<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287888</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-iranla-muzakere-olmadigini-belirtti-287888</link>
      <pubDate>2026-08-18T17:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'la müzakere olmadığını belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'la şu anda devam eden ya da planlanan hiçbir müzakere olmadığını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın açık ve ABD'nin kontrolü altında olduğunu savundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran'la müzakere olmadığını belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'la şu anda görüşmediklerini belirtti.</p><p>ABD Başkanı Trump, açıklamasında, "İran'la devam eden ya da planlanan hiçbir görüşme ya da müzakere yok." ifadesini kullandı.</p><p>Trump, "İran'a yönelik deniz ablukası tam olarak yürürlükte ve geçerliliğini koruyor. Hürmüz Boğazı açık ve işliyor. Tüm su mayınları kaldırıldı veya imha edildi." diye ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/abd-baskani-trump-iranla--986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287887</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abdde-sanayi-uretimi-temmuzda-beklentilerin-altinda-kaldi-287887</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'de sanayi üretimi temmuzda beklentilerin altında kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de sanayi üretimi, temmuzda aylık bazda yüzde 0,2 artarak piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'de sanayi üretimi temmuzda beklentilerin altında kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankası (Fed), temmuz ayına ilişkin sanayi üretimi ve kapasite kullanım verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede sanayi üretimi temmuzda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 yükseldi.</p><p>Piyasa beklentisi, sanayi üretiminin bu dönemde haziran ayında olduğu gibi yüzde 0,3 artması yönündeydi.</p><p>Sanayi üretimi temmuzda yıllık bazda ise yüzde 1,1 yükseldi.</p><p>İmalat sanayi üretimi, temmuzda yüzde 0,2 ile beklentilere paralel artış kaydetti. İmalat sanayi üretimi, haziranda yüzde 0,3 artmıştı.</p><p>Ülkede kapasite kullanım oranı da temmuzda 0,1 puan artışla yüzde 76,3 oldu ve son bir yılın en yüksek seviyesini gördü. Söz konusu oran, 1972-2025 dönemindeki uzun vadeli ortalamanın ise 3,1 puan altında kaldı.</p><p>Temmuzda piyasa beklentilerine paralel gerçekleşen kapasite kullanım oranı, haziranda yüzde 76,2 olmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/abdde-sanayi-uretimi-temm-446_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287886</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/suc-orgutleriyle-mucadele-bakan-ciftci-devletimizin-demir-yumrugu-karanlik-guclerin-her-da-287886</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suç örgütleriyle mücadele! Bakan Çiftçi: Devletimizin demir yumruğu karanlık güçlerin her daim ensesindedir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin "Devletimizin demir yumruğu, toplumun huzurunu bozmaya yeltenen karanlık güçlerin her daim ensesindedir." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suç örgütleriyle mücadele! Bakan Çiftçi: Devletimizin demir yumruğu karanlık güçlerin her daim ensesindedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kim devletle boy ölçüşebilir ki?" ifadesine yer vererek, milletin can ve mal güvenliğine kasteden organize suç çetelerine nefes aldırmayacaklarını belirtti.</p><p>&quot;Devletimizin demir yumruğu, toplumun huzurunu bozmaya yeltenen karanlık güçlerin her daim ensesindedir.&quot; açıklamasını yapan Çiftçi, paylaşımında şunları kaydetti:</p><p>&quot;Emniyet ve jandarma teşkilatlarımızla omuz omuza, sokaklarımızı zehir tacirlerinden ve organize suç şebekelerinden tamamen temizleyene kadar durmak, dinlenmek yok. Hukukun üstünlüğünden aldığımız güçle, ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımız gece gündüz demeden, sıfır tolerans prensibiyle devam ediyor.</p><p>Milletimizin duası ve desteğiyle, ülkemizin her bir köşesinde tam bir güven ortamı tesis edene kadar mücadelemiz sürecek, suçlulara asla geçit vermeyeceğiz. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, yasa dışı hiçbir yapılanma, devletimizin adaletinden ve milletimizin iradesinden kurtulamaz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/suc-orgutleriyle-mucadele-371_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287885</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ilk-turda-6da-6-yapmisti-turkiye-guc-siralamasinda-zirvede-287885</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İlk turda 6'da 6 yapmıştı: Türkiye "güç sıralamasında" zirvede!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, FIBA'nın Dünya Kupası Avrupa Elemeleri "güç sıralamasında" zirvedeki yerini korudu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İlk turda 6'da 6 yapmıştı: Türkiye "güç sıralamasında" zirvede!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, FIBA 2027 Basketbol Dünya Kupası Avrupa Elemeleri "güç sıralamasında" ilk sıradaki yerini korudu.</p><p>Elemelerin ikinci turu öncesinde sıralamayı güncelleyen FIBA'nın sitesinde, ilk turda 6'da 6 yapan A Milli Takım zirvede yer aldı.</p><p>Türkiye'yi sıralamada Fransa, Sırbistan, Polonya ve Almanya takip etti.</p><p>Ay-yıldızlı takım, Dünya Kupası Elemeleri ikinci tur J Grubu ilk maçında 28 Ağustos Cuma günü saat 21.00'de Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde Litvanya ile karşılaşacak. Milliler, pencerenin diğer maçında ise 31 Ağustos Pazartesi günü TSİ 22.30'da Laugardalshöll Arena'da İzlanda'ya konuk olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ilk-turda-6da-6-yapmisti--954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287884</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/masak-raporunda-dikkat-ceken-para-hareketi-cemal-enginyurtun-oglu-alpturk-enginyurt-ifadeye-cagrildi-287884</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MASAK raporunda dikkat çeken para hareketi! Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt ifadeye çağrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla ifadeye çağrıldı. Öte yandan MASAK raporunda Alptürk Enginyurt hesaplarında dikkat çeken para hareketlerinin bulunduğu tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MASAK raporunda dikkat çeken para hareketi! Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt ifadeye çağrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Alptürk Enginyurt ve birlikte hareket ettiği öne sürülen Mehmet Sedat Erge, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.</p><p>Enginyurt ve Erge'nin "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamaları kapsamında ifadeleri alınacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/masak-raporunda-dikkat-ce-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287883</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/daginikligi-azaltmak-isteyenlere-uzmanlardan-7-basit-kural-287883</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dağınıklığı azaltmak isteyenlere uzmanlardan 7 basit kural]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Profesyonel organizatörler, evde dağınıklıkla mücadele etmek isteyenler için dikkat çeken öneriler sundu. Uzmanlar, özellikle ücretsiz eşyalar ve alışveriş ekstraları gibi masum görünen detayların ev düzenini bozduğunu vurguluyor. Her aile ve bireyin, bu 7 maddeye karşı bilinçli olması gerektiği belirtiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dağınıklığı azaltmak isteyenlere uzmanlardan 7 basit kural]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Profesyonel organizatörler, yaşam alanlarını düzenli tutmak isteyenlere önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, evde dağınıklığa neden olan ve profesyonel olarak asla tercih etmedikleri yedi temel eşya konusunda aileleri ve bireyleri bilgilendiriyor. Ücretsiz promosyon ürünlerinden alışveriş sonrası verilen ekstralara kadar birçok detayın, farkında olmadan evlerde kalıcı bir dağınıklık oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Organizasyon uzmanları, bu eşyaların evde tutulmasının hem alan hem de zihin üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor.</p><h3>Jessi Acuña: 'Ücretsiz eşyalar evde gereksiz kalabalık yaratıyor'</h3><p>Profesyonel organizatör ve The Tidy Armadillo'nun kurucusu Jessi Acuña, ücretsiz kupalar, kalemler, şapkalar, güneş gözlükleri gibi promosyon ürünlerinin evde dağınıklığın başlıca sebeplerinden olduğunu söylüyor. Acuña, bu tarz ücretsiz eşyaların insanlarda kısa süreli bir mutluluk hissi yarattığını, ancak uzun vadede ihtiyaç duyulmadığı için gereksiz kalabalık oluşturduğunu belirtiyor. Organizasyon uzmanı, "Bir eşyanın size ücretsiz verilmesi, onu saklamanız gerektiği anlamına gelmez. Eğer nereye koyacağınızı veya neden sakladığınızı bilmiyorsanız, bu eşyaların evde yeri yok" diyerek, promosyon ürünlerinin mümkün olduğunca eve alınmaması gerektiğini vurguluyor. Acuña, bu tür eşyaların zamanla birikerek hem depolama alanlarını doldurduğunu hem de evin genel düzenini bozduğunu aktarıyor. Özellikle promosyon ürünlerinin çoğu zaman kullanılmadığına ve sadece yer kapladığına dikkat çekiyor.</p><h3>Wendy Trunz: 'Okul kağıtları ve çocuk işlerini seçerek saklayın'</h3><p>Jane's Addiction Organization'ın kurucu ortağı Wendy Trunz, çocuklu ailelerde okuldan eve gelen kağıtların hızla biriktiğini ve kontrolsüz şekilde saklanmasının evlerde büyük bir dağınıklık yarattığını ifade ediyor. Trunz, "Her çocuğun getirdiği tüm ödev ve notları saklamak zorunda değilsiniz. Sadece çocuğunuzun kendi elleriyle yaptığı, sizin için anlamı olan işleri ayırıp saklayın," önerisinde bulunuyor. Organizasyon uzmanı, öğretmen tarafından hazırlanmış çalışma kağıtları ve günlük okul notlarının ise gereksiz yere yer kapladığını belirtiyor. Trunz, duygusal değeri olan birkaç çizim veya el işinin fotoğraflanıp dijital ya da geleneksel albümlerde saklanmasının daha pratik olduğunu vurguluyor. Böylece hem hatıralar korunuyor hem de evde gereksiz kağıt yığınlarının önüne geçiliyor.</p><h3>Rochelle Wilkinson: 'Şeffaf kutular depolamada avantaj sağlıyor'</h3><p>Dirt Detective Cleaning'den profesyonel organizatör Rochelle Wilkinson, depolama kutularında şeffaf modellerin tercih edilmesinin düzen açısından büyük kolaylık sağladığını belirtiyor. Wilkinson, "Şeffaf kutular sayesinde içindekileri kolayca görebilir, gereksiz aramaların ve üst üste birikmelerin önüne geçebilirsiniz," ifadesini kullanıyor. Opak yani içi görünmeyen kutular ise, eşyaların unutulmasına ve gereksiz birikmeye zemin hazırlıyor. Uzmanlar, şeffaf kutuların kullanılmasıyla depolama alanlarının daha verimli değerlendirildiğini ve evde dağınıklığın önüne geçildiğini aktarıyor. Ayrıca, şeffaf kutular sayesinde depolanan eşyaların ihtiyaç halinde kolayca bulunabildiği ve gereksiz yere yeni ürün alımının da önlendiği belirtiliyor.</p><h3>Rastgele kablolar evde gereksiz yığınlara yol açıyor</h3><p>Kablolar, teknolojik ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte evlerde sıklıkla karşılaşılan dağınıklık kaynaklarından biri haline geldi. Wilkinson, çoğu kişinin "Bir gün lazım olur" düşüncesiyle eski veya kullanılmayan kabloları biriktirdiğini, ancak bu kabloların büyük kısmının yıllarca hiç kullanılmadığını söylüyor. Profesyonel organizatörler, belirli bir kabloya ihtiyaç duyulduğunda kolayca temin edilebileceğini ve gereksiz kablo yığınlarının evde hem yer kapladığını hem de görsel kirlilik yarattığını belirtiyor. Kabloların düzenli şekilde ayıklanması, evde hem alan hem de zihinsel ferahlık sağlıyor.</p><h3>Alışveriş ekstraları işlevselliği azaltıyor</h3><p>Birçok kişi, dışarıdan sipariş edilen yemeklerle birlikte gelen plastik çatal bıçak, ketçap paketi, peçete ve benzeri ekstraları farkında olmadan biriktiriyor. Jessi Acuña, bu tür alışveriş ekstralarının çekmecelerde ve dolaplarda zamanla biriktiğini, alanın işlevselliğini olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Acuña, "Sipariş verirken ekstra istememeye dikkat ediyorum ve yalnızca gerçekten kullanacağım şeyleri alıyorum" diyerek, gereksiz ekstraların eve girmesinin önlenmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, bu eşyaların biriktirilmesinin hem evde gereksiz kalabalık oluşturduğunu hem de temizlik ve düzen açısından ek yük getirdiğini aktarıyor.</p><h3>Trend mutfak aletleri gereksiz yer kaplıyor</h3><p>Evde mutfak eşyaları arasında özellikle trend olan, nadiren kullanılan aletler büyük bir dağınıklık kaynağı olarak öne çıkıyor. Wilkinson, "Yüzyıllardır insanlar basit mutfak ekipmanlarıyla yemek hazırladı. Bugün ise çok işlevli gibi görünen ama nadiren kullanılan aletler evleri dolduruyor," diyor. Uzmanlar, kahve makinesi, tost makinesi veya pirinç pişirici gibi sık kullanılan aletlerin saklanabileceğini, ancak geçici hevesle alınan büyük ve hantal ürünlerin evde gereksiz yer kapladığını vurguluyor. Basit ve çok amaçlı mutfak ekipmanlarının tercih edilmesi, hem alan tasarrufu hem de düzen açısından avantaj sağlıyor.</p><h3>Etkinlik rozetleri ve şeritler görsel dağınıklık oluşturuyor</h3><p>Etkinliklerde verilen rozetler, bileklikler ve şeritler, çoğu zaman anı olarak saklanmak istense de, evde küçük ama kalıcı bir dağınıklık yaratıyor. Jessi Acuña, "Eğer bir rozetin veya bilekliğin sizin için gerçek bir duygusal anlamı yoksa, etkinlik alanında bırakılmalı" önerisinde bulunuyor. Uzmanlar, anı olarak saklanması istenen rozet ve şeritlerin fotoğraflanıp dijital ortamda muhafaza edilmesinin, fiziksel yığınların önüne geçtiğini belirtiyor. Böylece hem anılar korunuyor hem de evde gereksiz eşya birikimi engelleniyor.</p><p>Sonuç olarak, profesyonel organizatörler evde dağınıklıkla mücadelede farkındalık ve bilinçli tercihlerin önemine dikkat çekiyor. Ücretsiz promosyon ürünlerinden alışveriş ekstralarına, kullanılmayan kablolardan trend mutfak aletlerine kadar birçok detayın ev düzenini bozduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, bu yedi temel eşyanın evde tutulmamasının hem alan hem de zihin sağlığı açısından fayda sağlayacağını belirtiyor. Evde kalıcı bir düzen için, gereksiz eşyaların eve girmesine izin vermemek ve mevcutları düzenli şekilde ayıklamak en etkili çözüm olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/daginikligi-azaltmak-iste-714_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287882</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ps6-ne-zaman-cikacak-sonyden-dikkat-ceken-aciklama-geldi-287882</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PS6 ne zaman çıkacak? Sony'den dikkat çeken açıklama geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sony'nin yeni nesil oyun konsolu PlayStation 6'nın ne zaman piyasaya sürüleceğiyle ilgili merak devam ediyor. Şirketin CEO'su Hiroki Totoki, PS6'nın çıkış tarihi konusunda henüz resmi bir karar alınmadığını açıkladı. Küresel bileşen eksikliği ve piyasa koşulları, yeni konsolun lansmanında belirleyici rol oynuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PS6 ne zaman çıkacak? Sony'den dikkat çeken açıklama geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>PlayStation 6'nın piyasaya çıkış tarihiyle ilgili uzun süredir devam eden belirsizlik, Sony'nin üst düzey yönetiminden gelen son açıklamayla bir kez daha gündeme taşındı. Şirketin CEO'su Hiroki Totoki, PS6'nın ne zaman satışa sunulacağına dair kesin bir karar alınmadığını duyurdu. Özellikle oyun dünyasında büyük heyecan yaratan yeni konsolun çıkış tarihiyle ilgili çeşitli iddialar dolaşırken, Sony'den gelen bu açıklama beklentilerin bir süre daha karşılıksız kalacağını gösterdi.</p><h3>Hiroki Totoki: 'PS6'nın lansman tarihi henüz netleşmedi'</h3><p>Sony CEO'su Hiroki Totoki, Wall Street Journal'a verdiği röportajda, PlayStation 6'nın çıkış takvimiyle ilgili kesinleşmiş bir plan bulunmadığını vurguladı. Totoki, şirketin yeni konsol için tarih belirlemeye hazır olmadığını açıkça ifade etti. Özellikle küresel bileşen eksikliği ve ticari gerilimler, PS6'nın piyasaya sürülme sürecini doğrudan etkiliyor. RAM bellek çipleri gibi kritik parçaların fiyatlarındaki dalgalanmalar, Sony'nin karar alma sürecini yavaşlatıyor. Totoki, "Piyasa koşullarını yakından izliyoruz ve bazı önlemler almamız gerekiyor. Aksi halde bu ortamda ayakta kalmak zor," diyerek, şirketin temkinli yaklaşımını gözler önüne serdi.</p><h3>2027 iddiaları ve analistlerin PS6 tahminleri</h3><p>Oyun sektöründe birçok analist, PlayStation 6'nın 2027 yılında piyasaya sürülebileceğini öne sürüyor. Ancak, küresel çapta yaşanan bileşen eksikliği ve tedarik zincirindeki aksamalar, bu tahminlerin yeniden değerlendirilmesine yol açtı. Sony'nin resmi açıklamasında, yeni konsolun çıkış tarihi ya da fiyatı konusunda henüz bir karar alınmadığı belirtildi. Geçmişte de benzer şekilde, Totoki'nin açıklamaları Sony'nin aceleci davranmayacağını ortaya koymuştu. Şirketin, eğlence sektöründeki yatırımlarını artırdığı ve sadece donanım satışlarına bağımlı kalmadığı da vurgulandı. PlayStation 6'nın çıkış tarihiyle ilgili gelişmeler, oyun dünyasında yakından takip edilmeye devam ediyor.</p><p>Sony'nin PS6 ile ilgili belirsizliği sürdürmesi, oyun severler arasında merakı daha da artırıyor. Şirketin piyasa koşullarına göre hareket edeceği ve yeni konsolun çıkışını en uygun zamanda gerçekleştireceği öngörülüyor. Önümüzdeki dönemde Sony'den gelecek yeni açıklamalar, PlayStation 6'nın akıbetine dair önemli ipuçları sunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ps6-ne-zaman-cikacak-sony-787_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287881</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/supheli-olum-sorusturmasinda-kritik-gelisme-eski-bakan-arif-ahmet-denizolgunun-mezari-acilacak-287881</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şüpheli ölüm soruşturmasında kritik gelişme: Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı açılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Denizolgun hakkında feth-i kabir kararı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şüpheli ölüm soruşturmasında kritik gelişme: Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı açılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beykoz'daki evinde geçirdiği beyin kanaması sonucu 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un mezarında fethi kabir yapılmasına karar verildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/video3-18082026394bf89b.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirildi.</p><p>Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/supheli-olum-sorusturmasi-917_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287878</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yasli-kedilerde-gece-baslayan-ulumaya-dikkat-saglik-sorunlarinin-belirtisi-olabilir-287878</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlı kedilerde gece başlayan ulumaya dikkat! Sağlık sorunlarının belirtisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kedilerde görülen uluma benzeri yüksek sesler, sahiplerini endişelendirebiliyor. Veterinerler, bu tür alışılmadık seslerin altında yatan nedenlerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle yaşlı kedilerde gece artan vokalizasyon, sağlık sorunlarının habercisi olabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlı kedilerde gece başlayan ulumaya dikkat! Sağlık sorunlarının belirtisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kedilerde zaman zaman duyulan uluma benzeri yüksek ve uzun sesler, birçok evcil hayvan sahibini tedirgin ediyor. Veteriner hekimler, bu tür seslerin yalnızca sıradan bir iletişim yöntemi olmadığını, kimi zaman korku, yoğun heyecan, başka bir hayvanla çatışma veya sağlık sorunları gibi ciddi nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Kedilerin çıkardığı seslerin anlamını doğru çözümlemek için, sesin oluştuğu ortam ve hayvanın genel davranışları dikkatle gözlemlenmeli. Uzmanlar, özellikle gece saatlerinde artan ve alışılmadık şekilde devam eden uluma veya çığlıkların, ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Veterinerler: 'Kedilerde uluma ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir'</h3><p>Kedilerde uluma, çoğu zaman sıradan miyavlamadan farklı bir iletişim biçimi olarak öne çıkıyor. Yetişkin ev kedileri, insanlarla iletişim kurarken miyavlamayı tercih ederken, birbirleriyle iletişimlerinde bu yöntemi çok daha az kullanıyorlar. Uluma ise genellikle korku, agresif heyecan veya yoğun stres gibi olumsuz duygularla ilişkilendiriliyor. Veterinerler, bu tür seslerin evcilleştirilmemiş atalarından miras kaldığını ve Afrika yaban kedilerinde de benzer şekilde gözlemlendiğini ifade ediyor. Yüksek sesli sinyaller, kedilerin rakiplerini uyarmasına ve bölgesini savunmasına yardımcı oluyor. Özellikle başka bir kediyle karşılaşma, köşeye sıkışma ya da veteriner kliniğinde tutulma gibi durumlar, kedilerde uluma sesinin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, kısırlaştırılmamış kedilerde üreme dönemine bağlı olarak da bu sesler sıkça duyulabiliyor.</p><h3>Yaşlı kedilerde gece uluması: Hipertiroidizm ve bilişsel bozukluk riski</h3><p>Veterinerler, yaşlı kedilerde gece saatlerinde aniden artan uluma ve vokalizasyonun özellikle dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür davranış değişiklikleri, hipertiroidizm ve yaşa bağlı bilişsel disfonksiyon gibi ciddi sağlık sorunlarının ilk işaretleri arasında yer alıyor. İnsanlardaki demans benzeri belirtiler gösteren bu rahatsızlıklar, kedinin normalden farklı davranmasına ve sık sık uluma gibi alışılmadık sesler çıkarmasına yol açabiliyor. Bununla birlikte, ağrı, anksiyete veya ayrılıkla ilgili stres de benzer şekilde kedilerde uluma seslerinin artmasına neden olabiliyor. Veterinerler, sahiplerin kedilerinin yaşını, genel ruh halini ve ses çıkarmaya başladığı koşulları dikkatle takip etmelerini öneriyor. Her gece duyulan çığlık veya uluma, her zaman bir hastalık belirtisi olmayabilir; bazen kediler, sahiplerinin tepkilerini gözlemleyerek isteklerini bu yolla iletmeyi öğrenebiliyor.</p><h3>Kedilerde uluma sesinin tanımlanması: Sahiplerin rolü ve araştırma bulguları</h3><p>Kedilerin çıkardığı uluma sesi, çoğu zaman sahipler tarafından farklı şekillerde algılanabiliyor. 