<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292205</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistanda-turkiyenin-kuresel-rolune-dikkat-ceken-analiz-292205</link>
      <pubDate>2026-09-22T07:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'da Türkiye'nin küresel rolüne dikkat çeken analiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Ta Nea gazetesinde Prof. Sotiris Serbos tarafından kaleme alınan analizde, Türkiye'nin Batı dünyasındaki etkisinin belirgin şekilde yükseldiği vurgulandı. Analiz, Yunanistan'ın süreci dışarıdan izlediği ve Türkiye'nin küresel siyasette kilit bir aktör haline geldiği değerlendirmesine yer verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'da Türkiye'nin küresel rolüne dikkat çeken analiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Ta Nea'da Prof. Sotiris Serbos imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye'nin Batı dünyası nezdindeki ağırlığının son dönemde dikkat çekici biçimde arttığı belirtildi. Analizde, Türkiye'nin küresel siyasette vazgeçilmez bir aktör olarak öne çıktığı, buna karşın Yunanistan'ın gelişmeleri adeta tribünden takip ettiği ifade edildi. Prof. Serbos, özellikle Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde belirgin bir rasyonelleşme sürecinin başladığını ve bu durumun Ankara'nın uluslararası alandaki konumunu güçlendirdiğini dile getirdi.</p><h3><b>PROF. SERBOS: 'TÜRKİYE'NİN ROLÜ BATI İÇİN VAZGEÇİLMEZ'</b></h3><p>Prof. Serbos, analizinde Türkiye'nin sadece bölgesel değil, küresel düzeyde de etkili bir oyuncu haline geldiğini vurguladı. Batı dünyasının artık Türkiye'ye ne yapması gerektiğini sormak yerine, Ankara'nın görüşlerini dikkate almak zorunda kaldığına dikkat çekti. Serbos, "Oyuncu olmayana ne yapacağı söylenir, oyuncuya ise ne yapmalıyız diye sorulur" ifadesini kullanarak, Yunanistan'ın bu süreçte pasif kaldığını savundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/yunan-22092026df76e6f1.jpg"/><h3><b>TA NEA'DA 'FIRSAT PENCERESİ DARALIYOR' UYARISI</b></h3><p>Analizde ayrıca, Washington ve Avrupa başkentlerinde Türkiye ile ilişkilerin daha rasyonel bir zemine oturtulmasının gerekliliği vurgulandı. Prof. Serbos, öncelikle Batı'nın Türkiye vizyonunu netleştirmesi, ardından da Ankara ile doğrudan temas kurulması çağrısında bulundu. Fırsat penceresinin giderek daraldığına dikkat çeken Serbos, Yunanistan'ın aktif bir strateji geliştirmemesi durumunda önemli fırsatları kaçırabileceğini belirtti. Türkiye'nin Batı ile ilişkilerindeki yeni dönemin, bölgedeki dengeleri de doğrudan etkilediği ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/yunanistanharita-220920262da0f77a.jpg"/><p>Türkiye'nin Batı'daki yükselen etkisi Yunan basınında geniş yankı bulurken, uzmanlar Ankara'nın uluslararası arenadaki bu güçlü konumunun önümüzdeki süreçte de belirleyici olacağını öngörüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/yunanistanda-turkiyenin-k-637_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292204</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-yonetimi-venezuelanin-31-ton-altin-rezervine-coktu-292204</link>
      <pubDate>2026-09-22T07:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump yönetimi, Venezuela'nın 31 ton altın rezervine çöktü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Maduro'yu askeri operasyonla kaçıran Trump yönetimi, petrolün ardından Venezuela'nın altın rezervlerini de alıyor. İngiltere'de tutulan 4 milyar dolar değerindeki 31 ton altın New York'a taşınıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump yönetimi, Venezuela'nın 31 ton altın rezervine çöktü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin 3 Ocak'ta askeri operasyonla ABD'ye kaçırmasının ardından Güney Amerika ülkesi Venezuela, ABD'nin açık pazarı haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay Venezuela ile 'dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasına' vardıklarını ve Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladıklarını duyurmasının ardından, ülkenin altın rezervleri de ABD'ye taşınıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/altn-2209202689b6aa65.jpg"/><p><b>DEĞERİ 4 MİLYAR DOLAR</b></p><p>Financial Times'ın haberine göre Venezuela hükümeti ile muhalefet, ülkenin Merkez Bankası'na ait yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki 31 ton altın rezervinin İngiltere Merkez Bankası'ndan New York Fed'e aktarılması konusunda anlaştı. Venezuela Devlet Başkan Vekili Jorge Rodriguez geçen ay, ülkede hızla yükselen enflasyonla mücadele kapsamında İngiltere Merkez Bankası'nın kasalarında tutulan altın rezervlerini geri almak için çalışmalar yürüttüklerini açıklamıştı. 31 tonluk Venezuela altını, yıllardır İngiltere Merkez Bankası'nın yeraltı kasalarında tutuluyordu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/altn2-22092026ff87591f.jpg"/><p>Venezuela'ya ait altınlar, İngiltere Merkez Bankası'ndan New York'a taşınıyor.</p><p>İngiltere, 2018'deki tartışmalı seçimler nedeniyle altınları Venezuela'ya teslim etmeyi reddediyordu. İngiltere Merkez Bankası, Maduro'nun meşruiyetinin tanınmamasını gerekçe göstererek altın rezervlerini serbest bırakmamıştı. Altın rezervleri, Maduro'nun ocak ayında ABD tarafından tutuklanmasının ardından da Venezuela'ya teslim edilmedi. Rodriguez'in Kral Charles'a yaptığı başvuru da rezervlerin serbest bırakılmasıyla sonuçlanmamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/trumpaltn-220920268c192790.jpg"/><p><b>KENDİ ALTININI SATAMAYACAK</b></p><p>İngiliz gazetesinin haberine göre, yapılan anlaşma kapsamında Delcy Rodriguez liderliğindeki geçici hükümet, altınların yasal kontrolünü elde edecek. Altın rezervleri ABD gözetiminde tutulacak ve Venezuela'nın devlet borçlanmasına teminat olarak kullanılacak. Venezuela yönetiminin rezervleri hemen satmasına izin verilmeyecek. Kaynakların, haziran ayında meydana gelen iki depremin ardından yürütülecek yeniden inşa çalışmalarında da kullanılabileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/trump-yonetimi-venezuelan-838_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292203</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/156-milyar-tllik-sigorta-carki-292203</link>
      <pubDate>2026-09-22T07:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[15.6 milyar TL'lik sigorta çarkı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Trafik kazası mağdurlarının verilerini ele geçirip 253 bin kişiden vekalet alan şebekenin 15.6 milyar lira vurgun yaptığı belirlendi. Sigorta dolandırıcılığıyla ilgili 825 kişiye soruşturma açıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[15.6 milyar TL'lik sigorta çarkı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerini yasadışı yollarla ele geçirip vurgun yapan şebeke ağı çökerildi. Soruşturma İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldü. Mağdurların ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla yönlendirildiği; bu yolla 253 bin kişiden vekaletname alındığı tespit edildi. İddiaya göre kazazedelerin bilgileri belirli hukuk bürolarına ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldı. Bu sistem üzerinden 15.6 milyar lira haksız kazanç sağlandı.</p><p><b>POLİS, EKSPER, USTALAR...</b></p><p>MASAK ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu da inceleme başlattı. Bilgi akışını sağlamak için bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta çalışanları, acenteler, eksperler ve oto servis ustalarına olağandışı para transferleri yapıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/sigorta-22092026229f1e1a.jpg"/><p><b>20 ŞİRKETE OPERASYON</b></p><p>Tespitlerin ardından 825 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İstanbul merkezli Ankara, Sakarya ve Gaziantep'teki operasyonlarda 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkete eş zamanlı operasyon düzenledi. Söz konusu 20 şirketin TMSF'ye devrine karar verildi. </p><p><b>SERİ NUMARALARI DEĞİŞTİRİP SATAN ÇETENİN 8 ÜYESİ TUTUKLANDI</b></p><p>Bir diğer operasyonda ağır hasarlı araçların seri numaralarını değiştirip sattığı iddiasıyla gözaltına alınan 16 kişiden 8'i tutuklandı.</p><p><b>ARACI ZİNCİRİ AZALTILACAK</b></p><p>Dev sigorta operasyonuna Türkiye Sigorta Birliği'nden (TSB) tam destek geldi. TSB Başkanı Ahmet Yaşar, vatandaşın mağduriyetini kazanca dönüştüren illegal yapılara karşı yürütülen adli süreçleri yakından takip ettiklerini söyledi. Yaşar, "Organize kötüye kullanım girişimleriyle mücadele, her şeyden önce vatandaşın hakkını koruma meselesidir. Temel amacımız, aracı zincirini azaltmak ve hak sahibinin tazminatına hızlı, şeffaf ve doğrudan ulaşmasını sağlamaktır" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/gurlek1-22092026247a4d8a.jpg"/><p><b>MESLEKİ İHANETİN HESABINI SORACAĞIZ</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, mağduriyetleri kazanç kapısına dönüştüren yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurgulayarak, "Mesleki veya kamusal yetkisini haksız kazanç için kullananlar yargı önünde hesap verecek" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/156-milyar-tllik-sigorta--338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292202</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adaletinsesierdogan-tt-listesini-yikti-gecti-milyonlar-kuresel-vicdan-icin-tek-yurek-oldu-292202</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[''#AdaletinSesiErdoğan'' TT listesini yıktı geçti... Milyonlar küresel vicdan için tek yürek oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 16. kez kürsüye çıkmaya hazırlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi hitabı öncesi dijital platformlarda fırtına koptu. İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın 'Daha adil bir dünya için adaletin sesi Erdoğan!' paylaşımıyla fitili ateşlenen sosyal medya kampanyası kısa sürede çığ gibi büyürken, #AdaletinSesiErdoğan etiketi Trend Topic listesini altüst ederek küresel vicdanın çığlığını New York'tan tüm dünyaya taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[''#AdaletinSesiErdoğan'' TT listesini yıktı geçti... Milyonlar küresel vicdan için tek yürek oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'taki BM kürsüsünden yapacağı tarihi hitap öncesinde binlerce vatandaş dijital platformlarda tek yürek oldu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/aa202609214253413442-2209202620db856a.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Gerek Türkiye'den gerekse dünyanın farklı noktalarından destek veren binlerce sosyal medya kullanıcısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel sistemin aksayan yönlerine karşı net duruşunu hakkında paylaşımlar yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/emrah-22092026345bdd74.jpg"/><p>BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap etmesi beklenirken, kritik temaslar öncesi sosyal medya kullanıcıları gaza bastı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/brge-220920267412fb7a.jpg"/><p><b>"DAHA ADİL BİR DÜNYA İÇİN ADALETİN SESİ ERDOĞAN"</b></p><p class="">İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın "Daha adil bir dünya için adaletin sesi Erdoğan!" ifadeleriyle yaptığı paylaşımın ardından sosyal medya platformu X'te (Twitter) adeta mesaj yağmuru yaşandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/adalet4-220920268a8b43bf.jpg"/><p>Kısa sürede çığ gibi büyüyen paylaşımlar sonrası #AdaletinSesiErdoğan ve #Dünya Lideri Erdoğan etiketi Trend Topic (TT) listesinde zirveye demir attı.</p><p><b>"MİLLETİMİZİ GURURLANDIRACAK HİTAPLARIYLA HAKKI HAYKIRACAK"</b></p><p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal ve X hesaplarından yaptığı paylaşımda, BM kürsüsünden bir kez daha Türkiye'nin ve vicdanın sesinin yükseleceğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımız, yine milletimizi gururlandıracak hitaplarıyla hakkı haykıracak, mazlumların, sesi duyulmayanların ve adalet bekleyenlerin sesi olacak. Gazze'den dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara uzanan adalet çağrısını insanlığın ortak vicdanına taşıyacak. Çünkü dünya, hakkın, hukukun ve insanlığın sözünün belirleyici olduğu daha adil bir düzeni hak ediyor. Daha adil bir dünya için adaletin sesi Erdoğan!"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/adaletinsesierdogan-tt-li-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292201</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tottenhamdan-mauro-icardi-karari-292201</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tottenham'dan Mauro Icardi kararı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Tottenham'ın serbest statüde bulunan Mauro Icardi'yi transfer etme ihtimalini değerlendirdiği ancak bu transferden vazgeçtiği öne sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tottenham'dan Mauro Icardi kararı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tottenham'ın, serbest statüde bulunan Mauro Icardi'yi transfer etmeme kararı aldığı iddia edildi.</p><p>Team Talk'un Football Insider'dan derlediği habere göre, hücum hattını güçlendirmek isteyen Tottenham, gündemine gelen Mauro Icardi için transfer girişiminde bulunmama kararı aldı.</p><p>İtalyan basınında daha önce yer alan haberlerde, Kuzey Londra ekibinin teknik direktör Roberto De Zerbi'ye alternatif bir santrfor seçeneği sunmak amacıyla 33 yaşındaki futbolcunun durumunu değerlendirdiği öne sürülmüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/1-22092026d0babfdb.jpg"/><p><b>KADROYA KAYIT EDİLEMİYOR</b></p><p>Football Insider'da yer alan haberde, Mauro Icardi'nin ocak ayına kadar Tottenham'ın 25 kişilik Premier Lig kadrosuna kaydedilemeyecek olmasının transfer kararında etkili olduğu belirtildi.</p><p>Arjantinli futbolcunun yüksek maaş beklentisi ve daha önce Premier Lig'de forma giymemiş olması da Tottenham'ın transfere temkinli yaklaşmasının nedenleri arasında gösterildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/ca1310202500d39843-22092026f1596832.jpg"/><p><b>LAZIO İHTİMALİ</b></p><p>Haberde, Icardi'nin kariyerine yeniden İtalya'da devam edebileceği ifade edilirken, Lazio'nun deneyimli santrforla ilgilenen Serie A ekiplerinden biri olduğu aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/tottenhamdan-mauro-icardi-474_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292200</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irak-petrol-bakani-hudayr-hurmuz-bogazindan-cikan-tankerlerin-cogu-irak-petrolu-tasiyor-292200</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Irak Petrol Bakanı Hudayr: Hürmüz Boğazı'ndan çıkan tankerlerin çoğu Irak petrolü taşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ Irak Petrol Bakanı Basim Hudayr, Hürmüz Boğazı'ndan çıkan tankerlerin büyük bölümünün Irak petrolü taşıdığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Irak Petrol Bakanı Hudayr: Hürmüz Boğazı'ndan çıkan tankerlerin çoğu Irak petrolü taşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hudayr, yaptığı açıklamada, ülkesinin son 2 ayda petrol ihracatından gelir elde ettiğini söyledi.<br></p><p>Irak Petrol Bakanı, Hürmüz Boğazı'ndan çıkan tankerlerin çoğunun Irak petrolü taşıdığını ifade ederek, Irak'ın söz konusu dönemde petrol ihracatını sürdürdüğünü kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/irak-petrol-bakani-hudayr-171_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292199</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/baskentte-bir-apartman-dairesinde-3-erkek-cesedi-bulundu-292199</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Başkentte bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Başkentte bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, Anadolu Mahallesi 500. Sokak&#39;taki bir apartman dairesinde 3 kişinin hareketsiz halde yattığını görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534340.jpg"/><p>İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p>Sağlık ekiplerince yapılan incelemede dairedeki 3 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Cesetlerin Mehmet Emre Ç, Enes Ç. ve Mehmet B&#39;ye ait olduğu tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534339.jpg"/><p>Cesetler, Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/baskentte-bir-apartman-da-450_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292198</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kacmak-icin-her-yolu-deneyen-alkollu-surucu-yakayi-ele-verdi-o-anlar-kamerada-292198</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaçmak için her yolu deneyen alkollü sürücü yakayı ele verdi... O anlar kamerada]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'de polis ekiplerinin ‘dur' ihtarına uymayan sürücü, uzun süren kovalamaca sonucu yakalandı. Yapılan kontrollerde, 1.58 promil alkollü olduğu belirlenen sürücüye 400 bin TL idari para cezası uygulanırken, kovalamaca anı kameraya yansıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaçmak için her yolu deneyen alkollü sürücü yakayı ele verdi... O anlar kamerada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Melikgazi ilçesinde bağlı İldem Cumhuriyet Mahallesi Saffet Arıkan Bedük Caddesi üzerinde polis ekipleri şüphe üzerine M.K. yönetimindeki 38 ACL 210 plakalı otomobile 'dur' ihtarında bulundu. Ekiplerin ihtarına riayet etmeyen M.K. otomobiliyle kaçmaya başladı. Ekiplerden kaçmak için her yolu deneyen M.K. uzun süren kovalamaca sonucu Kocasinan ilçesinde bağlı Osmangazi Mahallesi Kuzey Çevre Yolu'nda kıstırılarak, yakalandı. Yapılan kontrollerde M.K.'nin 1.58 promil alkollü olduğu belirlendi. M.K.'ya trafiğin ilgili maddelerinden 400 bin TL idari para cezası yazıldı. Ehliyetine 6 ay süreyle el konulan M.K. hakkında 'trafiğin güvenliğini tehlikeye sokmak' suçundan adli işlem başlatıldı. M.K. ifadesi alınmak üzere karakola götürülürken, otomobil çekiciyle kaldırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/=Y1KTUFaDUNKnA5S7UpG_A5GnE1KnYdWvUNW7YdS7ENG7YBa3YJC_EBGLExG_Q9GLURKjYBWTU1KbQ9az.jpg"/><p>Öte yandan, polis ekiplerinin 'dur' ihtarına uymayan M.K.'nın kaçmaya çalıştığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Kaçmak için her yolu deneyen M.K.'nın ara yollara girerek izini kaybettirmeye çalıştığı anlar anbean kaydedildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/=Y1KTURGDQ9W3A5WXUpWPA5avEJKnYdWLIJGHYdS7EVWPEVa3A9anYFaHE.WDUJaDURKrA5G7U1KbQ9az.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/=YZKXQ9afIRKvYJWHUpS7EBGvA9KnYdKLUVaHYdS7EFWHU9a3ENabEVGHY.S7UFC7INWvYRWPU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/kacmak-icin-her-yolu-dene-827_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292197</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-fransa-cumhurbaskani-macron-ile-new-yorkta-gorustu-292197</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile New York'ta görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için geldiği New York'ta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile New York'ta görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, New York&#39;ta Fransa Cumhurbaşkanı ile ikili görüşme gerçekleştirdi. </p><p>Görüşmenin ardından basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Macron, Trump ile &quot;çok verimli&quot; bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.</p><p>Trump ile özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve İran&#39;la çatışmalar konusunda olumlu bir görüşme yaptıklarını kaydeden Macron, &quot;Konuştuğumuz diğer konu Kızıldeniz&#39;deki durumdu. Bu, küresel fiyatlar açısından önemli. Ardından Ukrayna ve Rusya hakkında uzun bir görüşme yaptık.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/abd-baskani-trump-fransa--452_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292196</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/amasyada-kontrolden-cikarak-tarlaya-giren-yolcu-otobusundeki-24-kisi-yaralandi-292196</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Amasya'da kontrolden çıkarak tarlaya giren yolcu otobüsündeki 24 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Amasya'nın Merzifon ilçesinde yolcu otobüsünün kontrolden çıkarak tarlaya girmesi sonucu 24 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Amasya'da kontrolden çıkarak tarlaya giren yolcu otobüsündeki 24 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#39;dan Ağrı istikametine giden M.S. idaresindeki 04 ABG 628 plakalı yolcu otobüsü, Gökçebağ mevkisinde kontrolden çıkarak tarlaya girdi.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534046.jpg"/><p>Kazada, otobüste bulunan 24 kişi yaralandı.</p><p>Yaralılar, Merzifon Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534047.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/amasyada-kontrolden-cikar-166_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292195</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-cumhurbaskani-erdoganin-bmde-yapacagi-konusmaya-iliskin-paylasim-292195</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'de yapacağı konuşmaya ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki hitabında yine hakkı haykıracağını, mazlumların, sesi duyulmayanların ve adalet bekleyenlerin sesi olacağını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'de yapacağı konuşmaya ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, BM kürsüsünden bir kez daha Türkiye'nin sesinin, vicdanın sesinin yükseleceğini ifade etti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'na 16. kez hitap edeceğini anımsatan Duran, şunları kaydetti:</p><p>"Sayın Cumhurbaşkanımız, yine milletimizi gururlandıracak hitaplarıyla hakkı haykıracak, mazlumların, sesi duyulmayanların ve adalet bekleyenlerin sesi olacak. Gazze'den dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara uzanan adalet çağrısını insanlığın ortak vicdanına taşıyacak. Çünkü dünya, hakkın, hukukun ve insanlığın sözünün belirleyici olduğu daha adil bir düzeni hak ediyor. Daha adil bir dünya için adaletin sesi Erdoğan!"