<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292584</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyeden-dijital-siddete-karsi-siki-markaj-kades-ve-elektronik-kelepce-modeli-dunyaya-anlatildi-292584</link>
      <pubDate>2026-09-23T23:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den dijital şiddete karşı sıkı markaj: KADES ve elektronik kelepçe modeli dünyaya anlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Göktaş, BM 81. Genel Kurulu marjında New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "Teknoloji Kaynaklı Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddetle Mücadele" Temalı G77 ve Yükselen Ortaklar Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı"nda konuştu. Kadınlara yönelik dijital şiddetle mücadelede Türkiye'nin "sıfır tolerans" ilkesini vurgulayan Bakan Göktaş, KADES ve siber suçlarla mücadele birimleri başta olmak üzere hayata geçirilen öncü uygulamaları uluslararası kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den dijital şiddete karşı sıkı markaj: KADES ve elektronik kelepçe modeli dünyaya anlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital teknolojilerin hayatı dönüştürürken kadınların istihdama, eğitime, bilgi ekonomisine ve karar alma süreçlerine erişim imkanlarını da artırdığına dikkati çeken Göktaş, &quot;Ancak bu teknolojiler, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik yeni şiddet biçimlerine de zemin hazırlayabiliyor.&quot; uyarısında bulundu.</p><p>Bakan Göktaş, kadınların ve kız çocuklarının güvenliğini gözetmeyen platformların ayrımcılık ve istismarın aracı haline gelebildiğine de işaret etti.</p><p><b>"HIZLI, KARARLI VE ETKİLİ AKSİYONLAR ALMALIYIZ"</b></p><p>Çevrim içi tehditler, taciz, ısrarlı takip, mahrem görüntülerin istismar edilmesi ve kişisel bilgilerin kötüye kullanılmasının acil müdahale gerektiren küresel sorunlar olduğunun altını çizen Göktaş, &quot;Yapay zekayla üretilen sahte görüntüler, kadınları ve kız çocuklarını tehdit etmek ve küçük düşürmek için de kullanılıyor. Mağdurların süregelen zarar ve tehditlere maruz kalmasını önlemek için hızlı, kararlı ve etkili aksiyonlar almalıyız.&quot; diye konuştu.</p><p>Göktaş, bu çerçevede mağdurları korumak, adalete erişimi sağlamak ve kadınlarla kız çocuklarını güçlendirmek için kapsamlı adımlar atılması gerektiğini belirterek, teknoloji şirketlerinin sorumluluklarının açıkça belirlenmesi, yükümlülüklere uyulmaması halinde yaptırımlar uygulanması ve etkili şikayet ve müdahale mekanizmalarının kurulması gerektiğinin önemine işaret etti.</p><p>Güvenlik ve insan haklarının dijital hizmetlere yön vermesi ve mevzuatın da gelişmelere ayak uydurması gerektiğinin altını çizen Göktaş, hukuka aykırı içeriklerin gecikmeksizin kaldırılması gerektiğini dile getirdi.</p><p>Bakan Göktaş, &quot;Failler hukuki sonuçlarla karşılaşmalı; mağdurlar ise mahremiyetlerini koruyan ve hızlı destek sunan güvenli başvuru kanallarına erişebilmelidir. Yargıyı, kolluk kuvvetlerini ve sosyal hizmetleri güçlendirmeliyiz; böylece teknoloji aracılığıyla işlenen şiddetle daha etkili mücadele edebiliriz.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p><b>"TÜRKİYE'DE KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI SIFIR TOLERANS ANLAYIŞIYLA MÜCADELE EDİYORUZ"</b></p><p>Göktaş, &quot;Türkiye'de kadınlara yönelik şiddetin her türüyle sıfır tolerans anlayışı, güçlü mevzuat ve güncellenen politikalarla mücadele ediyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Dijitalleşme ve yapay zekanın &quot;5. Ulusal Eylem Planı&quot;nın yatay eksenlerinden birini oluşturduğu bilgisini veren Göktaş, Türk Ceza Kanunu&#39;nun, özel hayata ait görüntü veya seslerin hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesini ve ısrarlı takibini suç saydığını, elektronik araçlarla işlenen cinsel taciz için ise daha ağır cezalar öngörüldüğünü aktardı.</p><p><b>Göktaş, 6284 sayılı Kanun kapsamında, şiddetin hangi araçla gerçekleştiğine bakılmaksızın kadınları korumaya yönelik tedbirler alındığını da belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimiz mağdurun yanında oluyor ve korumayı güçlendirmek için teknolojiden yararlanıyor. 2018 yılından beri tehdit altında hisseden kadınlar, KADES mobil uygulaması aracılığıyla tek tuşla en yakın kolluk ekibinden yardım isteyebiliyor. Yüksek şiddet riskiyle karşı karşıya olan mağdurları ve failleri İçişleri Bakanlığımızla iş birliği içinde elektronik kelepçe sistemiyle takip ediyoruz. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde siber suçlarla mücadeleye özgü bir birim oluşturuldu. Ulusal Eylem Planımız, dijital şiddet ve hakların korunmasına ilişkin yeni rehberler içeriyor. Şiddet mağduru kadınlar ve çocuklar için Dijital Güvenlik ve Medya Atölyeleri de öngörüyor.&quot;</p><p>Bakan Göktaş, genç kadınların ve kız çocuklarının dijital şiddeti tanımasına ve bu şiddete karşı nasıl hareket edeceğini öğrenmesine yardımcı olacak bir modülün de geliştirildiğini ifade etti.</p><p>Dijital okuryazarlığın ve farkındalığın güçlendirilmesinin kadınlar, kız çocukları, çocuklar, aileler, eğitimciler ve ilgili uzmanlar için büyük önem taşıdığının altını çizen Göktaş, &quot;Dijital şiddet sınır tanımıyor. Uluslararası standartları güçlendirmeli, iyi uygulamaları paylaşmalı ve ilgili tüm paydaşlarla işbirliği yapmalıyız.&quot; şeklinde mesaj verdi.</p><p>Göktaş, Türkiye&#39;nin, uluslararası iş birliğini genişletmeye ve deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu belirterek böylece birlikte tüm kadınlar ve kız çocukları için daha güvenli ve eşit bir dijital gelecek inşa edebileceklerini söyledi. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/turkiyeden-dijital-siddet-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292583</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bmde-iklim-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-2035e-giden-surecte-yeni-hedefleri-belirledik-292583</link>
      <pubDate>2026-09-23T22:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM'de İklim Zirvesi... Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Merkezi'nde “İklim Etkinliği” programında konuştu. Antalya'da düzenlenecek olan COP31 zirvesine değinen Erdoğan, 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik diyerek ülkelere güçlü destek çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM'de İklim Zirvesi... Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Merkezi'nde "İklim Etkinliği" programında önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:</b></p><p>COP31'i Antalya'da düzenleyeceğiz. Farklı coğrafyaların beklentilerini dikkate alarak hazırlıkları yapıyoruz.</p><p>2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik. Sizlerden bu gündeme güçlü destek vermenizi bekliyoruz.</p><p>Adil geçişi kalıcı hale getirebiliriz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/canli-bm-genel-merkezinde-705_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292582</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/iskurda-yapay-zeka-donemi-turkiye-gelecegin-isgucu-piyasasina-hazirlaniyor-292582</link>
      <pubDate>2026-09-23T22:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İŞKUR'da yapay zeka dönemi: Türkiye geleceğin işgücü piyasasına hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Akıllı bir geleceğin yalnızca makinelerle değil, öğrenen ve yenilik üreten insanlarla inşa edileceğini belirten bakan Işıkhan, İŞKUR aracılığıyla hayata geçirilen yapay zeka destekli eşleştirme araçlarıyla eğitim ve çalışma hayatı arasında güçlü bir köprü kurduklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İŞKUR'da yapay zeka dönemi: Türkiye geleceğin işgücü piyasasına hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2026 Dünya Beceriler Zirvesi Bakanlar Toplantısı'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Çin'in Şanghay kentine resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Işıkhan katıldığı toplantıda, "Dijital ve Akıllı Bir Gelecek için Yaşam Boyu Mesleki Beceri Eğitimi Sistemi Oluşturulması" teması kapsamında konuşma yaparak, düzenlenen bu önemli konferansta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.  </p><p>Konuşmasında dijitalleşme, yapay zeka ve yeşil dönüşümün işgücü piyasalarını her zamankinden daha hızlı değiştirdiğine dikkati çeken Bakan Işıkhan, "Bugün hepimiz, 'insanlarımızı değişen beceri ihtiyaçlarına yaşamları boyunca nasıl hazırlayacağız?' sorusuna cevap arıyoruz. Yapay zekayı; insanın alternatifi değil, insan kapasitesini destekleyen bir araç olarak gördüğümüz müddetçe doğru adımlar atabiliriz. Bu doğrultuda 'beceri geliştirme' ve 'yeniden beceri kazandırma', ulusal politikalarımızın merkezinde yer almalıdır" ifadelerini kullandı.  </p><p>Işıkhan, geçtiğimiz Nisan ayında İstanbul'da gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi'nde de vurgulandığı üzere, beceri politikalarının artık ekonomik rekabet gücünün ve toplumsal refahın temel şartı olduğuna işaret ederek, "Nitekim, kısa süre önce açıklanan OECD PISA 2025 sonuçları da Türkiye'nin eğitim ve beceri geliştirme alanındaki kararlılığını ortaya koymuştur. Küresel ölçekte puanların gerilediği bir dönemde Türkiye; fen, matematik ve okuma becerilerinin tamamında puanını artırarak son 10 yılda üç alanda birden yükselen tek OECD ülkesi olmuştur" dedi.  </p><p><b>"YAPAY ZEKA DESTEKLİ EŞLEŞTİRME ARAÇLARINI HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin, becerilerinin istihdam politikalarının merkezine doğrudan yerleştiren bütüncül bir yaklaşımın benimsendiğine vurgu yapan Bakan Işıkhan, "Kamu istihdam kurumumuz İŞKUR aracılığıyla yapay zeka destekli eşleştirme araçlarını hayata geçirdik. Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemimiz ile eğitim ve çalışma hayatı arasında güçlü ve geleceğe dönük bir köprü kuruyoruz. Ev sahibimiz Çin'in, dijital dönüşüm ve mesleki eğitimde attığı vizyoner adımları takdirle takip ediyor, bu alandaki küresel deneyim paylaşımlarını çok kıymetli buluyoruz. Bu konferansı, deneyimlerimizi paylaşmak ve beceri dönüşümü alanında uluslararası işbirliğimizi daha da güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz" dedi.  </p><p>Bakan Işıkhan, "Akıllı bir gelecek yalnızca akıllı makinelerle inşa edilemez. Bu gelecek; öğrenen, yenilik üreten ve kendi kapasitelerini geliştirmek için teknolojiden yararlanan insanlar tarafından inşa edilecektir. Geleceğin en rekabetçi ülkeleri, yalnızca en ileri teknolojilere sahip olan ülkeler olmayacaktır. Asıl rekabet gücüne sahip ülkeler, vatandaşlarına yaşam boyu öğrenme ve değişen dünyaya uyum sağlama fırsatı sunan ülkeler olacaktır" ifadelerini kullandı.  </p><p>Işıkhan, konuşmasının sonunda teknolojik dönüşümün gerisinde kimsenin bırakılmadığı, insanı merkeze alan bir beceri ekosisteminin hep birlikte inşa edilebileceğini umduğunu söyledi.  </p><p><b>IŞIKHAN, ŞANGHAY'DA ÇEŞİTLİ TEMASLARDA BULUNDU</b></p><p>Bakan Işıkhan, Çin'deki temasları kapsamında Doğu Afrika ülkesi Malavi Çalışma, Beceriler ve Yenilik Bakanı Joel Chinago ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, çalışma hayatı ve istihdam başta olmak üzere geleceğe yönelik atılabilecek adımlar değerlendirildi.  </p><p>Işıkhan, ayrıca 2026 Dünya Beceriler Zirvesi kapsamında, Kamboçya Çalışma ve Mesleki Eğitim Bakanı Heng Sour ile de bir araya geldi.  </p><p>Bakan Işıkhan, Çin'deki temasları kapsamında Türkiye'nin Şanghay Başkonsolosluğu'nu ziyaret etti. Türkiye ve Çin arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdüren Büyükelçi Selçuk Ünal,  Başkonsolos Özlem Kural ve personeli tebrik eden Işıkhan, yetkililere çalışmalarında başarılar diledi.  </p><p>Şanghay'da bulunan Türk iş insanları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle de bir araya gelen Bakan Işıkhan, burada vatandaşların sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki taleplerini dinledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/iskurda-yapay-zeka-donemi-250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292581</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abd-destegi-turkiyeden-alacak-saglik-sisteminde-dev-is-birligi-292581</link>
      <pubDate>2026-09-23T22:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD desteği Türkiye'den alacak: Sağlık sisteminde dev iş birliği]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD'de sağlığa erişimin büyük bir sorun olduğuna dikkati çekerek, Amerikan birinci basamak sağlık sistemine Türkiye'nin destek vereceğini duyurdu. İki ülkenin karşılıklı iş birliğiyle güç birliğine gideceğini belirten Memişoğlu, Türkiye'nin sağlıkta artık sadece bir hizmet sunucusu değil, teknolojide de küresel bir ortak konumuna yükseldiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD desteği Türkiye'den alacak: Sağlık sisteminde dev iş birliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, ABD&#39;nin New York kentindeki Türkevi&#39;ne girişinde gazetecilere açıklamada bulundu, soruları yanıtladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelerin liderleri ve üst düzey temsilcilerini New York&#39;ta bir araya getiren BM 81. Genel Kurulu&#39;ndaki hitabını anımsatan Memişoğlu, Erdoğan&#39;ın insanlığın sesi olduğunu belirtti.</p><p><b>"Dünya 5'ten büyüktür" ifadesinin sadece bir cümle olmadığını, insanlığı ifade ettiğini dile getiren Memişoğlu, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Sağlık her şeyin başı. Onun için elimizden geldiğince Türkiye&#39;de sağlık hizmetlerini dünyanın en iyi sağlık hizmetlerinden birisi yapıyoruz. Sağlığın teknolojisini, ilacını, malzemesini üretmek için de Amerika&#39;daki ticaret erbabıyla, sanayiciyle buluştuk. Washington City&#39;de Amerikan Sağlık Bakanı Robert Francis Kennedy Jr. ile görüştük. İnşallah sağlıkla ilgili işbirliği yapacağız. Çünkü Amerika&#39;da sağlığa ulaşım çok sorun. Bizde ise sağlığa herkes ulaşabiliyor. Dünyanın her ülkesinden Türkiye&#39;ye sağlık hizmeti almaya geliyorlar. Biz hizmette çok iyiyiz, teknolojisini de yavaş yavaş geliştiriyoruz. İnşallah ABD ile beraber özellikle teknoloji alanında iyi işler yapacağız.&quot;</p><p><b>"HERKESİN KAZANACAĞI BİR İŞBİRLİĞİNE GİDECEĞİZ"</b></p><p>Türkiye&#39;nin sağlık alanında artık bir pazar değil, bir ortak olduğunu belirten Memişoğlu, &quot;Ortak olmak için de herkesin kazanacağı, bizim de kazanacağımız işbirliklerinin olacağını ümit ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekibine teşekkür ederiz.&quot; dedi.</p><p>Sağlık teknoloji firmalarıyla toplantılarının olacağını dile getiren Bakan Memişoğlu, Türkiye&#39;yi sadece sağlık hizmetinde değil, üretim ve teknolojide de bölgenin merkezi yapacaklarını vurguladı.</p><p>Bir gazetecinin &quot;Kovid-19 döneminde Amerika&#39;da maskeye ulaşılamadığını ve Türkiye&#39;nin ABD&#39;ye maske gönderdiğini&quot; anımsatması üzerine Memişoğlu, &quot;Amerika&#39;nın temel sağlık, koruyucu sağlık dediğimiz birinci basamağı maalesef çok yeterli değil. Bakan Bey&#39;le de görüştük, onlara o açıdan destek vereceğiz, onlar bize teknoloji açısından verecek. Esasında iki ülkenin de tamamlayıcı anlamında birbirine ihtiyacı var. Herkesin kazanacağı bir işbirliğine gideceğiz inşallah.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/abd-destegi-turkiyeden-al-459_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292580</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmustan-mekke-anlasmasi-vurgusu-genis-islam-cografyasina-yayilacak-292580</link>
      <pubDate>2026-09-23T22:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Mekke Anlaşması vurgusu: Geniş İslam coğrafyasına yayılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan'ın Milli Gün resepsiyonunda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölge barışı için kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Mekke Anlaşması vurgusu: Geniş İslam coğrafyasına yayılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Ankara'da bir otelde düzenlenen Suudi Arabistan Krallığı'nın 96'ncı Milli Gün Resepsiyonu'na katıldı. Kurtulmuş, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın İslam dünyasının iki önemli ülkesi olduğuna dikkati çekerek, iki ülkenin devlet ve millet olarak kardeş ülkeler olduğunu söyledi.  </p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan'ı ziyaretinin ardından başlayan olumlu sürecin artarak devam ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Dünyada fevkalade büyük altüst oluşların hüküm sürdüğü bir dönemdeyiz. Maalesef çatışmaların ve gerilimlerin bütün dünyada hüküm sürdüğü bir dönemdeyiz. Özellikle bu gerilimlerin çatışmaların en fazla bizlerin de içinde bulunduğu Orta Doğu coğrafyasında yer aldığını üzülerek görüyoruz. Bu çatışmaların ve gerilimlerin ortadan kaldırılması için bölge ülkeleri olarak, kardeş ülkeler olarak çok daha yakın bir iş birliği ve çok daha yakın bir dostluk ilişkisi içerisinde olmak mecburiyetimiz var" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552706.jpg"/><p>Kurtulmuş, son dönemde Suudi Arabistan ve Türkiye arasındaki olumlu gelişmelerin sadece iki ülkenin lehine değil aynı zamanda bütün bölgenin lehine olacağına da yürekten inandıklarını belirtti.  </p><p><b>"HÜRMÜZ BOĞAZI GÜVENSİZ BİR BÖLGE HALİNE GELMİŞTİR"</b></p><p>Bölgede yaşanan istikrarsız durumun en büyük kaynağının İsrail'in bölgedeki saldırgan politikalarından dolayı gerçekleştiğini vurgulayan Kurtulmuş, "İsrail bölgedeki çok sayıdaki ülkeye doğrudan doğruya saldırıda bulunmuş ve Filistin halkına hayatta kalma hakkı tanımayan yeni bir anlayışla Filistinlerin sadece Gazze'de değil Batı Şeria'da da yaşayamaz duruma getirmek istemektedir. İsrail'in bu saldırganlığa da karşı da bizim bölge ülkeleri olarak işbirliği içerisinde hareket etmemiz kaçınılmazdır. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı başlattığı savaşla birlikte hem Körfez bölgesi hem de Hürmüz Boğazı maalesef fevkalade güvensiz bir bölge haline gelmiştir. Buradaki gelişmeler bölge ülkelerinin dışında tüm dünyayı sadece güvenlik açısından değil ekonomik açıdan da büyük bir etki altında bırakmaktadır" dedi.  </p><p><b>"MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI DİĞER ÜLKELERİN KATILIMIYLA FAYDALI BİR ANLAŞMAYA DÖNÜŞECEKTİR"</b></p><p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:  </p><p>"Ümit ediyorum ki bu anlaşma sağlam temeller üzerinde gelişerek bölgemizdeki diğer ülkelerin de katılımıyla hatta geniş İslam coğrafyasındaki ülkelerin de katılımıyla son derece etkin ve faydalı bir savunma anlaşmasına dönüşecektir. Biz bölgemizde ve dünyada barış, istikrar istiyoruz. Hiçbir ülkenin başka bir ülkenin egemenliğine saldırıda bulunmasına asla rıza göstermiyoruz. Dolayısıyla, bölgede barış ve istikrarı sağlayacak her türlü çabaya destek veriyoruz, bunun için elimizden gelen gayreti ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu çerçevede hiç şüphesiz bölgedeki barış ve istikrarın anahtarının da Filistin meselesi olduğunu gayet iyi biliyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552707.jpg"/><p>Suudi Arabistan Krallığı'nın Ankara Büyülelçisi Fahad Bin Assaad Abualnasr ise Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin her iki ülke halkının beklentileriyle uyumlu bir şekilde hızla geliştiğine dikkati çekti. İki ülkenin bölgesel ve uluslararası meseleler düzeyinde istikrarı destekleme ve diyalog ile barışçıl çözümleri öne çıkarma yönündeki ortak kararlılıklarından hareketle tutumlarını çeşitli meselelerde koordine etmeye devam ettiğini vurgulayan Büyükelçi Abualnasr, Filistin davasının bu tutumun başında geldiğini belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552708.jpg"/><p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın barışı koruma ve devletlerin egemenliğine saygı ilkesine dayanan, sorumlu bir işbirliği ve koordinasyon yaklaşımının teyidi olarak ortaya çıktığının altını çizen Abualnasr, ittifakın, bölgenin güvenliğine ve istikrarına hizmet ettiğini, kalkınma fırsatlarını koruduğunu ve halkların huzurunu pekiştirdiğini söyledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/tbmm-baskani-kurtulmustan-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292579</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkevinde-pes-pese-kabul-cumhurbaskani-erdogandan-cop31-daveti-292579</link>
      <pubDate>2026-09-23T22:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkevi'nde peş peşe kabul: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan COP31 daveti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[BM Genel Kurulu için New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkevi'nde Ermenistan Başbakanı Paşinyan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile bir araya geldi. Görüşmelerde normalleşme süreci, barış adımları ve bölgesel gelişmeler ele alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkevi'nde peş peşe kabul: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan COP31 daveti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı kabulünde, Türkiye ile Ermenistan arasındaki temaslar ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ermenistan Başbakanı Paşinyan'ı kabulüne ilişkin açıklama yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552023.jpg"/><p>Buna göre kabulde, Türkiye ile Ermenistan arasındaki temaslar ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede Türkiye ile Ermenistan arasındaki ikili ticaret ve ulaştırma alanlarındaki normalleşme sürecini desteklediklerini, ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin devamının önemli olduğunu belirtti.</p><p>Erdoğan, Türkiye olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde karşılıklı adımlar atılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan ile uluslararası organizasyonlarda gelişen işbirliğinin, normalleşme sürecine katkı sağladığını söylerken, Paşinyan'ı Türkiye'de düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi'ne de davet etti.</p><p>Kabulde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan eşlik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552859.jpg"/><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ZELENSKİ'Yİ KABUL ETTİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'yi kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu için geldiği New York'ta ikili temaslarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyaretinin son günündeki ikili temasları kapsamında New York'ta Türkevi'nde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'yi kabul etti. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı ele alındı.</p><p><b>ZELENSKİ: TÜRKİYE İLE SERBEST TİCARET ANLAŞMASI İMZALANDIK</b></p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Türkiye ile serbest ticaret anlaşması imzalandığını söyleyerek, "Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini 1 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarmaya karar verdik" dedi.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Zelenski, yaklaşık yarım saat süren görüşmenin ardından basın açıklaması yaptı. Türkiye ile serbest ticaret anlaşması imzalandığını söyleyen Zelenski, "Anlaşma konusu bir süre önce gündeme gelmişti. Bunu görüştük. Bu, hükümetim dönemindeki ilk görüşmeydi. Birkaç yıl önce böyle anlaşmalar yapmaya karar vermiştik. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini 1 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarmaya karar verdik. Bu konuda oldukça iyi sonuçlar elde ettik" dedi.</p><p>Görüşülen diğer konunun müzakere olduğunu söyleyen Zelenski, "Görüştüğümüz ikinci konu ise müzakerelerdi. Biz müzakerelere son derece açığız. Cumhurbaşkanı Erdoğan, barış müzakereleri için ikili bir görüşmeye ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu söyledi. Ben de Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir görüşme düzenlerse bu fikri destekleyeceğimizi söyledim. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iyi ilişkilerimiz olduğunu her zaman ifade ettik. Dolayısıyla böyle bir zirve düzenlenirse katılmaya hazırız. Böyle bir zirve barışın sağlanmasına katkıda bulunabilecekse elbette katılırız. Ayrıca güvenlik konularını da görüştük. Çok güçlü bir ortaklık potansiyeli görüyoruz. Bazı askeri konular da son derece önemliydi" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/turkevinde-pes-pese-kabul-447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292578</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/avrupayi-kiskandiracak-rapor-cikti-zirve-yine-istanbul-havalimaninda-292578</link>
