<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274804</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-abd-ticaretindeki-ilerlemeye-dikkati-cekti-274804</link>
      <pubDate>2026-05-05T17:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye-ABD ticaretindeki ilerlemeye dikkati çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, "Devlet başkanlarımız, ülkelerimiz arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi belirledi. Bu konuda hem ticaret hem de yatırım alanında gerçekten iyi ilerleme kaydediyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye-ABD ticaretindeki ilerlemeye dikkati çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, "Devlet başkanlarımız, ülkelerimiz arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi belirledi. İyi haber şu ki, bu konuda hem ticaret hem de yatırım alanında gerçekten iyi ilerleme kaydediyoruz." ifadesini kullanarak, SelectUSA Yatırım Zirvesi delegasyonundaki 33 Türk şirketinin önünde fırsatlar bulunduğuna işaret etti.</p><p>SelectUSA Yatırım Zirvesi 2026'da bulunan Türk yatırımcılar ve ABD'li zirve organizatörleri, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutundaki davette bir araya geldi.</p><p>Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal, ABD Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret Müsteşar Yardımcısı Diane Farrell, ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, Shepherd Futures Başkanı Mehmet Kırdar ve ABD Ticaret Odası Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye'den Sorumlu Başkan Yardımcısı Jennifer Miel davette yer aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/1-050520260a2eb27b.jpg"/><p>Büyükelçi Önal, burada yaptığı konuşmada, Türkiye-ABD ilişkilerini mümkün olan her alanda işbirliğine dönüştürme konusunda cumhurbaşkanları düzeyinde tam bir siyasi irade bulunduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>"Türk-Amerikan işbirliği, Ukrayna'dan Orta Doğu'ya ve Kafkasya'ya kadar bölgesel çatışmaların ele alınması ve çözüme kavuşturulması noktasında katma değer sağlamak açısından da kritiktir. İşbirliğimiz oldukça mühimdir ve siyasi çözümler bağlamında fark yaratabilir."</p><p>İlişkilerin ekonomik ve ticari yönünün önemine değinen Önal, ABD'ye yatırımların sadece federal düzeyde değil, eyalet düzeyinde de ele alınması ve eyaletlerdeki yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>Önal, SelectUSA Yatırım Zirvesi delegasyonundaki Türk şirketlerinin önünde tüm eyaletlerden temsilci bulma fırsatı bulunduğuna dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/2-05052026240a615f.jpg"/><p><strong>İKİLİ TİCARET HACMİNDE 100 MİLYAR DOLAR HEDEFİ</strong></p><p>Başkonsolos Lally de katıldığı davet kapsamında AA'ya değerlendirmede bulundu.</p><p>Lally, "Devlet başkanlarımız, ülkelerimiz arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi belirledi. İyi haber şu ki, bu konuda hem ticaret hem de yatırım alanında gerçekten iyi ilerleme kaydediyoruz." diyerek, karşılıklı yatırımlarla ticaret hacminin 48 milyar dolara yaklaştığını aktardı.</p><p>Bu yıl SelectUSA Yatırım Zirvesi delegasyonunda yer almayı seçen 33 Türk şirketi bulunduğuna işaret eden Lally, "Burası, Türk yatırımcıların Amerika Birleşik Devletleri'ndeki fırsatların neler olduğunu anlama imkanı bulduğu yerdir." ifadesini kullandı.</p><p>Lally, şirketlerin birlikte çalışmalarının halklar arasındaki bağları da güçlendirdiğinin altını çizerek, Türkiye ve Amerika merkezli şirketlerin beraber çalışmak için yüzlerce görüşme yaptığını kaydetti.</p><p>İki ülke arasındaki ticaretin büyüme kapasitesine dikkati çeken Lally, "Şu anda Türkiye'de faaliyet gösteren 2 bin 400 Amerikan şirketi bulunuyor ve bu durum, ABD'yi artık sadece bir ihracat pazarı olarak değil, aynı zamanda bir yatırım pazarı olarak gören Türk firmalarıyla pek çok bağ oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/3-050520263313eaaa.jpg"/><p>Lally, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın ikili ilişkileri üst seviyeye taşıdığını vurgulayarak, "Ona göre ABD ve Türkiye sadece birlikte çalışmakla kalmamalı, Suriye'de ve bölgenin genelinde gördüğümüz gibi bölgesel sorunları çözmek için de birlikte çalışmalı." dedi.</p><p>Türkiye ekonomisinin yapay zeka, robotik, bilgi teknolojileri, inşaat, mühendislik ve enerji sektöründeki atılımlarına değinen Lally, bu durumun müttefik ve ortak Türkiye ile gelişen ilişkilerde önem arz edeceğini dile getirdi.</p><p>Lally, doğal ortak konumunda gördüğü Amerikalı ve Türk iş insanlarının uzun yıllardır başarılı şekilde beraber çalıştığını hatırlatarak, fırsatları hızlıca değerlendirebilen iki tarafın üçüncü ülkelerdeki işbirliğinin de iyi ilerlediğinden bahsetti.</p><p>"Suriye konusunda, özellikle Büyükelçi Barrack'ın, Türk meslektaşlarımızla ortaklık içinde çalışarak çok önemli ve olumlu değişimler ortaya koyan olağanüstü bir isim olduğunu biliyorum." diyen Lally, ABD ve Türkiye'nin ekonomi ve Suriye de dahil olmak üzere birlikte çalışmasının, ortaklığın somut sonuçlarının göstergesi olduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/turkiye-abd-ticaretindeki-528_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274803</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/israil-ve-abd-irana-baskiyi-artirmak-icin-olasi-bir-saldiriya-hazirlaniyor-iddiasi-274803</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA["İsrail ve ABD, İran'a baskıyı artırmak için olası bir saldırıya hazırlanıyor" iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İsrail ve ABD'nin, Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin arttığı bir dönemde, İran'a baskıyı artırmak için bu ülkeye olası bir saldırı hazırlığında olduğu iddia edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA["İsrail ve ABD, İran'a baskıyı artırmak için olası bir saldırıya hazırlanıyor" iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan CNN kanalına konuşan İsrailli bir kaynak, İran'da enerji altyapısının ve üst düzey İranlı yetkililerin hedef olabileceğine işaret ederek, "Amaç, müzakerelerde İran'ı daha fazla taviz vermeye zorlamayı hedefleyen kısa süreli bir askeri harekat gerçekleştirmek." dedi.</p><p>İsrailli kaynak, söz konusu planın büyük ölçüde geçen ayki ateşkesten önce hazırlandığını aktararak, saldırıların başlamasının ABD Başkanı Donald Trump'ın nihai kararına bağlı olduğunu kaydetti.</p><p><b>ABD'NİN HÜRMÜZ BOĞAZI'NA YÖNELİK "ÖZGÜRLÜK PROJESİ"</b></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 4 Mayıs itibarıyla, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin, boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamış ve buna "Özgürlük Projesi" adını vermişti.</p><p>Herhangi bir ülke ismi zikretmeyen Trump, söz konusu ülkeler için "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" ifadesini kullanmış ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetmişti.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da bu sürece 15 bin askeri personelin yanı sıra 100'den fazla kara ve deniz aracı ile güdümlü füze destroyerleriyle askeri destek sağlanacağını duyurmuştu.</p><p><b>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GERİLİM</b></p><p>İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan ve Cask Adası yakınlarında deniz trafiğini tehlikeye attığı belirtilen ABD donanmasına ait bir gemiyi 2 füzeyle hedef aldığı bildirilmişti.</p><p>İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'nda yer alan haberde, İran ordusunun ABD donanmasına ait gemiyi hedef almasına ilişkin detaylar paylaşılmıştı.</p><p>Haberde, ABD'ye ait geminin radarını kapatarak Hürmüz Boğazı'na yaklaşmaya çalıştığı ve radarını açtığı sırada tespit edildiği kaydedilmişti.</p><p>İran tarafından ABD gemisine "ateşkesi ihlal ettiği" yönünde uyarı mesajları gönderildiği, geminin uyarılara aldırış etmemesi üzerine İran ordusunun geminin çevresine uyarı amaçlı seyir füzesi, insansız hava aracı (İHA) ve roket fırlattığı kaydedilmişti.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise İran'ın ABD savaş gemisine 2 füzeyle saldırdığı iddialarının asılsız olduğunu öne sürmüştü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/israil-ve-abd-irana-baski-583_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274802</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kamikaze-iha-kuzgun-saha-2026da-gorucuye-cikti-274802</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kamikaze İHA "KUZGUN" SAHA 2026'da görücüye çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, milli imkanlarla geliştirdiği, 1000 kilometrenin üzerindeki menzili ve yüksek patlayıcı harp başlığıyla dikkati çeken kamikaze İHA sistemi "KUZGUN"u, SAHA 2026'da ilk kez vitrine çıkardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kamikaze İHA "KUZGUN" SAHA 2026'da görücüye çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı devam ediyor.</p><p>Milli imkanlarla geliştirilen sistem, 1000 kilometrenin üzerindeki uçuş menzili, 6 saate varan havada kalış süresi, 200 kilogram kalkış ağırlığıyla dikkati çekerken 3 bin 500 metre irtifada etkin operasyon kabiliyeti sunuyor.</p><p>Yüksek patlayıcı harp başlığı, düşük radar izi ve yüksek infilak gücü sayesinde stratejik hedeflere karşı yüksek etki oluşturması hedeflenen KUZGUN, önceden tanımlanmış rota ve hedef bilgileri doğrultusunda tam otonom uçuş icra edebiliyor.</p><p>STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, KUZGUN'un tanıtımında yaptığı konuşmada, son dönemde savaş sahalarında uzun menzilli, yüksek taşıma kapasitesine sahip ve daha etkin görev icra edebilecek mühimmatlara ihtiyacın belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/1-0505202641ab61e8.jpg"/><p>KARGU ile başlayan teknoloji geliştirme çalışmalarının yeni ürünler ve kabiliyetlerle sürekli ilerlediğini belirten Güleryüz, bu sürecin daha gelişmiş bir versiyonu olan KUZGUN'a ilişkin şunları söyledi:</p><p>"STM, özellikle askeri denizcilik olmak üzere, ülkemizin ileri mühendislik gerektiren birçok alanında, çok farklı alanlarda ürünler çıkartıyor. Bunların en önemlilerinden biri de aslında taktik İHA sistemleri. STM olarak özellikle otonomi konusunda 2018'de envantere soktuğumuz KARGU ile başlayan teknoloji geliştirme çalışmalarımız, sürekli adım adım yeni ürünlerle, yeni yetkiliklerle devam ediyor. Hepimiz farkındayız, aslında son dönemlerde savaş sahasında gerçekten uzun menzilli, oldukça yüksek kapasitede mühimmat taşıyabilecek, 1000 kilometrenin üzerine çıkabilecek ve çok daha etkin olabilecek mühimmat ihtiyaçları da var. İnşallah KUZGUN ile beraber başta silahlı kuvvetlerimiz, sonrasında dost ve müttefik ülkeler için ileride savaş alanında oyun değiştirici, oldukça maliyeti etkin ve bir taraftan da son derece etkili bir ürün çıkmış olacak. STM'nin hem tasarım gücü hem de milli mühendislik gücüyle ve mümkün olduğu kadar da ekosistemimizde bulunan firmalarla işbirliği yaparak yerli ve milli ürünleri bu ürün bünyesinde de kullanarak bir ürünü ortaya çıkarttık. Hayırlı olsun diyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/2-050520262860aa43.jpg"/><p><strong>KUZGUN, PİST ALTYAPISINA İHTİYAÇ DUYMUYOR</strong></p><p>Bu arada, STM'den yapılan yazılı açıklamada verilen bilgiye göre KUZGUN, milli yazılımlarla donatılmış altyapısı, elektronik harbe dayanıklı seyrüsefer sistemi ve alçak irtifa uçuş kabiliyetiyle en zorlu coğrafyalarda dahi yüksek hassasiyetle görev icra edebilecek şekilde tasarlandı.</p><p>Modern harp sahasında "sessiz ama etkili" bir güç çarpanı olarak konumlandırılan sistem, özellikle sınır ötesi operasyonlar ile düşman hatlarının gerisindeki kritik hedeflerin etkisiz hale getirilmesine yönelik kabiliyetleriyle öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/3-050520264a5ac0f5.jpg"/><p>Aerodinamik yapısı sayesinde yüksek beka kabiliyeti sunan KUZGUN, pist altyapısına ihtiyaç duymadan mobil kara platformları veya sabit fırlatıcılar üzerinden roket destekli kalkış gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, sahada operasyonel esnekliği artıran unsurlar arasında değerlendiriliyor.</p><p>Yoğun GNSS karıştırmasının yaşandığı çatışma ortamlarına karşı optimize edilen sistem, karıştırmaya dayanıklı seyrüsefer mimarisi ve GNSS destekli hassas koordinat dalışı kabiliyetiyle hedeflerine yüksek isabet oranıyla ulaşmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/kamikaze-iha-kuzgun-saha--694_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274801</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/mehmet-ali-aydinlar-fenerbahce-kulubunde-baskan-adayi-olmayacagini-acikladi-274801</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Kulübünde başkan adayı olmayacağını açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Eski Fenerbahçeli yönetici Mehmet Ali Aydınlar, sarı-lacivertli kulübün seçimli olağanüstü genel kurulunda başkan adayı olmayacağını duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Kulübünde başkan adayı olmayacağını açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Fenerbahçeli yönetici Mehmet Ali Aydınlar yaptığı yazılı açıklamada, "Fenerbahçe'nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak seçimli olağanüstü genel kurulda aday olmayacağım." ifadelerini kullandı.</p><p>Fenerbahçeliliğinin son günlerde farklı şekillerde tartışıldığını üzüntüyle takip ettiğini belirten Aydınlar, şunları kaydetti:</p><p>"Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçe'mizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir. Fenerbahçe'nin bir dünya markası olması hayali, benim için bugüne ait bir hedef değil; yıllardır inandığım, her dönemde destek vermeye çalıştığım kalıcı bir idealdir. Benim kulübüme olan bağlılığım bir ünvana, bir makama ya da bir sıfata bağlı değildir."</p><p>Fenerbahçe bağlılığını hayatının her anından taşıdığı bir sorumluluk olarak gördüğünü aktaran Aydınlar, şöyle devam etti:</p><p>"Ancak gelinen noktada görüyorum ki ismim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe'nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Herkesin kendini bir diğerinden daha fazla Fenerbahçeli gördüğü, herkesin kendi doğrusu üzerinden bir yol tarif ettiği bir zeminde, ortak bir gelecek inşa etmenin ne kadar zor olduğu ortadadır. Bugüne kadar kulübümüz için yaptıklarım ve taşıdığım her sorumluluk vicdanımla ve Fenerbahçe sevgimle örtüşmektedir. Bunun hesabını her zeminde herkese verebilirim."</p><p>Camiayı ayrıştıran her gündemin önünde kişisel hedeflerin ikinci planda olduğunu belirten Aydınlar, şunları aktardı:</p><p>"Bu nedenle Fenerbahçe'nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak seçimli olağanüstü genel kurulda aday olmayacağım. Bu süreçte gösterilen teveccüh ve destek için tüm kongre üyelerimize, camiamızın her ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar Fenerbahçe'mize olan bağlılığım hiçbir zaman kişilere ve koşullara bağlı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır. Ben; dünüyle gurur duyan, bugünüyle sorumluluk hisseden ve yarınlarına inanan bir Fenerbahçeli olarak, ne zaman ve ne gerekiyorsa elimden geleni yapmaya ve her zaman kulübümün yanında olmaya devam edeceğim. Çünkü Fenerbahçe, kişilerin değil, değerlerin kulübüdür."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/mehmet-ali-aydinlar-fener-772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274800</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-japon-sardalyalari-icin-acil-inceleme-cagrisi-274800</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından Japon sardalyaları için acil inceleme çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japon sardalyası, ABD'nin batı kıyılarında ilk kez tespit edildi. Araştırmacılar, bu göçün okyanus ekosisteminde önemli değişimlerin habercisi olabileceğini belirtiyor. Deniz sıcaklıklarındaki artışın sardalya popülasyonlarını nasıl etkilediği merak konusu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından Japon sardalyaları için acil inceleme çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin batı kıyılarında yürütülen bir araştırma, Japon sardalyasının genetik izlerine ilk kez bu bölgede rastlandığını ortaya koydu. 2021 yılında toplanan sardalya örneklerinin tamamı Pasifik sardalyalarına aitken, 2022'de hem Japon sardalyası hem de Pasifik sardalyası genleri tespit edildi. Özellikle Washington'dan Güney Kaliforniya'ya kadar olan sularda Japon sardalyası varlığının doğrulanması, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu gelişmenin okyanus ekosisteminde köklü değişimlerin habercisi olabileceğini vurguluyor.</p><h3>Araştırmacılar: 'Japon sardalyası göçü sıcaklık artışıyla bağlantılı'</h3><p>Bilim insanları, Japon sardalyasının ABD kıyılarına göç etmesinin, deniz sıcaklıklarındaki yükselişle doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyor. Son yıllarda gözlenen deniz sıcaklığı dalgaları, sardalya popülasyonlarında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Özellikle Pasifik sardalyalarının sayısındaki azalma, Japon sardalyasının okyanus boyunca yayılmasına zemin hazırladı. Bu durum, küçük pelajik balıkların iklim değişikliğine ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Ekosistem için kritik uyarı: Japon sardalyası izlenmeli</h3><p>Uzmanlar, Japon sardalyası gibi türlerin göç hareketlerinin, deniz ekosisteminde yaşanan değişimleri anlamak için önemli bir gösterge olduğunu belirtiyor. Japon sardalyası popülasyonundaki artış ve göç, ekosistemin dengesini etkileyebilir. Araştırmacılar, bu türlerin hareketlerinin yakından izlenmesinin, olası ekolojik sonuçların önceden tespit edilmesine yardımcı olacağını ifade ediyor. Sonuç olarak, Japon sardalyası göçü, okyanuslardaki iklim değişikliğinin canlılar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.</p><p>Japon sardalyası hareketlerinin yakından takip edilmesi, hem balıkçılık yönetimi hem de deniz ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin okyanuslardaki biyolojik çeşitlilik ve denge üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bilim-insanlarindan-japon-692_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aselsandan-govde-gosterisi-gelecegin-milli-teknolojileri-olan-kilic-ve-tufani-tanitti-274799</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ASELSAN'dan gövde gösterisi... Geleceğin milli teknolojileri olan KILIÇ ve TUFAN'ı tanıttı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında kamikaze otonom su altı aracı KILIÇ ve kamikaze insansız deniz aracı TUFAN'ı tanıttı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ASELSAN'dan gövde gösterisi... Geleceğin milli teknolojileri olan KILIÇ ve TUFAN'ı tanıttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı devam ediyor.</p><p>ASELSAN, fuar kapsamında Türkiye'nin ilk kamikaze otonom su altı aracı KILIÇ ile kamikaze insansız deniz aracı TUFAN'ı vitrine çıkararak geleceğin milli teknolojilerini törenle tanıttı.</p><p>Tanıtım törenine Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/1-05052026b24a4e4c.jpg"/><p>Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu, törende yaptığı konuşmada, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin konumunun çok güçlü deniz kuvvetlerine sahip olmayı gerekli kıldığını belirtti.</p><p>Her geçen gün güçlerine güç kattıklarını kaydeden Tatlıoğlu, "Aynı anda 41 askeri gemi inşa ediyoruz. İnsansız deniz araçlarında da çok iyi konuma geldik. Bugün itibarıyla ASELSAN'ımızdan kamikaze insansız deniz aracını ve denizaltı aracını teslim alıyoruz. Bu araçlar, Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak. Başta ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol olmak üzere bütün ASELSAN ailesine şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.</p><p><strong>"BUGÜN DENİZCİLİKTE ÖNEMLİ PROJELERİ YÜRÜTEN ŞİRKETİZ"</strong></p><p>ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, denizcilikte önemli projeleri yürüten şirket olduklarını belirterek, "50'den fazla sistemimiz çeşitli platformlarda kahraman bahriyemiz için hizmette." dedi.</p><p>Gelecek dönem bahriyeye güç vermeye devam edeceklerini aktaran Akyol, "Harp sahasının dinamikleri değişiyor. Bu değişimle etkin caydırıcı sistemlerin sahada olduğu döneme geçiyoruz. Bugün iki yeni ürün ailemizi tanıtmak için buradayız." açıklamasını yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/2-0505202684b478f7.jpg"/><p>Akyol, kamikaze su altı aracı ailesini KILIÇ olarak isimlendirdiklerini ifade ederek, "Türkiye'nin ilk kamikaze otonom su altı aracı, aslında son derece maliyet etkin, caydırıcı sistem olarak bahriyemizin, dost ve müttefiklerimizin envanterine girmek üzere buradayız. AR-GE süreçleri devam ederken seri üretimi planlandığımızı özellikle ifade etmek isterim. KILIÇ, Türkiye'nin ilk su altı kamikaze otonom aracı olarak milletimize hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"OYUN DEĞİŞTİRİCİ, CAYDIRICI İŞLERE ODAKLANIYORUZ"</strong></p><p>Akyol, yeni su üstü kamikaze aracı TUFAN'ın ağır torpido kadar harp başlığı taşıyabilen otonom çalışabilen, uydudan kontrol edilebilen kamikaze su üstü aracı olarak 2027'de envantere gireceğini dile getirdi.