<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275167</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/teror-orgutu-deasin-yamacli-grubunda-oldugu-tespit-edilmisti-cezasi-belli-oldu-275167</link>
      <pubDate>2026-05-07T18:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Terör örgütü DEAŞ'ın “Yamaçlı grubu”nda olduğu tespit edilmişti: Cezası belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adana'da terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu iddiasıyla yargılanan sanık Y.D., “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Terör örgütü DEAŞ'ın “Yamaçlı grubu”nda olduğu tespit edilmişti: Cezası belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Y.D, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katıldı, avukatı ise duruşma salonunda hazır bulundu.</p><p>Cumhuriyet savcısı, esas hakkında mütalaasında, sanığın terör örgütü DEAŞ&#39;ın Adana&#39;da faaliyet gösteren Yamaçlı grubunda yer aldığını, örgütsel derslere katıldığını ve terör örgütü tarafından düzenlenmiş sözde kimliğinin bulunduğunu belirtti.</p><p>Savcı, ayrıca sanığın eylem ve faaliyetlerini yürütürken kod isim kullandığını, DEAŞ içerisinde aktif faaliyette bulunduğunu ve dijital materyallerinde örgüt mensuplarına ait çok sayıda fotoğrafın tespit edildiğini belirterek, Y.D&#39;nin &quot;silahlı terör örgütüne üye olma&quot; suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yönünde görüş sundu.</p><p>Y.D. ise savunmasında DEAŞ üyesi olmadığını öne sürerek, &quot;Örgütle bağlantım yok. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Avukatı da dinleyen mahkeme heyeti, &quot;silahlı terör örgütüne üye olmak&quot; suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı sanığın mevcut halinin devamına karar verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/teror-orgutu-deasin-yamac-548_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275166</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/canli-cumhurbaskani-erdogan-aciklamalarda-bulunuyor-275166</link>
      <pubDate>2026-05-07T18:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[#CANLI Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[#CANLI Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor.</p><div class="rich-text-live-tv"><div class="video-wrapper"></div></div><p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/canli-cumhurbaskani-erdog-701_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275165</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-felc-tedavilerinde-yeni-umut-olabilir-275165</link>
      <pubDate>2026-05-07T18:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan keşif: Felç tedavilerinde yeni umut olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'de gerçekleştirilen çarpıcı bir araştırma, insan beyninin genel anestezi altında dahi duyduğu kelimeleri analiz etmeyi ve öğrenmeyi sürdürebildiğini ortaya koydu. Bilim insanları, beynin bilinç kapalıyken bile dili işlemeye devam ettiğini belirledi. Bulguların felç ve benzeri beyin hasarlarının tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan keşif: Felç tedavilerinde yeni umut olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#39;deki Baylor College of Medicine araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, epilepsi ameliyatı geçiren 7 hastanın beyin aktiviteleri genel anestezi altındayken incelendi.</p><p>İlk deney kapsamında, tekrarlayan sesler arasına farklı tonlar eklenerek beynin bu değişiklikleri algılayıp algılamadığı test edildi.</p><p>Araştırmacılar, beyinde kısa ile uzun vadeli hafıza ve öğrenmeden sorumlu hipokampus bölgesindeki sinir hücrelerinin zamanla farklı sesleri ayırt etme kapasitesinin arttığını gözlemledi.</p><p>İkinci deneyde ise bilinci kapalı hastalara kısa hikayeler dinletildi. </p><p>Hastaların isim, fiil ve sıfat gibi farklı kelime türlerini ayırt edebildiğini tespit eden araştırmacılar, beynin bazı kelimeleri duyulmadan önce tahmin ettiğini de belirledi.</p><p>Araştırma sonucunda, genel anestezi altında veya bilinç kapalıyken beynin, dil öğrenmeyi ve duyduğu kelimeleri algılamayı sürdürdüğünü aktaran bilim insanları, bulguların felç ve benzeri beyin hasarlarının tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini vurguladı.</p><p>Çalışmanın ortak yazarlarından Doktor Sameer Aheth, &quot;Bulgularımız, beynin bilinç kaybı sırasında sanıldığından çok daha aktif olduğunu gösteriyor.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Araştırmanın detaylarına &quot;Nature&quot; dergisinde yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/bilim-dunyasini-sasirtan--218_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275164</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/milyonlari-yurtdisina-kacirma-yontemleri-ortaya-cikti-sahte-yatirim-tuzagina-siber-darbe-275164</link>
      <pubDate>2026-05-07T18:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milyonları yurtdışına kaçırma yöntemleri ortaya çıktı: Sahte yatırım tuzağına siber darbe]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin 6 ilde düzenlediği operasyonda, kendilerini yatırım danışmanı gibi tanıtıp vatandaşları dolandıran şebeke çökertildi. Sahte uygulamalar üzerinden milyonlarca lirayı paravan şirket hesapları ve kripto para transferleriyle yurt dışına aktardıkları belirlenen 10 şüpheliden 8'i tutuklandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milyonları yurtdışına kaçırma yöntemleri ortaya çıktı: Sahte yatırım tuzağına siber darbe]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, siber suçların önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında yatırım dolandırıcılığı yapan şebekeyi takibe aldı. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılan telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin, kendilerini borsa yatırım firmalarının yöneticisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şüphelilerin mağdurlara "ticaret" isimli uygulamayı yükleterek yatırım vaadinde bulunduğu, gönderilen paraları ise kurdukları paravan şirketlerin banka hesaplarına aktardıkları tespit edildi. Hesaplara yatırılan paraların banka şubelerinden çekildiği, ardından döviz olarak yurt dışındaki hesaplara ya da çeşitli kripto para borsalarına transfer edildiği öğrenildi.  </p><p><b>1 MİLYON LİRADAN FAZLA PARA TRANSFERİ TESPİT EDİLDİ</b></p><p>Soruşturma kapsamında Kocaeli'de yaşayan bir vatandaşın, şüphelilere ait hesaba 1 milyon 46 bin 813 lira gönderdiği belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda 5 Mayıs tarihinde 6 farklı ilde 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı. Ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuruna el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüphelilerden biri serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 8 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/milyonlari-yurtdisina-nas-759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275163</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/saha-2026ya-damga-vuran-teknoloji-yerli-endustriyel-robotlar-sahnede-275163</link>
      <pubDate>2026-05-07T18:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SAHA 2026'ya damga vuran teknoloji: Yerli endüstriyel robotlar sahnede]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Altınay Robot Grubu, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda tamamen yerli imkanlarla geliştirilen yeni nesil endüstriyel robotları SR40 ve SR80'i tanıttı. Motorundan yazılımına kadar milli altyapıyla geliştirilen robotlar, Türkiye'nin sanayide teknoloji bağımsızlığı hedefinde yeni bir dönemin kapısını araladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SAHA 2026'ya damga vuran teknoloji: Yerli endüstriyel robotlar sahnede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa&#39;nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul&#39;un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde gerçekleştiriliyor.</p><p>Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu SAHA 2026&#39;da, Türk savunma sanayisi şirketleri yeni ürünlerini tanıtıyor.</p><p>Milli robotlar SR40 ve SR80, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı &quot;Hamle Programı&quot; desteğiyle motorundan yazılımına, sürücüsünden mekanik tasarımına kadar tam bağımsız bir ekosistem olarak geliştirildi.</p><p>SR40 (40 kilogram taşıma kapasiteli) ve SR80 (80 kilogram taşıma kapasiteli) ile Altınay Robot Grubu&#39;ndaki GRASS şirketinin endüstriyel robot ailesinin tüm modelleri Türk sanayisine birçok sektör için çözüm sunuyor.</p><p><b>OPTİMİZE EDİLMİŞ HAREKET KONTROL MİMARİSİ İLE KÜRESEL STANDARTLARI KARŞILIYOR</b></p><p>Yerli endüstriyel robotlar, geniş çalışma uzayı, yüksek tekrarlanabilirlik hassasiyeti, optimize edilmiş hareket kontrol mimarisi ile küresel standartları karşılıyor. Otomotivden gıdaya, metal işlemeden ağır sanayiye kadar tüm imalat sektörleri için tasarlanan bu robotlar, pek çok uygulamada yüksek başarı gösterecek güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.</p><p>Altınay Robot Teknolojileri&#39;nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Hamle Programı kapsamında 2021 yılında temelini atarak başlattığı stratejik bir girişim olan GRASS, endüstriyel robot kol ve bileşenlerinin yerli olarak tasarlayıp üretmeyi hedefliyor.</p><p>AR-GE sürecinin tamamlanmasının ardından bağımsız bir yapılanmaya dönüşen GRASS, robot kolunun yanı sıra servo motor, redüktör ve motor sürücü gibi kritik alt bileşenleri yerli imkanlarla üretmek üzere yapılanmasına devam ediyor. Toplam 20 bin metrekare kapalı alana sahip bir tesis yatırımı planlayan GRASS, Türkiye&#39;nin robot teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/saha-2026ya-damga-vuran-t-809_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275162</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/baliklar-urkuyor-demisti-ozgur-ozel-yildirimhanin-yaninda-heyecandan-nasil-poz-verecegini-bilemedi-275162</link>
      <pubDate>2026-05-07T18:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Balıklar ürküyor demişti! Özgür Özel Yıldırımhan'ın yanında heyecandan nasıl poz vereceğini bilemedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sinop'taki füze testleri üzerinden Türk savunma sanayiini hedef alarak “Balıklar ürküyor” diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık Ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaret etti. Türk savunma sanayiinin yeteneklerini övüp hayaller kuran Özgür Özel, Yıldırımhan'ın yanında kameralara nasıl poz vereceğini bilemedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Balıklar ürküyor demişti! Özgür Özel Yıldırımhan'ın yanında heyecandan nasıl poz vereceğini bilemedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP  Genel Başkanı Özgür Özel, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık Ve Uzay  Sanayi Fuarı'nı ziyaret etti. "Hava savunma sistemimiz, uçağımız yok"  diyen, "Balıklar ürkmesin" diye füze testi istemeyen Özgür Özel'in  fuar çıkışında Türk savunma sanayiine bakış açısı değişti.</p><p><b>YILDIRIMHAN'IN ÖNÜNDE OBJEKTİFLERE YANSIDI</b></p><p></p><p>Fuar ziyaretinde özellikle uzun menzilli hava savunma sistemleri ve füze projeleri ön plana çıktı. Özel'in, YILDIRIMHAN'ın önünde verdiği pozlar sosyal medyada en çok konuşulan görüntüler arasında yer aldı.</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/hhtqhyrxmamufd-0705202694d60062.jpg"/><p><strong>TÜRK SAVUNMA SANAYİİNİ ÖVÜP HAYALLER KURDU</strong></p><p>Daha önce Türk  savunma sanayiini hedef alan Özgür Özel, bugün Türk savunma sanayiinin  yeteneklerini övüp hayaller kurdu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/video4-07052026caf26d70.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>SAHA  2026 fuarını ziyaretinin ardından konuşan Özel, "İçeride yeni nesil  firkateynimizle ilgili bilgi aldık. Bu Türkiye'nin 20 yıldır geciktiği bir  proje bugün yeni nesil bir hava savunma firkateyniniz olduğunda örneğin Kıbrıs  önüne onu çektiğinizde akşam rahat rahat uyursunuz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41316817.jpg"/><p><strong>ÖNCEKİ SÖZLERİYLE ÇELİŞTİ</strong></p><p>Önceleri "14  yıldır hava filomuza bir tek savaş uçağı koymadık" sözlerini de unutan  Özel, bugün KAAN için yerli motor tarihi verdi.</p><p class="">Fuardaki  izlenimlerini aktaran Özel, "Bir an önce biz KAAN'ın göklerde yerli ve  milli motoruyla uçacağını görüyoruz. KAAN'ın uçma dışındaki enerji  ihtiyaçlarını karşılayan yerli ve milli motorunu gösterdiler mesela. Onunla da  gurur duyduk. 2030'dan itibaren de kendi motorumuzla birlikte uçacağız."  dedi.</p><p>Türkiye SAHA 2026  Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ile büyük sükse yaptı.  Fuar görmek istemeyenlerin gözlerini, duymak istemeyen kulaklarını bile açtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41316822.jpg"/><p>Hasetten gurura  ortak olamayan gönülleri bile yumuşattı. Özgür özel SAHA 2026 ziyaretinden  memnun ayrıldı.</p><p><strong>"ETKİLENMEDİĞİM YOK" İTİRAFI</strong></p><p>Basın  mensuplarının "Gördükleriniz arasında etkilendikleriniz var mı?"  sorularını yanıtlayan Özel, "Genel sekreterimiz beni özellikle dikkat  çekecek olanlara götürüyor. Etkilenmediğim yok. " cevabını verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41316824.jpg"/><p><strong>ÖZGÜR ÖZEL "BALIKLAR ÜRKÜYOR" DEMİŞTİ</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl  Aralık ayında Roketsan'ın Sinop'taki füze test merkezinden rahatsız olan Özgür  Özel, açıklamalarında, "Yani iki günden birinde 'Balığa çıkmayın füze  testi yapacağız diyorsunuz. O testlerden o seslerden balıklar ürküyor  yuvalarını terk ediyorlar." demişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41316820.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/baliklar-urkuyor-demisti--984_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275161</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/6x6-insansiz-kara-araci-gokboru-saha-2026da-tanitildi-275161</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[6x6 insansız kara aracı "GÖKBÖRÜ" SAHA 2026'da tanıtıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Elektroland Defence, milli imkanlarla geliştirdiği çok maksatlı insansız kara aracı "GÖKBÖRÜ"yü SAHA 2026'da ilk kez vitrine çıkardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[6x6 insansız kara aracı "GÖKBÖRÜ" SAHA 2026'da tanıtıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayisi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı devam ediyor.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda milli imkanlarla geliştirilen yerli ve çok maksatlı insansız kara aracı GÖKBÖRÜ tanıtıldı. Saatte 30 kilometre hıza ulaşabilen GÖKBÖRÜ, 800 kilogram taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.</p><p>Yüzde 70 dik eğim ve yüzde 45 yan eğimde görev yapabilen GÖKBÖRÜ, ön, arka, sağ ve sol bağımsız teker grupları sayesinde zorlu arazi koşullarında yüksek hareket kabiliyeti sunuyor.</p><p>Engebeli ve dengesiz arazilerde dahi yük (payload) bölümünü sabit tutabilen sistem, farklı operasyonel ihtiyaçlara etkin çözümler sağlıyor.</p><p>Elektroland Defence Genel Müdürü Ferhat Uğur, Türkiye savunma sanayisi sektörünün diğer sektörlerle entegre çalışabildiğini ifade etti.</p><p>Uğur, şöyle konuştu:</p><p>"Bizim amacımız, etkin, üretim maliyetleri düşük ve çok kullanıcılığa hitap edebilecek, çok fonksiyonlu sistemler üretmek. Bugün lansmanını yaptığımız GÖKBÖRÜ böyle bir sistem. Savunma Sanayii Başkanlığının etkisiyle birlikte gelişen sektörün artık sivil alanlara da kayması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü savunmamız gereken o kadar çok şeyimiz var ki ormanlarımız var, kıyılarımız var, tarımsal arazilerimiz var. Bu yüzden burada elde ettiğimiz tecrübe ve birikimle diğer sektörleri de kapsayacak şekilde etkin maliyetli robotlar üretmek istiyoruz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/1-07052026df5b4cee.jpg"/><p><strong>GÖKBÖRÜ, HER TÜRLÜ ARAZİDE GÖREV YAPABİLECEK BİR YAPIDA</strong></p><p>Uğur, bugün NASA'nın Mars'a gönderdiği bir robot sistemi bulunduğuna işare ederek, "O robot sistemindeki 'Artılar ve eksiler nedir?' hepsini değerlendirdik. Aynı mekanizma yapısıyla ama üzerine kendi patentimiz ürünümüzü de bir eklenti yaparak daha fonksiyonel bir halde ülkenin coğrafi koşullarına dağ, çamur, çöl, orman, her ortamda gidebilecek bir yapıya dönüştürdük." diye konuştu.</p><p>GÖKBÖRÜ 6x6 insansız kara aracının maliyet etkin olduğunu dile getiren Uğur, "Bugün tarım alanında kullanılacak bir araç fiyatından daha ucuza alabilirsiniz. Üzerinde yük taşıyabilirsiniz. Çok amaçlı yük taşıma platformu gibi düşünebilirsiniz. İsterseniz savunma alanında, isterseniz tarım alanında, isterseniz arama kurtarma ekibinde, her yerde faaliyet gösterecek şekilde yapılıyor." dedi.</p><p>Uğur, sistemin hasar alsa dahi hızlıca onarılıp yeniden sahaya sürülebildiğini, bunun da yazılım, donanım, elektronik ve mekanik tüm sistemlerin yerli imkanlarla geliştirilmesinden kaynaklandığını, bu yaklaşımın operasyonel süreklilik ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından kritik olduğunu ifade etti.</p><p>GÖKBÖRÜ'ye yurt dışından talep olduğunu söyleyen Uğur, şöyle devam etti:</p><p>"Bu fuarın en büyük özelliklerinden biri de o oldu. Yakın ülkelerden birine ama Avrupa tarafındaki ülkelerden biriyle 30 adetlik bir anlaşma aşamasına geldik. Bu fuarda buldular bizi. Onların da böyle bir arayışı varmış. Maliyet etkin, çok kullanıma yönelik ve istenilen şekilde adapte olabilecek şekilde bir sistem arıyorlardı ve araştırdıklarında, gelip testlerini gördüklerinde bu işin bununla çözüldüğüne ikna oldular. Şimdi sipariş bekliyoruz. Bu sipariş bizim şirketimiz için değil, bu ülke için. Çünkü yurt dışına ne kadar ihracat yaparsak, ülkemize ne kadar para getirebilirsek, teknolojiyi nasıl geliştirebilirsek, insan kaynaklarımızı nasıl doğru yönlendirebilirsek, hava araçlarındaki başarı kara araçlarında da olacak."</p><p><strong>"BİZ KARACI BİR MİLLETİZ, KARAYI BİZ BİLİRİZ"</strong></p><p>Uğur, dünyada konseptin değiştiğini, kara araçlarının modernize olduğunu ve insansız sistemlerin ön plana çıktığını, kara araçlarında Türkiye'nin dünyanın en ileri ülkesi olduğunu söyledi.</p><p>Kara Araçları Daire Başkanlığı ve ordunun buna çok büyük önem verdiğini dile getiren Uğur, "Bugüne kadar yaptığımız testlerde biz bunu sahada denemek istiyoruz dediğimiz zaman hiçbir zorluk yaşamıyoruz. 'Görüş istiyoruz' dediğimiz zaman, bütün tecrübelerini aktaran deneyimli bir güvenlik gücümüz var bizim. 'Biz de bu böyle olursa şu daha iyi olacak' gibi oradan fikre ulaşabiliyoruz." diye konuştu.</p><p>Uğur, bir laboratuvara kapanıp 4 bilim adamı, 5 mühendisle robot üretmediklerini, üretimi Türk milleti ile asker ve polisle beraber yaptıklarını belirterek, "O yüzden dünyanın en iyisi bu. Bundan daha iyisi olacak mı? Olacak. Yine bir Türk firması yapacak. Belki biz yapacağız, belki başka bir Türk firması yapacak. En iyisi de yine böyle olacak. Başka türlü olmaz zaten. Çünkü biz karacı bir milletiz, karayı biz biliriz." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/6x6-insansiz-kara-araci-g-584_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275160</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cop31-kapsaminda-cevre-ve-iklim-medya-turu-duzenlenecek-275160</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[COP31 kapsamında "çevre ve iklim medya turu" düzenlenecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 9-11 Mayıs'ta Hatay ve İstanbul'da kapsamlı bir "çevre ve iklim medya turu" düzenleyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[COP31 kapsamında "çevre ve iklim medya turu" düzenlenecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin kasımda ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi öncesinde uluslararası medyada farkındalığın artırılmasını hedefleyen "Road to COP31: Sustainable Future International Media Program" başlıklı organizasyona İngiltere, Macaristan, İspanya, Güney Kore, İtalya, Sırbistan, Fas, Karadağ, Kuzey Makedonya, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere 11 ülkeden davet edilen 17 yabancı basın mensubu katılım sağlayacak.</p><p>Program ile Türkiye'nin çevre ve iklim politikaları, sürdürülebilir kalkınma vizyonu ve bu alanda geliştirilen yerli teknolojiler uluslararası basın mensuplarına anlatılacak. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede attığı adımlar, çevre yönetimi alanındaki yenilikçi uygulamaları ve bilimsel araştırma altyapısı dünya kamuoyuna tanıtılacak.</p><p>Medya turu çerçevesinde katılımcılar ilk olarak Hatay'da düzenlenecek olan "Türkiye'nin COP31 Yolculuğu: Dirençli Şehirler Programı" kapsamında bir saha ziyareti gerçekleştirecek.</p><p><b>ZİRVEYE KADAR DÖRT BASIN TURU DAHA YAPILACAK</b></p><p>Katılımcılar daha sonra COP31 Başkanı Murat Kurum ile görüşecek. Medya mensupları bu görüşmede, daha adil, kapsayıcı ve işlevsel bir küresel düzenin inşasına katkı sunmayı hedefleyen, diyalog, aksiyon ve uzlaşı ilkeleri doğrultusunda şekillenecek COP31 süreci hakkında bilgi edinecek.</p><p>Programın son gününde dünyanın en derin ikinci üretim tesisi olan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi ziyaret edilecek. Katılımcılar, tarımda sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm konularında bilgilendirilecek.</p><p>Daha sonra Türkiye Çevre Ajansı tarafından gençlerin çevre farkındalığına katkı sunmak amacıyla düzenlenen "Yeşil Kampüs Festivali" kapsamında çevre tırı ziyaret edilecek.</p><p>Çevre ve iklim medya turları kapsamında COP31 Zirvesine kadar dört basın turu daha gerçekleştirilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/cop31-kapsaminda-cevre-ve-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275159</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gazzede-cocuklar-saatlerce-su-kuyrugunda-bekliyor-275159</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gazze'de çocuklar saatlerce su kuyruğunda bekliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail'in saldırıları ve ağır şartlar altında yaşam mücadelesi veren Gazze Şeridi'ndeki çocuklar, okulda ders sıralarında olmaları gerekirken ailelerine bir bidon su götürebilmek için her gün saatlerce su kuyruklarında bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gazze'de çocuklar saatlerce su kuyruğunda bekliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinde çocuklar, Gazze'nin tümünde yaşanan temiz su krizi nedeniyle yaşlarına göre ağır su bidonlarını doldurup dinlene dinlene zorlukla evlerine su taşıyor.</p><p>Filistinli 12 yaşındaki Ravan el-Beyruk, sabahları okula gitmek yerine su doldurmaya gittiğini ve sonra da aşevinde yemek kuyruğuna girdiğini söyledi.</p><p>Eğer su doldurmak için kuyruğa girmezse susuz kalacaklarını söyleyen Beyruk, "Eskiden sabahları uyanır, süt içer, yemek yer ve okula giderdik. Şimdi uyanıyoruz ama okula gitmiyoruz, artık eğitim yok." ifadelerini kullandı.</p><p>Beyruk, babasının şubat ayında şehit olduğunu ve yetim kaldıklarını söyledi.</p><p>"Neden dünyadaki diğer çocuklar gibi giyinip okula gidip ders görmüyoruz"</p><p>Sami Hammad (13), savaştan önce okula gittiğini ama şimdi mecburen su doldurmaya gitmek zorunda olduğunu belirtti.</p><p>"Gazze'de eğitim yok, hiçbir şey kalmadı. Biz çocuğuz, niçin dünyanın geri kalanı gibi olmayalım? Neden biz de dünyadaki diğer çocuklar gibi giyinip okula gidip ders görmüyoruz?" diyen Hammad, sabah 6'da uyanıp su doldurmaya gittiklerini kaydetti.</p><p>On yaşındaki Usame Ebu Zeyd de, artık okula gitmek yerine su kuyruğuna girdiğini söyledi.</p><p>Üç yıldır su sıkıntısı çektiklerini aktaran Ebu Zeyd, "Biz çocuğuz, bizim suçumuz ne? Normalde çantalarımızı takıp, tertemiz bir şekilde (okula) gidiyor olmalıydık. Ama şimdi su kuyruğuna gider olduk. Bizim günahımız ne? Üç yıldır bu ıstırabın içinde kaldık." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"BENİN KAHVALTIMI YAPIP, ANNEMİN SAÇLARIMI TARAMASI VE OKULA GİTMEM GEREKİRDİ"</b></p><p>Refah'tan yerinden edilen Filistinli bir ailenin 14 yaşındaki çocuğu Muhammed Harb ise temiz suya ulaşmanın çok güç olduğunu belirterek şunları dile getirdi:</p><p>"Benin kahvaltımı yapıp, annemin saçlarımı taraması ve sonra okula gitmem gerekirdi."</p><p>Han Yunus sakinlerinden Ebu Muhammed Ebu Tuayme de, her gün çocuklarıyla su doldurmaya sonrasında da aşevine yemek sırasına gitmek zorunda kaldıklarını söyledi.</p><p>Ebu Tuayme su ve yemek için her gün aynı sıkıntıları çektiklerini ifade etti.</p><p>Gazze'de yaklaşık 2,4 milyonluk nüfusun 1,9 milyonu yerinden edilmiş durumda. Gazze'deki Filistinlilerin büyük bir kısmı temel insani ihtiyaçlardan yoksun çadırlarda veya kalabalık sığınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor.