<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288012</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/dikkat-ceken-halka-arz-ilk-gun-yuzde-629-artis-gordu-288012</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dikkat çeken halka arz: İlk gün yüzde 629 artış gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli insansı robot üreticisi Unitree, Şanghay'daki ilk halka arz gününde %629 oranında yükseliş gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dikkat çeken halka arz: İlk gün yüzde 629 artış gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Çin'in en büyük insansı robot üreticilerinden biri olan Unitree'nin hisseleri, Çarşamba günü Şanghay'daki ilk halka arz işlem gününde başlangıçta %629'a varan bir yükseliş gördü.</b></p><p>Girişimci Wang Xingxing tarafından 2016 yılında kurulan şirket, Şanghay Menkul Kıymetler Borsası'nın STAR pazarındaki halka arzında yaklaşık 6,1 milyar yuan (904 milyon dolar) topladı. Hisselerin halka arz fiyatı 150,80 yuan (22,36 dolar) olarak belirlendi. Şirketin hisseleri günü <b>%460 artışla 845 yuan (125,31 dolar) seviyesinden kapattı.</b></p><p>Teknoloji araştırma ve danışmanlık grubu Omdia'ya göre, geçen yıl küresel çapta sevkiyatı yapılan yaklaşık 15.000 insansı robotun 5.000'den fazlasını Unitree ve bir diğer büyük Çinli insansı robot üreticisi AGIBOT gerçekleştirdi. Omdia'nın tahminlerine göre, 2026'nın ilk yarısında Çinli insansı robot üreticilerinin toplam küresel sevkiyatı yaklaşık 18.500 adede ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/halkaarz-190820269b3f25df.jpg"/><p>AP'nin haberine göre analistler, şu an için bu insansı robotların çoğunun gerçek dünya uygulamalarından ziyade hâlâ ağırlıklı olarak gösteriler, performanslar ve araştırmalar için kullanıldığını belirtiyor. Örneğin Unitree'nin insansı robotları, Çin'deki geleneksel Bahar Festivali galasında taklalar atıp dövüş sanatları sergilemişti.</p><p>Unitree, halka arzdan elde edilecek gelirlerin AR-GE faaliyetleri ile robot üretim üssünün geliştirilmesinde kullanılacağını duyurdu.</p><p>Analistler, bu halka arzın ülkedeki diğer robot şirketlerinin halka arzları için emsal teşkil edebileceğine inanıyor.</p><p>Çin'in bir diğer büyük insansı robot üreticisi olan UBTech'in hisseleri Hong Kong'da işlem görüyor. </p><p>Unitree, 2025 yılında çoğu insansı robot satışlarından ve "robot köpek"lerden olmak üzere yaklaşık 1,7 milyar yuan (yaklaşık 250 milyon dolar) gelir bildirdi. Bu gelirin %40'ından fazlası yurt dışından elde edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dikkat-ceken-halka-arz-il-523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288005</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistan-icin-patriot-iddiasi-288005</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan için Patriot iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan hükümetinin, Kerpe Adası'ndaki Patriot uçaksavar füze bataryasını Girit Adası'na götürmeyi değerlendirdiği ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan için Patriot iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kathimerini gazetesinin haberine göre, Yunanistan Savunma Bakanlığı mart ayında Kerpe Adası'na konuşlandırılan Patriot uçaksavar füze bataryasının Girit Adası'na transferi ihtimali üzerinde duruyor.</b></p><p>Buna göre, Orta Doğu&#39;daki tansiyonun artması ve İran&#39;ın Avrupa&#39;daki ABD hedeflerine zarar verme olasılığı nedeniyle söz konusu karar üzerinde duruluyor.</p><p>Girit Adası&#39;ndaki Suda Askeri Üssü için önemli bir tehdit bulunduğu sonucuna varılırsa Patriot füze bataryasının askeri üslerin daha kapsamlı korunmasını sağlamak amacıyla Kerpe&#39;den Suda&#39;ya götürülmesi planlanıyor.</p><p><b>İran ve Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle güneydoğu Ege'nin hava savunma gücüne katkı sağlayacağı iddiasıyla Yunanistan martta Kerpe Adası'na Patriot uçaksavar füze bataryası konuşlandırmıştı.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yunanistan-icin-patriot-i-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288001</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dem-parti-onunde-evlat-nobeti-gelin-devlete-teslim-olun-288001</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DEM Parti önünde evlat nöbeti: Gelin devlete teslim olun]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muş'ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti İl Başkanlığı binası önündeki eylemlerine devam etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DEM Parti önünde evlat nöbeti: Gelin devlete teslim olun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her hafta çarşamba günü DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde bir araya gelen aileler, fotoğraflarını taşıdıkları evlatlarına teslim olmaları çağrısında bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247999.jpg"/><p>Eyleme katılan Alaattin Koçhan, yıllardır oğlundan haber alamadığını söyledi.</p><p>Teslim olması için oğluna seslenen Koçhan, &quot;Oralarda beklemenin anlamı yok. Bu yasalardan başka sizi kurtaracak bir şey yok. Orada bekleyip birilerine hizmet etmenin bir anlamı yoktur. Biz de yıllardır sizin yolunuzu bekliyoruz. Artık dönün gelin.&quot; diye konuştu.</p><p>Anne Naciye Sönmez Yıldız ise &quot;Osman, yıllardır seni bekliyoruz. Gelin devlete teslim olun. Bu fırsat sizin elinize geçmiş. Kaçırmayın. Herkes çocuklarını bekliyor. Biz seni çok özledik.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dem-parti-onunde-evlat-no-344_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287999</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatan-golcukte-deniz-ve-savunma-teknolojilerini-bulusturacak-287999</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan, Türkiye'nin denizcilik, su altı teknolojileri ve savunma sanayisindeki farklı kabiliyetlerini bir araya getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu 4 gün sürecek etkinlikte, Türk Deniz Kuvvetlerinin farklı sınıflardaki platformlarından insansız sistemlere, hava araçlarından hava savunma ve füze sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknolojiler sergilenecek.</p><p>Etkinliğin teknoloji yarışmaları bölümünde İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, İnsansız Deniz Aracı Yarışması ve Su Altı Roket Yarışması yapılacak.</p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da 37 farklı donanma unsur ve platformu sergilenecek. Bunlar arasında TCG Barbaros, TCG Salihreis, TCG Turgutreis, TCG Kemalreis, TCG Derya, TCG Tufan, TCG Akçay, TCG Alemdar, TCG İstanbul, TCG Oruçreis, TCG Burgazada, TCG İmbat, TCG Amasra, TCG Sancaktar ve TCG Kalkan bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248202.jpg"/><p>Çeşitli denizaltı platformlarının yanı sıra Cumhuriyet tarihinin simge deniz araçlarından TCG Savarona ile Müze Gemi Yavuz da etkinlik alanında yer alacak.</p><p>Alanda insanlı platformların yanı sıra ULAQ, SANCAR, MARLIN ve SALVO gibi insansız deniz araçları da ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Türkiye'nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu da etkinlikte yer alan platformlardan biri olacak. Böylece ziyaretçiler, farklı sınıf ve görevlerdeki su üstü platformları, denizaltılar ve insansız deniz sistemlerini aynı etkinlik alanında görme fırsatı bulacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248204.jpg"/><p>Milli Denizaltı (MİLDEN) Test Bloğu da ziyaretçilerle buluşturulacak. Türkiye'nin milli denizaltı geliştirme çalışmalarının önemli aşamalarından MİLDEN'e ilişkin test bloğunun sergilenmesi, etkinliğin önemli başlıklarından olacak.</p><p><b>HAVA ARAÇLARI VE SAVUNMA SİSTEMLERİ DE SERGİLENECEK</b></p><p>Etkinlikte sergilenecek ürünler deniz platformlarıyla sınırlı kalmayacak. Hava araçları bölümünde Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3'ün yanı sıra SH-70 Seahawk helikopteri ve AH-1W platformu bulunuyor. Bayraktar TB3, ASELBUOY ve ASELBUOY POD ile birlikte sergilenecek.</p><p>Sergi alanında ise farklı savunma sanayisi ürünleri ve sistemleri ziyaretçilerle buluşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248205.jpg"/><p>Bu bölümde Pirana, BARKAN 2, LEVENT, TUFAN, BAHA ve BULUT'un yanı sıra Denizaltı Modüler Zırhlı Kontrol Botu sergilenecek.</p><p>ÇELİKKUBBE kapsamında SİPER, HİSAR, GÜRZ, KORKUT ve GÖKSUR unsurları da etkinlik alanında yer alacak. Bunların yanında K+, SİPER, TAYFUN, KMC ve PUSU sistemleri ile MİLDEN Denizaltı İlk Bloku da sergilenecek unsurlar arasında bulunuyor.</p><p>Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan'da deniz teknolojilerinin yanı sıra hava savunma, füze, insansız kara ve hava sistemleriyle yeni nesil denizaltı teknolojilerinin de ziyaretçilere sunulması planlanıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/whatsappvideo2026081-19082026c30265bc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>SAVUNMA SANAYİSİ ŞİRKETLERİ VE KAMU KURUMLARI AYNI ALANDA</b></p><p>Savunma, denizcilik ve teknoloji ekosisteminin farklı kurum ve şirketleri etkinlik alanındaki stantlarında ürün ve yeteneklerini tanıtacak.</p><p>ASELSAN, BAYKAR, HAVELSAN, STM, ROKETSAN, TUSAŞ, TEI, MKE, ASFAT, ASPİLSAN, FNSS ve T3 Vakfı'nın yanı sıra Türkiye'nin gemi inşa sanayisinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜBİTAK, Anadolu Ajansı ile TRT de stantlarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p><p>Bilim merkezleri, atölyeler ve deneyim alanları da teknoloji meraklılarına keyifli anlar yaşatacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248206.jpg"/><p><b>YARIŞMALAR İÇİN AYRI PARKURLAR OLUŞTURULDU</b></p><p>Alanda, teknoloji yarışmaları için ayrı test ve gösterim bölgeleri kurulacak.</p><p>Bu kapsamda İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterim Alanı, Su Altı Roket Yarışması Parkuru, İnsansız Deniz Aracı Yarışması Parkuru ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmaları Test Alanı bulunuyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması için ayrıca ayrı bir yarışma parkuru da yer alıyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterimleri de festival boyunca farklı saatlerde ziyaretçilere sunulacak.</p><p><b>SAT VE SAS TİMLERİNDEN GÖSTERİ</b></p><p>Etkinliğin gösteri programında Türk Deniz Kuvvetlerinin özel birlikleri de yer alacak.</p><p>4 gün boyunca SAT ve SAS gösterileri düzenlenecek. Programda ayrıca Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri de her gün yapılacak.</p><p>Festivalin hafta sonu programında deniz üzerindeki hareketlilik daha da artacak. 22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi düzenlenecek.</p><p>Program kapsamında bando ve mehteran gösterileri, bilim şovları, "Sahne Senin" etkinlikleri ve NSosyal Nod Bilgi Yarışması da ziyaretçilerle buluşacak. 21 Ağustos'ta Da Vinci Robot Operasyonu Gösterimi gerçekleştirilecek.</p><p><b>DENİZDE SPOR MÜSABAKALARI, KÜLTÜREL PROGRAMLAR YAPILACAK</b></p><p>Mavi Vatan kapsamında denizcilik kültürüne yönelik çeşitli spor müsabakaları da yapılacak.</p><p>Festival programında Mavi Vatan Halat Çekme Yarışı, Mavi Vatan El İncesi Atma Yarışı ve yüzme yarışları yer alıyor. İlk iki gün Sprint Yüzme Yarışı düzenlenirken hafta sonunda Mavi Vatan Yüzme Yarışı gerçekleştirilecek.</p><p>22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Dragon Kürek Yarışı yapılacak. Halat çekme ile el incesi atma yarışlarının finalleri ise festivalin son günü olan 23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.</p><p>Festivalin kültürel programları kapsamında 22 Ağustos Cumartesi günü Mehteran Gösterisi, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve "Sahne Senin" etkinliğinin ardından Sefo konseri gerçekleştirilecek.</p><p><b>BAYRAKTAR KALKAN DİHA ENVANTERE ALINACAK</b></p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın kapanışında, Müze Gemi Yavuz'un açılışına, Bayraktar Kalkan DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlenecek.</p><p>Festival, teknoloji yarışmalarında ve diğer kategorilerde dereceye girenlerin katılacağı ödül töreniyle sona erecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/teknofest-mavi-vatan-golc-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287996</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/burasi-icin-850-kilometre-yol-geldik-tuz-golu-pembe-bir-masala-donustu-287996</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Burası için 850 kilometre yol geldik! Tuz Gölü pembe bir masala dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, içerisinde barındırdığı algler ve bakteriler nedeniyle pembe renge büründü. Daha önce Tuz Gölü'nde böyle bir pembelik görmediğini ifade eden Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada çok ilgi görüyordu, o yüzden geldik. Çok fazla pembelik var, hiç böyle bir şey görmedik. Burası için 850 kilometre yol geldik. Burayı çok beğendik. Şifalı olduğunu duyduk, bize çok iyi geldi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Burası için 850 kilometre yol geldik! Tuz Gölü pembe bir masala dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedik rahatsızlıklarına şifa arayanların uğrak noktası olan Tuz Gölü, alg ve bakterilerin etkisiyle pembe renge büründü.  </p><p>Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, içerisinde barındırdığı algler ve bakteriler nedeniyle pembe renge büründü. Aksaray, Konya ve Ankara sınırları içerisinde bulunan Tuz Gölü'nde algler, sıcağın ve tuzun arttığı yaz aylarında renkli madde üreterek güneşin zararlı ışınlarından korunuyor. Bakteriler ise fazla ürediği için gölün rengi pembe veya kırmızı renge bürünüyor. Kışın buz mavisi, yazın ise beyaz rengiyle dikkati çeken Tuz Gölü, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oluyor. Ortopedik rahatsızlıklarına şifa bulmak için Tuz Gölü'ne gelen vatandaşlar ise, vücutlarını tuza gömerek şifa arıyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014008-19082026c5a991e0.jpg"/><p><b>"BURASI İÇİN 850 KİLOMETRE YOL GELDİK"</b></p><p>Daha önce Tuz Gölü'nde böyle bir pembelik görmediğini ifade eden Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada çok ilgi görüyordu, o yüzden geldik. Çok fazla pembelik var, hiç böyle bir şey görmedik. Burası için 850 kilometre yol geldik. Burayı çok beğendik. Şifalı olduğunu duyduk, bize çok iyi geldi. Memnun kaldık, herkese tavsiye ederiz. Geldikleri gibi memnun kalacaklarına da yüzde yüz garanti verebilirim. Kuzenimin ayağında kaşıntı vardı, gelmemizle kaşıntıları tamamen bitti" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/3b4553129e8d418f91e5-19082026fc27841f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"HEM ŞİFALI OLDUĞUNU DUYDUK HEM DE TUZ GÖLÜ'NÜN PEMBE GÖRÜNTÜSÜNÜ MERAK ETTİĞİMİZ İÇİN GELDİK"</b></p><p>Mustafa Gün, şifa niyetine evde kullanmak için Tuz Gölü'nden tuz aldığını belirterek, "Buraya Almanya'dan ailecek geldik. Hem şifalı olduğunu duyduk hem de Tuz Gölü'nün pembe görüntüsünü merak ettiğimiz için geldik. Şifa niyetine tuz aldık, evde kullanacağız. Tuz Gölü'nü herkese tavsiye ederim, görmek lazım" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014001-19082026ca22dfb7.jpg"/><p><b>"BURADA İNANILMAZ BİR GÜZELLİK VAR"</b></p><p>Tuz Gölü'nü görmek için Avusturya'dan ailecek geldiklerini söyleyen Şafak Şişman, "Eşim Şereflikoçhisarlı olduğu için 'Gel sana Tuz Gölü'nü göstereyim' dedi. 'Damatsın sen, buraya bir bak' dedi, öyle geldik. Şifa niyetine geldik, tuzu gördük. Bu pembeleşmenin Allah vergisi olduğunu düşünüyorum. Burada inanılmaz bir güzellik var ama maalesef flamingoları göremedik" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014002-1908202629b5085c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/burasi-icin-850-kilometre-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287995</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kagithanede-3-katli-binanin-cati-kati-alevlere-teslim-oldu-287995</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kağıthane'de 3 katlı binanın çatı katı alevlere teslim oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Kağıthane ilçesinde 3 katlı binanın çatı katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlere teslim olan çatı katı, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kağıthane'de 3 katlı binanın çatı katı alevlere teslim oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın, saat 11.00 sıralarında Kağıthane ilçesi merkez Mahallesi Gönül Sokak üzerinde 3 katlı binanın çatı katında henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. Alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar ekiplere ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çatı katında çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, yangın sırasında binanın boş olduğu, çıkan yangında can kaybı veya yaralı olmadığı öğrenildi. Ekipler yangını kontrol altına alırken soğutma çalışmalarını sürdürdü.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/f0186ce50b374cf8915d-1908202603d757d9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kagithanede-3-katli-binan-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287994</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adaf-baskani-armagan-terorsuz-turkiye-surecine-tam-destek-287994</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ADAF Başkanı Armağan: Terörsüz Türkiye sürecine tam destek!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Anadolu Aşiretler Federasyonu (ADAF) Genel Başkanı Ferhat Armağan, "Terörsüz Türkiye" sürecine tam destek verdiklerini belirterek, sürecin ülkenin birlik, beraberlik, huzur ve refahına önemli katkı sağlayacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ADAF Başkanı Armağan: Terörsüz Türkiye sürecine tam destek!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi Iğdır'da bulunan Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Armağan, sürecin Türkiye'nin birlik ve beraberliği, huzuru ve refahı açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, sürece katkı sunan devlet yetkililerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve sürece katkı sağlayan siyasi partilere teşekkür eden Armağan, "Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin, milletimizin birlik ve beraberliği, refah ve huzuru için çok önemlidir. Bu sürece katkısı olan bütün devlet yetkililerimize teşekkür ediyoruz. Bu süreç halkımız tarafından da büyük destek görüyor" dedi.  </p><p><b>"IĞDIR TERÖRDEN ÇOK SIKINTI YAŞADI"</b></p><p>Iğdır'ın da terör olaylarından ciddi şekilde etkilendiğini belirten Armağan, kent halkının "Terörsüz Türkiye" sürecini memnuniyetle karşıladığını söyledi. Armağan, "Iğdır hakikaten bu terörden çok sıkıntı yaşadı. Bu musibeti belki en fazla yaşayan illerden birisi de Iğdır'dı. Dolayısıyla halkımız, milletimiz gerçekten bunu sevinçle karşılıyor. İnşallah bunun ileriki aşamada birlik ve beraberliğe vesile olacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"300'ÜN ÜZERİNDE AŞİRET FEDERASYON ÇATISI ALTINDA"</b></p><p>Anadolu Aşiretler Federasyonu'nun Türkiye genelindeki yapılanmasına ilişkin bilgi veren Armağan, federasyonun 60 ilde aktif temsilciliğinin bulunduğunu belirtti. Armağan, "Türkiye genelinde 300'ün üzerinde köklü aşiret ve aşiret topluluğu, Türkiye'nin 60 ilinde aktif temsilcilikleriyle federasyon çatısı altında birleşmiştir. Federasyon bünyesinde 100'den fazla STK'nın yanı sıra yüzlerce kanaat önderi, alim, seyyid, akademisyen ve seyda yer almaktadır" dedi.  </p><p>Federasyon olarak "Terörsüz Türkiye" sürecini büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirten Armağan, toplumun farklı kesimlerinin de sürece destek verdiğini ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77037101-19082026163dd5b5.jpg"/><p><b>"AŞİRET LİDERLERİ VE KANAAT ÖNDERLERİ DE SÜRECE DESTEK VERDİ"</b></p><p>Barış sürecinin farklı aşamalarında kanaat önderleri, alimler, seydalar ve aşiret liderlerinin önemli destek verdiğini dile getiren Armağan, toplumun farklı kesimlerinin sürece katkı sunduğunu belirtti. Armağan, "Bu barışın bir diğer mimarı da gerçekten halkın tarafında olan aşiret liderleri, kanaat önderleri, alimler ve seydalardır. Sahada olduğumuzu bütün Türkiye biliyor. Bunun çekirdeği atıldı, şu anda hamdolsun Türkiye olarak bunun meyvesini görüyoruz" dedi.  </p><p><b>"ALINACAK KARARLARA DESTEK VERİYORUZ"</b></p><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na da değinen Armağan, komisyonun çalışmalarını desteklediklerini söyledi. Komisyonun başkanlığını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yaptığını hatırlatan Armağan, "Bu kurul 24 Ağustos'ta toplanacak. Bundan sonraki alınacak kararlara destek veriyoruz. Cenab-ı Hak onların işlerini kolaylaştırsın, ülkemizin birlik ve beraberliğine inşallah vesile etsin" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77037102-19082026755cbfbb.jpg"/><p><b>"BARIŞI HERKES İSTER"</b></p><p>ADAF Yönetim Kurulu üyesi Abdullah Bozkurt ise, barış ve huzur ortamının toplumun tamamını sevindireceğini belirtti. Bozkurt, "Hepimiz bu sürecin hayata geçmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Barışı herkes ister. Hepimizi sevindirecek olan huzur ve refah ortamıdır. Terörsüz Türkiye sürecinin ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p>Türkler ve Kürtlerin tarih boyunca birlikte hareket ettiğini belirten Armağan, iki toplum arasındaki birlikteliğin bölge ve İslam dünyası açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/adaf-baskani-armagan-tero-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287993</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yazin-bogulmalara-karsi-hayati-uyari-uzmanindan-bilinmesi-gereken-5-kritik-kural-287993</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yazın boğulmalara karşı hayati uyarı: Uzmanından bilinmesi gereken 5 kritik kural]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan boğulma vakalarına karşı Cankurtaran Eğitmeni Ogün Gezen'den kritik uyarılar geldi. Deniz, göl ve akarsularda can güvenliğini sağlamak için dikkat edilmesi gerekenler:]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yazın boğulmalara karşı hayati uyarı: Uzmanından bilinmesi gereken 5 kritik kural]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve "gümüş cankurtaran eğitmeni" Ogün Gezen, boğulma vakalarının yaşanmaması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu.</b></p><p><b>Gezen, deniz, göl, gölet ve akarsulardaki riskleri şöyle sıraladı:</b></p><p>- Yüzme bilmemek kadar bilinmeyen su koşulları da boğulmada etkili</p><p>- Akıntı, anafor (girdap) ve ani derinleşmeler</p><p>- Yüzme bilmemek, dibi görünmeyen ve bilinmeyen sulara girmek</p><p>- Göl ve göletlerde balçık ya da kum dip yapısı</p><p>- Boğulma tehlikesi geçiren kişiyi bilinçsizce kurtarmaya çalışmak</p><p>- Şamandıra dışına çıkıp akıntıya kapılma ya da sağlık problemi nedeniyle boğulma</p><p>- Açığa yüzmenin düşük kondisyonla panik riskini artırması</p><p>- Kıyıdan uzaklaştıkça kurtulma süresinin azalması</p><p>- Panik yapmanın yüzme dengesini bozması</p><p><b>BOĞULMA RİSKİNE KARŞI ÖNERİLER</b></p><p>&quot;Gümüş cankurtaran&quot; eğitmeni Ogün Gezen, hayat kurtaran şu önerilerde bulundu:</p><p>- Akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerler tercih edilmeli</p><p>- Belirlenen alanlarda yüzülmeli, denizde şamandıra varsa aşılmamalı</p><p>- Bilinen yerlerde suya girilmeli, belli bir mesafeden fazla gidilmemeli</p><p>- Çeken akıntıya karşı yüzülmemeli, akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzülmeli</p><p>- Kişi su üzerinde kalabiliyorsa enerjisini korumalı, sırtüstü pozisyonda dinlenmeli ve yardım istemeli</p><p>- Derin dalış yapanlar, iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeli</p><p>- Cankurtaran olmayan yerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale eden kişi, önce kendi can güvenliğini gözetmeli</p><p>- Boğulmak üzere olan kişi takip edilip mümkünse sığ/güvenli yere çekilmeli</p><p>- &quot;Bilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyor&quot;</p><p>Ogün Gezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle gölet ve nehirlerde suyun derinliği ve dip yapısının dışarıdan her zaman görülememesinin risk oluşturduğuna dikkati çekerek, <b>"Dere ve göletlerde bilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyor. Dip yapıları balçık ya da kum olabiliyor. Bu alanlara giren kişi balçık ya da kuma saplanabiliyor. Yüzme bilmeyen bir kişi, bu gibi durumlarda boğulma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor." diye konuştu.</b></p><p>Gezen, akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Yüzme bilen kişilerin de kendilerine aşırı güvenmemesi gerektiğine dikkati çeken Gezen, boğulmak üzere olan bir kişiyi kurtarmaya çalışırken eğitim ve ekipman olmadan suya girmenin kurtarıcının da hayatını tehlikeye atabileceğini ifade etti.