<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286682</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-cok-yakinda-diyerek-duyurdu-iran-daha-fazla-dayanamaz-286682</link>
      <pubDate>2026-08-06T23:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump "çok yakında" diyerek duyurdu: İran daha fazla dayanamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump İran ile savaşa ilişkin, "Bence savaş çok yakında bitecek, İran'ın daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump "çok yakında" diyerek duyurdu: İran daha fazla dayanamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump İran ile savaşa ilişkin, "Bence savaş çok yakında bitecek, İran'ın daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/trump-cok-yakinda-diyerek-213_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286681</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuzde-sicak-saatler-kesm-adasi-yakinlarinda-siddetli-patlama-sesleri-duyuldu-286681</link>
      <pubDate>2026-08-06T23:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz'de sıcak saatler: Keşm Adası yakınlarında şiddetli patlama sesleri duyuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran basını, Hürmüz Boğazı girişinde "düşman hedeflerine" saldırı düzenlendiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz'de sıcak saatler: Keşm Adası yakınlarında şiddetli patlama sesleri duyuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran basınında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası&#39;ndan patlama sesleri duyuldu.</p><p>Tesnim Haber Ajansı, ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, yerel saatle 21.40 sularında duyulan patlama seslerinin &quot;Hürmüz Boğazı&#39;nın girişinde düşman hedeflerine yapılan operasyondan&quot; kaynaklandığını yazdı.</p><p>Haberde, söz konusu saldırıya ilişkin kamuoyunun bilgilendirileceği aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/hurmuzde-sicak-saatler-ke-118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286680</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turk-muteahhitlerden-polonyada-10-milyar-dolari-asan-basari-dev-projeler-yolda-286680</link>
      <pubDate>2026-08-06T22:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk müteahhitlerden Polonya'da 10 milyar doları aşan başarı: Dev projeler yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya temaslarında Türk müteahhitlik sektörünün göğüs kabartan başarısını ilan etti. Ülkede bugüne kadar 10,1 milyar dolar değerinde 72 dev projeyi hayata geçiren Türk firmaları için ulaştırma, metro ve altyapı alanlarında yeni iş birliği kapıları aralanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk müteahhitlerden Polonya'da 10 milyar doları aşan başarı: Dev projeler yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya'nın başkenti Varşova'ya resmi ziyaret düzenledi. Bolat, Varşova'daki temasları kapsamında Polonya Maliye Bakanı Andrzej Domanski ile bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye ile Polonya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin mevcut durumu; ticaret, müteahhitlik, yatırımlar, enerji, ulaştırma, lojistik, savunma sanayii ve uzay araştırmaları ile üçüncü ülkelerde iş birliği alanlarında gelecek dönemlerdeki ortak çalışma başlıkları ele alındı. Görüşmeye, Türkiye'nin Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Polonya Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Sayın Ferhat Nasıroğlu'nun da eşlik etti.  </p><p>Bakan Bolat sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ayrıca bu yıl sonbaharda Türkiye'de Ticaret Bakanlığımızın ev sahipliğinde Türkiye-Polonya yatırım ve iş forumu ile Türkiye-Polonya Danışma Mekanizması'nın toplantısını yapma konusunda mutabık kaldık" dedi.  </p><p>Bakan Bolat, Domanski ile görüşmesinde Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin de değerlendirildiğini kaydetti. Bolat, "Ticari ve ekonomik ilişkilerimizin stratejik alanlarda derinleştirilmesinin ve Gümrük Birliği'nin işleyişinin geliştirilmesinin, mevcut ekonomik entegrasyonumuzu daha da güçlendireceğini ifade ettik" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bolat, "Sanayi Hızlandırma Yasası başta olmak üzere, AB'nin yeni ticaret ve sanayi politikalarının, Avrupa'nın ve ülkemizin rekabetçiliği, tedarik zincirlerinin güvenliği ve sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerini etraflıca değerlendirdik. Bu politikaların ancak kapsayıcı ve Gümrük Birliği'nin kazanımlarını koruyarak geliştiren bir anlayışla ele alınması halinde ekonomik güvenlik ve rekabetçilik bağlamında beklenen faydaları sağlayacağını vurguladık" dedi.  </p><p><b>"İKİLİ TİCARET HACMİMİZİ KISA VADEDE 15 MİLYAR DOLARA TAŞIYACAĞIMIZA İNANIYORUZ"</b></p><p>Polonya ile ikili ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 12,5 milyar dolara ulaşarak bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıktığını ve 10 milyar dolarlık ortak hedefi aştığını vurgulayan Bakan Bolat, "İkili ticaret hacmimizi kısa vadede 15 milyar dolara taşıyacağımıza inanıyoruz" dedi.  </p><p>Altyapı projelerinde Türkiye-Polonya arasındaki iş birliğine değinen Bakan Bolat, "Metro, otoyol ve büyük altyapı projelerinde Polonya'da Türk müteahhitlerinin elde ettiği başarılar, sektörümüzün teknik kapasitesini ve güvenilirliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Türk yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü Polonya'da bugüne kadar yaklaşık 10,1 milyar dolar değerinde 72 projeyi başarıyla hayata geçirmiştir" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bakan Bolat, "Bugün Polonyalı mevkidaşım ile gerçekleştirdiğim görüşmede Türk müteahhitlik sektörünün Polonya'daki büyük ölçekli projelere katkısını ve üçüncü ülkelerde Türk ve Polonyalı şirketler arasında bu alanda işbirliği fırsatlarını ele aldık. Sayın Domanski ile iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini karşılıklı fayda temelinde daha da ileriye taşıma konusundaki ortak irademizi teyit ederek, önümüzdeki dönemde temaslarımızı ve iş birliğimizi güçlendirme hususunda mutabık kaldık" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bolat, Türkiye ile Polonya arasındaki güçlü ekonomik ortaklığın iki ülkenin iş dünyaları arasındaki yakın iş birliği sayesinde her geçen gün daha da gelişmesinden memnuniyet duyduklarının altını çizdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/turk-muteahhitlerden-polo-386_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286679</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ispanyada-15-agustos-alarmlari-400-bin-kisilik-gizli-gruplar-harekete-gecti-286679</link>
      <pubDate>2026-08-06T22:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İspanya'da '15 Ağustos' alarmları! 400 bin kişilik gizli gruplar harekete geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İspanya Jandarma Müdürlüğü, ülkenin Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'ye yönelik başlatılan dijital göç organizasyonunu tespit etti. 400 binden fazla kişinin yer aldığı sosyal medya gruplarında 15 Ağustos tarihi işaret edilerek lojistik planlar yapıldığı ortaya çıkarken, güvenlik güçleri devasa kampanyaya karşı geniş çaplı soruşturma başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İspanya'da '15 Ağustos' alarmları! 400 bin kişilik gizli gruplar harekete geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya devlet televizyonu RTVE&#39;nin haberine göre, Jandarma Müdürlüğü, Sebte&#39;deki son gelişmelerin ardından sosyal medyaya yönelik yürüttüğü incelemenin sonuçlarını paylaştı.</p><p>İncelemede, belirli sosyal medya platformlarındaki sohbet gruplarında, insanları &quot;Sebte&#39;ye yönelik yeni kitlesel göç girişiminde&quot; bulunmaya çağıran bir &quot;kampanyanın&quot; başladığı tespit edildi.</p><p>Toplamda 400 binden fazla kişinin dahil olduğu bu gruplarda, göç girişimi çağrılarının 15 Ağustos&#39;a işaret etmesinin yanı sıra lojistik ayrıntıları da içerdiği ve &quot;dijital bir tür koordinasyonun&quot; mevcut olduğu görüldü.</p><p>Bu girişimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin henüz kesin olmadığı ve &quot;kampanyanın&quot; Fas hükümetince veya suç örgütlerince planlandığına dair kanıt olmadığı sonucuna varıldı.</p><p>Jandarma Müdürlüğü, inceleme sonucunda sosyal medyadaki bu çağrılara yönelik soruşturma başlattı.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Fas&#39;taki Castillejos kasabası kıyılarından İspanya&#39;nın Kuzey Afrika&#39;daki toprağı Sebte&#39;ye yüzmeye çalışan 800&#39;ü aşkın düzensiz göçmene müdahalede bulunulmuştu.</p><p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, olaya ilişkin hükümetin tüm kaynaklarını seferber ettiğini bildirmişti.</p><p>İspanya hükümeti, Sebte&#39;ye yönelik düzensiz göç girişimlerinin artması üzerine güvenliğin sağlanması amacıyla silahlı kuvvetlerin bölgeye konuşlandırılmasına karar vermişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/ispanyada-15-agustos-alar-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286678</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ile-kirli-is-birlik-gazzedeki-soykirima-destek-icin-asker-gonderecek-286678</link>
      <pubDate>2026-08-06T21:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail ile kirli iş birlik! Gazze'deki soykırıma destek için asker gönderecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ile güvenlik ve askeri alanda kirli ilişkilerini sürdüren Uganda, Meclis kararıyla Gazze'ye asker sevk etmeye hazırlanıyor. Karara isyan eden muhalif milletvekilleri, Uganda'nın Tel Aviv'in taşeronluğuna soyunduğunu vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail ile kirli iş birlik! Gazze'deki soykırıma destek için asker gönderecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'in "dost ülkelerden" sınırlı sayıda askerin Gazze'ye girişini onayladığı belirtilirken, Uganda'nın göndereceği askerlerin sayısı, görev kapsamı ve konuşlandırma takvimi açıklanmadı.</p><p>Parlamentonun 14. oturumunda kabul edilen önergeye ilişkin endişelerini dile getiren muhalefet milletvekilleri, Uganda'nın misyona katılma gerekçesinin açıklanmasını istedi.</p><p>Milletvekili Hassan Kirumira, İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Uganda açısından konuşlandırmanın "diplomatik kaygılara" yol açabileceğini belirterek, "Asıl soru, ordumuz hangi tarafta savaşacak?" dedi.</p><p>Muhalefet, Uganda Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni'nin oğlu General Muhoozi Kainerugaba'nın İsrail yanlısı açıklamalarının, ordunun tarafsızlığına ilişkin soru işaretleri oluşturduğunu savundu.</p><p>Savunma Bakanı Kiryowa Kiwanuka ise Uganda ordusunun, Somali dahil çeşitli ülkelerdeki barışı koruma görevlerinden edindiği deneyime işaret ederek konuşlandırmayı savundu.</p><p><b>GÜVENLİK VE ASKERİ EĞİTİM ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNİ GELİŞTİRDİ</b></p><p>General Kainerugaba, İsrail ile İran arasındaki gerilimin tırmandığı dönemde "Hristiyan olduğumuz için İsrail'in yanındayız." açıklamasını yapmış ve talep edilmesi halinde İsrail'i savunmak üzere asker göndermeye hazır olduklarını belirtmişti.</p><p>Uganda ile İsrail, 1994'te yeniden kurulan diplomatik ilişkilerinin ardından özellikle güvenlik ve askeri eğitim alanlarında işbirliğini geliştirdi.</p><p>Kainerugaba, 1 Ağustos'ta Entebbe Havalimanı'nda, 1976'daki İsrail baskınını yönetirken öldürülen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ağabeyi Yonatan Netanyahu'nun heykelini açmıştı.</p><p>"Cesaret ve fedakarlığını" anmak amacıyla dikilen heykel, baskında çok sayıda Uganda askerinin öldürülmesi ve operasyonun ülke egemenliğinin ihlali olarak görülmesi nedeniyle tartışmalara yol açmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/israil-ile-kirli-is-birli-722_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286677</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-surpriz-program-suudi-arabistana-gidecek-286677</link>
      <pubDate>2026-08-06T21:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sürpriz program: Suudi Arabistan'a gidecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın Suudi Arabistan'a günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştireceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sürpriz program: Suudi Arabistan'a gidecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Erdoğan&#39;ın, yarın Suudi Arabistan&#39;a günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştireceğini belirtti.</p><p>İletişim Başkanı Duran, Erdoğan&#39;ın, ziyaret çerçevesinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif&#39;le bir araya gelmesinin öngörüldüğünü ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/cumhurbaskani-erdogandan--789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286676</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/veli-agbabanin-agabeyi-hur-agbaba-tutuklandi-286676</link>
      <pubDate>2026-08-06T21:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Veli Ağbaba'nın ağabeyi Hür Ağbaba tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesine ilişkin "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Veli Ağbaba'nın ağabeyi Hür Ağbaba tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ferat Yetişsin ve Hür Ağbaba&#39;nın işlemleri tamamlandı.</p><p>İşlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.</p><p><b>SORUŞTURMA</b></p><p>Soruşturma dosyasında, Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji AŞ Genel Müdürü Ekinci&#39;nin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çeşitli kamu ihalelerine ortak girişim modeliyle katıldığı ileri sürülen Erensan İnşaat firmasıyla ticari ilişkisinin mercek altına alındığı ifade edilmiş, söz konusu firmanın İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi&#39;ndeki 3. ve 4. etap projelerine ilişkin ihaleleri kazanmasının ardından, yapı denetim süreçlerinin Egeşehir Yapı tarafından yürütüldüğü, böylece aynı yapının hem ihale sürecinde hem de denetim aşamasında etkili olduğu iddia edilmiş, bu durumun da &quot;çıkar ilişkisi&quot; ve &quot;usulsüz denetim mekanizması&quot; yönünden adli incelemeye tabi tutulduğu belirtilmişti.</p><p>Gözaltına alınan Süleyman Ekinci ile Erensan İnşaat yetkilisi S.E, Okçuoğlu İnşaat Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve Ticaret AŞ yetkilisi M.Ö. ile dönemin İZBETON Genel Müdürü H.S. 23 Mayıs&#39;ta tutuklanmıştı.</p><p>5 Ağustos&#39;ta Ekinci ile bağlantıları tespit edilen Ferat Yetişsin ile Hür Ağbaba Diyarbakır ve Malatya&#39;da gözaltına alınmıştı.</p><p>Şüphelilerden Hür Ağbaba&#39;nın Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba&#39;nın ağabeyi olduğu belirtilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/veli-agbabanin-agabeyi-hu-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286675</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kayseride-film-gibi-operasyon-zehir-tacirlerine-aksungur-iha-darbesi-286675</link>
      <pubDate>2026-08-06T20:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kayseri'de film gibi operasyon: Zehir tacirlerine AKSUNGUR İHA darbesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'de polis ekipleri ve Havacılık Daire Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen AKSUNGUR İHA destekli operasyonda zehir tacirleri yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kayseri'de film gibi operasyon: Zehir tacirlerine AKSUNGUR İHA darbesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucu, kentte uyuşturucu madde ticareti yapan ve 'torbacı' olarak tabir edilen sokak satıcılarına yönelik 2 ay süren ve Havacılık Daire Başkanlığı'na ait AKSUNGUR İHA'nın da katıldığı planlı çalışmalar kapsamında; eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda U.Ç. (26), S.T.Y. (43), S.A. (21), E.A. (36), Y.G. (34) ve H. G. (34) ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şahısların ikametlerinde ve üzerlerinde yapılan aramalarda ise muhtelif miktarlarda uyuşturucu ve uyarıcı madde ele geçirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/aw76238801-06082026cee67927.jpg"/><p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan U.Ç., S.T.Y.,  E.A., Y.G. ve H.G. 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' ve '6136 Sayılı Kanuna muhalefet' suçlarından çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edilirken, S.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/aw76238804-06082026a4018647.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/kayseride-film-gibi-opera-770_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286674</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/catalcada-korkutan-ucak-kazasi-son-sinif-ogrencisi-pilot-hastaneye-kaldirildi-286674</link>
      <pubDate>2026-08-06T22:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çatalca'da korkutan uçak kazası: Son sınıf öğrencisi pilot hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Çatalca'da özel bir uçuş okuluna ait eğitim uçağı, pist yakınlarında kuyruğunun yere sürtmesi sonucu kaza kırıma uğradı. Olay yerine hızla sevk edilen ekipler kaza sonrası harekete geçerken, yaralanan son sınıf öğrencisi pilot tedavi altına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çatalca'da korkutan uçak kazası: Son sınıf öğrencisi pilot hastaneye kaldırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, 17.30 sıralarında Bahşayiş Mahallesi&#39;nde faaliyet gösteren özel bir uçuş okuluna ait eğitim uçağının, kuyruğunun yere sürtmesi sonucu kaza kırıma uğradığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, kazada uçağın pilotu, pilotaj son sınıf öğrencisi B.B&#39;nin hafif yaralandığı kaydedildi.</p><p>Yaralı pilotun, kaza sonrası olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı aktarılan açıklamada, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p><p>Bu arada kazanın ardından bölgeye giden jandarma ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları sürüyor.</p><p>Pilot öğrenci B.B&#39;nin, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/catalcada-korkutan-ucak-k-341_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286673</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/o-ilde-hayvan-giris-cikislari-yasaklandi-koyun-keci-cicegi-ekipleri-harekete-gecirdi-286673</link>
      <pubDate>2026-08-06T20:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[O ilde hayvan giriş çıkışları yasaklandı! "Koyun-keçi çiçeği" ekipleri harekete geçirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Kastoria ilinde laboratuvar testleriyle doğrulanan "koyun-keçi çiçeği" hastalığı sonrası yetkililer acil karantina kararı aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[O ilde hayvan giriş çıkışları yasaklandı! "Koyun-keçi çiçeği" ekipleri harekete geçirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Tarım Bakanlığına bağlı Kastoria Veterinerlik Müdürlüğü, Argos Orestiko Belediyesine bağlı Germa köyündeki işletmelerde, hastalığın laboratuvar testleriyle doğrulanmasının ardından il genelinde kısıtlamalar getirildiğini açıkladı.</p><p>Alınan önlemler kapsamında Kastoria ilinden canlı küçükbaş hayvanların ve bazı hayvansal ürünlerin çıkışı ile koyun ve keçi alım satımı yasaklandı.</p><p>Koruma ve gözetim bölgelerinde otlatma faaliyetleri de durduruldu.</p><p>Yetkililer, enfekte işletmenin çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi ve 20 kilometrelik gözetim bölgesi oluştururken, veteriner ekiplerin denetimlerine başladığını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/o-ilde-hayvan-giris-cikis-292_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286672</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/samda-siddetli-patlama-bilanco-agir-286672</link>
      <pubDate>2026-08-06T21:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şam'da şiddetli patlama: Bilanço ağır]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye'nin başkenti Şam'ın Ceramana Mahallesi'nde meydana gelen şiddetli patlamada yaralananlar olduğu bildirildi ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şam'da şiddetli patlama: Bilanço ağır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkenin resmi haber ajansı SANA, başkent Şam'ın Ceramana Mahallesi'nde bir minibüse tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak ettiğini duyurdu.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42156950.jpg"/><p>Bölgedeki AA muhabirinin sivil savunma yetkililerinden aldığı bilgiye göre, patlamada ilk belirlemelere göre 2 kişi yaşamını yitirdi, 13 kişi yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42157056.jpg"/><p>Suriye devlet televizyonu El-İhbariye'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı açıklamasında patlamanın ardından bölgedeki hastanelerde hazırlıkların üst seviyeye çıkarıldığı, yaralananların hastanelerde tedavi altına alındığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/samda-siddetli-patlama-bi-839_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286671</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/160-milyar-liralik-kamu-zarari-ibb-davasinda-aylik-inceleme-tamamlandi-imamoglu-dahil-53-k-286671</link>