2025 yılında yapılan bir araştırmada, katılımcıların farklı kedi seslerini ayırt etmeleri istendiğinde, uluma olarak adlandırılan seslerin süre ve yükseklik açısından belirgin şekilde farklılık gösterdiği ortaya çıktı. Araştırmacılar, insanların bu sesleri değerlendirirken genellikle kedinin duygusal durumunu esas aldığını belirtiyor. Ayrıca, önceki çalışmalar, sahiplerin kendi kedilerinin seslerini ve bunlara eşlik eden davranışları, tanımadıkları bir kediden çok daha iyi anlayabildiğini gösteriyor. Bu nedenle, bir kedinin uluma sesini değerlendirirken, sesin niteliği, hayvanın yaşı ve davranışındaki değişiklikler mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Sahiplerin, kedilerinin sesli iletişim biçimlerini dikkatle takip etmesi, olası sağlık sorunlarının erken tespitinde büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, kedilerde görülen uluma sesi, her zaman korku veya hastalık belirtisi olmayabilir. Ancak, bu tür alışılmadık sesler sıklaşırsa veya hayvanın genel davranışında belirgin değişiklikler gözlemlenirse, veteriner hekim görüşüne başvurmak faydalı olacaktır. Kedilerin çıkardığı her sesin arkasında farklı bir neden bulunabileceği unutulmamalı, sahipler hayvanlarının davranışlarını yakından izlemeye özen göstermelidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yasli-kedilerde-gece-basl-834_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287877</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uranus-ve-neptunun-derinliklerinde-beklenmedik-bir-yapi-olabilir-287877</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uranüs ve Neptün'ün derinliklerinde beklenmedik bir yapı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair klasik 'buzlu devler' tanımı, yeni bilimsel modellemelerle sorgulanıyor. Araştırmacılar, bu iki gezegenin sanılandan çok daha az buz içerdiğini ve iç yapılarında karmaşık karışımlar bulunduğunu öne sürüyor. Bu gelişme, Uranüs ve Neptün'ün gezegen bilimindeki yerini yeniden tartışmaya açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uranüs ve Neptün'ün derinliklerinde beklenmedik bir yapı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına ilişkin bilim dünyasında uzun süredir kabul gören 'buzlu devler' tanımı, yeni bilimsel modellemelerle ciddi biçimde sorgulanıyor. Son dönemde yapılan araştırmalar, bu iki uzak gezegenin iç katmanlarında sanılandan çok daha az buz bulunduğunu ve iç yapılarının karmaşık karışımlar içerdiğini ortaya koydu. Araştırmacıların geliştirdiği yeni model, Uranüs ve Neptün'ün hidrojen kabuklarının altında, silikat, demir ve hidrojenin yüksek sıcaklık ve basınç altında birleşerek devasa bir süper kritik akışkan oluşturduğunu öne sürüyor. Bu yeni yaklaşım, gezegenlerin sıvı ve gaz fazlarının klasik ayrımını geçersiz kılıyor ve maddeyi alışılmışın dışında bir karışım halinde tanımlıyor.</p><h3>Bilim insanlarından Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair yeni model</h3><p>Yeni modellemeler, Uranüs ve Neptün'ün iç yapısında hidrojenin önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Hesaplamalara göre, hidrojen Neptün'ün kütlesinin yaklaşık yüzde 13'ünü, Uranüs'ün ise yüzde 14'ünü oluşturuyor. Bu oranlar, daha önce öne sürülen 'buz ağırlıklı' iç yapı varsayımını zayıflatıyor. Ayrıca, araştırmacılar bu dev gezegenlerin merkezinden dış sınırına kadar olan mesafenin dörtte üçü boyunca süper kritik akışkanın uzandığını belirtiyor. Bu bulgular, Uranüs ve Neptün'ün yarıçapı, yerçekimi alanı ve termal radyasyon değerleri gibi gözlemsel verilerle de uyumlu. Bilim insanları, bu yeni modelin gezegenlerin atmosferlerinde tespit edilen alışılmadık kimyasal bileşimi de açıklayabileceğini ifade ediyor. Örneğin, azotun silikat eriyik haline geçmesi nedeniyle atmosferde amonyak miktarı son derece düşük kalıyor. Buna karşılık, karbon metan olarak, kükürt ise hidrojen sülfür olarak gezegen atmosferinde bulunuyor. Bu durum, bugüne kadar yapılan gözlemlerle büyük ölçüde örtüşüyor.</p><h3>Voyager 2 verileri ve gelecekteki misyonların önemi artıyor</h3><p>Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair eldeki verilerin büyük bölümü, Voyager 2 uzay aracının 1986 ve 1989 yıllarındaki geçişlerinden elde edilen bulgulara dayanıyor. Ancak mevcut gözlemler, gezegenlerin derinliklerindeki madde bileşimi ve dağılımı konusunda kesin bir sonuç vermiyor. Araştırmacılar, gelecekte bu gezegenlere gönderilecek yörünge misyonları ve atmosfer sondaları ile yerçekimi, manyetik alan, atmosfer gazları ve sıcaklık ölçümlerinin detaylandırılması gerektiğini vurguluyor. Bu tür kapsamlı veriler, Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair kabul edilebilir model sayısını önemli ölçüde azaltabilir ve gezegenlerin gerçek doğasını daha net ortaya koyabilir. Ayrıca, bilim insanları bu gezegenler için yeni bir sınıflandırma üzerinde de tartışıyor. "Karışabilir bileşenlere sahip devler", "dış devler" ve "metal devler" gibi alternatif isimler öne çıkarken, henüz ortak bir tanımda uzlaşmaya varılmış değil. Şu an için "buzlu devler" ifadesi kullanılmaya devam ediyor, ancak bu terimin iç yapıda buzların baskın olduğu anlamına gelmediği belirtiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Uranüs ve Neptün'ün iç yapısına dair klasik görüşler, yeni modellemelerle birlikte yeniden masaya yatırılıyor. Araştırmalar, bu gezegenlerin sanılandan daha az buz içerdiğine ve içlerinde karmaşık, süper kritik karışımlar bulunduğuna işaret ediyor. Gelecekte yapılacak detaylı gözlemler, Uranüs ve Neptün'ün gerçek doğasının anlaşılmasında belirleyici rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/uranus-ve-neptunun-derinl-435_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287876</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/madagaskar-baobabinda-100-yil-sonra-tur-statusu-geri-dondu-287876</link>
      <pubDate>2026-08-18T16:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Madagaskar baobabında 100 yıl sonra tür statüsü geri döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Madagaskar'ın kuzeybatısında bulunan Adansonia bozy, yapılan genetik analizlerle 100 yıl aradan sonra yeniden bağımsız baobab türü olarak tanındı. Bilim insanları, bu gelişmenin hem bilimsel hem de doğa koruma açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Madagaskar baobabında 100 yıl sonra tür statüsü geri döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Madagaskar'ın kuzeybatısında, Sambirano Nehri çevresinde yetişen ve uzun yıllardır başka bir türün varyantı olarak kabul edilen Adansonia bozy, yürütülen kapsamlı genetik araştırmalar sonucunda yeniden bağımsız bir baobab türü olarak tanındı. Bilim insanları, yüz yılı aşkın süredir Adansonia za ile aynı türde değerlendirilen bu ağacın, yapılan DNA analizleriyle farklı bir evrimsel soya sahip olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bu bulgunun hem Madagaskar'ın biyolojik çeşitliliği hem de baobab türlerinin korunması açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Adansonia bozy türü yok olma riskiyle karşı karşıya'</h3><p>Adansonia bozy'nin tür statüsünün geri kazanılması, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Genetik incelemeler, bu baobabın diğer Madagaskar türlerinden ziyade kuzeydeki Adansonia perrieri ve Adansonia madagascariensis ile daha yakın akraba olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, ağaçların gece açan çiçeklerini incelemek için yüksek dallara tırmandı ve genomun yüzlerce bölgesini analiz etti. 1910 yılında ortaya atılan Adansonia bozy ismi, uzun süre unutulduktan sonra yeniden bilimsel literatüre girdi. Şu anda bilinen baobab türlerinin sayısı dokuza yükseldi ve bunların yedisi Madagaskar'da bulunuyor. Ancak uzmanlar, Adansonia bozy'nin çok dar bir alanda yaşadığını ve yerel ormanların hızla azaldığını belirterek, türün yok olma tehlikesine karşı acil koruma önlemlerinin şart olduğu uyarısında bulunuyor.</p><h3>Yeni tür tanımı doğa koruma çalışmalarını hızlandıracak</h3><p>Adansonia bozy'nin yeniden bağımsız bir tür olarak tanınması, koruma stratejilerinin güncellenmesi açısından da büyük önem taşıyor. Araştırmacıların ön değerlendirmelerine göre, bu baobab türü "Kritik Tehdit Altında" kategorisine alınabilir. Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) resmi değerlendirmesi henüz tamamlanmadı; ancak mevcut veriler, Adansonia bozy'nin neslinin tamamen tükenme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ayrıca, genetik analizler başka bir sürpriz daha sundu: Bilim insanları, Adansonia rubrostipa adı altında bilinen ağaçların da farklı evrimsel kökenlere sahip olabileceğini düşünüyor. Ekip, Madagaskar'daki sonraki araştırmalarında bu hipotezi test etmeyi planlıyor. Tüm bu gelişmeler, Madagaskar'ın eşsiz baobab çeşitliliğinin korunması için bilimsel ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, Adansonia bozy'nin tür statüsüne yeniden kavuşması, Madagaskar'ın doğal zenginliklerinin ve biyolojik çeşitliliğinin korunması için yeni bir umut oldu. Bilim insanları, bu türün hayatta kalabilmesi için uluslararası iş birliği ve acil koruma önlemlerinin hızla devreye alınması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/madagaskar-baobabinda-100-642_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287875</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mugla-fethiyede-orman-yangini-hava-ve-kara-araclari-sevk-edildi-287875</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muğla Fethiye'de orman yangını! Hava ve kara araçları sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale ediliyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muğla Fethiye'de orman yangını! Hava ve kara araçları sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'nın Fethiye ilçesinin Gökçeovacık Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne ait hava ve kara araçları sevk edildi.</p><p>Ekipler, alevleri kontrol altına almaya çalışıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/mugla-fethiyede-orman-yan-694_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287874</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sarki-soylemek-gegirme-rahatsizligina-care-oldu-yeni-arastirmadan-dikkat-ceken-sonuc-287874</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şarkı söylemek geğirme rahatsızlığına çare oldu! Yeni araştırmadan dikkat çeken sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'de 72 hasta üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, şarkı söylemenin supragastrik geğirme olarak bilinen nadir davranışsal bozukluğun tedavisinde etkili bir yöntem olabileceğini ortaya koydu. Günde üç kez beş dakika şarkı söyleyen hastaların yüzde 72'sinde belirtilerin yarı yarıya azaldığı tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şarkı söylemek geğirme rahatsızlığına çare oldu! Yeni araştırmadan dikkat çeken sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nadir görülen bir sindirim sistemi rahatsızlığı olan supragastrik geğirme ile mücadelede alışılmadık bir tedavi yöntemi gündeme geldi. Çin'de 72 hastanın katılımıyla yürütülen bilimsel bir araştırma, şarkı söylemenin bu rahatsızlığın belirtilerini önemli ölçüde hafiflettiğini gösterdi. Supragastrik geğirme, kişinin havayı bilinçsiz biçimde yemek borusuna çekip neredeyse anında geri çıkardığı davranışsal bir bozukluk olarak tanımlanıyor. Bu durum hastaların günlük yaşamını ciddi şekilde olumsuz etkiliyor ve sosyal ortamlarda büyük rahatsızlık yaratıyor. Araştırmacılar, şarkı söylemenin diyafram kasını aktif biçimde çalıştırması sayesinde bu bozukluğa karşı doğal bir bariyer oluşturabileceğini düşünüyor.</p><h3>Şarkı söyleyen grup nefes egzersizi yapanlara fark attı</h3><p>Araştırmaya dahil edilen 72 gönüllü rastgele iki farklı gruba ayrıldı. Birinci gruptaki katılımcılar bir hafta süresince günde üç kez, her seferinde yaklaşık beş dakika boyunca Çin şarkıları söyledi. İkinci gruptaki hastalar ise aynı süre zarfında diyafram nefes alma egzersizleri uyguladı. Her iki grubun da tedavi sürecine düzenli biçimde devam etmesi sağlandı. Yedi günlük sürenin ardından elde edilen veriler oldukça çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Şarkı söyleme grubundaki katılımcıların yüzde 72'sinde semptomların şiddetinde en az yarı yarıya azalma kaydedildi. Diyafram nefes egzersizi yapan ikinci grupta ise benzer düzeyde iyileşme yalnızca yüzde 39 oranında görüldü. Bu sonuç, şarkı söylemenin klasik nefes egzersizlerine kıyasla neredeyse iki kat daha etkili olduğunu açıkça gösterdi.</p><h3>Bir ay sonra bile şarkı terapisinin etkisi sürdü</h3><p>Araştırmacılar tedavinin uzun vadeli etkisini ölçmek amacıyla bir ay sonra hastaları yeniden değerlendirdi. Şarkı söyleme grubunda iyileşmenin yüzde 50 oranında korunduğu belirlendi. Nefes egzersizi grubunda ise bu oran yüzde 31'e geriledi. Bu veriler, şarkı terapisinin yalnızca kısa vadede değil, orta vadede de anlamlı bir fayda sağladığını kanıtladı. Bunun yanı sıra şarkı söyleme terapisinin katılımcıların genel yaşam kalitesi üzerinde de daha güçlü bir etki bıraktığı tespit edildi. Araştırmacılar bu durumu, şarkı söylemenin standart nefes egzersizlerine göre çok daha keyifli ve motive edici bir aktivite olmasıyla açıkladı. İnsanların monoton egzersiz programlarına bağlı kalması zor olurken, şarkı söyleme gibi eğlenceli bir uğraşı sürdürmeleri çok daha kolay oluyor. Üstelik şarkı söyleme sırasında diyafram kasının aktif biçimde çalışması, nefes egzersizlerinin sağladığı fizyolojik faydayı da doğal yoldan karşılıyor.</p><h3>Gastroenterolog Sifrim'den önemli uyarı: Kesin kanıt için yeterli değil</h3><p>Sonuçlar umut verici olsa da bilim insanları temkinli yaklaşıyor. Çalışmaya katılmayan gastroenterolog Daniel Sifrim, araştırmanın bazı metodolojik eksikliklerine dikkat çekti. Sifrim, özofageal impedans ölçümünün yapılmamış olmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. Bu ölçüm yöntemi, havanın yemek borusundaki hareketini objektif biçimde belirlemeye yarıyor ve supragastrik geğirmeyi normal mide kaynaklı geğirmeden ayırt etmeyi sağlıyor. Bu ölçüm olmadan hastaların gerçekten supragastrik geğirme yaşayıp yaşamadığını kesin olarak doğrulamak güçleşiyor. Dolayısıyla elde edilen sonuçlar henüz yöntemin etkinliğinin kesin bir kanıtı olarak kabul edilemiyor.</p><h3>Uzmanlar psikolojik tedavinin de şart olduğunu vurguladı</h3><p>Daniel Sifrim ayrıca, yalnızca diyafram egzersizlerinin ya da şarkı söylemenin tek başına yeterli olmayabileceğinin altını çizdi. Supragastrik geğirme temelde davranışsal bir bozukluk olarak sınıflandırılıyor ve bu nedenle tedavi sürecinin çok boyutlu olması gerekiyor. Uzman, hastalarda oluşmuş alışkanlığın psikolojik kökenlerinin de mutlaka ele alınması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda bilişsel-davranışsal terapi gibi psikolojik müdahale yöntemlerinin tedavi planına dahil edilmesi büyük önem taşıyor. Altta yatan kaygı, stres ya da bilinçdışı davranış kalıpları çözülmeden salt fiziksel egzersizlerle kalıcı sonuç elde etmek zorlaşıyor. Dolayısıyla şarkı terapisi tek başına bir çözüm olmaktan çok, kapsamlı bir tedavi programının parçası olarak değerlendirilmeli.</p><h3>Araştırmacılar daha geniş çaplı çalışma çağrısında bulundu</h3><p>Araştırmanın yazarları, şarkı söyleme terapisinin gerçek potansiyelini ortaya koymak için çok daha büyük hasta gruplarıyla yeni çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı. Gelecekteki araştırmalarda özofageal impedans ölçümü gibi objektif tanı yöntemlerinin mutlaka kullanılmasını önerdi. Ayrıca tedavinin uzun vadeli etkilerini anlamak için hastaların aylar hatta yıllar boyunca takip edilmesinin şart olduğunu ifade etti. Mevcut çalışmanın yalnızca bir haftalık aktif tedavi ve bir aylık takip süresini kapsadığı göz önüne alındığında, daha uzun süreli gözlemlerin sonuçları kökten değiştirebileceği belirtildi. Tüm bu sınırlamalara rağmen araştırma, supragastrik geğirme tedavisinde şarkı söylemenin umut vadeden ve hasta dostu bir alternatif olabileceğine dair güçlü ipuçları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/sarki-soylemek-gegirme-ra-786_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287871</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milli-savunma-bakanligindan-teknofest-mavi-vatan-paylasimi-287871</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından "TEKNOFEST Mavi Vatan" paylaşımı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından, Kocaeli'de konuşlu Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan'a ilişkin paylaşım yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından "TEKNOFEST Mavi Vatan" paylaşımı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, TEKNOFEST Mavi Vatan'ın 20-23 Ağustos tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenleneceği belirtilerek, "Ülkemizin ve Deniz Kuvvetlerimizin denizlerdeki gücü ile bu alandaki ileri teknolojik yetkinliğini katılımcılarla buluşturacak TEKNOFEST Mavi Vatan'a gençlerimiz başta olmak üzere tüm halkımızı bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/milli-savunma-bakanligind-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287870</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-netanyahuya-sert-tepki-287870</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Netanyahu'ya sert tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "Bu insanlık düşmanı şebeke, İsrail'in iç siyasetinde sıkıştıkça Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Bunun sebebi, Cumhurbaşkanımızın katliam şebekesine karşı 'insanlık ittifakı'nın kararlı duruşuna sahip olmasındandır" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Netanyahu'ya sert tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun "soykırım şebekesi"nin tüm bölge için daha fazla kaos ve katliamdan başka bir şey ifade etmediğini belirtti.</p><p>Açıklamasında, "Bu insanlık düşmanı şebeke, İsrail'in iç siyasetinde sıkıştıkça Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Bunun sebebi, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu katliam şebekesine karşı 'insanlık ittifakı'nın en kararlı duruşuna sahip olmasındandır." ifadelerine yer veren Çelik, şunları kaydetti:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm insanlık adına yükselttiği ses, bu soykırım şebekesini 'insani değerler' adına mahkum etmektedir. Bu katliam şebekesinin hukuk önünde hesap vereceği günlerin gelmesi, tüm insani değerler adına elzemdir. Netanyahu şebekesinin Gazze'deki soykırımı, Batı Şeria'yı Gazzeleştirme eylemleri, İran halkına saldırısı, Lübnan'ın belli bölümlerini işgal etmesi ve Suriye'ye yönelik tacizleri aynı fanatizm ajandasının parçalarıdır.</p><p>Netanyahu şebekesinin son olarak Suriye'yi tekrar hedef alması, bölge halklarının huzur ve barışının en büyük düşmanının İsrail politikaları olduğunu bir kere daha gösterdi. Şara hükümeti, Suriye'nin iç bütünlüğünü sağlama adına ne zaman basiretli adımlar atsa, İsrail hemen Suriye halkının iç barışına saldırmaktadır. Buna karşı tüm uluslararası toplum beraber tepki vermelidir. Netanyahu şebekesine karşı durmak, tüm insanlığın haysiyetini savunmaktır." </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ak-parti-sozcusu-omer-cel-423_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287869</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ucakta-ve-havaalaninda-neden-daha-gergin-ve-agresif-oluyoruz-287869</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uçakta ve havaalanında neden daha gergin ve agresif oluyoruz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Son yıllarda havaalanlarında ve uçaklarda agresyon ve antisosyal davranışlar dikkat çekici biçimde arttı. Bilim insanları, yolcuların stres ve alkol etkisiyle sosyal normları ihlal ettiğini belirtiyor. Uzmanlar, bu eğilimin hem yolcu güvenliğini hem de toplumsal düzeni tehdit ettiğine vurgu yapıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uçakta ve havaalanında neden daha gergin ve agresif oluyoruz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde havaalanlarında ve uçaklarda yaşanan agresyon ve antisosyal davranışlar, bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Özellikle yolcuların yoga yapmasından uçak kapılarını açmaya çalışmaya ve ani öfke patlamalarına kadar uzanan bu davranışlar, hem güvenlik hem de toplumsal düzen açısından endişe yaratıyor. Uzmanlar, bu olayların artışında yolcuların uçuş öncesi yaşadığı stresin ve alkol tüketiminin büyük rol oynadığını vurguluyor.</p><h3>Bilim insanları agresyonun nedenlerine işaret etti</h3><p>Bilim insanları, havaalanlarının ve uçakların yolcular için alışılmadık bir psikolojik ortam sunduğunu belirtiyor. Seyahat psikolojisi uzmanları, havaalanlarının ülkeler ve zaman dilimleri arasında bir geçiş noktası olduğunu, bu nedenle yolcularda gerçeklik duygusunun zayıfladığını ve sosyal normların kolayca ihlal edildiğini söylüyor. Bu durum, hem antisosyal hem de prososyal davranışların aynı ortamda ortaya çıkmasına yol açıyor. Özellikle agresyon vakalarındaki artış, havaalanlarında alkol satışının kısıtlanması taleplerini de gündeme taşıdı.