<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277571</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turk-mutfagi-londrada-tanitildi-277571</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk mutfağı Londra'da tanıtıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin başkenti Londra'da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen etkinlikte, "Bir Sofrada Miras" teması çerçevesinde Türk sofra kültürü ve geleneksel lezzetleri tanıtıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk mutfağı Londra'da tanıtıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın eşi Emine Erdoğan himayesinde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası kapsamında Türkiye&#39;nin Londra Büyükelçiliği rezidansında etkinlik düzenlendi.</p><p>Emine Erdoğan&#39;ın görüntülü mesajının gösterildiği etkinliğin ev sahibi olan Türkiye&#39;nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türk mutfağının yemekten öte güçlü kültürel ve sosyal bağlar kuran derin bir anlayışı yansıttığını belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501800.jpg"/><p>Türk mutfağının çeşitliliğiyle bilindiğini kaydeden Ertaş, Türkiye&#39;nin tarihi olarak Orta Asya&#39;dan Balkanlar&#39;a, Kafkaslar&#39;dan Orta Doğu&#39;ya kadar birçok bölgeyle var olan güçlü bağlarının mutfağına da yansıdığını anlattı.</p><p>Ertaş, Türk mutfağının sadece farklı kültürler ve bölgeler arasında değil, geçmişten günümüze ve geleceğe güçlü bir bağ oluşturduğunu belirtti.<br></p><p>Etkinlikte konuşan mutfak uzmanı ve yazar Özlem Warren, Türklerin Anadolu&#39;ya gelerek var olan Anadolu mutfak mirasını daha da zenginleştirdiğini söyledi.</p><p>Osmanlı ile bu mirasın farklı coğrafyalardan lezzetlerin eklenmesiyle daha da katmanlı hale geldiğini anlatan Warren, Türk mutfağının tarihsel süreçteki gelişimine ve farklı kültürlerin katkılarına değindi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501801.jpg"/><p>İstanbul&#39;da çok farklı sokak lezzetlerinin bulunduğunu, son yüz yılda Türkiye&#39;nin farklı bölgelerinden İstanbul&#39;a gelenlerle farklı yemek kültürlerinin de kente geldiğini kaydeden Warren, artık herkese göre bir yemek bulunur hale geldiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501803.jpg"/><p>Warren, bugünkü üretici pazarlarının benzeri olarak Osmanlı&#39;daki İstanbul bostanlarını göstererek, &quot;Bayrampaşa enginarıyla, Arnavutköy ise çileğiyle bilinirdi. Yemek kültürü ile hayat gerçekten iç içeydi.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Aslen Antakyalı olduğunu belirten Warren, evlerinde yemeklerin birlikte yapılarak diğer nesle aktarıldığını söyledi.</p><p>Sofra kültürünün de bu şekilde gelecek nesillere aktarıldığını ifade eden Warren, &quot;Ninemin eli her zaman boldu ve cömertti. Her zaman sofraya birkaç tabak fazla koyardı, gelene ikram ederdi. Misafirperverlik ile insanlık iç içe geçmişti.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41501804.jpg"/><p>Warren, İngiltere&#39;de Türk restoranı sayısının arttığını, içlerinde güzel örnekler bulunduğunu da sözlerine ekledi.</p><p>Konuşmaların ardından şef Günay Demirtaş&#39;ın hazırladığı Türk yemekleri davetlilere ikram edildi.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/turk-mutfagi-londrada-tan-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277565</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bursada-tartistigi-dayisini-olduren-genc-3-gun-boyunca-ayni-evde-kaldi-277565</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'da aile faciası: Dayısını öldüren genç, 3 gün boyunca aynı evde kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'da tartıştığı dayısını öldüren, annesini yaralayan genç, 3 gün boyunca aynı evde kalmaya devam etti. Daha sonra taksi durağına giden şahsın, dayısının hareketsiz yattığını söylemesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'da aile faciası: Dayısını öldüren genç, 3 gün boyunca aynı evde kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, 23 Mayıs 2026 tarihinde Bursa'nın Osmangazi İstiklal Mahallesi Uludağ Sokak'ta bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cüneyt Taşkıran (60), kısa süre önce kardeşi Ç.A. (63) ve yeğeni E.A. (35) ile aynı evde yaşamaya başladı. Olay günü evde alkol alan Taşkıran ve yeğeni E.A., tartışmaya başladı. Annesine yönelik şiddet iddiasına tepki gösteren Taşkıran ile yeğeni E.A. arasındaki tartışma, kısa sürede şiddetli kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Taşkıran, darp sonucu hayatını kaybetti.  </p><p>Şüpheli E.A., öldürdüğü dayısı ve darbettiği annesiyle, aynı evde kalmaya devam etti. E.A.'nın, dışarı çıksa da çevresindekilere farklı bilgiler verdiği 3 gün sonra ortaya çıktı. Mahallesindeki taksi durağına 25 Mayıs'ta giden E.A., dayısının evde hareketsiz yattığını söylemesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.  </p><p>İhbar sonrası adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, evde Taşkıran'ın cansız bedeniyle karşılaştı. Taşkıran'ın cansız bedeni ilk incelemenin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı durumda olan anne Ç.A. ise ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı.  </p><p>Olayın ardından şüpheli E.A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ilk ifadede suçlamaları kabul etmediği ve olay sırasında evde bulunmadığını öne sürdüğü öğrenildi.  </p><p>Ayrıca, E.A.'nın geçmişte de annesi Ç.A.'ya yönelik şiddet iddiaları nedeniyle emniyette suç kaydı olduğu ortaya çıktı.  </p><p>Olayla ilgili tahkikat sürüyor.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/bursada-tartistigi-dayisi-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277564</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kurtalanda-viraj-kaza-yarali-2-kisi-yaralandi-277564</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurtalan'da viraj kaza yaralı: 2 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Siirt'in Kurtalan ilçesinde virajda meydana gelen kazada yoldan çıkan otomobildeki 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurtalan'da viraj kaza yaralı: 2 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Kurtalan ilçesi yakınlarında meydana geldi. Bayram ziyareti için yola çıkan vatandaşların bulunduğu otomobil, virajda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak savruldu. Kazada otomobildeki 2 kişi yaralanırken, araçta hasar oluştu. Olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Kurtalan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/aw71391701-27052026e81d02d1.jpg"/><p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kurtalanda-viraj-kaza-yar-441_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277562</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/alexandre-sorloth-icin-everton-ve-atletico-madrid-arasinda-transfer-savasi-277562</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alexandre Sörloth için Everton ve Atletico Madrid arasında transfer savaşı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin transfer gündeminde yer alan Norveçli golcü oyuncu Alexander Sörloth hakkında yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Kadrosuna güçlü bir forvet takviye etmek isteyen Everton kesenin ağzını açtı. Atletico Madrid yönetim, İngiliz ekibinin teklifini değerlendirmeye aldı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alexandre Sörloth için Everton ve Atletico Madrid arasında transfer savaşı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin forvet adaylarından birisi olan Alexander Sörloth için İngiltere Premier Lig ekibi Everton harekete geçti.</p><p>İspanyol basınından Fichajes'in haberine göre Everton Teknik Direktörü David Moyes, takımını Avrupa kupalarına taşıyacak güçlü bir santrfor transferini öncelik haline getirdi.</p><p>Deneyimli çalıştırıcı, fizik gücü ve golcülüğüyle öne çıkan Sörloth'u hücum hattının merkezine yerleştirmek istiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/stardetay27122025938-270520264252df96.jpg"/><p><b>SÖRLOTH SICAK BAKIYOR</b></p><p>30 yaşındaki Norveçli futbolcu, Atletico Madrid'de geride kalan sezonda çoğunlukla sonradan oyuna dahil olmasına rağmen 53 maçta 20 gol kaydetti. Ancak Sörloth'un düzenli forma giyeceği ve takımın ana gol silahı olacağı bir projeye sıcak baktığı belirtildi.</p><p><b>40 MİLYON EURO</b></p><p>İngiliz temsilcisi, Atletico Madrid forması giyen Alexander Sörloth için 40 milyon euro'luk resmi teklif sundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/596f13b4256146e18480-27052026f2528bb0.jpg"/><p><b>A. MADRID TEKLİFİ DEĞERLENDİRİYOR</b></p><p>Atletico Madrid yönetimi ise oyuncunun satışına tamamen kapıyı kapatmış değil. Kulübün, maaş bütçesini rahatlatmak ve yeni transferler için kaynak oluşturmak adına Everton'ın teklifini değerlendirmeye aldığı ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/detaykurtarld-27052026c323407f.jpg"/><p><b>F.BAHÇE VE MILAN DA DEVREDE</b></p><p>Transfer yarışında Fenerbahçe ve Milan'ın da devrede olduğu öne sürülürken, Everton'ın ekonomik açıdan daha güçlü bir pozisyonda bulunduğu kaydedildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/00c74b34b40b4cc8a437-270520260f854118.jpg"/><p>İngiliz ekibi, FIFA 2026 Dünya Kupası sonrası oyuncunun değerinin yükselmesini önlemek için transferi kısa süre içinde sonuçlandırmayı hedefliyor. David Moyes, Sörloth'u Beto ve Thierno Barry ile birlikte hücum rotasyonunda kullanmayı planlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/alexandre-sorloth-icin-ev-262_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277559</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yeni-stratejik-esik-turkiye-mavi-vatan-yasasi-ile-denizlerinde-haklarini-guclendiriyor-277559</link>
      <pubDate>2026-05-27T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeni stratejik eşik! Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerinde haklarını güçlendiriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerindeki hak ve menfaatlerini sadece askeri olarak değil hukuki, diplomatik ve stratejik düzeyde de tahkim ediyor. Kıbrıs, sadece Türkiye açısından tarihsel ve siyasi yönüyle bir milli mesele değil aynı zamanda Doğu Akdeniz enerji güvenliği, deniz egemenliği ve askeri denge yapısı bakımından ileri karakol özelliği taşımaktadır. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeni stratejik eşik! Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerinde haklarını güçlendiriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya, Türkiye'nin Mavi Vatan Yasası&#39;nın jeopolitik, hukuki ve stratejik boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b><center><b><center><b>***</center></b></center></b></center></b></p><p>Türkiye'nin Mavi Vatan Yasası, sadece teknik olarak hazırlanmış bir deniz yetki sahası düzenlemesi olmamakla birlikte devletin deniz jeopolitiği ile alakalı stratejik vizyon ve doktrininin siyasi ve hukuki zeminde belirlenmesi olarak değerlendirilebilir. Bu politika, Doğu Akdeniz, Adalar Denizi ve Karadeniz'de Türkiye'nin karşılaştığı enerji, güvenlik ve egemenlik meselelerini mutlak ve kırmızı çizgilerle belirlenmiş hudutlar içinde çözme potansiyeli taşıyor. Elbette bu anlayışın ağırlık merkezinde Kıbrıs meselesi yer alıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nin (KKTC) eşit statülü, egemen devlet olarak tanınması ve Ada çevresindeki hukuki haklarına kavuşması, büyük önem arz ediyor. Ayrıca Adalar Denizi&#39;ndeki Yunanistan'ın maksimalist işgalci zihniyetinin "şamata diplomasisinden" ibaret olduğu oldukça aşikar. Bu bağlamda Lozan dengesini koruyarak Türkiye'nin kara sularının 6 mil esasına göre belirlendiği ve Yunanistan'ın bir kara devleti olmasından hareketle adalarının münhasır ekonomik bölge (MEB) sahası olamayacağı görüşü, Türkiye'nin kırmızı çizgisi ve "casus belli" yani savaş sebebidir.</p><p><b>- DENİZLERİNDEKİ "MİSAK-I MİLLİ'NİN" İLANI</b></p><p>Mavi Vatan doktrini, Türkiye'nin &quot;denizlerdeki Misak-ı Milli sınırlarının&quot; ilanıdır. Türkiye'nin yaklaşık kara yüz ölçümü 783 bin 562 kilometrekareyken Mavi Vatan coğrafyası içinde Karadeniz, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge ve deniz yetki alanları ile beraber yaklaşık 462 bin kilometrekaredir. Yani toplamda Türkiye'nin jeopolitik, siyasi ve ekonomik coğrafyası 1 milyon 245 bin kilometrekare olarak hesaplanabilir. Bu yaklaşımın mutlak muhasebesi, Türkiye'nin ana vatanının sadece kara olmadığı, denizlerdeki varlığı ve savunmasının, esas olarak ana karanın güvenliğini sağladığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla Türkiye, sadece kıyılarının güvenliğini değil aynı zamanda deniz ticaret güzergahlarını, enerji kaynaklarını, deniz altı zenginliklerini ve jeopolitik erişim bölgelerinin de güvenliğini sağlamak zorundadır. Bunun için de proaktif politikanın devamı büyük önem arz etmektedir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mavitatansavunma-27052026b6f073b3.jpg"/><p><b>- DOĞU AKDENİZ'DE JEOPOLİTİK KALKAN</b></p><p>Bilhassa Doğu Akdeniz'deki enerji diplomasisi ve rekabeti oldukça önemlidir. Hidrokarbon rezervleri, enerji hatları ve münhasır bölge tartışmaları, Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İsrail ve Mısır arasında katmanlı hegemonya mücadelesine neden oldu. Yunanistan'ın 'Enosis' ve 'Megali İdea' anlayışlarıyla 1940'lı yıllardan itibaren uyguladığı maksimalist politikalarına karşı çıkan Türkiye, yarı kapalı ve özel bir deniz olan Adalar Denizi&#39;nde deniz yetki alanlarını hukuka dayalı hakkaniyet ilkesi çerçevesinde barışçıl bir deniz jeopolitiği geliştiriyor. Bu hususta 2019 yılı Kasım ayında Libya ile imzalanan "Deniz Yetki Alanları Mutabakatı," Türkiye'nin bölgesel yalnızlaştırma politikalarını kırma ve enerji diplomasi masası dışında bırakılma teşebbüslerine karşı inşa ettiği jeopolitik politikalardan biri olarak düşünülebilir. Tam da bu aşamada oluşturulan 'Mavi Vatan Yasası' ile bu stratejik hattın kurumsallaştırılması mümkün kılınabilir.</p><p><b>- STRATEJİK KUŞATMADA KIBRIS VE MAVİ VATAN</b></p><p>Türkiye'nin 'milli davası' Kıbrıs meselesi, Mavi Vatan doktrininin tam da merkezinde yer alan güvenlik parametrelerinden biridir. Kıbrıs, sadece Türkiye açısından tarihsel ve siyasi yönüyle bir milli mesele değil aynı zamanda Doğu Akdeniz enerji güvenliği, deniz egemenliği ve askeri denge yapısı bakımından ileri karakol özelliği taşımaktadır. KKTC'nin özgürlüğünü ve egemenliğini inkar edenler, Ada&#39;nın tamamı GKRY'ye aitmiş gibi deniz yetki alanlarını işgal etme niyetini her defasında yineliyor. KKTC'nin deniz sahasını görmezden gelmek, aynı zamanda Türkiye'nin Mavi Vatan politikasına ve bölgesel menfaatlerine dönük stratejik kuşatma teşebbüsü olarak değerlendirilmelidir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kbrsss-27052026c80922c3.jpg"/><p>Bu perspektif dahilinde Türkiye denizlerinde askeri kapasite ve kabiliyetlerini arttırıyor. Deniz altı projeleri, insansız silahlı ve silahsız deniz araçları, yerli savaş gemileri, amfibi hücum kapasitesi ile deniz-hava unsurlarındaki modernizasyonu, Türkiye'nin sadece kara merkezli değil, deniz odaklı bir güvenlik paradigması inşa ettiğini gösteriyor. Mavi Vatan doktrininin sahadaki en önemli destek unsurlarından biri, savunma sanayiindeki yerlileşme girişimleri olmuştur.</p><p><b>- TÜRKİYE, NEDEN "PASİF KIYI ÜLKESİ" OLMAYI REDDEDİYOR?</b></p><p>Diğer taraftan ekonomik ve diplomatik rekabet, en az askeri mücadele kadar önem arz ediyor. Enerji arz güvenliği, deniz ticaret güzergahları, liman yarışı ve deniz altı kablo hatları artık klasik güvenlik stratejilerinin çok daha ilerisinde jeoekonomik güç parametreleri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla Doğu Akdeniz'deki gerilim, sadece bölgesel değil küresel güç dengeleri bakımından da kritik önem taşıyor. Küresel güçlerin Doğu Akdeniz'e olan ilgisi, her geçen gün artıyor. ABD, Rusya, Çin ve AB'nin Doğu Akdeniz'de var olmak adına Yunanistan ve GKRY ile temasları, Türkiye'nin Mavi Vatan politikalarını daha kritik hale getiriyor. Bilhassa Hürmüz krizi ve olası Babülmendep krizi, Türkiye'nin denizlerde 'pasif kıyı devleti' değil aktif ve sınırlarını çizen deniz gücü olmasını zorunlu kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/gemisava-270520267b2117cf.jpg"/><p>Neticede Türkiye, Mavi Vatan Yasası ile denizlerindeki hak ve menfaatlerini sadece askeri olarak değil hukuki, diplomatik ve stratejik düzeyde tahkim ediyor. Kısa ve orta vadede Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Adalar Denizi&#39;ndeki muhtemel gelişmeler, sadece bölgesel güç mücadelesini değil aynı zamanda Türkiye'nin Mavi Vatan güvenlik vizyonunu ortaya koyacak. Bu milli perspektifin yalnızca askeri tatbikatlar, siyasi söylemler veya harita tartışmalarıyla kalmayıp "kurumsal ve hukuki devlet doktrini" seviyesine ulaştığı ifade edilebilir.</p>[Doç. Dr. Furkan Kaya, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi&#39;dir.]<p>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/yeni-stratejik-esik-turki-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277554</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/turk-oyuncular-hollywoodu-fethetti-iste-o-isimler-277554</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türk oyuncular Hollywood'u fethetti! İşte o isimler...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Başarılı performanslarıyla dikkat çeken Türk oyuncular, son yıllarda Hollywood projelerinde de yer alarak uluslararası yapımlarda boy göstermeye devam ediyor. Mehmet Günsür, Haluk Bilginer ve Saadet Işıl Aksoy, dünyaca ünlü oyuncularla kamera karşısına geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türk oyuncular Hollywood'u fethetti! İşte o isimler...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk oyuncular son yıllarda yalnızca yerli yapımlarda değil,  dünya çapında ses getiren Hollywood projelerinde de adından söz ettirmeyi  başarıyor. Uluslararası yapımlarda boy gösteren ünlü isimler, Türkiye'yi de  temsil ediyor. </p><p>İşte Hollywood projelerinde yer alan o dikkat çeken Türk  oyuncular...</p><h2>MEHMET GÜNSÜR</h2><p>Mehmet Günsür, uluslararası yapım olan Fall Down Dead  filminde dedektif karakteriyle izleyici karşısına çıktı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mehmet-27052026a520834f.jpg"/><h2>HALUK BİLGİNER</h2><p>Haluk Bilginer, Hollywood'un büyük bütçeli yapımlarından  Ben-Hur filminde Simonides karakterine hayat verdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/haluk-27052026acb80db8.jpg"/><h2>SAADET IŞIL AKSOY</h2><p>Saadet Işıl Aksoy ise Twice Born filminde oyuncu Penelope  Cruz ile birlikte kamera karşısına geçti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/saadet-270520262d2f938c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/turk-oyuncular-hollywoodu-288_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277553</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sehit-aileleri-bayramin-ilk-gununde-edirnekapi-sehitligini-ziyaret-etti-277553</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şehit aileleri bayramın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret etti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şehit aileleri, Kurban Bayramı'nın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'nde yakınlarının kabirlerine ziyaretlerde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şehit aileleri bayramın ilk gününde Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram namazının ardından sabahın erken saatlerinden itibaren şehitliğe gelmeye başlayan aileler, yakınlarının kabirleri başında Kur&#39;an-ı Kerim okudu, dualar etti.</p><p>Şehit mezarlarındaki çiçekleri sulayan aileler, yanlarında getirdikleri bayram çikolatalarını ve lokumları da diğer ziyaretçilere ikram etti.</p><p>Zaman zaman duygusal anlar yaşayan aileler, birbirlerine sarılarak teselli bulmaya çalıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41497998.jpg"/><p>Şehit Gökhan Kılıç&#39;ın babası Halis Kılıç, canlarından bir parçayı vatan için toprağa verdiklerini söyledi.<br></p><p>Şehit aileleri olarak hem üzgün hem gururlu olduklarını belirten Kılıç, &quot;Vatanımız sağ olsun.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bayramın üç gününü şehitlikte geçireceklerini dile getiren Kılıç, &quot;Biz burada bayramlaşıyoruz, burada yatıp burada kalkıyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41498000.jpg"/><p>Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, terör örgütü PKK tarafından açılan taciz ateşi sonucu şehit olan Piyade Uzman Çavuş Sercan Baş&#39;ın aile dostu Rasim Duman ise şehidin ellerinde büyüdüğünü söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41498001.jpg"/><p>Şehit Sercan Baş&#39;ın dört dörtlük bir insan olduğunu vurgulayan Duman, &quot;Çalıştı, çabaladı, asker oldu, şehit oldu. Bizim ciğerimiz parçalandı. Annesi büyüttü, asker ocağına yolladı&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/26/41498002.jpg"/><p>Şehit olmadan evvel bayramlarda şehit Baş&#39;la hep birlikte vakit geçirdiklerini, aile gibi olduklarını belirten Duman, &quot;Allah kimseye böyle bir acı vermesin.&quot; ifadesini kullandı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sehit-aileleri-bayramin-i-402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277552</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/adanali-ogrencilerin-tasarladigi-su-alti-araci-dunya-finalinde-yarisacak-277552</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Adanalı öğrencilerin tasarladığı su altı aracı dünya finalinde yarışacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ Adana Fen Lisesi öğrencileri, tasarladıkları su altı aracı "Fırtına" ile haziranda Kanada'da düzenlenecek MATE-ROV Su Altı Sistemleri Yarışması Dünya Finalleri'nde birincilik mücadelesi verecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Adanalı öğrencilerin tasarladığı su altı aracı dünya finalinde yarışacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lise öğrencilerince 2019&#39;da kurulan ve Seyhan Gençlik Merkezince desteklenen &quot;ALESTA&quot; teknoloji takımı, yapay zeka ve kamera desteğiyle otonom veya uzaktan kumandayla hareket ederek belirlenen görevleri gerçekleştiren su altı araçları geliştiriyor.</p><p>Projeleriyle 7 yıldır TEKNOFEST&#39;te mücadele eden takım, &quot;İnsansız Su Altı Sistemleri&quot;, &quot;En Özgün Yazılım&quot; ve &quot;En İyi Takım Ruhu&quot; alanlarında ödüller kazandı, birçok uluslararası yarışmadan da dereceyle döndü.</p><p>Öğrenciler, son olarak üzerinde hassas kavrama yeteneğine sahip 3 eksenli robotik kol ile 6 motorlu itki sistemi bulunan su altı aracı geliştirdi.</p><p>Otonom veya uzaktan kumandayla çalıştırılabilen araç, suyun 60 metre derinliğine kadar inebiliyor, nesneleri sınıflandırıp robotik kollar aracılığıyla toplayabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507397.jpg"/><p>&quot;Fırtına&quot; adını verdikleri araçla Mısır&#39;da düzenlenen Deniz İleri Teknoloji Eğitimi-Uzaktan Kumandalı Araç Yarışması&#39;na (MATE-ROV) katılan öğrenciler, hem &quot;En İyi İletişim Sistemi&quot; ödülünün sahibi oldu hem de Kanada&#39;da 23-27 Haziran&#39;da yapılacak MATE-ROV Su Altı Sistemleri Yarışması Dünya Finalleri&#39;ne katılmaya hak kazandı.</p><p>Yarışmanın hazırlıklarını Adana Fen Lisesi laboratuvarları ve Çukurova Yarı Olimpik Yüzme Havuzu&#39;nda sürdüren gençler, yarışmada birinci olmayı hedefliyor.</p><p><b>- "İMKANLARIMIZI VE BECERİLERİMİZİ DAHA DA ÜST SEVİYEYE ÇIKARTMAYA ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>Takım danışmanı bilişim teknolojileri öğretmeni Osman Onur Dilci, AA muhabirine, su altı araştırmaları ile arama ve kurtarma gibi görevleri yerine getirebilecek robotlar tasarladıklarını söyledi.</p><p>İmkan ve becerileri üst seviyeye çıkarmaya çalıştıklarını belirten Dilci, &quot;Gayretli ve özverili çalışmalarla buraya kadar geldik. Sürdürülebilir şekilde yeni üyelerimizi eğiterek takım bünyesine katıyoruz. Önümüzde gelişmek için çok uzun bir yol var.&quot; dedi.</p><p>Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Seyhan Gençlik Merkezinin takım mentörü Sinan Çakıcı da öğrencilere malzeme, konaklama, kamp ve ulaşım desteği verdiklerini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507387.jpg"/><p><b>- "GECE GÜNDÜZ DEMEDEN HAVUZLARDA, ATÖLYELERDE ÇALIŞIYORUZ"</b></p><p>Takım kaptanı 10&#39;uncu sınıf öğrencisi Mehmet Ulaç Girgin, projede yazılım ve mekanik alanlarında görev yaptığını söyledi.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507388.jpg"/><p> &quot;Gece gündüz demeden havuzlarda, atölyelerde çalışıyoruz.&quot; ifadesini kullanan Girgin, şöyle konuştu:<br></p><p>&quot;Mısır&#39;da güzel bir derece elde edip Kanada&#39;ya gitmeye hak kazandık. Kanada&#39;da elimizden gelenin en iyisini yaparak üst düzey başarı elde etmeyi hedefliyoruz. Ayrıca orada farklı takımlarla iletişim kurarak onlardan bir şeyler öğrenmeyi, onlara bir şeyler öğretmeyi, verimli iletişimler kurup güzel bağlantılar kazanmak istiyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507389.jpg"/><p>10&#39;uncu sınıf öğrencisi Buğlem Nisan Ekinci de aracın mekanik ve programlama kısmıyla ilgilendiğini anlattı.</p><p>Takım sayesinde okulda öğrendiği teorik bilgiyi uygulama şansı yakaladığını vurgulayan Ekinci, &quot;Programlama dilini biliyordum ancak hiç pratiğe dökmemiştim. Bu sayede bilgilerimi çizerek, tasarlayarak pratiğe dökme şansı buldum.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/adanali-ogrencilerin-tasa-207_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277551</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cesitli-suclardan-aranan-66-bin-89-kisi-100-gunde-yakalandi-277551</link>