</p><p>Altyapının büyük bölümünün tahrip edilmesi, temiz suya erişimden elektrik teminine kadar birçok alanda ciddi sıkıntılara yol açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/gazzede-cocuklar-saatlerc-250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275158</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/unlu-ekonomist-neden-nato-turkiyeden-ogrenmeli-diyor-275158</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ünlü ekonomist neden 'NATO Türkiye'den öğrenmeli' diyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ekonomist Timothy Ash, NATO'nun mevcut savunma tedarik sisteminin çağın ihtiyaçlarına cevap veremediğini belirterek, Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünün ittifak için önemli bir örnek oluşturduğunu söylüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ünlü ekonomist neden 'NATO Türkiye'den öğrenmeli' diyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Avrupa'nın savunma kapasitesi, NATO'nun geleceği ve Türkiye savunma sanayisinin bu denklemdeki yeri, SAHA 2026'da düzenlenen uluslararası panelde ele alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41312735.jpg"/><p>"Transatlantik Güvenlik Ekosisteminde Savunma Sanayi İşbirliği: NATO Yetkinlik Geliştirme ve Avrupa SAFE Çerçevesinde Ortak Üretim Fırsatları" panelinde konuşan uzman ve yetkililer, Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinde Türkiye'nin savunma sanayisi kapasitesinin kritik rol oynayacağını söylüyor. </p><b>PANELDE KİMLER KONUŞTU?</b><p></p><p>Panelde, Digital Transformation Capital Partners (DTCP) Ortağı Ole Aguirre, Chatham House Ekonomisti Timothy Ash ve Kanada Savunma Tedarik Bakanı Stephen Fuhr değerlendirmelerde bulundu.</p><b>TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR ÖRNEK</b><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41312736.jpg"/><p><b>Timothy Ash,</b> NATO'nun mevcut savunma tedarik sisteminin çağın ihtiyaçlarına cevap veremediğini belirterek, Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünün ittifak için önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.</p><p>"NATO'nun tedarik sistemi bugün yaşadığımız dünyaya uygun değil." diyen Ash, Ukrayna savaşının klasik savunma anlayışlarını değiştirdiğini vurguladı.</p><p>Ash, "Türkiye, NATO ortaklarıyla yaşadığı zorluklar ve yaptırımlar nedeniyle kendi sistemini geliştirmek zorunda kaldı. Ama bugün burada ortaya çıkan tablo olağanüstü. ROKETSAN'ın geliştirdiği uzun menzilli füzelere bakın. Baykar'ın yaptıkları gerçekten sıra dışı. Avrupa savunması bugün çok parçalı ve verimsiz bir yapıya sahip. Buna karşılık Türkiye'nin tek ülke merkezli, daha otonom savunma modeli son derece etkili sonuçlar üretiyor. NATO aslında Türkiye'den öğrenmeli." dedi.</p><p><b>"Önümüzdeki dönemde Avrupa'nın en etkili askeri güçleri Finlandiya, Almanya, Polonya, Ukrayna ve Türkiye olacak." diyen Ash, Avrupa'nın gelecekteki savunma omurgasının Türkiye gibi ülkeler üzerine şekilleneceğini belirtti.</b></p><p><b>TÜRKİYE'DE ÇOK GÜÇLÜ ŞİRKETLER VAR</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41312738.jpg"/><p>Kanada Savunma Tedarik Bakanı Stephen Fuhr ise savunma alanında hızın kritik hale geldiğini belirterek, teknoloji geliştirme döngüsüyle klasik tedarik süreçleri arasındaki farkın büyüdüğünü söyledi.</p><p>"Teknoloji döngüsü küçülürken tedarik süreçleri uzarsa ortaya yavaş ve artık sahada karşılığı olmayan sistemler çıkar." diyen Fuhr, Kanada'nın bu nedenle savunma tedarik yapısını tamamen değiştirdiğini anlattı.</p><p>Türkiye ile işbirliğine açık olduklarını vurgulayan Fuhr, Türk savunma sanayisi şirketlerinin önemli kabiliyetlere sahip olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p><p>"Türkiye'de çok güçlü şirketler var. Burada ciddi bir sinerji görüyoruz. Her şeyi tek başımıza geliştirecek 15 yıllık bir lüksümüz yok. Bu yüzden güvenilir ortaklarla hızlı hareket etmek zorundayız. Ortak üretim ve sanayi işbirlikleri önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacak."</p><p><b>TÜRKİYE'YE YÖNELİK YAKLAŞIM DEĞİŞMELİ</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41312737.jpg"/><p>DTCP Ortağı Ole Aguirre de Avrupa'nın güvenlik ekosisteminde Türkiye'ye yönelik yaklaşımın değişmek zorunda olduğunu söyledi.</p><p>Aguirre, "Avrupa dijital dönüşüme hazır değil. Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı var. Uzun yıllardır Türk savunma sanayisiyle çalışıyorum ve Türkiye'deki gelişimden son derece etkileniyorum. Ukrayna savaşı, mevcut NATO standartlarının sahadaki gerçeklik karşısında yetersiz kaldığını gösterdi bizlere. NATO standartlarının savaşın gerçekliğiyle örtüşmediğini Ukrayna'da gördük. Bu sistemin değişmesi gerekiyor." ifadelerini kullanarak, geleceğin savaş ortamında veri, yapay zeka, sensör ağları ve dijital altyapının belirleyici unsur haline geldiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41312739.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/unlu-ekonomist-neden-nato-889_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275157</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kendiliginden-yok-olan-plastik-mikroplastik-tehdidine-cozum-bulundu-275157</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kendiliğinden yok olan plastik! Mikroplastik tehdidine çözüm bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin'de geliştirilen canlı plastik, Bacillus subtilis bakterisi sayesinde kendiliğinden yok olabiliyor. Uzmanlar, bu yenilikçi teknolojinin mikroplastik kirliliğine karşı önemli bir çözüm sunduğunu ve plastik atıkların geleceğini değiştirebileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kendiliğinden yok olan plastik! Mikroplastik tehdidine çözüm bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli bilim insanları, Bacillus subtilis bakterisiyle desteklenen ve kendiliğinden yok olabilen yeni bir plastik türü geliştirdi. Araştırma ekibi, bu canlı plastiğin, uygun koşullarda kendi kendini çözebildiğini ve çevrede mikroplastik bırakmadığını açıkladı. Özellikle plastik atıkların doğaya verdiği zararın azaltılması hedeflenirken, bu buluşun çevre dostu bir alternatif sunması dikkat çekiyor.</p><h3>Canlı plastik mikroplastik sorununa çözüm sunuyor</h3><p>Bilim insanlarının geliştirdiği canlı plastik, içine entegre edilen Bacillus subtilis bakterisinin sporları sayesinde, belirli bir sıcak besin çözeltisine maruz bırakıldığında aktif hale geliyor. Bu bakteriler, plastik malzemeyi içten çözebilen enzimler üretiyor ve böylece plastik tamamen ayrışıyor. Araştırmacılar, iki farklı bakteri türü kullandıklarını belirtti: İlki, büyük polimer zincirlerini küçük parçalara ayırıyor; ikincisi ise bu parçaları basit moleküllere dönüştürerek süreci tamamlıyor. En önemli avantaj ise, bu yöntemle mikroplastik oluşumunun tamamen önlenmesi. Mikroplastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında, canlı plastik teknolojisi yeni bir umut olarak öne çıkıyor.</p><h3>Bilim insanları döngüsel ekonomi için umut verdi</h3><p>Çinli araştırmacılar, canlı plastik teknolojisinin henüz PET gibi daha dayanıklı plastiklere uygulanamadığını ancak bu gelişmenin döngüsel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Plastiklerin doğada sonsuza dek kalmaması ve çevreye zarar vermemesi için sürdürülebilir çözümlere ihtiyaç duyuluyor. Araştırmacılar, canlı plastik sayesinde atık yönetiminin gelecekte köklü biçimde değişebileceğine inanıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, plastik kullanımının kaçınılmaz olduğu sektörlerde bile çevre dostu alternatiflerin mümkün olduğunu gösteriyor. Bilim dünyası, canlı plastik teknolojisinin geliştirilmesiyle birlikte, plastik atık sorununa karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretilebileceğini düşünüyor.</p><p>Sonuç olarak, Çin'de geliştirilen canlı plastik, mikroplastik oluşumunu engelleyerek çevreye zarar vermeyen bir atık yönetimi modeli sunuyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yaygınlaşması halinde plastik kirliliğiyle mücadelede yeni bir dönemin başlayacağını öngörüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/kendiliginden-yok-olan-pl-491_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275156</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/motor-citynin-yeni-fragmani-yayinlandi-24-temmuz-2026da-vizyonda-275156</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Motor City'nin yeni fragmanı yayınlandı! 24 Temmuz 2026'da vizyonda]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Motor City, Alan Ritchson'ın başrolünde yer aldığı yeni aksiyon-gerilim filmiyle 1970'lerin Detroit'inde geçen bir intikam hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Film, izleyicileri suç, aşk ve adaletin iç içe geçtiği karanlık bir atmosferde buluşturacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Motor City'nin yeni fragmanı yayınlandı! 24 Temmuz 2026'da vizyonda]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alan Ritchson, Motor City adlı yeni aksiyon-gerilim filmiyle 1970'lerin Detroit'inde geçen çarpıcı bir intikam hikâyesine hayat veriyor. 24 Temmuz 2026'da vizyona girecek olan film, izleyicileri suçun ve tutkunun hüküm sürdüğü Motor City'nin karanlık sokaklarına davet ediyor. Filmde, bir işçi olarak hayatını sürdüren ve romantik duygulara sahip olan başkarakter, acımasız bir gangsterin sevgilisine aşık olduktan sonra işlemediği bir suç yüzünden tuzağa düşüyor. Yıllarca hapis yatan kahraman, özgürlüğüne kavuştuğunda tek bir amaç uğruna geri dönüyor: intikam almak.</p><h3>Alan Ritchson ve güçlü oyuncu kadrosu Motor City'de buluştu</h3><p>Başrolde Alan Ritchson'ın yer aldığı filmde Shailene Woodley, Pablo Schreiber, Ben Foster ve Ben McKenzie gibi önemli isimler de rol alıyor. Senaryosunu Chad St. John'un kaleme aldığı Motor City'nin yönetmenliğini ise Potsy Ponciroli üstleniyor. Oyuncu kadrosunun zenginliği ve senaryonun derinliği, Motor City'nin yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olacağına işaret ediyor.</p><h3>Motor City'nin fragmanı Detroit'te heyecan yarattı</h3><p>Yayınlanan yeni fragman, Detroit'in 1970'li yıllardaki atmosferini ve Motor City'nin benzersiz suç dünyasını gözler önüne seriyor. Fragmanda, Alan Ritchson'ın canlandırdığı karakterin yaşadığı dram, adalet arayışı ve intikam tutkusu dikkat çekiyor. Motor City, vizyon tarihi olan 24 Temmuz 2026'da sinemaseverlerle buluşacak ve izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak.</p><p>Motor City, aksiyon ve gerilim tutkunları için 2026 yazının en iddialı filmlerinden biri olmaya aday. Alan Ritchson'ın performansı ve Detroit'in eşsiz atmosferi, izleyicilere uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir sinema deneyimi vaat ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/motor-citynin-yeni-fragma-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275155</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/oyuncularin-aliskanligi-degisti-yeni-oyunlar-artik-cikis-gununde-alinmiyor-275155</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Oyuncuların alışkanlığı değişti! Yeni oyunlar artık çıkış gününde alınmıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[IGN'in Kantar ve UC Berkeley iş birliğiyle yayımladığı son rapor, ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya'daki hardcore oyuncular arasında tam fiyatla oyun satın alma alışkanlığının ciddi şekilde azaldığını ortaya koydu. Özellikle Y ve Z kuşağı, tam fiyatla oyun alımında öne çıkarken, X kuşağında bu oran belirgin biçimde düşük.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Oyuncuların alışkanlığı değişti! Yeni oyunlar artık çıkış gününde alınmıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IGN'in Kantar ve UC Berkeley ile birlikte hazırladığı Generations in Play raporunda, ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya'daki hardcore oyuncuların oyun satın alma alışkanlıklarında önemli değişiklikler tespit edildi. Araştırma sonuçlarına göre, hardcore oyuncuların %62'si oyunları artık tam fiyatla satın almıyor ve Day One çıkışlarını beklemek yerine indirimleri veya daha uygun fiyatlı seçenekleri tercih ediyor. Bu eğilim, oyun endüstrisinin satış stratejilerinde köklü değişikliklere yol açabilecek nitelikte.</p><h3>IGN verileri: Kuşaklar arası farklar ve satın alma tercihleri</h3><p>Rapor, Y ve Z kuşağının oyun satın alma davranışlarında öne çıktığını gösteriyor. Y kuşağının %38'i ve Z kuşağının %42'si hâlâ yeni çıkan oyunları tam fiyatla almayı tercih ederken, X kuşağında bu oran sadece %20'de kalıyor. Araştırma, ayrıca X kuşağının yeni oyunlar hakkında bilgi edinmek için Google'ı, Y kuşağının YouTube'u, Z kuşağının ise sosyal medyayı kullandığını ortaya koydu. Bu farklılıklar, oyun pazarlama stratejilerinin kuşaklara göre şekillenmesinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor.</p><h3>Karl Stewart: 'Araştırma sıradan oyuncuları kapsamıyor'</h3><p>IGNE Global Marketing'ten Karl Stewart, araştırmanın yalnızca aktif ve sadık oyuncuları, yani hardcore oyuncuları hedef aldığını vurguluyor. Stewart, sıradan oyuncuların bu verilerde yer almadığını belirterek, elde edilen sonuçların oyun endüstrisindeki belirli bir tüketici grubuna ait olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, kuşakların oyun türü tercihlerinde de belirgin farklar bulunuyor: X kuşağı tek oyunculu oyunlara yönelirken, Z kuşağı çok oyunculu oyunları tercih ediyor, Y kuşağı ise bu iki seçenek arasında dengede kalıyor. Tüm bu veriler, hardcore oyuncuların alışkanlıklarının oyun piyasası açısından kritik bir gösterge olduğunu gözler önüne seriyor.</p><p>Sonuç olarak, IGN'in güncel raporu, hardcore oyuncuların tam fiyatla oyun satın alma eğiliminde ciddi bir azalma yaşandığını net biçimde ortaya koyuyor. Bu durum, oyun sektöründe fiyatlandırma ve pazarlama stratejilerinin yeniden şekillenmesine neden olabilir. Kuşaklar arasındaki farklılıklar ise oyun şirketleri için önemli bir yol haritası sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/oyuncularin-aliskanligi-d-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275154</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-uraloglu-yasanan-krizler-alternatifi-olmayan-her-sistemin-kirilgan-oldugunu-acikca-g-275154</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Yaşanan krizler, alternatifi olmayan her sistemin kırılgan olduğunu açıkça göstermiştir]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son yıllarda yaşanan krizlerin, alternatifi bulunmayan her sistemin kırılgan olduğunu açıkça gösterdiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Yaşanan krizler, alternatifi olmayan her sistemin kırılgan olduğunu açıkça göstermiştir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Almanya'nın Leipzig kentindeki Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) kapsamında düzenlenen "İlerlemenin Temel Sütunları: Yönetişim, Yenilik ve İş Birliği" başlıklı oturumda dünyanın farklı ülkelerinden ulaştırma bakanlarına hitap etti.</p><p>Ulaştırma sistemlerinde sürdürülebilirliğin önemine dikkati çeken Uraloğlu, "Bugün temel bir soruyla karşı karşıyayız: Ulaştırma sistemlerinin sadece kapasitesini artırmakla mı yetineceğiz yoksa onları her koşulda çalışır, güvenilir ve sürdürülebilir hale mi getireceğiz? Son yıllarda yaşanan krizler, alternatifi olmayan her sistemin kırılgan olduğunu açıkça göstermiştir." dedi.</p><p>Türkiye'nin ulaştırma politikalarını süreklilik, çeşitlilik ve esneklik üzerine inşa ettiğini belirten Uraloğlu, amacın tek bir hattı büyütmek değil aynı anda birden fazla güvenilir seçeneği mümkün kılmak olduğunu vurguladı.</p><p><strong style="">"SON GELİŞMELER, ÇEŞİTLİLİĞİN YANI SIRA KAPASİTEYİ DE EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARMAMIZ GEREKTİĞİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR</strong><strong>"</strong></p><p>Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin bu yaklaşımının somut örnekleri olarak Orta Koridor'un güçlendirilmesi, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi'ni sıralayarak, "Kara yolu taşımacılığının çeşitliliği artık herkesçe kabul edilmiştir. Elbette kara yolu taşımaları kapasite olarak deniz yolunun alternatifi olamaz ancak coğrafyamızda yaşanan son gelişmeler, bu çeşitliliğin yanı sıra kapasiteyi de mümkün olan en üst seviyeye çıkarmamız gerektiğini ortaya koymuştur." dedi.</p><p>Dayanıklılığın sadece fiziksel altyapıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, süreçlerin etkinliği ve veri akışının sürekliliğinin de hayati önem taşıdığını söyledi.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, bu doğrultuda sınır geçişleri ve lojistik süreçlerde işlemleri sadeleştirmeyi, veri paylaşımını artırmayı ve akışı hızlandırmayı hedeflediklerini belirtti.</p><p>Türkiye'nin sürdürülebilirlik ve iklim dayanıklılığı konusundaki kararlılığının göstergesi olarak düzenleyeceği COP31 organizasyonuna dikkati çeken Uraloğlu, "COP31 bünyesinde düzenleyeceğimiz tematik 'Ulaştırma Günü' kapsamında sizlerle Türkiye'de bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyacağız." dedi ve mevkidaşlarını işbirliğini güçlendirmeye davet etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/bakan-uraloglu-yasanan-kr-267_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275153</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yamula-barajinin-tahliye-kapagi-16-yil-sonra-acildi-275153</link>
      <pubDate>2026-05-07T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yamula Barajı'nın tahliye kapağı 16 yıl sonra açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kayseri'de, son yağışlarla doluluk oranı artan Kızılırmak üzerindeki Yamula Barajı'nın tahliye kapağı 16 yıl sonra açılarak su tahliyesine başlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yamula Barajı'nın tahliye kapağı 16 yıl sonra açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrik enerjisi ve tarımsal sulamanın yanı sıra balıkçılık ve su ürünleri üretimi, su sporları ve turizm amaçlı kullanılan Yamula Barajı'nda son yağışlar ve eriyen karla doluluk yüzde 74'ün üzerine çıktı.</p><p>Barajda su seviyesinin yükselmesiyle iki tahliye kapağından biri açıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/1-070520266a23ced5.jpg"/><p>Yüzde 6 aralanan kapaktan saniyede yaklaşık 50 metreküp su tahliye edildiği belirtildi.</p><p>Barajda su seviyesinin yükselmesi nedeniyle tahliye kapaklarının en son 2010'da açıldığı öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/2-070520268dc3fda7.jpg"/><p>Öte yandan Devlet Su İşleri 12. Bölge Müdürlüğü, tahliye öncesinde duyuru yaparak bölgede yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/3-070520262c6c2655.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/yamula-barajinin-tahliye--937_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275152</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nintendo-switch-2-fiyatinda-artis-sinyali-tokyo-borsasinda-kritik-gelisme-275152</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nintendo Switch 2 fiyatında artış sinyali! Tokyo borsasında kritik gelişme]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nintendo, Tokyo Borsası'ndaki hisselerindeki düşüş sonrası, Switch 2'nin fiyatını artırması yönünde yatırımcı baskısıyla karşı karşıya. 17 milyonu aşan satış rakamlarına rağmen, yatırımcılar kâr marjlarının yükseltilmesini istiyor ve bu durum şirketin fiyat politikasında değişiklik sinyalleri veriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nintendo Switch 2 fiyatında artış sinyali! Tokyo borsasında kritik gelişme]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nintendo, Tokyo Borsası'ndaki hisselerinin son beş ayda düşük seyretmesi nedeniyle Switch 2'nin fiyatını yükseltmesi için yatırımcıların yoğun baskısıyla karşı karşıya kaldı. Şirketin 8 Mayıs'ta açıklayacağı yeni mali sonuçlar öncesinde, yatırımcıların kâr marjlarını artırma talepleri öne çıktı. Bloomberg'in yayımladığı rapora göre, Switch 2'nin satış rakamları güçlü görünse de, yatırımcılar asıl olarak kârlılığa odaklanmış durumda. Nintendo'nun önümüzdeki dönemde fiyat politikasında değişiklik yapabileceği konuşuluyor.</p><h3>Nintendo yatırımcılarından Switch 2'ye fiyat artışı baskısı</h3><p>Yatırımcıların taleplerinin ardında, Nintendo'nun Tokyo Borsası'ndaki hisselerinin uzun süredir düşük performans göstermesi yatıyor. Bu durum, şirketin geçmişte zayıf satışlar yaşadığı WiiU dönemine benzetiliyor. Switch 2'nin satışları 17 milyon adedi aşsa da, yatırımcılar yüksek satış miktarından çok, birim başına elde edilen kârı önemsiyor. Yurt dışı kaynaklara göre, Nintendo'nun fiyat artışı kararı alması halinde, bu yıl içinde resmi bir açıklama yapabileceği belirtiliyor. Şirketin mevcut fiyat politikası özellikle Avrupa pazarında da tartışma konusu oldu; örneğin Yunanistan'da Switch 2'nin fiyatı 519 euro seviyesinde bulunuyor.</p><h3>Switch 2'nin başarısı ve fiyat tartışmaları gündemde</h3><p>Switch 2, piyasaya çıktığı 11 ayda 17 milyondan fazla satışa ulaştı. Bu başarıya rağmen, yatırımcıların kâr marjı beklentileri şirketin fiyat stratejisinde değişiklik yapmasına neden olabilir. Bloomberg'in raporunda yer alan bilgiler henüz resmi olarak doğrulanmadı, ancak Nintendo'nun önümüzdeki dönemde fiyat artışıyla ilgili bir adım atıp atmayacağı merakla bekleniyor. Sektör analistleri, fiyat artışının hem tüketiciler hem de şirketin borsa performansı üzerinde etkili olacağını vurguluyor. Nintendo'nun resmi açıklaması gelene kadar, piyasadaki tartışmaların devam edeceği öngörülüyor.</p><p>Nintendo'nun Switch 2 fiyatlarıyla ilgili vereceği karar, hem yatırımcıların hem de oyun severlerin yakın takibinde. Şirketin önümüzdeki haftalarda nasıl bir yol izleyeceği, sektörün geleceği açısından kritik öneme sahip.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/nintendo-switch-2-fiyatin-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275151</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ac-karnina-tuketilen-gidalar-tehlike-saciyor-bunlari-sakin-tuketmeyin-275151</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aç karnına tüketilen gıdalar tehlike saçıyor! Bunları sakın tüketmeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Biyolog I. Lyulina, özellikle aç karnına tüketilen bazı gıdaların sindirim sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtti. Kahve, narenciye ve yüksek glisemik indekse sahip gıdalar konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aç karnına tüketilen gıdalar tehlike saçıyor! Bunları sakın tüketmeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biyolog I. Lyulina, aç karnına tüketilen bazı gıdaların sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını açıkladı. Lyulina'ya göre, özellikle narenciye, ekşi meyveler ve kahve gibi gıdaların aç karnına alınması, sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Uzman, bu tür yiyeceklerin mide duvarında tahrişe yol açarak, mide yanması, gastrit ve ülser gibi rahatsızlıkların şiddetlenmesine neden olabileceğini vurguladı.</p><h3>Biyolog Lyulina: 'Kahve aç karnına mideye zarar verebilir'</h3><p>Lyulina, aç karnına kahve tüketiminin özellikle tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Kahvenin içeriğindeki kafeinin, hidroklorik asit üretimini arttırdığını belirten biyolog, mide boşken asidin doğrudan mide duvarına temas ettiğini ve bu durumun çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceğini ifade etti. Kahve dışında, ekşi meyvelerin de mideyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.</p><h3>Yüksek glisemik indeksli gıdalar insülin dengesini bozuyor</h3><p>Biyolog Lyulina, aç karnına yüksek glisemik indekse sahip gıdaların da tehlikeli olabileceğini söyledi. Bu tür yiyeceklerin, insülin seviyesinde ani artışa yol açabileceğini ve bu nedenle vücutta dengesizlikler oluşturabileceğini kaydetti. Lyulina, sağlıklı bir sindirim sistemi için bu gıdaların aç karnına tüketilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, vatandaşların beslenme alışkanlıklarında daha dikkatli olmalarını öneriyor.</p><p>Uzmanların uyarıları, sağlıklı beslenme konusunda toplumsal bilincin artmasına katkı sağlıyor. Aç karnına tüketilen gıdaların yol açabileceği riskler göz önüne alındığında, uzman tavsiyelerine kulak vermek büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/ac-karnina-tuketilen-gida-172_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275150</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/nar-tuketimi-icin-kritik-uyari-kimler-icin-riskli-275150</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nar tüketimi için kritik uyarı! Kimler için riskli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Nar, içerdiği antioksidan ve vitaminlerle öne çıkıyor. Ancak diyetisyenler, özellikle böbrek hastaları ve diyabetliler için nar tüketiminin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu meyvenin herkes için uygun olmadığını vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nar tüketimi için kritik uyarı! Kimler için riskli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme uzmanları, nar tüketiminin sağlık açısından bazı riskler barındırdığını açıkladı. Özellikle böbrek hastalığı ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişiler için narın potasyum ve şeker içeriği nedeniyle tehlike oluşturabileceği belirtildi. Diyetisyenler, narın aşırı tüketimi halinde sindirim sisteminde bozulmalara, özellikle de ishal gibi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Narın faydalı bileşenler içerdiği bilinse de, herkes için güvenli olmadığı vurgulandı.