      <pubDate>2026-09-23T21:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa'yı kıskandıracak rapor çıktı! Zirve yine İstanbul Havalimanı'nda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[EUROCONTROL raporuna göre İstanbul Havalimanı, ağustos ayında günlük ortalama 1671 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa'yı kıskandıracak rapor çıktı! Zirve yine İstanbul Havalimanı'nda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) ağustos ayına ilişkin &quot;Avrupa Aylık Ağ Operasyonları Raporu&quot; yayımlandı.</p><p>Rapora göre, İstanbul Havalimanı günlük ortalama 1671 uçuşla Avrupa&#39;nın en yoğun havalimanları arasında ilk sırada yer aldı.</p><p>İstanbul Havalimanı&#39;nı günlük 1424 uçuşla Paris Charles de Gaulle, 1418 uçuşla Amsterdam, 1330 uçuşla Londra Heathrow ve 1321 uçuşla Frankfurt havalimanları takip etti.</p><p>Antalya Havalimanı da günlük 1040 uçuşla Avrupa&#39;nın en yoğun 8&#39;inci havalimanı olarak belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/avrupayi-kiskandiracak-ra-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292577</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-new-yorkta-stratejik-zirve-100-milyar-dolarlik-hedefe-emin-adimlarla-292577</link>
      <pubDate>2026-09-23T20:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan New York'ta stratejik zirve: 100 milyar dolarlık hedefe emin adımlarla]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[New York Türkevi'nde Türk-Amerikan iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayiden savunmaya kadar birçok sektörü ele aldıklarını belirterek iki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşacaklarına inandığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan New York'ta stratejik zirve: 100 milyar dolarlık hedefe emin adımlarla]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelerin liderleri ve üst düzey temsilcilerini bir araya getiren BM 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere bulunduğu New York'ta, iş insanlarıyla toplantıya katıldı.</div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552134.jpg"/><p><b>SANAYİDEN FİNANSA, ENERJİDEN ULAŞTIRMAYA, SAĞLIKTAN SAVUNMAYA </b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından sanayiden finansa, enerjiden ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar birçok konunun ele alındığı belirtti.</p><p><b>Erdoğan, detaylarda şunları kaydetti:</b></p><p>Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu vesilesiyle bulunduğumuz New York şehrinde Türk-Amerikan iş dünyasının değerli temsilcileriyle Türkevimizde bir araya geldik.   Sanayiden finansa, enerjiden ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar birçok konu ve sektörü değerlendirme fırsatı bulduğumuz buluşmaya katkıları için Amerikan Ticaret Odasına, iş konseylerimize ve DEİK'e teşekkür ediyorum.   Diplomatik ilişkilerimizin 100'üncü yılına yaklaştığı bugünlerde ABD ile yakalamış olduğumuz ivmeyi ekonomi alanında da sürdüreceğimize, hep birlikte 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza gönülden inanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552130.jpg"/><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: MEVCUT KOŞULLARDA YILI YÜZDE 28 CİVARINDA TAMAMLAMAYI ÖNGÖRÜYORUZ</b></p><p>Erdoğan, Türkevi'nde düzenlenen Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, buluşmayı düzenledikleri için Amerikan Ticaret Odası ve iş konseyleri ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'na teşekkür etti.</p><p>İş insanlarının en çok merak ettiği "Ekonomi programı ne aşamada? Hedeflerde ne ölçüde ilerlediniz?" sorularına cevap vereceğini belirten Erdoğan, uyguladıkları programın dört temel bileşeninin "fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm" olduğunu aktardı.</p><p><b>Son bir yılda bölgede çıkan savaşlara rağmen bu dört ilkenin tamamında gözle görülür ilerlemeler kaydettiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>"Temel mal enflasyonu 2020'nin, kira enflasyonu ise son dört yılın en düşük seviyesine indi. Savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri olmasaydı 2026'yı yüzde 20'lerin başında bir enflasyonla kapatacaktık. Mevcut koşullarda yılı yüzde 28 civarında tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'nin dezenflasyon açısından daha güçlü bir yıl olacağına inanıyoruz. Mali disiplin tarafında oldukça iyi bir konumdayız. Vatandaşlarımızı ve reel sektörü yükselen akaryakıt fiyatlarından korumak amacıyla vergilerde indirime gittik. Bundan dolayı oluşan vergi kaybına rağmen bütçede hedefimizin ötesinde bir performans sergiledik. Yılı milli gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığı ile kapatacağız. Bir karşılaştırma yapmak gerekiyorsa, benzer ülkelerde bu oran ortalama yüzde 6'ya yaklaşıyor. Kamu borcunda ise gelişmekte olan ülkelerde kamu borcunun milli gelire oranı ortalama yüzde 78 iken Türkiye'de yüzde 22'nin altında. Dış dengede enerji fiyatlarındaki artışa rağmen cari açık ve dış borç göstergelerimizi son 20 yıllık ortalamaların altında tutmayı başardık. Bütün bunlar programın aldığımız mesafesini gösteriyor."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552135.jpg"/><p><b>"DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLEYECEK YATIRIMLARI HIZLANDIRIYORUZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl meselenin verimlilik olduğunu, bu nedenle yapısal dönüşümü programın merkezine yerleştirdiklerini dile getirdi.</p><p>Yeşil dönüşümde iddialı olduklarına işaret eden Erdoğan, bu yıl Antalya'da kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapacaklarını anımsattı.</p><p><b>Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:</b></p><p>"Yapay zekada bize güç katacak ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Sağlık alanında Ankara'da kurmakta olduğumuz endüstri bölgesiyle yatırımcılara güçlü teşvikler sağlıyoruz. Bölgesel potansiyelimizi harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Kısacası, Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552136.jpg"/><p><b>"AMERİKA, LNG TEDARİKÇİLERİMİZ ARASINDA BİRİNCİ SIRADA"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşılan bugünlerde Amerika ile stratejik işbirliğini her alanda geliştirdiklerini söyledi.</p><p>"ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Esasen bu alanda çok ciddi bir potansiyel de sahibiz. Yakın dönemde ortak çabalarımızla enerji, havacılık ve diğer kritik sektörlerde önemli anlaşmaları sonuçlandırdık. Amerika bugün LNG tedarikçilerimiz arasında birinci sırada. Böylece Avrupa'da Amerikan kaynağını tercih eden ülkelerin başında geliyoruz. Bu işbirliğini nükleer dahil, enerjinin tamamına genişletmeyi hedefliyoruz. Öte yandan Amerika'yla ekonomik münasebetlerimizi yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumak doğru değildir. Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye'yle stratejik bir ekonomik işbirliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim."</p><p><b>ENERJİ GÜZERGAHLARI YENİDEN ÇİZİLİYOR</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmaların geride kalmasıyla bölgede beş büyük dönüşümün hızlanacağına işaret etti.</p><p>Bunlardan birincisinin, tedarik zincirlerinin yeniden konumlanması, şirketlerin artık yalnızca en ucuz yeri değil, en güvenilir yeri araması olduğunu dile getiren Erdoğan, "Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'ne sahip geniş bir serbest ticaret ağına bağlı güçlü sanayi altyapısıyla bu arayışın doğal adresidir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552137.jpg"/><p><b>Erdoğan, şunları kaydetti:</b></p><p>"İkincisi, enerji güzergahları yeniden çiziliyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan'dan TANAP'a kadar Türkiye kesintisiz enerji akışının en güvenilir koridorudur. Üçüncüsü, ticaret koridorları değişiyor. Asya'yı Avrupa'ya bağlayan orta koridor ve Körfezi Avrupa'ya bağlayan Kalkınma Yolu Türkiye'de kesişiyor. Dördüncüsü yeniden imar dönemi başlıyor. Bölgemizde yollar, limanlar, enerji santralleri, konutlar, fabrikalar yeniden inşa edilecek. Türk müteahhitlik sektörü zor coğrafyalarda iş yapma tecrübesiyle bu sürecin en hazırlıklı aktörüdür. Beşincisi savunma ve ileri teknoloji. NATO standartlarında üretim yapan savunma sanayimiz, müttefiklerimizin tedarik güvenliğine katkı sunacak kapasiteye ulaştı. Ülkemizin bu dönüşüm fırsatlarından faydalanması için nisan ayında dünyanın en rekabetçi yatırım paketlerinden birini hayata geçirdik. Washington ve New York'taki yatırım ve finans ofislerimiz başta olmak üzere dış temsilciliklerimiz her zaman sizlere desteğe hazırdır."</p><p>Erdoğan, Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlendirilmesi için gösterdikleri çabalardan ötürü iş insanlarına teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/new-yorkta-temaslar-suruy-693_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292576</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/zehir-tacirlerine-istanbulda-buyuk-darbe-tonlarca-ele-gecirildi-292576</link>
      <pubDate>2026-09-23T20:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zehir tacirlerine İstanbul'da büyük darbe: Tonlarca ele geçirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da düzenlenen 4 ayrı operasyonda, 374 kilo 650 gram uyuşturucu ile 569 kilo 850 gram katkı maddesi ele geçirildi, 8 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zehir tacirlerine İstanbul'da büyük darbe: Tonlarca ele geçirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, &quot;uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti&quot; suçunun önlenmesine yönelik çalışma yürütüldü.</p><p>Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından ekipler, Bağcılar, Esenyurt ve Arnavutköy&#39;de uyuşturucu imalatı ve ticaretinin yapıldığını tespit etti.</p><p>Ekiplerce, 6 ikamet ve 1 araca düzenlenen 4 ayrı operasyonda 8 zanlı yakalandı.</p><p>Adreslerdeki aramalarda, 374 kilo 650 gram uyuşturucu, 569 kilo 850 gram katkı maddesi ve 2 hassas terazi ele geçirildi.</p><p>Gözaltındaki 8 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından &quot;uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti veya imalatı yapmak&quot; suçundan adliyeye sevk edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/zehir-tacirlerine-istanbu-218_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292575</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-ile-irak-anlasti-pkk-sincardan-cikarilacak-292575</link>
      <pubDate>2026-09-23T20:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ile Irak anlaştı: PKK, Sincar'dan çıkarılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali Zeydi'yi kabul etti. İletişim Başkanlığının Cumhurbaşkanı Erdoğan-Zeydi görüşmelerine ilişkin detayları paylaştı. Açıklamada 'Güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır' denildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ile Irak anlaştı: PKK, Sincar'dan çıkarılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta Irak Başbakanı Ali Zeydi'yi kabul etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu için geldiği New York'ta ikili temaslarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyaretinin son günündeki ikili temasları kapsamında New York'ta Türkevi'nde Irak Başbakanı Ali Zeydi'yi kabul etti. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42552367.jpg"/><p><b>İletişim Başkanlığı görüşmeye ilişkin şunları kaydetti:</b></p><p>23 Eylül 2026 tarihinde New York'ta bir araya gelen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ali Zeydi, aşağıdaki hususlarda ortak iradelerini beyan etmişlerdir.  Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır. Irak'ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecektir.  Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine varmışlardır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/turkiye-ile-irak-anlasti--380_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292574</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-19-supheli-icin-tutuklama-talebi-292574</link>
      <pubDate>2026-09-23T20:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası soruşturması: 19 şüpheli için tutuklama talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasasındaki işlemlere yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan 19 kişi, savcılık ifadelerinin ardından tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sermaye piyasası soruşturması: 19 şüpheli için tutuklama talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.</p><p>Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 19&#39;unun savcılıktaki ifade işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Tera Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Uygun&#39;un savcılıktaki işlemi sürüyor.</p><p><b>Tutuklama talep edilen şüphelilerin isimleri şöyle:</b></p><p>&quot;Tera Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Abdulkadir Özkan, Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Gözde Hacıoğlu, Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Büşra Alçelik, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Halil İbrahim Ege, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey.&quot;</p><p><b>SORUŞTURMA</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK&#39;a 17 Eylül&#39;de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.</p><p>Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.</p><p>Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p><p>Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk&#39;e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.</p><p>Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 14 kişi daha yakalanmıştı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/sermaye-piyasasi-sorustur-493_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292573</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiyenin-zor-gun-dostu-oldugunu-itiraf-etti-barrack-boyle-donemlerde-anlasiliyor-292573</link>
      <pubDate>2026-09-23T19:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin zor gün dostu olduğunu itiraf etti! Barrack: Böyle dönemlerde anlaşılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, gerilimin ve krizlerin tavan yaptığı dönemlerde Türkiye'nin Washington'ın en güvenilir müttefiki olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasındaki güçlü uyumun bölgesel süreçlerdeki işlerini kolaylaştırdığını belirten Barrack, Ankara'nın kritik hamlelerle gerçek dostluğunu kanıtladığının altını çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin zor gün dostu olduğunu itiraf etti! Barrack: Böyle dönemlerde anlaşılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, New York kentinde temaslarda bulunuyor. İhlas Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Barrack, dün İran tarafıyla gerçekleştirilen görüşmeye değinerek, "Diyalog için atılan her adım, değerlendirilen her fırsat doğru yönde atılmış bir adımdır. (ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi) Steve Witkoff'un da bu konuda cesaretlendiğini düşünüyorum. Daha fazla görüşme gerçekleştiriyoruz ve bu hepimiz için yapılması gereken doğru şey. Türkiye, bu süreçte çok önemli bir rol oynadı. Benim tüm taraflarla çok iyi ilişkilerim var ve kültürü de iyi anlıyorum. Bu nedenle umutluyuz. Bu bir süreç, tek seferde sonuçlanacak bir mesele değil" dedi.  </p><p>İran ile savaşı sonlandıracak bir anlaşma noktasındaki görüşleri sorulan Barrack, "İyimserim, çünkü iyimser olmak zorundayız. Başka bir seçeneğimiz yok. Bence kültürel farklılıklar söz konusu. Her iki tarafın da kendi açısından cesur bir duruş sergilediğini düşünüyorum. Şimdi yapmamız gereken, taraflar arasında bir uzlaşı zemini bulmak. Ancak herkesin hazır olduğunu düşünüyorum. Bölge hazır, Amerika hazır. Umarım İran tarafı da hazırdır" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"TÜRKİYE, AMERİKA'NIN ÇOK İYİ BİR DOSTU OLDU"</b></p><p>Dün akşam Trump'ın devlet başkanları onuruna verdiği yemekte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ayaküstü ettiği sohbete değinen Barrack, "Evet, gerçekten harika. İki lider birbirlerine büyük saygı duyuyor. Ancak bundan da öte, aralarında çok iyi bir uyum var. Kültürel farklılıklara rağmen birbirlerine çok benziyorlar. Bu durum, iki ülke arasında sahada görev yapan mütevazı bir kişi olarak benim işimi de oldukça kolaylaştırıyor. Çünkü birbirleriyle çok iyi ve etkili bir şekilde iletişim kuruyorlar. Türkiye, Amerika'nın çok iyi bir dostu oldu. Böylesine zor dönemlerde, gerilimin yüksek olduğu zamanlarda gerçek dostlarınızın kim olduğunu anlarsınız" diye konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/turkiyenin-zor-gun-dostu--611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292572</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/korkutan-kabus-geri-dondu-binlerce-can-kaybi-sonrasi-ulke-alarm-durumunda-292572</link>
      <pubDate>2026-09-23T19:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Korkutan kabus geri döndü: Binlerce can kaybı sonrası ülke alarm durumunda]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ni kasıp kavuran ölümcül Ebola salgını, kıtada alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Salgının yayılma tehlikesi üzerine komşu ülke Nijerya'da "yüksek alarm" ilan edilirken, milyonları tehdit eden kriz için sıkı tedbirler ve yolcu denetimleri başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Korkutan kabus geri döndü: Binlerce can kaybı sonrası ülke alarm durumunda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NCDC Genel Direktörü Jide Idris tarafından yayımlanan sağlık uyarısında, KDC&#39;deki salgına ilişkin son gelişmelerin yakından takip edildiği ve olası tehditlere karşı hazırlık çalışmalarının sürdürüldüğü belirtildi.</p><p>Salgın nedeniyle ülkede &quot;yüksek alarm&quot; durumuna geçildiği aktarılan açıklamada, alınan önlemlerin salgının seyrine ve halk sağlığı risk değerlendirmelerine göre gözden geçirilmeye devam edeceği ifade edildi.</p><p>Açıklamada, Ebola bulaşının aktif olduğu veya ilgili ülkelerden Nijerya&#39;ya gelen yolcuların, artırılmış halk sağlığı gözetimi ve takip tedbirleri kapsamında Sağlık Beyan Formu&#39;nu doldurmaları gerektiği vurgulandı.</p><p>Diğer ülkelerden gelen yolcuların ise şu aşamada söz konusu formu doldurmakla yükümlü olmadığı kaydedilen açıklamada, Nijerya halkına &quot;tetikte olma&quot; çağrısı yapıldı.<br></p><p>Açıklamada, özellikle Ebola ile uyumlu belirtiler gösteren kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları ve gerekli durumlarda seyahat veya temas geçmişlerini sağlık yetkilileriyle paylaşmaları istendi.</p><p>KDC, 20 Eylül&#39;de yaptığı güncellemede, 19 Eylül&#39;e kadar elde edilen verilere göre ülkede toplam 7 bin 672 doğrulanmış vaka ve 3 bin 699 can kaybı bulunduğunu bildirmişti.</p><p><b>EBOLA, AFRİKA'DA BİNLERCE KİŞİNİN ÖLMESİNE NEDEN OLDU</b></p><p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976&#39;da Sudan&#39;ın Nzara ve KDC&#39;nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p><p>KDC&#39;deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p><p>Ebola virüsü, Aralık 2013&#39;te Batı Afrika&#39;da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone&#39;de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p><p>KDC&#39;nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs&#39;ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p><p>Sağlık yetkililerine göre, mayıs ayında patlak veren &quot;Bundibugyo&quot; Ebola varyantının onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/korkutan-kabus-geri-dondu-364_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292571</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/karadenizin-kilidini-cozmek-icin-ankara-formulu-zelenski-turkiye-ile-calismalara-basladik-292571</link>