      <pubDate>2026-05-27T13:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çeşitli suçlardan aranan 66 bin 89 kişi, 100 günde yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının yurt genelindeki çalışmaları sonucunda, 11 Şubat-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında çeşitli suçlardan aranan 66 bin 89 kişi yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çeşitli suçlardan aranan 66 bin 89 kişi, 100 günde yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi&#39;nin 11 Şubat&#39;ta göreve başlamasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığınca aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar yoğunlaştırıldı.</p><p>Bu kapsamda, valiliklerin koordinasyonunda il emniyet müdürlükleri ve jandarma komutanlıklarınca 81 ilde arama kaydı bulunan kişilere yönelik denetim ve kontroller artırıldı.</p><p>Ekipler, kent merkezlerinden kırsal bölgelere kadar sorumluluk alanlarında yol uygulamaları, kimlik kontrolleri, adres kontrolleri ile ev ve iş yerlerine yönelik çalışmalarda aranan kişilerin izini sürdü.</p><p>Çalışmalar sonucunda, 100 günlük dönemde çeşitli suçlardan aranan 66 bin 89 kişi yakalanarak adli makamlara teslim edildi.</p><p>66 bin 89 kişiden 43 bin 107&#39;si Emniyet Genel Müdürlüğü, 22 bin 982&#39;si Jandarma Genel Komutanlığı ekiplerince yakalandı.</p><p>Aranan kişilerden 65 bin 484&#39;ünün 0-5 yıl, 360&#39;ının 5-10 yıl, 245&#39;inin ise 10 yıl ve üzeri kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi.</p><p><b>- NARKOTİK SUÇLARINDAN ARANAN 11 BİN 133 KİŞİ YAKALANDI</b></p><p>Suç başlıklarına göre yapılan dağılımda, uyuşturucu suçlarından aranan kişilere yönelik yakalamalar öne çıktı.</p><p>Bu dönemde narkotik suçlarından 11 bin 133, hırsızlıktan 9 bin 598, dolandırıcılıktan 7 bin 963, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 7 bin 619, siber suçlardan 5 bin 947 kişi yakalandı.</p><p>Ayrıca yağma/gasp suçlarından 1909, cinsel suçlardan 1206, kasten öldürme suçundan 1000, terör suçlarından 809 aranan kişinin yakalanması sağlandı.</p><p>Diğer suçlardan aranan 39 bin 545 kişi de ekiplerin çalışmaları sonucunda adli makamlara teslim edildi.</p><p><b>- GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE 5 BİN 770 ARTIŞ</b></p><p>2025&#39;in aynı döneminde çeşitli suçlardan aranan 60 bin 319 kişi yakalanırken, bu sayı 2026&#39;da 66 bin 89&#39;a çıktı.</p><p>Böylece emniyet ve jandarma ekiplerince yakalanan aranan kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 5 bin 770 arttı.</p><p>Geçen yıla kıyasla narkotik suçlarından yakalanan kişi sayısı 9 bin 813&#39;ten 11 bin 133&#39;e, dolandırıcılıktan yakalanan kişi sayısı 6 bin 46&#39;dan 7 bin 963&#39;e, siber suçlardan yakalanan kişi sayısı 4 bin 392&#39;den 5 bin 947&#39;ye yükseldi.</p><p>Uzun süreli kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan kişilere yönelik çalışmalarda da artış kaydedildi.</p><p>2025&#39;in aynı döneminde 10 yıl ve üzeri hapis cezasıyla aranan 218 kişi yakalanırken, 2026&#39;da bu sayı 245&#39;e yükseldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/cesitli-suclardan-aranan--273_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277546</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/122-kilometrelik-antalya-alanya-otoyolu-25-saatten-36-dakikaya-dusecek-277546</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[122 kilometrelik Antalya-Alanya Otoyolu 2,5 saatten 36 dakikaya düşecek!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi kapsamında yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü belirterek, "Otoyol, gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla, İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacak." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[122 kilometrelik Antalya-Alanya Otoyolu 2,5 saatten 36 dakikaya düşecek!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında Antalya&#39;nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye&#39;nin en önemli şehirlerinden biri olduğuna dikkati çekti.</p><p>Antalya-Alanya Otoyolu Projesi&#39;nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü kaydeden Uraloğlu, &quot;Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz, bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya&#39;ya kadar uzanan mevcut güzergahta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını vurgulayan Uraloğlu, &quot;Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkan sağlayacak.&quot; bilgisini paylaştı.</p><p>Uraloğlu, 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun, her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını bildirerek, güzergahın Serik Kavşağı&#39;ndan başlayarak Konaklı&#39;nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı&#39;nda son bulacağını kaydetti.</p><p><b>- "5 TÜNEL VE 14 VİYADÜKTE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR"</b></p><p>Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını bildirdi.</p><p>Uraloğlu, sahadaki çalışmalara ilişkin &quot;5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14&#39;ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 alt geçit, üst geçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz.&quot; bilgisini paylaştı.</p><p>Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu&#39;nun tamamlanmasıyla mevcut güzergahta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız. Otoyol, gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla, İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacak.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/122-kilometrelik-antalya--103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277545</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meteorolojiden-istanbul-icin-bayram-uyarisi-yagmur-persembe-geliyor-277545</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den İstanbul için bayram uyarısı: Yağmur perşembe geliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da bayram tatilinin ilk gününde yağış beklenmiyor. Sıcaklıklar 26-28 dereceye kadar çıkarken, özellikle bayram namazı saatlerinde açık ve az bulutlu bir hava hakim olacak. Perşembe günü ise kısa süreli yağış geçişleri görülebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meteoroloji'den İstanbul için bayram uyarısı: Yağmur perşembe geliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da yaklaşan bayram tatili öncesi vatandaşlar hava durumunu merak ediyor. Uzmanlardan alınan bilgilere göre, bayramın ilk günü kentte yağış beklenmiyor. Özellikle bayram namazı saatlerinde İstanbul'da gökyüzü açık ve az bulutlu olacak. Sıcaklıkların 26 ila 27 dereceye kadar yükselmesi öngörülüyor. Bu durum, bayramın ilk gününde dışarıda vakit geçirmek isteyenler için elverişli bir ortam sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/aakam-27052026e905062e.jpg"/><h3><b>METEOROLOJİ: PERŞEMBE GÜNÜ YAĞIŞ İHTİMALİ VAR</b></h3><p>Bayramın ikinci günü olan perşembe günü ise İstanbul'da hava durumu değişiyor. Yetkililer, perşembe günü parçalı ve çok bulutlu bir havanın etkili olacağını, zaman zaman kapalı gökyüzüyle birlikte kısa süreli yağış geçişlerinin görülebileceğini belirtiyor. Ancak sıcaklıklarda ciddi bir düşüş beklenmiyor. Hava serinlemese de, yağışlar nedeniyle kısa süreli ıslanmalar yaşanabilir. Vatandaşların dışarı çıkarken yanlarına şemsiye almalarında fayda var.</p><h3><b>CUMA VE CUMARTESİ GÜNÜ SICAKLIKLAR ARTIYOR</b></h3><p>Bayramın üçüncü günü olan cuma günü ise genel olarak açık ve az bulutlu bir hava bekleniyor. Ancak öğleden sonra hafif yağmur geçişleri olasılığı da bulunuyor. Cumartesi günü ise İstanbul'da tamamen açık bir hava hakim olacak ve sıcaklıklar 27-28 dereceye kadar yükselecek. Bayramın son günü ile hafta sonu birleştiğinde, kentte yağışsız ve güneşli günler yaşanacak. İstanbul'da bayram tatili boyunca genel olarak sıcak ve güzel bir hava vatandaşları bekliyor.</p><p>Bayram boyunca İstanbul'da hava koşullarının büyük ölçüde elverişli olacağı belirtilirken, sadece perşembe günü kısa süreli yağışlar görülebilir. Sıcaklıkların ise tatil boyunca yüksek seyretmesi bekleniyor. Vatandaşlar, bayramı ve hafta sonunu açık havada güvenle geçirebilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/meteorolojiden-istanbul-i-110_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277544</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkiyede-hibrit-otomobil-satislari-150-bin-sinirina-yaklasti-277544</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'de hibrit otomobil satışları 150 bin sınırına yaklaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de bu yılın ocak-nisan döneminde elektrikli ve hibrit otomobil satışları 149 bin 333'e ulaşırken, bu araçların otomobil pazardaki payı yüzde 51,4 oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'de hibrit otomobil satışları 150 bin sınırına yaklaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlediği bilgiye göre, otomobil satışları ocak-nisan döneminde yıllık bazda yüzde 5,93 azalarak 290 bin 870&#39;e gerilerken, hafif ticari araç satışları ise yüzde 8,83 artışla 78 bin 826 oldu.</p><p>Bu dönemde 122 bin 808 benzinli, 94 bin 441 hibrit otomobil satıldı. Dizel otomobil satışı 17 bin 398, otogazlı otomobil satış sayısı ise 1331 oldu. Sadece elektrikle çalışan tam elektrikli otomobil satışları ise 54 bin 463 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Benzinli bir jeneratörün bataryayı şarj ettiği ve sürüşün elektrik motoruyla sağlandığı &quot;uzatılmış menzil&quot; sistemlere sahip araçlar dahil edildiğinde, yılın ilk dört ayında elektrikli otomobil satış sayısı yüzde 18,9&#39;luk pazar payıyla 54 bin 892&#39;ye yükseldi. (Uzatılmış menzil otomobiller de Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu olarak &quot;elektrikli&quot; sınıfında yer alıyor)</p><p><b>- BENZİN VE DİZEL OTOMOBİL SATIŞLARINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR</b></p><p>Ocak-nisan döneminde benzinli otomobil satışlarında yüzde 17,9, dizellerde yüzde 32,7 ve otogazlı otomobillerde yüzde 27,5 düşüş gerçekleşti. Bu dönemde hibrit otomobil satışları yüzde 6,2, elektrikli otomobil satışları yüzde 27,5 arttı.</p><p>Uzmanlar, dizel otomobil satışlarındaki azalışın ana nedeninin küresel üreticilerin dizel otomobil üretimini sonlandırma sürecinin devam etmesi, dolayısıyla pazara yeni dizel otomobil sunulmaması olduğu belirtiyor.</p><p><b>- ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN PAYI YÜZDE 18,9 OLDU</b></p><p>Benzinli otomobillerin satışlarda geçen yılın ocak-nisan döneminde yüzde 48,4 olan payı, bu yılın aynı döneminde yüzde 42,2&#39;ye geriledi. Söz konusu dönemde dizel otomobillerin payı yüzde 8,4&#39;ten 6&#39;ya, otogazlı otomobillerin payı ise yüzde 0,6&#39;dan 0,5&#39;e düştü.</p><p>Aynı dönemde toplam satışlardan alınan pay, elektrikli otomobillerde yüzde 13,9&#39;dan 18,9&#39;a, hibritlerde yüzde 28,8&#39;den 32,5&#39;e yükseldi.</p><p>Otomobiller elektrikli ve hibrit olarak ele alındığında toplam pazarın yüzde 51,4&#39;ünü oluşturduğu, toplam satışların 149 bin 333&#39;e ulaştığı görüldü. Böylelikle Türkiye&#39;de satılan otomobillerin yarısından fazlası elektrikli ya da hibrit araçlardan oluştu.</p><p>Nisan ayında ise toplam 16 bin 472 elektrikli otomobil satıldı. Bu otomobillerin nisan ayındaki pazar payı yüzde 20,5 olarak hesaplandı. Aynı ayda 24 bin 849 hibrit otomobil satışı gerçekleştirilirken bu araçların pazar payı yüzde 31 olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/turkiyede-hibrit-otomobil-551_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277543</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kapadokyada-yerli-turist-yogunlugu-yasaniyor-277543</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kapadokya'da yerli turist yoğunluğu yaşanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı tatilinde Kapadokya'da yoğunluk oluşturan ziyaretçiler, sıcak hava balonu, at ve arazi araçlarıyla düzenlenen turlara katıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kapadokya'da yerli turist yoğunluğu yaşanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram tatili kapsamında Nevşehir&#39;e gelen yerli turistler, turizm merkezlerinde yoğunluk oluşturdu.<br></p><p>UNESCO Dünya Mirası Listesi&#39;ndeki Kapadokya&#39;da, peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadilerde çeşitli tur etkinliklerine katılan ziyaretçiler, yürüyüş alanlarında gezinti yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507731.jpg"/><p>Bayramın ilk gününde sıcak hava balonu turuna ilgi gösteren vatandaşlar, sabah erken saatte Göreme beldesindeki balon kalkış alanına geldi.</p><p>Görevlilerin hazırlıklarının ardından sepetlere alınan tatilcileri taşıyan sıcak hava balonları gökyüzünü renklendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507739.jpg"/><p>Yerli turistlerden bir kısmı balon sepetinden bölgeyi havadan izlerken, bazıları da atlı tura katılarak manzaranın keyfini çıkardı.</p><p>Bazı ziyaret alanlarında oluşan uzun araç kuyrukları zaman zaman trafikte aksamalara neden oldu.</p><p>Bayram tatili dolayısıyla bölgedeki konaklama tesislerinde doluluğun yüzde 90&#39;ı aştığı öğrenildi.</p><p><b>- YERLİ TURİSTLER KAPADOKYA'YI KUŞBAKIŞI KEŞFETTİ</b></p><p>Turistlerden Ömer Faruk Kılıç, AA muhabirine, Erzurum&#39;dan bayram tatili için geldiği Kapadokya&#39;yı gökyüzünden keşfetmek için balon turuna katıldığını belirterek, &quot;Kurban Bayramı&#39;nı coşkulu şekilde, doğa harikası bölgede rengarenk balonlar içinde kutlayacağız. Kapadokya&#39;ya ilk kez geliyorum, çok güzel bir yer.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507732.jpg"/><p>Balon pilotu Oğuzhan Alkan da güneşi gökyüzünde karşılayacaklarını vurgulayarak, &quot;Bu bayramda da misafirlerimizi konuk ediyoruz. Balonumuzda hem yerli hem yabancı konuklarımız var. Bayram heyecanıyla uçuş için hazırlıklarımızı yaptık. Herkese hayırlı bayramlar dilerim.&quot; diye konuştu.</p><p>Ailesiyle Muğla&#39;dan gelen Feriştah Durdal ise bayram tatilini dinlenmek için fırsata dönüştürdüklerini söyleyerek, &quot;Uzun yıllardır Kapadokya&#39;yı ve balonla uçmayı merak ediyordum. Çok şükür hayalimize kavuştuk. Gerçekten büyüleyici bir yer. İçimiz içimize sığmıyor. Tatilimiz çok güzel geçiyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507738.jpg"/><p><b>- TURİZMCİLER YOĞUN İLGİDEN MEMNUN</b></p><p>Bölgeyi ziyaret edenlere fotoğraf çekim hizmeti sunan Mustafa Atay da 9 günlük bayram tatilinin esnafı memnun ettiğini kaydederek, &quot;Epey yoğunluk oluştu. İşlerimize etkisi çok oldu, oturmaya fırsat bulamıyoruz. İşlerimizde yüzde 70 artış olduğunu söyleyebilirim.&quot; dedi.</p><p>Nevşehir Turist Rehberleri Odası Başkanı Özay Onur, Kapadokya&#39;nın yerli ve yabancılara hitap edebilen değerli bir turizm destinasyonu olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507734.jpg"/><p>Konukların bölgede dinlenirken eğlenebilecekleri etkinliklere katılabileceklerini dile getiren Onur, &quot;Bölgemizde ciddi bir yoğunluk yaşıyoruz. Otellerimizdeki doluluk yüzde 90&#39;a ulaştı. Dünyada 2 milyon peribacasının olduğu tek yer Kapadokya&#39;dır. 9 günlük bayram tatili Kapadokya için can suyu oldu. Esnafımız ve turizmciler mutlu. Kapadokya farklı aktivitelerin yapıldığı bir yer.&quot; şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kapadokyada-yerli-turist--776_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277542</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbul-valisi-gul-darulaceze-cumhurbaskanimizin-uzerine-titredigi-bir-kurulus-277542</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Valisi Gül: Darülaceze cumhurbaşkanımızın üzerine titrediği bir kuruluş]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, Kurban Bayramı dolayısıyla ziyaret ettiği Darülaceze sakinleriyle kahvaltıda bir araya geldi. Gül, "Başta Elmas Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Darülaceze 130 yıldır olduğu gibi bu dönemde de devletimizin ve milletimizin göz bebeği. Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine titrediği, dertleriyle dertlendiği, himaye ettiği, sahiplendiği bir kuruluş." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Valisi Gül: Darülaceze cumhurbaşkanımızın üzerine titrediği bir kuruluş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şişli&#39;deki Darülaceze Başkanlığına gelen Vali Gül&#39;ü, Darülaceze Başkanı Elmas Esra Ceceli İslam ile görevliler karşıladı.</p><p>Kahvaltı programının ardından konuşan Vali Gül, Darülaceze&#39;nin 130 yıllık geçmişiyle kendi misyonuna uygun dünyada parmakla gösterilecek çalışmalar yaptığını, her bayram Darülaceze&#39;de sakinlerle bir araya geldiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508438.jpg"/><p>Üç neslin bir arada olduğu bayram geçirmeye çalıştıklarını ifade eden Gül, &quot;Başta Elmas Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Darülaceze 130 yıldır olduğu gibi bu dönemde de devletimizin ve milletimizin göz bebeği. Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine titrediği, dertleriyle dertlendiği, himaye ettiği, sahiplendiği bir kuruluş.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508439.jpg"/><p>Gül, Arnavutköy&#39;de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın himayelerinde yapılan Darülaceze&#39;ye ait kampüsün de dünya ölçeğinde kendi standartlarıyla kıyaslandığında ilk 5&#39;e girecek bir tesis olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu tesisin devletin şefkatli yüzünü, yumuşak elini gösterdiğini kaydeden Gül, &quot;130 yıldır sadece devletimizin imkanlarıyla bu günlere kadar gelmedik. Hayırseverlerimizin, gönüllülerimizin katkıları var. Hepimizin bayramını tebrik ediyorum.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508440.jpg"/><p>Darülaceze Başkanı Elmas Esra Ceceli İslam da Kurban Bayramı&#39;nın sadece bir ibadetin ifası olmadığını, yakınlaşmanın, bölüşmenin, kırgınlıkları unutup bir araya gelmenin adı olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508443.jpg"/><p>İslam, 100 yılı aşkın bir süredir şefkatin ve merhametin kalesi olan Darülaceze&#39;nin her bayram sabahı milletin kalbinin attığı ilk yer olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508447.jpg"/><p>Darülaceze&#39;nin sadece taştan ve duvardan ibaret bir mekan olmadığını kaydeden İslam, Darülaceze&#39;nin köklü medeniyetin, insana verdiği değerin, büyüklere duyulan minnetin, küçüklere gösterilen şefkatin yaşayan ve nefes alan en güzel anıtı olduğunu ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508446.jpg"/><p>Darülaceze gönüllü annesi Havva Gürak ise bayramın en güzel halinin Darülaceze&#39;de yaşandığını, nine, dede ve torunun aynı sofrada buluştuğunu, kurumun dünyada eşi benzeri olmayan sosyal hizmet kurumu olduğunu anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41508445.jpg"/><p>Programa, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer de katıldı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/istanbul-valisi-gul-darul-449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277541</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-el-bilal-toure-icin-atalanta-ile-temas-kurdu-277541</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor, El Bilal Toure için Atalanta ile temas kurdu!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarına hız kesmeden devam eden Trabzonspor hakkında sürpriz bir iddia ortaya atıldı. İtalyan basınında yer alan habere göre bordo mavili ekip, sezonu Beşiktaş'ta kiralık olarak tamamlayan El Bilal Toure için Atalanta ile temas kurdu. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor, El Bilal Toure için Atalanta ile temas kurdu!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor'da transfer çalışmaları hız kazanırken, dikkat çeken bir iddia geldi.</p><p>İtalya'da Atalanta haberleriyle bilinen Atalanta Oggi, bordo-mavili takımın El Bilal Toure için Atalanta ile temas kurduğunu yazdı. Haberde, Malili hücumcunun Beşiktaş'taki kiralık dönemi sonrası Atalanta'ya döneceği ancak Bergamo ekibinde kalmasının beklenmediği ifade edildi. El Bilal Toure, sezonu Beşiktaş'ta kiralık olarak geçirdi. İtalyan basınındaki haberde, oyuncunun Beşiktaş'taki sözleşmesinde 15 milyon euro seviyesinde satın alma şartı bulunduğu ancak bu şartın devreye girmesi için belirlenen gol sayısına ulaşılamadığı aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/4f7837d45d7d44e7915a-2705202612b01fe2.jpg"/><p><b>3 BÖLGEDE GÖREV YAPABILIYOR</b></p><p>Atalanta'nın El Bilal Toure konusunda yeni bir yol haritası belirlemek istediği ifade edilirken, Trabzonspor'un bu süreci yakından takip ettiği öne sürüldü. Haberde, bordo- mavililerin 1.85 boyundaki yıldız için görüşmelere başladığı ve Atalanta'nın da maliyetli kadro yükünü azaltmak adına ayrılığa sıcak bakabileceği kaydedildi. Atalanta'nın 2023 yılında Almeria'dan yüksek bonservisle kadrosuna kattığı 24 yaşındaki futbolcu, İtalyan kulübünün tarihindeki en pahalı transferlerden biri olmuştu. Sky Sport İtalia, o dönem transferin yaklaşık 30 milyon euro seviyesinde gerçekleştiğini yazmıştı. Toure, sağ kanat ve forvette de görev yapabiliyor.</p><p><b>13 MİLYON EURO DETAYI</b></p><p>İtalyan basını, Atalanta'nın Toure için önemli bir bonservis beklentisi olduğunu ancak anlaşmanın 12-13 milyon Euro seviyelerinde şekillenebileceğini ileri sürdü. Haberde, Atalanta'nın oyuncuyu kalıcı olarak elden çıkarmak istediği ve 30 Haziran öncesi mali tabloyu rahatlatacak bir satışa açık olabileceği ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/detaykurtarld-27052026f632f24d.jpg"/><p><b>BEŞİKTAŞ PERFORMANSI</b></p><p>Toure, Beşiktaş'ta 26 resmi maçta görev aldı. 24 yaşındaki sol kanat bu süreçte 7 gol ve 5 asistlik katkı sağladı. Süper Lig'de 22 maçta 5 gol ve 4 asist üreten Toure, Türkiye Kupası'nda ise 4 maçta 2 gol attı.</p><p><b>TEKKE'NİN PLANLARINA UYGUN</b></p><p>Fatih Tekke'nin yeni sezon öncesi hücum hattında hareketli, atletik ve skor katkısı verebilecek oyuncular istediği biliniyor. Nwakaeme ve Vişça ile yolların ayrılmasının ardından bordo-mavililerde hücum hattı yeniden şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/trabzonspor-el-bilal-tour-209_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277540</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kirmizi-etin-asiri-tuketimi-hazimsizlik-kabizlik-ve-refluyu-tetikler-277540</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kırmızı etin aşırı tüketimi hazımsızlık, kabızlık ve reflüyü tetikler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda aşırı şekilde kırmızı et ve ağır yemek tüketiminin kolesterol, ürik asit ve tansiyon değerlerini olumsuz etkileyerek kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kırmızı etin aşırı tüketimi hazımsızlık, kabızlık ve reflüyü tetikler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği&#39;nden Prof. Dr. Murat Akarsu, AA muhabirine, bayram döneminde metabolik dengeyi korumanın temel kuralının porsiyon kontrolü ve öğün çeşitliliğini sağlamak olduğunu söyledi.</p><p>Günlük protein alımının vücut ağırlığının kilogramı başına 0,8-1 gram standardına uygun şekilde sınırlandırılması gerektiğini belirten Akarsu, bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlanmasının önemli olduğunu, öğünlerde aşırı et tüketiminden kaçınılması gerektiğini dile getirdi.</p><p>Prof. Dr. Akarsu, kurban etlerinin kuyruk ve iç yağından ayrılması gerektiğini, ilk gün etlerin sert olacağı için mutlaka buzdolabında dinlendirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.</p><p>Et tüketilirken öğünlerde posa dengesini sağlayacak sebzeli ve sulu yemeklerin tercih edilmesinin daha sağlıklı olacağına dikkati çeken Akarsu, bayramda artan protein tüketimi nedeniyle günlük sıvı alımının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p><p><b>- "KIRMIZI ETİN AŞIRI TÜKETİMİ HAZIMSIZLIK, KABIZLIK VE REFLÜYÜ TETİKLER"</b></p><p>Prof. Dr. Akarsu, protein metabolizmasının oluşturduğu üre ve ürik asit gibi yıkım ürünlerinin böbreklerden rahatlıkla atılabilmesi için günlük sıvı tüketiminin minimum 2-2,5 litre su olacak şekilde planlanması gerektiğini aktardı.</p><p>Kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterol açısından oldukça zengin bir kaynak olduğunun altını çizen Akarsu, &quot;Kırmızı etin aşırı tüketimi gastrointestinal sistemi zorlayarak hazımsızlık, kabızlık ve reflüyü tetikler.&quot; dedi.</p><p>Aşırı et tüketiminin uzun vadede damar sertliği riskini artırabileceğini dile getiren Akarsu, &quot;Kırmızı et tüketimi uzun vadede &#39;LDL kolesterol ve trigliserid&#39; dediğimiz non-HDL kolesterol değerlerini yükselterek ateroskleroz riskini artırır. Kırmızı ette bulunan yüksek pürin miktarı ürik asit seviyelerini yükseltebilir, akut gut hastalığı ataklarına yol açabilir. Protein yıkımıyla oluşan ve idrara atılan atıklar böbreklere binen yükü artırır.&quot; diye konuştu.</p><p>Yeni kesilen kurban etinin hemen tüketilmesinin doğru olmadığına işaret eden Akarsu, bu hayvanların kas dokusunda &quot;rigor mortis&quot; olarak adlandırılan ölüm sertliği meydana geldiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kavurmaet-27052026b28b0a60.jpg"/><p>Bu aşamada etteki depo karbonhidratların laktik aside dönüştüğünü, etin pH seviyesinin düştüğünü ifade eden Akarsu, ölüm sertliği sürecindeki etin hemen tüketilmesinin sindirimi son derece zorlaştırdığını, karında şişkinlik, kramp ve hazımsızlık gibi akut gastrointestinal problemlere yol açabileceğini belirtti.