</p><h3>Diyetisyenler: 'Nar tüketiminde sınır önemli'</h3><p>M. Mun ve K. Lorenz, narın yüksek potasyum oranı nedeniyle böbrek hastalarının bu meyveyi tüketirken dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzmanlar, narın antioksidan, lif, potasyum ve C vitamini açısından zengin olmasına rağmen, bazı sağlık grupları için zararlı olabileceğini ifade etti. Özellikle böbrek fonksiyonları zayıf olan bireylerde, potasyumun vücutta birikmesi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle nar tüketimi öncesinde doktor önerisi alınması gerektiği hatırlatıldı.</p><h3>Diyabet hastalarına nar uyarısı</h3><p>Uzmanlar, narın yüksek şeker içeriği nedeniyle diyabet hastalarının da bu meyveyi dikkatli tüketmesi gerektiğini vurguladı. Narın protein ve yağ içeren gıdalarla birlikte yenmesi, kan şekerindeki ani yükselmeleri önlemeye yardımcı olabiliyor. Özellikle yoğurt gibi besinlerle tüketildiğinde, narın olumsuz etkileri azalabiliyor. Ancak diyabetliler için porsiyon kontrolü büyük önem taşıyor. Sonuç olarak, narın faydalarından yararlanmak isteyenlerin kişisel sağlık durumlarını göz önünde bulundurması ve uzman önerilerine başvurması gerekiyor.</p><p>Sağlık uzmanları, nar tüketiminde ölçülü davranılması ve kronik hastalığı bulunanların mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/nar-tuketimi-icin-kritik--272_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275149</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/pankreas-kanseri-riskine-karsi-sirt-agrisina-dikkat-275149</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pankreas kanseri riskine karşı sırt ağrısına dikkat!]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Onkolog I. Kubesh, özellikle sırt bölgesinde ortaya çıkan ve nedeni açıklanamayan ağrıların pankreas kanserinin erken belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, bu tür şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pankreas kanseri riskine karşı sırt ağrısına dikkat!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onkolog I. Kubesh, sırt bölgesinde nedensiz şekilde ortaya çıkan ve geçmeyen ağrıların pankreas kanserinin erken dönem işaretlerinden biri olabileceğini açıkladı. Uzmanlara göre, pankreas kanseri genellikle belirgin ve kendine özgü semptomlar göstermeden ilerliyor, bu da hastalığın çoğu zaman geç evrede teşhis edilmesine yol açıyor. Hastalarda görülen hafif ama sürekli sırt ağrısı, çoğunlukla yorgunluk ya da kas gerginliği gibi masum nedenlere bağlanıyor. Ancak Kubesh, özellikle belirgin bir neden olmadan uzun süre devam eden sırt ağrılarında pankreas kanseri riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Onkolog Kubesh: 'Sırt ağrısı ihmal edilmemeli'</h3><p>Kubesh, pankreasın omurgaya yakın konumda bulunması nedeniyle, hastalığın başlangıç evresinde ağrının sıklıkla sırt bölgesine yayıldığını belirtiyor. Bu tür ağrının fiziksel aktiviteyle ilişkili olmaması ve zamanla geçmemesi dikkat çekici bir özellik olarak öne çıkıyor. Uzman, sırt ağrısı şikayetlerinin çoğu zaman iyi huylu nedenlere dayandığını, ancak açıklanamayan ve kalıcı ağrılarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, üst karın bölgesinde de benzer rahatsızlıklar yaşanabileceğini aktarıyor.</p><h3>Pankreas kanserinde diğer kritik belirtiler</h3><p>Pankreas kanseriyle ilgili uyarılarını sürdüren Kubesh, sırt ağrısının yanı sıra, görünür bir sebep olmaksızın kilo kaybı, belirgin halsizlik ve iştah değişikliklerinin de dikkate alınması gereken önemli belirtiler arasında yer aldığını söylüyor. Uzmanlar, bu tür semptomların ciddiye alınmasının, pankreas kanserinde erken teşhis ve tedavi şansını artırdığını belirtiyor. Özellikle sırt ağrısı gibi sık rastlanan şikayetlerin ihmal edilmemesi, hastalığın ilerlemeden tespit edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Belirtiler devam ederse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</p><p>Pankreas kanserinin sinsi seyri nedeniyle erken dönemde fark edilmesi zor olsa da, uzmanların aktardığı bu belirtilere karşı duyarlı olmak, hastalığın erken teşhisi ve tedavi başarısı için kritik rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/pankreas-kanseri-riskine--523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275148</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlari-acikladi-yaslilarda-kaliteli-uykunun-sirri-hareket-olabilir-275148</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları açıkladı! Yaşlılarda kaliteli uykunun sırrı hareket olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Texas A&amp;M Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, bilişsel bozuklukları bulunan yaşlılarda yoğun fiziksel aktivitenin gece uyanmalarını belirgin şekilde azalttığını ortaya koydu. Araştırmacılar, basit yürüyüşlerin bile uyku kalitesine katkı sağladığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları açıkladı! Yaşlılarda kaliteli uykunun sırrı hareket olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Texas A&amp;M Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir araştırmada, bilişsel bozuklukları bulunan yaşlı bireylerde yoğun fiziksel aktivitenin gece uyanmalarını azaltmada önemli bir rol oynadığı belirlendi. İki hafta süren çalışmada, yaşlı katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri ve uyku düzenleri akıllı yüzüklerle takip edildi. Araştırmacılar, yoğun fiziksel aktivite ile gece boyunca daha az uyanma arasında güçlü bir ilişki tespit etti. Hafif egzersizlerin de uykuya olumlu katkısı olduğu görülürken, orta düzeyde yapılan aktivitelerin etkisi ise oldukça sınırlı kaldı.</p><h3>Texas A&amp;M Üniversitesi: Yoğun fiziksel aktivite uykuyu iyileştiriyor</h3><p>Çalışmada elde edilen bulgular, özellikle yoğun fiziksel aktiviteye ayrılan sürenin artmasının, yaşlı bireylerin gece daha az uyanmasına ve dolayısıyla daha kaliteli bir uyku deneyimlemesine yardımcı olduğunu gösterdi. Uzmanlar, uyku kalitesindeki bu iyileşmenin, yaşlılarda bilişsel bozuklukların ilerleme riskini de azaltabileceğine dikkat çekti. Analizler, hafif aktivitelerin de olumlu etkilerine işaret etti ancak bu etkinin yoğun aktiviteler kadar belirgin olmadığı vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan yaşlılara: 'Basit yürüyüşler bile etkili'</h3><p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, yaşlılarda düzenli fiziksel aktivitenin uyku kalitesini artırdığını ve demans riskini düşürebileceğini belirtti. Ayrıca, yürüyüş veya grup etkinlikleri gibi basit aktivitelerin dahi yeterli olabileceği ifade edildi. Texas A&amp;M Üniversitesi'nin bu çalışması, yaşlı bireyler ve yakınları için fiziksel aktivitenin uyku üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, yaşlıların günlük yaşamlarında hareketi artırmalarının hem uyku kalitesi hem de genel sağlık açısından önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Sonuç olarak, Texas A&amp;M Üniversitesi'nin araştırması, bilişsel bozukluk yaşayan yaşlılarda yoğun fiziksel aktivitenin uyku kalitesinde belirgin bir iyileşme sağladığını gösteriyor. Bu bulgu, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmak için düzenli hareketin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/bilim-insanlari-acikladi--912_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275147</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/milli-muharip-ucak-projesinde-yilda-ilave-24-ucaklik-yeni-uretim-alani-planlaniyor-275147</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Muharip Uçak projesinde yılda ilave 24 uçaklık yeni üretim alanı planlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TUSAŞ Milli Muharip Uçak Genel Müdür Yardımcısı Uğur Zengin, Milli Muharip Uçak projesinde yılda ilave 24 uçaklık yeni üretim alanı tasarladıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Muharip Uçak projesinde yılda ilave 24 uçaklık yeni üretim alanı planlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kongre Merkezi'nde düzenlenen Bilimsel Araştırmalar Öğrenci Kongresi'nde (KOÜBAK26) "KAAN Projesi: Türkiye'nin Milli Muharip Uçak Vizyonu ve Geleceği" başlıklı oturum gerçekleştirildi.</b></p><p>Oturumda, KAAN Projesi ile ilgili sunum yapan TUSAŞ Milli Muharip Uçak Genel Müdür Yardımcısı Uğur Zengin, <b>TUSAŞ'ın </b>tarihçesini anlattı.</p><p><b>Asıl büyük atılımın 2005'te TUSAŞ ve TAI'nin birleşmesinden sonra gerçekleştiğini belirten Zengin, o günden beri Türkiye'nin kendi uçaklarını tasarlayıp ürettiğini söyledi.</b></p><p>Zengin, bugün 5-6 milyon metrekarelik devasa kompleksin artık yetmediğini ve TUSAŞ'ın yavaş yavaş başka şehirlere yayılmaya başladığını dile getirerek, TUSAŞ'ın çok büyük organizasyona dönüştüğünü ve üniversitelerle çok ciddi işbirlikleri yaptıklarını kaydetti.</p><p>KAAN Projesi'nin 2010 yılında başladığını hatırlatan Zengin, 2015'te ise çift motorlu ve tek pilotlu KAAN'ın kavramsal olarak seçilmesiyle projenin yavaş yavaş hayat bulmaya başladığını anlattı.</p><p>Zengin, KAAN'ın tamamen yerli ve milli uçak olması için yürütülen çalışmalardan bahsederek, "KAAN'da taviz vermediğimiz en önemli isterlerden biri yerli, milli bir savaş uçağına sahip olmak. Bunu yapabilmek için çok ciddi altyapılara ihtiyacımız var. Bu uçağı yurt dışında her türlü teste götüremiyorsunuz çünkü bilgiyi korumanız gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Bunun için TUSAŞ'ta inşa ettikleri test tesisleri hakkında bilgi veren Zengin, şöyle devam etti:</p><p>"Bunlar dünyada çok sayılı tesisler. Yıldırım Test Tesisi dünyada birkaç taneyi geçmez. Amerika'da vardır, Rusya'da, Çin'de vardır, Avrupa'da da belki bir tane vardır. Beşincisi de Türkiye'de. Ne yapıyoruz burada? 3,5 milyon volt elektrik vererek uçağın üzerine yıldırım çarpmışçasına yıldırımı simüle ediyoruz. Tam Yansımasız Test Tesisi'nde - uçağın üzerinde onlarca anten, onlarca elektronik ekipman hepsi birbirleriyle etkileşim içinde - bu elektromanyetik etkiler kontrol ediliyor, analiz ediliyor. Rüzgar Tüneli, Avrupa'nın 2. büyük ses altı rüzgar tünelini TUSAŞ'ta inşa ettik. Burada uçağın matematik modelleri test ediliyor. Aerodinamik etkiler inceleniyor."</p><p><strong>"İKİNCİ PROTOTİP KAAN'I BİRKAÇ AY İÇERİSİNDE UÇURACAĞIZ"</strong></p><p>Zengin, KAAN'ın 2022'de prototip üretimine başladıklarını, 2024'te ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu süreç o kadar kolay olmadı ama gerçekten çok hızlı oldu. Baktığınızda dünya tarihinde bu seviyede bir uçağın bu kadar kısa sürede üretilip uçurulması söz konusu bile değil. Hindistan bizden çok uzun zaman önce başladığı AMCA projesinde hala savaş uçağını uçurabilmiş değil. Dolayısıyla aslında başarılan işler gerçekten çok ciddi. Bu da ülkemizin geldiği teknolojik seviyeyi gösteriyor." diye konuştu.</p><p>KAAN'ın montajını yaptıkları alanda artık düşük yoğunlukta seri üretime sahip olduklarına dikkati çeken Zengin, "Yılda 6 ila 9 KAAN'ı çıkarabileceğimiz bir üretim ortamına ulaşmış durumdayız. 20 uçaklı sözleşmeyi dün imzaladık SSB (Savunma Sanayi Başkanlığı) ile hava kuvvetlerine teslim etmek üzere. Yılda ilave 24 uçak çıkarabileceğimiz bir alanı da yavaş yavaş tasarlıyoruz, hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Zengin, ikinci prototip KAAN'ı birkaç ay içerisinde uçuracaklarını dile getirerek, "Hangarda iki tane daha KAAN montaj hattında. Uçacak olan üçüncü KAAN önümüzdeki ay iniş takımlarının üzerine gelmek için gün sayıyor. Dördüncü KAAN da yıl sonuna doğru iniş takımlarının üzerine gelecek." dedi.</p><p>Uğur Zengin, ilk uçan uçağa ilave 3 prototipi daha hazır hale getirmek için gece gündüz çalıştıklarını sözlerine ekledi.</p><p>KAAN'ın ilk uçuşunda kokpitte yer alan test pilotu Barbaros Demirbaş da deneyimlerini paylaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/milli-muharip-ucak-projes-324_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275146</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tutankhamunun-olumunde-sitma-suphesi-misirda-tarihi-gizem-cozuldu-275146</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tutankhamun'un ölümünde sıtma şüphesi! Mısır'da tarihi gizem çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Mısır'ın genç firavunu Tutankhamun'un gizemli ölümüne ilişkin yapılan son bilimsel incelemeler, ölüm nedeninin sıtma olabileceğini ortaya koydu. Araştırmalar, firavunun kalıntılarında sıtma parazitine rastlandığını ve hastalığın ailede yaygın olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tutankhamun'un ölümünde sıtma şüphesi! Mısır'da tarihi gizem çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın en ünlü firavunlarından Tutankhamun'un genç yaşta hayatını kaybetmesi, yıllardır gizemini koruyan tarihi olaylar arasında yer alıyor. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, genç firavunun ölümüne dair yeni bulgulara ulaşıldığını gösteriyor. Uzmanlar, Tutankhamun'un kalıntılarında sıtma parazitinin izlerine rastladı. Bu bulgu, Antik Mısır'da ölümcül olabilen sıtmanın, firavunun hayatına mal olmuş olabileceğini ortaya koydu. Genç hükümdarın yalnızca 9 yıl tahtta kaldığı ve 18 yaşında yaşamını yitirdiği biliniyor.</p><h3>Bilim insanları: Sıtma, Tutankhamun'un ölümünde başrol oynadı</h3><p>Yapılan DNA analizleri, Tutankhamun'un sıkça akraba evliliklerinin görüldüğü bir aileden geldiğini gösterdi. Bu durum, firavunun sağlığını ciddi biçimde olumsuz etkiledi. Özellikle kemiklere zarar veren Kelleher II hastalığı gibi genetik rahatsızlıklar, genç kralın bağışıklık sistemini zayıflattı. Bilgisayarlı tomografi sonuçları ise sol ayağında nekroz oluştuğunu ortaya çıkardı. Bilim insanları, bu enfeksiyonun sıtmayla birleşerek sepsise yol açtığını ve Tutankhamun'un hastalıklara karşı savunmasız kaldığını belirtiyor.</p><h3>Sıtma izleri Tutankhamun'un ailesinde de bulundu</h3><p>İlginç bir ayrıntı olarak, yapılan araştırmalar Tutankhamun'un büyükbabası Amenhotep III ve büyükannesi Kraliçe Tiya'nın kalıntılarında da sıtma izlerine rastlandığını ortaya çıkardı. Bu durum, hastalığın firavunun ailesinde nesiller boyunca etkili olduğunu gösteriyor. Sıtma hem Mısır hanedanı hem de Antik Mısır toplumu için ciddi bir tehdit oluşturdu. Tutankhamun'un kısa süren hükümdarlığı ve genç yaşta ölümü, araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Onun hikayesi, antik çağlardan günümüze kadar gelen hastalıkların toplumsal etkisini gözler önüne seriyor.</p><p>Sonuç olarak, Tutankhamun'un ölümüne dair efsaneler ve lanet söylentileri yerini giderek daha fazla bilimsel kanıta bırakıyor. Sıtma, genç firavunun yaşamını kaybetmesinde belirleyici bir rol oynadı. Bu tarihi bulgular, hem Mısır'ın geçmişine hem de modern tıp araştırmalarına ışık tutuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/tutankhamunun-olumunde-si-720_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275145</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cezayir-cumhurbaskani-tebbun-ankarada-cumhurbaskani-erdogan-resmi-torenle-karsiladi-275145</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun Ankara'da! Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşıladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun'u resmi törenle karşıladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun Ankara'da! Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşıladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'u resmi törenle karşıladı.</p><p>Tebbun'un makam aracını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki caddede karşılayan süvariler, araca protokol kapısına kadar eşlik etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/1-07052026cc07ae0d.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tebbun'u külliyenin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Tebbun'un tören alanındaki yerlerini almasının ardından, bando, iki ülke milli marşlarını çaldı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerlere de yer verildi, 21 pare top atışı yapıldı.</p><p>Tebbun, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı "Merhaba asker" diyerek selamladı. İki lider birbirlerine heyetlerini takdim etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/2-070520260ffafb1b.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun, merdivenlerde Türkiye ve Cezayir bayrakları önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.</p><p>İkili görüşmeye geçen Erdoğan ve Tebbun, görüşmelerinin ardından Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı'na başkanlık edecek.</p><p>Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun, anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısına katılacak. Erdoğan, Tebbun onuruna resmi akşam yemeği verecek ve Tebbun'a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih edecek.</p><p>Törende, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ile Ankara Valisi Yakup Canbolat da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/cezayir-cumhurbaskani-teb-592_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275144</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mit-gorevlisi-yalaniyla-10-milyonluk-dolandiricilik-275144</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MİT görevlisi yalanıyla 10 milyonluk dolandırıcılık!]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekiplerince Sultangazi'de gerçekleştirilen uygulamada, kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtarak bir kadını yaklaşık 10 milyon TL dolandırdığı belirlenen 3 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin üzerinden 155 gram altın ile 19 bin 800 dolar çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MİT görevlisi yalanıyla 10 milyonluk dolandırıcılık!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekiplerince, 2 Nisan tarihinde saat 17.00 sıralarında Sultangazi ilçesi Esentepe Mahallesi'nde gerçekleştirilen uygulama sırasında durumundan şüphelenilen 3 kişi durduruldu. Yapılan incelemelerde kimlik bilgileri belirlenen Ö.S. (21), Y.E.G. (18) ve M.T.'nin (21) üstü arandı. Aramalarda 155 gram altın ile 19 bin 800 dolar ele geçirildi. Altın ve paraların arasında bulunan dekontun incelenmesi sonucu M.A. (53) isimli kadının adına ulaşıldı. M.A. ile yapılan görüşmede, kendisini MİT görevlisi olarak tanıtan şahıslar tarafından hakkında terör soruşturması bulunduğu yönünde kandırıldığı, bu kapsamda 7 Mart tarihinden 2 Nisan tarihine kadar yaklaşık 10 milyon TL değerindeki altın ve dövizi şüphelilere teslim ettiği öğrenildi. </p><p>Yapılan çalışmalarda, şüphelilerin üzerinden çıkan 155 gram altın ve 19 bin 800 doların, M.A. tarafından aynı gün Şişli Maçka Parkı civarında kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtan şahıslara verildiği belirlendi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/c1891544-070520260d79c8dd.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Uygulama noktasında yakalanan şüpheliler gözaltına alınırken, ele geçirilen altın ve döviz muhafaza altına alındı. "Nitelikli dolandırıcılık" suçundan haklarında işlem yapılan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/mit-gorevlisi-yalaniyla-1-639_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275143</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nasa-ve-spacexten-floridada-kritik-iss-ikmal-gorevi-275143</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA ve SpaceX'ten Florida'da kritik ISS ikmal görevi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[NASA ve SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonu'na yönelik 34. ticari ikmal misyonu kapsamında, 12 Mayıs'ta Florida Cape Canaveral'dan Dragon uzay aracının fırlatılacağını açıkladı. Görev, 6.500 poundluk önemli kargo ve bilimsel araştırmalar ile dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA ve SpaceX'ten Florida'da kritik ISS ikmal görevi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA ile SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) yönelik 34. ticari ikmal misyonu için 12 Mayıs'ta Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndan Dragon uzay aracını fırlatmayı planlıyor. Dragon, Falcon 9 roketiyle Fırlatma Kompleksi 40'tan kalkacak ve yaklaşık 6.500 pound ağırlığında hayati öneme sahip kargo ISS'ye ulaştırılacak. Fırlatma, yerel saatle 19:16'da gerçekleşecek. Dragon'un, 14 Mayıs sabahı saat 09:50 civarında ISS'nin Harmony modülüne otonom bir şekilde kenetlenmesi hedefleniyor. Bu görev, uzay istasyonuna yeni bilimsel araştırmalar ve deneyler taşıması açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>NASA ve SpaceX: Bilimsel araştırmalar ISS'ye taşınıyor</h3><p>Uzay istasyonuna gönderilecek Dragon kapsülü, mikrogravite ortamında gerçekleştirilecek çok sayıda yeni araştırma projesini beraberinde götürüyor. Görev kapsamında, Dünya merkezli simülatörlerin mikrograviteyi ne kadar doğru taklit ettiğini anlamaya yönelik bir deneyin yanı sıra, kemik kırılganlığı ve osteoporoz gibi hastalıklar için umut vadeden ahşap iskelet modeli de bulunuyor. Ayrıca, kırmızı kan hücreleri ile dalak üzerinde uzayın etkilerini inceleyecek ekipmanlar, gelecekteki astronotların sağlıklarını korumada önemli rol oynayacak. Görevde yer alan bir diğer deney ise, yerküre çevresindeki yüklü parçacıkları analiz ederek hem güç şebekelerine hem de uydulara yönelik riskleri daha iyi anlamayı amaçlıyor. Dragon'un taşıdığı ekipmanlar arasında, gezegenlerin oluşum süreçlerini aydınlatabilecek bir araştırma projesi ve Dünya ile Ay'ın yansıttığı güneş ışığını yüksek hassasiyetle ölçmek için hazırlanan bir cihaz da yer alıyor.</p><h3>Dragon, ISS'den ayrıldıktan sonra Kaliforniya'ya iniş yapacak</h3><p>Dragon uzay aracının ISS'de Haziran ayı ortalarına kadar kalması bekleniyor. Görev tamamlandığında, uzay aracı istasyondan ayrılarak, zaman hassasiyeti gerektiren bilimsel numuneler ve kargolarla birlikte Kaliforniya kıyılarına iniş yapacak. Bu süreçte, toplanan veriler ve getirilen örnekler, bilim insanlarının yeryüzündeki incelemeleri için kritik öneme sahip olacak. NASA ve SpaceX yetkilileri, 11 Mayıs'ta düzenlenecek ön fırlatma medya telekonferansında görevle ilgili tüm detayları paylaşacak. Bu toplantıda, ISS Programı operasyon ve entegrasyon yöneticisi Bill Spetch, baş bilim yardımcısı Dr. Liz Warren, SpaceX kıdemli misyon yöneticisi Lee Echerd ve fırlatma hava durumu yetkilisi Brian Cizek görevle ilgili soruları yanıtlayacak. Fırlatma, 12 Mayıs saat 19:00'dan itibaren NASA+, Amazon Prime, YouTube ve NASA'nın resmi internet sitesi üzerinden canlı yayınlanacak. Ayrıca, kamu üyeleri NASA'nın sanal misafir programına kayıt olarak fırlatmaya sanal ortamda katılabilecek ve özel kaynaklar ile dijital pasaport alabilecek.</p><p>Bu tarihi görev, hem ISS'nin ihtiyaç duyduğu ikmalin sağlanması hem de yeni bilimsel araştırmaların yörüngeye taşınması açısından büyük önem taşıyor. NASA ile SpaceX arasındaki iş birliği, uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralarken, Dragon'un başarılı fırlatması ve dönüşü, gelecekteki görevler için de önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/nasa-ve-spacexten-florida-953_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275142</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/alaskada-megatsunami-tehlikesi-tracy-armda-ikinci-en-yuksek-dalga-kaydedildi-275142</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alaska'da megatsunami tehlikesi! Tracy Arm'da ikinci en yüksek dalga kaydedildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Alaska'nın ünlü Tracy Arm fiyordunda yaşanan ve kayıtlara geçen ikinci en yüksek megatsunami dalgası, bölgedeki doğal afet risklerini yeniden gündeme taşıdı. Bilim insanları, eriyen buzulların bu tür olayların sıklığını artırdığına dikkat çekerek, Alaska'nın savunmasız bölgelerinde daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alaska'da megatsunami tehlikesi! Tracy Arm'da ikinci en yüksek dalga kaydedildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alaska'nın güneydoğusunda, Tracy Arm fiyordunda yaşanan devasa megatsunami, kayıtlara geçen ikinci en büyük dalga olarak bilim dünyasında yankı uyandırdı. Geçtiğimiz yaz sabahın erken saatlerinde gerçekleşen olayda, bir dağın büyük kısmı denize çöktü ve yaklaşık 64 milyon metreküp kaya suya düştü. Bu çöküş, neredeyse 500 metre yüksekliğe ulaşan dev bir dalganın oluşmasına yol açtı. Bilim insanları, megatsunami olarak adlandırılan bu tür dev dalgaların, özellikle Alaska'nın dik dağları, dar fiyordları ve sık depremleri nedeniyle bölge için ciddi bir risk oluşturduğunu belirtiyor.</p><h3>Dr. Higman: 'Megatsunami riski katlanarak artıyor'</h3><p>Alaska'lı jeolog Dr. Bretwood Higman, Tracy Arm fiyordunda yaşanan megatsunami felaketinin ardından bölgede yaptığı incelemelerde, kırılmış ve suya fırlamış ağaçlar ile çıplak toprak yarıklarıyla karşılaştı. Dr. Higman, olayın sabah saatlerinde meydana gelmesinin, turist kruvaziyer gemilerinin felakete yakalanmasını engellediğine dikkat çekti. "Yanlış zamanda yanlış yerde olan insanlar vardı," diyen Higman, benzer bir olayda bu kadar şanslı olunamayabileceği konusunda uyardı. Bilimsel analizler, megatsunami riskinin geçmişe göre çok daha fazla arttığını gösteriyor. Higman, bu tür olayların sıklığının son yıllarda on katına çıktığına inandığını belirterek, Alaska'nın özellikle megatsunami açısından en savunmasız bölgelerden biri olduğunun altını çizdi.