<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272539</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-iranla-anlasma-icin-tarih-verdi-nihai-bir-sonuca-varabilecegiz-272539</link>
      <pubDate>2026-04-17T20:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump İran'la anlaşma için tarih verdi: Nihai bir sonuca varabileceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Trump, İran'la bir iki gün içinde "nihai bir anlaşmaya varabilecekleri" açıklamalarında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump İran'la anlaşma için tarih verdi: Nihai bir sonuca varabileceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'la "bir veya iki gün içinde" anlaşmaya varmalarının muhtemel olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p>ABD merkezli haber platformu Axios'a konuşan ABD Başkanı Trump, Washington ve Tahran heyetlerinin nihai anlaşmaya varmak üzere muhtemelen hafta sonu bir araya geleceğini söyledi.</p><p>Trump, "İranlılar görüşmek istiyor. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Sanırım hafta sonu muhtemelen bir görüşme gerçekleşecek. Muhtemelen önümüzdeki bir iki gün içinde de bir anlaşmaya varacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>İran'la nihai anlaşmaya varılmaksızın ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı ablukayı kaldırmayacağını belirten Trump, Hürmüz Boğazı'nın herkese açık olması gerektiğini savundu.</p><p>Trump, bir iki gün içinde varılacağını iddia ettiği anlaşmanın "İsrail'i güvende tutacağını" ileri sürdü.</p><p>Lübnan'da yürürlüğe giren ateşkese de değinen Trump, İsrail'in saldırılarını durdurması gerektiğini vurgulayarak, "İsrail durmalı. Binaları havaya uçurmaya devam edemezler. Buna izin vermeyeceğim." ifadelerini de kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/trump-iranla-anlasma-icin-106_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272538</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istinaftan-kritik-karar-secil-erzan-dosyasi-yeniden-gorulecek-272538</link>
      <pubDate>2026-04-17T20:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstinaftan kritik karar: Seçil Erzan dosyası yeniden görülecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstinaftan kritik karar: Seçil Erzan dosyası yeniden görülecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p> İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yargılanan tutuklu sanık Seçil Erzan'a verilen 102 yıl 4 ay hapis cezası kararının bozulmasına hükmetti.</p><p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen 102 yıl 4 ay hapis cezası kararına ilişkin incelemesini tamamladı.</p><p>Daire, ilk derece mahkemenin hüküm kurulurken birleşen dosya bilgilerine yer vermediğini ve bunun da denetim güçlüğüne sebebiyet verdiğini belirterek, istinaf itirazlarını yerinde gördü.</p><p>Sanık Erzan'ın yargılanması sırasında bazı usullerin uygulanmadığını ifade eden Daire, kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesine hükmetti.</p><p>Daire, bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezası kararlarını da bazı usullerin uygulanmadığı gerekçesiyle bozarken, bir kısım sanıklar yönünde verilen kararları hukuka uygun buldu.</p><p><b>- DAVANIN GEÇMİŞİ</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan'ın bir bankanın Levent'teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker'den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydedilmişti.</p><p>İddianamede, para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak müşteki Çeviker'in daha sonra Erzan'a ulaşmaya çalışsa da bunun gerçekleşmediği, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmişti.</p><p>Sanık Erzan'ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu ve kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtilmişti.</p><p>Seçil Erzan'ın müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturduğu bilgisine yer verilen iddianamede, Erzan'ın bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği ifadeleri yer almıştı.</p><p>İddianamede, sanık Erzan'ın "özel belgede sahtecilik" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 109 yıldan 358 yıla kadar hapsi istenmişti.</p><p>Sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk'ün de aynı suçlardan 3 ile 98 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, sanık Rüya Sağır'ın ise "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.</p><p>İddianamede, Süleyman Aslan ve Mojtaba Haghani'nin "tefecilik" suçundan ayrı ayrı 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılması talep edilirken, Nur Erkasap'ın ise "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçundan 9 yıldan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülmüştü.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan ve bu dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilen iddianamede ise Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu'nun 24 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri iddiasıyla 72'şer yıldan 240'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.</p><p>Yargılama sürecinde Candaş Gürol hakkında açılan dava da birleştirilmişti.</p><p><b>- KARAR</b></p><p>Davayı 1 Aralık 2025'te karar bağlayan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Seçil Erzan'ı 27 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ile "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ile toplam 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.</p><p>Mahkeme heyeti kararında, sanık Erzan hakkında, "özel belgede sahtecilik" suçundan her bir katılana yönelik ayrı ayrı ceza istemiyle kamu davası açıldığını anımsatarak, bu suçun mağdurunun kamu olduğunu, sanığın eyleminin de tek olduğunun kabul edildiğini belirtmişti.</p><p>Kararda ayrıca "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren heyet, Erzan'ın bu suç yönünden 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmetmişti.</p><p>Erzan'ın katılanlar Nesrin Çakır, Kaan Sinih, Sevgil Sinih, Tursun Sinih, Erkan Karaca, Atilla Baltaş, Ercüment Gülen, Bakiye Gülen, Kemal Tanın Yılmaz, Merve Özer Yılmaz ile müşteki sanıklar Mojtaba Haghani, Nur Erkasap ve Süleyman Arslan'a yönelik eyleminden dolayı da beraatine karar verilmişti.</p><p><b>- DİĞER SANIKLARA VERİLEN CEZALAR</b></p><p>Heyet, sanık Ali Yörük'ü, 4 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ile 150 bin lira para cezasına, sanık Atilla Yörük'ü de 4 müştekiye karşı aynı suçtan 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ile 75 bin lira para cezasına çarptırmıştı.</p><p>Sanık Nur Erkasap'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ile 79 bin 160 lira para cezasına çarptıran heyet, sanık Hüseyin Eligül'e de 3 müştekiye karşı aynı suçtan 5 yıl 2 ay hapis ile 7 bin 600 lira para cezası vermişti.</p><p>Heyet, sanık Nazlı Can'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ile 31 bin 500 lira para cezasına çarptırırken, sanık hakkında 6 müştekiye karşı bu suçtan beraat hükmü kurmuştu.</p><p>Sanık Süleyman Aslan da "tefecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile 20 bin lirayla cezalandırılırken, Mojtaba Haghani, Asiye Öztürk, Mehmet Aydoğdu, Hakan Ateş, Rüya Sağır, Kerem Can ve Candaş Gürol'ün ise beraatine karar verilmişti.</p><p>Gerekçeli kararın yazılmasının ardından dosya istinafa taşınmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/istinaftan-kritik-karar-s-886_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272537</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-vali-sonel-gozaltina-alindi-272537</link>
      <pubDate>2026-04-17T19:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması! Eski Vali Sonel gözaltına alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması! Eski Vali Sonel gözaltına alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. dün adliyeye sevk edilmiş, G.E. ile E.E. tutuklanırken S.G. ile S.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İl Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 7'si bugün adliyeye sevk edildi. Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E.'nin jandarmadaki ifadelerinin devam ettiği bildirildi.  </p><p>Soruşturma kapsamında oğlu gözaltında bulunan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel hakkında, iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılmış ardından açığa alınmıştı.  </p><p>Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/gulistan-doku-sorusturmas-332_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272536</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-tekin-evlatlarimizin-guvenligi-konusunda-en-kucuk-bir-tavize-izin-vermeyecegiz-272536</link>
      <pubDate>2026-04-17T18:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyeceğiz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin milli eğitim müdürüyle çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Tekin yaptığı açıklamada, "Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyecek, çocuklarımızın insani değerlerini, devletle ve milletle bağını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Tekin: Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyeceğiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Tekin, toplantının başında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu ve Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur'dan 14 ve 15 Nisan'da iki okulda gerçekleşen silahlı saldırılarda yaralananların sağlık durumlarına ilişkin son durum hakkında bilgi aldı. Bakanlık birimlerince yürütülen psiko-sosyal destek faaliyetleri ve alınan tedbirlere ilişkin il milli eğitim müdürlerinden bilgi alan Bakan Tekin; öğretmen, öğrenci ve velilerle irtibat halinde kalınarak sürecin hassasiyetle yürütülmesi talimatı verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41135865.jpg"/><p>Bakan Tekin, yaşanan saldırılardan duyduğu derin üzüntüyü aktararak eğitim camiasına ve tüm Türkiye'ye başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini tekrar dile getirdi. Bakan Tekin, "Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyecek, çocuklarımızın insani değerlerini, devletle ve milletle bağını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Türkiye'nin millî birliğinin, beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle dayanışma içinde olmamız gerekiyor" dedi.  </p><p>Olayı tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini, alınacak tedbirlerle ilgili çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı Tekin, bunları yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/bakan-tekin-evlatlarimizi-563_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272535</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/emine-erdogandan-antalya-diplomasi-forumuna-iliskin-paylasim-272535</link>