</p><p>AR-GE ve üretimini eş zamanlı yürüttüklerini kaydeden Akyol, "Bunları milletimize armağan etmenin gururunu yaşıyoruz. Oyun değiştirici, caydırıcı işlere odaklanıyoruz. Yeni bir kültürel değişim var. Bu yaklaşımı SİHA'larla Türkiye'ye kazandırdık. Artık sonuçlarını görüyoruz. BAYKAR firmamıza, devletimize ayrıca teşekkür ediyorum. ASELSAN, önümüzdeki dönem caydırıcılığı yüksek ürünlerle milletimize güven verecek." dedi.</p><p><strong>DENİZLERİN ALTINDAKİ KESKİN KILIÇ</strong></p><p>Deniz hedeflerini tespit ve imha etmek amacıyla tasarlanan insansız, tek kullanımlık, çok hafif sınıf kategorisinde yer alan KILIÇ 10, düşük görünürlük profiline sahip kompakt ve hidrodinamik tasarımıyla geliştirilen su altı sistemi olarak öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/3-05052026e2ede4f2.jpg"/><p>Asimetrik deniz harbi ve su altı-yüzey operasyonları için optimize edilen KILIÇ 10, yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, kablo güdümlü kontrol, düşük tespit edilebilirlik gibi özellikleri sahada fark yaratıyor.</p><p>KILIÇ ürün ailesinden KILIÇ 200 ürünü orta sınıf kategorisinde, KILIÇ 10 gibi düşük maliyetli, yüksek menzil ve yüksek patlayıcı miktarına sahip olan üyesi. KILIÇ 200, İDA ile bırakma, entegre harp başlığı ile yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, su üstü termal ve IR kamera ile artırılmış görev menzili ön plana çıkıyor.</p><p><strong>TUFAN, ASİMETRİK TAARRUZ FORMASYONLARI VE GÖREVE ÖZEL ALT GRUPLAR OLUŞTURARAK FARKLI GÖREVLERİ İCRA EDEBİLİYOR</strong></p><p>Yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyabilen TUFAN, sürü düzeninde görev yapabilen ve gelişmiş durumsal farkındalık ile otonomi kabiliyetlerine sahip bir İDA olarak dikkati çekiyor. TUFAN, su üstü hedeflerinin veya platformlarının yanı sıra kıyı şeridinde bulunan kritik tesislerin etkisiz hale getirilmesinde de kullanılabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/4-050520268836f47f.jpg"/><p>Keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde tekli olarak ya da sürü düzeninde konuşlandırılabilen TUFAN, asimetrik taarruz formasyonları ve göreve özel alt gruplar oluşturarak farklı görevleri icra edebiliyor. Hareketli ve sabit engellerden otonom olarak kaçınabilen sistem, görüntüye dayalı hedef tespit ve angajman kabiliyeti de sunuyor.</p><p>TUFAN, gelişmiş durumsal farkındalığı, otonomi özelliğinin yanı sıra yüksek hız ve manevra kabiliyetiyle Mavi Vatan'da kuvvet çarpanı bir güç olacak.</p><p>Yüksek patlayıcılı harp başlığının yanı sıra sürü düzeninde otonom seyir ve görev icrası yapabilen TUFAN'ın görüntüye dayalı hedef tespit ve angajman kabiliyeti bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/5-050520266a55e77d.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aselsandan-govde-gosteris-275_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/akdenizde-tuzluluk-bilmecesi-atlantikten-neden-farkli-274798</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Akdeniz'de tuzluluk bilmecesi! Atlantik'ten neden farklı?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Akdeniz, benzersiz tuzluluk oranı ve karmaşık jeolojik geçmişiyle bilim dünyasının ilgisini çekiyor. Bölgede milyonlarca yıl önce yaşanan Messin krizi, bugün bile Akdeniz'in Atlantik Okyanusu'ndan daha tuzlu olmasına yol açıyor. Cebelitarık Boğazı'nın dar yapısı ve yüksek buharlaşma oranı, bu eşsiz deniz ekosistemini derinden etkiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Akdeniz'de tuzluluk bilmecesi! Atlantik'ten neden farklı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz, tarih boyunca yaşadığı büyük felaketler ve kendine özgü tuzluluk oranıyla bilimsel araştırmaların odağında yer alıyor. Yaklaşık 5,97 ila 5,33 milyon yıl önce meydana gelen Messin krizi sırasında, Afrika ve Avrasya levhalarının hareketleri Cebelitarık Boğazı'nı kapattı. Bu jeolojik olay, Akdeniz'in neredeyse tamamen kurumasına ve tuzlu havuzlara dönüşmesine neden oldu. Deniz seviyesindeki bu dramatik düşüş, bölgedeki deniz canlılarının yüzde 89'unun yok olmasına yol açtı.</p><h3>Messin krizi Akdeniz'in tuzluluğunu nasıl etkiledi?</h3><p>Messin krizi, Akdeniz'in bugünkü tuzluluğunun temel nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Binlerce yıl boyunca Atlantik'ten su akışı kesildiği için, Akdeniz'in suyu hızla buharlaştı ve geriye yüksek oranda tuz kaldı. Zamanla, tektonik hareketler Cebelitarık Boğazı'nı yeniden açtı ve Atlantik suyu Akdeniz'e akmaya başladı. Ancak, boğazın dar olması nedeniyle su değişimi sınırlı kaldı. Bu durum, Akdeniz'in Atlantik'e göre daha tuzlu kalmasına yol açtı.</p><h3>Akdeniz'in geleceği: Eurafrica tehdidi ve biyolojik çeşitlilik</h3><p>Günümüzde Akdeniz, hala Atlantik'ten daha tuzlu olmayı sürdürüyor. Bu, hem coğrafi hem de iklimsel koşulların bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Cebelitarık Boğazı'nın dar yapısı, Akdeniz'in okyanusla sınırlı bir su alışverişi yapmasına neden oluyor. Yüksek buharlaşma oranı da tuzluluğu artırıyor. Bilim insanları, Afrika ve Avrasya levhalarının birbirine yaklaşmasının devam etmesi halinde, gelecekte bu iki kıtanın birleşerek Eurafrica adlı dev bir kara parçası oluşturabileceğini belirtiyor. Böyle bir durumda, Akdeniz haritadan tamamen silinebilir ve bölgedeki biyolojik çeşitlilik büyük bir tehdit altına girebilir.</p><p>Akdeniz'in jeolojik geçmişi ve bugünkü tuzluluk oranı, hem bilim dünyası hem de bölge ülkeleri için önemli bir araştırma konusu olmayı sürdürüyor. Olası levha hareketleri ve iklim değişikliği, Akdeniz'in geleceğini şekillendirmeye devam edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/akdenizde-tuzluluk-bilmec-744_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274797</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmanlardan-ailelere-cagri-cocuklukta-alinan-onlemler-demans-riskini-azaltiyor-274797</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan ailelere çağrı! Çocuklukta alınan önlemler demans riskini azaltıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İrlanda merkezli Küresel Beyin Sağlığı Enstitüsü (GBHI), demans riskinin köklerinin çocukluk ve genç yetişkinlik dönemlerine kadar uzandığını vurguladı. 15 ülkeden uzmanların katılımıyla yürütülen son araştırmalar, demansın önlenmesinde erken yaşta atılacak adımların kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmanlardan ailelere çağrı! Çocuklukta alınan önlemler demans riskini azaltıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İrlanda'daki Küresel Beyin Sağlığı Enstitüsü (GBHI) öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırmalar, demans riskinin yalnızca ileri yaşlarda değil, çocukluk ve genç yetişkinlik dönemlerinde de şekillendiğini gösteriyor. 2023 ve 2024 yıllarında İsveç, Çekya ve İrlanda başta olmak üzere 15 ülkeden uzmanların katkısıyla yapılan kapsamlı çalışmalar, demansın nedenlerinin yaşamın en erken evrelerine kadar uzandığına dair güçlü bulgular sundu. Araştırmacılar, özellikle genç yetişkinlik döneminin, demans riskini azaltmak için müdahale açısından kritik bir fırsat sunduğunu belirtti. GBHI ekibi, hem çocuklukta hem de genç erişkinlikte karşılaşılan risk faktörlerinin, ilerleyen yaşlarda demans gelişme olasılığında belirleyici rol oynadığını vurguluyor.</p><h3>GBHI: 'Demansın kökleri çocuklukta atılıyor'</h3><p>GBHI'nin liderliğinde yayımlanan son raporda, demans riskinin çocukluk ve hatta anne karnındaki dönemden itibaren şekillenebileceği belirtildi. Çalışmada, ikiz olarak rahimde bulunmak gibi değiştirilemeyen doğum faktörlerinin yanı sıra, doğumlar arasındaki kısa süre ve 35 yaş sonrası hamilelik gibi ebeveyn kararlarına bağlı değişkenlerin de demans riskini etkileyebileceği ortaya kondu. Uzmanlar, özellikle çocukluk döneminde karşılaşılan düşük eğitim seviyesi, sosyal izolasyon, travmatik beyin yaralanmaları, işitme veya görme kaybı gibi faktörlerin ilerleyen yıllarda demans gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çekti. Ayrıca, çocuklukta edinilen bilişsel yeteneklerin, yaşlılıkta ortaya çıkan demans belirtileriyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, kişinin 11 yaşındaki bilişsel kapasitesinin, 70 yaşındaki bilişsel performansının en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bu bulgu, demansın yalnızca yaşlanmayla ortaya çıkan bir hastalık olmadığını, çocuklukta başlayan bir süreç olduğunu gözler önüne seriyor.</p><h3>Genç yetişkinlikte alınan önlemler demans riskini düşürüyor</h3><p>2024 yılında yayımlanan yeni bulgular, 18-39 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin yaşam tarzı seçimlerinin, demans riskini büyük ölçüde etkilediğini ortaya koydu. Araştırmada, aşırı alkol tüketimi, sigara içme, fiziksel hareketsizlik, sosyal izolasyon, çevresel kirliliğe maruz kalma, obezite, diyabet, hipertansiyon, LDL kolesterol ve depresyon gibi faktörlerin demans riskini artırdığı saptandı. Ayrıca, işitme ve görme kaybı gibi sağlık sorunlarının da beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtildi. GBHI'den nörobilimci Francesca Farina, genç yetişkinlerin hem araştırma süreçlerinde hem de politika geliştirme çalışmalarında aktif rol almasının, demansla mücadelede önemli bir adım olacağını söyledi. Araştırmacılar, beyin sağlığını korumak için yaşam boyu sürecek bir planın gerekliliğine işaret ediyor. Özellikle genç yetişkinlikte atılan adımların, ilerleyen yaşlarda demans gelişimini önlemede belirleyici olduğu vurgulanıyor.</p><h3>Toplum ve devlet politikalarında beyin sağlığı önceliği</h3><p>Uzmanlar, demans riskinin azaltılmasında yalnızca bireysel çabaların yeterli olmayacağını, toplumsal ve ulusal düzeyde de etkili stratejilere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. GBHI ekibi, kamu sağlığı kampanyalarının ve okul temelli eğitim programlarının beyin sağlığı farkındalığını artırmak için kritik rol oynayacağını ifade etti. Ayrıca, alkol ve sigara gibi zararlı maddelerin vergilendirilmesiyle elde edilen gelirlerin, beyin sağlığını güçlendiren projelerde kullanılabileceği önerildi. Topluluk düzeyinde ise, genç yetişkinlerden oluşan danışma kurulları aracılığıyla yerel yönetimlerle iş birliği yapılması, beyin sağlığına dair bağlamsal bilgilerin paylaşılması hedefleniyor. Ulusal politikalar kapsamında da, yaşam boyu beyin sağlığına odaklanan bir tüzük hazırlanması ve bu yönde uygulamaların hayata geçirilmesi tavsiye edildi. GBHI sosyal gerontologu Laura Booi, genç yetişkinlerin beyin sağlığına olan ilgisinin ve farkındalığının giderek arttığını, bu grubun nöroçeşitlilik ve bilişsel sağlık konularında bilinçli adımlar attığını belirtti.</p><h3>Yeni risk faktörleri ve demansla mücadelede güncel yaklaşımlar</h3><p>Demans riskini etkileyen faktörler zamanla değişiyor ve yeni tehditler ortaya çıkıyor. GBHI araştırmacıları, ultra işlenmiş gıdalar, uyuşturucu kullanımı, artan ekran süresi, yüksek stres düzeyi ve mikroplastiklere maruz kalma gibi güncel risklerin de beyin sağlığı üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu açıkladı. Bu faktörlerin demans gelişimindeki rolünün daha iyi anlaşılabilmesi için ileri düzeyde araştırmalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Ayrıca, genç yetişkinlerin beyin sağlığı hakkında daha fazla bilgi edinme isteğinin, toplum genelinde farkındalığın yükselmesine katkı sağladığı ifade edildi. Uzmanlar, demansın önlenmesinde sadece yaşlılık dönemine odaklanmanın yetersiz olduğunu, çocukluktan itibaren sürdürülecek koruyucu önlemlerin çok daha etkili sonuçlar doğuracağını vurguladı. Sonuç olarak, demans riskinin azaltılmasında erken yaşta atılacak adımların ve yaşam boyu sürecek bilinçli tercihlerinin önemi bir kez daha ortaya kondu.</p><p>Demansla mücadelede etkin sonuçlar almak için, hem bireylerin hem de toplumun yaşamın her döneminde beyin sağlığını öncelik haline getirmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, çocukluk ve genç yetişkinlikte alınacak önlemlerin, ilerleyen yaşlarda demans riskini ciddi oranda düşürebileceğini vurguluyor. Araştırmalar, beyin sağlığının korunmasında bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğine işaret ediyor ve demansın yalnızca yaşlılık hastalığı olmadığını, yaşam boyu süren bir süreç olduğunu gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/uzmanlardan-ailelere-cagr-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/evde-marul-yetistirmenin-puf-noktalari-saksidaki-koklerle-ikinci-hasat-274796</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Evde marul yetiştirmenin püf noktaları! Saksıdaki köklerle ikinci hasat]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Marketlerden alınan saksı içinde satılan marullar, ev ortamında kolayca yeniden yetiştirilebiliyor. Saksıdaki marul kökleri sayesinde taze yapraklar elde etmek mümkün. Bu yöntemle evde sürekli yeşillik bulundurmak isteyenler için pratik bir çözüm sunuluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Evde marul yetiştirmenin püf noktaları! Saksıdaki köklerle ikinci hasat]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evde taze marul yetiştirmek isteyenler için marketlerden alınan saksıdaki marullar önemli bir fırsat sunuyor. Bu marulların kök sistemi, hem tazeliğin korunmasını sağlıyor hem de evde yeniden yaprak üretimine imkan veriyor. Saksıdaki marulun tüm yaprakları topraktan yaklaşık 1-2 santimetre yukarıdan kesildikten sonra, kök kısmı dikkatlice çıkarılıp oda sıcaklığında bekletilmiş su dolu bir kaba yerleştiriliyor. Bir süre sonra kökten yeni marul yaprakları çıkıyor ve bu yapraklar 5 santimetreye ulaştığında, kök farklı bir saksıya aktarılabiliyor.</p><h3>Marul köküyle evde ikinci hasat mümkün</h3><p>Marul kökleri, ev ortamında uygun şekilde bakıldığında kısa sürede yeni yapraklar veriyor. Kökleri suya yerleştirilen marul, oda sıcaklığında birkaç gün içinde filizleniyor. Yapraklar yeterli boyuta geldiğinde, kök başka bir saksıya alınarak toprakta gelişmeye devam ediyor. Böylece marketten alınan bir marul, evde tekrar tekrar değerlendirilebiliyor.</p><h3>Bitki bakımı ve sulama önerileri</h3><p>Evde marul yetiştirirken kökün düzenli olarak suyla temas etmesi önemli. Ayrıca, marulun her iki günde bir sulanması ve yapraklarının sprey ile nemlendirilmesi gerekiyor. Bu basit bakım adımları sayesinde, saksıdaki marul kökleri uzun süre taze kalıyor ve sürekli yeni yapraklar veriyor. Sonuç olarak, evde marul yetiştirmek hem ekonomik hem de pratik bir yöntem olarak öne çıkıyor.</p><p>Evde marul yetiştirmek isteyenler, bu yöntemle yıl boyunca taze yeşillik elde edebilir. Saksıdaki marul kökünü değerlendirmek, hem israfı önlüyor hem de doğal ve sağlıklı beslenmeye katkı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/evde-marul-yetistirmenin--983_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/uzmandan-tuketiciye-cagri-salatalik-ve-domates-alirken-bu-hatalara-dusmeyin-274795</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzmandan tüketiciye çağrı! Salatalık ve domates alırken bu hatalara düşmeyin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Agronom A. Karamnova, markette taze salatalık ve domates seçimi konusunda önemli bilgiler paylaştı. Özellikle salatalık ve domates alırken dikkat edilmesi gereken noktaları vurgulayan uzman, tüketicilerin sık yaptığı hatalara karşı uyarılarda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzmandan tüketiciye çağrı! Salatalık ve domates alırken bu hatalara düşmeyin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Agronom A. Karamnova, markette taze salatalık ve domates seçimi sırasında dikkat edilmesi gereken önemli detayları açıkladı. Karamnova'ya göre, salatalık ve domates alırken yapılan basit hatalar, hem ürünün tazeliğini hem de lezzetini olumsuz etkileyebilir. Uzman, özellikle salatalık ve domatesin görünümü, dokusu ve kokusunun büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><h3>Agronom Karamnova: 'Salatalık seçerken yumuşak lekelere dikkat edin'</h3><p>Karamnova, kaliteli salatalıkların sert ve pürüzsüz kabuklu olması gerektiğini belirtti. Parlak yeşil renkteki salatalıklar, tazeliğin en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Uzman, üzerinde sarı lekeler bulunan salatalıkların aşırı olgunlaştığını ve bu yüzden tercih edilmemesi gerektiğini ifade etti. Orta boy salatalıkların daha gevrek ve lezzetli olduğunu söyleyen Karamnova, büyük boy salatalıklardan kaçınılmasını önerdi. Ayrıca, taze yeşil sapın varlığı ürünün kısa süre önce toplandığını gösteriyor. Nemli lekeler ve buruşuk kabuk ise, salatalığın bozulduğuna işaret ediyor. Salatalık seçerken hafif ve otumsu bir koku alınması gerektiğini de vurgulayan Karamnova, bu detayın ürünün taze olduğunun göstergesi olduğunu belirtti.</p><h3>Domates seçiminde renk ve kokuya odaklanın</h3><p>Domates konusunda da önemli uyarılarda bulunan Karamnova, pürüzsüz ve eşit renkte kabuğa sahip domateslerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Çatlak, çökme ve lekeli domateslerin kalitesiz olduğunu belirten uzman, domatesin orta sertlikte olması gerektiğini ifade etti. Çok sert domateslerin henüz olgunlaşmadığını, aşırı yumuşak olanların ise fazla olgunlaştığını dile getirdi. Özellikle sap kısmında yoğun ve tatlı bir aroma bulunması, domatesin taze ve lezzetli olduğunu gösteriyor. Koku eksikliği ise ürünün ya olgunlaşmadığına ya da tadının kötü olduğuna işaret ediyor. Karamnova, marketlerde sebzelerin saklama koşullarının da büyük önem taşıdığını belirterek, doğrudan güneş ışığı ya da aşırı soğuk ortamda bekletilen salatalık ve domateslerin lezzetinin bozulduğunu söyledi.</p><p>Sonuç olarak, salatalık ve domates alışverişinde Karamnova'nın önerileri dikkate alınırsa, daha taze ve lezzetli sebzeler sofralara taşınabilir. Tüketicilerin, sebze seçerken hem dış görünüşe hem de koku ve dokusuna dikkat etmesi, sağlıklı ve kaliteli ürün tercihinde büyük fark yaratıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/uzmandan-tuketiciye-cagri-675_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/7-il-icin-sari-kodlu-meteorolojik-uyari-kuvvetli-saganak-bekleniyor-274794</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[7 il için "sarı" kodlu meteorolojik uyarı! Kuvvetli sağanak bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Şanlıurfa, Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş için "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[7 il için "sarı" kodlu meteorolojik uyarı! Kuvvetli sağanak bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığının NSosyal hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan son bilgi doğrultusunda "sarı" kodla işaretlenen illerin yer aldığı Türkiye haritası paylaşıldı.</p><p>Buna göre, Şanlıurfa, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri ile Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş'ın güneyinde yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/4556-05052026b1d50886.jpg"/><p>Vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, heyelan, ulaşımda aksama, yerel dolu, yağış esnasında kuvvetli rüzgar ve fırtına ile hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/7-il-icin-sari-kodlu-mete-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/formula-1-pilotlarindan-boyun-agrisina-karsi-sasirtan-yontemler-274793</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Formula 1 pilotlarından boyun ağrısına karşı şaşırtan yöntemler]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Formula 1 sürücülerinin uyguladığı boyun egzersizleri, Atlanta'daki uzmanlar tarafından günlük hayatta boyun ağrısı yaşayanlar için de öneriliyor. Uzmanlar, özellikle masa başı çalışanların ve uzun süre ekran başında vakit geçirenlerin bu tekniklerden fayda görebileceğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Formula 1 pilotlarından boyun ağrısına karşı şaşırtan yöntemler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Formula 1 sürücülerinin zorlu yarış ortamlarında kullandığı boyun güçlendirme egzersizleri, son dönemde boyun ağrısı yaşayanlar için de umut vadediyor. Atlanta merkezli spor hekimliği uzmanı Dr. Neeru Jayanthi ve deneyimli performans koçu Antti Kontsas, hem profesyonel sürücülere hem de ofis çalışanlarına boyun sağlığını korumanın yollarını anlattı. Özellikle uzun saatler bilgisayar başında çalışanların yaşadığı 'teknoloji boynu' problemi, doğru egzersizlerle hafifletilebiliyor. Uzmanlar, F1 pilotlarının antrenman tekniklerinden ilham alınarak hazırlanan bu egzersizlerin, günlük yaşantıda boyun ağrısını azaltmada etkili olduğunu vurguluyor.