</p><p>Prof. Dr. Akarsu, kesilen etlerin öncelikle güneş görmeyen, serin bir ortamda birkaç saat bekletildikten sonra buzdolabında en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Kurban etlerini pişirmenin en sağlıklı yöntemlerin haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yağ eklenmesine gerek olmayan teknikler olduğunu anlatan Akarsu, etin kendi yağıyla pişebilecek nitelikte olduğunu, pişirme sırasında ilave tereyağı veya kuyruk yağı eklenmemesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Prof. Dr. Akarsu, mangal yapılırken etin doğrudan ateşe temas ettirilmesinin sağlık açısından risk oluşturduğunu, yağların ateşe damlaması sonucu polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve heterosiklik aminler gibi kanserojen bileşiklerin ortaya çıkabileceğini dile getirdi.</p><p>Bayram sofralarında etin yanında tüketilecek besinlerin de önemli olduğuna dikkati çeken Akarsu, kırmızı etin yüksek oranda demir içerdiğini ancak C vitamini barındırmadığını vurguladı.</p><p>Prof. Dr. Akarsu, demir emilimini artırmak için etin yanında mutlaka C vitamini açısından zengin yeşil yapraklı sebzeler, limonlu salatalar ve turunçgiller tüketilmesi gerektiğinin, tam tahıllar, yüksek lifli sebzeler ve yoğurt, ayran, cacık gibi probiyotik içerikli gıdaların bağırsak hareketlerini desteklediğinin altını çizdi.</p><p>Hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalarının bayram döneminde daha dikkatli olması gerektiğinden bahseden Akarsu, hipertansiyon hastalarının pişirme sırasında tuzu minimum düzeyde tutması gerektiğini aktardı.</p><p>Bu hastalarda sakatat tüketiminin önerilmediğini dile getiren Akarsu, kalp hastalarının yağlı etlerden, kuyruk yağından ve sakatatlardan uzak durması gerektiğini belirtti.</p><p>Prof. Dr. Akarsu, diyabet hastalarının ise kurban etinin yanında karbonhidrat yükünü artıracak pilav, börek ve beyaz ekmek yerine bulgur, karabuğday veya sebze garnitürlerini tercih etmeleri gerektiğini anlattı.</p><p>Bayramda sindirim sorunları yaşamamak için et tüketiminin akşam yerine öğleye kaydırılması gerektiğine işaret eden Akarsu, lokmaların iyi çiğnenmesinin ve yemeklerden sonra hafif yürüyüş yapılmasının sindirim sistemi açısından olumlu etkiler oluşturduğunu söyledi.</p><p>Bayram ziyaretlerinde tüketilen şerbetli tatlılar, lokumlar ve bayram şekerlerinin yüksek glisemik indeksleri nedeniyle ani insülin salınımına yol açabileceği bilgisini veren Akarsu, bunların tüketim sıklığı ve porsiyonunun minimum düzeyde tutulması gerektiğini ifade etti.</p><p>Sütlü ve meyve tatlılarının daha uygun seçenekler olduğunu vurgulayan Akarsu, tatlı tüketiminin ana öğünün hemen ardından değil, birkaç saat sonraki ara öğünlerde yapılmasının kan şekeri kontrolü açısından daha doğru olacağını sözlerine ekledi.</p><p><b>- "KONTROLSÜZ VE AŞIRI KIRMIZI ET TÜKETİMİ VÜCUDU AĞIR BİR MİKROSKOBİK STRES ALTINA SOKAR"</b></p><p>Aynı hastanenin Kardiyoloji Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Bilal Çuğlan ise Kurban Bayramı&#39;nda ani beslenme değişikliklerinin kardiyovasküler sistemde ciddi yük oluşturabileceğini söyledi.</p><p>Bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde ağır et yemekleriyle başlayan beslenme alışkanlıklarının gün boyu protein ve yağ yüklemesine dönüştüğünü belirten Çuğlan, sağlıklı bir bayram geçirmek için güne mutlaka hafif, lif ve antioksidan oranı yüksek kahvaltıyla başlanması gerektiğini ifade etti.</p><p>Doç. Dr. Çuğlan, zeytin, peynir, bol yeşillik ve tam tahıllı ekmekten oluşan geleneksel kahvaltının tercih edilmesi, kırmızı et tüketiminin günün sadece tek bir ana öğününe ve mümkünse öğle saatlerine sabitlenmesi gerektiğini anlattı.</p><p>Günlük sıvı tüketiminin hayati önem taşıdığını, fazla protein alınması nedeniyle böbreklerin yükünün arttığını ifade eden Çuğlan, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Akşam saatlerinde tüketilen yüksek kalorili ve ağır proteinli gıdalar geceleri kan basıncında görülmesi beklenen doğal düşüşü zorlaştırabilir. Bu durum kalbin gece boyunca dinlenmesini engelleyerek kardiyovasküler olayların artmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca kontrolsüz ve aşırı kırmızı et tüketiminin damarlardan böbreklere kadar tüm vücudu ağır bir mikroskobik stres altına sokar. Bayram sofralarında yapılacak tek öğünlük aşırı kaçamak dahi kronik hastalarda ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.&quot;</p><p>Bayramın sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi gerektiğini dile getiren Çuğlan, bu dönemde de porsiyon kontrolünün korunması, ilaç düzeninin bozulmaması ve fiziksel hareketin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kirmizi-etin-asiri-tuketi-131_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277539</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cifte-bayram-yasiyoruz-depremzedeler-yeni-evlerinde-kurban-bayramini-karsiliyor-277539</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çifte bayram yaşıyoruz! Depremzedeler yeni evlerinde Kurban Bayramını karşılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023'teki depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş'ta, Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında inşası tamamlanan konutlara yerleşen depremzedeler, Kurban Bayramı'nı yeni evlerinde karşılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çifte bayram yaşıyoruz! Depremzedeler yeni evlerinde Kurban Bayramını karşılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Emlak Konut GYO koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, Dulkadiroğlu ilçesindeki Doğukent, Güneşevler, Yahya Kemal ve Aslanbey mahallelerinde 10 bin 860 bağımsız bölümün inşası tamamlandı.</p><p>Yeni konutlarına kavuşan depremzede aileler, Kurban Bayramı&#39;nı evlerinde geçirmenin mutluluğunu yaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507506.jpg"/><p><b>- "ÇİFTE BAYRAM YAŞIYORUZ"</b></p><p>Evine kavuşan Halil Köşker, AA muhabirine, emeği geçenlere teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507327.jpg"/><p>Konutlarının eskisine göre daha sağlam ve kullanışlı olduğunu belirten Köşker, &quot;Bu evimiz eskisinden daha güzel, daha ferah ve daha kullanışlı. Devletimizin yaptığı konutlar daha sağlam. Bu Kurban Bayramı&#39;nı kendi evimizde geçiriyoruz, yani çifte bayram yaşıyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507329.jpg"/><p>Depremzede Bayram Kaplan ise konutların güvenli ve modern şekilde inşa edildiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507325.jpg"/><p>Kaplan, &quot;Asrın felaketinden sonra buna asrın başarısı diyebilirim. Gerçekten çok sağlam ve güzel evler yapıldı. Sosyal donatı alanları da yapılmış. Bunlar çok güzel şeyler.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507507.jpg"/><p>Depremzede Şeyma Kaplan da bayramı ilk kez yeni evlerinde geçirecek olmanın sevincini yaşadıklarını belirterek, &quot;Bu bayramı ilk kez evimizde geçiriyoruz. Çok mutluyuz, çocuklarımız da çok mutlu. Misafirlerimizle birlikte güzel bir bayram geçireceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/cifte-bayram-yasiyoruz-de-483_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277538</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyedeki-havalimanlari-5-yilda-8-milyondan-fazla-ucagi-agirladi-277538</link>
      <pubDate>2026-05-27T12:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'deki havalimanları 5 yılda 8 milyondan fazla uçağı ağırladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'deki havalimanlarının sivil ticari uçak trafiği, 2021-2025 döneminde 8 milyon 80 bin 142'yi buldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'deki havalimanları 5 yılda 8 milyondan fazla uçağı ağırladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de 58 havalimanı ile hizmet veren havacılık sektörü büyümesini sürdürüyor.</p><p>Türkiye, son 5 yılda hava yolu yatırımlarında önemli projelere imza atarken bu dönemde Çukurova, Rize-Artvin ve Yeni Tokat havalimanları kullanıma sunuldu.</p><p>Eş zamanlı üçlü bağımsız pist operasyonu devreye alınan İstanbul Havalimanı, üç uçağın birbirinden bağımsız pistlere aynı anda iniş veya kalkış yapabildiği Avrupa&#39;da ilk havalimanı olarak öne çıktı.<br></p><p>Antalya ve Esenboğa gibi havalimanlarında da yeni tesislerle kapasite artışı sağladı.</p><p>Türkiye&#39;nin sivil uçak trafiği, sektöre yönelik yeni yatırımlarla  2021-2025 döneminde önemli artış gösterdi.</p><p><b>- UÇUŞ TRAFİĞİ GEÇEN YIL 1,9 MİLYONU AŞTI</b></p><p>Havalimanlarına iniş ve kalkış yapan sivil ticari uçak trafiği 2021&#39;de 1 milyon 204 bin 618 olurken, bu rakam Kovid-19 Salgını&#39;nın etkilerinin ortadan kalkmasıyla 2022&#39;de 1 milyon 488 bin 626&#39;ya çıktı.</p><p>Uçak trafiği, 2023&#39;te 1 milyon 685 bin 877&#39;ye ulaşırken, 2024&#39;te 1 milyon 772 bin 610 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Havalimanlarındaki yoğunluk, geçen yıl 2024&#39;e göre yüzde 8,8 artarak 1 milyon 928 bin 411&#39;e ulaştı.</p><p>Böylece Türkiye&#39;deki havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak sayısı 5 yılda 8 milyon 80 bin 142&#39;yi buldu.</p><p>Toplam trafiğin 4 milyon 290 bin 959&#39;u iç hatlarda, 3 milyon 789 bin 183&#39;ü ise dış hatlarda gerçekleşti.</p><p>İstanbul Havalimanı, sivil ticari uçak trafiğinin dörtte birinden fazlasına tek başına ev sahipliği yaparken, söz konusu dönemde bu havalimanından iniş-kalkış yapan uçak sayısı 2 milyon 277 bin 840 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Türkiye&#39;deki havalimanlarının 2021-2025 dönemine ilişkin sivil ticari uçak trafiği verileri şöyle:</p><p><table><tr><td>Yıllar</td><td>İç Hat</td><td>Dış Hat</td><td>Uçak Trafiği</td></tr><tr><td>2021</td><td>738.352</td><td>466.266</td><td>1.204.618</td></tr><tr><td>2022</td><td>786.150</td><td>702.476</td><td>1.488.626</td></tr><tr><td>2023</td><td>869.404</td><td>816.473</td><td>1.685.877</td></tr><tr><td>2024</td><td>903.060</td><td>869.550</td><td>1.772.610</td></tr><tr><td>2025</td><td>993.993</td><td>934.418</td><td>1.928.411</td></tr><tr><td>TOPLAM</td><td>4.290.959</td><td>3.789.183</td><td>8.080.142</td></tr></table></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/turkiye-havalimanlarindak-202_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277536</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tadini-alan-bir-daha-birakmaz-zuzubak-otu-baharata-donusturuluyor-277536</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tadını alan bir daha bırakmaz! "Zuzubak otu" baharata dönüştürülüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Batman'ın yüksek kesimlerinde yetişen zuzubak otu, bölgede yaşayanlar tarafından toplanarak baharata dönüştürülüyor. Bu bölgede bunun yetiştiğini bilen herkes istiyor. Bunun tadını bir sefer alan bir daha bırakmaz.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tadını alan bir daha bırakmaz! "Zuzubak otu" baharata dönüştürülüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kozluk ve Sason ilçelerinin yüksek kesimlerinde havaların ısınmasıyla yeşeren ve çok az miktarda bulunan zuzubak otu, özellikle bölgede yaşayanlar tarafından büyük zahmetlerle toplanıyor.</p><p>Toplanan otlar yıkandıktan sonra ince ince kıyılarak kaya tuzu ile havanda dövülüyor.</p><p>Daha sonra kurumaya bırakılan karışımdan elde edilen zuzubak baharatı, cacık, kuru fasulye, çorba, bulgur pilavı gibi yemeklere tat katması için kullanılıyor.</p><p>İhtiyacından fazlasını toplayan bölge sakinleri, otu hem yaş hem de baharat şeklinde satarak gelir elde ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507784.jpg"/><p><b>- "KENDİLERİNE AİT ÖZEL MÜŞTERİLERİ BULUNUYOR"</b></p><p>Batman Üniversitesi Veterinerlik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Reşit Uğran, AA muhabirine, otun toplanmasının hem zahmetli hem de bilgi gerektirdiğini söyledi.</p><p>Toplanan zuzubak otunun baharata dönüştürüldüğünü ifade eden Uğran, &quot;Cacık, kuru fasulye, çorba ve bulgur pilavı gibi yemeklerde tercih ediliyor. Yani şunu diyebiliriz, kendi baharatlarını kendileri üretiyor.&quot; dedi.</p><p>Uğran, bölgede yaşayanların ihtiyaçlarından fazla topladıkları otu yerel pazarlardan ziyade talep eden kişilere satarak gelir sağladıklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Kendilerine ait özel müşterileri bulunuyor. Yöre halkı, bunun satışını yaparak hanelerine gelir sağlıyorlar ama bu otu özellikle kendi damak zevkleri için kullanıyorlar. İlk kez Sason&#39;a gittiğimde insanların yeşil bir karışım kullandığını gördüm ve merak ettim. Bunun ne olduğunu sorduğumda zuzubak bitkisinden elde edildiğini öğrendim. Ben de tattım ve gerçekten oldukça lezzetli.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507785.jpg"/><p><b>- "BUNUN TADINI BİR SEFER ALAN BİR DAHA BIRAKMAZ"</b></p><p>Sason&#39;un Yücebağ beldesinde yaşayan Aslan Oksak (47) da zuzubak otunun bilenler tarafından çok tüketildiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507788.jpg"/><p>Kendileri ve sipariş edenler için otu topladıklarını anlatan Oksak, şunları söyledi:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507787.jpg"/><p>&quot;Dağların yüksek kesimlerinde yetişiyor ve çok seviliyor. Toplamayı anne ve babamızdan öğrendik. Dört mevsim yemeklerin yanında tüketiliyor. Sofraların her zaman olmazsa olmazı. Şehir dışındaki akrabalarımız ve dostlarımız çok istiyor. Bu bölgede bunun yetiştiğini bilen herkes istiyor. Bunun tadını bir sefer alan bir daha bırakmaz.&quot;</p><p>Kozluk ilçesine bağlı Dolutaş köyünde yaşayan Salih Sezgin de nisan ve mayıs aylarında zuzubak otunu topladıklarını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507786.jpg"/><p>Yöre mutfağında önemli bir yere sahip olan bitkinin kendine özgü aromasıyla yemeklere tat kattığını ve bölgede şifalı olduğuna inanıldığını anlatan Sezgin, &quot;Zuzubakı 15 yaşımdan beri topluyorum. Hatırlıyorum, çocukken köylüler toplardı. Cacık, çorba ve fasulye gibi yemeklerimize katarız.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507783.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/tadini-alan-bir-daha-bira-200_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277535</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ileri-27-mayis-darbesi-icin-ozur-dilenmeli-277535</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri: 27 Mayıs darbesi için özür dilenmeli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, 27 Mayıs 1960 darbesine giden günlerde o dönemin muhalefet anlayışının katkısının ortaya konması gerektiğini belirterek, "Bunun yanlış olduğu zikredilmeli ve bundan dolayı özür dilenmeli. Bu millet bunu hak ediyor. Çünkü bu millete çok büyük bir zarar verdi bu darbe süreci. O dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nın ortaya koyduğu yaklaşım irdelenmeli." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri: 27 Mayıs darbesi için özür dilenmeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İleri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Demokrat Parti hükümetlerinde 1950-1960 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığının da aralarında bulunduğu çeşitli bakanlık görevleri üstlenen dedesi Ahmet Tevfik İleri&#39;yi anlattı ve 27 Mayıs 1960 darbesi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Tevfik İleri&#39;nin, darbenin ardından 1961&#39;de idam edilen ve Türkiye tarihine &quot;demokrasi şehidi&quot; olarak geçen merhum Başbakan Adnan Menderes ile önemli siyasi mücadele vermiş aktörlerden biri olduğunu belirten İleri, dedesiyle tanışamadığını, bundan da her zaman hüzün duyduğunu dile getirdi.</p><p>Dedesinin Yassıada&#39;nın o zorlu günlerinde bile dik durmayı başarmış, vatan ve millet sevgisiyle yanıp tutuşan biri olduğunu anlatan İleri, &quot;Bize gurur duyduğumuz bir isim bıraktı ama aynı zamanda da önemli bir sorumluluk bıraktı. Ben de bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın kadrolarında aynı mücadeleyi devam ettirmekten dolayı büyük bir gurur duyuyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507690.jpg"/><p><b>- "ONUN İDEALLERİ, VATAN VE MİLLET SEVGİSİ BİZE HER DAİM HİSSETTİRİLDİ"</b></p><p>Dedesi Tevfik İleri&#39;nin de içinde bulunduğu Demokrat Parti kadrolarının, Türkiye&#39;nin gerçek anlamda çok partili deneyimi ilk defa yaşadığı, uluslararası boyutta çalkantıların, ülke içinde ciddi sıkıntıların olduğu bir dönemde hizmet etme telaşında olduğunu anlatan İleri, &quot;Bir gece sabaha karşı evlerinden alındı bu insanlar, Yassıada denen cehenneme hapsedildiler.&quot; dedi.</p><p>27 Mayıs 1960 darbesinin hem Türkiye hem de ailesi için bir travma olduğunu vurgulayan İleri, &quot;Ama bizim ailemizde her daim Tevfik İleri varlığını hissettirdi. Onun idealleri, vatan ve millet sevgisi bize her daim hissettirildi. Bizler bildik ki bu millete hizmet etmek zordur, bu millete hizmet edenin de düşmanı olur. Ama buna rağmen hizmet etmek esastır. Biz böyle yetiştirildik.&quot; diye konuştu.</p><p>1946 seçimlerinin dünyada eşi benzeri olmadığını belirten İleri, açık oy, kapalı sayım usulüyle yapılan seçimlerin denetiminin Yüksek Seçim Kurulu&#39;nda değil, valiliklerde olduğunu, oy pusulalarının yakıldığını, buna rağmen Demokrat Parti&#39;nin başarı kazandığını anımsattı.</p><p>İleri, o dönem CHP&#39;nin çok partili hayata geçiş sürecini bir anlamda &quot;gereksiz&quot; gördüğünü ve bunun o dönemin önde gelen CHP&#39;li isimlerinin beyanatlarına yansıdığını söyledi.</p><p>Dönemin CHP yönetiminin, İkinci Dünya Savaşı&#39;nın hemen sonrasında başlayan siyasal liberalleşme ve demokratikleşme çabalarını birer taklit arzusu olarak gördüğünü ve yönetimin bu tür taklit, fikir ve akımlara karşı çıkacağını belirttiğini aktaran İleri, dönemin önde gelen isimlerinden Şükrü Saraçoğlu&#39;nun ise bir beyanatında tek parti yönetimini &quot;sadece Türkiye&#39;nin ihtiyaçlarını karşılayan bir rejim değil, bütün dünyaya örnek olacak bir rejim&quot; olarak değerlendirdiğini anlattı.</p><p><b>- "O DARBE, TÜRKİYE'YE ZAMAN KAYBETTİRMEKLE KALMADI, TÜRKİYE'NİN KİMYASINI BOZDU"</b></p><p>Türkiye&#39;yi 27 Mayıs 1960 askeri darbesine götüren en önemli olaylardan birinin 28-29 Nisan 1960 tarihindeki sokak olayları olduğunu anımsatan İleri, CHP&#39;nin bu olayların organize edilmesinde bizzat rol oynadığını, bunu dönemin CHP Gençlik Kolları Başkanı Orhan Birgit ve Milli Birlik Komitesi üyelerinin anılarından bildiklerini söyledi.</p><p>&quot;O yaptıkları darbe, Türkiye&#39;ye zaman kaybettirmekle kalmadı, Türkiye&#39;nin kimyasını bozdu.&quot; değerlendirmesini yapan İleri, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde vesayete karşı çok önemli bir mücadele verildiğinin altını çizdi. İleri, &quot;O dönemden bugüne miras kalan yıkıcı muhalefet anlayışı maalesef hala devam ediyor. Bu milletin takdiriyle inşallah bu yıkıcı muhalefet anlayışı da rafa kalkacaktır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507691.jpg"/><p><b>- BAŞSAVCI EGESEL, "DİKTATÖRLÜKLE" SUÇLADIĞI DP'DEN MİLLETVEKİLİ OLMAK İÇİN BAŞVURUDA BULUNMUŞ</b></p><p>İleri, Yassıada duruşmalarında Demokrat Partilileri &quot;1953 yılından itibaren çıkardığınız kanunlarla bu ülkeyi diktatörlüğe götürmeye çalıştınız.&quot; diyerek suçlayan Başsavcı Ömer Egesel&#39;in 1954&#39;te Demokrat Parti&#39;den milletvekili olmak için başvuruda bulunduğunu anlattı.</p><p>Ömer İleri, 27 Mayıs 1960 darbesine giden süreçte CHP yönetimindeki isimlerin açıklamalarını, &quot;Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi anlayışı maalesef darbe sürecini teşvik etmişti. Darbe sürecinin içinde bulunmuştur. Darbeden sonraki süreçte de bu süreci meşrulaştırmak noktasında seferber olmuştur. Yassıada mahkemelerinin kurulması da bu sürecin bir parçasıdır.&quot; sözleriyle değerlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507692.jpg"/><p><b>- "27 MAYIS'IN EN BÜYÜK ZARARI; TÜRKİYE'DEKİ SİYASETE OLAN YAKLAŞIMI BOZMASI OLDU"</b></p><p>Türkiye&#39;nin sanayileşmesinin 1940&#39;lı yıllarda durdurulduğunu, Demokrat Parti döneminin ise tam tersine sanayileşmenin hızlandığı bir dönem olduğunu dile getiren İleri, o dönem &quot;Demokrat Parti toprak ağalarına yaranmak için çiftçiyi topraksız bıraktı&quot; şeklinde tezviratların yapıldığını oysa partinin topraksız köylülerin toprak sahibi olması amacıyla 1 Temmuz 1952&#39;de bir düzenleme yaptığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507693.jpg"/><p>Kendi toprağını işleyen ailelerin sayısı 1950&#39;de 2 milyon 300 binken, bu sayının 3 milyon 100 bine ulaştığını kaydeden İleri, Adnan Menderes&#39;in dededen kalma toplam 40 bin dönüm arazisinin 36 bin 500 dönümünü bağış ve uzun vadeli satış yoluyla Aydın&#39;ın Çakırbeyli köylülerine dağıttığını da sözlerine ekledi.</p><p>Demokrasinin etkin olması için muhalefetin de demokrasiyi benimsemesi gerektiğinin altını çizen İleri, &quot;Maalesef muhalefetin siyaset anlayışında o yıllardan kalan kötü alışkanlıklar devam ediyor. Karşımızdaki muhalefet anlayışı sıkıştığı zaman sistemi bozmaya yönelik hareket ediyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41507694.jpg"/><p>&quot;27 Mayıs&#39;ın en büyük zararı; Türkiye&#39;deki siyasete olan yaklaşımı bozması oldu.&quot; diyen İleri, &quot;Çok şükür bunu büyük ölçüde tamir ettik kanaatindeyim. Ama artık buradaki son merhale de; CHP&#39;nin bu süreçle yüzleşmesi, bu süreçten kendi adına dersler çıkarması ve bu milletten özür dilemesi.&quot; dedi.</p><p>TBMM Genel Kurulu&#39;nun 2 Nisan 2026 tarihli görüşmeleri sırasında CHP&#39;nin verdiği bir araştırma önergesinde &quot;Darbelerin CHP&#39;nin iktidara yürüyüşünü engellemek için tertiplendiği&quot; iddiasının yer aldığını kaydeden İleri, &quot;Yıl olmuş 2026, kafa hala bu kafa.&quot; dedi.</p><p>Ömer İleri, bu durumu özetlemek için dedesi Tevfik İleri&#39;nin bir konuşmasında yer alan &quot;Her partinin iktidara gelmeyi istemesi haktır. Fakat her ne pahasına olursa olsun iktidara gelmek hırsı ile memleketin menfaatlerini baltalamak hak değildir.&quot; ifadelerini anımsattı.</p><p>İleri, 27 Mayıs 1960 askeri darbesine giden sürece işaret ederek, &quot;O sürece giden günlerde o dönemin muhalefet anlayışının katkısı ortaya konmalı. Bunun yanlış olduğu zikredilmeli ve bundan dolayı özür dilenmeli. Bu millet bunu hak ediyor. Çünkü bu millete çok büyük bir zarar verdi bu darbe süreci. O dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı&#39;nın ortaya koyduğu yaklaşım irdelenmeli.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/ak-parti-genel-baskan-yar-569_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277534</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/otomotiv/kurban-bayraminda-seyahate-cikacaklar-dikkat-hgs-bakiyelerinizi-kontrol-edin-277534</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nda seyahate çıkacaklar dikkat! HGS bakiyelerinizi kontrol edin]]></title>