      <pubDate>2026-04-17T18:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan Antalya Diplomasi Forumu'na ilişkin paylaşım]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, ülkeler arasında köprüler kuran, yürekler arası sınırları kaldıran Antalya Diplomasi Forumu'nun, dünyaya iyi niyet, barış ve dayanışma taşıması temennisinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Emine Erdoğan'dan Antalya Diplomasi Forumu'na ilişkin paylaşım]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek temasıyla bu sene 5&#39;incisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu&#39;nun insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Bu anlamlı forum vesilesiyle farklı coğrafyalardan katılan devlet ve hükümet başkanları ile kıymetli eşlerini ve tüm uluslararası misafirlerimizi ülkemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. Ülkeler arasında köprüler kuran, yürekler arası sınırları kaldıran forumun, dünyaya iyi niyet, barış ve dayanışma taşımasını temenni ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/emine-erdogandan-antalya--237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272534</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-saglik-bakanligi-mufettis-gorevlendirdi-272534</link>
      <pubDate>2026-04-17T18:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması! Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine, konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını ve müfettiş görevlendirildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması! Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, &quot;Tunceli&#39;de bahse konu olaya ilişkin Bakanlığımızca soruşturma başlatılmış, konuyla ilgili müfettiş görevlendirilmiştir.&quot; ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/gulistan-doku-sorusturmas-754_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272532</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/herkes-kirgin-ciceklerle-tanidi-bakin-naz-cagla-irmakin-ilk-dizisi-neymis-272532</link>
      <pubDate>2026-04-17T17:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Herkes Kırgın Çiçekler'le tanıdı... Bakın Naz Çağla Irmak'ın ilk dizisi neymiş!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Şimdilerde Taşacak Bu Deniz dizisinde rol alan Naz Çağla Irmak, seyirci tarafından ilk kez Kırgın Çiçekler ile tanınmıştı. Ancak aslında ekran karşısına ilk kez, çok başka bir diziyle çıkmıştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Herkes Kırgın Çiçekler'le tanıdı... Bakın Naz Çağla Irmak'ın ilk dizisi neymiş!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="">Ferhunde Hanımlar Türkiye'de çekilmiş ilk günlük dizi aynı zamanda ilk Ankara dizisi olma özelliğini taşıyor. 6 sezon süren dizide; günümüzün tanınmış birçok ismi rol almıştı. O isimlerden birisi de Hülya Gülşen olmuştu. Gülşen dizide; Tamer Karadağlı ile İpek Çeken'in oynadıkları karakterlerin, en yakın arkadaşları olarak seyirci karşısına çıkmıştı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/06/ferhunde-0604202699cf90c0.jpg"/><p>Gülşen, kendisi gibi oyuncu olan Naz Çağla Irmak'ın annesi. İki isim Kırgın Çiçekler dizisinde de beraber rol almıştı.</p><h2>MEĞER KIZI DA O DİZİDE OYNAMIŞ</h2><p>Naz Çağla Irmak şimdilerde Taşacak Bu Deniz'de rol alıyor. Gülşen konuk oldukları bir programda; Irmak'ın çok küçük yaşlardayken bir dönem, yine kendisinin de rol aldığı işlerden biri olan Bizim Evin Halleri'nde rol aldığını söylemişti.</p><h2>'FERHUNDE HANIMLAR GERÇEK BİR AİLEYDİ'</h2><p>Gülşen aynı programda; Ferhunde Hanımlar dizisi ve ekipteki oyuncu arkadaşlarıyla ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Hülya Gülşen, gerçek hayatta da en yakın arkadaşının; tıpkı Ferhunde Hanımlar ve Bizim Evin Halleri dizilerinde olduğu gibi İpek Çeken olduğunu belirterek, ekiple ilgili şu açıklamayı yapmıştı:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/hulyagulsen-17042026c71e1ae6.jpg"/><p><b><i>'6 yıl Ferhunde Hanımlar, 11 yıl Bizim Evin Halleri var. Biz orada birlikte büyüdük, çocuklarımız orada doğdu. Beyhan Saran ve Baykal Saran, benim nikah şahidimdi. Rahmetli Baykal Ağabey, kızımın isim babasıydı. Orası gerçek bir aileydi, o ilişki bitmez hiçbir zaman. Tabii ki de devam ediyor. Halen en yakın arkadaşım İpek Çeken. Ekibin birçoğu, birbiriyle görüşme halinde.'</i></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/herkes-kirgin-ciceklerle--256_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272531</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/iletisim-baskani-duran-turkiye-kuresel-barisa-katki-sunmaya-kararlilikla-devam-edecektir-272531</link>
      <pubDate>2026-04-17T17:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Türkiye küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin krizlerin çözümünde yapıcı rol üstlenen, adalet ve dengeyi gözeten diyalog ve işbirliği temelinde küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Türkiye küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın, Anadolu Ajansının (AA) &quot;Global İletişim Ortağı&quot; olarak yer aldığı 5. Antalya Diplomasi Forumu&#39;nun açılışında yaptığı kapsamlı konuşmada, küresel barış, bölgesel istikrar ve uluslararası işbirliği adına güçlü ve çok boyutlu mesajlar verdiğini belirtti.</p><p>Paylaşımında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın konuşmalarından bölümlere de yer veren Duran, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Türkiye, krizlerin çözümünde yapıcı rol üstlenen, adalet ve dengeyi gözeten diyalog ve işbirliği temelinde küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığımızın ev sahipliğinde düzenlenen bu önemli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Antalya Diplomasi Forumu&#39;nun küresel barış, istikrar ve işbirliğine katkı sunmaya devam etmesini temenni ediyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/iletisim-baskani-duran-tu-765_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272530</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/elveda-rumelinin-yildiziydi-ertan-sabanin-esi-bakin-kim-cikti-272530</link>
      <pubDate>2026-04-17T17:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elveda Rumeli'nin yıldızıydı... Ertan Saban'ın eşi bakın kim çıktı!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Elveda Rumeli dizisiyle tanınırlık kazınan, TRT Tabii dizisi Persona ve Mehmed Fetihler Sultanı dizileriyle seyirciyle buluşan Ertan Saban, çoğunlukla işiyle gündeme gelen oyuncular arasında yer alıyor. Saban'ın kendisi gibi oyuncu olan Ebru Özkan'la evli olduğunu, neredeyse çok az kişi biliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elveda Rumeli'nin yıldızıydı... Ertan Saban'ın eşi bakın kim çıktı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rol aldığı Elveda Rumeli dizisindeki rolüyle tanınırlık elde eden, zamanla birçok projede seyirci karşısına çıkan Ertan Saban; günümüzde Mehmed Fetihler Sultanı dizisinde rol alıyor. Reyting rekortmeni dizide III. Vlad'ı oynayan oyuncu, uluslararası dizi, film ve belgesel izleme platformu Tabii'nin orijinal işlerinden Persona'da da başrolde yer almıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/21f846116e69427797ec-17042026790ae23a.jpg"/><p>Bir döneme damgasını vuran Elveda Rumeli ve Deha gibi projelerdeki rolleriyle hafızalara kazınan oyuncu Ertan Saban, özel hayatında kameralardan uzak bir hayat sürdürüyor.</p><h2>OYUNCU EBRU ÖZKAN'LA EVLİ</h2><p>Bir çocuk sahibi de olan Ertan Saban'ın, kendisi gibi oyuncu olan Ebru Özkan Saban'la evli olduklarını çok az kişi biliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/ebru-17042026fb274cd8.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/elveda-rumelinin-yildiziy-834_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272529</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-hurmuz-karari-trump-tesekkur-etti-272529</link>
      <pubDate>2026-04-17T16:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan Hürmüz kararı! Trump teşekkür etti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump ise İran'ın, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açık ve geçişlere hazır olduğunu duyurduğunu belirterek Tahran'a teşekkür etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan Hürmüz kararı! Trump teşekkür etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erakçi, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Lübnan&#39;daki ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçişlerin serbest olduğunu duyurdu.</p><p>İranlı Bakan mesajında şu ifadelere yer verdi:</p><p>&quot;Lübnan&#39;daki ateşkese paralel olarak, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından halihazırda duyurulan koordineli rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçişi, ateşkesin kalan süresi boyunca tamamen açık ilan edilmiştir.&quot;</p><p>İran, ABD-İsrail&#39;in 28 Şubat&#39;ta başlattığı ve 8 Nisan&#39;da geçici ateşkesle durdurulan savaşın başlangıcından bu yana Hürmüz Boğazı&#39;nı ABD ve İsrail ile müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı.</p><p><b>TRUMP, İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI GEÇİŞLERE TAMAMEN AÇTIĞINI BELİRTTİ</b></p><p></p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açık ve geçişlere hazır olduğunu duyurduğunu belirtti.<p></p><p>ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>Trump, "İran, (Hürmüz) boğazın tamamen açık ve geçişlere tamamen hazır olduğunu az önce duyurdu. Teşekkürler." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>LÜBNAN'DA GEÇİCİ ATEŞKES</b></p><p>İran ile ABD arasına 8 Nisan&#39;da varılan ateşkes anlaşmasının arabulucusu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan&#39;ı da kapsadığını açıklamasına rağmen ABD yönetimi daha sonra İsrail&#39;in Lübnan&#39;a saldırılarının İran&#39;la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu.</p><p>İranlı yetkililer de ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamış ve ABD ile görüşmelerin Lübnan&#39;da ateşkesin ilanına bağlı olduğuna dair açıklamalarda bulunmuştu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump dün tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan&#39;ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini duyurmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/irandan-hurmuz-karari-tru-528_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272528</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altin-artti-petrol-cakildi-piyasalara-hurmuz-etkisi-272528</link>
      <pubDate>2026-04-17T16:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altın arttı, petrol çakıldı! Piyasalara Hürmüz etkisi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İran, 1,5 ay aranın ardından Hürmüz Boğazı'nı ateşkes sürecinde açık olacağını duyurdu. Bu kararla beraber petrol fiyatları 90 dolar seviyesine düşerken altın ise yükselişe geçti. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altın arttı, petrol çakıldı! Piyasalara Hürmüz etkisi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin geçişine izin verildiğini duyurdu.</p><p>Arakçi, paylaşımında, "Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, İran İslam Cumhuriyeti Limanlar ve Denizcilik Örgütü tarafından daha önce duyurulan koordineli güzergah üzerinden, ateşkesin kalan süresi boyunca tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine tamamen izin verilmiştir" ifadelerini kullandı.</p><p>Açıklamada, kararın yalnızca ateşkes süresiyle sınırlı olduğu vurgulandı.</p><p>Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine tamamen açık olacağı açıklamasının ardından yüzde 8,7 düşüşle 90 dolar seviyesine geriledi. Öte yandan petrolün düşüşe geçmesi ile birlikte altın yükselişe geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/altin-artti-petrol-cakild-673_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272520</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-avrupa-birliginin-cok-daha-aktif-bir-rol-oynayabilecegine-inaniyorum-272520</link>