      <pubDate>2026-08-06T20:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[160 milyar liralık kamu zararı… İBB davasında aylık inceleme tamamlandı: İmamoğlu dahil 53 kişi hakkında karar]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 160 milyar liralık kamu zararının yer aldığı 414 sanıklı dev davada aylık tutukluluk incelemesini dosya üzerinden tamamladı. Görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu 53 sanığın tutukluluğunun devamına hükmedildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[160 milyar liralık kamu zararı… İBB davasında aylık inceleme tamamlandı: İmamoğlu dahil 53 kişi hakkında karar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mehmet Murat Çalık&#39;ın da aralarında bulunduğu 53 sanık hakkındaki aylık tutukluluk incelemesini dosya üzerinden tamamladı.</p><p>Mahkeme heyeti, bu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.</p><p>Davanın duruşması, 17 Ağustos Pazartesi günü Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülmeye devam edecek.</p><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı &quot;ihbar eden&quot; sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı &quot;suçtan zarar gören&quot; sıfatıyla yer alıyor.</p><p>İddianamede, 16 kişi &quot;müşteki&quot;, 7&#39;si firari, 5&#39;i &quot;müşteki sanık&quot; olmak üzere toplam 407 kişi &quot;sanık&quot; olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014&#39;ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, &quot;İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu&quot;na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu&#39;nun &quot;örgüt elebaşı&quot;, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu&#39;nun da &quot;örgüt yöneticisi&quot; olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu&#39;na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77&#39;sinin Fatih Keleş&#39;e, 35&#39;inin Murat Ongun&#39;a, 8&#39;inin Ertan Yıldız&#39;a, 7&#39;sinin Hüseyin Gün&#39;e, 6&#39;sının Murat Gülibrahimoğlu&#39;na ve 6&#39;sının da Adem Soytekin&#39;e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu&#39;nun &quot;suç işleme amacıyla örgüt kurmak&quot;, &quot;kişisel verilerin kaydedilmesi&quot;, &quot;kişisel verileri ele geçirme ve yayma&quot;, &quot;suç delillerini gizleme&quot;, &quot;haberleşmenin engellenmesi&quot;, &quot;kamu malına zarar verme&quot;, &quot;rüşvet&quot;, &quot;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot;, &quot;irtikap&quot;, &quot;kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık&quot;, &quot;suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama&quot;, &quot;ihaleye fesat karıştırma&quot;, &quot;çevrenin kasten kirletilmesi&quot;, &quot;Vergi Usul Kanunu&#39;na muhalefet&quot;, &quot;Orman Kanunu&#39;na muhalefet&quot; ve &quot;Maden Kanunu&#39;na muhalefet&quot; suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş&#39;in 48 kez &quot;rüşvet&quot;, &quot;rüşvet alma&quot;, &quot;rüşvet verme&quot;, 55 kez &quot;ihaleye fesat karıştırma&quot;, 39 kez &quot;kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, 8 kez &quot;suç gelirlerini aklama&quot;, &quot;Maden Kanunu&#39;na muhalefet&quot;, &quot;Orman Kanunu&#39;na muhalefet&quot;, &quot;çevre kirliliğine neden olma&quot;, &quot;Vergi Usul Kanunu&#39;na muhalefet&quot;, &quot;irtikap&quot;, &quot;suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme&quot; ile &quot;haberleşmenin engellenmesi&quot; suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun&#39;un &quot;rüşvet&quot;, 53 kez &quot;ihaleye fesat karıştırma&quot;, 33 kez &quot;kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, &quot;kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme&quot;, &quot;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot; ile &quot;suç gelirlerini aklama&quot; suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, Yıldız&#39;ın &quot;rüşvet&quot;, &quot;ihaleye fesat karıştırma&quot;, &quot;kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot; suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin&#39;in &quot;rüşvet&quot;, &quot;zincirleme şekilde rüşvet&quot;, &quot;irtikap&quot; ve &quot;suç gelirlerini aklama&quot; suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu&#39;nun &quot;kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot;, &quot;suç gelirlerini aklama&quot;, &quot;evrakta sahtecilik&quot;, &quot;Maden Kanunu&#39;na muhalefet&quot;, &quot;Orman Kanunu&#39;na muhalefet&quot;, &quot;çevre kirliliğine neden olma&quot; ve &quot;Vergi Usul Kanunu&#39;na muhalefet&quot; suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün&#39;ün &quot;suç işlemek amacıyla örgüt kurma&quot;, &quot;kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme&quot; suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında &quot;etkin pişmanlık&quot; hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından Şişli Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez &quot;rüşvet alma&quot;, 2 kez &quot;irtikap&quot;, &quot;kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi&quot;, &quot;kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme&quot; ve &quot;suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&quot; suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mehmet Murat Çalık&#39;ın ise 7 kez &quot;rüşvet alma&quot; ve &quot;suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma&quot; suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p><b>BİRLEŞEN DOSYA</b></p><p>Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney&#39;in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.</p><p>İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli&#39;nin &quot;suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme&quot; ile &quot;kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık&quot; suçlarından 9 yıl 8&#39;er aydan 31 yıl 8&#39;er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.</p><p>Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 sanığın tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/160-milyar-liralik-kamu-z-708_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286670</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kritik-merhale-gecildi-terorsuz-bolge-hedefinde-muteakip-adimlar-yolda-286670</link>
      <pubDate>2026-08-06T20:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kritik merhale geçildi! "Terörsüz Bölge" hedefinde müteakip adımlar yolda]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kritik MGK zirvesinde, terörün kökünü kazıma kararlılığı bir kez daha teyit edildi. "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge" hedeflerinde hayati bir eşiğin aşıldığı vurgulanırken, ülkenin ve bölgenin güvenliğini garanti altına alacak tarihi sürecin sonraki adımları masaya yatırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kritik merhale geçildi! "Terörsüz Bölge" hedefinde müteakip adımlar yolda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen toplantı 2 saat 15 dakika sürdü.</p><p>Toplantının ardından İletişim Başkanlığı, kritik MGK toplantısında alınan kararlara ilişkin bildiriyi yayımladı.</p><p>Toplantıda;</p><p>1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.</p><p>2. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşma yolunda kaydedilen ilerlemeler ele alınmış; ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahının teminat altına alınması istikametinde tarihî bir merhaleyi teşkil eden çalışmaların müteakip aşamalarına ilişkin istişarelerde bulunulmuştur.</p><p>3. 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı gösterilen millî direnişin onuncu yıl dönümünde, FETÖ ile mücadelede gelinen son durum değerlendirilmiş; ihanet şebekesinin tamamen bertaraf edilmesine matuf tedbirlerin hassasiyetle sürdürüleceği kaydedilmiştir.</p><p>4. Ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ittifakın geleceği açısından kritik bir eşik olduğu belirtilmiş; Türkiye'nin geliştirdiği ileri imkân ve kabiliyetleri müttefikleriyle paylaşma hususundaki yapıcı tutumu teyit edilmiştir.</p><p>5. İran ve ABD arasında tekrar yaşanan çatışmaların bölge ülkelerine ve küresel ticaret güzergâhlarına sıçramasının oluşturduğu risk ve tehditlere işaret edilmiş; tüm taraflara, güç kullanmaktan kaçınma ve kalıcı barışın tesisine matuf müzakerelere geri dönme çağrısında bulunulmuştur.</p><p>6. Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki stratejik sıkışmanın, Karadeniz ve Hazar Denizi başta olmak üzere mücavir bölgelerin de çatışma sahası hâline getirilmesiyle aşılamayacağı vurgulanmış; savaşan taraflar, bölgede artan gerilimi düşürmeye ve barışın tesisi için somut adımlar atmaya davet edilmiştir.</p><p>7. Komşularımız Suriye ve Irak ile geliştirilen çok boyutlu iş birliğinin, bölgemizin güvenliği, huzuru ve refahı bakımından büyük önem arz ettiğinin altı çizilmiş; Türkiye'nin, bölgesel dayanışmayı pekiştirmeye yönelik süreçlere azami katkı sunmayı sürdüreceği ifade edilmiştir.</p><p>8. Gazze Barış Planı çerçevesinde son günlerde kaydedilen ilerlemelere rağmen ateşkes ihlallerine devam eden İsrail Yönetimi'nin, Filistin topraklarındaki yerleşimci terörünü tırmandırması ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik kışkırtıcı saldırılarını sürdürmesi karşısında, uluslararası toplumun açık ve tavizsiz bir duruş sergilemesi gerektiği vurgulanmıştır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/mgk-toplantisi-sona-erdi-990_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286669</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sivrisinekler-tasiyici-gorevinde-komsuda-bati-nil-virusu-vakalari-artiyor-286669</link>
      <pubDate>2026-08-06T19:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisinekler taşıyıcı görevinde: Komşuda Batı Nil Virüsü vakaları artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da sivrisinekler vasıtasıyla yayılan Batı Nil Virüsü vakaları son bir haftada 23 artarak 65'e ulaştı. Tespit edilen hastaların neredeyse tamamında sinir sistemini etkileyen ağır belirtiler olduğu bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisinekler taşıyıcı görevinde: Komşuda Batı Nil Virüsü vakaları artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumundan (EODY) yapılan açıklamada, son bir haftada 23 yeni vakanın tespit edildiği, böylece bu sayının 65&#39;e çıktığı belirtildi.</p><p>Yeni vakaların 22&#39;sinde sinir sistemini etkileyen ağır hastalık tablosu görüldüğü, bir kişide hafif belirtiler kaydedildiği aktarıldı.</p><p>Açıklamada, virüsün görüldüğü bölgelerin Attika, Tesalya, Orta Makedonya ve Batı Yunanistan olduğu, bu yıl virüs nedeniyle 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.</p><p>Yetkililer, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin sivrisinek ısırıklarına karşı önlem almasını isterken, vatandaşlara &quot;koruyucu giysi kullanmaları, sivrisinek kovucu ürünlerden yararlanmaları ve durgun su birikintilerinden kaçınmaları&quot; çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/sivrisinek-tehlikesi-buyu-939_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286668</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/domuz-sandi-baba-katili-oldu-aydinda-trajik-olay-286668</link>
      <pubDate>2026-08-06T19:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Domuz sandı baba katili oldu: Aydın'da trajik olay]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bozdoğan'da tarlayı korumak için nöbet tutan baba-oğulun avı faciayla noktalandı. Yanlışlıkla babasını vurarak hayatının en büyük acısını yaşayan C.D., jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Domuz sandı baba katili oldu: Aydın'da trajik olay]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Kazandere Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 70 yaşındaki K.D., kendisine ait incir bahçesinde oğlu C.D. (37) ile birlikte domuz nöbeti tuttuğu sırada lavabo ihtiyacını gidermek için bulunduğu yerden ayrıldı. Bir süre sonra bahçeye dönen K.D., iddiaya göre oğlu tarafından domuz sanılarak tüfekle vuruldu. Ağır yaralanan yaşlı adam, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Bozdoğan Rasim Menteşe Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen K.D. kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. C.D. jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Hayatını kaybeden adam Hisar Mahallesi'nde toprağa verilirken, babasını vuran C.D. ise jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.  </p><p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/domuz-sandi-baba-katili-o-444_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286667</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gonende-katliam-gibi-kaza-2-olu-cok-sayida-yarali-var-286667</link>
      <pubDate>2026-08-06T18:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gönen'de katliam gibi kaza: 2 ölü çok sayıda yaralı var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Gönen ilçesinde şarampole devrilen traktördeki 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gönen'de katliam gibi kaza: 2 ölü çok sayıda yaralı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğukan Ada idaresindeki plakası henüz öğrenilemeyen traktör, Beyoluk Mahallesi mevkisinde yoldan çıkarak şarampole devrildi.</p><p>Çevredeki vatandaşların bilgi vermesi üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p>Yapılan kontrollerde Zeynep Uzun ve Esra Bayram Ada&#39;nın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi.</p><p>Kazada, sürücü ile traktörün sepetindeki Z.U, A.A.A. ve S.E. de yaralandı.</p><p>Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerince Gönen Devlet Hastanesine kaldırıldı.</p><p>Zeynep Uzun ve Esra Bayram Ada&#39;nın cenazesi de aynı hastanenin morguna gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/gonende-katliam-gibi-kaza-453_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286666</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/atiklar-katma-degere-donusuyor-450-milyon-dolar-finansmanla-turkiyede-yesil-sanayi-devrimi-286666</link>
      <pubDate>2026-08-06T18:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atıklar katma değere dönüşüyor: 450 milyon dolar finansmanla Türkiye'de yeşil sanayi devrimi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında sanayicilere sunulan 450 milyon dolarlık dev bütçeyle atıkların üretime kazandırılacağını duyurdu; çevreci yatırımlara vergi indirimi ve nakit destek müjdesi geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atıklar katma değere dönüşüyor: 450 milyon dolar finansmanla Türkiye'de yeşil sanayi devrimi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi&#39;nde düzenlenen Trabzon Sıfır Atık Çalıştayı sonuç konferansında konuşan Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde ülke sınırlarını aşarak küresel bir çevre seferberliğine dönüşen Sıfır Atık Hareketi&#39;ne, Trabzon&#39;dan katkı sunan kuruluşlara teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42156293.jpg"/><p>Sanayi devriminden bu yana yerkürenin 1,5 derece ısındığını belirten Kacır, doğal dengenin bozulması neticesinde dünyanın bazı bölgelerinin kuraklık ve susuzlukla mücadele ettiğini, bazı bölgelerinin ise şiddeti ve sıklığı giderek artan seller, fırtınalar ve orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.</p><p>Üretimi kaynak verimliliğiyle, büyümeyi çevresel sorumlulukla buluşturan yeni bir kalkınma paradigmasının hep birlikte inşa edilmesi gerektiğine değinen Kacır, &quot;Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın &#39;daha adil bir dünya mümkün&#39; çağrısı bizler için yalnızca uluslararası sistemin adaletsizliğine karşı yükseltilmiş güçlü bir itiraz değildir. Bu çağrı, aynı zamanda tabiatın nimetlerinden faydalanırken külfeti yoksullara, kırılgan kesimlere ve gelecek nesillere yükleyen anlayışa karşı ortaya konulmuş esaslı bir medeniyet teklifidir.&quot; dedi.</p><p>Kacır, Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi&#39;nin, çevre meselelerine verilen en güçlü cevaplardan biri olduğuna işaret ederek, &quot;Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sıfır atık anlayışını başta imalat sanayimiz olmak üzere üretim süreçlerimizin her alanına dahil ediyor, bütüncül ve çok boyutlu mekanizmalarımızı kararlılıkla devreye alıyoruz. Bakanlığımızın yeşil dönüşümde sanayimize rehberlik eden paydaş olarak konumlandığı Yeşil Dönüşüm Programı&#39;nı hayata geçirdik. Programla imalat sanayimizdeki firmaların döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40&#39;ı kadar vergi indirimi sağlıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi kapsamında yeşil dönüşüm projeleri için OSB&#39;lere 250 milyon avroluk finansman sağladıklarını dile getiren Kacır, Dünya Bankası işbirliğinde yürütülen ve 450 milyon dolar bütçeye sahip Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ile sanayinin yeşil dönüşümde teknoloji ve kapasite geliştirme sürecini hızlandıracak adımlar attıklarını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42156297.jpg"/><p><b>"161 PROJEYE TOPLAM 914 MİLYON LİRA DESTEK SAĞLADIK"</b></p><p><b>Sıfır Atık Hareketi'nin bir çevre seferberliği olduğuna işaret eden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:</b></p><p>&quot;Teknoloji geliştirmeden istihdama, girişimcilikten sosyal eşitsizliklerin azaltılmasına uzanan geniş bir yelpazede doğru adımları attığımız takdirde sıfır atık yolculuğumuzu refahın ülke sathında daha dengeli yayılması için bir vesile haline getirebiliriz. Kalkınma ajanslarımız eliyle sıfır atık hedefimize güç katan 161 projeye toplam 914 milyon lira destek sağladık. Bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak üzere Dünya Bankası işbirliğinde 400 milyon dolar bütçeli Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi&#39;ni uygulamaya aldık.&quot;</p><p>Kacır, 2026&#39;da atıkları çevresel bir yük olmaktan çıkarıp üretime, istihdama ve katma değere dönüştüren 14,6 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 56 proje için başvuru aldıklarını bildirdi.</p><p>Bu programda desteklenen projeler için 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yatırımın yüzde 50&#39;si oranında vergi indirimi sağlandığını belirten Kacır, &quot;Geçtiğimiz haziran ayında İstanbul'da düzenlediğimiz Sıfır Atık Forumu&#39;nda 183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcıyı ağırladık. Bu buluşmayla, çevresel sorumlulukla ekonomik kalkınmayı, toplumsal adaletle gelecek nesillerin hakkını aynı ufukta buluşturduk. Sıfır Atık Hareketi&#39;nin farklı ülkeleri, kurumları ve toplum kesimlerini müşterek bir gelecek ideali etrafında kenetleyen küresel gücünü, bir kez daha gözler önüne serdik.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42156295.jpg"/><p>Kacır, sıfır atık anlayışının genç kuşaklar tarafından benimsenmesi, sıfır atık esaslı teknolojilerin geliştirilmesi ve yenilikçi çözümlerin girişimlere dönüşmesini desteklemeye devam edeceklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bilime, üretime, teknolojiye, insan kaynağına yapılan yatırımların önünü açarak Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi&#39;nin öncülüğünde tüm dünyada kök salan bu hareketi ileriye taşımayı sürdüreceğiz. İnanıyorum ki bugün ilan edilecek Trabzon İl Sıfır Atık Hedef Belgesi de bu kutlu yürüyüşe yerelden yükselen güçlü bir katkı sunacaktır. Bizler, organize sanayi bölgelerimizin yeşil dönüşümünden kalkınma ajanslarımızın destek programlarına, bölge kalkınma idarelerimizin yatırım ve proje uygulamalarından yerel kalkınma politikalarımıza kadar geniş bir alanda bu ortak akıldan istifade edeceğiz. Böylece Trabzon&#39;a dair belirlenen hedeflerin yatırımlara, destek mekanizmalarına ve sahada karşılığı olan somut projelere dönüşmesini sağlayacağız.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42156300.jpg"/><p><b>"DAHA YAŞANABİLİR BİR DÜNYA İNŞA ETMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise geleceğin rekabet gücünün kaynaklarını verimli kullanan, döngüsel ekonomiyi benimseyen ve çevre dostu teknolojiler geliştiren ülkelerin olacağını belirtti.</p><p>Emine Erdoğan tarafından başlatılan Sıfır Atık Hareketi&#39;nin bugün Türkiye&#39;nin 81 ilinde, dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan global bir harekete dönüştüğünün altını çizen Ağırbaş, &quot;Sıfır Atık Vakfı olarak ülkemizin kurumlarıyla beraber Türkiye&#39;nin 81 ilinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştaylarını organize ediyoruz. Tek bir hedefimiz var, daha yaşanabilir bir dünya inşa etmek istiyoruz ve şehirlerimizin sorunlarını yerelde yaşayan paydaşlarımızla beraber tartışarak çözüm yollarını hep birlikte bulmak istiyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42156298.jpg"/><p>Türkiye&#39;nin, Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı&#39;na (COP31) ev sahipliği yapacağını aktaran Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum&#39;un da liderliğinde COP31&#39;e hazırlandıklarını belirtti.</p><p>Sıfır Atık Hareketi&#39;nin Türkiye&#39;de 86 milyonun el ele, omuz omuza yürüdüğü bir hareket olduğunu vurgulayan Ağırbaş, &quot;Hedefimiz çok net. Yaşanabilir bir Türkiye istiyoruz, yaşanabilir bir dünya istiyoruz. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada dünyada vahim bir tablo var. Birkaç yaşındaki bebeklerin bedeninden yüzlerce kurşunun çıkartıldığı bir dünyada yaşıyoruz. 2050 yılları sonrasında denizlerimizde balıklardan çok plastiğin olmasının öngörüldüğü bir dünyada yaşıyoruz. Bakınız Akdeniz sahillerindeki bugün en büyük problemlerimizden bir tanesi plastik atıkları.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Konferansta, Trabzon Sıfır Atık İyi Uygulama Örnekleri Film Gösterimi kapsamında Trabzonspor İleri Dönüşüm Koleksiyonu Projesi&#39;nin sunumu yapıldı.</p><p>Bakan Kacır, Trabzonspor Kulübü Asbaşkanı Zeyyat Kafkas&#39;a proje dolayısıyla teşekkür belgesi verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/atiklar-katma-degere-donu-513_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286665</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sehit-aileleri-ve-gazilere-mujde-tarihi-duzenleme-meclis-komisyonundan-gecti-286665</link>
      <pubDate>2026-08-06T18:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şehit aileleri ve gazilere müjde: Tarihi düzenleme Meclis Komisyonundan geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şehit anne ve babalarının maaşlarını asgari ücrete yükselten, terörle mücadelede yaralananlara gazi statüsü tanıyan 2013'ten bu yana en kapsamlı kanun teklifinin TBMM komisyonundan geçtiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şehit aileleri ve gazilere müjde: Tarihi düzenleme Meclis Komisyonundan geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dizi programa katılmak üzere Ağrı'ya gelen Bakan Göktaş, program öncesinde şehit yakınları ve gazilerle sohbet ederek taleplerini dinledi. Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek başlayan Göktaş, geçen yıl 18 ilde düzenlenen "Terörsüz Türkiye Kardeşlik Sofraları" kapsamında ailelerle bir araya geldiklerini hatırlattı. Bu süreçte dile getirilen taleplerin önemli ölçüde karşılık bulduğunu ifade eden Bakan Göktaş, Türkiye'nin terörden arındırılmış bir geleceğe doğru ilerlediğini söyledi.  </p><p>Türkiye'nin terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini vurgulayan Göktaş, şehitlerin fedakarlıkları ve gazilerin kahramanlıkları sayesinde ülkenin bugün güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini belirtti. Sürecin herhangi bir pazarlık unsuru taşımadığını dile getiren Bakan Göktaş, şehit yakınlarının hassasiyetlerini incitecek hiçbir adımın atılmadığını ifade etti.  </p><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak şehit yakınları ve gazilerin her zaman yanında olduklarını kaydeden Göktaş, bakanlığın toplumsal dayanışmayı güçlendirme anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir noktaya ulaştığını belirten Bakan Göktaş, terörsüz bir Türkiye hedefinin ülkenin geleceği açısından tarihi bir adım olduğunu ifade ederek, bu sürecin başarıyla tamamlanmasının ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi.  </p><p>TBMM'de yürütülen çalışmalar kapsamında hazırlanan kanun teklifinin komisyon aşamasını geçtiğini açıklayan Göktaş, düzenlemeyle şehit anne ve babalarının toplam aylıklarının asgari ücret seviyesine yükseltildiğini söyledi. Ayrıca terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi statüsü verilmeyen kişilerin de gazi sayılacağını ve muharip gazilerle aynı haklardan yararlanacağını belirten Bakan Göktaş, bunun 2013 yılından bu yana şehit yakınları ve gazilere yönelik hazırlanan en kapsamlı çalışma olduğunu ifade etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/sehit-aileleri-ve-gaziler-146_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286664</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/baltikda-tehlikeli-oyun-rusya-provokasyon-kartini-cikaracak-iddiasi-286664</link>
