<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294452</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-hind-rajabin-ailesini-kabul-etti-294452</link>
      <pubDate>2026-10-06T19:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hind Rajab'ın ailesini kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de soykırımcı İsrail'in saldırısı sonucu bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab'ın ailesini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hind Rajab'ın ailesini kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de soykırımcı İsrail'in saldırısı sonucu bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab'ın ailesini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.</div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42666896.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/cumhurbaskani-erdogan-hin-858_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294451</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-komisyonu-yeni-genisleme-paketini-kabul-etti-aday-ulkeler-icin-surec-hizlaniyor-294451</link>
      <pubDate>2026-10-06T19:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu yeni genişleme paketini kabul etti: Aday ülkeler için süreç hızlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, aday ülkelerin üyelik öncesinde bazı AB politikalarına katılmasını ve müzakerelerde kararların hızlandırılmasını öngören hazırlık paketini kabul etti. Genişlemeden Sorumlu Üye Marta Kos, aşamalı bütünleşmenin tam üyeliğin yerine geçmediğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB Komisyonu yeni genişleme paketini kabul etti: Aday ülkeler için süreç hızlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Komisyonu, aday ülkelerin bazı AB politikalarına üyelik öncesinde katılmasını, katılım müzakerelerinde kararların hızlandırılmasını ve üyelik sonrasında reformlardan geri dönüşe karşı önlemlerin güçlendirilmesini öngören hazırlık paketini kabul etti. Komisyonun açıklamasına göre paket, Birliğin kurumlarını, politikalarını ve bütçesini yeni muhtemel genişleme dalgasına hazırlamayı amaçlıyor.</p><p><b>STRATEJİK SEKTÖRLERDE AŞAMALI BÜTÜNLEŞME</b></p><p>Pakete göre aday ülkelerin enerji, ulaştırma, dijital alan ve savunma gibi stratejik sektörlerde AB ile aşamalı bütünleşmesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Gerekli koşulları sağlayan ülkelerin üyelik öncesinde seçili AB politikalarına katılmasıyla vatandaşlara ve işletmelere somut faydalar sunulması öngörülüyor. Bu katılım, reform performansına, ilgili politikaları uygulamaya hazırlık düzeyine ve stratejik uyuma bağlı olacak; gerektiğinde geri alınabilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/90a466c32cc44ae08e2a-061020263188274a.jpg"/><p><b>MÜZAKERELERDE NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK ÖNERİSİ</b></p><p>Komisyon, katılım müzakerelerinde bağlantılı politika başlıklarını bir araya getiren kümelerin açılması ve diğer ara kararlar için oybirliği yerine nitelikli çoğunlukla oylama kullanılmasını öneriyor. Böylece söz konusu aşamalarda bütün üye ülkelerin onayını gerektiren kararların daha hızlı alınması amaçlanıyor.</p><p><b>GERİ DÖNÜŞE KARŞI GÜÇLÜ GÜVENCELER</b></p><p>Gelecekteki katılım antlaşmalarında, müzakerelerde verilen taahhütlerden ciddi biçimde geri dönülmesine karşı daha güçlü güvenceler de öngörülüyor. Ekonomi, iç pazar, adalet ve içişleri alanlarında koruyucu önlemlerin uygulanabileceği süre uzatılacak. AB'nin temel değerlerinin ve AB'yle işbirliği yükümlülüğünün ciddi biçimde ihlal edilmesi halinde, en ağır durumlarda ilgili ülkenin AB Konseyindeki oy haklarının askıya alınması gündeme gelebilecek.</p><p>Komisyona göre AB bütçesi, mevcut öncelikleri finanse etmeyi sürdürürken yeni üyeleri de kapsayabilecek. Ukrayna'nın tarım sektörünün büyüklüğü ve yüksek üretkenliği nedeniyle hassas tarım ürünlerinde mali desteği ve pazara erişimi önemli ölçüde sınırlayacak özel düzenlemeler öneriliyor. Paketin, ekimdeki AB liderleri zirvesi dahil genişleme ve reform görüşmelerine katkı sağlaması bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/avrupabirligiaa14916-06102026671cd9d1.jpg"/><p><b>KOS: AŞAMALI BÜTÜNLEŞME TAM ÜYELİĞİN YERİNE GEÇMEZ</b></p><p>AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, pakete ilişkin Strazburg'da düzenlediği basın toplantısında, daha büyük bir Birliğin, Avrupa'nın siyasi ve ekonomik ağırlığını artıracağını belirtti. Kos, "Aşamalı bütünleşme, tam üyeliğin yerine geçmez. Genişlemeyi hızlandıran bir araçtır." dedi.</p><p>Bu süreç için aday ülkelerin reformlarda ilerlemesi ve AB ile stratejik uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Kos, ilerlemeyen veya geriye giden bir ülke için daha ileri bütünleşmenin anlamlı olmayacağını ifade etti. Kos, sağlanacak imkanların ülke bazında değerlendirileceğini kaydetti.</p><p><b>İKİ KADEMELİ ÜYELİK İSTEMİYORUZ</b></p><p>Yeni üyelerin de eşit haklara sahip olacağını belirten Kos, "İki kademeli bir üyelik istemiyoruz." ifadesini kullandı. Kos, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve temel haklar konusunda ciddi ihlaller yaşanması halinde mali desteğin kesilmesini veya oy haklarının kısıtlanmasını kolaylaştırmak istediklerini söyledi.</p><p>Yeni üyelerin ikili anlaşmazlıklar nedeniyle sonraki genişlemeleri veto etmemeleri için gönüllü bir beyanda bulunmalarını önerdiklerini, bu beyanın katılım antlaşmasının parçası olmayacağını açıklayan Kos; Karadağ, Arnavutluk, Moldova ve Ukrayna için 28 Ekim'de yayımlanması planlanan genişleme raporlarıyla birlikte yol haritaları sunmayı hedeflediklerini bildirdi.</p><p><b>KARADAĞ 2028'DE 28. ÜYE OLABİLİR</b></p><p>Bunların öngörülen takvimleri ve somut hedefleri içereceğini belirten Kos, üyelik sürecinin her ülkenin kendi başarısına dayanacağını ve kestirme yollar olmayacağını vurguladı. Kos, gerekli ilerlemeyi sürdürmesi halinde Karadağ'ın müzakerelerin teknik bölümünü bu yıl sonunda veya gelecek yıl başında tamamlayabileceğini, katılım antlaşmasını gelecek yıl imzalayabileceğini söyledi.</p><p>Ülkenin 2028'de AB'nin 28. üyesi olma hedefini desteklediklerini vurgulayan Kos, Ukrayna'nın da eşit haklara sahip bir üye olabileceğini ve AB'nin ortak tarım politikasına katılabileceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/ab-komisyonu-yeni-genisle-752_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294450</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/afyonkarahisarda-alkollu-surucu-dehseti-kaza-sonrasi-1i-polis-3-kisiyi-vurdu-294450</link>
      <pubDate>2026-10-06T19:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'da alkollü sürücü dehşeti: Kaza sonrası 1'i polis 3 kişiyi vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da park halindeki araca çarpan ehliyetsiz ve alkollü sürücü, çıkan tartışmanın ardından evine kaçıp tüfekle kalabalığa ateş etti. Saldırıda biri polis memuru 3 kişi yaralandı, şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Afyonkarahisar'da alkollü sürücü dehşeti: Kaza sonrası 1'i polis 3 kişiyi vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'da ehliyetsiz ve alkollü sürücü S.B.E. (17), otomobiliyle Eşrefpaşa Mahallesi Şehit Bahadır Özenç Caddesi'nde park halindeki bir araca çarptı. Kaza sonrası S.B.E. ile çevredeki vatandaşlar arasında tartışma yaşandı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.</p><p><b>KALABALIĞA ATEŞ AÇTI</b></p><p>Polis ekiplerini görünce evine kaçan S.B.E, eline aldığı tüfekle dışarı çıkarak kalabalığın üzerine ateş açtı. Saçmaların isabet etmesi sonucu polis memuru D.B. ile R.B. ve H.A. yaralandı. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.</p><p><b>TUTUKLANDI</b></p><p>Gözaltına alınan S.B.E, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanan zanlının yargılama süreci sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/afyonkarahisarda-alkollu--288_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294449</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kazakistandaki-tatbikat-faciasinda-eski-deniz-kuvvetleri-komutani-tutuklandi-294449</link>
      <pubDate>2026-10-06T19:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kazakistan'daki tatbikat faciasında eski Deniz Kuvvetleri Komutanı tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kazakistan'da Hazar Denizi kıyısında düzenlenen askerî tatbikat sırasında 14 askerin hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma kapsamında eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Kanat Niyazbekov, görevi ihmal ettiği gerekçesiyle tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kazakistan'daki tatbikat faciasında eski Deniz Kuvvetleri Komutanı tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kazakistan'da Hazar Denizi kıyısında düzenlenen askeri tatbikat sırasında yaşanan facianın soruşturması sürüyor. Kazakistan İçişleri Bakanlığı, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Kanat Niyazbekov'un 14 askerin hayatını kaybettiği tatbikatla ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alındığını ve mahkeme kararıyla tutuklandığını duyurdu. Niyazbekov'un görevi ihmal etmekle suçlandığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/25/42565493.jpg"/><p>İçişleri Bakanlığı, soruşturmanın sürdüğünü ve tutuklama sürecinin yasal olarak devam ettiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında tatbikatın planlanması, güvenlik kurallarına uyulup uyulmadığı, hava şartlarının değerlendirilmesi ve sorumlu yetkililerin eylemleri inceleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/27/42586403.jpg"/><p><b>FACİA NASIL YAŞANMIŞTI</b></p><p>Kazakistan'da 24 Eylül'de Mangıstau bölgesinde gerçekleştirilen Hazar Korganı-2026 adlı askeri tatbikat sırasında hava şartlarının aniden kötüleşmesi ve rüzgarın şiddetlenmesi nedeniyle 17 asker denize sürüklenmiş, bunlardan 14'ü hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili daha önce 5 Savunma Bakanlığı yetkilisi şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmıştı.</p><p>Ağustos 2025'te Kazakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirilen Niyazbekov, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından 3 Ekim'de görevden alınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/kazakistandaki-tatbikat-f-863_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294448</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransada-lise-eylemleri-siddetini-artiriyor-okullarda-egitime-ara-verildi-294448</link>
      <pubDate>2026-10-06T18:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'da lise eylemleri şiddetini artırıyor... Okullarda eğitime ara verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, liselilerin eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle düzenlenen ve yer yer şiddet olaylarının yaşandığı eylemler nedeniyle hafta sonuna kadar liselerde eğitime ara verildiğini açıkladı. Eylemler kapsamında 5 bine yakın genç gözaltına alınırken yaklaşık 1000 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'da lise eylemleri şiddetini artırıyor... Okullarda eğitime ara verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, liselilerin eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle düzenlenen ve yer yer şiddet olaylarının yaşandığı eylemler nedeniyle hafta sonuna kadar liselerde eğitime ara verildiğini açıkladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664403.jpg"/><p><b>LECORNU'DAN ŞİDDETE SERT TEPKİ</b></p><p>Lecornu, Ulusal Mecliste hükümete soru faslında günlerdir devam eden ve ülke geneline yayılan lise eylemlerine ilişkin soruları yanıtladı. Öğrencilerin ve onlara destek için sokağa inenlerin demokratik haklarını kullandıklarını dile getiren Lecornu, eylemlerde şiddete yer vermeyeceklerinin altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664404.jpg"/><p>Lecornu, bazı şehirlerde eylemcilerin okulları ateşe verdiğini hatırlatarak, "Bir liseyi yakmak o lise binasının durumunu iyileştirmiyor" dedi. Aynı şekilde bir öğretmenin öğrenciler tarafından darbedildiği olaya ilişkin de "Bir öğretmeni linç etmek öğretmen sayısını artırmıyor" ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664408.jpg"/><p><b>5 BİNE YAKIN GENÇ GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi Meclis Grup Başkanvekili Mathilde Panot ise hükümetin eylemleri yönetme şeklini eleştirdi. Hükümetten liselilere baskı uygulamak yerine gençlerin taleplerine yanıt vermesini isteyen Panot, eylemler kapsamında 5 bine yakın gencin gözaltına alındığını söyledi. Panot, siyasi taleplere polisle değil siyasi yollarla cevap verilmesi gerektiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664414.jpg"/><p>Eylemler kapsamında 6 binden fazla kişi hakkında yasal işlem yapılırken, 715'i güvenlik görevlisi, 215'i öğrenci olmak üzere yaklaşık 1000 kişi yaralandı. Fransa'da liselilerin, eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 17 Eylül'de başlattığı eylemler, ülkenin farklı şehirlerine yayılarak büyümüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/05/42659773.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/fransada-lise-eylemleri-s-765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294447</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/meclis-harekete-gecti-fon-tasfiyesi-hakkinda-kanun-teklifi-294447</link>
      <pubDate>2026-10-06T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meclis harekete geçti... Fon tasfiyesi hakkında kanun teklifi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti milletvekilleri, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili fon tasfiyesine yönelik kanun teklifi hazırladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meclis harekete geçti... Fon tasfiyesi hakkında kanun teklifi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti TBMM Grubu, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında gündemdeki fon işlemleriyle ilgili çalışma grubu oluşturdu.</p><p>Hukukçu milletvekillerinden oluşan çalışma grubunun değerlendirmeleri çerçevesinde sermaye piyasasındaki işlemlerle ilgili kanun teklifi hazırlandı.</p><p>İlerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan ve geçici nitelikteki kanun teklifiyle 455 bin 578 yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan varlıklarının tasfiyesine gidilecek.</p><p>Teklif 10 maddeden oluşacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/meclis-harekete-gecti-fon-455_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294446</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teknofest-guneydogu-dev-bir-cosku-ve-rekor-katilimla-tamamlandi-294446</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Güneydoğu, dev bir coşku ve rekor katılımla tamamlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin milli teknoloji hamlesinde tarihi bir milat daha geride kaldı. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, 157 paydaş kurumun güçlü desteğiyle 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu, dev bir coşku ve rekor katılımla tamamlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Güneydoğu, dev bir coşku ve rekor katılımla tamamlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">TEKNOFEST  Güneydoğu, toplam <b>1,5 milyon ziyaretçiyi</b> ağırlayarak bölgenin teknoloji  ve inovasyon heyecanını zirveye taşıdı. TEKNOFEST Şanlıurfa festivali kapsamında  ise <b>1,3 milyon kişi, beş gün boyunca festivali ziyaret ederek</b> teknoloji  şölenine ortak oldu. TEKNOFEST, Şanlıurfa'nın kadim mirasını geleceğin  teknolojileriyle buluşturdu.</p><p class="MsoNormal"><b>9  Yılda 15. Festival: TEKNOFEST Ekosistemi Kendi Rekorlarını Kırdı</b></p><p class="MsoNormal">9  yılda 2'si yurt dışında olmak üzere toplam 14 festivalde 12 milyona yakın  ziyaretçiyi ağırlayan TEKNOFEST, 15. durağı olan Şanlıurfa'da tarihi verilerle  adını altın harflerle yazdırdı. TEKNOFEST Güneydoğu 2026 Teknoloji Yarışmaları  kapsamında Türkiye'nin 81 ilinden ve 99 farklı ülkeden başvurular alındı. 62  ana kategori ve 145 alt kategoride düzenlenen yarışmalara <b>730 bin'den fazla takım</b> ve <b>1 milyon 600 bini aşkın  yarışmacı</b> başvuru yaparak kırılması güç bir rekora imza attı. Eleme  süreçlerinin ardından <b>2 bin'den fazla finalist takım</b> ve <b>14 bin'i aşkın finalist gençler</b>, TEKNOFEST Güneydoğu  kapsamında projelerini jüriye ve kamuoyuna sundu. Gençlerin hayallerini gerçeğe  dönüştürmek için festival kapsamında <b>100 milyon TL'nin üzerinde  maddi destek</b> ve <b>75 milyon TL'nin üzerinde ödül</b>  sağlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/untitled2-061020263e2b5f60.jpg"/><p class="MsoNormal">Yapay  zekadan tarım teknolojilerine, insansız sistemlerden finansal teknolojilere ve  ileri malzemelere kadar onlarca farklı alanda yarışan gençler, inovatif  çözümleriyle uzman jürilerin ve teknoloji meraklılarının büyük takdirini  topladı.</p><p class="MsoNormal"><b>Şanlıurfa  Semalarında Dev Filo: Yerli ve Milli Gökyüzü Şöleni</b></p><p class="MsoNormal">Festivalin  ilk gününden itibaren GAP Havalimanını dolduran yüz binlerin en çok ilgi  gösterdiği etkinliklerin başında, nefes kesen hava gösterileri yer aldı. Türk  Silahlı Kuvvetleri ve milli savunma sanayimizin gururu olan Türk Yıldızları ve  SOLOTÜRK'ün gökyüzüne kazıdığı muhteşem şovlar izleyenleri büyüledi.</p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin  milli havacılık ve savunma gücünü temsil eden dev filo Şanlıurfa semalarında  gövde gösterisi yaptı. Festival boyunca <b>KAAN, KIZILELMA, BAYRAKTAR  TB-3, BAYRAKTAR TB-2, BAYRAKTAR AKINCI, HÜRJET, ANKA, ATAK, GÖKBEY, F-16, F-4,  T-38, CASA (CN-235), AS 532, BELL 429, P-72, SH-70 SEAHAWK, AB 412, K2 KAMİKAZE  ve SİVRİSİNEK</b> gibi milli platformlar sergilendikleri statik  alanlarda ve gökyüzündeki gösterilerinde unutulmaz anlar yaşattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/untitled3-06102026cb730373.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>TEKNOFEST  Güneydoğu'da İlklere Sahne Olundu: Deneyim Alanları Yoğun İlgi Gördü</b></p><p class="MsoNormal">TEKNOFEST  Güneydoğu, ziyaretçilerine sadece teknoloji izleme değil, bizzat tecrübe etme  imkanı sunan ilkleriyle de fark yarattı:</p><ul type="disc">   <li class="MsoNormal"><b>Göbeklitepe Deneyim Alanı:</b> Ziyaretçileri       Göbeklitepe'yi merkeze alan 360 derecelik ekran kurgusuyla tarihin sıfır       noktasından geleceğin teknolojilerine uzanan büyülü bir yolculuğa çıkardı.       Anlatı; savunma sanayiindeki dönüm noktalarını SİHA teknolojileri ve       TEKNOFEST Kuşağı ile buluşturarak büyük ilgi gördü.</li>   <li class="MsoNormal"><b>TÜME (Tarım, Hayvancılık ve Gıda Teknolojileri) Alanı:</b>       3.200 m²'lik özel alanda yapay zeka destekli otonom çiftlik araçlarından       sağım robotlarına, akıllı ahır sistemlerinden tarım dronlarına kadar yeni       nesil çözümler üreticiler ve gençlerle buluştu.</li>   <li class="MsoNormal"><b>Hezarfen Deneyim Alanı:</b> Hezarfen Ahmed Çelebi'nin       hayalinden ilham alan bu alan; holografik perde teknolojileri, çok       katmanlı projeksiyonlar ve canlı gösterilerle özellikle çocuklara       hayallerinin geleceğin teknolojisine dönüşebileceği mesajını verdi.</li>   <li class="MsoNormal"><b>HÜRKUŞ Mini Uçuş Alanı:</b> 3-8 yaş grubu minik       ziyaretçiler, motorsuz ve pedallı mini uçaklarla dev şişme HÜRKUŞ       kapısının altından geçerek eğlenceli ve çevreci bir havacılık deneyimi       yaşadı.</li>   <li class="MsoNormal"><b>Multifonksiyonel İleri Malzemeler ve Sistemler Yarışması       Lansman Alanı:</b> Erdemir paydaşlığında 2027'de düzenlenecek       yarışma öncesinde kurulan 450 m²'lik "Malzemenin Yolculuğu" lansman alanı,       ziyaretçileri malzemenin geçmişten geleceğe dönüşümüne tanık etti.</li>  </ul><p class="MsoNormal"><b>Müzik, Sanat ve Eğlence Bilimle Buluştu</b></p><p class="MsoNormal">TEKNOFEST  Güneydoğu yalnızca havacılık, uzay ve teknoloji organizasyonu değil; kültür,  sanat, müzik ve bilimin entegre olduğu dev bir şölen olarak hafızalara kazındı.  Festival alanında kurulan planetaryum, simülasyonlar ve eğitici atölyeler her  yaştan ziyaretçiye unutulmaz anlar yaşattı. Günün yorgunluğunu sahne  etkinlikleriyle atan ziyaretçiler, sevilen sanatçılar Semicenk ve Ceza  konserleri ile coşku dolu akşamlar geçirdi.</p><p class="MsoNormal"><b>Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan Gençlerin Heyecanına Ortak Oldu</b></p><p class="MsoNormal">Festivalin  dördüncü gününde TEKNOFEST Güneydoğu, <b>Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ı</b> ağırladı. Dördüncü gün programı kapsamında teknoloji  yarışmalarında büyük başarı göstererek dereceye giren şampiyon takımlara  birincilik ödülleri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi.</p><p class="MsoNormal">Şanlıurfa'daki  tarihi ve coşkulu atmosferde gençlere hitap eden <b>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında şu önemli mesajları  verdi: </b><i>"Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü,  damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin  göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye'nin en güçlü nişanesidir. Kurduğu  hayali TEKNOFEST'te gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik  ediyorum. Türkiye'nin geleceği emin ellerdedir."</i><b></b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/untitled1-06102026cf8cdc76.jpg"/><p class="MsoNormal"><b>Büyük  Kapanışta Cevdet Yılmaz: "Güneydoğu'da Artık Kalkınma ve Gençlik  Konuşuluyor"</b></p><p class="MsoNormal">Festivalin  son günü gerçekleştirilen kapanış programına katılan <b>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise</b> Güneydoğu Anadolu  Bölgesi'nde yaşanan tarihi dönüşüme ve festivalin bölge ekonomisine sunduğu  dinamizme vurgu yaptı. Yılmaz, konuşmasında şu değerlendirmede bulundu: <i>"Artık terörün değil kalkınmanın, gençlerin ve girişimciliğin  konuşulduğu bir Güneydoğu var. Tarım ve gıda alanından savunma sanayine kadar  bu birikimin tüm sektörlere sirayet ettiğini görüyoruz. Şanlıurfa'da bu muazzam  atmosfere katkı sunan, bu vizyonu paylaşan herkese gönülden teşekkür  ediyorum."</i></p><p class="MsoNormal"><b>Selçuk  Bayraktar: "TEKNOFEST Gençliği Türkiye'nin Tam Bağımsız Geleceğidir!"</b></p><p class="MsoNormal">Festivalin  kapanış konuşmasını gerçekleştiren <b>TEKNOFEST  Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar</b>, organizasyonun ardından yaptığı  duygu dolu açıklamada Şanlıurfa halkının misafirperverliğine ve gençlerin  azmine dikkat çekti: <i>"Dün taşla başlayan üretme serüveni, bugün  kodla, robotla, yapay zekayla devam ediyor. 