</p><p><b>Belirlenen alanların dışına çıkılmamalı</b></p><p>Gezen, cankurtaranın olmadığı yerlerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale etmeye çalışan birinin öncelikle kendi hayatını düşünmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Boğulmak üzere olan kişinin olabildiğince takip edilip sığ ve güvenli yere çekilerek karaya çıkarılması gerektiğini belirten Gezen, şunları söyledi:</p><p>&quot;Cankurtaran olan bölgelerde yüzme alanları şamandıralarla belirlenmiş durumda. Boğulmaların çoğu, şamandıraların dışına çıkarak akıntıya kapılma ya da herhangi bir sağlık problemi nedeniyle kalp krizi geçirme sonucu yaşanabiliyor. Yüzme fiziksel kondisyon isteyen bir spor. Düzgün bir kondisyonunuz yoksa, açıkta yaşanan panik anında bu durum boğulma vakasına dönüşebiliyor. Kıyıya ne kadar uzaksanız, kurtulma süreniz kısıtlanıyor. Belirlenen alanlarda yüzmek boğulma vakalarını azaltıyor.&quot;</p><b>ÇEKEN AKINTIYA KARŞI...</b><p></p><p>Gezen, özellikle denizde karşılaşılan çeken akıntının, kıyıdan açığa doğru hareket eden güçlü bir su akımı olduğunu belirterek, bu akıntıya kapılan kişilerin panik yapmaması gerektiğini dile getirdi.</p><p>Çeken akıntının kişiyi dibe çekmediğini, kıyıdan uzaklaştırdığını ifade eden Gezen, &quot;Akıntıya karşı yüzmek, fiziksel kondisyonunuzu hızla düşürüyor. Öncelikle sakin kalmak ve su üzerinde kalmaya çalışmak gerekiyor. Akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkmak, ardından kıyıya doğru yönelmek gerekiyor. Boğulma vakalarındaki en büyük sıkıntılardan biri panik yapıp yüzme dengesini bozmak.&quot; dedi.</p><p><b>Nefes tutmalı dalışta hiperventilasyon uyarısı</b></p><p>Balık avlamak için zıpkınla dalış yapanların yaşadığı boğulma olaylarına da değinen Gezen, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Dalış endüstrisinin büyümesiyle dalış malzemelerine ulaşım kolaylaştı. Bu da zıpkınla balık avlayan sporcuların, daha iyi balığa ulaşmak için daha derinlere dalmasını sağladı. Bu süreçte &#39;hiperventilasyon&#39; (vücudun o anki ihtiyacından çok daha hızlı ve derin nefes alıp verme durumu) dediğimiz bir olay var. Suyun yüzeyine çıktığımızda toparlanıp hızlı şekilde dibe dalma metodu. Bu metodu kullanan zıpkın sporcularında, daldıktan sonra yüzeye çıkarken &#39;sığ su bayılması&#39; denilen olay meydana geliyor. Bayıldığınız zaman yanınızda bir arkadaşınız yoksa, bu durum ölümle sonuçlanabiliyor. Özellikle derin dalış yapanların iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeleri önemli. Serbest dalıcılar şamandıra kullanabilir. Hukuki olarak da teknelerin üzerinizden geçmemesini sağlar ve başınıza bir olay geldiğinde bulunmanızı kolaylaştırır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yazin-bogulmalara-karsi-h-517_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kvkk-fidye-yazilimi-saldirisina-ugrayan-sirkete-500-bin-lira-ceza-kesti-287992</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KVKK, "fidye yazılımı" saldırısına uğrayan şirkete 500 bin lira ceza kesti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), "fidye yazılımı" saldırısına uğrayan otomotiv güvenlik ve elektronik sistemleri üreticisi şirkete, veri güvenliğine ilişkin gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı gerekçesiyle 500 bin lira idari para cezası verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KVKK, "fidye yazılımı" saldırısına uğrayan şirkete 500 bin lira ceza kesti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KVKK&#39;nin kararına göre, veri sorumlusu konumundaki şirket, KVKK&#39;ye veri ihlali bildiriminde bulundu.</p><p>Bildirimde, şirketin sunucularına fidye yazılımı bulaştığının tespit edildiği, saldırı sonucunda sistemlerde bulunan dosyaların şifrelendiği ve bazı kişisel verilere yetkisiz erişim sağlandığının belirlendiği aktarıldı.</p><p>Ayrıca, saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin internet üzerinden yayımladıkları içeriklerde şirkete ait bazı verileri paylaştıkları da kaydedildi.<br></p><p>İhlalden, müşteri ve tedarikçi temsilcilerine ait kimlik ve iletişim bilgilerinin yanı sıra şirketin mevcut ve eski çalışanlarına ilişkin kimlik ve iletişim bilgilerinin, izin kayıtları ile bazı sağlık verilerinin etkilendiğini belirten şirket, KVKK&#39;ya, ihlalden etkilenen kişilere e-posta yoluyla bildirimde bulunduğunu iletti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ajan-190820261bdaef64.jpg"/><p><b>- SALDIRIDA, HİZMET SAĞLAYICININ HESABI KULLANILDI</b></p><p>KVKK, ihlale ilişkin incelemesinde, saldırının, şirketin insan kaynakları yazılım hizmeti aldığı bir hizmet sağlayıcısına ait kullanıcı hesabının ele geçirilmesiyle başlamış olabileceğini değerlendirdi.</p><p>İncelemede, veri sorumlularının, hizmet aldıkları veri işleyenlerin de yeterli güvenlik tedbirlerini uyguladığından emin olmakla yükümlü olduğuna işaret edildi.</p><p>Bu kapsamda KVKK, gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmadığı gerekçesiyle şirkete 500 bin lira idari para cezası verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/eea13102025ebadad74-19082026bfe510b1.jpg"/><p>Kararda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda &quot;veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere aykırı hareket edilmemesinin&quot; hüküm altına alındığı hatırlatılarak, şirketin, bilgi sistemlerinin düzenli izlenmemesi, ağ üzerindeki olağan dışı hareketlerin zamanında tespit edilememesi ve kötü amaçlı yazılımlara karşı yeterli korumanın sağlanamaması nedeniyle kişisel veri güvenliğine yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kvkk-fidye-yazilimi-saldi-156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-israilden-katliam-gazzede-can-kaybi-73-bin-407ye-yukseldi-287991</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı İsrail'den katliam! Gazze'de can kaybı 73 bin 407'ye yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 407'ye yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı İsrail'den katliam! Gazze'de can kaybı 73 bin 407'ye yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere yaşamını yitiren 7 kişinin naaşı ve 23 yaralının getirildiği kaydedildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1273 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 223 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 813 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/8gazzel-190820269aa10a18.jpg"/><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 407'ye, yaralı sayısının 174 bin 335'e yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/soykirimci-israilden-katl-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/elektrikli-arac-sarjinda-tarihi-bir-rekor-kirildi-287990</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elektrikli araç şarjında tarihi bir rekor kırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de elektrikli araç kullanımı ve şarj altyapısındaki hızlı büyüme temmuz ayında rekor getirdi. EPDK verilerine göre, aylık elektrikli araç şarj tüketimi tüm zamanların en yüksek seviyesi olan yaklaşık 90 bin megavatsaate ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elektrikli araç şarjında tarihi bir rekor kırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA muhabirinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) edindiği bilgiye göre, elektrikli araçların şarjı için temmuzda toplam 89 bin 947 megavatsaat elektrik tüketildi.</b></p><p>Geçen yılın aynı ayında 45 bin 605 megavatsaat olan tüketim yaklaşık yüzde 97 artarken, hazirana göre yükseliş yüzde 24 oldu. Temmuzda ülke genelindeki şarj istasyonlarında yaklaşık 3,33 milyon şarj işlemi gerçekleştirildi.</p><p>Temmuzda kaydedilen 89 bin 947 megavatsaatlik tüketim, elektrikli araç şarjında aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Veriler, artan elektrikli araç kullanımının şarj talebine yansımasının yanı sıra hızlı şarj noktalarının kullanım içindeki ağırlığını da ortaya koydu.</p><p>Temmuz sonu itibarıyla Türkiye&#39;deki 46 bin 665 şarj noktasının yaklaşık yüzde 44&#39;üne karşılık gelen 20 bin 461&#39;ini DC şarj noktaları oluşturdu. Buna karşın temmuzdaki toplam şarj tüketiminin yüzde 84,94&#39;ü bu noktalarda gerçekleşti.</p><p>Hızlı şarjın ağırlığı işlem sayısına da yansıdı. Ay boyunca gerçekleştirilen şarj işlemlerinin yüzde 79,08&#39;i DC şarj noktalarında yapıldı.</p><p>Böylece toplam şarj ağının yarısından azını oluşturan hızlı şarj noktaları, elektrik tüketimi ve işlem sayısında belirgin paya sahip oldu.</p><p>Elektrikli araç pazarındaki büyümeyle birlikte özellikle uzun mesafeli yolculuklarda daha kısa sürede şarj imkanı sunan hızlı şarj altyapısı, elektrikli araç kullanımını destekleyen unsurlar arasında öne çıktı.</p><p><b>Şarj işlemlerinin yüzde 65'i yeşil istasyonlarda</b></p><p>Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla şarj sektöründe yenilenebilir enerji kullanımı da öne çıkan başlıklardan biri oldu.</p><p>Temmuzda gerçekleştirilen yaklaşık 3,33 milyon şarj işleminin yüzde 65&#39;i YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonlarında yapıldı.</p><p>Böylece ay boyunca yapılan her 3 şarj işleminden yaklaşık 2&#39;si yeşil şarj istasyonlarında gerçekleştirildi.</p><p>Yeşil şarj istasyonlarının işlemlerde önemli paya sahip olması, elektrikli ulaşım ile enerji dönüşümünün kesiştiği alanlardan biri olarak dikkati çekti.</p><p><b>Şarj ağı 2,5 yılda 4 kata yakın büyüdü</b></p><p>Elektrikli araç pazarındaki hızlı gelişmeye paralel olarak Türkiye&#39;nin şarj altyapısındaki büyüme de sürdü.</p><p>Ülke genelinde 2024 başında 12 bin 84 olan şarj noktası sayısı, 2025 başında 26 bin 462&#39;ye, bu yıl temmuz sonu itibarıyla ise 46 bin 665&#39;e yükseldi.</p><p>Böylece Türkiye&#39;nin şarj ağı 2,5 yıllık dönemde 4 kata yakın büyüdü.</p><p>Temmuz sonu itibarıyla şarj noktalarının 26 bin 204&#39;ünü AC, 20 bin 461&#39;ini ise DC noktalar oluşturdu.</p><p>Ağdaki genişlemeye hızlı şarj altyapısındaki büyüme de eşlik ederken, temmuz verileri DC noktalarının ağ içindeki sayısal payının oldukça üzerinde bir tüketim ve işlem hacmine sahip olduğunu gösterdi.</p><p><b>Şarj tüketiminin yarısından fazlası 5 ilde gerçekleşti</b></p><p>Elektrikli araçların şarjında tüketilen elektriğin coğrafi dağılımında büyükşehirler öne çıktı.</p><p>Temmuzda İstanbul, toplam şarj tüketiminin yaklaşık yüzde 23&#39;ünü tek başına gerçekleştirerek ilk sırada yer aldı. İstanbul&#39;u Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izledi.</p><p>Bu 5 ilde elektrikli araçların şarjı için toplam yaklaşık 45 bin 311 megavatsaat elektrik tüketildi. Böylece söz konusu illerin Türkiye genelindeki temmuz tüketiminden aldığı pay yüzde 50&#39;yi aştı.</p><p>İstanbul&#39;un tek başına yaklaşık yüzde 23&#39;lük paya sahip olması da şarj tüketiminin büyük kentlerdeki yoğunluğunu gösterdi.</p><p>EPDK, elektrikli araç kullanımındaki gelişmeye paralel olarak yeterli, güvenilir ve sürdürülebilir bir şarj altyapısının oluşturulması ve serbest piyasa koşullarının geliştirilmesine yönelik düzenleme ve denetim faaliyetlerini sürdürüyor.</p><p>Öte yandan, Türkiye&#39;de şarj hizmeti sunulan istasyonların coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, şarj tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, anlık müsaitlik durumları ile şarj hizmeti fiyatları EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden takip edilebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/elektrikli-arac-sarjinda--792_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/italyan-devi-talip-oldu-galatasaray-sonrasi-yeni-adres-belli-oluyor-287989</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İtalyan devi talip oldu! Galatasaray sonrası yeni adres belli oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'a veda etmesinin ardından serbest oyuncu konumunda bulunan Mauro Icardi'nin yeni adresi belirsizliğini korurken, Sky Sports'tan önemli bir iddia ortaya atıldı. Habere göre; İtalyan devi Lazio, Arjantinli oyuncuya talip oldu ve cevap bekliyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İtalyan devi talip oldu! Galatasaray sonrası yeni adres belli oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'a veda etmesinin ardından serbest oyuncu statüsüne geçen Mauro Icardi'nin yeni adresi belirsizliğini koruyor. Adı birçok kulüple anılan Arjantinli golcü için en somut hamle Serie A temsilcisi Lazio'dan geldi.</p><p><b>LAZİO RESMİ TEKLİFİNİ YAPTI, ICARDİ DÜŞÜNME SÜRESİ İSTEDİ</b></p><p>Sky Sports'un haberine göre, tecrübeli santrforu kadrosuna katmak isteyen İtalyan ekibi resmi teklifini masaya sundu. Ancak 33 yaşındaki yıldız futbolcunun, karar verme sürecinde aceleci davranmak istemediği ve teklifi değerlendirmek üzere zaman talep ettiği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ca1310202500d39843-19082026e669d8f3.jpg"/><p><b>TEREDDÜTÜN SEBEBİ PARA DEĞİL, DOĞRU PROJE</b></p><p>Haberin detaylarında, Icardi'nin yaşadığı tereddütün finansal taleplerden kaynaklanmadığı belirtildi. Kariyerinin bu döneminde hata yapmak istemeyen Arjantinli golcünün önceliği, kendisine doğru sportif projeyi sunacak takımı seçmek.</p><p>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmeye devam etmek isteyen Icardi'nin, transfer döneminin son günlerine kadar gelecek diğer teklifleri de masada tutmayı planladığı ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/40043632-19082026aee45462.jpg"/><p><b>İTALYA FUTBOLUNA YABANCI DEĞİL</b></p><p>Kariyerinde daha önce PSG ve son olarak Galatasaray formaları giyen Icardi, Çizme futbolunu çok yakından tanıyor. İtalya'da Inter ve Sampdoria formalarıyla sergilediği performansla Serie A'ya damga vuran yıldız santrfor, kariyeri boyunca çıktığı 517 resmi maçta 280 gol ve 68 asistlik etkileyici bir istatistiğe imza attı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/italyan-devi-talip-oldu-g-676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tum-zorluklara-ragmen-dunya-kupasina-hazirlaniyorlar-287988</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tüm zorluklara rağmen Dünya Kupası'na hazırlanıyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Sudan'da iç savaşın yarattığı olağanüstü koşullara rağmen, "cüceler futbol takımı", Fas'ın başkenti Rabat'ta düzenlenecek 2026 Dünya Kupası hazırlıklarını sürdürüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tüm zorluklara rağmen Dünya Kupası'na hazırlanıyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Organizasyona ilk kez katılacak olan takım, 20-30 Kasım tarihlerinde 24 ülkenin mücadele edeceği turnuvada başarılı olabilmek için başkent Hartum'daki kampta antrenman yapıyor. </div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247522.jpg"/>Daha tecrübeli rakipleriyle mücadele edecek olan Sudanlı oyuncular, savaşın getirdiği idari ve lojistik zorluklara boyun eğmeyerek, dünya sahnesine çıkma hayallerine sıkı sıkıya tutunuyor.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247516.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247525.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247523.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247521.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247526.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/tum-zorluklara-ragmen-dun-779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-bakan-ahmet-denizolgunun-mezari-acildi-10-yil-sonra-yeniden-otopsi-yapilacak-287987</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Bakan Ahmet Denizolgun'un mezarı açıldı! 10 yıl sonra yeniden otopsi yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Beykoz'daki evinde geçirdiği beyin kanaması sonucu 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un mezarında fethi kabir işlemi yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Bakan Ahmet Denizolgun'un mezarı açıldı! 10 yıl sonra yeniden otopsi yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının "fethi kabir" kararı doğrultusunda, Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri sabah saatlerinde Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabrine geldi.<br><br>Mezarlık çevresi ve Denizolgun'un mezarının etrafı polis ekiplerince bariyerlerle çevrilerek yoğun güvenlik önlemi alındı. Mezarlığın belirli bölümlerinde de giriş çıkışlar kapatıldı.<br><br>Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınarak incelenmek üzere nakil aracıyla ATK'ye götürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/denizolgunn-19082026ca76c0de.jpg"/><p>Yaklaşık 4 saat süren fethi kabir işlemlerinin tamamlanmasının ardından ekipler mezarlıktan ayrıldı.<br><br>ATK'de cenaze üzerinde yapılacak inceleme sonrasında Denizolgun'un ölüm sebebine ilişkin rapor hazırlanacak.</p><p><b>- NE OLMUŞTU?</b></p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.<br><br>Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.<p><b>ESKİ BAKANIN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ </b></p><p>Alihan Kuriş soruşturması derinleştirilirken önemli bir gelişme daha yaşandı. Alihan Kuriş'in dayısı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 10 yıl önceki ölümü şüpheli bulundu. Fethi kabir işlemi kapsamında İstanbul Karacaahmet'teki mezarı açılıyor. Detayları 24 Muhabiri Eren Coşkundili aktardı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video2-190820266f72599c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/eski-bakan-ahmet-denizolg-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ihrac-ve-istifa-dalgasi-mendereste-ak-parti-zaferi-chp-ve-yeni-partiyi-karistirdi-287986</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İhraç ve istifa dalgası! Menderes'te AK Parti zaferi CHP ve YENİ Parti'yi karıştırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in tutuklanmasının ardından gerçekleştirilen başkanvekili seçimini AK Parti'nin kazanması, CHP ve YENİ Parti'de siyasi sonuçlara yol açtı. CHP'li meclis üyesi Harun Bila kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilirken, YENİ Parti'den iki meclis üyesi istifa ederek görevlerine bağımsız olarak devam edeceklerini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İhraç ve istifa dalgası! Menderes'te AK Parti zaferi CHP ve YENİ Parti'yi karıştırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menderes Belediyesi'nde 17 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçiminde AK Parti adayı Asuman Şen'in göreve getirilmesinin ardından CHP ve YENİ Parti cephesinde başlayan tartışmalar sürüyor. Seçim sürecinde CHP ve YENİ Parti arasında ortak bir uzlaşma sağlanamaması, AK Parti'nin seçimi kazanmasında etkili oldu. Seçimde AK Parti'ye oy verdiğini açıklayan CHP'li meclis üyesi Harun Bila ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.</p><p><b>YENİ PARTİ'DE 2 İSTİFA</b></p><p>Seçim sonucunun ardından YENİ Parti'de ise belediye meclis üyeleri Şirzat Peker ve Füsun Demir partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç'ün aday belirleme süreci kapsamında düzenlediği toplantılara da katılan Peker ve Demir, yaptıkları açıklamalarda sürecin doğru yönetilmediğini ve yaşanan gelişmelerin sonucunda belediyenin AK Parti'ye geçtiğini ifade etti.</p><h3><b>"YANLIŞ GÖRDÜĞÜM BİR ANLAYIŞA TEPKİ GÖSTERİYORUM"</b></h3><p>Füsun Demir, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada siyasette makam ve kişisel çıkarların önüne ilke ve duruşun geçmesi gerektiğini belirtti. Demir, "Üyesi olduğum siyasi partiden, yaşanan süreç nedeniyle istifa etmiş bulunuyorum. Çünkü toplumun beklentisi; kişisel hesapların değil, halkın menfaatinin ve ortak değerlerin gözetilmesidir. Bugün aldığım kararın arkasındayım. Kimseyi hedef almak için değil, yanlış gördüğüm bir anlayışa karşı tepkimi ortaya koymak için bu açıklamayı yapıyorum" dedi. Demir, bundan sonraki siyasi çalışmalarını bağımsız meclis üyesi olarak sürdüreceğini bildirdi.</p><p><b>PEKER: "GEREKLİ DESTEĞİ BULAMADIM"</b></p><p>Şirzat Peker de seçim sürecinde farklı siyasi gruplar arasında ortak bir uzlaşma zemini oluşmadığını ve kendisi konusunda gerekli desteği göremediğini belirterek YENİ Parti'den istifa ettiğini açıkladı. Peker, "Ben Şirzat Peker olarak, bugüne kadar görev yaptığım süre içerisinde Menderes'imize ve değerli hemşehrilerimize hizmet etmeyi, siyasi görüş ve parti ayrımı gözetmeden ilçemizin menfaatlerini savunmayı kendime ilke edindim" ifadelerini kullandı. Kararının bir kırgınlık veya kişisel hesaplaşma olmadığını belirten Peker, siyasi yoluna herhangi bir partiye bağlı olmadan bağımsız şekilde devam edeceğini söyledi.</p><p>Peker ayrıca, Meclis Başkan Vekilliği görevine seçilen Asuman Şen'i tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ihrac-ve-istifa-dalgasi-m-901_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-kayitli-istihdam-artisi-kamu-maliyesine-kazanc-sagliyor-287985</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Kayıtlı istihdam artışı kamu maliyesine kazanç sağlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ikinci çeyreğinde tarım hariç sektörlerde son bir yılda ortalama kayıt dışı istihdam oranının yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyrettiğini belirterek, "Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Kayıtlı istihdam artışı kamu maliyesine kazanç sağlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini değerlendirdi.</p><p>İkinci çeyrekte mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 7,9&#39;a gerilediğine ve istihdamın çeyreklik bazda 155 bin kişi arttığına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/39e460c1041c438cabbd-190820262f6786c2.jpg"/><p>&quot;Tarım hariç sektörlerde son bir yıldaki ortalama kayıt dışı istihdam oranı yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyretti. Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Beşeri sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve iş gücüne katılımı artıran politikalarımızı sürdürüyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bakan-simsek-kayitli-isti-130_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287982</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslandikca-yurumek-neden-daha-yorucu-hale-geliyor-287982</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlandıkça yürümek neden daha yorucu hale geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin ortak çalışmasında, yaşlı yetişkinlerin yürüyüş sırasında dengeyi hız ve verimliliğe tercih ettiği ortaya çıktı. Araştırmada, yaş ilerledikçe yürüyüşün neden daha zor ve yorucu hale geldiği bilimsel olarak incelendi. Uzmanlar, hareketliliği korumak için egzersiz ve denge çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlandıkça yürümek neden daha yorucu hale geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü yeni bir araştırmada, yaşlı yetişkinlerin yürüyüş sırasında dengeyi sağlamak için hareket verimliliğinden ödün verdiği tespit edildi. Bilim insanları, 26 ile 86 yaşları arasındaki 107 sağlıklı yetişkinin yürüyüş verilerini analiz ederek, yaşlandıkça vücudun yürüyüş stratejilerinde önemli değişiklikler yaşandığını gözler önüne serdi. Araştırmada, yaşlı bireylerin her adımda bileklerini daha fazla sertleştirdiği, bunun da düşme riskini azaltırken kasların daha fazla çalışmasına ve ileri hareketin azalmasına yol açtığı belirlendi. Bu değişikliklerin, adım boyunun kısalmasına, yürüyüş hızının düşmesine ve yorgunluğun daha çabuk hissedilmesine neden olduğu vurgulandı. Uzmanlar, hareketliliği korumak için denge, koordinasyon ve alt bacak gücünü hedefleyen egzersizlerin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p><h3>Dr. Cody Lindsay: 'Yaşlılarda bilek sertliği yürüyüşü zorlaştırıyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı ve spor teknolojisi uzmanı Dr. Cody Lindsay, bileğin dengeyi sağlamak ve vücudu ileri itmek için kilit rol oynadığını belirtti. Dr. Lindsay, yaşlanmanın vücudu verimlilikten çok dengeye öncelik vermeye yönlendirdiğini ifade etti. Bu durumun, kişiyi dik tutmada faydalı olmasına rağmen, yürüyüşün daha fazla çaba gerektirmesine yol açtığını söyledi. Araştırmada, yaşlı bireylerin ayak bileği çevresindeki karşıt kasları aynı anda aktif hale getirme eğiliminin arttığı, bu durumun tıbbi literatürde 'ko-kontraksiyon' olarak adlandırıldığı kaydedildi. Bilek ekleminin bu şekilde sertleşmesi, yürüyüşte dengeyi artırırken, kasların daha fazla enerji harcamasına ve ileri hareketin azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak, yaşlılarda adımlar kısalıyor, yürüyüş yavaşlıyor ve yorgunluk daha hızlı hissediliyor. Dr. Lindsay, bu değişimin günlük yaşamda bağımsızlığı ve güveni olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.</p><h3>Dr. Maarten Immink: 'Sinir sistemi güvenliği önceliyor'</h3><p>Araştırmanın eş yazarı ve Flinders Üniversitesi Aktif Yaşam Araştırma Programı lideri Doçent Dr. Maarten Immink, bulguların yaşlanmayla birlikte sinir sisteminin hareket yönetiminde güvenliği ön plana çıkardığını gösterdiğini belirtti. Dr. Immink, yaşlılarda sinir sisteminin, dengeyi performansın önünde tutan bir strateji geliştirdiğini vurguladı. Bu yaklaşım, yorgunluk seviyesinin artmasına ve uzun mesafelerde yürüyüşün daha zor hale gelmesine yol açıyor. Ayrıca, takılma veya kayma gibi durumlarda toparlanma yeteneğinin azalması, yaşlı yetişkinlerde düşme riskini ciddi biçimde yükseltiyor. Dr. Immink, bu değişikliklerin yavaş ve sinsi biçimde ilerleyerek, bireylerin kendilerini daha çabuk yorulmuş ve dengesiz hissetmelerine neden olabileceğini söyledi. Özellikle engebeli zeminlerde yürürken yaşanan bu güven kaybı, yaşlıların günlük yaşam kalitesini ve bağımsızlığını tehdit ediyor.