      <pubDate>2026-08-06T18:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baltık'da tehlikeli oyun: "Rusya provokasyon kartını çıkaracak" iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Baltık'taki kritik altyapıyı hedef alarak suçu Ukrayna'ya atmayı planladığı iddiası bölgede tansiyonu zirveye tırmandırdı. Litvanya Savunma Bakanlığı, olası bir kirli provokasyona karşı güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığını duyururken müttefikler Moskova'yı açıkça uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baltık'da tehlikeli oyun: "Rusya provokasyon kartını çıkaracak" iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Litvanya Ulusal Radyo ve Televizyonunun (LRT) haberine göre, Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, askeri istihbaratın, Rusya&#39;nın Baltık bölgesindeki kritik altyapıya yönelik &quot;kinetik saldırılar&quot; düzenlemeyi değerlendirdiğine ilişkin verilere sahip olduğunu doğruladı.</p><p>Rusya&#39;nın olası saldırılarda, sorumluluğu gizlemek amacıyla Ukrayna yapımı İHA&#39;ları kullanmasının muhtemel olduğunu aktaran Kaunas, olası saldırıların hedefleri ya da zamanlamasına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p><p>Kaunas, Rusya&#39;nın ele geçirdiği Ukrayna İHA'larının parçalarını yeniden bir araya getirerek çalışır hale getirebileceğini belirterek, bu tür İHA'ların bir "sahte bayrak" operasyonunda kullanılmasının teorik olarak mümkün olduğunu vurguladı.</p><p>Litvanya istihbaratının, Rusya&#39;nın bu tür senaryoları değerlendirdiğine işaret eden bilgiler elde ettiğini belirten Kaunas, ülkenin kritik altyapı tesislerinde güvenliğin artırıldığını, ordu ile diğer güvenlik kurumlarının durumu izlemeyi sürdürdüğünü kaydetti.</p><p>Rusya&#39;nın böyle bir operasyon başlatma kararı aldığına ya da yakın bir tehdit bulunduğuna dair herhangi bir işaret olmadığına dikkati çeken Kaunas, NATO müttefiklerinin de Rusya&#39;yı bu yönde uyardığını ifade etti.</p><p>Kaunas, Litvanya&#39;nın konvansiyonel bir askeri tehditle karşı karşıya olmadığını ve Rusya&#39;nın ülke sınırları yakınında kuvvet yığdığına dair herhangi bir işaret bulunmadığını kaydetti.</p><p>NATO&#39;nun doğu kanadındaki bazı ülkelerin liderleri de son dönemde, Rusya&#39;nın ülkelerine yönelik kinetik provokasyonlar hazırlığında olduğuna ilişkin istihbarata sahip olduklarını açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/baltikda-tehlikeli-oyun-r-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286663</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bolgede-butun-dengeleri-degistirecek-adim-4-bin-kilometrelik-dev-fuze-test-edildi-286663</link>
      <pubDate>2026-08-06T18:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bölgede bütün dengeleri değiştirecek adım: 4 bin kilometrelik dev füze test edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Doğu eyaletindeki devasa test sahasından fırlatılan nükleer kapasiteli Agni-4, tüm operasyonel parametreleri tam notla geçti. Bölgedeki askerî güç dengeleri yeniden şekilleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bölgede bütün dengeleri değiştirecek adım: 4 bin kilometrelik dev füze test edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, denemenin ülkenin doğusundaki Odisha eyaletinde bulunan Chandipur Entegre Test Sahası&#39;ndan gerçekleştirildiği paylaşıldı.</p><p>Açıklamada, fırlatmanın tüm operasyonel ve teknik parametreleri başarıyla doğruladığı kaydedildi.</p><p>Karadan karaya atılan ve nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip Agni-4 balistik füzesinin yaklaşık 4 bin kilometre menzile sahip olduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bolgede-butun-dengeleri-d-524_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286662</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/heybeliada-deniz-harp-okulunda-yangin-panigi-cok-sayida-ekip-olay-yerinde-286662</link>
      <pubDate>2026-08-06T19:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Heybeliada Deniz Harp Okulu'nda yangın paniği: Çok sayıda ekip olay yerinde]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Heybeliada Deniz Harp Okulu'nun çatısında tadilat sırasında yangın çıktı. Olay yerine çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, yangına müdahale devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Heybeliada Deniz Harp Okulu'nda yangın paniği: Çok sayıda ekip olay yerinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Heybeliada Deniz Harp Okulu'nun çatısında restorasyon çalışmaları esnasında çıkan yangına müdaha devam ediyor. Olay yerine dronla görüntülendi.  </p><p>Olay, saat 17.20 sıralarında Heybeliada Deniz Harp Okulu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 4 katlı binanın çatısında restorasyon çalışmaları esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yangına müdahalesi devam ederken, yangın bölgesi havadan görüntülendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/heybeliada-deniz-harp-oku-472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286661</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/surda-alcak-ucus-ve-bombardiman-israilden-lubnanda-yeni-ateskes-ihlali-286661</link>
      <pubDate>2026-08-06T18:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sur'da alçak uçuş ve bombardıman: İsrail'den Lübnan'da yeni ateşkes ihlali]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[4 binden fazla sivili katleden ve 1 milyon insanı yerinden eden İsrail, resmi ateşkese rağmen Lübnan topraklarını bombalamaya ve hukuku çiğnemeye devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sur'da alçak uçuş ve bombardıman: İsrail'den Lübnan'da yeni ateşkes ihlali]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan resmi ajansı NNA&#39;nın haberine göre İsrail savaş uçakları, Sur&#39;a bağlı Mansuri beldesinin kırsalını 2 hava saldırısıyla hedef aldı.</p><p>Saldırılarla eş zamanlı Mansuri ile Mecdel Zun beldeleri arasındaki Meşa bölgesinde İsrail ordusunun patlatma gerçekleştirdiği bildirildi.</p><p>Öte yandan İsrail&#39;e ait insansız hava araçlarının Sur kenti ve çevresinde alçak irtifada uçuş yaptığı kaydedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154806.jpg"/><p><b>&#8288;İSRAİL'İN LÜBNAN'DAKİ SALDIRILARI VE ATEŞKES SÜRECİ</b></p><p>İsrail ordusu, Lübnan&#39;a 2 Mart&#39;ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p>Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan&#39;da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42154808.jpg"/><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail&#39;in 2 Mart&#39;tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 333 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p><p>Öte yandan Washington&#39;da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından ise 26 Haziran&#39;da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/surda-alcak-ucus-ve-bomba-357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286660</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/koyde-park-yeri-kavgasinda-kan-akti-1-kisi-hayatini-kaybetti-286660</link>
      <pubDate>2026-08-06T17:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Köyde park yeri kavgasında kan aktı! 1 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesinde park yeri yüzünden tartıştığı komşusuna kızıp silahla ateş eden kişi, bir ev ve aracı ateşe verdi. Olayda 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Köyde park yeri kavgasında kan aktı! 1 kişi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneşler köyünde araç park yeri nedeniyle S.T. ile komşusu D.A. arasında tartışma çıktı.</p><p>S.T. daha sonra tartıştığı komşusu D.A&#39;nın evinin önüne gitti. Tabancayla eve ateş açan S.T. ardından D.A&#39;nın evini ve evin önündeki bir aracı ateşe verdi.</p><p>Evden alevlerin yükseldiğini gören köy sakinlerinden Yakup Açıkgöz, yangında mahsur kalan çocuğa yardım etmek istediği sırada S.T. tabancayla Açıkgöz&#39;e ateş etti. Açıkgöz, olay yerinde hayatını kaybetti.</p><p>Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Yangında ev ve T.Ö&#39;ye ait araç kullanılamaz hale geldi.<br></p><p>S.T&#39;nin tabancasından çıkan mermilerin isabet ettiği komşular E.F, M.A. ve H.A. yaralandı. Evi yanan D.A&#39;nın ise vücudunda yanıklar oluştu.</p><p>Yaralılar tedavi için Çatalzeytin Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı. Durumu ağır olan D.A. ise Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne sevk edildi.</p><p>S.T. jandarma ekiplerince olayda kullandığı silahla yakalandı.</p><p>Zanlının jandarmadaki işlemleri sürüyor.</p><p><b>- "ELİNDE SİLAH KİMSEYİ YANGIN YERİNE YAKLAŞTIRMIYORDU"</b></p><p>Güneşler köyü Muhtarı Mahir Açıkgöz, AA muhabirine, sabah saatlerinde meydana gelen yangını haber almasının ardından durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdiğini söyledi.</p><p>Olay yerine ulaştığında araç ve evin yandığını gördüğünü anlatan Açıkgöz, &quot;Yakan kişi elinde silah kimseyi yangın yerine yaklaştırmıyordu. Bir tane çocuk yangından kurtulmak için yanmak üzereyken evin üzerine çıkıyor. O arada Yakup Açıkgöz arkadaşımız ve benim oğlum, çocuğu orada görünce onu kurtarmak için koşuyorlar. O şahıs silah kullanıyor. Benim oğlum da yaralandı. Yakup Açıkgöz hayatını kaybetti. Biz silah olduğu için müdahale yapamadık. Jandarma olay yerine çabuk intikal etti. Jandarma şahsı gözaltına aldı. Ama o esnada da Yakup Açıkgöz arkadaşımız hayatını kaybetmiş oldu. Böyle bir şey yaşamak istemezdik. Çok üzgünüz.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/koyde-park-yeri-kavgasind-946_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286659</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dis-eti-sorunlari-diyabet-riskiyle-baglantili-olabilir-286659</link>
      <pubDate>2026-08-06T17:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş eti sorunları diyabet riskiyle bağlantılı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[The Lancet Public Health dergisinde yayımlanan geniş ölçekli araştırma, diş eti hastalığı ile tip 2 diyabet arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. Uzmanlar, ağız sağlığının diyabet riskinde belirleyici rol oynadığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş eti sorunları diyabet riskiyle bağlantılı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Lancet Public Health dergisinde yayımlanan uluslararası bir araştırma, diş eti hastalığı ile tip 2 diyabet arasında güçlü bir bağlantı bulunduğunu ortaya koydu. 16 ülkeden 300 binden fazla kişinin incelendiği çalışmada, diş eti hastalığı yaşayan bireylerin tip 2 diyabet geliştirme riskinin belirgin şekilde arttığı tespit edildi. Araştırma, diş sağlığı ve metabolik hastalıklar arasında düşünüldüğünden çok daha yakın bir ilişki olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, diş eti hastalığının yalnızca ağızda değil, tüm vücutta önemli sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirtiyor.</p><h3>João Botelho liderliğindeki ekipten çarpıcı bulgular</h3><p>Portekiz'deki Egas Moniz Sağlık ve Bilim Okulu'ndan periodontolog João Botelho'nun öncülüğünde yürütülen araştırmada, 28 uzunlamasına çalışma sistematik olarak analiz edildi. Bu çalışmalar, 5 ila 20 yıl arasında değişen takip sürelerinde yaklaşık 29 bin katılımcıyı kapsadı. Bulgular, periodontitis teşhisi konulan kişilerin, diş eti hastalığı bulunmayanlara kıyasla tip 2 diyabet geliştirme ihtimalinin yüzde 18 ila 25 oranında daha yüksek olduğunu gösterdi. Ayrıca, başlangıçta tüm dişlerini kaybetmiş olan bireylerde yeni diyabet tanısı alma olasılığı yüzde 30 daha yüksek çıktı. Araştırmacılar, bu verilerin diş eti hastalığı ile diyabet arasındaki ilişkinin yalnızca tek yönlü olmadığını, tip 2 diyabeti bulunan kişilerin de ilerleyen dönemde diş eti hastalığı ve diş kaybı riskiyle karşılaşabileceğini vurguladı. Ancak, bu çift yönlü ilişkinin diyabetten diş sağlığına etkisi konusunda elde edilen kanıtların henüz tam olarak tutarlı olmadığı da belirtildi.</p><h3>Bitencourt: 'Ağız sağlığı ve diyabet artık ayrı düşünülemez'</h3><p>Çalışmanın kıdemli yazarlarından ağız epidemiyoloğu Fernando Valentim Bitencourt, ağız sağlığı ile diyabetin artık iki ayrı hastalık alanı olarak değerlendirilemeyeceğini açıkladı. Bitencourt, diş eti hastalığının ağızda sürekli iltihaplanmaya neden olduğunu, bu iltihaplanma sonucunda bakteriler ve iltihap moleküllerinin kan dolaşımına karışarak vücudun diğer bölgelerinde de iltihaba yol açabileceğini söyledi. Bu durumun, kandaki glukozun hücrelere geçişini sağlayan insülin hormonunun etkisini azaltabileceği ve insülin direncine sebep olabileceği ifade edildi. İnsülin direncinin ise tip 2 diyabetin temel özelliklerinden biri olduğu hatırlatıldı. Öte yandan, sürekli yüksek seyreden kan şekeri seviyeleri, iyileşme süreçlerini yavaşlatıp vücudun enfeksiyonlarla mücadele kapasitesini düşürebiliyor. Böylece, diyabetli bireyler diş eti hastalığına daha yatkın hale geliyor.</p><h3>Çift yönlü risk: Diş kaybı ve diyabet arasındaki bağlantı</h3><p>İncelenen çalışmalarda, diş kaybının da tip 2 diyabet için önemli bir risk göstergesi olduğu ortaya çıktı. Özellikle, tüm dişlerini kaybetmiş olan kişilerin yeni diyabet tanısı alma olasılığının yüzde 30 artması, ağız sağlığının genel sağlık üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Ayrıca, tip 2 diyabet tanısı konmuş bireylerde diş eti hastalığı ve diş kaybı riskinin zamanla yükseldiği tespit edildi. Ancak, bu ilişkinin diyabetten diş sağlığına etkisi konusunda elde edilen kanıtların daha az tutarlı olduğu belirtildi. 2025 yılında yapılan ve 182 katılımcıyı içeren bir araştırmada, diyabetli kişilerin tükürük akış hızının düşük olduğu ve şiddetli diş çürüğü oranının daha yüksek olduğu gözlemlendi. Buna rağmen, bu tür kesitsel çalışmalar nedensellik ilişkisini kesin olarak ortaya koyamıyor. Analizlerin çoğu gözlemsel verilere dayanıyor ve rastgele kontrollü deneylerle desteklenmiyor.</p><h3>Diş hekimlerinden diyabet taramasına destek çağrısı</h3><p>Uzmanlar, ağız sağlığının diyabetin önlenmesi ve yönetimi stratejilerine rutin şekilde entegre edilmesi gerektiğini savunuyor. CDC'nin klinik rehberine göre, diş hekimleri diyabet riski taşıyan hastaları tarayabilir ve gerekli durumlarda birincil sağlık hizmetlerine yönlendirebilir. The Lancet Public Health'te yayımlanan araştırmada, diş hekimlerinin, diyabet riski taşıyan bireyleri tespit ederek erken müdahale şansını artırabileceği vurgulandı. Ayrıca, diyabet tanısı almış kişilerin de düzenli ve sistematik ağız sağlığı kontrollerinden geçmesi önerildi. Bitencourt, ağız sağlığı ile diyabet bakımının daha yakın entegrasyonunun tedavi süreçlerini iyileştireceğini, önleme çalışmalarını güçlendireceğini ve sağlık profesyonelleri arasında işbirliğini teşvik edeceğini belirtti. Bu yaklaşımın, sağlık sistemlerinin verimliliğini artırmada da önemli bir rol oynayabileceği ifade edildi.</p><h3>Diş eti hastalığı, diyabet tanısı yerine geçmemeli</h3><p>Uzmanlar, diş eti hastalığının doğrudan diyabet tanısı anlamına gelmediğini, ancak özellikle kırmızı, şiş, çekilen veya sık sık kanayan diş etleri gibi belirtilerle karşılaşıldığında bir diş profesyoneline başvurulmasının önemli olduğunu belirtiyor. Özellikle diyabet risk faktörleriyle birlikte ağızda bu tür değişiklikler gözlemleniyorsa, erken teşhis ve müdahale için uzman görüşü alınması tavsiye ediliyor. Araştırma, ağız sağlığının gelecekteki sağlık sorunları hakkında önemli ipuçları barındırdığını, bu nedenle ağız ve genel sağlık hizmetlerinin ayrı tutulmaması gerektiğini gösteriyor. Dünya genelinde yaklaşık 830 milyon kişinin diyabetle, 3,7 milyar kişinin ise ağız hastalıklarıyla mücadele ettiği göz önüne alındığında, bu iki sağlık alanının entegrasyonu hayati önem taşıyor. Diş hekimlerinin diyabet taramasında aktif rol üstlenmesi, hastaların yaşam kalitesini yükseltirken, sağlık sisteminin yükünü de hafifletebilir.</p><p>Sonuç olarak, The Lancet Public Health'te yayımlanan bu kapsamlı araştırma, diş eti hastalığı ile tip 2 diyabet arasındaki iki yönlü ilişkiyi gözler önüne serdi. Uzmanlar, ağız sağlığının genel sağlık üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Diş eti hastalığı ve diyabetin birlikte değerlendirilmesi, hem bireylerin hem de toplumun sağlığını korumada kritik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/dis-eti-sorunlari-diyabet-680_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286658</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gunesin-yuzeyindeki-gizli-girdaplar-ilk-kez-bu-kadar-net-goruntulendi-286658</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güneş'in yüzeyindeki gizli girdaplar ilk kez bu kadar net görüntülendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hawaii'deki Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu, Güneş'in yüzeyinde bugüne dek kaydedilen en yüksek çözünürlüklü görüntülerle, bilim dünyasında büyük yankı uyandıran vortekslerin varlığını ortaya çıkardı. Bu buluş, Güneş'in manyetik sınırlarında dönen ve enerji akışını etkileyen Kelvin-Helmholtz kararsızlıklarının yüzeyde neredeyse her yerde görüldüğünü gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güneş'in yüzeyindeki gizli girdaplar ilk kez bu kadar net görüntülendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hawaii'de bulunan Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu, Güneş'in yüzeyine dair bugüne kadar elde edilen en yüksek çözünürlüklü görüntüleri kayda aldı. Bu görüntülerde, Güneş'in manyetik sınırlarında sürekli dönen ve bilim insanlarının onlarca yıldır teorik olarak öngördüğü Kelvin-Helmholtz kararsızlıkları olarak adlandırılan vortekslerin varlığı ilk kez bu netlikte gözlemlendi. ABD Ulusal Güneş Gözlemevi'nden araştırmacılar, bu dönen yapıları daha önce yalnızca teorilerde öngörmüşken, şimdi Güneş'in hemen her köşesinde bu vortekslerin izine rastladı. Elde edilen bulgular, Güneş'in yüzey plazmasında enerji akışının ve manyetik yapıların sanılandan çok daha karmaşık ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.</p><h3>Inouye teleskobu Güneş vortekslerini ortaya çıkardı</h3><p>NSF'nin Hawaii'deki Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu, Güneş araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Elde edilen son görüntüler, Güneş'in yüzeyinde devasa plazma akımlarının ve konveksiyon hücrelerinin kenarlarında oluşan vortekslerin detaylı izlerini açığa çıkardı. Araştırma ekibi, teleskobun Nisan 2025'te bir güneş lekesi yakınında manyetik olarak aktif bir bölgeye odaklanmasıyla bu benzersiz verileri topladı. Bilim insanları, Güneş'in yüzeyinde Kelvin-Helmholtz kararsızlıklarının, yani iki farklı hızda hareket eden plazma tabakalarının sınırında oluşan spiral benzeri girdapların hiç beklenmedik bir sıklıkta ortaya çıktığını tespit etti. Bu vorteksler, daha önce yalnızca okyanus dalgalarında veya belirli bulut oluşumlarında gözlemlenebilen fiziksel süreçlerin, Güneş'in karmaşık plazmasında da gerçekleştiğini kanıtladı.</p><h3>Bilim insanlarından vortekslerin yaygınlığına şaşırtan yorum</h3><p>ABD Ulusal Güneş Gözlemevi'nden güneş fizikçisi David Kuridze, elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntülerdeki küçük ölçekli detayların ve dinamik aktivitelerin şaşırtıcı derecede fazla olduğunu belirtti. Kuridze, "En çok şaşırdığımız şey, bulduğumuz Kelvin-Helmholtz kararsızlıklarının sayısı oldu. Bu manyetik yüzeyde ne kadar yaygın olduklarını görmek, hiç beklemediğimiz bir durumdu" sözleriyle gözlemlerin çarpıcılığını vurguladı. Ekip, neredeyse her manyetik sınırda hızlı hareket eden plazmanın daha yavaş plazma üzerinde kayarken vortekslerin oluştuğunu gördü. Elde edilen veriler, bu tür kararsızlıkların Güneş yüzeyinde lokal ve nadir olaylar olmadığını, aksine neredeyse her bölgede görüldüğünü ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulguların Güneş'in enerji transfer mekanizmalarını ve atmosferin beklenmedik derecede yüksek sıcaklığını anlamada kritik bir rol oynayacağını düşünüyor.</p><h3>Simülasyonlar vortekslerin rolünü doğruladı</h3><p>Gözlemlerle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen detaylı bilgisayar simülasyonları da Kelvin-Helmholtz kararsızlıklarının Güneş'in manyetik arayüzlerinde yaygın bir özellik olduğunu doğruladı. Ulusal Güneş Gözlemevi'nden güneş fizikçisi Friedrich Wöger, "Gerçek bir fiziksel sistemde bu tür bir vorteksin oluşması için çok hassas bir denge gerekir. Ancak Güneş'te, manyetik elemanların sınırlarında bu koşullar neredeyse her yerde sağlanıyor" diyerek bulguların önemine dikkat çekti. Simülasyonlar, hızlı plazma akımlarının manyetik sınırda yavaş plazma üzerinden geçmesiyle ortaya çıkan girdapların, enerji akışını ve manyetik alan yapılarını etkileyerek Güneş atmosferinin dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini gösterdi. Bu süreçlerin, Güneş'teki ani patlamaların ve uzay hava olaylarının kökenini anlamada anahtar rol oynayabileceği belirtiliyor.</p><h3>Güneş vorteksleri uzay hava tahminlerini etkileyebilir</h3><p>Bilim insanları, Güneş vortekslerinin yaygınlığının ve etkisinin, uzay hava durumu tahminlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini düşünüyor. Modern toplumun uzay hava koşullarına duyarlı teknolojilere giderek daha fazla bağımlı olduğu günümüzde, bu tür küçük ölçekli fiziksel süreçlerin anlaşılması büyük önem taşıyor. Wöger, "Güneş'in en yıkıcı davranışlarını öngörebilmek için önce bu küçük ölçekli süreçleri çözmemiz gerekiyor. Bu keşif, o süreçlerden birini ilk kez bu kadar detaylı ortaya koydu" ifadelerini kullandı. Elde edilen bulgular, Güneş'in dış atmosferinin neden beklenenden sıcak olduğunu ve devasa enerji patlamalarının nasıl başladığını anlamada bilim insanlarına yeni ipuçları sunuyor. Güneş vorteksleri, enerji transferi ve manyetik alan yapılarını etkileyerek, uzay hava olaylarının kökeni ve evrimiyle ilgili daha kapsamlı modellerin geliştirilmesini sağlayabilir.