</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/iletisim-baskani-durandan-495_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292194</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abd-baskani-trump-new-york-belediye-baskani-mamdani-ile-gorustu-292194</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump, New York Belediye Başkanı Mamdani ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Başkanı Trump, New York Belediye Başkanı Mamdani ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantılarına katılmak için geldiği New York&#39;ta Belediye Başkanı Mamdani ile bir araya geldi.</p><p>Görüşmenin ardından basın toplantısı düzenleyen ikili, iyi bir görüşme yaptıklarını ve ağırlıklı olarak kentteki yeni yerleşim planları üzerine konuştuklarını belirtti.</p><p>Başkan Trump, CNN, MS Now ve Politico adlı medya kuruluşlarına Beyaz Saray&#39;a giriş yasağı getirme kararının arkasında durduğunu vurguladı.</p><p>Trump, &quot;Benim yalan haberlerin yayılmasına izin vermeme yükümlülüğüm var. Bunlar ülke için çok zararlı, ulusal güvenlik için de çok zararlı, bu yüzden bu konuda bir şey yapma yükümlülüğüm var. Bakalım bu süreç nasıl sonuçlanacak.&quot; diye konuştu.</p><p>Medya kuruluşlarının &quot;doğru haber&quot; yazmak konusunda yükümlülüklerinin olduğunu ifade eden Trump, &quot;Eğer onlar böyle yapmıyorlarsa benim de onları Beyaz Saray&#39;dan engelleme gibi bir sorumluluğum var.&quot; dedi.</p><p>Medyanın kendisiyle ilgili sürekli negatif haberler yaptığını ve ülke için yaptığı faaliyetlerle ilgili olumlu haberlerin çoğunu vermediğini savunan Trump, bu konuda medya kuruluşlarından memnun olmadığını yineledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/trumpnewyorkbelediye-220920268ff9e879.jpg"/><p><b>- "İRAN İYİ DURUMDA DEĞİL"</b></p><p>Öte yandan Trump, İran konusunda çok iyi gittiklerini savunarak, &quot;Bugün onlarla görüşeceğiz, ancak İran iyi durumda değil.&quot; yorumunu yaptı.</p><p>İran&#39;ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamayacağını kaydeden Trump, İran&#39;la savaşın gidişatı konusunda ABD medyasının doğruları yazmadığını savundu.</p><p><b>- MAMDANİ GÖRÜŞMEDEN MEMNUN</b></p><p>New York Belediye Başkanı Mamdani, Trump ile kentte yeni yapılması planlanan konutlarla ilgili birçok başlığı ele aldıklarını ve iyi bir görüşme yaptıklarını söyledi.</p><p>Görüşmenin içeriğine ilişkin olarak da Mamdani, &quot;Başkanla her konuştuğumuzda, konuştuğumuz konular hemen hemen aynı oluyor: New Yorkluların yaşamlarını nasıl iyileştirebileceğimiz ve hükümetin gücünü, yaşam maliyeti kriziyle mücadele etmek, ekonomimizi büyütmek ve daha iyi, daha güçlü bir New York inşa etmek için nasıl kullanabileceğimiz.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bir basın mensubunun Trump&#39;ın medya yasağına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Mamdani, söz konusu basın toplantısına görüşleri ne olursa olsun tüm medya kuruluşlarının davet edildiğini ve bunun doğru olduğuna inandığını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/abd-baskani-trump-new-yor-173_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292193</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kurum-cop31in-lansmanini-new-yorkta-yapti-292193</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum COP31'in lansmanını New York'ta yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kasımda Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ile iklim hedeflerini ölçülebilir, uygulanabilir eylemlere dönüştürmek istediklerini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kurum COP31'in lansmanını New York'ta yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurum, BM 81. Genel Kurul haftası kapsamında geldiği New York&#39;ta, kasımda Antalya&#39;da düzenlenecek COP31&#39;in lansmanını yaptı.</p><p>BM Genel Merkezi&#39;ndeki BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) salonunda düzenlenen &quot;COP31 Eylem Gündeminin Lansmanı - Üst Düzey Etkinliği&quot;nde, COP31 Başkanı olarak açılış konuşmasını yapan Kurum, &quot;Bugün burada yalnızca COP31 Eylem Gündemi&#39;ni tanıtmak için değil, iklim eyleminde hedeften uygulamaya geçişi nasıl hızlandıracağımızı birlikte konuşmak için bulunuyoruz.&quot; dedi.</p><p>Kurum, iklim krizinin aciliyeti konusunda artık güçlü bir ortak anlayış bulunduğunu, ortak hedefler konulduğunu ve dünyanın birçok yerinde uygulanabilir çözümler de bulunduğunu ancak bu çözümlerin nasıl hayata geçirileceğinin temel bir mesele olduğunu belirtti.</p><p>Finansmana erişim, kapasite eksiklikleri, teknoloji ve yatırımı ihtiyaçlarla buluşturma gibi sorunlara işaret eden Kurum, Antalya&#39;da kasım ayında yapılacak COP31 konferansında bu sorulara cevap aranacağını söyledi.</p><p>Kurum, &quot;Bu süreçte yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanıyor: Diyalog. Uzlaşı. Aksiyon. Diyalogla farklı ihtiyaçları ve öncelikleri dinliyoruz. Uzlaşıyla ortak hareket alanlarını belirliyoruz. Aksiyonla bu ortaklığı somut sonuçlara dönüştürmek istiyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Uygulamalarının yalnızca daha fazla taahhüt açıklamak değil, mevcut taahhütleri sahada ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek olduğunu vurgulayan Kurum, &quot;Eylem Gündemimiz, ortak öncelikleri ölçülebilir hedefler, somut girişimler ve uygulama araçlarıyla buluşturuyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "EYLEM GÜNDEMİMİZLE İKLİM HEDEFLERİNİ EYLEMLERE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Bakan Kurum, &quot;Diyalog, Uzlaşı, Aksiyon&quot; ilkeleri üzerine konumlandırılan COP31 Eylem Gündemi&#39;nin 10 öncelikli temasını, 6 küresel hedefini, 11 girişimini ve 13 destekleyici çıktısını Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi&#39;ne (UNFCCC) taraf ülkelerin temsilcilerine anlattı.</p><p>Hedeflerden uygulamaya geçmek için &quot;uygulama mimarisi&quot; oluşturduklarını aktaran Kurum, ülkeler, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları, özel sektör ve sivil toplumla kapsamlı bir istişare süreci yürüterek Eylem Gündemini oluşturduklarını söyledi.</p><p>Kurum, &quot;Eylem Gündemimizle iklim hedeflerini ölçülebilir, uygulanabilir eylemlere dönüştürmek istiyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Eylem Gündemiyle ilgili enerjiden sanayiye, şehirlerden gıdaya, okyanuslardan sağlığa kadar 10 öncelikli tema belirlediklerini aktaran Kurum, 2035&#39;e kadar da enerji tüketimi, atıklar, geri dönüşüm, karbondioksit azaltımı gibi konularda da küresel hedefler belirlediklerini söyledi.</p><p>Kurum, &quot;2035 yılına kadar elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35&#39;e çıkarmayı hedefliyoruz. COP31 Küresel Elektrifikasyon Girişimi ile elektrifikasyonu küresel ölçekte hızlandıracağız.&quot; dedi.</p><p>Sıfır atık konusunda da 2035 yılına kadar belediye atığı oluşumundaki öngörülen artışı en az yarıya indirmeyi hedeflediklerini belirten Kurum, aynı şekilde küresel döngüsel malzeme kullanım oranını en az yüzde 15&#39;e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/bakankurumcop31-22092026546df9b4.jpg"/><p>Kurum, iklime dirençli şehirlerden, okyanus ve denizlerdeki uygulamalara, gıda güvenliğinden dinamik ve dayanıklı sağlık sistemlerine kadar COP31 hedeflerini örneklendirerek anlattı.</p><p><b>- "ANTALYA'YI BİR SON DURAK OLARAK GÖRMÜYORUZ"</b></p><p>Katılımcıların görüşlerine de yer verilen lansmanda, soru cevap faslından sonra kapanış konuşmasını yapan Kurum, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Burada yalnızca Eylem Gündemimizi tanıtmadık. Sizleri dinledik. Uygulamanın önündeki engelleri, ihtiyaçları ve birlikte ilerleyebileceğimiz alanları değerlendirdik. Bugün ortaya koyduğunuz görüş ve önerileri Antalya'ya giden süreçte çalışmalarımıza yansıtacağız.&quot;</p><p>Kurum, kasımda herkesi Antalya&#39;da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını belirterek, &quot;Ancak Antalya&#39;yı bir son durak olarak görmüyoruz. Antalya&#39;nın uygulamanın görünür ve ölçülebilir biçimde hızlandığı bir dönüm noktası olmasını istiyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Lansmanda, BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve COP29 Baş Müzakerecisi Yalçın Rafiyev, Avustralya Bakan Yardımcısı ve COP31 İcra Direktörü Kushla Munro ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Prof. Dr. Celeste Saulo, yaklaşık 20 ülkenin bakan ve bakan yardımcılarının yanı sıra uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri söz aldı.</p><p>Türkiye&#39;nin başkanlığında 2026 COP31, 9-20 Kasım&#39;da Antalya&#39;daki Expo Merkezi&#39;nde düzenlenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/bakan-kurum-cop31in-lansm-795_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292192</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogan-sierra-leone-cumhurbaskaninin-esi-fatima-maada-bio-ile-gorustu-292192</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı'nın eşi Fatima Maada Bio ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio'nun eşi Fatima Maada Bio ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı'nın eşi Fatima Maada Bio ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, ABD'nin New York kentinde temaslarını sürdürüyor.  Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı'nın eşi Fatima Maada Bio ile görüştü. Emine Erdoğan ile Fatima Maada Bio arasındaki görüşme, Türkevi'nde basına kapalı gerçekleşti. Görüşmede, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da hazır bulundu.  </p><p>Emine Erdoğan, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sierra Leone Devlet Başkanı'nın eşi, Kalkınma İçin Afrika Devlet Başkanları Eşleri Teşkilatı Başkanı, değerli dostum Fatima Maada Bio Hanımefendi ile Türkevi'nde buluştuk. Çevre, eğitim, kadın ve çocukların esenliği başta olmak üzere ortak hassasiyet taşıdığımız pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/emine-erdogan-sierra-leon-740_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292191</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-kacir-yesil-donusum-tesvikleriyle-3-milyar-dolarin-uzerinde-yatirimi-harekete-gecirm-292191</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Yeşil dönüşüm teşvikleriyle 3 milyar doların üzerinde yatırımı harekete geçirmeyi hedefliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kamu alımlarının ortak sürdürülebilirlik hedeflerini ilerletmede güçlü bir araç olduğunu belirterek, hükümetlerin, şirketlerin ve büyük alıcıların tercihlerinin piyasaları şekillendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: Yeşil dönüşüm teşvikleriyle 3 milyar doların üzerinde yatırımı harekete geçirmeyi hedefliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında geldiği ABD&#39;de BM Küresel İlkeler Sözleşmesi tarafından Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi&#39;nin tanıtıldığı Sürdürülebilir Kamu Alımı Üst Düzey Forumu&#39;nda konuştu.</p><p>Sürdürülebilirlik hedeflerinin ilerletilmesinde kamu alımlarının güçlü bir araç olduğunu belirten Kacır, hükümetlerin, şirketlerin ve büyük alıcıların tercihlerinin piyasaları şekillendirdiğini, talebi yönlendirdiğini ve yatırımlara yön verdiğini söyledi.</p><p>Kacır, talep daha temiz malzemelere, kaynak verimliliği sağlayan ürünlere, düşük karbonlu teknolojilere ve daha dayanıklı tedarik zincirlerine yöneldikçe sanayinin buna yanıt verdiğini, yatırımların bunu takip ettiğini, inovasyonun hızlandığını ve yeni teknolojilerin rekabetçi hale gelebilmeleri için ihtiyaç duydukları ölçeğe ulaştığını aktardı.</p><p>Bakan Kacır, &quot;Dolayısıyla sürdürülebilir kamu alımları, daha çevreci ürünlerin satın alınmasının ötesine geçiyor. Sanayi dönüşümünü hızlandırmak için talebin gücünden yararlanıyor.&quot; dedi.</p><p>Hükümetlerin bu süreçte önemli bir sorumluluğu bulunduğunu belirten Kacır, Türkiye&#39;nin gelişen teknolojiler konusunda da aynı piyasa şekillendirme yaklaşımını uyguladığını dile getirdi.</p><p><b>- KAMU YATIRIMLARININ EN AZ YÜZDE 2'Sİ YAPAY ZEKAYA AYRILACAK</b></p><p>Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye&#39;nin yapay zeka eylem planının &quot;fark et, istifade et, üret ve yönet&quot; olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulduğunu ve bunun insan odaklı ve güvenilir yaklaşımla desteklendiğini ifade etti.</p><p>Kamu alımlarını inovasyonu teşvik edecek şekilde kullandıklarını belirten Kacır, &quot;Daha geniş hedeflerimiz kapsamında, toplam kamu yatırım programı bütçesinin en az yüzde 2&#39;sini yapay zeka projelerine ayırma konusunda net bir hedef belirledik.&quot; diye konuştu.</p><p>Kacır, böylece yenilikçi çözümlerin pilot aşamanın ötesine geçmesini, ölçek kazanmasını ve küresel ölçekte rekabetçi hale gelmesini amaçladıklarını aktardı.</p><p>Kamu alımlarının öngörülebilir düzenlemeler, finansmana ve teknolojiye erişimle desteklenen net ve uzun vadeli talep sinyalleri sağlayabileceğini belirten Kacır, bu dönüşümün kapsayıcı olmasının da sağlanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Kacır, özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki KOBİ&#39;lerin değişen standartları karşılamaları ve sürdürülebilir değer zincirlerine katılabilmeleri için desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.</p><p><b>- YEŞİL DÖNÜŞÜME 3 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM HEDEFİ</b></p><p>Türkiye&#39;nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil dönüşümü sanayi ve teknoloji politikalarının merkezine yerleştirdiğine işaret eden Kacır, &quot;Yeşil dönüşüm programımız aracılığıyla, yeşil dönüşümü hedefleyen sanayi tesislerine teşvikler sağlayarak 3 milyar doların üzerinde yatırımı harekete geçirmeyi hedefliyoruz.&quot; dedi.</p><p>Kacır, Dünya Bankası ile yeşil dönüşümü, kaynak verimliliğini ve inovasyonu desteklemek amacıyla toplam 1 milyar dolar değerinde üç proje başlattıklarını belirtti.</p><p>Ayrıca Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu&#39;nu kurduklarını kaydeden Kacır, platformun 2030&#39;a kadar 5 milyar avronun üzerinde finansmanı harekete geçirmeyi hedeflediğini aktardı.</p><p>- Yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesine her yıl yaklaşık 8 gigavat ekleniyor</p><p>Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın en büyük güneş paneli üreticisi ve Avrupa&#39;nın en büyük 5 rüzgar türbini üreticisinden biri olduğunu belirten Kacır, yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir kamu alımları süreçleriyle birlikte enerji politikasının merkezine yerleştirildiğini ifade etti.</p><p>Kacır, Türkiye&#39;nin her yıl yaklaşık 8 gigavat yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi eklediğini kaydetti.</p><p>Bu çabaların Türkiye&#39;nin ortak bir küresel sorunu ele alma konusundaki kararlılığını yansıttığını belirten Kacır, birbirine bağlı değer zincirlerinde ilerleme sağlanabilmesi için daha güçlü uluslararası işbirliğinin büyük önem taşımaya devam ettiğini, sürdürülebilirlik taahhütlerinin eylemlere dönüştürülmesine yönelik pratik bir katkı olarak Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi&#39;ni memnuniyetle karşıladıklarını aktardı.</p><p>Kacır, &quot;Ortak görevimiz, bu taahhütleri, her ölçekten işletme için fırsatları genişletirken aynı zamanda yatırımı, inovasyonu ve dayanıklılığı teşvik eden kamu alımı kararlarına dönüştürmektir.&quot; dedi.</p><p>Türkiye&#39;nin hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörle işbirliği içinde katkı sunmaya hazır olduğunu kaydeden Kacır, sürdürülebilir kamu alımlarını kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü haline getirmek için birlikte çalışma çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/bakan-kacir-yesil-donusum-280_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292190</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-kacir-yesil-sanayilesme-yeni-engeller-degil-kalkinma-firsatlari-yaratmali-292190</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Yeşil sanayileşme yeni engeller değil, kalkınma fırsatları yaratmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, en az gelişmiş ülkelerin yeşil dönüşüm maliyetinin orantısız yükünü taşımaması gerektiğini belirterek, "Yeşil sanayileşme yeni engeller değil, kalkınma fırsatları yaratmalıdır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: Yeşil sanayileşme yeni engeller değil, kalkınma fırsatları yaratmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında geldiği ABD&#39;de, &quot;En Az Gelişmiş Ülkeler Yeşil Sanayileşmeyi Kolaylaştırma Mekanizması&quot; konulu toplantıya ev sahipliği yaptı.</p><p>Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum&#39;un yanı sıra çeşitli ülkelerden yetkililer ve uluslararası kurumların temsilcileri katıldı.</p><p>Kacır buradaki konuşmasında, BM 1971&#39;de &quot;en az gelişmiş ülke&quot; kategorisini oluşturduğunda bu grupta 25 ülkenin bulunduğunu, ancak bu rakamın 44&#39;e yükseldiğini anlattı.</p><p>Bu nedenle stratejik ve kolektif olarak hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Kacır, onlarca yıllık çabaya ve desteğe rağmen geleneksel yaklaşımların ihtiyaç duyulan ölçekte yapısal dönüşümü sağlayamadığını belirtti.</p><p>Kacır, en az gelişmiş 44 ülkede sorunun potansiyel eksikliği olmadığını vurgulayarak, &quot;Sorun, bu potansiyeli üretim kapasitesine, yatırıma ve fırsata dönüştürmektir. Kaliteli istihdam yaratmak, üretim kapasitesini genişletmek, katma değerli üretimi artırmak ve en az gelişmiş ülkelerin küresel değer zincirlerine katılımını güçlendirmek için muazzam bir potansiyel bulunuyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Teknoloji, iklim politikaları, kaynak verimliliği ve yeni ticaret gereksinimlerinin küresel rekabet gücünü yeniden şekillendirdiğinin altını çizen Kacır, bu geçiş döneminin yeni bir eşitsizlik kaynağı haline gelmemesi gerektiğini kaydetti.</p><p><b>- "RAPORLARIN, TAVSİYELERİN VE BİLGİ PAYLAŞIMININ ÖTESİNE GEÇMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Kacır, tarihsel emisyonlara en az katkıda bulunan ülkelerden yeşil dönüşümün maliyetinin orantısız yükünü taşımalarının istenmemesi gerektiğini vurgulayarak, &quot;Yeşil sanayileşme yeni engeller değil, kalkınma fırsatları yaratmalıdır.&quot; dedi.</p><p>En Az Gelişmiş Ülkeler Yeşil Sanayileşmeyi Kolaylaştırma Mekanizması&#39;nın amacının da bu olduğunun altını çizen Kacır, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Fikir son derece basit, en az gelişmiş ülkelerin ihtiyaçlarını teknoloji, uzmanlık ve finansmanla buluşturmak ve bu bağlantıları gerçek sanayi ve teknoloji projelerine dönüştürmek. Raporların, tavsiyelerin ve bilgi paylaşımının ötesine geçmek istiyoruz. Kanıtlanmış çözümleri uygulamaya dökmek istiyoruz.&quot;</p><p>Kacır, söz konusu mekanizmanın paralel bir finansman mimarisi yaratmayı amaçlamadığını belirterek, mevcut sistemlerin birlikte daha iyi çalışmasını sağlamanın hedeflendiğini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın uluslararası alanda savunduğu &quot;Daha adil bir dünya mümkün&quot; vizyonuna işaret eden Kacır, &quot;En az gelişmiş ülkelerde yeşil sanayileşme sadece bir dayanışma eylemi olarak görülmemelidir. Bu, daha dengeli, dirençli ve müreffeh bir küresel ekonomiye yapılan bir yatırımdır. Gelin hedeflerden uygulamaya, potansiyelden yatırıma ve parçalanmış desteklerden yeşil sanayileşme için gerçek bir küresel ortaklığa geçelim.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/sanayiveteknolojibak-220920260f53a82a.jpg"/><p><b>- "TÜM ORTAKLARIMIZLA BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ"</b></p><p>Kacır, toplantının kapanışında yaptığı konuşmada da yeşil sanayileşme hedeflerini iyi hazırlanmış, uygulanabilir projelere dönüştürmek için teknolojiye ve teknik uzmanlığa erişime, altyapıya, kapasite geliştirmeye ve amaca uygun finansmana ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p>Toplantıdaki görüş alışverişlerinin çalışmaların bundan sonraki aşamasına yön vereceğini ifade eden Kacır, &quot;Önümüzdeki aylarda mekanizmayı geliştirmek, öncelikli girişimleri belirlemek ve uygulama için gereken ortaklıkları kurmak üzere en az gelişmiş ülkeler ve tüm ortaklarımızla birlikte çalışacağız.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/bakan-kacir-yesil-sanayil-611_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292189</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-turkiye-misir-pakistan-suudi-arabistan-disisleri-bakanlari-toplantisina-katildi-292189</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Altıncı Toplantısı'na katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, toplantıya ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden açıklama yaptı.</p><p>Açıklamada, Fidan&#39;ın New York'ta düzenlenen Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Altıncı Toplantısı'na katıldığı belirtildi.</p><p>Bakan Fidan&#39;ın ayrıca BM 81. Genel Kurulu marjında Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün Dışişleri Bakanlarının iştirakiyle düzenlenen eşgüdüm toplantısına da katıldığı aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/bakan-fidan-turkiye-misir-880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292188</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-savunma-sanayinde-dunya-olceginde-ragbet-goren-bir-aktor-hal-292188</link>