</p><h3>Egzersizle hareketliliği korumak mümkün</h3><p>Araştırma ekibi, bulguların yaşlı yetişkinlerde hareketliliği korumak ve düşmeleri önlemek için uygulanabilecek stratejilere ışık tuttuğunu belirtti. Uzmanlar, egzersiz programlarının yalnızca kas gücü artırmaya değil, denge ve koordinasyonun geliştirilmesine de odaklanması gerektiğini vurguladı. Dr. Lindsay, düzenli fiziksel aktivitenin, tai chi gibi denge çalışmaları ile alt bacak kaslarını güçlendiren ve koordinasyonu zorlayan aktivitelerin yaşlılar için büyük fark yaratabileceğini ifade etti. Küçük ama sürekli yapılan egzersizlerin, bireylerin kendilerini daha uzun süre güvende, hareketli ve bağımsız hissetmelerine katkı sağladığı belirtildi. Araştırmacılar, bu tür fiziksel aktivitelerin yaygınlaştırılmasıyla yaşlılarda düşme oranlarının azalabileceğini ve sağlıklı yaşlanmanın desteklenebileceğini umuyor. Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, yaşlılarda yürüyüşte denge ve güvenliğin sağlanmasının, günlük yaşamda bağımsızlık ve yaşam kalitesi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin yürüttüğü bu bilimsel araştırma, yaşlı bireylerde yürüyüş sırasında dengeyi ön plana çıkaran stratejilerin, hareket verimliliğinde azalmaya ve yorgunluğun artmasına neden olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, egzersiz ve denge çalışmalarının, yaşlılarda hem düşme riskini azaltmada hem de bağımsızlığı korumada anahtar rol oynadığını belirtiyor. Bu bulgular, yaşlılıkta sağlıklı ve aktif kalmanın yollarını arayan herkes için önemli ipuçları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yaslandikca-yurumek-neden-803_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287981</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yorgunken-antrenman-yapilir-mi-her-zaman-dinlenmeniz-gerekmiyor-287981</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yorgunken antrenman yapılır mı? Her zaman dinlenmeniz gerekmiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Spor dünyasında en çok tartışılan konulardan biri olan antrenman arası toparlanma süresi, pek çok sporcuyu ve fitness meraklısını yanıltıyor. Uzmanlar, bir sonraki antrenman için tamamen toparlanmış olmanın zorunlu olmadığını belirtiyor ve doğru planlama ile yorgunluğun yönetilebileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yorgunken antrenman yapılır mı? Her zaman dinlenmeniz gerekmiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Egzersiz rutinlerinde toparlanma meselesi, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli sporcular için kritik bir öneme sahip. Ne kadar yoğun ve sık antrenman yaparsanız, toparlanmanın değeri de o ölçüde artıyor. Whoop gibi giyilebilir teknoloji ürünleri toparlanma düzeyinize sayısal bir değer biçerken, Garmin saatleri gibi cihazlar bir antrenmanın ardından toparlanmanızın ne kadar süreceğini tahmin edebiliyor. Ancak gerçek hayatta toparlanma, bir ekrandaki rakamın gösterdiği kadar basit ve düz bir süreç değil. Pazartesi günü ağır bir antrenman yapıp Salı sabahı biraz yorgun uyanmak son derece doğal bir durum; fakat bu, Salı gününü tamamen boş geçirmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Toparlanmanın aslında ne ifade ettiğini ve bunu en verimli şekilde nasıl sağlayabileceğinizi anlamak, antrenman kalitenizi doğrudan etkiliyor.</p><h3>Yeni başlayanlar için dinlenme günleri neden kritik?</h3><p>Bir egzersiz programına ilk adımınızı atıyorsanız, antrenmanlar arasında en az bir gün dinlenme bırakmak genel olarak tavsiye edilen bir yaklaşım. Başlangıç seviyesindeki koşuculara yönelik hazırlanan Couch to 5K programı, katılımcılardan gün aşırı dinlenmelerini istiyor. Benzer biçimde, squat, bench press ve deadlift gibi temel hareketlere odaklanan powerlifting programları olan Starting Strength ve Stronglifts 5x5 de aynı mantığı benimsiyor. Bu yaklaşım yeni başlayanlar için oldukça mantıklı bir strateji çünkü temel amacı, yoğun antrenman günlerinin sayısını kontrol altında tutmak. Egzersize yeni başlayan biri için her antrenman günü zaten zorlu bir gün sayılıyor ve bu düzenleme sayesinde sıkı çalışma ile dinlenme arasında sağlıklı bir denge kuruluyor. Vücut henüz bu tür yüklenmelere alışık olmadığından, aradaki dinlenme günleri kas onarımı ve sinir sistemi toparlanması için vazgeçilmez bir fırsat sunuyor.</p><p>Ancak birkaç ay boyunca düzenli olarak antrenman yaptıktan sonra tablo değişmeye başlıyor. Hafif günlerde hiçbir şey yapmamak yerine, düşük yoğunluklu aktiviteler rahatlıkla kaldırılabiliyor. Deneyimli koşucular, her gün yapılan hafif tempolu bir koşuyu neredeyse hiçbir şey olarak değerlendiriyor. Bu durum, hepimizin günlük hayatta farkında bile olmadan sürdürdüğü temel aktivite seviyesine benziyor; işte ayakta durmak, köpeği gezdirmek ya da markete yürümek gibi. Aynı prensip ağırlık çalışması için de geçerli. Yaygın stratejilerden biri, üst vücut ve alt vücut günlerini dönüşümlü olarak planlamak ve böylece aynı kas grubunu arka arkaya iki gün zorlamaktan kaçınmak. Bununla birlikte, yeterli deneyime sahip biri isterse her gün tüm vücudunu çalıştıran bir program da uygulayabiliyor. Burada belirleyici olan faktör, toplam iş yükünün doğru yönetilmesi.</p><h3>Tam toparlanmadan önce hafif antrenmanlar yapılabilir mi?</h3><p>Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, toplamda vücuttan ne kadar iş talep edildiğini gözlemlemek. Haftada beş veya daha fazla gün ağırlık çalışması yapılan dönemlerde bile, her günün yoğunluğu farklı olabiliyor. Örneğin, ağır deadlift hareketleri toparlanması en güç olan egzersizlerin başında geliyor ve bu nedenle genellikle haftada yalnızca bir kez programa dahil ediliyor. Çoğu antrenman tüm vücudu hedefleyen orta yoğunlukta seanslardan oluşurken, haftanın en az bir günü daha hafif işlerin yapıldığı bir tür "eğlence" günü olarak ayrılabiliyor. Bu günlerde yardımcı hareketler, kardiyo çalışması veya aşırı yorgunluk yaratmayan teknik driller tercih ediliyor. Bu tür bir planlama, hem fiziksel hem de zihinsel toparlanmayı destekliyor.</p><p>Dayanıklılık sporcuları için de temel ilke aynı kalıyor, ancak programın görünümü farklılaşıyor. Maraton hazırlığı sürecinde bir koşucu, Çarşamba günü hız çalışması veya kuvvet antrenmanı yaparken, Cumartesi günü uzun mesafe koşusuna çıkabiliyor. Haftanın geri kalan günleri ise kısa ve düşük tempolu koşularla dolduruluyor. Durumu şöyle düşünmek gerekiyor: antrenman planının bir noktasında 24 kilometrelik bir koşu yapmak gerekiyor, ancak bu mesafeyi her gün koşmaya kalkmak çoğu insanı tükenme noktasına sürüklüyor. Hafta boyunca antrenmanların süresini ve yoğunluğunu değiştirmek, vücuttaki toplam yükü makul seviyelerde tutmanın en etkili yolu. Bu yüzden ne zaman tam gaz gidip ne zaman frene basacağınız konusunda yol gösteren, bir koç ya da uzman tarafından hazırlanmış bir antrenman planı kullanmak büyük avantaj sağlıyor. Couch to 5K ve Starting Strength gibi programlar bu dengeyi yeni başlayanlar için kuruyor; ileri seviyeye geçildiğinde ise aynı felsefe korunuyor, yalnızca programın detayları sporcuyu zorlamaya devam edecek şekilde uyarlanıyor.</p><h3>Antrenman sürecinde yorgunluk hissetmek ne anlama geliyor?</h3><p>İşte burada kafaları karıştıran bir durum ortaya çıkıyor. Egzersize yeni başlayan ya da antrenman hacmini artıran biri, ikinci gün spor salonunda ilk günkü performansını yakalayamadığını fark edebiliyor. Daha çok çalışıyor ama performans düşüyor. Bu noktada çoğu kişi aşırı zorladığı ve geri adım atması gerektiği sonucuna varıyor, ancak bu her zaman doğru bir çıkarım değil. İlk antrenmanın yarattığı yorgunluk gerçek olabilir, fakat bu mutlaka yanlış bir şey yapıldığına işaret etmiyor. Perspektifi kaybetmemek çok önemli: eğer sürekli ve kronik bir yorgunluk hissediliyorsa, programa daha fazla dinlenme günü eklemek gerekebilir. Ya da bir haftadan diğerine iş yükü iki katına çıkarıldıysa, evet, muhtemelen çok fazla şey çok erken yapılıyor demek. Ancak çoğu durumda, antrenman performansındaki günlük iniş çıkışlar hayatın doğal bir parçası.</p><p>Bir antrenmandan diğerine yaşanan küçük farklılıklar aslında büyütülecek bir mesele değil. Pazartesi günü on şınav çekilebiliyorken, Çarşamba ve Cuma günleri ancak yediye ulaşılabiliyorsa, bu gayet normal bir tablo. Endişelenmeye gerek yok. Çalışmaya devam edildiğinde, yediler sekize, sekizler ona dönüyor ve bir süre sonra iyi dinlenilmiş bir günde on beş şınav çekilebiliyor. Toparlanma süreci doğrusal ilerlemiyor; bazı günler daha iyi, bazı günler daha zayıf performans göstermek işin doğasında var. Önemli olan, uzun vadeli trendi takip etmek ve küçük dalgalanmalara takılmamak.</p><h3>Tam toparlanma ne zaman gerçekten gerekli?</h3><p>Gerçek şu ki, her antrenman uzun vadede vücudu daha güçlü kılıyor, ancak kısa vadede belirli bir yorgunluk biriktiriyor. Eğer tekrar spor salonuna adım atmadan önce tamamen, eksiksiz biçimde toparlanana kadar beklenecek olsa, antrenman sıklığı dramatik şekilde düşer ve kayda değer bir ilerleme sağlanamaz. Bunun yerine, birikmiş yorgunluğun içinden geçerek antrenman yapmak daha verimli bir strateji olarak öne çıkıyor. Bir yarış veya powerlifting müsabakası gibi performansın ön planda olduğu bir etkinliğe hazırlanılıyorsa, antrenman programı belirli bir noktaya kadar giderek zorlaşıyor. Yarışmadan kısa bir süre önce ise birikmiş kazanımların ortaya çıkması için yeterli miktarda dinlenme veriliyor. Bu süreç, spor biliminde "azalma" ya da "taper" olarak biliniyor.</p><p>Maraton hazırlığında bu azalma dönemi yaklaşık üç hafta sürüyor. Beş kilometrelik bir yarış için ise öncesinde sadece bir veya iki günlük dinlenme yeterli oluyor. Powerlifting müsabakasına katılacak bir sporcu, yarışma gününden bir ya da iki hafta önce normalden biraz daha az ağırlık kaldırarak vücuduna toparlanma fırsatı tanıyor. Bu azalma döneminde atlanan her antrenman, uzun vadeli gelişmeden küçük bir pay feda ediyor, ancak karşılığında kısa vadeli yorgunluğu ortadan kaldırıyor. Aynı mantık bireysel testler için de uygulanabiliyor: örneğin, maksimum şınav sayısını ölçmek isteyen biri, test gününden birkaç gün önce dinlenerek çok daha iyi bir sonuç elde edebiliyor. Düzgün bir antrenman dönemi ve ardından planlı bir dinlenme sürecinin ardından, ilk denemede yapılandan çok daha fazla tekrar sayısına ulaşmak mümkün. Sonuç olarak, tam toparlanma günlük bir gereklilik değil, performansın zirve yapması gereken anlarda stratejik olarak kullanılacak bir araç.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yorgunken-antrenman-yapil-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287980</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/20-yil-sonra-yeniden-rekor-andy-green-bu-kez-hidrojen-gucuyle-654-kms-yapti-287980</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[20 yıl sonra yeniden rekor! Andy Green bu kez hidrojen gücüyle 654 km/s yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Britanyalı pilot Andy Green, Bonneville Tuz Düzlükleri'nde JCB Hydromax ile 654 km/s hız yaparak hidrojenli araçlarda yeni bir dünya rekoruna imza attı. Utah'taki bu tarihi başarı, hem mühendislik hem de sürdürülebilirlik açısından dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[20 yıl sonra yeniden rekor! Andy Green bu kez hidrojen gücüyle 654 km/s yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Britanyalı emekli savaş pilotu Andy Green, ABD'nin Utah eyaletinde bulunan Bonneville Tuz Düzlükleri'nde, hidrojenle çalışan JCB Hydromax ile saatte 654 kilometreye ulaşarak yeni bir dünya hız rekoru kırdı. Green, bu denemeyle hidrojenli araçlarla ulaşılan en yüksek hıza imza attı. 64 yaşındaki Green'in bu başarısı, iki hidrojenli içten yanmalı motora sahip ve toplamda 1.600 beygir gücünde olan Hydromax aracının iki denemesinin ortalaması alınarak tescillendi. Bu rekor, 2004 yılında kırılan ve 185,5 mil (yaklaşık 298 km/s) olan önceki resmi hidrojenli araç hız rekorunun iki katından fazla bir seviyeye ulaştı.</p><h3>Andy Green: 'Hidrojenle dünya rekoru kırmak büyük bir ayrıcalık'</h3><p>Andy Green, daha önce de karada ses bariyerini aşan ilk kişi olarak tarihe geçmişti. 1997'de jet motorlu ThrustSSC ile Nevada'daki Black Rock Çölü'nde saatte 1.228 kilometreye ulaşarak ses hızını aşan Green, şimdi de hidrojenli araç kategorisinde bir ilke imza attı. Green, "Yirmi yıl sonra hidrojen gücüyle dünya karada hız rekoru kırmak büyük bir ayrıcalık. Bu başarı, uluslararası bir ekip ve ileri teknoloji sayesinde mümkün oldu" ifadelerini kullandı. Green, bu zorluğu kabul etmesinde eşi ve JCB Başkanı Lord Anthony Bamford'un önemli rol oynadığını da vurguladı. Bamford ise, "Yirmi yıl önce JCB Dieselmax ile Bonneville'de dizel motorların sınırlarını zorladık. Şimdi ise hidrojenle çalışan motorlarla yeni bir çağ başlatıyoruz" açıklamasında bulundu.</p><h3>JCB Hydromax ile sürdürülebilir hız rekoru</h3><p>JCB, çevre dostu hidrojen teknolojisinin potansiyelini göstermek amacıyla Hydromax aracını özel olarak geliştirdi. Mayıs ayında Cambridgeshire'daki RAF Wittering üssünde yapılan testlerde Hydromax, 335 km/s hıza ulaşarak rekorun sinyallerini vermişti. Bonneville'deki son denemede ise bu hız neredeyse ikiye katlandı. Hidrojenli araçların geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülen bu rekor, hem otomotiv sektöründe hem de sürdürülebilir enerji alanında büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu tür başarıların hidrojen teknolojisinin yaygınlaşmasına ve çevreye duyarlı ulaşım çözümlerinin gelişmesine katkı sağlayacağını belirtiyor. Green'in rekoru, hidrojenli araçların performansını kanıtlaması açısından da bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.</p><p>Andy Green'in Bonneville Tuz Düzlükleri'nde kırdığı bu yeni hız rekoru, hem teknolojik ilerleme hem de sürdürülebilir ulaşım hedefleri açısından önemli bir örnek olarak öne çıktı. JCB Hydromax'ın elde ettiği başarı, hidrojenli araçların gelecekte daha fazla ilgi görmesini sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/20-yil-sonra-yeniden-reko-378_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yaban-mersini-secerken-yalnizca-rengine-bakmayin-paketin-altini-da-kontrol-edin-287979</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaban mersini seçerken yalnızca rengine bakmayın! Paketin altını da kontrol edin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yaban mersini, İstanbul ve Türkiye genelinde market raflarında yerini almaya devam ederken, gıda güvenliği uzmanları taze meyve seçiminde ciddi risklere karşı uyarıyor. Özellikle bozulma belirtileri gösteren yaban mersinlerinin hem sağlık hem de ekonomik açıdan önemli sorunlara yol açabileceği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaban mersini seçerken yalnızca rengine bakmayın! Paketin altını da kontrol edin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marketlerde ve semt pazarlarında sıkça karşılaşılan yaban mersini, hem lezzeti hem de besin değeriyle tercih edilen meyveler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, taze yaban mersini seçerken dikkat edilmesi gereken kritik noktalar konusunda tüketicileri uyarıyor. Son günlerde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrinde satılan yaban mersinlerinde bozulma belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiği bildirildi. Gıda güvenliği uzmanları, özellikle küf, aşırı nem, ezilme ve olgunlaşmamış meyveler konusunda tüketicilerin bilinçli davranmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><h3>Uzmanlardan yaban mersini seçimi için 7 altın kural</h3><p>Yaban mersini satın alırken dikkat edilmesi gereken ilk nokta, meyvenin dış görünüşü oluyor. Uzmanlar, en kaliteli yaban mersinlerinin şişkin, sert ve derin mavi ya da mor-mavi renkte olanlar olduğunu vurguluyor. Bu renk tonları, yaban mersininin antioksidan bakımından zengin olduğunu gösteriyor. Ayrıca, yaban mersinlerinin üzerinde "bloom" adı verilen gümüşi, tozlu bir tabaka bulunması da tazeliğin göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu doğal tabaka, meyvenin nemini ve kalitesini korumasına yardımcı oluyor. Gıda güvenliği alanında çalışan Zach Semerikov, bu tabakanın olumsuz bir işaret olmadığını, aksine taze ve sağlıklı yaban mersinlerinin belirgin özelliği olduğunu ifade ediyor. Tazelik tarihi, meyvelerin ne kadar süreyle tüketilebileceği konusunda yol gösterici olurken, alışveriş sırasında kutunun hafifçe sallanıp meyvelerin birbirine yapışıp yapışmadığına da bakılması öneriliyor. Tüm bu detaylar, tüketicilerin yaban mersini seçerken hata yapmasını engelleyen önemli ipuçları arasında yer alıyor.</p><h3>Küf ve nem uyarısı: Yaban mersininde riskli paketlere dikkat</h3><p>Yaban mersini alışverişinde en büyük risklerden biri, meyvelerde küf oluşumu. Rutgers Üniversitesi Gıda Bilimleri Bölümü Başkanı Don Schaffner, paketlenmiş yaban mersinlerinde küf tespit edildiğinde o ürünün kesinlikle satın alınmaması gerektiğini belirtiyor. Küf, genellikle yüzeyde görülenden daha geniş bir alana yayılabildiği için, tek bir meyvede fark edilen küfün tüm paketi etkileyebileceği unutulmamalı. Ayrıca, kutunun altı ve yanları da dikkatlice incelenmeli; zira küf bazen gözden kaçabiliyor. Uzmanlar, paketin içinde sıvı birikmişse veya meyveler nemli görünüyorsa, bu durumun küf oluşumunu hızlandırdığını ve yaban mersinlerinin bozulmaya başladığını gösterdiğini söylüyor. Hasarlı, ezilmiş veya kabuğu çatlamış meyveler de hem kaliteyi düşürüyor hem de bozulmayı hızlandırıyor. Brantley-Lopez, aşırı kırmızı veya yeşil renkteki yaban mersinlerinin ise olgunlaşmadığı için ekşi ve tatsız olacağını belirtiyor. Bu nedenle, alışveriş sırasında sadece görünümü değil, meyvelerin dokusu ve rengi de dikkatle incelenmeli.</p><h3>Yaban mersinini doğru saklamak için uzmanlardan pratik öneriler</h3><p>Yaban mersini satın alındıktan sonra tazeliğini korumak için doğru saklama yöntemleri büyük önem taşıyor. Brantley-Lopez, yaban mersininin buzdolabında, 4°C veya daha düşük bir sıcaklıkta muhafaza edilmesini öneriyor. Meyvelerin hava alabilen orijinal kaplarında saklanması, içerideki hava akışını sağlayarak nemin birikmesini ve küf oluşumunu önlüyor. Semerikov da, marketten alınan kapaklı kutuların genellikle yeterli olduğunu, ancak meyvelerin kuru kalmasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Yaban mersinini tüketmeden hemen önce yıkamak, fazla nemin önüne geçerek raf ömrünü uzatıyor. Schaffner, yaban mersinlerinin erken yıkanmasının küf riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Donmuş yaban mersinleri ise, orijinal ambalajında ya da hava geçirmez dondurucu kaplarında, -18°C veya daha düşük sıcaklıkta saklanmalı. Bu uygulamalar, hem meyvenin besin değerinin korunmasına hem de bozulmanın önlenmesine katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, yaban mersini alışverişinde ve saklamasında gösterilecek özen, hem sağlığı koruyor hem de ekonomik kayıpların önüne geçiyor. Uzmanların önerilerine uyarak, taze ve kaliteli yaban mersini tüketmek mümkün. Özellikle küf ve bozulma belirtilerine karşı dikkatli olunması, sağlıklı beslenme için vazgeçilmez bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yaban-mersini-secerken-ya-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-ferencvaros-karsisinda-avrupa-kupalarindaki-156-macina-cikiyor-287978</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor, Ferencvaros karşısında Avrupa kupalarındaki 156. maçına çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Macaristan'ın Ferencvaros takımıyla sahasında karşılaşacak Trabzonspor, Avrupa kupalarındaki 156. maçına çıkacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor, Ferencvaros karşısında Avrupa kupalarındaki 156. maçına çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bordo-mavili takım, Avrupa kupalarında daha önce oynadığı 155 müsabakanın 56&#39;sından galibiyetle ayrıldı. 60 karşılaşmada mağlup olan Karadeniz ekibi, 39 maçta da rakipleriyle berabere kaldı.</p><p>Trabzonspor, ilk olarak 1976-1977 sezonunda başlayan Avrupa serüveninde Şampiyon Kulüpler Kupası/UEFA Şampiyonlar Ligi&#39;nde 30, UEFA Kupası/UEFA Avrupa Ligi&#39;nde 97, Avrupa Kupa Galipleri Kupası&#39;nda 12, UEFA Intertoto Kupası&#39;nda 8 ve UEFA Konferans Ligi&#39;nde 8 maç oynadı.</p><p>Bordo-mavililer, bu müsabakalarda 194 gol atarken kalesinde 209 gol gördü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/detaykurtarldkurtarl-1908202601a70390.jpg"/><p><b>- UEFA AVRUPA LİGİ'NDE 98. MAÇ</b></p><p>Trabzonspor, Ferencvaros ile oynayacağı maçla UEFA Kupası ve UEFA Avrupa Ligi adıyla düzenlenen Avrupa&#39;nın 2 numaralı kupasında 98. maçına çıkacak.</p><p>UEFA Kupası&#39;nda ilk olarak 1982-1983 sezonunda Almanya&#39;nın Kaiserslautern takımıyla eşleşen bordo-mavililer, bugüne kadar oynadığı 97 maçın 38&#39;inde sahadan galibiyetle ayrıldı. 22 maçta berabere kalan Karadeniz ekibi, 37 karşılaşmada ise mağlup oldu.</p><p>Bu maçlarda rakip fileleri 130 kez havalandıran Karadeniz ekibi, kalesinde 131 gol gördü.</p><p><b>- AVRUPA'DAKİ TARİHİ GALİBİYETLER</b></p><p>Trabzonspor, Avrupa sınavlarında güçlü takımlara karşı da başarılı sonuçlar aldı.</p><p>Bordo-mavililer, 1976-1977 sezonunda İngiltere&#39;nin Liverpool, 1983-1984&#39;te İtalya&#39;nın Inter ve 1990-1991 sezonunda İspanya&#39;nın Barcelona takımlarını Hüseyin Avni Aker Stadı&#39;nda 1-0&#39;lık sonuçlarla yenmeyi başardı.</p><p>Karadeniz ekibi, 1983-1984 sezonunda yendiği Inter&#39;i 14 Eylül 2011&#39;de oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçında deplasmanda 1-0 mağlup ederek Avrupa&#39;da adından söz ettirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/detaykurtarld1301202-19082026a3c01c6d.jpg"/><p><b>- EN FARKLI GALİBİYET</b></p><p>Bordo-mavililer, Avrupa kupalarındaki en farklı galibiyetini Arnavutluk&#39;un Vllaznia takımı karşısında aldı.</p><p>Karadeniz temsilcisi, 2007-2008 sezonunda UEFA Intertoto Kupası&#39;nda Arnavutluk temsilcisini sahasında 6-0 mağlup ederek Avrupa&#39;daki en farklı galibiyetine imza attı.</p><p>Karadeniz ekibi, Avrupa kupalarında en farklı yenilgisini ise İspanya&#39;nın Barcelona takımı karşısında yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/christoulai1-1908202633029991.jpg"/><p>Trabzonspor, 1990-1991 sezonundaki Avrupa Kupa Galipleri Kupası 1. tur rövanş maçında deplasmanda Barcelona&#39;ya 7-2 mağlup oldu.</p><p>Bordo-mavili ekibin Avrupa kupaları tarihindeki en fazla gol atan oyuncusu ise Hami Mandıralı oldu. Trabzonspor&#39;un unutulmaz golcüsü, Avrupa kupalarında toplam 23 gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/93733e9395c34b889dd6-19082026ac59d389.jpg"/><p>- Avrupa performansı</p><p>Trabzonspor&#39;un Avrupa kupalarında oynadığı 155 maçın performans tablosu şöyle:</p><p><table><tr><td>Organizasyon</td><td>Maç</td><td>G</td><td>B</td><td>M</td><td>A</td><td>Y</td></tr><tr><td>Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi</td><td>30</td><td>10</td><td>8</td><td>12</td><td>25</td><td>36</td></tr><tr><td>Kupa Galipleri Kupası</td><td>12</td><td>4</td><td>4</td><td>4</td><td>13</td><td>18</td></tr><tr><td>UEFA Kupası-Avrupa Ligi</td><td>97</td><td>38</td><td>22</td><td>37</td><td>130</td><td>131</td></tr><tr><td>UEFA Intertoto Kupası</td><td>8</td><td>3</td><td>1</td><td>4</td><td>19</td><td>12</td></tr><tr><td>UEFA Konferans Ligi</td><td>8</td><td>1</td><td>4</td><td>3</td><td>7</td><td>12</td></tr><tr><td>Toplam</td><td>155</td><td>56</td><td>39</td><td>60</td><td>194</td><td>209</td></tr></table></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/trabzonspor-ferencvaros-k-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatanda-sualti-haritalama-icin-yeni-cozumler-avista-projesi-gun-yuzune-cikiyor-287977</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da sualtı haritalama için yeni çözümler! AVISTA projesi gün yüzüne çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Otonom insansız deniz araçları konusunda SANCAR ve RAFNAR ile önemli bir yetkinliğe ulaşan HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da, AVISTA ismini verdiği öz kaynaklı yeni bir AR-GE projesini ilk kez tanıtacak. HAVELSAN; AVISTA projesi ile GNSS erişiminin bulunmadığı sualtı ortamlarında hassas konumlandırma, üç boyutlu sualtı haritalama, gemi karinası denetim sistemi, kritik sualtı yapılarının korunması ve entegre güvenlik yeteneklerinin milli imkânlarla geliştirilmesini hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da sualtı haritalama için yeni çözümler! AVISTA projesi gün yüzüne çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sualtı sensörlerinin yüksek maliyetleri ve tedarik süreçlerinde karşılaşılan gümrük kısıtlamaları nedeniyle, uygun maliyetli ve kolay erişilebilir sensörler kullanılarak platformlara akıl katan algoritmaların geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkan <b>AVISTA</b> projesi, <b>HAVELSAN'ın</b> <b>ÇAKA</b> Dalış Yapabilen Hibrit İnsansız Deniz Aracı (H-İDA) projesinde de doğrudan kullanılacak yeteneklere altyapı oluşturacak.