'Yapamazsınız' diyenlere inat; biz  yaptık, biz yapıyoruz, en iyisini de biz yapacağız! TEKNOFEST gençliği 'imkansız'  denildiğinde tarih yazan gençliktir. TEKNOFEST gençliği, Türkiye'nin tam  bağımsız geleceğidir. Yolumuz açık, istikametimiz hakikat, ufkumuz  KIZILELMA..."</i></p><p class="MsoNormal">Beş  gün boyunca Şanlıurfa'dan yükselen bu büyük teknoloji coşkusu, Türkiye'nin  Milli Teknoloji Hamlesi'nin geleceğe uzanan güçlü adımlarından biri olarak  tarihe geçti. TEKNOFEST, Türkiye'nin tam bağımsız teknoloji yolculuğunda  gençlerle birlikte yeni başarılara doğru yol almaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/teknofest-guneydogu-dev-b-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294445</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/turkiye-kultur-yolu-festivali-10-ekimde-diyarbakirda-294445</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali 10 Ekim'de Diyarbakır'da]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, 10-18 Ekim'de Diyarbakır'da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali 10 Ekim'de Diyarbakır'da]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, festivale beşinci kez ev sahipliği yapacak şehirde 9 gün boyunca konserlerden sergilere, tiyatrodan söyleşilere, geleneksel sanat çalışmalarından çocuk etkinliklerine kadar birçok program düzenlenecek.</p><p>Diyarbakır'ın surlarla çevrili tarihi merkezi, İçkale Müze Kompleksi ve kentin farklı kültür sanat mekanları festivalin buluşma noktaları olacak.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyarbakır'ın sahip olduğu köklü kültür ve sanat birikimini festival programının farklı alanlarına taşıyarak, şehrin tarihi dokusunu sanatın farklı disiplinleriyle buluşturacaklarını belirtti.</p><p>Diyarbakır'ın kültürel zenginliğini daha geniş kitlelere ulaştırırken, şehrin kültür turizmi potansiyeline de katkı sağlamayı hedeflediklerini aktaran Ersoy, Diyarbakır'ın yalnızca geçmişin izlerini taşıyan değil, binlerce yıllık kültürel mirasını bugün de yaşatan ve geleceğe aktaran bir şehir olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Diyarbakır'da beşinci kez düzenleniyor olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:</p><p>"Şehrin tarihi mekanlarını, müzelerini, kültür merkezlerini, meydanlarını ve farklı noktalarını kültür ve sanatla buluşturacağız. Kültür Yolu Festivalleri'yle hedefimiz yalnızca etkinlik düzenlemek değil, şehirlerimizin kültürel değerlerini görünür kılmak, yaşayan gelenekleri desteklemek ve bunları yeni kuşaklarla buluşturmak. Diyarbakır'da da şehrin özgün kimliğini çağdaş kültür ve sanat etkinlikleriyle bir araya getirirken, yerel değerlerin ve üreticilerin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Özellikle gastronomi programımızla Diyarbakır'ın zengin mutfak kültürünü, yerel lezzetlerini ve güçlü sofra geleneğini ziyaretçilerimizle buluşturacağız."</p><p><b>DİYARBAKIR'IN SOFRA KÜLTÜRÜ FESTİVAL ROTASINDA YER ALACAK</b></p><p>Festival kapsamında Diyarbakır'ın gastronomi programına Gamze Cizreli ev sahipliği yapacak. Programa, Michelin Rehberi'nde yer alan şef Ömür Akkor, Michelin Dubai rehberinde yer alan şef Erşan Yılmaz, Mahir Nazlıcan, Çiğdem Seferoğlu ile şef Burcu Önal, şef Gökhan Ali Çamkerten, şef Emre Murat, yazar ve yemek kültürü araştırmacısı Silva Özyerli, gastronomi yazarı Ebru Erke, Müge Akgün ve Emine Tunadan konuk olacak.</p><p>Festivalde gerçekleştirilecek gastronomi etkinliklerinde, Diyarbakır'ın yöresel yemekleri, yerel ürünleri ve mutfak gelenekleri ziyaretçilerle buluşturulacak.</p><p>Festival boyunca 40'tan fazla Lezzet Noktası gastronomi rotasında yer alacak.</p><p>Bu noktalarda yöresel yemeklerden kebap çeşitlerine, geleneksel tatlılardan bölgeye özgü ürünlere kadar farklı lezzetler sunulacak.</p><p>Program boyunca mutfak ustalarının deneyimleri de ziyaretçilerle paylaşılacak ve Diyarbakır'ın sofra kültürünün farklı unsurları tanıtılacak.</p><p><b>FESTİVAL RENKLİ ETKİNLİKLERE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK</b></p><p>Festival dolayısıyla Nevruz Parkı'nda ücretsiz konserler düzenlenecek. Bu kapsamda sanatçılar Hakan Altun, Mert Demir, Sefo, Sagopa Kajmer, Poizi, Derya Uluğ, Bengü, Murat Boz ve Fatma Turgut sahne alacak.</p><p>Festivalde, Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel dokusu, FotoMaraton Diyarbakır ve FotoMaraton Çocuk etkinliğiyle fotoğraf karelerine yansıyacak.</p><p>Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde "Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi" ile "Yaşayan Miras Söyleşisi: Hüsn-i Hat ve Hattat Hamid Aytaç" programı yapılacak, çeşitli atölye programları gerçekleştirilecek.</p><p>Yenikapı Hançepek Meydanı Çocuk Köyü'nde Karaoke Karavan etkinliği, EtnoSpor etkinliği ve ASELSAN Çocuk Şenliği ile "Pony Club Şehrinize Geliyor" etkinliği yapılacak.</p><p>Kayapınar Kültür Merkezi Sahnesi'nde "Yalancının Mumu" ile "İstanbul'un Son Beyzadeleri" oyunu, Diyarbakır DT Salonu Orhan Asena Sahnesi ve Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi'nde "Öteki Ankara Müzikali", "İbiş'in Rüyası" ve "Aşkın Sen Hali" ile çocuklara yönelik müzikaller ve oyunlar sahnelenecek.</p><p>Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği ve Medeniyetler Korosu, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi'nde "Anadolu'dan Miras" konserini sanatseverlerle buluşturacak.</p><p><b>CAHİT SITKI TARANCI ANILACAK</b></p><p>Festival kapsamında kültür merkezinde 7'nci Kolordu Bölge Bando Komutanlığı Bandosu da sahne alacak.</p><p>Cahit Sıtkı Tarancı Evi Etnografya Müzesi'nde ise "Gün Eksilmesin Penceremden" eseri sahnelenecek. Türk edebiyatının ve Diyarbakır'ın seçkin şairlerinden Tarancı, vefatının 70. yılı dolayısıyla düzenlenecek programda anılacak.</p><p>Ayrıca, festival boyunca çok sayıda sergi sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/turkiye-kultur-yolu-festi-784_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294444</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tuz-golunde-kirmizi-listede-yer-alan-arap-tavsani-goruntulendi-294444</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tuz Gölü'nde kırmızı listede yer alan Arap tavşanı görüntülendi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli doğal alanlarından Tuz Gölü'nde, Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğinin (IUCN) "kırmızı liste"sinde yer alan Arap tavşanına rastlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tuz Gölü'nde kırmızı listede yer alan Arap tavşanı görüntülendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli doğal alanlarından Tuz Gölü'nü ziyaret eden Dursun Altan, tavşan kulakları, kanguru bacakları ve fareyi andıran gövdesiyle dikkati çeken Arap tavşanını görüntüledi.</p><p>Altan'ın yaptığı araştırmada, görüntülediği hayvanın Arap tavşanı olduğu belirlendi.</p><p>Kanguru gibi sıçrayarak ilerleyen Arap tavşanı, bir süre çevrede dolaştıktan sonra yuvasına döndü.</p><p>Altan, arkadaşlarıyla göl çevresinde gezerken hayvanı yakından görme fırsatı bulduklarını söyledi.</p><p>Tavşanı ilk gördüklerinde ne olduğunu anlayamadıklarını belirten Altan, "Eskil ilçesinde bulunan Tuz Gölü'nü arkadaşlarımla gezmeye geldik. Bir süre gezdikten sonra beyazların üzerinde ne olduğunu bilemediğimiz sevimli bir hayvan çıktı. Araştırdığımızda bunun Arap tavşanı olduğunu gördük. Hayvanı ilk başta fare sandık. Bugün yakından görme fırsatı yakaladık. Bizim için Tuz Gölü kenarında çok güzel bir deneyim oldu." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/tuz-golunde-kirmizi-liste-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294443</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/isvec-polonyaya-patriot-hava-savunma-sistemi-gonderecek-294443</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsveç, Polonya'ya Patriot hava savunma sistemi gönderecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, NATO'nun doğu kanadının güvenliği için Polonya'ya Patriot hava savunma sistemi gönderme kararı aldıklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsveç, Polonya'ya Patriot hava savunma sistemi gönderecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Oslo'da İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, Savunma Bakanı Pal Jonson ve Adalet Bakanı Gunnar Strömmer ile basın toplantısı düzenleyen Kristersson, Avrupa'daki güvenlik durumunu ele aldı.</p><p>NATO'nun doğu kanadının güvenliği için Polonya'ya Patriot hava savunma sistemi göndereceklerini belirten Kristersson, savunma desteğinin aralıkta Polonya'daki Rzeszow Havalimanı'na ulaşacağını ifade etti.</p><p>Bakan Stenergard da Rusya'nın Ukrayna'ya sağlanan desteği kesmek istediğini savunarak, "Bölünme ve korku yaymak istiyor. Buna karşı İsveç, Rusya'ya en büyük yaptırım paketini uygulamaya koyuyor." dedi.</p><p>İsveç medyasında yer alan haberlerde, Polonya'ya gönderilecek savunma desteği çerçevesinde 100 İsveçli askerin de bölgeye gideceği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/isvec-polonyaya-patriot-h-930_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294442</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-seker-sektorumuzle-omuz-omuza-calismaya-devam-edecegiz-294442</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Şeker sektörümüzle omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Üreticimizden sanayicimize tüm paydaşlarla stratejik öneme sahip şeker sektörümüzün, sürdürülebilir, kaliteli ve güçlü bir üretim yapısına sahip olması için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Şeker sektörümüzle omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.</p><p>Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Pancar Şekeri Üreticileri Derneği yöneticilerini Bakanlıkta misafir ettiğini belirten Yumaklı, toplantıya, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın da katıldığını aktardı.</p><p>Yumaklı, toplantıda sektöre ilişkin yıl değerlendirmesi yaptıklarına işaret etti.</p><p>Gelecek döneme ilişkin öngörüler ile tarafların görüş ve önerilerini kapsamlı şekilde istişare ettiklerini belirten Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>"Üreticimizden sanayicimize tüm paydaşlarla stratejik öneme sahip şeker sektörümüzün, sürdürülebilir, kaliteli ve güçlü bir üretim yapısına sahip olması için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/tarim-ve-orman-bakani-yum-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294441</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gram-altin-dibi-gordu-sert-dusus-altina-ilgiyi-azaltti-yatirimci-beklemede-294441</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gram altın dibi gördü! Sert düşüş altına ilgiyi azalttı! Yatırımcı beklemede]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Altındaki sert düşüş vatandaşın altına olan ilgisini azaltırken, yatırımcılar yeni alım için beklemeye geçti. Gram altının 6 bin 550 lira seviyesine gerilediği piyasada, fiyatların daha da düşebileceği beklentisiyle yatırımcıların yeni alım için bir süre daha beklediği belirtiliyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gram altın dibi gördü! Sert düşüş altına ilgiyi azalttı! Yatırımcı beklemede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz adımları ve küresel enflasyon baskısıyla dalgalanan altın piyasasında hareketlilik sürüyor. Geçtiğimiz haftaya düşüşle başlayan ve kar satışlarıyla geri çekilen gram altın, kuyumcu ekranlarında 6 bin 550 TL seviyelerinden işlem görüyor. Uzmanlar, düşüşün yatırımcıda kafa karışıklığı oluşturduğunu belirtirken; çeyrek altın 10 bin 500 TL, tam altın ise 42 bin TL seviyelerinden alıcı buluyor. Öte yandan, altındaki sert düşüş vatandaşın altına olan ilgisini azaltırken, yatırımcılar yeni alım için beklemeye geçti. Yüksek seviyelerden altın alanların satıştan kaçındığı piyasada, birçok yatırımcı fiyatların daha da gerileyebileceği beklentisiyle yeni yatırım için bir süre daha bekliyor.</p><p><b>"ALTINDA SATIŞ BASKISI DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Altının geçtiğimiz haftaya düşüşle başladığını belirten kuyumcu Nasir Amcalar, "Bu düşüşte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına yönelik beklentiler etkili oldu. Önümüzdeki süreçte Fed'in faiz indirimi yapma ihtimalinin biraz daha yükselmesi, altın üzerinde satış baskısı oluşturuyor. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan artışın ardından enflasyon baskısı da oluştu. ABD'de enflasyonun son yılların en yüksek seviyelerine çıktığını söyleyebiliriz. Bu nedenle ABD geçtiğimiz ay bir faiz artırımına gitti ve önümüzdeki süreçte bir kez daha faiz artırması bekleniyor. Bu beklenti de altına satış yönünde bir talep oluşturuyor. Altın haftaya yükselişle başladı. Ancak gün içerisinde satış baskısı etkili oldu. Altın, pazartesi günü ilk açılış saatlerinde geçtiğimiz haftanın kapanışına göre bir miktar daha yüksek açıldı. Geçtiğimiz hafta 6 bin 580 lira seviyesindeydi. Haftaya 6 bin 600 liranın üzerinde başladı ancak öğleden sonra altın tarafında bir kar satışı geldi. Şu anda 6 bin 550 lira seviyesinden işlem görüyor" diye konuştu.</p><p><b>"FAİZ ARTIRIMI ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE OLURSA GRAM ALTIN DEĞERİNDE BİRAZ DAHA DÜŞÜŞ YAŞANABİLİR"</b></p><p>Altının bu kadar düşmesini kimsenin beklemediğini vurgulayan Amcalar, "Bu düşüşün hem vatandaşı hem de yatırımcıyı altından uzaklaştırdığını söyleyebiliriz. Çünkü altının 7 bin 500-8 bin lira seviyelerinde olduğu dönemde yoğun bir talep oluştu ve çok sayıda kişi bu seviyelerden altın aldı. Bu nedenle, yüksek fiyattan altın alanlar şu anda zararda oldukları için ellerindeki altını, zorunlu bir ihtiyaçları olmadığı sürece satmak istemiyor. Şu anda satış yapanlar ya acil bir ihtiyacı olduğu için ya da yatırımını başka bir alanda değerlendirmek istediği için satış gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra, altını bu fiyatlardan düşük gören ve orta-uzun vadeli yatırım düşünenler de alımlarını sürdürüyor. Önümüzdeki süreçte bir faiz artırımı gerçekleşmesi halinde gram altında bir miktar daha düşüş yaşanabilir. Altının düşmesini bekleyen yatırımcılar da bunu bir fırsat olarak değerlendiriyor. Şu anda gram altın 6 bin 550, çeyrek altın 10 bin 500, yarım altın 21 bin, tam altın ise 42 bin liradan işlem görüyor" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/gram-altin-6-bin-550-lira-505_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294440</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yok-baskani-ozvar-hedefimiz-en-az-iki-universitemizin-dunyanin-ilk-100-universitesi-arasin-294440</link>
      <pubDate>2026-10-06T17:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Hedefimiz en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "2026 yılı uluslararası üniversite sıralamalarında 6 üniversitemiz ilk 500'e girmiş, bunlardan ikisi ilk 300 içinde yer almıştır. Hedefimiz, en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Hedefimiz en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türk yükseköğretim camiasının ülke ve dünya gündemini yakından takip ederek, sahip olduğu bilimsel bilgi ve akademik birikimle üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini vurguladı.</p><p>Özvar, tüm üniversiteleri "Terörsüz Türkiye" hedefini farklı boyutlarıyla bilimsel zeminde ele almaya, araştırmalar, konferanslar, paneller ve çalıştaylarla sürece katkı sunmaya davet ettiklerini, üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerde bu konuyu ele aldığını belirtti.</p><p>Türk yükseköğretimi olarak İsrail'in saldırıları sonucu Gazze'de yükseköğretim alanında yaşanan yıkımın etkilerini azaltmak için yoğun çaba harcadıklarını dile getiren Özvar, eğitimlerini sürdürme imkanı bulamayan Filistinli öğrencilerin öğrenim ücretinden muaf olarak Türk üniversitelerinde eğitim görmesini sağladıklarını ve Filistinli akademisyenlere üniversitelerin kapılarını açtıklarını anımsattı.</p><p>Özvar, Gazze'de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkanı bulamayan hekimlerin, eğitimlerini Türkiye'de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirterek, Türk yükseköğretim camiası olarak Gazze'nin ve Filistin halkının haklı davasına en güçlü şekilde destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.</p><p><b>"MAKALE VE DERLEME YAYIN SAYISINDA 213 ÜLKE ARASINDA 15'İNCİ SIRADAYIZ"</b></p><p>Türk yükseköğretiminin son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük gelişme gösterdiğine işaret eden Özvar, "Bugün 208 üniversitemiz, yaklaşık 6,3 milyon öğrencimiz ve 190 bine yaklaşan akademik personelimizle dünyanın en büyük yükseköğretim sistemlerinden birine sahibiz." diye konuştu.</p><p>Özvar, akademik kapasite, bilimsel üretim ve araştırma performansında da önemli atılım gerçekleştirildiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:</p><p>"Bağımsız bilimsel kuruluşların verilerine göre Türkiye, makale ve derleme türündeki yayın sayısı bakımından 213 ülke arasında 2002'deki 29'unculuktan bugün 15'inci sıraya yükselmiştir. Bu niceliksel gelişmeye eşlik eden dikkat çekici bir nitelik göstergesi ise Q1 ve Q2 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmaların toplam yayınlarımız içindeki payıdır. 2019'da yaklaşık yüzde 34 olan bu oran, 2025'te yüzde 58'in üzerine çıkmıştır. Araştırma üniversitelerimizde ise bu oran yüzde 79'a ulaşmış, böylece bu yıl OECD ortalaması yakalamış bulunmaktayız."</p><p>Üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki konumunun da bu gelişimi desteklediğini vurgulayan Özvar, "2026 yılı uluslararası üniversite sıralamalarında 6 üniversitemiz ilk 500'e girmiş, bunlardan ikisi ilk 300 içinde yer almıştır. Hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak ve en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamaktır." açıklamasında bulundu.</p><p>Prof. Dr. Özvar, "Türkiye'nin küresel yükseköğretimde artan temsil gücü, 2027 yılına ilişkin bir başka uluslararası sıralamada ise açıkça görülmektedir. Türkiye, 118 ülkeden yaklaşık 3 bin üniversitenin değerlendirildiği bu sıralamada, 124 üniversiteyle yer almış ve dünyada en fazla üniversiteyle temsil edilen ABD ve Çin'den sonra üçüncü ülke olmuştur." bilgisini verdi.</p><p><b>SON 3 YILDA 80 YENİ PROGRAM</b></p><p>Özvar, üniversite kaynaklı patent ve faydalı model başvurularının 2022'den bugüne kadar 2 kat yükseldiğini, tescil sayısının ise 900'e ulaştığını bildirdi.</p><p>Türk yükseköğretiminin mesleki eğitim alanındaki dönüşümünün merkezine "İşletmede Mesleki Eğitim" modelini yerleştirdiklerine dikkati çeken Özvar, ön lisans ve lisans programlarında en az bir yarı yıllık yapılandırılmış uygulama dönemi oluşturduklarını belirtti.</p><p>Özvar, 7 ildeki pilot uygulamanın yaklaşık 120 bin öğrencinin öğrenim gördüğü 185 mesleki ön lisans programını kapsadığı bilgisini paylaşarak, 2018'de başlatılan "Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi"ni de güçlendirerek sürdürdüklerini dile getirdi.</p><p>Son 3 yıl içinde yapay zeka, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 yeni program açtıklarını anımsatan Özvar, yeni nesil programların sayısının 160 üniversitede 724'ü bulduğunu aktardı.</p><p>Özvar, "Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı" ile bu yıl itibarıyla 550 genci araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edeceklerini, 5 yılda 3 bin genç araştırmacı yetiştirmeyi amaçladıklarını ifade etti.</p><p>Geçen yıl başlatılan "Veri Analizi Okulu"na yaklaşık 30 bin kişinin katıldığına dikkati çeken Özvar, bu tecrübeyi yeni modüller ve "Sürdürülebilirlik Okulu" ile geliştirerek "Dijital Yükseköğretim Platformu"na dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p>Özvar, üniversitelerin akademik birikimini ortak üniversiteler, yurt dışındaki programlar, öğrenci ve akademisyen hareketliliği, araştırma işbirlikleri aracılığıyla dünyayla buluşturduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>"Bu vizyonun en güçlü zeminlerinden birini Türk dünyası oluşturmaktadır. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin köklü birikimine, son yıllarda zatıalinizin himayelerinde ve destekleriyle Azerbaycan'daki Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi ile Özbekistan'daki Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesini ekledik. Bu iki üniversite de sizlerin destekleriyle eğitim öğretime başlamış bulunmaktadır. Uluslararası işbirliklerimiz elbette Türk dünyasıyla sınırlı değildir. Balkanlardan Afrika'ya, İslam dünyasından Asya ve Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada ortak üniversite, ortak diploma, hareketlilik ve araştırma programları geliştiriyor, Türkiye'nin bilim diplomasisini güçlendiriyoruz."</p><p><b>"ÜNİVERSİTELERİMİZ BİLGİ VE DEĞER ORTAYA KOYAN KURUMLAR OLMAYA DEVAM EDECEKTİR"</b></p><p>YÖK olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yakın işbirliği içinde 208 üniversitenin COP31'e katkısını koordine ettiklerini belirten Özvar, üniversitelerin bilimsel birikimini iklim politikalarına ve uygulanabilir çözümlere daha güçlü biçimde yansıtmayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>Özvar, "Üniversitelerimiz, bundan sonra da yalnızca ülkemizin değil, dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlara ve ihtiyaçlara duyarlı, çözüm üreten, bilgi ve değer ortaya koyan kurumlar olmaya devam edecektir." ifadesini kullandı.</p><p>Üniversitelerin bilimsel performans, nitelikli insan kaynağı ve topluma sundukları katkıyla insanlığın ortak geleceğine hizmet ederken Türkiye'nin iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmasına daha güçlü katkılar sunacaklarını dile getiren Özvar, 2026-2027 Akademik Yılı'nın akademik ve idari personel, öğrenciler, yükseköğretim camiası ve tüm ülke için hayırlı olmasını diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/yok-baskani-ozvar-hedefim-797_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294439</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-bm-genel-sekreterinin-libya-ozel-temsilcisi-tetteh-ile-gorustu-294439</link>
