıyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin Jevons paradoksunu hatırlattığını, yani verimlilik arttıkça toplam kaynak kullanımının da artabileceğini söyledi.</p><h3>SK Hynix ve Samsung hisselerinde TurboQuant etkisi</h3><p>TurboQuant algoritmasının duyurulmasının ardından Samsung ve SK Hynix hisselerinde kısa süreli bir düşüş yaşandı. Ancak analistler, bu düşüşün geçici olduğunu ve yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bellek çiplerine olan talebin yeniden yükseleceğini öngörüyor. Mirae Asset Securities'ten Kim Young-gun, Google'ın Kubernetes teknolojisinin ilk çıktığı dönemde de benzer endişelerin yaşandığını, ancak zamanla donanım talebinin arttığını hatırlattı. SemiAnalysis araştırma şirketinden Ray Wang ise, pazarın TurboQuant'u yanlış yorumladığını ve yapay zeka modelleri geliştikçe hem eğitim hem de çıkarım süreçlerinde daha fazla belleğe ihtiyaç duyulacağını belirtti. Güney Koreli üreticiler, büyük yapay zeka hizmet sağlayıcılarıyla uzun vadeli tedarik sözleşmeleri yaparak olası dalgalanmalara karşı önlem alıyor. Samsung'un eş CEO'su Jun Young-hyun, şirketin büyük müşterilerle üç ila beş yıllık sözleşmelere geçtiğini açıkladı.</p><h3>Jevons paradoksu: Verimlilik artışı talebi tetikliyor</h3><p>Ekonomist William Stanley Jevons'un 19. yüzyılda ortaya koyduğu Jevons paradoksu, günümüzde yapay zeka ve bellek çipi piyasasında yeniden gündeme geldi. Jevons, daha verimli buhar motorlarının kömür talebini azaltmak yerine artırdığını savunmuştu. Benzer şekilde, Google'ın TurboQuant algoritması da bellek kullanımında verimlilik sağlasa bile, yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla toplam çip talebinin artabileceği öngörülüyor. Han In-su, TurboQuant'un daha önce mümkün olmayan zorlu görevlerin üstesinden gelinmesini sağlayabileceğini ve bu sayede sınırlı bellekle çok daha uzun bağlamların işlenebileceğini ifade etti. Bu gelişmeler, küçük cihazlarda yüksek performanslı yapay zeka uygulamalarının önünü açıyor ve sektör genelinde büyük bir dönüşümü tetikliyor.</p><h3>Gerçek etki, uluslararası konferansta netleşecek</h3><p>TurboQuant algoritmasının pratikteki etkisi, Nisan ayı sonunda Brezilya'da düzenlenecek Uluslararası Temsil Öğrenme Konferansı'nda gözler önüne serilecek. Google dışındaki araştırmacıların da algoritmayı test etmesi bekleniyor. Nihai başarının, büyük teknoloji şirketlerinin TurboQuant'u ölçekli olarak kullanabilme yeteneğine bağlı olduğu belirtiliyor. Han In-su, bu teknolojinin akademik bir sorudan yola çıkarak küresel ölçekte sosyal ve ekonomik dalgalanmalara yol açacağını öngörmediklerini söyledi. Sektör temsilcileri, verilerin daha etkin sıkıştırılmasıyla ilgili çalışmaların, yapay zeka ve bellek çipi piyasasında önümüzdeki dönemde yeni fırsatlar ve zorluklar yaratacağını belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Google'ın TurboQuant algoritması, bellek çipi talebinde kısa vadeli dalgalanmalara yol açsa da, uzun vadede yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte toplam talebin artacağı öngörülüyor. Samsung ve SK Hynix gibi dev üreticiler, bu dönüşüme hazırlıklı olduklarını vurgularken, sektör genelinde verimlilik ve inovasyonun önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bellek çipi piyasasında yaşanan gelişmelerin, teknoloji dünyasında dengeleri kökten değiştirebileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/googlein-turboquant-algor-149_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-iphone-kullanicilarina-kritik-uyari-bu-mesaja-asla-yanit-vermeyin-271787</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iPhone kullanıcılarına kritik uyarı! Bu mesaja asla yanıt vermeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple kullanıcıları, iCloud hesaplarını hedef alan yeni bir dolandırıcılık dalgasıyla karşı karşıya. Özellikle iPhone sahiplerini tehdit eden bu sahte mesajlar, kişisel bilgileri ve finansal verileri ele geçirmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, iCloud mesajlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iPhone kullanıcılarına kritik uyarı! Bu mesaja asla yanıt vermeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın iPhone ve iCloud kullanıcılarını hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi ortaya çıktı. Son günlerde birçok kullanıcı, iCloud hesaplarının saldırı altında olduğu yönünde sahte mesajlar almaya başladı. Özellikle "Tüm fotoğraflarınız silinecek" şeklinde gelen bu mesajlar, kişisel verileri ve finansal bilgileri ele geçirme amacı taşıyor. Uzmanlar, Apple'dan geliyormuş gibi görünen bu e-postalara kesinlikle yanıt verilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p><h3>Tüketici grubu Which: Sahte iCloud mesajları tehlike saçıyor</h3><p>Tüketici hakları savunucusu Which, Apple kullanıcılarını uyardı. Grup, iCloud'dan geliyormuş gibi hazırlanan bu mesajların, kullanıcıları "tüm fotoğraflarınız silinecek" tehdidiyle panikletmeye çalıştığını açıkladı. Sahte e-postalar, depolama alanınızın dolduğunu veya ödeme bilgilerinizin güncellenmesi gerektiğini iddia ederek kullanıcıları tuzağa çekiyor. Mesajlarda yer alan bağlantılara tıklanması halinde, banka ve ödeme bilgileri dolandırıcıların eline geçebiliyor. Which, bu tür mesajların her Apple kullanıcısı için ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.