<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278925</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cop31-yol-haritasi-aciklandi-elektrifikasyondan-sifir-atiga-buyuk-hedefler-278925</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COP31 yol haritası açıklandı: Elektrifikasyondan sıfır atığa büyük hedefler]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda COP31 Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını ve 6 küresel hedefini duyurdu. Hedeflerden ilkinin "elektrifikasyon" olduğunu belirten Bakan Kurum, İkinci olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltımı konusunun altını çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COP31 yol haritası açıklandı: Elektrifikasyondan sıfır atığa büyük hedefler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini; bu anlayış kapsamında herkesle görüşerek istişarelerde bulunduklarını söyledi. COP31 sürecinde diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel değer üzerine hareket ettiklerini hatırlatan Bakan Kurum, Türkiye olarak vizyonu da "Geleceğin COP'u" yaklaşımıyla inşa ettiklerini kaydetti.  </p><p><b>"COP31'İN KALICI MİRAS BIRAKABİLECEĞİ ALANLARA ODAKLANDIK"</b></p><p>Bakan Kurum, bu süreçte taahhütleri somut eylemlere, bu eylemleri de ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek istediklerini ifade ederek, "COP31 Eylem Gündemi; ortaklıkları güçlendirmeyi, pratik çözüm yollarını geliştirmeyi, uygulamaya katkı sağlamayı ve kalıcı bir miras bırakmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik. Bu temaları belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31'in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık" dedi.  </p><p><b>BAKAN KURUM, COP31 EYLEM GÜNDEMİ'NDEKİ 10 ÖNCELİKLİ ALANI ANLATTI</b></p><p>Bakan Kurum, Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanına değinerek, "Döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için Sıfır Atık yaklaşımlarını ve metan gazının azaltılmasını önceliklendirdik. Atık meselesi artık yalnızca çevre yönetimi değil, aynı zamanda iklim eyleminde en hızlı sonuç alınabilecek alanlardan biridir. Adil ve güçlü bir dönüşümün yolu, güvenli enerjiye erişimden geçmektedir. Bu nedenle de herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji sağlamak amacıyla temiz enerji ve elektrifikasyon çalışmalarını gündeme aldık" dedi.  </p><p>Gıda sistemlerinin dönüşümünü sağlamanın çok önemli olduğunu, gelişmekte olan ve gıdaya ulaşımı zorlaşmış ülkelerin dirençli bir gelecek inşa etmesi adına çiftçiler için gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarımı öncelikli tema yaptıklarını vurgulayan Kurum, "İklim krizinin sofraya, üretime ve kırsal hayata doğrudan etkisi, bu başlığı artık ertelenemez hale getirmiştir. Sürdürülebilir rekabet gücünü artırmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için yeşil sanayileşmeyi gündemimize aldık. İnancımız şu ki; üretim, ticaret ve istihdam bu dönüşümün dışında kaldığında kalıcı sonuç almamız mümkün değil" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>İKLİM DOSTU DİRENÇLİ ŞEHİRLER VE GENÇLERE VURGU</b></p><p>Kıyı ve deniz ekosistemlerini korumak amacıyla okyanuslar ve denizleri ayrı bir başlık olarak ele aldıklarını kaydeden Bakan Kurum, "Denizlerin; iklim dengesinin, gıda güvenliğinin ve milyonlarca insanın geçim kaynağının merkezinde olduğunu gözler önüne bir kez daha sermiş olduk" dedi.  </p><p>Herkes için güvenli yaşam alanları oluşturmak adına iklim dostu dirençli şehirleri önceliklendirdiklerine dikkat çeken Bakan Kurum, "Hepimiz biliyoruz ki; iklim değişikliğinin etkileri en görünür biçimde şehirlerde, mahallelerde ve insanların günlük hayatında hissedilmektedir" diye konuştu.  </p><p>Bakan Kurum, diğer bir öncelikli alanın ise gençler olduğunu belirterek, "Gençlerin enerjisinden, heyecanından ve üretkenliğinden en güçlü şekilde yararlanmak için gençlik katılımını Eylem Gündemimizin merkezine yerleştirdik. 'Gençler bu işin öznesi olacak' dedik. Bunun sebebi de gençlerin geleceğin muhatabı olmasının ötesinde, bugünün çözüm ortağı olması gerektiğine olan inancımızdır" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"HEDEFİMİZ İKLİM KAYNAKLI ŞOKLARI ÖNCEDEN GÖREN SAĞLIK ALTYAPILARINI DESTEKLEMEK"</b></p><p><b>"Dinamik ve dayanıklı sağlık sistemlerinin" diğer önemli başlıklardan biri olduğunun altını çizen Bakan Kurum, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:  </b></p><p>"İklim krizinin insan sağlığı, kamu hizmetleri ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkilerini dikkate alarak, dinamik ve dirençli sağlık sistemlerini gündemimize aldık. Hedefimiz; iklim kaynaklı şokları önceden öngören, bu şoklara uyum sağlayan ve hızla toparlanabilen sağlık altyapılarını desteklemektir. Ayrıca iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında daha güçlü bir sinerji kurmak için sektörler arası ortak eylemleri destekleyeceğiz. Ulusal Katkı Beyanları'nın uygulanmasını güçlendirmek ve verilen taahhütleri somut çıktılara dönüştürmek üzere ilave bir destek sistemini de devreye alacağız. COP31'in temel yaklaşımı açıktır: Başlık üretmek değil, uygulamayı daha da hızlandırmak; niyet beyan etmek değil, sonuç almak. İklim eyleminin sonuçlarını şehirlerde, tarlalarda, evde, sanayide, enerjide, okullarda, hastanelerde ve insanların hayatında hissedilir hale getirmek istiyoruz."  </p><p><b>"10 ÖNCELİKLİ TEMA ALTINDA ORTAK GİRİŞİMLERİ DESTEKLEYECEĞİZ"</b></p><p>Bakan Kurum, Türkiye'nin Kahramanmaraş depremlerinin ardından hayata geçirdiği "Asrın İnşa Seferberliği" ile aynı bakış açısıyla COP31 sürecini yürüteceğine dikkat çekti. Bakan Kurum, "Türkiye, 2023 yılında aynı gün içinde 2 büyük deprem yaşadı. 'Asrın Felaketi' olarak adlandırılan bu depremlerden sonra bütün kesimlerle istişare kültürünü sürdürerek doğrudan hedefe odaklandık. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi, bakanlığımızın koordinasyonu ve yoğun gayretleriyle, 2 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut inşa ederek 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırdık. Deprem sonrası inşa sürecinde nasıl çok katmanlı, hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma yürüttüysek, COP31 sürecinde de aynı anlayış ve kararlılıkla hareket ediyoruz" dedi.  </p><p>Yüz yüze istişareler, tematik çalışma grupları, uluslararası ortaklıklar ve açık bir dijital platform aracılığıyla sektörlerden paydaşları bir araya getiren kesintisiz bir süreç yürüttüklerinin altını çizen Bakan Kurum, "Ulusal ve uluslararası paydaşlardan gelen geri bildirimleri, COP31 Eylem Gündemi'nin geliştirilme sürecine sistematik şekilde dahil ettik. Bundan sonra da uluslararası ortaklarımızla omuz omuza çalışacağız. COP31 Başkanlığı olarak; kaynak, görünürlük ve siyasi ağırlık sağlayarak 10 öncelikli tema altında ortak girişimleri destekleyeceğiz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>COP31 EYLEM GÜNDEMİ'NİN HEDEFLERİ</b></p><p>Sunumunda COP31 Eylem Gündemi'nin 6 küresel uygulama hedefini de açıklayan Bakan Kurum, tüm tarafları ve uluslararası toplumu bu hedefler etrafında birleşmeye davet etti. Bakan Kurum, hedeflerden ilkinin "elektrifikasyon" olduğunu belirtti. Kurum, "Yaptığımız tüm toplantılarda bir tema çok net şekilde öne çıktı: Elektrifikasyon. Elektrifikasyon, 1,5 derece hedefine ulaşmak için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini tamamlayan ana başlıklardan biridir. Aynı zamanda karbonsuzlaşmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bugün elektrik talebi ciddi biçimde artmaktadır. Ancak şebeke yetersizlikleri, finansman açıkları, politika uyumsuzlukları ve yüksek ilk yatırım maliyetleri elektrifikasyonda ilerlemeyi sınırlamaktadır" dedi.  </p><p>Bakan Kurum, tüm bu zorluklara rağmen, elektrifikasyonun hızlandırılması için küresel ölçekte ortak bir irade ortaya koyarak, 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşılmasını hedeflediklerini belirtti. Kurum, "'2035'e kadar yüzde 35' hedefi, COP31 Başkanlığımızın temel önceliklerinden biri olacaktır. Antalya'da düzenlenecek COP31'e kadar geçen sürede, bu hedef için güçlü bir küresel koalisyon oluşturmak üzere çalışacağız" dedi.  </p><p><b>SIFIR ATIK HAREKETİ VE METAN AZALTIMI</b></p><p>İkinci olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltımı konusunun altını çizen Bakan Kurum, "Bu girişimle, Sıfır Atığı iklim politikasında daha üst bir seviyeye taşımak istiyoruz. Metan gazının azaltılması, küresel ısınmayı yavaşlatmak için en hızlı uygulanabilir fırsatlardan biridir. Atık sektörü, insan kaynaklı metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturmaktadır. Elimizde kanıtlanmış ve ölçeklenebilir çözümler bulunmaktadır. Bu durum, özellikle insan kaynaklı atıklardan meydana gelen metan emisyonlarının azaltılması için önemli bir imkan sunmaktadır. Bütün tarafları, 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması hedefini benimsemeye çağırıyoruz" diye konuştu.  </p><p><b>DİRENÇLİ ŞEHİRLER VE SANAYİDE YEŞİL DÖNÜŞÜM</b></p><p><b>Bakan Kurum, Eylem Gündemi'nin bir başka hedefinin de 'dirençli şehirler' olduğunu işaret ederek sözlerini şu şekilde sürdürdü:  </b></p><p>"Dirençli şehirler, Eylem Gündemimizin önemle üzerinde durduğu başlıklardandır. Bu başlığın çok sayıda alt boyutu bulunmaktadır. Ancak bu aşamada sizlerle özellikle binalarda emisyon azaltımı hedefimizi paylaşmak istiyorum. Binalarda emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması, şehirlerin iklim direnci açısından kritik önemdedir. Bu kapsamda, 2035 yılına kadar bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltması hedefini tarafların görüşüne açmak istiyoruz."  </p><p>Dördüncü olarak, sanayide yeşil dönüşüm başlığını vurgulayan Bakan Kurum, "Sanayide yeşil dönüşüm için üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035'e kadar en az yüzde 15 seviyesine ulaşması önemli bir kazanım olacaktır. Bu hedef hem emisyon azaltımı hem de kaynak tasarrufu bakımından güçlü bir katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"2035'E KADAR TOPLUMDA GÜÇLÜ BİR İKLİM FARKINDALIĞI OLUŞTURULMALI"</b></p><p>Bakan Kurum, beşinci olarak "Her alanda farkındalık" başlığını vurguladı. İsrafla mücadeleyi, gıda güvenliğini ve iklim farkındalığını birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, toplumun bütün kesimlerine yayılması gereken ortak bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını söyleyen Kurum, "Bugün dünyada milyonlarca insan gıda güvensizliğiyle karşı karşıyadır. İklim krizi; sofrayı, suyu, tarımsal üretimi, kırsal hayatı ve gelecek nesillerin yaşam güvencesini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle gıda, su ve iklim başlıkları arasındaki kopukluğu gidermek; daha dirençli, daha verimli ve daha adil bir sistem kurmak zorundayız" dedi.  </p><p>Bu çerçevede tarımdan sanayiye, eğitimden sosyal yaşama, kamu hizmetlerinden iş dünyasına kadar her alanda israfı azaltan, kaynakları verimli kullanan ve iklim bilincini güçlendiren bir yaklaşımı destekleyeceklerini işaret eden Kurum, "Gençlerin, çiftçilerin, üreticilerin, çalışanların ve toplumun tamamının iklim dirençli uygulamalar konusunda bilgilendirilmesini önemsiyoruz. Bu kapsamda, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve yaygın eğitim faaliyetleriyle desteklenerek 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalığı oluşturulmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ</b></p><p>Altıncı ve son başlık olan 'İklim Uygulama Köprüsü'nün önemine de dikkat çeken Bakan Kurum, "Bütün bu hedefleri hayata geçirirken, ülkelerin farklı şartlarını ve önceliklerini gözeten kapsayıcı bir yaklaşım benimseyeceğiz. Bu hedeflere ulaşılmasını desteklemek amacıyla, özellikle gelişmekte olan ekonomiler başta olmak üzere tüm ülkelerle yakın iş birliği yürüteceğiz. Teknik yardım, kapasite geliştirme faaliyetleri ve finansal destek mekanizmalarına erişimin güçlendirilmesine katkı sağlayacağız. İklim Uygulama Köprüsü olarak tanımladığımız yeni mekanizma, tam da bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor" dedi.  </p><p>COP31 Başkanı Kurum, "İklim Uygulama Köprüsü, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleri ile ekonomik ve kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu mekanizma, yatırım yapılabilir bir ortam oluşturulmasına katkı sağlayacaktır" dedi.  </p><p><b>"İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ YENİ BİR FON DEĞİL, TAMAMLAYICI BİR GİRİŞİMDİR"</b></p><p>İklim Uygulama Köprüsü'nün; Ulusal Katkı Beyanları ile ekonomik politikalar arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını destekleyeceğinin altını çizen Bakan Kurum, "Ülkelerin önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca uygun finansman çözümleri ve özel sermayenin daha büyük ölçekte katkıda bulunabilmesini kolaylaştırıcı bir rol üstlenecektir" dedi.  </p><p>Kurum, "Önemle vurgulamak isterim, İklim Uygulama Köprüsü yeni bir fon değildir. Yeni bir finansman mekanizması değildir. Mevcut girişimlerin alternatifi de değildir. Tam tersine, mevcut iklim finansmanı ve uygulama ekosistemini destekleyen, aktörler arasındaki ortaklıkları güçlendiren ve uygulamaya odaklanan tamamlayıcı bir girişimdir" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bakan Kurum, amaçlarının iklim hedefleri ile gerçek yatırımlar arasındaki mesafeyi azaltmak ve finansmanın sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha sonuç odaklı ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.  </p><p><b>"ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA, 10 ÖNCELİKLİ TEMANIN TAMAMINDA ÇALIŞMALARI İLERLETMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Bakan Kurum, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e hazırlık sürecini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayarak, "Önümüzdeki hafta ve aylarda, 10 öncelikli temanın tamamında ve bu temaların ötesindeki alanlarda çalışmaları ilerletmek istiyoruz. COP31 ve Küresel İklim Eylemi Gündemi kapsamındaki çalışmalarımızı birlikte başarıya dönüştürmek istiyoruz. Bunu başarmak için COP31 Başkanlığı olarak hepinizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bugün dünya yalnızca yeni kararlar beklemediğini, verilen kararların hayata geçtiğini görmek istediğini belirten COP31 Başkanı Kurum, "Çünkü doğa yorgun, insanlık yorgun" dedi.  </p><p><b>"BİZDEN SONRA BU DÜNYAYI DEVRALACAK NESİLLER İÇİN DAHA HIZLI HAREKET ETMELİYİZ</b></p><p>İklim değişikliklerinden kaynaklanan doğal afetlerin ve çevre sorunlarının insan yaşamı ile tarım üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Kurum, "Kuraklık sofraya kadar uzanıyor; seller, bir ömrün emeğini bir gecede alıp götürüyor; yangınlar yalnızca ağaçları değil hatıraları, yuvaları ve gelecek umudunu da yakıyor. Hep birlikte temiz suya erişemeyen çocuklar için, geleceğini toprağa emanet eden çiftçiler için, evlerini ve umutlarını afetlerde kaybeden aileler için; emisyonların salımından sorumlu olmadığı halde en ağır bedeli ödeyen çocuklar için ve bizden sonra bu dünyayı devralacak nesiller için artık daha hızlı hareket etmeliyiz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"BONN'DA TANIŞTIK, DİNLEDİK, ANTALYA'DA YENİDEN BULUŞACAĞIZ"</b></p><p>Bakan Kurum, konuşmasının sonunda Hazreti Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin "Dün dünle beraber gitti cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek, yeni şeyler yapmak lazım" sözüyle çağrıda bulundu.  </p><p>Bakan Kurum, "Şimdi yeni şeyler yapma zamanıdır. Gelin, beklemek yerine harekete geçelim. Gelin, niyeti uygulamaya dönüştürelim. Gelin, taahhütleri sonuca ulaştıralım. Gelin, farklılıklarımızı ortak çözüm gücüne çevirelim. Antalya'da yalnızca gelecekten bahsetmeyelim; geleceği birlikte şekillendirelim. Anadolu'nun gönül erlerinden Yunus Emre'nin çağrısıyla, 'Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım.' Bonn'da tanıştık, dinledik, Antalya'da yeniden buluşacağız. Hep birlikte, iklim eylemini sözden uygulamaya, uygulamadan sonuca taşıyacağız. Geleceği birlikte şekillendireceğiz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>ÜÇLÜ BASIN TOPLANTISI DÜZENLENDİ</b></p><p>Programda, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen de birer konuşma yaptı. COP31 Başkanı Kurum, UNFCCC İcra Sekreteri Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Bowen 3'lü basın toplantısı düzenleyip basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/cop31-yol-haritasi-acikla-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278924</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/whatsappta-yapay-zeka-kavgasi-ab-metaya-sure-verdi-278924</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[WhatsApp'ta yapay zeka kavgası: AB, Meta'ya süre verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, teknoloji devi Meta'nın rakip yapay zeka asistanlarının WhatsApp üzerinden hizmet vermesini engellemesinin rekabete zarar verebileceği gerekçesiyle geçici tedbir kararı aldı. AB Komisyonu, şirketten rakip hizmetlere yeniden ücretsiz erişim sağlamasını istedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[WhatsApp'ta yapay zeka kavgası: AB, Meta'ya süre verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu, Meta&#39;nın rakip genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp üzerinden hizmet sunmasını engelleyen uygulamasına ilişkin yürüttüğü rekabet soruşturması kapsamında geçici tedbir kararı aldığını açıkladı.</p><p>Açıklamada, Meta&#39;nın WhatsApp üzerinden rakip yapay zeka hizmetlerinin kullanımını sınırlandırmasının, hızla büyüyen yapay zeka asistanları pazarında rekabete ciddi zarar verme riski taşıdığı belirtildi.</p><p>AB Komisyonu&#39;nun ilk değerlendirmesine göre Meta&#39;nın Avrupa&#39;daki tüketici iletişim uygulamaları pazarında hakim konumda bulunduğu belirtilen açıklamada, şirketin bu konumunu kötüye kullanarak rakip yapay zeka asistanlarının WhatsApp&#39;a erişimini engellediği kaydedildi.</p><p>Açıklamada, Meta&#39;nın 15 Ekim 2025&#39;te yürürlüğe koyduğu politika ile üçüncü taraf genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp üzerinden hizmet sunmasının yasaklandığı, böylece yalnızca şirketin kendi yapay zeka hizmeti Meta AI&#39;ın WhatsApp&#39;ta erişilebilir kaldığı anımsatıldı.</p><p>AB Komisyonu&#39;nun, Meta&#39;nın daha sonra üçüncü taraf yapay zeka hizmetlerine yeniden erişim izni verdiğini ancak talep ettiği ücretlerin fiilen önceki yasağa eşdeğer bir engel oluşturduğunu değerlendirdiği belirtilen açıklamada, alınan son karar kapsamında Meta&#39;dan 5 iş günü içinde, 15 Ekim 2025 öncesinde geçerli olan şartlar çerçevesinde rakip yapay zeka asistanlarına WhatsApp Business API&#39;ye ücretsiz erişimi yeniden sağlamasının istendiği ifade edildi.</p><p>AB ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin sektörlerinde rekabete aykırı bir durum bulunup bulunmadığını denetleme yetkisi AB Komisyonu&#39;nda bulunuyor.</p><p>AB Komisyonu, bu tür soruşturmalarda şirketlerin rekabet kurallarını ihlal edip etmediğini değerlendiriyor, rekabete zarar veren uygulamaların tespit edilmesi halinde ise söz konusu uygulamaların sona erdirilmesini talep ediyor ve şirketlere yüksek para cezaları uygulayabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappta-yapay-zeka-kav-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278923</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dijital-anafor-zirvesi-basliyor-ekran-bagimliliginin-gorunmeyen-tehlikeleri-konusulacak-278923</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Dijital Anafor" zirvesi başlıyor: Ekran bağımlılığının görünmeyen tehlikeleri konuşulacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, 12-13 Haziran'da düzenlenecek "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi"nde dijital mecraların çocuklar ve gençler üzerindeki etkisinin ele alınacağını belirterek, "Çocuklarımızın daha mutlu ve huzurlu olmasını temin edeceksek, ekran sürelerimizi kısaltmak zorundayız." dedi. Ayrıca Karabıyık, "Ekran bağımlılığının oluşturduğu riskler, kısa vadede görünmese de çok büyük riskler ortaya çıkartıyor." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Dijital Anafor" zirvesi başlıyor: Ekran bağımlılığının görünmeyen tehlikeleri konuşulacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karabıyık, AA muhabirine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde İstanbul Aile Vakfı ve RTÜK&#39;ün işbirliği ile 12-13 Haziran tarihlerinde Grand Cevahir Otel&#39;de &quot;Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi&quot; düzenleneceğini, hazırlık sürecinde kapsamlı saha araştırmaları yaptıklarını söyledi.</p><p>Vakfın uluslararası sempozyumlar ve çalıştaylarla faaliyetlerine yön vermeye çalıştığını kaydeden Karabıyık, farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getirerek toplumsal meseleleri çok yönlü ele aldıklarını ifade etti.</p><p>Karabıyık, 2024 yılında 26 şehirde siyasi ve demografik kotalar uygulanarak oluşturulan 4 bin 202 kişilik örneklem grubuyla gerçekleştirdikleri saha araştırmasının dijital mecraların etkisine ilişkin önemli veriler ortaya koyduğunu belirtti.</p><p>Bu çalışmada &quot;Dijital mecralar çocuklara ve gençlere zararlarından çok fayda mı üretiyor, faydalarından çok zarar mı üretiyor?&quot; sorusunu yönelttiklerini dile getiren Karabıyık, katılımcıların yüzde 82,9&#39;unun &quot;Dijital mecraların zararları faydalarından fazladır.&quot; cevabını verdiğini, ayrıca yüzde 80,7&#39;sinin &quot;Dijital mecralar toplumsal değerleri aşındırıyor.&quot; dediğini aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622263.jpg"/><p>Bu sonuçların ardından ekran bağımlılığı ve problemli ekran kullanımına ilişkin çalışmaları hızlandırdıklarını vurgulayan Karabıyık, problemli ekran kullanımını azaltma, ekran sürelerini kısaltma ile ilgili vakfın 17 ayrı faaliyeti bulunduğunu bildirdi.</p><p><b>"EKRAN BAĞIMLILIĞI HALK SAĞLIĞI PROBLEMİNE DÖNÜŞÜYOR"</b></p><p>Ekran bağımlılığının günümüzde tütün ve uyuşturucu bağımlılığı gibi önemli bir risk alanına dönüştüğünü ifade eden Karabıyık, &quot;Ekran bağımlılığının oluşturduğu riskler, kısa vadede görünmese de çok büyük riskler ortaya çıkartıyor. Bunu en son Siverek ve Kahramanmaraş&#39;ta yaşanan menfur okul saldırılarıyla yaşamış olduk maalesef. Gençlerimizi buraya savuran şeyi de bir &#39;dijital anafor&#39; olarak adlandırıyoruz. Hem çocuklarımız hem gençlerimiz hem de aile fertleri ekranla kurdukları münasebeti sağlıklı bir zemine oturtamadığında bu anafora kapılarak savrulup gidiyorlar.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Karabıyık, yaptıkları araştırmalara göre, özellikle çocukların ve gençlerin kimlik gelişimi süreçlerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini, ayrıca anne babaların ekran süresi arttıkça çocukların baskı, sıkıntı, kaygı seviyesinin yükseldiğini dile getirdi.</p><p>Bu durumun çocukların ve gençlerin ülkelerine olan aidiyetini de etkilediğine dikkat çeken Karabıyık, &quot;Çocuklarımızın daha mutlu ve huzurlu olmasını temin edeceksek, ekran sürelerimizi kısaltmak zorundayız. Onların bu ülkeye olan aidiyeti ve bu ülkenin geleceğini inşa etmelerini temin etmek istiyorsak, yine ekran sürelerimizi kısaltmak zorundayız.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622264.jpg"/><p><b>ZİRVEDEN SOMUT ÇÖZÜM ÖNERİLERİ BEKLENİYOR</b></p><p>&quot;Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi&quot;nden kamu politikaları ve yasal düzenlemelere ilişkin öneriler çıkmasını beklediklerini belirten Karabıyık, farklı kurumların ve uzmanların aynı platformda buluşmasının önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Kamu, sivil toplum ve uzmanların bir araya geleceği zirvede, konunun bütün boyutlarıyla ele alınacağını söyleyen Karabıyık, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bütün bu müktesebattan ve kapasiteden çözüm yolları da sonuç bildirgesiyle ortaya konmuş olacak. Zirve kapsamında, RTÜK tarafından aile dostu yapımların ödül töreni gerçekleştirilecek. Yine bu zirve kapsamında, Türkiye&#39;deki televizyon yöneticileri ve önde gelen yapımcılar bir masa etrafında bir araya gelecekler. Televizyon yayınlarının, yapımlarının topluma fayda üretmesi adına neler yapılabilir, bunlar da buralarda konuşulacak. Buradan ortak akılla atılabilecek adımlar, yapılabilecek uygulamalara dair çok somut çıktılar olmasını bekliyoruz.&quot;</p><p>Karabıyık, zirvede üniversitelerle yapılan iş birlikleri kapsamında televizyon dizilerindeki aile temsillerine ilişkin çalışmaların paylaşılacağını, bu yapımlarda ailenin sorun merkezi gibi gösteriliyor olmasının toplumsal etkilerinin de konuşacağını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/dijital-anafor-zirvesi-ba-820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278922</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/savasin-kirilgan-duraksama-doneminde-abden-kritik-uyari-yeniden-baslarsa-278922</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savaşın "kırılgan duraksama" döneminde AB'den kritik uyarı: Yeniden başlarsa…]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalarda "kırılgan bir duraksama" yaşandığını belirterek, taraflara gerilimi tırmandırmama çağrısında bulundu. Kallas, savaşın yeniden genişlemesinin bölge ve dünya için ağır sonuçlar doğuracağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savaşın "kırılgan duraksama" döneminde AB'den kritik uyarı: Yeniden başlarsa…]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kallas, temmuzda AB Dönem Başkanlığını devralacak İrlanda&#39;nın başkenti Dublin&#39;de ülkenin Dışişleri, Ticaret ve Savunma Bakanı Helen McEntee ile ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p>Şu anda Orta Doğu&#39;daki savaşta &quot;kırılgan duraksama&quot; döneminin yaşandığını belirten AB Yüksek Temsilcisi, tarafların yakında anlaşmaya varması umudunu dile getirdi.