<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282839</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/thyden-ankara-seferlerine-nato-ayari-ucretsiz-degisiklik-ve-iade-hakki-tanindi-282839</link>
      <pubDate>2026-07-07T01:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[THY'den Ankara seferlerine NATO ayarı... Ücretsiz değişiklik ve iade hakkı tanındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları (THY), 6-9 Temmuz tarihleri arasında Ankara kalkışlı, varışlı ve aktarmalı uçuşlarda yolculara ücretsiz değişiklik ve iade hakkı tanındığını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[THY'den Ankara seferlerine NATO ayarı... Ücretsiz değişiklik ve iade hakkı tanındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>THY&#39;nin internet sitesinden yapılan duyuruda, 29 Haziran ve öncesinde düzenlenmiş biletler için, 6-9 Temmuz (dahil) tarihleri arasındaki Ankara kalkışlı, varışlı ve aktarmalı uçuşlara kayıtlı yolcuların seyahat planlarında esneklik sağlayabilmeleri amacıyla 16 Temmuz&#39;a (dahil) kadar işlem yaptırmaları kaydıyla bazı haklar tanımlandığı belirtildi.</p><p>Yapılan duyuruda, şunlar kaydedildi:</p><p>&quot;Rezervasyon ve parkur değişiklikleri ücretsiz olarak yapılacaktır. Bilet iade talepleri herhangi bir kesinti yapılmaksızın ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir. Herhangi bir ücret farkı ve ceza alınmaksızın biletin geçerliliği 23 Temmuz 2026 (dahil) tarihine kadar uzatılabilecektir. İlgili uygulamalar ve sağlanan haklar, uçuş için satın alınmış olan ek hizmetler için de geçerli olacaktır. İlgili uygulamalar sadece Türk Hava Yolları tarafından icra edilen uçuşlarda geçerli olacaktır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/thyden-ankara-seferlerine-807_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282838</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/f-35ler-soykirimci-netanyahuyu-korkuttu-trumpa-turkiyeyi-engelleyin-cagrisi-282838</link>
      <pubDate>2026-07-07T00:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[F-35'ler soykırımcı Netanyahu'yu korkuttu... Trump'a "Türkiye'yi engelleyin" çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'tan Türkiye'ye F-35 ve jet motorlarının verilmemesini istediği iddia edildi. Kanal 12 televizyonu, soykırımcı Netanyahu'nun Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyonunun askıya alınmasını talep ettiğini öne sürdü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[F-35'ler soykırımcı Netanyahu'yu korkuttu... Trump'a "Türkiye'yi engelleyin" çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun adı açıklanmayan ABD'li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, soykırımcı Netanyahu ile Trump arasındaki telefon görüşmesinin 3 Temmuz Cuma günü gerçekleştirildiği belirtildi.</p><p>Haberde, soykırımcı Netanyahu'nun görüşmede 36. &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelecek Trump'tan Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyonu için başta F-35'ler olmak üzere gelişmiş platform ve silah satışının askıya alınmasını talep ettiği aktarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/thumbsbc11f4ea06d482-07072026eb694a09.jpg"/><p><b>ANKARA'NIN "SOYKIRIM" ÇIKIŞI TEL AVİV'İ RAHATSIZ ETTİ</b></p><p>Öte yandan soykırımcı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türk hükümeti yetkililerinin İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını soykırım olarak nitelendirmesinden rahatsızlık duyduğunu Trump'a aktardığı da iddia edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/59c12274e0b4490dbeb5-07072026f14aec20.jpg"/><p><b>"İSRAİL'İN HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ KORUNMALI"</b></p><p>Türk-Amerikan ilişkilerindeki gelişmelerden rahatsız olan soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Fox News'e dün yaptığı açıklamada, Washington yönetimine Türkiye'ye F-35 ve jet motorlarının verilmemesi çağrısında bulunmuştu.</p><p>Soykırımcı Netanyahu, Türkiye'ye bunların verilmesi durumunda Orta Doğu'daki güç dengesinin bozulacağını ileri sürerek "İsrail'in hava üstünlüğünün" korunması gerektiğini savunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/f-35ler-soykirimci-netany-480_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282837</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kocaelide-kontrolden-cikan-otomobil-apartman-bosluguna-devrildi-282837</link>
      <pubDate>2026-07-07T00:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kocaeli'de kontrolden çıkan otomobil apartman boşluğuna devrildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde otomobilin kontrolden çıkarak apartman boşluğuna devrilmesi sonucu 1'i ağır 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kocaeli'de kontrolden çıkan otomobil apartman boşluğuna devrildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ş.Ş. idaresindeki 54 AKV 631 plakalı otomobil, Yüzbaşılar Mahallesi 3129. Sokak&#39;ta kontrolden çıkarak yaklaşık 4 metrelik yükseklikten bir apartmanın boşluğuna devrildi.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41897012.jpg"/><b>YARALI SÜRÜCÜNÜN DURUMU AĞIR</b><p></p><p>İtfaiye ekiplerince sıkıştıkları yerden çıkarılan sürücü Ş.Ş. ile araçtaki Y.T.Z. sağlık ekiplerince Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı.</p><p>Yaralı sürücünün durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.</p><p>Otomobil vinç yardımıyla bulunduğu yerden çıkarıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41897013.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/kocaelide-kontrolden-cika-626_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282836</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hem-turkiye-hem-bolge-kazanacak-dev-dogal-gaz-protokolu-imzalandi-282836</link>
      <pubDate>2026-07-07T00:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hem Türkiye hem bölge kazanacak: Dev doğal gaz protokolü imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Bulgaristan arasında doğal gaz alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik protokol imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hem Türkiye hem bölge kazanacak: Dev doğal gaz protokolü imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bulgaristan Enerji Bakanı Sayın Iva Petrova ve beraberindeki heyetle Bakanlığımızda bir araya gelerek, doğal gaz ticareti başta olmak üzere enerji alanında ülkelerimiz arasındaki iş birliğini daha da ileri taşıyacak konuları ele aldık. Ardından Bulgaristan Başbakanı Sayın Rumen Radev ile değerli mevkidaşım Sayın Petrova'nın katılımıyla milli şirketimiz BOTAŞ ile Bulgargaz arasında doğal gaz alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik protokolün imza altına alınmasına eşlik ettik. Bu protokolle iki şirket arasındaki mevcut anlaşmanın şartlarının güncellenmesine ilişkin müzakere sürecinin devamı konusunda mutabakata varılırken, iki ülke arasındaki doğal gaz iletim kapasitelerinin geliştirilmesi ve daha etkin kullanılması yönündeki ortak irademizi de teyit etmiş olduk. İmzalanan protokolün hem ülkelerimizin hem de bölgemizin enerji istikrarına önemli katkılar sunacağına inanıyor, her iki ülke için de hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/hmkhhcrweaayfc-0707202656caa854.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/hem-turkiye-hem-bolge-kaz-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282835</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-abdli-senatorleri-kabul-etti-282835</link>
      <pubDate>2026-07-07T00:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, ABD'li senatörleri kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Senatosu NATO Gözlem Grubu Eş Başkanı ve Dış İlişkiler Komitesi Kıdemli Üyesi Jeanne Shaheen, Senatörler Christopher Coons, Dick Durbin ve Mike Rounds ile ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Turner'ı Ankara'da kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, ABD'li senatörleri kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, NATO Ankara Zirvesi çerçevesinde Türkiye&#39;yi ziyaret eden Shaheen, Coons, Durbin ve Rounds ile görüştü.</p><p>Bakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) ve Chatham House tarafından Ankara&#39;da düzenlenen &quot;Ankara Zirvesi Sonrası Avrupa Güvenliği: Avrupa genelinde NATO müttefikleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi&quot; başlıklı etkinliğe katılarak konuşma yaptı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41896952.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/bakan-fidan-abdli-senator-782_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282834</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/venezueladaki-depremde-aci-bilanco-can-kaybi-3-bin-535e-yukseldi-282834</link>
      <pubDate>2026-07-07T00:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Venezuela'daki depremde acı bilanço: Can kaybı 3 bin 535'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Venezuela'da, 24 Haziran'da meydana gelen iki büyük depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 3 bin 535'e yükseldiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Venezuela'daki depremde acı bilanço: Can kaybı 3 bin 535'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Ulusal Meclis Başkanı (AN) Jorge Rodriguez, ulusal basına yaptığı açıklamada, iki büyük deprem felaketinin yaşandığı ülkedeki son duruma ilişkin bilgilendirmede bulundu.</p><p>Depremlerde can kaybının 3 bin 535&#39;e çıktığını aktaran Rodriguez, felakette yaralananların sayısının 16 bin 740 olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/8d7275c2760341cbbd45-07072026050e4802.jpg"/><p>Rodriguez, evlerini kaybeden vatandaşlar için kurulan geçici barınma merkezlerinin sayısının 82&#39;ye yükseldiğini, ihtiyaç sahiplerine 9 bin 603 ton gıda ulaştırıldığını söyledi.</p><p>Hasar gören bina sayısının 856 olduğunu aktaran Rodriguez, tamamen çöken bina sayısının ise 190 olduğunu kaydetti.</p><p>Kayıp yakınlarının başvuruda bulunabilmesi amacıyla kurulan &quot;Venezuela Depremi Kayıpları (Desaparecidos Terremoto Venezuela)&quot; adlı sivil girişimin internet sitesinde, şu ana kadar 31 binden fazla kişi için kayıp bildirimi yapıldığı bilgisi yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/avav-070720262ca909bb.jpg"/><p><b>VENEZUELA'DA 2 BÜYÜK DEPREM MEYDANA GELMİŞTİ</b></p><p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran&#39;da Venezuela&#39;da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti.</p><p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran&#39;daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı fiziksel hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.</p><p>Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü ülkede, ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/venezueladaki-depremde-ac-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282833</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lubnan-ve-israil-muzakereleri-gorusme-yeri-ve-tarihi-belli-oldu-282833</link>
      <pubDate>2026-07-06T23:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lübnan ve İsrail müzakereleri... Görüşme yeri ve tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, soykırımcı İsrail ve Lübnan arasındaki görüşmelerin 6'ncı turunun 14-15 Temmuz'da İtalya'nın başkenti Roma'da yapılacağını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lübnan ve İsrail müzakereleri... Görüşme yeri ve tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soykırımcı İsrail ve Lübnan arasındaki görüşmelerin 6'ncı turunun yeri ve tarihi belli oldu. İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, görüşmelerin 6'ncı turunun 14-15 Temmuz'da İtalya'nın başkenti Roma'da yapılacağını açıklayarak, "Gelecek hafta 14-15 Temmuz'da Roma'da bir araya geleceğiz. Her konu başlığı için ayrı ekipler oluşturacağız" dedi. Leiter ayrıca, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun'un 21 Temmuz'da Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşeceğini aktardı.  </p><p>ABD basını, ABD'nin Trump, soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Aoun arasında üçlü bir zirve düzenlemeye çalıştığı ancak İsrail güney Lübnan'daki askerlerini çekmediği sürece Beyrut yönetiminin bu öneriye sıcak bakmadığı belirtildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/f4860c5da83e4bae93d9-060720264e603e0b.jpg"/><p>Leiter, soykırımcı İsrail'in Lübnan'da toprak talebi olmadığını belirterek, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin Hizbullah'ı silahsızlandırmaya başladığını doğrulanabilir şekilde kanıtlayana kadar soykırımcı İsrail'in Lübnan'ın güneyinde kalacağını söyledi. Leiter, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının önündeki en büyük engellerden birinin Lübnan ordusu içerisindeki Hizbullah yanlısı personeller olduğunu ifade etti. İsrail'in Lübnan hükümetini güçlendirmek amacıyla hükümet yetkililerine yönelik tehditlere ilişkin istihbarat paylaşmaya hazır olduğunu söyleyen Leiter, Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı harekete geçmeye istekli olduğunu göstermesi halinde ABD nezdinde Lübnan ordusuna yönelik mali desteğin artırılması için girişimde bulunabileceklerini de ifade etti.  </p><p><b>ABD, LÜBNAN VE </b><b>SOYKIRIMCI </b><b>İSRAİL ARASINDA İMZALANAN ÜÇLÜ ÇERÇEVE ANLAŞMA</b></p><p>ABD, soykırımcı İsrail ve Lübnanlı müzakere heyetleri, ABD'nin başkenti Washington DC'de 23-26 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen görüşmelerin beşinci turunda üçlü bir çerçeve anlaşmaya imza atmıştı. Anlaşma, Lübnan'da devlet egemenliğinin güçlendirilmesini ve Hizbullah'ın silahsızlandırılarak askeri altyapısının dağıtılmasını, İsrail-Lübnan sınırında güvenliği artıracak doğrulanabilir bir mekanizma kurulmasını, ABD arabuluculuğunda kurulan "Lübnan için Askeri Koordinasyon Grubu" (MCG4L) oluşturulmasını içeriyordu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/lubnan-ve-israil-muzakere-696_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282832</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/izmirde-korkutan-yangin-otluk-alanda-alevlere-mudahale-suruyor-282832</link>
      <pubDate>2026-07-06T22:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İzmir'de korkutan yangın: Otluk alanda alevler kontrol altına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir'in Çiğli ilçesinde Mustafa Kemal ve Evka-2 mahalleleri yakınındaki otluk alanda çıkan yangına 2 uçak, 2 helikopter, 25 arazöz ve çok sayıda ekiple müdahale edildi. Havanın kararmasıyla hava araçlarının yerini karadan müdahale alırken yangının kontrol altına alındığı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İzmir'de korkutan yangın: Otluk alanda alevler kontrol altına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Çiğli ilçesinde otluk alanda başlayan yangın, kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Bölgeye havadan ve karadan çok sayıda ekip sevk edildi. Havanın kararmasıyla birlikte hava araçları operasyondan çekilirken, kara ekipleri alevlere karşı mücadeleyi sürdürdü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41896569.jpg"/><p><b>MUSTAFA KEMAL VE EVKA-2 MAHALLELERİ YAKININDA ALEVLER YÜKSELDİ</b></p><p>Mustafa Kemal ve Evka-2 mahalleri yakınlarındaki otluk alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41896568.jpg"/><p>İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait 2 uçak, 2 helikopter, 25 arazöz, 7 su ikmal aracı, 2 dozer ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>Havanın kararması üzerine hava araçları bölgeden ayrılırken, yangının kontrol altına alınması için ekipler karadan müdahale etti.<br></p><p>Yangın ekiplerin 5 saat süren müdahalesinin ardından kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41896567.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/izmirde-korkutan-yangin-o-422_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282831</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/zelenskiden-ankaradaki-nato-zirvesine-kritik-mesaj-bos-gecmeyecegini-umuyoruz-282831</link>
      <pubDate>2026-07-06T22:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Zelenski'den Ankara'daki NATO Zirvesi'ne kritik mesaj: Boş geçmeyeceğini umuyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Rusya'nın 68 füze ve 351 SİHA ile düzenlediği saldırıda 22 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. ABD'den Patriot üretim lisansı talep eden Zelenski, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin Ukrayna'ya destek açısından boş geçmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Zelenski'den Ankara'daki NATO Zirvesi'ne kritik mesaj: Boş geçmeyeceğini umuyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Kiev başta olmak üzere birçok bölgeye düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından dünyaya seslendi. Zelenskiy, Ankara'da gerçekleşecek 36. NATO Zirvesi'nin Ukrayna'ya somut destek sağlaması gerektiğini vurgularken, ABD'den Patriot tipi hava savunma füzelerinin üretim lisansını istedi. Omsk Petrol Rafinerisi'ne karşı saldırı düzenlediklerini de açıklayan Zelenskiy, Putin'e barış çağrısında bulundu.</p><h3>KİEV'E 68 FÜZE VE 351 SİHA İLE GECE SALDIRISI: 22 ÖLÜ</h3><p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya'nın Ukrayna'nın başkenti Kiev başta olmak üzere, farklı bölgelere düzenlediği saldırılar nedeniyle devam eden arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/da0958fdba6640c2b586-060720260479537d.jpg"/><p>Rus ordusunun başkente ve Kiev bölgesine bağlı Vişneve kasabasına dün geceden itibaren düzenlediği hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 22'ye yükseldiğini bildiren Zelenskiy, yaralı sayısının da 90'ı geçtiğini belirtti.</p><p>Zelenskiy, Rus ordusunun 68 füze ve 351 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı gerçekleştirdiğini aktararak, daha fazla hava savunma sistemine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.</p><h3>ZELENSKİY'DEN ABD'YE PATRİOT ÜRETİM LİSANSI TALEBİ</h3><p>Patriot tipi hava savunma füzelerinin üretilmesi için ABD'den ilgili lisans hakkını talep ettiklerini hatırlatan Zelenskiy, "Bu, bizim için en büyük önceliktir." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/d39ea01edbcb481f8ad0-060720264e427f4f.jpg"/><h3>ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ'NE UKRAYNA'DAN KRİTİK MESAJ</h3><p>Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Zirvesi'nin Ukrayna'ya destek sağlanması açısından önemli olmasını beklediklerine işaret eden Zelenskiy, "Ankara'da düzenlenecek en güçlü Avrupa-Atlantik devletleri zirvesinin de boş geçmeyeceğini umuyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>Zelenskiy, Rusya'daki Omsk Petrol Rafinerisi'ne bugün saldırı düzenlediklerini anımsatarak, "Barışa ihtiyaç var ve (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, barışın düşündüğü gibi bir felaket değil, bir lütuf olduğunu kabul etmeli." şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/zelenskiden-ankaradaki-na-517_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282830</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/macron-esed-sonrasi-sama-giden-ilk-avrupali-lider-oldu-birlikte-yeni-bir-sayfa-aciyoruz-282830</link>
      <pubDate>2026-07-06T21:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Macron Esed sonrası Şam'a giden ilk Avrupalı lider oldu: Birlikte yeni bir sayfa açıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, NATO zirvesi öncesinde sürpriz bir hamleyle Suriye'nin başkenti Şam'a giderek Esed rejiminin çöküşünün ardından ülkeyi ziyaret eden ilk Avrupalı lider oldu. Macron, Suriye'nin egemenliğine ve birliğine destek verdiğini vurgulayarak ekonomi ve güvenlik alanında yeni bir ortaklık sayfası açılacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Macron Esed sonrası Şam'a giden ilk Avrupalı lider oldu: Birlikte yeni bir sayfa açıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde beklenmedik bir diplomatik hamle gerçekleştirdi. Macron, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'yi ziyaret eden ilk Avrupalı lider olarak Şam'a ayak bastı. Ziyaret, Fransa'nın Suriye'nin yeniden inşasına yönelik somut adımlar atacağının güçlü bir sinyali olarak değerlendirildi.</p><p><b>MACRON'DAN ŞAM'DA EGEMENLİK VE BİRLİK MESAJI</b></p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin Suriye'nin egemenliğine ve birliğine destek verdiğini vurguladı.</p><p>Macron, başkent Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde resmi temaslarda bulunmak üzere Suriye'nin başkenti Şam'a gitti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/d901915efabf4ac99915-06072026f6eb6b36.jpg"/><p>ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından ziyaretine ilişkin yaptığı paylaşımda Macron, Fransa'nın "Suriye halkına karşı taahhütlerini dile getirmek için" Şam'a geldiğini belirtti.</p><p>Macron, "Egemen, birleşik, çoğulcu ve komşuları ile barış içinde Suriye'ye" desteğini vurgulayarak, "Birlikte yeni bir barış ve istikrar sayfası açıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p><b>ESED SONRASI SURİYE'Yİ ZİYARET EDEN İLK AVRUPALI LİDER</b></p><p>Elysee Sarayı'ndan Macron'un Suriye ziyaretine ilişkin yapılan açıklamada da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Fransa'ya gelişinden 1 yıl sonra Suriye'de "Beşşar Esed rejiminin çökmesinin ardından ilk kez Avrupalı bir liderin ülkeye ziyarette bulunduğuna" dikkati çekildi.</p><p>Açıklamada, ziyaretin, Suriye'nin yeniden inşası konusunda Fransa'nın atacağı somut adımların göstergesi niteliğinde olduğu kaydedildi.</p><p>Fransa ve Suriye'nin ekonomi ve güvenlik alanındaki yeni bir ortaklık sayfası açacağı belirtilen açıklamada, Avrupa-Orta Doğu arasındaki tedarik yollarının çeşitlendirilmesine yönelik çabaları destekleyeceği vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/macron-esed-sonrasi-sama--880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282829</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/louvreun-ardindan-ikinci-soygun-lalique-muzesinde-45-milyon-euroluk-mucevher-calindi-282829</link>