</p><h3>Yolcuların kontrol duygusu kayboluyor</h3><p>Uzmanlara göre, yolcuların gerçeklik ile beklenti arasındaki fark nedeniyle bir boşlukta hissetmesi, kontrol duygusunun azalmasına neden oluyor. Bu psikolojik durum, agresyonun ve gerginliğin daha kolay ortaya çıkmasına yol açıyor. Havaalanlarında yaşanan bu artış, hem yolcular hem de havalimanı çalışanları için risk oluşturuyor. Uzmanlar, havaalanı ortamının özel yapısı nedeniyle bu tür davranışların önlenmesi için yeni yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, havaalanlarında ve uçaklarda agresyon ve antisosyal davranışların artışı, hem güvenlik önlemlerinin hem de toplumsal farkındalığın güçlendirilmesini gerektiriyor. Uzmanlar, yolcuların stresle başa çıkma yöntemlerini gözden geçirmesi ve alkol kullanımına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ucakta-ve-havaalaninda-ne-530_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287868</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uykuda-titreyen-kedinizi-uyandirmayin-veteriner-nedenini-acikladi-287868</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uykuda titreyen kedinizi uyandırmayın! Veteriner nedenini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Veteriner A. Rudenko, kedilerde uyku sırasında görülen titremelerin normal olduğunu ve bu durumda hayvanların rahatsız edilmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle yaşlı ve nörolojik sorunları olan kedilerde ani uyanmanın sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uykuda titreyen kedinizi uyandırmayın! Veteriner nedenini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Veteriner hekim A. Rudenko, kedilerde uyku sırasında ortaya çıkan titreme hareketlerinin, hayvan sahiplerinin endişelenmesini gerektiren bir durum olmadığını açıkladı. Özellikle patilerde, bıyıklarda ya da kuyrukta görülen hafif titremelerin, kedinin hızlı uyku evresinde yaşadığı canlı rüya süreçleriyle ilişkili olduğu belirtildi. Rudenko, bu dönemde kedinin beyin aktivitesinin oldukça yüksek olduğunu, fakat vücudunun geçici bir hareketsizlik halinde kaldığını ifade etti. Uzman, bu tip küçük titremelerin normal kabul edildiğini ve kedinin uykusunu bölmenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p><h3>Veteriner Rudenko: 'Ani uyanma kedilerde strese yol açıyor'</h3><p>Rudenko, kedinin hızlı uyku evresinde aniden uyandırılması halinde ciddi stres tepkileriyle karşılaşılabileceğini söyledi. Böyle bir durumda kedinin mekânda yönünü kaybedebileceği, agresif davranışlar sergileyebileceği ya da nerede olduğunu algılamakta zorlanabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, düzenli olarak uykusu bölünen kedilerde zamanla kaygı seviyesinin arttığını, bilişsel fonksiyonlarda azalma yaşandığını ve bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirtti. Bu etkilerin, özellikle yaşlı kediler ve nörolojik sorunları olan evcil hayvanlarda daha belirgin şekilde ortaya çıktığına dikkat çekti.</p><h3>Kedilerde uyku titremesi için hassas yaklaşım önerisi</h3><p>Veteriner Rudenko, kedilerde uyku titremesi gözlendiğinde, hayvanı uyandırmanın gerekli olduğu durumlarda bile son derece dikkatli davranılması gerektiğini ifade etti. Kediyi sarsmak ya da ani hareketlerle rahatsız etmek yerine, sakin bir ses tonuyla konuşmak veya hafif bir dokunuşla uyandırmak önerildi. Özellikle yaşlı kediler ve nörolojik problemi olan evcil hayvanlar için bu hassas yaklaşımın büyük önem taşıdığı vurgulandı. Kedilerde uyku titremesi, normal bir durum olarak değerlendirilirken, sahiplerin bu konuda bilinçli ve duyarlı olması gerektiği belirtildi.</p><p>Kedilerde uyku titremesiyle ilgili yapılan bu açıklamalar, evcil hayvan sahiplerinin daha bilinçli davranmasını sağlıyor. Veteriner Rudenko'nun önerileri, kedilerin sağlığını korumak ve yaşam kalitesini artırmak için önemli bir rehber sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/uykuda-titreyen-kedinizi--129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287867</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamogluna-para-verdim-itirafi-eski-antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-ek--287867</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İmamoğlu'na para verdim" itirafı... Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ek ifade verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ek ifadede Ekrem İmamoğlu hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İmamoğlu'na para verdim" itirafı... Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ek ifade verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtirafçı olan Böcek, İmamoğlu'nun belediye başkan adaylığı konusunda kendisine güvence verdiğini ve adaylığı karşılığında yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini iddia etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/muhittinbcek1-1808202686346f79.jpg"/><p>Böcek ifadesinde, daha önceki beyanında da belirttiği üzere Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü ve belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine bir takım güvenceler verdiğini, başkan adaylığı karşılığında ödeme gerçekleştireceğini öğrenmesi üzerine 30 Kasım 2023 tarihinde özel kalemi Yasin Yellice ile birlikte İstanbul'a gittiğini söyledi.</p><p>İstanbul'da İmamoğlu ile hatırladığı kadarıyla aynı gün Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de görüştüğünü belirten Böcek, bu görüşmede İmamoğlu'nun başka birine adaylık sözü vermediğini, tercihini kendisinden yana kullanacağını ancak bunun için yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini öne sürdü.</p><p>Böcek, "Ben de elimden geldiğince zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/imamogluna-para-verdim-it-966_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287866</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/gaziantepte-tugva-yaz-okulunda-renkli-kapanis-287866</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te TÜGVA Yaz Okulu'nda renkli kapanış]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te TÜGVA tarafından ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen 2026 Yaz Okulu, yaklaşık 6 haftalık eğitimin ardından düzenlenen final programıyla sona erdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gaziantep'te TÜGVA Yaz Okulu'nda renkli kapanış]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te TÜGVA tarafından ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen 2026 Yaz Okulu Final Programı, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, TÜGVA Genel Başkanı ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Öğrencilerin yaz tatilini hem eğlenerek hem de öğrenerek değerlendirmeleri amacıyla 6 Temmuz'da başlayan TÜGVA Yaz Okulu'nda, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin yer aldığı yaklaşık 6 hafta boyunca farklı etkinliklerde bir araya gelen öğrenciler, yeni bilgiler öğrenirken arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirme fırsatı buldu. Yaz okulunda öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkı sunacak çalışmaların yanı sıra manevi değerlerin, dayanışmanın ve dostluğun güçlendirilmesine yönelik etkinlikler gerçekleştirildi. Programın finalinde ise öğrenciler bir araya gelerek yaz okulunda geçirdikleri süreci, düzenlenen çeşitli etkinliklerin ardından tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76980804-18082026243082bb.jpg"/><p><b>"DAHA FAZLASINI YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>TÜGVA yaz okulu final programında konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Yaz kurslarından geçtiniz. Çok güzel eğitim alıyorsunuz. Biz neye baksak sizin için yapmaya gayret ediyoruz. Tüm okullarımız, parklarımız, gençlik ve spor tesislerimiz hepsi sizin için. Bundan sonra da daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz diyorum. Sizin için bu yaz okullarını hazırlayan TÜGVA'yı canı gönülden tebrik ediyorum" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76980802-1808202605607662.jpg"/><p><b>"GAZİANTEP'TE BU YAZ 35 BİN GENCİMİZİ AĞIRLADIK"</b></p><p>Gaziantep'te yaz döneminde 35 bin genci ağırladıklarını belirten TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, "Bu anlamlı programda sizlerle olmanın heyecanını yaşıyoruz. Coşkusunu yaşıyoruz. Bugün burada sadece bu salonu doldurmuyoruz. Ortaya bir irade koyuyoruz. Çünkü biz biliyoruz her çağın bir sözü vardır. Her milletin bir yürüyüşü vardır. Bu yürüyüşü omuzlayan güçlü bir gençliği vardır. İşte o gençlik burada. İşte biz bu gençlikle gururluyuz. Rabbim sayınızı arttırsın. Gaziantep'te bu yaz döneminde 35 bin gencimizi ağırladık. Burada tabi işin gizli kahramanları var. Ben öncelikle sizlerin huzurunda bakanımıza şükürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76980809-18082026fc3f32b7.jpg"/><p>AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, "TÜGVA'mızla gurur duyuyoruz, gençlerin buluşma adresi oldu. Ben de bu yaşlarda olsam o zaman böyle bir yer yoktu ama sizin yaşlarınızda olsaydım Gaziantep'te yaz okuluna giderdim. Bu kutlu kararınız için tebrik ediyorum. Bu çatı altında olmak çok anlamlı bir duruştur. Türkiye'nin güçlü, bağımsız bir Türkiye geleceğine dair anlamlı bir duruşun adıdır. TÜGVA, milli olmak, yerli olmak demek, tam bağımsız Türkiye yolunda, Türkiye yüz yılını kuracak bir medeniyet tasarrufuna sahip olmak demek. Emeği geçen tüm kardeşlerimizi yürekten tebrik ediyoruz" dedi.</p><p><b>"KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMAYA BUGÜNDEN İTİBAREN HAZIRIZ"</b></p><p>Gençlere destek vermeye devam edeceklerini aktaran Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, "Biz bundan sonraki açılış için çalışmaya Şehitkamil'in ağabeyi olarak kardeşlerimizin yanında olmaya bugünden itibaren hazırız. Çocuklarımızı futbol, basketbol gibi sporla bir araya getirdik. Ama en önemlisi çocuklarımıza biz bu eğitimlerde iyi ahlaklı olmayı öğrettik. Milli duyguları aşıladık, manevi duyguları aşıladık. Genel başkanım, bu stadyum biraz önce gördük dolmuş. Bu spor salonu dolmuş. Bunu bir güç olarak görmüyorum. Bunu bir sevgi olarak görüyorum. Bu çocuklar sizleri sevmiş. Bu çocuklar TÜGVA'yı sevmiş" ifadelerine yer verdi.</p><p><b>"YAZ ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ"</b></p><p>Gençlerin geleceğe daha iyi hazırlanması için destek verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyleyen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Yerelde valimizin koordinasyonunda, belediyeler olarak biz de TÜGVA'nın yaz çalışmalarını destekliyoruz. Gençlerimizin geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için, eğitimde, kültürde, sanatta, sporda başarılı olması için elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz. Genel başkanımız gece gündüz demeden şehir şehir koşturuyor. Burada da muhteşem bir yaz finali yaptılar. Gerçekten tebrik ediyoruz" şeklinde konuştu.</p><p><b>"BİR AVUÇ İNSANDIK. ŞİMDİ KOCA SALONLARI DOLDURUYORUZ"</b></p><p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zehra Ünal ise, "2014 yılında Gaziantep'te kurulurken bir avuç insandık. Şimdi koca salonları dolduruyoruz genel başkanım. Bu çok gurur verici bir şey. Küçücük bir sokakta faaliyetlerimize başlamışken şimdi kocaman bir salondayız. Ben bütün TÜGVA yöneticilerine, hocalarına, ailelerimize çocuklarımıza kendinizi bu ilme ve bu yola adadığınız için çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/gaziantepte-tugva-yaz-oku-856_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287864</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidandan-hurmuz-diplomasisi-katarli-ve-suriyeli-mevkidaslariyla-gorustu-287864</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan Hürmüz diplomasisi! Katarlı ve Suriyeli mevkidaşlarıyla görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile telefonda Hürmüz Boğazı'ndaki durumu görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan'dan Hürmüz diplomasisi! Katarlı ve Suriyeli mevkidaşlarıyla görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Hakan Fidan, atar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bugün telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan'ın Katarlı mevkidaşıyla görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'ndaki durum ele alındı.</p><p>Bakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'yle görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bakan-fidandan-hurmuz-dip-672_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287862</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sene-sonunu-isaret-etti-bir-ile-yeni-havalimani-mujdesi-287862</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sene sonunu işaret etti! Bir ile yeni havalimanı müjdesi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon'daki yeni havalimanı inşaatı çalışmalarına ilişkin, 'Havalimanı inşaatıyla ilgili gerek taş ocaklarının tespit edilmesi, ruhsatlandırılması, gerekse şantiye kurulum çalışmaları başladı. O da bitirildikten sonra inşallah sene sonu olmadan hava meydanında da bir temel atma töreniyle başlamayı planlıyoruz.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sene sonunu işaret etti! Bir ile yeni havalimanı müjdesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, eski AK Parti Trabzon İl Başkan Yardımcısı Hasan Dilekoğlu&#39;nun dün vefat eden annesi Vahide Dilekoğlu&#39;nun Hanife Hatun Camisi&#39;ndeki cenaze törenine katıldı.</p><p>Uraloğlu, Dilekoğlu&#39;na ve aile üyelerine taziyelerini iletti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236217.jpg"/><p>Bakan Uraloğlu, daha sonra gazetecilerin Trabzon&#39;daki projelere yönelik sorularını yanıtladı.</p><p>Uraloğlu, Pazarkapı Mahallesi&#39;nde Hanife Hatun Camisi&#39;nin de bulunduğu alanın, Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları Genel Müdürlüğünce düzenlendiğini ifade etti.</p><p>Ulaşıma dair projeleri ilgili kurumlarla takip ettiklerini belirten Uraloğlu, &quot;Raylı sistemle ilgili inşallah eylül ayının başında temel atarak yapım çalışmalarımıza başlayacağız. Ondan sonra durmaksızın devam edeceğiz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236213.jpg"/><p>Uraloğlu, Trabzon&#39;daki yeni havalimanı inşaatı çalışmalarına ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/17/42236216.jpg"/><p>&quot;Havalimanı inşaatıyla ilgili gerek taş ocaklarının tespit edilmesi, ruhsatlandırılması, gerekse şantiye kurulum çalışmaları başladı. CAT&#39;le ilgili ufak bir süreç var. O da bitirildikten sonra inşallah sene sonu olmadan hava meydanında da bir temel atma töreniyle başlamayı planlıyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/sene-sonunu-isaret-etti-b-647_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287861</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/5-ulkeyle-imzalar-atilacak-turkiyeden-yapay-zeka-cagina-mukemmel-adim-287861</link>
      <pubDate>2026-08-18T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[5 ülkeyle imzalar atılacak! Türkiye'den yapay zeka çağına "mükemmel" adım]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, yapay zeka çağında verisini korumak, hesaplama altyapısını geliştirmek ve kendi modellerini üreterek geleceğin karar alma süreçlerinde söz sahibi ülkeler arasına girmek için düğmeye bastı. 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalanması planlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[5 ülkeyle imzalar atılacak! Türkiye'den yapay zeka çağına "mükemmel" adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından haziran ayında duyurulan 2026-2030 dönemine ilişkin Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, &quot;Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet&quot; temasıyla yayımlandı.</p><p>Eylem planıyla 4 eksen altında 16 öncelikli eylem belirlendi.</p><p><b>- 5 MİLYON VATANDAŞA YAPAY ZEKA OKURYAZARLIĞI</b></p><p>AA muhabirinin plandan derlediği bilgilere göre, yapay zekanın toplumda güvenli, bilinçli, etik ve üretken biçimde benimsenmesi amacıyla Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı ve Güvenli Kullanım Programı uygulanacak. Bu çerçevede 24 ayda 5 milyon vatandaşa ulaşılacak.</p><p>Planla, Ulusal Yapay Zeka Yetenek Programı hayata geçirilecek. Plan dönemi sonuna kadar 1 milyon çalışanın mesleki dönüşüm değerlendirmesinden geçirilmesi ve 500 uluslararası uzmanın Türkiye&#39;de araştırma, girişim ve eğitim faaliyetlerine katılması öngörülüyor.</p><p>Veri temelli yapay zeka atılımı kapsamında da Ulusal Veri Kütüphanesi, güvenli veri alanları ve Yapay Zeka Şampiyonları Programı devreye alınacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yapayzeka2-180820264990302d.jpg"/><p><b>- ETİK ÇERÇEVE BELİRLENECEK</b></p><p>Planla, vatandaşın haklarını koruyan ve yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici ortam oluşturulacak. Kamu kurumları, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan çok paydaşlı Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu kurulacak.</p><p>TÜRKPATENT tarafından Yapay Zeka Hızlı Hat uygulaması başlatılarak yapay zeka teknolojilerine ve yapay zeka kullanan buluşlara yönelik sınai mülkiyet başvuruları özendirilecek, şeffaf beyan ve hızlandırılmış inceleme süreçleri işletilecek.</p><p><b>- DÜŞÜK KARBONLU ULUSAL HESAPLAMA OMURGASI KURULACAK</b></p><p>Plan döneminde rekabetçi ve düşük karbonlu ulusal hesaplama omurgası kurulacak. İlk 6 ayda Ulusal Yapay Zeka Hesaplama Stratejisi ile uzun vadeli yatırım planı yayımlanacak. Strateji, eğitim ve çıkarım iş yüklerinin farklı hesaplama, depolama ve ağ gereksinimlerini ayrı ayrı belirleyecek.</p><p>Bu dönemde en az 10 milyar dolar tutarında özel sektör ağırlıklı yatırım mobilize edilecek. Bu mobilizasyonun teşvik çerçevesini HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında ilan edilen veri merkezi ve yapay zeka çağrıları oluşturacak. Bu kapsamda, 2030&#39;a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücü, 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik alım anlaşması hacmine ulaşılması amaçlanıyor.</p><p>Planla, &quot;Herkes İçin GPU (grafik işlem birimi) Programı&quot; başlatılacak. Girişimler, KOBİ&#39;ler ve araştırmacılar dünya standartlarında hesaplama gücüne adil ve öngörülebilir koşullarda erişebilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yapayzeka1-1808202656630d18.jpg"/><p>Program, paylaşımlı hizmet kataloğu, şeffaf başvuru değerlendirme süreçleri ve akreditasyon kriterleriyle işletilecek. Akreditasyon kriterleri, enerji verimliliği, veri güvenliği, hizmet sürekliliği ve kullanıcıların model, veri ve kod varlıkları üzerindeki fikri mülkiyet haklarının korunmasını kapsayacak. Girişimler, KOBİ&#39;ler, üniversite araştırmacıları ve kamu projeleri için ayrı erişim pencereleri ve tahsis kotaları tanımlanacak.</p><p><b>- KAMUDA YAPAY ZEKA DÖNÜŞÜMÜ</b></p><p>Kamu, yapay zeka dönüşümüne öncülük edecek ve kamu alımları yoluyla pazarı şekillendirecek. Toplam kamu yatırım programları bütçesinden yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak.</p><p>Planla, sektörel yapay zeka programları ve KOBİ kuponları ile fikirden ürüne uzanan öngörülebilir bir destek mekanizması oluşturulacak.</p><p>Sağlık hizmeti verimliliği, şebeke/enerji optimizasyonu, akıllı üretim-kalite ve coğrafi bilgi sistemleri öncelikli olmak üzere belirlenen alanlarda sektörel yapay zeka pilot programları devreye alınacak. Bu pilot programlar, KOBİ Yapay Zeka Kupon ve Hazır Çözüm Paketleri Programı ile desteklenecek.</p><p><b>- YAPAY ZEKA BÜYÜME BÖLGELERİ KURULACAK</b></p><p>Plan kapsamında yapay zeka büyüme bölgeleri ve bölgesel mükemmeliyet merkezleri kurulacak.</p><p>Büyük ölçekli veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarını hızlandıracak büyüme bölgeleriyle, yatırımcılara enerji altyapısı hazır kampüsler, mükemmeliyet merkezleriyle KOBİ&#39;lere ve araştırmacılara hızlı prototipleme imkanı sunulacak.</p><p>Büyüme bölgelerinin içinde çok kiracılı yapay zeka fabrikaları konumlanacak. Bu fabrikalar, ulusal hesaplama kapasitesinin omurgasını oluşturacak.</p><p>Yapay zeka büyüme bölgeleri ve fabrikaları, hesaplama kapasitesinin temelini oluşturacak. Bu kapasiteyi ülke genelinde erişilebilir kılmak için kurulacak bölgesel mükemmeliyet merkezleri, üniversite-teknopark-TEKMER-sanayi konsorsiyumlarınca işletilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yapayzeka3-18082026ca6b07f3.jpg"/><p><b>- FİNANSMAN MEKANİZMALARI</b></p><p>Plan döneminde temel araştırmadan girişimciliğe uzanan iki basamaklı fon mekanizması da kurulacak.</p><p>Bu kapsamda Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu üzerinden 10 milyar liralık destek sağlanacak ve projelerin yüzde 40&#39;ının pilot veya prototipe ilerlemesi beklenecek. Ayrıca 15 milyar liralık Yapay Zeka Büyüme Fonu ile en az 20 girişimin Seri A/B veya ölçeklenme yatırımına katkı verilecek.<br></p><p><b>- FİZİKSEL YAPAY ZEKA ÜRETİM KAPASİTESİ ARTIRILACAK</b></p><p>Öte yandan fiziksel yapay zeka ve robotik alanında yerli üretim kapasitesi ve küresel rekabet gücü artırılacak.</p><p>Savunma sanayinde kazanılmış robotik ve otonom sistem yetkinliklerinin sivil uygulamalara transferi için çift kullanımlı teknoloji teşvikleri, sektörler arası farkındalık programları ve sivil-savunma ortak hızlandırma programları devreye alınacak.</p><p>Bu transfer, çift kullanım riskleri, ihracat kontrolü, veri güvenliği ve insan gözetimi ilkeleri gözetilerek yürütülecek. Sağlık destek robotlarında hasta güvenliği, klinik uygunluk ve etik değerlendirme süreçleri ayrıca uygulanacak.</p><p>Türkiye, otonom sürüş teknolojilerinde üretici ülke konumunu güçlendirmek üzere tam otonom sürüşü destekleyen altyapı, mevzuat ve test ortamlarını geliştirecek.</p><p>Bu kapsamda 2027 sonuna kadar 3 öncelikli pilot, 2 üniversite-sanayi robotik merkezi, 3 test sahası ve 3 savunmadan sivile teknoloji transferi projesi başlatılacak, 2030&#39;a kadar 5 ihracat veya ortak geliştirme anlaşması imzalanacak.</p><p><b>- 5 ÜLKEYLE İKİLİ YAPAY ZEKA İŞBİRLİĞİ</b></p><p>Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarında hukuki öngörülebilirlik, rekabetçi teşvikler ve stratejik altyapı taahhütleri tek çatı altında sunulacak.</p><p>Yapay zeka diplomasisi ve uluslararası işbirlikleriyle küresel standartların belirlenmesinde etkin rol üstlenilecek. Bu eylemle, 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalanması planlanıyor.</p><p>Eylem planına göre, bölgesel ortaklıklar ve çok taraflı platformlar yoluyla ortak yapay zeka altyapısı, modelleri ve kapasite geliştirme programları yürütülecek.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye olarak bu dönüşümün seyircisi değil, öncülerinden olacağız. Kendi değerleriyle yapay zeka teknolojileri geliştiren, güvenilir ürün ve hizmetler üreten sanayiden sağlığa, eğitimden kamu hizmetlerine kadar stratejik alanlarda yapay zeka çözümlerini ölçeklendiren bir Türkiye inşa edeceğiz. Nitelikli insan kaynağımız, güçlü AR-GE altyapımız, girişimcilik ekosistemimiz ve üretim kabiliyetimizle Türkiye&#39;yi yapay zeka alanında yatırımın, yeteneğin ve yenilikçi teknolojilerin merkezi haline getireceğiz. Yapay zekayı Türkiye&#39;nin teknolojik bağımsızlığının ve ekonomik kalkınmasının yeni güç alanlarından biri kılacağız. Yapay zekanın sunduğu imkanlardan milletimizin refahı ve insanlığın ortak faydası için en üst düzeyde yararlanacağız.