</p><p>Kallas, &quot;Tam ölçekli savaşa geri dönülmesi tüm bölge için son derece ağır bedel doğuracaktır.&quot; dedi.<br></p><p>Hürmüz Boğazı&#39;nın kapalı kalmasının &quot;kabul edilemez&quot; olduğunu vurgulayan Kallas, &quot;Bunun etkileri bölgenin çok ötesine uzanmakta, küresel ekonomiyi sekteye uğratmakta ve gıda arzını tehdit etmektedir.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Kallas, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) personelinin &quot;Hizbullah&#39;ın artan tehditleri&quot; altında görev yaptığını, bu nedenle son ayların UNIFIL&#39;e asker sağlayan ülkeler için &quot;son derece zorlu&quot; geçtiğini söyledi.</p><p>Gazze ve Batı Şeria&#39;da &quot;insani ve siyasi durumun hala vahim&quot; olduğuna işaret eden Kallas, AB&#39;nin &quot;baskıyı artırmak amacıyla&quot; geçen ay Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere ve Hamas&#39;ın önde gelen isimlerine yönelik yaptırım konusunda anlaştığını hatırlattı.</p><p>Kallas, İrlanda&#39;nın İsrailli bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich&#39;in ülkeye girişini yasakladığını anımsatarak, AB düzeyinde aynı teklifin üye ülkeler arasında tartışıldığını aktardı.</p><p><b>RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI</b></p><p>&quot;Avrupa, ilkeli bir küresel aktör olarak kalmalıdır ancak ilkeler, tek başına yeterli değildir.&quot; ifadesini kullanan Kallas, kıtanın &quot;ilkelerini&quot; savunacak fiziksel güce de sahip olması gerektiğinin altını çizdi.<br></p><p>Kallas, &quot;İrlanda&#39;nın askeri tarafsızlığa olan güçlü bağlılığı tartışma konusu değildir ancak tarafsızlık, Avrupa&#39;nın bugün karşı karşıya olduğu tehditlere karşı bağışıklık sağlamaz.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Avrupa&#39;daki hiçbir ülkenin &quot;Rusya&#39;nın hedef listesinin dışında olmadığını&quot; öne süren Kallas, Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;nın başlangıcından bu yana Avrupa&#39;da hibrit saldırılar ve sabotaj girişimlerinde artış yaşandığını aktardı.</p><p>Kallas, Rusya&#39;nın &quot;gölge filosunun ciddi tehdit&quot; oluşturduğunu kaydederek, &quot;Bu gemiler yaptırımlara tabi petrolü kaçak olarak taşımakta, deniz çevresini tehlikeye atmakta ve hibrit saldırılar için platform görevi görmektedir.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/savasin-kirilgan-duraksam-421_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278921</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-cin-rekabetine-karsi-yeni-guc-formulu-kutup-yildizi-olabilir-278921</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD-Çin rekabetine karşı yeni güç formülü: Kutup yıldızı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika Başbakanı Bart De Wever, Avrupa'nın ABD ile Çin arasındaki küresel güç rekabetinde taraf olmak istemeyen ülkeler için bir "kutup yıldızı" haline gelebileceğini söyledi. De Wever, Avrupa'nın ekonomik, teknolojik ve askeri alanlarda ciddi eksikliklerle karşı karşıya bulunduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD-Çin rekabetine karşı yeni güç formülü: Kutup yıldızı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>De Wever, Brüksel&#39;de düzenlenen &quot;2026 Ortak Pazar Zirvesi&quot;nde konuştu.</p><p>Avrupa&#39;nın dünyanın en sofistike ortak pazarını, en kapsamlı sosyal modellerini ve en ayrıntılı düzenleyici mimarisini inşa ettiğini belirten de Wever, &quot;Ancak bir noktada uçuruma doğru koşmaya başladık. Bacaklarımız hala hareket ediyor ama dürüst olmak gerekirse altımızda düşmemizi engelleyecek pek fazla zemin kalmadı.&quot; diye konuştu.</p><p>De Wever, Avrupa işbirliğinin 3 sütun üzerine kurulduğunu, bunların ekonomik güç, teknolojik liderlik ve askeri kapasite olduğunu ifade etti.</p><p>Savunma alanında Avrupa&#39;nın onlarca yıl boyunca Amerikan güvenlik şemsiyesi altında yaşadığını ve bunun sağladığı &quot;barış temettüsünden&quot; yararlandığını kaydeden De Wever, &quot;Sonuç olarak kıta, istihbarat, hava savunması, lojistik ve uzun menzilli taarruz kapasitesi açısından neredeyse tamamen ABD&#39;ye bağımlı hale geldi. Konforu, kabiliyetin önüne koyduk ve şimdi bunun bedelini ödüyoruz. Bu eksiklikleri gidermek yıllar ve yüz milyarlarca avro gerektirecek.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>De Wever, teknoloji alanında ise dünyanın piyasa değeri bakımından en büyük 50 teknoloji şirketinden yalnızca 4&#39;ünün Avrupalı, yaklaşık 30&#39;unun ise Amerikalı olduğuna dikkati çekerek, Avrupa&#39;nın kurallar geliştirmede başarılı, başkalarının ise teknoloji geliştirmede başarılı olduğunu dile getirdi.</p><p>Belçika Başbakanı, &quot;Avrupa, kendisine ait olmayan yüksek hızlı bir hatta ilerlemeye çalışan tarihi bir buharlı trene benziyor.&quot; dedi.</p><p>Ekonomi alanına bakıldığında ise 2008 yılında AB ekonomisinin ABD ekonomisinden daha büyük olduğunu ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 25&#39;ini ürettiğini anımsatan De Wever, 2024&#39;te ise AB ekonomisinin ABD&#39;ninkinden üçte bir daha küçük hale geldiğine, küresel ekonomideki payın yüzde 17&#39;ye gerilediğine işaret etti.</p><p>De Wever, teknoloji ve askeri kapasite açısından &quot;Amerikan şemsiyesinin altından yarın çıkmanın&quot; mümkün olmadığını vurgulayarak, bugün doğru kararların alınması halinde bile bunun en az 10 yıl süreceğini kabul etmek gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Fransa ile Almanya&#39;nın Avrupa&#39;nın altıncı nesil savaş uçağı projesi konusunda anlaşamamasını hayal kırıklığıyla karşıladığından bahseden de Wever, &quot;Bu korkunç bir zaman kaybı. Hava savunmasının kritik bir alanında yalnızca bugün değil, on yıl sonrasında da önemsiz hale gelmeyi seçmiş olmamız büyük bir kibirdir. Bu düpedüz aptallıktır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>"ASKERİ İŞGAL YAPABİLECEĞİNİZ EN APTALCA ŞEYDİR, TRUMP VE PUTİN BUNU KANITLIYOR"</b></p><p>De Wever, dünyanın yeniden imparatorluklar çağına girdiğini belirterek, 19&#39;uncu yüzyılın imparatorluklarının toprak için rekabet ettiğini anımsattı.</p><p>Washington ve Pekin&#39;in farklı bir &quot;oyun oynadığını&quot; aktaran de Wever, &quot;Ancak bu oyunun emperyal hedefleri daha az iddialı değil. Gençliğimde olduğu gibi dünyayı rakip bloklara bölmeye çalışmıyorlar. Bunun yerine küreselleşmiş ekonominin kontrolü için yarışıyorlar.&quot; yorumunu yaptı.</p><p>De Wever, yeni emperyal hakimiyetin artık toprakla değil, sistemsel bağımlılıklarla ölçüldüğünü söyledi.</p><p><b>Bir ülkeyi diz çöktürmek isteyen bir gücün artık onu işgal etmesine gerek olmadığına dikkati çeken de Wever, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</b></p><p>&quot;Hatta işgal etmeye çalıştığında bunun her seferinde ters teptiğini görüyoruz. Askeri işgal yapabileceğiniz en aptalca şeydir. (ABD Başkanı Donald) Trump bunu şu anda kanıtlıyor, umarım Pekin de bunu dikkatle izliyordur. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin de bunu oldukça çarpıcı biçimde gösterdi. Çünkü artık gerekli olan şey bir ülkeyi ayakta tutan bağlantıları kesmek ve onların yerine kendi bağlantılarınızı sunmaktır.&quot;</p><p>De Wever, fethin artık güç kullanarak değil, bağımlılık yaratarak gerçekleştiğini belirterek, Avrupa&#39;nın bu yeni emperyal mantığı hızlı ve net biçimde kavraması ve buna uyum sağlaması gerektiğini savundu.</p><p>Avrupa&#39;nın &quot;kutup yıldızı&quot; olarak adlandırdığı bir role sahip olabileceğine işaret eden de Wever, &quot;Avrupa, Washington ile Pekin arasındaki güç siyasetine taraf olmak istemeyen ülkeler için bir kutup yıldızı haline gelebilir.&quot; dedi.</p><p>De Wever, Avrupa&#39;nın bir &quot;kutup yıldızı&quot; gibi parlaması için ihtiyaç duyduğu her şeye sahip de olduğunu, asıl sorunun engelleri kaldırmaya ne kadar istekli olunduğu ve toplumların bu kritik çabanın yükünü üstlenmeye ne ölçüde seferber edileceği olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/abd-cin-rekabetine-karsi--648_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278920</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-sehit-ogretmen-aybuke-yalcini-yad-etti-278920</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ı yad etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teröristler tarafından katledilen şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ın şehadetinin 9'uncu yılına özel paylaşımda bulundu. Erdoğan, "Aybüke kızımızın aziz hatırası her zaman yüreğimizde yaşayacak" ifadelerine yer verdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ı yad etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti:</b></p><p>Öğretmenlik gibi ulvi bir mesleği icra ederken teröristler tarafından katledilen Aybüke Yalçın'ı şehadetinin 9'uncu yılında rahmetle, minnetle yâd ediyorum.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">Öğretmenlik gibi ulvi bir mesleği icra ederken teröristler tarafından katledilen Aybüke Yalçın'ı şehadetinin 9'uncu yılında rahmetle, minnetle yâd ediyorum.<br> <br>Aybüke kızımızın aziz hatırası her zaman yüreğimizde yaşayacak... &#55356;&#56825;&#55356;&#56823; <a href="https://t.co/P3dbAO63BX">pic.twitter.com/P3dbAO63BX</a></p>&amp;mdash; Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) <a href="#0">June 9, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Aybüke kızımızın aziz hatırası her zaman yüreğimizde yaşayacak...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/cumhurbaskani-erdogan-seh-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278919</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/koruyucu-saglik-hizmetlerine-rekor-ilgi-bakan-memisoglu-rakamlari-acikladi-278919</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Koruyucu sağlık hizmetlerine rekor ilgi: Bakan Memişoğlu rakamları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026'nın ilk dört ayında sağlıklı hayat merkezlerine 96 bini aşkın başvuru gerçekleştiğini açıkladı. Aile sağlığı merkezlerinde yapılan 158 milyondan fazla tarama sayesinde kronik hastalıkların erken tespiti ve takibinde önemli adımlar atıldığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Koruyucu sağlık hizmetlerine rekor ilgi: Bakan Memişoğlu rakamları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, birinci basamak sağlık hizmetlerinde, &quot;hastalanmadan önce sağlığımızı korumak&quot; vizyonuyla çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.</p><p>Bu kapsamda 8 bin 350 aile sağlığı merkezi, 973 toplum sağlığı merkezi ve 348 sağlıklı hayat merkezi ile Türkiye&#39;nin dört bir yanını kapsayan güçlü bir hizmet ağı oluşturduklarını vurgulayan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Sağlıklı hayat merkezlerimizde, beslenme danışmanlığından fiziksel aktivite programlarına, kanser taramalarından psikososyal desteğe kadar 17 farklı alanda hizmet veriyoruz. 2026&#39;nın ilk 4 ayında, sağlıklı hayat merkezlerimize 96 bini aşkın başvuru gerçekleşti. Aile sağlığı merkezlerinde gerçekleştirdiğimiz 158 milyondan fazla tarama ile kronik hastalıkların yönetiminde proaktif bir süreç başlattık.&quot;</p><p>Memişoğlu, 10,6 milyon vatandaşın obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi risklerini erken aşamada tespit edip gerekli tedavi ve takip süreçlerini planladıklarını belirterek, &quot;Cumhurbaşkanı&#39;mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonumuzla &#39;Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&#39;nı hep birlikte inşa edeceğiz. Bu süreçte, başta ülkemizin dört bir yanında özveriyle hizmet veren 31 bin aile hekimimize ve sağlık ordumuzun her bir çalışanına şükranlarımı sunuyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/koruyucu-saglik-hizmetler-747_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278918</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kezzapli-saldirida-aci-son-talihsiz-kadin-hayatini-kaybetti-kizi-agir-yarali-278918</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kezzaplı saldırıda acı son! Talihsiz kadın hayatını kaybetti, kızı ağır yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'in Konak ilçesinde eski eşi tarafından kezzaplı saldırıya uğrayan 43 yaşındaki Ayfer Karakayışlı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Annesini korumak için saldırganın önüne geçen 13 yaşındaki kızının ise yaşam mücadelesi sürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kezzaplı saldırıda acı son! Talihsiz kadın hayatını kaybetti, kızı ağır yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, 1 Haziran günü saat 13.30 sıralarında Konak ilçesi Ferahlı Mahallesi 3498 Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 47 yaşındaki Hakan Ş., boşanma aşamasında olduğu eşi Ayfer Karakayışlı ve 13 yaşındaki kızı M.N.Ş.'nin eve doğru yürüdüğü sırada önlerini kesti. Yanında getirdiği kezzapla eski eşini pusuda bekleyen gözü dönmüş koca, sokak ortasında dehşet saçtı. Hakan Ş., elindeki kimyasal maddeyi bir anda eşinin üzerine fırlattı. Talihsiz kadın acılar içinde yere yığılırken, mahallede feryat sesleri yükseldi.  </p><p><b>ANNESİNE SİPER OLAN KÜÇÜK KIZ DA AĞIR YARALANDI</b></p><p>Annesinin gözleri önünde kezzaplı saldırıya uğradığını gören 13 yaşındaki M.N.Ş., babasına engel olmak ve annesini kurtarmak için hiç düşünmeden araya girdi. Ancak bu sırada fırlatılan kezzabın bir kısmı küçük kızın da üzerine döküldü. Yaşanan arbede ve kimyasal maddenin tesiriyle saldırgan Hakan Ş. de ellerinden yaralandı. Şüpheli koca olayın ardından yaya olarak kayıplara karışırken, çevre sakinlerinin ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve acil sağlık ekibi sevk edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/aw72189403-09062026053da086.jpg"/><p><b>CANLANDIRMA ODASINDA MÜDAHALE EDİLDİ AMA KURTARILAMADI</b></p><p>Ağır yaralanan anne Ayfer Karakayışlı ve kızı M.N.Ş., olay yerine gelen ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildiğinde durumu kritik olan ve ilk olarak canlandırma odasında yoğun müdahaleye alınan anne Karakayışlı, ardından yoğun bakım servisine sevk edildi. Talihsiz kadın, doktorların tüm çabalarına rağmen dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Karakayışlı'nın cenazesi otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/aw72189402-09062026bf306c2d.jpg"/><p><b>KAÇAN KATİL ZANLISI HASTANEDE YAKALANDI</b></p><p>Olayın ardından yaya olarak kaçan katil zanlısı Hakan Ş.'nin, saldırı esnasında kendi ellerini de yakması üzerine saat 13.48 sıralarında tedavi olmak için Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine giriş yaptığı tespit edildi. Emniyet güçlerinin hızlı koordinasyonuyla hastanede önlem alan jandarma ekipleri, şüpheliyi kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Hastanedeki tedavisi polis gözetiminde devam eden zanlının, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.  </p><p>Annesini canı pahasına korumak isterken vücudunda ciddi yanıklar oluşan 13 yaşındaki M.N.Ş.'nin ise hastanedeki hayat  mücadelesi devam ediyor. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma titizlikle sürdürürken, vahşetin yaşandığı sokakta polis ekipleri incelemelerini derinleştirdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/kezzapli-saldirida-aci-so-882_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278917</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bik-analitikte-buyuk-degisim-trafik-olcumunde-yeni-kriterler-geliyor-278917</link>
      <pubDate>2026-06-09T18:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BİK Analitik'te büyük değişim: Trafik ölçümünde yeni kriterler geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu, internet haber sitelerinin trafik ölçümleme sistemi BİK Analitik'i güncel ihtiyaçlara uygun şekilde yeniden yapılandırdı. Temmuz ayında kademeli olarak devreye alınacak yeni versiyon, kullanıcı davranışları ve etkileşim verilerini daha kapsamlı analiz edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BİK Analitik'te büyük değişim: Trafik ölçümünde yeni kriterler geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurumdan yapılan açıklamaya göre, Basın İlan Kurumunun görev alanındaki internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini ölçümleyen BİK Analitik sistemi, ziyaretçi davranışları, cihaz çeşitliliği ve erişim kanallarında yaşanan gelişmeler dikkate alınarak yeniden yapılandırıldı.</p><p>Temmuz ayı itibarıyla kademeli olarak uygulamaya alınacak BİK Analitik Versiyon 2&#39;de ölçümleme yöntemleri, yeni nesil cihaz ve uygulama mimarileri ile güncel izleme ve doğrulama ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde revize edilirken ziyaretçilerin haber okuma davranışlarını ve etkileşim düzeyini yansıtan parametreler ölçümleme kriterlerine dahil edildi.</p><p>Yeni altyapının geliştirme ve test süreçleri, ölçümleme işleyişinde herhangi bir kesintiye yol açılmaması amacıyla mevcut sistemle eş güdümlü şekilde yürütüldü. Bu kapsamda internet haber siteleri, eş zamanlı olarak Versiyon 2 altyapısı üzerinden de izlenerek sistemin işleyişi değerlendirildi.</p><p>Yeni versiyona ilişkin politika belgesi 6 Temmuz&#39;da yayımlanacak. Geçiş süreci ise yayın kategorileri dikkate alınarak temmuz ayı boyunca kademeli şekilde yürütülecek.</p><p>Genel kategoride yer alan internet haber sitelerinde Versiyon 2 ölçümleri 10 Temmuz&#39;dan itibaren esas alınmaya başlanacak. Diğer kategorilerdeki geçişlerin ise ay sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.</p><p>Teknik yönlendirmeler, uygulanacak işlemler ve geçiş takvimine ilişkin internet haber sitelerine ayrıca yazılı bildirim yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bik-analitikte-buyuk-degi-679_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278916</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bulgaristandan-ukraynaya-karari-artik-kapilar-kapandi-278916</link>
      <pubDate>2026-06-09T17:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bulgaristan'dan Ukrayna'ya kararı: Artık kapılar kapandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov, ülkesinin Ukrayna'ya ilave silah göndermeyi planlamadığını açıkladı. Stoyanov, savaşın askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini belirterek taraflara müzakere çağrısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bulgaristan'dan Ukrayna'ya kararı: Artık kapılar kapandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stoyanov, Savunma Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında, Ukrayna&#39;daki savaşın askeri yollarla çözülemeyeceğini belirterek, &quot;Şu anda yaşanan, insan kayıplarına yol açan bir yıpratma savaşıdır ve ne kadar silah biriktirilirse biriktirilsin, sonucu sadece ölümler olacaktır.&quot; dedi.</p><p>Tarafların müzakere masasına dönmesi ve her iki tarafın da kabul edeceği adil bir barışın aranması gerektiğini vurgulayan Stoyanov, &quot;Ukrayna&#39;nın daha fazla silah yerine insan gücüne ihtiyacı var. Zaten yeterince silahı var, bu nedenle Ukrayna ordusuna ek silah sağlamayı öngörmüyoruz.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bulgaristandan-ukraynaya--982_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278915</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bik-analitikte-yeni-donem-versiyon-2-temmuz-ayinda-devreye-aliniyor-278915</link>
      <pubDate>2026-06-09T17:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BİK Analitik'te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu tarafından internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiğinin ölçümlenmesi amacıyla geliştirilen BİK Analitik sistemi, dijital yayıncılık ekosisteminin değişen dinamikleri ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncelleniyor. Yeni versiyon, Temmuz ayı itibarıyla kademeli olarak uygulamaya alınacak.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BİK Analitik'te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basın İlan Kurumu görev alanındaki internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini ölçümleyen BİK Analitik sistemi; ziyaretçi davranışları, cihaz çeşitliliği ve erişim kanallarında yaşanan gelişmeler dikkate alınarak yeniden yapılandırıldı.</p><p>BİK Analitik Versiyon 2'de ölçümleme yöntemleri; yeni nesil cihaz ve uygulama mimarileri ile güncel izleme ve doğrulama ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde revize edilirken, ziyaretçilerin haber okuma davranışlarını ve etkileşim düzeyini yansıtan parametreler ölçümleme kriterlerine dâhil edildi.</p><p>Yeni altyapının geliştirme ve test süreçleri, ölçümleme işleyişinde herhangi bir kesintiye yol açılmaması amacıyla mevcut sistemle eşgüdümlü şekilde yürütüldü. Bu kapsamda internet haber siteleri, eş zamanlı olarak Versiyon 2 altyapısı üzerinden de izlenerek sistemin işleyişi değerlendirildi.</p><p>Yeni versiyona ilişkin politika belgesi 6 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanacak. Geçiş süreci ise yayın kategorileri dikkate alınarak Temmuz ayı boyunca kademeli şekilde yürütülecek. Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinde Versiyon 2 ölçümleri 10 Temmuz'dan itibaren esas alınmaya başlanacak olup, diğer Kategorilerdeki geçişlerin ise ay sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.</p><p>Teknik yönlendirmeler, uygulanacak işlemler ve geçiş takvimine ilişkin internet haber sitelerine ayrıca yazılı bildirim yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bik-analitikte-yeni-donem-273_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278914</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/onder-yarismalarinda-oduller-sahibini-buldu-278914</link>
      <pubDate>2026-06-09T17:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ÖNDER yarışmalarında ödüller sahibini buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ÖNDER tarafından geleneksel olarak gerçekleştirilen iki büyük yarışma 10. yılını tamamladı. Her Kitap Yeni bir Hayat Kitap Okuma Yarışması ile Peygamberim Önderim 40 Hadis-i Şerif Yarışması'nda dereceye giren öğrencilere düzenlenen törende ödülleri takdim edildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ÖNDER yarışmalarında ödüller sahibini buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortaokul ve lise öğrencileri, kitap okuyup hadisi şerif öğrenerek iki ayrı programda arkadaşlarıyla yarıştı. 10. Kez düzenlenen Her Kitap Yeni bir Hayat Kitap Okuma Yarışması ile Peygamberim Önderim 40 Hadis-i Şerif Yarışması'nda dereceye giren öğrenciler ödüllerin sahibi oldu. 2 bin 691 gencin katıldığı yarışmada kazananlara toplam 1.5 milyon TL'lik ödül verildi.</p><p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ve İstanbul İl Milli Eğitim müdürlüğü desteğiyle İstanbul'daki imam hatip okullarında geleneksel olarak düzenlenen iki yarışma sezonu tamamladı. Her iki yarışmanın ödül töreni "ÖNDER Yarışmaları Ödül Töreni" adı altında Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Spor Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/6-090620266a4ff577.jpg"/><p><b>ÇİFT KANATLI GENÇLERLE İLERİ GİDECEĞİZ</b></p><p>Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, imam hatip camiası olarak çağın ötesinde gençler yetiştirme gayesi ve heyecanıyla mücadele ettiklerini söyledi. Sadece akademik başarısıyla iyi üniversitelere giden gençler yetiştirme arzusunda olmadıklarını kaydeden Ceylan, "Bizler ancak çift kanatlı, bir kanadında dünyayı bir kanadında ukbayı taşıyan gençler yetiştiği zaman daha ileri gideceğiz. Peygamber Efendimizi rehberi edinen, Allah rızası için samimiyetle gayret eden dünyanın bir adım ötesinde gençler yetiştirdiğimiz zaman çok daha güçlü, çok daha güzel günlerimiz olacak. Bizlere çağın getirdiği teknolojik unsunları kullanan değil bunları üreten, insanlığın faydasına dönüştüren gençler lazım. Bugün, bu salonda olduğu kadar, 81 vilayetin tamamında bu misyonla, bu duruşla var olan imam hatipli gençlerimiz olduğunu çok iyi biliyoruz. Sizleri tebrik ediyorum, iyi ki sizler varsınız. Umudumuzu heyecanımızı diri tutuyorsunuz" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/4-09062026204c16d7.jpg"/><p><b>ÇOK YÖNLÜ EĞİTİM SÜRECİ DEVAM EDİYOR</b></p><p>Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı Ahmet Yapıcı da imam hatip okullarında ve tüm okullarda dindar, ahlaklı, milli-manevi değerlerine bağlı, tarihine aidiyet hisseden bir nesil yetiştirme amacında olduklarını söyledi. Bu çerçevede çok yönlü bir eğitim sürecinin devam ettiğini kaydeden Yapıcı, sözlerini özetle şöyle sürdürdü: Eğitimi anlamlı kılan sınıfta anlatılan ders değildir, eğitimi anlamlı kılan sosyal ve kültürel faaliyetlerdir. Okullarımızın ruhunu, iklimini oluşturan şey bu okullara can veren etkinliklerdir. Çünkü artık her şeyi öğrenebiliyoruz ama bilgiyi ahlak ve maneviyatla desteklemediğimiz müddetçe yaptığımız çalışmalar temelsiz kalır. Bizim amacımız sadece akademik olarak başarılı nesiller yetiştirmek değildir, kendisiyle, ailesiyle, toplumla, ülkesiyle barışık nesiller yetiştirmektir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/19-09062026e3e16b2a.jpg"/><p><b>YARIŞMALARI ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM</b></p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şule Pişkin ise ÖNDER'in 10 yıldır çok güzel bir çalışmaya imza attığını belirterek, "Yıllardır yarışmalara bir eğitimci olarak katılıyorum, takip ediyorum. Binlerce öğrencimiz dahil oldu bu yarışmalara, kitap kritikleri yapıldı, hadis-i şerifler ezberlendi. Gençlerimizi ahlak ve maneviyatla taçlandıran bu yarışmaları çok önemli görüyorum" dedi. Katılımcı gençleri böylesine anlamlı ve bir o kadar da gayret gerektiren bir çalışmada aldıkları ve başarıları için tebrik eden Pişkin, bu süreçte gençleri destekleyen ve projeyi sahiplenen öğretmenlere ve ailelerine de teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/12-09062026985c734e.jpg"/><p><b>40 HADİS-İ ŞERİFTE YARIŞTILAR</b></p><p>Gençlerin, Peygamber Efendimizin (sav) hayatını yakından tanımaları ve mesajlarını öğrenmeleri amacıyla düzenlenen Peygamberim Önderim 40 Hadis-i Şerif Yarışması 2025-2026 Eğitim-Öğretim döneminde 10. kez gerçekleştirildi. Yarışmaya, ortaokul ve lise kategorisinde 314 okuldan 941 öğrenci katıldı. Yarışmada öğrenciler, önce okullarında sonra ise ilçelerinde yarıştı. Finalde ise İstanbul'daki 39 ilçenin birincisi, jüri önünde talimatları yerine getirmeye çalıştı. Yarışma sonunda birinci olan öğrencilere tam altın, ikincilere yarım altın, üçüncülere çeyrek altın hediye edildi. Mansiyonlar ise gram altınla ödüllendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/8-0906202613d83857.jpg"/><p><b>3 KİTAPTAN SINAV YAPILDI</b></p><p>Her Kitap Yeni Bir Hayat Kitap Okuma Yarışması, İstanbul'daki Anadolu imam hatip liselerinden 168 okuldan 1.750 öğrencinin katılımıyla gerçekleşti. Öğrenciler, Yahya Sinvar'ın Filistin'in Bilinmeyen Hikayesi Diken ve Karanfil, İbrahim Kalın'ın Gökkubbenin Altında, Hayreddin Karaman'ın 11 Ayın Sultanı Ramazan Kitabı'nı okudu. Kitaplar üzerine yapılan müzakerelerden sonra 9 Nisan 2026 tarihinde final sınavı gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye giren ilk 3 öğrenciye ve öğretmenlerine Umre ziyareti hediye edildi. 4 ve 20. arasındaki öğrencilere ise 15.000 ile 5.000 TL arasında değişen para ödülleri verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/20-0906202676eb10a9.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/onder-yarismalarinda-odul-264_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278913</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-kurum-bonnda-cop31-eylem-gundeminin-10-onemli-basligini-ve-6-hedefini-acikladi-278913</link>