</p><h3>Apple: Şüpheli iCloud mesajlarına asla yanıt vermeyin</h3><p>Apple yetkilileri, iCloud üzerinden gelen şüpheli mesaj ve aramalara karşı kullanıcıların dikkatli olması gerektiğini söyledi. Şirket, Apple'dan geldiği öne sürülen ancak gerçek olmayan mesajlara yanıt verilmemesini ve hiçbir şekilde kişisel ya da finansal bilginin paylaşılmamasını öneriyor. Özellikle "ücretsiz depolama alanı" veya "ödeme yöntemini güncelle" gibi talepler içeren bağlantıların dolandırıcılık amacıyla gönderildiği belirtiliyor. Apple, kullanıcıların bu tür mesajları derhal silmesini ve asla verilen numaraları aramamasını tavsiye ediyor. Son dönemde artan Apple Pay dolandırıcılığı da benzer yöntemlerle ilerliyor. Uzmanlar, iCloud hesabı güvenliği için bilinmeyen mesajlara karşı her zaman temkinli olunması gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>Siber güvenlik uzmanları, iCloud kullanıcılarının bu tür saldırılara karşı bilinçli davranmasının önemine dikkat çekiyor. Sahte mesajların yaygınlaşması, Apple ekosisteminde güvenlik önlemlerinin daha fazla gündeme gelmesine yol açtı. Kullanıcılar, iCloud hesaplarıyla ilgili herhangi bir şüpheli durumda doğrudan Apple'ın resmi kanallarıyla iletişime geçmeli ve kişisel bilgilerini asla paylaşmamalı. Yetkililer, dolandırıcılık girişimlerine karşı toplumsal farkındalığın artması gerektiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/appledan-iphone-kullanici-301_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271786</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-catismalara-karsi-sesimizi-yukseltmek-gelecek-nesillere-karsi-sorum-271786</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin artan belirsizlik ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, parlamentoların vizyon ve kararlılıkla hareket etme sorumluluğu hiç bu kadar büyük olmamıştı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtulmuş, TBMM'nin ev sahipliğinde 15-19 Nisan'da İstanbul'da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu öncesinde PAB Yürütme Komitesi toplantısına katıldı.</p><p>Kurtulmuş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, PAB 152'nci Genel Kurulu dolayısıyla kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul'da parlamenterleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Bugün itibarıyla 77'si parlamento başkanı olmak üzere 157 delegasyonu ve 800'den fazla milletvekilini bir araya getireceklerini, bunu ev sahibi olarak hem cesaret verici hem de anlamlı bulduklarını belirten Kurtulmuş, Genel Kurul'un, başarılı ve verimli geçmesi için her türlü gayreti gösterdiklerini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/1-13042026ea3c1b48.jpg"/><p>Kurtulmuş, 152'nci Genel Kurul'un temasında vurgulanan "umudu beslemek, barışı güvence altına almak ve gelecek nesiller için adaleti sağlamak" kavramlarının sadece bir özlem değil, parlamentolara emanet edilmiş bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>"Bu bağlamda, rolünüz özellikle önemlidir. Burada vereceğiniz rehberlik ve alacağınız kararlar, yalnızca birliğin başarısını değil, aynı zamanda parlamenter diplomasinin daha geniş kapsamlı etkisini de doğrudan etkileyecektir. Uluslararası sistemin artan belirsizlik ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, parlamentoların vizyon ve kararlılıkla hareket etme sorumluluğu hiç bu kadar büyük olmamıştı. Diyaloğumuzu artırmak, adaletsizliğe ve çatışmalara karşı sesimizi yükseltmek ve daha iyi bir dünya için yeni fikirler geliştirmek, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Bu nedenle Birliğimizin, barışın, demokrasinin ve çok taraflılığın savunulması ve güçlendirilmesini destekleyen güçlü mesajlar iletmek için bir fırsat olmasını umuyorum. Bu anlayışla Yürütme Komitesi'ne toplantılarında başarılar diliyorum. Görüşmelerinizin ülkelerimiz ve işbirliğimiz için somut ve yapıcı sonuçlara yol açacağından eminim."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/2-130420261348cdad.