﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297197</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/saradan-bolgesel-birlik-vurgusu-devlet-iliskileri-kaprislere-tabi-olamaz-297197</link>
      <pubDate>2026-10-27T23:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şara'dan bölgesel birlik vurgusu: Devlet ilişkileri kaprislere tabi olamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye-Irak ilişkileri ve bölgesel kalkınma üzerine açıklamalarda bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, toplumların net bir vizyon hak ettiğini belirtti. Şara, iki ülke arasındaki köklü bağlara ve jeopolitik bağımlılığa işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şara'dan bölgesel birlik vurgusu: Devlet ilişkileri kaprislere tabi olamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Şara, Bağdat merkezli Dicle TV&#39;ye verdiği röportajda Suriye-Irak ilişkileri, bölgesel kalkınma ve iki ülke arasındaki stratejik bağlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br></p><p>2003 yılında Irak&#39;a ABD müdahalesinden kısa süre önce gittiğini ifade eden Şara, sivil hassasiyetine vurgu yaparak şunları kaydetti:</p><p>&quot;Irak&#39;a ABD güçlerinden bir hafta veya 10 gün önce girdim. Hayatım boyunca hiçbir sivil ya da silahsız insana saldırmadığımı açıkça ifade etmek isterim. Dolayısıyla devletler arasındaki ilişkiler kişisel kaprislere ve anlık ruh hallerine tabi olmamalıdır.&quot;<br></p><p>Şara, Suriye ve Irak arasındaki köklü bağlara ve Irak halkının mizacına işaret ederek, &quot;Tarihte kitaplarda cömertliği okurduk, Irak&#39;a geldiğimizde bunun bir söylem değil, gerçek bir olgu olduğunu gördük.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>İki ülke arasındaki jeopolitik ve ekonomik bağımlılığa da dikkati çeken Şara, &quot;Suriye, Irak&#39;ın denize açılan cephesidir. Siyasi coğrafyalar her zaman stratejik kapıların koruması altında olmalıdır ki bu kapıların en önemlisi hiç şüphesiz ekonomidir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.<br></p><p>Şara, Suriye&#39;de yaşanan siyasi ve toplumsal değişimin devlet politikalarına yansıması gerektiğini belirterek, bugün yönetilen toplumların net bir vizyon hak ettiğini, insanlara kalkınmaya ve yeni başlangıçlara inanmalarını sağlayacak somut programlar sunulması gerektiğini vurguladı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/saradan-bolgesel-birlik-v-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297196</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israilde-sandiklar-kapandi-oy-sayimi-basladi-arap-partileri-kilit-konumda-297196</link>
      <pubDate>2026-10-27T23:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail'de sandıklar kapandı, oy sayımı başladı! Arap partileri kilit konumda]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'de dört yıl aradan sonra yapılan genel seçimin ardından sandık çıkış anketlerine göre, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu koalisyonunu geride bırakırken, hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail'de sandıklar kapandı, oy sayımı başladı! Arap partileri kilit konumda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel saatle sabah 07.00'de başlayan oy kullanma işleminin saat 22.00'de sona ermesinin ardından sandık çıkış anketleri yayımlandı.</p><blockquote><font color="#cc0000" size="5"><b><u>İşte İsrail'de dakika dakika seçim:</u></b></font></blockquote><p><b>23:29</b> Netanyahu'nun rakibi Eisenkot: Hükümet kurmak için hemen harekete geçeceğim</p><p><b>ARAP LİSTESİ MECLİS'E TOPLAM 17 MİLLETVEKİLİ GÖNDERDİ</b></p><p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın yayınladığı kesin olmayan sonuçlara göre, eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot öncülüğündeki muhalif blok 53 sandalyeye ulaşarak, 50 milletvekili çıkaran mevcut Başbakan Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı iktidar bloğunu geride bıraktı.</p><p>Seçim yarışını önde tamamlamasına karşın muhalefet bloğu 120 sandalyeli İsrail Meclisi'nde koalisyon kurabilmek için yeterli 61 milletvekiline ulaşamadı.</p><p>İsrail vatandaşı Filistinlilerin yoğun katılım gösterdiği seçimlerde, onları temsil eden iki Arap listesi Meclis'e toplam 17 milletvekili gönderdi.</p><p><b>LİKUD 25 MİLLETVEKİLİYLE BİRİNCİ</b></p><p>Sandık çıkış anketlerine göre, mevcut Başbakan Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi seçim yarışını 25 milletvekiliyle birinci tamamladı. Eisenkot'un liderliğindeki Yashar Partisi ise 21 sandalyede kalarak ikinci parti oldu.</p><p>Muhalefet bloğunda yer alan eski İsrail başbakanları Naftali Bennett ve Yair Lapid'in Birlikte Listesi 14, eski İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 8, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise 10 milletvekiliyle Meclis'te temsil edilmeye hak kazandı.</p><p>Mevcut iktidar bloğunda yer alan Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredi) Şas Partisi ve Birleşik Tevrat Yahudiliği 6'şar sandalyeyle seçim yarışını tamamladı.</p><p><b>BEN-GVİR'İN YAHUDİ GÜCÜ PARTİSİ 7 MİLLETVEKİLİ ÇIKARDI</b></p><p>Yine Netanyahu'nun müttefikleri aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi 7, Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi 6 milletvekili çıkardı.</p><p>İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste 10 milletvekili çıkarırken, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi (Birleşik Liste) ise Meclis'te 7 milletvekiliyle temsil edilecek.</p><p>Kesin sonuçların yapılacak itirazların ardından en geç 8 gün içerisinde açıklanması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/israilde-sandiklar-kapand-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/spkdan-tera-yatirim-karari-faaliyet-izinleri-iptal-edildi-tasfiye-sureci-basladi-297195</link>
      <pubDate>2026-10-27T22:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SPK'dan Tera Yatırım kararı: Faaliyet izinleri iptal edildi, tasfiye süreci başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin tüm faaliyet izinleri ile yetki belgesini iptal ederek şirketin tedrici tasfiyesine ve yatırımcıların tazminine karar verdi. Kurul bülteninde ayrıca izinsiz faaliyet ve usulsüzlükler nedeniyle çok sayıda kişiye işlem yasağı, lisans iptali ve suç duyurusu yaptırımları uygulandığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SPK'dan Tera Yatırım kararı: Faaliyet izinleri iptal edildi, tasfiye süreci başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SPK bültenine göre, kurul sermaye piyasalarında izinsiz olarak faaliyette bulunulmasının engellenmesi amacıyla 5 internet sitesine erişim engeli getirilmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı.</p><p>50 gerçek kişi hakkında suç duyurusında bulunulmasına, 51 gerçek kişi ve Aura Portföy Yönetimi Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Tera Portföy Yönetimi AŞ ve MAG Tarımsal Ürünler Pazarlama ve Ticaret AŞ hakkında borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda 2 yıl işlem yapma yasağı getirilmesine hükmeden SPK, 31 gerçek kişi hakkında lisans iptali cezası uygulanmasına karar verdi.</p><p>Kurul, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin tüm faaliyet izinlerinin ve yetki belgesinin iptal edilmesine, yatırımcılarının tazminine ve şirketin tedrici tasfiyesine hükmetti.</p><p>SPK ayrıca Piramit Menkul Kıymetler AŞ'nin sermayesinin 300 milyon liradan 500 milyon liraya artırılmasına yönelik esas sözleşme değişikliğine izin verilmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun olumlu karşılanması yönünde karara vardı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/spkdan-tera-yatirim-karar-865_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297194</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/toki-hayali-kuran-vatandaslari-hedef-almislardi-5-ilde-es-zamanli-operasyon-297194</link>
      <pubDate>2026-10-27T21:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TOKİ hayali kuran vatandaşları hedef almışlardı: 5 ilde eş zamanlı operasyon!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sahte internet siteleri kurarak TOKİ başvurusu yapmak isteyen vatandaşları dolandıran çeteye darbe vuruldu. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 8 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TOKİ hayali kuran vatandaşları hedef almışlardı: 5 ilde eş zamanlı operasyon!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, TOKİ&#39;ye başvurmak isteyen vatandaşların sahte internet siteleri aracılığıyla dolandırılması üzerine Sahtecilik, Dolandırıcılık ve Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca soruşturma başlatıldı.</p><p>Soruşturmada, &quot;bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık&quot; suçunu işledikleri değerlendirilen 8 şüpheli, Ankara, İstanbul, Kocaeli, Manisa ve Mersin&#39;de gözaltına alındı.</p><p>Açıklamada, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/toki-hayali-kuran-vatanda-792_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297193</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/siber-vatan-icin-kritik-zirve-turkiyeden-dijital-egemenlik-stratejisi-297193</link>
      <pubDate>2026-10-27T21:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Siber Vatan" için kritik zirve: Türkiye'den dijital egemenlik stratejisi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu toplantısında yapay zeka riskleri ve algoritmik tehditler ele alındı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kritik altyapıların korunması ve ulusal siber dayanıklılığın artırılması için hazırlanan stratejinin ayrıntılarını paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Siber Vatan" için kritik zirve: Türkiye'den dijital egemenlik stratejisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın riyasetlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulunun 2. toplantısına katıldığını belirtti.</p><p>Türkiye Yüzyılı&#39;nda yalnızca fiziki sınırları değil, siber vatanı da koruyacak, dijital egemenliği aynı azim ve kararlılıkla güçlendireceklerini vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Toplantımızda küresel siber tehditleri, yapay zekanın oluşturduğu yeni riskleri, dijital platformlar üzerinden yürütülen algoritmik yönlendirme ve bilişsel etki faaliyetlerinin milli güvenliğimize yansımalarını değerlendirdik. Dijital egemenlik, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu doğrultuda kritik altyapılarımızın korunması, teknolojik bağımsızlığımızın güçlendirilmesi ve ulusal siber dayanıklılığımızın artırılması amacıyla hazırlanan Dijital Egemenlik Stratejisi&#39;ni ele aldık. Kamu kurumlarımız, özel sektörümüz ve akademi dünyamız arasındaki iş birliğini güçlendirerek siber tehditlere karşı daha bütüncül ve etkin bir güvenlik yapısı oluşturmayı hedefliyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/siber-vatan-icin-kritik-z-407_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297192</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/devlerin-liginde-tarihi-rekor-aselsan-30-milyar-dolar-barajini-devirdi-297192</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Devlerin liginde tarihi rekor: ASELSAN 30 milyar dolar barajını devirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA["Büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz" mesajı veren ASELSAN, uzay teknolojilerinden kuantum hesaplamaya kadar kritik alanlara yaptığı yatırımlarla sipariş rekoru kırdı. Bakiye sipariş portföyü ilk kez 30 milyar doları aşan dev şirket, küresel pazardaki payını güçlendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Devlerin liginde tarihi rekor: ASELSAN 30 milyar dolar barajını devirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu&#39;nda (KAP) yaptığı duyuruda, yılın 9 ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.</p><p>Buna göre yılın 9 aylık döneminde alınan yeni işler 14 milyar dolar oldu. İhracat odaklı büyüme stratejisini kararlılıkla sürdüren ASELSAN'ın imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri yüzde 34 artarak 1,9 milyar dolara çıktı. Şirket tarihinde bakiye siparişlerde ilk defa 30 milyar dolar seviyesi aşıldı.</p><p>Bu yılın 9 ayındaki yatırımlar yüzde 228 artarak 684 milyon dolara yükseldi. Güçlü sipariş portföyü, üretim kapasitesini artıran yatırımlar ve AR-GE harcamalarındaki artış, ASELSAN'ın sürdürülebilir büyümesini destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıktı.</p><p>Yılın 9 ayında elde edilen hasılatta hava savunma, radar, elektronik harp sistemleri, su altı sistemleri, yapay zeka destekli kent güvenliği sistemleri, güdümlü mühimmat sistemleri, elektro-optik ve haberleşme teknolojileri belirleyici rol oynadı. Söz konusu büyümeyi ASELSAN'ın yüksek teknolojiye sahip ürünlerine yönelik artan talep destekledi.</p><p>Alınan işlerin, satışlara oranı bu yılın 3. çeyreğinde 4,4'e yükseldi. ASELSAN'ı geleceğe hazırlayan tasarım ve üretim için gerekli kritik altyapı ve tesislere yönelik yatırımlar bu dönemde önemli ölçüde hız kazandı.</p><p>Güçlü büyümesini operasyonel mükemmellik, yüksek teknoloji ve kurumsal dönüşüm odağıyla destekleyen ASELSAN, verimlilik göstergelerinde de güçlü bir performans sergiledi. Şirketin FAVÖK marjı, geçen yılın aynı dönemine göre 190 baz puan artarak yüzde 26,8 seviyesine yükseldi. 2025 yıl sonuna göre şirketin ticari alacakları yüzde 11 azaldı. Söz konusu alanlardaki iyileşmeler ASELSAN'ın güçlü bilanço yapısını destekledi. Aynı dönemde ASELSAN'ın FAVÖK tutarı da yüzde 38 artarak 40,6 milyar liraya ulaştı.</p><p>Verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesi, ürün portföyü içindeki kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere yönelik dönüşüm, ASELSAN'ın büyümesine ve operasyonel marjlarının korunmasına önemli katkı sağladı. Aynı dönemde ASELSAN'ın kişi başı hasılatında dolar bazında yüzde 4 artış görüldü.</p><p><b>AR-GE HARCAMALARI 1,3 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE YÜKSELDİ</b></p><p>Artan bakiye siparişlerle beraber yılın 9 ayında ASELSAN'a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar kesintisiz bir şekilde devam etti. Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen yatırımlar arttı. Söz konusu yatırımlar ASELSAN'ın büyüyen sipariş hacmini karşılamasına ve sürdürülebilir büyümesine destek oluyor.</p><p>2025&#39;te temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü'nün ilk fazı bu dönemde faaliyetlerine başladı. Benzer şekilde Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi birçok yeni yatırım bu dönemde devreye alındı. Hava, deniz ve kara savunma sistemlerinin üretiminde robotik ve otomasyon altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Devreye alınan ve devam eden yatırımlar ile birlikte ASELSAN&#39;ın teslimat kapasitesi, hız ve kalite kabiliyeti artırıldı.</p><p>ASELSAN'ın gerçekleştirdiği AR-GE harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 1,3 milyar dolar seviyesine yükseldi.</p><p>Özellikle uydu teknolojileri, kuantum hesaplama teknolojileri, su altı teknolojileri, yüksek güçlü mikrodalga teknolojileri, mikroelektronik sistem teknolojileri, akıllı mühimmat ve itki sistem teknolojileri gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelik yatırımlar hız kazandı.</p><p><b>ASELSAN'IN FİNANSMAN GİDERLERİ YÜZDE 10,3 AZALDI</b></p><p>Şirketin operasyonel nakit akışı 2026 yılının 9 ayında 23 milyar lira olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN'ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı yüzde 14 oldu. Etkin finans yönetimi ve geliştirilen yeni stratejiler ile ASELSAN'ın finansman giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 azaldı.</p><p>Özkaynak oranı yüzde 55 seviyesinde olan ASELSAN, bu alanda sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu sürdürdü. ASELSAN'ın bilanço büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre yüzde 15 arttı. Güçlü bilanço yönetimi, verimlilik artışı sağlayan uygulamalar ve sürdürülen finansal disiplin ile yılın 9 ayında ASELSAN'ın özkaynak karlılığı 400 baz puan artarak yüzde 16,6'ya yükseldi, aktif karlılığı ise yüzde 9'a yükselerek, sermaye ve varlık verimliliğinde önemli bir iyileşme kaydedildi.</p><p><b>"KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR ASELSAN HEDEFİYLE İLERLİYORUZ"</b></p><p>Açıklamada, şirketin 3. çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin görüşleri yer alan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2026&#39;nın, ASELSAN için yalnızca büyüdüğü değil, büyümenin ölçeğini değiştirdikleri bir yıl olduğunu söyledi.</p><p>aselsaneXt ile ortaya koydukları dönüşümün siparişlerden yatırımlara, üretim kapasitesinden teknolojik derinliğe kadar şirketin tamamında karşılık bulduğunu ifade eden Akyol, &quot;Bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Yarının taleplerine cevap verecek kapasiteyi, bugünden oluşturuyoruz. Daha hızlı, daha verimli ve küresel rekabette daha güçlü bir ASELSAN hedefiyle ilerliyoruz.&quot; açıklamalarında bulundu.</p><p>Akyol, istikrarlı büyümenin yanı sıra büyüme hızının da arttığını belirterek, dolar bazında 3. çeyrek büyüme rakamlarına bakıldığında, 2024'te yüzde 18, 2025'te yüzde 29 ve bu yıl yüzde 42 büyüdüklerini açıkladı.</p><p>Büyümede ve birçok iş hacmi göstergesinde sektörün global ortalamalarının çok çok üstünde performans gösterdiklerini kaydeden Akyol, &quot;Nitekim Ağustos ayında açıklanan Defense News Top 100 listesinde üç basamak yükselerek 40'ıncı sıraya yerleştik. Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayi şirketi olduk. Benzer şekilde, global yatırım kuruluşlarının raporlarında da şirketimizin başarılarına dikkat çekiliyor.&quot; açıklamasını yaptı.</p><p><b>"BÜYÜMENİN YALNIZCA HACMİNE DEĞİL, NİTELİĞİNE DE BAKIYORUZ"</b></p><p>ASELSAN Genel Müdürü Akyol, hasılat ve FAVÖK marjındaki iyileşmelerde yapay zekanın süreçlerde etkin kullanımı, dijital dönüşümün katkıları ve ürün portföyünde daha yüksek katma değerli ürünlerin payının artmasının etkili olduğuna dikkati çekti.</p><p><b>Ölçeğin büyürken operasyonel marjların gelişmesinin özellikle kıymetli olduğunu vurgulayan Akyol, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bu sonuçlar, daha fazla işi başarmanın yanında, yüksek katma değerli işleri daha verimli şekilde gerçekleştirdiğimizi de ortaya koyuyor. Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz. Daha büyük bir şirket olurken daha verimli bir yapıya ulaşmak, aselsaneXt ile hedeflediğimiz dönüşümün en önemli göstergelerinden biri. Sipariş tarafında ASELSAN tarihinde yeni rekorlara imza attık. Alınan işin satışlara oranımızın 4,4'e yükselmesi, önümüzdeki yıllara uzanan iş hacmimizin önemli göstergelerinden biri. Bu oran bize yalnızca bugünkü talebin gücünü değil, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de gösteriyor. Satışlarımızın çok üzerinde yeni iş alıyor olmamız, önümüzde uzun ve güçlü bir iş yükü bulunduğuna işaret ediyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu portföyü zamanında teslimata, yeni kapasiteye ve teknolojik üstünlüğe dönüştürmek.</p><p>Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü'nün ilk fazını faaliyete aldık. Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi yeni tesislerimizi devreye sokarken robotik ve otomasyon altyapımızı da geliştiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız çok net: Siparişlerin, kapasitemizin önüne geçmesini beklemiyoruz. Talebin geleceği noktayı öngörerek altyapımızı bugünden hazırlıyoruz. Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz.&quot;</p><p>Akyol, uydu teknolojilerinden kuantum hesaplama teknolojilerine, su altı sistemlerinden yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik teknolojilerine kadar giriş bariyeri yüksek alanlara yatırım yaptıklarını, Antalya'da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresinde alçak yörünge uydu konseptini ilk defa tanıttıklarını belirtti.</p><p>Kuruluşundan bu yana TSK'nın karada, denizde ve havada haberleşmesini sağlayan ASELSAN&#39;ın, bundan sonra uydu haberleşme hizmetini de sağlayacağını ifade ederek, &quot;ASTRALINK adını verdiğimiz projemiz uluslararası camianın da yoğun ilgisini çekti. Teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, ihracatta bizi daha yukarı taşıyacak ve yeni kabiliyet alanları açacak bu tür yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz.&quot; açıklamalarında bulundu.</p><p><b>"GEÇEN YIL GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ YATIRIMIN NEREDEYSE İKİ KATINI BU YILIN İLK ÜÇ ÇEYREĞİNDE GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLDUK"</b></p><p>Akyol, yatırımları gerçekleştirirken finansal disiplinden taviz vermemeyi temel önceliklerden biri olarak gördüklerini ifade ederek, &quot;Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yatırımın neredeyse iki katını bu yılın ilk üç çeyreğinde gerçekleştirmiş olduk. Yatırım temposunun bu ölçüde yükseldiği bir ortamda finansal istikrarımızı başarıyla sürdürüyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bugün ASELSAN'a ve geliştirdikleri sistemlere hem Türkiye'de hem de uluslararası pazarlarda giderek artan bir ilgi olduğunu belirten Akyol, bu ilgiyi stratejik bir gelişme olarak gördüklerini ve savunma bütçelerinin arttığı, ülkelerin tedarik güvenliğini ve teknolojik egemenliği daha fazla önemsediği bir dönemde ASELSAN'ın geniş ürün portföyünün önemli bir avantaj sağladığını kaydetti.</p><p>Akyol, kurumsal yönetim anlayışı ve özveriyle çalışan nitelikli personellerle ASELSAN'ı bugünlere getirdiklerini ifade ederek, &quot;Hedefimiz açık: ASELSAN'ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden ve güçlü küresel teknoloji markalarından biri haline getirmek.