      <pubDate>2026-06-09T17:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, Bonn'da COP31 Eylem Gündemi'nin 10 önemli başlığını ve 6 hedefini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bonn İklim Değişikliği Konferansı için Almanya'ya giden COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını ve 6 hedefini açıkladı. Bakan Kurum, "COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik. Bu temaları belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31'in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum, Bonn'da COP31 Eylem Gündemi'nin 10 önemli başlığını ve 6 hedefini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b style="">Bonn İklim Değişikliği Konferansı için Almanya'ya giden  COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum,  COP31 Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını ve 6 hedefini açıkladı. Bakan  Kurum, "COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik. Bu temaları  belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil ihtiyaç  alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31'in kalıcı  miras bırakabileceği alanlara odaklandık" dedi. COP31'in temel yaklaşımının  uygulamayı daha da hızlandırmak olduğunu kaydeden Bakan Kurum, "Bugün dünya  yalnızca yeni kararlar beklemiyor. Dünya verilen kararların hayata geçtiğini  görmek istiyor.</b> <b style="">Gelin, beklemek yerine harekete geçelim. Gelin, niyeti  uygulamaya dönüştürelim. Gelin, taahhütleri sonuca ulaştıralım. Gelin,  farklılıklarımızı ortak çözüm gücüne çevirelim. Antalya'da yalnızca gelecekten  bahsetmeyelim; geleceği birlikte şekillendirelim" ifadelerini kullandı.</b></p><p>COP31  Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya'da  düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nın 2. gününde COP31 Eylem Gündemi'nin  10 öncelikli alanı ve 6 hedefine ilişkin sunum yaptı. Bakan Kurum, COP31  Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini;  bu anlayış kapsamında herkesle görüşerek istişarelerde bulunduklarını söyledi.  COP31 sürecinde diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel değer üzerine  hareket ettiklerini anımsatan Bakan Kurum, Türkiye olarak vizyonu da "Geleceğin  COP'u" yaklaşımıyla inşa ettiklerini kaydetti. </p><p><b>"COP31'İN KALICI MİRAS BIRAKABİLECEĞİ ALANLARA  ODAKLANDIK"</b></p><p>Bakan  Kurum, bu süreçte taahhütleri somut eylemlere, bu eylemleri de ölçülebilir  sonuçlara dönüştürmek istediklerini ifade ederek, "COP31 Eylem Gündemi;  ortaklıkları güçlendirmeyi, pratik çözüm yollarını geliştirmeyi, uygulamaya  katkı sağlamayı ve kalıcı bir miras bırakmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, <a name="_Hlk231909969">COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik.  Bu temaları belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil  ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31'in  kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık</a>" dedi. </p><p><b>BAKAN KURUM, COP31 EYLEM GÜNDEMİ'NDEKİ 10 ÖNCELİKLİ  ALANI ANLATTI</b></p><p>Bakan  Kurum, Eylem Gündemi'nin 10 öncelikli alanını şöyle anlattı: Döngüsel ekonomiye  geçişi desteklemek için Sıfır Atık yaklaşımlarını ve metan gazının  azaltılmasını önceliklendirdik. Atık meselesi artık yalnızca çevre yönetimi  değil, aynı zamanda iklim eyleminde en hızlı sonuç alınabilecek alanlardan  biridir. Adil ve güçlü bir dönüşümün yolu, güvenli enerjiye erişimden  geçmektedir. Bu nedenle de herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji  sağlamak amacıyla temiz enerji ve elektrifikasyon çalışmalarını gündeme aldık.  Gıda sistemlerimizin dönüşümünü sağlamanın çok önemli olduğunu, bilhassa  gelişmekte olan ülkelerin gıdaya ulaşımı zorlaşmış ülkelerin dirençli bir  gelecek inşa etmesi adına çiftçilerimiz için gıda güvenliği ve sürdürülebilir  tarımı öncelikli tema yaptık. Zira, iklim krizinin sofraya, üretime ve kırsal  hayata doğrudan etkisi, bu başlığı artık ertelenemez hale getirmiştir.  Sürdürülebilir rekabet gücünü artırmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için yeşil  sanayileşmeyi gündemimize aldık. İnancımız şu ki; üretim, ticaret ve istihdam  bu dönüşümün dışında kaldığında kalıcı sonuç almamız mümkün değil. </p><p><b>İKLİM DOSTU DİRENÇLİ ŞEHİRLER VE GENÇLER</b></p><p>Kıyı  ve deniz ekosistemlerini korumak amacıyla okyanuslar ve denizleri ayrı bir  başlık olarak ele aldıklarını kaydeden Bakan Kurum, "Denizlerin; iklim  dengesinin, gıda güvenliğinin ve milyonlarca insanın geçim kaynağının  merkezinde olduğunu gözler önüne bir kez daha sermiş olduk" dedi. Herkes için  güvenli yaşam alanları oluşturmak adına iklim dostu dirençli şehirleri önceliklendirdiklerine  dikkat çeken Bakan Kurum, "Hepimiz biliyoruz ki; iklim değişikliğinin etkileri  en görünür biçimde şehirlerde, mahallelerde ve insanların günlük hayatında  hissedilmektedir" diye konuştu. Bakan Kurum, diğer bir öncelikli alanın ise  'gençler' olduğunu belirterek, "Gençlerin enerjisinden, heyecanından ve  üretkenliğinden en güçlü şekilde yararlanmak için gençlik katılımını Eylem  Gündemimizin merkezine yerleştirdik. 'Gençler bu işin öznesi olacak' dedik. Bunun  sebebi de gençlerin geleceğin muhatabı olmasının ötesinde, bugünün çözüm ortağı  olması gerektiğine olan inancımızdır" ifadelerini kullandı. </p><p><b>"HEDEFİMİZ İKLİM KAYNAKLI ŞOKLARI ÖNCEDEN GÖREN SAĞLIK  ALTYAPILARINI DESTEKLEMEK"</b></p><p>'Dinamik  ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri'nin diğer önemli başlıklardan biri olduğunun  altını çizen Bakan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: İklim krizinin insan  sağlığı, kamu hizmetleri ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkilerini  dikkate alarak, dinamik ve dirençli sağlık sistemlerini gündemimize aldık.  Hedefimiz; iklim kaynaklı şokları önceden öngören, bu şoklara uyum sağlayan ve  hızla toparlanabilen sağlık altyapılarını desteklemektir. Ayrıca iklim  değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında daha güçlü bir  sinerji kurmak için sektörler arası ortak eylemleri destekleyeceğiz. Ulusal  Katkı Beyanlarının uygulanmasını güçlendirmek ve verilen taahhütleri somut  çıktılara dönüştürmek üzere ilave bir destek sistemini de devreye alacağız.  COP31'in temel yaklaşımı açıktır: başlık üretmek değil, uygulamayı daha da hızlandırmak;  niyet beyan etmek değil, sonuç almak. İklim eyleminin sonuçlarını şehirlerde,  tarlalarda, evde, sanayide, enerjide, okullarda, hastanelerde ve insanların  hayatında hissedilir hale getirmek istiyoruz.</p><p><b>"10 ÖNCELİKLİ TEMA ALTINDA ORTAK GİRİŞİMLERİ  DESTEKLEYECEĞİZ"</b></p><p>Bakan  Kurum, Türkiye'nin Kahramanmaraş depremlerinin ardından hayata geçirdiği Asrın  İnşa Seferberliği ile aynı bakış açısıyla COP31 sürecini yürüteceğine dikkat  çekti: Türkiye, 2023 yılında aynı gün içinde 2 büyük deprem yaşadı. 'Asrın  Felaketi' olarak adlandırılan bu depremlerden sonra bütün kesimlerle istişare  kültürünü sürdürerek doğrudan hedefe odaklandık. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü  iradesi, Bakanlığımızın koordinasyonu ve yoğun gayretleriyle, 2 yıl gibi kısa  bir sürede 455 bin konut inşa ederek 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırdık. Deprem  sonrası inşa sürecinde nasıl çok katmanlı, hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma  yürüttüysek, COP31 sürecinde de aynı anlayış ve kararlılıkla hareket ediyoruz.  Yüz yüze istişareler, tematik çalışma grupları, uluslararası ortaklıklar ve  açık bir dijital platform aracılığıyla sektörlerden paydaşları bir araya  getiren kesintisiz bir süreç yürüttük. Ulusal ve uluslararası paydaşlardan  gelen geri bildirimleri, COP31 Eylem Gündemi'nin geliştirilme sürecine  sistematik şekilde dahil ettik. Bundan sonra da uluslararası ortaklarımızla  omuz omuza çalışacağız. COP31 Başkanlığı olarak; kaynak, görünürlük ve siyasi  ağırlık sağlayarak 10 öncelikli tema altında ortak girişimleri destekleyeceğiz.  </p><p><b>COP31 EYLEM GÜNDEMİ'NİN HEDEFLERİ</b></p><p>Sunumunda  COP31 Eylem Gündemi'nin 6 küresel uygulama hedefini de açıklayan Bakan Kurum,  tüm tarafları ve uluslararası toplumu bu hedefler etrafında birleşmeye davet  etti. Bakan Kurum, hedeflerden ilkinin 'elektrifikasyon' olduğunu belirtti:  Yaptığımız tüm toplantılarda bir tema çok net şekilde öne çıktı:  Elektrifikasyon. Elektrifikasyon, 1,5 derece hedefine ulaşmak için  yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini tamamlayan ana başlıklardan  biridir. Aynı zamanda karbonsuzlaşmanın en önemli anahtarlarından biridir.  Bugün elektrik talebi ciddi biçimde artmaktadır. Ancak şebeke yetersizlikleri,  finansman açıkları, politika uyumsuzlukları ve yüksek ilk yatırım maliyetleri  elektrifikasyonda ilerlemeyi sınırlamaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen,  elektrifikasyonun hızlandırılması için küresel ölçekte ortak bir irade ortaya  koyarak, 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşılmasını  hedefliyoruz. '2035'e kadar yüzde 35' hedefi, COP31 Başkanlığımızın temel  önceliklerinden biri olacaktır. Antalya'da düzenlenecek COP31'e kadar geçen  sürede, bu hedef için güçlü bir küresel koalisyon oluşturmak üzere çalışacağız.</p><p><b>SIFIR ATIK HAREKETİ VE METAN AZALTIMI</b></p><p>İkinci  olarak, Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayesinde başlatılan Sıfır Atık  Hareketi ve metan azaltımı konusunun altını çizen Bakan Kurum, "Bu girişimle,  Sıfır Atığı iklim politikasında daha üst bir seviyeye taşımak istiyoruz. Metan  gazının azaltılması, küresel ısınmayı yavaşlatmak için en hızlı uygulanabilir  fırsatlardan biridir. Atık sektörü, insan kaynaklı metan emisyonlarının  yaklaşık yüzde 20'sini oluşturmaktadır. Elimizde kanıtlanmış ve ölçeklenebilir  çözümler bulunmaktadır. Bu durum, özellikle insan kaynaklı atıklardan meydana  gelen metan emisyonlarının azaltılması için önemli bir imkan sunmaktadır. Bütün  tarafları, 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması  hedefini benimsemeye çağırıyoruz" diye konuştu.</p><p><b>DİRENÇLİ ŞEHİRLER VE SANAYİDE YEŞİL DÖNÜŞÜM</b></p><p>Bakan  Kurum, Eylem Gündemi'nin 'dirençli şehirler' hedefine ilişkin şunları söyledi: Dirençli  Şehirler, Eylem Gündemimizin önemle üzerinde durduğu başlıklardandır. Bu  başlığın çok sayıda alt boyutu bulunmaktadır. Ancak bu aşamada sizlerle  özellikle binalarda emisyon azaltımı hedefimizi paylaşmak istiyorum. Binalarda  emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması, şehirlerin iklim  direnci açısından kritik önemdedir. Bu kapsamda, 2035 yılına kadar bina  sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltması hedefini  tarafların görüşüne açmak istiyoruz. </p><p>Dördüncü  olarak, sanayide yeşil dönüşüm başlığını vurgulayan Bakan Kurum, "Sanayide  yeşil dönüşüm için üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım  oranının 2035'e kadar en az yüzde 15 seviyesine ulaşması önemli bir kazanım  olacaktır. Bu hedef hem emisyon azaltımı hem de kaynak tasarrufu bakımından  güçlü bir katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu. </p><p><b>"2035'E KADAR TOPLUMDA GÜÇLÜ BİR İKLİM FARKINDALIĞI  OLUŞTURULMALI"</b></p><p>Bakan  Kurum, beşinci olarak 'Her alanda farkındalık' başlığını şöyle anlattı: İsrafla  mücadeleyi, gıda güvenliğini ve iklim farkındalığını birbirinden ayrı başlıklar  olarak değil; toplumun bütün kesimlerine yayılması gereken ortak bir dönüşüm  alanı olarak ele alıyoruz. Bugün dünyada milyonlarca insan gıda güvensizliğiyle  karşı karşıyadır. İklim krizi; sofrayı, suyu, tarımsal üretimi, kırsal hayatı  ve gelecek nesillerin yaşam güvencesini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle  gıda, su ve iklim başlıkları arasındaki kopukluğu gidermek; daha dirençli, daha  verimli ve daha adil bir sistem kurmak zorundayız. Bu çerçevede tarımdan  sanayiye, eğitimden sosyal yaşama, kamu hizmetlerinden iş dünyasına kadar her  alanda israfı azaltan, kaynakları verimli kullanan ve iklim bilincini  güçlendiren bir yaklaşımı destekleyeceğiz. Gençlerin, çiftçilerin,  üreticilerin, çalışanların ve toplumun tamamının iklim dirençli uygulamalar  konusunda bilgilendirilmesini önemsiyoruz. Bu kapsamda, iklim değişikliği  konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve yaygın  eğitim faaliyetleriyle desteklenerek 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü  bir farkındalığı oluşturulmasını hedefliyoruz.</p><p><b>İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ</b></p><p>Altıncı  ve son başlık olan 'İklim Uygulama Köprüsü'nün önemine dikkat çeken Bakan  Kurum, "Bütün bu hedefleri hayata geçirirken, ülkelerin farklı koşullarını ve  önceliklerini gözeten kapsayıcı bir yaklaşım benimseyeceğiz. Bu hedeflere  ulaşılmasını desteklemek amacıyla, özellikle gelişmekte olan ekonomiler başta  olmak üzere tüm ülkelerle yakın iş birliği yürüteceğiz. Teknik yardım, kapasite  geliştirme faaliyetleri ve finansal destek mekanizmalarına erişimin  güçlendirilmesine katkı sağlayacağız. İklim Uygulama Köprüsü olarak  tanımladığımız yeni mekanizma, tam da bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor. İklim  Uygulama Köprüsü, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim  hedefleri ile ekonomik ve kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirmeyi  hedeflemektedir. Bu mekanizma, yatırım yapılabilir bir ortam oluşturulmasına  katkı sağlayacaktır" dedi.</p><p><b>"İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ YENİ BİR FON DEĞİL,  TAMAMLAYICI BİR GİRİŞİMDİR"</b></p><p>İklim  Uygulama Köprüsü'nün; NDC'ler ile ekonomik politikalar arasında daha güçlü bir  bağ kurulmasını destekleyeceğinin altını çizen Bakan Kurum, şunları söyledi:  Ülkelerin önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine  dönüştürmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca uygun finansman çözümleri ve özel  sermayenin daha büyük ölçekte katkıda bulunabilmesini kolaylaştırıcı bir rol  üstlenecektir. Önemle vurgulamak isterim, İklim Uygulama Köprüsü yeni bir fon  değildir. Yeni bir finansman mekanizması değildir. Mevcut girişimlerin  alternatifi de değildir. Tam tersine, mevcut iklim finansmanı ve uygulama  ekosistemini destekleyen, aktörler arasındaki ortaklıkları güçlendiren ve  uygulamaya odaklanan tamamlayıcı bir girişimdir. Amacımız, iklim hedefleri ile  gerçek yatırımlar arasındaki mesafeyi azaltmaktır. Finansmanın sahaya daha  hızlı, daha etkili ve daha sonuç odaklı ulaşmasını sağlamaktır.</p><p><b>"ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA, 10 ÖNCELİKLİ TEMANIN TAMAMINDA  ÇALIŞMALARI İLERLETMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Bakan  Kurum, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e hazırlık sürecini kararlılıkla  yürüttüklerini vurgulayarak, "Önümüzdeki hafta ve aylarda, 10 öncelikli temanın  tamamında ve bu temaların ötesindeki alanlarda çalışmaları ilerletmek  istiyoruz. COP31 ve Küresel İklim Eylemi Gündemi kapsamındaki çalışmalarımızı  birlikte başarıya dönüştürmek istiyoruz. Bunu başarmak için COP31 Başkanlığı  olarak hepinizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bugün dünya yalnızca yeni  kararlar beklemiyor. Dünya verilen kararların hayata geçtiğini görmek istiyor.  Çünkü doğa yorgun, insanlık yorgun.</p><p>Kuraklık  sofraya kadar uzanıyor; seller, bir ömrün emeğini bir gecede alıp götürüyor;  yangınlar yalnızca ağaçları değil hatıraları, yuvaları ve gelecek umudunu da  yakıyor. Hep birlikte temiz suya erişemeyen çocuklar için, geleceğini toprağa  emanet eden çiftçiler için, evlerini ve umutlarını afetlerde kaybeden aileler  için; emisyonların salımından sorumlu olmadığı halde en ağır bedeli ödeyen çocuklar  için ve bizden sonra bu dünyayı devralacak nesiller için artık daha hızlı  hareket etmeliyiz" ifadelerini kullandı. </p><p><b>"BONN'DA TANIŞTIK, DİNLEDİK, ANTALYA'DA YENİDEN  BULUŞACAĞIZ"</b></p><p>Bakan  Kurum, konuşmasının sonunda Hazreti Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin "Dün dünle  beraber gitti cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek, yeni şeyler yapmak  lazım!" sözüyle çağrıda bulundu: Şimdi yeni şeyler yapma zamanıdır. Gelin,  beklemek yerine harekete geçelim. Gelin, niyeti uygulamaya dönüştürelim. Gelin,  taahhütleri sonuca ulaştıralım. Gelin, farklılıklarımızı ortak çözüm gücüne  çevirelim. Antalya'da yalnızca gelecekten bahsetmeyelim; geleceği birlikte  şekillendirelim. Anadolu'nun gönül erlerinden Yunus Emre'nin çağrısıyla, "Gelin  tanış olalım, işi kolay kılalım." Bonn'da tanıştık, dinledik, Antalya'da  yeniden buluşacağız. Hep birlikte, iklim eylemini sözden uygulamaya,  uygulamadan sonuca taşıyacağız. Geleceği birlikte şekillendireceğiz. </p><p>  <b>3'LÜ  BASIN TOPLANTISI DÜZENLENDİ</b></p><p>Programda,  BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve  Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen de birer konuşma  yaptı. COP31 Başkanı Kurum, UNFCCC İcra Sekreteri Stiell ve Avustralya İklim  Değişikliği ve Enerji Bakanı Bowen 3'lü basın toplantısı düzenleyip basın  mensuplarının sorularını yanıtladı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bakan-kurum-bonnda-cop31--608_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278912</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dolu-firtinasi-riski-kuresel-isinmayla-artiyor-bilim-insanlarindan-kritik-uyari-278912</link>
      <pubDate>2026-06-09T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dolu fırtınası riski küresel ısınmayla artıyor! Bilim insanlarından kritik uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Küresel ısınmanın etkisiyle dolu fırtınalarının hem sıklığı hem şiddeti değişiyor. Bilim insanları, Avrupa ve Avustralya başta olmak üzere birçok bölgede dolu riskinin arttığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, yeni araştırmalarla dolunun daha yıkıcı hale gelebileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dolu fırtınası riski küresel ısınmayla artıyor! Bilim insanlarından kritik uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ısınmanın etkileri dünya genelinde yeni tehlikeleri gündeme getirirken, bilim insanları dolu fırtınalarının geleceğiyle ilgili çarpıcı uyarılarda bulunuyor. Son yayımlanan iki kapsamlı araştırma, dolu fırtınalarının iklim değişikliğiyle birlikte hem sıklık hem de şiddet açısından ciddi biçimde değişebileceğine işaret ediyor. Özellikle Avrupa'nın kuzey bölgeleri, Kanada, Avustralya'nın güneydoğusu ve Yeni Zelanda'nın Güney Adası gibi alanlarda dolu fırtınası riskinin önümüzdeki yıllarda artış göstereceği belirtiliyor. Araştırmacılar, dolu taneciklerinin boyutunda ve fırtınaların yol açtığı hasarlarda da kayda değer bir artış yaşanabileceğini vurguluyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Dolu fırtınası tehdidi büyüyor'</h3><p>Nature Climate Change dergisinde yayımlanan son araştırmaya göre, dolu fırtınaları artık sadece nadir görülen doğa olayları olmaktan çıkıyor. Çalışmada, dolu koşullarının küresel ısınmanın etkisiyle kutuplara doğru kaydığı ve mevsimsel değişimlerin de yaşandığı ortaya kondu. Özellikle Avrupa'nın kuzey kesimleri, Kanada'nın geniş bölgeleri, Avustralya'nın güneydoğusu ve Yeni Zelanda'nın Güney Adası'nda dolu fırtınası riskinin arttığı saptandı. Bilim insanları, bu bölgelerde dolu fırtınalarının daha sık ve yıkıcı şekilde görülebileceği uyarısında bulunuyor. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin etkisiyle atmosferdeki nem oranının yükseldiğini, bunun da daha güçlü yükseliş akımlarına ve dolayısıyla daha büyük dolu taneciklerinin oluşmasına yol açtığını belirtiyor. Dolu fırtınalarının maliyetinin de giderek arttığına dikkat çekiliyor; örneğin 2025 yılında Avustralya'da yaşanan bir dolu fırtınası, sadece iki eyalette 1,9 milyar Avustralya Doları tutarında sigorta talebine yol açtı. Son yıllarda dünya genelinde şiddetli dolu fırtınalarının neden olduğu ekonomik kayıplar da hızla yükseliyor.</p><h3>Küresel ısınma dolu fırtınalarının yapısını değiştiriyor</h3><p>Pekin Üniversitesi'nden Shiyi Zhang'ın liderliğinde yürütülen bir diğer araştırma ise dolu fırtınalarının gelecekte daha yıkıcı hale gelebileceğini gösteriyor. Bu çalışmada, dolu taneciklerinin büyümesi ve erimesi üzerine geliştirilen modellerle, farklı iklim senaryolarında dolunun nasıl değişeceği incelendi. Sonuçlar, daha sıcak bir atmosferde küçük dolu taneciklerinin daha hızlı eriyebileceğini, ancak güçlü yükseliş akımlarının daha büyük dolu tanelerinin oluşmasına neden olabileceğini ortaya koydu. Bu durum, dolu fırtınalarının sıklığı azalırken, meydana gelen fırtınalarda daha büyük ve yıkıcı dolu taneciklerinin yeryüzüne ulaşma ihtimalinin arttığını gösteriyor. Özellikle kuzey yarımkürenin orta ve yüksek enlemlerinde, ayrıca güneydoğu Güney Amerika'da dolu riskinin ve hasar potansiyelinin yükseldiği vurgulanıyor. Araştırmacılar, bu değişimin tarım alanları ve şehirleşmiş bölgeler üzerinde daha büyük ekonomik ve sosyal etkilere yol açabileceğini öngörüyor. Ayrıca, dolu fırtınalarının mevsimsel olarak da değiştiği, yaz aylarında daha az, kış aylarında ise daha fazla dolu fırtınası yaşanabileceği belirtiliyor. Bu değişim, özellikle kış mahsullerinin yetiştirildiği bölgelerde tarımsal riskleri artırıyor.</p><h3>Dolu fırtınası riskindeki artışın nedenleri ve sonuçları</h3><p>Bilim insanları, dolu fırtınası riskindeki artışın yalnızca iklim değişikliğine bağlı olmadığının altını çiziyor. Artan nüfus ve şehirleşme, insanların ve mal varlıklarının dolu fırtınalarına karşı daha savunmasız hale gelmesine neden oluyor. Ancak iklim değişikliği, atmosferdeki sıcaklık ve nem dengesini değiştirerek dolu fırtınalarının oluşumunu ve şiddetini doğrudan etkiliyor. Araştırmalarda, dolu oluşumunda rol oynayan yükseliş akımları ve rüzgar kesintisinin, iklim değişikliğiyle birlikte daha sık ve güçlü hale geldiği tespit edildi. Bu durum, dolu taneciklerinin havada daha uzun süre kalmasını ve erimeden yeryüzüne ulaşmasını sağlıyor. Ayrıca, iklim modelleri dolu fırtınası riskinin bölgesel olarak farklılık gösterebileceğini ortaya koyuyor. Kuzey Avrupa, Kanada ve kuzeybatı ABD gibi bölgelerde dolu fırtınası koşullarının daha sık yaşanacağı öngörülürken, Afrika'nın büyük bölümü, güney Hindistan ve kuzeydoğu Avustralya'da ise riskin azalabileceği belirtiliyor. Mevsimsel değişimlerle birlikte, kış aylarında dolu fırtınası riskinin artması, buğday gibi kış mahsullerinin daha fazla zarar görmesine yol açabilir. Bilim insanları, tüm bu bulguların küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı emisyonlarının hızla azaltılmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguluyor.</p><h3>Sonuç: Dolu fırtınası tehdidi büyüyor, önlem şart</h3><p>Giderek ısınan dünyada dolu fırtınası riski ve potansiyel hasarı artış gösteriyor. Bilim insanları, özellikle Avrupa, Kanada ve Avustralya gibi bölgelerde dolu fırtınalarının daha sık ve yıkıcı şekilde yaşanabileceğini belirtiyor. Araştırmalar, dolu taneciklerinin boyutunun büyümesiyle birlikte, ekonomik ve sosyal kayıpların da artabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve dolu fırtınası riskini en aza indirmek için sera gazı salımlarının hızla düşürülmesi gerektiği konusunda hemfikir. Dolu fırtınası tehdidinin büyüdüğü bu dönemde, hem bireysel hem de kurumsal olarak alınacak önlemler büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/dolu-firtinasi-riski-kure-831_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278911</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/analiz/chpde-ozel-kilicdaroglu-savasi-meclise-tasti-koltuklar-geceden-kapildi-278911</link>
