<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291073</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/trust-wallet-oyununa-sucustu-milyonluk-vurgun-sebekesi-coktu-291073</link>
      <pubDate>2026-09-10T21:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Trust Wallet" oyununa suçüstü: Milyonluk vurgun şebekesi çöktü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, kendilerini borsa yöneticisi olarak tanıtıp bir vatandaşın 4,5 milyon lirasını dolandıran şüphelilerden 8'i tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Trust Wallet" oyununa suçüstü: Milyonluk vurgun şebekesi çöktü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında siber dolandırıcılık şebekesine yönelik çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin, yabancı şahıslar adına çıkarılan telefon hatlarını kullanarak ülke genelinde vatandaşlarla iletişime geçtiği ve kendilerini borsa yatırım firmalarının yöneticileri olarak tanıttığı belirlendi. Şüphelilerin, yatırım yapacak kişilere "TRUST WALLET" isimli uygulamayı indirttiği, yatırılmak üzere gönderilen paraları ise kurdukları paravan yatırım şirketlerinin hesaplarına aktardıkları tespit edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/=YZKTU.aLQ5WvYdKTUpWTEZarEJKnYdKHIRafYdS7EVKXYVa3ENGrYJG3YZWPIRC7INWzYFKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>SADECE BİR KİŞİYİ 4 MİLYON 519 BİN 700 TL DOLANDIRMIŞLAR</b></p><p>Şüphelilerin, paravan şirketlere ait IBAN hesaplarında bulunan paraları İzmir'deki bir kuyumcuya fiziki altın bedeli adı altında aktardıkları, ayrıca döviz cinsinden yurt dışındaki hesaplara ve çeşitli kripto para borsalarına transfer ederek dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri belirlendi. Soruşturma kapsamında Gölcük'te ikamet eden bir müştekinin, bu yöntemlerle şüphelilere ait hesaplara 4 milyon 519 bin 700 TL gönderdiği tespit edildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/=Y1WHUFGHURWjYZWTUpKHYJarYRKnYdWrU.aPYdS_YRKTYVa3YJGzA9aPEpWTIVaXINWnYFS7U1KbQ9az.jpg"/><p><b>8 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON</b></p><p>Soruşturmanın tamamlanmasının ardından şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 8 Eylül tarihinde 8 farklı ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda hakkında işlem yapılan 21 şüpheliden 17'si gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda suç unsurları ve çok sayıda materyal ele geçirildi. Ele geçirilen materyaller üzerinde gerekli incelemelerin yapıldığı bildirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/=EpWDURW7IBW3A5S_UpWTU5GrEJKnYdWPIJaPYdS7ENKTEVa3YNGjYNC_Y.WTQ5GDQ9WrYNKTU1KbQ9az.jpg"/><p>Gözaltına alınan 17 şüpheli, bugün Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi. Şüphelilerden 8'i sulh ceza hakimliğince tutuklandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/trust-wallet-oyununa-sucu-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291072</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumpin-ara-secim-vaadi-abdyi-ikiye-boldu-her-yetiskine-5-bin-dolar-291072</link>
      <pubDate>2026-09-10T21:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'ın "ara seçim" vaadi ABD'yi ikiye böldü: Her yetişkine 5 bin dolar!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongre ara seçimlerini kazanmaları halinde her yetişkine 5 bin dolar ödeneceği yönündeki vaadi ülkede siyasi ve ekonomik tartışmaların fitilini ateşledi. 1,2 trilyon dolarlık bütçe yükü getirmesi beklenen plan, medya ve kamuoyunu ikiye böldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'ın "ara seçim" vaadi ABD'yi ikiye böldü: Her yetişkine 5 bin dolar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD kamuoyu, Trump&#39;ın Texas&#39;ta yapılan Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresinde yaptığı 5 bin dolarlık ödeme vaadini tartışıyor.</p><p>Trump&#39;ın Kongre ara seçimlerini Cumhuriyetçilerin kazanması halinde her bir yetişkin ABD&#39;liye 5 bin dolar ödeme yapacakları yönündeki açıklaması liberal medyada eleştirilere neden olurken, muhafazakar medyada ise olumlu şekilde değerlendirildi.</p><p>Trump&#39;ın politikalarını eleştiren liberal medya kanalları, uygulanabilmesi halinde bu tür bir adımın bütçede 1,2 trilyon dolardan fazla ilave açığa neden olacağı ve bunun da ekonomiye zarar vereceği yaklaşımını öne çıkardı.</p><p>Bazı analistler ise bu tür bir ekonomik vaadin &quot;seçim rüşveti&quot; anlamına geleceği ve bunun yasal olarak tartışmalı olduğunu belirtti.</p><p>Sosyal medyada çıkan tartışmalarda da birçok kullanıcı, Trump&#39;ın vaadinin gerçekçi ve yasal olmadığını savunurken, bazı kullanıcılar ise uygulanması halinde bunun ortalama ABD&#39;liler için önemli bir ekonomik katkı anlamına geleceğini savundu.</p><p><b>TRUMP'IN TRİLYON DOLARLIK ÖDEME PLANI</b></p><p>ABD Başkanı Trump, dün Texas&#39;ta düzenlenen Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresinde, Temsilciler Meclisi ve Senatodaki seçimlerde Cumhuriyetçilerin galip gelmesi halinde her yetişkine 5 bin dolar ödeyeceklerini açıklamıştı.</p><p>Trump, söz konusu ödemeyi, şirketlerin hissedarlarına &quot;pay&quot; ödemesine benzetmişti.</p><p>ABD medyasına yansıyan haberlere göre, 245 milyon yetişkinin bulunduğu ABD&#39;de yaklaşık 1,2 trilyon doları bulacak bu ödemenin yasal olup olmadığı belirsiz.</p><p>ABD&#39;de geleneksel olarak başkanlık seçimlerinin yapıldığı yıl düzenlenen ve partilerin başkan adaylarının resmen ilan edildiği ulusal parti kongreleri, Amerikan siyasi sisteminde önemli yer tutuyor.</p><p>Trump&#39;ın haziran ayında yaptığı çağrının ardından Kongre ara seçimleri öncesinde toplanmasına karar verilen Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi, bu yönüyle bir ilki temsil ediyor.</p><p>ABD Başkanı, söz konusu kongrenin ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi tabanı konsolide etmek bakımından çok önemli olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/trumpin-ara-secim-vaadi-a-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291071</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kalkinma-yolu-ve-guvenlik-masada-mit-baskani-kalin-irak-meclis-baskani-halbusi-ile-bir-araya-geldi-291071</link>
      <pubDate>2026-09-10T21:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalkınma Yolu ve güvenlik masada! MİT Başkanı Kalın, Irak Meclis Başkanı Halbusi ile bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MİT Başkanı İbrahim Kalın, Ankara'da Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi ile görüştü. Görüşmede güvenlik işbirliği, Kalkınma Yolu Projesi ve bölgesel istikrar konuları ele alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalkınma Yolu ve güvenlik masada! MİT Başkanı Kalın, Irak Meclis Başkanı Halbusi ile bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Kalın, Halbusi ile Ankara&#39;da görüştü.</p><p>Bölgesel ve uluslararası konuların ele alındığı görüşmede, iki ülke arasında özellikle güvenlik alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve sorunların çözümü için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p><p>Görüşmede, iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek bölgesel güvenlik ile istikrarı destekleyecek işbirliği mekanizmaları hakkında konuşuldu.</p><p>Irak&#39;taki su altyapısının rehabilitasyonu, tarım projeleri, imar/iskan ve altyapı gibi projeler ile Kalkınma Yolu Projesi&#39;ne ilişkin konuların gündeme geldiği görüşmede, iki ülke arasındaki stratejik ve ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesine yönelik yapılabilecekler üzerinde de duruldu.</p><p>Görüşmede, Irak&#39;ta yürütülen silahların devlet kontrolünde sınırlandırılması sürecine ilişkin hususlar da ele alındı.</p><p>Halbusi, Türkiye&#39;de devam eden Terörsüz Türkiye sürecine yönelik desteğini yineleyerek, sürecin başarısının tüm bölge için önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.</p><p>MİT Başkanı Kalın ve Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Halbusi, ikili ve bölgesel konularda iki ülke arasındaki yakın işbirliğinin daha da güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/kalkinma-yolu-ve-guvenlik-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291070</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanyaya-korfezden-40-milyar-avroluk-dev-enjeksiyon-stratejik-ortaklik-yenilendi-291070</link>
      <pubDate>2026-09-10T21:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya'ya Körfez'den 40 milyar avroluk dev enjeksiyon: Stratejik ortaklık yenilendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Küresel dalgalanmaların arttığı bir dönemde Berlin'de gerçekleşen üst düzey temaslarda, iki ülke arasındaki mevcut yatırımlar 40 milyar avroluk yeni paketle katlandı. Kurulan "stratejik diyalog" mekanizmasıyla savunmadan yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede işbirliği teyit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya'ya Körfez'den 40 milyar avroluk dev enjeksiyon: Stratejik ortaklık yenilendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan&#39;ın Almanya'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkileri en üst seviyeye çıkaracak anlaşmalara imza atıldı.</p><p>BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan Ahmed al-Jaber, Berlin'de yaptığı açıklamada, ülkesinin Almanya ekonomisine 40 milyar avroluk ek yatırım yapacağını duyurdu.</p><p>Al-Jaber, söz konusu 40 milyar avroluk yeni paketin, BAE'nin Almanya'daki mevcut 34 milyar avroluk yatırımlarına ilave edileceğini belirterek, Berlin&#39;in uzun yıllardır kendileri için stratejik ve ekonomik bir ortak olduğunu vurguladı.</p><p>Bakan Ahmed al-Jaber, &quot;Bu yatırımlarla gelecekteki büyümeyi ve rekabet gücünü artıracak sanayi kollarını, teknolojileri ve nitelikli istihdamı destekleyeceğiz.&quot; dedi.</p><p>Yatırım paketinin, özellikle enerji arzı güvenliği, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni nesil veri merkezlerini içeren gelişmiş dijital altyapı projelerine odaklanacağı bildirildi.</p><p><b>BERLİN'DE ÜST DÜZEY DİPLOMATİK TEMASLAR</b></p><p>BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Berlin'deki iki günlük resmi ziyareti kapsamında Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı.</p><p>Al Nahyan, temasları kapsamında Başbakan Friedrich Merz ile de bir araya geldi.</p><p>Ziyaretin ardından iki ülke lideri tarafından yayımlanan ortak bildiride, Berlin ve Abu Dabi arasındaki ilişkilerin, küresel düzenin kırılgan bir dönemden geçtiği sırada kritik aşamaya ulaştığı belirtildi.</p><p>Küresel ve bölgesel jeopolitik dalgalanmaların arttığı bir dönemde gerçekleşen bu ziyaretle birlikte, iki ülke arasında 2004 yılında kurulan &quot;kapsamlı stratejik ortaklık&quot; ilişkisini yeniden canlandırmak amacıyla resmi bir &quot;stratejik diyalog&quot; mekanizmasının hayata geçirildiği aktarıldı. </p><p>Kurulan yeni diyalog mekanizmasının, uluslararası güvenlik, savunma, ticaret, enerji, iklim, yapay zeka, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi geniş bir yelpazede somut adımların atılmasını koordine edeceği kaydedildi.</p><p><b>29 YENİ ANLAŞMA</b></p><p>Ziyaret kapsamında, kamu ve özel sektör yatırımlarını koordine etmek amacıyla &quot;Almanya-BAE Yatırım Konseyi&quot; kurulmasına yönelik bir ortak niyet beyanı da imzalandı.</p><p>Ayrıca iki ülke firmaları arasında, toplam değeri 9,356 milyar avroyu aşan 29 ticari mutabakat zaptı ve sözleşme imza altına alındı.</p><p>Bu paketin yanı sıra ADNOC, Masdar, Covestro ve RWE gibi enerji ve sanayi şirketleri arasındaki kurumsal ortaklıkların da genişletileceği belirtildi.</p><p>BAE'nin enerji iştiraki XRG vasıtasıyla Alman kimya şirketi Covestro'ya yaptığı yaklaşık 15 milyar avroluk mevcut yatırımın, gelecekteki yeni ortaklıklara zemin hazırladığı vurgulandı.</p><p><b>ALMANYA'NIN KÖRFEZ'DEKİ EN BÜYÜK TİCARİ ORTAĞI</b></p><p>BAE, halihazırda Almanya'nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl iki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi 13 milyar avroyu aşarken, Almanya bu ülkeye 11 milyar avroluk ihracat gerçekleştirdi, BAE&#39;den ithalat ise 2 milyar avro seviyesinde kaldı.</p><p>Alman hükümeti, gümrük vergileri ve ticari kısıtlamaları aşarak bu hacmi daha da büyütmek amacıyla Avrupa Birliği (AB) ile BAE arasında müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşması&#39;na tam destek verdiğini yineledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/almanyaya-korfezden-40-mi-650_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291069</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/saldirilarin-golgesinde-tarihi-adim-beyrut-limani-icin-dev-yenileme-projesi-291069</link>
      <pubDate>2026-09-10T21:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saldırıların gölgesinde tarihi adım: Beyrut Limanı için dev yenileme projesi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Beyrut Limanı'ndaki konteyner terminalinin genişletilmesi projesinin açılışında konuşarak, limanın geliştirilmesinin "devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini" vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saldırıların gölgesinde tarihi adım: Beyrut Limanı için dev yenileme projesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selam, Beyrut Limanı&#39;ndaki konteyner terminalinin genişletilmesi projesinin açılış töreninde konuştu.</p><p>Konuşmasında Beyrut Limanı&#39;nın yalnızca rıhtım, depo ve vinçlerden ibaret olmadığını belirten Selam, limanın kentin tarihi ve kimliğinin yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel yapısının da temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p><p>Selam, 19. yüzyılda Beyrut&#39;un gelişmesiyle limanın bölgedeki rolünün de büyüdüğünü ve kentin Arap coğrafyasının iç kesimleri ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini kaydetti.</p><p>Konteyner terminalinin genişletilmesinin limanın kapasitesini artıracağını belirten Selam, projenin konteyner elleçleme hızını yükselteceğini, gemilerin bekleme sürelerini azaltacağını ve hizmetlerin verimliliğini artıracağını söyledi.</p><p>Bu gelişmelerin limanın rekabet gücünü artıracağını ve denizcilik ve transit ticaret hatlarını çekme kapasitesini geliştireceğini kaydeden Selam, &quot;Güvenlik ve emniyet, depolama ve denetim kurallarının sıkı standartlara uygun şekilde uygulandığı ve yetkili devlet kurumlarının denetiminde güvenli bir liman istiyoruz.&quot; dedi.</p><p><b>"GENİŞLETME PROJESİNİ ADALETİN SAĞLANMASINDAN AYRI TUTAMAYIZ"</b></p><p>Selam, 4 Ağustos 2020&#39;de Beyrut Limanı&#39;nda meydana gelen patlamanın yalnızca limanın bir bölümünü değil, tüm kenti etkilediğini aktararak çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını, ev ve iş yerlerinin yıkıldığını, Lübnanlıların güvenlik duygusunun sarsıldığını ifade etti.</p><p>&quot;Bu mekanın derin bir ulusal yara taşıdığını unutmamız mümkün mü?&quot; diye soran Selam, limanın genişletilmesi ve modernizasyonunun adalet ve hesap verebilirlikten ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.</p><p>Limanın transit ve yeniden ihracat faaliyetlerindeki rolünü yeniden kazanmasını hedeflediklerini belirten Selam, Beyrut Limanı&#39;nın Doğu Akdeniz&#39;de gelişmiş bir lojistik merkez haline gelmesini ve Lübnan ile komşu Arap ülkelerine hizmet vermesini istediklerini kaydetti.</p><p>Selam, bölgesel ticaretin gelişmesi ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesinin limanın bu hedefini destekleyebileceğini ifade etti.</p><p>Beyrut Limanı&#39;nın geliştirilmesinin &quot;devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini&quot; vurgulayan Selam, kamu kurumlarının yönetimde belirsizlik, uygulamada istisnalar veya işletmede müdahaleler altında başarılı olamayacağını belirtti.</p><p><b>BEYRUT LİMANI'NDAKİ PATLAMA</b></p><p>Beyrut Limanı&#39;nda 4 Ağustos 2020&#39;de meydana gelen şiddetli patlamada 235&#39;ten fazla kişi hayatını kaybetmiş, 7 binden fazla kişi yaralanmış ve başkentte geniş çaplı yıkım meydana gelmişti.</p><p>Lübnan makamları, patlamanın limanda çıkan ve nedeni belirlenemeyen yangın ile burada güvenlik önlemleri alınmadan büyük miktarda yüksek derecede patlayıcı amonyum nitrat depolanması nedeniyle meydana geldiğini açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/saldirilarin-golgesinde-t-902_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291068</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tsknin-egittigi-seckin-birlikler-tam-not-aldi-somaliden-turkiyeye-guclu-vefa-291068</link>
      <pubDate>2026-09-10T20:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TSK'nın eğittiği seçkin birlikler tam not aldı: Somali'den Türkiye'ye güçlü vefa]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, TSK tarafından TÜRKSOM'da eğitilen seçkin Gorgor Komandolarını ziyaret etti. Birliklerin hazırlık düzeyinden övgüyle bahseden Mahmud, ordunun kapasitesinin geliştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla Türkiye'ye ve Türk halkına minnettar olduklarını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TSK'nın eğittiği seçkin birlikler tam not aldı: Somali'den Türkiye'ye güçlü vefa]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Somali Cumhurbaşkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Mahmud, yakın zamanda ileri düzey eğitimlerini tamamlayan Somali Ulusal Ordusunun Gorgor Komandoları  1. Tümen Komutanlığına bağlı 21. Tugayına çalışma ziyareti gerçekleştirdi.</p><p>Askerlerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Mahmud, birlik komutanları ve askeri yetkililerden yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.</p><p>Karargahtaki idari birimleri, askerlerin yaşam alanlarını, hastaneyi ve lojistik merkezleri inceleyen Mahmud, askerlerin genel durumunu, kendilerine sağlanan hizmetleri ve ulusal görevler için hazırlık düzeylerini değerlendirdi.</p><p>Gorgor Komandolarının ülke savunması ve terör örgütü Eş-Şebab&#39;a karşı mücadelede üstlendiği rolü takdir eden Mahmud, birliklere anayasal görevlerini yerine getirmeye hazır olmaları talimatını verdi.</p><p>Mahmud, askerlerden Somali halkının terörden arındırılmış ülke hedefine ulaşılması için çalışmalarını sürdürmelerini istedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Mahmud, ordunun yeniden yapılandırılması, eğitilmesi ve kapasitesinin geliştirilmesine sağladığı sürekli destek dolayısıyla Türkiye hükümetine ve Türk halkına teşekkür etti.</p><p>Mahmud, Türkiye&#39;nin özellikle Gorgor Komandoları gibi özel eğitimli askeri birliklerin kurulması ve geliştirilmesine önemli katkılar sunduğunu belirtti.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN SOMALİ GÜVENLİK GÜÇLERİNE DESTEĞİ</b></p><p>Somali Ulusal Ordusunun seçkin birlikleri arasında yer alan Gorgor Komandolarına Türk Silahlı Kuvvetlerince Mogadişu&#39;da kurulan TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü&#39;nde eğitim verildi.</p><p>Türkiye tarafından askerlere temel ve ileri düzey askeri eğitimlerin yanı sıra terörle mücadele, meskun mahal operasyonları, atış, ilk yardım ve liderlik alanlarında eğitimler sunuluyor.</p><p>Aynı zamanda Türk polisi de Somali Polis Teşkilatına bağlı özel harekat birimi Haramcad&#39;ın personeline eğitim veriyor. Haramcad birlikleri, başta terörle mücadele ve kamu düzeninin sağlanması olmak üzere kritik güvenlik operasyonlarında görev alıyor.</p><p>Gorgor Komandoları ile Haramcad Özel Harekat Polisi, Somali&#39;nin güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Türkiye&#39;nin eğitim ve donanım desteği sağladığı başlıca birlikler arasında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/tsknin-egittigi-seckin-bi-654_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291067</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/akilli-gumruk-talebine-turkiyeden-net-sart-kazan-kazan-icin-o-engeller-kalkmali-291067</link>
      <pubDate>2026-09-10T20:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akıllı gümrük talebine Türkiye'den net şart: "Kazan-kazan" için o engeller kalkmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Çin Gümrükler Genel İdaresi heyetiyle gerçekleştirdiği görüşmede, akıllı gümrükler işbirliği talebine karşılık Türk ürünlerinin Çin pazarına girişindeki engellerin kaldırılmasını ve ticaret asimetrisinin son bulmasını şart koştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akıllı gümrük talebine Türkiye'den net şart: "Kazan-kazan" için o engeller kalkmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı.</p><p>Paylaşımda, Uçarmak&#39;ın, Geping ve beraberindeki heyetle Ankara&#39;da bir görüşme yaptığı belirtilerek, burada ikili ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesine yönelik ortak vizyona vurgu yapıldığı aktarıldı.</p><p>Geping&#39;in, akıllı gümrükler hususunda işbirliği talebini ilettiği ifade edilen paylaşımda, Uçarmak&#39;ın ise ikili ticari ilişkilerin &quot;kazan-kazan&quot; anlayışı doğrultusunda dengeli ve sürdürülebilir şekilde geliştirilebilmesinin önemine işaret ettiği bildirildi.</p><p><b>Paylaşımda, görüşmeye ilişkin şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Bakan Yardımcımız Uçarmak, aynı bölgede yer alan Güney Kore ve Japonya gibi ülkelere ihraç edilebilen taze meyve ve sebze ile su ürünleri başta olmak üzere tüm ürün gruplarında Türk ihracatçısının, Çin pazarına girişi önündeki engellerin kaldırılmasının önemini vurgulamış ve karşılıklı işbirliği için öncelikle var olan ticaret asimetrisinin ortadan kaldırılmasının gerekliliğini ifade etmiştir. Toplantı marjında, ülkelerimiz arasında gümrük alanındaki karşılıklı işbirliği ve yardımlaşmanın daha da güçlendirilmesi yönündeki ortak irade teyit edilmiştir.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/akilli-gumruk-talebine-tu-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291066</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/nukleer-dosya-kapandi-uaeanin-suriye-kararina-turkiyeden-memnuniyet-mesaji-291066</link>
      <pubDate>2026-09-10T20:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nükleer dosya kapandı: UAEA'nın Suriye kararına Türkiye'den memnuniyet mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) dün Suriye'nin nükleer dosyasının kapanması yönünde aldığı kararı memnuniyetle karşıladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nükleer dosya kapandı: UAEA'nın Suriye kararına Türkiye'den memnuniyet mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığından, UAEA&#39;nın dün düzenlenen Yönetim Kurulu toplantısında Suriye&#39;nin nükleer dosyasının kapanması yönünde oydaşmayla aldığı karara ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>UAEA&#39;nın Suriye&#39;nin nükleer dosyasının kapanmasına ilişkin kararının memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Suriye&#39;yi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) yükümlülüklerine bağlılığı, UAEA&#39;yla yürüttüğü yakın işbirliği ve eski rejim döneminin faaliyetleriyle ilgili olarak sergilediği şeffaflıktan ötürü takdir ediyoruz. Bu vesileyle, Suriye&#39;ye olan desteğimizin ilgili tüm platformlarda devam edeceğini vurguluyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/nukleer-dosya-kapandi-uae-860_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291065</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/deprem-bagislari-sorusturmasinda-besinci-dalga-20-supheli-icin-tutuklama-talebi-291065</link>
      <pubDate>2026-09-10T19:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deprem bağışları soruşturmasında beşinci dalga: 20 şüpheli için tutuklama talebi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar suç örgütü" soruşturmasında gözaltına alınan 49 şüpheliden 20'si tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deprem bağışları soruşturmasında beşinci dalga: 20 şüpheli için tutuklama talebi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen &quot;Ahbaplar suç örgütü&quot; soruşturması kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 49 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><p>Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan&#39;daki İstanbul Adliyesi&#39;ne götürüldü.</p><p>Savcılıkta ifadeleri alınan zanlılardan 20&#39;si tutuklanmaları, 8&#39;i &quot;ev hapsi&quot;, 21&#39;i ise &quot;imza atma&quot; ve &quot;yurt dışı çıkış yasağı&quot; şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Şüphelilerin hakimlikteki işlemlerine başlanması bekleniyor.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Soruşturma kapsamında, 6 Şubat 2023&#39;teki depremlerin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların akıbetine ilişkin inceleme başlatılmış, Başsavcılık, İçişleri Bakanlığının müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin envanter ve mali kayıtları, banka hareketleri, şüpheli ifadeleri ve diğer delillerin incelenmesi sonucu, İzmit&#39;teki depolarda depremzedeler için toplanan çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye ürünlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda malzemenin çürümeye terk edildiğinin belirlendiğini açıklamıştı.</p><p>Soruşturmada, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihlerinde depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar liralık kısmının harcandığı tespit edilmişti.</p><p>Toplanan bağışların 950 milyon liralık bölümünün 13 Şubat-25 Mayıs 2023 tarihlerinde nakit çekildiği, işlemlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu, 2 milyar liranın üzerindeki tutarın konut projelerinde, 1 milyar liranın üzerindeki kısmın ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı bildirilmişti.</p><p>Başsavcılık, konut ve okul harcamalarının TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyetince, mal ve hizmet alımlarının ise ayrı bir bilirkişi heyetince incelendiğini duyurmuştu.</p><p>Soruşturmada ayrıca dernekle organik üyelik bağı veya muhasebe ilişkisi bulunan bazı şüpheliler tarafından nakliye şirketi kurularak deprem yardımlarının taşınmasından şahsi menfaat elde edildiğine ve kamu kurumlarına teslim edildiği belirtilen yardımların bir bölümünün faturalardaki miktarlardan eksik olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığı belirtilmişti.</p><p>Bu tespitler üzerine 53 şüpheliyi kapsayan beşinci dalga operasyonu düzenlenmiş, 45 kişi gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 4 zanlı daha yakalanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/deprem-bagislari-sorustur-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291064</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-ile-italya-arasinda-kritik-imza-calisma-hayatinda-isbirligi-donemi-basladi-291064</link>