      <pubDate>2026-09-23T19:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karadeniz'in kilidini çözmek için Ankara formülü! Zelenski: Türkiye ile çalışmalara başladık]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamındaki Kırım Zirvesi'nde konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, küresel krizlerin merkezindeki Karadeniz'de güvenli ticaret ve seyrüseferin sağlanması için Türkiye, Mısır ve Hindistan'la ortak çalışmalar yürüttüklerini duyurdu. Güvenli bir geçiş süreci için şimdi Rusya'dan yanıt beklediklerini belirten Zelenski, krizin çözümünde Ankara'nın kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karadeniz'in kilidini çözmek için Ankara formülü! Zelenski: Türkiye ile çalışmalara başladık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zelenski, ABD'nin New York kentinde, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul oturumu kapsamında düzenlenen Uluslararası Kırım Platformu 6. Zirvesi'nin açılışında konuştu.</p><p>Zirveye farklı ülkelerden 16 lider ve 60 temsilcinin katıldığını kaydeden Zelenski, "Panama ilk kez katılıyor, sizi görmekten çok memnunuz." dedi.</p><p>Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeler hakkında da konuşan Zelenski, bu çerçevede Karadeniz'deki güvenlik konusuna da değindi.</p><p><b>Zelenski, Rusya'nın Kırım'ı 2014'te yasa dışı olarak ilhak ettiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>&quot;Kırım, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin&#39;in faaliyetlerinin ve Karadeniz&#39;deki çatışmalardan kaynaklanan tüm krizlerin merkezinde yer alıyor. Eğer Rusya Kırım&#39;ı çalmasaydı, eğer Putin Kırım&#39;ı Ukrayna topraklarında bir savaş kaynağı ve büyük bir askeri üsse dönüştürmeseydi, tıpkı Putin&#39;in bize karşı savaşından önce olduğu gibi dizel yakıt ve petrol Karadeniz üzerinden serbestçe taşınıyor olurdu.&quot;</p><p><b>Zelenski, Rusya'nın uluslararası hukuk ilkelerine saygı göstermesi gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Saygısızlık, Rusya&#39;nın Kırım&#39;ı işgal ettiği 2014 yılında başladı. Bu nedenle, Kırım olmadan, güvenliği yeniden sağlamadan, insanları ve hayatlarını korumadan, Rusya tarafından tutulan mahkumları serbest bırakmadan ve uluslararası hukukun temel ilkelerine dönmeden normal hayata tam bir dönüş mümkün olamaz.&quot;</p><p>Ukrayna'nın, Karadeniz'de güvenli seyrüseferin sağlanmasına katkıda bulunmaya hazır olduğunu belirten Zelenski, "Güvenliği sağlayabilecek bir geçiş sürecini kabul ediyoruz ve şimdi Rusya'nın yanıtını bekliyoruz." diye konuştu.</p><p>Zelenski, bu konuyla ilgili Türkiye, Mısır ve Hindistan'la birlikte çalıştıklarını ifade etti. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/karadenizin-kilidini-cozm-819_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292570</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/musiad-expo-2026da-dev-imza-uyelere-ozel-katilim-sigortasi-ayricaligi-292570</link>
      <pubDate>2026-09-23T19:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MÜSİAD EXPO 2026'da dev imza: Üyelere özel katılım sigortası ayrıcalığı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[MÜSİAD ile Türkiye Katılım Sigorta arasında, MÜSİAD EXPO 2026 kapsamında stratejik bir iş birliği protokolü imzalandı. Başkanlar Burhan Özdemir ve Özgür Öntürk'ün imzalarıyla hayata geçirilen anlaşma, üyelere özel sigorta çözümleri, indirimler ve katılım sigortacılığında yeni fırsatlar sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MÜSİAD EXPO 2026'da dev imza: Üyelere özel katılım sigortası ayrıcalığı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">MÜSİAD Genel  Başkanı <b>Burhan ÖZDEMİR</b> ile Türkiye Katılım Sigorta Genel  Müdürü <b>Özgür ÖNTÜRK</b> tarafından imzalanan protokol kapsamında,  MÜSİAD üyelerine belirlenen sigorta ürünlerinde özel indirim ve ayrıcalıklar  sunulacak.</p><p>  Protokolle, MÜSİAD üyelerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesi ve  katılım sigortacılığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor.</p><p><b>BURHAN ÖZDEMİR: "KATILIM SİGORTACILIĞININ GELİŞİMİNE KATKI  SUNACAĞIZ"</b></p><p>  MÜSİAD Genel Başkanı <b>Burhan ÖZDEMİR</b>, protokolün üyeler  açısından önemli fırsatlar sunacağını belirterek, "MÜSİAD olarak üyelerimizin  ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi ve iş dünyamızın farklı alanlarda  güçlü iş birliklerinden faydalanmasını önemsiyoruz. Türkiye Katılım Sigorta ile  gerçekleştirdiğimiz bu anlaşmanın, üyelerimize sunulacak özel fırsatların yanı  sıra katılım sigortacılığının daha fazla tanınmasına da katkı sağlayacağına  inanıyoruz. Bu protokolü, iki kurum arasındaki ilişkileri kalıcı ve  sürdürülebilir hale getirecek önemli bir adım olarak görüyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/ucn05171-23092026e504028c.jpg"/><p><b>ÖZGÜR ÖNTÜRK: "KATILIM SİGORTACILIĞINI HAK ETTİĞİ NOKTAYA TAŞIMAK İÇİN  ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>  Türkiye Katılım Sigorta Genel Müdürü <b>Özgür ÖNTÜRK</b>, MÜSİAD ile  yapılan protokolün ortak hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu  belirterek, "Türkiye Varlık Fonu tarafından kurulan Türkiye Katılım Sigorta  olarak, şirketimizi sürdürülebilir bir anlayışla büyütürken katılım  sigortacılığının da ülkemizde hak ettiği noktaya ulaşması için çalışıyoruz.  Sayın Cumhurbaşkanımızın katılım finans ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik  ortaya koyduğu vizyon da bu alandaki çalışmalarımızın temel hedefini  oluşturuyor.</p><p>  Bu doğrultuda, aynı yöne bakan iki kurum olarak MÜSİAD ile gerçekleştirdiğimiz  bu iş birliğini kıymetli buluyoruz. MÜSİAD'ın güçlü üye ağı sayesinde hem  üyelerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmayı hem de katılım sigortacılığının  daha fazla işletme ve bireyle buluşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz." diye  konuştu.</p><p>  İmzalanan protokol kapsamında, MÜSİAD üyelerine yönelik yeni ürün ve  hizmetlerin geliştirilmesi ve iki kurum arasında ortak çalışmalar yürütülmesi  planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/musiad-expo-2026da-dev-im-930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292569</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kurtlar-vadisi-senaryosunda-dahli-oldugu-ifsa-oldu-kozinoglu-sorusturmasinda-1-tutuklama-daha-292569</link>
      <pubDate>2026-09-23T19:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurtlar Vadisi senaryosunda dahli olduğu ifşa oldu: Kozinoğlu soruşturmasında 1 tutuklama daha]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahli olan Bayram Özbek tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurtlar Vadisi senaryosunda dahli olduğu ifşa oldu: Kozinoğlu soruşturmasında 1 tutuklama daha]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.<p>Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahli olan Bayram Özbek tutuklandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/kurtlar-vadisi-senaryosun-833_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292568</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkevinde-anlamli-kabul-cocuklarin-dijital-guvenligi-ve-cevre-masaya-yatirildi-292568</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkevi'nde anlamlı kabul: Çocukların dijital güvenliği ve çevre masaya yatırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, Kenya First Lady'si Rachel Ruto ile Türkevi'nde bir araya gelerek kapsamlı bir fikir alışverişinde bulundu. Sağlık ve aile odaklı konuların yanı sıra Sıfır Atık vizyonunun da ele alındığı görüşmede heyetler arası isimler de hazır bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkevi'nde anlamlı kabul: Çocukların dijital güvenliği ve çevre masaya yatırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan ile Rachel Ruto arasındaki görüşme, Türkevi&#39;nde basına kapalı gerçekleşti.</p><p>Görüşmede, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve Afrika Kültür Evi Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam da hazır bulundu.</p><p>Emine Erdoğan, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kenya Devlet Başkanı&#39;nın kıymetli eşi Rachel Ruto Hanımefendi ile Türkevi&#39;nde bir araya geldik. Sağlık, çevre, eğitim ve aile başta olmak üzere çocukların dijital güvenliği gibi pek çok konuda fikir paylaşımında bulunduk.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/turkevinde-anlamli-kabul--680_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292567</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/baskentte-sahte-yatirim-operasyonu-14-milyonluk-vurguna-23-gozalti-292567</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkentte "sahte yatırım" operasyonu: 14 milyonluk vurguna 23 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara merkezli yürütülen nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında, sosyal medya üzerinden sahte uygulamalarla vatandaşları tuzağa düşüren şebeke çökertildi. 11 ilde eş zamanlı düzenlenen baskınlarda 23 zanlı yakalanırken, vurgunun boyutu ve firari şüpheliler için operasyonlar sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkentte "sahte yatırım" operasyonu: 14 milyonluk vurguna 23 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, nitelikli dolandırıcılık soruşturması çerçevesinde, zanlıların, internet siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden müştekilerle irtibat kurdukları belirlendi.</p><p>Şüphelilerin, yatırım yoluyla kazanç sağlama vaadiyle müştekilere sahte uygulamalar yüklettikleri, bu uygulamalar üzerinden kazanç elde ettikleri izlenimi oluşturarak şahıs ve paravan şirket hesaplarına para transferi yapmalarını sağladıkları tespit edildi.</p><p>Bu kapsamda, kazançlarını çekmek isteyen müştekilerin hesaplarına erişemedikleri ve bu yöntemle 14 müştekinin yaklaşık 14 milyon lira dolandırıldığı belirlendi.</p><p>Bursa, Sakarya, Hatay, İstanbul, Gaziantep, Antalya, Adana, Kocaeli, Samsun, Malatya ve Bolu&#39;da bugün yapılan eş zamanlı operasyonda, 23 zanlı yakalanarak gözaltına alındı.</p><p>Açıklamada, ceza infaz kurumlarında bulunan 10 şüpheliyle birlikte toplam 33 zanlı hakkında adli işlemlerin sürdüğü, 4 şüphelinin yurt dışında bulunduğu, 10 firari zanlının ise yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/baskentte-sahte-yatirim-o-627_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292566</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglu-sorusturmasi-genisliyor-dogu-perincek-ifade-verdi-292566</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturması genişliyor: Doğu Perinçek ifade verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, adliyede 'bilgi sahibi' sıfatıyla ifadesi alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturması genişliyor: Doğu Perinçek ifade verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi&#39;nde 2011&#39;de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu&#39;nun ölümüne ilişkin &quot;kasten öldürme&quot;, &quot;suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma&quot; ile &quot;2937 sayılı yasaya muhalefet&quot; suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.</p><p>Soruşturma kapsamında, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek&#39;in &quot;bilgi sahibi&quot; sıfatıyla ifadesi alındı.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından Kozinoğlu&#39;nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.</p><p>Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındığını, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalara başlandığını ifade etmişti.</p><p>Soruşturmadaki ilk operasyonda olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmişti. Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1&#39;i tutuklanmış, 7&#39;si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9&#39;u serbest bırakılmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, 1&#39;i muhabir, 1&#39;i kameraman ve 7&#39;si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Hakimlik, muhabirin de aralarında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.</p><p>Başsavcılığın talebi üzerine, Kozinoğlu&#39;nun fethi kabir işlemi yapılmıştı.</p><p>Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan &quot;bilgi sahibi&quot; sıfatıyla savcılığa ifade vermiş ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında inceleme başlatılmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/kasif-kozinoglu-sorusturm-672_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292565</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/thy-gucune-guc-katacak-dev-firma-ile-anlasma-saglandi-292565</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[THY gücüne güç katacak: Dev firma ile anlaşma sağlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları (THY), Boeing ile yapılan anlaşma kapsamında, 100'ü kesin 50'si ilave olmak üzere toplam 150 adede kadar Boeing 737 serisi yolcu uçağı siparişini kesinleştirdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[THY gücüne güç katacak: Dev firma ile anlaşma sağlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları, uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda ABD merkezli havacılık şirketi Boeing ile 150 adede kadar Boeing 737 MAX uçağını kapsayan sipariş anlaşmasını kesinleştirdi. Geçtiğimiz yıldan bu yana sürdürülen görüşmeler sonucunda imzalanan anlaşma, Türk Hava Yolları'nın Boeing ile bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük tek koridorlu uçak siparişi olma özelliğini taşıyor. Anlaşma ile, bayrak taşıyıcının kısa ve orta menzilli uçuş ağının güçlendirilmesi ve filo büyüme stratejisinin desteklenmesi hedefleniyor.  </p><p>Siparişe ilişkin anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul Toplantısı'na katılmak üzere ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın huzurunda gerçekleştirildi. Sipariş kapsamında 100 adet Boeing 737-8 uçağı kesin siparişe bağlanırken, ilave 50 adet Boeing 737 MAX uçağı için de opsiyon hakkı bulunuyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42551306.jpg"/><p>Anlaşma ayrıca, 737 MAX ailesinin en büyük üyesi olan Boeing 737-10 modeline geçiş imkanı sunuyor. Böylece Türk Hava Yolları'nın uçuş ağındaki yolcu talebine ve operasyonel ihtiyaçlarına bağlı olarak filo kapasitesini daha esnek şekilde planlayabilmesi bekleniyor.  </p><p><b>"YENİ BOEİNG 737 MAX UÇAKLARI GENİŞ UÇUŞ AĞIMIZI DESTEKLEYECEK"</b></p><p>Anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, "Bu anlaşma, filomuzu büyütme stratejimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adımı temsil ediyor. Yeni Boeing 737 MAX uçakları, operasyonlarımıza daha yüksek verimlilik ve esneklik kazandırarak İstanbul'daki merkezimizden hizmet verdiğimiz geniş uçuş ağımızı destekleyecek. Türkiye'nin havacılık ekosistemine de katkı sağlayan bu anlaşma sayesinde Boeing ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileri taşımaktan memnuniyet duyuyoruz" dedi.  </p><p>Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO'su Stephanie Pope ise siparişe ilişkin, "Bu sipariş, Türk Hava Yolları ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi şekillendiren karşılıklı güveni ve ortak vizyonu yansıtıyor. İstanbul merkezli uçuş ağını büyüterek dünya genelinde daha fazla insanı daha fazla noktaya ulaştıran Türk Hava Yolları'nı ve Türkiye'nin havacılık ekosistemini desteklemeyi sürdürmekten gurur duyuyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42551309.jpg"/><p><b>"YENİ UÇAKLAR, KISA VE ORTA MENZİLLİ OPERASYONLARIN GÜÇLENDİRİLMESİNE KATKI SAĞLAYACAK"</b></p><p>Yeni uçakların, Türk Hava Yolları'nın özellikle yüksek talep gören iç ve dış hatlardaki kısa ve orta menzilli operasyonlarının güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Boeing 737-8'in menzil ve yük kapasitesi açısından sunduğu avantajların yanı sıra yakıt tüketimi ve emisyonlarda sağladığı yüzde 20'lik azalmanın, Türk Hava Yolları'nın filosunu ve uçuş ağını büyütürken değişen operasyonel ihtiyaçlarına cevap vereceği değerlendiriliyor.  </p><p>Endüstriyel katılım çerçevesiyle birlikte bu anlaşma, Boeing'in Türkiye'nin havacılık ekosistemini desteklemeye yönelik uzun vadeli taahhüdünü ortaya koyarken, iki şirket arasındaki iş birliğini filo büyümesinin de ötesine taşıyor.  </p><p>Türk Hava Yolları ve AJet filosunda halihazırda 737 MAX, 737 Next-Generation, 787 Dreamliner, 777 ve 777 Freighter modelleri dâhil olmak üzere 200'ün üzerinde Boeing uçağı bulunuyor. Yeni sipariş, 2025 yılında verilen 75 adet 787 Dreamliner siparişinin ardından, bayrak taşıyıcı havayolu ile Boeing arasındaki uzun yıllara dayanan iş birliğini daha da güçlendiriyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/42551307.jpg"/><p><b>TÜRK HAVA YOLLARI VE BOEİNG ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Türk Hava Yolları ve Boeing, uçak siparişinin yanı sıra Türkiye'nin havacılık ekosistemine yönelik uzun vadeli iş birliklerini de sürdürüyor. İki şirket, bu yıl endüstriyel katılım alanında stratejik bir Mutabakat Zaptı imzalayarak; Yetkinlik Geliştirme, Değer Oluşturma ve İş Fırsatları olmak üzere üç temel başlık üzerine kurulu bir iş birliği çerçevesi oluşturdu. Bu kapsamda yetkinliklerin geliştirilmesi, teknoloji ve bilgi birikiminin paylaşılması, insan kaynağının gelişiminin desteklenmesi ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaların güçlendirilmesinin yanı sıra yeni endüstriyel iş birliği fırsatlarının oluşturulması hedefleniyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/abd-firmasi-ile-dev-anlas-135_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292564</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bolge-icin-ulasimda-tarihi-degisim-34-kilometrelik-yolun-25-kilometresi-tunel-oluyor-292564</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bölge için ulaşımda tarihi değişim: 34 kilometrelik yolun 25 kilometresi tünel oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan memleket genelinde hız kesmeyen projelere dair flaş açıklamalar. Siirt'in uzun süredir beklediği demir yolu hattı ve kritik Pervari yolu için takvimi açıklayan Uraloğlu, yerli hızlı tren hamlesinin detaylarını paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bölge için ulaşımda tarihi değişim: 34 kilometrelik yolun 25 kilometresi tünel oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentteki programları kapsamında Siirt Valiliğini ziyaret eden Bakan Uraloğlu, burada Vali ve Belediye Başkan Vekili Kemal Kızılkaya ve protokol üyelerince karşılandı.</p><p>Valilik Şeref Defteri&#39;ni imzalayan Uraloğlu, Valilik makamında Kızılkaya'dan altyapı yatırımlarına ilişkin bilgi aldı, kent genelinde yapılan çalışmaları değerlendirdi.</p><p>Daha sonra Güres Caddesi&#39;nde esnafı ziyaret eden Uraloğlu, vatandaşlarla sohbet etti, sorun ve taleplerini dinledi.</p><p>AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Uraloğlu, burada AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı&#39;na katıldı.</p><p>Uraloğlu, AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül ile AK Parti İl Başkanı Abdulhekim Gider&#39;den çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p><p>Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, katılımdan dolayı partililere teşekkür etti.</p><p>Siirt&#39;te bulunmaktan dolayı mutluluk duyduğunu dile getiren Uraloğlu, &quot;Cumhurbaşkanı&#39;mızın yol arkadaşı, Emine Erdoğan Hanımefendi&#39;nin yetiştirildiği ildeyiz. Emine Erdoğan Hanımefendi Birleşmiş Milletler&#39;de, dünyada iklim değişikliğiyle, sıfır atıkla ilgili çok ciddi bir karşılık aldı. Bu bütün dünyada konuşuldu. Allah razı olsun. Biz de kurumlarımızın adına bunu yapmaya gayret ediyoruz. Burası Cumhurbaşkanı&#39;mızın başbakan seçildiği ildir. Burada Cumhurbaşkanı&#39;mız, AK Parti&#39;miz ne kadar güçlü olursa biz o kadar mutluyuz. Bizim görevimiz de elbette Bakanlık olarak üzerimize düşeni yapmaktır.&quot; diye konuştu.</p><p>Uraloğlu, devam eden projeyle Siirt&#39;i demir yoluyla buluşturacaklarını, 34 kilometrelik yolun 25 kilometresinin tünel olduğunu söyledi.</p><p><b>Bakan Uraloğlu, 81 kilometre olan Siirt-Pervari yolunun 32 kilometrelik bölümünü bu sene bitireceklerini belirterek, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Devamını da inşallah önümüzdeki sene, bu zamanlar onu da bitirmiş olacağız. Bakın 2 asfalt plenti var orada. Birisi hizmet ediyor, diğeri de kurulum aşamasında. Elbette ihtiyaçlar bunlarla sınırlı değil. Biliyorum Şırnak-Van yolunu da takip ediyorsunuz. Beldelerimizde yine Bağgöze&#39;ye giden Eruh&#39;tan yolumuz gerçekten çok güzel bir yol oluyor. Bu dediğiniz yerlerin hepsini ben gezmiş bir kardeşinizim. Dolayısıyla sizin ne demek istediğinizi anlayabiliyorum. Yine Eruh&#39;tan Şırnak&#39;a giden yolun da sırası geldi diyebiliriz. Biz bir taraftan başladığımız işleri hızlıca bitirelim. Çok işe başlarsak uzun zamanda bitiririz. Onun için bitire bitire, birine bitirirken öbürüne başlayalım. Biz bu şekilde devam edeceğiz.&quot;</p><p><b>"BU DEMİR YOLUNDAN GİDECEK TRENLERİ DE KENDİMİZ YAPIYORUZ"</b></p><p>Türksat 6A uydusunun uzaya gönderildiğini, bu sene Türksat 7A&#39;yı yapmaya başlayacaklarını ifade eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:<br></p><p>&quot;Bu demir yolundan gidecek trenleri de kendimiz yapıyoruz. Şimdi milli elektrikli hızlı trenimizi yaptık. Onun seri üretimine başlıyoruz. Dolayısıyla eskiden bize öğretilen, bize anlatılanların hepsi çok önemli elbette. KAAN&#39;ından, Hürkuş&#39;undan, Hürjet&#39;inden Atak helikopterine, bizim köprülerimize, hepsi çok çok önemli. Bunları biz yaptık. Ama en önemlisi de geçmişte bize öğretilen, &#39;Siz yapamazsınız.&#39;, &#39;Siz bununla uğraşmayın.&#39; dedikleri her şeyi Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde yaptık, çok şükür. Artık biz &#39;Ben yapabilirim.&#39; diyoruz. Yapabilirim değil, ben yaparım diye örnekleri de var.&quot;</p><p>Terörsüz Türkiye sürecine değinen Uraloğlu, &quot;Sanmayın ki bu sadece Türkiye&#39;nin konusudur. Sanmayın ki sadece Suriye&#39;de, Irak&#39;taki konudur. Bu bütün coğrafyamızın, bizim kardeşliğimizin konusudur. Bu mazlum insanlara el uzatabilme imkanıdır. Kendi içimizdeki birlik beraberliğimizi güçlendirdiğimiz müddetçe sadece Müslüman olanlara değil, mazlum olan herkese de yardımcı oluyoruz.&quot; diye konuştu.<br></p><p><b>"GURURLANDIK"</b></p><p>Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın dün BM Genel Kurulu&#39;nda yaptığı konuşmayı dinlerken gururlandıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:<br></p><p>&quot;Allah razı olsun. Bütün hepsini izleyelim. Şöyle bir konuşma daha yapabilen bir lider var mı? Yok. O zaman Cumhurbaşkanı&#39;mız diyor ya, &#39;Bana sizler gibi dava arkadaşı nasip ettiği için ne kadar şükür etsek azdır.&#39; Benim işim havalimanı yapmak, yol yapmak, köprü yapmak, viyadük yapmak, uydu göndermek... Ondan sonra bu cep telefonlarında biraz sıkıntılar var biliyorum. Onların da hepsini çözmüş olacağız. Ama hepimizin görevi ve AK Parti teşkilatlarımızın en iyi yaptığı nedir? Gönüllere olan köprüleri güçlendirmek. Gönüllere olan yolları genişletmek. Dolayısıyla biz Allah&#39;ın izniyle 12 belediyenin 9&#39;unu almışız. Bir kere önce Cumhurbaşkanı&#39;mızı seçeceğiz. AK Parti&#39;mize de inşallah 3 vekili kazandıracağız. Ondan sonra da belediyelerin tamamını Allah&#39;ın izniyle alacağız. Biz sizin ne derdiniz varsa, gücümüz yettiği kadar Cumhurbaşkanı&#39;mızın talimatıyla o dertlerle dertlenmeye devam edeceğiz.&quot;</p><p>Toplantıda Gül ve Gider de birer konuşma yaptı.