&quot; açıklamasını yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/devlerin-liginde-tarihi-r-369_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297191</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dijital-aglardaki-tehlike-ankara-emniyeti-uyardi-tiklamayin-tuzaga-dusmeyin-297191</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dijital ağlardaki tehlike! Ankara Emniyeti uyardı: Tıklamayın, tuzağa düşmeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Emniyet Müdürlüğü, dijital mecralar üzerinden vatandaşların şifre ve kişisel verilerini ele geçirmeye çalışan dolandırıcılara karşı kritik bir uyarı yayınladı. "Dijital dünyada güvenliğiniz, bir anlık dikkatinizle başlar; şüpheli bağlantılara tıklamayın." denildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dijital ağlardaki tehlike! Ankara Emniyeti uyardı: Tıklamayın, tuzağa düşmeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce, dijital güvenlik ve dolandırıcılık faaliyetleri hakkında vatandaşlara uyarı paylaşımı yapıldı.  </p><p>Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün sosyal medya hesabından vatandaşlara dijital mecralar üzerinden, 'HGS borcunuz var', 'Kargonuz teslim edilemedi' ve 'Hesabınız bloke edilecek' sözleri ile gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemlerine karşı uyarıda bulunuldu. Paylaşımda, "Dijital dolandırıcılığa dikkat. Dolandırıcılar, sahte SMS ve internet siteleriyle kişisel bilgilerinizi ele geçirmeyi hedefliyor. Şüpheli bağlantılara tıklamayın. Şifrelerinizi ve doğrulama kodlarınızı paylaşmayın. İşlemlerinizi yalnızca resmi kanallardan gerçekleştirin. Unutmayın, dijital dünyada güvenliğiniz, bir anlık dikkatinizle başlar" ifadelerine yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/dijital-aglardaki-tehlike-457_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297190</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/samandirada-ismail-kartala-veda-fenerbahcede-bir-donem-daha-kapandi-297190</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samandıra'da İsmail Kartal'a veda! Fenerbahçe'de bir dönem daha kapandı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Derbi yenilgisi sonrası Samandıra'da gerçekleşen zirveden veda kararı çıktı. Yönetimle masaya oturarak ayrılık talebini sunan İsmail Kartal ile yapılan görüşmeler neticesinde sözleşme karşılıklı olarak feshedildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samandıra'da İsmail Kartal'a veda! Fenerbahçe'de bir dönem daha kapandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de dün derbide alınan mağlubiyetin ardından Teknik Direktör İsmail Kartal, görevinden ayrılma talebi için Başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu ile görüşme gerçekleştirdi. Samandıra Can Bartu Tesisleri'nde yapılan görüşme sonrası karşılıklı anlaşılarak yollar ayrıldı. Kulübün sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:  </p><p>"Teknik Direktörümüz İsmail Kartal, görevinden ayrılma kararını yönetimimizle paylaşmış ve yapılan görüşmeler neticesinde bu karar karşılıklı anlayış ve saygı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Kulübümüze verdiği emek, gösterdiği özveri ve Fenerbahçe'ye olan bağlılığı için İsmail Kartal'a teşekkür ediyoruz. Kendisine bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyoruz."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/fenerbahcede-ismail-karta-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297189</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muhalefetin-yunan-gazete-kurgusu-elinde-patladi-disislerinden-tokat-gibi-cevap-297189</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhalefetin "Yunan gazete" kurgusu elinde patladı! Dışişleri'nden tokat gibi cevap]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, muhalefetin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın sözlerini çarpıtarak yürüttüğü algı operasyonunu sert bir dille yalanladı. Yapılan açıklamada, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki milli politikalarında en ufak bir değişiklik olmadığı vurgulanarak, "Meşru hak ve menfaatlerimizi taviz vermeksizin korumaya devam edeceğiz" denildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhalefetin "Yunan gazete" kurgusu elinde patladı! Dışişleri'nden tokat gibi cevap]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık, Türkiye&#39;nin Ege ve Doğu Akdeniz politikasıyla ilgili gündeme getirilen bazı iddialara ilişkin yazılı açıklamada bulundu.</p><p>Bir siyasi parti genel başkanının açıklamalarına işaret edilen açıklamada, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan&#39;ın Yunanistan&#39;da yayımlanan bir gazeteye mülakat vermediği vurgulandı.</p><p>Açıklamada, Bakan Fidan&#39;ın Brüksel&#39;de bir düşünce kuruluşunun düzenlediği etkinlikte verdiği yanıtların, çarpıtılmak ve bağlamından bütünüyle kopartılmak suretiyle, Türkiye&#39;nin Ege ve Doğu Akdeniz politikasının siyasi polemiklere konu edildiği aktarıldı.</p><p>Türkiye&#39;nin görüşlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığının altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin tüm platformlarda, uluslararası hukuka uygun biçimde ve kararlılıkla savunduğu görüşlerinde herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Ege ve Doğu Akdeniz'deki meşru hak ve menfaatlerimizi taviz vermeksizin korumaya devam edeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/muhalefetin-yunan-gazete--126_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297188</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kuresel-arenada-turkiyenin-agirligi-cumhurbaskani-erdogandan-macrona-bm-ve-cop31-mesaji-297188</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel arenada Türkiye'nin ağırlığı! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Macron'a BM ve COP31 mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Küresel diplomasi trafiğinin öne çıktığı görüşmede, yeni BM Genel Sekreteri'nin çok taraflılığı savunacak vizyoner bir yapıya sahip olması gerektiği vurgulanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan Macron'u Türkiye'de düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel arenada Türkiye'nin ağırlığı! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Macron'a BM ve COP31 mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede Türkiye-Fransa ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele alındı.</p><p>Birleşmiş Milletlerin yeni genel sekreterini belirleme sürecinin de değerlendirildiği görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni genel sekreterin BM&#39;yi yeniden çok taraflılığın merkezi haline getirebilecek, gerekli reformları etkin şekilde hayata geçirebilecek bir vizyon ve tecrübeye sahip olması gerektiğini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron&#39;u, Türkiye&#39;de düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi&#39;ne de davet etti.</p><p>Macron da Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın Cumhuriyet Bayramı&#39;nı kutladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/cumhurbaskani-erdogan-mac-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297187</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nijeryada-teror-odaklarina-operasyon-14-cete-uyesi-etkisiz-hale-getirildi-297187</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nijerya'da terör odaklarına operasyon: 14 çete üyesi etkisiz hale getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Nijerya'nın Katsina eyaletinde düzenlenen operasyonda 14 silahlı çete üyesi öldürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nijerya'da terör odaklarına operasyon: 14 çete üyesi etkisiz hale getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katsina Eyaleti İç Güvenlik ve İçişleri Ofisi tarafından yapılan açıklamada, eyaletin Gidan Wawo köyünde yerel avcıların, silahlı çete üyelerinin saldırı girişimini engellediği belirtildi.</p><p>Saldırı girişiminin engellenmesinin ardından çete üyelerine operasyon düzenlendiği aktarılan açıklamada, operasyonda 14 çete üyesinin öldürüldüğü, çok sayıda çete üyesinin ise yaralı olarak kaçtığı ifade edildi.</p><p>Nijerya, uzun zamandır ülkenin çeşitli bölgelerinde silahlı çetelerin yanı sıra terör örgütleri Boko Haram ve Lakurawa ile DEAŞ&#39;ın Batı Afrika kolu ISWAP&#39;ın saldırılarıyla karşı karşıya kalıyor.</p><p>Ülkede insan kaçırma suçunun cezası idam olmasına rağmen fidye amacıyla kaçırma olaylarına sıkça rastlanıyor.</p><p>Silahlı kişiler, genellikle ülkenin kuzeyindeki köyleri, okulları ve yolcuları hedef alarak fidye talep ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/nijeryada-teror-odaklarin-923_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297186</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/fon-tasfiyesinde-kritik-esik-asildi-71-bin-899-hesaba-odeme-yapildi-297186</link>
      <pubDate>2026-10-27T20:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fon tasfiyesinde kritik eşik aşıldı! 71 bin 899 hesaba ödeme yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon tasfiye sürecine ilişkin son verileri paylaştı. Sürecin kararlılıkla işletildiğini belirten Yılmaz, bugün itibarıyla 71 bin 899 hesaba ödemelerin eksiksiz gerçekleştirildiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fon tasfiyesinde kritik eşik aşıldı! 71 bin 899 hesaba ödeme yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi&#39;ne ilişkin milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.</p><p>Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2025 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi&#39;ni sunduklarını hatırlatan Yılmaz, bugün gün boyunca komisyon üyelerinin 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi&#39;nin geneline dair değerlendirmelerini dikkatle dinlediğini söyledi.</p><p>Yakın zamanda Cumhuriyet&#39;in 103. yıl dönümünün kutlanacağını anımsatan Yılmaz, bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Kurtuluş Savaşı&#39;nın kahramanlarını minnetle yad etti.</p><p>Artık ikinci yüzyılına girmiş, olgunlaşmış Cumhuriyet&#39;in Türkiye Yüzyılı vizyonuyla çok daha ileri hedeflere yürümesi yönünde temennilerde bulunan Yılmaz, tüm şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andı.</p><p>Dünyanın halinin pek iyi olmadığı konusunda herkesin hemfikir olduğunu söyleyen Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, risklerin, belirsizliklerin arttığı, dünyadaki kurumların, kuralların, hukuki zeminin zayıfladığı bir dönemden geçildiğine işaret etti.</p><p><b>"TÜRKİYE CUMHURİYETİ OLARAK HEM GÜÇLÜ HEM HAKLI KALMANIN MÜCADELESİ İÇİNDEYİZ"</b></p><p>Mevcut dönemi &quot;Gücü, gücü yetene gibi zararlı bir zihniyetin güçlendiği bir dönem&quot; olarak ifade eden Yılmaz, &quot;Biz bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem haklı kalmanın mücadelesi içindeyiz. Hem güçlü olacağız, bu rekabet ortamında hiç kimsenin merhametine güvenmeyeceğiz hem de tabii ki haklı konumumuzu devam ettirmek gayreti içinde olacağız.&quot; diye konuştu. </p><p><b>Yılmaz, dünyada büyük bir teknolojik dönüşüm yaşandığını ve yapay zekanın bu dönüşümün sembolü haline geldiğini belirterek, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bu bir yatay teknoloji. Bütün alanları kesen, dönüştüren bir teknoloji. Bu gidişatı iyi okuyamazsak bu da ülke olarak uluslararası yarışta bizi dezavantajlı konuma düşürecektir. Bu çerçevede uzun yıllardır kalkınmayla uğraşan bir arkadaşınız olarak şunu söylemek isterim ve hep birlikte bence ülke olarak tartışmamız gerekiyor. Bu yeni ortamda devletin rolünü, kamunun rolünü yeniden tarif etmemiz lazım. Neoliberal politikalarla veya sadece risksiz bir dünyada serbest piyasa modeliyle artık gelişmelere bakamayız. Devletin, kamunun çok daha aktif bir rol oynaması gereken bir döneme giriyoruz ama bunu iyi tarif etmek zorundayız.&quot;</p><p>Serbest piyasa ve rekabetin esas olduğunun altını çizen Yılmaz, &quot;Ama görüyoruz ki artık dünyada korumacı politikalarla, çok mikro müdahalelerle devletlerin, kamu otoritelerinin ekonomik süreçlere müdahil olduğu bir dönemdeyiz. Bizim de devlet olarak, kamu olarak bu yeni dönemde rolümüzü yeniden ve güçlü bir şekilde tarif etmemiz lazım. Risklerin yükseldiği bir dönemde özel sektör ister istemez daha mütereddit olacaktır ama stratejik alanlarda, dayanıklılığımızı güçlendirmemiz gereken alanlarda kamunun çok daha etkin bir şekilde süreçlerin içinde olması, özel sektör-kamu işbirliği modelinin çok daha geniş bir çerçevede tanımlanması gerekiyor.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yoluna sağlam ve sağlıklı bir şekilde devam ettiğini aktararak &quot;Bütün ekonomilerde olduğu gibi bizde de elbette sorunlar var. Tartışılması gereken konular var ama başarıyı veya başarısızlığı nasıl ölçeceksiniz? Dünyayla mukayese ederek. Ekonomimizin temellerine baktığımızda temellerimiz sağlam. Büyümemiz, istihdamımız devam ediyor. Son çeyrek asırda dünyadaki yıllık ortalama büyüme 3,5 iken bizimki 5,3 olmuş. Yani dünya ortalama büyümesinin oldukça üstünde ve istikrarlı bir büyüme seyri göstermişiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>Yılmaz, pandemi ve sonrasını kapsayan 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin yıllık ortalama büyüme oranının yüzde 3'e gerilediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Türkiye&#39;nin ortalama büyümesi ise yüzde 5,2. Yani son 6 yılda da yine büyüme ortalamamız, dünya büyümesinin oldukça üzerinde. Dolayısıyla Türkiye büyümeye, dünyanın üzerinde bir büyüme performansı göstermeye devam ediyor. Bu da elbette konumumuzu daha yukarılara doğru taşıyor. 2002 yılında mal ihracatımız 36 milyar dolardı. Hizmet ihracatımız 14 milyar dolar civarındaydı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız sadece 50 milyar dolardı. Ekonomik büyüklüğümüz de 238 milyar dolar civarındaydı. Bugün geldiğimiz noktada yıllıklandırılmış olarak son veriyi söylüyorum. Sadece mal ihracatımız 284 milyar dolara yaklaşmış durumda. Hizmet ihracatımız 125 milyar dolar seviyelerinde. Dolayısıyla 410 milyar dolara yakın bir mal ve hizmet ihracatı olan bir ülkeyiz artık.&quot;</p><p>Savaşın etkileri ile petrol, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlara rağmen cari açığın milli gelire oranının bu yıl yüzde 2,6 olmasını beklediklerini dile getiren Yılmaz, savaşın geçici etkilerinin ortadan kalkmasıyla gelecek yıldan itibaren bu oranın yeniden yüzde 2&#39;nin altına gerileyeceğini söyledi.</p><p>Yılmaz, yüzde 3-3,5 bandında olan bütçe açığının milli gelire oranının makul seviyede olduğunu ifade ederek, gelişmiş ülkelerde yüzde 90&#39;ın, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 70&#39;in üzerinde olan kamu borcunun milli gelire oranının ise Türkiye&#39;de yüzde 22 civarında olduğunu aktardı. </p><p>Teknolojik dönüşüm ve artan rekabet ortamında Türkiye&#39;nin en büyük avantajlarından birinin düşük kamu borçluluk oranı olduğunun altını çizen Yılmaz, &quot;Rezervlerimiz dış şoklara karşı bize destek oluşturuyor. 170 milyar dolara yakın bir rezervimiz var. Bankacılık sistemimiz sermaye yeterlilik oranlarıyla yüksek ve sağlıklı bir yapıda. Dolayısıyla temellerimizin sağlam olduğunu ve gelişimimizi devam ettirdiğimizi özellikle vurgulamak isterim.&quot; dedi.</p><p><b>"MİLLİ VE YERLİ ÜRETİMİMİZİ ARTIRMAMIZ, PAZARLARIMIZI ÇEŞİTLENDİRMEMİZ EKONOMİK DAYANIKLILIK ANLAMINDA ÇOK KIYMETLİ"</b></p><p>Bütçeye neden &quot;dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi&quot; dediklerine açıklık getiren Yılmaz, &quot;Dayanıklılığı çok farklı şekillerde yorumlayan arkadaşlarımız oldu. Siyasi bir polemik olarak görüyorum ve bir yorum yapmak istemiyorum ama az önce bahsettiğim dünya bu kavramı bizim için önemli kılıyor. Artık bir tane kritik ham maddeyi kontrol etme üzerinden ekonomileri etkileme ihtimalinin olduğu bir ortamdan bahsediyoruz. Kritik teknolojilerin çok daha siyasi olarak yönlendirildiği bir ortamdan bahsediyoruz. Böyle bir ortamda hem milli ve yerli üretimimizi artırmamız, hem de tedarik kaynaklarımızı çeşitlendirmemiz, pazarlarımızı çeşitlendirmemiz ekonomik dayanıklılık anlamında çok kıymetli.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, dünyada bugün tek kriterin &quot;en düşük fiyat&quot; olmadığını belirterek sağlam ve uzun vadeli bir şekilde temin etme güvencesinin de en az fiyat kadar önemli olduğunu vurguladı.</p><p><b>"2027 BÜTÇEMİZDE ÖZELLİKLE EMEKLİLERİMİZİ ÖNCELİKLENDİRDİK"</b></p><p>Bütçeyle ilgili nihai amaçlarının, toplumun ve insanın refahı olduğunu belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;2027 bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik, emeklilerimize enflasyonla gelecek artışın daha üstünde bir imkan sağlamayı esas alarak bütçemizi hazırladık. Bu çerçevede bir miktar dikkat ederseniz açığımız arttı. Yani bu sene sonu itibarıyla gelecek seneyi yüzde 3,1 bekliyorduk, yüzde 3,5 olarak planladık. Bütçemiz içindeki bütün imkanları bu çerçevede değerlendireceğimizi ve yapabileceğimizin maksimumunu bu alanda yapmaya gayret edeceğimizi ifade etmek isterim. Bu asgari emeklilerle ilgili bir çalışma değil daha genel anlamda emeklilerimize dönük bir çalışma. Burada alternatifler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Henüz tamamlamış değiliz. Enflasyonla bağlantılı otomatik artışlar dışında mutlaka kanunla bu alanın düzenlenmesi gerekiyor. Bu çerçevede alternatiflerimizi dikkatle çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dünkü beyanında vurguladığı üzere hakkaniyeti, adaleti gözeten bir yaklaşım içinde emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması yönünde tüm gayretimizi sarfedeceğiz, imkanlarımızı bu yönde kullanacağız ama bunun alternatifleri var, teknik birtakım çalışmalar devam ediyor. Onlar tamamlandığında muhtemelen bütçe sürecinden sonra zaten Plan ve Bütçe&#39;de bu işin öncelikle ele alınması gerekecek. Buradaki bütçe çalışmaları bittikten sonra teknik çalışmalarımızı olgunlaştırıp Grubumuz, İttifakımız çerçevesinde Meclisimizin takdirine bu çalışmaları getireceğiz.&quot;</p><p>Sosyal güvenlik sisteminin sıradan bir sistem olmadığına dikkati çeken Yılmaz, &quot;Tüm toplumu ilgilendiren, bütün milletimizi ilgilendiren bir sistem. Çok titiz bir çalışma sonrasında detaylı bir şekilde zaten Meclisimizin gündemine bu çalışmalar getirilecektir.&quot; dedi.</p><p><b>"SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI GÜÇLENDİĞİ İÇİN SOSYAL HARCAMALARIMIZ ARTTI"</b></p><p>Bazı milletvekillerinin sosyal harcamaların artmasını yoksulluğun artmasına bağladıklarına dair ifadeler kullandığını anımsatan Yılmaz, &quot;Tam tersine bir taraftan yoksulluk göstergeleri azalırken, gelir dağılımı iyileşirken Türkiye sosyal harcamalarını artırdı, sosyal devlet olma vasfını güçlendirdi. Valiliklerin periyodik yardımlarıyla 65 yaş üstü maaşlar tutun, engellilere sunduğumuz hizmetlere varıncaya kadar birçok alanda desteklerimizi arttırdık. İşte bu çerçevede de sosyal konutlara varıncaya kadar birçok sosyal harcamamız artmış durumda. Dolayısıyla yoksulluk arttığı için değil sosyal devlet anlayışı güçlendiği için sosyal harcamalarımız arttı.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yılmaz, 25 yıllık AK Parti iktidarında dünyada sosyal devlet zayıflarken Türkiye&#39;de güçlendiğini ifade ederek, &quot;Yeterli midir? Daha fazlası yapılsın mı? Elbette yapılsın ama 25 yılın özetine bakarsanız dünyada sosyal devletin zayıfladığı, neoliberal anlayışın güçlendiği bir dönemde Türkiye&#39;de sosyal devlet nisbi olarak güçlenmiştir. Sosyal kesimlere verilen destekler arttırılmıştır.&quot; diye konuştu.</p><p><b>"BUNLAR BÖLGESEL KALKINMAMIZA DA GÜÇ VERECEK POLİTİKALAR"</b></p><p>Dönüşüm kavramının odağında ise yeşil ve dijital dönüşümün olduğunu dile getiren Yılmaz, sanayi, tarım, hizmetler, ekonomi ve üretken alanların mutlaka yeşil ve dijital dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini söyledi.</p><p><b>Yılmaz, bağlantısallığın da çok önemli bir kavram olduğunu aktararak, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bunu sadece yol olarak düşünmemek gerekiyor. Enerjiden dijital bağlantılara, enformasyon bağlantılarından ticaret bağlantılarına yeni koridorlar oluşuyor ve burada da Türkiye çok avantajlı bir konumda. Kalkınma Yolu ile Irak&#39;ı boydan boya geçen bir bağlantıdan bahsediyoruz. Zengezur ve Orta Koridor&#39;dan bahsediyoruz. Yine Hicaz demiryolu güzergahı diyebileceğimiz Güneydoğu&#39;dan işte Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan&#39;a inen hattan bahsediyoruz. Bütün bunlar aslında aynı zamanda bölgesel kalkınmamıza da güç verecek politikalar çünkü Zengezur Koridoru&#39;nun gelişmesi demek, Doğu Karadeniz&#39;in, Doğu Anadolu&#39;nun gelişmesi, Türkiye&#39;nin genel zenginleşmesi demek.</p><p>Kalkınma Yolu aynı şekilde, Hicaz demiryolu aynı şekilde, Karadeniz&#39;de oluşturacağımız yeni hatlar aynı şekilde. Dolayısıyla biz bunları hem ulusal hem bölgesel kalkınma perspektifimizin birer unsuru olarak görüyoruz. GAP&#39;a, DAP&#39;a, KOP&#39;a, DOKAP&#39;a yatırım yaptık. Yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bölgesel kalkınma konusunda teşvikten tutun altyapı yatırımlarına, istihdam desteklerine kadar eğitime, sağlığa, beşeri kaynaklara yaptığımız yatırıma kadar çok boyutlu politikalar izledik. Bundan sonra da izleyeceğiz. Özellikle huzur ve güven ortamının pekiştiği bir ortamda özel sektör kaynaklı yatırımların çok daha fazla artacağına inanıyoruz. Kamu yatırımlarında biz elimizden geleni yaptık ve gerçekten önemli bir mesafe aldık.&quot;</p><p>Bir bölgenin asıl istihdamını, ihracatını artıracak olanın özel sektör yatırımları olduğunu belirten Yılmaz, &quot;Özel sektör yatırımları da huzur ve güven ortamına çok duyarlıdır. Yatırım ortamı dediğimiz bir kavram var. Dolayısıyla bu huzur güven ortamı inanıyorum ki tarihte de zaten hiçbir zaman sıkıntı yaşamamış olan çok bereketli bir bölge olan Doğu ve Güneydoğu Bölgemiz için yeni bir kalkınma perspektifi oluşturacaktır. Yeni yollarla ve yeni huzur ortamıyla birlikte Doğu&#39;nun, Güneydoğu&#39;nun ülkemizin genel kalkınmasına da büyük destek olacağına inanıyorum.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>2021-2026 döneminde, enerjiye bütçeden verilen sübvansiyonun 3,9 trilyon lira olduğunu, bunun 74,9 milyar dolara denk geldiğini bildiren Yılmaz, "Bütçeden biz bu katkıyı vermeseydik vatandaşımız bu kadar parayı kendisi ödemek zorunda kalacaktı. İşte bunu Türkiye Cumhuriyeti son 5-6 yılda gerçekleştirdi. 