      <pubDate>2026-04-17T15:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum. Ekonomik bir güç ama ekonomik gücünü siyasi güce olması gerektiği, hak ettiği kadar dönüştürememiş. İnanıyorum ki Türkiye ve Avrupa arasındaki iyi bir bağlantı, bir kazan-kazan durumu yaratabilir." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılmaz, Anadolu Ajansının (AA) &quot;Global İletişim Ortağı&quot; olduğu, Belek Turizm Bölgesi&#39;ndeki NEST Kongre Merkezi&#39;nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen &quot;Değişen Dünya Düzeninde Bölgesel Sahiplenmenin Rolü&quot; konulu Liderler Paneli&#39;ne katıldı.</p><p>Burada konuşan Yılmaz, küresel düzeyde büyük bir dönüşüm yaşandığını, uluslararası kurallar ve kurumların yavaş yavaş zayıfladığını belirterek, İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin değiştiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131700.jpg"/><p>Sadece siyasi değil ekonomik anlamda da dönüşüm yaşandığına işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Yeni bir ekonomik üretim, ticaret trendi var. Bununla beraber jeopolitik gerilimler yükseliyor. Bizler, bunu çok net bir şekilde kendi bölgemizde hissediyoruz. Bu dönüşüm döneminde riskler çok yüksek. Karşımızdaki zorluklar epey büyük fakat bunlarla beraber gelen yeni fırsatlar da var. Çevremizi korumak, güvence altına almak, halkımıza refah ve esenlik sağlamak için fırsatımız da var. Çalkalanmanın olduğu bir dönemde global seviyede ikili ve bölgesel işbirliklerinin çok daha önem kazandığını görebiliriz. Türkiye olarak diplomasiyi her şeyin üstünde tutup çatışmaların önüne koyuyoruz. Bu yüzden çoklu, bölgesel işbirliklerinde yer almaktayız. Bir yandan NATO&#39;nun parçayız, Avrupa Birliği aday ülkesiyiz. Öte taraftan Türk Devletleri Teşkilatına üyeyiz, İslam ülkeleri arasında daha fazla işbirliğinden ve bölgesel güvenlik yapılarının güvenliğin tesis edilmesi için kurulmasından yanayız.&quot;</p><p>Yılmaz, zorlayıcı zamanlarda liderliğin çok daha önemli hale geldiğinin altını çizerek, &quot;Bu anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın &#39;Daha adil bir dünya mümkün&#39; çağrısı çok net bir hedef hepimiz için. Bizim mutlaka iki hedefi aynı anda, eş zamanlı şekilde kovalamamız lazım. Bir yanda birlikte çalışıp daha adil bir dünya düzenine gitmemiz lazım. Bu hedefte yol almamız gerekiyor ama aynı zamanda da gerçekçi olmamız lazım. Bölgesel ve ikili işbirlikleriyle beraber zorlu zamanların üstesinden gelebilmek için birlikte çalışmalıyız.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye&#39;nin her zaman diyaloğun destekçisi olduğunu vurgulayan Yılmaz, &quot;Türkiye olarak Afrika, Asya, Güney Amerika ülkeleriyle de işbirliği yapmaya hazırız. Neresi olursa oraya uzanmaya bu bağları halkımızın iyiliğine ve global çevrenin lehine olacak şekilde güçlendirmeye kararlıyız.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131704.jpg"/><p><b>- "AVRUPA'NIN DAHA FAZLA LİDERLİĞE İHTİYACI VAR"</b></p><p>Yılmaz, ticaret, enerji, yeni teknolojiler ve dijitalleşmede bağlantısallığın çok önemli olduğunun altını çizdi.<br></p><p>&quot;Bir yanda çatışmalar var biliyorsunuz. Pesimist, kötümser bir gidişat var global anlamda fakat diğer tarafta da yeni fırsatların, yeni bağlantıların getirebileceği bir gelecek var.&quot; diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:<br></p><p> &quot;O yüzden bizim bölgemizde, Kafkasya&#39;da, Güney Kafkasya&#39;da barışı istiyoruz. Bu, Avrupa&#39;yı Orta Asya&#39;ya bağlayıp Orta Koridor&#39;u güçlendirecektir. Elbette bunun dışında bir kalkınma yolu inşa ediliyor biliyorsunuz. Türkiye&#39;den başlayıp İran denizini geçip Körfez ülkelerini Avrupa&#39;ya bağlıyor. Dünyanın geri kalanına alternatif kanallarla bağlıyor. Suriye&#39;de yeni istikrarlı yapısıyla beraber bizlere lojistik anlamında da taşımacılıkta, enerjide çok fazla fırsat sağlayabiliyor. Tüm bu koşulları düşündüğümüzde Avrupa Birliği&#39;nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum. Ekonomik bir güç ama ekonomik gücünü siyasi güce olması gerektiği, hak ettiği kadar dönüştürememiş. İnanıyorum ki burada Türkiye ve Avrupa arasındaki iyi bir bağlantı, bir kazan-kazan durumu yaratabilir. Türkiye ve Avrupa için ve dünyanın geri kalanı için de çünkü Avrupa, barış, refah, insanların esenliği temellerine kurulmuş bir yapıdır ve daha adil uluslararası çevre üzerine kurulmuştur. <br></p><p>O yüzden inanıyorum ki Avrupa&#39;nın daha fazla liderliğe ihtiyacı var. Avrupa&#39;nın çok daha fazla siyasi yetkinliğe ihtiyacı var ki dünyayı yeniden şekillendirebilsin. Türkiye, bütün bölgesel bloklarla çalışmaya hazır ki Avrupa da bunlardan biri ve bizim için oldukça özel. Bizler, üç kıtanın merkezinde bulunuyoruz. Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişim noktasıyız. O yüzden biz de şu anda çok pozitif bir rol oynayabiliriz bu yönde.&quot;</p><p>Panelde Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye, El Salvador Devlet Başkanı Yardımcısı Felix Ulloa, Sırbistan Başbakanı Duro Macut ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev de yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/cumhurbaskani-yardimcisi--878_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272510</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogandan-orta-dogu-icin-kalici-baris-cagrisi-ateskesten-memnuniyet-duyuyoruz-272510</link>
      <pubDate>2026-04-17T15:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Orta Doğu için kalıcı barış çağrısı: Ateşkesten memnuniyet duyuyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'İsrail'in tahrikleriyle başlayan bu anlamsız savaşta Pakistan Başbakanı Şerif'in girişimleriyle ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Orta Doğu için kalıcı barış çağrısı: Ateşkesten memnuniyet duyuyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026'nın açılışına katıldı.</p><p>Burada yaptığı konuşmada, Antalya'nın tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri olduğunu belirten Erdoğan, davetlileri Akdeniz'in eşsiz güzelliklerle dolu şehrinde ağırlamanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.</p><p>Çarşamba günü Kahramanmaraş'ta yaşanan müessif olaydan sonra telefonla arayıp veya mesaj gönderip üzüntülerini paylaşan herkese şükranlarını sunan Erdoğan, hiç kimsenin, hiçbir ailenin ve toplumun benzer acıları yaşamaması dileğinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134423.jpg"/><p>Bu yıl 5'incisini düzenledikleri Antalya Diplomasi Forumu'nun bölge başta olmak üzere tüm dünya için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>"Program kapsamında yapılacak tartışma, değerlendirme ve fikir teatilerinin; forum süresince gerçekleştirilecek yan etkinlikler ve ikili görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Gerek katılım ve temsil gerek kapsam ve içerik noktasında küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu'nu bu sene de başarıyla organize eden Dışişleri Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine; görevi sırasında foruma öncülük eden Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu'na tebriklerimi iletiyorum."</p><p><b>- "BU ORGANİZASYONU, BİR AKIL PLATFORMU OLARAK GÖRÜYORUZ"</b></p><p>Erdoğan, Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu'nu, diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:</p><p>"Bu organizasyonu dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor. Beş sene önce diplomasinin nabzını tutacak küresel bir platform hedefiyle çıktığımız yolda bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir. 'Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek' teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye'nin barışın anahtarı misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134424.jpg"/><p><b>- "DÜNYA GÜÇ BUNALIMIYLA BİRLİKTE BİR İSTİKAMET BUHRANI DA YAŞAMAKTA"</b></p><p>İnsanlığın, içinden geçilen dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmesinin ve dinamikleri doğru okumasının şart olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem, kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkum edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134425.jpg"/><p><b>- "GAZZE'DE YAŞANANLARI YALNIZCA BİR İNSANİ TRAJEDİ OLARAK OKUMAK EKSİKLİKTİR"</b></p><p>Son 2,5 yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında can verdiğine ve 172 binden fazla kişinin yaralandığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2 bin 100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor; Gazze'de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze'deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Hepimiz elimizi vicdanımıza koyup şu soruların cevabını cesaretle aramak zorundayız: Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hali değil midir? Sorarım: Dün Suriye ve Gazze'de, bugün Batı Şeria ve Lübnan'da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem, özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?"</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134426.jpg"/><p>"Dünya beşten büyüktür' şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan çok net söylüyorum, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir." diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif'in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun, anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'nin o veciz ifadesiyle 'Tek kanatlı bir kuş değildir.' Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri, sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır."</p><p><b>- "KÖRFEZ ÜLKELERİNİN AÇIK DENİZLERE ERİŞİM HAKKI KISITLANMAMALI"</b></p><p>Erdoğan, tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişiyle ilgili tavırlarının çok net olduğunu belirterek, "Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla işbirliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134428.jpg"/><p>Yakın çevredeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna'daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:</p><p>"Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim, Türkiye, tarafların da istekli olması halinde Liderler Zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye'de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara'nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134429.jpg"/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihi bağlarla şekillendirdikleri Balkan vizyonunda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelikleri olmayı sürdürdüğünü belirterek bu düşünceyle hayata geçirdikleri Balkan Barış Platformu'ndan son derece umutlu olduklarını söyledi.</p><p>Avrasya'da barışın ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatını her geçen gün güçlendirdiklerini kaydeden Erdoğan, bu yılın son çeyreğinde Türkiye'de düzenleyecekleri 13. Türk Dünyası Zirvesi'nde dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacaklarını bildirdi.