</p><p>Toplantıya, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Tülay Kaynarca, il yönetimi, ilçe ve belde belediye başkanları ve partililer katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/bolge-icin-ulasimda-tarih-179_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292563</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mavi-vatanin-gururu-tcg-kemalreis-korfezde-demirledi-kritik-zirveler-ardi-ardina-geldi-292563</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan'ın gururu TCG Kemalreis Körfez'de demirledi: Kritik zirveler ardı ardına geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Donanması'nın gücü TCG Kemalreis, Suudi Arabistan ziyareti sırasında üst düzey askeri ve diplomatik temaslara ev sahipliği yaptı. Bölgesel güvenlik ve iş birliği adımlarının ele alındığı ziyaret, Türk heyetinin yoğun programıyla dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mavi Vatan'ın gururu TCG Kemalreis Körfez'de demirledi: Kritik zirveler ardı ardına geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, TCG Kemalreis fırkateyninde, Güney Deniz Saha Komutanı Tümamiral Mehmet Baybars Küçükatay ve İstanbul Tersane Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin&#39;in, Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu Komutanı Tümamiral Abdullah Selem Al-Shehri, Batı Filosu Fırkateyn Grup Komutanı Tümamiral Rsgaid Rashed Al Harbi ve beraberindeki heyet ile toplantı gerçekleştirdiği belirtildi.</p><p>Küçükatay ve Yetkin&#39;in, İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Türkiye&#39;nin Daimi Temsilcisi Büyükelçi Cenk Uraz&#39;ı da makamında ziyaret ettiği ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/mavi-vatanin-gururu-tcg-k-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292562</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2025teki-bilanconun-acisi-tazeligini-koruyordu-11-kisiyi-bir-evde-katlettiler-292562</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2025'teki bilançonun acısı tazeliğini koruyordu: 11 kişiyi bir evde katlettiler]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Afrika'nın Durban şehrinde bir eve düzenlenen kanlı silahlı saldırıda, aralarında hamile bir kadının da bulunduğu 11 kişi hayatını kaybetti. Ülkedeki rekor seviyedeki cinayet verileri hafızalardayken yaşanan vahşi katliam, çete hesaplaşması şüphesiyle soruşturuluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2025'teki bilançonun acısı tazeliğini koruyordu: 11 kişiyi bir evde katlettiler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika Polis Teşkilatından (SAPS) yapılan açıklamada, eyalete bağlı Durban şehrinde bir evde toplanan 14 kişinin silahlı saldırıya uğradığı bildirildi.</p><p>Açıklamada, evde bulunan 13 erkek ile hamile olduğu düşünülen bir kadına, olay yerine gelen 3 silahlı kişinin ateş açtığı belirtildi.</p><p>Saldırıda 10 kişinin olay yerinde yaşamını yitirdiği, hastaneye kaldırılan 4 kişiden birinin de öldüğü kaydedildi.</p><p>Ulusal Polis Komiser Vekili Korgeneral Puleng Dimpane, yaptığı basın açıklamasında, saldırının nedeninin henüz belirlenemediğini ancak bazı kurbanların yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı olabileceği bilgisini paylaştı.</p><p>Dimpane, saldırının "rakip çeteler arasındaki husumetten" kaynaklanmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini ifade etti.</p><p>Dünyada suç olaylarının en yüksek görüldüğü ülkeler arasında yer alan Güney Afrika'da, polis verilerine göre 2025 yılında 23 bin 642 kişi cinayet sonucu hayatını kaybetmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/2025teki-bilanconun-acisi-943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292561</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irkci-koalisyondan-secim-operasyonu-filistin-partisine-veto-292561</link>
      <pubDate>2026-09-23T18:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irkçı koalisyondan seçim operasyonu: Filistin Partisi'ne veto]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Netanyahu ve aşırı sağcı ortaklarının baskısıyla harekete geçen İsrail Merkez Seçim Komitesi, Filistinli seçmenlerin iradesini hiçe sayarak Raam Partisi'nin seçimlere katılımını yasakladı. Yargıdan dönmesine kesin gözüyle bakılan bu siyasi hamle, Tel Aviv'deki antidemokratik kuşatmayı bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irkçı koalisyondan seçim operasyonu: Filistin Partisi'ne veto]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Times of Israel gazetesinin haberine göre, Merkez Seçim Komitesi, Mansur Abbas liderliğindeki Raam&#39;ın seçimlere katılmasını engelleme kararını 5&#39;e karşı 18 oyla aldı.</p><p>Habere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi ve İsrailli &quot;Yaşamı Seçin Forumu&quot; tarafından yapılan başvurunun kabul edilmesinin ardından Komite, Raam Partisi'nin seçimlere katılımını engelleme kararı aldı.</p><p>Söz konusu kararın Yüksek Mahkeme tarafından bozulmasına kesin gözüyle bakıldığını aktaran haberde, İsrail Merkez Seçim Komitesi'nde mevcut koalisyon hükümeti temsilcilerinin çoğunlukta olmasının, kararların siyasi motivasyonla alındığına işaret ettiği vurgulandı.</p><p>İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara'nın temsilcisinin Merkez Seçim Komitesi'ne yaptığı açıklamada, Raam'ın seçimlere katılımının yasaklanmasına karşı çıktığı bildirildi.</p><p>Başvurularda, Raam'ın &quot;İsrail&#39;in demokratik bir Yahudi Devleti olarak varlığını reddettiği ve ırkçılığı körüklediği&quot; savunularak partinin seçimlerden men edilmesi talep edilmişti.</p><p>İsrail Merkez Seçim Komitesi, kısa bir süre önce Hadash Milletvekili Ofer Cassif ile Balad Partisi lideri Sami Ebu Şehade&#39;nin adaylıklarını da engelleme kararı almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/irkci-koalisyondan-secim--598_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292559</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suudi-arabistanda-cazan-ve-necran-bolgeleri-icin-acil-durum-uyarisi-yapildi-292559</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan'da Cazan ve Necran bölgeleri için acil durum uyarısı yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, ülkenin güneyindeki Cazan ve Necran bölgelerinde potansiyel tehlikelere karşı uyarı mesajı yayımladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suudi Arabistan'da Cazan ve Necran bölgeleri için acil durum uyarısı yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamayla, Cazan ve Necran'da yaşanabilecek acil durumlara karşı alarm verildi.</p><p>Açıklamada, bölgedeki vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak adına acil durum protokollerine uymalarının, yetkili makamların talimat ve uyarıları dikkatle takip etmelerinin önemine vurgu yapıldı.</p><p>Söz konusu tehlikenin türü ya da detaylarına ilişkin ise herhangi bir bilgi verilmedi.</p><p>Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu'nun askeri operasyonlarına misilleme olarak sık sık Suudi Arabistan'ın sınır bölgelerini ve güney vilayetlerini hedef alıyor.</p><p>Bölgedeki askeri alanlar ve hayati öneme sahip tesisler, zaman zaman Yemen sınırından fırlatılan insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle saldırılara maruz kalıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/suudi-arabistanda-cazan-v-792_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292558</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-hurmuz-bogazi-acilmadan-once-ilettigimiz-7-sart-uygulanmali-292558</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı açılmadan önce ilettiğimiz 7 şart uygulanmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin, "Hürmüz Boğazı açılmadan önce İran'ın sunduğu 7 şart uygulanmalı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı açılmadan önce ilettiğimiz 7 şart uygulanmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin ABD'li heyetle dolaylı olarak yaptığı görüşmeye işaret eden Rezai, şunları kaydetti:</p><p>"Dışişleri Bakanı'nın New York ziyaretinde İran'ın şartlarını aracılara iletmesine karar verilmişti. Hürmüz Boğazı açılmadan önce İran'ın sunduğu 7 şart uygulanmalı. İslamabad'daki duruma veya öncesine dönmeyeceğiz. Güvencesi olmayan aynı diplomasi ile hareket edemeyiz."</p><p>Rezai, İran'a yönelik uçuş kısıtlamaları hakkında ise bölge ülkelerini uyararak, ABD'nin oyunlarına alet olunmaması gerektiğini ve ABD ile işbirliği yapan komşu ülkelere ait uçuşların engelleneceğini söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/iran-hurmuz-bogazi-acilma-545_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292557</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-biz-terorist-degiliz-bizim-masum-insanlarimiz-hedef-oldular-292557</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Biz terörist değiliz, bizim masum insanlarımız hedef oldular]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Biz terörist değiliz, bizim masum insanlarımız hedef oldular." dedi. Pezeşkiyan, "İsrail gerçek bir terörist. Gazze'dekiler soykırıma maruz kaldı. Barışı yok etmek için çabalıyorlar." ifadelerini de kullandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Biz terörist değiliz, bizim masum insanlarımız hedef oldular]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pezeşkiyan, New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu&#39;nda konuştu.</p><p>Konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın, İran&#39;ı &quot;terörist&quot; olarak nitelendirmesine ABD ve İsrail&#39;in savaş sırasında öldürdüğü sivillerin ve çocukların fotoğraflarını göstererek cevap veren Pezeşkiyan, İranlıların &quot;terörün kurbanları olduğunu&quot; söyledi.</p><p>ABD ve İsrail&#39;in, İranlı bilim insanlarını, kadınları ve çocukları öldürdüğünü hatırlatan Pezeşkiyan, &quot;Teröristler ve terör destekçileri bizi terörist olarak etiketliyor, biz sadece kendimizi savunduk, biz terörist değiliz.&quot; dedi.</p><p>ABD ve İsrail&#39;in son teknoloji silahlarla İran&#39;a saldırdığını ve İran&#39;ın kendisini savunduğunu söyleyen Pezeşkiyan, saldırılarda okulların, hastanelerin, köprülerin ve sivil altyapının ABD-İsrail tarafından hedef alındığını hatırlattı.</p><p>Pezeşkiyan, &quot;İran hiçbir zaman savaş başlatmadı ve her zaman müzakere masasına bağlılığını gösterdi. Savaş bize dayatıldı. Kendimizi savunmak için savaştan korkmadığımızı ve barış görüşmelerinden kaçınmadığımızı da kanıtladık ve sevgili İran&#39;ımızı sonuna kadar savunacağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>ABD destekli İsrail&#39;in bölgede istediği her yeri bombalamaktan çekinmediğini ifade eden Pezeşkiyan, &quot;İsrail istediği her yeri bombalayıp terörize ediyor. Bunlar hiçbir uluslararası kanuna ve kurala bağlı kalmıyorlar.&quot; dedi.</p><p><b>"ATOM BOMBASI İSRAİL'DE, DENETÇİLER İRAN'DA"</b></p><p>Pezeşkiyan, İsrail&#39;in nükleer silahlara sahip olduğunu, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması&#39;na (NPT) katılmayı reddettiğini ve tüm tarihi boyunca da tek bir uluslararası müfettişe izin vermediğini vurguladı.<br></p><p> &quot;Atom bombası İsrail&#39;de ve bunlar hiçbir şekilde denetime de tabi olmadılar ancak denetçiler İran&#39;da. İsrail öldürüyor ama yaptırım İran&#39;a uygulanıyor.&quot; diyen İran Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:<br></p><p>&quot;Adaleti arıyorsak, dost ve rakip aynı ölçütle değerlendirilmelidir. İran, özel ayrıcalıklar aramıyor yalnızca eşit haklar talep ediyor ve sorumluluklarını da kabul etmeye hazırdır.&quot; dedi.</p><p><b>"NÜKLEER SİLAH İSTEMİYORUZ ANCAK BARIŞÇIL NÜKLEER PROGRAMIMIZIN KISITLANMASINI KABUL ETMEYİZ"</b></p><p>İran&#39;ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını yineleyen Pezeşkiyan, &quot;Barışçıl nükleer teknoloji için hiç kimsenin iznine ihtiyaç duymuyoruz. Biz asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Nükleer silah istemiyoruz ancak barışçıl nükleer programımızın kısıtlanmasını kabul etmeyiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Pezeşkiyan, meselenin ancak İran halkının haklarını ve bu programın &quot;barışçıl niteliğini&quot; garanti altına alacak karşılıklı bir anlaşmayla çözülebileceğini kaydetti.</p><p><b>"HÜRMÜZ BOĞAZI SULARINDA GÜVENSİZLİK OLUŞTURMAK İSTEMİYORUZ"</b></p><p>Hürmüz Boğazı&#39;ndaki duruma ve ABD&#39;nin deniz ablukasına da konuşmasında değinen Pezeşkiyan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;İran, komşularını güvenlik rakipleri olarak görmüyor; güçlü komşulara sahip olmak istiyoruz. Hürmüz Boğazı sularında güvensizlik oluşturmak istemiyoruz. Aynı zamanda bu su yolunu bize karşı saldırganlıklarını dayatmak, bize güvensizlik getirmek ve kendi su yollarımıza erişimimizi engellemek için kullanamazlar. Kendi su yolumuza erişimimizi kapatıyorlar. Bu su yolunun çevresindeki tüm topraklara güvensizlik getirmek için füze ve ölümcül askeri teknolojiler tedarik etmeye devam ediyorlar.&quot;</p><p>Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;İran, düşmanlarını herhangi bir saldırıya karşı üzücü bir yanıt vereceği konusunda açıkça uyararak, karşılıklı saygıya dayalı diplomasi ve rasyonel diyaloğa her zaman hazır olduğunu ancak hiçbir koşulda baskı ve güç ve tehdit yoluyla taleplerin dayatılmasını kabul etmeyeceğini vurgulamaktadır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/iran-cumhurbaskani-pezesk-230_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292556</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/milli-boksor-emrah-yasar-avrupa-sampiyonasinda-finale-yukseldi-buradan-altin-madalyayla-donecegiz-292556</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldi: Buradan altın madalyayla döneceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da devam eden 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda finale yükseldi. Emrah Yaşar, "Finale çıktım, çok gururluyum. Allah'ın izniyle altın madalyaya son bir adım. Buradan altın madalyayla döneceğiz inşallah." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldi: Buradan altın madalyayla döneceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bulgaristan'ın başkenti Sofya'daki Asics Arena'da düzenlenen organizasyonun gündüz seansının son maçında Emrah Yaşar, erkekler 90 kiloda Alman sporcu Kevin Lebowski ile karşı karşıya geldi.</p><p>Milli sporcu, rakibini 5-0 mağlup ederek büyükler Avrupa şampiyonalarında ilk kez finale adını yazdırdı.</p><p>Emrah, böylece Türkiye'nin Avrupa şampiyonaları tarihinde erkeklerde ağır sıklette finale kalan ilk sporcusu oldu.</p><p>Emrah Yaşar, finalde 25 Eylül Cuma günü, 2024 Paris Olimpiyat ve son dünya üçüncüsü İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşılaşacak.</p><p><b>"BURADAN ALTIN MADALYAYLA DÖNECEĞİZ"</b></p><p>Yarı final mücadelesinin ardından açıklamada bulunan Emrah Yaşar, final karşılaşması için mutlu olduğunu vurgulayarak "Güzel bir duygu, çok şükür finali garantiledik. Cuma günü final maçına çıkacağız. Bunun yanında Hamza Yerlikaya, Federasyon Başkanımız Suat Hekimoğlu bizleri onurlandırdı, maçımızı izledi. Sayın Bakanım güreşte olimpiyat şampiyonu, çok sayıda dereceleri var. Onun gibi birinin önünde dövüşmek benim için çok büyük bir gururdu. Bizi yalnız bırakmadığı için çok teşekkür ederim. Finale çıktım, çok gururluyum. Allah'ın izniyle altın madalyaya son bir adım. Buradan altın madalyayla döneceğiz inşallah." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu'nun erkek takımından beklentisinin yüksek olduğunun altını çizen milli boksör, "Akdeniz Oyunları'nda iki arkadaşımız dereceye girdi. Mehmet Can Çınar kardeşimiz şampiyon oldu. Burada bir talihsizlik yaşadı, çeyrek final maçında elendi. Burada ben Semih ve Samet 3 kişi yarı finale kaldık. Çok şükür ben başlangıç olarak finale kaldım. Allah'ın izniyle onlar da finale çıkıp buradan başkanımızın beklentilerini boşa çıkarmadan 3 altınla ayrılacağız." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/milli-boksor-emrah-yasar--958_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292555</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yapay-zeka-adli-bilirkisilikte-karar-destek-araci-olmali-degerlendirmesi-292555</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Yapay zeka, adli bilirkişilikte karar destek aracı olmalı" değerlendirmesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkan Yardımcısı Muhammet Şimşek, bilirkişilik alanında yapay zekanın daha çok "karar destek aracı" olarak kullanılması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Yapay zeka, adli bilirkişilikte karar destek aracı olmalı" değerlendirmesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkan Yardımcısı Muhammet Şimşek, Antalya'da bu yıl 21'incisi düzenlenen Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi'nde yaptığı açıklamada, yapay zekaya bu yıl kongrede geniş yer vermeye çalıştıklarını söyledi.</p><p>Kongrede yapay zekanın, dijital deliller, yeni nesil DNA teknolojileri, virtopsi (sanal otopsi) ve ileri görüntüleme teknikleri bağlamında adli bilimlerde kullanımı konusunu değerlendirdiklerini ifade eden Şimşek, uzmanlar ve akademisyenlerin yapay zekayı bilimsel çalışmalarında nasıl kullandıklarını detaylı olarak anlattıklarını kaydetti.</p><p>Şimşek, "Yapay zeka bilirkişinin yerini alabilir mi?" sorusunun son dönemde önlerine çok fazla çıktığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Yapay zeka daha çok bir karar destek aracı olarak kullanılmalı. Bilirkişinin yerini alabileceğini henüz düşünmüyoruz çünkü bizim yaptığımız bilirkişilik görevinde bir insanın hayatına dokunuyorsunuz. Dolayısıyla son kararı uzmanın vermesi gerektiğini düşünüyorum. Yapay zekayı bilirkişi eğer incelemelerinde kullanacaksa da kullandığı yapay zeka sisteminin hangi verileri, hangi yöntemleri kullandığını açıkça ortaya koyması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda 'açıklanabilir yapay zeka' diye bir kavram var. Kullanılan yapay zekanın açıklanabilir olması gerekiyor. Ve kullandığı yapay zeka algoritmasının da açık olması gerekiyor."</p><p><b>"MAHKEMELERDEN DEEPFAKE İNCELEME TALEPLERİ GELİYOR"</b></p><p>ATK'nin Adli Bilişim Dairesine deepfake ile oluşturulmuş görüntülerin incelenmesiyle ilgili talepler geldiğini belirten Şimşek, bununla ilgili araştırmalarının devam ettiğini söyledi.</p><p>Dünyada bunları incelemekle ilgili akredite edilmiş bir yöntemin bulunmadığını dile getiren Şimşek, "Uzmanlar bunu değişik yöntemlerle, güncel bilimsel yöntemlerle inceleyip sonuç vermeye çalışıyor. Ancak bununla ilgili hem üyesi olduğumuz Avrupa Adli Bilim Kuruluşları Ağının hem de diğer meslektaşlarımızın akredite edilmiş bir metodu bulunmamakta. Güncel deneysel yöntemlerle bunları inceliyoruz." diye konuştu.</p><p><b>BU YIL DOSYA SAYISININ 1 MİLYONU AŞMASI BEKLENİYOR</b></p><p>Şimşek, ATK'de psikiyatristlerden        diğer branş uzmanlarına, elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendislerinden biyolog ve kimyagerlere kadar çok geniş bir spektrumda uzman ağının bulunduğunu ifade ederek, bu uzmanların kurumun temelini oluşturduğunu belirtti.</p><p>ATK'de Fizik İhtisas Dairesi, Adli Bilişim İhtisas Dairesi, Kimya ve Biyoloji İhtisas Daireleri gibi çeşitli ihtisas dairelerinin bulunduğunu aktaran Şimşek, "Dosya sayılarımız her geçen yıl artıyor. Bu yılın 8 ayında yaklaşık 600 bin dosya inceledik. Geçen yıl 900 bini aşan, 1 milyona yaklaşan dosya inceledik. Bu yıl bu gidişatla 1 milyondan daha fazla dosya incelemiş olacağız." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/yapay-zeka-adli-bilirkisi-573_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292554</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kemal-kilicdaroglundan-mansur-yavasin-chpden-istifasina-iliskin-aciklama-292554</link>
      <pubDate>2026-09-23T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasına ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın CHP'den istifa kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu, "Sayın Mansur Yavaş, benim Cumhuriyet Halk Partisi'ne kazandırdığım değerli bir siyasetçidir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasına ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa kararına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-chpden-istifa-etti-siyasi-yoluma-bagimsiz--292498" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/ankara-bb-baskani-mansur--106_2-41.jpg"/></div><h3>Mansur Yavaş CHP'den istifa etti</h3></a><p>Kılıçdaroğlu, yazılı açıklamasında, &quot;Sayın Mansur Yavaş, benim Cumhuriyet Halk Partisi&#39;ne kazandırdığım değerli bir siyasetçidir.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Sayın Yavaş, kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır: &#39;İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.&#39; Sayın Mansur Yavaş&#39;ın bu değerlendirmelerine biz de aynen katılıyoruz.&quot;</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/mansur-yavastan-sonra-chpde-istifalar-art-arda-geldi-292522" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/mansur-yavastan-sonra-chp-360_2-41.jpg"/></div><h3>CHP'de istifalar art arda geldi</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/kemal-kilicdaroglundan-ma-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292553</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogandan-new-yorktaki-ikinci-gun-faaliyetlerine-iliskin-video-paylasimi-292553</link>
      <pubDate>2026-09-23T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan New York'taki ikinci gün faaliyetlerine ilişkin video paylaşımı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, BM'nin 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'ta ikinci gün katıldığı etkinliklere ilişkin video paylaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan'dan New York'taki ikinci gün faaliyetlerine ilişkin video paylaşımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "New York'taki ikinci günümüzde, insanlığın bugününü ilgilendiren meselelerden dünyamızın yarınını şekillendirecek başlıklara uzanan yoğun bir gündemi geride bıraktık." ifadesini kullandı.</p><p>Paylaşımdaki videoda ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 81. Genel Kurulu'ndaki hitabından ve Emine Erdoğan'ın BM Genel Merkezi'nde katıldığı "Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı"ndan görüntüler yer aldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video2-23092026a0639846.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/emine-erdogandan-new-york-979_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292552</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-sampiyonasinda-finale-yukseldi-hicbir-sey-bizi-yildiramaz-292552</link>