      <pubDate>2026-09-22T06:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye savunma sanayinde dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" Etkinliği'nde yaptığı konuşmada, "Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye savunma sanayinde dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında geldiği ABD'nin New York kentinde temaslarını sürdürüyor. Ziyaretinin ikinci gününde ikili görüşmeler gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" Etkinliği'nde konuştu. "Ülkelerimiz arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yapıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu müstesna dönemin arefesinde düzenlenen bu etkinlik için Amerika Türkiye İş Konseyi'ne ve Amerikan Ticaret Odası'na hassaten teşekkürlerimi ifade ediyorum. Değerli dostum, Başkan Trump'la samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla, münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz" ifadelerini kullandı. Trump'la Washington'daki görüşmenin ardından, Temmuz ayında Ankara'yı ziyaret etmesinin köklü müttefiklik ilişkileri pekiştirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni bir soluk kazandırmıştır. Bu ziyaretler vasıtasıyla bir yandan ilişkilerimizin ikinci 100. yılına kapıyı aralarken diğer yandan birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler Türkiye ile Amerika'nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika ile tesis ettiğimiz diyalog ve eş güdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız. Bu noktada şu hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. ABD ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünemeyiz, düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor. Dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025 yılında 38 milyar doları aşan ikili ticaretimiz bu yılın ilk 8 ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025'in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump'la birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece buluyor. Ancak biraz daha artırmamız gerekiyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534529.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE EKONOMİSİ GÜÇLÜ ŞOKLARA KARŞI DİRENÇLİ BİR ÜLKEDİR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'den Irak'a, Kafkasya'dan Kuzey Afrika'ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahibiz. Bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ediyoruz" ifadelerine yer verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534531.jpg"/><p>Ekonomiye dair hemen her başlıkta son 24 yılda ciddi başarılar elde ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:  </p><p>"Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde milli geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonu itibarıyla inşallah 20 bin doları aşacak.  Son 24 yılda ülkeye çektiğimiz doğrudan yabancı yatırım miktarı 300 milyar dolara yaklaştı. 2023'te yaşanan deprem felaketinin şehirlerde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardık. Sadece üç yıl gibi bir sürede enkazları kaldırdık, şehirlerimizi sıfırdan tekrar inşa ettik, deprem bölgesini dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek 455 binden fazla konutu tamamlayıp, depremzedelerimize teslim ettik. Tüm bu rakamlar, tüm bu başarılar aslında bizlere şunu gösteriyor, Türkiye ekonomisi güçlü şoklara karşı dirençli bir ülkedir. Türkiye'ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye, kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Şimdi bu güçlü zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlatıyoruz"  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534534.jpg"/><p><b>"AŞMAMIZ GEREKEN ENGELLER, ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR VAR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında açıklanan yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birini hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Ülkemizde yatırım yapanlar için Kurumlar Vergisi'ni yüzde 25'ten, yüzde 12,5'e indirdik. İstanbul Finans Merkezi'yle belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi'nden muaf tuttuk. Bu imkanı ilk kez Türkiye geneline de taşıdık. Yatırımcılara diyoruz ki 'gelin operasyonlarınızı Türkiye'den yönetin'. Elbette bu süreçte iş konseyi ve ticaret odasına görevler düşüyor. Sizlerden, Türkiye'nin sunduğu fırsatlardan faydalanmaları için Amerikalı yatırımcıları teşvike devam etmenizi bekliyoruz. Bu teşviklerimizin sadece ticaretimize değil, ülkelerimiz arasındaki siyasi münasebetlere de büyük katkı yaptığını görüyorum. Ancak önümüzde daha yürümemiz gereken uzun bir yol var. Bu yolda aşmamız gereken engeller, atmamız gereken adımlar var" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534536.jpg"/><p>"İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz"  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534540.jpg"/><p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu şekilde sürdürdü:  </b></p><p>"Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız. Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Bu noktada şunu da belirtmek durumundayım. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki payımız 5 yıl önceye kıyasla yüzde 120'nin üzerinde arttı. Artık firmalarımız sahip oldukları donanım ve inovasyonla Amerika'da yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika'yla iş birliğimizi ortak üretim imkanları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534543.jpg"/><p>"Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum"  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534541.jpg"/><p>Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarında, programa katılan kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarının katkılarını takdirle karşıladıklarını belirten Erdoğan, "Amerika'da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizde bağlarını korurken, diğer yandan Amerika'nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz. Türk-Amerikan toplumu bünyesinden siyaset, iş, bilim, kültür, sanat, spor ve diğer alanlarda temayüz etmiş vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz. Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534544.jpg"/><p>Programda, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim edildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/cumhurbaskani-erdogan-tur-687_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292187</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/100-yillik-dostluk-abd-turkiye-etkinligi-cumhurbaskani-erdogandan-onemli-aciklamalar-292187</link>
      <pubDate>2026-09-22T02:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["100 Yıllık Dostluk" resepsiyonu... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ekonomimiz güçlü ve şoklara karşı dirençli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'taki Türkevi'nde ikili temaslarda bulundu. Buradan dostluk resepsiyonuna giden Erdoğan'ın "100 Yıllık Dostluk: ABD-Türkiye" etkinliğinde açıklamalarda bulundu. Erdoğan "Türkiye ekonomisi güçlü ve şoklara karşı dirençli. Türkiye'ye yatırım yapan kazançlı çıktı" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["100 Yıllık Dostluk" resepsiyonu... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ekonomimiz güçlü ve şoklara karşı dirençli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'nin New York giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkevi'ndeki coşkulu karşılamanın ardından yoğun diplomasi trafiğine başladı. Buradan dostluk resepsiyonuna giden Erdoğan, "100 Yıllık Dostluk: ABD-Türkiye" etkinliğinde konuştu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/aa202609224253451042-22092026bfad9127.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;</b></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri pekiştirmiştir. ABD ile tesis ettiğimiz diyalog Afrika'dan Asya'ya pek çok meselede olumlu neticeler alıyoruz. Bu ilişkilerimizi sürdürmekte kararlayız.</p><p>ABD ile ticaret hacmimizi iki katına çıkardık. Yılın ilk 8 ayında ticaret hacmi 28 milyar dolara ulaştı ve hedefimiz 100 milyar dolar.</p><p>Türkiye ekonomisi güçlü, şoklara karşı direnişi bir ülkedir. Türkiye'ye yatırım yapan her zaman kazançlı çıkmıştır. Türkiye kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Güçlü bu zemin üzerinde yeni bir yatırım projesi başlatıyoruz. Türkiye, dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde, etrafını saran krizlere, çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş hatta güçlendirmiştir.</p><p>ABD ile nükleer LNG dahil enerji, sivil havacılık yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz işbirliğini ileriye taşımaya hazırız. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz.</p><p>Yabancı yatırımlarımız 300 milyar dolar. Kişi başına düşen gelirimiz 20 bin doları aşmayı umuyoruz. Türkiye ekonomisi çok güçlü bir ülkedir. Savunmada dünyada ilk 10 ülke arasındayız.</p><p>Türkiye -ABD arasındaki güçlü bağların 2. yüzyılında daha da güçlenmesini niyet ediyorum. Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/100-yillik-dostluk-abd-tu-774_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292186</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/saat-ve-tarih-verildi-istanbula-saganak-yagis-geliyor-292186</link>
      <pubDate>2026-09-22T01:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Saat ve tarih verildi! İstanbul'a sağanak yağış geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İBB Afet Koordinasyon Merkezi, İstanbul'da bugünden itibaren şiddetli yağış, fırtına ve sıcaklık düşüşü beklendiğini duyurdu. Kentte çarşamba akşamına kadar sağanak etkili olacak. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Saat ve tarih verildi! İstanbul'a sağanak yağış geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte bugünden itibaren şiddetli yağış beklendiğini duyurdu.</p><p>AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı havanın etkili olması bekleniyor.</p><p>Yarın sabah saatlerinden itibaren rüzgarın kuzeyli yönlerde kuvvetlenmesiyle (20-50km/s) birlikte halihazırda 26-28 derece aralığında yaz değerlerinde seyreden sıcaklıkların 6-8 derece birden azalarak bahar değerlerine gerileyeceği, beraberinde il genelinde aralıklarla sağanak geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.</p><p>Marmara Bölgesi için beklenen kuvvetli yağışların, yarın akşam 20.00'den itibaren etkisini artırması bekleniyor. Avrupa Yakası, Boğaz çevresi ile Anadolu Yakası genelinde metrekare başına 30-60 kilogram aralığında yağışların gözlenebileceği tahmin ediliyor.</p><p>Kuvvetli yağış geçişlerinin, çarşamba saat 17.00'ye kadar kentte etkili olması öngörülüyor.</p><p>Karadeniz'in nemli havasını bölgeye taşıyan poyraz nedeniyle nem miktarının özellikle maksimum seviyelere çıkması, atmosferin üst seviyesinin soğuk, yer seviyesinin (deniz ve kara) sıcak olması nedeniyle yıldırım, şimşek ve fırtına ile birlikte gök gürültülü kuvvetli sağanak yağış geçişleri bekleniyor.</p><p>Ani su baskınları, ulaşımda yaşanabilecek aksamalar, yıldırım ve kuvvetli yağış nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması isteniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/saat-ve-tarih-verildi-ist-333_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292185</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ciftci-ve-tekin-acikladi-okul-guvenliginde-4-ana-baslik-292185</link>
      <pubDate>2026-09-22T01:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çiftçi ve Tekin açıkladı: Okul güvenliğinde 4 ana başlık]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Ankara'da düzenlenen Okul Güvenliği Protokolü imza töreninde ortak açıklama yapıyor. Bakan Tekin, "Devletin bütün birimleri tüm tedbirlerini aldı. Tedbirlerimiz güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi çatısı altındadır. Tedbirlerimizi 4 başlıkta topladık. Amacımız güvenli okul iklimini güçlendirmek." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çiftçi ve Tekin açıkladı: Okul güvenliğinde 4 ana başlık]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi&#39;nde (GAMER) &quot;Okul Güvenliği&quot; konulu toplantı düzenlendi.</p><p>Toplantıya, Bakan Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin katıldı, 81 ilin valisi de video konferans sistemi üzerinden iştirak etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42532486.jpg"/><p>Bakan Çiftçi, programda, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı Arasında Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü&#39;ne ilişkin konuştu.</p><p>Çiftçi konuşmasında, toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, eğitim öğretim yılının geçen hafta başladığını anımsattı.</p><p>Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıkları arasındaki protokolün hayata geçirilmesiyle ilgili değerlendirme yapacaklarını belirten Çiftçi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığının okullarda aldığı tedbirlerin bulunduğunu söyledi.</p><p>Çiftçi, geçen yıl Kahramanmaraş ve Şanlıurfa&#39;da yaşanan elim hadiselerden sonra bu sene okul güvenliği ile ilgili tedbirleri artırdıklarını dile getirerek, &quot;Bir daha böyle acılar yaşamamak için bu sene son derece dikkatli olmak, her ihbarı titizlikle değerlendirmek ve tehlikeyi büyümeden fark etmek mecburiyetinde olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bununla ilgili ilk defa bu sene okullarımızda 31 bin bahçe görevlisi de istihdam etmiş olduk. Bundan dolayı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza teşekkür ediyorum.&quot; dedi.</p><p><b>- "ÖĞRENCİLERİMİZİN SAĞ SALİM TEKRAR EVLERİNE DÖNMELERİNİ İSTİYORUZ"</b></p><p>İçişleri Bakanlığı olarak okul güvenliğiyle ilgili tekrar risk analizi yaparak 1. ve 2. dereceden okullarda polisi görevlendirdiklerini ve sürekli görev yaptıklarını belirten Çiftçi, şöyle devam etti:</p><p>&quot;3. dereceden ve 4. dereceden riskli olan okullarımızda ise polis irtibat görevlilerimiz var; okul idarelerimizle irtibatlı çalışıyorlar. Bu tedbirlerin dışında okulun etrafında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz devamlı uygulama yapacaklar. Okulların civarındaki internet kafeleri, oyun salonlarını ve öğrencilerin gidebilecekleri yerleri zaman zaman düzenli aralıklarla denetimden geçireceğiz. Okul servislerini denetimden geçireceğiz, metruk yapıları tekrar gözden geçireceğiz. Bunların neticesinde inşallah 2026-2027 eğitim-öğretim yılının daha huzurlu, daha güvenli geçmesini niyaz ediyoruz.</p><p>Biz öğrencilerimizin güvenli bir şekilde okula gelmelerini, okulda huzurlu bir şekilde eğitim-öğretim görmelerini ve sağ salim tekrar evlerine dönmelerini istiyoruz. Aldığımız bütün tedbirlerin gayesi, maksadı bundan ibaret.&quot;</p><p>Çiftçi, velilere de büyük görevler düştüğünü ifade ederek, &quot;Velilerimize sesleniyorum; onlar da çocuklarını takip etsinler. Çocuk okuldan eve geldiğinde, odasına çekildiğinde hangi internet sitesine giriyor, kimlerle arkadaşlık ediyor; bunları mutlaka gözlemlesinler. Yine çocuğun okula devam edip etmediğini, kimlerle arkadaşlık ettiğini, okuldan çıktıktan sonra internet kafelere veya oyun salonlarına gidip gitmediğini takip etsinler. Bu şekilde olursa, velilerimiz de üzerine düşeni yaparsa biz İçişleri Bakanlığı olarak, Milli Eğitim Bakanlığı olarak, diğer bakanlıklar olarak gerekli tedbirlerimizi aldık. İnşallah huzurlu bir şekilde bu eğitim-öğretim yılının da sona ermesini Cenabıhak&#39;tan niyaz ediyorum.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "OPERASYONLARIMIZIN DEVAMI GELECEK"</b></p><p>Protokolün hazırlanmasında katkılarını esirgemeyen bakanlara teşekkür eden Çiftçi, okul ve üniversitelerin güvenliğini sağlamak için geçen hafta pazartesi günü sabaha karşı Adalet Bakanlığı ile ortak bir operasyon yaptıklarını anımsatan Çiftçi, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42532490.jpg"/><p>&quot;Bu operasyonlardan birincisi siber aleme yönelik, bu alemden eleman devşirmeye yönelik olarak çocuklarımızın güvenliğini tehdit edici mahiyette olan çetelere yönelik olarak bir operasyondu ve bunun neticesinde de 1008 kişi gözaltına alınmış oldu. Yine aynı gün içerisinde yeni nesil suç örgütleri dediğimiz, 3. nesil suç örgütlerine yönelik olarak da ayrı bir operasyon oldu. O operasyon neticesinde de toplam 2 bin 447 kişi gözaltına alınmış oldu. Böylece bir gün içerisinde okulların güvenliğini sağlamaya yönelik olarak toplam 3 bin 500 kişiyi gözaltına almış olduk ve bunları adli mercilere çıkardık.</p><p>Ben bundan sonra da okulların civarında, etrafında, üniversitelerimizde, öğrenci yurtlarının civarında hem sokaklarımızda fiziki alemde hem de fiziki alemin dışında siber alemde de, siber vatanda da bu tür operasyonlarımızın devamının geleceğini bu vesileyle ifade etmek istiyorum. Protokolümüzün tekrar hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.&quot;</p><p>İçişleri Bakanı Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Tekin konuşmaların ardından protokole imzalarını attı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/ciftci-ve-tekin-acikladi--199_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292184</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/siyonist-israil-sebekesinin-kirli-para-carki-istanbulda-patladi-mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-292184</link>
      <pubDate>2026-09-22T01:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siyonist İsrail şebekesinin kirli para çarkı İstanbul'da patladı! MİT ve Emniyet'ten ortak operasyon]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 133 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siyonist İsrail şebekesinin kirli para çarkı İstanbul'da patladı! MİT ve Emniyet'ten ortak operasyon]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<article><p>İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.</p><p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 213 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlandı.</p><p>Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Şüphelilerden 24'ünün ise ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.</p><p><b>OPERASYON</b></p><p>Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.</p><p>Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.</p><p>Ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almış, çalışmaların devamında 12 şüpheli daha yakalanmıştı.</p><p>Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti.</p></article>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/siyonist-israil-sebekesin-950_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292183</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tahliye-edilen-eski-dhmi-daire-baskani-cemil-acar-yeniden-gozaltina-alindi-292183</link>
      <pubDate>2026-09-21T21:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tahliye edilen eski DHMİ Daire Başkanı Cemil Acar yeniden gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlaması ile yürütülen soruşturma kapsamında eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar gözaltına alındı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tahliye edilen eski DHMİ Daire Başkanı Cemil Acar yeniden gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) eski yöneticisi Mehmet Cemil Acar, "suçtan kaynaklanan malvarlığını değerlerini aklama" suçlaması ile yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.</p><p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Cumhuriyet Başsavcılığımızca Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'nun 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığını değerlerini aklama suçlaması ile yürütülen soruşturma kapsamında, DMHİ eski yöneticisi Mehmet Cemil Acar gözaltına alınmış olup, söz konusu soruşturma titizlikle devam etmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/tahliye-edilen-eski-dhmi--279_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292182</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmm-algi-operasyonlarina-gecit-vermedi-cocuklarimizin-ve-ailemizin-guvenligini-kimseye-feda-etmeyiz-292182</link>
      <pubDate>2026-09-21T21:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM algı operasyonlarına geçit vermedi: Çocuklarımızın ve ailemizin güvenliğini kimseye feda etmeyiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Ailem Güvende" operasyonlarının "keyfi ve hedef gözeterek yürütüldüğü" iddialarının asılsız olduğunu bildirdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM algı operasyonlarına geçit vermedi: Çocuklarımızın ve ailemizin güvenliğini kimseye feda etmeyiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DMM'den yapılan açıklamada, bazı uluslararası basın-yayın organlarında, Türkiye'deki "Ailem Güvende" operasyonlarının "keyfi ve hedef gözeterek yürütüldüğü" yönünde iddiaların yer aldığı belirtildi.</p><p>Bu iddiaların tamamen asılsız, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyon olduğu ifade edilen açıklamada, çocukları uyuşturucu maddelerden, cinsel istismardan, fuhuş ekonomisinden ve dijital manipülasyondan korumanın devletlerin asli görevi olduğu, bunun tartışmaya açık bir konu olmadığı vurgulandı.</p><p>Türkiye'nin bu kararlılıkla 2026-2035'i "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan ettiği, odağına "çocuğun üstün yararını" alan kapsamlı bir koruma politikasını kararlılıkla uyguladığı anımsatılan açıklamada, "Ailem Güvende" operasyonlarının "uyuşturucu, fuhuş, fuhşa aracılık ve çocuk istismarı" odağında faaliyet gösteren organize suç yapılanmalarına karşı yürütüldüğünün altı çizildi.</p><p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Soruşturmalar, yargı organlarının gözetiminde, somut deliller, ihbarlar ve adli süreçler kapsamında hukuk devleti ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalınarak sürdürülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, çocuklarımızın ve aile yapımızın güvenliğini hiçbir dış baskı, karalama kampanyası ya da algı operasyonuna feda etmeyecektir. Uluslararası kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan bu tür maksatlı yayınlara itibar edilmemesi önemle rica olunur."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/dmm-algi-operasyonlarina--505_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292181</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidandan-israilin-kirli-politikalarina-karsi-abdye-acik-cagri-nufuzunuzu-daha-fazla--292181</link>