      <pubDate>2026-07-06T21:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Louvre'un ardından ikinci soygun... Lalique Müzesi'nde 4,5 milyon euroluk mücevher çalındı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'nın Bas-Rhin bölgesindeki Lalique Müzesi'ne sabaha karşı baskın düzenleyen 3 maskeli hırsız, balyoz ve çekiçlerle vitrinleri kırarak 4,5 milyon euro değerindeki 27 mücevheri çaldı. Alarm sisteminin devreye girmesine rağmen güvenlik şirketinin müdahale etmemesi büyük tepki çekerken, soygun Fransa'da müze güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Louvre'un ardından ikinci soygun... Lalique Müzesi'nde 4,5 milyon euroluk mücevher çalındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da kültürel miras alanlarını hedef alan soygun vakaları durmuyor. Ünlü cam ustası ve mücevher tasarımcısı Rene Lalique'in eserlerine ev sahipliği yapan Lalique Müzesi, sabaha karşı düzenlenen profesyonel bir baskınla sarsıldı. Müzedeki alarm sistemi devreye girmiş olmasına rağmen güvenlik şirketinin harekete geçmemesi, olayın en tartışmalı boyutunu oluşturdu.</p><h3>MASKELİ HIRSIZLAR 27 MÜCEVHERİ DAKİKALAR İÇİNDE ÇALDI</h3><p>Fransa'da bir müze daha soyguncuların hedefi oldu. Fransa'nın Bas-Rhin bölgesindeki Lalique Müzesi dün sabaha karşı maskeli 3 hırsız tarafından soyuldu. Ünlü cam ustası ve mücevher tasarımcısı Rene Lalique'in eserlerine ev sahipliği yapan müzeye giren hırsızlar, ana sergi salonunda kuyumculuk bölümündeki vitrinleri kırarak, 4,5 milyon eurodan fazla değere sahip 27 mücevheri çaldı. Soygun, ülkede müze güvenliği ve kültürel mirasın korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/367cc6a4937543c19a7d-06072026ab275d7a.jpg"/><p>Saverne Savcılığı, şüphelilerin yerel saatle 05.25 sıralarında önce müzenin acil çıkış kapısını, ardından bir yangın kapısını zorlayarak içeri girdiğini belirterek, doğrudan mücevherlerin sergilendiği bölüme yöneldiğini aktardı. Savcılık, hırsızların balyoz ve çekiçlerle altı vitrini kırdığını ve kısa süre içinde 27 parçayı alarak olay yerinden kaçtığının ifade etti.</p><p>Soygunun kısa sürede gerçekleştirildiği belirtilirken, hırsızların müzede rastgele hareket etmemesi ve doğrudan değerli parçaların bulunduğu bölüme yönelmesi, olayın önceden planlandığı ihtimalini güçlendirdi.</p><h3>GÜVENLİK ŞİRKETİ ALARMA RAĞMEN HAREKETE GEÇMEDİ</h3><p>Soygun sırasında müzedeki alarm sisteminin devreye girdiği ancak müdahale sürecinde yaşanan gecikmenin soru işaretlerine yol açtığı belirtildi. Alarmın çalışmasına rağmen güvenlik güçlerine ilk ihbarın sabah saatlerinde müzeye gelen bir temizlik görevlisi tarafından yapıldığı bildirildi.</p><p>Lalique Müzesi Başkan Yardımcısı Christian Dorschner, güvenlik şirketine tepki göstererek, "Biraz öfkeliyim. Güvenlik şirketi hemen müdahale etmedi, güvenlik güçlerini aramadı" dedi. Alarm zincirinde yaşanan aksaklığın aydınlatılması gerektiğini söyleyen Dorschner, hırsızların ilk olarak mücevher bölümünü hedef almasına da dikkat çekerek, şüphelilerin müzenin iç düzeni hakkında bilgi sahibi olabileceğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/aa600912df2e4ec58556-060720264ba2f499.jpg"/><h3>BÖLGE BAŞKANI LEROY'DAN SERT TEPKİ: "KABUL EDİLEMEZ BİR SALDIRI"</h3><p>Soygunun ardından tepkiler yalnızca güvenlik zafiyeti ve maddi zarar üzerinden değil, çalınan parçaların kültürel değeri üzerinden de yükseldi. Grand Est Bölge Başkanı Franck Leroy, olayı "mirasa yönelik kabul edilemez bir saldırı" olarak nitelendirdi. Leroy, çalınan eserlerin ötesinde, bölgenin tarihini, ustalığını ve kültürünü temsil eden simge bir mekanın hedef alındığını belirterek, müze yönetimine ve çalışanlara destek mesajı verdi.</p><h3>STRASBOURG JANDARMA BİRİMİ SORUŞTURMAYI YÜRÜTÜYOR</h3><p>Lalique Müzesi yönetimi, soygunun ardından kurumun geçici olarak ziyarete kapatıldığını duyurdu. Müzenin yeniden güvenli şekilde açılabilmesi için gerekli çalışmaların yürütüldüğü belirtildi. Kamera kayıtları soruşturma kapsamında incelenirken, hırsızların kimliklerinin tespit edilmesi, kaçış güzergahının belirlenmesi ve çalınan eserlerin bulunması için çalışmalar sürüyor. Soruşturma, Strasbourg Jandarma Araştırma Birimi ve Bas-Rhin Jandarma Grubu tarafından yürütülüyor. Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele eden özel birimlerin de soruşturmaya destek verdiği açıklandı.</p><p>2011 yılında açılan Lalique Müzesi, Rene Lalique'in Art Nouveau dönemine ait mücevherlerinden Art Deco cam eserlerine, parfüm şişelerinden kristal üretimlerine kadar çok sayıda esere ev sahipliği yapıyor. Lalique'in 19'uncu yüzyıl sonu ve 20'nci yüzyıl başında Avrupa dekoratif sanatlarında önemli bir isim olması nedeniyle müzedeki koleksiyon Fransa'nın kültürel mirası açısından büyük önem taşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/38bf6a522d2848fe9ce4-060720264310068d.jpg"/><h3>LOUVRE'DAN LALİQUE'E: FRANSA'DA MÜZE SOYGUNU KRİZİ BÜYÜYOR</h3><p>Lalique Müzesi'ndeki soygun, Fransa'da son yıllarda yaşanan müze hırsızlıklarını ve kültürel miras alanlarının güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. Ekim 2025'te başkent Paris'teki Louvre Müzesi'nde düzenlenen soygubda Fransa Kraliyet mücevherlerinden bazı parçaların çalınması, ülkede müze güvenliği konusunda geniş çaplı bir tartışma başlatmıştı. Aynı dönemde Haute-Marne'daki Langres Maison des Lumires Denis-Diderot Müzesi'nden altın ve gümüş sikkeler çalınmış, Corrze'deki Jacques Chirac Müzesi kısa aralıklarla iki kez hedef alınmış, Tarn'daki Montans Arkeoloji Merkezi'nden de altın ve gümüş antik parçalar çalınmıştı. Louvre'daki hırsızlığın ardından Fransa'da müzelerin güvenliğine ilişkin parlamento düzeyinde çalışma başlatılmış, hazırlanan raporda güvenlik açıklarının giderilmesi için 40 tavsiye sunulmuştu. Raporda, müzelerde video gözetim sistemlerinin yenilenmesi, güvenlik personelinin eğitiminin güçlendirilmesi, risk analizlerinin düzenli hale getirilmesi, siber güvenlik önlemlerinin artırılması ve kültür kurumları ile güvenlik birimleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştı. Bu kapsamda müze güvenliği için oluşturulan güvenlik fonunun güçlendirilmesi de gündeme gelmişti. Louvre'da ise güvenlik altyapısının modernizasyonu için yaklaşık 80 milyon euroluk bir çalışma planlanırken, 2026 sonuna kadar müzenin dış çevresine 100 yeni kamera yerleştirilmesi, anti-intrüzyon sistemleri ve araçlı saldırılara karşı ek bariyerlerin devreye alınması öngörülmüştü. Ancak Lalique Müzesi'nde yaşanan son soygun, alınan ve planlanan önlemlere rağmen Fransa'daki kültürel miras alanlarının güvenliği konusunda endişelerin sürdüğünü gösterdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/louvreun-ardindan-ikinci--463_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282828</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibbde-siyasal-casusluk-davasi-tutukluluk-halleri-devam-edecek-282828</link>
      <pubDate>2026-07-06T21:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB'de "siyasal casusluk" davası... Tutukluluk halleri devam edecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün'ün ‘siyasal casusluk' suçundan yargılandığı dava, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedilerek ertelendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB'de "siyasal casusluk" davası... Tutukluluk halleri devam edecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün'ün 'siyasal casusluk' suçundan yargılandığı dava, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedilerek ertelendi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/ibbde-siyasal-casusluk-da-244_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282827</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/girnede-iki-kiz-cocuguna-cinsel-istismar-iddiasi-supheli-guney-kibrisa-kacti-282827</link>
      <pubDate>2026-07-06T20:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Girne'de iki kız çocuğuna cinsel istismar iddiası: Şüpheli Güney Kıbrıs'a kaçtı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[KKTC'nin Girne kentinde 15 ve 12 yaşındaki iki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen 64 yaşındaki şüpheli N.B., Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne kaçtı. İngiliz uyruklu anne B.N., hem KKTC hem de Güney Kıbrıs polisine şikâyette bulunurken, şüpheli hakkında iki tarafta da yakalama kararı çıkarıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Girne'de iki kız çocuğuna cinsel istismar iddiası: Şüpheli Güney Kıbrıs'a kaçtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC'nin Girne ilçesinde yaşanan cinsel istismar iddiası, iki ülkenin gündemine oturdu. 64 yaşındaki şüphelinin, birlikte yaşadığı İngiliz uyruklu kadının iki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu ileri sürüldü. Olay, 12 yaşındaki küçük kızın yaşadıklarını ablasına anlatmasıyla gün yüzüne çıkarken, şüpheli sınırı geçerek Güney Kıbrıs'a kaçtı.</p><p><b>12 YAŞINDAKI ÇOCUK ABLASINA ANLATTI, GERÇEK ORTAYA ÇIKTI</b></p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) iki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen 64 yaşındaki şahıs, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne kaçtı.</p><p>KKTC'nin Girne kentinde yaşayan İngiliz uyruklu B.N., 64 yaşındaki Kıbrıslı Türk sevgilisi N.B.'nin 15 ve 12 yaşındaki kızlarına cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti. Olayın ardından şüpheli, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne kaçtı. İngiliz anne, Türk ve Rum kadın örgütlerinin desteğiyle Güney Kıbrıs polisine de şikayetçi oldu. Sosyal Hizmetler Dairesi görevlileri eşliğinde çocukların ifadeleri alınırken, şüpheli hakkında iki tarafta da yakalama kararı çıkarıldı.</p><p>İddiaya göre olay, 12 yaşındaki kız çocuğunun yaşadıklarını 15 yaşındaki ablasına anlatmasıyla ortaya çıktı. Ablanın da aynı kişi tarafından benzer şekilde istismara maruz kaldığını öne sürmesi üzerine o sırada evde olmayan anne eve çağrıldı. Anne B.N., vakit kaybetmeden polise giderek şikâyette bulundu.</p><p>Anne B.N. yaptığı açıklamada, "Bu mücadeleyi Güney ve Kuzey'deki tüm kız çocukları ve bunu yapmaya cesaret edemeyen herkes için yapacağım" ifadelerini kullandı.</p><p><b>MAĞDUR ÇOCUKTAN ŞOK İDDİA: EN AZ 5 ÇOCUK İSTİSMARA UĞRADI</b></p><p>Öte yandan kız çocuğu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şüpheli N.B.'nin yalnızca kendisi ve kız kardeşini değil, en az üç kız çocuğunu daha istismar ettiğini iddia etti. Paylaşımda ayrıca şüphelinin Güney Kıbrıs'a kaçarken diğer kız kardeşin pasaportunu da yanında götürdüğü öne sürülerek, yakalanması için kamuoyundan destek istendi.</p><p>İngiliz anne B.N. ise, yürüttüğü hukuki mücadeleyi yalnızca kendi çocukları adına değil, benzer olayları yaşamış ve sesini duyuramayan herkes adına sürdüreceğini belirtti.</p><p>Olayla ilgili KKTC polisi ile Rum polisinin çalışmaları sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/girnede-iki-kiz-cocuguna--429_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282826</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistanda-orman-yangini-alarmi-morada-bir-koy-tahliye-edildi-282826</link>
      <pubDate>2026-07-06T20:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'da orman yangını alarmı... Mora'da bir köy tahliye edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Mora Yarımadası'ndaki Trizinia iline bağlı Aya Eleni köyünde çıkan orman yangını nedeniyle bölge sakinlerine acil tahliye mesajı gönderildi. Havadan ve karadan müdahale sürerken köy halkı yakındaki Ano Fanari'ye yönlendirildi. Sivil Koruma Genel Sekreterliği daha önce bölge için sarı alarm seviyesinde yangın riski uyarısı yapmıştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'da orman yangını alarmı... Mora'da bir köy tahliye edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan'da yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte orman yangınları yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. Mora Yarımadası'ndaki Trizinia ilinde ormanlık alanda başlayan yangın kısa sürede büyüyerek Aya Eleni köyünü tehdit etti. Sivil Koruma Genel Sekreterliği bölge sakinlerine acil kodlu mesaj göndererek tahliye çağrısında bulundu ve köy halkı yakındaki Ano Fanari'ye taşındı.</p><p><b>AYA ELENİ'DE YANGIN ALARMI: HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE</b></p><p>Yunanistan İtfaiye Teşkilatının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Mora Yarımadası'ndaki Trizinia iline bağlı Aya Eleni köyündeki ormanlık alanda yangın çıktı.</p><p>Yangına havadan ve karadan müdahale başlatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/2a15e58d228b42afb003-060720261bc31195.jpg"/><p><b>SİVİL KORUMA'DAN ACİL KODLU TAHLİYE MESAJI</b></p><p>Yunan Devlet Televizyonu ERT'in haberine göre, Yunanistan Sivil Koruma Genel Sekreterliğinin bölge sakinlerinin cep telefonlarına gönderdiği acil kodlu mesajla, Aya Eleni'nin tahliye edilmesi istendi. Bölge sakinleri, yetkililerin yönlendirmesi üzerine Aya Eleni'yi tahliye ederek yakındaki bir başka köy olan Ano Fanari'ye gitti.</p><p>Yunanistan İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanlığı Sivil Koruma Genel Sekreterliği, bugün ülkedeki yangın riskine ilişkin bir harita yayımlamıştı. Haritaya göre Girit, Sakız, Sisam ve Ahikerya adaları yangın riski en yüksek ikinci risk uyarısı olan turuncu alarm seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Başkent Atina'nın da içinde bulunduğu Attiki Bölgesi ve civarı, Mora Yarımadası'nın kuzeyi, Eğriboz Adası, Midilli Adası ve kuzeyde Kılkış civarı ise turuncunun bir altı olan sarı alarm seviyesinde belirtilmişti.</p><p>Sivil Koruma Genel Sekreterliği, yangın riski yüksek bu bölgelerde yaşayanlardan açık alanda yangın çıkmasına neden olabilecek kuru otların yakılması, kaynak makinesi kullanılması, mangal yapılması gibi her tür faaliyetten kaçınılmasını istemişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/yunanistanda-orman-yangin-858_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282825</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-gurlekten-ap-raportorune-sert-tepki-hic-kimse-turk-mahkemelerine-parmak-sallayamaz-282825</link>
      <pubDate>2026-07-06T19:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten AP Raportörü'ne sert tepki: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor'un Türk yargısına yönelik açıklamalarına sosyal medyadan sert tepki gösterdi. Gürlek, devam eden yargılamalara dışarıdan müdahale girişimlerini 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi ve Türkiye'nin yargı süreçlerinin yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına göre değil, Anayasa ve kanunlara göre ilerlediğini vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek'ten AP Raportörü'ne sert tepki: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor'un Türk yargısını hedef alan açıklamalarına çok sert bir karşılık verdi. Gürlek, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Türkiye'nin bağımsız ve egemen bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, yargı süreçlerine yönelik dış baskı girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergiledi. Bakan'ın açıklamaları, Ankara ile Avrupa Parlamentosu arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.</p><p><b>BAKAN GÜRLEK'TEN AP RAPORTÖRÜNE SERT TEPKİ</b></p><p>Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor'un Türk yargısına ilişkin sözlerine tepki gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/452e4dbcbe034dffa1d5-0607202635d2cfa3.jpg"/><p>Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gürlek, yargı yetkisinin, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanıldığını hatırlattı.</p><p><b>"TÜRK YARGISINI HEDEF ALAN KABUL EDİLEMEZ BİR TUTUM"</b></p><p>Gürlek, Türkiye'deki yargı süreçlerinin uluslararası çevrelerce takip edilmesinin, ülkenin demokratik olgunluğunun ve şeffaflığının bir göstergesi olduğuna işaret ederek, "Buna karşılık devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türkiye'nin yargı süreçlerinin yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına, ideolojik beklentilerine ya da lobi faaliyetlerine göre değil, Anayasa'ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerlediğinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/d6e8b3f7b8644f79820b-06072026ff227aee.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">             Nacho Sanchez Amor ve Özgür Özel           </p><p><b>"SİYASİ AJANDAYA GEÇİT VERMEYECEĞİZ"</b></p><p>"Buradan açıkça ifade ediyorum, hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz, devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, vesayet odaklarına, darbe heveslilerine, terör örgütlerine ve dışarıdan demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelere karşı milli iradesini koruyarak bugünlere gelmiştir. Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Milli irademizi, yargı teşkilatımızı ve hukuk devletimizi hedef alan hiçbir siyasi ajandaya geçit vermeyeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bakan-gurlekten-ap-raport-650_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282824</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/rutteden-ankarada-carpici-mesajlar-konvansiyonel-savunmanin-otesine-geciyoruz-282824</link>
