<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272846</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-yarin-aksamdan-itibaren-kuvvetli-yagis-bekleniyor-272846</link>
      <pubDate>2026-04-20T20:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da yarın akşamdan itibaren kuvvetli yağış bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, yarın akşam saatlerinden itibaren il genelinde yağışlı havanın etkisini göstereceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da yarın akşamdan itibaren kuvvetli yağış bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmesine göre, il genelinin yarın akşam saatlerinden itibaren yağışlı sistemin etkisi altına girileceği belirtildi.</p><p>Yağışların 22 Nisan Çarşamba günü Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde yer yer kuvvetli olmasının beklendiği, yağışlı sistemin perşembe sabah kenti terk edeceğinin tahmin edildiği kaydedilen açıklamada, &quot;Sıcaklıkların çarşamba günü mevsim normallerinin 4 ila 6 derece altına düşeceği, cuma günü tekrar mevsim normallerine yükselmesi beklenmektedir. Bu akşam ve gece saatlerinde güneyli yönlerden esmesi beklendiğinden soba ve doğal gaz kaynaklı baca gazı zehirlenmelerine karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.&quot; ifadeleri kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/istanbulda-yarin-aksamdan-630_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272845</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/arnavutluk-cumhurbaskani-begaj-genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglunu-kabul-etti-272845</link>
      <pubDate>2026-04-20T20:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arnavutluk Cumhurbaşkanı Begaj, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu'nu kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bajram Begaj, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nu kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arnavutluk Cumhurbaşkanı Begaj, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu'nu kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genelkurmayın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Orgeneral Bayraktaroğlu&#39;nun, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere gittiği Arnavutluk&#39;ta, Cumhurbaşkanı Begaj tarafından kabul edildiği belirtildi.</p><p>Paylaşımda, kabule ilişkin fotoğrafa da yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/arnavutluk-cumhurbaskani--383_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272844</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-istismar-tepkisi-aci-uzerinden-tahrik-sorumsuzluktur-272844</link>
      <pubDate>2026-04-20T18:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye istismar tepkisi... ''Acı üzerinden tahrik sorumsuzluktur'' ]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yapılan Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Geçen hafta Kahramanmaraş'ta yaşanan acı olayı istismar etmek isteyen CHP'ye tepki gösteren Erdoğan, 'Milletçe yüreğimiz yanıyor. Ama ana muhalefet sanki fırsat kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklama yapıyor. Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik ederek korku yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur.' dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye istismar tepkisi... ''Acı üzerinden tahrik sorumsuzluktur'' ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, okullardaki silahlı saldırılara ilişkin, "Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun, kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur." dedi.</p><p>Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki Kabine Toplantısı&#39;nın ardından millete seslendi.</p><p>Kabinenin 62. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda, ulaştırma ve adalet alanındaki güncel gelişmelerin yanı sıra özellikle geçen hafta okullarda yaşanan silahlı saldırıları ele aldıklarını aktardı.</p><p>Menfur saldırıların hayattan kopardığı öğrencilere ve kendini siper ederek şehit olan Ayla öğretmene Allah&#39;tan rahmet dileyen Erdoğan, &quot;Öğretmenimizin ve çocuklarının kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz, ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah&#39;tan sabır ve metanet temenni ediyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, Siverek&#39;teki saldırıda yaralanan 19 kişiden 14&#39;ünün taburcu edildiğini, iki öğretmen ile üç öğrencinin tedavisinin halen devam ettiğini, yaralıların hayati tehlikesi bulunmadığını dile getirdi.</p><p>Kahramanmaraş&#39;taki menfur olayda ise 9 vefatın, 21 yaralının olduğunu anımsatan Erdoğan, &quot;15&#39;i taburcu edildi, 3&#39;ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabb&#39;imden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş&#39;ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun. Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabb&#39;im bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "ÇOK ÖNEMLİ BULGULARA ULAŞILDI"</b></p><p>Saldırıların sadece Kahramanmaraş&#39;ı, Siverek&#39;i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini, tüm milleti yas ve kedere boğduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kahramanmaraş&#39;a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz dört bakanımızı hemen Kahramanmaraş&#39;a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan, saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek, kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri detaylıca inceleniyor. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek&#39;teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş&#39;taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık.&quot;</p><p><b>- "HER NİMETİN MAALESEF BİR YAN TESİRİ OLUYOR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancısı olunan bir durumla karşı karşıya olunduğunu söyledi.</p><p>Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların Türkiye&#39;ye de sirayet ettiğinin, gençleri de etkisi altına aldığının görüldüğüne işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere, dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler, sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyor.&quot;</p><p><b>- "NEDİR BU TELAŞINIZ, NEDİR BU ACELENİZ"</b></p><p>&quot;Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız kimi siyasetçilerimiz kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir.&quot; ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kimse kusura bakmasın. Ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken, milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha, vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan &#39;olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar&#39; diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun, kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.</p><p>Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah&#39;a hamdolsun bunu yapacak birikime de iradeye de tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan, gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/cumhurbaskani-erdogandan--326_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272843</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/mhp-bolu-il-teskilati-feshedildi-272843</link>
      <pubDate>2026-04-20T18:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MHP Bolu İl Teşkilatı feshedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Bolu İl Teşkilatının feshedildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MHP Bolu İl Teşkilatı feshedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, Bolu İl Teşkilatının, parti tüzüğü kapsamında feshedildiğini, İl Başkanlığı görevine Seyit Mehmet Başaran&#39;ın atandığını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/mhp-bolu-il-teskilati-fes-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272842</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibn-haldun-universitesi-ve-yetevden-ingilizce-egitiminde-donusum-hamlesi-272842</link>
      <pubDate>2026-04-20T18:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İbn Haldun Üniversitesi ve YETEV'den İngilizce eğitiminde dönüşüm hamlesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İbn Haldun Üniversitesi ile Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) iş birliğinde hayata geçirilmesi planlanan 'Yeni Nesil İngilizce Öğretimi Ekosistemi: İnsan, Teknoloji ve Değer Odaklı YETEV Okulları Dil Modeli' projesinin lansmanı ve protokol imza töreni gerçekleştirildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İbn Haldun Üniversitesi ve YETEV'den İngilizce eğitiminde dönüşüm hamlesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbn Haldun Üniversitesi Başakşehir Külliyesi'nde Medya ve Etkinlik Merkezi'nde gerçekleştirilen törene; İbn-i Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ve YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi katıldı.</p><p>Proje kapsamında; öğrencilerin dil becerilerinin çok yönlü geliştirilmesi, öğretmenlerin mesleki gelişiminin desteklenmesi ve velilerin eğitim sürecine aktif katılımının sağlanması hedefleniyor. Ayrıca uluslararası standartlarla uyumlu, bütüncül bir eğitim yaklaşımının hayata geçirilmesi amaçlanıyor. İş birliğiyle birlikte, eğitimde insan odaklı yaklaşımın teknolojiyle bütünleştirildiği örnek bir model ortaya konulması planlanıyor. İngilizce öğretimini yeniden yapılandırmayı hedefleyen proje, müfredat geliştirme çalışmalarının ötesine geçerek insan, teknoloji ve değer odaklı entegre bir eğitim ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/whatsappimage2026042-20042026008cfbf9.jpg"/><p><b>İNGİLİZCE EĞİTİMİNDE ÖRNEK TEŞKİL EDECEK YENİLİKÇİ MODEL</b></p><p>Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi esas alınarak yapılandırılan model ile öğrencilerin dil gelişimi veri temelli yöntemlerle düzenli olarak izlenecek. Ayrıca modelin etkililiğini ölçmek amacıyla akademik çalışmalar yürütülecek, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli projeler geliştirilecek. Uygulama süreci seçili okullarda pilot olarak başlatılacak ve elde edilen veriler doğrultusunda model kademeli olarak yaygınlaştırılacak. Bu yönüyle proje, Türkiye'de İngilizce öğretiminde örnek teşkil edecek yenilikçi bir dönüşüm modeli olma potansiyeli taşıyor.</p><p><b>YETEV OKULLARI GENEL MÜDÜRÜ YUSUF TÜFEKÇİ: "BU MODELİN TÜRKİYE GENELİNDE ÖRNEK ALINABİLECEK BİR YAPIYA DÖNÜŞMESİNİ HEDEFLİYORUZ"</b></p><p>YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, konuşmasında YETEV'in eğitim yaklaşımının yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Biz YETEV Vakfı olarak sadece akademik eğitim ya da yalnızca temel değerler üzerine kurulu bir yapı değil; bunların üzerine inşa edilmiş, ahtapot kolları gibi her tarafa yayılmış güçlü bir eğitimin temsilcisi olmak için mücadele ediyoruz" dedi.</p><p>Dil eğitimi alanında yeni bir model geliştirme sürecine değinen Tüfekçi, İbn Haldun Üniversitesi ile yürütülen iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Üniversitemizin akademisyenleri ve dil okulu ile birlikte, yabancı dil eğitiminde daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapı kurmak amacıyla kapsamlı bir müfredat yazımını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Geliştirilen modelin yalnızca dil öğretimine odaklanmadığını belirten Tüfekçi, "Bu yaklaşım, dili merkeze alan bir sistemden öte; insanı ve değeri temel alan bütünleşik bir eğitim felsefesini yansıtıyor. Bu doğrultuda yeni nesil bir dil modeli ortaya koymayı hedefliyoruz" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/whatsappimage2026042-20042026a1baeef6.jpg"/><p>Modelin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu şekilde kurgulandığını ifade eden YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, altyapı çalışmalarının İbn Haldun Üniversitesi akademisyenlerinin katkısıyla sürdüğünü belirtti.</p><p>Tüfekçi, geliştirilen modelin akademik çerçevesinin tamamlanmasının ardından ilgili kurulların onayına sunulacağını vurgulayarak, "Bu modelin yalnızca okullarımızla sınırlı kalmayarak Türkiye genelinde örnek alınabilecek bir yapıya dönüşmesini hedefliyoruz. Eğitimde değer temelli yaklaşımı da içeren bu sistemin,</p><p>Türkiye'deki birçok okul, hatta belki Bakanlığımız model olarak alacaktır. Biz de bu durumdan onur duyarız. Bunun temelini atmanın mutluluğunu ve onurunu yaşamış oluruz" ifadelerini kullandı.</p><p><b>İBN HALDUN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. ATİLLA ARKAN: "DİL ÖĞRENİMİ, İNSANIN İLİŞKİ KURMA BECERİSİYLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI"</b></p><p>Arkan, yaptığı konuşmada dil eğitiminin yalnızca akademik bir süreç olmadığını, bireyin sosyal ve psikolojik gelişimiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. İnsan için en temel unsurlardan birinin ilişki kurabilmek olduğuna dikkat çeken Arkan, "Asosyal bireyler hayatla anlamlı bir ilişki kurmakta zorlanıyor. Oysa insan olmanın en temel yönlerinden biri, ilişkide olabilmek, birlikte olabilmek etkileşim içinde olabilmektir. Bu nedenle dil öğretiminin de bunları ihtiva etmesi gerekiyor" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/img0842-2004202646613a4e.jpg"/><p>Dil öğreniminin doğası gereği etkileşim temelli bir süreç olduğunun altını çizen Arkan, "Dil, interaktif bir süreçtir. Bu nedenle dilde interaktif oluyorsanız dil öğretebiliyorsunuz. Çünkü onun arkasında grup dinamikleri ve psikomotor denekler işliyor, dolayısıyla motivasyon süreçlerini iyi işletmeniz gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p><p>YETEV'İ paydaş olarak gördüklerini belirten Arkan, "Biz muhtemelen, ileride nasıl olur bilmiyorum ama bir 30 sene kurumlarda ve ailenin içinde çatışmaların yaşandığı bir dünyada olacağız. Bu işin doğasında var. Dolayısıyla mesele, çatışmaları etkili ve üretken bir şekilde yönetebilmek. Hayatın gerçeğine, ailenin gerçeğine ve çocuğun gerçeğine dokunup onun üzerine gitmek gerekiyor. Gerçekten biz YETEV'i paydaş olarak önemsiyoruz. YETEV ile beraber çalışırken onlardan aldığımız geri dönüşler bizim için son derece önemli. Ve işin başarılı kurulmasının belki en önemli sırrı bu. Bunun ötesinde çok daha iyi işler yapalım ve ülkemizin diğer okullarına da model olacak işleri hep beraber üretmiş olalım" diye konuştu.</p><p>Konuşmaların ardından iki kurumun temsilcisi tarafından iş birliği protokolü imzalandı. Tören, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/ibn-haldun-universitesi-v-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272841</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tusastan-dost-ulkeyle-is-birligi-mesaji-buyuk-projeleri-hayata-gecirecegiz-272841</link>
      <pubDate>2026-04-20T18:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TUSAŞ'tan dost ülkeyle iş birliği mesajı: "Büyük projeleri hayata geçireceğiz"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Malezya ile mevcut savunma projelerinin başarıyla devam ettiğini belirterek, yeni işbirlikleri için umutlu olduklarını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TUSAŞ'tan dost ülkeyle iş birliği mesajı: "Büyük projeleri hayata geçireceğiz"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TUSAŞ, Malezya&#39;nın başkenti Kuala Lumpur&#39;da düzenlenen Defence Services Asia (DSA) 2026 Fuarı&#39;nda ürün ve kabiliyetlerinden örnekler sergiliyor. Malezya Başbakanı Enver İbrahim, fuar kapsamında TUSAŞ standını ziyaret ederek, sergilenen jet eğitim uçağı HÜRJET&#39;in birebir ölçülerdeki maketini imzaladı.</p><p>Demiroğlu, Malezya&#39;nın başkenti Kuala Lumpur&#39;da düzenlenen DSA 2026 Fuarı&#39;na ilişkin yaptığı açıklamada, DSA&#39;nın Asya&#39;nın en köklü ve en büyük savunma fuarlarından biri olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/41161888.jpg"/><p>Türkiye ile Malezya arasındaki savunma işbirliğinin güçlü bir zeminde ilerlediğini vurgulayan Demiroğlu,  &quot;Bizim de Malezya&#39;yla ilişkilerimiz çok iyi durumda. TUSAŞ olarak da Malezya Hava Kuvvetlerine üç tane ANKA insansız hava aracı projemizin teslimatını bitirerek sonlandırdık. Bu bizim için çok büyük öneme sahip bir başarıydı.&quot; dedi.</p><p>TUSAŞ&#39;ın Malezya ile yeni projeler üzerinde çalışmaya devam ettiğini aktaran Demiroğlu, Malezya&#39;daki TUSAŞ ofisinin önemine değinerek, &quot;Malezya&#39;yla hem insansız hava araçları konusunda hem de HÜRJET konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Burada 120 kişinin üzerinde sayıya ulaşmış TUSAŞ Malezya ofisimiz var. Ofisimiz, ülke arasında köprü vazifesi görüyor. Hem Malezya&#39;nın insan ve mühendislik kaynağına hem de altyapısına ulaşmamızı sağlıyor.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ İÇİN YENİ FIRSATLAR</b></p><p>Mehmet Demiroğlu, Malezya&#39;nın savunma alanında Türkiye için önemli bir partner olduğuna işaret ederek, ülkedeki diğer Türk firmalarının da yeni projelerde yer almasını beklediklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/41161889.jpg"/><p>Türk savunma sanayisinin bölgede daha büyük projelere imza atacağına inandıklarını belirten Demiroğlu,  şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&quot;Malezya, gelişmekte olan ülkelerin başında, gelişmiş bir ülke esasında birçok açıdan. Savunma konusunda da Türkiye&#39;yle çok yakın münasebetleri var. Türkiye&#39;deki diğer firmalarımız da inşallah daha büyük projelerde yer alacaklar. Fuarı gerçekten ilgi çekiyor. Ben inanıyorum ki ilerleyen yıllarda biz TUSAŞ olarak ve Türkiye&#39;nin savunma sanayisi olarak daha büyük projeleri hep beraber hayata geçireceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/tusastan-dost-ulkeyle-is--415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272840</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-iranla-anlasmanin-bu-gece-imzalanmasini-umdugunu-belirtti-272840</link>
      <pubDate>2026-04-20T18:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump, İran'la anlaşmanın "bu gece" imzalanmasını umduğunu belirtti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance'in öncülüğündeki heyetin İslamabad'daki müzakerelere katılacağını teyit ederken, İran'la anlaşmanın "bu gece imzalanmasını umduğunu" belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump, İran'la anlaşmanın "bu gece" imzalanmasını umduğunu belirtti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Fox News muhabiri Maria Bartiromo'ya, İran ile görüşme sürecini ve olası sonuçları değerlendirdi.</p><p>Bartiromo, &quot;Dün, kendisi doğrudan bana, bu gece Pakistan&#39;da (İran&#39;la) anlaşmanın imzalanmasını umduğunu söyledi.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Trump, New York Post&#39;a verdiği röportajda ise İslamabad&#39;daki görüşmelere Başkan Yardımcısı JD Vance, Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner&#39;in katılacağını teyit etti.</p><p>Trump, dünkü açıklamasında, İran&#39;la anlaşma imzalanmazsa &quot;İran'daki her bir elektrik santralini ve köprüyü havaya uçuracağı&quot; uyarısında bulunmuştu.</p><p>İran ise söz konusu iddiayı ne doğrulamış ne de İslamabad&#39;a bir heyet gönderme kararı aldığını açıklamıştı. Ancak Pakistanlı kaynaklar, New York Post&#39;a, Tahran&#39;ın &quot;ikinci bir tur için istekli&quot; olduğunu ancak bu konuda &quot;henüz bir karar alınmadığını&quot; söylemişti.<br></p><p><b>TRUMP, İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRI İÇİN "KENDİSİNİ İKNA ETMEDİĞİNİ" SAVUNDU</b></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran'a yönelik saldırıları konusunda "İsrail'in kendisini ikna etmediğini" savundu.</p><p>Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>"İsrail'in kendisini İran'la savaşa asla ikna etmediğini" öne süren Trump, "7 Ekim'in sonuçları ve İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki ömür boyu süren görüşünün" etkili olduğunu iddia etti.</p><p>Trump, "Venezuela'daki sonuçlar gibi, İran'daki sonuçların da şaşırtıcı olacağını" ileri sürerek, "Eğer İran'ın yeni liderleri akıllıysa, İran harika ve müreffeh bir geleceğe sahip olabilir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/trump-iranla-anlasmanin-b-301_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasinin-firari-suphelisi-altas-icin-kirmizi-bulten-sureci-baslatildi-272839</link>