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tbmm-baskani-kurtulmus-ca-655_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271785</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/zendaya-ve-jean-smart-imkansizi-basarabilir-emmy-rekoru-kirilabilir-mi-271785</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zendaya ve Jean Smart imkansızı başarabilir! Emmy rekoru kırılabilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Zendaya ve Jean Smart, Emmy tarihinde bir ilki başarma yolunda ilerliyor. HBO'nun Euphoria ve Hacks dizileriyle her sezon ödül kazanma hedefiyle dikkat çeken iki yıldız, kadın oyuncular arasında rekor kırmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zendaya ve Jean Smart imkansızı başarabilir! Emmy rekoru kırılabilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zendaya ve Jean Smart, televizyon dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Emmy'de kadın oyuncular arasında bir ilki gerçekleştirme hedefiyle gündemde. HBO'nun sevilen dizileri Euphoria ve Hacks'in yeni sezonlarının başlamasıyla, her iki oyuncu da dizilerinin her sezonunda Emmy ödülü kazanma şansını sürdürmeye devam ediyor. Şimdiye dek hiçbir kadın oyuncunun başaramadığı bu başarı, televizyon tarihine damga vuracak nitelikte görülüyor. Zendaya ve Smart, pazar gecesi başlayan yeni sezonlarla birlikte, Emmy tarihinde kadınlar arasında 'her sezon ödül' rekorunu kırmaya bir adım daha yaklaştı.</p><h3>Jean Smart: Hacks ile Emmy'de istikrarlı yükseliş</h3><p>Jean Smart, HBO'nun beğenilen komedi dizisi Hacks'teki performansıyla Emmy yarışında adından sıkça söz ettiriyor. Altı yıl süren ve beş sezonluk bir serüvene sahip olan Hacks, Hollywood'daki grevlerin yol açtığı üretim aksamalarına rağmen istikrarını korudu. Smart, dizinin her uygun sezonunda 'baş kadın komedi oyuncusu' ödülünü kazanarak bu alanda istikrarlı bir başarıya imza attı. Şimdi ise, dizinin beşinci sezonuyla birlikte yeni bir zafer için güçlü adaylar arasında yer alıyor. Ancak bu yıl, Lisa Kudrow'un The Comeback'teki ve Quinta Brunson'un Abbott Elementary'deki performanslarıyla ciddi bir rekabetle karşı karşıya. 74 yaşındaki Jean Smart'ın kariyerinde yedi Emmy ödülü bulunuyor ve bunlar arasında Frasier dizisindeki iki konuk oyuncu ödülü ile Samantha Who? dizisindeki yardımcı oyuncu ödülü de yer alıyor. Smart'ın Hacks ile yakaladığı bu istikrarlı başarı, Emmy tarihinde kadın oyuncular için yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p><h3>Zendaya: Euphoria ile genç yaşta tarihi başarı</h3><p>Zendaya'nın Euphoria dizisindeki çıkışı, Emmy tarihine geçen bir yolculuğa dönüştü. Sam Levinson'ın yarattığı Euphoria, ilk sezonunu 2019'da sekiz bölümle tamamladı ve ardından 2020-2021 yıllarında iki özel bölümle izleyiciyle buluştu. Ancak bu özel bölümler, Emmy'nin ana yarışmalarında değerlendirilmedi ve resmi sezonlar arasında yer almadı. Dizinin ikinci sezonu Ocak 2022'de yayınlandı ve uzun bir aradan sonra üçüncü sezonu izleyicilerle buluşuyor. Zendaya, 2020 yılında 24 yaşındayken baş kadın drama oyuncusu ödülünü kazanarak bu kategoride tarihin en genç kazananı oldu. Ayrıca, yapımcı olarak aday gösterilen en genç kadın ve iki kez başrol oyuncusu ödülü alan en genç isim olarak da Emmy tarihine geçti. Euphoria'nın son sezon olup olmayacağı henüz HBO tarafından netleştirilmedi, ancak Zendaya'nın son röportajlarında bu yönde sinyaller verdiği biliniyor. Her durumda, Zendaya'nın başrol kadın oyuncu kategorisindeki üstünlüğü ve istikrarlı başarısı, Emmy'de kadın oyuncular arasında yeni bir rekorun habercisi olabilir.</p><h3>Emmy tarihinde sezon ödüllerinde nadir başarılar</h3><p>Emmy tarihinde, bir dizinin üç veya daha fazla sezonunun her birinde ödül kazanan tek oyuncu Bill Cosby olarak kayıtlara geçti. Cosby, 1966-1968 yılları arasında yayınlanan I Spy dizisinin tüm sezonlarında ödül kazanmayı başardı. İki sezonluk Huff dizisiyle Blythe Danner da benzer bir başarıya ulaştı, ancak dizinin kısa sürede sona ermesi bu istikrarı sınırlı tuttu. Julia Louis-Dreyfus ise Veep dizisinin yedi sezonundan altısında ödül kazanarak bu alanda modern dönemin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Şimdi ise Zendaya ve Jean Smart, kendi dizilerinin her sezonunda ödül kazanma hedefiyle bu elit oyuncular arasına katılabilir. Emmy'de her sezon aday gösterilen 31 oyuncu bulunuyor ve bu başarı, televizyon dünyasında nadir rastlanan bir istikrarı temsil ediyor. Alan Alda'dan Bryan Cranston'a, Rachel Brosnahan'dan Peter Dinklage'a kadar birçok önemli isim bu listede yer alıyor. Ancak kadın oyuncular arasında her sezon ödül kazanma başarısı henüz gerçekleşmedi.</p><h3>Hacks ve Euphoria: Emmy'de kadın oyuncular için yeni bir çağ</h3><p>Hacks dizisinin Emmy yolculuğu, Jean Smart'ın yanı sıra yardımcı oyuncu Hannah Einbinder'ın da öne çıkmasına yol açtı. Eğer Einbinder bu sezon da aday gösterilirse, beş sezon boyunca beş adaylıkla mükemmel bir istikrar serisi yakalamış olacak. Geçtiğimiz sezon kazandığı ödül, bu başarıya ayrı bir anlam katıyor. Diğer yandan, FX'in The Bear dizisi de son üç yılda ödül sezonlarının favorisi haline geldi. Jeremy Allen White, Ayo Edebiri, Ebon Moss-Bachrach ve Jon Bernthal gibi oyuncular, dördüncü kez adaylık alabilir. Haziran 2026'da beşinci ve son sezonun beklenmesiyle, bu topluluğun da Emmy tarihinde benzer bir rekoru yakalaması mümkün görünüyor. Emmy oylamalarında sadece oyunculuk performansları değil, aynı zamanda hikaye ve anlatı da büyük rol oynuyor. Zendaya ve Jean Smart'ın her sezon ödül kazanması, hem kadın oyuncular için hem de Emmy'nin anlatı tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor.</p><h3>Emmy'de kadın oyuncular için tarihi fırsat</h3><p>Zendaya ve Jean Smart'ın Emmy'deki bu tarihi yürüyüşü, televizyon dünyasında kadın oyuncuların görünürlüğünü ve başarısını daha da artırıyor. Eğer her iki oyuncu da dizilerinin her sezonunda ödül kazanırsa, bu başarı sadece kendi kariyerleri için değil, aynı zamanda kadınların televizyon endüstrisindeki gücünü kanıtlayan sembolik bir zafer anlamına gelecek. Emmy oylayıcılarının performansın yanı sıra anlatıya da büyük önem verdiği biliniyor ve iki ikonik kadının bu tarihi rekoru kırması, ödül töreninin gelecekteki anlatılarını da şekillendirebilir. Zendaya ve Jean Smart, kadın oyuncular için yeni bir başarı standardı belirleyerek Emmy tarihinde kalıcı bir iz bırakmaya hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/zendaya-ve-jean-smart-imk-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271784</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/tek-igneyle-mucize-kireclenme-resmen-tersine-dondu-271784</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tek iğneyle mucize! Kireçlenme resmen tersine döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Colorado Üniversitesi'nde yürütülen deneysel çalışma, osteoartrit tedavisinde çığır açacak bir gelişmeye işaret ediyor. Hayvan deneylerinde uygulanan tek doz yavaş salınımlı ilaç, eklem kıkırdağında haftalar içinde kayda değer iyileşme sağladı. Araştırmanın klinik denemelere taşınması bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tek iğneyle mucize! Kireçlenme resmen tersine döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Colorado Üniversitesi'nde gerçekleştirilen deneysel bir araştırma, kireçlenme tedavisinde çığır açıcı sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, eklem kıkırdağının kronik kaybına yol açan ve dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen kireçlenmeye karşı, hayvanlar üzerinde uyguladıkları yeni bir ilaç sayesinde haftalar içinde belirgin iyileşme kaydetti. Araştırma ekibi, hasarlı eklemlere yavaş salınımlı özel bir ilaç enjekte ederek vücudun kendi kıkırdak ve kemik hücrelerini onarıma teşvik etti. Bu yöntemle, kireçlenmeli eklemlerde kısa sürede kayda değer bir düzelme sağlandığı bildirildi. Çalışmanın ilk aşaması başarıyla tamamlanırken, elde edilen bulguların insan klinik denemelerine taşınması için hazırlıklar sürüyor.</p><h3><strong>Colorado Üniversitesi'nden tek doz tedaviyle hızlı sonuç</strong></h3><p>Kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve kaybı nedeniyle ortaya çıkan, ağrıya ve hareket kısıtlılığına yol açan yaygın bir rahatsızlık olarak biliniyor. Colorado Üniversitesi'nden kimya ve biyoloji mühendisi Stephanie Bryant, ekibiyle birlikte geliştirdiği yavaş salınımlı ilaç dağıtım sistemiyle, tek bir enjeksiyonun bile eklemdeki hasarı haftalar içinde tersine çevirdiğini açıkladı. Bryant, "Sadece ağrıyı hafifletmek veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatmakla yetinmek istemiyoruz; kireçlenmeyi tamamen sona erdirmeyi hedefliyoruz" dedi. Hayvan deneylerinin ilk aşamasında elde edilen başarı, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Araştırma ekibi, ikinci aşamada güvenlik ve toksikoloji verilerini toplayarak insan klinik denemelerine geçmeyi planlıyor. Eğer bu aşama da olumlu sonuçlanırsa, kireçlenme tedavisinde yeni bir dönemin kapıları aralanacak.</p><h3><strong>ARPA-H desteğiyle kireçlenmede yenilikçi yaklaşım</strong></h3><p>Deneysel ilacın geliştirilmesi, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'na bağlı İleri Araştırma Projeleri Ajansı Sağlık (ARPA-H) tarafından desteklenen NITRO programı kapsamında yürütülüyor. Programın amacı, kireçlenme gibi kronik eklem hastalıklarında doku yenilenmesini teşvik eden yenilikçi tedavi seçenekleri sunmak. ARPA-H Direktörü Alicia Jackson, "Amacımız, insanların ağrıyla uyanmadığı ve sevdikleri aktivitelerden mahrum kalmadığı bir gelecek inşa etmek" ifadelerini kullandı. Araştırma ekibi, yavaş salınımlı ilaç dışında, vücudun kendi hücrelerini kıkırdak dokusunu onarmaya yönlendiren yeni nesil implantlar üzerinde de çalışıyor. Bu sayede, kireçlenmenin farklı evrelerine uygun tedavi alternatifleri geliştirilmesi hedefleniyor. Uzmanlar, mevcut durumda hastaların ya ağrı yönetimiyle yetinmek ya da eklem protezi ameliyatı olmak zorunda kaldığını, yeni tedavilerin ise bu zorunluluğu ortadan kaldırabileceğini belirtiyor.