</p><p>6 serbestlik derecesine sahip uzaktan kumandalı sualtı aracını (ROV) geliştirme ve test platformu olarak kullanan <b>HAVELSAN</b>; <b>AVISTA</b> projesini platform bağımsız algoritmalar ve yazılım mimarisi ile geliştiriyor. Böylece, gelecekte farklı sualtı araçlarına entegre edilebilir ve <b>ADVENT</b> Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışabilir yeteneği de kazanmayı hedefliyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/havelsanavista-1908202680f0b8fb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Henüz bir AR-GE projesi olan <b>AVISTA</b>; bütünleşik sualtı konumlama sistemi, sualtı haritalama, gemi karina inceleme sistemi ve navigasyon koridoru oluşturucu yetkinlikleri ile sualtı arama kurtarma faaliyetleri, adli vaka incelemeleri, altyapı/enerji tesislerinin sualtı denetimleri ve liman/tesis güvenliği gibi sivil ve kamu güvenliği alanlarında da kullanılabilecek.</p><p><b>HAVELSAN'ın</b> özgün algoritmalar, sualtında uzun süre saklanabilen ve düşük akustik ize sahip platformlara doğrudan aktarılabilecek. Yakın zamanda deniz testlerine başlanması planlanan <b>AVISTA</b> projesinden elde edilecek yetkinlikler <b>ADVENT</b> <b>MÜREN</b> Savaş Yönetim Sisteminin sahip olacağı ASW, Suüstü Harbi, Mayın Harbi ve Deniz Yatağı Harbi yetkinliklerine farklı seviyelerde katkıda bulunacak.</p><p><b>HAVELSAN'ın</b> sualtı teknolojileri alanında yeni ürün ve çözümleri 2027 yılı içinde kullanıma hazır hale getirmeyi hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/2-19082026a0b2eb54.jpg"/><p><strong><b>AVISTA, ÇOCUKLARA DA ATÖLYE İLE TANITILACAK</b></strong></p><p><b>HAVELSAN</b>, Teknofest Mavi Vatan'da bu yıl, çocuklara özel olarak insansız deniz araçları (İDA) atölyesi de düzenliyor. Bu atölyede çocuklar, <b>SANCAR</b> İDA ile AVISTA İDA'nın özelliklerini keşfedecek ve keyifli bir yarışma ile insansız deniz aracı maketlerinin hareket kabiliyetini deneyimleyecek.</p><p>Öte yandan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı komuta kademesine ve ilgili personeline <b>HAVELSAN'ın</b> mevcut ve yeni sualtı yetenekleri de anlatılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/teknofest-mavi-vatanda-su-327_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fatih-karagumruk-atinc-nukani-transfer-etti-287976</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fatih Karagümrük, Atınç Nukanı transfer etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig ekiplerinden Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, geçtiğimiz sezon Bandırmaspor forması giyen Atınç Nukan'ı kadrosuna kattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fatih Karagümrük, Atınç Nukanı transfer etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig ekiplerinden Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, 33 yaşındaki savunma oyuncusu Atınç Nukan'ı transfer etti.</p><p>Kırmızı-siyahlı kulüpten yapılan açıklamada, "Yeni sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan kulübümüz, deneyimli savunma oyuncusu Atınç Nukan ile anlaşma sağladı. Atınç Nukan'a ailemize hoş geldin diyor, şampiyonluk yolunda kırmızı-siyahlı formamız altında başarılar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Atınç Nukan, geçen sezon Bandırmaspor formasıyla Trendyol 1. Lig'de 36 maçta 3 gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/=E.G7U.aDUFWfU5WXUpS_ERarA9KnYdS_E9aLYdKbENWTEVa3YJC_YRaXYJS7UJW_UJKnEBG_U1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/fatih-karagumruk-atinc-nu-804_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hatayda-capinler-ve-sasunlu-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonda-16-supheli-yakalandi-287975</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hatay'da "Çapinler" ve "Sasunlu" suç örgütlerine yönelik operasyonda 16 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde "Çapinler" ve "Sasunlu" suç örgütlerine yönelik soruşturmada haklarında gözaltı kararı verilen 25 zanlıdan 16'sı yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hatay'da "Çapinler" ve "Sasunlu" suç örgütlerine yönelik operasyonda 16 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, &quot;Çapinler&quot; ve &quot;Sasunlu&quot; olarak bilinen iki grubun, silahlı suç örgütü yapılanması içerisinde hareket ettikleri ve aralarındaki husumet nedeniyle çok sayıda silahlı olaya karıştıkları belirlendi.</p><p>Grupların, aile bireyleri ve genç yaştaki kişilerle hareket ettikleri, 2024-2026 yıllarında birbirlerine yönelik kasten öldürme ve yaralama, mala zarar verme, tehdit ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması gibi 30 ayrı adli olaya karıştıkları tespit edildi.</p><p>Yapılan incelemelerde, iki grup içerisinde faaliyet gösterdikleri değerlendirilen şüphelilerin çeşitli suçlardan toplam 617 adli kaydının bulunduğu belirlendi.</p><p>Şüphelilerin, sosyal medya platformlarından birbirlerine ve bölge halkına yönelik tehdit, hakaret ve korku oluşturmaya yönelik paylaşımlar yaptıkları, silah görüntüleri ile iş yeri kurşunlamalarına ait video ve fotoğraflar paylaştıkları tespit edildi.</p><p>Soruşturma kapsamında olaylarda aktif rol alan 25 şüpheliye yönelik şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p><p>Operasyonda &quot;Çapinler&quot; grubundan 5, &quot;Sasunlu&quot; grubundan 11 olmak üzere toplam 16 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>Zanlıların adreslerinde av tüfeği, ruhsatsız tabanca, tabanca gövdesi, 4 tabanca şarjörü, 19 fişek, 121 kartuş, 3 bıçak, 1 muşta ve 2,21 gram uyuşturucu ele geçirildi.</p><p>Firari 9 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/hatayda-capinler-ve-sasun-975_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-calikin-makam-odasinda-rusvet-pazarligi-cami-bagisini-degil-milyonlari-istedi-287974</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li Çalık'ın makam odasında rüşvet pazarlığı! Cami bağışını değil, milyonları istedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA['İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 66. duruşmasında tutuksuz sanık iş insanı Zafer Gül, Beylikdüzü'nde bir projeleri olduğunu ve Mehmet Murat Çalık'ın kendilerini makamına çağırdığını söyledi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li Çalık'ın makam odasında rüşvet pazarlığı! Cami bağışını değil, milyonları istedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gül, 'Binaya Ali Gül (sanık) ile beraber gittik. O görüşmede bir tartışma oldu. Görüşme sırasında bizden 5-6 milyon TL civarında bir para talep edildi. Biz de bunun karşılığında bir bağış yapmayı talep ettik, okul, sağlık ocağı veya işte cami gibi. Fakat burada denildi ki, 'Bunu siz verin, biz yaparız.' Bu talebi kabul etmek zorunda kaldık' dedi. Gül, senedi sanık Fatih Keleş'e Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki ofisinde teslim ettiklerini söyledi.</p><p>"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 66. duruşmasında bazı tutuksuz sanıkların savunması alındı.</p><p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinin ardından hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edilen eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık Veysel Erçevik&#39;in savunması alındı.</p><p>Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunu kendi rızasıyla yaptığını, iddia edildiği gibi herhangi bir baskı altında ifade vermediğini söyledi.</p><p>İddianamede kendisinin sanık Adem Soytekin&#39;e bağlı hareket ettiği ve örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığının ileri sürüldüğünü ifade eden Erçevik, &quot;Dosyaya baktığınızda somut olarak bir şey yok. Geriye dönüp kendi CV&#39;me baktığımda, kendi durumuma baktığımda, pişmanlık... Niye pişmanlık? Buradaki pişmanlık suç işlediğimin pişmanlığı değil, &#39;Benim burada ne işim var?&#39; pişmanlığıydı.&quot; dedi.</p><p>Erçevik, geçmişe bakıldığında herhangi bir örgüte bağlı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, şunları kaydetti:<br></p><p>&quot;Adem Soytekin&#39;e baktığınızda, 2019-2024 yılları arasında ihale kayıtları incelendiğinde iki, belki üç - onu bilmiyorum ama - iki ihale almış ve birçok yerde de bu ihalelerden zarar ettiğini beyan etmiş. Şirket kayıtları da belediyenin kayıtları ortada. Eğer ben onun atadığı biriysem, Soytekin&#39;in 5 yıl boyunca sürekli Beylikdüzü&#39;nde çok yüksek karlı iş yapıyor olması gerekiyordu. Soytekin&#39;in ifadesine baktığınızda iddianamede yer alan bir sürü daire, dükkan, çek konuları konuşuluyor. Bunların Beylikdüzü Belediyesine açıktan yaptığı kreş, cami, yol, köprü gibi işlerin karşılığı olduğunu söylüyor ama 2019-2024 dönemine baktığınızda, Soytekin&#39;in Beylikdüzü Belediyesi ile herhangi açıktan bir iş yapmışlığı yok. Dolayısıyla benim de Soytekin&#39;e bağlı bir örgüt üyesi olarak belediyede bulunmadığımın en açık örneği budur.&quot;</p><p>Üzerine atılı suçlamaları reddeden ve beraat talebinde bulunan Erçevik, &quot;Sayın Mehmet Murat Çalık burada. Ben iş konusunda onunla bile bazen kavga ederken, bağrışırken herhangi birine bağlı hareket edeceğim konusu söz konusu bile olamaz. Hiçbir şekilde bir örgüt bağı içerisinde bulunmadım. Profesyonelce, bana ihtiyacının olduğunu söyleyen bir abimin yanına geçtim ve ona idari, mali konularda bütçesini yönetmesi konusunda danışmanlık yaptım. O nedenle hakkımda iddianamede de sayın savcı rüşvet değil de &#39;rüşvete aracılık&#39; şeklinde tabirlerde bulunmuş.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- İNŞAAT SÖZLEŞMESİ HAZIRLANDIĞI TARİHTE ÖĞRENCİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ</b></p><p>Tutuksuz sanıklardan iş insanı Furkan Hamzaoğlu, savunmasında, hakkında &quot;rüşvet verme&quot; suçundan dava açıldığını ifade ederek, &quot;West Side projesine ilişkin inşaat sözleşmesi 2013 yılında imzalanmıştır. Ben o tarihte üniversite öğrencisiydim. Benim sözleşmenin hazırlanması, imzalanması ve uygulanması süreçlerinde herhangi bir görevim veya yetkim bulunmuyordu. Mutlu İnşaat&#39;a 2024 yılı aralık ayında hissedar oldum. 2024 yılına kadar Mutlu İnşaat&#39;ta ortaklık ya da yöneticilik sıfatım yoktu. West Side projesinin başlangıcında inşaat sektörünü öğrenmek amacıyla zaman zaman şantiyelere gidip geldim.&quot; dedi.</p><p>Hamzaoğlu&#39;nun babası olan iş insanı tutuksuz sanık Yüksel Hamzaoğlu ise herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadığını ve savcılık ifadesinde, belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığını anlattığını iddia etti.</p><p>West Side projesinde ruhsatın gecikmesinin inşaata başlama ve bitirme takvimini, bu gecikmenin de doğrudan iskan takvimini etkilediğini belirten Hamzaoğlu, savunmasında şunları söyledi:</p><p>&quot;Gecikmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ödemeler nedeniyle ciddi mali yük altına girdik. Bizim şirketimiz olan Mutlu İnşaat&#39;ın o dönem başka işleri de olduğundan finans yönünden sıkışıklığımız vardı. Belediyeden iletilen maddi talepleri nakden karşılayacak mali imkanımız yoktu. Savcılık ifademde belediyenin arsa sahibinden ve yüklenici firmalardan maddi taleplerde bulunduğunu, taleplerin çoğunlukla Adem Soytekin aracılığıyla iletildiğini, talepler karşılanmadığında ruhsat ve iskan işlemlerimizin sonuçlanamayacağı kanaatine vardığımızı anlatmıştım. Proje ilerlemiş, satışlar yapılmış ve müşterilere karşı ağır yükümlülükler doğmuşken bu talepleri reddetmenin sonucu, hakkımız olan iskanın verilmemesi veya daha geciktirilmesiydi. Önceki ifadelerimde de kullandığım &#39;Vermek zorunda kaldık&#39; sözü, tam olarak bu baskıyı anlatmaktadır.&quot;</p><p>Hamzaoğlu, savunmasında, &quot;Adem Soytekin&#39;in şirketlerine devredilen 5 daire ile 6 dükkandan 2 dükkan gerçekten yapılan inşaat işinin karşılığıdır. Diğer devirler ile iskan aşamasında fatura karşılığı verilen yaklaşık 3,5 milyon lira tutarındaki çekleri ise serbest iradeyle yapılmış bir rüşvet anlaşması olarak değil, belediye işlemlerinin sonuçlandırılması için önümüze konulan talepler nedeniyle ve zorunluluk altında verdik. Gayriresmi bir çıkış yapamayacağımızı söylememiz üzerine fatura düzenlemesi de bu kapsamdadır.&quot; ifadelerini kullandı. </p><p><b>- "TALEBİ KABUL ETMEK ZORUNDA KALDIK"</b></p><p>Tutuksuz sanık iş insanı Zafer Gül, Beylikdüzü&#39;nde bir projeleri olduğunu ve Mehmet Murat Çalık&#39;ın kendilerini makamına çağırdığını dile getirerek, &quot;Binaya Ali Gül (sanık) ile beraber gittik. O görüşmede bir tartışma oldu. Görüşme sırasında bizden 5-6 milyon TL civarında bir para talep edildi. Biz de bunun karşılığında bir bağış yapmayı talep ettik, okul, sağlık ocağı veya işte cami gibi. Fakat burada denildi ki, &#39;Bunu siz verin, biz yaparız.&#39; Arsa hak paylaşımı sözleşmesinde 24-25 milyon TL civarında bir ön ödeme yaptık arsa sahibine ve tadilatı geçiremezsek bu bedel ile sözleşme askıya düşecekti. Tabii sonrasında bu talebi kabul etmek zorunda kaldık.&quot; diye konuştu.</p><p>Gül, senedi sanık Fatih Keleş&#39;e Mermerciler Sanayi Sitesi&#39;ndeki ofisinde teslim ettiklerini, bu paranın bir kısmını ödediklerini, bir kısmını ise ödeyemediklerini iddia ederek, &quot;Ödeyemeyince de bunun karşılığında daire konusuna döndü bizim konumuz. Bu daire konusunda da 13 daire mevzubahistir. &#39;Adem Bey&#39;e devredeceksiniz.&#39; dendi. Biz de senetleri geri iade alıp, arsa sahibinin de isteğiyle Adem Bey&#39;e devrettik.&quot; ifadelerini kullandı. </p><p>Çapraz sorgusunda kendisine yöneltilen, &quot;Sizden parayı kim istemişti?&quot; şeklindeki soruyu Gül, &quot;Mehmet Çalık.&quot; diye cevapladı. Paranın belediyenin ek binasında istendiğini iddia eden Gül, görüşmede Uğur Güngör (sanık), Ali Gül ve Mehmet Murat Çalık&#39;ın bulunduğunu söyledi.</p><p>&quot;Ekrem İmamoğlu&#39;nun konudan bilgisi var mı?&quot; sorusuna Gül, &quot;Yani orada bir tartışma geçti. Tartışmanın geçtiği binada Mehmet Murat Çalık&#39;ın odasının tam karşısındaki oda Ekrem İmamoğlu&#39;nun odasındaydı. Tartışma sonucunda kendisi de çıktı, ne oluyor tarzında konuştu bizimle. Başka bir diyaloğumuz olmadı zaten.&quot; yanıtını verdi. </p><p>Duruşmada, tutuksuz sanıklar Oktay Hamzaoğlu, Mustafa Keleş, Dursun Keleş, Fuat Keleş, Cemal Üneş, Esra Huri Bulduk, Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı.</p><p>13 saat süren, tutuksuz 15 sanığın ve avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.</p><p>Bu arada, duruşmada toplam 20 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/chpli-calikin-makam-odasi-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcell-avrupanin-onde-gelen-6-ar-ge-projesinde-yerini-aldi-287973</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell, Avrupa'nın önde gelen 6 Ar-Ge projesinde yerini aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, Avrupa'nın en prestijli Ar-Ge programları kapsamında desteklenen 6 yeni uluslararası Ar-Ge projesinde yer alarak Ar-Ge ve inovasyon gücünü bir kez daha ortaya koydu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell, Avrupa'nın önde gelen 6 Ar-Ge projesinde yerini aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Şirket, 6G teknolojilerine odaklanan 3D-NET, MAGIC-6G ve  FUTURE-6G; kritik dijital altyapıları güçlendirmeyi hedefleyen SAFARI ve  UNIFIER ve sürdürülebilir dijital dönüşümü destekleyen RESURRECTION projelerine  katkı sunmanın yanı sıra koordinatörlük, teknik liderlik ve kullanım senaryosu  sahipliği gibi kritik roller de üstlenecek. </p><p>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, "Avrupa'nın en saygın araştırma programları kapsamında yürütülen 6 uluslararası projede yer almamız, Turkcell'in uluslararası Ar-Ge gücüne duyulan güvenin güçlü bir göstergesi. Bu projelerde aktif rol üstlenerek, geleceğin dijital altyapılarını inşa ediyor ve küresel standartların oluşmasına katkı sunuyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/v-19082026ac3a38d3.jpg"/><p class="MsoNormal">Türkiye'nin  lider telekom operatörü ve teknoloji şirketi Turkcell, uluslararası Ar-Ge  ekosistemindeki konumunu güçlendiriyor. Uluslararası standartların belirlenmesi  açısından kritik öneme sahip Ar-Ge çalışmalarında Türkiye'yi temsil eden  Turkcell, Avrupa'nın en rekabetçi araştırma programları kapsamında desteklenen 6  uluslararası projede daha yer alacak. Turkcell'in yer aldığı projeler 6G  teknolojileri, yapay zekâ, kritik dijital altyapıların dayanıklılığı, acil  durum iletişimi ve sürdürülebilir teknolojiler gibi stratejik alanlara  odaklanıyor. Turkcell projelerde, yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesinden  gerçek saha koşullarında doğrulanmasına ve uluslararası standartlara  taşınmasına kadar farklı aşamalarda aktif rol üstlenecek. </p><p class="MsoNormal"><b>6G'ye giden yolda stratejik katkı</b></p><p class="MsoNormal">Avrupa Birliği'nin Ufuk Avrupa (Horizon Europe)  Programı kapsamında desteklenen MAGIC-6G projesi, 6G ile birlikte şebekelerin daha  akıllı, otonom ve sürdürülebilir hâle gelmesini sağlayacak yeni nesil  teknolojilerin yapay zekâ ile geliştirilmesini hedefliyor.</p><p class="MsoNormal">Projede, Türkiye, Almanya, İsveç,  Yunanistan, İngiltere, İspanya ve Finlandiya'dan toplam 9 paydaş yer alıyor. Turkcell,  telekom operatörlerine özel olarak uyarlanmış büyük dil modeli (LLM) tabanlı  bir servis geliştirerek projeye katkı sunacak. Şebeke ve servis yönetimi  süreçlerinin daha otonom ve dinamik hâle getirilmesi hedeflenen proje  kapsamında Turkcell, bu yaklaşımı destekleyen yeni nesil algoritmaların  geliştirilmesine de katkı sunacak.</p><p class="MsoNormal">EUREKA  çatısı altındaki CELTIC-Next kümesi kapsamında onay alan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen  3D-NET projesi ise 6G için 'her yerde bağlantı' hedefine odaklanacak. Karasal  ve karasal olmayan ağların entegre çalışmasını hedefleyen proje, kapsamanın  sınırlı olduğu bölgelerde bağlantı sağlanmasını ve kriz anlarında haberleşme  sürekliliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Turkcell, projeye üç boyutlu ağ  yapılarının geliştirilmesine yönelik katkı sunarak geliştirilecek çözümlerin  uluslararası standartlara taşınmasında aktif rol oynayacak. </p><p class="MsoNormal">Ufuk  Avrupa Programı kapsamında yer alan Marie Sk&#322;odowska-Curie Actions (MSCA)  Industrial Doctoral Networks kapsamında Türkiye'den kabul alan ilk proje olma  özelliğini taşıyan FUTURE-6G projesinde ise yapay zekâ odaklı yeni nesil  teknolojiler geliştirilecek. Ayrıca, bu teknolojileri hayata geçirecek uzman  araştırmacılar yetiştirilecek. Avrupa'nın önde gelen telekom operatörleri,  teknoloji sağlayıcıları ve araştırma kurumlarının iş birliğiyle, akademi ile  sanayi arasında doğrudan bir köprü kurulmasına odaklanılacak. Turkcell, otonom  şebeke yönetimi, yapay zekâ destekli karar mekanizmaları ve güvenilir yapay zekâ  sistemleri alanlarında geliştirilecek çözümlere katkı sağlayacak. Çalışma aynı  zamanda, uluslararası deneyime sahip araştırmacıların uzun vadede Türkiye'ye kazandırılmasının  da yolunu açacak.</p><p class="MsoNormal"><b>Kritik altyapı dayanıklılığına yön  veren projeler</b></p><p class="MsoNormal">Ufuk  Avrupa Programı kapsamında desteklenen SAFARI projesi, telekomünikasyon, enerji  ve ulaşım gibi kritik altyapıların kriz anlarında birlikte ve kesintisiz  çalışabilmesini sağlayacak yeni nesil dayanıklı altyapı çözümlerine  odaklanacak. </p><p class="MsoNormal">Yapay zekâ  destekli karar mekanizmalarının yanı sıra, farklı sistemlerde bulunan verilerin  birlikte kullanılmasını sağlayacak yapıların geliştirileceği projede merkezi  sistemlere bağımlılığın azaltılması ve kriz anlarında operasyonel sürekliliğin  korunması hedefleniyor. Turkcell, özellikle 112 acil çağrı hizmetlerinin  sürekliliğini destekleyen, ağ kesintilerine dayanıklı ve otonom çalışan  iletişim çözümlerinin geliştirilmesine liderlik edecek.</p><p class="MsoNormal">Turkcell'in  uluslararası koordinatörlüğünde yürütülecek UNIFIER projesi, hibrit iletişim  altyapısı sayesinde altyapının zarar gördüğü olağanüstü durumlarda dahi  iletişimin sürmesini sağlamayı hedefliyor. Proje kapsamında farklı kurum ve  ülkelerden ekiplerin, dil ve teknoloji engelleri olmadan birlikte çalışabildiği  entegre bir iletişim altyapısı oluşturulacak ve geliştirilecek çözümler Türkiye  ve Avrupa'da gerçek saha koşullarında test edilecek. </p><p class="MsoNormal"><b>Yapay zekâ ve robotik ile döngüsel  üretimde yeni dönem</b></p><p class="MsoNormal">Ufuk  Avrupa Programı kapsamında desteğe hak kazanan RESURRECTION projesi ise sürdürülebilir  ve döngüsel üretim teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Proje  kapsamında yapay zekâ, robotik sistemler ve dijital teknolojiler kullanılarak,  ürünlerin durum analizi, otomatik söküm, <strong>yeniden  kullanım süreçlerinin yönetimi</strong> ve uçtan uca izlenebilirlik  çözümleri geliştirilecek.</p><p class="MsoNormal">Turkcell,  modemlerin yeniden üretim ve kullanım süreçlerini daha verimli hâle getirme konusunda  katkı sunacak ve bu çözümlerin farklı sektörlere yaygınlaştırılmasına yönelik  çalışmalara liderlik edecek. Projede telekomünikasyon kullanım senaryosunun  sahibi olan Turkcell, modemlerin yeniden üretimi ve kullanımı için yenilikçi  çözümler geliştirecek. Cihazların durumu yapay zekâ ile analiz edilerek en  uygun kullanım senaryosu belirlenecek; robotik sistemlerden yararlanılarak  cihazların söküm, onarım ve yeniden kullanıma hazırlık süreçlerinin  otomatikleştirilmesi hedeflenecek. Böylece süreçlerin daha hızlı, verimli ve  sürdürülebilir olması amaçlanıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>"Turkcell'in  uluslararası Ar-Ge gücüne duyulan güvenin güçlü bir göstergesi"</b> </p><p class="MsoNormal">Konuyla  ilgili değerlendirmede bulunan <b>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu  Genel Müdür Yardımcısı</b> <b>Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör</b>, şunları  söyledi: "Turkcell olarak önceliğimiz, bir yandan müşterilerimize en iyi  hizmeti sunarken, diğer yandan da teknoloji ekosistemini desteklemek. 6G'den  yapay zekâya, kritik altyapıların dayanıklılığından sürdürülebilir  teknolojilere uzanan bu projeler, Turkcell'in Ar-Ge yaklaşımının çeşitliliğini  ortaya koyuyor. Avrupa'nın önde gelen araştırma programlarında yürütülen 6  uluslararası projede koordinatörlük ve teknik liderlik gibi kritik rollerle de  yer almamız, uluslararası Ar-Ge gücümüze duyulan güvenin önemli bir göstergesi.  Bu çalışmalarla geleceğin iletişim teknolojilerini şekillendirirken, geliştirdiğimiz  teknolojileri uluslararası standartlara taşıyarak ülkemizin teknoloji  ekosistemine katkı sunmayı hedefliyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkcell-avrupanin-onde-g-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibb-davasinda-sanik-seyfi-beyaz-3-milyon-arti-kdv-olarak-cek-odendigini-biliyorum-287972</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın ikinci celsesinin ikinci gününde, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Bugün yapılan duruşmada 15 sanık savunma yaptı. Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine sanık Seyfi Beyaz, "Kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın 2'nci duruşmasının ikinci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Tutuksuz sanık Seyfi Beyaz, daha önce savcılıkta detaylı ifade verdiğini belirterek, önceki beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. Hakkında üç eylem bulunduğunu ifade eden Beyaz, iki eylemde müşteki beyanları kapsamında şikayetini sürdürdüğünü belirterek yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.  </p><p>Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine Beyaz, ödemeyi kendisinin yapmadığını, diğer ortakların süreci yürüttüğünü söyleyerek, "Yani bunu biz kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" ifadelerini kullandı.  </p><p>Savcının ödemenin hangi ortaklar tarafından yapıldığını sorması üzerine Beyaz, "İsa bey, Yüksel bey, Oktay bey üçü gitmişti" dedi.  </p><p>Mahalleler projesinde Murat Çalık'a para verildiği iddiası da sorulan Beyaz, bu konuda bilgisinin olmadığını söyledi. Westside projesinde Fatih Keleş'in yaptığı mermer işlerinin nasıl geliştiği sorusuna ise "Yani bunu Oktay Hamzaoğlu anlaşmıştı. O devam ettirdi kaba inşaatını" yanıtını verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bbyen-19082026e5530aa5.jpg"/><p><b>SAVCILIK MUZAFFER BEYAZ'IN TUTUKLANMASINI İSTEDİ</b></p><p>Savcılık, sanık beyanlarının ardından ek mütalaa sunmak istediğini belirterek Muzaffer Beyaz'ın ifadelerinin çelişkili olduğunu öne sürdü ve tutuklanmasını talep etti.  </p><p>Savcılık tarafından tutuklanması talep edilen Beyaz, "Benim iddianamede 4 tane eylemden adım geçmektedir. 3 eylemde sanık olarak, bir eylemde de şikayetçi olarak geçmektedir. Bu 6 no'lu eylemle ilgili abim bahsetti. Benim burayla ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerim, anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Abim ne söylediyse o kadardır" dedi.  </p><p>Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Muzaffer Beyaz'ın tutuklama talebini reddetti.  </p><p><b>"ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURUSUNU KENDİ ÖZGÜR İRADEMLE YAPTIM"</b></p><p>Daha önce 4 kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve ev hapsi kararıyla tahliye edilen Veysel Erçevik de beyanda bulundu. Erçevik, verdiği ifadelerin baskı veya şantaj altında alınmadığını söyleyerek, "Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle ve avukatım aracılığıyla yaptım. Şantaj veya baskı altında ifade vermedim" diye konuştu. Erçevik, "İddianamede Adem Soytekin'e bağlı hareket ettiğime dair somut bir delil bulunmuyor. Adem Soytekin ile sadece çocukluktan gelen 10-11 yıllık bir komşuluk ve dostluk bağım var. Örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık iddialarını reddederek tüm suçlamalardan beraatimi istiyorum. İş hayatına dönebilmek adına adli kontrol tedbiri ile yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını da talep ediyorum" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/seyfibeyaz-1908202632308cf7.jpg"/><p><b>"RÜŞVET VERDİĞİM İDDİASINI KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUM"</b></p><p>Tutuksuz yargılanan Mutlu İnşaat hissedarı Yüksel Hamzaoğlu, Westside projesi kapsamında rüşvet verdiği iddiasını reddetti. Hamzaoğlu, "Westside projesi kapsamında rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadım. Savcılık aşamasındaki beyanlarımda da belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığımızı anlattım" diye konuştu.  </p><p>Adem Soytekin ile Yüksel Hamzaoğlu arasında "rüşvet" tartışması kapsamında savunması öne alınan ve ilk tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Adem Soytekin, Yüksel Hamzaoğlu'na Westside projesindeki taşınmazların rüşvet olarak değerlendirilmesini sordu.  </p><p>Soytekin, 2013 yılında iki daireyi satın aldığını, daha sonra üç dükkânı kendi şirketi adına satın alarak Mado şubesi açtığını ve ödemelerin kayıtlarının dosyada bulunduğunu belirterek, "2013 yılında daire alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Ben 2015'te parasıyla dükkân alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Bunları siz mi söylüyorsunuz, yoksa gerçekten birileri size çıkıp 'Adem Soytekin'e yüklenirsen buradan çıkarsın veya kurtarırsın' mantığı mı yapıyor" dedi.  </p><p>Soytekin, ruhsat süreçlerini kendisinin değil Beyaz İnşaat'ın takip ettiğini söylemesi üzerine Hamzaoğlu "Sen takip etmedin, Beyaz İnşaat takip etti. İskân safhasında sen devreye girdin" yanıtını verdi.  </p><p><b>İMAMOĞLU İLE CEMAL ÜNEŞ ARASINDA "500 BİN LİRA" DİYALOĞU</b></p><p>Duruşmada Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen ifade dikkat çekti. İmamoğlu'nun Üneş'e kendisinden 500 bin lira istediğini hatırlatması üzerine Üneş, parayı ödeyecek durumda olmadığını söylediğini ve ardından senet yaptıklarını belirtti.  </p><p>İmamoğlu'nun "Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin öyle mi" sorusuna Üneş, "Şöyle bir hatırımda var: Seçim mi vardı hatırlamadım, bir yer için mi, 'buraya para lazım' dedin. 500 bin lira. Ben dedim ki, sen benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım. 'Benim öyle bir para ödeyecek durumum da yok' dedim" yanıtını verdi.  </p><p><b>"İBB HANEM PROJESİ HİÇBİR ZAMAN VATANDAŞA AÇILMADI"</b></p><p>İBB davasında tahliye edilen sanık Esra Huri Bulduk, iddianamede  yer alan "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" projelerine ilişkin savunma yaptı. İBB Hanem'in hayata geçmeyen bir proje fikri olduğunu belirten Bulduk, uygulamanın hiçbir zaman vatandaşın kullanımına açılmadığını söyleyerek, "İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı Hakim bey. Çünkü o zaten İBB personeline yönelik bir işti" şeklinde konuştu.  </p><p>Projenin belediye personelinin vatandaş ziyaretlerinde hizmetleri anlatması ve vatandaşlardan geri bildirim alınması amacıyla tasarlandığını ifade eden Bulduk, uygulamanın yalnızca test aşamasında kaldığını ifade ederek, "İBB Hanem hiçbir zaman İstanbul Senin'e eklenmedi, dahil edilmedi. Dolayısıyla vatandaş İBB Hanem uygulamasını hiçbir zaman görmedi. İBB Hanem vasıtasıyla hiçbir zaman veri toplanmadı. Dolayısıyla toplanmayan bir veri de yaygınlaştırılamadı" dedi.  </p><p>Bulduk, test ekranına giren kişilerin dijital işlemlerinin log kayıtlarında bulunduğunu belirterek beraatini ve elektronik cihazlarının iade edilmesini talep etti.  </p><p><b>"SADECE VERİ ANALİZİ GERÇEKLEŞTİRDİM"</b></p><p>İBB'de veri mühendisi olarak görev yapan Adem Ok da savunma yaptı. Hakkındaki suçlamanın, kurum içi rutin iş akışı kapsamında kendisine yönlendirilen bir tabloyu hazırlamasından ibaret olduğunu belirten Ok, işlemin tek seferlik bir veri analizi olduğunu söyleyerek, "Tamamen olağan işleyişimiz dahilinde bana yöneltilen, kurum içi bir talebin yerine getirilmesinden ibaret. Ayrıca bu veri 6 aylık bir zamansal hacme bağlı, yani tüm log'un, location tablosunun tamamı değil. Atıl durumda kaldı, çünkü kullanılmadı. Herhangi bir raporlamada da kullanılmadı" ifadelerini kullandı.  </p><p>Veriyi hukuka aykırı şekilde kaydetmediğini veya yetkisiz kişilere aktarmadığını, BTK ve USOM ile İBB arasındaki süreçlerde de görev almadığını söyleyen Ok, "Özetle tarafımca elde edilmiş hukuka aykırı bir veri, dışarıya sızdırılmış bir bilgi veya kasıtlı işlenmiş bir suç olduğunu düşünmüyordum. Yalnızca kurum içi bir talepte veri tabanı üzerinde yapılmış tek seferlik bir konum analizi vardır. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi.  </p><p>Tutuksuz sanıkların beyanda bulunduğu duruşma yarın tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ibb-davasinda-sanik-seyfi-950_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/meb-14-eylulde-baslayacak-yeni-egitim-ogretim-yili-icin-81-ile-genelge-gonderdi-287971</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MEB 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin genelge gönderildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MEB 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul ve kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Bakanlık politikaları doğrultusunda uygulama birliği içinde yürütülmesi, eğitim hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve eğitim ortamlarının güvenli, etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesi genelge hazırlanıyor. 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde de '2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler' konulu genelge Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanarak, 81 ile gönderildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/11-19082026d9bada89.jpg"/><p><b>TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ROL MODEL ALINDI</b></p><p>Yayımlanan genelgede, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi istendi. Yeni eğitim yılında 'Maarifin Kalbinde Oyun' temasının esas alınacağı bildirildi. Genelge kapsamında yeni Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformunun hizmete sunulacağı, dijital eğitim platformlarının daha etkin kullanılacağı ve öğrencilerin dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmesinin sağlanacağı belirtildi. Sınıflarda cep telefonu kullanımına yönelik mevcut uygulamanın sürdürüleceği de kaydedilen genelgede, öğrenci kayıtlarında kayıt parası veya zorunlu herhangi bir ücret alınmayacağı, Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına izin verilmeyeceği bildirildi. Öğretmenlerin önlük giymesi, veli görüşmelerinin ise Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılması istendi. Genelgede ayrıca sağlıklı beslenme, dijital eğitim, yapay zeka ve robotik kodlama gibi seçmeli dersler, mesleki eğitim, öğrenci güvenliği ve özel eğitim süreçlerine ilişkin çeşitli düzenlemelere yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/meb-14-eylulde-baslayacak-724_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankaranin-diplomasisine-buyuk-ovgu-neriman-celal-turkiyeye-gercekten-cok-minnettariz-287970</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'nın diplomasisine büyük övgü! Neriman Celal: Türkiye'ye gerçekten çok minnettarız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, "(Türkiye) İki taraf için de Rusya ve Ukrayna tarafları için Türkiye'de görüşüp kararlar almak, çözüm yolları bulmak için çok çabalar sundu ve biz Sayın Cumhurbaşkanı'nın (Recep Tayyip Erdoğan) şahsına, onun bütün ekibine, bütün Türk milletine ve devletine gerçekten çok minnettarız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'nın diplomasisine büyük övgü! Neriman Celal: Türkiye'ye gerçekten çok minnettarız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Celal, ülkesinin Bağımsızlık Günü öncesinde AA&#39;ya değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Söz konusu günün artık daha da önemli olduğuna dikkati çeken Celal, &quot;Çünkü biliyorsunuz, kaç senedir bizler savaşıyoruz. Bu, bir savunma savaşı. Biz bu savaşı başlatmadık.&quot; diye konuştu.</p><p>Celal, Ukrayna&#39;nın eski SSCB&#39;den ayrılma sürecine değinerek &quot;(Ukraynalılar) 20. asır boyunca bile bugünkü gibi çok ağır zamanlardan geçip bu bağımsızlığa eriştiler. Şu sebepten, elbette bağımsızlık her bir Ukrayna vatandaşı için önemlidir. Çünkü bu bizim geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Dünyadaki tüm Ukraynalılar için Bağımsızlık Günü&#39;nün önemine atıfta bulunan Celal, &quot;Ukrayna vardı, Ukrayna var ve var olacaktır. Elbette Ukrayna tüm ortaklarımıza, dostlarımıza her daim destek verecek ama düşmanlarımıza da cevabımız var. Bizim devletimize saldırırsanız, karşılığı olacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246004.jpg"/><p><b>- TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ</b></p><p>Celal, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin en az 5 asırlık bir geçmişe sahip olduğuna vurgu yaparak iki milletin Karadeniz&#39;in etrafında asırlardır yaşadığını söyledi.</p><p>Ankara-Kiev ilişkilerinin son zamanlarda daha da güçlendiğini vurgulayan Celal, &quot;Türkiye, Ukrayna&#39;nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tanıyan ilk devletlerdendi. Bugünkü zor zamanlarda da bizim toprak bütünlüğümüze, bağımsızlığımıza ve egemenliğimize en çok destek veren dostlarımızdan.&quot; diye konuştu.</p><p>Celal, Türkiye&#39;ye minnettarlıklarını dile getirerek 2022&#39;de başlayan savaşın ardından Türkiye&#39;nin pek çok Ukraynalıyı ağırladığını hatırlattı.</p><p>Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin çok iyi olduğu ancak daha fazla potansiyelinin bulunduğu değerlendirmesini yapan Celal, &quot;Biz dostluktan yola çıkıp stratejik ortaklık kurduk. Dostlukla yürüdüğümüz yolda Allah&#39;a şükür serbest ticaret anlaşmasını da kabul ettik ve yürürlüğe soktuk.&quot; dedi.</p><p><b>- TÜRKİYE'NİN ARABULUCULUK ÇABALARI</b></p><p>Celal, ilişkilerin geleceğinin parlak olduğuna dikkati çekerek &quot;İstersek, ki bence Türkiye ve Ukrayna bunu istiyor, mutlaka beraberlikle çalışıp, işbirliği yapıp Karadeniz&#39;de barışı tesis etmek ve barışı garantiye almak için birlikte ilerleyeceğiz ama aynı zamanda elbette bu savaşı sonlandırmalıyız ve Türkiye&#39;nin rolü burada çok büyük.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246005.jpg"/><p>Ankara&#39;nın savaşı bitirmek için çok çaba sarf ettiğine vurgu yapan Celal, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;İki taraf için de Rusya ve Ukrayna tarafları için Türkiye&#39;de görüşüp kararlar almak, çözüm yolları bulmak için çok çabalar sundu ve biz Sayın Cumhurbaşkanı&#39;nın (Erdoğan) şahsına, onun bütün ekibine, bütün Türk milletine ve devletine gerçekten çok minnettarız. Biz büyük, gerekli ve önemli bir iş yaptık. Askeri esir takası Türkiye sayesinde gerçekleşti, bu İstanbul görüşmelerinden sonra olmuştu.&quot;</p><p>Celal, bu hedefe henüz yakınlaşılmadığını söyleyerek &quot;Ukrayna olsun, Türkiye olsun, Avrupa ülkeleri olsun, ABD olsun, herkes bu savaşı bitirmek istiyor. Maalesef Rusya bunu istemiyor.&quot; dedi.</p><p>Rus yetkililerin sözlerine değinen Celal, &quot;Biz istediğimiz için değil, Rusya&#39;ya baskı yapmaya mecburuz. Bütün ortaklarımızı bu yolda bize destek vermeye çağırıyoruz. Çünkü Ruslar kendi isteğiyle bu savaşı bitirmeyi hiç istemiyorlar.&quot; diye konuştu.</p><p>Celal, &quot;Rusları İstanbul&#39;da ya da Ankara&#39;da bir masaya getirip müzakere yapıp bu savaşı bitirmeye karar almaya teşvik etmek için mücadele etmeye mutlaka devam etmeliyiz ama herkes bilsin, barışı en çok Ukrayna istiyor. İmkanımız olsa bu savaşı şu dakikada bitirmeye hazırız.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ankaranin-diplomasisine-b-198_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunya-insani-gununde-turkiyeden-cagri-yardimlarin-onundeki-engeller-kaldirilmali-287969</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya İnsani Günü'nde Türkiye'den çağrı: Yardımların önündeki engeller kaldırılmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, 19 Ağustos Dünya İnsani Günü'nde insani yardım çalışanlarının korunması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan yardımların önündeki engellerin kaldırılması çağrısı yaptı. Bakanlık, yardımın hızlı, güvenli ve engelsiz ulaştırılmasının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya İnsani Günü'nde Türkiye'den çağrı: Yardımların önündeki engeller kaldırılmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, BM Genel Kurulu tarafından 2008'de ilan edilen 19 Ağustos Dünya İnsani Günü vesilesiyle BM personeli ile insani yardım çalışanlarının korunması ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine hızlı, güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının önemi vurgulandı.</p><p>BM tarihinde görevi sırasında en fazla sayıda insani yardım çalışanının hayatını kaybettiği bir dönemde, Gazze'de derinleşerek devam eden insani krizin, Dünya İnsani Günü'nün temsil ettiği değerlerin, hayat kurtarma sorumluluğunun ve insani yardım çalışanları ile sivillerin korunması yükümlülüğünün ne kadar kritik bir niteliğe sahip olduğunu gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"19 Ağustos Dünya İnsani Günü münasebetiyle, görevlerini yerine getirirken hedef alınarak hayatını kaybeden BM personeli ile insani yardım çalışanlarını minnetle anıyoruz. Köklü tarihimizden gelen güçlü gelenek ve insan odaklı dış politika anlayışımız doğrultusunda, insani yardımların başta Gazze olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dunya-insani-gununde-turk-880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/aile-destek-merkezlerinden-33-milyon-kisi-yararlandi-287968</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile Destek Merkezleri'nden 3.3 milyon kişi yararlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayan 596 Aile Destek Merkezinden (ADEM) bugüne kadar yaklaşık 3,3 milyon kişinin faydalandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile Destek Merkezleri'nden 3.3 milyon kişi yararlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, 2012&#39;den bu yana faaliyet gösteren ADEM&#39;lerde kadınların psikososyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunacak kurs ve eğitimler verildiğini belirtti.</p><p>Yürüttükleri başarılı projeler arasında ADEM&#39;lerin de yer aldığını aktaran Göktaş, bu merkezlerde toplumun temel taşı olan aileyi, kadınları ve çocukları desteklediklerini ifade etti.</p><p>Göktaş, ADEM&#39;lerde yapılan her çalışmanın kadınların güçlenmesinde fark oluşturacağına inandıklarını, kadınların ekonomik hayatın içerisinde daha çok yer almasını hedeflediklerini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240100.jpg"/><p>Merkezlerin, aile bütünlüğünü tehdit eden unsurlardan korunması, milli ve manevi değerler ile toplumun değer yargılarının muhafaza edilmesi, psikososyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel yönden gelişimlerinin ve toplumsal hayata katılımlarının sağlanması amacıyla faaliyet gösterdiğini belirten Göktaş, merkezlerde, çocuk yetiştirmenin önemi, madde bağımlılığı, kadına yönelik şiddet, çocuk ihmali ve istismarıyla mücadele, meslek edindirme ve katma değer üretimi, atölye çalışmaları gibi uygulamalı ve teorik dersler de verildiğini aktardı.</p><p>Meslek edindirme eğitimleri düzenlenirken yerel koşullar ve ihtiyaçların göz önünde bulundurulduğunu vurgulayan Göktaş, &quot;Eğitimlerimiz usta öğreticiler tarafından veriliyor. Meslek edindirme kurslarının yanı sıra kursiyerlere yönelik çocuk, aile, sağlık, kişisel gelişim, aile içi şiddetle mücadele gibi konularda eğitim programları, konferans ve seminerler gibi etkinlikler de düzenleniyor. Bu kapsamda kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayan 596 ADEM&#39;lerimizden bugüne kadar 3,3 milyon kişi yararlandı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240098.jpg"/><p><b>- MERKEZLERDE ÇOCUK BAKIM VE OYUN ODALARI AÇILMASI ZORUNLU</b></p><p>Göktaş, merkezlerde düzenlenen kurslara ve faaliyetlere katılanların aile hayatlarının olumsuz etkilenmemesi adına çocuk bakım ve çocuk oyun odalarının açılmasının da zorunlu olduğuna işaret etti.</p><p>Açılan oyun odalarında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilen uzmanlar eşliğinde çeşitli etkinlikler yapıldığını, böylece çocukların güvenle bulunacağı bir ortam sağlanarak ebeveynlerinin merkezlerde düzenlenen eğitimlere katılımlarının desteklenmesinin yanında çocuklarının da gelişimlerine katkı sağlandığını aktaran Göktaş, Aile ve Nüfus 10 yılı kapsamında aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi amacıyla çalışmalara hız verdiklerini kaydetti.</p><p>Göktaş, &quot;ADEM&#39;lerimizde kurduğumuz &#39;Aile İletişim Atölyeleri&#39; ile ailelerimiz çocuklarıyla beraber eğitim, seminer, atölye, açık alan ve salon etkinlikleri, yarışmalar gibi çeşitli etkinlikler vasıtasıyla keyifli ve verimli vakit geçiriyor. Bunun yanı sıra yapılan tüm bu faaliyetlerin yürütülmesi sürecinde etkin bir atık yönetiminin bulunmasına önem veriyoruz. Merkezlerde kullanılan kaynakların daha verimli kullanılması ve oluşan atıkların en aza indirilerek geri kazanımlarının sağlanması için çalışmalar yapılıyor.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bakan Göktaş, kurslarda yapılan tüm ürünlerin kadınlara ait olduğunu ve kadınlara belli aralıklarla düzenlenen kermeslerde bu ürünlerin satışını yaparak gelir elde etme imkanı sunduklarını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aile-destek-merkezlerinde-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuketiciyi-aldatanlara-milyonluk-fatura-yaniltici-reklamlara-gecit-yok-287967</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tüketiciyi aldatanlara milyonluk fatura! Yanıltıcı reklamlara geçit yok]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Reklam Kurulu'ndan yanıltıcı reklam ve haksız ticarete milyonluk fren. Kurul, 13 Ağustos'taki toplantıda 105 dosyayı masaya yatırırken, mevzuata aykırı 87 dosyaya 32,6 milyon lira ceza uyguladı. Yıl başından bu yana toplam ceza 218,4 milyon liraya ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tüketiciyi aldatanlara milyonluk fatura! Yanıltıcı reklamlara geçit yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurulun, tüketicileri aldatan, bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar eden, güvenini zedeleyen ve haksız rekabete yol açan reklamlar ile ticari uygulamalara yönelik inceleme ve denetimlerini sürdürdüğü bildirildi.</p><p>Bu kapsamda 13 Ağustos'ta yapılan toplantıda 105 dosyanın görüşüldüğü, mevzuata aykırı bulunan 87 dosya hakkında 32 milyon 683 bin 631 lira ceza uygulandığı aktarılan açıklamada, "Böylece 2026 yılının başından beri yaklaşık 26 bin başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, tüketicileri aldatıcı ve mevzuata aykırı nitelikteki reklamlar ile haksız ticari uygulamalar nedeniyle toplam 218 milyon 478 bin 14 lira ceza verildi." ifadesi kullanıldı.</p><p>Açıklamada, söz konusu toplantıda tüketici yorumlarının yayınlanmaması konusunun da ele alındığı bildirildi.</p><p>Satın alınan ürüne ilişkin tüketici yorumunun, somut bir gerekçe gösterilmeksizin şirket tarafından belirlenen kurallara aykırı olması sebebiyle internet sitesinde yayımlanmamasının, "haksız ticari uygulama" olarak değerlendirildiğine işaret edilen açıklamada, "Tüketici değerlendirmesinin, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmadan başka bir değerlendirme kategorisi altında yayımlanması mümkün olmasına rağmen bu sorumluluğun tüketiciye yüklenerek yorumun reddedilmesi nedeniyle ilgili şirket hakkında 2 milyon 167 bin 412 lira ceza uygulanması kararlaştırıldı." bilgisi verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/12-19082026dbcf6302.jpg"/><p><b>- "SAHTE İŞLETME VE ADRESLERLE TÜKETİCİLERİN YANILTILDIĞI BELİRLENDİ"</b></p><p>Açıklamada, bir başka dosya kapsamında da fiilen tek bir restoran bulunmasına rağmen çevrim içi yemek siparişi platformlarında çok sayıda farklı işletme adı ve sahte adres kullanıldığının tespit edildiği aktarıldı.</p><p>Bu uygulamayla, tüketiciler nezdinde birbirinden bağımsız çok sayıda işletmenin farklı adreslerde faaliyet gösterdiği yönünde izlenim oluşturulduğunun belirlendiği bildirilen açıklamada, üretici, ürün değerlendirmeleri ve siparişin gönderileceği adres konusunda tüketicilerin yanıltıldığı ve söz konusu uygulamanın haksız rekabete yol açtığı kaydedildi.</p><p>Açıklamada, ilgili iki şirket hakkında mevzuat kapsamında idari yaptırım uygulanmasına karar verildiği de ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/11-19082026fea686ac.jpg"/><p><b>- TÜKETİCİLERİ KORUMAK İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLECEK</b></p><p>Kurulda görüşülen başka bir dosyada "çerez tatlısı" adıyla satışa sunulan bir ürünün ambalajında fındık, Antep fıstığı ve kayısı çekirdeği görsellerinin ön plana çıkarıldığı bildirilen açıklamada, ürünün içeriğinde yüzde 4 fındık, yüzde 3 Antep fıstığı ve yüzde 3 kayısı çekirdeği bulunmasına rağmen, ürünün yüzde 49,5 yer fıstığı içerdiği ve bu ürünün, ambalajdaki görsel sunumda yer almadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, söz konusu gelişmeye ilişkin şunlar kaydedildi:</p><p>"Ürün içeriğinde çok daha düşük oranlarda bulunan bileşenlerin, ambalaj üzerindeki görseller ve ambalajın genel tasarımı aracılığıyla belirgin şekilde ön plana çıkarılmasına karşın üründe en yüksek oranda bulunan yer fıstığının görsel sunumda yer almamasının tüketicilerde ürünün içeriği ve bileşenlerin oranları hakkında gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Bu nedenle ilgili uygulama mevzuata aykırı bulunarak para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Bakanlık, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasının sağlanması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü denetim ve yaptırım çalışmalarını aralıksız sürdürecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/tuketiciyi-aldatanlara-mi-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bugun-hava-nasil-olacak-19-agustos-2026-hava-durumu-raporu-287966</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? 19 Ağustos 2026 hava durumu raporu...]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 19 Ağustos 2026 Çarşamba gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, yurt ve dünya genelinde hava durumunu 24 TV'den aktarıyor. İşte 19 Ağustos 2026 Çarşamba Bugün meteorolojik uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? 19 Ağustos 2026 hava durumu raporu...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü 19 Ağustos 2026 Çarşamba bugün ki raporunda detay detay açıkladı. 19 Ağustos 2026 Çarşamba hava sıcaklıkları mevsim normallerinde seyredecek. Bugün hava nasıl sorusuna da 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan 24 TV ekranlarından yanıt verdi.</p><p>İşte, Meteoroloji verileri ışığında uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/sicakhava1-1908202628c5bfef.jpg"/><p><b style="">19 AĞUSTOS 2026 ÇARŞAMBA</b><b> YURT VE DÜNYA GENELİNDE HAVA DURUMU NASIL? (24 TV HAVA DURUMU VİDEOLU ANLATIM)</b></p><p class="">19 Ağustos 2026 Çarşamba Bugün 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, 24 TV ekranlarından yurt ve dünya genelinde hava durumunu bildiriyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video-1908202624a122ca.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:</b></p><p>Ankara: Parçalı ve az bulutlu 32</p><p>İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 31</p><p>İzmir: Az bulutlu ve açık 34</p><p>Adana: Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 35</p><p>Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 33</p><p>Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 29</p><p>Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Çarşamba) iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28</p><p>Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 27</p><p>Diyarbakır: Parçalı ve az bulutlu 37</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bugun-hava-nasil-olacak-1-967_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287965</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/guncel-altin-fiyatlari-19-agustos-2026-carsamba-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-cumhur-287965</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güncel altın fiyatları: 19 Ağustos 2026 Çarşamba gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını fiyatları canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Altın alacaklar dikkat!  