      <pubDate>2026-06-09T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de Özel-Kılıçdaroğlu savaşı Meclis'e taştı: Koltuklar geceden kapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Analiz]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'de Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki liderlik mücadelesi Meclis grup salonuna taşındı. Danışmanların geceden koltuk tuttuğu salon, fiziksel ve taktiksel çatışmanın sembolü oldu. Karşılıklı suçlamalar ve sosyal medya üzerinden yürütülen psikolojik harp, partinin iç krizini derinleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de Özel-Kılıçdaroğlu savaşı Meclis'e taştı: Koltuklar geceden kapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de Genel Başkan Özgür Özel ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki iktidar mücadelesi dün TBMM'de yeni bir boyut kazandı. Meclis grup salonunda yaşanan ve sosyal medyada kısa sürede viral olan görüntüler, iki cephe arasındaki gerilimin artık fiziksel bir çatışmaya dönüştüğünü gözler önüne serdi. Özel'e yakın milletvekillerinin danışmanlarını geceden salona göndererek koltukları kapatması, Kılıçdaroğlu ekibine oturacak yer bırakmaması ve meclis girişinde yaşanan arbede, CHP'nin yaşadığı derin krizi tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/video68-0906202601c97b7c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>KARŞILIKLI SUÇLAMALAR HAVADA UÇUŞTU: 'KORSAN TOPLANTI' VE 'PARALEL YAPI' İDDİALARI</b></p><p>İki taraf arasındaki taktiksel mücadele karşılıklı ağır ithamlarla şekillendi. Kılıçdaroğlu cephesi, Özel tarafını paralel yapı gibi hareket etmekle suçladı. Bu kesime göre baskın şekilde kapalı bir grup toplantısı düzenleyip kendini grup başkanı seçtirmek, daha önce tanımadığını söylediği buttan kararını fiilen kabul etmek anlamına geliyordu. Özel cephesi ise Kılıçdaroğlu'nu korsan grup toplantısı girişimiyle itham etti. Özel, adına grup toplantısı denilen bu girişimi "korsan bir toplantı niyeti" olarak nitelendirdi.</p><p><b>KILIÇDAROĞLU ZEYTİN DALI UZATTI, ÖZEL KURULTAY TARİHİNİ AÇIKLADI</b></p><p>Gerilimin tırmanması üzerine Kılıçdaroğlu, tansiyonu düşürmeye yönelik bir açıklama yaptı. Sosyal medya hesabından "Birbirimize rakip değiliz, bizler Cumhuriyet Halk Partisi'nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız" mesajını paylaştı. Özel ise kurultaydan kaçmadıklarını vurgulayarak 11 Haziran Perşembe günü yapılacak ilk parti meclisi toplantısında kurultay sürecini başlatacaklarını duyurdu. Tüm örgütü ertesi günkü grup toplantısında tek yürek olmaya ve sağduyu ile kenetlenmeye çağırdı.</p><p><b>MANSUR YAVAŞ DEVREYE GİRDİ: 'MİLYONLARCA CHP'Lİ SAĞDUYU BEKLİYOR'</b></p><p>Krizin psikolojik harp boyutunda sahneye Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş çıktı. Yavaş, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu'na seslenerek "Milyonlarca CHP'li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi bekliyor" ifadelerini kullandı. Bu çıkış, krizde üçüncü bir aktörün de devreye girdiğinin sinyalini verdi.</p><p><b>MECLİS'TE GÖĞÜS GÖĞÜSE MÜCADELE: ZİYARETÇİ YASAĞI BİLE GERİLİMİ DURDURAMADI</b></p><p>Sahada ise mücadele tam anlamıyla göğüs göğüse yaşandı. Gerilim meclis girişinde başladı ve grup salonuna taştı. Özel'e yakın vekillerin danışmanları geceden salona girerek stratejik koltukları kapattı, Kılıçdaroğlu ekibine yer bırakmadı. Meclis Başkanlığı tansiyonu düşürmek için CHP grup toplantısına ziyaretçi alınmayacağını duyurdu. Ancak Özel taraftarları bu karara sert tepki gösterdi ve tartışmalar alevlendi. Tüm Türkiye yaşananları canlı yayınlardan nefesini tutarak izledi.</p><p><b>İKBAL KAVGASI MI, HİZMET YARIŞI MI?</b></p><p>Her iki liderin de kontrollü gerilimden farklı hedefleri vardı. Özel, Kılıçdaroğlu ile doğrudan çatışarak kaybetse dahi CHP'yi yıpratmayı ve olası bir ihraç senaryosuyla "mağdur" konumuna geçmeyi planlıyordu. Kılıçdaroğlu ise hâlâ genel başkan sıfatını taşımasına rağmen kendisine kurulan barikatları göstererek asıl mağdurun kendisi olduğu algısını oluşturmaya çalıştı. Her fırsatta hukuk ve adaletten söz eden Özel ekibinin yasaları çiğneyerek zorbalıkla koltuk kaptığını kanıtlamak istedi.</p><p>Sonuç itibarıyla CHP'de yaşanan bu kriz, millete hizmet yarışından çok bir ikbal kavgasının görüntüsünü veriyor. Her iki cephenin de birbirini yıpratma stratejisi, partinin seçmen nezdindeki itibarını her geçen gün biraz daha aşındırıyor. Bu kadrolardan millete ne hayır geleceği sorusunun yanıtını elbette sandık verecek. Zira takdir her zaman olduğu gibi milletin olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/chpde-ozel-kilicdaroglu-s-784_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278910</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/zelenskiy-avrupanin-muzakerelerde-yer-almasi-gerektigini-belirtti-278910</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zelenskiy, Avrupa'nın müzakerelerde yer alması gerektiğini belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, savaşın sona erdirilmesi yönündeki müzakerelerde Avrupa'nın kesinlikle yer alması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zelenskiy, Avrupa'nın müzakerelerde yer alması gerektiğini belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, temaslarda bulunduğu Estonya'nın başkenti Tallin'de, Cumhurbaşkanı Alar Karis ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bitirilmesi için yürütülen çalışmalara ilişkin Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile dün telefonda görüştüğünü anımsattı.</p><p>Görüşmede savaşın bitirilmesi için yapılması gereken görüşmeleri ele aldıklarını dile getiren Zelenskiy, sürece Avrupa'nın da etkili şekilde katılması gerektiğini ifade etti.</p><p>Zelenskiy, "Avrupa'nın bu müzakerelerde gerçek ve güçlü bir sesle karar alma süreçlerinde yer almasına ihtiyaç var. Amerika diplomatik süreçlere aktif olarak katılmaya hazır." diye konuştu.</p><p>Savaşta ateşkesin sağlanması için Rusya, Ukrayna, ABD ve Avrupa'nın liderler düzeyinde görüşmeler yapması gerektiğini savunan Zelenskiy, "Neden mi Avrupa? Çünkü Avrupa'dayız, cevap bu. Çünkü burası bizim toprağımız, burası bizim kıtamız, her halükarda yarın güvenli bir yaşamın olacağından emin olmalıyız." görüşünü paylaştı.</p><p>Zelenskiy, Fransa'da düzenlenecek G7 Zirvesi ile Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak NATO Zirvesi'nin Ukrayna için de önemli olacağına dikkati çekerek, "Bu yılın haziran ve temmuz ayları çok şey belirleyebilir." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/zelenskiy-avrupanin-muzak-894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278909</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bir-milyondan-fazla-ziyaretci-sifir-atik-festivalinde-surdurulebilir-gelecege-taniklik-etti-278909</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir milyondan fazla ziyaretçi, Sıfır Atık Festivali'nde sürdürülebilir geleceğe tanıklık etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Küresel sıfır atık hareketi, İstanbul'da düzenlenen Sıfır Atık Festivali ile yeni bir aşamaya taşındı. Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen festival, dört gün boyunca 1 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak Türkiye'nin çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki en kapsamlı buluşmalarından biri oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir milyondan fazla ziyaretçi, Sıfır Atık Festivali'nde sürdürülebilir geleceğe tanıklık etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş  Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır  Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın <b style="">Emine Erdoğan </b>Hanımefendi'nin himayelerinde büyüyen  küresel sıfır atık hareketi, İstanbul'da düzenlenen <b style="">Sıfır Atık Festivali </b>ile yeni bir aşamaya taşındı. <b style="">Sıfır Atık Vakfı </b>ile <b style="">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı </b>iş  birliğinde <b style="">Atatürk Havalimanı</b>'nda  gerçekleştirilen festival, dört gün boyunca 1 milyonu aşkın ziyaretçiyi  ağırlayarak Türkiye'nin çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki en kapsamlı  buluşmalarından biri oldu.</p><p>Çevre bilinci,  enerji verimliliği, kültür, sanat, teknoloji ve sürdürülebilir yaşam temalarını  aynı çatı altında buluşturan festival, sıfır atık anlayışının yalnızca bir çevre politikası değil, toplumsal bir yaşam kültürü  olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Her yaştan ziyaretçinin yoğun ilgi  gösterdiği organizasyon, kaynakların verimli kullanıldığı, israfın önlendiği ve  döngüselliğin esas alındığı  bir geleceğin mümkün olduğunu somut örneklerle gözler  önüne serdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappimage2026060-090620263971817a.jpg"/><p>Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlatılan ve bugün <b>Birleşmiş Milletler </b>çatısı altında küresel bir  çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık yaklaşımı, festival boyunca düzenlenen  etkinliklerle milyonlarca insana doğrudan ulaştı. Festival alanında oluşan  yoğun katılım ve yüksek enerji, çevre duyarlılığının toplumun tüm kesimlerinde giderek  daha güçlü karşılık bulduğunu gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappimage2026060-09062026c34c3ee3.jpg"/><p><strong>VATANDAŞLAR, SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM PRATİKLERİNİ UYGULAMALI OLARAK DENEYİMLEDİ</strong></p><p>Festival  kapsamında kurulan farkındalık ve eğitim alanlarında ziyaretçiler  sürdürülebilir yaşam pratiklerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı  buldu. Döngüsel ekonomi  sergileri, atık yönetimi uygulamaları, karbon ve su ayak izi ölçüm  noktaları ile katılımcılar kendi çevresel etkilerini analiz ederken, sanal  gerçeklik teknolojileriyle hazırlanan deneyim alanlarında ekosistemlerin dönüşümüne  ilişkin farkındalık kazandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappimage2026060-0906202617fdf625.jpg"/><p><strong>ENERJİ VE TEKNOLOJİ BÖLÜMÜ YOĞUN  İLGİ GÖRDÜ</strong></p><p><b>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı  </b>iş birliğiyle hazırlanan enerji ve teknoloji  bölümü de festivalin en yoğun  ilgi gören alanları arasında yer aldı. Güneş enerjisi sistemleri, rüzgâr teknolojileri, enerji depolama çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve verimlilik odaklı yenilikçi teknolojiler ziyaretçilerle buluşurken, sürdürülebilir enerji dönüşümünün geleceğine ilişkin önemli örnekler sergilendi.</p><p>Festivalin kültür  ve sanat alanları  ise sıfır atık yaklaşımını estetik  ve yaratıcı bir bakış açısıyla yorumladı. İleri dönüşüm  sergileri, dijital sanat deneyimleri, dönüşüm temalı enstalasyonlar ve çevre  odaklı sanat çalışmaları binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Atık malzemelerden  üretilen eserler, kaynakların doğru kullanıldığında yeni değerler  yaratabileceğini ortaya koyarken, Anadolu'nun geleneksel üretim kültürü ile  modern sürdürülebilirlik anlayışı arasında güçlü bir bağ kuruldu.</p><p>Büyük ilgi gören  "Sıfır Atık Müze" alanı ise ziyaretçileri üretim ve tüketim alışkanlıkları  üzerine düşünmeye davet etti. İnsanlığın kaynak kullanımı tarihini  çevresel etkileriyle birlikte ele alan özel sergi,  sürdürülebilir yaşam anlayışını sanatın dönüştürücü gücüyle buluşturarak  festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappimage2026060-09062026085e3c30.jpg"/><p><strong>FESTİVAL ALANININ ENERJİ  YÖNETİMİ DE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İLKELERİ DOĞRULTUSUNDA PLANLANDI</strong></p><p>Festival süresince  enerji yönetimi de sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda planlandı. Atatürk  Havalimanı'nda dört gün boyunca devam eden etkinliklerde toplam 850 megavatsaat  elektrik tüketildi. Yaklaşık 30 bin hanenin dört günlük elektrik tüketimine eş  değer olan bu enerji ihtiyacının tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı. Böylece festivalin ilk anından son anına kadar tüm  faaliyetler emisyonsuz enerji kullanımıyla gerçekleştirildi.</p><p><strong>530 TON SERA GAZI EMİSYONU  ENGELLENDİ</strong></p><p>Uzmanların hesaplamalarına göre,  aynı miktardaki elektriğin fosil yakıt kaynaklarından sağlanması durumunda yaklaşık 530 ton sera gazı emisyonu ortaya  çıkacaktı. Yenilenebilir  enerji kullanımı sayesinde bu emisyonun atmosfere salınması önlenirken, enerji  temini şebekeye destek sağlayacak şekilde kesintisiz olarak sürdürüldü.  Uygulama, büyük ölçekli etkinliklerin çevresel etkilerinin azaltılmasına  yönelik önemli bir örnek oluştururken, Türkiye'nin yenilenebilir enerji  dönüşümündeki ilerlemesini de ortaya koydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappimage2026060-09062026d79712be.jpg"/><p><strong>ÇOCUKLAR VE GENÇLER  İÇİN HAZIRLANAN ETKİNLİK  ALANLARI YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</strong></p><p>Çocuklar ve  gençler için hazırlanan etkinlik alanları da festival boyunca yoğun ilgi gördü.  Geri dönüştürülebilir materyallerden oyuncak ve sanat eserleri üretilen  atölyeler, çevre temalı yarışmalar, zekâ oyunları  ve uygulamalı eğitim  programları sayesinde binlerce  çocuk sıfır atık kültürüyle tanıştı. Eğlenirken  öğrenme anlayışıyla hazırlanan içerikler, geleceğin çevre dostu nesillerinin  yetişmesine katkı sundu.</p><p>Festivalin  önemli duraklarından biri olan "Sıfır Atık Mutfak" alanında ise ünlü şefler  eşliğinde israfsız mutfak  uygulamaları gerçekleştirildi. Gıda kaybının önlenmesine yönelik tarifler, kompost uygulamaları ve sürdürülebilir  gastronomi örnekleri ziyaretçilere aktarılırken, tüm ikram alanlarında geri  dönüştürülebilir ve kompostlanabilir malzemeler kullanılarak festivalin çevre  dostu yaklaşımı sahaya yansıtıldı.</p><p>Kamu kurumları,  özel sektör temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve  uluslararası paydaşların bir araya geldiği ortak akıl ve iş birliği  platformları ise festivalin küresel vizyonunu güçlendirdi. Gerçekleştirilen oturumlar ve görüşmelerde sürdürülebilirlik politikaları, döngüsel  ekonomi modelleri ve iklim eyleminin geleceği ele alındı. Böylece festival,  yalnızca bir farkındalık etkinliği olmanın ötesine geçerek uluslararası iş  birliğini destekleyen önemli bir platform niteliği kazandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/whatsappimage2026060-090620269defc96f.jpg"/><p><strong>KONSERLERE ON BİNLERCE  VATANDAŞ KATILDI</strong></p><p>Festival  boyunca sahne etkinlikleri ve konserler de büyük coşkuya sahne oldu. Binlerce  vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen konserlerde müzik ve çevre bilinci aynı  atmosferde buluşurken, festival alanı  gün boyunca sürdürülebilir yaşam teması etrafında şekillenen büyük bir  buluşma noktasına dönüştü. 4-7 Haziran arasında düzenlenen festivalde, <b>Rafet El </b><strong style="">Roman, Mazhar Alanson, Sinan Akçıl, Emre Aydın, Poizi, Sefo, Buray ve Ceza </strong>sahne aldı.</p><p><b>FESTİVAL, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VİZYONUNUN GÜÇLÜ BİR YANSIMASI OLDU</b></p><p>Dört gün  boyunca İstanbul'da çevre, kültür, sanat, teknoloji ve toplumsal dayanışmanın  ortak paydasında buluşan <b>Sıfır Atık  Festivali</b>, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma vizyonunun güçlü bir  yansıması olarak hafızalarda yer etti. Bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan  festival, sıfır atık hareketinin toplumsal sahiplenmesini daha da  güçlendirirken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin  geniş kitleler tarafından benimsendiğini ortaya koydu. Emine Erdoğan'ın  öncülüğünde büyüyen küresel sıfır atık hareketi, festivalle birlikte yalnızca  çevresel bir dönüşüm  çağrısı değil, ortak  geleceğe yönelik güçlü bir  yaşam kültürü olarak bir kez daha kendini gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bir-milyondan-fazla-ziyar-557_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278908</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiye-ile-suudi-arabistan-lojistik-ve-demir-yolu-alanlarinda-isbirligine-gitti-278908</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ile Suudi Arabistan, lojistik ve demir yolu alanlarında işbirliğine gitti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun Suudi Arabistan ziyareti kapsamında, iki ülke arasında demir yolu sektörü ve lojistik hizmetleri alanlarında işbirliği anlaşmaları imzalandı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ile Suudi Arabistan, lojistik ve demir yolu alanlarında işbirliğine gitti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Uraloğlu, Suudi Arabistan programı kapsamında Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Saleh bin Nasser Al-Jasser ile görüştü.</p><p>Uraloğlu, görüşmede, bölgenin içinden geçtiği hassas süreçte ticaretin ve lojistik zincirinin kesintisiz işlemesinin her zamankinden daha kritik bir hal aldığını belirterek bu dönemde ulaştırma sektörünün önündeki engellerin kaldırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu bildirdi.</p><p>İki ülke arasındaki kara yolu taşımacılığının önemine işaret eden Uraloğlu, "2012 yılı öncesinde yıllık karşılıklı taşıma sayımız 20 bine ulaşmıştı. Bölgesel gelişmeler nedeniyle bugün bu rakamın gerisinde olsak da amacımız, işbirliğimizi o dönemin de ötesine taşımaktır. Bu kapsamda, Suriye-Ürdün-Irak güzergahlarındaki gelişmeleri yakından izliyoruz. Irak üzerinden Türkiye'den başlayıp Suudi Arabistan'a uzanan iki deneme seferi, bu güzergahın uygulanabilirliğini net şekilde ortaya koymuştur." ifadesini kullandı.</p><p>Uraloğlu, son dönemde bölgede yaşanan gelişmelerin kesintisiz kara yolu ağlarının önemini daha da artırdığını belirterek "Ülkelerimiz arasındaki transit taşımacılık, taraflara Avrupa'ya ve Körfez bölgesine erişim imkanı sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu nedenle, ikili taşımaların yanında transit taşımacılığın geliştirmesinin önemli olduğunu aktaran Uraloğlu, kara yolu taşımacılığı için mevcut ve yeni güzergahları değerlenerek, transit ağın da tam kapasiteyle ve kolaylaştırılarak işletilmesinin ticari akışı hızlandırmanın yanında bölgesel lojistik entegrasyona ve Körfez coğrafyasının refahına önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/1-090620264d7f0ee5.jpg"/><p>Uraloğlu, iki ülke arasında güvenli ve istikrarlı bir kara yolu ağı için otoyol bağlantısının sağlanmasının büyük önem taşıdığını da bildirdi.</p><p>Bölge ülkeleriyle ortak bir çalışmayla geleceğe yönelik bir takvim oluşturulması gerektiğini kaydeden Uraloğlu, "İki ülke arasında doğrudan bir demir yolu bağlantısının hayata geçirilmesi kritik öneme sahip." ifadesini kullandı.</p><p>Uraloğlu, yüksek hızlı tren sistemleri ve demir yolu araçları noktasında işbirliğinin önem taşıdığını belirtti.</p><p><strong>LOJİSTİK HİZMETLER VE DEMİR YOLU ALANLARINDA MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI</strong></p><p>Görüşmenin ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Suudi Arabistan Ulaştırma Genel İdaresi ile "Demir Yolu Sektörü Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nı ve Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanlığı ile de "Lojistik Hizmetleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nı imzaladı.</p><p>"Lojistik Hizmetleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile lojistik merkezlerin inşası, hizmetlerin işletilmesi ve yönetilmesi, deneyim paylaşımı ve ortak faaliyetlerin geliştirilmesi alanlarında çalışma yapılması hedefleniyor.</p><p>"Demir Yolu Sektöründe İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"yla da demir yolu sektörünün her alanında ortak çalışmaların geliştirilmesi amaçlanıyor. Buna göre, demir yolu teknik şartnameleri, teknolojileri ve yenilikçilik, sinyalizasyon ve haberleşme sistemleri ile sektörün dijitalleşmesi, çevresel etkisinin azaltılması, demir yolu mühendisliği ve altyapı uygulamaları, emniyet ve güvenlik sistemleri, araştırma-geliştirme faaliyetleri ve bilgi paylaşımı konularında işbirliği yapılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/2-0906202689813a3d.jpg"/><p>Ayrıca, bu alandaki eğitim akademileri arasında ortaklıkların geliştirilmesi, uzmanların geçici görevlendirmeleri, demir yolu sanayisi ile yan sanayilerin yerlileştirilmesine yönelik deneyim paylaşımı, düzenleyici çerçeveler ile mevzuat alanlarında da ortak çalışmalar yürütülecek.</p><p>Mutabakat zabıtlarının imzalanmasını değerlendiren Bakan Uraloğlu, lojistik hizmetler alanındaki zaptın müzakerelerini karşılıklı yoğun mesailer ve yapıcı ortak irade sayesinde sonuçlandırmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek şunları kaydetti:</p><p>"Demir Yolu Sektöründe İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı'nın da altyapı modernizasyonundan işletme tecrübelerine kadar demir yolu sektörünün her alanında ortak çalışmalarımızı kurumsal bir çatıya kavuşturacağına inanıyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/turkiye-ile-suudi-arabist-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278907</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/eyupsporda-teknik-direktor-atila-gerin-ile-yollar-ayrildi-278907</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eyüpspor'da teknik direktör Atila Gerin ile yollar ayrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor, teknik direktör Atila Gerin ile yollarını ayırdığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eyüpspor'da teknik direktör Atila Gerin ile yollar ayrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig ekiplerinden ikas Eyüpspor, teknik direktör Atila Gerin ile yollarını ayırdığını duyurdu.</p><p>Eflatun-sarılı kulübün sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, "4 buçuk yıl boyunca kulübümüzün çeşitli kademelerinde görev alan ve son olarak teknik direktörlük görevini üstlenen Sayın Atila Gerin'e kulübümüze vermiş olduğu emek ve katkılarından dolayı teşekkür ediyor, kariyerinin bundan sonraki döneminde başarılar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Eyüpspor, geride kalan sezonda teknik direktör Gerin yönetiminde son haftalarda gösterdiği başarılı performanslı lige tutunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/eyupsporda-teknik-direkto-200_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278906</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/ses-degisikligi-tehlikeli-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-278906</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ses değişikliği tehlikeli bir hastalığın belirtisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Baş ve boyun kanseri, uzun süren ses değişikliğiyle kendini gösterebilir. Uzman I. Kubesh, özellikle üç haftadan fazla devam eden ses değişikliklerinin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. HuffPost'un gündemine taşıdığı bu uyarı, hastalığın erken teşhisi açısından büyük önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ses değişikliği tehlikeli bir hastalığın belirtisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ses değişikliği veya uzun süren boğukluk, baş ve boyun kanserinin ilk belirtilerinden biri olabilir. Radyolog-onkolog I. Kubesh, bu konuda önemli uyarılarda bulundu. HuffPost'un haberine göre, ses değişikliği yaşayan kişilerin özellikle belirtilerin üç hafta veya daha uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden bir doktora başvurması gerekiyor. Uzmanlar, bu tür ses değişikliklerinin her zaman kanserle ilişkili olmadığını, ancak süreklilik gösterdiğinde riskin arttığını belirtiyor. Ayrıca, ses değişikliği gibi semptomların enfeksiyon hastalıkları veya bademcik iltihabı gibi daha hafif rahatsızlıklarla da ortaya çıkabildiği ifade ediliyor.</p><h3>Uzman Kubesh: 'Ses değişikliği üç haftadan uzun sürerse doktora gidin'</h3><p>I. Kubesh, ses değişikliğinin baş ve boyun kanseriyle bağlantılı olabileceğine dikkat çekti. Ancak bu semptomun her zaman onkolojik bir soruna işaret etmediğini, bazı durumlarda enfeksiyonlar veya bademcik iltihabı gibi hastalıkların da ses değişikliğine neden olabileceğini söyledi. Uzman, özellikle ses değişikliğinin üç hafta veya daha uzun süre devam etmesinin, ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğini belirtti. Bu nedenle, ses değişikliği yaşayan kişilerin belirtileri göz ardı etmemesi ve erken teşhis için doktora başvurması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Baş ve boyun kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor</h3><p>Ses değişikliğiyle birlikte boyun bölgesinde sertlik, boğazda ağrı, yutkunmada güçlük, tek taraflı kulak ağrısı ve ağız içinde geçmeyen yaralar da baş ve boyun kanserinin diğer önemli belirtileri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu tür belirtilerin görülmesi halinde erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ifade ediyor. Özellikle ses değişikliği gibi uyarıcı semptomların ciddiye alınmaması, hastalığın ilerlemesine yol açabiliyor. Bu nedenle, ses değişikliği yaşayan herkesin sağlık kontrollerini ihmal etmemesi öneriliyor.