</p><h3>Güneş'in sırları çözülmeye devam ediyor</h3><p>Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu'nun sağladığı yüksek çözünürlüklü görüntüler, Güneş'in yüzeyinde gözle görülmeyen sırların gün yüzüne çıkmasına olanak tanıdı. Yüzyıllardır en yakın yıldızımızı inceleyen bilim insanları, elde edilen her yeni verinin Güneş'in karmaşıklığını daha da artırdığını belirtiyor. Kuridze ve Wöger, bu keşfin Güneş'in işleyişine dair büyük bulmacanın yalnızca bir parçası olduğunu, ancak benzer buluşların devamı ile yıldızımızın gizemlerinin çözüleceğini düşünüyor. Güneş vorteksleri konusunda elde edilen bu ayrıntılı bilgiler, hem temel astrofizik araştırmalarına hem de günlük yaşamı etkileyen teknolojik alanlara önemli katkılar sunuyor. Araştırmacılar, Inouye teleskobunun gelecekte de Güneş'in yüzeyindeki yeni dinamikleri ve vorteksleri keşfetmeye devam edeceğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, Güneş vorteksleri üzerindeki bu çığır açıcı gözlemler ve simülasyonlar, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Güneş'in yüzeyinde neredeyse her yerde rastlanan bu dönen yapılar, enerji akışının ve manyetik alanların anlaşılmasında yeni bir sayfa açıyor. Bilim insanları, bu tür bulgularla Güneş'in karmaşık doğasını çözmeye bir adım daha yaklaşıldığını ve uzay hava olaylarının daha doğru tahmin edilebileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/gunesin-yuzeyindeki-gizli-151_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286657</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/electronic-arts-55-milyar-dolara-suudi-arabistana-satildi-286657</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Electronic Arts 55 milyar dolara Suudi Arabistan'a satıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'li oyun devi Electronic Arts, Suudi Arabistan devlet fonu liderliğindeki bir konsorsiyuma 55 milyar dolara satılarak özel şirket statüsüne geçti. The Sims ve Battlefield gibi dünyaca ünlü markaların sahibi EA, 36 yıl aradan sonra borsadan çekilirken, anlaşma oyun sektöründe büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Electronic Arts 55 milyar dolara Suudi Arabistan'a satıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya oyun sektörünün en büyük yayıncılarından biri olan Electronic Arts (EA), Suudi Arabistan'ın devlet yatırım fonu Public Investment Fund öncülüğündeki bir yatırımcı grubuna 55 milyar dolar, yani yaklaşık 48 milyar euro karşılığında satıldı. 4 Ağustos 2026 tarihinde resmi olarak tamamlanan bu devasa işlemle birlikte Electronic Arts, tam 36 yıl boyunca işlem gördüğü borsadan ayrılarak özel bir şirket haline geldi. The Sims, Battlefield, FIFA ve Need for Speed gibi milyonlarca oyuncunun tanıdığı markaları bünyesinde barındıran Electronic Arts, bundan sonra küresel oyun pazarında halka açık olmayan bir aktör olarak yoluna devam edecek. Bu satış, yalnızca Electronic Arts için değil, tüm dijital eğlence endüstrisi için dönüm noktası niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Suudi devlet fonu EA'nın yüzde 93'ünü kontrol altına aldı</h3><p>Satın alma işleminde konsorsiyumun başını çeken Public Investment Fund, Electronic Arts'taki hisselerin yüzde 93'ünden fazlasını eline geçirdi. Bu oran, Suudi devlet fonunun şirket üzerinde neredeyse mutlak bir kontrol sahibi olduğu anlamına geliyor. Geriye kalan yaklaşık yüzde yedilik pay ise iki Amerikan merkezli yatırım şirketi arasında bölüşüldü. Bu şirketlerden ilki, teknoloji sektöründeki büyük ölçekli yatırımlarıyla tanınan Silver Lake Partners oldu. İkinci ortak ise eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın yönetimindeki Affinity Partners olarak dikkat çekti. Kushner'ın bu anlaşmadaki varlığı, satışın siyasi boyutunu da gündeme taşıdı ve kamuoyunda farklı tartışmalara yol açtı. Electronic Arts'ın bu denli stratejik bir şirkete dönüşmesi, yatırımcı profilinin ne kadar güçlü ve çok katmanlı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.</p><h3>Electronic Arts'ın omuzlarında 20 milyar dolarlık borç yükü</h3><p>Oyun sektörü yayını Kotaku'nun aktardığı bilgilere göre, bu devasa anlaşmanın finansmanında yaklaşık 20 milyar dolar tutarında, euro bazında ise kabaca 17 milyar euroya denk gelen yabancı sermaye kullanıldı. Bu borç yükü, Electronic Arts'ın önümüzdeki yıllarda ciddi bir geri ödeme baskısıyla karşı karşıya kalacağına işaret ediyor. Buna rağmen şirketin mevcut genel müdürü Andrew Wilson görevini sürdüreceğini açıkladı. Wilson, Electronic Arts'ın gelecek dönemde yeni projelere güçlü yatırımlar yapacağını ve şirketin büyüme ivmesini koruyacağını vurguladı. Yönetim kadrosundaki bu süreklilik, geçiş döneminde istikrar mesajı vermek açısından önemli bir adım olarak yorumlandı. Ancak sektör analistleri, bu denli yüksek bir borç yüküyle birlikte agresif yatırım stratejisinin sürdürülebilirliğini sorguluyor.</p><h3>Veliaht Prens'in büyük planında Electronic Arts'ın yeri</h3><p>Suudi Arabistan'ın devlet fonu Public Investment Fund açısından Electronic Arts'ın satın alınması, çok daha kapsamlı bir ekonomik dönüşüm stratejisinin parçası olarak öne çıkıyor. Veliaht Prens Mohammed bin Salman, ülke ekonomisini petrol gelirlerine olan bağımlılıktan kurtarmayı ve farklı sektörlerde küresel ölçekte söz sahibi olmayı hedefliyor. Bu vizyon çerçevesinde Public Investment Fund, daha önce de video oyun endüstrisinin birçok büyük isminde önemli hisse payları edinmişti. Electronic Arts'ın bu portföye eklenmesi, Suudi fonunun dijital eğlence alanındaki en büyük hamlesi olarak tarihe geçti. Anlaşmayı destekleyenler, mali açıdan bu denli güçlü bir desteğin Electronic Arts bünyesinde uzun vadeli ve istikrarlı geliştirme döngülerinin önünü açacağını savunuyor. Özellikle büyük bütçeli oyun projelerinin yıllarca süren üretim süreçlerinde, borsanın kısa vadeli kâr baskısından kurtulmanın yaratıcı özgürlük sağlayacağı görüşü de dile getiriliyor.</p><h3>İnsan hakları endişeleri ve The Sims tartışması</h3><p>Electronic Arts'ın Suudi Arabistan kontrolüne geçmesi, beraberinde ciddi eleştirileri de getirdi. Uluslararası insan hakları örgütleri ve sektör gözlemcileri, Suudi Arabistan'daki ifade özgürlüğü kısıtlamalarına ve eşcinsel bireylerin yasalar önünde suçlu sayılmasına dikkat çekti. Bu endişeler özellikle Electronic Arts'ın en popüler serilerinden The Sims etrafında yoğunlaştı. Çeşitliliği ve kapsayıcılığıyla dünya genelinde milyonlarca hayranın sevgisini kazanan The Sims serisinde, oyuncular ve geliştiriciler yeni çoğunluk sahiplerinin içerik üzerinde müdahalede bulunabileceğinden derin kaygı duyuyor. Electronic Arts yönetimi, kamuoyu önünde yaratıcı kontrolün tamamen bağımsız kalacağını ve şirketin mevcut değerlerine dokunulmayacağını garanti etti. Ancak pek çok sektör uzmanı ve oyun topluluğu üyesi, bu taahhütlerin pratikte ne kadar geçerli olacağı konusunda şüphelerini korumaya devam ediyor. Özellikle uzun vadede içerik politikalarında sessiz değişiklikler yapılabileceği ihtimali, tartışmaların odak noktasını oluşturuyor.</p><h3>Borsadan çekilmenin şeffaflık bedeli</h3><p>Electronic Arts'ın özel şirket statüsüne geçmesinin bir diğer önemli sonucu da mali şeffaflık alanında ortaya çıkıyor. Halka açık şirketler için zorunlu olan çeyrek dönem mali raporlarının yayınlanması yükümlülüğü, borsadan çekilmeyle birlikte tamamen ortadan kalktı. Bu durum, Electronic Arts'ın gelir rakamlarının, yatırım harcamalarının ve stratejik kararlarının artık kamuoyuyla paylaşılma zorunluluğunun bulunmadığı anlamına geliyor. Sektör gözlemcileri, bu değişikliğin şirketin şeffaflık düzeyini belirgin biçimde düşüreceğini ve ticari kararlara ilişkin dışarıdan bilgi edinmenin bundan sonra çok daha güç hale geleceğini belirtiyor. Oyun endüstrisinin en büyük yayıncılarından birinin bu şekilde kamuoyu denetiminden çıkması, sektördeki güç dengelerinin nasıl değişeceğine dair yeni soruları da beraberinde getiriyor. Electronic Arts'ın Suudi Arabistan kontrolünde özel bir şirket olarak atacağı adımlar, hem oyun dünyası hem de uluslararası yatırım çevreleri tarafından yakından takip edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/electronic-arts-55-milyar-223_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286656</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/konusmadaki-kucuk-degisiklikler-erken-alzheimer-belirtisi-olabilir-286656</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Konuşmadaki küçük değişiklikler erken Alzheimer belirtisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi'nin yürüttüğü yeni araştırma, konuşma değişikliklerinin Alzheimer hastalığının en erken evrelerinde ortaya çıkabileceğini gösteriyor. ABD'de Alzheimer'ın yol açtığı ölüm oranları son yıllarda hızla artarken, uzmanlar aileleri konuşma bozukluklarına karşı uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Konuşmadaki küçük değişiklikler erken Alzheimer belirtisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi'nin önderliğinde gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, konuşma kalıplarındaki küçük değişikliklerin Alzheimer hastalığının ilk belirtileri arasında yer alabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, özellikle ses temposundaki yavaşlama, cümle ortasında duraklamalar ve kelime bulmada yaşanan güçlüklerin, bilişsel gerilemenin başlangıcında görüldüğü tespit edildi. Çalışma, ABD'de 2024 yılı itibarıyla Alzheimer nedeniyle yaşanan ölümlerin belirgin şekilde arttığı bir dönemde, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Stanford ekibinden konuşma değişikliklerine dair çarpıcı bulgular</h3><p>Stanford Üniversitesi Nöroloji ve Nörolojik Bilimler Bölümü'nden Christina Young'ın liderliğinde yürütülen araştırmada, Boston Üniversitesi ve Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco'dan bilim insanları da yer aldı. Ekip, Framingham Kalp Çalışması'ndan elde edilen uzun süreli verileri inceledi ve Ulusal Yaşlanma Enstitüsü tarafından finanse edilen bu projede 238 sağlıklı yetişkinin konuşma performansını değerlendirdi. Katılımcılardan kısa bir hikaye dinlemeleri ve ardından, 20 dakika sonra bu hikayeyi ayrıntılarıyla hatırlamaları istendi. Araştırmacılar, yanıtları kaydederek, Alzheimer ile ilişkilendirilen amiloid ve tau proteinlerinin beyin düzeylerini PET taramalarıyla ölçtü. Sonuçlar, medial temporal alan ve erken neokortekste yüksek tau birikimi bulunan kişilerin konuşma hızının belirgin şekilde düştüğünü ve anlatım sırasında daha sık durakladıklarını gösterdi. Standart bellek testleri ise bu erken değişiklikleri saptayamadı. Bilim insanları, konuşma değişikliklerinin klasik klinik testlerden daha önce ortaya çıktığını vurguladı.</p><h3>Kelime bulma güçlüğü ve konuşma bozuklukları Alzheimer'ın ilk sinyalleri arasında</h3><p>Alzheimer hastalığının başlangıç evrelerinde, belirli sözcükleri bulmakta yaşanan zorluklar dikkat çekiyor. Hastalar çoğunlukla cümle ortasında duraksıyor, "şey" gibi belirsiz ifadeler kullanıyor ya da nesneleri adlandırmak yerine dolaylı anlatımlara başvuruyor. Bu ince konuşma değişiklikleri, çoğu zaman ailelerin belirgin hafıza kaybını fark etmesinden çok önce ortaya çıkıyor. Uzmanlar, konuşma bozukluklarıyla birlikte düşünce karışıklığı, tarihleri karıştırma, tanıdık ortamlarda yön bulamama, rutin işleri yönetmede zorluk ve açıklanamayan ruh hali değişiklikleri gibi uyarı işaretlerine de dikkat çekiyor. Ayrıca, sosyal etkinliklerden çekilme gibi davranışsal değişiklikler de erken dönemde görülebiliyor. Konuşma değişikliklerinin erken teşhiste önemli bir rol oynadığı, hastaların tedaviye ve klinik araştırmalara daha hızlı erişim sağlamasına olanak tanıdığı belirtiliyor.</p><h3>ABD'de Alzheimer'a bağlı ölümler hızla yükseliyor</h3><p>Alzheimer Derneği'nin 2026 yılı projeksiyonlarına göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde 65 yaş ve üzerindeki 7,4 milyon kişi Alzheimer demansı ile yaşıyor. Bu sayı, ilgili yaş grubunun yaklaşık yüzde 11'ine karşılık geliyor. Ayrıca, 200 binin üzerinde genç Amerikalı da hastalığın erken başlangıçlı formlarıyla mücadele ediyor. Bu vakalar, sıklıkla yanlış teşhis ediliyor ya da rutin taramalarda gözden kaçabiliyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin verileri, Alzheimer'ın 2024 yılında ABD'de 116 binin üzerinde ölüme yol açtığını ve hastalığın ülke genelinde altıncı en yaygın ölüm nedeni olduğunu gösteriyor. 2000-2024 yılları arasında Alzheimer'a bağlı ölümlerde yüzde 134'lük bir artış yaşandı. Uzmanlar, bu dramatik yükselişin toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Erken tanı, hastalığın ilerlemesini durdurmasa da, konuşma değişikliklerinin zamanında fark edilmesiyle hastaların bakım planları oluşturulabiliyor ve tedavi seçeneklerine daha erken ulaşılabiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Stanford Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu araştırma, konuşma değişikliklerinin Alzheimer'ın ilk evrelerinde ortaya çıkan önemli bir belirteç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. ABD'de hızla yükselen Alzheimer vakaları ve hastalığa bağlı ölümler, erken teşhisin ve konuşma bozukluklarının dikkatle izlenmesinin toplumsal önemini artırıyor. Uzmanlar, aileleri ve yakın çevreyi, konuşma alışkanlıklarındaki küçük değişimleri ciddiye almaya ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme için harekete geçmeye çağırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/konusmadaki-kucuk-degisik-891_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uyurken-koku-terapisi-yasli-bireylerde-hafiza-performansini-artirdi-286655</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uyurken koku terapisi yaşlı bireylerde hafıza performansını artırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[California Üniversitesi, Irvine'de yürütülen yeni bir klinik araştırma, gece boyunca yayılan doğal kokuların yaşlı bireylerde hafızayı ve bilişsel performansı çarpıcı şekilde artırdığını ortaya koydu. Araştırmada, koku terapisi uygulanan katılımcılar sözel öğrenme testlerinde kontrol grubuna göre yüzde 226 oranında daha iyi sonuç aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uyurken koku terapisi yaşlı bireylerde hafıza performansını artırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>California Üniversitesi, Irvine ekibinin gerçekleştirdiği çarpıcı bir araştırma, gece boyunca odada yayılan doğal kokuların, yaşlı bireylerde hafıza ve bilişsel işlevlerde büyük bir gelişmeye yol açtığını gösterdi. 60 ila 85 yaş aralığındaki 43 gönüllüyle yürütülen altı aylık klinik deneyde, koku terapisi uygulanan katılımcılar, sözel öğrenme ve kelime hatırlama testlerinde kontrol grubuna göre yüzde 226 oranında daha iyi performans sergiledi. Bilim insanları, bu bulguların yaşa bağlı zihinsel gerilemeyi önlemede yeni ve düşük maliyetli bir yöntem sunduğunu vurguladı.</p><h3>California Üniversitesi araştırmacılarından gece kokusu ile hafıza artışı</h3><p>Koku terapisi, özellikle yaşlı bireylerde bilişsel işlevlerin korunmasında umut vadeden bir yöntem olarak öne çıkıyor. California Üniversitesi'nde yürütülen bu deneyde, katılımcılar iki gruba ayrıldı. Birinci gruptaki 20 kişi, her gece iki saat boyunca otomatik bir difüzör aracılığıyla yedi farklı doğal esansiyel yağdan birinin kokusuna maruz bırakıldı. Her gün farklı bir koku kullanılarak, haftanın her günü yeni bir duyusal uyarım sağlandı. Kontrol grubunda ise, neredeyse hiç algılanmayan miktarda koku içeren kartuşlar kullanıldı. Bu şekilde, koku terapisi uygulanan grubun hem kelime hatırlama hem de sözel öğrenme testlerinde çok daha başarılı olduğu gözlemlendi. Araştırmacılar, bu yöntemin kolayca uygulanabilir ve günlük yaşamı kesintiye uğratmadan sinir yollarını güçlendiren bir etki yarattığını belirtti.</p><h3>Koku terapisi ile beyin bağlantılarında belirgin iyileşme</h3><p>Koku, insan beyninde benzersiz bir nörolojik bağlantıya sahip ve hafıza ile duygular üzerinde doğrudan etkili. Araştırmacılar, koku sisteminin, diğer duyuların aksine, sinyalleri doğrudan limbik sisteme &#8212; özellikle hipokampus ve amigdala &#8212; ilettiğini vurguladı. Bu anatomik özellik, kokunun geçmiş anıları ve duygusal tepkileri anında tetikleyebilmesini açıklıyor. Klinik deneyde, koku terapisi uygulanan katılımcıların beyinlerinde yapılan fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) taramaları, sol uncinate fasciculus adı verilen beyaz madde yolunda önemli bir bütünlük artışı ortaya koydu. Bu yol, medial temporal lob ile prefrontal korteks arasında kritik bir bağlantı sağlıyor ve yaşlanma veya nörodejeneratif hastalıklarla sıklıkla zayıflıyor. Koku terapisiyle bu bağlantının güçlenmesi, bilişsel işlevlerin korunmasında önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p><h3>Yaşlanmaya karşı koku terapisiyle invazif olmayan çözüm</h3><p>Koku terapisi, yaşa bağlı koku kaybının Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların erken göstergesi olabileceği gerçeğiyle daha da önem kazanıyor. Görme ve işitme kayıpları için gözlük veya işitme cihazı gibi çözümler bulunmasına rağmen, koku kaybı için etkili bir müdahale bugüne dek sunulamamıştı. California Üniversitesi'nden bilim insanlarının geliştirdiği bu yöntem, koku terapisiyle duyusal gerilemeyi tersine çevirme ve beyin sağlığını koruma potansiyeli taşıyor. Gece boyunca otomatik olarak yayılan kokular, aktif bir çaba gerektirmeden, kişilerin günlük rutinlerine entegre edilebiliyor. Araştırmacılar, bu yaklaşımın, özellikle hafıza kaybı veya bilişsel bozulma belirtileri gösteren bireylerde daha kapsamlı şekilde test edilmesi gerektiğini belirtiyor. Şu anda daha büyük klinik çalışmalar planlanıyor ve bu yöntemin, ilerleyen yıllarda yaşlı bireyler için standart bir bilişsel koruma aracı haline gelmesi bekleniyor.</p><p>California Üniversitesi'nin yürüttüğü bu araştırma, koku terapisinin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyarak, yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemeyi önlemede yeni bir umut kapısı açtı. Koku terapisi, kişiselleştirilebilir ve zahmetsiz bir uygulama olarak, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırma potansiyeli taşıyor. Gelecekte yapılacak daha geniş kapsamlı araştırmalar, bu yöntemin yaygınlaşmasını ve bilişsel sağlığın korunmasında önemli bir araç haline gelmesini sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/uyurken-koku-terapisi-yas-324_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/insanlarin-gozbebekleri-sasirdiklarinda-neden-buyur-286654</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İnsanların gözbebekleri şaşırdıklarında neden büyür?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Brown Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, insanların şaşkınlık anında gözbebeklerinde meydana gelen büyümenin beynin yeni bilgilere uyum sağlama sürecinin bir parçası olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, gözbebeği büyümesinin sadece fizyolojik bir tepki olmadığını, aynı zamanda öğrenme ve algı üzerinde önemli etkiler yarattığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İnsanların gözbebekleri şaşırdıklarında neden büyür?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brown Üniversitesi'nde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, insanların beklenmedik olaylarla karşılaştıklarında gözbebeklerinde görülen büyümenin, beynin yeni durumlara adapte olma mekanizmasının önemli bir göstergesi olduğunu ortaya koydu. 63 katılımcının yer aldığı deneyde, şaşırtıcı görsel uyaranlar karşısında gözbebeği büyümesinin yalnızca bir refleks olmadığını, aynı zamanda öğrenme süreçlerini ve algısal önyargıları doğrudan etkilediği belirlendi. Araştırma, bu fizyolojik tepkinin, bireyin çevresindeki değişikliklere hızla uyum sağlamasında kritik rol oynadığını gösterdi.</p><h3>Brown Üniversitesi ekibi: Gözbebeği büyümesi beynin sıfırlama sinyali</h3><p>Çalışmanın başında yer alan nörobilimci Matt Nassar ve ekibi, gözbebeği büyümesinin uyanıklık seviyesinde ani bir artışa işaret ettiğini açıkladı. Brown Üniversitesi Carney Beyin Bilimleri Enstitüsü'nde yürütülen araştırmada, gözbebeği büyümesinin beynin yeni bir moda geçtiğini gösteren dışsal bir sinyal olduğu vurgulandı. Katılımcılar, ekranda karşılarına çıkan renkli kareleri tahmin etmeye çalışırken, beklenmedik şekilde farklı bir kareyle karşılaştıklarında gözbebeklerinde belirgin bir büyüme gözlendi. Araştırmacılar, bu tepkinin beynin önceki bağlamı bırakıp yeni bir bağlama geçtiği anı yansıttığını belirtti. Böylece, gözbebeği büyümesi yalnızca şaşkınlık belirtisi değil, aynı zamanda beynin öğrenme ve algı süreçlerini hızlandıran bir sıfırlama mekanizması olarak öne çıktı.</p><h3>Şaşkınlık anında nörokimyasal değişim ve öğrenme kapasitesi</h3><p>Deneyde, katılımcıların her bir yeni kare dizisinde ne göreceklerine dair tahminlerde bulunmaları istendi. Katılımcıların tahminleriyle uyuşmayan şaşırtıcı renkler karşılarına çıktığında, gözbebekleri büyüdü ve EEG cihazlarıyla ölçülen belirli beyin dalgalarında artış tespit edildi. Bu sırada, norepinefrin adı verilen kimyasal habercinin salgılanmasında da yükselme görüldü. Araştırmacılar, şaşkınlık anında gözbebeği büyümesiyle birlikte ortaya çıkan bu nörokimyasal değişimin, bireyin önyargılarını azaltıp yeni bilgilere daha hızlı adapte olmasını sağladığını kaydetti. Özellikle gözbebeği büyümesi ve beyin dalgalarındaki değişim, katılımcıların önceki beklentilerinden bağımsız bir şekilde yeni tahminlerde bulunabilmelerine imkan tanıdı. Bulgular, şaşırtıcı olayların ardından gözbebeği büyümesinin, öğrenme kapasitesini artıran bir yenileme sinyali işlevi gördüğünü ortaya koydu.</p><p>Çalışmanın ortak yazarı Harrison Marble, gözbebeği büyümesinin yalnızca fiziksel bir tepkiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda beynin çevresel değişikliklere karşı kendini yeniden ayarlamasını sağladığını belirtti. Araştırmada elde edilen 57 EEG ve 60 gözbebeği ölçüm veri seti, gözbebeği büyümesinin öğrenme ve algı süreçlerindeki rolünü istatistiksel olarak da destekledi. Sonuçlar, şaşkınlık anında gözbebeği büyümesinin, insan beyninin yeni bilgilere hızla uyum sağlama kapasitesinin temel göstergelerinden biri olduğunu gösterdi.</p><p>Bu bulgular, insan beyninin karmaşık işleyişini anlamada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gözbebeği büyümesiyle ilgili yapılan bu tür araştırmalar, öğrenme mekanizmalarını ve algısal süreçleri daha iyi kavrayabilmek için bilim dünyasına yeni bir bakış açısı sunuyor. Brown Üniversitesi ekibinin çalışması, şaşkınlık anlarında ortaya çıkan gözbebeği büyümesinin, hem fizyolojik hem de bilişsel düzeyde insan davranışlarını şekillendirdiğini ortaya koyarak, gelecekteki nörobilim araştırmalarına da ışık tutuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/insanlarin-gozbebekleri-s-453_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286653</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik-286653</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "23 yılda imalat sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine taşıdık. İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi&#39;nde düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılışı ve İmza Töreni&#39;nde konuşan Bakan Kacır, hayata geçirilen projelerin Trabzon ve Türkiye&#39;ye hayırlı olmasını diledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde örnek bir kalkınma hamlesine imza atıldığını belirten Kacır, &quot;Ülkemizin gücüne güç katan, Türkiye&#39;yi her alanda, dünyada hak ettiği noktaya yaklaştıran yatırımları, reformları ve projeleri hayata geçirdik. Şehirlerimizin çehresini değiştiren, üretimi, istihdamı ve refahı destekleyen sayısız eseri milletimizle buluşturduk. Savunma sanayisinden uzaya, mobiliteden yapay zekaya kadar kritik alanlarda başkasının çizdiği sınırlarla yetinmeyen, kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve dünyaya ihraç eden bir Türkiye inşa ettik.