Altın fiyatlarında son durum! Gram altın güne yükselişle başlamasının ardından 6 bin 691 liradan işlem görüyor. 19 Ağustos 2026 Çarşamba güncel altın fiyatları...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güncel altın fiyatları: 19 Ağustos 2026 Çarşamba gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını fiyatları canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>19 Ağustos 2026 Çarşamba Bugün altın güne yükselişle başlamasının ardından 6 bin 691 liradan işlem görüyor. Peki; güncel altın fiyatları, gram altın, çeyrek altın, Cumhuriyet altını fiyatları ne oldu? İşte, 19 Ağustos 2026 Çarşamba Bugün altın fiyatları...</p><p>Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,86 azalışla 6 bin 677 liradan tamamlamıştı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/video/altin-duser-mi-cikar-mi-1-analiz-var-288000" class="related-news video"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/altin-duser-mi-cikar-mi-1-318_2-41.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="24" viewBox="0 0 24 24" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M12 0C5.3828 0 0 5.38331 0 12C0 18.6167 5.3828 24 12 24C18.6172 24 24 18.6167 24 12C24 5.38331 18.6172 0 12 0ZM16.7705 12.4204L9.77053 16.9204C9.6885 16.9736 9.59377 17 9.50002 17C9.41798 17 9.33497 16.9795 9.26077 16.939C9.09961 16.8511 9 16.6831 9 16.5V7.5C9 7.31691 9.09961 7.14891 9.26077 7.06102C9.41897 6.97411 9.6172 6.97945 9.77053 7.07958L16.7705 11.5796C16.9131 11.6714 17 11.8301 17 12C17 12.1699 16.9131 12.3286 16.7705 12.4204V12.4204Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Altın fiyatları düşer mi, çıkar mı? 1 analiz var</h3></a><p>Bugün ise alıcılı başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,2 artışla 6 bin 691 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 10 bin 975 liradan, Cumhuriyet altını da 43 bin 704 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu ise aynı saatlerde yüzde 0,1 yükselişle 4 bin 338 dolarda seyrediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2025/11/11/1600cumhur-111120257be44c63.jpg"/><p>ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceği öngörülerinin güç kaybetmesi ve tahvil faizlerindeki hafif geri çekilmeyle altının onsunda sınırlı toparlanma öne çıkıyor.</p><p>Dün yüzde 4,75 ile Ocak 2025&#39;ten bu yana en yüksek seviyelere yaklaşan ABD&#39;nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 4,69&#39;da denge buldu. Dün yüzde 5,34 ile 2007&#39;den bu yana en yüksek seviyeyi gören ABD&#39;nin 30 yıllık tahvil faizi de bugün yüzde 5,27&#39;de dengelendi.</p><p>Öte yandan, İran ile ABD arasında ateşkes süresinin sona ermesiyle beraber Hürmüz Boğazı&#39;na ilişkin yeniden artan güvenlik riskleri petrol fiyatlarını yukarı taşıdı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı&#39;nın &quot;ABD toprağı&quot; olarak gösterildiği bir harita paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/13-1908202691312b95.jpg"/><p>Trump, 14 Ağustos&#39;ta katıldığı bir etkinlikte, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı&#39;nda tam bir abluka uyguladığını savunarak, &quot;İran&#39;ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı&#39;nı ABD toprağı ilan edeceğim.&quot; diye konuşmuştu.</p><p>İran&#39;la devam eden ya da planlanan hiçbir müzakere olmadığını belirten Trump, Hürmüz Boğazı&#39;nın açık ve ABD&#39;nin kontrolü altında olduğunu savundu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle tırmanan jeopolitik gerilimler ve artan petrol fiyatları altının onsundaki yükselişi sınırlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/12-190820265616552a.jpg"/><p>Analistler, bugün yurt içinde kısa vadeli dış borç istatistiklerinin, yurt dışında ise Avro Bölgesi&#39;nde enflasyon, ABD&#39;de Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtti.</p><p><b><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">CANLI TAKİP | GÜNCEL ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ</a></b></p><br><b>Tam, ata, ons, yarım, gram, çeyrek altın fiyatları günlük</b>, haftalık ve aylık seyirde inişli çıkışlı bir hareket izleyebiliyor. Hal böyle olunca, yatırım yapmak ve mevcut yatırımları korumak için güncel alış satış rakamlarının sık sık takip edilmesi gerekiyor.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/guncel-altin-fiyatlari-19-801_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287964</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyedeki-israil-destekcileri-gunun-manseti-19-agustos-2026-carsamba-287964</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'deki İsrail destekçileri | Günün Manşeti | 19 Ağustos 2026 Çarşamba]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Murat Özer ile "Günün Manşeti"nde “ Sevilla haritası hükümsüz, Ne kadar güçlüysen o kadar sözün geçer, Türkiye Orta Doğu'da oyun kuruyor, Türkiye'deki İsrail destekçileri, Mahkemede çarpıcı rüşvet itirafı” konu başlıkları değerlendirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'deki İsrail destekçileri | Günün Manşeti | 19 Ağustos 2026 Çarşamba]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Akşam Gazetesi Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay "Günün Manşeti"nde 19 Ağustos 2026 Çarşamba gündemini değerlendirdi.</p><p><b><font color="#ff0000">Programdan önemli satır başları:</font></b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Murat Özer: </b>Yunan hükümeti hiçbir şey yapamaz. 1919'da bir şey yapamayan, bugün hiçbir şey yapamaz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video1-190820261889f4b9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>''NE KADAR GÜÇLÜYSEN O KADAR SÖZÜN GEÇER''</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Erdoğan'ın Türkiye'si ile eski Türkiye arasında kozmik fark var. Ne kadar güçlüysen o kadar sözün geçer.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video2-1908202638dfc4d9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE ORTA DOĞU'DA OYUN KURUYOR</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Murat Özer:</b> Yalanlarında batsınlar. Gazze konusunda dünyayı ayağa kaldıran Erdoğan'a "İsrail yanlısı" diye iftira etmekten utanmıyorsunuz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video3-1908202637bf26b5.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE'DEKİ İSRAİL DESTEKÇİLERİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Özgür Özel dibine kadar darbecidir. CHP ise postalcıdır.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video4-19082026d9a2a598.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>MAHKEMEDE ÇARPICI RÜŞVET İTİRAFI</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Murat Özer:</b> Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davasında itirafçı olanlar kendisinin çok yakın arkadaşlarıdır. İtirafçıların açıklamalarının ardından söyleyebildiği tek şey, "Yalan söylüyorsun" oluyor. Başka bir şey söyleyemiyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video5-1908202637b272ba.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/canli-gunun-manseti-24-tv-828_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287963</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/sivasta-kene-bir-can-daha-aldi-olenlerin-sayisi-13e-yukseldi-287963</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivas'ta kene bir can daha aldı, ölenlerin sayısı 13'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi altına alınan 32 yaşındaki şahıs hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivas'ta kene bir can daha aldı, ölenlerin sayısı 13'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Yıldızeli ilçesine bağlı Belcik köyünde çiftçilik yapan 2 çocuk babası Aziz Kaya'nın (32) vücuduna kene yapıştı. Bir süre sonra rahatsızlanan Kaya, yakınları tarafından Yıldızeli Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen Kaya, KKKA hastalığı şüphesiyle Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alındı. Kaya, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Yakınları tarafından hastaneden teslim alınan Kaya'nın cenazesinin Belcik köyünde toprağa verileceği öğrenildi.  </p><p>Kaya'nın ölümüyle birlikte Sivas'ta bu yıl kene kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı 13'e yükseldi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/sivasta-kene-bir-can-daha-195_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287962</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/issizlik-rakamlari-aciklandi-287962</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İşsizlik rakamları açıklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de işsizlik oranı yılın ikinci çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalışla yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde işsiz sayısı 2 milyon 799 bin kişi oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İşsizlik rakamları açıklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,7, kadınlarda yüzde 10,3 olarak tahmin edildi.</p><p><b>İSTİHDAM ORANI YÜZDE 48,5 OLDU</b></p><p>İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 155 bin kişi artarak 32 milyon 479 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,8 iken kadınlarda yüzde 31,6 olarak gerçekleşti.</p><p><b>İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI YÜZDE 52,7 OLARAK GERÇEKLEŞTİ</b></p><p>İşgücü, 2026 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 71 bin kişi artarak 35 milyon 278 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 52,7 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,6, kadınlarda ise yüzde 35,3 oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/inaatamelesi-190820269dabfb22.jpg"/><p><b>GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 13,9 OLDU</b></p><p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 1,0 puanlık azalış ile yüzde 13,9 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 11,0, kadınlarda ise yüzde 19,3 olarak tahmin edildi.</p><p><b>İSTİHDAMIN YÜZDE 59,8'İ HİZMET SEKTÖRÜNDE YER ALDI</b></p><p>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 10 bin kişi, inşaat sektöründe 25 bin kişi, hizmet sektöründe 240 bin kişi artarken sanayi sektöründe 121 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 13,7'si tarım, yüzde 19,7'si sanayi, yüzde 6,8'i inşaat, yüzde 59,8'i ise hizmet sektöründe yer aldı.</p><p><b>HAFTALIK ORTALAMA FİİLİ ÇALIŞMA SÜRESİ 42,3 SAAT OLDU</b></p><p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,1 saat artarak 42,3 saat olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/issizlik-rakamlari-acikla-256_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287961</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyaz-tisortlerdeki-sari-lekeler-neden-olusuyor-cozumu-mutfakta-olabilir-287961</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyaz tişörtlerdeki sarı lekeler neden oluşuyor? Çözümü mutfakta olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beyaz tişörtlerde yaz aylarında sıkça karşılaşılan sarı ter lekeleri, evde uygulanabilecek pratik yöntemlerle temizlenebiliyor. Sodyum bikarbonat ve beyaz sirke gibi doğal malzemelerle yapılan uygulamalar, giysilerdeki inatçı lekeleri çıkarmada etkili sonuçlar sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyaz tişörtlerdeki sarı lekeler neden oluşuyor? Çözümü mutfakta olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte beyaz tişörtlerde görülen sarı ter lekeleri, birçok kişinin ortak sorunu haline geldi. Özellikle koltuk altı bölgesinde oluşan bu lekeler, hem estetik kaygı yaratıyor hem de giysilerin ömrünü kısaltıyor. Ancak çamaşır uzmanlarının önerdiği doğal temizlik yöntemleri sayesinde, beyaz tişörtlerdeki inatçı sarı ter lekelerini çıkarmak mümkün hale geldi. Sodyum bikarbonat ve beyaz sirke gibi malzemelerle uygulanan pratik çözümler, lekelerin giysilerden tamamen arındırılmasını sağlıyor. Uzmanlar, bu yöntemlerin doğru şekilde uygulanması halinde, beyaz tişörtlerin ilk günkü parlaklığına kavuşabileceğini vurguluyor.</p><h3>Çamaşır uzmanı Janine Dutoon'dan sodyum bikarbonat önerisi</h3><p>Belle Lingerie'nin sahibi ve çamaşır temizliği konusunda deneyimli isimlerden biri olan Janine Dutoon, beyaz tişörtlerdeki sarı ter lekeleriyle mücadelede sodyum bikarbonat kullanımını tavsiye ediyor. Dutoon, bir veya iki çay kaşığı sodyum bikarbonatı az miktarda suyla karıştırarak elde edilen macunun, lekenin üzerine sürülmesini ve 30 dakika bekletilmesini öneriyor. Bu sürenin ardından tişört, normal çamaşır programında yıkanıyor. Sodyum bikarbonatın yağ lekelerinde de etkili olduğunu belirten Dutoon, alternatif olarak bulaşık sabunu kullanılabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, aynı yöntemin eritilmiş aspirinle de uygulanabileceğini dile getiriyor. Bu pratik temizlik yöntemi, beyaz tişörtlerdeki sarı ter lekesi sorununu çözmek isteyenler için kolay ve ulaşılabilir bir seçenek sunuyor.</p><h3>Beyaz sirke ve su karışımıyla doğal temizlik</h3><p>Sodyum bikarbonat bulunmayan durumlarda ise beyaz sirke etkili bir alternatif olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, iki ölçü suya bir ölçü beyaz sirke eklenerek hazırlanan karışımın, lekenin üzerine uygulanmasını ve 15 ila 30 dakika bekletilmesini tavsiye ediyor. Beyaz sirkenin doğrudan kullanılması yerine suyla seyreltilmesi, kumaşın zarar görmesini önlüyor. Temizlik işlemi bittikten sonra giysinin havada kurutulması ve lekenin tamamen çıktığından emin olunması gerekiyor. Çünkü çamaşır kurutma makinesinin ısısı, çıkmayan lekelerin kumaşa kalıcı olarak işlemesine yol açabiliyor. Bu nedenle, beyaz tişörtlerdeki sarı ter lekeleriyle mücadelede doğal yöntemlerin dikkatli ve adım adım uygulanması, istenen sonuca ulaşmada büyük önem taşıyor.</p><p>Beyaz tişörtlerde sarı ter lekesiyle karşılaşanlar için sodyum bikarbonat ve beyaz sirke gibi doğal temizlik malzemeleri, ekonomik ve etkili çözümler sunuyor. Uzmanlar, bu yöntemlerin düzenli olarak uygulanması halinde, yaz sıcaklarında oluşan lekelerin kolayca giderilebileceğini belirtiyor. Giysilerin ömrünü uzatmak ve beyazların canlılığını korumak isteyenler için, pratik temizlik önerileri her evde rahatlıkla uygulanabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/beyaz-tisortlerdeki-sari--608_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287960</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/atmosfer-ne-kadar-sure-ongorulebilir-287960</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atmosfer ne kadar süre öngörülebilir?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, atmosferin ideal koşullarda en fazla 129 gün boyunca tahmin edilebilir bilgi barındırabildiğini açıkladı. Miami Üniversitesi ve NOAA iş birliğiyle yürütülen araştırma, hava tahminlerinde ulaşılan teorik sınırın önemini vurguluyor. Bu bulgu, hava tahmini biliminin geleceğine dair kritik bir eşik olarak görülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atmosfer ne kadar süre öngörülebilir?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, atmosferin ideal koşullarda yaklaşık 129 gün boyunca hava durumu tahminine olanak tanıyacak kadar bilgi saklayabildiğini ortaya koydu. Miami Üniversitesi ve NOAA Deniz ve Atmosfer Çalışmaları Kooperatif Enstitüsü'nden (CIMAS) Dr. Wei Zhang ve ekibi tarafından yürütülen çalışma, Advances in Atmospheric Sciences dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, sayısal hava tahmininin sınırlarını teorik olarak belirlemeye çalıştı ve bu süreçte atmosferdeki enerji akışını, güneş radyasyonunu ve başlangıç koşullarındaki belirsizliği inceledi. Sonuç olarak, ideal şartlar altında hava tahmininin ötesine geçilebilecek azami sürenin 129 gün olduğunu hesapladı. Bu sonuç, mevcut teknolojinin ve bilimsel modellerin ötesinde, atmosferin fiziksel sınırlarını anlamak açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Dr. Zhang ve NOAA ekibinden çığır açan analiz</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Wei Zhang, Miami Üniversitesi ve NOAA'daki meslektaşlarıyla birlikte, hava tahmininde bugüne kadar gözden kaçan bir noktaya dikkat çekti. Geçmişte yapılan tahminlerde, mevcut hataların zamanla büyümesi inceleniyordu. Ancak Zhang ve ekibi, bugünkü tahmin hatalarından daha küçük ölçekli belirsizliklerin nasıl evrileceğine dair veri eksikliğine işaret etti. Bu nedenle, atmosferin başlangıç koşullarının ve fiziksel yasalarının mükemmel şekilde bilindiği varsayımıyla yeni bir yaklaşım geliştirdiler. Dr. Zhang, "Uzun vadeli tahminlerin başarısı için, başlangıçtaki en küçük hata payının bile nasıl gelişeceğini anlamak zorundayız" diyerek, mevcut bilgiyle kesin bir sınır koymanın bugüne kadar mümkün olmadığını vurguladı. Ekip, atmosferdeki enerjinin hareketini ve güneşten gelen radyasyonun rolünü derinlemesine analiz ederek, tahmin edilebilirlik sınırının kökenine dair yeni bir bakış açısı sundu.</p><h3>Atmosferde 129 gün: Teorik sınırın arka planı</h3><p>Bilim insanlarının belirlediği 129 günlük teorik sınır, atmosferin toplam enerjisi ile güneşten gelen radyasyonun birleşiminden doğan belirsizliklere dayanıyor. Araştırmacılar, atmosferin başlangıç durumunun ve onu yöneten tüm fiziksel yasaların tamamen bilindiği bir senaryoda, yalnızca güneş radyasyonundaki kuantum ölçekli rastlantısallığın tahminin sonunu getirdiğini belirledi. Bu noktadan sonra, atmosferin başlangıç bilgisinin kaybolduğu "enerji devir noktası" adı verilen kritik bir eşik oluşuyor. Çalışmaya göre, bugünkü teknolojik imkanlarla yapılan hava tahminleri 14 gün civarında güvenilirlik sağlarken, teorik olarak bu sınır 129 güne kadar uzanabiliyor. Ancak araştırmacılar, bu sürenin tamamında yüksek doğruluk beklenemeyeceğini, özellikle ikinci yarısında tahminlerin giderek daha az anlamlı bilgi sunacağını ifade ediyor. Örneğin, ideal koşullarda günümüzdeki 5 günlük tahminin sağladığı beceri, teorik olarak yaklaşık 62 güne ulaşabiliyor. Sonrasında ise tahminler düşük güvenilirlikte rehberlik sunmakla sınırlı kalıyor.</p><h3>Hava tahmini bilimi için yeni bir kıstas</h3><p>Dr. Zhang ve ekibi, 129 günlük teorik sınırın hava tahmini bilimi açısından bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Bu sınır, yalnızca mevcut tahmin yöntemlerinin değil, aynı zamanda gelecekteki bilimsel ilerlemelerin de önünü açacak bir referans noktası olarak görülüyor. Araştırmacılar, önerdikleri sınırı doğrulamak için bağımsız tahmin modelleri geliştirmeye devam ediyor. Eğer bu çalışmalar 129 günlük teorik tavanı desteklerse, hava tahmini alanında yeni hedefler ve standartlar belirlenebilecek. Bilim insanları, atmosferin karmaşıklığı ve güneş radyasyonunun rastlantısal etkileri nedeniyle, hava tahmininde mutlak doğruluğa ulaşmanın imkânsız olduğunu vurguluyor. Ancak bu yeni sınır, hava tahmini teknolojilerinin ve bilimsel yöntemlerin gelişimi için önemli bir yol haritası sunuyor. Özellikle afet yönetimi, tarım ve enerji sektörleri gibi hava durumuna duyarlı alanlarda, bu tür bilgiler stratejik planlamalar açısından büyük değer taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, Miami Üniversitesi ve NOAA iş birliğiyle yürütülen bu araştırma, atmosferin tahmin edilebilirlik sınırlarını net bir şekilde ortaya koydu. 129 günlük teorik tavan, hem hava tahmini biliminin geldiği noktayı hem de gelecekteki gelişmelerin potansiyelini gözler önüne seriyor. Bilim insanları, atmosferin karmaşık yapısı ve enerji akışındaki rastlantısallık nedeniyle, mutlak sınırların ötesine geçmenin mümkün olmadığını belirtiyor. Ancak bu bulgu, hava tahmini alanında yeni araştırmalar ve teknolojik ilerlemeler için güçlü bir motivasyon kaynağı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/atmosfer-ne-kadar-sure-on-595_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287959</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/orumcek-adam-yepyeni-bir-gun-star-warsun-gise-rekorunu-kirdi-287959</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, Star Wars'un gişe rekorunu kırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, Marvel Sinematik Evreni'ne damgasını vurdu. Tom Holland'ın başrolünde yer aldığı film, 2 milyar doları aşan ilk Örümcek Adam yapımı oldu ve Star Wars: Güç Uyanıyor'un rekorunu sadece 19 günde kırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, Star Wars'un gişe rekorunu kırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marvel Sinematik Evreni'nin merakla beklenen yeni filmi Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, dünya çapında gişe rekorlarını altüst etti. Tom Holland'ın Peter Parker karakterine yeniden hayat verdiği film, 2 milyar doları aşan ilk Örümcek Adam yapımı olarak tarihe geçti. Özellikle Amerika ve Avrupa'daki sinema salonlarında yoğun ilgiyle karşılanan film, 800 milyon dolar barajını yalnızca 19 günde aşarak Star Wars: Güç Uyanıyor'un 23 günlük rekorunu geride bıraktı. Marvel ve Sony'nin ortak yapımı olan Yepyeni Bir Gün, yaz sezonunun sonuna yaklaşırken hem ticari hem de eleştirel anlamda büyük bir başarıya imza attı.</p><h3>Tom Holland ve Zendaya gişede tarihi başarıya ulaştı</h3><p>Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, başrol oyuncuları Tom Holland, Zendaya ve Jon Bernthal'ın performanslarıyla dikkat çekti. Film, vizyona girdiği ilk haftadan itibaren izleyici akınına uğradı ve toplamda 2.02 milyar dolar hasılat elde etti. Bu rakam, serinin bir önceki filmi Evden Uzakta'nın 1.92 milyar dolarlık başarısını da geride bıraktı. Ayrıca, Holland ve Zendaya'nın The Odyssey filminde de birlikte rol alması, iki oyuncunun bu yıl sinema dünyasında çifte başarıya imza atmasını sağladı. Yepyeni Bir Gün'ün kadrosuna Sadie Sink'in Jean Grey karakteriyle dahil olması ise, Marvel evreninin gelecek projelerine dair heyecanı artırdı.</p><h3>Marvel ve Sony'nin iş birliği yeni rekorlar getirdi</h3><p>Marvel Studios ile Sony Pictures arasında film bazında yapılan anlaşmalar, her yeni Örümcek Adam filmiyle birlikte gişe rekorlarını da beraberinde getiriyor. Yepyeni Bir Gün, 2026'nın en yüksek hasılatlı Hollywood yapımı olarak kayıtlara geçti. Christopher Nolan'ın The Odyssey filmi 1.3 milyar dolar ile ikinci sırada yer alırken, Toy Story 5, Michael ve Super Mario Galaxy Movie ise sırasıyla 1.15, 1.02 ve 1.01 milyar dolarlık hasılatlarla listede üst sıralarda bulunuyor. Marvel'ın süper kahraman filmlerine olan ilginin azaldığı tartışmaları yapılırken, Yepyeni Bir Gün'ün elde ettiği bu başarı, türün hala büyük bir kitle tarafından takip edildiğini gösterdi. Film, Rotten Tomatoes'ta 421 eleştirmenin yorumuyla %90 puan alırken, izleyici puanı ise %98'e ulaştı.</p><h3>Yepyeni Bir Gün, süper kahraman yorgunluğuna meydan okudu</h3><p>Yepyeni Bir Gün'ün gişedeki yükselişi, Hollywood'da son dönemde sıkça tartışılan süper kahraman yorgunluğu iddialarına da güçlü bir yanıt verdi. Özellikle Tom Holland'ın, Sony ve Marvel arasındaki son iş birliğinde 100 milyon dolardan fazla kazanç elde edeceği konuşuluyor. Film, Marvel Sinematik Evreni'nin Çoklu Evren Saga'sı kapsamında en yüksek hasılatı elde eden solo yapım oldu. 2021 yapımı Evden Uzakta filmi 1.92 milyar dolar ile ikinci sırada yer alırken, 2024'te vizyona giren Deadpool &amp; Wolverine ise 1.33 milyar dolarlık gişe geliriyle Örümcek Adam dışındaki en başarılı Marvel filmi oldu. Yepyeni Bir Gün'ün başarısı, serinin yeni projelerine olan beklentiyi de yükseltti.</p><h3>Örümcek Adam 5 için beklenti yükseldi</h3><p>Yepyeni Bir Gün'ün elde ettiği tarihi gişe başarısının ardından, serinin beşinci filmi için de beklentiler arttı. Sony ve Marvel'ın her film için ayrı ayrı anlaşma yapması nedeniyle, yeni bir devam filminin yeşil ışık alıp almayacağı merak konusu. Öte yandan, Marvel Studios'un önceliği şu anda Avengers: Doomsday ve Avengers: Secret Wars projelerini tamamlamak. Çoklu Evren Saga'sının Aralık 2027'de sona ereceği açıklanırken, Tom Holland'ın yeni Avengers filmlerinde Örümcek Adam olarak yer alıp almayacağı ise henüz netlik kazanmadı. Hayranlar, Marvel evreninin geleceğinde Örümcek Adam'ın nasıl bir rol üstleneceğini yakından takip ediyor.