      <pubDate>2026-07-06T19:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rutte'den Ankara'da çarpıcı mesajlar: Konvansiyonel savunmanın ötesine geçiyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki 36. NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde açıklamalarda bulundu. Avrupa ve Kanada'nın savunma harcamalarını yüzde 20 artırdığını belirten Rutte, Türk savunma sanayisini ve ASELSAN'ı örnek göstererek Türkiye'nin NATO'daki liderliğinin önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rutte'den Ankara'da çarpıcı mesajlar: Konvansiyonel savunmanın ötesine geçiyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde kritik açıklamalar yaptı. Rutte, ittifakın savunma kapasitesindeki büyük dönüşümü rakamlarla ortaya koyarken Türk savunma sanayisinin NATO için taşıdığı stratejik önemi de gündeme getirdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın mensuplarına konuşan Rutte, 258 milyar dolarlık ekstra savunma yatırımından ASELSAN'a kadar geniş bir yelpazede mesajlar verdi.</p><p><b>RUTTE'DEN 258 MİLYAR DOLARLIK SAVUNMA YATIRIMI MESAJI</b></p><p>Rutte, başkent Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41894215.jpg"/><p>Bir yılda, Kanada ve Avrupa'nın askeri harcamalarını taahhüt doğrultusunda yüzde 4'e çıkardığını ifade eden Rutte, bunun hem kendi güvenlikleri hem de ittifakın kolektif güvenliği için çok önemli olduğunu belirtti. Rutte, "Geçtiğimiz yıl Avrupa ve Kanada bir önceki yıla nazaran temel savunma harcamalarını yüzde 20 artırdılar. 2025 ve 2026 yıllarında ekstra 258 milyar dolarlık savunma yatırımları yapıldı ve bu devam edecek. Daha fazla kaynak, daha fazla kuvvetimiz ve daha fazla üssümüz olacak. Yıllarca süren yetersiz yatırımın ardından artık gerçek yetkinlikler geliştiriyoruz. Avrupalı müttefiklerimiz ve Kanada, ABD ile eşitledi bu harcamaları. Şimdi daha fazla liderlik alabilme noktasında da Avrupa ve Kanada adımlar atıyor. Konvansiyonel savunmanın da ötesine geçiyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Rutte, ittifakın caydırıcı bir savunma yapısının olacağını, NATO'nun doğu kanadının, Baltık ve Arktik bölge olmak üzere güçlendiğini vurgulayarak, aynı zamanda Ukrayna'nın korunduğunu söyledi.</p><p>Genel Sekreter Rutte, bunun düşünce yapısındaki gerçek bir dönüşümü gösterdiğini, daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO demek olduğunu kaydetti.</p><p><b>"PARAMIZI FÜZELERE VE MÜHİMMATA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ"</b></p><p>Ekonomik yatırımların askeri anlamda kabiliyetlere dönüştürüldüğünü vurgulayan Rutte, şöyle devam etti:</p><p>"Yani paramızı işe dönüştürüyoruz. Paramızı füzelere, mühimmata ve aynı zamanda gelebilecek olan saldırılara karşı koyma gücüne dönüştürüyoruz. Aynı zamanda ulusal savunma sanayi yapılarımızı da güçlendiriyoruz. Yarın bir savunma sanayi forumumuz olacak. Burası bir platform, bir gösteri noktası olacak hepimiz için, sağlam savunma ve güvenilir savunma yapılarımızı ortaya koyacağımız bir gösteri olacak. Bizler tüm bunlara ihtiyaç duyuyoruz çünkü caydırıcı olmak zorundayız. Ankara'daki ve Arkansas'taki yani Arkansas'tan Ankara'ya kadar olan bölgede bu savunmalarımızla birlikte ekonomilerimizi de güçlendireceğiz, inovasyon da yapacağız. Atlantik'in her iki tarafında da on binlerce kişiye istihdam sağlayacağız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41894206.jpg"/><p>Rutte, bunun güvenlik için çok önemli olduğunu, toplumların bugün ve yarın korunmaya devam etmek zorunda olduğunu söyledi.</p><p>Karşılaşılan stresin gerçek olduğunu ve bunun Rusya'dan geldiğini anlatan Rutte, "Şu anda halihazırda Ukrayna dinamikleri muharebe alanında değiştirmekte. Ukrayna'nın cesaretine, adanmışlığına ve kabiliyetine dayalı olarak bu durum değişiyor artık. Hava savunma noktasında Ukrayna'nın şehirlerine, Rusya saldırmaya devam ediyor." diye konuştu.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN NATO'DAKİ LİDERLİĞİNE VURGU</b></p><p>Rutte, Türkiye'nin, NATO'ya katıldığı 1952'den bu yana ittifakın en büyük askeri güçlerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Son 5-10 yıl içerisinde savunma sanayiniz de çok büyük bir yol aldı. Türkiye'de savunma sanayi alanında çalışan 3 bin firma var." dedi.</p><p>İttifak üyelerinin kendisini savunması için gerekli olan şeyleri Türk savunma sanayisinin karşıladığının altını çizen Rutte, "(Türkiye'nin) NATO'daki liderliğiniz önemli. Haritadaki yeriniz önemli. (Zirvenin) Burada Ankara'da yapılıyor olması çok önemli." ifadelerini kullandı.</p><p><b>ASELSAN ÖRNEK GÖSTERİLDİ: TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNE ÖVGÜ</b></p><p>Rutte, AA muhabirinin Türkiye'nin savunma sanayisine ilişkin sorduğu soruya, "NATO zaten, Türkiye'nin savunma sanayi alanında ortaya koyduğu üretimden büyük ölçüde faydalanıyor." yanıtı verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41894213.jpg"/><p>ASELSAN'ın bunun en iyi örneklerinden biri olduğunu aktaran Rutte, Türkiye'de büyük ölçekli şirketlerden orta ve küçük ölçekli firmalara kadar birçok firmanın savunma sanayisi alanında faaliyet gösterdiğini bildirdi.</p><p>Rutte, "(ASELSAN) Türkiye savunma sanayi vasıtasıyla birçok başka ülkeyi de ittifakımız içinde destekliyor." ifadesine yer vererek, Ankara'nın ittifakın tamamıyla çalıştığını vurguladı.</p><p><b>BELÇİKA VE POLONYA'DAN TÜRKİYE'YE SAVUNMA ZİYARETLERİ</b></p><p>Belçikalı ve Polonyalı heyetlerin Türkiye'ye yaptığı ziyaretlere atıfta bulunan Rutte, Türkiye'nin NATO, AB ülkeleri ve ABD ile çok yakın işbirliği yaptığına işaret etti.</p><p>Rutte, Türk sanayi şirketlerinin ABD'de de yatırımları bulunduğunu anımsatarak, bunun çok önemli olduğunu kaydetti.</p><p>Bu nedenle ittifakta birlikte çalışmanın önündeki engellerin olduğu bir yapının önemine işaret eden Rutte, Arkansas'tan Ankara'ya kadar uzanan tüm ittifak coğrafyasında birlikte çalışabilme mesajı verdi.</p><p>Rusya'nın Ukrayna'ya saldırılarının devam ettiğini belirten Rutte, Ukrayna'nın kendi egemenliğini korumayı sürdüreceğini söyledi.</p><p>Rutte, Ukrayna'ya desteklerinin devam edeceğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Çünkü Ukrayna'nın güvenliği, bizim kendi güvenliğimizle çok yakından bağlı. Burada Ankara'daki gündemimize baktığımız zaman, Lahey'de almış olduğumuz kararları hayata geçirme konusunda adımlar atacağız, yine harcamaları dengeleyeceğiz, sorumluluk ve yük paylaşımını daha iyi yapacağız. Kabiliyetlerimize daha fazla yatırım yapacağız. Endüstri ile güçlerimizi birleştireceğiz, dolayısıyla Ukrayna'ya olan desteğimizi devam ettireceğiz."</p><p>Dünya ekonomisinin neredeyse 3'te 2'sini temsil ettiklerini aktaran Rutte, işbirliğinin bu noktada kilit olduğunun altını çizdi.</p><p>Rutte, "Biz birlikte güçlüyüz. NATO içerisinde ortaklarımızla birlikte güvenlik ve özgürlüğün savunulmasında hep beraberiz." diye konuştu.</p><p><b>"TRUMP İLE İYİ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİM"</b></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemdeki Grönland, müttefiklere eleştiriler, İran-ABD gerilimi gibi çıkışlarının zirvenin birlik ve dayanışma mesajını nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Rutte, geçen hafta Trump ile "iyi bir görüşme" gerçekleştirdiğini ve Avrupalılar ile Kanadalıların savunma harcamalarındaki "şaşırtıcı artışı" ele aldıklarını aktardı.</p><p>Rutte, bunun asıl sebebinin Rusya-Ukrayna olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>"Ama Başkan Trump'ın bizi bunu yapmaya son derece güçlü bir şekilde teşvik etmesi de etkili oldu. Eisenhower'dan bu yana, Avrupalıların ve Kanadalıların, Amerikalılarla aynı miktarda harcama yapacağı bir duruma ulaşmayı başaran ilk ABD Başkanı olduğunu iddia edebilirsiniz. Bu eşitleme, 50-60 yıldır bir dilekti ve şimdi büyük ölçüde onun liderliği sayesinde gerçekleşiyor."</p><p>Görüşmede, Trump'ın Hürmüz Boğazı veya genel olarak İran konusundaki hayal kırıklığını da ele aldıklarını kaydeden Rutte, 3 Temmuz'da Fransa ve İngiltere'nin Umman ile Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü ilkesinin korunmasına yönelik görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41894207.jpg"/><p>Rutte, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik son saldırılarının, NATO Zirvesi'ne etkisi ve liderlerin buna vereceği mesaja ilişkin soru üzerine Ukrayna'nın savaş alanında iyi iş çıkardığını ve başarılı olduğunu söyledi.</p><p>Rus askeri uçağının, Norveç Denizi'ndeki NATO uçak gemisi görev grubuna yaklaşmasının ardından İngiliz savaş uçaklarının havalandırılmasına ilişkin soru üzerine Rutte, İngiltere Silahlı Kuvvetlerinin gerekli şekilde hareket ettiğini belirtti.</p><p>Rutte, Rusya'nın tutumunu "sorumsuz ve profesyonellikten uzak" olarak nitelendirerek, NATO'nun kendisini savunma kararlılığının altını çizdi.</p><p>Çin'in Güney Pasifik'teki füze denemesine ve bunun NATO'nun Hint-Pasifik ortaklarıyla işbirliğine etkisine ilişkin soruya yanıtında Rutte, Çin konusunda "naif olunmaması gerektiğini", Hint-Pasifik ile transatlantik güvenliğinin de giderek daha fazla iç içe geçtiğini söyledi.</p><p>Rutte, Çin, Kuzey Kore ve İran'ın, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Rusya'yı desteklediğini belirterek, NATO'nun bu gelişmeler karşısında hazırlıklı olduğunu kaydetti.</p><p><b>AVRUPA VE KANADA, NATO'DA DAHA FAZLA SORUMLULUK ÜSTLENİYOR</b></p><p>Rutte, NATO'da Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın, savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmeye başladığını belirterek, bu iş bölümünün İttifak içinde fiilen hayata geçirildiğini dile getirdi.</p><p>Ukrayna örneğine işaret eden Rutte, ABD'nin Ukrayna savunma sanayisi için hayati öneme sahip askeri teçhizatı sağlamayı sürdürdüğünü, önleme füzelerinin maliyetinin de Avrupa ülkeleri ile Kanada tarafından karşılandığını aktardı.</p><p>Rutte, 2025 ve 2026'da savunmaya ayrılması öngörülen ilave 250 milyar dolarlık bütçenin, Avrupa ülkeleri ve Kanada'nın yaklaşık 215 milyar dolarlık katkısıyla gerçekleşeceğine dikkati çekti.</p><p>NATO Genel Sekreteri, NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılması ve basın özgürlüğüyle ilgili bir soru üzerine, "Demokrasi, aynı zamanda özgür basındır, bu odadaki sizlerin, istediğiniz tüm soruları sorabilmeniz, istediğiniz yazıları yazabilmeniz ve araştırmalarınızı yapabilmenizdir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"BENCE NATO 3, 4 VEYA 5 YIL ÖNCEKİ HALİYLE SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİ"</b></p><p>Rutte, Avrupa'nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesini öngören dönüşüm sürecinin hız kazandığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bence NATO 3, 4 veya 5 yıl önceki haliyle sürdürülebilir değildi. Buradan 8 saatlik uçuş mesafesinde yaşayan 350 milyon nüfuslu bir ülkeden, bizi Ruslara karşı savunmasını istememiz, NATO topraklarının bu kısmında, dünyanın en zengin bölgesinde yaşayan 600 milyon insanın ABD'ye bu kadar aşırı bağımlı olması sürdürülebilir değildir."</p><p>Dolayısıyla Avrupa ve ABD arasındaki dengenin yeniden kurulması gerektiğini savunan Rutte, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesinin hem ABD hem de NATO'nun güvenliğini güçlendireceğini söyledi.</p><p>Rutte, ABD'nin NATO'nun nükleer caydırıcılığındaki temel rolünü ve İttifaka sağladığı kritik askeri desteği sürdürdüğüne dikkati çekerek, Rusya'nın nükleer denizaltılarının ABD kıyılarına ulaşmasının engellenmesini buna örnek gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41894212.jpg"/><p>Avrupa'nın güçlü rol oynaması ve Kanada'nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesinin öneminin altını çizen Rutte, "Şu anda ABD'nin bunun adil bir anlaşma olduğunu bildiği, sürdürülebilir bir ittifak kuruyoruz. Onlar Avrupa'nın konvansiyonel savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken, biz de onlarla aynı miktarda harcama yapıyoruz. Daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO." diye konuştu.</p><p><b>"PURL TESLİMATLARI, ÖNLEME FÜZELERİ DE DAHİL OLMAK ÜZERE, UKRAYNA'YA GÖNDERİLİYOR VE UKRAYNA TARAFINDAN KULLANILIYOR"</b></p><p>"ABD'nin NATO'yu böldüğü iddiası" üzerine sorulan soruya Rutte, aksine ABD'nin NATO'yu bir araya getirdiği yanıtını verdi.</p><p>Rutte, "Ayrıca Müttefik Kuvvetler Başkomutanlığı ile birlikte yürütülecek organizasyon biçimi, sabit bakış açısı ve Amerikalıların bunu tüm müttefiklerle yakın işbirliği içinde gerçekleştireceklerini çok net bir şekilde açıklamış olmaları bence son derece önemli." dedi.</p><p>Litvanya ve Finlandiya'nın, topraklarında nükleer silah bulundurulmasına ilişkin yasaklarını kaldırmasına ilişkin soru üzerine Rutte, "Bunu, 4 hafta önce savunma bakanlarıyla gerçekleştirdiğimiz Nükleer Planlama Grubu Toplantısı'nda da gördünüz, bu toplantı oldukça başarılı geçti ve net sonuçlar doğurdu. Dolayısıyla Finlandiya ve Litvanya'nın alacağı kaçınılmaz kararlar göz önüne alındığında, genel olarak iyi bir konumdayız." diye konuştu.</p><p>Rutte, ABD'nin Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi (PURL) mekanizması taahhüdünü yerine getirmek için elinden gelen her şeyi yaptığını söyleyerek, "Bunu şu anda bile sürdürüyor. PURL teslimatları, önleme füzeleri de dahil olmak üzere, Ukrayna'ya gönderiliyor ve Ukrayna tarafından kullanılıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>NATO'daki önleme füzelerinin sınırlı olduğunu aktaran Rutte, şöyle devam etti:</p><p>"İşte bu yüzden daha fazla üretim yapmamız gerekiyor. Bu, Ukrayna'nın kendisinin de bu konuda çaba göstermesinin nedenlerinden biri. Elbette bu, hemen sonuç verecek bir şey değil ancak yardım, NATO ortakları ve müttefiklerin desteğiyle önleme füzeleri üretiminde neler yapabileceklerini görmek istiyoruz. Dolayısıyla bu konuda yer alan herkesin katılımıyla her açıdan çalışıyoruz."</p><p>Rutte, 32 müttefikin tümünün herhangi bir engel olmaksızın, mümkün olduğunca sınırsız bir şekilde birlikte çalışmasının önemine işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Elbette, NATO gibi bir ittifakta her zaman siyasi tartışmalar, anlaşmazlıklar yaşanacaktır. Böyle durumlarda insanlar, her zaman aşırı heyecanlanıyor. Bence bu, demokratik ittifaklarda zaman zaman bu tür tartışmaların yaşanabileceğine dair bir gözlem. Benim rolüm ise perde arkasında sağduyulu bir şekilde ne yapabileceğime bakmak, sorunu çözmeye yardımcı olmak.</p><p>Nihayetinde tek bir hedefimiz var. NATO topraklarının tamamını Rusya'ya, terörizme ve karşı karşıya kaldığımız diğer her türlü tehdide karşı korumak. Bu da içimizde bu tartışmaları yaşayabileceğimiz anlamına gelir. Bunda bir sorun yok ancak daha sonra bunları çözüp bir araya gelmeliyiz."</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in, Rusya-Ukrayna Savaşı'na son verme amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le her türlü formatta görüşmeye istekli olduğunu anlatan Rutte, "Putin ile bir sonuca varmayan bu döngüyü kırdıkları için" Amerikalılara teşekkür etti.</p><p>Rutte, Putin'in müzakere masasına ne koşulla döneceği konusunda "Sanırım bu odadaki hiç kimse bunu tahmin edemez." dedi.</p><p>Ukrayna'nın savaş alanında giderek daha iyi sonuçlar elde ettiğini belirten Rutte, "Putin, kendi askerlerinden 35 bin kadarını feda etmeye hazır. Bu, savaş alanında delilik sayılır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>&#8288;"(S400 KONUSU) BU MÜTTEFİKLER ARASINDA ÇÖZÜLECEK BİR KONU"</b></p><p>Zelenskiy'in Patriot tipi hava savunma füzelerinin ortak üretimine ilişkin soru üzerine Rutte, bu konuların karşılıklı konuşulması gerektiğini ifade etti.</p><p>Rutte, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Şu anda buradan kesin bir bilgi size veremem ama genel anlamıyla ortaklarımız ve müttefiklerimizin, bu tip şeylerde bir arada çalışması iyidir. Kolektif olarak bizim zaten üretimi artırmamız lazım. ABD'nin zaten tek başına bir üretim noktasında belli sınırları doldurdu. Avrupa da aynı şekilde. Dolayısıyla da daha fazla üretmemiz lazım. Bu konuda dörtlü toplantılar da yaptık Beyaz Saray'da. Netice itibarıyla bunlar karşılıklı olarak konuşulan ve konuşulması gereken şeyler."</p><p>Rutte, S400'lere ilişkin bir soruya "Bu, müttefikler arasında çözülecek bir konu." yanıtını verdi.</p><p>ABD'nin İttifak üyesi diğer 31 müttefikle nasıl ilişki kuracağına kendisinin karar verdiğini belirten Rutte, 25 Haziran'da ABD Başkanı Trump ile Oval Ofis'te yaptığı görüşmenin sonucunu "ümit vadedici ve teşvik edici" olarak gördüğünü kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/rutteden-ankarada-carpici-764_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282823</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-ukraynada-baris-mesaji-sanirim-bunu-basaracagiz-282823</link>
      <pubDate>2026-07-06T19:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan Ukrayna'da barış mesajı... "Sanırım bunu başaracağız"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, yarın Türkiye'de başlayacak NATO Zirvesi öncesinde Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesine çok yaklaştıklarını söyledi. Trump, İran'a yönelik ise sert bir ültimatom verdi: 'Ya anlaşma yapacağız ya da işi bitireceğiz.']]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan Ukrayna'da barış mesajı... "Sanırım bunu başaracağız"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada yarın Türkiye'de başlayacak NATO Zirvesi'ne ilişkin önemli mesajlar verdi. Trump, hem Ukrayna-Rusya savaşının sona erdirilmesi hem de İran'la süren nükleer müzakereler konusunda kararlı bir tutum sergiledi. Rusya ve Ukrayna liderlerinin barışa hazır olduğunu vurgulayan Trump, İran'a yönelik ise açık bir ültimatom dile getirdi.</p><p><b>TRUMP'TAN NATO ZİRVESİ İÇİN 'BAŞARACAĞIZ' MESAJI</b></p><p>Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının, Rusya-Ukrayna savaşı ile İran müzakereleri hakkındaki sorularını yanıtladı.</p><p>Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın gidişatıyla ilgili soruya Trump, "NATO'ya gideceğiz, konuyu görüşeceğiz ve sanırım bunu başaracağız." yanıtını verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/02097c4c28b64e55aaa5-06072026ef1406a7.jpg"/><p>Trump, "Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeye çok yaklaştığımızı düşünüyorum. Hem Rus hem de Ukraynalı liderler, anlaşma yapmak istiyor." diyerek, iki ülke arasındaki savaşı durdurmayı başaracağı umudunu dile getirdi.</p><p>ABD Başkanı, hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in bu savaşın artık sona ermesini istediğini vurguladı.</p><p><b>DRONLAR İÇİN 'ÖLDÜRME MAKİNELERİ' TANIMI</b></p><p>Rusya-Ukrayna savaşında öne çıkan silahlı insansız hava aracı (SİHA) teknolojisine değinen Trump, "Kim dronların bu kadar büyük bir faktör haline geleceğini düşünürdü ki? Onlar, öldürme makineleri. Bu inanılmaz. Bir ağacın ardına saklanıyorsun ve o gelip seni buluyor. Ve ben görmek istemediğim sahneler gördüm ve sizin de bunları görmenizi istemiyorum." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/9492afac29e6453abe19-06072026a068c432.jpg"/><p><b>TRUMP'TAN İRAN'A SERT ÜLTİMATOM: NÜKLEER SİLAHA ASLA İZİN YOK</b></p><p>ABD Başkanı Trump, İran ile devam eden barış görüşmelerine dikkati çekerek, İran'la görüşmelerin "iyi gittiğini" ancak medyanın bu konuya "hak ettiği" ilgiyi göstermediğini söyledi.</p><p>Amerikan ordusunun gücünden bahseden Trump, bu gücü İran'a karşı "çok haklı gerekçelerle" kullandıklarını ileri sürerken, "Çünkü İran, asla nükleer silaha sahip olamaz. Buna asla izin verilemez." dedi.</p><p>Trump, İran'ın nükleer zenginleştirme çalışmaları konusunda Tahran'dan "tavizler elde ettiklerini" ve ellerindeki zenginleştirilmiş malzemeyi teslim alacaklarını aktardı.</p><p><b>HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ VE İRAN'LA ANLAŞMA TERCİHİ</b></p><p>"Öyle ya da böyle kazanacağız. Ya bir anlaşma yapacağız ya da işi bitireceğiz." değerlendirmesinde bulunan Trump, İran'la anlaşmayı tercih ettiğini, 91 milyon İran halkının savaştan etkilenmesini istemediğini belirtti.</p><p>Trump, Hürmüz Boğazı'nın kullanım hakkı konusunda İran'la yaşadıkları sorunları sıralarken, "Hürmüz Boğazı, büyük bir para makinesi. Ününü daha önce kimse duymamıştı." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/trumptan-ukraynada-baris--903_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282822</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-nato-genel-sekreteri-rutteyi-kabul-etti-282822</link>
      <pubDate>2026-07-06T19:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte'yi kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte'yi kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi kabul etti. Kabul basına kapalı olarak gerçekleştirildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/cumhurbaskani-erdogan-nat-495_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282821</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftciden-nato-zirvesi-oncesi-kritik-guvenlik-mesaji-282821</link>
      <pubDate>2026-07-06T18:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den NATO Zirvesi öncesi kritik güvenlik mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara'da yarın başlayacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde güvenlik hazırlıklarını değerlendirdi. Havalimanlarından siber güvenliğe, konaklama noktalarından toplumsal olay risklerine kadar tüm başlıkların ele alındığını vurgulayan Çiftçi, Emniyet ve Jandarma ile tam koordinasyon içinde görev başında olacaklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi'den NATO Zirvesi öncesi kritik güvenlik mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken güvenlik tedbirleri en üst düzeye çıkarıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, zirve öncesinde gerçekleştirilen güvenlik değerlendirme toplantısının ardından kapsamlı bir açıklama yaptı. Çiftçi, siber güvenlikten havalimanlarına kadar geniş bir yelpazede alınan önlemleri paylaşarak Türkiye'nin bu tarihi sorumluluğa hazır olduğunu vurguladı.</p><p><b>BAKAN ÇİFTÇİ'DEN NATO ZİRVESİ İÇİN GÜVENLİK DEĞERLENDİRMESİ</b></p><p>Çiftçi, İçişleri Bakanlığı'nda, Ankara'da yarın başlayacak ve iki gün sürecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde güvenlik hazırlıkları ve alınan tedbirlerin değerlendirildiği toplantıya ilişkin NSosyal'deki hesabından paylaşımda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41893940.jpg"/><p>Böylesine çetin bir küresel ortamda Türkiye'nin, devlet ve hükümet başkanlarını aynı masa etrafında buluşturabilmesinin, uluslararası diplomasinin en önemli toplantılarından birine ev sahipliği yapmasının tarihi bir başarı olduğunu vurgulayan Çiftçi, paylaşımında şunları kaydetti:</p><p><b>ÇİFTÇİ: TÜRKİYE'YE YAKIŞAN GÜVENLİK DÜZENİ İÇİN GÖREV BAŞINDAYIZ</b></p><p>"Bu başarı, muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinin, barışı ve diplomasiyi önceleyen kararlı iradesinin, Türkiye'nin uluslararası alanda kazandığı itibarın ve devletimizin yüksek kurumsal kapasitesinin bir neticesidir.</p><p>Bizlere düşen görev, bu büyük başarıya güvenlik boyutuyla en güçlü katkıyı sunmaktır. Havalimanlarından zirve alanlarına, konaklama noktalarından intikal güzergahlarına, siber güvenlikten muhtemel toplumsal olay risklerine kadar bütün başlıkları aynı hassasiyetle ele aldık. Emniyetimiz ve Jandarmamız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde, Türkiye'ye yakışan güvenlik düzeni için görev başında olacağız."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bakan-ciftciden-nato-zirv-805_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282820</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-kuveytli-mevkidasi-sabah-ile-ankarada-gorustu-282820</link>