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "İHRACATIMIZI 36 MİLYAR DOLARDAN 278 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK"</b></p><p>Türkiye&#39;yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa&#39;da birinciliğe taşıdıklarını dile getiren Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;23 yılda imalat sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine taşıdık. İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık. Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle, dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısına sahibiz. 23 yılda elde ettiğimiz kazanımları Türkiye Yüzyılı&#39;nda yeni başarılarla taçlandırmaya ve ülkemizi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına taşımaya kararlıyız.&quot;</p><p>Trabzon&#39;da son 23 yılda hayata geçirilen her yatırımın büyük bir vizyonun sahadaki yansıması olduğunun altını çizen Kacır, &quot;Son 23 yılda nitelikli yatırımları Trabzon&#39;a kazandırmak için şehrimizdeki organize sanayi bölgelerinin sayısını 3&#39;ten 5&#39;e, organize sanayi bölgelerinin toplam yüzölçümünü ise 100 hektardan 422 hektara çıkardık. OSB&#39;lerimizde ilave 4 bin 865 istihdam oluşturduk.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "YÜZDE 30'A VARAN YATIRIMA KATKI ORANI İLE VERGİ İNDİRİMİ SAĞLIYORUZ"</b></p><p>Trabzon&#39;un büyümesi ve kalkınması için KOBİ&#39;lere, KOSGEB eliyle bugüne kadar 3 milyar 200 milyon lira destek sağladıklarına işaret eden Kacır, kentte gerçekleşecek 85 milyar liralık yatırım ve 13 binin üzerinde istihdamın önünün açıldığını aktardı.</p><p>Kentte yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ifade eden Kacır, &quot;Yatırımın niteliğine göre yüzde 30&#39;a varan yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi sağlıyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti uyguluyoruz. Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programının ilk çağrısında elektrikli tekne ve yat üretimi, endüstriyel ağ ve benzeri ürünler üretimi, entegre su ürünleri üretimi ve işleme tesisi başlıklarında toplam 3 milyar 800 milyon liralık 9 yatırım projesini destekliyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 6,9 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 25 proje başvurusu aldıklarına değinerek, şunları aktardı:</p><p>&quot;Trabzon&#39;un sahip olduğu birikimi katma değer üreten yatırımlarla büyütmeye, şehrimizi yeni nesil üretim ve girişimciliğin güçlü merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyoruz. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansımız vasıtasıyla ilimizde yürütülen 444 projeye 802 milyon lira, DOKAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle 114 projeye 2 milyar lira destek sağladık. Bugün de şehrimizin kalkınma yolculuğuna ivme kazandıracak, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansımız ve DOKAP Bölge Kalkınma İdaremizin destekleriyle hayata geçecek 6 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz.&quot;</p><p>Bugün ayrıca DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının destekleriyle, toplam yatırım büyüklüğü 228 milyon lirayı aşan 12 proje için protokol imzalanacağına değinen Kacır, &quot;Tarımsal üretimden kırsal kalkınmaya, hayvancılıktan yol yapımına, balıkçılıktan restorasyona kadar birbirinden farklı alanlardaki bu projelerle Trabzon'umuzun üretim kapasitesini artıracak, yerel ekonomisi desteklenecektir.&quot; diye konuştu.</p><p>Kacır, Türkiye Yüzyılı yolculuğunda Trabzonlu gençlerin katkısı ve desteklerinin önemli olduğunu dile getirerek, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı iş birliğiyle Trabzon&#39;a, Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi ve Planetaryumunu kazandırdıklarını söyledi.</p><p>TÜBİTAK'ın 30 milyon lira desteğiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) bünyesinde kurulan ve bugün açılışı gerçekleşen Milli Teknoloji Atölyesi&#39;nin, gençlere tasarımdan üretime, yapay zekadan robotik sistemlere kadar geniş bir yelpazede ihtiyaç duydukları altyapıyı sunacağını vurgulayan Kacır, &quot;Merkez bünyesinde sunulan imkanlarla gençler, üniversite sıralarında edindiği teorik bilgiyi pratiğe dönüştürme imkanına kavuşacak, yenilikçi projeler gerçekleştirecek.&quot; dedi.</p><p>Açılışı yapılan KTÜ VakıfBank Girişim Evi&#39;nin de Trabzon&#39;un yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma yolculuğunda atılan kıymetli bir imza olduğunu vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Burada girişimcilerimiz proje geliştirmeden mentorluğa, fikri mülkiyet haklarından finansman kaynaklarına, iş modeli oluşturmadan yatırımcılar ve iş dünyasıyla buluşmaya kadar ihtiyaç duydukları farklı desteklere tek çatı altında erişebilecek. Girişim Evi'nde çalışmalarını yürüten ekipler aynı zamanda Milli Teknoloji Atölyesi ile oluşturulan prototipleme altyapısı sayesinde fikirlerini kısa sürede doğrulayabilecek, ürün geliştirme süreçlerini hızla tamamlayacak. İnşallah burada yeşerecek her proje Trabzon'dan Türkiye&#39;ye, Türkiye&#39;den dünyaya uzanan başarı hikayelerinin başlangıcı olacak.&quot;</p><p><b>- "BU NESİL, BU YÜZYILI TÜRKİYE YÜZYILI YAPACAK"</b></p><p>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ise kamuya, özel sektöre ve girişimcilere destek verdiklerini söyledi.</p><p>Kendi bünyelerindeki araştırma merkezlerinde ve enstitülerinde, ülkenin ihtiyaç duyduğu kritik, stratejik öneme haiz teknolojileri geliştirmeye çalıştıklarının altını çizen Prof. Dr. Aydın, &quot;Bir yandan da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız öncülüğünde ülkemizin dört bir yanında bilimi toplumda sevdirmek, yaygınlaştırmak adına 7&#39;den 70&#39;e mekanlar kuruyoruz. Bilim merkezleri açıyoruz, Deneyap Atölyeleri açıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Aydın, bu mekanların gençleri problem çözme, analitik düşünme ve proje yönetimi gibi becerilerle donattığına işaret ederek, &quot;Diğer yandan da onları Milli Teknoloji Hamlesi yolunda aynı gaye etrafında toplayarak Türkiye Yüzyılı&#39;nın inşasında özgüveni yüksek, şuurlu ve şahsiyetli karakterlerin inşasında önemli bir role sahip olacaklar. İşte bu nesil, bu yüzyılı Türkiye Yüzyılı yapacak. İlham verici bu mekanlarda yapacakları Ar-Ge ve proje çalışmalarıyla nice başarılara imza atacaklar.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Konuşmaların ardından DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hakan Gültekin ve DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, proje paydaşlarıyla protokol imzaladılar.</p><p>Bakan Kacır, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve katılımcılar da hayata geçirilen projelerin açılışını gerçekleştirdiler.</p><p>Bu arada, Kacır, Trabzonspor&#39;un transfer ettiği Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'ın, Trabzonspor ve Türk futboluna hayırlı olmasını temenni etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de Kacır&#39;a, üzerinde Muhammed Salah ve kendi isminin yazılı olduğu Trabzonspor formalarını hediye etti.</p><p>KTÜ yerleşkesindeki TÜBİTAK Milli Teknoloji Atölyesi ve KTÜ Girişim Evi&#39;ne de ziyarette bulunan Bakan Kacır, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren ve teknoloji projeleri geliştiren öğrencilerle sohbet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bakan-kacir-ihracatimizi--797_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286652</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-nadir-gorulen-supernova-sok-patlamasini-gozlemledi-286652</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları, nadir görülen süpernova şok patlamasını gözlemledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Einstein Probu, yaklaşık 500 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galakside meydana gelen ve SN 2026gzf olarak adlandırılan dev bir yıldızın ölümünü ilk anından itibaren gözlemledi. Dünya çapında başlatılan geniş kapsamlı gözlem kampanyası, süpernovanın eşsiz şok patlamasını ve sonrasındaki gelişmeleri ortaya koydu. Bu tarihi keşif, astronomi dünyasında dev bir adım olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları, nadir görülen süpernova şok patlamasını gözlemledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Einstein Probu, Mart 2026'da 500 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galaksiden yayılan ve bilim dünyasında büyük yankı uyandıran kısa süreli bir X-ışını patlaması tespit etti. EP260321a adı verilen bu ani patlama, dev bir yıldızın ölümünün ilk anlarına dair bugüne dek elde edilen en net verilerden birini sundu. Olayın hemen ardından, dünyanın dört bir yanındaki gözlemevleri ve teleskoplar hızla harekete geçti. Sadece bir saat içinde yer tabanlı teleskoplar kaynağı izlemeye başladı ve gökbilimciler, hızla parlayan bir süpernovanın oluşumuna tanıklık etti. Bu süpernova daha sonra SN 2026gzf olarak adlandırıldı ve iki ayrı bilim ekibi tarafından detaylı şekilde incelendi. Araştırma ekiplerinin başında Carnegie Mellon Üniversitesi'nden Brendan O'Connor ve Maryland Üniversitesi, College Park'tan NASA Einstein Fellow Jillian Rastinejad yer aldı. Elde edilen bulgular, The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlandı ve astronomi camiasında büyük ilgiyle karşılandı.</p><h3>Brendan O'Connor ve ekibi: Şok patlaması ilk kez bu kadar net izlendi</h3><p>O'Connor liderliğindeki ekip, Einstein Probu'nun tespit ettiği X-ışını patlamasının, dev bir yıldızın patlaması sırasında meydana gelen çok kısa süreli "şok patlaması" olduğunu belirledi. Bu şok patlaması, yıldızın yüzeyinden fırlayan güçlü bir şok dalgasının ilk ışığını yayıyor. Normalde bu tür patlamalar yalnızca birkaç saniye ile birkaç saat arası sürüyor ve gözlemlenmesi son derece zor kabul ediliyor. Son yirmi yılda, astronomlar yalnızca bir başka net X-ışını şok patlamasına tanıklık edebilmişti. Bu nedenle EP260321a olayı, şok patlaması gözlemleri açısından çok nadir ve değerli bir örnek olarak öne çıktı. O'Connor ve ekibi, süpernovanın ışık eğrisini ve evrimini izlemek için NSF NOIRLab'ın çeşitli teleskoplarını ve özellikle 570 megapiksellik Karanlık Enerji Kamerası'nı (DECam) kullandı. Bu gelişmiş kamera, Şili'deki Cerro Tololo Uluslararası Gözlemevi'nde yer alıyor ve süpernovanın parlaklık değişimlerini benzeri görülmemiş bir hassasiyetle kaydetti. Ayrıca, olaydan 10 yıl önce çekilen DECam arşiv görüntüleri, aynı noktada mavi bir kaynağın varlığını ortaya koydu. Bu detay, yıldızın ölümünden önceki evresine dair çok değerli ipuçları sundu ve şok patlaması olgusunun anlaşılmasında kritik rol oynadı.</p><h3>Jillian Rastinejad ve ekibi: SN 2026gzf'nin gizemi ve relativistik jetlerin yokluğu</h3><p>Maryland Üniversitesi'nden Jillian Rastinejad'ın liderliğindeki ikinci ekip, SN 2026gzf'nin evrimini çoklu dalga boylarında izlemek için kapsamlı bir gözlem ağı kurdu. Ekip, Hawai'deki Gemini North ve Şili'deki Gemini South teleskoplarından, Güney Afrika Büyük Teleskobu'na, NASA'nın Chandra X-ışını Gözlemevi'nden Caltech'in Palomar Gözlemevi'ne kadar pek çok tesisten veri topladı. SN 2026gzf, geniş çizgili Tip Ic (Ic-BL) süpernova olarak sınıflandırıldı. Bu tür süpernovalar genellikle evrendeki en parlak ve güçlü patlamalar arasında yer alıyor ve çoğu zaman gama ışını patlamalarıyla ilişkilendiriliyor. Ancak, SN 2026gzf'de beklenen gama ışını patlaması ve relativistik jetlere dair hiçbir iz bulunamadı. O'Connor, "SN 2026gzf, bilinen gama ışını patlamalarıyla ilişkilendirilen enerjik süpernovalara çok benziyor. Fakat en hassas gözlemler bile relativistik jet ya da ardıl ışıma tespit edemedi" diyerek olayın benzersizliğine dikkat çekti. Araştırmacılar, jetin yıldızın yüzeyinde veya çevresindeki maddede 'boğulmuş' olabileceğini düşünüyor. Rastinejad ve ekibi, süpernovanın öncesinde yıldızın çevresinde oluşan madde kabuklarını, yıldızın şiddetli yaşam tarzını ve ölümünü hazırlayan süreçleri detaylı şekilde haritaladı. Bu gözlemler, şok patlamasının doğasını ve dev yıldızların ölmeden önceki karmaşık evrimini anlamada önemli bir adım oldu.</p><h3>Einstein Probu ve NOIRLab tesisleri: Kozmik iş birliğinde yeni dönem</h3><p>SN 2026gzf'nin gözlemlenmesinde, Einstein Probu'nun uzaydan sağladığı veriler ile NSF NOIRLab'ın yer tabanlı gözlemevlerinden elde edilen bulgular bir araya getirildi. NSF-DOE Vera C. Rubin Gözlemevi'nin COSMOS Derin Delik Alanı, olayın ayrıntılı incelenmesinde önemli rol oynadı. Rubin'in kamuya açık komisyon verileri ve hızlı gözlem ritmi, süpernovanın evrimini uzun vadeli ve çok bantlı olarak izlemeye olanak tanıdı. Ayrıca, Nicholas U. Mayall Teleskobu'na monte edilen Karanlık Enerji Spektroskopik Aleti (DESI) ile elde edilen spektrumlar, SN 2026gzf'nin zaman içindeki değişimini ve tipini doğrulamada kritik öneme sahipti. Carnegie Mellon Üniversitesi'nden Xander Hall, DESI'nin yedek fiber programı sayesinde patlamanın evrimini adım adım izleyebildiklerini belirtti. Bu kapsamlı veri akışı, gelecekte benzer kozmik olayların anında tespit edilip analiz edilmesinin önünü açıyor. Ayrıca, NOIRLab'ın işletmesini üstlendiği Gemini ve SOAR teleskopları, olayın çoklu dalga boylarında izlenmesinde kilit rol üstlendi. Bu iş birliği, kozmik geçici olayların gerçek zamanlı takibinde dünya genelindeki gözlemevlerinin koordinasyonunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.</p><h3>SN 2026gzf süpernovası: Yıldızın şiddetli ölümü ve bilimsel sonuçlar</h3><p>SN 2026gzf'nin patlamasına yol açan yıldızın, yaklaşık 20 güneş kütlesine sahip bir Wolf-Rayet yıldızı olduğu tespit edildi. Bu yıldız, hidrojenini genç yaşta kaybetmiş ve patlamadan önce düzensiz kütle kaybı dönemleri yaşamıştı. Yıldız, tüm hidrojen ve helyumunu uzaya fırlatarak geride karbon ve oksijenden oluşan soyulmuş bir çekirdek bıraktı. Bu süreçte, yıldızın etrafında hem yakın hem de geniş çapta iki farklı madde kabuğu oluştu. Yakın kabuk, ilk X-ışını şok patlamasını üretirken, daha geniş ve asimetrik kabuk optik süpernova sinyalinin yayılmasına neden oldu. Maryland Üniversitesi'nden Gokul Srinivasaragavan, bu gözlemle birlikte ilk kez hidrojen ve helyumdan arınmış bir yıldızın patlama öncesi çevresinin ayrıntılı şekilde haritalandığını vurguladı. Araştırmacılar, SN 2026gzf'nin, sıradan süpernova şok patlamaları ile düşük parlaklıkta gama ışını patlamaları arasında benzersiz bir köprü oluşturduğunu belirtti. Bu bulgular, enerjik Ic-BL süpernovaların her zaman gama ışını patlaması, relativistik akıntılar veya uzun süreli ardıl ışıma üretmediğini ortaya koydu. Sonuç olarak, dev yıldızların ölüm yollarının sanılandan çok daha çeşitli olabileceği anlaşıldı.</p><h3>Einstein Probu'nun keşfi, astronomide yeni bir çağ başlatıyor</h3><p>SN 2026gzf'nin anbean izlenmesiyle birlikte, uzay tabanlı ve yer tabanlı gözlemevlerinin ortak çalışmasının önemi bir kez daha kanıtlandı. Einstein Probu'nun erken uyarısı ve NOIRLab'ın dünya çapındaki gözlemevlerinin hızlı tepkisi sayesinde, dev bir yıldızın ölümü tüm aşamalarıyla kaydedildi. Bu olay, geçici kozmik patlamaların gerçek zamanlı takibi ve bilimsel analizinde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Elde edilen veriler, gelecekte benzer süpernova patlamalarının daha hızlı ve ayrıntılı biçimde incelenmesini sağlayacak. SN 2026gzf'nin benzersiz özellikleri ve şok patlamasının ilk anından itibaren gözlemlenmesi, astronomi dünyasında devrim niteliğinde bir örnek olarak kayıtlara geçti. Bu bulgular, dev yıldızların ölümü ve evrenin en enerjik patlamalarına dair anlayışımızı kökten değiştirecek nitelikte.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bilim-insanlari-nadir-gor-228_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286651</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/shenzhou-23-murettebati-uzayda-pirinc-hasadi-gerceklestirdi-286651</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Shenzhou-23 mürettebatı uzayda pirinç hasadı gerçekleştirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in Shenzhou-23 astronotları, Çin Uzay İstasyonu'nda yürütülen öncü pirinç yetiştirme deneyinden ilk örnekleri hasat ederek uzay tarımı araştırmalarında önemli bir kilometre taşına ulaştı. Yörüngede art arda iki nesil pirinç yetiştirmeyi hedefleyen bu çalışma, gelecekteki Ay ve Mars görevlerinde astronotların bağımsız gıda üretimi kapasitesini geliştirmeye yönelik en kapsamlı deneylerden biri olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Shenzhou-23 mürettebatı uzayda pirinç hasadı gerçekleştirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Shenzhou-23 görevinde yer alan astronotlar, yörüngede sürdürdükleri pirinç yetiştirme deneyinden elde edilen ilk örnekleri başarıyla topladı. Bu gelişme, Dünya'nın ötesinde gıda üretimi konusundaki araştırmalarda büyük bir ilerlemeyi simgeliyor. Mürettebat, pirincin uzay ortamında birden fazla nesli tamamlayıp tamamlayamayacağını sınıyor ve mikro yerçekiminin bitki gelişimi ile genetik istikrar üzerindeki etkilerine dair değerli veriler elde ediyor. Çin Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirilen bu uzay tarımı deneyi, yörüngede peş peşe iki pirinç yaşam döngüsünü tamamlamayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, Dünya'dan uzakta uzun vadeli mahsul yetiştiriciliği üzerine bugüne kadar yapılan en ayrıntılı çalışmalardan biri niteliği taşıyor. Elde edilecek sonuçlar, araştırmacıların gelecekte Ay'a, Mars'a ve daha uzak derin uzay hedeflerine düzenlenecek uzun süreli görevlerde astronotların taze gıdayı nasıl üretebileceğini anlamalarına doğrudan katkı sağlayabilir.</p><h3>Shenzhou-23 astronotları yörüngede ilk pirinç örneklerini topladı</h3><p>Çin Uzay İstasyonu'na ulaşmalarının üzerinden iki aydan fazla süre geçtikten sonra, Shenzhou-23 görevinin üç üyesi Zhu Yangzhu, Zhang Zhiyuan ve Lai Ka-ying, yörüngede kapsamlı bir bilimsel faaliyet programını sürdürdü. Uzay aracı 24 Mayıs'ta fırlatıldı ve istasyonun mikro yerçekimi ortamında deneyler için özel olarak hazırlanmış pirinç tohumlarıyla birlikte çeşitli araştırma ekipmanlarını yörüngeye taşıdı. Bu fırlatma, uzay tarımı araştırmaları açısından kritik bir başlangıç noktası oldu. Haftalarca süren titiz bir yetiştirme sürecinin ardından astronotlar, ilk deneysel pirinç örnekleri partisini toplamayı başardı. Toplanan bu örnekler, Dünya'daki bilim insanlarının bitkilerin uzay ortamındaki gelişimini detaylı biçimde incelemesine olanak tanıyacak. Proje, pirincin Dünya'dakinden belirgin şekilde farklı koşullara maruz kalırken birden fazla nesil boyunca üreme ve gelişme kapasitesini koruyup koruyamayacağına odaklanıyor. Araştırmacılar, mikro yerçekimine uzun süreli maruziyetin bitkilerin genetik istikrarını, büyüme kalıplarını ve diğer biyolojik süreçlerini nasıl etkilediğini titizlikle inceliyor. Bu uzay tarımı deneyi, kısa vadeli bitki gözlemlerinin çok ötesine geçerek uzayda tam tarımsal döngülerin anlaşılmasına yönelik önemli bir adımı temsil ediyor. Dünya'dan uzağa seyahat edecek gelecekteki mürettebatlar için güvenilir mahsul üretimi, Dünya'dan fırlatılan tedariklere olan bağımlılığı ciddi ölçüde azaltarak görev planlamasının vazgeçilmez bir unsuru haline gelebilir.</p><h3>İki nesil pirinç testi: Uzay tarımının geleceğini şekillendirecek karşılaştırma</h3><p>CGTN'in aktardığı bilgilere göre, şu anda yürütülen araştırma Çin'in daha önceki yörüngesel tarım deneylerinin üzerine inşa ediliyor. Bunların en dikkat çekicisi, 2022 yılında gerçekleştirilen tam yaşam döngüsü pirinç yetiştirme çalışmasıydı. O görev sırasında altı pirinç tohumu Çin Uzay İstasyonu'nda 120 gün boyunca yetiştirildi ve sonuç olarak 59 adet birinci nesil uzayda yetiştirilmiş tohum üretildi. Bu tohumlar Shenzhou-14 mürettebatıyla birlikte Dünya'ya geri döndü ve bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Yeni deney ise araştırmayı çok daha ileri bir noktaya taşıyor; çünkü yörüngede art arda iki pirinç neslini incelemeyi amaçlıyor. Bilim insanları bu uzay tarımı çalışmasında iki tür japonika pirinci kullanıyor. Bu çeşit, uyarlanabilirliği ve nispeten kısa olan üç ila dört aylık büyüme süresi nedeniyle özellikle tercih edildi. Deneyde iki farklı grup bulunuyor: Birinci grup, Dünya'da kalmış ve hiçbir uzay maruziyeti yaşamamış sıradan tohumlardan oluşuyor. İkinci grup ise 2022'deki uzay deneyinde üretilen ve ardından Dünya'ya döndükten sonra üç nesil boyunca çoğaltılan tohumlardan geliyor. Bu iki grubu karşılaştırarak araştırmacılar, uzay maruziyetinin nesiller arasında ölçülebilir genetik veya biyolojik farklılıklar yaratıp yaratmadığını belirlemeyi hedefliyor. Elde edilecek bulgular, Dünya'dan yeniden tedarik sağlamanın son derece zor ya da tamamen imkansız hale geldiği uzun süreli görevlerde mahsul üretimi için sürdürülebilir yöntemler geliştirmeye zemin hazırlayabilir.</p><h3>Uzayda yetiştirilen mahsuller derin uzay görevlerinin temel taşı olabilir</h3><p>Dünya'nın ötesinde gıda yetiştirmek, gelecekteki insan uzay keşfi için en büyük zorluklardan biri olmayı sürdürüyor. Mars gibi uzak hedeflere düzenlenecek uzun süreli görevler, astronotların devasa miktarlarda gıda malzemesi taşımasını ya da yolculuk sırasında kendi gıdalarını üretebilecek gelişmiş sistemler geliştirmesini zorunlu kılacak. Uzay tarımı araştırmaları, bitkilerin gıda sağlamanın yanı sıra karbondioksit emilimi ve oksijen üretimi yoluyla yaşam destek süreçlerine de katkıda bulunabileceği kapalı devre sistemler oluşturmaya yoğunlaşıyor. Bu tür sistemler, uzay istasyonlarının ve gelecekteki uzay habitatlarının kendi kendine yeterliliğini artırma potansiyeli taşıyor. Shenzhou-23 pirinç deneyi, araştırmacılara tanıdık ve yaygın bir gıda mahsulünün kontrollü bir yörünge ortamında birden fazla nesil boyunca nasıl tepki verdiğini gözlemleme fırsatı sunuyor. Bu uzay tarımı çalışmasından elde edilecek bilgi birikimi, astronotların aylarca hatta yıllarca bağımsız olarak mahsul yetiştirmesi gerekebilecek gelecekteki yaşam alanlarının tasarımını doğrudan destekleyebilir. Araştırmacılar, bunun gibi çalışmaların tamamen Dünya'dan gönderilen tedariklere bel bağlamak yerine bitkileri doğrudan uzay ortamlarında yetiştirmek için sağlam bilimsel temeller oluşturduğunu vurguluyor.