</p><h3>Bilim insanları: Buzul erimesi megatsunami tehdidini büyütüyor</h3><p>Science dergisinde yayımlanan yeni araştırmalar, iklim değişikliğiyle hızlanan buzul erimesinin, Alaska'daki megatsunami riskini ciddi şekilde artırdığına işaret ediyor. Londra Üniversitesi Koleji'nden Dr. Stephen Hicks, buzulların geçmişte dağ yamacındaki kaya kütlesini tuttuğunu, ancak buzulların geri çekilmesiyle bu kütlenin artık serbestçe fiyorda çökebildiğini açıkladı. Araştırma ekibi, saha gözlemleriyle birlikte sismik ve uydu verilerini kullanarak olayın domino etkisini ve dalga yüksekliğini inceledi. Alaska'nın coğrafi yapısı, megatsunami oluşumunu tetikleyen faktörleri bir arada barındırıyor. Bilim insanları, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür felaketlerin daha sık yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Artan turizm ve kruvaziyer trafiği de bölgedeki riskleri büyütüyor.</p><h3>Kruvaziyer şirketleri Tracy Arm'da güvenlik önlemlerini artırıyor</h3><p>Tracy Arm fiyordu, Alaska'nın doğal güzelliklerini keşfetmek isteyen turistlerin uğrak noktası olarak biliniyor. Ancak yaşanan megatsunami felaketi, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı. Bazı kruvaziyer şirketleri, yolcularının güvenliğini sağlamak amacıyla Tracy Arm'a gemi göndermeme kararı aldı. Bilim insanları ise Alaska'nın megatsunamilere karşı savunmasız bölgelerinde daha kapsamlı ve sürekli bir izleme sistemi kurulması gerektiğini savunuyor. Olayın ardından, hem yerel yönetimler hem de turizm sektörü, benzer felaketlerin önüne geçebilmek için yeni önlemler üzerinde çalışıyor. Uzmanlar, Alaska'da megatsunami riskinin yalnızca doğrudan etkilenen bölgeler için değil, genel olarak bölgedeki yaşam ve ekonomi için de büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Tracy Arm fiyordunda yaşanan bu megatsunami, Alaska'nın iklim değişikliği ve doğal afetlere karşı ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, megatsunami riskinin artmaya devam ettiğini ve bölgedeki tüm paydaşların bu tehdide karşı daha hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor. Alaska'nın doğası ve turizmi, bu tür felaketlere karşı alınacak önlemlerle korunabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/alaskada-megatsunami-tehl-461_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275141</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-kacir-yenilenebilir-enerjideki-kabiliyetimizi-genisletmeyi-yesil-donusumun-anahtari--275141</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Yenilenebilir enerjideki kabiliyetimizi genişletmeyi yeşil dönüşümün anahtarı olarak görüyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, "Yenilenebilir enerji teknolojilerinde kabiliyet setimizi genişletmeyi, enerjide yerli kaynakların kullanımı ve yeşil dönüşüm hedeflerimize erişimin anahtarı olarak görüyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Kacır: Yenilenebilir enerjideki kabiliyetimizi genişletmeyi yeşil dönüşümün anahtarı olarak görüyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Başkent Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştirilen Kalyon PV G12R TOPCONPlus Üretim Tesisi Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara Valisi Yakup Canbolat, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz ve Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu'nun da katıldığı törende konuşan Kacır, söz konusu stratejik yatırımın, yüksek verimli ve maliyet etkin kapasitesiyle Türkiye'yi enerjide tam bağımsızlık hedefine bir adım daha yaklaştıracağını söyledi.</p><p>Kacır, küresel ölçekte kırılganlıkların arttığı, belirsizliklerin derinleştiği ve çatışmaların yaygınlaştığı bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, küreselleşme ve serbest ticaret yaklaşımlarının terk edildiğini dile getirdi.</p><p>Dünyada kamu otoritelerinin stratejik gördükleri sektörleri korumak ve öz yeterliliği sağlamak için daha aktif, daha etkin sanayi politikası uyguladığına işaret eden Kacır, "Türkiye olarak bu büyük dönüşümün işaretlerini erken dönemde okumuştuk. Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde planlı sanayileşme hamlelerimizle, katma değerli üretimi önceleyerek, AR-GE kültürünün özel sektör firmalarımız tarafından benimsenmesini sağlayarak ve nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak ülkemizi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdık." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/1-070520264b9b0a58.jpg"/><p><strong>"GÜNEŞ SANTRALİ TEŞVİKLERİMİZLE 895 MİLYAR LİRALIK YATIRIMI DESTEKLEDİK"</strong></p><p>Kacır, imalat sanayisi katma değerini 23 yılda 41 milyar dolardan 246 milyar dolar düzeyine yükselttiklerini belirterek, güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla milli gelirin 238 milyar dolardan 1 trilyon 600 milyar dolara çıktığını bildirdi.</p><p>Kişi başına milli gelirin 18 bin doları aştığını hatırlatan Kacır, "Elde ettiğimiz tüm bu kazanımları sürdürülebilir kılmak, kritik ve stratejik tüm sektörlerde tam bağımsızlığımızı tahkim etmek öncelikli hedefimiz." ifadesini kullandı.</p><p>Bakan Kacır, son yıllarda küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların, ülkelerin enerjide tam bağımsızlıklarını sağlamak için kaynak çeşitliliği önlemleri almalarını zorunlu hale getirdiğine işaret ederek, yakın coğrafyada giderek tırmanan çatışma ve kriz ortamının enerji arz güvenliği ve kaynak çeşitliliğinin önemini teyit ettiğini söyledi.</p><p>Bölgede yaşanan gelişmelerin, enerji güvenliğinde hükümetin aldığı tedbirlerin ve çok boyutlu stratejilerin isabetli olduğunu bir kez daha kanıtladığını vurgulayan Kacır, şöyle devam etti:</p><p>"İhracatının yüzde 40'tan fazlasını AB'ye gerçekleştiren bir ülke olarak AB Yeşil Mutabakatı'na uyumlu bir yeşil dönüşüm altyapısını ivedilikle tesis etmek, sürdürülebilir kalkınma adına öncelikli amaçlarımızdan biri. Yenilenebilir enerji kaynakları başta olmak üzere alternatif enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmayı, yenilenebilir enerji teknolojilerinde kabiliyet setimizi genişletmeyi, enerjide yerli kaynakların kullanımı ve yeşil dönüşüm hedeflerimize erişimin anahtarı olarak görüyoruz. Sanayicilerimize öz tüketimlerini karşılamaları için yenilenebilir enerji yatırımı yapma imkanı sunuyoruz. Bu doğrultuda özellikle son yıllarda hayata geçirdiğimiz atılımlarla yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güçteki payı yüzde 62'nin üzerine çıktı. Güneş enerjisinde kurulu gücümüz 26 gigavata ulaştı. Bakanlık olarak 2012'den bu yana güneş santrali kurulumlarına yönelik teşviklerimizle 895 milyar liralık yatırımı destekledik."</p><p><strong>"ÜRETİM KABİLİYETLERİNİ GÜÇLENDİRECEK ADIMLARIN DESTEKÇİSİ OLACAĞIZ"</strong></p><p>Kacır, Türkiye'nin, özellikle son yıllarda güneş paneli üretiminde büyük bir atılım yaparak Avrupa'da birinci, dünyada dördüncü konuma ulaştığını söyledi.</p><p>Güneş paneli imalatı için 2012'den bu yana yatırım tutarı 151 milyar liraya ulaşan 134 proje için teşvik belgesi düzenlediklerini belirten Kacır, TÜBİTAK eliyle son 23 yılda güneş enerjisi alanında 756 projeye, 1397 bilim insanı ve gence 7 milyar lira destek verdiklerini dile getirdi.</p><p>Kacır, son yıllarda yüksek teknoloji yatırımlarına öncelik veren ve kapsamlı destekler sunan yeni bir teşvik çerçevesi oluşturduklarına işaret ederek, "Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı teşvik programı olan HIT-30'un ilk çağrı başlıkları arasında güneş hücresi üretimine yer verdik. Programda güneş hücresi üretiminde ingot dilimleme aşamasından başlayan yatırımlara kapsamlı destekler sunuyoruz. Başlanan yatırımlar da tamamlandığında ülkemiz en az 5 üretim tesisiyle yıllık 20 gigavatın üzerinde güneş hücresi üretim kapasitesine erişecek." diye konuştu.</p><p>Söz konusu yatırımlarla sadece 2035'e kadar Türkiye'de kurulacak 55 gigavat büyüklüğündeki güneş santralleri için katma değerli üretim yapmakla yetinmeyeceklerini belirten Kacır, ABD ve Avrupa başta olmak üzere ihracat pazarlarında da önemli bir oyuncu haline geleceklerini ifade etti.</p><p>Kacır, Kalyon PV tarafından hayata geçirilen G12R TOPCONPlus'ın, fotovoltaik hücrelerdeki kayıpları en aza indirerek çok daha yüksek enerji çıktısı almayı sağlayan bir teknolojiyi bünyesinde barındırdığına dikkati çekerek şunları kaydetti:</p><p>"Bu yeni nesil teknoloji sadece sunduğu yüksek verimlilikle değil, zorlu çevresel koşullara karşı sergilediği üstün dayanıklılık ve uzun ömürlü performansıyla öne çıkıyor. Kalyon PV'nin toplam hücre üretim kapasitesi bu yatırımla birlikte 1 gigavattan 2,1 gigavata yükseliyor ve bu yatırım Milli Teknoloji Hamlemiz için büyük bir kazanıma dönüşüyor. Bu yolculukta inanıyorum ki bu yatırım önemli bir kilometre taşı olacak. Bu nedenle stratejik önemi haiz, yüksek teknoloji odaklı bu devasa yatırımı, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın kararıyla proje bazlı devlet desteklerimizle destekledik. Bakanlık olarak bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da ülkemizde güneş enerjisi gibi kritik tüm teknolojilerde AR-GE ve üretim kabiliyetlerini güçlendirecek her adımın destekçisi olmaya devam edeceğiz. Daha büyük, güçlü, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye yolculuğunda müteşebbislerimizi tüm imkanlarımızla desteklemeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/bakan-kacir-yenilenebilir-581_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275140</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/psikologlardan-yuksek-zeka-uyarisi-bu-iki-aliskanlik-sosyal-hayatta-yanlis-anlasiliyor-275140</link>
      <pubDate>2026-05-07T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Psikologlardan yüksek zeka uyarısı! Bu iki alışkanlık sosyal hayatta yanlış anlaşılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Psikologlar, yüksek zeka sahibi bireylerde sıkça görülen ve çevreleri tarafından genellikle yanlış yorumlanan iki belirgin alışkanlığa dikkat çekiyor. Özellikle tartışma sırasında fikir değiştirme ve gereğinden fazla bağlam verme davranışları, toplumda güvenilmezlik ya da sosyal farkındalık eksikliği olarak algılanabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu alışkanlıklar, yüksek bilişsel yeteneklerin doğal bir sonucu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Psikologlardan yüksek zeka uyarısı! Bu iki alışkanlık sosyal hayatta yanlış anlaşılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan son psikolojik araştırmalar, yüksek zeka sahibi bireylerde sık karşılaşılan iki alışkanlığın çevreleri tarafından çoğunlukla yanlış anlaşıldığını ortaya koydu. Psikologlar, bu kişilerin tartışma sırasında fikir değiştirmeye daha yatkın olduklarını ve genellikle gereğinden fazla bağlam vermeye eğilimli olduklarını belirtiyor. Söz konusu alışkanlıklar, sosyal ortamda güvenilmezlik veya kafa karışıklığı yarattığı düşünülse de, uzmanlar bu davranışların yüksek bilişsel yeteneklerin bir göstergesi olduğuna dikkat çekiyor. Cognitive Research: Principles and Implications dergisinde yayımlanan 2024 tarihli bir çalışma, yüksek zeka ile ilişkili bu alışkanlıkların, bilişsel esneklik ve bilgiye açıklık gibi önemli zihinsel yeteneklerle bağlantılı olduğunu vurguluyor.</p><h3>Psikologlar: 'Yanıldım' demek zekânın göstergesi olabilir</h3><p>Toplumda zeki bireyler genellikle kararlı, hızlı ve net görüşlü kişiler olarak algılanıyor. Ancak psikologlar, yüksek zeka sahibi kişilerin çoğu zaman daha temkinli, düşüncelerini gözden geçiren ve gerektiğinde kamuya açık bir şekilde fikir değiştiren bireyler olduğunu belirtiyor. Özellikle bir tartışma sırasında "Aslında, bu konuda yanıldığımı düşünüyorum" diyerek pozisyonunu değiştiren kişiler, çevrelerinde kararsız ya da güvenilmez olarak nitelendirilebiliyor. Oysa uzmanlara göre, bu davranış bilişsel esnekliğin ve yeni bilgilere açıklığın en belirgin göstergelerinden biri. Cognitive Research dergisinde yayınlanan araştırma, yüksek akışkan zekaya sahip bireylerin, yanlış bir bilgiyle karşılaştıklarında pozisyonlarını hızla güncelleyebildiklerini ve bu süreçte sosyal maliyetleri göze alabildiklerini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, düşük bilişsel yeteneğe sahip kişiler ise, düzeltici bilgi alsalar bile yanlış inançlarına bağlı kalma eğilimi gösteriyor. Psikologlar, inanç güncellemenin tereddütle karıştırılmaması gerektiğini, zeki bireylerin yeni kanıtlarla karşılaştıklarında düşüncelerini rahatlıkla revize edebildiklerini vurguluyor. Bu davranış, çoğu insanın bir pozisyonu sürdürme baskısı hissettiği sosyal ortamlarda, yüksek zekalı kişilerin kendilerini daha rahat hissetmelerine olanak tanıyor. Toplantı veya strateji görüşmeleri sırasında "On dakika önce söylediklerimi geri almak istiyorum" diyen bir meslektaş, diğerlerinin gözünde kafa karışıklığı yaratabilir. Ancak bu, aslında daha doğru bilgiye ulaşma çabasının bir sonucu olarak değerlendirilmeli.</p><h3>Yüksek zekada 'bilgi laneti': Fazla bağlam verme sosyal iletişimi nasıl etkiliyor?</h3><p>Yüksek zeka sahibi bireylerde sıkça rastlanan bir diğer alışkanlık ise, gereğinden fazla bağlam sunma eğilimi. Bir soruya kısa ve öz bir yanıt beklenirken, uzun açıklamalar, tarihsel arka planlar ve istisnalarla dolu cevaplar sosyal ortamda sabırsızlık ya da küçümseme olarak algılanabiliyor. Psikologlar, bu davranışın "Bilgi Laneti" olarak adlandırılan bir bilişsel önyargıdan kaynaklandığını belirtiyor. Bilgi Laneti, kişinin kendi bilgi düzeyini karşısındaki kişinin de paylaştığını varsaymasına ve bu nedenle gereksiz ayrıntılara girmesine neden oluyor. Uzmanlara göre, yüksek zeka sahibi kişiler, sahip oldukları karmaşık zihinsel modelleri açıklarken, dinleyicinin bilgi seviyesini göz ardı edebiliyor ve bu da iletişimde kopukluk yaratıyor. Bir araştırmacının ya da mühendisin, basit bir soruya uzun ve detaylı yanıtlar vermesi, çoğu zaman sosyal farkındalık eksikliği olarak değerlendirilse de, aslında bu davranış daha derin bilişsel yeteneklerin bir yan ürünü. Bilgi Laneti'nin, iletişimde sorunlara yol açtığı ve zamanla geliştirilmesi gereken bir beceri açığı olduğu vurgulanıyor. Ancak psikologlar, bu alışkanlığın kaynağının genellikle fazla bilgiye sahip olmak olduğunu, az bilgiyle ilgili olmadığını belirtiyor. Dolayısıyla, yüksek zeka sahibi bireylerin iletişimde yaşadığı bu sorunların, onların bilişsel kapasitesinin bir yansıması olduğu ifade ediliyor.</p><h3>Sosyal ortamda yüksek zeka: Yanlış algıların önüne nasıl geçilebilir?</h3><p>Her iki alışkanlık da, yüksek zekalı bireylerin çevrelerinde yanlış anlaşılmasına yol açabiliyor. Tartışma sırasında fikir değiştirmek, güvenilmezlik ya da kararsızlık olarak; gereğinden fazla bağlam vermek ise sosyal farkındalık eksikliği olarak yorumlanabiliyor. Psikologlar, bu davranışların ortak kökeninin, ortalamanın üzerinde çalışan bir zihnin ürünü olduğunu belirtiyor. Bu alışkanlıkların tamamen ortadan kaldırılması ya da düzeltilmesi gerekmese de, doğru teşhisin konulması ve iletişimde uygun stratejilerin geliştirilmesi önem taşıyor. Kişinin inanç güncelleme eğilimi gösterdiğinde, bunu açıkça ifade etmesi, entelektüel bir güvenin göstergesi olarak kabul ediliyor. "Sadece paylaştıklarınızdan yola çıkarak söylediklerimi gözden geçirmek istiyorum" gibi ifadeler, hem kişinin düşünsel olgunluğunu hem de karşı tarafın saygısını kazanmasına yardımcı olabiliyor. Bilgi Laneti'ni aşmak için ise, iletişimde "izleyici öncelikli düzenleme" stratejisi öneriliyor. Yani, konuşmaya başlamadan önce karşıdaki kişinin bilgi düzeyini anlamak ve açıklamaları buna göre şekillendirmek, daha etkili ve anlaşılır bir iletişim kurmayı sağlıyor. Uzmanlar, yüksek zeka sahibi bireylerin sosyal ortamda yanlış anlaşılmalarını önlemek için hem kendilerinin hem de çevrelerinin bu alışkanlıkların arka planını bilmesinin önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Psikologlardan pratik öneriler: Yüksek zekada iletişim becerileri nasıl geliştirilebilir?</h3><p>Uzman psikologlar, yüksek zeka sahibi bireylerin sosyal iletişimde karşılaştıkları zorlukları aşmaları için çeşitli öneriler sunuyor. Öncelikle, inanç güncelleme alışkanlığının bir zayıflık değil, entelektüel bir güç olarak görülmesi gerektiği belirtiliyor. Bu davranışın açıkça ifade edilmesi, hem kişinin özgüvenini hem de çevresinin ona duyduğu saygıyı artırıyor. Bilgi Laneti ile başa çıkmak için ise, iletişimde dinleyicinin bilgi seviyesini dikkate almak, gereksiz ayrıntılardan kaçınmak ve açıklamaları mümkün olduğunca sadeleştirmek öneriliyor. Psikologlar, bu alışkanlıkların sosyal ortamda yanlış anlaşılmasının önüne geçmek için, bireylerin kendi bilişsel süreçlerinin farkında olmalarının ve iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik çaba göstermelerinin önemini vurguluyor. Ayrıca, çevredekilerin de yüksek zekalı bireylerin bu davranışlarının altında yatan nedenleri anlamaları, sosyal ilişkilerde daha sağlıklı ve verimli bir iletişim kurulmasına katkı sağlayabilir. Sonuç olarak, sinir bozucu gibi görünen bu iki alışkanlık, aslında yüksek zeka ve bilişsel yeteneğin doğal bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.</p><p>Yüksek zeka sahibi bireylerde sıkça görülen fikir değiştirme ve gereğinden fazla bağlam verme alışkanlıkları, sosyal ortamda yanlış anlaşılmalara yol açsa da, psikologlar bu davranışların bilişsel esneklik ve bilgiye açıklık gibi önemli zihinsel yeteneklerin bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, hem bu bireylerin hem de çevrelerinin iletişimde daha bilinçli ve anlayışlı olması gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/psikologlardan-yuksek-zek-536_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275139</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/erzurumdan-yurekleri-isitan-goruntuler-cocuklar-yere-dusen-bayragi-asmak-icin-seferber-oldular-275139</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Erzurum'dan yürekleri ısıtan görüntüler: Çocuklar yere düşen bayrağı asmak için seferber oldular]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Pasinler ilçesinde ilkokul öğrencilerinin koridorda yere düşen Türk bayraklarını asmak için gösterdiği çaba, okulun güvenlik kameralarına yansıdı. Bayrakları öpüp başlarına koyan miniklerin o anları yürekleri ısıttı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Erzurum'dan yürekleri ısıtan görüntüler: Çocuklar yere düşen bayrağı asmak için seferber oldular]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum'un Pasinler ilçesine bağlı kırsal Porsuk Mahallesi'ndeki Porsuk İlkokulu'nda, duygulandıran anlar yaşandı. Okul koridorunda yere düşen Türk bayraklarını fark eden 2. sınıf öğrencisi üç çocuk, örnek bir duyarlılık sergiledi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/c1891299-07052026cb212f95.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde, öğrencilerin okula girdikleri an yerde olduğunu fark ettikleri bayrakları önce öpüp başlarına koydukları görüldü. Boyları asma aparatına yetişmeyen minikler, sınıftan getirdikleri sandalyeye çıkarak bayrakları eski yerlerine asmak için dakikalarca uğraştı. Uzun uğraşlara rağmen bayrakları asmayı başaramayan öğrenciler, ay yıldızlı bayrağı kirletmemek adına özenle sandalyelerin üzerine bırakarak oradan ayrıldı.</p><p>Öğrencilerin bu vatansever davranışı sosyal medyada büyük ilgi görürken, izleyenlerin takdirini topladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/erzurumdan-yurekleri-isit-932_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275138</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/antalya-buyuksehir-belediyesi-davasinda-muhittin-bocek-ve-41-sanik-yargilaniyor-275138</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında Muhittin Böcek ve 41 sanık yargılanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında Muhittin Böcek ve 41 sanık yargılanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nde görülen davanın ikinci duruşmasının üçüncü gününde tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş salonda yer aldı.</p><p>Tutuksuz sanık eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan duruşmaya katılmazken, tutuksuz sanıkların büyük bir kısmı ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.</p><p>Duruşmada tanık olarak dinlenen Erdal Zileli, davada mağdur iş insanı olarak yer alan Emin Hesapçıoğlu&#39;na ait şirkette 23 yıldır muhasebeci olarak çalıştığını söyledi.</p><p>Hesapçıoğlu&#39;nun kendisinden 1 milyon lira ve 1 milyon liralık yakıt kartı hazırlamasını istediğini belirten tanık, parayı hazırladıktan sonra sanık Mustafa Gökhan Böcek ile Hesapçıoğlu&#39;nun birlikte oturdukları masaya bırakıp çıktığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/antalyaadadletsaray-07052026218ae1ef.jpg"/><p>Bir süre sonra Hesapçıoğlu&#39;nun önce 600 bin lira, ardından da 400 bin lira daha istediğini, yine parayı aynı masaya bırakıp çıktığını ifade eden Zileli, &quot;Bunlar 2024 yılında oldu. 2025 yılında yine nisan ya da mayıs ayında Hesapçıoğlu telefon açtı ve 300 bin lira istedi. Başka bir tarihte de bir miktar dövizi zarfı içine koyup bunu da Emin Hesapçıoğlu&#39;na bıraktım. Daha önceki paralarda hepsinde Mustafa Gökhan Böcek vardı. Ama 300 bin verdiğimde Mustafa Gökhan Böcek&#39;i görmedim.&quot; dedi.</p><p><b>- "EVİN MUHİTTİN BÖCEK'E AİT OLDUĞUNU ÖĞRENDİM" İDDİASI</b></p><p>Tanık İsa Kotan ise 5 yıldır organizasyon işleriyle uğraştığını söyledi.</p><p>Yaptığı işlerin büyük ve küçüklüğüne göre beraber çalıştığı firmalar olduğunu aktaran Kotan, &quot;Çok büyük, geniş kapsamlı işleri, sanatçı getirip götürülecek işleri tek bir firmadan yapmak mümkün değil. Ondan olayı bu bölgede Aktüel firması ile çalışıyorduk. Orta ölçekli işlerde ise L.Ş. ile çalışıyorduk. Aramızdaki faturalar tamamen gerçek işlere dayanıyor. Oradaki faturalar doğru ama L.Ş. neden böyle bir beyanda bulundu bilmiyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Tanık Timurhan Temuçin de 2024 yılında A.A&#39;nın kendisini arayarak Liman Mahallesi&#39;ndeki dairesine tadilat yaptırmak istediğini söylediğini, ufak bir pazarlığın ardından 1,5 milyon liraya anlaştıklarını belirtti.</p><p>İşi 3 ay içinde bitirmelerinin ardından A.A&#39;nın yönlendirmesiyle parasını B.G&#39;den aldığını ifade eden Temuçin, &quot;Başta A.A. evin kendisine ait olduğunu söylemişti ama sonrasında evin Muhittin Böcek&#39;e ait olduğunu öğrendim.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/m-070520268b9899d1.jpg"/><p><b>- MUHİTTİN BÖCEK'İN RAPORU OKUNDU</b></p><p>Duruşmada, Muhittin Böcek için Antalya Şehir Hastanesinden gönderilen sağlık raporunun dosyaya girdiği belirtildi.</p><p>Okunan raporda &quot;Yapılan muayene ve tetkikler birlikte değerlendirildiğinde cezaevi koşullarında hayatını devam ettirmesine engel bulunmadığı kanaatine varılmıştır.&quot; ifadesinin yer aldığını kaydedildi.</p><p>Davaya katılan İçişleri Bakanlığı avukatı, &quot;Eylem 16&quot; yönünden Antalya eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile ilgili olarak kamu kurumunun doğrudan zarar gördüğünü, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi.</p><p>Ara mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, tutuklu sanıklardan Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek&#39;in tutukluluk halinin devamını, Fazlı Ateş&#39;in adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini, diğer tutuksuz sanıkların da adli kontrol hükümlerinin devam etmesini talep etti.</p><p>Mütalaaya karşı sanık avukatlarının savunma yapmasının ardından duruşma yarına ertelendi.</p><p><b>- SORUŞTURMA</b></p><p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların zincirleme suç hükümleri kapsamında &quot;icbar suretiyle irtikap&quot;, &quot;haksız mal edinme&quot;, &quot;nüfuz ticareti&quot;, &quot;suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması&quot;, &quot;nitelikli dolandırıcılık&quot; ve &quot;iftira&#39;&#39; suçlarından cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, Muhittin Böcek&#39;in &quot;icbar suretiyle irtikap&quot;, &quot;haksız mal edinme&quot; ve &quot;suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması&quot; suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/antalya-buyuksehir-beledi-526_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275137</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ipados-265-cikti-ipade-kritik-yenilikler-geldi-275137</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[iPadOS 26.5 çıktı! iPad'e kritik yenilikler geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, iPad kullanıcılarını sevindirecek iPadOS 26.5 güncellemesini duyurdu. Yeni sürümle birlikte Magic Keyboard, Magic Trackpad ve Magic Mouse için otomatik eşleştirme, 11'den fazla renk seçeneğiyle Pride Luminance duvar kağıdı ve Hatırlatıcılar uygulamasında zamanlı erteleme gibi dikkat çeken yenilikler sunuluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[iPadOS 26.5 çıktı! iPad'e kritik yenilikler geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, iPad kullanıcılarının uzun süredir beklediği iPadOS 26.5 güncellemesini resmen duyurdu. Yeni güncelleme ile birlikte iPad'lere üç önemli özellik ekleniyor. Bunlar arasında Magic Keyboard, Magic Trackpad ve Magic Mouse aksesuarlarının otomatik eşleştirilmesi, 11 farklı renk seçeneğiyle sunulan Pride Luminance duvar kağıdı ve Hatırlatıcılar uygulamasında belirli saatlere göre erteleme seçenekleri öne çıkıyor. iPadOS 26.5, Apple'ın kullanıcı deneyimini geliştirme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.