      <pubDate>2026-10-06T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, BM Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi Tetteh ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve ülkedeki BM Destek Misyonunun (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh'i kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, BM Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi Tetteh ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve ülkedeki BM Destek Misyonunun (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh ile Ankara'da görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/1-0610202672de76b7.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/bakan-fidan-bm-genel-sekr-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294437</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/otoyollarda-100-kms-hiz-siniri-tartismasinin-asli-ne-294437</link>
      <pubDate>2026-10-06T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otoyollarda 100 km/s hız sınırı tartışmasının aslı ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bir süredir çeşitli haber sitelerinde Avrupa'da otoyollarda azami hızın 100 km/s'ye indirilmesi tartışmaları gündeme geliyor. Peki, bu söylenti nasıl ortaya çıktı? Tartışmanın kaynağı Avrupa Birliği'nin aldığı bir karar değil, Avusturyalı Günther Fehlinger-Jahn'ın dile getirdiği bir öneri.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otoyollarda 100 km/s hız sınırı tartışmasının aslı ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kendisini ekonomist/aktivist olarak tanımlayan Fehlinger-Jahn, 12 Mart 2026'da sosyal medyada Avrupa genelinde benzinli otomobiller ve kamyonlar için otoyollarda 100 km/s hız sınırı getirilmesini savundu. Önerisini yol güvenliği, yakıt tüketiminin azaltılması, emisyonların düşürülmesi ve Avrupa'nın petrol ithalatına bağımlılığının azaltılması gibi gerekçelere dayandırdı.</b></p><p>Öneri daha sonra farklı Avrupa ülkelerindeki medya kuruluşlarında yeniden gündeme geldi ve Avrupa genelinde 100 km/s hız sınırı tartışması olarak haberleştirildi.</p><p>Tartışmanın dikkat çeken bir başka boyutu ise Fehlinger-Jahn'ın kullandığı unvan. Fehlinger-Jahn, <b>"Austrian Committee for NATO Enlargement" </b>adlı Viyana merkezli derneğin başkanı.</p><p>Kuruluş internet sitesinde kendisini Viyana merkezli, <b>partiler üstü bir dernek olarak </b>tanımlıyor. Sitesine göre dernek NATO'nun genişlemesini ve Avusturya'nın NATO ile ilişkilerinin geliştirilmesini savunuyor.</p><p><b>Bu kuruluş NATO'nun resmi bir organı değil, Avusturya merkezli bir dernek. Jahn'ın da resmi bir NATO görevi yok.</b></p><p>Zaten Avusturya da bir NATO üyesi değil. </p><p><b>Avrupa'da 100 km/s sınırı geliyor mu?</b></p><p><b>Hayır. </b>Gündemdeki öneri Avrupa Birliği'nin yeni bir yasası veya resmi bir düzenlemesi değil.</p><p>Fehlinger-Jahn'ın önerisi farklı tarihlerde farklı biçimlerde gündeme geldi. Mart ayında Avrupa genelinde benzinli araçlar ve kamyonlar için 100 km/s sınırını savunurken, 6 Ekim'deki son paylaşımında bu kez Almanya'daki dizel binek otomobiller için 100 km/s çağrısı yaptı.</p><p>Dolayısıyla Avrupa'da <b>"otoyollarda 100 km/s hız sınırı geliyor" şeklinde alınmış bir karar bulunmuyor. </b>Hız sınırı spekülasyonlarına yol açan ise Fehlinger-Jahn'ın kamuoyuna sunduğu ve çeşitli Avrupa medya kuruluşlarının haberleştirdiği bir öneri.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/otoyollarda-100-kms-hiz-s-426_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294436</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdnin-yardim-teklifine-rusyadan-yanit-karsilikli-yardim-teklifi-her-zaman-iyidir-294436</link>
      <pubDate>2026-10-06T16:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'nin yardım teklifine Rusya'dan yanıt: Karşılıklı yardım teklifi her zaman iyidir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'nın İrkutsk bölgesinde nedeni belirlenemeyen zatürre vakasıyla ilgili gerekmesi halinde yardım sağlamaya hazır olduğu yönündeki açıklamasına ilişkin, "Karşılıklı yardım teklif edilmesi her zaman iyidir" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'nin yardım teklifine Rusya'dan yanıt: Karşılıklı yardım teklifi her zaman iyidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p><p>Trump'ın İrkutsk'taki nedeni belirlenemeyen zatürre teşhisi kapsamında yardım yapmaya hazır olduklarına ilişkin sözlerini değerlendiren Peskov, "Karşılıklı yardım teklif edilmesi her zaman iyidir." ifadesini kullandı.</p><p>Bölgedeki epidemiyolojik duruma ilişkin soruyu da yanıtlayan Peskov, Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisinin (Rospotrebnadzor) konuyla ilgili kapsamlı bilgi paylaştığını belirtti.</p><p>Peskov, Litvanya'nın topraklarında nükleer silah bulundurulmasına ilişkin anayasal yasağı kaldırma yönündeki ön kararını da değerlendirerek, söz konusu adımın bölgede yeni bir gerilim sürecine yol açabileceğini söyledi.</p><p>İrkutsk Bölge Valisi İgor Kobzev, 2 Ekim'de bölgede yaşayan bir kişide "özellikle tehlikeli bir enfeksiyon şüphesi" bulunduğuna ilişkin bilgiler üzerine olağanüstü sıhhi ve salgınla mücadele komisyonu toplantısı düzenlendiğini duyurmuştu.</p><p>Bazı sosyal medya kanallarında ise aynı gün bir veba ile mücadele enstitüsü çalışanının "akciğer vebası" nedeniyle hayatını kaybettiği ileri sürülmüştü.</p><p>Rospotrebnadzor'dan yapılan açıklamada, Sibirya ve Uzak Doğu İrkutsk Veba ile Mücadele Enstitüsünün bir çalışanına "nedeni belirlenemeyen zatürre" teşhisi konulmasının ardından özel önlemlerin uygulandığı bildirilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/abdnin-yardim-teklifine-r-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294435</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ceninde-filistinlilere-ait-741-metrekarelik-araziye-el-koyma-emri-cikardi-294435</link>
      <pubDate>2026-10-06T16:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail, Cenin'de Filistinlilere ait 741 metrekarelik araziye el koyma emri çıkardı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail makamları, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinin El-Cabiriyat Mahallesi'nde, Oslo Anlaşması kapsamında Filistin yönetiminin kontrolünde bulunan "A Bölgesi"ndeki 741 metrekarelik araziye el koymak için yeni bir askeri emir çıkardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail, Cenin'de Filistinlilere ait 741 metrekarelik araziye el koyma emri çıkardı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinden yapılan açıklamada, İsrail makamlarının Cenin'deki El-Cabiriyat Mahallesi'nde bulunan bir arazi için yeni bir el koyma emri yayımladığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, 5 Ekim tarihli emrin yaklaşık 741 metrekarelik alanı kapsadığı, el koyma kararının ise "acil askeri amaçlar" gerekçesiyle alındığı ifade edildi.</p><p><b>ARAZİ SAHİPLERİNE 24 SAAT İTİRAZ SÜRESİ</b></p><p>Konseyin açıklamasında, yeni emirde arazi sahiplerine itiraz etmeleri için 24 saat mühlet tanındığı ifade edildi. Daha önce çıkarılan emirlerde ise arazi sahiplerine 7 günlük itiraz süresi tanındığı belirtildi.</p><p>Oslo Anlaşması kapsamında "A Bölgesi", sivil ve güvenlik kontrolü Filistin yönetimine bırakılan bölgeler olarak tanımlanıyor.</p><p>İsrail'in yeni askeri emrinin, son aylarda Cenin kentindeki Filistin topraklarını hedef alan bir dizi kararın devamı olduğu belirtildi.</p><p>Bu kararlar arasında yol açılması ve askeri mevziler kurulması amacıyla arazilere el konulmasına yönelik emirlerin de bulunduğu kaydedildi.</p><p>Konsey, temmuz ayında Cenin kentinde yaklaşık 199,8 dönümlük araziyi hedef alan 15 askeri emir çıkarıldığını açıklamıştı. Bunlardan 14'ünün, toplam uzunluğu 11 kilometreyi aşan askeri yolların açılması ve genişletilmesine yönelik olduğu bildirilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/israil-ceninde-filistinli-743_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294434</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdnin-dis-ticaret-acigi-agustosta-17-ayin-zirvesine-cikti-294434</link>
      <pubDate>2026-10-06T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'nin dış ticaret açığı ağustosta 17 ayın zirvesine çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ülkenin ihracatı ağustosta aylık bazda yüzde 1,4, ithalatı yüzde 4,3 yükseldi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'nin dış ticaret açığı ağustosta 17 ayın zirvesine çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin dış ticaret açığı, ağustosta aylık bazda yüzde 13,7 artarak 105,6 milyar dolara çıkarken, 17 ayın en yüksek seviyesini gördü.</p><p>ABD Ticaret Bakanlığı, ağustos ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkenin dış ticaret açığı ağustosta aylık bazda yüzde 13,7 artışla 105,6 milyar dolara ulaşırken, Mart 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Piyasa beklentisi, dış ticaret açığının bu dönemde 100,8 milyar dolar olması yönündeydi. Temmuz ayına ilişkin dış ticaret açığı verisi ise 92,8 milyar dolar olarak revize edildi.</p><p>Ülkenin ihracatı ağustosta önceki aya göre yüzde 1,4 yükselerek 315,2 milyar dolara çıktı. ABD'nin ithalatı da yüzde 4,3 artarak 420,8 milyar dolar oldu ve rekor seviyesini gördü.</p><p>       ABD'nin Kanada'ya verdiği açık ağustosta 4,1 milyar dolar artışla 7,1 milyar dolara ulaştı, İrlanda'ya verdiği açık ise 1,5 milyar dolar azalışla 2,5 milyar dolara geriledi.</p><p>Ülkenin ağustosta en yüksek açık verdiği diğer ticaret ortakları, Meksika (27,7 milyar dolar), Vietnam (24 milyar dolar), Tayvan (18,3 milyar dolar), Çin (16,4 milyar dolar), Avrupa Birliği (11 milyar dolar), Güney Kore (9,4 milyar dolar), Hindistan (6,2 milyar dolar), Almanya (6,2 milyar dolar), Malezya (6 milyar dolar), İtalya (4,3 milyar dolar), Japonya (3,7 milyar dolar), Fransa (1,4 milyar dolar), İsrail (791 milyon dolar), İsviçre (402 milyon dolar) ve Singapur (289 milyon dolar) olarak sıralandı.</p><p>Söz konusu dönemde ABD'nin dış ticaret fazlası verdiği başlıca ticaret ortakları ise Hollanda (7,7 milyar dolar), Güney ve Orta Amerika (5,6 milyar dolar), Birleşik Krallık (3,6 milyar dolar), Hong Kong (2,3 milyar dolar), Brezilya (1,3 milyar dolar), Belçika (1,2 milyar dolar), Avustralya (647 milyon dolar) ve Suudi Arabistan (406 milyon dolar) oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/abdnin-dis-ticaret-acigi--485_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294432</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tffde-bir-istifa-daha-mevlut-aktan-gorevinden-ayrildi-294432</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TFF'de bir istifa daha! Mevlüt Aktan görevinden ayrıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TFF'de bir istifa daha! Mevlüt Aktan görevinden ayrıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, görevinden istifa ettiğini duyurdu.</p><p>Aktan, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ediyorum. Mevcut yönetimin bu görevin gerektirdiği bilgi, deneyim, vizyon ve organizasyon yeterliliğini ortaya koyamadığı kanaatindeyim. Federasyonun bütün birimleri ve kadroları liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Genel kurulda delegelerimize verdiğimiz sözlerin hiçbirini yerine getiremedik. Kulüplerimizin beklediği, Türk futbolunun marka değerini artıracak, ekonomik yapısını güçlendirecek ve sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçiremedik. Bu yöndeki çabalarımız yönetim içinde karşılık bulmadı; gerekli köklü değişikliklerin önünü açacak irade gösterilmedi. Kararların dar bir çevrede alındığı, farklı görüşlere alan açılmadığı ve 'ben bilirim, benim dediğim olur' anlayışının hakim olduğu bir yapı Türk futbolunu ileriye taşıyamaz. Türkiye Futbol Federasyonu, aile şirketi anlayışıyla yönetilemez." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/m-06102026e26d2592.jpg"/><p>Türkiye'deki futbol ikliminin değişmesi gerektiğini belirten Mevlüt Aktan, şöyle devam etti:</p><p>"Gerilim üreten söylemler, bahis tartışmaları ve usulsüzlük iddiaları güveni zedelemekte, taraftarı futboldan uzaklaştırmaktadır. Usulsüzlüklerin önüne geçilmesi elbette gereklidir. Ancak adli süreçler sonuçlanmadan kişilerin basın açıklamaları yoluyla ifşa edilmesinin kulüplerimize ve Türk futboluna yıllarca emek vermiş futbol emekçilerine zarar verdiğini, devam eden adli süreçleri de olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Futbolun keyif, eğlence ve birlikte yaşama kültürü olduğu unutulmamalıdır. Oyuncu yetiştirmeden kulüp yönetimine kadar kalite standartları oluşturulmalı, ilgili kamu kurumlarıyla ortak adımlar atılmalıdır."</p><p>Aktan, iki yıldır yönetim içinde yanlış bulduğu kararlara karşı çıktığını, denge ve denetim sorumluluğuyla Türk futboluna zarar verebilecek kararları önlemek için mücadele ettiğini aktararak, şunları kaydetti:</p><p>"Görevde kalmamın nedeni bu mücadeleyi kurum içinde sürdürebileceğime olan inancımdı. Bu mücadeleyi kurum içinde sürdürme imkanı kalmadığı için görevimden ayrılıyorum. Mevcut yönetimin işlevsiz kaldığı kanaatindeyim ve yönetimi istifaya çağırıyorum. Gelinen noktada, Türk futbolunun geleceğine ilişkin kaygı taşıyan ve görevinden kişisel bir beklentisi olmayan tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etmelidir. Bu aşamada en akılcı ve sorumlu karar, yeni bir yönetimin önünü açmaktır. Bunu Türk futboluna borçluyuz. Tüm genel kurul üyelerini, ilgili usuller çerçevesinde olağanüstü seçimli genel kurulun bir an önce toplanması için gerekli süreci başlatmaya; yönetimi de bu çağrının gereğini yerine getirmeye davet ediyorum. Türk futboluna katkı sunma iradem devam edecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/tffde-bir-istifa-daha-mev-654_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294431</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibbye-milyonlarca-dolar-rusvet-verildigi-ortaya-cikti-elitas-parayi-imamoglu-adina-keles-aldi-294431</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB'ye milyonlarca dolar rüşvet verildiği ortaya çıktı! Elitaş: Parayı İmamoğlu adına Keleş aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında savunma yapan tutuksuz sanık İsmail Sari, ağabeyi Ahmet Sari'nin İBB'den alacaklarını alabilmek için para vermek zorunda kaldığını anlattığını söyledi. İş insanı Ali Nuhoğlu'nun çalışanı Erkut Elitaş ise İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in ağabeyi Zafer Keleş'e 3 kez verilen toplam 1 milyon 836 bin doları duruşmada anlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB'ye milyonlarca dolar rüşvet verildiği ortaya çıktı! Elitaş: Parayı İmamoğlu adına Keleş aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşmasının 29'uncu gününde, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada tutuksuz sanık İsmail Sari savunma yaptı. İş insanı İsmail Sari iddianamede yer verilen ifadesinde, Ağaç A.Ş. ve İSFALT ile şirketlerinin işini yaptığını ancak alacaklarını alamadıklarını belirterek, "Bize iş konusunda yaşatılan sorunların yanında ödemelerimizi de yapmamaya başladılar. Şirket olarak bu alacaklarımızı alamamamızdan kaynaklı ciddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Ağabeyim Ahmet Sari ödeme ve alacak işleriyle ilgilenen kişiydi. Bana yansıdığı kısmıyla ödemelerimizin sıkıştığı dönemde Fatih Keleş'in yüzde 5 veya yüzde 7 komisyon adı altında para istediğini, bu paralar verilmezse alacaklarımızın tahsilinin mümkün olmadığını birçok kez ağabeyimden duydum. Söz konusu yapı bizim gibi birçok müteahhittin ödemelerini sıkıntıya sokarak şirketleri batıracak duruma getirdikten sonra bir vesileyle Fatih Keleş gibi şahıslarla menfaat teminini önden yaptıktan sonra hak ediş ödemeleri yapmaktadırlar" şeklinde konuşmuştu.  </p><p><b>İŞ İNSANI İSMAİL SARİ: "AĞABEYİM BANA ÖDEME ALABİLMEK İÇİN PARA VERMEK ZORUNDA KALDIĞINI ANLATTI"</b></p><p>Tutuksuz sanık Sari savunmasında, ağabeyi Ahmet Sari'nin alacaklarını alabilmek için para vermek zorunda kaldığını anlattığını söyledi. İsmail Sari "Para çekme işlemlerinin hiçbirini ben yapmadım. Paraları ben götürmedim veya teslim etmedim. Ağabeyim bana olayı, ödeme alabilmek için para vermek zorunda kaldığı şeklinde anlattı. İhale kazanmak için para verildiği iddiası gerçekçi de değildir. Ağabeyimin para vermek zorunda kaldığı tarihlerde olaya ilişkin bilgim, görgüm ve dahlim yoktur. Bu durumu sonradan öğrendim" dedi.  </p><p><b>İŞ İNSANI ALİ NUHOĞLU'NUN ÇALIŞANI TARAFINDAN ZAFER KELEŞ'E TESLİM EDİLEN 1 MİLYON 836 BİN DOLAR DURUŞMADA ANLATILDI</b></p><p>Duruşmada Nuhoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nuhoğlu'nun çalışanı tutuksuz sanık Erkut Elitaş savunma yaptı.  </p><p>İddianamede etkin pişmanlık ifadesi yer alan Ali Nuhoğlu, İBB den ve iştiraklerden ödemelerini alabilmesi için kendisine komisyon vermesinin dayatıldığını anlatmıştı. Görüşmeleri Fatih Keleş ile yaptığını söyleyen Nuhoğlu, ödeme trafiğini Ekrem İmamoğlu adına yöneten kişinin Fatih Keleş olduğunu ve dolar cinsinden paranın Fatih Keleş'in kardeşi olan Zafer Keleş'e verildiğini söylemişti. Nuhoğlu, çalışanı Elitaş hakkında "Temmuz 2022'de 640 bin dolar Zafer Keleş'e Florya' da bulunan sosyal tesislerde çalışanım Erkut Elitaş tarafından teslim edilmiştir. Ağustos 2022 tarihinde bankadan çekilen 700 bin dolar Erkut Elitaş tarafından Zafer Keleş' e İBB Sosyal Tesisleri'nde teslim edilmiştir. Zafer Keleş' e çalışanım Erkut Elitaş tarafından verilen 466 bin dolar ve 30 bin dolar Florya'daki Sosyal Tesislerde ve Aqua Florya'nın karşısındaki pidecinin orada teslim edilmiştir. Tarafımdan temin edilen paralar şirketimin çalışanı olan Erkut Elitaş tarafından kapalı poşetler içeresinde götürülmüştür. Çalışanlarım bu paraları hangi amaçla götürüldüğünü bilmemektedir" şeklinde iddianamede yer bulan beyanlarda bulunmuştu.  </p><p>Elitaş duruşmada daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyledi. Cumhuriyet savcısı tarafından sanık Elitaş'a "Erkut Bey, Zafer Bey'e kaç kere para teslim ettiniz?" sorusu soruldu. Sanığın 3 kere teslimat yaptığını söylemesi üzerine cumhuriyet savcısı "Teslimat nasıl oldu peki?" sorusunu yöneltti. Sanık Elitaş soruya "Gittim, elden verdim. Paraları Ali Bey'den aldım" yanıtını verdi. Elitaş duruşmada ne kadar para verildiğini bilmediğini de söyledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/ibbye-milyonlarca-dolar-r-896_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294430</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ronaldo-donus-sartini-federasyona-iletti-294430</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ronaldo dönüş şartını federasyona iletti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Portekiz Milli Takımı'nda krizi büyümeye devam ediyor. Teknik direktör Jorge Jesus ile sorun yaşadıktan sonra milli takım kampını terk eden Cristiano Ronaldo dönüş şartını federasyona iletti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ronaldo dönüş şartını federasyona iletti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Portekiz Milli Takımı'nda Cristiano Ronaldo ile Jorge Jesus arasında yaşanan krizde yeni bir gelişme gündeme geldi.</p><p>CNN Portekiz'in haberine göre Ronaldo, Jesus teknik direktörlük görevini sürdürdüğü müddetçe milli takıma geri dönmeyeceğini federasyon yetkililerine açıkça iletti.</p><p>Deneyimli futbolcunun geri adım atmadığı belirtilirken, milli takımdaki geleceğinin teknik direktörlük konusunda yaşanacak gelişmelere bağlı olduğu aktarıldı.</p><p><b>KRİZİN BAŞLANGICI NORVEÇ MAÇI</b></p><p>İkili arasındaki anlaşmazlık, Portekiz'in 27 Eylül'de deplasmanda Norveç'i 2-1 mağlup ettiği karşılaşmada ortaya çıktı. Maça yedek başlayan Ronaldo, ısınmasına rağmen oyuna alınmadı ve son düdüğün ardından doğrudan soyunma odasına gitti.</p><p>Jesus'un, ilk 11'de başlamasa da Ronaldo'ya süre vereceğini söylemesi, yıldız futbolcunun beklentisini artırmıştı. Portekizli teknik adam ise maçın gidişatının planını değiştirdiğini açıkladı. Ronaldo, kendisiyle ilgili bu tercihten memnun kalmadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/5b18588bbd0e41bfb72e-06102026a7c569c5.jpg"/><p><b>ANTRENMAN TARTIŞMASIYLA BÜYÜDÜ</b></p><p>Norveç karşılaşmasının ardından Ronaldo'nun takımla saha antrenmanlarına katılmaması, tartışmaları büyüttü. Portekiz Futbol Federasyonu, yıldız oyuncunun özel çalışma programı uyguladığını belirtirken herhangi bir fiziksel problem tespit edilmediğini bildirdi.</p><p>Böylece Ronaldo'nun yeni dönemdeki rolü ve Jesus'un oyuncu tercihleri, Danimarka maçı öncesinde milli takımın ana gündemlerinden biri hâline geldi.</p><p><b>30 EYLÜL'DE KAMPTAN AYRILDI</b></p><p>Jesus'un 30 Eylül'deki basın toplantısında kararlarını oyuncuların değiştiremeyeceğini vurgulamasının ardından Ronaldo kampı terk etti.</p><p>Portekizli futbolcu, federasyon başkanıyla yaptığı görüşme sonrasında ayrılma kararı aldığını sosyal medya hesabından doğruladı. Ayrılığının nedenlerini zamanı geldiğinde açıklayacağını belirten Ronaldo'nun kamptan çıkışı, federasyon tarafından da duyuruldu.</p><p><b>FEDERASYON ARAYA GİRDİ</b></p><p>Ayrılığın ardından Portekiz Futbol Federasyonu, tarafları yeniden bir araya getirmek için harekete geçti. Sporx'in 3 Ekim'de aktardığı habere göre Jesus, federasyonun Ronaldo ile görüşme önerisini kabul etti. Yetkililer de yıldız futbolcunun ekibiyle temaslarını sürdürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/8f24acc096a645e8bc04-06102026291c6f16.jpg"/><p>Jesus, 5 Ekim'deki açıklamalarında Ronaldo'nun dönüşüne kapıyı açık tuttu. Al Nassr'da oynaması ve kendisinin dönmek istemesi durumunda yeniden çağrılabileceğini belirten teknik adam, oyuncu seçimi konusundaki ilkelerinden vazgeçmeyeceğini de vurguladı.</p><p>Yaşananların özür gerektirdiği görüşüne katılmayan Jesus, Ronaldo'nun milli takım kariyerini kendi istediği şekilde tamamlamasını arzuladığını söyledi.</p><p><b>RONALDO KULÜBÜNE DÖNDÜ, ANLAŞMA SAĞLANAMADI</b></p><p>Ronaldo, milli takım kampından ayrıldıktan sonra Suudi Arabistan'a dönerek Al Nassr'daki antrenmanlara başladı. Kulübü, 5 Ekim'de yıldız futbolcunun çalışmalardan fotoğrafını paylaştı.