</p><p>Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, hem gişede kırdığı rekorlarla hem de Marvel evrenine kattığı yeni karakterlerle sinema dünyasında uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Elde edilen bu büyük başarı, hem Marvel hem de Sony için yeni projeler ve iş birlikleri açısından önemli bir motivasyon kaynağı oluşturdu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/orumcek-adam-yepyeni-bir--338_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287958</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/japonyadan-avustralyada-hipersonik-fuze-testi-icin-kritik-adim-287958</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Japonya'dan Avustralya'da hipersonik füze testi için kritik adım]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya ve Avustralya savunma bakanları Canberra'da bir araya gelerek hipersonik füze testlerini de kapsayan kapsamlı bir askeri işbirliği anlaşması duyurdu. İki ülke arasında ortak geliştirilen Boobook adlı lazer sistemi de dahil olmak üzere savunma ilişkileri yeni bir boyut kazandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Japonya'dan Avustralya'da hipersonik füze testi için kritik adım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya, önümüzdeki dönemde hipersonik füzeler ve çeşitli mühimmatların test atışlarını Avustralya topraklarında gerçekleştirecek. İki ülkenin savunma bakanları dün Canberra'da düzenlenen ortak basın toplantısında bu tarihi kararı kamuoyuyla paylaştı. Avustralya Savunma Bakanı Richard Marles ile Japon mevkidaşı Shinjiro Koizumi, ortak geliştirilen bir lazer sistemi de dahil olmak üzere askeri işbirliğini önemli ölçüde derinleştiren bir dizi anlaşmaya imza attı. Hipersonik füze testleri konusundaki bu mutabakat, Asya-Pasifik bölgesinde güvenlik dengeleri açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Marles: 'Japonya'ya stratejik derinlik sağlıyoruz'</h3><p>Avustralya Savunma Bakanı Richard Marles, Canberra'daki basın toplantısında yaptığı açıklamada, varılan anlaşmanın önümüzdeki on yıl boyunca Japonya'nın Avustralya'daki füze test menzillerini kullanmasına olanak tanıyan gelişmiş bir düzenleme öngördüğünü belirtti. Marles, "Daha önce Avustralya'nın bir dizi alanda Japonya'ya stratejik derinlik sağlayabilmesi hakkında konuştuk, ancak bunlardan biri menzillerimizin kullanımıdır" dedi. Bu ifadeler, Avustralya'nın geniş ve seyrek nüfuslu topraklarının hipersonik füze testleri için ideal bir ortam sunduğuna işaret ediyor. Japonya'nın kendi coğrafyasında bu tür uzun menzilli hipersonik füze denemelerini gerçekleştirmesi, ülkenin yoğun nüfusu ve sınırlı alanı nedeniyle son derece güç. Bu nedenle Avustralya'nın sunduğu test sahaları, Japonya'nın savunma kapasitesini artırması açısından büyük önem taşıyor. Marles'ın vurguladığı stratejik derinlik kavramı, iki ülke arasındaki askeri bağların salt sembolik değil, operasyonel düzeyde somutlaştığını ortaya koyuyor.</p><h3>Koizumi: 'Hipersonik füze testleri çığır açıcı olur'</h3><p>Japon Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi de anlaşmayı büyük bir memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Koizumi, "Japonya Öz Savunma Kuvvetleri, hipersonik füzeler gibi uzak menzilli füzelerin test atışlarını Avustralya'da gerçekleştirebilirse, bu çığır açıcı bir gelişme olur" diye konuştu. Koizumi ayrıca bu hedefin hayata geçirilmesine yönelik görüşmelerin hızlandırılacağını açıkça duyurdu. Hipersonik füze teknolojisi, ses hızının beş katını aşan hızlarda hareket eden ve mevcut hava savunma sistemleri tarafından durdurulması son derece zor olan yeni nesil silah sistemlerini kapsıyor. Japonya'nın bu alandaki test kapasitesini Avustralya'ya taşıması, Tokyo'nun savunma modernizasyonunda yeni bir sayfa açıyor. Koizumi'nin kararlı üslubu, Japonya'nın bölgesel güvenlik tehditlerine karşı caydırıcılığını artırma konusundaki iradesini net biçimde yansıtıyor.</p><h3>Çin faktörü ve ABD'nin müttefiklerden beklentileri</h3><p>Avustralya ile Japonya arasındaki savunma işbirliğinin hızla derinleşmesinin arka planında bölgesel güvenlik dinamikleri yatıyor. Her iki ülke de yükselen Çin'in askeri kapasitesini ve bölgedeki artan nüfuzunu yakından takip ediyor. Pekin'in Güney Çin Denizi'ndeki askeri yapılanması, Tayvan Boğazı'ndaki gerilim ve Pasifik adalarındaki diplomatik hamleleri, hem Canberra hem de Tokyo için ciddi güvenlik kaygıları oluşturuyor. Bunun yanı sıra ABD, bölgesel müttefiklerinden savunma harcamalarını artırmalarını ve kendi ordularına daha fazla yatırım yapmalarını talep ediyor. Washington'ın bu baskısı, Japonya ve Avustralya'yı ikili savunma ilişkilerini güçlendirmeye ve hipersonik füze gibi ileri teknoloji silah sistemlerine yatırım yapmaya yöneltiyor. Bu bağlamda iki ülkenin attığı adımlar, yalnızca ikili bir işbirliğinin ötesinde, Asya-Pasifik'teki güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesine katkı sağlıyor.</p><h3>10 milyar dolarlık firkateyn anlaşması zeminini hazırladı</h3><p>Japonya ile Avustralya arasındaki savunma ortaklığı aslında uzun süredir derinleşiyor. İki ülke geçen yıl, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Japonya'nın en büyük savunma ihracat anlaşmalarından birine imza attı. Bu anlaşma kapsamında Avustralya, önümüzdeki 10 yıl boyunca gizli bir firkateyn filosu edinmek için 10 milyar Avustralya doları, yani yaklaşık 7,11 milyar ABD doları ödeyecek. Bu rakam, Japonya'nın savunma sanayisinin uluslararası arenada ne denli rekabetçi bir konuma geldiğini gösteriyor. Firkateyn anlaşması aynı zamanda Avustralya'nın deniz kuvvetlerini modernize etme stratejisinin temel taşlarından birini oluşturuyor. Hipersonik füze testleri konusundaki yeni mutabakat da bu büyük çaplı savunma ortaklığının doğal bir uzantısı niteliğinde. İki ülke arasındaki güven düzeyi, milyarlarca dolarlık savunma yatırımlarıyla somut biçimde teyit ediliyor.</p><h3>Boobook projesi: Karanlıkta gören lazer sistemi</h3><p>Savunma bakanları Marles ve Koizumi, hipersonik füze testlerinin yanı sıra Boobook adlı yeni bir ortak savunma projesini de duyurdu. Karanlıkta gören bir Avustralya baykuş türünün adını taşıyan bu proje, potansiyel tehditleri tespit etmek amacıyla ortak geliştirilen gelişmiş bir lazer sistemini içeriyor. Marles, Boobook projesinin kara muharebe platformlarının yanı sıra kıyı platformlarına da yerleştirilebilecek ileri düzey lazer kabiliyeti barındırdığını açıkladı. Bu lazer teknolojisi, hem karada hem de deniz kıyısında düşman hedeflerini yüksek hassasiyetle tespit edip takip etme kapasitesine sahip olacak. Projenin ortak geliştirilmesi, iki ülkenin savunma sanayileri arasındaki teknoloji paylaşımının ne kadar ileri bir seviyeye ulaştığını gözler önüne seriyor. Boobook, hipersonik füze testleriyle birlikte değerlendirildiğinde, Japonya-Avustralya savunma ekseninin artık sadece geleneksel silah alımlarıyla sınırlı kalmadığını, ileri teknoloji alanında da stratejik bir ortaklığa dönüştüğünü kanıtlıyor.</p><p>Japonya ve Avustralya arasında dün Canberra'da duyurulan hipersonik füze test anlaşması ve Boobook lazer projesi, Asya-Pasifik bölgesindeki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyen önemli gelişmeler olarak öne çıkıyor. Çin'in artan askeri kapasitesi ve ABD'nin müttefiklerden beklentileri göz önüne alındığında, Tokyo ile Canberra arasındaki bu stratejik yakınlaşmanın önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceği öngörülüyor. Hipersonik füze teknolojisinden lazer savunma sistemlerine uzanan geniş yelpazedeki işbirliği, her iki ülkenin bölgesel güvenliğe verdikleri önemi açıkça ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/japonyadan-avustralyada-h-665_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287957</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kuresel-isinma-yasli-yetiskinler-icin-sicaklik-riskini-ciddi-olcude-artirabilir-287957</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küresel ısınma yaşlı yetişkinler için sıcaklık riskini ciddi ölçüde artırabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[The Lancet Planetary Health dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, iklim değişikliğiyle birlikte artan aşırı sıcaklıkların özellikle 60 yaş ve üzeri yetişkinler için ciddi sağlık riskleri yarattığını ortaya koydu. Bilim insanları, yaşlı nüfusun hızla artmasıyla birlikte, bu grubun gelecekte aşırı sıcaklıklardan en fazla etkilenecek kesim olacağına dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küresel ısınma yaşlı yetişkinler için sıcaklık riskini ciddi ölçüde artırabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yayımlanan bilimsel bir araştırma, iklim değişikliğiyle birlikte giderek artan aşırı sıcaklıkların dünya genelinde 60 yaş ve üzeri yetişkinler için beklenenden çok daha büyük bir tehdit oluşturduğunu gözler önüne serdi. The Lancet Planetary Health dergisinde yayımlanan bu kapsamlı çalışma, yaşlı yetişkinlerin iklim değişikliğinin yol açtığı sağlık riskleri karşısında en savunmasız gruplardan biri olduğunu vurguluyor. Araştırma, sıcak hava dalgalarının son yıllarda özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde binlerce kişinin ölümüne yol açtığını, ölenlerin önemli bir kısmının ise yaşlılardan oluştuğunu belirtiyor. Elde edilen bulgular, dünya nüfusunun yaşlanması ve ortalama sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte, yaşlı yetişkinlerin tehlikeli sıcaklık maruziyetinden en fazla etkilenecek grup olacağına işaret ediyor.</p><h3>The Lancet Planetary Health: Yaşlı yetişkinler için risk tahminlerin üzerinde</h3><p>Çalışmada, 60 yaş ve üzerindeki kişilerin aşırı sıcaklıklara karşı genç yetişkinlere kıyasla çok daha hassas olduğu bilimsel verilerle ortaya kondu. Daha önce yapılan sıcaklık projeksiyonlarının çoğu, genç ve sağlıklı yetişkinlerin tolerans sınırlarını esas alırken, bu yeni araştırma yaşa özgü sıcaklık toleranslarını dikkate alarak risk hesaplamalarını güncelledi. Sonuçlar, 2.7 derece Fahrenheit (1.5 derece Celsius) küresel ısınma senaryosunda bile, yaşlı yetişkinlerin gençlerden daha sık ve daha geniş alanlarda tehlikeli sıcaklıklara maruz kalacağını gösteriyor. Özellikle 2050 yılına gelindiğinde, 60 yaş ve üzeri nüfusun 2.1 milyara ulaşması bekleniyor. Bu, dünya nüfusunun yüzde 21'ine denk geliyor ve yaşlıların üçte ikisinden fazlası, iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedildiği düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamını sürdürecek.</p><h3>Bilim insanları: Aşırı sıcaklık maruziyeti iki katına çıktı</h3><p>Yeni araştırmaya göre, yaşa özgü sıcaklık sınırlarının hesaba katılması, yılda en az 180 saat boyunca tehlikeli sıcaklığa maruz kalacak insan sayısını iki kattan fazla artırdı. Özellikle yaşlı yetişkinler, bu yüksek riskli grubun büyük bölümünü oluşturacak. Araştırma, 1.5 derece Celsius'luk ısınma durumunda yaklaşık 290 milyon yaşlının, yani dünya üzerindeki yaşlı nüfusun yüzde 22'sinin, yılda en az 180 saat boyunca tehlikeli sıcaklıklarla karşılaşacağını gösteriyor. Daha yüksek ısınma senaryolarında ise, genç yetişkinler de risk altına giriyor. Ancak, yaşlıların vücutlarının ısıya karşı daha az dirençli olması, dolaşım ve terleme mekanizmalarının zayıflaması ve altta yatan sağlık sorunlarının yaygınlığı, bu grubu çok daha kırılgan hale getiriyor. Ayrıca yaşlılar, sıcaklık ve su kaybını fark etmede de zorluk yaşayabiliyor.</p><h3>2050'de yaşlı nüfusun yarısından fazlası sıcaklık tehdidiyle karşı karşıya</h3><p>Çalışmada, 2050 yılına kadar karbon emisyonlarında ciddi bir azalma sağlanmazsa, dünyanın ortalama sıcaklığının sanayi öncesi seviyelere göre 2 derece Celsius artacağı öngörülüyor. Bu da, özellikle Hindistan-Ganj Ovası ve Basra Körfezi gibi yoğun nüfuslu tropik ve subtropik bölgelerde yaşayan yaşlı yetişkinler için aylarca sürecek tehlikeli sıcaklık dönemleri anlamına geliyor. Araştırmacılar, bu bölgelerdeki yaşlıların uzun vadede yaşanabilir koşullardan mahrum kalabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, gelecekteki sıcaklık projeksiyonlarında yaşlı yetişkinlerin dikkate alınmamasının, risklerin ciddi şekilde küçümsenmesine yol açtığı belirtiliyor. Araştırma, politika yapıcıların ve sağlık otoritelerinin, yaşlı yetişkinleri koruyacak özel uyum ve önlem planları geliştirmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>Uzmanlar, bu yaz yaşanan sıcak hava dalgalarının, aşırı sıcaklığın dünya genelinde halk sağlığı üzerinde şimdiden büyük bir etki yarattığını belirtiyor. The Lancet Planetary Health'te yayımlanan bu bulgular, iklim değişikliğine karşı mücadelede yaşlı yetişkinlerin öncelikli olarak korunması gerektiğine dikkat çekiyor. Bilim insanları, yaşlı nüfusun hızla arttığı bir dünyada, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle, yaşlı yetişkinler için özel koruma ve uyum stratejilerinin geliştirilmesi, küresel halk sağlığı açısından kritik bir öneme sahip.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kuresel-isinma-yasli-yeti-118_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287956</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-kim-jong-una-zirve-cagrisi-yil-bitmeden-yuz-yuze-gorusmek-istiyor-287956</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan Kim Jong-un'a zirve çağrısı! Yıl bitmeden yüz yüze görüşmek istiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın, bu yıl bitmeden Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yüz yüze görüşmek istediği ve olası buluşmanın 2026 Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Liderler Zirvesi marjında gerçekleşmesi için talimat verdiği ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan Kim Jong-un'a zirve çağrısı! Yıl bitmeden yüz yüze görüşmek istiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan ABD&#39;li yetkililere göre, Trump, Kim ile yüz yüze görüşmek istediğini ve görüşmenin kasımda Çin&#39;in Şıncın şehrinde düzenlenecek APEC Zirvesi için gerçekleştireceği Asya ziyareti kapsamında yapılabileceğini özel olarak gündeme getirdi.</p><p>Trump&#39;ın Kim ile görüşme ihtimaline yönelik danışmanlarına talimat verdiği iddia edilirken, bir Beyaz Saray yetkilisi, olası görüşmeye ilişkin resmi hazırlık sürecinin henüz başlatılmadığını, iki liderin &quot;uygun bir zamanda&quot; görüşeceğini aktardı.</p><p>ABD Başkanı Trump, 16 Ağustos&#39;ta, Kuzey Kore lideri Kim ile sahip olduğu iyi ilişkileri gerekçe göstererek, Güney Kore ile ortak askeri tatbikatların &quot;önemli ölçüde&quot; azaltılması talimatını vermişti.</p><p>Başka bir açıklamasında da Trump, Kim&#39;in kendisine saygı duyduğunu aktararak, &quot;Ben onu anlıyorum, o da beni anlıyor. Kendisi birçok kişiden hoşlanmıyor, Biden&#39;dan ve Obama&#39;dan hoşlanmıyordu ancak benimle iyi bir ilişkisi var.&quot; ifadesini kullanmıştı.</p><p>Trump ile Kim, Haziran 2018&#39;de Singapur&#39;da, Şubat 2019&#39;da Hanoi&#39;de, Haziran 2019&#39;da Kuzey ile Güney Kore arasındaki sınır köyü Panmunjom&#39;da olmak üzere 3 kez görüşmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/trumptan-kim-jong-una-zir-487_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287955</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonsporun-yildizi-icin-kesenin-agzi-aciliyor-287955</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor'un yıldızı için kesenin ağzı açılıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'un golcüsü Paul Onuachu için Al-Ahli yeniden harekete geçmeye hazırlanıyor. Nijeryalı santrfor için daha önce yaptığı 20 milyon euroluk teklif reddedilen Suudi Arabistan ekibinin, yeni ve daha yüksek bir rakamla masaya dönmesi bekleniyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor'un yıldızı için kesenin ağzı açılıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Footy-Africa'nın haberine göre Suudi Arabistan ekibi Al-Ahli, Trabzonspor'un golcüsü Paul Onuachu'yu transfer listesinin ilk sırasına aldı. Nijeryalı santrfor için daha önce 20 milyon euroluk teklif yapan ancak Bordo-Mavililer'den ret cevabı alan Al-Ahli'nin yeni ve daha yüksek bir rakamla masaya dönmeye hazırlandığı belirtildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/onachuuuu-19082026f89be399.jpg"/><p>Trabzonspor yönetimi ise 31 yaşındaki yıldız için 30 milyon euro bonservis bedeli belirledi ve bu rakam konusunda geri adım atmayı düşünmüyor. Suudi kulübünün teklifini BordoMavililer'in beklentilerine yaklaştırması halinde resmi görüşmelerin hızlı şekilde ilerleyebileceği kaydedildi. Onuachu'nun da Suudi Arabistan'da oynama fikrine sıcak baktığı ancak transferin gerçekleşmesi için Trabzonspor'a baskı yapmayacağı ifade edildi. Kulüplerin anlaşması durumunda oyuncuyla kişisel şartlarda sorun yaşanması beklenmiyor. Haberde Al-Ahli'nin şu anda Onuachu transferindeki tek ciddi talip olduğu vurgulandı. Daha önce Nijeryalı golcüyle ilgilenen Fenerbahçe'nin ise maliyetin yüksek olması nedeniyle bu seçenekten vazgeçerek Romelu Lukaku transferine yöneldiği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/trabzonsporun-yildizi-ici-521_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287954</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktasa-real-madridden-yildiz-287954</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş'a Real Madrid'den yıldız]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Real Madrid'de geleceği belirsizleşen Brahim Diaz için Beşiktaş yeniden gündeme geldi. İspanyol basınında yer alan iddialara göre; 27 yaşındaki Faslı yıldızın ayrılığı değerlendiriliyor ve siyah-beyazlılar potansiyel adreslerden biri olarak gösteriliyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş'a Real Madrid'den yıldız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancelotti döneminde ilk 11'de oynayan fakat arka planda kalan Real Madrid'de Brahim Diaz'ın rotasyon oyuncusu kısmında yer alıp almayacağı belirsiz hale geldi. 2027'de mukavelesi sona erecek 27 yaşındaki Faslı futbolcu için ayrılık çanları çalıyor. İspanyol basını Beşiktaş'ı tekrar gündeme getirdi. Fichajes'e göre Real Madrid, Brahim Diaz'ın durumunu yeniden değerlendiriyor ve olası bir ayrılığı düşünüyor. Beşiktaş'ın 27 yaşındaki oyuncu için potansiyel adreslerden biri olduğu belirtiliyor. Başkan Adalı daha önce bir girişim yapmadıklarını söylese de iddialar alevlendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/brahimdiaz-19082026898ecbb2.jpg"/><p><b>PİYASASI 35 MİLYON EURO</b></p><p>Henüz taraflar arasında teyit edilmiş bir temas olmadığı da belirtiliyor. Brahim Diaz'ın geleceği ve hangi kulübe katılacağı konusunda karar önümüzdeki günlerde netleşecek. 2019'da M.City'den 17 milyon euroya R.Madrid'e transfer olan Brahim; 2 kez Milan'a kiralık gönderildi. 2023'te Real'de forma giymeye başladı ve Ancelotti'nin prensi oldu. Faslı yıldız sonrasında gözden düşmeye başladı. Kadroda düşünülmeyen Brahim'in piyasası 35 milyon euro olarak gösteriliyor. Beşiktaş, Vlahovic'te olduğu gibi aradan sıyrılabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/brahimdiaz2-19082026c884b867.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/besiktasa-real-madridden--224_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287953</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gorevden-alinan-ukrayna-savunma-bakani-fedorovdan-savas-zamani-secim-cagrisi-287953</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Fedorov'dan savaş zamanı seçim çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Ukrayna Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, savaş devam ederken başkanlık seçimlerinin yapılması için çağrıda bulundu. Fedorov'un açıklamaları, Rusya'nın saldırıları ve ülkedeki sıkıyönetim koşulları altında Zelensky yönetimine yönelik en ciddi meydan okumalardan biri olarak yorumlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Görevden alınan Ukrayna Savunma Bakanı Fedorov'dan savaş zamanı seçim çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna'da görevden alınan eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, savaş koşullarına rağmen başkanlık seçimlerinin düzenlenmesi için kamuoyuna seslendi. Fedorov'un bu çağrısı, Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde, Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky'nin liderliğine karşı şimdiye kadar yükselen en güçlü muhalefet olarak değerlendiriliyor. Fedorov, YouTube üzerinden yayımladığı video mesajında, ülkesinin özgür bir Avrupa devleti olarak kalabilmesi için demokratik sürecin kesintisiz sürmesi gerektiğini vurguladı. 35 yaşındaki eski bakan, "Demokrasi, Rusya'nın tehdidiyle rehin alınamaz" diyerek, Ukrayna'nın uzun süreli savaş ortamında bile yasal ve güvenli bir seçim mekanizması oluşturmasının önemine dikkat çekti.</p><h3>Fedorov: 'Yönetimde kriz var, değişimden korkmayalım'</h3><p>Mykhailo Fedorov, video açıklamasında doğrudan Zelensky'den bahsetmese de, ülkenin yönetiminde ciddi bir kriz yaşandığını ve değişimden korkulmaması gerektiğini savundu. Fedorov, savaşın getirdiği olağanüstü şartlara rağmen Ukrayna'nın tam demokratik işleyişini yeniden tesis etmesi gerektiğini belirtti. Eski bakan, Ukrayna'daki yaygın yolsuzluğun savaş çabasını zayıflatan başlıca etkenlerden biri olduğunu öne sürerek, şeffaflık ve hesap verilebilirliğin artırılması çağrısı yaptı. Ayrıca, Fedorov'un görevden alınmasının ardından ülkede protestoların başlaması, kamuoyunda değişim talebinin güçlendiğini gösteriyor. Fedorov'un görevden alınmasının ordu komutanı Oleksandr Syrskyi ile yaşanan anlaşmazlıklarla bağlantılı olduğu iddiaları da tartışma konusu olmaya devam ediyor.</p><h3>Rusya saldırıları ve İHA operasyonları tırmanıyor</h3><p>Ukrayna'da seçim çağrısı tartışılırken, Rusya'nın saldırıları da hız kesmeden sürüyor. Son haftalarda Ukrayna, Rusya'nın çeşitli bölgelerine yönelik uzun menzilli İHA saldırılarını artırdı. Moskova'da bölgesel vali Andrey Vorobyov, geçtiğimiz hafta sonu yaklaşık 600 insansız hava aracının fırlatıldığını ve bunun son zamanların en büyük İHA saldırılarından biri olduğunu açıkladı. Yerel yetkililer, son saldırılarda dokuz kişinin hayatını kaybettiğini, 23 kişinin ise yaralandığını bildirdi. Bunlar arasında bir çocuk da bulunuyor. Salı sabahı gerçekleşen yeni bir Rusya saldırısında ise Ukrayna'da 17 kişi yaşamını yitirdi. Savaşın şiddeti ve saldırıların yoğunluğu, ülkedeki siyasi belirsizliğin ve seçim tartışmalarının gölgesinde halkın güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor.</p><h3>Fedorov'un yenilikçi savunma stratejileri öne çıktı</h3><p>Fedorov, eski Savunma Bakanı olarak görev yaptığı dönemde Ukrayna ordusunda dijitalleşme ve teknolojik yeniliklere öncülük etti. Göreve geldikten sonra yolsuzlukla mücadeleye ağırlık veren Fedorov, cephedeki performansın verilerle analiz edilmesi ve iyileştirilmesi için çeşitli projeler başlattı. Rusya'nın Ukrayna'ya başlattığı tam ölçekli işgalin ilk günlerinde gönüllü "Ukrayna IT Ordusu"nu kurarak siber saldırılar düzenledi ve "İHA Ordusu" adlı bağış kampanyasıyla askeri birimlerin Rus hedeflerine yönelik operasyonlarını teşvik etti. Ayrıca, SpaceX kurucusu Elon Musk'a çağrıda bulunarak, Rusya'nın insansız hava aracı saldırılarında Starlink uydularını kullanmasının engellenmesini talep etti. Bu girişimlerin, Rusya'nın cephe operasyonları üzerinde önemli bir etkisi olduğu değerlendiriliyor. Fedorov, görevden alındıktan sonra Facebook üzerinden başarılarını paylaşarak, "düşmanı asimetri, yenilik hızı ve örgütsel güçle yenmeye devam edeceğini" ifade etti.</p><h3>Zelensky yönetiminde yeni atamalar ve siyasi tansiyon</h3><p>Fedorov'un görevden alınmasının ardından, Devlet Başkanı Zelensky, düşük profilli istihbarat yetkilisi Yevgeniy Khmara'yı geçici savunma bakanı olarak atadı. Zelensky'nin hükümetinde Fedorov'a başka görevler teklif edildi; bunlar arasında askeri yeniliklerden sorumlu başbakan yardımcılığı da vardı. Ancak Fedorov, yalnızca savunma bakanı olarak görev yapmayı kabul edeceğini belirtti. Fedorov'un başkanlık seçimleri için yaptığı çağrı, Zelensky yönetimine yönelik baskıyı artırırken, ülkede demokrasi ve güvenlik dengesinin nasıl sağlanacağı sorusunu da gündeme taşıdı. İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Ukrayna'ya desteğini yineleyerek, Moskova'nın son saldırılarında İngiltere yapımı İHA'ların kullanıldığını doğruladı ve Rusya'yı sonuçları konusunda uyardı.</p><p>Ukrayna'da savaşın gölgesinde yükselen seçim çağrısı, hem iç politikada hem de uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Fedorov'un açıklamaları, ülkede demokrasinin geleceği ve savaşın gidişatı açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. Önümüzdeki süreçte, Ukrayna yönetiminin bu çağrılara nasıl yanıt vereceği ve seçimlerin düzenlenip düzenlenmeyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/gorevden-alinan-ukrayna-s-965_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287952</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/siyasetin-yeniden-sekillenmesini-istedi-bahceli-partiler-ve-secim-sisteminin-duzenlenmesi-gerek-287952</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Siyasetin yeniden şekillenmesini istedi! Bahçeli: Partiler ve seçim sisteminin düzenlenmesi gerek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli siyasetin geleceğine ilişkin yeni bir sistem mesajı verdi. Bahçeli, siyasi istikrar ve demokratik gelişimi esas alan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle uyumlu yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Siyasetin yeniden şekillenmesini istedi! Bahçeli: Partiler ve seçim sisteminin düzenlenmesi gerek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, <b><i>Türkgün Gazetesi'ne verdiği röportajda </i></b>Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına yön verecek en önemli gücün gençler olduğunu belirterek, "Türk ve Türkiye Yüzyılı, onlarla inşa edilebilir. Türkiye'nin 2053 ve 2071 vizyonu ancak iyi yetişmiş, öz güveni yüksek, milli kimliğinin farkında ve evrensel rekabet gücüne sahip genç kuşaklarla mümkün. Bu nedenle 'terörsüz Türkiye', gençlerimize bırakılacak en büyük mirastır" dedi.