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/5-ulkeyle-imzalar-atilaca-758_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287860</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yuzunuze-dokunmadan-durmak-neden-bu-kadar-zor-287860</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzünüze dokunmadan durmak neden bu kadar zor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yüz dokunma alışkanlığı, özellikle kalabalık ortamlarda ve pandemi döneminde sağlık açısından ciddi riskler doğuruyor. Uzmanlar, bu davranışın hem alışkanlık hem de stresle baş etme yöntemi olarak ortaya çıktığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzünüze dokunmadan durmak neden bu kadar zor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüz dokunma alışkanlığı, hijyen kurallarına özen gösteren kişilerde bile sıkça gözlemleniyor. Özellikle tıp fakültesi öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırma, eğitimli bireylerin dahi ders sırasında saatte ortalama 23 kez yüzlerine dokunduğunu ortaya koydu. Bu davranış, hem alışkanlıkların hem de dış görünüşü kontrol etme isteğinin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yüz dokunmanın sosyal ortamlarda sıkça tekrarlandığını ve bunun sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Yüze dokunma alışkanlığı stresle tetikleniyor'</h3><p>Yüze dokunma alışkanlığı, yalnızca dış görünüşle ilgili bir refleks değil. Kaygı yaşayan kişilerde, bu davranışın stresle başa çıkmak için bilinçsizce tekrarlandığı belirtiliyor. Sosyal etkileşim sırasında yaşanan gerginlik, bireylerin yüzlerine daha sık dokunmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, pandemi döneminde yüz temasının doğrudan virüs bulaşmasında ana yol olmasa da, virüslerin eller aracılığıyla kolayca taşınabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle tıbbi kuruluşlar, yüzle temastan kaçınılmasını ve hijyen önlemlerinin artırılmasını öneriyor.</p><h3>Hijyen uzmanları: 'Davranış farkındalığı artırılmalı'</h3><p>Yüz dokunma alışkanlığını azaltmak için davranış farkındalığının yükseltilmesi gerekiyor. Uzmanlar, gün içinde yüzüne dokunduğunu fark eden bireylerin, bu alışkanlığı kontrol altına almak için çeşitli yöntemler uygulayabileceğini belirtiyor. Örneğin, telefonlara kurulan hatırlatıcı alarmlar veya uzun saçların toplanması gibi pratik önlemler, yüz temasını azaltmada etkili olabiliyor. Bu küçük değişiklikler, hem bireysel hijyen seviyesini yükseltiyor hem de genel sağlık açısından önemli bir katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, yüz dokunma alışkanlığı toplum sağlığını tehdit eden unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu davranışın kontrol altına alınması için bireylerin bilinçlenmesi ve günlük yaşamda basit önlemler almasının önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/yuzunuze-dokunmadan-durma-586_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287858</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-dogan-bir-insan-dunyaya-donebilir-mi-287858</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta doğan bir insan Dünya'ya dönebilir mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars'ta doğan insanların Dünya'ya dönmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, Mars'ın düşük yerçekiminin insan vücudu üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor ve Dünya'daki üç kat fazla yerçekiminin büyük zorluklar yaratabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta doğan bir insan Dünya'ya dönebilir mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mars'ta dünyaya gelen insanların, Dünya'ya dönmeleri halinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabileceği gündeme geldi. Bilim insanları, Mars'ın düşük yerçekimi ortamında doğan ve büyüyen kişilerin, Dünya'nın üç kat daha fazla yerçekimine alışmakta büyük zorluklar yaşayacağını belirtiyor. Uzmanlar, özellikle omurga ve kas yapısının Mars'taki şartlara uyum sağladığını, bu nedenle Dünya'ya dönen Mars kökenli bireylerin hareket etmekte ve vücut ağırlıklarını taşımakta ciddi güçlükler yaşayabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Uzman Zubrin: 'Mars'ta doğanlar daha uzun olabilir'</h3><p>Uzay araştırmalarında öne çıkan isimlerden Robert Zubrin, Mars'ta doğan çocukların düşük yerçekimi nedeniyle daha uzun boylu olabileceğini dile getiriyor. Zubrin'e göre Mars'ta büyüyenlerin genetik yapısı değişmese de, omurgaları uzayabilir ve vücutları farklı bir şekilde gelişebilir. Ancak, bu avantaj Dünya'ya dönüldüğünde büyük bir dezavantaja dönüşüyor. Çünkü Dünya'nın yerçekimi, Mars'a göre üç kat daha fazla ve bu durum kas ve iskelet sistemini olumsuz etkiliyor.</p><h3>NASA: 'Uzayda boy uzuyor, Dünya'ya dönüşte kayboluyor'</h3><p>NASA'nın verilerine göre, astronotlar uzayda geçirdikleri süre boyunca omurlar arasında sıvının artması nedeniyle yaklaşık 5 santimetre uzayabiliyor. Ancak bu değişim geçici ve Dünya'ya dönüldüğünde kayboluyor. Mars'ta doğanlar için ise durum daha karmaşık. Mars'ta alışılan düşük yerçekiminden sonra Dünya'nın yüksek yerçekimine maruz kalmak, 72 kilogramlık bir kişinin ağırlığının neredeyse 227 kilograma çıkmasına yol açıyor. Bu da Mars'ta doğanların Dünya'da hareket etmesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.</p><p>Bilim insanları, Mars'ta doğan insanların Dünya'ya dönüşlerinde karşılaşacakları bu ciddi sağlık risklerinin, gelecekteki uzay kolonizasyonu planları açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/marsta-dogan-bir-insan-du-766_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287857</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspora-bir-yildiz-daha-darwin-nunez-transferinde-kritik-donemec-287857</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor'a bir yıldız daha! Darwin Nunez transferinde kritik dönemeç]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'la anlaşmasına rağmen, Al Hilal'in 35 milyon Euro zorunlu satın alma opsiyonu koydurmak istediği Darwin Nunez'de işler tersine döndü. Trabzonspor, Darwin Nunez'i de renklerine bağlamaya çok yaklaştı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor'a bir yıldız daha! Darwin Nunez transferinde kritik dönemeç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mohamed Salah'ı kadrosuna katarak dünya futbolunun gündemine oturan Trabzonspor, Darwin Nunez'i de renklerine bağlamaya çok yaklaştı. </p><p>Suudi basını Al Hilal'in bu oyuncuyu Al Diriyah'a önerdiğini ancak söz konusu kulübün Brezilyalı Malcom'dan yana tercihini kullandığını, Darwin Nunez'i teknik ekibin kadroda görmek istemediğini yazdı. </p><p>Böylece Uruguaylı yıldız için Suudi Arabistan'daki alternatiflerden biri daha ortadan kalktı. </p><p>Trabzonspor ise Darwin Nunez transferinde Al-Hilal ile önemli mesafe kat etmiş durumda. Bordo Mavililer'in Salah transferi bir avantaj oldu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/balksz1-180820264d0e564b.jpg"/><p><b>AL HİLAL, 53 MİLYON EURO ÖDEDİ</b></p><p>Darwin Nunez ve Mohamed Salah ikilisi, Süper Lig'in 2. haftasında oynanacak olan Başakşehir maçında beraber süre alabilir. </p><p>Kariyeri boyunca 306 karşılaşmada forma giyen Nunez, 117 gol ve 51 asistlik skor katkısı yaptı. Güncel piyasa değeri 20 milyon euro olan Uruguaylı santrforun, Suudi Arabistan kulübü Al Hilal ile olan sözleşmesi Haziran 2028'e kadar devam ediyor. </p><p>Kariyerinde 1 Premier Lig şampiyonluğu da yer alıyor. Al Hilal, başarılı golcünün bonservisi için 2025-26 sezonunda İngiliz ekibi Liverpool'a 53 milyon euro ödemişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/trabzonspora-bir-yildiz-d-573_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287856</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/temmuz-2026da-dunya-genelinde-sicaklik-rekorlari-pes-pese-geldi-287856</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Temmuz 2026'da dünya genelinde sıcaklık rekorları peş peşe geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Temmuz 2026, dünya genelinde kaydedilen en sıcak Temmuz aylarından biri olarak tarihe geçti. NOAA ve NASA'nın açıkladığı verilere göre Kuzey Amerika, Afrika ve Asya kıtaları rekor sıcaklıklarla boğuşurken, El Niño'nun güçlenmesi ve kutup buzullarının erimesi iklim krizinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Temmuz 2026'da dünya genelinde sıcaklık rekorları peş peşe geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, iklim tarihinin en çarpıcı aylarından birini daha geride bıraktı. Temmuz 2026, küresel sıcaklık kayıtlarında Temmuz 2024 ile aynı seviyeye ulaşarak 1850'den bu yana ölçülen en sıcak Temmuz ayı unvanını paylaştı. Rekor kıran hava sıcaklıklarından okyanus yüzey sıcaklıklarına, kutup buzullarının dramatik gerilemesinden milyarlarca dolarlık felaket faturalarına kadar uzanan tablo, 2026 yılının iklim aşırılıkları açısından ne denli olağanüstü bir dönem olduğunu bir kez daha kanıtladı. Normalde tek başına manşetlere taşınacak bu gelişme, 2026'nın iklim verileri bütünü içinde yalnızca giriş niteliğinde kaldı; zira geride kalan rakamlar, sessizce çözülen bir sistemin kontrol listesini andırıyor.</p><h3>NOAA ve NASA'dan tarihi sıcaklık teyidi</h3><p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) bünyesindeki Ulusal Çevre Bilgisi Merkezleri, 11 Ağustos tarihinde yaptığı resmi açıklamada Temmuz 2026 ile Temmuz 2024'ün sıcaklık rekorunda berabere kaldığını duyurdu. NOAA'nın kendi ifadesiyle bu iki ay, "1850'den bu yana dünya için kayıtlardaki en sıcak aylar olma olasılığı yok olmaktan çok daha fazla" olan dönemler olarak tanımlandı. NASA ise daha kesin bir tutum benimseyerek Temmuz 2026'yı şimdiye kadar kaydedilen tek en sıcak Temmuz ayı olarak sıraladı ve herhangi bir beraberlik ihtimalini reddetti. Avrupa'nın saygın iklim izleme kuruluşu Copernicus servisi, Temmuz 2026'yı ikinci sıraya yerleştirirken, Japonya Meteoroloji Ajansı NOAA ile aynı görüşü paylaşarak beraberlik tespitini onayladı. Farklı kurumların farklı sıralamaları benimsemesi, ölçüm yöntemlerindeki ince farklılıklardan kaynlanıyor olsa da ortaya çıkan genel tablo son derece net: Temmuz 2026, insanlık tarihinin en sıcak aylarından biri olarak kayıtlara geçti.</p><h3>Kara ve okyanus sıcaklıkları alarm veriyor</h3><p>Temmuz ayı, Kuzey Yarımküre'nin dünya kara kütlesinin büyük bölümünü barındırması nedeniyle geleneksel olarak gezegenin en sıcak ayı olarak kabul ediliyor. Ancak 2026 yılının Temmuz'u bu geleneksel kalıbı çok daha endişe verici bir boyuta taşıdı. Yılın ilk yedi ayına bakıldığında, Ocak-Temmuz 2026 dönemi kayıtlardaki üçüncü en sıcak periyot olarak sıralandı ve bu durum sıcaklık artışının tek bir ayla sınırlı kalmadığını, süregelen bir eğilimin parçası olduğunu ortaya koydu. Asıl endişe verici rakamlar ise okyanuslardan geldi. Deniz yüzeyi sıcaklıkları Temmuz ayı için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaşırken, kara sıcaklıkları üçüncü en yüksek değeri gösterdi. Ayın sonuna doğru, güneyde 60 derece ile kuzeyde 60 derece enlemi arasını kapsayan günlük deniz yüzeyi sıcaklığı 21,05 santigrat dereceye tırmandı. Bu değer, Mart 2024'te belirlenen tüm zamanların mutlak rekoruna son derece yakın bir noktada duruyordu ve okyanusların ne kadar hızlı ısındığını gösteren çarpıcı bir işaret niteliği taşıyordu.</p><h3>Kuzey Amerika, Afrika ve Asya'da rekor Temmuz</h3><p>Temmuz 2026'nın sıcaklık etkisi kıtalar bazında incelendiğinde tablo daha da çarpıcı bir hal alıyor. Kuzey Amerika, Afrika ve Asya kıtalarının her biri sadece sıcak bir Temmuz geçirmekle kalmadı; üçü de şimdiye kadar kaydedilen en sıcak Temmuz ayını yaşadı. Bu üç kıtanın aynı anda rekor kırması, küresel ısınmanın bölgesel değil, gezegen ölçeğinde bir fenomen olduğunu açıkça gösteriyor. Güney Amerika kayıtlardaki altıncı en sıcak Temmuz'unu deneyimlerken, Avrupa yedinci, Okyanusya ise sekizinci en sıcak Temmuz'unu yaşadı. Bu kıtaların rekor kırmamış olması bile, sıcaklıkların tarihsel ortalamaların çok üzerinde seyrettiği gerçeğini değiştirmiyor.</p><h3>ABD'de 1936'dan bu yana kırılamayan rekor tarihe karıştı</h3><p>Tüm kıtalar arasında en dramatik tablo Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıktı. Temmuz 2026, yalnızca ülkenin kayıtlardaki en sıcak Temmuz'u olmakla kalmadı; aynı zamanda ABD tarihinin herhangi bir ayında ölçülen en yüksek sıcaklık değerini de kaydetti. Bu rekor, 1936 yılının ünlü Toz Çanağı yazından bu yana yaklaşık 90 yıldır kırılamayan bir eşiğin aşılması anlamına geliyor. 1930'ların Toz Çanağı dönemi, ABD'nin tarım bölgelerini harap eden kuraklık ve aşırı sıcaklarla tarihe geçmişti; Temmuz 2026'nın bu efsanevi dönemi geride bırakması, iklim krizinin boyutlarını somut biçimde gözler önüne seriyor. NOAA'nın istatistiksel modeli, 2026 yılının gezegenin şimdiye kadar gördüğü en sıcak dört yıl arasında bitme olasılığını yüzde 99,9 olarak hesapladı. Bununla birlikte aynı model, 2026'nın birinci sıraya yerleşme ihtimalinin neredeyse sıfır olduğunu da belirtti. Ancak bu modelin önemli bir kör noktası bulunuyor: El Niño veya La Niña gibi doğal iklim salınımlarını doğrudan hesaba katmıyor.</p><h3>El Niño güç kazanıyor: Yüzde 97 olasılıkla 2027 baharına kadar sürecek</h3><p>Doğu Pasifik genelinde El Niño uyarısı yürürlükte kalmaya devam ediyor ve bu durum küresel sıcaklık tahminlerini doğrudan etkiliyor. NOAA, 9 Temmuz tarihli görünüm raporunda El Niño'nun 2027 ilkbaharının başlarına kadar devam etme olasılığını yüzde 97 olarak açıkladı. 10 Ağustos itibarıyla kıyaslama noktası olan Niño 3.4 bölgesindeki haftalık deniz yüzeyi sıcaklıkları, ortalamanın 1,8 santigrat derece üzerinde seyrediyor. Bu seviye güçlü bir El Niño ile doğrudan ilişkilendiriliyor ve çok güçlü bir olayla bağdaştırılan 2 santigrat derece eşiğine hızla yaklaşıyor. NOAA'nın İklim Tahmin Merkezi, El Niño'nun Ağustos'tan Ekim'e kadar kasırga sezonunun zirve döneminde aktif kalma olasılığını yüzde 100 olarak belirledi. Bu dönemde çok güçlü yoğunluğa ulaşma ihtimali yüzde 48 iken, Ekim-Aralık döneminde bu oran yüzde 81'e fırlıyor. İklim bilimci Zeke Hausfather, 2026'nın tam olarak yakalayamasa da rekora şaşırtıcı derecede yaklaşabileceğini öne sürdü ve 2027'yi gerçek rekor yılı olarak işaret etti. El Niño'nun beklenmedik bir olumlu yönü de var: Atlantik havzası genelinde rüzgar kesme kuvvetini artırarak kasırga faaliyetlerini bastırma potansiyeli taşıyor ve bu durum, aksi takdirde fırtına oluşumuna elverişli koşullara karşı doğal bir denge unsuru oluşturabiliyor.</p><h3>Felaket faturası 104 milyar dolara ulaştı</h3><p>İklim krizinin ekonomik boyutu da rakamlarla kendini açıkça gösteriyor. Sigorta komisyoncusu Gallagher Re'nin verilerine göre 2026'nın sadece ilk altı ayında dünya genelinde 29 milyar dolarlık sigortalı kayba yol açan hava durumu felaketi yaşandı. Bu felaketlerin dağılımı şöyle: dokuz şiddetli hava olayı salgını (tamamı ABD'de), altı sel felaketi, beş Avrupa fırtınası, dört kış hava durumu olayı, üç tropikal siklon ve ikisi kuraklık olmak üzere toplam 29 büyük doğal afet kaydedildi. Kuraklıkların biri Brezilya'da, diğeri ABD'de yaşandı. Toplam ekonomik kayıplar 104 milyar dolara ulaştı; bu rakam aslında on yıllık ortalama olan 139 milyar doların altında kaldı ve Gallagher Re bu durumu sigorta sektörü açısından "yönetilebilir bir başlangıç" olarak nitelendirdi. Ancak yılın ikinci yarısında El Niño'nun güçlenmesiyle birlikte bu tablonun hızla değişme riski bulunuyor.</p><h3>ABD'de 12 felaket, 31,9 milyar dolarlık hasar</h3><p>ABD özelinde durum daha da çarpıcı bir görünüm sergiliyor. Climate Central'ın verilerine göre yılın ilk yarısında ABD'de 12 ayrı milyar dolarlık hava durumu ve iklim felaketi yaşandı ve toplam hasar en az 31,9 milyar dolara ulaştı. Bu felaketlerin en yıkıcısı, 23-26 Nisan tarihleri arasında ABD'nin orta ve güney kesimlerini kasıp kavuran şiddetli hava olayı salgınıydı. Söz konusu fırtına sistemi tek başına 6,8 milyar dolarlık hasara neden oldu. Fırtına boyunca 99 onaylanmış hortum kaydedildi ve Teksas'tan Indiana'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bin binden fazla şiddetli dolu ile yüksek rüzgar hasarı raporu oluşturuldu. Bu rakamlar, iklim krizinin artık soyut bir gelecek tehdidi olmaktan çıkıp günlük yaşamı ve ekonomiyi doğrudan etkileyen bir gerçekliğe dönüştüğünü somut biçimde ortaya koyuyor.</p><h3>Kutuplarda buzul kaybı hız kesmiyor</h3><p>Gezegenin her iki ucunda da buz örtüsü endişe verici biçimde gerilemeye devam ediyor. Temmuz ayında Arktik deniz buzu genişliği, 48 yıllık uydu kaydında altıncı en düşük seviyeye indi. Aynı dönemde Arktik bölgesi şimdiye kadar ölçülen üçüncü en sıcak Temmuz'unu yaşadı. Dikkat çekici bir istatistik olarak, Arktik'in en sıcak on Temmuz ayının tamamı 2012'den bu yana gerçekleşti; bu durum bölgedeki ısınma eğiliminin ne kadar hızlandığını gözler önüne seriyor. Buz kaybı, ay ortasına kadar 2012 yılının hızına yakın seyretti. 2012, en düşük mevsimsel buz genişliği için tüm zamanların rekorunu kıran yıl olarak tarihe geçmişti. Ancak Temmuz'un ikinci yarısında erime hızı bir miktar yavaşladı ve 2012 rekoru şimdilik ayakta kalmayı başardı.</p><p>Güney kutbunda ise farklı ama yine endişe verici bir tablo ortaya çıktı. Antarktika deniz buzu genişliği, kayıtlardaki beşinci en düşük Temmuz değerini gösterdi. İlginç olan nokta şu: Antarktika bölgesinin kendisi normalin 0,27 santigrat derece altında seyrederek 2016'dan bu yana en soğuk Temmuz'unu yaşadı. Buna rağmen buz genişliğinin bu denli düşük kalması, buzul kaybının yalnızca anlık sıcaklıklarla değil, uzun vadeli okyanus ısınması ve akıntı değişiklikleriyle de ilişkili olduğuna işaret ediyor.</p><h3>Dünya genelinde sıcaklık rekorları: İran'da 52,7 derece, Antarktika'da eksi 84,1 derece</h3><p>Hava durumu kayıtları takipçisi Maximiliano Herrera, Temmuz 2026'nın aşırı uçlarını belgeledi ve ortaya çıkan rakamlar gezegenin iklim çeşitliliğinin ne denli uç noktalara ulaştığını gösteriyor. Kuzey Yarımküre'nin en sıcak noktası İran'ın Omidieh şehri oldu; burada termometreler 14 Temmuz'da 52,7 santigrat dereceye (126,9 Fahrenheit) tırmandı. Bu değer, insan vücudunun dayanma sınırlarını zorlayan ve açık havada yaşamı neredeyse imkânsız kılan bir seviyeyi temsil ediyor. Kuzey Yarımküre'nin en soğuk noktası ise Grönland oldu; Summit ve East Grip istasyonlarının her ikisi de 3 Temmuz ve 13 Temmuz tarihlerinde eksi 25,9 santigrat dereceye (eksi 14,6 Fahrenheit) düştü.</p><p>Güney Yarımküre'de sıcaklık rekoru Arjantin'in Pozo Hondo şehrine ait oldu. 17 Temmuz'da 41,6 santigrat derece (106,9 Fahrenheit) kaydedilen bu değer, güney yarımkürede kış mevsiminin yaşandığı bir dönemde son derece olağandışı bir sıcaklık olarak dikkat çekti. Soğuk rekorunu ise beklendiği gibi Antarktika'daki Concordia istasyonu kırdı; 18 Temmuz'da eksi 84,1 santigrat derece (eksi 119,4 Fahrenheit) ölçüldü. Gezegenin en sıcak ve en soğuk noktaları arasındaki fark 136,8 santigrat dereceyi buluyor ve bu devasa aralık, Dünya'nın iklim sisteminin ne kadar geniş bir yelpazede çalıştığını somut biçimde ortaya koyuyor.</p><p>Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, Temmuz 2026 iklim krizinin artık bir uyarı olmaktan çıkıp yaşanan bir gerçekliğe dönüştüğünü gösteriyor. El Niño'nun güçlenmeye devam etmesi, 2026'nın kalan aylarında ve özellikle 2027'de daha da yüksek sıcaklık rekorlarının kırılma olasılığını artırıyor. Bilim insanları, küresel emisyonlarda köklü bir azalma sağlanmadığı sürece bu tür aşırı iklim olaylarının sıklığının ve şiddetinin artmaya devam edeceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/temmuz-2026da-dunya-genel-360_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287854</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/rusya-google-ve-telegrama-icerik-cezasi-uyguladi-111-milyon-ruble-287854</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya, Google ve Telegram'a içerik cezası uyguladı: 11,1 milyon ruble!]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Rusya'da Google, Telegram ve Microsoft'a yasaklı içerikleri kaldırmadıkları gerekçesiyle toplam 11,1 milyon ruble (yaklaşık 130 bin dolar) para cezası verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya, Google ve Telegram'a içerik cezası uyguladı: 11,1 milyon ruble!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Moskova&#39;daki Taganskiy Bölge Mahkemesi, söz konusu şirketler aleyhine açılan davaları karara bağladı.</p><p>Bu platformlardaki yasaklı içerikler kaldırılmadığı için yasalara uyulmadığına kanaat getiren mahkeme, Telegram&#39;ın 3,8 milyon ruble, Google&#39;ın 3,8 milyon ruble ve Microsoft&#39;un 3,5 milyon ruble para cezası ödemesine hükmetti.</p><p>Rusya&#39;da Google, Telegram, Microsoft&#39;un yanı sıra Apple, TikTok ve diğer yabancı internet platformlarına yasaklı içeriklerin kaldırılmaması ve ülkedeki yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gibi gerekçelerle daha önce de para cezaları uygulanmıştı.</p><p>Google&#39;a 2021 sonundan bu yana cirosu üzerinden verilen para cezalarının toplamı 29 milyar rubleyi aşarken, şirketin ülkedeki icra borcunun 20 milyar rublenin üzerinde olduğu belirtiliyor.</p><p>Rusya&#39;da Telegram&#39;ın faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar da uygulanırken, Moskova&#39;daki mahkemelerin yalnızca bu yılın ilk 6 ayında şirkete verdiği para cezalarının toplamı 100 milyon rubleyi aştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/rusya-google-ve-telegrama-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287853</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ifadesi-celiskili-bulundu-muzaffer-beyaz-hakkinda-tutuklama-talebi-287853</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İfadesi çelişkili bulundu! Muzaffer Beyaz hakkında tutuklama talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA['İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 66. duruşmasında mahkeme savcısı Muzaffer Beyaz hakkında çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklama talep etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İfadesi çelişkili bulundu! Muzaffer Beyaz hakkında tutuklama talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p><strong><b>MUZAFFER BEYAZ HAKKINDA TUTUKLAMA TALEBİ</b></strong></p><p>"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında, mahkeme savcısı Muzaffer Beyaz hakkında çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklama talep etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ifadesi-celiskili-bulundu-506_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287851</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/partiyi-degistirdi-ama-zihniyet-ayni-kaldi-ozel-skandal-sozlerle-turkiyeyi-hedef-aldi-287851</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Partiyi değiştirdi ama zihniyet aynı kaldı! Özel skandal sözlerle Türkiye'yi hedef aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Her fırsatta Türkiye'yi batıya şikayet eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu kez İtalyan basınına ülkesini karaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Partiyi değiştirdi ama zihniyet aynı kaldı! Özel skandal sözlerle Türkiye'yi hedef aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu kez İtalyan gazetesi Corriere della Sera'ya Türkiye'yi şikayet etti.