      <category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı dolayısıyla araçlarıyla seyahate çıkmaya hazırlanan vatandaşların, yetersiz bakiyeyle yapabilecekleri geçiş ihlaline ve 15 günlük yasal süreç sonrası uygulanacak idari para cezalarına maruz kalmamaları için Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) bakiyelerini kontrol etmeleri gerekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurban Bayramı'nda seyahate çıkacaklar dikkat! HGS bakiyelerinizi kontrol edin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı hizmet veren PTT AŞ&#39;den aldığı bilgiye göre, vatandaşların HGS bakiyelerini kontrol etmeleri, yaşanabilecek muhtemel sıkıntıların önlenmesi bakımından önem taşıyor.</p><p>Özel araçlarıyla seyahate çıkacak vatandaşlar, söz konusu kontrolü yaparak yetersiz bakiyeyle yapılan geçiş ihlali ve 15 günlük yasal süreç sonunda uygulanacak idari para cezalarının önüne geçebilecek.</p><p>Vatandaşlar, &quot;https://hgsmusteri.ptt.gov.tr/&quot; , &quot;https://www.pttavm.com/&quot;, &quot;https://pttbank.ptt.gov.tr/&quot; internet adresleri, e-Devlet ve HGS mobil uygulamasıyla bakiye yüklemesi yapabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/hgs1-2705202604b77c15.jpg"/><p><b>- HGS'NİN İSMİNİ VE LOGOSUNU KULLANAN SAHTE SİTELERE DİKKAT</b></p><p>HGS satış ve dolumu yaptığını iddia eden internet sitelerine vatandaşların itibar etmemeleri ve sahte sitelere karşı dikkatli olmaları önem taşıyor.</p><p>Yetkililer, vatandaşların şehirler arası seyahatlerinde büyük kolaylık sağlayan HGS&#39;ye ilişkin bazı dolandırıcılık iddialarının gündeme geldiğini, HGS&#39;nin ismini ve logosunu kullanarak oluşturulan sahte site, mobil uygulama gibi sistemlerle vatandaşların mağdur edilebildiğini bildirdi.</p><p>PTT&#39;nin HGS&#39;nin resmi internet sitesi olan &quot;https://hgsmusteri.ptt.gov.tr&quot; , &quot;https://www.pttavm.com/&quot;, &quot;https://pttbank.ptt.gov.tr/&quot; ile e-Devlet uygulaması aracılığıyla HGS bakiyesi kontrolü ve yükleme işlemi gerçekleştirilebiliyor. Bu siteler dışındaki sitelerin dikkate alınmaması gerekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/hgs-2705202619bfbe9b.jpg"/><p><b>- HGS İLE GEÇİŞ ZAMANDAN TASARRUF SAĞLANIYOR</b></p><p>Trafik sorununa çözüm sunan HGS, PTT AŞ&#39;nin yaygın iş yeri ağı ve otomasyon altyapı hizmet tecrübesiyle kullanıcılarla buluşuyor.</p><p>Kullanıcılar, tüm kredi kartlarıyla PTT iş yerlerinden otomatik talimat verebiliyor, &quot;PTTMatik&quot;ler ve PttAVM.com, hgsmusteri.ptt.gov.tr, pttbank.ptt.gov.tr adresleri ve e-Devlet aracılığıyla günün her saati online bakiye yükleyebiliyor.</p><p>HGS ile köprüler, şehirler arası otoyollar, feribot işletmeciliği ve yap-işlet-devret modeliyle yapılmış otoyolların gişelerinden duraksamadan geçmek zamandan tasarruf sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kurban-bayraminda-seyahat-907_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277533</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-gazze-icin-kirli-plani-yeniden-hortlatti-surgun-plani-masada-277533</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İsrail Gazze için kirli planı yeniden hortlattı! Sürgün planı masada]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, "gönüllü göç" adı altında Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sürgün edilmesi planını ilerleteceklerini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İsrail Gazze için kirli planı yeniden hortlattı! Sürgün planı masada]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İsrail ordusunun dün akşam Gazze kentine düzenlediği saldırı ve Filistinlilerin Gazze Şeridi&#39;nden sürgün edilmesi hedeflerine ilişkin açıklama yaptı.<br></p><p>Savunma Bakanı Katz,  Gazze Şeridi&#39;nde Hamas&#39;ın varlığına izin vermeyeceklerini ve &quot;gönüllü göç&quot; olarak nitelediği sürgün planının &quot;doğru zamanda ve şekilde&quot; uygulanacağını savundu.<br></p><p>İsrail ordusunun dün akşam saatlerinde Gazze kentine düzenlediği hava saldırısına işaret eden Katz, Kassam Tugayları&#39;nın yeni lideri olduğunu ileri sürdüğü Muhammed Avde&#39;nin saldırı sonucu öldüğünü iddia etti.<br></p><p>Gazze Şeridi&#39;ne saldırıları sürdüreceklerini vurgulayan Katz, sivil ayrımı yapmaksızın gerçekleştirdikleri saldırılarda Hamas mensuplarını hedef aldıklarını öne sürdü.<br></p><p>İsrail ordusu ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet&#39;ten (Şabak) yapılan ortak açıklamada da Gazze kentinin Rimal Mahallesi&#39;nde birkaç binanın aynı anda hedef alındığı ve saldırıda Avde&#39;nin öldüğü iddia edildi.</p><p>İsrail ordusunun dün akşam Gazze kentinin Rimal Mahallesi&#39;ne düzenlediği hava saldırısında 6 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, saldırıya ilişkin yaptıkları ortak açıklamada, Hamas&#39;ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları komutanlarından Muhammed Avde&#39;nin hedef alındığını iddia etmişti.</p><p>Ortak açıklamada, saldırının Netanyahu ile Katz'ın talimatıyla gerçekleştirildiği aktarılırken, Avde&#39;nin Kassam Tugayları&#39;nın yeni lideri olduğu ileri sürülmüştü.</p><p>İsrail ordusunun 15 Mayıs&#39;ta Gazze Şeridi&#39;ne yönelik saldırısında Hamas&#39;ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Komutanı İzzeddin el-Haddad, eşi ve kızıyla birlikte yaşamını yitirmişti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/israil-gazze-icin-kirli-p-851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277532</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sanliurfada-bayramin-ilk-gununde-232-acemi-kasap-hastanelik-oldu-277532</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da bayramın ilk gününde 232 acemi kasap hastanelik oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da Kurban Bayramı'nın ilk gününde kurban keserken yaralanan 232 kişi hastanelik oldu. El, kol ve ayaklarından yaralanan vatandaşların tedavileri acil servislerde yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa'da bayramın ilk gününde 232 acemi kasap hastanelik oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa'da Kurban Bayramı'nın ilk gününde kurban kesmeye çalışırken yaralanan 232 kişi hastanelere başvurdu. Kent genelinde sabah saatlerinden itibaren başlayan kurban kesimleri sırasında yaşanan dikkatsizlikler nedeniyle çok sayıda vatandaş çeşitli yerlerinden yaralandı. Bayram namazının ardından kurban ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlar, belirlenen kesim alanlarında ve evlerinin önünde kurbanlarını kesmeye başladı. Ancak kesim sırasında bazı vatandaşlar kullandıkları bıçaklarla el, kol ve ayaklarından yaralanırken, bazıları da kurbanlık hayvanların darbeleri sonucu vücutlarının çeşitli bölgelerinden yaralandı. Yaralanan vatandaşlar, yakınları tarafından kentteki hastanelerin acil servislerine götürüldü. Şanlıurfa'daki hastanelerde yoğunluk oluşturan ve halk arasında "acemi kasap" olarak adlandırılan 232 kişinin tedavileri sağlık ekipleri tarafından yapıldı. İlk müdahaleleri tamamlanan yaralıların büyük bölümünün taburcu edildiği öğrenildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41506288.jpg"/><p>Bayram sabahı kurbanını kendisi kesmek isterken elinden yaralanan Cuma Yıldız, "Kurbanı kesmeye çalışırken elimi kestim. Buna da şükür, daha kötü de olabilirdi. Buradan acemi kasaplara da şunu söylemek istiyorum; kasaplık herkesin işi değildir. İşiniz olmayan işi yapmayın. Kasaba 5-10 bin lira verin, riskli işler yapmayın. Ben elimi kestim, birazdan ameliyata gireceğim. 100 bin lira değil, 1 milyon TL de versem artık bu başparmağım eskisi gibi olmayacak. Acemi kasaplardan ricam herkes bu işi yapmasın" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41506792.jpg"/><p>Bayramın ilk gününde Şanlıurfa'da yüzlerce kişinin benzer nedenlerle hastanelere başvurduğu öğrenilirken, sağlık ekipleri vatandaşlara kurban kesiminde dikkatli olunması çağrısında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/41506960.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sanliurfada-bayramin-ilk--842_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277530</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-eksi-mayali-ekmek-uyarisi-sahte-urunlere-dikkat-277530</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan ekşi mayalı ekmek uyarısı! Sahte ürünlere dikkat]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Son yıllarda Türkiye'de ekşi mayalı ekmek popülerliğini hızla artırırken, uzmanlar market raflarında satılan ürünlerin çoğunun gerçek ekşi mayalı ekmek olmadığına dikkat çekiyor. Sağlık açısından fayda sağlamak isteyen tüketicilere önemli uyarılar geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan ekşi mayalı ekmek uyarısı! Sahte ürünlere dikkat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de son dönemde ekşi mayalı ekmeğe olan ilgi hızla artarken, uzmanlar marketlerde satılan ekşi mayalı ekmeklerin çoğunun geleneksel yöntemlerle üretilmediği konusunda uyarıyor. Gerçek ekşi mayalı ekmek, uzun fermantasyon süreci ve canlı kültür kullanımıyla öne çıkıyor, ancak raflarda yer alan pek çok ürün bu kriterleri karşılamıyor. Tüketiciler, sağlık yararlarını tam anlamıyla elde etmek için etiketleri dikkatle incelemeye çağrıldı.</p><h3>William Wallace: 'Etiketlerde maya ve aroma varsa dikkat'</h3><p>Bilim insanı William Wallace, ekşi mayalı ekmek alırken etiketlerin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Wallace'a göre, ürünün içeriğinde maya, sirke, asetik asit veya doğal aroma gibi ifadeler varsa, bu ekmekler geleneksel anlamda fermente edilmemiş oluyor. Gerçek ekşi mayalı ekmekte sadece un, su, tuz ve başlangıç kültürü bulunması gerekiyor. Marketlerde sıkça karşılaşılan 'ekşi mayalı aroması' ibaresi ise tüketicileri yanıltabiliyor. Wallace, sağlık yararlarını tam olarak almak isteyenlerin bu ayrıntılara dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Gerçek ekşi mayalı ekmek için uzun fermantasyon şart'</h3><p>Ekşi mayalı ekmeğin sağlık açısından öne çıkmasının temel nedeni, 12 ila 24 saatlik uzun fermantasyon süreci. Bu süre boyunca bakteriler, vücudun karbonhidratları sindirme hızını yavaşlatan asitler üretiyor ve böylece kan şekeri seviyesi daha dengeli kalıyor. Bilimsel araştırmalar, bu fermantasyonun kan glukozu ve insülin yanıtlarını azalttığını gösteriyor. Ancak, market raflarında bulunan ve 'ekşi mayalı' olarak pazarlanan birçok ürün, bu süreci geçirmeden üretiliyor. Uzmanlar, gerçek ekşi mayalı ekmek almak isteyenlerin etiketleri kontrol etmesini veya geleneksel yöntemlerle üreten yerel fırınları tercih etmesini öneriyor.</p><p>Sonuç olarak, ekşi mayalı ekmek tüketiminde artan talep, beraberinde sahte ve yanıltıcı ürünlerin de yaygınlaşmasına yol açtı. Sağlık yararlarından tam olarak faydalanmak isteyenler, yalnızca içerik listesine ve üretim yöntemine dikkat ederek doğru tercihi yapabilir. Uzmanlar, bilinçli alışverişin hem sağlık hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığını hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/uzmanlardan-eksi-mayali-e-531_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277529</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-gizli-tuneller-icin-karahindiba-dronlari-devreye-giriyor-277529</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta gizli tüneller için karahindiba dronları devreye giriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mars'ın yüzeyinin altında uzanan dev lav tüpleri, bilim insanlarının dikkatini çekiyor. ABD ve Avrupa'dan araştırma ekipleri, karahindiba dronu teknolojisiyle bu gizemli tünelleri keşfetmek için hazırlıklarını hızlandırıyor. Mars'ın atmosfer koşulları ve tünel sistemlerinin büyüklüğü, yeni nesil robotik çözümler gerektiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta gizli tüneller için karahindiba dronları devreye giriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve Avrupa'dan bilim insanları, Mars'taki dev lav tüplerini araştırmak için biyomimikriyle tasarlanmış karahindiba dronları taşıyan yuvarlak bir robot göndermeye hazırlanıyor. Mars'ın yüzeyinin altında, uzunluğu 1.200 kilometreyi bulan ve genişliği 250 metreye kadar ulaşan dev tünel sistemleri bulunuyor. Bu tüneller, Dünya'daki benzerlerinden çok daha büyük ve karmaşık yapısıyla dikkat çekiyor. Şimdiye kadar hiçbir insan yapımı araç bu lav tüplerinin içine girmedi. Araştırmacılar, Mars'ın zorlu atmosfer koşulları ve tünellerin bilinmezlikleriyle başa çıkmak amacıyla yeni nesil robotik keşif sistemleri geliştirme yarışında hız kazandı.</p><h3>Mostafa Hassanalian'dan karahindiba dronu atağı</h3><p>New Mexico Tech'ten doçent doktor Mostafa Hassanalian, Mars'ın devasa lav tüplerini keşfetmek için doğadan ilham alan bir çözüm öneriyor. Biyomimikri temelli bu yaklaşımda, top haline gelen pille böceği örnek alınarak tasarlanan yuvarlak robot, içinde binlerce karahindiba dronuyla Mars'a gönderilecek. Yuvarlak robot, mağara tavanındaki bir delikten içeri bırakıldığında, taşıdığı küçük dronları serbest bırakacak. Karahindiba dronları, Mars'ın güçlü rüzgarlarından yararlanarak tünellerin içinde kilometrelerce yol alacak ve havada süzülerek tünel sistemini haritalandıracak. Hassanalian'ın ekibi, bu dronların Mars'taki rüzgar gücünü en verimli şekilde kullanabilmesi için, doğadaki hava ile taşınan tohumların beyaz renginden ilham alarak cihazları beyaza boyamayı planlıyor. Böylece dronlar güneş ışığını yansıtacak, daha serin kalacak ve daha uzağa taşınabilecek. Karahindiba dronları, tünellerde sıcaklık ve nem ölçümü yaparak elde ettikleri verileri radyo sinyalleriyle ana robota iletecek. Elde edilen veriler, Mars'ın yeraltı yapısı hakkında daha önce hiç elde edilmemiş detaylı bilgiler sunacak.</p><h3>NASA ve Avrupa'dan Mars lav tüplerine keşif yarışı</h3><p>Mars'ın lav tüplerini keşfetme yarışında yalnızca ABD'den değil, Avrupa'dan da önemli adımlar geliyor. Malaga Üniversitesi Uzay Robotik Laboratuvarı liderliğindeki bir grup Avrupalı bilim insanı, 2023 yılında İspanya'nın Lanzarote adasında lav tüplerine robotlar bırakarak Mars görevlerinin provası niteliğinde testler gerçekleştirdi. Bu testler, Mars'taki karahindiba dronu projesiyle paralel ilerliyor. Öte yandan, NASA'nın geliştirdiği Ingenuity Mars Helikopteri, yüzeyde 72 uçuş yaparak açık alanda keşif kabiliyetini ispatladı. Ancak bu helikopter, lav tüplerinin içine giremedi. NASA'nın yeni planları, özellikle Tharsis bölgesindeki Arsia Mons ve Olympus Mons gibi dev volkanların altında uzanan tünel ağlarına odaklanıyor. Bu bölgeler, güneş sistemindeki en büyük volkanik yapıları barındırıyor ve bilim insanları burada devasa tünellerin varlığını gösteren delikler tespit etti. Termal okumalar, lav tüplerinin içindeki sıcaklığın yüzeye göre çok daha sabit olduğunu ortaya koydu. Bu durum, gelecekte insanların Mars'ta yaşayabilmesi için umut verici bir işaret olarak görülüyor. NASA, aynı zamanda Satürn'ün Titan uydusundaki mağaralar için de "Dragonfly" uzay aracıyla benzer keşif planları hazırlıyor.</p><h3>Karahindiba dronu teknolojisiyle Mars'ın sırları çözülüyor</h3><p>Karahindiba dronu projesinin başarısı, Mars'ın zorlu atmosfer koşullarına uyum sağlayabilmesinde yatıyor. Mars'ta saatte 97 kilometreye ulaşan rüzgarlar, geleneksel gezici robotların ve helikopterlerin sınırlarını zorluyor. Curiosity ve Perseverance gibi geziciler, büyüklükleri nedeniyle lav tüplerine giremiyor ve sert rüzgarlar zamanla bu araçlarda hasara yol açıyor. Karahindiba dronları ise hafif ve aerodinamik yapıları sayesinde rüzgarla kolayca taşınabiliyor. Ancak tünellerde rüzgarın yetersiz kalması ihtimaline karşı, yuvarlak robot yüksek güçlü bir fan ile donatıldı. Mars yüzeyinin altında güneş ışığı bulunmadığı için, klasik güneş panelleri burada çalışmıyor. Bu nedenle karahindiba dronları, elektrik üreten esnek piezoelektrik polimerlerle çalışacak şekilde tasarlandı. Böylece dronlar, tünellerde hem enerji üretebilecek hem de uzun süreli keşif yapabilecek. Bilim insanları, Mars'taki lav tüplerinin haritalanmasıyla hem geçmişte olası yaşam izlerini arayacak hem de gelecekte insan yerleşimine uygun bölgeleri belirleyecek. Mars'ın lav tüpleri, büyüklükleri ve korunmuş iç ortamlarıyla hem bilim dünyasının hem de uzay ajanslarının öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.</p><h3>Mars lav tüplerinde insan yaşamı için yeni umutlar</h3><p>Mars'ın lav tüplerinin incelenmesi, gezegenin geçmişine ve gelecekteki insan yerleşimlerine ışık tutuyor. Özellikle Arsia Mons ve çevresindeki tünel ağları, hem büyüklükleriyle hem de sabit sıcaklık koşullarıyla dikkat çekiyor. Bilim insanları, bu tünellerin iç ortamında yaşamın korunmuş olabileceğini ve gelecekte astronotlar için güvenli barınaklar oluşturabileceğini düşünüyor. NASA'nın ve Avrupa ekiplerinin yürüttüğü projeler, Mars'ın yeraltı dünyasını anlamak için büyük önem taşıyor. Karahindiba dronu teknolojisiyle yapılacak keşifler, Mars'ta uzun vadeli insan varlığı için kritik öneme sahip olacak. İnsanların Mars'a en erken 2030'larda ayak basması beklenirken, bu tür robotik keşifler, hem yerleşim planlaması hem de bilimsel araştırmalar için temel oluşturacak. Mars'ın lav tüpleri, gezegenin evrimi ve yaşam potansiyeli hakkında benzersiz bilgiler sunma potansiyeline sahip.</p><p>Mars'ın dev lav tüplerinde yürütülen bu yenilikçi araştırmalar, insanlığın uzaydaki en büyük sorularından birine yanıt arıyor: Kızıl Gezegen'in altında yaşam izleri var mı ve gelecekte insanlar burada güvenli bir şekilde var olabilir mi? Karahindiba dronu gibi ileri teknoloji çözümler, Mars'ın bilinmeyenlerini aydınlatmaya bir adım daha yaklaştırıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/marsta-gizli-tuneller-ici-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277528</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gram-altinda-sert-dusus-27-mayis-2026-carsamba-guncel-altin-fiyatlari-ceyrek-yarim-cumhuri-277528</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gram altında sert düşüş! 27 Mayıs 2026 çarşamba güncel altın fiyatları: Çeyrek, yarım, Cumhuriyet kaç para?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Son dakika, güncel, anlık altın fiyatları... Altın fiyatları 27 Mayıs 2026 Çarşamba Bugün haftanın üçüncü günü için araştırılmaya başlandı. Yatırımcısı tarafından güvenli liman kabul edilen altındaki son durum araştırılıyor. 27 Mayıs 2026 Çarşamba Bugün altın fiyatları beklenmedik düşüşle dikkat çekiyor. Peki; güncel altın fiyatları, gram altın, çeyrek altın, yarım altın fiyatları ne oldu? İşte, 27 Mayıs 2026 Çarşamba Bugün altın fiyatları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gram altında sert düşüş! 27 Mayıs 2026 çarşamba güncel altın fiyatları: Çeyrek, yarım, Cumhuriyet kaç para?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>27 Mayıs 2026 Çarşamba Bugün altın, güne düşüşle başlamasının ardından 6 bin 615 liradan işlem görüyor. Peki; güncel altın fiyatları, gram altın, çeyrek altın, yarım altın fiyatları ne oldu? İşte, 27 Mayıs 2026 Çarşamba Bugün altın fiyatları...<br></p><p>Dün ons altındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,9 kayıpla 6 bin 651 liradan tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/09/20/1600eyrekcumh-2009202597635291.jpg"/><p>Güne değer kaybıyla başlayan gram altın, saat 10.10 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,5 altında 6 bin 615 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 10 bin 920 liradan, cumhuriyet altını 43 bin 480 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu ise önceki kapanışa göre yüzde 0,6 azalışla 4 bin 482 dolardan işlem görüyor.</p><p>ABD ve İran arasında anlaşma sağlanabileceğine yönelik iyimserliklere karşın devam eden diplomatik belirsizlikler varlık fiyatlamaları üzerinde etkili oluyor.</p><p>Washington ve Tahran arasında anlaşma sağlanabileceğine yönelik umutlara karşın ABD&#39;nin İran&#39;ın güneyinde meşru müdafaa amaçlı saldırı düzenlemesi ve İran&#39;ın da bir ABD uçağı ile insansız hava aracına ateş açması sürece ilişkin temkinli bir yaklaşıma neden oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/08/09/1600eyrekaltn-09082025d0abc02a.jpg"/><p>Taraflar arasında anlaşmaya ilişkin süreç kırılgan bir zeminde ilerlerken, haftanın geri kalanında açıklanacak ABD&#39;de büyüme ve ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon açısından yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları verilerinin varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p>Analistler, Kurban Bayramı nedeniyle yurt içi piyasaların kapalı olduğunu, yurt dışında ise ABD&#39;de Richmond Fed sanayi endeksinin takip edileceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/gram-altinda-sert-dusus-2-773_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277527</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasanin-galileo-ekibinden-jupiterde-tarihi-kurtarma-operasyonu-277527</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın Galileo ekibinden Jüpiter'de tarihi kurtarma operasyonu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Galileo uzay aracı, Jüpiter'e yolculuğu sırasında ana iletişim anteninde yaşanan kritik arızaya rağmen, ekiplerin olağanüstü mühendislik çözümleriyle bilimsel verilerin büyük bölümünü Dünya'ya iletmeyi başardı. Galileo'nun bu zorlu süreci, uzay araştırmalarında kriz yönetimi ve yazılım geliştirme açısından çığır açıcı bir örnek olarak gösteriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın Galileo ekibinden Jüpiter'de tarihi kurtarma operasyonu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Galileo uzay aracı, 1989 yılında Jüpiter'e doğru başlattığı yolculuk sırasında beklenmedik bir krizle karşılaştı. Uzay aracının Dünya ile ana iletişimini sağlayan yüksek kazançlı anteni, 11 Nisan 1991'de açılma komutu verilmesine rağmen tam olarak devreye girmedi. Bu kritik arıza, misyonun neredeyse tüm bilimsel hedeflerini riske atarken, NASA mühendisleri hem uzay aracı hem de yer istasyonlarında yaptıkları yenilikçi yazılım ve donanım güncellemeleriyle Galileo'nun büyük bir kısmı kurtarılan verileri Dünya'ya iletmesini sağladı. Galileo'nun bu süreçteki başarısı, uzay araştırmalarında mühendislik ve kriz yönetimi açısından önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.</p><h3>NASA mühendislerinden yazılım ve donanımda eş zamanlı çözüm</h3><p>Galileo'nun başına gelen anten arızası, uzay misyonları tarihinde nadir görülen bir mühendislik problemi olarak kayıtlara geçti. Uzay aracı, Jüpiter'e ulaşmak için tasarlanırken iki farklı antenle donatılmıştı: yüksek kazançlı ana anten ve düşük kazançlı yardımcı antenler. Yüksek kazançlı anten, 4,8 metre çapında büyük bir ağ diski olarak, Jüpiter'den Dünya'ya saniyede yaklaşık 134.000 bitlik veri akışı sağlamak üzere planlanmıştı. Ancak, bu antenin açılmaması, Galileo'nun çok daha yavaş iletim kapasitesine sahip düşük kazançlı antenlere mahkûm olmasına yol açtı. Düşük kazançlı antenlerin veri aktarım hızı ise yalnızca yaklaşık 10 bit/saniye düzeyindeydi. Bu dramatik fark, misyonun planlanan bilimsel gözlemlerinin ve veri toplama hedeflerinin neredeyse imkânsız hale gelmesine neden oldu. NASA'nın mühendislik ekibi, sorunu yalnızca uzay aracı üzerinde değil, aynı zamanda Dünya'daki yer istasyonlarında da ele aldı. Galileo'nun yazılımı, radyo sinyalleriyle uzaktan yeniden programlandı ve veri sıkıştırma algoritmaları sisteme entegre edildi. Böylece, iletilecek görüntüler ve bilimsel bilgiler, ham verilerin gerektirdiğinden çok daha az bit kullanılarak gönderilebildi. Ekip ayrıca, veri akışının yapısını optimize etti, daha etkili hata düzeltme kodları ve paketlenmiş telemetri şemalarıyla her saniye iletilen bilginin kaybolmasını önledi. Tüm bu yenilikler sayesinde, Galileo'nun düşük kazançlı anteniyle bile önemli miktarda bilimsel veri Dünya'ya ulaştırıldı.</p><h3>Derin Uzay Ağı'nın güçlendirilmesiyle sinyal kaybı aşıldı</h3><p>Galileo'nun yaşadığı bu olağanüstü sorun karşısında, çözümün yalnızca uzay aracının yazılımında değil, aynı zamanda Dünya'daki iletişim altyapısında da bulunması gerektiği anlaşıldı. NASA'nın Derin Uzay Ağı, Galileo'nun zayıf sinyalini daha iyi yakalayabilmek için kapsamlı bir şekilde güncellendi. Birden fazla yer anteni, Galileo'dan gelen sinyalleri eş zamanlı olarak aldı ve bu sinyaller birleştirilerek gürültüden ayrıştırıldı. Yer istasyonlarına yerleştirilen daha hassas alıcılar sayesinde, düşük kazançlı antenin ilettiği zayıf veri akışı daha verimli şekilde kaydedildi. Bu teknik güçlendirmeler, Galileo'nun Jüpiter'den topladığı verilerin büyük kısmının Dünya'ya ulaşmasını sağladı. Uzay aracının bant kaydedicisi, verilerin kaybolmasını önlemek için kullanıldı ve sıkıştırılmış veriler, uygun zaman aralıklarında yavaşça Dünya'ya iletildi. Bu süreçte, Galileo'nun topladığı bilimsel verilerin yaklaşık %70'i kurtarıldı. Özellikle Jüpiter'in atmosferi, manyetosferi ve uyduları hakkında elde edilen bilgiler, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Galileo'nun Io uydusundaki aktif volkanizma gözlemleri ve Europa'da sıvı suyun varlığına işaret eden bulgular, misyonun başarısını taçlandırdı.</p><h3>Galileo'nun mühendislik dersi: Krizden başarıya uzanan yol</h3><p>Galileo uzay aracı, 1995 yılında Jüpiter'e ulaştıktan sonra sekiz yıl boyunca ana misyonunu ve iki uzatma görevini başarıyla tamamladı. 2003 yılında, Jüpiter'in uydularını kirletmemek amacıyla kasıtlı olarak gezegene yönlendirilerek görevi sona erdirildi. Galileo'nun iletişimde yaşadığı bu büyük arıza, uzay mühendisliği literatüründe klasik bir vaka olarak kabul ediliyor. Çünkü uzay aracına fiziksel olarak müdahale etme şansı yoktu; tüm çözümler, uzaktan yazılım güncellemeleri ve Dünya'daki iletişim altyapısının güçlendirilmesiyle geliştirildi. Bu süreç, uzay görevlerinde tek bir donanım arızasının bile tüm misyonu tehlikeye atabileceğini, ancak disiplinlerarası mühendislik yaklaşımları ve yenilikçi yazılım çözümleriyle büyük krizlerin aşılabileceğini gösterdi. Galileo'nun kurtarılması, uzay araştırmalarında veri iletimi, kodlama ve hata düzeltme teknolojilerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Misyonun sonunda, orijinal hedeflerin büyük kısmı yerine getirildi ve elde edilen bilimsel veriler, uzay araştırmalarında yeni projelere ilham kaynağı oldu.</p><p>Galileo'nun Jüpiter yolculuğu sırasında yaşanan bu olağanüstü mühendislik başarısı, uzay araştırmalarında karşılaşılan beklenmedik sorunlara karşı esnek ve yaratıcı çözümler geliştirilmesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. NASA'nın Galileo ekibi, hem yazılım hem de donanım alanında gösterdiği üstün performansla, uzay misyonlarında kriz yönetimi ve bilimsel hedeflerin korunması adına kalıcı bir örnek sundu. Bu tarihi olay, gelecekteki uzay görevleri için de yol gösterici olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/nasanin-galileo-ekibinden-733_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277526</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/appledan-kan-sekeri-izleme-projesi-icin-yeni-liderle-buyuk-atilim-mesaji-277526</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple'dan kan şekeri izleme projesi için yeni liderle büyük atılım mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch'un uzun süredir beklenen kan şekeri izleme özelliği için Apple, projede liderlik değişikliğine gitti. Şirketin kıdemli mühendisi Zongjian Chen'in projeyi devralması, kan şekeri izleme teknolojisinin tüketiciyle buluşması yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple'dan kan şekeri izleme projesi için yeni liderle büyük atılım mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, Apple Watch'a invaziv olmayan kan şekeri izleme özelliği kazandırmak için yıllardır yürüttüğü projede önemli bir liderlik değişikliğine imza attı. Şirket, kan şekeri izleme teknolojisi geliştirme sürecinin başına, donanım alanındaki deneyimiyle bilinen kıdemli mühendis Zongjian Chen'i getirdi. Bu değişiklik, Apple'ın sağlık teknolojileri alanındaki "moonshot" projesinde yeni bir dönüm noktası olarak görülüyor. Projenin liderliğinin Chen'e devredilmesi, şirket içinde ilerlemenin hızlanacağı yönünde umutları artırdı. Apple Watch'un gelecekte kullanıcıların kan şekeri takibini parmak delme ya da kan alma gerektirmeden yapabilmesini amaçlayan bu proje, sağlık teknolojilerinde devrim niteliğinde bir yenilik olarak öne çıkıyor.