      <pubDate>2026-09-10T18:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ile İtalya arasında kritik imza: Çalışma hayatında işbirliği dönemi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İtalya Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Marina Elvira Calderone ile bir araya gelerek iki bakanlık arasında "İşbirliği Mutabakat Zaptı" imzaladıklarını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ile İtalya arasında kritik imza: Çalışma hayatında işbirliği dönemi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Işıkhan, çeşitli temaslarda bulunmak ve programlara katılmak üzere gittiği İtalya&#39;nın başkenti Roma&#39;da mevkidaşı Marina Elvira Calderone ile bir araya geldi.</p><p>Görüşmede iki ülke arasında çalışma hayatı, istihdam, mesleki eğitim ve sosyal güvenlik alanlarındaki işbirliğinin geliştirilmesi ele alındı.</p><p>Bakan Işıkhan, teknik heyetlerin özverili ve yoğun çalışmaları sayesinde sürecin kısa sürede somut sonuca ulaştırıldığını belirterek, Türkiye&#39;nin NATO müttefiki ve stratejik ortağı İtalya ile ilişkilerinin karşılıklı saygı, ortak çıkarlar ve üst düzey yakın temaslar temelinde her alanda olumlu seyir izlemesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.</p><p><b>Işıkhan, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Sayın Giorgia Meloni arasındaki yakın diyalog ile karşılıklı ziyaretlerin, iki ülke arasındaki eş güdüm ve işbirliği anlayışının güçlendirilmesine önemli katkı sağladığını düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl nisan ayında düzenlenen 4. Hükümetlerarası Zirve, ikili ilişkilerimizin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olmuştur. Zirve vesilesiyle liderlerimizce ikili ticaret hacmimizi 40 milyar dolara çıkarma hedefinin ortaya konulmuş olması önemli bir gelişmedir. Özellikle savunma sanayisi başta olmak üzere, farklı sektörlerde gelişen ortaklıklarımız, ekonomik ilişkilerimizin daha da derinleştiğini göstermektedir.&quot;</p><p><b>"TECRÜBE PAYLAŞIMIMIZIN HER İKİ ÜLKE AÇISINDAN DA ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLAYACAĞINA İNANIYORUZ"</b></p><p>Bakan Işıkhan, artan ekonomik ilişkilerin, nitelikli insan kaynağı ve iş gücü hareketliliği bakımından da yeni fırsatlar oluşturduğuna dikkati çekerek, bu durumun çalışma hayatı ve sosyal politikalar alanında kendilerine önemli sorumluluklar yüklediğini belirtti.</p><p>Türkiye ile İtalya arasındaki işbirliğini çalışma hayatı ve sosyal politikalar alanında da daha ileriye taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Işıkhan, &quot;Özellikle mesleki eğitim, istihdam politikaları, sosyal güvenlik sistemlerinin sürdürülebilirliği konularında tecrübe paylaşımımızın her iki ülke açısından da önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. İtalya&#39;daki Türk toplumunun ve Türkiye&#39;deki İtalyan vatandaşlarının çalışma hayatında karşılaştıkları meselelerin çözümüne önem veriyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Mutabakat zaptının hayırlı olmasını dileyen Işıkhan, bilgi, tecrübe ve iyi uygulama örneklerini karşılıklı paylaşacak, oluşturulacak ortak çalışma grubu aracılığıyla işbirliğinin gelişimini düzenli değerlendireceklerini anlattı.</p><p>Işıkhan, çalışma, istihdam, mesleki eğitim, beceri dönüşümü ve sosyal güvenlik alanlarındaki ortak gündemlerini somut çalışmalarla destekleyeceklerini vurgulayarak, &quot;İnanıyorum ki bugün atacağımız bu imzalar ile iki dost ve müttefik ülkenin güçlü ilişkilerini, çalışma hayatının geleceğine ilişkin ortak bir vizyonla daha da ileriye taşıyacağız.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Görüşmenin ardından Bakan Işıkhan ve Calderone, iki ülkenin bakanlıkları arasındaki mutabakat zaptını imzaladı.</p><p><b>"ORTAK ÇALIŞMA GRUBU SAYESİNDE İKİLİ DİYALOĞUMUZUN DAHA DA GÜÇLENECEĞİNE İNANIYORUZ"</b></p><p>Bakan Işıkhan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, mevkidaşı Calderone ile görüşmelerinin ardından bakanlıklar arasında &quot;işbirliği mutabakat zaptı&quot;nı imzaladıklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye-İtalya ilişkilerine katkı sunmak adına önemli bir adım olarak gördüğümüz bu anlaşma ve önümüzdeki süreçte kurulacak olan ortak çalışma grubu sayesinde ikili diyaloğumuzun daha da güçleneceğine inanıyoruz. Sosyal güvenlik, çalışma hayatı ve mesleki eğitim başta olmak üzere yürüteceğimiz ortak çalışmalarla bakanlıklarımız arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını kurumsallaştıracak, vatandaşlarımızın haklarının korunup güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.&quot;<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/turkiye-ile-italya-arasin-344_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291063</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-rozetlerini-takti-3u-chp-1i-yrp-4-belediye-daha-ak-partide-291063</link>
      <pubDate>2026-09-10T18:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan rozetlerini taktı... 3'ü CHP, 1'i YRP: 4 belediye daha AK Parti'de]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[3'ü CHP'den olmak üzere 3'ü CHP, 1'i YRP olmak üzere 4 Belediye Başkanı AK Parti'ye katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti MKYK toplantısının ardından belediye başkanlarına rozetlerini takdim etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan rozetlerini taktı... 3'ü CHP, 1'i YRP: 4 belediye daha AK Parti'de]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>3'ü CHP'den olmak üzere 3'ü CHP, 1'i YRP olmak üzere 4 Belediye Başkanı AK Parti'ye katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti MKYK toplantısının ardından belediye başkanlarına rozetlerini takdim etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42435652.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'ye katılan İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Muş Merkez Sungu Belediye Başkanı Burhan Sayılgan'a rozetlerini taktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42435658.jpg"/><p>Öte yandan Üsküdar Belediyesi başkan vekilliğine seçilen AK Partili Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin, Menderes Belediye Başkan Vekilliğine seçilen AK Partili Asuman Şen ile fotoğraf çektirdi ve bir süre sohbet etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42435623.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42435628.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/cumhurbaskani-erdogan-roz-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291062</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktas-duyurdu-cocuklar-cop31-surecine-dahil-oluyor-291062</link>
      <pubDate>2026-09-10T18:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş duyurdu: Çocuklar COP31 sürecine dahil oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ülke genelinde düzenledikleri etkinliklerle çocukların çevre bilincini artırdıklarını, fikirleri ve katılımlarıyla COP31 Zirvesi sürecine çocuk hakları perspektifinden katkı sunmalarını desteklediklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş duyurdu: Çocuklar COP31 sürecine dahil oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Türkiye olarak ev sahipliğini yapacağımız COP31 Zirvesi öncesi, Çocuk Hakları Komitelerimiz iklim değişikliği ile çocuk hakları arasındaki güçlü bağı görünür kılan farkındalık çalışmaları yürütüyor. Ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirilen etkinliklerle çocuklarımızın çevre bilincini artırıyor, fikirleri ve katılımlarıyla COP31 sürecine çocuk hakları perspektifinden katkı sunmalarını destekliyoruz. Daha yeşil, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya gayemizi paylaşan evlatlarımızın her birini gözlerinden öpüyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bakan-goktas-duyurdu-cocu-790_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291061</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/izmir-aciklarinda-duzensiz-gocmen-operasyonu-onlarca-kisi-yakalandi-291061</link>
      <pubDate>2026-09-10T18:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir açıklarında düzensiz göçmen operasyonu: Onlarca kişi yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'in Urla ilçesi açıklarında 7'si çocuk 37 düzensiz göçmen yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir açıklarında düzensiz göçmen operasyonu: Onlarca kişi yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Urla açıklarında Sahil Güvenlik İnsansız Hava Aracı tarafından lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmen tespit edildi.</p><p>Bölgeye sevk edilen sahil güvenlik gemisi ile bot ekipleri, hareket halindeki lastik botu durdurarak 7&#39;si çocuk 37 düzensiz göçmeni karaya çıkardı.</p><p>Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/izmir-aciklarinda-duzensi-156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291060</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/vanli-kara-haydarin-magduriyet-oyunu-ifsa-oldu-222-milyonluk-para-trafigi-masaka-takildi-291060</link>
      <pubDate>2026-09-10T18:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[“Vanlı Kara Haydar”ın mağduriyet oyunu ifşa oldu: 222 milyonluk para trafiği MASAK'a takıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada sergilediği ihtişamlı hayat ve "emanet altın" savunmasıyla dikkat çeken “Vanlı Kara Haydar” lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın maskesi MASAK raporuyla düştü. Resmiyette asgari ücret düzeyinde geliri görünen çiftin 222 milyon liralık devasa para trafiği ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[“Vanlı Kara Haydar”ın mağduriyet oyunu ifşa oldu: 222 milyonluk para trafiği MASAK'a takıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde düzenlediği düğünle gündeme gelen Mehmet Fatih Tançalan'ın 9 Eylül tarihli MASAK raporu ortaya çıktı. Tançalan ile Çağla Öz'ün nisan ayında evlendikleri, haziran ayında ise kamuoyuna 'nişan' olarak yansıtılan gösterişli bir organizasyon düzenledikleri öğrenildi. Soruşturma kapsamında bu organizasyonun mizansen niteliğinde olduğu, çiftin son olarak geçtiğimiz günlerde yine yüksek miktarda ziynet eşyasının sergilendiği benzer bir düğün organizasyonuyla gündeme gelmesinin ardından mali incelemelerin derinleştirildiği ortaya çıktı. Van Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine hazırlanan 9 Eylül tarihli MASAK raporu, Tançalan'ın sosyal medyada sergilediği ihtişamlı hayat ile resmi kayıtlardaki mali profili arasında dikkat çekici bir uçurum bulunduğunu ortaya koydu. Raporda, Tançalan'ın Dubai üzerinden 'mail order' yöntemiyle gelir elde ettiği yönündeki istihbari bilgiler, lüks yaşam paylaşımları, yüksek tutarlı ziynet eşyalarının sergilendiği organizasyonlar, banka hareketleri, taşınmazlar ve lüks araç devirleri birlikte incelendi.  </p><p><b>HESAPLARDA YAKLAŞIK 115 MİLYON LİRALIK TRANSFER TRAFİĞİ TESPİT EDİLDİ</b></p><p>MASAK'ın en çarpıcı tespitlerinden biri, Tançalan'ın görünen gelir düzeyi ile yaşam standardı arasındaki fark olduğu tespit edildi. Rapora göre Mehmet Fatih Tançalan'ın SSK kapsamında çalışma kaydı bulunmasına rağmen prime esas kazanç bilgisine rastlanmadığı ifade edildi. 2020'den itibaren yapılan incelemede Tançalan adına tespit edilen kayıtlı ticari kar beyanının ise yalnızca 74 bin 281 lira olduğu belirlendi. MASAK, bu tutarın aynı dönemde asgari ücret seviyesinde kesintisiz çalışan bir kişinin kayıtlı gelirinin dahi 'katbekat altında' kaldığını kayda geçirdi. Raporda kayıtlı gelir, malvarlığı edinimleri ve lüks yaşam standardı arasındaki açık uyumsuzluk, 'izah edilemeyen servet artışı' ve 'yaşam tarzı ile gelir uyumsuzluğu' kapsamında değerlendirildi. Resmi gelir tablosundaki bu sınırlı görünüme karşılık Tançalan'ın banka hesaplarındaki para trafiğinin ulaştığı boyut dikkat çekti. MASAK verilerine göre Mehmet Fatih Tançalan'ın hesaplarına toplam 58 milyon 780 bin 234 lira transfer girişi olurken, hesaplarından 56 milyon 179 bin 790 lira transfer çıkışı gerçekleştiği belirtildi. Böylece bankacılık transfer trafiği toplamda yaklaşık 115 milyon liraya ulaştı. Ayrıca hesaplara 4 milyon 594 bin liranın üzerinde nakit para yatırıldığı, yaklaşık 7 milyon 72 bin lira nakit çekildiği tespit edildi. Sadece 2026 yılında hesaplara gelen transfer tutarı 22 milyon lirayı aşarken, aynı yıl yaklaşık 14 buçuk milyon lira çıkışın gerçekleştiği açıklandı.  </p><p><b>ÇİFTİN TOPLAM BANKA TRAFİĞİ 222 MİLYON LİRAYI AŞTI</b></p><p>MASAK yalnızca Tançalan'ı değil, Çağla Öz Tançalan'ın mali hareketlerini de mercek altına aldı. Rapora göre Çağla Öz Tançalan'ın hesaplarına 2020-2026 döneminde 56 milyon 478 bin lira giriş, 50 milyon 859 bin lira çıkış gerçekleşti. Buna göre çiftin banka hesaplarındaki toplam transfer hacmi 222 milyon lirayı aştı. Çağla Öz Tançalan'ın kayıtlardaki prime esas kazanç toplamının 165 bin 150 lira, kendi beyanına dayalı ticari karının ise yaklaşık 1 milyon 100 bin lira olduğu belirtildi. MASAK, bu mali profilin de incelenen dönemdeki yaşam standardını açıklamakta yetersiz kaldığı değerlendirmesinde bulundu.  </p><p><b>2024-2026 DÖNEMİNDE YAKLAŞIK 13 MİLYON LİRALIK MAL VE HİZMET ALIŞI TESPİT EDİLDİ</b></p><p>Rapordaki bir başka dikkat çekici tespit ise Çağla Öz Tançalan'ın ticari kayıtlarına ilişkin oldu. 2024-2026 döneminde yaklaşık 13 milyon liralık mal ve hizmet alışı tespit edilirken, bunun yaklaşık 7 milyon 100 bin liralık bölümünün 2024 model Porsche Yeni Macan 4 için gerçekleştirildiği belirlendi. MASAK, ticari faaliyet görüntüsü altında bulunan yüksek montanlı alışların yaklaşık yüzde 60'ının şahsi kullanıma yönelik lüks bir otomobile bağlanmasını mali profil açısından dikkat çekici buldu.  </p><p><b>LÜKS ARAÇLAR DA TESPİT EDİLDİ</b></p><p>Tançalan ve yakın çevresindeki lüks araç trafiği de MASAK raporunun en kapsamlı bölümlerinden birini oluşturdu. Tançalan'ın kayıtlarında Cadillac Escalade, Range Rover, farklı dönemlerde ise Maserati GranTurismo ve Dodge Challenger gibi araçlara ilişkin alım, satım ve devir işlemleri tespit edildi. Çağla Öz Tançalan'ın adına ise Porsche Macan ve BMW 320i kayıtları bulundu. Raporda, 2020'den itibaren araç edinim ve devirlerinin bir anda yoğunlaştığı, işlem gören araçların tamamına yakınının 'ultra lüks segmentte' olduğu ve bunun kişilerin mali profilleriyle açık şekilde uyumsuzluk gösterdiği belirtildi. Ayrıca Tançalan'ın Dodge Challenger, Maserati GranTurismo ve Cadillac Escalade dahil çeşitli araçlarla ilgili Muhammet Sait Tançalan ile devir işlemleri yaptığı; başka bir aracın ise Nilgün Oya'ya devredildiği tespit edildi. Çağla Öz Tançalan'ın da yıllar içerisinde Mini Cooper, Audi, Mercedes, Range Rover ve BMW gibi araçlarda Nilgün Oya ile çok sayıda devir işlemi gerçekleştirdiği ifade edildi.  </p><p><b>TAŞINMAZ ARSAYI 4 AY SONRA MUHAMMET SAİT TANÇALAN'A DEVRETTİ</b></p><p>Taşınmaz hareketlerinde de benzer bir tablo tespit edildi. Tançalan'ın Şubat 2025'te Van'ın Muradiye ilçesinde bir arsa satın aldığı, bu taşınmazı yalnızca 4 ay sonra Muhammet Sait Tançalan'a devrettiği belirlendi. MASAK, taşınmazın edinilmesi ile elden çıkarılması arasındaki sürenin oldukça kısa olmasını, aklama bakımından 'iz gizleme/bulanıklaştırma' ihtimali yönünden dikkat çekici buldu. Tançalan'ın servetinin kaynağına ilişkin Dubai bağlantısı da raporda özel olarak incelendi. Soruşturmanın başlangıç bilgilerinde Tançalan'ın Dubai'ye gidip geldiği ve Dubai üzerinden 'mail order' yöntemiyle kazanç elde ettiği yönünde istihbari bilgiler bulunduğu kaydedildi. Ancak MASAK'ın finansal incelemesinde Mehmet Fatih Tançalan veya Çağla Öz Tançalan adına yurt dışından Türkiye'ye finansal kanallar üzerinden yapılmış bir fon transferine rastlanmadığı açıklandı. Raporda son derece dikkat çekici bir değerlendirmeye yer verilerek, lüks yaşamın Dubai'deki faaliyetlerden kaynaklandığı savunmasının sürdürülmesi halinde, söz konusu birikimlerin üçüncü kişiler adına bulunan hesaplar üzerinden veya finansal sistem dışındaki yöntemlerle Türkiye'ye sokulmuş olabileceği şüphesinin güçleneceği ifade edildi.  </p><p><b>'ALTINLAR EMANETTİ' SAVUNMASINDA ÇELİŞKİ BELİRLENDİ</b></p><p>Tançalan'ın gösterişli düğün organizasyonunda sergilenen altınlara ilişkin savunması da MASAK raporuna girdi. Tançalan, kamuoyuna yansıyan açıklamalarında düğünde takılan altınların Kahvecioğlu Kuyumculuk tarafından reklam amacıyla emanet getirildiğini öne sürdü. Ancak raporda yer verilen bilgilere göre kuyumcu Veysel Kahvecioğlu, bir set ile iki kelepçe altının satıldığını ve buna ilişkin fatura bulunduğunu açıkladı. MASAK, iki anlatım arasındaki bu çelişki nedeniyle kuyumculuk şirketi temsilcisinin ifadesine başvurulmasının uygun olacağını değerlendirdi. Böylece kamuoyuna 'emanet altınlar' şeklinde yansıyan savunma da mali soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.  </p><p><b>AKLAMA FİİLİNİN FAİLLERİ OLDUKLARI DEĞERLENDİRİLDİ</b></p><p>Raporun en kritik bölümü ise aklama suçuna ilişkin sonuç değerlendirmesi oldu. MASAK, bütün mali hareketleri, gelir-malvarlığı uyumsuzluğunu, taşınmaz ve araç devirlerini birlikte değerlendirerek TCK'nın 282/1. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama fiilinin işlendiği; Mehmet Fatih Tançalan ile Çağla Öz Tançalan'ın ise söz konusu aklama fiilinin failleri olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Raporda aklandığı değerlendirilen suç gelirinin kesin miktarının mevcut aşamada belirlenemediği, ancak incelemenin 2020 ve sonrasında sahip olunan veya elden çıkarılan malvarlığı değerleri, hak, alacak ve diğer sahiplikleri kapsadığı kaydedildi. MASAK ayrıca Muhammet Sait Tançalan ve Çağla Öz Tançalan'ın annesi Nilgün Oya'nın malvarlığı devirlerindeki rollerinin de soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.  </p><p><b>37 SORUŞTURMA VE 20 KOVUŞTURMA KAYDI</b></p><p>Raporda Mehmet Fatih Tançalan'ın geçmiş adli kayıtları da ayrıntılı şekilde incelendi. UYAP kayıtlarında Tançalan hakkında 37 soruşturma ve 20 kovuşturma kaydı bulunduğu tespit edildi. MASAK, bunların bir kısmının aklama suçuna öncül suç oluşturabilecek nitelikte olduğunu ancak bu dosyalardan elde edilmiş olabilecek suç gelirinin miktarı ile bugün incelenen malvarlığı arasında mevcut aşamada doğrudan illiyet bağı kurulamadığını özellikle belirtti. Nisan ayında evlenen Mehmet Fatih Tançalan ile Çağla Öz'ün haziran ayında yeniden 'nişan' görüntüsü veren bir organizasyon gerçekleştirdikleri, son olarak kilolarca altının sergilendiği düğün görüntülerinin kamuoyuna yansımasıyla birlikte gelirleri ile sergiledikleri servet arasındaki uçurumun yeniden dikkat çektiği öğrenildi. MASAK'ın 9 Eylül tarihli kapsamlı raporunda; düşük kayıtlı gelire karşılık yüz milyonlarca liralık banka trafiği, ultra lüks araçlar, yakın kişiler üzerinden yapılan malvarlığı devirleri, Dubai kaynaklı gelir savunmasıyla finansal kayıtların uyuşmaması ve düğün altınlarına ilişkin çelişkili açıklamalar tek tek ortaya konuldu.  </p><p><b>TANÇALAN CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ</b></p><p>Mehmet Fatih Tançalan, tüm bu mali tespitlerin yer aldığı soruşturma kapsamında 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/vanli-kara-haydarin-magdu-447_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291059</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/terorsuz-turkiye-sureci-ak-parti-sozcusu-celik-sdgnin-entegrasyonu-takibimizde-291059</link>
      <pubDate>2026-09-10T18:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci... AK Parti Sözcüsü Çelik: SDG'nin entegrasyonu takibimizde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantının başlıca konularından olan Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuşan Çelik, "SDG'nin entegrasyonu takibimizde" diyerek "Fesih ve tasfiye tamamlanınca yasadan faydalanılacak" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci... AK Parti Sözcüsü Çelik: SDG'nin entegrasyonu takibimizde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Toplantıdaki partiye katılımlara ilişkin Çelik, &quot;Bugün partimize katılan İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser, Muş Merkez Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan&#39;a AK Parti ailemize hoş geldiniz diyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Çelik, AK Parti&#39;ye gerek meclis, gerek belediyeler boyutunda yoğun bir şekilde katılım talebi olduğunu, bu taleplerin partinin ilkeleri, prensipleri ve gelenekleri çerçevesinde değerlendirildikten sonra gerekli kararın alındığını ifade etti.</p><p>Üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımı&#39;nı tebrik eden Çelik, Filenin Sultanları&#39;nın Türkiye&#39;yi birleştiren ve gururlandıran başarılara imza attığını, bundan sonra da çok daha büyük bir başarıya imza atacaklarından kuşkularının olmadığını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42436998.jpg"/><p><b>"SİLAHSIZLANDIRMA KAPSAMINDA İLGİLİ KURUMLARIMIZ ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYORLAR"</b></p><p>Çelik, Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge sürecini yakın bir şekilde takip ettiklerini vurgulayarak, TBMM&#39;de yüksek bir oyla kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki kurulun ilk toplantısını yaptığını, alt komisyonlarını belirlediğini ve bundan sonra da kurulun düzenli bir şekilde silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesi sürecini takip edeceğini hatırlattı.</p><p><b>Fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan faydalanmanın mümkün olacağının altını çizen Çelik, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede Iraklı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler. Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge süreci iç içe olduğu, aslında tek bir tanımı ifade ettiği için komşu ülkelerle, terör örgütünün bulunduğu ülkelerdeki yöneticilerle, hükümetlerle, yoğun bir şekilde muhataplarımızla bu çalışmaları sürdürüyoruz.&quot;</p><p>Çelik, bu başlık altındaki en önemli konulardan birinin Suriye&#39;deki durum olduğuna dikkati çekerek, Suriye&#39;deki durumun ülkenin Esed rejiminin karanlığından çıkmasından sonra daha da kritik bir hal aldığını kaydetti.</p><p><b>"ENTEGRASYON SÜRECİNİ YAKİNEN TAKİP ETMEYE DEVAM EDİYORUZ"</b></p><p><b>Ömer Çelik, şöyle konuştu:</b></p><p>&quot;Yukarıda SDG&#39;nin oluşturduğu yapı, güneyde ayrılıkçı bir Dürzi yapılanması, çeşitli şekillerde ortaya çıkan etnik ya da dini provokasyonlar süreci daha önemli hale getirmişti. Biz her zaman şunu söyledik, örgütün feshi açısından, Irak için ayrı bir model söz konusu olabilir, İran için ayrı, Avrupa için ayrı ve Suriye için ayrı olabilir diye. Burada gelinen noktada SDG&#39;nin feshedilmesi gerektiğini ve silahlı unsurlarının terörist unsurlardan ve Suriyeli olmayan unsurlardan arındırılaraktan Suriye&#39;ye entegre olması gerektiğini ifade etmiştik. Şu anda SDG feshedildi. Oradaki entegrasyon sürecini yakinen takip etmeye devam ediyoruz. Çünkü bu fesih süreçlerinin teoride ve retorikte kalmamasının, sahada gerçekleşmesinin bölgedeki herkes için, bütün etnik, dini gruplar için son derece iyi bir geleceği inşa edeceğine inanıyoruz.</p><p>Türkmen, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, Ezidi, hangi etnik ya da dini gruptan olursa olsun hepsinin geleceği için son derece kıymetli süreçlerdir. Bu sebeple etnik ya da dini gruplar adına ayrılıkçılık peşinde koşanların, bulundukları ülkeleri istikrarsızlaştırmaya çalışanların, örgütlerinin adı, savunduğu ideoloji, ifade ettiği hedefler ya da dayandıklarını iddia ettikleri sosyoloji ne olursa olsun, ki böyle bir sosyoloji genelde olmuyor, bunun siyonizmin ve emperyalizmin bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğini gördük. Bundan sonrasında da bölgeye daha çok kan vadedenlere karşı terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu, bu bölgeye daha çok kan vadedenlerin planlarının bozulması bakımından ne kadar stratejik olduğunun görüldüğünü değerlendiriyoruz.