      <pubDate>2026-07-06T18:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile Ankara'da görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile Ankara'da bir araya geldi. İki ülke arasındaki diplomatik temaslar üst düzey görüşmeyle yeni bir ivme kazandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile Ankara'da görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler üst düzey bir temasla gündem oluşturdu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveytli mevkidaşını Ankara'da ağırladı. İki bakan arasındaki görüşme, bölgesel gelişmelerin yoğunlaştığı bir dönemde dikkat çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41894139.jpg"/><p><b>FİDAN VE SABAH ANKARA'DA BİR ARAYA GELDİ</b></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile bir araya geldi.</p><p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile Ankara'da görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bakan-fidan-kuveytli-mevk-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282819</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bursada-coplukten-sicrayan-yangin-zeytinliklere-ulasmadan-durduruldu-282819</link>
      <pubDate>2026-07-06T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bursa'da çöplükten sıçrayan yangın zeytinliklere ulaşmadan durduruldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İznik ilçesi Elbeyli Mahallesi'ndeki çöplük alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, çalılık alana sıçradı. Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ekipler havadan helikopter, karadan çok sayıda arazözle müdahale ederek alevleri zeytinlik ve tarım alanlarına ulaşmadan kontrol altına aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bursa'da çöplükten sıçrayan yangın zeytinliklere ulaşmadan durduruldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'nın İznik ilçesinde çöplük alanda başlayan ve rüzgarın etkisiyle çalılık bölgeye sıçrayan yangın, bölge sakinlerini tedirgin etti. Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri havadan ve karadan yoğun bir müdahale başlattı. Alevler zeytinlik ve tarım alanlarına ulaşmadan kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları devam etti.</p><p><b>ELBEYLİ MAHALLESİ'NDE ÇÖPLÜK ALANDAN ALEVLER YÜKSELDİ</b></p><p>İznik'in Elbeyli Mahallesi'ndeki çöplük alanda henüz belirlenemeyen sebeple yangın çıktı.</p><p>Yangının çalılık alana da sıçraması üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı çok sayıda arazöz ve havadan müdahale için helikopter de sevk edildi.</p><p><b>ZEYTİNLİKLER VE TARIM ALANLARI SON ANDA KURTARILDI</b></p><p>Ekipler bölgedeki zeytinliklere ve tarım alanlarına sıçramadan havadan ve karadan yürütülen çalışmalar sonucu yangını kontrol altına aldı.</p><p>Bölgedeki soğutma çalışmaları sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bursada-coplukten-sicraya-364_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282818</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/savasin-en-uzun-menzilli-operasyonu-ukrayna-rusyanin-en-buyuk-rafinerisini-vurdu-282818</link>
      <pubDate>2026-07-06T18:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Savaşın en uzun menzilli operasyonu... Ukrayna, Rusya'nın en büyük rafinerisini vurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna, Sibirya'nın derinliklerinde bulunan ve Gazprom Neft'e ait Rusya'nın en büyük petrol rafinerisi Omsk Rafinerisi'ni İHA'larla vurdu. Günlük 460 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip tesiste yangın çıkarken, saldırı savaşın en uzun menzilli operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Savaşın en uzun menzilli operasyonu... Ukrayna, Rusya'nın en büyük rafinerisini vurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna-Rusya savaşında enerji altyapılarına yönelik karşılıklı saldırılar yeni bir boyut kazandı. Ukrayna ordusu, Kazakistan sınırına yakın konumdaki Omsk Rafinerisi'ni İHA'larla hedef alarak savaş tarihinin en uzun menzilli operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Aynı gece Baltık Denizi'ndeki petrol limanları da vurulan Ukrayna, Rusya'nın enerji hatlarını geniş bir cephede hedef aldı.</p><p><b>UKRAYNA'DAN SİBİRYA'NIN DERİNLİKLERİNE İHA SALDIRISI</b></p><p>Rusya ve Ukrayna karşılıklı olarak enerji altyapılarına yönelik saldırıları sürdürüyor. Ukrayna, Rusya'nın en büyük petrol rafinerisi olan ve Sibirya'nın derinliklerinde bulunan Omsk Rafinerisi'ni İHA'lar ile vurduğunu açıkladı.</p><p>Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 2 bin 700 kilometre uzaklıkta, Kazakistan sınırına yakın konumdaki Omsk Rafinerisi'nde saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi. Saldırı, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna'nın gerçekleştirdiği en uzun menzilli operasyonlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p><p><b>VALİ HOTSENKO RAFİNERİNİN ADINI VERMEKTEN KAÇINDI</b></p><p>Omsk Bölge Valisi Vitaliy Hotsenko ise, yaptığı açıklamada, rafinerinin adını vermeden Ukrayna'ya ait çok sayıda İHA'nın rafinerinin bulunduğu "Omsk'un kuzey sanayi bölgesine" ulaştığını söyledi. Hotsenko, saldırı sonucu meydana gelen hasarın değerlendirildiğini ve acil durum ekiplerinin olay yerinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Ukrayna ordusu ayrıca, gece saatlerinde Baltık Denizi'ndeki petrol ihracatında kullanılan Ust-Luga ve Vısotsk limanlarını da hedef aldığını açıkladı. Kaluga ve Yaroslavl bölgelerinde de saldırılar düzenlenirken, yerel valiler bu bölgelerdeki saldırıları doğruladı.</p><p><b>GÜNLÜK 460 BİN VARİL KAPASİTELİ GAZPROM NEFT TESİSİ</b></p><p>Gazprom Neft'e ait olan Omsk Rafinerisi'nin geçen yıl yaklaşık 23 milyon metrik ton, yani günlük yaklaşık 460 bin varil petrol işledi. Ukrayna, son dönemde Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını artırırken, bu saldırıların Rusya'nın geniş bir coğrafyaya sahip olması nedeniyle ciddi yakıt sıkıntılarına yol açtı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/savasin-en-uzun-menzilli--176_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282817</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yatmadan-once-sut-icmek-gercekten-faydali-mi-282817</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yatmadan önce süt içmek gerçekten faydalı mı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Gece süt içmek, uyku kalitesinden kas onarımına kadar birçok alanda etkili olabilir. Uzmanlar, yatmadan önce süt tüketiminin hem olumlu hem de olumsuz yönlerini değerlendiriyor. Süt alışkanlığını gece rutininize eklemeden önce bilinmesi gerekenleri derledik.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yatmadan önce süt içmek gerçekten faydalı mı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yatmadan önce süt içmek, son yıllarda hem uzmanlar hem de toplum tarafından sıkça tartışılan bir alışkanlık haline geldi. Özellikle gece saatlerinde süt tüketiminin, uyku kalitesi üzerinde belirgin etkiler yarattığına dair çeşitli araştırmalar bulunuyor. Beslenme uzmanları, gece süt içmenin rahat bir uykuya geçişi kolaylaştırabileceğini, kasların yenilenmesine destek olabileceğini ve gece açlık hissini bastırmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak, bu alışkanlığın kişisel metabolizma ve sağlık durumuna göre farklı sonuçlar doğurabileceği de vurgulanıyor.</p><h3>Uzmanlar gece süt tüketiminin uyku üzerindeki etkilerini açıkladı</h3><p>Gece süt içmek, özellikle uykuya dalma süresini kısaltma ve uyku kalitesini artırma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Süt, içeriğindeki melatonin ve biyolojik aktif peptitler sayesinde, vücudun doğal uyku döngüsünü destekleyen bir içecek olarak öne çıkıyor. Melatonin, insan vücudunda akşam saatlerinde doğal olarak salgılanan ve uykuya geçişi kolaylaştıran bir hormon. Yatmadan önce süt içmek, bu hormonun seviyesini artırarak daha hızlı uykuya dalmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, sütte bulunan triptofan adlı amino asit, serotonin ve melatonin üretimine katkı sağlayarak gevşemeyi teşvik ediyor. Ancak, uzmanlar her bireyin bu etkilerden aynı oranda fayda göremeyebileceğini, kişisel farklılıkların sonuçlar üzerinde belirleyici olabileceğini ifade ediyor.</p><h3>Süt kas onarımı ve gece açlığı üzerinde de etkili</h3><p>Geceleri süt içmenin bir diğer önemli avantajı, kas onarımı ve yenilenmesine sağladığı katkı. Özellikle yoğun egzersiz yapan bireylerde, gece süt içmek kasların daha hızlı toparlanmasına yardımcı olabilir. Süt; protein, yağ, karbonhidrat ve çeşitli amino asitler açısından zengin bir içeriğe sahip. Bu besin maddeleri arasında öne çıkan lösin, kas protein sentezini destekleyerek kasların büyümesi ve onarılması sürecine katkıda bulunuyor. Ayrıca, sütün protein içeriği gece boyunca tokluk hissinin devam etmesine yardımcı oluyor. Bu sayede, gece geç saatlerde ortaya çıkan açlık hissi bastırılabiliyor ve gereksiz atıştırmaların önüne geçilebiliyor. Uzmanlar, gece süt içme alışkanlığının özellikle kilo kontrolünde ve metabolizmanın dengelenmesinde olumlu rol oynayabileceğini belirtiyor.</p><h3>Gece süt içmek stres ve rahatlama üzerinde olumlu etki yaratıyor</h3><p>Stresli bir günün ardından gece süt içmek, vücudun gevşemesine ve rahatlamasına da katkı sağlayabiliyor. Süt, melatonin ve serotonin üretimi için gerekli olan triptofan açısından oldukça zengin. Serotonin, genel olarak mutluluk ve huzur duygusuyla ilişkilendirilen bir nörotransmitter. Sütün içerdiği bu bileşenler, gün sonunda sakinleşmek ve gevşemek isteyenler için doğal bir destek sunuyor. Ayrıca, gece süt içme alışkanlığının bir ritüele dönüşmesi, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde uykuya geçişi kolaylaştıran bir sinyal görevi görebiliyor. Uzmanlar, düzenli bir gece rutini oluşturmanın, vücuda ve beyne uyku zamanının geldiğini hatırlattığını ve böylece uyku kalitesinin yükseldiğini vurguluyor.</p><h3>Gece süt içmenin besin değeri ve potansiyel riskleri</h3><p>Süt, kazein ve whey gibi yüksek kaliteli proteinler, magnezyum, kalsiyum ve melatonin gibi önemli besin öğeleri içeriyor. Bu maddeler, kasların güçlenmesi, kemik sağlığının korunması ve genel vücut fonksiyonlarının desteklenmesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle kalsiyum, kemik gelişimi ve dayanıklılığı için vazgeçilmez bir mineral olarak öne çıkıyor. Ancak, gece süt içmenin bazı bireylerde sindirim sorunlarına yol açabileceği, laktoz intoleransı olan kişilerde ise rahatsızlık yaratabileceği unutulmamalı. Ayrıca, süt ve süt ürünlerine karşı hassasiyeti olanların gece süt tüketimini doktor kontrolünde yapmaları öneriliyor. Uzmanlar, gece süt içme alışkanlığının kişisel sağlık koşulları ve beslenme ihtiyaçlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, gece süt içmek hem uyku kalitesini artırabilir hem de kas onarımı ve rahatlama gibi çeşitli avantajlar sunabilir. Ancak, bu alışkanlığın herkes için uygun olmayabileceği ve kişisel sağlık durumunun mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiği unutulmamalı. Gece süt tüketimiyle ilgili karar verirken, uzman görüşlerinden yararlanmak ve vücudun tepkilerini dikkate almak en sağlıklı yaklaşım olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/yatmadan-once-sut-icmek-g-543_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282816</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/kemoterapisiz-kanser-tedavisi-mumkun-mu-yeni-molekuler-teknik-dikkat-cekti-282816</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kemoterapisiz kanser tedavisi mümkün mü? Yeni moleküler teknik dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Rice Üniversitesi'nde geliştirilen moleküler delici tekniği, kemoterapiye ihtiyaç duymadan kanser hücrelerini yok etme potansiyeliyle tıp dünyasında büyük heyecan yarattı. Araştırmacılar, bu yeni yöntemin laboratuvar ve hayvan deneylerinde yüzde 99 başarı sağladığını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kemoterapisiz kanser tedavisi mümkün mü? Yeni moleküler teknik dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'deki Rice Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bir araştırma, kanser tedavisinde yeni bir çığır açma potansiyeli taşıyor. Bilim insanları, kemoterapi, cerrahi ya da radyasyon gibi geleneksel yöntemlere başvurmadan kanser hücrelerini yok eden "moleküler delici" adını verdikleri yenilikçi bir teknik geliştirdi. Bu yöntem, yalnızca ışık ve tıbbi görüntülemede yaygın olarak kullanılan aminocyanine adlı bir sentetik boya molekülünü kullanıyor. Moleküller, yakın kızılötesi ışıkla uyarıldığında saniyede yaklaşık 40 trilyon kez titreşerek kanser hücrelerinin zarlarını fiziksel olarak parçalayabiliyor. Laboratuvar ortamında yapılan ilk denemelerde, bu tekniğin dakikalar içinde kanser hücrelerini etkili şekilde yok ettiği ve yüzde 99 oranında başarı sağladığı bildirildi.</p><h3>Rice Üniversitesi ekibi: 'Moleküler delici' ile kemoterapisiz tedavi mümkün olabilir</h3><p>Moleküler delici tekniği, Rice Üniversitesi, Texas A&amp;M ve Texas Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışmasıyla ortaya çıktı. Ekip, Nature Chemistry dergisinde yayımlanan 2023 tarihli makalede, aminocyanine moleküllerinin laboratuvar kültürlerinde kanser hücrelerini neredeyse tamamen yok ettiğini gösterdi. Fareler üzerinde yapılan deneyler de umut verici sonuçlar verdi; melanom türü kanser taşıyan hayvanların yarısı, tedavi sonrasında tümörlerinden tamamen arındı. Araştırmacılar, bu yöntemin düşük dozlarda bile dakikalar içinde etkili olmasını büyük bir avantaj olarak değerlendiriyor. Moleküler delici, kemoterapinin yol açtığı ağır yan etkiler ve direnç sorunları olmadan, kanser hücrelerini hedef alabiliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, özellikle mevcut tedavilere yanıt vermeyen veya derin dokularda yer alan tümörler için umut vadediyor.</p><h3>James Tour: 'Moleküler makineler kanser tedavisinde devrim yaratıyor'</h3><p>Rice Üniversitesi'nden kimyager James Tour, bu yeni nesil moleküler makinelerin, daha önce geliştirilen Feringa tipi motorlara kıyasla çok daha hızlı ve etkili olduğunu vurguladı. Tour, Aralık 2023'te yaptığı açıklamada, "Bu, moleküler makinelerin tamamen yeni bir nesli. Eski Feringa tipi motorlardan bir milyondan fazla daha hızlılar ve görünür ışık yerine yakın kızılötesi ışıkla aktive edilebiliyorlar" dedi. Yakın kızılötesi ışığın kullanılması, bilim insanlarının vücudun derinliklerindeki kanser hücrelerine ulaşmasını kolaylaştırıyor. Böylece, kemiklerde veya iç organlarda bulunan tümörlere cerrahi müdahale gerekmeksizin ulaşmak mümkün olabiliyor. Aminocyanine molekülleri, biyogörüntülemede zaten kullanılan güvenilir sentetik boyalar arasında yer alıyor. Bu moleküller, suda stabil kalabilmeleri ve hücre zarına kolayca yapışabilmeleri nedeniyle tedavi için ideal özellikler taşıyor.</p><h3>Texas ekibinden yeni varyasyonlarla hassas hedefleme</h3><p>Araştırmacılar, 2024 sonunda Advanced Science dergisinde yayımladıkları takip çalışmasında, moleküler delicinin birçok farklı varyasyonunu geliştirdiklerini duyurdu. Bu yeni varyasyonlar, farklı kanser türlerini daha hassas şekilde hedefleme olanağı sunuyor. Ekip, moleküler delici tekniğinin sadece başarı oranı açısından değil, aynı zamanda kanser hücrelerinin bu yönteme direnç geliştirme olasılığının düşük olması nedeniyle de önemli bir avantaj sağladığını belirtiyor. Kimyager Ciceron Ayala-Orozco, "Bu çalışma, moleküler ölçekte mekanik kuvvetler kullanarak kanseri tedavi etmenin farklı bir yolunu anlatıyor" açıklamasını yaptı. Moleküler delicinin plazmonik hareketi, kanser hücresi zarını fiziksel olarak parçalayarak yok ediyor. Molekülün bir ucundaki kol, hücre zarına bağlanmayı sağlarken, titreşimler hücreyi parçalamada etkin rol oynuyor. Şu ana kadar elde edilen sonuçların tamamı laboratuvar ve hayvan modellerinde elde edildi; ancak insan klinik denemelerine geçilmesi için çalışmalar sürüyor.</p><h3>Güvenlik ve toksisite açısından umut veren bulgular</h3><p>Bilim insanları, moleküler delici tekniğinin güvenlik profili üzerinde de dikkatle duruyor. Araştırmalar, aktive edilmemiş aminocyanine moleküllerinin düşük dozlarının normal hücreler tarafından hızla emilip temizlendiğini gösterdi. Bu bulgu, moleküllerin vücuttan kolayca atılabileceğini ve yan etki riskinin düşük olabileceğini düşündürüyor. Ekip, "Moleküler delicilerin hücrelerden görece hızlı temizlenmesi, vücuttan eliminasyonları için potansiyel bir yol sunuyor" ifadeleriyle, bu yöntemin terapötik uygulamalar için güvenli bir profil sergileyebileceğini belirtti. Araştırmacılar, kanser tedavisinde moleküler delici tekniğinin ilerleyen yıllarda klinik uygulamalara geçebilmesi için kapsamlı insan denemelerine ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Yine de, laboratuvar ve hayvan deneylerinde elde edilen yüksek başarı oranları, kanser tedavisinde kemoterapisiz yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.</p><p>Sonuç olarak, Rice Üniversitesi ve iş birliği içindeki araştırmacıların geliştirdiği moleküler delici tekniği, kemoterapiye alternatif olarak kanser tedavisinde umut verici bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bu yöntemin klinik uygulamalara geçişi için daha fazla araştırma gerekse de, elde edilen bulgular tıp dünyasında heyecan yarattı. Kanserle mücadelede yeni bir dönemin eşiğinde olunduğu düşünülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/kemoterapisiz-kanser-teda-767_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282815</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/anadolu-ajansi-yonetim-kurulu-baskani-ve-genel-muduru-serdar-karagozden-wikipedia-mesaji-h-282815</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz'den ''Wikipedia'' mesajı: Hakikatleri bozmak için dizayn edilmiş bir yapı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, ‘'Ortaokul öğretmenleri çocuklara ödev veriyorlar. Diyorlar ki, 'Wikipedia'ya da bakabilirsiniz.' Buradan öğretmenlerimize de sesleniyorum. Şöyle demeliler: 'Wikipedia'ya bakmayın.' Wikipedia zaten hakikatleri bozmak için dizayn edilmiş bir yapı.' dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz'den ''Wikipedia'' mesajı: Hakikatleri bozmak için dizayn edilmiş bir yapı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, 24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevapladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/24tvaraftasorularaay-0607202689105e35.jpg"/><p>Şirin'in hikâyesi, Anne Frank'tan çok daha büyük bir hikâye. Şifa Hastanesi'nin hikâyesi ise Holocaust'un tanığı olan bütün o binalardan daha güçlü bir hikâyeyi içinde barındırıyor. Burada her isim, her mekân, her kavram esasında kültür endüstrisine bir zemin hazırlasın diye yer almıştır. Şu anda 630 madde var. Bu sayı sürekli artacak. Belki 10 bin maddeye ulaşacak ve orada Filistin'le alakalı her şeyi göreceğiz. Aynı şekilde bu maddeleri de Küre Ansiklopedisi'ne yüklüyoruz. T3 Vakfı'nın çok güzel bir çalışması var: Küre Ansiklopedisi. Bugün insanlar bilgilerini artık basılı ansiklopedilerden değil, dijital ansiklopedilerden alıyor. Mesela Wikipedia'dan alıyorlar. Peki, Wikipedia'yı kim yazıyor? İsmini bilmediğimiz, kim olduğunu tanımadığımız insanlar. Şifa Hastanesi maddesini kim yazmış, belli değil. Şirin Ebu Akile maddesini Wikipedia'da kim yazmış, belli değil. Bir kod adı yazıyor, sonra başka bir kod adı geliyor ve onu değiştiriyor. Burada ise maddemizi hocamız Hacı Mehmet Boyraz yazmış. Kaynakçasını da belirtmiş. Şimdi bu madde Küre Ansiklopedisi'nde olacak. Küre Ansiklopedisi'ni buradan bütün izleyicilerime tavsiye ediyorum. Şu an beta sürümünde. T3 Vakfı önümüzdeki günlerde bunun lansmanını da yapacak. Her geçen gün madde sayısı artıyor. Biz de Filistin Sözlüğü'ndeki bütün maddeleri Küre Ansiklopedisi'ne yüklüyoruz. Böylelikle çok sağlam bir dijital kaynak oluşturuyoruz. Küre Ansiklopedisi bugün, küresel hegemonik yapıyla mücadelede kullandığımız enstrümanlardan biridir. Çok dilli bir platform. "Doğrusu orada değil, burada." diyeceğiz. Ortaokul öğretmenleri çocuklara ödev verirken "Wikipedia'ya bakabilirsiniz." diyorlar. Buradan öğretmenlerimize de sesleniyorum: "Wikipedia'ya bakmayın." Wikipedia, hakikatleri bozmak için dizayn edilmiş bir yapı. Kendince bir kriteri var ama o kriter; temeli olmayan, gizli, kendini açık etmeyen, sorgulanamaz, yargılanamaz yazarlara dayanıyor. Belli bir seviyeye geldiğinizde siz de başkasının yazdığı maddeyi değiştirebiliyorsunuz. Küre Ansiklopedisi'nde ise o maddeyi kimin yazdığı belli. O kişinin akademik geçmişi de belli. O maddeyle ilgili bir soru sormak istediğinizde karşınızda gerçek bir insan var; hayalet bir insan yok. Wikipedia, hayalet insanların oluşturduğu; gerçeği manipüle etme, hakikati bozma mecrasıdır. Küre ise gerçek insanlardan oluşan, gerçeği bütün şeffaflığıyla savunabilecek insanlardan oluşan ansiklopedik bir mecradır. Filistin Sözlüğü'nün en güzel taraflarından biri de insanların bu maddeleri Küre Ansiklopedisi'nde de bulabiliyor olmasıdır. Hocalarımıza, başta baş editörlerimiz olmak üzere, çok teşekkür ediyorum. Bu sözlüğü elinize aldığınızda, içeride sözlüğün nasıl okunacağına dair bir girizgâh var. "Bu sözlük şöyle okunur." diyor. Adeta sözlük sizinle konuşuyor. Biraz okuduğunuzda sizi içine çekiyor. "Bu maddeyi de okuyayım, bunu da öğreneyim." diyorsunuz. Sözlükler normalde roman gibi okunmaz ama bu sözlük sizi içine çekiyor. İsterseniz baştan sona okuyabilirsiniz, isterseniz merak ettiğiniz maddelere bakabilirsiniz. Her bir madde akademik kurallara göre yazılmıştır. Hayalet insanlar tarafından değil, saygın akademisyenler tarafından kaleme alınmıştır.