</p><p>Türkiye'de demokrasinin baskı gördüğünü iddia eden Özel, YENİ Parti'nin Türkiye için yeni bir değişim yolu sunduğunu ileri sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76058501-18082026e75c753e.jpg"/><p><b>PARTİ DEĞİŞTİ ZİHNİYET AYNI KALDI</b></p><p>Yazısında dünya siyasetine de değinen Özel, 21. yüzyıl otoriter yönetimlerinin artık seçimleri tamamen kaldırma gereği duymadığını savunarak Türkiye'yi de bu kategoriye koymaya çalıştı.</p><p class="">Bahsettiği rejimlerin demokrasiyi içten zayıflattığını, kurumları kontrol altına aldığını, basın özgürlüğünü engellediğini, yargıyı siyasallaştırdığını ve muhalefeti baskıladığını savunan Özel, Türkiye'nin de 2002'den bu yana Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde benzer bir demokratik gerileme geçirdiğini iddia etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/balksz2-18082026a01257b9.jpg"/><p><b>SKANDAL SÖZLERLE TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALDI</b></p><p>Özel, yazısının devamında Türkiye ve İtalya'nın ortak bir Akdeniz ve Avrupa geçmişini paylaştığını belirtirken, günümüzde Türkiye'nin bu demokratik ve kurumsal mirasından kopma riskiyle yüz yüze olduğunu öne sürdü.</p><p>Ülkesini olumsuz nitelendirmelerle eleştirmeye devam eden Özel, vadettikleri demokratik Türkiye'nin Avrupa ve Akdeniz açısından da daha güvenilir bir müttefik olacağını iddia etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/partiyi-degistirdi-ama-zi-539_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287850</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ergenlerin-kopekleriyle-iliskisi-sandigimizdan-daha-karmasik-her-bag-ayni-sonucu-vermiyor-287850</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ergenlerin köpekleriyle ilişkisi sandığımızdan daha karmaşık! Her bağ aynı sonucu vermiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Tufts Üniversitesi Cummings Veterinerlik Okulu'nda yürütülen kapsamlı araştırma, ergenlerin aile köpekleriyle kurduğu ilişkinin, sosyal stresle başa çıkma biçimleri üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmada, köpeğine aktif olarak bakan ergenlerin, stresle daha sağlıklı yollarla mücadele ettiği saptandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ergenlerin köpekleriyle ilişkisi sandığımızdan daha karmaşık! Her bağ aynı sonucu vermiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Tufts Üniversitesi Cummings Veterinerlik Okulu'ndan araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma, ergenlerin aile köpekleriyle kurduğu bağın, sosyal stresle başa çıkma biçimlerini önemli ölçüde etkilediğini gösterdi. 13 ila 17 yaşları arasında, sosyal anksiyete düzeyi yüksek 514 genç ve ebeveynlerinin katılımıyla gerçekleştirilen anket çalışmasında, köpeğine aktif olarak bakan ergenlerin, sosyal stresle başa çıkarken daha sağlıklı stratejiler geliştirdiği belirlendi. Buna karşın, duygusal destek için öncelikle köpeğine yaslanan gençlerde ise daha az sağlıklı başa çıkma yolları gözlendi. Araştırmanın başında Nicole Mason yer alırken, Tufts Üniversitesi Evcil Hayvanlar ve Refah Laboratuvarı Direktörü Megan Mueller de ekibe liderlik etti. Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların, ergenlerin psikolojik sağlığında köpeklerle kurulan ilişkinin niteliğinin belirleyici olabileceğine işaret etti.</p><h3>Nicole Mason ve Megan Mueller: 'Köpek bakımı sağlıklı başa çıkmayı destekliyor'</h3><p>Çalışmanın yürütücüsü Nicole Mason ve kıdemli yazar Megan Mueller, araştırma kapsamında ABD genelinde, büyük oranda kütüphaneler ve topluluk etkinlikleri üzerinden ailelere ulaştı. 514 ergen ve ebeveynlerinden oluşan katılımcılar, her biri 15-20 dakika süren anketlerle değerlendirildi. Anketlerde, ergenlerin köpekleriyle ilişkilerini altı farklı boyutta ölçen sorular yer aldı. "Evcil hayvanımın ihtiyaçlarına dikkat ediyorum" gibi ifadeler, bakım verme düzeyini; "Evcil hayvanımla çok zaman geçiriyorum" cümlesi arkadaşlık ilişkisini; "Sorunlarım hakkında evcil hayvanımla konuşuyorum" ise duygusal desteği değerlendirdi. Araştırmada, köpeğine düzenli bakım veren ve onunla zaman geçiren ergenlerin, sorun çözme, olumlu düşünme ve ruminasyondan (olumsuz düşüncelere saplanıp kalma) uzaklaşma konusunda daha başarılı oldukları görüldü. Ebeveynlerin yanıtları da benzer bir eğilimi yansıttı, ancak bu ilişki gençlerin kendi bildirimlerine göre daha zayıf çıktı. Özellikle köpek bakımı ve fiziksel temasın, ergenin stres düzeyini azaltıcı etkisi olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, bu bulgular ışığında ailelerin, ergen çocukları ile evcil hayvanları arasındaki etkileşimi destekleyici adımlar atması gerektiğini belirtti.</p><h3>Köpeğine yaslanan ergenlerde olumsuz başa çıkma stratejileri arttı</h3><p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise, sosyal stres karşısında duygusal destek için doğrudan köpeğine yönelen ergenlerde, başa çıkma stratejilerinin daha az sağlıklı olmasıydı. Bu gençler, olumlu düşünme becerisinde düşüş ve ruminasyon eğiliminde artış bildirdi. Uzmanlar, köpeklerin insanlara kıyasla geri bildirim sunma kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle, ergenlerin sosyal dünyasında köpeğe aşırı bağımlılığın psikolojik iyilik halini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Mason ve Mueller, bu sonuçların, ergenin insan sosyal ağıyla olan ilişkilerinin zayıf olmasının, evcil hayvana yönelimi artırabileceğini ifade etti. Araştırmada ayrıca, köpeğiyle çatışma yaşayan ergenlerin ve "Evcil hayvanım, arkadaşlarımdan daha çok şey ifade ediyor" diyenlerin de daha fazla ruminasyon ve duygusal hissizlik yaşadığı gözlemlendi. Arkadaşlardan ziyade köpeğe öncelik vermenin, sağlıksız başa çıkma biçimlerini tetikleyebileceği belirtildi.</p><h3>Bağın niteliği, psikolojik sağlıkta belirleyici olabilir</h3><p>Tufts Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, ergen ve köpek ilişkilerinde bağın niteliğinin, sosyal stresle başa çıkma biçimleri üzerinde belirleyici olduğunu gösterdi. Araştırmada, köpek bakımı ile sağlıklı başa çıkma arasında doğrusal bir ilişki saptanırken, köpeğe aşırı duygusal yaslanma ve köpekle yaşanan çatışmaların ise olumsuz etkiler yarattığı ortaya çıktı. Elde edilen bulgular, köpeklerin insan sosyal ağına alternatif bir destek unsuru olabileceğini, ancak insan ilişkilerinin yerini tam anlamıyla dolduramayacağını gösteriyor. Araştırmacılar, köpekle kurulan ilişkinin olumlu olabilmesi için bakım ve etkileşimin dengeli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca, araştırmanın örnekleminin büyük oranda Beyaz ve Hispanik olmayan katılımcılardan oluştuğu, cinsiyet çeşitliliğinin ise sınırlı olduğu belirtildi. Kız ergenlerin, erkeklere kıyasla daha az sağlıklı başa çıkma stratejileri bildirdiği, cinsiyetin modele eklendiğinde bazı ilişkilerin zayıfladığı saptandı. Bu nedenle, gelecekte daha çeşitli örneklem gruplarıyla benzer çalışmaların yapılması planlanıyor.</p><h3>Ergen &amp; Köpek Çalışması devam edecek</h3><p>Nicole Mason ve Megan Mueller liderliğindeki ekip, aynı ergen ve köpekleri takip etmeyi sürdürecek. Bu süreçte, köpeğin kişiliği, davranışı ve ergenle olan uyumunun, başa çıkma becerileri ve genel refah üzerindeki etkisi de araştırılacak. Araştırmacılar, birkaç yıl daha devam edecek olan bu çalışmanın sonunda, köpek bakımının mı sağlıklı başa çıkmayı geliştirdiğini, yoksa zaten sağlıklı başa çıkabilen ergenlerin mi köpeğine daha fazla bakım verdiğini ortaya koymayı hedefliyor. Sonuçlar, ailelerin ve uzmanların, ergenlerin psikolojik sağlığını desteklemek için evcil hayvanlarla kurulan ilişkileri nasıl daha etkili kullanabileceğine dair önemli ipuçları sunacak.</p><p>Sonuç olarak, Tufts Üniversitesi'nin yürüttüğü bu geniş çaplı araştırma, ergenlerin aile köpekleriyle kurduğu ilişkinin niteliğinin, sosyal stresle başa çıkma biçimleri üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koydu. Elde edilen bulgular, köpek bakımı ve etkileşiminin ergen psikolojisinde olumlu rol oynayabileceğini gösterirken, aşırı duygusal yaslanma veya köpekle yaşanan çatışmaların ise risk oluşturabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, ailelere ve uzmanlara, ergenlerin sosyal ağlarını güçlendirmeye ve köpekleriyle sağlıklı bir bağ kurmalarını teşvik etmeye yönelik önerilerde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/ergenlerin-kopekleriyle-i-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287849</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-bolat-muhalefetteki-belediyelerde-yolsuzluk-ve-beceriksizlikler-vatandasi-bunalima-surukluyor-287849</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Muhalefetteki belediyelerde yolsuzluk ve beceriksizlikler vatandaşı bunalıma sürüklüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Özellikle muhalefetin elindeki belediyelerde yaşanan yanlış uygulamalar, yolsuzluklar, bir sürü beceriksizlikler, hizmetlerin geriye gitmesi, vatandaşın bunalması karşısında vatandaşımız 25 yıllık bu eser ve hizmet siyasetinin önemini tekrardan daha güçlü bir şekilde hissediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bolat: Muhalefetteki belediyelerde yolsuzluk ve beceriksizlikler vatandaşı bunalıma sürüklüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolat, Aksaray Valisi Murat Duru, AK Parti Aksaray milletvekilleri Cengiz Aydoğdu ve Hüseyin Altınsoy, Belediye Başkanı Evren Dinçer ve AK Parti İl Başkanı Hamza Aktürk ve protokol üyeleri tarafından Aksaray Valiliği bahçesinde karşılandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240475.jpg"/><p>Valilik şeref defterini imzalayan Bolat, daha sonra Vali Duru&#39;dan kentte yürütülen kamu yatırımları ve projeler hakkında bilgi aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240476.jpg"/><p>Bolat ve beraberindekiler ardından Belediye Başkanı Dinçer&#39;i makamında ziyaret etti. Dinçer, ziyarette kentte yürütülen belediyecilik çalışmaları hakkında Bolat&#39;a bilgi verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240477.jpg"/><p>AK Parti Aksaray İl Başkanlığına geçen Bolat, burada, kentsel dönüşüm faaliyetlerinin önemine dikkati çekti. Kentsel dönüşümlerle Türkiye&#39;nin fiziki altyapısı ve üstyapısının komple değiştirildiğini belirten Bolat, şöyle konuştu:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240479.jpg"/><p>&quot;İnşallah, Türkiye olarak bir daha böyle acılar yaşamayız. AK Parti&#39;nin hizmet yolculuğunda 25 yıl geride kaldı. Halkımız, bu 25 yılın 23 yılından fazlasında hükümet etme görevini AK Parti&#39;ye verdi. 2002 sonundan bu yana toplumun tüm kesimleri için gerçekten büyük hizmetler yaptık. Altyapı üstyapı hizmetleri inanılmazdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 300 milyar dolarlık yatırımla kara yolları, demir yolları, havaalanları, köprüler ve tüneller yaptı. Bazıları buna dudak bükebilir. Bunlar olmasaydı ülke ekonomisi büyüyebilir miydi? Kişi başına milli gelir 3 bin dolarlardan 18 bin 500 dolarlara çıkabilir miydi. Toplam milli gelir 238 milyar dolardan 1 trilyon 640 milyar dolara çıkabilir miydi. Üniversiteler, okullar, derslikler, spor merkezleri, yurtlar ve sulama yatırımları yapılabilir miydi. İş bilenin kılıç kuşananın. Bizim belediyelerimiz yan gelip yatmaz. Diğerlerini görüyorsunuz akılları fikirleri maalesef fırıldaklıkta ve filmde. Bizimkiler gece gündüz çalışırlar hizmet yaparlar. &quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240480.jpg"/><p>Bolat, 24 yılda halkın esenliği ve yaşam standartlarının artması için çok büyük hizmetler yapıldığını ifade etti. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240481.jpg"/><p><b>Birçok milletvekili ya da belediye başkanının muhalefet saflarından ayrılarak AK Parti saflarına katıldığını söyleyen Bolat, şöyle konuştu:</b><br></p><p>&quot;Bu durum giderek de hızlanacağa benziyor. Özellikle muhalefetin elindeki belediyelerde yaşanan yanlış uygulamalar, yolsuzluklar, bir sürü beceriksizlikler, hizmetlerin geriye gitmesi, vatandaşın bunalması karşısında vatandaşımız 25 yıllık bu eser ve hizmet siyasetinin önemini tekrardan daha güçlü bir şekilde hissediyor. Bunu gören siyasiler de birçokları muhalefetten ayrılıp AK Parti saflarına geliyor. Tabii ki kapsayıcı, birleştirici ve kuşatıcı olacağız. 23 yılda Türkiye ekonomisi birken AK Parti bunun üzerine 6 büyük ekonomi koydu ve 7&#39;ye çıkardı. Yani 238 milyar dolardan 1 trilyon 640 milyar dolara çıkmak demek 6 kat dolar bazında büyümek demek. Dış ticaret 2002&#39;de 50 milyar dolardı 400 milyara yani 8 katı büyümüşüz mal ve hizmetler bazında. İstihdam 21 milyon kişi iken 32 milyon 700 bine yükseldi. 11 milyon 500 binden fazla insanımıza iş bulduk.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240483.jpg"/><p><b>- "İNŞALLAH ÖNÜMÜZDEKİ YILDAN İTİBAREN BÜTÇEDE BİRAZ DAHA RAHATLAMA OLACAK"</b></p><p>Ülkenin 3,5 yıl önce dünyanın en büyük karasal depremini yaşadığına dikkati çeken Bolat, depremlerin ardından 11 kenti ayağa kaldırabilmek için 105 milyar dolarlık bir harcama yapıldığını hatırlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240485.jpg"/><p><b>Bakan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</b></p><p>&quot;Bu 105 milyar dolarlık yük olmasaydı hükümetimiz emekliye, esnafa, çiftçiye, işçiye, memura, gençlere ve kadınlara daha büyük imkanları verebilirdi. Deprem bölgesindeki 13 milyon insanı orada kaderleriyle baş başa asla bırakamazdık. Bunların sonuna geliniyor. İnşallah önümüzdeki yıldan itibaren bütçede biraz daha rahatlama olacak. İnşallah vatandaşlarımıza yönelik imkanlar daha da artırılacak.&quot;</p><p>Bolat daha sonra MHP İl Başkanı Burhanettin Karataş&#39;ı ziyaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bakan-bolat-muhalefetteki-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287848</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/taze-meyve-mi-kuru-meyve-mi-meyve-suyu-mu-kalp-sagligi-acisindan-farklari-neler-287848</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taze meyve mi, kuru meyve mi, meyve suyu mu? Kalp sağlığı açısından farkları neler?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kan basıncı yönetimi için taze, kuru ve sıkılmış kiraz ile erik tüketimi arasındaki farklar, uzmanlar tarafından yeniden gündeme taşındı. Özellikle DASH diyeti uygulayanlar ve kalp sağlığını korumak isteyenler için hangi meyve türünün daha faydalı olduğu tartışılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taze meyve mi, kuru meyve mi, meyve suyu mu? Kalp sağlığı açısından farkları neler?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kan basıncını kontrol altına almak isteyenler için taze, kuru ve sıkılmış kiraz ile erik seçenekleri arasındaki farklar, son dönemde uzmanların odak noktası haline geldi. Taze meyve ve sebzeler, içerdiği doğal potasyum, lif ve antioksidanlar sayesinde kan basıncının dengelenmesine katkı sağlıyor. Ancak, bu faydaların tüketim şekline göre değişebileceği, özellikle kurutma ve sıkma işlemlerinin meyvenin besin değerlerinde önemli değişikliklere yol açtığı vurgulanıyor. Kiraz ve erik gibi meyvelerin kalp sağlığına uygun beslenme planlarında yeri sıkça tartışılsa da, mevcut bilimsel veriler bu meyvelerin tek başına kan basıncını düşürmede etkili olmadığını gösteriyor. Uzmanlar, özellikle DASH diyeti uygulayanların ve kalp sağlığını ön planda tutanların, meyve tüketiminde seçimlerini bilinçli yapmalarını öneriyor.</p><h3>Uzmanlar: Taze kiraz ve erik kan basıncı için ilk tercih olmalı</h3><p>Beslenme uzmanları, kan basıncını düzenlemede taze kiraz ve erik tüketiminin ön plana çıktığını belirtiyor. Taze meyveler, lif ve potasyum açısından zengin yapılarıyla kalp sağlığını destekliyor. Özellikle taze kiraz ve erikte bulunan potasyum, vücuttaki sodyumun olumsuz etkilerini dengeleyerek, kan basıncının normal seviyelerde kalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, bu meyvelerde bulunan doğal lif, tokluk hissini artırırken, kan damarlarının sağlığını koruyan polifenoller de antioksidan etkileriyle öne çıkıyor. DASH diyeti gibi hipertansiyonu önlemeye yönelik beslenme modellerinde taze meyve ve sebzelerin, düşük kalori ve yüksek lif içerikleriyle öncelikli olarak önerildiği biliniyor. Taze meyvelerin lif kaybı olmadan tüketilmesi, kardiyovasküler sağlık açısından da ekstra bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle, kan basıncı kontrolü için taze kiraz ve erik tüketimi, diğer seçeneklere göre daha fazla öneriliyor.</p><h3>Kuru ve sıkılmış meyve seçeneklerinde porsiyon kontrolü şart</h3><p>Kurutulmuş kiraz ve erik, su içeriğinin büyük oranda azalmasıyla birlikte, porsiyon başına düşen şeker ve kalori miktarında ciddi bir artışa yol açıyor. Kuru meyveler, taze formlarına kıyasla daha küçük miktarlarda tüketilse de, içerdiği karbonhidrat, şeker ve kalori oranı oldukça yüksek olabiliyor. Ayrıca, kurutma işlemi sırasında C vitamini gibi bazı ısıya duyarlı besin maddelerinde azalma görülüyor. Bu nedenle, kuru kiraz ve erik tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, kuru meyvelerin besin yoğunluğunun fazla olması nedeniyle, aşırıya kaçıldığında kan şekeri ve kalori alımında artış yaşanabileceğini belirtiyor. Sıkılmış meyve suları ise, özellikle lif kaybı nedeniyle taze meyvelere göre daha az doyurucu ve kan basıncı yönetimi açısından daha az faydalı kabul ediliyor. Sıkma işlemi sırasında meyvedeki lifin büyük kısmı kaybolurken, potasyum ve polifenoller kısmen korunabiliyor. Ancak, lif eksikliği nedeniyle sıkılmış meyve sularının tokluk hissi sağlamadığı, bu yüzden de fazla miktarda tüketilebildiği ifade ediliyor. Bu noktada, kan basıncı dostu bir beslenme için bütün meyvelerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p><h3>Klinik araştırmalardan çıkan sonuç: Kiraz ve erik tek başına yeterli değil</h3><p>Kiraz ve erik, içerdiği potasyum ve antosiyanin gibi polifenoller sayesinde damar sağlığını destekleyen meyveler arasında yer alıyor. Bu meyvelerde bulunan bitki pigmentlerinin, damar iç yüzeyinin fonksiyonunu iyileştirdiği ve oksidatif stresi azalttığı biliniyor. Ancak, klinik çalışmalar, kiraz ve erik tüketiminin doğrudan kan basıncında anlamlı bir düşüş sağlamadığını ortaya koydu. Araştırmalar, kirazın sistolik veya diastolik kan basıncı üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını gösterirken, erik takviyesinin de benzer şekilde kan basıncını düşürmede etkili olmadığı tespit edildi. Bu bulgular, kiraz ve erik gibi meyvelerin DASH diyeti gibi genel kalp sağlığına uygun diyetlerin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak tek başına kan basıncını düşüren mucizevi yiyecekler olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, sağlıklı bir beslenme planında çeşitli taze meyve ve sebzelere yer verilmesinin, kan basıncı kontrolü ve genel kardiyovasküler sağlık için en etkili yol olduğunun altını çiziyor.</p><p>Sonuç olarak, kan basıncı dostu bir beslenme düzeni oluşturmak isteyenlerin, taze meyve ve sebzeleri öncelikli olarak tercih etmeleri öneriliyor. Kuru ve sıkılmış meyve seçenekleri ise, porsiyon kontrolüyle ve besin kayıpları göz önünde bulundurularak tüketilmeli. Kiraz ve erik gibi meyveler, zengin besin içerikleriyle kalp sağlığını desteklerken, tek başına kan basıncını düşürmede yeterli olmadıkları için, dengeli ve çeşitli bir beslenme planının parçası olarak değerlendirilmelidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/taze-meyve-mi-kuru-meyve--891_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287847</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-belli-oldu-500den-fazla-meslek-incelendi-287847</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser riski en yüksek meslekler belli oldu! 500'den fazla meslek incelendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, kabin memurları ve pilotların radyasyon kaynaklı kanser riskinde 503 meslek arasında en üst sırada yer aldığını ortaya koydu. Araştırmada, uçuş ekibi üyelerinin kozmik ışınlara maruz kalma oranlarının, diğer tüm meslek gruplarını geride bıraktığı vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser riski en yüksek meslekler belli oldu! 500'den fazla meslek incelendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yapılan kapsamlı bir araştırma, kabin memurları ve pilotların radyasyon kaynaklı kanser riski açısından 503 farklı meslek arasında en yüksek sırada yer aldığını gösterdi. JAMA İç Hastalıkları Dergisi'nde yayımlanan analizde, 2020-2024 yılları arasında hayatını kaybeden 12,7 milyon kişinin ölüm kayıtları incelendi. Araştırmacılar, özellikle kabin memurları ve pilotların, kozmik ışınlara maruz kalma nedeniyle diğer tüm meslek gruplarına göre radyasyonla ilişkili kanser türlerinde ciddi bir artış yaşadığını tespit etti. Uçuş ekibi üyeleri, yıllık ortalama iyonlaştırıcı radyasyon dozunda ABD'deki tüm meslek grupları arasında ilk sırada yer aldı. Bu bulgu, havacılık sektöründe çalışanların karşı karşıya olduğu mesleki risklerin sanılandan çok daha ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu.</p><h3>Kabin memurları ve pilotlar radyasyon riskinde ilk sırada</h3><p>Harvard Tıp Okulu'ndan cerrah ve sağlık araştırmacısı Vishal Patel liderliğinde yürütülen araştırmada, uçuş ekibi üyelerinin yılda ortalama 3 ila 6 milisivert kozmik radyasyona maruz kaldığı belirlendi. Bu oran, yılda 10 kez gidiş-dönüş uçuş yapan bir yolcunun aldığı 0,4 milisivertlik dozun çok üzerinde. Araştırmada, radyasyonla ilişkili kanser türleri arasında meme, tiroid, prostat, multipl miyelom, lösemi ve melanom gibi hastalıklar öne çıktı. Özellikle kabin memurları, analiz edilen meslek grupları arasında radyasyonla ilişkili kanserlerden ölüm oranında yüzde 50 daha yüksek risk taşıyor. Pilotlarda ise bu oran yüzde 36 seviyesinde. Araştırmacılar, bu mesleklerdeki yüksek riskin, sadece yaşam tarzı veya sosyoekonomik koşullarla açıklanamayacağını, asıl nedenin mesleki radyasyon maruziyeti olduğunu vurguladı. Nükleer tıp teknologları ve radyografistler gibi doğrudan radyasyonla çalışan grupların bile gerisinde kalan kabin memurları ve pilotlar, en büyük tehlikeyle gökyüzünde karşılaşıyor.