</p><h3>Shenzhou-23 mürettebatı pirinç deneyinin ötesinde kapsamlı bilimsel program yürütüyor</h3><p>Pirinç deneyi, Shenzhou-23 mürettebatının yürüttüğü çok daha geniş kapsamlı bir bilimsel programın yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Astronotlar, uzay tarımı çalışmalarının yanı sıra uzayda uzun süreli kalışlar sırasında mikro yerçekiminin insan vücudu üzerindeki etkilerine odaklanan tıbbi araştırmalar da gerçekleştirdi. Bu araştırmalar, gelecekteki uzun süreli görevlerde astronot sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor. Mürettebat, ultrason ekipmanı kullanarak karotis, radial ve dorsalis pedis arterleri dahil olmak üzere çeşitli arterleri detaylı biçimde inceledi. Toplanan veriler, kan dolaşımı dinamikleri ve uzun süreli mikro yerçekimi maruziyetinin damar sistemi üzerinde yarattığı değişiklikler konusundaki çalışmalara değerli katkılar sağlayacak. Astronotlar bunun yanı sıra istasyon içinde farklı aydınlatma koşullarını da test etti. Bu testlerde kabin aydınlatmasının psikolojik refah, uyku düzeni ve iş performansı üzerindeki etkileri mercek altına alındı. Acil durum müdahale eğitimi de programın ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürdü; simüle edilmiş yangın tahliye tatbikatları gibi uygulamalar operasyonel hazırlığı en üst düzeyde tutmak amacıyla düzenli olarak tekrarlandı. Rutin sağlık izleme faaliyetleri de kesintisiz devam etti. Elektrokardiyogramlar, görme değerlendirmeleri, göz içi basınç kontrolleri, retina muayeneleri ve vücut kütlesi ölçümleri gibi kapsamlı testler periyodik olarak uygulandı. Mürettebat ayrıca ağırlıksızlığın fiziksel etkilerini en aza indirmek için gemideki özel egzersiz ekipmanlarını kullanarak düzenli antrenman seanslarını disiplinli biçimde sürdürüyor. Tüm bu çalışmalar, Çin'in uzay bilimi ve uzay tarımı alanındaki kararlı ilerleyişinin somut göstergeleri olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/shenzhou-23-murettebati-u-721_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286650</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/21-hazirandan-bu-yana-kaydedilen-en-yuksek-sayi-katil-israil-dun-lubnana-113-muhimmat-atesledi-286650</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[21 Haziran'dan bu yana kaydedilen en yüksek sayı! Katil İsrail dün Lübnan'a 113 mühimmat ateşledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), İsrail ordusunun çarşamba günü Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 113 mühimmat ateşlediğini ve bunun 21 Haziran'dan bu yana kaydedilen en yüksek sayı olduğunu bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[21 Haziran'dan bu yana kaydedilen en yüksek sayı! Katil İsrail dün Lübnan'a 113 mühimmat ateşledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNIFIL&#39;den yapılan açıklamada, barış gücü askerlerinin Lübnan hava sahasındaki ihlalleri ile karadaki askeri faaliyetleri her gün izlemeyi sürdürdüğü belirtildi.</p><p>Açıklamada, son aylara kıyasla şiddetin önemli ölçüde azaldığı ancak genel durumun kırılganlığını koruduğu ifade edildi.</p><p>Barış gücü askerlerinin gelişmeleri izlemeyi, bunları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine rapor etmeyi, operasyonlarını sürdürmeyi ve gerilimin azaltılmasına yardımcı olmak amacıyla taraflarla temaslarını sürdürdüğü aktarıldı.</p><p>Açıklamada ayrıca, İsrail ordusunun dün Lübnan&#39;ın güneyine 113 mühimmat ateşlediğini ve bunun UNIFIL tarafından 21 Haziran&#39;dan bu yana kaydedilen en yüksek sayı olduğu kaydedildi.</p><p>Gerilimin düşürülmesi ve Lübnan&#39;ın güneyinde tam istikrarın yeniden sağlanması için diyalog ve koordinasyonun yanı sıra BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararına bağlılığın temel önem taşıdığı vurgulandı.</p><p>İsrail ordusu, ateşkese ve çerçeve anlaşmasına rağmen dün Lübnan&#39;ın güneyindeki Sur kentine bağlı beldelere yoğun saldırılar düzenlemişti.</p><p><b>- &#8288;İSRAİL'İN LÜBNAN'DAKİ SALDIRILARI VE ATEŞKES SÜRECİ</b></p><p>İsrail ordusu, Lübnan&#39;a 2 Mart&#39;ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p>Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan&#39;da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.</p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail&#39;in 2 Mart&#39;tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 333 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p><p>Öte yandan Washington&#39;da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından ise 26 Haziran&#39;da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/21-hazirandan-bu-yana-kay-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286649</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/casper-pad-tablet-secim-rehberi-pad-m10-pro-pad-h10-pro-ve-pad-z10-pro-karsilastirmasi-286649</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Casper PAD Tablet Seçim Rehberi: PAD M10 Pro, PAD H10 Pro ve PAD Z10 Pro Karşılaştırması]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Bütçe, ders ve günlük kullanım için PAD M10 Pro; 12,6 inç OLED ve 256 GB depolama için PAD H10 Pro; 14,2 inç 3:2 OLED, 144 Hz, 12 GB RAM ve daha geniş çoklu görev alanı için PAD Z10 Pro değerlendirilmelidir. Seçim, model sıralamasına değil gerçek kullanım ihtiyacına ve aksesuar paketine göre yapılmalıdır. Casper PAD M10 Pro, PAD H10 Pro ve PAD Z10 Pro; bu ihtiyaç için farklı ekran, bellek ve taşınabilirlik öncelikleri sunar.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Casper PAD Tablet Seçim Rehberi: PAD M10 Pro, PAD H10 Pro ve PAD Z10 Pro Karşılaştırması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoTitle">Casper PAD M10 Pro, PAD H10 Pro ve PAD Z10  Pro'yu ekran, performans, depolama, kalem, batarya ve kullanım profiline göre  karşılaştırın.</p>    <table class="MsoNormalTable" cellspacing="0" cellpadding="0">   <tbody><tr>    <td>    <p class="MsoNormal"><b>12,2&#8211;14,2 inç</b></p><p><b>    </b>Üç farklı çalışma alanı</p>    </td>    <td>    <p class="MsoNormal"><b>Kalem + klavye</b></p><p><b></b> Destek ve paket kontrolü </p>    </td>    <td>    <p class="MsoNormal"><b>8&#8211;12 GB RAM</b></p><p><b>    </b>Günlük işten çoklu göreve</p>    </td>   </tr>  </tbody></table>        <b><p><strong>EKRAN FARKI: AKICILIK MI, GÖRÜNTÜ KALİTESİ Mİ?</strong></p>   <p></p></b><p>PAD M10 Pro 12,2 inç 2.4K LCD ekranda 90 Hz  ve 500 nit; PAD H10 Pro 12,6 inç 2.5K OLED ekranda 60 Hz ve 600 nit değerine  sahiptir. PAD M10 Pro kaydırma ve arayüz akıcılığına, PAD H10 Pro kontrast ve  medya deneyimine yaklaşır. En doğru seçim, en sık baktığınız içerik türüne göre  yapılır.</p>    <b><p><strong>PERFORMANS VE DEPOLAMA FARKI</strong></p>   <p></p></b><p>PAD M10 Pro MediaTek Helio G100, 8 GB RAM  ve 128 GB; PAD H10 Pro Dimensity 7050, 8 GB RAM ve 256 GB depolama sunar.  Günlük ofis ve eğitim iki modelde de hedeflenebilir. Daha büyük uygulama,  çevrim dışı medya ve yüksek depolama ihtiyacında PAD H10 Pro daha rahat bir  alan sağlar.</p>    <b><p><strong>KALEM, KLAVYE VE BATARYA</strong></p>   <p></p></b><p>PAD M10 Pro 8.000 mAh, PAD H10 Pro 10.000  mAh batarya kapasitesine sahiptir; gerçek süre kullanım koşullarına bağlıdır.  PAD M10 Pro USI 2.0, PAD H10 Pro MPP 2.0 kalem standardını kullanır. Pro  paketlerde touchpad'li klavye kılıfı bulunur; kutu içeriği seçilen ürün  kodundan doğrulanmalıdır.</p>    <b><p><strong>CASPER PAD Z10 PRO BU İHTİYACA NASIL KARŞILIK VERİR?</strong></p>   <p></p></b><p>Casper PAD Z10 Pro; 14,2 inç 3:2 oranlı  2.8K OLED ekran, 144 Hz yenileme hızı, 12 GB LPDDR5 RAM, 256 GB depolama ve  10.000 mAh batarya sunar. PAD M10 Pro ve PAD H10 Pro'dan daha geniş 14,2 inç  ekran, 144 Hz yenileme ve 12 GB RAM ile ayrılır. OLED görüntü kalitesiyle  yüksek yenileme hızını birlikte isteyen, belge ve yaratıcı işleri 3:2 ekranda  yürüten kullanıcıya yöneliktir; 690 gram ağırlık ve aksesuar paketi de karara  dâhil edilmelidir. Casper PAD Z10 Pro, klavye desteğiyle laptop gibi üretkenlik  düzeni kurarken klavyesiz kullanımda tablet gibi dokunmatik bir deneyim sunar.</p>    <b><p><strong>HANGİ İHTİYAÇTA NEYE BAKILMALI?</strong></p></b><table class="MsoNormalTable" cellspacing="0" cellpadding="0" style=""><thead><tr><td><p class="MsoNormal"><b>Kullanıcı     ihtiyacı</b></p></td><td><p class="MsoNormal"><b>Karar kriteri</b></p></td><td><p class="MsoNormal"><b>Uygun yön</b></p></td></tr></thead><tbody><tr><td><p class="MsoNormal"><b>Ders,    not ve bütçe dengesi</b></p></td><td><p class="MsoNormal">12,2" 90 Hz LCD, 8/128 GB</p></td><td><p class="MsoNormal">PAD M10 Pro</p></td></tr><tr><td><p class="MsoNormal"><b>OLED    ve geniş arşiv</b></p></td><td><p class="MsoNormal">12,6" OLED, 8/256 GB</p></td><td><p class="MsoNormal">PAD H10 Pro</p></td></tr><tr><td><p class="MsoNormal"><b>Geniş    OLED + yoğun çoklu görev</b></p></td><td><p class="MsoNormal">14,2" 144 Hz, 12 GB RAM</p></td><td><p class="MsoNormal">PAD Z10 Pro</p></td></tr></tbody></table>        <p><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></p>    <p><strong>PAD Z10 Pro her kullanıcı için daha mı iyi?</strong></p>   <p class="MsoNormal">Hayır. PAD Z10 Pro daha geniş ekran ve 12  GB RAM sunar; bütçe, taşıma kolaylığı ve kullanım amacı PAD M10 Pro veya PAD  H10 Pro'yu daha doğru kılabilir.</p>    <p><strong>İki modelde de kalem ve klavye var mı?</strong></p>   <p class="MsoNormal">Pro paketler bu aksesuarlarla sunulur;  sipariş verilen ürün kodunun kutu içeriği mutlaka kontrol edilmelidir.</p>    <p><strong>Hangisi öğrenci için daha mantıklı?</strong></p>   <p class="MsoNormal">Not, PDF ve temel ödevlerde PAD M10 Pro  genellikle daha dengelidir; görsel dersler ve büyük arşiv için PAD H10 Pro  düşünülebilir.</p>    <p><strong>Casper PAD Z10 Pro bu kullanım için kimlere uygun?</strong></p>   <p class="MsoNormal">OLED, 144 Hz, 12 GB RAM ve en geniş çalışma  alanını birlikte isteyen kullanıcıya yöneliktir.</p>    <b><p><strong>SATIN ALMA KARARI</strong></p>   <p></p></b><p>PAD M10 Pro ile PAD H10 Pro arasında karar  verirken 'üst model' yerine 'doğru ihtiyaç' mantığı kullanılmalıdır. 90 Hz,  günlük üretkenlik ve bütçe için PAD M10 Pro; OLED, 256 GB ve daha güçlü medya  deneyimi için PAD H10 Pro seçilmelidir. OLED ile 144 Hz'i, 12 GB RAM'i ve en  geniş çalışma alanını birlikte isteyenler PAD Z10 Pro'yu seçebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/casper-pad-tablet-secim-r-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286648</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gronlandda-21-tunelden-olusan-gizli-us-yeni-radar-teknolojisiyle-goruntulendi-286648</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Grönland'da 21 tünelden oluşan gizli üs, yeni radar teknolojisiyle görüntülendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Grönland'ın kuzeyinde, 1967'den beri buz tabakasının altında gizlenen ABD'nin eski askeri üssü Camp Century, NASA'nın 2024 radar taramalarıyla yeniden gündeme geldi. Bölgedeki buzların erimesiyle birlikte, 21 tünelden oluşan bu gizli kompleksin toksik ve radyoaktif atıkları çevre için büyük bir tehdit oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Grönland'da 21 tünelden oluşan gizli üs, yeni radar teknolojisiyle görüntülendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Grönland'ın kuzeyinde, ABD'ye ait eski askeri üs Camp Century, 1967 yılından bu yana buz tabakasının yaklaşık 30 metre altında gizli kalıyordu. Ancak NASA'nın Nisan 2024'te gerçekleştirdiği radar taraması, bu unutulmuş "buz altı şehri"ni yeniden gün yüzüne çıkardı. Bilim insanları, bölgedeki buzların erimesiyle birlikte, üssün altında gömülü olan toksik ve radyoaktif atıkların çevre için ciddi bir tehlike oluşturabileceği konusunda uyarıda bulundu. Camp Century'nin buz altındaki varlığı, yalnızca askeri ve bilimsel geçmişiyle değil, aynı zamanda barındırdığı yaklaşık 200 bin litre dizel yakıt, 240 bin litre atık su ve nükleer reaktörden kaynaklanan radyoaktif kalıntılar nedeniyle de dikkat çekiyor. Bu gelişme, Grönland'ın hızla değişen iklim koşulları ve buzulların incelmesiyle birlikte, küresel çevre güvenliği açısından yeni bir endişe kaynağına işaret ediyor.</p><h3>NASA'nın radar taraması Camp Century'nin gizli tünellerini ortaya çıkardı</h3><p>Nisan 2024'te düzenlenen rutin bir enstrüman testi sırasında NASA bilim insanları, Grönland'ın kuzeyinde beklenmedik bir keşif yaptı. Gulfstream III uçağıyla yapılan uçuşta, Pituffik Uzay Üssü'nün yaklaşık 240 kilometre doğusunda, buzun 30 metre altında gömülü Camp Century üssünün en net radar görüntüsüne ulaşıldı. Projeyi yöneten NASA Jet Propulsion Laboratory'den Alex Gardner ve ekibi, bu radar taramasında, üssün 21 tünelden oluşan karmaşık yapısını ve yer altı koridorlarını ilk kez bu kadar ayrıntılı şekilde haritaladı. Kullanılan UAVSAR (İnsansız Hava Aracı Sentetik Açıklık Radar) sistemi, geleneksel radarların aksine hem aşağıya hem de yanlara bakarak, buzun içinde gizlenen yapıları üç boyutlu olarak görüntüleyebiliyor. Elde edilen yeni veriler, Camp Century'nin bireysel yapılarını ve tünel ağını daha önce hiç olmadığı kadar net biçimde gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu gelişmenin sadece Grönland'daki değil, Antarktika ve diğer buzullar altındaki benzer yapıların tespiti açısından da önemli bir adım olduğunu vurguluyor.</p><h3>Camp Century'nin toksik mirası küresel çevre için risk oluşturuyor</h3><p>Camp Century, 1959 yılında ABD Ordu Mühendisler Birliği tarafından, Soğuk Savaş döneminin askeri ve bilimsel ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla inşa edildi. Buz tabakasının içine oyulan 21 tünel ve yaklaşık 3 kilometrelik koridorlar, "buz altı şehir" olarak anılan bu üssün temelini oluşturdu. Üssün resmi amacı kutup araştırmaları olarak açıklansa da, burada balistik füzelerin Arktik buz tabakasından konuşlandırılması gibi askeri planlamalar da yapıldı. 1967'de terk edilen ve üstü minimal şekilde kapatılan Camp Century, o tarihten bu yana sürekli kar yağışı ve buz birikimiyle yüzeyin 30 metre altına gömüldü. Ancak günümüzde, iklim değişikliği nedeniyle Grönland'da buzullar hızla eriyor. Bilimsel modellere göre, önümüzdeki 75 yıl içinde Camp Century'nin üzerindeki buz tabakası net birikimden net erimeye geçebilir. Bu durum, üssün altında gömülü yaklaşık 200 bin litre dizel yakıt, 240 bin litre atık su, poliklorlu bifeniller (PCB), biyolojik atıklar ve nükleer reaktörden kaynaklanan radyoaktif soğutucunun yüzeye çıkmasına yol açabilir. Bu büyüklükteki bir toksik ve radyoaktif atık alanı, yaklaşık 55 hektarlık bir bölgeyi, yani 100 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kapsıyor. Uzmanlar, bu atıkların buzun erimesiyle birlikte çevreye yayılmasının, hem bölgesel ekosistemler hem de küresel deniz seviyesi için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.</p><h3>Bilim insanları Camp Century'nin gelecekteki risklerine dikkat çekiyor</h3><p>NASA'nın Dünya Gözlemevi ve araştırma ekibi, Camp Century'nin buz altındaki toksik mirasının gelecekteki tehlikelerine karşı uyarılarını sürdürüyor. 2016 yılında yayımlanan bilimsel bir çalışma, bölgedeki buz tabakasının ısınan iklim nedeniyle hızla inceldiğini ve doğal mühür görevi gören buzun yok olması halinde, atıkların kontrolsüz biçimde çevreye karışabileceğini ortaya koydu. Gardner ve ekibi, UAVSAR ile elde edilen radar verilerinin, buzun iç katmanları ve tabanı hakkında daha fazla bilgi sağladığını, böylece gelecekteki risklerin daha doğru tahmin edilebileceğini ifade ediyor. Buz kalınlığı ve erime oranları hakkında kesin verilere ulaşmak, hem Grönland'daki hem de Antarktika'daki benzer bölgeler için kritik önem taşıyor. Çünkü buzulların okyanuslara ve atmosfere nasıl tepki verdiği, deniz seviyesindeki yükselme oranlarını doğrudan etkiliyor. Camp Century'nin buz altındaki toksik mirası, yalnızca Grönland'ın değil, tüm dünyanın çevre güvenliği açısından yakından izlenmesi gereken bir tehdit olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, Camp Century'nin buz altındaki varlığı ve içerdiği toksik atıklar, Grönland'ın değişen iklim koşullarıyla birlikte daha büyük bir risk haline geliyor. NASA'nın 2024 radar taramasıyla ortaya çıkan bu gerçek, hem bilim dünyası hem de çevre otoriteleri için yeni bir uyarı niteliği taşıyor. Önümüzdeki yıllarda, buzulların erimesiyle birlikte, bu tür gömülü tehlikelerin kontrol altına alınması ve küresel çevre sağlığının korunması için uluslararası iş birliği ve bilimsel araştırmaların önemi daha da artacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/gronlandda-21-tunelden-ol-664_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/batakliklarda-kalintilar-neden-binlerce-yil-bozulmadan-kalabiliyor-286647</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bataklıklarda kalıntılar neden binlerce yıl bozulmadan kalabiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Torf bataklıkları, arkeologlar ve bilim insanları için eşsiz bir hazine sunuyor. Bu benzersiz ekosistemlerde binlerce yıl öncesine ait kalıntılar olağanüstü biçimde korunuyor ve geçmişin sırlarını açığa çıkarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bataklıklarda kalıntılar neden binlerce yıl bozulmadan kalabiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Torf bataklıklarında bulunan kalıntılar, arkeoloji dünyasında büyük heyecan yaratıyor. Dünyanın farklı bölgelerinde yer alan bu özel bataklıklar, binlerce yıl öncesine ait insan bedenleri ve arkeolojik eserleri neredeyse ilk günkü haliyle muhafaza ediyor. Bilim insanları, bu bataklıklarda ortaya çıkan kalıntılar sayesinde antik toplumların yaşam biçimleri ve beslenme alışkanlıkları hakkında önemli bilgiler elde ediyor. Torf bataklıklarındaki koruma koşulları, geçmişin sırlarını çözmek isteyen araştırmacılar için paha biçilmez bir kaynak sunuyor.</p><h3>Bilim insanları: Torf bataklığı kalıntılarında çarpıcı bulgular</h3><p>Torf bataklığının düşük oksijen seviyesi ve yüksek asidik yapısı, doku çürümesini ciddi şekilde yavaşlatıyor. Bu sayede, binlerce yıl önce yaşamış insanların bedenleri ve eşyaları olağanüstü bir biçimde korunuyor. Araştırmacılar, torf bataklığı içerisinde bulunan bataklık mumyalarının mide içeriklerini dahi analiz edebiliyor. Elde edilen bulgular, antik insanların beslenme düzeni ve günlük yaşantısı hakkında detaylı bilgiler sunuyor. Torf bataklığı, arkeolojik araştırmalarda eşsiz bir laboratuvar işlevi görüyor.</p><h3>Torf bataklıkları: Geçmişe açılan doğal bir arşiv</h3><p>Torf bataklıklarının kimyasal bileşenleri, kalıntıların zamanla bozulmasını büyük ölçüde engelliyor. Bu doğal koruma, arkeologların ve bilim insanlarının binlerce yıl öncesinin sırlarını günümüze taşımasına olanak tanıyor. Torf bataklığı, yalnızca insan bedenlerini değil; aynı zamanda dönemin araç gereçlerini ve bitki kalıntılarını da koruyarak, geçmişe dair kapsamlı bir tablo sunuyor. Bu sayede, torf bataklığı araştırmaları insanlık tarihine ışık tutan bulgularla dolup taşıyor. Uzmanlar, torf bataklığında korunan kalıntıların, geçmişin bilinmeyen yönlerini aydınlatmaya devam edeceğini vurguluyor.</p><p>Torf bataklığı, arkeolojik araştırmalar ve bilimsel keşifler için vazgeçilmez bir kaynak olarak önemini koruyor. Bu özel ekosistemler sayesinde insanlık tarihi, her geçen gün yeni bilgilerle zenginleşiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/batakliklarda-kalintilar--924_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286646</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bir-insan-nefesini-ne-kadar-sure-tutabilir-286646</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir insan nefesini ne kadar süre tutabilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Hırvat sporcu Vitomir Maričić, nefes tutma konusunda dünya rekorunu 29 dakika 3 saniyeye taşıdı. Asya'nın Bajau halkı ve Koreli Hae-Nyo dalgıçları ise genetik ve kültürel miraslarıyla nefes tutma süresini olağanüstü seviyelere çıkarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir insan nefesini ne kadar süre tutabilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde nefes tutma süresi, bireylerin genetik yapısı, alışkanlıkları ve çevresel şartlara uyumuyla belirgin farklılıklar gösteriyor. Ortalama bir insan, nefesini yaklaşık 30 saniye ile bir dakika arasında tutabiliyor. Ancak, nefes tutma konusunda uzmanlaşan bazı topluluklar ve sporcular bu süreyi çok daha ileriye taşıyor. Hırvat sporcu Vitomir Mari&#269;i&#263;, nefes tutma rekorunu 29 dakika 3 saniyeye çıkararak dikkatleri üzerine çekti. Mari&#269;i&#263;, bu olağanüstü başarıya dalıştan önce saf oksijen soluyarak ulaştı ve dünya çapında hayranlık uyandırdı.</p><h3>Bajau halkı ve Hae-Nyo dalgıçları nefes tutmada öne çıkıyor</h3><p>Güneydoğu Asya'nın Bajau halkı, nefes tutma konusunda eşsiz yetenekleriyle tanınıyor. Bajau topluluğunda bazı bireyler, dalaklarının yaklaşık yüzde 50 oranında daha büyük olması sayesinde su altında 13 dakikaya kadar nefeslerini tutabiliyor. Benzer şekilde, Kore'nin geleneksel kadın dalgıçları Hae-Nyo, genetik avantajları ve yılların deneyimiyle 1 ila 3 dakika arası nefeslerini tutarak zorlu dalışlar gerçekleştiriyor. Bu toplulukların nefes tutma becerileri, hem kültürel hem de biyolojik faktörlerin etkisiyle gelişiyor.</p><h3>Nefes tutma rekorları bilim dünyasında ilgi çekiyor</h3><p>Nefes tutma rekorları, insan vücudunun sınırlarını ve adaptasyon yeteneğini gözler önüne seriyor. Vitomir Mari&#269;i&#263;'in rekoru, spor dünyasında büyük yankı uyandırırken, Bajau halkı ve Hae-Nyo dalgıçlarının başarıları bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Uzmanlar, nefes tutma süresinin artırılmasında genetik yapı, dalak büyüklüğü ve antrenmanın etkili olduğunu vurguluyor. Nefes tutma konusundaki bu olağanüstü başarılar, insan fizyolojisinin ne kadar esnek olabileceğini gösteriyor.</p><p>Nefes tutma rekorları, hem sporcular hem de geleneksel dalgıç toplulukları için sınırları zorlamaya devam ediyor. Ancak uzmanlar, bu tür denemelerin ciddi sağlık riskleri taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Bilimsel araştırmalar, nefes tutma süresinin arttırılmasında genetik faktörlerin ve düzenli antrenmanın rolünü ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bir-insan-nefesini-ne-kad-648_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286645</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/gokhan-inler-salah-marka-hamlesi-286645</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gökhan İnler: Salah marka hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Lig Radyo'da, Sarper Can Ayaz ve Ömer Necati Albayrak'ın hazırlayıp sunduğu İlk Dakika programına konuk olan Udinese Sportif Direktörü Gökhan İnler, Trabzonspor'un Mohamed Salah transferini değerlendirdi. Dünyaca ünlü yıldızı Basel döneminden bu yana yakından takip ettiğini belirten İnler, bu hamlenin yalnızca sportif değil, aynı zamanda pazarlama ve kulüp markası açısından da çok büyük bir yatırım olduğuna dikkat çekti.  ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gökhan İnler: Salah marka hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Napoli'de görev yaptığı dönemde Salah'ın Basel forması giydiğini,  kendisinin de aynı süreçte İsviçre ekibinin altyapısında çalıştığını hatırlatan  İnler, yıldız futbolcunun gelişimini yıllardır takip ettiğini söyledi.  Deneyimli futbol adamı, "Basel'den Fiorentina'ya, oradan dünyanın en üst  seviyesine uzanan kariyerini yakından izledim. Sahadaki kalitesini zaten herkes  biliyor ancak onu farklı yapan en önemli özelliklerinden biri karakteri. Çok  saygılı, son derece profesyonel ve her maçta takım için maksimumunu veren bir  oyuncu" ifadelerini kullandı.</p><p class="MsoNormal"><b>TOPLAM EKONOMİK DEĞER</b></p><p class="MsoNormal">Avrupa'daki sportif direktörlük perspektifinden değerlendirildiğinde  bu hamlenin yalnızca bonservis ve maaş üzerinden okunmaması gerektiğini vurguladı.</p><p class="MsoNormal">"Salah gibi dünya markası bir oyuncu, sadece sahada katkı  sağlamaz" diyen İnler, "Böyle transferler kulübün uluslararası  görünürlüğünü artırır, sponsorların ilgisini yükseltir, forma satışlarını,  dijital etkileşimi ve ticari gelirleri olumlu etkiler. Avrupa'da artık büyük  transferler yalnızca futbolcu performansıyla değil, kulübe oluşturduğu toplam  ekonomik değerle değerlendiriliyor" diye konuştu.</p><p class="MsoNormal"><b>ULUSLARARASI ALGI KATKISI</b></p><p class="MsoNormal">Trabzonspor'un önemli bir vizyon ortaya koyduğunu belirten İnler,  "Genel tabloya baktığımda Trabzonspor'un çok değerli bir yatırım yaptığını  düşünüyorum. Bu transfer, Süper Lig'in son yıllardaki en büyük hamlelerinden  biri. Hem Trabzonspor'un marka değerine hem de Türk futbolunun uluslararası  algısına ciddi katkı sağlayacaktır. Şimdiden Trabzonspor camiasına hayırlı  olsun" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/gokhan-inler-salah-marka--561_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ev-dekorasyonunda-yeni-donem-valspar-2027-icin-sakinligi-yansitan-bir-renk-secti-286644</link>