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/24tvaraftasorularaay-060720267dd808b4.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"İnsanların iyiye ilgisi az. İyinin dedikodusu bile olmuyor. Toplumda da olmuyor. Kötünün dedikodusu olur. Yalanın dedikodusu olur. Doğrunun olmaz."</b></p><p>Etki ve yayılım gücü çok nettir. İnsanların iyi olana ilgisi azdır. İyinin dedikodusu bile olmaz; toplumda da olmaz. Kötünün dedikodusu olur, yalanın dedikodusu olur. Doğrunun ise olmaz.</p><p><b>"Fikirlerimiz küresel olsun ulusal, bölgesel, mahalli değil, küresel fikirler inşa edelim. Bu küresel fikirlerin peşine takılacak vicdanlı insanlar var dünyada. Dünyayı ancak böyle değiştirebiliriz."</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/24tvaraftasorularaay-0607202656660393.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Hakikatin mücadelesini böyle vermeye çalışıyoruz. Hakikati bozmaya çalışanlara karşı stratejik yaklaşımlar sergilemeye çalışıyoruz. Elbette bu mücadele zaman alacak. Hemen değil; zaman alacak. Sakin, ne yaptığını bilen, çok acelesi olmayan, mücadeleyi zamana yayan ama stratejik davranan bir duruşumuz var. Gazze soykırımı, bugün yürüttüğümüz bu çalışmaların ilerleyen zamanlarda başka çalışmalara da zemin hazırlayacağı, dünyada bir dönüşümü başlatacak bir olgudur. Batı'nın zincirlerinden, tahakkümden sıyrılması; Gazze soykırımının stratejik olarak işlenmesiyle mümkündür. Bugün ilk defa ABD'de Filistin'i destekleyenlerin sayısı, İsrail'i destekleyenlerden daha fazla oldu. Bu umut verici bir gelişme. Dünyanın reaksiyonları, dünyanın tepkileri bunu gösteriyor. Zincire vurulmuş bir dünyadan bahsediyoruz. Köleleştirilmiş ülkelerden bahsediyoruz. Ben Almanya'dan bunu bugün bekleyemem. Almanya ne zaman özgürlüğüne kavuşursa, o zaman bir şey beklersiniz. Ne zaman zincirlerini kırarsa, o zaman beklersiniz. Ama bunun emareleri görünmeye başladı. Almanya da özgürleşecek, Amerika da özgürleşecek. Oradaki insanlar gerçek anlamda bu tahakkümden sıyrılacaklar. Dünya tarihi hep böyle iniş çıkışlarla doludur. Şimdi bizim için en karanlık gibi görünen bu zamanlar, aslında aydınlığa en yakın olduğumuz zamanlardır. Bu stratejik aklı diri tutalım. Ne yapmak istediğimizi bilelim ve organize olalım. Fikirlerimiz küresel olsun; ulusal, bölgesel ya da mahallî değil, küresel fikirler inşa edelim. Bu küresel fikirlerin peşine takılacak vicdanlı insanlar var dünyada. Dünyayı ancak böyle değiştirebiliriz. Kendimizi, mahallemizi, ülkemizi ve dünyayı değiştirmeyi hedefliyorsak, fikirlerimizin mutlaka ulusal sınırların ötesine geçmesi gerekir. Bugün bu toplantıyı yaptık, bu görüşmeyi gerçekleştirdik, bu programı yaptık. Buradaki mesajların yabancı dillere çevrildiğinde de karşılığının olması gerekir. İnsanlara bir duygu verebilmesi gerekir. Duygu transferini yapabilmemiz gerekir. Fikrimizin de, düşüncemizin de, duygumuzun da en uzak coğrafyadaki insanlara temas edebilmesi gerekir. Dünya böyle değişir. Gerçekçi bir dünya değişimi, fikrimizin küreselleşmesiyle mümkündür. Fikrimiz yerel kalırsa dünyayı değiştiremeyiz. Dünyayı değiştirmek istiyorsak fikrimizin evrenselliğinden emin olmamız ve bununla ilgili organize olmamız gerekir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/24tvaraftasorularaay-06072026dd7bc724.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/anadolu-ajansi-yonetim-ku-533_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282814</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunyadaki-tum-bitkiler-ne-zaman-yok-olacak-bilim-insanlari-acikladi-282814</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya'daki tüm bitkiler ne zaman yok olacak? Bilim insanları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Dünya'nın biyosferinin ve bitki yaşamının ömrünü belirlemek için yeni bir modelleme çalışması gerçekleştirdi. Araştırmacılar, Güneş'in parlaklığındaki artışın ve atmosferdeki karbon döngüsünün, gezegendeki son bitkinin yaklaşık 1,87 milyar yıl sonra yok olmasına yol açabileceğini açıkladı. Bu öngörü, Dünya'nın geleceği ve biyosferin dayanıklılığı konusunda önemli soruları gündeme getiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya'daki tüm bitkiler ne zaman yok olacak? Bilim insanları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, Dünya'daki bitki yaşamının ne kadar süre daha varlığını sürdüreceğine dair önemli bir sorunun yanıtını arıyor. Seattle merkezli Blue Marble Space Enstitüsü'nden astrobiyolog Jacob Haqq-Misra ve gezegen iklim bilimcisi Eric Wolf, bu sorunun peşine düşerek, gezegenimizin biyosferinin ömrünü hesaplamak için kapsamlı bir simülasyon çalışması yürüttü. Araştırmacılar, Güneş'in zamanla artan parlaklığı ve atmosferdeki karbon döngüsündeki değişikliklerin, Dünya'daki son bitkinin yaklaşık 1,87 milyar yıl sonra yok olmasına neden olabileceğini belirledi. Bu bulgular, Journal of Geophysical Research: Atmospheres dergisinde yayımlandı ve gezegenimizin geleceğiyle ilgili çarpıcı öngörüler sundu.</p><h3>Haqq-Misra ve Wolf: Biyosferin ömrü Güneş'in parlaklığına bağlı</h3><p>Jacob Haqq-Misra ve Eric Wolf'un yürüttüğü çalışmada, Dünya'nın ikliminin önümüzdeki 2 milyar yıl boyunca nasıl değişeceği detaylı şekilde simüle edildi. Kullanılan 3 boyutlu model, Güneş'in zaman içindeki parlaklık artışını ve atmosferdeki karbondioksit seviyelerindeki değişimi temel aldı. Araştırmacılar, insan kaynaklı karbon salınımlarını dışarıda bırakarak, gezegenin doğal karbonat-silikat döngüsünü inceledi. Bu döngü, karbondioksitin atmosferden okyanuslara taşınmasını ve nihayetinde deniz tabanında birikerek kayalaşmasını içeriyor. Levha tektoniği ve volkanik faaliyetler ise bu karbonu tekrar atmosfere kazandırıyor. Bilim insanları, bu döngünün yüzey sıcaklığına olan hassasiyetini test etmek için hem güçlü hem de zayıf aşındırma senaryolarını ayrı ayrı değerlendirdi. Güçlü aşındırma senaryosunda, atmosferdeki karbondioksit seviyesi sürekli azalıyor ve bitkiler karbon açlığına sürükleniyor. Bu durumda, biyosfer yaklaşık 1,84 milyar yıl sonra sona eriyor. Zayıf aşındırma senaryosunda ise karbondioksit sabit kalırken, sıcaklık artmaya devam ediyor ve ortalama 65 dereceye ulaştığında kara bitkileri hayatta kalamıyor. Bu senaryoya göre biyosferin ömrü 1,87 milyar yıl olarak hesaplandı.</p><h3>Bitkilerin geleceği, teknolojik müdahaleler ve evrimle değişebilir</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici noktalarından biri, simülasyonların yalnızca doğal süreçlere odaklanması oldu. Araştırmacılar, bitkilerin evrimsel olarak yeni adaptasyonlar geliştirebileceğini veya insanlığın ya da başka bir zeki uygarlığın teknolojiyle müdahale ederek biyosferin ömrünü uzatabileceğini vurguladı. Örneğin, bitkilerin sıcaklık ve basınca uyum sağlayacak şekilde evrimleşmesi, yüksek irtifalara veya stratosfere yayılması ve hatta Dünya dışına taşınması olasılık dahilinde. Ayrıca, üst atmosferde yansıtıcı aerosoller kullanmak veya yörüngedeki güneşliklerle gezegeni soğutmak gibi jeomühendislik yöntemleri de tartışılıyor. Ancak bu tür teknolojik çözümlerin riskleri ve uzun vadeli sonuçları henüz tam olarak bilinmiyor. Dahası, Dünya'nın yörüngesini değiştirmek veya Güneş'in kütlesini manipüle etmek gibi daha spekülatif fikirler de gündeme geliyor. Tüm bu olasılıklar, biyosferin ömrünün yalnızca doğal süreçlere bağlı kalmayabileceğini gösteriyor.</p><h3>Biyosferin dayanıklılığı ve Dünya'nın geleceği üzerine yeni sorular</h3><p>Araştırmacılar, Dünya'daki bitkilerin gezegenin toplam biyokütlesinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu oran, bitkilerin ekosistemler ve yaşam döngüleri üzerindeki kritik rolünü ortaya koyuyor. Güneş'in giderek daha parlak hale gelmesi, Dünya'nın yüzeyindeki suyun buharlaşmasına ve sıcaklığın yaşanmaz seviyelere ulaşmasına neden olacak. Bu süreç, biyosferin ve bitki yaşamının sonunu getirebilir. Ancak bilim insanları, biyosferin dayanıklılığına ve evrimsel esnekliğine de vurgu yapıyor. Bitkilerin çevresel streslere karşı geliştirebileceği yeni adaptasyonlar, biyosferin ömrünü uzatabilir. Ayrıca, teknolojik gelişmelerin ve potansiyel müdahalelerin, Dünya'daki yaşamın süresini tahmin edilenden çok daha ileriye taşıyabileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, "Dünya'daki yaşam dayanıklıdır ve biyosferin sınırları bugünkü gözlemlerimizden çok daha esnek olabilir" diyerek, gezegenimizin geleceğiyle ilgili umutlu bir bakış açısı sunuyor.</p><p>Sonuç olarak, Dünya'daki biyosferin ve bitki yaşamının ömrü üzerine yapılan bu çalışma, gezegenimizin geleceği hakkında önemli soruları gündeme getiriyor. Bilim insanlarının 1,87 milyar yıllık öngörüsü, hem doğal süreçlerin hem de olası teknolojik ve evrimsel gelişmelerin biyosferin kaderini belirleyeceğini gösteriyor. Bu bulgular, insanlığın gezegen üzerindeki etkisini ve sürdürülebilirlik konusundaki sorumluluğunu bir kez daha hatırlatıyor. Dünya'nın geleceği ve biyosferin dayanıklılığı, önümüzdeki yüzyıllarda bilimsel araştırmaların ve teknolojik yeniliklerin odağında yer almayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/dunyadaki-tum-bitkiler-ne-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282813</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/cyberpunk-2077-yeniden-zirvede-cikisindan-yillar-sonra-oyuncu-rekoru-kirdi-282813</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cyberpunk 2077 yeniden zirvede! Çıkışından yıllar sonra oyuncu rekoru kırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[CD Projekt Red'in popüler oyunu Cyberpunk 2077, Steam'de 101 bini aşan eşzamanlı oyuncu sayısı ve toplamda 40 milyonun üzerinde kopya satışıyla dikkat çekiyor. Şirket, bu başarıyı topluluğa teşekkür ederek duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cyberpunk 2077 yeniden zirvede! Çıkışından yıllar sonra oyuncu rekoru kırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cyberpunk 2077, 2020'deki lansmanından yıllar sonra yeniden gündeme geldi. CD Projekt Red, oyunun toplam satışlarının 40 milyon kopyayı geçtiğini açıkladı. Son olarak, 5 Temmuz'da Cyberpunk 2077 Steam platformunda 101.558 eşzamanlı oyuncu ile yeni bir rekora ulaştı. Bu sayı, 2023'ten beri görülen en yüksek oyuncu katılımı olarak kayıtlara geçti. Şirket, bu beklenmedik ilgi karşısında topluluğa teşekkür etti.</p><h3>CD Projekt Red: 'Cyberpunk 2077'de tarihi oyuncu rekoru'</h3><p>CD Projekt Red'in PR Direktörü Radek Grabowski, sosyal medya üzerinden Cyberpunk 2077'nin Steam'deki eşzamanlı oyuncu sayısının 100 binin üzerine çıktığını duyurdu. Grabowski, bu seviyenin oyun için son yılların en yüksek rakamı olduğunu vurguladı. Şirketin paylaştığı verilere göre, Cyberpunk 2077'nin başarısı sadece satış rakamlarıyla sınırlı kalmadı; oyuncuların ilgisi de önemli ölçüde arttı. Bu gelişme, oyunun uzun vadeli popülaritesini gözler önüne serdi.</p><h3>Güncellemeler ve genişleme paketi Cyberpunk 2077'yi zirveye taşıdı</h3><p>Cyberpunk 2077, ilk çıkışında karışık tepkiler almasına rağmen, zaman içinde yapılan büyük güncellemeler ve eklenen genişleme paketiyle yeniden yükselişe geçti. CD Projekt Red'in düzenli olarak sunduğu iyileştirmeler, oyunun hem teknik açıdan hem de hikâye bakımından güçlenmesini sağladı. Bu süreçte Cyberpunk 2077, oyun dünyasında uzun süre gündemde kalmayı başardı. Şirket, bu başarıda oyuncu topluluğunun katkısının büyük olduğunu belirtti.</p><p>Cyberpunk 2077'nin elde ettiği bu yeni başarı, hem oyun sektöründe hem de oyuncular arasında büyük yankı uyandırdı. CD Projekt Red, topluluğa olan teşekkürünü yineledi ve oyunun gelişiminin devam edeceği mesajını verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/cyberpunk-2077-yeniden-zi-250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282812</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kurutucu-gercekten-tehlikeli-mi-uzmanlar-riskleri-tek-tek-anlatti-282812</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kurutucu gerçekten tehlikeli mi? Uzmanlar riskleri tek tek anlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Türkiye'de her yıl binlerce evde kurutucu kaynaklı yangın çıktığını vurgulayarak, özellikle evde kimse yokken kurutucu çalıştırılmaması gerektiğini belirtiyor. Lif birikimi ve yanlış kullanım, yangın riskini ciddi oranda artırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kurutucu gerçekten tehlikeli mi? Uzmanlar riskleri tek tek anlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evde çamaşır kurutucusunu çalıştırıp ardından dışarı çıkmak, zamandan tasarruf etmek isteyen birçok kişinin başvurduğu bir yöntem. Ancak uzmanlar, Türkiye'de ve dünyada her yıl binlerce evde kurutucu kaynaklı yangın yaşandığını ve bu alışkanlığın ciddi bir tehlikeye yol açtığını söylüyor. Güvenlik ve çevre alanında uzman isimler ile cihaz geliştiricileri, kurutucunun yalnızca evde birileri varken çalıştırılması gerektiğini, aksi halde oluşabilecek arızalara anında müdahale edilemeyeceğini vurguluyor. Özellikle lif birikimi, yanlış yükleme ve arızalı ekipman gibi faktörlerin, kurutucu yangınlarının başlıca nedenleri arasında yer aldığı belirtiliyor.</p><h3>Uzmanlar: "Kurutucuyu evde kimse yokken çalıştırmayın" uyarısı yaptı</h3><p>Uzmanlar, kurutucu güvenliği konusunda en büyük riskin cihazın başıboş bırakılması olduğunu ifade ediyor. Güvenlik ve çevre uzmanı Brian Dunagan, kurutucunun modern güvenlik özelliklerine sahip olmasına rağmen, ısı üreten tüm cihazlarda yangın riskinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Dunagan, işinin bir parçası olarak konut yangınlarını araştırdığını ve bu nedenle kurutucunun yalnızca evde birileri uyanıkken kullanılmasını önerdiğini söylüyor. Uyku sırasında veya evde kimse yokken kurutucuyu çalıştırmak, olası bir arızaya müdahale şansını ortadan kaldırıyor. Cihaz onarım teknisyeni Andrei Suprunov ise, gece düşük elektrik tarifesi nedeniyle kurutucu çalıştıranların risk aldığını ve havalandırma tıkanıklığı, termostat arızası gibi durumlarda cihazın aşırı ısınabileceğini belirtiyor. Suprunov, "Kurutucular çok fazla ısı üretir. Herhangi bir sorun çıktığında, evde biri varsa hemen müdahale edilebilir. Bu nedenle, cihazı asla başıboş bırakmayın" diyor. LG Electronics ev aletleri ürün müdürü Dean Brindle da, kurutucuların yüksek ısı üreten cihazlar olduğunu ve beklenmedik bir arıza ya da aşırı ısınma durumunda hızlı müdahalenin şart olduğunu vurguluyor. Brindle, "Sakinler evde olduğunda, olağandışı sesler veya duman kokusu gibi erken uyarı işaretleri fark edilebilir ve yangın yayılmadan önlenebilir" ifadesini kullanıyor.</p><h3>Kurutucu yangınlarının başlıca nedenleri: Lif birikimi ve tehlikeli yükler</h3><p>Kurutucu yangınlarının büyük kısmı, kullanıcı hatalarından ve düzenli bakım eksikliğinden kaynaklanıyor. Ulusal Yangın Koruma Derneği'nin (NFPA) verilerine göre, kurutucular ve çamaşır makineleri her yıl ortalama 15 bin 970 yangına sebep oluyor. Bu yangınların %27'si lif, toz ve fiber birikiminden kaynaklanıyor. Cihaz onarım teknisyeni Suprunov, lif birikiminin kurutucu gövdesinin içinde ve havalandırma kanalında oluştuğunu, hava akışını kısıtladığını ve cihazın aşırı ısınmasına yol açtığını belirtiyor. Bu durum hem kurutma süresini uzatıyor hem de yangın riskini artırıyor. Yangınların %26'sı ise, kurutucuda kurutulmaması gereken eşyaların veya kapasitenin üzerinde yüklerin konulmasından kaynaklanıyor. Brindle, özellikle kauçuk tabanlı banyo paspasları, plastikler, köpük gibi malzemelerin aşırı ısınabileceğini ve tutuşma riski taşıdığını hatırlatıyor. Ayrıca, yağlı veya kimyasal bulaşmış havluların da kurutucuda tehlikeli olabileceği, bu tür tekstil ürünlerinin havada kurutulmasının daha güvenli olduğu ifade ediliyor. Kurutucu yangınlarının %10 ila %20'si ise arızalı ekipman, eski kablolar, yanlış monte edilmiş havalandırma kanalları ve plastik hortumlar gibi teknik sorunlardan kaynaklanıyor. Uzmanlar, özellikle sert veya yarı sert metal kanalların tercih edilmesi gerektiğini, plastik ve ince folyo hortumların lif toplama ve aşırı ısınma riski taşıdığını belirtiyor.</p><h3>Lif birikimi ve havalandırma temizliği: Güvenliğin anahtarı</h3><p>Yangın riskini azaltmak için alınabilecek en etkili önlem, kurutucunun lif filtresinin ve havalandırmasının düzenli olarak temizlenmesi. Brian Dunagan ve Andrei Suprunov, her çamaşır yükünden sonra lif filtresinin temizlenmesini ve havalandırma sisteminin yılda en az bir kez kontrol edilip temizlenmesini öneriyor. Bu basit bakım adımları, lif birikimini önleyerek cihazın aşırı ısınma ihtimalini düşürüyor. Ayrıca, kurutucuya kapasitesinden fazla yükleme yapılmaması, içindeki havanın rahatça dolaşmasını sağlıyor ve yangın riskini azaltıyor. Uzmanlar, kurutucu çalışırken cihazın dışarıdan gözlemlenmesini ve havalandırma kapağının yeterince açılıp açılmadığının kontrol edilmesini tavsiye ediyor. Eğer cihaz olağandışı sesler çıkarıyorsa, gövdesi aşırı ısınıyorsa ya da yanık kokusu geliyorsa, kullanımı derhal durdurmak ve bir uzmana başvurmak gerekiyor. Bu tür erken uyarı işaretleri, potansiyel bir tehlikenin önüne geçmek için kritik öneme sahip.</p><h3>Kurutucu güvenliği için uzmanlardan önemli tavsiyeler</h3><p>Kurutucu güvenliğini sağlamak için birkaç temel alışkanlık edinmek gerekiyor. Lif filtresi ve havalandırmanın düzenli olarak temizlenmesi, cihazın kapasitesinin aşılmaması ve üretici talimatlarının dikkatle takip edilmesi, yangın riskini büyük ölçüde azaltıyor. Uzmanlar, uzun kuruma süreleri, yanık kokusu ve aşırı ısınma gibi belirtilerin ciddiye alınmasını ve bu tür durumlarda mutlaka profesyonel yardım alınmasını öneriyor. Ayrıca, kurutucunun arkasında sıkışmış veya yanlış monte edilmiş havalandırma hortumları, plastik veya ince folyo malzemelerin kullanımı gibi teknik detaylara da dikkat edilmesi gerekiyor. Tüm bu önlemler, kurutucunun güvenli ve verimli çalışmasını sağlarken, evdeki yangın riskini minimuma indiriyor.</p><p>Sonuç olarak, kurutucu güvenliği konusunda uzmanların uyarılarını dikkate almak, hem evdeki can güvenliğini hem de maddi varlıkları korumak için büyük önem taşıyor. Evde kimse yokken kurutucu çalıştırmak, pratik gibi görünse de, ciddi sonuçlara yol açabilir. Düzenli bakım, doğru kullanım ve erken uyarı işaretlerine duyarlılık sayesinde, kurutucu kaynaklı yangınların önüne geçmek mümkün. Unutmayın, küçük bir ihmal büyük bir felakete dönüşebilir; kurutucu güvenliği asla göz ardı edilmemeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/kurutucu-gercekten-tehlik-820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282811</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-milli-dombra-gunu-genis-kapsamda-kutlandi-282811</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da Milli Dombra Günü geniş kapsamda kutlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul, 6 Temmuz 2026 – Kazakistan İstanbul Başkonsolosluğu'nun girişimiyle, Milli Dombra Günü münasebetiyle İstanbul'un çeşitli bölgelerinde geniş çaplı kültürel etkinlikler düzenlendi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da Milli Dombra Günü geniş kapsamda kutlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda her yıl temmuz ayının ilk pazar günü kutlanan Milli Dombra Günü, Kazak halkının tarihi ve kültürel değerlerini onurlandırmayı ve geleneksel sanatı tanıtmayı amaçlayan önemli bayramlardan biridir. Bu vesileyle, Türkiye'de eğitim gören Kazak öğrenciler, diaspora üyeleri ve sanata ilgi duyan Türk vatandaşlarından oluşan yaratıcı bir topluluk, İstanbul'un simgesel tarihi ve turistik mekânlarında özel küy konserleri gerçekleştirdi. Konserler; Galata Kulesi, Ortaköy ve İstanbul Taht yakınında yapıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/whatsappimage2026070-0607202643082074.jpg"/><p>Kazak halkının ünlü küylerinin icrası, konser programı kapsamında şehir halkının ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekti, Kazakistan'ın milli müziğine duyulan sıcak ilgiyi gösterdi. Dinleyicilere sadece dombra melodisi sunulmakla kalmadı, aynı zamanda onun felsefi ve eğitici anlamı da aktarıldı.</p><p>Kutlamaların doruk noktası, Zeytinburnu ilçesindeki Abay Kunanbayuly Meydanı'nda düzenlenen kapanış konseri oldu. Konsere yerel yönetim temsilcileri, kamuoyu önderleri, aydınlar, Türk dostlar ve Kazak diasporasının üyeleri katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/whatsappimage2026070-0607202652931ef7.jpg"/><p>Milli Dombra Günü çerçevesinde gerçekleştirilen etkinlikler, iki ülke arasındaki kültürel ve insani ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağladı ve Kazak sanatının zenginliğini uluslararası arenada tanıtmak için bir fırsat sundu. Ayrıca bu bayram aracılığıyla genç nesle milli ruhu aşılamak, tarihi hafızayı canlandırmak ve Kazak sanatının değerini yaygınlaştırmak amaçlandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/istanbulda-milli-dombra-g-295_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282810</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evde-karinca-sorunu-yazin-neden-cogalir-uzmanlar-cozum-yollarini-acikladi-282810</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evde karınca sorunu yazın neden çoğalır? Uzmanlar çözüm yollarını açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde evlerde karınca istilası vakaları hızla artıyor. Uzmanlar, sıcak havalarda karıncaların neden evlere yöneldiğini ve alınabilecek etkili önlemleri detaylı şekilde açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evde karınca sorunu yazın neden çoğalır? Uzmanlar çözüm yollarını açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının başlamasıyla birlikte İstanbul ve birçok şehirde ev sahipleri, karınca istilası sorunuyla daha sık karşılaşıyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte karıncalar, yiyecek ve su arayışında evlere yöneliyor. Uzmanlar, özellikle yaz döneminde karınca popülasyonunun hızla arttığını ve bu dönemde evlerdeki karınca hareketliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını belirtiyor. Entomolog Tracy Ellis ve Natran Green Pest Control CEO'su Gordon Doran, karınca istilasının nedenlerini ve bu soruna karşı alınabilecek etkili tedbirleri kamuoyu ile paylaştı.