&quot;</p><p><b>"KAPSAYICI, KUŞATICI BİR DİL KULLANMAK ÖNEMLİDİR"</b></p><p>Kahraman şehitlerin ve gazilerin büyük fedakarlıklarıyla, terör vasıtasıyla Türkiye&#39;ye verilmek istenen zararların her zaman engellendiğinin altını çizen Çelik, Türkiye&#39;nin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini ve ortak gelecek, kaderdaşlık, duygudaşlık dünyasını her zaman koruduğunu dile getirdi.</p><p><b>Bunun korunmasının bundan sonrasında çok daha kıymetli olduğunu, herkesin makul bir dil kullanması gerektiğini belirten Çelik, şunları söyledi:</b></p><p>&quot;Eğer kullandığınız dil meşruiyet çerçevesinde hareket ederken, meşru odakları muhatap alırken daha çok köprü kuruyorsa, kendini mağdur hisseden, dışlanmış hisseden, ötekileştirmiş hisseden insanlarla arada daha çok köprü inşa ediyorsa, doğru bir dildir ve bugünün dünyasının ihtiyaç duyduğu dildir. Ama çok doğru şeyler söyleseniz bile, araya duvar örüyorsanız, bu kesinlikle doğru sonuçlar doğurmayan bir dildir. Bir de tabii doğru şeyler söylemeyip, etnik aşırılık, mezhepçi aşırılık, dini istismar eden aşırılık üzerinden çeşitli duvarlar inşa edilmeye çalışıldığı zaman aslında bunun hiçbir etnik ya da dini gruba faydasının olmadığını, birtakım siyonist ve emperyalist hesapların muhasebe kaydı olarak ortaya çıktığını şimdiye kadar defalarca gördük. Onun için her bakımdan sağduyulu bir dil kullanmak önemlidir. Kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanmak önemlidir.&quot;</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI<a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik (<a href="https://x.com/omerrcelik?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerrcelik</a>): Gelinen noktada Rusya-Ukrayna savaşı uzun soluklu bir yıpratma mücadelesine dönmüştür ve bir döngü içerisinde, günlük taktiksel kazanımlarla iki tarafın da birbirini yoğun bir şekilde yıprattığı bir hâle... <a href="https://t.co/xUxSMGgzFf">pic.twitter.com/xUxSMGgzFf</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2098069163688288437?ref_src=twsrc%5Etfw">September 10, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Çelik, bunun yanı sıra kapsayıcı ve kuşatıcı siyasetlerin ortaya konulması ve söylemlerin somut bir gerçekliği ifade etmesi gerektiğini belirterek, marjinal ajandalar yerine daha büyük ufuklara bakabilmek, daha kapsayıcı bir gelecek ufku üzerine konuşabilmenin önemli olduğunu kaydetti.</p><p>Rusya-Ukrayna savaşını yakından takip ettiklerini söyleyen Çelik, "Bir sürü masa kurulumu girişiminden sonra gelinen noktada Rusya-Ukrayna savaşı uzun soluklu bir yıpratma mücadelesine dönmüştür. Savaşın daha geniş bir bölgeye yayılma ihtimali, NATO-Avrupa Birliği çerçevesinde ortaya çıkan tartışmalar, daha ileri düzeyde silahların kullanılmasından bahsedilmesi, tabii ki Karadeniz'deki durum son derece sakıncalı bir hale gelmiştir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42437002.jpg"/><p>Karadeniz'deki sivil Türk gemilerinin hedef alınmasının reddedilmesi gereken bir durum olduğunu ifade eden Çelik, "Şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli gemi hedef alındı. Bu konudaki uyarılarımızı sürdürüyoruz. Bu konudaki hassasiyetlerimizi ve takibimizi en üst düzeyde devam ettiriyoruz. Ama kısır döngünün bir an evvel sona ermesi, İstanbul'da bir masa kurularak muhakkak surette artık bir sonuca varılması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik (<a href="https://x.com/omerrcelik?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerrcelik</a>) <br><br>"Maalesef, ABD'nin ve İsrail'in İran'a saldırısından sonra herhangi bir barış zemini kurulamadı. Bu haksız ve hakkaniyetsiz saldırının arkasından İslamabad Mutabakat Zaptı ortaya çıkmıştı. Barış için bir umut olarak bu... <a href="https://t.co/IAEEYxskgj">pic.twitter.com/IAEEYxskgj</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2098069583902945766?ref_src=twsrc%5Etfw">September 10, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GERGİN DURUMUN DÜNYANIN HER TARAFINA SONUÇLARI OLACAKTIR"</b></p><p><b>ABD ve İsrail'in İran'a saldırısından sonra herhangi bir barış zemininin kurulamadığını ifade eden Çelik, şöyle devam etti:</b></p><p>"İran'a dönük ekonomik yaptırımın uygulanması, İran'daki rejimin İsrail'in ajandası çerçevesinde hedef alınmasının aslında hiçbir sonuç getirmeyeceği ortadadır. Daha uzun süreli bir savaş dünyanın her tarafını etkileyecek. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının ya da Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalı ve gergin durumun dünyanın her tarafına daha yoğun bir şekilde sıçrayan sonuçları olacaktır. Bunun yolu savaşı yoğunlaştırmak, İsrail'in ajandası doğrultusunda İran'a daha çok saldırmak değil, tam tersine bir an evvel barışın sağlanacağı bir ortamın tesis edilmesine çalışmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız savaşın başladığı andan itibaren çatışmanın daha derinleşmemesi ve sivil kayıpların durdurulması için büyük bir inisiyatif ortaya koydu. İslamabad Mutabakat Zaptı'nın ortaya çıkmasında da Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin çok büyük katkıları oldu. Provokasyonlardan kaçınma ve yeniden müzakere masasına dönülmesi konusunda da Sayın Cumhurbaşkanımız diplomasi trafiğini devam ettiriyor."</p><p>Bugün Lübnan, Suriye, İran ve diğer alanlarda ortaya çıkan tablonun Netanyahu hükümetinin saldırganlığı ve soykırımcı politikalarının neticesi olduğunu dile getiren Çelik, "En son biliyorsunuz yeni yerleşim yerleri ilan etmişlerdi. Fakat ilan ettikleri yeni yerleşim yerleri çok stratejik yerler. İki devletli çözümü tamamen imkansız kılacak şekilde yeni yerleşim yerleri ortaya koyuyorlar, bunun ihalesini yapmaya hazırlanıyorlar. Tabii buna İngiltere ve Avrupa Birliği'nin çok güçlü bir şekilde karşı çıkması ve belki de ilk defa İsrail'in bu eylemlerinin onlar tarafından etnik temizlik olarak adlandırılması artık vahşetin hangi boyutlara geldiğini göstermektedir." açıklamasını yaptı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik (<a href="https://x.com/omerrcelik?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerrcelik</a>): Kullanılan dilin, üretilen siyasetin, durulan yerin toplamda herkes için daha çok oksijen üretmesi lazım. Toksik yapıdan herkesi daha çok uzak tutması lazım. <a href="https://t.co/taBKJnvg2R">pic.twitter.com/taBKJnvg2R</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2098068584953974969?ref_src=twsrc%5Etfw">September 10, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>"YERLEŞİMCİ DEĞİL HIRSIZ"</b></p><p>Sorunun sadece Türkiye-İsrail arasındaki gerilim olmadığını vurgulayan Çelik, "Sorun İsrail ve Netanyahu hükümetinin bölgenin tamamıyla yaşadığı çatışmacı, gerilimci ve soykırımcı politikalardır. Sorun İsrail'in uluslararası hukukun bütün normlarına, kurala dayalı düzenin bütün temellerine ve İnsanlık İttifakı'nın bütün değerlerine yaptığı saldırıdır. Sürekli olarak 'yerleşimci' ya da 'yerleşim yerleri' diye birtakım ifadeler kullanılıyor. Daha önce de ifade ettim bunu, bunlara yerleşimci denilmesi bunu masumlaştıran bir şey. Yerleşimci değil o kişi, o bir hırsız. Filistinli ailenin toprağını çalan, Filistin'in öz vatanındaki toprağını çalan kişi. Yerleşim demek işgal, hırsızlık, utanmaz bir ikiyüzlülük demek. Yani bu dilin muhakkak surette değişmesi lazım. Yerleşimci diye bir şey yok, hırsız, işgalci diye bir şey var." dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden 1948'den bu tarafa İsrail'in işgal haritasını göstererek sorduğu "İsrail'in sınırları neresidir?" sorusunu hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">"NETANYAHU SEÇİM ÖNCESİ DAHA DA SALDIRGANLAŞACAK"<a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik (<a href="https://x.com/omerrcelik?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerrcelik</a>): Bütün uluslararası toplumu şu açıdan uyarmak isteriz. Netanyahu ve şebekesinin, İsrail'deki seçim yaklaştıkça daha saldırgan olacağı ve daha büyük cinayetlere imza atmaya... <a href="https://t.co/BGiNbNqgxZ">pic.twitter.com/BGiNbNqgxZ</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2098071810646368723?ref_src=twsrc%5Etfw">September 10, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>"Bugün İsrail'in sınırlarının neresi olduğunu bilen yok. Çünkü İsrail bu belirsizlik üzerinden işgal politikasını, yerleşimci adı altında da hırsızlık politikasını sürdürmeye devam ediyor. Dolayısıyla uluslararası hukuk açısından baktığınızda İsrail'in kendi sınırlarını belli etmemesi bile aslında işte bahsettiği 'Arz-ı Mevud', 'Davut Koridoru'nu kuracağız' gibi birtakım ifadelerle çok geniş bir işgal politikasını sürdürmeye çalıştığını gösteriyor. Dolayısıyla bugün uluslararası toplum, İnsanlık İttifakı sadece Gazze'yi, Batı Şeria'yı, Doğu Kudüs'ü değil, esasında bütün insanlığı tehdit eden bir şebekeyle karşı karşıyadır. Bu bir ülkenin, iki ülkenin meselesi ya da sadece bölge ülkelerinin meselesi değil, İnsanlık İttifakı dediğimiz bu değer kümesini savunan bütün insanların meselesi olarak ele alınmalıdır."</p><p>Netanyahu ve şebekesinin İsrail'deki seçim yaklaştıkça daha saldırgan olacağı ve daha büyük cinayetlere imza atmaya hazırlanacağı noktasında uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunduklarını belirten Çelik, "Bugün ya toplu bir şekilde somut eylemlerle buna karşılık verilecek, bunun durması için bir inisiyatif ortaya koyulacak ya da bu kademe kademe herkesi içine çeken vahşet sarmalı büyüyerek yoluna devam edecek. Nitekim Gazze'ye yaptığını Batı Şeria'ya da Doğu Kudüs'e de yapmak istiyor. Fiilen 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletini imkansız hale getirmek istiyor. Ama daha da kötüsü Lübnan'dan Suriye'ye kadar bu vahşetin boyutlarını devam ettirmesidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42437003.jpg"/><p><b>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI</b></p><p><b>Mekke Anlaşması'nın içinde olunan güvenlik örgütlerine zıt ya da alternatif güvenlik anlaşması olmadığını, tam tersi içinde bulunulan güvenlik örgütlerini tamamlayan bir yaklaşımda olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:</b></p><p>"Şu anda Suudi Arabistan ve Pakistan'la ilk toplantısı da yapılan Mekke Anlaşması, aslında bölgedeki devletlerin, komşularımızın, kardeşlerimizin kendi iradeleriyle barışın korunmasına dönük bir inisiyatifin nasıl oluşturulacağına dair bir mikro model olarak ortaya çıkıyor. Tabii ki bundan sonra yeni katılımlar olacaktır ama henüz her şey çok yeni. İttifak, bölgedeki tabii ki bütün devletlere açık ama prensiplerinin, giriş kurallarının oturması biraz daha zaman alacaktır. Olgunlaştıkça bölge barışına ve küresel barışa katkıda bulunacak, bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bir yapı olarak yoluna devam edecektir."</p><p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına değinen Çelik, "Türkiye'deki öğrenci performansı her üç alanda birden gelişim gösteren az sayıdaki örnek gösterilen performanslardan bir tanesi. Matematik, okuma, fen alanlarında ortalama sonuçların 2022 ile 2025 arasında artması son derece önemli. Dünyanın çeşitli yerlerindeki geriye gidişle mukayese edildiğinde bu başarılar çok daha kıymetli." diye konuştu.</p><p>Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde eğitim alanında yapılan yatırımların bu şekilde sonuçlarını vermeye devam ettiğini söyledi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr"><a href="https://x.com/hashtag/CANLI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#CANLI</a> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik (<a href="https://x.com/omerrcelik?ref_src=twsrc%5Etfw">@omerrcelik</a>): Terörsüz Türkiye süreci ve Terörsüz Bölge sürecini yakından takip ediyoruz. Şu anda SDG feshedildi. (Suriye) Oradaki entegrasyon sürecini yakinen takip etmeye devam ediyoruz. <a href="https://t.co/NpjmZ463q3">pic.twitter.com/NpjmZ463q3</a></p>&#8212; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://x.com/yirmidorttv/status/2098067446905078198?ref_src=twsrc%5Etfw">September 10, 2026</a></blockquote><p></p> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) üniversitelerden "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda bilimsel ve akademik çalışmalar yürütmelerini istemesine ilişkin Çelik, bunun son derece kıymetli bir yaklaşım olduğunu ifade etti.</p><p><b>İSRAİL BAŞBAKANI NETANYAHU'NUN ŞEYH (HERMON) DAĞI'NDAN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR</b></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun işgal altında tuttukları Suriye topraklarına giderek Şeyh (Hermon) Dağı'ndan yaptığı açıklamalara ilişkin bir soru üzerine Çelik, "Orada geçici olarak bulunduklarını söylüyorlardı. Fakat sonra kalıcı bir şekilde oraya yerleştiler. Dolayısıyla orası üzerinden de çok geniş bir alanda istihbarat, gözetleme faaliyetleri yaptığını tespit ediyoruz." dedi.</p><p><b>"Devletlerin egemenliğine, ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı ilkesi ortadan kalktığı zaman dünya vahşi bir ormana döner." diyen Çelik şunları kaydetti:</b></p><p>"Bugün devletlerin egemenliğine en büyük saygısızlığı Netanyahu ve şebekesi yapmaktadır. Devletlerin toprak bütünlüğüne saygı ilkesini en çok zedeleyen Netanyahu ve şebekesidir. Dolayısıyla sadece Hermon Dağı bölgesine, sadece Suriye topraklarına dönük olarak yapılan bir saygısızlık ve yanlış eylem olarak görmemek lazım. Devletlerin egemenlik ilkesine ve devletlerin toprak bütünlüğü ilkesine saygı duyan herkesin ve tüm kurumların reddetmesi gereken bir yaklaşımdır. Görüldüğü gibi provokasyonlarını artırma konusunda özellikle seçime doğru giderken Netanyahu'nun daha ciddi sıkıntılarla dünyayı ve bölgeyi baş başa bırakacağı görülmektedir."</p><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN MANSUR YAVAŞ'I KABULÜ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabulüne ilişkin değerlendirmesi sorulan Çelik, "Gayet doğal bir görüşme. Sayın Cumhurbaşkanımızdan pek çok belediye başkanı randevu talep etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız da kendi programlarının uygunluğuna bağlı olarak kendi takdirleriyle çeşitli zamanlarda bu randevuları vermektedir." diye konuştu.</p><p>Geçmişte de bu kabullerin olduğunu hatırlatan Çelik, "Bildiğim kadarıyla Ahlat dönüşü Sayın Yavaş, Sayın Cumhurbaşkanımızdan randevu talep ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle de bu gerçekleşti." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42437001.jpg"/><p><b>"BİR TEŞEKKÜR ZİYARETİ OLDUĞU İFADE EDİLİYOR"</b></p><p><b>Görüşmenin içeriğine ilişkin Çelik şunları kaydetti:</b></p><p>"Sayın Yavaş'ın yaptığı açıklamada da var. Ankara'nın sorunlarını, önümüzdeki dönemdeki yatırımları ifade etmişler. Sayın Cumhurbaşkanımız, belediye başkanlığından da geldiği için şehirleri daha ileriye götürecek projeler, şehirlerin altyapı sorunlarının çözülmesi, şehir hayatının standartlarının yükseltilmesine dönük birtakım projelerin hayata geçmesi konusunda her zaman çok hassastır. Burada da parti ayrımı gözetmeksizin çeşitli partilere mensup belediye başkanlarına zaman zaman bu randevuları verirler. Ankara başkentimiz. Ankara'nın önümüzdeki dönemdeki yatırımlarının, yatırım beklentilerinin, projelerinin Sayın Cumhurbaşkanımıza sunulmasından daha doğal bir şey yoktur. Yine Sayın Yavaş'ın açıklamasında da var. NATO zirvesiyle Ankara'nın bütün dünyada var olan marka değeri daha çok yükseldi, daha çok duyuldu. Bununla da ilgili bir teşekkür ziyareti olduğu ifade ediliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız devletimizin başıdır. Dolayısıyla devletimizin başı olarak kendisinden randevu talep eden farklı siyasi partilerden milletvekillerine de belediye başkanlarına da çeşitli zamanlarda vakit ayırmaktadır. Dolayısıyla Ankara'nın ihtiyaçları doğrultusunda yapılmış son derece doğal bir görüşmedir."</p><p>Muhalefetten bu görüşmeye ilişkin gelen yorumlara ilişkin ise Çelik, "Muhalefetin hayatında siyaset, siyasetin standartlarının yükseltilmesi, iyi bir belediyecilik yapılması ile ilgili herhangi bir gündem olmadığı için her olaydan büyük spekülasyonlar çıkarma konusunda son derece iştahlı bir muhalefet anlayışı var. Onları kendi spekülasyonlarıyla, kendi tartışmalarıyla baş başa bırakıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>YUNANİSTAN BAŞBAKANI MİÇOTAKİS'İN AÇIKLAMALARI</b></p><p>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası'nı ziyaret edeceği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Çelik, "Daha büyük bir yerden bakmak lazım." dedi.</p><p>Dünyada hemen bir çırpıda sayacak olsa 10 tane ağır kriz, çatışma alanı sayabileceğini ve bunların 3-4 tanesinin sadece bulunduğu bölgeyi değil, bütün dünyayı yıllar boyunca sarsacak potansiyele sahip olduğunu belirten Çelik, "Daha çok gerilim, daha çok kriz üretmek bir siyasi yetenek değil. Yani herhangi bir siyasetçi daha çok kriz üretecek, daha çok gerilim üretecek bir yaklaşım içerisine giriyorsa çok yetenekli, çok doğru bir iş yapmıyordur." ifadelerine yer verdi.</p><p>Başından beri, "Yunanistan'la bütün sorunları masada çözebiliriz ve bunlarla ilgili olarak Türk diplomasisinin kabiliyetleri çok yüksektir. Burada biz komşuyuz, başkaları gider, biz kalırız" dediklerini hatırlatan Çelik, bunu da bir eksiklik olarak değil, hem masada hem sahada son derece güçlü bir ülke olarak söylediklerinin altını çizdi.</p><p>AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yunanistan'ın birtakım işlevsiz ittifaklara girerek ya da kendi ülkesinin birtakım süreçlerini İsrail'e teslim ederek Türkiye'yi kuşatabileceğini zannetmesi son derece boş bir yaklaşım, altı boş bir yaklaşım. Bunun Yunanistan'a da büyük bir zararı olur. Yani bugün Netanyahu gibi bir Nazi ile yan yana gelmeyi kabullenen siyasetçinin herhangi bir şekilde dünyanın gidişatını okuma konusunda büyük yetersizlikleri olduğu görülür." görüşünü paylaştı.</p><p><b>Bunun bir meşruiyet meselesi olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:</b></p><p>"Meşru siyasete, meşru dünyaya inanan hiç kimsenin bunlarla yan yana gelmek gibi bir yaklaşımı olmaz. Bugün Netanyahu'yla ve İsrail'in bu saldırganlığıyla yan yana gelme konusunda Yunanistan Başbakanının özel bir iştahı, çabası olduğu görülüyor. Kuşkusuz bu Yunan halkı için de iyi bir şey değil. Bizim açımızdan baktığımızda bunlar reddedilmesi gereken ama herhangi bir şekilde bizim için bir tehdit teşkil eden unsurlar değil. Türkiye'nin masadaki ve sahadaki gücü tüm bu kumpasları, sözde ittifakları bir zarar verme potansiyeli varsa engelleyebilecek durumdadır."</p><p>Siyasi akılla, sağduyuyla hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, "Herkes gider bu bölgede biz ve Yunanistan kalırız yine sonunda. Yunanistan'ı birtakım böyle büyük güçlerin başka hesaplarının maceralarının arkasına sürüklemek bir Yunan siyasetçisinin yapmaması gereken bir iştir. Sonuçta bu sorunlar Türkiye ile Yunanistan arasında masada çözülmelidir." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/terorsuz-turkiye-sureci-a-913_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291058</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gizlendigi-delikten-cikarildi-feto-firarisi-kiskivrak-yakalandi-291058</link>
      <pubDate>2026-09-10T17:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gizlendiği delikten çıkarıldı! FETÖ firarisi kıskıvrak yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Ankara'da hakkında 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan FETÖ firarisinin saklandığı gizli bölmede yakalandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gizlendiği delikten çıkarıldı! FETÖ firarisi kıskıvrak yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, FETÖ mensubu olan, hakkında 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve aranan S.D&#39;nin saklandığı adresin tespit edildiği belirtildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video1-10092026987edf30.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>S.D'nin, düzenlenen operasyonda, saklandığı gizli bölmede yakalandığı bilgisi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</b></p><p>&quot;Ayrıca S.D. isimli şahsın, örgüt içerisinde emniyet mahrem yapılanmasında yer aldığı, örgütün kripto haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt içerisinde &#39;Uğur&#39; kod adını kullandığı ve &#39;örgüt ağabeyi&#39; olarak faaliyet gösterdiği tespit edildi. FETÖ&#39;ye yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Devletimizin bütünlüğüne, milletimizin huzuruna kastedenler, nereye saklanırsa saklansınlar adaletin pençesinden kurtulamayacaklar.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/gizlendigi-delikten-cikar-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291057</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/e-ydts2-basvuru-suresi-uzatildi-291057</link>
      <pubDate>2026-09-10T17:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[e-YDTS/2 başvuru süresi uzatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, 2026 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS/2 Türkçe) başvuru süresi 14 Eylül'e kadar uzatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[e-YDTS/2 başvuru süresi uzatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#39;nin internet sitesindeki duyuruya göre, 19 Eylül&#39;de uygulanacak e-YDTS/2 Türkçe başvuru ve sınav ücreti ödeme işlemleri 14 Eylül saat 23.59&#39;a kadar sürecek.</p><p>Adaylar başvurularını, ÖSYM&#39;nin &quot;sanalpos.osym.gov.tr&quot; adresinden yapabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/e-ydts2-basvuru-suresi-uz-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291056</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-mkyk-toplantisi-basladi-291056</link>
      <pubDate>2026-09-10T17:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti MKYK Toplantısı başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti MKYK Toplantısı başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Merkezi Konferans Salonu&#39;ndaki toplantı, saat 17.15&#39;te başladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ak-parti-mkyk-toplantisi--248_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291055</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-kadin-belediye-baskanlarini-kabul-etti-291055</link>