      <pubDate>2026-04-20T18:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Altaş için kırmızı bülten süreci başlatıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş'ın geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle aranması için resmi süreci başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Altaş için kırmızı bülten süreci başlatıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli&#39;de okuyan üniversite öğrencisi Gülistan Doku&#39;nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca 14 Nisan&#39;da bazı şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiş, 10 şüpheli tutuklanmıştı.</p><p>Soruşturmada, şüphelilerden Altaş&#39;ın yurt dışında olduğu tespit edilmişti.</p><p>Alınan bilgiye göre, Adalet Bakanlığı, Altaş&#39;ın geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle aranması için resmi süreci başlattı.</p><p>Altaş&#39;ın iade dosyasının hem ABD makamlarına iletilmek hem de Interpol Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten yayımlanmasını sağlamak üzere ilgili bakanlıklara bildirildiği öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/gulistan-doku-sorusturmas-875_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/tasacak-bu-denizle-ilgili-sasirtan-gercek-meger-aslinda-o-rolu-272838</link>
      <pubDate>2026-04-20T17:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taşacak Bu Deniz'le ilgili şaşırtan gerçek: Meğer aslında o rolü...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Taşacak Bu Deniz yeni bölümleriyle Cuma akşamı ekrana gelmeye devam ediyor. Dizinin oyuncu kadrosunda;  Ulaş Tuna Astepe, Deniz Baysal Yurtçu, Ava Yaman, Burak Yörük, Yeşim Ceren Bozoğlu gibi isimler yer alıyor. Bozoğlu dizide, Zarife rolüyle kamera karşısına geçiyor. Oyuncunun rolü için aslında ilk başta, çok başka bir kişinin düşünüldüğünü ise neredeyse çok az kişi biliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taşacak Bu Deniz'le ilgili şaşırtan gerçek: Meğer aslında o rolü...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT1'in reyting rekortmeni dizisi "Taşacak Bu  Deniz", sezonun en çok izlenen dizilerinden oldu. İkinci sezonu şimdiden garantileyen  yapım; karakterleriyle de sosyal medyada sık sık gündem oluyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/03/31/tasacak1-310320261613f659.jpg"/><h2>MEĞER ZARİFE, ÖYKÜ GÜRMAN OLACAKMIŞ</h2><p>Diziyle ilgili bazı gerçeklerse, zaman zaman sosyal medyada  gündem oluyor. Bunlardan birisi de; oyuncu ve müzisyen Öykü Gürman'ın, uzun  zamandır "Taşacak Bu Deniz" dizisine dahil olacağı iddialarıyla  gündeme geliyor oluşu. Gürman'ın adı sık sık diziyle anılsa da aslında  oyuncunun, dizi henüz proje aşamasındayken Zarife karakteri için teklif aldığı,  ancak rolü reddettiği ortaya çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/a8ea9ac199254176b421-200420261eeaca80.jpg"/><p>Gürman'ın, konser yoğunluğundan dolayı rol teklifini geri  çevirmek zorunda kaldığı, bunun üzerine Zarife rolü için, Yeşim Ceren Bozoğlu  ile anlaşıldığı ortaya çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/10/tasacak3-1004202655a80e4d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/tasacak-bu-denizle-ilgili-854_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cernobilde-40-yil-sonra-yaban-hayati-geri-dondu-przewalski-atlari-dikkat-cekiyor-272837</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çernobil'de 40 yıl sonra yaban hayatı geri döndü! Przewalski atları dikkat çekiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çernobil dışlama bölgesi, insan yaşamı için halen tehlikeli olmasına rağmen, Przewalski atları başta olmak üzere yaban hayatın olağanüstü dönüşümüne sahne oluyor. Ukrayna'nın baş doğa bilimcisi Denys Vyshnevskyi, bölgedeki bu değişimi 'küçük bir mucize' olarak nitelendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çernobil'de 40 yıl sonra yaban hayatı geri döndü! Przewalski atları dikkat çekiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çernobil nükleer felaketinin üzerinden yaklaşık kırk yıl geçmesine rağmen, Ukrayna'daki dışlama bölgesi bugün yaban hayatın olağanüstü bir dönüşümüne sahne oluyor. 26 Nisan 1986'da meydana gelen ve tarihin en büyük nükleer kazası olarak kayıtlara geçen patlamanın ardından, on binlerce insan bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Ancak, aradan geçen yıllarda Przewalski atları başta olmak üzere kurt, ayı, geyik ve vaşak gibi birçok yaban hayvanı, radyoaktif topraklarda yeniden özgürce dolaşmaya başladı. Bölgenin baş doğa bilimcisi Denys Vyshnevskyi, Çernobil'in artık insanlar için çok tehlikeli olduğunu, buna karşın yaban hayatın hızlı bir şekilde geri döndüğünü vurguladı.</p><h3>Vyshnevskyi: 'Çernobil'de doğa yeniden hakimiyet kurdu'</h3><p>Przewalski atları, Moğolistan'a özgü ve bir zamanlar yok olmanın eşiğinde olan bir tür olarak biliniyor. 1998 yılında, bu atlar Çernobil dışlama bölgesine bir deney kapsamında getirildi. Evcil atlardan farklı olarak 33 kromozom çiftine sahip olan Przewalski atları, kısa boyları ve kum rengi tüyleriyle dikkat çekiyor. Baş doğa bilimcisi Denys Vyshnevskyi, bu türün Ukrayna'da serbest dolaşan bir popülasyona sahip olmasını 'küçük bir mucize' olarak nitelendirdi. Vyshnevskyi, insan baskısının ortadan kalkmasının ardından bölgenin birçok kısmının yüzyıllar öncesinin Avrupa manzaralarına benzediğini, doğanın hızlı ve etkili bir şekilde toparlandığını belirtti. Bugün, Przewalski atları ve diğer yaban hayvanları, terk edilmiş binaların arasında, ormana karışan yollarda ve büyümüş mezarlıklarda yaşamlarını sürdürüyor. Gizli kameralar, atların sert hava koşullarından ve böceklerden korunmak için yıkılmakta olan ahırlarda ve terk edilmiş evlerde sığınak aradıklarını gösteriyor. Hayvanlar, genellikle bir aygır, birkaç kısrak ve yavrulardan oluşan küçük sosyal gruplar halinde yaşıyor. Ayrıca, genç erkekler de ayrı gruplar halinde bölgeyi paylaşıyor. Przewalski atları, bölgeye tanıtıldıkları ilk yıllarda yüksek ölüm oranlarıyla karşılaşsa da, zamanla çevreye uyum sağlamayı başardı.</p><h3>Çernobil'de askeri hareketlilik ve yangınlar yaban hayatı tehdit ediyor</h3><p>Çernobil dışlama bölgesinde yaban hayatın yeniden canlanmasına rağmen, bölge yeni tehditlerle karşı karşıya. 2022 yılında Rusya'nın Ukrayna'ya başlattığı işgal operasyonu sırasında, askeri birlikler Çernobil bölgesinden geçerken radyoaktif topraklara savunma hatları kazdı ve bu süreçte yangınlar çıktı. Ormanlarda çıkan yangınlar, radyoaktif parçacıkların havaya karışmasına yol açtı. Bölgedeki yangın söndürme ekiplerinin başındaki Oleksandr Polischuk, çoğu orman yangınının düşen insansız hava araçları nedeniyle başladığını ve yangınlara ulaşmak için bazen onlarca kilometre yol kat ettiklerini açıkladı. Ayrıca, savaşın yol açtığı elektrik kesintileri, çevredeki koruma alanlarını kaynaklardan mahrum bıraktı. Bilim insanları, devrilen ağaçlarda ve ölü hayvanlarda artış gözlemledi. Bu durumun hem aşırı hava koşullarından hem de savaş sırasında inşa edilen tahkimatlardan kaynaklandığı ifade edildi. Çernobil'in bugünkü görünümü, beton bariyerler, dikenli teller ve mayın tarlalarıyla çevrili, askeri açıdan yoğun şekilde denetlenen bir koridoru andırıyor. Bölge personeli, radyasyona maruz kalmayı en aza indirmek için dönüşümlü olarak çalışıyor.</p><p>Çernobil'de yaban hayatın geri dönüşü bilim dünyasında büyük ilgi uyandırıyor. Radyoaktif ortamda yaşamaya uyum sağlayan Przewalski atları, kurtlar, ayılar ve diğer hayvanlar, doğanın insan müdahalesi olmadan nasıl yeniden dengeye kavuşabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, radyasyonun hayvanlar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor. Örneğin, bazı kurbağaların daha koyu bir cilde sahip olmaya başladığı, yüksek radyasyonlu alanlarda yaşayan kuşlarda ise katarakt vakalarının arttığı tespit edildi. Buna karşın, yaygın ölümler kaydedilmedi. Denys Vyshnevskyi, doğanın Çernobil'de adeta bir 'fabrika sıfırlaması' gerçekleştirdiğini ve bu dönüşümün koruma ve ekoloji alanında çalışanlar için gerçek bir mucize olduğunu dile getirdi.</p><p>Bugün, Çernobil dışlama bölgesi insanlar için uzun yıllar boyunca kapalı kalacak gibi görünüyor. Ancak Przewalski atları ve diğer yaban hayvanları, bu tehlikeli topraklarda yaşam mücadelesini sürdürüyor. Bölge, artık sadece kazara bir yaban hayat sığınağı değil; aynı zamanda askeri ve ekolojik açıdan da kritik bir alan haline geldi. Bilim insanları ve doğa korumacıları, Çernobil'deki bu olağanüstü dönüşümün dikkatle izlenmesi ve korunması gerektiğini vurguluyor. Przewalski atları ve diğer türlerin hayatta kalma mücadelesi, doğanın kendini yenileme gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/cernobilde-40-yil-sonra-y-390_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-iran-savasi-ortasinda-gucunu-sergileyerek-balistik-fuzeler-firlatti-272836</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore, İran savaşı ortasında gücünü sergileyerek balistik füzeler fırlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore, Doğu Asya'da tansiyonu yükselten yeni bir balistik füze denemesiyle uluslararası toplumun gündemine oturdu. Pyongyang yönetimi, 2024 yılı içinde yedinci kez füze fırlatırken, bölgedeki güvenlik endişeleri artıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore, İran savaşı ortasında gücünü sergileyerek balistik füzeler fırlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore, Doğu Asya'daki güvenlik dengelerini sarsan yeni bir balistik füze fırlatmasıyla bir kez daha uluslararası toplumun dikkatini çekti. Pyongyang yönetimi, İran'daki savaş gerilimi ve ABD ile Güney Kore arasında olası diyalog arayışlarının gölgesinde, pazar sabahı Sinpo kenti yakınlarından denize doğru balistik füzeler gönderdi. Güney Kore ordusu, bu yıl içinde yedinci kez gerçekleştirilen fırlatmanın, ülkenin doğu kıyısında saat 06.10'da gerçekleştiğini ve füzelerin yaklaşık 140 kilometre uçtuğunu açıkladı. Japonya hükümeti ise füzelerin kendi özel ekonomik bölgesine herhangi bir tehdit oluşturmadığını bildirdi. Ancak, Kuzey Kore'nin bu adımı, bölgede yeni bir askeri gerilim dalgası yarattı ve balistik füze kapasitesinin sürekli geliştiği yönündeki endişeleri güçlendirdi.</p><h3>Kuzey Kore'nin balistik füze denemeleri bölgede alarm yarattı</h3><p>Pyongyang'ın son dönemde art arda gerçekleştirdiği balistik füze denemeleri, özellikle bölge ülkelerinde alarm seviyesini yükseltti. Bu ay dördüncü kez fırlatma yapan Kuzey Kore, 2024 yılı genelinde yedinci balistik füze testine imza attı. Uzmanlar, bu yoğun denemelerin Kuzey Kore'nin savunma kapasitesini sergileme ve uluslararası müzakerelerde elini güçlendirme amacı taşıdığını değerlendiriyor. Eski Güney Kore başkanlık güvenlik danışmanı Kim Ki-jung, Kuzey Kore'nin, İran'dan farklı olarak, askeri kabiliyetlerini göstermek için bu tür fırlatmalara başvurduğunu belirtti. Ayrıca, ABD ve Güney Kore ile muhtemel görüşmelerden önce Pyongyang'ın baskı kurmaya çalıştığı vurgulandı. Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Ofisi ise fırlatmaları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının açık ihlali olarak nitelendirdi ve acil bir güvenlik toplantısı düzenledi. Pyongyang yönetimine, "provokatif eylemlerini durdurma" çağrısı yapıldı.</p><h3>Kim Jong Un nükleer caydırıcılığın önemini vurguladı</h3><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada ülkesinin nükleer silahlı bir devlet olarak statüsünün geri döndürülemez olduğunu ve "nükleer caydırıcılığı" genişletmenin ulusal güvenlik açısından hayati rol oynadığını ifade etti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi de Kuzey Kore'nin nükleer silah üretiminde "çok ciddi" ilerlemeler kaydettiğini ve yeni bir uranyum zenginleştirme tesisinin devreye alınmış olabileceğini açıkladı. Sinpo kenti, denizaltı ve denizden fırlatılan balistik füzelerin test edildiği önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Kuzey Kore, en son Mayıs 2022'de bir denizaltıdan balistik füze fırlatmış ve bu füze 600 kilometre mesafe kat etmişti. Son denemenin ardından, Pyongyang'ın nükleer hırslarının ABD-İsrail gerilimi ve İran savaşı gibi bölgesel gelişmelerden etkilendiği yönünde değerlendirmeler yapıldı. ABD Başkanı Donald Trump'ın önümüzdeki ay Çin'de katılacağı zirve ve Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung'un Kim Jong Un ile görüşme talebi, bölgede diplomatik hareketliliğin işareti olarak görülüyor.</p><p>Sonuç olarak, Kuzey Kore'nin balistik füze denemeleri Doğu Asya'da güvenlik risklerini artırmaya devam ediyor. Bölge ülkeleri ve uluslararası aktörler, Pyongyang'ın artan askeri faaliyetlerine karşı dikkatli adımlar atmaya hazırlanıyor. Balistik füze kapasitesinin sürekli gelişmesi, Doğu Asya'da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. Uzmanlar, Kuzey Kore'nin bu tür adımlarıyla diplomatik pazarlık masasında elini güçlendirmeye çalıştığı görüşünde birleşiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/kuzey-kore-iran-savasi-or-334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdden-kubaya-iki-haftalik-kritik-siyasi-mahkum-ultimatomu-272835</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'den Küba'ya iki haftalık kritik siyasi mahkum ültimatomu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, Küba'da tutuklu bulunan siyasi mahkumların serbest bırakılması için Havana'ya iki haftalık net bir süre tanıdı. Washington, Küba'daki ekonomik kriz ve artan siyasi baskılar nedeniyle adadaki gelişmeleri yakından izliyor. Kritik görüşmelerde Starlink internet hizmeti ve mülkiyet tazminatı talepleri de gündeme geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'den Küba'ya iki haftalık kritik siyasi mahkum ültimatomu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetimi, 10 Nisan'da Küba'nın başkenti Havana'da düzenlenen gizli bir toplantıda, Küba hükümetine siyasi mahkumların serbest bırakılması için iki haftalık kesin bir süre verdi. ABD'nin bu talebi, Trump yönetiminin Küba'da ekonomik ve siyasi reformlar konusundaki geniş kapsamlı baskısının bir parçası olarak öne çıktı. Görüşmede, özellikle 2022 yılında tutuklanan San Isidro hareketinin muhalif sanatçıları Luis Manuel Otero Alcántara ve Maykel Osorbo'nun da aralarında bulunduğu yüksek profilli siyasi mahkumların serbest bırakılması öne çıkarıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Trump yönetiminin tüm siyasi mahkumların özgürlüğüne kavuşması konusundaki kararlılığını vurguladı. Görüşmeye katılan kaynaklar, Küba yönetiminin adada derinleşen ekonomik kriz ve artan siyasi baskılar nedeniyle hızlı adımlar atmasının beklendiğini belirtti.</p><h3>Trump yönetiminden Havana'ya net mesaj: Siyasi mahkumlar için zaman daralıyor</h3><p>ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir heyet, 10 Nisan'da Küba'ya giderek hükümet yetkilileriyle önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Bu ziyaret, 2016'dan bu yana ABD hükümetine ait bir uçağın ilk kez Küba'ya iniş yapmasıyla dikkat çekti. ABD'nin talepleri arasında siyasi mahkumların serbest bırakılması ilk sırada yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Trump'ın "Küba için yeni bir şafak" sözlerine atıfta bulunarak, Havana yönetiminin doğrudan görüşmeler yürütülen bu dönemde oyalama taktiklerini bırakmasını istediğini belirtti. ABD'li yetkililer, Küba hükümetinin ekonomik ve siyasi reformlar için dar bir zaman penceresine sahip olduğunu iletti. ABD, Küba'nın ekonomisinin serbest düşüşte olduğunu ve adada koşullar geri dönülmez biçimde kötüleşmeden önce reformların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>ABD'nin talepleri: Starlink internet, tazminat ve siyasi özgürlükler masada</h3><p>Gizli görüşmede ABD, Starlink'in yüksek hızlı internet hizmetlerinin Küba'ya getirilmesini önerdi. Ancak Washington, bu hizmetin sağlanabilmesi için Havana'nın ekonomiyi daha rekabetçi hale getirecek ve yabancı yatırımları çekecek reformları başlatmasını şart koştu. Ayrıca ABD, mülkleri kamulaştırılan Amerikalılar ve Amerikan şirketleri için tazminat talebini yineledi. Siyasi özgürlükler üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması da ABD'nin öncelikli talepleri arasında yer aldı. Toplantı sonrasında eski Küba lideri Raul Castro'nun torunu Raúl Guillermo Rodríguez Castro'nun, resmi kanalları aşarak Beyaz Saray'a bir mektup ulaştırmak için bir Kübalı işadamını görevlendirdiği ortaya çıktı. Bu işadamı Roberto Carlos Chamizo González, Miami'de ABD yetkilileri tarafından durduruldu. Bu gelişmeler, ABD-Küba hattında tansiyonun giderek yükseldiğini gösterdi.</p><h3>Küba'da siyasi mahkumlar krizi: ABD askeri seçenekleri masada tutuyor</h3><p>ABD ile Havana arasındaki gerginlikler son haftalarda tırmanışa geçti. Trump yönetimi, Küba'da siyasi mahkumların serbest bırakılması ve reformların hayata geçirilmesi için baskıyı artırırken, Washington'dan gelen açıklamalarda adanın büyük bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görüldüğü belirtildi. ABD, Küba'nın liderlerinin harekete geçmemesi halinde adadaki çöküşe müdahale edebileceği sinyalini verdi. USA TODAY'in 15 Nisan'daki haberine göre, Pentagon, Trump'ın olası bir müdahale emri vermesi durumunda askeri hazırlıklarını hızlandırdı. ABD askeri gözetleme dronlarının Küba yakınlarında uçuş yaptığı bildirildi. Trump, 17 Nisan'da Air Force One'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken, askeri eylem ihtimalini açık bıraktı. ABD'nin siyasi mahkumlar konusunda tanıdığı iki haftalık süre dolmadan, Havana yönetiminin nasıl bir adım atacağı merak konusu oldu.</p><p>Küba'daki siyasi mahkumlar ve reform talepleri, ABD ile Havana arasındaki ilişkileri yeniden şekillendiriyor. Washington'un verdiği iki haftalık süre, adada hem siyasi hem de ekonomik açıdan kritik bir dönemin habercisi oldu. ABD'nin baskısı ve askeri seçenekleri gündemde tutması, Küba hükümetinin önümüzdeki günlerde nasıl bir yol haritası izleyeceği konusunda soru işaretleri yarattı. Gözler, Havana'nın siyasi mahkumlar ve reformlar konusunda atacağı adımlara çevrildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/abdden-kubaya-iki-haftali-938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/russell-crowe-taninmaz-halde-highlander-yeniden-yapimi-icin-geri-sayim-basladi-272834</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Russell Crowe tanınmaz halde! Highlander yeniden yapımı için geri sayım başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Highlander'ın yeniden yapımı için hazırlanan Russell Crowe, sosyal medyada paylaşılan son görüntüsüyle hayranlarını şaşkına çevirdi. Amazon MGM'nin iddialı projesinde Crowe, Sean Connery'nin efsanevi Ramirez karakterine hayat vermeye hazırlanıyor. Kadroda Henry Cavill ve Dave Bautista gibi ünlü isimler de yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Russell Crowe tanınmaz halde! Highlander yeniden yapımı için geri sayım başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollywood'un usta aktörlerinden Russell Crowe, Highlander'ın yeniden yapımı için geçirdiği büyük değişimle gündeme geldi. Amazon MGM'nin yapımcılığını üstlendiği projede, Crowe'un yeni görünümü sosyal medyada büyük ilgi topladı. Sean Connery'nin 1986 yapımı orijinal filmde canlandırdığı Ramirez karakterini üstlenen Crowe, rolüne verdiği önemi fiziksel dönüşümüyle ortaya koydu. Projenin başrolünde ise Henry Cavill yer alıyor. Highlander'ın yeniden çevrimi, ölümsüz savaşçıların "Ödül" için verdikleri mücadeleyi yeni nesille buluşturmayı hedefliyor.