</p><h3>Kozmik ışınlar ve sirkadiyen bozukluklar kanser riskini artırıyor</h3><p>Uzmanlar, uçuş sırasında kozmik ışınlara maruz kalmanın yanı sıra, uçak pencerelerinden geçen ultraviyole ışık ve sürekli değişen vardiyaların yarattığı sirkadiyen ritim bozukluklarının da kanser riskini artırdığını belirtiyor. Avustralya Queensland Üniversitesi'nden epidemiyolog Catherine M. Olsen ve Avustralya Radyasyon Koruma ve Nükleer Güvenlik Ajansı'ndan Ken Karipidis, bu meslek grubunda risklerin yalnızca kozmik iyonlaştırıcı radyasyonla sınırlı olmadığını, gece çalışması ve vardiya değişikliklerinin de önemli birer faktör olduğunu ifade etti. Özellikle kadın uçuş ekibi üyeleri için yıllık cilt ve meme taramalarının önemi vurgulandı. Araştırmada, uçuş ekibinin diğer mesleklerle radyasyon dışı kanser türlerinde benzer oranlarda risk taşıdığı, ancak radyasyonla ilişkili kanserlerde belirgin bir artış gözlendiği belirtildi. Bu bulgular, havacılık sektöründe çalışanların sağlık kontrollerinin daha sıkı yapılması ve koruyucu önlemlerin artırılması gerektiğine işaret ediyor.</p><h3>ABD'de yasal düzenleme eksikliği endişe yaratıyor</h3><p>Federal Havacılık İdaresi, uçuş ekibini iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalan meslek grubu olarak tanımlıyor. Ancak ABD'deki uçuş ekibi üyeleri, diğer radyasyona maruz kalan çalışanların tabi olduğu federal doz limitleri ve izleme gerekliliklerine dahil edilmiyor. Araştırmacılar, mevcut mevzuatın yetersizliğine dikkat çekerek, uçuş ekibi için maruziyet seviyelerine uygun mesleki radyasyon koruma önlemlerinin hayata geçirilmesini önerdi. Kozmik ışınlara maruz kalmanın doğrudan kansere yol açtığı kesin olarak kanıtlanmasa da, elde edilen veriler dolaylı olarak bu ilişkiyi güçlendiriyor. Uzmanlar, uçuş ekibi çalışanlarının mesleki geçmişlerinin ve gökyüzünde geçirdikleri sürelerin sağlık kayıtlarında izlenmesinin, erken teşhis ve koruma açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, uluslararası standartların geliştirilmesi ve tüm havacılık çalışanlarının radyasyon riskine karşı daha iyi korunması için küresel düzeyde iş birliği çağrısı yapıldı.</p><p>Sonuç olarak, ABD'de yapılan bu geniş çaplı araştırma, kabin memurları ve pilotların radyasyon kaynaklı kanser riski açısından en tehlikeli meslek grupları arasında yer aldığını net biçimde ortaya koydu. Kozmik ışınlara ve diğer mesleki risklere karşı alınacak önlemler, havacılık sektöründe çalışanların sağlığını koruma noktasında hayati önem taşıyor. Uzmanlar, uçuş ekibi üyeleri için düzenli sağlık taramalarının yaygınlaştırılması ve yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/kanser-riski-en-yuksek-me-115_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/nevsehirde-madeni-yag-yuklu-tir-devrildi-sofor-yanarak-hayatini-kaybetti-287846</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nevşehir'de madeni yağ yüklü tır devrildi, şoför yanarak hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Nevşehir'de madeni yağ yüklü tırın şarampole devrilmesi sonucu şoför yanarak hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nevşehir'de madeni yağ yüklü tır devrildi, şoför yanarak hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Ankara-Niğde Otoyolu Nevşehir Derinkuyu Gişeler yakınında meydana gelen trafik kazasında, Burak Karagöz (30) idaresindeki 14 KL 531 plakalı madeni yağ yüklü tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak şarampole devrildi. Kazanın ardından tırın deposunu delinirken, sürtünmesinin etkisiyle yangın çıktı. Yangın kısa süre içerisinde büyürken, ihbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık, UMKE ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı otoyol jandarma ekipleri yolda geniş güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Çıkan yangın ekiplerin çalışması sonucu yaklaşık 2 saatte söndürüldü. Yapılan incelemede de tır sürücüsü Burak Karagöz'ün yanarak hayatını kaybettiği belirlendi.  </p><p>Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/nevsehirde-madeni-yag-yuk-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287845</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivasta-minibus-sarampole-uctu-4-olu-10-yarali-287845</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivas'ta minibüs şarampole uçtu! 4 ölü, 10 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Suşehri ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yolcu minibüsü şarampole uçtu, ilk belirlemelere göre 4 yolcu öldü, 4'ü ağır 10 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivas'ta minibüs şarampole uçtu! 4 ölü, 10 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, kaza, Zara-Suşehri karayolu, Elmaseki-Çokrak köyü yakınlarında yaşandı. Suşehri istikametine gitmekte olan Hayati Aras idaresindeki 58 SG 604 plakalı yolcu minibüsü bilinmeyen bir nedenle şarampole uçtu. İlk belirlemelere göre Hikmet Cengiz, Funda Durhan, Erva Durhan ve Dilek Özcan vefat etti.  4'ü ağır 10 kişi ise yaralandı. Olay yerine çok sayıda kurtarma ekibi sevk edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977102-180820264db61968.jpg"/><p>Yaralılar hava ve kara ambulansları ile yakın hastanelere kaldırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977101-1808202629e0a8c2.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/sivasta-minibus-sarampole-770_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287844</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktas-terorsuz-turkiye-surecini-bizzat-sehit-yakinlarimiz-ve-gazilerimizle-birlikte-287844</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Terörsüz Türkiye sürecini bizzat şehit yakınlarımız ve gazilerimizle birlikte inşa ettik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Terörsüz Türkiye sürecini biz bizzat şehit yakınlarımız ve gazilerimizle birlikte inşa ettik. Onlar olmadan bu süreç inşa edilemez." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş: Terörsüz Türkiye sürecini bizzat şehit yakınlarımız ve gazilerimizle birlikte inşa ettik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Terörsüz Türkiye Buluşmaları kapsamında Diyarbakır'da düzenlenen "Terörsüz Türkiye Kardeşlik Sofrası" programına katıldı.</p><p>Şehit yakınları, gaziler, gazi yakınları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderlerinin katıldığı programda konuşan Göktaş, Terörsüz Türkiye sürecinde şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin temel öncelikleri olduğunu belirtti.</p><p>Devletin, dün olduğu gibi bugün ve yarın da şehit yakınları ve gazilerin yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti:</p><p>"Devletimiz her daim şehitlerimizin ailelerinin ve gazilerimizin yanında. Girdiğimiz bu süreç çok kritik bir süreç. Sadece bugün için değil, aslında yarın için de önemli. Bizim amacımız burada şehitlerimizin aziz hatıralarına, gazilerimizin kahramanlıklarına her daim sahip çıkmak. Burada onlarsız yürüyen bir süreç olmadı. Terörsüz Türkiye sürecini biz bizzat şehit yakınlarımız ve gazilerimizle birlikte inşa ettik. Onlar olmadan bu süreç inşa edilemez."</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki kararlılığını da hatırlatan Göktaş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle 'Burada şehitlerimizin emanetlerine veya şehitlerimizin ruhlarına halel getirecek hiçbir sürecin içerisinde de olmadık, olmayacağız.'" ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/2-18082026a792eac7.jpg"/><p><b>"BU TOPRAKLAR ÇOK ŞEHİT VERDİ"</b></p><p>Terörden en çok etkilenen şehirlerden birinin Diyarbakır olduğunu belirten Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>"Bu topraklar çok şehit verdi, çok kan aktı. Özellikle bu bölge terörden çok çekti. Bunun birebir şahitleri sizlersiniz. Ben size acınızı tekrar anlatmayacağım çünkü bu süreci, kaybı yaşayan bilir. Evladını, eşini toprağa verdikten sonra 'Vatan sağ olsun' der ama o acı yürekten hiçbir zaman silinmez. Bizler bunun bizzat şahidiyiz ama en çok da yaşayan bilir."</p><p>Bakan Göktaş, şehit ailelerinin, yaşadıkları büyük acılara rağmen Terörsüz Türkiye hedefinin yanında durduğunu ifade ederek, "Ailelerimiz o kadar acıya rağmen 'Biz yaşadık, başkaları yaşamasın, devletimize güveniyoruz' dedi." açıklamasını yaptı.</p><p>Süreç üzerinden, şehit ailelerinin hassasiyetleri üzerinden siyasi rant devşirmek isteyenler olduğuna dikkati çeken Göktaş, "Geçmiş acıları unutmamız mümkün değil ancak bundan sonra ne evlatlarımız ne torunlarımız benzer acılar yaşamasın diye uğraşıyoruz. Hamdolsun, bu topraklarda terör son buldu." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/24tv-1808202642b04f74.jpg"/><p><b>"ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE YOL YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</b></p><p>Türkiye'nin güvenliğini sınırlarının ötesinde de kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz dünyada savunma sanayi alanında lider bir ülke oldu ama bakıyorsunuz, bir olay bile tüm iyileşmenin üzerine gölge gibi çöküyor. Dolayısıyla bizler sadece ülkemizin içerisinde değil, ülkemizin sınırının dışındaki bölgeyi de güvenli hale getirmek istiyoruz."</p><p>Bakan Göktaş, bundan sonraki süreçte de el birliğiyle benzer süreçler olmaması için var güçleriyle çalışacaklarını belirterek, Bakanlığın şehit yakınları ve gazilerle yol yürümeye devam edeceğinin altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bakan-goktas-terorsuz-tur-866_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287843</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/nigdede-evden-cikamayan-hastalar-saglik-hizmetine-evinde-ulasiyor-287843</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Niğde'de evden çıkamayan hastalar sağlık hizmetine evinde ulaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Niğde'de kronik hastalığı, yaşlılığı veya engeli nedeniyle sağlık kuruluşlarına ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlara, evde sağlık hizmeti ekiplerince muayeneden pansumana, tetkikten ilaç raporlandırmasına kadar birçok sağlık hizmeti kendi yaşam alanlarında sunuluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Niğde'de evden çıkamayan hastalar sağlık hizmetine evinde ulaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde görev yapan 4 ekip, hastaların hastaneye gitmeden sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesini sağlıyor.  </p><p>Niğde'de evde sağlık hizmetleri kapsamında yatağa veya eve bağımlı hastaların muayene, tetkik, tahlil, tıbbi bakım, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri evlerinde gerçekleştiriliyor. Hastaların sağlık durumlarının hastanede değerlendirilmesinin gerekli olduğu durumlarda ise evden hastaneye ve hastaneden yeniden evlerine nakilleri sağlanıyor.  </p><p>Evde sağlık hizmetleri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Halime Dilber Balcı, hizmetin temel amacının sağlık kuruluşuna ulaşmakta güçlük çeken hastaların sağlık hizmetini kendi yaşam alanlarında alabilmesini sağlamak olduğunu söyledi.  </p><p>Balcı, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalıkları, yaşlılığı ya da engelliliği nedeniyle eve veya yatağa bağımlı olan hastalara sağlık kuruluşuna gitmeden, ev ortamında ve ailesinin yanında sağlık hizmeti sunulmasıdır. Niğde Merkez Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde aktif olarak dört ekiple bu hizmeti vermekteyiz. Hastaların ev ortamında muayenelerini, tetkiklerini, tahlillerini, tıbbi bakım, tedavi ve rehabilitasyonlarını sağlıyoruz. Nakil hizmetimiz de bulunuyor. Gerektiğinde hastaların evden hastaneye ve hastaneden yeniden evlerine nakilleri gerçekleştiriliyor" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977201-1808202668bff320.jpg"/><p><b>İLAÇ VE TIBBİ MALZEME RAPORLARI DA EVDE DÜZENLENİYOR</b></p><p>Evde sağlık hizmetlerinin yalnızca muayene ile sınırlı olmadığını aktaran Balcı, hastaların kullandıkları ilaç ve tıbbi cihazların rapor işlemlerinin de gerçekleştirildiğini söyledi.  </p><p>Balcı, "Hastanın kullanmakta olduğu ilaçların, kullandığı tıbbi cihazların raporlarının düzenlenmesi, hasta bezi, aspirasyon kateteri, havalı yatak ve sonda gibi malzemelerin raporlandırılması yapılıyor. Ev ortamında pansuman, enjeksiyon, tetkik amacıyla kan numunesi alınması ve sonda uygulanması da sunduğumuz hizmetler arasında" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977205-18082026499a6b31.jpg"/><p><b>"SAĞLIK KURULUŞUNA ULAŞMAKTA GÜÇLÜK ÇEKEN HASTALAR BAŞVURABİLİR"</b></p><p>Evde sağlık hizmetinden yararlanabilecek hasta grupları hakkında da bilgi veren Balcı, şöyle konuştu:  </p><p>"80 yaş üzerinde olup hizmet talebinde bulunan yaşlı hastalarımız, kronik hastalıkları nedeniyle yatağa ya da eve bağımlı olanlar, ameliyat sonrası pansumana ihtiyaç duyan ve evinden sağlık kuruluşuna ulaşmakta güçlük çeken hastalar başvurabiliyor. Son dönem kanser hastaları, KOAH hastaları, nörodejeneratif hastalığı bulunanlar, alzaymır ve demans hastaları ile tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkları nedeniyle sağlık kuruluşuna ulaşmakta güçlük yaşayan vatandaşlarımız da bu hizmetten yararlanabiliyor."  </p><p>Evde sağlık hizmetlerinin hasta kadar hasta yakını açısından da önemli olduğunu belirten Balcı, "Bu hizmetin temel amacı, hastanın ev ortamında ve ailesinin yanında sağlık hizmetine ulaşmasını sağlayarak hastane enfeksiyonu riskini azaltmak, hastanın ve bakım veren kişinin yükünü bir nebze olsun hafifletmek ve onlara destek olmaktır. Hastalarımıza ve hasta yakınlarına tıbbi bakım süreçleriyle ilgili eğitim ve danışmanlık hizmetleri de veriyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977204-180820268296b754.jpg"/><p><b>"6 YILDIR EVDE SAĞLIK HİZMETİ ALIYORUM"</b></p><p>Yaklaşık 6 yıldır evde sağlık hizmetinden yararlandığını belirten Fatma Erbay, sağlık ekiplerinin evine gelmesinin kendisi açısından büyük kolaylık olduğunu söyledi.  </p><p>Erbay, "6 yıldır evde sağlık hizmeti alıyorum. Allah razı olsun. Evimize kadar geliyorlar. Hastaneye gidip gelmek benim için çok zordu. Şimdi birçok işlem evimde hallediliyor. İlaçlarımız yazılıyor, kontrollerimiz yapılıyor. Ben bu hizmetten çok faydalanıyorum. Devletimize ve sağlık çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.  </p><p>Annesi için evde sağlık hizmetinden yararlanan İbrahim Yılmaz da ekiplerden memnun olduklarını belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977206-180820266b229826.jpg"/><p>Yılmaz, "Çok şükür annemizi hastaneye götürmeden sağlık ekiplerimiz geliyor. Pansumanını ve muayenesini yapıyorlar. Çok memnunuz. Hastaneye gitmeye gerek kalmadan birçok işlem evimizde yapılıyor. Annemin dikişleri var, sağlık ekibimiz yeniden gelerek dikişlerini de evimizde alacak. Devletimizden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.  </p><p>Evde sağlık hizmetinden yararlanan hasta yakınlarından Zehra Tuncer ise ekiplerin düzenli şekilde evlerine geldiğini ve ihtiyaçlarını karşıladığını söyleyerek sağlık çalışanlarına teşekkür etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aw76977202-18082026ef9424f8.jpg"/><p>Evde sağlık hizmetlerine başvurular Türkiye genelinde 444 38 33 numaralı telefon hattından yapılabileceği gibi ayrıca aile hekimlikleri ve e-Nabız üzerinden de müracaat edilebiliyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/hastaneye-gitmeden-saglik-739_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kuantum-internet-gercek-dunyada-sinandi-dolaniklik-62-kilometre-boyunca-korundu-287842</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuantum internet gerçek dünyada sınandı! Dolanıklık 62 kilometre boyunca korundu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), Maryland Üniversitesi iş birliğiyle kuantum internet teknolojisi için bugüne dek en zorlu gerçek dünya testlerinden birini tamamladı. Araştırmada, 62 kilometrelik sıradan fiber optik kabloda kuantum dolanıklık başarıyla korundu ve bu gelişme, kuantum ağlarının pratikte uygulanabilirliğine dair önemli bir kanıt sundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuantum internet gerçek dünyada sınandı! Dolanıklık 62 kilometre boyunca korundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) önderliğinde yürütülen araştırmada, Maryland Üniversitesi ile yapılan iş birliği sonucu kuantum internet alanında şimdiye kadar gerçekleştirilen en zorlu saha testlerinden biri başarıyla tamamlandı. Bilim insanları, 62 kilometre uzunluğunda ve çoğunluğu yer üstünde bulunan sıradan fiber optik kablo üzerinden kuantum dolanıklık taşıyan fotonları iletmeyi başardı. Bu deney, kuantum internet teknolojisinin gerçek dünya koşullarında ne kadar dayanıklı olabileceğini gösteren önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın bulguları, Optik İletişim ve Ağlar Dergisi'nde yayımlandı ve kuantum dolanıklık bilgisinin pratikte korunabilirliğine dair umut verdi.</p><h3>NIST ekibi: Gürültülü ortamda rekor mesafe aşıldı</h3><p>Kuantum internetin temelini oluşturan dolanıklık fenomeni, iki parçacığın mesafeden bağımsız olarak birbirine bağlı kalmasını sağlıyor. Ancak, laboratuvar dışındaki koşullarda bu hassas kuantum durumlarının korunması ciddi bir zorluk oluşturuyor. NIST'ten fizikçi Yicheng Shi, bu deneyi "kuantum ağ sistemlerinin stres testi" olarak nitelendirdi. Deneyde kullanılan fiber optik kablolar, yer altı yerine sokak kenarındaki direkler arasında uzanıyor ve rüzgar, sıcaklık değişimleri, trafik ve çevresel titreşimler gibi pek çok dış etkene maruz kalıyor. Bu koşullarda klasik internet verileri etkilenmezken, kuantum verileri için durum farklı. Fotonların polarizasyonu ve dolanıklık bilgisi, çevresel faktörler nedeniyle kolayca bozulabiliyor. Araştırmacılar, bu zorlu ortamda dahi dolanıklık taşıyan fotonları başarıyla ileterek kuantum internetin dayanıklılığını ortaya koydu.</p><h3>Fiber optikte kuantum dolanıklık için yeni yöntemler geliştirildi</h3><p>Deney sırasında ortaya çıkan parazit sorununu aşmak için ekip, referans noktası olarak lazer ışık sinyali kullandı. Lazer ışığının bükülme miktarı hesaplanarak, dolanık fotonlara gerekli düzeltmeler uygulandı. Bu işlem, toplam sürenin yalnızca yüzde 7,2'sini alırken, kalan sürede stabilize edilmiş kuantum bilgisi iletildi. NIST'ten fizikçi Oliver Slattery, kullanılan fiber hattını "mümkün olan en kötü bağlantılardan biri" olarak tanımladı. Buna rağmen, ekip aktif stabilizasyon teknikleriyle polarizasyon dolanıklığının kararlı bir şekilde aktarılabileceğini gösterdi. Bu yöntem, gelecekteki kuantum ağlarının gerçek dünya koşullarında yaygınlaşması için önemli bir adım olarak görülüyor.</p><h3>Kuantum internetin potansiyeli ve gelecek adımlar</h3><p>Kuantum internet, iletişim güvenliğinden bilimsel araştırmalara kadar pek çok alanda devrim niteliğinde yenilikler sunma potansiyeline sahip. Araştırmacılar, saniyede 200 ile 1.500 arasında dolanık foton iletimi sağladı. Bu hız, mevcut teknolojiler için tatmin edici olsa da, küresel çapta kuantum internet altyapısı için daha da geliştirilmesi gerekiyor. Ekip, donanım iyileştirmeleri ve yazılım algoritmalarının daha verimli hale getirilmesiyle, iletim hızlarının ve güvenilirliğin artırılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, kuantum internet sayesinde dünya üzerindeki uzak noktalar arasında veri güvenliği üst seviyeye çıkacak ve yeni nesil teleskoplar gibi araştırma araçları geliştirilebilecek.</p><p>Bu test, kuantum internetin gerçek dünyada uygulanabilirliğini gösteren önemli bir örnek olarak tarihe geçti. Araştırmacılar, fiber optik altyapının aktif stabilizasyonla desteklenmesi halinde, çevresel koşullardan kaynaklanan sorunların aşılabileceğini vurguladı. NIST ve Maryland Üniversitesi'nin ortak çalışması, kuantum ağlarının geleceği için umut verici bir yol haritası sundu. Ancak, teknolojinin yaygınlaşması ve daha yüksek iletim hızlarına ulaşılması için önümüzde hâlâ önemli teknik engeller bulunuyor.</p><p>Sonuç olarak, NIST ve Maryland Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bu deney, kuantum internetin pratikte mümkün olabileceğine dair güçlü kanıtlar ortaya koydu. Gerçek dünya koşullarında elde edilen bu başarı, iletişim teknolojilerinde yeni bir çağın habercisi olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, kuantum internetin yakın gelecekte daha hızlı, güvenli ve yaygın hale gelmesi için çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/kuantum-internet-gercek-d-970_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287841</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bilim-insanlari-karaciger-yaslanmasini-etkileyen-narenciye-bilesigini-kesfetti-287841</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları karaciğer yaşlanmasını etkileyen narenciye bileşiğini keşfetti]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Tayvan'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, narenciye meyvelerinde bulunan hesperetin adlı molekülün karaciğer yaşlanmasını yavaşlatabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, farelerde uygulanan tedaviyle karaciğerin gençleşme belirtileri göstermesi dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları karaciğer yaşlanmasını etkileyen narenciye bileşiğini keşfetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayvan'daki National Yang Ming Chiao Tung Üniversitesi'nden bilim insanları, narenciye meyvelerinde yer alan hesperetin adlı doğal bir bileşiğin karaciğer yaşlanmasını yavaşlatabileceğini ve hatta bazı etkilerini tersine çevirebileceğini gösteren dikkat çekici bir çalışmaya imza attı. npj Aging dergisinde yayımlanan araştırmada, limon, lime, portakal gibi narenciye türlerinde bulunan hesperetin molekülünün, yaşlı farelerin karaciğerlerinde gençleşme belirtileri oluşturduğu tespit edildi. Ekip, farelerdeki deneylerde, hesperetin molekülünün karaciğerin yaşlanma sürecini yavaşlatma potansiyelini gözler önüne serdi.</p><h3>Bilim insanları: Narenciye bileşiği karaciğer gençliğini destekleyebilir</h3><p>Çalışma kapsamında, araştırmacılar 21 aylık yani yaşlı kategorisindeki farelere beş ay boyunca her gün hesperetin verdi. Kontrol grubuna ise etkisiz bir madde uygulandı. Araştırmanın sonunda, hesperetin verilen farelerin karaciğerlerinde CISD2 adlı uzun ömürle ilişkili genin seviyesinin üç aylık genç farelerle neredeyse aynı düzeye ulaştığı belirlendi. Kontrol grubunda ise CISD2 seviyesinde ciddi bir azalma görüldü. Bununla birlikte, hesperetin tedavisi uygulanan yaşlı farelerde, karaciğer hücrelerinde yağ birikimi, hücre hasarı ve iltihaplanma gibi yaşlanma ve bozulmanın başlıca belirtilerinde de gözle görülür azalma tespit edildi. Bilim insanları, narenciye kaynaklı bu molekülün karaciğerin gençliğini korumada ve yaşlanmaya bağlı hastalıkları önlemede önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı.</p><h3>Hesperetin'in etkisi gen düzeyinde kanıtlandı</h3><p>Araştırma ekibi, hesperetin ile tedavi edilen farelerde gen ifadesini analiz etmek için RNA dizileme yöntemi kullandı. Sonuçlar, narenciye bileşiğinin yaşlı farelerin karaciğerinde gen ifadesini genç bir profile yaklaştırdığını gösterdi. Özellikle, CISD2 geninin yanı sıra Hmgcs2 ve Ppar&#945; adlı iki proteinin de hesperetin tarafından aktive edildiği saptandı. Bu proteinlerin CISD2'nin aktivitesini artırarak karaciğerin yaşlanmasına karşı koruyucu bir etki oluşturduğu ileri sürüldü. Ayrıca, genetik olarak CISD2'si eksik olan farelerde hesperetin tedavisinin etkili olmadığı, dolayısıyla narenciye bileşiğinin faydasının büyük oranda bu genin varlığına bağlı olduğu belirtildi. Tüm bulgular, hesperetin'in karaciğer yaşlanmasını yavaşlatma ve karaciğer hücrelerini yenileme potansiyelini güçlü biçimde destekliyor.</p><h3>İnsan karaciğerinde de narenciye molekülüyle umut ışığı</h3><p>Çalışmanın insanlara uzanan bölümünde, karaciğer kanseri veya iyi huylu tümör nedeniyle ameliyat geçiren 80 hastadan alınan karaciğer örnekleri incelendi. Analizler, insan karaciğer dokusunda da yaş ilerledikçe CISD2 ve PPAR&#945; genlerinin ifadesinde azalma olduğunu gösterdi. Bu bulgu, farelerde gözlenen CISD2 azalmasının insanlarda da yaşlanma sürecinde ortaya çıkabileceğine işaret etti. Bilim insanları, narenciye meyvelerinden elde edilen hesperetin molekülünün, ilerleyen yaşlarda insan karaciğerini yenilemeye yardımcı olabileceğini düşünüyor. Ancak bu etkinin insanlar üzerinde doğrulanması için daha kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>Karaciğer sağlığı için narenciye bileşiği gelecekte umut olabilir</h3><p>Araştırmacılar, narenciye kabuğundan ve diğer doğal kaynaklardan elde edilen hesperetin'in, karaciğer yaşlanmasını yavaşlatma ve yaşa bağlı yağlı karaciğer hastalıklarını iyileştirme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca, bu molekülün CISD2'yi etkinleştiren işlevi sayesinde, gelecekte fonksiyonel gıda takviyesi ya da ilaç olarak kullanılabileceği öngörülüyor. Bilim insanları, karaciğerin insan vücudundaki 500'e yakın hayati işlevi göz önüne alındığında, bu alandaki gelişmelerin sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Hesperetin'in insanlarda da karaciğerin gençliğini koruyup koruyamayacağı sorusu, önümüzdeki dönemde yapılacak klinik araştırmalarla yanıt bulacak.</p><p>Sonuç olarak, narenciye meyvelerinde bulunan hesperetin adlı molekül, karaciğer yaşlanmasını yavaşlatmada ve gençliğini korumada umut vadeden bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bilim dünyası, bu doğal bileşiğin insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha yakından incelemeye hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bilim-insanlari-karaciger-965_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287840</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mavi-vatanda-tarihi-bulusma-turk-bayragini-al-korfeze-gel-287840</link>