2007 yılı bütçesinde 605 milyar lirayı da bu enerji sübvansiyonları için ayırmış durumdayız." diye konuştu.</p><p>Yılmaz, dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının 2024'te yüzde 65,8, 2025'te yüzde 62,4 olduğunu, 2026'da yüzde 59,4'e inmesinin beklendiğini dile getirerek, "Bir düşüş trendi var. Bunu da inşallah gelecekte daha da iyi noktalara taşırız. Ama şunu da söyleyeyim, dolaylı vergiler ve dolaysız vergiler oranında biz bütün vergilerde vergi adaletini de gözetiyoruz. Tüketim üzerinden aldığımız vergilerde de özellikle geniş kesimlerin tüketimlerini dikkate alarak oranları belirlediğimizi, lüks ürünlere daha fazla vergi uyguladığımızı da ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"CUMA GÜNÜ ÖNEMLİ MİKTARDA ÖDEME YAPILACAĞINI SÖYLEYEBİLİRİM"</b></p><p>Fon soruşturmalarına ilişkin konuşan Yılmaz, ilgili şirketler temerrüde düştükten sonra hızlı bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kararlar alındığını, Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirildiğini hatırlattı.</p><p>Yılmaz, adli mekanizmaların çok etkili ve güçlü bir şekilde devreye girdiğini, Fon Koordinasyon Kurulunun ise bu süreçte kurumlar arasında genel koordinasyonu sağladığını söyledi.</p><p><b>Her kurumun kendi alanında yetkili olduğunu, yargı ve bağımsız otoritelerin bulunduğu bir sürecin devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>"Olağanüstü tasfiye ile ilgili kanun çıktı. Olağan tasfiyelerle ilgili biliyorsunuz, 3 şirketin tasfiyesi tamamlandı. Bir tanesi de tamamlanmak üzere. A1 Kapital, Bulls, Pardus ve Hedef adlı şirketler ve bunların altındaki 93 fonun ödemeleri yapılmış durumda. 23 Ekim itibarıyla toplam 93 fona, 71 bin 899 hesaba 68 milyar Türk lirası ödendi. Dolayısıyla bu süreçler devam ediyor. Meclisimizde kanun da çıktı. Bununla birlikte TERA'nın biliyorsunuz tasfiyeden sorumlu bankası İş Bankası. Diğer Pusula ve Atlas var geriye kalan. Atlas'ın da olağan tasfiyeye girip girmeyeceği üzerinde tartışma devam ediyor. Girerse olağan tasfiye olacak, girmezse o da olağanüstü tasfiyeye tabi olacak. Bu ikisiyle ilgili sorumlu kuruluş da Ziraat Bankası. Dolayısıyla bunlarla ilgili hazırlıklarını yapmış durumdalar.</p><p>Cumhuriyet Bayramı'ndan dolayı, çarşamba, perşembe tatillerden dolayı biraz sıkıntı var. Cuma günü itibarıyla ödemelerin başlayacağını söyleyebilirim. Olağanüstü tasfiye kapsamında, 1 milyon liraya kadar olan ödemeler cuma günü itibarıyla İş Bankası ve Ziraat Bankası aracılığıyla başlayacak. Ödemeler, en düşük tutardan başlanarak yüksek tutarlara doğru gerçekleştirilecek. Bu ödemeler, fonlarda kalan bakiyeler, gönüllü iadeler ve hızlı bir şekilde nakde çevrilebilecek kaynaklar olmak üzere üç kaynaktan karşılanacak. Söz konusu kaynaklarla yapılacak ödemelerin 1-2 hafta içerisinde, kasım ayı ortalarına doğru tamamlanmasını bekliyoruz. İlgili kurumların ödemeleri daha hızlı gerçekleştirmesi için her türlü gayreti gösteriyoruz. Cuma günü önemli miktarda ödeme yapılacağını söyleyebilirim. Olağan tasfiye sürecindeki ödemeler büyük oranda tamamlandı. Olağanüstü tasfiye kapsamında kalan net yatırım tutarı ise 125 milyar lira olarak görünüyor. Bu kapsamda, 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin söz konusu kaynaklarla rahatlıkla karşılanabileceği öngörülüyor. "</p><p>Yılmaz, bu harcamaların üç kaynaktan finanse edileceğini belirterek, "Birincisi, bu fonlarda kalan tutarlar, kendi varlıkları var, nakdi varlıklar var veya nitelikli hisseler var, başka değerleri var. İkincisi, bu geri ödemelerden fahiş kar elde etmiş olanlardan veya haksız kazanç elde etmiş olanlardan geri kazanılan, alınan kaynaklar var." şeklinde konuştu.</p><p>Üçüncü kaynak olarak, yargı sürecinde olan kişilerin, tedbir kararı konmuş varlıkları, gayrimenkulleri bulunduğunu aktaran Yılmaz, "Bunlar da TMSF'ye devrediliyor. TMSF'ye bunları, sizin de onayladığınız, Meclisimizin onayladığı kanunla çok daha hızlı bir şekilde likit bir varlığa dönüştürme yetkisi verdik. O çerçevede TMSF de üzerine düşeni yapıp, oradan da yine bu fonlara, yatırımcılara ödemeleri yapacağız." bilgilerini paylaştı.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, meşru yatırımcıyla manipülatörün birbirinden ayırt edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Ayırmazsak meşru yatırımcıya da bu ülkenin kalkınma sürecine de zarar vermiş oluruz." dedi.</p><p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, görüşmelerin ardından 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerine geçilmesi oylanarak kabul edildi. Daha sonra bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerinin birinci ve ikinci maddeleri okundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/fon-tasfiyesinde-kritik-e-922_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297185</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tablo-ve-yat-devri-bitti-fosil-modasi-basladi-67-milyon-yillik-kemik-parcalarina-servet-yagdi-297185</link>
      <pubDate>2026-10-27T19:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tablo ve yat devri bitti, fosil modası başladı: 67 milyon yıllık kemik parçalarına servet yağdı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Milyarderlerin yeni gözdesi artık tablolar veya lüks yatlar değil, milyonlarca yıllık tarih oldu. ABD'de keşfedilen ve kusursuz şekilde korunan 67 milyon yıllık yeni dinozor türü "Jodi", New York'taki açık artırmada beklentileri darmadağın etti. 191 kemikten oluşan devasa fosil, zenginlerin bu sıra dışı ve pahalı hobisi sayesinde tam 47,3 milyon dolara alıcı bularak rekor kırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tablo ve yat devri bitti, fosil modası başladı: 67 milyon yıllık kemik parçalarına servet yağdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#39;nin Montana eyaletinde bulunan ve yeni bir türe ait olduğu tespit edilen 3 metre uzunluğundaki dinozor iskeleti, New York&#39;taki Sotheby&#39;s müzayede evinde açık artırmaya sunuldu.</p><p>Sotheby&#39;s&#39;den yapılan açıklamada, &quot;Jodi&quot; adı verilen dinozor iskeletinin 191 fosil kemiğinin bir araya getirilmesiyle oluşturulduğu ve fosilin &quot;çok iyi korunmuş&quot; olduğu belirtildi.</p><p>Müzayedede 6 milyon dolardan açık artırmaya çıkarılan iskeletin 9 milyon doların üzerinde bir fiyata alıcı bulması bekleniyordu ancak satış fiyatı beklentileri aştı.</p><p>67 milyon yıllık olduğu tahmin edilen &quot;Jodi&quot;, açık artırmada 47,3 milyon dolara satıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/tablo-ve-yat-devri-bitti--936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297184</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/emekli-maaslarinda-yeni-donem-kok-aylik-taban-sinir-ve-ilave-odemeler-geliyor-297184</link>
      <pubDate>2026-10-27T19:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emekli maaşlarında yeni dönem! Kök aylık, taban sınır ve ilave ödemeler geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti, 18 milyon emeklinin alım gücünü artıracak dev paket için düğmeye bastı. Kök maaş zamlarının yanı sıra refah payı, en düşük emekli maaşı alanlara özel ilave destekler ve çalışan-çalışmayan emekli ayrımına göre şekillenecek adımlar SGK bütçesi çerçevesinde değerlendirmeye alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emekli maaşlarında yeni dönem! Kök aylık, taban sınır ve ilave ödemeler geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilerin gelir düzeyini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, maaş artışlarının yanı sıra ek ödeme ve refah payı uygulamaları da değerlendirilecek. Söz konusu düzenlemelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bütçe imkânları gözetilerek ele alınacağı belirtiliyor.</p><p><b>EMEKLİLERİN İHTİYAÇLARI AYRI AYRI İNCELENİYOR</b></p><p>Türkiye genelinde emeklilerin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla farklı şehirlerde çalışmalar yürütüldü. Bu kapsamda çalışan emekliler ile çalışma imkânı bulunmayan emeklilerin ihtiyaçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi üzerinde duruluyor.</p><p>Edinilen bilgilere göre, düzenleme sürecinde öncelikle tüm emekliler için ortak bir alt sınır belirlenmesi, ardından en düşük emekli maaşı alanlara yönelik ilave ödemelerin gündeme alınması seçenekler arasında bulunuyor.</p><p><b>EK ÖDEMELERDE FARKLI KRİTERLER GÜNDEME GELEBİLİR</b></p><p>Refah payı veya ek ödeme uygulanması durumunda, emeklilerin durumlarına göre farklı kriterlerin belirlenebileceği ifade ediliyor. Böylece maaş artışlarının yanı sıra özellikle düşük gelirli emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesine yönelik tamamlayıcı adımların atılması değerlendiriliyor.</p><p>Türkiye'de yaklaşık 27,5 milyon prim ödeyen çalışan ve 18 milyon emekli bulunuyor. Emeklilere yönelik olası düzenlemelerin kapsamı ve mali boyutunun, ilgili kurumların değerlendirmeleri ve bütçe imkânları doğrultusunda şekillenmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/emekli-maaslarinda-yeni-d-672_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297183</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yasa-disi-bahis-ve-kapora-cetesine-darbe-6-supheli-kiskivrak-yakalandi-297183</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yasa dışı bahis ve kapora çetesine darbe! 6 şüpheli kıskıvrak yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kişisel verileri ele geçirip 10 farklı ilde vatandaşları ağlarına düşüren dolandırıcılara geçit verilmedi. Mersin emniyetinin düzenlediği operasyonda silah, uyuşturucu ve çok sayıda dijital materyalle yakalanan zanlılar gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yasa dışı bahis ve kapora çetesine darbe! 6 şüpheli kıskıvrak yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince dolandırıcılık ve yasa dışı bahis yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.</p><p>Çalışma kapsamında bazı şüphelilerin trafik kazası sigortası, araç satışı, bungalov ev, güvenli kapora ve tebligat konularıyla ilgili 10 farklı ilde 12 vatandaşı 947 bin 719 lira dolandırdıkları belirlendi.</p><p>Şüphelilerin ayrıca yasa dışı bahis sitelerine hesap temin ettikleri ve vatandaşlara ait kişisel verileri kullanarak dolandırıcılık yaptıkları da tespit edildi.</p><p>Ekiplerce belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda F.Ü, Ç.E, M.A, Y.İ.K, H.Ç.K, ve F.Ü. gözaltına alındı.</p><p>Adreslerde yapılan aramalarda, 10 cep telefonu, bilgisayar, hard disk, ruhsatsız tabanca, bir miktar kokain ve 4 sentetik ecza hapı ele geçirildi.</p><p>Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/yasa-disi-bahis-ve-kapora-809_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297182</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankarada-izmir-mesaisi-bakan-kurum-yasanabilir-bir-sehir-icin-calismaya-devam-297182</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'da İzmir mesaisi! Bakan Kurum: Yaşanabilir bir şehir için çalışmaya devam]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı kabulüne ilişkin yaptığı paylaşımda, "İzmir'in ihtiyaçlarına yönelik çalışmaları hızlandıracak, daha yaşanabilir bir şehir için çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'da İzmir mesaisi! Bakan Kurum: Yaşanabilir bir şehir için çalışmaya devam]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>&quot;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay&#39;ı Bakanlığımızda kabul ettik. Körfez Eylem Planı ve kentsel dönüşüm başta olmak üzere şehrimiz için yapacaklarımızı ele aldık. İzmir&#39;in ihtiyaçlarına yönelik çalışmaları hızlandıracak, daha yaşanabilir bir şehir için çalışmaya devam edeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/ankarada-izmir-mesaisi-ba-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297181</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-ile-ingiltere-arasinda-dev-isbirligi-yeni-buyukelci-ile-masada-kritik-basliklar-297181</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ile İngiltere arasında dev işbirliği: Yeni büyükelçi ile masada kritik başlıklar!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İngiltere'nin yeni Ankara Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson'ı ağırladı. 33 milyar doları aşan ticaret hacmini daha da ileriye taşıyacak yeni dönem hamleleri ve JETCO hazırlıkları ele alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ile İngiltere arasında dev işbirliği: Yeni büyükelçi ile masada kritik başlıklar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, görevine başlayan Büyükelçi Anderson&#39;ı Bakanlıkta ağırladığını bildirdi.</p><p>&quot;Türkiye Yüzyılı-Ticaretin Yüzyılı&quot; vizyonu doğrultusunda, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki stratejik ortaklığın ve ekonomik işbirliğinin daha da geliştirilmesine büyük önem verdiklerini aktaran Bolat, &quot;Köklü dostluk ilişkilerimiz üzerine inşa edilen ortaklığımızın, karşılıklı fayda temelinde önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğine inanıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>İkili ticaret hacminin geçen yıl 24 milyar dolara, hizmet ticaretinin ise yaklaşık 9 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Bolat, karşılıklı yatırımların da ekonomik ilişkilerin önemli bir boyutunu teşkil ettiğini belirtti.</p><p><b>ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE ORTAK PROJELER DEĞERLENDİRİLDİ</b></p><p>Bakan Bolat, görüşmede ise ikili ve uluslararası işbirliğinin yanı sıra bu yıl gerçekleştirilmesi öngörülen Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) Toplantısı hazırlıklarını, Türk Eximbank ile UK Export Finance (UKEF) arasındaki işbirliği imkanlarını ve üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirilmesine yönelik fırsatları ele aldıklarını ifade etti.</p><p><b>Ayrıca, "Made in EU" düzenlemesini, düzenlemenin ticari ilişkiler ile tedarik zincirleri üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdiklerine dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Önümüzdeki dönemde, serbest ticaret anlaşmamızın hizmetler sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik müzakereler başta olmak üzere, ticaret ve yatırım ilişkilerimizi ileriye taşıyacak alanlarda işbirliğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Sayın Büyükelçi Anderson&#39;ın görev süresinin, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki stratejik ortaklığın daha da güçlenmesine ve ekonomik ilişkilerimizin yeni fırsatlarla derinleşmesine katkı sağlayacağına inanıyor, kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/turkiye-ile-ingiltere-ara-334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297180</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fondasi-felc-birakan-yalani-erken-sondu-mutlu-ile-kendi-kazdiklari-kuyuya-dustuler-297180</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fondaşı “felç” bırakan yalanı erken söndü: "Mutlu" ile kendi kazdıkları kuyuya düştüler]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tutuklu Hasan Mutlu üzerinden "Devlet gözetiminde felç kalacak" yalanını piyasaya süren fondaş medya, kendi kazdığı kuyuya düştü. Ameliyat denilen işlemin basit bir ağrı tedavisinden ibaret olduğu ve şahsın tedaviyi kendi dilekçesiyle reddettiği belgelerle ortaya çıkınca, kurguladıkları kara propaganda kendi ellerinde patladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fondaşı “felç” bırakan yalanı erken söndü: "Mutlu" ile kendi kazdıkları kuyuya düştüler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ceza infaz kurumlarındaki sağlık standartları ve insan hakları uygulamaları üzerinden kamuoyunu yanıltmaya yönelik yeni bir algı operasyonu daha deşifre oldu. Fondaş medya Sözcü'de tutuklu Hasan Mutlu hakkında, ameliyat sonrasında anestezi etkisindeyken cezaevine gönderildiği ve doktorların 15 gün hastanede yatış önerisine rağmen felç riskiyle baş başa bırakıldığı yönünde mesnetsiz iddialar paylaşıldı.</p><p><b>"AMELİYAT" DENİLEN İŞLEM ASLINDA AĞRI TEDAVİSİYMİŞ</b></p><p>İletişim Başkanlığı'nın resmi X hesabından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların gerçeği kesinlikle yansıtmadığı vurgulandı. Hasan Mutlu'nun bel rahatsızlığına ilişkin tedavisinin uzman hekimler tarafından düzenli olarak sürdürüldüğü belirtilirken, hekimlerin herhangi bir ameliyat ihtiyacına dair kanaat bildirmediği ifade edildi.</p><p>Paylaşımlarda "ameliyat" olarak lanse edilen işlemin aslında 19 Ekim'de uygulanan bir ağrı tedavisinden ibaret olduğu, sonrasında ise hastanede yatış değil yalnızca ayaktan fizik tedavi önerildiği kaydedildi.</p><p><b>TEDAVİYİ KENDİ İSTEĞİYLE REDDETTİ</b></p><p>Hasan Mutlu'nun sağlık süreciyle ilgili en çarpıcı detay ise verilen dilekçelerle ortaya çıktı. Açıklamaya göre Mutlu, 23 Ekim'de verdiği dilekçelerle fizik tedaviye gitmek istemediğini ve reçete edilen ilaçları kullanmayacağını yazılı olarak bildirdi. </p><p><b>"ASILSIZ İDDİALARA İTİBAR ETMEYİN"</b></p><p>İletişim Başkanlığı, ceza infaz kurumlarında bulunan herkesin sağlık hakkının ulusal mevzuat ve uluslararası insan hakları standartları çerçevesinde güvence altında olduğunun altını çizdi. Kamuoyunu yanıltarak algı oluşturmayı amaçlayan bu tür asılsız iddialara itibar edilmemesi gerektiği önemle vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/fondasi-felc-birakan-yala-202_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297179</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-genel-baskani-bahceliden-azerbaycan-mesaji-kardesligimiz-siyasetin-de-ustunde-297179</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Azerbaycan mesajı: Kardeşliğimiz siyasetin de üstünde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik, günlük gelişmelerin sınırlarına sığdırılamayacak kadar köklü; siyasi ve diplomatik meselelerin ötesinde tarihi bir mahiyet taşıyacak kadar derindir. Kardeşliğimiz, iki milletin iradesiyle güçlenmiş, ortak mücadelelerle pekişmiş ve nesiller boyunca yaşatılmıştır" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Azerbaycan mesajı: Kardeşliğimiz siyasetin de üstünde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103'üncü yılı, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35'inci yılı ve Türk Devletleri Teşkilatının Ankara Zirvesi'ne ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Türk tarihinin en anlamlı zaman dilimlerinden birinden geçiyoruz. Tarihin ve talihin dönüm noktalarından birine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103'üncü yılı ve Türk Cumhuriyetleri'nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35'inci yılı kutlu olsun. Bu iki tarihi kazanımı birlikte kutlamanın bahtiyarlığı, milletimiz için büyük bir kıvanç vesilesidir. Zira Türk milleti, tarihin her döneminde bağımsızlığına ve özgürlüğüne vurulmak istenen zincirleri kırıp atmış, bu uğurda önüne çekilmek istenen setleri yıkıp geçmiş bir millettir. Bu nedenle; Cumhuriyetimizin 103'üncü yılı ile Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35'inci yılını beraber idrak ettiğimiz bu anlamlı dönemde, başkentimiz Ankara'nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olması; milli tarihimiz ile Türk dünyasının istikbali arasında güçlü ve anlamlı bir bağ kurmaktadır. Bu zirve köklü tarihimizden aldığımız güçle kardeşlik bağlarımızı pekiştirmek, bağımsız devletlerimizin egemenliklerine karşılıklı saygı temelinde ortak hedeflerimizi ileriye taşımak ve Türk dünyasının geleceğine yön verecek kararlı bir iradeyi ortaya koymak bakımından müstesna bir önem taşımaktadır" dedi.  </p><p><b>"TÜRK DÜNYASININ BUGÜN ULAŞTIĞI BU MERHALE, KENDİLİĞİNDEN ORTAYA ÇIKMIŞ BİR KAZANIM DEĞİLDİR"</b></p><p>Türk dünyasına seslenen Bahçeli, "Türk dünyasının bugün ulaştığı bu merhale, kendiliğinden ortaya çıkmış bir kazanım değildir. Asırların imtihanından geçmiş, nice zorlukları aşmış, büyük mücadelelerle ve sarsılmaz bir iradeyle bugünkü tarihi zeminine kavuşmuştur. Bugün aynı ülkü etrafında buluşabiliyorsak bunun gerisinde; dilini, kültürünü, irfanını ve istikbal idealini nesilden nesile taşıyan büyük bir medeniyet birikimi bulunmaktadır. Bu birikim; Manas'tan Alpamış'a, Dede Korkut'tan Yusuf Has Hacib'e, Kaşgarlı Mahmud'dan Ali Şir Nevai'ye, Hoca Ahmet Yesevi'den Yunus Emre'ye, Abay'dan Mahtumkulu'na, Nesimi'den Süleyman Çelebi'ye, İsmail Gaspıralı'dan Ziya Gökalp'e uzanan muazzam bir fikir, irfan ve ülkü mirasıdır. Her biri kendi çağında Türk milletinin dilini, kültürünü, düşüncesini ve müşterek geleceğini yaşatmak için mücadele etmiş bu büyük şahsiyetler, bugün aramızda yükselen gönül ve fikir köprülerinin temel taşlarıdır. Manas'ın cesaretinde, Alpamış'ın yiğitliğinde, Dede Korkut'un bilgeliğinde, Ahmet Yesevi'nin irfanında, Abay'ın hikmetinde ve Mahtumkulu'nun hürriyet idealinde aynı medeniyetin derin izleri vardır. Bu izler, geçmişten bugüne uzanan tarihi sürekliliğimizin ve kimliğimizin nişanesidir. Ceditçilik meşalesini yakarak Türkistan coğrafyasında büyük bir uyanışın öncülüğünü yapan İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' ülküsü ise bu mirasın geleceğe taşınmasını sağlayan güçlü bir rehber olmuştur" ifadelerine yer verdi.  </p><p><b>"GÖNÜLLERİMİZ ARASINDAKİ BAĞLAR KOPMAMIŞ, TARİHİ HAFIZAMIZ SİLİNMEMİŞ, KARDEŞLİK DUYGUMUZ ORTADAN KALKMAMIŞTIR"</b></p><p>Bugün Türk devletlerinin aynı teşkilat çatısı altında buluşmasnın, asırlara yayılan bir yürüyüşün merhalesi olduğunu belirten Bahçeli, "Asırlar boyunca coğrafyalarımız ayrılmış, aramıza sınırlar girmiş, yollarımıza mesafeler konulmuştur. Fakat gönüllerimiz arasındaki bağlar kopmamış, tarihi hafızamız silinmemiş, kardeşlik duygumuz ortadan kalkmamıştır. Çünkü bizi birbirimize bağlayan, bizi birleştiren; ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz, ülkülerimiz ve gelecek tasavvurumuzdur. Bu bağ, zamanın aşındıramadığı, mesafelerin zayıflatamadığı ve şartların ortadan kaldıramadığı köklü bir medeniyet bağdır. Türk Devletleri Teşkilatı, tarih yakınlığımızı kurumsal münasebetlerle güçlendiren, siyasi irademizi somut hedeflerle buluşturan ve müşterek istikbalimize yön veren bir zemindir" Önümüzde duran vazife açıktır: Tarihimizin emanetini geleceğin imkanlarıyla buluşturmak, kardeşlik hukukunu güçlendirmek, ekonomik ve kültürel münasebetlerimizi geliştirmek, Türk dünyasının uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak. Bunun yolu; karşılıklı güveni esas almaktan, bağımsızlıklara ve egemenlik haklarına saygı göstermekten, her devletin milli iradesini gözetmekten ve ortak hedeflerimizi kararlılıkla takip etmekten geçmektedir" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>"KARDEŞLİĞİMİZ, İKİ MİLLETİN İRADESİYLE GÜÇLENMİŞ, ORTAK MÜCADELELERLE PEKİŞMİŞ VE NESİLLER BOYUNCA YAŞATILMIŞTIR"</b></p><p>Türk dünyasının birliğinin, herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hakimiyet kurması anlamına gelmediğinin altını çizen Bahçeli, "Bizim arzuladığımız; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukukuyla güçlenen, her bir üyemizin milli varlığını ve iradesini koruyan bir birlikteliktir. Bu anlayışın karşısında duran hiçbir hesap, Türk milletinin asırlara dayanan tarihi bağlarından daha güçlü değildir. Türk dünyasının birliğini zayıflatmaya, kardeş devletlerin arasına güvensizlik sokmaya ve istikbalimizi gölgelemeye yönelik her türlü girişim karşısında sağduyuyu, kararlılığı ve kardeşlik hukukunu esas almalıyız. Özellikle altını çizerek ifade ediyorum: Türk dünyasını oluşturan kardeş devletlerimizle aramızdaki kardeşlik bağlarının zedelenmesi, yalnızca iki devlet arasındaki münasebetleri ilgilendiren bir mesele olarak görülemez. Bu bağlar, tarihimizin, karşılıklı güvenimizin ve geleceğe yönelik ülkülerimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik, günlük gelişmelerin sınırlarına sığdırılamayacak kadar köklü; siyasi ve diplomatik meselelerin ötesinde tarihi bir mahiyet taşıyacak kadar derindir. Kardeşliğimiz, iki milletin iradesiyle güçlenmiş, ortak mücadelelerle pekişmiş ve nesiller boyunca yaşatılmıştır" dedi.  </p><p><b>"TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATININ 2040 VİZYONU DA BU TARİHİ SORUMLULUĞUN GELECEĞE DÖNÜK ÇERÇEVESİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR"</b></p><p>Aynı hassasiyetin Türk dünyasının bütün kardeş devletleri için geçerli olduğunu vurgulayan Bahçeli, hiçbir anlaşmazlığın büyütülmesine, hiçbir ihtilafın kalıcı bir ayrılığa dönüştürülmesine, hiçbir nifak tohumuna fırsat verilmemesi gerektiği belirterek, "Kardeşlik hukuku, karşılıklı saygıyla ve ortak geleceğe duyulan inançla korunur. Bu sebeple Türk dünyasının her bir mensubuna düşen görev, tarihi yakınlığımızı günübirlik tartışmaların üzerine çıkarmak, farklılıklarımızı ayrılık sebebine dönüştürmemek ve geleceğimizi zayıflatacak adımlardan uzak durmaktır. Unutulmamalıdır ki Türk dünyasının gücü, birbirimize duyduğumuz güvende, bağımsızlığımıza gösterdiğimiz saygıda, kültürel derinliğimizde ve ortak hedeflerimiz etrafında sergilediğimiz iradede saklıdır. Türk Devletleri Teşkilatının 2040 Vizyonu da bu tarihi sorumluluğun geleceğe dönük çerçevesini ortaya koymaktadır. Bu vizyonun hedefleri doğrultusunda siyasi eşgüdümümüzü geliştirmek, ekonomik bağlarımızı kuvvetlendirmek, ulaştırma ve enerji hatlarımızı daha etkin hale getirmek, eğitimden kültüre uzanan alanlarda kalıcı kazanımlar elde etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Türkiye'nin birikimini, imkanlarını ve tecrübesini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmak; Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini geniş bir gönül coğrafyasının ortak istikbaliyle birlikte düşünmek demektir" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bahçeli, hedeflerinin; tarihi köklerinden güç alan, çağın imkanlarını değerlendiren, bağımsızlığına sahip çıkan ve uluslararası alanda söz sahibi olan güçlü bir Türk dünyası olduğunu kaydetti. Türk dünyasının istikbalinin müşterek sorumluluğu olduğunu belirten Bahçeli, "Türk dünyasının birlik ve bütünleşme süreci, gönüllerde ve duygularda karşılık bulan bir yakınlaşma sürecini aşmış; kurumsal yapılarla ete kemiğe bürünmüş, ortak iradelerle güç kazanmış ve sağlam adımlarla geleceğe doğru ilerleyen kalıcı bir zemine kavuşmuştur. Kardeşliğimizi korumak, bağımsız devletlerimizin egemenliğine saygı göstermek ve tarihi yürüyüşümüzü gelecek nesillere taşıyarak sürdürmek hepimizin boynunun borcudur" dedi.  </p><p><b>Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Türkiye ve bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını dileyen Bahçeli, şunları kaydetti:  </b></p><p>"Zirvenin, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirmesini, müşterek hedeflerimize yeni ufuklar açmasını ve Türk dünyasının aydınlık istikbaline kalıcı katkılar sunmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki bütün kardeşlerimize en samimi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Cenab-ı Allah Türk dünyasının birliğini daim, kardeşliğimizi kaim eylesin. Devletlerimizi güçlü, milletimizi huzurlu, kardeşliğimizi sarsılmaz, Türk dünyasının istikbalini aydınlık eylesin. Ne Mutlu Türk'üm Diyene."  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/mhp-genel-baskani-bahceli-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297178</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/petrolde-cag-atliyoruz-kuresel-dev-turkiye-ile-calismak-icin-sirada-297178</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Petrolde çağ atlıyoruz: Küresel dev Türkiye ile çalışmak için sırada]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Karadeniz doğal gazının ardından petrolde de tarihi bir vizyon hayata geçiyor. Küresel krizlerin ortasında enerjinin güvenli limanı haline gelen Türkiye, İtalyan devi Eni ile stratejik ortaklığa hazırlanıyor. Afrika'dan Orta Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada oyunun kurallarını belirleyen Türkiye, hem kendi enerjisini güvenceye alıyor hem de Avrupa'nın vazgeçilmez merkezi konumunu pekiştiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Petrolde çağ atlıyoruz: Küresel dev Türkiye ile çalışmak için sırada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, İstanbul&#39;daki Venedik Sarayı&#39;nda düzenlenen &quot;İtalya-Türkiye Enerji Ortaklığı ve İş Eşleştirme Etkinliği&quot;ndeki konuşmasında, Türkiye ile İtalya arasında enerji ve madencilik alanında önemli işbirliği fırsatları bulunduğunu, iki ülkenin birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye ile İtalya arasındaki siyasi ilişkilerin özellikle son yıllarda olumlu yönde geliştiğine işaret eden Bayraktar, &quot;Günümüz dünyasının içinde bulunduğu zorlu ortamda, her gün birbiri ardına krizlerle karşı karşıya kaldığımız bu dönemde, ülkeler arasında çok daha kapsamlı bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Özellikle İtalya ve Türkiye, bu işbirliğinin çok olumlu bir örneğini oluşturuyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bayraktar, dünyanın modern tarihin en büyük enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu, art arda yaşanan krizlerin ise yeni normal haline gelmeye başladığını belirterek, &quot;Bu yeni dünyada, yeni koşullarda daha kapsamlı ve çok taraflı işbirliğine ihtiyacımız var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>YENİLENEBİLİR ENERJİDE DAHA BÜYÜK VE DAHA İDDİALI HEDEF</b></p><p>Türkiye&#39;nin enerji alanında talep artışı, dışa bağımlılık ve karbonsuzlaşma olmak üzere üç temel zorlukla karşı karşıya olduğunu belirten Bayraktar, bu sorunların çözümüne yönelik politikaların önemli yatırım fırsatları oluşturacağını vurguladı.</p><p>Gelecek hafta Milli Enerji 2040 Planı&#39;nın açıklanacağını aktaran Bayraktar, &quot;Bu yeni stratejinin ve söz konusu üç soruna yaklaşımımızın merkezinde elektrifikasyon yer alıyor. Ekonomimizi elektrikleştireceğiz. Sanayiden binalara kadar ekonominin bütün sektörlerinde daha fazla elektrifikasyon göreceğiz.&quot; dedi.</p><p>Bayraktar, üretim kapasitesinin artırılmasının, iletim altyapısının geliştirilmesinin ve enerjinin verimli kullanılmasının önemine dikkati çekerek, Türkiye&#39;nin önceliğinin yenilenebilir enerji kaynaklarından azami ölçüde yararlanmak olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye&#39;nin 2024&#39;te Bakü&#39;de düzenlenen COP29&#39;da 120 gigavatlık yenilenebilir enerji hedefini açıkladığını anımsatan Bayraktar, &quot;Türkiye, COP31&#39;de yenilenebilir enerji alanında çok daha büyük ve daha iddialı bir hedef açıklayacak.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bayraktar, enerji verimliliği ve nükleer enerjinin de stratejinin önemli unsurları arasında yer aldığını söyledi.</p><p><b>TÜRKİYE-İTALYA ENERJİ İŞBİRLİĞİ</b></p><p>İtalyan enerji şirketlerinin Türkiye&#39;nin Karadeniz&#39;deki doğal gaz üretim faaliyetlerinde yer aldığını anımsatan Bayraktar, Avrupa Birliği ülkelerinin Rus gazına alternatif olarak Türkiye&#39;ye ilgi duyduğunu dile getirdi.</p><p>Bayraktar, İtalya&#39;nın resmi ihracat kredi kuruluşu SACE&#39;ye de birlikte geliştirdikleri bazı projelerin finansmanını sağladıkları için teşekkür etti.</p><p>Türkiye&#39;nin petrol arama çalışmalarına da yatırım yaptığını kaydeden Bayraktar, &quot;Petrol şirketleriyle işbirliği kurmayı planlıyoruz. Bunlardan biri de Eni. Yakında Eni ile önemli bir duyuru yapacağız. Şu anda anlaşmanın ayrıntılarını size açıklayamam, önce anlaşmayı kesinleştirmemiz gerekiyor. Ancak bu büyük bir proje.&quot; bilgisini paylaştı.</p><p><b>Bayraktar, Türkiye ile İtalya arasındaki söz konusu işbirliğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>&quot;Sadece Türkiye ve İtalya arasında, İtalya&#39;da ya da Türkiye&#39;de bir ortaklık kurmakla kalmayıp, üçüncü ülkelerde ve farklı bölgelerde de ortaklıklar kurulabilir. Afrika&#39;dan Orta Doğu&#39;ya, Orta Doğu&#39;dan Orta Asya&#39;ya kadar ortaklıklar kurabiliriz ve buna hazırız.&quot;</p><p>Türkiye&#39;nin, bazılarında İtalyan şirketlerinin de yer aldığı birçok proje geliştirdiğinin altını çizen Bayraktar, &quot;Türkiye, bu projeleri sadece kendi arz güvenliği için değil, aynı zamanda Avrupa&#39;nın ve tüm bölgenin arz güvenliği için de sunuyor.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/turkiye-petrolde-cag-atli-206_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297177</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdden-cine-vize-darbesi-stratejik-adada-kapilar-kapatildi-297177</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'den Çin'e vize darbesi: Stratejik adada kapılar kapatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Trump yönetimi doğum turizmi, casusluk faaliyetleri ve kritik askeri üslere yakınlığı nedeniyle Çin vatandaşlarının Kuzey Mariana Adaları'na vizesiz seyahat programını askıya aldığını duyurdu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'den Çin'e vize darbesi: Stratejik adada kapılar kapatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD İç Güvenlik Bakanlığınca yayımlanan açıklamada, kararın, Çin vatandaşlarının Kuzey Mariana Adaları&#39;na 14 güne kadar vizesiz seyahat etmesine olanak tanıyan programı kapsadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, programın, ABD vatandaşlığı elde etmek amacıyla doğum yapmak için seyahat edenlerin sayısını artırabileceği, istihbarat faaliyetlerine zemin hazırlayabileceği ve Çin vatandaşlarının ABD&#39;nin önemli askeri tesislerinin bulunduğu Guam&#39;a yasa dışı geçişlerini kolaylaştırabileceği gerekçesiyle askıya alındığı ifade edildi.</p><p>Kararın, 30 Ekim&#39;de yerel saatle 14.00&#39;te yürürlüğe gireceği ve hem yeni başvuruları hem de daha önce onaylanan seyahatleri kapsayacağı bildirildi.</p><p>Program kapsamında bölgede bulunan ziyaretçilerin izin verilen süre boyunca kalabileceği ancak yeni ziyaretler için vize almaları gerekeceği kaydedildi.</p><p>2024&#39;te oluşturulan ve 2025&#39;te yürürlüğe giren program kapsamında, 2025 mali yılında 3 binden fazla Çin vatandaşının Kuzey Mariana Adaları&#39;na vizesiz giriş yaptığı bilgisi paylaşıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/abdden-cine-vize-darbesi--936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297176</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/arif-ahmet-denizolgunun-supheli-olumu-ozel-doktoru-nurettin-demirkola-2-yil-6-ay-hapis-cezasi-297176</link>
      <pubDate>2026-10-27T18:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümü... Özel doktoru Nurettin Demirkol'a 2 yıl 6 ay hapis cezası]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski ulaştırma bakanlarından Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümü davasında yeni gelişme... Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin hakkında "yalan tanıklık" suçundan dava açılan doktor Nurettin Demirkol'a 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümü... Özel doktoru Nurettin Demirkol'a 2 yıl 6 ay hapis cezası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin, 'yalan tanıklık' suçundan tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol, "Ben, telefonda yanlış anlaşılmamak adına kendimi 'özel doktor' olarak tanıttım. Bu şekilde tanıtmamın nedeni, kamu görevlisi bir doktor olmadığımı belirtmek içindi" dedi. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Demirkol'un '2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, sanığın yaşını gerekçe göstererek cezasını erteleyerek, tahliyesine karar verdi.</p><p>Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz Çiftliği'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol, "yalan tanıklık" suçundan ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Demirkol ile tarafların avukatları hazır bulundu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/c1948625-27102026ffe18854.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>"TELEFONDA YANLIŞ ANLAŞILMAMAK ADINA KENDİMİ 'ÖZEL DOKTOR' OLARAK TANITTIM"</b></p><p>Duruşmada yaptığı savunmasında olayın üzerinden 10 yıl geçtiğini, süreci hatırlamasının mümkün olmadığını aktaran sanık Nurettin Demirkol, "10 sene önce yaşanan olaya kurgular eklenmiştir. Ben bir doktorum, 1 hafta önce yatırıp tedavi ettiğim hastayı hatırlamam bile mümkün değil. Hastaları hatırlamam için bilgisayar kaydına ihtiyacım oluyor. İfade sırasında elim titriyordu, savcı bana bunun nedenini sordu, cevabı tutanağa geçmedi. Sonrasında ise bir yerleri arayıp, ifade tutanağımın fotoğrafını çekti. İhbar hattını kendim aradığım iddia ediliyor. Ben savcılık ifademde, 'polisleri kimin veya saat kaçta aradığını hatırlamıyorum' demiştim ancak tutanağa, 'bilmiyorum' şeklinde geçildi. Ben ifademde, polisi 3-4 defa aradığımı, polisin de beni aradığını söyledim. Savcılık bana aradığım numarayı sorduğunda hatırlamadığımı söyledim. Arif Ahmet Denizolgun'un tansiyon problemi vardı. Ben, telefonda yanlış anlaşılmamak adına kendimi 'özel doktor' olarak tanıttım. Orada bir yanlışlık olmuş. Bu şekilde tanıtmamın nedeni, kamu görevlisi bir doktor olmadığımı belirtmek içindi" ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ARADAN 10 SENE GEÇTİ İSNAT EDİLEN SUÇLARI HATIRLAMIYORUM"</b></p><p>Sanık Demirkol savunmasının devamında, ihbarı yaparken şüpheli ölüm değil, ani ölüm dediğini belirterek, "155'i arayıp, 'bir hastam var, aniden öldü. Savcının görmesi gerekiyor' dedim. Beni, 156'ya yönlendirdiler. İki konuşmada da sesler bana aittir. Ben, ihbarı yaparken 'şüpheli' demedim. 'Beklenmedik ani ölüm' dedim. Ben, ölümü şüpheli olarak değerlendiremediğim için hükümet tabibini aramak istedim ancak kimseye ulaşamadım, bu yüzden polisi aradım" şeklinde konuştu.</p><p>Maktul Denizolgun'un yüzünde kan görülmesine ilişkin de savunma yapan sanık Demirkol, "2016 yılında verdiğim ifadede ağzının kenarında kan sıvısı olduğu ve yatağı ıslattığını belirtmiştim. 2026 yılında verdiğim tanık ifademde, bana yüzde veya vücutta kan olup olmadığını sorduklarında, görmediğimi, 'ağız kenarından gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabilirim ama hatırlamıyorum' dedim. 7 Eylül 2016 tarihinde evde olmadığım söyleniyor ancak 48 saat boyunca evden BAZ kayıtlarımın olduğu sabittir. Aradan 10 sene geçti isnat edilen suçları hatırlamıyorum. Olay tarihinden 1 gün önce Galatasaray Adası'ndan BAZ verdiğim iddia ediliyor ama ben, Kuleli mevkiinde özel bir restoranda yemek yiyordum. Alihan Kuriş gibi kişilerin eve geldiğini görmedim. Ölüm olayından sonra eve çok fazla kişi geldi, sokak doluydu polisler de vardı" dedi.</p><p><b>"OLAY GÜNÜ EVE GELEN KİŞİLERİN BİR KISMI, MAKTULÜN YEĞENLERİDİR"</b></p><p>Olay gününe ilişkin yaptığı savunmasında, eve çok sayıda polisin geldiğini belirten sanık Demirkol, "Olay günü, sıkıntılı bir süreç yaşadım. Polisler, 'çok kişi gelmesi nedeniyle artık kimseyi almıyoruz' dediğini hatırlıyorum. Ben gittiğimde, Murat Bayrak ile yabancı uyruklu kişilerin beni karşıladığını hatırlıyorum. Olay günü eve gelen kişilerin bir kısmı, maktulün yeğenleridir. Bu durum BAZ kayıtlarında sabittir. 8 Eylül 2016 sabahı benim için bulanık bir dönemdi. Ben covid döneminde de devletime hizmet ettim. Biz doktorlar gizli denetimlere tabi tutuluruz. Bu denetimleri de başarıyla atlattım. Diğer tanık beyanlarının da çelişkili olmasına rağmen bana suç isnat edilmesini kabul etmiyorum. Burada, bu şekilde bulunmaktan utanç duyuyorum. Tutuklanmam sebebiyle kişisel ve ailevi olarak zor durumda kaldım, benim adli makamları yanıltma gibi bir amacım yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.</p><p><b>NURETTİN DEMİRKOL'A 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI</b></p><p>Kararını açıklayan mahkeme, sanık Nurettin Demirkol'un 'yalan tanıklık' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, sanığın yaşını gerekçe göstererek cezasını erteleyerek, tahliyesine karar verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/arif-ahmet-denizolgunun-s-616_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297175</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kastamonuda-dehset-anlari-sokakta-rastgele-ates-acti-4-yarali-297175</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kastamonu'da dehşet anları! Sokakta rastgele ateş açtı: 4 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Belediye Caddesi'ni savaş alanına çeviren şüpheli, elindeki av tüfeğiyle etrafa dehşet saçtı. Olayda 4 vatandaş yaralanırken, saldırgan polis operasyonuyla yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kastamonu'da dehşet anları! Sokakta rastgele ateş açtı: 4 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belediye Caddesi&#39;nde bir kişi, av tüfeğiyle etrafa rastgele ateş açtı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p>Açılan ateş sonucu çeşitli yerlerinden yaralanan 4 kişi, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.</p><p>Olayın ardından kaçan zanlı, polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan şüphelinin Y.I.Ç, olduğu öğrenildi.</p><p>Olay anı çevredeki dükkanların güvenlik kameralarınca kaydedildi.</p><p>Görüntülerde elindeki tüfekle çevreye ateş eden şüpheliyi gören vatandaşların olay yerinden uzaklaştığı görülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kastamonuda-dehset-anlari-361_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297174</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyenin-dijital-sinirlari-ciziliyor-cumhurbaskani-erdogan-liderligindeki-kuruldan-kritik-kararlar-297174</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin dijital sınırları çiziliyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki kuruldan kritik kararlar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını ve siber caydırıcılığını artıracak "Dijital Egemenlik Stratejisi"ni masaya yatırdı. Yapay zekadan algoritmik tehditlere kadar birçok başlığın ele alındığı zirvede, kritik altyapıların korunması ve milli teknoloji hamlesi en üst düzey stratejik öncelik ilan edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin dijital sınırları çiziliyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki kuruldan kritik kararlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanlıktan yapılan açıklamada, Siber Güvenlik Kurulu&#39;nun, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandığı hatırlatıldı.</p><p>Toplantıda, küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin siber güvenlik ortamına yansımaları, uluslararası alanda yaşanan güncel siber güvenlik olayları ve değişen tehdit dinamikleri kapsamlı biçimde ele alındığı bildirildi.</p><p>Bu çerçevede, yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin, siber tehditlerin niteliği, ölçeği ve hızına etkileri hakkında Kurula bilgi sunulduğu aktarılan açıklamada, dijital platformlar üzerinden yürütülen algoritmik yönlendirme ve bilişsel etki faaliyetlerinin milli güvenlik ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkileri ile risklerinin değerlendirildiği belirtildi.<br></p><p>Dijital egemenliğin milli güvenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekilen açıklamada, kritik altyapıların korunması, ulusal siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması ile teknolojik bağımsızlığın, Türkiye&#39;nin güvenlik ve kalkınma politikalarının stratejik öncelikleri arasında değerlendirildiği vurgulandı.</p><p><b>Açıklamada şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Bu kapsamda, Türkiye&#39;nin dijital alandaki egemenliğini güçlendirmek, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak ve milli teknoloji kapasitesini geliştirmek amacıyla hazırlanan Dijital Egemenlik Stratejisi, Siber Güvenlik Kuruluna sunulmuştur. Dijital Egemenlik Stratejisinde belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda alınan kararların ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından görev ve sorumlulukları çerçevesinde hayata geçirilmesi, uygulama süreçlerinin etkin biçimde izlenmesi ve ilerlemenin düzenli olarak değerlendirilmesi kararlaştırılmıştır. Siber tehditlerin hızlı yayılabilen ve farklı sektörleri eş zamanlı etkileyebilen niteliği dikkate alınarak kurumlar arası koordinasyon ve eş güdümün güçlendirilmesi, ortak risk değerlendirme yetkinliklerinin geliştirilmesi ile uygulama birliğinin sağlanması hususları üzerinde durulmuş, kamu kurumları, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve bütüncül bir siber güvenlik ekosisteminin geliştirilmesi yönündeki kararlılık teyit edilmiştir.