      <pubDate>2026-09-21T21:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan İsrail'in kirli politikalarına karşı ABD'ye açık çağrı: Nüfuzunuzu daha fazla kullanmanızı bekliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, birbirine bağlı tehditlerin Türkiye ve ABD'nin ortak çabalarını sekteye uğratabileceğine dikkati çekerek, "ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz." dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan'dan İsrail'in kirli politikalarına karşı ABD'ye açık çağrı: Nüfuzunuzu daha fazla kullanmanızı bekliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York'ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri" başlıklı etkinliğin açılış konuşmasında, "Türkiye ve ABD, krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip" dedi.  </p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında ABD'nin New York kentine geldi. Bakan Fidan, BM 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası marjında New York'ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri" başlıklı etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirerek, soruları cevapladı. Bakan Fidan, yaptığı konuşmada ABD-Türkiye ilişkilerinin 100. yılına yaklaştığına dikkat çekerek, "İlişkimiz, zaman içinde sınanmış ve kalıcı değerini ortaya koymuştur. Coğrafi olarak birbirinden uzak iki ülke, sınırlarımızın çok ötesinde etkisi olan ortaklar ve müttefikler haline gelmiştir. İlişkimiz; ihtilaflara, krizlere ve uluslararası sistemdeki dramatik değişimlere rağmen varlığını sürdürmüştür" dedi.  </p><p>Türkiye ve ABD arasındaki ortaklığın kritik öneme sahip olduğunu ve bu nedenle zorlukların üstesinden gelebildiğini belirten Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Donald Trump arasındaki istisnai ilişki, mevcut atılımda merkezi bir rol oynamaktadır" dedi.  </p><p>Bakan Fidan, "Diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılına girerken, işbirliğimizin tam potansiyelini hayata geçirmeye ve önünde engel teşkil eden meseleleri çözmeye kararlıyız. Bunun için bulunduğumuz noktayı değerlendirmemiz ve birlikte neler başarabileceğimize ilişkin net hedefler belirlememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.  </p><p>Uluslararası sistemin en derin dönüşümlerinden birini geçirdiğini aktaran Bakan Fidan, "Çözülmemiş çatışmalar, enerji fiyatları, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliği yoluyla diğer bölgeleri etkiliyor. Bu zorluklarla mücadele etmek, etkin ortaklık ve ortak sorumluluk gerektiriyor. Türkiye ve ABD, tüm bu krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip" dedi.  </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump'ın 2025'te Washington DC'deki ve bu yıl Ankara'daki görüşmelerinin ikili ilişkileri her alanda ilerletme konusundaki ortak kararlılığı ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Fidan, "Bu, uzun süredir devam eden meselelerde ilerleme kaydetmemize yardımcı oluyor" dedi.  </p><p>ABD-Türkiye ekonomik ilişkilerine değinen Bakan Fidan, "Ekonomik ilişkimiz, hem ticaret hem de yatırımlar bakımından istikrarlı şekilde genişliyor ve ikili ticaret hacmi yaklaşık 40 milyar dolara ulaştı. 2025 yılında ABD, Türkiye'nin 3. büyük ihracat pazarı ve 4. büyük ithalat kaynağı oldu. Dengeli ticaretimiz, genişleme için sağlam bir temel oluşturuyor. Hedefimiz; yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği ilerleten daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklıktır. Bu hedefe ulaşmak için özellikle ilave tarifeler olmak üzere engelleri kaldırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"İŞBİRLİĞİNİ SINIRLAYAN KISITLAMALARI KALDIRMALIYIZ"</b></p><p>Türkiye-ABD ilişkilerinin bir diğer ayağının savunma işbirliği olduğunu belirten Bakan Fidan, "Devam eden sorunları çözmeli ve işbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız. Bu kısıtlamaların iki müttefik arasında yeri olmamalıdır. Cumhurbaşkanlarımız, ortak anlayışlarını somut sonuçlara dönüştürme konusunda güçlü bir siyasi irade ortaya koymuştur" dedi.  </p><p>ABD'nin Türkiye'nin önde gelen enerji tedarikçisi konumunda olduğunu belirten Bakan Fidan, uzun vadeli anlaşmaların bu ilişkiyi güçlendirdiğini aktardı. Bakan Fidan, "Bu sağlam ikili zemin ve ortak stratejik vizyon, aynı zamanda bölgesel barış ve güvenlik üretmemiz için bize daha güçlü bir temel sağlıyor. Orta Doğu'dan Kafkasya'ya ve Balkanlar'a kadar bölgesel ve küresel meselelerde zaten işbirliği yapıyoruz. Orta Doğu'da ortak çıkarımız, bölgemizde güvenlik ve refah sağlayabilecek kapasiteye sahip egemen ve istikrarlı devletlerin bulunmasında yatıyor" dedi.  </p><p><b>"TERÖRİZMDEN ARINDIRILMIŞ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KORUNMUŞ BİR SURİYE, BÖLGESEL GÜVENLİK VE REFAH AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR İLERLEME OLACAKTIR"</b></p><p>Suriye ve Irak'a değinen Bakan Fidan, "Ulusal kurumları güçlendirmeyi, böylece etkin şekilde yönetebilmelerini ve terör örgütlerinin faaliyet göstermesine herhangi bir imkan tanımamalarını hedefliyoruz. Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye, bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli bir ilerleme olacaktır. Bu nedenle bölge ülkelerinin kendi coğrafyalarının güvenlik ve istikrarı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle bölgesel sahiplenmeyi benimsememiz ve ilerletmemiz gerekiyor. Bu anlayışla Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı kurduk. Bu ittifak, bölgesel sahiplenme ve güvenlik işbirliği ile bölgesel barış ve güvenliği desteklemek için kurumsal bir temel sağlıyor. Başkan Trump'ın bu girişime verdiği desteği memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.  </p><p><b>"ABD'NİN İSRAİL ÜZERİNDE NÜFUZUNU DAHA FAZLA KULLANMASINI BEKLİYORUZ"</b></p><p>Bakan Fidan, Orta Doğu'da güçlü bölgesel güvenliğin aynı zamanda askeri güvenlik ayağını ve Avrupa'nın güvenlik mimarisini de güçlendirdiğini belirtti. İran Savaşı, Yemen'deki çatışma ve İsrail'in bölge genelindeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerine değinen Bakan Fidan, "Bu tehditler, birbirini güçlendiriyor ve diplomasinin önünü tıkıyor. Bunlarla mücadele etmek etkin bölgesel sorumluluk ve ABD ile yakın işbirliği gerektiriyor. Özellikle ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz" dedi.  </p><p>Gazze'deki soykırım ve Filistin'deki sivillere yönelik devam eden saldırıların küresel vicdanı derinden yaraladığını ve uluslararası sisteme duyulan güveni onarılamayacak şekilde sarstığını ifade eden Bakan Fidan, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunmasının Orta Doğu ve ötesinin istikrarı açısından önemini koruduğunun altını çizdi. Bakan Fidan, Türkiye'nin Başkan Trump'ın Gazze krizini sona erdirmeye yönelik çabalarını desteklediğini, barış planında ortaya konulan taahhütlerin artık tam olarak uygulanması gerektiğini kaydetti. Karadeniz'de gerilimi azaltmaya, seyrüsefer güvenliği sağlamaya ve Karadeniz'i bir sorun kaynağı değil, işbirliği kaynağı haline getirmeyi hedeflediklerini ifade eden Bakan Fidan, Ukrayna'da kalıcı barışa ulaşmak için diyaloğu ve diplomasiyi de desteklediklerini belirterek, bu amaçla hem Kiev hem de Moskova'yla iletişim kanallarının sürdüğünü bildirdi. Balkanlar'da ise Bosna Hersek'teki ve Sırbistan ile Kosova arasındaki gerilimlerin derinleşmeden ele alınması gerektiğine dikkati çeken Bakan Fidan, "Yakın koordinasyon ve önleyici diplomasi, bu bölgelerdeki kırılgan istikrarın korunmasına ve güçlendirilmesine yardımcı olabilir. Aynı ilkeyle hareket ediyoruz; meşru kurumları güçlendirmek, bölgesel sahiplenmeyi desteklemek ve güvenlik ile ekonomik fırsat arasında güçlü bir bağ kurmak" dedi.  </p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, "100. yıla yaklaşırken tarihimiz, birlikte neler başarabileceğimizi kanıtlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki kimyanın güçlendirdiği bu güçlü ivmenin, farklı bölgelerde ve farklı meselelerde işbirliğimizi kurumsallaştırmamıza ve derinleştirmemize yardımcı olacağına kesinlikle inanıyorum" dedi.  </p><p>Libya, Sudan veya Afrika genelindeki krizler gibi bazı zorlu alanlarda ABD-Türkiye işbirliğinin uzun süreli çatışmalarda gerçek bir fark oluşturduğunu aktaran Bakan Fidan, "ABD ile diplomatik ilişkilerimizin 2'nci yüzyılında hedefimiz; Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış ve istikrarın daha büyük yararı için kullanmaktır" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/bakan-fidandan-israilin-k-852_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292180</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bm-81-genel-kurulu-baskan-erdoganin-diplomasi-trafigi-basladi-292180</link>
      <pubDate>2026-09-21T21:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM 81. Genel Kurulu... Başkan Erdoğan'ın diplomasi trafiği başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Başkan Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'taki Türkevi'nde ikili temaslarına başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM 81. Genel Kurulu... Başkan Erdoğan'ın diplomasi trafiği başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında geldiği ABD'nin New York kentindeki ikili temaslarına başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinin ikinci gününde Vietnam Devlet Başkanı To Lam'ı kabul etti. Türkevi'nde yapılan kabulde, bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42532593.jpg"/><p><b>LİBYA BAŞKANLIK KONSEYİ BAŞKANI EL-MENFİ İLE GÖRÜŞTÜ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York temasları kapsamında Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi'yi Türkevi'nde kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42533094.jpg"/><article><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında geldiği ABD'nin New York kentinde ikili temaslarına başladı. Dün akşam saatlerinde Türkevi'ne gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinin ikinci gününde Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi'yi kabul etti. Görüşmede Türkiye ile Libya arasındaki ikili ilişkiler, bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p></article><p><b>KUVEYT VELİAHT PRENSİ AL-SABAH İLE GÖRÜŞTÜ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah ile görüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42533626.jpg"/><p>Basına kapalı gerçekleşen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir de hazır bulundu.</p><b></b><p><b>KOSOVA BAŞBAKANI ALBİN KURTİ'Yİ KABUL ETTİ</b></p><p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'taki Türkevi'nde, Kosova Başbakanı Albin Kurti'yi kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/42533841.jpg"/><p><b>LÜBNAN BAŞBAKANI NEVVAF SELAM İLE GÖRÜŞTÜ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'taki Türkevi'nde, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/22/42534058.jpg"/><p><b>GÜRCİSTAN BAŞBAKANI İRAKLİ KOBAKHİDZE'Yİ KABUL ETTİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'taki Türkevi'nde, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze'yi kabul etti</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/bm-81-genel-kurulu-baskan-232_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292179</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yetim-vakfi-21-binden-fazla-cocugun-okula-donus-heyecanina-ortak-oldu-292179</link>
      <pubDate>2026-09-21T18:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yetim Vakfı 21 binden fazla çocuğun okula dönüş heyecanına ortak oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yetim Vakfı, yeni eğitim dönemi kapsamında Türkiye başta olmak üzere 19 ülkede yürüttüğü eğitim desteklerini tamamladı. “İyilik Çantası Sizinle Dolsun” Projesi kapsamında 21 binden fazla yetim çocuğa okul çantası ve kırtasiye seti dağıtılırken, farklı ülkelerde okul forması desteği de sağlandı. Gazze ve Lübnan gibi savaşın etkilerinin sürdüğü bölgelerde de dağıtımlar gerçekleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yetim Vakfı 21 binden fazla çocuğun okula dönüş heyecanına ortak oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni eğitim döneminin başlamasıyla birlikte Yetim Vakfı'nın çocukların okul ihtiyaçlarına yönelik yürüttüğü "İyilik Çantası Sizinle Dolsun" Projesi tamamlandı. Türkiye başta olmak üzere farklı coğrafyalara uzanan çalışmalar kapsamında 19 ülkede 21 binden fazla çocuğun okul ihtiyaçları karşılandı.</p><p>Çanta, defter, kalem ve diğer temel okul malzemelerinden oluşan İyilik Çantalarının yanı sıra çocukların okul forması ihtiyacı da karşılandı. Mali, Moritanya, Sudan ve Togo'da gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında çocuklara okul formaları dağıtıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/irak-21092026e2fc28c0.jpg"/><p><b>TÜRKİYE'DE DAĞITIMLAR ŞENLİKLE BAŞLADI</b></p><p>Projenin Türkiye'deki dağıtımlarının İstanbul ayağı, çocukların yeni eğitim yılı heyecanını birlikte yaşadığı bir şenlikle başladı. Açık havada gerçekleştirilen programda çocuklar oyunlar oynadı, çeşitli etkinliklere katıldı ve arkadaşlarıyla vakit geçirdi. Yemek ikramının ardından çocuklara yeni eğitim döneminde kullanacakları okul çantaları ve kırtasiye setleri dağıtıldı.</p><p>İstanbul'da başlayan kırtasiye dağıtımları, Vakfın Ankara, Bursa, Elazığ, Adıyaman, Hakkâri ve Kilis'teki il teşkilatları aracılığıyla farklı illerde de devam etti. Gerçekleştirilen dağıtımlarla yetim çocuklara okul çantaları ve kırtasiye setleri ulaştırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/nfografk-21092026f6de40f7.jpg"/><p><b>İYİLİK ÇANTALARI 19 ÜLKEDE ÇOCUKLARLA BULUŞTU</b></p><p>Türkiye'de başlayan dağıtımlar farklı coğrafyalarda devam etti. Afrika'da Burkina Faso, Çad, Gana, Kenya, Mali, Moritanya, Somali, Sudan, Togo ve Tunus; Orta Doğu'da Filistin, Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen; Orta Asya'da Kırgızistan; Kafkasya'da Gürcistan ve Balkanlar'da Arnavutluk'ta çocuklara okul çantaları ve kırtasiye setleri dağıtıldı. Türkiye'de gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte İyilik Çantaları toplam 19 ülkede çocuklarla buluştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/somal-21092026e117707c.jpg"/><p><b>SAVAŞIN GÖLGESİNDE EĞİTİMLERİNE DEVAM EDİYORLAR</b></p><p>Dağıtımlar, savaş ve çatışmaların çocukların günlük yaşamını ve eğitim hayatını doğrudan etkilediği bölgelerde de sürdürüldü. Gazze ve Lübnan'da çocuklara okul çantaları ve kırtasiye malzemeleri dağıtılarak yeni eğitim döneminde ihtiyaç duydukları temel okul malzemeleri karşılandı.</p><p>Savaş, yoksulluk, afet ve ekonomik imkânsızlıklar, çocukların eğitime erişiminin yanı sıra eğitimlerini sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları temel malzemelere ulaşmalarını da güçleştiriyor. Yetim Vakfı, çocukların temel okul ihtiyaçlarını karşılarken zorlu koşullara rağmen eğitimlerini sürdürebilmelerine de katkı sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/yemen-21092026ae3b8f90.jpg"/><p><b>DÜNYADA 273 MİLYON ÇOCUK EĞİTİMDEN MAHRUM</b></p><p>Çocukların eğitime erişiminde yaşanan sorunların boyutu küresel verilere de yansıyor. UNESCO'nun 2026 Küresel Eğitim İzleme Raporu'na göre, 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 273 milyon çocuk, ergen ve genç okula devam edemiyor. Bu sayı, okul çağındaki her 6 çocuk ve gençten yaklaşık birine karşılık geliyor. Bunların 79 milyonunu ilkokul, 64 milyonunu ortaokul, 130 milyonunu ise lise çağındaki çocuk ve gençler oluşturuyor.</p><p>Öte yandan okula devam eden milyonlarca çocuk için de savaş, yoksulluk ve ekonomik imkânsızlıklar eğitimin önünde farklı engeller oluşturuyor. Çanta, defter, kalem ve okul forması gibi temel ihtiyaçların karşılanması dahi bazı bölgelerde aileler için önemli bir güçlüğe dönüşebiliyor. Yetim Vakfı, İyilik Çantası Projesi başta olmak üzere sponsorluk, burs ve farklı eğitim destekleriyle yetim çocukların eğitim hayatlarını yıl boyunca desteklemeyi sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/yetim-vakfi-21-binden-faz-475_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292178</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yeni-kesfedildi-bu-kedi-neden-bilim-insanlarinin-cok-ilgisini-cekti-292178</link>
      <pubDate>2026-09-21T17:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni keşfedildi: Bu kedi neden bilim insanlarının çok ilgisini çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bolivya'nın bulut ormanlarında yaşayan küçücük, benekli bir kedi, bilim dünyasında büyük bir keşfin merkezine oturdu. Yıllardır bir yaban hayatı merkezinde yaşayan hayvanın, daha önce bilinmeyen bir türe ait olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni keşfedildi: Bu kedi neden bilim insanlarının çok ilgisini çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Bilim insanları, Leopardus tilcayo adı verilen bu kedinin yaşayan yeni bir yaban kedisi türü olduğunu belirledi. Keşif, Current Biology dergisinde yayımlandı ve 100 yılı aşkın süredir bilimsel olarak tanımlanan ilk yeni yaşayan yaban kedisi türü oldu.</b></p><p>Yaklaşık 46 santimetre uzunluğunda ve 1,4 kilogram ağırlığında olan hayvan, ortalama bir ev kedisinden bile daha küçük. Büyük, leoparı andıran benekleriyle dikkat çeken kediye bakım görevlileri "Tigrino" adını verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/a1-2109202615f6d8ea.jpg"/><p>Tigrino'nun hikayesi de keşif kadar sıra dışı. Hayvan, 2017 yılında onu ev kedisi yapmaya çalışan bir aile tarafından Senda Verde Yaban Hayatı Koruma Merkezi'ne getirildi. O zamandan beri merkezde yaşamını sürdüren Tigrino'nun aslında farklı bir türe ait olduğu yıllar sonra anlaşıldı.</p><p><b>Yeni tür turistlerin ilgisini çekti</b></p><p>Bilimsel keşfin duyulmasının ardından Tigrino kısa sürede Bolivya'da merak konusu oldu. Onu görmek isteyen ziyaretçiler Senda Verde'ye akın etmeye başladı.</p><p>Ancak Tigrino kalabalıklardan pek hoşlanmıyor. Kolayca strese girdiği için merkez çalışanları onu ziyaretçilerin gözünden uzak tutuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/a2-2109202616bffc7f.jpg"/><p>Associated Press'in ziyareti sırasında da Tigrino kısa süreliğine barınağından çıktı. Havayı kokladı, birkaç dakika çevresinde dolaştı ve ardından yeniden bitkilerin arasına çekildi.</p><p>Merkezin kurucu ortağı Marcelo Levy'ye göre Tigrino, türünün keşfedilmesinden sadece birkaç gün sonra koruma çalışmalarının sembollerinden birine dönüştü.</p><p><b>Levy, yeni türün keşfinin Bolivya'nın tropikal ormanlarında yaşayan yaban kedilerinin ve doğal yaşam alanlarının korunmasına yönelik ilgiyi artırdığını belirtti.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/yeni-kesfedildi-bu-kedi-n-688_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292177</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/suudi-arabistanda-yerli-otomobil-hedefi-ilk-model-tanitildi-292177</link>
      <pubDate>2026-09-21T17:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan'da yerli otomobil hedefi: İlk model tanıtıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, ülkenin ilk yerli otomobil markası CEER'in ilk modeli EXOBOT'u tanıttı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suudi Arabistan'da yerli otomobil hedefi: İlk model tanıtıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, ülkenin ilk yerli otomobil markası CEER'in ilk modeli EXOBOT'u tanıttı.</b></p><p>Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA&#39;nın haberine göre, Kamu Yatırım Fonu (PIF) Yönetim Kurulu Başkanı da olan Veliaht Prens Bin Selman, EXOBOT&#39;un tanıtımının Suudi Arabistan&#39;ın sürdürülebilir ve gelişmiş bir sanayi ekosistemi oluşturma yolculuğunda yeni bir adım olduğunu belirterek, otomotiv sektörünün ekonomik büyümenin temel kaynaklarından biri haline getirilmesini hedeflediklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/cher3-21092026a7f35e14.jpg"/><p><b>EXOBOT'un sedan ve dört çeker olmak üzere iki farklı versiyonunun bulunduğunu, CEER'in 5 yıl içinde toplam 7 model piyasaya sürmesinin planlandığını aktaran Bin Selman, şirketin sonraki modellerinin farklı boyutlarda ve farklı çekiş sistemleriyle üretileceğini kaydetti.</b></p><p>Araçların tamamının Kral Abdullah Ekonomik Şehri&#39;ndeki Kral Selman Otomotiv Sanayi Kompleksi bünyesinde bulunan CEER tesislerinde üretileceği aktarıldı. EXOBOT&#39;un tasarım ve mühendislik çalışmalarının Suudi Arabistan&#39;da gerçekleştirildiği belirtildi.</p><p>Şirketin 2034&#39;e kadar Suudi Arabistan&#39;ın gayri safi yurt içi hasılasına (GSYH) 30 milyar riyalden (8 milyar dolar) fazla katkı sağlaması, dış ticaret dengesini 80 milyar riyalden (21 milyar dolar) fazla iyileştirmesi, doğrudan ve dolaylı nitelikli istihdam oluşturması bekleniyor.<br></p><p>Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu, ülkenin ilk yerli otomobil markası CEER&#39;i 2022&#39;de kurdu. Şirketin, ülkenin otomotiv sanayisini geliştirmek, yatırımları çekmek ve özel sektör için yeni fırsatlar oluşturmak amacıyla faaliyet gösterdiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/suudi-arabistanda-yerli-o-115_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292176</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/whack-a-mole-to-looksmaxxing-1400-new-words-added-to-the-dictionary-292176</link>