</p><h3>Apple'dan Magic aksesuarlar için otomatik eşleştirme kolaylığı</h3><p>iPadOS 26.5 ile birlikte iPad sahipleri, Magic Keyboard, Magic Trackpad ve Magic Mouse gibi Apple aksesuarlarını cihazlarına bağlarken önemli bir kolaylıkla karşılaşıyor. Artık bu aksesuarlar USB-C üzerinden iPad'e bağlandığında, otomatik olarak Bluetooth bağlantısı da kuruluyor. Böylece kullanıcılar, kabloyu çıkardıktan sonra aksesuarlarını kablosuz olarak kullanmaya devam edebiliyor. Önceden manuel olarak yapılan Bluetooth eşleştirme işlemi, bu güncellemeyle tamamen otomatik hale geldi. Bu özellik, Mac kullanıcılarının yıllardır sahip olduğu bir kolaylığın iPad'e gelmesi anlamına geliyor. Apple, iPadOS 26.5 ile kullanıcıların bağlantı sürecini hızlandırmayı ve aksesuar deneyimini daha pratik hale getirmeyi amaçlıyor. Özellikle ofis ve eğitim ortamlarında iPad ile çalışanlar için bu yenilik büyük zaman kazancı sağlıyor.</p><h3>Pride Luminance ile iPad'e 11 renkli duvar kağıdı seçeneği</h3><p>iPadOS 26.5'in dikkat çeken bir diğer yeniliği ise yeni Pride Luminance duvar kağıdı oldu. Apple, bu güncellemeyle birlikte kullanıcılarına 11 farklı renk varyantı içeren özel bir duvar kağıdı sunuyor. Kullanıcılar, dilerlerse bu renklerden birini seçebileceği gibi, kendi tercihlerine göre en az 1, en fazla 12 farklı renk kombinasyonu oluşturabiliyor. Özellikle kişiselleştirme seven iPad sahipleri için bu özellik büyük ilgi çekiyor. Pride Luminance duvar kağıdı, hem estetik açıdan hem de çeşitlilik bakımından iPad'in arayüzüne canlılık katıyor. Apple, bu adımıyla kullanıcılarına daha özgür bir kişiselleştirme deneyimi sunmayı hedefliyor. Ayrıca, duvar kağıdı seçimi sırasında renklerin tek tek belirlenebilmesi, iPadOS 26.5'in esnekliğini ve kullanıcı dostu yapısını ön plana çıkarıyor.</p><h3>Hatırlatıcılar uygulamasında saatli erteleme dönemi başladı</h3><p>iPadOS 26.5 ile gelen bir diğer yenilik ise Hatırlatıcılar uygulamasında yapılan geliştirme. Artık bir hatırlatıcıya uzun basıldığında, kullanıcılar "Bu Öğleden Sonra" veya "Yarın Sabah" gibi belirsiz zaman aralıkları yerine, tam saatli erteleme seçenekleri görebiliyor. Örneğin, "Beni 15:00'te Hatırlat" veya "Beni Yarın 09:00'da Hatırlat" gibi net zaman dilimleriyle erteleme yapmak mümkün hale geldi. Bu değişiklik, özellikle zaman yönetimine önem veren kullanıcılar için büyük kolaylık sağlıyor. Önceden sunulan genel zaman aralıkları, kullanıcıların planlamasında belirsizlik yaratıyordu. Şimdi ise iPadOS 26.5 sayesinde Hatırlatıcılar uygulaması çok daha işlevsel ve kişiselleştirilebilir bir yapıya kavuştu. Apple, bu güncelleme ile kullanıcıların günlük işlerini daha verimli şekilde organize etmesini hedefliyor.</p><h3>Apple Haritalar ve iPadOS 27 hazırlığı</h3><p>iPadOS 26.5, yalnızca bu üç büyük yenilikle sınırlı kalmıyor. Apple Haritalar'a eklenen 'Önerilen Yerler' özelliği sayesinde kullanıcılar, yakınlarındaki yeni mekanları kolayca keşfedebiliyor. Bu fonksiyon, özellikle seyahat ve keşif odaklı iPad kullanıcıları için pratik bir çözüm sunuyor. Öte yandan Apple, önümüzdeki ay tanıtılması beklenen iPadOS 27 için de hazırlıklarını sürdürüyor. Şirket, iPadOS 26.5 ile birlikte kullanıcıların beklentilerini karşılamayı ve yeni sürüme geçiş öncesinde cihazları daha işlevsel hale getirmeyi amaçlıyor. Son olarak, iPad kullanıcıları Apple'ın sunduğu bu yeniliklerle cihazlarını daha verimli ve kişisel bir şekilde kullanabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/ipados-265-cikti-ipade-kr-109_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275136</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yercekimi-dalgalari-isigi-degistiriyor-olabilir-fizikte-yeni-donem-mi-basliyor-275136</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yerçekimi dalgaları ışığı değiştiriyor olabilir! Fizikte yeni dönem mi başlıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Stockholm Üniversitesi ve iş birliği içindeki diğer araştırma kurumlarından bilim insanları, yerçekimi dalgalarının atomların yaydığı ışığın frekansını değiştirebileceğini öne sürdü. Bu teori, mevcut yerçekimi dalgası dedektörlerinin algılayamadığı düşük frekanslı dalgaların tespitinde yeni bir çağ açabilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yerçekimi dalgaları ışığı değiştiriyor olabilir! Fizikte yeni dönem mi başlıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stockholm Üniversitesi, Nordita ve Tübingen Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışmasıyla ortaya atılan yeni bir teori, yerçekimi dalgalarının atomların yaydığı ışığın frekansında küçük değişikliklere yol açabileceğini iddia ediyor. Bu iddia, atomların evrenin en derin titreşimlerine karşı hassas bir algılayıcı gibi davranabileceği fikrini gündeme getirdi. 19 Mart 2026'da yayımlanan makalede, bilim insanları, yerçekimi dalgalarının atomlar tarafından salınan fotonların frekansını, ışığın hareket ettiği yöne bağlı olarak hafifçe modüle edebileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, bu mekanizmanın özellikle mevcut dedektörlerin ulaşamadığı düşük frekanslı yerçekimi dalgalarının izlenmesinde devrim yaratabileceğini savunuyor.</p><h3>Stockholm Üniversitesi ekibi: Atomlar evrenin titreşimini kaydedebilir</h3><p>Çalışmayı yürüten ekip, yerçekimi dalgalarının atomların yaydığı ışığın frekansında yönsel ve ince kaymalara yol açtığını belirtiyor. Atomlar, yüksek enerji seviyesinden düşük enerji seviyesine geçerken foton yayar. Bu süreç, bir çanın titreşimine benzetilebilir; ancak burada yayılan enerji, belirli bir ışık frekansı olarak ortaya çıkar. Kuantum fiziği sayesinde, atomların yaydığı ışık yalnızca enerji seviyelerindeki değişimi yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda çevredeki elektromanyetik alanın ve uzay-zamanın durumunu da yansıtır. Araştırmacılar, yerçekimi dalgalarının bu alanları bozarak atomların yaydığı fotonların frekansında ölçülebilir değişikliklere neden olabileceğini hesapladı. Özellikle, bu değişikliklerin fotonun çıktığı yöne göre farklılık gösterdiği ve spektrumda soluk, ekstra özellikler olarak ortaya çıktığı vurgulanıyor. Ekip, bu etkinin haritalandığında dört loblu bir yonca desenini andırdığını ve yaklaşık 1 milyon ile 100 milyon atomdan oluşan bir dizinin, düşük frekanslı yerçekimi dalgalarını tespit etmek için yeterli olabileceğini tahmin ediyor.</p><h3>LIGO'nun sınırları ve yeni kuantum dedektör arayışı</h3><p>Yerçekimi dalgalarının tespiti, 2015 yılında LIGO'nun ilk sinyalini kaydetmesiyle bilim dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açtı. LIGO'nun lazer interferometreleri, uzay-zamandaki minik mesafe değişikliklerini algılayabiliyor. Ancak, çok düşük frekanslı dalgalar, yeryüzündeki dedektörlerin kapasitesini zorluyor ve çoğu zaman yerel çevresel etkilerle karışıyor. Bu nedenle, uzay tabanlı Laser Interferometer Space Antenna gibi projeler geliştiriliyor. Stockholm Üniversitesi'nden araştırmacıların teorisi ise, atomlardan oluşan dizilerin, mevcut dedektörlerin ulaşamadığı düşük frekans aralığında yeni bir pencere açabileceğini gösteriyor. Atomik saatler ve GPS sistemlerinde kullanılan hassas zamanlama teknolojileri, atomların frekans kaymalarını ölçmedeki başarısını zaten kanıtladı. Araştırmacılar, bu hassasiyetin, yerçekimi dalgalarının sebep olduğu küçük frekans değişimlerini tespit etmek için kullanılabileceğini düşünüyor.</p><h3>Kuantum sensörlerle yeni nesil yerçekimi dalgası gözlemevleri mümkün mü?</h3><p>Bilim insanları, atom temelli dedektörlerin, yerçekimi dalgalarını algılamada yeni bir çağ başlatabileceğini savunuyor. 2012'deki bir öneri, optik atomik saatler ve atom interferometrisi teknolojileriyle yerçekimi dalgalarını tespit etmeyi hedeflemişti. 2024'te yayımlanan bir başka çalışma ise, kolektif atom dizilerinin, tek bir atomdan daha güçlü bir sinyal üretebileceğini gösterdi. Stockholm Üniversitesi'nin öne sürdüğü teori, bu yaklaşımlardan farklı olarak, frekans kaymalarına odaklanıyor ve atomların yönsel olarak yayılan fotonlarının izlenmesiyle yerçekimi dalgalarının varlığının anlaşılabileceğini iddia ediyor. Araştırmacılar, bu yöntemin, mevcut laboratuvar koşullarında dahi test edilebileceğini, ancak sinyalin zayıflığı nedeniyle yüksek hassasiyetli dedektörlere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Ayrıca, elektromanyetik gürültü, sıcaklık değişimleri ve titreşim gibi çevresel faktörlerin, ölçümlerde büyük zorluklar oluşturabileceği ifade ediliyor.</p><h3>Teoriden pratiğe: Zorluklar ve potansiyel kazançlar</h3><p>Stockholm Üniversitesi ve ortak kurumların yayımladığı makalede, teorik modelin pratikte uygulanabilmesi için kapsamlı bir gürültü analizi gerektiği vurgulanıyor. Araştırmacılar, tahmin edilen sinyalin, spektrumun detaylı yapısı içinde ortaya çıktığını ve bu nedenle yeterli sayıda fotonun toplanıp, frekans ve yön bilgisiyle yüksek hassasiyetle analiz edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu, en gelişmiş laboratuvarlarda bile zorlu bir görev olarak öne çıkıyor. Eğer bu zorluklar aşılabilirse, bilim dünyası, düşük frekanslı yerçekimi dalgalarını ve kuantum alanlarının uzay-zamandaki davranışını gözlemleyebilecek yeni bir pencereye kavuşabilir. Bu gelişme, evrenin sırlarını çözmede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırma ekibi, gelecekteki çalışmalarla bu teorinin deneysel olarak test edilmesini ve yeni nesil kuantum sensörlerin geliştirilmesini hedefliyor.</p><p>Sonuç olarak, Stockholm Üniversitesi'nin öncülüğünde geliştirilen bu teori, yerçekimi dalgalarının atomların yaydığı ışığın frekansında hassas değişikliklere yol açabileceğini öne sürerek, bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Eğer bu öngörüler deneysel olarak doğrulanırsa, kuantum sensörler ve atomik diziler, evrenin en gizemli olaylarını çözmede vazgeçilmez araçlar haline gelebilir. Yerçekimi dalgası araştırmalarında yeni bir dönemin kapısı aralanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/yercekimi-dalgalari-isigi-682_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275135</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sacha-boey-sari-kirmizili-formayla-100-macina-hazirlaniyor-275135</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sacha Boey, sarı-kırmızılı formayla 100. maçına hazırlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın Fransız oyuncusu Sacha Boey, sarı-kırmızılı formayla 100. maçına hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sacha Boey, sarı-kırmızılı formayla 100. maçına hazırlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig&#39;in lideri Galatasaray, 9 Mayıs Cumartesi günü şampiyonluk için sahasında Hesap.com Antalyaspor ile karşılaşacak. Fransız savunma oyuncusu Sacha Boey, teknik direktör Okan Buruk&#39;un bu maçta kendisine görev vermesi halinde sarı-kırmızılı formayla 100. müsabakasına çıkacak.</p><p>İki farklı dönemde Galatasaray&#39;da forma giyen Boey, ilk olarak 2021-2022 sezonunun başında Fransa ekibi Rennes&#39;den takıma transfer edildi.</p><p>Boey, 2021-2024 yıllarında sarı-kırmızılı ekipte 63 Süper Lig, 6&#39;şar UEFA Şampiyonlar Ligi ve elemeleri, üçer UEFA Avrupa Ligi ve elemeleri ile 2 Türkiye Kupası maçı olmak üzere toplamda 83 müsabakaya çıktı.</p><p>Fransız oyuncu, özellikle 2023-2024 sezonunda gösterdiği başarılı performansla 30 milyon avro bonservis ve 5 milyon avro şarta bağlı bonus karşılığında Almanya devi Bayern Münih&#39;in yolunu tuttu.</p><p>Almanya&#39;da yaklaşık 2 yıl geçiren Boey, 5 Şubat tarihinde sarı-kırmızılı takıma satın alma opsiyonuyla kiralık olarak geri döndü.</p><p>Boey, bu sezon ise 10&#39;u Süper Lig, 4&#39;ü UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2&#39;si Türkiye Kupası olmak üzere tüm kulvarlarda 16 karşılaşmada Galatasaray formasını giydi.</p><p>Sarı-kırmızılı takımda toplamda 99 maçta 6 kez rakip fileleri havalandıran Boey, Hesap.com Antalyaspor&#39;a karşı oynaması halinde &quot;Dalya&quot; diyecek.</p><p><b>- PROFESYONEL KARİYERİNDEKİ İLK GOLÜNÜ SARI-KIRMIZILI FORMAYLA ATTI</b></p><p>Sacha Boey, profesyonel kariyerindeki ilk golünü Galatasaray&#39;da attı.</p><p>2021-2022 sezonunda UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçında İskoçya ekibi St. Johnstone ile 1-1 berabere kaldıkları karşılaşmada forma giyen Boey, 60. dakikada rakip fileleri havalandırarak profesyonel futbol kariyerindeki ilk golünü kaydetti.</p><p>Fransız oyuncu, ayrıca bu karşılaşmayla Galatasaray&#39;daki ilk maçına çıktı.</p><p><b>- İLK SEZONUNDA 19 MAÇTA OYNADI</b></p><p>Fransız savunma oyuncusu Sacha Boey, Galatasaray&#39;daki ilk sezonunda 19 maçta forma giydi.</p><p>Sarı-kırmızılılara 2021-2022&#39;de transfer olan Boey, bu sezonda 13 Süper Lig ve üçer UEFA Avrupa Ligi ile Avrupa Ligi elemeleri maçına çıkarken sadece 1 kez ağları sarstı.</p><p>- 2022-2023 sezonunda ilk lig şampiyonluğunu yaşadı</p><p>Sacha Boey, 2022-2023 sezonunda Galatasaray ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.</p><p>Teknik direktör Okan Buruk&#39;un yönetimindeki sarı-kırmızılıların kadrosunda bulunan Boey, profesyonel kariyerindeki ilk lig şampiyonluğunu 2022-2023 sezonunda gördü.</p><p>Boey, söz konusu sezonda 31 lig ve 2 Türkiye Kupası müsabakasında forma giyerek, 1 gol kaydetti.</p><p><b>- 2023-2024 SEZONUNDAKİ PERFORMANSI BAYERN MÜNİH KAPISINI AÇTI</b></p><p>Fransız oyuncu Sacha Boey, 2023-2024 sezonunda sarı-kırmızılı formayla gösterdiği başarılı performansla Almanya devi Bayern Münih&#39;e transfer oldu.</p><p>Söz konusu sezonda 19 lig ve 6&#39;şar UEFA Şampiyonlar Ligi ile Şampiyonlar Ligi elemeleri maçında forma giyen Boey, bu karşılaşmalarda 2 gol kaydederken, Avrupa&#39;da gösterdiği başarılı performansla Bayern Münih&#39;e gitti.</p><p><b>- BU SEZON 16 KEZ SARI-KIRMIZILI FORMAYI GİYDİ</b></p><p>Sacha Boey, bu sezon Galatasaray&#39;a kiralandıktan sonra 16 karşılaşmada görev aldı.</p><p>Ara transferde sarı-kırmızılıların kadrosuna dahil olan 25 yaşındaki savunma oyuncusu, şu ana kadar 10 Süper Lig, 4 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2 Türkiye Kupası müsabakasında oynadı.</p><p>Boey, söz konusu 16 maçta 2 kez fileleri havalandırdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/sacha-boey-sari-kirmizili-789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275134</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bakan-guler-275134</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Güler:]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler YILDIRIMHAN'ın laboratuvar test süreçleri başarıyla tamamlandığını, sistemin saha ya da yer testlerine de önümüzdeki dönemde başlayacaklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Güler:]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MSB'nin haftalık basın bilgilendirme toplantısı, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, fuara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  </p><p>Güler, savunma, havacılık ve uzay sanayi alanlarında Türkiye'nin ulaştığı seviyeyi uluslararası platformlarda ortaya koyan SAHA-2026'nın yeni iş birliklerine, teknoloji paylaşımına ve savunma sanayinin gelişimine önemli katkılar sağlayacağına inandığını kaydetti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41297236.jpg"/><p><b>"YILDIRIMHAN'IN SAHA YA DA YER TESTLERİNE DE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE BAŞLAYACAĞIZ"</b></p><p>Milli Savunma Bakanlığı'nın sıvı yakıtlı roket motoru ve uçak motoru teknolojilerine yönelik çalışmalara uzun yıllar önce başladığını söyleyen Güler, "Millî Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezimiz bünyesinde iki yıl önce kurduğumuz teknoloji üssüyle çalışmalarımızı daha ileri bir seviyeye taşıdık. YILDIRIMHAN uzun menzilli füzemiz, ülkemizin ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir kabiliyetine sahip ve en uzun menzilli füze sistemi olarak önemli bir teknolojik aşamayı temsil etmektedir. Laboratuvar test süreçleri başarıyla tamamlanan sistemin saha ya da yer testlerine de önümüzdeki dönemde başlayacağız" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41297240.jpg"/><p><b>"GÜÇHAN TURBOFAN JET MOTORU TAMAMEN MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI AR-GE MERKEZİ TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ"</b></p><p>GÜÇHAN turbofan jet motorunun da Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirildiğini vurgulayan Güler, "Motorun tüm kritik bileşenleri yerli imkanlarla üretilen bu motordan bugüne kadar toplam 6 tane ürettik. Motorların test ve kalibrasyon süreçlerini ise Kasım 2026'dan itibaren gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Buradaki temel hedefimiz; kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak, kendi mühendislik kabiliyetlerimizi geliştirmek, sürdürülebilir bir millî altyapı oluşturarak savunma sanayi firmalarımıza öncülük etmektir. Vatandaşımızın, ülkemizin, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin böyle bir ürüne ihtiyacı var, bunu biliyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde ürünleri çeşitlendirmeye de devam edeceğiz" diye konuştu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/bakan-guler-653_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275133</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kanser-tedavisinde-c-vitamini-tartismasi-yeniden-gundemde-275133</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanser tedavisinde C vitamini tartışması yeniden gündemde]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[C vitamini ve kanser ilişkisi, Nobel ödüllü bilim insanı Linus Pauling'in iddialarıyla yıllardır tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Özellikle damar yoluyla yüksek doz C vitamini uygulamalarının kanser hastalarında etkili olup olmadığı sorusu, yeni araştırmalar ve farklı klinik denemelerle yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanser tedavisinde C vitamini tartışması yeniden gündemde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>C vitamini ve kanser tedavisi arasındaki ilişki, Nobel ödüllü kimyager Linus Pauling'in öne sürdüğü iddialar sayesinde tıp dünyasında uzun süredir tartışılıyor. Pauling'in, yüksek doz C vitamini uygulamasının kanserli hastalarda yaşam süresini uzatabileceğine dair görüşleri, başta birçok uzman tarafından şüpheyle karşılandı. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, bu iddia hem bilimsel araştırmaların hem de kamuoyunun ilgi odağı olmaya devam ediyor. Özellikle damar yoluyla verilen yüksek doz C vitamini uygulamalarının, geleneksel tablet formlarından farklı sonuçlar doğurup doğurmadığı sorusu, günümüzde de geçerliliğini koruyor.</p><h3>Linus Pauling'in C vitamini ısrarı bilim dünyasında yankı uyandırdı</h3><p>Linus Pauling, kimya alanında iki Nobel ödülüne sahip olmasıyla tanınıyor. Kariyerinin son dönemlerinde ise adını, kanser tedavisinde yüksek doz C vitamini kullanımına yönelik iddialarıyla duyurdu. Pauling, İskoç doktor Ewan Cameron ile birlikte, 1970'li yıllarda ileri evre ve tedaviye dirençli kanser hastalarına yüksek doz C vitamini uygulamaları başlattı. Bu uygulamalar, başlangıçta damar yoluyla, sonrasında ise tablet formunda yapıldı. Pauling'in raporlarına göre, C vitamini tedavisi gören hastalar, benzer durumda olan ve vitamin almayan hastalara kıyasla daha uzun süre yaşadı ve kendilerini daha iyi hissetti. Hatta bazı vakalarda, yaşam süresinin birkaç kat arttığı iddia edildi. Bu bulgular, tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı ve C vitamini tartışmalarını alevlendirdi. Ancak bu süreçte, Pauling'in bilimsel yaklaşımının sınırları ve iddialarının doğruluğu da sorgulandı.</p><h3>Mayo Kliniği denemeleri ve C vitamini tabletlerinin sınırı</h3><p>Pauling'in iddialarını test etmek için ABD'nin önde gelen tıp kuruluşlarından Mayo Kliniği tarafından iki büyük klinik deney düzenlendi. Bu araştırmalarda, yalnızca C vitamini tabletleri kullanıldı ve sonuçlar, Pauling'in öne sürdüğü faydaları doğrulamadı. Tablet kullanan hastaların yaşam süresi, C vitamini almayan hastalarla aynı seviyede kaldı. Bu sonuçlar, tıp camiasında C vitamininin kanser tedavisindeki rolüne dair şüpheleri artırdı. Ancak gözden kaçan önemli bir nokta vardı: Pauling ve Cameron, ilk çalışmalarında C vitaminini damar yoluyla uygulamıştı. Oysa Mayo Kliniği yalnızca tablet formunu denedi. Vücudun bağırsak yoluyla emebileceği C vitamini miktarının sınırlı olması, kan seviyelerinde istenen artışın sağlanamamasına yol açtı. Damar yoluyla verilen C vitamini ise, kandaki seviyeleri tabletlerin ulaşamayacağı derecede yükseltiyor ve farklı biyolojik etkiler ortaya çıkarabiliyor.</p><h3>Yüksek doz C vitamini: laboratuvar bulguları ve olası mekanizmalar</h3><p>Günlük alınan C vitamini, vücutta antioksidan olarak görev yapıyor ve zararlı molekülleri temizliyor. Ancak çok yüksek dozlarda, özellikle damar yoluyla verildiğinde, C vitamini vücutta farklı bir şekilde davranabiliyor. Laboratuvar ortamında yapılan araştırmalar, yüksek doz C vitamininin hidrojen peroksit üretimini artırdığını ortaya koydu. Bu madde, hücrelere zarar verebilen reaktif bir molekül. Kanser hücreleri, zaten yoğun stres altında oldukları ve savunma mekanizmaları zayıf olduğu için, bu tür saldırılara karşı daha hassas hale geliyor. Hidrojen peroksit birikimi, kanser hücrelerinin DNA'sına ve enerji üretim sistemlerine zarar vererek hücre ölümüne yol açabiliyor. Buna karşılık, normal hücreler daha güçlü savunma sistemlerine sahip oldukları için bu etkiden daha az zarar görüyor. Bu nedenle, yüksek doz C vitamini, laboratuvar ortamında seçici bir kemoterapi ajanı gibi davranabiliyor. Ancak bu etkinin sağlanabilmesi için gereken dozlara, yalnızca damar yoluyla C vitamini uygulamalarıyla ulaşılabiliyor.</p><h3>Son araştırmalar C vitamini ve kanser ilişkisini yeniden gündeme taşıdı</h3><p>İnsanlar üzerinde yapılan klinik çalışmalarda ise sonuçlar hâlâ kesinleşmiş değil. Küçük ölçekli denemelerde, özellikle yumurtalık, pankreas ve beyin tümörleri gibi tedavisi zor kanser türlerinde, damar yoluyla yüksek doz C vitamini uygulamaları test edildi. Çoğu hastada ciddi yan etki görülmedi ve haftada birkaç kez yüksek doz infüzyonlar yapılabildi. Ancak, böbrek fonksiyonu bozuk olanlar veya belirli genetik rahatsızlıklara sahip kişilerde riskler ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, C vitamini infüzyonlarının sıradan bir sağlık takviyesi gibi değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bazı çalışmalar, C vitamini tedavisinin kemoterapiye eklenmesiyle hastaların yaşam süresinde hafif bir artış veya yan etkilerde azalma olabileceğini gösterdi. Fakat diğer araştırmalar, belirgin bir fayda bulamadı. Denemelerin küçük ve farklı yöntemlerle yapılmış olması, kesin sonuçlara ulaşmayı güçleştiriyor.</p><h3>Yaşam kalitesinde olumlu etkiler ve yeni araştırma alanları</h3><p>Klinik araştırmalarda öne çıkan bir bulgu ise, C vitamini infüzyonu alan hastaların yaşam kalitesinde gözlenen iyileşmeler. Yüksek doz C vitamini verilen kanser hastalarında, kemoterapiye bağlı yorgunluk, ağrı ve bulantı gibi yan etkilerin daha az görüldüğü raporlandı. Kanserin ileri evrelerinde, yaşam süresinden çok yaşam kalitesinin ön plana çıktığı düşünüldüğünde, bu bulgular önem kazanıyor. Ayrıca laboratuvar çalışmaları, C vitamininin DNA düzenlemesi, hücre bölünmesi ve düşük oksijen koşullarına yanıt gibi kanserin biyolojik süreçlerinde etkili olabileceğine işaret ediyor. Yüksek C vitamini seviyelerinin, kanser hücrelerinin daha az agresif davranmasına ve tedaviye daha duyarlı hale gelmesine yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca, bağışıklık sisteminin tümörlere karşı daha etkin hale gelmesinde C vitamininin rol oynayabileceği yönünde de erken bulgular mevcut. Ancak bu alandaki araştırmalar henüz başlangıç aşamasında ve kesinleşmiş sonuçlar yok.</p><h3>Uzmanlardan C vitamini kullanımı için temkinli yaklaşım uyarısı</h3><p>Linus Pauling'in yüksek doz C vitaminiyle ilgili iddiaları, zamanında büyük tartışmalar yaratmış olsa da, günümüzde bilim insanları bu konuda daha temkinli bir yaklaşım öneriyor. Pauling'in C vitamini tabletlerini kanser için güçlü bir tedavi olarak tanıtması, bilimsel verilerle desteklenmedi. Büyük ölçekli ve dikkatli yürütülen klinik denemeler, yüksek doz C vitamininin kanser hastalarının yaşam süresini anlamlı şekilde uzattığını göstermedi. Ayrıca, C vitamininin neredeyse tüm hastalıklar için evrensel bir çözüm olarak sunulması da bilimsel açıdan hatalı bulundu. Ancak, damar yoluyla uygulanan çok yüksek doz C vitamininin, vücutta sıradan takviyelerden farklı bir biyolojik etki yarattığı, modern araştırmalarla doğrulandı. Şu an için, yüksek doz C vitamininin çoğu kanser hastasında yaşam süresini belirgin şekilde uzattığına dair kesin kanıtlar yok. Bu nedenle uzmanlar, bu tür uygulamaların yalnızca klinik araştırmalar kapsamında ve tıbbi gözetim altında yapılması gerektiğini vurguluyor.