</p><p>CNN Portekiz'in son iddiası ise federasyonun uzlaşma çabalarına rağmen Ronaldo'nun dönüş için Jesus'un ayrılmasını beklediğine işaret ediyor. Yıldız futbolcunun milli takım kariyerini resmen bitirdiğine ilişkin bir açıklama bulunmazken, geri dönüşü konusundaki belirsizlik sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/ronaldo-donus-sartini-fed-244_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294429</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/basaksehirde-ortaokul-saldirisinda-aci-haber-1-ogrenci-hayatini-kaybetti-294429</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başakşehir'de ortaokul saldırısında acı haber: 1 öğrenci hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Başakşehir'de bir ortaokulda meydana gelen bıçaklı saldırıda yaralanan 8 öğrenci hastanede tedavi altına alındı. Öte yandan olayda yaralanan öğrencilerin ise isimleri belli oldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir öğrencinin hayatını kaybettiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başakşehir'de ortaokul saldırısında acı haber: 1 öğrenci hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece'de bir lisede okuyan 2011 doğumlu F.M, ikamet ettiği Kayabaşı Mahallesi'nde bulunan bir ortaokula gelerek yanında getirdiği bıçakla okul bahçesindeki öğrencilere saldırdı.</p><p>Saldırıda 8 öğrenci yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p><strong>"8 YARALIMIZIN TEDAVİLERİ DEVAM EDİYOR"</strong></p><p>Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan birinin durumunun kritik, 2'sinin sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi. Okul güvenliği tarafından yakalanarak polis ekiplerine teslim edilen saldırgan gözaltına alındı.</p><p>İstanbul Valisi Davut Gül ve İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, olayın ardından Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde tedavi gören öğrencileri ziyaret ederek, sağlık durumları hakkında bilgi aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aw80344501-06102026366a2966.jpg"/><p>Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Gül, herkese "geçmiş olsun" dileğinde bulunarak, tedavisi süren yaralılara Allah'tan şifa diledi.</p><p>Toplamda 8 öğrencinin yaralandığını aktaran Gül, "5'inin durumu hafif yaralı. Muhtemelen gün içerisinde tedavileri tamamlanacak diye tahmin ediyoruz, doktorlarımız öyle bilgi verdiler. 2 yavrumuzun, öğrencimizin tedavileri devam ediyor. Bunlarla ilgili de olumlu anlamda bir iyileşme var. Bir çocuğumuz da ameliyatta, ameliyat süreci devam ediyor. Ameliyattan henüz çıkmadığı için durumuyla ilgili değerlendirmeyi şu an itibarıyla yapamıyoruz." diye konuştu.</p><p>Vali Gül, saldırı hakkında bilgi vererek, "Bıçaklamayı, saldırıyı yapan, aynı mahallede oturan, okula çok yakın bir yerde ikamet eden yine bir öğrencimiz. Kendisi başka okulda eğitimine devam ediyor, kız öğrenci. Okul kıyafetiyle içeriye giriyor ve çocukları hedef gözetmeden bıçaklıyor. Adli bir olay var, başsavcımız, müdürlerimiz burada. Adli süreç, bundan sonraki süreçte devam edecek." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ</strong></p><p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Başakşehir'deki Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı kavgaya ilişkin yayın yasağı getirildiğini bildirdi.</p><p>RTÜK'ten yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.10.2026 tarihli ve 2026/9304 D. İş sayılı kararı uyarınca, Başakşehir'deki Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirilmiştir. Karar, olayın aydınlatılması sürecinin sekteye uğramaması, şüphelilerin yakalanması ve kamu düzeninin korunması amacıyla alınmıştır. Karar gereğince soruşturma tamamlanıncaya kadar olayla ilgili yazılı, işitsel, görsel basında, internet medyasında ve sosyal medyada her türlü haber, röportaj ve eleştiri yayını yapılması 5187 sayılı Basın Kanunu uyarınca yasaklanmıştır."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/015657140e584785ab65-061020262193f29c.mp4" type="video/mp4"></video><p><strong><b>MEB'DEN İSTANBUL'DAKİ OKUL SALDIRISINA İLİŞKİN AÇIKLAMA</b></strong></p><p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bulunan bir ortaokulda gerçekleşen bıçaklı saldırı sonrası olayı gerçekleştiren lise öğrencisinin yakalandığını duyurdu.</p><p>MEB tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "6 Ekim sabah saatlerinde İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bulunan bir ortaokulda, bu okulun öğrencileri ile başka ilçedeki bir okulun 10. sınıf öğrencisi arasında yaşanan olayda 8 öğrencimiz yaralanmıştır. Menfur hadisenin ardından yaralı öğrencilerimiz sağlık görevlilerince hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmış, bıçaklama olayını gerçekleştirdiği belirlenen lise öğrencisi yakalanmıştır. Eğitim camiamızı derinden üzen olayın akabinde Bakanlık birimlerimiz, emniyet güçleri ve sağlık görevlileri başta olmak üzere devletimizin ilgili tüm kurumları gerekli önlemleri almış, konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Süreç, Bakanlığımızca hassasiyetle takip edilmekte olup gerekli tüm çalışmalar, ilgili birimlerimizce koordineli bir şekilde yürütülmektedir. Olayın hemen ardından bir bakan yardımcımız başkanlığında ilgili birim amirlerimizden oluşan Bakanlık heyetimiz, çalışmaları koordine etmek üzere İstanbul'a gitmişlerdir. Ayrıca olayı tüm yönleriyle incelemek üzere iki eğitim müfettişi de görevlendirilmiştir. Menfur olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilerimiz için psikososyal destek ekiplerimiz, rehabilitasyon çalışmalarına başlamıştır. Adı geçen okulumuzda eğitim öğretim faaliyetlerine bugün ve yarın ara verilmiştir. Yaşanan menfur hadisede yaralanarak hastanelere sevk edilen ve tedavileri süren öğrencilerimize acil şifalar diliyor, yakınlarına ve maarif ailemize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" ifadelerine yer verildi.</p><p><strong><b>YARALI ÖĞRENCİLERİN KİMLİKLERİ BELİRLENDİ</b></strong></p><p>Olayda yaralanan öğrencilerin ise isimleri belli oldu.</p><p><b>İsimler şu şekilde: </b>Z.E.B. (10), L.B. (11), M.M.K. (11), Y.D. (10), Z.K. (10), E.Ş. (13), R.Ç. (11) ve E.S.B. (10) olarak belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/basaksehirde-ortaokul-sal-233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294428</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tff-yonetim-kurulu-uyesi-mevlut-aktan-gorevinden-istifa-etti-294428</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, görevinden istifa etti]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, görevinden istifa ettiğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, görevinden istifa etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ediyorum. Mevcut yönetimin bu görevin gerektirdiği bilgi, deneyim, vizyon ve organizasyon yeterliliğini ortaya koyamadığı kanaatindeyim. Federasyonun bütün birimleri ve kadroları liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Genel kurulda delegelerimize verdiğimiz sözlerin hiçbirini yerine getiremedik. Kulüplerimizin beklediği, Türk futbolunun marka değerini artıracak, ekonomik yapısını güçlendirecek ve sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçiremedik. Bu yöndeki çabalarımız yönetim içinde karşılık bulmadı; gerekli köklü değişikliklerin önünü açacak irade gösterilmedi. Kararların dar bir çevrede alındığı, farklı görüşlere alan açılmadığı ve 'ben bilirim, benim dediğim olur' anlayışının hakim olduğu bir yapı Türk futbolunu ileriye taşıyamaz. Türkiye Futbol Federasyonu, aile şirketi anlayışıyla yönetilemez." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'deki futbol ikliminin değişmesi gerektiğini belirten Mevlüt Aktan, şöyle devam etti:</p><p>"Gerilim üreten söylemler, bahis tartışmaları ve usulsüzlük iddiaları güveni zedelemekte, taraftarı futboldan uzaklaştırmaktadır. Usulsüzlüklerin önüne geçilmesi elbette gereklidir. Ancak adli süreçler sonuçlanmadan kişilerin basın açıklamaları yoluyla ifşa edilmesinin kulüplerimize ve Türk futboluna yıllarca emek vermiş futbol emekçilerine zarar verdiğini, devam eden adli süreçleri de olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Futbolun keyif, eğlence ve birlikte yaşama kültürü olduğu unutulmamalıdır. Oyuncu yetiştirmeden kulüp yönetimine kadar kalite standartları oluşturulmalı, ilgili kamu kurumlarıyla ortak adımlar atılmalıdır."</p><p>Aktan, iki yıldır yönetim içinde yanlış bulduğu kararlara karşı çıktığını, denge ve denetim sorumluluğuyla Türk futboluna zarar verebilecek kararları önlemek için mücadele ettiğini aktararak, şunları kaydetti:</p><p>"Görevde kalmamın nedeni bu mücadeleyi kurum içinde sürdürebileceğime olan inancımdı. Bu mücadeleyi kurum içinde sürdürme imkanı kalmadığı için görevimden ayrılıyorum. Mevcut yönetimin işlevsiz kaldığı kanaatindeyim ve yönetimi istifaya çağırıyorum. Gelinen noktada, Türk futbolunun geleceğine ilişkin kaygı taşıyan ve görevinden kişisel bir beklentisi olmayan tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etmelidir. Bu aşamada en akılcı ve sorumlu karar, yeni bir yönetimin önünü açmaktır. Bunu Türk futboluna borçluyuz. Tüm genel kurul üyelerini, ilgili usuller çerçevesinde olağanüstü seçimli genel kurulun bir an önce toplanması için gerekli süreci başlatmaya; yönetimi de bu çağrının gereğini yerine getirmeye davet ediyorum. Türk futboluna katkı sunma iradem devam edecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/tff-yonetim-kurulu-uyesi--762_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294427</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/adiyamanin-golbasi-ilcesinde-otomobil-sarampole-yuvarlandi-4-yarali-294427</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde otomobil şarampole yuvarlandı: 4 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin şarampole yuvarlanması sonucu 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde otomobil şarampole yuvarlandı: 4 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı ilçesi Harun Çelik idaresindeki 27 T 1389 plaka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Meydana gelen kazada otomobil sürücüsü Harun Çelik ile otomobilde bulunan Kenan Koçlu, Hasan Beşken ve Mehmet Korkmaz yaralandı. Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.  </p><p>Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/adiyamanin-golbasi-ilcesi-476_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294426</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/diyarbakirda-iki-arac-carpisti-3-yarali-294426</link>
      <pubDate>2026-10-06T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da iki araç çarpıştı: 3 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyarbakır'da iki araç çarpıştı: 3 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza Diyarbakır Silvan karayolunda meydana geldi. Seyir halindeki 21 AIV 924 plakalı SUV araç ile 34 FTA 757 plakalı hafif ticari araç çarpıştı. Haber verilmesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 3 kişi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aw80388103-06102026359be634.jpg"/><p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aw80388102-0610202628e401bb.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/diyarbakirda-iki-arac-car-649_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294425</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/soguk-su-mu-daha-saglikli-oda-sicakligindaki-su-mu-294425</link>
      <pubDate>2026-10-05T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soğuk su mu daha sağlıklı, oda sıcaklığındaki su mu?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Güney Carolina eyaletinden diyetisyen Lauren Manaker, suyun sıcaklığı konusunda kafa karışıklığı yaşayanlara önemli uyarılarda bulundu. Manaker, hidrasyonun suyun sıcaklığından daha önemli olduğunu vurgularken, kişisel tercihlere göre hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Su tüketiminde en doğru sıcaklığın kişiden kişiye değişebileceğini aktaran uzman, soğuk ve oda sıcaklığındaki suyun avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soğuk su mu daha sağlıklı, oda sıcaklığındaki su mu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Su tüketimi konusunda toplumda yaygın bir tartışma bulunuyor: Soğuk su mu, oda sıcaklığında su mu daha faydalı? ABD'nin Güney Carolina eyaletinde görev yapan diyetisyen Lauren Manaker, bu konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. Manaker, suyun hangi sıcaklıkta içilmesinin sağlık açısından daha yararlı olduğu sorusunun net bir yanıtı olmadığını, kişisel tercihlere ve anlık ihtiyaçlara göre değişebileceğini açıkladı. Uzman, suyun sıcaklığından ziyade, gün boyunca yeterli miktarda su içmenin çok daha kritik olduğunun altını çizdi. Su sıcaklığı tercihi, bireyin damak tadı, sağlık durumu ve yaşam tarzına göre şekilleniyor. Özellikle egzersiz sonrası veya sıcak havalarda soğuk suyun serinletici etkisi ön plana çıkarken, bazı kişiler ise oda sıcaklığındaki suyun mide ve boğaz için daha rahatlatıcı olduğunu düşünüyor.</p><h3>Uzman diyetisyen Manaker: 'Hidrasyon su sıcaklığından daha önemli'</h3><p>Lauren Manaker, soğuk suyun özellikle egzersiz sonrası veya sıcak havalarda ferahlatıcı bir seçenek olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, soğuk suyun vücut sıcaklığını düşürerek egzersiz sırasında oluşan ısıyı azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Frontiers in Sport and Active Living dergisinde yayımlanan bir çalışmada, soğuk suyun egzersiz sonrası daha cazip bulunduğu ve kişilerin bu sayede daha fazla su içerek kaybettikleri sıvıyı yerine koyabildikleri vurgulandı. Manaker'a göre, soğuk su tüketimi aynı zamanda vagus siniri üzerinden sinir sistemini kısa süreliğine rahatlatabiliyor. Ancak soğuk suyun herkes için uygun olmadığına dikkat çeken uzman, hassas dişlere, migrene, yutma güçlüğüne veya reflüye sahip bireylerin soğuk sudan rahatsızlık duyabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, su sıcaklığı tercihi yapılırken kişinin kendi vücut sinyallerini dikkate alması gerektiğini ifade ediyor.</p><h3>Oda sıcaklığındaki su: Sindirim ve konfor için avantajlar</h3><p>Oda sıcaklığında suyun, bazı kişiler tarafından daha kolay içilebildiği ve daha sağlıklı olduğu düşünülüyor. Toplumda yaygın olan bir inanışa göre, oda sıcaklığında veya ılık suyun sindirim için daha iyi olduğu iddia ediliyor. Ancak Manaker, bu konuda bilimsel bir kanıt olmadığını özellikle vurguluyor. Uzman, sağlıklı bireylerin genellikle suyun farklı sıcaklıklarını rahatlıkla tolere edebildiğini ve sindirim açısından belirgin bir fark olmadığını ifade ediyor. Sabahları soğuk su tüketmenin zararlı olduğu yönündeki görüşlerin de efsaneden ibaret olduğunu belirten Manaker, bazı kişilerin sabah saatlerinde soğuk suyu rahatsız edici bulabileceğini, ancak bunun sağlık açısından tehlikeli sayılmadığını dile getiriyor. Özellikle hassas mideye veya boğaza sahip olanlar için oda sıcaklığında suyun daha konforlu bir tercih olabileceğine dikkat çekiyor. Sonuç olarak, suyun sıcaklığının değil, kişisel rahatlığın ve düzenli su tüketiminin ön planda tutulması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Hidrasyon hedefleri ve su miktarı: Kişisel ihtiyaçlar önemli</h3><p>Manaker, su tüketiminde en önemli unsurun, gün boyunca yeterli miktarda su içmek olduğunu belirtiyor. Hangi sıcaklıkta olursa olsun, hidrasyonun sağlanması sağlığın korunmasında temel rol oynuyor. Su ihtiyacı; yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi ve sağlık durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiyor. Genel sağlık rehberlerinde erkekler için günde 15,5 fincan, kadınlar içinse 11,5 fincan su öneriliyor. Ancak uzmanlar, herkes için geçerli tek bir miktar olmadığını, bireysel ihtiyaçların göz önünde bulundurulmasının daha doğru olacağını belirtiyor. Hidrasyon hedefleri konusunda kesin bilgi almak isteyenlerin, sağlık geçmişlerini ve yaşam tarzlarını değerlendirerek bir sağlık profesyoneline danışmalarının faydalı olacağı ifade ediliyor. Su miktarı ve hidrasyonun vücut fonksiyonları üzerindeki etkisi, özellikle sıcak havalarda ve yoğun fiziksel aktivite sırasında daha da önem kazanıyor. Yetersiz su tüketimi, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p><h3>Su sıcaklığı tercihi: Kişisel konfor ve alışkanlıklar belirleyici</h3><p>Uzmanlar, suyun sıcaklığı konusunda kesin bir kural olmadığını ve herkesin kendi vücudunu dinleyerek en uygun tercihi yapması gerektiğini vurguluyor. Soğuk su, egzersiz sonrası hızlı serinleme ve susuzluğu giderme açısından avantaj sağlarken, oda sıcaklığındaki su ise özellikle hassas mide, boğaz veya diş sorunu yaşayanlar için daha uygun olabiliyor. Su sıcaklığı tercihi, bireysel alışkanlıklar, sağlık durumu ve günlük yaşam koşulları doğrultusunda şekilleniyor. Önemli olan, suyu hangi sıcaklıkta içerseniz için, gün boyunca yeterli miktarda sıvı almayı ihmal etmemek. Su şişesini her zaman yanınızda bulundurmak, sağlıklı bir hidrasyon alışkanlığı geliştirmenize yardımcı olabilir. Su tüketiminde miktar ve süreklilik, sağlığın korunmasında anahtar rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/soguk-su-mu-daha-saglikli-907_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294424</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/norobilimde-ameliyatsiz-devrim-yuze-verilen-kucuk-elektrik-darbeleri-hafizayi-guclendiriyor-294424</link>
      <pubDate>2026-10-05T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nörobilimde ameliyatsız devrim! Yüze verilen küçük elektrik darbeleri hafızayı güçlendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika'daki KU Leuven Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, yüz sinirine uygulanan elektriksel darbelerin hafıza üzerinde beklenmedik şekilde güçlü bir etki yarattığı ortaya çıktı. Bilim insanları bu yöntemin, cerrahi müdahale gerektirmeden hafızanın güçlendirilmesinde yeni bir kapı aralayabileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nörobilimde ameliyatsız devrim! Yüze verilen küçük elektrik darbeleri hafızayı güçlendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'da KU Leuven Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen bir araştırmada, yüz sinirine uygulanan kısa elektriksel darbelerin hafızayı güçlendirdiği tespit edildi. Araştırma kapsamında hem farelerde hem de insanlarda yapılan deneyler, yüz siniri üzerinden verilen kontrollü elektriksel uyarıların, beynin hafıza ile ilgili bölgesinde belirgin bir aktivite artışı sağladığını gösterdi. Özellikle yeni bilgilerin hatırlanmasında anlamlı bir gelişme kaydedildi. Bu bulgular, hafıza üzerinde etkili olabilecek yeni ve cerrahi olmayan yöntemlerin geliştirilmesi için umut verdi.</p><h3>KU Leuven ekibi: Yüz sinirine elektriksel uyarı hafızayı güçlendirdi</h3><p>KU Leuven Üniversitesi'nden Liyi Chen ve Myles McLaughlin liderliğindeki araştırma ekibi, yüz sinirine kısa aralıklarla uygulanan elektriksel darbelerin hafızayı olumlu etkilediğini ortaya koydu. Deneylerde, trigeminal sinir olarak bilinen ve yüzün duyusal bilgilerini beyne taşıyan sinir üzerinde çalışıldı. Bilim insanları, bu sinir aracılığıyla beyne gönderilen elektriksel darbelerin, beynin hafıza oluşumunda kritik rol oynayan hipokampus bölgesinde aktiviteyi artırdığını belirledi. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de, elektriksel darbelerin aralıklı olarak verilmesinin, kesintisiz akıma kıyasla çok daha az enerjiyle çok daha güçlü bir hafıza etkisi yaratması oldu. Ekip, bu yöntemin özellikle cerrahi müdahale gerektirmemesi nedeniyle, hafıza güçlendirme alanında önemli bir alternatif oluşturabileceğini düşünüyor.</p><h3>Farelerde ve insanlarda yüz siniriyle hafıza testi: %20'den fazla artış</h3><p>Çalışmanın ilk aşamasında fareler üzerinde yapılan testlerde, yüz sinirine uygulanan aralıklı elektriksel darbelerin hipokampustaki nöronlar arasındaki bağlantıları %20'nin üzerinde güçlendirdiği gözlemlendi. Araştırmacılar, bu etkinin 90 dakika boyunca devam ettiğini ve uyku sırasında gerçekleşen hafıza pekiştirme süreçlerine benzer bir etki yarattığını açıkladı. Deneylerde, kesintisiz elektrik akımına maruz bırakılan farelerde ise benzer bir hafıza artışı sağlanamadı; nöronlar kısa süreli bir aktivite gösterdikten sonra hızla eski haline döndü. Bilim insanları, aralıklı darbelerle sağlanan bu etkinin, beynin uyanıklık ve öğrenme merkezi olan locus coeruleus adlı bölgeden geçen kimyasal sinyallerle bağlantılı olduğunu belirtti. Bu merkezin geçici olarak devre dışı bırakılması, elektriksel uyarının hafıza üzerindeki etkisini ortadan kaldırdı.</p><h3>İnsanlarda elektriksel uyarı: Hipokampus güçlü tepki verdi</h3><p>Çalışmanın ikinci aşamasında, tedaviye dirençli epilepsi hastası dokuz kişinin beyinlerine önceden yerleştirilen sensörler kullanıldı. Hastaların yüzlerine yerleştirilen pedler aracılığıyla, aynı aralıklı elektriksel darbeler 20 dakika boyunca uygulandı. Ölçümler, hipokampusun diğer beyin bölgelerine kıyasla bu uyarıya çok daha güçlü yanıt verdiğini gösterdi. Her elektrik darbesinden yaklaşık üçte bir saniye sonra hipokampusta belirgin bir aktivite artışı kaydedildi. Bu bulgular, yüz siniri uyarısının insan beyninde de hafıza ile doğrudan ilişkili bölgeleri etkileyebildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bu yöntemin invaziv olmayan bir şekilde beyin aktivitesini yönlendirme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.</p><h3>Hafıza testlerinde meslekler hatırlandı, isimler unutuldu</h3><p>Deneyin son aşamasında, 18 ile 45 yaşları arasında 36 sağlıklı yetişkin üzerinde hafıza testleri yapıldı. Katılımcılara, ekranda 12 yabancı kişinin yüzü, isimleri ve meslekleri gösterildi. Her katılımcı bu testi iki farklı günde tamamladı: Bir gün yüzlerine elektriksel uyarı uygulanırken, diğer gün ise yalnızca pedler takılıydı ve akım verilmedi. Testin ardından, elektriksel uyarı uygulanan gün katılımcıların meslekleri hatırlama başarısı belirgin şekilde arttı. Ancak isimleri hatırlama oranında anlamlı bir değişim gözlenmedi. Araştırmacılar, mesleklerin anlam yüklü kelimeler olması nedeniyle daha kolay hatırlanabildiğini, isimlerin ise daha zor akılda kaldığını belirtti. Bu sonuç, yüz siniriyle yapılan elektriksel uyarının hafızanın belirli türlerinde daha etkili olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Yöntemin avantajları ve sınırları: Cerrahi müdahale gerekmiyor</h3><p>Yüz sinirine elektriksel uyarı yöntemi, beyin cerrahisi gerektirmemesi ve cilt yüzeyine yerleştirilen pedlerle kolayca uygulanabilmesiyle dikkat çekiyor. Farelerde, aralıklı darbelerle sağlanan hafıza artışı, kesintisiz akıma göre çok daha az elektrik harcanarak elde edildi. İnsanlarda ise, uygulamanın ardından yalnızca bir detayın hatırlanmasında kısa vadeli bir iyileşme sağlandı. Araştırma ekibi, yöntemin uzun vadeli etkilerini ve hafıza kaybı yaşayan yaşlı bireylerde ya da hastalarda ne derece faydalı olabileceğini henüz test etmedi. Ayrıca, insanlarda yapılan testlerin kapsamı şimdilik sınırlı; örneğin, epilepsi hastalarında uygulanan beyin sensörleri ile hafıza testi yapılan sağlıklı bireyler arasında doğrudan bir karşılaştırma yapılamıyor. Bilim insanları, ilerleyen dönemde daha uzun süreli ve geniş katılımlı çalışmalarla yöntemin potansiyelini değerlendirmeyi hedefliyor.</p><p>Sonuç olarak, Belçika'da yürütülen bu araştırma, yüz sinirine uygulanan elektriksel uyarının hafıza üzerinde kısa süreli de olsa anlamlı bir iyileşme sağlayabileceğini gösterdi. Yöntemin cerrahi müdahale gerektirmemesi ve düşük enerjiyle etkili sonuçlar vermesi, gelecekte hafıza sorunları yaşayan bireyler için yeni tedavi seçeneklerinin kapısını aralayabilir. Ancak kalıcı ve uzun vadeli etkilerinin belirlenmesi için daha kapsamlı bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/norobilimde-ameliyatsiz-d-632_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294423</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/psikolojinin-efsanesi-curuyor-neden-diger-odaya-gecince-ne-yapacagimizi-unuturuz-294423</link>