      <pubDate>2026-09-10T17:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kadın belediye başkanlarını kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kadın belediye başkanlarını kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti.</div>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/cumhurbaskani-erdogan-ak--637_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291054</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/asrin-felaketi-mesaji-bakan-kurum-masum-duygularla-verilen-yardimlar-depolarda-curutulmus-291054</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Masum duygularla verilen yardımlar depolarda çürütülmüş]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Devletin tüm imkanlarıyla deprem bölgesine koştuğuna dikkati çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Birileri vatandaşımızın bu duygularını istismar etmeye çalıştı, yardımlar topladı, devlete alternatif kampanyalar üretti. Şimdi görüyorsunuz değil mi, insanların masum duygularıyla, sadece bir yardım ulaştırmak için verdiği paralar nerelere harcanmış, verilen yardımlar depolarda nasıl çürütülmüş?" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum: Masum duygularla verilen yardımlar depolarda çürütülmüş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kurum, Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi&#39;nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Trabzon&#39;un 18 ilçesinde yaşayan herkese sevgi ve muhabbetlerini gönderdiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selam, sevgi ve muhabbetlerini ilettiğini belirten Kurum, &quot;Bugün şehrimizin en kıymetli kıyı alanını, Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi ve beraberinde muazzam sosyal donatılarının temelini atmak için buradayız. Ben şimdiden bu muhteşem eserin Trabzonumuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.&quot; dedi.</p><p>Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın Trabzon için &#39;elini taşın altına koyanların şehri&#39; ifadesini kullandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Dostunun arkasında orada dağ gibi duranların, mertliğin, ferasetin, cesaretin, vefanın şehridir. Bu aziz şehir ve burada yaşayan kardeşlerimiz ülkemizin en zor zamanlarında milletimize umut olmuş, yol göstermiştir. İşte bu nedenle, Trabzonumuza hizmet etmek bizim için emin olun gönül meselesidir, bizim Trabzon&#39;a vefa meselemizdir. İşte bu bakış ve anlayışla biz de yıllardır bakanlarımızla, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla Trabzonumuza olan sevgimizi göstermek için yaptığımız konutlarla, dönüştürdüğümüz mahallelerle, açtığımız yeşil alanlarla Trabzon&#39;un güzel insanlarına layık olmaya çalıştık. Bu aziz şehrin her sokağındaki emek, her mahallesindeki hizmet, işte bizim bitmek bilmeyen büyük sevdamızın eseridir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42434874.jpg"/><p>Trabzon&#39;a yüzlerce eser ve hizmet kazandırdıklarını dile getiren Kurum, on binlerce aileyi güvenli, güzel ve sıcak yuvalarına kavuşturduklarını ifade etti.</p><p>Kurum, kentsel dönüşümde Trabzon&#39;un her mahallesinin Trabzon&#39;a yakışır bir hale gelmesi için çalıştıklarına işaret ederek, başta Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projesi olmak üzere birçok alanda dönüşüm süreci başlattıklarını aktardı.</p><p>Kentin 18 ilçesinde yaptıkları bir eserin bulunduğunu belirten Kurum, en son 52 bin metrekarelik Çarşıbaşı Millet Bahçesi&#39;ni hizmete sunduklarını söyledi.</p><p><b>- "NE SÖZ VERDİYSEK O SÖZÜ GELİR YAPARIZ"</b></p><p>Kurum, bugün ise muazzam bir eserin ilk fidanlarını dikmek için bir araya geldiklerine işaret ederek, şu şekilde konuştu:</p><p>&quot;Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl yine Uzunkum&#39;a gelmiş, sizlerle buluşmuş ve Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreninde, Karadeniz'in incisi Trabzonumuza bu büyük eserin sözünü vermiştik ama bizim sözümüz öyle başkalarının verdiği söze benzemez. Biz sözümüzün eriyiz, ne söz verdiysek o sözü gelir yaparız. Hamdolsun, bir kez daha verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42434879.jpg"/><p>Projenin ilk etabında çalışmaların yaklaşık 400 bin metrekarelik alanda yürütüleceğini dile getiren Kurum, &quot;Bu alanın yarısından fazlası yeşil alan olacak. Yani burada yeşile doyacağız. Bu güzel alanda on binlerce ağacı toprakla buluşturacağız. Buradan Akçaabat&#39;a kadar uzanan bisiklet ve gezinti yollarıyla annelerimizin, babalarımızın orada Karadeniz'in karşısında huzurla yürüyüş yapacakları, huzur bulacakları bir alanı da bu proje kapsamında kazandırmış olacağız. Karadeniz'in incisi Trabzonumuzu bu anlamda ait olduğu yerle, yani denizle daha da yakınlaştıracağız.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "BUGÜN GELECEĞİN TRABZON'UNUN TEMELLERİ ATILMAKTADIR"</b></p><p>Kurum, vatandaşların kendilerine Karadeniz ile buluşma arzularını ilettiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;İstedik ki vatandaşımız burada derin bir nefes alsın, Karadeniz&#39;in o coşkusu ve güzelliğiyle buluşsun. İnşallah burası sadece bölgemizin değil, Trabzon&#39;un değil, tüm Karadeniz&#39;in cazibe merkezi olacak. Emin olun buraya bütün bölgeden insanlarımız gelecek, huzurla ve güvenle bu güzelliklerden istifade edecek. Burada vatandaşlarımıza öyle imkanlar sunacağız ki geleceğin Trabzon'unu adeta bugünden kuracağız. Bu sözümü unutmayın. Bugün geleceğin Trabzon&#39;unun temelleri atılmaktadır. Bu proje bittiğinde burası tüm bölgeye hizmet edecek ve Trabzonumuzu bir başka boyuta taşıyacaktır.&quot;</p><p>Proje kapsamında tesislerin tamamlanması ve etkinlik merkezlerinin çalışmasının ardından gençlere yüzlerce ve kalıcı iş imkanı doğacağını aktaran Kurum, &quot;Daha çok turist demek, daha çok istihdam, üretim demek. Buraya gelen turistimiz bir gün daha fazla kalacak. Otelcimiz ve esnafımız o vatandaşımıza hizmet verecek. Kısacası projemiz her anlamda şehrimize bolluk, bereket getirecek. &#39;Karadeniz olur da su sporları olmaz mı&#39; dedik ve çalıştık. Projemiz kapsamında kayıkhanesi, restoranı ve çok amaçlı salonuyla hizmet verecek bir Yelken Kulübü de var. Belki bugün aramızda bulunan bir evladımız burada yelken sporuyla tanışacak ve ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası müsabakalarda dalgalandıracak. Engelli vatandaşlarımızı unutmadık. Onlar için de burada çok önemli yine ayrıntıları düşündük.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42434880.jpg"/><p>Projenin Trabzon ve bölgeye hayırlı olmasını temennisinde bulunan Kurum, &quot;Her zaman olduğu gibi bu projemizde de &#39;Hayırlı işlerde acele edeceğiz&#39; diyeceğiz ve inşallah TOKİ'mizle Uzunkum Yaşam Alanı projemizin bugün başlatmış olduğumuz kısmını 2027 yılının Ekim ayında tamamlayacağız ve Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunacağız.&quot; dedi.</p><p><b>- "BELEDİYELERİMİZ ARTIK ÇÖPTEN PARA KAZANACAKLAR"</b></p><p>Kurum, Trabzon&#39;un atık meselesini kökten çözecek ve atığı enerjiye dönüştürecek büyük bir adımı da şehre kazandıracaklarını bildirdi.</p><p>Trabzon ve bölge belediyelerinin atıklarının modern yöntemlerle yönetileceğini vurgulayan Kurum, &quot;Günlük yaklaşık 1000 ton kapasiteli Atıktan Enerji Üretim Tesisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte artık yük olan bu tesisi yük olmaktan çıkaracağız ve buradaki enerji dönüşümüyle birlikte hem şehrimiz hem belediyelerimiz artık çöpten para kazanacaklar. Depolama alanlarında baskı var. Oradaki ilçemiz, vatandaşlarımız bu baskıdan rahatsız. Dolayısıyla bu baskıyı da azaltacağız. Trabzonumuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek bir şehir haline getireceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Kurum, Karadeniz ve Trabzon&#39;un geleceği için bir önemli adım daha atacaklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Ortahisar ve Yomra'da yaşayan yaklaşık 1 milyon hemşehrimize hizmet edecek, günlük 200 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni Trabzon'a kazandırıyoruz. Bu iki proje tamamlandığında şehrimizin atık suları ileri biyolojik yöntemlerle arıtılmış ve bertaraf edilmiş olacak. Düzenli depolama sahasında çöplerden elde ettiğimiz enerjiyle birlikte şehrin ekonomisine ve istihdamına katkı sunuyor olacak. Trabzon'un arıtma ve çöp meselesi bu anlamda önemli. Buradan bir duyuru yapmak istiyorum. Karadeniz&#39;imizdeki her bir ilimiz çöp konusunu aynı Trabzon&#39;da olduğu gibi birlikte ele alacak. Ordu, Giresun, Samsun Büyükşehir Belediyemizle de bu kapsamda çalışmalarımızı yapıyoruz. En güzel tesisleri inşallah şehirlerimize kazandıracağız. Dolayısıyla Karadeniz&#39;imizi, o güzel yeşil alanlarımızı, doğamızı kimsenin kirletmesine müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.&quot;</p><p>Attıkları her adım ve yaptıkları her projede tek gayelerinin milletin duasını almak olduğunu ifade eden Kurum, en büyük hedeflerinin Trabzon ve Karadeniz&#39;i Türkiye Yüzyılı&#39;na yakışan dirençli altyapılarıyla geleceğe taşımak olduğunu belirtti.</p><p>Her ilin ihtiyacına göre adımlar attıklarını dile getiren Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Yangında, depremde, selde vatandaşımızın ve vekillerimizin, belediye başkanlarımızın ihtiyaçları neyse bu ihtiyaçları bir bir çalışıyor, karar veriyor ve verdiğimiz kararı da bitirip milletimizin hizmetine sunuyoruz. Üstelik bunları yaparken bir yandan da afetlerimizin yol açtığı yıkımları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Hatırlayın 6 Şubat gününü kardeşlerim. Bu topraklar asrın en büyük felaketini yaşadı. Bugüne kadar yaşadığımız en büyük felaket. 11 ilimiz yıkıldı, binlerce canımızı, kardeşimizi, evladımızı toprağa verdik. Devlet millet el ele verdik ve ilk saat, ilk dakika itibarıyla milletimizle birlik ve beraberlik şuuru içerisinde çalışmalarımızı başlattık ve yine el ele omuz omuza kalkmasını bildik. Sizler Trabzon'dan koştunuz. Van, İzmir, Edirne tek yürek oldu. Emin olun ne gerekiyorsa yaptık.&quot;</p><p><b>- "GELDİĞİMİZ NOKTADA GERÇEKLER GÜN GİBİ ORTADIR"</b></p><p>Kurum, devletin tüm imkanlarıyla deprem bölgesine koştuğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Birileri vatandaşımızın bu duygularını istismar etmeye çalıştı, yardımlar topladı, devlete alternatif kampanyalar üretti. Şimdi görüyorsunuz değil mi, insanların masum duygularıyla, sadece bir yardım ulaştırmak için verdiği paralar nerelere harcanmış, verilen yardımlar depolarda nasıl çürütülmüş? Biz o gün dedik ki &#39;Biz bu işi yapacağız&#39; ama bize inanmadılar, &#39;AK Parti, Cumhur İttifakı bu enkazın altında kalır&#39; dediler. Biz onlara aldırmadan çalıştık. Geldiğimiz noktada gerçekler gün gibi ortadır. Kalıcı çözüm üreten, milletinin yanında olan devlettir. &#39;20 yılda ayağa kalkmaz&#39; dedikleri şehirlerimizi ayağa kaldıran, 2 yılda 455 bin konutu yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan&#39;dır. Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı, güvendi.&quot;</p><p>Deprem bölgesindeki acıları giderebilmek için canla ve başla çalıştıklarını vurgulayan Kurum, &quot;Bunu bu devlet yaptı, bunu bu millet başardı, Türkiye başardı. Bu çok önemli. Yurt dışına gittiğim her yerde bu başarıyı anlatıyorum ve inanamıyorlar. Gelin, görün şehirlerimizi gezin diyorum. Devletimizle, Cumhurbaşkanımızla, milletimizle gurur duyuyoruz. Milletimizi aç da açık da bırakmadık ve sözümüzü 25 yıldır olduğu gibi tuttuk, hamdolsun. Allah&#39;a şükürler olsun ki bu aziz millete hizmet etme şerefine eriştik. Benim çocuklarıma bırakacağım en önemli miras budur. Oradaki 14 milyon vatandaşımız, 81 ilimiz için görev yaptığım süre boyunca o hizmetleri yaptık. Bu aşkla, şevkle ve inançla gece gündüz çalıştım ve şükürler olsun ki Rabbimize ve milletimize mahcup olmadık.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu proje yapımında emeği geçenler için oluşturulan kütüğe isimlerini çaktılar. Bakanlar Kurum ve Uraloğlu, ardından Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi&#39;nin ilk fidanını dikti.</p><p>Törene, Trabzon Valisi Tahir Şahin, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, eski bakan Faruk Nafız Özak, diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/asrin-felaketi-mesaji-bak-789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291052</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/uzmanlardan-uykusuzluk-uyarisi-bir-gece-bile-beyni-etkiliyor-291052</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan uykusuzluk uyarısı! Bir gece bile beyni etkiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, uykusuzluğun beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Bir gece uykusuz kalmak bile tepki hızını ve stresle baş etme yeteneğini azaltırken, sürekli uykusuzluk önemli hastalık risklerini artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan uykusuzluk uyarısı! Bir gece bile beyni etkiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir gece boyunca uykusuz kalmak, beyin sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratıyor. Uzmanlara göre, uykusuzluk yalnızca zihinsel performansı düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda hafıza, stresle başa çıkma ve genel yaşam kalitesinde de belirgin düşüşe yol açıyor. Özellikle yetişkinlerin günde en az 7 ila 9 saat uyuması gerektiği vurgulanırken, bu sürenin altına inildiğinde beyin toksinlerden arınamıyor ve yeni nöronal bağlantılar kurulamıyor.</p><h3>Uzmanlar: Uykusuzluk hastalık riskini artırıyor</h3><p>Uzmanlar, uykusuzluğun yalnızca kısa vadede yorgunluk ve sinirlilikle sınırlı kalmadığını, uzun vadede ise anksiyete, depresyon, demans, kalp hastalıkları ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırladığını belirtiyor. Derin uyku sırasında beyin, Alzheimer ile ilişkili zararlı proteinleri temizliyor ve bu süreç kesintiye uğradığında hastalık riski artıyor. Ayrıca, sürekli uykusuzluk, bireylerin stresli durumlarla baş etme kapasitesini de önemli ölçüde azaltıyor.</p><h3>Yetişkinler için ideal uyku süresi: 7-9 saat arası</h3><p>Sağlıklı bir yaşam için uzmanlar, yetişkinlerin her gün 7 ila 9 saat arasında uyuması gerektiğini hatırlatıyor. Uyku eksikliği vücudun yenilenme sürecini sekteye uğratırken, gün boyunca biriken toksik maddelerin atılmasını da engelliyor. Uykusuzluk, hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde kalıcı izler bırakabiliyor. Bu nedenle düzenli ve yeterli uyku, beyin sağlığını korumak için büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/uzmanlardan-uykusuzluk-uy-286_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291051</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutfakta-hijyen-alarmi-en-riskli-esyalar-belli-oldu-291051</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfakta hijyen alarmı! En riskli eşyalar belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mutfakta en fazla kirliliğe yol açan eşyalar uzmanlar tarafından açıklandı. Özellikle sünger ve bulaşık bezleri, mikroorganizmalar için adeta bir yuva haline geliyor. Hijyenin sağlanması için bu ürünlerin düzenli olarak değiştirilmesi şart.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfakta hijyen alarmı! En riskli eşyalar belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, mutfakta en fazla bakteri ve mikroorganizma barındıran eşyaları açıkladı. Yapılan değerlendirmelere göre, süngerler ve bulaşık bezleri, sık sık yıkansalar bile üzerinde zararlı bakteri ve küf barındırmaya devam ediyor. Özellikle E. coli ve stafilokok gibi mikropların bu eşyalar üzerinde kolayca çoğalabildiği belirtildi. Uzmanlar, mutfak süngeri ve bezlerinin ayda en az üç-dört kez yenilenmesini öneriyor. Ayrıca, bu eşyaların düzenli olarak değiştirilmemesi durumunda, evdeki hijyenin ciddi biçimde tehlikeye girebileceği vurgulandı.</p><h3>Kesme tahtalarında gizli risk: Farklı ürünler için ayrı tahta şart</h3><p>Kesme tahtaları da mutfakta dikkat edilmesi gereken bir diğer eşya olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, balık, et, ekmek ve sebzeler için ayrı kesme tahtaları kullanılmasını tavsiye ediyor. Bu sayede çapraz bulaşma riski azaltılabiliyor. Ayrıca, kesme tahtalarının altı ayda bir değiştirilmesi ve kaynar suyla düzenli olarak temizlenmesi gerekiyor. Bulaşık makinesinde yıkama da mikropların uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor. Bu önlemlerle mutfakta gıda güvenliği sağlanabiliyor.</p><h3>Çöp kutusu ve lavabo temizliği ihmal edilmemeli</h3><p>Mutfakta hijyenin sürdürülebilir olması için çöp kutusunun ayda en az bir kez dezenfekte edilmesi büyük önem taşıyor. Lavabonun ise haftada iki veya üç kez temizlenmesi, bakteri ve kötü kokuların önüne geçiyor. Uzmanlar, düzenli temizlik ve eşya değişimiyle mutfakta sağlıklı bir ortam oluşturulabileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, mutfak süngeri, bulaşık bezi, kesme tahtası ve çöp kutusu gibi eşyaların hijyenine özen göstermek, aile sağlığını korumada kritik rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/mutfakta-hijyen-alarmi-en-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291050</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/iste-markette-taze-meyve-secmenin-6-altin-kurali-291050</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşte markette taze meyve seçmenin 6 altın kuralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Market alışverişinde taze meyve seçimi, hem sağlık hem de lezzet açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle market raflarında taze meyve arayan tüketicilere, küf ve aşırı nem gibi risklere karşı dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Taze meyve seçiminin püf noktaları, alışverişte güvenli ve keyifli bir deneyim sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşte markette taze meyve seçmenin 6 altın kuralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Market alışverişlerinde taze meyve seçmek, sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak, raflarda sergilenen her meyve aynı kaliteyi sunmuyor. Uzmanlar, tüketicilerin en taze ve güvenli meyveleri seçebilmesi için altı temel kuralı hatırlatıyor. Sertlik kontrolünden kokuya, küf ve nem incelemesinden hasar tespitine kadar birçok ayrıntı, taze meyve seçiminde kritik rol oynuyor. Marketlerde yapılan yanlış tercihler, hem sağlık risklerine hem de ekonomik kayıplara yol açabiliyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Sertlik ve renk, taze meyve seçiminde belirleyici'</h3><p>Taze meyve arayışında ilk dikkat edilmesi gereken unsur, meyvenin sertliği oluyor. Meyveye hafifçe dokunarak yapılan kontrol, bozulmuş ürünleri ayırt etmede etkili bir yöntem sunuyor. Uzmanlar, özellikle büyük yumuşak lekeleri bulunan ya da alışılmadık derecede yumuşak olan meyvelerin, bakteri üremesi açısından riskli olduğunu belirtiyor. Renk ise meyvenin olgunluğunu ve tazeliğini gösteren bir başka önemli işaret. Tek tip ve canlı renge sahip meyveler, genellikle uygun zamanda hasat edilmiş ürünler olarak öne çıkıyor. Geniş renk değişiklikleri, koyu lekeler veya mat bir görünüm ise meyvenin ya olgunlaşmadığını ya da en iyi dönemini geride bıraktığını gösterebiliyor.</p><h3>Küf ve nem: Taze meyve seçiminde gizli tehlike</h3><p>Market alışverişlerinde taze meyve seçimi sırasında gözden kaçabilen en önemli risklerden biri de küf ve aşırı nem. Özellikle paketli ürünlerde, ambalajın alt kısmında biriken sıvı ya da tüylü bir tabaka, meyvenin bozulmaya başladığının açık göstergesi olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, küfün bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, çocuklar, yaşlılar ve hamileler için ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, böğürtlen, üzüm ve kiraz gibi ürünlerin her katmanında küf oluşumuna karşı detaylı bir inceleme yapılması öneriliyor. Ayrıca, tamamen kokusuz meyveler genellikle olgunlaşma sürecini tamamlamamış oluyor; ekşi veya fermente bir koku ise meyvenin bozulduğuna işaret ediyor.</p><h3>Hasarlı ve hafif meyveler raflarda risk taşıyor</h3><p>Meyve seçiminde gözden kaçan bir diğer unsur ise kabukta oluşan kesik, çatlak veya büyük hasarlar. Uzmanlara göre, bu tür hasarlı alanlar mikropların içeriye girmesine ve meyvenin hızla bozulmasına neden olabiliyor. Küçük kozmetik kusurlar genellikle risk oluşturmazken, derin çatlaklar veya büyük kesikler, ürünün raf ömrünü kısaltıyor ve zararlı bakterilerin üremesine zemin hazırlıyor. Ayrıca, meyveyi elinizde tartmak ve boyutuna göre ağırlığını kontrol etmek de taze meyve seçiminin püf noktalarından biri. Normalden hafif gelen meyveler, depolama sırasında fazla nem kaybetmiş ve tazeliğini yitirmiş olabiliyor.</p><h3>Evde taze meyve tüketimi için pratik öneriler</h3><p>Market alışverişinde taze meyve seçimi kadar, alınan ürünlerin evde doğru şekilde saklanması da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, mevsiminde meyve almanın hem lezzet hem de besin değeri açısından avantaj sağladığını belirtiyor. Ayrıca, meyveleri depolamadan önce değil, tüketmeden hemen önce yıkamak, fazla nemin küf oluşumuna neden olmasını engelliyor. Fazla alınan meyvelerin bozulmadan önce dondurularak smoothie veya fırın ürünlerinde değerlendirilmesi de israfı önleyen pratik bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bozulmuş veya kötü kokan meyvelerin ise vakit kaybetmeden atılması, sağlığı korumak adına önem taşıyor. Özellikle böğürtlen ve kiraz gibi çabuk bozulan meyvelerde daha fazla dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/iste-markette-taze-meyve--500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291049</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kahve-karaciger-dostu-cikti-siroz-ve-kanser-riskine-karsi-dogal-koruma-291049</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahve karaciğer dostu çıktı! Siroz ve kanser riskine karşı doğal koruma]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Son yıllarda yapılan araştırmalar, kahve tüketiminin karaciğer sağlığı üzerinde belirgin etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Özellikle günde üç ila dört fincan kahve içenlerin karaciğer hastalığı riskinin önemli ölçüde düştüğü vurgulanıyor. Bilim insanları, kahvenin doğal bileşenlerinin karaciğeri koruyucu etkisine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahve karaciğer dostu çıktı! Siroz ve kanser riskine karşı doğal koruma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda bilim dünyasında yapılan kapsamlı araştırmalar, kahve tüketiminin karaciğer sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini gündeme taşıdı. Uzmanlar, düzenli olarak kahve içen bireylerde karaciğerle ilgili hastalıkların görülme sıklığının azaldığını ve mevcut karaciğer rahatsızlığı olanlarda ise hastalığın ilerlemesinin yavaşladığını belirtiyor. Özellikle günde üç ila dört fincan kahve tüketiminin, karaciğer hücrelerinde yağ birikimini azalttığı, oksidatif stres ve iltihapla mücadele ettiği ve skarlaşmayı yavaşlattığı ifade ediliyor. Kahve tüketiminin karaciğer kanseri ve siroz gibi ciddi hastalıklara karşı da koruyucu bir rol üstlendiği vurgulanırken, bu bulguların insanlarda doğrulanması için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>Kahve tüketimi karaciğer hastalığı riskini azaltıyor</h3><p>Kahve, içerdiği kafein, klorojenik asit ve diterpenler gibi doğal bileşenler sayesinde karaciğer sağlığını destekliyor. Araştırmalar, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve çeşitlerinin faydalı olabileceğini gösteriyor. Özellikle yağlı karaciğer hastalığı olan bireylerde, düzenli kahve tüketiminin karaciğer skarlaşmasını yaklaşık yüzde 35 oranında azalttığı tespit edildi. Bu, hastalığın daha yavaş ilerlemesine ve uzun vadede karaciğerin fonksiyonlarını korumasına yardımcı oluyor. Ayrıca, kahve içenlerin karaciğerle ilgili ölüm riskinin içmeyenlere göre yüzde 49 daha düşük olduğu bildiriliyor. Bu veriler, kahvenin yalnızca bir içecek olmanın ötesine geçerek karaciğer sağlığının korunmasında önemli bir araç haline geldiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Demleme yöntemi ve miktar karaciğer sağlığını etkiliyor</h3><p>Kahvenin karaciğer üzerindeki etkileri, tüketilen miktara ve hazırlama yöntemine göre değişiklik gösterebiliyor. Araştırmalar, günde üç ila dört fincan kahve tüketiminin maksimum fayda sağladığını, bu miktarın üzerine çıkıldığında ise ek bir avantaj görülmediğini belirtiyor. Sağlıklı yetişkinler için önerilen günlük kafein miktarı 400 miligramı geçmemeli; bu da yaklaşık iki ila üç büyük fincan kahveye denk geliyor. Kafeinsiz kahve de benzer koruyucu etkilere sahip. Demleme yöntemi ise ayrı bir öneme sahip: Kağıt filtreyle hazırlanan kahve, cafestol ve kahweol gibi maddelerin çoğunu uzaklaştırarak kolesterol seviyelerinin yükselmesini engelliyor. Buna karşın, filtrelenmemiş kahve kalp sağlığı için risk oluşturabilirken, karaciğer üzerindeki faydalarından bir miktar ödün verilebiliyor. Bu nedenle, kahve tüketicilerinin hem miktara hem de hazırlama şekline dikkat etmesi gerekiyor.</p><h3>Kahve tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler</h3><p>Kahve karaciğer sağlığına katkı sağlasa da, bazı durumlarda dikkatli olunması şart. Özellikle çocuklar ve 12 yaş altı bireylerde kafeinli içeceklerden uzak durulması öneriliyor. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde ise günde 200 miligramdan fazla kafein alınmaması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, kahveye eklenen şeker ve ağır krema gibi katkı maddeleri, kahvenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini azaltabiliyor ve kilo artışına yol açabiliyor. Kalp ritim bozukluğu, reflü, uykusuzluk ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları olanlar ile kafeinle etkileşime giren ilaçları kullananlar ise kahve tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışmalı. Bu önlemler, kahvenin karaciğer sağlığına olan olumlu etkilerinden maksimum düzeyde faydalanmayı mümkün kılıyor.</p><h3>Kahve ve karaciğer kanseri riski arasındaki ilişki</h3><p>Bilimsel çalışmalar, kahve tüketiminin en yaygın karaciğer kanseri türü olan hepatoselüler karsinom riskini azalttığını gösteriyor. 2023 yılında yayımlanan bir analiz, daha fazla kahve içen bireylerde karaciğer kanseri riskinin anlamlı derecede düştüğünü ortaya koydu. Yeşil çayın da koruyucu etkisi olabileceği düşünülse de, kahve için elde edilen bulgular daha güçlü kabul ediliyor. Ancak, bu ilişkinin tam olarak anlaşılması ve kahvenin hangi mekanizmalarla koruma sağladığının belirlenmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Yine de mevcut veriler, kahve tüketiminin karaciğer kanseri riskini azaltmada etkili bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Kahve tüketiminde denge ve bilinçli seçim önemli</h3><p>Sonuç olarak, kahve tüketimi karaciğer sağlığının korunmasında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Ancak, kahvenin faydalarından yararlanmak için tüketim miktarına, hazırlama yöntemine ve eklenen maddelere dikkat etmek gerekiyor. Bilim insanları, karaciğer sağlığını desteklemek isteyenlerin günde üç ila dört fincan kahveyle sınırlı kalmasını ve özellikle sağlık durumu farklılık gösteren bireylerin doktor tavsiyesi almasını öneriyor. Kahve, doğru şekilde tüketildiğinde karaciğer hastalıklarının önlenmesi ve ilerlemesinin yavaşlatılmasında güçlü bir destekçi olabiliyor. Ancak, her bireyin sağlık koşulları farklı olduğundan, kahve tüketimi konusunda bilinçli hareket etmek büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/kahve-karaciger-dostu-cik-659_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291048</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/aromali-yogurtlar-seker-dengesini-nasil-etkiliyor-291048</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aromalı yoğurtlar şeker dengesini nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Aromalı yoğurtlar, pratik bir besin seçeneği olarak öne çıkıyor. Ancak diyetisyenler, kan şekeri üzerindeki etkileri nedeniyle tüketicileri uyarıyor. Aromalı yoğurt seçerken dikkat edilmesi gerekenler ve uzman önerileri haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aromalı yoğurtlar şeker dengesini nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aromalı yoğurtlar, son yıllarda hem pratikliği hem de lezzetiyle öne çıkan bir atıştırmalık olarak tercih ediliyor. Ancak bu ürünlerin kan şekeri üzerindeki etkileri, özellikle diyabet riski taşıyanlar ve sağlıklı beslenmeye önem verenler için merak konusu oldu. Diyetisyenler, aromalı yoğurtların içeriğinde bulunan protein, kalsiyum ve diğer besin maddelerinin önemli avantajlar sunduğunu vurgularken, eklenen şeker ve karbonhidrat miktarına dikkat çekiyor. Porsiyon boyutu, yoğurdun protein ve karbonhidrat dengesi ile birlikte yanında tüketilen diğer gıdalar, kan şekeri tepkisini doğrudan etkiliyor. Peki, aromalı yoğurtlar gerçekten kan şekeri için iyi bir seçenek mi?