</p><h3>C vitamini ve kanser: Bilimsel yolculuk devam ediyor</h3><p>C vitamini ve kanser ilişkisi üzerine yapılan araştırmalar, tıp dünyasında tartışmaların ve yeni bulguların ortaya çıkmasına neden oluyor. Linus Pauling'in iddiaları, bilimsel metodolojiyle test edildiğinde bazı açılardan yanlış çıktı; ancak damar yoluyla yüksek doz C vitamini uygulamalarının farklı etkiler yaratabileceği ihtimali, günümüzde de araştırılmaya devam ediyor. Büyük ölçekli ve uzun vadeli klinik denemeler tamamlanmadan, C vitamini kanser tedavisinde standart bir yöntem olarak kabul edilemiyor. Bu süreçte, hastaların ve kamuoyunun bilimsel gelişmeleri dikkatle takip etmesi, yanıltıcı iddialardan uzak durması büyük önem taşıyor. C vitamini ve kanser hikâyesi, bilim dünyasının doğrusal olmayan ilerleyişine ve her yeni bulgunun yeni sorular doğurduğuna dikkat çekiyor. Pauling'in cesur iddiaları, bugün hâlâ araştırmacıların gündeminde yer alıyor ve bilimsel merakın sınırlarını zorluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/kanser-tedavisinde-c-vita-339_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275132</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sgk-borclari-icin-onemli-duzenleme-tecil-suresi-72-aya-cikariliyor-275132</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SGK borçları için önemli düzenleme: Tecil süresi 72 aya çıkarılıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SGK borçları için önemli düzenleme: Tecil süresi 72 aya çıkarılıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından 'Ulusal Yeterlilik Sisteminin Sürdürülebilirliği ve Kalite Güvencesi Çalıştayı' düzenlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşen programda Türkiye'nin ulusal yeterlilik sistemi değerlendirilerek, kalite güvencesi anlayışının daha ileri taşınması amaçlandı. Çalıştayda konuşan Bakan Işıkhan, çalıştayın mesleki yeterlilik alanında kurumlar arasındaki iş birliğini derinleştiren ve geleceğe dair somut, uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyan çok kıymetli bir platform olduğunu belirtti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/12-0705202664c90e36.jpg"/><p><b>"DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE BECERİ DÖNÜŞÜMÜNÜ DE İÇEREN BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMI BENİMSEMEK ZORUNDAYIZ"</b></p><p>Işıkhan, Dünya Ekonomik Forumu'nun raporlarının gelecek dönemde mesleklerin önemli bir kısmının dönüşeceğini, yeni mesleklerin ortaya çıkacağını ortaya koyduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu dönüşümün merkezinde olduğunu ifade eden Işıkhan, "Türkiye'nin beceri politikalarında; karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Bir taraftan nüfusumuz hızlı bir şekilde yaşlanmaktadır. Bu durum, işgücü piyasalarını ve beceri politikalarını; meslekleri ve mesleki yeterlilikleri; sosyal koruma sistemlerini ve kamu maliyesini doğrudan etkileyen bir kırılma noktası olacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Bu dönüşüm, yeni fırsatlar sunmakla birlikte bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı; büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Özetle bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>"MYK BELGELERİ EKONOMİ İÇİN VERİMLİLİK UNSURUDUR"</b></p><p>Işıkhan, Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun meslekleri tanımlayan, becerileri standartlaştıran, ölçen ve belgelendiren ulusal bir kalite altyapısı olduğunun altını çizerek, "Mesleki Yeterlilik Kurumumuz tarafından yürütülen çalışmalar da tam olarak bu çerçevede nitelikli, belgeli ve yetkin iş gücünün yaygınlaştırılması suretiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunmaktadır. Ayrıca Mesleki Yeterlilik Kurumumuz, tecrübesiyle çevre ülkelere de rol model olabilecek çalışmalara da imza atacak seviyeye ulaşmıştır. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Mesleki Yeterlilik Belgeleri; çalışanlar için bir güven kaynağı, işveren için doğru eşleşmenin anahtarı, ekonomi için verimlilik unsurudur" ifadelerine yer verdi.  </p><p><b>"3,5 MİLYON VATANDAŞIMIZ MYK BELGESİ SAHİBİ OLMUŞTUR"</b></p><p>Gerçekleştirdikleri son düzenlemeyle 40 yeni mesleğin daha belge zorunluluğu kapsamına alındığını hatırlatan Işıkhan, "Bu sayıyla belge zorunluluğu bulunan toplam meslek sayısı 244'e yükselmiştir. Bugün itibarıyla 3,5 milyon vatandaşımız MYK belgesi sahibi olmuştur. 27 sektörde 945 meslek standardı ve 697 ulusal yeterlilik hayata geçirilmiştir. 9 ülkede MYK belgeleri, Türkiye'nin güvenini ve kalitesini taşımaktadır. Bu çalışmaları devam ettirerek önümüzdeki dönemde mesleki yeterlilik sistemimizi daha esnek ve verimli hale getirmeyi, yeni nesil becerilere hızlı uyum sağlayan yapılar kurmayı, eğitim-istihdam-üretim bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.  </p><p><b>"'ULUSAL YETERLİLİK SİSTEMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE KALİTE GÜVENCESİ ÇALIŞTAYI' YENİ BİR YOL HARİTASI OLUŞTURACAK"</b></p><p>Işıkhan, mesleki yeterlilik konusunda yalnızca ölçen değil, aynı zamanda yön gösteren bir sistem inşa etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, "İnanıyorum ki bu çalıştay, sistemimizin güçlü yönlerini daha da pekiştirecek, gelişime açık alanları ortaya koyacak ve ortak akılla yeni bir yol haritası oluşturacaktır. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda nitelikli, belgeli ve yetkin insan kaynağını artırmak en stratejik önceliklerimizden biridir" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"SGK'YA OLAN BORÇLARDA MEVCUTTA 36 AY OLAN TECİL-TAKSİTLENDİRME SÜRESİNİ 72 AYA ÇIKARIYORUZ"</b></p><p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına ilişkin düzenlemeyle ilgili de bilgi veren Bakan Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Bu düzenlemeden belediyeler dahil tüm vatandaşlarımız ve firmalarımız yararlanabileceklerdir. Borcu bulunan ve ödemek isteyenler için önemli bir kolaylaştırma sağlıyoruz. Prim tahsilatımızın da bu adımla çok daha fazla artacağını düşünüyorum" diye konuştu.  </p><p>Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından Bakanlık çalışanlarına hizmetlerinden dolayı onur plaketi takdim edildi. Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanı sıra Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı ve MYK Başkanı Aşkın Tören katıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/sgk-borclari-icin-onemli--277_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275131</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/antarktikada-turizm-alarmi-ziyaretci-akini-ekosistemi-tehdit-ediyor-275131</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antarktika'da turizm alarmı! Ziyaretçi akını ekosistemi tehdit ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Antarktika'da son yıllarda hızla artan turizm, bölgenin hassas ekosistemini tehdit ediyor. Uzmanlar, artan ziyaretçi sayısının kirlilik ve hastalık riskini yükselttiğini belirtiyor. 2024'te 80 binden fazla turistin buz örtüsüyle kaplı kıtaya ulaşması, bilim insanlarını ve çevrecileri alarma geçirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antarktika'da turizm alarmı! Ziyaretçi akını ekosistemi tehdit ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antarktika, 2024 yılında rekor düzeyde turist ağırlayarak dünyanın en izole ve hassas bölgelerinden biri olma özelliğini koruyor. Son yıllarda turizmin hızla artması, bölgedeki çevresel ve sağlık risklerini gündeme taşıdı. Bilim insanları ve çevre kuruluşları, kıtaya yapılan ziyaretlerin kirlilik ve hastalık tehlikesini artırdığı konusunda uyarıyor. Özellikle Antarktika'nın donmuş manzaralarının iklim değişikliği nedeniyle geri dönüşü olmayan biçimde eriyebileceği korkusu, turistlerin bölgeye ilgisini daha da artırıyor. Bu durum, ekosistemin dengesini tehdit eden yeni sorunları da beraberinde getiriyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Antarktika turizmi kontrolsüz büyüyor'</h3><p>Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Derneği'nin verilerine göre, 2024 yılında 80 binden fazla turist Antarktika'ya ulaştı. Buna ek olarak, yaklaşık 36 bin kişi de kruvaziyer gemilerinden manzarayı izledi. Son otuz yılda turizmde on kat artış yaşanırken, Tazmanya Üniversitesi'nden Antarktika hukuku uzmanı Hanne Nielsen, bu sayının önümüzdeki on yılda üç ya da dört katına çıkabileceğini belirtiyor. Nielsen, teknolojik gelişmeler ve buzda yol alabilen yeni gemiler sayesinde yıllık ziyaretçi sayısının 400 bine ulaşabileceğini öngörüyor. Bilim insanları, bu hızlı artışın Antarktika'nın kırılgan ekosistemi üzerinde geri dönüşü olmayan zararlar bırakabileceği endişesini taşıyor.</p><h3>Hastalık ve kirlilik tehlikesi büyüyor</h3><p>Artan turizmle birlikte, hastalıkların yayılma riski de gündeme geldi. Son olarak, bir Hollanda kruvaziyer gemisinde görülen nadir bir hantavirüs vakası, uzmanları alarma geçirdi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, göçmen kuşların Güney Amerika'dan Antarktika'ya kuş gribi taşıdığını açıkladı. Bu gelişmeler, turistlerin davranış ve hijyen kurallarına daha sıkı uymasını zorunlu kıldı. Ziyaretçilerin hayvanlardan uzak durması, ayakları dışında yere dokunmaması ve ekipmanlarını dezenfekte etmesi gerekiyor. Ekipler, ayakkabıları ve diğer malzemeleri elektrikli süpürgeler ve dezenfektanlarla temizleyerek, istilacı türlerin ve mikropların bölgeye taşınmasını önlemeye çalışıyor. Ancak, kruvaziyer gemilerinde dar alanlarda hastalıkların hızla yayılabildiği, Diamond Princess gemisindeki COVID-19 salgınıyla bir kez daha ortaya çıktı.</p><h3>Antarktika Antlaşması turizmi nasıl düzenliyor?</h3><p>Antarktika, 1959 tarihli Antarktika Antlaşması ile yalnızca barışçıl ve bilimsel faaliyetlere açık bir bölge olarak tanımlanıyor. Antlaşma ve devamındaki kurallar, tüm ziyaretlerin çevreye ve bilimsel değerlere zarar vermemesini amaçlıyor. Ancak, söz konusu anlaşma turizm sayılarının çok daha düşük olduğu bir dönemde hazırlandığı için, mevcut ziyaretçi akını yeni tartışmaları gündeme getiriyor. Şirketler ve bilimsel kurumlar, biyogüvenlik yönergelerine gönüllü olarak uymaya çalışıyor ve çevresel etki değerlendirmeleri sunuyor. Antarktik ve Güney Okyanusu Koalisyonu'nun direktörü Claire Christian, Antarktika'nın penguenleri, balinaları, deniz kuşları, fokları ve krill gibi türleri için korumaların güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Christian, "Antarktika'da bırakılan bir ayak izi, 50 yıl sonra bile orada kalabilir" diyerek, sürdürülebilir turizm politikalarının önemine dikkat çekiyor.</p><h3>MV Hondius'un seferi ve yeni güvenlik önlemleri</h3><p>Dünya Sağlık Örgütü, MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinin 1 Nisan'da Arjantin'in Ushuaia kentinden ayrıldığını ve Antarktika ile çevresindeki izole adalara uğradığını bildirdi. Gemide ortaya çıkan hantavirüs vakası, insan-insan bulaşma ihtimalini gündeme getirdi. WHO yetkilileri, ilk vakanın gemiye binmeden önce enfekte olduğunu ve gemide kemirgen bulunmadığını açıkladı. Bu gelişme, kruvaziyerlerde sağlık önlemlerinin artırılması gerektiğini gösteriyor. Şirketler, yolcuların ve ekiplerin ayakkabıları ile ekipmanlarını düzenli olarak dezenfekte ederek, hastalıkların ve istilacı türlerin yayılmasını engellemeye çalışıyor. Ayrıca, turistlerin hayvanlara yaklaşmaması ve doğal yaşama müdahale etmemesi için sıkı kurallar uygulanıyor.</p><h3>İklim değişikliği ve "son şans turizmi" etkisi</h3><p>Antarktika, dünyanın en hızlı ısınan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. NASA'nın verilerine göre, 2002 ile 2020 yılları arasında yılda yaklaşık 149 milyar metrik ton buz eridi. Bu hızlı değişim, "son şans turizmi" olarak adlandırılan yeni bir akımı da beraberinde getirdi. Birçok turist, eriyen manzaraları ve benzersiz canlıları görmek için bölgeye akın ediyor. Balinalar, foklar, penguenler ve dev buzdağları, ziyaretçiler üzerinde unutulmaz bir etki bırakıyor. Ancak uzmanlar, bu ilginin beraberinde getirdiği çevresel baskının, kıtanın geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Claire Christian, "Antarktika'da göreceğiniz yerler başka hiçbir yerde yok. Ancak bu eşsiz güzellikleri korumak bizim elimizde" diyerek, sürdürülebilir turizm çağrısı yapıyor.</p><p>Sonuç olarak, Antarktika'da yaşanan turizm patlaması, kıtanın hassas ekosistemi ve sağlık güvenliği açısından yeni riskler doğuruyor. Bilim insanları ve çevreciler, artan ziyaretçi sayısının kontrol altına alınması ve mevcut düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, dünyanın en bakir ve özel bölgelerinden biri olan Antarktika, geri dönüşü olmayan kayıplarla karşı karşıya kalabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/antarktikada-turizm-alarm-170_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275130</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/depozitosu-olan-ambalajlar-uygulamasi-donusumde-guclu-adim-1-temmuzda-basliyor-275130</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulaması: Dönüşümde güçlü adım! 1 Temmuz'da başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ Sıfır Atık Hareketi kapsamında başlatılan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulaması: Dönüşümde güçlü adım! 1 Temmuz'da başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜÇA&#39;dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye&#39;de 2025 itibarıyla kademeli olarak devreye alınan Depozitosu Olan Ambalajlar uygulaması, üretimden geri dönüşüme kadar sürecin dijital takibini sağlayan entegre bir model olarak öne çıkıyor. Sistemle atıkların doğaya karışmasının önlenmesi, ambalajların ekonomiye kazandırılması ve doğal kaynak kullanımının azaltılması hedefleniyor.</p><p>1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde hayata geçecek Depozitosu Olan Ambalajlar uygulaması öncesinde, ambalajlı içecek satan veya servis eden tüm işletmeler dbys.gov.tr üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi&#39;ne (DBYS) kayıt olarak operatörlerini seçecek. </p><p>Temmuz ayından itibaren &quot;DOA&quot; logolu içecek satışı yapan market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafeler depozito iade noktasına dönüşecek. İşletmeler operatörlerle yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde teşvik bedeli elde ederken, iade için yeniden gelen müşteriler sayesinde artan müşteri trafiği ile ek gelir ve rekabet avantajı sağlayacak. Ayrıca, alışveriş merkezi, havalimanı ve hastane gibi işletmeler de iade noktası olarak kullanılabilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/sifiratik1-07052026408ba09c.jpg"/><p><b>- EKONOMİYE YILDA 30 MİLYAR LİRA KATKI SAĞLAYACAK</b></p><p>Sistemin işleyişi, satış noktaları üzerinden kurulacak iade altyapısıyla yürütülecek. İşletmeler ilk olarak DBYS&#39;ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçecek. Büyük mağazalar ile zincir mağazalar statüsündeki satış noktalarında Depozito İade Makinesi (DİM) kurulumu zorunlu olurken, diğer işletmelere ambalaj kaydı için el terminalleri, depolama için şeffaf poşetler ve barkodlu klipsler seçtikleri operatörler tarafından ücretsiz verilecek. HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeleri ise kendi bünyelerinde tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek seçtikleri operatöre teslim edecek.</p><p>İşletmelerde toplanan ambalajlar operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınacak, sayma ve doğrulama merkezlerine götürülecek ve ardından geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden ham maddeye dönüştürülecek.</p><p>Sistem kapsamında tüketiciler, ambalaj iade bedellerini &quot;DOA&quot; logolu ambalajları iade noktalarına veya depozito iade makinelerine teslim ederek alabilecek. DOA mobil uygulaması üzerinden kullanıcı hesaplarına aktarılan ambalaj iade bedelleri banka hesabına transfer edilebilecek, ATM&#39;den çekilebilecek veya alışverişlerde kullanılabilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41314657.jpg"/><p>Öte yandan, piyasadaki plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir şekilde ekonomiye geri kazandırılmasını hedefleyen sistemin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla ekonomiye yıllık 30 milyar lira doğrudan katkı sağlanması öngörülüyor.</p><p><b>- YENİ BİR TÜKETİM DAVRANIŞI ŞEKİLLENİYOR</b></p><p>TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, sistemin, &quot;at-kurtul&quot; alışkanlığının aksine, zaman içinde iade ve geri kazanım odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini belirtti.</p><p>Türkiye&#39;de her yıl yaklaşık 25 milyar ambalajın geri dönüşüm zincirine dahil edilmesiyle, sokaklar, sahiller ve ormanlar gibi geniş alanlarda çevre kirliliğinin azalmasının beklendiğini dile getiren Öztürk, &quot;Depozitosu Olan Ambalajlar ile Türkiye genelinde güçlü bir geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz. Ambalajlı içecek satışı yapan işletmelerimiz, bu sistemin sahadaki en önemli paydaşlarından olacak. Market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerimizin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olmaları, ambalajların doğru şekilde toplanıp geri dönüşüme kazandırılması açısından kritik rol oynuyor. Tüm işletmelerimizi, çevresel hedeflerimize ulaşmamız ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz açısından büyük önem taşıyan bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/sfratkakbin-070520269cb03dcc.jpg"/><p><b>- TÜRKİYE'NİN DÖNÜŞÜMDEKİ GÜÇLÜ ADIMI</b></p><p>Depozito yönetim sistemleri, çevre bilincinin güçlenmesiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ederken, 20&#39;den fazla ülkede uygulanan ve 350 milyonu aşkın nüfusu kapsayan sistemlerin, 2026 itibarıyla 70 ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu dönüşümde güçlü bir adım atarak, hayata geçirdiği uçtan uca dijital altyapısı ile uluslararası ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/depozitosu-olan-ambalajla-499_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275129</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/nvidianin-abd-yatirimi-hizlandi-optik-teknolojide-tarihi-isbirligi-275129</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nvidia'nın ABD yatırımı hızlandı! Optik teknolojide tarihi işbirliği]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Nvidia ve Corning, Kuzey Carolina ile Texas'ta üç yeni ileri üretim tesisi kurmak için güçlerini birleştiriyor. Bu dev ortaklık, ABD'de optik teknoloji kapasitesini on kat artırmayı hedefliyor ve en az 3 bin kişiye yeni istihdam sağlayacak. Yapay zeka altyapısında çığır açması beklenen anlaşma, sektör dinamiklerini kökten değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nvidia'nın ABD yatırımı hızlandı! Optik teknolojide tarihi işbirliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin teknoloji sektöründe dikkat çeken bir gelişmeye sahne oldu. Nvidia ve Corning, yapay zeka odaklı optik teknolojilerde büyük bir adım atarak Kuzey Carolina ve Texas'ta üç yeni ileri üretim tesisi kurmak için kapsamlı bir ortaklık başlattı. Çarşamba günü yapılan ortak açıklamada, bu yatırımların ABD'de optik üretim kapasitesini on kat artıracağı ve en az 3 bin kişilik yeni istihdam yaratacağı belirtildi. Yarı iletken devi Nvidia ile cam ve optik teknoloji lideri Corning'in işbirliği, hem Amerikan teknolojisinin küresel rekabet gücünü artırmayı hem de yapay zeka altyapısında yeni bir dönemi başlatmayı amaçlıyor.</p><h3>Corning ve Nvidia işbirliğiyle ABD'de istihdamda büyük artış</h3><p>Nvidia ve Corning'in hayata geçirdiği bu yeni ortaklık, ABD'nin optik üretim kapasitesinde tarihi bir sıçrama yaratacak. Şirketler, üç yeni üretim tesisinin kurulmasıyla birlikte en az 3 bin kişiye istihdam sağlanacağını açıkladı. Bu adım, yalnızca bölgesel ekonomiye değil, aynı zamanda ülke genelinde ileri teknoloji iş gücünün gelişimine de önemli katkı sunacak. Corning'in ABD'deki optik üretim kapasitesinin on kat artması, şirketin 175 yıllık tarihinde benzeri görülmemiş bir büyümeyi temsil ediyor. Ayrıca, bu tesislerin kurulacağı Kuzey Carolina ve Texas eyaletleri, teknolojik altyapılarını güçlendirme yolunda önemli bir avantaj elde edecek. İstihdam yaratmanın yanı sıra, bölgedeki yan sanayi ve tedarik zinciri de bu yatırımlardan olumlu etkilenecek.</p><h3>Nvidia'nın dev yatırımı Corning hisselerinde rekor yükselişe yol açtı</h3><p>Ortaklık haberi, finans piyasalarında da büyük yankı uyandırdı. Corning hisseleri, açıklamanın ardından yüzde 12 oranında değer kazanarak yıl genelinde yüzde 300'ü aşan bir artış kaydetti. Nvidia'nın da hisseleri neredeyse yüzde 6 yükseldi. Anlaşma kapsamında Nvidia, Corning'e toplamda 3,2 milyar dolarlık yatırım yapma hakkı elde etti. Bu yatırımın bir bölümü, Nvidia'nın Corning hisselerinden 15 milyonunu hisse başına 180 dolarlık fiyatla satın alma hakkını içeriyor. Kalan 500 milyon dolarlık kısım ise, Nvidia'nın Corning'den 3 milyon hisse alabilmesi için önceden finanse edilmiş bir tahvil aracılığıyla sağlanacak. Bu finansal hamleler, iki şirketin uzun vadeli işbirliğini destekleyecek ve ABD'de optik teknoloji alanında küresel liderliğin önünü açacak.</p><h3>Yapay zeka altyapısında "birlikte paketlenmiş optikler" dönemi başlıyor</h3><p>Nvidia ve Corning'in ortaklığı, özellikle yapay zeka altyapısında köklü bir dönüşümün kapılarını aralıyor. Şirketler, yeni nesil işlemciler ve yapay zeka modelleri için kritik öneme sahip "birlikte paketlenmiş optikler" teknolojisini geliştirmeyi hedefliyor. Bu teknolojiyle, bakır kabloların yerini Corning'in geliştirdiği optik cam lifleri alacak. Fiber optik kablolar, verileri fotonlar aracılığıyla çok daha hızlı ve düşük enerjiyle iletebiliyor. Corning CEO'su Wendell Weeks, Nvidia ile yapılan işbirliğinin sadece yapay zeka için değil, Amerikan ileri üretim iş gücü için de olağanüstü bir fırsat sunduğunu vurguladı. Nvidia CEO'su Jensen Huang ise, bu teknolojinin yapay zeka altyapısının temelini oluşturacağını ve ABD'nin üretim geleneğini güçlendireceğini belirtti.</p><h3>Corning'in optik fiber teknolojisiyle veri merkezlerinde devrim</h3><p>Corning, uzun yıllardır optik fiber teknolojisinde öncü rol üstleniyor. Şirket, 1970 yılında uzun mesafe iletişim için optik fiberi icat ederek sektörde çığır açtı. Bugün, Corning'in optik kabloları, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka veri merkezlerinde kritik bir rol oynuyor. Fiber optik kablolar, bakır kablolara göre çok daha az enerji harcayarak veri iletimini mümkün kılıyor. Ayrıca, sinyal kayıplarını minimuma indiriyor ve veri merkezlerinde binlerce GPU arasında hızlı, güvenilir iletişim sağlıyor. Corning'in optik iletişim iş kolu, şirketin en hızlı büyüyen alanı haline geldi. Ocak ayında Meta, Corning'in Kuzey Carolina'daki fabrikasının inşasına destek olmak için 6 milyar dolara kadar yatırım yapacağını açıklamıştı. Bu yatırımın da yaklaşık 1.000 kişilik yeni istihdam yaratması bekleniyor.</p><h3>Nvidia'nın yapay zeka pazarındaki liderliği ve optik teknolojide yeni hamle</h3><p>Nvidia, grafik işlemci birimleriyle yapay zeka pazarında rakipsiz bir konuma sahip. Şirketin GPU'ları, büyük dil modellerinin geliştirilmesinde ve Alphabet ile Meta gibi devlerin veri merkezlerinde ölçeklendirme süreçlerinde anahtar rol oynuyor. Son beş yılda Nvidia hisseleri yaklaşık 14 kat artış gösterdi. Ancak son dönemde, yatırımcılar yapay zeka altyapısında daha geniş bir yelpazeye yöneldikçe yükseliş yavaşladı. Buna rağmen, Nvidia'nın Corning ile yaptığı bu ortaklık, optik teknolojilerde yeni bir çağ başlatabilir. Analistler, "birlikte paketlenmiş optikler"in Nvidia tarafından büyük ölçekli kullanıma sunulmasının, veri transfer hızında ve enerji verimliliğinde devrim yaratacağını öngörüyor. Bu teknoloji, veri merkezlerinde maliyetleri azaltırken, yapay zeka uygulamalarının daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlayacak.</p><h3>ABD'de optik üretim ve yapay zeka ekosisteminde yeni fırsatlar</h3><p>Corning ve Nvidia'nın işbirliği, ABD'de optik üretim ve yapay zeka ekosisteminde yeni fırsatlar doğuruyor. Özellikle "Made in America" geleneğinin devamı açısından bu yatırım büyük önem taşıyor. Nvidia, 2025'te düzenlenecek GTC konferansında optik teknolojilere yönelik yeni ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor. Şirket, ana yapay zeka çiplerinin yanında kullanılacak iki yeni ağ anahtarını piyasaya sürdü. Rakip firmalar Broadcom, Marvell ve Intel de benzer teknolojiler üzerinde çalışıyor. Mart ayında Nvidia, lazer ve optik bileşenler geliştiren Coherent ve Lumentum şirketlerine toplam 4 milyar dolar yatırım yaptı. Bu yatırımlar, Corning'in fiber optik kabloları üzerinden veri iletimini daha da hızlandıracak. Corning CEO'su Wendell Weeks, güç tüketiminin giderek daha büyük bir sorun haline geldiğini ve fiber optik çözümlerin bu alanda kaçınılmaz olarak öne çıkacağını belirtti. Veri merkezlerinde GPU sayısı arttıkça, optik teknolojiler enerji tasarrufu ve verimlilik açısından hayati bir rol üstleniyor.