      <pubDate>2026-10-05T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Psikolojinin efsanesi çürüyor! Neden diğer odaya geçince ne yapacağımızı unuturuz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kapı etkisi, bir odaya girerken yaşanan unutkanlığın sebebi olarak sıkça gündeme geliyor. Ancak bilim insanları, bu etkinin her durumda hafızayı silmediğini ve unutkanlığın arkasında daha karmaşık nedenler olabileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Psikolojinin efsanesi çürüyor! Neden diğer odaya geçince ne yapacağımızı unuturuz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan bir durum olan 'kapı etkisi', bir odaya girildiğinde neden orada bulunulduğunun unutulmasını açıklamak için kullanılıyor. Ancak son bilimsel çalışmalar, kapı etkisinin sanıldığı kadar basit ve evrensel bir hafıza problemi olmadığını ortaya koydu. Avustralya'daki Bond Üniversitesi ve iş birliği yapan uluslararası araştırmacılar, kapı etkisinin yalnızca zihnin aşırı yüklendiği anlarda ortaya çıktığını ve çoğu zaman hafıza üzerinde sandığımız kadar büyük bir rol oynamadığını gösterdi. Araştırmacıların elde ettiği bulgular, unutkanlığın sadece kapıdan geçmekle ilgili olmadığını, olaylar ve mekânlar arası geçişin beyin üzerindeki etkilerinin daha karmaşık olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Baumann ve ekibi: Kapı etkisi her durumda hafızayı silmiyor</h3><p>Kapı etkisi, uzun süredir popüler psikolojide sıkça dile getirilen bir kavram olarak biliniyor. Özellikle bir odadan diğerine geçerken yaşanan unutkanlık, çoğu kişi tarafından bu etkiye bağlanıyor. Ancak Bond Üniversitesi'nden Oliver Baumann liderliğindeki araştırma ekibi, kapı etkisinin her durumda ortaya çıkmadığını kanıtlayan yeni deneyler gerçekleştirdi. Sanal gerçeklik ortamında yürütülen çalışmada, katılımcılardan farklı odalarda çeşitli nesneleri hatırlamaları istendi. İlk aşamada, kapı etkisine dair belirgin bir unutkanlık gözlemlenmedi. Baumann, bu durumun katılımcıların hafızalarının güçlü olmasından kaynaklanabileceğini belirtti. Ancak deneyin zorluk seviyesi arttırıldığında, yani katılımcılardan odalar arasında hareket ederken aynı zamanda sayıları akıllarında tutmaları istendiğinde, unutkanlık oranlarının arttığı görüldü. Bu sonuçlar, kapı etkisinin yalnızca zihinsel yük altında belirginleştiğini ve hafızanın işleyişinde tek başına kapının belirleyici olmadığını ortaya koydu.</p><h3>Kapı etkisi: Sınırların ve mekân değişiminin rolü tartışılıyor</h3><p>Kapı etkisiyle ilgili yapılan önceki araştırmalar, bir sınırdan geçmenin hafıza üzerinde ani bir sıfırlama etkisi yarattığını öne sürüyordu. Fakat son bulgular, bu etkinin yalnızca belirli koşullarda ortaya çıktığını gösteriyor. Araştırmacılar, kapıdan geçmenin yanı sıra, koridorlarda yürümek veya başkalarını izlemek gibi farklı deneylerde de kapı etkisini test etti. Sonuçlar, katılımcıların bellek görevlerini yerine getirirken bölmeli koridorlarda yürüdüklerinde ya da başkalarının aynı süreci izlediklerinde, kapı etkisine dair herhangi bir kanıt bulunamadığını ortaya koydu. Bu durum, kapı etkisinin yalnızca fiziksel sınırlarla değil, aynı zamanda mekânların birbirinden ne kadar farklı olduğuyla da ilişkili olduğunu gösteriyor. Ekip, benzer odalar arasında geçiş yapıldığında beynin bu alanları ayrı bağlamlar olarak algılamadığını, dolayısıyla unutkanlık yaşanmadığını belirtti. Buna göre, hafızada kayıplara yol açan asıl unsurun keskin bir mekân değişimi ve zihinsel yük olduğu vurgulandı.</p><h3>Olay segmentasyonu ve hafıza kapasitesinin sınırları</h3><p>Kapı etkisinin altında yatan mekanizmalardan biri olarak 'olay segmentasyonu' kavramı öne çıkıyor. Bu teoriye göre, beyin bir deneyimi farklı bölümlere ayırarak organize ediyor ve bir sınırdan geçildiğinde önceki anıların erişimi zorlaşıyor. Ancak yeni araştırmalar, bu mekanizmanın yalnızca belirli koşullarda devreye girdiğini gösteriyor. Özellikle bilişsel yükün arttığı, yani birden fazla görevin aynı anda yapılmaya çalışıldığı durumlarda, kapı etkisi daha belirgin hale geliyor. Baumann, beynin farklı bağlamlarda oluşan anıları ayrı bilgi ağlarında depoladığını, bu sayede toplam hafıza kapasitesinin arttığını ifade etti. Ancak bu mimarinin bir bedeli olarak, zaman zaman niyetlerin veya planların unutulması kaçınılmaz oluyor. Araştırmacılar, bu durumun bir arıza değil, beynin karmaşık bilgi işleme kapasitesinin doğal bir sonucu olduğunu savunuyor.</p><h3>Beklenti ve sınır algısı: Kapıdan önce de unutkanlık tetiklenebiliyor</h3><p>Psikolojide kapı etkisiyle ilgili tartışmalar, sınır kavramının tanımı ve etkileri üzerine yoğunlaşıyor. 2023 yılında yayımlanan bir çalışma, yalnızca yaklaşan bir sınırı beklemenin bile unutkanlığı tetikleyebileceğini gösterdi. Yani, bir kapıdan geçmeden önce bile, eğer kişi bir sınırdan geçeceğini biliyorsa, hafıza kaybı yaşanabiliyor. 2024 yılında gerçekleştirilen bir başka araştırma ise, sanal gerçeklik ortamında bir alan içinde hareket etme şeklinin ve kapının tasarımının unutkanlık üzerindeki etkisini test etti. Sonuçlar, kapı etkisinin ortaya çıkmasında yalnızca fiziksel sınırların değil, aynı zamanda kişinin beklentilerinin ve zihinsel hazırlığının da önemli rol oynadığını ortaya koydu. Bu bulgular, kapı etkisinin sanıldığı kadar net bir kavram olmadığını ve unutkanlığın arkasında çok sayıda faktörün yer aldığını gösteriyor.</p><h3>Unutkanlığa karşı pratik öneriler: Odaklanma ve tek görev</h3><p>Kapı etkisiyle ilgili belirsizlikler sürerken, uzmanlar unutkanlığa karşı alınabilecek önlemler konusunda bazı önerilerde bulunuyor. Oliver Baumann, hafızayı korumanın en etkili yolunun, tek bir amaca odaklanmak ve aynı anda birden fazla görevi üstlenmekten kaçınmak olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, zihinsel yükün arttığı durumlarda kapı etkisinin daha sık ortaya çıktığını gösterdiği için, dikkat dağınıklığını azaltmak ve niyeti akılda tutmak önemli bir strateji olarak öne çıkıyor. Unutkanlık yaşandığında, bunun her zaman bir arıza ya da hastalık belirtisi olmadığını, beynin bilgi işleme kapasitesinin doğal bir sonucu olabileceğini unutmamak gerekiyor. Kapı etkisi, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan bir durum olsa da, her zaman kapıdan geçmekle ilgili olmayabilir. Dolayısıyla, hafızayı güçlendirmek için dikkatli ve bilinçli hareket etmek, unutkanlık riskini azaltmanın en etkili yollarından biri olarak gösteriliyor.</p><p>Sonuç olarak, kapı etkisiyle ilgili yapılan güncel araştırmalar, unutkanlığın yalnızca kapıdan geçmekle açıklanamayacak kadar karmaşık bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Hem fiziksel sınırların hem de bilişsel yükün hafıza üzerindeki etkileri, bilim insanlarının hâlâ üzerinde çalıştığı önemli konular arasında yer alıyor. Günlük yaşamda yaşanan unutkanlıkların ardında, birden fazla faktörün bir araya gelmesi yatarken, uzmanlar tek bir amaca odaklanmanın ve dikkat dağınıklığını azaltmanın hafızayı korumada etkili olabileceğini vurguluyor. Kapı etkisi kavramı, popüler psikolojideki yerini korusa da, bilimsel veriler bu etkinin sanıldığı kadar kesin ve yaygın olmadığını gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/psikolojinin-efsanesi-cur-252_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294422</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gozle-gorulemeyen-savasin-filmi-cekildi-virusun-zirhini-kusanma-ani-ilk-kez-izlendi-294422</link>
      <pubDate>2026-10-05T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gözle görülemeyen savaşın filmi çekildi! Virüsün zırhını kuşanma anı ilk kez izlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Oxford Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, virüs benzeri protein kabuğunun gerçek zamanlı olarak nasıl oluştuğunu ilk kez gözlemledi. Bu buluş, virüslerin plansız ve kendiliğinden inşa sürecinin temel fiziksel kurallarını ortaya koyarken, aşı geliştirme ve antiviral ilaç tasarımı için de yeni bir yol açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gözle görülemeyen savaşın filmi çekildi! Virüsün zırhını kuşanma anı ilk kez izlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oxford Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, protein yapı taşlarının bir araya gelerek virüs benzeri bir kabuk oluşturma sürecini gerçek zamanlı olarak gözlemlemeyi başardı. Bilim insanları, genetik materyal içermeyen ve virüs benzeri olarak tasarlanmış protein kabuklarının, plansız ve kendi kendine düzenlenen bir süreçle nasıl inşa edildiğini detaylarıyla ortaya koydu. Araştırmada, protein bloklarının zayıf moleküler bağlantılar kurarak defalarca birleşip ayrıldığı, ancak sonunda kararlı ve tamamlanmış bir kabuk yapısına ulaştığı gözlemlendi. Bu süreçte, ilk aşamada beşli halkaların oluşmasının kritik bir rol üstlendiği ve sonrasında kabuğun hızla büyüdüğü tespit edildi. Çalışma, virüslerin genetik materyalini saran kapsid adı verilen protein kabuğunun, herhangi bir dış müdahale veya rehber olmadan, yalnızca fiziksel etkileşimler sayesinde oluştuğunu doğruladı. Araştırmacılar, bu bulguların gerçek virüsler için de geçerli olmasını bekliyor ancak henüz genetik materyal taşıyan doğal virüs kapsidlerinde aynı sürecin işleyip işlemediği test edilmedi.</p><h3>Oxford ekibi: Protein kabuğu montajı adım adım izlendi</h3><p>Oxford Üniversitesi Kimya Bölümü ve Kavli Nanobilim Keşif Enstitüsü'nden oluşan ekip, deneylerinde genetik materyal içermeyen, virüs benzeri bir protein kabuğu modeli kullandı. Araştırmacılar, 60 kopya proteinin üçlü bloklar halinde birleşerek, 20 adet üçlü bloktan oluşan ve 12 beş kenarlı yüzü bulunan bir top şeklinde kabuk meydana getirdiğini gözlemledi. Bu model, günümüzde aşı geliştirme çalışmalarında da temel olarak test edilen bir yapı. Ekip, kabuğun inşa sürecini izlemek için Oxford'da geliştirilen kütle fotometrisi yöntemini kullandı. Bu teknik, tek bir molekülün ağırlığını, saçtığı ışık miktarını ölçerek belirliyor ve her yeni protein bloğu eklendiğinde kabuğun ağırlığındaki artışı hassas şekilde tespit ediyor. Araştırmacılar, protein bloklarının suda çok hızlı hareket etmesi nedeniyle, bazı blokları ince yağlı bir film üzerinde sabitledi. Böylece bloklar film üzerinde kayabiliyor fakat ortamdan uzaklaşamıyordu. Ekip, bu filmi mikroskobik daireler halinde izole ederek, tek bir protein bloğunu saniyede 250 kez tartabildi. Bu sayede, protein kabuğu montajının her adımı detaylı biçimde kaydedildi.</p><h3>Zayıf bağlantıların rolü ve beşli halkaların önemi ortaya çıktı</h3><p>Araştırmada, protein bloklarının birbirine zayıf şekilde bağlandığı, çoğu zaman ortalama üçte iki saniye gibi kısa bir sürede yeniden ayrıldığı saptandı. Tek bir bağlantının uzun süreli stabilite sağlamadığı, ancak beş blok bir araya gelip halka oluşturduğunda, her bloğun iki komşusuyla temas ederek yapının kararlı hale geldiği anlaşıldı. Düz film üzerinde yapılan deneylerde, beşli halkaların diğer boyutlardaki yapılardan çok daha sık oluştuğu ve bu halkaların üzerine yeni bloklar eklenerek kabuğun tamamlandığı gözlemlendi. Araştırmacılar, çevredeki sudan serbest bloklar eklediklerinde, kabukların beşli halkaların üzerine büyüdüğünü ve tam bir kabuğun yüksek protein konsantrasyonunda yaklaşık 10 dakikada, düşük konsantrasyonda ise yaklaşık 40 dakikada tamamlandığını belirledi. Kabuğun inşa sürecinde, ağırlık artışının düzenli olmadığı, belirli noktalarda uzun süre sabit kaldığı, ardından ani sıçramalarla yeni bir beş kenarlı yüzün tamamlandığı kaydedildi. Takip edilen 25 kabuğun hiçbiri, montaj başladıktan sonra parçalanmadı.</p><h3>İlk adımda yavaşlama, sonrasında hızlı büyüme gözlemlendi</h3><p>Kabuğun montaj sürecinde, ilk beşli halkanın oluştuğu aşamanın en uzun sürdüğü ve bu adımın bir darboğaz oluşturduğu tespit edildi. Çünkü yeni bir kapalı yüz eklemek için üç yeni blokun aynı anda uygun şekilde yerine oturması gerekiyor. Sonraki adımlarda ise yalnızca iki blok yeterli olduğu için süreç hızlanıyor. Bu nedenle, ilk aşamada yavaş bir ilerleme görülürken, kabuk büyüdükçe montajın hızı artıyor. Araştırmacılar, bu modelin birçok virüs tipinde gözlemlenen yavaş başlangıç ve ardından hızlı büyüme desenini açıkladığını vurguluyor. Ayrıca, montajın neden belirli bir noktada durduğunu da bu modelle açıklamak mümkün oldu. Simülasyonlar, serbest protein bloklarının sayısı azaldıkça yeni beşli halkaların oluşmasının zorlaştığını, bu nedenle yeni kabukların başlamadığını gösterdi. Bilim insanları, zayıf etkileşimlerin sisteme hata yapma ve yeniden deneme imkânı tanıdığını, bileşenlerin çoğunun başarılı birleşme sağlamasa da, sonunda doğru birleşimlerin kararlı yapıyı oluşturduğunu belirtti.</p><h3>Viral kapsid montajında yeni yöntemler ve uygulama alanları</h3><p>Oxford Üniversitesi'nin geliştirdiği bu gözlem yöntemi, yalnızca virüs benzeri kabuklar için değil, aynı zamanda protein kompleksleri ve çok parçalı diğer moleküler makinelerin incelenmesinde de kullanılabilecek potansiyele sahip. Araştırmacılar, gerçek virüslerin genetik materyaliyle birlikte kapsidlerini nasıl inşa ettiğini de aynı teknikle izlemeyi planlıyor. Ancak, mevcut ölçümlerin de bazı sınırlamaları bulunuyor; örneğin, çok kısa süreli protein blok birleşmeleri tespit edilemeyebiliyor ve her parçanın izlenme süresi beş dakikadan fazla olmuyor. Ekipten Philipp Kukura, bu yöntemin tuzaklama kısmı için patent başvurusu yaptıklarını açıkladı. MRC Weatherall Moleküler Tıp Enstitüsü'nden Jack Tan ise, moleküler düzeydeki bu tür gözlemlerin aşı geliştirme ve viral montajı hedefleyen antiviral ilaçların tasarımı açısından önemli uygulamalar sunabileceğini ifade etti. Araştırmacılar, bu yeni yaklaşımın, virüslerin ötesinde, çok sayıda proteinden oluşan diğer biyolojik yapıların anlaşılmasında da çığır açabileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/gozle-gorulemeyen-savasin-964_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294421</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunya-aniden-donmeyi-durdurursa-ne-olur-294421</link>
      <pubDate>2026-10-05T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya aniden dönmeyi durdurursa ne olur?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya'nın dönüşü aniden dursa, gezegen üzerinde yıkıcı etkiler zinciri başlar. Bilim insanları, bu olağanüstü senaryoda atmosferden okyanuslara, zaman ölçümünden insan yaşamına kadar yaşanacak felaketleri ve olası sonuçları ayrıntılı biçimde analiz ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya aniden dönmeyi durdurursa ne olur?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesi, gezegen üzerindeki yaşamın temel taşlarından biri. Ancak bilim insanları, bu dönüşün aniden durması halinde ortaya çıkacak etkilerin, hayal gücünü zorlayan bir yıkım tablosu yaratacağını belirtiyor. Eğer Dünya bir anda dönmeyi bıraksa, atmosferden okyanuslara, binalardan canlılara kadar her şey, gezegenin daha önce hiç deneyimlemediği bir felaketle karşı karşıya kalırdı. Uzmanlara göre, bu senaryo yalnızca fiziksel yıkım anlamına gelmiyor; aynı zamanda zamanın ölçülüşünden, gezegenin şekline kadar çok sayıda temel dinamiği de kökten değiştiriyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Dünya'nın ani duruşu gezegeni felakete sürükler'</h3><p>Dünya'nın aniden durması halinde, gezegenin yüzeyindeki her şey hareket etmeye devam ederken, zemin bir anda sabitlenir. Bu durum, bir otomobilin yüksek hızda giderken aniden fren yapmasına benzetiliyor; ancak burada söz konusu olan hız, ekvatorda saatte yaklaşık 1.037 mil (1.668 km) gibi devasa bir rakama ulaşıyor. Yani, Dünya'nın dönüşü bir anda dursa, atmosferdeki hava kütleleri, okyanuslar, binalar ve canlılar, hareketlerini sürdürür ve bu da yeryüzünde muazzam bir yıkıma yol açar. Bilim insanları, bu senaryoda atmosferin devasa hızlarla yer değiştireceğini, 1.000 mil/saatin üzerinde rüzgarların oluşacağını ve bunların yeryüzündeki tüm yapıların anında yıkılmasına neden olacağını vurguluyor. 1996'da Avustralya Barrow Adası'nda kaydedilen 253 mil/saatlik rekor rüzgarın, bu olası felaket karşısında son derece düşük kaldığı belirtiliyor. Böylesi bir hızda rüzgar, mevcut rekorun 16 katı, sıradan fırtınaların ise 175 katı daha fazla yıkıcı olurdu. Sabitlenmemiş tüm nesneler ve canlılar, bu devasa rüzgarlarla birlikte fırlatılırken, yer kabuğunda da ciddi deformasyonlar ve yırtılmalar meydana gelir.</p><h3>Okyanusların hareketi ve gezegenin şekli değişiyor</h3><p>Dünya'nın dönüşünün aniden durması, yalnızca atmosferde değil, okyanuslarda da benzer bir kaosa yol açar. Okyanus suları, gezegenin yüzeyi durduğunda, hareketlerini sürdürerek kıyılara ve iç bölgelere doğru dev dalgalar halinde ilerler. Bu, kıyı bölgelerinde devasa tsunamiler ve su baskınları anlamına gelir. Bilim insanları, böylesi bir durumda, okyanusların sularının kıtalar üzerinde büyük bir yıkım yaratacağını ve deniz seviyesinin ani yükselmesiyle kara parçalarının sular altında kalacağını ifade ediyor. Ayrıca, Dünya'nın dönmesinin neden olduğu ekvatoral şişkinlik de ortadan kalkar ve gezegen zamanla daha küresel bir şekle bürünür. Bu süreçte, okyanus suları kutuplara doğru göç eder ve kara parçalarının konumu değişir. Tüm bu değişiklikler, volkanik aktivitelerde artışa ve yüzeyde büyük ölçekte jeolojik dönüşümlere yol açar. Bilim insanları, bu tür bir felaketin, Dünya'nın sonunun bir çarpışmayla değil, dönüş enerjisinin kaybolmasıyla gelebileceğini belirtiyor.</p><h3>Dünya'nın dönüş hızındaki değişimler: Zaman ölçümünde kritik rol</h3><p>Gerçekte Dünya'nın dönüşü bu kadar ani değişiklikler göstermiyor; ancak bilim insanları, gezegenin dönüş hızında son yıllarda kayda değer dalgalanmalar yaşandığını ortaya koydu. Atomik saatler sayesinde 1950'lerden bu yana yapılan ölçümler, Dünya'nın dönüşünün ayın gelgit etkisiyle yavaşladığını gösterdi. Bu yavaşlama, her yıl gün uzunluğuna yaklaşık 1,8 milisaniye ekliyor. Ancak 2016 ile 2018 arasında bu eğilim tersine döndü ve Dünya'nın dönüşü hızlanmaya başladı. 2024 ve 2025 yıllarında, atomik saatlerin kullanılmaya başlandığı dönemden bu yana en kısa günler kayıtlara geçti. Bu değişimin arkasında, Dünya'nın sıvı dış çekirdeğindeki yavaşlamanın, katı dış katmanların daha hızlı dönmesine yol açması yatıyor. Bilim insanları bu durumu, bir patencinin kollarını içe çekerek dönüş hızını artırmasına benzetiyor.</p><h3>Negatif sıçrama saniyesi tartışması: Zaman tutucular endişeli</h3><p>Atomik zaman ile Dünya'nın gerçek dönüşü arasındaki farkı gidermek için 1972'den bu yana "sıçrama saniyesi" uygulaması kullanılıyor. Bu sistemde bugüne dek 27 kez, genellikle pozitif yönde, günlere ek saniyeler eklendi. Sonuncusu 31 Aralık 2016'da gerçekleşti. Ancak hızlanma eğilimi devam ederse, bilim insanları ilk kez negatif bir sıçrama saniyesine, yani bir saniyenin çıkarılmasına ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor. Scripps Okyanus Bilimleri Enstitüsü'nden jeofizikçi Duncan Agnew, Nature dergisinde yayımlanan analizinde, 2029 yılı civarında bu uygulamanın gündeme gelebileceğini öngörüyor. Kutuplardaki buzun erimesi, kütlenin kutuplardan ekvatora kaymasına ve dönüşün bir miktar yavaşlamasına neden oluyor; bu da çekirdek kaynaklı hızlanmayı kısmen dengeliyor. Eğer kutuplardaki buz erimeseydi, negatif sıçrama saniyesi gereksinimi 2026'da ortaya çıkabilirdi. Bilim insanları, bilgisayar sistemlerinin bu tür bir zaman değişikliğine hazır olmadığını ve teknik altyapının güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Zaman ayarlamalarında yeni dönem: Sıçrama saniyesi sona eriyor</h3><p>2022 yılında, Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı, sıçrama saniyesi uygulamasının 2035 yılına kadar sonlandırılmasına karar verdi. Bunun yerine, daha seyrek ve büyük ölçekli zaman ayarlamalarının gündeme gelmesi planlanıyor. Uzmanlar, negatif sıçrama saniyesi ihtimalinin hem teknik hem de politik açıdan tartışmalı olduğunu belirtiyor. Çünkü bugüne dek hiçbir bilgisayar sistemi, bir saniyenin çıkarılması gibi bir durumu yönetmedi. Zaman tutucular, bu tür bir değişikliğin küresel iletişim ve teknoloji altyapısında beklenmedik sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bilim insanları, Dünya'nın dönüşündeki milisaniyelik değişimlerin bile, zaman ölçümünde ve günlük yaşamda önemli sonuçlar doğurabileceğini hatırlatıyor.</p><h3>Dünya'nın dönüşü asla tamamen durmayacak</h3><p>Bilim insanlarına göre, Dünya'nın dönüş hızındaki dalgalanmalar, milyarlarca yıl içinde meydana gelen çok yavaş değişimlerdir ve gezegenin tamamen durması, fiziksel olarak mümkün değil. Dönüşteki değişimler, çekirdek hareketleri, gelgitler ve suyun yeniden dağıtımı gibi faktörlerden kaynaklanıyor ve çoğunlukla milisaniye düzeyinde ölçülüyor. Jeolojik zaman ölçeğinde ise, Dünya'nın gün uzunluğu, Ay'ın oluşumundan bu yana yaklaşık altı saatten bugünkü 24 saate kadar uzadı. Ancak bu tür değişimler milyarlarca yıl alıyor ve insanlık tarihinin ötesinde bir zaman dilimini kapsıyor. Bilim insanları, Dünya'nın açısal momentumunu kısa sürede ortadan kaldıracak hiçbir doğal mekanizma olmadığını vurguluyor. Bu nedenle, Dünya'nın aniden dönmeyi bırakması yalnızca bir düşünce deneyi olarak kalıyor; ancak bu senaryo, gezegenimizin sürekli hareketinin yaşam için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/dunya-aniden-donmeyi-durd-853_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294420</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ilac-sirketlerinin-yillarca-bulamadigi-cevabi-6-saatte-buldular-37000-ai-ajanindan-tarihi-kesif-294420</link>