</p><p><b>- "HAZAR GEÇİŞLİ DOĞU-BATI ORTA KORİDOR GİRİŞİMİNE GÜÇLÜ DESTEĞİMİZ SÜRÜYOR"</b></p><p>Erdoğan, dönem başkanlığı yaptıkları dönemde teşkilatın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü daha da artıracaklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Azerbaycan'la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan'la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergah olan Hazar geçişli doğu-batı orta koridor girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Bunun için Türkiye'yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkü'nün dirayetli tutumu, bugün Kıbrıs Adası'nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan'la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134430.jpg"/><p>Bir başka "kardeş coğrafya" Libya'da, sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarının devam ettiğini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>"Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız. Son yıllarda istikrar ve güvenliğini sağlama noktasında önemli adımlar atan Somali'nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteğimiz ise bakidir."</p><p><b>- "KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ MÜŞTEREK SINAMALAR AVRUPA'YLA ORTAKLIĞIMIZIN STRATEJİK DEĞERİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak, bir yandan farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikalar yürütürken diğer yandan da mevcut ittifak bağlarımızı tahkim ediyoruz." dedi.</p><p>Türkiye'nin Avrupa-Atlantik Bölgesinin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO'nun önde gelen ülkelerinden biri olarak bu yıl, 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesine Ankara'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Erdoğan, Zirvede ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar almayı ümit etiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134431.jpg"/><p>Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye'nin, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa'yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefimizi korurken, Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz. Önümüzdeki kasım ayında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin 31'inci Taraflar Konferansı'na yine burada, Antalya'da ev sahipliği yapacağız. COP 31 başkanlığımız süresince, Sıfır Atık Hareketi'nin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız." ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbni Haldun'un işaret ettiği gibi bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesinin ne kadar güçlendirirsek, yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. Antalya Diplomasi Forumu'nu teşriflerinizi, bu dayanışma zemininin tesisine verilmiş kıymetli bir destek olarak görüyorum."</p><p><b>- NOTLAR</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, NEST Kongre Merkezi'ne gelişinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve diğer yetkililer karşıladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41134433.jpg"/><p>Programdan önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir süre sohbet eden Erdoğan, salona eşi Emine Erdoğan ile birlikte giriş yaptı.</p><p>Açılış programına, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu,Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Sırbistan Başbakanı Duro Macut, Pakistan Başbakanı Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani'nin de aralarında olduğu davetliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/canli-cumhurbaskani-erdog-599_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272507</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidandan-dunyaya-cagri-kuresel-guvenlik-icin-israil-bir-tehdittir-272507</link>
      <pubDate>2026-04-17T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan dünyaya çağrı! ''Küresel güvenlik için İsrail bir tehdittir'']]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada dünyanın İsrail'in yayılmacılığına dur demesini gerektiğini belirterek 'Küresel güvenlik için İsrail bir tehdittir' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan'dan dünyaya çağrı! ''Küresel güvenlik için İsrail bir tehdittir'']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Fidan, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026'nın resmi açılışında katılımcılara hitap etti.</p><p>ADF'nin 5 yıl önce ilk başlatıldığında bölgesel sorunlara stratejik perspektifle çözüm üretecek bir küresel dönüşüme özgün katkı sunan, yenilikçi ve zamanın ruhunu okuyan bir forum olmasını hedeflediklerini kaydeden Fidan, "Bugün çok şükür Sayın Cumhurbaşkanım, sizin öncülüğünüzde beş yıl sonra görüyoruz ki büyük bir memnuniyetle forumumuz farklı kıtalardan ve siyasi geleneklerden aktörlerin buluştuğu küresel bir markaya dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Fidan, forumu benzerlerinden ayıran özelliklerinden birinin sahip olduğu bu eşsiz buluşturma gücü olduğunu belirterek, "Bu yönüyle bugün diplomasinin nabzı Antalya'da atmakta." görüşünü paylaştı.</p><p>Forumun bu yılki temasını "yarını tasarlarken belirsizliklerle baş etmek" olarak tanımladıklarını aktaran Fidan, "Belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde asıl soru geleceği hangi akılla, hangi iradeyle ve ne tür bir vizyonla şekillendireceğimizdir. Tam da bu amaçla küresel ve bölgesel meseleler Antalya'da tüm yönleriyle masaya yatırılacak, çözümler ortak akıl ve hikmetle burada inşallah şekillenecektir." diye konuştu.</p><p>Bakan Fidan, her gün birbirini tetikleyen eş zamanlı ve çok boyutlu krizlerle karşı karşıya olduklarına değinen, "belirsizlik ve krizlerin uluslararası sistemin geçici bir arızası olmaktan çıkıp bizzat çağın baskın bir karakteri" haline geldiğini dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl aynı kürsüden uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdidin kuralsızlık, belirsizlik ve başına buyrukluğun hakim olduğu karanlık bir gelecek olduğunu ve aklı selime, adalete ve etkin diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu söylediğini hatırlatan Fidan, "Bölgemizin içinde bulunduğu bu son buhran maalesef bu tespitlerinizin ne derece haklı ve isabetli olduğunu acı bir şekilde teyit etmiştir." dedi.</p><p><b>- "ATEŞKESİN SAHADA TAM OLARAK UYGULANMASI SAMİMİ TEMENNİMİZDİR"</b></p><p>Fidan, geçen yıl forumun gündemine "devam eden Gazze soykırımı ve küresel etkilerinin" oturduğunu, bu yıl ise forumun gündemine küresel etkilere neden olan İran'daki savaşın eklendiğini söyledi.</p><p>Bakan Fidan, "Uluslararası sistemdeki ağır tahribat ve sürekli artan tırmanma bölgemizi yakın tarihinin en ciddi sınamalarından biriyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu süreçte insanlık savaşın kazananının olmayacağını ağır bedellerle bir kez daha tecrübe etmiştir. Şüphesiz bu savaştan başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin çıkaracağı tarihi dersler bulunmaktadır." ifadelerine yer verdi.</p><p>Böylesi dönemlerde ilk ve acil görevin "ateşi söndürmek" olduğunu vurgulayan Fidan, "Sağlanan ateşkesin sahada tam olarak uygulanması ve sürecin kalıcı bir barışa tahvil edilmesi samimi temennimizdir." yorumunu yaptı.</p><p><b>-&#8288; &#8288;"DİPLOMASİ, YANGINI DAHA FAZLA YAYILMADAN DURDURMA İRADESİDİR"</b></p><p>ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkes için başta Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif olmak üzere bütün emeği geçenlere teşekkür eden Fidan, şöyle devam etti:</p><p>"Fakat sağlanan bu sükunet ortamı sorunun asıl kaynağını gözden kaçırmamalıdır. Özellikle son üç yılda Gazze'deki soykırımla başlayan, ardından Lübnan ve Suriye'ye sıçrayan İsrail yayılmacılığı küresel güvenliği doğrudan tehdit eder hale gelmiştir. Eğer bölgemizde ve ötesinde kalıcı bir barış arzu ediliyorsa, tüm dünyada istikrarsızlık ihraç eden bu yayılmacılığa acilen uluslararası toplumun dur demesi gerekmektedir."</p><p>Fidan, uluslararası toplumun savaşın durdurulması için nadir görülen bir anlayış birliği sergilediğini vurgulayarak, "Böylesine kıymetli bir zeminin diyalog ve diplomasi lehine değerlendirmesi için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Esasen Antalya Diplomasi Forumu'nun özünde de bu yaklaşım bulunmaktadır, diplomasiyi yeniden işler hale getirmek." diye konuştu.</p><p>Bakan Fidan, "Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan durdurma iradesidir. Kopmuş bağları sabırla onarma kabiliyetidir. Düşmanlıkları kader olmaktan çıkarma cesaretidir. Ortak geleceğe dair asgari zemini korumak ve büyütme sanatıdır. Yani diplomasi yarını tasarlamaktır." değerlendirmelerini yaptı.</p><p>"Yarını tasarlamak" vizyonunun iki ana konuya bağlı olduğunu belirten Fidan, "Birinci ayak küresel düzeyde kurumsal reformdur. Uluslararası yönetişim sisteminin acilen daha kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesi şarttır. Temsil kabiliyeti zayıf ve meşruiyeti aşınmış yapılarla krizleri yönetmenin mümkün olmadığı artık daha da açık hale gelmiştir." dedi.</p><p>Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adalet eksenli vizyonuyla uluslararası karar alma mekanizmalarındaki tıkanmayı ve temsildeki adaletsizliği yıllar evvel teşhis ettiğini hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ithafen, "Küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara defaatle ama defaatle dikkat çektiniz. Daha adil bir dünya çağrınızla uluslararası sistemin izlemesi gereken istikameti tekrar tekrar ortaya koydunuz. Bugün görüyoruz ki birçok ülke krizler nihayet kendi kapılarına dayandığında sizin işaret ettiğiniz noktaya geliyorlar." ifadelerini kullandı.</p><p>İnsanlığın ödediği ağır bedellerin ardından bir hakikati yeniden hatırladığını söyleyen Fidan, şunları söyledi:</p><p>"Adil olmayan bir uluslararası sistem krizleri çözemez, onları sadece erteler, derinleştirir ve daha da yıkıcı hale getirir. Uluslararası toplumun önünde artık ertelenemez bir vicdani muhasebe bulunmaktadır. Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar, almamız gereken tutumlar var. Barış süreçleri düzen bozucu aktörlerin insafına bırakılmamalıdır."</p><p>Fidan, barış süreçlerinin uluslararası toplum tarafından güçlü bir irade ile sahiplenilmesi ve süreçlerin sabote edilmesine müsaade edilmemesi gerektiğine işaret ederek, "Küresel ekonomik refah paylaşımının adil hale getirilmesi elzemdir. Aynı şekilde yapay zeka kısıtlı sayıda aktörün elinde yeni eşitsizlikler üreten yeni bir tahakküm aracına dönüşmemelidir. İnsanlık bu teknolojik imkandan birlikte faydalanmalı, hiç kimse hiçbir coğrafya geride asla bırakılmamalıdır."</p><p><b>- "COĞRAFYAMIZ EŞ ZAMANLI KRİZLERİN BASKISI ALTINDADIR"</b></p><p>Fidan, geleceğe yönelik sınamalarla da eş zamanlı mücadele etmek zorunda olduklarını, iklim değişikliği ve kuraklığın, insan hayatının her noktasına dokunan varoluşsal bir sorun halini aldığını vurguladı.</p><p>"Eğer insanlık bugün paylaşımın, sorumluluğun ve faydanın müşterek zeminini kuramazsa, on yıl sonra ihtilaflar bugünkünden çok daha kontrol edilemez ve çok daha yıkıcı olacaktır." diyen Fidan, küresel düzeydeki reform ihtiyacı kadar hayati olan ikinci ayağın bölgede barış ve refahın kalıcı biçimde mümkün kılacak stratejik adımlar olduğunu söyledi.