      <pubDate>2026-09-23T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli boksör Hatice Akbaş, Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldi: Hiçbir şey bizi yıldıramaz]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Bulgaristan'da devam eden 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda milli boksör Hatice Akbaş, finale yükseldi. Finale çıktığı için mutluluğunu dile getiren Hatice, "u an finaldeyiz. İnşallah altını alacağıma canıgönülden inanıyorum. Benim bütün başarılarım 54 kiloda oldu. Kariyerimin hepsi 54 kiloda. Şu an yeni bir sıkletteyim ama ona rağmen çok iyi performans sergilediğimi düşünüyorum. Gerçekten hiçbir şey bizi yıldıramaz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli boksör Hatice Akbaş, Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldi: Hiçbir şey bizi yıldıramaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Sofya'daki Asics Arena'da düzenlenen organizasyonun gündüz seansında Hatice Akbaş, 51 kiloda ringe çıktı.</p><p>Yarı finalde Polonya'dan Natalia Kuczewka ile karşılaşan 25 yaşındaki milli boksör, rakibini 5-0 mağlup ederek finale adını yazdırdı.</p><p>Kariyerinde ilk kez 51 kiloda mücadele veren, büyüklerde ise Avrupa şampiyonalarında ilk kez finale çıkan Hatice'nin olimpiyatlarda gümüş madalyası ve dünya şampiyonluğu bulunuyor.</p><p>Hatice Akbaş, finalde 25 Eylül Cuma günü, Akdeniz Oyunları şampiyonu İspanyol Laura Fuertes Fernandez ile karşılaşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/1-23092026ebbe66f4.jpg"/><p><b>"HİÇBİR ŞEY BİZİ YILDIRAMAZ"</b></p><p>Finale çıktığı için mutluluğunu dile getiren Hatice, "Bu maç çeyrek final maçıma göre daha rahat geçti. Şu an finaldeyiz. İnşallah altını alacağıma canıgönülden inanıyorum. Benim bütün başarılarım 54 kiloda oldu. Kariyerimin hepsi 54 kiloda. Şu an yeni bir sıkletteyim ama ona rağmen çok iyi performans sergilediğimi düşünüyorum. Gerçekten hiçbir şey bizi yıldıramaz. Babam şu an köşemde değil, ayrıyız ama ben kalplerimizin bir olduğunu düşünüyorum. Ona çok teşekkür ediyorum. Buradan teşekkür etmek istediğim bir de Elif Şeker Hocam var. Bu süreci onunla birlikte geçirdim." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/2-230920262e8e8af0.jpg"/><p>Küçük yaşlardan beri babasıyla çalıştığını belirten milli sporcu, "Babamla 9 yaşımdan beri küçük bir ilçede kendi imkanlarımız dahilinde çalıştık ve buralara kadar geldik. Olimpiyat finali oynadım. Şu an kariyerimde eksik olan Avrupa finalini oynayacağım. Babamla çok büyük bir şey başardığımızı düşünüyorum." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/milli-boksor-hatice-akbas-830_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292551</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriye-cumhurbaskani-saradan-bm-kursusunde-net-mesaj-golan-tepeleri-her-zaman-suriye-topra-292551</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan BM kürsüsünde net mesaj: Golan Tepeleri her zaman Suriye toprağı olarak kalacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 hatlarına çekilmesi çağrısını yineleyerek, "Golan, Suriye toprağı olarak kalmaya devam edecek ve BM kararları uyarınca tüm ilhak kararları hükümsüzdür." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan BM kürsüsünde net mesaj: Golan Tepeleri her zaman Suriye toprağı olarak kalacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD'nin New York kentinde, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulun ikinci oturumunda konuştu.</p><p>Şara, konuşmasında Suriye'nin, 1974 anlaşmasına bağlılığını ve işgal güçlerinin 8 Aralık 2024 hatlarına çekilmesi yönündeki çağrısını içeren tutumunun geçerliliğini koruduğunu ifade etti.</p><p>İsrail'in fiili durumu dayatma yönündeki sürekli çabalarını ve bölgedeki güvenlik ile istikrarı ihlal eden yayılmacı saldırılarını reddettiklerini belirten Şara, uluslararası hukuka vurgu yaptı.</p><p>Şara, "Golan her zaman Suriye toprağı olarak kalacak ve ilhakla ilgili tüm tedbirler, 497 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı gereğince hükümsüz ve geçersizdir." ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Şara, "İsrail'in sürekli olarak oldu bittileri dayatma girişimlerini ve bölgede sürdürdüğü saldırganlığı reddediyoruz." şeklinde konuştu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video3-230920269a47ccbf.mp4" type="video/mp4"></video><p><b>"TARİHİ BİR BARIŞ FIRSATI MEVCUT"</b></p><p>Suriye Cumhurbaşkanı Şara, barış içinde yaşamak isteyenler için tarihi bir fırsat bulunduğunu belirterek, herkesin haklarını koruyan adil bir barış çağrısı yaptı.</p><p>Şara, "Sonuç olarak, savaş bize hakkın, kaybolsa bile kendi başına güçlü olduğunu, batılın ise galip gelse bile zayıf olduğunu öğretti. Suriye, inşasına, izzetini ve onurunu geri kazanmaya devam etmektedir." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Şara, dünyanın Suriye'nin yeniden toparlanması ve iyileşmesi karşısındaki sevincine rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürdüğünü ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/balksz1-23092026057109fc.jpg"/><p>İsrail'in Suriye'ye yaklaşık 500 hava ve topçu saldırısı düzenlediğini, 1200'den fazla içeri sızma gerçekleştirdiğini ve Suriyelilere yönelik yaklaşık 300 tutuklama ve alıkoyma eyleminde bulunduğunu aktaran Şara, bu durumun Suriye'nin istikrarını tehdit ettiğini ifade etti.</p><p>Şara, İsrail'in eylemlerinin dünyanın genel yönelimiyle çeliştiğini ve Suriyelilerin henüz geride bıraktığı acı dönemi yeniden hatırlattığını söyledi.</p><p>Şara, Suriye'nin çatışma dönemini geride bırakarak toparlanma ve yeniden doğuş sürecine girdiğini kurtuluştan bu yana yaklaşık 100 ülkeyle temas kurulduğunu, başkent Şam'ın 60'a yakın diplomatik misyona ev sahipliği yapmaya başladığını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/balksz1-2309202616a2e145.jpg"/><p>Yedi ülkeyle birlikte "Özgürlük Nefesleri" ekibinin kurulduğu kaydeden Şara, 42 kimyasal bombanın imha edildiği ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ndeki (KSYÖ) tüm hakların geri kazanıldığını aktardı.</p><p>Şara, "Sınır aşan suç örgütlerine yönelik 1500'den fazla operasyon düzenlendi. Yaklaşık 700 milyon Captagon ele geçirildi ve 90 uluslararası şebeke çökertildi." ifade edildi.</p><p>Üç binin üzerinde yeni üretim hattının faaliyete geçtiğini belirten Şara, "Enerji ve hizmet sektörlerindeki büyümeyle birlikte önümüzdeki 5 yıl içinde 2 milyon konut projesini hedefliyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/suriye-cumhurbaskani-sara-699_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292550</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-dusus-ivmesinde-sert-dusus-suruyor-bugun-altin-ne-kadar-oldu-23-eylul-carsamba-gram--292550</link>
      <pubDate>2026-09-23T17:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın düşüş ivmesinde: Sert düşüş sürüyor! Bugün altın ne kadar oldu? 23 Eylül Çarşamba gram altın, çeyrek altın kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Bugün gram altın, yarım altın, çeyrek altın, cumhuriyet altını ne kadar oldu? sorusu merak ediliyor. Altın alış satış fiyat listesi araştırılıyor. Altın fiyatlarındaki son durum yatırımcının radarında. Bugün altın düştü mü yükseldi mi? İşte, 23 Eylül 2026 Çarşamba altın fiyatlarında son dakika gelişmeleri...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın düşüş ivmesinde: Sert düşüş sürüyor! Bugün altın ne kadar oldu? 23 Eylül Çarşamba gram altın, çeyrek altın kaç lira? Son dakika altın fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>23 Eylül 2026 Çarşamba altın fiyatları... </b>Bugün altın fiyatları ne kadar oldu? Altın fiyatlarındaki son durum araştırılıyor. Bugün altın fiyatlarını merak edenler toplansın. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve cumhuriyet altını fiyatları ne kadar? sorusunun yanıtı bu haberde karşınızda...</p><p class=""><b>ALTIN YENİ GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p>23 Eylül 2026 Çarşamba günü gram altın saat 09.30 itibarıyla 6 bin 796 lira seviyesinden işlem görüyordu. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 134 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 324 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu ise 4 bin 330 dolardan işlem görüyordu.</p><p><b>Peki, şimdi altın fiyatları ne kadar oldu?</b></p><p>İşte, 23 Eylül 2026 Çarşamba (bugün) gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve cumhuriyet altını fiyatları hakkında bilgi almak isteyenler için son durum anlık ve canlı tüm değerler, altın alış satış fiyatları burada...</p><p><b>23 EYLÜL 2026 ÇARŞAMBA (BUGÜN) GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.780,70</p><p>Satış: 6.781,56</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.810,07</p><p>Satış: 11.056,83</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.552,58</p><p>Satış: 22.113,66</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 44.756,00</p><p>Satış: 45.454,00</p><p><b>14 AYAR BİLEZİK GRAM/TL</b></p><p>Alış: 3.851,09</p><p>Satış: 3.854,67</p><p><b>18 AYAR BİLEZİK GRAM/TL</b></p><p>Alış: 4.932,10</p><p>Satış: 4.936,69</p><p><b>22 AYAR BİLEZİK GRAM/TL</b></p><p>Alış: 6.161,74</p><p>Satış: 6.167,48</p><p><b><font color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/altinda-kritik-dusus-23-e-688_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292549</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yillardir-camasir-yikarken-bu-hata-yapiliyor-siyah-giysilerin-solmasinin-asil-sebebi-ortaya-cikti-292549</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yıllardır çamaşır yıkarken bu hata yapılıyor! Siyah giysilerin solmasının asıl sebebi ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çamaşır uzmanları, siyah giysilerin solmasını önlemek için uygulanması gereken temel adımları açıkladı. Özellikle yıkama ve kurutma süreçlerinde yapılan hatalar, koyu renkli giysilerin ömrünü ciddi şekilde kısaltıyor. Uzmanlar, doğru yöntemlerle siyah giysilerin uzun süre canlı kalabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yıllardır çamaşır yıkarken bu hata yapılıyor! Siyah giysilerin solmasının asıl sebebi ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyah giysilerin rengini uzun süre korumak isteyenler için çamaşır uzmanlarından önemli uyarılar geldi. Koyu renkli giysiler, yanlış yıkama ve kurutma uygulamaları nedeniyle kısa sürede solabiliyor. Uzmanlar, siyah giysilerin solmasını yavaşlatmak ve canlılığını korumak amacıyla uygulanması gereken pratik teknikleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıntılı şekilde paylaştı.</p><h3>Çamaşır uzmanı Feliciano: 'Siyah giysilerde sıcak sudan uzak durun'</h3><p>Siyah giysilerin neden daha hızlı solduğunu açıklayan çamaşır uzmanı Feliciano, kumaş boyalarının hassas yapısı nedeniyle koyu renkli ürünlerin özel bakım gerektirdiğini vurguladı. Feliciano, özellikle pamuk gibi doğal kumaşların, polyester gibi sentetiklere göre daha hızlı renk kaybettiğini belirtti. Sıcak suyla yıkamanın ve doğrudan güneş ışığına maruz bırakmanın solmayı hızlandırdığını söyleyen uzman, siyah giysilerin mutlaka soğuk suyla ve koyu renkler için özel üretilmiş deterjanlarla yıkanmasını önerdi. Ayrıca, siyah giysilerin mümkün olduğunca az yıkanmasının ve yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulduğunda makineye atılmasının, anahtar kelime olan siyah giysi ömrünü belirgin biçimde uzattığını ifade etti. Yıkama öncesinde giysilerin ters çevrilmesi de renk kaybını önlemede etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.</p><h3>Siyah giysi yıkama ve kurutmada yapılan hatalar renk kaybını tetikliyor</h3><p>Uzmanlar, yumuşatıcı ve amonyak gibi kimyasal ürünlerin siyah giysi üzerinde kalıcı renk bozulmalarına yol açtığını belirtiyor. Bu nedenle, yumuşatıcı kullanımından kaçınılması ve leke temizliği için daha nazik, koyu renkler için özel formüle edilmiş deterjanların tercih edilmesi öneriliyor. Yıkama sıklığının azaltılması, siyah giysi renginin uzun süre korunmasında en önemli adımlardan biri olarak gösteriliyor. Ayrıca, siyah giysilerin kurutulmasında da dikkatli davranılması gerekiyor. Feliciano, siyah giysilerin havada kurutulmasının, kurutucu kullanımına göre çok daha az renk kaybına yol açtığını vurguladı. Kurutucu kullanılması zorunluysa, en düşük ısı ayarında ve giysiler ters çevrilmiş şekilde kurutulmalı, kuruma tamamlanır tamamlanmaz makineden çıkarılmalı. Tüm bu adımlar, siyah giysi renginin canlılığını korumada belirleyici rol oynuyor.</p><h3>Siyah giysilerde renk koruma için ek ipuçları ve saklama önerileri</h3><p>Siyah giysi renginin korunması yalnızca yıkama ve kurutma adımlarıyla sınırlı değil. Uzmanlar, yıkama sırasında çamaşır makinesinin durulama döngüsüne yarım fincan beyaz sirke eklemenin, renk boyalarının liflere tutunmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bazı kullanıcılar tuz ekleyerek de renklerin sabit kalmasını desteklediğini iddia ediyor; ancak bunun bilimsel olarak kanıtlanmış bir etkisi bulunmuyor. Giysilerin saklanması da renk kaybını önlemede önemli. Kurutulan siyah giysilerin doğrudan güneş ışığından uzak, serin ve kuru bir ortamda muhafaza edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, siyah giysilerin yeniden boyanması gerektiğinde ise evde kullanılabilen kumaş boyama kitlerinin etkili bir çözüm sunabileceğini aktarıyor. Tüm bu öneriler, siyah giysi kullanıcılarının gardıroplarındaki koyu renkli ürünleri uzun süre canlı tutabilmelerine yardımcı oluyor.</p><p>Siyah giysi severler, uzmanların paylaştığı bu yöntemlerle hem favori kıyafetlerinin ömrünü uzatabilir hem de renk kaybı sorununu en aza indirebilir. Doğru yıkama, kurutma ve saklama teknikleriyle, koyu renkli giysiler yıllarca ilk günkü canlılığını koruyabilir. Uzmanlar, siyah giysi bakımında bilinçli hareket edilmesinin, dolaplarda renk solması kaynaklı israfın önüne geçtiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/yillardir-camasir-yikarke-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292547</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/akdenizin-kilometrelerce-altindan-kotu-haber-geldi-292547</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akdeniz'in kilometrelerce altından kötü haber geldi!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Akdeniz'de son 75 yılda yaşanan hızlı sıcaklık ve tuzluluk artışı, bilim insanlarının dikkatini çekti. Bölgedeki değişimler yalnızca yüzeyde değil, kilometrelerce derinlikte de etkili olurken, uzmanlar bu sürecin küresel okyanuslardaki olası değişimlerin habercisi olabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akdeniz'in kilometrelerce altından kötü haber geldi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz'de 1950 yılından bu yana sıcaklık ve tuzluluk artışı, bölgenin iklim dinamiklerinde önemli değişikliklere yol açtı. Hırvatistan'daki Rudjer Bo&#353;kovi&#263; Enstitüsü'nden bilim insanları, 1950-2025 yılları arasındaki gözlemler sonucunda Akdeniz'in yalnızca yüzeyinde değil, derin sularında da belirgin bir ısınma ve tuzluluk artışı yaşandığını ortaya koydu. Özellikle 21. yüzyılın başından itibaren hızlanan bu süreçte, her on yılda bir Akdeniz yüzey suyu sıcaklığında yaklaşık 0,5 derece artış kaydedildi. Bu oran, Dünya Okyanusu'ndaki ortalama artış hızının iki ila üç kat üzerine çıktı. Son yıllarda, denizin üst 100 metrelik kısmında sıcaklık, 1950-1999 ortalamasına kıyasla yaklaşık iki derece yükseldi. Araştırmacılar, bu değişimlerin yalnızca yüzeyle sınırlı olmadığını, üç kilometreyi aşan derinliklerde bile sıcaklık artışının izlenebildiğini belirtti.</p><h3>Bilim insanları: Akdeniz'de ısınma ve tuzluluk rekor seviyede</h3><p>Akdeniz'de sıcaklık artışının yanı sıra tuzluluk oranında da dikkat çekici bir yükseliş gözlendi. Bazı bölgelerde ısınma hızı her on yılda 0,3 dereceye yaklaştı. Tuzluluk artışı, su kütlelerinin hareketini ve deniz ekosistemlerini doğrudan etkiliyor. Isınan suyun yoğunluğu azalırken, artan tuzluluk ise bu etkiyi dengelemeye çalışıyor. Ancak uzmanlar, Akdeniz'in büyük bölümünde sıcaklık artışının baskın geldiğini ve yüzey sularının derin sularla karışmasının azaldığını aktardı. Bu durum, deniz canlıları ve oksijen döngüsü açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Bilim insanları, Akdeniz'deki bu hızlı değişimlerin, küresel okyanuslarda yaşanabilecek benzer süreçlerin öncüsü olabileceği uyarısında bulundu.</p><h3>Adriyatik Denizi'nde ısınma altı kat hızlandı</h3><p>Adriyatik Denizi, Akdeniz'deki genel eğilimden farklı bir tablo ortaya koydu. Burada artan tuzluluk, yoğun su kütlelerinin oluşumunu teşvik ediyor. Kış aylarında soğuyan ve tuzlu hale gelen su, Akdeniz'in derin bölgelerine oksijen taşımayı sürdürüyor. Ancak son yıllarda bu derin sular, geçmişe kıyasla belirgin şekilde daha sıcak ve tuzlu hale geldi. Özellikle 2000 yılından bu yana, Adriyatik'in güneyindeki derin suların sıcaklığı, Akdeniz havzası ortalamasına göre altı kat daha hızlı arttı. Uzmanlar, Akdeniz'in sirkülasyon özellikleri sayesinde iklimsel tepkilerin büyük okyanus havzalarına kıyasla çok daha kısa sürede gözlemlenebildiğini ifade ediyor. Bu nedenle Akdeniz'deki sıcaklık ve tuzluluk artışları, bilim dünyası için küresel iklim değişiminin erken uyarı sinyali olarak değerlendiriliyor.</p><p>Bilim insanları, Akdeniz'de gözlenen hızlı ısınma ve tuzluluk artışının, bölgenin ekosistemi ve dünya genelindeki okyanus sistemleri için ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bu verilerin iklim değişikliğiyle mücadelede yol gösterici olabileceğini belirterek, uluslararası iş birliğinin ve kapsamlı önlemlerin önemini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/akdenizin-kilometrelerce--108_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292545</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/mobland-2-sezon-yayinlandi-elestirmenler-ve-izleyiciler-ikiye-bolundu-292545</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MobLand 2. Sezon Yayınlandı! Eleştirmenler ve izleyiciler ikiye bölündü]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[MobLand'ın ikinci sezonu, eleştirmenlerden tam not alırken izleyici kitlesinin görüşleri ikiye ayrıldı. Tom Hardy'nin başrolde yer aldığı dizi, yeni bölümleriyle Paramount+'ta yayınlanmaya başladı ve Harrigan ailesinin karşılaştığı yeni tehditlerle gündeme oturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MobLand 2. Sezon Yayınlandı! Eleştirmenler ve izleyiciler ikiye bölündü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MobLand dizisinin ikinci sezonu, 18 Eylül'de Paramount+ platformunda izleyicilerle buluştu. Guy Ritchie'nin yönetmenliğini üstlendiği karanlık polisiye yapım, ilk sezonun ardından büyük bir merakla bekleniyordu. Tom Hardy'nin Harry Da Souza karakterine hayat verdiği MobLand, bu sezon Harrigan ailesinin karşı karşıya kaldığı yeni mücadelelerle gündeme geldi. Eleştirmenler dizinin yeni sezonuna yüksek puan verirken, izleyici yorumları ise daha temkinli oldu. Rotten Tomatoes'ta ikinci sezon eleştirmenlerden %92 gibi etkileyici bir oran alırken, izleyici puanı %68'de kaldı. Bu farklı değerlendirmeler, yeni sezonun tartışma yaratan atmosferini güçlendirdi.</p><h3>Guy Ritchie'nin MobLand'ı: İkinci sezonun arka planı ve ilk tepkiler</h3><p>Guy Ritchie'nin imzasını taşıyan MobLand, ilk sezonuyla Mart 2025'te on bölüm halinde ekranlara gelmiş ve kısa sürede polisiye türü sevenlerin favorisi haline gelmişti. Dizinin ikinci sezonu, ilk sezonun sona ermesinden yaklaşık bir yıl sonra başlıyor. Yeni bölümlerle birlikte, hem hikaye örgüsü hem de karakterlerin psikolojik derinliği daha da ön plana çıktı. Özellikle Tom Hardy'nin performansı ve Harrigan ailesinin içindeki çatışmalar, eleştirmenlerin övgüsünü topladı. Diziye verilen %92'lik eleştirmen puanı, MobLand'ın ikinci sezonunun beklentileri karşıladığını gösteriyor. Ancak izleyiciler, karakter gelişimi ve hikaye temposu konusunda daha temkinli yaklaştı ve bu da puanlamalara yansıdı.</p><h3>Harrigan ailesinde güç dengesi değişiyor: Yeni düşmanlar ve tehditler</h3><p>MobLand'ın ikinci sezonunda, ilk sezonun sonunda Harrigan ailesinin Stevensons ailesine karşı kazandığı zaferin ardından ortaya çıkan güç boşluğu dizinin merkezine yerleşti. Kevin Harrigan'ın, Richie Stevenson'ı öldürmesiyle sonuçlanan çatışma sona ermiş olsa da, bu durum yeni tehditlerin önünü açtı. Harrigan ailesinin içinde ilişkiler daha karmaşık bir hal aldı. Harry Da Souza, bir yandan ailesini korumaya çalışırken, diğer yandan eski müttefiki Kat McAllister'ın sürpriz hamlesiyle karşı karşıya kaldı. Kat, Harrigan ailesine karşı güç birliği teklif etti ancak Harry bu öneriyi geri çevirdi. Bu karar, Harry'nin karşısına yeni ve güçlü rakipler çıkardı. Ayrıca, Colin Tattersall'ın suç dünyasındaki etkisi ve yetkililerle olan bağlantıları, Harrigan ailesi için yeni bir tehdit olarak öne çıktı. Dizinin yeni sezonunda en büyük sorulardan biri ise Harry'nin geleceği oldu. İlk sezonun sonunda eşi Jan tarafından istemeden bıçaklanan Harry'nin hem kişisel hayatı hem de ailenin liderliği üzerindeki belirsizlik, izleyicilerin dikkatini çekti. Stevensons ailesinin devre dışı kalması, Maeve ve Conrad'ın hapiste olması ve yeni düşmanların ortaya çıkması, MobLand'ın ikinci sezonunu çok daha karmaşık ve tehlikeli bir hale getirdi.</p><p>MobLand'ın ikinci sezonu, hem eleştirmenlerin övgüsü hem de izleyici kitlesinin farklı görüşleriyle gündemde kalmaya devam ediyor. Tom Hardy'nin performansı, Guy Ritchie'nin yönetmenliği ve Harrigan ailesinin içindeki çatışmalar, dizinin uzun süre konuşulacağını gösteriyor. Yeni sezonun ilerleyen bölümlerinde, güç dengelerinin nasıl değişeceği ve Harry Da Souza'nın bu savaşta nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/mobland-2-sezon-yayinland-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292544</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/eylul-2027-icin-dev-sizinti-appledan-20-yila-ozel-iphone-20-devrimi-geliyor-292544</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eylül 2027 için dev sızıntı! Apple'dan 20. yıla özel 'iPhone 20' devrimi geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPhone'un 20. yılına özel olarak geliştirdiği iPhone 20 serisiyle teknoloji dünyasında büyük bir değişime hazırlanıyor. Şirketin 2027'de tanıtacağı yeni modellerde, ekran boyutları ve tasarımda radikal adımlar atılacağı belirtiliyor. iPhone 20 serisi, Apple'ın bugüne kadarki en iddialı yeniliklerini barındıracak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eylül 2027 için dev sızıntı! Apple'dan 20. yıla özel 'iPhone 20' devrimi geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, akıllı telefon dünyasında çığır açan iPhone'un 20. yılına özel olarak hazırladığı iPhone 20 serisiyle büyük bir değişime imza atmaya hazırlanıyor. Şirketin Eylül 2027'de piyasaya sürmeyi planladığı iPhone 20 modellerine dair detaylar, güvenilir kaynaklardan gelen sızıntılarla netleşmeye başladı. Özellikle iPhone 20 Pro ve iPhone 20 Pro Max modellerinin, önceki serilere kıyasla daha büyük ekranlara ve çerçevesiz tasarıma sahip olacağı ifade ediliyor. Bu gelişmeler, Apple'ın iPhone 20 ile kullanıcı deneyimini tamamen farklı bir seviyeye taşımayı hedeflediğini gösteriyor.