      <pubDate>2026-09-21T17:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[‘Whack-a-Mole' to ‘Looksmaxxing': 1,400 new words added to the dictionary]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Merriam-Webster has added 1,400 new words and meanings to its dictionary, including internet and social media terms such as “looksmaxxing,” “parasocial,” “Rickroll” and “Sunday scaries,” reflecting how online culture continues to shape everyday English.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[‘Whack-a-Mole' to ‘Looksmaxxing': 1,400 new words added to the dictionary]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>The U.S.-based dictionary publisher announced the additions on Sept. 15, saying the update reflects words and meanings that have demonstrated frequent, widespread and meaningful use over time.</b></p><p>Among the newly added terms is "<b>looksmaxxing,</b>" which refers to the practice of taking one or more measures to improve a person's physical attractiveness, sometimes involving extreme or potentially dangerous methods.</p><p>Another addition, <b>"parasocial,"</b> describes a one-sided relationship, usually with a public figure or fictional character, in which a person feels an emotional connection to someone they do not actually know.</p><p>The internet classic "<b>Rickroll</b>" has also officially entered the dictionary. The term refers to tricking someone into listening to Rick Astley's 1987 hit song "Never Gonna Give You Up," typically by disguising the link or content leading to the song.</p><p><b>Everyday expressions find a place in the dictionary</b></p><p>The latest additions go beyond internet slang, with several terms describing familiar experiences and situations in everyday life.</p><p><b>"Sunday scaries" </b>refers to the feeling of anxiety or unease that can come as the weekend draws to an end and a new week approaches.</p><p><b>"Whack-a-mole,"</b> a term borrowed from the arcade game in which players hit pop-up toy moles with a mallet, is used to describe a situation in which solving one problem is quickly followed by another.</p><p>The word <b>"crashout"</b> is another new addition, referring to a sudden emotional or mental breakdown or an episode in which someone loses control.</p><p><b>From food culture to artificial intelligence</b></p><p>The update also includes words that have become familiar through food culture and technology.</p><p><b>"Cake pop"</b> refers to a small sweet made from crumbled cake and frosting, while <b>"chili crisp"</b> describes a savory, often spicy sauce made with ingredients such as fried onions, garlic, chili peppers and oil.</p><p>The term<b> "superfood</b>" is used broadly for nutrient-rich foods such as blueberries, salmon and broccoli.</p><p>Another notable addition is<b> "uncanny valley,"</b> a term used to describe the feeling of unease or revulsion that can arise when something designed to resemble a human looks highly realistic but not quite human. The concept is often discussed in connection with robots, artificial intelligence-generated content and other humanlike creations.</p><p>According to Merriam-Webster, a word does not enter the dictionary simply because it is new. Its lexicographers look for evidence that it has been used frequently, widely and meaningfully.</p><p>The dictionary typically adds around 1,000 new entries each year. This year's 1,400 additions offer another snapshot of how English is evolving, from internet culture and everyday experiences to food and eme</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/whack-a-mole-to-looksmaxx-705_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292175</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-baktan-turkcelle-nezaket-ziyareti-292175</link>
      <pubDate>2026-09-21T16:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bak'tan Turkcell'e nezaket ziyareti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Turkcell'e nezaket ziyareti gerçekleştirdi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bak'tan Turkcell'e nezaket ziyareti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak'ı Genel Müdürlük binasında ağırladı. Ziyarete Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı ev sahipliği yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/bakan-baktan-turkcelle-ne-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292174</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/muhammed-salahtan-trabzonsporda-son-9-sezonun-en-iyi-gol-performansi-292174</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Muhammed Salah'tan Trabzonspor'da son 9 sezonun en iyi gol performansı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ı 4-0 mağlup eden Trabzonspor'da 7. golüne ulaşan yıldız futbolcu Muhammed Salah, bordo-mavili takımda son 9 sezondaki en golcü başlangıcı yapan isim oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Muhammed Salah'tan Trabzonspor'da son 9 sezonun en iyi gol performansı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında sahasında Galatasaray'ı 4-0 mağlup eden Trabzonspor'da 7. golüne ulaşan Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah, bordo-mavili takımda son 9 sezondaki en golcü başlangıcı yapan isim oldu.</p><p>Trabzonspor'un Süper Lig'in ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda oynadığı karşılaşmanın 58. dakikasında oyuna girerek ilk kez bordo-mavili takım formasıyla sahaya çıkan tecrübeli futbolcu, ilk 11'de başladığı ligin ikinci karşılaşmasında Başakşehir karşısında rakip fileleri 2 kez havalandırarak takımının 2-1'lik galibiyetinde önemli rol oynadı.</p><p>Karadeniz ekibinin daha sonra Amed Sportif Faaliyetler'e 2-1 yenildiği karşılaşmada da 1 gol atan başarılı oyuncu, dördüncü haftada 5-0 kazanılan Gençlerbirliği maçında kaydettiği penaltı golüyle ligdeki gol sayısını 4'e çıkardı.</p><p>Süper Lig'in ilk 5 haftasında 4 golü bulunan Mısırlı futbolcu, Galatasaray maçında 'hat-trick' yaparak gol sayısını 7'ye yükseltirken gol krallığı yarışında da zirvede yer aldı.</p><p><b>EN SON BURAK YILMAZ</b></p><p>Trabzonspor'da Burak Yılmaz, 9 sezon önce ilk 6 haftada en golcü başlangıcı yapan isim olmuştu.</p><p>Muhammed Salah, bordo-mavili takımda 2017-18 sezonunda ilk 6 haftada 7 gol atan Burak Yılmaz'dan sonra aynı başarıyı gösteren isim oldu.</p><p>Bordo-mavili takımın gollerinin yüzde 54'ünü atan Salah, bu dönemde Sörloth, Cornelius, Nwakame, Rodallega, Onuachu gibi isimleri geride bıraktı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/muhammed-salahtan-trabzon-653_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292173</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bm-genel-kurulu-80-yildir-ilginc-olaylara-sahne-oldu-292173</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[BM Genel Kurulu, 80 yıldır ilginç olaylara sahne oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Üye ülkelerin liderlerini 1946'dan bu yana bir araya getiren Birleşmiş Milletler (BM) genel kurulları, bir yandan uluslararası konjonktürü şekillendiren konuların ele alınmasına olanak sağlarken diğer yandan da ilginç olaylara ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[BM Genel Kurulu, 80 yıldır ilginç olaylara sahne oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BM genel kurulları, geçmişte kürsüde ayakkabısını çıkardığı anlatılan liderlerden bebeğiyle toplantılara katılanlara, rakip ülke liderlerine yönelik sert ifadeler kullananlardan saatler süren konuşmalara kadar pek çok olayla yıllardır hafızalarda yer ediniyor.</p><p>Son dönemlerde öne çıkan önemli bir olay ise İsrail'in 7 Ekim 2023'ten sonra Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla, çok sayıda delegasyonun 2024'ten beri İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kürsüye çıkınca salonu terk etmesi oldu.</p><p>Bu yıl 22-28 Eylül'de 81'incisi düzenlenecek BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Katılım Haftası'nda İsrail Başbakanı'nın yine tepkiyle karşılanması, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) 2024'te hakkında çıkardığı tutuklama emrinin uygulanıp uygulanmayacağı merakla bekleniyor.</p><p>New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu'nun UCM kararı uyarınca tutuklanması gerektiğini ancak kendisinin böyle bir yetkisinin bulunmadığını belirtirken ABD hükümeti ise Netanyahu'nun "hiçbir şekilde tutuklanmayacağı" yönünde açıklama yapıyor.</p><p>Castro, en uzun konuşma rekorunu koruyor</p><p>BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Katılım Haftası'nda her lidere 15'er dakika süre tanınıyor.</p><p>Liderler, genelde bu süreyi aşsalar da Küba lideri Fidel Castro, 1960'ta 4 saat 29 dakika süren konuşmasıyla en uzun konuşma rekorunu koruyor.</p><p>En kısa konuşmaya ilişkin ise resmi kayıt bulunmuyor.</p><p><b>SOVYET LİDERİ KRUŞÇEV'İN AYAKKABI EFSANESİ</b></p><p>Geçmişteki en ilginç BM Genel Kurul hikayelerinden biri, 1960'ta Sovyet lideri Nikita Kruşçev'in önce yumruğuyla, sonra da ayakkabısıyla masaya vurarak Filipinler temsilcisine tepki göstermesi olarak anlatılıyor.</p><p>BM arşivlerinde Kruşçev'in ayakkabısını çıkardığına ilişkin görüntü bulunmasa da hem Sovyet liderinin anılarının bulunduğu kitapta hem de tarihsel anlatımlarda Kruşçev'in ayakkabısını masaya vurduğuna yer veriliyor.</p><p><b>İLK YAKA KARTLI BEBEK</b></p><p>2018'de dönemin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, BM Genel Kurulu kapsamında düzenlenen toplantıya 3 aylık bebeği Neve'yi getirerek dikkat çekti.</p><p>Ardern'in, üzerinde "First Baby" (İlk Bebek) yazılı yaka kartı olan bebeği Neve ile BM'deki resmi programa katılması, dünya basınında geniş yer aldı.</p><p>Ardern, toplantı sırasında bebeğini eşine emanet ederken siyasi görevle anneliğin bir arada yürütülebileceğine ilişkin mesaj verdi.</p><p><b>DİNOZORDAN İKLİM MESAJI</b></p><p>BM Genel Kurulunda 2021'de "Frankie" adlı dinozor "konuştu".</p><p>27 Ekim'de yayımlanan BM Kalkınma Programı (UNDP) videosunda yer alan devasa Frankie, fosil yakıtları finanse etmeyi sürdüren ülkelere küresel ısınmaya yol açan bu eylemleri nedeniyle uyarıda bulundu.</p><p><b>HAİTİ LİDERİ SUYU SÜRAHİDEN İÇTİ</b></p><p>Haiti Geçiş Konseyi Başkanı Edgard Leblanc Fils'in 2024'te BM Genel Kurulunda yaptığı konuşma sırasında önündeki su bardağı yerine doğrudan sürahiden su içmeye çalışması, sosyal medyada kısa sürede yayıldı.</p><p>Suyu üzerine döken Leblanc Fils'in bu anı, Genel Kurulun ciddi atmosferinde renkli görüntü oluşturdu.</p><p>Bunların yanı sıra eski Uganda Devlet Başkanı İdi Amin'in 1972'de eski İngiltere Başbakanı Edward Heath'i Adolf Hitler'le kıyaslaması, 2006'da dönemin Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in kendisinden bir gün önce kürsüye çıkan eski ABD Başkanı George W. Bush'u "şeytana" benzetmesi, 2018'de ABD Başkanı Donald Trump'ın konuşması sırasında salondan yükselen kahkahalara "Beklediğim tepki bu değildi" yanıtını vermesi ve İzlanda'nın hediye ettiği Genel Kurul tokmağının 1960'ta Nikita Kruşçev'i sakinleştirmeye çalışan İrlandalı diplomat Frederick Boland'ın müdahalesi sırasında kırılması gibi pek çok olay da Genel Kurul tarihinin hafızalarda yer eden anları arasında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/bm-genel-kurulu-80-yildir-265_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292172</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/26-27-eylulde-tum-filmlerin-biletleri-90-lira-olacak-bakan-ersoy-duyurdu-292172</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[26-27 Eylül'de tüm filmlerin biletleri 90 lira olacak! Bakan Ersoy duyurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Bakan Ersoy, Türkiye Sinema Festivali'nin bu yıl 26-27 Eylül'de 75 ilde, yaklaşık 1500 salonda gerçekleştirileceğini, 17 yerli ve yabancı filmin izleyiciyle buluşacağını belirterek, festival süresince film biletlerinin 90 lira olacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[26-27 Eylül'de tüm filmlerin biletleri 90 lira olacak! Bakan Ersoy duyurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Sinema Festivali'nin, ikinci yılında daha geniş bir kapsamla sinemaseverlerle buluşacağını duyurdu.</p><p>"Sinemanın birleştirici gücünü Türkiye'nin dört bir yanında yeniden hissedeceğiz" ifadesini kullanan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Bakanlığımızın destekleriyle, Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği tarafından GNÇ ana sponsorluğunda düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, ikinci yılında daha geniş bir kapsamla sinemaseverlerle buluşacak. Geçen yıl ilk kez düzenlenen ve 780 binden fazla seyirciyi beyaz perde etrafında buluşturan festivali, bu yıl 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilimizde, yaklaşık 1500 salonda gerçekleştireceğiz, 17 yerli ve yabancı filmi izleyiciyle buluşturacağız.</p><p>İki gün boyunca tüm filmlerin biletleri 90 lira olacak, biletler bugünden itibaren satışa sunulacak. Başta gençlerimiz ve ailelerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızı sinema salonlarımızı doldurmaya, ortak seyir heyecanını paylaşmaya ve bu kültür şölenine ortak olmaya davet ediyorum."</p><p><b>SİNEMA SALONLARINA GÜÇLÜ DESTEK</b></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, festival sinemanın yalnızca bir içerik değil, büyük perdede, karanlık salonda ve izleyicilerle birlikte deneyimlenen güçlü bir kültür ve sanat etkinliği olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor.</p><p>Festivalle, sinema salonlarının sürdürülebilirliğine katkı sunulurken, her yaştan sinemaseverin sinemaya erişiminin de kolaylaştırılması hedefleniyor.</p><p><b>AİLE FİLMLERİNDEN BÜYÜK BÜTÇELİ YAPIMLARA GENİŞ SEÇKİ</b></p><p>Festival programında yılın merakla beklenen yapımlarının yanı sıra farklı türlerden yerli ve yabancı filmler yer alacak.</p><p>Katılımcılar, aile filmlerinden animasyonlara, macera yapımlarından büyük bütçeli gişe filmlerine kadar geniş bir seçkiyi avantajlı fiyatlarla izleme fırsatı bulacak.</p><p>Festival kapsamında gösterilecek filmler arasında "Avengers: Endgame", "Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün", "Odyssey" ve "Oyuncak Hikayesi 5" gibi yapımlar da yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/26-27-eylulde-tum-filmler-291_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292171</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/celik-kanatlar-akdenizin-semalarinda-bir-egitim-ucusu-daha-basariyla-gerceklestirildi-292171</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çelik Kanatlar Akdeniz'in semalarında! Bir eğitim uçuşu daha başarıyla gerçekleştirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli üslerden havalanan uçaklarla eğitim uçuşu yapıldığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çelik Kanatlar Akdeniz'in semalarında! Bir eğitim uçuşu daha başarıyla gerçekleştirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli üslerden havalanan uçaklarla Kıbrıs Adası'nın güneyinde ve Akdeniz'de eğitim uçuşu yapıldığını bildirdi.</p><p>Milli Savunma Bakanlığının (MSB) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Çelik kanatlar, Akdeniz'in semalarında... Ülkemizin Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunması, harekat kabiliyetlerimizin geliştirilmesi ve birliklerimizin hazırlık seviyesinin en üst düzeyde tutulmasına yönelik faaliyetlerimiz kararlılıkla devam ediyor. Bu kapsamda, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Kıbrıs Adası'nın güneyinde ve Akdeniz'in uluslararası hava sahasında kapsamlı bir eğitim uçuşu başarıyla gerçekleştirildi."</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/video-21092026754d4cf2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Paylaşımda, eğitim uçuşuna ilişkin görüntülere de yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/celik-kanatlar-akdenizin--202_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292170</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-enver-altayli-ifade-verecek-292170</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Enver Altaylı ifade verecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, dönemin cezaevi baş gardiyanı dahil 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. FETÖ'den hükümlü olan eski istihbarat görevlisi Enver Altaylı'nın da ifadesinin alınmasına karar verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Enver Altaylı ifade verecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun 2011 yılında, Silivri Cezaevinde şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Gözaltında olan Osman Arslan, dönemin baş gardiyanı Ömer Vatan ve vardiya amiri Kazım Beyke adliyeye sevk edildi.</p><p>FETÖ kapsamında yargılandığı "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından hakkında verilen 23 yıl 4 ay hapis cezası 2024 yılında onanan Enver Altaylı'nın soruşturma kapsamındaki ifadesi sağlık sorunları sebebiyle alınamamıştı.</p><p><b>ENVER ALTAYLI YARIN İFADE VERECEK</b></p><p>Soruşturma kapsamında, Enver Altaylı'nın da ifadesinin yarın İstanbul'da alınmasına karar verildi.</p><p>Soruşturmada daha önce, 6 şüpheli tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edilen dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan da yer alıyor. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli albay Hasan Atilla Uğur ile emekli yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/kasif-kozinoglu-sorusturm-614_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292169</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-yargi-sureclerine-mudahale-edildigi-iddiasina-iliskin-5-supheli-tutuklandi-292169</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da yargı süreçlerine müdahale edildiği iddiasına ilişkin 5 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'daki farklı adliyelerde yürütülen yargı süreçlerine menfaat karşılığında müdahale edildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 2'si avukat 5 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da yargı süreçlerine müdahale edildiği iddiasına ilişkin 5 şüpheli tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Musa Ş'nin elebaşılığında kurulduğu öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütünün, 2022-2024 yıllarında İstanbul'daki farklı adliyelerde yürütülen yargı süreçlerine menfaat karşılığında müdahale ettiği iddiasına ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor.</p><p>Soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 2'si avukat 5 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.</p><p>Savcılık ifadesi tamamlanan şüpheliler sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Hakimlik ise 5 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.</p><p><b>NE OLMUŞTU?</b></p><p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Musa Ş'nin elebaşılığında kurulduğu öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütünün, 2022-2024 yıllarında İstanbul'daki farklı adliyelerde yürütülen yargı süreçlerine menfaat karşılığında müdahale ettiği iddiasına ilişkin mevcut deliller doğrultusunda 2'si avukat 6 şüpheli hakkında soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.</p><p>Açıklamada, şüphelilerin gözaltına alınmaları, ikamet ve iş yerlerinde arama yapılarak, suç eşyası ve delillerine el konulması için İstanbul İl Jandarma Komutanlığına talimat verildiği kaydedilmişti.</p><p>Jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda örgüt elebaşı Musa Ş. ve avukat B.N.T'nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p><p>Firari şüpheliyi yakalamaya yönelik çalışmalar ise devam ediyor.</p><p>Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilmişti.</p><p><b>BAŞSAVCILIKTAN YENİ AÇIKLAMA</b></p><p>Başsavcılıktan soruşturmaya ilişkin yapılan yeni açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerde adı geçen avukatlar hakkında adli işlemler başlatılmış olup, şüpheliler gözaltına alınmıştır. İfadelerde adı geçen hakim ve Cumhuriyet savcıları yönünden ise bilgi ve gereğinin takdiri amacıyla Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) yazı gönderilmiştir. Soruşturma, tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/istanbulda-yargi-surecler-296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292168</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-durandan-uluslararasi-baris-gunu-mesaji-292168</link>