</p><h3><strong>Kireçlenmede güncel yaklaşımlar ve geleceğe dair umutlar</strong></h3><p>Kireçlenme, dünya genelinde yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte giderek daha fazla kişiyi etkiliyor. Eklem kıkırdağının zamanla azalması, hareket kabiliyetini kısıtlıyor ve yaşam kalitesini düşürüyor. Uzmanlar, düzenli egzersizin eklemlerdeki yükü azaltarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini vurguluyor. Ayrıca, Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaşlanmaya bağlı kıkırdak kaybında rol oynayan belirli bir proteini tespit etti. Bu proteinin seviyesinin düşürülmesi, eklem sağlığını korumada yeni bir yol olarak öne çıkıyor. Öte yandan, semaglutid gibi ilaçların da hücre metabolizmasını artırarak sağlıklı kıkırdağın korunmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor. Tüm bu gelişmeler, kireçlenme tedavisinde yakın gelecekte daha etkili ve kalıcı çözümlerin gündeme gelmesini sağlayabilir. Colorado Üniversitesi'ndeki araştırma ekibi, klinik denemelerin önümüzdeki 18 ay içinde başlayabileceğini belirtiyor. Başarılı sonuçlar elde edilirse, kireçlenmeli hastalar için ameliyatsız ve kalıcı bir tedavi seçeneği gündeme gelebilir.</p><p>Sonuç olarak, Colorado Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu deneysel çalışma, kireçlenme tedavisinde umut verici bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Hayvan deneylerinde elde edilen olumlu sonuçlar, insan klinik denemeleriyle birlikte hastalığın tedavisinde devrim yaratabilir. Uzmanlar, yeni ilaç ve implant teknolojilerinin, kireçlenmeli hastaların yaşam kalitesini yükseltme potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. Tüm gözler şimdi, araştırmanın bir sonraki aşamasında ve klinik denemelerde elde edilecek sonuçlarda.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/tek-igneyle-mucize-kirecl-457_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271783</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/perihan-abla-dizisinin-oyuncularinin-son-hali-gundem-oldu-bir-doneme-damga-vurmustu-271783</link>
      <pubDate>2026-04-13T13:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali gündem oldu! Bir döneme damga vurmuştu...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[“Perihan Abla” dizisi, oyuncu kadrosu ve mahalle hikayeleriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştı. Yayınlandığı dönemde büyük ilgi gören Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali gündeme geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali gündem oldu! Bir döneme damga vurmuştu...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Perran Kutman, Şevket Altuğ, Ercan Yazgan, Tuluğ Çizgen  ve Cihat Tamer gibi isimlerin başrollerini paylaştığı Perihan Abla dizisi 1986  yılında ekran macerasına başladı.</p><p>Şevket Altuğ'un 1987'de Perihan Abla dizisine veda  etmesinin ardından yapımın kanalı değişti. Dizi 1988 yılında ekran macerasını  noktaladı. Türk televizyon tarihinin en kült yapımlarından olan dizi büyük bir  ilgiyle takip edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan-130420262eef0d86.jpg"/><p>Perihan Abla, Perran Kutman'ın hayat verdiği Perihan  karakteri etrafında şekillenen ve aynı mahallede yaşayan birbirinden farklı  insanların günlük yaşamlarını konu alan bir yapım olarak ekranlara damga vurdu.  Dizi, dönemin birçok tiyatro kökenli oyuncusunu bir araya getirmesiyle dikkat  çekti. Şevket Altuğ'un diziden ayrıldığı döneme kadar toplam 74 bölüm çekildi.</p><p>Perihan Abla dizisinin oyuncularının son hali de merak  edilip araştırılmaya başlandı. İşte Perihan Abla oyuncularının son hali;</p><h2>PERRAN KUTMAN - PERİHAN ABLA</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan1-1304202689794123.jpg"/><h2>ŞEVKET ALTUĞ - ŞAKİR</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan2-13042026b0e55791.jpg"/><h2>TULUĞ ÇİZGEN - MERAKLI MELAHAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan3-130420266a395159.jpg"/><h2>BURÇİN TERZİOĞLU - HASİBE</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan4-130420263bd59abb.jpg"/><h2>CİHAT TAMER - CİHAT</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan5-130420262914d953.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/perihan-abla-dizisinin-oy-587_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271782</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/oppo-find-x9-ultra-dunya-lansmani-oncesi-tanitildi-21-nisanda-piyasada-271782</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Oppo Find X9 Ultra dünya lansmanı öncesi tanıtıldı! 21 Nisan'da piyasada]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Oppo, yeni amiral gemisi akıllı telefonu Find X9 Ultra'nın tasarım ve teknik detaylarını, global lansmandan günler önce resmi olarak duyurdu. 21 Nisan'da dünya genelinde satışa çıkacak olan Find X9 Ultra, üç farklı renk seçeneği ve dikkat çekici kamera özellikleriyle teknoloji dünyasında büyük ilgi topluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Oppo Find X9 Ultra dünya lansmanı öncesi tanıtıldı! 