</p><p>Fidan, şöyle devam etti:</p><p>"Antalya'yı merkeze alan geniş bir jeopolitik okuma yaptığımızda karşımıza birbiriyle bağlantılı çok katmanlı kriz dinamikleri çıkmakta. Coğrafyamız eş zamanlı krizlerin maalesef baskısı altındadır. Kuzeyimizde 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarsan yapısal bir sınamaya dönüşmüştür. Güneydoğumuzda ise İsrail'in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını çoktan aşmıştır. Suriye'ye, Lübnan'a ve son olarak İran'a uzanan bu tırmanma hattı bölgemizi geniş bir çatışma girdabına sürüklemiştir. Daha güneyde, Afrika Boynuzu'nda hassasiyetle takip ettiğimiz gelişmeler bir diğer endişe kaynağı olmuştur. Sudan'da devam eden iç çatışmaların yol açtığı yıkım ile bölge ülkeler arasındaki ihtilaflar muazzam bir kalkınma potansiyeli taşıyan bu stratejik coğrafyayı güvenlik tehditleriyle baş başa bırakmıştır."</p><p>Bu kriz haritasının neredeyse tamamında sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde konuşabilen, ara buluculuk rolü üstlenebilen ender ülkelerden birinin Türkiye olduğuna işaret eden Fidan, burada meselenin teknik anlamda ara buluculuk rolü üstlenmenin çok ötesinde olduğunu ve bölgenin karşı karşıya olduğu sınamaları yüreklerinde hissettiklerini aktardı.</p><p>Fidan, her krizin yükünü, acısını ve doğuracağı sonuçları derinden kavradıklarını, bu anlayışla bugüne kadar bölgenin selameti için daima ellerini taşın altına koyduklarını ve koymaya da devam edeceklerini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü liderliği ve çizdiği dış politika vizyonunun istikametlerini belirlemeye devam edeceğinin altını çizen Fidan, bölgenin artık savaşlara, işgallere, teröre ve iç savaşlara tahammülü kalmadığını söyledi.</p><p>Fidan, bölge ülkeleri olarak bölgesel barış ve istikrarı güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla hayata geçirmek zorunda olduklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu.</p><p>"Bu vizyonu ortak çıkar alanlarında daimi ve sonuç odaklı bir diyalogla bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin birleştirici bir unsur olarak görülmesiyle bölgesel aktörlerin savunma kapasitelerini birbirlerine karşı değil birbirlerinin güvenliği için bir araya getirmesiyle, bölgemizde devlet dışı aktörlerin kullanılması arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesinden, neredeyse bölgemizdeki tüm sorunların temel kaynağı olan Filistin meselesinde iki devletli çözüm yönündeki meşru beklentiyi ve hemen hayata geçirebiliriz. Bu bölgesel mimari uzun vadeli barış ve refahın sürdürülebilmesi için gerekli kurumsal kapasiteyi de temin edecektir."</p><p>Kalıcı barış ve istikrarın krizlerin en derinleştiği anlarda atılan cesur adımlarla ortaya çıktığına dikkati çeken Fidan, bu minvalde ortak akla dayanan çözümleri bugünden kurguladıklarını ve hayata geçirmek için adımlar attıklarını 5. ADF'nin bu arayışın en anlamlı zeminlerinden birini teşkil ettiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/canli-bakan-fidan-onemli--115_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272504</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/necmeddin-bilal-erdogan-kahramanmarasta-sehit-ogretmenin-ailesine-taziye-ziyaretinde-bulundu-272504</link>
      <pubDate>2026-04-17T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Necmeddin Bilal Erdoğan, Kahramanmaraş'ta şehit öğretmenin ailesine taziye ziyaretinde bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş,İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan  Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın ailesine taziye ziyaretinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Necmeddin Bilal Erdoğan, Kahramanmaraş'ta şehit öğretmenin ailesine taziye ziyaretinde bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onikişubat ilçesindeki Binevler Taziye Evi&#39;ne gelen bakanlar, Ayla Kara&#39;nın eşi Ramazan Kara&#39;ya başsağlığı dileklerini iletti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125161.jpg"/><p>Kara, bakanlarla konuşmasında, eşinin çocukları çok sevdiğini ve bu yüzden süresi dolduğu halde emekli olmadığını söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125163.jpg"/><p>Olayın olduğu gün grev olduğunu ve okula gidip gitmemekte kararsız kaldığını anlatan Kara, sonrasında okula gitmeye karar verdiğini belirterek, &quot;Okula gidiyor sonra müdürle konuşup derse giriyor ardından 20 dakika sonra bu olay gerçekleşiyor.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125167.jpg"/><p>Ziyarette yer alan, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Vahit Kirişci, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Tuba Köksal, İrfan Karatutlu, AK Parti Grup Başkan Vekili Abdulhamit Gül, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Murat Tiryaki, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da aileye başsağlığı dileklerini iletti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/16/41125165.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/necmeddin-bilal-erdogan-k-290_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272503</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/herkes-laz-ziya-olarak-tanidi-meger-istemi-betil-o-karakteri-de-konusmus-272503</link>
      <pubDate>2026-04-17T15:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Herkes 'Laz Ziya' olarak tanıdı: Meğer İstemi Betil o karakteri de konuşmuş!]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA[Laz Ziya rolüyle hafızalara kazınan İstemi Betil, dizideki replikleriyle sosyal medyada sık sık gündem oluyor. Betil her ne kadar oyunculuk yönüyle öne çıksa da, aslında dublaj sanatçısı olduğunu çok az kişi biliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Herkes 'Laz Ziya' olarak tanıdı: Meğer İstemi Betil o karakteri de konuşmuş!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstemi Betil 2003 yılında rol aldığı Kurtlar Vadisi dizisindeki Laz Ziya rolüyle hafızalara kazınmıştı. Üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen halen bu rolüyle anılan oyuncu, Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıkıyordu. </p><p>Betil, 1971 yılında Yeşilçam'a da adım atmıştı. Yeşilçam'da 8 filmde rol alan oyuncu, iki filminde de yabancı bir kişiyi oynamıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/07/kurtlar-07042026b3be12eb.jpg"/><h2>YÜZÜKLERİN EFENDİSİ'NDE GANDALF'IN SESİ OLDU</h2><p>Tiyatro oyuncusu olması dışında, ses verdiği karakterlerle de tanınan Betil, dünya sinemasının dikkat çeken yapımlarından Yüzüklerin Efendisi'nin Türkçe dublaj ekibinde de yer almıştı. Oyuncu burada, Gandalf karakterini konuşmuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/istemibetil-17042026415ea111.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/herkes-laz-ziya-olarak-ta-828_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272502</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/istanbul-aydin-universitesinden-24-tv-ve-lig-radyoya-odul-272502</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul Aydın Üniversitesi'nden 24 TV ve Lig Radyo'ya Ödül]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından düzenlenen 18. İletişim Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerinin buldu. 50.000'e yakın öğrencinin oyuna açılan anketle belirlenen ödüllerde Yılın Kültür Sanat Programı Ali Demirtaş sunumuyla 24 TV'de yayınlanan Kırmızı Halı'ya verildi. Yılın En İyi Spor Radyosu ise Lig Radyo oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul Aydın Üniversitesi'nden 24 TV ve Lig Radyo'ya Ödül]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinema,  tiyatro, televizyon, müzik, dijital dünya başta olmak üzere 34 kategoride yılın  enlerine ödüller takdim edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/whatsappimage2026041-17042026da9ad9e6.jpg"/><p>Bu  yıl 18.'cisi düzenlenen tören Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da hayatlarını  kaybeden öğrenci ve öğretmenleri anarak başladı. Ardından törenin onur konuğu  usta Sanatçı Orhan Gencebay' 'Yaşam boyu Onur Ödülü'nü İstanbul Aydın  Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın verdi. Törende olmaktan  mutlu olduğunu ifade eden Orhan Gencebay, kendi yazdığı şiiri seslendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/whatsappimage2026041-170420265cebcad8.jpg"/><p><b>Yılın Kültür Sanat Programı Kırmızı Halı</b></p><p>Yılın  Kültür Sanat Programı Ali Demirtaş sunumuyla Kırmızı Halı layik görülürken  programın sunucu Ali Demirtaş, ''İletişim ve kültür sanat benim için her zaman  çok değerli iki kelime oldu. Adının "İletişim Ödülleri" olduğu bir ödül  töreninden böylesi anlamlı bir ödülü almak bizim için çok kıymetli. Belki  kültür ve sanat haberciliği, habercilik dünyasında daha sakin ve daha nahif bir  yerde duruyor olabilir ancak ben bu noktada da etik ve ahlaki değerlerin çok  önemli olduğunu düşünüyoruz. Destekleyen herkese 24 TV ve ekibim adına çok  teşekkür ediyoruz.''</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/istanbul-aydin-universite-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272501</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kerkuk-valisi-aga-kerkukun-hizmetkari-olmaya-geldik-272501</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kerkük Valisi Ağa: Kerkük'ün hizmetkarı olmaya geldik]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Irak'ın Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa, yüz yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini belirterek, "Kerkük'e hizmetkar olmaya geldik." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kerkük Valisi Ağa: Kerkük'ün hizmetkarı olmaya geldik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kerkük Valilik binasında basın toplantısı düzenleyen Ağa, Türkmenlerin yaklaşık 100 yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini söyledi.<br></p><p>Ağa, Kerkük&#39;te hiçbir kesim arasında ayrım yapmadan tüm Kerküklülere hizmet etmeyi ana hedef seçtiklerini dile getirerek, &quot;Kerkük&#39;e hizmetkar olmaya geldik.&quot; ifadesini kullandı.<br></p><p>Kerkük&#39;ün geçmişte uzun yıllar her türlü mağduriyet, sıkıntı ve terör olaylarına maruz kaldığını hatırlatan Ağa, yeni yönetim sayesinde Kerkük&#39;ü daha aydın, istikrarlı ve güzel günlerin beklediğini kaydetti.<br></p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">KERKÜK&amp;#39;E TÜRKMEN VALİ<br><br>Irak&amp;#39;ta Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçti. Irak Türkmen cephesi başkanı Muhammed Seman Ağa, Kerkük İl Meclisi&amp;#39;ndeki 14 üyeden 12&amp;#39;sinin oyunu alarak yeni vali seçildi. <a href="https://t.co/Ft4s5FxYWY">pic.twitter.com/Ft4s5FxYWY</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2045092406018867404?ref_src=twsrc%5Etfw">April 17, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p></p><p>Sözlerinin sadece lafta kalmayacağını, gerçekleştirecekleri hizmet projeleriyle bunu kanıtlayacaklarını vurgulayan Ağa, sağlık, eğitim, güvenlik ve altyapı projeleri hayata geçireceklerini bildirdi.<br></p><p>Kerkük Vilayet Meclisi&#39;nde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha&#39;nın istifası kabul edilirken, Meclis&#39;teki 16 üyeden 12&#39;nin oyunu kazanan ITC Başkanı Ağa Kerkük Valiliği görevine seçildi.