      <pubDate>2026-08-18T14:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan'da tarihi buluşma "Türk Bayrağını Al, Körfeze Gel"]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında TCG Anadolu, TCG Heybeliada, TCG Derya ve TCG Preveze'nin de aralarında bulunduğu Türk Donanması'nın seçkin platformları ile gökyüzünün yerli ve milli gururları Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve AKINCI insansız hava araçları, 19 Ağustos'ta İzmit Körfezi'nde gökyüzü ve denizlerde buluşarak vatandaşları selamlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mavi Vatan'da tarihi buluşma "Türk Bayrağını Al, Körfeze Gel"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isselectedend">Türkiye'nin denizlerdeki gücünü,  bağımsızlığını ve millî savunma kabiliyetlerini simgeleyen <strong>TEKNOFEST  Mavi Vatan</strong>, İzmit Körfezi'nde tarihi bir buluşmaya sahne  olacak. <strong>"Türk  Bayrağını Al, Körfeze Gel"</strong> çağrısıyla vatandaşlar, 19 Ağustos  Çarşamba günü Türk donanmasının gurur veren geçişine ve millî kanatların  selamlama uçuşuna tanıklık edecek.</p><p class="isselectedend">Sabah saat <strong>08.00'de  Yalova'dan başlayacak selamlama geçişi</strong>, Altınova, Karamürsel,  Ereğli, Ulaşlı, Halıdere, Değirmendere, Gölcük, Kavaklı, Başiskele, İzmit ve  SEKA Park rotasını takip ederek saat <b>13.00'te</b>  <strong>Derince'de  son bulacak. </strong>Denizlerdeki bu görkemli geçişte, Türk  donanmasının gururu <strong>TCG Anadolu</strong>, <strong>TCG Heybeliada, TCG Derya, TCG  Preveze ve </strong><b>TCG Salihreis </b>başta olmak  üzere Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki gemiler ve denizaltılar yerini  alacak.<b></b></p><p class="isselectedend">Körfez semalarında ise heyecan doruğa çıkacak. Saat 13:00 ile  14:00 arasında <b>Deniz hava uçakları,  deniz karakol uçakları, helikopterler ve insansız hava araçları </b>körfez  üzerinde selamlama uçuşu gerçekleştirecek.<b>  Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve AKINCI</b> insansız hava araçları da  gökyüzünden İzmit Körfezi'ni selamlayacak. <b>Saat  14:20 - 14.30 arasında ise Türk Yıldızları</b> gökyüzünde sergileyeceği nefes  kesen gösteri uçuşuyla vatandaşlara unutulmaz anlar yaşatacak. <b></b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/whatsappvideo2026081-1808202675d7831c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p class="isselectedend"><b>DENİZLERDE ÇELİK MUHAFIZLAR, GÖKYÜZÜNDE MİLLİ KANATLAR...</b></p><p class="isselectedend">İzmit Körfezi, <strong>Türk  milletinin denizlerdeki gücüne, millî savunma sanayisindeki yükselişine ve  gökyüzündeki bağımsızlık iradesine</strong> hep birlikte tanıklık edecek.  Bu tarihi geçiş, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla kıyılarda yerlerini  almasıyla muhteşem bir buluşmaya dönüşecek.</p><p class="isselectedend"><b><u>TEKNOFEST MAVİ VATAN İZMİT KÖRFEZ GEÇİŞİ</u></b></p><p class="isselectedend"><b>08.00 YALOVA</b></p><p class="isselectedend"><b>09.00 ALTINOVA</b></p><p class="isselectedend"><b>09.15 KARAMÜRSEL</b></p><p class="isselectedend"><b>09.30 EREĞLİ</b></p><p class="isselectedend"><b>09.45 ULAŞLI</b></p><p class="isselectedend"><b>10.00 HALIDERE</b></p><p class="isselectedend"><b>10.15 DEĞİRMENDERE</b></p><p class="isselectedend"><b>10.30 GÖLCÜK</b></p><p class="isselectedend"><b>10.45 KAVAKLI</b></p><p class="isselectedend"><b>11.30 BAŞİSKELE</b></p><p class="isselectedend"><b>11.45 İZMİT</b></p><p class="isselectedend"><b>12.15 SEKAPARK</b></p><p class="isselectedend"><b>13.00 DERİNCE</b></p><p class="isselectedend"><strong>Türkiye'nin  denizlerdeki gururuna, gökyüzündeki istiklaline hep birlikte şahit olmak için: </strong>TÜRK  BAYRAĞINI AL, KÖRFEZE GEL!</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/whatsappimage2026081-18082026205a81e8.jpg"/><p class="MsoNormal"><b><a href="#0">www.teknofest.org</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/mavi-vatanda-tarihi-bulus-661_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bmden-israilin-filistin-topraklarindaki-isgalinin-sona-ermesi-cagrisi-287839</link>
      <pubDate>2026-08-18T13:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM'den İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin sona ermesi çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Al-Kheetan, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin sona ermesi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının gerçekleştirilmesi yönünde çağrıda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM'den İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin sona ermesi çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, "İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı'nı reddettiğini duyurdu. Bu tutuma birçok ülke tepki gösterdi. Gazze'ye yönelik saldırılar ve abluka da sürüyor. İsrail'in bu tutumu karşısında BM'nin tavrı nedir?" sorusuna yazılı yanıtladı.</p><p>Bu konuda BM İnsan Hakları Ofisi'nin tutumunun değişmediğinin altını çizen Al-Kheetan, "Çatışmalara derhal son verilmesini, uluslararası suçlar dahil tüm insan hakları ihlalleri ve suistimallerinden sorumlu olanların tam olarak hesap vermesini, İsrail işgalinin sona ermesini ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının gerçekleştirilmesini talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Al-Kheetan, çatışmaya yönelik herhangi bir çözümün insan haklarına dayanması gerektiğini vurgulayarak, etkisi olan tüm üçüncü ülkeleri, bunun başarılmasını sağlamak için ellerinden geleni yapmaya çağırdı.</p><p><b>NETANYAHU, 15 MADDELİK PLANI REDDETMİŞTİ</b></p><p>Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmişti. Ateşkes, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngören anlaşmaya rağmen İsrail'in saldırıları ve yardım girişine yönelik kısıtlamaları sürmüştü.</p><p>Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas'ın ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı.</p><p>Netanyahu ise Barış Kurulu'nun Gazze'de ateşkesin ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin açıkladığı 15 maddelik planı reddettiklerini duyurmuştu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner ve Mladenov, 16 Ağustos'ta Mısır'ın başkenti Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Hamas heyetiyle görüşmüştü. Buradan İsrail'e geçen Kushner, anlaşmanın ikinci aşamasına geçiş konusunu görüşmek üzere Netanyahu ile bir araya gelmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/bmden-israilin-filistin-t-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/1000-dolarlik-lazerli-sivrisinek-oldurucu-seri-uretime-gecti-proje-neden-hala-soru-isaretl-287838</link>
      <pubDate>2026-08-18T13:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[1.000 dolarlık lazerli sivrisinek öldürücü seri üretime geçti! Proje neden hala soru işaretleri taşıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Changzhou kentinde geliştirilen ve 2.8 milyon dolar fon toplayan Photon Matrix lazer sivrisinek öldürücü, uluslararası pazarlarda güvenlik sertifikası ve yasal uygunluk konularındaki belirsizliklerle gündemde. Destekçiler, şirketten net ve şeffaf açıklamalar bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[1.000 dolarlık lazerli sivrisinek öldürücü seri üretime geçti! Proje neden hala soru işaretleri taşıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Changzhou şehrinde faaliyet gösteren Photon Matrix Lab tarafından geliştirilen lazer sivrisinek öldürücü cihaz, dünya genelinde büyük ilgi topladı. Şirket, Indiegogo üzerinden 2.8 milyon doların üzerinde fon elde ederek projeyi seri üretime taşıdı. Ancak, cihazın uluslararası güvenlik standartlarına uygunluğu ve yasal sertifikasyon süreçlerindeki belirsizlikler, destekçiler ve potansiyel kullanıcılar arasında endişelere yol açtı. Özellikle ABD, Avrupa Birliği, Avustralya ve Çin'de ön siparişe açılan ürün, ev içi kullanım için tasarlandı ve kimyasal içermeyen bir alternatif olarak pazarlanıyor. Lazer teknolojisiyle çalışan cihaz, sivrisinekler başta olmak üzere, 2 mm ile 20 mm arası boyuttaki uçan böcekleri tespit ederek etkisiz hale getirme iddiasında bulunuyor.</p><h3>Photon Matrix Lab'dan lazer güvenliği ve sertifikasyon açıklaması</h3><p>Photon Matrix Lab, lazer sivrisinek öldürücü cihazının güvenlik ve kalite standartlarına uygunluğunu vurgulasa da, uluslararası sertifikasyon sürecinin tamamlanmadığını açıkladı. Şirketin Haziran 2026'da yaptığı son güncellemeye göre, tüm gerekli güvenlik ve kalite belgeleri için başvurular devam ediyor ve süreç, uluslararası lazer güvenliği standartlarına uygun şekilde yürütülüyor. Ancak bu açıklama, destekçilerin endişelerini tam anlamıyla gidermedi. Özellikle cihazın hedef pazarlardaki yasal uygunluğu konusunda net bir bilgi verilmemesi, kullanıcıların kafasında soru işaretleri oluşturdu. Şirket, ürünün ithalatı ve kullanımıyla ilgili sorumluluğun müşterilere ait olduğunu belirten hizmet şartlarıyla, yasal süreçlerin takibini kullanıcıya bıraktı. Bu durum, özellikle ABD ve Avrupa'daki destekçiler arasında belirsizlik ve güvensizlik yarattı.</p><h3>Destekçilerden Photon Matrix'e şeffaflık ve iade talepleri</h3><p>Photon Matrix'in geliştirdiği lazer sivrisinek öldürücüye yönelik talepler ve beklentiler giderek artarken, destekçiler şirketten daha şeffaf bir iletişim ve güncel sertifikasyon bilgisi talep ediyor. Projenin yaratıcısı Jim Wong, destekçilere gönderdiği mesajlarda, sipariş gönderilene kadar iade hakkı bulunduğunu belirtti. Ancak Wong, ürünün her ülkedeki yasal durumu hakkında garanti veremeyeceklerini ifade etti. Bu açıklama, bazı destekçilerin iade taleplerine yanıt alamadıkları yönündeki şikayetleriyle birleşince, cihazın güvenilirliği ve şirketin şeffaflığı konusunda tartışmaları alevlendirdi. Ayrıca, son dönemde destekçiler arasında cihazın lazerlerinin uçaklarla etkileşime girip girmeyeceği gibi yeni güvenlik endişeleri de gündeme geldi. Tüm bu gelişmeler, Photon Matrix'in uluslararası pazarda daha fazla şeffaflık ve güvence sağlaması gerektiğini ortaya koydu.</p><p>Photon Matrix lazer sivrisinek öldürücü, yenilikçi teknolojisiyle dikkat çekse de, küresel pazardaki başarısı için güvenlik sertifikaları ve yasal uygunluk konularında şeffaf ve hızlı adımlar atılması büyük önem taşıyor. Şirketin, kullanıcıların beklentilerine yanıt verecek net ve güncel bilgiler sunması, hem mevcut destekçilerin memnuniyetini artıracak hem de ürünün uluslararası pazarda yaygınlaşmasını kolaylaştıracak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/1000-dolarlik-lazerli-siv-970_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/portakal-suyu-sadece-c-vitamini-kaynagi-degil-arastirmada-binlerce-gen-incelendi-287837</link>
      <pubDate>2026-08-18T13:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Portakal suyu sadece C vitamini kaynağı değil! Araştırmada binlerce gen incelendi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, düzenli portakal suyu tüketiminin vücutta binlerce genin aktivitesini değiştirdiğini ve kalp sağlığı üzerinde önemli etkiler yarattığını açıkladı. Son araştırmalar, portakal suyunun iltihaplanma, kan basıncı ve metabolizma üzerinde beklenenden çok daha büyük bir rol oynadığını ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Portakal suyu sadece C vitamini kaynağı değil! Araştırmada binlerce gen incelendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, portakal suyunun sağlığımız üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı bulgulara ulaştı. Son araştırmalar, her gün düzenli olarak portakal suyu içmenin vücutta binlerce genin aktivitesini değiştirdiğini ve özellikle kalp sağlığı başta olmak üzere birçok önemli biyolojik süreçte iyileşmeler sağladığını gösteriyor. Uzmanlar, portakal suyu tüketiminin sadece susuzluğu gidermenin ötesinde, bağışıklık sistemi, kan basıncı, metabolizma ve kan şekeri kontrolü gibi kritik alanlarda etkili olduğunu vurguluyor. Bu bulgular, portakal suyunun basit bir kahvaltı alışkanlığından çok daha fazlası olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Bilim insanları: Portakal suyu binlerce geni etkiliyor</h3><p>Yapılan son çalışmalar, portakal suyu tüketiminin vücuttaki gen aktivitesini büyük ölçüde değiştirdiğini ortaya koydu. Özellikle her gün 500 ml pastörize portakal suyu içen yetişkinler üzerinde iki ay boyunca yürütülen araştırmada, bağışıklık hücrelerinde binlerce genin aktivitesinde değişiklikler gözlendi. Bu genler arasında, iltihaplanma ve yüksek kan basıncıyla ilişkili olanlar öne çıktı. NAMPT, IL6, IL1B ve NLRP3 gibi genlerin aktivitesinde azalma tespit edildi. Ayrıca, vücudun sodyum tutma kapasitesini etkileyen SGK1 adlı genin de daha az aktif hale geldiği belirlendi. Uzmanlar, bu tür genetik değişimlerin özellikle kalp sağlığı ve metabolizma üzerinde olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Bulgular, portakal suyunun sadece kan şekerini yükseltmediğini, aynı zamanda vücuttaki düzenleyici sistemlerde iltihaplanmayı azaltan ve damarların gevşemesine yardımcı olan küçük ama etkili değişiklikler başlattığını gösteriyor. Araştırmacılar, portakalda doğal olarak bulunan hesperidin gibi narenciye flavonoidlerinin bu etkilerde pay sahibi olabileceğini düşünüyor.</p><h3>Portakal suyu tüketimi kalp sağlığında belirgin iyileşmeler sağlıyor</h3><p>Portakal suyu tüketimiyle ilgili yapılan geniş kapsamlı incelemeler, bu içeceğin kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini destekliyor. 639 katılımcının yer aldığı kontrollü denemelerin sistematik analizinde, düzenli portakal suyu tüketiminin insülin direncini ve kan kolesterol seviyelerini azalttığı tespit edildi. İnsülin direnci, prediyabetin temel özelliklerinden biri olarak bilinirken, yüksek kolesterol ise kalp hastalığı açısından önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Ayrıca, aşırı kilolu ve obez yetişkinler üzerinde yapılan başka bir analizde, birkaç hafta boyunca her gün portakal suyu içen kişilerde sistolik kan basıncında hafif düşüşler ve HDL yani iyi kolesterol seviyelerinde artışlar kaydedildi. Araştırmacılar, bu değişikliklerin kısa vadede mütevazı olsa da, uzun yıllar boyunca devam ettiğinde kalp sağlığı üzerinde anlamlı bir fark yaratabileceğini vurguluyor. Portakal suyunun içerdiği antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahip hesperidin maddesinin, yüksek kan basıncı ve kolesterol dengesiyle ilgili süreçlerde etkili olduğu düşünülüyor. Ayrıca, portakal suyunun bağırsak mikrobiyomu üzerinde de olumlu etkiler gösterdiği ve bu yolla kalp sağlığını desteklediği ifade ediliyor.</p><h3>Bağırsak mikrobiyomu ve metabolizma üzerinde portakal suyunun etkileri</h3><p>Portakal suyu tüketiminin sadece kalp sağlığıyla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda bağırsak mikrobiyomu ve metabolik süreçler üzerinde de önemli değişiklikler yarattığı belirtiliyor. Son incelemeler, portakal suyunun enerji kullanımı, hücreler arası iletişim ve iltihaplanma ile ilgili biyolojik yolları etkilediğini ortaya koydu. Özellikle kan portakalı suyu tüketen bireylerde, kısa zincirli yağ asitleri üreten bağırsak bakterilerinin sayısında artış gözlemlendi. Bu kısa zincirli yağ asitleri, sağlıklı kan basıncının korunmasında ve iltihaplanmanın azaltılmasında rol oynuyor. Ayrıca, gönüllülerde kan şekeri kontrolünde iyileşmeler ve iltihap belirteçlerinde azalmalar kaydedildi. Metabolik sendromu olan bireylerde ise, portakal suyu tüketiminin kan damarlarının iç yüzeyinin işlevini yani endotelyal fonksiyonu iyileştirdiği gözlemlendi. Endotelyal fonksiyonun daha iyi olması, kalp krizi riskinin azalmasıyla doğrudan ilişkili. Uzmanlar, bu bulguların portakal suyunun metabolik sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamıza yardımcı olduğunu belirtiyor.</p><h3>Portakal suyu tüketimiyle ilgili farklı bulgular ve genel değerlendirme</h3><p>Her ne kadar portakal suyu tüketimiyle ilgili birçok olumlu sonuç elde edilmiş olsa da, tüm çalışmalar aynı yönde bulgular sunmuyor. Kan yağları konsantrasyonları üzerine yapılan geniş bir analiz, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) seviyelerinde genellikle azalma olduğunu gösterirken, trigliseritler ve HDL gibi diğer lipid ölçümlerinde belirgin değişiklikler saptanmadı. Bununla birlikte, Brezilya'da bir portakal suyu fabrikasında 129 işçiyle yapılan araştırmada, kalp krizi riskiyle bağlantılı apolipoprotein B (apo-B) seviyelerinde düşüş kaydedildi. Bu sonuçlar, portakal suyunun sadece bir bardak şekerli içecek olmadığını, düzenli ve ölçülü tüketildiğinde vücut üzerinde biriken olumlu etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, lif içeriği nedeniyle bütün meyvenin genellikle daha iyi bir tercih olduğunu, ancak saf portakal suyunun da zamanla iltihaplanmayı azaltma, kan akışını iyileştirme ve kalp sağlığını destekleme gibi faydalar sağlayabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Günlük portakal suyu tüketiminin uzun vadeli etkileri</h3><p>Bilim insanlarının yürüttüğü kapsamlı araştırmalar, portakal suyu tüketiminin uzun vadede vücutta biriken etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Özellikle iltihaplanmayı azaltma, daha sağlıklı kan akışını destekleme ve kalp sağlığıyla ilişkili kan belirteçlerinde iyileşme sağlama gibi faydalar, günlük alışkanlıkların önemini bir kez daha gösteriyor. Araştırmacılar, günlük gıdaların vücut üzerinde beklenenden çok daha büyük etkiler yaratabileceğini hatırlatıyor. Portakal suyu, içerdiği doğal bileşenler sayesinde gen sağlığından metabolizmaya, kalp damarlarından bağışıklık sistemine kadar geniş bir yelpazede olumlu sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, portakal suyu tüketiminin bilinçli ve dengeli şekilde sürdürülmesinin, uzun vadede sağlıklı bir yaşam için önemli katkılar sunabileceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, portakal suyu tüketimiyle ilgili bilimsel veriler, bu içeceğin vücutta sadece susuzluğu gidermekle kalmadığını, birçok biyolojik süreçte belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Özellikle gen sağlığı, kalp ve damar sistemi, metabolizma ve bağışıklık üzerinde gözlemlenen olumlu etkiler, portakal suyunun günlük yaşamda sağlıklı bir seçenek olabileceğini ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, portakal suyunun da diğer gıdalar gibi ölçülü ve dengeli tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/portakal-suyu-sadece-c-vi-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/firefoxa-iphoneda-reklam-engelleyici-geldi-ozellik-nasil-calisiyor-287836</link>