</p><h3>Dr. Jayanthi: 'Boyun egzersizleri her yaşta önemli'</h3><p>Dr. Neeru Jayanthi, boyun egzersizi konusunun yalnızca profesyonel sporcular için değil, her yaştan insan için kritik olduğunu belirtiyor. Günümüzde bilgisayar ve akıllı cihaz kullanımının artmasıyla birlikte, boyun ağrısı şikayetlerinde ciddi bir artış gözleniyor. Jayanthi, ekrana uzun süre bakmanın boyun, omuz ve sırt ağrılarına yol açtığını, bu nedenle duruşun düzeltilmesi ve boyun egzersizlerinin günlük rutine eklenmesinin büyük fayda sağladığını ifade ediyor. Egzersizlerin, özellikle masa başında çalışanlar için çene çekme ve izometrik hareketler gibi basit uygulamalarla bile etkili olabileceğini belirten Jayanthi, boyun egzersizi sayesinde hem ağrıların hafiflediğini hem de olası ciddi rahatsızlıkların önüne geçilebileceğini söylüyor.</p><h3>Antti Kontsas: 'F1 pilotlarının sırrı: Güçlü boyun ve doğru antrenman'</h3><p>Performans koçu Antti Kontsas, Formula 1 sürücülerinin yarış sırasında karşılaştığı yüksek G kuvvetlerinin, boyun kaslarını ciddi şekilde zorladığını vurguluyor. Bu nedenle, F1 pilotları özel antrenman ekipmanlarıyla boyun kaslarını güçlendirmeye büyük önem veriyor. Kontsas, başın omuzlarla aynı hizada tutulduğu yan plank gibi vücut ağırlığı egzersizlerinin, boyun kaslarını güçlendirmek için etkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca, direnç bantları ve ağırlıklı kemerlerle yapılan egzersizlerin de boyun sağlığını desteklediğini söylüyor. Kontsas, boyun egzersizi yaparken kişisel sınırların bilinmesi ve egzersizlerin yavaş yavaş artırılması gerektiğini, aksi halde sakatlanma riskinin ortaya çıkabileceğini hatırlatıyor. F1 sürücülerinin haftada iki ya da üç kez, 10-15 dakikalık boyun egzersizi seanslarıyla dayanıklılık kazandığını ifade eden Kontsas, bu programların masa başında çalışanlar için de uygulanabilir olduğuna dikkat çekiyor.</p><h3>Boyun egzersizi ile 'teknoloji boynu'na karşı etkili çözüm</h3><p>Uzmanlar, 'bilgisayar boynu' veya 'teknoloji boynu' olarak bilinen modern rahatsızlığın, başın omurgadan farklı pozisyonda uzun süre durmasıyla ortaya çıktığını belirtiyor. Özellikle masa başında saatlerce oturan kişilerde, başın öne eğilmesi boyun kaslarında gerginliğe ve ağrıya neden oluyor. Dr. Jayanthi, bu durumun önüne geçmek için her 30 ila 60 dakikada bir kısa egzersizler yapılmasını öneriyor. Çene çekme hareketleri ve izometrik egzersizler, başı omurgada doğru pozisyona getirmeye yardımcı oluyor. Ayrıca, yatarken başı yatay pozisyonda tutmak gibi basit egzersizler de boyun kaslarını güçlendirebiliyor. Uzmanlar, boyun egzersizi uygulamalarının yalnızca ağrıyı hafifletmekle kalmadığını, aynı zamanda sarsıntı sonrası iyileşme sürecini de hızlandırdığını belirtiyor. Bu egzersizlerin, tenis gibi diğer sporlarda da yaralanma riskini azaltmada etkili olduğu vurgulanıyor.</p><p>Sonuç olarak, Formula 1 sürücülerinin antrenmanlarından ilham alan boyun egzersizi teknikleri, hem profesyonel sporcular hem de masa başında çalışanlar için pratik ve etkili bir çözüm sunuyor. Uzmanlar, düzenli olarak yapılan boyun egzersizlerinin, duruş bozukluklarını önlemede ve boyun ağrısını hafifletmede önemli rol oynadığını belirtiyor. Doğru tekniklerle ve kişisel sınırlar gözetilerek yapılan bu egzersizler, günlük yaşam kalitesini artırıyor ve ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/formula-1-pilotlarindan-b-214_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bahcede-karincalara-karsi-4-pratik-cozum-274792</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bahçede karıncalara karşı 4 pratik çözüm]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bahçelerde sıkça karşılaşılan karınca sorunu, bitkilerin sağlığını tehdit ediyor. Uzman agronom P. Lomonosov, karıncalardan kurtulmak için hem pratik hem de doğal yöntemler öneriyor. Bu yöntemler, bahçede kimyasal kullanımını azaltırken etkili sonuçlar sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bahçede karıncalara karşı 4 pratik çözüm]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçelerde karınca istilası, bitkilerin köklerine zarar vererek ciddi sorunlara yol açabiliyor. Uzman agronom P. Lomonosov, özellikle sera alanlarında, tarla kenarlarında ve organik gübrelerin yakınında sıkça görülen karınca probleminin çözümü için doğal yöntemler önerdi. Lomonosov, karıncaların toplandığı bölgelere kaynar su dökülmesini, bulgur kullanılmasını ve borik asit ile şeker karışımının tercih edilmesini tavsiye etti. Ayrıca, keskin kokulu bitkilerin de karıncalar üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.</p><h3>Lomonosov: 'Kaynar su ve bulgurla karınca nüfusu azalıyor'</h3><p>Karıncalardan kurtulmak isteyenler için ilk öneri, karıncaların yuvalarının bulunduğu alanlara kaynar su dökmek. Bu yöntem, böceklerin bir kısmını ortadan kaldırırken, kalanlarının bölgeden uzaklaşmasını sağlıyor. Lomonosov, ayrıca bulgurun karıncalar tarafından sindirilemediğini, karıncanın midesinde şişerek ölümüne yol açtığını belirtiyor. Bu iki yöntem, kimyasal madde kullanmadan karınca popülasyonunu önemli ölçüde azaltıyor ve çevre dostu bir çözüm sunuyor.</p><h3>Doğal bitkiler ve borik asit karışımıyla etkili savunma</h3><p>Uzman, borik asit ile şekerin 3:1 oranında karıştırılarak karıncaların bulunduğu yerlere serpilmesini de öneriyor. Bu karışım, karıncaların toplandığı alanlarda etkili bir şekilde kullanılabiliyor. Ayrıca papatya, pelin otu ve civanperçemi gibi keskin aromalı bitkiler, karıncaların sevmediği kokular yayarak onları uzak tutuyor. Bu bitkiler taze veya kurutulmuş olarak karınca yuvalarının çevresine yerleştirildiğinde, uzun süreli bir koruma sağlanıyor. Böylece bahçede karınca sorunu doğal yollarla kontrol altına alınabiliyor.</p><p>Bahçede karınca mücadelesinde doğal yöntemlerin tercih edilmesi, hem çevreyi koruyor hem de bitkilerin sağlığını güvenceye alıyor. Uzmanlar, kimyasal içerikli ürünlere başvurmadan önce bu pratik ve etkili çözümlerin uygulanmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bahcede-karincalara-karsi-477_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlarindan-megakentlere-yesil-alan-cagrisi-274791</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından megakentlere yeşil alan çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Amsterdam ve New York gibi büyük şehirlerde ağaç örtüsünün yetersiz olduğunu ortaya koydu. Yapılan araştırma, bitki eksikliğinin kentlerde yaşayanlar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurguluyor. Uzmanlar, yaşam kalitesinin artması için ağaç örtüsünün artırılması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından megakentlere yeşil alan çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya ve Almanya'dan bilim insanları, Amsterdam, New York, Buenos Aires ve Singapur gibi megakentlerde ağaç örtüsünün yetersizliğine dikkat çekti. Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada, bitki eksikliğinin şehir sakinlerinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi. Araştırmacılar, "3-30-300" kuralına göre şehirlerde her binanın en az üç ağaç görmesi, bölgedeki ağaç örtüsünün yüzde 30'u bulması ve parkların 300 metre mesafede olması gerektiğini savundu. Ancak Amsterdam, Buenos Aires ve New York'ta yapıların yalnızca üçte biri bu kurala uyuyor. Ağaç örtüsü anahtar kelimesi, araştırmanın merkezinde yer alıyor ve kentlerdeki sıcaklık artışının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.</p><h3>Seattle ve Singapur'da ağaç örtüsü öne çıkıyor</h3><p>Araştırmaya göre, Seattle'da yapıların yüzde 45'i, Singapur'da ise yüzde 75'i yeterli ağaç örtüsüne sahip bölgelerde bulunuyor. Bu oran, şehirlerin iklim koşullarına uyum sağlamasında ve halk sağlığının korunmasında önemli bir avantaj sağlıyor. Özellikle Singapur'un yüksek ağaç örtüsü, kentteki yaşam kalitesini artırıyor ve sıcaklıkların etkisini azaltıyor. Uzmanlar, bu şehirlerin yeşil alan planlamasında örnek teşkil ettiğini vurguluyor.</p><h3>New York ve Amsterdam'da ağaç örtüsü yetersiz kaldı</h3><p>New York ve Amsterdam'da ise ağaç örtüsü ciddi oranda eksik. Her ne kadar bazı binalardan ağaçlar görünse de, genel olarak şehirler bu alanda geride kalıyor. Parklara erişim açısından da New York ve Buenos Aires'in dezavantajlı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, yaşam kalitesini yükseltmek için ağaç örtüsünün yüzde 40'a çıkarılması gerektiğini ifade ediyor. Araştırmacılar, megakentlerde ağaç örtüsü artırılmadığı sürece sıcaklık kaynaklı sorunların büyüyeceği uyarısında bulunuyor.</p><p>Sonuç olarak, bilim insanları ağaç örtüsünün artırılmasının şehirlerde yaşayan herkesin sağlığı ve refahı için kritik önemde olduğunu belirtiyor. Megakentlerin sürdürülebilir geleceği için yeşil alanların artırılması gerektiği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bilim-insanlarindan-megak-163_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-su-anda-kararimiz-savasi-sona-erdirmeye-odaklanmak-274790</link>
      <pubDate>2026-05-05T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran: Şu anda kararımız, savaşı sona erdirmeye odaklanmak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "Şu anda kararımız, savaşı sona erdirmeye odaklanmaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran: Şu anda kararımız, savaşı sona erdirmeye odaklanmak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Daha önceki tecrübelere dayanarak, üzerinde anlaşmaya varılamayan karmaşık konularla vakit kaybetmek istemediklerini belirten Bekayi, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Şu anda kararımız, savaşı sona erdirmeye odaklanmaktır. Çünkü bu durum hem İran halkı hem de bölge ve uluslararası toplum için endişe kaynağıdır."</p><p><b>"İRAN'IN KÖRFEZ'DEKİ ÜLKELERE KARŞI HERHANGİ BİR DÜŞMANLIĞI YOK"</b></p><p>ABD'nin bölgedeki askeri varlığının güvensizlik oluşturduğuna ve bu durumun ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkeleri de tehlikeye attığına işaret eden Bekayi, "İran'ın Fars (Basra) Körfezi'nin güneyindeki ülkelere karşı herhangi bir düşmanlığı yok." dedi.</p><p>İranlı sözcü, Basra Körfezi'ne komşu devletlerle ilişkilerin karşılıklı saygı ve çıkar temelinde yürütüldüğünü ifade etti.</p><p>Bekayi ayrıca İran halkının hiçbir zaman baskıya boyun eğmeyeceğini ve teslim olmayacağını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/iran-su-anda-kararimiz-sa-204_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-tedarik-zincirinde-yeni-donem-2026da-abd-uretimi-basliyor-274789</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple, tedarik zincirinde yeni dönem! 2026'da ABD üretimi başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple, küresel çip krizinin etkilerini azaltmak ve TSMC'ye olan bağımlılığını kırmak için Intel ve Samsung ile yeni tedarik görüşmeleri başlattı. Şirket, tedarik zincirindeki riskleri azaltmak amacıyla önemli adımlar atıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple, tedarik zincirinde yeni dönem! 2026'da ABD üretimi başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan teknoloji devi Apple, çip tedarikinde yaşanan küresel sıkıntılar nedeniyle Intel ve Samsung ile yeni görüşmelere başladı. Şirket, son yıllarda yalnızca TSMC üzerinden yürüttüğü çip üretimini daha fazla tedarikçiye yaymayı hedefliyor. Bu adım, Apple'ın tedarik zincirindeki esnekliğini artırmak ve tek bir üreticiye bağlı kalmanın getirdiği riskleri azaltmak amacıyla atıldı. Şu an için somut bir sipariş bulunmasa da, Intel'in Apple için yeniden işlemci üretme ihtimali teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.</p><h3>Apple, TSMC'ye bağımlılığını azaltmaya çalışıyor</h3><p>Apple, uzun süredir kendi tasarladığı SoC'leri yalnızca TSMC'ye ürettiriyor. Son nesil iPhone, iPad ve Mac cihazlarında kullanılan çipler, Tayvan merkezli TSMC'nin 3 nanometre teknolojisiyle üretiliyor. Ancak şirket, TSMC'ye olan bu derin bağımlılığı artık riskli buluyor. Özellikle Tayvan çevresindeki jeopolitik gerilimler ve küresel çip sıkıntısı, Apple'ın tedarik zincirinde yeni arayışlara yönelmesine yol açtı. CEO Tim Cook, çip eksikliğinin şirketin büyümesini yavaşlattığını ve tedarik zincirinin alışılmışın altında bir esneklik gösterdiğini açıkça dile getirdi. Apple, daha önce ekran ve diğer önemli bileşenlerde uyguladığı çoklu tedarikçi stratejisini şimdi çip üretiminde de devreye sokmak istiyor.</p><h3>Intel ve Samsung, Apple'ın yeni çip tedarikçileri olabilir</h3><p>Bloomberg'in haberine göre, Apple, iPhone, iPad ve Mac'lerde kullanılacak çiplerin üretimi için Intel ve Samsung ile ilk görüşmeleri gerçekleştirdi. Henüz kesinleşmiş bir sipariş veya anlaşma bulunmamakla birlikte, bu temaslar Apple'ın tedarik zincirinde çeşitliliğe verdiği önemi gösteriyor. Intel, uzun yıllardır sözleşmeli üretim işini büyütmeye çalışıyor ve Apple'dan alınacak olası bir sipariş, şirket için büyük bir başarı anlamı taşıyor. Diğer yandan, Samsung da çip üretiminde TSMC'nin ardından ikinci sırada yer alıyor. Ancak iki şirketin de şu an için TSMC'nin üretim kapasitesi ve teknolojik olgunluğuna tam anlamıyla ulaşamadığı belirtiliyor. Buna rağmen, Apple'ın tedarik zincirini güçlendirme çabaları, sektörde dengeleri değiştirebilir.</p><h3>ABD'de üretim artıyor, küresel çip krizine karşı adımlar hızlanıyor</h3><p>Apple ve TSMC, ABD'nin Arizona eyaletinde 2026'dan itibaren daha büyük ölçekte çip üretmeyi planlıyor. Bu hamle, şirketin tedarik zincirini çeşitlendirme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak Arizona'daki üretimin, Apple'ın toplam ihtiyacının yalnızca küçük bir bölümünü karşılayacağı vurgulanıyor. Küresel çip krizinin etkileri devam ederken, Apple gibi büyük şirketlerin tedarik zincirini güçlendirme ve riskleri azaltma yönündeki adımları, sektörde yeni iş birliklerinin ve rekabetin önünü açıyor. Özellikle yapay zeka ve yüksek performanslı bilgisayarlara olan talebin artması, çip üreticileri arasındaki rekabeti daha da kızıştırıyor. Apple'ın Intel ve Samsung ile yürüttüğü görüşmelerin, önümüzdeki dönemde somut sonuçlar doğurup doğurmayacağı ise merak konusu.</p><p>Sonuç olarak, Apple'ın Intel ve Samsung ile başlattığı görüşmeler, şirketin tedarik zincirinde yaşanan sorunlara karşı aldığı önlemlerin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Küresel çip krizinin etkileri sürerken, Apple'ın tedarik stratejisinde atacağı yeni adımlar, hem şirketin geleceği hem de sektörün genel dengeleri açısından yakından takip ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/apple-tedarik-zincirinde--976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sicak-mi-soguk-dus-mu-bilim-hangisini-oneriyor-274788</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıcak mı soğuk duş mu? Bilim hangisini öneriyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Duş alışkanlıkları, özellikle sıcak ve soğuk duş tercihi, sağlık üzerinde önemli etkilere yol açabiliyor. Uzmanlar, maksimum fayda ve minimum risk için kombinasyonel bir yaklaşımı savunuyor. Sıcak-soğuk duşun etkileri ve öneriler haberimizde.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıcak mı soğuk duş mu? Bilim hangisini öneriyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duş alırken sıcak su mu yoksa soğuk su mu tercih edilmeli sorusu, hem günlük yaşamda hem de sağlık alanında sıkça gündeme geliyor. Dermatologlar ve fizyologlar, duşun sıcaklığı konusunda net bir görüş birliğine varmış değil. Ancak bilimsel araştırmalar, her iki duş türünün de vücut üzerinde farklı etkiler yarattığını gösteriyor. Sıcak duş, özellikle kasları gevşetiyor, kan dolaşımını hızlandırıyor ve uykuya geçişi kolaylaştırıyor. Buna karşılık, soğuk duş ise canlandırıcı etkisiyle öne çıkıyor, metabolizmayı tetikliyor ve kısa süreli bir enerji artışı sağlıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir duş alışkanlığı için her iki yöntemi bir arada kullanmanın en doğru yaklaşım olacağını belirtiyor.</p><h3>Dermatologlar: Sıcak duş rahatlatıyor, risklere dikkat</h3><p>Sıcak duşun vücut üzerindeki olumlu etkileri arasında kas yorgunluğunu azaltmak ve damarları genişleterek kan dolaşımını iyileştirmek yer alıyor. Ayrıca sıcak duş, gevşemeye yardımcı olarak daha kaliteli bir uykuya geçişi kolaylaştırıyor. Ancak sıcak duşun cilt ve saçları kurutma riski bulunuyor. Ani kan basıncı düşüşü nedeniyle bazı kişilerde baş dönmesi ve nadiren de olsa bayılma yaşanabiliyor. Uzmanlar, özellikle tansiyon veya kalp rahatsızlığı olanların sıcak duş sırasında dikkatli olmalarını öneriyor. Sıcak duşun ardından vücudu serinletmek, bu olası riskleri azaltmada etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.</p><h3>Fizyologlardan öneri: Sıcak duş sonrası kısa soğuk duş en sağlıklısı</h3><p>Soğuk duş, belirgin bir uyarıcı etki yaratıyor ve noradrenalin salınımı sayesinde hafif bir antidepresan etki gösterebiliyor. Ayrıca soğuk su, metabolizmayı hızlandırıp kan dolaşımını artırıyor. Ancak çok soğuk suya ani maruz kalmak, özellikle hazırlıksız kişilerde tehlikeli şoklara yol açabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, duşu sıcak suyla başlatıp kısa bir soğuk duşla sonlandırmanın en sağlıklı seçenek olduğunu vurguluyor. Aşırı sıcak havalarda bile buz gibi su yerine serin suyun tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Çünkü aşırı soğuk su, vücut iç sıcaklığını hızla düşürmeyip kalp-damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabiliyor. Sıcak-soğuk duş kombinasyonu ise hem rahatlama hem de canlanma hissi sunarak dengeli bir çözüm sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, duş alışkanlıklarında sıcak-soğuk duş dengesini gözetmek, hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından önemli. Uzmanlar, kişinin kendi sağlık durumunu göz önünde bulundurarak en uygun duş sıcaklığını belirlemesini öneriyor. Böylece hem sıcak duşun rahatlatıcı hem de soğuk duşun canlandırıcı etkilerinden maksimum fayda sağlanabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/sicak-mi-soguk-dus-mu-bil-142_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kepezde-motosiklet-kuryesi-otomobille-carpisti-hayatini-kaybetti-274787</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kepez'de motosiklet kuryesi otomobille çarpıştı, hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kepez ilçesinde otomobille çarpışan motosikletteki kurye hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kepez'de motosiklet kuryesi otomobille çarpıştı, hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakan Yenisolak yönetimindeki 34 HYL 405 plakalı motosiklet, Dumlupınar Bulvarı yan yolda sürücüsü öğrenilemeyen 34 GSG 252 plakalı otomobille çarpıştı.</p><p>İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41295633.jpg"/><p>Kurye olarak çalışan Yenisolak, sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanedeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41295634.jpg"/><p>Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan cenaze otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/kepezde-motosiklet-kuryes-304_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274786</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/bakan-ersoy-hidirellez-ulkemize-saglik-huzur-ve-bereket-getirmesini-diliyorum-274786</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Hıdırellez ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Hıdırellez'in ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyor, bu anlamlı günün bölgemizde ve dünyada barış, karşılıklı anlayış ve ortak değerler etrafında buluşmaya katkı sağlamasını temenni ediyorum." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Ersoy: Hıdırellez ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hıdırellez&#39;in yalnızca baharın gelişi değil, aynı zamanda yüzyıllardır bu topraklarda paylaşılan bir hafızanın, birlikte yaşama kültürünün ve ortak umutların ifadesi olduğunu belirtti.</p><p><b>Bakan Ersoy, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Anadolu&#39;nun dört bir yanında yakılan her ateş, tutulan her dilek kültürümüzün canlılığını, sürekliliğini ve kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bağlarını hatırlatmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu toprakların köklü geleneklerini korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en doğru şekilde aktarmayı sürdürüyoruz. Hıdırellez&#39;in ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyor, bu anlamlı günün bölgemizde ve dünyada barış, karşılıklı anlayış ve ortak değerler etrafında buluşmaya katkı sağlamasını temenni ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bakan-ersoy-hidirellez-ul-772_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274785</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turkiye-artik-kurallari-belirleyen-kuresel-bir-guctur-274785</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye artık kuralları belirleyen küresel bir güçtür]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye artık takip eden değil, oyunu kuran ve kuralları belirleyen bir aktör olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde küresel bir güçtür." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye artık kuralları belirleyen küresel bir güçtür]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, NSosyal hesabından, İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen &quot;SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı&quot; dolayısıyla paylaşımda bulundu.</p><p>Savunma sanayisinde dışa bağımlılığın yüzde 80&#39;den yüzde 20&#39;ye indiğini, bu alanda ihracatın 10 milyar doları aştığını ve sektör hacminin 20 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu tablo bir istatistik değil, vizyoner liderlik, stratejik akıl ve sahada üreten güçlü bir iradenin eseridir. Türkiye artık takip eden değil, oyunu kuran ve kuralları belirleyen bir aktör olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde küresel bir güçtür. Türkiye Yüzyılı, kararlılığın, teknolojik atılımın ve küresel iddianın adı olmaya devam edecek.&quot;</p><p>Yılmaz paylaşımında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının savunma sanayisine yönelik hazırladığı videoya da yer verdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/cumhurbaskani-yardimcisi--744_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274784</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bilim-insanlarindan-sac-buyumesinde-devrim-yaratan-kesif-274784</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından saç büyümesinde devrim yaratan keşif]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, saç büyümesinin yalnızca hücre bölünmesiyle yukarıya itildiği klasik görüşü sarsan yeni bulgulara ulaştı. Gerçek zamanlı 3D mikroskopiyle yapılan araştırmada, saç folikülündeki dış katmanların spiral hareketiyle saçın yukarıya aktif biçimde çekildiği ortaya çıktı. Bu keşif, saç biyolojisi ve kellik tedavisi alanında yeni umutlar doğurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanlarından saç büyümesinde devrim yaratan keşif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, saç büyümesinin ardındaki mekanizmayı kökten değiştiren dikkat çekici bir keşfe imza attı. Son araştırmalar, saçların yalnızca saç folikülündeki hücrelerin bölünmesiyle yukarıya doğru itildiği geleneksel teorinin ötesine geçti. Yeni bulgulara göre, saç büyümesi süreci çok daha karmaşık bir yapıya sahip ve bu süreçte folikülün dış katmanları, saç telini yukarıya doğru aktif olarak çekiyor. Araştırmacılar, gerçek zamanlı 3D mikroskopi teknolojisiyle saç folikülünde yaşanan dinamikleri detaylı şekilde gözlemledi. Elde edilen veriler, saç büyümesinde "çekme" kuvvetinin, "itme"den çok daha etkili olduğunu gösterdi. Bu gelişme, saç biyolojisinin temel prensiplerini yeniden tanımlıyor.</p><h3>Saç folikülünde spiral hareket: Bilim insanları şaşırttı</h3><p>Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, saç folikülünün dış kök örtüsünün aşağıya doğru spiral bir hareket gerçekleştirmesi oldu. Bu hareket, saç telinin ve iç yapıların yukarıya doğru çekilmesini sağlıyor. Bilim insanları, bu sürecin minyatür bir motor gibi çalıştığını belirtti. Araştırmada, foliküldeki aktin protein ağlarının bu çekme hareketinde kilit rol oynadığı tespit edildi. Aktin ağlarının bozulması, saç büyümesinde yüzde 80'in üzerinde azalmaya yol açtı. Bu oran, büyüme mekanizmasının ne kadar hassas ve karmaşık olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, hücre bölünmesinin durdurulması veya folikülün bir kısmının çıkarılması halinde bile saçın yukarıya hareket etmeye devam ettiğini gözlemledi. Bu da "çekme" mekanizmasının baskınlığını net biçimde gösterdi.</p><h3>Yeni bulgular kellik tedavisine umut oldu</h3><p>Bu çığır açan keşif, saç biyolojisi ve saç büyümesi alanında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Elde edilen bilgiler, kellik tedavisi, ilaç testleri ve rejeneratif tıp uygulamalarında yeni yöntemlerin geliştirilmesine kapı aralıyor. Bilim insanları, saç büyümesinin temelinde yatan bu yeni mekanizmanın, saç dökülmesine karşı daha etkili tedavilerin önünü açabileceğini vurguladı. Ayrıca, saç folikülündeki spiral hareketin ve aktin protein ağlarının detaylı biçimde incelenmesi, ileride saç kaybı yaşayan bireyler için umut verici sonuçlar doğurabilir. Araştırmanın sonuçları, bilimsel çevrelerde büyük heyecan yarattı ve saç büyümesiyle ilgili klasik yaklaşımların sorgulanmasına neden oldu.</p><p>Sonuç olarak, saç büyümesinin ardındaki bu yeni mekanizma, hem temel bilimsel anlayışta hem de tıbbi uygulamalarda önemli değişikliklerin habercisi olarak öne çıkıyor. Bilim insanlarının bulguları, saç kaybıyla mücadelede yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine öncülük edebilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bilim-insanlarindan-sac-b-718_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274783</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-siber-guvenlik-kurulu-toplantisina-baskanlik-etti-274783</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti.</p><p><b>SİBER GÜVENLİK BAŞKANLIĞININ YENİ YAPISI TÜRKİYE'NİN DİJİTAL EKOSİSTEMİNE GÜÇ KATACAK</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan "Siber Güvenlik Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41295216.jpg"/><p>Kararname ile Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığının teşkilat yapısında değişikliğe gidildi ve Başkanlığın görev tanımına "dijital devlet" ibaresi eklendi. Bu kapsamda Başkanlık, siber güvenliğin yanı sıra dijital devlet alanında da mevzuat çalışmalarını yürütecek, ulusal stratejiler ile eylem planlarını hazırlayacak.</p><p>Ayrıca kamuda yapay zeka uygulamalarına yönelik yetkiler de Siber Güvenlik Başkanlığında toplandı ve başkanlık bünyesinde Kamu Yapay Zeka ile Dijital Devlet Genel Müdürlükleri kuruldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/cumhurbaskani-erdogan-sib-773_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274782</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/milan-skriniardan-fenerbahceye-kotu-haber-konyaspor-macinda-yok-274782</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milan Skriniar'dan Fenerbahçe'ye kötü haber! Konyaspor maçında yok]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Milan Skriniar, sakatlığı nedeniyle Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında oynanacak Konyaspor maçında forma giyemeyecek. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milan Skriniar'dan Fenerbahçe'ye kötü haber! Konyaspor maçında yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de Milan Skriniar'ın sakatlığı devam ediyor. Sarı-lacivertlilere, 31 yaşındaki futbolcudan kötü haber geldi.</p><p>TRT Spor'un haberine göre, sakatlığı nedeniyle Başakşehir maçında forma giyemeyen deneyimli stoper, Konyaspor maçını da kaçıracak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/mankurtarldkurtarld-0505202691f0dd6a.jpg"/><p>Milan Skriniar, deplasmanda oynanacak Konyaspor maçında sakatlığı sebebiyle forma giyemeyecek. Skriniar'ın takıma destek olmak amacıyla kafilede olup olmayacağı ise Cuma günü netlik kazanacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/cb71de7879084c85bb0c-05052026df596e55.jpg"/><p>Fenerbahçe'de bu sezon 40 maçta süre bulan Milan Skriniar, 2 gol attı ve 1 asist yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/milan-skriniardan-fenerba-129_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274781</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-mainzten-nadiem-amiriyi-transfer-etmek-istiyor-ancak-okan-buruk-onay-vermedi-274781</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Mainz'ten Nadiem Amiri'yi transfer etmek istiyor ancak Okan Buruk onay vermedi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gelecek sezon için çalışmalarını sürdüren Galatasaray cephesinde yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Sarı kırmızılı ekip, Mainz forması giyen 29 yaşındaki futbolcu Nadiem Amiri transfer listesine ekledi. Ancak teknik direktör Okan Buruk transfere ikna olmadı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray, Mainz'ten Nadiem Amiri'yi transfer etmek istiyor ancak Okan Buruk onay vermedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, transfer çalışmalarına devam ediyor. Sarı-kırmızılılar için Almanya'dan Nadiem Amiri iddiası gündeme geldi.</p><p><b>GALATASARAY'IN LİSTESİNDE</b></p><p>Sky'da yer alan habere göre, Mainz forması giyen Nadiem Amiri, Galatasaray'ın transfer listesinde yer alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/mankurtarldkurtarld-050520266c133eeb.jpg"/><p><b>AYRILIK BEKLENİYOR</b></p><p>29 yaşındaki futbolcunun sezon sonunda Mainz'dan ayrılması bekleniyor ve Galatasaray da Amiri ile ilgileniyor.</p><p><b>OKAN BURUK İKNA OLMADI</b></p><p>Amiri konusunda Galatasaray'da iki farklı görüş olduğu öne sürüldü. Alman orta saha oyuncusunun transferini isteyenler ve Okan Buruk. Okan Buruk'un, Nadiem Amiri transferine şu anda tam anlamıyla ikna olmadığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/25c88c1d763849ec83e3-050520264b571daf.jpg"/><p><b>BU SEZONKİ KARNESİ</b></p><p>Mainz forması altında bu sezon 33 maçta süre bulan Nadiem Amiri, 16 gol ve 4 asist ile 20 kez skor katkısı sağladı.</p><p><b>GÜNCEL PİYASA DEĞERİ</b></p><p>Mainz ile 2028 yılına kadar sözleşmesi bulunan deneyimli oyuncunun, güncel piyasa değeri 17 milyon euro olarak gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/galatasaray-mainzten-nadi-932_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274780</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tekirdag-merkezli-3-ilde-guzellik-merkezi-operasyonu-14-gozalti-274780</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tekirdağ merkezli 3 ilde "güzellik merkezi" operasyonu: 14 gözaltı ]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Tekirdağ merkezli 3 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, güzellik merkezleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı öne sürülen 14 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tekirdağ merkezli 3 ilde "güzellik merkezi" operasyonu: 14 gözaltı ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Süleymanpaşa ilçesinde faaliyet gösteren güzellik merkezinin vatandaşları "cazip kampanya" ve "uygun fiyat" vaatleriyle iş yerlerine çektiği, burada mağdurları karmaşık sözleşmelerle bağladığı tespit edildi.  </p><p>Şüphelilerin işlem sırasında mobil bankacılık üzerinden kredi kartı şifrelerini ele geçirerek mağdurların hesaplarından yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği belirlendi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41290423.jpg"/><p>Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucu şebekenin Elazığ, Afyonkarahisar, Çorum, Kırıkkale, İstanbul Silivri ve Niğde'deki şubeleri üzerinden de benzer faaliyetleri organize şekilde yürüttüğü tespit edildi. Soruşturma kapsamında MASAK raporları, HTS kayıtları ve güvenlik kamerası görüntüleri incelendi. Şüphelilere yönelik Tekirdağ merkezli İstanbul ve Çorum olmak üzere 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41290422.jpg"/><p>Şüphelilerin ikametleri ve iş yerlerinde yapılan aramalarda suçta kullanıldığı değerlendirilen 16 cep telefonu, çok sayıda sim kart, 2 bilgisayar ile şirket kuruluş evrakları ve noter belgeleri ele geçirildi.  </p><p>Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/tekirdagda-guzellik-merke-777_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/aci-ailesi-eylem-toku-yalanladi-oyle-bir-anlasmamiz-yok-274779</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aci ailesi Eylem Tok'u yalanladı: Öyle bir anlaşmamız yok]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Eyüpsultan'da 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, Eylem Tok'un "aileyle helalleştik" mektubuna yanıt verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aci ailesi Eylem Tok'u yalanladı: Öyle bir anlaşmamız yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Baba Özer Aci, ''Biz kan bağı varisleriyiz. İnsani bir davranış olarak benimle irtibata geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. 2 yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu?'' dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/detay-05052026abfd3df4.jpg"/><p>İstanbul Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 gecesi meydana gelen kazada, Timur Cihantimur'un kullandığı araç Oğuz Murat Aci'ye çarpmıştı. Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci hayatını kaybederken Cihantimur ile annesi Eylem Tok birlikte ABD'ye kaçmıştı. Hakkında kırmızı bülten çıkartılan anne ve oğlu, 2024 yılında Boston'da yakalanarak gözaltına alınmıştı. ABD'de tutuklu bulunan Eylem Tok, cezaevinden bir mektup yazdı ve Tok'un yazdığı bu mektup avukatı aracılığıyla sosyal medyada paylaşıldı. Eylem Tok mektubunda kullandığı "Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim'' ifadeleri Aci ailesini çileden çıkardı.  </p><p><b>"İNSANİ BİR DAVRANIŞ OLARAK BENİMLE BİR İRTİBATA GEÇMEDİLER, BU SAATTEN SONRA GEÇEMEZLER DE''</b></p><p>Eylem Tok'un mektubunda öne sürdüğü 'aileyle helalleştik' iddialarına yanıt veren baba Özer Aci,  "Eylem Tok'lar yaklaşık iki yıldır Amerika'da hapisteler. Yasal varisler dediği bir buçuk yaşındaki çocuk ve bir buçuk yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Bu anlaşmayı, bir yıl önce yaptılar. Bir yıl önce Mayıs ayında, yine böyle bir Mayıs ayıydı; bir para ödendiği söylenmişti. Sonradan para rakamları ortaya çıktı. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. İki yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu? Kendi çocuğu iyi de bizim çocuklarımız kötü çocuk mu? 'Ben olay yerine gitmedim' diyor utanmadan. Çocuğunu olay yerinden aldın gittin, 'telefonu almadım' diyor, peki telefon kimin arabasında çıktı Eylem Tok? Bunu niye izah etmiyorsun?'' şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69798902-05052026f1e53f89.jpg"/><p><b>''BEN OĞLUMUN MADDİ VE MANEVİYATINI SATACAK KADAR ALÇALMADIM''</b></p><p>Baba Özer Aci konuşmasının devamında, ''Bunu da izah etsin. Aradan neredeyse iki yıl geçmiş yeni mi aklı başına geliyor? Yazıklar olsun. Bu olaylar bugün mü hatırına geldi? Vicdani rahatsızlık duymalar vicdanlarını rahatlatacakmış, yumuşatacakmış. Ben bugün yine mezardan geldim. Oğlumun mezarında gözyaşı döktüm. Onun çocuğu yaşıyor şükretsin. Ben konuşmalarımda 'kendi çocuğunu diri diri toprağa gömdüler. Gelsin şu adalete teslim olsunlar' dedim. Gelmediler. Çekecekler, Allah beter eylesin. Çekecekler, çekmek zorundalar. Kusura bakmasınlar. Ben onlardan şunu beklerdim; bir insani, bir merhametli davranış. İki sayfa mektup yazıyor, kendi evladından bahsediyor. Bana ne senin evladın, benim evladım ölmüş. Benim bir buçuk yaşında evladım yetim kalmış. İnsafsızlar, merhametsizler, vicdansızlar. Varisleriyle anlaşmışlar, neyle anlaşılır? Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım. Hiçbir zaman da alçalmam. Eğer bir para, bir şey alınırsa da bunu açık açık hiç çekinmeden söylerim. Allah'ıma şükürler olsun ona da bir ihtiyacım yok'' dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aaw69798904-05052026e33f24fc.jpg"/><p><b>''HER ŞEY CEP TELEFONU KAYITLARINDA ÇIKACAKTIR"</b></p><p>Eylem Tok'un mektubundan yer alan "olay yerine gitmedim, telefon almadım" sözleriyle ilgili olarak da konuşan Baba Özer Aci,  "Doğru söylüyor, gerçekler açık olarak raporlarda yer almaktadır; kendi telefonu, getirdi şoförü polise teslim etti. Kendi aracından çıktı 'Ben almadım' dediği telefon. O zaman onun telefonu o arabada ne geziyor? Peki orada yaralıları kime teslim etmiş? Oğlu ölü var, ölü SOS kayıtlarında var. Peki neden o zaman 'Anne burada bir yaralı var, ağır yaralı ölüyor, babamı çağırın yarasına bir parmak basın' niye dememiş? Neden kaçıyor, neden? İnsani davranış olarak hareket etseydi benim çocuğum şu an yaşıyordu. Eylem Tok olayın olduğu noktada takılı kalmış. Benim çocuğum 81 dakika sonra hastaneye gidiyor. İstanbul'da 9 dakika 112'nin hizmeti. Kusura bakmasın, iyi marifet etmiş olay yerine gitmemiş. Ben gittiğinden eminim. Her şey cep telefonu kayıtlarında çıkacaktır. Onun mahkemesi de 13 Temmuz'da var, orada hesap verecektir" ifadelerini kullandı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aci-ailesi-eylem-toku-yal-833_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274778</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hizmet-etmiyorlar-birde-engel-oluyorlar-arnavutkoyde-hizmete-ibb-engeli-274778</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hizmet etmiyorlar, birde engel oluyorlar! Arnavutköy‘de hizmete İBB engeli]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Haraççı Kavşağı'nda Arnavutköy Belediyesi'nin başlattığı peyzaj çalışması, İBB ekiplerinin müdahalesiyle durduruldu. Uzun süredir düzenleme yapılmayan alanda başlatılan çalışma da yarım bırakıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hizmet etmiyorlar, birde engel oluyorlar! Arnavutköy‘de hizmete İBB engeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arnavutköy Belediyesi tarafından Haraççı Kavşağı'nda çalışması başlanan peyzaj düzenlemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin müdahalesiyle engellendi. Arnavutköy Belediyesi ekipleri, kavşakta çevre düzeni ve görsel iyileştirme sağlamak amacıyla çalışma başlatırken, İBB ekipleri alana gelerek uygulamaya izin vermedi. Kavşağın kendi sorumluluk alanlarında olduğunu belirten ekipler, başlatılan çalışmayı da durdurdu. Yaşanan müdahale sırasında CHP'li meclis üyelerinin de sahada yer alması dikkat çekti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69799203-05052026d301a3c0.jpg"/><p><b>"NE ZAMAN HİZMETE BAŞLASAK MÜDAHALE EDİLİYOR"</b></p><p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Davut Paralı, "İBB yönetimine defalarca buradaki çalışmanın yapılması gerektiğini bildirdik. Ancak iki yıldır herhangi bir çalışma yapılmadığı gibi verilen sözler de tutulmadı. Buna istinaden Belediye Başkanımız Mustafa Candaroğlu'nun talimatlarıyla çalışmalara başladık. Ne zaman ki hizmet üretimine başladık, CHP'li meclis üyeleri ve İBB zabıtası çalışma yapan işçilerimize fiziki müdahalede bulundu. Hizmeti engellemeye yönelik bu hareketi üzülerek kınıyoruz. Yaşanan bu olay üzerine İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Belediye Başkanımız Mustafa Candaroğlu'nu arayarak iki aylık süre talep etmiş ve bu süre içerisinde çalışmanın tamamlanacağı yönünde söz vermiştir. Belediye Başkanımız da bu söze istinaden Arnavutköy Belediyesi ekiplerinin çalışmalarını durdurarak iki aylık bir müsaade vermiştir. Arnavutköy Belediyesi olarak İBB tarafından verilen sözlerin takipçisi olacağımızı ve verilen süre içerisinde çalışmaların yapılmaması durumunda Haraççı'da olduğu gibi ilçemizin diğer noktalarında da Arnavutköy Belediyesi olarak takipçisi olacağız ve hizmet üretmeye devam edeceğimizi bildiririz" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69799209-050520267a56a18b.jpg"/><p>Bölgede uzun süredir İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından herhangi bir peyzaj düzenlemesinin hayata geçirilmemiş olması dikkat çekerken, başlatılan çalışmanın da durdurulması "hizmetin aksadığı" yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi. Planlanan peyzaj düzenlemesinin hayata geçirilememesiyle birlikte, Haraççı Kavşağı'nda hem mevcut eksiklikler giderilemedi hem de başlatılan çalışma sonuçsuz kaldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69799207-0505202639d5ab4f.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69799206-0505202629a90536.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/hizmet-etmiyorlar-birde-e-576_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274777</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/athletic-bilbaonun-yeni-teknik-direktoru-edin-terzic-274777</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Athletic Bilbao'nun yeni teknik direktörü Edin Terzic]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[İspanyol ekibi Athletic Bilbao, teknik direktörlük görevine Edin Terzic'in getirildiğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Athletic Bilbao'nun yeni teknik direktörü Edin Terzic]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>La Liga ekibi Athletic Bilbao, yeni sezondan itibaren geçerli olmak üzere Alman teknik direktör Edin Terzic ile 2 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı.</p><p>İspanya La Liga takımlarından Athletic Bilbao, sezonun tamamlanmasının ardından Alman Teknik Direktör Edin Terzic'in takımın başına geçeceğini açıkladı. 43 yaşındaki çalıştırıcı ile 2 yıllık anlaşma sağlandığı duyuruldu.</p><p>Terzic, daha önce Beşiktaş'ta Teknik Direktör Slaven Bilic'in yardımcılığını yapmıştı.