</p><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024 tarihindeki tarihi çağrısıyla başlayan, terör örgütü PKK'nın kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı almasıyla devam eden 'terörsüz Türkiye' sürecinde tarihi nitelikte bir dönüm noktasına gelindi. Sürecin yasal altyapısını oluşturan yasa TBMM'de rekor bir oyla kabul edilerek, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinde önemli bir adım atıldı. MHP Lideri Bahçeli, gelinen bu önemli aşamayı MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir'e değerlendirdi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video1-1908202626a1b594.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>CHP'DE 'MUTLAK BUTLAN' KARARIYLA BAŞLAYAN TARTIŞMALAR</b></p><p>Bölgemizde savaşların, kaos ve kargaşanın hâkim olduğu bir dönemde Türkiye, milli birliğini güçlendirmek ve iç cepheyi kuvvetlendirmek için kritik adımları cesaretle attı. Bu süreçte CHP üzerinden iç siyasette de önemli gelişmeler yaşandı. Türk siyasetine ilke, seviye ve etik gibi değerleri kazandıran bir lider olarak bu gelişmeleri nasıl değerlendirirsiniz?</p><p>Türkiye'nin terör meselesini iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir. O sebeple siyaset yoluyla gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz. Bölgemizdeki hadiseleri nazar-ı dikkate aldığımızda Türk siyasetinde bölünmeye değil sağduyuya, çatışmaya değil iş birliği ve diyaloğa, kısır tartışma ve çekişmelere değil milli meseleler üzerinde uzlaşıya ihtiyacımız vardır. CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla başlayan tartışmaların iç çatışmaya ve ardından ayrışmaya dönüşmesi belirttiğim nedenlerle tasvip ettiğimiz bir durum olmamıştır.</p><p>Biz Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki ayrışma ve bölünme girişimlerine hep temenni ile yaklaşılmasını salık verdik, birlik bozulmasın istedik, yer yer tecrübelerimizi paylaşıp tavsiyelerde bulunduk; ancak gelinen noktada Özgür Bey ve arkadaşları 'Yeni Parti'yi kurdular. Yargıtay kayıtlarına göre siyasi parti sayısını bir artırarak 190. parti oldular. CHP'nin bölünmesini tasvip etmesek de kendilerine ve partilerine başarılar diledik.</p><p>Siyasette ahlaklı, ilkeli ve seviyeli, Türkiye ve Türk milleti için mücadele eden her Türkiye partisini şüphesiz ki kıymetli buluyoruz. Ayrıca CHP'ye siyasi patinaj yaptıran ve Türk kamuoyunu fazlasıyla meşgul eden yolsuzluk ve usulsüzlüklerin, parti içi çatışmanın da son bulmasını ve bu sürecin Türk siyasetinde ihtiyaç duyulan temiz siyasete ve arınmaya katkı sunmasını temenni ediyoruz.</p><p>İstikrarlı, köklü siyasi partilerin, Türk demokrasisinin ve siyasetinin kurumlaşmasına, Türkiye'nin gelişmesi ve kalkınmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Esas mesele; siyasette ilke, seviye ve etik değerlere bağlılık, siyasetin finansmanının, merkezi yahut yerel idarelerdeki yönetme sorumluluğunun şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir bir anlayışla, siyaset alanını genişleten katılımcı, kapsayıcı demokratik bir yaklaşımla şekillendirilmesi, siyasetin milli menfaatleri önceleyen ahlaki bir zeminde yapılması gereğidir.</p><p><b>"GÜÇLÜ SİYASİ KURUMSALLAŞMA YENİ PARTİ'DE HENÜZ TEMİN EDİLEMEDİ"</b></p><p>"Bu noktada şunu da ifade etmekte yarar vardır. 'Terörsüz Türkiye' gibi Türkiye'nin en önemli meselesine bakışta bir ilkenin, kararlı bir duruşun, çözüm iradesine yönelik parti kurumsallığında ortak bir iradenin ortaya konulamaması arzu ettiğimiz güçlü siyasi kurumsallaşmanın 'Yeni Parti' de henüz temin edilemediğini göstermiştir."</p><p><b>"SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM SİSTEMİNİN DE YENİDEN DÜZENLENMESİ GEREKMEKTEDİR"</b></p><p>Türkiye, 16 Nisan 2017'de gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile en önemli yönetim reformlarından birisine imza atarak Parlamenter Sistem'den, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçmiştir. Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.</p><p><b>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE YENİ KALKINMA PARADİGMAMIZIN ÖNEMLİ BİR KALDIRACIDIR</b></p><p>Terör yüzünden Türkiye'de kalkınma hamleleri akamete uğramıştır. 'Terörsüz Türkiye' kapsamında Türkiye'nin kalkınma vizyonunda nasıl bir değişim yaşanacaktır?</p><p>Günümüzde ekonomik kalkınma ile güvenlik birbirinden bağımsız değerlendirilemez. Nitekim 'terörsüz Türkiye', güvenlikten ekonomiye uzanan yeni bir jeopolitik avantaj sağlayacaktır. Şu tartışmasız bir gerçektir ki güvenliğin olmadığı yerde yatırım ortamı zayıflamakta, sermaye hareketliliği azalmakta ve kalkınma süreçleri sekteye uğramaktadır. Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye ise öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde yer alacaktır. Daha önce terörle anılan yerlerde doğal ve beşeri kaynak potansiyelimizin harekete geçmesiyle ekonomik ve sosyal hayat canlanacak, milletimizin refahı artarken ülkemizin kalkınması ivme kazanacaktır.</p><p>Bu nedenle 'terörsüz Türkiye' yeni kalkınma paradigmamızın önemli bir kaldıracıdır. Kalkınma, maddi ve statik sermaye unsurlarının amaç, ilke, vizyon ve nihai hedefler doğrultusunda maddi olmayan ve dinamik unsurlarla gerek millî gerekse de küresel düzeyde planlandığı, sevk ve idare edildiği bir sürece dayanmaktadır. Coğrafya, toprak, iklim, doğal zenginlikler, su kaynakları ve ekolojik sistem kalkınmanın maddî ve statik sermaye unsurlarını teşkil ederken; siyasi rejimler, iktisadî sistemler, diplomatik kapasite, milli karakter, milli moral ve kültür, nüfus ve eğitim gibi faktörler ise kalkınmanın maddi olmayan ve dinamik unsurlarını oluşturmaktadır. Bu bağlamda maddi ve statik sermaye unsurları ile maddi olmayan ve dinamik unsurlar arasındaki ilişki, süreklilik, tutarlılık, istikrar, verimlilik ve standartlaşma kapsamında güçlü kurumsallıklar vesilesiyle kurulur; kalkınmanın amaç, ilke, vizyon ve hedefleri istikametinde planlanır, organize edilir ve uygulanır. Dolayısıyla kalkınma, her bir unsurun birbirine bağlı olduğu ve birbirini müspet ya da menfi yönde müteselsilen etkilediği, ahlaki ve kültürel ilke ve misyon üzerine kurulur. Bu yönüyle kalkınma; siyasi, iktisadi, toplumsal, beşeri, hukuki ve diplomatik benzeri alanlarda kurumsal, stratejik, planlama ve tatbiki yönleri ile kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri ihtiva eden milli ve manevî yükseliş, maddi ve teknik ilerleyiş, siyasi ve toplumsal birlik hamlesidir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/siyasetin-yeniden-sekille-299_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287951</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/etna-daginda-facia-abdli-turist-firtinada-yildirim-carpmasi-sonucu-oldu-287951</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Etna Dağı'nda facia! ABD'li turist fırtınada yıldırım çarpması sonucu öldü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sicilya'nın ünlü Etna Dağı'nda yaşanan trajik olayda, ABD'li bir turist yıldırım çarpması sonucu hayatını kaybetti. Yoğun volkanik aktivitenin yaşandığı dağda, yetkililerin uyarılarına rağmen tehlikeli bölgede yürüyüş yapan turist için kurtarma ekipleri seferber oldu. Olay, volkanik alanlarda güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Etna Dağı'nda facia! ABD'li turist fırtınada yıldırım çarpması sonucu öldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sicilya'nın simgesi haline gelen Etna Dağı'nda, ABD vatandaşı bir turistin yıldırım çarpması sonucu yaşamını yitirmesi bölgede büyük üzüntüye yol açtı. Olay Pazar akşamı, Etna'nın yoğun volkanik aktivite sergilediği bir dönemde, ağaç sınırının üzerinde ve yasaklı bir alanda tek başına yürüyüş yapan 29-30 yaşlarındaki ABD'li turistin başına geldi. İtalyan yetkililer, turistin kapanış işaretlerini görmezden gelerek yeni bir kraterin yukarısına tırmandığını ve aniden bastıran fırtına sırasında yıldırım isabet ettiğini açıkladı. Kurtarma helikopteri hızla bölgeye ulaştı, ancak ekiplerin tüm müdahalesine rağmen turist, kalp krizi nedeniyle kurtarılamadı.</p><h3>İtalyan yetkililerden Etna Dağı'na uyarı: Tehlike artıyor</h3><p>İtalyan sivil koruma ajansı ve yerel otoriteler, Etna Dağı'ndaki volkanik aktivitenin son dönemde ciddi şekilde arttığını ve bu durumun özellikle turistler için büyük risk oluşturduğunu vurguluyor. Etna, Avrupa'nın en yüksek aktif volkanı olarak 3.324 metreye ulaşıyor ve lav fıskiyeleri ile duman manzaraları, fotoğraf tutkunları ve macera arayanlar için cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. Ancak, yetkililer, özellikle ani hava değişikliklerinin ve volkanik patlamaların, dağda yürüyüş yapanları ölümcül tehlikelerle karşı karşıya bırakabileceği konusunda sık sık uyarıda bulunuyor. Son yaşanan olay, bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Etna Dağı'nda kurtarma operasyonu ve soruşturma başlatıldı</h3><p>Kurtarma ekipleri, ABD'li turisti deniz seviyesinden yaklaşık 1.400 metre yükseklikteki Rocca Capra bölgesinden çıkardı. Helikopterle Catania'daki Cannizzaro Hastanesi'ne ulaştırılan turistin, hastaneye varışında yaşamını yitirdiği bildirildi. Olayın ardından İtalyan yetkililer, hem yıldırım çarpmasının hem de volkanik aktivitenin yol açtığı risklere dikkat çekerek, Etna Dağı'nda güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini açıkladı. Ayrıca olayla ilgili resmi bir soruşturma başlatıldı. Bu trajik gelişme, Etna'nın güzelliğinin yanı sıra taşıdığı tehlikeleri de bir kez daha gündeme getirdi. Sicilya'daki havaalanı ise, volkanik duman bulutları nedeniyle zaman zaman hizmet veremiyor ve bölgedeki yaşamı olumsuz etkiliyor.</p><p>Sonuç olarak, Etna Dağı'nda yaşanan bu ölümcül olay, hem turistlerin hem de yerel halkın volkanik alanlarda daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Yetkililer, Etna'da yaşanan volkanik aktivitenin ve ani hava değişimlerinin oluşturduğu risklerin hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Dağda yürüyüş yapmak isteyen ziyaretçilerin, güvenlik kurallarına uyması ve uyarıları dikkate alması hayati önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/etna-daginda-facia-abdli--989_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287950</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/rahatsizligi-gormezden-gelmek-bagisiklik-tepkisini-nasil-etkiliyor-287950</link>
      <pubDate>2026-08-19T10:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rahatsızlığı görmezden gelmek bağışıklık tepkisini nasıl etkiliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi'nden bilim insanları, vücuttaki iltihaplı bir bölgeye bilinçli olarak dikkat yöneltmenin bağışıklık tepkisini doğrudan düzenlediğini ortaya koydu. Nature Human Behaviour'da yayımlanan araştırma, dikkat dağıtmanın ise iltihabı yaklaşık 1,5 kat artırdığını göstererek tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rahatsızlığı görmezden gelmek bağışıklık tepkisini nasıl etkiliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır popüler kültürde 'acıyı bastır, güçlü ol' anlayışı hâkim olsa da bilim bu yaklaşımın her zaman doğru olmayabileceğini gösterdi. İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi'nden sinirbilimci Liron Rozenkrantz ve ekibinin gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, vücuttaki iltihaplı bir bölgeye bilinçli şekilde dikkat yöneltmenin bağışıklık tepkisini doğrudan düzenlediğini ortaya koydu. Prestijli bilim dergisi Nature Human Behaviour'da yayımlanan makale, dikkat ile bağışıklık sistemi arasında daha önce hiç bu kadar net biçimde kanıtlanmamış nedensel bir bağlantı kurdu. Araştırma sonuçları, rahatsızlığı görmezden gelmenin aslında bağışıklık tepkisini olumsuz yönde etkileyebileceğini gözler önüne serdi.</p><h3>Rahatsızlığı görmezden gelmek bağışıklık tepkisini olumsuz etkiliyor</h3><p>'Madde üzerinde zihin' felsefesi, zorluklarla başa çıkmak için sıkça başvurulan bir yaklaşım olarak biliniyor. Bu anlayışa göre kişi dayanmalı, rahatsızlığı görmezden gelmeli ve acıyı bastırmalı; böylece sürecin sonunda daha güçlü bir birey olarak çıkacağına inanılıyor. Ancak yeni bilimsel veriler, bu yaygın inancın vücudun kendi gönderdiği fiziksel sinyaller söz konusu olduğunda her zaman en sağlıklı strateji olmayabileceğini ortaya koydu. Rozenkrantz liderliğindeki araştırma ekibi, dikkatin iltihaplı bir his üzerine yoğunlaştırılmasının vücudun bağışıklık tepkisini düzenlemesine doğrudan katkı sağladığını belirledi. Bunun tam karşıtı olarak, dikkatin kasıtlı biçimde başka bir yere çevrilmesinin ise bağışıklık tepkisi üzerinde ters yönde bir etki yarattığı tespit edildi. Araştırmacılar bu bulguların, dikkat ile canlı organizmadaki bağışıklık düzenlemesi arasında nedensel bir köprü kurduğunu vurguladı. Ekip ayrıca, iltihaplanma tepkileri gibi normalde otonom olarak kontrol edildiği düşünülen süreçlerin bile dikkat kaynaklarının bilinçli tahsisinden etkilendiğini ileri sürdü.</p><h3>Histamin cilt testi ile bağışıklık tepkisi ölçüldü</h3><p>İltihaplanma, vücudun enfeksiyon veya yaralanma karşısında devreye soktuğu ilk savunma mekanizması olarak biliniyor. Bağışıklık sistemi harekete geçtiğinde etkilenen bölge etrafında hızla seferber oluyor, ısı ve şişlik meydana getiriyor, tehditle mücadele etmek üzere bağışıklık hücrelerini o bölgeye yönlendiriyor. Bu süreçte sinir sistemi de beyine sinyaller ileterek bir sorun olduğunu bildiriyor; kişi bunu kaşıntı ya da yanma hissi olarak algılayabiliyor. Daha önceki insan çalışmaları, dikkatin bu histen uzaklaştırılmasının öznel düzeyde rahatsızlık algısını azaltabildiğini göstermişti. Fakat bu yönlendirmenin bağışıklık tepkisinin kendisi üzerinde somut bir etkisi olup olmadığını daha önce hiç kimse deneysel olarak sınamamıştı. İşte tam bu boşluğu doldurmak için araştırmacılar, alerjilerin belirlenmesinde yaygın olarak kullanılan standart histamin cilt batırma testine başvurdu. Histamin ciltte küçük çaplı alerjik tipte bir tepki oluşturuyor: kabarık ve şişmiş bir alan olan şişlik ile bunun çevresinde kızarıklık olarak bilinen bir alevlenme meydana geliyor. Her iki gösterge de tepki yaklaşık 20 dakika boyunca gelişirken hassas biçimde ölçülebiliyor.</p><h3>İlk deney: Dikkat yönlendirmesi iltihabı yüzde 40'a yakın azalttı</h3><p>Araştırmanın ilk deneyinde 37 sağlıklı gönüllüye iki ayrı koşulda histamin batırma testi uygulandı. Bir oturumda katılımcılardan iltihaplanmış cilt bölgesinden gelen hislere yakından odaklanmaları istendi. Diğer oturumda ise ilgi çekici videolar aracılığıyla dikkatlerini tamamen başka yöne çevirmeleri söylendi. Sonuçlar son derece çarpıcı çıktı. Odaklanma koşulunda şişliğin ortalama boyutu yalnızca 3,5 milimetre olarak ölçülürken, dikkat dağıtma koşulunda bu rakam 5,0 milimetreye yükseldi. Şişliğin çevresindeki alevlenme de benzer bir tablo sergiledi: odaklanma durumunda 10,6 milimetre olan alevlenme çapı, dikkat dağıtma durumunda 14,0 milimetreye ulaştı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 90'ı dikkatleri dağıtıldığında belirgin biçimde daha fazla iltihaplanma gösterdi. Dikkat dağıtma koşulunda şişlik ve alevlenme tepkileri ortalamada yaklaşık 1,5 kat daha büyük boyutlara erişti. Üstelik odaklanma koşulunda şişlik daha erken gerileme belirtileri de gösterdi. 20 dakikalık sürenin sonunda, odaklanma grubundaki katılımcıların neredeyse yüzde 90'ında şişlik sabit kalmış ya da küçülmüştü; dikkat dağıtma grubunda ise bu oran sadece yüzde 46'da kaldı.</p><h3>İkinci deney soyut şekillerle tekrarlandı: Sonuçlar tutarlı çıktı</h3><p>Araştırmacılar bulgularını pekiştirmek ve sonucu etkileyen unsurun odaklanılan belirli nesne mi yoksa dikkat mekanizmasının kendisi mi olduğunu anlamak için 20 katılımcıyla ikinci bir deney düzenledi. Bu deneyde katılımcılara soyut geometrik şekiller gösterildi. Bir oturumda katılımcılardan bu şekilleri tahriş olmuş ciltlerine odaklanmayı hatırlatıcı bir araç olarak kullanmaları istendi. Diğer oturumda ise şekillerin gerçek dünyada var olup olamayacaklarını düşünerek doğrudan şekillerin kendilerine yoğunlaşmaları söylendi. Bu kritik değişken sayesinde araştırmacılar, dikkat yönlendirmesinin bağışıklık tepkisi üzerindeki etkisini farklı bir açıdan test etme imkânı buldu. Sonuçlar ilk deneyle neredeyse birebir örtüştü. İç dikkate yönelen katılımcılarda iltihaplanma yaklaşık 1,6 kat daha küçük boyutlarda kaldı. Yine katılımcıların yaklaşık yüzde 90'ı dikkat dağıtma sırasında daha büyük bağışıklık tepkisi sergiledi. Bu tutarlılık, etkinin rastlantısal olmadığını ve dikkat mekanizmasının bağışıklık düzenlemesinde gerçek bir rol oynadığını güçlü biçimde destekledi.</p><h3>Lidokain deneyi dikkat-bağışıklık ilişkisinin iki ayrı mekanizmasını ortaya çıkardı</h3><p>Peki bu etki tam olarak nasıl gerçekleşiyor? Araştırmacılar, hisse dikkat etmenin beyine gönderilen sinyalin önemini artırdığını ve aynı zamanda beyne tahriş hakkında daha zengin bilgi sağladığını öne sürdü. Bu sayede vücudun bağışıklık tepkisini çok daha hassas ve ölçülü biçimde düzenleyebildiğini varsaydılar. Bu hipotezi sınamak için deneyi bir kez daha tekrarladılar, ancak bu sefer test bölgesini lidokain ile uyuşturdular. Lidokain uygulamasıyla dikkatle ilişkili etki zayıfladı, fakat tamamen ortadan kalkmadı. Şişlik, katılımcılar sağlam hisle dikkat ettiklerinde ölçülenden daha büyük çıktı; ancak dikkatleri tamamen dağıtıldığında ölçülenden hâlâ küçük kaldı. Bu bulgu, dikkat-bağışıklık bağlantısında birden fazla mekanizmanın devrede olduğuna işaret etti. Araştırmacılar katılımcılarda otonom sinir sistemini de izledi. Kalp hızı, cilt iletkenliği ve cilt sıcaklığı gibi ölçümlerde herhangi bir anlamlı fark bulunamadı. Ancak kalp hızı değişkenliğinde dikkat çekici bir farklılık tespit edildi.</p><h3>Vagal aktivite ve kalp hızı değişkenliği kilit rol oynuyor</h3><p>Kalp hızı değişkenliği, parasempatik yani vagal aktivitenin dolaylı bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Vagal sistem ise vücuttaki iltihaplanmayı düzenlemede kritik bir işlev üstleniyor. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, iç dikkatle bağlantılı kalp hızı değişkenliğindeki artışın, his lidokain ile köreltildiğinde bile devam etmesiydi. Bu durum, dikkat yönlendirmesinin yalnızca duyusal geri bildirim üzerinden değil, aynı zamanda sinirsel yolları doğrudan harekete geçirerek de bağışıklık tepkisini etkilediğini gösterdi. Araştırmacılar bu nedenle dikkat etmenin iki ayrı şey yaptığını düşünüyor. Birincisi, beyne 'Dikkat et, burada bir sorun var!' mesajı gönderiyor ve sinyalin önemini artırıyor. İkincisi ise iltihaplanma düzenlemesinde görev alan bazı sinirsel yolları bağımsız olarak aktive edebiliyor. Bu çift mekanizma, dikkat ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkinin sanılandan çok daha derin ve çok katmanlı olduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>Araştırmanın sınırları ve gelecekte açılacak yeni kapılar</h3><p>Elbette bu sonuçlar, ciddi bir hastalıktan sadece düşünerek kurtulmanın mümkün olduğu anlamına gelmiyor. Araştırma yalnızca 57 kişiyi kapsadı ve küçük, nispeten önemsiz sayılabilecek, geçici bir bağışıklık testini içeriyordu. Bilim insanları henüz bu etkinin enfeksiyona, kronik iltihaplanmaya, otoimmün hastalıklara ya da bu özel deneysel cilt tepkisinin ötesindeki herhangi bir duruma uygulanıp uygulanamayacağını bilmiyor. Bununla birlikte araştırma, dikkat hakkında son derece ilginç bir gerçeğe kapı aralıyor. Neye dikkat ettiğimiz dünyayı nasıl deneyimlediğimizi değiştirebildiği gibi, vücudun bu duyusal bilgiye nasıl tepki verdiğinde de gizli ama güçlü bir rol oynayabiliyor. Bu keşif, bilim insanlarının vücudun işleyişini anlamak ve çeşitli rahatsızlıkları tedavi etmek için üzerinde çalışabileceği yepyeni bir alan açıyor. Araştırmacılar makalelerinde şu değerlendirmeyi yaptı: 'Bu bulgular bir bütün olarak, öznel duyusal deneyimi bağışıklık düzenlemesinin aktif bir bileşeni olarak işaret ediyor ve beyin-vücut etkileşiminin öngörücü ve allostatik modellerini, dikkati aktif bir düzenleyici unsur olarak kapsayacak şekilde genişletiyor.' Sonuç olarak Bar-Ilan Üniversitesi'nden gelen bu araştırma, bağışıklık sistemi ve dikkat arasındaki ilişkiyi bilimsel kanıtlarla destekleyerek tıp dünyasına önemli bir katkı sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/rahatsizligi-gormezden-ge-802_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287949</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/ruzgarin-gucu-11-yildir-kadinlarla-deniz-kizi-kadin-yelken-kupasi-18-ekimde-287949</link>
      <pubDate>2026-08-19T09:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rüzgarın gücü 11 yıldır kadınlarla! Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim'de]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[ HABER MERKEZİ 80'den fazla kadın yelken takımından 1.300 yelkenciyi ağırlayan; Türkiye'nin ilk ve tek kadın yelken yarışı Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim'de gerçekleşecek. Kurumsal, bireysel ve üniversite takımları kupanın 11. yılında bir kez daha “İyiliğe Yelken Açacak”.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rüzgarın gücü 11 yıldır kadınlarla! Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim'de]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, 11 yıldır kadınların yelken sporuna olan ilgisini desteklerken; fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayarak bireysel cesareti artırıyor, ortak strateji geliştirme ve doğayla uyum içinde hareket etme kabiliyeti kazandırıyor. Yelkencilikte kadın varlığını güçlendirerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin benimsenmesine katkı sunan organizasyon, iş dünyasından da büyük ilgi görüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/foto4-190820264b795133.jpg"/><p>Kupa; kurumsal hayatta ihtiyaç duyulan takım çalışması, çevik karar alma ve esnek liderlik gibi refleksleri denizde deneyimleme fırsatı sunuyor. Bugüne kadar 80'den fazla ekibin yarıştığı organizasyon; şirketlerin işveren markası, çalışan bağlılığı ve kadın liderliği vizyonlarını sergileyebilecekleri bir platform olmanın yanında, üniversite kulüplerini ve bireysel kadın yelken takımlarını da aynı rüzgârda buluşturmaya devam ediyor.</p><p><b><u>11. Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim'de!</u></b></p><p>Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde, BAU International Sailing Club (BAUISC) teknik koordinasyonunda 18 Ekim Pazar Günü Kalamış - Adalar parkurunda gerçekleşecek organizasyonda en az 16 saatlik temel yelken eğitimi almış ekipler; IRC ve Gezgin sınıflarında, coğrafi ve şamandıra yarışlarında mücadele edecek. Rüzgârın durumuna göre sabah saatlerinde başlayıp gün boyu denizde kıyasıya bir rekabete sahne olacak yarışın kazananları, ödül töreninde kupalarına kavuşacak.</p><p><b><u>"İyiliğe Yelken Açıyoruz" mottosuyla sivil toplum kuruluşları destekleniyor.</u></b></p><p>Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, kadınların denizdeki varlığını desteklerken sosyal fayda odağıyla da öne çıkıyor. İlk yılından bu yana "İyiliğe Yelken Açıyoruz" mottosuyla hareket eden organizasyon, her yıl kadın veya çocuğu odağına alan Türkiye'nin saygın sivil toplum kuruluşlarına katkı sağlayarak sosyal faydanın tabana yayılmasına katkıda bulunuyor.</p><p>Geçmiş dönemlerde kupada yarışan ekipler kategorilerine göre şu şekilde sıralanıyor:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/foto2-190820269e06e782.jpg"/><p><b>Kurumsal Takımlar</b>; AÇEV, Akkök Holding, Akpa Chemicals, Alize, Anadolu Hayat Emeklilik, Angel of CMC Holding, Arçelik, Borusan, Bosch &#8211; Gemini, BSH Ev Aletleri, Burgan On Bankacılık, BurganBank, Çimsa, Deniz Kuvvetleri, Doğuş Grubu, Dunapack Dentaş, Edenred, Eker, Eti, Fiba Faktoring, Ford Otosan, Garanti Bankası, Garanti Emeklilik, GSK, Hepsiburada, ICE Yacht Yelken Takımı, Innova, İstanbul Yelken Kulübü, Kadın Yelkenciler SKD, Kotex, Lipton Luce, Logo Yazılım, Media Markt, Mercedes Benz Türk, MSI, Nissan, Organik Kimya, Pegasus Hava Yolları, Permolit, Pfizer, Polat Enerji, Ravago, Sahibinden.com, Shape Club &#8211; Bonetastic, Skechers Kadın Yelken Takımı, Şenpiliç, TUSAŞ Kadın Yelken Takımı, Tüpraş, Türk Telekom, TWRE ve Uniliver.</p><p><b>Üniversite Takımları</b>; Bahçeşehir Üniversitesi, Bioderma &#8211; Galatasaray Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Deniz Harp Okulu, Doğuş Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Piri Reis Üniversitesi.</p><p><b>Bireysel Takımlar</b>; Arel, Atak Akademi, Atak Akademi &#8211; Volitan, Fora Marin Hercai, Gemini, HDA Power &#8211; Gemini, Ino Sailing Team, Kupa Kızları, LUCE &#8211; Octopus Sailing Academy, Make-A-Wish Vanlı Kızlar, Mare Sailing, Mersin Rota, Minevra, Özay Kadın YK, Özay Sailing, Rota Yelken, Samsun YK, Sirens &#8211; Ada Yelken, Sultan of Sea, Team Ladies First Takımı, White Angels Sailing ve Zacapa Kadın Yelken Takımı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ruzgarin-gucu-11-yildir-k-494_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>