</p><h3>Apple'dan kan şekeri izleme projesinde stratejik liderlik hamlesi</h3><p>Apple, kan şekeri izleme teknolojisinin geliştirilmesi sürecinde, platform mimarisi şefi Tim Millet'ten görevi devralan Zongjian Chen ile yeni bir döneme girdi. Chen, daha önce Advanced Technologies Group ve modem donanımlarının yönetiminde gösterdiği başarılarla tanınıyor. Şirketin içinde "sonuç odaklı" olarak bilinen Chen'in, kan şekeri izleme projesini ticarileştirme yolunda önemli adımlar atması bekleniyor. Uzmanlar, bu liderlik değişiminin, Apple Watch'un sağlık alanında bir sonraki büyük sıçraması için gerekli ivmeyi sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Apple'ın bu hamlesi, şirketin sağlık teknolojilerine verdiği önemin ve kan şekeri izleme gibi zorlu projelere olan kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Apple Watch kan şekeri izleme projesinde tüketiciye yaklaşan hedef</h3><p>Kan şekeri izleme projesinin kökeni, Steve Jobs dönemine kadar uzanıyor. Apple, bu projeyle parmak delmeden veya kan almadan kan şekeri seviyelerini tespit edebilen sensörler geliştirmeyi hedefliyor. Son dönemde yaşanan liderlik değişimi, projede kaydedilen ilerlemenin somut bir göstergesi olarak öne çıktı. Ancak şirket kaynakları, kan şekeri izleme özelliğinin Apple Watch'a entegre edilmesinin hâlâ birkaç yıl alabileceğini belirtiyor. Yine de, Zongjian Chen'in liderliğindeki yeni dönemde projenin daha hızlı yol alacağına dair beklentiler yüksek. Apple'ın sağlık teknolojilerinde çıtayı yükselten bu adımı, hem kullanıcılar hem de sektör uzmanları tarafından yakından takip ediliyor. Şirketin kan şekeri izleme teknolojisini ticarileştirmeye bir adım daha yaklaşması, giyilebilir sağlık cihazları pazarında rekabeti de artıracak gibi görünüyor.</p><p>Apple Watch'un kan şekeri izleme projesinde yaşanan liderlik değişimi, şirketin sağlık teknolojileri alanında iddialı hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir ivme kazandığını gösteriyor. Zongjian Chen'in projeyi devralması, kan şekeri izleme teknolojisinin yakın gelecekte Apple kullanıcılarıyla buluşabileceğine dair umutları artırdı. Apple'ın bu stratejik hamlesi, sağlık odaklı giyilebilir cihazlarda yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/appledan-kan-sekeri-izlem-737_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277525</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/petrol-fiyatlari-talep-endiseleriyle-geriliyor-277525</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Petrol fiyatları talep endişeleriyle geriliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 95,01 dolardan işlem görüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Petrol fiyatları talep endişeleriyle geriliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün 96,68 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 96,67 dolardan tamamladı.</p><p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.39 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 1,72 azalarak 95,01 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 91,92 dolardan alıcı buldu.</p><p>Petrol fiyatları, İran ile ABD arasındaki müzakerelere ilişkin belirsizlikler ve artan gerilimin Hürmüz Boğazı&#39;nın açılmasına yönelik beklentileri zayıflatmasıyla düştü.</p><p>Fiyatlar, ABD&#39;nin İran&#39;a yönelik yeni saldırılar düzenlemesinin ardından hafta sonunda Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşma sağlanabileceği beklentilerinin zayıflamasıyla dün yüzde 4 yükselmişti.</p><p>İran, ABD&#39;nin Hürmüz Boğazı çevresindeki hedeflere saldırı düzenleyerek ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerken, ABD ise saldırıların savunma amaçlı olduğunu bildirdi.</p><p>ABD ve İran arasında anlaşma sağlanabileceğine yönelik umutların artmasına karşın, ABD&#39;nin İran&#39;a saldırılarının tekrar başlamasıyla karışık seyrediyor.</p><p>Üç ay süren çatışmalarda nisanda sağlanan ateşkesin ardından taraflar, küresel petrol ve doğal gaz akışı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı&#39;nın açılmasına yönelik görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini belirtmişti. Ancak uzmanlar artan gerilimin bu süreci riske attığını ifade etti.</p><p>Haftanın geri kalanında açıklanacak ABD&#39;de büyüme ve ABD Merkez Bankası&#39;nın (Fed) enflasyon açısından yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları verilerinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p>Öte yandan, Fed&#39;in yeni başkan Kevin Warsh döneminde faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağına yönelik öngörüler de hisse senedi piyasalarında risk algısının devam etmesine yol açıyor.</p><p>ABD&#39;de büyüme ve enflasyon verileri petrol fiyatlarının yönü açısından belirleyici olurken, Fed&#39;in faizleri uzun süre yüksek tutacağı beklentileri talep görünümüne ilişkin endişeleri artırarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.</p><p>Öte yandan, son günlerde bazı sıvılaştırılmış doğal gaz tankerlerinin Boğaz&#39;dan geçiş yaptığına ilişkin haberler, Boğaz&#39;ın yakın zamanda yeniden faaliyete geçebileceği ve bunun küresel arzı destekleyebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 95,49 doların direnç, 94,57 doların destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/petrol-fiyatlari-talep-en-127_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277524</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cigir-acan-bulus-burun-spreyiyle-beyin-yaslanmasi-tersine-dondu-277524</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çığır açan buluş! Burun spreyiyle beyin yaşlanması tersine döndü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Texas A&amp;M Üniversitesi araştırmacıları, beyindeki kronik iltihabı azaltarak hafızayı geri kazandıran ve beyin yaşlanmasını tersine çeviren deneysel bir burun spreyi geliştirdi. Sadece iki dozdan sonra aylarca süren iyileşme gözlemlenen tedavi, demans ve Alzheimer gibi hastalıklar için ciddi bir umut kapısı araladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çığır açan buluş! Burun spreyiyle beyin yaşlanması tersine döndü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Texas A&amp;M Üniversitesi'nde görev yapan bir grup bilim insanı, beyin yaşlanmasını tersine çevirme potansiyeli taşıyan deneysel bir burun spreyi geliştirdi. Araştırma ekibi, bu basit görünümlü tedavinin beyindeki kronik iltihabı bastırarak hafızayı yeniden canlandırdığını, bilişsel işlevleri güçlendirdiğini ve beyin hücrelerinin enerji üretim kapasitesini eski haline getirdiğini açıkladı. Yalnızca iki dozun ardından aylarca devam eden olumlu sonuçlar elde edilmesi, araştırmayı demans ve Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif rahatsızlıklar açısından son derece dikkat çekici bir konuma taşıdı. Peki bu burun spreyi tam olarak nasıl çalışıyor ve beyin yaşlanmasıyla mücadelede gerçekten bir dönüm noktası olabilir mi?</p><h3>Beyin yaşlanması neden geri alınabilir hale geldi?</h3><p>Bilim dünyası uzun süredir yaşlanan beyinlerin sürekli düşük seviyeli bir iltihaplanma sürecine maruz kaldığını biliyor. Tıp literatüründe 'nöroinflamaejing' olarak adlandırılan bu kronik iltihap, hafıza kaybına, düşünme becerilerinde zayıflamaya ve beynin değişen koşullara uyum sağlama yeteneğinin gerilemesine neden oluyor. Dahası, bu süreç Alzheimer ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde kritik bir tetikleyici olarak kabul ediliyor. Ancak Texas A&amp;M'deki araştırmacılar, bu sürecin sanıldığı kadar kalıcı olmayabileceğini ortaya koyan bulgulara ulaştı. Yani beyin yaşlanmasının kaçınılmaz bir son olmadığı, doğru müdahaleyle geri döndürülebileceği fikri artık bilimsel verilerle destekleniyor.</p><p>Çalışmayı Rejeneratif Tıp Enstitüsü'nün seçkin profesörü ve yardımcı direktörü Dr. Ashok Shetty yönetti. Kıdemli araştırma bilim insanları Dr. Madhu Leelavathi Narayana ve Dr. Maheedhar Kodali de projenin kilit isimleri arasında yer aldı. Araştırmanın sonuçları, alanın saygın yayınlarından Journal of Extracellular Vesicles'da yayımlandı. Dr. Shetty, konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Demans gibi beyin yaşlanmasına bağlı hastalıklar dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunu oluşturuyor. Biz gösterdik ki beyin yaşlanması tersine çevrilebilir; insanların zihinsel olarak keskin, sosyal olarak bağlı kalmasına ve yaşa bağlı gerilimden korunmasına yardımcı olunabilir" dedi.</p><h3>Deneysel burun spreyi beyinde nasıl etki gösteriyor?</h3><p>Geliştirilen tedavi, hücre dışı veziküller (EV'ler) adı verilen mikroskobik biyolojik parçacıklara dayanıyor. Bu minik yapılar, doğal koşullarda hücreler arasında genetik materyal taşıma görevini üstleniyor. Araştırmacılar bu vezikülleri, beyindeki kritik biyolojik süreçleri düzenleyen moleküller olan mikroRNA'larla yükleyerek tedavinin temelini oluşturdu. Dr. Narayana, mikroRNA'ların işlevini açıklarken "MikroRNA'lar ana düzenleyiciler gibi hareket ediyor. Beyindeki pek çok gen ve sinyal yolunu modüle etmeye, düzenlemeye yardımcı oluyorlar" ifadelerini kullandı. Bu sayede tedavi, beyin yaşlanmasının temel mekanizmalarına doğrudan müdahale edebilecek bir yapıya kavuştu.</p><p>Tedavinin en dikkat çekici yönlerinden biri, uygulama biçimiydi. Araştırmacılar EV'leri bir burun spreyi aracılığıyla verdiler. Bu yöntem sayesinde tedavi, beynin koruyucu bariyerini cerrahi müdahaleye gerek kalmadan aşarak doğrudan beyin dokusuna ulaştı. Dr. Kodali bu konuda "Teslimat yöntemi, yaklaşımımızın en heyecan verici boyutlarından biri. İntranazal uygulama, invaziv prosedürlere başvurmadan beyine erişmemizi ve onu tedavi etmemizi sağlıyor" diye konuştu. Beyne ulaşan tedavi, kronik iltihapta rol oynayan bağışıklık hücrelerini hedef aldı. Araştırmacıların aktardığına göre terapi, NLRP3 inflamazom ve cGAS-STING sinyal yolları gibi yaşlanmayla güçlü biçimde ilişkilendirilen inflamatuar sistemleri baskıladı. Bu iki sinyal yolu, beyin yaşlanması sürecinde iltihabın kronikleşmesinin başlıca sorumluları arasında gösteriliyor.</p><h3>Beyin hücrelerinin enerji üretim kapasitesi yeniden canlandı</h3><p>Burun spreyiyle uygulanan tedavi, yalnızca iltihabı bastırmakla kalmadı; bunun çok ötesine geçen sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, tedavinin aynı zamanda mitokondriyal aktiviteyi de yeniden canlandırdığını tespit etti. Mitokondri, hücrelerin içinde yer alan ve enerji üretiminden sorumlu küçük yapılar olarak biliniyor. Yaşlanma süreci ve kronik iltihap, mitokondrilere zarar vererek beyin hücrelerinin verimini düşürüyor ve onları dejenerasyona karşı savunmasız bırakıyor. Tedavi, mitokondriyal işlevi iyileştirerek beyin hücrelerinin bilgiyi işleme ve depolama kapasitelerini yeniden kazanmalarına katkı sağladı. Dr. Narayana bu durumu "Oksidatif stresi azaltarak ve beynin mitokondriyasını yeniden aktive ederek nöronlara kıvılcımlarını geri veriyoruz" sözleriyle özetledi.</p><p>Elde edilen iyileşmeler sadece laboratuvar ölçümleriyle sınırlı kalmadı. Davranışsal testlerde de son derece çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Tedavi uygulanan deneklerin hafıza ve tanıma görevlerinde belirgin biçimde daha iyi performans sergilediği gözlemlendi. Bu denekler, tedavi edilmemiş kontrol grubuna kıyasla tanıdık nesneleri ayırt etmede, yeni nesneleri tanımada ve çevrelerindeki değişiklikleri fark etmede çok daha başarılı oldu. Dr. Shetty bu sonuçları değerlendirirken "Beynin kendi onarım mekanizmalarının devreye girdiğini, iltihabın gerilediğini ve beynin kendini restore ettiğini görüyoruz" dedi. Belki de tüm bu bulguların en şaşırtıcı tarafı, etkilerin son derece hızlı ortaya çıkması ve sadece iki dozun ardından aylarca sürmesiydi. Bu durum, beyin yaşlanmasıyla mücadelede uzun süreli ilaç kullanımına alternatif bir yolun mümkün olabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Demans oranları artarken burun spreyi tedavisi umut veriyor</h3><p>Araştırma ekibi, geliştirdikleri yaklaşımın ileride geniş çaplı tıbbi uygulamalara zemin hazırlayabileceğine inanıyor. Dr. Shetty bu konudaki vizyonunu "Bu terapiyi geliştirip ölçeklendirdikçe, basit bir iki dozluk burun spreyi bir gün invaziv ve riskli prosedürlerin, hatta belki aylarca süren ilaç tedavilerinin yerini alabilir" sözleriyle paylaştı. Bulgular, demans vakalarının dünya genelinde artış eğilimi gösterdiği bir dönemde özellikle büyük önem taşıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde yıllık demans vaka sayısının 2020'deki yaklaşık 514 bin seviyesinden 2060 yılına kadar yaklaşık 1 milyona yükselmesi öngörülüyor. Bu rakamlar, beyin yaşlanmasına yönelik etkili tedavilerin ne denli acil bir ihtiyaç olduğunu gözler önüne seriyor.</p><p>Dr. Shetty, bu eğilimin altını çizerek "Bu tablo, demans gibi nörodejeneratif bozuklukların hem riskini hem de ciddiyetini en aza indirebilecek politikalar ve yenilikçi müdahaleler için acil bir ihtiyaca işaret ediyor" uyarısında bulundu. Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise tedavinin her iki cinsiyette de benzer yanıtlar üretmesiydi. Araştırmacılar, biyomedikal çalışmalarda cinsiyetler arası bu denli tutarlı sonuçların oldukça nadir görüldüğünü vurguladı. Dr. Shetty "Bu tedavi evrensel nitelikte. Sonuçlar her iki cinsiyet arasında tutarlı ve benzer çıktı" dedi. İlerleyen dönemde terapinin potansiyel olarak felç hastalarının beyin işlevlerini geri kazanmalarına veya yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatmalarına yardımcı olabileceği değerlendiriliyor.</p><h3>Dr. Shetty: 'Yaşlanmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlıyoruz'</h3><p>Dr. Shetty, araştırmanın daha geniş bir perspektiften taşıdığı anlama da değindi. "Yaklaşımımız yaşlanmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlıyor. Başarılı beyin yaşlanmasını hedefliyoruz: insanları bağlı, uyanık ve bağlantılı tutmak. Sadece daha uzun yaşamak değil, daha akıllı ve daha sağlıklı yaşamak" ifadelerini kullandı. Bu sözler, araştırmanın salt bir tıbbi buluşun ötesinde, yaşlanma kavramına bakış açısını değiştirmeyi amaçlayan bir felsefe taşıdığını ortaya koyuyor.</p><p>Araştırma, ABD Ulusal Yaşlanma Enstitüsü (NIA) tarafından desteklendi. Ekip, geliştirdikleri terapiyle ilgili bir ABD patenti başvurusunu da çoktan yaptı. Dr. Shetty, NIA ile sürdürülen iş birliğinin önemine dikkat çekerek "NIA ile ortaklığımız son derece kritik. Bu tür bir çalışma, hayatları değiştirebilecek sorunları ele almak ve çözümler geliştirmek için hem kaynaklara hem de doğru insanlara ihtiyaç duyuyor" dedi. Shetty'ye göre amaç, yalnızca yaşlanan beyinlerin arkasındaki biyolojik mekanizmaları çözmek değil; aynı zamanda bu bilgiyi hastalara somut fayda sağlayacak gerçek dünya tedavilerine dönüştürmek. "Sadece biyolojik mekanizmaları anlamaya çalışmıyoruz. Bulgularımızı fark yaratabilecek gerçek dünya terapilerine çeviriyoruz ve geliştiriyoruz" diye ekledi.</p><p>Tedavinin insanlar üzerinde test edilmesi için henüz ek araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Ancak çalışma, son derece çarpıcı bir olasılığı gündeme taşıdı: beyin yaşlanması, yaşlanmanın kaçınılmaz ve geri dönüşü olmayan bir parçası olmayabilir. Eğer klinik deneylerde de benzer sonuçlar elde edilirse, basit bir burun spreyi milyonlarca insanın yaşam kalitesini kökten değiştirebilir ve beyin yaşlanmasıyla mücadelede yepyeni bir çağ başlatabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/cigir-acan-bulus-burun-sp-369_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277523</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fenerbahce-otobusune-saldiri-dosyasi-yeniden-ele-alinacak-277523</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe otobüsüne saldırı dosyası yeniden ele alınacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımına 4 Nisan 2015'te Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin dosyada "kanun yararına bozma" kararı alındığını belirterek, "Amacımız, bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe otobüsüne saldırı dosyası yeniden ele alınacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımına yönelik olarak 4 Nisan 2015&#39;te Trabzon&#39;da gerçekleştirilen silahlı saldırının, milletin hafızasında derin izler bıraktığını, sporun ruhuna ve toplumsal huzura yönelmiş kabul edilemez bir eylem olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.</p><p>Aradan geçen zamana rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanmasının, kamu vicdanını rahatsız etmeye devam ettiğini kaydeden Gürlek, &quot;Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkileri ve adalet beklentisini dikkatle takip ettik. Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi tarafından söz konusu dosya yeniden ve titizlikle incelendi. Yapılan inceleme neticesinde, dosyaya ilişkin &#39;kanun yararına bozma&#39; kararı dün itibarıyla alındı.&quot; bilgisini paylaştı.</p><p><b>Gürlek, paylaşımında şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bu kararla birlikte, daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki yönden yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Amacımız, bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır.</p><p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın verdiği vazife doğrultusunda adaletin tecellisi için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağız. Hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına izin vermeyecek; kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/fenerbahce-otobusune-sald-855_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277522</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kilicdaroglu-genel-baskanlari-kurultaylar-secer-277522</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: Genel başkanları kurultaylar seçer]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kurultaysız bir parti yok. Kurultay yapılacak. Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kılıçdaroğlu: Genel başkanları kurultaylar seçer]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konutunun önünde basın mensuplarıyla bayramlaştı. Burada soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, öncesinde basın mensuplarının bayramını kutladı.  </p><p><b>"SORUNLARA KARŞI SAĞLIKLI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMESİ HEPİMİZİN ORTAK GÖREVİ"</b></p><p>Sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Partinin birliğinin, bütünlüğünün korunması, parti içinde uyumun olması, birlikte mücadele edilmesi var olan sorunlara karşı sağlıklı çözümler üretilmesi hepimizin ortak görevi. Bunu yapmak zorundayız. Bunun için çalışmak zorundayız" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/aw71387402-27052026d8127768.jpg"/><p><b>"AYRIŞMAK, KAVGA ETMEK, AYRIŞMAYI ÇOK DÖNÜLEMEZ NOKTALARA TAŞIMAK DOĞRU DEĞİL"</b></p><p>Özgür Özel ile bayramlaşma olup olmayacağı sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Olmadı ama olur tabii niye olmasın. Bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan 2 kişiyiz. Böyle ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil" dedi.  </p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Her şey yasal zeminde olmalı. Eğer siz yasa tanımazsanız o zaman sorun olur. <a href="https://t.co/j1aFV5fDhe">pic.twitter.com/j1aFV5fDhe</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2059554774161272853?ref_src=twsrc%5Etfw">May 27, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p><b>"KURULTAYIN YASAL ZEMİNDE YAPILMASI LAZIM, TEDBİR KARARI KALKTIKTAN SONRA KURULTAY YAPILIR"</b></p><p>Bir kurultay yapılacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Kurultay yapacağız arkadaşlar. Kurultaysız bir parti yok. Kurultay yapılacak. Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, oturacağız, konuşacağız. En kısa sürede kurultayı nasıl yaparız, kurultayı nasıl gerçekleştiririz konuşacağız" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"İHRAÇ VE ÜYELİKLERİN ASKIYA ALINACAĞI İDDİALARI DEDİKODU"</b></p><p>Partiden ihraç yapılacağı ve üyeliklerin askıya alınacağı iddialara ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, bu iddiaların tamamen dedikodu olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bir sürü dedikodu. Bunlara inanmayın. Herkes bir şey söylüyor. Dedikodularla, birisinin talebiyle öbürünün talebiyle bir şey yapamazsınız. Hukuk içinde kalmak zorundasınız. İhracın koşulları var. Bir kişiyi hemen tutup da ben bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim. Öyle bir kural yok" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"'BİZ ŞU GEREKÇEYLE MİLLETVEKİLLERİNİ CHP GENEL MERKEZİ'NE ALMADIK' DİYE HAKLI GEREKÇELERİNİN ANLATILMASI LAZIM"</b></p><p>Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde tahliye günü yaşananlara ilişkin sözlerine şöyle devam etti:  </p><p>"CHP'nin kuruluğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapıları kapatılmaz. Milletvekili CHP Genel Merkezi'ne gittiği zaman CHP Genel Merkezi'nin kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır? Tarihinde CHP Genel Merkezi'nin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir. Bir partinin kapıları halka kapanamaz, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Çıkıp 'biz şu gerekçeyle milletvekillerini CHP Genel Merkezi'ne almadık. CHP milletvekili almadık' diye haklı gerekçelerinin anlatılması lazım. Ya demokrasiye inanacaksınız ya baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz. Orası kimsenin babasının malı değildir. Orası kimsenin mülkiyetinde değildir. Orası halkındır. İçim burkularak izledim ya. Bunlar olmamalı. Niye oluyor bunlar."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/aw71387401-27052026527f3cdf.jpg"/><p><b>"HENÜZ BİLMEDİĞİNİZ PEK ÇOK AYRINTIYI HALKLA BULUŞMADA ANLATACAĞIM"</b></p><p>1 Haziran'da Parti Meclisi'ni (PM) toplayacaklarını ve bir Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kadrosu oluşturacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, mutlak butlan sürecini ve ilerleyen süreçte yapacaklarını 30 Mayıs'taki halk buluşmasında anlatacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ayrıntılarını halkla buluşmada halkın da duyması lazım. Partilerin de duyması lazım. Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Herkes gerçekleri görmek zorunda. Herkes gerçekleri anlamak zorunda. Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacaktım. Mahkeme kararı çıktı. Ben bütün gerçekleri halkın da, partilerimle paylaşmak zorundayım" diye konuştu.  </p><p>Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarıyla ve çevredeki vatandaşla da bayramlaşarak konutuna döndü.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kilicdaroglu-genel-baskan-460_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277521</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/kenan-imirzalioglu-ile-sinem-kobal-kizlarinin-yuzunu-ilk-kez-gosterdi-bakin-kime-benziyorlar-277521</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kenan İmirzalıoğlu ile Sinem Kobal kızlarının yüzünü ilk kez gösterdi! Bakın kime benziyorlar...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Çocuklarını gözlerden uzak büyütmeyi tercih eden Kenan İmirzalıoğlu ile Sinem Kobal, hafta sonunda kızları Lalin ve Leyla ile birlikte katıldıkları etkinlikte objektiflere yansıdı. Kenan İmirzalıoğlu ile Sinem Kobal'ın çocukları ilk kez bu kadar net görüntülendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kenan İmirzalıoğlu ile Sinem Kobal kızlarının yüzünü ilk kez gösterdi! Bakın kime benziyorlar...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinem Kobal ile kendisi gibi oyuncu Kenan İmirzalıoğlu, 2016 yılında nikah masasına oturdu. 2020 yılında Lalin'i, 2022'de ise Leyla'yı kucağına alan oyuncu çift Sinem Kobal ile Kenan İmirzalıoğlu, anne-baba olmanın mutluluğunu yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sinem2-2705202622606a76.jpg"/><p>Kenan İmirzalıoğlu ile Sinem Kobal, hafta sonunda ailece katıldıkları etkinlikle magazin gündemine damga vurdu. Gözlerden uzak büyüttükleri kızları Lalin ve Leyla ile birlikte dünyaca ünlü bir gösteriyi izlemeye giden oyuncu çift, samimi halleriyle dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sinem3-270520262822671e.jpg"/><p>Çocuklarını kameralardan uzakta büyütmeyi tercih eden çiftin kızları ise ilk kez görüntülendi. Özellikle minik Lalin ve Leyla'nın görüntüleri takipçiler tarafından yoğun yorum aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sinem4-2705202694569535.jpg"/><p>İşte Sinem Kobal, Kenan İmirzalıoğlu ve kızları;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/sinem5-27052026df6c48f2.