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/siber-guvenlik-kurulu-top-958_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-moskovaya-dogru-ucan-6-iha-etkisiz-hale-getirildi-297173</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya: Moskova'ya doğru uçan 6 İHA etkisiz hale getirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'da 8. Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) Zirvesi'ne ev sahipliği yapan başkent Moskova'ya doğru uçan 6 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya: Moskova'ya doğru uçan 6 İHA etkisiz hale getirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Moskova'ya doğru uçan 6 İHA hava savunma sistemlerince imha edildi. Acil durumlar ekipleri, olay yerinde çalışmalarını sürdürüyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Başkent Moskova'da Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katıldığı 8. GECF Zirvesi sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/rusya-moskovaya-dogru-uca-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/820-hekim-ve-45-ozel-hastane-yakin-takibe-alindi-297172</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[820 hekim ve 45 özel hastane yakın takibe alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDK), 820 hekim ve 45 özel hastaneyle yaptığı görüşmelerde vergisel riskleri incelemeye ihtiyaç duyulmadan giderirken çalışmanın üç aylık etki analizinde toplam 32,7 milyar lira matrah değişimi tespit etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[820 hekim ve 45 özel hastane yakın takibe alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından (VDK), yapılan açıklamaya göre, Kurulun mükelleflerin vergisel yükümlülüklerini doğru ve zamanında yerine getirmelerini desteklemek, sektörel riskleri erken aşamada tespit etmek ve gönüllü uyumu artırmak amacıyla yürüttüğü risk odaklı gözetim çalışmaları devam ediyor.</p><p>Bu kapsamda, 2026 yılı nisan-mayıs döneminde sağlık sektörüne özgü vergisel risklerin değerlendirilmesi amacıyla Sağlık Gözetim Programı hayata geçirildi.</p><p>Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya olmak üzere büyük illerde faaliyet gösteren özel hastaneler ve bu hastanelerle bağlantılı hekimlere yönelik gerçekleştirilen risk analizleri sonucunda, belirlenen risk grubundan seçilen 820 hekim, bu hekimlerle ilişkili işletmeler ve 45 özel hastane gözetim programına dahil edildi.</p><p><strong>TEMEL RİSK ALANLARI GİDERİLEREK YÜZDE 100 UYUM SAĞLANDI</strong></p><p>Program kapsamında özel hastane yöneticileri ve hekimlerle doğrudan görüşmeler gerçekleştirilerek sağlık sektöründeki vergisel riskler değerlendirildi ve ilgili mevzuat çerçevesinde doğru uygulamalara yönelik bilgilendirme yapıldı.</p><p>Gerçekleştirilen görüşmeler ve rehberlik faaliyetleri sonucunda, 820 hekimin tamamı 1 Haziran'dan itibaren ilişkili şirketleri üzerinden hastanelere fatura düzenleme uygulamasına son verdi.</p><p>Hekimlerin çalışma modelleri, ilgili düzenlemeler çerçevesinde ilgili kanun maddesi kapsamındaki sigortalı çalışma statüsüne uygun hale getirildi. Böylece gözetim programına dahil edilen mükelleflerin tamamında belirlenen temel risk alanları giderilerek yüzde 100 uyum sağlandı.</p><p>Çalışmanın üç aylık etki analizinde toplam 32,7 milyar lira matrah değişimi tespit edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/820-hekim-ve-45-ozel-hast-936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/mao-icin-diktator-ifadesini-kullanan-mbappeden-ozur-aciklamasi-geldi-297171</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mao için diktatör ifadesini kullanan Mbappe'den özür açıklaması geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Real Madrid'de forma giyen futbolcu Kylian Mbappe'nin Mao Zedong hakkında "Çinli diktatör" ifadesini kullanması ülkede tepkiye yol açmıştı. Ünlü futbolcu Mbappe, tepkilerin ardından bir özür açıklaması yaptı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mao için diktatör ifadesini kullanan Mbappe'den özür açıklaması geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Real Madrid'de forma giyen Fransız futbolcu Kylian Mbappe'nin Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu Mao Zedong hakkında "Çinli diktatör" ifadesini kullanması ülkede tepkiye yol açtı.</p><p>Çin sosyal medyasında Fransız futbolcuyu eleştiren yorumların ardından ürün reklamlarında ve ambalajlarında Mbappe'nin yüzünü kullanan üç Çinli şirket, sponsorluğu bıraktıklarını açıkladı.</p><p>Mbappe, Fransa'da katıldığı bir televizyon programının çekiminde, internette kendisi ile ilgili paylaşılan esprilerinden hangisini komik bulduğu sorusuna, yüzünün Mao Zedong'un görüntüsüne yapay zekayla monte edildiği bir videoyu hatırlatarak, "Şu adamla yaptıkları video, sanırım Çinli bir diktatördü." ifadesini kullanmıştı.</p><p>Fransız futbolcuya yönelik eleştirilerin ardından, onu reklamlarında ve ürünlerinde kullanan üç Çin firması, su şirketi Dongpeng, süt ürünleri firmaları Mengniu ve Milkground sponsorluklarını sonlandırdıklarını açıkladı.</p><p>Öte yandan resmi yayın organlarından, Şanghay merkezli The Paper, devlet televizyonu CCTV'nin Mbappe'nin formasını giydiği Real Madrid'in İspanyol futbol ligi La Liga'daki yayınlarını askıya aldığını iddia etti.</p><p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında, konuyla ilgili sorulan soruya, "Çin halkının duygularını inciten her türlü söylem veya eylem doğal olarak Çin'in tüm kesimlerince reddedilecektir." ifadesini kullandı.</p><p><strong>MBAPPE'DEN ÖZÜR</strong></p><p>Tepkilerin ardından bir özür açıklaması yapan Mbappe, şunları kaydetti:</p><p>"Yaptığım yorum doğru muhakeme edilmemişti, Çin'de ve dünyadaki Çinli topluluklardaki çok sayıda insanın üzüldüğünü şimdi anlıyorum. Sözlerim nedeniyle üzülen herkesten özür dilerim, niyetim kesinlikle bu değildi. Çin halkına ve tarihine derin saygım var, gerçekten üzgünüm."</p><p>Mbappe'in oynadığı takımlarda sahaya yansıttığı özgüveni ve gerek rakip takım, gerek kendi takımındaki diğer oyuncular üzerinde kurduğu hakimiyet nedeniyle, internette futbolcunun otoriter liderlere ve diktatörlere benzetildiği şakalar içeren paylaşımlar yapılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/mao-icin-diktator-ifadesi-798_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/tarih/kanuni-1559-tarihli-haritada-dunyanin-hukumdari-olarak-tasvir-ediliyor-297170</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA['Kanuni, 1559 tarihli haritada dünyanın hükümdarı olarak tasvir ediliyor']]></title>
      <category><![CDATA[Tarih]]></category>
      <description><![CDATA[ İtalya'da bulunan Avrupa Üniversite Enstitüsü Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Giancarlo Casale, "1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası'nda Kanuni Sultan Süleyman 'dünyanın hükümdarı' olarak tasvir ediliyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA['Kanuni, 1559 tarihli haritada dünyanın hükümdarı olarak tasvir ediliyor']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Osmanlı Türkçesiyle hazırlanmış en eski eksiksiz basılı dünya haritası olarak kabul edilen 1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası, Kanuni Sultan Süleyman'ı güneşe benzeten ifadeleri ve Osmanlı İmparatorluğu'nun üç kıtadaki hakimiyetini anlatan metinleriyle 16. yüzyılın siyasi ve bilimsel dünya anlayışına ışık tutuyor.</b></p><p>Katar Milli Kütüphanesi'nde düzenlenen &quot;1559'dan Günümüze Hacı Ahmed'in Osmanlı Türkçesiyle Hazırlanmış Dünya Haritasının Gizemleri&quot; başlıklı konferansta Casale, Osmanlı haritacılık tarihinin önemli eserlerinden Hacı Ahmed Haritası'nın bilinmeyen yönlerini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42877975.jpg"/><p>Casale, haritanın coğrafi özelliklerinin yanı sıra üzerindeki Osmanlı Türkçesi metinleri, hazırlanış sürecini ve dönemin siyasi güç ilişkileriyle bağlantısını Anadolu Ajansı (AA) muhabirine değerlendirdi.<br></p><p><b>Piri Reis Haritası'ndan farklı olarak bütün dünyayı gösteriyor</b></p><p>Hacı Ahmed Haritası'nın Osmanlı haritacılığındaki yerine değinen Casale, eserin Piri Reis'in günümüze ulaşan haritasından önemli bir farkı bulunduğunu söyledi.</p><p>Casale, Piri Reis'in günümüze ulaşan haritasının dünyanın tamamını göstermediğine dikkati çekerek, "Piri Reis'in haritası bütün dünyayı göstermiyor. Çünkü Asya'yı, Afrika'yı ve Avrupa'yı gösteren parçaları kaybolmuş. Ayrıca basılmış bir eser değil, el yazması." dedi.</p><p>Hacı Ahmed Haritası'nın ise Eski Dünya ve Yeni Dünya'yı tek bir görsel üzerinde bir araya getirdiğini belirten Casale, "Harita, Osmanlılar tarafından hazırlanmış ve ilk defa basılmış bir şekilde bütün dünyayı gösteriyor. 1559 tarihli bu harita, Osmanlıların coğrafi keşiflerdeki rolünün yanı sıra dönemin siyasi ve bilimsel dünya anlayışını da yansıtıyor." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42877976.jpg"/><p>Casale, haritada Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarının bir arada gösterildiğini aktararak, eserin Osmanlıların dünya coğrafyasına ilişkin bilgisini yansıtması açısından önem taşıdığını ve kalp biçiminde dünya tasvirinin kullanılmasının Avrupa'da 16. yüzyılda geliştirilen "kordiform" projeksiyon tekniği ile ilişkili olduğunu vurguladı.<br></p><p><b>Osmanlıların keşifleri dünya bilim tarihinin bir parçası</b></p><p>Osmanlı tarihi alanında çalışmalar yapan İtalyan tarihçi Casale, Türkiye&#39;yle kurduğu bağın akademik çalışmalarının şekillenmesinde önemli rol oynadığını da anlattı.</p><p>Casale, İtalya&#39;da doğduğunu ancak ABD&#39;de büyüdüğünü belirterek, eğitim amacıyla geldiği Türkiye&#39;de Türkçe öğrenmeye başladığını söyledi. <br></p><p>Türkiye&#39;de toplam beş yıl yaşadığını, Türkçe ve Osmanlı Türkçesi öğrendiğini ve Osmanlı arşivlerinde araştırmalar yaptığını aktaran Casale, doktora sonrası akademik çalışmalarını da burada sürdürdüğünü kaydetti. <br></p><p><b>Casale, Türkiye'de bulunduğu dönemde Osmanlı tarihine duyduğu ilginin arttığını ve bu alandaki çalışmalarını derinleştirdiğini dile getirdi.</b></p><p>Osmanlıların coğrafi keşiflere katılımının bilim ve imparatorluk tarihi açısından önemine değinen Casale, yeni bölgelerin keşfedilmesi ve yönetilmesinin coğrafi bilgi üretimini de beraberinde getirdiğini söyledi.</p><p>Casale, Osmanlıların genişleyen hakimiyet alanlarını yönetebilmek için askeri faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalara da ihtiyaç duyduğunu belirterek, &quot;Osmanlılar, Avrupalılardan daha büyük bir imparatorluk kurabilmek için hem bilimsel hem de askeri açıdan bir perspektif geliştirmek zorundaydı.&quot; dedi.</p><p>Osmanlıların keşifler çağındaki rolünün yeterince araştırılmadığını yineleyen Casale, bu faaliyetlerin yalnızca Osmanlı tarihi değil, dünya tarihi içerisinde de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p><b>Casale, 16. yüzyılın yalnızca Avrupalı devletlerin değil, Osmanlı İmparatorluğu'nun da keşif faaliyetleri yürüttüğü bir dönem olduğunu dile getirerek, "Aslında 16. yüzyıla büyük keşifler çağı diyoruz. Bu dönem aynı zamanda Osmanlı'nın dünyaya açılmaya başladığı bir çağ." dedi.</b></p><p>Portekizlilerin Afrika üzerinden Hint Okyanusu'na ulaştığı dönemde Osmanlıların da Basra Körfezi üzerinden bölgede faaliyet gösterdiğini hatırlatan Casale, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Portekizliler Afrika üzerinden buralara kadar geldiler. Aynı şekilde Türkler de Basra tarafından buraya geldiler ve Portekizlilerle çatışmaya başladılar. Bu, çok az bilinen bir hikaye ancak dünya bilim tarihinin çok önemli bir parçası. Bu, 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun yalnızca geniş topraklara hükmeden askeri ve siyasi bir güç olmadığını, aynı zamanda keşifler, coğrafya ve bilimsel bilgi üretimi alanlarında da dönemin küresel gelişmelerinin parçası olduğunu ortaya koyuyor.&quot;</p><p><b>Kanuni Sultan Süleyman güneşe benzetiliyor ve "dünyanın hükümdarı" olarak tasvir ediliyor</b></p><p>Casale, Hacı Ahmed Dünya Haritası&#39;nda Kanuni Sultan Süleyman'ın dönemin diğer hükümdarlarından üstün bir konumda tasvir edildiğini belirterek, şunları dile getirdi:<br></p><p>&quot;1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası&#39;nda Kanuni Sultan Süleyman &#39;dünyanın hükümdarı&#39; olarak tasvir ediliyor ve güneşe benzetiliyor. Haritada Osmanlı Devleti'nin Avrupa, Asya ve Afrika'daki gücü ayrıntılı biçimde anlatılıyor.&quot; <br></p><p>İtalyan tarihçi, haritanın Avrupa kıtasını anlatan bölümünde, Avrupa'nın diğer kıtalara göre daha küçük olmasına rağmen nüfus yoğunluğu, tarımsal faaliyetleri, sanat ve bilim alanındaki gelişmişliğiyle öne çıktığını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42877977.jpg"/><p><b>Casale, haritaya adını veren Hacı Ahmed'in gerçek kimliğinin kesin olarak belirlenemediğine dikkati çekerek, şunları aktardı:</b></p><p>&quot;Bu haritanın yalnızca Hacı Ahmed adlı tek bir kişi tarafından hazırlandığını söyleyemiyorum. Aslında bu bir ekip çalışması. Hacı Ahmed diye birinin var olduğu Venedik arşivlerinden anlaşılıyor ancak tercümanlar ve bilim insanlarıyla birlikte çalışmışlar.&quot;</p><p>İtalyan tarihçi Casale, haritanın üzerindeki metinde Hacı Ahmed'in Tunuslu bir alim olduğu, Fas'ta medrese eğitimi aldığı, denizde esir düşerek köle olarak satıldığı ve daha sonra Venedikli bir soylunun himayesine girdiğinin anlatıldığını söyledi.<br></p><p><b>Haritada, Osmanlı'nın üç kıtadaki hakimiyeti anlatılıyor</b></p><p>Haritanın Kanuni Sultan Süleyman'a ayrılan bölümünde, Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyet kurduğu bölgeler ayrıntılı biçimde sıralanıyor.</p><p>Anadolu, Karaman, Diyarbakır, Erzurum, Bağdat, Şam, Arabistan, Mısır, Balkanlar ve Macaristan'ın Osmanlı yönetimi altında olduğu belirtilen haritada, imparatorluğun etki alanının Avrupa'da Almanya'ya, güneyde Etiyopya'ya ve batıda Cezayir üzerinden Fas'a kadar uzandığı aktarılıyor.</p><p>Haritada, Osmanlı Hanedanı'nın güç ve ihtişamının ölçülemez olduğuna işaret edilerek, Müslüman ve Hristiyan birçok hükümdarın Osmanlı Devleti'ne bağlılık gösterdiği yönünde ifadeler kullanılıyor. <br></p><p>Kanuni Sultan Süleyman'ın cesareti, bilgeliği, adaleti ve merhametinin övüldüğü haritada, hükümdarlığının büyüklüğünün kelimelerle anlatılamayacağı vurgulanıyor.</p><p>Haritada, Avrupa için "Frengistan" ifadesi kullanılırken, kıtanın tarih boyunca büyük hükümdarlara ev sahipliği yaptığı aktarılıyor. <br></p><p>Haritanın 1559 yılına karşılık gelen Hicri 967 tarihli metninde, Avrupa'nın hükümdarı olarak Osmanlı Hanedanı'ndan Kanuni Sultan Süleyman gösteriliyor.</p><p><b>Süleyman'ın "Sultanların Sultanı" olarak tanımlandığı metinde, Fransız ve İspanyol kralları da Avrupa'nın diğer önemli hükümdarları arasında sayılıyor.</b></p><p>Metindeki anlatımda, Osmanlı padişahının öncelikle Avrupa'yı aydınlattığı, ancak gücünün Asya ve Afrika'ya da ulaştığı kaydediliyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın ihtişamı karşısında diğer hükümdarların yıldızlarla dahi kıyaslanamayacağı ve Osmanlı padişahının gücünün onların parlaklığını gölgede bıraktığı belirtiliyor.</p><p>Metinde yer alan bu anlatım, haritanın coğrafi bir belge olmasının yanı sıra 16. yüzyılda Osmanlı siyasi gücünün nasıl temsil edildiğini göstermesi açısından da önem taşıyor.<br></p><p><b>Günümüze ulaşan 11 nüshadan birisi Katar'da</b><br></p><p>Hacı Ahmed Dünya Haritası&#39;ndan günümüze ulaştığı bilinen sadece 11 nüsha bulunuyor.</p><p>Bu nüshalardan biri, Doha'daki Katar Milli Kütüphanesi'nin tarihi eserler koleksiyonunda muhafaza ediliyor. <br></p><p>Diğer nüshalar ise ABD Kongre Kütüphanesi, Venedik'teki Marciana Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi ve Avusturya Milli Kütüphanesi gibi kurumların koleksiyonlarında yer alıyor.</p><p>Son yıllarda New York, Washington ve Venedik'in de aralarında bulunduğu birçok kentte düzenlenen sergilerde ziyaretçilerle buluşturulan harita, Osmanlı bilim tarihi ve erken modern dönemdeki kültürler arası bilgi alışverişinin önemli belgelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p><p>Prof. Dr. Giancarlo Casale, İtalya'nın Floransa kentindeki Avrupa Üniversite Enstitüsü&#39;nde erken modern Akdeniz tarihi profesörü ve Tarih Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor. Doktorasını Harvard Üniversitesinde tamamlayan Casale, Osmanlı İmparatorluğu'nun dünya ile ilişkileri, haritacılık ve seyahat edebiyatı üzerine çalışıyor. Casale, "The Ottoman Age of Exploration" (Osmanlı'nın Keşif Çağı) adlı kitabında da Osmanlıların Hint Okyanusu'ndaki faaliyetlerini ve coğrafi keşifler çağındaki rolünü ele alıyor.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/kanuni-1559-tarihli-harit-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/neil-youngdan-sarkisini-mitinginde-kullanan-trumpa-10-milyon-dolarlik-dava-297169</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neil Young'dan şarkısını mitinginde kullanan Trump'a 10 milyon dolarlık dava]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Neil Young, "Rockin'in the Free World" isimli şarkısını bir daha seçim kampanyasında kullanmama sözüne rağmen mitinginde kullanan ABD Başkanı Donald Trump'a 10 milyon dolarlık dava açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neil Young'dan şarkısını mitinginde kullanan Trump'a 10 milyon dolarlık dava]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanadalı müzisyen Neil Young, "Rockin'in the Free World" isimli şarkısını bir daha seçim kampanyasında kullanmama sözüne rağmen Ohio mitinginde kullanan ABD Başkanı Donald Trump'a 10 milyon dolarlık dava açtı.</p><p>Neil Young, söz konusu parçasının, Trump'ın Ohio eyaletinde 12 Ekim'de düzenlenen mitinginde çalındığını belirterek, Trump'ı ve Trump'ın mitinglerini düzenleyen "Trump 47" komitesini dava etti.</p><p>Kanadalı sanatçının, 10 milyon dolar talep ettiği dava metninde, söz konusu parça "Amerikan siyasi retoriğinin boş vaatlerini, yoksulların, evsizlerin ve unutulmuşların karşı karşıya kaldığı acımasız gerçeklerle karşılaştıran, ateşli bir marş" olarak tanımlandı.</p><p>Dava metninde, söz konusu şarkının içeriğinin "Donald Trump'ın savunduğu her şeyin tam zıttı" olduğu öne sürüldü.</p><p>Trump'ın kendisine bu şarkıyı bir daha seçim kampanyasında kullanmama sözü verdiğini anımsatan Young, ABD Başkanı'nın sözünde durmadığını kaydetti.</p><p>Young, 2020'de de söz konusu parçayı seçim kampanyasında kullanan Trump'a dava açmış ancak sonra şikayetinden vazgeçmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/neil-youngdan-sarkisini-m-498_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297168</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-savunma-bakani-guler-mekke-ve-bedir-anlasmalari-ulkemizin-guvenlik-mimarisindeki-etk-297168</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: Mekke ve Bedir Anlaşmaları ülkemizin güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ortaya koyuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Bedir Mutabakat Zaptı'nın Türkiye'nin uluslararası güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ve dost ülkelerle ortak savunma ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme iradesini ortaya koyduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: Mekke ve Bedir Anlaşmaları ülkemizin güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ortaya koyuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile gittiği İskenderun'da 2'nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Sancak Tevdi Töreni'ne katıldı.</p><p>Törende konuşma yapan Bakan Güler, Deniz Kuvvetlerinin seçkin birliklerinden 2'nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığına Türk Silahlı Kuvvetlerinin şeref ve itibarını temsil eden şanlı sancağı tevdi etmenin gururunu hep birlikte yaşadıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu Sancak ki asil milletimizin bağımsızlık iradesinin, devletimizin bekasının ve kahraman ordumuzun nesilden nesile aktarılan şan ve şerefinin en güçlü sembollerinden biridir. Bu kutsal emaneti devralan siz kahraman denizcilerimizin kutsal sancağımızı Mavi Vatanımızda ve görev yaptığınız her yerde gururla dalgalandıracağınıza, üstlendiğiniz her vazifeyi yüksek bir disiplin, sarsılmaz bir irade ve üstün bir görev bilinciyle yerine getirerek, milletimizin övünç kaynağı olmaya devam edeceğinize yürekten inanıyorum."</p><p><b>"DEĞİŞEN ŞARTLARA UYUM SAĞLAMAK STRATEJİK BİR ZORUNLULUKTUR"</b></p><p>Bakan Güler, içinde bulunduğumuz hassas jeopolitik ortamın, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışmaların ve rekabetin derinleştiği, teknolojik gelişmelerin savaşın niteliğini ve harekat ortamını köklü biçimde değiştirdiği kritik bir dönem olduğunu dile getirdi.</p><p>Özellikle Karadeniz'den Ege'ye, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya kadar yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin, güvenlik risklerini daha da artırdığını belirten Bakan Güler, "Bu hassas ortamda güvenliğimizi sağlamak, hak ve menfaatlerimizi korumak ve uluslararası barışa katkıda bulunmak için güçlü, modern, caydırıcı ve her an göreve hazır bir orduya sahip olmak zorundayız. Çok iyi biliyoruz ki günümüz harekat ortamında her türlü tehdide karşı hazırlıklı olmak, kuvvetlerimizi eş güdüm içerisinde kullanmak ve değişen şartlara süratle uyum sağlamak stratejik bir zorunluluktur." dedi.