</p><h3>Apple, iPhone 20 Pro'da ekran boyutunu büyütüyor</h3><p>Digital Chat Station tarafından paylaşılan yeni bilgilere göre, iPhone 20 Pro modeli 6,41 inç boyutunda ve 2686x1236 çözünürlüğünde bir ekranla kullanıcıların karşısına çıkacak. iPhone 20 Pro Max ise 6,96 inçlik dev bir ekrana ve 2912x1340 çözünürlüğe sahip olacak. Bu rakamlar, mevcut iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerinin ekran boyutlarının sırasıyla 6,27 ve 6,86 inç olduğu düşünüldüğünde, Apple'ın ekran konusunda çıtayı daha da yukarı taşıdığını ortaya koyuyor. Ayrıca, daha önce 7 inçlik bir ekranın da gündemde olduğu belirtilmişti. Ekranlardaki bu artış, özellikle multimedya ve oyun deneyimi arayan kullanıcılar için dikkat çekici bir yenilik olarak öne çıkıyor.</p><h3>iPhone 20 serisiyle çerçevesiz tasarım ve yeni teknolojiler geliyor</h3><p>iPhone 20 serisinin en çok konuşulan özelliği ise neredeyse tamamen çerçevesiz, dört kenarı kavisli quad-curved ekran tasarımı. Apple'ın, bu modelde cihazı tek parça cam gibi gösterecek ince ve minimal çerçeveler üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Ayrıca, ekranın altına taşınacak Face ID ve ön kamera sayesinde, ön yüzeyde neredeyse hiçbir kesinti olmayacak. Dynamic Island'ın ise ya çok küçüleceği ya da tamamen kaldırılacağı iddialar arasında yer alıyor. OLED ekran teknolojisinin de daha parlak ve canlı bir görüntü sunacağı öngörülüyor. Tüm bu yenilikler, iPhone 20'yi Apple'ın bugüne kadar geliştirdiği en radikal ve yenilikçi akıllı telefon haline getirecek.</p><p>Apple iPhone 20'nin geliştirme sürecini hızlandırdı. Şirket, iPhone'un 20. yılını kutlamak için sadece donanımda değil, tasarımda da köklü bir değişim hedefliyor. iPhone 20 serisinin, Apple'ın bugüne dek piyasaya sürdüğü tüm modellerden ayrışacak özelliklerle donatılması bekleniyor. Bu gelişmeler, 2027 yılında tanıtılacak iPhone 20 serisinin, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratacağına işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/eylul-2027-icin-dev-sizin-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292543</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/atlantikin-derinliklerinde-nukleer-saat-isliyor-150-bin-ton-radyoaktif-varil-okyanus-taban-292543</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atlantik'in derinliklerinde nükleer saat işliyor! 150 bin ton radyoaktif varil okyanus tabanına sızıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Atlantik Okyanusu'nun derinliklerinde yıllar önce bırakılan 150 bin ton radyoaktif atık, bugün ciddi bir çevre tehdidi oluşturuyor. Bilim insanlarının yürüttüğü detaylı araştırmalar, varillerden sızan radyoaktif maddelerin deniz yaşamı ve ekosistem üzerinde beklenenden büyük etkiler yaratabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atlantik'in derinliklerinde nükleer saat işliyor! 150 bin ton radyoaktif varil okyanus tabanına sızıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atlantik Okyanusu'nun derinliklerinde, 1949 ile 1982 yılları arasında bırakılan 150 bin ton radyoaktif atık, aradan geçen onlarca yılın ardından ciddi bir çevresel risk olarak yeniden gündeme geldi. Bilim insanları, modern ekipmanlarla gerçekleştirdikleri detaylı araştırmalarda, okyanus tabanında bulunan binlerce varilin zamanla aşındığını ve içlerindeki radyoaktif maddelerin deniz ortamına sızdığını tespit etti. Bu sızıntının, hem deniz canlıları hem de ekosistem üzerinde beklenenden daha geniş kapsamlı etkiler yaratabileceği belirtiliyor.</p><h3>NODSSUM ekibi: Binlerce radyoaktif varil haritalandı</h3><p>Son yıllarda, nükleer mühendis Patrick Chardon ve deniz jeoloğu Javier Escartín öncülüğünde başlatılan NODSSUM (Nükleer Okyanus Döküm Alanı Araştırma İzleme) projesi kapsamında, Atlantik Okyanusu'nda bulunan radyoaktif atık varillerinin durumu kapsamlı şekilde incelendi. Haziran 2025'te L'Atalante isimli araştırma gemisiyle başlayan ilk keşif gezisinde, UlyX adlı otonom su altı aracı kullanılarak deniz tabanı haritalandı ve 3.355 varil tespit edildi. Bu varillerin çoğu, 3.000 ila 5.000 metre derinlikte yer alıyor. Ekip, çevredeki sudan, tortudan ve deniz canlılarından örnekler alarak, radyoaktif atıkların okyanus ekosistemi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için önemli veriler topladı.</p><h3>Radyoaktif sızıntı ekosistemi etkiliyor: Bilim insanları uyardı</h3><p>Mayıs 2026'da düzenlenen ikinci seferde, Pourquoi Pas? isimli araştırma gemisinde bulunan üç kişilik Nautile denizaltısı ile 20 dalış gerçekleştirildi. Bilim insanları, 4.700 metrenin altındaki derinliklere inerek varilleri doğrudan inceledi ve çevrelerinden yeni örnekler topladı. Elde edilen ilk bulgular, bazı varillerin aşırı derecede aşındığını ve radyoaktif maddelerin deniz tabanına görünür şekilde sızdığını gösterdi. Özellikle kobalt-60, niobyum-94, sezyum-137 ve amerisyum-241 gibi izotopların seviyeleri, beklenen arka plan değerlerinin çok üzerinde ölçüldü. Araştırmacılar, radyoaktif atıkların yalnızca çevreye yayılmakla kalmadığını, aynı zamanda deniz canlılarının yaşam alanı haline geldiğini de gözlemledi. Anemonlar, süngerler, deniz hıyarları ve yengeçler, varillerin etrafında yoğunlaşarak adeta yeni bir ekosistem oluşturdu. Bu durum, radyoaktif maddelerin besin zincirine girip girmediği sorusunu da beraberinde getirdi.</p><h3>Radyoaktif atıkların çevresel etkisi inceleniyor: Sonuçlar endişe verici</h3><p>NODSSUM ekibi tarafından toplanan örnekler şu anda analiz ediliyor. Bilim insanları, radyoaktif maddelerin deniz canlılarında birikip birikmediğini belirlemeye çalışıyor. İlk gözlemler, radyoaktivite seviyelerinin varillerin hemen yakınında yüksek olduğunu, ancak birkaç metre uzaklaştıkça hızla azaldığını ortaya koydu. Yine de, bu sınırlı yayılımın uzun vadede deniz yaşamı üzerinde ne tür etkiler yaratacağı henüz kesinleşmiş değil. Uzmanlar, özellikle sezyum-137 ve plütonyum izotoplarının binlerce yıl boyunca çevrede kalabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, Atlantik Okyanusu'ndaki radyoaktif atıkların oluşturduğu risklerin tam olarak anlaşılması için daha fazla bilimsel çalışma yapılması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Uluslararası standartlar ve geçmiş uygulamalar tartışılıyor</h3><p>Geçmişte, düşük seviyeli radyoaktif atıkların deniz tabanına bırakılması, dönemin uluslararası kılavuzlarına uygun olarak gerçekleştirildi. O yıllarda, varillerin kısa ömürlü radyoizotopları içermesi ve kapalı kaldıkları sürece tehlike oluşturmayacakları düşünülüyordu. Ancak günümüzde, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gibi kuruluşlar, bu tür atıkların yüzlerce yıl boyunca izole edilmesini ve sağlam kaplarda saklanmasını öneriyor. 1980'lerde döküm işlemi sona erdiğinde, varillerin tam konumu ve durumu hakkında yeterli bilgi bulunmuyordu. Şimdi ise, gelişmiş teknolojiler sayesinde binlerce varilin yeri haritalandı ve çevreye etkileri daha yakından izleniyor.</p><h3>Radyoaktif atıkların ekosisteme etkisi: Yeni sorular gündemde</h3><p>Deniz tabanında oluşturulan yapay habitatlar, radyoaktif atık varillerinin beklenmedik bir şekilde deniz canlılarının yaşam alanı haline gelmesine yol açtı. Yengeçler, balıklar ve diğer organizmalar, bu varillerin etrafında yoğunlaşarak kendilerine yeni sığınaklar buldu. Ancak bu durum, radyoaktif maddelerin besin zinciri yoluyla daha geniş alanlara yayılma ihtimalini de artırıyor. Bilim insanları, topladıkları örnekler üzerinde yürüttükleri analizlerle, radyoaktif maddelerin canlılar üzerindeki birikimini ve potansiyel etkilerini ortaya çıkarmaya çalışıyor. İlk bulgular, varillerin çevresindeki radyoaktivitenin yüksek olduğunu, ancak bu etkinin birkaç metre içinde ciddi şekilde azaldığını gösteriyor. Yine de, uzun vadeli çevresel etkilerin tam olarak anlaşılması için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>Sonuç: Atlantik'teki radyoaktif atıklar için uyarı ve önlem çağrısı</h3><p>Atlantik Okyanusu'nda bulunan 150 bin ton radyoaktif atık, günümüzde çevre ve deniz yaşamı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. Bilim insanları, bu atıkların etkilerini daha iyi anlamak ve potansiyel riskleri azaltmak için uluslararası iş birliğiyle daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor. Radyoaktif atıkların neden olduğu çevresel sorunlar, yalnızca geçmişteki uygulamaların değil, aynı zamanda gelecekte alınacak önlemlerin de önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/atlantikin-derinliklerind-235_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292542</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/alplerde-buzullar-eridikce-zaman-kapsulu-aciliyor-daglar-50-yillik-sirlari-ve-kayiplari-geri-veriyor-292542</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alpler'de buzullar eridikçe zaman kapsülü açılıyor! Dağlar 50 yıllık sırları ve kayıpları geri veriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Alp dağlarında hızla eriyen buzullar, son on beş yılda onlarca yıl önce kaybolan nesneleri ve insan kalıntılarını ortaya çıkarıyor. Bilim insanları, bu sürecin önümüzdeki yıllarda hızlanacağını ve yeni keşiflerin artacağını belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alpler'de buzullar eridikçe zaman kapsülü açılıyor! Dağlar 50 yıllık sırları ve kayıpları geri veriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alp dağlarında son yıllarda yaşanan hızlı buzul erimesi, 50 yıl önce kaybolan nesnelerin ve insan kalıntılarının tekrar gün yüzüne çıkmasına yol açıyor. Özellikle 2010'lu yıllardan itibaren hız kazanan bu süreçte, dağcılar ve yürüyüşçüler, eriyen buzulların altından çıkan sıradışı bulgularla karşılaşıyor. Rehberlerin ve dağcıların, bir anda durup buz tabakasının altında düzenli bir şekil fark etmesiyle başlayan bu keşifler, bazen sıradan bir ekipman, bazen de yıllar boyunca kaybolmuş bir insana ait kalıntılarla sonuçlanıyor. Alp dağlarında her yeni yaz, daha önce buzun derinliklerinde saklanan ve unutulan nesnelerin tekrar ortaya çıkmasına neden oluyor.</p><h3>Bilim insanlarından çarpıcı uyarı: Buzul erimesiyle kayıplar geri dönüyor</h3><p>Alp dağlarının zirvelerinden vadilere doğru ağır ağır ilerleyen buzullar, yıllar boyunca birçok nesneyi ve bazen de insan bedenlerini içine aldı. Bu doğal süreç, bir neslin kayıplarını adeta sonsuz bir şekilde sakladı. Ancak iklim değişikliğiyle birlikte buzullar hızla eriyor ve bu durum, on yıllar önce yutulan nesnelerin bir bir ortaya çıkmasına yol açıyor. Bilim insanları, buzul erimesinin temel bir fenomen haline geldiğini ve her yıl daha eski buz katmanlarının açığa çıktığını vurguluyor. Artık, sadece tekil ve nadir rastlanan keşifler değil, her yaz düzenli olarak yeni nesneler ve kalıntılar Alp dağlarının buzullarından çıkıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda bu tür bulguların artacağını öngörüyor ve buzul erimesinin yakın gelecekte durmayacağı konusunda hemfikir olduklarını belirtiyor.</p><h3>Yetkililer: 'Buzulların koruduğu sırlar çözülüyor'</h3><p>Buzulların içinde geçen on yıllar, organik ve inorganik maddelerin olağanüstü bir şekilde korunmasını sağladı. Sürekli soğuk ortam, kumaş, deri, metal ve tekstil gibi malzemelerin bozulmasını büyük ölçüde yavaşlattı. Bu sayede, bilim insanları ve yetkililer, bulunan kalıntıların genetik profillerini inceleyebiliyor ve geçmişte kaybolan kişilere dair kesin kimlik tespitleri yapabiliyor. Özellikle insan kalıntılarının bulunmasıyla başlayan süreçte, resmi arşivlerdeki eski kayıp dosyaları yeniden açılıyor. Uzman ekipler, bulunan her nesne ya da kalıntı için titiz bir kimlik belirleme protokolü uyguluyor. Soruşturmacılar, fiziksel ipuçlarını arşivlerle karşılaştırıyor ve genetik analizlerle kimlik tespitini tamamlıyor. Ardından, kaybolan kişilerin ailelerine bilgi verilmesi süreci başlıyor. Bu an, çoğu zaman onlarca yıl boyunca cevapsız kalan soruların yanıt bulduğu, duygusal açıdan en hassas an olarak öne çıkıyor.</p><h3>Alp dağlarında keşiflerin artışı ve iklim değişikliğinin etkisi</h3><p>Alp dağlarında gözlenen buzul erimesi, sadece bilimsel değil, toplumsal açıdan da önemli sonuçlar doğuruyor. Her yaz, eriyen buzullar yeni nesneler ve insan kalıntıları ortaya çıkarıyor. Bu durum, kaybolan kişilerin yakınları için yıllar süren belirsizliğe son verilmesini sağlarken, aynı zamanda iklim değişikliğinin dramatik etkilerini de gözler önüne seriyor. Dağlık bölgelerdeki yetkililer, bu tür keşiflerin giderek daha olağan hale geleceğini ve rutinleşeceğini ifade ediyor. Artık, Alp dağlarında her yeni yaz, geçmişin sırlarının bir bir çözülmesine ve uzun yıllar kapalı kalan dosyaların kapanmasına tanıklık ediliyor. Bilim insanları ve yetkililer, buzul erimesinin etkisiyle önümüzdeki yıllarda daha fazla bulgunun ortaya çıkacağını ve bu sürecin iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/alplerde-buzullar-eridikc-678_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292541</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yoga-mi-agirlik-mi-kosu-mu-kemikleri-en-cok-guclendiren-spor-belli-oldu-292541</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yoga mı, ağırlık mı, koşu mu? Kemikleri en çok güçlendiren spor belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[British Medical Journal'da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, kemik sağlığı için en etkili egzersizlerin hızlı yürüyüş ve koşu olduğunu ortaya koydu. Çinli bilim insanlarının 18 binden fazla katılımcı üzerinde yürüttüğü çalışma, kemik mineral yoğunluğunu artırmak için haftada en az 2-3 saat tempolu fiziksel aktivite yapılması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yoga mı, ağırlık mı, koşu mu? Kemikleri en çok güçlendiren spor belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>British Medical Journal'da yayımlanan yeni bir araştırma, kemik sağlığını korumak ve güçlendirmek isteyenler için önemli ipuçları sundu. Çinli bilim insanları tarafından yürütülen bu geniş kapsamlı çalışma, 40 yaş ve üzerindeki 18.429 kişinin verilerini analiz ederek, farklı egzersiz türlerinin kemik mineral yoğunluğu üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Araştırma, hangi egzersizlerin kemiklerin dayanıklılığını artırmada en etkili olduğunu ve bu etkinin hangi miktarda egzersizle sağlandığını net biçimde gösterdi. Sonuçlar, kemik sağlığı konusunda bugüne kadar bilinenleri sorgulatacak nitelikte.</p><h3>British Medical Journal araştırmasında hızlı yürüyüş ve koşu öne çıktı</h3><p>Kemik sağlığı odaklı yapılan bu araştırmada, egzersiz türleri detaylı biçimde incelendi. Araştırmacılar, katılımcıların uyguladığı aktiviteleri ağırlık antrenmanı, yoga, yürüyüş ve koşu gibi kategorilere ayırdı. Ayrıca, egzersizin etkisini ölçmek için haftalık harcanan enerjiyi metabolik eşdeğer (MET) birimiyle hesapladı. 124 klinik denemeden elde edilen veriler ışığında, hızlı yürüyüş ve koşunun kemik mineral yoğunluğunu artırmada en etkili egzersizler olduğu tespit edildi. Bu iki aktivite, özellikle iskelet sisteminin farklı bölgelerinde belirgin güçlenmeye yol açıyor. Aerobik egzersizlerin ağırlık antrenmanlarıyla birleşimi de olumlu sonuçlar verdi; ancak bu kombinasyonun etkisi, hızlı yürüyüş ve koşunun sağladığı kadar geniş iskelet alanlarını kapsamıyor. Yine de bu tür egzersizler, yaşa bağlı kemik yoğunluğu kaybını yavaşlatma açısından önemli katkı sağlıyor. Araştırmacılar, hızlı yürüyüş ve koşunun, özel ekipman veya spor salonu üyeliği gerektirmemesi sayesinde herkes için erişilebilir bir seçenek sunduğunu vurguladı. Sadece bir çift spor ayakkabı ve hareket etme isteği, kemik sağlığını desteklemek için yeterli görülüyor.</p><h3>Çinli bilim insanları: Haftada 600 MET dakikası kemik sağlığında belirleyici</h3><p>Çalışmada, kemik mineral yoğunluğunda olumlu değişikliklerin ortaya çıkması için haftada yaklaşık 600 MET dakikasının yeterli olduğu belirtildi. Bu miktar, tempoya bağlı olarak haftada yaklaşık 2 ila 3 saat hızlı yürüyüş veya koşuya denk geliyor. Günlük olarak bakıldığında ise, günde 20 ila 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş ya da koşu, kemik sağlığını korumak için yeterli kabul ediliyor. Araştırmacılar, yapılandırılmış egzersizin bel omurları, femoral boyun ve kalça bölgesinde yaşa bağlı kemik mineral yoğunluğu kaybını yavaşlattığını belirtti. Ayrıca, karma aerobik egzersizler ya da yoga ve Pilates gibi zihin-beden aktiviteleri de kemik kırığı riskini azaltmada bir miktar fayda sağladı; ancak bu etkinin hızlı yürüyüş ve koşu kadar güçlü olmadığı vurgulandı. Araştırmada, farklı yaş grupları ve vücut kitle indeksine sahip bireyler arasında egzersiz yanıtlarında önemli farklılıklar gözlemlendi. Orta yaşlı ve normal kilolu bireylerde kemik sağlığında en belirgin iyileşmeler kaydedildi. Daha ileri yaştaki yetişkinler ve fazla kilolu bireylerde ise etkinin görece daha düşük olduğu bildirildi, ancak egzersizin her yaş ve grupta fayda sağladığına dikkat çekildi.</p><h3>Kemik sağlığı için egzersiz: Düşük yoğunluklu aktiviteler de katkı sağlıyor</h3><p>Kemik sağlığının korunmasında fiziksel aktivitenin rolü, araştırma bulgularıyla bir kez daha öne çıktı. Özellikle yaşlanma sürecinde kemik mineral yoğunluğundaki azalma, düşme ve kırık riskini artırıyor. Bu durum, yaşlı bireylerde ciddi sağlık sorunlarına, uzun hastane yatışlarına ve hareket kısıtlılığına yol açabiliyor. Araştırmacılar, düzenli fiziksel aktivitenin, ilaç tedavilerine ek olarak hem iskelet sistemi üzerinde doğrudan hem de genel sağlık üzerinde dolaylı faydalar sunduğunu vurguladı. Hızlı yürüyüş ve koşunun yanı sıra, hafif tempolu yürüyüş, yoga ve Pilates gibi aktiviteler de kemik sağlığına katkıda bulunuyor. Ancak, bu aktivitelerin etkisi daha sınırlı ve iskeletin belirli bölgeleriyle kısıtlı kalıyor. Araştırma, herkesin kendi fiziksel kapasitesine uygun egzersiz programları seçmesi gerektiğini, ancak hareketten vazgeçilmemesi gerektiğini belirtiyor. Egzersiz alışkanlığı, kemiklerin yanı sıra kas gücü, denge ve genel yaşam kalitesi üzerinde de olumlu etkilere sahip.</p><h3>British Medical Journal: Egzersiz, kemik sağlığında ilaçlara alternatif sunuyor</h3><p>Çinli araştırmacıların British Medical Journal'da yayımladığı bu çalışma, yapılandırılmış fiziksel egzersizin kemik sağlığı açısından kolay erişilebilir, maliyet etkin ve etkili bir yöntem olduğunu ortaya koydu. Özellikle haftada en az 600 MET dakikası tempolu yürüyüş veya koşu, kemik mineral yoğunluğunu korumak ve artırmak için yeterli kabul ediliyor. Bilim insanları, kemik sağlığının sadece ilaçlarla değil, düzenli ve uygun egzersizle de desteklenebileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, kemik yoğunluğunu korumak ve yaşa bağlı kayıpları önlemek için hareket etmek, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmeli. Bir sonraki yürüyüşünüzü ertelememek için, kemiklerinizin size ihtiyaç duyduğunu unutmayın. Düzenli fiziksel aktivite, hem iskelet sisteminizi güçlendirir hem de genel sağlığınıza uzun vadeli katkı sağlar.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/yoga-mi-agirlik-mi-kosu-m-221_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292540</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-turkiye-ilk-kucuk-moduler-reaktoru-2030larin-basinda-devreye-almayi-planliyor-292540</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye ilk küçük modüler reaktörü 2030'ların başında devreye almayı planlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin nükleer enerji vizyonu kapsamında ilk küçük modüler reaktörün (SMR) 2030'ların başında devreye alınmasının öngörüldüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye ilk küçük modüler reaktörü 2030'ların başında devreye almayı planlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamındaki Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı'nın ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Türkiye Nükleer Enerji AŞ'nin (TÜNAŞ) ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile SMR alanında işbirliği anlaşması yaptığını belirten Bayraktar, söz konusu anlaşmanın Orta Asya'yı ve Türk Cumhuriyetlerini de kapsayacağını anlattı.</p><p>Bayraktar, Türkiye'de nükleer enerji alanında sanayi kapasitesi olduğunu vurgulayarak, bu işin teknoloji tarafında da olmak istediklerini ifade etti.</p><p>Kanada ile nükleer enerji konusunda işbirliği fırsatlarını değerlendirdiklerini dile getiren Bayraktar, elektrifikasyon konusunda nükleer enerjinin olmazsa olmaz bir husus olduğunu, bu alandaki projeleri bir an önce devreye almak istediklerini söyledi.</p><p>Bayraktar, SMR konusunda yatırım yapacaklara belirli teşvik ve muafiyetleri içerebilecek bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını anlattı.</p><p>SMR'ler için nasıl bir takvim öngörüldüğüne dair soru üzerine Bayraktar, "2030'ların ilk yarısında inşallah Türkiye'de ilk SMR'yi görürüz diye ümit ediyorum. Bu konuda küresel bir yarış var. Ama henüz şu anda bir reaktör görmüş değiliz. Dolayısıyla biz Türkiye de bu işin bir çıkış aşamasında olsun istiyoruz." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/24tv-23092026ee9db5b9.jpg"/><p><b>"NÜKLEER İŞBİRLİĞİYLE SADECE YATIRIMLARI KASTETMİYORUZ"</b></p><p>Bayraktar, Fransız EDF'nin nükleer konusunda yetkin bir şirket olduğunu belirterek, o şirketle yakın zamanda bir işbirliği anlaşması yapmayı planladıklarını aktardı.</p><p>Nükleer konusunda işbirliği deyince sadece yatırımları kastetmediklerini vurgulayan Bayraktar, işletme ve güvenlik anlamında tecrübe paylaşımının da önemli olduğunu kaydetti.</p><p>Bayraktar, veri merkezlerinin enerji talebinin Türkiye'de 2035'lere doğru 5-10 teravatsaat arasında olmasını beklediklerini ifade etti.</p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yönelik enerji projelerine de değinen Bayraktar, adaya gazın götürülmesi için denizdeki çalışmalara başladıklarını, yabancı şirketlerin de inşaat sürecine ilgi gösterdiğini aktardı.</p><p>Bayraktar, KKTC'nin elektrik problemini kalıcı olarak çözmek istediklerini ifade ederek, ayrıca altyapının ileride Doğu Akdeniz'de keşfedilebilecek gazın Türkiye'ye taşınmasına imkan tanıyacak şekilde tasarlandığını bildirdi.