</p><h3>Tracy Ellis: 'Karıncaların metabolizması sıcak havada hızlanıyor'</h3><p>Entomolog Tracy Ellis, karınca istilasının temelinde sıcaklık artışının büyük rol oynadığını vurguladı. Karıncalar soğukkanlı canlılar olduğu için, vücut sıcaklıkları ve metabolizmaları çevre ısısına bağlı olarak değişiyor. Yaz aylarında dış ortam sıcaklığı yükseldiğinde, karıncaların enerji ihtiyacı da artıyor. Bu nedenle daha fazla işçi karınca, yiyecek ve su bulmak için evlerin içine giriyor. Özellikle sıcak havalarda karınca kolonilerinin daha hızlı büyüdüğünü belirten Tracy Ellis, bu dönemde evlerde karınca istilası riskinin ciddi oranda yükseldiğini dile getirdi. Karınca istilası, yalnızca yiyecek arayışıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda barınak ve su ihtiyacı da karıncaları evlere çekiyor. Yaz mevsiminde, özellikle yoğun yağışlar sonrasında, karıncalar barınacak güvenli alanlar arıyor ve evler bu açıdan cazip hale geliyor.</p><h3>Gordon Doran: 'Evdeki açıklıklar karınca istilasını kolaylaştırıyor'</h3><p>Natran Green Pest Control CEO'su Gordon Doran ise, karınca istilasının önlenmesinde evdeki açıklıkların ve temizlik alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirtti. Karıncalar, feromon izleri sayesinde yiyecek kaynaklarını buluyor ve diğer karıncaları da aynı noktaya yönlendiriyor. Bu nedenle, evdeki giriş noktalarının tespit edilmesi ve kapatılması, istilanın önüne geçmek için ilk adım olarak öne çıkıyor. Doran, özellikle mutfak tezgahları, evcil hayvan mama kapları, açıkta bırakılan yiyecekler ve su sızıntılarının karıncalar için cazip noktalar oluşturduğunu ifade etti. Temizlik alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, yiyeceklerin kapalı tutulması ve dökülen kırıntıların hemen temizlenmesi, karınca istilasının önlenmesinde etkili yöntemler arasında yer alıyor. Ayrıca, feromon izlerinin silinmesi için ev temizleyicilerinin kullanılması da öneriliyor. Bu uygulama, diğer karıncaların aynı yolu takip etmesini engelleyerek istilanın yayılmasını önleyebiliyor.</p><h3>Scot Hodges: 'Derin temizlik ve doğru yem seçimi kritik'</h3><p>Arrow Exterminators başkan yardımcısı Scot Hodges, karınca istilasıyla mücadelede derin temizlik ve uygun yem kullanımının önemine dikkat çekti. Karınca istilasıyla başa çıkmak için, evdeki tüm potansiyel yiyecek ve su kaynaklarının ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Hodges, karıncaların keşfedebileceği en küçük yiyecek kırıntısının bile istilayı tetikleyebileceğini belirtti. Bu nedenle, düzenli süpürme, vakumlama ve yüzey temizliği yapılması, karınca izlerinin ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, karınca yemlerinin kullanımı da istilanın kaynağına ulaşmak açısından etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Yavaş etkili zehir içeren yemler, işçi karıncalar tarafından koloniye taşınıyor ve tüm koloninin ortadan kaldırılmasını sağlıyor. Hodges, borik asit gibi maddelerin de karınca kolonilerinin yok edilmesinde etkili olduğunu, ancak bu tür maddelerin dikkatli ve ölçülü şekilde kullanılması gerektiğini belirtti.</p><h3>Uzmanlardan karınca istilasına karşı dış mekan önlemleri</h3><p>Uzmanlar, karınca istilasının sadece ev içiyle sınırlı kalmadığını, dış mekan tedbirlerinin de büyük önem taşıdığını belirtiyor. Gordon Doran, evin çevresinde bulunan malç yatakları, odun yığınları ve sürekli nemli kalan toprakların karıncalar için ideal yaşam alanları sunduğunu ifade etti. Bu nedenle, evin dış kısmına temas eden bitkilerin ve malçların budanması, sızdıran musluk ve boruların tamir edilmesi, ayrıca pencereler, kapılar ve duvarlardaki çatlakların kapatılması öneriliyor. Dış mekanda alınacak bu önlemler, karıncaların evin içine girmesini büyük ölçüde engelleyebiliyor. Ayrıca, karınca istilası her yıl tekrar ediyorsa, önleyici tedbirlerin erken dönemde, hatta bahar aylarında uygulanması tavsiye ediliyor. Uzmanlar, aktif bir istilayı tedavi etmektense, önceden alınan önlemlerin çok daha etkili ve kalıcı sonuçlar sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Karınca istilası devam ederse profesyonel destek alınmalı</h3><p>Evde alınan tüm önlemlere rağmen karınca istilası sürüyorsa, uzmanlar profesyonel böcek kontrol hizmetlerinden destek alınmasını öneriyor. Tracy Ellis ve Gordon Doran, özellikle karınca istilasının tekrar ettiği durumlarda, zirve sezonu başlamadan önce evin profesyonel olarak tedavi edilmesinin önemli olduğunu belirtiyor. Karınca istilası sorunu yaşayan ev sahiplerinin, erken müdahale ile hem maddi kayıpların hem de sağlık risklerinin önüne geçebileceği ifade ediliyor. Yaz aylarında artan karınca hareketliliği, sadece rahatsızlık vermekle kalmıyor; aynı zamanda ev hijyenini de tehdit ediyor. Uzmanlar, karınca istilasıyla mücadelede bilinçli ve sistemli hareket edilmesinin, uzun vadede kalıcı çözümler getirdiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, karınca istilası yaz aylarında ev sahiplerinin karşılaştığı en yaygın sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sıcak havalarda artan karınca aktivitelerine karşı alınacak önlemlerin, hem evin hijyenini koruduğunu hem de uzun vadede daha büyük sorunların önüne geçtiğini belirtiyor. İstanbul ve diğer büyük şehirlerde karınca istilasıyla mücadele edenler için erken dönemde alınacak tedbirler ve gerektiğinde profesyonel destek, sorunun kalıcı olarak çözülmesini sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/evde-karinca-sorunu-yazin-412_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282809</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlar-acikladi-spor-kanser-riskini-azaltmanin-en-etkili-yollarindan-biri-olabilir-282809</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! Spor, kanser riskini azaltmanın en etkili yollarından biri olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Rus uzman K. Masliyev, kanser riskini azaltmak için düzenli sporun ve sağlıklı yaşamın büyük önem taşıdığını vurguladı. Fiziksel aktivitenin yanı sıra, dengeli beslenme, yeterli uyku, HPV aşısı ve sağlık taramalarının da hastalığın önlenmesinde etkili olduğu belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlar açıkladı! Spor, kanser riskini azaltmanın en etkili yollarından biri olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rus sağlık uzmanı K. Masliyev, kanser riskini azaltmada sporun ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici rol oynadığını açıkladı. Masliyev, fiziksel aktivitenin yanı sıra dengeli beslenme, düzenli sağlık kontrolleri ve yeterli uykunun kanserden korunmada etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi. Uzman, tamamen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdüren kişilerin bile kötü huylu tümörlere karşı yüzde yüz koruma altında olmadığını, ancak bu önlemlerle riskin önemli ölçüde azaldığını belirtti.</p><h3>Masliyev: 'Fiziksel aktivite bağışıklığı güçlendiriyor'</h3><p>K. Masliyev, egzersizin metabolizmayı dengelediğini, insülin seviyesini düşürdüğünü ve vücudun iltihaplanmaya karşı koruyucu interlökin üretimini desteklediğini ifade etti. Bağışıklık sisteminin gücüne dikkat çeken Masliyev, güçlü bir bağışıklığın mutasyona uğramış hücreleri tespit ederek yok ettiğini, bu sürecin kanser gelişimini önlemede kilit rol oynadığını vurguladı. Ayrıca, düzenli spor yapan bireylerde bağışıklık hücrelerinin daha hızlı yenilendiği ve vücudun savunma mekanizmasının daha etkin çalıştığına dikkat çekti.</p><h3>Uzmanlardan ultra işlenmiş gıdalara karşı uyarı</h3><p>Masliyev, ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Bu tür yiyeceklerin kilo artışına, kronik iltihaplanmaya ve metabolizma bozukluklarına yol açabileceğini söyledi. Ayrıca, HPV aşısının rahim ağzı kanseri ve diğer tümör türleriyle mücadelede önemli bir koruma sağladığını belirten uzman, düzenli sağlık taramalarının atlanmamasını önerdi. Yeterli uykunun da vücut dokularının onarılması, hormonların dengelenmesi ve bağışıklık fonksiyonlarının düzenlenmesi açısından hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi.</p><p>Sonuç olarak, Masliyev'in önerileri, kanser riskini azaltmak isteyenler için spor, sağlıklı beslenme, düzenli sağlık kontrolleri ve uyku düzeninin vazgeçilmez olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle fiziksel aktivite ve bağışıklık sistemi güçlendirilerek kanserle mücadelede önemli bir adım atılabileceğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/uzmanlar-acikladi-spor-ka-422_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282808</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kardiyologdan-kalp-sagligi-uyarisi-bu-4-meyve-tansiyon-kontrolune-yardimci-olabilir-282808</link>
      <pubDate>2026-07-06T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kardiyologdan kalp sağlığı uyarısı! Bu 4 meyve tansiyon kontrolüne yardımcı olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kardiyolog D. Min, yüksek tansiyon hastalarının beslenmesinde mutlaka yer alması gereken dört meyveyi açıkladı. Avokado, portakal, yaban mersini ve elmanın tansiyon kontrolünde önemli rol oynadığını belirten Min, bu meyvelerin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kardiyologdan kalp sağlığı uyarısı! Bu 4 meyve tansiyon kontrolüne yardımcı olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyolog D. Min, yüksek tansiyon hastalarına yönelik beslenme önerilerinde dört meyveye özellikle dikkat çekti. Uzman açıklamasında, avokado, portakal, yaban mersini ve elmanın tansiyon üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguladı. Min, bu meyvelerin düzenli tüketilmesinin kan basıncını dengelemeye yardımcı olduğunu ve kalp sağlığını desteklediğini belirtti. Özellikle yüksek tansiyon şikayeti olan bireylerin, bu meyveleri günlük diyetlerine dahil etmeleri gerektiğini ifade etti.</p><h3>Kardiyolog Min: 'Elma ve yaban mersini damarları koruyor'</h3><p>Dr. Min, elmanın içerdiği lif ve antioksidanlar sayesinde tansiyonun yanı sıra kolesterol seviyelerinin de dengelenmesine katkı sağladığını açıkladı. Yaban mersininin ise damar yapısını güçlendirdiğini ve kalp-damar sağlığına destek verdiğini söyledi. Avokadonun yüksek doymamış yağ oranı ile vücudu koruduğunu aktaran Min, portakalın içindeki flavonoidlerin de tansiyon, kolesterol ve iltihapla mücadelede etkili olduğunu dile getirdi. Bu meyvelerin hepsi, yüksek tansiyonun kontrolünde önemli bir rol oynuyor.</p><h3>Uzmandan sağlıklı yaşam için önemli tavsiyeler</h3><p>Yüksek tansiyon riskini azaltmak için sadece meyve tüketiminin yeterli olmadığını vurgulayan Min, dengeli beslenmenin ve düzenli fiziksel aktivitenin de hayati önem taşıdığını belirtti. Sigara kullanımından uzak durulması ve tansiyonun düzenli takip edilmesi gerektiğini hatırlatan Min, bu önlemlerin kalp krizi, inme ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmada etkili olduğunu ifade etti. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için bu tavsiyelere uyulmasının önemine dikkat çekiyor.</p><p>Yüksek tansiyon hastalarının, kardiyologların önerdiği bu dört meyveyi diyetlerine eklemeleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmeleri, kalp sağlığının korunmasında kritik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/kardiyologdan-kalp-saglig-951_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282807</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/gece-ne-yenir-uzmanlar-sindirimi-kolay-gidalari-tek-tek-siraladi-282807</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gece ne yenir? Uzmanlar sindirimi kolay gıdaları tek tek sıraladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Gece saatlerinde ne yenmeli? Doktor Kosenkova, özellikle gece beslenmesi konusunda doğru seçimlerin önemini vurguladı. Uzman, sindirimi kolay ve vücuda yük bindirmeyen yiyeceklerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gece ne yenir? Uzmanlar sindirimi kolay gıdaları tek tek sıraladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece saatlerinde yemek yeme ihtiyacı duyanlar için doktor A. Kosenkova, sağlıklı ve sindirimi kolay atıştırmalıklar konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Uzman, özellikle geç saatlerde ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini belirtti. Kosenkova, gece beslenmesi sırasında seçilecek gıdaların vücuda fazla yük bindirmemesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, hem doyurucu hem de hafif alternatifler sunarak gece yemeklerinin risklerini azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.</p><h3>Doktor Kosenkova: 'Kefir ve lor peyniri gece için ideal'</h3><p>Doktor Kosenkova, gece beslenmesi için en güvenli seçeneklerin başında kefir ve lor peynirinin geldiğini açıkladı. Bu besinlerde bulunan kazein, yavaş sindirildiği için gece boyunca vücudu amino asitlerle besliyor ve sindirim sistemini zorlamıyor. Ayrıca, bu ürünlerin protein açısından zengin olması nedeniyle gece acıkanlar için hem besleyici hem de hafif bir tercih oluşturduğunu belirtti. Gece beslenmesi sırasında doğru protein kaynaklarını seçmenin, uyku kalitesini de olumlu etkileyebileceğine dikkat çekti. Uzman, bu tür besinlerin aşırıya kaçmadan tüketilmesinin önemli olduğunu da ekledi.</p><h3>Haşlanmış yumurta beyazı ve kuruyemişler önerildi</h3><p>Kosenkova, gece beslenmesi için haşlanmış yumurtanın beyazını da önerdi. Bu besinin hem kolay sindirildiğini hem de uzun süre tokluk sağladığını ifade etti. Ayrıca, bir çay kaşığı bal ile ısıtılmış süt içmenin de gece için uygun bir alternatif olduğunu söyledi. Gece beslenmesinde küçük bir avuç ceviz veya badem gibi kuruyemişlerin de yer alabileceğini belirten uzman, bu ürünlerin magnezyum ve melatonin içeriğiyle uykuya geçişi kolaylaştırabileceğini vurguladı. Ancak kuruyemişlerin yüksek kalorili olması nedeniyle miktarının sınırlı tutulması gerektiğinin altını çizdi. Kosenkova, hafif bir sebze salatasının da gece beslenmesi için iyi bir seçenek olabileceğini açıkladı.</p><p>Sonuç olarak, doktor Kosenkova'nın önerileri gece beslenmesinde doğru seçimlerin hem sindirim sistemini koruduğunu hem de uyku kalitesini artırdığını gösteriyor. Uzman, yağlı, kızartılmış, tatlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Gece beslenmesi konusunda bilinçli tercihler yapmak isteyenler, bu önerileri dikkate alarak hem sağlığını koruyabilir hem de geceyi daha rahat geçirebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/gece-ne-yenir-uzmanlar-si-942_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282806</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzun-sureli-kanser-tedavisi-kalp-sagligini-etkileyebilir-bilimsel-calisma-yayimlandi-282806</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzun süreli kanser tedavisi kalp sağlığını etkileyebilir! Bilimsel çalışma yayımlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kanser geçirenlerde, özellikle lösemi ve lenfoma hastalarında, kalp-damar hastalıkları ile inme riski belirgin biçimde artıyor. BMC Cancer dergisinde yayımlanan geniş çaplı araştırmaya göre, inme olasılığı üç katına, kalp yetersizliği riski ise dört katına çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzun süreli kanser tedavisi kalp sağlığını etkileyebilir! Bilimsel çalışma yayımlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisi gören kişilerde, özellikle lösemi ve lenfoma hastalarında, inme ve kalp-damar hastalıkları riski ciddi oranda yükseliyor. BMC Cancer dergisinde yayımlanan ve 550 bin kişinin sağlık verilerinin analiz edildiği kapsamlı araştırmada, kanser sonrası inme riskinin üç kat arttığı, kalp yetersizliği riskinin ise dört kat yükseldiği tespit edildi. Araştırmacılar, 50 bilimsel çalışmanın sonuçlarını karşılaştırarak, kanser geçiren bireylerin kalp-damar sağlığı açısından uzun vadede önemli tehditlerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.</p><h3>BMC Cancer: Kanser sonrası kalp ve damar hastalıkları hızla artıyor</h3><p>Çalışmada, koroner arter hastalığı riskinin kanser geçirenlerde yüzde 46 daha yüksek olduğu ortaya kondu. Özellikle radyoterapi gören hastalarda, kalp ve damar sorunlarının görülme olasılığı yalnızca kemoterapi uygulananlara göre iki kat fazlaydı. Bu bulgular, kanser tedavisinin ardından hastaların düzenli olarak kalp-damar sağlığı açısından izlenmesinin hayati önem taşıdığını gösteriyor. Araştırmacılar, tedavi yöntemlerinin kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><h3>Uzmanlardan kanser hastalarına uzun süreli takip çağrısı</h3><p>Uzmanlar, kanser geçmişi olan bireylerde kalp-damar hastalıkları ve inme riskinin artmasının, bu hastaların yaşam kalitesi ve süresi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini ifade ediyor. Çalışmanın yazarları, kanser tedavisi görenlerin yalnızca hastalığın tekrarlama riskine karşı değil, aynı zamanda kalp ve damar sağlığı açısından da yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu nedenle, kanser sonrası dönemde düzenli tıbbi kontrollerin ve önleyici sağlık hizmetlerinin aksatılmaması gerektiği vurgulanıyor. Kanser ve kalp-damar hastalıkları arasındaki bu güçlü ilişki, sağlık otoriteleri ve hastalar için yeni önlemler alınmasını gerektiriyor.</p><p>Sonuç olarak, BMC Cancer araştırması, kanser tedavisi görenlerde inme ve kalp-damar hastalıkları riskinin ciddi ölçüde arttığını açıkça ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu hastaların düzenli kontrol altında tutulmasının, uzun vadeli sağlık sonuçları açısından kritik olduğunu belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/uzun-sureli-kanser-tedavi-484_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-trump-7-temmuz-2026-tarihinde-ulkemize-resmi-bir-ziyaret-gerceklestirecek-282802</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Trump, 7 Temmuz 2026 tarihinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ABD Başkanı Donald Trump'ın yarın gerçekleştireceği ziyarete ilişkin, "Ankara'da yapılacak görüşmelerde, iki yakın müttefik ve stratejik ortak olan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler savunma, ticaret ve yatırımlar dahil tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek, mevcut işbirliğinin derinleştirilmesi için atılabilecek adımlar ele alınacaktır." değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Trump, 7 Temmuz 2026 tarihinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Trump&#39;ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın davetine icabetle 7 Temmuz&#39;da Türkiye&#39;ye resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890041.jpg"/><p>İletişim Başkanı Duran, açıklamasında, &quot;Ankara&#39;da yapılacak görüşmelerde, iki yakın müttefik ve stratejik ortak olan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler savunma, ticaret ve yatırımlar dahil tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek, mevcut işbirliğinin derinleştirilmesi için atılabilecek adımlar ele alınacaktır. Görüşmelerde ayrıca, küresel ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacaktır.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890049.