      <pubDate>2026-08-18T13:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Firefox'a iPhone'da reklam engelleyici geldi! Özellik nasıl çalışıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Mozilla, iOS için Firefox tarayıcısına EasyList tabanlı yeni bir reklam engelleyici ekledi. Bu güncelleme, Safari kullanıcılarını Firefox'a geçmeye teşvik ediyor ve iOS'ta gizlilik ile reklam kontrolünü artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Firefox'a iPhone'da reklam engelleyici geldi! Özellik nasıl çalışıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mozilla, iOS işletim sistemine sahip cihazlar için Firefox tarayıcısına EasyList filtresine dayanan yeni bir reklam engelleyici ekledi. Kullanıcılar bu özellikle birlikte artık iPhone ve iPad'lerinde, web sitelerinde karşılarına çıkan birçok rahatsız edici reklamı engelleyebiliyor. Firefox'un bu güncellemesi, Safari'nin reklam engelleme konusunda sunduğu kısıtlı imkanlara kıyasla önemli bir avantaj sağladı. Özellikle gizlilik hassasiyeti yüksek olan kullanıcılar için Firefox, iOS platformunda ciddi bir alternatif haline geldi.</p><h3>Mozilla'dan iOS kullanıcılarına reklam engelleme avantajı</h3><p>Mozilla, Firefox'un iOS sürümüne entegre edilen reklam engelleyiciyle kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıdı. EasyList filtresi sayesinde, üçüncü taraf reklam ağları, izleyiciler, pop-up pencereler ve katmanlı reklamlar varsayılan olarak engellenebiliyor. Reklam engelleyici özelliği, Firefox'un ayarlar menüsünden kolayca aktif hale getirilebiliyor. Kullanıcılar, tarayıcıyı açıp '...' butonundan Ayarlar'a girerek, Tarayıcı sekmesindeki Reklam Engelleyici seçeneğini etkinleştirebiliyor. Alternatif olarak, herhangi bir web sayfasında uygulama menüsünden de bu özellik açılabiliyor. Bu kolay erişim, iOS kullanıcılarının reklam engelleyiciyi hızlıca devreye almasını sağlıyor.</p><h3>Firefox reklam engelleyici: Sınırlar ve istisnalar</h3><p>Firefox'un yeni reklam engelleyicisi, çoğu reklamı durdurabilse de bazı istisnalar bulunuyor. Mozilla, özellikle Firefox'un ana sayfası ve yeni sekme ekranındaki sponsorlu içeriklerin engellenmediğini belirtiyor. Ayrıca, arama motoru reklamları da bu filtre dışında kalıyor çünkü Mozilla'nın gelir kaynakları arasında bu reklamlar önemli bir yer tutuyor. Bunun yanında, bazı reklam türleri filtre listesine dahil olmayan yöntemlerle sunulduğunda engellenemeyebiliyor. Yine de Firefox'un iOS'taki reklam engelleme kabiliyeti, Safari'nin sunduğu seçeneklere kıyasla daha kapsamlı ve etkili bir koruma sağlıyor. Bu durum, kullanıcıların gizlilik ve reklam kontrolü konusundaki beklentilerinin karşılanmasında Firefox'u öne çıkarıyor.</p><h3>Safari alışkanlığını değiştiren yeni özellik</h3><p>Uzun süredir Safari'yi tercih eden birçok kullanıcı, yerleşik reklam engelleyici eksikliği nedeniyle üçüncü taraf uzantılara başvurmak zorunda kalıyordu. Firefox'un iOS uygulamasına entegre edilen bu yeni reklam engelleyici, kullanıcıların tarayıcı tercihlerini gözden geçirmesine yol açtı. Özellikle gizliliğe önem veren ve rahatsız edici reklamlardan kaçınmak isteyenler için Firefox, güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. Safari'de biriken sekmeler nedeniyle geçiş yapmakta tereddüt edenler bile, Firefox'un sunduğu yerleşik reklam engelleme özelliği sayesinde bu alışkanlıklarını bırakmaya başladı. Mozilla'nın bu adımı, iOS ekosisteminde tarayıcı rekabetini kızıştırırken, kullanıcıların web deneyimini daha güvenli ve rahat bir hale getiriyor.</p><h3>Firefox ile iOS'ta gizlilik ve kontrol artıyor</h3><p>Mozilla'nın iOS için geliştirdiği Firefox reklam engelleyici, kullanıcıların internette karşılaştığı reklam ve izleyici yükünü önemli ölçüde azaltıyor. Bu sayede, web sitelerinde gezinirken daha az müdahaleci reklamla karşılaşmak mümkün hale geliyor. Özellikle kişisel verilerin korunmasına önem veren kullanıcılar için Firefox'un bu özelliği büyük bir avantaj sunuyor. Safari'nin kendi başına reklam engelleyici sunmaması, Firefox'un iOS'taki popülerliğini artırıyor. Sonuç olarak, Mozilla'nın bu yeniliği, iOS kullanıcılarının gizlilik ve reklam kontrolü konusundaki beklentilerine doğrudan yanıt veriyor ve tarayıcı tercihlerinde önemli bir değişime yol açıyor.</p><p>Firefox'un iOS'ta sunduğu reklam engelleyiciyle birlikte, kullanıcılar artık web sitelerinde daha az reklamla karşılaşıyor ve gizliliklerini koruma konusunda daha fazla kontrol sahibi oluyor. Mozilla'nın bu hamlesi, iOS platformunda tarayıcı rekabetini artırırken, kullanıcıların daha güvenli ve keyifli bir internet deneyimi yaşamasına katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/firefoxa-iphoneda-reklam--978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nasanin-starling-misyonu-gpssiz-uzay-navigasyonunda-cigir-acti-287835</link>
      <pubDate>2026-08-18T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın Starling misyonu GPS'siz uzay navigasyonunda çığır açtı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Starling misyonu kapsamında test edilen FALCON sistemi, uzay araçlarının GPS sinyallerine ihtiyaç duymadan yörüngelerini belirleyebildiğini kanıtladı. Uzaydaki diğer nesneleri referans noktası olarak kullanan bu yenilikçi teknoloji, gelecekteki Ay ve Mars keşif misyonları için kritik bir altyapı oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın Starling misyonu GPS'siz uzay navigasyonunda çığır açtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Starling misyonu, uzay aracı özerkliği alanında bir dönüm noktası daha geride bıraktı. Misyon bünyesinde geliştirilen FALCON (Hızlı Otonom Uzayda-Kaybolmuş Katalog-tabanlı Optik Navigasyon) adlı sistem, bir uydunun yörüngedeki konumunu geleneksel navigasyon ağlarına bağlı kalmaksızın, uzaydaki diğer nesnelere referans vererek tespit etmeyi başardı. Bu gelişme, uzay araçlarının çok daha bağımsız biçimde faaliyet gösterebilmesinin önünü açıyor. NASA, Dünya yörüngesi ötesinde giderek artan sayıda misyona hazırlanırken, FALCON benzeri teknolojilerin ay uydu sürülerini, dağıtılmış bilim operasyonlarını ve insanlı keşif programlarını doğrudan destekleyebileceği değerlendiriliyor.</p><h3>FALCON sistemi GPS'e olan bağımlılığı ortadan kaldırıyor</h3><p>Günümüzde uydu navigasyonu büyük ölçüde GPS sinyallerine dayanıyor. Ancak bu sinyaller, Ay çevresinde ya da derin uzay ortamlarında güvenilirliğini yitiriyor veya tamamen erişilemez hale geliyor. İşte tam bu noktada devreye giren FALCON yükü, NASA ile Stanford Üniversitesi kökenli bir girişim olan EraDrive'ın ortak çalışmasıyla hayata geçirilen bir uçuş deneyidir. Sistem, EraDrive'ın Era-Core uçuş yazılımını ve gömülü algoritmalarını Starling'in mevcut kameralarıyla entegre ediyor. GPS'ten bağımsız navigasyon ve uzay durumsal farkındalığı sağlamak amacıyla, bilinen uyduların yerleşik bir kataloğunu kullanarak çalışıyor. Bu sayede uzay aracı, herhangi bir yer istasyonundan komut almadan kendi konumunu hesaplayabiliyor. FALCON'un bu yaklaşımı, özellikle derin uzay misyonlarında iletişim gecikmelerinin kritik sorunlara yol açtığı senaryolarda büyük avantaj sağlıyor.</p><h3>Roger Hunter: 'Starling'den gelen ilklerin sayısı artıyor'</h3><p>Kaliforniya'nın Silikon Vadisi'ndeki NASA Ames Araştırma Merkezi'nde Küçük Uzay Aracı ve Dağıtılmış Sistemler programının yöneticisi Roger Hunter, FALCON'un elde ettiği sonuçları değerlendirdi. Hunter, "FALCON, Starling gösteri misyonu için bir başka büyük başarıdır" dedi. Deneyden elde edilen verilerin yörünge üzerinde uzay trafiği izleme, çarpışma önleme ve alternatif navigasyon konularında geniş kapsamlı etkilere sahip olabileceğini vurguladı. Hunter ayrıca Starling misyonunun ürettiği "ilk" sayısının sürekli arttığına dikkat çekerek, projenin uzay teknolojileri açısından ne denli verimli bir platform olduğunun altını çizdi. Bu açıklamalar, NASA'nın otonom uzay navigasyonu konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.</p><h3>Yıldız izleyici kameralar iki farklı yeteneği test etti</h3><p>FALCON gösterimi, Starling'in yerleşik yıldız izleyici kameralarını alışılmadık ve yaratıcı bir biçimde kullanarak iki tamamlayıcı yeteneği sınava tabi tuttu. Bu kameralar normalde uzaydaki parlak nesneleri tanımlayarak uzay aracının yönelimi ve konumu hakkında veri sağlayan standart aletlerdir. Konum, navigasyon ve zamanlama deneylerinde FALCON, kameraların gözlemlediği nesneleri &#8212; başka uzay araçları ve yörünge enkazı dahil &#8212; ABD Savaş Bakanlığı tarafından tutulan ve kamuya açık olan bilinen uzay nesneleri kataloğuyla eşleştirdi. Bu eşleştirme işleminin ardından FALCON, gözlemlenen ve doğrulanan nesneleri referans noktaları olarak değerlendirerek Starling'in yörüngesini bağımsız şekilde belirledi. Bu süreç, GPS olmaksızın uzayda konum tespiti yapılabileceğinin somut kanıtı oldu.</p><h3>200'den fazla nesnenin yörüngesi yer müdahalesi olmadan iyileştirildi</h3><p>Ayrı bir deney serisinde FALCON, Starling'in kameraları tarafından gözlemlenen uzay nesnelerinin yörünge tahminlerini başarılı biçimde iyileştirdi. Misyon ekibi, yaklaşık 20 bin uzay nesnesinin ve bunlara ait tahmin edilen yörüngelerin tam kataloğunu uzay aracına yükledi. FALCON bu devasa veri setini, Starling'in kameralarının yaptığı gerçek zamanlı gözlemlerle ilişkilendirdi. Sonuç olarak hem Starling'in kendi konumunu hem de diğer uzay nesnelerinin konumlarını mevcut katalog verisinden çok daha yüksek bir hassasiyetle tahmin etmeyi başardı. Üç günlük kesintisiz bir çalışma periyodunda FALCON, yerdeki operatörlerden herhangi bir müdahale almaksızın 200'den fazla nesnenin bilinen yörüngelerini güncelledi ve iyileştirdi. Bu rakam, otonom uzay navigasyonunun pratik uygulanabilirliğini gösteren çarpıcı bir veridir.</p><h3>Uzay navigasyonunda bir ilk: Optik kameralarla kendi yörünge belirleme</h3><p>FALCON aracılığıyla gerçekleştirilen kendi yörünge belirleme yeteneği, uzay teknolojileri tarihinde önemli bir ilke imza attı. Uzaydaki diğer nesnelere göre bağıl konumlarını hesaplayarak navigasyon yapan ve bunun için optik kameralar kullanan uzay araçları ilk kez bu denli başarılı sonuçlar elde etti. Bunun yanı sıra katalog güncelleme deneyleri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Starling üzerinde gerçekleştirilen hesaplamalar, yer istasyonları tarafından sağlanan nesne konumu tahminlerinden daha iyi performans gösterdi. Bu durum, uzay araçlarının gelecekte yer altyapısına olan bağımlılığının önemli ölçüde azalabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Ay ve Mars keşfi için kritik altyapı oluşuyor</h3><p>GPS'ten bağımsız çalışan birden fazla uydunun koordineli ağları, Ay veya Mars'ın gelecekteki insanlı keşfi açısından hayati önem taşıyor. Bu tür ağlar, yüzey operasyonlarını desteklemek için vazgeçilmez bir altyapı sunuyor. Bilimsel misyonlarda ise her uzay aracının kesin konumunun bilinmesi, uzayda birden fazla noktadan alınan ölçümlerin doğru biçimde hizalanması için zorunlu bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Uzay trafiği yönetimi perspektifinden bakıldığında, otonom navigasyon ve katalog güncellemeleri yer ağlarına olan bağımlılığı ciddi oranda azaltabilir ve potansiyel çarpışmaların önlenmesine katkı sağlayabilir. FALCON deneyinin ortaya koyduğu sonuçlar, tüm bu alanlarda somut ilerlemeler kaydedildiğini gösteriyor.</p><h3>NASA'nın ticari inovasyon desteği EraDrive ile meyvesini verdi</h3><p>FALCON deneyi, NASA'nın ticari inovasyonu teşvik etmedeki rolünü de somut biçimde gözler önüne serdi. Başlangıçta bir Üniversite SmallSat Teknoloji Ortaklıkları projesi olarak hayata geçen çalışma, zamanla Era-Core yazılımını ve ilgili donanımı çok daha geniş uygulamalar için ticarileştiren bir girişim olan EraDrive'a dönüştü. Starling misyonu bu süreçte gerçek dünya testleri için eşsiz bir platform sağladı. Uçuş yazılımının uyduları otonom navigatörlere dönüştürebildiği pratikte kanıtlandı. Bu başarı, üniversite laboratuvarlarından çıkan fikirlerin ticari ürünlere evrilebileceğinin güçlü bir örneği olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Starling 2025'te dört uzay aracıyla genişletilmiş deneylere başlayacak</h3><p>Bu yılın ilerleyen döneminde, 2023'te fırlatılan Starling misyonu Era-Core yazılımını kullanarak FALCON deneyini bir üst aşamaya taşıyacak. Genişletilmiş deneylerde dört uzay aracından oluşan sürünün izleme verilerini karşılıklı olarak paylaşması ve konumlarını toplu biçimde iyileştirmesi hedefleniyor. Bu adım, çoklu uzay aracı koordinasyonunun otonom navigasyon ile birleştirilmesinde önemli bir sınav olacak. Kaliforniya'nın Silikon Vadisi'ndeki NASA Ames Araştırma Merkezi, Starling misyonuna liderlik ediyor. Ames bünyesinde faaliyet gösteren ve Araştırma ile Teknoloji Misyon Müdürlüğü çatısı altında yer alan NASA'nın Küçük Uzay Aracı ve Dağıtılmış Sistemler programı, Starling misyonunu hem finanse ediyor hem de yönetiyor. Önümüzdeki dönemde elde edilecek sonuçlar, otonom uzay navigasyonunun geleceğini şekillendirecek veriler arasında yer alacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/nasanin-starling-misyonu--328_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/hazine-ve-maliye-bakanligi-ekonomi-programinda-koklu-degisiklik-iddialari-asilsiz-287834</link>
      <pubDate>2026-08-18T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: Ekonomi programında köklü değişiklik iddiaları asılsız]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, ekonomi programında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki yorumların doğru olmadığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: Ekonomi programında köklü değişiklik iddiaları asılsız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık, bir gazetede yayımlanan &quot;Sıkı para politikasına kalibrasyon hazırlığı&quot; başlıklı habere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Haberde, &quot;Bakanlığa yakın reel sektör ve bankacılık kaynaklarına&quot; dayandırılan birtakım iddialara &quot;kulis&quot; adı altında yer verildiği aktarılan açıklamada, haberin dezenformasyona dönüştürüldüğü ifade edildi.</p><p><b>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Söz konusu haber, konunun doğrudan muhataplarına sorulmadan hazırlanmıştır. Özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uhdesinde bulunan para politikası araçları, döviz kuru politikası ile kredi büyüme limitlerine ilişkin konular Bakanlığımızla ilişkilendirilmiş ve bu çerçevede ekonomi programında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki yorumlar doğru değildir. Kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine neden olabilecek, Bakanlığımız veya ilgili kurumlarca doğrulanmamış bu tür haberlere itibar edilmemesi önem taşımaktadır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/hazine-ve-maliye-bakanlig-172_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287833</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/arca-corum-fk-super-ligdeki-ilk-ic-saha-macini-seyircisiz-oynayacak-287833</link>
      <pubDate>2026-08-18T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arca Çorum FK, Süper Lig'deki ilk iç saha maçını seyircisiz oynayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig ekiplerinden Arca Çorum FK, ligdeki ilk iç saha maçını seyircisiz oynayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arca Çorum FK, Süper Lig'deki ilk iç saha maçını seyircisiz oynayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig play-off finalinde Esenler Erokspor&#39;u 2-0 yenerek tarihinde ilk kez Süper Lig&#39;e yükselen kırmızı-siyahlı ekip, sezonun ilk haftasında deplasmanda Galatasaray ile 2-2 berabere kaldı.</p><p>Çorum temsilcisi, ligin ikinci haftasında 22 Ağustos Cumartesi günü sahasında Kasımpaşa ile karşılaşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/14/42218778.jpg"/><p>Arca Çorum FK&#39;ye, 15 Mayıs&#39;ta Bodrum FK ile oynanan Trendyol 1. Lig play-off 2. tur karşılaşmasında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat ile saha olayları nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından bir resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası verilmişti.</p><p>Bu nedenle kırmızı-siyahlı ekibin Süper Lig tarihinde sahasında oynayacağı ilk karşılaşmada, Çorum FK taraftarları tribündeki yerini alamayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/14/42218777.jpg"/><p>Çorum Şehir Stadı&#39;nda oynanacak karşılaşmayı, Kasımpaşa taraftarları ise kendilerine ayrılan tribünden izleyebilecek. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/arca-corum-fk-super-ligde-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/google-chromeun-basina-eski-gmail-yoneticisini-getirdi-yeni-donemin-odaginda-yapay-zeka-var-287832</link>
      <pubDate>2026-08-18T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Google Chrome'un başına eski Gmail yöneticisini getirdi! Yeni dönemin odağında yapay zeka var]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Google, Chrome'un ürün yönetiminde köklü bir değişikliğe giderek Jacob Bank'i Ürün Başkan Yardımcısı olarak atadı. Daha önce Gmail ve Google Takvim'de önemli projelere imza atan Bank, şimdi Chrome'a yapay zeka tabanlı yenilikler kazandırmayı hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Google Chrome'un başına eski Gmail yöneticisini getirdi! Yeni dönemin odağında yapay zeka var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Chrome tarayıcısının ürün geliştirme ekibinin başına deneyimli teknoloji yöneticisi Jacob Bank'i getirdiğini duyurdu. Şirketin bugün yaptığı açıklamada, Bank'in Chrome'un yeni Ürün Başkan Yardımcısı olarak göreve başladığı belirtildi. Jacob Bank, daha önce Google'da altı yıl boyunca önemli projelerde yer almış ve özellikle Gmail ile Google Takvim'e kazandırdığı inovatif özelliklerle tanınmıştı. Yeni görevinde Bank, Chrome'un yapay zeka entegrasyonunu hızlandırmayı ve kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.</p><h3>Jacob Bank, Chrome ekibine liderlik edecek</h3><p>Jacob Bank'in teknoloji dünyasındaki kariyeri, 2015 yılında Google'ın Timeful akıllı takvim uygulamasını satın almasıyla ivme kazandı. Bank, bu satın almanın ardından Google Takvim ve Gmail'de Akıllı Yanıt, Akıllı Yazım ve Hatırlatma gibi yenilikçi özelliklerin geliştirilmesinde kilit rol oynadı. Ayrıca, Gmail'de kötü amaçlı yazılımlara ve oltalama girişimlerine karşı yapay zeka tabanlı koruma sistemlerinin kurulmasına öncülük etti. Bank, Google'daki kariyerinde ürün yöneticiliğinden başlayıp Gmail, Takvim ve Sohbet ürünlerinin Ürün Yönetimi Direktörlüğüne kadar yükseldi. 2021 yılında Google'dan ayrılarak Relay.app isimli iş akışı otomasyon platformunu kurdu. Ancak bu girişim Ağustos ayında faaliyetlerine son verdi. Şimdi ise Bank ve birkaç eski Relay.app çalışanı, Chrome ekibine katılarak tarayıcı ürünlerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><h3>Chrome'da yapay zeka vizyonu güçleniyor</h3><p>Jacob Bank, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Chrome'da yapay zeka destekli yenilikçi planlara sahip olduklarını açıkladı. Bank, tarayıcının kullanıcılar için verimlilikte birincil çalışma alanı olduğunu ve yapay zeka ajanlarıyla işbirliği için ideal bir platform sunduğunu vurguladı. Google ise bugün itibarıyla Chrome'da Gemini asistanını kullanıma sundu. Gemini, tarayıcıya özel yetenekler ve Spark ile otomatik entegrasyon gibi işlevler sunarak Chrome'un yapay zeka kapasitesini artırıyor. Bank'in liderliğinde, Chrome'un yapay zeka ile donatılması ve kullanıcıların günlük işlerini daha verimli şekilde yönetmesi bekleniyor.</p><p>Google'ın Chrome ekibine kattığı Jacob Bank, geçmişteki başarılı projeleri ve yapay zeka odaklı yaklaşımıyla tarayıcının geleceğinde önemli bir rol üstlenecek. Şirketin bu hamlesi, Chrome'un teknolojik yenilikler ve kullanıcı deneyimi açısından yeni bir döneme girdiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/google-chromeun-basina-es-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hazine-ve-maliye-bakanligi-koklu-degisiklik-iddialarini-yalanladi-287831</link>
      <pubDate>2026-08-18T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı “köklü değişiklik” iddialarını yalanladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, ekonomi programında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki yorumların doğru olmadığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı “köklü değişiklik” iddialarını yalanladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, bir gazetede yayımlanan "Sıkı para politikasına kalibrasyon hazırlığı" başlıklı habere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p>Haberde, "Bakanlığa yakın reel sektör ve bankacılık kaynaklarına" dayandırılan birtakım iddialara "kulis" adı altında yer verildiği aktarılan açıklamada, haberin dezenformasyona dönüştürüldüğü ifade edildi.</p><p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Söz konusu haber, konunun doğrudan muhataplarına sorulmadan hazırlanmıştır. Özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uhdesinde bulunan para politikası araçları, döviz kuru politikası ile kredi büyüme limitlerine ilişkin konular Bakanlığımızla ilişkilendirilmiş ve bu çerçevede ekonomi programında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki yorumlar doğru değildir. Kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine neden olabilecek, Bakanlığımız veya ilgili kurumlarca doğrulanmamış bu tür haberlere itibar edilmemesi önem taşımaktadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/hazine-ve-maliye-bakanlig-498_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/aydinda-trafik-isiklarinda-mendil-ve-su-satan-yasli-kadin-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti-287830</link>
      <pubDate>2026-08-18T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aydın'da trafik ışıklarında mendil ve su satan yaşlı kadın trafik kazasında hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Efeler ilçesinde meydana gelen trafik kazasında trafik ışıklarında duran araçlara mendil ve su sattığı iddia edilen yaşlı kadın hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aydın'da trafik ışıklarında mendil ve su satan yaşlı kadın trafik kazasında hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Mimar Sinan Mahallesi Otoban Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, E.Y. idaresindeki 06 EMY 408 plakalı kamyonet henüz bilinmeyen bir nedenle kavşak içerisinde mendil ve su sattığı iddia edilen Günay Çimentepe'ye (68) çarptı. Çarpmanın etkisi ile savrulan Çimentepe ağır yaralandı. Kazayı görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde Çimentepe'nin kalbinin durduğu belirledi. Çimentepe yapılan kalp masajının ardından tekrar hayata döndürülürken, Aydın Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere yaşlı kadını hayatta tutmaya yetmedi. Doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayan Çimentepe hayatını kaybetti.  </p><p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/aydinda-trafik-isiklarind-135_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>