</p><p>Genç teknik adam, son olarak 2022-2024 yılları arasında Borussia Dortmund'u çalıştırdı. Bu dönemde çıktığı 96 maçta 55 galibiyet, 20 beraberlik ve 21 mağlubiyet alarak 1.93 puan ortalaması yakaladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/athletic-bilbaonun-yeni-t-617_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274776</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/valvedan-almanyada-buyuk-oyun-engeli-borderlands-ve-900-baslik-erisime-kapandi-274776</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Valve'dan Almanya'da büyük oyun engeli! Borderlands ve 900 başlık erişime kapandı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Valve, Almanya'daki Steam mağazasında gençlik koruma düzenlemeleri kapsamında yaklaşık 900 oyunu erişime kapattı. Bu engelleme dalgası, aralarında Tales from the Borderlands gibi popüler başlıkların da bulunduğu çok sayıda oyunu etkiledi ve Alman oyunseverler için ciddi bir mağaza daralmasına yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Valve'dan Almanya'da büyük oyun engeli! Borderlands ve 900 başlık erişime kapandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da oyunseverler, Valve'ın Steam mağazasında uyguladığı geniş kapsamlı engelleme nedeniyle büyük bir şok yaşadı. 29 Nisan 2024'te, Valve tarafından Almanya'daki Steam mağazasından yaklaşık 900 oyun birden kaldırıldı. Bu karar, ülkede yürürlükte olan gençlik koruma düzenlemelerine uygun olmayan başlıkların erişime kapatılması sonucunda alındı. Engellenen oyunlar arasında, dünya çapında tanınan Tales from the Borderlands ve daha birçok popüler yapım da yer aldı. Valve'ın bu hamlesi, Almanya'daki oyuncu topluluğunda geniş yankı uyandırdı ve mağazadaki içerik çeşitliliğini ciddi şekilde azalttı.</p><h3>Valve, gençlik koruma yasaları nedeniyle 900 oyunu kaldırdı</h3><p>Valve'ın aldığı bu kararın arkasında, Almanya'da son yıllarda sıkılaştırılan gençlik koruma yasaları bulunuyor. Ülkede geçerli bir yaş sınırlaması olmayan oyunların, kamuya açık olarak satışa sunulması ve tanıtılması yasak. Bu nedenle, Steam mağazasında bulunan ve yaş doğrulaması için gerekli belgeleri eksik olan başlıklar topluca erişime kapatıldı. Valve, geçtiğimiz yıl sonunda bu tür düzenlemelere daha sıkı uyacağını duyurmuştu. Son engelleme dalgası, yalnızca küçük yapımları değil, aynı zamanda Tales from the Borderlands gibi yüksek puanlı ve geniş bir oyuncu kitlesine sahip oyunları da etkiledi. Bu gelişme, Almanya'da dijital oyun dağıtımında yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.</p><h3>Tales from the Borderlands ve popüler oyunlar artık erişilemez</h3><p>Engellenen oyunlar arasında en çok dikkat çekenlerden biri, yayıncı 2K'nın Tales from the Borderlands adlı oyunu oldu. Metacritic'te 85 puan alarak serinin en iyi yan oyunlarından biri olarak öne çıkan bu başlık, geliştirici Telltale Games'in iflası ve yeniden yapılanması nedeniyle gerekli gençlik koruma belgelerinin sunulamaması sonucu mağazadan kaldırıldı. Orijinal ekipten kimsenin süreci yönetmemesi, oyunun Almanya'da kalıcı olarak erişilemez hale gelmesine neden oldu. Ancak, daha önce Tales from the Borderlands'ı kütüphanesine ekleyen kullanıcılar, oyunu sorunsuz şekilde oynamaya devam edebiliyor. Yeni müşteriler ise GOG gibi alternatif platformlara yönelmek veya yurt dışındaki arkadaşlarından dijital hediye talep etmek zorunda kalıyor. Valve'ın bu adımı, Almanya'daki oyunseverleri ciddi şekilde etkiledi ve mağaza içeriğinde büyük bir boşluk yarattı.</p><p>Valve'ın Almanya'daki Steam mağazasında uyguladığı bu toplu engelleme, oyun sektöründe önemli tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, benzer düzenlemelerin başka ülkelerde de gündeme gelebileceğini belirtiyor. Alman kullanıcılar ise, popüler oyunların yeniden erişime açılması için yayıncı şirketlerden ve platformlardan çözüm bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/valvedan-almanyada-buyuk--166_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274775</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kucaklama-neden-rahatlatir-bilim-insanlari-acikladi-274775</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kucaklama neden rahatlatır? Bilim insanları açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Kucaklama, stres ve kaygı ile mücadelede bilim insanlarının dikkat çektiği güçlü bir araç haline geldi. Özellikle zor zamanlarda, fiziksel temasın nörobiyolojik ve psikolojik etkileri sayesinde duygusal denge sağlanabiliyor. Araştırmalar, kucaklamanın beyin ve hormonlar üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kucaklama neden rahatlatır? Bilim insanları açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kucaklamanın stres ve kaygıyı azaltmadaki rolü, bilim insanlarının yürüttüğü son araştırmalarla bir kez daha gündeme geldi. Özellikle duygusal olarak zorlayıcı dönemlerde, kelimeler yetersiz kaldığında fiziksel temasın önemi öne çıkıyor. Uzmanlar, kucaklamanın vücutta gerilim seviyesini hızla düşürdüğünü, stres hormonlarını azalttığını ve kişiye güvenlik hissi kazandırdığını belirtiyor. Bu etkilerin arkasında ise hem nörobiyolojik hem de psikolojik mekanizmaların birleşimi yer alıyor.</p><h3>Oksitosin hormonu ve beyin üzerindeki etkiler</h3><p>Kucaklama sırasında vücutta özel sinir lifleri olan C-taktik afferentler etkinleşiyor. Bu lifler, sıcaklık ve dokunma hissini beyin korteksinin insular lobuna iletiyor. Bu uyarım, mutluluk ve huzur duygularıyla bağlantılı olan oksitosin hormonunun salgılanmasını tetikliyor. Oksitosin, aynı zamanda beynin amigdala bölgesini etkileyerek kaygı ve korku gibi yoğun duygusal tepkileri baskılıyor. Bilim insanları, bu süreci "kucaklama etkisi" olarak adlandırıyor ve duygusal gerilimin azalmasında önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Kucaklama sayesinde kişinin ruh hali dengeleniyor ve stresle başa çıkmak kolaylaşıyor.</p><h3>Kucaklamada sıcaklık ve destek hissinin önemi</h3><p>Fiziksel temasın fizyolojik etkilerinin yanı sıra, kişinin yanında güvenilir birinin varlığını hissetmesi de büyük önem taşıyor. Kucaklama sırasında beyin, destek ve yakınlık algısıyla kendini daha güvende hissediyor. Özellikle zor anlarda bu yakınlık, içsel gerilimi azaltıyor ve kişinin psikolojik olarak daha güçlü olmasına katkıda bulunuyor. İtalya ve Birleşik Krallık'ta yapılan ve Cell dergisinde yayımlanan bir araştırma da, başka bir insanın cildinin sıcaklığının iyi hissetmeye katkı sağladığını gösteriyor. Araştırmacılar, sıcaklık hissinin, dokunuşun olumlu etkisini artırdığını ve kucaklamanın stresli durumlarda daha da etkili hale geldiğini belirtiyor. Bu bulgular, kucaklamanın sadece duygusal değil, aynı zamanda biyolojik olarak da güçlü bir destek sunduğunu ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, bilim insanları kucaklamanın hem beyin hem de hormonlar üzerinde yarattığı olumlu etkilerle, stres ve kaygı yönetiminde doğal ve etkili bir yöntem olduğunu vurguluyor. Kucaklama, zor zamanlarda duygusal dayanıklılığı artırırken, sıcaklık ve yakınlık hissiyle de psikolojik iyileşmeyi destekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/kucaklama-neden-rahatlati-847_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274774</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dokunulmazlik-dosyalari-mecliste-aralarinda-ozgur-ozelde-var-274774</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dokunulmazlık dosyaları Meclis'te! Aralarında Özgür Özel'de var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanlığına, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'a ait 4 dokunulmazlık dosyası sunuldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dokunulmazlık dosyaları Meclis'te! Aralarında Özgür Özel'de var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Cumhurbaşkanlığı tezkereleri, Meclis Başkanlığınca Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon'a havale edildi.</p><p>Karma Komisyon'a, CHP Genel Başkanı Özel ve İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Türkkan'ın dosyaları sevk edildi.</p><p>Özel hakkında 3 dosya bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/dokunulmazlik-dosyalari-m-883_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274773</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-uyardi-mikroplastik-super-bakteriler-icin-tasiyici-oldu-274773</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Mikroplastik, süper bakteriler için taşıyıcı oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Bilim insanlarının yürüttüğü son araştırmaya göre, nehir ve kıyılarda biriken mikroplastik parçacıklar, antibiyotiklere dirençli bakterilerin hızla çoğalmasına ve deniz ekosistemine yayılmasına yol açıyor. Özellikle polistiren ve plastik granüller, süper bakteri taşıyıcısı olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları uyardı! Mikroplastik, süper bakteriler için taşıyıcı oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının gerçekleştirdiği yeni bir araştırma, nehirlerde ve kıyı bölgelerinde biriken mikroplastiklerin, antibiyotiklere dirençli bakterilerin üremesi ve yayılması için tehlikeli bir ortam oluşturduğunu ortaya koydu. Mikroplastik yüzeylerinde hızla oluşan yoğun biyofilm tabakaları, patojenlerin ve hastane atıklarından gelen dirençli mikroorganizmaların açık denizlere taşınmasını kolaylaştırıyor. Araştırmada, mikroplastiklerin sadece bakteri taşıyıcısı olmakla kalmadığı, aynı zamanda gen alışverişini hızlandırdığı ve antibiyotik ile metallerin birikmesini sağladığı tespit edildi.</p><h3>Bilim insanları: mikroplastik biyofilminde süper bakteri artışı dikkat çekiyor</h3><p>Çalışmada, hastane atıklarından deniz sularına kadar uzanan bir alanda, biyobilyeler, granüller, polistiren, ahşap ve cam gibi farklı malzemelerden oluşan yüzen yapılar iki ay boyunca suya bırakıldı. Araştırmacılar, bu süre sonunda oluşan biyofilmlerin DNA analizlerini gerçekleştirdi. Sonuçlar, mikroplastiklerin bulunduğu ortama göre mikrobiyal toplulukların yapısının değiştiğini gösterdi. Özellikle atık suya yakın bölgelerde bakteri sayısının yüksek, çeşitliliğin ise düşük olduğu tespit edildi. Açık denizlerde ise bakteri çeşitliliği artarken, toplam bakteri sayısında azalma gözlendi.</p><h3>Mikroplastik üzerinde 100'den fazla direnç geni ve riskli patojenler bulundu</h3><p>Araştırmada, Flavobacteriia, Vibrio ve diğer süper bakteri türlerinin, özellikle su ürünleri yetiştiriciliği yapılan alanlara yakın mikroplastik biyofilmlerinde yoğun şekilde çoğaldığı belirlendi. Mikroplastik parçacıklar üzerinde aminoglikozitler ve tetrasiklinler dahil olmak üzere çeşitli antibiyotiklere karşı direnç genleri birikti ve 100'den fazla farklı gen varyantı tespit edildi. Polistiren ve plastik granüller, bu direnç genlerinin en yoğun bulunduğu yüzeyler olarak öne çıktı. Uzmanlar, mikroplastiklerin deniz ürünleri, deniz ekosistemleri ve insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Mikroplastiklerin yol açtığı bu risklerin, özellikle gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından yakından takip edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><p>Sonuç olarak, mikroplastik kirliliği ve antibiyotiklere dirençli bakteri yayılımı, deniz ekosistemleri ile birlikte insan sağlığını da tehdit ediyor. Bilim insanları, mikroplastiklerin yayılımının önlenmesi ve antibiyotik direncinin kontrol altına alınması için acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bilim-insanlari-uyardi-mi-893_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274772</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/binali-yildirim-duzce-evimize-istanbulun-avrupa-yakasindan-daha-yakin-274772</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Binali Yıldırım: Düzce evimize İstanbul'un Avrupa yakasından daha yakın]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Düzce'ye bir dizi program için gelen Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Düzce evimize İstanbul'un Avrupa Yakası'ndan daha yakın. Tuzla'dan Bahçeşehir'e ya da Avcılar'a gitmektense Düzce'ye gelmek daha kolay ve daha çabuk oluyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Binali Yıldırım: Düzce evimize İstanbul'un Avrupa yakasından daha yakın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, bir dizi ziyaret için Düzce'ye geldi. Yıldırım, ilk olarak Düzce Valisi Mehmet Makas ile valilikte bir araya geldi. Yıldırım'a; Eski Meclis Başkanı İsmet Yılmaz, eski bakanlar Ahmet Arslan ile Mehmet Habib Soluk eşlik etti. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü'nün de bulunduğu buluşmada, Yıldırım şeref defterini imzaladı. Valinin yeni görev yerinde başarılar dileyen Binali Yıldırım, "Valimizi tebrik ediyorum, yeni görevinde başarılar diliyorum. Valimiz memleketinin her köşesinde görev yapmış bir devlet adamı. Benim memleketim Erzincan'da da valilik yaptı, doğduğum ilçede de kaymakamlık yaptı. Milletvekilliği yaptığım İzmir'de de kaymakamlık yaptı. Dolayısıyla geçmişe dayanan hukukumuz mevcut. Burada da güzel işlere imza atacağına eminim. Başarılar diliyorum. Faruk Özlü de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımızdı. Savunma sanayisinin temel ürünlerinin arkasında onun alın teri var. Düzce'de de hem sosyal anlamda hem de halka hizmet noktasında güzel çalışmalar yaptığına şahit oluyoruz" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69799704-05052026e7617726.jpg"/><p><b>"DÜZCE EVİMİZE İSTANBUL'UN AVRUPA YAKASI'NDAN DAHA YAKIN"</b></p><p>Düzce'nin ulaşım konusundaki potansiyeline değinen Yıldırım, "Düzce evimize İstanbul'un Avrupa yakasından daha yakın. Tuzla'dan Bahçeşehir'e ya da Avcılar'a gitmektense Düzce'ye gelmek daha kolay ve daha çabuk oluyor. Çünkü Kuzey Marmara Otoyolu var. Dolayısıyla inşallah burada güzel hizmetlere şahit olacağız" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aw69799703-05052026255db572.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/binali-yildirim-duzce-evi-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274771</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutfakta-stilinizi-degistirecek-8-renk-hangisini-secerdiniz-274771</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfakta stilinizi değiştirecek 8 renk! Hangisini seçerdiniz?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mutfak dekorasyonunda yenilik arayanlar için tasarım uzmanları ve renk danışmanları, 2024 yılında öne çıkan 8 mutfak boya rengini açıkladı. Özellikle adaçayı yeşili ve zeytin yeşili gibi doğadan ilham alan tonlar, hem duvarlarda hem de dolaplarda şık ve zamansız bir atmosfer yaratıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfakta stilinizi değiştirecek 8 renk! Hangisini seçerdiniz?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2024 yılı mutfak dekorasyonunda önemli bir değişimi beraberinde getiriyor. Tasarım uzmanları ve renk danışmanları, bu yıl mutfaklarda öne çıkan 8 popüler boya rengini belirledi. Özellikle adaçayı yeşili ve zeytin yeşili gibi doğadan ilham alan tonlar, hem duvarlarda hem de dolaplarda zamansız bir şıklık sunuyor. Renk uzmanları, mutfakların diğer odalara kıyasla daha fazla aşınmaya maruz kaldığını ve bu nedenle daha sık yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Bu durum, mutfakların trend renklerle yenilenmesi için ideal bir fırsat yaratıyor. Uzmanlar, hem modern hem de klasik tarzlara uygun renklerle mutfaklara yeni bir soluk getirmenin mümkün olduğunu belirtiyor.</p><h3>Adaçayı yeşili ve zeytin yeşiliyle mutfaklarda doğal şıklık</h3><p>Mutfak boya renklerinde bu yıl üç ana trend öne çıkıyor. Özellikle adaçayı yeşili ve zeytin yeşili, uzmanlara göre mutfaklarda her stile uyum sağlayabilen çok yönlü seçenekler arasında yer alıyor. Renk danışmanı Amy Wax, krem tonlarının temiz bir görünüm ve zamansız bir tasarım hissi verdiğini, özellikle yeşil dolaplarla birleştiğinde sıcak ve klasik bir atmosfer oluşturduğunu belirtiyor. Adaçayı yeşili, hem vintage hem de modern mutfaklarda tercih ediliyor; fırçalanmış altın donanımlarla birleştiğinde ise çağdaş bir etki yaratıyor. Zeytin yeşili ise biyofilik tasarım anlayışının bir parçası olarak doğal unsurları mutfağa taşıyor. Bu tonların, ahşap detaylarla ve taş tezgahlarla uyumu, mutfaklarda huzurlu ve dengeli bir ortam sağlıyor. Uzmanlar, bu renklerin uzun süre popülerliğini koruyacağı görüşünde birleşiyor.</p><h3>Krem, burgonya ve toprak tonları ile zamansız mutfaklar</h3><p>Beyaz, gri ve krem gibi nötr tonlar, cesur dolap renkleriyle bir arada kullanıldığında mutfaklarda dengeli bir görünüm sunuyor. Amy Wax, krem rengi ve sıcak off-white tonlarının hemen her renkle uyumlu olduğunu ve mutfağa ferah bir atmosfer kattığını vurguluyor. Son yıllarda ise kan kırmızısı ve burgonya gibi zengin tonlar, dolaplarda öne çıkmaya başladı. Renk uzmanı Amy Krane, bu tonların kırmızı, mor ve kahverengi arasında bir yerde durduğunu ve mutfağa özel bir zenginlik kazandırdığını ifade ediyor. Ayrıca, toprak tonlarının popülaritesinin artmasıyla birlikte tuğla, leylak ve hardal sarısı gibi renkler de mutfak dekorasyonunda sıkça tercih ediliyor. Tasarımcı Rosanna Bassford, toprak tonlarının hem cesur hem de nötr bir his verdiğini, ahşap detaylarla da mükemmel bir uyum yakaladığını belirtiyor. Bu renkler, mutfakta sıcak ve davetkar bir ortam oluşturmak isteyenler için ideal seçenekler arasında yer alıyor.</p><h3>Biyofilik renklerle mutfaklarda huzur ve denge</h3><p>Biyofilik tasarım anlayışı, mutfaklarda mavi ve yeşil gibi doğal renklerin kullanımını ön plana çıkarıyor. Renk danışmanı Amy Krane, bu renklerin son beş yıldır popülerliğini koruduğunu, ancak tonlarının her yıl değiştiğini belirtiyor. Özellikle zeytin yeşili, lacivert ve koyu sabun taşı gibi renkler, ahşap ve taş gibi doğal malzemelerle birleştiğinde mutfakta sıcak ve dengeli bir atmosfer yaratıyor. Krane, biyofilik renklerin mutfağa sadece estetik değil, aynı zamanda huzur ve ferahlık kattığını vurguluyor. Bu renklerin, mutfakta geçirilen zamanı daha keyifli ve rahatlatıcı hale getirdiği belirtiliyor. Ayrıca, bu tonların hem duvarlarda hem de dolaplarda kullanılması, mutfak dekorasyonuna bütünsel bir yaklaşım getiriyor. Uzmanlar, biyofilik renklerin önümüzdeki yıllarda da mutfaklarda etkisini sürdüreceğini öngörüyor.</p><h3>Uzmanlardan 2024'ün favori 8 mutfak boya rengi</h3><p>Renk uzmanları ve tasarımcılar, 2024 yılı için mutfaklarda öne çıkan 8 boya rengini sıralıyor. Sherwin Williams'ın Loggia rengi, mantar tonlarıyla dolaplarda ve duvarlarda sıcak bir atmosfer sunuyor. Ateşli Kahverengi ise derin kırmızı şarap tonlarıyla mutfaklara enerji ve karakter katıyor. Benjamin Moore'un Örgü Pelerin rengi, tereyağı sarısına yakın yumuşak bir krem tonu ile nötr bir şıklık sağlıyor. Gümüş Adaçayı, gri-yeşil karışımıyla nötr ve biyofilik renkler arasında köprü kuruyor. Grenada Yeşili, canlı ve zengin bir yeşil tonu olarak özellikle dolaplarda öne çıkıyor. Monticello Gülü, sofistike pembe tonlarıyla yeni bir nötr seçenek sunuyor. Hafif isimli krem rengi ise hem duvarlarda hem dolaplarda kaşmir trendini yansıtıyor. Son olarak, Lapland rengi yumuşak zeytin yeşiliyle mutfaklara modern ve doğal bir dokunuş getiriyor. Bu renklerin her biri, mutfak dekorasyonunda farklı tarzlara ve ihtiyaçlara hitap ediyor. Uzmanlar, renk seçerken hem işlevselliği hem de kişisel zevkleri göz önünde bulundurmanın önemine dikkat çekiyor.</p><h3>Mutfaklarda renk seçimi: İşlevsellik ve estetik bir arada</h3><p>Mutfaklarda boya rengi seçimi, sadece estetik değil, aynı zamanda işlevsellik açısından da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, yoğun kullanılan alanlarda dayanıklı ve kolay temizlenebilen boya türlerinin tercih edilmesini öneriyor. Ayrıca, mutfaklarda doğal ışık miktarı ve mekânın büyüklüğü de renk seçimini etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Açık tonlar küçük mutfakları daha geniş ve ferah gösterirken, koyu ve zengin tonlar büyük mutfaklarda sıcak bir atmosfer yaratıyor. Renk uzmanları, mutfak dekorasyonunda trendleri takip etmek isteyenlere, zamansız ve kolay kombinlenebilen tonları tercih etmelerini öneriyor. Adaçayı yeşili ve zeytin yeşili gibi doğadan esinlenen renkler, hem modern hem de klasik mutfaklarda uzun süre şıklığını koruyor. Doğru renk seçimiyle mutfaklar hem estetik hem de fonksiyonel bir yaşam alanına dönüşüyor.</p><p>Sonuç olarak, mutfak dekorasyonunda renk seçimi 2024 yılında da büyük önem taşıyor. Uzmanların önerileri doğrultusunda, adaçayı yeşili ve zeytin yeşili başta olmak üzere, krem, burgonya ve toprak tonları mutfaklarda öne çıkıyor. Biyofilik renklerle doğanın huzurunu yaşam alanlarına taşımak mümkün. Her mutfak için uygun bir renk alternatifi sunan bu trendler, hem estetik hem de işlevsel bir ortam yaratmak isteyenler için ilham verici seçenekler sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/mutfakta-stilinizi-degist-331_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274770</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/haluk-bayraktar-saha-2026-bir-fuardan-ote-teknolojiye-hukmedecek-zihinlerin-bulusma-noktasidir-274770</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haluk Bayraktar: SAHA 2026, bir fuardan öte teknolojiye hükmedecek zihinlerin buluşma noktasıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "SAHA 2026, bir fuardan öte teknolojiye hükmedecek zihinlerin buluşma noktasıdır. Fuarda 120'den fazla ülkenin önde gelen 263 uluslararası firmasını ağırlayacağız." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haluk Bayraktar: SAHA 2026, bir fuardan öte teknolojiye hükmedecek zihinlerin buluşma noktasıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayisi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı başladı.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nın açılış töreni, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile çok sayıda ülkeden üst düzey ismin katılımıyla yapıldı.</p><p>Haluk Bayraktar, buradaki konuşmasında, bugün sadece bir fuar açılışı yapmadıklarını, bir zihniyet devrimini ve küresel ekosistemin yeni denklemini konuştuklarını söyledi.</p><p>Dünyanın, ticaret savaşlarından teknolojik egemenlik mücadelesine evrildiği kritik bir eşikte olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:</p><p>"Ülkemiz ve dostlarımız bu noktada varoluşsal bir mücadele veriyor. Biz de SAHA 2026'da geleceğin teknolojiyle nasıl şekilleneceğini birlikte gösteriyoruz. Dünya, uzun süredir alışık olduğu serbest ticaret illüzyonundan sert bir şekilde uyanıyor. Gümrük savaşları ve korumacılık, sadece ticari terimler değil küresel güç mücadelesinin yeni cepheleri oldu. Jeopolitik gerilimler, Hürmüz Boğazı gibi kritik arterlerdeki tıkanıklıklar ve enerji maliyetlerindeki volatilite, endüstriyel arzın ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. İşte böyle yeni bir dönemde milli üretim kapasitesi, sadece ekonomik bir tercih değil, devletlerin bekası için hayati bir dayanıklılık testi ve kaçınılmaz bir zorunluluktur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/3-0505202664fbd0f5.jpg"/><p><strong>"DRON KULLANIMI KONVANSİYONEL HARBİN MERKEZİNE OTURDU"</strong></p><p>Haluk Bayraktar, geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerinin arz güvenliğine göbekten bağlı olduğuna dikkati çekerek, "Arzın jeopolitik bir silah olarak kullanıldığı bu yeni dönemde, kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlık, milli güvenliğin en kritik yapı taşlarından biri haline geldi." diye konuştu.</p><p>Harbin doğasının radikal bir biçimde değiştiğini belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Ukrayna'da gördüğümüz tablo bize şunu söylüyor, modern harp, teknoloji ile endüstriyel üretim kapasitesinin toplamı olarak kendini gösteriyor. Son dönemde özellikle insansız platformlar ve dron kullanımı konvansiyonel harbin merkezine oturdu. Sahada dron kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır. Türkiye de bu değişimin sadece şahidi değil en güçlü öncülerinden biridir."</p><p>Bayraktar, dünyanın Soğuk Savaş sonrası rafa kaldırdığı nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden açtığını dile getirerek, "Küresel savunma harcamaları 2,9 trilyon dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. Yıllık yüzde 8,1'lik büyüme oranı, dünyanın artık savunmayı bir harcama değil hayati bir varoluş sigortası olarak gördüğünü kanıtlıyor." dedi.</p><p>Harcamaların yüzde 73'ünün sadece 10 ülke tarafından yapıldığını ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin yüzde 14'lük büyüme hızı ve stratejik derinliğiyle, oyun kurucu bir üretici olarak ağırlığını her geçen gün artırdığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/2-05052026a8b171b2.jpg"/><p><strong>"YAPAY ZEKA ARTIK BİR GELECEK VAADİ DEĞİL SAHADAKİ EN YIKICI KUVVET"</strong></p><p>Haluk Bayraktar, Avrupa savunma harcamalarındaki yüzde 116'lık artışın yaşlı kıtanın "stratejik özerklik" arayışının bir yansıması olarak karşılarına çıktığını belirterek, "Savunma talebi artık coğrafi sınırları aşıyor. Bu noktada bizler sadece ürün ihraç etmiyor, güven ve stratejik ortaklık inşa ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>"Yapay zeka artık bir gelecek vaadi değil sahadaki en yıkıcı kuvvet." diyen Bayraktar, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Pentagon'a hizmet veren bazı firmaların kısa sürede yüzde 140'ları aşan büyümesi de tesadüf değil. Bu teknoloji, karanlık ellerde devletlerin ve orduların karar mekanizmalarına yön veren, tahakkümü dijital kodlarla yeniden inşa eden stratejik bir işletim sistemi haline gelmektedir. Dikkat etmeliyiz, bu dönüşümün bizi küresel derebeylerine bağımlı kılan bir tekno-feodalizme sürüklemesine izin veremeyiz. Zira algoritması ve verisi başkasına ait olan bir düzende tam bağımsız bir egemenlikten değil ancak dijital bir esaretten söz edilebilir."</p><p>Bayraktar, tüm bu süreçlerin yetişmiş insan kaynağından AR-GE ve hatta finansmana kadar uzanan tam bir değer zinciri olduğunu dile getirerek, "Bu zincirin en güçlü halkası ise nitelikli insan kaynağımızdır. Bu noktada Milli Teknoloji Hamlesi'nin en büyük başarısı, Türk gencine kendi ülkesinde hayal kurdurmaktır. Modern savunma doktrini, hantal geliştirme süreçlerini geride bırakarak, düşük birim maliyetli, yüksek hacimli ve sahada hızla doğrulanan mobil bir üretim paradigmasına geçişi zorunlu kılmaktadır." diye konuştu.</p><p>Tehditlerin arttığı bu dönemde savunma harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içindeki payını stratejik bir gereklilik olarak artırdığını vurgulayan Bayraktar, 36 milyar doları aşan bütçe içindeki ithalat payının da giderek azaldığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/1-050520268c1383cc.jpg"/><p><strong>"2026 HEDEFİMİZ 13 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT"</strong></p><p>Haluk Bayraktar, 2000'lerin başında yüzde 20'lerde olan yerlilik oranının, Milli Teknoloji Hamlesi'nin itici gücüyle yüzde 83'e ulaştığına işaret ederek, "İhracatımızı da her yıl daha yukarı taşıyoruz. 2026 hedefimiz olan 13 milyar dolarlık ihracat, Türk mühendisliğinin dünyaya vurduğu mühürlerden biri olacak." dedi.</p><p>Yerliliğe sadece rakamlar veya yüzdelerle bakmadıklarını belirten Bayraktar, şunları ifade etti:</p><p>"Bizim için yerli sanayi katılımı tam bağımsızlığın oranını gösteren somut bir merhaledir. Tasarımı ve algoritması bize ait olmayan her teknoloji, bizi yeni dünya düzeninin birer dijital sömürgesi yapmaya adaydır. Savunma ithalatımızdaki süreklilik arz eden azalma, Milli Teknoloji Hamlesi'nin içi boş bir slogan olmadığının, sahada sonuç veren bir bağımsızlık doktrini olduğunun en somut kanıtıdır. 2025 yılında ihracatta 10 milyar dolarlık psikolojik sınırı aşmanın gururunu yaşıyoruz. İthalatta ise en büyük kalem hava yolu şirketlerimizin yaptığı yolcu uçağı alımlarıdır."</p><p>Bayraktar, yolcu uçağı alımları gibi sivil kalemler düşüldüğünde, Türk savunma sanayisinin dış ticaret dengesinin tarihinin zirve noktalarına ulaştığını belirterek, "Burada asıl dikkat çekmek istediğim nokta, ihracatımızın niteliğidir. Eskiden sadece basit aksamlar ihraç eden bir ülkeden, bugün akıllı mühimmatlardan insansız sistemlere kadar yüksek teknoloji ihracatından pay alan bir teknoloji merkezine dönüştük." diye konuştu.</p><p>Bayraktar, SİHA'lardan savaş gemilerine kadar uzanan bu geniş yelpazenin Türkiye'nin artık teknolojik bir tek kutupluluğa mahkum edilemeyeceğinin göstergesi olduğunu dile getirdi.</p><p>Savunma sanayisinin artık sadece güvenliğe dair bir mesele olmaktan çıktığını vurgulayan Bayraktar, "Bu sektör artık Türkiye'nin yüksek teknolojiye dayalı sanayi dönüşümünün lokomotifidir, amiral gemisidir. İHA ihracatındaki dünya liderliği, 185 ülkeye ihraç ettiğimiz ürünler bu stratejik odaklanmanın en net meyvesidir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>"SAHA ARTIK KÜRESEL BİR MARKA"</strong></p><p>Bayraktar, SAHA İstanbul olarak 1300'den fazla üye firma, 30 üniversite ve 49 şehre yayılan ağlarıyla birlikte öğrenen ve üreten büyük bir aile olduklarını belirterek, "400 bin metrekareden fazla alana yayılan SAHA 2026, bir fuardan öte teknolojiye hükmedecek zihinlerin buluşma noktasıdır. Fuarda 120'den fazla ülkenin önde gelen 263 uluslararası firmasını ağırlayacağız." dedi.</p><p>SAHA 2026'yı mümkün kılan bu devasa ekosistemin, sadece şirketlerin ve kurumların değil, tam bağımsızlık ülküsüyle kenetlenmiş ortak bir aklın eseri olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:</p><p>"Başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere, Milli Teknoloji Hamlesi'ne omuz veren, bu yolda bizimle yürüyen devletimizin tüm kurumlarına ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. SAHA 2024'te yakaladığımız başarının üstüne koyarak yola devam ediyoruz. Bu yıl 1700'den fazla katılımcı firma ve 150 binden fazla ziyaretçi beklentimizle, çıtayı her seferinde daha yukarıya taşıyoruz. SAHA markasını dünya savunma literatürünün ilk sıralarına yerleştiriyoruz. 88 binden fazla nitelikli iş gücüyle yönetilen 14,3 milyar dolarlık proje hacmi ve 8 milyar doları aşan ihracat kapasitesi, SAHA İstanbul ekosisteminin operasyonel verimliliğini de kanıtlamaktadır."</p><p>Bayraktar, dünyanın ilk kez göreceği ürün tanıtımları, 200'e yakın imza töreni ve 30 bini aşkın iş görüşmesinin de fuara damga vuracağını belirterek, özellikle FPV dron ve UGV mücadele alanlarının inovasyonun somutlaştığı yerler olacağını dile getirdi.</p><p>Ziyaretçilerin, dünyanın ve Türk savunma sanayi sektörünün geleceğinin konuşulacağı panellere, ufkun ötesinin konuşulacağı uzay buluşmalarına tanıklık edeceğini söyleyen Bayraktar, "4 kıtadan, 76 ülkeden, tam 192 resmi heyet bugün burada. SAHA artık küresel bir marka. Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar her kıta, teknolojideki gelişmeleri takip etmek ve savunma ihtiyaçlarının gelecekte nasıl şekilleneceğini anlamak için bugün İstanbul'a bakıyor." diye konuştu.</p><p><strong>"SAHA 2026'DAN ELDE EDİLEN HER BİR KURUŞ, MİLLİ GELECEĞİMİZ İÇİN YATIRIMA DÖNÜŞECEK"</strong></p><p>Haluk Bayraktar, SAHA 2026 kapsamında gerçekleştirilen 173 imza töreninin, 6 milyar doları doğrudan ihracat odaklı olmak üzere toplam 8 milyar dolarlık stratejik bir iş hacmini temsil ettiğini belirtti.</p><p>"SAHA 2026'dan elde edilen her bir kuruş, milli geleceğimiz için yatırıma dönüşecek." ifadesini kullanan Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>"81 ilimizin her birinde gençlerimiz için dron üretim ve eğitim merkezleri kuracağız. En büyüğü İstanbul'da olmak üzere 81 ilde, 81 merkez. Gençlerimizin bu alandaki teknolojik yetkinliğini artıracak ve acil durumlarda hızla milyonlarca dron üretecek kapasiteyi oluşturacak bir altyapıyı adım adım inşa edeceğiz. Amacımız sadece teknoloji üretmek değil bu teknolojiyi kullanacak ve geliştirecek bir teknoloji kuşağı yetiştirmek."</p><p>Bayraktar, ufuk çizgilerinin artık gökyüzünün ötesinde olduğunu belirterek, "SAHA MUEK'ten IAC 2026'ya uzanan süreçte, Türkiye'nin Milli Uzay Programı'nın en güçlü destekçilerinden biri olmaya devam edeceğiz." dedi.</p><p>Dünyanın, hissiz algoritmaların ve devasa dijital tekellerin gölgesinde bir belirsizliğe doğru sürüklendiğini söyleyen Bayraktar, bazılarının bu teknolojik devrimi bir korku senaryosu gibi sunduğunu ifade etti.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin, dünyanın konuştuğu bu kırılmayı tam 20 yıl öncesinden öngördüğünü ve önlemler aldığını vurgulayarak, "Bu yolda çok bedeller ödendi, bu uğurda canlar verildi. Nice vatan evladı ömrünü bu mücadeleye vakfetti. Bugün ulaştığımız nokta, işte o sessiz kahramanların ve dökülen alın terinin meyvesidir. Evet, bugün iyi bir noktadayız ama işimiz henüz bitmedi. Daha yapacak çok işimiz, kat edecek çok yolumuz var." diye konuştu.</p><p>Savunmadan sağlığa, enerjiden finansa kadar teknolojinin her alanında tam bağımsızlık için seferberlik ruhuyla ayağa kalkma zamanı olduğunu belirten Bayraktar, gençleri bu yeni çağın donanımıyla hızla eğitmenin, onları teknolojiye yön veren birer nefer olarak yetiştirmenin boyunlarının borcu olduğunu ifade etti.</p><p>Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi'nin tek başına bir sanayi projesi olmadığına dikkati çekerek sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Sermaye odaklı değil, insan odaklıdır. Kar hırsıyla değil, fırsat eşitliğiyle yükselir. Adaleti savunan, merhameti yaşatan, mazlumları gözeten ve insanlığa hizmet eden bir anlayışın vücut bulmuş halidir. Sonuç olarak, Cumhuriyet'imizin ikinci asrında bizim yolumuz, bir hayalle başlayıp bir milletin duasıyla büyüyen, mazluma kalkan, zalime set olan teknolojiler üretme yoludur. Bu yol, Türkiye'nin öz güveninin, ortak umutlarımızın ve insanlığı yeniden kendi değerleriyle buluşturma iddiamızın adıdır. Hep birlikte başardık, daha güçlü bir şekilde başarmaya devam edeceğiz. Milli Teknoloji Hamlesi'nin bu büyük buluşmasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Tam bağımsız, müreffeh ve adil bir dünya idealinde buluşmak üzere hepinizi en içten saygılarımla selamlıyorum."</p><p>Bayraktar'ın konuşmasının ardından protokol üyelerinin katılımıyla kurdele kesimi yapıldı.</p><p>Fuar, 9 Mayıs'a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/haluk-bayraktar-saha-2026-573_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274769</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusyadan-google-ve-telegrama-yeni-ceza-274769</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya'dan Google ve Telegram'a yeni ceza]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya'da Google ve Telegram'a, yasaklı bazı içeriklere erişimi engellemedikleri gerekçesiyle toplam 22 milyon ruble (yaklaşık 292 bin dolar) ceza verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya'dan Google ve Telegram'a yeni ceza]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google ve Telegram aleyhine açılan davalar başkent Moskova'da görüldü.</p><p>Söz konusu platformlardaki yasaklı içerikler kaldırılmadığı için yasalara uyulmadığına kanaat getiren mahkeme, Google'ın 15 milyon ruble, Telegram'ın da 7 milyon ruble para cezası ödemesine hükmetti.</p><p>Ülkede Instagram, TikTok ve Facebook gibi çeşitli yabancı platformlara da daha önce benzer gerekçelerle para cezaları verilmişti.</p><p>Öte yandan, yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle Telegram ve Google'a ait YouTube, Rusya'da tümüyle engellenmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/rusyadan-google-ve-telegr-233_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274768</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/turkiye-onlari-cok-erken-kaybetti-henuz-yolun-basindaydilar-274768</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye onları çok erken kaybetti! Henüz yolun başındaydılar...]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Sanat hayatlarında geniş kitlelere ulaşan ve milyonlarca kişi tarafından sevilen birçok isim, genç yaşta yaşama veda etti. Erken kayıplar, aradan geçen yıllara rağmen unutulmuyor. Türkiye'nin hafızasında yer eden bu isimler, eserleriyle anılmayı devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye onları çok erken kaybetti! Henüz yolun başındaydılar...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm Türkiye tarafından çok sevilen birçok sanatçı,  kariyerlerinin en parlak dönemlerinde hayata veda etti. Genç yaşta hayatını  kaybeden bu isimler, aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki yerini koruyor.</p><p>İşte erken yaşta hayatını kaybeden ünlüler;</p><h2>KERİM TEKİN </h2><p>1975 yılında dünyaya gelen Kerim Tekin, geçirdiği trafik  kazası sonucu 1998'de hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/kerim-05052026700d57e8.jpg"/><h2>BERGEN</h2><p>Bergen, 1959 yılında doğdu. 1989 yılında cinayete kurban  gitti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/bergen-0505202638af714e.jpg"/><h2>KAZIM KOYUNCU</h2><p>1971 doğumlu olan Kazım Koyuncu, 2005 yılında kanser  nedeniyle hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/kazim-05052026f608dc5b.jpg"/><h2>BARIŞ AKARSU</h2><p>Barış Akarsu, 1979'da dünyaya geldi. 2007 yılında trafik  kazası nedeniyle hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/baris-050520263fd0d3d0.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/turkiye-onlari-cok-erken--336_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274767</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/daltonlar-suc-orgutu-sorusturmasi-26-saniga-hapis-cezasi-274767</link>
      <pubDate>2026-05-05T15:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Daltonlar suç örgütü soruşturması: 26 sanığa hapis cezası]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya'da 'Daltonlar' olarak bilinen suç örgütüne ilişkin davada yargılanan 35 sanıktan 26'sına, 5 yıl 8 aydan 32 yıl 1 aya kadar değişen hapis cezaları verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Daltonlar suç örgütü soruşturması: 26 sanığa hapis cezası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi konferans salonunda gerçekleştirilen kapalı duruşmaya, izleyiciler ve basın mensupları alınmadı.</p><p>Mahkeme heyeti, 18 yaşından büyük 22 sanığa "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma", "olası kastla silahla yaralama", "nitelikli yağma", "silahla tehdit", "mala zarar verme", "cebir veya tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya bulundurma" suçlarından 6 yıl ile 32 yıl 1 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. Sanıklardan 14'ünün tutukluluğunun devamına karar verilirken, 6 kişi tahliye edildi, 1 kişinin tutuklanmasına karar verildi.</p><p>Mahkeme 8 kişinin de beraatine karar verdi.</p><p>Mahkeme heyeti, 18 yaşından küçük 5 sanıktan 4'üne aynı suçlardan 5 yıl 8 ay ile 30 yıl 5 ay arasında değişen hapis cezaları verdi. Sanıklardan 2'sinin tahliyesine karar veren heyet, 1 sanığın beraatini kararlaştırdı.</p><p><b>- İDDİANAME</b></p><p>Suç örgütünün ortaya çıkış süreci, yapısının anlatıldığı iddianamede, firari durumda olan örgütün elebaşı Beratcan Gökdemir'in, Türkiye'deki örgüt faaliyetlerinin devamı amacıyla suç örgütünün farklı alanlarında farklı kişileri "yönetici" pozisyonunda görevlendirdiği belirtilmişti.</p><p>İddianamede, sanıklardan Gökhan D'nin, silahlı suç örgütüne Antalya'da elebaşılık yaptığı kaydedilmişti.</p><p>"Daltonlar" olarak bilinen suç örgütünün başta İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirler olmak üzere birçok kentte örgütsel eylemler gerçekleştirildiği aktarılan iddianamede, suç örgütü üyelerinin iş yeri kurşunlama, silahla tehdit, nitelikli yağma, yaralama ve öldürme gibi birçok suçu işlediğinin tespit edildiği bildirilmişti.</p><p>İddianamede, suç örgütünün Antalya genelinde "nitelikli yağma", kasten öldürmeye teşebbüs", "iş yerini kurşunlama", "var olan örgütün korkutucu gücünü kullanarak tehdit" suçlarını işlediği anlatılmıştı.</p><p>Olaylara karışan aralarında 18 yaşından küçüklerin de bulunduğu şüphelilere yönelik çok sayıda operasyon düzenlendiği bildirilen iddianamede, bu operasyonlarda 2 el bombası, ruhsatsız 34 tabanca, 5 av tüfeği, 972 tabanca fişeği, 882 av tüfeği fişeği, 3 balistik yelek, muşta ve 32 şarjör ele geçirildiği bilgisi verilmişti.</p><p>Yurt dışında bulunan örgütün elebaşı ve yönetici kadrosunun, sosyal medya platformları üzerinden örgüte eleman kazanabilme kabiliyetleri sayesinde kısa süre içinde "Daltonlar"ın kentte yeniden yapılanmaya gittiği belirtilen iddianamede, Antalya'da gelen yeni "tetikçi grubunun" "sokağın hakkı" adı altında tehditle para istedikleri ve 14 eylem gerçekleştirdikleri ifade edilmişti.</p><p>İddianamede, suç örgütü üyelerinin bazı oto galeri ve eğlence mekanlarını görüntülü arayıp "ceza kestik" diyerek 5 ila 20 milyon lira yağma yaptıkları, para vermeyen kişilerin iş yerlerini kurşunladıkları aktarılmıştı.</p><p><b>- SOSYAL MEDYADAN ÖRGÜT ÜYELERİYLE İRTİBAT KURULUYORMUŞ</b></p><p>Firari durumdaki sanık Bünyamin Y'nin sosyal medya hesabında 115 bin takipçinin bulunduğuna işaret edilen iddianamede, şu ifadelere yer verilmişti:</p><p>"Örgütün üst düzey kadrosunun işledikleri suçlardan dolayı firar ederek yurt dışında yaşamaları sebebiyle ülkedeki örgütsel faaliyetlerini sürdürmek adına, yerelde suç potansiyeli yüksek olan, sosyal medya platformlarını kullanan kişilerle irtibat kurarak bu kişileri destekleyip örgütün yerelde temsilcisi haline getirerek örgüt faaliyetlerini yönetmesini ve eylem yapmasını sağladıkları tespit edildi. Sanıkların önemli bir kısmının geçimlerini bu örgütsel yapı üzerinden sağladıkları, suçtan elde edilen gelirle yaşam standartlarının üstünde lüks bir hayat sürdükleri anlaşıldı."</p><p>İddianamede, firari Bünyamin Y'nin suç örgütü yöneticisi olarak Antalya'da gerçekleştirdiği eylemlerle alakalı olarak "kırmızı bülten" ile arandığı belirtilmişti.