</p><h3>Diyetisyenlerden aromalı yoğurt seçimi için kritik uyarılar</h3><p>Uzmanlar, aromalı yoğurtların kan şekeri üzerindeki etkisinin tamamen içeriğine bağlı olduğunu belirtiyor. Özellikle eklenen şeker miktarı, yoğurdun sağlıklı olup olmadığını belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Eğer yoğurdun içinde şeker kamışı şekeri veya aspartam gibi besin değeri olmayan tatlandırıcılar bulunuyorsa, bu durum kan şekeri seviyesini doğrudan etkileyebiliyor. Ayrıca, yoğurdun porsiyon başına içerdiği protein, lif ve yağ miktarı da önem taşıyor. Yüksek proteinli aromalı yoğurtlar, kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olabiliyor. Bunun yanında, gün içinde alınan toplam şeker miktarı da göz önünde bulundurulmalı. Uzmanlar, haftada en az 2 fincan yoğurt tüketmenin tip 2 diyabet riskini azaltabileceğini ifade ediyor. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), bu konuda nitelikli bir sağlık beyanı yayımlamış durumda. Ancak, bu beyan aromalı ve aromasız yoğurt arasında bir ayrım yapmıyor. Bu nedenle, aromalı yoğurt tercih ederken etiketlerin dikkatlice incelenmesi ve eklenmiş şeker oranının düşük tutulması öneriliyor.</p><h3>Aromalı yoğurt tüketiminde kan şekeri dengesi için öneriler</h3><p>Süt bazlı yoğurtlar, doğal olarak laktoz içerdiği için karbonhidrat kaynağı sayılıyor. Aromalı yoğurtlar ise çoğunlukla ekstra şeker eklenerek hazırlanıyor ve bu da toplam karbonhidrat miktarını artırıyor. Diyetisyenler, aromalı yoğurt tüketildiğinde kan şekerinde yükselme yaşanabileceğini, ancak yoğurdun protein, yağ ve lif içeriğinin bu artışı yavaşlatabileceğini belirtiyor. Örneğin, bir fincan az yağlı çilekli Yunan yoğurdu yaklaşık 257 kalori, 20 gram protein, 6,5 gram yağ, 30 gram karbonhidrat, 2,5 gram lif ve 27,5 gram toplam şeker içeriyor. Bu değerler, yoğurdun türüne, yağ oranına ve eklenen aromalara göre değişebiliyor. Kan şekerini daha dengeli tutmak için porsiyon başına en az 10 gram protein içeren yoğurtlar tercih edilmeli. Ayrıca, böğürtlen veya chia tohumu gibi lif kaynağı besinlerle birlikte tüketmek, kan şekerinin hızlı yükselmesini önleyebiliyor. Granola, tatlandırılmış kuruyemiş, tohum ve kuru meyve gibi şekerli eklemelerden ise kaçınılması gerekiyor. Etiketlerde yer alan besin değerleri karşılaştırılarak, en az eklenmiş şeker içeren seçenekler öne çıkarılmalı. Porsiyon boyutuna dikkat etmek de kan şekeri kontrolünde önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p><p>Aromalı yoğurtlar, doğru seçimler yapıldığında hem lezzetli hem de besleyici bir alternatif sunabiliyor. Ancak, eklenen şeker miktarına ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmediğinde, kan şekeri seviyesinde istenmeyen dalgalanmalara yol açabiliyor. Diyetisyenler, tüketicilere aromalı yoğurtları seçerken etiket okuma alışkanlığı kazanmalarını ve şeker oranı düşük, protein oranı yüksek ürünleri tercih etmelerini öneriyor. Böylece aromalı yoğurtlar, dengeli bir beslenme programının parçası haline gelebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/aromali-yogurtlar-seker-d-826_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291047</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-dunya-genelinde-kritik-kuru-alan-uyarisi-291047</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından dünya genelinde kritik kuru alan uyarısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, dünyanın kara alanının yüzde 40'ından fazlasının 2100 yılına kadar kuru alan haline gelebileceği konusunda uyarıyor. Yeni araştırma, iklim değişikliğiyle birlikte kuraklık ve çölleşmenin artacağını, özellikle Avustralya ve Brezilya gibi bölgelerin ciddi risk altında olduğunu ortaya koyuyor. Kuru alanların yayılması, su kıtlığı ve ekosistem kaybı gibi küresel sorunları da beraberinde getirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından dünya genelinde kritik kuru alan uyarısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, dünya genelinde kara alanlarının 2100 yılına kadar önemli ölçüde kuraklaşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Yapılan son araştırma, iklim değişikliğinin etkisiyle birlikte yüzyılın sonunda kara yüzeyinin yüzde 40'ından fazlasının kuru alan kategorisine girebileceğini gösteriyor. Özellikle Avustralya ve Brezilya gibi ülkelerde ciddi değişiklikler bekleniyor. Uzmanlar, bu genişlemenin su kıtlığı, biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekosistemlerin bozulması gibi sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor.</p><h3>Çin Orman Akademisi: 'Kuru alanlar hızla yayılıyor'</h3><p>Kuru alan kavramı, yağışların buharlaşma ve bitki transpirasyonu yoluyla kaybedilen suya oranla düşük olduğu bölgeleri ifade ediyor. Çin Orman Akademisi liderliğindeki araştırma ekibi, güncellenmiş iklim modellemeleri ve 1960-2023 yıllarını kapsayan meteorolojik verilerle kuru alanların mevcut dağılımını ve gelecekteki yayılımını analiz etti. Çalışmada, kuraklık indeksi olarak bilinen ve bir bölgedeki yağışın potansiyel buharlaşmaya bölünmesiyle elde edilen AI (Aridity Index) değeri temel alındı. AI değeri 0.65'in altında olan bölgeler kuru alan olarak tanımlandı. Bilim insanlarına göre, şu anda Antarktika hariç dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 38.58'i kuru alan sınıfında yer alıyor. Bu oran, 2071-2100 yılları arasında yüzde 39.31 ile yüzde 40.28 arasında bir seviyeye ulaşabilir. Araştırmacılar, özellikle hiper-kuru bölgelerde, yani Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde artışın belirginleşeceğini belirtiyor.</p><h3>Kuraklık ve CO2 seviyesi arasındaki karmaşık ilişki</h3><p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer unsur ise atmosferdeki karbondioksit (CO2) seviyelerinin kuru alanların yayılımı üzerindeki etkisi oldu. Genellikle, artan CO2 seviyelerinin iklim değişikliğine olumsuz katkı sağladığı düşünülse de, yeni bulgular CO2'nin bitkilerdeki stomata adı verilen gözenekleri kısmen kapatarak transpirasyon yoluyla su kaybını azalttığını ortaya koyuyor. Bu durum, potansiyel buharlaşma hesaplamalarını değiştiriyor ve önceki tahminlere göre daha düşük kuraklık oranları ortaya çıkıyor. Bilim insanları, geleneksel projeksiyonların çoğunda CO2'nin bu etkisinin göz ardı edildiğini ve bu nedenle daha yüksek kuraklık tahminlerinin elde edildiğini ifade ediyor. Araştırmada kullanılan CO2 ile düzeltilmiş PET (potansiyel buharlaşma) modeli, kuru alanların yayılımında daha gerçekçi bir tablo sunuyor. Yine de, yüzde 40'ı aşan bir kara alanı oranı, gezegenin geleceği açısından ciddi riskler barındırıyor.</p><h3>Avustralya ve Brezilya'da kuru alan riskinde büyük artış bekleniyor</h3><p>Analizler, kuru alanların dört ana alt tipe ayrıldığını gösteriyor: yarı kurak, arid, kuru alt-nemli ve hiper-kuru bölgeler. Dünya kara yüzeyinin yüzde 14.72'si yarı kurak, yüzde 11.24'ü arid, yüzde 6.35'i kuru alt-nemli ve yüzde 6.27'si hiper-kuru alanlardan oluşuyor. Özellikle Avustralya, dünyanın en kuru yerleşik kıtası olarak, önümüzdeki yıllarda kuru alan artışının en fazla hissedileceği bölgelerden biri olacak. Avustralya'yı, Brezilya ve Afrika'nın bazı bölgeleri takip edecek. Bilim insanları, bu eğilimin su kaynakları üzerindeki baskıyı artıracağını, tarımsal üretimi ve yerleşim alanlarını tehdit edeceğini belirtiyor. Ayrıca, bu değişikliklerin küresel sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da büyük bir engel oluşturabileceği ifade ediliyor.</p><h3>Küresel sürdürülebilirlik için kuru alanlara odaklanma çağrısı</h3><p>Kuru alanların genişlemesi yalnızca fiziksel coğrafyayı değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal ve ekonomik yapıları da etkiliyor. Su kıtlığının artması, ekosistemlerin bozulması ve çölleşmenin hızlanması, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Çin Orman Akademisi'nden araştırmacılar, kuru alanların yüksek ekolojik hassasiyeti nedeniyle güncellenmiş değerlendirmelere ve iklim uyumunu destekleyecek politikalara acil ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Araştırmanın sonuçları, sürdürülebilir kalkınma için kuru alanların kapsamı ve gelecekteki dağılımı hakkında daha fazla veri toplanmasının ve etkili önlemler alınmasının zorunlu olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve kuru alanların yayılmasını kontrol altına almak için küresel iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bilim-insanlarindan-dunya-841_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291046</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/binalari-ve-araclari-kemiren-o-gizli-guc-bulundu-meger-su-damlalari-kaplamalari-boyle-patlatiyormus-291046</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Binaları ve araçları kemiren o gizli güç bulundu! Meğer su damlaları kaplamaları böyle patlatıyormuş]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Max Planck Polimer Araştırma Enstitüsü'nden bilim insanları, elektrik yüklü su damlalarının koruyucu kaplamalar üzerinde ciddi hasara yol açabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, bu tür damlalar köprü, gemi, otomobil ve bina gibi yapılardaki metal yüzeyleri beklenenden daha hızlı korozyona uğratabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Binaları ve araçları kemiren o gizli güç bulundu! Meğer su damlaları kaplamaları böyle patlatıyormuş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Max Planck Polimer Araştırma Enstitüsü'nde yürütülen yeni bir çalışma, elektrik yüklü su damlalarının koruyucu kaplamaları delerek alttaki metal yüzeylerde korozyon riskini artırdığını gösterdi. Araştırma, özellikle köprüler, gemiler, otomobiller, binalar ve çeşitli dış mekan nesnelerinde yaygın olarak kullanılan kaplamaların, yalnızca kimyasal saldırılar veya mekanik darbelerden değil, aynı zamanda mikroskobik elektrik deşarjlarından da zarar görebileceğini ortaya koydu. Deneyler, yüklü su damlalarının kaplamalarda küçük delikler açtığını ve bu noktaların zamanla metalin kimyasal olarak aşınmasına yol açtığını kanıtladı. Çalışma, dış ortam koşullarında korozyonun beklenenden çok daha karmaşık ve hızlı gelişebileceğine işaret ediyor.</p><h3>Hans-Jürgen Butt ve ekibinden korozyonun yeni tetikleyicisi: Elektrik yüklü su damlası</h3><p>Çalışmanın başında yer alan Hans-Jürgen Butt ve grup lideri Rüdiger Berger, elektrik yüklü su damlalarının koruyucu kaplamalara verdiği zararın boyutunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, su damlalarının bir yüzey boyunca hareket ettiğinde elektrik yükü kazanabildiğini ve kaplanmış metal yüzeyle temas ettiğinde bu yükü aniden serbest bıraktığını belirtti. Ekip, önce elektriksel olarak nötr su damlalarını test etti; her biri az miktarda tuz içeren damlalar, yaklaşık 4 santimetre yükseklikten Teflon kaplı bakır yüzeye bırakıldı. 3,000 darbenin ardından mikroskop görüntülerinde herhangi bir hasara rastlanmadı ve yüzeyde bozulma gözlenmedi. Ancak, su damlaları dört farklı eğimli malzeme üzerinde kaydırıldığında, damlaların elektrik yükü kazandığı ve bu yüklü damlaların kaplamaya çarptığında mikroskobik delikler oluşturduğu tespit edildi. Berger, "Yüklü damlalar bir kaplamaya çarptığında, yerel olarak deşarj olurlar ve kaplamayı küçük bir yıldırım gibi delip geçebilirler" diyerek, bu etkinin kaplamaların dayanıklılığı üzerinde önemli sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Özellikle tuzlu suyla temas eden açığa çıkan metal bölgelerde kimyasal korozyonun hızlandığı vurgulandı.</p><h3>Zhongyuan Ni: Yüzey tipi elektrik yükünü belirliyor, korozyon hızlanıyor</h3><p>Makalenin birinci yazarı Zhongyuan Ni, su damlalarının yüzey üzerinde kayarken kazandığı elektrik yükünün, temas ettikleri yüzeyin tipine bağlı olarak büyük farklılıklar gösterdiğini açıkladı. Ekip, bitki yaprağı, plastik inşaat paneli, şeffaf polistiren plastik ve özel işlenmiş kuvars gibi dört farklı yüzey üzerinde damlaları kaydırdı. Sonuçlar, damlaların kazandığı yükün yüzeye göre on kat değişebildiğini gösterdi. Tüm deneylerde yüklü damlaların kaplamalarda hasara yol açtığı ve mikroskobik deliklerin oluştuğu gözlendi. Özellikle Teflon kaplı bakır yüzeylerde, 3,000 yüklü damla sonrası oluşan deliklerin bazılarının kaplamayı tamamen delip altındaki bakıra ulaştığı tespit edildi. Bu noktada tuzlu suyun bakırla doğrudan temas etmesi, kimyasal korozyonun başlamasına neden oldu. Ayrıca, yüksek hızlı kamera görüntüleri, yüklü damlaların kaplamaya temas etmeden önce sivri bir koni oluşturduğunu, nötr damlaların ise yuvarlak bir alt kenar koruduğunu ortaya koydu. Bu fark, elektrik yükünün kaplama üzerinde oluşturduğu lokal deşarjın etkisini gözler önüne serdi.</p><h3>Elektrik deşarjı ile hızlanan korozyon: Kaplamalarda beklenmedik zayıflama</h3><p>Deneysel ölçümler, su damlalarının yüzey üzerinde kaydıktan sonra yaklaşık iki nanokulomb elektrik yükü taşıdığını ve bu yükün neredeyse tamamını kaplamaya temas anında boşalttığını gösterdi. Bir nanokulomb, oldukça küçük bir elektrik yükü miktarı olsa da, yüklü su ile metal arasındaki mesafe çok dar olduğunda bu değer kritik hale geliyor. Damlalar yaklaştıkça, elektrik alanı kaplamadan geçerek kısa süreli deşarjlar oluşturuyor. Bu deşarjlar, kaplama üzerinde lokal ısı ve kimyasal değişim alanları meydana getiriyor. Zamanla, tekrarlanan bu hasarlar kaplamanın zayıflamasına ve alttaki metalin açığa çıkmasına yol açıyor. Hesaplamalar, yüklü damlaların yaklaşık 10 mikrometre kalınlığındaki Teflon kaplamayı delip geçebildiğini ve hatta beş kat daha kalın bazı polistiren katmanlarında da benzer etki yarattığını ortaya koydu. Bu bulgular, koruyucu kaplamaların sadece kimyasal saldırılara değil, elektriksel etkilere karşı da savunmasız olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Yüklü damlaların farklı ortamlarda yarattığı risk: Korozyonun sınırları genişliyor</h3><p>Yapılan deneyler, elektrik yüklü su damlalarının sadece Teflon kaplı bakır yüzeylerde değil, farklı malzemelerde de benzer hasarlara yol açtığını gösterdi. Su damlalarının bulutlarda, gök gürültülü fırtınalarda, çeşmelerde, şelalelerde ve okyanus dalgalarında da elektriksel olarak yüklenebileceği belirtildi. Bir testte, 10,000 yüklü darbe, aynı kaplamayı dört saatten fazla tuzlu suda bekletmekten daha fazla zayıflattı. Yaklaşık 50,000 darbenin ardından, bakır folyo üzerinde 1 milimetreden daha geniş korozyon alanı oluştu. Kimyasal analizler, bakır bileşenlerinin oksijen ve tuzla reaksiyona girerek kaplamanın altındaki metalin zarar gördüğünü ortaya koydu. Hasar gören bölgeler, yeni yüklü damlaların metalle daha kolay temas etmesine neden olarak korozyonun hızla yayılmasına yol açtı. Ayrıca, damlaların sadece düşerek değil, yüzey üzerinde kayarak da elektrik yükü kazanıp zarar verebildiği belirlendi. Özellikle farklı malzemelerin birleştiği gizli sınır bölgelerinde, yüklü damlalar kaplamayı aşındırıp altındaki metali açığa çıkarabiliyor.</p><h3>Dış ortamda korozyonun boyutu hala belirsiz: Alan testleri gerekliliği</h3><p>Laboratuvar ortamında elde edilen sonuçlar, elektrik yüklü su damlalarının kaplama hasarını hızlandırdığını açıkça gösterdi. Ancak, gerçek dış ortam koşullarında bu etkinin ne kadar yaygın olduğu henüz tam olarak bilinmiyor. Araştırma ekibi, laboratuvar deneylerinde kontrollü yüzeyler, sabit damla boyutları ve ince kaplamalar kullandı. Gerçek dünyada ise damlaların boyutu, tuz oranı, düşme hızı, sıcaklık, kaplama yaşı ve suyun geçtiği yüzeyler gibi birçok değişken bulunuyor. Bu nedenle, köprü, otomobil, gemi, anıt veya bahçe çiti gibi yapıların kaplamalarının ne kadar sürede zarar göreceğini öngörmek için alan testlerine ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca, fiziksel aşınma ve kimyasal saldırıların elektriksel deşarj etkisiyle nasıl birleştiği de detaylı olarak incelenmeli. Bu bulgular, dış mekan yapılarının korunmasında yeni stratejiler geliştirilmesine zemin hazırlıyor.</p><h3>Kaplama tasarımcılarına yeni uyarı: Elektrik yüküne karşı daha dayanıklı malzemeler şart</h3><p>Bu araştırma, kaplama tasarımcılarının göz önünde bulundurması gereken yeni bir risk faktörünü ortaya çıkardı. Koruyucu katmanların, sadece kimyasal ve mekanik saldırılara değil, aynı zamanda hareket eden sudan kaynaklanan elektriksel darbelere karşı da dayanıklı olması gerektiği anlaşıldı. Gelecekteki testlerde, nötr su yerine elektrik yüklü damlaların kullanılması öneriliyor. Ayrıca, kaplama kalınlığı, elektrik yükünün hareketi ve malzemeler arasındaki birleşim noktalarının risk üzerindeki etkisi detaylı biçimde araştırılmalı. Elde edilen bilgiler, yapıların ve gündelik nesnelerin daha uzun ömürlü olmasına katkı sağlayabilir. Hareket eden suyun elektrik yükü taşıması, darbe ve kimyasal etkilerle birleşerek kaplamaları tehdit ediyor. Bu nedenle, kaplama teknolojilerinde yenilikçi ve dayanıklı çözümler geliştirilmesi kaçınılmaz hale geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/binalari-ve-araclari-kemi-846_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291045</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ziyaretci-akinina-ugruyor-sular-cekildi-batik-koy-gun-yuzune-cikti-291045</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ziyaretçi akınına uğruyor! Sular çekildi batık köy gün yüzüne çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Isparta'nın Sütçüler ilçesinde Kasımlar Barajı'nda suların çekilmesiyle, batık Darıbükü köyü yeniden gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ziyaretçi akınına uğruyor! Sular çekildi batık köy gün yüzüne çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksu ve Eğirdir ilçelerinden doğan suyun oluşturduğu Köprüçay Nehri üzerinde 2016 yılında yapımı tamamlanan Kasımlar Barajı nedeniyle Darıbükü köyü su altında kaldı. <br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42434492.jpg"/><p>Köydeki ev sahiplerine ise farklı alanlarda yeni konut yapılarak teslim edildi.</p><p>Özellikle yaz döneminde suların çekilmesiyle köyde bulunan taş evler, cami, okul, eski yapılar ve elektrik nakil hatları yeniden görünür hale geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42434494.jpg"/><p>Geçmişin izlerini taşıyan köyde gün yüzüne çıkan alanlar dron ile görüntülendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42434498.jpg"/><p>Özellikle sonbaharda seyirlik görüntüler oluşturan &quot;batık köy&quot; doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarının uğrak yeri oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ziyaretci-akinina-ugruyor-130_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291044</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-buyuk-depremlerin-yerini-onceden-belirlemede-onemli-bir-adim-atti-291044</link>
      <pubDate>2026-09-10T16:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları büyük depremlerin yerini önceden belirlemede önemli bir adım attı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kaliforniya Üniversitesi, Riverside'da görev yapan bilim insanları, büyük depremlerin nerede gerçekleşebileceğini belirlemek için geliştirdikleri yeni yöntemle dikkat çekti. Özellikle Kamçatka'da test edilen bu teknik, fay hatlarında biriken gerilimi tespit ederek deprem riskini daha net ortaya koyuyor. Araştırmacılar, büyük depremlerin yerini saptamada önemli bir adım attıklarını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları büyük depremlerin yerini önceden belirlemede önemli bir adım attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi, Riverside'dan bir grup jeofizikçi, büyük depremlerin hangi bölgelerde ortaya çıkabileceğini saptamak için geliştirdikleri yeni bir yöntemle uluslararası bilim dünyasında yankı uyandırdı. Gareth Funning ve Axel Periollat liderliğindeki ekip, fay hatlarında yıllar boyunca sessizce biriken gerilimi haritalayarak, riskli bölgeleri hassas bir şekilde belirliyor. Özellikle Kamçatka Yarımadası'nda yaşanan 8.8 büyüklüğündeki deprem öncesi toplanan verilerle yapılan testler, bu yeni yaklaşımın potansiyelini gözler önüne seriyor. Araştırma, depremlerin tam zamanını öngöremese de, tehlikenin hangi fay segmentlerinde yoğunlaştığını ortaya koyarak, uzun vadeli deprem hazırlıklarında büyük önem taşıyor.</p><h3>Gareth Funning: 'Gerilim birikimi ölçülebilir ve haritalanabilir'</h3><p>Jeofizikçi Gareth Funning, depremlerin aniden gündeme geldiğini, ancak fay hatlarında gerilimin yıllar boyunca sessizce biriktiğini vurguladı. Ekip, yer kabuğundaki küçük hareketleri izleyen GPS verilerini kullanarak, tektonik plakaların birbirine sürtündüğü ve kilitlendiği noktaları belirleyen özel bir algoritma geliştirdi. Bu algoritma sayesinde, iki plakanın kaymasına izin vermeyen, sürtünmenin en yüksek olduğu "asperite" adı verilen bölgeler tespit edildi. Araştırmacılar, bu noktaların gelecekte büyük depremlerin kaynağı olabileceğini belirtiyor. Funning, "Depremler için kesin bir tarih veremeyiz ama tehlikenin nerede yoğunlaştığını artık daha net görebiliyoruz" diyerek yeni yöntemin önemine dikkat çekti. Bu yaklaşım, deprem riskinin yönetilmesinde ve şehir planlamasında güvenilir bir yol haritası sunuyor.</p><h3>Kamçatka'da 8.8 büyüklüğündeki deprem: Yöntemin ilk büyük testi</h3><p>Yeni yöntemin en güçlü sınavı, Rusya'nın Kamçatka Yarımadası açıklarında meydana gelen ve 8.8 büyüklüğüne ulaşan 2025 depremiyle gerçekleşti. Araştırmacılar, depremden önce toplanan GNSS verileriyle fayın hangi kesimlerinde kilitlenme ve gerilim birikimi yaşandığını belirledi. Analizler, deprem sonrası yapılan incelemelerle karşılaştırıldığında, kilitli bölgelerin fayın kırıldığı noktalarla büyük ölçüde örtüştüğü ortaya çıktı. Bu sonuç, geliştirilen yöntemin doğruluğunu ve güvenilirliğini gözler önüne serdi. Kamçatka örneği, bilim insanlarının deprem riskini daha önceden tespit edebileceğini gösterirken, aynı fay hattında tekrar eden depremlerin her zaman aynı sonuçları doğurmadığı da anlaşıldı. Nitekim, 1952 ve 2025 depremleri aynı bölgede gerçekleşmesine rağmen, tsunaminin şiddeti ve fayın hareket biçimi farklılık gösterdi.</p><h3>Subdüksiyon bölgelerinde deprem tehlikesi: Japonya, Meksika ve Pasifik'te yeni analizler</h3><p>Funning ve ekibi, Kamçatka'daki başarılı testin ardından geliştirdikleri yöntemi dünyanın en tehlikeli subdüksiyon bölgelerine uygulamaya başladı. Japonya, Meksika, Yeni Zelanda ve Pasifik Kuzeybatısı'nda sürdürülen çalışmalar, farklı fay hatlarının kendi özellikleriyle değerlendirilmesini sağlıyor. Bu bölgelerde enerjinin yavaş ve kademeli olarak serbest bırakıldığı, bazı faylarda ise gerilimin uzun yıllar boyunca biriktiği tespit edildi. Özellikle Japonya'da deniz tabanına yerleştirilen akustik aletler sayesinde, okyanus altındaki hareketler de izlenebiliyor. Ancak araştırmacılar, deniz altı faylarında veri toplamanın karasal alanlara göre çok daha zor olduğunu ve izleme eksikliğinin tsunami riskinin değerlendirilmesini güçleştirdiğini belirtiyor. Yine de, yeni uydu teknolojileri ve deniz tabanına kurulan cihazlar, bu boşlukları kısmen dolduruyor.</p><h3>Kaliforniya ve Hayward Fayı: Yerel riskler ve hazırlık çağrısı</h3><p>ABD'nin batı kıyısında, özellikle Kaliforniya'da bulunan Hayward Fayı da araştırmanın odak noktalarından biri haline geldi. Gareth Funning, bu fayda hem sürüklenen hem de kilitli segmentlerin bulunduğunu, tıpkı büyük subdüksiyon bölgelerinde olduğu gibi, belirtti. Ekip, Hayward Fayı'nda biriken gerilimi ve potansiyel riskli noktaları haritalayarak, gelecekteki depremlerin nereden kaynaklanabileceği üzerine çalışıyor. Funning, "Güney Kaliforniya'da yaşamak, depremin ne zaman olacağı değil, ne zaman gerçekleşeceği sorusunu beraberinde getiriyor" diyerek, hazırlığın önemine dikkat çekti. Araştırmacılar, bu yeni teknik sayesinde, yerel yönetimlerin ve halkın olası tehlikelere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olabileceğini düşünüyor.