</p><h3>Russell Crowe: 'Ramirez için özel hazırlık yapıyorum'</h3><p>Russell Crowe'un Highlander için geçirdiği değişim, hayranlarının ve sinema dünyasının dikkatini çekti. Ünlü aktör, rolüne hazırlanırken hem fiziksel hem de oyunculuk anlamında yoğun bir süreçten geçtiğini ifade etti. Crowe'un sosyal medyada paylaşılan antrenman görüntüsü, Ramirez karakterinin gerektirdiği disipline ne kadar bağlı olduğunu gösterdi. Highlander'ın yeni versiyonunda, Crowe'un canlandıracağı Ramirez karakteri yalnızca yardımcı bir figür olmayacak; aynı zamanda başrol Connor McLeod'a rehberlik edecek ve hikayenin temel taşlarından biri olacak. Bu nedenle, Crowe'un Highlander projesine kattığı enerji ve hazırlık süreci, yapımın iddiasını artırıyor.</p><h3>Highlander kadrosunda yıldız isimler buluştu</h3><p>Highlander'ın yeniden yapımında yalnızca Russell Crowe değil, Henry Cavill, Dave Bautista, Karen Gillan, Jeremy Irons, Djimon Hounsou ve Marisa Abela gibi uluslararası üne sahip oyuncular da yer alıyor. Projenin yönetmen koltuğunda John Wick serisiyle tanınan Chad Stahelski oturuyor. Senaryoyu ise House of the Dragon ile adını duyuran Ryan J. Condal kaleme aldı. Bu güçlü ekip, Highlander markasını yeni bir nesille buluşturmayı amaçlıyor. Amazon MGM'nin iddialı projesi, sinema dünyasında büyük beklenti yaratırken, filmin 2027 yılında vizyona girmesi öngörülüyor. Şu an için resmi bir çıkış tarihi açıklanmasa da, Highlander hayranları yeni görüntüler ve detaylar için heyecanla bekliyor.</p><p>Highlander'ın yeniden yapımı, hem kadrosu hem de hikaye anlatımıyla sinemaseverlerin ilgisini çekiyor. Russell Crowe'un fiziksel dönüşümü ve projeye kattığı motivasyon, filmin başarısında belirleyici olacak gibi görünüyor. Kadroda yer alan yıldız isimler ve deneyimli yönetmen ekibiyle, Highlander'ın yeni versiyonu şimdiden sinema dünyasında konuşulmaya başlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/russell-crowe-taninmaz-ha-980_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272833</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-yercekimi-yeniden-sekillenecek-kritik-tarih-aciklandi-272833</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın yerçekimi yeniden şekillenecek! Kritik tarih açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya, 13 Nisan 2029'da Apophis asteroidinin 32 bin kilometre mesafeden geçişine tanıklık edecek. Bilim insanları, bu yakın karşılaşmanın Apophis'in yüzeyinde ve yörüngesinde gözle görülür değişiklikler yaratacağını belirtiyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve NASA, bu tarihi olay için kapsamlı gözlem ve araştırma planları hazırlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın yerçekimi yeniden şekillenecek! Kritik tarih açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>13 Nisan 2029'da, Apophis adı verilen 375 metre uzunluğundaki dev asteroid, Dünya'ya şimdiye dek kaydedilen en yakın mesafelerden birinden, yaklaşık 32 bin kilometre uzaklıktan geçecek. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve NASA başta olmak üzere, dünyanın önde gelen uzay ajansları bu tarihi karşılaşmaya hazırlanıyor. Bilim insanları, Dünya'nın güçlü yerçekiminin Apophis üzerinde ciddi etkiler yaratacağını ve asteroidin hem yüzeyinde hem de yörüngesinde gözle görülür değişiklikler olacağını vurguluyor. Bu yakın geçiş, Apophis'in fiziksel yapısında kısa sürede ölçülebilir değişimler meydana getirecek ve bilim dünyasına benzersiz bir gözlem fırsatı sunacak.</p><h3>ESA: 'Apophis'in yüzeyinde kısa sürede büyük değişim bekleniyor'</h3><p>Avrupa Uzay Ajansı, Apophis'in 2029'daki yakın geçişinin, Dünya'nın yerçekimi etkisiyle asteroidin dönüşünü ve yüzey yapısını önemli ölçüde değiştireceğini açıkladı. ESA'nın radar ve modelleme çalışmalarına göre, Apophis Dünya'ya en yakın noktaya ulaştığında, gezegenimizin çekim kuvveti asteroidin yakın tarafında güçlü bir gerilim yaratacak. Bu dengesizlik, asteroidin dönüş hızını ve eksenini değiştirebilir, hatta gevşek taş ve tozdan oluşan yüzey malzemesinin kaymasına yol açabilir. Bilim insanları, bu süreçte asteroidin yüzeyinin yaklaşık yüzde birinin yeniden şekilleneceğini ve alt katmanlardaki daha taze malzemelerin ortaya çıkabileceğini öngörüyor. ESA uzmanları, bu tür değişimlerin, asteroidin yapısı ve evrimi hakkında bugüne kadar elde edilmemiş bilgiler sunacağını ifade etti.</p><h3>NASA ve ESA'dan gözlem seferberliği: Apophis'in yörüngesi değişiyor</h3><p>NASA ve ESA, Apophis'in 2029'daki yakın geçişini gerçek zamanlı olarak izlemek için kapsamlı bir gözlem ağı kurdu. NASA'nın OSIRIS-APEX ve ESA'nın Ramses uzay araçları, bu tarihi olaydan hemen önce ve sonra Apophis'e ulaşmayı hedefliyor. Uzmanlar, Dünya'nın yerçekiminin Apophis'in Güneş etrafındaki yörüngesini de belirgin bir şekilde değiştireceğini belirtiyor. Bu değişimle birlikte, asteroidin yörünge dönemi yaklaşık on bir aydan 14 aya çıkacak. Yörünge ve yüzeydeki değişikliklerin, gelecekteki asteroid tehditlerine karşı savunma stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Uzay araçlarının yanı sıra, yer tabanlı teleskoplar ve radar sistemleri de Apophis'in hareketlerini ve yüzeyindeki olası heyelanları anbean takip edecek.</p><h3>Apophis'in yakın geçişi Doğu Yarımküre'den çıplak gözle izlenebilecek</h3><p>Apophis'in Dünya'ya bu denli yakın bir mesafeden geçişi, sadece bilim dünyası için değil, amatör gökbilimciler ve geniş halk kitleleri için de tarihi bir fırsat yaratıyor. ESA'nın açıklamasına göre, Avrupa, Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde açık ve karanlık gökyüzüne sahip olanlar, Apophis'i kısa bir süreliğine çıplak gözle izleyebilecek. Bu olay, Dünya'ya bu büyüklükte bir asteroidin bu kadar yaklaşmasının 5.000 ila 10.000 yılda bir gerçekleştiğine işaret ediyor. Parlaklık ve gözlem süresi, izleyicilerin bulundukları konuma ve hava koşullarına göre değişiklik gösterecek. Bilim insanları, Apophis'in geçişini gözlemlemek isteyenlerin hazırlıklı olması gerektiğini, çünkü bu tür bir fırsatın nadiren denk geldiğini vurguluyor.</p><h3>Apophis bilimsel araştırmalar için eşsiz bir test vakası olacak</h3><p>Apophis'in 2029'daki geçişi yalnızca asteroid bilimi açısından değil, aynı zamanda gezegen savunması ve uluslararası iş birliği bakımından da kritik bir öneme sahip. Uzmanlar, Apophis'in Dünya'ya çarpma ihtimalinin 2021'de yapılan radar gözlemleriyle tamamen ortadan kaldırıldığını belirtti. Ancak bu yakın karşılaşma, gezegen savunması alanında gerçek bir prova anlamı taşıyor. NASA, ESA ve diğer uluslararası ekipler, uyarı sistemlerinin, takip mekanizmalarının ve acil durum planlarının etkinliğini test edecek. Ayrıca, Apophis'in yüzeyinde meydana gelecek heyelanlar ve dönüş değişiklikleri, asteroidlerin iç yapısı ve evrimi hakkında yeni bilgiler sağlayacak. Uzmanlar, bu verilerin gelecekteki potansiyel tehlikeli cisimlere karşı alınacak önlemleri daha etkili hale getireceğini ifade ediyor.</p><h3>Bilim insanlarından Apophis için gözlem çağrısı: Tarihi fırsat kaçırılmasın</h3><p>Uzmanlar, Apophis'in 2029'daki yakın geçişinin bilim dünyası için bir dönüm noktası olacağını vurguluyor. ESA ve NASA, uzay araçlarının yanı sıra amatör ve profesyonel gökbilimcilerin de gözlemlerine büyük önem veriyor. Araştırmacılar, Apophis'in yüzeyinde ve yörüngesinde yaşanacak değişimlerin, asteroidlerin evrimi ve gezegen savunması konularında yeni kapılar açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, gözlem olanaklarına sahip tüm kurum ve kişilerin, 13 Nisan 2029'da Apophis'i yakından takip etmeleri çağrısında bulunuluyor. Bilim insanları, bu tarihi olayın hem kamuoyunun ilgisini artıracağını hem de gelecekteki olası tehditlere karşı hazırlık seviyesini yükselteceğini ifade ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Apophis'in Dünya'ya yakın geçişi, hem bilimsel araştırmalar hem de kamuoyu farkındalığı açısından büyük bir öneme sahip. Dünya'nın yerçekimi, Apophis'in fiziksel yapısını ve yörüngesini gözle görülür biçimde değiştirecek. Bu süreçte elde edilecek veriler, asteroid bilimi ve gezegen savunması için yeni bir dönemin kapılarını aralayacak. Uzmanlar, bu nadir karşılaşmanın, gelecekte benzer tehditlere karşı daha hazırlıklı olunmasını sağlayacağını belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/dunyanin-yercekimi-yenide-252_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-insanlari-beyin-devrelerini-duzenleyerek-hafizayi-kalici-kildi-272832</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları beyin devrelerini düzenleyerek hafızayı kalıcı kıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Temel Bilim Enstitüsü'nden (IBS) Dr. Sangkyu Lee liderliğindeki ekip, SynTrogo adlı yeni bir araçla farelerin hipokampusunda beyin devrelerini düzenledi ve hafızada kalıcılığın kapılarını araladı. Bu çalışma, sinapsların seçici olarak azaltılmasıyla hafızanın güçlenebileceğini ortaya koyarak, beyin araştırmalarında ezberleri bozdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları beyin devrelerini düzenleyerek hafızayı kalıcı kıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Temel Bilim Enstitüsü'nden (IBS) Dr. Sangkyu Lee'nin liderliğinde yürütülen son araştırma, farelerin hipokampusundaki beyin devrelerinin SynTrogo adlı yeni bir araç kullanılarak düzenlenmesiyle hafızada dikkate değer bir güçlenme sağlandığını gösterdi. Bilim insanları, belirli sinapsların seçici olarak azaltılmasıyla, hafıza oluşumunun ve kalıcılığının yalnızca bağlantı sayısına değil, bağlantıların kalitesine de bağlı olduğunu gözler önüne serdi. Araştırma, beyin devrelerinin fiziksel yapısının hassas bir şekilde değiştirilmesiyle, hem kısa hem de uzun vadeli hafızanın anlamlı biçimde güçlendirilebileceğini kanıtladı.</p><h3>Dr. Sangkyu Lee: 'SynTrogo ile beyin devreleri yeniden şekilleniyor'</h3><p>IBS'den Dr. Sangkyu Lee ve ekibi, fare hipokampusunda, yani hafızanın merkezi olarak bilinen bölgede, sinapsların seçici olarak azaltılmasının etkilerini incelemek için SynTrogo adlı yenilikçi bir araç geliştirdi. SynTrogo, belirli sinir liflerine basit bir 'etiket' yerleştirerek, yardımcı hücrelerin bu sinapsları tanımasını ve bağlantıların küçük parçalarını dikkatlice çıkarmasını sağladı. Üç haftalık bir süreç sonunda, hedeflenen bölgede uyarıcı sinapsların yaklaşık yüzde 27 oranında azaldığı, fakat hiçbir nöron ya da sinir lifi kaybı yaşanmadığı tespit edildi. Araştırmacılar, bu kontrollü azalma sayesinde kalan bağlantıların hem yapısal olarak büyüdüğünü hem de fonksiyonel olarak güçlendiğini belirledi. Elektriksel kayıtlar, arka planda daha az sinyal olmasına rağmen, aktif tepkilerin daha güçlü hale geldiğini gösterdi. SynTrogo, beyin devrelerinin hassas ve güvenli bir şekilde düzenlenmesini sağlayarak, sinaps sayısı ile hafıza arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmasına olanak sundu.</p><h3>Farelerde hipokampus düzenlemesi hafızada uzun süreli artış sağladı</h3><p>SynTrogo ile düzenlenen farelerin hipokampusunda yapılan testlerde, hafıza ölçümlerinde çarpıcı bir artış kaydedildi. Standart donakalma testlerinde, düzenlenmiş devrelere sahip fareler, hem kısa hem de uzun vadeli hafıza açısından kontrol grubuna göre belirgin avantaj gösterdi. Hafif eğitim uygulanan farelerde, öğrenmeden iki gün sonra başlayan hafıza avantajı 23 gün boyunca sürdü. Daha yoğun eğitim verilen gruplarda ise, SynTrogo ile düzenlenmiş farelerin hafıza puanları sabit kalırken, kontrol grubunda zamanla düşüş yaşandı. Bu sonuçlar, sinapsların seçici olarak azaltılmasıyla kalan bağlantıların güçlenerek, hafıza kapasitesinin hem nicelik hem de nitelik açısından arttığını ortaya koydu. Araştırma, beyin devrelerinde yapılan hassas düzenlemenin, öğrenme sırasında devrelerin hızla adapte olmasını ve hafızanın esnekliğini korumasını sağladığını gösterdi.</p><h3>SynTrogo ile beyin devrelerinde seçici sinaps kaybı yeni bir çığır açtı</h3><p>SynTrogo aracı, sinaptik budama adı verilen doğal süreçte olduğu gibi, zayıf bağlantıların seçici olarak ortadan kaldırılmasını mümkün kıldı. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme teknikleriyle, astrosit adı verilen yardımcı hücrelerin sinir liflerine sıkıca temas ederek, sinapsların küçük bölümlerini dikkatlice ayırdığı gözlemlendi. Bu süreçte, ana sinir lifleri zarar görmedi ve bağlantı noktalarındaki zarlar kalınlaşarak, sinyal iletiminin etkinliğini artırdı. Kalan bağlantıların hem gönderici hem de alıcı tarafında büyüme ve güçlenme tespit edildi. Elektriksel ve kimyasal sinyal iletimi açısından, daha az sayıda fakat daha güçlü sinapsların, devrelerin işlevselliğini ve hafıza kapasitesini artırdığı belirlendi. SynTrogo'nun sağladığı bu hedefe yönelik düzenleme, beyin devrelerinin mimarisinin hem incelenmesini hem de yeniden şekillendirilmesini mümkün kıldı.</p><h3>Hafıza güçlendirmede yeni dönem: SynTrogo'nun tıbbi potansiyeli ve sınırları</h3><p>Dr. Lee ve ekibinin çalışması, beyin devrelerinin mühendislik yoluyla doğrudan düzenlenebileceğini ilk kez gösterdi. SynTrogo'nun sunduğu bu yenilikçi yaklaşım, sinaps sayısındaki anormalliklerin otizm, şizofreni, Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda kritik rol oynadığını göz önüne alındığında, tıbbi araştırmalarda büyük umut vadediyor. Araştırmacılar, SynTrogo'nun hastalıklara özgü devrelerde sinaps sayılarını düzeltmenin, işlevsel iyileşme sağlayıp sağlamadığını test etmek için güçlü bir deneysel araç sunduğunu vurguladı. Ancak, insanlarda uygulanabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor; çünkü mevcut deneyler yalnızca farelerde ve gen aktarımıyla gerçekleştirildi. SynTrogo, şu an için fazla ya da az sinapsın etkili olduğu hastalıklarda deneme amaçlı kullanıma en uygun seçenek olarak öne çıkıyor. Araştırma, hafızanın yalnızca sinaps sayısına bağlı olmadığını, bağlantıların kalitesi ve devrelerin esnekliğiyle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu.</p><h3>Sonuç: SynTrogo beyin araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı</h3><p>Dr. Sangkyu Lee ve IBS ekibinin SynTrogo ile gerçekleştirdiği bu çığır açan çalışma, beyin devrelerinin seçici olarak düzenlenmesinin hafıza üzerinde kalıcı ve olumlu etkiler yarattığını net biçimde ortaya koydu. Sinapsların kontrollü biçimde azaltılması, kalan bağlantıların güçlenmesini sağlayarak, hafızanın hem kalitesini hem de süresini artırdı. Araştırma, beyin devrelerinin fiziksel olarak yeniden şekillendirilmesinin, gelecekte nörolojik hastalıkların tedavisinde ve hafıza güçlendirme stratejilerinde yeni ufuklar açabileceğini gösterdi. SynTrogo'nun sağladığı deneysel platform, sinaps sayısı ve bağlantı kalitesi arasındaki dengeyi anlamak için bilim dünyasına önemli bir araç kazandırdı. Bu gelişme, insan beyninin işleyişine dair temel sorulara ışık tutarken, tıbbi uygulamalar için de umut verici bir yol haritası sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/bilim-insanlari-beyin-dev-345_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sac-dokulmesine-cozum-bulundu-mu-yeni-sac-serumu-ne-kadar-etkili-272831</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saç dökülmesine çözüm bulundu mu? Yeni saç serumu ne kadar etkili?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Tayvan'ın başkenti Taipei'de yürütülen klinik araştırmada, bilim insanları bitki bazlı bir saç serumu ile sadece 56 günde saç kalınlığında yüzde 25 artış sağladı. Deneyde Centella asiatica içeren formülün, saç dökülmesine karşı umut vadettiği açıklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saç dökülmesine çözüm bulundu mu? Yeni saç serumu ne kadar etkili?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayvan'ın başkenti Taipei'de gerçekleştirilen klinik bir araştırmada, bilim insanları saç dökülmesine karşı geliştirdikleri bitkisel bir serumu test etti. Çalışmada, 60 yetişkin gönüllü sekiz hafta boyunca her gece saç derisine bir mililitre serum uyguladı. Bu sürecin sonunda, serumun saç kalınlığında yüzde 25 oranında artış sağladığı ve saç yoğunluğunu belirgin şekilde artırdığı tespit edildi. Araştırmanın liderliğini Dr. Tsong Min Chang üstlendi. Elde edilen sonuçlar, saç dökülmesiyle mücadelede bitkisel formüllerin etkili bir alternatif olabileceğini gösterdi.</p><h3>Dr. Tsong Min Chang: 'Bitkisel serum saç köklerinde hızlı etki gösterdi'</h3><p>Schweitzer Biotech Company adına çalışmaları yürüten Dr. Tsong Min Chang ve ekibi, yeni bitkisel saç serumu ile ilgili önemli bulgulara ulaştı. Deneye katılan gönüllüler, serumu sekiz hafta boyunca düzenli olarak kullandı ve elde edilen veriler, plasebo grubuna göre yüzde 25'lik bir saç kalınlığı artışını ortaya koydu. Dr. Chang, bu hızlı etkinin, mevcut saç dökülmesi tedavilerinin çoğunda görülmeyen bir sonuç olduğunu vurguladı. Araştırmacılar, özellikle Centella asiatica bitkisinden elde edilen ekstraselüler veziküllerin ve serumun içerdiği büyüme faktörlerinin saç köklerini aktif büyüme evresine daha kısa sürede soktuğunu belirtti. Ekip, bu bulgunun saç dökülmesi tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğini düşünüyor.</p><h3>Centella asiatica içeren formül saç döngüsünü hızlandırdı</h3><p>Klinik çalışmada kullanılan serumun formülü, kafein ve pantenol gibi bilinen bileşenlerin yanı sıra, Centella asiatica bitkisinden elde edilen ekstraselüler veziküller ve büyüme faktörlerini içeriyor. Bu unsurlar, saç foliküllerinin büyüme evresini destekleyerek saç tellerinin kalınlaşmasına ve dökülmenin azalmasına katkı sağladı. Araştırmada, serumun düzenli kullanımıyla birlikte saç yoğunluğunda ve kalınlığında kayda değer bir artış gözlendi. Bilim insanları, özellikle büyüme faktörü biyolojisinin saç döngüsündeki önemine dikkat çekerek, bu bileşenlerin sinerjik etkilerinin serumun başarısında belirleyici olduğunu açıkladı. Ayrıca, Centella asiatica'nın anti-inflamatuar etkilerinin saç derisi sağlığını desteklediği de ifade edildi.</p><h3>56 günde ölçülebilir sonuçlar elde edildi</h3><p>Deneyde yer alan 60 gönüllü, 18 ila 60 yaş aralığında seçildi ve rastgele beş gruba ayrıldı. Plasebo dahil farklı kombinasyonlar uygulanan gruplarda, saç yoğunluğu, kalınlığı, uzunluğu ve dökülme miktarı 14, 28, 42 ve 56. günlerde standart yöntemlerle ölçüldü. Tam kombinasyon içeren serumun kullanıldığı grupta, plaseboya göre en yüksek saç kalınlığı ve yoğunluğu artışı kaydedildi. Araştırma ekibi, elde edilen verilerin kısa sürede gözle görülür bir değişimi işaret ettiğini belirtti. Bu sonuçlar, mevcut saç dökülmesi tedavilerinin uzun süreli kullanım gerektirmesine karşın, yeni bitkisel serumun daha hızlı bir etki sunduğunu ortaya koydu. Ancak uzmanlar, serumun kalıcı etkileri ve uzun vadeli güvenliği için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğunu da vurguladı.</p><h3>Minoksidil ve finasterid ile kıyaslama gündemde</h3><p>Çalışma, bitkisel serumun saç dökülmesine karşı etkinliğini ortaya koyarken, mevcut tıbbi tedavilerle doğrudan bir karşılaştırma yapılmadı. Uzmanlar, minoksidil ve finasterid gibi kanıtlanmış tedavilerle karşılaştırmalı yeni denemelerin gerekliliğine dikkat çekti. Ayrıca, daha uzun süreli takip ve bağımsız araştırmaların, serumun gerçek etkinliği ve güvenliği hakkında daha net bilgiler sunacağı belirtildi. Bilim insanları, saç büyümesinin biyolojik olarak yavaş ilerlediğini, bu nedenle kısa süreli sonuçların yanıltıcı olabileceğini hatırlattı. Yine de, Centella asiatica içeren formülün kısa sürede kayda değer sonuçlar vermesi, saç dökülmesi tedavilerinde yeni bir umut olarak değerlendirildi.