      <pubDate>2026-09-21T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan "Uluslararası Barış Günü" mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, dünyanın neresinde olursa olsun haksızlığa ve zulme uğrayanların yanında durmayı sürdürecektir." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan "Uluslararası Barış Günü" mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından 21 Eylül Uluslararası Barış Günü dolayısıyla paylaştığı mesajda, 21 Eylül'ün kendilerine her şeyden önce Gazze'yi hatırlattığını belirtti.</p><p>"En temel insani değerlerin ağır biçimde sınandığı Gazze'de çocukların, kadınların ve masum sivillerin yaşadığı acılar karşısında insanlığın ortak sorumluluğu; adaletin, vicdanın ve barışın yanında durmaktır." ifadelerini kullanan Duran, mazlumun sesini duymanın, insan hayatını her türlü hesabın üzerinde tutmanın ve adaleti herkes için savunmanın, daha yaşanabilir bir dünyanın inşası için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. İletişim Başkanı Duran, mesajında şunları kaydetti:</p><p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, dünyanın neresinde olursa olsun haksızlığa ve zulme uğrayanların yanında durmayı, diplomasinin imkânlarını sonuna kadar kullanmayı ve daha adil bir dünya için çalışmayı sürdürecektir. Temennimiz; silahların sustuğu, hukukun ve vicdanın hakim olduğu, hiçbir çocuğun savaşın, zulmün ve soykırımın gölgesinde büyümek zorunda kalmadığı bir dünyadır."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/iletisim-baskani-durandan-760_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ab-gumruk-sisteminde-degisiklige-gidiyor-292167</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB gümrük sisteminde değişikliğe gidiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nde (AB) gümrük işlemlerini dijitalleştirmeyi ve sadeleştirmeyi, üye ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarını azaltmayı amaçlayan kapsamlı gümrük reformu bugünden itibaren kademeli olarak uygulanmaya başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB gümrük sisteminde değişikliğe gidiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, Avrupa Parlamentosu (AP) ve AB Konseyi tarafından kabul edilerek AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanan gümrük reformu, bugünden itibaren kademeli olarak uygulanacak.</p><p>Yeni düzenlemeyle, AB gümrük sisteminin dijitalleştirilmesi, işlemlerin üye ülkeler arasında uyumlu hale getirilmesi, idari yükün azaltılması ve sınır kontrollerinde risk yönetiminin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>Reformun ana unsurunu, gümrük işlemlerine ilişkin kuralları yeniden düzenleyen AB Gümrük Kodu ile merkezi Fransa'nın Lille kentinde olacak AB Gümrük İdaresi oluşturuyor.</p><p>AB Gümrük İdaresi, üye ülkelerin gümrük makamları arasındaki işbirliğini artıracak, Birlik genelindeki risklerin ortak biçimde değerlendirilmesini sağlayacak ve sınırlarda karşılaşılan tehditlere koordineli müdahaleyi destekleyecek.</p><p>Yeni idarenin temel görevlerinden biri, mevcut ulusal bilgi teknolojileri sistemlerinin yerini alacak AB Gümrük Veri Merkezi'ni oluşturmak olacak.</p><p>Yeni sistemle farklı ulusal sistemler üzerinden yürütülen gümrük işlemleri zaman içinde tek bir AB veri platformunda birleştirilecek. Böylece işletmeler, ithalat ve ihracata ilişkin gümrük ve ürün bilgilerini tek bir sistem üzerinden sunabilecek.</p><p>Sistemin kullanımı e-ticaret işletmeleri için 1 Temmuz 2028'den itibaren zorunlu olacak. Veri merkezi en geç 2031'de diğer işletmelerin kullanımına açılacak.</p><p>Reform kapsamında düşük değerli e-ticaret gönderilerine yönelik kurallar da değiştiriliyor.</p><p>AB, değeri 150 avroyu aşmayan gönderilere uygulanan gümrük vergisi muafiyetini kaldırmış, bunun yerine 1 Temmuz 2026'dan 1 Temmuz 2028'e kadar bu paketlerdeki her ürün türü için 3 avroluk geçici gümrük vergisi getirmişti.</p><p>Küçük paketlerin gümrüklerde oluşturduğu işlem maliyetlerini karşılamak amacıyla kasım ayından itibaren AB genelinde ek işlem ücreti alınacak. Geçici gümrük vergisinden ayrı uygulanacak bu ücretin tutarı, AB Komisyonunun hazırlayacağı düzenlemeyle belirlenecek.</p><p>Üye ülkelere gerekli düzenlemeleri hayata geçirmeleri için 12 ay süre tanınırken, AB Gümrük İdaresinin 2027'de faaliyete başlaması öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/ab-gumruk-sisteminde-degi-294_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meteorolojiden-12-il-icin-kuvvetli-saganak-uyarisi-sel-ve-su-baskinina-karsi-alarm-verildi-292166</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden 12 il için kuvvetli sağanak uyarısı: Sel ve su baskınına karşı alarm verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun kuzeybatı kesimlerinde yarın sabah saatlerinden itibaren etkili olacak kuvvetli sağanak yağış için kritik bir uyarı yayınladı. Marmara ve Batı Karadeniz'in batısında toplam 12 ilde sel, su baskını ve ulaşımda aksama riski bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteorolojiden 12 il için kuvvetli sağanak uyarısı: Sel ve su baskınına karşı alarm verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin kuzeybatı bölgelerini etkisi altına alacak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışa ilişkin önemli bir uyarı yayınladı. Yarın sabah saatlerinden itibaren başlaması öngörülen yağışların Marmara Bölgesi ile Batı Karadeniz'in batı kesimlerinde etkili olacağı bildirildi. Müdürlük, vatandaşları olası olumsuz hava koşullarına karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı.</p><p><b>MARMARA'DAN BATI KARADENİZ'E 12 İLDE KUVVETLİ SAĞANAK BEKLENİYOR</b></p><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün paylaştığı detaylı tahmin raporuna göre, kuvvetli sağanak yağış yarın sabah itibarıyla bölgenin batısından başlayarak doğuya doğru ilerleme gösterecek. Marmara Bölgesi'nde Edirne'nin güney kesimleri, Tekirdağ, Çanakkale'nin kuzey ve doğu ilçeleri ile Balıkesir'in kuzey bölgeleri yağıştan en çok etkilenecek alanlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bursa ve Yalova gibi yoğun nüfuslu şehirlerde de kuvvetli sağanak yağış görülmesi bekleniyor. Yağış sisteminin zamanla doğuya kaymasıyla birlikte Batı Karadeniz'in batısında bulunan Düzce ve Zonguldak illerinin de bu kuvvetli yağıştan nasibini alacağı öngörülüyor. Özellikle İstanbul ve Kocaeli gibi metropol kentlerde sabah saatlerinde başlayacak sağanak yağışın günlük yaşamı doğrudan etkileme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.</p><p><b>SEL, SU BASKINI VE KUVVETLİ RÜZGAR RİSKİ: VATANDAŞLARA TEDBİRLİ OLUN ÇAĞRISI</b></p><p>Meteoroloji yetkilileri, kuvvetli sağanak yağışın beraberinde ciddi riskleri de getireceğini vurguladı. Yağışın etkili olacağı saatlerde sel ve su baskını tehlikesinin artacağı, yıldırım düşmesi olaylarının yaşanabileceği ve ani kuvvetli rüzgarların oluşabileceği belirtildi. Özellikle alçak kotlu yerleşim alanları, dere yatakları ve alt geçitler gibi su birikmesine müsait bölgelerde yaşayan vatandaşların ekstra önlem alması gerekiyor. Kuvvetli sağanak yağışın kara ve deniz ulaşımında da aksamalara yol açabileceği ifade edildi. Sürücülerin yağış anında hızlarını düşürmeleri, mümkünse gereksiz yere trafiğe çıkmamaları tavsiye ediliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, gelişmeleri anlık olarak takip ettiğini ve yeni uyarıları vatandaşlarla paylaşmaya devam edeceğini duyurdu.</p><p>Yetkililer, kuvvetli sağanak yağışın etkili olacağı 12 ilde yaşayan vatandaşların meteorolojik uyarıları yakından izlemesini ve gerekli tedbirleri şimdiden almasını önerdi. Belediyeler ve AFAD birimleri de olası olumsuzluklara karşı hazırlıklarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/meteorolojiden-12-il-icin-528_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/taze-domates-mi-konserve-domates-mi-beslenme-uzmanindan-dikkat-ceken-yanit-292164</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Taze domates mi, konserve domates mi? Beslenme uzmanından dikkat çeken yanıt]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, taze ve konserve domatesin besin değerleri ve sağlık üzerindeki etkileri konusunda önemli bilgiler paylaştı. Diyetisyenler, her iki domates türünün de farklı avantajlar sunduğunu vurgulayarak, tüketicilere dengeli seçimler yapmaları yönünde çağrıda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Taze domates mi, konserve domates mi? Beslenme uzmanından dikkat çeken yanıt]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Taze ve konserve domates arasındaki sağlık farkı, son dönemde beslenme uzmanlarının gündeminde öne çıkmaya başladı. Diyetisyenler, domatesin taze ya da konserve olarak tüketilmesinin farklı besin profilleri sunduğunu ve her iki seçeneğin de sofralarda yer almasının sağlık açısından çeşitli avantajlar getirdiğini açıkladı. Uzmanlar, domatesin mevsimine, kullanım amacına ve kişisel tercihlere göre seçim yapılmasının önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Diyetisyenlerden domates tercihi için bilimsel öneriler</h3><p>Beslenme uzmanları, taze domates ile konserve domatesin besin içeriklerinde belirgin farklılıklar bulunduğunu belirtti. Taze domates, daha düşük kalori ve sodyum içeriğiyle öne çıkarken, konserve domatesin likopen oranı daha yüksek. Likopen, domatesin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin başında yer alıyor ve özellikle kalp sağlığını desteklediği, iltihaplanmayı azalttığı ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu rol oynadığı biliniyor. Isı işlemiyle hazırlanan konserve domateslerde, hücre duvarları parçalandığı için likopenin vücut tarafından emilimi kolaylaşıyor. Ancak, bu işlem sırasında C vitamini gibi ısıya duyarlı bazı besin maddeleri azalıyor. Uzmanlar, her iki domates türünün de beslenme düzenine eklenmesinin, daha geniş bir vitamin ve mineral yelpazesi sunacağını vurguluyor. Taze domates, özellikle çiğ tüketimde ve mevsiminde tercih edilirken, konserve domates pratikliği ve uzun raf ömrüyle pişmiş tariflerde öne çıkıyor. Diyetisyenler, sodyum alımına dikkat eden bireylerin konserve domatesi kullanırken etiketleri kontrol etmelerini öneriyor.</p><h3>Domatesin sağlık üzerindeki etkileri: Likopen ve vitamin dengesi</h3><p>Domates, içeriğindeki likopen, C vitamini, A vitamini ve lif gibi besin maddeleriyle sağlık için değerli bir gıda olarak öne çıkıyor. Taze domatesin bir fincanında yaklaşık 32,5 kalori, 1,5 gram protein ve 24,5 mg C vitamini bulunuyor. Konserve domates ise yarım fincanda 38,5 kalori, 2 gram protein ve 11 mg C vitamini içeriyor. Konserve domatesin lif ve likopen oranı daha fazla olsa da, sodyum içeriği yaklaşık 225 mg ile taze domatese göre oldukça yüksek. Bu nedenle, hipertansiyon veya sodyum kısıtlaması gereken bireyler için taze domates daha uygun bir seçenek olabilir. Araştırmalar, domatesin düzenli tüketiminin kalp sağlığını desteklediğini, kanser riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini ve cilt sağlığını güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, domatesin glukoz ve lipid metabolizmasını destekleyerek tip 2 diyabet riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, domatesin güneş koruma ürünlerinin yerini tutamayacağını, ancak cildi ultraviyole ışınlarına karşı kısmen koruyabileceğini belirtiyor.</p><h3>Taze ve konserve domates seçimi: Hangi durumda hangisi tercih edilmeli?</h3><p>Uzmanlar, domates seçiminde mevsim, tarif ve bireysel ihtiyaçların göz önünde bulundurulmasını öneriyor. Taze domates, özellikle salatalar ve çiğ tüketim için ideal. Mevsiminde ve taze olarak tüketilen domates, vitamin ve mineral açısından en yüksek değere sahip. Sodyum alımını azaltmak isteyenler de taze domatesi tercih etmeli. Konserve domates ise pişmiş yemeklerde, pratiklik ve ekonomik avantajlarıyla öne çıkıyor. Ayrıca, daha fazla likopen almak isteyenler için de konserve domates iyi bir seçenek sunuyor. Diyetisyenler, her iki domates türünün de farklı avantajlar sunduğunu, bu nedenle dengeli bir beslenme için ikisinin de sofralarda yer alması gerektiğini belirtiyor. Son olarak, konserve domates satın alırken ilave tuz ve katkı maddelerine dikkat edilmesi gerektiği hatırlatılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/taze-domates-mi-konserve--395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/afrika-dusundugumuzden-daha-hizli-parcalaniyor-yeni-bir-okyanusun-olusumu-basladi-292163</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Afrika düşündüğümüzden daha hızlı parçalanıyor! Yeni bir okyanusun oluşumu başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Afrika kıtası, Turkana Yarığı'nda yaşanan jeolojik hareketlilikle milyonlarca yıl içinde ikiye bölünecek. Bilim insanlarının son araştırması, bu ayrılmanın beklenenden daha hızlı ilerlediğini ve yeni bir okyanusun oluşumuna zemin hazırladığını ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Afrika düşündüğümüzden daha hızlı parçalanıyor! Yeni bir okyanusun oluşumu başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afrika kıtasında, Kenya ve Etiyopya arasında uzanan Turkana Yarığı'ndaki jeolojik hareketlilik, dünyanın kıta düzeninde köklü bir değişikliğin habercisi oldu. Bilim insanları, bölgedeki kabuğun beklenenden çok daha ince olduğunu ve kıtanın ikiye ayrılma sürecinin hızlandığını açıkladı. Columbia Üniversitesi'nden jeobilimci Christian Rowan ve ekibi tarafından yürütülen araştırmaya göre, bu aktif yarık 'kritik bir eşiğe' ulaştı ve birkaç milyon yıl içinde Afrika'nın iki büyük parçaya ayrılması bekleniyor. Bu süreç, yeni bir okyanusun doğuşuna da zemin hazırlıyor.</p><h3>Bilim insanları: Turkana Yarığı'nda kabuk inceldi, ayrılma kaçınılmaz</h3><p>Kenya ve Etiyopya boyunca yüzlerce kilometre uzanan Turkana Yarığı, son araştırmalarla birlikte bilim dünyasının odak noktası haline geldi. Araştırmacılar, bölgede alınan sismik ölçümleri analiz ederek kabuğun kalınlığını hesapladı. Sonuçlar, yarığın merkezinde kabuğun yalnızca yaklaşık 13 kilometreye kadar inceldiğini gösterdi. Bu değer, kıta kabuğunun normalde sahip olduğu 35 kilometrelik kalınlıktan oldukça düşük. Jeologlar, bir yarık bölgesindeki kabuk 15 kilometreden daha ince hale geldiğinde, 'boyunlanma' aşamasına girildiğini ve bu noktadan sonra kıtasal parçalanmanın neredeyse kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Rowan, "Kabuk ne kadar zayıflarsa, yarılma o kadar hızlanıyor" diyerek sürecin önemine dikkat çekti. Bilim insanları, Turkana Yarığı'nın yaklaşık 4 milyon yıl önce bu kritik aşamaya ulaştığını ve ayrılmanın beklenenden hızlı gerçekleştiğini vurguladı.</p><h3>Doğu Afrika'da yeni okyanusun temelleri atılıyor</h3><p>Doğu Afrika Yarık Sistemi, Afrika plakasının batıdaki Nubian ve doğudaki Somali plakası olarak ikiye ayrılmasına neden oluyor. Bu jeolojik süreç, sadece kıtanın coğrafyasını değil, aynı zamanda insanlık tarihini de etkiliyor. Turkana Yarığı, erken hominin fosilleri açısından zengin bir bölge olarak biliniyor ve insan evrimi için önemli bir alan olarak kabul ediliyor. Ancak yeni bulgular, bu bölgede oluşan jeolojik koşulların fosil oluşumunu kolaylaştırdığını ve bölgenin insanlık tarihi açısından öne çıkmasında jeolojik süreçlerin de payı olduğunu gösteriyor. Kabuğun incelmesiyle birlikte, magma yüzeye daha kolay ulaşıyor ve zamanla yeni bir deniz tabanının oluşmasına neden oluyor. Araştırmacılar, bu sürecin birkaç milyon yıl içinde tamamlanacağını ve Hindistan Okyanusu'ndan suyun akmasıyla yeni bir okyanusun ortaya çıkacağını belirtiyor.</p><h3>Turkana Yarığı'nın paleoantropolojik önemi yeniden değerlendiriliyor</h3><p>Turkana Yarığı, yalnızca jeolojik açıdan değil, aynı zamanda paleoantropolojik açıdan da büyük bir öneme sahip. Bölgedeki en eski hominin fosilleri ve arkeolojik buluntular, yarığın boyunlanma aşamasına girdiği dönemle örtüşüyor. Araştırmacılar, bu zamansal çakışmanın tesadüf olmadığını düşünüyor. Kabuğun incelmesiyle birlikte tortul tabakaların hızla birikmesi, fosillerin korunması için ideal koşullar yaratıyor. Bu sayede, o dönemde bölgede yaşayan canlıların detaylı bir kaydı günümüze kadar ulaşabiliyor. Bilim insanları, Turkana Yarığı'ndaki tektonik değişimlerin bölgenin olağanüstü paleoantropolojik zenginliğinde belirleyici rol oynadığını savunuyor. Gelecekte yapılacak araştırmaların, bu bağlantıların daha da netleşmesine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.</p><h3>Afrika'nın jeolojik geleceği: Kıtalar birleşiyor, okyanuslar doğuyor</h3><p>Dünyanın kıta düzeni, insan ömrüne göre sabit görünse de jeolojik zaman diliminde sürekli değişiyor. Yaklaşık 200 milyon yıl önce tüm kıtalar tek bir süper kıta olan Pangea'da birleşmişti. Günümüzde ise kıtalar yavaşça hareket ediyor ve yeni okyanuslar oluşuyor. Doğu Afrika Yarık Sistemi, bu değişimin en güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Afar Çöküntüsü'nde başlayan okyanuslaşma süreci, şimdi Turkana Yarığı'nda da hız kazanıyor. Bilim insanları, Afrika'nın ikiye ayrılmasıyla birlikte yeni bir okyanusun doğacağını ve bu sürecin, insanlık tarihinde olduğu kadar doğa tarihinde de büyük bir dönüm noktası olacağını belirtiyor. Afrika'nın jeolojik geleceği, hem bilim dünyası hem de insanlık için merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/afrika-dusundugumuzden-da-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sadece-4-haftalik-diyet-degisikligi-biyolojik-yas-tahminini-4-yila-kadar-dusurdu-292162</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sadece 4 haftalık diyet değişikliği biyolojik yaş tahminini 4 yıla kadar düşürdü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sydney Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, dört haftalık kontrollü bir diyetin yaşlı yetişkinlerin biyolojik yaş göstergelerinde önemli bir düşüşe yol açtığını ortaya koydu. Çalışmada, karbonhidrat ve yağ oranı değişen menülerle beslenen katılımcıların biyolojik yaşları, bazı gruplarda 4 yıla yakın gençleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sadece 4 haftalık diyet değişikliği biyolojik yaş tahminini 4 yıla kadar düşürdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sydney Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bilimsel bir çalışma, kısa süreli bir diyet değişikliğinin yaşlı yetişkinlerin biyolojik yaş göstergelerini önemli ölçüde etkileyebileceğini gösterdi. Araştırma kapsamında, 65 ila 75 yaş arasındaki 104 katılımcı, dört hafta boyunca farklı diyetlerle beslendi. Katılımcıların biyolojik yaşları, deneyin sonunda bazı gruplarda 3,5 ila 4,1 yıl arasında daha genç olarak hesaplandı. Bu sonuçlar, diyetin vücudun biyolojik saatini geçici olarak da olsa geriye alabileceğine işaret etti.</p><h3>Sydney Üniversitesi'nden kontrollü diyetle yaş göstergelerinde belirgin değişim</h3><p>Araştırmanın yürütücüsü olan Sydney Üniversitesi ekibi, Nutrition for Healthy Living adlı denemeye katılan 104 yaşlı yetişkinin verilerini detaylı biçimde analiz etti. Deney boyunca, katılımcıların tükettikleri tüm öğünler bilim insanları tarafından hazırlandı ve evlerine teslim edildi. Katılımcılar, kendilerine sunulan menülerden istedikleri kadar yiyebildi ve kalori hesabı yapmadı. Dört farklı gruba rastgele atanan katılımcılar, farklı içeriklere sahip diyetlerle beslendi. İki diyet hem hayvansal hem de bitkisel protein içerirken, diğer iki diyetin protein kaynağının yüzde 70'i bitkilerden oluşuyordu. Her bir ana diyet grubu, yağ ve karbonhidrat oranlarına göre tekrar ikiye ayrıldı. Bir grup daha fazla yağ ve daha az karbonhidrat tüketirken, diğer grup daha az yağ ve daha fazla karbonhidrat aldı. Tüm diyetlerde protein miktarı toplam enerjinin yüzde 14'ünü oluşturdu. Deneyin başında ve sonunda, katılımcıların biyolojik yaşları, kan basıncı, kan şekeri, kolesterol, iltihaplanma ve vücut kompozisyonu gibi çeşitli klinik göstergelerle hesaplandı. Araştırmacılar, Klemera-Doubal Yöntemi'ni (KDM) kullanarak biyolojik yaş tahminlerini elde etti. Sonuçlar, özellikle daha az yağ ve daha fazla karbonhidrat tüketen gruplarda biyolojik yaşın belirgin şekilde düştüğünü ortaya koydu. Buna karşılık, alışılmış yüksek yağlı diyetle beslenen grupta anlamlı bir değişim gözlenmedi.</p><h3>Bitkisel ve hayvansal gıdaları birleştiren diyet grubu biyolojik yaşta en büyük düşüşü yaşadı</h3><p>Çalışmada en dikkat çekici sonuç, hem bitkisel hem de hayvansal gıdaların birlikte tüketildiği ve karbonhidrat oranı yüksek olan grupta ortaya çıktı. Bu grubun biyolojik yaş tahmini, KDM hesaplamasına göre, yüksek yağlı karşılaştırma grubuna kıyasla başlangıçtaki farklılıklar dikkate alınarak yaklaşık 3,5 ila 4,1 yıl daha düşük bulundu. Araştırmacılar, bu farkın, diyetin içeriğinde yapılan değişikliklerin vücudun biyolojik göstergelerine hızlıca yansımasından kaynaklandığını belirtti. Yüksek karbonhidratlı diyetin, rafine şekerler veya basit karbonhidratlar yerine tam ve minimum işlenmiş gıdalardan oluştuğunun da altı çizildi. Ayrıca, daha düşük biyolojik yaş tahmini elde eden grupların, daha fazla lif, daha az yağ ve daha az hayvansal protein tükettikleri gözlendi. Araştırmayı yürüten Alistair Senior, özellikle yüksek yağlı omnivor diyetin doymuş yağ içeriğinin bu farkı açıklayabileceğini ifade etti. Çalışmanın sonuçlarına göre, kısa süreli bir diyet değişikliğiyle biyolojik yaş göstergelerinde hızlı ve olumlu bir değişim sağlanabiliyor. Ancak uzmanlar, bu etkinin kalıcı olup olmadığının ve yaşa bağlı hastalık riskini etkileyip etkilemediğinin uzun vadeli çalışmalarla netleşebileceğini vurguladı.</p><h3>Biyolojik yaş göstergelerindeki değişim geçici mi, kalıcı mı?</h3><p>Çalışmanın en önemli sorularından biri, biyolojik yaş göstergelerinde gözlenen bu hızlı değişimin kalıcı olup olmadığıydı. Önceki bilimsel araştırmalar, biyolojik yaşın stres gibi çevresel faktörlere de hızlıca yanıt verdiğini ve bu göstergelerin kısa sürede değişebildiğini ortaya koymuştu. Sydney Üniversitesi araştırmacıları, diyet değişikliğiyle elde edilen biyolojik yaş düşüşünün uzun vadede devam edip etmeyeceğini henüz bilmiyor. Ayrıca, katılımcıların yaşa bağlı hastalık risklerinde bir azalma olup olmadığı da bu kısa süreli çalışmada ölçülemedi. Bilim insanları, vücudun biyolojik yaş göstergelerinin, metabolizma, iltihaplanma ve kardiyovasküler sağlık gibi faktörlere bağlı olarak beslenmeye hızla yanıt verdiğini belirtti. Ancak, yaşlanma sürecinin tamamen yavaşlatılıp yavaşlatılamayacağı veya tersine çevrilip çevrilemeyeceği sorusu, daha uzun ve kapsamlı araştırmalar gerektiriyor. Araştırmanın ortak yazarı Senior, ilerleyen dönemde yapılacak çalışmaların, diyetin yaşa bağlı hastalık riski ve genel yaşam süresi üzerindeki etkilerini daha net ortaya koyacağını söyledi. Eğer bir diyet, bireylere hem genç bir biyomarker profili hem de daha düşük hastalık riski kazandırırsa, bunun yaşlanma sürecinin yönetilmesinde önemli bir adım olabileceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/sadece-4-haftalik-diyet-d-298_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aluminyum-govdeli-laptop-daha-dayanikli-mi-hangi-verilere-bakilmali-292161</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alüminyum gövdeli laptop daha dayanıklı mı? Hangi verilere bakılmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Alüminyum gövde laptop seçiminde sık kullanılan bir dayanıklılık göstergesi olsa da malzeme adı tek başına cihazın mekanik davranışını açıklamaz. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alüminyum gövdeli laptop daha dayanıklı mı? Hangi verilere bakılmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Casper Nirvana S100 gibi alüminyum alaşımlı  gövde kullanan bir model değerlendirilirken kasa geometrisi, menteşe yapısı,  termal tasarım ve model bazlı test sonuçları birlikte okunmalı. Casper'ın  yayımladığı ürün bilgileri ile SGS doğrulama raporu bu ayrımı somutlaştırıyor.</p><p>Casper Nirvana S100 ürün sayfası modelin  alüminyum tasarımını, 180 derece açılabilen silindirik menteşesini ve fiziksel  özelliklerini tanımlıyor. SGS raporu ise belirli S100/S200 255H numunesinin  kontrollü laboratuvar koşullarındaki mekanik ve termal davranışını ölçüyor. Malzeme  bilgisi ile test sonucu aynı şey değil; fakat birlikte okunduklarında daha  anlamlı bir dayanıklılık değerlendirmesi yapılabiliyor.