</p><h3>Veri eksikliği ve izleme zorlukları: Tsunami riski artıyor</h3><p>Dünyanın en tehlikeli faylarının çoğu okyanus tabanında yer aldığı için, bu bölgelerde GPS ve diğer izleme cihazlarının eksikliği büyük bir sorun oluşturuyor. Japonya'da deniz tabanına yerleştirilen akustik aletler ve yeni uydu sistemleri, bazı boşlukları doldurmaya başlasa da, Pasifik'in geniş alanlarında hâlâ yeterli veri toplanamıyor. Bu durum, özellikle tsunami riskinin değerlendirilmesinde ciddi zorluklara yol açıyor. Araştırmacılar, izleme ağlarının genişletilmesi gerektiğini vurgularken, mevcut teknolojinin sınırlarının aşılması için uluslararası iş birliği çağrısında bulunuyor. Yetersiz veri, hem bilimsel analizleri hem de afet yönetimini olumsuz etkiliyor.</p><h3>Uzmanlardan uyarı: Hazırlık hayat kurtarır</h3><p>Gareth Funning ve Axel Periollat, yeni yöntemlerin depremlerin tam zamanını öngöremese de, tehlikeli bölgeleri belirlemede önemli bir ilerleme sağladığını belirtiyor. Özellikle sismik tehlikenin yoğun olduğu bölgelerde, hazırlık ve farkındalık hayati önem taşıyor. Funning, "Rahatlığınız, depremin ne zaman olacağını tahmin edebileceğimize olan inançla gelmemeli. Hazırlığın yerini hiçbir şey tutamaz" diyerek, toplumsal bilinçlenmenin ve afet planlamasının altını çizdi. Araştırma ekibi, algoritmalarının, veri kalitesi ve izleme sıklığı arttıkça dünyanın en aktif fay hatlarında daha kapsamlı risk analizleri yapabileceğine inanıyor. Sonuç olarak, büyük depremlerin yerini tespit etme konusundaki bu ilerleme, bilimsel çalışmaların ve afet yönetiminin geleceğinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><p>Bilim insanlarının geliştirdiği bu yeni yöntem sayesinde, büyük depremlerin nerede meydana gelebileceği artık daha net şekilde belirlenebiliyor. Ancak uzmanlar, verilerin güncellenmesi ve izleme teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Toplumların ve yerel yönetimlerin, bu bilimsel bulguları dikkate alarak hazırlıklarını artırması, olası felaketlerin etkisini azaltmada kritik rol oynayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bilim-insanlari-buyuk-dep-470_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291043</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbul-maltepede-silahli-catisma-kiraci-dehseti-ev-sahibi-ve-esi-oldu-avukat-yaralandi-291043</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Maltepe'de silahlı çatışma! Kiracı dehşeti: Ev sahibi ve eşi öldü, avukat yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Maltepe'de, ev sahibi ile kiracı arasında çıkan kavgada, ev sahibi ve eşi hayatını kaybetti, 1 avukat ağır yaralandı. Maltepe'de ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kiracı Mehmet T., ev sahibi Osman A. ile eşi Nursen A.'yı öldürdü, olay yerindeki avukat Emir Ali S.'yi ise yaraladı. Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açan şüpheli, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sağ olarak yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Maltepe'de silahlı çatışma! Kiracı dehşeti: Ev sahibi ve eşi öldü, avukat yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, saat 13.10 sıralarında Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Osman A. ile kiracısı Mehmet T. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mehmet T., silahla ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S.'ye ateş etti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ssstwitter-100920266367c926.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Silahlı saldırıda Osman A. ile eşi Nursen A. olay yerinde hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. yaralandı. Yaralı avukat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/c1933016-10092026068241cc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>POLİS VE SAĞLIK EKİPLERİNE DE ATEŞ AÇTI</b></p><p>Saldırının ardından silahıyla bölgede bulunan Mehmet T., olay yerine sevk edilen polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine de ateş açmayı sürdürdü. Çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken, bölgedeki hareketlilik dronla takip edildi.</p><p>Şüpheli Mehmet T., özel harekât polislerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek sağ olarak yakalandı. Gözaltına alınan Mehmet T.'nin tehdit ve hakaret suçlarından 3 kaydının bulunduğu öğrenildi.</p><p>Görgü tanığı Akın Gümüşoğlu, "Annemle arabada sohbet ediyorduk, araba da çalışıyordu. Şu yukarıdan, sokaktan bağıra bağıra biri geldi. 'Abi beni kurtarın' diye. Arabaya atladı. "En yakın hastaneye götürdüm, Kartal Lütfi Kırdar'a. Adamı konuşturdum bayılmasın diye. Bana dedi ki; 'Benimle beraber toplam 3 kişi vardık. Ben kurtuldum, diğerlerini bilmiyorum' dedi. Sadece uyumasın diye, enerjisi bitmesin diye konuşturdum bayılmasın diye. Sonra kardeşleri geldi hastaneye. İfadesini falan aldılar orada" şeklinde konuştu.</p><p>Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/istanbul-maltepede-silahl-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291042</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-tdt-ulkeleri-arasinda-sucla-mucadele-ve-guvenlik-alanindaki-isbirligi-guclendirilmeli-291042</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: TDT ülkeleri arasında suçla mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliği güçlendirilmeli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ülkeleri arasında suçla mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi: TDT ülkeleri arasında suçla mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliği güçlendirilmeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen TDT İçişleri Bakanları 3. Toplantısı'nda konuştu.</p><p>Bölgesel ve küresel çatışmaların arttığı, Gazze'de yaşananların ve bölgedeki saldırıların devam ettiği, uluslararası hukukun ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemden geçildiğine işaret eden Çiftçi, TDT ülkelerinin güvenlik alanındaki işbirliğinin önemini vurguladı.</p><p>Toplantının hayırlı sonuçlar doğurmasını dileyen Çiftçi, gözlemci ülkeler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Macaristan ve Türkmenistan'ın da toplantılarda yer almasının Teşkilata güç katacağına inandığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42433478.jpg"/><p><b>"İŞBİRLİĞİMİZİN DAHA İLERİYE TAŞINDIĞINI MEMNUNİYETLE MÜŞAHEDE EDİYORUZ"</b></p><p>Çiftçi, İçişleri Bakanlıkları arasındaki işbirliğinin her toplantıyla daha ileri taşındığını belirterek, Bakü'deki toplantının ardından kolluk eğitimi, suçla mücadele ve göç yönetimi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğinin güçlendirildiğini söyledi.</p><p>Bu süreçte imzalanan hukuki metinlerle ortak çalışmaların hukuki zemininin de sağlamlaştırıldığını aktaran Çiftçi, geçen yıl kurulan "Türk Devletleri Polis Akademileri Platformu"nun akademik ve mesleki kapasiteye önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42433479.jpg"/><p><b>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ"</b></p><p>Türkiye'nin terör ve yeni nesil organize suç örgütleri başta olmak üzere her türlü suç ve güvenlik tehdidiyle kararlı şekilde mücadele ettiğini vurgulayan Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" hedefine emin adımlarla ilerlediklerini belirterek, terör örgütlerinin yurt dışındaki bağlantılarının kesilmesinin, finansman ve insan kaynağı sağladıkları alanların ortadan kaldırılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p><p>FETÖ ve terör örgütü DEAŞ ile mücadelede de ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Çiftçi, "Terörle mücadelede kalıcı neticeye ulaşabilmek için terör örgütlerinin yurt dışındaki bağlantılarının kesilmesi, finansman ve insan kaynağı temin ettikleri alanların ortadan kaldırılması büyük önem taşımaktadır." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42433489.jpg"/><p><b>YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİNE KARŞI ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI</b></p><p>Dijital teknolojilerin yeni nesil organize suç örgütlerinin yanı sıra siber suçlar, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinin büyümesine zemin hazırladığını belirten Çiftçi, bu suçların özellikle gençler ve çocuklar açısından ciddi tehdit oluşturduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin bu alanlarda yürüttüğü operasyonlara ilişkin bilgi veren Çiftçi, bu yıl 18'i uluslararası olmak üzere toplam 557 organize suç örgütüne yönelik 1568 operasyon gerçekleştirildiğini, bunların 78'inin uyuşturucu ticareti yapan örgütler olduğunu bildirdi.</p><p>Çiftçi, 2026'da gerçekleştirilen 177 bin siber devriye ve 4 bin 210 siber operasyon kapsamında bilişim suçluları, sanal dolandırıcılar ile yasa dışı bahis ve kumar baronlarına yönelik operasyonlar düzenlendiğini, 58 bin 247 yasa dışı bahis ve kumar sitesinin erişime kapatıldığını aktardı.</p><p>Çiftçi, TDT ülkeleri arasında suçla mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek "Yeni nesil suç örgütleri, zehir tacirleri, siber suçlar gibi bütün alanlarda işbirliğimizi güçlendirmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum." dedi.</p><p>Yasa dışı bahis, kumar ve şans oyunlarıyla mücadelenin TDT'nin 2027-2031 Strateji Belgesi'ne eklenmesini faydalı gördüklerini söyleyen Çiftçi, bu konunun 13. Devlet Başkanları Zirvesi'nde ele alınmasını önerdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/42433488.jpg"/><p><b>ARANAN ŞAHISLARIN YAKALANMASI İÇİN ORTAK MEKANİZMA ÖNERİSİ</b></p><p>Suçla mücadelenin önemli unsurlarından birinin aranan şahısların yakalanarak adalete teslim edilmesi olduğunu belirten Çiftçi, yeni nesil organize suç örgütlerinin faaliyetlerini farklı ülkeler üzerinden sürdürebildiğine işaret etti.</p><p>Çiftçi, uluslararası işbirliğinin önemini vurgulayarak, bu yıl INTERPOL kanalıyla kırmızı bülten ve difüzyonla aranan 409 kişinin yakalandığını, kırmızı bülten ve uluslararası seviyede aranan 657 kişinin de Türkiye'ye getirildiğini söyledi.</p><p><b>TÜRKPOL ÖNERİSİ</b></p><p>Çiftçi, TDT ülkeleri arasında suçla mücadele alanında yeni bir kurumsal mekanizma oluşturulmasını önerdiklerini belirterek, "Suçla Mücadele Konseyi"nin birçok alanda işbirliği için güçlü bir çatı oluşturacağını ifade etti.</p><p>Konseyin kurucu anlaşmasına ilişkin ilk toplantının temmuz ayında gerçekleştirildiğini aktaran Çiftçi, oluşturulacak mekanizmanın aranan şahısların tespiti konusunda da ortak çalışma imkanı sağlayacağını dile getirdi.</p><p>Önerilen yapının gelecekte daha kapsamlı bir kuruma dönüşebileceğini anlatan Çiftçi, "EUROPOL ve ASEANAPOL gibi bu mekanizmanın ilerleyen dönemde TÜRKPOL (Türk Devletleri Kolluk İş Birliği Ajansı) halini alabileceğini düşünüyoruz." dedi.</p><p>Bakan Çiftçi, müzakere sürecinin tamamlanmasının ardından kurucu anlaşmanın bir sonraki toplantıda imzalanmasını hedeflediklerini aktardı.</p><p><b>DÜZENSİZ GÖÇ VE GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞIYLA MÜCADELE</b></p><p>Toplantının önemli gündem maddelerinden birinin düzensiz göç ve göçle bağlantılı suçlarla mücadele olduğunu belirten Çiftçi, Türkiye'nin insan onurunu, kamu düzenini ve toplumsal huzuru esas alan göç politikası yürüttüğünü söyledi.</p><p>Uluslararası işbirliği, veri paylaşımı ve istişarelerin düzensiz göçle mücadelede önem taşıdığını vurgulayan Çiftçi, TDT ülkeleri vatandaşlarına yönelik düzenli göç ve ikamet süreçlerinde kolaylıklar sağlandığını ifade etti.</p><p>Çiftçi ayrıca, TDT üyesi ülkelerin havalimanlarında vatandaşlara özel pasaport alanları oluşturulmasını hedefleyen projeyi desteklediklerini ve bu konuda birlikte çalışmaya hazır olduklarını kaydetti.</p><p>Göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretiyle mücadele kapsamında bu yıl 4 bin 777 operasyonda 8 bin 612 şüphelinin yakalandığını bildiren Çiftçi, ülkeler arasındaki dayanışmanın artırılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Konuşmasının sonunda Kazakistan'ın ev sahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Çiftçi, TDT İçişleri Bakanları 4. Toplantısı'nda mevkidaşlarını Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/bakan-ciftci-tdt-ulkeleri-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291041</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-kadin-belediye-baskanlarini-kabul-etti-291041</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Kongre Merkezindeki kabulü, basına kapalı gerçekleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/balksz1-1009202607475571.jpg"/><p>Kabulde, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de aralarında bulunduğu 18 il ve ilçe belediye başkanı da hazır bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/cumhurbaskani-ve-ak-parti-418_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291040</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/agri-hissettiginizde-baska-yere-bakmayin-bilim-insanlari-aciya-odaklanmanin-sasirtici-fayd-291040</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ağrı hissettiğinizde başka yere bakmayın! Bilim insanları acıya odaklanmanın şaşırtıcı faydasını buldu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Bar-Ilan Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırmada, dikkatin iltihap üzerindeki etkisi ilk kez bu kadar somut biçimde gösterildi. Deneyler, dikkatin sadece hisleri değil, ciltteki iltihap tepkisini de değiştirdiğini ortaya koydu. Bulgular, insan sağlığında beyin ve beden arasındaki etkileşimin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ağrı hissettiğinizde başka yere bakmayın! Bilim insanları acıya odaklanmanın şaşırtıcı faydasını buldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bar-Ilan Üniversitesi Azrieli Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, dikkatin iltihap üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Araştırma kapsamında, sağlıklı yetişkinler üzerinde yapılan deneylerde, kişilerin dikkatlerini iltihaplı bir cilt bölgesine odaklamalarının, yalnızca hissettikleri rahatsızlığı değil, aynı zamanda cildin fiziksel iltihap tepkisini de değiştirebildiği ortaya çıktı. Katılımcıların ciltlerine uygulanan histamin ile oluşturulan geçici iltihaplanmaya verilen yanıtlar, dikkatin yönlendirilme biçimine göre önemli farklılıklar gösterdi. Bu bulgular, vücudun iltihaplanma sürecinin tamamen otomatik olmadığına ve beyin ile beden arasındaki etkileşimin sanılandan çok daha güçlü olduğuna işaret ediyor.</p><h3>Bar-Ilan Üniversitesi'nden dikkatin iltihap üzerindeki etkisine dair deneyler</h3><p>Araştırma ekibi, 57 sağlıklı yetişkin gönüllüyle üç aşamalı bir deney dizisi yürüttü. Katılımcıların sol ön kollarına, alerjik reaksiyonlarda sıkça rol oynayan histamin maddesi enjekte edildi ve bu bölgeye küçük bir delik açıldı. Bu uygulama, çevresinde kızarıklık ve şişlik oluşan geçici bir iltihap tepkisine yol açtı. Katılımcılar iki farklı dikkat koşulunda test edildi: Bir grup, kollarındaki hislere odaklandı; diğer grup ise dikkatlerini nötr video klipler izleyerek dağıttı. Her katılımcı, iki koşulu da deneyimleyerek ciltlerinin her bir durumda nasıl tepki verdiğini ortaya koydu. Deneylerin sonucunda, dikkatin iltihaplı bölgeye yönlendirilmesiyle şişlik ve kızarıklık boyutlarının belirgin şekilde azaldığı tespit edildi. Özellikle 20 dakika sonunda, kola odaklanan katılımcıların ciltlerindeki şişlik ortalama 3,5 milimetre olurken, dikkati dağılanlarda bu değer 5,0 milimetreye ulaştı. Etrafındaki kızarıklık da benzer biçimde, dikkatin odaklandığı durumda ortalama 10,6 milimetreye, dikkat dağıldığında ise 14,0 milimetreye yükseldi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 90'ı, dikkati dağıldığında daha büyük bir iltihap tepkisi gösterdi. Bu veriler, dikkatin yalnızca hissedilen rahatsızlığı değil, doğrudan ciltteki iltihap tepkisinin büyüklüğünü de etkilediğini gösteriyor.</p><h3>Dr. Rozenkrantz: 'Dikkatin bedensel tepkiler üzerindeki rolü sanılandan büyük'</h3><p>Bar-Ilan Üniversitesi'nden nörobilimci Dr. Liron Rozenkrantz, deneylerin sonuçlarını değerlendirirken, dikkatin sadece öznel deneyimi değil, fiziksel tepkileri de değiştirdiğinin altını çizdi. Rozenkrantz, "Dikkatin iltihaplı alana yönlendirilmesi, katılımcıların deneyimlerini değil, iltihap tepkisini de değiştirdi. Bu, vücuttaki süreçlerin yalnızca otomatik olmadığını, insanın dikkatiyle fizyolojik tepkilere aktif biçimde müdahale edebileceğini gösteriyor" dedi. Araştırmanın ikinci aşamasında, 20 kişilik bir gruba aynı görsel deneyim sunuldu ve sadece odaklanma talimatları değiştirildi. Katılımcılar, şekillere odaklandıklarında ve kollarındaki hislere dikkat ettiklerinde, yine dikkatin iltihap tepkisini azalttığı gözlendi. İlginç bir şekilde, kola odaklananlar daha fazla kaşıntı ve yanma hissederken, ciltteki şişlik ve kızarıklık daha küçük kaldı. Bu sonuç, dikkatin yalnızca rahatsızlık hissini değil, gerçek fizyolojik değişimleri de tetiklediği anlamına geliyor. Ayrıca, araştırmacılar duyusal sinyalleri azaltan lidokain kremiyle yapılan üçüncü deneyde, dikkatin etkisinin bir miktar azaldığını fakat tamamen ortadan kalkmadığını saptadı. Bu da, ciltten gelen duyusal bilgilerle birlikte, beyin ve sinir sisteminin de iltihap tepkisinde rol oynadığını ortaya koyuyor.</p><h3>Beyin ve cilt arasındaki bağlantı: Dikkat odağının biyolojik etkileri</h3><p>Deneyler sırasında, araştırmacılar yalnızca ciltteki fiziksel tepkileri değil, aynı zamanda kalp atış hızı, cilt sıcaklığı ve iletkenliği gibi otonom sinir sistemi göstergelerini de izledi. Kalp atış hızı değişkenliği, dikkatin iltihaplı alana yöneldiği durumlarda daha yüksek çıktı. Bu bulgu, vücudun dinlenme ve iyileşme süreçlerinde rol oynayan parasempatik aktivitenin arttığına işaret ediyor. Ayrıca, duyusal sinyallerin azaltıldığı lidokain deneyinde de bu değişkenlik devam etti. Uzmanlar, bu sonuçların dikkatin iltihap tepkisini hem ciltten gelen duyusal bilgiler hem de merkezi sinir sistemi aracılığıyla etkileyebileceğine dair önemli ipuçları verdiğini belirtti. Ancak, deneylerde bağışıklık hücrelerinin ya da beyin aktivitelerinin doğrudan ölçülmediğini, dolayısıyla biyolojik mekanizmanın tam olarak ortaya konmadığını vurguluyorlar. Yine de, dikkatin iltihap üzerindeki etkisiyle ilgili elde edilen veriler, sağlık alanında yeni araştırma yolları açıyor.</p><h3>Dikkat odağının günlük yaşamdaki önemi ve gelecekteki etkiler</h3><p>Çalışmadan çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, dikkatin yalnızca rahatsızlık hissini değil, doğrudan fiziksel iyileşme sürecini de etkileyebildiği oldu. Katılımcıların iltihaplı bölgeye odaklandıklarında şişlik ve kızarıklık daha hızlı yatıştı ve bu durum, dikkatin iyileşme sürecinde de rol oynayabileceğini düşündürdü. Ancak, araştırmacılar bu bulguların yalnızca kısa süreli ve sağlıklı yetişkinlerde test edilen cilt reaksiyonlarıyla sınırlı olduğunu, hastalıkların tedavisiyle ilgili doğrudan bir kanıt sunmadığını belirtiyor. Yine de, dikkatin yönlendirilmesinin vücutta fizyolojik değişiklikler yaratabildiğini gösteren bu çalışma, beyin-beden ilişkisine dair önemli bir bakış açısı kazandırıyor. Araştırmacılar, gelecekte daha geniş kapsamlı ve farklı sağlık koşullarında yapılacak deneylerle, dikkatin bağışıklık sistemi ve iyileşme süreçleri üzerindeki etkisinin daha ayrıntılı şekilde ortaya konabileceğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/agri-hissettiginizde-bask-424_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291039</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/netflixten-sinema-dunyasinda-tarihi-gise-karari-291039</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Netflix'ten sinema dünyasında tarihi gişe kararı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Netflix, sinema sektöründe önemli bir değişikliğe imza atıyor. Şirket, ilk kez gişe gelirlerini resmen kamuoyuyla paylaşacağını duyurdu. Bu adım, platformun seçili filmlerinin sinema salonlarındaki başarısını şeffaf biçimde gözler önüne serecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Netflix'ten sinema dünyasında tarihi gişe kararı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, on yılı aşkın süredir sürdürdüğü gizli gişe politikasıyla bilinen sinema filmleri dağıtımında köklü bir değişikliğe gidiyor. Şirket, bugüne dek bağımsız kaynaklardan öğrenilebilen gişe gelirlerini artık doğrudan açıklayacağını duyurdu. Bu yeni uygulama, Netflix'in sinema salonlarında gösterime girecek seçili filmlerinin ticari başarısını kamuoyunun dikkatine sunacak. Şirketin bu kararı, sinema sektöründe şeffaflık açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.</p><h3>Netflix yönetimi gişe şeffaflığında ısrarlı</h3><p>Netflix'in yeni dönemi, La Bola Negra, Narnia: The Magician's Nephew, Charlie vs. the Chocolate Factory, The Further Mis-Adventures of Cliff Booth, The Mosquito Bowl ve Ink gibi altı filmle başlayacak. Bu filmler, dijital platformda izleyiciyle buluşmadan önce çeşitli süre ve kapsamda sinemalarda gösterilecek. Özellikle ilk üç filmin daha uzun süreli ve geniş çaplı dağıtımı planlanırken, diğer üç yapım daha sınırlı bir izleyiciyle buluşacak. Netflix yönetimi, gişe gelirlerinin açıklanmasının sektöre yeni bir soluk getireceğini ve izleyici ile yapımcılar arasında daha güçlü bir bağ kurulacağını savunuyor.</p><h3>Sinema sektöründe Netflix etkisi büyüyor</h3><p>Şirket, bugüne kadar sinema gösterimlerini büyük ödül törenlerine katılım için bir gereklilik olarak görüyordu ve gişe verilerini gizli tutuyordu. Ancak yeni şeffaflık politikasıyla birlikte, Netflix'in sinema filmlerinin ticari performansı artık doğrudan takip edilebilecek. Bu gelişme, hem sinema salonu işletmecileri hem de film yapımcıları için önemli bir referans noktası oluşturacak. Netflix'in bu adımı, sektördeki rekabeti ve izleyici beklentilerini yeniden şekillendirecek gibi görünüyor. Sinemaseverler ve sektör temsilcileri, Netflix'in gişe gelirleriyle ilgili açıklamalarını yakından takip ediyor.</p><p>Netflix'in gişe gelirlerini açıklama kararı, sinema dünyasında şeffaflık ve rekabet açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Önümüzdeki süreçte, bu adımın diğer dijital platformlara da örnek olup olmayacağı merak konusu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/netflixten-sinema-dunyasi-399_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291033</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sonbaharda-bu-iki-hatayi-yapiyorsaniz-yandiniz-meger-bagisikligi-en-cok-bu-dusuruyormus-291033</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sonbaharda bu iki hatayı yapıyorsanız yandınız! Meğer bağışıklığı en çok bu düşürüyormuş]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sonbaharın başlamasıyla birlikte enfeksiyon hastalıkları ve vitamin eksikliği riski yükseliyor. Uzman patofizyolog Sergey Stepanov, özellikle soğuk ve nemli havaların vücut üzerinde yarattığı tehlikelere dikkat çekerek, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sonbaharda bu iki hatayı yapıyorsanız yandınız! Meğer bağışıklığı en çok bu düşürüyormuş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharın gelmesiyle birlikte enfeksiyon hastalıkları ve vitamin eksikliği tehlikesi gündeme geldi. Patofizyolog Sergey Stepanov, soğuk ve nemli hava koşullarının vücutta ısı kaybını artırdığını belirterek, bu dönemde hem hipotermi hem de enfeksiyon riskinin yükseldiğini açıkladı. Stepanov, özellikle insanların bağışıklık sisteminin zayıflayabileceğini ve adenovirüs, rinovirüs, grip ile soğuk algınlığı gibi virüslerin yaygınlaşma ihtimalinin arttığını vurguladı. Boğaz ağrısı, öksürük, göz sulanması ve yüksek ateş gibi belirtilerin görülmesi halinde dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p><h3>Sergey Stepanov: 'Hava durumuna uygun giyinin, toplu alanlarda maske kullanın'</h3><p>Uzman doktor Stepanov, sonbaharda enfeksiyon riskine karşı koruyucu önlemlerin hayati önem taşıdığını belirtti. Özellikle soğuk havanın etkisini azaltmak için hava koşullarına uygun giysiler seçilmesini önerdi. Kalabalık ortamlarda maske takmanın ise, öksürük ve hapşırık yoluyla yayılan tükürük parçacıklarından korunmada etkili olduğunu ifade etti. Stepanov, bu dönemde bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasının hastalıklardan korunmada önemli rol oynadığını, mevsime uygun kıyafet seçiminin ve hijyenin de göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p><h3>Vitamin eksikliği ve yanlış beslenme sonbaharda risk oluşturuyor</h3><p>Sonbaharda vitamin eksikliği riskinin arttığını belirten Stepanov, beslenme düzeninin bozulmamasının önemine işaret etti. Taze sebze ve meyvelerin menülerde yer alması gerektiğini, ani diyet değişikliklerinden ve fast food ile konserve ürünlerin aşırı tüketiminden kaçınılmasını tavsiye etti. Bağışıklık modülatörlerinin ise yalnızca doktor önerisiyle ve gerekliyse kullanılmasını önerdi. Ayrıca, vücudun soğuk havaya kolay uyum sağlaması için kademeli olarak soğuğa alışmanın, özellikle kontrast duşların faydalı olabileceğini dile getirdi. Stepanov'un önerileri, sonbaharda sağlıklı kalmak isteyenler için yol gösterici nitelik taşıyor.