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/iletisim-baskani-duran-tr-899_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/100-bin-adet-yetmezse-400-bin-daha-basilacak-nato-zirvesine-ozel-5-lira-282801</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[100 bin adet yetmezse 400 bin daha basılacak! NATO Zirvesine özel 5 lira]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi anısına tedavülde kullanılabilecek özel tasarımlı 5 lira hatıra parası bastı. İlk etapta 100 bin adet basılan hatıra parasından, zirve süresince 400 bin adet daha üretilmesi planlanırken böylece toplam üretim miktarının 500 bin adede ulaşması öngörülüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[100 bin adet yetmezse 400 bin daha basılacak! NATO Zirvesine özel 5 lira]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, NATO zirvelerinin ilk resmi toplantısı 1957 yılında Fransa&#39;nın Paris kentinde gerçekleştirildi. İttifakın 36. Liderler Zirvesi ise 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara&#39;daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde düzenleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890636.jpg"/><p>Zirve, ittifak üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını ortak güvenlik, istişare ve işbirliği gündemi çerçevesinde bir araya getirirken Türkiye tarih boyunca farklı medeniyetler arasında kurduğu köprüler ve yürüttüğü diplomatik girişimlerle uluslararası işbirliği ve diyaloğa önemli katkılar sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890632.jpg"/><p>Stratejik konumu, köklü devlet geleneği ve müttefikleriyle geliştirdiği işbirliği anlayışı doğrultusunda uluslararası barış ve güvenliğe yönelik çok taraflı çabalarda etkin rol üstlenmeye devam eden Türkiye, bu zirvede NATO liderlerini ağırlayarak barışın, istikrarın ve ortak güvenliğin güçlendirilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Bu kapsamda, Türkiye&#39;de düzenlenen 36. NATO Zirvesi&#39;nin anısını yaşatmak amacıyla Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce &quot;5 TL Tedavül Madeni NATO Hatıra Parası&quot; basıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890635.jpg"/><p>Bu kapsamda hazırlanan hatıra parası, halen tedavülde bulunan iki metalli (bimetal) 5 liralık madeni para üzerine basılırken paranın tura yüzünde NATO logosu, zirvenin düzenlendiği yer ve tarih ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nin grafik görseli yer alıyor. Diğer yüzünde ise 5 liranın tedavüldeki mevcut tasarımı bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890637.jpg"/><p>İlk etapta 100 bin adet basılan hatıra parasından, zirve süresince 400 bin adet daha üretilmesi planlanırken böylece toplam üretim miktarının 500 bin adede ulaşması öngörülüyor. Uygulamayla, 36. NATO Zirvesi&#39;nin Türkiye&#39;de düzenlenmesinin anısının yaşatılması ve vatandaşların günlük hayatta kullanabileceği tedavüldeki özel bir hatıra parasının dolaşıma sunulması amaçlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41890631.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41891500.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/100-bin-adet-yetmezse-400-105_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bu-koy-113-yillik-bir-gecmise-sahip-adeta-cetvelle-cizilmis-cikmaz-sokak-yok-282800</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bu köy 113 yıllık bir geçmişe sahip! Adeta cetvelle çizilmiş çıkmaz sokak yok]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Balkan Savaşları göçmenlerince 113 yıl önce Eskişehir'de kurulan Abbashalimpaşa Mahallesi, ilk günkü imar planına sadık kalınarak inşa edilen düzgün sokakları, kare bloklu yerleşimi ve hiç çıkmaz sokağı bulunmayan özgün mimarisiyle İspanya'nın Barcelona kentini hatırlatıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bu köy 113 yıllık bir geçmişe sahip! Adeta cetvelle çizilmiş çıkmaz sokak yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir merkeze 66 kilometre uzaklıktaki Çifteler ilçesinin kırsal Abbashalimpaşa Mahallesi, mimari yapısı ve tarihiyle Türkiye'deki geleneksel yerleşimlerden ayrışıyor. 1912 yılındaki Balkan Savaşları nedeniyle Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden göç etmek zorunda kalan Türklerin yerleşmesiyle kurulan köy, 113 yıllık bir geçmişe sahip. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/=E.S7IVaDINW3YdWnUpWTEFG3EVKnYdS_Q9aPYdS7EFKTA5a3EFGjE1aXEdWTUFaTURKrYNWLU1KbQ9az.jpg"/>Kuruluş aşamasında her aileye 120 dekar tarla ve 700 metrekare arsa tahsis edilerek inşa edilen yerleşim, hazırlanan imar planına milimetrik olarak sadık kalınarak büyüdü. Cumhuriyet döneminde de bu dokusunu titizlikle koruyan mahallede, bugüne kadar yıkılıp yeniden yapılan hiçbir bina mevcut imar planının dışına çıkmadı.<p></p><p>İlk kurulduğunda padişah çiftlikleri geleneğini yaşatan "Mandıra" ismiyle anılan köyün durumu, 30 Aralık 1914'te Hüdavendigar Vilayeti (Bursa) yönetiminin kararıyla değişti. Bölge halkının talebi üzerine köye, dönemin Osmanlı Sadrazamı Said Halim Paşa'nın kardeşi ve Mısır prenslerinden Mehmed Abdülhalim Paşa'nın oğlu olan Abbas Halim Paşa'nın adı verildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/=EdKHUBGDE5KbEFKDUpWPEdGnERKnYdWDIJW7YdS_A5WPU9a3EFGrENGDE.KXQ9aHINKrYJWjU1KbQ9az.jpg"/>Geçmişte devlet şurası üyeliği, Bursa Valiliği ve Bayındırlık Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunan Abbas Halim Paşa'nın adını taşıyan bu kırsal mahalle, adeta "cetvelle çizilmiş" dikdörtgen ve kare bloklardan oluşan yerleşim planıyla dikkat çekiyor. Sokakları tamamen düz ve birbirine paralel olan Abbashalimpaşa'da dar veya çıkmaz sokak bulunmuyor.<p></p><p><b>"YENİ BİR EV YAPILACAĞI ZAMAN BU MİMARİ DÜZEN KESİNLİKLE BOZULAMAZ"</b></p><p>Konuyla alakalı konuşan Abbashalimpaşa Mahallesi Muhtarı Mehmet Güçen, "Bizim köyümüz 113 yıllık, Türkiye genelinde eşi benzeri olmayan bir köydür. Sakinleri, Bulgaristan'ın Kırcaali ve Tozçal bölgelerinden göç edip gelmiştir; köyümüzde dışarıdan gelen yabancı halk hiç yoktur. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/=ExKXUhaXUBKnEBWHUpWLEBGvYNKnYdWDU.aTYdKbU5WPA5a3ENGfYJaHExWvUFaHUVKrEVWHU1KbQ9az.jpg"/><p>Köyümüzün gelenekleri tamamen eski usullere göre yaşatılmaktadır. Köyümüzün mimari şekli son derece düzgündür; sokaklarımızın ve caddelerimizin hepsi aynı eşitliktedir ve hiçbir çıkmaz sokağımız bulunmamaktadır. Burasını 113 yıl önce dönemin Bursa Valisi Abbas Halim Paşa, ilk olarak bir mandıra şeklinde kurmuştur. Sonradan yerleşimin ismi Abbas Halim Paşa olarak değiştirilmiştir. Köyün tam olarak nasıl kurulduğunu bizler pek detaylı bilmeyiz ancak köyde bunun bir şeması ve yazılı tarihi vardır. Kendisi Mısır prenslerinden olup, eski Bursa Valilerinden Said Halim Paşa'nın da kardeşidir. İlk kurulduğunda Abbas Halim Mandırası olan isim, daha sonra Abbas Halim Paşa yapılmıştır. Köyde yeni bir ev yapılacağı zaman bu mimari düzen kesinlikle bozulamaz, herkes aynı şartlara ve plana uymak zorundadır. Eskiden köyümüzde şöyle bir uygulama vardı: Köyümüzün bir köy sandığı bulunuyordu fakat büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüştüğümüz için bu köy sandığı kapandı. Geçmişte köyümüze dışarıdan yabancı birini sokmuyorduk. Satılık bir ev olduğunda muhtarlarımız ve köy sakinlerimiz, köy sandığındaki bütçeyle o evi satın alarak köye yabancıların yerleşmesini engelliyordu. Ancak şimdi köy sandığı da para da kalmadı. Eskiden nüfusumuz çoktu; 600-700 civarındayken şimdi 300'e kadar düştü. Türkiye genelinde hiçbir yerde, hiçbir büyükşehirde böyle özelliklere sahip başka bir köy yoktur. Köyümüzün arazisi çok büyüktür; tam 22 bin dekar arazimiz bulunmaktadır. Bu yüzden köyümüze gelip yerleşmek isteyen çok fazla vatandaş var ancak biz buna müsaade etmiyoruz. Özellikle hayvancılık yapanların, hayvanlarını otlatmak ve merayı kullanmak için köyümüzde çok gözü var ama biz bunlara da izin vermiyoruz" diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/=YtG_E5aDIBKrEFWLUpKLA5arYJKnYdKLE9aHYdKbYFKTYda3A9C_YBGHYpWXIFGLUBWjEJWnU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bu-koy-113-yillik-bir-gec-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-barracki-kabul-etti-282799</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'ı kabul etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı Ankara'da kabul etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'ı kabul etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, ABD&#39;nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Barrack ile Ankara&#39;da görüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/disisleri-bakani-fidan-ab-236_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-zirvesi-oncesi-atistilar-italyadan-trumpa-cevap-meloni-ankaraya-odaklandi-282798</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi atıştılar! İtalya'dan Trump'a cevap: Meloni Ankara'ya odaklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni hakkında 'Uzaklaştırma kararı gerekiyor' ifadesi İtalya'da geniş yankı buldu. İtalya Başbakan Yardımcısı Tajani, Trump'ın Meloni hakkındaki son çıkışının 'kendi kendine yaptığı yorumlar' olduğunu dile getirdi. Başbakanlık sarayı Chigi'den Trump'a 'bir yanıt verme niyetinin olmadığı' ve Başbakan Meloni'nin Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin gündemindeki konular üzerinde çalıştığı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi atıştılar! İtalya'dan Trump'a cevap: Meloni Ankara'ya odaklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Meloni ile geçen haftalarda yaşadığı "fotoğraf" tartışmasının ardından sosyal medya hesabından yeni paylaşımda bulundu.</p><p>Meloni'nin kendisiyle tokalaştığı fotoğrafı paylaşan Trump, görselin üzerinde "Uzaklaştırma kararı gerekiyor." ifadesine yer verdi.</p><p>Trump'ın tam da Ankara'da yarın başlayacak NATO Zirvesi öncesindeki bu son çıkışı, İtalya'da geniş yankı yarattı.</p><p>İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, SKY TG24 kanalına verdiği demeçte, Trump'ın Meloni hakkındaki son çıkışının "kendi kendine yaptığı yorumlar" olduğunu dile getirerek, "Biz en başından beri bu tür açıklamalara yanıt vermeyeceğimizi söyledik. Dolayısıyla yolumuza devam ediyoruz. Transatlantik ilişkilerinin bireysel açıklamaların çok ötesinde olduğuna inanıyoruz." dedi.</p><p>Savunma Bakanı Guido Crosetto da aynı kanala verdiği röportajda, bu konunun sorulması üzerine, "Hiçbir tepkim olmadı. Önemli olan, ABD gibi kilit bir müttefikle ilişkileri sürdürmektir. İnsanlar gelir geçer, ama müttefiklerle ilişkiler devam etmeli." yanıtını verdi.</p><p>İtalyan Rainews24 kanalının haberinde de Başbakanlık sarayı Chigi'den Trump'a "bir yanıt verme niyetinin olmadığı" ve Başbakan Meloni'nin Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin gündemindeki konular üzerinde çalıştığı belirtildi.</p><p>İtalya'da anamuhalefet partisi Demokratik Parti (PD) lideri Elly Schlein da SKYTG24 kanalına verdiği demeçte, Trump'ın "bu tür saldırılarının kabul edilemez" olduğunu söyledi.</p><p><b>- MELONİ İLE TRUMP ARASINDAKİ "FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK İÇİN YALVARDI" ATIŞMASI</b></p><p>Trump, 19 Haziran'da İtalyan televizyon kanalı La7'de yayımlanan demecinde, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında görüştüğü Meloni için "Benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı. Fotoğraf çektirmeyi çok istiyordu, çekilmezdim ama ona acıdım." diye konuşmuştu.</p><p>Meloni ise aynı gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Şunun unutulmaması gerekiyor ki ben ve İtalya asla yalvarmayız." karşılığını vermişti.</p><p>Trump, daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Meloni'nin kendisiyle fotoğraf çektirmek istediği iddialarını yineleyerek, "Şimdi ABD, İran'ı askeri olarak yendikten sonra o (Meloni) puanlarını yükseltmek için yeniden dost olmak istiyor. Teşekkürler, almayayım." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Meloni de buna karşılık, "Başkan Trump, bu sürekli ve sebepsiz saldırılar anlamsızdır. Popülerliğime gelince, senin dostun olmak, bana kesinlikle fayda sağlamadı." yanıtını vermişti.</p><p>Meloni, 23 Haziran'da katıldığı bir programda da "Bu tartışmayı körüklemeye devam etme niyetinde olmadığımı söyledim ve tekrar ediyorum." demişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/nato-zirvesi-oncesi-atist-274_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/liderler-ankaraya-gelmeye-basladi-erdoganin-nato-diplomasisi-hiz-kazandi-282797</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Liderler Ankara'ya gelmeye başladı! Erdoğan'ın NATO diplomasisi hız kazandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Liderler Zirvesi mesaisine hızlı başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'daki zirveye katılmak için gelen Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev'i kabul etti. Öte yandan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'de Ankara'ya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Liderler Ankara'ya gelmeye başladı! Erdoğan'ın NATO diplomasisi hız kazandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev'i kabul etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41891174.jpg"/><p><b>RUTTE ANKARA'YA GELDİ</b></p><p>Ankara'da düzenlenecek olan 36.&#8288; &#8288;NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara Havalimanı'na geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41891306.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 18.00'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi kabul edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/41891301.jpg"/><p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DÜNYA LİDERLERİNİ AĞIRLAYACAK</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek zirve kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, 32 devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelecek.</p><p>Erdoğan, aralarında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın bulunduğu liderlerle görüşecek.</p><p>Erdoğan'ın, 7 Temmuz'da ABD Başkanı Trump ile baş başa görüşmesi ve ortak basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 7 Temmuz akşamı devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yemek verecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/liderler-ankaraya-gelmeye-984_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yuzerek-kilo-vermek-gercekten-mumkun-mu-uzmanlar-dogru-programi-acikladi-282796</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzerek kilo vermek gerçekten mümkün mü? Uzmanlar doğru programı açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre, düzenli yüzme antrenmanları kilo vermek isteyenler için etkili bir çözüm sunuyor. Özellikle kadınlar, haftada üç kez havuzda yapılan egzersizlerle karın bölgesinde belirgin sonuçlar alabiliyor. Yüzme, eklemlere binen yükü azaltırken yağ yakımını da hızlandırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzerek kilo vermek gerçekten mümkün mü? Uzmanlar doğru programı açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, kilo vermek isteyenler için yüzmenin en etkili egzersizlerden biri olduğunu belirtiyor. Yapılan açıklamalara göre, sadece kısa süreli havuz ziyaretleriyle istenen sonuçlara ulaşmak mümkün değil. Kilo kaybı için antrenmanların sıklığı, süresi ve içeriği büyük önem taşıyor. Yüzme, yürüyüş veya yavaş tempolu koşuya kıyasla daha fazla enerji harcatan bir aktivite olarak öne çıkıyor. Özellikle kadınlar, haftada üç kez düzenli olarak havuzda egzersiz yaptıklarında, yağ yakımı ve karın bölgesinde sıkılaşma açısından daha hızlı sonuçlar elde ediyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Havuzda doğru programla yağ yakımı artıyor'</h3><p>Yüzmenin en büyük avantajlarından biri, suyun omurga ve eklemler üzerindeki baskıyı azaltması. Bu özellik, özellikle sakatlık sonrası iyileşenler veya ağır egzersizleri tercih edemeyenler için havuzu cazip kılıyor. Uzmanlar, haftada iki ya da üç seans olarak planlanan, her biri 45-60 dakika süren yüzme programlarının etkili olduğunu vurguluyor. Antrenmanlarda ısınma, farklı yüzme stilleri ve aralıklı hız değişimleriyle ana bölüm, ardından nefes egzersizleri ve kasları gevşetici çalışmalar yer almalı. Bu yapı sayesinde yağ yakımı hızlanırken, vücut genel olarak güçleniyor ve forma giriyor.</p><h3>Karın bölgesi için kelebek ve sırt üstü yüzme önerisi</h3><p>Karın yağlarını azaltmak ve kasları belirginleştirmek isteyenlere kelebek ve sırt üstü yüzme stilleri tavsiye ediliyor. Ayrıca, bacak kaslarını daha yoğun çalıştırmak için paletle yüzmek de etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, kısa mesafelerde yüksek tempoda yüzmenin ve ardından hafif tempoya geçmenin, yağ yakımını hızlandırdığını belirtiyor. Örneğin, 50-100 metre maksimum güçle yüzüp ardından birkaç tur dinlenerek devam etmek, hem kas gelişimini destekliyor hem de kalori harcamasını artırıyor. Bu yöntemlerle yüzme, kilo vermek isteyenler için sağlıklı ve sürdürülebilir bir seçenek haline geliyor.</p><p>Yüzme, düzenli ve planlı şekilde uygulandığında, kilo verme sürecini hızlandırırken vücut sağlığını da koruyor. Uzmanlar, kişiye uygun bir antrenman programı ve disiplinli yaklaşım ile havuzda istenen sonuçların kısa sürede alınabileceğini vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/yuzerek-kilo-vermek-gerce-603_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sosyal-yardimlar-yeniden-belirlendi-ayliklar-artti-282795</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sosyal yardımlar yeniden belirlendi: Aylıklar arttı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında Evde Bakım Yardımı'nın 15 bin 755 liraya, Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin 11 bin 38 liraya, yaşlı aylığının 7 bin 257 liraya, yüzde 40-69 arası engelli aylığının 5 bin 793 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli aylığının da 8 bin 689 liraya yükseldiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sosyal yardımlar yeniden belirlendi: Aylıklar arttı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, temmuz memur maaş katsayısında yapılan yeni düzenlemeyle sosyal yardım programlarının aylık ödemelerinde artışa gidildiğini duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/goktas2360659-02072026e56a8979.jpg"/><p>Sosyal hizmet ile yardımların erişilebilirliğini ve etkinliğini artırmak için çalıştıklarını vurgulayan Göktaş, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde hiçbir vatandaşı geride bırakmama hedefiyle hareket ettiklerinin altını çizdi.</p><p>Yeni düzenleme sonrasında, sosyal yardım programlarının aylık ödemelerini artışlı şekilde hak sahiplerinin hesaplarına yatıracaklarını belirten Göktaş, yaşlı aylığının 6 bin 393 liradan 7 bin 257 liraya yükseldiğini ifade etti.</p><p>Bakan Göktaş, yüzde 40-69 arası engelli oranına sahip olanların aylığının 5 bin 103 liradan 5 bin 793 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunanların aylığının 7 bin 655 liradan 8 bin 689 liraya, 18 yaş altı engelli yakını olanlara ödenen engelli yakını aylığının ise 5 bin 103 liradan 5 bin 793 liraya çıkarıldığını aktardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/para2-03072026e181e5f5.jpg"/><p><b>- EVDE BAKIM YARDIMI 15 BİN 755 LİRA OLDU</b></p><p>Aylık ortalama 516 bin engelliye yapılan Evde Bakım Yardımı&#39;nın, bu yıl temmuz-aralık dönemi için 13 bin 878 liradan 15 bin 755 liraya çıktığını kaydeden Göktaş, bu yıl 48,6 milyar lira evde bakım yardımında bulunduklarını bildirdi.</p><p>İhtiyaç sahibi ailelere çocukları için SED hizmeti sunduklarını anımsatan Göktaş, bu kapsamda SED hizmetinde çocuk başına yapılan ekonomik destek tutarının 9 bin 723 liradan 11 bin 38 liraya yükseldiğini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/01/paraaa1513096-01072026cc22dba0.jpg"/><p>Göktaş, koruyucu ailelere çocuk başına yapılan ödemelerin aylık ortalamasının ise 15 bin 532 liradan 17 bin 632 liraya artırıldığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/sosyal-yardimlar-yeniden--704_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidan-cumhurbaskani-erdogan-ve-trump-arasindaki-yakin-iliski-natodaki-gorus-ayrilikl-282794</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump arasındaki yakın ilişki NATO'daki görüş ayrılıklarını aşabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Ankara Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yakın ilişkilerin, İttifak içindeki görüş ayrılıklarını aşmaya yardımcı olabileceğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump arasındaki yakın ilişki NATO'daki görüş ayrılıklarını aşabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fidan, NATO Ankara Zirvesi öncesi New York Times (NYT) gazetesine mülakat verdi.</p><p>Bakan Fidan, Türkiye&#39;de düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki yakın ilişkilerden yararlanarak İttifak içindeki görüş ayrılıklarını aşmaya çalışacaklarını dile getirdi.</p><p>Erdoğan ile Trump arasındaki ilişkilerin, NATO içindeki gerilimi hafifletmeye yardımcı olabileceğine dikkati çeken Fidan, bunun Trump için güven ve dostluk meselesi olduğunu ifade etti.</p><p>Fidan, Türkiye&#39;nin bu dostluğu daha büyük bir iyilik için ve tüm NATO ailesinin yararına kullanmayı amaçladığını vurguladı.</p><p><b>- "NATO'DAKİ TEKNİK GÖRÜŞMELERİN SORUNSUZ GEÇMESİNİ BEKLİYORUM"</b></p><p>Trump&#39;ın NATO&#39;ya yönelik eleştirilerine ilişkin Bakan Fidan, NATO Ankara Zirvesi çerçevesindeki teknik görüşmelerin sorunsuz geçmesini beklediğine işaret ederek, &quot;Bu konuda herhangi bir sorun görmüyorum.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Fidan, çok fazla söz alışverişi olsa da pratikte hiçbir şeyin değişmediğine değindi.</p><p><b>- "BİZ DE AVRUPA'NIN BİR PARÇASIYIZ"</b></p><p>Bakan Fidan, Türkiye ile diğer Avrupa ülkeleri arasında İttifak&#39;ın önemine dair bir mutabakat olduğunun altını çizerek, &quot;Kimse NATO'nun gerekliliğini tartışmıyor.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Avrupa Birliği (AB) içindeki savunma işbirliğinin artmasının, Avrupa ülkelerinin NATO'ya karşı taahhütleriyle uyuşmadığını belirten Fidan, Türkiye ve Avrupa'nın birbirlerini kolektif güvenlikleri açısından hayati öneme sahip olarak görmeleri gerektiğini ifade etti.</p><p>Fidan, &quot;Biz de Avrupa'nın bir parçasıyız ve Avrupa coğrafyasında bir araya gelip güvenlik platformumuzu oluşturmadıkça kendimizi asla yeterince güvende hissetmeyeceğiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bakan Fidan, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına ilişkin, &quot;Siyasi irade açısından her iki taraf da nihai hedefler konusunda çok ciddi.&quot; görüşünü paylaştı.</p><p>Fidan, imzalanan mutabakat zaptının, İran&#39;ın nükleer programı, İran&#39;a yönelik yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki geçişler de dahil olmak üzere birçok tartışmalı detayı gelecekteki görüşmelere bıraktığını belirtti.</p><p><b>- RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI'NDAKİ DURUM</b></p><p>Türkiye&#39;nin Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;nın sona erdirilmesine yönelik yeni görüşmelere aracılık etmeye hazır olduğunu vurgulayan Fidan, ancak bunun yakın zamanda gerçekleşmesini beklemediklerini bildirdi.</p><p>Fidan, Rusya ile Ukrayna&#39;nın görüşme ve müzakerelere girmeye hazır olduklarını ancak ABD'nin sürece etkisine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.</p><p>Bakan Fidan, Ankara için önemli olanın her iki tarafın da barış için &quot;gerçek ve samimi&quot; niyet ve çabası olduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bakan-fidan-cumhurbaskani-191_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2-plastik-atiklar-yol-asfaltina-ekleniyor-havaide-yeni-geri-donusum-projesi-test-ediliyor-282793</link>