</p><h3>Serumun bileşenleri ve etkileri detaylandırıldı</h3><p>Yeni geliştirilen bitkisel saç serumu, içerdiği aktif bileşenlerle dikkat çekiyor. Kafein, saç derisinde mikro dolaşımı artırırken, pantenol saç telini besliyor. Centella asiatica'dan elde edilen ekstraselüler veziküller ise saç foliküllerinin çevresindeki dokuları destekliyor. Serumda ayrıca, fibroblast büyüme faktörü 7 ve insülin benzeri büyüme faktörü 1 gibi protein sinyalleri de bulunuyor. Bu büyüme faktörleri, saç köklerinin aktif büyüme dönemine geçişini hızlandırıyor. Araştırma ekibi, bu bileşenlerin birlikte kullanıldığında sinerjik bir etki yarattığını ve saç dökülmesiyle mücadelede yeni bir kapı araladığını belirtti.</p><h3>Gelecek araştırmalar için yol haritası çizildi</h3><p>Bilim insanları, elde edilen başarılı sonuçlara rağmen, daha büyük ölçekli ve uzun süreli klinik araştırmaların gerekliliğini vurguladı. Özellikle, minoksidil ve finasterid ile doğrudan karşılaştırmalı testlerin yapılması, serumun etkinliğini daha net ortaya koyacak. Ayrıca, serumun uzun vadeli güvenliği, olası yan etkileri ve farklı saç dökülmesi tipleri üzerindeki etkileri de ilerleyen süreçte detaylı olarak incelenecek. Araştırmacılar, üreticilerin serumun bileşenlerinde tutarlılığı sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Standartlaştırılmış içerik, tedavi sonuçlarının güvenilirliğini artıracak. Bilim dünyası, Centella asiatica içeren bu yeni formülün saç dökülmesi tedavisinde önemli bir alternatif oluşturabileceğini düşünüyor.</p><h3>Saç dökülmesi tedavisinde yeni bir umut ışığı</h3><p>Sonuç olarak, Taipei'de yürütülen bu klinik araştırma, bitki bazlı bir serumun kısa sürede saç dökülmesine karşı etkili olabileceğini gösterdi. Centella asiatica ve büyüme faktörlerinin sinerjik etkileri, saç kalınlığında ve yoğunluğunda dikkat çekici bir artış sağladı. Ancak uzmanlar, bu verilerin henüz ön aşamada olduğunu ve daha geniş kapsamlı çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Saç dökülmesiyle mücadele edenler için yeni bir seçenek sunan bu serum, bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Gelecek araştırmaların, bu bulguları daha da güçlendirmesi ve saç dökülmesi tedavisinde kalıcı çözümler sunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/sac-dokulmesine-cozum-bul-690_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/mercan-resiflerinde-kesfedilen-gizli-mikrobiyal-hazine-tip-dunyasini-heyecanlandirdi-272830</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mercan resiflerinde keşfedilen gizli mikrobiyal hazine tıp dünyasını heyecanlandırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pasifik'teki mercan resiflerinde araştırma yürüten Kaliforniya Üniversitesi, Santa Barbara'dan bilim insanları, daha önce bilinmeyen binlerce mikrop ve 16,3 milyon farklı gen keşfetti. Bu mikropların ürettiği yeni kimyasal bileşikler, tıp ve endüstriyel alanlarda devrim yaratabilecek potansiyele sahip.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mercan resiflerinde keşfedilen gizli mikrobiyal hazine tıp dünyasını heyecanlandırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pasifik Okyanusu'nda yapılan son araştırmalar, mercan resiflerinin içinde yaşayan ve bugüne dek varlığı bilinmeyen binlerce mikrobun varlığını ortaya çıkardı. Kaliforniya Üniversitesi, Santa Barbara'dan Rebecca Vega Thurber'in liderlik ettiği ekip, mercan örneklerinde bulunan mikropların her birinin, yeni ve potansiyel olarak değerli kimyasal bileşikler ürettiğini belirledi. Bilim insanları, bu keşfin mercan resiflerini yalnızca deniz yaşamı için değil, aynı zamanda tıp ve endüstri için de büyük bir hazine haline getirdiğini vurguladı. Ancak bu eşsiz ekosistemlerin hızla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu da hatırlatıldı.</p><h3>UCSB ekibinden 16,3 milyon yeni gen keşfi</h3><p>UCSB'den Rebecca Vega Thurber ve ekibi, Pasifik'teki çeşitli mercan resiflerinden topladıkları örnekleri detaylı şekilde analiz etti. Elde edilen bulgular, mercanların kendi dokuları içinde yoğun mikrobiyal topluluklara ev sahipliği yaptığını gösterdi. Bu mikroplar, çevredeki sularda rastgele bulunan canlılardan farklı olarak, doğrudan mercan yaşamına bağlı ve ev sahibiyle yakın ilişkili popülasyonlar oluşturdu. Araştırmacılar, bu topluluklardan elde edilen genetik materyalin neredeyse tamamının daha önce tanımlanmadığını belirtti. Ekip, toplamda 16,3 milyon farklı gen tespit etti ve bu genlerin yaklaşık yüzde 34'ü halen işlevi bilinmeyen, okyanus veritabanlarında daha önce hiç rastlanmamış biyokimyasal talimatlar içeriyor. Bilim insanları, bu genetik çeşitliliğin insanlık için büyük bir potansiyel barındırdığını vurguladı.</p><h3>Mercan resiflerinden tıp ve endüstri için kimyasal devrim</h3><p>Mercan resiflerinde keşfedilen mikropların ürettiği kimyasal bileşikler, yalnızca tıp alanında değil, endüstriyel uygulamalarda da çığır açabilecek özellikler taşıyor. Araştırmada, her koloni içinde besinlerin taşınmasına ve hastalıkların baskılanmasına yardımcı olan mikrobiyomların bulunduğu tespit edildi. Bu bakteriler, metabolizmaları sırasında çeşitli küçük moleküller üretiyor. Bazı bileşikler, mercanların kendini savunmasına katkı sağlarken, diğerleri insan sağlığı için umut vaat ediyor. Özellikle ateş mercanları gibi belirli türlerin, dokularında çok daha fazla mikroba ev sahipliği yaptığı ve bu nedenle alışılmadık yeni kimyasallar için önemli bir araştırma hedefi olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, bu mikropların ürettiği moleküllerin çamaşır deterjanlarından protein mühendisliğine, beton katkı maddelerinden ilaçlara kadar pek çok alanda kullanılabileceğini belirtti. Thurber, "İlaçlar veya endüstriyel amaçlar için kullanılabilirler" diyerek, mercan resiflerinin endüstriyel potansiyeline dikkat çekti.</p><h3>Ateş mercanları ve Acidobacteriota: Kimyasal süper üreticiler öne çıkıyor</h3><p>Test edilen canlılar arasında özellikle ateş mercanları, dokularında taşıdıkları yüksek mikrobiyal çeşitlilikle öne çıktı. Mikroskop görüntüleri, mercan hücrelerinin dışında çok sayıda bakteri boyutunda hücre bulunduğunu gösterdi. Araştırmada, mercanlarla ilişkili genlerin yüzde 57'sinin ateş mercanlarından elde edildiği açıklandı. Bu oran, taşlı ve yumuşak mercanların toplamından daha fazla. Ayrıca Acidobacteriota adlı bakteri dalında bulunan ve yeni keşfedilen soylar, en az 15 farklı molekül üreten gen kümelerine sahip. Bilim insanları, bu grupların süper üretici olarak tanımlanabileceğini ve potansiyel yeni ilaçların temelini oluşturabileceğini belirtti. Thurber, "Bulduğumuz şeylerin yüzde 90'ı daha önce hiç görülmemişti" ifadesini kullanarak, keşfin büyüklüğüne dikkat çekti.</p><h3>Mercan resiflerinin yok oluşu milyarlarca geni tehdit ediyor</h3><p>Mercan resiflerinin sahip olduğu mikrobiyal çeşitlilik ve genetik potansiyel, küresel iklim değişikliği, okyanus sıcaklıklarının artışı ve tekrar eden beyazlaşma olayları nedeniyle büyük tehdit altında. 1950'lerden bu yana dünya genelinde canlı mercan örtüsünün yarıdan fazlası kayboldu. Beyazlaşma, mercanları hayati mikrobiyal ortaklarından mahrum bırakıyor ve bu da henüz keşfedilmemiş binlerce genin ve kimyasal bileşiğin kaybına yol açıyor. Thurber, "Mercan resifleri şu anda gerçekten kötü durumda" diyerek, resiflerin yok olması halinde milyarlarca gen, yeni enzim ve mikrobiyal türün de insanlık tarafından hiç tanınmadan kaybolabileceği uyarısında bulundu. Bilim insanları, yalnızca üç mercan grubunu incelediklerini ve mevcut araştırmanın ortaya çıkardığından çok daha fazla molekülün resiflerde gizli olabileceğini belirtti.</p><h3>Yeni enzimler ve moleküller: Tıpta çığır açacak potansiyel</h3><p>Araştırmada, mercan mikroplarının alışılmış enerji tüketen yollar yerine farklı kimyasal mekanizmalarla yeni enzimler ve bileşikler ürettiği tespit edildi. Özellikle tiazol adı verilen ve birçok ilaçta bulunan kükürt içeren bir halkanın, geleneksel yöntemlerin dışında bir enzimle oluşturulduğu belirlendi. Bu yeni sistem tarafından üretilen bir molekülün, insanlarda iltihapla ilişkili bir enzim aktivitesini çok düşük konsantrasyonlarda yaklaşık yarı yarıya azalttığı gözlendi. Ancak bilim insanları, bu tür laboratuvar bulgularının yalnızca bir başlangıç noktası olduğunu ve faydalı moleküllerin ilaç haline gelmeden önce uzun bir geliştirme sürecinden geçmesi gerektiğini hatırlattı.</p><h3>Mercan resiflerinin korunması için acil çağrı</h3><p>Mercan resiflerinde keşfedilen mikropların ve genetik çeşitliliğin, tıp ve endüstri için taşıdığı potansiyel, bu ekosistemlerin korunmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bilim insanları, resiflerin yok olması halinde henüz incelenmemiş genlerin, yeni enzimlerin ve mikrobiyal türlerin de sonsuza dek kaybolacağı uyarısında bulundu. Araştırmacılar, mercan resiflerinin yalnızca deniz canlıları için değil, insanlık için de paha biçilmez bir kaynak olduğunun altını çizdi. Resiflerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması, gelecekteki tıbbi ve endüstriyel gelişmeler için hayati önem taşıyor. Bilim dünyası, mercan resiflerinin hızla azalan varlığını korumak için uluslararası iş birliğinin ve acil önlemlerin gerekliliğini vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, mercan resiflerinde keşfedilen mikroplar ve sahip oldukları genetik çeşitlilik, insanlık için yeni ilaçların ve endüstriyel ürünlerin kapısını aralıyor. Ancak bu potansiyelin kaybolmaması için, mercan resiflerinin korunması ve sürdürülebilirliği konusunda acil adımlar atılması gerekiyor. Bilim insanları, resiflerin yalnızca denizlerin değil, tüm insanlığın ortak hazinesi olduğunu bir kez daha hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/mercan-resiflerinde-kesfe-684_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bellek-arastirmalarinda-carpici-sonuc-bu-5-adim-hafiza-gucunuz-artiyor-272829</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bellek araştırmalarında çarpıcı sonuç! Bu 5 adım hafıza gücünüz artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, bellek gelişimi için uygulanabilir ve bilimsel temelli 5 etkili yöntemi açıkladı. Araştırmalara göre, hem çalışan hem de uzun süreli hafıza üzerinde büyük fark yaratan bu öneriler, unutkanlık sorunu yaşayanlar için umut vadediyor. Özellikle akıllı telefonların etkisi ve doğru çalışma teknikleriyle ilgili uyarılar dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bellek araştırmalarında çarpıcı sonuç! Bu 5 adım hafıza gücünüz artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, bellek gelişimi konusunda önemli bulgulara imza attı. Son araştırmalar, insanların hafıza kapasitesini artırmak için uygulayabileceği beş temel yöntemi ortaya koydu. Özellikle çalışan bellek ve uzun süreli hafıza üzerinde etkili olan bu öneriler, unutkanlıkla mücadele eden bireyler için yol gösterici nitelik taşıyor. Uzmanlar, bellek gelişimi için akıllı telefon kullanımından doğru nefes tekniklerine, gruplama yöntemlerinden tekrarın gücüne kadar birçok detayı vurguladı. Bellek, üç ana aşamada çalışıyor ve her aşamada farklı beyin bölgeleri görev alıyor. Duyusal bellek, çalışan bellek ve uzun süreli bellek süreçlerinin tamamında, doğru stratejilerle önemli gelişmeler sağlanabiliyor.</p><h3>Bilim insanlarından telefon uyarısı: Bellek gelişimi için uzak durun</h3><p>Bellek gelişimi konusunda yapılan araştırmalar, akıllı telefonların çalışan bellek kapasitesini olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Uzmanlar, telefonun sessizde ya da ekrana bakılmadan bile yakınınızda bulunmasının, beynin bir bölümünü sürekli meşgul ettiğini ve bu nedenle bellek performansını düşürdüğünü belirtti. Araştırmacılar, telefonun başka bir odaya bırakılmasının zihinsel kapasiteyi artırdığını vurguladı. Özellikle odaklanılması gereken anlarda, telefonun görünürden uzak tutulması, bellek gelişimi açısından kritik öneme sahip. Bu öneri, hafıza üzerinde doğrudan ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. Bellek gelişimi için teknolojik cihazların bilinçli kullanımı, uzmanlar tarafından sıkça öneriliyor.</p><h3>Stres ve kaygı hafızayı zayıflatıyor: Bellek gelişimi için nefes teknikleri öne çıkıyor</h3><p>Stres ve kaygı düzeyinin yüksek olması, bellek gelişimi üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar, endişe ve hızlı düşüncelerin, çalışan belleğin önemli bir kısmını gereksiz yere meşgul ettiğini belirtiyor. Bu nedenle, rahatlama egzersizleri ve mindfulness uygulamaları, hem akademik başarının hem de genel hafıza kapasitesinin artmasına katkı sağlıyor. Meditasyon yapmak zor geliyorsa, 'döngüsel iç çekme' gibi basit nefes teknikleriyle de sinir sistemi rahatlatılabiliyor. Burnunuzdan derin bir nefes alıp kısa bir nefes daha çekmek, ardından yavaşça ağızdan vermek, birkaç dakika tekrarlandığında öğrenme için uygun bir ortam oluşturuyor. Bellek gelişimi için stres yönetimi ve doğru nefes alışkanlıkları, bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemler arasında yer alıyor.</p><h3>Gruplama yöntemiyle bellek gelişimi: Bilgiyi parçalara ayırmak etkili</h3><p>Bellek gelişimi için önerilen bir diğer yöntem ise gruplama tekniği. Bilgiyi anlamlı birimlere ayırmak, çalışan belleğin kapasitesini artırıyor. Telefon numaralarını veya kelime listelerini daha kolay hatırlamak için kullanılan bu yöntem, sunumlarda ve öğrenme süreçlerinde de oldukça etkili. Uzmanlar, bilgileri üç ya da dört tema altında toplamayı, her birini kısa başlık ve ana çıkarımla desteklemeyi tavsiye ediyor. Bu yapı, bilişsel yükü azaltıyor ve bilgilerin akılda kalıcılığını artırıyor. Bellek gelişimi için gruplama, hem bireysel öğrenmede hem de toplu eğitimlerde sıkça öneriliyor. Bilgiyi düzenli ve anlamlı kalıplara bölmek, unutkanlıkla mücadelede önemli bir avantaj sağlıyor.</p><h3>Unutma eğrisine karşı tekrar: Bellek gelişimi için geri çağırma pratiği şart</h3><p>Alman psikolog Hermann Ebbinghaus'un unutma eğrisi teorisi, öğrendikten sonra bilgilerin hızla kaybolduğunu gösteriyor. Yaklaşık 30 dakika içinde bilginin yarısı unutulabiliyor. Ancak uzmanlar, bu kaybı önlemek için geri çağırma pratiğinin şart olduğunu ifade ediyor. Notları tekrar tekrar okumak yerine, bilgiyi kendi kendine test etmek, flash kartlar kullanmak ve konuyu yüksek sesle anlatmak, bellek gelişimi üzerinde güçlü bir etki yaratıyor. Her başarılı geri çağırma, yeni ipuçları ve bağlamlar oluşturarak bilginin kalıcılığını artırıyor. Bellek gelişimi için düzenli tekrar ve farklı çağrışımlar oluşturmak, unutkanlığın önüne geçiyor.</p><h3>Bellek gelişimi için molanın önemi: Çalışma aralarını planlayın</h3><p>Çalışma ve pratik seanslarının arka arkaya yapılması yerine, aralara dinlenme molaları eklemek, bellek gelişimi açısından büyük avantaj sağlıyor. Araştırmalara göre, sınav veya sunum hazırlıklarında, her çalışma seansı arasında belirli aralıklar bırakmak, unutma eğrisini kırıyor ve bilgilerin uzun vadede akılda kalmasını sağlıyor. Uzmanlar, örneğin beş gün sonra bir sınav varsa, çalışma seansları arasında yarım gün ila bir gün arasında mola verilmesini öneriyor. Bu yöntem, aşırı çalışmanın verimsizliğini önleyerek, bellek gelişimi için daha etkili sonuçlar sunuyor. Dinlenme bloklarının planlı şekilde uygulanması, öğrenilen bilgilerin daha kalıcı olmasına katkı sağlıyor.</p><p>Bellek gelişimi konusunda yapılan bu bilimsel öneriler, yalnızca zeka düzeyinden ziyade stratejik yaklaşımların önemine dikkat çekiyor. Çalışma alışkanlıklarında yapılacak küçük değişiklikler, kritik bilgilerin daha uzun süre ve daha etkili biçimde hatırlanmasını mümkün kılıyor. Uzmanlar, bu beş temel yöntemi uygulayanların, bellek gelişimi açısından belirgin bir ilerleme kaydedeceğini vurguluyor. Unutkanlıkla mücadele edenler için, bilimsel temelli bu öneriler, günlük yaşamda kolayca uygulanabilecek pratik adımlar sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/bellek-arastirmalarinda-c-845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzaydan-korkutan-ses-gunes-patlamasi-boyle-duyuldu-272828</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzaydan korkutan ses! Güneş patlaması böyle duyuldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mart 2026'da, arka bahçe astronomu DudeLovesSpace, AR4392 güneş lekesi üzerinde gerçekleşen M2.7 şiddetindeki güneş patlamasının radyo dalgalarını kaydederek benzersiz bir işitsel deneyim sundu. Güneş'in bu nadir sesi, bilim insanlarını ve uzay meraklılarını şaşkına çevirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzaydan korkutan ses! Güneş patlaması böyle duyuldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mart 2026'da, amatör astronom DudeLovesSpace, Güneş'te AR4392 olarak adlandırılan aktif bir güneş lekesi bölgesi üzerinde meydana gelen güçlü bir patlamanın hem görüntüsünü hem de sesini kaydetti. Olay, Güneş'in 11 yıllık döngüsünde maksimum aktiviteye yaklaşırken yaşandı ve bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Kaydedilen radyo dalgaları, veri seslendirme tekniğiyle sese dönüştürüldü ve Güneş'in patlamasının ürkütücü sesi ilk kez bu kadar net şekilde duyuldu.</p><h3>DudeLovesSpace: 'Patlamanın sesi izlemek kadar ürkütücü'</h3><p>Gözlemci DudeLovesSpace, AR4392 bölgesinde yaşanan bu olağanüstü patlamayı kayda alırken, güneş lekesinden fışkıran radyasyonun radyo dalgalarına yansımasını da tespit etti. Patlamanın sesi, izleyenler üzerinde derin bir etki bıraktı. Astronom, "Güzel bir gözlem günü bir anda unutulmaz bir ana dönüştü" diyerek yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi. AR4392'nin bu patlaması, 18 Mart'ta gerçekleşen ve yaklaşık 16 dakika süren M2.7 sınıfında bir güneş patlaması olarak kayıtlara geçti. Olay sırasında kaydedilen radyo dalgaları, uzayın sessizliğinde yankılanan korkutucu bir ses olarak bilim insanlarının dikkatini çekti.</p><h3>AR4392 güneş lekesi: Aktivite zirvesinde korkutucu patlama</h3><p>AR4392 güneş lekesi, 12 Mart 2026'da ilk kez gözlemlendi ve iki hafta boyunca astronomlar tarafından yakından takip edildi. Güneş döngüsünün maksimum seviyesine yaklaşılan bu dönemde, güneş lekelerinin sayısı ve aktivitesi artış gösterdi. AR4392, özellikle disk geçişi sırasında oldukça hareketliydi ve 16 ile 18 Mart'ta iki orta büyüklükte M sınıfı patlama ile bazı daha zayıf C sınıfı patlamalara sahne oldu. Bunlar arasında en dikkat çekici olanı, DudeLovesSpace tarafından kaydedilen ve 18 Mart'ta yaşanan M2.7 patlamasıydı. Bu patlama, güneşin manyetik alanındaki karmaşanın ve enerji birikiminin etkileyici bir sonucu olarak uzaya yayıldı. Uzmanlar, bu tür patlamaların Dünya üzerindeki iletişim sistemlerini de tehdit edebileceğini vurguladı.</p><h3>Güneş patlaması sesi: Bilim insanlarından yeni analizler</h3><p>Kaydedilen radyo dalgaları, veri seslendirme yöntemiyle sese dönüştürüldü ve Güneş patlamasının sesi ilk kez bu kadar net biçimde duyuldu. Bilim insanları, uzayda sesin doğrudan yayılmadığını, ancak radyo dalgalarının işlenmesiyle bu tür işitsel deneyimlerin mümkün hale geldiğini belirtti. Güneş'in yüzeyinde oluşan patlamaların, Dünya'daki iletişim ağlarını ve teknolojik sistemleri etkileyebileceği uyarısı yinelendi. Ayrıca, bu tür kayıtların, Güneş'in manyetik yapısı ve patlama mekanizmalarını anlamada yeni bir pencere açtığı ifade edildi. DudeLovesSpace'in kaydı, hem amatör astronomlar hem de profesyonel araştırmacılar için önemli bir veri kaynağı oldu. Güneş patlaması olayının sesi, uzay meraklıları arasında büyük yankı uyandırırken, bilim insanları da bu tür çalışmaların devam etmesi gerektiğini söyledi.</p><h3>Güneş döngüsü ve patlamaların önemi artıyor</h3><p>Güneş, 11 yıllık aktivite döngüsünde maksimuma yaklaştıkça, güneş lekesi ve patlama olayları daha sık yaşanıyor. Güneş patlaması, özellikle manyetik alanların karmaşıklaşmasıyla ortaya çıkan devasa enerji boşalımı anlamına geliyor. AR4392 gibi aktif bölgelerde görülen bu tür patlamalar, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bilim insanlarına Güneş'in dinamiklerini daha iyi anlama fırsatı veriyor. Uzmanlar, bu tür olayların hem bilimsel araştırmalar hem de Dünya üzerindeki teknolojik altyapı açısından yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Güneş patlaması sesinin kaydedilmesi, uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını araladı.</p><p>Sonuç olarak, Mart 2026'da AR4392 güneş lekesi üzerinde yaşanan ve DudeLovesSpace tarafından kaydedilen güneş patlaması, hem görsel hem de işitsel açıdan bilim dünyasında büyük ilgi gördü. Güneş patlaması olayının sesi, uzayın derinliklerinden gelen bir uyarı niteliği taşıyor ve Güneş'in dinamik yapısının anlaşılmasında önemli bir rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/uzaydan-korkutan-ses-gune-954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sinestezi-vakalari-dunyada-artiyor-renkleri-duyan-ve-kelimeleri-tadanlar-bilim-dunyasini-sasirtiyor-272827</link>