</p><p>Sonbaharın getirdiği enfeksiyon ve vitamin eksikliği risklerine karşı alınacak tedbirler, hem bireysel sağlığın korunmasına hem de toplumda hastalıkların yayılmasının önlenmesine katkı sağlıyor. Uzmanların önerilerini dikkate almak, bu mevsimi daha sağlıklı geçirmek adına büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/sonbaharda-bu-iki-hatayi--329_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291032</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tarim-ve-orman-bakani-yumaklidan-gubre-aciklamasi-ithalatta-kota-ve-sinirlama-olmayacak-291032</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı'dan gübre açıklaması: İthalatta kota ve sınırlama olmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Rusya arasında gübre konusunda imzalanan anlaşmayla ilgili "Yaptığımız anlaşma ülkemizin ihtiyacı olan gübre ham maddelerini ve gübrenin ithalatıyla ilgili Rusya'nın herhangi bir şekilde kota veya sınırlama uygulamayacağı yönünde." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı'dan gübre açıklaması: İthalatta kota ve sınırlama olmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığın Lodumlu Kampüsü'nde Türkiye ile Çin arasında defne yaprağının ihracatına ilişkin protokol imza törenine katıldı.</p><p>İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Yumaklı, son zamanlarda tarım diplomasisi konusunda çok önemli temasların sağlandığını, bugün de Çin heyetini ağırladıklarını söyledi.</p><p>Yumaklı, geçen yıl ekimde Çin'e gerçekleştirdikleri ziyarette başta badem olmak üzere farklı ürünler için protokoller imzaladıklarını belirterek, "Şimdi bugün Çin heyetiyle ülkemizin üretiminde öncü ürünlerden, katma değerli ürünlerden biri olan defne yaprağı ile ilgili protokoller imzalanmış oldu. Yıllık yaklaşık 60 milyon dolarlık bir ihracatımız söz konusu." dedi.</p><p>Söz konusu protokollerin Türkiye'de üretilen diğer ürünlerin de farklı pazarlara ulaşması için son derece önemli olduğuna işaret eden Yumaklı, özellikle Çin pazarının ülkede üretilen tarım ürünleri açısından önemli bir payının olacağını ifade etti.</p><p><b>"KANATLI ETİ KONUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Yumaklı, gelecek dönemde bu tür anlaşmalar yapmaya devam edeceklerini dile getirerek, "Özellikle kanatlı eti konusunda çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Burada da yakın zamanda iyi haberleri vermiş olacağız." diye konuştu.</p><p>Su ürünleri başta olmak üzere diğer ürünlerin ihracatı için Çin'le ilişkilerin gıda ve tarım alanında sürdürüleceğini kaydeden Yumaklı, "Burada tarım diplomasisinin önemini ve ikili işbirliklerini ifade etmek istiyorum. Özellikle teknoloji, bilgi ve deneyim aktarımı da devam edecek." dedi.</p><p>Yumaklı, dün Bakanlıktan bir heyetin Rusya'da bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:</p><p>"Özellikle tarımsal üretimin yeniden başlayacağı ekim ayından itibaren, tarımsal girdiler arasında çok önemli yeri olan gübreyle ilgili hazırlıklarımıza çok öncesinde başlamıştık. Bu konuda önemli bir tedarikçi olan Rusya'yla ilgili de arkadaşlarımız görüşmelerini tamamladılar. Orada da gerekli imzalar atıldı. Sadece Rusya değil, gübreyle alakalı tedarik konusunda önemli ülkelerle çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız ekim dönemi geldiğinde ülkemizde herhangi bir problemin olmamasını sağlamak."</p><p>Bu ziyaretler ve anlaşmaların ülkedeki üretim ve ihracat için önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Yumaklı, ilerleyen haftalarda Alman mevkidaşının da Türkiye'ye geleceğini söyledi.</p><p><b>"GİRDİLERDE BİR SIKINTI YAŞANMAMASINI SAĞLAMAYA GAYRET EDİYORUZ"</b></p><p>Yumaklı, tarım diplomasisi konusunda hem üretim hem de üreticilerin katma değerli ürün ihraç edebilmeleri için bütün çalışmaları gerçekleştirmeye devam ettiklerini belirterek, Rusya ile gübre konusundaki anlaşmaya ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"Hasadın sonlarına geldiğimiz bu dönemde yeni dönemin planlamasını yapmak, girdilerde herhangi bir şekilde sorun olmamasını sağlamak ve ürettiğimiz ürünlerin katma değerli bir şekilde ihracatını sağlamak için de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ülkeler arasındaki anlaşmalar, içeride ihtiyaç duyduğumuz ve üretmediğimiz, üretemediğimiz gübrelerin teminiyle alakalı ülke garantilerini içeriyor.</p><p>Bu konuda ülkemizde de zaman zaman girdilerle alakalı ya da farklı hususlarda ihracatla ilgili birtakım kotalar ve yasaklar koyabiliyoruz. Aynı şekilde Rusya da bunu yapıyor. Yaptığımız anlaşma ülkemizin ihtiyacı olan gübre ham maddelerini ve gübrenin ithalatıyla ilgili Rusya'nın herhangi bir şekilde kota veya sınırlama uygulamayacağı yönünde. Herhangi bir şekilde girdilerde bir sıkıntı yaşanmamasını sağlamaya gayret ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/tarim-ve-orman-bakani-yum-548_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291031</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogandan-fethiyede-denizleri-koruma-seferberligine-destek-291031</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan Fethiye'de denizleri koruma seferberliğine destek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, "Fethiye Körfezi'nde gerçekleştirilecek dip çamuru temizliğini, deniz ekosisteminin korunması ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği açısından son derece önemli buluyorum." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan'dan Fethiye'de denizleri koruma seferberliğine destek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, maviliklere nefes olacak Mapa-Şamandıra Sistemi'nin, Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyerek, şunları kaydetti:</p><p>"Fethiye Körfezi'nde gerçekleştirilecek dip çamuru temizliğini, deniz ekosisteminin korunması ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği açısından son derece önemli buluyorum. Deniz çayırlarını ve doğal dengeyi gözeten bu kıymetli adımlarda emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum."</p><p><b>KONTROLSÜZ DEMİRLEMENİN ÖNÜNE GEÇİLECEK</b></p><p>Öte yandan Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde, Göcek ve Dalaman koylarını kapsayan yaklaşık 90 kilometrelik sahil şeridinde DERİA Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemi hayata geçiriliyor.</p><p>Bu kapsamda, koylarda kontrolsüz demirleme nedeniyle deniz tabanında oluşan tahribatın önüne geçilmesi amacıyla 926 sabit bağlama mapası ile 906 tonoz yerleştirildi.</p><p>Çalışma kapsamında ayrıca denetimden su temizliğinin anlık takibine kadar farklı süreçlerin tek sistem üzerinden yürütülmesini sağlayacak "DERİA" sistemi kuruldu. Sistemle denizcilerin, koyları, boş bağlama noktalarını ve uygunluk durumlarını harita üzerinden görüntüleyebilmesi ve rezervasyon yapabilmesi sağlanacak. Böylece kontrolsüz demirlemenin önüne geçilerek deniz çayırları ve deniz ekosisteminin korunması hedefleniyor.</p><p>Uygulamanın Fethiye Körfezi'nin tamamına yaygınlaştırılması planlanırken, İç Körfez'de yıllar içinde biriken dip çamurunun temizlenmesine yönelik çalışma da başlatıldı.</p><p>İki dip tarama gemisiyle yürütülecek çalışmalar kapsamında yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16 milyon metreküp dip çamurunun üç yıl içinde Fethiye Körfezi'nden çıkarılması planlanıyor.</p><p>Çalışmaların tamamlanmasının ardından İç Körfez'de ortalama 3,4 metre su derinliğine ulaşılması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/emine-erdogandan-fethiyed-396_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291030</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/hafta-sonu-yemek-saatlerini-degistirmek-erkeklerde-kalp-hastaligi-riskiyle-iliskilendirildi-291030</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hafta sonu yemek saatlerini değiştirmek erkeklerde kalp hastalığı riskiyle ilişkilendirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da 104 binden fazla kişinin katıldığı geniş çaplı araştırma, hafta sonu yemek saatlerinde yaşanan değişikliğin erkeklerde kalp hastalığı riskini ciddi oranda artırdığını gösterdi. Uzmanlar, yemek saatlerindeki düzensizliğin özellikle erkeklerde kardiyovasküler hastalıklar ve iskemi riskiyle bağlantılı olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hafta sonu yemek saatlerini değiştirmek erkeklerde kalp hastalığı riskiyle ilişkilendirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da yürütülen kapsamlı bir araştırma, hafta sonları yemek saatlerinde yaşanan değişikliklerin erkeklerde kalp hastalığı riskini yükselttiğini ortaya koydu. NutriNet-Santé kohortuna dahil edilen 104.806 katılımcının verileri, ortalama 8,1 yıl boyunca incelendi. Bilim insanları, hafta içi ve hafta sonu arasındaki yemek saatlerindeki kaymanın, özellikle erkeklerde kardiyovasküler hastalıklar ve iskemi riskinde anlamlı bir artışa yol açtığını belirledi. Kadınlarda ise bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Araştırmacılar, yemek saatlerinin vücudun biyolojik saatini etkileyebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Fransız bilim insanları: 'Yemek saati değişikliği riski artırıyor'</h3><p>Çalışmada, hafta içi ve hafta sonu yemek saatleri arasındaki her ek saatlik kayma, erkeklerde kalp hastalığı riskini yüzde 14, iskemi hastalığı riskini ise yüzde 21 oranında artırıyor. Özellikle hafta sonu yemek saatlerinin bir saatten fazla erken alınması, kalp ve damar hastalıklarıyla doğrudan bağlantılı çıktı. Eğer yemek saatleri hafta sonu geç saatlere kayarsa, iskemi hastalığı riski daha da yükseliyor. Bilim insanları, bu bulguların erkeklerde yemek saatlerindeki düzensizliğin kalp sağlığı üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyor.</p><h3>Uzmanlardan erkeklere düzenli yemek saati uyarısı</h3><p>Uzmanlar, yemek saatlerinde yaşanan düzensizliğin vücudun sirkadiyen ritmini bozabileceğini ve bu durumun kalp hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Araştırmanın gözlemsel olması nedeniyle doğrudan nedensellik kurulmasa da, elde edilen sonuçlar, özellikle erkeklerde yemek saatlerinin istikrarlı tutulmasının kalp hastalıklarının önlenmesinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Bilim insanları, bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurgularken, erkeklerin yemek saatlerini hafta boyunca mümkün olduğunca sabit tutmaları yönünde çağrıda bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/hafta-sonu-yemek-saatleri-200_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/genc-kalmanin-ve-hastaliksiz-yasamanin-sirri-cozuldu-tabaginiza-bu-5-besini-mutlaka-ekleyin-291029</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Genç kalmanın ve hastalıksız yaşamanın sırrı çözüldü! Tabağınıza bu 5 besini mutlaka ekleyin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlıklı beslenme konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulunan cerrah Alexander Umnov, uzun ömür ve kronik hastalık riskinin azaltılması için doğru besin seçimi ve pişirme yöntemlerinin önemine vurgu yaptı. Umnov, özellikle bitkisel gıdalar, tam tahıllar ve pişirme şeklinin sağlığı doğrudan etkilediğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Genç kalmanın ve hastalıksız yaşamanın sırrı çözüldü! Tabağınıza bu 5 besini mutlaka ekleyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cerrah Alexander Umnov, sağlıklı bir yaşam ve uzun ömür için beslenme alışkanlıklarının ve pişirme yöntemlerinin büyük önem taşıdığını açıkladı. Umnov, özellikle bitkisel gıdalara, tam tahıllara, balık, kuruyemiş ve tohumlara dayalı bir diyetin kronik hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu vurguladı. Bu besinlerin, vücuda gerekli vitamin ve mineralleri sağlamasının yanı sıra, sindirim sistemini destekleyen lif bakımından da zengin olduğunu ifade etti. Ayrıca, menüde çeşitliliğin ve porsiyon kontrolünün de sağlıklı beslenmenin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.</p><h3>Cerrah Umnov: 'Bitkisel diyet ve doğru pişirme sağlığı koruyor'</h3><p>Umnov, sebzeler, meyveler ve yeşil yapraklı sebzelerin lif içeriğiyle sindirim sistemini desteklediğini, aynı zamanda uzun süre tokluk sağladığını belirtti. Bu tür besinlerin A, C ve B grubu vitaminler ile antioksidanlar açısından zengin olduğunu, bunun da yaşlanma süreçlerini yavaşlatmada etkili rol oynadığını söyledi. Baklagillerin ise bitkisel protein, lif, karmaşık karbonhidratlar ve folik asit gibi önemli biyoaktif bileşenler sunduğunu, bu nedenle düzenli tüketiminin kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon riskini düşürdüğünü kaydetti. Tam tahıllı ürünlerin ise tahılın kabuğunu koruduğu için daha fazla lif, B vitamini ve mineral içerdiğine dikkat çeken Umnov, bu besinlerin kilo ve kan şekeri kontrolünde yardımcı olduğunu belirtti.</p><h3>Sağlıklı beslenme için porsiyon ve pişirme yöntemi uyarısı</h3><p>Uzman cerrah, yağlı balıkların omega-3 yağ asitleriyle vücudu desteklediğini, bunun iltihaplanmayı azaltıp damar sağlığını güçlendirdiğini ve beyin fonksiyonlarını olumlu etkilediğini açıkladı. Kuruyemişler ve tohumların ise sağlıklı yağlar, protein, lif, E vitamini, magnezyum ve potasyum açısından zengin olduğunu vurguladı. Umnov, menüde çeşitliliğin önemine değinirken, aşırıya kaçmadan farklı gıdaların tüketilmesiyle daha fazla besin maddesinin alınabileceğini ifade etti. Ayrıca, sağlıklı besinlerin bile fazla tüketiminin kilo alımına yol açabileceği uyarısında bulundu. Pişirme yöntemleri konusunda ise kızartmanın yerine haşlama, fırınlama ve buharda pişirme gibi sağlıklı tekniklerin tercih edilmesini önerdi. Umnov, sağlıklı beslenme ve doğru pişirme yöntemlerinin bir arada uygulanmasının, uzun vadede hastalıklardan korunmada etkili olduğunu belirtti.</p><p>Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi ve doğru pişirme yöntemlerinin uygulanması, uzun ömür ve hastalıklardan korunma açısından büyük önem taşıyor. Cerrah Umnov'un önerileri, günlük yaşamda küçük değişikliklerle büyük farklar yaratabileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/genc-kalmanin-ve-hastalik-745_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291028</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msbden-ap-kararina-tepki-tarihi-gercekleri-carpitmaya-yonelik-tarafli-yaklasim-291028</link>
      <pubDate>2026-09-10T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB'den AP kararına tepki: Tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Avrupa Parlamentosunda alınan karara tepki göstererek "GKRY'nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneği" sözleriyle eleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB'den AP kararına tepki: Tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosunda (AP) alınan kararı, "GKRY'nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneği" sözleriyle eleştirdi.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu'nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.</p><p>Üçüncü tarafların adil ve tarafsız bir tutum sergilemesi gerektiği belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p><p>"Kıbrıs Türk halkını sistematik saldırı ve katliamlardan kurtaran, Ada'ya barış ve huzur getiren 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'na ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz</p><p>Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY'nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir.</p><p>Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY'nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi'nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz.</p><p>Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada'daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır."</p><p><b>"SİLAH VE ASKERİ ARAÇLARIN TESLİM EDİLMESİ SÜRECE SAĞLIKLI BİR İLERLEME SAĞLAR"</b></p><p>MSB, Suriye'de iç savaş sürecinde oluşan koşullarda yürütülen Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) fesih sürecine ilişkin de şunları aktardı:</p><p>"Suriye'nin toprak bütünlüğü ile "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi kapsamında yürütülen fesih ve entegrasyon süreci yakından takip edilmektedir. Bu çerçevede, silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyon sürecinin ve "tek ordu" ilkesinin doğal bir gereğidir.</p><p>İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan veya terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesinin, sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesine katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/msbden-ap-kararina-tepki--716_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291027</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ankara-zirvesi-buyuk-bir-basariydi-rutte-nato-30i-insa-etmeye-kararliyiz-291027</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Ankara Zirvesi büyük bir başarıydı" Rutte: NATO 3.0'ı inşa etmeye kararlıyız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Putin veya başka biri savunmamız konusunda ne kadar ciddi olduğumuzdan hala şüphe ediyorsa, temmuz ayında Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne bakması yeterli. Zirve büyük bir başarıydı." ifadesini kullandı. Rutte ayrıca, "Ankara Zirvesi'nin ardından bir şey açıkça görülüyor. Müttefikler, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa inşa etmeye kararlı. Buna 'NATO 3.0' diyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Ankara Zirvesi büyük bir başarıydı" Rutte: NATO 3.0'ı inşa etmeye kararlıyız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Berlin'de düzenlenen Almanya Büyükelçiler Konferansı'nda konuşma yaptı.</p><p>Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının sürdüğüne işaret eden Rutte, "Rusya'nın her ay 40 binden fazla askerinin öldüğü veya ağır yaralandığı tahmin ediliyor. Bir an için düşünün, her ay 40 binden fazla kişi. Bu ağır kayıplara rağmen (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, savaşı sona erdirme konusunda herhangi bir istek göstermiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rutte, aynı zamanda Rusya'nın Avrupa genelindeki hibrit faaliyetlerini de sürdürdüğünü belirterek, "Rusya'nın son dönemdeki düşmanca eylemleri sorumsuzca ve tehlikelidir, insan hayatı için tehdit oluşturmaktadır ancak biz korkmuyoruz." dedi.</p><p>Bu eylemlerin tam tersi bir etki yarattığını dile getiren Rutte, "Putin veya başka biri savunmamız konusunda ne kadar ciddi olduğumuzdan hala şüphe ediyorsa, temmuz ayında Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne bakması yeterli. Zirve büyük bir başarıydı." ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/1-10092026bd16ab82.jpg"/><p>Rutte, Lahey Zirvesi'nde, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 5'ini temel savunma harcamaları ile savunma ve güvenlikle bağlantılı harcamalara ayırma konusunda anlaştıklarını anımsatarak, müttefiklerin şimdi bu yönde ilerleme kaydettiğini vurguladı.</p><p>NATO Genel Sekreteri, "Ankara Zirvesi'nin ardından bir şey açıkça görülüyor. Müttefikler, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa inşa etmeye kararlı. Buna 'NATO 3.0' diyoruz." şeklinde konuştu.</p><p>Avrupa'da yeniden silahlanma konusunda tereddüt yaşandığını anımsatan Rutte, daha az kaynakla daha fazlasının yapılabileceğinin düşünüldüğünü ve ağır yükü ABD'nin taşımayı sürdüreceğine inanıldığını dile getirdi.</p><p>Rutte, "Ancak artık bu sayfayı çevirdik. Bugün Avrupa genelinde savunma ve savunma alanındaki çabalar hız kazanıyor. Ancak daha temel bir değişim de yaşanıyor. Gerçek bir zihniyet değişimi görüyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/2-10092026adc55e25.jpg"/><p><b>"SAF OLMAMALIYIZ"</b></p><p>Daha sonra konferans bağlamında bir panele katılan Rutte, burada yaptığı açıklamada, Rusya'nın uzun vadeli tehdit teşkil ettiğini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>"Son birkaç yılda yaptığımız değişiklikleri gerçekleştirmemiş olsaydık, uzun vadede kendimizi savunabilecek durumda olmayacaktık. Bugün, yarın kendimizi savunabiliriz ancak bu değişiklikleri yapmamış olsaydık, 2029, 2030 ve 2031'e geldiğimizde bir risk söz konusu olacaktı. Bu nedenle bu yolda ilerlemeye devam etmemiz kritik önem taşıyor. Bu konuda saf olmamalıyız."</p><p>Rutte, Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimleri Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kazanmasıyla ilgili doğrudan yorum yapamayacağını ifade ederek, "32 ülkeden oluşan bir ittifakımız var ve kim seçilirse o ülkenin seçilmiş yönetimi oluyor. Biz de bu yönetimle çalışacağız ve ittifakın güçlü kalacağından hiçbir şüphem yok." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Aynı şekilde Fransa seçimlerinde aşırı sağın galip gelme ihtimali hakkında da konuşmaktan çekinen Rutte, "Sonuç ne olursa olsun NATO burada olacak. Birlikte kalacağız. Güçlü kalacağız." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/ankara-zirvesi-buyuk-bir--986_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291026</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kizartma-yapmak-icin-en-dogru-yag-hangisi-291026</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kızartma yapmak için en doğru yağ hangisi?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Nuriya Dianova, kızartma yaparken kullanılacak yağın seçiminin sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Dianova, özellikle rafine yağların yüksek sıcaklığa dayanıklılığı ve doğru saklama koşullarının, kızartma işleminin güvenliği için belirleyici olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kızartma yapmak için en doğru yağ hangisi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Nuriya Dianova, kızartma yaparken hangi yağın tercih edilmesi gerektiğiyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Dianova, yüksek sıcaklıklarda pişirilen yiyecekler için rafine bitkisel yağların daha güvenli olduğunu ifade etti. Özellikle yağın dumanlanma noktası, seçim sırasında dikkat edilmesi gereken başlıca kriterler arasında yer alıyor. Uzman, 190 derece altında dumanlanmaya başlayan yağların normal kızartma için uygun olduğunu, kısa süreli kızartmalarda ise 170 dereceye kadar olan yağların kullanılabileceğini söyledi.</p><h3>Dianova: 'Rafine yağlar yüksek ısıya daha dayanıklı'</h3><p>Dianova, rafine yağların yüksek ısıya karşı daha dirençli olmasının, üretim sırasında uygulanan arıtma işlemleri sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Bu işlemlerle yağlardan mum, fosfolipit ve diğer safsızlıklar uzaklaştırılıyor. Ayrıca, yağın oksidasyona karşı dayanıklılığında yağ asidi bileşimi de büyük rol oynuyor. Doymuş ve tekli doymamış asit oranı yüksek olan yağlar, kızartma sırasında daha stabil kalıyor. Dianova, mutfakta sağlıklı kızartma için rafine yağların tercih edilmesini önerdi.</p><h3>Kızartma yağı saklama ve tekrar kullanımda önemli uyarı</h3><p>Diyetisyen Dianova, kızartma yağı kalitesinin depolama koşullarına da bağlı olduğunu vurguladı. Yağın kapalı şişede, serin ve karanlık bir ortamda saklanması gerektiğini belirten uzman, oksijen ve ışıkla temasın yağın bozulma sürecini hızlandırdığına dikkat çekti. Ayrıca, daha önce kızartmada kullanılmış yağın tekrar ısıtılmasının trans yağ oluşumunu artırdığını ve sağlık açısından risk taşıdığını ifade etti. Dianova, sağlıklı beslenme için her kızartmada taze yağ kullanılmasını tavsiye etti.</p><p>Kızartma yağı seçimi ve kullanımıyla ilgili bu uyarılar, hem mutfakta güvenliği sağlamak hem de sağlık risklerini en aza indirmek açısından büyük önem taşıyor. Uzmanların önerileri dikkate alındığında, doğru yağ tercihi ile kızartma lezzetinden ödün vermeden daha sağlıklı sonuçlar elde edilebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/kizartma-yapmak-icin-en-d-809_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291025</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/vucudunuzda-aniden-cikan-morluklari-hafife-almayin-291025</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vücudunuzda aniden çıkan morlukları hafife almayın]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Hematologlar, belirgin bir darbe olmadan ortaya çıkan mavi lekelerin ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini vurguluyor. Özellikle nedensiz morluklar, kanama sistemi bozuklukları veya vitamin eksikliği gibi önemli hastalıkların habercisi sayılabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vücudunuzda aniden çıkan morlukları hafife almayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun çeşitli bölgelerinde, herhangi bir darbe ya da çarpma olmadan gelişen mavi lekeler, uzmanlara göre ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir. Hematologlar, özellikle açıklanamayan morlukların ya da hematomların, altta yatan kanama sistemi bozukluklarının habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Bu tür mavi lekeler bazen trombositlerdeki işlev bozukluğundan, bazen de ağır enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar veya karaciğer rahatsızlıkları gibi farklı tıbbi durumların arka planında gelişebiliyor. Ayrıca, akut lösemi gibi hastalıklarda da trombosit sayısında azalma nedeniyle vücutta nedensiz mavi lekeler görülebiliyor.</p><h3>Hematolog: 'Mavi leke artışı kanama bozukluğunu gösterebilir'</h3><p>Hematologların verdiği bilgilere göre, özellikle mavi leke oluşumuna diş eti kanaması, uzun süren burun kanamaları veya ciltte çok sayıda küçük kırmızı nokta eşlik ediyorsa, bu belirtiler mutlaka ciddiye alınmalı. Küçük kesiklerden sonra bile uzun süreli kanama yaşanması, vücudun kanamayı durdurma mekanizmasında bir sorun olduğuna işaret edebilir. Uzmanlar, bu durumda vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmasını öneriyor. Mavi leke, yalnızca travmaya bağlı gelişmiyorsa, altta yatan daha ciddi bir sağlık problemi bulunma ihtimali artıyor.