      <pubDate>2026-07-06T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Plastik atıklar yol asfaltına ekleniyor! Havai'de yeni geri dönüşüm projesi test ediliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Havai'de plastik atıkların çevreye verdiği zarar, Oahu adasında başlatılan yenilikçi bir projeyle azaltılıyor. Havai Pasifik Üniversitesi araştırmacıları, geri dönüştürülmüş plastiklerin asfalt karışımında kullanılmasıyla hem yol dayanıklılığı artıyor hem de çevre kirliliğiyle mücadeleye katkı sağlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Plastik atıklar yol asfaltına ekleniyor! Havai'de yeni geri dönüşüm projesi test ediliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havai'de plastik atıkların çevreye etkisini azaltmak için Oahu adasında önemli bir adım atıldı. Havai Pasifik Üniversitesi'nden bir ekip, evsel plastikler ve denizden toplanan balıkçı ağlarını asfalt karışımında kullanarak yeni bir yöntem geliştirdi. Özellikle adalarda geri dönüşümün hem maliyetli hem de zorlu olması, bu tür yenilikçi çözümleri daha da önemli hale getiriyor. Araştırmacılar, tropikal iklim koşullarına dayanıklı, stiren-butadien-stiren içeren asfaltın bir bölümünü, geri dönüştürülmüş polietilen ile değiştirdi. Bu sayede hem plastik atıklar değerlendirilmiş oldu hem de yerel yolların dayanıklılığı artırıldı.</p><h3>Havai Pasifik Üniversitesi: Mikroplastik salınımı kontrol altında</h3><p>Oahu'daki bir yerleşim caddesinde gerçekleştirilen 11 aylık test sürecinin ardından, asfaltın çevreye mikroplastik salınımı detaylı biçimde incelendi. Elde edilen ilk bulgular, geri dönüştürülmüş plastik içeren asfaltın, geleneksel kaplamaya kıyasla daha fazla polimer parçacığı salmadığını ortaya koydu. Araştırmada, mikroplastiklerin asıl kaynağının otomobil lastiklerinin aşınması olduğu tespit edildi. Polietilen sinyallerinin lastik kaynaklı mikroplastikler tarafından gölgelendiği de raporlandı. Bu sonuç, geri dönüştürülmüş plastik kullanımının çevre üzerinde ek bir risk oluşturmadığını gösteriyor.</p><h3>Yerel atıkların yeniden kullanımı çevre yükünü azaltıyor</h3><p>Uzmanlar, bu projenin sürdürülebilirlik açısından büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor. Geri dönüştürülmüş plastiklerin asfalt üretiminde değerlendirilmesi, Havai'de hem çöplüklerin hem de okyanusa karışan atıkların azalmasına katkı sağladı. Ayrıca, hedefli ve yerel yaklaşımların geri dönüşümde daha etkili sonuçlar doğurduğu belirtildi. Araştırmacılar, plastik atıkların yol yapımında kullanılmasıyla hem çevre kirliliğinin önüne geçildiğini hem de doğal kaynakların daha verimli kullanıldığını ifade ediyor.</p><p>Sonuç olarak, Havai'de başlatılan bu uygulama, plastik atıkların çevreye zarar vermesini önlemenin yanı sıra, sürdürülebilir yol yapımı için yeni bir model sunuyor. Proje, diğer adalar ve bölgeler için de örnek teşkil edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/2-plastik-atiklar-yol-asf-759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/iki-il-icin-sari-kodlu-uyari-kuvvetli-saganak-ve-sel-riski-282792</link>
      <pubDate>2026-07-06T14:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İki il için "sarı" kodlu uyarı: Kuvvetli sağanak ve sel riski]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü, Erzurum ve Ardahan çevreleri için yerel kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İki il için "sarı" kodlu uyarı: Kuvvetli sağanak ve sel riski]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Sarı" kod ile yayınlanan meteorolojik uyarıda, vatandaşların sel, su baskını ve yıldırıma karşı tedbirli olmaları istendi.  </p><p>Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezinden yapılan açıklamaya göre, bölgede bugün ve yarın (06.07.2026 Pazartesi ve 07.07.2026 Salı) öğle saatlerinden sonra hava hareketliliği artacak.  Yapılan son değerlendirmelere göre, Erzurum ve Ardahan çevrelerinde beklenen gök gürültülü sağanak yağışların yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.  </p><p><b>RİSK YARIN AKŞAMA KADAR SÜRECEK</b></p><p>Bugün saat 12:30 itibarıyla başlayan riskli periyodun, 07.07.2026 Salı günü saat 21:00'e kadar devam edeceği bildirildi. Yetkililer, özellikle öğleden sonraki saatlerde etkisini artırması beklenen yağışlar nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı uyardı.  </p><p><b>YETKİLİLERDEN "TEDBİRLİ OLUN" ÇAĞRISI</b></p><p>Kuvvetli yağışla birlikte ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı, heyelan ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi risklerin oluşabileceğini belirten yetkililer, ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı sürücülerin ve vatandaşların dikkatli olmasını önemle vurguladı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/iki-il-icin-sari-kodlu-uy-471_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-cigir-acan-proje-dunyadaki-tum-nehirler-uzaydan-izlenecek-282791</link>
      <pubDate>2026-07-06T14:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından çığır açan proje! Dünya'daki tüm nehirler uzaydan izlenecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cincinnati Üniversitesi ve Güney Metodist Üniversitesi'nin ortak çalışmasıyla, uydu izleme teknolojisi tüm dünyadaki nehirlerin su kalitesini anlık olarak takip etmeye hazırlanıyor. Bu yöntemle, özellikle alg patlamaları gibi çevresel tehditlere karşı erken uyarı ve koruma sağlanması hedefleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından çığır açan proje! Dünya'daki tüm nehirler uzaydan izlenecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cincinnati Üniversitesi ile Güney Metodist Üniversitesi'nin ortak araştırması, Dünya genelindeki tüm nehirlerin uydu teknolojisiyle izlenmesini gündeme taşıdı. Bilim insanları, uzaktan algılama ve bilgisayar modellemesini birleştirerek nehirlerdeki su kalitesini küresel ölçekte değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu yeni yaklaşım, nehirlerde yansıtılan ışıkta meydana gelen değişiklikleri analiz ederek, besin maddeleri ve kirleticilerin konsantrasyonunu belirliyor. Böylece, nehirler birbirine bağlı bir sistem olarak ele alınabiliyor ve su kaynaklarının yönetiminde önemli bir adım atılıyor.</p><h3>Uydu izleme ile alg patlamalarına karşı mücadele</h3><p>Bilim insanlarının geliştirdiği uydu izleme yöntemi, özellikle aşırı gübre ve atıkların neden olduğu alg patlamalarına karşı etkili bir çözüm sunuyor. Alg patlamaları, nehirlerde ışık geçişini engelleyip oksijen seviyesini düşürerek balık ölümlerine ve insan sağlığını tehdit eden toksik sonuçlara yol açıyor. Bu durum, hem içme suyu kaynaklarını hem de rekreasyon alanlarını olumsuz etkiliyor. Uzaktan algılama sayesinde, çevresel felaketlerin önüne geçilmesi ve su kalitesinin korunması hedefleniyor.</p><h3>50 yıllık veriyle erken uyarı sistemi planlanıyor</h3><p>Nehirler, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ına su sağlıyor ve bu kaynakların sağlığı ekosistemler ile ekonomi üzerinde doğrudan etkili. Araştırmacılar, 50 yıllık uydu verisini analiz ederek, nehirlerdeki değişimleri önceden tespit etmeyi ve erken uyarı sistemleri geliştirmeyi planlıyor. Bu sayede, sadece büyük şehirlerin yakınındaki nehirler değil, ulaşılması zor bölgelerdeki tüm su kaynakları da sürekli olarak izlenebilecek. Bilim insanları, hidroloji ve uzaktan algılamanın birleşimiyle çevresel felaketlerin önlenmesinde yeni bir dönemin başladığını vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Cincinnati Üniversitesi ve Güney Metodist Üniversitesi'nin önderliğinde geliştirilen bu uydu izleme yaklaşımı, su kaynaklarının yönetimi ile ekosistemlerin korunması arasındaki bağı güçlendiriyor. Uzaktan algılama teknolojisinin yaygınlaşması, küresel ölçekte çevresel tehditlere karşı daha etkin ve hızlı önlemler alınmasını sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bilim-insanlarindan-cigir-354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/ayni-kafein-neden-cayda-ve-kahvede-farkli-etki-ediyor-282790</link>
      <pubDate>2026-07-06T14:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aynı kafein neden çayda ve kahvede farklı etki ediyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çay ve kahve, kafein içerikleriyle sıkça karşılaştırılıyor. Ancak çayda bulunan L-teanin adlı özel bir amino asit, kafeinin etkilerini değiştiriyor. Uzmanlar, L-teanin sayesinde çayın daha yumuşak ve dengeli bir zindelik sunduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aynı kafein neden çayda ve kahvede farklı etki ediyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çay ve kahve, kafein içeriği nedeniyle çoğu zaman benzer şekilde değerlendirilse de, bu iki içecek insan vücudunda oldukça farklı etkiler yaratıyor. Bir fincan çayda 14 ila 61 miligram kafein bulunurken, standart bir kahve porsiyonunda bu miktar 65 ila 120 miligram arasında değişiyor. Çift espresso ise yaklaşık 100 miligrama kadar kafein içerebiliyor. Kahve genellikle daha hızlı ve yoğun bir uyarılma sağlarken, çay içenler çoğunlukla daha sakin ve dengeli bir zindelik hissediyor. Bu farklılığın temelinde ise çaya özgü bir bileşen olan L-teanin yer alıyor.</p><h3>Uzmanlar: L-teanin, kafein etkisini yumuşatıyor</h3><p>L-teanin, yalnızca çayda ve bazı mantar türlerinde bulunan özel bir amino asit olarak öne çıkıyor. Bilimsel araştırmalar, L-teanin ve kafein birlikte alındığında dikkat ve doğrulukta artış, yorgunluk hissinde ise belirgin bir azalma sağlandığını ortaya koyuyor. Özellikle 2010 yılında yapılan deneylerde, bu iki maddenin yüksek dozlarda birlikte kullanılmasıyla bilişsel performansta çarpıcı bir iyileşme gözlendi. 2015'te gerçekleştirilen bir başka çalışmada ise, iki fincan çaya denk gelen L-teanin ve kafein birleşiminin dikkat üzerinde sürekli ve istikrarlı bir fayda sunduğu doğrulandı. L-teanin tek başına tüketildiğinde ise benzer bir etki yaratmadığı vurgulanıyor.</p><h3>Çayda L-teanin ile huzurlu zindelik</h3><p>Kahve tüketimi de gençlik ve kalp sağlığı açısından bazı olumlu etkilerle ilişkilendiriliyor. Ancak çay, L-teanin sayesinde aşırı uyarılma olmadan zindelik sunan benzersiz bir denge sağlıyor. Düzenli çay içmenin, beyinde olumlu değişikliklere yol açtığı ve zihinsel odaklanmayı desteklediği bilimsel olarak gösteriliyor. Çay ve kahve arasında seçim yaparken kişisel tercihler öne çıksa da, sakin ve odaklanmış bir zindelik arayanlar için L-teanin içeren çay daha cazip bir seçenek olarak öne çıkıyor. "Sinirli kahvesever" ile "sakin çaysever" ayrımı, biyokimyasal gerçeklere dayanıyor. Yine de her iki içecek de dengeli bir diyetin parçası olmayı hak ediyor.</p><p>Sonuç olarak, L-teanin içeriğiyle çay, kafeinin vücutta yarattığı etkiyi yumuşatarak daha huzurlu ve sürdürülebilir bir zindelik sunuyor. Çay ve kahve arasındaki bu biyokimyasal fark, günlük içecek tercihlerinde önemli bir rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/ayni-kafein-neden-cayda-v-624_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/atlantik-okyanusu-isinma-nedeni-insan-kaynakli-cikti-282789</link>
      <pubDate>2026-07-06T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Atlantik Okyanusu ısınma nedeni insan kaynaklı çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Florida Eyalet Üniversitesi'nin yürüttüğü son araştırma, Atlantik Okyanusu'ndaki uzun vadeli ısınmanın ana nedeninin insan faaliyetleri olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, özellikle sera gazı emisyonları ve endüstriyel aerosollerin okyanus sıcaklıklarını etkilediğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Atlantik Okyanusu ısınma nedeni insan kaynaklı çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Florida Eyalet Üniversitesi'nden bilim insanları, Atlantik Okyanusu'nda son yıllarda gözlenen sıcaklık artışının temel sebebini belirledi. Araştırmada, daha önce doğal okyanus sirkülasyonuna atfedilen uzun vadeli ısınmanın, aslında insan faaliyetleri sonucu ortaya çıktığı tespit edildi. Çalışmada, Atlantik'teki sıcaklık değişimlerinin büyük ölçüde sera gazı emisyonları ve aerosollerle bağlantılı olduğu belirtildi. Bilim insanları, RLFCA adı verilen istatistiksel bir yöntemle insan kaynaklı eğilimleri, doğal dalgalanmalardan ayırmayı başardı.</p><h3>Florida Eyalet Üniversitesi: Sera gazı ve aerosoller başrolde</h3><p>Araştırmaya göre, sera gazı emisyonları Atlantik'in yüzeyini ısıtırken, endüstriyel aerosoller ise güneş ışığını yansıtarak sıcaklık üzerinde zıt bir etki yaratıyor. Bu iki faktörün etkileşimi, daha önce AMOC'a bağlanan sıcaklık değişimlerinin gerçek nedenini oluşturuyor. Özellikle 1990 yılından bu yana Atlantik'te fırtına aktivitesinde ciddi bir artış yaşandı. Bilim insanları, bu artışın doğal döngülerle açıklanamayacağını, insan kaynaklı değişimlerin belirleyici olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, kasırga tahminlerinde rastgele iklim dalgalanmalarına değil, sürdürülebilir insan etkisine odaklanılması gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Atlantik kıyısı için sürdürülebilir altyapı uyarısı</h3><p>Uzmanlar, Atlantik kıyısındaki altyapı planlamasında, gelecekteki sera gazı emisyonlarının dikkate alınmasının şart olduğunu belirtiyor. Rastgele iklim dalgalanmalarına güvenmek yerine, insan kaynaklı eğilimlerin hesaba katılması gerektiğini savunuyorlar. Sonuçlar, doğru iklim tahminleri ve etkin uyum stratejileri geliştirmek için doğal ve insan etkilerinin net şekilde ayrıştırılmasının zorunlu olduğunu gösteriyor. Florida Eyalet Üniversitesi'nin bu bulguları, iklim değişikliğiyle mücadele ve kıyı bölgelerinin korunması açısından kritik öneme sahip. Bilim insanları, Atlantik'teki ısınmanın gelecekte de devam edeceği konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/atlantik-okyanusu-isinma--189_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-oturma-suresi-uyarisi-kanser-riskini-artiyor-282788</link>
      <pubDate>2026-07-06T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından oturma süresi uyarısı:! Kanser riskini artıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Britanya'da 91 binden fazla yetişkinin incelendiği araştırmada, oturma süresinin ve oturma şeklinin kanserden ölüm riskini doğrudan etkilediği ortaya çıktı. Bilim insanları, oturma süresi arttıkça ölüm oranlarının yükseldiğini, kısa hareketlerin ise riski önemli ölçüde azalttığını vurguladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından oturma süresi uyarısı:! Kanser riskini artıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Britanya'da 91 binden fazla yetişkinin katılımıyla yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, uzun süre oturmanın kanserden ölüm riskini ciddi oranda artırdığını gösterdi. Çalışmada, her ek saat oturmanın kanser nedeniyle ölüm riskini yüzde 9 yükselttiği saptandı. Araştırma ekibi, sadece oturma süresinin değil, bunun nasıl gerçekleştiğinin de önemli olduğunu belirtti. Özellikle, aralıksız 30 dakikadan fazla hareketsiz kalmanın tehlikeli olduğu, ancak oturma süresinin kısa hareketlerle bölünmesinin ölüm riskini azaltabileceği vurgulandı.</p><h3>Bilim insanları: Kısa hareketler riski azaltıyor</h3><p>Bilim insanları, oturma süresini kısa fiziksel aktivitelerle bölmenin kanserden ölüm riskini yaklaşık yüzde 20 oranında düşürdüğünü açıkladı. Araştırmada, bir saatlik uzun oturma süresinin hafif bir aktiviteyle değiştirilmesinin kanserden ölüm riskinde yüzde 12 azalma sağladığına dikkat çekildi. Hatta, sadece 5 dakikalık yoğun bir hareketin bile yeni kanser vakalarında belirgin bir düşüşe neden olduğu belirtildi. Saat başına yalnızca 6 dakikalık hafif hareketin, örneğin kahve almak için yürümek veya merdiven çıkmak gibi basit aktivitelerin dahi sağlığa olumlu etkileri olduğu vurgulandı.</p><h3>Hareketsizlik ve kanser arasındaki bağlantı netleşiyor</h3><p>Uzun süreli hareketsizliğin, kronik iltihaplanma, bağışıklık sisteminde zayıflama, karaciğer ve pankreasta yağ birikimi ile insülin düzenlenmesinde bozulma gibi mekanizmalarla meme, prostat ve bağırsak kanseri riskini artırdığı belirtildi. Mevcut sağlık önerilerinin genellikle orta ve yoğun aktiviteye odaklandığını hatırlatan uzmanlar, hafif fiziksel aktivitenin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Araştırma sonuçları, oturma süresini azaltmaya yönelik daha kişiselleştirilmiş ve etkili stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini ortaya koydu.</p><p>Sonuç olarak, bilim insanları oturma süresiyle mücadelede küçük ama düzenli hareketlerin büyük fark yaratabileceğini ve her bireyin günlük yaşamında bu değişiklikleri uygulayarak kanser riskini azaltabileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/bilim-insanlarindan-oturm-231_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iklim-arastirmasi-ortaya-cikti-ormanlar-beklenenden-guclu-282787</link>
      <pubDate>2026-07-06T13:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İklim araştırması ortaya çıktı ormanlar beklenenden güçlü]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Birmingham Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, ağaçların metan gazını yakalayarak iklim değişikliği üzerinde önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle tropikal ormanlarda metan emiliminin çok daha yüksek olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İklim araştırması ortaya çıktı ormanlar beklenenden güçlü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birmingham Üniversitesi'nden bilim insanları, ağaçların metan gazını yakalayan ve iklim üzerinde etkili olan yeni bir özelliğini tespit etti. Araştırmaya göre, odun ve kabuk liflerinde bulunan mikroorganizmalar sayesinde ağaçlar, atmosferdeki metanı emiyor. Metan, karbondioksite kıyasla çevreye yaklaşık 25 kat daha fazla zarar veriyor ve salınımı her geçen yıl artıyor. Bu nedenle ağaçların metan emme kapasitesi, iklim değişikliğiyle mücadelede büyük önem taşıyor.</p><h3>Birmingham Üniversitesi: Tropikal ormanlar metan emiliminde öne çıkıyor</h3><p>Bilim insanları, Amazon ve Panama'nın yüksek dağ tropikal ormanları, Birleşik Krallık'ın yaprak döken ormanları ve İsveç'teki iğne yapraklı ormanlar gibi farklı bölgelerdeki ağaçları inceledi. Araştırma sonuçları, özellikle tropikal bölgelerdeki ağaçların metan emiliminde çok daha etkili olduğunu gösteriyor. Bu farkın, mikroorganizmalar için daha uygun iklim koşullarından kaynaklandığı düşünülüyor. Uzmanlar, metan emiliminin orman türüne ve bölgesine göre değiştiğini belirtiyor.</p><h3>Ormanların metan yakalama kapasitesi yıllık 50 milyon tona ulaşıyor</h3><p>Bilimsel veriler, ormanların toplamda yılda yaklaşık 50 milyon ton metan gazı yakaladığını ortaya koyuyor. Bu miktar, küresel iklim dengesi açısından son derece önemli bir katkı anlamına geliyor. Ayrıca, ağaçların yer seviyesine yakın kısımlarında metan salınımı gerçekleştiğinde, üst kısımlarda gaz alışverişinin tersine döndüğü belirtiliyor. Araştırmacılar, bu bulgunun orman ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı daha etkin kullanılabileceğini gösterdiğini ifade ediyor. Bilim dünyası, ağaçların metan yakalama kapasitesinin iklim politikalarında dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, Birmingham Üniversitesi'nin bulguları, ağaçların ve ormanların iklim değişikliğiyle mücadelede çok daha kritik bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Metan emilimi konusunda yapılan bu tür araştırmalar, gelecekte çevre politikalarının şekillenmesine ışık tutabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/06/iklim-arastirmasi-ortaya--401_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>