      <pubDate>2026-08-06T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ev dekorasyonunda yeni dönem! Valspar 2027 için sakinliği yansıtan bir renk seçti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Valspar, 2027 yılı için belirlediği yeni rengi Cottage Door'u tanıttı. Orta tonlu nötr mavi olan Cottage Door, evlerde huzurlu ve kişisel alanlar yaratmayı hedefliyor. Bu yeni renk, iç dekorasyonda sakinlik arayışının öne çıktığını gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ev dekorasyonunda yeni dönem! Valspar 2027 için sakinliği yansıtan bir renk seçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valspar, 2027 yılı rengi olarak Cottage Door adını verdiği nötr mavi tonunu açıkladı. Firma, bu tercihiyle ev sahiplerinin son yıllarda artan huzur ve kişisellik arzusunu yansıttıklarını belirtti. Cottage Door, sıcak ve soğuk alt tonları bir araya getiren orta tonlu bir mavi olarak öne çıkıyor. Valspar'ın renk pazarlama direktörü Sue Kim, yeni rengin evlerde güven ve huzur duygusu oluşturduğunu vurguladı. Kim, Cottage Door'un evde kolayca katmanlanan yeni bir nötr renk olarak öne çıktığını ve dengeli, rahatlatıcı, davetkar ortamlar yarattığını ifade etti.</p><h3>Sue Kim: 'Cottage Door ile evde güven ve huzur öne çıkıyor'</h3><p>Valspar'ın 2027 yılı rengi Cottage Door, geçen yılki toprak tonlarındaki yeşil tercihin ardından ev dekorasyonunda önemli bir değişimi temsil ediyor. Sue Kim, bu yılki seçimin, sürekli uyarım ve küratörlükle şekillenen bir dünyada, insanlar için dürüst ve istikrarlı hissettiren alanlara duyulan ihtiyacın arttığını söylüyor. Kim, Cottage Door'un, denge ve aidiyet hissini güçlendirdiğini belirterek, bu rengin zamansız ve yaşanabilir bir ton sunduğuna dikkat çekiyor. Mavinin uzun süredir sakinlikle ilişkilendirildiğini belirten Kim, Cottage Door'un nötr alt tonları sayesinde klasik mavilere göre daha sıcak ve otantik bir his yarattığını aktarıyor. Ona göre bu ton, evlerde güven veren ve huzur arayışını destekleyen bir atmosfer oluşturuyor. Sue Kim, rengin sakin varlığıyla mekanlara düzenli ve güvenilir bir enerji kazandırdığını, bu nedenle de zamanlamasının mükemmel olduğunu ifade ediyor.</p><h3>Cottage Door ile dekorasyonda çok yönlülük ve sıcaklık</h3><p>Cottage Door'un en önemli özelliklerinden biri, evin farklı alanlarında rahatlıkla kullanılabilmesi. Sue Kim, bu nötr mavi tonunun duvarlardan tavanlara, trim ve aksan parçalarına kadar pek çok alanda etkili bir görünüm sunduğunu belirtiyor. Özellikle yatak odalarında, başlık arkasındaki duvar ve tavan Cottage Door ile boyandığında, odanın daha geniş ve koza gibi bir his verdiğini vurguluyor. Ayrıca, bu rengin sakinleştirici etkisi sayesinde ev ofislerinde de tercih edildiğinde üretkenliği artıran bir ortam yaratılabiliyor. Kim, Cottage Door'un duvarlar, tavanlar ve trim boyunca bütüncül bir şekilde kullanılmasıyla güçlü bir ruh hali oluşturduğunu, büyük değişiklikler yapmadan da aksan duvarları veya boyalı duvar resimleriyle mekana entegre edilebileceğini söylüyor. Dekorasyon önerilerinde ise Cottage Door'un hafif ahşap kaplamalar, dokulu kumaşlar ve sıcak metal detaylarla birleştiğinde rahat ve yaşanmış bir atmosfer sağladığını belirtiyor. Sue Kim, ayrıca Cottage Door'u Valspar'ın Moon Shot ve Apricot Blush gibi renkleriyle kombinlemenin, maviyle rekabet etmeden yumuşak bir sıcaklık kattığını ifade ediyor.</p><p>Valspar'ın Cottage Door rengini 2027 için seçmesi, iç dekorasyonda huzur ve denge arayışının giderek daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Nötr mavi tonuyla Cottage Door, evlerde güvenli, sıcak ve kişisel alanlar oluşturmak isteyenler için dikkat çekici bir alternatif sunuyor. Renk uzmanlarının önerileriyle Cottage Door, önümüzdeki yıllarda ev dekorasyonunda öne çıkan bir trend haline gelmeye aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/ev-dekorasyonunda-yeni-do-253_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-salahi-resmen-acikladi-transfer-detaylari-kapa-bildirildi-286643</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor Salah'ı resmen açıkladı, transfer detayları KAP'a bildirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, bugün KAP'a yıldız futbolcu Mohamed Salah'la 2 yıllık anlaşma sağlandığını bildirdi, transfer detaylarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor Salah'ı resmen açıkladı, transfer detayları KAP'a bildirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Trabzonspor, Mohamed Salah'ı resmen renklerine bağladı. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret AŞ'den Borsa İstanbul'a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda da (KAP) yer alan açıklamada, Salah ile anlaşma sağlandığı belirtildi.</b></p><p><b>Trabzonspor'dan KAP'a yapılan bildirim şöyle:</b></p><p>Profesyonel futbolcu <b>Mohamed Salah</b> ile iki yıllık anlaşma sağlanmıştır. </p><p>Yapılan anlaşmaya göre; oyuncuya her bir futbol sezonu için, 10.000.000.-EUR yıllık ücret ve 7.000.000.-EUR imza ücreti olmak üzere toplam 17.000.000.-EUR garanti ücret ödenecektir. Anlaşma kapsamında oyuncuya ayrıca, her bir futbol sezonu için şarta bağlı bonuslar ödenecektir. Yine oyuncu ile yapılan imaj hakları sözleşmesi kapsamında, mağazacılık şirketimizde "Mohamed Salah" özelinde satılacak ürünlerden oyuncuya %20 pay verilecektir. Menajerlik hizmet bedeli olarak, oyuncuya ödenecek brüt ücret tutarının %5'i oranında ödeme yapılacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/trabzonspor-salahi-resmen-416_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286636</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-radikal-oneri-dunya-nufusu-yariya-dusmeli-286636</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından radikal öneri! Dünya nüfusu yarıya düşmeli]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Dünya nüfusunun mevcut seviyesinin gezegenin doğal kaynakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu açıkladı. Uzmanlar, kaynakların korunabilmesi için nüfusun önümüzdeki iki yüzyıl içinde yaklaşık 4 milyar kişiye indirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından radikal öneri! Dünya nüfusu yarıya düşmeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, gezegenin doğal kaynaklarının hızla tükenmesini önlemek amacıyla Dünya nüfusunun önemli ölçüde azaltılması gerektiğini savundu. Uluslararası bir araştırma ekibi, mevcut 8,3 milyarlık nüfusun gezegenin kaynakları üzerinde sürdürülemez bir yük oluşturduğunu belirtti. Uzmanlar, bu yükün azaltılması için ilerleyen yıllarda nüfusun yaklaşık 4 milyara düşmesinin elzem olduğunu vurguladı. Araştırmanın sonuçları, konuyla ilgili küresel tartışmaları yeniden alevlendirdi.</p><h3>Bilim insanları: 'Nüfus artışı kaynakları tehdit ediyor'</h3><p>Çalışmada, son yüzyılda Dünya nüfusunun iki katına çıkarak 8,3 milyara ulaştığı, bu artışın ise çevresel baskıları büyük ölçüde artırdığı ifade edildi. Araştırmacılar, mevcut demografik eğilimlerin sürmesi halinde, yüzyıl sonunda nüfusun 11,4 milyara çıkabileceği uyarısında bulundu. Son elli yılda karbondioksit emisyonlarının ikiye katlandığı, biyolojik çeşitliliğin ise yarıdan fazla azaldığı tespit edildi. Ayrıca enerji tüketiminin üç katına, maden çıkarımı ve pestisit kullanımının ise dört katından fazla arttığı açıklandı. Tüm bu veriler, nüfus artışının çevre üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.</p><h3>Doğum oranının düşürülmesi için kadınlara özgürlük vurgusu</h3><p>Araştırmanın yazarları, önümüzdeki iki yüz yıl içinde Dünya nüfusunun kontrollü biçimde azaltılmasının, insanlığın doğal kaynaklara erişimini güvence altına alacağını savundu. Uzmanlar, zorlayıcı önlemler yerine, doğum oranının düşürülmesinin kadınlara çocuk sayısı konusunda özgürce karar verme hakkı tanınarak sağlanabileceğini belirtti. Bu yaklaşımın, nüfusun yeniden üretim seviyesinin altına çekilmesine yardımcı olabileceği ifade edildi. Bilim insanları, sürdürülebilir bir gelecek için nüfus planlamasının ve doğal kaynakların korunmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Çalışmanın sonuçları, Dünya nüfusu ve çevre ilişkisine dair tartışmaları güçlendirirken, uzmanlar kaynakların tükenmemesi için acil ve bilinçli adımlar atılması gerektiği konusunda hemfikir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/bilim-insanlarindan-radik-575_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286633</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/tom-cruiseun-top-gun-maverickten-100-milyon-dolar-kazandiran-dahiyane-hamlesi-286633</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tom Cruise'un Top Gun: Maverick'ten 100 milyon dolar kazandıran dahiyane hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Hollywood'un en büyük yıldızlarından Tom Cruise, Top Gun: Maverick filmi için aldığı düşük başlangıç ücretini hasılat payı anlaşmasıyla telafi ederek 100 milyon doların üzerinde kazanç elde etti. Filmin küresel gişede 1,4 milyar doları aşması, Cruise'un finansal stratejisini tam anlamıyla haklı çıkardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tom Cruise'un Top Gun: Maverick'ten 100 milyon dolar kazandıran dahiyane hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tom Cruise, 2022 yılında vizyona giren Top Gun: Maverick ile sinema tarihinin en dikkat çekici finansal hamlelerinden birini gerçekleştirdi. Kariyerinin en ikonik rollerinden birine yıllar sonra geri dönen Cruise, yalnızca beyaz perdede değil, anlaşma masasında da büyük bir zafer kazandı. Usta oyuncu, filmin yapım sürecinde aldığı cesur kararlarla Hollywood'un geleneksel ücret modelini alt üst etti ve sonunda bu stratejik hamlesinin karşılığını fazlasıyla aldı. Tom Cruise'un Top Gun: Maverick'teki kazancı, sektörde uzun süre konuşulacak bir başarı hikâyesine dönüştü.</p><h3>Tom Cruise'un düşük ücretle başlayan ama milyonlarla sonuçlanan anlaşması</h3><p>Top Gun: Maverick için Tom Cruise'a ödenen başlangıç ücretinin yaklaşık 13 milyon dolar olduğu biliniyor. Bu rakam, onun kalibresindeki bir süperstar için oldukça mütevazı sayılıyor. Ancak Tom Cruise'un asıl dehası, anlaşmanın ince detaylarında gizliydi. Oyuncu, sabit ücretini bilinçli olarak düşük tutarken, filmin gişe hasılatından ve sonraki tüm ticari değerlendirmelerden önemli bir yüzde payı güvence altına aldı. Bu strateji, filmin başarılı olması durumunda kazancını katlayacak bir yapıya sahipti. Tom Cruise, bu tercihiyle aslında filme olan güvenini somut biçimde ortaya koydu ve büyük bir risk üstlendi. Sonuç itibarıyla bu risk, Hollywood tarihinin en kârlı bireysel anlaşmalarından birine dönüştü.</p><h3>Top Gun: Maverick küresel gişede 1,4 milyar doları aştı</h3><p>Top Gun: Maverick, vizyona girdiği andan itibaren dünya genelinde büyük bir ilgiyle karşılandı ve gişede adeta fırtına estirdi. Film, küresel hasılatta 1,4 milyar doları geçerek hem eleştirmenlerden hem de seyircilerden tam not aldı. Bu devasa gişe performansı, Tom Cruise'un hasılat payı anlaşmasını son derece değerli kıldı. Yapılan tahminlere göre Cruise'un Top Gun: Maverick'ten elde ettiği toplam kazanç 100 milyon doları rahatlıkla aştı. Oyuncunun başlangıçta kabul ettiği 13 milyon dolarlık görece düşük ücret, hasılat paylarıyla birlikte neredeyse on katına çıktı. Bu durum, Tom Cruise'un sadece yetenekli bir aktör değil, aynı zamanda son derece zeki bir iş insanı olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p><h3>1986'dan 2022'ye: Tom Cruise'un Top Gun serüvenindeki finansal dönüşüm</h3><p>Tom Cruise'un Top Gun serisindeki kazanç evrimi, Hollywood'daki yıldız ekonomisinin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. 1986 yılında çekilen ilk Top Gun filminde Cruise'a ödenen ücret yaklaşık 2 milyon dolar civarındaydı. O dönem için bu rakam genç bir oyuncu açısından tatmin edici görünse de, filmin büyük başarısı düşünüldüğünde oldukça sınırlı kalıyordu. Aradan geçen 36 yılda Tom Cruise, hem kariyerini hem de iş stratejisini muazzam biçimde geliştirdi. Top Gun: Maverick'te uyguladığı hasılat payı modeli, ilk filmden bu yana ne kadar yol kat ettiğinin en somut göstergesi oldu. Basit bir karşılaştırmayla bile 2 milyon dolardan 100 milyon doların üzerine çıkan bu sıçrama, Tom Cruise'un Hollywood'daki eşsiz konumunu ve pazarlık gücünü açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Tom Cruise'un Top Gun: Maverick'teki bu dahiyane anlaşma stratejisi, Hollywood'da yıldızların sabit ücret yerine hasılat payı modelini tercih etmesinin ne denli kârlı olabileceğini kanıtlayan en güncel ve çarpıcı örneklerden biri olarak tarihe geçti. Cruise, bu hamleyle hem sinema tarihine iz bırakan bir film çıkardı hem de kariyerinin en büyük finansal başarısını elde etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/tom-cruiseun-top-gun-mave-541_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286632</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/spacex-roketi-ayda-yeni-krater-olusturdu-bilim-dunyasinda-tartisma-buyuyor-286632</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SpaceX roketi Ay'da yeni krater oluşturdu! Bilim dünyasında tartışma büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[SpaceX'in Falcon 9 roketinin bir parçası, Ay'a saatte 8.700 kilometre hızla çarparak 18 metre çapında yeni bir krater oluşturdu. Olay, uzay çöpleri ve Ay yörüngesindeki kontrolsüz roket parçaları konusunu tekrar gündeme getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SpaceX roketi Ay'da yeni krater oluşturdu! Bilim dünyasında tartışma büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX'e ait Falcon 9 roketinin bir parçası, Çarşamba sabahı Ay yüzeyine saatte 8.700 kilometreyi aşan bir hızla çarptı. NASA'nın verilerine göre, bu çarpışma sonucunda yaklaşık 18 metre genişliğinde ve neredeyse dört metre derinliğinde yeni bir krater oluştu. Dünya'dan dahi izlenebilen bu güçlü patlama, uzay araştırmaları tarihinde dikkat çeken bir olaya dönüştü. Falcon 9'un bu parçası, Ocak 2025'te gerçekleştirilen Blue Ghost ve Hakuto-R ay görevlerinin ardından bir yıl boyunca uzayda kontrolsüz şekilde dolaştıktan sonra Ay'a ulaştı.</p><h3>NASA: 'Uzay çöpleri yönetimi acil gündem'</h3><p>Çarpışmanın doğrudan bir tehlike oluşturmamasına rağmen, olay uzay çöpleri ve Ay yörüngesinde terk edilen roket parçalarının yönetimiyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. NASA yetkilileri, kontrolsüz roket parçalarının hem Ay'da hem de Dünya yörüngesinde uzun vadeli riskler doğurduğunu vurguladı. Uzay çöplerinin giderek artması, gelecek görevler için güvenlik endişelerini artırıyor. Bu tür olaylar, uluslararası iş birliğiyle daha etkili çözümler geliştirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Ay'daki yeni krater araştırmalar için fırsat'</h3><p>Olay, bilim insanları için de önemli bir inceleme alanı sundu. Uzmanlar, düşük yerçekimi ortamında malzemelerin davranışını gözlemleme şansı yakaladı. Elde edilen veriler, gelecekteki Ay görevlerinin planlanmasında ve uzay çöpleriyle mücadelede yol gösterici olabilir. SpaceX'in roket parçasının oluşturduğu yeni krater, Ay'ın yüzey yapısı ve geçmişi hakkında da önemli ipuçları sağlayabilir. Bilim camiası, bu tür çarpışmaların olası etkilerini ve sonuçlarını detaylı biçimde incelemeye hazırlanıyor.</p><p>SpaceX'in Ay'da bıraktığı iz, uzay çöplerinin yönetimi ve bilimsel araştırmalar açısından yeni tartışmalar başlattı. Olayın ardından, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde daha kapsamlı önlemler alınması yönünde çağrılar artıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/spacex-roketi-ayda-yeni-k-560_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286630</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/misir-colunde-tarihin-en-buyuk-balina-fosili-kesfedildi-286630</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mısır çölünde tarihin en büyük balina fosili keşfedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mısır'ın batısında yer alan Vadi al-Hitan, 40 milyon yıl öncesine ait 400'den fazla balina iskeletinin bulunmasıyla bilim dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Bu keşif, balinaların evrimsel geçmişini aydınlatan en önemli bulgulardan biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mısır çölünde tarihin en büyük balina fosili keşfedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın batısındaki Vadi al-Hitan, 40 milyon yıl öncesine uzanan ve dünyanın en büyük balina mezarlığı olarak bilinen bölge, 400'den fazla antik balina iskeletiyle dikkat çekiyor. Bölge, neredeyse tamamen sağlam ve olağanüstü derecede iyi korunmuş fosil kalıntılarıyla bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Bir zamanlar bugünkü Sahra Çölü'nün yerinde Tethys Denizi'nin dalgaları bulunurken, Vadi al-Hitan'da ortaya çıkarılan balina mezarlığı, evrimsel süreçte kritik bir döneme ışık tutuyor.</p><h3>Vadi al-Hitan balina evriminde kilit rol üstleniyor</h3><p>Vadi al-Hitan'da keşfedilen fosiller, balinaların karasal canlılardan tamamen suya uyum sağlayan türlere dönüşümünü gözler önüne seriyor. Bu bölgedeki buluntular arasında, modern balinaların aerodinamik vücut yapısına sahip ancak kafatası ve dişlerinde ilkel özellikler taşıyan arkeosetler de bulunuyor. Özellikle Basilosaurus isis adı verilen 16 metreye kadar ulaşabilen yırtıcı balina türü, güçlü çenesi ve küçük arka uzuvlarıyla dikkat çekiyor. Bu uzuvlar, yüzme veya karada hareket etmekten ziyade, çiftleşme sırasında işlev gördüğü düşünülüyor.</p><h3>UNESCO'nun Vadi al-Hitan'a verdiği değer artıyor</h3><p>Vadi al-Hitan, sahip olduğu olağanüstü fosil zenginliği sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Bölge, balina mezarlığı olarak yalnızca paleontologlar için değil, evrimsel biyoloji araştırmacıları için de eşsiz bir laboratuvar niteliği taşıyor. 400'den fazla balina iskeletinin bir arada korunmuş olması, balinaların evrimsel geçmişini anlamak isteyen bilim insanlarına önemli ipuçları sunuyor. Bu nedenle Vadi al-Hitan, balina mezarlığı araştırmalarında uluslararası öneme sahip bir merkez olarak öne çıkıyor.</p><p>Vadi al-Hitan'daki balina mezarlığı, hem bilimsel araştırmalar hem de evrimsel süreçlerin anlaşılması açısından benzersiz bir kaynak olmaya devam ediyor. Bölgenin korunması ve yeni bulguların gün yüzüne çıkarılması, balinaların evrimiyle ilgili bilgilerin daha da derinleşmesini sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/misir-colunde-tarihin-en--353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286629</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/salmonella-vakalari-artti-ineklerden-insanlara-bulas-riski-buyuyor-286629</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Salmonella vakaları arttı! İneklerden insanlara bulaş riski büyüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Son dönemde ineklerden insanlara geçen Salmonella Dublin bakterisi, hem sağlık uzmanlarını hem de çiftçileri alarma geçirdi. Özellikle pastörize edilmemiş süt ve yeterince pişmemiş et tüketimiyle bulaşan bu bakteri, ciddi enfeksiyonlara ve antibiyotik direncine yol açabiliyor. Uzmanlar, çiftliklerde kontrolün artırılması ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Salmonella vakaları arttı! İneklerden insanlara bulaş riski büyüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son araştırmalar, Salmonella Dublin bakterisinin ineklerden insanlara geçişinde belirgin bir artış yaşandığını ortaya koydu. Özellikle büyükbaş hayvanlarda görülen bu bakteri, artık insanlarda da ciddi enfeksiyonlara yol açıyor. Pastörize edilmemiş süt ve iyi pişmemiş et tüketimi ile enfekte hayvanlarla doğrudan temas, Salmonella Dublin'in başlıca bulaş yolları arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu bakterinin insanlarda kan enfeksiyonları gibi ağır hastalıklara neden olduğunu, hastanede kalış süresini uzattığını ve ciddi komplikasyon riskini artırdığını belirtiyor.</p><h3>Bilim insanları: Salmonella Dublin genetik olarak benzer</h3><p>Uluslararası bir ekip, 2 binden fazla Salmonella Dublin suşunun DNA analizini gerçekleştirdi. Elde edilen bulgular, bakterinin inek, insan ve çevre örneklerinde genetik olarak neredeyse aynı olduğunu gösteriyor. Bu durum, Salmonella Dublin'in farklı konaklar ve ortamlar arasında sürekli dolaşımda olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca, enfeksiyonun kaynağına göre antibiyotiklere karşı direnç seviyelerinde değişiklikler tespit edildi. Özellikle, bazı suşların antibiyotik tedavisine yanıt vermemesi, halk sağlığı açısından endişe yaratıyor.</p><h3>Uzmanlardan çiftlik ve gıda güvenliği için önlem çağrısı</h3><p>Uzmanlar, Salmonella Dublin tehdidinin azaltılması için çiftliklerde hijyen ve kontrol önlemlerinin artırılmasını öneriyor. Gıda ürünlerinin dikkatli şekilde işlenmesi, pastörizasyonun ihmal edilmemesi ve etin tam olarak pişirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, antibiyotiklerin bilinçli kullanımı ve enfeksiyon şüphesinde erken laboratuvar testi yapılmasının önemi belirtiliyor. Hayvan, insan ve çevre sağlığını bir arada değerlendiren kapsamlı bir yaklaşımın, Salmonella Dublin kaynaklı riskleri en aza indirmek için şart olduğu ifade ediliyor.</p><p>Sonuç olarak, Salmonella Dublin bakterisinin ineklerden insanlara geçişindeki artış hem sağlık otoriteleri hem de gıda sektörü için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Gerekli önlemler alınmazsa, antibiyotik direnci ve yaygın enfeksiyon riski toplum sağlığını tehdit etmeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/salmonella-vakalari-artti-552_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286628</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ikinci-el-otomobilde-satislar-neden-dustu-fiyatlar-nasil-286628</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İkinci el otomobilde satışlar neden düştü? Fiyatlar nasıl?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İkinci el araç satışları yavaşladı. Son dönemde yaşanan yüzde 50'ye varan düşüşler, piyasada büyük bir durgunluğa yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İkinci el otomobilde satışlar neden düştü? Fiyatlar nasıl?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İkinci el araç satışlarındaki durgunluk devam ediyor. Birçok bayi satışlarını hızlandırabilmek için araç fiyatlarında indirim yapmaya başladı. Peki ikinci el araç piyasasında satışlar neden yavaşladı? Otomotiv Satış Uzmanı Sercan Oktay 24 TV için yorumladı. İşte değerlendirmeleri:</b><br></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/balksz89-060820262b197951.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/ikinci-el-otomobilde-sati-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286627</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/deu-hastanesinde-buyuk-donusum-nitelikli-hekim-kadrosu-daha-da-gucleniyor-286627</link>