</p><p>Örgüt üyesi sanıkların, örgütsel eylemler gerçekleştirdiklerine dair yeterli delillere ulaşıldığı kaydedilen iddianamede, sanıkların "silahla ve örgütün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak ve suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla iştirak halinde yağma", "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma ve bulundurma", "mala zarar verme", "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma", "tasarlayarak öldürme", "silahla tehdit", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama", "suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak" suçlarından cezalandırılması talep edilmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/daltonlar-suc-orgutu-soru-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274766</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/saha-2026da-ilk-kez-sergilendi-mavi-vatandaki-tehditleri-cellat-kida-durduracak-274766</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SAHA 2026'da ilk kez sergilendi! "Mavi vatan"daki tehditleri CELLAT KİDA durduracak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA["Mavi vatan"daki tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen otonom kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) CELLAT, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda ilk kez sergilendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SAHA 2026'da ilk kez sergilendi! "Mavi vatan"daki tehditleri CELLAT KİDA durduracak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında İstanbul Fuar Merkezi'nde başladı.</p><p>İnsansız deniz araçlarına yönelik çalışmalarıyla dikkati çeken Kayacı Savunma, yeni ürünü CELLAT KİDA'yı fuarda ilk kez vitrine çıkardı.</p><p>CELLAT KİDA, 5 metre uzunluk ve 1,7 metre genişliğe sahip bulunuyor. Yaklaşık 50 knot hıza çıkan, 450 deniz mili menzile sahip CELLAT, 500 kilogram faydalı yükle görev yapabiliyor.</p><p>Üniversite-sanayi işbirliğiyle tamamı yerli ve milli imkanlarla geliştirilen CELLAT, Anadolu sermayesinin, akademik birikiminin, girişimciliğinin bir örneğini oluşturuyor.</p><p>Kayacı Savunma Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kayacı, insansız deniz aracı OKHAN'ın ardından CELLAT KİDA'yı geliştirdiklerini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/1-050520260460781a.jpg"/><p>Yaklaşık 1 yıldır proje üzerinde çalıştıklarını belirten Kayacı, "3-4 senedir insansız deniz aracımızla sahada Savunma Sanayii Başkanlığı'mız ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'mız ile testlerimizi sürekli yapıyoruz. Son dönemde Körfez'deki olaylar ve Ukrayna savaşından hareketle ülkemizin insansız sistemlere dünyanın ihtiyaç duyduğundan daha fazla ihtiyacı olduğuna inandık. Cumhurbaşkanı'mızın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda savunma sanayinde bir KOBİ, 'Anadolu kaplanı' olarak böyle bir ürünü üretmek ve ülkemize hizmet etmek için çalıştık. Ürünü gerçek değerleriyle SAHA 2026'da sergileyeceğiz." diye konuştu.</p><p>CELLAT'ın özellikle düşük görünürlük özelliğiyle iddialı olduğunu vurgulayan Kayacı, 50 knot hız ve 500 kilograma kadar faydalı yük, mühimmat taşıma kapasitesinin de önemli bir operasyonel kabiliyet sağladığını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/2-050520261f276ac6.jpg"/><p>Uydu haberleşme sistemi entegrasyonu ile menzil sınırı olmaksızın istenilen hedefe yönelebildiklerini anlatan Kayacı, insansız deniz araçlarındaki altyapıyı buraya aktararak CELLAT'ı ortaya çıkardıklarını belirtti. Kayacı, şunları kaydetti:</p><p>"İnşallah ekonomik olarak da dünyada rekabet edecek bir ürün olacak. Ürünün kısa testlerini yaptık hemen fuardan sonra da büyük testimizi yapacağız. Herhalde 2 ay içinde göreve hazır hale getiririz. O kadar iddialı ve hızlıyız. Hiçbir şekilde dışarıdan bir desteğimiz yok. Yazılımlarından teknenin imalatına kadar kendi atölyemizde yaptık. Buraya da gizli bir şekilde getirdik, ilk örtüsünü de burada açıyoruz. İnşallah ismimize uygun şekilde görev yapıp Türkiye'mizi temsil edecek şekilde ilerleyeceğimize inanıyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/saha-2026da-ilk-kez-sergi-484_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274765</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/neden-iki-burun-deligimiz-var-tek-delik-neden-yeterli-degil-274765</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Neden iki burun deliğimiz var? Tek delik neden yeterli değil?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İnsan vücudunda iki burun deliği bulunmasının ardında önemli fizyolojik nedenler yatıyor. Uzmanlar, çift burun deliğinin hem solunum hem de koku alma açısından kritik avantajlar sağladığını vurguluyor. Tek bir burun deliği ise sağlık açısından ciddi riskler doğurabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Neden iki burun deliğimiz var? Tek delik neden yeterli değil?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlarda neden iki burun deliği bulunduğu, bilim insanlarının uzun süredir üzerinde durduğu bir konu. Araştırmalar, burun yapısındaki bu çift sistemin solunumun daha etkili gerçekleşmesini sağladığını ortaya koyuyor. Her iki burun deliği, belirli aralıklarla dönüşümlü olarak çalışıyor. Bir delik daha aktifken, diğeri dinlenme moduna geçiyor ve bu döngü sayesinde burun mukozası kuruma riskinden korunuyor. Böylece, solunum sistemi sürekli olarak kendini yenileme fırsatı buluyor ve vücuda giren havanın nemlendirilmesi, ısıtılması ve filtrelenmesi daha verimli şekilde gerçekleşiyor.</p><h3>Çift burun deliğiyle koku alma yeteneği arttı</h3><p>Burun delikleri arasındaki farklı hava akışı, koku alma duyusunun da gelişmesini sağlıyor. Bir burun deliğinden geçen hava hızlıyken, diğeri daha yavaş bir akışa sahip oluyor. Bu farklılık, koku moleküllerinin mukozada farklı hızlarda çözünmesini sağlıyor ve beyne daha geniş bir koku spektrumu gönderiyor. Beyin, iki burun deliğinden gelen sinyaller arasındaki farkı değerlendirerek kokunun kaynağını daha net tespit edebiliyor. Bu mekanizma, tıpkı iki kulakla sesin yönünü belirlememize benzer şekilde çalışıyor ve çevreyle daha etkili bir iletişim kurulmasına yardımcı oluyor.</p><h3>Tek burun deliği sağlık açısından risk taşıyor</h3><p>Simetrik vücut yapısının bir parçası olan iki burun deliği, evrimsel süreçte hayatta kalmayı kolaylaştıran önemli bir avantaj sunuyor. Eğer insanlarda yalnızca tek bir burun deliği bulunsaydı, özellikle soğuk algınlığı ve benzeri rahatsızlıklarda solunum tamamen engellenebilirdi. Bu durumda vücut, havanın filtrelenmesi ve nemlendirilmesi gibi temel işlevlerden mahrum kalırdı. Dolayısıyla, iki burun deliği sadece doğanın tesadüfi bir tercihi değil, aynı zamanda sağlıklı solunum ve etkin koku alma için vazgeçilmez bir mekanizma olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, burun yapısındaki çift delik sistemi, insan sağlığı ve yaşam kalitesi açısından hayati bir rol üstleniyor. Solunumun ve koku alma duyusunun verimli çalışması, bu anatomik özelliğin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/neden-iki-burun-deligimiz-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274764</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/saha-expo-2026-saat-kacta-aciliyor-kacta-kapaniyor-ziyaret-saatleri-ne-zaman-iste-detaylar-274764</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SAHA Expo 2026 saat kaçta açılıyor? Kaçta kapanıyor? Ziyaret saatleri ne zaman? İşte detaylar...]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını açtı. Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii ürünleri, dünya kamuoyunun karşısına çıkıyor. Peki SAHA Expo 2026 saat kaçta açılıyor? Ziyaret saatleri ne zaman? İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SAHA Expo 2026 saat kaçta açılıyor? Kaçta kapanıyor? Ziyaret saatleri ne zaman? İşte detaylar...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Fuar Merkezi, 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında savunma, havacılık ve uzay sanayisinin en büyük etkinliklerinden biri olan SAHA 2026 Uluslararası Fuarı'na ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii ürünlerinin sergilendiği fuar, rekor düzeyde katılımla başladı. SAHA 2026, hem sektör profesyonellerini hem de halkı bir araya getirerek, Türkiye'nin savunma ve havacılık alanındaki gücünü uluslararası arenada gözler önüne seriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41294029.jpg"/><p><strong>SAHA 2026'da yoğun ilgi ve geniş katılım</strong></p><p>Fuar, 5 Mayıs Salı günü saat 10.00'da açılışını yaptı ve ilk günden itibaren büyük bir ilgiyle karşılandı. Profesyonel ziyaretçilere 6, 7 ve 8 Mayıs tarihlerinde 10.00-18.00 saatleri arasında kapılarını açan SAHA 2026, 9 Mayıs Cumartesi günü ise 10.00-17.00 arasında halka açık olacak. Katılımcılar, savunma sanayii ve havacılık sektöründeki en yeni teknolojileri yakından inceleme fırsatı buluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41294033.jpg"/><p><strong>Türkiye'nin savunma sanayii gücü dünyaya tanıtılıyor</strong></p><p>SAHA 2026, yerli ve milli üretimlerin yanı sıra, uluslararası iş birliğine de zemin hazırlıyor. Fuar, Türkiye'nin savunma, havacılık ve uzay sanayii alanındaki gelişmiş teknolojilerini dünya kamuoyu ile paylaşma imkânı sunuyor. Sektör temsilcileri, fuar boyunca yeni iş birlikleri ve projeler için görüşmeler gerçekleştiriyor. Etkinlik, Türkiye'nin bu alandaki iddiasını ve yenilikçi yaklaşımını bir kez daha ortaya koyuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41293377.jpg"/><p>SAHA 2026 Uluslararası Fuarı, hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisiyle İstanbul'da savunma ve havacılık sektörünün buluşma noktası olmayı sürdürüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/41293380.jpg"/><p><b>ZİYARET SAATLERİ</b></p><p>Tarih Saat Etkinlik</p><p>05 Mayıs Salı 10:00 - 18:00 Açılış Günü</p><p>06 Mayıs Çarşamba 10:00 - 18:00 Profesyonel</p><p>07 Mayıs Perşembe 10:00 - 18:00 Profesyonel</p><p>08 Mayıs Cuma 10:00 - 18:00 Profesyonel</p><p>09 Mayıs Cumartesi 10:00 - 17:00 Halk Günü</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/saha-expo-2026-saat-kacta-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274763</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-olmadan-ab-kuresel-aktor-olamaz-274763</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye olmadan AB küresel aktör olamaz!]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kabine Toplantısı sonrası Avrupa Birliği'ne yönelik yaptığı 'Türkiye'siz bir AB küresel aktör olamaz' çıkışı ve yeni dünya düzeni vurgusu, Yunanistan'dan Hindistan'a kadar dünya medyasında geniş yer buldu. Sert ve net bir mesaj olarak yorumlanan sözleri manşetine taşıyan CNN Greece, haberi 'Erdoğan'dan Avrupa'ya çivi gibi sözler' başlığıyla verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye olmadan AB küresel aktör olamaz!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı sonrası Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik verdiği mesajlar, uluslararası basında geniş yankı buldu.</p><p>Başkan Erdoğan, millete sesleniş konuşmasında Türkiye'nin dahil olmadığı bir Avrupa Birliği'nin küresel ölçekte güçlü bir aktör olamayacağını vurguladı. AB'nin Türkiye'nin yapıcı yaklaşımını doğru değerlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya Batılı devletlerin etkisi altında şekillenen eski düzendedir" ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aksam1-05052026620c1f74.jpg"/><p><b>"AVRUPA'NIN TÜRKİYE'YE İHTİYACI DAHA FAZLA"</b></p><p>Erdoğan, Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyacın, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazla olduğuna dikkat çekerek bu durumun ilerleyen süreçte daha da belirgin hale geleceğini söyledi.</p><p>Avrupa'nın kritik bir yol ayrımında olduğunu belirten Erdoğan, ya Türkiye'nin artan küresel rolünü fırsat olarak göreceğini ya da dışlayıcı politikalarla kendi geleceğini zora sokacağını ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aksam3-05052026e1055aa8.jpg"/><p>Türkiye'nin beklentisinin, Avrupa'nın önyargılardan arınarak daha samimi ve eşitlikçi bir ilişki kurması olduğunu dile getiren Erdoğan, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye'ye değil tüm Avrupa kıtasına kazanç sağlayacağını vurguladı.</p><p><b>DÜNYA BASININDA YANKILANDI</b></p><p>Erdoğan'ın açıklamaları farklı ülkelerin basınında dikkat çekici başlıklarla yer aldı:</p><p><b>CNN Greece, </b>haberi "Erdoğan'dan Avrupa'ya çivi gibi sözler" başlığıyla verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/aksam4-0505202639cb360a.jpg"/><p><b>Atina merkezli Militaire</b>, "Avrupa Erdoğan karşısında yol ayrımında" diyerek Türkiye'nin artık eski konumunda olmadığına vurgu yaptı.<b>İsrail basınından Maariv, </b>Erdoğan'ın Avrupa'yı "stratejik körlük" ile eleştirdiğini aktardı.</p><p><b>Hindistan merkezli Asian News International, </b>Erdoğan'ın Avrupa'ya "önyargılardan vazgeçin" çağrısını öne çıkardı.</p><p><b>Ermenistan'dan Aurora News</b> ise Türkiye'nin artık eski konumunda olmadığına dikkat çeken ifadeleri manşete taşıdı.</p><p>Uluslararası medya, Erdoğan'ın açıklamalarını genel olarak Avrupa-Türkiye ilişkilerinde yeni bir döneme işaret eden sert ve net mesajlar olarak değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/cumhurbaskani-erdogan-tur-652_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274762</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kubilay-kaan-kundakci-cinayetinde-aleyna-kalaycioglu-ve-alaattin-kadayifcioglunun-da-arala-274762</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu iddianame kabul edildi!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ümraniye'de, amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin 10 sanık hakkında hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu iddianame kabul edildi!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 10 sanık hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.</p><p>İddianamenin kabulünü kararlaştıran mahkeme, tensip zaptı hazırlayarak ilk duruşmanın 22 Haziran'da yapılmasına karar verdi.</p><p>Mahkeme, sanık şarkıcı İzzet Yıldızhan'ın yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti.</p><p><b>İDDİANAMEDEN</b></p><p>Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde 19 Mart'ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı'nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlanmıştı.</p><p>İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı'nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.</p><p>Kundakçı'nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının spontane değil planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.</p><p>HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.</p><p>Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/kubilay-kaan-kundakci-cin-921_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274761</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/baykar-k2-sivrisinek-ve-mizrak-platformlarini-ilk-kez-saha-2026da-sergiliyor-274761</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Baykar, K2, Sivrisinek ve Mızrak platformlarını ilk kez SAHA 2026'da sergiliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Baykar, Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA) 2026 kapsamında, feda edilebilir sınıfı ile akıllı dolanan mühimmat teknolojisinde yeni bir dönemi başlatan üç stratejik ürünü K2, Mızrak ve Sivrisinek'i ilk kez sergiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Baykar, K2, Sivrisinek ve Mızrak platformlarını ilk kez SAHA 2026'da sergiliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 başladı.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortaklığında gerçekleştirilen etkinlik, 9 Mayıs'a kadar ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi'nde ağırlayacak.</p><p>Baykar, SAHA'da geniş ürün yelpazesiyle yer alacak ve beş gün sürecek fuar boyunca hem İstanbul Fuar Merkezi iç alanında hem de dış sergileme alanında en yeni platformlarını ve yerli üretim alt sistemlerini dünya savunma kamuoyuna tanıtacak.</p><p><b>K2, MIZRAK VE SİVRİSİNEK İLE İLK BULUŞMA</b></p><p>Baykar, fuar kapsamında, K2 Kamikaze İHA ile akıllı dolanan mühimmatlar Mızrak ve Sivrisinek'i ilk kez görücüye çıkararak, feda edilebilir sınıfı ile akıllı dolanan mühimmat teknolojisinde yeni bir dönemi başlatan üç stratejik ürününü SAHA 2026'da sergiliyor.</p><p>Yüksek hassasiyetli vuruş kabiliyetini düşük maliyetli ve feda edilebilir bir mimariyle birleştiren K2 Kamikaze İHA, modern harp sahasındaki sürü operasyonları için yeni nesil bir vurucu güç sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/1-05052026c9c35e20.jpg"/><p>Sınıfın en büyüğü olan K2, 200+ kilogram faydalı yük kapasitesi ve teknolojisiyle yoğun elektronik harp ortamlarında bile stratejik hedefleri etkisiz hale getirmek üzere optimize edildi.  1000 kilometreyi aşan menzili ve 40+ kilogram faydalı yük kapasitesiyle derin operasyonlarda stratejik bir kuvvet çarpanı olan Mızrak, yapay zeka destekli otonom vuruş yetenekleriyle donatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/2-05052026115d4dc3.jpg"/><p>Taktik seviyedeki operasyonlar için esnek ve akıllı bir çözüm sunan Sivrisinek ise dinamik çatışma ortamlarında keşif ve imha görevlerini tek bir gövdede birleştiriyor.</p><p>Yapay zeka destekli tam otonomiye sahip olan akıllı dolanan mühimmatlar Mızrak ve Sivrisinek, GNSS'ten bağımsız olarak yapay zeka ile güçlendirilmiş görsel konumlandırma yeteneğiyle en zorlu coğrafyalarda dahi yüksek hassasiyetle hedefleri bularak angaje olabiliyor.</p><p><strong>KIZILELMA, AKINCI, BAYRAKTAR TB3 VE TB2 SAHNEDE</strong></p><p>İstanbul Fuar Merkezi'nin iç alanında Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, sahip olduğu geniş milli mühimmat yelpazesiyle sergileniyor.</p><p>Dış alanda ise Bayraktar TB2 SİHA, kısa pistli gemilere iniş-kalkış kabiliyetine sahip dünyanın ilk SİHA'sı olan Bayraktar TB3 ve çok sayıda farklı mühimmat seçeneğiyle donatılan Bayraktar AKINCI TİHA sahnede olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/3-05052026c6b7f32d.jpg"/><p>Sergilenecek platformlar arasında yapay zeka tabanlı mini akıllı seyir füzeleri KEMANKEŞ 1 ve KEMANKEŞ 2 yer alacak.</p><p>Baykar'ın dikey entegrasyon vizyonu çerçevesinde kendi bünyesinde geliştirdiği elektro-optik sistemler de fuarın odak noktalarından biri olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/4-0505202660ede871.jpg"/><p>BG125, BG135, BG160 ve BG180 Gimbal Kamera Sistemleri, BLD serisi lazer işaretleyiciler ve yüksek çözünürlüklü veriler üreten Bayraktar Hızlı Haritalama Podları da ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Ayrıca Bayraktar Teknoloji Azerbaycan da Baykar standında yaptığı çalışmaları anlatacak.</p><p>Stantta 2025'te Baykar tarafından alınan İtalyan Piaggio Aerospace'e ait P.180 Avanti EVO ve MPA (deniz karakol uçağı) büyük boy modelleri ile Baykar ve Leonardo ortaklığıyla kurulan LBA Systems'in geliştirme çalışmaları yürüttüğü LEOSS-T elektro-optik kamera sistemi sergilenecek.</p><p><strong>STRATEJİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI</strong></p><p>Fuar süresince Baykar, yerli ve yabancı paydaşları, kamu kurumları ve savunma sanayisinin öncü firmalarıyla bir araya gelecek.</p><p>Bu kapsamda Türkiye'nin teknolojik derinliğini artıracak ve savunma ekosistemini güçlendirecek çeşitli stratejik işbirliği anlaşmalarına imza atılması planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/baykar-k2-sivrisinek-ve-m-425_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274760</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sr-1-freedom-ile-nukleer-cag-basliyor-uzayda-yeni-donem-274760</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SR-1 Freedom ile nükleer çağ başlıyor! Uzayda yeni dönem]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, 2028'de fırlatmayı planladığı Skyfall misyonuyla nükleer enerjili SR-1 Freedom uzay aracını ve üç helikopteri Mars'a göndermeye hazırlanıyor. Bu adım, Mars'ta insanlı iniş için kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor ve nükleer itki teknolojisinin uzay keşfinde rutinleşmesinin önünü açıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SR-1 Freedom ile nükleer çağ başlıyor! Uzayda yeni dönem]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, uzay keşfinde çığır açacak yeni bir döneme hazırlanıyor. Ajans, 2028 yılı sonunda başlatmayı planladığı Skyfall misyonunda, nükleer enerjili SR-1 Freedom uzay aracını ve üç helikopteri Mars'a gönderecek. Bu misyon, Mars yüzeyinde olası insan iniş bölgelerini keşfetmeyi ve nükleer elektrikli itki teknolojisinin uzay yolculuklarında standart bir seçenek haline gelmesini hedefliyor. NASA, Skyfall ile sadece Mars'a ulaşmayı değil, aynı zamanda nükleer sistemlerin pratikte kullanılabileceğini tüm dünyaya göstermeyi amaçlıyor.