</p><p>Sonuç olarak, ses değişikliği başta olmak üzere baş ve boyun bölgesindeki uzun süreli şikayetlerde erken teşhis büyük önem taşıyor. Uzmanlar, ses değişikliği yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalarını tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/ses-degisikligi-tehlikeli-383_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278905</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tayvanda-gokyuzu-kilici-kesfi-asyanin-en-yuksek-agaci-bulundu-278905</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tayvan'da 'Gökyüzü Kılıcı' keşfi! Asya'nın en yüksek ağacı bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tayvan'da, on yıl süren araştırmaların ardından Doğu Asya'nın en yüksek ağacı olan 84,1 metrelik 'Gökyüzü Kılıcı' bulundu. Bilim insanları ve yerel halk, bu dev ağaçların ekosisteme sağladığı büyük öneme dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tayvan'da 'Gökyüzü Kılıcı' keşfi! Asya'nın en yüksek ağacı bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayvan'da bilim insanları, uzun süren çalışmalar sonucunda Doğu Asya'nın en yüksek ağacını ortaya çıkardı. 'Gökyüzü Kılıcı' adı verilen bu dev Tayvan ağacı, 84,1 metrelik boyuyla bölgenin yeni rekorunu temsil ediyor. Araştırmalar, 2014'te 69,3 metrelik bir çam ağacının bulunmasıyla başladı. Ardından 71,7 metreye ulaşan yeni bir ağaç daha keşfedildi. Ancak asıl büyük keşif için LiDAR teknolojisi kullanıldı. Bu teknolojiyle yapılan taramalarda engebeli arazinin etkisiyle hata payı yüksek çıktı. Yüzlerce gönüllü, toplanan verileri tek tek inceleyerek haritalama sürecini tamamladı. 2022'nin sonuna kadar 65 metreden uzun 941 ağaç tespit edildi. Ocak 2023'te ise dağcılar, 'Gökyüzü Kılıcı'na tırmanarak zirveden ölçüm yaptı.</p><h3>Bilim insanları: Tayvan ormanları karbon ekosistemi için kritik</h3><p>Bilim insanları, Tayvan ormanlarının yalnızca dev ağaçlarıyla değil, küresel karbon döngüsüne sağladığı katkıyla da öne çıktığını vurguluyor. Özellikle 65 metrenin üzerinde 11 ağaçtan oluşan 'devler tapınağı' ve Büyük Hayalet Gölü çevresindeki 30 çam ağacı, bölgenin biyolojik çeşitliliğine dikkat çekiyor. Yerel Rukai kabilesi ise bu ağaçlara 'Aya doğru büyüyenler' adını veriyor. Tayvan'ın ormanları, gezegenin en zengin karbon ekosistemleri arasında gösteriliyor. Bu dev ağaçlar, atmosferdeki karbondioksiti büyük miktarda emerek gövdelerinde ve köklerinde depoluyor. Bilim insanları, bu ormanlar olmadan dünyanın çok daha kötü bir durumda olacağını belirtiyor.</p><h3>Rukai kabilesi ve gönüllüler: Keşif sürecinde aktif rol aldı</h3><p>Keşif sürecinde, hem bilim insanlarının hem de yüzlerce gönüllünün katkısı büyük oldu. LiDAR verilerindeki yüksek hata oranı nedeniyle, manuel inceleme zorunlu hale geldi. Rukai kabilesinin bölgeye dair geleneksel bilgileri, araştırmacılara önemli ipuçları sundu. Özellikle 'Gökyüzü Kılıcı' ve çevresindeki ağaçların tespiti, yerel halk ve bilim dünyasının iş birliğiyle mümkün oldu. Tayvan'ın dev ağaçları, hem doğal miras hem de küresel iklim için hayati bir rol üstleniyor. Uzmanlar, bu ağaçların korunması gerektiğini ve karbon ekosistemine katkılarının sürdürülebilir orman yönetimiyle güvence altına alınabileceğini ifade ediyor.</p><p>Tayvan'ın ormanlarında bulunan 'Gökyüzü Kılıcı' ve diğer dev ağaçlar, yalnızca boyutlarıyla değil, ekosisteme sundukları katkılarla da dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu dev ağaçların korunmasının hem yerel hem de küresel çevre için kritik olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/tayvanda-gokyuzu-kilici-k-859_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278904</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dsoden-ebola-uyarisi-virusu-kontrol-edemiyoruz-278904</link>
      <pubDate>2026-06-09T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DSÖ'den Ebola uyarısı: Virüsü kontrol edemiyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Sağlık Acil Durum Uyarıları ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgınında kontrol eğrisinin çok gerisinde olduklarını bildirerek, test ve temas takibi çalışmalarının artmasına rağmen birçok zorluğunun sürdüğünü kaydetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DSÖ'den Ebola uyarısı: Virüsü kontrol edemiyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Sağlık Acil Durum Uyarıları ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak Ebola salgının görüldüğü KDC ve Uganda'daki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>KDC'de Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola salgınının üç haftadan uzun süredir devam ettiğini hatırlatan Mahamud, 15 gündür bulunduğu KDC'nin Bunia bölgesinde büyük müdahale çabalarına tanık olduğunu belirtti.</p><p>Mahamud, "KDC'de 8 Haziran itibarıyla 550 doğrulanmış vaka, 101 ölüm ve toplam 19 iyileşme bildirildi. Salgın, doğrulanmış vakaların yüzde 94'ünü (487) oluşturan Ituri eyaletinde yoğunlaşmış durumda. Doğrulanan vakalardaki bu artış, test ve temas takibi faaliyetlerinin artırılmasından kaynaklanıyor ve bu, iyi bir haber. Ancak salgının kontrol eğrisinin gerisindeyiz ve birçok zorluk devam ediyor. Yaklaşık 100 şüpheli vakayı doğrulamak veya reddetmek için de devam eden soruşturmalarımız var." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Uganda'da ise 19 doğrulanmış vakanın, 2 ölümün ve bir muhtemel ölümün kayda geçtiğini belirten Mahamud, Uganda'da topluluk içi bulaşmaya dair bir kanıt olmadığını söyledi.</p><p>Mahamud, DSÖ'nün KDC'de yerel yetkilileri ve sağlık ortaklarını desteklemeye devam ettiğini dile getirdi.</p><p><b>EBOLA SALGINI</b></p><p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p><p>DSÖ, 17 Mayıs'ta yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p><p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p><p>Söz konusu salgında vaka sayısının 1000'i aştığı bildiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/dsoden-ebola-uyarisi-viru-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278903</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/italyan-arastirmacilar-otzinin-bagirsak-mayasiyla-ekmek-uretti-278903</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İtalyan araştırmacılar Ötzi'nin bağırsak mayasıyla ekmek üretti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İtalya'da bir grup bilim insanı, yaklaşık 5 bin yıl önce yaşamış Buz Adamı Ötzi'nin bağırsaklarından elde edilen antik maya kültürleriyle ekmek pişirdi. Bu dikkat çekici deney, hem arkeoloji hem de mikrobiyoloji alanında yeni soruları gündeme getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İtalyan araştırmacılar Ötzi'nin bağırsak mayasıyla ekmek üretti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya'nın Güney Tirol bölgesinde bulunan ve yaklaşık 5 bin yıl önce yaşamış olan Buz Adamı Ötzi'nin bağırsaklarından elde edilen maya kültürleriyle ekmek üretildi. Araştırmacı M. Sarhan ve ekibi, antik kalıntıdan alınan mikroorganizmaları izole ederek, bunları ekmek mayası olarak kullandı. Bilim insanları, bu tarihi maya ile yapılan ekmeğin, geçmişle günümüz arasındaki biyolojik köprüyü ortaya koyduğunu belirtti. Deneyin sonuçları, bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı ve antik maya ile modern gıda üretimi arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi.</p><h3>Araştırmacı Sarhan: 'Antik maya, modern ekmekte hayat buldu'</h3><p>Çalışmayı yürüten M. Sarhan, elde edilen maya kültürlerinin bir kısmının Ötzi'nin yaşadığı döneme, bir kısmının ise daha sonraki yıllara ait olduğunu açıkladı. Sarhan, antik ve modern mikroorganizmaların bir arada bulunmasının, bilimsel açıdan önemli bir bağlantı sunduğunu vurguladı. Bu tür biyolojik karışımların incelenmesi, geçmişteki beslenme alışkanlıklarının ve mikrobiyal çeşitliliğin anlaşılmasına katkı sağlıyor. Araştırmanın sonuçları, Microbiome dergisinde yayımlandı ve bilim camiasında büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Güney Tirol'de Ötzi'nin kalıntılarından yeni bulgular</h3><p>Ötzi'nin kalıntıları 1991 yılında Güney Tirol'de keşfedildiğinden bu yana düşük sıcaklık koşullarında titizlikle korunuyor. Bu sayede bilim insanları, mumyanın biyolojik yapısını ve içeriğindeki mikroorganizmaları detaylı şekilde inceleme fırsatı buldu. Elde edilen antik maya ile yapılan ekmek, sadece bir bilimsel başarı olarak değil, aynı zamanda insanlık tarihine ışık tutan bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bir sonraki aşamada bu maya ile bira üretmeyi planlıyor. Böylece, antik maya kültürlerinin modern gıda teknolojisine katkısı daha kapsamlı biçimde araştırılacak.</p><p>Bu tür çalışmalar, geçmişle günümüz arasında köprü kurarken, bilim dünyasına yeni ufuklar açıyor. Ötzi'nin bağırsaklarından elde edilen maya ile yapılan ekmek, insanlığın beslenme tarihine dair önemli ipuçları sunuyor ve gelecekte benzer projelerin önünü açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/italyan-arastirmacilar-ot-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278902</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/mide-sagligi-icin-sabah-soguk-suya-dikkat-278902</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mide sağlığı için sabah soğuk suya dikkat!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Terapist Anna Furgal, sabahları aç karnına soğuk su içme alışkanlığının mide sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Furgal, bu davranışın sindirim sistemini zorladığını ve diş minesine de zarar verebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mide sağlığı için sabah soğuk suya dikkat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terapist Anna Furgal, sabah saatlerinde aç karnına soğuk su içmenin mideyi olumsuz etkileyebileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Furgal, özellikle uyanır uyanmaz tüketilen soğuk suyun, sindirim sistemi üzerinde ekstra bir yük oluşturduğunu ve vücudun buna karşı tepki gösterdiğini açıkladı. Bu alışkanlığın, midenin spazm ile cevap vermesine yol açabildiğini ve sindirim sürecini yavaşlattığını ifade etti. Ayrıca, vücudun soğuk sıvıyı ısıtmak için fazladan enerji harcadığını, bunun da genel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.</p><h3>Anna Furgal: 'Diş minesi de zarar görebilir'</h3><p>Uzman Anna Furgal, yalnızca mide sağlığını değil, diş minesini de korumanın önemli olduğuna dikkat çekti. Sabahları düzenli olarak buz gibi su içen kişilerde, diş minesinde hassasiyet ve uzun vadede zarar oluşabileceğini vurguladı. Furgal, bu tür etkilerin özellikle sabah saatlerinde daha belirgin olabileceğini söyledi. Diş sağlığını korumak isteyenlerin, soğuk su tüketimini sınırlandırması gerektiğini belirtti.</p><h3>Furgal'dan sağlıklı alternatif önerileri</h3><p>Sabah rutininin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için Anna Furgal, soğuk su yerine sıcak su, bitki çayı veya kuru meyve kompostosu gibi daha nazik içeceklerin tercih edilmesini önerdi. Bu içeceklerin hem mideye yük bindirmediğini hem de sindirimi desteklediğini ifade etti. Furgal, bu önerilerin hem mide hem de diş sağlığını korumada etkili olabileceğini aktardı. Uzmanlar, sabah alışkanlıklarında bu tür küçük değişikliklerin, uzun vadede sağlık üzerinde olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, sabahları aç karnına soğuk su içmenin hem mide hem de diş sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, sağlıklı bir sabah rutini için daha ılımlı içeceklerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/mide-sagligi-icin-sabah-s-969_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278901</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalp-hastaliklarinda-5-gizli-risk-normal-tansiyon-yaniltiyor-278901</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalp hastalıklarında 5 gizli risk! Normal tansiyon yanıltıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Sergey Vechtomov, normal tansiyon değerlerinin kalp sağlığını garanti etmediğini belirtti. Uzman, tansiyonun tek başına birçok kalp hastalığını gizleyebileceğine dikkat çekti. Özellikle koroner arter hastalığı ve aritmi gibi ciddi rahatsızlıkların tansiyona yansımayabileceği vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalp hastalıklarında 5 gizli risk! Normal tansiyon yanıltıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog Sergey Vechtomov, normal tansiyonun kalp sağlığının tam göstergesi olmadığını açıkladı. Uzman, kan basıncı değerlerinin tek başına kalp ve damar hastalıklarını dışlamadığını, bu nedenle tansiyonu normal olan kişilerin de risk altında olabileceğini ifade etti. Vechtomov, özellikle kalp kapakçıklarının durumu ve gizli kalp ritim bozukluklarının tansiyon ölçümleriyle tespit edilemeyeceğine dikkat çekti. Tansiyonun, kardiyovasküler sistemin yalnızca bir bölümünü yansıttığını belirten kardiyolog, hastaların bu konuda bilinçli olması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Vechtomov: 'Normal tansiyon, kalp hastalığı riskini ortadan kaldırmaz'</h3><p>Sergey Vechtomov, bazı kalp hastalıklarının uzun süre tansiyon değerlerinde herhangi bir değişiklik göstermeden ilerleyebileceğini söyledi. Uzman, erken evre koroner arter hastalığı, iletim bozuklukları, çeşitli aritmi türleri ve kardiyomiyopati gibi rahatsızlıkların tansiyon ölçümlerine yansımayabileceğini belirtti. Ayrıca, "maskelenmiş" bozukluklara da dikkat çeken Vechtomov, dinlenme sırasında normal görünen tansiyonun, fiziksel aktiviteyle birlikte aniden yükselebileceğini veya gün içinde dalgalanmalar gösterebileceğini dile getirdi. Gece saatlerinde de tansiyonda artışlar yaşanabileceğini ekledi.</p><h3>Kardiyologdan kalp sağlığı için kapsamlı kontrol çağrısı</h3><p>Sergey Vechtomov, kan basıncının düzenli kontrol edilmesinin önemli olduğunu ancak bunun kalp sağlığını değerlendirmek için tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Uzman, tansiyonun yanı sıra kalp kapakçıkları, ritim ve diğer kardiyovasküler işlevlerin de detaylı olarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Vechtomov'a göre, kalp hastalıklarının erken teşhisi için kapsamlı kardiyolojik değerlendirmeler şart. Tansiyonu normal olan kişilerin dahi düzenli kalp kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği belirtildi. Kardiyolog, kalp sağlığının korunması için çok yönlü ve dikkatli bir yaklaşımın şart olduğunu ifade etti.</p><p>Sonuç olarak, Sergey Vechtomov'un açıklamaları, kalp sağlığı konusunda sadece tansiyon değerlerine güvenmenin yanıltıcı olabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, kalp hastalıklarının erken teşhisi ve önlenmesi için düzenli ve kapsamlı kontrollerin önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/kalp-hastaliklarinda-5-gi-765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278900</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kopek-sahipleri-dikkat-burun-kurulugu-hastalik-habercisi-olabilir-278900</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Köpek sahipleri dikkat! Burun kuruluğu hastalık habercisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Köpeklerin burun nemi, hem sağlık durumu hem de koku alma yeteneği açısından önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Veterinerler, burun kuruluğunun her zaman hastalık belirtisi olmadığını vurguluyor. Köpek sahipleri, burun nemiyle ilgili bilinmesi gerekenleri mutlaka göz önünde bulundurmalı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Köpek sahipleri dikkat! Burun kuruluğu hastalık habercisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köpeklerin burunlarının neden genellikle nemli olduğu, evcil hayvan sahiplerinin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. Uzmanlara göre, köpeklerde burun nemi hem sağlık durumu hem de koku alma yeteneğiyle doğrudan bağlantılı. Burun yüzeyinde bulunan özel salgılar, sıcak havalarda vücut ısısını dengelemeye yardımcı olurken, aynı zamanda köpeğin çevresindeki kokuları daha iyi algılamasını sağlıyor. Nemli burun, köpeklerin sağlıklı olduğunun bir işareti olarak kabul edilse de, zaman zaman burunda kuruluk yaşanması da normal karşılanıyor.</p><h3>Veterinerler: 'Nemli burun sağlığın göstergesi'</h3><p>Veteriner hekimler, köpeklerde burun neminin genellikle iyi bir sağlık göstergesi olduğunu belirtiyor. Ancak burun kuruluğu her zaman bir hastalığın habercisi değil. Özellikle köpekler uyandıktan hemen sonra veya ortam sıcaklığı arttığında burunları kuru olabilir. Ayrıca köpekler, burunlarını sık sık yalarak hem nem seviyesini koruyor hem de burunlarını kirlerden arındırıyor. Uzmanlar, burun neminin yanı sıra köpeğin genel davranış ve enerji seviyesinin de takip edilmesini öneriyor.</p><h3>Köpeklerde burun kuruluğu ne zaman tehlikeli?</h3><p>Burun nemi, köpeklerin koku alma performansını artırırken, vücut ısısının düzenlenmesinde de önemli rol oynuyor. Ancak burun uzun süre kuru ve sıcak kalırsa, bu durum bazen susuzluk veya sağlık sorunlarına işaret edebilir. Köpek sahiplerinin, burun neminde ani değişiklikler fark ettiklerinde veteriner desteği alması öneriliyor. Her köpeğin burun nemi farklılık gösterebilir ve kısa süreli kuruluk genellikle endişe gerektirmez. Sonuç olarak, burun nemi köpek sağlığında önemli bir parametre olarak öne çıkıyor, fakat tek başına kesin bir teşhis aracı olarak değerlendirilmemeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/kopek-sahipleri-dikkat-bu-381_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278899</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/karinca-bali-antibiyotiklere-meydan-okuyor-bilim-dunyasi-saskin-278899</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Karınca balı antibiyotiklere meydan okuyor! Bilim dünyası şaşkın]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın yerli halkı tarafından yüzyıllardır bilinen karınca balı, Sidney Üniversitesi'nin son araştırmasıyla bilimsel olarak da gündeme oturdu. Bu doğal maddenin, antibiyotiklere dirençli bakterilere karşı etkili olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Karınca balı antibiyotiklere meydan okuyor! Bilim dünyası şaşkın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'da yerli halkın uzun süredir gıda ve tedavi amacıyla kullandığı karınca balı, Sidney Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü bilimsel çalışmalarla dikkatleri üzerine çekti. PeerJ dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu özel bal türü, laboratuvar ortamında antibiyotiklere dirençli bakteri ve mantarlara karşı yüksek etki gösterdi. Bilim insanları, özellikle karınca balının %8'lik çözeltisinin altın stafilokok bakterisini ortadan kaldırabildiğini ve %16'lık çözeltisinin ise mantar hücrelerini yok ettiğini tespit etti. Bu bulgular, karınca balının sadece geleneksel bir gıda değil, aynı zamanda potansiyel bir doğal antibiyotik olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Sidney Üniversitesi'nden karınca balı araştırmasında çarpıcı sonuçlar</h3><p>Sidney Üniversitesi'nde çalışan uzmanlar, Avustralya'nın bal karıncaları tarafından üretilen karınca balının antimikrobiyal ve antifungal özelliklerini laboratuvar testleriyle belgeledi. Araştırmada, karınca balı çeşitli patojenlerle karşılaştırılarak incelendi ve özellikle antibiyotiklere karşı dirençli mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğu doğrulandı. Bilim insanları, karınca balının içeriğinde yüksek miktarda hidrojen peroksit bulunmadığını, bu nedenle etkinliğin başka bir maddeye bağlı olabileceğini belirtti. Araştırmacılar, balın içeriğinde bulunan ve etkili olabileceği düşünülen peptitleri daha detaylı analiz etmeyi planlıyor.</p><h3>Yerli halkın bilgisi bilimsel verilerle birleşti: Karınca balı doğal tedaviye ışık tutuyor</h3><p>Avustralya'nın yerli toplulukları, karınca balını yüzyıllardır hem besin hem de şifa kaynağı olarak kullanıyor. Son araştırmalar, bu geleneğin bilimsel temellere dayandığını ortaya koydu. Karınca balı, özellikle antibiyotiklere karşı dirençli mikroplarla mücadelede umut verici bir alternatif olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, bu doğal maddenin tedavi süreçlerinde nasıl daha etkin kullanılabileceğini anlamak için yeni araştırmalar planlıyor. Gelecekte yapılacak çalışmalar, karınca balının hangi bileşenlerinin bu güçlü etkiyi sağladığını netleştirmeyi hedefliyor. Karınca balının potansiyel faydaları, hem tıp dünyasında hem de doğal tedavi arayışında olanlar arasında büyük ilgi uyandırıyor.</p><p>Karınca balı üzerindeki bilimsel araştırmalar, geleneksel bilgilerle modern tıbbı bir araya getirerek yeni tedavi seçeneklerinin kapısını aralıyor. Avustralya'nın doğal kaynaklarından biri olan bu bal, önümüzdeki dönemde sağlık alanında daha fazla gündeme gelebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/karinca-bali-antibiyotikl-984_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278892</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/youtuber-pinar-k-cagla-tugaltay-cinayetiyle-ilgili-iftira-ve-hakaret-iddialariyla-dava-acildi-278892</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Youtuber Pınar K, Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili iftira ve hakaret iddialarıyla dava açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şişli'de 2000 yılında evinde ölü bulunan 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan Youtuber Pınar K. hakkında, aileye yönelik iftira ve ailenin avukatına yönelik hakaret iddialarıyla dava açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Youtuber Pınar K, Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili iftira ve hakaret iddialarıyla dava açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Şişli'deki evinde ölü bulunmuş, olayla ilgili yürütülen soruşturma yıllar boyunca faili meçhul olarak kalmıştı. Soruşturma dosyasına göre, Pınar K.'nin sosyal medya hesapları ve Youtube yayınlarında Çağla Tuğaltay'ın ağabeyi İlker Tuğaltay'ı cinayetin faili olarak gösterdiği, anne ve babası Hüseyin ile Gülnur Tuğaltay'ı da olayla ilişkilendiren paylaşımlar yaptığı iddia edildi. Bunun üzerine aile fertleri savcılığa başvurarak şikayetçi oldu.  </p><p>Yürütülen soruşturma kapsamında kimlik bilgileri tespit edilen şüpheliye ulaşılamaması üzerine İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 9 Şubat 2023 tarihinde yakalama kararı çıkarıldı. Aradan geçen süreye rağmen şüphelinin yakalanamadığı belirtilirken, müştekiler tarafından sunulan deliller ile kolluk tarafından hazırlanan açık kaynak araştırma tutanakları doğrultusunda hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin oluştuğu değerlendirilerek iddianame düzenlendi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/b1c3f2f0947b405fbeb3-0906202672efb5d2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Öte yandan, Çağla Tuğaltay'ın anne ve babasının avukatlığını yapan Buket Gül de  şikayette bulundu. Şikayet dilekçesinde, Pınar K.'nin Youtube kanalında kendisine yönelik hakaret içerikli ifadeler kullandığını öne sürdü.  </p><p>Bu şikayet üzerine başlatılan soruşturmada da şüpheli hakkında yapılan araştırmalara rağmen yakalama işleminin gerçekleştirilemediği, bu nedenle Fethiye Sulh Ceza Hakimliği tarafından 20 Ekim 2025 tarihinde yakalama emri çıkarıldığı belirtildi.  </p><p>Hazırlanan iddianamede, Pınar K.'nin Youtube yayınında Buket Gül'e yönelik hakaret içerikli sözler sarf ettiği iddia edilerek, şüphelinin "kamu görevlisine karşı alenen hakaret" suçundan cezalandırılması talep edildi.  </p><p>Savcılık tarafından hazırlanan iddianame ilgili mahkemelere gönderilirken, şüpheli hakkında yargılama yapılması ve cezalandırılmasına karar verilmesi istendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/youtuber-pinar-k-cagla-tu-911_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278890</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kremlin-sozcusu-peskov-avrupalilar-baris-yerine-savasa-odaklaniyor-278890</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov: Avrupalılar barış yerine savaşa odaklanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Rusya'ya belirli şartlar öne sürerek arabuluculuk çabalarına başlamak mantıksız ve yanlış. Ancak asıl önemli olan, gördüğümüz kadarıyla Avrupalılar, barış görüşmelerinden daha çok savaşı sürdürmeye odaklanma eğiliminde" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov: Avrupalılar barış yerine savaşa odaklanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, bugün düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında telefon görüşmesi planlanmadığını söyleyen Peskov, müzakerelerde yer alan ABD'nin Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın Rusya ve Ukrayna tarafı ile temaslarını sürdürdüğünü sözlerine ekledi. Peskov, "Ukrayna'ya ilişkin arabuluculuk süreci şu anda askıya alınmış durumda. Bununla birlikte, ABD'li müzakereciler temaslarını sürdürüyorlar, mevcut kanallar aracılığıyla ve Ukraynalılarla görüşmeler devam ediyor. Ziyaretleri için henüz kesin bir tarih yok, ancak onları her zaman Rusya'da ağırlamaktan memnuniyet duyarız" dedi. Peskov, ABD tarafından telefon görüşmelerine ilişkin bilgilendirme yapılmadığını da bildirdi.  </p><p>Avrupa'nın arabuluculuk çabaları ihtimali sorulan Peskov, Rusya'nın bu tür müdahaleleri "kabul edilemez" olarak değerlendirdiğini kaydederek, "Rusya'ya belirli şartlar öne sürerek arabuluculuk çabalarına başlamak mantıksız ve yanlış. Ancak asıl önemli olan, gördüğümüz kadarıyla Avrupalılar, barış görüşmelerinden daha çok savaşı sürdürmeye odaklanma eğiliminde" ifadelerini kullandı.  </p><p>Witkoff ve Kushner, ABD'nin İran'a Şubat ayında gerçekleştirdiği saldırılarda tıkanan müzakerelerde ABD heyetinde yer almıştı.  </p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, dün yaptığı açıklamada Witkoff ve Kushner ile "pozitif" görüşmeler yaptığını söylemiş ve önümüzdeki haftalarda Ukrayna savaşının çözümü için çalışmaya hazır olmalarını övgüyle karşılamıştı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/kremlin-sozcusu-peskov-av-712_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278889</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yargitaydan-yillik-izin-icin-emsal-karar-278889</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan ''yıllık izin'' için emsal karar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık iznin kullanıldığı döneme denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılamayacağına hükmetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yargıtay'dan ''yıllık izin'' için emsal karar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, İstanbul&#39;da yaşayan bir kişi, işveren tarafından işten çıkarıldı.</p><p>İş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini öne süren çalışan, İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesinde dava açtı.</p><p>Haftanın 6 günü günde 12 saat çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde mesai yaptığını belirten işçi, son 6 aylık süreçte hafta sonu da çalıştığını ve yıllık izin kullanmadığını öne sürdü.</p><p>Çalışan, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.</p><p>Davacı iş yeri ise çalışanın, iş yerinde güveni kötüye kullanarak haksız menfaat sağladığının tespit edilmesi üzerine istifa ettiğini, bir alacağının bulunmadığını öne sürdü.</p><p>Davacının iş sözleşmesinin, işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiğine karar veren İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi, &quot;hafta tatili alacağının ispatlanamadığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri alacaklarının tahakkuk edilerek ödendiği, davacıya 24 günlük yıllık izninin kullandırıldığı ve bakiye yıllık izin alacağının bulunmadığı&quot; gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne hükmetti.</p><p>Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulundu ve kararı temyiz etti.</p><p>Temyiz başvurusunda, davacının yıllık iznini kullandığı döneme denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılamayacağı belirtildi.</p><p>Davacının hafta tatiline denk gelmesi sebebiyle kullanmadığı yıllık izninin bulunduğu bildirilen başvuruda, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin davalı tarafça ödenmesi gerektiği kaydedildi.</p><p><b>- YEREL MAHKEME KARARI KANUN YARARINA BOZULDU</b></p><p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kanun yararına temyiz istemini yerinde bularak sonuca etkili olmamak üzere yerel mahkemenin kararını bozdu.</p><p>Dairenin kararında, 4857 sayılı İş Kanunu&#39;nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretlerin, son ücret üzerinden ödeneceğinin hükme bağlandığı hatırlatıldı.</p><p>İzin ücreti hesabında, 4857 sayılı Kanun&#39;un 56/5 maddesindeki &quot;Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında, izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.&quot; hükmünün dikkate alınması gerektiğine işaret edilen kararda, şu ifadeler yer aldı:</p><blockquote>"Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı iş yerindeki çalışma süresine göre 28 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, dosya kapsamında bulunan yıllık izin belgelerine göre 12 Mart 2018-26 Mart 2018 ve 1 Haziran 2020-15 Haziran 2020 arasında toplam 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı ancak bu tarihler arasında toplamda 4 hafta tatili günü bulunduğu, buna göre davacının kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bakiye 4 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunun kabulü gerekmektedir."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/yargitaydan-yillik-izin-i-721_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gul-hasadi-basladi-bolge-halki-icin-onemli-gelir-kaynagi-278888</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gül hasadı başladı! Bölge halkı için önemli gelir kaynağı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gül yağı üretiminin yaklaşık yüzde 65'inin gerçekleştirildiği Isparta'da, yaylalarda gül hasadına başlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gül hasadı başladı! Bölge halkı için önemli gelir kaynağı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksu ve Eğirdir ilçelerindeki yaylalarda yağlık gül çiçeklerinin açmasıyla üreticiler, sabahın ilk ışıklarıyla hasat mesaisi yapıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622722.jpg"/><p>Aksu ilçesinde yaklaşık 435 dönüm alanda yağlık gül üretimi gerçekleştiriliyor.</p><p>İlçede bulunan Sorkun ve Kuzukulağı yaylalarının eteklerinde kurulu Yakaafşar köyünde gül üretimi, bölge halkı için önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622723.jpg"/><p>Gül üreticisi Kurtuluş Korkmaz, AA muhabirine, 8 yıldır gül yetiştiriciliği yaptığını, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle sezonun geç başladığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622724.jpg"/><p>Yağışların gül rekoltesini olumlu etkilediğini belirten Korkmaz, &quot;3 dönüm bahçem var. Yaklaşık 3 ton gül toplamayı planlıyorum. İnşallah bereketli bir sezon olur.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622725.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/gul-hasadi-basladi-bolge--233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursanin-inegol-ilcesinde-bisikletten-dusen-kisi-oldu-278887</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde bisikletten düşen kişi öldü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde bisikletten düşen kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde bisikletten düşen kişi öldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Kocabey&#39;in (74) kullandığı bisiklet, Süleymaniye Mahallesi Ekim Sokak&#39;ta kontrolden çıkarak devrildi. Çevredeki vatandaşlar tarafından 112 Acil Servis ekiplerine haber verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622775.jpg"/><p>Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Kocabey&#39;in yaşamını yitirdiğini belirledi. Cenaze, olay yerindeki incelemelerin ardından İnegöl Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bursanin-inegol-ilcesinde-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278886</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bagcilarda-panelvan-aracta-1-kisi-olu-bulundu-278886</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bağcılarda panelvan araçta 1 kişi ölü bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bağcılar'da panelvan araç içinde hareketsiz duran bir kişinin öldüğü belirlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bağcılarda panelvan araçta 1 kişi ölü bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Namık Kemal Caddesi Kemal Paşa Mahallesi 1907. Sokak&#39;ta, panelvan araçta bir kişinin hareketsiz durduğunu gören vatandaşlar, durumu polise bildirdi.</p><p>Olay yerine gelen polis ve sağlık ekiplerinin incelemesi sonucu, araçtaki kişinin hayatını kaybettiği tespit edildi.</p><p>Kimliği henüz belirlenemeyen kişinin cansız bedeni, Adli Tıp Kurumu&#39;na götürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bagcilarda-panelvan-aract-927_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278885</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/aylardir-haber-alinamiyordu-ozlem-tekinin-yeni-hayati-soke-etti-278885</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aylardır haber alınamıyordu... Özlem Tekin'in yeni hayatı şoke etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam süren Özlem Tekin hakkında yeni bir gelişme ortaya çıktı. Bir dönem Muğla'nın Milas ilçesinde çiftlik hayatı yaşayan Özlem Tekin'in çiftlik evini kapattığı, yaşamını ise Bodrum'da annesinin yanında sürdürdüğü öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aylardır haber alınamıyordu... Özlem Tekin'in yeni hayatı şoke etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özlem Tekin, 90'lı yıllara damgasını vuran isimlerden oldu. Rock müzik şarkıcısı Özlem Tekin, kariyerinin zirvesindeyken aldığı kararla magazin ve müzik dünyasında uzun süre konuşulmuştu. Tüm yaşamı geride bırakan Tekin, yıllardır kameralardan uzak bir hayat sürmeyi tercih ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/ozlem3-090620261af69965.jpg"/><p>"Hep Yek", "Dağları Deldim", "Sen Anla" ve "Kargalar" gibi unutulmaz şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Tekin, müzik kariyerinin yanı sıra yer aldığı oyunculuk projeleriyle de adından söz ettirmişti. Özlem Tekin'in son albüm çalışması ise 2015 yılında müzikseverlerle buluşmuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/ozlem4-090620268e67fd3e.jpg"/><p>Müzik kariyerine ara verdikten sonra Muğla'nın Milas ilçesinde doğayla iç içe bir yaşam kuran Özlem Tekin, uzun süre çiftlik hayatı sürdü. Bir dönem muhtar azası olarak görev yapan Tekin, hakkında yeni bir gelişme yaşandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/ozlem2-0906202632f7d681.jpg"/><p>Özlem Tekin, Milas'taki çiftlik evini kapattı.</p><p>Uzun süredir gözlerden uzak yaşayan Özlem Tekin'in, daha sonra Bodrum'un Gündoğan Mahallesi'nde yaşayan annesinin yanına taşındığı ve yaşamını burada sürdürdüğü öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/ozlem5-09062026ed9aa5a0.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/aylardir-haber-alinamiyor-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/onderin-kitap-okuma-ve-hadis-yarismalarinin-odul-toreni-yapildi-278884</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ÖNDER'in kitap okuma ve hadis yarışmalarının ödül töreni yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından İstanbul'daki imam hatip okulları arasında düzenlenen "Her Kitap Yeni Bir Hayat Kitap Okuma Yarışması" ile "Peygamberim Önderim 40 Hadis-i Şerif Yarışması"nın ödül töreni gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ÖNDER'in kitap okuma ve hadis yarışmalarının ödül töreni yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu&#39;nda düzenlenen törende konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanı Ahmet Yapıcı, eğitimin yalnızca sınıfta verilen derslerden ibaret olmadığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622731.jpg"/><p>Hadis ezberleme ve kitap okuma yarışmalarının öğrencilerin bilgi edinmesinin yanı sıra manevi gelişimlerine de katkı sunduğunu ifade eden Yapıcı, bu faaliyetlerin gençlerin Hazreti Muhammed&#39;i daha yakından tanımalarına ve hayatlarına rehber edinmelerine imkan sağladığını dile getirdi.</p><p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan ise imam hatip okullarının 1951&#39;den bu yana yalnızca Türkiye için değil, ümmet coğrafyası ve insanlık için de umut kaynağı haline geldiğini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622732.jpg"/><p>Ceylan, bu okullarda eğitim alan gençlerin elde ettikleri birikimi dünyanın farklı bölgelerine taşıdığını, gençlerin sadece Türkiye&#39;deki 18 milyon akranıyla değil dünyadaki 1,5 milyar akranıyla rekabet ettiğini belirterek, &quot;Artık Türkiye sadece kendi sınırları içerisinde koşturan, 81 vilayetten oluşan bir yer olmaktan öteye geçti. Hamdolsun artık küresel bir aktör olma noktasında çok daha güçlü adımlar atan bir ülkeye dönüştük. Bunu daha da güçlendirecek, perçinleyecek, yukarı taşıyacak tek gücümüz var. O da inançlı, çalışkan, üreten, koşturan gençlerimiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Gençlerin Hazreti Muhammed&#39;in hayatını ve hadisleri öğrenmeleri amacıyla düzenlenen, ortaokul ve lise kategorilerinde 314 okuldan 941 öğrencinin katıldığı &quot;Peygamberim Önderim 40 Hadis-i Şerif Yarışması&quot;nda, birinci olan öğrencilere tam, ikincilere yarım, üçüncülere çeyrek altın hediye edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622734.jpg"/><p>İstanbul&#39;daki Anadolu imam hatip liselerinden 168 okulun katılımıyla gerçekleştirilen &quot;Her Kitap Yeni Bir Hayat Kitap Okuma Yarışması&quot;nda ise dereceye giren ilk 3 öğrenci ve öğretmenleri Umre ziyaretiyle ödüllendirildi. Yarışmada, 4&#39;üncü ile 20&#39;nci sıra arasında yer alan öğrencilere 5 bin ila 15 bin lira arasında değişen para ödülleri verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41622733.jpg"/><p>Programa, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcısı Şule Pişkin de katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/onderin-kitap-okuma-ve-ha-228_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278883</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/esenyurtta-cati-yangini-itfaiye-ekiplerince-sonduruldu-278883</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Esenyurt'ta çatı yangını itfaiye ekiplerince söndürüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Esenyurt'ta bir binanın çatısında başlayıp bitişik nizamdaki 3 binanın çatısına da sıçrayan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Esenyurt'ta çatı yangını itfaiye ekiplerince söndürüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pınar Mahallesi 1250. Sokak&#39;ta bulunan bir binanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>Kısa sürede büyüyen alevler bitişik nizamdaki 3 binanın çatısına da sıçradı.</p><p>Binalarda bulunanlar kendi imkanlarıyla dışarıya çıkarken, haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Binaların çevresinde güvenlik önlemi alan polis ekipleri, iki sokağı yaya ve araç trafiğine kapattı.</p><p>Yangın itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü.</p><p>Binaların çatısında hasara yol açan yangın, bazı vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/esenyurtta-4-binanin-cati-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/potada-finalin-adi-konuyor-besiktas-mi-bahcesehir-koleji-mi-278882</link>
      <pubDate>2026-06-09T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Potada finalin adı konuyor: Beşiktaş mı, Bahçeşehir Koleji mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı final serisi 5. ve son maçında Beşiktaş, Bahçeşehir Koleji'ni konuk edecek. Müsabakadan galibiyetle ayrılan taraf finalde Fenerbahçe Beko'nun rakibi olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Potada finalin adı konuyor: Beşiktaş mı, Bahçeşehir Koleji mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı final serisi 5. ve son maçında yarın Beşiktaş ile Bahçeşehir Koleji karşı karşıya gelecek. Galip gelen tarafın finale yükseleceği mücadele, BJK Akatlar Spor Kompleksi'nde oynanacak. Seriyi kazanan ekip, finalde Fenerbahçe'nin rakibi olacak. İki takım arasında oynanan serinin ilk maçını sahasında 82-79 kazanan Beşiktaş, seride öne geçen taraf oldu. İkinci karşılaşmada deplasmanda 101-79 galip gelen Bahçeşehir Koleji seriye denge getirirken, uzatmalara giden üçüncü mücadelede de rakibini 98-95 mağlup ederek seride 2-1 üstünlük sağladı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/41617416.jpg"/><p>Dusan Alimpijevic'in öğrencileri ise deplasmanda oynanan dördüncü maçı 73-71 kazanarak seriyi 2-2'ye taşıdı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/41617061.jpg"/><p>Finale çıkacak takımı belirleyecek mücadele yarın 20.30'da oynanacak.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/potada-finalin-adi-konuyo-502_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278881</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kilicdaroglu-iradesini-parayla-satanlardan-bu-partiyi-kurtarmazsam-namerdim-278881</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: İradesini parayla satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'nin Meclis'te düzenlenecek grup toplantısında hangi ismin konuşacağına dair savaş günler sonra bitti. Grup Başkanı Özgür Özel Meclis'te kürsüye çıktı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise Genel Merkez'de konuştu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kılıçdaroğlu: İradesini parayla satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının başlamasıyla salonda 'Hain Özgür' sloganları yükseldi. Özel cephesine gönderme yapan Kılıçdaroğlu, 'CHP kurultaylarında para olmaz pul olmaz. Arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Bakınız; kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirlilik kabul etmez. İradesini parayla satanlardan bu partiyi kurtarmazsam, mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim.' dedi.</p><p>CHP'de "mutlak butlan" tartışmalarının ardından parti içinde bu kez toplantı salonu gerilimi yaşandı. Hem Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hem de Manisa Milletvekili Özgür Özel, grup toplantısını TBMM Grup Salonu'nda yapacaklarını duyurdu. Sabahın erken saatlerinden itibaren Özel'e destek veren partililer salonu doldururken, Meclis girişinde zaman zaman tansiyon yükseldi ve arbede yaşandı. Güvenlik riski nedeniyle toplantı ziyaretçilere kapatıldı. İlk etapta TBMM'ye gitmesi beklenen Kılıçdaroğlu ise planını değiştirerek grup toplantısını CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştireceğini açıkladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/02/kemalkilicdaroglu246-02062026b5df9b61.jpg"/><p><b>KILIÇDAROĞLU, PARTİLİLERİ CHP GENEL MERKEZİ'NDE YAPACAĞI GRUP TOPLANTISINA DAVET ETTİ</b></p><p>Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Topyekun halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz." ifadesini kullandı.</p><p>İç karışıklık yaratma çabalarının sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlayacağına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Biz bu oyunu bozarız. Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür. Tüm partililerimizi ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00'te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'mize, yani baba ocağımıza çağırıyorum. Biz biriz ve birlikteyiz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/savetwitter-090620266584008c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>GENEL MERKEZ'DE "HAİN ÖZGÜR" SLOGANLARI</b></p><p>Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'ndeki grup konuşmasına katılan partililer Özgür Özel aleyhine sloganlar attı.</p><p>Genel Merkez'de "Fetullah'ın itleri yıldıramaz bizleri. Hırsız Özgür, Rüşvetçi Özgür, Hain Özgür" sloganları yankılandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/08/kemalkilicdarogluaa2-080620263bbcebaa.jpg"/><p><b>KILIÇDAROĞLU, GENEL MERKEZ'DE KONUŞTU: CHP KURULTAYLARINDA PARA, ÇIKAR OLMAZ</b></p><p>Grup toplantısını Genel Merkez binasında gerçekleştirme kararı alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Özel cephesine gönderme yapan Kılıçdaroğlu, "Şuna inanmanızı istiyorum, her şeyi sizin için yapıyorum. Her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Sizleri utandırmayacağım asla. Hakkı ve hukuku her ortamda savunacağım. Türkiye'nin ve bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti CHP'dir. CHP kurultayları düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaydır, bir şenlik kurultaydır. CHP kurultaylarında para, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in, İnönü'nün, Ecevit'in partisidir. Arınacağız, kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Bakınız; kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirlilik kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran devlet inşa eden bir partidir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/25/kemalkilicdarogluaa1-250520264d0b33dd.jpg"/><p><b>"İRADESİNİ PARA İLE ALIP SATANLARDAN BU PARTİYİ KURTARMAZSAM NAMERDİM"</b></p><p>Kılıçdaroğlu, "CHP tarihini hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Ahlak, ahlak. Erdem erdem. Adalet adalet. Temizlik temizlik. CHP bunları kendi dokularına işledi. Adaletin olmadığı yerde, sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Ben sana para vereyim sen bana oy ver. Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. İradesini para ile alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim." ifadelerini kullandı.</p><p><b>ÖZEL: AKLINA GÜVENDİĞİM HERKESE DANIŞTIM</b></p><p>TBMM'de kürsüye, saat 13.30'da Grup Başkanı Özgür Özel çıktı.</p><p>Yaşananlarla ilgili olarak "Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığına inanırız, seçime, seçilene, seçene saygılıyız. Buradaki yürüyüşümüz bir mevzi değil, bir zafer değildir, vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir. Burası seçilmişlerin yeridir." diyen Özel, şöyle devam etti: Bu, bencil bir duyguyla değil, bütün bir ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/30/ozgurozelaa2399873-3005202605df28dc.jpg"/><p>Geçtiğimiz sene yaşamını yitiren eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'i anan Özgür Özel: Geçen hafta basın mensuplarından bir arkadaş grup toplantısını sordu. Dedim 'Olmaz, Ferdi'nin ölüm yıl dönümü.' dedim. Sonra olmayacak bir şey oldu, gözlerime inanamadım. Araya girenler oldu, onlar da 'Özgür Bey Manisa'ya gidecekmiş, biz yapalım dedik.' yanıtını aldı. Günlerce düşündüm. Aklına güvendiğim herkese danıştım. Son dört kurultayın genel başkanı, son üç kurultayın delegelerin tamamının oyunu almış genel başkan yerine kim gelecekti? Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o da burada tecelli eder. Burası seçilmişlerin yeridir. O bayrağı bir kere bırakırsanız millet bir daha elinize vermez bu bayrağı. O yüzden herkese danıştım. Ferdi'nin sesiyle kararımı verdim. 'Biz burayı hallederiz.' derdi. Ben bugün buraya lazımdım, ondan burada kaldım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41621342.jpg"/><p><b>TBMM ÖNÜNDE CHP'LİLER ARASINDA ARBEDE YAŞANDI</b></p><p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel'i destekleyen partililer arasında Meclis önünde yaşanan arbedeyi polis ayırdı.</p><p>Kılıçdaroğlu ile Özel'i destekleyen partililer, CHP Grup Toplantısı öncesinde sabahın erken saatlerinde Meclis'e geldi. Meclis'in Dikmen ve Çankaya kapılarının önünde gruplar arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Dikmen Kapısı önünde slogan atan gruplar arasında yaşanan kısa süreli arbede polisin müdahalesiyle sona erdi.</p><p>Arbedenin ardından Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nu destekleyen grup, Genel Merkez'de yapılacağı duyurulan toplantıya katılmak üzere Meclis'in önünden ayrıldı.</p><p>Yaşananların ardından Meclis'in Dikmen Kapısı önünde bekleyen partililere hitap eden Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, sakin olunmasını istedi.</p><p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşmeye devam ettiğini aktaran Başarır, Türkiye'nin her yerinden gelen partililerin salona alınmasına yönelik isteklerini ilettiklerini kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/41621343.jpg"/><p>Partililerin grup salonuna alınması için her şeyi yapacaklarını dile getiren Başarır, partililerden güvenlik görevlilerine yardım etmelerini istedi.</p><p>Öte yandan yaşananlar öncesi polis ekiplerince kapı önünde bekleyenlere TBMM Başkanlığının CHP'nin grup toplantısına ziyaretçi alınmayacağına yönelik duyurusu okundu, dağılmaları çağrısında bulunuldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/kilicdaroglu-iradesini-pa-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278880</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/cumhurbaskani-erdoganin-hayalim-ve-sevdam-dedigi-proje-6-ayda-300-bin-hastaya-hizmet-verildi-278880</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ''hayalim ve sevdam'' dediği proje! 6 ayda 300 bin hastaya hizmet verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "hayalim ve sevdam" olarak nitelendirdiği şehir hastaneleri projesi kapsamında hizmete sunulan Aydın Şehir Hastanesi'nde, açıldığı günden bu yana yaklaşık 300 bin hastaya hizmet verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ''hayalim ve sevdam'' dediği proje! 6 ayda 300 bin hastaya hizmet verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın&#39;ın yanı sıra çevre illerdeki hastaların da başvurduğu şehir hastanesi, 22 Aralık 2025&#39;ten bu yana kaliteli ve modern sağlık hizmeti sunuyor.</p><p>Hastanede tam donanımlı acil sağlık kompleksi, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tıp merkezi, diyaliz ünitesi, evde sağlık hizmetleri birimi, kronik yara bakım merkezi, yanık ünitesi, radyasyon onkolojisi merkezi, ergoterapi, robotik rehabilitasyon, nörolojik ve kardiyak rehabilitasyon hizmetleri, gebe okulu ve tüp bebek merkezi gibi çok sayıda nitelikli birim bulunuyor.