21 Nisan'da piyasada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oppo, teknoloji dünyasının merakla beklediği yeni amiral gemisi Find X9 Ultra'yı, global lansman tarihinden kısa süre önce resmi olarak tanıttı. 21 Nisan'da dünya genelinde satışa sunulacak Oppo Find X9 Ultra, şirketin resmi Weibo hesabı üzerinden paylaşılan görsellerle birlikte tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. Oppo Find X9 Ultra, serinin en üst düzey modeli olarak öne çıkarken, üç farklı renk seçeneği ve gelişmiş kamera yetenekleriyle dikkatleri üzerine çekti.</p><h3>Oppo Find X9 Ultra'nın tasarımı ve renk seçenekleri göz doldurdu</h3><p>Oppo Find X9 Ultra'nın tasarımında, "Earth Tundra" adlı koyu tonlu ve çift renkli bir kaplama, "Polar Glacier" isimli açık mavi renk ve dokulu yüzeyiyle öne çıkan turuncu "Sand Canyon" seçeneği sunuluyor. Şirketin resmi Weibo hesabında paylaşılan tanıtım görüntülerinde, bu üç renk alternatifi teknoloji meraklılarının beğenisine sunuldu. Find X9 Ultra'nın arka kısmında, dört sensörlü ve Hasselblad işbirliğiyle geliştirilen büyük dairesel kamera modülü yer alıyor. Ayrıca, artık silinmiş olan bir tanıtım videosunda, cihazın ön yüzünde ortalanmış kamera deliğine sahip düz bir ekran tasarımı dikkat çekti. Cihazın sağ tarafında, kamera uygulamasına hızlı erişim sağlayan özel bir tuşun bulunduğu da ortaya çıktı. Bu detaylar, Oppo Find X9 Ultra'nın hem estetik hem de işlevsel açıdan amiral gemisi standartlarını karşıladığını gösteriyor.</p><h3>Oppo Find X9 Ultra'nın teknik özellikleri: 200MP kamera ve güçlü batarya öne çıkıyor</h3><p>Oppo Find X9 Ultra, teknik özellikleriyle de segmentinde iddialı bir konuma yerleşiyor. Cihazda 200MP çözünürlüğünde Sony LYT-901 ana kamera, 200MP 3x periskop zoom kamera, 50MP 10x periskop zoom kamera ve 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Bu kamera kombinasyonu, fotoğrafçılıkta üst düzey performans sunmayı hedefliyor. Ayrıca, Find X9 Ultra'nın Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemciyle güçlendirileceği ve bu sayede OnePlus 15 gibi amiral gemisi telefonlarla aynı seviyede performans sağlayacağı belirtildi. 7.050mAh kapasiteli batarya, 100W hızlı kablolu ve 50W kablosuz şarj desteğiyle uzun kullanım süresi ve hızlı enerji dolumu sunuyor. Oppo'nun aynı lansmanda, kompakt formda tasarlanan Find X9s modelini de kullanıcılarla buluşturacağı doğrulandı. Tüm bu özellikler, Oppo Find X9 Ultra'nın akıllı telefon pazarında önemli bir yer edinmesini sağlıyor.</p><p>Oppo Find X9 Ultra, yenilikçi tasarımı, gelişmiş kamera seçenekleri ve güçlü donanımıyla teknoloji severlerin beklentilerini karşılayacak gibi görünüyor. 21 Nisan'da gerçekleşecek global lansman sonrasında, Oppo'nun yeni amiral gemisi modelinin sektörde nasıl bir etki yaratacağı şimdiden merak konusu oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/oppo-find-x9-ultra-dunya--179_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271780</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-insanlari-imkansizi-yapti-nanopartikul-artik-kontrol-altinda-271780</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları imkansızı yaptı! Nanopartikül artık kontrol altında]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Viyana Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırma, silika nanopartikülün döngüsel hareketini iki eksende kuantum temel durumuna soğutarak bilim dünyasında önemli bir kilometre taşı oluşturdu. Elde edilen başarı, kuantum tork ölçümü ve döngüsel madde-dalga enterferometrisi gibi alanlarda yeni deneylerin önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları imkansızı yaptı! Nanopartikül artık kontrol altında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Viyana Üniversitesi, TU Wien ve Ulm Üniversitesi'nden bilim insanları, silika nanopartiküllerin döngüsel hareketini iki eksende kuantum temel durumuna kadar soğutmayı başardı. Bu önemli gelişme, laboratuvar ortamında havada asılı bir nanorotorun hareketinin mümkün olan en düşük enerji seviyesine indirildiği ilk deney olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, optik soğutma tekniklerini kullanarak, kuantum mekaniğinin öngördüğü belirsizlik sınırlarına ulaşmayı başardı. Bu sayede, 100 milyon atomdan oluşan bir silika nanorotorun yönelimi, mutlak sıfıra yakın sıcaklıklarda, yalnızca kuantum dalgalanmaların izin verdiği kadar oynayabildi. Elde edilen sonuçlar, kuantum kontrol teknolojilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Viyana Üniversitesi ekibi: Kuantum sınırında iki eksenli kontrol sağladı</h3><p>Kuantum alanında çığır açan bu deneyde, Markus Arndt (Viyana Üniversitesi), Uro&#353; Deli&#263; (TU Wien) ve Benjamin Stickler (Ulm Üniversitesi) liderliğindeki ekip, her biri 150 nanometre çapında iki silika küresinden oluşan dumbbell şeklinde bir rotor kullandı. Bu nanorotor, lazer ışınlarının oluşturduğu yoğun bir optik alan içerisinde havada asılı tutuldu. Lazerin elektrik alanı, parçacığı hem konum hem de yönelim açısından sıkıca kontrol etti ve görünmez bir yay gibi davranarak rotorun hareketini sınırladı. Başlangıçta, rotorun termal enerji nedeniyle librasyon adı verilen rastgele döngüsel hareketleri gözlendi. Optik soğutma uygulandıktan sonra, sistemin sıcaklığı mutlak sıfırın yalnızca birkaç on mikrokelvin üzerine kadar indirildi. Bu aşamada, klasik fiziğin ötesinde, kuantum etkileri baskın hale geldi ve rotorun yönelimi yalnızca kuantum dalgalanmaların izin verdiği kadar oynayabildi. Ekip, iki eksende aynı anda bu hassasiyeti sağlayarak, kuantum temel durumuna ulaşan ilk döngüsel sistem deneyini gerçekleştirdi. Bu başarı, daha önce yalnızca tek eksende ETH Zürih tarafından elde edilen sınırın ötesine geçilmesini sağladı.