      <pubDate>2026-04-20T16:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sinestezi vakaları dünyada artıyor! Renkleri duyan ve kelimeleri tadanlar bilim dünyasını şaşırtıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sinestezi, bazı insanların renkleri duyabildiği veya kelimeleri tadabildiği nadir bir nörolojik olgu olarak dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar, bu fenomenin dünya genelinde nüfusun yüzde 1 ila 4'ünü etkilediğini gösteriyor. Sinestezi, algı dünyamıza dair ezberleri bozuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sinestezi vakaları dünyada artıyor! Renkleri duyan ve kelimeleri tadanlar bilim dünyasını şaşırtıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanında, bazı insanlar renkleri duyabiliyor, kelimeleri ise adeta tadabiliyor. Bilim insanları, sinestezi adı verilen bu nadir nörolojik fenomenin, toplumun yüzde 1 ila 4'lük bir kısmını etkilediğini belirtiyor. Sinestezi, bir duyu organından gelen uyarının, beklenmedik şekilde başka bir duyu organında da algılanmasına yol açıyor. Örneğin, bazı bireyler bir harfi gördüklerinde onunla birlikte belirli bir rengi de görebiliyor ya da bir müzik parçası dinlerken canlı renkler algılayabiliyor. Bu durum, sinesteziye sahip olanların dünyayı diğer insanlardan çok daha farklı bir biçimde deneyimlediğini ortaya koyuyor. Araştırmalar, sinestezinin genellikle çocukluktan itibaren başladığını ve ömür boyu devam ettiğini gösteriyor. Sinestezi, kişilerin algı dünyasında kalıcı ve canlı izler bırakıyor.</p><h3>Sinestezi türleri ve beyin bağlantıları bilim insanlarını şaşırtıyor</h3><p>Sinestezi, yalnızca bir türle sınırlı kalmıyor. Bilimsel literatürde birçok farklı sinestezi türü tanımlanıyor. En yaygın türlerden biri, sesleri duyarken renk görmek olarak bilinen işitsel-görsel sinestezi. Bunun yanı sıra, harfleri veya sayıları okurken belirli renklerle ilişkilendiren grafik-renk sinestezisi de sıkça karşılaşılan bir başka örnek. Daha nadir olarak ise, ayna-dokunma sinestezisiyle karşılaşılıyor; bu türde bir kişi, başka birinin dokunulduğunu gördüğünde kendi bedeninde de aynı hissi yaşayabiliyor. Sinestezinin ortaya çıkış nedeni konusunda bilim dünyasında iki ana teori öne çıkıyor. Birinci teori, sinestezistlerin beyinlerinde farklı bölgeler arasında olağanüstü bağlantılar olduğunu savunuyor. Bu bağlantıların, normalde çocukluk döneminde ortadan kaldırılması gereken sinaptik yolların korunmasından kaynaklandığı düşünülüyor. İkinci teori ise, sinestezistlerin beyinlerinde belirli sinir yollarının diğer insanlara göre daha aktif veya güçlü çalıştığını öne sürüyor. Her iki teori de sinestezi olgusunun, beynin duyular arası bilgiyi işleme biçiminde temel bir farklılık olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, bu olağanüstü beyin bağlantılarının, sinestezinin yarattığı sıra dışı algı deneyimlerinin temelini oluşturduğunu vurguluyor.</p><h3>Sinestezi ve yaratıcılık: Sanatçılar ile bilim insanları arasındaki bağlantı</h3><p>Sinestezi yalnızca bireysel bir nörolojik deneyim olmanın ötesinde, yaratıcılıkla da doğrudan ilişkili olabiliyor. Tarihte ünlü ressam Kandinsky ve müzisyen Lorde gibi sanatçılar, sinesteziye sahip olduklarını açıklamış ve bu özelliğin sanat üretimlerine önemli katkı sunduğunu belirtmişti. Avustralya'da yapılan kapsamlı bir araştırmada, sinestezistlerin yaklaşık yüzde 24'ünün sanat, müzik, mimarlık ya da grafik tasarım gibi yaratıcı mesleklerde çalıştığı ortaya çıktı. Bu oran, genel nüfusta bu tür mesleklerde bulunanların oranına göre oldukça yüksek. Bilim insanları, sinestezistlerin alışılmışın dışında duyusal bağlantılar kurabilmesinin, onların yaratıcılık düzeyini artırabileceğini düşünüyor. Ayrıca, sinesteziye sahip bireylerin daha güçlü anılar oluşturabildiği ve daha canlı bir hayal gücüne sahip olduğu da bazı araştırmalarla destekleniyor. Ancak bu ilişkinin tam olarak nasıl işlediği ve sinestezinin yaratıcılığa etkisinin sınırları, hâlâ araştırılıyor. Yine de, sinestezi olgusu, beynin duyuları nasıl birleştirdiğine ve algının ne kadar esnek olabileceğine dair önemli ipuçları sunuyor.</p><h3>Sinestezi bir hastalık değil, farklı bir algı biçimi</h3><p>Sinestezi, tıbbi olarak bir hastalık ya da bozukluk olarak kabul edilmiyor. Sinestezistlerin büyük çoğunluğu, bu özelliğin günlük yaşamlarını olumsuz etkilemediğini ifade ediyor. Hatta birçok kişi, sinestezinin kendileri için doğal bir algı biçimi olduğunu ve bunun farkına bile varmadıklarını belirtiyor. Ancak bazı durumlarda, örneğin ayna-dokunma sinestezisine sahip olanların başkalarının acısını hissetmesi, gündelik hayatı zorlaştırabiliyor. Buna rağmen, sinestezi genellikle zararsız ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemeyen bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, sinestezinin beynimizin dünyayı algılayış biçimine dair çarpıcı bir pencere açtığını ve her bireyin çevresini farklı şekillerde deneyimleyebileceğini vurguluyor. Sinestezi, algının sabit ve tek tip bir süreç olmadığını, beynin aktif bir biçimde dünyayı anlamlandırdığını gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, sinestezi fenomeni, insan beyninin duyular arası bağlantılar kurabilme kapasitesini ve algının ne kadar çeşitli olabileceğini gözler önüne seriyor. Sinesteziye sahip olanlar, renkleri duyabilir, kelimeleri tadabilir ya da başkalarının hislerini kendi bedenlerinde hissedebilir. Bilim dünyası, bu olağanüstü nörolojik özelliğin sırlarını çözmek için araştırmalarını sürdürüyor. Sinestezi, insan algısının sınırlarını genişletmeye devam ediyor ve gelecekte yeni bulgularla daha fazla ilgi çekmeye aday görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/sinestezi-vakalari-dunyad-984_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/bu-basariyi-yakalamak-zor-iste-final-bolumuyle-reyting-rekoru-kiran-5-dizi-272826</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu başarıyı yakalamak zor: İşte final bölümüyle reyting rekoru kıran 5 dizi!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Televizyon izleme alışkanlıkları değişse de bazı rekorlar asla eskimiyor. Güncel dizilerin 9-10 reytingi 'başarı' saydığı günümüzde bir zamanlar, tek bir bölümüyle %28 reyting barajını aşan diziler vardı. Türk dizi tarihinin final bölümleriyle en çok izlenen 5 dizisini ve aldıkları reyting sonuçlarını haberimizde listeledik.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu başarıyı yakalamak zor: İşte final bölümüyle reyting rekoru kıran 5 dizi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Televizyon dizileri günümüzde, sadece 10 yıl önce alınan reytinglerin yakınından dahi geçemiyor. Çift hanede 10 reytingi görebilen diziler, reyting rekoru kırmış kabul edilebiliyor ancak eski projeler, 6-7 reyting alsalar dahi bunu başarısız kabul edebiliyordu.</p><p>Hele bazı diziler var ki; sadece final bölümlerinde elde ettikleri reytingle, Türk televizyon tarihine adlarını altın harflerle yazdırdılar. Peki o diziler, hangileri?</p><h2>5. Kurtlar Vadisi (97. Bölüm - Birinci Seri Finali)</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/08/kurtlar-0804202602043e96.jpg"/><p>Kurtlar Vadisi'nin ilk sezon ilk 97 bölümünün finali, oldukça yüksek bir reyting sonucuna ulaşmıştı. 29 Aralık 2005'te yayınlanan final bölümü, reklam gelirleri açısından da tarihin en yüksek rakamına ulaşıp izlenme olarak, 23.60 reyting sonucuna ulaşmıştı.</p><h2>4. Yaprak Dökümü (174. Bölüm - Final)</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/01/yaprak-010420267f9e7187.jpg"/><p>Reşat Nuri Güntekin'in aynı adlı romanından uyarlanan ancak, romanın temelinden çıkıp tam beş sezon sürerek bambaşka bir hikayeye dönüşen dizi; 29 Aralık 2010 tarihinde yayınlanan finaliyle, 23.62 reyting sonucuna ulaşmıştı.</p><h2>3. İkinci Bahar (37. Bölüm - Final)</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/ikinci-130420260863b0b5.jpg"/><p>Şener Şen ile Türkan Şoray'ı başrolde buluşturan, Özkan Uğur ve daha pek çok tanınmış isme de kadrosunda yer dizi, Ocak 2001'de yayınlanan final bölümü olan 37. bölümüyle 24.90 reyting almıştı.</p><h2>2. Aşk-ı Memnu (79. Bölüm - Final)</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/akmemnu-16042026dc219d51.jpg"/><p>Halid  Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı romanından uyarlanan ve iki sezon süren dizi, 24 Haziran 2010 tarihinde final bölümüyle ekrana geldi. Proje, ekrana 27.09 reyting alarak veda etmişti.</p><h2>1. Asmalı Konak (54. Bölüm - Final)</h2><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/13/asmali-13042026f18f709d.jpg"/><p>Türk dizi tarihinin bu zamana kadar ölçülmüş en yüksek reyting ölçüsünü alan dizi; 16 Haziran 2003'te yayınlanan final bölümüyle 28.50 reytinge ulaşmıştı. Bu; neredeyse her 10 televizyondan 8'inde, Asmalı Konak'ın açık olduğunu gösteriyordu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/bu-basariyi-yakalamak-zor-362_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/goz-kapatma-ve-isitme-yetenegi-arastirmasinda-sasirtici-sonuc-272825</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Göz kapatma ve işitme yeteneği araştırmasında şaşırtıcı sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırmada, gözlerin kapatılmasının işitme yeteneğini geliştirmediği, aksine azaltabileceği ortaya kondu. Araştırmacılar, katılımcıların gürültülü ortamlarda gözleri açıkken hedef sesleri daha iyi ayırt ettiğini belirledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Göz kapatma ve işitme yeteneği araştırmasında şaşırtıcı sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in önde gelen eğitim kurumlarından Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, gözlerin kapatılmasının işitme yeteneğini artırdığına dair yaygın inancı sarsan bulgular ortaya koydu. Araştırmacılar, farklı görsel koşullarda katılımcıların işitsel becerilerini test ederek, gözlerin kapalı olmasının hedef sesleri ayırt etmede beklenenin aksine olumsuz bir etki yarattığını tespit etti. Deneyler, yoğun arka plan gürültüsü eşliğinde yürütülürken, katılımcıların gözleri açık olduğunda hedef sesleri daha iyi ayırt ettiği ve özellikle sesle ilgili görsel materyaller izlediklerinde işitme hassasiyetlerinin anlamlı biçimde yükseldiği gözlemlendi.</p><h3>Şanghay Jiao Tong Üniversitesi: Göz kapatma işitme hassasiyetini düşürüyor</h3><p>Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nden mühendis Yu Huang liderliğinde yürütülen deneylerde, 25 gönüllü katılımcıdan arka planda 70 desibel gürültü varken beş farklı hedef sesi ayırt etmeleri istendi. Bu sesler arasında bir kano küreğinin suya çarpması, bir davulun ritmi, bir sığırcığın cıvıltısı, bir trenin sesi ve bir klavyenin tıklaması yer aldı. Katılımcılar, gözleri kapalı olduğunda hedef sesi algılayabilmek için ortalama 1.32 desibel daha yüksek bir ses seviyesine ihtiyaç duydu. Buna karşılık, sesle ilgili sabit bir görüntüye bakarken bu gereksinim 1.6 desibel düşerken, sesle ilgili bir video izlediklerinde ise hedef sesi temel koşullardan 2.98 desibel daha düşük bir seviyede algılayabildiler. Araştırmacılar, bu sonuçların gözlerin kapatılmasının işitme yeteneğini geliştirdiği yönündeki popüler inanışla çeliştiğini vurguladı. Yu Huang, "Gözlerin kapatılması, sesleri algılama yeteneğini azaltıyor" açıklamasında bulundu.</p><h3>Beyin aktivitesi ölçüldü: Görsel katılım işitsel sistemi güçlendiriyor</h3><p>Araştırma ekibi, deneyler sırasında katılımcıların beyin aktivitelerini elektroensefalografi (EEG) başlıkları ile izledi. Elde edilen veriler, gözlerin kapalı olmasının beynin sesleri daha agresif bir biçimde filtrelemesine yol açtığını gösterdi. Bu durum, hem arka plan gürültüsünün hem de hedef seslerin algılanmasında genel bir azalmaya neden oldu. Yu Huang, "Gürültülü bir ortamda, beyin sinyali arka plandan ayırmak için aktif olarak çalışıyor. Ancak gözlerin kapatılmasıyla oluşan içsel odaklanma, aşırı filtrelemeye ve işitsel hassasiyetin düşmesine yol açıyor," ifadelerini kullandı. Buna karşılık, sesle ilişkili bir video izlemek gibi görsel katılımın, beynin işitsel sistemi dış dünyaya daha iyi bağladığı ve hedef seslerin daha kolay ayırt edilmesini sağladığı belirlendi. Araştırmacılar, görsel ve işitsel bilgilerin bir arada kullanılmasının işitme performansını artırdığını kaydetti.</p><h3>Göz kapatma alışkanlığına bilimsel bakış: Yeni araştırma eski inançları sorguluyor</h3><p>Geçmişte, gözleri kapatmanın sessiz ortamlarda işitme performansını artırabileceğine dair bazı araştırmalar bulunsa da, Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nin bu son çalışması, özellikle gürültülü ve karmaşık ortamlarda bu yöntemin işe yaramadığını ortaya çıkardı. Modern şehir yaşamında arka plan gürültüsünün yaygınlığı göz önüne alındığında, çoğu insanın gözlerini kapatarak işitme yeteneğini geliştirmesinin mümkün olmadığı anlaşıldı. Araştırmacılar, ilerleyen dönemde görsel ve işitsel uyumsuzlukların işitme hassasiyetine etkisini de incelemeyi planladıklarını açıkladı. Özellikle, bir davul sesi duyarken bir kuş görüntüsü izlemek gibi, eşleşmeyen görsel ve işitsel uyaranların beyin üzerindeki etkileri mercek altına alınacak. Ayrıca, uzun süreli görme kaybı yaşayan kişilerin diğer duyularının hassasiyet kazanmasına ilişkin bulgular da bilim dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Ancak, araştırma ekibi, çoğu insanın gözlerini kapatarak işitme performansında anlamlı bir artış elde edemeyeceğini belirtti.</p><p>Sonuç olarak, Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nin göz kapatma ve işitme yeteneği araştırması, gözlerin açık tutulmasının ve görsel uyaranların işitme performansını artırdığını gösterdi. Bu bulgular, işitme alışkanlıklarını gözden geçirmek isteyenler için önemli bir rehber niteliği taşıyor. Araştırmacılar, çoklu duyusal entegrasyonun işitme üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/goz-kapatma-ve-isitme-yet-597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/rusya-disisleri-bakani-lavrov-filistin-devletinin-kurulmasi-sansi-giderek-azaliyor-272824</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: Filistin devletinin kurulması şansı giderek azalıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Filistin meselesinin çözüm sürecinde durgunluk olduğunu belirterek, "Bu, Filistin halkının Gazze ve Batı Şeria'daki durumunu ağırlaştırıyor. Filistin devletinin kurulması şansı giderek azalıyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: Filistin devletinin kurulması şansı giderek azalıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) Parlamenterler Meclisi Konseyi toplantısında konuştu.</p><p>Batılı ülkelerin eylemlerini eleştiren Lavrov, "Batı, gücün gayrimeşru kullanımına, sömürgeci yöntemlerine ve soygunlara başvuruyor." ifadesini kullandı.</p><p>Lavrov, Batı'nın yeni ordular kurma yönünde siyaset izlediğini ve bunu Rusya'yı stratejik yenilgiye uğratmak için yaptığını söyledi.</p><p>Avrupa Birliği (AB), İngiltere, Norveç ve Ukrayna'yı dahil edecek yeni bir askeri ittifakın kurulmasına yönelik girişimlerde bulunulduğunu dile getiren Lavrov, "Avrupa'daki orduların Nazi bayrağı altında birleştirilmeye çalışıldığını" ifade etti.</p><p>Lavrov, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü üyesi ülkelerin, bu durumu askeri planlamalarda dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, "Avrasya'daki tehditler önemli ölçüde artıyor. Bu, ek tedbirler almamızı gerektiriyor." diye konuştu.</p><p>Avrupa'nın Sırbistan'a baskı kurduğunu savunan Lavrov, bu nedenle de Sırbistan ile bağların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p><p><strong>LÜBNAN VE SURİYE'YE KARŞI ASKERİ EYLEMLER YOĞUNLAŞTIRILDI</strong></p><p>Lavrov, Afganistan'da terör ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele sürecinin oldukça zorlu olduğunun altını çizerek, Lübnan ve Suriye'ye karşı askeri eylemlerin yoğunlaştırıldığını söyledi.</p><p>Filistin meselesinin çözüm sürecine de değinen Lavrov, "Burada tam bir durgunluk var. Bu, Filistin halkının Gazze ve Batı Şeria'daki durumunu ağırlaştırıyor. Filistin devletinin kurulması şansı giderek azalıyor. İsrail tarafından ise bu devletin asla olmayacağı, bunun yerine genişletilmiş sınırlara sahip bir İsrail devletinin kurulacağı yönünde açıklamalar yapılıyor. Bu durum, bölgemizi de etkileyecek." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Lavrov, Antalya Diplomasi Forumu'na katıldığını hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile diğer katılımcıların Basra Körfezi'ndeki durumun Hazar, Güney Kafkasya ve Orta Asya'yı etkilediğine dair endişelerini dile getirdiklerini hatırlattı.</p><p>Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'daki krizlere dikkati çeken Lavrov, "Bu kaosu her türlü yolla sürdürmeye çalışanların en önemli hedeflerinden birinin İslam dünyasının bölünmesi olduğu aşikar. Büyük ölçüde İslam ülkelerinden oluşan örgütümüzün (KGAÖ), bunu proje ve programlarında dikkate alması gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/lavrovdan-filistin-devlet-735_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/24-ilde-deas-operasyonlari-90-supheli-yakalandi-272823</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[24 ilde "DEAŞ" operasyonları: 90 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 24 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlarda 90 şüphelinin yakalandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[24 ilde "DEAŞ" operasyonları: 90 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, il jandarma komutanlıklarınca DEAŞ terör örgütüne yönelik 24 ilde operasyonlar düzenlendiği belirtildi.</p><p>Operasyonlar neticesinde, DEAŞ terör örgütüne üye olan, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları aracılığıyla örgüte finans sağlayan, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yapan 90 şüphelinin yakalandığı aktarılan açıklamada, operasyonlarda emeği geçenler tebrik edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/24-ilde-deas-operasyonlar-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/otobus-soforunun-yoldaki-turk-bayragini-yerden-almasi-kamerada-272822</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otobüs şoförünün yoldaki Türk bayrağını yerden alması kamerada]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da özel halk otobüsü şoförünün, seyir halindeyken yerde gördüğü Türk bayrağını aracını durdurarak yoldan alması araç içi güvenlik kamerasınca kaydedildi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otobüs şoförünün yoldaki Türk bayrağını yerden alması kamerada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) yapılan açıklamaya göre, 14BK Çekmeköy-Kadıköy hattında çalışan İETT bünyesindeki özel halk otobüsü şoförü Mehmet Sena İnçke, E-5 Otoyolu Acıbadem mevkisinde seyir halindeyken yolda bir Türk bayrağı olduğunu gördü.