      <pubDate>2026-10-05T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İlaç şirketlerinin yıllarca bulamadığı cevabı 6 saatte buldular! 37.000 AI ajanından tarihi keşif]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi'nin öncülüğünde geliştirilen ve 37 binden fazla yapay zeka ajanının çalıştığı sanal biyoteknoloji şirketi, ilaç geliştirme süreçlerinde başarı oranını önemli ölçüde artıran yeni bir belirteç buldu. Klinik denemelerde dar hedefli ilaçların daha yüksek başarı ve düşük yan etki oranları sağlaması, sektörde büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İlaç şirketlerinin yıllarca bulamadığı cevabı 6 saatte buldular! 37.000 AI ajanından tarihi keşif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi Biyomedikal Veri Bilimi Bölümü'nde James Zou liderliğinde yürütülen ve 37 binden fazla yapay zeka ajanının görev aldığı sanal biyoteknoloji projesi, ilaç geliştirme alanında çığır açan bir başarıya imza attı. Tamamen yapay zeka ajanlarıyla yönetilen bu sanal şirket, geçmişte gerçekleştirilen on binlerce klinik denemeyi detaylı şekilde inceleyerek, dar hedefli ilaçların klinik süreçlerde daha başarılı olduğunu ortaya koydu. Yapay zeka ajanları, hedef genleri yalnızca birkaç hücre türünde aktif olan ilaçların, denemelerde daha yüksek başarı oranına ve daha düşük yan etki riskine sahip olduğunu belirledi. Bu bulgu, ilaç üreticilerinin deneme aşamasına geçmeden önce hedef seçiminde daha bilinçli kararlar almasına yardımcı olabilecek nitelikte.</p><h3>James Zou: 'Yapay zeka ajanlarıyla biyoteknoloji şirketi kurduk'</h3><p>Stanford Üniversitesi'nde James Zou'nun laboratuvarında geliştirilen bu yenilikçi sistem, biyoteknoloji şirketlerinin işleyişini tamamen sanal ortamda simüle ediyor. Her biri yapay zeka tabanlı olan ve farklı uzmanlık alanlarına sahip 37.075 ajan, geçmişteki klinik deneme kayıtlarını, yayımlanmış bilimsel makaleleri ve basın bültenlerini yalnızca altı saat içinde analiz etti. Sistem, her deneme için ayrı bir yapay zeka ajanı atayarak, insan araştırmacıların yıllar sürecek bir çalışmasını rekor sürede tamamladı. Yapay zeka ajanlarının analizleri, insan gözlemcilerle yüzde 88 oranında örtüştü ve bu güvenilirlik sayesinde 55.984 denemenin daha büyük bir veri setine etiket eklenebildi. James Zou, Earth.com'a verdiği röportajda, "Ajanların ölçeği ve hızı bizi şaşırttı" diyerek, bu teknolojinin biyoteknoloji sektöründe devrim yaratabileceğini vurguladı.</p><h3>Dar hedefli ilaçlarda başarı ve yan etki oranları çarpıcı şekilde değişti</h3><p>Yapay zeka ajanlarının analizlerinde öne çıkan anahtar kelime "dar hedef" oldu. Araştırmada, genellikle bir gen tarafından üretilen bir proteine etki eden ilaçların, eğer hedef gen yalnızca birkaç hücre türünde aktifse, klinik denemelerde başarı şansının önemli ölçüde arttığı tespit edildi. Geliştirilen iki puanlama sistemiyle, bir genin kaç farklı hücrede aktif olduğu ve genin hücre içindeki davranış biçimi ölçüldü. Sonuçlar, dar hedefli genlere yönelik ilaçların faz 1'den faz 2'ye geçiş olasılığının yüzde 40, onay sonrası faz 4'e ulaşma ihtimalinin ise yüzde 48 daha yüksek olduğunu gösterdi. Ayrıca, bu ilaçların denemelerinde ortalama yüzde 32 daha düşük yan etki oranı raporlandı. Bu veriler, ilaç geliştiricilerin hedef seçiminde hücre spesifikliğine öncelik vermesinin, başarı oranını artırıp yan etkileri azaltabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, insan genetik kanıtı bulunan genlerin zaten daha iyi ilaç hedefleri oluşturduğunu, ancak yapay zeka ajanlarının bulduğu yeni bağlantının bu avantajdan bağımsız olarak sürdüğünü belirtti.</p><h3>Stanford ekibinden akciğer kanseri ve kolit için çarpıcı yapay zeka önerileri</h3><p>Sanal biyoteknoloji şirketi, bulgularını gerçek hastalık örneklerinde test etmek için akciğer kanseri ve ülseratif kolit vakalarını inceledi. Sisteme verilen talimatla, akciğer kanserinde B7-H3 adlı bir proteini hedef olarak değerlendiren ajanlar, bu proteinin tümörlerde özellikle fibroblast hücrelerinde yoğunlaştığını ve proteinin yüksek olduğu hastalarda hayatta kalma oranlarının düşük olduğunu saptadı. Bu analiz sonucunda, ajanlar proteini hedefleyen bir antikor-ilaç konjugatı önerdi. İlginç bir şekilde, Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), 2025 yılında aynı proteine yönelik bir ilaca hızlı tedavi tanımı verdi. Ancak, Stanford ekibinin ajanları bu gelişmeden habersiz şekilde önerilerini oluşturdu. Ülseratif kolit örneğinde ise, ajanlar durdurulan bir ilacın denemesini inceledi ve ilacın hedefinin, ilgili sinyal yolunda kilit rol oynayan birkaç reseptörden sadece biri olduğu sonucuna vardı. Her iki durumda da, insan araştırmacılar tarafından yapılan bağımsız analizler, yapay zeka ajanlarının bulgularını doğruladı ve sonuçlarda hata olmadığı görüldü.</p><h3>Yapay zeka ajanları, biyoteknolojide insan uzmanlığını nasıl tamamlıyor?</h3><p>Stanford Üniversitesi'nin geliştirdiği yapay zeka ajanları, biyoteknoloji alanında insan uzmanlığını tamamlayıcı bir rol üstleniyor. Ajanlar, büyük veri setlerini kısa sürede tarayarak potansiyel ilaç hedeflerini belirliyor ve klinik deneme tasarımlarında önemli içgörüler sunuyor. Ancak, sistemin laboratuvar deneyleri yapma kapasitesi bulunmuyor. James Zou, "Ajanların temel varsayımlarını ve bulgularını kontrol etmek ve doğrulamak için insan araştırmacıların incelemesi önemlidir. Deneysel doğrulama da insan uzmanlığı gerektirir" diyerek, yapay zeka teknolojisinin insan araştırmacıların yerini tamamen alamayacağını vurguladı. Ayrıca, modelin yalnızca ClinicalTrials.gov'da listelenen ve bilinen hedefe sahip ilaçları kapsaması, nadir hastalıklarda daha zayıf sonuçlar alınabileceğine işaret ediyor. Araştırma ekibi, sanal biyoteknolojinin yeni bulgularını gerçek laboratuvar ortamlarında test ederek, yapay zekanın gerçek dünyadaki geçerliliğini ölçmeyi hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/ilac-sirketlerinin-yillar-943_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294419</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/terorsuz-turkiye-sureci-hal-esnafinin-yuzunu-guldurdu-294419</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[‘Terörsüz Türkiye' süreci hal esnafının yüzünü güldürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır İl Başkanı Hasan Özcoşkun ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Diyarbakır Gıda, Sebze ve Meyve Hali esnafıyla bir araya geldi. MHP Diyarbakır İl Başkanı Hasan Özcoşkun'un ziyaretinde esnaf, ‘Terörsüz Türkiye' süreciyle birlikte ticaretin hareketlendiğini ve il dışından ürün sevkiyatında daha rahat hareket ettiklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[‘Terörsüz Türkiye' süreci hal esnafının yüzünü güldürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hal esnafıyla kahvaltıda bir araya gelen Özcoşkun, daha sonra iş yerlerini tek tek ziyaret ederek sorun ve talepleri dinledi. Görüşmelerde sektörün mevcut durumu ve yaşanan sorunlara ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyaret sırasında esnaf, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin işlerine olumlu yansıdığını belirtti. Esnaf, kepenk kapatma olaylarının yaşanmamasının ticarete olumlu katkı sunduğunu, il dışından getirilen ürünlerin nakliye süreçlerinde ise artık daha rahat ve güvenli hareket edebildiklerini ifade etti. Esnaf ziyaretinden sonra konuşan Özcoşkun, sebze halinde esnafla buluştuklarını dile getirdi. Özcoşkun, "Esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Özellikle de Genel Başkanımıza çok selamlar var, saygılar var. Daha önceki süreçte esnaf diyor ki malzemelerimiz yoldayken, malzemelerimiz gelirken bize 'Kepenkleri kapatın' derlerdi. Ama şu an çok şükür öyle bir süreçteyiz ki hem satışlarımız çok iyi hem halkla ilişkilerimiz çok iyi. Biz Milliyetçi Hareket Partisini çok seviyoruz. Bu Terörsüz Türkiye sürecini başlatan baş mimar Devlet Bahçeli'ye çok teşekkür ediyorlar, selam söylüyorlar. Çok iyi bir ilgi ve alaka ile karşı karşıya kaldık. Göreve yeni başladık. Bundan sonra hep meydanlarda olacağım. Esnaf ziyaretlerinde olacağım" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aw80382401-06102026c3f994cf.jpg"/><p><b>''HALK ÇOK MUTLU''</b></p><p>Vatandaşların süreç içerisinde rahatsız oldukları konuların da olduğunu ifade eden Özcoşkun, sözlerine şöyle devam etti:  </p><p>''Diyorlar ki 'Bu barış sürecini baltalamak isteyenler var. Sekteye uğratmaya çalışanlar var.' Tabii ki yine de Genel Başkanımız, bilge liderimiz Dr. Devlet Bahçeli'ye güvendikleri için diyorlar ki, 'Ne olursa olsun o başa götürecektir.' O anlamda halk memnun. Herkes çok mutlu. Devam edecek, esnaf ziyaretlerim devam edecek. Dün toplantılar sitesindeydik. Diyorlar ki, daha önce seçimden seçime sadece gelirler ve giderler. Ben dedim ki, öyle değil. Ben her ay bütün esnafı tekrar dolaşacağım."  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/d26038b26b9e41c88eb2-0610202610107203.mp4" type="video/mp4"></video><p>Esnaf ziyaretleri ve açıklamaların ardından Özcoşkun ve beraberindekiler, Sebze Hali Derneğini ziyaret ederek Dernek Başkanı ile görüştü.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aw80382402-06102026bae7328b.jpg"/><p>Öte yandan Özcoşkun üyelerle dün de Diyarbakır'daki Toptancılar Sitesi esnafıyla bir araya gelip sorun ve taleplerini dinlemişti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/terorsuz-turkiye-sureci-h-885_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294418</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-kacir-antalyada-uzay-kongresi-icin-mevkidaslariyla-bir-araya-geldi-294418</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, Antalya'da Uzay Kongresi için mevkidaşlarıyla bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) dolayısıyla Antalya'da bulunan mevkidaşlarıyla görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır, Antalya'da Uzay Kongresi için mevkidaşlarıyla bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen kongre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde ikinci gününde devam ediyor.</p><p>Kongre kapsamında yaptığı görüşmelere ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulunan Kacır, İspanya Sanayi ve Turizm Bakanı Jordi Hereu, Lüksemburg Ekonomi, KOBİ&#39;ler, Enerji ve Turizm Bakanı Lex Delles, BAE Spor Bakanı Ahmad Belhoul Al Falasi, Özbekistan Dijital Teknolojiler Bakanı Şerzad Şermatov ve Zimbabve Çevre, İklim ve Yaban Hayatı Bakanı Evelyn Ndlovu ile bir araya geldiklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/balksz1-06102026a7637bc8.jpg"/><p><b>Bakan Kacır, şunları kaydetti:</b></p><blockquote>"Girişimcilik, sanayi, teknoloji ve inovasyon alanlarında ülkelerimiz arasındaki işbirliği imkanlarını değerlendirdik. Müşterek hedeflerimiz doğrultusunda yeni ortaklıkların ve somut projelerin önünü birlikte açacağız. IAC 2026'nın oluşturduğu güçlü uluslararası atmosferin, ülkelerimiz arasındaki işbirliğine yeni bir ivme kazandıracağına inanıyorum."</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/bakan-kacir-antalyada-uza-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294417</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sekiz-saat-uyku-sart-mi-294417</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sekiz saat uyku şart mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, sekiz saat uyku kuralının toplumda yanlış anlaşıldığını belirterek, uyku ihtiyacının kişiden kişiye farklılık gösterdiğini vurguluyor. Uyku uzmanı V. Troxel ve nöropsikolog D. Kogan, uyku hijyeni ve takviyeler konusunda da önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sekiz saat uyku şart mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku uzmanı V. Troxel ve nöropsikolog D. Kogan, sekiz saat uyku kuralının toplumda yaygın bir yanlış anlamadan ibaret olduğunu açıkladı. Uzmanlar, herkesin uyku ihtiyacının farklı olduğunu ve sekiz saat uyumaya çalışmanın gereksiz bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Özellikle uyku süresine dair katı kuralların, kişilerin dinlenme kalitesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi. Troxel ve Kogan, tek bir gece uykusuz kalmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açmadığını, bu nedenle uyku konusunda aşırı kaygıdan kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p><h3>Uzmanlar uyku hijyeni ve takviyeler konusunda uyardı</h3><p>V. Troxel ve D. Kogan, uyku hijyenine dair yanlış bilinenlere de değindi. Karanlık ve sessiz bir ortamda uyumanın, akşam saatlerinde telefon kullanımını sınırlamanın uyku kalitesini artırabileceğini belirten uzmanlar, bu önlemlerin tek başına uykusuzluk ve uyku bozukluklarını ortadan kaldırmayacağını söyledi. Uyku sorunları yaşayan kişilere ise bilişsel-davranışçı terapiyi önerdiler. Ayrıca, magnezyum ve melatonin gibi takviyelerin etkisi konusunda temkinli olunması gerektiğini, bu ürünlerin beklendiği kadar fayda sağlamayabileceğini dile getirdiler.</p><h3>Uyku takip cihazlarının verilerine dikkatli yaklaşın</h3><p>Uzmanlar, son dönemde popülerleşen uyku takip cihazlarının sunduğu verilere fazla güvenilmemesi gerektiğini de açıkladı. Uyku kalitesinin değerlendirilmesinde, teknolojik cihazların sonuçlarından ziyade kişinin kendi ruh hali ve genel sağlık durumu ön planda tutulmalı. Troxel ve Kogan, kişisel hislerin ve günlük performansın, uyku düzeni hakkında daha doğru bilgi verdiğini belirtti. Sonuç olarak, uyku alışkanlıkları ve ihtiyaçlarının bireysel farklılıklar gösterdiği, sekiz saat uyku kuralının evrensel bir standart olmadığı vurgulandı.</p><p>Uyku uzmanlarının bu açıklamaları, toplumda uykuya dair yerleşmiş kalıpların gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kişisel ihtiyaçlara uygun, esnek bir uyku düzeninin benimsenmesi sağlıklı yaşam için önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/sekiz-saat-uyku-sart-mi-337_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294416</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/darphane-tcg-anadolu-icin-hatira-parasi-basti-294416</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Darphane, TCG Anadolu için hatıra parası bastı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, TCG Anadolu için hatıra parası çıkardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Darphane, TCG Anadolu için hatıra parası bastı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"TCG Anadolu Gemisi-Savunma Sanayi Serisi No:2 Gümüş Hatıra Parası" bugün saat 10.00 itibarıyla satışa sunuldu. Savunma Sanayi Serisi'nin ilk hatıra parası ise "T625 GÖKBEY" için hazırlanmıştı.</p><p>Darphane tarafından hazırlanan ve 31,10 gram ağırlığı ve 38,61 milimetre çapı bulunan hatıra parası, 925 ayar gümüşten üretiliyor. Nominal değeri 20 lira olan hatıra parasının basım adedi ise 3 binle sınırlandırıldı.</p><p>Söz konusu hatıra parası, Darphane'nin Beşiktaş'taki Koleksiyon Mağazası ile "emagaza.darphane.gov.tr" adresinden 5 bin 250 liradan satışa sunuldu.</p><p><b>TCG ANADOLU ÇOK MAKSATLI GÖREV YAPIYOR</b></p><p>Ana görev fonksiyonu olarak amfibi ve hava harekatı yapan Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu, silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) konuşlandırılabildiği ilk gemilerden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>İnsanlı ve insansız, sabit ve döner kanatlı hava araçlarını konuşlandırma kapasitesine sahip gemi, farklı görevlerde kullanılabiliyor.</p><p>Uçuş güvertesinde 30'dan fazla hava aracını taşıyabilen gemide, kısa mesafede kalkış ve dikey iniş yapabilen savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçları kullanılabiliyor.</p><p>Aynı zamanda ameliyathane, röntgen cihazları, diş tedavi üniteleri, yoğun bakım ve enfeksiyon odaları dahil en az 30 yatak kapasiteli bir hastaneye sahip olan gemi, bu özelliğiyle gerektiğinde insani yardım operasyonlarında hastane gemisi olarak da görev yapabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/darphane-tcg-anadolu-icin-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294415</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/360-ekranlarinda-duygusal-anlar-onur-buyuktopcu-annesi-hakkinda-ilk-kez-bu-kadar-icten-aci-294415</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[360 ekranlarında duygusal anlar: Onur Büyüktopçu annesi hakkında ilk kez bu kadar içten açıklamalarda bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Ünlü oyuncu Onur Büyüktopçu, Öykü Cengiz Güleç'in sunduğu “O An'ın Öyküsü” programına konuk oldu. “Öykü Cengiz İle O An'ın Öyküsü”Nde ekran başındakileri duygulandıran anlar yaşandı. Onur Büyüktopçu, 67 yaşındaki annesinin parkinson ve demans ile mücadelesini ilk kez anlattı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[360 ekranlarında duygusal anlar: Onur Büyüktopçu annesi hakkında ilk kez bu kadar içten açıklamalarda bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>360'ın sevilen programı "Öykü Cengiz İle O An'ın Öyküsü"Nde ekran başındakileri duygulandıran anlar yaşandı. Ünlü oyuncu Onur Büyüktopçu, 67 yaşındaki annesinin parkinson ve demans ile mücadelesini ilk kez anlattı.</p><p>Programdaki kutulardan annesiyle yaklaşık 10 yıl önce çekilmiş fotoğrafı çıkınca duygusal anlar yaşayan Büyüktopçu, izleyenleri derinden etkiledi.</p><p><b>"BİR YILDA HER ŞEY DEĞİŞTİ, ARTIK MESAJLAŞAMIYORUZ"</b></p><p>Annesinin hastalığının sadece bir yıl içinde çok hızlı ilerlediğini belirten Onur Büyüktopçu, bir arkadaşının kendisine sorduğu "en çok neyi özledin?" sorusuna "annemle mesajlaşmayı" yanıtını verdiğini belirtti. Ünlü isim, annesinin artık telefon kullanamadığını, yatağa bağımlı hâle geldiğini, yürüme ve konuşma güçlüğü çektiğini anlattı. Eski fotoğraflarla avunduğunu belirten Büyüktopçu, "beni görünce yüzünde güller açıyor" diyerek aralarındaki güçlü bağı dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aakam-06102026acc06a1c.jpg"/><p><b>"ONUR GELECEK, RUJUMU SÜRÜN"</b></p><p>Programda izleyenlerin boğazını düğümleyen bir çocukluk anısını da paylaşan Büyüktopçu, 5-6 yaşlarındayken annesine "rujun yok, mutsuz musun?" dediğini aktardı. Annesinin o günden sonra kendisini hiç rujsuz karşılamadığını söyleyen ünlü oyuncu, "Annem demans hastası, aklı bir gidip bir geliyor ama hâlâ bakıcısına 'onur gelecek, rujumu sürün' diyormuş" sözleriyle izleyenleri duygulandırdı.</p><p>Ekran başındaki hasta yakınlarına umut olmak istediğini belirten ünlü isim, "insan başına gelince anlıyor. Ekran başındaki izleyicilerimize farkındalık olmak istiyorum" diyerek anlamlı bir çağrıda bulundu.</p><p><b>Öykü Cengiz Güleç'in sunduğu "O An'ın Öyküsü" her Cumartesi 19.30 360'ta.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/360-ekranlarinda-duygusal-116_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294414</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-polisinin-bir-harediyi-gozaltina-alma-girisimi-olaylar-nedeniyle-basarisiz-oldu-294414</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail polisinin bir Haredi'yi gözaltına alma girişimi olaylar nedeniyle başarısız oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail polisinin asker kaçağı olduğu gerekçesiyle bir Ultra-Ortodoks Yahudi'yi (Haredi) gözaltına almak istemesi nedeniyle olaylar çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail polisinin bir Haredi'yi gözaltına alma girişimi olaylar nedeniyle başarısız oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail askeri polisi, Modiin kentinde orduya katılmayı reddeden bir Haredi&#39;yi gözaltına almak için ikamet ettiği bölgeye geldi.</p><p>Polisin intikal etmesinin ardından, kurdukları yardım hattı üzerinden yapılan destek çağrısı üzerine Harediler de bölgede toplanmaya başladı.</p><p>Harediler, asker kaçağı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmak istenen zanlının yaşadığı binaya girerek polisi içeriden zorla çıkardı.</p><p>İsrail güçlerinin gözaltı girişimi çıkan olaylar nedeniyle başarısız oldu.</p><p>Bu olay 27 Ekim&#39;de seçimlerin yapılacağı İsrail&#39;de siyasi tartışma konusuna dönüştü.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#39;nun en büyük rakibi olarak gösterilen Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ve eski İsrail Başbakanı ve Birlik listesi lideri Naftali Bennett, Haredilerin &quot;devlet içerisinde devlet&quot; olduğunu ileri sürerek hükümete yüklendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/israil-polisinin-bir-hare-442_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294413</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tirnaklardaki-degisim-hangi-hastaliklarin-habercisi-294413</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tırnaklardaki değişim hangi hastalıkların habercisi?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzman doktor E. Anpilogova, tırnaklardaki değişikliklerin demir eksikliğiyle bağlantılı olabileceğine dikkat çekti. Tırnaklarda incelme, kırılma veya şekil bozukluğu gibi belirtilerin yalnızca demir eksikliğiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Anpilogova, hastaların tırnak sağlığını göz ardı etmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tırnaklardaki değişim hangi hastalıkların habercisi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doktor E. Anpilogova, tırnaklarda ortaya çıkan değişikliklerin demir eksikliğiyle ilişkili olabileceğini açıkladı. Tırnakların incelmesi, kolayca kırılması ve içe doğru kıvrılması gibi belirtilerin demir eksikliğinin habercisi olabileceğini belirten Anpilogova, bu tür bulguların tek başına teşhis için yeterli olmadığını vurguladı. Tırnak sağlığındaki bozulmaların, yalnızca demir eksikliğine değil, aynı zamanda beslenme yetersizlikleri, tiroid hastalıkları ve çeşitli kronik rahatsızlıklarla da bağlantılı olabileceğine dikkat çekti.</p><h3>Doktor Anpilogova: 'Tırnak görünümündeki değişiklikler tek başına teşhis sağlamaz'</h3><p>Tırnaklarda renk, yapı veya kalınlık değişimi fark eden kişilerin, öncelikle tırnakta oluşabilecek hasar ya da lokal enfeksiyon ihtimalini göz önünde bulundurması gerektiğini söyleyen doktor Anpilogova, küçük beyaz noktaların genellikle manikür sonrası ya da hafif darbelerden kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca tırnakların yuvarlanması ve parmak uçlarının belirginleşmesi gibi şekil değişikliklerinin de bazı kalp ve akciğer hastalıklarının belirtisi olabileceğini aktardı. Uzman, tırnak sağlığında ortaya çıkan her yeni bulgunun altında yatan nedeni saptamak için uzman görüşünün önemine işaret etti.