</p><p>Yoğun bakım odası olarak da kullanılabilen tek kişilik hasta odaları, üstün teknolojiye sahip tıbbi cihazlar ve yaşam destek üniteleri ile donatılan 140 bin metrekare arazi üzerine kurulan hastane, 718 sismik izolatörüyle depremlerde dahi kesintisiz sağlık hizmeti sunabilecek altyapı imkanı sağlıyor.</p><p>Resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 24 Ocak&#39;ta yapılan hastane, tam kapasite olarak hizmet veriyor.</p><p>İl Sağlık Müdürü Eser Şenkul, AA muhabirine hastanenin &quot;Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&quot; vizyonu doğrultusunda koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli kapsamında fiziki şartları, son teknolojiye sahip tıbbi ekipman ve cihazlarıyla tüm bölgeye en kaliteli ve en etkin sağlık hizmetini sunmayı hedeflediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/balksz1-090620265ef5b4c5.jpg"/><p><b>- YAKLAŞIK 3 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR</b></p><p>Hastanenin Başhekimi Engin Tetik de sağlık kuruluşunun tek şehre değil birçok şehre şifa sunduğunu belirtti.</p><p>Sağlık hizmetlerinden hastanenin fiziki yapısına kadar oldukça modern bir yapıya sahip olduklarını anlatan Tetik, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bugüne kadar 300 bin civarında hastaya hizmet verdik. Özellikle görüntüleme hizmetlerinde hem hızlı hem de çok daha kaliteli görüntülerin olduğu bir döneme başlamış olduk. Yine radyasyon onkolojisi dediğimiz ışın tedavisi alan hastalarımıza bölgenin en iyisi diyebileceğimiz tedavi cihazlarımızla hizmet ediyoruz.&quot;</p><p>Tetik, hastanenin &quot;eğitim araştırma hastanesi&quot; statüsüne sahip olduğunu kaydederek, sağlık hizmetine ulaşılabilirlik ve otelcilik hizmetleriyle dünyada öne çıktığını söyledi.</p><p><b>- VATANDAŞLARIN GÖRÜŞLERİ</b></p><p>Tedavi gören vatandaşlardan Önder Ertaş, hizmetlerden çok memnun kaldığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.</p><p>Yaşar Türkkal ise &quot;Allah razı olsun yaptıranlara. Çok güzel. Aydın&#39;a yakışır bir şekilde şehir hastanemiz yapıldı. Vesile olanlara hepsine teşekkür ederim.&quot; dedi.</p><p>Nilgün Küçük Selek ise hastanenin fiziki şartlar, temizlik ve hijyen açısından çok iyi olduğunu dile getirerek, &quot;Alanın büyük olması, yatakların böyle olması konfor açısından çok iyi.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/cumhurbaskani-erdoganin-h-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278879</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/arsenal-kenan-yildiz-transferinde-juventusa-takildi-278879</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arsenal, Kenan Yıldız transferinde Juventus'a takıldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Premier Lig'de şampiyonluğunu ilan eden Arsenal transfer çalışmalarına tam gaz devam ediyor. İngiliz devi sol kanat transferi için Juventus forması giyen milli futbolcu Kenan Yıldız'a talip oldu. Juventus, Kenan Yıldız için kapıyı kapadı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arsenal, Kenan Yıldız transferinde Juventus'a takıldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllar sonra kavuştuğu Premier Lig şampiyonluğunun ardından yeni sezona da iddaalı girmek isteyen ve bir süredir sol kanat arayışları süren Arsenal'da gözler Juventus'un yıldızı Kenan Yıldız'a çevrildi.</p><p>Arsenal, 21 yaşındaki milli futbolcu Kenan Yıldız hakkında Juventus'tan bilgi aldı.</p><p>The Athletic'in haberine göre Juventus, Arsenal'a Kenan Yıldız'ı satmayacaklarını net bir dille belirtti. Bu gelişme üzerine İngiliz ekibi, sol kanat oyuncusu için yeni arayışlara başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/y114112025242403e0-0906202695bed5ab.jpg"/><p><b>BU SEZONKİ PERFORMANSI</b></p><p>21 yaşındaki milli futbolcu bu sezon Juventus formasıyla direkt ilk 11 olarak 42, toplamda 47 maçta forma giydi.</p><p>Kenan, bu karşılaşmalarda siyah-beyazlı ekibe 11 gol 9 asistlik katkı sağladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/arsenal-kenan-yildiz-tran-698_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzman-diyetisyenlerden-su-tuketimi-uyarisi-gunde-ne-kadar-su-icmelisiniz-278877</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzman diyetisyenlerden su tüketimi uyarısı! Günde ne kadar su içmelisiniz?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'li diyetisyenler, su tüketimiyle ilgili en güncel bilimsel verileri ve önerileri paylaştı. Uzmanlar, yeterli su içmenin vücut sağlığı üzerindeki etkilerini ve aşırı su tüketiminin risklerini ayrıntılı şekilde açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzman diyetisyenlerden su tüketimi uyarısı! Günde ne kadar su içmelisiniz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli beslenme uzmanları, günlük su tüketiminin insan vücudu üzerindeki etkilerini ve ideal miktarın ne olması gerektiğini gündeme taşıdı. Alanında önde gelen diyetisyenler, yeterli su alımının sadece susuzluğu gidermekten ibaret olmadığını, vücudun tüm sistemleri üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu vurguladı. Yapılan bilimsel açıklamalara göre, her bireyin günlük su ihtiyacı; yaş, cinsiyet, iklim, aktivite düzeyi ve sağlık durumu gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiyor. Ancak genel sağlık için önerilen miktarların altında su tüketenlerin, ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabileceği belirtiliyor.</p><h3>Diyetisyen Kishner: 'Su tüketimi kişiye göre değişiyor'</h3><p>New York'ta görev yapan diyetisyen Gabrielle Kishner, su tüketimi konusunda kişisel faktörlere dikkat çekiyor. Kishner, "Her bireyin su ihtiyacı farklıdır. Yaş, cinsiyet, günlük hareket miktarı, bulunduğu iklim, terleme oranı ve mevcut sağlık durumu gibi etkenler, günlük su tüketimini belirler" diyerek, su tüketimi konusunda genel geçer bir rakamdan ziyade kişisel ihtiyaçların ön planda tutulması gerektiğini ifade ediyor. Kishner, kadınlar için günde ortalama 9 bardak, erkekler için ise 13 bardak suyun temel bir referans olabileceğini, ancak bazı durumlarda bu miktarların daha da artabileceğini belirtiyor. Özellikle sıcak havalarda, yoğun fiziksel aktivite yapılan günlerde ya da ateş gibi sıvı kaybını artıran sağlık durumlarında su ihtiyacının yükseldiğine dikkat çekiyor. Buna karşın, kronik böbrek hastalığı gibi bazı rahatsızlıklarda ya da belirli ilaçların kullanılması halinde su alımının doktor kontrolünde azaltılması gerekebiliyor. Kishner, "Sağlık durumunuz özel bir değerlendirme gerektiriyorsa, su tüketimi hedeflerinizi değiştirmeden önce mutlaka bir uzmana danışın" uyarısında bulunuyor.</p><h3>Diyetisyen Dominguez: 'Yeterli su tüketimi vücudu koruyor'</h3><p>SunBright Wellness kurucusu Dani Dominguez ise, suyun vücut fonksiyonları üzerindeki etkilerini ayrıntılı şekilde açıklıyor. Dominguez, "Su, vücudun sıcaklığını dengede tutar, eklemleri ve organları korur, toksinlerin atılmasını sağlar" diyerek, yeterli su tüketiminin sindirim sisteminden kas sağlığına, kan basıncı düzenlenmesinden ruh haline kadar birçok alanda olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Ayrıca, suyun besin ve oksijenin hücrelere taşınmasında da kritik rol oynadığını, böbrek taşlarının ve idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesine katkı sağladığını aktarıyor. Dominguez, "Vücudun arka planda yürüttüğü tüm işlemler su sayesinde daha verimli hale gelir. Yeterli su içen kişilerde enerji seviyesi, sindirim, egzersiz performansı ve konsantrasyon artar" diyor. Uzman diyetisyen, özellikle lifli besinlerle birlikte su tüketiminin kabızlığı önlemede etkili olduğunu, suyun sağlıklı bir kilonun korunmasına da destek verdiğini vurguluyor. Dominguez, "Su, metabolizmanın düzenli çalışması ve sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmezdir" şeklinde konuşuyor.</p><h3>Günlük su tüketimi için önerilen miktarlar ve istisnalar</h3><p>Beslenme ve Diyetetik Akademisi'nin verilerine göre, kadınların günde yaklaşık 72 ons (9 bardak), erkeklerin ise 104 ons (13 bardak) suya ihtiyacı olduğu ifade ediliyor. Ancak son araştırmalar, yetişkin kadınlar için 11 bardak, erkekler içinse 15 bardak suyun ideal olabileceğine işaret ediyor. Bu miktarların önemi, vücudun sıvı dengesinin korunmasında ve organların sağlıklı çalışmasında yatıyor. Özellikle sıcak iklimlerde yaşayanlar, ağır egzersiz yapanlar veya sauna kullananlar için bu miktarların üzerine çıkılması gerekebilir. Buna karşılık, bazı sağlık sorunları veya özel ilaç kullanımı olan bireylerin su tüketimini sınırlandırmaları gerekebiliyor. Uzmanlar, su tüketimiyle ilgili yeni hedefler belirlemeden önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması gerektiğini hatırlatıyor.</p><h3>Yetersiz su tüketiminin vücutta yarattığı riskler</h3><p>Uzman diyetisyenler, yeterli su alınmadığında vücudun çeşitli uyarı sinyalleri verdiğini belirtiyor. Yorgunluk, halsizlik, odaklanma güçlüğü, koyu renkli idrar, susuzluk hissi, ağız kuruluğu, baş ağrısı, baş dönmesi, sinirlilik, kabızlık ve ciltte elastikiyet kaybı gibi belirtiler, dehidrasyonun en yaygın işaretleri arasında yer alıyor. Bu belirtiler, vücutta sıvı dengesinin bozulduğunu ve organların işlevlerini tam olarak yerine getiremediğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür belirtiler görüldüğünde su tüketiminin artırılması gerektiğini, uzun süreli susuzluğun ise böbrek sağlığından beyin fonksiyonlarına kadar çok sayıda sistemi olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor. Ayrıca, suyun tadını artırmak için meyve veya narenciye dilimleri eklemek, su şişesini sürekli yanınızda bulundurmak ve su içeriği yüksek sebze-meyveleri tüketmek gibi pratik yöntemler öneriliyor.</p><h3>Aşırı su tüketiminin tehlikeleri ve böbreklerin sınırı</h3><p>Her ne kadar su tüketiminin sağlık için elzem olduğu vurgulansa da, uzmanlar aşırı su alımının da riskli olabileceğini belirtiyor. Diyetisyen Dominguez, "Aşırı miktarda su içmek bulantı, kusma, baş ağrısı, şişkinlik ve kas kramplarına yol açabilir" uyarısında bulunuyor. Çok yüksek miktarda su alımı, vücuttaki sodyum seviyesinin aşırı seyrelmesine ve hiponatremi adı verilen hayati tehlike oluşturabilecek bir duruma neden olabiliyor. Hiponatremi, özellikle böbreklerin bir saat içinde 0,8 ila 1 litre sıvıdan fazlasını filtreleyememesi halinde ortaya çıkıyor ve ciddi vakalarda beyin hücrelerinin şişmesine kadar ilerleyebiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür aşırı su tüketiminin oldukça nadir olduğunu, genellikle uzun süre boyunca tavsiye edilen miktarın çok üzerinde su içilmesiyle geliştiğini belirtiyor. Bu nedenle, su tüketiminde dengeyi korumak ve vücudun ihtiyaçlarını doğru belirlemek büyük önem taşıyor.</p><h3>Günlük su tüketimi için pratik öneriler</h3><p>Uzmanlar, yeterli su tüketimini günlük rutine dahil etmek için çeşitli yöntemler öneriyor. Yanınızda sürekli yeniden kullanılabilir bir su şişesi bulundurmak, suyun tadını artırmak için içerisine limon, portakal veya çilek gibi meyveler eklemek, su oranı yüksek salatalık, karpuz, portakal gibi sebze ve meyveleri daha sık tüketmek bu yöntemlerin başında geliyor. Ayrıca, bitki çayı ve maden suyu gibi kafeinsiz ve şekersiz içecekler de günlük sıvı ihtiyacına katkı sağlıyor. Uzman diyetisyenler, su tüketiminin gün boyunca dengeli şekilde yayılması gerektiğini, ani ve aşırı miktarda su içmekten kaçınılmasının önemli olduğunu ifade ediyor. Bu öneriler, özellikle yoğun tempoda çalışanlar veya su içmeyi unutanlar için pratik çözümler sunuyor.</p><p>Sonuç olarak, su tüketimi hem vücut sağlığının korunmasında hem de yaşam kalitesinin artırılmasında temel bir rol oynuyor. Uzman diyetisyenler, kişisel ihtiyaçlara göre belirlenen günlük su miktarının düzenli olarak alınmasını, belirtilen risklere karşı dikkatli olunmasını ve herhangi bir sağlık sorunu durumunda mutlaka profesyonel destek alınmasını tavsiye ediyor. Su tüketimi konusunda doğru bilgiye sahip olmak, sağlıklı bir yaşamın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/uzman-diyetisyenlerden-su-943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uyusturucu-saticilarina-yonelik-operasyonlarda-381-supheli-tutuklandi-278876</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda 381 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, "uyuşturucu madde satıcılarına" yönelik son bir haftada 69 ilde düzenlenen operasyonlarda 974 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 381'inin tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda 381 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, son bir haftada 69 ilde operasyonlar düzenlendi.</p><p>3 bin 659 personelin katıldığı operasyonlarda, 23 hava aracı ve 52 narkotik dedektör köpeği kullanıldı.</p><p>Operasyonlarda gözaltına alınan 974 şüpheliden 381'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklanırken, 98'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p><p>Belirlenen adreslerde yapılan aramalarda 1 ton 916 kilogram uyuşturucu madde ile 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirildi.</p><p>Açıklamada, "Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyoruz. Güvenlik güçlerimizin kararlı ve özverili çalışmalarıyla ülkemizin dört bir yanında uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz." ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/uyusturucu-saticilarina-y-251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-yeni-siri-ses-ozellestirme-ozelligi-sadece-en-yeni-cihazlarda-kullanilabilecek-278875</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan yeni Siri ses özelleştirme özelliği! Sadece en yeni cihazlarda kullanılabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, WWDC 26 etkinliğinde tanıttığı yeni Siri yapay zekası ile ses özelleştirme özelliğini duyurdu. Ancak bu yenilikten yalnızca en güncel iPhone, iPad, Mac ve Vision Pro modellerine sahip kullanıcılar faydalanabilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan yeni Siri ses özelleştirme özelliği! Sadece en yeni cihazlarda kullanılabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, WWDC 26 etkinliğinde kullanıcıların uzun süredir beklediği yeni Siri yapay zekasını ve ses özelleştirme özelliğini tanıttı. Şirket, Siri'nin sesini kişiselleştirmek isteyenler için hız, ifade ve aksan ayarlarını kullanıcıya bırakıyor. Ancak bu gelişmiş özellik, yalnızca Apple'ın en yeni ve güçlü cihazlarında kullanılabiliyor. iPhone 17 Pro, iPhone 17 Pro Max, iPhone Air, M4 ve sonrası işlemcili iPad'ler, M3 ve sonrası işlemcili Mac'ler ile Apple Vision Pro (M5) bu özellikten yararlanabiliyor. Apple, minimum 12GB birleşik bellek ve en güncel işletim sistemlerinin gerekliliğine dikkat çekiyor.</p><h3>Apple'dan Siri ses özelleştirmesi için yeni cihaz vurgusu</h3><p>Apple, yeni Siri ses özelleştirme özelliğini yalnızca belirli donanım standartlarına sahip cihazlarda sunuyor. Eğer kullanıcılar iOS 27, iPadOS 27, macOS 27 Golden Gate veya visionOS 27 işletim sistemine sahip olsalar bile, cihazları bu özellik için yeterli değilse Siri'nin sesini istedikleri gibi değiştiremiyor. Özellikle minimum bellek ve işlemci gereksinimleri, eski cihaz sahiplerini dışarıda bırakıyor. Bu durum, Apple'ın yapay zeka tabanlı yeni Siri deneyimini yalnızca en güncel modellerde sunma stratejisiyle örtüşüyor. Kullanıcılar, Siri'nin ses hızını ve ifadesini kaydırıcılarla ayarlayabiliyor, aksan tercihini ise açılır menüden seçebiliyor.</p><h3>WWDC 26 sonrası Apple kullanıcıları için kritik uyarı</h3><p>WWDC 26'da duyurulan Siri'nin yeni sesi, Apple ekosisteminde önemli bir ayrım yarattı. Özelleştirilebilir Siri sesi, eski modellerde ve düşük donanımlı cihazlarda erişilemez durumda. Apple, yeni Siri ses özelleştirmesinin sadece iPhone 17 Pro, iPad Air M4 ve üstü, Mac M3 ve üstü gibi üst segment cihazlarda kullanılabileceğini belirtti. Bu değişiklik, Apple'ın kullanıcılarını daha yeni modellere yönlendirme stratejisi olarak yorumlanıyor. Siri'nin sesini kişiselleştirmek isteyenler, cihazlarının uyumluluğunu kontrol etmek zorunda kalıyor. Şu an için Apple, bu özelliğin kapsamını genişletmeye dair bir açıklama yapmadı.</p><p>Sonuç olarak, Apple'ın yeni Siri ses özelleştirme özelliği, sadece en güncel ve güçlü cihazlarda kullanılabiliyor. Kullanıcılar, Siri'nin yeni sesinden yararlanmak için cihazlarını güncellemeleri veya daha yeni bir modele geçmeleri gerekecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/appledan-yeni-siri-ses-oz-483_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-terorsuz-turkiye-sureci-ulkemizin-stratejik-devlet-vizyonunun-adidir-278874</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin stratejik devlet vizyonunun adıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik devlet vizyonunun adıdır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin stratejik devlet vizyonunun adıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Konuşmasına istiklal ve istikbal uğrunda hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet, kahraman gazilere şükranlarını sunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine bu vesileyle aziz vatanımızın dört bir yanında, sınır boylarında ve ötesinde fedakarca görev yapan askeri, polisi, jandarması, sahil güvenliği, korucusu ve istihbaratçısı ile güvenlik kuvvetlerimizin her bir mensubuna ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><p>Talimatları doğrultusunda Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin daha iyi anlaşılması amacıyla hazırlanan Milli Güvenlik Konferanslarının başarılı geçmesini temenni eden Erdoğan, bölgesel gelişmeler bağlamında hassas bir döneme tekabül eden konferansları, Türkiye'nin strateji hafızasını güçlendiren, kurumlar arasındaki koordinasyonu pekiştiren, yeni tehditleri doğru okuyacak kadroların yetişmesine zemin oluşturan önemli bir adım olarak gördüğünü söyledi.</p><p>Değerli tecrübeleri, birikim ve uzmanlıklarıyla programa katkı verecek tüm katılımcılara tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Buradan öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Devlet yönetimi, milli irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden biri, Milli Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir. Yasal ve anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir. Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinde, sinema ve müzik eserlerinin denetiminde geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz, artık bu yüklerinden kurtulmuştur.</p><p>Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup, asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil Türkiye'nin ulusal güvenliği bakımından çok kıymetli buluyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin, devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz. Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/video1-09062026233987ff.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><strong>"TÜRKİYE CUMHURİYETİ BU TOPRAKLARDA KURDUĞUMUZ İLK DEĞİL EN SON DEVLETİMİZDİR"</strong></p><p>Cumhurbaşkanlığı Forsunda temsil edilen 16 devletin 2200 yılı aşkın bir mazisi olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Avrupa'dan Orta Asya'ya, Kafkasya'dan Afrika'nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt'te büyük Osmanlı çınarı, 600 yılı aşkın süre boyunca 3 kıta, 7 iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı'nın takati tükendiğinde ise yerini genç Cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi, Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil en son devletimizdir. Bunu bilhassa şunun için söylüyorum; kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte 'ebed müddet' vasfı her zaman baki kalmıştır. Nice zorluklarla karşılaştık, nice ihanetlere maruz kaldık, nice badirelerden geçtik ama her defasında Anka Kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin dışında kimseye umut bağlamadık.</p><p>Milli Mücadeleyi bu anlayışla yürüttük, Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk, demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik. Büyük mücadeleler verdik ve çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız 'terörü kaynağında yok etme' stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken, diğer taraftan da sınır ötesi bir harekatla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci, Türkiye'nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir. Milli güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini, böylece çok net bir şekilde ortaya koyduk. Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak, güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/1-090620265b491ddc.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke olmadığını, kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese gösterdiğini belirtti.</p><p>Erdoğan, "Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika'ya ve Doğu Akdeniz'e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan öz güven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır. Terörsüz Türkiye süreci, bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye'nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır." diye konuştu.</p><p>"Biz kendisini asker-millet olarak tarif eden bir kimliğe, böyle bir kültüre sahibiz." diyen Erdoğan, güvenliğin, özellikle millet için ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer aldığını söyledi.</p><p>Erdoğan, "Şunu gayet iyi biliyoruz ki gardımızı indirdiğimiz, rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur. Çünkü biz bölgemizin güvenliğini kendi güvenliğinden ayrı görmeyen, kendi huzuru kadar dost ve kardeşlerinin de huzurunu isteyen bir ülkeyiz." dedi.</p><p>Günümüzde tehditlerin doğası, savaşların tekniği, ittifakların işleyişi ve toplumsal risk alanlarının hızlı bir değişim geçirdiğine dikkati çeken Erdoğan, bunlara paralel olarak güvenlik kavramının mahiyeti ve kapsama alanının da değişime uğradığını vurguladı.</p><p>Erdoğan, çağın güvenlik anlayışında enerji hatlarına yapılan bir saldırının, limanları ve lojistik ağlarını devre dışı bırakan bir kesintinin, bankacılık sistemini işlemez hale getiren bir siber tehdidin, toplumun birlik ve bütünlüğünü bozan dezenformasyon kampanyasının da doğrudan milli güvenliğin alanına girdiğine işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/5-090620262ce16fa3.jpg"/><p><strong>"YAPAY ZEKA CİDDİ RİSKLER BARINDIRMAKTADIR"</strong></p><p>Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımların da belirleyici rol oynadığını belirten Erdoğan, hemen her alanda ön kabullerin yıkıldığı bir dönemden geçildiğini kaydetti.</p><p>Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>"Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor. Kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özerkliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Aynı şekilde veri güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gelinen noktada artık hepimiz şu gerçeğin farkındayız. Veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülke, ekonomik istikrarını, savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini temin edemez. Bir diğer mesele, kullanımı giderek yaygınlaşan yapay zeka teknolojisidir. Doğru kullanıldığında yapay zeka karar alma süreçlerini hızlandırmakta, riskleri erken tespit etmeyi sağlamaktadır. Ancak yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları toplumsal psikolojiyi, sahte içerikler ise demokratik süreçleri zehirlemektedir. Gerçekle yalan arasındaki çizginin giderek kaybolduğuna şahit oluyoruz. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur."</p><p>Savaşların cepheyle birlikte siber alanda uydu sistemleri üzerinden sosyal medya platformlarında eş zamanlı yürütüldüğünü dile getiren Erdoğan, cephe ile cephe gerisi arasındaki sınırın bulanık hale gelirken sivil ve askeri alan ayrımının da günden güne zayıfladığını söyledi.</p><p>Erdoğan, bir mühendisin geliştirdiği bir yazılımla, bir veri analistinin yaptığı bir değerlendirmeyle, bir siber güvenlik uzmanının dijital alandaki önleyici bir faaliyetiyle, bir vatandaşın ise manipülasyon ve dezenformasyona karşı gösterdiği dirençle milli güvenliğin etkin birer parçası haline gelebildiğini ifade etti.</p><p>Bunun hem Rusya-Ukrayna savaşında hem de son 3 yılda bölgede yaşanan hadiselerde görüldüğünü hatırlatan Erdoğan, İHA'lar, SİHA'lar, sürü sistemleri, insansız deniz araçları, elektronik harp kabiliyetleriyle balistik ve hipersonik yeteneklerin daha evvel hiç olmadığı kadar belirleyici rol oynadığını kaydetti.</p><p>Erdoğan, cephe hattında kıyasıya bir mücadele verilirken cephe gerisinde özellikle medya ve sosyal medyanın aynı yoğunlukta enformasyon savaşlarına sahne olduğunu belirterek, bunların hepsinin takip edildiğini, alınması gereken derslerin alındığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/3-090620260d9d0cba.jpg"/><p><strong>"DEMOKRATİK REFORMLARIMIZDA ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLİK ARASINDA HASSAS BİR DENGE YAKALADIK"</strong></p><p>Türkiye'nin, harp sahalarını en iyi okuyan, değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olduğunun altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Terörle mücadeledeki tecrübemizi sınır ötesi harekatlarda elde ettiğimiz kabiliyetlerle birleştirerek kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Güvenlik kurumlarımız arasındaki eş güdümümüzü en üst düzeye çıkartarak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan FETÖ'vari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içerden sabotajların önüne geçtik. Demokratik reformlarımızda özgürlük ve güvenlik arasında çok hassas bir denge yakaladık. Bunların yanı sıra dış temsilciliklerimizin sayısını artırarak yeni anlaşmalar ve nakil hatlarıyla enerji arz güvenliğimizi sağlayarak, sağlık altyapımızı modernize ederek, afetle mücadele kapasitemizi güçlendirerek Türkiye'yi iddiaları ve hedefleriyle uyumlu bir bünyeye kavuşturmuş olduk. Sahip olduğumuz bu kapasitenin değerini etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz. Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/2-090620265f8ef9bf.jpg"/><p>Türkiye Yüzyılı ifadesinde anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Bu kutlu mücadelede en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizdir. Devlet-i ebet müddet aziz milletimizin bizatihi kendisidir. Türk milleti var oldukça devletimiz de var olmaya devam edecektir. Bunun için elbette ordumuz, istihbaratımız, emniyetimiz, jandarmamız ve savunma sanayimiz en yüksek hazırlık seviyesinde olacak. Ama bunlarla birlikte asıl bizi biz yapan, bizi güçlü kılan varlığımızı borçlu olduğumuz değerlere sahip çıkacağız. Asıl maddi güç unsurlarının üzerinde yükseldiği zemini sağlam tutacağız. Nedir o zemin? O zemin milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğidir. O zemin insanımızın ortak tarih ve kader bilincidir. O zemin toplumun temeli olan aile müessesemizdir. O zemin şuurlu, donanımlı, ahlaklı ve öz güvenli gençler yetiştirmektir. O zemin bağımsızlığımızın simgesi olan ezanımız ve bayrağımızdır. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Devletimizi payidar, milletimizi aziz, güvenlik güçlerimizi muzaffer eylesin."</p><p><strong>Notlar</strong></p><p>Konuşmasının ardından Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Abdülhak Molla'nın "Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salah" beytinin yer aldığı tablo takdim etti.</p><p>Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, AK Parti Genel Başkanvekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş, AK Parti genel başkan yardımcıları Hayati Yazıcı, Hasan Basri Yalçın ve Hüseyin Yayman da katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/cumhurbaskani-erdogan-ter-526_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278873</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kutbunda-deniz-buzu-kaybi-ekosistemi-tehdit-ediyor-278873</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kutbu'nda deniz buzu kaybı ekosistemi tehdit ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kutbu'nda deniz buzu erimesi, nitrat seviyelerinde ani bir düşüşe yol açarak bölgedeki gıda zincirini ve balıkçılığı tehdit ediyor. Bilim insanları, bu kritik eşiğin ekosistem ve küresel iklim açısından geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kutbu'nda deniz buzu kaybı ekosistemi tehdit ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kutbu'nda deniz buzunun hızla azalması, bilim dünyasında büyük endişe yarattı. Son araştırmalar, 2009 yılında Kuzey Buz Denizi'nde yaşanan ani deniz buzu kaybının, bölgedeki suyun nitrat seviyelerinde keskin bir düşüşe neden olduğunu ortaya koydu. Bu gelişme, Kuzey Kutbu'nun hassas ekosisteminde gıda zincirinin temelini oluşturan fitoplanktonun yaşamını tehdit ediyor ve balıkçılık ile okyanusun karbon tutma kapasitesi üzerinde ciddi riskler oluşturuyor. Araştırmacılar, deniz buzunun erimesiyle birlikte artan güneş ışığının fitoplankton üretimini kısa vadede artırdığını, ancak nitrat azalmasıyla birlikte bu canlıların büyümesinin uzun vadede sınırlandığını belirtiyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Nitrat kaybı Kuzey Kutbu ekosistemini sarsıyor'</h3><p>Edinburgh Üniversitesi'nden doktora öğrencisi Marta Santos-García'nın öncülüğünde yürütülen ve Communications Earth &amp; Environment dergisinde yayımlanan yeni çalışma, Kuzey Kutbu'nda deniz buzunun dramatik biçimde azalmasının ardından 2009 yılından itibaren nitrat seviyelerinde ciddi bir düşüş yaşandığını gösterdi. Araştırmacılar, Grönland ile Norveç'in Svalbard Adası arasında yer alan Fram Boğazı'ndan elde edilen iki on yıllık veriyi inceledi. Bulgular, deniz buzu kaybının ardından nitrat seviyelerinin hızla düştüğünü ve bu durumun, deniz gıda ağının temelini oluşturan fitoplankton topluluklarının yapısında önemli değişikliklere yol açtığını ortaya koydu. Santos-García, deniz buzundaki geçici artışların bile nitrat kaybını kısa sürede telafi etmesinin düşük bir ihtimal olduğunu vurguladı. Nitrat eksikliği, fitoplanktonun fotosentez yapmasını ve büyümesini engelliyor; bu da, zincirleme şekilde zooplankton, balık, deniz kuşları ve memeliler gibi üst düzey canlıları da tehdit ediyor.</p><h3>Kuzey Kutbu'nda besin zinciri ve balıkçılık tehlikede</h3><p>Fitoplankton, deniz ekosisteminin en alt basamağında yer alıyor ve nitrat eksikliği bu canlıların çoğalmasını kısıtlıyor. Araştırmaya göre, deniz buzunun erimesiyle suya daha fazla güneş ışığı ulaşsa da, nitratın azalması fitoplanktonun büyümesini sınırlıyor. Nitratın azalması, deniz bakterilerinin artan faaliyetleriyle birleşince, "denitrifikasyon" adı verilen süreç hızlanıyor ve okyanusun karbon emme kapasitesi zayıflıyor. Bu durum, atmosferden karbondioksitin çekilmesi mekanizmasını sekteye uğratıyor ve iklim değişikliğini daha da hızlandırıyor. Santos-García, nitrat gibi besin maddelerinin sınırlı olduğu koşullarda okyanusun biyolojik pompasının etkili çalışamayacağını belirtti. Ayrıca, fitoplankton topluluklarının daha küçük türlere kayması, enerji transferinde verimsizliğe yol açıyor ve bu da balıkçılık açısından büyük bir tehdit anlamına geliyor. Özellikle Kuzey Atlantik gibi Kuzey Kutbu besin ihracatına bağımlı bölgelerde balıkçılığın olumsuz etkilenmesi bekleniyor.</p><h3>Uzmanlardan iklim değişikliği ve ekosistem için uyarı</h3><p>Yıllardır bilim insanları, deniz buzunun azalmasının fitoplanktonda artışa yol açacağını düşünüyordu. Ancak son veriler, 2009'dan bu yana fitoplanktonun aşırı çoğalmasının nitrat seviyelerini kritik düzeyde düşürdüğünü ve gelecekteki fitoplankton büyümesini sınırladığını gösteriyor. Artık fitoplanktonun gelişimi, güneş ışığından çok nitrat miktarıyla belirleniyor. Santos-García, nitratın Kuzey Kutbu'ndaki değişimlerin ana belirleyicisi haline geldiğini ve bu değişikliklerin yalnızca bölgesel ekosistemler için değil, aynı zamanda küresel iklim değişikliği projeksiyonları açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Araştırmacılar, Kuzey Kutbu'nun geleceği ve balıkçılık faaliyetleri üzerinde ciddi belirsizlikler oluştuğuna dikkat çekiyor. Ekosistemin alt katmanlarında başlayan bu değişimlerin, zincirleme şekilde diğer canlıları ve insan topluluklarını da etkilemesi bekleniyor. Önümüzdeki yıllarda, Kuzey Buz Denizi'nin ekosisteminde yaşanacak gelişmeleri izlemek ve nitrat seviyelerini yakından takip etmek, iklim değişikliğine karşı alınacak önlemler açısından kritik önem taşıyor.</p><p>Kuzey Kutbu'nda deniz buzu kaybı ve nitrat azalmasının, ekosistemin tüm paydaşlarını sarsan zincirleme bir etki yarattığı görülüyor. Bilim insanları, bu sürecin geri dönüşünün oldukça zor olduğuna işaret ederken, bölgeye ve küresel iklime yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/kuzey-kutbunda-deniz-buzu-936_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278872</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/havayolu-sirketlerinden-yolculara-uyari-yuksek-yakit-maliyetleri-biletleri-vuracak-278872</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Havayolu şirketlerinden yolculara uyarı! Yüksek yakıt maliyetleri biletleri vuracak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[British Airways Başkanı Sean Doyle, jet yakıtı fiyatlarındaki sert yükselişin uçak bileti fiyatlarını yeniden artırabileceğini açıkladı. Özellikle Avrupa ve uzun mesafeli uçuşlarda yolcuları zorlu bir dönem bekliyor. Havayolu sektörü, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle yakıt maliyetlerindeki artışa karşı alarmda.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Havayolu şirketlerinden yolculara uyarı! Yüksek yakıt maliyetleri biletleri vuracak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>British Airways Başkanı Sean Doyle, jet yakıtı fiyatlarındaki hızlı artışın havayolu sektörünü yeni bir maliyet kriziyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Doyle, Financial Times'a verdiği demeçte, yakıt fiyatları yüksek kaldığı sürece uçak bileti fiyatlarının da artmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Şubat ayında İran'da başlayan savaş sonrası, Avrupa'nın jet yakıtı tedarikinin yaklaşık yüzde 40'ını sağlayan Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, sektörde ciddi bir baskı yarattı. Şirketin CEO'su Doyle, özellikle business class ve uzun mesafeli uçuşlarda fiyat artışlarının daha belirgin olacağını belirtti. British Airways, artan yakıt maliyetlerini dengeleyebilmek için son aylarda fiyatlarda yeni artışlara gitmeyi değerlendiriyor.</p><h3>Sean Doyle: 'Yakıt fiyatları artarsa biletler de yükselecek'</h3><p>Sean Doyle, jet yakıtı fiyatlarının geçtiğimiz yıla göre yüzde 130'dan fazla arttığına dikkat çekti. Şu anda metrik ton başına 1.710 dolara ulaşan jet yakıtı, geçen yılki 742 dolarlık seviyeden çok daha yüksek bir noktaya çıktı. Doyle, "Yakıt artarsa, fiyatların da artması gerekir" diyerek, bu konuda kaçış olmadığını belirtti. Özellikle uzun mesafe ve kurumsal uçuşlarda maliyet baskısının daha fazla hissedileceğini kaydeden Doyle, British Airways'in premium hizmetlerinde fiyatların daha hızlı yansıyacağını söyledi. Tatil amaçlı kısa mesafe uçuşlarda ise rekabetin etkisiyle fiyat geçişlerinin daha sınırlı olabileceğini ifade etti. Doyle, şirketin Körfez bölgesine yönelik uçuşlarını, savaşın ardından askıya aldıklarını ve önümüzdeki birkaç ay içinde yeniden başlatmayı planladıklarını açıkladı.</p><h3>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz havayolu sektörünü zorluyor</h3><p>Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, Avrupa'ya jet yakıtı akışını önemli ölçüde azaltırken, havayolu şirketleri maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmak zorunda kalıyor. Son aylarda Air New Zealand ve SAS gibi büyük havayolları, artan yakıt maliyetleri ve operasyonel zorluklar nedeniyle binlerce uçuşu iptal etti. Mart ayında Air New Zealand 1.100 uçuşu, SAS ise gelecek ay 1.000 uçuşu iptal edeceğini duyurdu. Bu iptallerin çoğu iç hatları etkilerken, uluslararası uçuşlarda da fiyat baskısı artıyor. Ryanair'in finans şefi de İran savaşının etkisiyle birçok havayolu şirketinin bu yıl iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceğini açıkladı. British Airways ise Dubai'ye uçuşlarını ekim ayına kadar yeniden başlatamayacağını, ancak bu destinasyonun şirket için kış döneminde en önemli merkezlerden biri olduğunu vurguladı.</p><p>Havayolu sektöründe yaşanan bu yakıt krizi, özellikle Avrupa ve uzun mesafe uçuşlarında yolcuları yüksek fiyatlarla karşı karşıya bırakıyor. British Airways ve diğer büyük havayolu şirketleri, yakıt maliyetlerindeki artış sürdükçe bilet fiyatlarının da yükseleceği uyarısında bulunuyor. Sektör temsilcileri, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözülmemesi halinde fiyat baskısının önümüzdeki aylarda daha da artabileceğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/havayolu-sirketlerinden-y-698_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-yeni-buyukelcilik-gorevlerini-teblig-etti-278871</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan yeni büyükelçilik görevlerini tebliğ etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilerin yeni büyükelçilik ve daimi temsilcilik görevlerini tebliğ etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan yeni büyükelçilik görevlerini tebliğ etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde büyükelçilik yapacak isimlere görevlerini tebliğ etti.</p><p>Buna göre, Tahran Büyükelçiliğine TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Büyükelçi Ahmet Aydın Doğan, Türkiye'nin ilk Reyjkavik Büyükelçiliğine Kiev Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen, Muskat Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (İran) Genel Müdür Yardımcısı Elçi Hüseyin Ergani, Amman Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Orta Doğu) Genel Müdür Yardımcısı Elçi Hakan Karaçay, Mogadişu Büyükelçiliğine Maputo Büyükelçisi Ferhat Alkan, Aşkabat Büyükelçiliğine Orta Asya Ülkelerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Elçi Şener Cebeci, Kuveyt Büyükelçiliğine Doğu Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Elçi Can Oğuz, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilciliğine Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Ayşe Sözen Usluer, Üsküp Büyükelçiliğine Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş'ın görevlendirilmesine karar verildi.</p><p>Ayrıca, Bujumbura Büyükelçiliğine Teftiş Kurulu Üyesi Büyükelçi Haydar Kerem Divanlıoğlu, Cibuti Büyükelçiliğine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Büyükelçi Hüseyin Özdemir, Doha Büyükelçiliğine Amman Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu, Lahey Büyükelçiliğine BM Cenevre Ofisi Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Burak Akçapar, Gaboron Büyükelçiliğine AGİT, Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcısı Elçi Vesime Ela Beşkardeş Karagöl, Hartum Büyükelçiliğine Banjul Büyükelçisi Fahri Türker Oba, Banjul Büyükelçiliğine Diplomasi Akademisi Genel Müdür Yardımcısı Elçi Özgür Gökmen, Helsinki Büyükelçiliğine Manama Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak görevlendirildi.</p><p>Fidan'ın tebliğ ettiği diğer isimler ve görev yerleri şu şekilde sıralandı:</p><p>"Kiev Büyükelçiliğine Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Kinşasa Büyükelçiliğine Batı Afrika Genel Müdür Yardımcısı Elçi Senem Güzel, Kişinev Büyükelçiliğine İkili İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Elçi Nazmiye Başaran, Avrupa Konseyi Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilciliğine Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürü Elçi Raziye Bilge Koçyiğit, Manama Büyükelçiliğine Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Necati Sancaktutan, Manila Büyükelçiliğine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Büyükelçi Kaan Esener, Maputo Büyükelçiliğine Kamu Diplomasisi ve Stratejik İletişim Genel Müdür Yardımcısı Elçi Ayça Oşafoğlu İnam, Nairobi Büyükelçiliğine Uluslararası Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcısı Elçi Selin Özaydın, Seul Büyükelçiliğine Hartum Büyükelçisi Fatih Yıldız, Tallin Büyükelçiliğine Antalya Diplomasi Forumu Eş-Koordinatörü Büyükelçi Havva Yonca Gündüz Özçeri, Windhoek Büyükelçiliğine BM Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği Daimi Temsilci Yardımcısı Elçi Fikriye Aslı Güven."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/disisleri-bakani-fidan-ye-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-turkiye-su-atlasi-gecmisle-gelecegin-arasinda-kopru-kuran-bir-calisma-278870</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Türkiye Su Atlası, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışma]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Su Atlası'nın, ülkenin su hafızasını kayıt altına alan bir çalışma olduğunu belirterek, "Atlas'ın herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Türkiye Su Atlası, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığın Beştepe yerleşkesinde düzenlenen, "Kentler Susamadan: Suyun Geleceği İçin Kurakçıl Peyzaj ve Türkiye Su Atlası Programı"nda yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin etkilerinin, suyu korumak için kendilerine her zamankinden daha fazla sorumluluk yüklediğini söyledi.</p><p>Artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleriyle, kuraklık, sel ve taşkın riskinin aynı anda yaşanabildiğini dile getiren Yumaklı, bilimsel çalışmaların, Türkiye'de daha uzun kurak dönemlerin olacağını ve kısa sürede lokal olarak etkili yağışların daha sık yaşanacağını ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p>Yumaklı, bu durumda suyun korunması, verimli kullanılması ve gelecek nesillere aktarılmasının, çevresel olduğu kadar ekonomik, sosyal ve stratejik bir sorumluluk olduğunu belirtti.</p><p><strong>"BİLİMSEL VERİLERE DAYALI UYGULAMALARI HAYATA GEÇİRİYORUZ"</strong></p><p>Temiz su kaynaklarına erişimin ülkeler için beka meselesi olduğuna işaret eden Yumaklı, bu anlayışla, krizi yönetmek yerine riski yönetmeyi önceleyen, bilimsel verilere dayalı politikalar ve uygulamaları belirleyip hayata geçirdiklerini söyledi.</p><p>Bakan Yumaklı, Su Verimliliği Seferberliği ile 10 yılı planlayan ve gelecek 50 yıla ışık tutacak Ulusal Su Planı'nı da yayımladıklarını anımsatarak, "Su kaynaklarımızın korunmasını, suya göre üretim planlamasının gerçekleştirilmesini, sektörler arasındaki uyumun sağlanmasını ve dijital dönüşümün yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz." diye konuştu.</p><p>Yapay zeka destekli teknolojilerden dijital izleme sistemlerine kadar birçok yeniliği su yönetiminin hizmetine sunduklarını belirten Yumaklı, havza bazında yönetim planlarının hazırlanmasının, taşkın ve kuraklık erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.</p><p><strong>"TÜRKİYE SU ATLASI, GEÇMİŞLE GELECEĞİN ARASINDA KÖPRÜ KURAN BİR ÇALIŞMA"</strong></p><p>Yumaklı, ülke bazında su depolama kapasitelerinin artırılması, sulama altyapılarının güçlendirilmesi ve şehirlerin içme suyu ihtiyaçlarının karşılanmasının ele alındığını dile getirerek şöyle devam etti:</p><p>"Bugün kamuoyumuzla Türkiye Su Atlası'mızı paylaşıyoruz. Bu eser, ülkemizin su hafızasını kayıt altına alan, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışmadır. Türkiye'nin 25 havzasında yer alan yer üstü su kaynaklarını görsel, kültürel, tarihi ve teknik boyutlarıyla ele alan bu atlas, su kaynaklarımızın sadece miktarını değil, taşıdığı medeniyet birikimini de ortaya koymaktadır. Bu eser, yaklaşık 25 bin kilometrelik alanda gerçekleştirilen çalışmalar, coğrafi tabanlı haritalar, İHA görüntüleri ve kapsamlı analizlerle desteklendi. Atlas'ın, karar vericilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum."</p><p>Atlasın, suyu sadece yöneten değil, tanıyan, kayıt altına alan ve geleceğe taşıyan bir anlayışın ürünü olduğunu belirten Yumaklı, hayatın kaynağı olan suyun geçmişle gelecek arasındaki köprüsünü bu vesileyle kurduklarını söyledi.</p><p>Yumaklı, kurakçıl peyzaj uygulamalarının da önemli olduğunu ifade ederek, kentleşmenin hızlandığı dönemde suyu, toprağı, havayı ve biyolojik çeşitliliği düşünmek zorunda olduklarını dile getirdi. Yüksek su tüketimine dayanan geleneksel peyzaj anlayışının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Yumaklı, bu kapsamda yeni yaklaşımın kuraklığa dayanıklı bitki türlerini, suyun verimli kullanımını esas alması ve ekosistem dengesini gözeten çağdaş bir planlamayı sunması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bakan Yumaklı, söz konusu dönüşümle elde edilen su tasarrufunun yaklaşık yüzde 80 olduğunu, bakım ve enerji maliyetlerinden sağlanan tasarrufun da faydalı olacağını belirtti.</p><p><strong>"KURAKÇIL PEYZAJ YAKLAŞIMIYLA ŞEHİRLERİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAYACAĞIZ"</strong></p><p>Kurakçıl peyzaj konusunun Ulusal Su Kurulu'nun da gündemine geldiğini söyleyen Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>"Hedefimiz, karbon tutulumunu artıran, kentsel ısı adası etkisini azaltan, yerel ve doğal türleri artıran ve su döngüsünü destekleyen alanların oluşturulmasıdır. Ortaya konulan bilimsel sonuçları hayata geçirdiğimiz zaman, gelecek nesillere aktarılacak mirası hediye edecek sorumluluğu da oluşturmuş oluruz. Türkiye Su Atlası ile hafızamızı kayıt altına alacağız, kurakçıl peyzaj yaklaşımıyla da şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağız. Özellikle Su Atlası'nın hazırlanmasında çok yoğun bir saha çalışması gerçekleştirildi. Yine kurakçıl peyzajın uygulamalarını görmek de bizleri son derece memnun etti. Dolayısıyla katkı veren belediyelerimize, üniversitelerimize, hocalarımıza teşekkür ediyorum."</p><p><strong>"SU KAYNAKLARININ YÖNETİMİ VERİYE DAYALI ELE ALINIYOR"</strong></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkilerinin boyutlarının bölgesel olarak farklılık gösterse de her geçen gün gitgide daha fazla hissedileceğini belirterek, "Bu noktada, ülkemizde 25 havza için iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi 2 senaryo, 3 modelle projekte edildi. Sonuçlar maalesef çok da iç açıcı değil. Gerek iklim değişikliği gerekse su yönetimindeki değişimler ve gelişimlerle birlikte ülkemizde de su kaynaklarının yönetimi katılımcı, bilimsel ve veriye dayalı bir anlayışla ele alınmaktadır." diye konuştu.</p><p>Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Türkiye'nin, bilimsel verilere bakıldığında su stresi yaşayabilecek ülkelerden olduğunu ifade ederek, "Nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, tarımsal su talebindeki yükseliş, iklim değişikliğinin etkileri dikkate alındığında önümüzdeki yıllarda kişi başına düşen su miktarının daha da azalacağı öngörülmektedir. Su kaynaklarının bilimsel veriler ışığında yönetilmesi büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Programın ardından, düzenlenen sergiyi gezen Bakan Yumaklı, Türkiye Su Atlası'nı inceleyip imzaladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/bakan-yumakli-turkiye-su--845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/pergasur-selalesi-dogaseverlere-essiz-goruntuler-sunuyor-278869</link>
      <pubDate>2026-06-09T14:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pergasur Şelalesi doğaseverlere eşsiz görüntüler sunuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bingöl'ün doğal güzelliklerinden Pergasur Şelalesi, doğaseverlere eşsiz görüntüler sunuyor. İşte, doğal güzelliği ve etkileyici manzarasıyla dikkat çeken Pergasur Şelalesi böyle görüntülendi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pergasur Şelalesi doğaseverlere eşsiz görüntüler sunuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bingöl'ün doğal güzellikleri arasında yer alan Pergasur Şelalesi, havaların ısınmasıyla birlikte doğaseverlerin ilgisini çekmeye başladı.</p><p>Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte doğaya yönelen vatandaşlar, bölgenin dikkat çeken doğal alanlarından biri olan Pergasur Şelalesi'nde vakit geçiriyor. Doğal güzelliği ve etkileyici manzarasıyla öne çıkan şelale, ziyaretçilerine eşsiz görüntüler sunuyor.</p><p>Dağcı Çağrı Bağbars ve profesyonel fotoğrafçı Serhat Bürke de bölgenin doğal güzelliklerini kayıt altına almak amacıyla Pergasur Şelalesi'ni ziyaret etti. Şelale çevresinde incelemelerde bulunan ekip, bölgenin doğal dokusunu ve manzarasını görüntüledi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/pergasurelalesi-090620265f3c1c95.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Doğanın yeşille buluştuğu noktalar arasında yer alan Pergasur Şelalesi, özellikle yaz aylarında doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık ve keşif rotaları arayanların uğrak noktaları arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/pergasur-selalesi-dogasev-381_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.278868</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-todd-blanchei-adalet-bakanligina-resmen-aday-gosterdi-278868</link>
      <pubDate>2026-06-09T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump, Todd Blanche'ı Adalet Bakanlığına resmen aday gösterdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın, halihazırda ABD Adalet Bakan Vekili olan Todd Blanche'ı Bakanlık görevine resmen aday gösterdiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump, Todd Blanche'ı Adalet Bakanlığına resmen aday gösterdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın, nisanda görevden alınan Pam Bondi'nin yerine Blanche'ı ABD Adalet Bakanlığı görevine resmen aday gösterdiği ve Blanche'ın göreve atanabilmesi için adaylığının Senatonun onayına sunulduğu belirtildi.</p><p>Daha önce Trump'ın kişisel avukatlığını da yapan Blanche'ın göreve resmen atanabilmesi için Senatoda yapılacak oylamada çoğunluğun desteğini alması gerekiyor.</p><p>Blanche'ın Senatodaki oturumlarda, Adalet Bakanlığının, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'e ilişkin dosyaları ele alış biçimiyle ilgili sorularla karşılaşması bekleniyor.</p><p>Eski federal savcı Blanche, Trump'ı, yetişkin filmlerinde oynayan bir kadına 2016 Başkanlık Seçimleri sırasında yasa dışı "sus payı" ödediği suçlamasıyla açılan davada ve seçimlere müdahale iddialarına ilişkin federal soruşturmada savunmuştu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı Pam Bondi'yi görevden aldığını, yerine Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'in Bakan Vekili olarak atandığını duyurmuştu.</p><p>Öte yandan ABD medyasındaki haberlerde, Trump'ın, Bondi'nin Epstein'in dosyalarıyla ilgili tutumundan dolayı "hayal kırıklığına uğradığı" yorumlarına yer verilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/09/trump-todd-blanchei-adale-518_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>