</p><p>Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğinin ve sorumluluklarının arttığı bu dönemde Milli Savunma Bakanlığı olarak üstlendikleri görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirdiklerini vurgulayan Bakan Güler, şunları kaydetti:</p><p>"Bu kapsamda kahraman ordumuz; terörle mücadeleden hudutlarımızın, Mavi ve Gök Vatanımızın güvenliğini sağlamaya, uluslararası arenada üstlendiği sorumluluklardan, eğitim ve tatbikat faaliyetlerine kadar tüm görevlerini büyük bir başarıyla yerine getirmektedir. Ordumuz bu görevlerin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle askeri iş birliğini sürdürmekte; Azerbaycan, Libya, Katar, Somali ve Balkanlar dâhil farklı coğrafyalardaki faaliyetleriyle bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrara katkılar sağlamaktadır."</p><p><b>"MEKKE VE BEDİR ANLAŞMALARI, ÜLKEMİZİN GÜVENLİK MİMARİSİNDEKİ ETKİN ROLÜNÜ ORTAYA KOYUYOR"</b></p><p>Bakan Güler, Türkiye'nin jeostratejik konumu, yüksek askeri imkan ve kabiliyetleri, engin operasyonel tecrübesi ve sürekli gelişen savunma sanayisiyle uluslararası güvenlik mimarisinin etkin aktörlerinden biri olduğunu belirtti.</p><p>Dost ve müttefik ülkelerle geliştirilen ilişkilerin ortak güvenlik anlayışını güçlendirirken savunma diplomasisine de yeni imkanlar kazandırdığını aktaran Güler, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu yaklaşımımızın güncel örneklerinden biri Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'dır. Ortak savunma, müşterek caydırıcılık ve askerî koordinasyon temelinde şekillenen bu anlaşma, taraflar arasında güvenlik alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Geçtiğimiz hafta ülkemiz ile Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı ise savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesini, teknik askeri eğitim ve bilgi tecrübe paylaşımının artırılmasını, bu alanlarda ortak üretim, teknoloji geliştirme, AR-GE faaliyetleri, altyapı ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini hedeflemektedir. Farklı alanlarda iş birliğini geliştiren bu iki girişim, ülkemizin uluslararası güvenlik mimarisindeki etkin rolünü ve dost ülkelerle ortak savunma ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme iradesini ortaya koymaktadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/milli-savunma-bakani-gule-841_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/11-kez-takla-atan-futbolcunun-hikayesi-hedefini-anlatti-297167</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[11 kez takla atan futbolcunun hikayesi: Hedefini anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu'da amatör maçta attığı golün ardından yaptığı 11 taklalı sevinçle dikkati çeken Korgan Belediyesporlu futbolcu Osman Ismak, Guinness Rekorlar Kitabı'na girmek için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[11 kez takla atan futbolcunun hikayesi: Hedefini anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ordu 1. Amatör Küme ekiplerinden Korgan Belediyespor'da 10 numaralı formayı giyen takım kaptanı Ismak, geçen cumartesi Dumlupınar Spor karşılaşmasında attığı golün ardından yaptığı 11 taklalı sevinçle sosyal medyada ilgi gördü.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880713.jpg"/><p>Antrenmanlarını Korgan İlçe Stadı'nda sürdüren <b>35 yaşındaki Ismak, </b>AA muhabirine, devlet korumasında yetiştiğini ve Terme İlçe Müftülüğünde görev yaptığını söyledi.</p><p><b>Judoyla da ilgilendiğini ve judo antrenörü olarak sporcular yetiştirdiğini belirten Ismak, ters takla atmayı küçük yaşlarda bu spor sayesinde öğrendiğini ifade etti.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880718.jpg"/><p>Ismak, takla atmaya çocukluk yıllarında başladığını anlatarak, "Çocukluğumdan beri takla atarım. Halen bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum." dedi.</p><p>Gol sevincinin sosyal medyada ilgi görmesinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Ismak, kendisi hakkında olumlu yorum yapanlara teşekkür etti.</p><p>Ismak, çevresinde <b>"Taklacı Osman" </b>olarak tanındığını belirterek, bu durumdan rahatsız olmadığını kaydetti.</p><p>Guinness Rekorlar Kitabı'nda yer alan 57 geri takla rekorunu geçmek istediğini vurgulayan Ismak, "Rekoru geçmek için çalışmalarım devam ediyor. <b>Şu anda ters takla sayım 30-40 arasında. İnşallah kendimi daha da geliştirip rekoru kıracağımı düşünüyorum." </b>şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/42880717.jpg"/><p>Korgan Belediye Başkanı Sait Korgan da Ismak'ın gol sevincinin ilçenin tanıtımına katkı sağladığını belirterek, futbolcuyu gelecek sezonlarda da takımda görmek istediklerini ifade etti.</p><p>Korgan Belediyespor Kulübü Başkanı Ahmet Şahin ise Ismak ile gurur duyduklarını söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/11-kez-takla-atan-futbolc-720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/bu-aksam-mac-var-mi-bu-aksam-hangi-mac-saat-kacta-hangi-kanalda-yayinlanacak-27-ekim-sali--297166</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu akşam maç var mı? Bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 27 Ekim Salı akşamı maç programı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA["Bugün maç var mı? Bugün hangi maçlar var? Bugün ne maçı var? Bugün kimin maçı var? Bu akşam maç var mı?" soruları arama motorlarında sorgulanıyor. Günün maçları merak ediliyor. Akşam oynanan maçlar ilgiyle takip ediliyor. Peki, bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? İşte, 27 Ekim 2026 akşam maç programı, başlama saatleri ve yayın kanalları detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu akşam maç var mı? Bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? 27 Ekim Salı akşamı maç programı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu akşam kimin maçı var, hangi kanalda? sorusu yanıt buldu. 27 Ekim 2026 Salı akşamı oynanacak maçlar futbolseverler tarafından merak ediliyor. Bu akşam hangi maç saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak? araştırılıyor. İşte, 27 Ekim 2026 maç programı; günün maç programı, başlama saatleri ve yayın kanalları detayda karşınızda...</p><p><b>BU AKŞAM HANGİ MAÇLAR VAR? 27 EKİM 2026 AKŞAMI MAÇ PROGRAMI</b></p><p>18.00: Kocaelispor - Mazıdağı Fosfatspor</p><p>19.00: Yeni Mersin İdmanyurdu - Muşspor</p><p>20.30: Alanyaspor - 12 Bingölspor</p><p><b>BU AKŞAM HANGİ MAÇLAR VAR? 27 EKİM MAÇ PROGRAMI</b></p><p>27 Ekim Salı günü Türkiye'de Ziraat Türkiye Kupası 3. eleme turu maçları oynanacak. Günün ilerleyen saatlerinde İtalya Serie A karşılaşmaları ve EuroLeague heyecanı yaşanacak.</p><p><b>27 EKİM SALI AKŞAM OYNANACAK MAÇLAR HANGİ KANALDA?</b></p><p>Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmalarını takip etmek isteyen futbolseverler,  27 Ekim Salı akşamı oynanacak maçları A Spor ekranlarından izleyebilecek. </p><p><b>27 Ekim Salı akşamı öne çıkan televizyon yayınları ve maç saatleri işte karşınızda...</b></p><p>18.00: Kocaelispor - Mazıdağı Fosfatspor &#8212; A Spor</p><p>20.30: Sassuolo - Lazio &#8212; S Sport yayın seçenekleri</p><p>20.30: Alanyaspor - 12 Bingölspor &#8212; A Spor</p><p>22.30: Valencia Basket - Fenerbahçe Beko &#8212; S Sport / S Sport Plus</p><p>22.45: Roma - Cagliari &#8212; S Sport yayın seçenekleri</p><p>22.45: Torino - Como &#8212; S Sport yayın seçenekleri</p><p>23.00: CD Manacor - Villarreal &#8212; HT Spor</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/bu-aksam-mac-var-mi-bu-ak-224_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katilim-53-yilin-zirvesinde-netanyahu-panikledi-ust-uste-paylasim-paylasiyor-297165</link>
      <pubDate>2026-10-27T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katılım 53 yılın zirvesinde, Netanyahu panikledi: Üst üste paylaşım paylaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'deki seçimlerde son yılların katılım rekoru kırılırken, "savaştayız" diyerek seçmenlerine sandığa gitme çağrısı yapan Başbakan Binyamin Netanyahu, provokatif paylaşımlar yapıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katılım 53 yılın zirvesinde, Netanyahu panikledi: Üst üste paylaşım paylaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İsrail'deki seçimlerde son yılların katılım rekoru kırılırken, "savaştayız" diyerek seçmenlerine sandığa gitme çağrısı yapan Başbakan Binyamin Netanyahu, provokatif paylaşımlarına devam etti.</b></p><p>Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamalarda, sağ seçmeni konsolide etmeye ve provokatif paylaşımlarla sandığa yönlendirmeye çalışıyor.</p><p>Paylaşımlarında sık sık Filistin vatandaşı İsraillilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki seçime katılım oranlarının yüksekliğine vurgu yapan Netanyahu, &quot;Evimiz için bir savaşın içindeyiz. Müslüman Kardeşler destekçileri sandıklara akın ediyor ve seçimleri çalıyor. Çıkın ve Likud&#39;a oy verin.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>Şu ana kadar seçime katılımda son 53 yılın zirvesine ulaşıldı</b></p><p>Netanyahu&#39;nun panik havası oluşturan çağrıları sürerken, ülkede sandığa katılım oranında şu ana kadar son 53 yılın zirvesine ulaşıldı.</p><p>İsrail Merkezi Seçim Komisyonunun verilerine göre, saat 14.00 itibarıyla oy kullanma oranı yüzde 44,9&#39;a yükseldi. Bu oran, 2022 seçimlerinde aynı saatte kaydedilen yüzde 38,9&#39;luk katılımın belirgin şekilde üzerinde kaldı.</p><p>Sandığa gidenlerin sayısı üç milyonu aşarken, bu oran saatlik kayıtların tutulmaya başlandığı 1973&#39;ten bu yana saat 14.00 itibarıyla kaydedilen en yüksek oran oldu. Aynı saat dilimindeki bir önceki rekor 1988&#39;de kırılmış ve bugünkü seviyenin 2,7 puan gerisinde kalmıştı.</p><p>Netanyahu cephesindeki tedirginliğin ve sağ tabanı harekete geçirmeye dönük kışkırtıcı söylemlerin ardında, Kanal 14&#39;ün de aktardığı üzere Arap seçmenlerin başta Necef olmak üzere sandıklara gösterdiği yoğun ilgi ve aşırı sağcı koalisyonu devirme hedefi yatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/katilim-53-yilin-zirvesin-245_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/valencia-fenerbahce-basketbol-maci-bugun-saat-kacta-297164</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Valencia-Fenerbahçe basketbol maçı bugün saat kaçta?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[⁠Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımı, Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 8. haftasında bugün  (27 Ekim Salı) İspanya temsilcisi Valencia Basket ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. İşte maçın saati ve yayın bilgisi]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Valencia-Fenerbahçe basketbol maçı bugün saat kaçta?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8288;Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımı, Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 8. haftasında bugün İspanya temsilcisi Valencia Basket ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.</b></p><p>Basketbol Avrupa Ligi'nde (EuroLeague) bu sezon 3. kez çift maç haftası heyecanı yaşanacak. 8. hafta karşılaşmaları bugün ve 28 Ekim Çarşamba günü, 9. hafta maçları ise 29 Ekim Perşembe ve 30 Ekim Cuma günü oynanacak.</p><p><b>FENERBAHÇE TARFİN MAÇI SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?</b></p><p>Fenerbahçe Tarfin bugün deplasmanda Valencia Basket ile <b>TSİ 22.30'da</b> karşı karşıya gelecek ve S Sport'tan yayınlanacak.  Fenerbahçe 29 Ekim Perşembe günü ise yine bir İspanyol takımı Real Madrid ile TSİ 22.45'te karşılaşacak.</p><p>Ligde geride kalan haftada son şampiyon Olympiakos'u deplasmanda 64-61 yenen sarı-lacivertli takım, 6 galibiyet, 1 yenilgiyle yoluna devam ediyor. İspanyol ekibi ise bu sezon oynadığı 7 maçta 5 galibiyet, 2 mağlubiyet yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/ssport-271020266dda6b15.jpg"/><b>HAFTANIN PROGRAMI</b><p></p><p><b>Bugün</b></p><p>19.00 Dubai Basketbol (Birleşik Arap Emirlikleri)-Paris Basketbol (Fransa)</p><p>22.00 Bayern Münih (Almanya)-Barcelona (İspanya)</p><p>22.00 Kızılyıldız (Sırbistan)-Maccabi Tel Aviv (İsrail)</p><p>22.15 Panathinaikos AKTOR (Yunanistan)-Armani Olimpia Milan (İtalya)</p><p><b>22.30 Valencia Basket (İspanya)-Fenerbahçe Tarfin</b></p><p>23.00 Baskonia (İspanya)-Real Madrid (İspanya)</p><p><b>28 Ekim Çarşamba:</b></p><p><b>20.30 Beşiktaş-Olympiakos (Yunanistan)</b></p><p><b>21.00 Hapoel IBI (İsrail)-Anadolu Efes</b></p><p>22.00 LDLC ASVEL (Fransa)-Partizan (Sırbistan)</p><p>22.30 Virtus Bologna (İtalya)-Zalgiris (Litvanya)</p><p><b>9. hafta</b></p><p><b>29 Ekim Perşembe:</b></p><p>22.00 Kızılyıldız (Sırbistan)-Bayern Münih (Almanya)</p><p>22.05 Maccabi Tel Aviv (İsrail)-Paris Basketbol (Fransa)</p><p><b>22.45 Real Madrid (İspanya)-Fenerbahçe Tarfin</b></p><p><b>30 Ekim Cuma</b></p><p>19.00 Dubai Basketbol (Birleşik Arap Emirlikleri)-Hapoel IBI (İsrail)</p><p><b>20.30 Anadolu Efes-Panathinaikos AKTOR (Yunanistan)</b></p><p>21.00 Zalgiris (Litvanya)-Partizan (Sırbistan)</p><p>22.00 LDLC ASVEL (Fransa)-Baskonia (İspanya)</p><p>22.15 Olympiakos (Yunanistan)-Armani Olimpia Milan (İtalya)</p><p><b>22.30 Virtus Bologna (İtalya)-Beşiktaş</b></p><p>22.30 Barcelona (İspanya)-Valencia Basket (İspanya)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/valencia-fenerbahce-baske-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/muglanin-fethiye-ilcesinde-saganak-hayati-olumsuz-etkiledi-297163</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde sağanak hayatı olumsuz etkiledi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde etkili olan sağanak, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde sağanak hayatı olumsuz etkiledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yağış nedeniyle Muğla'da bazı yollarda su birikintileri oluştu. Araçlar su birikintileri yüzünden zaman zaman ilerlemekte güçlük çekti.</p><p>Dağlardan yağışla taşınan çamurlu su nedeniyle Ölüdeniz'in bir bölümünde suyun rengi kahverengiye döndü. Denizin bir kısmında ise turkuaz renk görüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/1-271020261520d80e.jpg"/><p>Ölüdeniz'de bulunan tatilciler de yollardaki su birikintileri nedeniyle yürümekte zorlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/2-271020266a8a688c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/muglanin-fethiye-ilcesind-634_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avro-bolgesinde-bankalar-kurumsal-kredilerde-standartlari-sikilastirdi-297162</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avro Bölgesi'nde bankalar kurumsal kredilerde standartları sıkılaştırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avro Bölgesi'ndeki bankalar, yılın üçüncü çeyreğinde şirketlere yönelik kredi verme standartlarını daha da sıkılaştırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avro Bölgesi'nde bankalar kurumsal kredilerde standartları sıkılaştırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Avro Bölgesi'ndeki 159 finans kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirdiği ve para politikası için kritik bir gösterge kabul edilen Ekim 2026 Banka Kredi Anketi'nin (BLS) raporu yayımlandı.</p><p>Rapora göre, Avro Bölgesi'ndeki bankalar, mevcut jeopolitik krizler ve keskin fiyat artışlarının oluşturduğu risk algısı ile azalan risk toleransı nedeniyle üçüncü çeyrekte şirketlere yönelik kredi verme standartlarını daha da sıkılaştırdı.</p><p>Ankete katılan bankaların net yüzde 9'u şirket kredilerinde, yüzde 14'ü ise tüketici kredilerinde onay kriterlerini daha katı hale getirdiğini bildirdi.</p><p>Konut kredisi standartlarında ise bir değişiklik kaydedilmedi.</p><p>Bankalar, yılın dördüncü çeyreğinde de kurumsal ve bireysel kredi standartlarının sıkılaşmaya devam etmesini bekliyor.</p><p>Rapora göre, yüksek faiz seviyeleri, yaz aylarında şirketlerin kredi ve kredi hattı taleplerini doğrudan olumsuz etkiledi.</p><p>Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin maddi duran varlık yatırımlarındaki düşüş ve alternatif finansman kaynaklarına yönelmesi kredi talebini baskılayan ana unsurlar oldu.</p><p>Öte yandan, şirketlerin yapay zeka altyapı yatırımlarını finanse etmek için talep ettiği kredi miktarında düzenli bir büyüme kaydedildi. Bankalar ise bu teknolojiye yönelik borçlanma taleplerinde henüz somut sayısal kriterler uygulamazken risk incelemelerini şimdilik niteliksel değerlendirmelerle sınırlı tuttu.</p><p>Finans piyasaları, petrol şokunun ardından bölgede enflasyonun yüzde 3,8'e yükselmesine rağmen ECB'nin 29 Ekim Perşembe günkü toplantısında politika faizlerini sabit tutmasını bekliyor.</p><p>Analistler, bankaların kredi musluklarını kısmasının ECB'nin enflasyonu dizginleme politikasını desteklediğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/avro-bolgesinde-bankalar--835_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiye-somali-iliskileri-koklu-ortakligin-guclu-sekilde-devam-ettigi-vurgulandi-297160</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-Somali ilişkileri... Köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiği vurgulandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Somali federal hükümeti, Türkiye ile köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiğini, iki ülkenin terörle mücadele, ulusal güvenliğin güçlendirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması için işbirliğini sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-Somali ilişkileri... Köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiği vurgulandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Somali federal hükümetinden yapılan açıklamada, Türkiye ile Somali arasındaki uzun yıllara dayanan köklü ortaklığın güçlü şekilde devam ettiği vurgulandı.</p><p>Açıklamada, iki ülkenin terörle mücadele, ulusal güvenliğin güçlendirilmesi ve kalıcı barışın sağlanmasına odaklandığı belirtildi.</p><p>Somali'nin güneyindeki Leego bölgesinde 26 Ekim'de "Türk savaş uçakları veya silahlı insansız hava araçlarının Somali Ulusal Ordusu (SNA) birliklerini hedef aldığı" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.</p><p>Türk hava araçlarının "Somali askerlerini yanlışlıkla hedef aldığı" iddiaları reddedilen açıklamada, medya kuruluşları ve kamuoyuna doğrulanmamış bilgileri yaymaktan kaçınma çağrısı yapıldı.</p><p>Açıklamada, Somali federal hükümetinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve Somali halkının korunmasına bağlılığını sürdürdüğü ifade edildi.</p><p>Türkiye, 2011'den bu yana Somali'de insani yardım, sağlık, eğitim, altyapı ve güvenlik alanlarında çeşitli çalışmalar yürütüyor.</p><p>İki ülke arasında 2024'te imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması da güvenlik ve savunma alanındaki ortaklığın güçlendirilmesini amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/turkiye-somali-iliskileri-546_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-2027den-itibaren-turkiyede-akkuyu-elektrigi-kullanilacak-297159</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: 2027'den itibaren Türkiye'de Akkuyu elektriği kullanılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 Kasım'da açıklanacak Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşmenin olacağını belirterek, "Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: 2027'den itibaren Türkiye'de Akkuyu elektriği kullanılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 Kasım'da açıklanacak Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşmenin olacağını belirterek, "Türkiye'deki ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak kullanılacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." dedi.</p><p>Bayraktar, İstanbul'da düzenlenen 16. Türkiye Enerji Zirvesi'ndeki konuşmasında, özellikle son birkaç yıldır yaşanan savaş ve çatışmalarda enerji tesisleri ile altyapısının başlıca hedefler haline geldiğini söyledi.</p><p>Her zamankinden daha çok uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Bayraktar, "Ümit ediyorum, önümüzdeki yıl bundan daha kötü olmasın. Çünkü enerji dünyası her geçen yıl farklı sınavlarla karşı karşıya kalıyor." diye konuştu.</p><p>Bayraktar, dünya petrolünün neredeyse yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda geçişlerin durduğunu ve günlük tanker bedellerinin 30 bin dolardan 1 milyon doların üzerine çıktığını belirterek, "Bildiğimiz her şey değişmiş durumda, dünya zor bir süreçten geçiyor." ifadesini kullandı.</p><p>Krizin günübirlik, akşamdan sabaha bir çözümü olmadığına işaret eden Bayraktar, enerji dünyasında 10-15 sene önce atılan adımların sonuçlarının bugün görüldüğünü dile getirdi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikasında çeşitlendirmenin stratejik önemine dikkati çekerek, "Türkiye enerjideki dışa bağımlılığını çözebilmek için kendi yerel kaynaklarına yöneldi. Bir taraftan da çok önemli çeşitlendirme stratejileri izledi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı'nın önemine değinen Bayraktar, İstanbul'un da yer aldığı Trakya bölgesine doğal gazın daha önce Ukrayna, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden ulaştığını, 2020'den itibaren ise TürkAkım üzerinden doğrudan alındığını söyledi.</p><p>Bayraktar, "Attığımız çeşitlendirme adımlarıyla Türkiye, şubattan itibaren yaşanan büyük petrol ve arz krizine rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadı. Elbette fiyatlardan herkes gibi biz de etkileniyoruz. Uyguladığımız destek programlarıyla vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz." diye konuştu.</p><p>Enerji alanında daha yoğun işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Bayraktar, "Çünkü enerji dünyası çok büyük sınavlardan geçti, geçmeye devam ediyoruz. Birkaç şey aynı anda oluyor. Tek bir sorunla uğraşmıyoruz. Birçok şey bir arada. Çok kısa süre içerisinde arka arkaya şoklar geliyor. Onun için bu bir taraftan da aslında özellikle Türkiye olarak bizim enerji piyasalarımızın ne kadar dirençli ve temellerinin çok sağlam olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/1-271020268f3a2d18.jpg"/><p><b>"BÜTÜNCÜL VE KAPSAMLI BİR ENERJİ STRATEJİSİ"</b></p><p>Bayraktar, Türkiye'nin bütüncül ve kapsamlı bir enerji stratejisi izlediğine değinerek, artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yerli kaynakların geliştirilmesi, tedarik çeşitlendirmesi, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerjiyi kapsayan stratejiyi anlattı.