</p><h3>Corning'in 175. yılında New York Borsası'nda kutlama</h3><p>Corning, 175. kuruluş yıl dönümünü New York Borsası'nda düzenlenen yatırımcı günüyle kutladı. Şirketin tarihi bu özel günde, optik teknolojilerdeki atılımları ve Nvidia ile yaptığı işbirliğiyle öne çıktı. Corning'in hisseleri, son bir yılda yüzde 300'den fazla artış göstererek şirketin yeni ekonomiye hızlı geçişinin altını çizdi. Corning'in optik fiber alanındaki başarısı, şirketin Apple'ın iPhone ekran camlarını üretmesinin ötesine geçerek, yapay zeka çağında veri merkezlerinin temel yapı taşı haline gelmesini sağladı. Nvidia ile yapılan dev ortaklık, Corning'in ABD'deki üretim kapasitesini tarihinin en yüksek seviyesine taşıyor. Bu gelişmeler, ABD'nin teknoloji ve üretim alanındaki liderliğini pekiştirmeye devam ediyor.</p><p>Nvidia ve Corning'in ABD'de başlattığı bu tarihi optik üretim ortaklığı, yalnızca iki şirketin değil, tüm yapay zeka ekosisteminin geleceğini şekillendirecek potansiyele sahip. Üretim kapasitesinin artması, istihdam olanaklarının çoğalması ve optik teknolojilerdeki yenilikler, ABD'nin küresel teknoloji liderliğini güçlendirecek. Yapay zeka çağında, fiber optik çözümler veri merkezlerinin temelini oluştururken, Nvidia ve Corning'in işbirliği sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/nvidianin-abd-yatirimi-hi-148_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275128</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tcmb-baskani-fatih-karahan-savas-dezenflasyon-surecini-etkilese-de-kararliligimizi-degistirmiyor-275128</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Fatih Karahan: Savaş dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak. Savaş dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TCMB Başkanı Fatih Karahan: Savaş dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğinde, "Türkiye'nin Katılım Finans Vizyonu: Sürdürülebilir Büyüme, Dijital Dönüşüm ve Yeni Yatırım Modelleri" temasıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenleniyor.</p><p>Karahan, zirve kapsamında düzenlenen özel oturumda yaptığı konuşmada, "Sıkı para politikasıyla, son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz. Likidite gelişmelerine bağlı olarak ters swap işlemlerini ihtiyaç olması halinde kullanabileceğimiz bir araç olarak koruyoruz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/tcmb-baskani-fatih-karaha-359_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275127</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/disneyin-yeni-stratejisi-tartisma-yaratti-milyonlarca-abone-etkilenebilir-275127</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Disney+'ın yeni stratejisi tartışma yarattı! Milyonlarca abone etkilenebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Disney+, CEO Josh D'Amaro'nun liderliğinde tüm Disney deneyimini tek bir dijital platformda toplamayı hedefliyor. Ancak bu kapsamlı değişim, milyonlarca aboneyi etkileyebilecek ciddi riskler ve tartışmalar doğurdu. Şirketin yeni stratejisi, hem fırsatlar hem de belirsizlikler içeriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Disney+'ın yeni stratejisi tartışma yarattı! Milyonlarca abone etkilenebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Disney+, CEO Josh D'Amaro'nun açıkladığı yeni stratejiyle köklü bir dönüşüm sürecine giriyor. Şirket, Disney+'ı hayranlarla marka arasındaki ana temas noktası haline getirmeyi ve tüm Disney deneyimini tek bir dijital platformda toplamayı amaçlıyor. Bu iddialı hedef, Disney'in çeyrek kazanç toplantısında duyuruldu ve milyonlarca abonenin alışkanlıklarını değiştirebilecek potansiyel risklere işaret etti. Disney+'ın kapsamı genişlerken, şirketin bu hamlesi hem fırsat hem de ciddi bir sınav olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Josh D'Amaro: 'Disney+ hayranlarla ana temas noktası olacak'</h3><p>Disney'in yeni CEO'su Josh D'Amaro, yaptığı açıklamada Disney+'ı şirketin dijital merkezi haline getirmek istediklerini vurguladı. D'Amaro, platformun yalnızca film ve dizi izleme alanı olmaktan çıkarılıp, Disney ile ilgili her şeyin buluştuğu bir merkez olacağını belirtti. Disney hayranlarının uzun vadede Disney+ üzerinden marka ile daha sıkı bir bağ kurmasını hedefleyen bu yaklaşım, özellikle platformun mevcut aboneleri arasında farklı tepkilere yol açtı. D'Amaro, Disney+ abonesi olan milyonlarca kişinin parklara gitmediğini belirterek, bu dijital dönüşümle birlikte daha fazla insanı tema parklarına çekmeyi de amaçladıklarını ifade etti. Şirketin attığı bu adım, hem dijital deneyimi zenginleştirme hem de fiziksel etkinliklere ilgiyi artırma hedefiyle dikkat çekiyor.</p><h3>Disney+'ın kapsamı genişliyor, aboneler endişeli</h3><p>Disney+'ın yalnızca içerik izleme platformu olmaktan çıkıp oyun, ticaret ve yapay zekâ destekli içerik gibi yeni alanlara açılması, aboneler arasında bazı endişelere yol açtı. Özellikle eski CEO Bob Iger'ın platformu "Disney ile ilgili her şeye açılan bir kapı" olarak tanımlaması, bu dönüşümün uzun süredir planlandığını gösteriyor. Ancak Disney+'ın özünde bir akış platformu olarak kalması gerektiğini savunan kullanıcılar, şirketin genişleme stratejisinin sadık aboneleri kaybetme riski taşıdığını düşünüyor. Platformun sunduğu avantajlar ve ödüller, Disney'e özel ilgi duyanlar için cazip görünse de, şirketin temel değerlerinden uzaklaşması uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabilir. Disney+'ın geleceği, hem içerik çeşitliliği hem de kullanıcı deneyimi açısından yakından izleniyor.</p><p>Disney+'ın dijital dönüşümü, şirketin hayranlarıyla ilişkisini derinleştirmek ve marka sadakatini artırmak için büyük bir fırsat sunuyor. Ancak bu süreçte atılacak adımların dikkatle planlanması gerekiyor. Disney'in yeni stratejisi, hem şirketin hem de milyonlarca abonenin geleceğini şekillendirecek kritik bir döneme işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/disneyin-yeni-stratejisi--263_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275126</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mke-ve-javdesten-kritik-savunma-is-birligi-275126</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MKE ve JAVDES'ten kritik savunma iş birliği]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) ile Jandarma Asayiş Vakfı (JAVDES) Şirketler Topluluğu arasında, TOLGA yakın hava savunma sistemi başta olmak üzere MKE tarafından geliştirilecek benzer sistemlerin, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından ihtiyaç duyulan alanlara entegre edilmesine yönelik işbirliği yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MKE ve JAVDES'ten kritik savunma iş birliği]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı" devam ediyor.</p><p>Fuarda, MKE ve JAVDES Şirketler Topluluğu arasında TOLGA yakın hava savunma sistemi başta olmak üzere MKE tarafından geliştirilecek benzer sistemlerin, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından ihtiyaç duyulan alanlara entegre edilmesine yönelik işbirliği yapıldı.</p><p>Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve MKE Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Kavaklıoğlu'nun katılımıyla düzenlenen törende sözleşme, MKE Genel Müdürü İlhami Keleş ile JAVDES Şirketler Topluluğu Genel Müdürü Ufuk Soyluoğlu tarafından imzalandı.</p><p>Törende konuşan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Kavaklıoğlu, MKE'nin Türkiye'nin en eski savunma sanayisi şirketi olduğunu anımsatarak, kurumun son yıllardaki gelişimine dikkati çekti.</p><p>MKE'nin son dönemde hayata geçirdiği projelere değinen Kavaklıoğlu, "MKE özellikle son iki yılda çok büyük atılımlar yaptı. Hem modernizasyon ve yeni yatırımlar hem de teknolojik kapasite ve yetenek olarak kendini geliştirdi. TOLGA da geliştirdiğimiz ürünlerden bir tanesi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kavaklıoğlu, TOLGA'nın çok fonksiyonel ve etkili bir silah olduğunu vurgulayarak, "Sisteme çok da talep var. Bunları şimdi Jandarma teşkilatımıza da kazandırıyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/balksz1-07052026898a76d9.jpg"/><p>MKE Genel Müdürü İlhami Keleş ise TOLGA'nın yalnızca sabit tesislerin değil, aynı zamanda askeri birliklerin hava savunmasında da önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirtti.</p><p>Son dönemdeki en önemli tehditlerden birinin insansız hava araçları ve dronlar olduğuna dikkati çeken Keleş, TOLGA'nın bu tehditlere karşı en kapsamlı konseptle çözüm sunduğunu vurguladı.</p><p>Keleş, Jandarma teşkilatının kendi birimlerini ve tesislerini korumak amacıyla söz konusu sistemi envanterine entegre etmek istediğini aktararak, "JAVDES de bu anlamda görev üstlenmiş durumda. Atılan bu imzalarla inşallah bu sistemleri Jandarma Genel Komutanlığımıza kazandırmış olacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>JAVDES Şirketler Topluluğu Genel Müdürü Ufuk Soyluoğlu da bu savunma sistemini başarılı bir çözüm olarak sunan MKE'nin katkılarına değer katmaktan dolayı son derece mutlu ve gururlu olduklarını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/mke-ve-javdesten-kritik-s-956_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275125</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hafta-sonu-hava-nasil-olacak-yagis-var-mi-yok-mu-yurt-genelinde-hava-durumu-275125</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hafta sonu hava nasıl olacak? Yağış var mı yok mu? Yurt genelinde hava durumu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Hafta sonu hava nasıl olacak?" sorusu yanıt buldu. Hafta sonu plan yapanlar dikkat. Bu hava durumu haberini okumadan plan yapmayın! Bu hafta sonu yani cumartesi ve pazar günü yurdun büyük bölümünde yağışlı hava etkisini hissettirecek. Hava sıcaklıkları ise pazardan itibaren mevsim normallerinin üzerine çıkacak. İşte, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Abdullah Macit'ten hafta sonu hava durumu tahminleri detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hafta sonu hava nasıl olacak? Yağış var mı yok mu? Yurt genelinde hava durumu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hafta sonu plan yapacaklar, hava durumu tahminlerini merak ediyor. "Bu hafta sonu hava nasıl olacak? "Hafta sonu hava sıcaklıkları nasıl olacak? Hafta sonu yağış var mı yok mu?" sorularını arama motorlarında sorguluyor.  İşte, merak edilenler bu haberde karşınızda...</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Abdullah Macit, hafta sonu hava durumuna ilişkin bilgi verdi.</p><p>Yapılan son değerlendirmelere göre, yarın yağışların Doğu Anadolu Bölgesi'nde devam edeceğini belirten Macit, cumartesi günü öğle saatlerinden sonra özellikle yurdun iç kesimlerinde gök gürültülü sağanak beklendiğini söyledi.</p><p>Cumartesi günü Marmara'nın batısında, Karadeniz'in iç kesimlerinde, İç Anadolu'nun doğusunda, pazar günü ise Marmara, İç Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yağışların görüleceğini aktaran Macit, yağışların salı gününe kadar süreceğini bildirdi.</p><p>Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin yüksek yerlerinde kar örtüsü olduğunu anımsatan Macit, bölgede olası bir çığ tehlikesine karşı vatandaşları uyardı.</p><p><strong>3 BÜYÜKŞEHİRDE HAVA DURUMU</strong></p><p>Hava sıcaklıklarının yurt genelinde artacağını dile getiren Macit, "Gelecek birkaç gün boyunca sıcaklıklar mevsim normalleri civarında seyredecek. Pazar gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak yurt genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasını bekliyoruz." diye konuştu.</p><p>Macit, sıcaklıkların Marmara, Ege ve Karadeniz'in batısında mevsim normallerinin üzerine çıkacağını aktardı.</p><p>İstanbul'da cumartesi günü sağanağın etkili olacağını vurgulayan Macit, şunları kaydetti:</p><p>"İstanbul'da sıcaklıklar 22-24 derece civarında olacak. Ankara'da cumartesi ve pazar günü gök gürültülü sağanak etkili olacak. Sıcaklıklar Ankara'da da 22-24 derece civarında seyredecek. İzmir'de de cumartesi günü gök gürültülü sağanak etkili olacak, sıcaklıklar cumartesi günü 29 dereceye kadar çıkacak."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/hafta-sonu-hava-nasil-ola-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275124</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/jaylen-brown-onumuzdeki-10-yil-boyunca-bostonda-oynayabilirim-275124</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Jaylen Brown: Önümüzdeki 10 yıl boyunca Boston'da oynayabilirim]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[NBA ekibi Boston Celtics yıldızı Jaylen Brown takımda uzun yıllar kalmak istediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Jaylen Brown: Önümüzdeki 10 yıl boyunca Boston'da oynayabilirim]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boston Celtics yıldızı Jaylen Brown, Celtics organizasyonu ile arasında problem olduğu yönündeki iddiaları reddederken, takımda uzun yıllar kalmak istediğini söyledi.</p><p>Çarşamba günü yaptığı Twitch yayınında konuşan Brown, Boston'a olan bağlılığını net şekilde ifade etti.</p><p>"Boston'ı çok seviyorum. Eğer karar tamamen bana kalsa önümüzdeki 10 yıl boyunca Boston'da oynayabilirim."</p><p>Brown'ın geleceği, NBA efsanesi Tracy McGrady'nin podcast programında yaptığı açıklamalar sonrası gündeme gelmişti. McGrady, Brown'ın Celtics organizasyonu içinde "derin bir hayal kırıklığı" yaşadığını öne sürmüştü.</p><p>"Boston organizasyonunda JB ile ilgili duyduğum birçok şey var," diyen McGrady, yıldız oyuncunun rahatsızlık yaşadığını ima etmişti.</p><p>Brown ise özellikle basketbol operasyonları başkanı Brad Stevens ile ilişkisine vurgu yaptı.</p><p>"Basketbol operasyonları başkanımızın bile bu konuya cevap vermek zorunda kalmasından hoşlanmadım. Brad ile harika bir ilişkimiz var."</p><p>Eski NBA Finalleri MVP'si Brown, bu sezon 71 maçta kariyerinin en yüksek ortalaması olan 28.7 sayı üretirken, 6.9 ribaund ve 5.1 asist ortalamaları yakaladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/jaylen-brown-onumuzdeki-1-226_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275123</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/tel-aviv-hayal-kirikligina-ugradi-trumpin-imzasi-israil-icin-felaket-olacak-275123</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tel Aviv hayal kırıklığına uğradı: Trump'ın imzası İsrail için felaket olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail basını, ABD'nin savaşı sona erdirmek için İran'a önerdiği belirtilen mutabakat zaptının yürürlüğe girmesinin 'İsrail için felaket' olacağını iddia etti. Öte yandan haberde, müzakere edilen anlaşmanın, İran'ın uranyum zenginleştirmesini yalnızca 15 yıl boyunca kısıtlamasından ötürü, Tel Aviv yönetiminin hayal kırıklığına uğradığı da vurgulandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tel Aviv hayal kırıklığına uğradı: Trump'ın imzası İsrail için felaket olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yedioth Ahronot gazetesinin konuya ilişkin bilgi sahibi İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail yönetiminin ABD'nin İran'a önerdiği anlaşmadan endişe duyduğu belirtildi. Söz konusu önerinin İran'ın balistik füze programını tamamen sonlandırmayacağı ve Tahran yönetimi üzerindeki ekonomik ambargoyu hafifleteceği öne sürüldü.</p><b>" İSRAİL "SAVAŞ HEDEFLERİNİ" KARŞILAMAKTAN UZAK"</b><p></p><p>Gazeteye konuşan İsrailli yetkili, ABD ile İran arasında müzakere edildiğini belirttiği taslak anlaşmanın, İsrail'in "savaş hedeflerini" karşılamaktan uzak olduğunu savundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/thumbsbcad8431db125d-0705202682597b13.jpg"/><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu</p><p><b>İRAN'A ÖNERDİĞİ MUTABAKAT ZAPTI İSRAİL İÇİN FELAKET</b></p><p>ABD'nin önerdiği mutabakat zaptının "İsrail için felaket" olduğunu vurgulayan İsrailli yetkili, "Bu yalnızca Ayetullahların yönetimini kalıcı hale getiren kötü bir anlaşma. Her geçen gün çöküşe yaklaşan rejim için can simidi." ifadelerini kullandı.</p><p>Haberde, ABD ile İran arasında savaşı tamamen sona erdirecek bir mutabakata varılması halinde Tel Aviv yönetiminin, Lübnan'a saldırılara son vermesi ve işgal edilen alanlardan çekilmesi yönünde baskılara maruz kalabileceğinden endişe edildiğine de işaret edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/thumbsbc1f17118e3cba-07052026e58602cb.jpg"/><p><b>ABD Başkanı Donald Trump</b></p><b>TEL AVİV YÖNETİMİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADI</b><p></p><p>İsrail'in İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği belirten haberde, Tahran yönetiminin "içeriden çökmekte" olduğuna inanıldığı aktarıldı.</p><p>Haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran asla nükleer silaha sahip olmayacak" ifadelerine rağmen müzakere edilen anlaşmanın, İran'ın uranyum zenginleştirmesini yalnızca 15 yıl boyunca kısıtlamasından ötürü, Tel Aviv yönetiminin hayal kırıklığına uğradığı da vurgulandı.</p><p>İran Meclis Başkanı ve ABD ile görüşmelerde heyet başkanı Muhammed Bakır Kalibaf dün yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington'un anlaşmaya yakın olduğu yönündeki ABD medyasında yer alan iddiayı alaycı bir dille yalanlamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/thumbsbc7eca0a7f7803-07052026aebaac22.jpg"/><p><b>TEK SAYFALIK MUTABAKAT ZAPTI İMZALAMAYA YAKIN</b></p><p>ABD yönetiminin, İran ile savaşı sona erdirmek ve daha ayrıntılı nükleer müzakereler için Tahran yönetimiyle tek sayfalık mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu öne sürülmüştü.</p><p>İsrail ise İran'ın nükleer programı ile balistik füze programının tamamen sonlandırılması ve Tahran yönetiminin "bölgedeki vekillerine" desteğinin kesilmesi gerektiğini savunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/tel-aviv-hayal-kirikligin-405_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275122</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avrupa-basini-itiraf-etti-turkiye-enerji-krizinin-kilit-oyuncusu-olacak-275122</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avrupa basını itiraf etti! Türkiye, enerji krizinin kilit oyuncusu olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz, küresel enerji ve ticaret akışlarını değiştiriyor. Türkiye için tarihi bir fırsat olabilir. Özellikle Türkiye konum olarak merkezi bir konumda olmasının meyvesini yiyebilir. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında önemli bir köprü görevi gören Türkiye enerji konusunda çok önemli merkez haline gelmeyi hedefliyor. İşte detaylar…]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avrupa basını itiraf etti! Türkiye, enerji krizinin kilit oyuncusu olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz, küresel ekonomiyi en  kırılgan noktasında vuruyor. Kriz, tüm çeşitlendirme çabalarına rağmen  Avrupa'nın enerji arzının ne kadar kırılgan olduğunu acımasızca ortaya koyuyor.  Ancak Avrupa daha yüksek yakıt fiyatlarını, olası gazyağı kıtlığını ve gaz  depolama tesislerinin yeniden doldurulmasını tartışırken, Türkiye için tarihi  bir fırsat ortaya çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/shutterstock44469196-070520263ebe8ef8.jpg"/><b>TÜRKİYE HÜRMÜZ KRİZİNDE KİLİT OYUNCU OLABİLİR</b><p></p><p>Alman basınında yer alan habere göre, Ankara, jeopolitik  kazanımlar elde etmek ve Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında vazgeçilmez bir  enerji merkezi olarak kalıcı bir konum oluşturmak için, yılların en büyük  enerji ve lojistik krizi için yeni çözüm yolu olabilir. </p><p>Haberde, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankerleri krizini  Türkiye'nin boru hatlarıyla fırsata çevirebileceği vurgulandı.   Özellikle  Brent Petrol fiyatlarının Hürmüz Boğazı sonrası tavan yaptığına dikkat çekilen  haberde yeni çözüm yollarının araştırıldığı belirtiliyor. </p><p>Körfez ülkelerinin Orta Doğu'da yaşanan krizden sonra yeni  bir çözüm yolu arayışına girdiği belirtilen haberde, Türkiye'ye yönelik yeni boru  hattı projelerinin inşa edildiği aktarıldı. </p><p>Özellikle Orta Doğu ve Körfez'deki önemli petrol  sevkiyatları için Türkiye'nin önemli bir aktör olduğu belirtilen haberde, Irak-Türkiye  petrol boru hattının Kerkük'ten Ceyhan'a genişletilmesi, Basra'dan Akdeniz'e  uzanan yeni boru hatları, Suriye üzerinden Kerkük-Baniyas petrol boru hattının  yeniden faaliyete geçirilmesi olasılığı ve uzun vadede, Katar-Türkiye doğalgaz  boru hattının konuşulması yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.  </p><p>Haberde, özellikle Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan  limanı, bu durumdan önemli ölçüde fayda sağlayabileceği aktarıldı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/thumbsbc57f3a4bfee2f-0705202609dffcb7.jpg"/><p><b>TÜRKİYE LNG KONUSUNDA AVRUPA'DA İKİNCİ SIRADA!</b></p><p>Türkiye'nin halihazırda enerji altyapılarının varlığına  dikkat çekilen haberde, TANAP boru hattı (Trans-Anadolu Boru Hattı), Türk Akımı  ve İran-Türkiye doğalgaz boru hattı projelerinin önemine değinildi. </p><p>Türkiye üzerinden kurulan bu boru altyapısının gelecekte  Türkiye için enerji anlamında çok önemli bir ağın başlangıcı olarak görülüyor. </p><p>Türkiye'nin enerji konusunda yoğun atağa geçtiği vurgulanan  haberde,  LNG altyapısını genişletme  çalışmalarını hızlandırıldığı belirtilirken Türkiye'nin son yıllarda ithal  edilen sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) tekrar doğal gaza dönüştürme  kapasitesini beş kat artırdığı şu anda İspanya'nın ardından Avrupa'da ikinci  sırada yer aldığına vurgu yapıldı. </p><p>Haberde, BOTAŞ'ın ülkenin doğalgaz ve boru hattı  altyapısının büyük bir bölümünü kontrol ettiği ve Cenevre merkezli enerji  ticaret şirketi Mercuria ile ABD'den yılda yaklaşık dört milyar metreküp LNG  tedarik etmek üzere 20 yıllık bir sözleşme imzaladığı belirtildi. </p><p>Haberde, Türkiye'nin enerji anlamında dikkat çekici  atılımları atmasının arkasında, gelecekte önemli bir enerji ağını kontrol etmek  olduğu aktarıldı. </p><p><b>TÜRKİYE'NİN ORTA KORİDOR HAMLESİ</b></p><p>Türkiye'nin stratejisi petrol ve doğalgazın çok ötesine  uzanıyor. Stratejinin özünde, Çin'den Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkaslar ve  Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan "Orta Koridor" adı verilen bir  ticaret yolu yer alıyor. Ankara, enerji politikasını lojistik, altyapı ve  güvenlik politikasıyla ilişkilendiriyor.</p><p>Türkiye'nin gelecekte geleneksel bir transit ülkesinden çok  daha fazlası olabileceğine dikkat çekilen haberde,  kritik öneme sahip ticaret ve enerji akışları  üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığı belirtildi. </p><p>Haberde,  Hürmüz ve  Süveyş Kanalı gibi geleneksel deniz yollarının giderek daha savunmasız hale  geldiği belirtilirken kara yollarının daha fazla avantaj sağladığı iddia  edildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/thumbsbc2b8ff2c9a5a2-07052026a4b12980.jpg"/><p>Uzmanlara göre, Türkiye üzerinden Asya ile Avrupa arasındaki  ulaşım süresi bir aydan fazla süren geçişler yaklaşık iki haftaya  indirilebilir. </p><p>Haberde, İstanbul'da yapılması planlanan Kanal İstanbul'a da  dikkat çekilirken, transit geçiş konusunda çok önemli bir yere sahip olduğu  belirtildi. Gemi trafiğinden daha çok stratejik olarak uzun vadede çok başarılı  bir proje olduğuna vurgu yapılan Kanal İstanbul projesiyle uzun vadeli bir  bağlam oluşturacağı ifade edildi. </p><p>Enerji sevkiyatlarının tanker gemilerle Hürmüz Boğazı yerinde  devasa borularla Avrupa ve birçok noktaya Türkiye üzerinden dağıtılması  ekonomik olarak da daha rahat bir konfor sağlıyor. Ekonomik olarak maliyetlerde  yüzde 40'a kadar bir fark olabileceği konuşuluyor. </p><p>Öte yandan haberde, Türkiye'nin enerji trafiğini kontrol  etmesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ında önemli bir siyasi nüfuz  kazanacağı aktarıldı. </p><p>Özellikle son aylarda Hürmüz Boğazı'ndaki krizin enerji  piyasalarında yeni bir düzenlemeye gidilmesini hızlandırdığı belirtilen  haberde, "Boru hatları, tankerlere kıyasla önem kazanıyor. Kara koridorları,  deniz yollarından daha önemli hale geliyor. Stratejik konumdaki devletler,  birdenbire çok daha fazla jeopolitik ağırlık kazanıyor." ifadelerine yer  verildi.</p><p>Türkiye'nin tam da bu nokta da harekete geçtiği belirtilen  haberde "Ankara, LNG terminallerini genişletiyor, boru hatlarına yatırım  yapıyor, demiryolu hatlarını modernize ediyor, limanları güçlendiriyor ve tüm  bunları daha aktif bir dış ve güvenlik politikasıyla birleştiriyor." denildi. </p><p>Türkiye artık Avrupa ve Asya arasında kenarda kalmış bir  oyuncu değil, yeni enerji düzeninin güç merkezi olmak istiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/avrupa-basini-itiraf-etti-258_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275121</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-275121</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesapları (KKM) geçen hafta 58 milyon lira azalarak 1 milyar 395 milyon liraya geriledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 30 Nisan itibarıyla 264 milyar 329 milyon lira artarak 25 trilyon 290 milyar 176 milyon liradan 25 trilyon 554 milyar 504 milyon liraya çıktı.