</p><h3>Tırnaklarda renkli şeritler ciddi hastalıkların habercisi olabilir</h3><p>Doktor Anpilogova, tırnak plağında oluşan renkli bir şeridin özellikle dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Sadece bir parmakta görülen, zamanla genişleyen veya renginde değişiklik gösteren şeritlerin, ciddi bir deri hastalığının ya da nadir görülen tırnak melanomu gibi durumların belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Böyle bir durumda, vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Anpilogova, tırnak sağlığında meydana gelen her türlü değişikliğin, erken teşhis ve tedavi açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Tırnaklarda gelişen anormal bulgular, vücuttaki başka hastalıkların da habercisi olabilir. Bu nedenle, tırnaklarda görülen değişiklikleri ciddiye almak ve gerektiğinde uzman hekim desteği almak, genel sağlık açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/tirnaklardaki-degisim-han-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294412</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/turk-dunyasini-konu-alan-iki-eser-azerbaycan-turkcesine-cevrildi-294412</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk dünyasını konu alan iki eser Azerbaycan Türkçesine çevrildi]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, 'Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu' ile 'Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu' adlı eserlerin Azerbaycan Türkçesine çevrilmiş baskılarını Azerbaycan'daki öğrencilerle buluşturdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk dünyasını konu alan iki eser Azerbaycan Türkçesine çevrildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Bakü Türk Anadolu Lisesi ile Türkiye Maarif Vakfına bağlı Azerbaycan Uluslararası Maarif Okullarını ziyaret etti.</p><p>Yelkenci, söz konusu eserleri okullarda öğrencilere dağıttı. Yelkenci'ye Türkiye Cumhuriyeti Bakü Eğitim Müşaviri Yurdagül Aydoğan da eşlik etti.</p><p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Yelkenci, eserlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin "köklerden geleceğe" uzanan eğitim anlayışı doğrultusunda hazırlandığını söyledi.</p><p>Eserlerle öğrencilerin Türk dünyasının ortak tarih, dil, kültür ve medeniyet birikimini tanımalarını ve bu coğrafyaya ilişkin ortaklık bilinci geliştirmelerini amaçladıklarını belirten Yelkenci, şöyle devam etti:</p><p>"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, çocuklarımızın köklerini tanıyarak, milli ve manevi değerleriyle geleceğe güvenle yürümesini esas alıyor. Bu köklerin en geniş karşılığını Türk dünyasında buluyoruz. Ortak tarihimizi, dilimizi ve kültürümüzü çocuklarımızın merakla izleyeceği bir hikayeye dönüştürmek istedik. Bu hikayeyi artık Azerbaycan Türkçesiyle, Azerbaycanlı kardeşlerimizle de paylaşıyoruz."</p><p>Kitapta Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi arasındaki yakınlığın da çocukların gözünden aktarıldığına dikkati çeken Yelkenci, "Çocuklarımız bu yolculukta 'yürek' ile 'ürek'in, 'güzel' ile 'gözel'in aynı anlamı taşıdığını, 'damlaya damlaya göl olur' ile 'dama dama göl olar' sözlerinin aynı hikmeti dile getirdiğini keşfediyor. Dilimizdeki bu benzerlik, gönüllerimiz arasındaki yakınlığın en sade ifadesidir." dedi.</p><p>Yelkenci, Atlas'a ilişkin ise "Atlas'la gençlerimize, Türk medeniyetinin farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda bıraktığı izleri bir bütün halinde takip etme imkanı sunuyoruz. Tarih bilinci, bu izleri görebilen ve aralarındaki bağı kurabilen gençlerde kalıcı hale gelir." diye konuştu.</p><p>Türkiye ve Azerbaycan'daki çocukların aynı hikayeyi artık kendi Türkçeleriyle okuyabileceğini vurgulayan Yelkenci, "Öğrencilerimiz, bu eserlerle yaşadıkları coğrafyayı ve Türk dünyasının diğer ülkelerini Hakan ile Bilge'nin gözünden tanıyacak. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki 'bir millet, iki devlet' anlayışının en kalıcı zeminlerinden biri eğitimdir. Aynı hikayelerle büyüyen çocuklarımız, bu kardeşliği geleceğe taşıyacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p>"HAKAN VE BİLGE'NİN TÜRK DÜNYASI YOLCULUĞU"</p><p>Temel eğitim kademesindeki öğrenciler için hikaye temelli olarak hazırlanan "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", iki kardeşin dedelerinin armağan ettiği gizemli bir atlasla başlayan yolculuğunu anlatıyor. Atlastan çıkan alageyik figürlü ayraç, Hakan ve Bilge'yi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye'ye götürüyor. Kardeşlerin her yolculukta topladığı altın yıldızlarla tamamlanan atlas, ortak kültürel hafızanın sembolü olarak kurgulanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/hq88rqlwwaarhjd-061020266fe14af1.jpg"/><p><b>"TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR ATLASI: BİLGE VE HAKAN'IN ZAMANI AŞAN YOLCULUĞU"</b></p><p>Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce lise öğrencileri için hazırlanan "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" ise gençleri Altaylar'dan Adriyatik'e uzanan Türk dünyasının ortak hafızasını keşfetmeye davet ediyor.</p><p>Kaşgarlı Mahmud'un "Divanu Lugati't-Türk" adlı eserindeki Türk dünyası haritasından yola çıkan kurguda, Bilge ve Hakan'ın Malazgirt'te başlayan yolculuğu Bakü'nün de aralarında bulunduğu çok sayıda tarihi ve kültürel merkezden geçerek Ankara'da tamamlanıyor.</p><p>Türkiye'de 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrencilerin istifadesine sunulacak eserler, dijital içeriklerle de destekleniyor.</p><p>"Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" animasyon ve oyunlarla zenginleştirilirken Atlas'taki karekodlar öğrencileri animasyonlara, sanal turlara ve etkileşimli haritalara yönlendirecek.</p><p>Dijital içerikler EBA üzerinden de erişime açılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/turk-dunyasini-konu-alan--382_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294411</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kuslar-en-cok-hangi-renk-arabalara-pisliyor-294411</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuşlar en çok hangi renk arabalara pisliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan yeni bir araştırmaya göre, kuş dışkısı en çok kahverengi, kırmızı ve siyah otomobilleri hedef alıyor. Bilim insanları, araç sahiplerini boya hasarı ve yüksek temizlik masraflarına karşı uyarıyor. Özellikle koyu renkli otomobil sahipleri için sonuçlar dikkat çekici.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuşlar en çok hangi renk arabalara pisliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yürütülen son araştırma, otomobil sahiplerinin kuş dışkısı kaynaklı sorunlarla karşılaşma oranını mercek altına aldı. 1.000 araç sahibinin katıldığı ankette, kuşların en fazla kahverengi, kırmızı ve siyah renkteki otomobillere dışkı bıraktığı ortaya çıktı. Açık renkli araçlar ise bu tür saldırılardan daha az etkileniyor. Bilim insanları, kuş dışkısının araç boyasında ciddi zararlara yol açabileceğini ve sürücülerin temizlik için her yıl yüksek meblağlar ödemek zorunda kalabileceğini belirtiyor.</p><h3>Bilim insanları: Koyu renkli otomobiller kuşların ilgisini çekiyor</h3><p>Uzmanlar, kuşların insanlardan farklı olarak ultraviyole ışığı algılayabildiğini ve bu nedenle doygun, koyu renkli otomobillerin dikkatlerini daha fazla çektiğini vurguluyor. Araştırmada, özellikle gövde ve aynalardaki yansımaların kuşlar tarafından rakip olarak algılandığı ve üreme dönemlerinde bu algının saldırıların artmasına yol açtığı saptandı. Ayrıca, Ram, Jeep ve Chevrolet gibi markalar kuşlar için daha cazip bulunurken, Tesla ve BMW sahiplerinin boya koruma ve temizlik için yılda 500 doları aşan harcamalar yaptığı bildirildi.</p><h3>Uzmanlardan otomobil sahiplerine boya koruma önerileri</h3><p>Kuş dışkısı, araçların boyasında kalıcı lekelere ve hasara neden olabiliyor. Bu durum, otomobil sahiplerini daha sık yıkama ve bakım masrafına sürüklüyor. Uzmanlar, kuş dışkısının yol açtığı zararları azaltmak için araçların mümkünse garajda park edilmesini, koruyucu örtülerin kullanılmasını ve ağaç ya da elektrik hatlarının yoğun olduğu alanlardan uzak durulmasını öneriyor. Araç sahiplerine ayrıca, dışkı temasının ardından hızlı temizlik yapılması ve düzenli boya bakımı yapılması tavsiye ediliyor. Araştırma, otomobil rengi ve park yeri seçiminin kuş dışkısı riskini önemli ölçüde etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/kuslar-en-cok-hangi-renk--642_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294410</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/evdeki-camasir-kurutucunuz-havayi-nasil-kirletiyor-294410</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evdeki çamaşır kurutucunuz havayı nasıl kirletiyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de Çöl Araştırmaları Enstitüsü'nün yürüttüğü araştırma, evlerde kullanılan çamaşır kurutucularının beklenmedik bir hava kirliliği kaynağı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, mikro lif emisyonlarının ciddi çevresel riskler oluşturduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evdeki çamaşır kurutucunuz havayı nasıl kirletiyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Çöl Araştırmaları Enstitüsü'nün (DRI) son araştırması, evlerde kullanılan çamaşır kurutucularının atmosfere her yıl 3500 tondan fazla mikro lif saldığını gözler önüne serdi. Keep Tahoe Blue adlı çevre örgütünden gönüllülerin desteğiyle yürütülen çalışmada, kurutucuların havalandırma çıkışlarına özel ağlar yerleştirildi ve farklı kumaş türleriyle yapılan denemeler kaydedildi. Araştırmacılar, bir çamaşır yüküyle ortalama 138 miligram mikro lifin toplandığını belirledi. ABD genelinde yaklaşık 82 milyon çamaşır kurutucusu kullanıldığı dikkate alındığında, mikro lif salınımının boyutu dikkat çekici bir çevre tehdidi oluşturuyor.</p><h3>Çöl Araştırmaları Enstitüsü: Pamuklu kumaşlar daha fazla mikro lif yayıyor</h3><p>Çalışmada elde edilen veriler, salınan mikro liflerin yaklaşık yüzde 77'sinin pamuklu ve diğer doğal bitkisel liflerden oluştuğunu gösterdi. Sentetik liflerin oranı ise çok daha düşük kaldı. Pamuklu kumaşların, polyester gibi sentetiklere kıyasla havaya 22 kat daha fazla mikro lif yaydığı vurgulandı. Doğal liflerin zararsız olduğu düşünülse de, üretim sırasında kullanılan boya ve kimyasallar, havada ve toprakta kalıcı kirliliğe yol açabiliyor. Bu durum, çamaşır kurutucusu kullanımının çevre üzerindeki etkilerini daha da önemli hale getiriyor.</p><h3>Uzmanlardan çamaşır kurutucusu kullanıcılarına filtre ve temizlik uyarısı</h3><p>Mikro lif salınımını azaltmak için uzmanlar, çamaşır kurutucularında daha etkili filtrelerin tercih edilmesini ve mevcut filtrelerin düzenli olarak temizlenmesini öneriyor. Ayrıca, havalandırma çıkışlarında tuzaklar kullanılması ve mümkün olduğunda kıyafetlerin doğal yolla, yani havada kurutulması tavsiye ediliyor. Çamaşır kurutucusu kaynaklı mikro lif emisyonlarının azaltılması, hem evdeki hava kalitesini korumak hem de çevre kirliliğini önlemek açısından büyük önem taşıyor. Araştırma, evdeki basit alışkanlıkların bile hava kirliliğine katkı sağlayabileceğini bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Çöl Araştırmaları Enstitüsü'nün bulguları, çamaşır kurutucusu kullanımında alınacak önlemlerin çevre sağlığı açısından kritik olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, mikro lif kirliliğiyle mücadelede hem bireysel hem de toplumsal farkındalığın artması gerektiğinin altını çiziyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/evdeki-camasir-kurutucunu-564_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294409</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/6-universitemiz-ilk-500e-girdi-erdogan-hedefimiz-ilk-100de-iki-universitemizin-olmasi-294409</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["6 üniversitemiz ilk 500'e girdi" Erdoğan: Hedefimiz ilk 100'de iki üniversitemizin olması]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Dünyanın en geniş yüksek öğretim ailesine sahip ülkelerden biriyiz. 2026 yılında ikisi ilk 300 içinde olmak üzere toplam 6 üniversitemiz ilk 500'e girdi. En az 2 üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini hedefliyoruz.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["6 üniversitemiz ilk 500'e girdi" Erdoğan: Hedefimiz ilk 100'de iki üniversitemizin olması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Erdoğan, yeni akademik yılın ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin yeni bilgi ve tecrübeler edineceği, akademisyenlerin yeni yayım ve araştırma faaliyetleriyle temayüz edeceği, üniversitelerin başarılarına yenilerini ekleyeceği verimli bir akademik yıl temennisinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664196.jpg"/><p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 2026 Üstün Başarı Ödülleri'ni tevdi edecekleri bilim insanları ve üniversiteleri kutlayıp, jüri üyelerine teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Az önce, Harran Üniversitemizin Çok Sesli Koro Topluluğu, 'Fırat'ın Öbür Yakasında Unuttuklarımız' isimli bir dinleti icra ettiler. Yaşam ve eğitim hakkı ellerinden alınan Gazzeli çocuklara ithaf edilen bu beste, bizleri ziyadesiyle etkiledi, çok farklı bir ruh iklimine götürdü. Bu vesileyle son 3 yılda annelerini, babalarını, kardeşlerini, arkadaşlarını toprağa veren, evleri, üniversiteleri, okulları, eğitim kurumları siyonist soykırım şebekesi tarafından yerle yeksan edilen, buna rağmen hayat ve haysiyet mücadelesinden, onurlu bir şekilde var olma azminden taviz vermeyen tüm Gazzeli öğrencilere, onların şahsında bölgemizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurların tamamına, ülkem ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da bizim Fırat'ın öbür yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, onların daima yanlarında olacağımızı, haklı davalarını her şartta savunacağımızı, bugün bir kere daha ve özellikle ifade ediyorum. Bilvesile, Gazze'de ve işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail'in devlet terörünün kurbanı olan, çoğu çocuk ve kadın 74 bin şehidimize, Cenabıallah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664500.jpg"/><p><b>"MENSUBU VE MİRASÇISI OLDUĞUMUZ MEDENİYET ÜRETTİĞİ BİLGİYİ İNSANLIĞIN İSTİFADESİNE TEŞMİL ETMİŞTİR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün, Antalya'da 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'ndeki hitabımda da ifade ettim. Ecdadın, sadece astronomi alanındaki çalışmalarına baktığımızda bile, bilim tarihimizin derinliğini çok net müşahede edebiliyoruz." dedi.</p><p>Gerek bilim, gerekse medeniyet müktesebatı açısından merkezinde yer alınan coğrafyanın, sayısız hazinelerle dolu olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bağdat'tan İstanbul'a, Kahire'den Semerkant'a, Nişabur ve Buhara'dan İznik ve Bursa'ya, oradan Balkanlar'a kadar alimlerimiz, talebelerimiz, külliyelerimiz ve medreselerimiz, çok geniş bir coğrafyayı adım adım ihya etmiştir." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664499.jpg"/><p>Buralarda üretilen bilginin, bu kurumlarda yetişen talebeler eliyle dünyanın farklı ülkelerine ihraç edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Bilhassa Batı'daki üniversiteler, tüzel kişilik statüleri ayrı tutulacak olursa, bizim eğitim ve öğretim metotlarımız ışığında, 11'inci yüzyıldan itibaren teessüs etmiştir. Yani mensubu ve mirasçısı olduğumuz medeniyet yalnızca bilgi üretmemiş, ürettiği bilgiyi insanlığın istifadesine teşmil etmiştir. Bakınız bunları, öyle hamaset olsun diye söylemiyorum. Aksine önemli olanın maziyle övünmek değil maziden güç almak, ilham almak olduğunu vurgulamak için söylüyorum. Bugün reddimiras edenler unutturmaya çalışsa da bizden sonraki kuşakların bu bilinçle yetişmesini sağlamak için bunları hatırlatıyorum.</p><p>Şurası mühimdir, bizim zihin haritamızda bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde ise hakikat vardır. Bilimin, hakikate giden yol olarak ele alınması, bu anlayışın yansımasıdır. Bilgi bu yönüyle derinleşme, tefekkür etme, hakikate yaklaşabilme noktasında yegane araçtır. İnanç ve düşünce dünyamıza yön veren en önemli şahsiyetlerden İmam Gazali'ye atfedilen şu söz, bu yaklaşımın en veciz ifadelerinden biridir. 'Cevizin kabuğunu kırıp, özüne inemeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.' Asırlara sari anlam arayışımızın en temel gayesi, bilginin özüne nüfuz edebilmek, bilgiyi idrakle buluşturup, manayı fehmedebilmektir. İlmi ve alimi baş tacı eden ecdat da işte bu kavrayışla hareket etmiş, ilmi faaliyetleri en titiz şekilde himaye etmeye özen göstermiştir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664502.jpg"/><p><b>"AKADEMİDE YOLDA OLMAK KİMİ ZAMAN MENZİLE ULAŞMAKTAN DAHA FAYDALIDIR"</b></p><p>19'uncu asırdan itibaren mevcut bilginin öğretilmesine ilave olarak araştırma faaliyetlerinin de ağırlık kazanmaya başladığını anımsatan Erdoğan, üniversitelerin bilginin sadece öğretildiği değil aynı zamanda üretildiği araştırma kurumları haline geldiğini söyledi.</p><p>Devam eden süreçte ise bunlara "üçüncü misyon" olarak adlandırılan ekonomik ve toplumsal katkının da eklendiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Kısacası bugünün üniversiteleri var olan bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırma faaliyetleriyle yeni bilgilere ulaşan, ulaştığı bu bilgileri de toplumla paylaşan, meselelerin çözümüne katkı sunan kurumlardır. Bizim de üniversitelerimizin özellikle kendilerinden beklentimiz tam olarak bunlardır. Ancak bilhassa yapay zeka teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler, üniversitelerimiz için bazı alanlarda sınayıcı bir hal almıştır. Her şeyden önce bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaşmıştır. Kaynağa ve bilgiye yapay zeka modelleri üzerinden ulaşmak, araştırma sürecinde sarf edilen emeği de büyük oranda devre dışı bırakmıştır. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz. Bilgiyi karşılaştırmalı olarak ele almanın, onu sorgulamanın, diğer kaynaklar üzerinden rasyonel bir değerlendirmeye tabi tutmanın önemi giderek azalıyor. Kaynağa giden yollar kısalırken araştırma sürecinde sarf edilen eforun kıymeti, bereketi, getirisi de maalesef unutuluyor. Oysa akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664503.jpg"/><p><b>"HOCA ÖĞRENCİSİYLE TECRÜBESİNİ PAYLAŞIR, ONA BİLİMSEL BİR KÜLTÜR AŞILAR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmin parçalarını birleştirdiklerinde tıpkı karanlık fabrikalarda gördükleri gibi akademik süreçlerde de insan faktörünün artık giderek azaldığını ifade etti.</p><p>Yapay zekanın sunduğu bilgilerin sıhhatinin, kaynakların güvenilirliğinin çoğu zaman sorgulandığına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Burada dikkat etmemiz gereken en hayati nokta şurasıdır: Öğrenci ile akademisyen arasındaki bağ sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Hoca öğrencisiyle tecrübesini paylaşır, ona bilimsel bir kültür aşılar. Onun neyi, ne kadar öğrendiğini, nerelerde zorlandığını ölçer. Gerektiğinde onu yeni kaynaklara, yeni araştırmalara sevk eder. Şayet burada ana aktör insan olmazsa aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz. Zira araştırmaya dayanmayan, hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi suya yazılan yazı misali anında silinir, kaybolur, unutulur. Üniversitelerimizin özellikle yapay zeka ve yeni teknolojiler bağlamında öğretim usul ve esasları parantezinde bu sorunlara etraflıca kafa yormaları gerektiğine inanıyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42664504.jpg"/><p><b>YÜKSEKÖĞRETİM YATIRIMLARI</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak eğitime yaptıkları her yatırımı esasında insana ve geleceğe yapılmış bir yatırım olarak gördüklerini dile getirdi.</p><p>Son 24 yılda münhasıran yükseköğretim alanında devrim niteliğinde adımlar attıklarını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Göreve geldiğimizde 76 olan üniversite sayımızı 208'e, yurt sayımızı 190'dan 877'ye, yatak kapasitemizi ise 182 binden 1 milyona çıkardık. Bazıları bunu sığ ve art niyetli bir yaklaşımla ele almakta ısrar ediyor. Oysa biz yükseköğretime erişim fırsatı açısından bu kazanımı son derece kıymetli buluyoruz. Batı'da çoğu üniversite ciddi ücretler karşılığında eğitim verirken dahası öğrenciler ödemesi uzun yıllar süren ağır bir borç yüküyle meslek hayatına başlamak zorunda kalırken ülkemizde çok farklı bir manzara hakim. Son derece nitelikli bir yükseköğretim sürecini Anadolu'nun dört bir yanına ulaştırdık. Hangi gelir grubundan olursa olsun, bu ülkenin evlatları bulundukları şehirlerde eğitim alabilsin diye devletimizin imkanlarını seferber ettik. Zenginin çocuğu okurken fakirin çocuğu yükseköğretim imkanından yoksun kalmasın, hayallerini ertelemek mecburiyetinde kalmasın, hayata beş sıfır geriden başlamasın istedik. Bunun için üniversite harçlarını kaldırdık, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde verdiğimiz burs miktarlarını artırdık. Yükseköğretim kurumlarımızın ve yurtlarımızın altyapılarını yeniledik, fiziksel şartlarını iyileştirdik, dijital imkanlarını güçlendirdik."</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylık sadece 1600 liraya üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşıladıklarını, iki öğün yemeği ücretsiz olarak kendilerine ikram ettiklerini aktardı.</p><p><b>"YANLIŞ VARSA DÜZELTİLİR, NOKSAN VARSA TAMAMLANIR"</b></p><p>Birilerinin zaman zaman son derece indirgemeci bir anlayışla her şehre üniversite kurmalarını ve üniversitelerin kapılarını uluslararası öğrencilere açmalarını eleştirdiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Halbuki üniversitelerin yaygınlaşmasına karşı çıkmak eğitimde fırsat eşitliğine karşı çıkmak demektir. Türkiye gibi farklı toplum katmanları arasındaki geçişte eğitimin halen belirleyici olduğu ülkelerde işçinin, emekçinin, çiftçinin çocuğuna 'işçisin sen, işçi kal' demektir. Aynı şekilde her kim Türk üniversitelerinin yurt dışına açılmasından rahatsızlık duyuyorsa ülkemizin yumuşak gücünün artmasını istemiyor demektir. Amerika ve İngiltere dahil gelişmiş ülkeler, misafir öğrencilerden her yıl 10 milyonlarca dolar kazanıyor, bunu kültür, ticaret ve bilim politikalarının bir aracı haline getiriyorlarsa burada sorgulanması gereken Türkiye'nin bu alanda attığı müspet adımlar değil, neden daha proaktif davranmadığı, neden daha fazla nitelikli misafir öğrenci çekmediğidir. Elbette eksikler olabilir. Bazı alanlarda düzeltilmesi gereken hatalar olabilir. Hatta bazı imkanların suistimal edildiği örnekler de olabilir. Fakat bunların hiçbiri 81 ilimize üniversite açma politikamızı toptancı bir anlayışla hedef almanın haklı sebebi olamaz. Yanlış varsa düzeltilir, noksan varsa tamamlanır. Hata yapan, istismar eden, verilen imkanları kötüye kullanan varsa bunların da hesabı sorulur. Tekrar söylüyorum. Sistemi iyileştirecek, sistemi daha etkin hale getirecek her türlü yapıcı eleştiriye açığız ama ellerinde sadece çekiç olanların her sorunu çivi olarak görmelerine de sonuna kadar karşıyız."