<br></p><p>Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/kerkuk-valisi-aga-kerkuku-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272500</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/3-milyon-dolarlik-dev-operasyon-kapalicarsida-6-kisi-tutuklandi-272500</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3 milyon dolarlık dev operasyon! Kapalıçarşı'da 6 kişi tutuklandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul polisi, Kapalıçarşı'da 80 karatlık ve yaklaşık 3 milyon dolar değerindeki pırlantayı kaçak yollardan satmaya çalışan 6 kişiyi suçüstü yakaladı. Operasyonla birlikte Türkiye'de bugüne kadar ele geçirilen en büyük değerli taşlardan biri emniyetin eline geçti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3 milyon dolarlık dev operasyon! Kapalıçarşı'da 6 kişi tutuklandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emniyeti, Kapalıçarşı'da gerçekleştirilen bir operasyonda, Endonezya'dan yasa dışı yollarla getirilen 80 karatlık pırlantayı satmaya çalışan 6 kişiyi gözaltına aldı. Yaklaşık 3 milyon dolar değerindeki bu pırlanta, Türkiye'de bugüne kadar ele geçirilen en büyük değerli taşlardan biri olarak kayıtlara geçti. Polis ekipleri, kaçakçılık girişimini tespit ettikten sonra şüphelileri suçüstü yakaladı ve değerli pırlantaya el koydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/aw68559901-1704202696205ed5.jpg"/><p><b>İSTANBUL POLİSİ: KAPALIÇARŞI'DA TARİHİ PIRLANTA BASKINI</b></p><p>Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Endonezya'dan getirilen pırlantanın Kapalıçarşı'da satılmaya çalışıldığını belirledi. Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda, 12 Nisan'da Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen iki kişi ile birlikte toplam 6 şüpheli yakalandı. Ele geçirilen 80 karatlık pırlanta, hem büyüklüğü hem de değeriyle dikkat çekti. Operasyonun ardından şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr">KAÇAK PIRLANTA OPERASYONU<br><br>Kapalıçarşı&amp;#39;da piyasa değeri 3 milyon doların üzerinde olan 80 karat pırlanta ele geçirildi. Polis, Türkiye&amp;#39;de bugüne kadar yakalanan en büyük ve en değerli kaçak taş olduğunu açıkladı. Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. <a href="https://t.co/NFJua5oHny">pic.twitter.com/NFJua5oHny</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2045094930423697423?ref_src=twsrc%5Etfw">April 17, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><b>3 MİLYON DOLARLIK PIRLANTA: 6 KİŞİ TUTUKLANDI</b></p><p>İstanbul Adliyesi'nde savcılık tarafından ifadeleri alınan 6 şüpheli, daha sonra Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarıldı. Mahkeme, kaçakçılık suçlamasıyla tüm şüphelilerin tutuklanmasına karar verdi. Bu operasyon, Türkiye'de değerli taş kaçakçılığına karşı verilen mücadelenin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek için Kapalıçarşı ve çevresinde kontrollerin arttırılacağını belirtti. Ele geçirilen pırlantanın, hem maddi değeri hem de yakalanma şekliyle emniyet arşivlerinde özel bir yere sahip olduğu vurgulandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/aw68559903-17042026c7d3b7b8.jpg"/><p>İstanbul polisi tarafından düzenlenen bu operasyon, değerli taş kaçakçılığına karşı yürütülen mücadelede önemli bir adım olarak kayıtlara geçti. Kapalıçarşı'da yaşanan bu olay, güvenlik güçlerinin titiz çalışması sayesinde sonuçlandı ve 80 karatlık pırlantanın yasa dışı yollarla el değiştirmesi engellendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/3-milyon-dolarlik-dev-ope-988_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272499</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/beyoglunda-minibus-ile-otomobil-carpisti-5-yarali-272499</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beyoğlu'nda minibüs ile otomobil çarpıştı: 5 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Beyoğlu'nda otomobil ile yolcu minibüsünün çarpıştığı kazada 5 kişi hafif şekilde yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beyoğlu'nda minibüs ile otomobil çarpıştı: 5 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza Beyoğlu ilçesi Sütlüce İmrahor Caddesi'nde üzerinde meydana geldi. İddiaya göre A.Ş. idaresindeki 34 M 5420 plakalı yolcu minibüsü, D.Ö. İdaresinde ki 07 HRU 68 plakalı otomobile çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle minibüs aydınlatma direğine çarparak durabildi. Kaza sonrası minibüste şoför dahil 5 kişi hafif şekilde yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/aw68559601-170420261b763e48.jpg"/><p>Polis ekipleri ise kazanın meydana geldiği noktada güvenlik önlemi alarak trafiği kontrollü şekilde sağladı. Minibüs vinç yardımı ile kaldırılırken kazayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/beyoglunda-minibus-ile-ot-460_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272498</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/robert-lewandowski-gelecegi-hakkinda-sessizligini-koruyor-fenerbahce-transfer-listesinde-272498</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Robert Lewandowski geleceği hakkında sessizliğini koruyor, Fenerbahçe transfer listesinde!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Barcelona ile olan sözleşmesi sezon sonunda bitecek Robert Lewandowski, geleceğine dair konuştu. Fenerbahçe'nin de transfer listesinde yer alan Polonyalı golcü daha vaktinin olduğunu söyleyerek, 'Teklifler ve geleceğim hakkında şu an konuşmak istemiyorum.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Robert Lewandowski geleceği hakkında sessizliğini koruyor, Fenerbahçe transfer listesinde!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin de transfer listesinde yer aldığı konuşulan Robert Lewandowski'nin geleceği merak konusuydu. Barcelona ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan 37 yaşındaki futbolcu Polonya'dan TV3'e açıklamalarda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/8118877abb564704ae21-17042026fe1c282a.jpg"/><p><b><u>Lewandowski şu ifadeleri kullandı:</u></b></p><p>"Henüz biraz vaktimiz var. Kulüp ne düşündüğümü biliyor, benim de düşünmek için vaktim oldu. Teklifler ve geleceğim hakkında konuşmak istemiyorum. Kalan maçlar ve goller daha önemli. Basında her gün yeni bir şey çıkması önemli değil.</p><p>(Şampiyonlar Ligi'nden elenmeleri)Bu her zaman can yakar. Sonuna kadar denedik. Savaştık, kazanmak ve yarı finalde olmak istedik. Ama futbol böyle bir şey. Şimdi lige odaklanmalıyız. Önümüzde birkaç maç kaldı ve ligi kazanmak istiyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/robert-lewandowski-gelece-551_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272497</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gulistan-doku-gizemini-bitirecek-cozulme-etkin-pismanlik-icin-talepte-bulundu-272497</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[''Gülistan Doku'' gizemini bitirecek çözülme! Etkin pişmanlık için talepte bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok etkin pişmanlıktan yararlanmak için talepte bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[''Gülistan Doku'' gizemini bitirecek çözülme! Etkin pişmanlık için talepte bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok etkin pişmanlıktan yararlanmak için talepte bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/gulistan-doku-gizemini-bi-955_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272496</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-bayraktar-turkiye-jeotermal-gunes-ve-ruzgar-enerjilerine-daha-fazla-yatirim-yapiyor-272496</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye, jeotermal, güneş ve rüzgar enerjilerine daha fazla yatırım yapıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek bizler için oldukça önemli. Yakıt, ekonomi, teknoloji açısından yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak istiyoruz. Bu teknolojileri geliştirmek, rüzgar ve güneşten faydalanmak istiyoruz.' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bayraktar: Türkiye, jeotermal, güneş ve rüzgar enerjilerine daha fazla yatırım yapıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) &quot;Global İletişim Ortağı&quot; olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi&#39;ndeki NEST Kongre Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında &quot;Küresel Enerji Haritasının Yeniden Çizilmesi: Güvenlik ve Belirsizlik&quot; başlıklı panel düzenlendi.</p><p>Bakan Bayraktar, panelde yaptığı konuşmada, enerji krizinin Türkiye&#39;yi de etkilediğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132056.jpg"/><p>Türkiye&#39;de enerji piyasalarının oldukça dirençli olduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye&#39;nin geçmiş dönemlerde krizler yaşadığını, etrafında belirsizlikler, bölgesinde savaşlar olduğunu, pandemiyle tedarik zincirinde bir dönem belirsizlik yaşandığını, emtia fiyatlarının dalgalandığını anlattı.</p><p>Bayraktar, bütün bunların Türkiye&#39;yi dirençli hale getirdiğini, Türkiye&#39;nin krizle mücadele etmeye oldukça alışkın bir ülke olduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132057.jpg"/><p>Türkiye&#39;de ortaya konulan vizyon politikaların bu tür krizlerle mücadele etme konusunda ülkeyi daha dirençli ve güvenli hale getirdiğine dikkati çeken Bayraktar, &quot;Son 25 yıldır Türkiye&#39;deki enerji piyasaları büyük bir dönüşümden geçti. Enerji sektöründe piyasa yapısı değişti. Kendi piyasalarımızı özel yatırımlara, girişimlere açtık. Bu anlamda bir dönüşüm yaşadık. Bölgesel olarak işbirlikleri gerçekleştirdik. Enerjide çok büyük altyapılar inşa ettik. Çeşitlendirmeyi enerji stratejimizin kalbine yerleştirdik.&quot; diye konuştu.</p><p>Bayraktar, Azerbaycan ve komşu ülkelerle çok başarılı projeler yürüttüklerini, uzun vadeli enerji ihtiyacını bu strateji ile karşılamayı başardıklarını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132059.jpg"/><p><b>- "YAPAY ZEKAYA DAYANAN MERKEZLER, ELEKTRİKLİ ARAÇLAR ENERJİ İHTİYACINI ARTIRIYOR"</b></p><p>Türkiye&#39;de enerji talebinin istikrarlı bir şekilde arttığını, bu talepteki büyümenin de önlerindeki on yıllar boyunca devam edeceğini beklediklerini ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Yapay zekaya dayanan merkezler, elektrikli araçlar enerji ihtiyacını artırıyor. İthalat bağımızı azaltmak istiyoruz. Türkiye ekonomisinin cari açığını ithalat tetikliyor. Kasım ayında Antalya&#39;da düzenleyeceğimiz COP 31 ile iklim hedeflerimiz var. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı gibi Türkiye 2053 yılına kadar karbon nötr hedefine sahip. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek bizler için oldukça önemli. Yakıt, ekonomi, teknoloji açısından yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak istiyoruz. Bu teknolojileri geliştirmek, rüzgar ve güneşten faydalanmak istiyoruz.&quot; </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132060.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE'DE HER GÜN 22 MİLYON HANENİN YEMEK VE ISINMAK İÇİN DOĞAL GAZA İHTİYACI VAR"</b></p><p>Fosil yakıtlara sırtlarını dönmeden enerji kapasitelerini arttırmak istediklerine işaret eden Bayraktar, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Doğal gaz, petrol boru hatlarımız işlevselliğini sürdürüyor. Bir enerji mimarisine ihtiyacımız var. Türkiye&#39;de önemli güneş enerjisi yatırımı yapıyoruz. Bu enerji dönüşümü kesinlikle engellenemez. Fakat burada akıllı enerji dönüşümünden bahsetmeliyiz. Akıllı enerji dönüşümü dediğimiz zaman kriz anında müdahale edilebilir olmalı. Evet fosil yakıt kriziyle karşı karşıyayız ama petrol ya da doğal gaz sadece Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçmiyor. Karbonsuz enerji ihtiyacımız var tabi ki ama Türkiye&#39;de her gün 40 milyon araç yollarda. Dolayısıyla bizim onlara ciddi bir yakıt arzı sağlamamız gerekiyor. Türkiye&#39;de her gün 22 milyon hanenin yemek ve ısınmak için doğal gaza ihtiyacı var. 86 milyon insanın elektriğe ihtiyacı var bu ülkede. Bu sayıları aklımızda tutarak çok daha rasyonel planlar gerçekleştirmek gerekiyor.