      <pubDate>2026-08-06T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DEÜ Hastanesinde büyük dönüşüm: Nitelikli hekim kadrosu daha da güçleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, son iki yılda sağlık hizmetlerinin niteliğini ve kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DEÜ Hastanesinde büyük dönüşüm: Nitelikli hekim kadrosu daha da güçleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2024 yılında Acil Tıp kliniğinde yalnızca 4 asistan hekimin bulunduğu DEÜ Hastanesinde bugün bu sayı 38'e yükselirken, farklı uzmanlık alanlarında göreve başlayan yeni akademik kadro ile hastanenin sağlık hizmetleri, eğitim ve araştırma gücü daha da artırılıyor. DEÜ mezunu olarak eğitim aldığı kuruma hekim ve öğretim üyesi kimliğiyle geri dönen isimlerin de yer aldığı yeni kadro, İzmir ve bölge halkına sunulan sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.</p><p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), eğitim ve araştırmadaki akademik gücünü sağlık hizmetleri alanında da daha ileriye taşımak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. DEÜ Hastanesi, Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz'ın göreve gelmesinin ardından gerçekleştirilen çalışmalarla nitelikli hekim kadrosunu güçlendirirken, farklı branşlarda göreve başlayan yeni akademisyen ve hekimlerle sağlık hizmeti kapasitesini genişletiyor.</p><p>Hastanenin akademik kadrosuna katılan yeni isimler, sahip oldukları uzmanlık, akademik birikim ve mesleki deneyimleriyle hasta hizmetlerinin yanı sıra tıp eğitimi ve bilimsel araştırmalara da katkı sunuyor.</p><p><b>DEÜ HASTANESİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNİN KAPASİTESİ GÜÇLENİYOR</b></p><p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, yeni açılan bölümlerin tanıtımı için basın mensuplarıyla bir araya geldikleri buluşmada yaptığı açıklamada, göreve geldikleri ilk günden itibaren Dokuz Eylül Üniversitesinin ve DEÜ Hastanesinin hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Bu süreçte özellikle nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine ve hastanede hekimlerin daha verimli bir çalışma ortamına sahip olmasına önem verdiklerini ifade eden Rektör Yılmaz, gelinen noktada önemli bir değişim yaşandığını vurguladı.</p><p>Bu değişimin en somut göstergelerinden biri, DEÜ Hastanesinin Acil Tıp Kliniğinde yaşandı. 2024 yılında yalnızca 4 asistan hekimin görev yaptığı klinikte bugün 38 asistan hekim görev yapıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/balksz1-0608202691cf3298.jpg"/><p><b>KAPALI ACİL SERVİS BİR AYDA YENİDEN HİZMETE AÇILDI</b></p><p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, göreve başladığı ilk gün hastanenin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birinin Acil Servisin kapalı olması olduğunu hatırlatarak, Acil Servisin yeniden hizmete alınmasının uzun zaman alacağı yönündeki değerlendirmelere rağmen hızlı ve koordineli bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Rektör Yılmaz, Sağlık Bakanlığının da desteğiyle önemli sayıda hekimin kısa sürede DEÜ Hastanesine kazandırıldığını belirtti.</p><p>Rektör Yılmaz, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:</p><p>"Acil servis kapatıldığında 6 aydan önce açılamaz denilirken bizlerin yoğun çabası ve Sağlık Bakanlığımızın destekleri ile, 22 yılda mecbur hizmetten bir tane bile hekim verilmeyen Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine 1 ay gibi kısa sürede 10 acil tıp uzmanı, 5 pratisyen hekim, il müdürlüğünden 3 ilave hekim transferi yapıldı ve 6 ayda açılamaz denilen acil 1 ay sonra yeniden hizmete başladı."</p><p><b>"ARTIK GELEN GİTMİYOR"</b></p><p>DEÜ Hastanesindeki dönüşümün yalnızca hekim sayısındaki artışla sınırlı olmadığını belirten Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, önceki dönemlerde hastaneye katılan hekimlerin kurumda tutulmasının önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi.</p><p>Hastanede oluşturulan huzur ve güven ortamının hekimlerin DEÜ'de görev yapma tercihlerini de etkilediğini ifade eden Rektör Yılmaz, bugün gelinen noktada DEÜ Hastanesinin farklı sağlık kurumlarında görev yapan hekimler açısından da tercih edilen bir kurum hâline geldiğini belirtti.</p><p>Rektör Yılmaz, değişimi şu sözlerle değerlendirdi:</p><p>"Oluşturduğumuz huzur ve güven ortamında artık gelen gitmiyor. Biz göreve geldiğimizde gelen asistanları hastanede tutabilmek en büyük problemken şu anda bırakın gitmeyi farklı hastanelerden asistanlar, hekimler gelmek için başvurularda bulunuyor."</p><p><b>FARKLI UZMANLIK ALANLARINDA YENİ AKADEMİK KADRO</b></p><p>DEÜ Hastanesinin güçlenen kadrosuna son dönemde farklı uzmanlık alanlarından akademisyen ve hekimler katıldı. Yeni isimlerin farklı branşlarda görev yapması, hastanenin sağlık hizmetlerindeki uzmanlık çeşitliliğinin ve akademik kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.</p><p>DEÜ Hastanesinin bünyesine katılan yeni hekimlerin alanları ve isimleri şöyle:</p><p>· Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Oğulcan Çöme</p><p>· Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Emre Karadeniz</p><p>· Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. Zeynep Tuncer</p><p>· Nöroloji Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Dilara Mermi Dibek</p><p>· Adli Tıp Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Karaman</p><p>· Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. Kazım Kıratlı</p><p>· Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Gizem Yıldız</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Döngelli</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Makbule Seda Bayrak Durmaz</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. Tuba Demirci Yıldırım</p><p>· İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Soner Önem</p><p>· Kardiyoloji Ana Bilim Dalı: Doç. Dr. İnci Tuğçe Çöllüoğlu</p><p>· Radyoloji Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Hakan Abdullah Özgül</p><p>· Acil Tıp Ana Bilim Dalı: Öğr. Gör. Uzm. Dr. İlker Şallı</p><p>· Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı: Dr. Öğr. Üyesi Simge Uzman Özbek</p><p><b>DEÜ MEZUNLARI EĞİTİM ALDIKLARI KURUMA GERİ DÖNÜYOR</b></p><p>DEÜ Hastanesinin yeni akademik kadrosunda, Dokuz Eylül Üniversitesinde eğitim aldıktan sonra mesleki ve akademik kariyerlerini farklı alanlarda sürdüren ve daha sonra öğretim üyesi ve hekim olarak kendi üniversitelerine geri dönen isimler de bulunuyor.</p><p><b>"DEÜ HASTANESİNİN BÖLGE İÇİN ÖNEMİNİ BİLİYORUZ"</b></p><p>DEÜ Hastanesinin İzmir ve bölge açısından taşıdığı önemin farkında olduklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, sağlık hizmetlerinin kalitesini daha da artırmak amacıyla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p><p>Üniversite hastanelerinin yalnızca sağlık hizmeti sunan kurumlar olmadığını; aynı zamanda geleceğin hekimlerini yetiştiren, uzmanlık eğitimleri veren ve bilimsel araştırmalar yürüten önemli akademik merkezler olduğunu belirten Rektör Yılmaz, DEÜ Hastanesinin bu üç alandaki gücünü daha da artırmayı hedeflediklerini kaydetti.</p><p>Rektör Yılmaz, DEÜ Hastanesinin sağlık hizmetlerinde görev yapan tüm akademik ve idari personelin ortaya koyduğu emeğin bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Başta acil tıp kliniğinde hizmet veren hocalarımız olmak üzere hastanemizde çalışan, emek veren tüm hocalarımızı, uzman hekimleri, asistanları kutluyorum. İnsanüstü bir gayretle çalıştıklarını biliyoruz; kendilerine hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum."</p><p><b>YENİ HEKİMLER AKADEMİK YOLCULUKLARINI ANLATIYOR</b></p><p>DEÜ Hastanesine katılan yeni hekimlerin akademik yolculuklarını, uzmanlık alanlarını, DEÜ'ye dönüş hikâyelerini ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine ilişkin hedeflerini anlattıkları röportaj serisinin tamamına DEÜ Web TV YouTube kanalından ulaşabilirsiniz.</p><p><b><a href="https://www.youtube.com/playlist?list=PLLmL5Cbd-6rI">DEÜ Web TV &#8211; Yeni Hekimler Röportaj Serisi</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/deu-hastanesinde-buyuk-do-619_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286625</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/akkuyuda-dev-test-basariyla-gecti-286625</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akkuyu'da dev test başarıyla geçti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santralinin (NGS) 1. güç ünitesindeki türbin tesisi sistemlerinin buhar almaya hazır hale geldiğini gösteren kritik test başarıyla yürütüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akkuyu'da dev test başarıyla geçti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akkuyu Nükleer AŞ&#39;den yapılan açıklamaya göre, Akkuyu NGS&#39;nin 1. güç ünitesinde bulunan türbin yoğuşturucusunda deneme amaçlı vakum oluşturma işlemi başarıyla gerçekleştirildi. Böylece türbin tesisi ana sistemlerinin devreye alma çalışmalarındaki bir sonraki aşamaya hazır olduğu teyit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152619.jpg"/><p>Bu kapsamda uzmanlar, türbin yoğuşturucu ünitesinde vakum oluşturarak sistemin sızdırmazlığını ve türbinin termomekanik durumunu kontrol ederken, aynı zamanda yoğuşturucudaki vakum seviyesi, buhar basıncı, yatakların sıcaklık rejimiyle gövde ve rotorların termal genleşmeleri gibi ekipman çalışma parametrelerini de izledi. Türbin, şaft döndürücü aracılığıyla döndürülürken uzmanlar, türbin kanatlarının tasarım gerekliliklerine uygun şekilde çalıştığını doğruladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152620.jpg"/><p>Operasyon kapsamında çok sayıda teknolojik sistem eş zamanlı olarak çalıştırıldı. Bunlar arasında yedek devreye alma kazanları, vakum sistemi, yatak yağlama sistemi, hidrolik kaldırma sistemi, ana şaft döndürücü, buhar besleme ve tahliye sistemleri ile ekipmanın termomekanik durumunu izleme sistemi yer aldı. Birkaç gün süren hazırlık çalışmalarının ardından gerçekleştirilen operasyon yaklaşık 6 saat sürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152623.jpg"/><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, devreye alma çalışmalarının, birbirini takip eden ve her biri bir sonraki aşamanın önünü açan kontrol işlemlerinden oluştuğunu belirterek, &quot;Türbin yoğuşturucusunda vakumun oluşturulması, türbin tesisinin ana sistemlerinin tasarım koşullarında çalıştığını ve buhar jeneratörlerinden buhar almaya hazır olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, türbinin yaklaşan devreye alma operasyonlarına yüksek düzeyde hazır olduğunu teyit eden önemli bir aşamadır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152626.jpg"/><p>Yoğuşturucu, türbin çıkışında vakum oluşturarak buhar enerjisinin daha verimli kullanılmasına ve türbin tesisinin güvenilir şekilde çalışmasına katkıda bulunuyor. Santralin 1. güç ünitesi türbin binasındaki devreye alma çalışmalarının bir sonraki önemli aşaması ise türbin jeneratörünün gaz sızdırmazlığının kontrol edilmesi olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/42152624.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/akkuyuda-dev-test-basariy-472_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286624</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskanligi-turkiyenin-40-yillik-terorle-mucadele-maliyeti-23-trilyon-dolar-286624</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı: Türkiye'nin 40 yıllık terörle mücadele maliyeti 2,3 trilyon dolar!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Milli Dayanışma" etiketiyle dijital medya platformlarında başlatılan iletişim kampanyasında terörün Türkiye'ye 40 yıllık süreçte oluşturduğu ekonomik maliyet istatistiklerle kamuoyuyla paylaşıldı. Hazırlanan video ve infografiklerde, terörle mücadelenin ülke ekonomisine toplam maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğu vurgulanırken, bu kaynağın farklı alanlarda değerlendirilmesi halinde Türkiye'nin ulaşabileceği yatırım kapasitesi örneklerle anlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanlığı: Türkiye'nin 40 yıllık terörle mücadele maliyeti 2,3 trilyon dolar!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan videolu paylaşımda, kampanya kapsamında hazırlanan video ve infografiklerde, terörle mücadelenin ülke ekonomisine toplam maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğu vurgulanırken, bu kaynağın farklı alanlarda değerlendirilmesi halinde Türkiye&#39;nin ulaşabileceği yatırım kapasitesi örneklerle anlatıldı.</p><p>Sosyal medyada gündem olan çalışmaya kabine üyeleri, milletvekilleri ve çok sayıda siyasi isim destek verdi.</p><p>Paylaşımlarda &quot;Milli Dayanışma&quot; etiketi öne çıkarken, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; hedefinin ekonomik kalkınma, refah ve toplumsal bütünleşme açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/detay-06082026f4141212.jpg"/><p><b>- ENERJİDEN ULAŞTIRMAYA KADAR DİKKAT ÇEKEN HESAPLAMALAR</b></p><p>Kampanyada paylaşılan verilere göre, terörle mücadelenin Türkiye&#39;ye maliyeti olan 2,3 trilyon dolarlık kaynakla ülkenin yaklaşık 23 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek güneş enerji santralleri veya 17 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek rüzgar enerji santralleri kurulabileceği bildirildi.</p><p>Aynı kaynakla 1888 Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1106 Osmangazi Köprüsü, 195 Kuzey Marmara Otoyolu, 218 İstanbul Havalimanı ve 1504 Avrasya Tüneli&#39;nin inşa edilebileceği hesaplandı.</p><p><b>- SANAYİ VE TEKNOLOJİDE BÜYÜK YATIRIM POTANSİYELİ</b></p><p>İnfografiklerde, söz konusu maliyetin üretime yönlendirilmesi halinde 15 bin organize sanayi bölgesi, 2 bin otomotiv üretim tesisi, 4 bin 500 yüksek teknoloji üretim tesisi ve 7 bin 500 savunma sanayi üretim tesisinin hayata geçirilebileceği belirtildi.</p><p>Çalışmada, 2,3 trilyon dolarlık kaynağın sağlık alanına aktarılması durumunda 5 bin 150 yataklı şehir hastanesi ile 3 milyon 650 bin 750 aile sağlığı merkezi yapılabileceği vurgulandı.</p><p>Şehirleşme alanında bu bütçeyle 36 milyon 298 bin sosyal konut veya 31 milyon 112 bin 600 deprem konutunun inşa edilebileceği aktarıldı.</p><p>Eğitim yatırımları kapsamında ise her biri 24 derslikten oluşan 460 bin okul ve toplam 11 milyon dersliğin yapılabileceğine değinildi.</p><p>Kampanyada yer verilen hesaplamalara göre, aynı kaynakla 1150 yeni baraj inşa edilebileceği, ayrıca 66 bin 500 yangın söndürme helikopteri veya 32 bin yangın söndürme uçağının envantere kazandırılabileceği belirtildi.</p><p>Paylaşımlarda, &quot;Güçlü Türkiye, Milli Dayanışma ile mümkün&quot; ve &quot;Bu potansiyeli geri kazanmak Milli Dayanışma ile mümkün&quot; mesajlarıyla, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinin yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik büyüme, kalkınma ve toplumsal refah bakımından da stratejik önem taşıdığına işaret edildi.</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr">Terör, yalnızca güvenliğimizi ve millî dayanışma ruhumuzu değil; ekonomimizi, yarınlarımızı ve refahımızı da hedef aldı.<br><br>Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılan trilyonlarca dolarlık kaynak; enerjiden eğitime, sağlıktan ulaştırmaya, sanayiden teknolojiye kadar geleceğimize... <a href="https://t.co/ISrGS3pB8m">pic.twitter.com/ISrGS3pB8m</a></p>&#8212; T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) <a href="https://x.com/iletisim/status/2085319232263205051?ref_src=twsrc%5Etfw">August 6, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>- "TERÖR YALNIZCA GÜVENLİĞİMİZİ DEĞİL, REFAHIMIZI DA HEDEF ALDI"</b></p><p>İletişim Başkanlığının sosyal medya hesaplarından videolu paylaşımla birlikte yapılan açıklamada, terörün yalnızca güvenliği değil, ekonomik kalkınmayı ve toplumsal refahı da hedef aldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p><p>&quot;Terör, yalnızca güvenliğimizi ve milli dayanışma ruhumuzu değil, ekonomimizi, yarınlarımızı ve refahımızı da hedef aldı. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılan trilyonlarca dolarlık kaynak enerjiden eğitime, sağlıktan ulaştırmaya, sanayiden teknolojiye kadar geleceğimize yapılacak yatırımların önüne geçti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın ifade ettiği gibi Terörsüz Türkiye hedefine ulaşıldığında, kazanan 86 milyon ferdiyle tüm milletimiz, tüm memleketimiz olacaktır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/iletisim-baskanligi-turki-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.286623</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/genetigi-duzenlenen-kopekler-evcil-hayvan-alerjisinde-yeni-bir-donemin-habercisi-olabilir-286623</link>
      <pubDate>2026-08-06T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Genetiği düzenlenen köpekler evcil hayvan alerjisinde yeni bir dönemin habercisi olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kindred Companion Sciences, CRISPR teknolojisiyle köpek alerjenini ortadan kaldıran iki beagle yetiştirdi. New York ve Florida'da yaşayan Alfie ve Bailey adlı köpekler, köpek alerjisine karşı umut oldu. Bilim insanları, bu yöntemle gelecekte farklı ırklarda da alerjen üretmeyen hayvanlar geliştirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Genetiği düzenlenen köpekler evcil hayvan alerjisinde yeni bir dönemin habercisi olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri merkezli biyoteknoloji şirketi Kindred Companion Sciences, köpek alerjenine karşı çığır açan bir adım attı. Şirketin bilim insanları, CRISPR gen düzenleme teknolojisini kullanarak köpeklerde alerjiye yol açan ana proteinin üretimini durdurdu. Eylül 2024'te dünyaya gelen Alfie ve Bailey isimli iki dişi beagle, genetik olarak köpek alerjeninden arındırılmış ilk örnekler olarak kayıtlara geçti. Alfie Florida'da, Bailey ise New York'ta yaşamını sürdürüyor. Bu gelişme, köpek alerjisi olan milyonlarca kişi için yeni bir umut olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kindred Companion Sciences: CRISPR ile köpek alerjeni tarihe karışıyor</h3><p>Çalışmanın temelinde, köpeklerde alerjiye neden olan başlıca proteinin üretiminden sorumlu genin devre dışı bırakılması yatıyor. Kindred Companion Sciences ekibi, önce köpek derisi hücrelerinin genetik kodunu değiştirdi. Ardından bu genetiği düzenlenmiş materyali, taşıyıcı bir köpeğe ait yumurtalara aktardı. Sonuçta Eylül 2024'te iki sağlıklı dişi beagle doğdu. Alfie ve Bailey'nin tüyleri ile tükürüğü üzerinde yapılan testler, hedeflenen alerjen proteininin artık bulunmadığını gösterdi. Şirket, bu yöntemle sadece beagle cinsiyle sınırlı kalmayıp, özellikle hizmet köpekleri gibi farklı ırklarda da alerjen üretmeyen hayvanlar geliştirmeyi planlıyor.</p><h3>Matt Walker'ın deneyimi: Alerjen üretmeyen beagle ile semptomsuz yaşam</h3><p>Köpek alerjisiyle bilinen genetikçi Matt Walker, yeni nesil beagle'ların etkisini bizzat test etti. Walker'ın cildi, bir pudel ve golden doodle'ın tükürük ve kepek örneklerine belirgin tepki verirken, Alfie ve Bailey'nin örnekleriyle yapılan testlerde hiçbir reaksiyon oluşmadı. Walker'ın alerjisi tamamen geçmese de, Bailey ile doğrudan temas kurabiliyor, onu kucağına alıp okşayabiliyor ve köpekle oynayabiliyor. Bu, köpek alerjeninin devre dışı bırakılmasının pratikte ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor. Bailey'nin New York'ta Walker ile yaşaması, günlük yaşamda alerjen üretmeyen köpeklerin ne tür bir fark yaratabileceğini gözler önüne seriyor.</p><h3>Uzmanlardan uyarı: Genetiği değiştirilmiş köpekler için etik ve sağlık tartışmaları</h3><p>Kindred Companion Sciences'ın bu yenilikçi yaklaşımı, bilim dünyasında heyecan yaratırken bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Bağımsız uzmanlar, genetiği değiştirilmiş köpeklerin uzun vadeli sağlık durumunun dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, devre dışı bırakılan genin yalnızca ana köpek alerjeniyle bağlantılı olduğu, başka alerjenlerin de bulunabileceği belirtiliyor. Bu nedenle, yöntemin farklı insanlarda ne ölçüde etkili olacağı henüz kesinlik kazanmadı. Biyoetikçiler ise, bu tür köpeklerin yaygınlaşmasının barınaklardaki sıradan evcil hayvanların sahiplenilme oranını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Şirket, genetiği değiştirilmiş köpeklerin satışının birkaç yıl sürebileceğini, maliyetlerin düşürülmesi ve erişilebilirliğin artırılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.</p><p>Kindred Companion Sciences'ın geliştirdiği CRISPR tabanlı yöntem, köpek alerjenine karşı mücadelede yeni bir dönemin kapılarını araladı. Ancak, geniş çaplı insan testleri ve etik değerlendirmeler tamamlanmadan bu teknolojinin yaygınlaşması beklenmiyor. Önümüzdeki yıllarda, alerjen üretmeyen köpeklerin evcil hayvan pazarında nasıl bir yer edineceği merakla izleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/06/genetigi-duzenlenen-kopek-145_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>