</p><p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 124 milyar 959 milyon lira artarak 29 trilyon 43 milyar 306 milyon liradan 29 trilyon 168 milyar 265 milyon liraya yükseldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/aakam20082025218eab9-07052026d3921fcd.jpg"/><p><b>- TÜKETİCİ KREDİLERİ 3 TRİLYON 220 MİLYAR LİRAYA YÜKSELDİ</b></p><p>Tüketici kredilerinin tutarı bu dönemde 32 milyar 155 milyon lira artarak 3 trilyon 219 milyar 918 milyon liraya yükseldi. Söz konusu tutarın 767 milyar 635 milyon lirası konut, 45 milyar 240 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 407 milyar 42 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.</p><p>Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 39 milyar 710 milyon lira artarak 3 trilyon 969 milyar 809 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 2,7 artışla 3 trilyon 115 milyar 577 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p><p>Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 158 milyar 188 milyon lirasını taksitli, 1 trilyon 957 milyar 389 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/1600para-07052026e63ad763.jpg"/><p><b>- YASAL ÖZ KAYNAKLAR AZALDI</b></p><p>Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 30 Nisan itibarıyla önceki haftaya göre 6 milyar 478 milyon lira artışla 703 milyar 601 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 526 milyar 192 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.</p><p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları 251 milyon lira azalarak 5 trilyon 547 milyar 967 milyon liraya geriledi.</p><p>KKM bakiyesi ise geçen hafta 58 milyon lira azalarak 1 milyar 395 milyon liraya düştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/kkm-bakiyesindeki-dusus-d-445_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275120</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/3d-yaziciyla-uretilen-ilk-iki-katli-ev-japonyada-14-gunde-tamamlandi-275120</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3D yazıcıyla üretilen ilk iki katlı ev! Japonya'da 14 günde tamamlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya, Kizuki'nin öncülüğünde 3D yazıcıyla inşa edilen ilk iki katlı evi Stealth House'u hayata geçirerek inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını araladı. Ülkede artan malzeme fiyatları ve yaşlanan iş gücü nedeniyle yaşanan verimlilik krizine karşı, 3D yazıcı teknolojisi umut vadediyor. Uzmanlar, bu yenilikçi yöntemin deprem dayanıklılığı ve hızlı inşaat gibi avantajlar sunduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3D yazıcıyla üretilen ilk iki katlı ev! Japonya'da 14 günde tamamlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da inşaat sektörünün karşı karşıya kaldığı verimlilik krizi, Kizuki'nin geliştirdiği Stealth House ile yeni bir çözüm yoluna girdi. Ülkede ilk kez 3D yazıcıyla üretilen iki katlı bir ev, Miyagi Eyaleti Kurihara Şehri'nde tamamlandı. Şubat ayında tanıtılan ve kısa sürede büyük ilgi gören bu yapı, artan malzeme maliyetleri ile yaşlanan iş gücünün yarattığı darboğazı aşmak amacıyla hayata geçirildi. Sıkı inşaat standartları ve deprem riski göz önüne alınarak tasarlanan Stealth House, Japonya'nın 625 milyar dolarlık inşaat sektöründe yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor.</p><h3>Kizuki'den 3D yazıcıyla inşaatta deprem dayanıklı çözüm</h3><p>Stealth House'un inşası, Kizuki'nin liderliğinde ve ONOCOM başta olmak üzere 20'den fazla şirketin iş birliğiyle gerçekleşti. 6 metre yüksekliğe ve 50 metrekare büyüklüğe sahip bu ev, doğal mağara oluşumlarından ilham alınarak tasarlandı. Dev boyutlu bir portal yazıcıyla temelden çatı parapetine kadar yalnızca 14 gün içinde tamamlanan yapı, dış duvarlarında güçlendirilmiş beton çerçeveyle desteklenen "boş yapı" sistemiyle dikkat çekiyor. Kizuki CEO'su Rika Igarashi, bu projenin Japonya'da tasarım verilerinin doğrudan yazıcıya entegre edilip, yerinde ve sürekli inşaatın başarıyla tamamlandığı ilk örnek olduğunu vurguladı. Depremlerin sık yaşandığı ülkede, bu tür teknolojilerin sağlamlık ve güvenlik açısından büyük önem taşıdığına işaret ediliyor.</p><h3>3D yazıcı teknolojisiyle iş gücü açığına alternatif</h3><p>Japonya'da düşen doğum oranları ve yaşlanan nüfus, inşaat sektöründe ciddi iş gücü açığına yol açıyor. Bazı tahminlere göre, önümüzdeki on yıl içinde sektördeki nitelikli işçilerin yüzde 45'i, yani yaklaşık 1.5 milyon kişi emekli olacak. 3D yazıcı teknolojisi ise, geleneksel inşaat süreçlerine göre çok daha az iş gücü gerektiriyor. YCP'den yönetici ortak Daisuke Katano, bu yöntemin yedi farklı inşaat dalını birleştirerek koordinasyonu kolaylaştırdığını ve verimliliği artırdığını belirtiyor. ABD ile kıyaslandığında Japonya'nın konut inşaatındaki verimliliği oldukça düşük. Ancak Katano'ya göre, 3D yazıcı teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte üretim kapasitesinde trilyonlarca yen değerinde bir artış sağlanabilir.</p><h3>Japonya'da 3D yazıcıyla inşaat projeleri hız kazanıyor</h3><p>Şu an Japonya'da 3D yazıcıyla inşaat uygulamalarının yaklaşık yüzde 62'si sivil altyapı projelerinde kullanılıyor. Tren istasyonları ve uzun yollar gibi büyük ölçekli projeler bu teknolojiden yararlanıyor. Ancak giriş seviyesi konutlar ve afet sonrası acil barınma ihtiyaçları için de 3D yazıcıyla üretilen yapılar ön plana çıkmaya başladı. Özellikle 2024'te Noto Yarımadası'nda yaşanan 7.5 büyüklüğündeki depremin ardından, uygun fiyatlı ve hızlı inşa edilen bungalovlar büyük talep gördü. Serendix gibi Japon inşaat girişimleri, bu alanda yeni çözümler sunuyor. Kizuki ise, nüfusun azaldığı ve ulaşılması güç bölgelerde konut üretimi için 3D yazıcı teknolojisinin potansiyelini değerlendirmeye devam ediyor. Şirket, Tokyo'daki SusHi Tech konferansında bu fırsatları yedi belediyeden temsilcilerle paylaştı.</p><h3>Regülasyon ve finansman, 3D yazıcıyla inşaatın önündeki engeller</h3><p>3D yazıcıyla inşaat ekipmanlarının yüksek maliyetleri, sektörün önündeki en büyük zorluklardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak Kizuki CEO'su Rika Igarashi'ye göre, asıl sorun artık teknolojik değil, kurumsal ve düzenleyici engellerin yavaş ilerlemesi. Japonya'da şu anda her bir inşaat projesi için bireysel onay başvuruları gerekiyor. Daha geniş çaplı uygulamalar için özel teknik standartlar ve yeni regülasyonlar şart. Tokyo Üniversitesi'nden Prof. Tetsuya Ishida da, Japonya İnşaat Mühendisleri Derneği'nin geliştirdiği teknik kılavuzların benimsenmesiyle bürokrasinin azalabileceğini belirtiyor. Ishida, Stealth House'un oluşturduğu emsalin, ileride onay süreçlerini hızlandıracağını ve 3D yazıcı teknolojisinin hükümetin "Yeni Teknoloji Tanıtım Planı"na dahil edilmesinin önemli bir adım olduğunu vurguluyor.</p><h3>Finansman ve sigorta sorunları çözüm bekliyor</h3><p>YCP'den Daisuke Katano, Stealth House'un 3D yazıcıyla inşa edilen evlere güvenilirlik kazandırdığını kabul ediyor. Ancak, bu tür yapıların uzun vadeli dayanıklılık verilerinin henüz yeterli olmaması, yeniden satış konusundaki belirsizlikler ve sigorta şirketlerinin temkinli yaklaşımı, yatırımcılar için ciddi riskler oluşturuyor. Ayrıca, Japonya'da yaygın olarak kullanılan uzun vadeli ipoteklerde, müstakil evler için minimum 70 metrekare zemin alanı şartı bulunuyor. Bu da mevcut 3D yazıcıyla üretilen birçok birimin standart finansman dışında kalmasına neden oluyor. Katano, bu durumun alıcı havuzunu büyük ölçüde nakit alıcılar ve emeklilerle sınırladığını, finansman kuralları değişene kadar bu engelin süreceğini ifade ediyor.</p><h3>Japonya'nın otomatik inşaat ekosistemi ve 3D yazıcı teknolojisinin rolü</h3><p>Japonya, 1980'lerden bu yana otomatik inşaat teknolojilerine önemli yatırımlar yaptı. 2015 yılında başlatılan "i-Construction" girişimiyle, inşaat makinelerine IT çözümleri entegre edilerek sektörün dijitalleşmesi hızlandı. 2024'te ikinci aşamaya taşınan bu program, 2040 yılına kadar iş gücünde yüzde 30 oranında azalma hedefliyor. Prof. Tetsuya Ishida, 3D yazıcı teknolojisinin dijital verileri doğrudan fiziksel yapılara dönüştürme kapasitesiyle bu süreçte kritik rol oynadığını belirtiyor. Bu yenilikçi yöntem, sektöre genç yeteneklerin ilgisini çekebilir ve inşaatı yaratıcı, heyecan verici bir alana dönüştürebilir. Prefabrikasyon, yapay zeka destekli tasarım ve otonom ekipmanlarla birleştiğinde, 2030 yılına kadar verimlilikte yüzde 40'a varan artışlar mümkün olabilir.</p><h3>Kizuki'den 3DPC Akademisi ve geleceğe hazırlık</h3><p>Kizuki, 3D yazıcı teknolojisinin yaygınlaşması için bu yıl içinde "3DPC Akademisi" adını verdiği bir eğitim programını başlatmayı planlıyor. Şirket, geleceğin inşaat operatörlerini bu alanda yetiştirmek istiyor. CEO Rika Igarashi, 3D yazıcıyla inşaatın hala birçok kişi tarafından bilim kurgu gibi algılandığını, ancak gerçek uygulamaların ve başarı hikayelerinin bu algıyı değiştirmeye başladığını ifade ediyor. Gerçek görüntüler ve doğrudan iletişim sayesinde, 3D yazıcı teknolojisinin inşaat sektöründe kalıcı bir yer edinmesi bekleniyor.</p><p>Japonya'da 3D yazıcıyla inşaat teknolojisinin öncüsü olan Stealth House, hem sektörün geleceğine hem de ülkenin konut ihtiyacına yeni bir yaklaşım sunuyor. Regülasyon ve finansman alanındaki engellerin aşılmasıyla, bu yenilikçi yöntemin yaygınlaşması ve inşaat sektöründe köklü değişiklikler yaşanması öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/3d-yaziciyla-uretilen-ilk-648_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275119</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/genc-nesiller-icin-sifir-atik-ve-teknoloji-entegrasyonu-basliyor-275119</link>
      <pubDate>2026-05-07T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Genç nesiller için sıfır atık ve teknoloji entegrasyonu başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokolle; çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplum genelinde sıfır atık bilincinin teknoloji temelli yaklaşımlarla güçlendirilmesi, eğitimden uluslararası projelere uzanan çok boyutlu bir iş birliği modeliyle sürdürülebilir gelecek için kapsamlı ve stratejik bir dönüşüm sürecinin başlatılması hedefleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Genç nesiller için sıfır atık ve teknoloji entegrasyonu başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler  Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık  Vakfı Onursal Başkanı Sayın <b>Emine  Erdoğan</b> Hanımefendi'nin vizyonu ve himayelerinde çalışmalarını sürdüren <b>Sıfır Atık Vakfı</b>, sıfır atık bilincini  toplumun geniş kesimlerine yaymak ve genç nesillerin çevre ve teknoloji  ekseninde daha bilinçli yetişmelerine yönelik iş birliklerini güçlendiriyor.  </p><p>Bu kapsamda, <b>Sıfır  Atık Vakfı</b> ile <b>Türkiye Teknoloji  Takımı Vakfı (T3 Vakfı)</b> arasında, çocuklar ve gençlere yönelik  sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve teknoloji odaklı çalışmaların  güçlendirilmesini amaçlayan iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, iki kurum  arasında eğitimden teknolojiye, farkındalık çalışmalarından uluslararası  projelere kadar geniş bir alanda ortak faaliyetlerin hayata geçirilmesini  öngörüyor. </p><p>Sıfır Atık Vakfı'nda 7 Mayıs 2026 tarihinde, Sıfır  Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu <b>Samed Ağırbaş</b> ile T3 Vakfı Başkanı <b>Elvan Kuzucu Hıdır</b>'ın katılımıyla imzalanan protokol kapsamında  taraflar; sıfır atık ve sürdürülebilir yaşam bilincinin yaygınlaştırılması  amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde eğitim programları, etkinlikler,  kampanyalar ve projeler geliştirecek.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41313788.jpg"/><p><strong>"İş Birliği Protokolü ile Yeni Bir Sayfa  Açıyoruz" </strong></p><p>İmza töreninde konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve  COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu <b>Samed  Ağırbaş</b>, T3 Vakfı'nın Türkiye'de özellikle teknolojinin yaygınlaşması  anlamında çok önemli çalışmalar yaptığını belirterek, "Bu bağlamda T3 Vakfı  Kurucusu Sayın <b>Selçuk Bayraktar</b> Bey  ve Vakfımızın Başkanı Sayın <b>Elvan</b> <b>Kuzucu Hıdır</b> Hanım'a teşekkürlerimizi  sunuyoruz. Sıfır Atık Vakfı olarak 2017 yılında Sayın <b>Emine Erdoğan</b> Hanımefendi tarafından başlatılan Sıfır Atık  Hareketi'nin yaygınlaşması ve sahada karşılık bulması ile alakalı yerel ve  uluslararası ölçekte çalışmalar yapıyoruz. Bu iş birliği protokolü ile beraber  başta teknolojide sıfır atık çalışmaları, atölyelerimizde sıfır atık ile  alakalı çalışmaların yaygınlaştırılması ve toplum nezdinde yapılacak çalışmalar  ile ilgili yeni bir sayfa açıyoruz" dedi.   </p><p><strong>"Emine Erdoğan Hanımefendi Liderliğinde Ortak  Aklı Önemsiyoruz" </strong></p><p>Sıfır Atık Vakfı'nın tecrübe paylaşımını önemsediğini  vurgulayan Ağırbaş, "Önümüzdeki ay yapacak olduğumuz <b>Sıfır Atık Forumu</b>'nda da Türkiye'deki gençlerimizle beraber  çalışacağız. Bildiğiniz üzere 150'den fazla ülkenin katılacağı <b>Sıfır Atık Forumu</b> 5 binden fazla  misafire ev sahipliği yapacak. <b>Sıfır  Atık Vakfı</b> olarak dünyada Sayın <b>Emine  Erdoğan</b> Hanımefendi'nin liderliğinde ortak aklı önemsiyoruz. Bizim en  önemli mottolarımızdan bir tanesi ortak akıl. Yani herkesin aynı masa etrafında  buluştuğu ve herkesin istişare, diyalog ve uzlaşı ile kararların alındığı  platformları oluşturmak istiyoruz. Bu şekilde başarıya ulaşabileceğimize biz  inanıyoruz" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41313787.jpg"/><p><strong>"Sıfır Atık Vakfı Türkiye'de 86 Milyon, Dünyada  8 Milyar İnsanın Vakfı" </strong></p><p>Sıfır Atık Vakfı'nın Türkiye'de 86 milyon, dünyada 8  milyar insanın Vakfı olduğunun altını çizen Ağırbaş, "Bizler daha yaşanabilir  bir dünya için, daha müreffeh bir dünya için çalışmalarımızı aralıksız  sürdürmeye devam edeceğiz. T3 Vakfı Başkanımız Elvan Hanım'a ve ekibine  teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü milletimize, vatandaşlarımıza ediyoruz.  Bizim bu bağlamdaki, bu yoldaki en büyük yol arkadaşımız vatandaşlarımız.  Herkesi Sıfır Atık Vakfı'nın çalışmalarını desteklemeye davet ediyorum"  ifadelerini kullandı.  </p><p><strong>"Gençleri Bilim ve Teknoloji ile Buluşturuyoruz"  </strong></p><p>T3 Vakfı Başkanı <b>Elvan  Kuzucu Hıdır</b> ise, 7'den 77'ye herkesi bilim ve teknoloji ile buluşturmak,  gençleri bu alana yönlendirmek, projeler geliştirmelerini sağlamak üzere birçok  projeyi hayata geçirdiklerini söyleyerek, "Teknoloji atölyelerimiz, bilim  merkezlerimiz, <b>TEKNOFEST</b>, dünyanın  en büyük uzay festivali ve girişim merkezimiz çatısı altında birçok projeyi  bilim ve teknoloji ile birlikte gençlerle buluşturuyoruz. Çalışmaları  yürütürken de her zaman <b>T3 Vakfı</b>  olarak paydaşlarımızla birlikte ana amacımız etrafında beraber yol yürümeyi  düstur edindik ve bu anlamda da hem <b>TEKNOFEST</b>'te  130'dan fazla paydaşımızla, diğer projelerimizde, bakanlıklarımızla, kamu  kurumlarımızla, diğer sivil toplum kuruluşlarımızla ortak amaçlar doğrultusunda  farklı alanlarda birbirimizi destekleyerek bugüne kadar ülkemizi bu anlamda  önemli bir noktaya taşımış bulunuyoruz" dedi.   </p><p><strong>"Gençlerimiz, Bilim ve Teknolojiyi Bu  Çalışmaların Dışında Tutamayız" </strong></p><p>Sıfır Atık Vakfı ile T3 Vakfı arasındaki iş  birliğinin Sayın <b>Emine Erdoğan</b>  Hanımefendi'nin öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Hareketi'nin toplumun  tüm kesimleri tarafından benimsenmesi ve insanların hayatlarının bir parçası  haline gelmesine önemli katkısı olacağını söyleyen Hıdır, "Vakıf olarak  yürüttüğümüz tüm çalışmalarda <b>Sıfır Atık  Vakfı</b>'mızla birlikte iş birliği yapmak üzere bu protokolü imzalamak için  bir araya geldik. Tabii ki gençlerimizi, bilim ve teknolojiyi bu çalışmaların  dışında tutamayız. Artık baktığımızda tüm dünyada sürdürülebilirlik en önemli  unsurlardan birisi olarak gözüküyor. Yani teknolojiyi sürdürülebilirlikten  ayırt edemeyeceğimize göre bir anlamda bunları birlikte entegre  edebileceğimizin, beraber çalışmamız gerektiğini farkındayız. Özellikle bilim  merkezlerimizde, atölyelerde gençleri, bu alanlardaki farkındalıklarını  artırmak için eğitimler, birlikte ortak atölyeler, programlar düzenliyor  olacağız" ifadelerini kullandı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/41313789.jpg"/><p><strong>"TEKNOFEST'te Çevre Alanında Çok Kıymetli  Yarışmalar Düzenliyoruz" </strong></p><p><b>TEKNOFEST</b>'te  çevre ve enerji alanında çok kıymetli, insanlık yararına birçok teknoloji  yarışması düzenlendiğini söyleyen Hıdır, şöyle devam etti: </p><p>"Onların hem ulusal ve hem de dünya arenasına  çıkabilmeleri, önemli iş birlikleri oluşturabilmeleri için Sıfır Atık Vakfı'nın  desteklerini bu iş birliği çerçevesinde alıyor olacağız. Ben öncelikle ülkemiz  için, kardeş coğrafyalarımız için bu iş birliğinin hayırlara vesile olmasını  diliyorum. Bu hareketin liderliğini üstlenen Sayın <b>Emine Erdoğan</b> Hanımefendi'nin rehberliği nezdinde de Başkanımıza ve  ekiplerine teşekkürlerimi sunuyorum." </p><p>Konuşmaların ardından iş birliği protokolünü  imzalayan Ağırbaş ve Hıdır, <b>Sıfır Atık  Vakfı</b>'nda öğrencilere yönelik uygulamalı eğitim atölyelerini gezerek  çalışmalar hakkında bilgi aldılar. </p><p><strong>Sıfır Atık, Teknoloji Temelli Eğitimlerle  Entegre Edilecek </strong></p><p>Bu güçlü iş birliği ile özellikle çocuklar ve  gençlerin çevre duyarlılığını artırmaya yönelik çalışmaların, teknoloji temelli  eğitimlerle entegre edilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda bilim ve teknoloji  merkezlerinde sıfır atık bilincine yönelik içeriklerin artırılması ve gençlere  yönelik festival, atölye ve eğitim programlarında çevre temalarının  güçlendirilmesi planlanıyor. </p><p><strong>Bilgi, Deneyim ve Kurumsal Birikimler  Paylaşılacak </strong></p><p>Protokol, aynı zamanda iki kurumun bilgi, deneyim ve  kurumsal birikimlerini karşılıklı olarak paylaşmasını da kapsıyor. Taraflar,  ihtiyaç duyulması halinde bilimsel araştırma, veri paylaşımı, eğitim materyali  temini ve fiziki altyapı desteği gibi alanlarda birbirlerine katkı sunacak.  Yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirilecek eğitim ve teknoloji  faaliyetlerine karşılıklı katılım ve destek sağlanması da iş birliğinin önemli  başlıkları arasında yer alıyor. </p><p><strong>Genç Nesillerin Çevre ve Teknoloji Ekseninde Daha  Bilinçli Yetişmelerine Katkı Sağlayacak </strong></p><p>Ortak yürütülecek faaliyetlerin planlama, uygulama ve  değerlendirme süreçleri, iki Vakfın koordinasyonu ile gerçekleştirilecek. Bu  kapsamda periyodik toplantılar düzenlenebilecek ve gerekli durumlarda ortak  çalışma grupları oluşturulabilecek. Yapılacak tüm çalışmaların izleme ve  değerlendirme süreçleri de taraflarca birlikte yürütülecek. Bu iş birliğiyle,  Türkiye'de genç nesillerin çevre ve teknoloji ekseninde daha bilinçli  yetişmesine katkı sağlanması hedefleniyor. <b>Bilim,  Teknoloji ve İnsan Kaynağını Hedef Alan Yaklaşımla Çalışmalar Sürüyor </b></p><p>Bu iş birliği, Sayın <b>Emine Erdoğan</b> Hanımefendi'nin öncülüğünde şekillenen Sıfır Atık  yaklaşımının yalnızca bir çevre politikası değil; aynı zamanda bir yaşam  kültürü, bir kalkınma vizyonu ve küresel sorumluluk anlayışı olduğunun güçlü  bir ifadesidir. <b>Sıfır Atık Vakfı</b>,  doğal kaynakların korunmasını, israfın önlenmesini ve sürdürülebilir  üretim-tüketim dengesinin tesis edilmesini temel ilke olarak benimseyerek;  bireyden kuruma, yerelden küresele uzanan bütüncül bir dönüşümün taşıyıcısı  olmayı sürdürmektedir. Bu doğrultuda atılan her adım, çevresel  sürdürülebilirliğin yanı sıra ekonomik verimlilik ve toplumsal farkındalık  açısından da kalıcı değerler üretmeyi hedeflemektedir. </p><p>Bu yaklaşım; gelecek nesillere daha yaşanabilir bir  dünya bırakma sorumluluğunu merkeze almakta, bilimi, teknolojiyi ve insan  kaynağını bu hedef doğrultusunda bir araya getirmektedir. <b>Sıfır Atık Hareketi</b>, ulusal sınırları aşarak uluslararası ölçekte  bir ilham kaynağı olmayı sürdürmekte; ortak akıl, güçlü iş birlikleri ve  kararlı uygulamalarla sürdürülebilir bir gelecek inşasına katkı sunmaktadır. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/genc-nesiller-icin-sifir--190_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.275118</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kahvenin-bilinmeyen-etkisi-ortaya-cikti-hafiza-ve-ruh-haliyle-baglantili-olabilir-275118</link>
      <pubDate>2026-05-07T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kahvenin bilinmeyen etkisi ortaya çıktı! Hafıza ve ruh haliyle bağlantılı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[İrlanda'daki APC Mikrobiyom Araştırma Merkezi'nde yürütülen yeni bir çalışma, kahvenin bağırsak mikrobiyomu, ruh hali ve bilişsel işlevler üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Araştırmada hem kafeinli hem de kafeinsiz kahvenin sağlık üzerindeki farklı ve tamamlayıcı faydaları ortaya kondu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kahvenin bilinmeyen etkisi ortaya çıktı! Hafıza ve ruh haliyle bağlantılı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İrlanda'nın Cork kentinde bulunan APC Mikrobiyom Araştırma Merkezi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, kahvenin bağırsak sağlığı, ruh hali ve hafıza üzerindeki etkilerini detaylı biçimde inceledi. University College Cork bünyesinde yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışma, kahvenin yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda zihinsel sağlık üzerinde de önemli rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyomunu şekillendirdiğini, stres ve depresyon gibi psikolojik durumlar üzerinde olumlu değişiklikler sağladığını belirledi. Çalışma, 31 kahve içicisi ve 31 kahve içmeyen toplam 62 katılımcı üzerinde yürütüldü. Katılımcılar, iki hafta boyunca kahveden uzak kaldıktan sonra, kafeinli ya da kafeinsiz kahveyle yeniden tanıştırıldı. Elde edilen bulgular, kahvenin bağırsak-beyin ekseni üzerindeki etkilerinin sanılandan daha derin ve çok yönlü olduğunu gösterdi.</p><h3>APC Mikrobiyom ekibi: Kahve, mikrobiyom çeşitliliğini artırıyor</h3><p>APC Mikrobiyom Araştırma Merkezi'nden uzmanlar, kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyomunda önemli değişikliklere yol açtığını vurguladı. Araştırmada, özellikle Eggertella sp ve Cryptobacterium curtum gibi bakterilerin kahve içenlerde daha yüksek seviyelerde bulunduğu tespit edildi. Bu bakteriler, mide ve bağırsak asidi üretimine katkı sağlarken, zararlı mikroorganizmaların azalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, kadın katılımcılarda olumlu duygusal durumlarla ilişkilendirilen Firmicutes bakterilerinin de kahve tüketimiyle arttığı gözlendi. Bilim insanları, kahvenin mikrobiyom çeşitliliğini artırarak sindirim sistemi ve bağışıklık üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu, bu değişikliklerin ise ruh hali ve bilişsel performansa da yansıdığını belirtti. Araştırmada, kahve içicilerinin bağırsak metabolit profillerinde, kahve içmeyenlere göre belirgin farklılıklar kaydedildi. Uzmanlar, bu sonuçların kahvenin sadece bir içecekten çok daha fazlası olduğunu gösterdiğini ifade etti.</p><h3>Prof. Cryan: Kahve, ruh hali ve hafıza üzerinde etkili</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. John Cryan, kahvenin bağırsak-beyin ekseni üzerindeki etkilerinin giderek daha fazla ilgi çektiğini söyledi. Cryan, "Kahve yalnızca kafein içeren bir içecek değil; bağırsak mikroplarımız, metabolizmamız ve duygusal sağlığımız üzerinde karmaşık etkiler yaratıyor" dedi. Araştırmada, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve tüketen katılımcıların stres, depresyon ve dürtüsellik düzeylerinde belirgin azalma yaşadığı görüldü. Özellikle kafeinsiz kahve tüketenlerde öğrenme ve hafıza üzerinde dikkat çekici iyileşmeler saptanırken, kafeinli kahve tüketenlerde ise uyanıklık ve dikkat artışı ile kaygı düzeylerinde düşüş gözlemlendi. Prof. Cryan, kahvenin sağlık üzerindeki etkilerinin yalnızca kafeinle sınırlı olmadığını, polifenoller gibi diğer bileşenlerin de bilişsel fonksiyonları desteklediğini belirtti. Ayrıca, kahve tüketiminin iltihaplanma riskini azaltabileceğine dikkat çekti. Cryan, "Bulgularımız, kahvenin mikrobiyom ve nörolojik yanıtları üzerinde uzun vadeli faydalar yaratabileceğini gösteriyor. Kahve, sağlıklı ve dengeli bir diyetin önemli bir parçası olabilir" ifadelerini kullandı.</p><p>Sonuç olarak, APC Mikrobiyom Araştırma Merkezi'nin yürüttüğü bu geniş kapsamlı çalışma, kahvenin hem bağırsak sağlığı hem de zihinsel sağlık açısından çok yönlü yararlar sunduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, kahvenin mikrobiyom çeşitliliğini artırmasının, sindirim sistemi ve beyin arasındaki iletişimde önemli rol oynadığını vurguladı. Araştırmanın bulguları, kahvenin sağlıklı yaşam alışkanlıkları arasında yer alabileceğini ve dengeli bir diyetin parçası olarak önerilebileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/07/kahvenin-bilinmeyen-etkis-369_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>