</p><p>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) bugün itibarıyla 300 bin varil petrol ve gaz üreten bir şirket haline geldiğini aktaran Bayraktar, "2028'de 550-600 bin varile gideceğiz. Hedef, günde 1 milyon varil üretime çıkabilmek." diye konuştu.</p><p>Yeni ortaklık ve satın almaların gündeme gelebileceğine işaret eden Bayraktar, "Yıl bitmeden yeni haberler, müjdeler gelebilir. Şirket satın alabiliriz. Ortaklıklar yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Yeni sahalar olabilir, yeni ülkeler olabilir. Bunlarla beraber 1 milyon varil hedefine ulaşmak istiyoruz." bilgisini paylaştı.</p><p><b>"2027'DEN İTİBAREN DE SİSTEMİMİZDE AKKUYU ELEKTRİĞİNİ KULLANACAĞIZ"</b></p><p>Bayraktar, Türkiye Ulusal Enerji Planı'nı 5 yılda bir yenilediğini anımsatarak, "Yapay zeka çağına hazırlık yapmamız gerekiyor. 5 Kasım'da Dolmabahçe'de açıklayacağız. Milli Enerji 2040 Vizyonu'nun merkezinde elektrikleşme olacak. Türkiye'deki ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak kullanılacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız." dedi.</p><p>Nükleer enerjinin Türkiye için olmazsa olmaz konumda olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Türkiye iklim değişikliğiyle mücadele edecekse, binalardan tarıma, tarımdan ulaşıma her alanı elektrikleştireceksek mutlaka nükleer enerjiye sahip olmamız lazım." ifadesini kullandı.</p><p>Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde (NGS) sona gelindiğini vurgulayarak, "Akkuyu'da yoğun test süreci devam ediyor. Nükleer güvenlikten dolayı ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası konvansiyonlar ve anlaşmalardan dolayı çok daha özel bir alan ve hiçbir şekilde işi şansa bırakılmadı ve her türlü tedbirin alınarak yürüdüğü bir alan. Önümüzdeki birkaç hafta içinde ilk nükleer yakıtı yükleyerek Akkuyu'nun fiziki start-up'ını hedefliyoruz. 2027'den itibaren de sistemimizde Akkuyu elektriğini kullanacağız." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/2-2710202632845882.jpg"/><p><strong>COP31'DE "KONUŞMADAN AKSİYONA GEÇME" MOTTOSU</strong></p><p>Bayraktar, Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) Birleşmiş Milletler çatısı altında iklim değişikliği ve küresel ısınmayla yürütülen ortak mücadelenin önemli bir platformu olduğunu belirterek, toplantının çok sayıda ülkeden devlet ve hükümet başkanları, sivil toplum kuruluşları ile iş ve finans dünyasının temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce katılımcıyı bir araya getireceğini söyledi.</p><p>Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede sürekli yeni hedefler belirlenmesine rağmen önceki hedeflere ulaşılamadığını belirten Bayraktar, Türkiye'nin COP31'de "konuşmadan aksiyona geçme" mottosunu öne çıkaran bir program ortaya koyduğunu kaydetti.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin elektrifikasyon yaklaşımını dünyaya önerdiklerini dile getirerek, "Mutabakat sağlanırsa '2035'te yüzde 35'lik elektrifikasyon' hedefinden COP31'in en önemli çıktısı olarak bahsedebiliriz. Ümit ediyorum dünyaya çok önemli bir mesaj veririz ve sadece mesaj vermekle kalmayız, devamında da dünyayı bu anlamda hareket ettirebiliriz." dedi.</p><p>Savaşların sürdüğü ve enerjiye erişimin kısıtlandığı bir dönemde Türkiye'nin en zor COP toplantılarından birine ev sahipliği yapacağını belirten Bayraktar, ülkelerin enerjiye erişim ve fiyat sorunlarıyla karşı karşıya olduğu bu ortamda yeşil enerjiye geçişin kolay olmadığını ifade etti.</p><p><strong>ENERJİDE DESTEK DEVAM EDECEK</strong></p><p>Bayraktar, vatandaşları enerji fiyatlarındaki artışlardan korumak için uygulanan desteklerin sürdüğünü vurgulayarak, 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için sağlanan toplam desteğin yaklaşık 75 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p><p>Bütçede enerji destekleri için 600 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>"Hanehalkına elektrik ve doğal gaz desteğine devam edeceğiz. Şubat'taki krizle beraber Eşel Mobil sistemiyle akaryakıtta maliyet tarafında Hazinemiz çok önemli bir vergiden vazgeçti. 250 milyar liraya yakın bir vergiden sarfınazar etmiş olduk. Bu desteklerle mümkün olduğu kadar vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz."</p><p>Türkiye'nin enerji ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda altyapısını geliştirdiğini anlatan Bayraktar, yıllık 55-60 milyar metreküp doğal gaz tüketen ülkenin bu yıl itibarıyla 13 ülkeden gaz tedarik ettiğini dile getirdi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin doğal gazı ihraç eden ülke haline geldiğine dikkati çekerek, Avrupa Birliği'nin Rus gazına ilişkin kararları nedeniyle Türkiye'nin alternatif oluşturabileceğini söyledi.</p><p>Yerli kömür santrallerine desteğin süreceğini ifade eden Bayraktar, kömür sektöründe istihdamı gözeten adil dönüşümün planlanması gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/enerji-ve-tabii-kaynaklar-302_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saatlerce-suren-psikedelik-seanslara-son-hastalar-2-saatte-evine-donebiliyor-297158</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saatlerce süren psikedelik seanslara son! Hastalar 2 saatte evine dönebiliyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[JAMA'da yayımlanan Faz 2b çalışması, mebufotenin içeren tek doz burun spreyinin tedavisi zor depresyonda belirtileri yaklaşık iki günde hafiflettiğini ve etkinin en az sekiz hafta sürdüğünü gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saatlerce süren psikedelik seanslara son! Hastalar 2 saatte evine dönebiliyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurbağa zehirinden elde edilen mebufotenin içeren tek doz burun spreyi, tedavisi zor depresyon hastalarında belirtileri yaklaşık iki gün içinde hafifletti. Journal of the American Medical Association'da yayımlanan Faz 2b çalışmasında, etkinin en az sekiz hafta sürdüğü görüldü.</p><p>AtaBeckley tarafından finanse edilen araştırmada, 5-MeO-DMT olarak da bilinen mebufotenin benzoatın güvenliği ve etkililiği incelendi. Çalışmaya Avustralya, Avrupa ve ABD'de orta ila ağır majör depresyon tedavisi gören 193 kişi katıldı.</p><p><b>TEK DOZLA HIZLI ETKİ GÖSTERDİ</b></p><p>Mebufotenin, Sonora Çölü kurbağası olarak bilinen <i>Incilius alvarius</i> türünden elde edilen bir bileşik. Araştırmacılar klinik çalışmada kurbağanın kurutulmuş zehrini değil, saf 5-MeO-DMT'nin sentezlenmiş formunu kullandı. Bu madde, mebufotenin ve bufotenin içeren "bufo" adlı sokak uyuşturucusunun bileşenlerinden biri olarak biliniyor.</p><p>Katılımcılara 0,3, 8 veya 12 miligram mebufotenin benzoat içeren burun spreyinden tek doz verildi. Önyargıyı önlemek için hastalar hangi dozu aldıklarını bilmedi. Tedavi öncesinde, sırasında ve sonrasında psikolojik destek sağlandı; katılımcılar ayrıca psikedelik tedavilerde kullanılan hazırlık ve gözetim protokollerini izledi.</p><p>Hastaların çoğu, akut psikedelik etkilerin sona erdiği doğrulandıktan sonra yaklaşık iki saat içinde klinikten ayrılmaya hazır hâle geldi. Depresyon belirtilerindeki iyileşme ise genellikle dozdan yaklaşık iki gün sonra başladı ve en az sekiz hafta devam etti.</p><p><b>8 MİLİGRAMLIK DOZ ÖNE ÇIKTI</b></p><p>8 ve 12 miligramlık dozlar, 0,3 miligramlık doza kıyasla daha iyi sonuç verdi. Depresyon puanları, düşük doza göre sırasıyla 5,3 ve 6,2 puan daha fazla iyileşti. Güvenlik ve etkililik arasında en iyi dengeyi sağladığı düşünülen 8 miligramlık doz, daha geniş katılımcı grubuyla yürütülecek Faz 3 çalışmasına taşınacak.</p><p>Katılımcıların çoğu baş ağrısı, mide bulantısı ve burun ağrısı gibi hafif veya orta şiddette yan etkiler yaşadı. Bu etkiler hızla geçti ve yalnızca dozun verildiği gün görüldü. Bununla birlikte, bir katılımcı tedavi sırasında iki şiddetli panik atak geçirdi.</p><p><b>UZMANLAR DAHA FAZLA KANIT İSTİYOR</b></p><p>Nöropsikiyatri araştırmacısı David Feifel ve ekibi, yaklaşık bir saat süren hızlı psikedelik deneyimin mebufotenine esketamin ve psilosibin karşısında avantaj sağlayabileceğini düşünüyor. Esketamin ve transkraniyal manyetik uyarım sık sık yeniden tedavi gerektirirken psilosibin ve LSD, daha uzun süren akut etkiler nedeniyle dört ila on iki saatlik izlem gerektirebiliyor.</p><p>Hindistan Ulusal Ruh Sağlığı ve Sinir Bilimleri Enstitüsü'nden Chittaranjan Andrade ise sonuçların mebufotenini depresyon tedavisinde bir sonraki büyük gelişme olarak göstermediğini belirtti. Andrade çalışmaya katılmadı, ancak JAMA'da yayımlanan değerlendirme yazısında tek dozun etkili görünmesine rağmen ortalama iyileşmenin yaklaşık yüzde 30'da kaldığını ve yanıt ile remisyon oranlarının ketamin ve elektrokonvülsif tedavide tipik olarak görülen düzeylerin altında olduğunu yazdı.</p><p>Andrade ayrıca "tedaviye dirençli depresyon" tanımının çalışmada esnek kullanıldığını savundu. Katılımcıların hiçbirinin ketamin veya elektrokonvülsif tedavi görmediğini belirten Andrade, bu hastalar için "tedavisi zor depresyon" ifadesinin daha doğru olduğunu ifade etti.</p><p>İntihar eğilimi bildiren hastaların çalışmaya alınmaması, mebufoteninin bu grup için güvenli ve etkili olup olmadığını belirsiz bırakıyor. Andrade, tedavisi zor depresyon hastalarının uzun vadeli idame tedavisine ihtiyaç duyduğunu, çalışmanın ise mebufoteninden sonra geleneksel antidepresana ne zaman geçileceği veya mebufoteninin idame tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bilgi sunmadığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/saatlerce-suren-psikedeli-570_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-ordusu-hurmuz-bogazinin-dogusunda-mayina-carpan-tankerde-yangin-cikti-297157</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Ordusu: Hürmüz Boğazı'nın doğusunda mayına çarpan tankerde yangın çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Ordusu Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nın doğu bölgesinde takip sistemlerini kapatıp seyreden bir tankerin mayına çarptığını ve tankerde yangın çıktığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Ordusu: Hürmüz Boğazı'nın doğusunda mayına çarpan tankerde yangın çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre, İran Ordusu Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler birimi konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Açıklamada, birkaç saat önce "yasaklı ve tehlikeli bölge" şeklinde nitelendirilen Hürmüz Boğazı'nın doğu bölgesinde takip sistemlerini kapatarak boğazdan geçmeye çalışan bir tankerin mayına çarparak hasar gördüğü ve gemide yangın çıktığı belirtildi.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın, İran tarafı ile koordinasyon kurmadan geçmeye çalışan tanker ve gemiler için "güvenli olmadığı" aktarılan açıklamada, "güvenli bir şekilde" geçmek isteyenlerin İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlaması gerektiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/iran-ordusu-hurmuz-bogazi-507_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/asidan-sonra-neden-bazi-kisiler-atesleniyor-297156</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aşıdan sonra neden bazı kişiler ateşleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni araştırma, aşıdan önce bağırsaklarında daha yüksek iltihaplanma ve flagellin faaliyeti bulunan kişilerin daha yüksek ateş geliştirdiğini gösterdi. Fare deneyleri, mikrobiyomun aşı tepkisini etkileyebileceğine işaret etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aşıdan sonra neden bazı kişiler ateşleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı aşıyı olan kişilerde ateş ve halsizlik gibi yan etkilerin farklı görülmesinde bağırsak mikrobiyomu rol oynayabilir. Uluslararası araştırma ekibi, aşıdan önce bağırsak mikroplarında daha yüksek flagellin faaliyeti bulunan ve iltihaplanma düzeyleri artmış kişilerin daha yüksek ateş geliştirdiğini belirledi.</p><p><b>AŞI ÖNCESİ BAĞIŞIKLIK FARKLILIKLARI</b></p><p>Max Planck Institute for Biology Tübingen'den Ruth Ley liderliğinde yürütülen µHEAT çalışmasına, 2021 ve 2022 yıllarında SARS-CoV-2 aşısı olan sağlıklı genç yetişkinler katıldı. Araştırmacılar katılımcıların dışkı ve kan örneklerini inceledi; ayrıca aşıdan önceki ve sonraki hafta boyunca ateş ölçümlerini takip etti.</p><p>Belirgin ateş geliştiren kişilerin bağırsak mikroplarında, bakterilerin hareket etmesini sağlayan kamçıların üretimiyle ilişkili genlerde daha yüksek faaliyet görüldü. Kamçılar, bağışıklık sisteminin olası tehlike sinyali olarak tanıyabildiği flagellin adlı proteinlerden oluşuyor. Kan ve dışkı analizleri, yüksek ateş geliştiren katılımcıların aşı öncesinde de daha yüksek iltihaplanma düzeylerine sahip olduğunu ortaya koydu.</p><p><b>FARE DENEYLERİ BULGULARI DESTEKLEDİ</b></p><p>İnsanlarda gözlenen ilişkinin ötesine geçmek isteyen araştırmacılar, katılımcıların dışkı mikrobiyomlarını bağırsak mikropları bulunmayan farelere aktardı ve hayvanları aşıladı. Daha yüksek ateş tepkisi gösteren kişilerden mikrop alan farelerde, diğer katılımcılardan mikrop alanlara kıyasla daha şiddetli iltihaplanma gelişti.</p><p>Bu etkinin kısmen farelerin flagellini algılama yeteneğine bağlı olması, bakteriyel proteinin aşı tepkisinde rol oynayabileceğine işaret etti. Ruth Ley, aşılama sürecinin insanların aynı bağışıklık tehdidine neden farklı yanıt verdiğini incelemek için kontrollü bir ortam sunduğunu belirtti.</p><p><b>BESLENME DE TEPKİYİ ETKİLEYEBİLİR</b></p><p>Araştırmacılar, bağırsak mikroplarının daha fazla flagellin üretmesini teşvik eden etkenleri de inceledi. Bitki temelli beslenen katılımcılarda daha hafif ateş tepkileri görülmesi, beslenmeyi önemli bir araştırma alanı hâline getirdi.</p><p>Institut Pasteur'de görev yapan Benoit Chassaing, bazı gıda katkı maddelerinin laboratuvar ortamında bağırsak mikroplarının flagellin üretimini artırdığını söyledi. Chassaing, sanayileşmiş beslenmenin bazı bileşenlerinin kamçılı bağırsak bakterilerinin çoğalmasını ve toplam flagellin üretimini teşvik edebileceğini ifade etti.</p><p>Georgia State University'den Hirohito Abo'nun yürüttüğü hayvan deneylerinde de yüksek yağ içeren Batı tarzı beslenmenin farelerde aşıya karşı iltihabi tepkileri güçlendirdiği görüldü. Ancak Kelsey Huus, çalışmanın insanlarda beslenmenin aşı tepkisini belirlediğini kanıtlamadığını vurguladı.</p><p><b>MİKROBİYOMU HEDEFLEYEN YENİ ARAŞTIRMALAR</b></p><p>Huus, beslenmenin iltihaplanmayı teşvik eden bir mikrobiyomu değiştirebilecek etkenlerden biri olabileceğini belirtti. Beslenme değişikliklerinin insanlarda flagellin üretimini ve ateş gibi aşı tepkilerini değiştirip değiştirmediğini anlamak için yeni müdahale çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor.</p><p>Gelecekteki araştırmalar, bağırsak mikrobiyomunu hedefleyen yöntemlerin aşı sonrası yüksek ateşi azaltıp azaltamayacağını inceleyecek. Bulgular, bağırsak mikroplarının yalnızca aşılara değil, farklı bağışıklık tehditlerine verilen yanıtları da etkileyebilecek temel bir bağışıklık durumu oluşturduğunu gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/asidan-sonra-neden-bazi-k-391_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyaya-dogru-ilerleyen-gunes-firtinasi-bilim-insanlarinin-ongoremedigi-sekilde-degisti-297155</link>
      <pubDate>2026-10-27T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'ya doğru ilerleyen güneş fırtınası bilim insanlarının öngöremediği şekilde değişti!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[University of Iowa araştırmacıları, Dünya'ya ilerleyen bir güneş bulutunun 13 milyon mil içinde yüzde 21 genişlediğini ve plazmasının üç kat ısındığını belirledi. Bulgular, uzay hava durumu tahminlerinde kullanılan modelleri sorguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'ya doğru ilerleyen güneş fırtınası bilim insanlarının öngöremediği şekilde değişti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>University of Iowa liderliğindeki araştırmacılar, Dünya'ya doğru ilerleyen bir güneş fırtınasının mevcut modellerin öngöremediği biçimde değiştiğini ortaya koydu. 2021'deki bir koronal kütle atımından kopan manyetik bulut, yalnızca 13 milyon mil boyunca yüzde 21 genişledi ve içindeki plazma önceki sıcaklığının üç katına çıktı.</p><p>Bilim insanları, Solar Orbiter ve Wind uzay araçlarının neredeyse aynı hat üzerinde yaptığı ölçümleri karşılaştırarak bulutun yolculuğu sırasındaki değişimi izledi. Bulgular, uyduları, navigasyon sistemlerini ve elektrik şebekelerini etkileyebilen uzay hava olaylarının daha doğru tahmin edilmesine katkı sağlayabilir.</p><p><b>NADİR HİZALANMA BULUTUN DEĞİŞİMİNİ ORTAYA ÇIKARDI</b></p><p>Bulut, 4 ve 5 Kasım 2021'de meydana gelen bir koronal kütle atımından kaynaklandı. Bu güçlü patlamalar, manyetik alanlarla örülü sıcak ve elektrik yüklü gaz kütlelerini Güneş'ten uzağa gönderiyor. Bazı atımlar, yıldızlararası uzaya doğru ilerleyen bükülmüş manyetik alan çizgileri içeren manyetik bulutlar oluşturuyor.</p><p>Hilal biçimindeki bulut Dünya'ya yaklaşırken Solar Orbiter, Güneş'ten yaklaşık 78 milyon mil uzaklıkta ölçüm yaptı. Wind ise aynı bulutu yaklaşık 91 milyon mil uzaklıkta kaydetti. İki uzay aracının neredeyse aynı güzergâh üzerinde bulunması, araştırmacıların bulutun farklı noktalardaki özelliklerini karşılaştırmasına imkân verdi. Patlama, Dünya'da büyük bir jeomanyetik fırtınaya da yol açtı.</p><p>University of Iowa'da fizik ve astronomi alanında doktora sonrası araştırma görevlisi Shirsh Soni, bu hizalanmanın nadir görüldüğünü söyledi. Soni, "Öncelikle, bu iki uzay aracının Güneş-Dünya ekseni üzerinde hizalanması nadir görülen bir durum. İkinci olarak, gezegenlerarası bir koronal kütle atımı sırasında bu şekilde hizalanmaları çok daha nadir" dedi.</p><p><b>GÜNEŞ RÜZGÂRI SÜPER GENİŞLEMEYİ TETİKLEDİ</b></p><p>Ölçümler, manyetik bulutun saniyede yaklaşık 192 kilometre hızla genişlediğini gösterdi. Bu hız, koronal kütle atımlarında görülen saniyede 50 ila 100 kilometrelik tipik aralığın oldukça üzerinde kaldı. Araştırmacılar, olağan dışı hızlı büyümeyi "süper genişleme" olarak adlandırdı.</p><p>Süreç, bulutun Güneş'ten dışarı akan ve saatte yaklaşık 1 milyon mile ulaşabilen yüklü parçacık akışı güneş rüzgârıyla karşılaşmasıyla başladı. Etkileşim ilk aşamada bulutu sıkıştırdı. Ancak bulutun içindeki plazma daha sonra önceki sıcaklığının üç katına kadar ısındı ve bu ısınma büyük genişlemeyi tetikledi.</p><p>Soni, "Tipik bir gezegenlerarası koronal kütle atımı güneş rüzgârıyla karşılaştığında yavaşlayabilir veya hızlanabilir. Bu durumda çok fazla genişledi" diye konuştu.</p><p><b>MEVCUT MODELLERİN ÖNGÖRÜLERİYLE ÇELİŞTİ</b></p><p>Araştırmacılar, bulut belirgin biçimde büyümesine rağmen manyetik alan basıncının değişmediğini de tespit etti. Bu sonuç, mevcut modellerin ürettiği tahminlerden farklı çıktı. Bulgular, manyetik bulutların Güneş Sistemi boyunca ilerlerken daha karmaşık değişimler geçirebileceğine işaret etti.</p><p>İki uzay aracının aynı bulutu farklı uzaklıklarda gözlemlemesi, tek bir ölçüm noktasında fark edilmesi zor değişimlerin doğrudan izlenmesini sağladı. Bu veriler, koronal kütle atımlarının Dünya'ya ulaşmadan önce nasıl evrildiğini anlamak açısından önem taşıyor. Atımların taşıdığı manyetik alanlar Dünya'nın manyetosferiyle etkileşerek jeomanyetik bozulmalara yol açabiliyor.</p><p>Çalışmanın sorumlu yazarı Soni, "Gezegenlerarası koronal kütle atımlarından kaynaklanan manyetik bulutların aynı şekilde evrileceğini varsaydık. Bu çalışmada, manyetik bulutun kısa bir zaman ve mesafe içinde çarpıcı biçimde genişleyebileceğini gösteriyoruz; bu durum Dünya üzerinde daha önce farkında olmadığımız etkiler yaratabilir" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/dunyaya-dogru-ilerleyen-g-594_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mekke-ittifaki-anlasmasi-komisyondan-gecti-297154</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Mekke İttifakı Anlaşması" Komisyondan geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nın uygun bulunduğuna ilişkin yasa teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Mekke İttifakı Anlaşması" Komisyondan geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.</p><p>Toplantıda, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Anlaşma'ya ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.</p><p>Daha sonra Komisyon'da yapılan oylamada Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/mekke-ittifaki-anlasmasi--486_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/protez-ellerde-yeni-donem-miknatislar-hareket-hissini-geri-getiriyor-297153</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Protez ellerde yeni dönem! Mıknatıslar hareket hissini geri getiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sant'Anna İleri Araştırmalar Okulu ve Cleveland Clinic araştırmacıları, kaslara yerleştirilen küçük mıknatıslarla protez ellerde doğal hareket hissi oluşturdu. Bulgular, daha sezgisel ve insansı protezlerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Protez ellerde yeni dönem! Mıknatıslar hareket hissini geri getiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pisa'daki Sant'Anna İleri Araştırmalar Okulu ile Cleveland Clinic araştırmacıları, ön kol kaslarına yerleştirilen küçük mıknatıslarla protez elin açılıp kapandığına dair doğal bir hareket hissi oluşturdu. Science Advances'ta yayımlanan çalışma, beynin parmak hareketlerini tek tek eylemler yerine koordineli örüntüler hâlinde algıladığını ortaya koydu.</p><p>İnsanlar ellerini görmeden yumruk yapabiliyor veya bir nesneye uzanabiliyor. Bu yetenek, kasların ve uzuvların hareketi hakkında beyne bilgi veren kinestezi duyusuna dayanıyor. Amputasyon sonrasında bu duyusal akışın kesilmesi, protez elle yapılan hareketleri daha zor ve daha az sezgisel hâle getirebiliyor.</p><p><b>KASLARA YERLEŞTİRİLEN MIKNATISLAR HAREKET HİSSİ SAĞLADI</b></p><p>Araştırmacılar, üst ekstremite protezlerinde hareket hissini yeniden oluşturmak için iki farklı nöral-makine arayüzünden elde edilen verileri karşılaştırdı. Tasarımları farklı olan sistemlerin ikisi de kullanıcılarda koordineli parmak hareketleri hissi oluşturdu. Bu sonuç, beynin kaslardan gelen sinyalleri "sinerji" adı verilen koordineli hareket örüntüleri olarak düzenlediğine işaret etti.