</p><h3>NASA: 'Nükleer itkiyle Mars ve ötesine ulaşmak mümkün'</h3><p>Skyfall misyonunun kalbinde, nükleer elektrikli itki sistemiyle çalışan SR-1 Freedom uzay aracı yer alıyor. Bu sistem, güneş ışığına bağımlı olmadan, fisyon reaktöründen elde edilen ısıyı elektriğe çeviriyor ve bu elektrikle yüksek verimli iticileri çalıştırıyor. NASA, bu yenilikçi yaklaşımın, derin uzayda büyük güneş panellerine ihtiyaç duymadan sürekli hareket imkânı sunduğunu belirtiyor. Özellikle Mars gibi uzak hedeflerde, güneş ışığının yetersiz olduğu bölgelerde nükleer itki, uzun süreli ve yüksek enerjili görevler için kritik önem taşıyor. SR-1 Freedom'ın başarıya ulaşması halinde, yalnızca Mars'a değil, Jüpiter ve daha uzak noktalara da yüksek kapasiteli kargo taşımacılığı mümkün olacak. Bu teknoloji, gelecekteki uzay görevlerinin hem hızını hem de güvenliğini artıracak ve nükleer itki sistemlerinin rutin olarak kullanılmasının önünü açacak.</p><h3>SR-1 Freedom ile Mars'a üç helikopter gönderiliyor</h3><p>SR-1 Freedom, Mars'a ulaştığında üç küçük helikopteri yüzeye indirecek. Bu helikopterler, 2021'de Perseverance aracıyla birlikte Mars'a giden ve 72 uçuşla büyük başarıya imza atan Ingenuity modeline dayanıyor. Yeni helikopterlerin görevi, gelecekteki astronotlar için potansiyel iniş alanlarını detaylı biçimde haritalandırmak. Kameralar ve yer altı radarlarıyla donatılan bu araçlar, Mars yüzeyindeki tehlikeleri tespit edecek ve yer altındaki su buzu katmanlarını inceleyecek. Su buzu, Mars'ta uzun süreli insan varlığı için yaşamsal öneme sahip; hem içme suyu hem de yakıt üretimi açısından kritik bir kaynak olarak görülüyor. NASA'nın Uzay Reaktörleri Ofisi'nden program yöneticisi Steve Sinacore, "Helikopterler, su buzu yataklarının konumu, büyüklüğü ve derinliği hakkında detaylı haritalar çıkaracak" diyerek bu araştırmaların önemine dikkat çekti. Bu çalışmalar, Mars'ta güvenli iniş ve sürdürülebilir insan varlığı için temel veri sağlayacak.</p><h3>Skyfall misyonu: Nükleer itkiyle derin uzayda yeni bir çağ</h3><p>Skyfall, NASA'nın uzun vadeli uzay keşif stratejisinin merkezinde yer alıyor. Ajans, bu misyonu tek seferlik bir deney olarak değil, nükleer enerjiyle çalışan uzay araçlarının gelecekte standart hale gelmesi için bir dönüm noktası olarak görüyor. SR-1 Freedom, "uçuş mirası nükleer donanım" kuracak, düzenleyici ve fırlatma öncülleri oluşturacak ve endüstriyel altyapıyı güçlendirecek. Bu adımlar, nükleer sistemlerin tasarım aşamasından çıkarak, gerçek görevlerde güvenle kullanılmasını sağlayacak. Voyager gibi önceki uzay araçlarında kullanılan radyoizotop jeneratörleri sadece elektrik üretirken, SR-1 Freedom aktif bir itki sistemiyle çalışacak ve güneşten bağımsız olarak görevini sürdürecek. Bu özellik, özellikle güneş ışığının zayıf olduğu dış gezegenler ve derin uzay görevleri için büyük bir avantaj sunuyor.</p><h3>NASA'dan Ay ve Dünya yörüngesi için yeni planlar</h3><p>Skyfall duyurusuyla birlikte NASA, ajans içinde önemli bir yeniden yapılanma sürecine de girdi. Ajans, Ay yörüngesindeki Gateway istasyonunun geliştirilmesini durdurduğunu ve kaynaklarını Ay yüzeyinde kalıcı bir üs inşa etmeye yönlendirdiğini açıkladı. Bu yeni strateji, uluslararası ortaklarla birlikte Ay'da sürekli insan varlığı oluşturmayı hedefliyor. NASA İdarecisi Jared Isaacman, "Büyük güç rekabetinde zaman daralıyor; başarı veya başarısızlık aylar içinde belli olacak" diyerek sürecin aciliyetine vurgu yaptı. Ayrıca, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun ardından düşük Dünya yörüngesinde yeni bir yaşam alanı oluşturmak için devlet ve ticari modüllerin bir arada kullanılacağı hibrit bir yapı planlanıyor. Bu hamle, ABD'nin uzaydaki liderliğini sürdürmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>2028 ve sonrası: Mars, Titan ve Ay için yoğun keşif programı</h3><p>Skyfall, NASA'nın önümüzdeki yıllarda hayata geçireceği tek büyük bilim misyonu değil. 2028'de fırlatılması planlanan Dragonfly adlı nükleer enerjili sekiz pervaneli helikopter, Satürn'ün Titan uydusuna gönderilecek. Dragonfly, 2034'te Titan'a ulaşacak ve organik açıdan zengin bu ortamda yaşamın izlerini araştıracak. Aynı dönemde, Avrupa Uzay Ajansı'nın Rosalind Franklin Rover'ı da Mars'a yollanacak ve organik madde arayışında önemli bir rol üstlenecek. Dünya'ya daha yakın bir noktada ise Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, karanlık enerji araştırmaları için fırlatılacak. Ayrıca, yeni bir Dünya bilim misyonu ile konvektif fırtınaların iç dinamikleri gerçek zamanlı olarak ölçülecek ve aşırı hava olayları altı saat önceden tahmin edilebilecek. NASA, 2027'den itibaren 30'a kadar robotik Ay inişi planlayarak Ticari Ay Yük Hizmetleri programını da genişletiyor. Tüm bu projeler, ajansın Mars, Ay, düşük Dünya yörüngesi ve gezegen bilimi gibi birçok alanda eş zamanlı ilerlemeye çalıştığını gösteriyor.</p><h3>SR-1 Freedom ve nükleer itki: Uzayda yeni bir standart mı doğuyor?</h3><p>SR-1 Freedom'ın taşıdığı nükleer elektrikli itki sistemi, uzay taşımacılığında devrim yaratma potansiyeline sahip. Derin uzayda yüksek güçlü kargo taşımak ve uzun süreli görevlerde enerji ihtiyacını karşılamak için bu teknoloji, mevcut güneş paneli çözümlerinin ötesine geçiyor. NASA, nükleer itkiyi yalnızca Mars'a ulaşmak için değil, Jüpiter ve ötesine gidecek daha büyük ve güçlü uzay araçları için de tek seçenek olarak görüyor. Bu sistem, tasarım süreçlerinde esneklik sağlayacak, daha ağır yüklerin taşınmasına olanak verecek ve gelecekteki nükleer misyonların daha hızlı onaylanıp hayata geçmesini kolaylaştıracak. NASA'nın tanımına göre, Skyfall misyonu yalnızca bilimsel veri toplamakla kalmayacak; aynı zamanda fırlatma ve düzenleyici altyapıyı güçlendirecek, tedarik zincirlerini oluşturacak ve nükleer itkinin uzay görevlerinde standart bir seçenek haline gelmesini hızlandıracak. Bu gelişmeler, uzay araştırmalarında yeni bir çağın habercisi olarak görülüyor.</p><h3>Derin uzayda sürdürülebilir keşif için kritik eşik</h3><p>Skyfall misyonunun başarıya ulaşması, NASA'nın uzun vadeli planları açısından büyük bir dönüm noktası olacak. Nükleer elektrikli itki sistemi, Mars'a ve ötesine daha büyük kargolar taşımayı, derin uzayda robotik keşifleri ve uzun süreli insan operasyonlarını mümkün kılacak. Helikopterlerin Mars'ta güvenli iniş alanlarını ve su buzu rezervlerini tespit etmesi, gelecekteki insanlı görevlerin güvenliği ve sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyor. SR-1 Freedom'ın başarısı, nükleer itkinin tasarım aşamasından çıkıp, uzay yolculuklarında rutin bir teknoloji haline gelmesini sağlayacak. Bu gelişme, yalnızca Mars'a üç helikopter bırakmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor; uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><p>Sonuç olarak, NASA'nın Skyfall misyonu ve SR-1 Freedom uzay aracı, nükleer itki teknolojisinin uzay keşfinde yeni bir standart haline gelmesi için atılmış en önemli adımlardan biri olarak tarihe geçecek. Mars'a yapılacak bu yolculuk, derin uzayda sürdürülebilir keşiflerin ve insanlı görevlerin önünü açarken, nükleer itkinin uzay araştırmalarında rutinleşmesinin de yolunu açıyor. Önümüzdeki yıllarda Skyfall misyonunun başarısı, hem NASA'nın hem de insanlığın uzaydaki geleceği açısından belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/sr-1-freedom-ile-nukleer--822_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274759</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskanligindan-saha-2026-fuarina-iliskin-paylasim-274759</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığından "SAHA 2026 Fuarına" ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı" dolayısıyla paylaşım yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanlığından "SAHA 2026 Fuarına" ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, "Savunma sanayiini sert güç olmanın ötesinde, tam bağımsızlığın ve yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi olarak konumlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı duruşu ve liderliği, siber vatandan uzay vatana kadar her alanda dijital ve teknolojik bağımsızlığımızın teminatıdır." ifadelerine yer verildi.</p><p>Başkanlığın NSosyal hesabından, "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı" dolayısıyla yapılan paylaşımda, Türkiye'nin savunma sanayisinde kendi standartlarını dünyaya kabul ettiren "güçlü lider, güçlü Türkiye" vizyonuyla küresel bir teknoloji üssüne dönüştüğü belirtildi.</p><p>Bugün kapılarını açan SAHA 2026'nın, 1700'den fazla firma, üniversiteler ve genç yeteneklerin el birliğiyle inşa edilen devasa ekosistemin sarsılmaz gücünü dünyaya gösterdiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"Savunma sanayiini sert güç olmanın ötesinde, tam bağımsızlığın ve yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi olarak konumlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı duruşu ve liderliği, siber vatandan uzay vatana kadar her alanda dijital ve teknolojik bağımsızlığımızın teminatıdır. Geleceği kurgulayan, teknolojiyi yöneten ve tam bağımsızlıktan asla taviz vermeyen Türkiye Yüzyılı'nın mimarlarıyla gurur duyuyoruz. Güçlü irade, milli teknoloji, tam bağımsız Türkiye."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/iletisim-baskanligindan-s-142_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274758</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trumptan-iran-aciklamasi-savas-3-hafta-daha-surebilir-274758</link>
      <pubDate>2026-05-05T14:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump'tan "İran" açıklaması: Savaş 3 hafta daha sürebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD/İsrail ve İran savaşında ateşkes süreci devam ederken gerilim de tırmanıyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, ABD ve müttefiklerini ateşkesi ihlal etmekle suçlayarak, "Hürmüz Boğazı'ndaki yeni denklem giderek şekilleniyor. Buna karşın biz henüz daha başlamış bile değiliz" dedi. Son olarak ABD Başkanı Trump, İran'la savaşın 3 hafta daha uzayabileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump'tan "İran" açıklaması: Savaş 3 hafta daha sürebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>28 Şubat'ta soykırımcı İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırısıyla başlayan savaş iki ayı aşkın süredir devam ederken ateşkes tartışmaları ve karşılıklı tehditler sürüyor.</p><p><b>TRUMP TARİH VERDİ: SAVAŞ NE ZAMAN BİTECEK?</b></p><p>İran ile ABD arasındaki kırılgan ateşkes Hürmüz Boğazı'nda sarsılıyor. Bölgede bir süredir ateşkes nedeniyle susan silahlar yeniden konuşmaya başladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran Savaşı'nın 3 hafta daha uzayabileceğini söyledi.</p><p>Trump, "ABD Tahran'ın 8 küçük sürat teknesini ortadan kaldırdı." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/trumptan-iran-aciklamasi--954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274757</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-turkiye-savunma-sanayisinde-kendi-destanini-yaziyor-274757</link>
      <pubDate>2026-05-05T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Türkiye savunma sanayisinde kendi destanını yazıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin savunma sanayiindeki atılımlarına ilişkin, "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN'dan TCG Anadolu'ya, İHA'lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda kendi destanını yazıyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Türkiye savunma sanayisinde kendi destanını yazıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında Türkiye'nin ulaştığı teknolojik seviyeyi değerlendirdi.</p><p><b>"KÜRESEL DENGELERİ BELİRLEYEN BİR ETKİ"</b></p><p>Türkiye'nin "Güçlü Lider, Güçlü Türkiye" vizyonuyla savunma sanayisinin her alanında büyük bir gelişim sergilediğini belirten Duran, ulaşılan başarının SAHA 2026 ile tüm dünyaya bir kez daha ilan edildiğini vurguladı.</p><p>Duran, savunma sanayisindeki yerlileşme hamlesinin diplomatik alandaki yansımalarına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu;</p><p>Sadece üretim kapasitemizi değil, küresel dengeleri belirleyen diplomatik etkimizi de artırıyoruz. Liderin vizyonu, milletin gücü, tam bağımsız Türkiye'nin yolu açık olsun.</p><p><b>"TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE HAYALİ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savunma sanayisindeki kararlı duruşuna ve çizdiği vizyona işaret eden Duran, Türkiye'nin bu yoldaki yürüyüşünün aralıksız devam edeceğinin altını çizdi.</p><p>İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hayalimizi gerçeğe dönüştürünceye kadar bize durmak, dinlenmek, nefeslenmek yok." sözlerini hatırlatarak, bu hedef doğrultusunda çalışmaya kararlılıkla devam edileceği mesajını verdi.</p><p>Duran, Türkiye'nin milli projeleri olan KAAN, TCG Anadolu ve İHA sistemlerinin, geçmişteki ambargo girişimlerine verilen en güçlü yanıt olduğu vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/iletisim-baskani-duran-tu-642_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274756</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abden-abdye-tarifeler-konusunda-her-senaryoya-haziriz-mesaji-274756</link>
      <pubDate>2026-05-05T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'den ABD'ye tarifeler konusunda "her senaryoya hazırız" mesajı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'nin Birlik menşeli otomobil ve kamyonlara yönelik gümrük vergilerini yüzde 25'e çıkarma tehdidine karşı, tarafların anlaşmayı uygulaması gerektiğini ancak her türlü senaryoya hazır olduklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'den ABD'ye tarifeler konusunda "her senaryoya hazırız" mesajı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der  Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Erivan'da düzenlenen AB-Ermenistan Zirvesi'nin ardından yapılan basın toplantısında konuştu.</p><p>"Anlaşma anlaşmadır ve biz bir anlaşmaya vardık." diyen von der Leyen, ABD ile yapılan anlaşmanın özünde refah, ortak kurallar ve güvenilirlik olduğunu dile getirdi.</p><p>Von der Leyen, bu aşamada her iki tarafın da sahip olduğu farklı demokratik prosedürlere saygı göstererek söz konusu anlaşmayı uygulaması gerektiğine işaret etti.</p><p>AB tarafının kalan gümrük taahhütlerinin uygulanmasının son aşamalarında olduğuna dikkati çeken von der Leyen, ABD tarafının da üzerinde uzlaşılan bazı taahhütleri tamamlamadığını söyledi.</p><p>Von der Leyen, "Dolayısıyla bu anlaşmadan karşılıklı kazanç, işbirliği ve güvenilirlik istiyoruz. Her türlü senaryoya hazırız." dedi.</p><p>AB Konseyi Başkanı Costa da "Ticaret konusunda yetki tamamen AB Komisyonundadır. Şahsım ve 27 üye ülke olarak AB Komisyonu ve başkanının çalışmalarını tamamen destekliyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü ticaret anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 25'e çıkarılacağını duyurmuştu.</p><p>AB ile ABD arasında ticaret anlaşması görüşmeleri, Temmuz 2025'te İskoçya'daki Trump'a ait Turnberry golf sahasında tamamlanmıştı.</p><p>Anlaşma kapsamında, AB ülkeleri ABD ürünlerine gümrük tarifesi uygulamamayı kabul etmiş, buna karşılık ABD'nin AB ürünlerine yüzde 15 oranında tarife uygulayacağı açıklanmıştı.</p><p>AB tarafının yapılan anlaşmanın onay sürecini halen tamamlayamaması ABD'nin tepkisini çekmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/abden-abdye-tarifeler-kon-554_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.274755</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/george-lucastan-los-angelesta-dev-star-wars-sergisi-mujdesi-274755</link>
      <pubDate>2026-05-05T13:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[George Lucas'tan Los Angeles'ta dev Star Wars sergisi müjdesi]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Star Wars'un yaratıcısı George Lucas, Los Angeles'taki Lucas Anlatı Sanatları Müzesi'nde 22 Eylül 2026'da kapılarını açacak yeni sergiyi duyurdu. Müzenin açılışında, orijinal ve öncü üçlemeden seçilmiş kostümler, aksesuarlar ve nadir illüstrasyonlar Star Wars hayranlarıyla buluşacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[George Lucas'tan Los Angeles'ta dev Star Wars sergisi müjdesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Star Wars evreninin efsanevi ismi George Lucas, Los Angeles'ta inşa edilen Lucas Anlatı Sanatları Müzesi'nin açılış tarihini ve içeriğini resmen açıkladı. 22 Eylül 2026'da Exposition Park'ta gerçekleşecek açılışta, sinema tarihine damga vuran Star Wars serisinin orijinal ve öncü üçlemesinden seçilmiş özel eserler, hayranlarla buluşacak. "Hareket Halindeki Star Wars" adı verilen sergide, filmlerde kullanılan ikonik kostümler, aksesuarlar, illüstrasyonlar ve araç tasarımları ilk kez bir arada sergilenecek. Müze, açılış günü itibarıyla 1.200'den fazla eseri ziyaretçilerine sunacak ve Star Wars tutkunları için unutulmaz bir deneyim vadediyor.</p><h3>George Lucas'tan sinema tarihine saygı duruşu</h3><p>Lucas Anlatı Sanatları Müzesi, yalnızca Star Wars hayranlarını değil, aynı zamanda görsel hikaye anlatımının evrimini merak edenleri de cezbediyor. George Lucas ve eşi Mellody Hobson'un öncülüğünde kurulan müze, insanlığın anlatı kültürünü tarih öncesi mağara resimlerinden başlayarak modern sinemaya kadar izleyen bir koleksiyon sunacak. Müzenin tanıtım videosunda, "Açılış Sinema Sergisi: Hareket Halindeki Star Wars. 22 Eylül'de yola çıkıyoruz" ifadesiyle heyecan doruğa çıktı. Müzenin dış cephesine ait görseller de ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Sergilerde, Rönesans dönemi tabloları, tanrı ve tanrıça heykelleri, çizgi romanlar ve fotoğraflar gibi farklı dönemlerden eserler de yer alacak. Böylece Star Wars sergisi, sinema tarihine ve anlatı sanatına bütüncül bir bakış sunacak.</p><h3>1200'den fazla eser, 30 farklı sergi ve Star Wars'un altı ilk filmi</h3><p>Lucas Anlatı Sanatları Müzesi'nin açılışında, "Hareket Halindeki Star Wars" sergisiyle birlikte toplam 30 farklı sergi ziyaretçilere sunulacak. Star Wars sergisi, George Lucas'ın bizzat yönettiği ve yazdığı ilk altı filme odaklanacak. Orijinal üçleme ve öncü üçlemeden seçilmiş kostümler, aksesuarlar ve araçlar, hayranlara sinema tarihinin perde arkasını keşfetme fırsatı tanıyacak. Diğer sergiler arasında Thomas Hart Benton'ın eserleri, Beatrix Potter ve E.H. Shepard gibi çocuk hikayeleri yazarlarının çalışmaları, Frank Frazetta'nın illüstrasyonları, Norman Rockwell ve N.C. Wyeth gibi sanatçılara adanmış bölümler yer alıyor. Ayrıca çizgi roman dünyasının önemli isimleri, manga ve anime kültürü, fotoğrafçılık ve Batı hikayeleri gibi temalar da müzede geniş yer bulacak. Müze, ağaçlar ve bahçelerle çevrili 11 dönümlük bir kampüste konumlanıyor ve Los Angeles'ın kültürel yaşamına yeni bir soluk getiriyor.</p><h3>Star Wars hayranlarına özel üyelik fırsatları</h3><p>Lucas Anlatı Sanatları Müzesi, açılış öncesinde Star Wars hayranlarına ve sanatseverlere özel üyelik programı başlattı. 4 Mayıs itibarıyla satışa çıkan üyelikler, 140 dolardan başlayıp 600 dolara kadar yükseliyor. Üyeler, müzenin açılışından itibaren sergilere öncelikli erişim ve özel etkinliklere katılım hakkı elde edecek. Bu sayede Star Wars koleksiyoncuları ve sinema tutkunları, Lucas Anlatı Sanatları Müzesi'nin sunduğu benzersiz deneyimin bir parçası olabilecek. Müze, yalnızca Star Wars evreniyle sınırlı kalmayıp, anlatı sanatının farklı disiplinlerine de ev sahipliği yapacak. Bu yönüyle, Los Angeles'taki müze hem yerel halk hem de uluslararası ziyaretçiler için yeni bir cazibe merkezi olmayı hedefliyor.</p><h3>Lucas ve Star Wars evreninin sinemadaki yolculuğu</h3><p>George Lucas, 1977'de yazıp yönettiği ilk Star Wars filmiyle sinema dünyasında çığır açtı. Film, 775 milyon dolarlık gişe başarısıyla kısa sürede bir fenomene dönüştü. Lucas, serinin devamında orijinal üçlemeyi "İmparatorun Dönüşü" ve "Jedi'nin Dönüşü" ile tamamladı. 16 yıl sonra, Anakin Skywalker'ın Darth Vader'a dönüşümünü konu alan öncü üçlemeyi sinemaseverlerle buluşturdu. Lucas, bu süreçte "Star Wars: Klon Savaşları" adlı animasyon dizisini de yarattı. 2012'de Disney'in Lucasfilm'i satın almasıyla, Star Wars evreni daha da genişledi. J.J. Abrams ve Rian Johnson'ın yönettiği devam üçlemesi, Gareth Edwards ve Ron Howard'ın çektiği "Rogue One" ve "Solo" gibi yan hikaye filmleriyle Star Wars, farklı kuşaklara ulaştı. Son yıllarda ise "The Mandalorian", "The Book of Boba Fett", "Obi-Wan Kenobi", "Andor", "Ahsoka" gibi dizilerle Star Wars evreni ekranlarda varlığını sürdürüyor. 22 Mayıs'ta vizyona girecek "The Mandalorian ve Grogu" ile Star Wars yeniden büyük ekrana taşınıyor. 2027'de ise "Star Wars: Starfighter" filmi sinemaseverlerle buluşacak. Müzedeki Star Wars sergisi ise, Lucas'ın doğrudan yönettiği altı filme odaklanarak bu evrenin köklerine ışık tutacak.</p><p>Lucas Anlatı Sanatları Müzesi'nin 22 Eylül 2026'da Los Angeles'ta gerçekleşecek açılışı, Star Wars hayranları ve sanatseverler için önemli bir buluşma noktası olacak. Müze, hem sinema tarihine hem de anlatı sanatının evrimine dair kapsamlı bir perspektif sunarken, Star Wars'un unutulmaz mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/05/05/george-lucastan-los-angel-259_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>