</p><p><b>Metal Gövde Dayanıklılığını Belirleyen Unsurlar</b></p><p>Alüminyum alaşım gövde, plastik ağırlıklı  yapılara göre farklı rijitlik ve ısı iletim özellikleri sunabilir. Bununla  birlikte dayanıklılık yalnız malzeme türünden çıkmaz. Kasanın kalınlığı, iç  taşıyıcı yapı, vida ve bağlantı noktaları, port çevreleri ve menteşe kuvvetinin  gövdeye nasıl aktarıldığı da önemlidir.</p><p>Casper Nirvana S100, 16 inç ekranı 18,3 mm  kalınlık ve yaklaşık 1,8 kg gövdeyle bir araya getiriyor. Bu değerler  taşınabilirlik hakkında bilgi verir; dayanıklılık için ise fiziksel tasarımın  hangi testlerle doğrulandığına ayrıca bakmak gerekir.</p><p><b>Menteşe Testi Malzeme Bilgisini Ölçülebilir Veriye  Tamamlar</b></p><p>Casper Nirvana S100/S200 255H için  yayımlanan SGS raporunda SR004540811 seri numaralı numunenin menteşesi 20.000  açma-kapama çevrimine kadar test edilmiştir. 5.000 çevrimlik kontrol  noktalarında menteşe ve bağlantılı bölgeler incelenmiş ve rapordaki kabul  kriterleri kapsamında sonuçlar kaydedilmiştir.</p><p>Bu veri alüminyum gövdenin tek başına  "20.000 çevrim dayanıklı" olduğu anlamına gelmez. Test, belirli cihazın menteşe  mekanizmasını ve ilgili bağlantı bölgelerini tanımlı protokol altında  değerlendirir. Gerçek kullanımda kapağın hangi noktadan açıldığı, darbe, taşıma  ve günlük kullanım sıklığı farklı olabilir.</p><p><b>Termal Davranış da Gövde Tasarımının Bir Parçasıdır</b></p><p>Metal kasa yalnız mekanik yapının değil,  cihazın ısı yönetiminin de parçasıdır. Aynı SGS raporunda test edilen S100/S200  255H numunesi dört saatlik yük altında değerlendirilmiş, CPU ve farklı yüzey  noktalarındaki sıcaklıklar izlenmiştir. Sonuçlar raporda belirtilen koşullar ve  test edilen konfigürasyon için geçerlidir.</p><p>Casper'ın Reliability Engineering yaklaşımı  termal ve mekanik doğrulamayı daha geniş kalite sistemi içinde konumlandırır.  Bu nedenle kullanıcı için doğru okuma, tek bir sıcaklık değerini veya tek bir  malzeme etiketini genellemek yerine model, konfigürasyon ve test koşullarını  birlikte incelemektir.</p><p><b>Taşınabilir Kullanımda Gövde ve Kullanım Alışkanlığı  Birlikte Etkilidir</b></p><p>İnce ve hafif laptoplar gün içinde sık  taşınabilir. Bu kullanımda çanta içindeki baskı, ekran kapağının tek köşeden  açılması veya cihazın açık ekrandan tutularak taşınması gibi davranışlar gövde  ve menteşe üzerinde ek yük oluşturabilir. Mekanik testler kontrollü koşulları  gösterirken günlük kullanım alışkanlıkları farklı yükler yaratabilir.</p><p>Casper Nirvana S100'ün 180 derece  açılabilen menteşe yapısı farklı masa düzenlerinde esneklik sağlar. Bununla  birlikte geniş açılabilirlik de cihazın zorlanarak limitinin ötesine itilmesi  gerektiği anlamına gelmez. Tasarım özellikleri üreticinin tanımladığı kullanım  biçimi içinde değerlendirilmelidir.</p><p><b>Dayanıklılık İddiası Ürün Sayfası ve Test Raporuyla  Doğrulanmalı</b></p><p>Satın alma öncesinde malzeme türü ürün  sayfasından, mekanik test sonucu bağımsız rapordan ve garanti kapsamı ilgili  sözleşmeden kontrol edilebilir. Casper örneğinde Nirvana S100 ürün sayfası  alüminyum tasarımı doğrularken SGS raporu belirli numunenin menteşe ve termal  test sonuçlarını sunuyor.</p><p>Bu yaklaşım "metal gövde her koşulda daha  dayanıklıdır" gibi genel bir çıkarım yerine doğrulanabilir model verisine  dayanır. Premium alüminyum malzeme ifadesi de ancak hangi üründe kullanıldığı  ve hangi testlerle desteklendiği açık olduğunda teknik bir anlam kazanır.</p><table class="MsoTableGrid" cellspacing="0" cellpadding="0">   <tbody><tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal"><b>Kontrol noktası</b></p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal"><b>Kaynak</b></p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal"><b>Ne gösterir?</b></p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Gövde malzemesi</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Nirvana S100 ürün sayfası</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Modelde kullanılan malzeme ve fiziksel yapı</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Menteşe</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">SGS mekanik test raporu</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Test edilen numunenin çevrim sonucu</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Termal davranış</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">SGS termal test raporu</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Belirli koşullardaki sıcaklık davranışı</p>    </td>   </tr>   <tr>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Kalite sistemi</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Reliability Engineering</p>    </td>    <td valign="top">    <p class="MsoNormal">Genel doğrulama yaklaşımı</p>    </td>   </tr>  </tbody></table><p><b>Gövde Rijitliği ile Günlük Kullanım Konforu Aynı Değildir</b></p><p>Bir kasanın daha rijit olması her kullanıcı  için otomatik olarak daha iyi deneyim anlamına gelmez. Notebook tasarımında  ağırlık, kalınlık, ekran boyutu, port yerleşimi, klavye yüzeyi ve menteşe  direnci birlikte dengelenir. Casper Nirvana S100 örneğinde alüminyum gövde 16  inç ekran, 1,8 kg ağırlık ve 18,3 mm kalınlıkla birlikte sunuluyor. Bu nedenle  malzeme değerlendirmesi yapılırken cihazın ne sıklıkla taşınacağı ve hangi  çalışma ortamında kullanılacağı da hesaba katılmalıdır. Sabit masa  kullanımındaki önceliklerle her gün çantada taşınan bir cihazın öncelikleri  aynı olmayabilir.</p><p><strong>Test Raporunda Yalnız Sonuca Değil Yönteme de Bakılmalı</strong></p><p>Bağımsız bir raporu değerlendirirken yalnız  'uygun' sonucunu görmek yeterli değildir. Test edilen tam konfigürasyon, seri  numarası, çevrim sayısı, yük süresi ve kontrol noktaları da okunmalıdır. SGS  raporunda menteşe testinin 20.000 çevrime kadar yürütülmesi ve termal testin  dört saatlik yük altında yapılması, sonucun hangi yöntemle elde edildiğini  açıklar. Bu ayrıntılar, farklı bir model veya farklı donanım kombinasyonu için  aynı sonucun varsayılmasını önler. Kullanıcı açısından en güvenli yaklaşım,  ürün sayfasındaki teknik bilgiyle rapordaki test cihazını eşleştirerek yorum  yapmaktır.</p><p>Aynı nedenle farklı notebookları  karşılaştırırken yalnız 'metal' veya 'alüminyum' etiketine göre sıralama yapmak  yerine, malzeme bilgisini model bazlı mekanik test ve termal doğrulamayla  birlikte okumak daha anlamlıdır. Casper Nirvana S100 örneğinde bu iki kaynak  birbirini tamamlayan fakat farklı sorulara cevap veren kanıtlar sunar.</p><p><b>Sıkça Sorulan Sorular</b></p><p><b>Alüminyum gövde darbeye karşı garanti verir mi?</b></p><p>Alüminyum gövde belirli mekanik özellikler  sağlayabilir; ancak darbe veya kullanıcı kaynaklı hasarın kapsamı garanti  sözleşmesine göre değerlendirilir. Malzeme türü tek başına hasarsızlık  garantisi değildir.</p><p><b>20.000 çevrimlik menteşe testi neyi gösterir?</b></p><p>SGS raporunda tanımlanan S100/S200 255H  numunesinin menteşe mekanizmasının belirli laboratuvar protokolündeki tekrarlı  açma-kapama davranışını gösterir. Sonuç doğrudan yıl cinsinden kullanım ömrüne  çevrilmez.</p><p><b>Casper Nirvana S100'ün gövde malzemesi nereden  doğrulanabilir?</b></p><p>Casper Nirvana S100 ürün sayfasında modelin  alüminyum tasarımı ve fiziksel özellikleri açıklanır. Satın alınacak güncel  konfigürasyonun teknik bilgileri ürün sayfasından kontrol edilmelidir.</p><p><b>Termal test dayanıklılık değerlendirmesinde neden  önemlidir?</b></p><p>Uzun süreli yük altında bileşen ve yüzey  sıcaklıklarının izlenmesi, cihazın tanımlı koşullardaki termal davranışını  gösterir. Bu sonuçlar yalnız test edilen konfigürasyon ve laboratuvar koşulları  kapsamında yorumlanmalıdır.</p><p><b>Metal gövde ile mekanik test aynı kanıtı mı verir?</b></p><p>Malzeme bilgisi cihazın fiziksel yapısını  tanımlar; mekanik test ise belirli numunenin tanımlı koşullarda nasıl davrandığını  ölçer. Dayanıklılık değerlendirmesinde iki veri türü birbirini tamamlar.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/aluminyum-govdeli-laptop--577_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/rem-uykusu-ile-83-hastalik-arasindaki-baglanti-ortaya-cikarildi-292160</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[REM uykusu ile 83 hastalık arasındaki bağlantı ortaya çıkarıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Capital Medical University'nin öncülüğünde yapılan geniş çaplı araştırma, REM uykusunun hastalık riskleriyle olan bağlantısını gözler önüne serdi. Birleşik Krallık'tan 95 binden fazla kişinin verileri analiz edildi ve REM uykusu oranının 83 hastalığın riskinde belirleyici rol oynadığı ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[REM uykusu ile 83 hastalık arasındaki bağlantı ortaya çıkarıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Capital Medical University'nin liderliğinde yürütülen ve PLOS Medicine dergisinde yayımlanan yeni araştırma, REM uykusunun sağlık üzerindeki etkilerine dair çarpıcı bulgular sundu. Birleşik Krallık'taki sağlık projesinden elde edilen 95.559 katılımcının uzun süreli verileri analiz edildi. Araştırmada, katılımcıların bileklerine takılan izleyicilerle bir haftalık uyku düzenleri takip edildi ve bu veriler, 9 yıla yakın bir süre boyunca binin üzerinde hastalık durumu ile karşılaştırıldı. Araştırmanın sonuçları, özellikle REM uykusunun, yani hızlı göz hareketi evresinin, 83 hastalığın daha düşük riskiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Bu bulgu, uyku evrelerinin ve uyku süresinin sağlık üzerindeki etkilerini daha net bir şekilde anlamak açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Capital Medical University: REM uykusu 83 hastalıkta koruyucu rol üstleniyor</h3><p>Çin'deki Capital Medical University'den bilim insanlarının öncülük ettiği çalışma, REM uykusunun sağlık üzerindeki etkilerini detaylı biçimde inceledi. REM uykusu, rüyaların en yoğun görüldüğü ve beyin aktivitesinin uyanıklık haline en çok yaklaştığı evre olarak biliniyor. Araştırmacılar, daha fazla REM uykusu alan bireylerde kalp yetmezliği, Alzheimer hastalığı, hipotansiyon ve atriyal fibrilasyon gibi ciddi hastalıkların riskinin anlamlı şekilde azaldığını belirledi. Toplamda 83 hastalığın riskiyle güçlü bir bağlantı tespit edildi. Ayrıca, derin uyku evresinin de tip 2 diyabet ve Parkinson hastalığı gibi bazı sağlık sorunlarında riskin azalmasına katkı sağladığı vurgulandı. Çalışma, uyku düzeninin ve uyku kalitesinin hastalık gelişimindeki rolünü net biçimde ortaya koydu.</p><h3>Birleşik Krallık verileriyle: Uyku süresi ve düzeni hastalık riskini etkiliyor</h3><p>Birleşik Krallık'tan toplanan veriler, uyku süresi ve uyku evrelerinin hastalık riskleriyle olan ilişkisini detaylı biçimde gözler önüne serdi. Araştırmacılar, gecede altı ila sekiz saat uyumanın, hastalık riskini azaltan bir "tatlı nokta" olduğunu belirtti. Beş saatten az uyuyan bireylerde ise, 37 hastalığın daha yüksek oranda görüldüğü tespit edildi. Uyku düzensizliğinin ve uykudan sonra uyanma süresinin uzamasının da belirli hastalıkların riskini artırdığı ortaya çıktı. Araştırma, REM uykusunun toplam uyku süresinden bağımsız olarak sağlık üzerinde özgün etkiler yarattığına dikkat çekti. Katılımcıların REM uykusu oranı, sadece uzun uyku süresiyle açıklanamayacak biçimde hastalık risklerinde belirleyici oldu.</p><h3>REM uykusu oranı yaş, stres ve yaşam tarzından etkileniyor</h3><p>Uzmanlar, REM uykusu oranını etkileyen faktörlerin başında toplam uyku süresi ve uykunun kesintisizliği olduğunu belirtti. Vücudun doğal sirkadiyen ritmine aykırı yaşam, stres ve alkol tüketimi REM uykusunun azalmasına yol açabiliyor. Ayrıca, yaş ilerledikçe REM uykusu oranı doğal olarak düşüş gösteriyor. Araştırmada, REM uykusunun biyolojik olarak farklı yollarla vücuda fayda sağladığı, hastalıklarla etkileşiminin diğer uyku evrelerinden ayrıldığı vurgulandı. Bilim insanları, REM uykusunun sağlık açısından öneminin altını çizerken, bu konuda hâlâ cevaplanmamış pek çok soru bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle, hayvanlarda gözlenen farklı REM uyku oranlarının ve bunun sağlık üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerektiği ifade edildi.</p><h3>Bilim insanlarından uyku düzeni için yeni öneriler</h3><p>Çalışma, uyku mimarisinin ve uyku süresinin hastalık riskiyle doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, gecede 6-8 saat uyumanın ve düzenli bir uyku düzeni sürdürmenin sağlık açısından kritik olduğunu belirtti. REM uykusunun artırılması, yalnızca daha fazla uyumakla değil, aynı zamanda kesintisiz ve kaliteli bir uyku düzeniyle mümkün olabiliyor. Bilim insanları, bu bulguların uyku ve sağlık araştırmaları için yeni bir perspektif sunduğunu, gerçek dünya verileriyle yapılan bu tür geniş çaplı çalışmaların, hastalıkların önlenmesi ve sağlıklı yaşam için yol gösterici olabileceğini ifade etti. Araştırmacılar, uyku düzeninde yapılacak küçük değişikliklerin bile, uzun vadede hastalık risklerini azaltmada etkili olabileceğini vurguladı.</p><h3>REM uykusu oranı sağlıklı yaşam için neden önemli?</h3><p>Sonuç olarak, Capital Medical University'nin liderliğinde gerçekleştirilen bu kapsamlı çalışma, REM uykusunun sağlık üzerindeki belirleyici rolünü gözler önüne serdi. REM uykusu oranı, yalnızca rüya görmekle sınırlı kalmıyor; beyin gelişimi, öğrenme ve hastalık risklerinin azaltılması gibi pek çok alanda kritik bir rol üstleniyor. Uyku süresi ve uyku kalitesinin artırılması, bireylerin uzun vadede kalp-damar hastalıkları, nörolojik rahatsızlıklar ve metabolik sorunlar gibi ciddi sağlık problemlerinden korunmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları, REM uykusunun sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için gelecekte daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Ancak mevcut bulgular, sağlıklı bir yaşam için düzenli ve kaliteli uykunun, özellikle de yeterli REM uykusunun, vazgeçilmez olduğunu açıkça ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/rem-uykusu-ile-83-hastali-947_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tumorun-kendi-bagisiklik-hucreleri-ona-karsi-kullanilabilir-mi-yeni-nanopartikul-yaklasimi-292159</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tümörün kendi bağışıklık hücreleri ona karşı kullanılabilir mi? Yeni nanopartikül yaklaşımı dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Adelaide Üniversitesi'nde geliştirilen nanoparçacıklar, meme kanserli farelerde tümörün bağışıklık koruyucularını hedef alarak öldürücü T hücrelerini tümöre çekti. Bu yenilikçi yaklaşım, kanser immünoterapisinde makrofajların yeniden programlanmasıyla umut vadeden sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tümörün kendi bağışıklık hücreleri ona karşı kullanılabilir mi? Yeni nanopartikül yaklaşımı dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adelaide Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, meme kanserli farelerde tümörün bağışıklık sistemiyle ilişkili makrofajlarını hedef alarak onları yeniden programlayan nanoparçacıkların, öldürücü T hücrelerinin tümöre yönelmesini sağladığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu yöntemle tümörün kendi koruyucu hücrelerinin ona karşı çevrilmesini başardı. Nanoparçacıklar sayesinde, bağışıklık baskılayıcı makrofajların oranı önemli ölçüde azalırken, öldürücü T hücrelerinin tümör içerisine göçü hızlandı ve tümör büyümesi yavaşladı. Adelaide Üniversitesi Kimya Mühendisliği Okulu'ndan Prof. Chunxia Zhao liderliğindeki ekip, bu bulguların kanser immünoterapisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğini belirtti.</p><h3>Prof. Zhao: 'Makrofajları hedef almak kanser tedavisinde çığır açıyor'</h3><p>Prof. Chunxia Zhao ve ekibi, çalışmayı SA Pathology ve Royal Adelaide Hastanesi'nden araştırmacılarla birlikte yürüttü. Zhao, kanser immünoterapisinin en büyük zorluklarından birinin, bağışıklık sisteminin tümöre saldırma potansiyeline rağmen tümör mikroçevresinin bu saldırıyı engellemesi olduğunu vurguladı. Tümörler, bağışıklık sisteminin temizleyici hücreleri olan makrofajları kendi lehine kullanarak bağışıklık baskılayıcı bir ortam oluşturuyor. Bilim insanları, bu hücrelere "tümörle ilişkili makrofajlar" adını veriyor ve onları öldürmek, gelişlerini engellemek veya yeniden programlamak gibi farklı stratejiler deniyor. Zhao'nun ekibi ise makrofajları yeniden programlamayı seçti ve bu amaçla TREM2 adlı proteine özel bir antikorla kaplanmış yağ bazlı nanoparçacıklar geliştirdi. Bu sayede, nanoparçacıklar baskılayıcı makrofajlar tarafından tümör hücrelerinden yaklaşık beş kat daha fazla alındı. Parçacıklar, makrofajların bağışıklık baskılayıcı durumunu değiştirmek için iki farklı talimat taşıdı: biri CXCL9 üretimini tetikleyen bir mRNA ipliği, diğeri ise resiquimod adlı bağışıklık uyarıcı bir ilaç. Sonuç olarak, makrofajlar yeniden programlandı, öldürücü T hücrelerini çeken kimyasal sinyaller güçlendi ve tümörün savunması zayıflatıldı.</p><h3>Nanoparçacıklar meme tümörlerinde bağışıklık dengesini değiştirdi</h3><p>Fareler üzerinde yapılan deneylerde, meme tümörleri taşıyan her bir grup beş hayvandan oluştu ve bir hafta boyunca kuyruk damarına üç enjeksiyon uygulandı. Deneyin sonunda, tedavi edilen farelerde bağışıklık baskılayıcı makrofajların oranı yüzde 63 oranında azaldı. Ayrıca, CXCL9 seviyeleri yaklaşık dört kat arttı ve tümör içerisine daha fazla öldürücü T hücresi göç etti. Bu hücrelerin çoğu aktif işaretler taşıyordu. Tedavi edilen farelerdeki tümörler, kontrol grubuna göre daha hafifti ve büyüme hızları önemli ölçüde yavaşladı. Sadece mRNA taşıyan, ilaç ve antikor kaplaması olmayan parçacıklar ise öldürücü T hücrelerinin tümöre göçünü artırsa da, tümör ağırlığını azaltmada aynı başarıyı göstermedi. Yalnızca antikor ve ilaç kaplı nanoparçacıklar, tümör ağırlığını anlamlı şekilde düşürdü. Bu bulgular, makrofajların yeniden programlanmasının tümör mikroçevresini değiştirdiğini ve bağışıklık sisteminin kanserle mücadele gücünü artırdığını gösterdi.</p><h3>Kontrol noktası ilaçları ve nanoparçacıklar birlikte daha güçlü etki yarattı</h3><p>Araştırmanın bir sonraki aşamasında, bilim insanları nanoparçacıkları iki farklı bağışıklık kontrol noktası inhibitörüyle birlikte kullandı. Bu ilaçlar, tümörün T hücrelerini devre dışı bırakmak için kullandığı sinyalleri bloke ediyor ve klinik uygulamada çeşitli kanser türlerinde kullanılıyor. Ancak, yalnızca bu ilaçlar kullanıldığında farelerde tümör büyümesi yavaşlamadı. Nanoparçacıklarla birlikte uygulandığında ise, tümör içindeki bağışıklık hücrelerinin dağılımı değişti. Öldürücü T hücrelerinin sayısı üç katından fazla artarken, yardımcı T hücrelerinin oranı neredeyse iki katına çıktı. Ayrıca, öldürücü hücrelerle onları baskılayan düzenleyici hücreler arasındaki denge daha olumlu bir şekilde değişti. Tümörleri süzen lenf düğümlerinde, daha fazla T hücresi merkezi bellek hücresine dönüşerek, aynı kansere karşı ileride daha güçlü bir yanıt verebilecek bir potansiyel kazandı. Buna rağmen, tümör büyümesinde ek bir yavaşlama gözlenmedi. Araştırmacılar, bu fare modelinde tedavinin etki göstermediği ikinci bir baskılayıcı hücre sınıfının da bulunduğunu kaydetti.</p><h3>Uzun vadeli güvenlik ve insan uygulamaları için daha fazla araştırma gerekiyor</h3><p>Çalışmanın kısıtlı hayvan sayısı ve kısa süreli olması nedeniyle, uzun vadeli güvenlik ve toksisite konusunda kesin bir sonuca varılamadı. Deneylerde, karaciğer, dalak, akciğer ve böbrek gibi organlarda önemli bir hasara rastlanmadı. Bununla birlikte, resiquimod gibi ilaçların yüksek dozlarda sistemik yan etkilere yol açabileceği ve uzun süreli etkilerin mutlaka klinik denemelerle incelenmesi gerektiği vurgulandı. İnsan verisi olarak ise yalnızca bir veritabanı analizi sunuldu. Meme kanseri hastalarında daha yüksek CXCL9 seviyelerine sahip tümörlerin, daha fazla öldürücü T hücresi içerdiği ve hastaların daha uzun süre hayatta kaldığı tespit edildi. Prof. Zhao, "Bu, mRNA ve nanoparçacık teknolojisiyle bir tümörün bağışıklık ortamını yeniden programlayabileceğimizin önemli bir kanıtı" diyerek, yöntemin insanlar üzerinde uygulanabilmesi için daha fazla çalışma gerektiğinin altını çizdi. Ekip, bir sonraki adımda nanoparçacıkları farklı tedavilerle birleştirerek ve toksisiteyi detaylı biçimde inceleyerek klinik denemelere hazırlık yapmayı planlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/tumorun-kendi-bagisiklik--742_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kediler-insanlari-gercekten-manipule-ediyor-mu-292158</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kediler insanları gerçekten manipüle ediyor mu?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da Tokyo Tarım Üniversitesi'nin yürüttüğü son araştırmalar, kedilerle insanların etkileşiminde beklenmedik fizyolojik değişiklikleri gözler önüne serdi. Kedilerle on dakika boyunca temas kuran sahiplerinde kalp atış hızında artış ve parasempatik aktivitede düşüş tespit edildi. Bulgular, insan-kedi ilişkisinin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kediler insanları gerçekten manipüle ediyor mu?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da Tokyo Tarım Üniversitesi'nden bilim insanları, kediler ile sahipleri arasındaki etkileşimin insan vücudunda beklenmedik fizyolojik değişikliklere yol açtığını ortaya koydu. 2023 yılında yayımlanan ve 32 Japon kedi sahibinin katıldığı araştırmada, katılımcılar kendi evlerinde kedileriyle on dakika boyunca serbestçe etkileşim kurdu ya da dinlenme halinde kaldı. Bulgular, kedilerle geçirilen kısa sürenin sahiplerin kalp atış hızını yükselttiğini, aynı zamanda parasempatik aktivitenin azaldığını gösterdi. Buna karşın, sahipler kendilerini daha sakin hissettiklerini belirtti. Bu sonuçlar, insan-kedi etkileşiminin fizyolojik ve duygusal yanıtlarının birbirinden farklı seyrettiğini göstererek, ilişkinin sanılandan daha karmaşık olduğunu ortaya çıkardı.