</p><p>Kasların titreştirilmesi, kişide uzvunun hareket ettiği hissini oluşturabiliyor. Ancak dışarıdan uygulanan titreşim cildi de uyardığı için duyusal sinyalleri karıştırabiliyor. Sant'Anna'nın miyokinetik kinestetik arayüzü (MKkI), bu sorunu aşmak amacıyla kalan ön kol kaslarına yerleştirilen küçük mıknatısları kullanıyor. Mıknatıslar, cilde doğrudan temas etmeden kasların içinde titreşim oluşturuyor.</p><p>Araştırmacılar sistemi, Sant'Anna'nın yan şirketi Prensilia tarafından geliştirilen Mia Hand adlı robotik ele bağladı. İtalya'dan 34 yaşındaki bir katılımcı sistemi altı hafta boyunca test etti. Katılımcı, elinin açılıp kapandığını hissetti; parmakların da doğal harekete benzeyen örüntülerle birlikte hareket ettiğini bildirdi.</p><p><b>İKİ FARKLI SİSTEM AYNI ÖRÜNTÜYÜ GÖSTERDİ</b></p><p>Çalışmanın ilk yazarı Federico Masiero, MKkI'nin cilde temas etmeden kasları uyarmak için basit ve minimal invaziv bir implant kullandığını söyledi. Masiero, bu yaklaşımın hem insan motor kontrolünün anlaşılmasına hem de amputasyon sonrasında hareket hissinin yeniden kazandırılmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Daha önce Sant'Anna'da doktora öğrencisi olan Masiero, çalışmalarını Münih Teknik Üniversitesi'nin Münih Robotik ve Makine Zekâsı Enstitüsü'nde sürdürüyor.</p><p>Cleveland Clinic'te geliştirilen sistem ise cerrahi sinir yönlendirmesini robotik teknolojiyle birleştiriyor. Sant'Anna'nın yaklaşımı implante edilen mıknatıslara dayanıyor. Farklı yapıdaki iki sistem de hareket hissi oluşturmak için derin kasları seçici biçimde titreştiriyor.</p><p>Cleveland Clinic'te çalışmayı koordine eden Profesör Paul Marasco, iki ayrı arayüzden elde edilen verilerin karşılaştırılabilmesinin bulguları güçlendirdiğini söyledi. Marasco, sonuçların sinir sistemiyle daha doğal çalışan tedavi ve cihazların tasarlanması için sağlam bir temel sunduğunu ifade etti.</p><p>Araştırmacılar, her iki sistemde de kullanıcıların bağımsız parmak hareketlerinden çok koordineli eylemler hissettiğini gözlemledi. Bazı duyusal bilgilerin kullanıcılar bunu hemen fark etmese de işlendiği görüldü. Bulgular, kaslardan gelen geri bildirimin koordineli hareket örüntüleri hâlinde ve bilinçaltına daha yakın bir düzeyde düzenlenebileceğini ortaya koydu.</p><p><b>HEDEF KONTROL VE HİSSİ AYNI SİSTEMDE BİRLEŞTİRMEK</b></p><p>Araştırmacıların sıradaki hedefi, implante edilen mıknatısları hem protez kontrolü hem de hareket hissi için kullanmak. Ekip, mıknatısların konumunu takip ederek protezi kontrol ederken aynı mıknatıslara eş zamanlı titreşim uygulamayı planlıyor. Böylece kullanıcıların protezin hareketi hakkında geri bildirim alması amaçlanıyor.</p><p>Uzun vadeli hedef ise ilk altı haftalık denemenin ötesinde kullanılabilecek kalıcı bir implant geliştirmek. Ekipler, daha fazla katılımcıyla ve daha uzun sürelerle çalışarak arayüzün etkisini incelemek istiyor. Sant'Anna'da arayüzü geliştiren ve çalışmayı koordine eden Profesör Christian Cipriani, mevcut sistemin altı hafta dayanacak şekilde tasarlandığını söyledi.</p><p>Cipriani, bu sürenin arayüzün yararlılığını ve etkinliğini ilk kez değerlendirmek için yeterli olduğunu belirtti. Sonuçların umut verici olduğunu ifade eden Cipriani, daha uzun süre kullanılabilecek kalıcı ve implante edilebilir bir çözüm üzerinde çalışacaklarını açıkladı.</p><p>Araştırmacılara göre bulgular, protez teknolojisinin yanı sıra gelecekte inme rehabilitasyonu, epilepsi ve ağrı tedavisi alanlarında da değerlendirilebilir. Bu olası uygulamalar ise yeni araştırmaların konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/protez-ellerde-yeni-donem-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/aftlarin-nedeni-stres-degil-dis-fircaniz-olabilir-297152</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aftların nedeni stres değil diş fırçanız olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Tekrarlayan aftların nedeni yalnızca stres ve yorgunluk olmayabilir. Diş hekimleri, sert kıllı veya yıpranmış diş fırçalarının ağız mukozasını tahriş ederek ağrılı lezyonlara yol açabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aftların nedeni stres değil diş fırçanız olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aftların ortaya çıkmasında stres ve yorgunluğun yanı sıra günlük hayatta sık kullanılan diş fırçası da rol oynayabiliyor. Diş hekimleri, sert kıllı, yıpranmış veya bakımı iyi yapılmayan fırçaların ağız mukozasını tahriş ederek tekrarlayan aftlara neden olabileceği uyarısında bulunuyor.</p><p><b>DİŞ FIRÇASI GÖZDEN KAÇAN ŞÜPHELİ</b></p><p>Aftlar, yaş fark etmeksizin nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini etkiliyor. Stres, yorgunluk ve çeşitli eksiklikler bilinen nedenler arasında yer alsa da uygun olmayan diş fırçası kullanımı da ağrılı lezyonları tetikleyebiliyor.</p><p>Çok sert kıllar, dişleri fazla bastırarak fırçalamak, yıpranmış bir fırça kullanmak veya fırçayı yeterince temizlememek ağız dokularını zayıflatabiliyor. Bu durumda sorun, vücuttaki bir düzensizlikten çok tekrarlanan yerel tahrişten kaynaklanan travmatik aft olarak değerlendiriliyor.</p><p>Journal of Oral Pathology and Medicine'da yayımlanan bir çalışmaya göre sert kıllı diş fırçası kullananlarda travmatik aft görülme olasılığı, yumuşak veya ekstra yumuşak fırça kullananlara kıyasla iki kat daha yüksek. Tours'da görev yapan diş hekimi Dr. Sophie Marin de kronik aft şikâyeti bulunan birçok hastanın sert veya yıpranmış fırça kullandığını, fırça değişikliğinin ise belirtileri belirgin biçimde azaltabildiğini aktarıyor.</p><p><b>SERT KILLAR VE YIPRANMA UYARI İŞARETİ</b></p><p>Diş fırçası seçerken öncelikle kılların sertliğine dikkat etmek gerekiyor. Diş etleri ve ağız mukozası için yumuşak ya da ekstra yumuşak kıllı fırçalar öneriliyor.</p><p>Kılların şeklinin bozulması, açılması veya düzleşmesi de fırçanın değiştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Yıpranmış kıllar temizleme görevini yeterince yerine getiremediği gibi hassas ağız dokularını çizebiliyor.</p><p>Fırçanın temizliği ve saklama koşulları da önem taşıyor. İyi durulanmayan veya nemli bir yerde bırakılan diş fırçası bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluşturabiliyor. Diş fırçasının üç ayda bir değiştirilmesi ve dört aylık kullanım süresinin aşılmaması tavsiye ediliyor.</p><p><b>AĞIZ MUKOZASINI KORUYAN ALIŞKANLIKLAR</b></p><p>Aft oluşumunu azaltmak için yumuşak veya ekstra yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanılmalı ve fırça fazla yıpranmadan yenilenmeli. Fırçalama sırasında aşırı baskıdan kaçınmak gerekiyor. Elektrikli fırça kullananların ise temizleme işini cihazın yapmasına izin vermesi öneriliyor.</p><p>Mukoza hassasiyetini artırabilen sodyum lauril sülfat (SLS) içeren diş macunlarından uzak durmak da yarar sağlayabiliyor. Ağız kuruluğu mikro lezyonların oluşumunu kolaylaştırdığı için ağız nemli tutulmalı; asitli ve çok tuzlu yiyecekler de sınırlandırılmalı.</p><p>Bu alışkanlıklar, daha nazik bir fırçalama tekniğiyle birlikte ağız mukozasındaki tahrişi azaltabiliyor. Aftlar sürekli tekrarlıyorsa diş fırçasının sertliği, yıpranma durumu ve temizlik koşulları gözden geçirilmeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/aftlarin-nedeni-stres-deg-840_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ve-gorusmeler-resmen-basladi-mauro-icardi-ispanya-yolcusu-297151</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ve görüşmeler resmen başladı! Mauro Icardi İspanya yolcusu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'daki sözleşmesi sona erdikten sonra herhangi bir kulüp ile anlaşmayan Arjantinli yıldız Mauro Icardi cephesinde yeni gelişmeler yaşanıyor. İspanyol ekibi Real Betis, Icardi ile görüşmeler başladığı iddia edildi. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ve görüşmeler resmen başladı! Mauro Icardi İspanya yolcusu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'la sözleşmesi sona erdikten sonra sarı-kırmızılı kulüpten ayrılan Mauro Icardi, yaz transfer döneminde bir takıma imza atmadı. Arjantinli yıldızla ilgilenen kulüpler olsa da transfer gerçekleşmemişti.</p><p>Tuttomercato'da yer alan habere göre Real Betis, Icardi transferini değerlendiriyor. Betis Teknik Direktörü Manuel Pellegrini'nin Icardi'yi sezonun ikinci yarısı için bir seçenek olarak düşündüğü ve görüşmelerin başladığı ancak şu an için resmi teklifin yapılmadığı ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/icardiaa1-27102026ace9b755.jpg"/><p><b>TRANSFERİN ÖNÜNDEKİ ENGEL</b></p><p>İspanyol ekibinin olası anlaşma şartlarını araştırdığı ve Icardi'nin bonservisinin olmamasının kulüp için bir fırsat olarak görüldüğü aktarıldı. Ancak Icardi'nin Galatasaray'da kazandığı 10 milyon euroluk maaşın Betis için karşılanamayacak bir tutar olduğu ve transferin sadece deneyimli golcünün maaşında indirime gitmesi halinde gerçekleşebileceği aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/40043628-2710202689fba684.jpg"/><p><b>7 KULÜP PEŞİNDE</b></p><p>Icardi'nin durumunu Real Betis'le birlikte Juventus, Elche, Everton, Tottenham, Benfica ve PAOK'un takip ettiği ve Arjantinli golcünün ilerleyen haftalarda bir karar vermesi gerekeceği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/ve-gorusmeler-resmen-basl-949_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uyku-doktorundan-stres-kaynakli-uykusuzluk-icin-8-oneri-297150</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyku doktorundan stres kaynaklı uykusuzluk için 8 öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Stres, beynin gece boyunca tetikte kalmasına ve uykuya dalmanın zorlaşmasına yol açabiliyor. Uyku uzmanı Angela Holliday-Bell, düzenli uyku saatlerinden gün içindeki harekete kadar uykuyu destekleyen 8 alışkanlığı sıralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyku doktorundan stres kaynaklı uykusuzluk için 8 öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stres, yatma saatinde beyni alarma geçirerek uykuya dalmayı ve gece boyunca uykuyu sürdürmeyi zorlaştırabiliyor. Kurul onaylı hekim ve sertifikalı uyku uzmanı Angela Holliday-Bell, stres kaynaklı uykusuzluğu azaltmak için günlük hayatta uygulanabilecek 8 öneri paylaşıyor.</p><p><b>STRES UYKUYU NASIL BOZUYOR</b></p><p>Holliday-Bell'e göre stres, bedeni tetikte tutan savaş ya da kaç tepkisini etkinleştiriyor. Bu sırada kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılanıyor. Tehdit anında işe yarayan bu tepki uzun süre devam ettiğinde uykuya dalmayı güçleştiriyor, gece uyanmalarını artırıyor ve yeniden uyumayı zorlaştırıyor.</p><p>Zamanla yatma saati stres ve hayal kırıklığıyla ilişkilendirilebiliyor. Genetik, geçmişte yaşanan uykusuzluk, anksiyete ve aşırı endişelenme gibi kişilik özellikleri de kişinin strese bağlı uyku sorunlarına yatkınlığını artırabiliyor.</p><p><b>DÜZENLİ UYKU SAATLERİ BELİRLEYİN</b></p><p>Her sabah, kötü bir gece geçirilmiş olsa bile yaklaşık aynı saatte uyanmak biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Holliday-Bell, kaybedilen uykuyu telafi etmek için yatakta fazladan saatler geçirme alışkanlığından kaçınılmasını öneriyor.</p><p><b>YATMADAN ÖNCE ZİHNİ SAKİNLEŞTİRİN</b></p><p>Uyku rutininin bir bölümünü gevşemeye ayırmak, zihne ve bedene dinlenme zamanının geldiğini bildiriyor. Yatmadan önce 20-30 dakika kitap okumak veya sakinleştirici müzik dinlemek, beynin uykuya hazırlanmasını kolaylaştırabiliyor.</p><p><b>UYKU ORTAMINI RAHATLATICI HALE GETİRİN</b></p><p>Yatak odasının serin, karanlık ve sessiz tutulması gereksiz uyanmaları azaltabiliyor. Rahatsız veya yeterli desteği sağlamayan bir yatak ise fiziksel rahatsızlığa ve gece boyunca sık uyanmaya neden olabiliyor. Uzman, rahat bir uyku sıcaklığını koruyan ve uygun destek sunan bir yatak kullanılmasını tavsiye ediyor.</p><p><b>ENDİŞELERİNİZİ YATMADAN ÖNCE YAZIN</b></p><p>Uzun yapılacaklar listeleri ve çözülmemiş sorunlar, kişi yatağa girdiğinde zihnin aşırı çalışmasına yol açabiliyor. Holliday-Bell, akşamın daha erken saatlerinde 10-15 dakika ayırarak endişeleri ve ertesi gün atılabilecek adımları yazmayı öneriyor. Bu yöntem, uykuya geçişte düşüncelerin yarışmasını azaltabiliyor.</p><p><b>GÜN İÇİNDE GEVŞEME MOLALARI VERİN</b></p><p>Derin nefes alma ve aşamalı kas gevşetme gibi teknikler, beden yorgun olsa bile zihnin kapanmadığı anlarda sinir sistemini sakinleştirebiliyor. Gün boyunca kısa nefes alma veya farkındalık molaları vermek, stresin gece saatlerine kadar birikmesini önleyebiliyor.</p><p><b>GÜN BOYUNCA HAREKET EDİN</b></p><p>Uyku kalitesini artırmak yalnızca yatma saatinde yapılanlarla sınırlı değil. Sabah doğal güneş ışığı almak biyolojik saatin düzenlenmesine katkı sağlıyor. Düzenli fiziksel aktivite de stresi azaltıyor ve gece uykusunu destekliyor.</p><p><b>KAFEİN VE ALKOLÜ SINIRLAYIN</b></p><p>Günün ilerleyen saatlerinde kafein tüketmek ve alkolü uyku yardımcısı olarak kullanmak uykuyu bozabiliyor. Düzensiz uyku saatleri, aşırı kafein, alkol ve yatmadan önce parlak ışığa maruz kalmak da uykuya dalmayı zorlaştıran etkenler arasında yer alıyor.</p><p><b>UYUYAMIYORSANIZ YATAKTAN KALKIN</b></p><p>Gece uyanık yatıp giderek daha fazla hayal kırıklığı yaşamak yerine yataktan kalkmak, loş ışıkta sessiz ve rahatlatıcı bir işle uğraşmak, uykululuk geldiğinde yatağa dönmek öneriliyor. Böylece yatağın uyanıklık ve stresle ilişkilendirilmesinin önüne geçilebiliyor.</p><p>Holliday-Bell, bazı ilaçların, kronik ağrının, hormonal değişikliklerin ve altta yatan uyku bozukluklarının da uykusuzluğa katkıda bulunabileceğini belirtiyor. Alışkanlıklarda ve uyku ortamında yapılan değişikliklere rağmen sorun devam ederse, altta yatan nedeni belirlemek için bir sağlık uzmanına başvurulması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/uyku-doktorundan-stres-ka-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/artan-yemek-kac-kez-yeniden-isitilabilir-297149</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Artan yemek kaç kez yeniden ısıtılabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Artan yemekleri yeniden ısıtmanın güvenliği, işlem sayısından çok oda sıcaklığında kaldıkları süreye bağlı. Uzman Vanessa Coffman, iki saat kuralına uyulmasını ve yemeklerin 165°F'ye kadar ısıtılmasını öneriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Artan yemek kaç kez yeniden ısıtılabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan yemekleri birden fazla kez yeniden ısıtmak, tek başına onları güvensiz hâle getirmiyor. Gıda güvenliği uzmanı Vanessa Coffman'a göre asıl risk, bozulabilir yiyeceklerin oda sıcaklığında ne kadar süre kaldığıyla ilgili.</p><p><b>GÜVENLİKTE İKİ SAAT KURALI</b></p><p>Stop Foodborne Illness kuruluşunun İttifak Direktörü Coffman, bozulabilir gıdaların oda sıcaklığında toplam iki saatten fazla bekletilmemesi gerektiğini belirtiyor. Sıcaklığın 90°F'nin üzerine çıktığı durumlarda bu süre bir saate düşüyor.</p><p>Yemek her servis edildiğinde, yeniden ısıtıldığında ve tekrar masaya konulduğunda dışarıda kaldığı süreye ekleniyor. Örneğin patates püresi akşam yemeği sırasında bir saat masada kaldıysa, iki saatlik sınırın yarısı kullanılmış oluyor. Ertesi gün yeniden ısıtıldıktan sonra bir saat daha dışarıda bekletilirse yemek atılmalı.</p><p>Coffman, artan yemekleri küçük porsiyonlara ayırmayı ve hemen tüketilmeyecek bölümleri gecikmeden buzdolabına kaldırmayı öneriyor. Böylece yalnızca yenilecek miktar ısıtılıyor ve yemeğin güvenli sıcaklık sınırlarında tutulması kolaylaşıyor.</p><p><b>BUZDOLABINDA ÜÇ GÜN SINIRI</b></p><p>Oda sıcaklığında iki saatten fazla kalan artan yemekler, sıcaklığın 90°F veya üzerinde olduğu durumlarda ise bir saatten fazla bekleyen yiyecekler tüketilmemeli. Buzdolabında üç günden uzun süre kalan ve dondurulmayan artan yemeklerin de atılması gerekiyor.</p><p>Ev yapımı çırpılmış krema ile et bazlı soslar bu kuralın istisnaları arasında yer alıyor. Coffman, bu yiyeceklerin buzdolabında yalnızca bir gün saklandıktan sonra tüketilmesini veya atılmasını tavsiye ediyor.</p><p><b>YENİDEN ISITIRKEN 165°F'YE ULAŞIN</b></p><p>Gıda güvenliğini korumak için buzdolabı 40°F veya altında, dondurucu ise 0°F veya altında tutulmalı. Artan yemekler yeniden ısıtılırken, kalibre edilmiş bir gıda termometresiyle yemeğin en kalın bölümündeki sıcaklık kontrol edilmeli ve 165°F'ye ulaşması sağlanmalı.</p><p>Mikrodalga kullanıldığında yemek birkaç kez karıştırılmalı ve sıcaklık ölçülmeden önce kısa süre beklenmeli. Mikrodalgalar sıcak ve soğuk noktalar oluşturabildiği için karıştırmak ısının daha dengeli dağılmasına yardımcı oluyor.</p><p>Artan yemekler, özellikle çiğ et ve kümes hayvanları olmak üzere diğer ürünlerle temas etmeyecek şekilde saklanmalı. Coffman ayrıca güvenli taşıma ve pişirme kurallarına uyulmadığında, yemeği tamamen yeniden ısıtmanın gıda kaynaklı hastalık riskini ortadan kaldırmayabileceği konusunda uyarıyor. Bazı bakteriler, yeterli pişirme sıcaklığıyla etkisiz hâle gelmeyen toksinler üretebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/artan-yemek-kac-kez-yenid-393_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/keanu-reeves-netflixin-yeni-aksiyon-filminde-alan-ritchsonin-yerini-aldi-297148</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Keanu Reeves Netflix'in yeni aksiyon filminde Alan Ritchson'ın yerini aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Keanu Reeves, Netflix'in yeni aksiyon gerilim filmi Maelstrom'da Alan Ritchson'ın yerine başrolü üstlenecek. Filmin yönetmen koltuğunda Carry-On'un yönetmeni Jaume Collet-Serra oturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Keanu Reeves Netflix'in yeni aksiyon filminde Alan Ritchson'ın yerini aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Keanu Reeves, Netflix'in yeni aksiyon gerilim filmi Maelstrom'un başrolüne geçti. Oyuncu, yapımdan bilinmeyen nedenlerle ayrılan Reacher yıldızı Alan Ritchson'ın yerini aldı.</p><p><b>FİLMİN KONUSU BELLİ OLDU</b></p><p>Jaume Collet-Serra'nın yöneteceği filmde federal bir polis, tanıklık yapmayı kabul eden bir silah tüccarının nişanlısını korumakla görevlendiriliyor. Kasırga nedeniyle iletişim kesilince ikili, dışarıdan yardım alamadan sığınaklarında mahsur kalıyor.</p><p>Silah tüccarının adamları saldırıya geçerken polis, gece sona erene kadar kadını hayatta tutmaya çalışıyor.</p><p><b>PROJE YILLAR ÖNCE GELİŞTİRİLDİ</b></p><p>Maelstrom'un senaryosu ilk kez 1993'te Warner Bros.'ta gündeme geldi. Filmin güncel senaryosunu Mark Bianculli, hayatını kaybeden Gregory Fitzpatrick'in özgün metninden uyarlayarak kaleme alıyor.</p><p>Film, Reeves'in yoğun çalışma programına eklendi. Oyuncunun gelecek projeleri arasında bilimkurgu filmi Shiver ile Ruben Östlund imzalı The Entertainment System Is Down da bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/keanu-reeves-netflixin-ye-312_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.297147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-1800-kilometrelik-gizemli-bulutun-sirri-cozuldu-297147</link>
      <pubDate>2026-10-27T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta 1800 kilometrelik gizemli bulutun sırrı çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars'ın Arsia Mons volkanı yakınında 1800 kilometreye uzanan su buzu bulutunun, atmosferdeki aşırı soğuma sonucu toz parçacıkları olmadan oluşabildiği belirlendi. Yeni model, oluşumun mekanizmasını büyük ölçüde açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta 1800 kilometrelik gizemli bulutun sırrı çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mars'ın atmosferinde, Arsia Mons volkanı yakınında düzenli olarak ortaya çıkan dev su buzu bulutunun oluşum mekanizması açıklandı. Yaklaşık 1800 kilometre uzunluğa ulaşan beyaz şerit, Mars yüzeyinin 45 kilometre üzerinde beliriyor ve birkaç saat içinde yok oluyor.</p><p>Paris Dinamik Meteoroloji Laboratuvarı'ndan Jorge Hernández-Bernal liderliğindeki ekip, Mars atmosferinin bilgisayar modelini uzay araçlarının yıllar boyunca topladığı gözlemlerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, bulutun Güney Yarımküre'de ilkbahar ve yaz aylarında, gün doğumunda görüldüğünü belirledi.</p><p><b>ATMOSFERİK DALGA HIZLA SOĞUTUYOR</b></p><p>Model, yaklaşık 20 kilometre yüksekliğindeki Arsia Mons'un çevresindeki hava akımlarının güçlü bir atmosferik dalga oluşturduğunu ortaya koydu. Bu dalga, nemli havayı birkaç dakika içinde birkaç kilometre yükseltiyor. Hava hızla soğurken bazı bölgelerde sıcaklık eksi 143 dereceye kadar düşüyor.</p><p>Bu aşırı soğuma, su buharında olağanüstü bir doygunluğa yol açıyor. Hesaplamalara göre doygunluk, normal sınırın yaklaşık 100 bin kat üzerine çıkabiliyor. Bölgede buz oluşumunu başlatacak yeterli toz parçacığı bulunmadığı için kristallerin yabancı parçacıklara ihtiyaç duymadan doğrudan su buharından oluştuğu değerlendiriliyor.</p><p><b>BUZ ŞERİDİ RÜZGÂRLARLA UZUYOR</b></p><p>Oluşan buz kristallerini batıya esen rüzgârlar taşıyor. Kristaller, buz ile çevredeki su buharı arasında denge kurulana kadar büyümeyi sürdürüyor. Bu süreç, bulutun yüzlerce kilometre boyunca varlığını korumasını sağlıyor.</p><p>Yeni model, bulutun karakteristik biçimini yeniden oluşturmayı başardı ancak gözlemlerle tam olarak örtüşmedi. Modeldeki şerit, gerçek oluşumdan yüzde 30 ila 50 daha dar çıktı ve oluşum yaklaşık bir buçuk saat gecikmeli başladı. En küçük toz parçacıklarının sürece katıldığı alternatif mekanizma da bu kadar belirgin ve uzun bir bulut oluşturamadı.</p><p>Araştırmanın ortak yazarı, LATMOS laboratuvarından Anni Määttänen, benzer bir buz oluşumu için gereken aşırı koşulları 2005 yılında değerlendirmişti. Yeni modelleme, doğrudan doğrulama henüz bulunmasa da bu sürecin Mars'ta gerçekten yaşanabileceğini gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/27/marsta-1800-kilometrelik--339_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>