</p><h3>Stephan Troyer: 'Bir pusula iğnesinin bakteriden daha hassas hizalanması mümkün oldu'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından Stephan Troyer, elde edilen hassasiyetin büyüklüğünü şu sözlerle açıkladı: 'Rotorun ucu, bir atom çapının yüzde birinden daha az hareket ediyor. Bu, bir pusula iğnesinin bir bakterinin genişliğinden daha iyi hizalanması anlamına geliyor.' Elde edilen bu kontrol seviyesi, yalnızca teknik bir başarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda döngüsel madde-dalga enterferometrisi ve kuantum tork ölçümleri gibi yeni deneylerin önünü açıyor. Kuantum dünyasında, mutlak sıfıra yaklaşıldıkça parçacıkların enerji seviyeleri ayrık hale geliyor ve en düşük enerji seviyesinde bile tamamen hareketsiz kalamıyorlar. Araştırmacılar, nanorotorun yöneliminin yaklaşık 20 mikroradyanlık bir belirsizlikle sınırlı olduğunu belirledi. Bu değer, kuantum belirsizlik ilkesinin öngördüğü minimum sınırı temsil ediyor. Elde edilen hassasiyet, gelecekte kuantum algılama teknolojilerinin gelişmesine ve çok küçük torkların ölçümünde yeni bir standart oluşmasına zemin hazırlıyor.</p><h3>Kuantum madde-dalga enterferometrisinde yeni ufuklar</h3><p>Viyana Üniversitesi ekibinin elde ettiği bu sonuçlar, yalnızca temel bilim açısından değil, uygulamalı kuantum teknolojileri bakımından da büyük önem taşıyor. Silika nanorotorun 100 milyon atomdan oluşmasına rağmen kuantum davranışı sergilemesi, mevcut kuantum sistemlerinin çoğunda gözlenen atomik ölçekten çok daha büyük sistemlerde de kuantum kontrolün mümkün olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bu tür büyük parçacıkların döngüsel hareketlerinin kuantum süperpozisyonuna girebileceğini, yani rotorun aynı anda birden fazla yönelime sahip olabileceğini vurguladı. Bu durum, madde-dalga enterferometrisinin döngüsel versiyonunun önünü açıyor. Eğer rotorun tutulduğu optik alan kapatılırsa, parçacık zamanla başlangıç hizalamasını kaybediyor ve kuantum canlanması adı verilen bir süreçle yeniden hizalanıyor. Bu etkiyi gözlemleyebilmek için, silika nanorotordan yaklaşık 100 kat daha hafif ve tütün mozaik virüsü boyutunda parçacıklar kullanılması gerekebilir. Stephan Troyer, 'İki boyutlu soğutma yöntemimizin güzelliği, hem büyük hem de küçük ölçeklerde çalışabilmesi. Büyük cisimlerde soğutma daha kolay, ancak tekniklerimizi daha küçük yapılara uygulayarak döngüsel kuantum enterferansını doğrudan gözlemlemeyi hedefliyoruz,' ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, kuantum fiziği ile günlük yaşamda karşılaşılan fenomenler arasındaki sınırların daha iyi anlaşılmasını sağlayacak.</p><h3>Optik soğutma ve kuantum tork ölçümünde devrim</h3><p>Deneyde kullanılan koherent saçılma soğutma yöntemi, nanorotorun yaklaşık 100 MW/cm² yoğunluğunda bir ışık alanında tutulmasını sağladı. Bu yoğun optik alan, parçacıktan saçılan her fotonun bir birim döngüsel enerjiyi sistemden uzaklaştırmasına imkan tanıdı. Bu işlem defalarca tekrarlandığında, rotorun enerjisi sürekli azaldı ve kuantum temel durumuna ulaşıldı. Optik soğutmanın bu şekilde kullanılması, yalnızca konumsal değil, aynı zamanda döngüsel hareketlerin de hassas biçimde kontrol edilebileceğini gösterdi. Elde edilen bu teknik başarı, gelecekte kuantum tork ölçümlerinde ve hassas algılayıcıların geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacak. Özellikle, soğutulmuş bir nanorotorun çok küçük kuvvetlerin döngüsel eşdeğeri olan torkları tespit edebilmesi, kuantum algılama teknolojilerinde yeni bir çağ başlatabilir. Araştırmacılar, bu teknolojilerin ilerleyen yıllarda hem temel bilimde hem de pratik uygulamalarda geniş bir kullanım alanı bulmasını bekliyor.</p><p>Viyana Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen bu deney, kuantum fiziği alanında yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Kuantum sınırında kontrol edilen nanopartiküller sayesinde, hem temel bilimsel sorulara yanıt bulunacak hem de gelecekte tıbbi, teknolojik ve endüstriyel uygulamalara kapı aralanacak. Bilim insanları, bu başarıyı daha küçük ve hafif parçacıklara uygulayarak kuantum dünyasının sırlarını çözmeye bir adım daha yaklaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/bilim-insanlari-imkansizi-667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.271779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trumpin-hurmuz-bogazi-tehdidi-petrol-fiyatlarini-yukseltti-271779</link>