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/6-universitemiz-ilk-500e--922_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294408</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/gece-saat-3-4-civarinda-aniden-uyaniyorsaniz-dikkat-294408</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gece saat 3-4 civarında aniden uyanıyorsanız dikkat!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gece saat 3-4 civarında uyananların sayısı artıyor. Uyku uzmanları Karlson ve Buenaver, özellikle orta yaşlı kadınlarda sık görülen bu durumun nedenlerini ve çözüm yollarını açıkladı. Uzmanlar, uyku düzeninin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gece saat 3-4 civarında aniden uyanıyorsanız dikkat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece saat 3 ile 4 arasında aniden uyananların yaşadığı sorun, uyku uzmanlarının gündeminde yer aldı. Uyku uzmanı K. Karlson ve F. Buenaver, bu tür gece uyanmalarının özellikle orta yaşlı kadınlarda daha sık görüldüğünü belirtti. Uzmanlara göre, aniden uyanmak çoğu zaman stres, sağlık sorunları, depresif ruh hali veya menopoz döneminde ortaya çıkan sıcak basmaları gibi nedenlerle ilişkilendiriliyor. Gece uyanıp tekrar uyuyamayanlar için uyku düzeninin bozulması, günlük yaşam kalitesini de olumsuz etkiliyor.</p><h3>Karlson: 'Orta yaşlı kadınlarda gece uyanmaları yaygın'</h3><p>Karlson, gece uyanmalarının çoğunlukla orta yaşlı kadınlarda görüldüğünü, bu kişilerin yeniden uykuya dalmakta güçlük çektiğini vurguladı. Menopoz dönemiyle birlikte artan sıcak basmaları, stres ve depresyon gibi faktörler, gece boyunca uykunun bölünmesine yol açıyor. Ayrıca, bazı kişiler daha erken yatmaya çalışsa da, vücut altı-yedi saatlik uykudan sonra kendiliğinden uyanabiliyor. Bu durum, kişinin uyku ihtiyacının tamamlandığı hissini uyandırsa da, sabaha kadar dinlenememeye neden olabiliyor.</p><h3>Buenaver: 'Uyumaya zorlamayın, sakin kalın'</h3><p>Uyku uzmanı Buenaver ise, gece aniden uyananların kendilerini tekrar uyumaya zorlamamaları gerektiğini söyledi. Bu durumda kitap okumak veya evde sakin bir işle meşgul olmak, tekrar uykuya dalmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca, gece uyanmalarını azaltmak için hafta içi ve hafta sonu aynı uyku düzenine sadık kalmak büyük önem taşıyor. Uzmanlar, düzenli uyku saatlerinin hem gece uyanmalarını hem de uyku kalitesini artırdığını belirtiyor.</p><p>Gece uyanma sorunu yaşayanların, uyku düzenini koruyarak ve uzmanların önerilerini dikkate alarak bu durumla daha kolay başa çıkabileceği ifade ediliyor. Uyku hijyenine dikkat etmek, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığın korunmasını sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/gece-saat-3-4-civarinda-a-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294407</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/kenan-yildizin-bayern-munihten-juventusa-transferi-altyapi-vizyonunu-guclendirdi-294407</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kenan Yıldız'ın Bayern Münih'ten Juventus'a transferi altyapı vizyonunu güçlendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Bundesliga ekibi Bayern Münih'in akademi sorumlusu Jochen Sauer, Kenan Yıldız'ın takımdan ayrılışının kulübün altyapı vizyonundaki değişimine etkisini açıkladı. Jochen Sauer 'Kenan Yıldız, Juventus'a transfer olup A takımda kendini kanıtladığında, bir Bayern Münih altyapısından yetişen bir oyuncunun üst düzey bir uluslararası kulüpte hızla başarılı olabileceğinin bir başka teyidi oldu.' ifadelerini kullandı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kenan Yıldız'ın Bayern Münih'ten Juventus'a transferi altyapı vizyonunu güçlendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alman devi Bayern Münih'in akademisinden sorumlu Jochen Sauer, Bavyera ekibinin altyapı stratejisinin nasıl değiştiğini anlattı. Sauer, kariyerine Juventus'ta devam eden milli futbolcu Kenan Yıldız ve Stuttgart'tan Angelo Stiller'in bu değişimden etkili olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/y314112025958c2cab-06102026f08b76a0.jpg"/><p>Jochen Sauer, Alman basınından Spox'a verdiği röportajda takımdan genç yaşta ayrılan Stiller ve Kenan Yıldız için şunları söyledi, "Angelo'nun durumu genç takım ve profesyonel takım arasındaki geçiş konusunda bize yeni yaklaşımlar kazandırdı. Bir oyuncu ancak fırsat verildiğinde kendini kanıtlayabilir. Ben her zaman Barcelona'yı örnek gösterdim. Yüksek seviyeli ancak ilerici bir yapıya sahipler ve düşüş yaşamıyorlar. Kenan Yıldız, Angelo'dan bir yıl sonra Juventus'a transfer olup A takımda kendini kanıtladığında, bir Bayern Münih altyapısından yetişen bir oyuncunun üst düzey bir uluslararası kulüpte hızla başarılı olabileceğinin bir başka teyidi oldu. Stiller ve Kenan kesinlikle bu geçişe daha yoğun bir şekilde odaklanmamıza katkıda bulundular." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/y114112025242403e0-06102026fd371cfa.jpg"/><p><b>KENAN YILDIZ NEDEN AYRILDI?</b></p><p>Kenan Yıldız'ın Bayern Münih'ten Juventus'a geçişiyle ilgili ise Sauer, "O zamanlar, onun yaş grubunda Paul Wanner ve Arijon Ibrahimovic gibi çok yetenekli başka oyuncularımız da vardı. O dönemdeki profesyonel kadro, üç 17 yaşındaki forvet oyuncusunun aynı anda A takımla antrenman yapmasına izin vermezdi. Dahası, Mathys Tel'in transferi de zaten gündemdeydi ve o da 2005 doğumluydu. Juventus, Kenan'a A takım antrenmanlarında düzenli bir yer sözü vermişti, biz o zamanlar bunu sağlayamıyorduk. Bu nedenle, kendisi için doğru kararı verdi." açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/kenan-yildizin-bayern-mun-185_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294406</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kabak-yerken-bu-hataya-dusmeyin-294406</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kabak yerken bu hataya düşmeyin!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Gastroenterolog Evgeny Belousov, sağlıklı bireylerin kabak tüketimiyle ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladı. Kabak porsiyonu, kişinin diğer sebze tüketimiyle birlikte değerlendirilerek belirlenmeli ve aşırıya kaçılmamalı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kabak yerken bu hataya düşmeyin!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenterolog Evgeny Belousov, kabak tüketimi konusunda sağlıklı yetişkinler için dikkat edilmesi gereken ayrıntıları paylaştı. Uzman, kişinin vücudu tolere ettiği sürece günde 150 ile 300 gram arasında kabak tüketiminin uygun bir aralık oluşturduğunu belirtti. Ancak bu miktarın kesin bir sınır olmadığını, bireyin günlük diğer sebze ve gıda tüketiminin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Belousov, kabak tüketiminin kişisel ihtiyaçlara ve beslenme alışkanlıklarına göre değişebileceğine dikkat çekti.</p><h3>Belousov: 'Kabak, diğer sebzelerle birlikte tüketilmeli'</h3><p>Uzman görüşüne göre, kabak porsiyonunu belirlerken yalnızca miktara odaklanmak yeterli değil. Belousov, kabakların haftada birkaç kez menüye dahil edilebileceğini, ancak her gün yüksek miktarda tüketilmesinin diğer sebzelerin yerini almasının sağlıklı bir yaklaşım olmadığını söyledi. Kabak tüketiminin, sebze çeşitliliğiyle birlikte dengeli bir şekilde planlanmasının önemine işaret eden Belousov, farklı sebzelerin sırayla tüketilmesini önerdi.</p><h3>Kabak porsiyonunda denge vurgusu</h3><p>Belousov, kabak tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini, ideal olanın kabakları menüde bir bileşen olarak bırakmak olduğunu ifade etti. Uzman, dengeli bir beslenme için kabak tüketiminin tek başına tüm sebze ihtiyacını karşılamasının doğru olmadığını belirtti. Kabak, sağlıklı bir diyetin parçası olarak, diğer sebzelerle birlikte ve porsiyon kontrolüyle tüketildiğinde en iyi faydayı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/kabak-yerken-bu-hataya-du-887_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294405</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-heyecanlandiran-kesif-yaban-mersini-ekstresi-cilt-yaslanmasini-frenliyor-294405</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından heyecanlandıran keşif! Yaban mersini ekstresi cilt yaşlanmasını frenliyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Avrupa yaban mersini ekstresinin cilt yaşlanmasını yavaşlatıcı etkisini ortaya koydu. Özellikle yüksek glikasyon ürünleri içeren diyetlerle beslenen sıçanlarda yapılan araştırma, ciltteki yaşlanma belirtilerinin yaban mersini ekstresiyle önemli ölçüde azaldığını gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından heyecanlandıran keşif! Yaban mersini ekstresi cilt yaşlanmasını frenliyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Avrupa yaban mersini ekstresinin ciltte yaşlanma belirtilerini azaltabileceğini gösteren dikkat çekici bir araştırmaya imza attı. Çalışma, uzun süre boyunca yüksek seviyede glikasyon son ürünleri içeren diyetlerle beslenen sıçanlar üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmada, bir grup sıçana kilogram başına 100 mg yaban mersini ekstresi verildi. Sonuçlar, bu doğal takviyenin ciltteki yaşlanma değişikliklerini önemli ölçüde yavaşlattığını ortaya koydu.</p><h3>Bilim insanları: Yaban mersini ekstresi ciltteki yaşlanma izlerini azalttı</h3><p>Deney kapsamında 16 ay boyunca gözlemlenen sıçanlarda, yüksek sıcaklıkta işlenmiş yemlerle beslenenlerin kan ve ciltlerinde glikasyon ürünlerinin biriktiği tespit edildi. Bu durum, epidermis ve stratum corneum'un incelmesine, hücre yenilenmesinin yavaşlamasına ve hücresel yaşlanma göstergelerinin artmasına yol açtı. Ancak, her gün düzenli olarak yaban mersini ekstresi alan grupta bu olumsuz değişimlerin büyük ölçüde önüne geçildi. Araştırmacılar, yaban mersini ekstresi verilen hayvanlarda glikasyon ürünlerinin daha az biriktiğini, cilt yapısının korunduğunu ve yaşlanma belirtilerinin hafiflediğini vurguladı. Ayrıca, cildin lipid bileşiminin de yaban mersini ekstresi sayesinde kısmen normale döndüğü görüldü.</p><h3>Avrupa yaban mersini ekstresi: Cilt bariyerini ve hücresel sağlığı destekliyor</h3><p>Araştırmada öne çıkan bir diğer bulgu ise, yaban mersini ekstresinin cilt bariyerini güçlendirmesi oldu. Yüksek glikasyon ürünleriyle bozulan lipid profili, ekstresiyle birlikte iyileşme gösterdi. Ayrıca, ciltte inflamasyonla ilişkili süreçlerin de yaban mersini ekstresiyle azaldığı kaydedildi. Bilim insanları, Avrupa yaban mersini ekstresinde bulunan antosiyaninlerin, yaşlanma sürecine yol açan glikasyon ürünlerinin birikimine karşı koruyucu bir rol oynayabileceğine dikkat çekti. Ancak, bu araştırmanın yalnızca dişi sıçanlar üzerinde yapıldığı ve benzer etkinin insanlarda görülüp görülmeyeceğinin klinik çalışmalarla doğrulanması gerektiği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/bilim-insanlarindan-heyec-374_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294404</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irak-basbakani-zeydi-5-grup-silahlarini-teslim-etmeyi-kabul-etti-bunlardan-3u-silahlarini--294404</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi: 5 grup silahlarını teslim etmeyi kabul etti, bunlardan 3'ü silahlarını teslim etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, silahlarını teslim etmeyi kabul eden 5 gruptan 3'ünün silahlarını teslim ettiğini, diğer gruplarla ise görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi: 5 grup silahlarını teslim etmeyi kabul etti, bunlardan 3'ü silahlarını teslim etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Irak Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Zeydi, aşiret liderleriyle görüşmesinde ülkedeki güvenlik ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Zeydi, "5 silahlı grup silahlarını teslim etmeyi kabul etti, bunlardan 3'ü silahlarını teslim etti, diğerleriyle de diyalog devam ediyor." dedi.</p><p>Iraklıların canının korunmasının hükümetin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Zeydi, "Iraklıların gurur duyacağı bir devletin varlığını inşa etme ve güçlendirme" yönünde ilerlediklerini ifade etti.</p><p>Zeydi, hükümetin, devlet kurumlarını zayıflatmaya veya devletin varlığını tehdit etmeye çalışanlara izin vermeyeceğini, bazı kesimlerin çıkarlarının tüm Irak halkının çıkarlarının önüne geçirilmesini öngören anlayışla mücadele ettiğini kaydetti.</p><p>Aşiretlerin devlete verdiği desteğe ve zor dönemlerde kamu düzeninin sağlanmasına yaptıkları katkıya dikkati çeken Zeydi, birlik ve beraberliğin korunması ve "kararın Irak'a ait olması" çağrısında bulundu.</p><p>Zeydi ve hükümet yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, silahların devletin tekelinde bulunması ve hukukun uygulanmasının öncelik olduğunu belirtmişti. Bu süreç, uluslararası koalisyonun Irak'taki askeri misyonunun eylül ayı sonunda sona ermesinin ardından yürütülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/irak-basbakani-zeydi-5-gr-867_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294403</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nobel-fizik-odulunun-sahibi-belli-oldu-294403</link>
      <pubDate>2026-10-06T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nobel Fizik Ödülü'nün sahibi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[2026 Nobel Fizik Ödülü'ne, Antarktika'da ABD'nin Amundsen-Scott Güney Kutbu İstasyonu yakınında bulunan IceCube Nötrino Gözlemevi'nde yaptığı belirleyici katkılar ve astrofiziksel kökenli yüksek enerjili nötrinoların keşfi dolayısıyla Francis Halzen layık görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nobel Fizik Ödülü'nün sahibi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Fizik Ödülü'nün sahibi açıklandı.</p><p>Halzen, Antarktika'daki IceCube Nötrino Gözlemevi'nin geliştirilmesi ve işletilmesindeki öncü rolü ile astrofiziksel kaynaklardan gelen, elektrik yükü bulunmayan ve maddeyle çok zayıf etkileşen parçacık olarak bilinen yüksek enerjili nötrinoların keşfine yaptığı katkılar dolayısıyla ödüle layık görüldü.</p><p>Antarktika'daki yaklaşık 1 kilometreküplük buz kütlesinin içine yerleştirilen algılayıcılardan oluşan IceCube Nötrino Gözlemevi, uzaydan Dünya'ya ulaşan nötrinoları tespit ediyor.</p><p>Nötrinolar buzun içinden geçerken nadiren buzla etkileşime giriyor ve bu etkileşim sonucunda ortaya çıkan ışık algılayıcılar tarafından kaydediliyor.</p><p>Işığın izlediği yolun belirlenmesiyle nötrinonun hangi yönden geldiği hesaplanabiliyor ve böylece nötrinoların kaynağı olan uzak kozmik olaylar hakkında bilgi edinilebiliyor.</p><p>- Halzen kimdir?</p><p>Belçika'da 1944'te doğan Francis Halzen, Wisconsin-Madison Üniversitesinde parçacık fiziği, astrofizik ve kozmoloji alanlarında çalışmalar yürütüyor.</p><p>Halzen, Belçika'daki Leuven Üniversitesinden 1966'da yüksek lisans, 1969'da doktora derecesini aldı. 1972'den bu yana Wisconsin-Madison Üniversitesinde görev yapan Halzen, IceCube Nötrino Gözlemevi'nin baş araştırmacısı olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Halzen, 1987'de IceCube'un öncülü kabul edilen Güney Kutbu'ndaki AMANDA nötrino teleskobu üzerinde çalışmaya başladı. Bu çalışmalar daha sonra IceCube'un kurulmasına uzanan sürecin temelini oluşturdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/nobelap1666577-06102026326ed1cd.jpg"/><p><strong><b>NOBEL ÖDÜLLERİ HAKKINDA</b></strong></p><p>İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.</p><p>Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.</p><p>Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.</p><p>Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/aakam-0610202651c6f017.jpg"/><p>Öte yandan ödüllerin 1901'deki başlangıcından bu yana verilmediği birkaç yıl oldu. Toplamda 49 defa yapılan ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/nobel-fizik-odulunun-sahi-332_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294402</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/egzersiz-dis-sagligini-etkiler-mi-dis-hekimi-acikladi-294402</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Egzersiz diş sağlığını etkiler mi? Diş hekimi açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi Zalim Kudaev, düzenli egzersizin yalnızca genel sağlığa değil, diş ve çene sağlığına da önemli katkılar sunduğunu açıkladı. Son araştırmalar, egzersiz yapan bireylerde periodontal hastalık riskinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Egzersiz diş sağlığını etkiler mi? Diş hekimi açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi Zalim Kudaev, egzersizin diş sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. Kudaev, düzenli fiziksel aktivitenin yalnızca kasları değil, aynı zamanda çene kemiğini de güçlendirdiğini belirtti. Uzman, egzersiz yapan kişilerde periodontal hastalık riskinin azaldığını, çene kemiğinin mineral yoğunluğunun arttığını ve kemik dokusunun daha sağlıklı hale geldiğini vurguladı. Kudaev'in açıklamaları, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarla da destekleniyor.</p><h3>Kudaev: 'Egzersiz çene kemiğini güçlendiriyor'</h3><p>Çene kemiğinin iskeletin bir parçası olduğunu hatırlatan Kudaev, tıpkı diğer kemikler gibi çenenin de mekanik etkilere yanıt verdiğini söyledi. Uzman, egzersiz sırasında ortaya çıkan yüklenmenin, kemik dokusunu oluşturan osteoblastların çalışmasını teşvik ettiğini ifade etti. Aktivite eksikliği yaşandığında ise, bu hücrelerin işlevinde azalma görülüyor ve kemik dokusu zayıflıyor. Kudaev, çene kemiğinin sağlığının korunmasında düzenli egzersizin büyük rol oynadığını özellikle belirtti.</p><h3>Çalışmalar: Egzersiz periodontal hastalık riskini azaltıyor</h3><p>2020 yılında Bone dergisinde yayımlanan bir deneyde, 42 fare üç gruba ayrıldı. Bir grup hareketsiz bırakılırken, diğer iki grup aerobik ve kuvvet egzersizleri yaptı. Sekiz hafta sonunda, egzersiz yapan gruplarda çene kemiğinin mineral yoğunluğunda artış ve hacim oranında büyüme kaydedildi. Ayrıca, egzersiz uygulanan farelerde kemik dokusunu oluşturan osteoblast sayısı artarken, dokuyu yıkan osteoklast sayısı azaldı. 2023 yılında yayımlanan bir meta-analiz ise, fiziksel olarak aktif bireylerde periodontal hastalık oranının %27,85 olduğunu, hareketsizlerde ise bu oranın %33,88'e çıktığını ortaya koydu. Araştırmalar, egzersizin diş ve ağız sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisine rastlamadı.</p><p>Uzmanlar, diş ve çene sağlığını korumak isteyen bireylerin düzenli egzersiz alışkanlığı edinmesini öneriyor. Sonuçlar, egzersizin yalnızca genel sağlığı değil, ağız ve diş sağlığını da olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Bu nedenle, ağız sağlığını korumak isteyen herkesin fiziksel aktiviteyi yaşamlarının bir parçası haline getirmesi tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/egzersiz-dis-sagligini-et-748_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294401</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlar-acikladi-sikayet-etmek-ne-zaman-faydali-ne-zaman-zararli-294401</link>
      <pubDate>2026-10-05T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! Şikâyet etmek ne zaman faydalı, ne zaman zararlı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Klinik psikolog K. Kennity ve terapi uzmanı S. Close, şikayet etme alışkanlığının psikoloji üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Uzmanlar, sürekli şikayet etmenin stres hormonlarını yükselttiğini ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! Şikâyet etmek ne zaman faydalı, ne zaman zararlı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, şikayet etme alışkanlığının psikolojik etkileri konusunda önemli uyarılarda bulundu. Klinik psikolog K. Kennity ile terapi uzmanı S. Close, sürekli şikayet eden kişilerin stres seviyelerinde artış yaşadığını ve bu durumun genel ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini açıkladı. Özellikle, şikayetlerin sık sık tekrarlanmasının, kişinin stres hormonlarının yükselmesine yol açtığı belirtildi. Uzmanlar, şikayet davranışının bazen fayda sağlayabileceğini ancak bunun alışkanlık haline gelmesi halinde zararlı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p><h3>Kennity: Şikayet alışkanlığı stres hormonlarını tetikliyor</h3><p>Klinik psikolog K. Kennity, olumsuz deneyimlerin paylaşılmasının bazı durumlarda kişinin kendi duygularını anlamasına ve sorunlarını çözmeye başlamasına yardımcı olabileceğini dile getirdi. Ancak, şikayet etmenin bir alışkanlık haline gelmesi halinde, dikkat giderek daha fazla olumsuzluklara odaklanıyor ve bu da stres hormonlarının, özellikle kortizolun, yükselmesine neden oluyor. Kennity, bu süreçte kişinin rahatsız edici ya da korkutucu faktörlere karşı daha duyarlı hale geldiğini ve genel psikolojik iyilik halinin zarar gördüğünü belirtti. Şikayet alışkanlığının, ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyardı.</p><h3>Uzmanlardan şikayet edenlere çözüm önerileri</h3><p>Şikayet alışkanlığının olumsuz etkilerini azaltmak için Kennity, negatif düşüncelerin "ve" veya "ama" gibi bağlaçlarla olumlu bir bakış açısıyla tamamlanmasını önerdi. Böylece, rahatsız edici duygular kabul edilip tek odak noktası haline gelmeden dengelenebiliyor. Terapi uzmanı S. Close ise, şikayet sonrası kişinin kendini değerlendirmesinin önemine dikkat çekti. Kişinin kendine "Duygularım anlaşıldı mı?", "Durum daha net mi?" gibi sorular sorması, şikayetin faydalı olup olmadığını anlamasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, kişinin kendi hislerine odaklanmasının, duygusal gerginliğin devam edip etmediğini fark etmede etkili olduğunu vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/uzmanlar-acikladi-sikayet-983_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>