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kenan-imirzalioglu-ile-si-709_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277520</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/70-yildir-mamut-sandiklari-kemikler-balina-cikti-277520</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[70 yıldır mamut sandıkları kemikler balina çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Alaska Üniversitesi Kuzey Müzesi'nde 70 yıldır yünlü mamut fosili olarak saklanan kemiklerin, yapılan son analizlerle aslında balinaya ait olduğu anlaşıldı. Bu şaşırtıcı bulgu, hem bilim dünyasında hem de arkeoloji çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Araştırmacılar, kemiklerin kökenine dair gizemi çözmek için izotop ve DNA analizlerine başvurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[70 yıldır mamut sandıkları kemikler balina çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alaska Üniversitesi Kuzey Müzesi'nde 70 yılı aşkın süredir yünlü mamut fosili sanılarak muhafaza edilen kemiklerin, yapılan kapsamlı analizler sonucunda balinaya ait olduğu ortaya çıktı. 1951 yılında arkeolog Otto Geist tarafından Alaska'nın iç kesimlerindeki Beringia bölgesinde keşfedilen bu kemikler, uzun yıllar boyunca mamutlara ait olduğu düşünülerek müze arşivlerinde saklandı. Ancak son dönemde yapılan radyokarbon tarihlendirmesi ve genetik testler, fosillerin aslında tamamen farklı bir türden, deniz memelisi olan balinadan geldiğini gösterdi. Bu beklenmedik bulgu, hem bilim dünyasında hem de arkeoloji çevrelerinde büyük bir şaşkınlık yarattı.</p><h3>Alaska Üniversitesi araştırmacılarından çarpıcı analiz</h3><p>Otto Geist'in 1951'de bulduğu ve büyüklüğüyle dikkat çeken kemikler, o dönemin koşullarında bölgede sık rastlanan mamut kalıntılarıyla benzerlik gösteriyordu. Geist, kemiklerin görünümüne ve bulunduğu konuma bakarak bunların yünlü mamuta ait olduğunu düşündü ve örnekleri Alaska Üniversitesi Kuzey Müzesi'ne teslim etti. Müze, bu kemikleri 70 yıl boyunca arşivlerinde sakladı. Ancak geçen yıllar içinde gelişen bilimsel teknikler sayesinde, müze yetkilileri kemiklerin yaşını radyokarbon yöntemiyle belirledi. Sonuçlar, kemiklerin yalnızca 2.000 ila 3.000 yıl yaşında olduğunu gösterdi. Bu durum, mamutların yaklaşık 13.000 yıl önce yok olduğu bilgisini göz önünde bulundurunca, kemiklerin mamutlara ait olamayacağını ortaya koydu. Araştırmacılar, kemiklerin kökenini anlamak için izotop analizlerine başvurdu. Yüksek azot-15 ve karbon-13 seviyeleri, kemiklerin deniz kökenli bir canlıya ait olabileceğine işaret etti. Bu bulgular, mamutların yaşadığı bilinen kara ortamlarından farklı bir kimyasal profil ortaya koydu.</p><h3>DNA testiyle şaşırtan sonuç: mamut değil balina</h3><p>Kimyasal analizlerin ardından, araştırmacılar kemiklerin gerçek kimliğini kesinleştirmek için antik DNA testi uyguladı. Fosillerin DNA'sı, Kuzey Pasifik Sağ balinası (Eubalaena japonica) ve Ortak Minke balinası (Balaenoptera acutorostrata) türleriyle karşılaştırıldı. Sonuçlar, kemiklerin yünlü mamut yerine balinaya ait olduğunu net biçimde gösterdi. Bu bulgu, Alaska'nın iç kesimlerinde, denizden yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta balina kalıntısı bulunmasının nasıl mümkün olabileceği sorusunu da beraberinde getirdi. Araştırma ekibi, kemiklerin bölgeye antik nehirler veya koylar yoluyla ulaşmış olabileceğini, hatta eski çağlarda insanlar tarafından taşınmış olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu ihtimallerin hiçbiri kesin bir yanıt sunmuyor. Ayrıca, 1950'li yıllarda müzeye getirilen kemikler arasında karışıklık yaşanmış olabileceği de ihtimal dahilinde. Bilim insanları, bu gizemin tam olarak çözülemeyebileceğini, ancak elde edilen bulguların son mamutların izini süren araştırmalar için önemli bir referans oluşturduğunu vurguluyor.</p><h3>Wooller ekibinden uyarı: fosil kimliği doğrulanmalı</h3><p>Alaska Üniversitesi Fairbanks'ten biyogeokimyacı Matthew Wooller ve ekibi, kemiklerin yanlış tanımlanmasının bilimsel sonuçları üzerinde durdu. Wooller, radyokarbon verileri ile izotop analizlerinin, örneklerin kara hayvanlarına ait olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Ayrıca, antik DNA'nın kullanılmasıyla, fosillerin gerçek kimliğinin güvence altına alınmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı. Wooller ve ekibi, "Bu çaba, örneklerin son mamutlar için aday olamayacağını kesin biçimde gösterdi" açıklamasını yaptı. Ancak, balina kemiklerinin Alaska'nın iç kesimlerine nasıl ulaştığı sorusu hâlâ cevapsız. Araştırmacılar, bu tür hataların bilimsel literatürde kafa karışıklığına yol açabileceğine dikkat çekerek, müze koleksiyonlarındaki fosillerin kimliğinin doğrulanması gerektiğini belirtiyor. Bu olay, deniz ve kara memelileri arasındaki fiziksel benzerliklerin, yanlış tanımlamalara yol açabileceğinin de altını çiziyor.</p><p>Sonuç olarak, Alaska Üniversitesi'nin 70 yıl boyunca mamut zannederek sakladığı kemiklerin aslında balinaya ait olduğunun anlaşılması, bilim dünyasında fosil tanımlamalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle müze koleksiyonlarında yer alan fosillerin kimliklerinin modern tekniklerle tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu olay, hem arkeolojik araştırmalarda hem de paleontoloji alanında dikkatli analizlerin ne kadar hayati olduğunu gösterdi. Gizemli balina kemiklerinin bölgeye nasıl ulaştığı sorusu ise şimdilik yanıtsız kalmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/70-yildir-mamut-sandiklar-242_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277519</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/demokratik-kongoda-ebola-salgini-buyuyor-polis-tedavi-merkezinde-havaya-ates-acti-277519</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Demokratik Kongo'da Ebola salgını büyüyor! Polis tedavi merkezinde havaya ateş açtı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda, Ebola tedavi merkezinde yaşanan gerginlik sonrası polis havaya ateş açarak kalabalığı dağıttı. Mongwalu'da öfkeli gruplar, yakınlarının cesetlerini almak isteyince güvenlik güçleri müdahale etti. Salgın, bölgedeki derin güvensizliği ve uluslararası endişeleri artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Demokratik Kongo'da Ebola salgını büyüyor! Polis tedavi merkezinde havaya ateş açtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda yer alan Mongwalu kentinde, Ebola tedavi merkezinde yaşanan olaylar ülkede yeni bir kriz dalgasını gündeme taşıdı. Pazar günü, yakınlarını Ebola nedeniyle kaybeden öfkeli kalabalıklar, tedavi merkezine girerek sevdiklerinin cesetlerini almak istedi. Polis, artan gerginlik üzerine havaya ateş açarak kalabalığı dağıtmaya çalıştı. Olay, bölgedeki sağlık çalışanlarının ve uluslararası kuruluşların salgınla mücadelesini daha da zorlaştırdı. Son dönemde artan şüpheli Ebola vakaları ve ölümler, halk arasında korku ve güvensizliği derinleştirirken, tedavi merkezleri zaman zaman saldırıya uğruyor.</p><h3>Mongwalu'da polis müdahalesi: Ebola ölümleri sonrası kriz büyüyor</h3><p>Mongwalu'daki Ebola tedavi merkezinde yaşanan gerginlik, bölgedeki sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından ciddi endişelere yol açtı. Pazar günü meydana gelen olayda, öfkeli kalabalıklar, Ebola'dan hayatını kaybeden iki kişinin cesetlerinin ailelerine verilmesini talep etti. Polis, kalabalığın kontrolünü sağlamak için havaya ateş açtı. Yerel gazetecilerin BBC'ye verdiği bilgilere göre, bu tür olaylar bölgede artan bir eğilim gösteriyor. Cuma gecesi de aynı merkezde bir izolasyon çadırı ateşe verildi. Ebola virüsüne yakalananların cenazeleri, yüksek bulaşıcılık riski nedeniyle ailelere teslim edilmiyor. Yetkililer, bu uygulamanın virüsün yayılmasını önlemek için zorunlu olduğunu belirtiyor. Ancak, halk arasında ölüm nedenlerine ilişkin şüpheler ve sağlık yetkililerine duyulan güvensizlik, saldırıların ve protestoların artmasına neden oluyor.</p><h3>220 şüpheli ölüm, 900'ü aşkın vaka: Ebola salgını kontrolden çıkıyor</h3><p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde şu ana kadar 900'den fazla şüpheli Ebola vakası ve 220 şüpheli ölüm kaydedildi. Salgın, özellikle Mongwalu ve çevresindeki bölgelerde etkisini artırıyor. Ölenler arasında tanınmış bir dini liderin de bulunduğu bildirildi. Hastane yetkilileri, toplumda artan korkunun ve söylentilerin salgının kontrol altına alınmasını güçleştirdiğini açıkladı. Rwampara kasabasında da benzer olaylar yaşandı; burada da halk, Ebola'dan öldüğü düşünülen bir kişinin cesedini almak isteyince izolasyon çadırları ateşe verildi. Kızıl Haç gönüllüleri, polis koruması altında güvenli cenaze işlemleri yürütüyor. Ancak, gönüllülerden üçü virüsle temas sonucu hayatını kaybetti. Bu kayıplar, salgının önlenmesinde karşılaşılan zorlukları ve riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Uluslararası iş birliği ve Africa CDC'nin acil bütçe çağrısı</h3><p>Ebola salgınının yayılması, sadece Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ni değil, komşu ülkeleri de tehdit ediyor. Uganda, son olarak iki sağlık çalışanında Ebola vakası tespit edildiğini doğruladı ve ülkedeki toplam vaka sayısı yediye yükseldi. Güney Sudan ve Uganda'daki sağlık bakanlıkları, sınır ötesi koordinasyon için Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) ile bir araya geldi. Africa CDC Genel Direktörü Dr. Jean Kaseya, salgının yayılmasını durdurmak için 319 milyon dolarlık bir bütçeye ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Şu ana kadar bu miktarın yalnızca yüzde 10'u güvence altına alınabildi. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, dayanışma göstergesi olarak 5 milyon dolar taahhüt etti ve diğer Afrika ülkelerine de destek çağrısında bulundu. Ramaphosa, uluslararası topluma da seslenerek, "Afrika daha güvenli olduğunda dünya da daha güvenlidir" ifadesini kullandı. Africa CDC, ayrıca ABD, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası gibi uluslararası ortakların da fon sağlaması için girişimlerde bulunuyor.</p><h3>DSÖ'den salgın ilanı: Bundibugyo türü için aşı ya da ilaç yok</h3><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 15 Mayıs'ta Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ituri eyaletinde yeni bir Ebola salgını ilan etti. Bu, ülkenin 17. Ebola salgını olarak kayıtlara geçti. Salgının kaynağı, on yıldan uzun süredir görülmeyen nadir Bundibugyo Ebola türü olarak belirlendi. Şu anda Bundibugyo türüne karşı etkili bir aşı ya da ilaç bulunmuyor. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, ilk vakaların tespitinde yaşanan gecikmenin ardından "salgını yakalamaya çalışıyoruz" dedi. DSÖ, salgını uluslararası önemde bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan etti ve operasyonların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Öte yandan, yeni bir aşının geliştirilmesi ve kullanıma sunulması için en az dokuz ay gerektiği belirtiliyor. Salgının yayılması, Kongo'nun Ruanda ile sınırındaki Kuzey ve Güney Kivu bölgelerinde de yeni vakaların ortaya çıkmasına yol açtı. Bu bölgelerde, M23 isyancı grubunun kontrolündeki alanlar, sağlık ekiplerinin müdahalesini daha da güçleştiriyor.</p><h3>Güvensizlik ve söylentiler salgının önünde en büyük engel</h3><p>Bölgedeki topluluklarda, Ebola ölümlerinin nedenleri ve yetkililerin uygulamaları konusunda ciddi bir güvensizlik hakim. Özellikle cenazelerin ailelere teslim edilmemesi, halk arasında söylentilerin yayılmasına ve sağlık ekiplerine yönelik saldırıların artmasına yol açıyor. Yetkililer, bu tutumun virüsün yayılmasını önlemek için zorunlu olduğunu vurgulasa da, halkın ikna edilmesi ve bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor. Africa CDC, salgının kontrol altına alınabilmesi için sadece tıbbi değil, toplumsal ve psikolojik destek mekanizmalarının da devreye sokulması gerektiğini belirtiyor. Uluslararası kuruluşlar, bölgedeki sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve halkla iletişimin artırılması için yeni stratejiler geliştiriyor. Salgının yayılmasını önlemede güven ortamının sağlanması, alınacak önlemlerin başarısı açısından kritik bir rol oynuyor.</p><p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Ebola salgını, sadece sağlık sistemi değil, toplumsal güven ve uluslararası dayanışma açısından da ciddi bir sınav niteliği taşıyor. Salgının kontrol altına alınabilmesi için bölgesel iş birliği, hızlı müdahale ve toplumsal bilgilendirme büyük önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte, salgının seyrini hem yerel halkın tutumu hem de uluslararası destek belirleyecek. Yetkililer, Ebola tehdidinin ortadan kalkması için tüm tarafların koordineli ve kararlı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/demokratik-kongoda-ebola--105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277518</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/belcikada-okul-minibusune-tren-carpti-4-olu-5-agir-yarali-277518</link>
      <pubDate>2026-05-27T11:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Belçika'da okul minibüsüne tren çarptı! 4 ölü, 5 ağır yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Belçika'nın Buggenhout kasabasında bir okul minibüsünün trenle çarpışması sonucu ikisi çocuk dört kişi yaşamını yitirdi, beş çocuk ise ağır yaralandı. Olay, sabah saatlerinde demiryolu geçidinde meydana geldi ve ülke genelinde büyük üzüntüye yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Belçika'da okul minibüsüne tren çarptı! 4 ölü, 5 ağır yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'nın kuzeyindeki Buggenhout kasabasında Salı sabahı yaşanan trajik kazada, bir okul minibüsü demiryolu geçidinde bariyerleri aşarak trenle çarpıştı. Kazada, ikisi çocuk olmak üzere dört kişi hayatını kaybetti, beş çocuk ise ağır yaralandı. Yerel saatle 08:00 sularında gerçekleşen olay, kasabada ve ülke genelinde derin üzüntüye sebep oldu. Olay yerine hızla ulaşan acil servis ekipleri, sıcak hava koşullarına rağmen yaralıları kurtarmak için yoğun çaba harcadı. Yetkililer, kazanın ardından detaylı bir soruşturma başlattı ve adli incelemeler devam ediyor.</p><h3>Polis ve savcılıktan kaza bilançosu: İki çocuk yaşamını yitirdi</h3><p>Polis ve kamu savcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, kazada hayatını kaybedenler arasında 12 ve 15 yaşlarında iki öğrenci, 27 yaşında bir görevli ve 49 yaşındaki minibüs şoförü bulunuyor. Savcılık sözcüsü Lisa De Wilde, olay sırasında beş çocuğun da ciddi şekilde yaralandığını ve hastanede tedavi altında olduklarını belirtti. Yaralıların sağlık durumlarının stabil olduğu açıklandı. Minibüste bulunan öğrencilerin, yakındaki bir özel eğitim okuluna ait oldukları öğrenildi. Kazanın ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve kurtarma ekibi sevk edildi, ailelere ve etkilenenlere psikolojik destek sağlandı.</p><h3>Demiryolu geçidinde bariyerler kapalıydı: Soruşturma sürüyor</h3><p>Belçika demiryolu işletmecisi Infrabel'den Thomas Baeken, kazanın yaşandığı anda demiryolu geçidindeki bariyerlerin kapalı ve uyarı ışıklarının kırmızı olduğunu doğruladı. Olay anına ait görüntülerde, minibüsün kapalı bariyerleri geçmeye çalıştığı tespit edildi. Tren şoförünün, çarpışmayı önlemek amacıyla acil fren uyguladığı ancak kazanın önüne geçilemediği açıklandı. Tren kazadan hafif hasarla çıkarken, yolcularda herhangi bir yaralanma meydana gelmedi. Minibüs ise ciddi şekilde hasar gördü ve yan yatmış şekilde bulundu. Yetkililer, minibüs şoförünün daha önce herhangi bir sabıka kaydı olmadığını, cesedi üzerinde otopsi yapılacağını bildirdi. Trafik uzmanı ve adli laboratuvar ekipleri, kazanın tüm yönlerini aydınlatmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Belçika'dan taziye mesajları ve acil servislerin fedakârlığı</h3><p>Belçika Başbakanı Bart De Wever, X hesabından yaptığı açıklamada kazadan derinden etkilendiğini ve hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilediğini belirtti. Flemish Eğitim Bakanı Zuhal Demir de sosyal medya üzerinden taziyelerini iletti ve acil servis ekiplerinin hızlı müdahalesine teşekkür etti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise kazadan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, kurbanların ailelerine en derin taziyelerini sundu. Olay, ülkede ve Avrupa genelinde büyük yankı uyandırdı. Kazanın nedenine ilişkin soruşturma devam ederken, yetkililer olayın insan hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını henüz netleştiremedi.</p><p>Kazanın ardından Belçika genelinde demiryolu geçitlerinde güvenlik önlemleri ve sürücülerin dikkatli olması yönünde çağrılar yapıldı. Yetkililer, soruşturmanın sonuçlarına göre yeni önlemler alınabileceğini belirtti. Buggenhout'taki trajik olay, toplumsal hafızada derin bir iz bıraktı ve benzer kazaların önlenmesi için tüm kurumlar iş birliği içinde çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/belcikada-okul-minibusune-638_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277517</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-80-kilometre-menzilli-fuze-firlatti-asyada-tansiyon-yukseldi-277517</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore, 80 kilometre menzilli füze fırlattı! Asya'da tansiyon yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore, Jongju kentinden denize doğru kısa menzilli balistik füze ve çeşitli silahlar fırlatarak bölgedeki askeri tansiyonu yeniden yükseltti. Güney Kore ordusu, fırlatılan füzelerin yaklaşık 80 kilometre yol aldığını ve başka silah sistemlerinin de devreye sokulduğunu açıkladı. Olay, Rusya ve Çin'in Pyongyang'a yönelik Batı baskılarına karşı desteğini yinelemesinin hemen ardından yaşandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore, 80 kilometre menzilli füze fırlattı! Asya'da tansiyon yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore, Salı günü ülkenin batısında yer alan Jongju şehrinden denize doğru kısa menzilli balistik füze ve çeşitli silah sistemleri fırlatarak bölgede yeni bir askeri gerilim başlattı. Güney Kore ordusundan yapılan açıklamada, füzelerin yaklaşık 80 kilometre mesafe kat ettiği ve eş zamanlı olarak farklı silahların da ateşlendiği bildirildi. Bu hamle, Rusya ve Çin liderlerinin Kuzey Kore üzerindeki Batı baskılarına karşı çıkışlarının hemen ardından geldi. Olay, 19 Nisan'dan bu yana Kuzey Kore'nin ilk büyük silah denemesi olarak kayıtlara geçti.</p><h3>Kuzey Kore'nin Jongju'daki füze gösterisi bölgeyi alarma geçirdi</h3><p>Güney Kore ordusu, Kuzey Kore'nin Jongju kentinden denize doğru gerçekleştirdiği balistik füze fırlatmasının yanı sıra, başka silah sistemlerinin de aynı anda devreye sokulduğunu duyurdu. Askeri kaynaklara göre, çoklu roketatar sistemleri de kullanıldı ve bu farklı silah türlerinin eş zamanlı ateşlenmesi, Güney Kore ile ABD'nin savunma hatlarını aşma kabiliyetinin test edilmesi amacı taşıyor olabilir. Yetkililer, bu tür denemelerin bölgedeki askeri dengeleri etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Güney Kore, ABD ile olan askeri ittifakının gücünü vurgulayarak, Kuzey Kore'nin olası provokasyonlarına karşı hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Bu gelişmeler, Pyongyang'ın askeri kapasitesini artırma çabalarının yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.</p><h3>Kim Jong Un'un stratejisi: Rusya ve Çin desteğiyle askeri modernizasyon</h3><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, son yıllarda ülkesinin nükleer ve füze envanterini modernize etmeye odaklandı. 2019'da ABD ile yürütülen nükleer müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Kim hem askeri hem de diplomatik stratejisini değiştirdi. Özellikle Rusya ile ilişkileri güçlendiren Pyongyang yönetimi, Ukrayna savaşında Moskova'ya asker ve konvansiyonel silah desteği sağladı. Ayrıca, Çin ile ekonomik ve politik işbirliğini derinleştirmek için adımlar atıldı. Geçtiğimiz hafta Pekin'de gerçekleştirilen zirvede, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kuzey Kore'nin güvenliğine yönelik dış baskılara karşı ortak bir duruş sergiledi. Kremlin'den yapılan açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'nin veto yetkisine sahip üyeleri olarak Rusya ve Çin'in, Batı'nın Kuzey Kore'ye yönelik yaptırım ve izolasyon girişimlerine karşı oldukları belirtildi.</p><h3>Güney Kore'den savunma çağrısı ve yeni askeri hamleler</h3><p>Kuzey Kore'nin son silah denemesi, Güney Kore'de de yankı buldu. Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, düzenli Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, ülkenin savunma kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguladı. Lee, yapay zeka ve insansız hava aracı teknolojilerinin geliştirilmesi ile nükleer enerjili denizaltı edinme potansiyelinin önemine dikkat çekti. Bu konunun ABD ile sürdürülen diplomatik temasların bir parçası olduğunu belirten Lee, Güney Kore'nin kendi güvenliğini sağlama kararlılığını yineledi. Ayrıca, Kuzey Kore'nin artan tehditlerine karşı ABD ile olan askeri ittifakın güçlendirilmesinin gerekliliğini savundu. Lee'nin açıklamaları, Seul yönetiminin savunma politikalarında yeni bir döneme girildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Kim Jong Un'dan Güney Kore'ye karşı sertleşen tutum</h3><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, son dönemde Güney Kore'ye karşı daha agresif bir politika izliyor. Kim, komşu ülkeyi "en büyük düşman" olarak nitelendirirken, iki ülke arasındaki tüm bağların koparılması için adımlar attı. Geçtiğimiz hafta askeri komutanlarla bir araya gelen Kim, ülkesinin sınır hattını "aşılamaz bir kale" haline getirmek için askeri birliklerin güçlendirilmesini emretti. Bu sert tutum, Kuzey Kore'nin bölgesel güvenlik dengelerini kendi lehine değiştirme arzusunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Pyongyang'ın bu yaklaşımının Güney Kore ile ABD'nin savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmesine yol açabileceğini belirtiyor.</p><p>Kuzey Kore'nin Jongju'dan gerçekleştirdiği balistik füze ve silah fırlatması, Asya'da askeri tansiyonun giderek yükseldiğini gösteriyor. Pyongyang'ın hem Rusya hem de Çin'den aldığı siyasi destekle askeri kapasitesini artırması, bölgedeki güvenlik dengelerini daha da kırılgan hale getiriyor. Güney Kore'nin savunma ve ittifak vurgusu ise, önümüzdeki dönemde yeni askeri ve diplomatik gelişmelerin yaşanabileceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/kuzey-kore-80-kilometre-m-464_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277516</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/hindistan-ve-abdden-kritik-mineraller-atagi-cine-bagimlilik-azaliyor-277516</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hindistan ve ABD'den kritik mineraller atağı! Çin'e bağımlılık azalıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan ve ABD, kritik mineraller alanında tedarik zincirini güvence altına almak amacıyla kapsamlı bir anlaşmaya imza attı. Yeni Delhi'de gerçekleşen görüşmelerde, iki ülke Çin'e olan bağımlılığı azaltma hedefiyle işbirliğini derinleştiriyor. Anlaşma, küresel teknoloji ve savunma sektörleri açısından stratejik önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hindistan ve ABD'den kritik mineraller atağı! Çin'e bağımlılık azalıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri, kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin tedarikini güvence altına almak için tarihi bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katılımıyla, Rubio'nun dört günlük Yeni Delhi ziyareti sırasında tamamlandı. Salı günü gerçekleşen imza töreni, iki ülkenin kritik minerallerin madenciliği, işlenmesi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi konularında kapsamlı bir işbirliğine gideceğini ortaya koydu. ABD ve Hindistan, bu adımla özellikle teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinin temel girdisi olan kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı ve küresel tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi hedefliyor. Anlaşma, Hindistan Dışişleri Bakanlığı ve ABD'nin Hindistan Büyükelçiliği tarafından kamuoyuna duyuruldu.</p><h3>Jaishankar ve Rubio'dan tedarik zinciri için stratejik işbirliği</h3><p>Kritik mineraller anlaşması, ABD'nin son dönemde nadir topraklar ve kritik mineraller tedarikini çeşitlendirme hamlelerinin bir parçası olarak öne çıkıyor. ABD, bu mineralleri "ekonomik ve ulusal güvenlik açısından hayati" olarak nitelendiriyor. Nikel, kobalt, lityum, alüminyum ve çinko gibi mineraller, pillerden askeri donanıma, yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji teknolojilerine birçok alanda kullanılıyor. ABD, 12 kritik mineralde tamamen ithalata bağımlı durumda ve 29 mineralde ihtiyaç duyduğu miktarın en az yarısını dışarıdan alıyor. Çin'in, bu minerallerin yüzde 60'ına ev sahipliği yapması ve küresel tedarikin yüzde 90'ını işlemesi, Washington'un tedarik zincirini çeşitlendirme çabalarını daha da acil hale getiriyor. Anlaşmanın, ABD'nin kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığını azaltma stratejisinde önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulanıyor.</p><h3>Hindistan'ın kritik mineraller potansiyeli ve yeni yatırım hamleleri</h3><p>Hindistan, Temmuz 2023'te yayınladığı listede 30 kritik mineral belirledi. Bu mineraller arasında antimon, berilyum, kobalt, bakır, lityum ve nadir toprak elementleri öne çıkıyor. Hükümet kaynakları, Hindistan'ın 13,15 milyon ton monazit rezervine sahip olduğunu ve bunun 7,23 milyon ton nadir toprak oksidi içerdiğini bildiriyor. Ancak ABD Jeolojik Araştırma raporlarına göre, Çin'in rezervlerinde yaklaşık 44 milyon ton nadir toprak oksidi bulunuyor ve bu miktar, dünyanın bilinen rezervlerinin neredeyse yarısını oluşturuyor. ABD Uluslararası Ticaret İdaresi'ne göre, Hindistan şu anda yalnızca dört kritik mineral (bakır, grafit, fosfor ve titanyum) üretebiliyor. Bunun temel nedenleri arasında sınırlı keşif, işleme teknolojisi eksikliği ve altyapı yetersizliği gösteriliyor. Hindistan hükümeti, 2026-2027 mali yılı için Odisha, Kerala, Andhra Pradesh ve Tamil Nadu'da "nadir toprak koridorları" kurma kararı aldı. Bu koridorlar, madencilik ve işleme faaliyetlerinin merkezleri olacak ve elektrikli araçlar ile yenilenebilir enerji sektörlerine katkı sağlayacak.