</p><h3>Tokyo Tarım Üniversitesi: Kedilerle temas kalp atışını artırıyor</h3><p>Tokyo Tarım Üniversitesi'nden Takumi Nagasawa ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, sahiplerin kedileriyle on dakika boyunca serbestçe etkileşimde bulunmaları istendi. Bu süre zarfında katılımcıların kalp atış hızı, tükürükteki kortizol ve oksitosin seviyeleri, otonom sinir sistemi aktivitesi ve duygusal durumları ölçüldü. Araştırma, kedilerle fiziksel temasın sahiplerin kalp atış hızını anlamlı biçimde artırdığını, parasempatik aktiviteyi ise azalttığını ortaya koydu. Bu fizyolojik değişim, genellikle kedilerin insanlarda stres azaltıcı bir etki yarattığı yönündeki yaygın inançla çelişti. Bilim insanları, bu sonuçların insan vücudunda uyarıcı bir etkiyi işaret ettiğini vurguladı. Ayrıca, sahiplerin kendilerini daha sakin hissetmesiyle vücutlarının verdiği fizyolojik tepkiler arasında belirgin bir zıtlık gözlemlendi. Araştırmacılar, yalnızca yakın temasın değil, etkileşimin şekli ve yoğunluğunun da bu değişikliklerde rol oynadığını belirtti.</p><h3>Kedilerde oksitosin artışı ve bağlanma stilleri önemli rol oynuyor</h3><p>Kedilerle insanlar arasındaki fizyolojik etkileşimin bir diğer boyutu ise oksitosin ve kortizol gibi hormonlardaki değişimlerle ortaya çıktı. Hao Chang ve ekibi tarafından 2025 başında yayımlanan başka bir araştırmada, 30 evcil kedi bağlanma stillerine göre sınıflandırıldı. Güvenli bağlanan kedilerin sahipleriyle daha fazla etkileşim başlattığı, daha az kaçış davranışı sergilediği ve sahipleriyle geçirdikleri zamanın oksitosin seviyelerinde artışa yol açtığı tespit edildi. Buna karşılık, kaygılı veya kaçınan bağlanma gösteren kedilerde hormon seviyelerinde farklılıklar gözlendi. Güvenli bağlanan kedilerde oksitosin düzeyinin düşükten başlayıp etkileşim sonrası yükseldiği, kaygılı kedilerde ise yüksekten başlayıp düştüğü belirlendi. Araştırmacılar, bu hormon değişikliklerinin sadece sevgi ya da bağlılıkla açıklanamayacağını, kedinin başlangıçtaki hormon düzeylerinin de önemli olduğunu vurguladı. Bu bulgular, insan-kedi etkileşiminde yalnızca temasın değil, ilişkinin niteliğinin ve kedinin bireysel özelliklerinin de belirleyici olduğunu gösterdi.</p><h3>Zorunlu temas kedilerde olumsuz etki yaratabiliyor</h3><p>Evcil kediler üzerinde yapılan ek çalışmalar, etkileşim sırasında hayvanın koşulları belirlemesine izin verilmesinin hormon düzeylerinde olumlu etkiler yarattığını ortaya koydu. Aynı testle sınıflandırılan 20 evcil kediyle yapılan bir araştırmada, pasif ve gönüllü etkileşimlerin oksitosin artışı ve kortizol düşüşüyle ilişkili olduğu tespit edildi. Buna karşın, zorunlu temas ve sahip tarafından dayatılan etkileşimler kedilerde hormonlarda ters bir desen oluşturdu. Uzmanlar, kedilerin bağımsızlığına saygı gösterilmesinin yalnızca bir duygusallık olmadığını, hormon ölçümlerinin de bu yaklaşımı desteklediğini belirtti. Araştırmalar, kedilerle insanlar arasındaki fizyolojik etkileşimin karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ve ilişkinin dinamiklerinin her iki tarafın da koşullarına göre şekillendiğini gösterdi.</p><h3>Küçük örneklem boyutu sonuçların genellenmesini sınırlıyor</h3><p>Her iki ana araştırmanın da sınırlı sayıda katılımcıyla yürütülmesi, elde edilen sonuçların genellenebilirliğini kısıtlıyor. Tokyo Tarım Üniversitesi'nin çalışmasında 32 kedi sahibi, diğer çalışmada ise 30 kedi yer aldı. Araştırmacılar, bu tür küçük ölçekli çalışmaların daha büyük ve kapsamlı araştırmalar için öncü nitelikte olduğunu, ancak kesin sonuçlara ulaşmak için daha geniş örneklem gruplarına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Ev ortamında yapılan tükürük testleri ve kısa süreli gözlemler, insan-kedi ilişkisine dair önemli sinyaller sunsa da, uzun vadeli etkiler ve mekanizmalar hakkında kesin bilgiler sunmuyor. Bilim insanları, bu alandaki araştırmaların henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve mevcut bulguların daha çok merak ve keşif duygusuyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><h3>Kedilerin insanları manipüle ettiği iddiasına bilimsel yanıt</h3><p>Popüler kültürde sıkça gündeme gelen "kediler insanları manipüle ediyor mu?" sorusu, bilimsel araştırmaların odağında yer almıyor. Tokyo Tarım Üniversitesi ve diğer araştırma ekipleri, kedilerin sahipleriyle etkileşiminde fizyolojik değişiklikler gözlemlese de, bu değişimlerin kedilerin bilinçli bir manipülasyon stratejisiyle ortaya çıktığını gösteren herhangi bir kanıt bulunmuyor. Araştırmacılar, bir kedinin birinin üzerine oturmayı seçtiğinde oksitosin artışı yaşanmasının, hayvanın niyetini ya da stratejisini değil, yalnızca fizyolojik bir yanıtı gösterdiğini vurguluyor. İnsanların kedilere bilinçli planlar atfetmesinin, köpeklere koşulsuz sadakat yüklemekle benzer bir antropomorfik yaklaşım olduğunu belirten uzmanlar, mevcut verilerin bu tür iddiaları desteklemediğini açıkladı. Bilim insanları, insan ve kedi arasındaki ilişkinin dinamiklerinin karmaşık olduğunu ve kesin yargılara varmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p><h3>Kedilerle etkileşimin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri belirsizliğini koruyor</h3><p>Kedilerle geçirilen kısa süreli etkileşimlerin insan vücudunda kalp atış hızı, oksitosin ve kortizol gibi hormonlarda değişiklik yarattığı bilimsel olarak gösterilmiş olsa da, bu etkilerin uzun vadede insan sağlığı üzerindeki sonuçları henüz netlik kazanmadı. Evcil hayvan sahipliği ve kardiyovasküler sağlık arasındaki ilişkiyi inceleyen daha uzun süreli araştırmalar bulunsa da, Tokyo Tarım Üniversitesi'nin ve diğer ekiplerin yürüttüğü kısa süreli çalışmalar bu konuda kesin bir yanıt sunmuyor. Uzmanlar, insan ve kedi arasındaki ilişkinin karmaşıklığına dikkat çekerek, mevcut bulguların daha çok ilişki dinamiklerini ve fizyolojik yanıtları anlamaya yönelik olduğunu belirtiyor. Sonuç olarak, kedilerle etkileşim sırasında fizyolojik olarak ölçülebilir değişiklikler yaşanıyor; ancak bu değişikliklerin insan sağlığına ve psikolojisine uzun vadede nasıl yansıdığı ilerleyen araştırmalarla netleşecek.</p><p>Tokyo Tarım Üniversitesi'nin ve diğer araştırma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar, insan ve kedi arasındaki ilişkinin fizyolojik ve duygusal düzeyde tahmin edilenden çok daha karmaşık olduğunu ortaya koydu. Kedilerle on dakika boyunca temas kurmak, sahiplerde kalp atış hızında artışa ve parasempatik aktivitede düşüşe yol açarken, duygusal olarak ise insanlar kendilerini daha sakin hissediyor. Kedilerde ise oksitosin ve kortizol gibi hormonlarda ilişki dinamiklerine ve bağlanma stillerine göre farklılıklar gözleniyor. Zorunlu temasın kedilerde olumsuz etkiler yaratabildiği, gönüllü ve pasif etkileşimlerin ise daha olumlu hormon değişikliklerine yol açtığı görülüyor. Ancak, bu araştırmaların küçük örneklem gruplarıyla sınırlı olması, elde edilen bulguların genellenmesini güçleştiriyor. Bilim insanları, kedilerin insanları manipüle ettiği iddialarının bilimsel temelden yoksun olduğunu belirterek, insan ve kedi arasındaki ilişkinin anlaşılması için daha fazla ve kapsamlı araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/kediler-insanlari-gercekt-178_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-en-derin-noktasi-gercekten-ne-kadar-derin-bilim-insanlari-hala-tartisiyor-292157</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünyanın en derin noktası gerçekten ne kadar derin? Bilim insanları hâlâ tartışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japon bilim insanları, Mariana Çukuru'ndaki Challenger Derinliği'nin kesin ölçümü konusunda yeni bir tartışma başlattı. Farklı yöntemlerle yapılan ölçümlerde 59 feet'e kadar değişen sonuçlar elde edildi. Mariana Çukuru, Dünya'nın en derin noktası olarak bilinse de, son veriler bu unvanın kesinliğini tartışmaya açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünyanın en derin noktası gerçekten ne kadar derin? Bilim insanları hâlâ tartışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japon bilim insanları, Mariana Çukuru'ndaki Challenger Derinliği'nin tam olarak ne kadar derin olduğunu belirlemeye yönelik son araştırmalarında çarpıcı sonuçlara ulaştı. 2023 yılında gerçekleştirilen yeni ölçümlerde, kullanılan eko-sonar verilerinin farklı şekillerde işlenmesiyle 59 feet'e (18 metre) kadar değişen derinlik sonuçları ortaya çıktı. Bu durum, uzun yıllardır dünyanın en derin noktası olarak kabul edilen Mariana Çukuru'nun gerçek derinliği konusunda bilim dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Japonya Ulusal Kutup Araştırmaları Enstitüsü'nden Masakazu Fujii liderliğindeki ekip, Atmosfer ve Okyanus Araştırma Enstitüsü ile Japonya Hidrografik ve Okyanografik Departmanı'ndan araştırmacılarla birlikte yürüttükleri bu çalışmada, farklı ses hızı profilleriyle ölçümler yaparak elde edilen verilerin güvenilirliğini ve kesinliğini yeniden değerlendirdi.</p><h3>Fujii ekibi: Challenger Derinliği'nde ölçüm farklılıkları dikkat çekiyor</h3><p>Masakazu Fujii'nin liderliğinde gerçekleştirilen bu kapsamlı araştırmada, Mariana Çukuru'nda kullanılan eko-sonar cihazı aynı kalırken, sesin deniz suyunda ne kadar hızlı yayıldığına dair farklı varsayımlar ölçüm sonuçlarını önemli oranda etkiledi. Ekip, 2023 seferinde alınan kayıtları beş ayrı şekilde işledi ve her birinde farklı ses hızı profilleri kullandı. Sonuçlar arasında 59 feet'lik (18 metre) bir derinlik farkı gözlendi. Bu değişkenlik, deniz suyunun sıcaklık, tuzluluk ve basınç gibi etkenlere bağlı olarak ses hızında meydana gelen değişimlerden kaynaklanıyor. Fujii ve ekibi, en uygun profil olarak 35,850 feet (10,927 metre) derinliği tercih ettiklerini belirtse de, bu rakamı bir rekor olarak sunmaktan özellikle kaçındı. Bilim insanları, Mariana Çukuru'ndaki derinlik ölçümlerinin, kullanılan yöntem ve cihazların hassasiyetine göre değişebileceğini vurguladı ve kesin bir sonuca ulaşmanın zorluklarına dikkat çekti. Mariana Çukuru, bu nedenle bilimsel tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor.</p><h3>Mariana Çukuru'nun tabanında üç ayrı havza tespit edildi</h3><p>Yapılan yeni haritalama çalışmaları, Mariana Çukuru'nun tabanında üç farklı havzanın bulunduğunu ortaya koydu. Bu havzaların her biri 35,761 feet'in (10,900 metre) üzerinde derinliğe sahip. Batıdaki havza 35,846 feet (10,926 metre), ortadaki havza 35,801 feet (10,912 metre) ve doğudaki havza ise 35,850 feet (10,927 metre) derinliğe ulaşıyor. Batı ve doğu havzalarının her biri yaklaşık 2 mil kare (5,3 kilometre kare) alan kaplarken, ortadaki havza 0,75 mil kare (2 kilometre kare) büyüklüğünde. Bu havzalar arasında 650 ile 980 feet (200 ile 300 metre) yüksekliğinde sırtlar yer alıyor. Araştırmacılar, bu yapının Pasifik levhasının segmentli şekliyle uyumlu olduğunu ve önceki haritalama çalışmalarının bulgularıyla örtüştüğünü belirtti. Ancak, Mariana Çukuru'nun tabanında bulunan en derin hücrenin kesin konumu konusunda halen görüş birliği sağlanamadı. Bu durum, Challenger Derinliği'nin tam olarak nerede ve ne kadar derin olduğu sorusunu daha da karmaşık hale getiriyor.</p><h3>Modern ölçümler ve yöntemler arasında büyük farklar var</h3><p>Son yıllarda yapılan dört modern ölçüm, Mariana Çukuru'ndaki Challenger Derinliği'nin kesin yüksekliği konusunda birbirinden farklı sonuçlar verdi. 2014 yılında ABD Donanması'na ait USNS Sumner gemisi tarafından yapılan çok ışınlı sonar ölçümü, 36,037 feet (10,984 metre) derinlik bildirdi. 2017'de Alman araştırma gemisi Sonne 35,843 feet (10,925 metre), DSSV Pressure Drop ise 35,840 feet (10,924 metre) derinlik tespit etti. 2020 yılında ise mürettebatlı bir denizaltı, dibe bir basınç ölçer bırakarak 35,876 feet (10,935 metre) derinlik kaydetti. Bu farklılıklar, Mariana Çukuru'nda kullanılan ölçüm yöntemlerinin ve cihazlarının sonuçlar üzerinde büyük etkisi olduğunu gösteriyor. Özellikle ses hızı profillerindeki değişkenlik ve cihazların ışın genişliği, ölçümlerdeki belirsizliğin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Ayrıca, ölçümlerin deniz yüzeyine göre yapılması ve gelgit gibi etkenler için düzeltme yapılmaması da sonuçların kesinliğini etkiliyor. Bilim insanları, Mariana Çukuru'nun derinliği konusunda kesin bir sonuca ulaşabilmek için daha hassas ve yenilikçi ölçüm tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Veri paylaşımı ve yeni analizlerle belirsizlik aşılabilir mi?</h3><p>2023 seferinden elde edilen tüm veriler, Japonya'nın kutup veri arşivinde kamuya açık şekilde saklanıyor. Bu arşivde ham alet dosyaları, temizlenmiş ölçümler, 20 farklı ızgara yüzeyi, beş ses hızı profili ve ızgara betikleri yer alıyor. Araştırmacılar, Mariana Çukuru'nda yapılan derinlik ölçümlerinin en zayıf halkasının su sütunu olduğunu ve daha iyi tam derinlik profillerinin ilerleyen yıllarda ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Eğer yeni veriler elde edilirse, 2023'te toplanan kayıtlar tekrar işlenebilecek ve Mariana Çukuru'ndaki derinlik ölçümleri güncellenebilecek. Uzmanlar, uydu verilerinin okyanus tabanını yalnızca kaba çözünürlükte gösterebildiğini, bu nedenle kesin derinlik için hala gemi tabanlı ölçümlere ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. Bilim insanları, Mariana Çukuru'nun gerçek derinliğini belirlemenin, daha dar ışınlarla aynı alanın tekrar haritalanması veya doğrudan deniz tabanına yakın bir noktadan ölçüm yapılmasıyla mümkün olabileceğini düşünüyor. Bu gerçekleşene kadar, Mariana Çukuru için yalnızca tercih edilen bir derinlik aralığı sunulabiliyor ve kesin bir rakamdan söz etmek mümkün olmuyor.</p><h3>Sonuç: Mariana Çukuru'nda derinlik tartışması sürecek</h3><p>Mariana Çukuru'ndaki Challenger Derinliği'nin kesin ölçümü, günümüzde bile bilim dünyasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Farklı yöntemlerle yapılan ölçümlerde ortaya çıkan 59 feet'e kadar varan değişiklikler, bu bölgenin jeolojik ve bilimsel açıdan ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gösteriyor. Japon bilim insanlarının liderliğindeki son araştırma, Mariana Çukuru'nun derinliği konusunda kesin bir sonucun henüz mümkün olmadığını ortaya koydu. Bilim insanları, Mariana Çukuru'nun gerçek derinliğini belirlemek için daha hassas ölçüm tekniklerinin ve yeni veri analizlerinin gerekliliğine dikkat çekiyor. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yeni araştırmalar ve teknolojik gelişmelerle bu gizemli bölgenin sırlarının aydınlatılması bekleniyor. Ancak şimdilik, Mariana Çukuru'nun derinliği için yalnızca tercih edilen bir rakam ve etrafında bir aralık bulunuyor; kesin bir değer ise hala belirsizliğini koruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/dunyanin-en-derin-noktasi-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/vakif-katilim-ve-42-turkiye-vakif-mirasini-teknolojiyle-bulusturuyor-292156</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vakıf Katılım ve 42 Türkiye, Vakıf mirasını teknolojiyle buluşturuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Vakıf Katılım ile Bilişim Vadisi'nin yazılım okulları 42 Türkiye iş birliğinde düzenlenecek KÖK&KOD Hackathonu'nda, 42 Türkiye öğrencileri, vakıf eserlerinin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesini sağlamak ve kültürel mirasla etkileşimi güçlendirmek amacıyla yeni nesil dijital çözümler geliştirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vakıf Katılım ve 42 Türkiye, Vakıf mirasını teknolojiyle buluşturuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıf Katılım, vakıf mirasını kayıt altına alarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla hayata geçirdiği Vakıf Eserleri Envanter Projesi'ni teknolojiyle buluşturuyor. Vakıf Katılım ve 42 Türkiye iş birliğiyle düzenlenecek hackathona başvurular 21 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında yapılabilecek.</p><p>Hackathon kapsamında katılımcılardan, vakıf eserlerinin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesini sağlamak ve kültürel mirasla etkileşimi güçlendirmek amacıyla mobil veya masaüstü dijital çözümler sunmaları beklenecek. Takımlar, sesli rehber ve dijital hikâye anlatıcılığından erişilebilirlik çözümlerine, oyunlaştırılmış kültür rotalarından artırılmış gerçeklik deneyimlerine kadar farklı alanlarda projeler geliştirebilecek.</p><p><b>FİNALLER 7-8 KASIM'DA</b></p><p>Yalnızca 42 Türkiye öğrencilerine açık olacak hackathona, iki ila dört kişilik takımlar hâlinde başvuru yapılabilecek. Finale kalan takımlar, 8 Ekim'de gerçekleştirilecek çevrim içi kick-off toplantısının ardından projelerini 7-8 Kasım'daki final etkinliğine kadar geliştirebilecek.</p><p><b>"VAKIF ESERLERİ ENVANTER PROJESİ'Nİ, YENİ NESİL DİJİTAL DENEYİMLERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ"</b></p><p><b>Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben,</b> projeye ilişkin değerlendirmesinde: "Vakıf Katılım olarak, köklü vakıf kültürümüzü geleceğe taşırken teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanmayı, gençlerin fikir ve üretkenliğine alan açmayı önemsiyoruz. Vakıf Eserleri Envanter Projesi'yle bu değerli mirası kayıt altına alırken, şimdi genç arkadaşlarımızın yenilikçi bakış açılarıyla, mirasımızı yeni nesil dijital deneyimlere dönüştürmelerine imkân sağlıyoruz. 42 Türkiye öğrencilerinin geliştireceği yenilikçi çözümlerin vakıf eserlerinin görünürlüğünü ve erişilebilirliğini artıracağına, bu değerli mirasın gelecek kuşaklarla daha güçlü bir bağ kurmasına katkıda bulunacağına inanıyorum." dedi.</p><p>Süreç boyunca takımlara, Bilişim Vadisi bünyesindeki girişimcilik mentörleri ile vakıf eserleri alanında uzman isimler rehberlik edecek. Final projeleri; Vakıf Katılım, Bilişim Vadisi ve bağımsız üyelerden oluşan jüri ekibi tarafından değerlendirilecek. Yarışmada ilk üçe giren takımların her bir üyesine çeşitli ödüller verilecek.</p><p><b>VAKIF ESERLERİ ENVANTER PROJESİ HAKKINDA</b></p><p>Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçmişten bugüne ulaşan vakıf eserlerini kayıt altına almayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Vakıf Eserleri Envanter Projesi, 2022 yılında Hatay'la başladı. Ardından Konya ve Bursa'daki vakıf eserleri kayıt altına alındı. 2026 yılı sonunda basılacak olan Kütahya Vakıf Eserleri kitabının ardından projeye İzmir ve Manisa'yla devam edilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/vakif-katilim-ve-42-turki-749_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.292155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/the-hittites-egypt-and-the-treaty-of-kadesh-another-lost-piece-of-history-found-292155</link>
      <pubDate>2026-09-21T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[The Hittites, Egypt, and the Treaty of Kadesh: Another lost piece of history found]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[A new cuneiform tablet fragment belonging to the Treaty of Kadesh, signed between the Hittite Empire and Egypt—the two great powers of the ancient world—has been unearthed. Found during excavations at the Boğazköy/Hattusha Archaeological Site in Boğazkale, Çorum, Türkiye, the artifact adds new insights into one of the most significant documents in the history of world diplomacy.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[The Hittites, Egypt, and the Treaty of Kadesh: Another lost piece of history found]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Following the power struggle between the Hittites and Egypt in the 13th century BC, a peace process began between the two states. The Treaty of Kadesh was signed during the reigns of Hittite King Hattusili III and Egyptian Pharaoh Ramesses II and is regarded as the first known written peace treaty in history.</b></p><p>Scientific examinations determined that the newly discovered tablet fragment belongs to the obverse of one of the Akkadian cuneiform copies of the Treaty of Kadesh.</p><p>Discovered at Büyükkale, where the royal palace was located in Hattusha, the capital of the Hittite Empire at the time, the fragment contributes to ongoing efforts to complete the surviving text of the treaty.</p><p><b>Minister of Culture and Tourism Mehmet Nuri Ersoy announced the discovery on the occasion of World Peace Day on September 21, describing it with the words, "We have found the trace of thousands of years of peace in the soil of Anatolia."</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/a-210920266858358b.jpg"/><p>Provisions regarding people who fled and sought refuge</p><p>Examined by experts for approximately a year, the tablet fragment contains lines belonging to provisions addressed in <b>Articles 12 through 20 of the Treaty of Kadesh.</b></p><p>The new finding includes lines from provisions regulating the treatment of people who fled from the territories of the two parties and sought refuge in the other country, as addressed in Articles 12&#8211;20 of the treaty.</p><p>While the legible portions of the text contain broken and missing sections and mention people fleeing from the lands of Egypt and Hatti, they also contain references to the non-destruction of homes.</p><p><b>Completing the missing pieces of the Treaty of Kadesh</b></p><p>The Egyptian-language text of the Treaty of Kadesh was inscribed in hieroglyphs on temple walls in Egypt. Meanwhile, clay tablet fragments belonging to the Akkadian text of the treaty were uncovered in<b> Hattusha</b> during the initial excavations carried out between 1906 and 1912.</p><p>Previously discovered fragments are held in the collections of the <b>Istanbul Archaeological Museums, the Museum of Anatolian Civilizations, </b>the Vorderasiatisches Museum (Museum of the Ancient Near East) in Berlin, and the State Hermitage Museum in St. Petersburg.</p><p>The newly discovered fragment in Hattusha contributes to efforts to complete the Akkadian clay-tablet copies of the treaty. Excavations at Büyükkale are also aimed at uncovering other missing fragments of the treaty.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/21/the-hittites-egypt-and-th-914_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>