</p><p>"Ulaşımda elektrifikasyon kritik"</p><p>Kalkınma Yolu projesine ilişkin de konuşan Bayraktar, "Projeyi gerçekten kalkınma yolu yapacak şey enerji hatları." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bayraktar, bu kapsamda doğal gaz ve petrol boru hattı ile elektrik ara bağlantısı yapmak istediklerini belirterek, bu enerji hatlarından elde edilecek milyarlarca dolarlık yıllık gelirle tüm Kalkınma Yolu altyapısının finanse edilebileceğini dile getirdi.</p><p>Türkiye'de akaryakıt talebinin otomobil sayısının yükselmesiyle arttığına işaret eden Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığın bitmesi için ulaşımda elektrifikasyonun kritik olduğuna dikkati çekti.</p><p>Bayraktar, artan petrol talebini yönetmek için 2035 yılına kadar 13 milyon elektrikli araca ihtiyaç duyulduğunu belirterek, bu kapsamda da en az 1,3 milyon şarj istasyonuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.</p><p>Bakan Bayraktar, bu hedef için 2035'e kadar dağıtım şebekesi için 50 milyar dolar, iletim şebekesi için 30 milyar dolar altyapı yatırımına ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p><p><b>"MADEN TARAFINI GENEL ENERJİ RESMİNDEN AYRI DÜŞÜNMÜYORUZ"</b></p><p>Sadece nadir toprak elementlerinin değil, Türkiye için altının da kritik bir maden olduğunu ifade eden Bayraktar, bu alanda yüksek tutarlarda ithalat yapıldığını anlattı.</p><p>Bayraktar, kritik madenlerin enerji dönüşümü için de önemli olduğuna dikkati çekerek, "Bu alanda kendi yolumuzu çizmeye çalışıyoruz. Nadir toprak elementlerinde saflaştırma veya zenginleştirmeyle alakalı iyi çalışmalarımız var. Maden tarafını biz genel enerji resminden ayrı düşünmüyoruz. Çünkü o olmazsa sanayi olmaz, o olmazsa enerji dönüşümü olmaz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Eti Maden'in yeni dönemde stratejik madenler alanında daha agresif bir büyüme stratejisi izleyeceğini ifade eden Bayraktar, maden işinde çok büyük potansiyel bulunduğunu ve şirketleri bu alana girmeye teşvik ettiklerini anlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/bakan-bayraktar-turkiye-i-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292539</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/norolojide-tarihi-adim-yeni-beyin-implanti-felcli-kisilerin-ayni-anda-konusup-jest-yapmasini-sagladi-292539</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nörolojide tarihi adım! Yeni beyin implantı felçli kişilerin aynı anda konuşup jest yapmasını sağladı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco'dan bilim insanları, geliştirdikleri yeni nesil beyin implantı sayesinde felçli hastaların aynı anda hem konuşma hem de jest yapabilmesini sağladı. Araştırmada, iki farklı felçli birey üzerinde test edilen sistem, avatar aracılığıyla iletişimde önemli bir atılım sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nörolojide tarihi adım! Yeni beyin implantı felçli kişilerin aynı anda konuşup jest yapmasını sağladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco'da yürütülen bir araştırmada, felçli bireylerin iletişim yeteneklerinde çığır açan bir gelişme kaydedildi. Bilim insanları, geliştirdikleri yeni bir beyin implantı sayesinde, felçli hastaların hem konuşma hem de jest yapma becerisini aynı anda kazanmasını sağladı. Bu yenilikçi sistem, iki farklı felçli hasta üzerinde denendi ve iletişimde avatar teknolojisi kullanılarak önemli başarılar elde edildi.</p><h3>Samantha Brosler'dan beyin implantı ile iletişimde devrim</h3><p>Araştırma ekibinin başında yer alan Samantha Brosler, beyin implantının felçli bireylerin iletişimini kökten değiştirdiğini vurguladı. Geliştirilen implant, geleneksel yöntemlerin aksine, hastaların yalnızca konuşma ya da hareket etme seçeneklerinden birini tercih etmesini gerektirmiyor. Bunun yerine, hem jest hem de konuşma komutları aynı anda beyin aktivitelerinden çözümlenebiliyor. Brosler, günlük hayatta jestlerin iletişimde büyük rol oynadığını, baş sallama gibi küçük hareketlerin bile mesajın anlamını tamamen değiştirebildiğini belirtti. Bu yeni beyin implantı, özellikle baş sallama, el sallama veya alkış gibi jestlerle birlikte, konuşma ifadelerini de eşzamanlı olarak iletebiliyor. Araştırma kapsamında, iPhone büyüklüğünde bir beyin implantı iki felçli birey üzerinde test edildi. Katılımcılardan biri inme sonrası felç geçirmiş, diğeri ise amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastasıydı. Her iki birey de uzuv hareketlerini neredeyse tamamen kaybetmiş ve konuşma yetisini yitirmişti.</p><h3>Bravo-1r ve Bravo-6 ile avatar destekli iletişimde yüksek doğruluk</h3><p>Deney sürecinde, araştırmacılar katılımcıların beyin aktivitelerini, belirli ifadeleri ve jestleri tekrar etmeye çalışırken kaydetti. "Merhaba", "tanıştığımıza memnun oldum" ve "nasılsın" gibi 10 farklı ifade ile el sallama, alkışlama ve baş sallama gibi 10 farklı jest, katılımcıların beyin sinyalleriyle eşleştirildi. Katılımcılar, bazı durumlarda bu ifadeleri ve jestleri ayrı ayrı, bazı durumlarda ise eşzamanlı olarak yapmaya çalıştı. Ekip, elde edilen beyin kayıtlarını kullanarak, her katılımcıya özel makine öğrenimi modelleri geliştirdi. Bu modeller, katılımcıların niyet ettiği ifadeleri ve jestleri tahmin ederek, avatarların ekranda hem konuşma hem de hareketleri gerçekleştirmesini sağladı. Sonuçlar dikkat çekiciydi: Bravo-1r'nin jestleri yüzde 88, konuşmaları ise yüzde 84 doğrulukla tahmin edildi. Bravo-6'da ise jest doğruluğu yüzde 66, konuşma doğruluğu yüzde 70 olarak kaydedildi. Brosler, tamamen rastgele bir tahminin yalnızca yüzde 9 doğruluk vereceğini, elde edilen oranların ise teknolojinin potansiyelini net biçimde gösterdiğini ifade etti. Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, avatar aracılığıyla iletişimin, beyin implantı sayesinde felçli bireylerin kendilerini daha iyi ifade etmelerine olanak tanıması oldu.</p><h3>Uzmanlardan uyarı: Daha yüksek doğruluk ve genişletilmiş jest seti gerekli</h3><p>İsviçre'deki Lozan Üniversitesi'nden Henri Lorach, araştırmanın bilimsel açıdan güçlü olduğunu ve sağlam sonuçlar sunduğunu belirtti. Ancak Lorach, mevcut sistemin sınırlı sayıda ifade ve jestle test edildiğine dikkat çekti. Günlük hayatta daha karmaşık ve çeşitli iletişim ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için, hem jest hem de konuşma yelpazesinin genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, doğruluk oranlarının artırılması ve sistemin gerçek hayatta kullanılabilirliğinin sağlanması gerektiğine işaret etti. Brosler ise ekibin, makine öğrenimi modellerini daha fazla veriyle eğitmek ve algoritmaları daha hassas hale getirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Gelecekteki hedefler arasında, felçli bireylerin kendi bedenlerini hareket ettirebilmesi veya sentetik bir sesle doğrudan iletişim kurabilmesi de yer alıyor. Bilim insanları, beyin implantı teknolojisinin ilerlemesiyle, felçli hastaların toplumsal yaşama daha aktif katılım göstermesini hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/norolojide-tarihi-adim-ye-872_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292538</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/applein-yeni-isletim-sistemi-ve-akilli-ekrani-ne-zaman-geliyor-292538</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'ın yeni işletim sistemi ve akıllı ekranı ne zaman geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, akıllı ev teknolojilerinde çığır açacak yeni işletim sistemi homeOS'u duyurmaya hazırlanıyor. Şirketin üzerinde çalıştığı bu yenilikçi sistem, yüz tanıma ve Siri entegrasyonu gibi gelişmiş özelliklerle öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'ın yeni işletim sistemi ve akıllı ekranı ne zaman geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, teknoloji dünyasında büyük ses getirecek yeni bir adım atıyor. Şirket, akıllı ev cihazları için özel olarak tasarlanan homeOS adlı tamamen yeni bir işletim sistemini tanıtmaya hazırlanıyor. Bloomberg'in deneyimli muhabiri Mark Gurman'ın aktardığı bilgilere göre, homeOS; iOS, tvOS ve watchOS'un öne çıkan özelliklerini bir araya getirerek, ev içi teknolojilere farklı bir boyut kazandıracak. Apple'ın bu yeni işletim sistemi, şirketin geliştirdiği ve henüz piyasaya sürülmemiş olan akıllı ev merkezinde kullanılacak. Cihaz, entegre yüz tanıma sistemiyle kullanıcıları tanıyıp kişiye özel içerikler sunacak. Ayrıca Siri yapay zekâsı, homeOS'un merkezinde yer alacak ve ev yönetimini daha akıllı ve pratik bir hale getirecek.</p><h3>Apple homeOS: Akıllı evlerde kişiselleştirilmiş deneyim</h3><p>Apple'ın üzerinde çalıştığı akıllı ev merkezi, 6 veya 7 inç boyutunda kare bir ekran ve güçlü hoparlörle donatılacak. Bu cihaz, sadece ev güvenliğini artırmakla kalmayacak; aynı zamanda müzik dinleme, fotoğraf gösterme ve mesajlaşma gibi birçok işlevi de yerine getirecek. HomeOS, kullanıcıların kimliğini yüz tanıma ile belirleyecek ve anında kişiselleştirilmiş bilgiler sunacak. Uygulama desteğiyle Takvim, Kamera, Apple Music, Apple Podcasts, Apple News, Hatırlatıcılar ve Notlar gibi pek çok Apple uygulaması, homeOS ekosisteminde yer alacak. Ayrıca Siri'nin sohbet edilebilen yeni yapay zekâ uygulaması da bu sistemde öne çıkacak. Apple'ın HomeKit entegrasyonu sayesinde, evdeki diğer akıllı cihazlarla uyumlu bir kontrol imkânı sağlanacak.</p><h3>Apple'ın homeOS'u: Güvenlik ve entegrasyon ön planda</h3><p>HomeOS, Apple'ın mevcut işletim sistemleri olan iOS, iPadOS, macOS, watchOS, tvOS ve visionOS'un ardından ekosisteme katılacak yedinci platform olacak. Şirketin yeni ürünü, ev güvenliğini bir üst seviyeye taşırken, kullanıcıların günlük yaşamını kolaylaştırmayı hedefliyor. Apple'ın geliştirdiği bu cihaz, FaceTime ve mesajlaşma gibi iletişim özelliklerinin yanı sıra, evdeki aksesuarların yönetimini de tek bir merkezden gerçekleştirecek. Özellikle Siri'nin gelişmiş yapay zekâ yetenekleri, homeOS'un kullanıcı deneyimini daha akıllı ve sezgisel hale getirmesini sağlayacak. Apple'ın homeOS'u, akıllı ev teknolojilerinde standartları yeniden belirleyecek bir adım olarak dikkat çekiyor.</p><p>Apple homeOS'un piyasaya sürülmesiyle, şirketin akıllı ev pazarındaki etkisinin önemli ölçüde artması bekleniyor. Gelişmiş güvenlik, kişiselleştirme ve entegrasyon özellikleriyle homeOS, kullanıcıların ev yaşamını daha konforlu ve güvenli hale getirecek. Apple'ın bu hamlesi, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratırken, homeOS'un resmi tanıtım tarihi ise merakla bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/applein-yeni-isletim-sist-980_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292531</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/korku-neden-aninda-gecmiyor-292531</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Korku neden anında geçmiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, beynin amygdalostriatal geçiş bölgesi (ASt) olarak bilinen küçük bir alanının, korku yanıtlarının neden uzun süre devam ettiğine dair önemli ipuçları sunduğunu açıkladı. Araştırma, özellikle ASt'nin savunma davranışlarının sürdürülmesinde anahtar rol oynadığını gösteriyor ve bu bulguların panik bozukluklar ile anksiyete tedavilerinde yeni yollar açabileceği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Korku neden anında geçmiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, beynin derinliklerinde yer alan ve amygdalostriatal geçiş bölgesi (ASt) olarak adlandırılan küçük bir alanın, korku yanıtlarının neden uzun süre devam ettiğine dair önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Salk Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü ve Utah Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü bu çalışma, fareler üzerinde yapılan deneylerle ASt bölgesinin tehlike sinyallerine uzun süreli savunma yanıtı geliştirilmesinde merkezi bir işlev üstlendiğini gösterdi. Araştırmada, farelerin belirli uyarıcıları öğrendikten sonra, ASt bölgesindeki nöronların tehlike sinyalinin sürdüğü sürece aktif kaldığı ve bu aktivitenin savunma davranışlarının devamlılığını sağladığı saptandı. Bu bulgular, beynin tehlikeye karşı verdiği yanıtların neden hızla kaybolmadığı sorusuna yeni bir açıklama getiriyor.</p><h3>Kay Tye: 'ASt, korkunun kaybolan parçası olabilir'</h3><p>Uzun yıllardır korku ve tehdit algısında amigdalanın merkezi rol oynadığı düşünülüyordu. Ancak Salk Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü'nden profesör Kay Tye, elde edilen yeni bulguların bu görüşü sorgulattığını belirtti. Tye, "İnsanlar genellikle amigdalanın korkunun merkezi olduğunu düşündü, fakat amigdala ile diğer beyin bölgeleri arasındaki geçiş noktaları göz ardı edildi" diyerek, ASt'nin korkunun kalıcılığında kritik bir halka olabileceğine işaret etti. Araştırmada, ASt'nin yalnızca tehlikenin başlangıcında değil, uyarıcı devam ettiği sürece aktif kaldığı ve savunma davranışının sürdürülmesinde belirleyici olduğu görüldü. Bu durum, amigdalanın tek başına korku yanıtının tüm sürecini açıklayamayabileceğini ve ASt'nin sürecin devamında devreye girdiğini gösteriyor. Tye, "Amigdalada tehlikenin başında bir ateşleme var, ancak kalıcı korkunun nedeni ASt olabilir" diyerek bölgenin önemine dikkat çekti.</p><h3>ASt bölgesiyle savunma davranışında çarpıcı değişim</h3><p>Utah Üniversitesi'nden yardımcı profesör Fergil Mills ve ekibi, ASt'nin korku yanıtındaki işlevini anlamak için farelerin beyin dokusundaki yaklaşık 100.000 hücre çekirdeğini analiz etti. Bu inceleme sonucunda, ASt'nin kendine özgü genetik bir desene sahip olduğu ve özellikle dopamin D2 reseptörü taşıyan hücrelerin bu bölgede yoğunlaştığı tespit edildi. Deneylerde, fareler belirli bir sesi tehlike sinyali olarak öğrendiğinde, ASt'deki D2 taşıyan nöronlar tehlike sinyali başladığı anda hızla tepki verdi ve bu aktivite uyarıcı boyunca devam etti. Araştırmacılar, bu hücreleri geçici olarak aktive ettiklerinde, farelerin savunma davranışlarında belirgin bir artış gözlemlendi; fareler daha fazla dondu ve tehlikeli bölgelerden uzak durdu. Tersine, D2 hücreleri geçici olarak susturulduğunda, savunma davranışında neredeyse yüzde 50 oranında azalma meydana geldi. Bu bulgular, ASt'nin tehlike sinyaline karşı öğrenilmiş yanıtın idamesinde temel rol oynadığını ortaya koydu. Ayrıca, ASt'nin yalnızca belirli bir uyarıcıya karşı değil, aynı zamanda bu uyarıcının anlamını öğrenmiş olmasına bağlı olarak savunma davranışını tetiklediği anlaşıldı.</p><h3>ASt'nin korku sistemindeki yeri ve insan sağlığına etkisi</h3><p>Araştırmada, ASt'nin komşu beyin bölgeleriyle karşılaştırıldığında tehlike sinyaline daha uzun süreli ve güçlü bir yanıt verdiği saptandı. Komşu bölgelerdeki hücreler ise ya hızlıca yanıt verip hızla etkisini kaybetti ya da daha yavaş ve zayıf bir tepki geliştirdi. ASt'nin savunma davranışındaki rolü, yalnızca belirli uyarıcılara karşı değil, aynı zamanda bu uyarıcının anlamının öğrenilmesine de bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hayvanlar tehlike sinyalini öğrendiğinde ASt'de güçlü bir aktivite gözlenirken, aynı sesin anlamı öğrenilmediğinde bu aktivite belirgin şekilde azalıyor. Bu durum, ASt'nin sadece fiziksel bir uyarana değil, öğrenilmiş bir tehdit anlamına yanıt verdiğini ortaya koyuyor. Bilim insanları, ASt'nin yalnızca vücuda hareket komutu vermekle kalmadığını, uyarıcının anlamını aktif biçimde koruduğunu ve böylece savunma davranışının devamlılığını sağladığını belirtiyor. Bu bulgular, beynin korku ve savunma yanıtlarını organize eden daha geniş bir sistemin parçası olarak ASt'nin kritik bir rol oynadığını gösteriyor.</p><h3>Beyin devreleri ve psikiyatrik bozukluklar: ASt'nin potansiyel etkileri</h3><p>Çalışmada, ASt'nin savunma davranışının yalnızca belirli uyarıcılara karşı sürdüğünü, ancak ortam korkusunun oluştuğu durumlarda aynı şekilde çalışmadığı gözlemlendi. Örneğin, fareler belirli bir ortamı tehlikeyle ilişkilendirdiğinde ASt'nin aktivitesi belirgin şekilde değişmiyor. Bu bulgu, farklı türde korkuların beyinde farklı devrelerle işlendiğini ve ASt'nin özellikle belirli bir ses, görüntü veya duyusal sinyalin tehlike anlamı taşıdığı durumlarda öne çıktığını gösteriyor. Araştırmacılar, ASt'nin öğrenilmiş bir uyarana karşı savunma davranışını sürdürmede önemli olduğunu, ancak bu bölgenin korku sisteminin yalnızca bir parçası olduğunu vurguluyor. Profesör Kay Tye, "ASt ve bu devreler, panik ataklar veya fobiler gibi psikiyatrik bozuklukların tedavisinde önemli olabilir" diyerek, beynin tehlike yanıtını nasıl aktif tuttuğunu anlamanın anksiyete bozukluklarıyla mücadelede kritik bir adım olabileceğini belirtti. Ancak, bu bulguların insanlarda doğrudan tedaviye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz bilinmiyor. Araştırma, insanlarda anksiyete, panik ve travma sonrası stres bozukluğunun nörobiyolojik temellerini anlamak için yeni bir perspektif sunuyor.</p><h3>ASt bölgesiyle ilgili yeni keşifler ve gelecekteki araştırmalar</h3><p>Bilim dünyası için ASt'nin keşfi, beynin savunma sisteminin daha önce fark edilmeyen bir parçasını gün yüzüne çıkardı. Araştırmanın yürütücülerinden Fergil Mills, "Başladığımızda ASt hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorduk; şimdi ise beynin savunma devrelerinin kaybolan parçasını bulduk" diyerek, bu bulgunun önemini vurguladı. Araştırma ekibi, ASt'nin insanlarda anksiyete ve panik bozukluklarının tedavisinde yeni hedefler oluşturabileceğini, ancak bunun için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Şu ana kadar elde edilen veriler yalnızca erkek fareler üzerinde toplandı; insanlarda benzer bir mekanizmanın olup olmadığı ise ilerleyen araştırmalarla netlik kazanacak. Yine de, beynin tehlike yanıtını nasıl sürdürebildiğinin anlaşılması, psikiyatrik bozuklukların tedavisinde yeni kapılar aralayabilir. Bilim insanları, ASt'nin işlevinin ve beynin savunma sisteminin daha ayrıntılı şekilde incelenmesiyle, gelecekte anksiyete ve panik bozuklukları gibi rahatsızlıkların nörobiyolojik temellerinin daha iyi anlaşılacağını düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/korku-neden-aninda-gecmiy-880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292529</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yeni-dogan-kiz-ve-erkek-bebekler-dunyaya-farkli-mi-bakiyor-292529</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni doğan kız ve erkek bebekler dünyaya farklı mı bakıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Cambridge Üniversitesi Otizm Araştırma Merkezi'nde yürütülen yeni bir çalışma, yeni doğan kız ve erkek bebeklerin yüzlere ve nesnelere odaklanma biçimlerinde belirgin bir farklılık olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, kız bebeklerin yüzlere erkek bebeklerden daha uzun süre baktığı tespit edildi. Bu bulgu, insan gelişiminde biyolojik ve çevresel etkenlerin nasıl etkileştiğine dair önemli ipuçları sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni doğan kız ve erkek bebekler dünyaya farklı mı bakıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cambridge Üniversitesi Otizm Araştırma Merkezi'nde gerçekleştirilen son araştırma, yeni doğan kız ve erkek bebeklerin dünyaya geldikten sonraki ilk saatlerde görsel uyaranlara verdikleri tepkilerde belirgin farklılıklar bulunduğunu gösterdi. Bilim insanları, doğumdan sonraki ortalama 33 saat içinde 130 sağlıklı yeni doğan bebeği inceleyerek, kızların yüzlere erkeklerden daha fazla dikkat gösterdiğini tespit etti. Çalışma, bebeklerin henüz sosyal ve kültürel etkilerle şekillenmeden önceki davranışlarını analiz ederek, insan gelişiminde biyolojik ve çevresel faktörlerin nasıl etkileşime girdiğine dair yeni veriler sundu.</p><h3>Otizm Araştırma Merkezi: 'Kız bebekler yüzlere daha fazla odaklanıyor'</h3><p>Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Otizm Araştırma Merkezi'nde yürütülen bu çalışma, Yumnah Khan liderliğinde gerçekleştirildi. Araştırmada 67 erkek ve 63 kız yeni doğan bebek, hareket eden bir insan yüzü ile mekanik bir nesne olan Newton'un salıncağını izledi. Bebeklerin göz hareketleri, eğitimli gözlemciler tarafından kaydedildi. Sonuçlar, kız bebeklerin izleme sürelerinin yaklaşık yüzde 58,5'ini yüze bakarak geçirdiğini, erkeklerin ise bu oranın yüzde 51,2'de kaldığını ortaya koydu. Kızlar yüzlere daha fazla ilgi gösterirken, erkek bebeklerin belirgin bir tercihi olmadığı gözlendi. Araştırmacılar, bu farklılığın doğumdan hemen sonraki saatlerde bile gözlemlenmesinin, biyolojik ve çevresel faktörlerin insan gelişiminin en erken dönemlerinde nasıl birleştiğine dair önemli ipuçları verdiğini vurguladı.</p><h3>Baron-Cohen: 'Prenatal faktörler ve çevre birlikte etkili oluyor'</h3><p>Çalışmanın danışmanlığını yürüten Otizm Araştırma Merkezi Direktörü Profesör Sir Simon Baron-Cohen, elde edilen bulguların doğa ve yetiştirme tartışmasına yeni bir boyut kazandırdığını belirtti. Baron-Cohen, doğumdan sadece birkaç saat sonra gözlemlenen bu cinsiyet farklılıklarının, geniş kapsamlı doğum sonrası deneyimler yaşanmadan önce prenatal faktörlerin etkili olabileceğini düşündürdüğünü ifade etti. Ancak araştırmacılar, hormonlar veya genler gibi biyolojik faktörleri doğrudan ölçmedikleri için, bu farklılıkların kesin nedeni konusunda temkinli olunması gerektiğini de ekledi. Çalışmada, biyolojik ve sosyal faktörlerin insan gelişiminde sürekli etkileşim halinde olduğuna dikkat çekildi.</p><h3>Yüzlere odaklanma: Bireysel farklılıklar ve toplumsal etkiler</h3><p>Araştırmada, kız bebeklerin yüzlere daha fazla odaklanmasının erkeklerin mekanik nesnelere yöneldiği anlamına gelmediği de belirtildi. Erkek bebekler de yüzlere biraz daha fazla zaman ayırsa da, iki grup arasında önemli ölçüde bir örtüşme olduğu gözlendi. Otizm Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Profesör Carrie Allison, bu farklılıkların tüm erkek veya tüm kız bebeklere genellenemeyeceğini, sadece ortalama gruplar karşılaştırıldığında ortaya çıktığını söyledi. Her iki cinsiyet içinde ve cinsiyetler arasında geniş bir varyasyon bulunduğu, bu nedenle bireysel bir bebeğin ilerideki iletişim veya sosyal becerilerini bu erken tercihlerin belirlemeyeceği vurgulandı. Bu bulgu, insan gelişiminde grup ortalamalarının bireysel tahminler için yeterli olmadığını bir kez daha ortaya koydu.</p><h3>Deneyin sınırları ve gelecek araştırmalar</h3><p>Çalışmada kullanılan görsellerin, yalnızca bir kadın yüzü ve bir mekanik nesneden ibaret olması, bulguların genellenebilirliği açısından bazı kısıtlamalar doğurdu. Ayrıca, bebeklerin nereye baktığını manuel olarak değerlendiren araştırmacılar, tüm katılımcıların Cambridge'de test edildiğini belirtti. Bu nedenle, aynı desenin farklı toplumlarda ve ortamlarda da gözlemlenip gözlemlenmeyeceği henüz bilinmiyor. Bilim insanları, yeni doğanların dikkat paternlerinin ilerideki beyin gelişimi ve davranışlarla nasıl ilişkili olduğunu anlamak için uzun vadeli takip çalışmalarına devam ediyor. Özellikle otizm gibi nörogelişimsel durumlarla bağlantılı olabilecek potansiyel ilişkiler, bu tür araştırmaların odağında yer alıyor.