</p><h3>Quad ülkelerinden 20 milyar dolarlık kritik mineraller hamlesi</h3><p>Hindistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Quad dışişleri bakanları toplantısı sırasında, Hindistan, ABD, Japonya ve Avustralya kritik mineraller tedarik zincirlerinde işbirliğini derinleştirmek için yeni bir çerçeve açıkladı. Quad ülkeleri, bu alanda 20 milyar dolara kadar yatırım ve finansman sağlamayı hedefliyor. Kredi, garanti, sübvansiyon ve uzun vadeli satın alma anlaşmalarının bir arada kullanılacağı bu girişimle, madencilik, işleme ve geri dönüşüm projelerine destek verilmesi planlanıyor. Amaç, kritik mineraller tedarik zincirlerini güçlendirmek ve birkaç tedarikçiye olan bağımlılığı azaltmak. Ayrıca, ülkeler arasında düzenleyici süreçler, izinler ve teknik bilgi paylaşımı gibi konularda işbirliği artırılacak. Quad ortakları, kritik minerallerin geri dönüşümü ve yeniden kazanımı için de ortak projeler yürütmeyi kabul etti.</p><h3>ABD'nin küresel kritik mineraller diplomasisi hız kazandı</h3><p>ABD, kritik mineraller alanında yalnızca Hindistan ile değil, farklı ülkelerle de benzer anlaşmalar imzalıyor. Aralık ayında Pakistan'ın Belucistan eyaletindeki Reko Diq projesi için 1,25 milyar dolarlık yatırım açıklandı. Şubat ayında ABD'nin ev sahipliğinde düzenlenen kritik mineraller toplantısında ise Arjantin, Cook Adaları, Ekvador, Gine, Fas, Paraguay, Peru, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Özbekistan ile toplam 11 çerçeve anlaşması imzalandı. Nisan ayında ise Güney Afrika'daki Phalaborwa Nadir Topraklar Projesi'ne 50 milyon dolara kadar öz sermaye yatırımı duyuruldu. Bu girişimler, ABD'nin küresel tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığı azaltma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor.</p><h3>Kritik mineraller anlaşmasının sektörel etkileri ve geleceği</h3><p>Kritik mineraller anlaşması, yalnızca iki ülkenin ekonomik ve stratejik çıkarlarını değil, aynı zamanda küresel teknoloji, enerji ve savunma sektörlerinin geleceğini de yakından ilgilendiriyor. Nadir toprak elementleri, yarı iletkenler, yapay zeka donanımı, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi alanların olmazsa olmazı olarak öne çıkıyor. Ancak bu minerallerin madenciliği ve işlenmesi, yüksek maliyetler ve çevresel riskler içeriyor. Çin'in mevcut hakimiyeti, Batılı ülkeler ve müttefikleri için tedarik güvenliğini tehdit ediyor. ABD ile Hindistan arasında imzalanan bu yeni çerçeve, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, anlaşmanın uygulama aşamasında karşılaşılacak zorluklara rağmen, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve daha dayanıklı hale getirilmesi yönünde önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekiyor.</p><p>Sonuç olarak, Hindistan ve ABD arasında imzalanan kritik mineraller anlaşması, Çin'in küresel hakimiyetine karşı alternatif tedarik zincirleri oluşturma yolunda atılmış stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Anlaşmanın, önümüzdeki yıllarda hem iki ülke ilişkilerini hem de küresel teknoloji ve enerji piyasalarını şekillendirmesi bekleniyor. Kritik minerallerin önemi giderek artarken, bu alandaki uluslararası işbirliklerinin daha da derinleşeceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/hindistan-ve-abdden-kriti-650_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277515</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/cin-sanayi-karlari-nisanda-yuzde-247-sicradi-iki-yilin-en-hizli-artisi-277515</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çin sanayi kârları Nisan'da yüzde 24,7 sıçradı! İki yılın en hızlı artışı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'in sanayi kârları, ekonomideki yavaşlama sinyallerine karşın Nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24,7 oranında artarak Kasım 2023'ten bu yana en hızlı büyüme rakamını yakaladı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve yüksek teknoloji sektörlerindeki güçlü performans kâr artışını desteklerken, uzmanlar toparlanmanın eşitsiz ve kırılgan olduğu uyarısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çin sanayi kârları Nisan'da yüzde 24,7 sıçradı! İki yılın en hızlı artışı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in sanayi kârları, Çarşamba günü açıklanan resmi verilere göre Nisan ayında geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 24,7 artış kaydetti. Daha geniş ekonomik göstergelerde ivme kaybı sinyalleri belirginleşse de sanayi kârlarındaki bu sıçrama dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Finansal veri kuruluşu Wind Information'ın analizlerine göre söz konusu artış, Kasım 2023'ten bu yana kaydedilen en hızlı büyümeye işaret etti. Mart ayında yüzde 15,8 olarak gerçekleşen yıllık kâr artışının Nisan'da bu denli ivmelenmesi, piyasa analistlerinin beklentilerini de aştı. Çin sanayi kârlarındaki bu performans, Pekin'in ekonomiyi canlandırmaya yönelik politikalarının belirli sektörlerde karşılık bulmaya başladığını gösteriyor.</p><h3>Yılın ilk dört ayında sanayi kârları yüzde 18,2 büyüdü</h3><p>Ocak-Nisan dönemini kapsayan dört aylık süreçte Çin sanayi kârları toplamda yüzde 18,2 oranında arttı. Bu rakam, ilk çeyrekte kaydedilen yüzde 15,5'lik büyümenin de üzerine çıktı ve yılın ilerleyen aylarında ivmenin güçlendiğini ortaya koydu. Kâr miktarı bakımından en büyük sektör konumundaki bilgisayar ve elektronik ekipman imalatı, kazançlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre iki katından fazla artırdı. Ancak yılbaşından bugüne bazında değerlendirildiğinde, bu sektördeki büyüme hızının Nisan ayında Mart'a kıyasla bir miktar yavaşladığı görüldü. Yine de elektronik ekipman imalatının Çin sanayi kârları içindeki ağırlığı, genel tablonun olumlu kalmasında belirleyici rol oynadı. Yüksek teknoloji alanındaki bu güçlü performans, Pekin'in teknolojik bağımsızlık stratejisinin somut sonuçlar üretmeye başladığına dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Petrol ve gaz sektörü kârlarda düşüşü tersine çevirdi</h3><p>Kâr büyüklüğü açısından ilk ona giren sektörler arasında petrol ve gaz çıkarma endüstrisi, yılın ilk dört ayında kârlarda yüzde 8,1'lik bir artış kaydederek dikkat çekti. Bu sektör, ilk çeyrekte yüzde 1,4'lük bir düşüş yaşamıştı; dolayısıyla Nisan ayı verileriyle birlikte negatif eğilim tamamen tersine döndü. Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve ham petrol fiyatlarındaki yükseliş, bu dönüşümün arkasındaki temel dinamik olarak öne çıktı. Daha yüksek ham petrol fiyatları, petrol işleme endüstrisindeki kârların Ocak-Nisan döneminde 40,42 milyar yuana, yani yaklaşık 5,96 milyar dolara ulaşmasını sağladı. Bu rakam, Mart ayı sonu itibarıyla kaydedilen 22,94 milyar yuanın neredeyse iki katına denk geliyor. Enerji sektöründeki bu sıçrama, Çin sanayi kârlarının genel büyüme tablosuna ciddi bir katkı sundu ve yukarı akış endüstrilerinin ekonomideki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Otomobil üreticilerinin kârları düşmeye devam etti</h3><p>Çin'in otomobil sektörü ise farklı bir tablo çizdi. Otomobil üreticilerinin kârları, yılın ilk dört ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,8 geriledi. Ancak bu düşüş oranı, ilk çeyrekte kaydedilen yüzde 17,7'lik daralmaya kıyasla bir miktar iyileşme anlamına geliyor. Sektördeki fiyat savaşları ve yoğun rekabet ortamı, kâr marjları üzerindeki baskıyı sürdürüyor. AB Çin Ticaret Odası Başkanı Jens Eskelund, Salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada Pekin'in otomobil ve diğer sektörlerdeki aşırı rekabeti dizginleme çabalarının meyvelerini vermeye başladığını söyledi. Eskelund, yılın başlarında gerçekleştirilen bir üye anketine atıfta bulunarak bu değerlendirmeyi yaptı. Bununla birlikte, eğilimin kalıcı olup olmadığını doğrulamak için en az bir ila iki yıl daha geçmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Otomobil sektöründeki bu kırılgan denge, Çin sanayi kârlarının sektörler arasındaki eşitsiz dağılımının en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>Madencilik sektöründe beş kat artış, demir-çelikte kâra geçiş</h3><p>Madencilik ve ilgili sektörlerdeki kârlarda yaşanan beş kat artış, genel sanayi kârı büyümesine güçlü bir destek sağladı. Özellikle demir eritme ve haddeleme sektörü, ilk çeyrekte zarar bildirmişken Nisan ayı sonu itibarıyla yılın genelinde kâra geçmeyi başardı. Bu dönüşüm, küresel emtia fiyatlarındaki hareketlilik ve iç talepteki kısmi canlanmayla açıklanıyor. Öte yandan tüm sektörler aynı olumlu tabloyu paylaşmıyor. Mobilya imalatındaki kâr düşüşleri, yılın ilk dört ayında yüzde 54,4'e derinleşti. Bu oran, Mart ayı sonu itibarıyla kaydedilen yüzde 44,9'luk düşüşten çok daha kötü bir seviyeye işaret ediyor. Gayrimenkul sektöründeki durgunluğun mobilya talebini doğrudan olumsuz etkilediği değerlendiriliyor. Çin sanayi kârlarındaki bu sektörel ayrışma, ekonominin yapısal sorunlarının hâlâ çözüm beklediğini açıkça ortaya koyuyor.</p><h3>Uzmanlardan kırılgan toparlanma uyarısı</h3><p>Guotai Junan International araştırma başkanı ve baş ekonomisti Hao Zhou, Çin sanayi kârlarındaki büyümenin Nisan ayında keskin biçimde hızlandığını belirterek bunun öncelikle küresel enerji şoku ortamında yükselen üretici fiyatları tarafından yönlendirildiğini vurguladı. Zhou, hazırladığı notta kârlılıktaki iyileşmenin eşitsiz ve potansiyel olarak kırılgan göründüğüne dikkat çekti. Kâr kazançlarının yukarı akış ve yüksek teknoloji sektörlerinde yoğunlaştığını, buna karşın birçok endüstrinin zorlu koşullarla mücadele etmeye devam ettiğini ifade etti. Bu değerlendirme, Çin sanayi kârlarındaki parlak rakamların ardında yatan yapısal riskleri gözler önüne seriyor. Toparlanmanın tabana yayılıp yayılmayacağı, önümüzdeki aylarda yakından takip edilecek en kritik soru olarak gündemde yerini koruyor.</p><h3>Çin ekonomisinde büyüme yavaşladı, ihracat güçlü kaldı</h3><p>Makroekonomik göstergeler incelendiğinde Çin'in Nisan ayında daha yavaş bir ekonomik büyüme tablosu çizdiği görülüyor. Sanayi üretimi yüzde 4,1 oranında artarken, perakende satışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 0,2 büyüdü. Gayrimenkul sektöründeki sürüklenmenin derinleşmesiyle birlikte sabit varlık yatırımları yılın ilk dört ayında geriledi. Bu durum, iç talebin hâlâ zayıf seyrettiğini ve tüketici güveninin tam anlamıyla toparlanamadığını gösteriyor. Buna karşın dış ticaret cephesinde farklı bir manzara hakim. İhracat Nisan ayında ABD doları bazında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,1 artış kaydetti. İthalat ise yüzde 25,3 oranında yükseldi; Mayıs ayı başında yayımlanan veriler bu güçlü dış ticaret performansını teyit etti. Çin sanayi kârlarındaki artışın sürdürülebilirliği, hem iç talepteki canlanmaya hem de küresel ticaret koşullarının seyrini koruyup koruyamayacağına bağlı olacak. Pekin yönetiminin ekonomiyi desteklemeye yönelik adımlarının sektörler arasında daha dengeli bir etki yaratıp yaratamayacağı, önümüzdeki dönemin en belirleyici gündemi olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/cin-sanayi-karlari-nisand-517_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277514</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/nbade-sezonun-basantrenoru-odulunu-joe-mazzulla-kazandi-277514</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NBA'de sezonun başantrenörü ödülünü Joe Mazzulla kazandı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) 2025-26 normal sezonunun en iyi başantrenörü ödülünü, Boston Celtics'i çalıştıran Joe Mazzulla kazandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NBA'de sezonun başantrenörü ödülünü Joe Mazzulla kazandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NBA&#39;in açıklamasına göre Mazzulla, farklı ülkelerden 100 medya mensubunun oylamasında birinci sırayı aldı.<br></p><p>Mazzulla, Celtics&#39;in efsane başantrenörü Red Auerbach&#39;ın isminin verildiği ödüle, kariyerinde ilk kez layık görüldü. Ayrıca 37 yaşındaki Mazzulla, 1974-75 sezonunda bu ünvanı elde eden Phil Johnson&#39;dan beri ödülü kazanan en genç başantrenör olarak kayıtlara geçti.</p><p>Oylamada Detroit Pistons&#39;ı çalıştıran JB Bickerstaff ikinci, San Antonio Spurs&#39;ün başantrenörü Mitch Johnson ise üçüncü oldu.<br></p><p>Celtics, Mazzulla yönetiminde normal sezonu 56 galibiyet ve 26 mağlubiyetle Doğu Konferansı&#39;nın ikinci basamağında tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/nbade-sezonun-basantrenor-554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277513</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakani-ciftci-telsizden-guvenlik-guclerinin-bayramini-kutladi-277513</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi, telsizden güvenlik güçlerinin bayramını kutladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, telsizden güvenlik güçlerinin Kurban Bayramı'nı kutladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi, telsizden güvenlik güçlerinin bayramını kutladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan videolu paylaşımda, Bakan Çiftçi&#39;nin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik telsizinden dinletilen mesajına yer verildi.</p><p>Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Aziz milletimizin huzuru, güvenliği ve esenliği için Kurban Bayramı&#39;nda da görevi başında olan siz kıymetli kahramanlarımızı muhabbetle selamlıyorum. Bu mübarek günlerde milletimizin ihtiyaç duyduğu her noktada büyük bir gayret, dikkat ve vazife şuuru içinde görev yapan her bir mesai arkadaşıma teşekkür ediyorum. Sizlerin fedakarlığı, vatandaşlarımızın bayram sevincini huzurla yaşamasına vesile olmaktadır. Cenabıhak, görevinizi kolay, yolunuzu açık, gayretinizi bereketli eylesin.&quot;</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">İçişleri Bakanımız Sayın <a href="https://twitter.com/mustafaciftcitr?ref_src=twsrc%5Etfw">@mustafaciftcitr</a>&amp;#39;nin Kurban Bayramı&amp;#39;nda Görev Yapan Kahraman Güvenlik Mensuplarımıza Yönelik Telsiz Mesajları<a href="https://twitter.com/EmniyetGM?ref_src=twsrc%5Etfw">@EmniyetGM</a><a href="https://twitter.com/jandarma?ref_src=twsrc%5Etfw">@jandarma</a><a href="https://twitter.com/sahilguvkom?ref_src=twsrc%5Etfw">@sahilguvkom</a> <a href="https://t.co/mji3MDOMRm">pic.twitter.com/mji3MDOMRm</a></p>&amp;mdash; T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://twitter.com/TC_icisleri/status/2059518832914432029?ref_src=twsrc%5Etfw">May 27, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/icisleri-bakani-ciftci-te-629_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277512</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mehmetcik-bayramda-vatan-nobetinde-277512</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mehmetçik bayramda vatan nöbetinde]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Derecik ilçesinin Irak sınırının sıfır noktasında konuşlandırılan Duye Yaşam Alanı'nda görevli kahraman Mehmetçik, vatan nöbetinde bayram coşkusu yaşadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mehmetçik bayramda vatan nöbetinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7 Ekim 2025 tarihinde 1'inci Hudut Tugayı 1'inci Hudut Tabur Komutanlığı tarafından kurulan Duye Yaşam Alanı'nda görevli kahramanlar elleri tetikte vatan savunması yaparken, bayram geleneğini de eksiksiz yaşıyorlar. Ailelerinden kilometrelerce uzakta vatan nöbetinde olan askerler, komutanları ve silah arkadaşlarıyla kucaklaşarak Kurban Bayramı'nın coşkusunu yaşadı.  </p><p><b>Elleri tetikte bayram coşkusu  </b></p><p>Bayram sevincini birbirleriyle paylaşan kahramanlar, sınır güvenliğini sağlamak amacıyla keşif gözetleme faaliyetlerini de aralıksız sürdürüyor. Duye Yaşam Alanı sorumluluğunda olan ve sınır fiziki güvenlik sistemleri kapsamında yapımı tamamlanmış 2 bin 152 metre uzunluğunda modüler beton duvar sistemi bulunmakta.  </p><p>İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulunan 1'inci Hudut Bölük Komutanı Üsteğmen Gökhan Korkmaz, "Duye Yaşam Alanı 7 Ekim 2025 tarihinde 1'inci Hudut Tugayı 1'inci Hudut Tabur Komutanlığı tarafından açılmıştır. Üs bölgemiz; terörist ve kaçakçı geçişlerini engellemek ve teröristleri etkisiz hale getirmek maksadıyla kritik öneme haiz bölgede konuşlandırılmıştır" dedi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/mehmetcik-bayramda-vatan--712_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277511</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpde-koltuk-savaslari-delegeyi-toplayan-makami-kapti-277511</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'de koltuk savaşları! Delegeyi toplayan makamı kaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Melda Tutan'ın yakınlarının belediyelerde işe başladığını kabul etmesi ve eski il başkanlarının kurultay sürecindeki otel masrafları ile ihale ilişkilerini itiraf etmesinin ardından, şüpheli Metin Kaya'nın da kurultay sonrası İBB ve Ümraniye Belediyesi Meclis üyeliğine getirildiği ortaya çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'de koltuk savaşları! Delegeyi toplayan makamı kaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şüpheli Metin Kaya'nın, kurultay sonrası İBB ve Ümraniye Belediyesi Meclis üyeliğine getirildiği ortaya çıktı. CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Melda Tutan, eşinin Çekmeköy Belediyesi'nde çalıştığını, kardeşinin de kurultay sonrası Beşiktaş Belediyesi'nde işe başladığını kabul etti.</p><p>Dönemin Erzurum İl Başkanı Safi Karayalçın, delegelerle birlikte kaldıkları otel masraflarının Genel Merkez tarafından karşılandığını söyledi. Karayalçın belediyelerden ihale aldığını da itiraf etti. Eski Erzurum İl Başkanı Suat Dülger de 'Kongre Kitap Kafe'nin açılış maliyetlerinin eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tarafından karşılandığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/chpde-koltuk-savaslari-de-519_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277510</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyanin-cekirdeginde-ani-kayma-bilim-insanlarindan-uyariyor-277510</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'nın çekirdeğinde ani kayma! Bilim insanlarından uyarıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde, Dünya'nın çekirdeğinde 2010 yılında yaşanan ani yön değişimi, bilim dünyasında büyük şaşkınlık yarattı. Edinburgh Üniversitesi liderliğindeki uluslararası araştırma ekibi, bu olağanüstü hareketin gezegenin manyetik alanı ve teknolojik altyapısı üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'nın çekirdeğinde ani kayma! Bilim insanlarından uyarıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pasifik Okyanusu'nun altında, Dünya'nın çekirdeğinde 2010 yılında gerçekleşen ani yön değişimi bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Yıllar boyunca batıya doğru hareket ettiği düşünülen devasa sıvı demir akışı, beklenmedik bir şekilde doğuya döndü. Edinburgh Üniversitesi'nin öncülük ettiği uluslararası araştırmacı ekibi, bu olağanüstü olayın uydular aracılığıyla tespit edildiğini ve Dünya'nın manyetik alanı ile ilgili uzun süredir kabul gören teorileri sorgulattığını açıkladı. Araştırmacılar, bu değişimin gezegenin iç dinamikleri, manyetik alanı ve modern teknolojik sistemler üzerindeki etkilerini anlamak için yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtiyor.</p><h3>Edinburgh Üniversitesi: Çekirdekteki ani kayma bilim dünyasını şaşırttı</h3><p>Dünya'nın çekirdeğinde yaşanan bu beklenmedik yön değişimi, Edinburgh Üniversitesi Jeobilim Okulu'ndan Frederik Dahl Madsen ve ekibinin yürüttüğü detaylı analizlerle ortaya çıktı. Araştırmacılar, 1997 ile 2025 yılları arasındaki uydu ve yer tabanlı gözlem verilerini inceleyerek, ekvatoral Pasifik'in altında yer alan demir açısından zengin sıvı bölgenin 2010 yılında batı yönlü zayıf akıştan, güçlü bir doğu akışına geçtiğini belirledi. Bu dramatik kayma, Dünya'nın dış çekirdeğinde uzun süredir var olduğu düşünülen sabit akış modellerini sorgulattı. Madsen, "Pasifik'in altındaki büyük ölçekli akışın yön değiştirmesi, Dünya'nın derin iç kısmının davranışı hakkında yeni sorular ortaya çıkarıyor" diyerek, bu olayın çekirdek dolaşımında yeni bir denge mi yoksa geçici bir dalgalanma mı olduğunu anlamak için sürekli izlemeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ayrıca, araştırma ekibi bu tür değişimlerin, Dünya'nın çekirdeği ve manyetik alanı arasındaki karmaşık ilişkileri çözmek için kritik bir fırsat sunduğunu düşünüyor.</p><h3>Uyduların sağladığı veriler çekirdekteki değişimi ortaya koydu</h3><p>Dünya'nın çekirdeği doğrudan gözlemlenemediği için, bilim insanları manyetik alandaki ince değişikliklerden yola çıkarak derinlerde neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Avrupa Uzay Ajansı'nın Swarm ve CryoSat misyonları, Almanya'nın CHAMP ve Danimarka'nın Ørsted uyduları, çekirdekteki bu ani yön değişimini tespit etmekte kilit rol oynadı. Swarm uyduları, 2013 yılından bu yana manyetik alandaki küçük değişiklikleri yüksek hassasiyetle ölçüyor ve çekirdekten gelen manyetik sinyalleri diğer parazitlerden ayırabiliyor. Projenin görev yöneticisi Anja Stromme, "Swarm, 2010'daki dramatik yön değiştirme olayından sonra fırlatılmış olmasına rağmen, takip eden dönemde Dünya'nın iç çekirdeği hakkında bilgi veren yüksek hassasiyetli veriler sağladı" açıklamasını yaptı. Stromme ayrıca, uzun süreli uydu manyetik ölçümlerinin jeodinamo içindeki değişiklikleri neredeyse gerçek zamanlı izleme imkânı sunduğunu ve bu tür gözlemlerin gelecekte de kritik öneme sahip olacağını belirtti.</p><h3>Manyetik alanın değişimi teknolojik altyapıyı tehdit ediyor</h3><p>Dünya'nın manyetik alanı, gezegeni Güneş'ten gelen yüklü parçacıklardan koruyan hayati bir kalkan görevi görüyor. Bu alandaki ani değişiklikler, havayolu navigasyon sistemlerinden uydu iletişimlerine, uzay aracı operasyonlarından uzay hava durumu tahminlerine kadar pek çok teknolojik altyapıyı etkileyebiliyor. Özellikle 2017 yılında yaşanan jeomanyetik sarsıntı ile Pasifik'in altındaki yön değişimi arasında bağlantı kuruluyor. ESA Swarm Misyon Bilimcisi Elisabetta Iorfida, "Çalışmamız, bölgesel değişikliklerin sadece on yıl içinde hızla ortaya çıkabileceğini gösteriyor" dedi. Iorfida'ya göre, Dünya'nın çekirdeği, iç çekirdeği ve alt manto arasındaki etkileşimler, çekirdek-manto sınırı gibi derin Dünya dinamiklerini anlamak için kritik bir alan sunuyor. Bilim insanları, manyetik alanın zamanla sürekli değiştiğini ve küçük farklılıkların bile büyük sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.</p><h3>Çekirdekteki yön değişimi doğal döngünün parçası mı?</h3><p>Bilim insanları, Pasifik'in altındaki bu ani yön değişikliğinin geçici bir sarsıntı mı yoksa daha uzun bir döngünün parçası mı olduğunu henüz kesin olarak bilmiyor. Son yıllarda elde edilen veriler, doğu akışının 2020'den itibaren zayıflamaya başladığını ve birkaç yıl önce zirveye ulaştıktan sonra bu seviyeye indiğini gösteriyor. Bu durum, çekirdekteki akışın ilerleyen yıllarda tekrar yön değiştirebileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Frederik Dahl Madsen, "Pasifik'teki güçlü doğu akışının yükselmesi, jeodezi ve sismoloji ile çıkarılan iç çekirdekteki davranış değişikliği ile eşzamanlıdır ve bu derin iç kısımdaki değişikliklerin Pasifik'in altındaki akıştaki değişikliklerle ilişkili olduğunu varsayıyoruz" diyerek, çekirdekteki hareketlerin gezegenin tamamı üzerinde etkili olabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, bu tür olayların Dünya'nın iç dinamiklerini ve manyetik alan evrimini anlamada önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.</p><h3>Manyetik alanın değişimi insan yaşamını nasıl etkileyebilir?