&quot;</p><p>Bayraktar, petrol ve doğal gazı kullanmaya devam ederken Türkiye&#39;nin yenilenebilir enerji kaynakları ile nükleer enerji varlıklarını arttıracağını vurguladı.</p><p>Türkiye olarak Güney Gaz Koridoru gibi birçok uluslararası projeye yatırım yaptıklarını anımsatan Bayraktar, bu projelerin çok yüksek bir politik ve ekonomik irade gerektiğinin altını çizdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132061.jpg"/><p><b>- "EKONOMİMİZDE ANAHTAR KELİME YENİLENEBİLİR ENERJİ"</b></p><p>Türkiye olarak bağlantısallık kapasitelerini artırmaları gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu konuda Suudi Arabistan gibi farklı ülkelerle projeler geliştirdiklerini, güzergahları çeşitlendirdiklerini, alt yapıya daha fazla yatırım yaptıklarını söyledi.</p><p>İlerleyen yıllarda da enerji krizleriyle karşılaşmaya devam edeceklerine değinen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bu krizlerden derslerimizi almalı, Türkiye olarak yapmamız gerekenleri yapmalıyız. Çok güçlü bir hedefimiz var. 2050 yılına kadar karbon nötr bir ekonomiye sahip olmak istiyoruz. 30 yıl bir zamanımız kaldı. Ulaşım, alt yapı, tarım tüm bunlarda bir değişim göreceğiz. Ekonomimizde anahtar kelime yenilenebilir enerji. Karşı karşıya olduğumuz her bir kriz, bağımlılığın çözülmesi bu yenilenebilir enerjilerin kullanımından geçiyor. Kapasitelerinin artırılması, güvenliğinin sağlanması, depolanması ile yenilenebilir enerjinin kullanılması bu hedeflerin gerçekleşmesi noktasında anahtar rol olacaktır. Yakında çok büyük bir ilanımız olacak. Bu 2050 hedefimizi 2035&#39;e çekeceğiz. Bu henüz kesinleşmedi. Enerji verimliliği artırmak alanında hem özel hem de kamu sektörü oyuncuları ile çalışıyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132062.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE İLE ENERJİ GÜVENLİĞİNE ÇOK BÜYÜK KATKI SAĞLIYORUZ"</b></p><p>Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov ise enerji güvenliğin ulusların güvenlik portföyünün önemli bir unsuru haline geldiğini dile getirdi.</p><p>Dünya tarihinin en önemli enerji krizlerinden birisiyle karşı karşıya olduklarını belirten Şahbazov, &quot;Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçen petrolün bir kısmı Avrupa&#39;ya aktarılıyordu. Bu aktarım olmadığı için Avrupa enerjide kırılgan hale geldi. Azerbaycan olarak arz güzergahlarımızı çeşitlendirdik. Yaklaşık 20 ülkeye 40 milyon varil arz gerçekleştiriyoruz. Yakın zamanda Avrupa&#39;daki 16 ülkeye doğal gaz tedarik etmeye başladık.&quot; dedi.</p><p>Hem doğal gaz hem de petrol anlamında üretici ülke olarak bu krizin sonuçlarından çok da etkilenmeyen bir ülke olduklarını aktaran Şahbazov, üretici ülkelerin bu krizden çok fazla para kazanıyor algısının da gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.</p><p>Dengeli petrol fiyatını önemsediklerini anlatan Şahbazov, &quot;Türkiye ile olan işbirliği iki dost, kardeş ülkenin enerji güvenliğine katkı sağlamasının çok güzel bir nişanesi. Bu işbirliği ile oluşan projeler sayesinde enerji sektörünün direncini temin ediyoruz. Türkiye ile enerji güvenliğine çok büyük katkı sağlıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ise Slovenya&#39;nın Körfez ülkelerindeki çatışmalardan enerji anlamında etkilendiğini söyledi.</p><p>Ülkede hem fiyatların arttığını hem de miktar açısından azalma olduğunu dile getiren Kumer, &quot;Petrolümüzün yüzde 100&#39;ünü ithal ediyoruz. Yüzde 100 dışarıya bağımlıyız. Ülkemizde fiyatlar oldukça düşük seyrediyordu. Avusturya&#39;dan İtalya&#39;dan sınırımıza kadar gelip bizden petrol temin ediyorlardı. Sadece Slovenya&#39;nın değil diğer ülkelerin de petrol ihtiyacını gideriyorduk. Bu çatışmalar yaşandıktan sonra fiyatlar arttı. Kriz bizi doğru zamanda bulmadı. Tarım ve çiftçiliğin başladığı bir dönemde bu krizle karşı karşıya kalmanın sıkıntısını yaşıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41132064.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE, JEOTERMAL, GÜNEŞ VE RÜZGAR ENERJİLERİNE DAHA FAZLA YATIRIM YAPIYOR"</b></p><p>Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera, krizin enerji olarak değil fosil yakıt krizi olduğunu kaydetti.</p><p>Bu durumun dünyayı yenilenebilir enerjiye daha fazla kaydıracağına inandığını belirten La Camera, &quot;Yenilenebilir enerji dünyada büyük bir atakta. Enerji güvenliğinin fosil yakıtlar üzerinden yönetilmesi başarısızlık getiren bir durum. Fosil yakıtlı enerji sisteminin alt yapısı yeterli değil. İspanya sistemlerinin yüzde 60&#39;ını yenilenebilir enerji yaptı. Türkiye de aynı şeyi yapıyor. Türkiye, jeotermal, güneş ve rüzgar enerjilerine daha fazla yatırım yapıyor. Yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak bizi enerji sektöründe krizlere karşı dirençli hale getirecek. Depolanmasını da çözersek fosil yakıtlara karış daha fazla rekabet edebileceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/bakan-bayraktar-turkiye-j-187_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272495</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/abd-buyukelci-barrack-turkiye-bolgedeki-en-guclu-ve-isleyen-ekonomilerden-biri-272495</link>
      <pubDate>2026-04-17T14:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD Büyükelçi Barrack: Türkiye, bölgedeki en güçlü ve işleyen ekonomilerden biri]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, 7 Ekim'den sonra her şeyin değiştiğini açıkça söyledi. Sınırları umursamıyor, hatları umursamıyor, 1967 sınırını umursamıyor, 1974 sınırını umursamıyor, 8 Aralık hattını umursamıyor. Suriye, bu çatışmaya girmeyerek akıllıca davrandı. Bu nedenle ihlaller, sürekli devam ediyor. İsrail, bir konvoy gördüğü her seferinde bu hatları geçiyor çünkü iki taraf arasında hala güven yok." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD Büyükelçi Barrack: Türkiye, bölgedeki en güçlü ve işleyen ekonomilerden biri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Barrack, Anadolu Ajansının (AA) &quot;Global İletişim Ortağı&quot; olduğu, Belek Turizm Bölgesi&#39;ndeki NEST Kongre Merkezi&#39;nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World kıdemli sunucusu Andrea Sanke&#39;nin yaptığı programda konuştu.</p><p>Suriye&#39;deki dönüşüme değinen Barrack, Washington yönetiminin Suriye politikası kapsamında bölgedeki askeri varlığını azaltarak farklı bir yaklaşım benimsediğine dikkati çekerek, &quot;Biz, asker göndermedik, askerlerimizi çektik. Yüz yıldır yapılanların tam tersini yaptık. Dün, ondan önceki gün, son üssümüzdeki son askerlerimizi çektik. Bu, olağanüstü. ABD&#39;nin uzun yıllar DEAŞ ile mücadele yürüttüğü önemli ülkelerden birindeki son üssümüzden son birliklerimizi de çektik.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129490.jpg"/><p>Barrack, geçmişte Kürtler ve Dürzilerle sorun yaşayan, İran&#39;la yakınlığı bulunan ve dünya ile uzun süre çatışma halinde olan Suriye&#39;nin bugün bölgedeki en istikrarlı yerlerden birine dönüştüğünü vurguladı.</p><p><b>- "ŞARA, DEFALARCA İSRAİL İLE SORUN İSTEMEDİKLERİNİ SÖYLEDİ"</b></p><p>İsrail&#39;in aksine Suriye&#39;nin İsrail&#39;e yönelik askeri faaliyetlerde bulunmamasına rağmen ortada herhangi bir anlaşma olmamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Barrack, &quot;8 Aralık&#39;tan bu yana Suriye, (Cumhurbaşkanı) Şara yönetimi altında İsrail&#39;e tek bir kurşun bile sıkmadı. Aksine Cumhurbaşkanı Şara, defalarca İsrail ile sorun istemediklerini, düşmanlık aramadıklarını, bir saldırmazlık ve normalleşme anlaşmasına açık olduklarını söyledi.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129496.jpg"/><p>Barrack, İsrail&#39;in güneydeki Dürzileri kendi akrabaları olarak gördüğünü ve Süveyda&#39;daki olayların ardından İsraillilerin sınırı geçerek &quot;Dürzileri koruduğunu&quot; savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, 7 Ekim&#39;den sonra her şeyin değiştiğini açıkça söyledi. Sınırları umursamıyor, hatları umursamıyor, 1967 sınırını umursamıyor, 1974 sınırını umursamıyor, 8 Aralık hattını umursamıyor. Suriye, bu çatışmaya girmeyerek akıllıca davrandı. Bu nedenle ihlaller, sürekli devam ediyor. İsrail, bir konvoy gördüğü her seferinde bu hatları geçiyor çünkü iki taraf arasında hala güven yok.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131073.jpg"/><p>Barrack, Suriye&#39;nin &quot;defalarca görüşmeye hazır olduklarını&quot; dile getirdiğini ve İsrail&#39;e karşı &quot;hasmane bir tutum sergilemeyerek çok akıllıca davrandığı&quot; ve &quot;Suriye ile normalleşmeye Lübnan&#39;dan daha önce varılacağı&quot; yorumunu yaptı.</p><p><b>- "TÜRKİYE, BÖLGEDEKİ EN GÜÇLÜ VE İŞLEYEN EKONOMİLERDEN BİRİ"</b></p><p>Düşmanı askeri yöntemlerle ortadan kaldırmaya yönelik yaklaşımın kalıcı çözüm üretmediğini belirten Barrack, bu yöntemin, nesiller boyu süren nefret döngüsünü beslediğini söyledi.</p><p>Barrack, İsrail&#39;in 1948&#39;den bu yana benimsediği yaklaşımın bölgedeki genel eğilimle örtüşmediğini, savaşların çözüm üretmediğini vurguladı.</p><p>Lübnan örneğine işaret eden Barrack, 1949&#39;daki ateşkes anlaşması, 15 yıllık iç savaş ve Taif Anlaşması&#39;nın kalıcı istikrar sağlamadığını dile getirdi.</p><p>Taif Anlaşması&#39;nın bugünkü ateşkes ve barış arayışlarına benzer şekilde mezhepsel dengelerin yeniden düzenlenmesini hedeflediğini belirten Barrack, Hizbullah&#39;ı kapsam dışında bıraktığını ifade etti.</p><p>Barrack, İsrail&#39;in saldırılarının Hizbullah&#39;ın varlık gerekçesini güçlendirdiğini savunarak, İran gibi egemen devletlerin desteklediği milis yapıların yalnızca askeri yöntemlerle ortadan kaldırılamayacağını belirtti.</p><p>Kalıcı çözümün, refahın sağlanmasından geçtiğini vurgulayan Barrack, bireyden aileye, topluluktan devlete uzanan bir kalkınma yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Bölgesel sorunların çözümünün yine bölge ülkeleri tarafından bulunması gerektiğinin altını çizen Barrack, bu çerçevede Abraham Anlaşması&#39;nın uzun vadede çözümün parçası olabileceğini iddia etti.</p><p>Barrack, Suriye&#39;de yürütülen sürecin Türkiye ile birlikte şekillenen bir &quot;deney&quot; niteliği taşıdığını belirterek, Türkiye&#39;nin bölgedeki en güçlü ve işleyen ekonomilerden biri olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye&#39;nin yalnızca NATO&#39;nun en büyük ikinci gücü olmadığını, aynı zamanda nüfusu, kaynakları ve askeri kapasitesiyle bölgedeki en önemli ve etkili aktörlerden biri olduğunu ifade etti.</p><p><b>- BARRACK'A GÖRE ÇÖZÜME GİDEN YOL REFAHTAN GEÇİYOR</b></p><p>Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ı &quot;etkili bir lider&quot; olarak nitelendirerek, İsrail Başbakanı Netanyahu&#39;nun da ülkesinin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131072.jpg"/><p>Orta Doğu&#39;da güç unsurunun belirleyici olduğunu vurgulayan Barrack, zayıflık algısının ülkeleri &quot;dezavantajlı konuma&quot; sürüklediğini ifade etti.</p><p>Suriye&#39;deki gelişmeleri örnek gösteren Barrack, güçlü liderliklerin bölgedeki dönüşüm süreçlerinde etkili olduğunu, Türkiye&#39;nin de bu çerçevede önemli rol oynadığını dile getirdi.