</p><p>Aracını emniyet şeridine çekerek durduran İnçke, otobüsten inip yerdeki bayrağı alarak otobüsün ön kısmına yerleştirdi.</p><p>İnçke, yolculara, "Bayrak bir milletin şeref sembolü, onur timsalidir. Bir milletin onur timsali olan ayak altına değil, baş üstünde olması gerekir." dedi.</p><p>Yolcular da şoföre duyarlılığından dolayı teşekkür etti.</p><p>Yaşanan bu anlar araç içi güvenlik kamerasınca kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/otobus-soforunun-yoldaki--673_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272821</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ermenistan-basbakani-pasinyan-karabag-konusunu-kapatiyoruz-272821</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Paşinyan: Karabağ konusunu kapatıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, kimin bir zamanlar nerede yaşadığı konusunun artık kurcalanmaması gerektiğini söyleyerek, "Karabağ konusunu kapatıyoruz. Ancak bu şekilde barışa ulaşabiliriz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Paşinyan: Karabağ konusunu kapatıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisinin seçim öncesi programını açıklarken, Azerbaycan ile ilişkilerde gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Barışın kalıcı hale gelmesi için somut mekanizmaların oluşturulması gerektiğini vurgulayan Paşinyan, bu sürecin halihazırda başlatıldığını ve ilerletilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.</p><p>Paşinyan, Azerbaycan'ın ana karasını Nahçıvan'a bağlayacak Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası'nın (TRIPP) hayata geçirilmesi ile barış anlaşmasının imzalanarak onaylanmasının, sürecin daha ileri düzeyde kurumsallaşması açısından temel adımlar olacağını dile getirdi.</p><p>Sivil toplum ve iş dünyası temsilcileri arasındaki temasların, ikili ticaretin, siyasi, kültürel ve insani diyaloğun geliştirilmesinin de barışın güçlendirilmesinde önemli rol oynadığını belirten Paşinyan, partisinin bu alanlarda atılacak adımları teşvik edeceğini ve destekleyeceğini bildirdi.</p><p>Paşinyan, bölgedeki geçmişe dair tartışmaların geride bırakılması gerektiğini ifade ederek, "Artık kimin bir zamanlar nerede yaşadığı konusunu kurcalamayacağız. Karabağ konusunu kapatıyoruz. Ancak bu şekilde barışa ulaşabiliriz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/pasinyan-karabag-konusunu-558_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi-272820</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 15.10'da başladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/1-200420269a9b3321.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/cumhurbaskanligi-kabinesi-597_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/yabanci-damatla-tanindi-bakin-engin-akyurek-seyirci-karsisina-ilk-nerede-cikti-272819</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yabancı Damat'la tanındı... Bakın Engin Akyürek seyirci karşısına ilk nerede çıktı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Yabancı Damat ile tanınan Engin Akyürek'in, seyirci karşısına ilk kez nerede çıktığını biliyor musunuz? Ankara'daki üniversite yıllarından İstanbul'a uzanan yolculuğuna, yazarlık da ekleyen oyuncu; zamanla pek çok dikkat çeken işe imza atsa da, seyircinin aklında hep Yabancı Damat'ın Kadir'i olarak yer etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yabancı Damat'la tanındı... Bakın Engin Akyürek seyirci karşısına ilk nerede çıktı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hem oyuncu hem de yazar olarak kariyerini sürdüren Engin Akyürek, kariyerini magazinden uzak bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Fenomen dizi Yabancı Damat'ın Kadir'i olarak hafızalarına kazınan oyuncu, devam eden süreçte de pek çok dikkat çeken işte seyirci karşısına çıkmayı sürdürdü.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/magazin/herkes-laz-ziya-olarak-tanidi-meger-istemi-betil-o-karakteri-de-konusmus-272503" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/herkes-laz-ziya-olarak-ta-828_2-41.jpg"/></div><h3>Herkes 'Laz Ziya' olarak tanıdı: Meğer İstemi Betil o karakteri de konuşmuş!</h3></a><p class="">Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü mezunu olan Engin Akyürek, üniversite yıllarında amatör olarak tiyatroyla ilgilenmiş ve sahneye çıkıp tiyatro oyunlarında rol almıştı. Herkes onu Yabancı Damat dizisiyle tanısa da aslında kamera karşısına ilk kez, 2004 yılında yayınlanan Türkiye'nin Yıldızları yarışmasıyla çıkmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/engin1-20042026f0615930.jpg"/><p>O zamanlar henüz 23 yaşında olan Engin Akyürek, profesyonel oyuncularla birlikte sahneye çıktıkları skeçlerle her hafta yarışmada kalma mücadelesi veriyordu. Akyürek, yarışmanın sonunda erkek oyuncu adayları arasında birinci gelerek yarışmayı kazanmış, hemen ardından da Yabancı Damat dizisi kadrosuna dahil olmuştu.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/magazin/yabanci-damatin-mustafa-caniydi-ozan-ugurluya-bir-de-simdi-bakin-272651" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/18/yabanci-damatin-mustafa-c-834_2-41.jpg"/></div><h3>Yabancı Damat'ın Mustafa Can'ıydı... Ozan Uğurlu'ya bir de şimdi bakın!</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/yabanci-damatla-tanindi-b-850_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikesir-altieylulde-icradan-satilik-tarla-272818-272818</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir Altıeylül'de 6.898 metrekare tarla icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 13.801.060 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/142 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 29/09/2026 - 10:01</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 06/10/2026 - 10:01</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 30/10/2026 - 10:01</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 06/11/2026 - 10:01</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2085156/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-balikesir-altieylulde-6-898-m2-tarla-mahkemeden-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/balikesir-altieylulde-icr-503_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dis-rengi-neden-degisir-en-yaygin-5-sebep-ortaya-cikti-272817</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diş rengi neden değişir! En yaygın 5 sebep ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Diş hekimi Yana Dyachkova, diş kararmasının birçok farklı nedene bağlı olarak gelişebileceğini ve ağız sağlığını ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguladı. Özellikle travma, çürük ve alışkanlıkların dişin renginde değişime yol açabileceğini belirten Dyachkova, profesyonel temizlikle bu sorunun önüne geçilebileceğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diş rengi neden değişir! En yaygın 5 sebep ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi Yana Dyachkova, diş kararması sorunuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dyachkova, diş renginde meydana gelen değişimin, travma sonrası oluşan hasardan çürüğe kadar pek çok farklı nedenden kaynaklanabileceğini belirtti. Uzman, ani diş kararmasının genellikle dişin darbe almasıyla ortaya çıktığını ve bu durumda dişin gri ya da kahverengi tonlara dönebileceğini ifade etti. Ayrıca, bu tür durumlarda ağrı ve hassasiyet gibi şikâyetlerin de sıkça görüldüğünü söyledi.</p><h3>Diş hekimi Dyachkova: 'Çürük ve ilaç kullanımı diş kararmasında etkili'</h3><p>Dyachkova, diş kararmasında en yaygın nedenlerden birinin çürük oluşumu olduğunu vurguladı. Çürükler, diş minesinde koyu renkli lekeler şeklinde belirginleşiyor. Kök kanal tedavisi sonrası da dişte bariz bir renk değişimi yaşanabildiğini aktaran Dyachkova, bu durumda dişin komşu dişlerden farklı bir renge sahip olabileceğini kaydetti. Uzun süreli ilaç kullanımı ya da diş hekimliği malzemelerinin de diş kararmasına yol açabileceğini belirten uzman, bu maddelerin etkisiyle dişte dışarıdan gözle görülür bir hasar olmasa bile zamanla kararma oluşabileceğini açıkladı.</p><h3>Alışkanlıklar ve beslenme diş kararmasında belirleyici</h3><p>Dyachkova, diş kararmasında alışkanlıkların ve beslenme alışkanlıklarının da önemli bir rol oynadığını belirtti. Sigara kullanımı, kahve, kırmızı şarap gibi içeceklerin ve çeşitli sosların sık tüketilmesi, diş minesinde renk verici maddelerin birikmesine neden oluyor. Özellikle mine üzerinde mikroskobik hasar varsa, bu maddeler dişe daha kolay nüfuz ediyor ve zamanla sarımsı ya da kahverengi bir tabaka oluşuyor. Dyachkova, pigment kaynaklı bu tür yüzeysel değişikliklerin ise genellikle diş hekiminde yapılan profesyonel temizlik işlemleriyle giderilebildiğini belirtti. Bu nedenle diş kararması yaşayanların mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı.</p><p>Diş kararmasıyla mücadelede düzenli ağız bakımı ve profesyonel temizlik işlemlerinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dyachkova, erken müdahalenin hem diş sağlığını koruduğunu hem de estetik açıdan yaşanabilecek sorunların önüne geçtiğini hatırlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/dis-rengi-neden-degisir-e-556_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/mardin-derikte-icradan-satilik-tarla-272816-272816</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Mardin Derik'te 114.914,56 metrekare tarla icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 27.511.235 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2025/283 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p>Artırma Bilgileri</p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 09/07/2026 - 14:00</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 16/07/2026 - 14:00</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 10/08/2026 - 14:00</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 17/08/2026 - 14:00</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2084525/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-mardin-derikte-114-914-56-m2-tarla-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/mardin-derikte-icradan-sa-114_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/denizli-buldanda-icradan-satilik-kargir-ev-ve-bahcesi-272815-272815</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Denizli Buldan ilçesinde kargir ev ve bahçesi icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 6.980.810 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/69 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 30/06/2026 - 10:45</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 07/07/2026 - 10:45</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 28/07/2026 - 10:45</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 04/08/2026 - 10:45</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2085106/emlak-konut-denizli-buldan-ilcesinde-kargir-ev-ve-bahcesi-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/denizli-buldanda-icradan--103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cin-nukleer-enerjide-dunya-liderligini-ilan-etti-272814</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin nükleer enerjide dünya liderliğini ilan etti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin, toplam 125 milyon kW kurulu güce ulaşan nükleer santralleriyle küresel liderliğe yükseldi. Ülkede 60 santral işletmede, 36 yeni ünite ise inşaat aşamasında bulunuyor. Nükleer enerji alanındaki bu büyüme, Çin'in enerji stratejisinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin nükleer enerjide dünya liderliğini ilan etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, nükleer enerji alanında yeni bir rekora imza attı. Ülkedeki nükleer santrallerin toplam kurulu gücü 125 milyon kilovata ulaştı ve bu sayede Çin, dünyada en yüksek nükleer enerji kapasitesine sahip ülke oldu. Çin Nükleer Enerji Derneği'nin yayımladığı 2026 Yılı Çin Nükleer Enerji Gelişimi Raporu'na göre, ülkede şu an ticari işletmede 60 nükleer santral ünitesi faaliyet gösteriyor. Bu gelişme, Çin'in enerji sektöründe küresel liderliğe yükseldiğini gösteriyor.</p><h3>Çin Nükleer Enerji Derneği: 36 yeni ünite inşaat aşamasında</h3><p>Rapor, Çin'de inşaatı devam eden 36 nükleer santral ünitesinin bulunduğunu ortaya koydu. Bu sayı, dünya genelinde yapımı süren nükleer reaktörlerin yarısından fazlasını oluşturuyor. Ayrıca, Çinli yetkililer tarafından onaylanan 16 yeni ünite daha yatırım için hazırda bekliyor. Bu projeler, ülkenin nükleer enerjiye verdiği önemi ve enerji arz güvenliğini artırma hedefini açıkça ortaya koyuyor.</p><h3>2026 hedefi: Yedi yeni santral devreye giriyor</h3><p>2026 yılında Çin, iki yeni nükleer santral ünitesinin inşaatına başladı. Yıl sonuna kadar yedi ünitenin daha devreye alınması planlanıyor. Bu adımlar, Çin'in nükleer enerji kapasitesini daha da yukarıya taşıyacak ve enerji ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynayacak. Nükleer enerji alanındaki bu hızlı büyüme, ülkenin sürdürülebilir ve temiz enerji hedeflerine ulaşmasında kritik bir etken olarak öne çıkıyor.</p><p>Çin'in nükleer enerji alanında attığı bu adımlar, hem küresel enerji piyasasında hem de çevre politikalarında dikkatle izleniyor. Uzmanlar, Çin'in bu yatırımlarının, ülkenin enerji stratejisinde uzun vadeli bir dönüşümün habercisi olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/cin-nukleer-enerjide-duny-592_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/15-euroya-aldigi-kasadan-32-bin-euroluk-altin-cikti-sonrasinda-bakin-neler-yasandi-272813</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[15 euroya aldığı kasadan 32 bin euroluk altın çıktı! Sonrasında bakın neler yaşandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bavyera'da yaşayan 56 yaşındaki bir adam, internetten yalnızca 15 euroya aldığı ikinci el kasada gizli bir bölmede 32 bin euro değerinde altın külçe buldu. Olay, kasanın eski sahibinin yıllar önce unuttuğu değerli eşyayı ortaya çıkardı ve altın yasal sahibine teslim edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[15 euroya aldığı kasadan 32 bin euroluk altın çıktı! Sonrasında bakın neler yaşandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bavyera'da 56 yaşındaki bir adam, internet üzerinden satın aldığı ikinci el kasada gizli bir bölmede 250 gramlık altın külçe buldu. Adam, kasayı yalnızca 15 euroya aldığı için büyük bir sürpriz yaşadı. Bulunan altının değeri yaklaşık 32 bin euro olarak hesaplandı. Olay, kasanın önceki sahibinin yıllar önce unuttuğu değerli eşyayı ortaya çıkardı ve polis sürece dahil oldu.</p><h3>Bavyera polisi altın külçeyi yasal sahibine ulaştırdı</h3><p>Altın külçeyi saklamak yerine polise başvuran adam, yetkililerin hızla harekete geçmesini sağladı. Polis, kasayı satan kişiye ulaşarak olayın detaylarını araştırdı. Satıcının, 90 yaşındaki emekli babasının eski eşyalarını elden çıkardığı öğrenildi. Emekli adamın, kasadaki gizli bölmeyi ve içindeki altın külçeyi yıllar önce yaptığı, ancak zamanla unuttuğu ortaya çıktı. Altın, yasal sahibine teslim edildi.</p><h3>İkinci el kasa alışverişi Bavyera'da gündem oldu</h3><p>Bavyera'da yaşanan bu sıra dışı olay, ikinci el alışverişlerinde karşılaşılabilecek beklenmedik sürprizlere dikkat çekti. Altın külçe, hem maddi değeri hem de unutulmuş bir hatıranın yeniden ortaya çıkışıyla gündeme geldi. Olay, dürüstlük örneğiyle de takdir topladı. Satın alınan ikinci el kasanın içinden çıkan altın külçe, Bavyera'da uzun süre konuşulacak bir hikayeye dönüştü.</p><p>Yaşanan bu gelişme, ikinci el eşya alışverişlerinde dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Altın külçe olayı, Bavyera'da hem şaşkınlık hem de takdirle karşılandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/15-euroya-aldigi-kasadan--451_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/275-okulu-hedef-gosteren-389-hesap-kullanicisi-gozaltina-alindi-272812</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Okul saldırıları ile ilgili soruşturmalar kapsamında; 72 il Cumhuriyet Başsavcılığında toplam 661 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatıldı. 68'i tutuklanırken, 1104 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi ve 275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde gerçekleştirilen okul saldırıları ile ilgili soruşturmalar, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa/Siverek Cumhuriyet Başsavcılıklarınca çok yönlü ve titizlikle sürdürülüyor.</p><p>İletişim Başkanlığı, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çocukların güvenliği ve milletin huzuruna yönelik hassasiyetleri ve talimatları doğrultusunda, ilgili kurumlarla tam bir koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü açıkladı.</p><p><b>661 HESAP SAHİBİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI</b></p><p>Başkanlıktan yapılan açıklamada, soruşturma sürecine ilişkin bilgi verildi:</p><p>Yayın yasağına rağmen olaya ait görüntüleri yayınlayan ya da halk arasında korku, kaygı, panik oluşturabilecek nitelikteki paylaşım yapan, resmi kurumların açıklamalarını itibarsızlaştırmak için yanıltıcı bilgiyi alenen yayan, suçu ve suçluyu övüp alenen suç işlemeye teşvik eden çok sayıda hesap ve paylaşım olduğu tespit edildi.</p><p>Bu hesaplara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında; 72 il Cumhuriyet Başsavcılığında toplam 661 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatıldı. Bunlardan 68'i tutuklanırken, 127'si hakkında adli kontrol tedbiri ve 5'i hakkında Çocuk Koruma Kanunu tedbiri uygulandı, 117'si serbest bırakılarak ailelerine teslim edildi ve 95'i hakkında yakalama/tespit çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 249 şüpheli gözaltında bulunuyor ve 1104 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.</p><p><b>KONU 81 İLDE 171 CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NEZDİNDE HASSASİYETLE TAKİP EDİLİYOR</b></p><p>İletişim Başkanlığı, özellikle milletin huzur ve güvenliğini hedef alan, okulları adres gösterip saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tedirginlik oluşturan çok sayıda hesap sahibinin tespit edildiğini belirtti. 275 okulu hedef gösteren 389 hesap kullanıcısı tespit edilerek gözaltına alınırken adli makamlarca işlemleri devam ediyor.</p><p>Başkanlıktan yapılan açıklamada, "Konu, başta Ankara, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Başsavcılıkları olmak üzere 81 ilde 171 Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde hassasiyetle takip edilmektedir. Süreç Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız ve Millî Eğitim Bakanlığımız ile koordinasyon halinde yürütülmektedir." ifadeleri kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/275-okulu-hedef-gosteren--894_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/binlerce-hasta-incelendi-bagirsak-gecis-suresi-sagligi-nasil-etkiliyor-272811</link>