</h3><p>Dünya'nın çekirdeğindeki bu tür değişimler doğrudan hissedilmese de, manyetik alanda yaşanan dalgalanmalar modern yaşamı dolaylı yoldan etkileyebiliyor. Depremler veya iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olmayan bu olaylar, özellikle teknolojik altyapıların güvenliği ve işleyişi açısından önem taşıyor. Havacılık, iletişim ve uzay teknolojileri, doğru manyetik alan verilerine bağımlı olduğu için, çekirdekteki değişimler bu sistemlerde aksamalara yol açabiliyor. Bilim insanları, Dünya'nın çekirdeği ve manyetik alanındaki değişimlerin sürekli izlenmesi gerektiğini ve bu sayede gelecekte karşılaşılabilecek risklerin önceden tespit edilebileceğini belirtiyor. Bu nedenle, Swarm gibi uydu misyonları ve yeni teknolojiler, gezegenimizin derinliklerindeki gizemi çözmede hayati rol üstleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Pasifik Okyanusu'nun altındaki Dünya'nın çekirdeğinde 2010 yılında yaşanan ani yön değişimi, gezegenimizin iç dinamiklerinin ne kadar karmaşık ve öngörülemez olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu olay, bilim insanlarını yeni araştırmalara teşvik ediyor ve teknolojik altyapının güvenliği için manyetik alanın dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Dünya'nın çekirdeğiyle ilgili bu bulgular, gezegenimizin geleceği açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/dunyanin-cekirdeginde-ani-358_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277509</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/uzayda-maliyet-savasi-spacex-ve-starlinkin-kaderi-tartisiliyor-277509</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda maliyet savaşı! SpaceX ve Starlink'in kaderi tartışılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[SpaceX'in ABD'de gerçekleştirdiği son halka arz ve Starship roketinin test uçuşu, şirketin önümüzdeki yıllardaki stratejilerine dair önemli ipuçları sundu. Starlink'in büyüme hızındaki yavaşlama ve Starship'in tam yeniden kullanılabilirliğine dair belirsizlik, SpaceX'in maliyet ve gelir projeksiyonlarında ciddi soru işaretleri yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda maliyet savaşı! SpaceX ve Starlink'in kaderi tartışılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX, ABD'de son dönemde gerçekleştirdiği halka arz ve Starship roketinin test uçuşuyla uzay endüstrisinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Ancak bu iki önemli gelişme, şirketin önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı zorluklara da işaret ediyor. Starlink'in büyüme hızındaki düşüş ve Starship'in yeniden kullanılabilirliği konusundaki belirsizlikler, SpaceX'in hem maliyetlerini hem de iş modelini ciddi şekilde etkileyebilir. Şirketin kurucusu Elon Musk, Starship'in Starlink'in maliyetlerini kontrol altında tutmada kritik rol oynadığını belirtirken, test uçuşlarında yaşanan teknik aksaklıklar ve abone artışındaki yavaşlama, SpaceX'in uzun vadeli hedeflerine ulaşmasında önemli engeller oluşturuyor.</p><h3>Elon Musk: 'Starship olmadan SpaceX'in geleceği riskte'</h3><p>SpaceX CEO'su Elon Musk, Starship'in şirketin maliyetlerini düşürmedeki kilit rolünü her fırsatta vurguluyor. Musk, Starship'in tam anlamıyla yeniden kullanılabilir hale gelmemesi durumunda, SpaceX'in iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceğini ifade ediyor. Şirketin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) sunduğu S-1 başvurusunda da Starship'in tam yeniden kullanılabilirliğinin, yeni nesil Starlink uydularının fırlatılması için zorunlu olmadığı ilk kez açıkça belirtildi. Ancak bu durum, fırlatma maliyetlerinin artmasına ve SpaceX'in iş modelinin cazibesinin azalmasına neden olabilir. Uydu pazar analisti Tim Farrar'ın değerlendirmelerine göre, Starship'in yeniden kullanılabilirliği sağlanamazsa, fırlatma başına maliyet 100 milyon dolara kadar çıkabilir. Bu da kilogram başına 1000 dolarlık bir maliyet anlamına geliyor ve SpaceX'in mevcut rekabet avantajını kaybetmesine yol açabilir. Ayrıca, Starship'in test uçuşlarında yaşanan motor ateşleme sorunları, aracın yeniden kullanılabilirliğinin önünde ciddi bir engel olarak öne çıkıyor. Musk'ın iddialı hedeflerine rağmen, ilk fırlatmalarda Starship'in harcanacağı öngörüsü, şirketin beklediği finansal esnekliğe ulaşmasını zorlaştırıyor.</p><h3>Starlink abone artışında yavaşlama sinyali</h3><p>SpaceX'in gelirlerinin büyük bölümünü oluşturan Starlink, geçtiğimiz yıl 11,4 milyar dolar gelir elde ederek şirketin finansal yapısında merkezi bir rol üstlendi. Ancak S-1 başvurusunda yer alan verilere göre Starlink'in abone büyüme hızı, 2026'nın ilk çeyreği itibarıyla belirgin şekilde düştü. Şu anda 10 milyondan fazla abonesi bulunan Starlink'in, bu yılın sonunda 16,8 milyon aboneye ulaşması bekleniyor. Ancak bu hedefin tutturulabilmesi için mevcut çeyrek büyüme hızının iki katına çıkması gerekiyor. Son dönemde yapılan fiyat artışları ve uluslararası pazarlarda yaşanan genişleme, kullanıcı başına ortalama gelirin 2023'te 99 dolardan 2026'nın ilk çeyreğinde 66 dolara gerilemesine neden oldu. Bu düşüş, yeni pazarlarda yüksek ücretler talep edilememesinden kaynaklanıyor ve Starlink'in finansal sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Ayrıca, Amazon'un Leo ağı gibi rakiplerin pazara girmesiyle, SpaceX üzerindeki rekabet baskısı daha da artıyor. Amazon'un 1.600 internet uydusunu Temmuz ayına kadar fırlatma hedefi, Starlink'in pazar payını korumasını zorlaştırabilir. Analistler, uzay geniş bant pazarının tahmin edilenden daha küçük olabileceğine dikkat çekiyor ve SpaceX'in büyüme ivmesindeki yavaşlama, tüm sektörde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.</p><h3>SpaceX'in yatırım stratejisi ve maliyet baskısı</h3><p>SpaceX, son yıllarda uydu iletişim ağı Starlink ve fırlatma altyapısı için büyük yatırımlar yaptı. 2023'ün başından bu yana Starlink'e 11,4 milyar dolar, Starship ve fırlatma altyapısına ise 8,4 milyar dolar yatırım gerçekleştirildi. Şirket, mevcut hizmet seviyesini koruyabilmek için her yıl uydularının yaklaşık beşte birini yenilemek zorunda kalıyor. Bu durum, SpaceX'in sürekli yüksek sermaye harcamalarıyla karşı karşıya kalmasına yol açıyor. SEC'ye sunulan belgelerde, maliyetlerin önümüzdeki yıllarda artmaya devam edeceği öngörülüyor. Ancak SpaceX, teknolojik iyileştirmeler sayesinde bu maliyetlerin gelirlerinin yüzdesi olarak azalmasını planlıyor. Yine de, Starship'in tam anlamıyla yeniden kullanılabilir hale gelmemesi halinde, bu hedeflere ulaşmak oldukça güç görünüyor. Test uçuşlarında yaşanan teknik sorunlar, SpaceX'in planladığı maliyet avantajını kısa vadede elde etmesini engelliyor. Şirketin sürdürülebilir büyüme için hem Starship'in performansını artırması hem de Starlink'in abone tabanını genişletmesi gerekiyor. Aksi halde, SpaceX'in uzun vadeli hedefleri ve uzay veri merkezleri kurma planları, ciddi bir finansal baskı altında kalabilir.</p><h3>Starlink ve Starship'in geleceği: Riskler ve fırsatlar</h3><p>Starlink'in büyüme ivmesindeki yavaşlama ve Starship'in yeniden kullanılabilirliğine dair süregelen belirsizlikler, SpaceX'in geleceğine dair önemli soru işaretleri doğuruyor. Şirketin toplam pazar potansiyeli, dünya genelindeki tüm sabit geniş bant ve mobil cihaz abonelerine hizmet sunabilme kapasitesine dayanıyor. Ancak Starlink'in karasal fiber ile fiyat rekabetine girememesi, bu potansiyelin tam anlamıyla gerçekleşmesini engelliyor. SpaceX, Starlink'i karasal mobil sağlayıcıların yerine geçmekten çok bir tamamlayıcı olarak konumlandırıyor. Bu strateji, şirketin gelirlerinde beklenen artışın önünde bir engel oluşturabilir. Ayrıca, yeni Starlink kullanıcılarının önceki kullanıcılara göre daha az ödeme yapması, fırlatılan her yeni uydunun getirisini azaltıyor. Amazon başta olmak üzere yeni rakiplerin pazara girmesiyle, SpaceX'in pazardaki liderliğini koruması daha da zorlaşacak. Sektör uzmanları, uzay geniş bant pazarının tahmin edilenden daha küçük olabileceğini ve SpaceX'in büyüme tahminlerinin revize edilmesi gerekebileceğini belirtiyor. Tüm bu gelişmeler, hem SpaceX hem de rakipleri için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.</p><p>Sonuç olarak, SpaceX'in Starship ve Starlink projelerindeki ilerleme ve karşılaşılan zorluklar, şirketin hem kısa hem de uzun vadeli hedeflerini doğrudan etkiliyor. Starship'in yeniden kullanılabilirliği sağlanmadığı sürece, SpaceX'in maliyet avantajı elde etmesi ve Starlink'in sürdürülebilir büyüme yakalaması zor görünüyor. Artan rekabet ve yavaşlayan abone artışı, SpaceX'in uzaydaki liderliğini tehdit ediyor. Önümüzdeki dönemde, şirketin teknolojik gelişmelerle bu sorunları aşması ve iş modelini güçlendirmesi gerekecek. Aksi halde, SpaceX'in uzayda kurmayı hedeflediği yeni düzen, beklenenden daha fazla zorlukla karşılaşabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/uzayda-maliyet-savasi-spa-419_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277508</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasa-ay-ussu-icin-ilk-sozlesmeleri-duyurdu-2028de-geziciler-ayda-olacak-277508</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA Ay Üssü için ilk sözleşmeleri duyurdu! 2028'de geziciler Ay'da olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, Ay yüzeyinde kalıcı bir üs kurma hedefi doğrultusunda kritik sözleşmeleri duyurdu. Astrolab ve Lunar Outpost firmalarına gezici araç üretimi için toplam 439 milyon dolar, Blue Origin'e ise teslimat görevleri için 280 milyon doların üzerinde ödeme yapılacak. Ajans ayrıca MoonFall adlı drone programıyla Ay yüzeyinin detaylı haritasını çıkarmayı ve bir tür sınır oluşturmayı planlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA Ay Üssü için ilk sözleşmeleri duyurdu! 2028'de geziciler Ay'da olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Ay'da kalıcı bir üs inşa etme planlarını somut adımlara dönüştürdü. Uzay ajansı Salı günü düzenlediği basın toplantısında, Ay Üssü programının ilk aşamasına ilişkin sözleşme kararlarını kamuoyuyla paylaştı. Duyuruya göre iki farklı şirket, astronotların Ay yüzeyinde hareket etmesini sağlayacak gezici araçları üretecek. Bunun yanı sıra Blue Origin, bu araçların Ay'a taşınması görevini üstlenecek. NASA Yöneticisi Jared Isaacman, ajansın iki ay önce kamuoyuna açıkladığı Ay Üssü girişiminin ivmesini koruma kararlılığında olduğunu vurguladı. Isaacman, "Sabırla bekleyenler için büyük dönüş yakın ve yavaşlamayacağız" diyerek projenin hız kesmeden ilerleyeceği mesajını verdi.</p><h3>Astrolab ve Lunar Outpost'a 439 milyon dolarlık gezici sipariş</h3><p>Ay Üssü programının yöneticisi Carlos Garcia-Galan, gezici araç üretimi için Astrolab ve Lunar Outpost adlı iki şirketin seçildiğini açıkladı. Buna göre Astrolab, "CLV-1" adını taşıyan gezici aracı geliştirmek için 219 milyon dolar alacak. Lunar Outpost ise "Pegasus" isimli gezicisi için 220 milyon dolar değerinde bir sözleşme imzaladı. Bu anlaşmalar, iki yıl önce verilen ilk sözleşmelerin devamı niteliğinde ve projeyi bir üst aşamaya taşıyor. Her iki gezicinin de yaklaşık bir ton ağırlığında olması ve 2028 yılına kadar Ay'a teslim edilmeye hazır hale getirilmesi hedefleniyor. Araçların 200 kilometre menzile sahip olması planlanıyor; bu mesafe, astronotların Ay yüzeyinde geniş bir alanı keşfetmesine olanak tanıyacak. Geziciler yalnızca astronotlar tarafından sürülmekle kalmayacak, aynı zamanda Dünya'daki operatörlerin yönlendirmesiyle otonom sürüş yapabilecek. Bu çift modlu kullanım kapasitesi, araçların hem insanlı hem de insansız görevlerde etkin biçimde kullanılmasını mümkün kılacak.</p><h3>Blue Origin'in Ay planlarındaki rolü büyüyor</h3><p>Garcia-Galan, gezicilerin Ay yüzeyine taşınması görevinin Blue Origin'e verildiğini de duyurdu. Jeff Bezos'un kurduğu şirket, Blue Moon Mark 1 iniş aracıyla her iki geziciyi ayrı ayrı Ay'a indirecek. Bu iki teslimat sözleşmesinin toplam değeri 280,4 milyon dolara ulaşıyor. Söz konusu anlaşmalar, Blue Origin'in NASA'nın Ay programındaki stratejik konumunu belirgin şekilde güçlendiriyor. Şirket daha önce de Viper aracını Ay yüzeyine ulaştırmak üzere bir Mark 1 iniş aracı sözleşmesi almıştı. Şimdi ise büyük miktarlarda kargo taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Bunun ötesinde Blue Origin, gelecekte insanlı görevler için tasarlanan daha büyük Mark 2 iniş aracını da geliştirmeye devam ediyor. Bu durum, şirketin NASA'nın hem kargo hem de insanlı Ay misyonlarında kilit bir ortak haline geldiğini gösteriyor.</p><h3>Ay yüzeyi hâlâ büyük ölçüde bilinmiyor</h3><p>Salı günkü basın toplantısında öne çıkan temalardan biri, insanlığın Ay'a ilk ayak basmasının üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Ay yüzeyindeki koşullar hakkında hâlâ ciddi bilgi eksikliklerinin bulunduğu gerçeğiydi. Isaacman bu konuda oldukça çarpıcı bir değerlendirme yaptı. "Üstlendiğimiz şey son derece zorlayıcı" diyen NASA Yöneticisi, Apollo misyonları boyunca toplam yalnızca 80 saatlik astronot yürüyüşü (EVA) gerçekleştirildiğini hatırlattı. Bu sürenin yarım yüzyıldan daha uzun bir süre önceye ait olduğunu vurgulayan Isaacman, mevcut bilgi birikiminin yeni bir Ay Üssü kurmak için yetersiz kaldığının altını çizdi. İşte tam bu noktada, erken aşama Ay Üssü programının en kritik bileşenlerinden biri devreye giriyor: MoonFall drone programı.</p><h3>MoonFall drone'ları Ay'ın haritasını çıkaracak</h3><p>NASA'nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) öncülüğünde geliştirilen MoonFall programı, Ay yüzeyinin detaylı keşfi için üç veya dört adet drone kullanacak. Her bir drone yaklaşık 1 metre boyunda olacak ve yakıt dahil 225 kilogram kütleye sahip bulunacak. Bu drone'ların Ay'a taşınması görevi ise Firefly Aerospace'e verildi. Garcia-Galan, MoonFall drone'larının en erken 2028 için planlanan Artemis IV Ay iniş misyonundan önce Ay'a ulaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Programın temel amacı, Ay yüzeyinin yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde etmek. Şu anda Ay'ın büyük bölümü için mevcut görüntü çözünürlüğü yalnızca 1 metre düzeyinde kalıyor. NASA bu çözünürlüğü 1 santimetreye kadar iyileştirmeyi planlıyor; bu, mevcut kapasiteye kıyasla yüz kat daha detaylı bir görüntüleme anlamına geliyor. Böylesine hassas bir haritalama, iniş noktalarının seçiminden kaynak arama çalışmalarına kadar pek çok alanda devrim niteliğinde bir ilerleme sağlayacak.</p><h3>Drone'lar Ay Üssü'nün sınırlarını belirleyecek</h3><p>MoonFall drone'larının görev kapsamı oldukça geniş tutuldu. Bu küçük uzay araçları, kalıcı gölgeli bölgelerde su buzu arayacak, bilimsel açıdan önemli noktaları tespit edecek ve potansiyel iniş alanları hakkında toprak mekaniği, aydınlatma koşulları ile arazi yapısı gibi kritik verileri toplayacak. Ancak drone'ların en dikkat çekici görevi, uçuş ömürlerinin sonunda başlayacak. Garcia-Galan, emekli drone'ların Ay Üssü için bir tür sınır çizgisi oluşturmak amacıyla kullanılacağını açıkladı. "Dört veya üç Ay drone'u ile bir Ay Üssü çevresi oluşturmayı umuyoruz" diyen Garcia-Galan, drone'ların önemli bilimsel hedeflerin bulunduğu ya da Ay Üssü'nün inşa edilmek istendiği alanların köşelerine yerleştirileceğini ifade etti. Bu konumlarda emekli drone'lar, retro-reflektörlerle bir tür işaret görevi görecek. Hatta Garcia-Galan'ın ifadesiyle, bu cihazlar Ay'ın ilk hücre kuleleri olarak bile hizmet verebilecek. Bu son derece ilginç bir detay, çünkü gelecekte Ay yüzeyinde bir iletişim altyapısının temellerinin atılacağına işaret ediyor.</p><h3>Ay'da toprak ve egemenlik tartışması kızışıyor</h3><p>Bir çevre oluşturma fikri, Ay'daki toprak hakları ve egemenlik meselesi etrafında hassas soruları da beraberinde getiriyor. Tüm uzay faaliyeti yürüten ulusların taraf olduğu 1967 Dış Uzay Antlaşması, hiçbir ülkenin Ay üzerindeki herhangi bir toprak parçası üzerinde egemenlik iddia edemeyeceğini açıkça hükme bağlıyor. Bu antlaşmaya göre, Ay yüzeyinde bir üs inşa etmek bile o alanın mülkiyetini ilgili ülkeye vermiyor. Dolayısıyla NASA'nın drone'larla fiziksel bir sınır oluşturma planı, uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir zemine adım atıyor. NASA ve 66 ülke, bu yüzyılda Ay yüzeyini keşfetmek ve geliştirmek için bir çerçeve niteliğindeki Artemis Anlaşmaları'nı imzaladı. Bu anlaşmalar, Dış Uzay Antlaşması'nı tanırken "zararlı müdahalenin" yasaklandığı alanları belirleyen "güvenlik bölgeleri" kavramını da gündeme getiriyor.</p><h3>Artemis Anlaşmaları ve Çin ile rekabet</h3><p>Artemis Anlaşmaları'na göre güvenlik bölgesi, "ilgili bir faaliyetin nominal operasyonlarının veya anormal bir olayın makul bir şekilde zararlı müdahaleye neden olabileceği alan" olarak tanımlanıyor. Bu tanım, Ay yüzeyinde belirli bölgelerin fiilen koruma altına alınmasının önünü açıyor. NASA liderliğindeki Artemis grubu, Ay'ın güney kutbunu keşfetmeyi ve orada kaynak çıkarmayı hedefleyen Çin liderliğindeki bir girişimle doğrudan rekabet içinde bulunuyor. Ancak NASA ve Çin, güvenlik bölgeleri kavramını bugüne kadar resmi düzeyde tartışmadı ve karşılıklı olarak onaylamadı. Bazı Çinli yorumcular ise bu fikri sert biçimde eleştirdi. Drone'larla bir çevre oluşturma planı, Ay yüzeyinde bir güvenlik bölgesinin ilk somut uygulaması gibi görünüyor. Ancak Isaacman, kendisine doğrudan yöneltilen bu soruyu açıkça doğrulamadı.</p><h3>Isaacman'dan Dış Uzay Antlaşması vurgusu</h3><p>NASA Yöneticisi Isaacman, konuyla ilgili dikkatli bir dil kullandı. "Ay yüzeyinde büyük ilgi gören alanlar var ve oraya gidip onları keşfetmek istiyoruz" diyen Isaacman, aynı zamanda Dış Uzay Antlaşması'na çok dikkatli yaklaştıklarını vurguladı. Ay yüzeyine varlık koyan diğer uluslara saygılı olunması gerektiğini belirten NASA Yöneticisi, bu saygının karşılıklı olmasını beklediklerini de sözlerine ekledi. Isaacman'a göre çevre oluşturma planı, MoonFall drone'larının gerçekleştirmeyi amaçladığı pek çok hedeften yalnızca biri. Bu açıklama, NASA'nın Ay Üssü programını uluslararası hukuk çerçevesinde yürütme iradesini ortaya koyarken, aynı zamanda Ay'daki stratejik konumlanma yarışında geri adım atmayacağının da sinyalini veriyor. Önümüzdeki yıllarda Ay yüzeyindeki bu rekabet, hem teknolojik hem de diplomatik boyutlarıyla dünya gündemini meşgul etmeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/nasa-ay-ussu-icin-ilk-soz-856_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277507</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-filipe-luis-mesaisinde-277507</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Filipe Luis mesaisinde]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Sergen Yalçın'ın ayrılığının ardından teknik direktör arayışlarına başlayan Beşiktaş, Filipe Luis'i ikna etmek için görüşmelere başladı. Siyah beyazlı ekibin bir diğer adayı ise Nuno Espírito Santo. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Filipe Luis mesaisinde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sergen Yalçın'ın ayrılığı sonrasında teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Portekiz'e çıkarma yapan Asbaşkan Murat Kılıç ve Sportif Direktör Önder Özen'in hedefinde Brezilyalı teknik adam Filipe Luís var. İngiltere Premier Ligi takımlarının radarında da olan 40 yaşındaki çalıştırıcıyı ikna etmek için görüşmelere başlandı. Türkiye'de çalışma fikrine şu aşamada sıcak bakmayan Luís'in vereceği karar merakla bekleniyor. 2024-25 sezonunda Flamengo teknik direktörlüğüne yükselen Luís, burada kazandığı 9 kupa sonrasında adından sıkça söz ettirmeyi başarmıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/6b3721f6616c449a8d4c-2705202673f50d78.jpg"/><p><b>GENİŞ LİSTEDE MANCINI DE VAR</b></p><p>Siyah-Beyazlılar'ın Portekiz'de görüşme yapmayı planladığı diğer teknik adam ise İngiltere Premier Lig ekibi West Ham United ile yollarını ayırması gündemde olan Nuno Espírito Santo... Portekizli teknik adam, Premier Lig kariyerinde istikrarsız bir dönem geçirirken son sezonunda 36 maçta 10 galibiyet, 10 beraberlik ve 16 mağlubiyet aldı. SiyahBeyazlı kulislerde gündeme gelen bir diğer isim ise Roberto Mancini... İtalyan çalıştırıcı bir dönem Galatasaray'da görev almıştı. Siyah-Beyazlı yönetimin kısa süre içinde teknik direktör sorununu çözmeyi planladığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/besiktas-filipe-luis-mesa-907_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277506</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/istanbulda-bayramin-ilk-gunu-yollar-bos-kaldi-277506</link>
      <pubDate>2026-05-27T10:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bayramın ilk günü yollar boş kaldı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da Kurban Bayramı'nın ilk sabahı trafik boş kaldı. Trafik uygulamasında yoğunluk yüzde 2 olarak görüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da bayramın ilk günü yollar boş kaldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nın ilk gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 2'ye kadar düştü. Hafta içi mesai saatlerinde aşırı yoğunluğun oluştuğu Cevizlibağ bölgesinde E-5 karayolu boş kaldı. Boş kalan yollar havadan görüntülendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/istanbulda-bayramin-ilk-g-636_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277505</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fenerbahcede-hedef-strahinja-pavlovic-277505</link>
      <pubDate>2026-05-27T09:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de hedef Strahinja Pavlovic]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Transfer çalışmalarına başlayan Fenerbahçe geçen sezon kadrosuna katamadığı başarılı savunma oyuncusu Strahinja Pavlovic'i yeniden listenin 1 numarası yaptı. Sarı lacivertli ekibin yıldız oyuncuya cazip bir teklif sunması bekleniyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fenerbahçe'de hedef Strahinja Pavlovic]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milan Skrinar dışında net bir stoperi olmayan F.Bahçe, yeni sezonda savunmayı sağlama almanın hesaplarını yapıyor. Geçtiğimiz yaz dönemi ve devre arasında da teklif yapılan Strahinja Pavlovic yeniden listenin 1 numarasına yerleşti. Sert savunma yapısıyla dikkat çeken 1.94'lük oyuncu hücuma verdiği katkı ve attığı sürpriz gollerle dikkat çekiyor. Bu sezon hayal kırıklığı yaşayan Milan takımı hem ekonomik hem sportif sebepler nedeniyle kadrosunda büyük bir değişim yaşayacak. İtalyan medyası; takımdaki herkesin satılabilir konumda olduğunu vurguluyor</p><p><b>PİYASASI YÜKSELİŞ TRENDİNDE</b></p><p>Bir yıl önce Strahinja Pavlovic için 25 milyon euroya çıkamayan Fenerbahçe, bu kez 30 bandını göze alabilir. 2024'te 18.5 milyon euroya Salzburg'dan 18.5 milyon euroya Milan'a transfer olan başarılı savunmacı ilk sezonunda sallantılı bir grafik çizse de sonrasında kendini kabul ettirdi. Piyasa değerini 35 milyon euroya taşıdı. Kafa gollerinin dışında oyunu önde oynayabiliyor ve duran toplarda sürpriz şutlar çıkarabiliyor. Yıldız futbolcunun eski Fenerbahçeli Dusan Tadic'le yakın arkadaş olması da Sarı-Lacivertliler adına da büyük bir avantaj.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/da6d8743aa3545a7a8a8-27052026e2bdaa1b.jpg"/><p><b>PROFİLİ GALATASARAY'A UYMUYOR</b></p><p>Fichajes; Manchester United ve Galatasaray'ın da nabız yokladığını belirtse de Fenerbahçe ihtimalinin daha ön planda olduğunu yazdı. Galatasaray'da nispeten Davinson, Strahinja Pavlovic profiline yakın. Okan Buruk sol stoperde ise sol ayaklı, oyun kurucu futbolculardan yana. Abdülkerim'i kesebilecek bir aday bakılabilir. Manchester United'da Maguire'nin 1 yıl daha kontratı var. Daha önce Fenerbahçe'ye yeşil ışık yakan Pavlovic, iki kulübün anlaşması halinde yeni sezonda SarıLacivertli çubuklu forma altında sahaya çıkabilir</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/fenerbahcede-hedef-strahi-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.277504</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpdeki-17-yillik-imar-rantina-darbe-altindan-yine-agbaba-cikti-277504</link>
      <pubDate>2026-05-27T09:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'deki 17 yıllık imar rantına darbe! Altından yine Ağbaba çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'li Güzelbahçe Belediyesi'ne düzenlenen operasyonla ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında imara aykırı yapılara 2009 yılından itibaren rüşvet karşılığı izin verildiği; selef ve halef belediye başkanlarının bu süreçte birlikte hareket ettiği iddia edildi. CHP'li Veli Ağbaba ile tutuklanan Başkan Mustafa Günay'ın birbirlerine siyasi destek verdiğini öne sürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'deki 17 yıllık imar rantına darbe! Altından yine Ağbaba çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında CHP'li Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay ile bir önceki dönem belediye başkanı Özdem Mustafa İnce ve imar müdürünün de aralarında olduğu 5 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Başkan Günay ile imar müdürü tutuklandı.</p><p>Soruşturma kapsamında imara aykırı yapılara 2009 yılından itibaren rüşvet karşılığı izin verildiği; selef ve halef belediye başkanlarının bu süreçte birlikte hareket ettiği iddia edildi. Başkan Günay'ın eşinin yetkilisi olduğu şirket üzerinden para akışı sağlandığı, yıkımların engellendiği ve imar usulsüzlüklerinden maddi menfaat elde edildiği öne sürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/ic-27052026fd8261d5.jpg"/><p><i>Mustafa Günay</i></p><p><b>SAHTE FOTOYLA ONAY</b></p><p>Tanık S.K.'nın ifadesinde, sahte fotoğraflarla bakanlık sisteminden onay alındığı, imara aykırı yapıların 'koruma güvencesi' altında büyütüldüğü ve bazı süreçlerin organize şekilde yürütüldüğü belirtildi. Tanık ifadelerinde ayrıca Şamil Göçtü'nün müteahhitlerle belediye arasında aracılık yaptığı, dosyaların 'çanta aracılar' üzerinden belediyeye ulaştırıldığı iddia edildi. 'Yalı Balık' adına para transferleri yapıldığı da tanık beyanlarında yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/rusvett1-270520264a2138c5.jpg"/><p><i>Özdem Mustafa İnce</i></p><p><b>BAŞKANA MAYBACH RÜŞVETİ</b></p><p>Bazı inşaat firmaları üzerinden rüşvet ağı kurulduğunu da öne süren tanık S.K., belediyeye yakın ofisler açıldığını ve bazı işlemlerin seçim dönemlerinde hızlandığını ileri sürdü. Ayrıca bir firmanın belediye başkanına Mercedes Maybach Vito tipi araç verdiği de ifade edildi.</p><p><b>ALTINDAN YİNE AĞBABA ÇIKTI</b></p><p>Tanık S.K, adı birçok rüşvet soruşturmasında geçen CHP milletvekili Veli Ağbaba ile tutuklanan Mustafa Günay'ın birbirlerine siyasi destek verdiğini öne sürdü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/27/chpdeki-17-yillik-imar-ra-208_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>