</p><h3>Mavi lekelerde vitamin eksikliğine de dikkat</h3><p>Bazı vakalarda ise mavi leke ve artan kanama eğilimi, C ve P vitamini eksikliğiyle ilişkilendiriliyor. Ancak günümüzde belirgin vitamin eksikliği nadir görülüyor. Yine de, diş eti kanaması ya da ciltte kuruluk gibi ek bulgularla birlikte ortaya çıkan mavi lekeler, vücudun savunma sisteminde bir eksiklik veya bozukluk olduğunun göstergesi olabilir. Hematologlar, bu tür durumlarda erken teşhisin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmede büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/vucudunuzda-aniden-cikan--910_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291024</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yangin-dumani-beyin-hucrelerini-nasil-etkiliyor-291024</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yangın dumanı beyin hücrelerini nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Orman yangınlarından yayılan dumanın beyin hücrelerine zarar verebileceği, bilim insanlarının laboratuvar ortamında yaptığı deneylerle ortaya kondu. Araştırmada, dumanın sinir sistemi üzerinde iltihaplanma ve toksik etkilere yol açtığı vurgulandı. Bu bulgular, orman yangını dumanının nörolojik hastalık riskini artırabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yangın dumanı beyin hücrelerini nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, orman yangınlarından çıkan dumanın insan beyni üzerindeki olası tehlikelerine dikkat çekti. Yapılan yeni bir araştırmada, laboratuvar ortamında oluşturulan orman yangını dumanının, sinir sistemi hücrelerinde ciddi hasarlara yol açabileceği belirlendi. Özellikle astrositlerin baskın olduğu glial hücre kültürleri üzerinde yapılan deneyler, dumanın bu hücrelerde DNA hasarına neden olduğunu ve iltihaplanmayı tetiklediğini gösterdi. Uzmanlar, bu bulguların orman yangını dumanı ile beyin işlevlerinde gözlenen bozulmalar arasındaki bağlantıyı açıklayabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Bilim insanları: Orman yangını dumanı iltihaplanmayı tetikliyor</h3><p>Araştırmada, orman yangını dumanının glial hücrelerde STING proteiniyle ilişkili sinyal yollarını aktive ettiği tespit edildi. Bu süreç, hücrelerin pro-inflamatuar sitokinler salgılamasına ve çevredeki nöronlarda toksik etki oluşmasına yol açıyor. Uzmanlar, bu mekanizmanın sinir hücrelerinde iltihaplanmayı artırdığını ve beyin dokusuna zarar verdiğini belirtiyor. Deneylerde, STING mekanizmasının baskılanmasının iltihap tepkisini azalttığı ve sinir hücrelerinin zarar görme oranını düşürdüğü gözlemlendi. Bu bulgular, orman yangını dumanının sinir sistemi üzerinde doğrudan olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor.</p><h3>Orman yangını dumanı nörolojik hastalık riskini artırıyor</h3><p>Bilim insanları, elde edilen verilerin orman yangını dumanı ile bilişsel gerileme, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklar arasında bir bağlantı olabileceğini öne sürdü. Araştırmacılar, hava kirliliğinin özellikle duman yoluyla sinir sistemi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğine dikkat çekti. Ancak, yapılan çalışma doğrudan insanlarda bu hastalıkların gelişimini kanıtlamıyor; yalnızca potansiyel hücresel mekanizmaları açıklıyor. Orman yangını dumanı maruziyetinin toplum sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığı ve bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.</p><p>Sonuç olarak, orman yangını dumanının beyin sağlığı üzerindeki etkilerine dair elde edilen bulgular, bu tür felaketlere karşı önleyici tedbirlerin ve uzun vadeli sağlık izlemlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Bilim insanları, toplumun duman maruziyetine karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini ve sağlık risklerinin azaltılması için gerekli adımların atılması çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/yangin-dumani-beyin-hucre-907_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahce-roma-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-sampiyon-ligi-heyecaninda-geri-sayim-291023</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe-Roma maçı saat kaçta, hangi kanalda? Şampiyonlar Ligi heyecanında geri sayım]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe-Roma maçı için geri sayım sürüyor... UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında İtalya'nın Roma ekibini konuk edecek olan sarı-lacivertliler, 18 yıl sonra döndüğü Devler Ligi'nde ilk maçına çıkacak. Peki Fenerbahçe-Roma maçı saat kaçta, hangi kanalda? İşte Fenerbahçe-Roma maçı saati, canlı yayın bilgileri ve maç öncesi son detaylar:]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe-Roma maçı saat kaçta, hangi kanalda? Şampiyonlar Ligi heyecanında geri sayım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Sarı Lacivertli temsilcimiz Fenerbahçe ile İtalyan temsicisi Roma, bugün UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında karşı karşıya geliyor.</b></p><p>Chobani Stadı'nda saat 19.45'te başlayacak müsabakayı İspanyol hakem Jesus Gil Manzano yönetecek. Manzano'nun yardımcılıklarını aynı ülkeden Diego Barbero ile Guadalupe Porras Ayuso yapacak. Juan Martinez Munuera ise dördüncü hakem olarak görev alacak. Müsabakada Video Yardımcı Hakem (VAR) odasında Cesar Soto Grado oturacak. Valentin Gomez ise Grado'nun yardımcısı olacak.</p><p><b>Fenerbahçe Roma maçı hangi kanalda?</b></p><p>Fenerbahçe Roma maçı TRT 1 ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Karşılaşma, TRT 1, Tabii ve TRT Radyo 1'den takip edilebilecek. </p><p><b>Maç: </b>Fenerbahçe - Roma</p><p><b>Organizasyon:</b> UEFA Şampiyonlar Ligi</p><p><b>Tarih: </b>10 Eylül 2026 Perşembe</p><p><b>Saat:</b> 19.45</p><p><b>Stadyum: </b>Chobani Stadı</p><p><b>TV: </b>TRT 1</p><p><b>Hakem:</b> Jesus Gil Manzano</p><p><b>FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLAR LİGİ YOLCULUĞU</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/manset1-100920262a33e6d9.jpg"/><p>Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi serüvenine 2. Eleme Turu'ndan başladı. Sarı-lacivertliler, Polonya temsilcisi Gornik Zabrze'yi İstanbul'da 1-0 mağlup ederken deplasmandan 1-1'lik beraberlikle dönerek turu geçen taraf oldu.</p><p>Eleme Turu'nda Avusturya ekibi Sturm Graz ile karşılaşan Fenerbahçe, Kadıköy'deki mücadeleyi 2-0, deplasmandaki rövanşı ise 1-0 kazanarak play-off turuna yükseldi.</p><p>Play-off aşamasında Fransa'nın Olympique Lyon ekibiyle eşleşen Fenerbahçe, İstanbul'daki ilk maçtan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Rövanşta deplasmanda rakibini 2-1 mağlup eden sarı-lacivertliler, bu sonuçla Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına adını yazdırdı.</p><p><b>FENERBAHÇE'DE İKİ EKSİK</b></p><p>AA'nın derlemesine göre Fenerbahçe, Roma karşısında 2 oyuncusundan yararlanamayacak. Sarı-lacivertlilerde cezalı olan Matteo Guendouzi'nin yanı sıra sakatlığı bulunan Marco Asensio, zorlu müsabakada yer alamayacak.</p><p><b>ÇEYREK FİNAL GÖRDÜ</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42426756.jpg"/><p>Şampiyonlar Ligi'nde 2008-2009 sezonundan sonra ilk kez yer alacak Fenerbahçe, daha önce 6 kez katıldı. İlk kez 1996-1997 sezonunda yer alan sarı-lacivertliler, daha sonra sırasıyla 2001-2002, 2004-2005, 2005-2006, 2007-2008 ve 2008-2009 sezonlarında mücadele etti. Kanarya, en iyi derecesini 2008 yılında çeyrek finalle yaptı ve İngiliz ekibi Chelsea'ye elendi.</p><p><b>Avrupa kupalarında 307. maç</b></p><p>Fenerbahçe, Roma karşılaşmasıyla Avrupa kupalarında 307. maçına çıkacak. Sarı-lacivertliler, geride kalan mücadelelerde <b>122 galibiyet </b>alırken, 117 müsabakada ise yenilgi yaşadı, 67 maçta da berabere kaldı. Kanarya, rakip filelere 417 gol gönderirken, kalesinde ise 426 gol gördü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42426758.jpg"/><p><b>ROMA İLE İLK RESMİ MAÇ</b></p><p>Fenerbahçe, İtalya'nın Roma ekibiyle tarihinde ilk kez bir resmi müsabakada karşı karşıya gelecek. Fenerbahçe, Roma ile daha önce bir kez karşılaştı. 2014 yılında Roma'da oynanan hazırlık maçı 3-3'lük beraberlikle bitmişti. O dönem Fenerbahçe'nin teknik direktörü İsmail Kartal'dı. </p><b>Avrupa karnesi</b><br><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/09/42424432.jpg"/>Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, sarı-lacivertlilerin başında 3 farklı sezonda 24 kez Avrupa maçına çıktı. Konferans Ligi'nde 18, Şampiyonlar Ligi elemelerinde 6 kez olmak üzere bu süreçteki karşılaşmalarda 15 galibiyet, 3 beraberlik, 6 mağlubiyet aldı.<p><br></p><p><b>Serie A'da lider</b></p><p>İHA'nın derlemesine göre Gian Piero Gasperini yönetimindeki Roma, İtalya Serie A'da yeni sezona iyi başladı. Ligde 3 maçta 3 galibiyet alan sarı-kırmızılılar, 9 puan ve averajla liderlik koltuğunda oturuyor. Roma, rakip filelere 10 gol gönderirken, kalesinde 1 gol gördü. Başkent ekibinde Donyell Malen, 5 golle ön plana çıkarken, Matias Soule 2 gol, Mario Hermoso, Rodrigo Mora ve Niccolo Pisilli de 1'er golle katkı sağladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/fenerbahce-roma-maci-saat-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291022</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kalbiniz-aniden-ritim-degistirdiginde-sakin-bunu-yapmayin-291022</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kalbiniz aniden ritim değiştirdiğinde sakın bunu yapmayın]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kalp atışında meydana gelen ani değişiklikler, özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile birleştiğinde ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Dr. Alexander van Tulleken, kalp atışındaki düzensizliklerin ne zaman tıbbi müdahale gerektirdiği konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kalbiniz aniden ritim değiştirdiğinde sakın bunu yapmayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp atışında beklenmedik değişiklikler, çoğu zaman zararsız görülse de, bazı durumlarda ciddi sağlık risklerinin habercisi olabiliyor. İngiltere merkezli Dr. Alexander van Tulleken, özellikle aniden hızlanan kalp atışı, düzensiz ritim ve sık tekrar eden atlamaların dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Dr. van Tulleken, bu tür kalp atışı değişikliklerinin, özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı veya genel sağlıkta belirgin bir kötüleşme ile birlikte ortaya çıkması halinde, zaman kaybetmeden tıbbi yardım alınmasının hayati önem taşıdığını belirtti.</p><h3>Dr. van Tulleken: 'Düzensiz kalp atışı ciddi riskler taşıyor'</h3><p>Dr. van Tulleken, düzensiz kalp atışı ve ritim bozukluklarının, özellikle atriyal fibrilasyon gibi durumlarda, tedavi edilmediği takdirde pıhtı oluşumuna, inme riskine ve kalp yetmezliğine yol açabileceğini ifade etti. Kalp atışında düzensizlik yaşayan kişilerin, bu belirtileri hafife almaması gerektiğini söyledi. Özellikle göğüste baskı, şiddetli ağrı, belirgin nefes alma zorluğu, bayılma veya bilinç kaybı hissi gibi ek semptomlar geliştiğinde, acil sağlık ekiplerinden yardım istenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Acil durumda kalp atışı sorununda kendi başınıza hareket etmeyin</h3><p>Dr. van Tulleken, kalp atışında ciddi bir değişiklik ve buna eşlik eden şikayetler ortaya çıktığında, kişilerin kendi imkanlarıyla hastaneye gitmeye çalışmasının riskli olabileceğini belirtti. Bu gibi acil durumlarda, profesyonel sağlık ekiplerinden destek alınmasının, olası komplikasyonların önüne geçmek için en doğru yol olduğunu vurguladı. Kalp atışıyla ilgili yaşanan her türlü olağan dışı durumda, erken müdahalenin hayati önem taşıdığının altını çizdi.</p><p>Kalp atışında meydana gelen ani değişiklikler, çoğu zaman hafife alınsa da, bazı belirtiler acil tıbbi müdahaleyi gerektiriyor. Uzmanlar, kalp atışındaki düzensizliklerin göz ardı edilmemesi ve gerektiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/kalbiniz-aniden-ritim-deg-444_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291021</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/unutkanlik-ve-zihinsel-gerilemeye-karsi-ucuz-ve-erisilebilir-cozum-her-gun-gazete-okumak-h-291021</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Unutkanlık ve zihinsel gerilemeye karşı ucuz ve erişilebilir çözüm! Her gün gazete okumak hafızayı koruyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'nın Kurume kentinde yürütülen bir araştırma, düzenli gazete okumanın 60 yaş üzeri bireylerde bilişsel işlevleri ve günlük yaşam aktivitelerini anlamlı şekilde iyileştirdiğini ortaya koydu. Uzmanlar, gazete okumanın yaşlılar için ucuz ve erişilebilir bir yöntem olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Unutkanlık ve zihinsel gerilemeye karşı ucuz ve erişilebilir çözüm! Her gün gazete okumak hafızayı koruyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın Kurume şehrinde gerçekleştirilen bilimsel bir araştırma, düzenli gazete okuma alışkanlığının 60 yaş ve üzeri bireylerde bilişsel işlevleri olumlu yönde etkilediğini gösterdi. Hafif bilişsel bozuklukları bulunan ve son altı ayda düzenli gazete okumayan kişiler arasında yapılan deneyde, gazete okuyan yaşlıların beyin fonksiyonlarında ve günlük aktivitelerinde belirgin bir iyileşme gözlendi. Araştırmada, gönüllüler rastgele iki gruba ayrıldı ve 26 hafta boyunca bir grup düzenli olarak sabah gazeteleriyle buluşturuldu. Katılımcıların haftada en az dört gün gazete okumaları, ilgi çekici makalelerle vakit geçirmeleri, köşe yazılarını yüksek sesle okumaları ve bilgi yarışmalarına katılmaları sağlandı. Diğer grup ise günlük alışkanlıklarını değiştirmeden yaşamını sürdürdü.</p><h3>Kurume'de gazete okuyan yaşlılar bilişsel testlerde öne çıktı</h3><p>Deneyin sonunda elde edilen veriler, gazete okuyan grubun bilişsel fonksiyon değerlendirmelerinde anlamlı bir ilerleme kaydettiğini ortaya koydu. MoCA-J testiyle ölçülen bilişsel puanlarda, gazete okuyanlarda ortalama 0,97 puan artış görülürken, kontrol grubunda 0,5 puanlık bir düşüş yaşandı. İki grup arasındaki toplam fark ise 1,47 puan olarak kaydedildi ve bu sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Araştırmacılar, düzenli gazete okumanın özellikle yaşlı bireylerde hafif bilişsel bozuklukların ilerlemesini yavaşlatabileceğini ve zihin sağlığını korumada etkili bir araç olabileceğini vurguladı. Ayrıca, MMSE-J testi sonuçlarında da gazete okuyanlarda olumlu değişimler saptansa da, gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı düzeye ulaşmadı.</p><h3>Gazete okuma alışkanlığı duygusal ve sosyal yaşamı da güçlendirdi</h3><p>Çalışma, gazete okuma alışkanlığının yalnızca bilişsel işlevlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda duygusal durum ve sosyal aktivite üzerinde de etkili olduğunu gösterdi. Gazete okuyan yaşlılarda depresyon semptomlarını ölçen GDS-15-J ölçeğinde puanlar düşerken, günlük yaşamdaki hareketlilik ve sosyal katılımı yansıtan LSA değerlendirmesinde de iyileşmeler kaydedildi. Araştırmanın yazarları, gazete okumanın yaşlılar için hem zihinsel hem de duygusal açıdan faydalı bir uğraş olduğuna dikkat çekti. Ancak, bu sonuçların küçük bir gönüllü grubunda elde edildiği ve araştırmanın ön niteliği taşıdığı da hatırlatıldı. Uzmanlar, gazete okuma alışkanlığının yaşlı bireylerin entelektüel aktivitelerini desteklemek için pratik ve ekonomik bir yol sunduğunu belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Kurume'de yürütülen bu çalışma, düzenli gazete okumanın yaşlı bireylerde hem bilişsel hem de duygusal açıdan önemli faydalar sağladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, daha geniş katılımlı ve uzun süreli çalışmalarla bu bulguların desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Yine de, gazete okuma alışkanlığının yaşlıların beyin sağlığı ve günlük yaşam kalitesini artırmada etkili bir yöntem olduğu bir kez daha gündeme geldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/unutkanlik-ve-zihinsel-ge-842_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291020</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/grip-ve-soguk-alginligi-mevsimi-yaklasirken-uzmanlardan-bagisiklik-icin-5-oneri-291020</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Grip ve soğuk algınlığı mevsimi yaklaşırken uzmanlardan bağışıklık için 5 öneri]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Soğuk algınlığı ve grip mevsiminde bağışıklık sistemini korumak isteyenler için terapist K. Han, uygulanabilir ve etkili 5 adım önerdi. Han, limon ve sarımsağın tek başına yeterli olmadığını vurgularken, bağışıklık için uyku, hijyen ve dengeli beslenmenin altını çizdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Grip ve soğuk algınlığı mevsimi yaklaşırken uzmanlardan bağışıklık için 5 öneri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk algınlığı ve grip sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, terapist K. Han bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler için 5 temel adımı açıkladı. Han, limon ve sarımsağın hastalıklara karşı tek başına koruma sağlamadığını belirterek, bağışıklık sisteminin güçlü olması için günlük yaşamda uygulanabilecek pratik öneriler sundu. Bu öneriler, özellikle hastalıkların yaygınlaştığı dönemlerde daha dirençli bir vücut için önemli görülüyor.</p><h3>Terapist Han: 'Uyku ve hijyen bağışıklıkta kritik rol oynuyor'</h3><p>Uzman terapist Han, kaliteli uykunun bağışıklık sistemi için vazgeçilmez olduğuna dikkat çekti. Yeterli uyku, vücudun enfeksiyonlara karşı savaşan hücreleri ve antikorları üretmesinde temel rol üstleniyor. Han ayrıca, virüslerin kolayca yayılabildiği bu dönemde ellerin sık sık ve doğru şekilde yıkanmasının hastalıklardan korunmada büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağışıklık sisteminin güçlü kalması için kişisel hijyen alışkanlıklarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><h3>Çeşitli beslenme ve erken önlem önerisi</h3><p>Han, bağışıklık için sadece belirli birkaç gıdaya yönelmenin yeterli olmadığını, aksine çeşitli ve dengeli bir beslenmenin vücudu hastalıklara karşı daha dirençli hale getirdiğini söyledi. Özellikle vitamin açısından zengin besinlerin yanında, farklı gıdaların tüketilmesi bağışıklık sistemini destekliyor. Ayrıca, soğuk algınlığının ilk belirtileri ortaya çıkmadan önce ateş düşürücü, boğaz spreyleri ve burun spreylerinin evde bulundurulmasını tavsiye etti. Grip aşısının da koruyucu etkisine dikkat çeken Han, erken önlemin hastalıklara karşı avantaj sağladığını belirtti.</p><p>Soğuk algınlığı ve gripten korunmak için bağışıklık sistemini güçlendiren bu adımlar, özellikle riskli dönemlerde sağlık açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bireylerin bu önerilere uyarak hastalıklara karşı daha dirençli olabileceğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/grip-ve-soguk-alginligi-m-628_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291019</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sirtlanlar-neden-guluyor-iste-arkasindaki-sasirtici-bilimsel-gercek-291019</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sırtlanlar neden gülüyor? İşte arkasındaki şaşırtıcı bilimsel gerçek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sırtlanların gülüşü, Afrika savanlarında sıkça duyulan ve birçok kişinin merak ettiği bir doğa olayı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sırtlanların bu tuhaf sesleri sosyal iletişim, hayal kırıklığı ve yardım çağrısı için kullandığını belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sırtlanlar neden gülüyor? İşte arkasındaki şaşırtıcı bilimsel gerçek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sırtlanların gülüşü, Afrika savanlarında hem araştırmacıların hem de doğa gözlemcilerinin dikkatini çeken bir fenomen olarak öne çıkıyor. Özellikle popüler kültürde sıkça mizahi bir davranış gibi algılanan bu gülme sesi, aslında sırtlanların sosyal yaşamında önemli bir rol oynuyor. Son yapılan bilimsel araştırmalar, sırtlanların gülüşünün yalnızca eğlenceyle ilgili olmadığını, aksine sosyal statüyü belirlemede ve iletişim kurmada temel bir araç olduğunu gösteriyor.</p><h3>Uzmanlar: Sırtlanların gülüşü sosyal statüyü belirliyor</h3><p>Hayvan davranışları üzerine çalışan uzmanlar, sırtlanların gülme sesini genellikle yemek paylaşımı sırasında veya akrabalar arasında yaşanan çatışmalarda çıkardığını vurguluyor. Sırtlanlar, bu seslerle hayal kırıklıklarını ifade ediyor ve aynı zamanda yardım çağrısında bulunuyor. Araştırmalar, gülüşün çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde ortaya çıktığını ve özellikle stresli anlarda, örneğin gece avında ya da yiyecek bulamayan bir sırtlanın korku ve çaresizliğini dışa vurduğunu ortaya koyuyor. Sırtlanların gülüşü, bu nedenle onların sosyal hiyerarşisinin ve grup içi iletişiminin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Gece avında sırtlanların gülüşü korku ve stresin göstergesi</h3><p>Gece avı, sırtlanlar için oldukça riskli ve zorlu bir süreç olarak biliniyor. Bu süreçte sırtlanlar, karşılaştıkları tehlikeler ve başarısızlıklar karşısında sık sık gülme sesi çıkarıyor. Bilim insanları, bu davranışın hayvanın yaşadığı korku ve hayal kırıklığını yansıttığını belirtiyor. Özellikle saldırıya uğradıklarında veya yiyecek bulmakta zorlandıklarında, sırtlanlar hezeyan içinde gülüyor. Bu ilginç sesler, hem grup üyelerine hem de rakiplerine duygusal durumlarını aktarmada önemli bir işlev görüyor.</p><p>Sırtlanların gülüşü, onların karmaşık sosyal yapısının ve iletişim biçimlerinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak doğa bilimcilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/sirtlanlar-neden-guluyor--623_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.291018</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-kiralik-konut-projesinin-detaylari-belli-oldu-11-konut-10-bin-21-konut-12-bin-t-291018</link>
      <pubDate>2026-09-10T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da kiralık konut projesinin detayları belli oldu! 1+1 konut 10 bin, 2+1 konut 12 bin TL'den başlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da kiralık konut projesinin detaylarını açıkladı. Bakan Kurum, İstanbul'daki kiralık konut projesinde 1+1 konutun 10 bin, 2+1 konutun ise 12 bin TL'den başlayacağını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da kiralık konut projesinin detayları belli oldu! 1+1 konut 10 bin, 2+1 konut 12 bin TL'den başlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Trabzon'da "Uzunkum Yaşam Alanı ve Millet Bahçesi Fidan Dikim Töreni"nde konuştu. </p><p class="">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, İstanbul'da kiralık konut projesinin detaylarını açıkladı.</p><p>Bakan Kurum, İstanbul'da inşa edilecek 100 bin sosyal konuta ek olarak, 15 bin kiralık konutun yakında vatandaşlarla buluşacağını söyledi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/video4-1009202635ad513e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p class="">Murat Kurum, İstanbul'daki kiralık konut projesinde 1+1 konutun 10 bin, 2+1 konutun ise 12 bin TL'den başlayacağını belirtti.</p><p>Kurum, "Yaptığımız konut kampanyaları projeleri ile <b>1+1</b> 10 bin TL, <b>2+1</b> için 12 bin TL, <b>3+1</b> için 15 bin TL, <b>4+1</b> için 18 bin TL fiyatlar ile konutlarımızı ihtiyaç sahipleri kiralayabilecek." ifadelerini kullandı. </p><p><b>İLÇELER BELLİ OLDU</b></p><p>Tüm hukuki altyapının hazırlandığını söyleyen Bakan Kurum, kiralık konutların; Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy ilçelerinde olacağını açıkladı.</p><p>Vatandaşlardan 3 yıllığına kiralanabileceğini ifade eden Bakan Kurum, "3 yılın ardından yeni hak sahiplerini yine kura ile belirleyeceğiz" dedi.</p><p>18 yaşını tamamlamış, evli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, aylık hane geliri 100 bin liradan az olanlar kampanyadan faydalanabilecek. Başvuracak kişinin en az 1 yıl İstanbul'da ikamet ediyor olması gerekiyor. Tapuda herhangi bir konutu olan kişiler başvuru gerçekleştiremeyecek.</p><p><b>KİRALIK KONUTLARIN FİYATLARI</b></p><p>Bakan Kurum, "Vatandaşlarımızın konuta ulaşımını kolaylaştırmak, piyasayı dengelemek adına da 4 ayrı büyüklükteki evlerimizi, piyasa rayiçlerinin çok altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız" dedi.</p><p>1+1 konut için 10 bin lira, 2+1 konut için 12 bin liradan başlayan tutarlar belirlendi. 3+1 konutlar 15 bin, 4+1 konutlar ise 18 bin liradan başlayan fiyatlarla kiralanacak.</p><p>Bakan Kurum sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Hiç vakit kaybetmeyeceğiz. 14 Eylül'de başvuruları alacağız. Hemen hak sahiplerini tespit edeceğiz. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk bin 71 kiralık konutumuzun anahtarlarını Ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz. Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz.</p><p>Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/10/uzunkum-yasam-alani-ve-mi-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>