</p><h3>İnsan gelişiminde yeni doğan dikkatinin önemi</h3><p>Cambridge Üniversitesi'nde yürütülen bu çalışma, insan davranışının temellerini anlamak açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, yaşamın ilk günlerinde ortaya çıkan bu dikkat farklılıklarının, biyoloji, gelişim ve deneyimin nasıl bir araya geldiğine dair önemli soruları gündeme getirdiğini belirtiyor. Ancak uzmanlar, bu erken gözlemlerin herhangi bir çocuğun gelecekteki sosyal veya bilişsel yeteneklerini kesin olarak öngörmediğinin altını çiziyor. Sonuç olarak, yeni doğanların dikkat paternlerindeki ortalama farklılıklar, insan gelişiminin karmaşıklığını ve çeşitliliğini yansıtıyor. Ebeveynler ve uzmanlar için en önemli mesaj, biyolojik ve çevresel faktörlerin birlikte şekillendirdiği insan gelişiminin, bireysel farklılıkları daima barındırdığı gerçeği oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/yeni-dogan-kiz-ve-erkek-b-443_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292528</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-abd-programi-devam-ediyor-292528</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD programı devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın diplomatik temasları ve yoğun programı sürüyor. Erdoğan, bugün iklim değişikliğiyle mücadele oturumuna katılacak, ardından Türk ve Müslüman kuruluşların temsilcileriyle bir araya gelecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD programı devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'taki yoğun diplomasi trafiği hız kesmeden devam ediyor. BM Genel Kurulu'ndaki tarihi hitabının ardından dünya liderleriyle ikili görüşmelerine devam eden Erdoğan, programının ikinci gününde küresel sorunlara ve Türkiye'nin stratejik ortaklıklarına odaklanacak.</p><p>New York'taki temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu haftası kapsamında dünya genelinden birçok liderle bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu. Japonya, İngiltere ve Polonya gibi ülkelerin liderleri ile Katar Emiri başta olmak üzere çok sayıda mevkidaşıyla görüşen Erdoğan, uluslararası meselelerin çözümünde Türkiye'nin yapıcı rolünü vurguladı. </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Donald Trump'ın düzenlediği Körfez Ülkeleri Konseyi'ndeki temaslarıyla da bölge diplomasisindeki etkinliğini bir kez daha ortaya koydu.</p><p><b>YATIRIMCILARLA KRİTİK GÖRÜŞME</b></p><p>Bugünkü programının en önemli duraklarından birini ABD'nin önde gelen şirketlerinin CEO'ları ve üst düzey yöneticileriyle yapılacak görüşme oluşturuyor. Türk ekonomisinin dışa açılması ve doğrudan yatırım çekilmesi noktasında büyük önem taşıyan bu toplantıda, Türkiye'nin yatırım ortamı ve sunduğu fırsatların masaya yatırılması bekleniyor.</p><p>Dünkü Genel Kurul hitabında krizler ve küresel çatışmalara yönelik önemli uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise iklim değişikliğiyle mücadele temalı oturuma iştirak edecek. Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan iklim zirvesine hazırlık sürecinin bir parçası olarak değerlendirilen bu etkinlikte Erdoğan'ın, çevre politikaları, sürdürülebilirlik ve gençlerin geleceği konularında kritik mesajlar vermesi bekleniyor.</p><p><b>TÜRK TOPLUMUYLA "VEDALAŞMA" MESAJI</b></p><p>Erdoğan'ın New York programının finali ise vatandaşlarla yapılacak buluşma ile gerçekleşecek. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak, programının sonunda Türk toplumuyla bir araya gelmeyi tercih eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gotham Hall'da düzenlenecek özel bir etkinliğe katılacak. Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen bu programda, Türk toplumu ve İslam dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek olan Erdoğan, yoğun New York ziyaretini bu etkinliklerle tamamlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/cumhurbaskani-erdoganin-a-723_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292526</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/who-is-serkan-cayoglu-9-things-to-know-about-the-actor-playing-mehmed-the-conqueror-292526</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Who is Serkan Çayoğlu? 9 things to know about the actor playing Mehmed the Conqueror]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Turkish actor Serkan Çayoğlu plays Mehmed the Conqueror in the TV series Mehmed: Fetihler Sultanı. Born in Germany and educated in economics, Çayoğlu turned to acting after a period as a model and began his career in Türkiye. His screen journey, which began with Kuzey Güney, reached a wider audience with Kiraz Mevsimi, while his comments about his career and personal life have also attracted attention.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Who is Serkan Çayoğlu? 9 things to know about the actor playing Mehmed the Conqueror]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Turkish actor Serkan Çayoğlu has continued his acting career in Türkiye after beginning his life in Germany. Today, Çayoğlu plays Mehmed the Conqueror in Mehmed: Fetihler Sultanı. His journey into acting includes studying economics, working as a model and taking acting lessons after coming to Türkiye.</b></p><p><b>Who is Serkan Çayoğlu?</b></p><p>Born in Karlsruhe, Germany, in 1987, Serkan Çayoğlu later lived in Nuremberg. His father is from Giresun, while his mother is from Gümüşhane. His family's story in Germany began when his grandfather went from Türkiye to Germany as a worker; his father later joined him at the age of nine. His father subsequently met his mother in Türkiye, and she also moved to Germany with him.</p><p>Çayoğlu graduated from the Department of Economics at the University of Erlangen. After working as a model in Germany, Çayoğlu gained experience in front of the camera. On the advice of his friends, he took acting lessons and attended workshops. He had his first acting experience in the final episode of Kuzey Güney, followed by a role in Zeytin Tepesi.</p><p>Çayoğlu is also a fraternal twin. He says that he and his twin brother Erkan, who is six minutes older, are very different from each other physically. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/fatih3-23092026f57e4da6.jpg"/><p><b>How did Serkan Çayoğlu become an actor?</b></p><p>After his modeling period in Germany, Çayoğlu gained experience in front of the camera, then took acting lessons and attended workshops on the advice of his friends. After a brief acting experience in the final episode of Kuzey Güney, Kiraz Mevsimi came along.</p><p>When asked, "What was the most valuable advice you received throughout your career?" he answers, "Don't make anything bigger than it is"</p><p>Çayoğlu says he enjoyed studying economics and was good with numbers, adding that if he had not become an actor, he could have continued working in the field. He says films such as Wall Street influenced his decision to study economics.</p><p><b>Which series made Serkan Çayoğlu famous?</b></p><p>Çayoğlu reached a wide audience with the character Ayaz Dinçer in Kiraz Mevsimi. The series, which aired in 2014-2015, was his first leading role and, although initially planned as a summer series, became a 50-episode production.</p><p>Çayoğlu later appeared in television series including Hayatımın Aşkı, Kurt, Halka, Yeni Hayat, Bir Zamanlar Kıbrıs and Kader Bağları.</p><p>His filmography also includes the Netflix films Oh Belinda and She Said Maybe. Netflix lists Çayoğlu among the starring cast of both films.</p><p><b>What does Serkan Çayoğlu say about his role as Mehmed the Conqueror?</b></p><p>Çayoğlu plays Mehmed the Conqueror in Mehmed: Fetihler Sultanı. In an interview, the actor described Mehmed the Conqueror as "a tremendous genius" and said that while filming the conquest scenes, he thought about what Mehmed was like at the age of 21.</p><p>Mehmed: Fetihler Sultanı sheds light on the life of Sultan Mehmed, the Ottoman ruler who stood out for his intellectual personality and ruled for 32 years.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/fatih54-23092026b8681919.jpg"/><p><b>"I was very overweight as a child"</b></p><p>Çayoğlu says that he was very overweight until the age of 14, began exercising at the encouragement of his brother-in-law and also paid attention to his diet. He says he noticed his transformation during a trip.</p><p><b>What makes Serkan Çayoğlu angry the most?</b></p><p>What makes him angry? In an interview, he answered this question with "<b>indifference."</b></p><p><b>Serkan Çayoğlu and Özge Gürel</b></p><p>Çayoğlu is married to actress Özge Gürel (@ozgecangurelofficial). The actor says that his wife Özge is his priority outside the set, adding that they see each other less because they both work intensively.</p><p>What is the secret to long-lasting happiness? Çayoğlu answers,<b> "Actually, the answer is very simple: I feel happy with Özge. People stay where they are happy."</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/fatih2-23092026ccce1e42.jpg"/><p><b>Serkan Çayoğlu's fans abroad</b></p><p>Çayoğlu says that when he and Özge Gürel met Latin American fans in Buenos Aires, the 800-seat historic theater was completely full. He adds that fans had also come from Venezuela and Brazil, and says seeing the interest in Turkish TV series on the other side of the world was <b>"an incredible feeling."</b></p><p><b>SERKAN ÇAYOĞLU ON SOCIAL MEDIA</b></p><p>Serkan Çayoğlu continues to attract a large following in the digital world and on social media. As of today, he has more than 4.6 million followers on his official Instagram account (@serkancayoglu).</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/discover/sila-turkoglu-and-serkan-cayoglu-follow-a-mysterious-trail-through-anatolia-291200" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/11/sila-turkoglu-and-serkan--172_2-41.jpg"/></div><h3>Sıla Türkoğlu and Serkan Çayoğlu follow a mysterious trail through Anatolia</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/who-is-serkan-cayoglu-9-t-167_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292525</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ergenlikteki-vucut-agirligi-hucresel-yaslanmayi-nasil-etkiliyor-292525</link>
      <pubDate>2026-09-23T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ergenlikteki vücut ağırlığı hücresel yaşlanmayı nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'da yürütülen ve 40 yılı aşkın süredir devam eden Genç Finlerde Kardiyovasküler Risk Çalışması, ergenlikte yüksek vücut kitle indeksinin (VKİ) biyolojik yaşlanma hızını artırabileceğini ortaya koydu. Araştırma, genetik yatkınlığın da bu süreçte etkili olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ergenlikteki vücut ağırlığı hücresel yaşlanmayı nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finlandiya'da gerçekleştirilen uzun soluklu bir bilimsel çalışma, ergenlik dönemindeki vücut kitle indeksinin (VKİ) ilerleyen yıllarda biyolojik yaşlanma üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini gözler önüne serdi. 1980 yılında başlayan ve 40 yılı aşkın bir süre boyunca binlerce katılımcıyı izleyen Genç Finlerde Kardiyovasküler Risk Çalışması'nda, ergenlik çağında daha yüksek VKİ değerlerine sahip olan bireylerin, yetişkinlik dönemlerinde biyolojik yaşlarının kronolojik yaşlarına kıyasla daha hızlı ilerlediği saptandı. Araştırma, biyolojik yaşlanmanın yalnızca dış görünüş ya da hastalık riskiyle sınırlı olmadığını, DNA düzeyinde gerçekleşen ve hücresel yaşlanmayı hızlandıran süreçlerle de bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle genetik olarak yüksek VKİ'ye yatkın bireylerde bu etkinin daha belirgin hale geldiğini vurguladı.</p><h3>Finlandiya ekibi: Yüksek VKİ biyolojik yaşlanmada kritik faktör</h3><p>Çalışmanın merkezinde yer alan Finlandiyalı araştırmacılar, çocukluktan yetişkinliğe kadar katılımcıların VKİ değerlerini düzenli aralıklarla takip etti. Özellikle 9 ile 18 yaş arasındaki ergenlik dönemine odaklanan ekip, bu yıllarda yüksek VKİ'ye sahip olmanın, biyolojik yaşlanma hızının artmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirledi. Araştırmada, VKİ'nin yıllar içinde ne kadar hızlı arttığından ziyade, ergenlik süresince ulaşılan VKİ seviyesinin daha etkili olduğu tespit edildi. Yani, hızlı kilo artışından çok, ergenlik boyunca yüksek VKİ'ye sahip olmak yaşlanma sürecini daha fazla etkiliyor. Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı ölçerken DNA metilasyonu gibi epigenetik göstergeleri temel aldı ve iki farklı 'epigenetik saat' yöntemiyle sonuçlarını doğruladı.</p><h3>Anni Pitkänen: Genetik yatkınlık yaşlanma riskini yükseltiyor</h3><p>Jyväskylä Üniversitesi Spor ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nden doktora araştırmacısı Anni Pitkänen, elde edilen bulguların genetik faktörlerin de bu süreçte önemli rol oynadığını gösterdiğini açıkladı. Pitkänen, "Yüksek vücut kitle indeksine genetik olarak yatkın bireylerde, biyolojik yaşlanmanın daha hızlı gelişebileceğine dair güçlü kanıtlar elde ettik" ifadelerini kullandı. Araştırmada, tek bir obezite geninden ziyade, vücut boyutuyla ilişkili yüzlerce genetik varyantın etkisi incelendi. Genetik puanlar, ergenlikteki VKİ farklılıklarının yalnızca küçük bir bölümünü açıklasa da, bu bulgu genlerin yaşlanma sürecinde tek başına belirleyici olmadığını gösteriyor. Mendelyan rastgeleleştirme yöntemiyle yapılan analizlerde de yüksek VKİ'nin biyolojik yaşlanmayı hızlandırabileceği yönünde bulgular elde edildi.</p><h3>Epigenetik saatler ve biyolojik yaşlanmanın ölçümü</h3><p>Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı anlamak için DNA üzerindeki metilasyon kalıplarını inceledi. Bu metilasyonlar, genlerin çalışmasını düzenleyen kimyasal işaretler olarak biliniyor ve zamanla farklılaşarak biyolojik yaşın tahmin edilmesini sağlıyor. Çalışmada kullanılan iki epigenetik saatten biri, bireyin biyolojik olarak beklenenden daha yaşlı mı yoksa genç mi olduğunu saptarken; diğeri ise yaşlanma hızını yıllık bazda ölçtü. Özellikle DunedinPACE adlı epigenetik saat, yüksek VKİ ile hızlanmış yaşlanma arasındaki bağlantıyı en net şekilde ortaya koydu. Bu bulgular, biyolojik yaşın kronolojik yaştan bağımsız olarak değişebileceğini ve ergenlikteki VKİ'nin ileriki yıllarda hücresel düzeyde yaşlanmayı etkileyebileceğini gösteriyor.</p><h3>Genetik ve çevresel etkenler birlikte etkili</h3><p>Çalışmada genetik yatkınlığın yanı sıra, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin de biyolojik yaşlanma sürecinde rol oynadığına dikkat çekildi. Araştırmacılar, genetik riskin yalnızca bir kısmını oluşturduğunu, ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki ağırlık kalıplarının da önemli olduğunu belirtti. Özellikle, ergenlikte yüksek VKİ'ye sahip bireylerin yetişkinlikte de bu eğilimi sürdürdüğü ve bunun yaşlanma hızına katkı sağladığı vurgulandı. Mendelyan rastgeleleştirme analizleri, genetik yatkınlık ile biyolojik yaşlanma arasındaki ilişkinin, yetişkinlikteki VKİ dikkate alındığında zayıfladığını gösterdi. Bu da, ergenlik dönemindeki yüksek VKİ'nin tamamen bağımsız bir risk faktörü olmayabileceğini, daha uzun süreli vücut ağırlığı kalıplarının biyolojik yaşlanma üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Çalışmanın sınırları ve genel geçerliliği</h3><p>Finlandiya'da yürütülen bu araştırmanın bazı sınırlamaları da bulunuyor. VKİ, vücut yağ oranı ve dağılımı gibi detayları yansıtamayan bir ölçüt olduğu için, sonuçlar farklı popülasyonlarda aynı şekilde geçerli olmayabilir. Ayrıca, analizde yer alan katılımcıların tamamı Avrupa kökenliydi ve bazı dönemlerde katılımcı sayısında azalmalar yaşandı. Bu nedenle, elde edilen bulguların evrensel olarak genellenmesi için daha geniş ve farklı popülasyonlarda benzer çalışmaların yapılması gerektiği belirtildi. Araştırmacılar, projenin 40 yılı aşkın sürede yürütülmesi nedeniyle bazı katılımcıların çalışmadan ayrıldığını, bu durumun da sonuçlar üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.</p><h3>Erken dönem kilo kontrolünün önemi vurgulandı</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, ergenlikteki vücut ağırlığının gelecekteki sağlık riskleriyle olan bağlantısı oldu. Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmanın belirgin bir hastalık ortaya çıkmadan önce gelecekteki sağlık risklerini öngörebileceğini belirtti. Bu nedenle, ergenlik döneminde sağlıklı ağırlık kalıplarının oluşturulması ve sürdürülmesi, ileriki yaşlarda biyolojik yaşlanmanın yavaşlatılmasında önemli bir rol oynayabilir. Anni Pitkänen, "Çalışmamız, yaşam boyu aşırı kilo ve obezitenin önlenmesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" diyerek, erken yaşta sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasının ileriki yıllarda biyolojik yaşlanma riskini azaltabileceğine işaret etti.</p><h3>Uzmanlar: Bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalı</h3><p>Her ne kadar ergenlikte yüksek VKİ'nin biyolojik yaşlanma üzerinde etkili olduğu görülse de, araştırmacılar bu ilişkinin kişiden kişiye değişebileceğini vurguladı. Genetik yapı, yaşam tarzı, çevresel faktörler ve bireysel sağlık alışkanlıkları gibi unsurların tümü yaşlanma sürecini şekillendiriyor. Bu nedenle, ergenlikteki kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Araştırma, erken dönem ağırlık kalıplarının gelecekteki biyolojik yaşlanma riskini etkileyebileceğini gösterirken, neden-sonuç ilişkilerinin tam olarak anlaşılması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/ergenlikteki-vucut-agirli-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292522</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mansur-yavasin-istifa-halkasi-genisliyor-listeye-bir-ilce-daha-eklendi-292522</link>
      <pubDate>2026-09-23T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş'ın istifa halkası genişliyor: Listeye bir ilçe daha eklendi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. Siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini belirten Mansur Yavaş'ın istifasının ardından ilçe belediye başkanlarından da istifalar art arda geldi. Ankara'nın Beypazarı, Kalecik, Şereflikoçhisar, Ayaş, Polatlı, Güdül, Elmadağ ve Nallıhan belediye başkanları, CHP'den istifa ettiklerini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mansur Yavaş'ın istifa halkası genişliyor: Listeye bir ilçe daha eklendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP üyeliğinden istifasının ardından ilçe belediye başkanlarından istifalar art arda geldi. </p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-chpden-istifa-etti-siyasi-yoluma-bagimsiz--292498" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/ankara-bb-baskani-mansur--106_2-41.jpg"/></div><h3>Mansur Yavaş CHP'den istifa etti</h3></a><p><b>Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap</b>, istifasına ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "Sevgili hemşehrilerim, bugün geldiğimiz noktada CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum. Mansur Yavaş başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım." ifadelerini kullandı.</p><p><b>Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç</b> da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda istifasını "İçinden geçtiğimiz süreç ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda, CHP üyeliğimden ayrılarak Belediye Başkanlığı görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldım. Bugün de kendisiyle çıktığımız bu yolda, Mansur başkanımızın yanında yürümeye devam edeceğim." ifadeleriyle duyurdu.</p><p><b>Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak</b> ise paylaşımında, CHP üyeliğinden istifa ettiğini belirterek, Yavaş ile birlikte Ankara'ya ve ülkeye umut olmaya devam edeceklerini aktardı.</p><p>Paylaşımında, "CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum." ifadelerini kullanan Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Ayaş'a hizmet etmeye devam edeceğini vurguladı.</p><p><b>Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya</b> da istifasına yönelik şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Kıymetli hemşehrilerim, sizlerin desteği ve dualarıyla Ankara'mıza ve Polatlı'mıza birlikte hizmet etmekten ve yol yürümekten her zaman mutluluk duyduğum Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'ın da açıklamasında açıkça dile getirdiği hususlar ve işaret ettiği sebepler doğrultusunda CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyaseten yolumuza ve hizmetlerimize Sayın Mansur Yavaş ile birlikte bağımsız olarak devam edeceğimizi kamuoyunun takdirine sunuyorum."</p><p><b>Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay</b> istifasına yönelik, "Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği, yıllardır büyük bir onur ve sorumlulukla taşıdığım CHP üyeliğimi bugün gelinen mevcut yönetim anlayışı ve yaşanan mutlak butlan süreci nedeniyle sonlandırma kararı almış bulunuyorum. Bundan sonraki süreçte de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile birlikte yol yürümeye ve hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğim." açıklamasında bulundu.</p><p><b>Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Akın</b> da "Bugün CHP üyeliğimden ayrılıyor, görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum." ifadelerine yer verdi.</p><p><b>Nallıhan Belediye Başkanı Güngör</b> sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Siyasi hayatım boyunca aldığım kararlarda önceliğim, hemşehrilerimize karşı taşıdığım sorumluluk ve memleketimize hizmet etmek oldu. Bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bu kararımı, ekibim ve yakın çalışma arkadaşlarımla yaptığımız istişareler sonucunda, Nallıhan'a daha iyi hizmet edebilmek amacıyla aldım. Benim için siyasi parti aidiyetinden önce, Nallıhan halkının bana verdiği emanete sahip çıkmak vardır. Bundan sonra da hiçbir ayrım gözetmeden Nallıhan'da yaşayan her bir vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğim. Bundan sonraki siyasi yol haritamı, hemşehrilerimizin görüş, öneri ve tavsiyelerini alarak yol arkadaşlarımla birlikte belirleyeceğim. Hemşehrilerimizin desteği ve dualarıyla Nallıhan için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/23/mansur-yavastan-sonra-chp-360_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>