      <pubDate>2026-04-20T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Binlerce hasta incelendi! Bağırsak geçiş süresi sağlığı nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kopenhag Üniversitesi'nden bilim insanları, bağırsak geçiş süresinin mikrobiyom çeşitliliği ve genel sağlık üzerindeki etkilerini binlerce hasta üzerinde inceledi. Araştırmada, dışkının bağırsaklarda kalma süresinin hastalık riskini ve tedaviye yanıtı önemli ölçüde etkilediği tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Binlerce hasta incelendi! Bağırsak geçiş süresi sağlığı nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi'nden Nicola Procházková ve Henrik Roager öncülüğündeki araştırma ekibi, bağırsak geçiş süresinin mikrobiyom bileşimi ve sağlık üzerindeki etkilerini analiz eden kapsamlı bir çalışmaya imza attı. 2023 yılında yayımlanan ve binlerce hastanın verilerini içeren bu inceleme, dışkının bağırsaklarda ne kadar süre kaldığının, bireylerin metabolik ve nörolojik hastalıklara yatkınlığını belirlemede kritik bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırma, hem sağlıklı bireylerde hem de irritabl bağırsak sendromu, kabızlık ve karaciğer sirozu gibi hastalıkları bulunan kişilerde bağırsak geçiş süresi ile mikrobiyom profilleri arasında çarpıcı farklılıklar olduğunu gösterdi. Bilim insanları, bu bulguların kişiye özel tedavi ve beslenme önerilerinin geliştirilmesinde yeni bir dönemi başlatabileceğini vurguladı.</p><h3>Kopenhag Üniversitesi'nden bağırsak geçiş süresi vurgusu</h3><p>Bağırsak geçiş süresi, yiyeceklerin sindirim kanalında ne kadar süre yolculuk ettiğini gösteren önemli bir sağlık göstergesi olarak öne çıktı. Araştırmacılar, geçiş süresinin yalnızca sindirim sisteminin çalışma hızını değil, aynı zamanda bağırsak mikrobiyomunun çeşitliliğini ve işlevini de doğrudan etkilediğini belirtti. Kopenhag Üniversitesi ekibi, bağırsak geçiş süresinin ölçülmesinin, hastalıkların teşhis ve tedavisinde göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu savundu. Özellikle kabızlık gibi yavaş geçiş süresine sahip durumların, metabolik ve iltihabi hastalıklar ile Parkinson gibi nörolojik rahatsızlıklarla bağlantılı olduğu vurgulandı. Bu bulgular, bağırsak mikrobiyomu ile geçiş süresi arasındaki iki yönlü ilişkinin, sağlık alanında yeni yaklaşımlar geliştirilmesi için temel oluşturduğunu gösterdi.</p><h3>Bağırsak mikrobiyomu ve geçiş süresi arasındaki bağlantı hastalık riskini etkiliyor</h3><p>Araştırmada, bağırsak geçiş süresi ile mikrobiyom profili arasındaki ilişkinin, hastalık riskini ve tedaviye yanıtı belirlediği açıklandı. Hızlı bağırsak geçiş süresine sahip bireylerin mikrobiyomu, yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyetlerle uyumlu, hızlı büyüyen bakteri türleriyle öne çıktı. Buna karşılık, yavaş geçiş süresine sahip olanlarda ise proteinle beslenen farklı bakteri türlerinin baskın olduğu görüldü. Her iki uçta yer alan bu grupların mikrobiyom çeşitliliği, ortalama geçiş süresine sahip bireylere kıyasla daha düşük seviyede seyretti. Araştırmacılar, bu durumun bağırsakta uzman türlerin hakimiyet kurduğu, metabolitlerin ortamı şekillendirdiği bir denge yarattığını ifade etti. Ayrıca, geçiş süresi ile mikrobiyom arasındaki bu dinamik ilişkinin, probiyotikler ve diğer bağırsak dostu takviyelerin etkisini kişiden kişiye farklılaştırabileceği belirtildi.</p><h3>Bağırsak geçiş süresi ölçümü kişiye özel tedaviye kapı aralıyor</h3><p>Bilim insanları, bağırsak geçiş süresi ölçümünün hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde kişiye özel yaklaşımlar geliştirmek açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Araştırmada, dışkının bağırsaklarda kalma süresinin, hastanın probiyotiklere veya bağırsakla etkileşime giren ilaçlara verdiği yanıtı etkileyebileceği vurgulandı. Aynı diyeti tüketen iki bireyin, bağırsak geçiş süresindeki farklılıklar nedeniyle tamamen farklı sağlık sonuçlarıyla karşılaşabileceği belirtildi. Bu nedenle, hastaların bağırsak ritimlerinin yakından takip edilmesi ve tedavi planlarının buna göre şekillendirilmesi gerektiği önerildi. Araştırmacılar, bağırsak mikrobiyomu çalışmalarında geçiş süresi ölçümlerinin standart bir uygulama haline getirilmesinin, diyet, mikrobiyom ve hastalık arasındaki bağlantıların daha net anlaşılmasını sağlayacağını ifade etti. Sonuç olarak, bu yaklaşımın bağırsak ve ötesindeki birçok hastalığın önlenmesi, teşhisi ve tedavisi için yeni fırsatlar sunabileceği kaydedildi.</p><p>Bağırsak geçiş süresi ve mikrobiyomu arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması, sağlık alanında bireyselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesine olanak tanıyacak. Kopenhag Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu çalışma, bağırsak sağlığına dair klasik yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini ve her bireyin bağırsak ritmine göre özelleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önem kazandığını ortaya koydu. Araştırmacılar, gelecekte bağırsak geçiş süresinin rutin sağlık kontrollerinde dikkate alınmasının, hastalıkların önlenmesi ve sağlıklı yaşamın sürdürülmesi için anahtar bir rol oynayacağını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/binlerce-hasta-incelendi--781_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/bursaspor-kaptani-muhammed-demir-bu-hikaye-yarim-kalmayacak-272810</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursaspor Kaptanı Muhammed Demir: Bu hikâye yarım kalmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Bursaspor kaptanı Muhammed Demir, Lig Radyo'da Ömer Necati Albayrak'ın hazırlayıp sunduğu Mixed Zone programına konuk oldu. Muhammed Demir, Yeşil-Beyazlı camianın son dönemde yaşadığı üst üste iki şampiyonluğun ardından Lig Radyo'ya mesajlar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursaspor Kaptanı Muhammed Demir: Bu hikâye yarım kalmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lig Radyo'da, Ömer Necati Albayrak'ın hazırlayıp sunduğu Mixed Zone  programına konuk olan Bursaspor kaptanı Muhammed Demir, Yeşil-Beyazlı camianın  son dönemde yaşadığı üst üste iki şampiyonluğun ardından Lig Radyo'ya mesajlar  verdi.</p><p>Bursaspor'un kaptanı Muhammet Demir, Yeşil-Beyazlı camianın son  dönemde yaşadığı üst üste iki şampiyonluğun ardından Lig Radyo'ya yaptığı  açıklamalarla hem geçmişin izlerini hatırlattı hem de geleceğe dair güçlü  mesajlar verdi. 2010'daki tarihi Süper Lig şampiyonluğunda geniş kadroda yer  alan deneyimli oyuncu, bugün sahada kaptan olarak verdiği mücadelenin anlamını  "aidiyet" kavramıyla özetledi.</p><p>"Bu kulübün formasını giymek sadece sahaya çıkmak değil, bir şehrin  hayalini taşımaktır" diyen Muhammet Demir, Bursaspor taraftarının fedakârlığına  ve sabrına özel bir parantez açtı. Yeşil-Beyazlı tribünlerin her şartta takımın  arkasında durduğunu vurgulayan tecrübeli golcü, "Bizim en büyük gücümüz  taraftarımız. Onlar inandığı sürece bu takımın önünde hiçbir engel duramaz"  ifadelerini kullandı.</p><p><b>BİRLİKTEN DOĞAN GÜÇ</b></p><p>Son iki sezonda gelen şampiyonlukların tesadüf olmadığını belirten  kaptan, kulüp içinde oluşan birlikteliğin altını çizdi. Sahada mücadele eden  oyuncuların yanı sıra yönetimden teknik heyete kadar herkesin aynı hedefe  odaklandığını söyleyen Demir, "Bursaspor yeniden ayağa kalktıysa bu, herkesin  aynı hayale inanması sayesindedir" dedi.</p><p><b>HEDEF SÜPER LİG</b></p><p>Açıklamalarının en dikkat çekici bölümünde ise Süper Lig vurgusu  vardı. Bursaspor'un yerinin her zaman zirve olduğunu dile getiren Muhammet  Demir, "Bu arma, bu şehir ve bu taraftar en üst seviyeyi hak ediyor. Biz de  bunun için çalışıyoruz. Süper Lig hedef değil, olması gereken yer" sözleriyle  camiaya net bir vizyon sundu.</p><p>Son olarak eğlenmeyi uzatmadan yeni hedefler için yola  koyulacaklarını belirten Muhammet Demir, "Kısa süre içinde gelecek sezon  için çalışmaya başlayacağız. Ben Süper Lig'den 3. Lig'e değil evime geldim.  Duygusal bir karardı ama bunu yapmam gerekti. İki şampiyonluk yaşadık şimdi  sırada 1. Lig kupası var. Ait olduğumuz yere döneceğiz. Bu hikaye yarım  kalmayacak" dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/bursasporkaptanmuham-20042026af5b9e75.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/bursaspor-kaptani-muhamme-813_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/uluslararasi-filistinin-tarihi-ve-kulturel-mirasi-sempozyumu-21-22-nisanda-gerceklesecek-272809</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Uluslararası Filistin'in Tarihî ve Kültürel Mirası Sempozyumu" 21-22 Nisan'da gerçekleşecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[“Uluslararası Filistin'in Tarihî ve Kültürel Mirası Sempozyumu”, 21-22 Nisan 2026 tarihlerinde Ayasofya Yerleşkesi Gülhane Binası'nda gerçekleştirilecektir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Uluslararası Filistin'in Tarihî ve Kültürel Mirası Sempozyumu" 21-22 Nisan'da gerçekleşecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih  Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından düzenlenen "Uluslararası  Filistin'in Tarihî ve Kültürel Mirası Sempozyumu", <b>21-22 Nisan 2026  tarihlerinde Ayasofya Yerleşkesi Gülhane Binası</b>'nda gerçekleştirilecektir.</p><p>Filistin'in  köklü tarihî birikimini, zengin kültürel mirasını ve bu mirasın korunmasına  yönelik akademik yaklaşımları ele almayı amaçlayan sempozyumda, ulusal ve  uluslararası düzeyde çok sayıda akademisyen ve uzman bir araya gelecektir. İki  gün sürecek program kapsamında tarih, edebiyat, mimari, hukuk ve kültürel  çalışmalar gibi farklı disiplinlerden bildiriler sunulacak, Filistin meselesi  çok boyutlu bir perspektifle değerlendirilecektir.</p><p>Köklü  vakıf geleneğinden aldığı ilhamla ilmi ve akademik çalışmaları insanlığın ortak  değerleriyle buluşturmayı hedefleyen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, bu  sempozyum ile Filistin'in tarihî ve kültürel hafızasına akademik bir katkı  sunmayı amaçlamaktadır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/whatsappimage2026042-20042026c0d4d2f8.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/uluslararasi-filistinin-t-429_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/vincenzo-montelladan-milli-takim-aciklamasi-bu-ekip-dunya-kupasina-tesadufen-gitmedi-272808</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vincenzo Montella'dan milli takım açıklaması: Bu ekip Dünya Kupası'na tesadüfen gitmedi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Türkiye'nin 2026 FIFA Dünya Kupası'na gitme hakkını kazanmasının "tesadüf" olmadığını söyledi. Vincenzo Montella, Türk Milli Takımı'nda iyi bir takım inşa ettiklerini belirterek, "Bana daha önce yeterince sağlamlık olmadığı söyleniyordu. Takıma taktik organizasyon kazandırdık. Onlara çok az şey öğrettim ama bunlarla hepsini aynı yönde ilerletmeye çalıştım." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vincenzo Montella'dan milli takım açıklaması: Bu ekip Dünya Kupası'na tesadüfen gitmedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Türkiye'nin 2026 FIFA Dünya Kupası'na gitme hakkını kazanmasının "tesadüf" olmadığını söyledi.</p><p>İtalyan Sky Sport kanalına konuk olan Montella, Türk Milli Takımı'nda iyi bir takım inşa ettiklerini belirterek, "Bana daha önce yeterince sağlamlık olmadığı söyleniyordu. Takıma taktik organizasyon kazandırdık. Onlara çok az şey öğrettim ama bunlarla hepsini aynı yönde ilerletmeye çalıştım." dedi.</p><p>Türkiye'de top koşturan milli futbolcuları tanıdığını, dolayısıyla kendisinin daha çok yurt dışındaki milli oyunculara odaklandığını dile getiren Montella, "Milli takımda zaman yok; maç stratejisini, çalışma yöntemini ve sürekliliği sağlamaya çalışmanız gerekir. Bunun, kulüplerinde sahip oldukları yapıya yakın olması gerekir. Bu ekip, Dünya Kupası'na tesadüfen gitmedi, sadece teknik kalite nedeniyle de değil." diye konuştu.</p><p>Hakan Çalhanoğlu'nun kadrodaki varlığının, hem takımı Inter hem de A Milli Takım için önemine işaret eden Montella, "Çalhanoğlu'nun maçta, takımda olmaması bir sorundur. Inter, ne zaman hızlanacak ne zaman yavaşlayacak öyle anlarda ona güveniyor ve milli takım da aynı şekilde. O olmadığında takımın bir parçası eksik kalıyor." yorumunu yaptı.</p><p>Montella, Hakan Çalhanoğlu'nun Milan'da oynadığı dönemde daha hücum tarafında olduğunu, Inter'de üstlendiği rolle defansif meziyetlerinin de arttığını ve rakipten top çalmaktan da keyif aldığını ifade etti.</p><p>Türk oyuncuların iyi durumda ve oynuyor olmalarının kendisini mutlu ettiğini aktaran Montella, "Onları takip etmek de böylece güzel oluyor. Kenan Yıldız, mental olarak çok güçlü bir futbolcu. Kendini her zaman geliştirmek isteyen, her zaman dengeli biri. Bir oyuncunun yetinmek istemediğini gördüğünüzde bunu hemen fark edersiniz. O hiçbir zaman sahadan ayrılmak istemezdi, herkesten önce gelirdi. Bunu şimdi de yapıyor. Bu nedenle sahip olduğu özelliklerle daha da gelişmeye mahkum bir oyuncu." görüşlerine yer verdi.</p><p>Montella, Kenan Yıldız'ın oyun organizasyonlarında solda yer almasını sevdiğini ama içeriye de kat etmesi gerektiğini vurgulayarak "Biraz daha geniş alanda oynamasını seviyorum çünkü bu şekilde daha fazla imkan buluyor. 10 numara gibi oynamaktan rahatsız olmuyordu ama ben onu bazen forvet arkasına koyduğumda her yere gitmesi gerekiyordu. Kendisi ise her zaman sola gitmeyi tercih ediyor, çünkü orada gerçekten yıkıcı oluyor. Üçüncü bölgedeki bir bek oyuncusunu bile geçebiliyor. Birebir fırsatı olduğunda asla geri durmayan bir oyuncu." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>MONTELLA'DAN KARİYERİNE YÖNELİK İTİRAF</strong></p><p>Vincenzo Montella, halihazırda Juventus'u çalıştıran teknik direktör Luciano Spalletti'nin de futbolda yeni şeyler icat eden, geliştiren hatta bir dahi olduğunu söyledi.</p><p>Montella, teknik direktör olarak çalışmadığı 2019-2021 dönem için kariyerine yönelik bir itirafta bulunarak, şunları kaydetti:</p><p>"1,5 yıl boyunca İtalya'da hiçbir sportif direktörle görüşmedim. Burada herhangi bir imkan yoktu. Hatta artık antrenörlük yapmamayı da düşündüm. Türkiye'ye bu oyuna geri dönmek için gittim O sırada Kovid-19 pandemisi başladı. Evde iyiydim. Sonrasında bazı takımlardan başka çok beğenmediğim teklifler geldi. Adana Demirspor, doğru zamanda geldi. Kendime 'Çıraklığımı yapacağım, bakalım o tutku geri gelecek mi' dedim. Ve geri geldi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/vincenzo-montelladan-mill-376_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irlandadan-ukraynali-multecilere-surpriz-geri-gonderme-plani-272807</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[16 bin Ukraynalı mülteci için İrlanda'dan kritik adım]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İrlanda, ülkesinde bulunan yaklaşık 16 bin Ukraynalı mülteciyi sınır dışı etme seçeneğini gündeme aldı. Hükümetin, özellikle askerlik çağındaki erkekleri kapsayan bu planı, mali teşviklerle gönüllü dönüşü de öngörüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[16 bin Ukraynalı mülteci için İrlanda'dan kritik adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İrlanda hükümeti, ülkede yaşayan 16 bin Ukraynalı mülteciyi sınır dışı etmeyi değerlendirdiğini açıkladı. Yetkililer, mültecilerin yerleştirildiği konaklama tesisleriyle yapılan sözleşmeleri önümüzdeki 12 ay içinde feshetmeyi ve bu kişileri ülkelerine geri göndermeyi içeren bir politika üzerinde çalışıyor. Özellikle askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklerin bu süreçten etkileneceği belirtiliyor. Şubat 2022'den bu yana İrlanda'ya yaklaşık 120 bin Ukraynalı sığınmacı geldi ve bunların 83 bini halen ülkede bulunuyor.</p><h3>İrlanda Göç Bakanı Brophy: 'Devlet desteği sona erecek'</h3><p>İrlanda Göç Bakanı Colm Brophy, devletin sunduğu desteklerin süresiz devam etmeyeceğini vurguladı. Brophy, diğer Avrupa Birliği ülkelerinin benzer imkanlar sunmadığına dikkat çekerek, mevcut konaklama ve yardımların sonlandırılacağını ifade etti. Hükümetin amacı, Ukraynalı mültecilerin devlet imkanlarından yararlanmaya devam etmesinin önüne geçmek. Brophy, "Gitmek zorunda kalacaklar" sözleriyle sürecin kararlılıkla yürütüleceğini belirtti.</p><h3>İrlanda'dan Ukraynalı mültecilere gönüllü dönüş için mali teşvik</h3><p>Yetkililer, Ukraynalı mültecilere gönüllü olarak ülkelerine dönmeleri için mali destek de önerdi. Buna göre, ülkelerine dönmeyi kabul edenlere kişi başı 2 bin 500 euro veya aileler için 10 bin euroya kadar ödeme yapılacak. Bu teşviklerle, geri dönüş sürecinin daha hızlı ve sorunsuz ilerlemesi hedefleniyor. İrlanda'nın bu adımı, Avrupa genelinde göçmen politikalarının sıkılaştığı bir döneme denk geliyor. Hükümetin kararı, ülkedeki Ukraynalı toplumda endişeye yol açtı.</p><p>İrlanda'nın Ukraynalı mültecilerle ilgili aldığı bu karar, Avrupa'daki göçmen politikalarının geleceği açısından da dikkatle izleniyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve kaç kişinin gönüllü olarak ülkesine döneceği önümüzdeki dönemde netleşecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/irlandadan-ukraynali-mult-900_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-dayanisma-icinde-zor-gunleri-asacagiz-272806</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Dayanışma içinde zor günleri aşacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "TBMM Çocuk Özel Oturumu"nda "Dayanışma içinde zor günleri aşacağız." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Dayanışma içinde zor günleri aşacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Genel Kurul'da düzenlenen "TBMM Çocuk Özel Oturumu"na konuştu.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş'un gündeminde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları vardı. </p><p>Kurtulmuş, "Dayanışma içinde zor günleri aşacağız." ifadelerini kullandı. Bu saldırıların arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkarılacağını belirtti.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/video1-20042026ffd29abe.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Kurtulmuş daha sonra koltuğunu temsili olarak İnci Yıldız Şentürk'e bıraktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/tbmm-baskani-kurtulmus-tb-316_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272805</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-ateskes-dinlemiyor-israilin-gazze-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-553e-yukseldi-272805</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı ateşkes dinlemiyor! İsrail'in Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 553'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 72 bin 553'e ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı ateşkes dinlemiyor! İsrail'in Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 553'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soykırımcı İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 2 ölü ve 22 yaralının getirildiği kaydedildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 777 kişinin öldürüldüğü, 2 bin 193 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 761 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 553'e, yaralı sayısının da 172 bin 296'ya yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâla binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/soykirimci-ateskes-dinlem-802_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinin-24-durusmasi-basladi-272804</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 24. duruşması başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 24. duruşması başladı. Duruşma, tutuklu sanık Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz'ün savunmasının alınmasıyla devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 24. duruşması başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.</p><p>Tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığından uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu birleşen dosyanın bazı sanıkları da duruşma hazır bulundu.</p><p>Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.</p><p>Duruşma, tutuklu sanık Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz'ün savunmasının alınmasıyla devam ediyor.</p><p><strong>İDDİANAMEDEN</strong></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.</p><p>Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.</p><p>Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.</p><p>İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.</p><p>Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.</p><p>İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.</p><p>İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p><p>İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.