      <pubDate>2026-04-13T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'ın Hürmüz Boğazı tehdidi petrol fiyatlarını yükseltti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ilişkin yaptığı tehditkar açıklamalar, enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açtı. Özellikle petrol fiyatları uluslararası piyasalarda hızla yükselirken, uzmanlar bu gelişmenin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'ın Hürmüz Boğazı tehdidi petrol fiyatlarını yükseltti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda geçiş yapan gemilere müdahale edileceğini duyurmasının ardından, uluslararası enerji piyasalarında petrol fiyatları hızlı bir artış gösterdi. Pazar günü yapılan açıklamaların ardından, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8 yükselerek yaklaşık 102 dolara çıktı. ABD ham petrolü ise aynı oranda artışla 104 doları gördü. Trump'ın açıklamaları, Orta Doğu'daki gerginliğin tırmanmasına ve küresel petrol ticaretinin geleceğine dair endişelerin artmasına neden oldu. ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri engelleme tehdidi, özellikle enerji piyasalarında büyük yankı uyandırdı ve petrol fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynadı.</p><h3>Trump'ın açıklamaları enerji piyasasını sarstı</h3><p>Donald Trump, Fox News'ta yayınlanan "Sunday Morning Futures" programında yaptığı konuşmada, İran'ın petrol satışından gelir elde etmesine izin vermeyeceklerini açıkça dile getirdi. "Ya hepsi ya hiçbiri olacak" ifadesini kullanan Trump, İran'ın sadece dost ülkelere değil, kimseye petrol satmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Bu sert çıkış, piyasada petrol arzına ilişkin ciddi endişeler doğurdu ve fiyatların yeniden 100 doların üzerine çıkmasına yol açtı. Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerle ilgili tutumu, enerji piyasalarında belirsizliği artırdı ve yatırımcıları tedirgin etti. Ayrıca, ABD borsalarında da önemli düşüşler görüldü; Dow vadeli işlemleri 502 puan gerilerken, S&amp;P 500 ve Nasdaq vadeli işlemlerinde de yüzde 1'in üzerinde kayıplar yaşandı.</p><h3>İran ve ABD arasında gerilim tırmanıyor</h3><p>İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu, Pazar günü yaptığı açıklamada, boğaza yaklaşan askeri gemilere karşı kararlı biçimde hareket edeceklerini duyurdu. İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın aktardığına göre, bu uyarı bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. ABD Merkez Komutanlığı ise Hürmüz Boğazı'ndaki blokajın Pazartesi sabahı yürürlüğe gireceğini bildirdi. Öte yandan, İran'ın boğazdan geçiş yapan gemilerden aldığı 2 milyon dolara kadar ulaşan geçiş ücretleri, ülkeye savaş sürecinde ek gelir sağladı. Trump da geçtiğimiz hafta bu konuda İran'la "ortak girişim" fikrini gündeme getirdi. Kpler veri ve analiz şirketinin raporuna göre, İran Mart ayına kadar günde ortalama 1,85 milyon varil ham petrol ihraç ederek önceki üç aya göre ihracatını 100 bin varil artırdı. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol ticaretindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Petrol fiyatlarındaki artış küresel ekonomiyi tehdit ediyor</h3><p>Petrol fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. ABD'de benzin fiyatları ortalama 4,12 dolara ulaşarak savaşın başlangıcından bu yana yüzde 38 arttı. Ancak hafta sonu hafif bir gerileme yaşansa da, yüksek petrol maliyetleri tüketiciler üzerinde baskı oluşturuyor. Orta Doğu Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Karen Young, CNN'e yaptığı açıklamada, savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının düşmesi için daha fazla zamana ihtiyaç olduğunu belirtti. Young ayrıca, yükselen petrol fiyatlarının gıda maliyetlerini de artıracağını vurguladı. Gübre ve gıda ambalajında kullanılan hammaddelerin tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle fiyatların daha da yükselebileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları artıracağı ve özellikle büyük mağaza perakendecilerinde satılan ürünlerin fiyatlarını yukarı çekeceği konusunda uyarıyor.</p><p>Sonuç olarak, Trump'ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı açıklamalar, petrol fiyatlarında ani ve sert yükselişlere neden oldu. Hem enerji piyasalarında hem de küresel ekonomide ciddi dalgalanmalar yaşanırken, uzmanlar krizin etkilerinin önümüzdeki dönemde daha da hissedilebileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel ticaretin ve enerji güvenliğinin ne kadar hassas dengeler üzerinde olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/trumpin-hurmuz-bogazi-teh-580_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>