</p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p><strong>BİRLEŞEN DOSYA</strong></p><p>Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.</p><p>İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/imamoglu-cikar-amacli-suc-711_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-macbook-pro-ve-mac-studio-icin-kritik-erteleme-iddiasi-272803</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan MacBook Pro ve Mac Studio için kritik erteleme iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, dokunmatik ekranlı MacBook Pro ve yeni Mac Studio modellerinin piyasaya çıkış tarihini küresel çip krizi nedeniyle erteleyebilir. Şirketin son planları, kullanıcıların beklediği bu ürünlerin 2027'ye kadar gecikebileceğini gösteriyor. Özellikle dokunmatik ekranlı MacBook Pro için heyecan artarken, Apple hayranları bu gelişmeleri yakından takip ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan MacBook Pro ve Mac Studio için kritik erteleme iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın merakla beklenen dokunmatik ekranlı MacBook Pro ve yeni Mac Studio modellerinin çıkış tarihleri, küresel çip krizi nedeniyle ileri bir tarihe ertelenebilir. Bloomberg'in deneyimli teknoloji yazarı Mark Gurman'ın aktardığı bilgilere göre, Apple'ın 14 ve 16 inçlik yeni MacBook Pro modellerini 2026'nın sonlarından 2027'nin başlarına kaydırma ihtimali güçlendi. Özellikle dokunmatik ekran ve yeni nesil çiplerle donatılması beklenen bu ürünlerin, çip tedarikindeki sıkıntılar nedeniyle planlanandan daha geç raflarda yer alacağı öngörülüyor.</p><h3>Apple kaynakları: MacBook Pro'da dokunmatik ekran yeniliği gecikebilir</h3><p>Apple'ın dokunmatik ekranlı MacBook Pro modelleri için hazırladığı büyük yenilik paketi, teknoloji dünyasında heyecan yaratıyor. Şirketin M6 Pro ve M6 Max çipleri, OLED ekran, Dinamik Ada özelliği ve daha ince bir tasarım gibi yeniliklerle donatacağı bu modellerin, "MacBook Ultra" markası altında sunulabileceği belirtiliyor. Ayrıca macOS 27'nin dokunmatik ekran dostu arayüzüyle birlikte gelmesi bekleniyor. Ancak, küresel çapta yaşanan çip tedarik sorunları, Apple'ın bu iddialı planlarını sekteye uğratabilir. Gurman'a göre, Apple'ın iç kaynakları, yeni MacBook Pro'nun 2027'nin başında piyasaya çıkmasının daha olası olduğunu düşünüyor. Bu erteleme, Apple kullanıcılarının yeni teknolojilerle buluşma heyecanını bir süre daha öteleyebilir.</p><h3>Mac Studio için de erteleme sinyali: Yeni model Ekim'e kaldı</h3><p>Apple'ın masaüstü segmentindeki güçlü temsilcisi Mac Studio da erteleme iddialarının odağında. Mark Gurman, önceki tahminlerinde yeni Mac Studio'nun 2026'nın ortalarında, büyük olasılıkla Haziran ayındaki WWDC etkinliğinde duyurulacağını öngörmüştü. Ancak son gelişmeler, Apple'ın kaynaklarının yeni Mac Studio modelinin sevkiyatının bu yıl Ekim ayına sarkabileceğine işaret ediyor. Yeni Mac Studio'nun M5 Max ve M5 Ultra çipleriyle gelmesi beklenirken, mevcut modelin M4 Ultra çipinin hiç tanıtılmamış olması nedeniyle uyumsuzluk yaşandığı belirtiliyor. Masaüstü bilgisayarda büyük bir tasarım değişikliği beklenmezken, donanım tarafındaki güncellemelerin Apple ekosisteminde önemli bir etki yaratması bekleniyor. Tüm bu gelişmeler, Apple'ın yeni ürünlerini bekleyen kullanıcılar için sabırsızlığı artırıyor.</p><p>Sonuç olarak, Apple'ın dokunmatik ekranlı MacBook Pro ve yeni Mac Studio modelleri için planladığı çıkış tarihleri, küresel çip krizi nedeniyle ileriye taşındı. Teknoloji dünyası, bu ürünlerin piyasaya sunulacağı kesin tarihi merakla beklerken, Apple'ın tedarik zincirindeki sorunlara karşı nasıl bir çözüm geliştireceği de yakından izleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/appledan-macbook-pro-ve-m-208_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/500-milyon-euroluk-evertsen-firkateyni-bluetooth-cihazla-ifsa-oldu-272802</link>
      <pubDate>2026-04-20T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[500 milyon Euro'luk Evertsen fırkateyni, Bluetooth cihazla ifşa oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hollanda donanmasına ait 500 milyon Euro değerindeki Evertsen savaş gemisinin konumu, yalnızca 5 Euro'luk bir Bluetooth izleyiciyle ortaya çıkarıldı. Yerel haber kanalı Omroep Gelderland'ın araştırması, askeri postadaki güvenlik açıklarını ve modern teknolojinin askeri operasyonlara getirdiği riskleri gözler önüne serdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[500 milyon Euro'luk Evertsen fırkateyni, Bluetooth cihazla ifşa oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda donanmasının 500 milyon Euro değerindeki hava savunma fırkateyni Evertsen'in Akdeniz'deki tam konumu, yalnızca 5 Euro'ya satın alınabilen bir Bluetooth izleyiciyle ifşa edildi. Yerel haber kanalı Omroep Gelderland'ın yürüttüğü araştırmada, tebrik kartına gizlenen bu ucuz cihaz, askeri postadaki güvenlik zafiyetini ortaya çıkardı. Hollanda Savunma Bakanlığı, olaydan haberdar edildiğini ve konumun tespit edildiği anda filosunun güvenli bir limana yakın olduğunu açıkladı. Ancak yaşananlar, modern ve kolay ulaşılabilir teknolojinin askeri operasyonlar üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu bir kez daha gösterdi.</p><h3>Omroep Gelderland'dan askeri posta sistemine sızma hamlesi</h3><p>Omroep Gelderland muhabirleri, askeri postada güvenlik testine tabi tutulmayan tebrik kartlarını kullanarak Bluetooth izleyiciyi Evertsen fırkateynine ulaştırmayı başardı. Normalde röntgen taramasından geçen paketlerin aksine, sıradan tebrik kartları herhangi bir kontrolden geçmediği için cihaz kolaylıkla gemiye girdi. Bu basit ama etkili yöntemle, 500 milyon Euro'luk savaş gemisinin hareket rotası ve bulunduğu liman hassas şekilde takip edildi. İzleyici, Den Helder limanından Eindhoven Havalimanı'na ve oradan Girit'teki Heraklion'a kadar geminin güzergâhını eksiksiz şekilde kaydetti. Cihaz, gemi limandan ayrıldıktan sonra bile 24 saat boyunca konum verisi göndermeyi sürdürdü. Böylece, Bluetooth izleyici gibi gündelik bir teknolojinin, askeri sırları kolayca ifşa edebileceği net biçimde ortaya çıktı.</p><h3>Bluetooth izleyiciyle açığa çıkan riskler ve Savunma Bakanlığı'nın tepkisi</h3><p>Olayın ardından Hollanda Savunma Bakanlığı, tebrik kartları başta olmak üzere entegre pil içeren tüm posta gönderilerinin askeri gemilere gönderimini derhal yasakladı. Yetkililer, Bluetooth izleyiciyle yapılan bu testin ardından, posta sıralama alanında cihazı tespit ederek etkisiz hale getirdi. Savunma Bakanlığı, olay sırasında filosunun güvenli bir liman yakınında olduğunu ve herhangi bir somut tehlikenin oluşmadığını belirtti. Ancak yaşananlar, ucuz ve yaygın elektronik cihazların, askeri operasyonları tehlikeye atma potansiyeline sahip olduğunu kanıtladı. Özellikle Bluetooth izleyici gibi günlük teknolojilerin, hassas askeri iletişim ve güvenlik protokollerinde ciddi açıklar yaratabileceği vurgulandı. Uzmanlar, bu tür cihazların düşman unsurlar tarafından kullanılmasının, savaş gemilerinin silah sistemlerine karşı savunmasız kalmasına neden olabileceğine dikkat çekti.</p><p>Sonuç olarak, Omroep Gelderland'ın girişimiyle ortaya çıkan Bluetooth izleyici vakası, askeri posta sistemlerinde ve iletişimde alınması gereken ek önlemlerin aciliyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Hollanda donanması ve Savunma Bakanlığı, benzer risklerin önüne geçmek için güvenlik protokollerini gözden geçirme kararı aldı. Olay, modern teknolojinin, askeri sırların korunmasında ne kadar büyük bir tehdit oluşturabileceğini gösterirken, uygun güvenlik tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunu ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/500-milyon-euroluk-everts-541_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-hurmuz-bogazindaki-durum-son-derece-kirilgan-ve-tahmin-edilemez-272801</link>
      <pubDate>2026-04-20T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya: Hürmüz Boğazı'ndaki durum son derece kırılgan ve tahmin edilemez]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun son derece kırılgan ve tahmin edilemez olduğunu belirterek, "Ancak buna rağmen, müzakere sürecinin devam edeceğini ve şiddet içerikli senaryodan kaçınılacağını umuyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya: Hürmüz Boğazı'ndaki durum son derece kırılgan ve tahmin edilemez]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilerin gündemdeki konulara dair sorularını yanıtladı.</p><p>Bulgaristan'da eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in kurduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonunun, dün yapılan genel seçimi ilk sırada tamamlamasını değerlendiren Peskov, Radev ve diğer bazı Avrupa liderlerinin, "Rusya ile sorunları diyalog yoluyla çözmeye hazır oldukları" yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.</p><p>Peskov, "Tüm anlaşmazlıkların müzakere masasında çözülmesi gerekiyor. Rusya, hiçbir zaman diyalogdan vazgeçmedi. Tam tersine diyalog peşindeyiz. Ancak bu, Avrupa'da henüz karşılık bulmadı" değerlendirmesinde bulundu.</p><p>"Rusya, İran'la ilgili durumun çözüm sürecinde arabulucu değil"</p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki duruma değinen Peskov, "Körfez'deki durumun son derece kırılgan ve tahmin edilemez olduğunu görüyoruz. Ancak buna rağmen, müzakere sürecinin devam edeceğini ve şiddet içerikli senaryodan kaçınılacağını umuyoruz. Aksi takdirde bu, bölgedeki güvenlik ve istikrar, küresel ekonomi için daha da olumsuz sonuçlar yaratabilir" görüşünü paylaştı.</p><p>Peskov, Rusya'nın İran'la ilgili durumun çözüm sürecinde arabulucu olmadığını, ancak bu konuda destek sağlamaya hazır olduklarını belirtti.</p><p>Sözcü Peskov, ABD'nin küresel piyasalardaki arz sıkıntısını hafifletmek amacıyla Rus petrolüne yönelik yaptırım muafiyetini uzatma kararına ilişkin ise "Rusya, küresel enerji pazarlarında sorumlu ve çok önemli bir güç. Pazarlar şu anda zor dönemden geçiyor. Bu nedenle Rusya'nın üretim hacmini göz ardı etmemek mümkün değil" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/rusya-hurmuz-bogazindaki--480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kapikulede-dev-operasyon-33-milyon-liralik-kacak-esya-yakalandi-272800</link>
      <pubDate>2026-04-20T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kapıkule'de dev operasyon: 33 milyon liralık kaçak eşya yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kapıkule Gümrük Kapısı'nda düzenlenen operasyonda, elektronik sigaradan oto parçasına kadar piyasa değeri yaklaşık 33 milyon lira olan çok sayıda kaçak eşya ele geçirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kapıkule'de dev operasyon: 33 milyon liralık kaçak eşya yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekipleri, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında Kapıkule Gümrük Kapısı'nda başarılı bir operasyona imza attı. Risk analizi ve kontrol faaliyetleri neticesinde gerçekleştirilen denetimlerde, milyonlarca lira değerinde kaçak eşyanın yurda girişi engellendi.</p><p><b>ŞÜPHELİ TIR DETAYLI ARAMAYA ALINDI</b></p><p>Açıklamaya göre, 19 Nisan 2026 günü saat 15.38 sıralarında Türkiye'ye giriş yapmak üzere gümrük sahasına gelen bir TIR aracı, ekiplerce risk kriterleri çerçevesinde takibe alındı. Şüpheli görülen araç, detaylı kontrol ve aramadan geçirilmek üzere hangara sevk edildi.</p><p><b>ELEKTRONİK SİGARADAN İLAÇLARA KADAR BİNLERCE ÜRÜN</b></p><p>Ekiplerce gerçekleştirilen detaylı aramada, gümrüğe beyan edilmeyen, faturasız ve belgesiz çok sayıda ticari ürün tespit edildi. Ele geçirilen kaçak eşyalar arasında 10 bin 400 adet elektronik sigara, 720 bin adet sigara filtresi, 84 adet oto parça, 215 kutu vitamin ve kişisel bakım ürünü, 2 bin 520 adet ilaç cinsi eşya yer aldı.</p><p><b>EKONOMİK DEĞERİ 33 MİLYON LİRA</b></p><p>Yapılan incelemeler sonucunda, yakalanan kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin toplamda 33 milyon 179 bin Türk Lirası olduğu belirlendi.</p><p>Olayla ilgili tahkikat, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü koordinesinde devam ederken, konu Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletildi.</p><p>Bakanlık açıklamasında, ülkenin ekonomik güvenliğini korumak, haksız rekabetin önüne geçmek ve halk sağlığını tehdit eden kaçakçılık faaliyetleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/kapikulede-dev-operasyon--886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-tunceli-devlet-hastanesi-bashekimi-cagdas-ozdemir-adliyeye-sevk-edildi-272799</link>
      <pubDate>2026-04-20T13:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir adliyeye sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir adliyeye sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi eski Başhekimi Çağdaş Özdemir'in jandarmadaki işlemleri tamamlandı.</p><p>Sağlık kontrolünden geçirilen Özdemir, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.</p><p>Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada, Doku'nun 31 Aralık 2019'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş yaptığı kayıtların silindiği bilgileri dosyaya girmişti.</p><p>Sağlık Bakanlığınca, Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine konuyla ilgili soruşturma başlatıldığı ve müfettiş görevlendirildiği bildirilmişti.</p><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.</p><p><b>10 ZANLI TUTUKLANMIŞTI</b></p><p>Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.</p><p>Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p><p>Tuncay Sonel'in Erzurum Emniyet Müdürlüğünde ifade işlemleri sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/eski-tunceli-devlet-hasta-227_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tugva-istanbul-buyuk-istanbul-teskilat-kampi-kizilcahamamda-gerceklesti-272798</link>
      <pubDate>2026-04-20T13:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TÜGVA İstanbul “Büyük İstanbul Teşkilat Kampı” Kızılcahamam'da gerçekleşti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TÜGVA İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Büyük İstanbul Teşkilat Kampı”, Kızılcahamam'da yaklaşık 2 bin gencin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TÜGVA İstanbul “Büyük İstanbul Teşkilat Kampı” Kızılcahamam'da gerçekleşti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İstanbul İl Temsilciliği taraIndan düzenlenen "Büyük İstanbul Teşkilat Kampı", Ankara Kızılcahamam'da yoğun kaOlım ve yüksek moHvasyonla tamamlandı.</p><p>"Fatih'in izinde, Vefa'nın dizinde" mottosuyla gerçekleştirilen kamp; İstanbul'un dört bir yanından gelen yaklaşık 2 bin genci aynı ideal etrafında buluşturdu.</p><p>Farklı kademelerden teşkilat mensuplarının yer aldığı kampta; lise okul başkanları, mahalle temsilcileri, ilçe yönetimleri, sporcu ve uluslararası gönüllüler ile vakfa geçmişte emek vermiş isimler aynı çatı altında bir araya geldi. Program boyunca gerçekleştirilen eğitimler, istişareler ve etkinliklerle gençlerin hem kişisel gelişimleri desteklendi hem de teşkilat bilinci güçlendirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/7fb0d88da28c418aa64e-2004202692221eae.jpg"/><p><b>Programa katılan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, gençlerin samimiyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</b></p><p>"Bugün yaklaşık 2 bin civarı gencimiz büyük bir heyecanla burada. TÜGVA'nın teşkilatı sadece samimiyetle, Allah rızası için büyük bir aşkla buraya gelir."</p><p><b>TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ise konuşmasında gençliğin niteliğine vurgu yaparak:</b></p><p>"Ayağı yere sağlam basan, duruşuyla güven veren, entelektüel bir gençlik..." ifadeleriyle Türkiye'nin geleceğinin bilinçli ve donanımlı nesillerle inşa edileceğini belirtti.</p><p>TÜGVA İstanbul II. Dönem İl Başkanı Fatih Coşar'ın sözleri ise kampın manevi ruhunu yansıttı:</p><p>"Şuna iman ediyoruz; biz iyinin tarafındayız, Resulullah'ın (sav) tarafındayız. O kutlu nebinin yoluna meftun olmuşuz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/tgv08165-2004202626de081d.jpg"/><p><b>TÜGVA İstanbul İl Başkanı Beytullah Çiçen, İstanbul gençliğine hizmet etmenin büyük bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak:</b></p><p>"İstanbul'un gençlerine hizmet etmek; Mescid-i Aksa'nın kurtuluşuna olan inancımızın ve ecdadımızın iz bıraktığı tüm topraklarda hak iddiamızın bir göstergesidir." dedi.</p><p>Kamp boyunca kurulan güçlü bağlar ve ortak hedefler doğrultusunda oluşan sinerji, gençler arasında birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirirken; katılımcılar bu buluşmanın kendileri için ilham verici ve yol gösterici olduğunu ifade etti.</p><p>"Gücümüz birliğimizden, enerjimiz gençliğimizden" anlayışıyla gerçekleştirilen kamp, yüksek motivasyon ve kararlılıkla tamamlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/tekilat4-20042026d3c8d0de.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/tugva-istanbul-buyuk-ista-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-ios-27-ile-ana-ekran-devrimi-geri-al-ve-yinele-geliyor-272797</link>
      <pubDate>2026-04-20T13:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan iOS 27 ile ana ekran devrimi! Geri al ve yinele geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iOS 27 güncellemesiyle iPhone ana ekranında kullanıcıların uzun süredir beklediği 'geri al' ve 'yinele' seçeneklerini test ediyor. Şirket, bu yeniliklerle ana ekran özelleştirmesini daha esnek ve pratik hale getirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan iOS 27 ile ana ekran devrimi! Geri al ve yinele geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iOS 27 sürümünde iPhone ana ekranına yönelik önemli bir yenilik üzerinde çalışıyor. Şirket, yeni güncelleme ile ana ekran özelleştirme menüsüne 'geri al' ve 'yinele' seçeneklerini eklemeyi planladığını duyurdu. Bu özellikler sayesinde kullanıcılar, ana ekranda yapılan değişiklikleri kolayca geri alabilecek ya da yineleyebilecek. Bloomberg'den Mark Gurman'ın aktardığına göre, Apple bu adımla kullanıcı deneyimini daha da geliştirmeyi amaçlıyor. iOS 27'nin beta testlerinin Haziran ayında başlayacağı, resmi güncellemenin ise Eylül ayında kullanıma sunulacağı belirtildi.</p><h3>Apple, ana ekran menüsüne yeni seçenekler ekliyor</h3><p>Mevcut durumda iPhone ana ekranında uzun basıldığında ekrana çıkan menüde 'Widget Ekle', 'Özelleştir', 'Duvar Kağıdını Düzenle' ve 'Sayfaları Düzenle' gibi seçenekler yer alıyor. Apple, iOS 27 ile birlikte bu menüye 'geri al' ve 'yinele' butonlarını da eklemeyi planladığını açıkladı. Bu sayede kullanıcılar, ana ekran üzerinde yaptıkları değişiklikleri tek bir dokunuşla geri alabilir veya tekrar uygulayabilir. Şirketin bu hamlesi, özellikle ana ekranını sıkça düzenleyen kullanıcılar için büyük kolaylık sağlayacak.</p><h3>iOS 27'de Apple Intelligence ve Siri'de yenilikler bekleniyor</h3><p>iOS 27 ile ilgili diğer söylentiler arasında ise Apple Intelligence alanında yeni gelişmeler ve özel bir Siri uygulaması da bulunuyor. Güncellemenin, hata düzeltmeleri ve stabilite iyileştirmelerine odaklanması nedeniyle Mac OS X Snow Leopard sürümüne benzetildiği ifade edildi. Apple, iOS 27 ile birlikte hem kullanıcı deneyimini artırmayı hem de sistemin genel performansını üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Eylül ayında yayımlanacak bu büyük güncelleme, iPhone kullanıcılarının ana ekran özelleştirme alışkanlıklarını kökten değiştirebilir.</p><p>Apple'ın iOS 27 ile getireceği yeni ana ekran seçenekleri, şirketin kullanıcı odaklı yaklaşımını bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle geri al ve yinele fonksiyonları, iPhone sahiplerinin cihazlarını kişiselleştirmesini daha kolay ve hızlı hale getirecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/20/appledan-ios-27-ile-ana-e-823_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>