</p><p>Barrack, &quot;İsrail, Abu Dabi ile ittifak kurduğu gibi Türkiye ile de ittifak kurabilir, Suudi Arabistan da İsrail ile ittifak kurabilir. İsrail halkının refahı için bence çözüm bu. Bu yüzden bu tür söylemlerin ortadan kalkacağını düşünüyorum. Türkiye, hafife alınacak bir ülke değil.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Suriye&#39;nin tarihsel bakımdan farklı din ve etnik grupların bir arada yaşadığı köklü bir medeniyet olduğunu anlatan Barrack, bölgede kalıcı çözümün işbirliği ve ekonomik kalkınmadan geçtiğini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131071.jpg"/><p>Ateşkes anlaşmalarına da değinen Barrack, bazı düzenlemelerin taraflara tek taraflı hareket alanı bıraktığını, bu durumun kalıcı barışı zorlaştırdığını belirtti.</p><p>Barrack, ABD&#39;nin önceki yönetim dönemlerinde yapılan bazı anlaşmaların sahada etkili olmadığını savunarak, çözümün bölgesel uyum ve refahın artırılmasından geçtiğini ifade etti.</p><p><b>- TÜRKİYE'NİN BÖLGEDEKİ ARABULUCULUK ROLÜNÜN ÖNEMİ</b></p><p>Barrack, Gazze&#39;de ateşkes ihlallerinin sürdüğü dönemde Türkiye&#39;nin bölgedeki arabuluculuk rolünün önemine işaret ederek, &quot;İsrail&#39;in yapabileceği en akıllıca şey, Türkiye&#39;yi tam da sizin dediğiniz gibi bu sürece dahil etmeye teşvik etmek ve bunu benimsemektir.&quot; diye konuştu.</p><p>Türkiye ile Katar&#39;ın Hamas&#39;ı &quot;terör örgütü olarak kabul etmediği için yıllarca eleştirildiğini&quot; savunan Barrack, &quot;Eğer Hamas'ı yabancı bir terör örgütü olarak kabul etme konusunda bizimle aynı fikirde olsalardı bu, asla yaşanmazdı. Onları dışlamanız gerekir. Türkiye&#39;yi o sürece dahil etseydiniz şu anda yaşananları yani vahşetleri ve ihlalleri önlemede yardımcı olabilirdi çünkü onlar o dili konuşabiliyorlar.&quot; dedi.</p><p>Uzun vadeli çözümün &quot;kapsayıcılıktan&quot; geçtiğine işaret eden Barrack, dışlayıcı yaklaşımların yalnızca kısa vadeli sonuçlar doğurduğunu belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131073.jpg"/><p><b>- ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ</b></p><p>Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrine ilişkin soruyu yanıtlayan Barrack, son 16 ayda ABD ile Türkiye ilişkilerinde son 15 yıldan daha fazla ilerleme kaydedildiğini vurguladı.</p><p>Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişki başta olmak üzere dışişleri, istihbarat, askeri ve ticari alanlarda gelişme olduğuna dikkati çekti.</p><p>Türkiye&#39;nin F-35 programından çıkarıldığını ancak ilişkilerin tamamen kopmadığını belirten Barrack, Boeing anlaşmaları, Halkbank gibi konularda ilerleme sağlandığını ve F-16 sürecinin de yeniden gündemde olduğunu söyledi.</p><p>Barrack, &quot;Ülkeler arasındaki ittifak yeniden şekilleniyor. Suriye&#39;de olanlar ise büyük ölçüde Türkiye&#39;nin lehine oldu. Türkiye ve Suudi Arabistan, bazı kusurları olsa da bu &#39;filizlenen yapıyı&#39; destekledikleri için büyük övgüyü hak ediyor, aslında bu süreçte belirleyici olan Türkiye&#39;ydi. İki ülke arasındaki ilişkiler ise hiç olmadığı kadar iyi. Bence S-400 meselesine yakında bir çözüm bulunacak. Benim temsil ettiğim taraf açısından, F-35 programına yeniden kabul edilmek de mümkün.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41131074.jpg"/><p><b>- İSRAİL İLE LÜBNAN ARASINDA SAĞLANAN ATEŞKES</b></p><p>İsrail ile Lübnan arasında sağlanan ateşkesin en önemli yönünün &quot;anlamsız öldürmeleri durdurmuş olması&quot; görüşünü dile getiren Barrack, ateşkesin tüm detaylarının net şekilde tanımlanmasından ziyade sahada eksik aktörlere dikkati çekerek, &quot;O masada eksik olan iki taraf var: Hizbullah ve İran. Yani olan şey, doğru yönde atılmış bir adımdı. Asıl iş şimdi başlıyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Hizbullah ile bir çözüm bulunması gerektiğini vurgulayan Barrack, bu sürecin &quot;Hizbullah&#39;ı yok etmek üzerine kurulu olmaması gerektiğini&quot; söyledi.</p><p>Barrack, ayrıca 2024&#39;te neyin işe yaramadığının görüldüğünü, halihazırda yürürlükte olan ve taraflardan gelen taleplere yanıt veren çok taraflı bir mekanizmanın bulunduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/abd-buyukelci-barrack-tur-644_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272494</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/napolide-banka-soygunu-suclular-yer-alti-tunellerinden-iz-birakmadan-kacti-272494</link>
      <pubDate>2026-04-17T13:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Napoli'de banka soygunu! Suçlular yer altı tünellerinden iz bırakmadan kaçtı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Napoli'nin Arenella mahallesindeki Crédit Agricole şubesinde yaşanan banka soygunu, 25 rehinenin saatlerce içeride tutulması ve suçluların yer altı tüneliyle kaçışıyla sonuçlandı. Olay, şehirde büyük korku ve şaşkınlık yarattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Napoli'de banka soygunu! Suçlular yer altı tünellerinden iz bırakmadan kaçtı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Napoli'nin Arenella semtinde bulunan Crédit Agricole bankasının Medaglie d'Oro Meydanı'ndaki şubesinde Perşembe günü gerçekleşen banka soygunu, şehirde gün boyu büyük bir paniğe yol açtı. Saat 12:00 sularında en az beş kişiden oluşan silahlı bir çete, ünlü Amerikan aktörlerinin maskelerini takarak bankaya baskın düzenledi. O sırada içeride bulunan 25 çalışan ve müşteri, suçlular tarafından rehin alındı. Olay yerine hızla gelen karabinierler ve itfaiye ekipleri, bankanın çevresini güvenlik çemberine aldı. Bölgeden geçen bir vatandaşın şüpheli hareketleri fark edip 112'yi aramasıyla başlayan operasyon, kısa sürede sirenler ve güvenlik önlemleriyle tüm meydanı etkisi altına aldı. Bankanın giriş camı, itfaiyenin yardımıyla koç başı kullanılarak kırıldı ve müzakere süreci başlatıldı. Rehinelerin serbest bırakılması için yapılan görüşmelerin ardından, saat 15:00'e doğru içeridekiler kurtarıldı. Ancak bu sırada suçlular, bankanın kasalarını boşaltıp izlerini kaybettirdi.</p><h3>Napoli polisi: 'Çete metro kanalından kaçtı'</h3><p>Olayın ardından Napoli polisi, suçluların kaçış yöntemine dair dikkat çekici detaylar açıkladı. İncelemelere göre, çete üyeleri bir gece önceden bankanın zeminine bir delik açtı ve kanalizasyon sistemine erişim sağladı. Soygun sırasında rehineleri içeride tutan suçlular, müzakerelerin ardından serbest bırakılan 25 kişinin ardından bankadan ayrıldı. Kaçış için, bankanın karşısındaki metro istasyonuna bağlanan kanalizasyon tünelini kullandıkları düşünülüyor. Livorno'dan gelen özel harekât timi, bankaya girdiğinde içeride kimsenin kalmadığını tespit etti. Kaçan çete, kasalardaki paraları alarak iz bırakmadan kayboldu. Olay sırasında altı kişi şok geçirerek sağlık ekiplerinin müdahalesine ihtiyaç duydu. Polis ekipleri, banka soygunu sonrası çevrede geniş çaplı arama ve soruşturma başlattı. Yetkililer, suçluların izini sürmek için güvenlik kamerası görüntülerini ve tünel güzergâhını detaylı şekilde inceliyor.</p><h3>Crédit Agricole şubesinde rehine krizi ve soruşturma</h3><p>Crédit Agricole şubesinde yaşanan rehine krizi, Napoli Başsavcısı Nicola Gratteri'nin da olay yerine gelmesiyle daha da ciddiyet kazandı. Başsavcı, müzakereleri bizzat yönetti ve rehinelerin zarar görmemesi için tüm önlemlerin alındığını belirtti. Olay, şehirde geçmiş yıllardaki ünlü banka soygunlarını ve filmleri hatırlatan bir atmosfer yarattı. Maskeli suçluların, bankanın vitrinini bir araçla kırarak içeri girmesi ve ardından kanalizasyon tünelinden kaçması, güvenlik güçlerini şaşırttı. Polis, olayın benzerlerinin tekrar yaşanmaması için bölgede güvenlik önlemlerini artırdı. Napoli'deki bu banka soygunu, şehirde uzun süre konuşulacağa benziyor. Soruşturmanın, suçluların kimliğinin belirlenmesi ve çalınan paraların izinin sürülmesi yönünde sürdüğü bildirildi.</p><p>Yaşanan banka soygunu, Napoli'nin güvenliği ve şehirdeki suçla mücadele açısından önemli bir sınav olarak değerlendiriliyor. Hem rehinelerin sağ salim kurtarılması hem de suçluların iz bırakmadan kaçabilmesi, yetkilileri kapsamlı bir soruşturma yürütmeye yöneltti. Olayın yankıları sürerken, Napoli polisi ve güvenlik güçleri, benzer girişimlerin önüne geçmek için alarma geçti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/napolide-banka-soygunu-su-143_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272493</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/orta-dogudaki-enerji-krizi-turkmenistana-dogal-gaz-talebini-artiriyor-272493</link>
      <pubDate>2026-04-17T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta Doğu'daki enerji krizi Türkmenistan'a doğal gaz talebini artırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çin, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışmanın Hürmüz Boğazı'ndan enerji akışını kesintiye uğratmasının ardından doğal gaz tedariki için yüzünü Orta Asya ülkesi Türkmenistan'a çevirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta Doğu'daki enerji krizi Türkmenistan'a doğal gaz talebini artırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin Devlet Konseyinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Yardımcısı Ding Şüeşiang, enerji ve altyapı alanlarında işbirliğini genişletmek üzere 15-17 Nisan tarihlerinde Türkmenistan&#39;ı ziyaret etti.</p><p>Ziyarette Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov ile görüşen Ding, iki ülkenin doğal gaz alanında işbirliğini derinleştirmesini, bağlantılılık, ticaret, yatırımlar, bilimsel ve teknolojik inovasyon alanlarında pratik işbirliğinde yeni atılımlar yaratmasını dilediklerini belirtti.</p><p>Görüşmede, Berdimuhamedov da Türkmenistan&#39;ın Çin ile doğal gaz alanında işbirliğine öncelik vermeyi sürdüreceğini, altyapı ve yüksek teknoloji alanlarında pratik işbirliğini güçlendireceğini vurguladı.</p><p><b>- GALKINIŞ GAZ SAHASININ DÖRDÜNCÜ ETABI ÇİN ORTAKLIĞINDA GELİŞTİRİLECEK</b></p><p>Başbakan Yardımcısı Ding, iki ülke arasında martta imzalanan anlaşma uyarınca, Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) ile Türkmengaz&#39;ın ortaklığında geliştirilmesi öngörülen Galkınış Gaz Sahası&#39;nın dördüncü etabının temel atma törenine katıldı.</p><p>Dünyanın ikinci büyük doğal gaz yatağı olma özelliğini taşıyan Galkınış Gaz Sahası&#39;nın dördüncü aşamasında yılda 10 milyar metreküp doğal gaz üretilmesi hedefleniyor.</p><p>Ding, ayrıca Çin ile Türkmenistan arasında 3 Nisan 2006 tarihinde imzalanan doğal gaz boru hattı ve uzun vadeli tedarik anlaşmasının imzalanmasıyla başlayan doğal gaz sektöründe stratejik işbirliğinin 20. yılı dolayısıyla Aşkabat&#39;ta düzenlenen konferansa katıldı.</p><p>Burada yaptığı konuşmada Ding, doğal gaz alanında işbirliğinin, Çin-Türkmenistan ilişkilerinin köşe taşı olduğunu, doğal gaz endüstri zincirinin tüm aşamalarında geliştirilen işbirliğinin her iki ülke halkına somut fayda sağladığını ifade etti.</p><p>Ding, küresel enerji güvenliğinin korunması, enerji üretiminin ve akışının istikrarının sağlanması, enerji piyasalarının istikrarlı işleyişi ve daha eşit, adil, dengeli ve kapsayıcı bir küresel enerji yönetim sisteminin inşası için iki ülkenin birlikte çalışması çağrısında bulundu.</p><p><b>- TÜRKMENİSTAN ÇİN'E YILDA 40 MİLYAR METREKÜP DOĞAL GAZ İHRAÇ EDİYOR</b></p><p>Türkmenistan, Çin&#39;e yılda yaklaşık 40 milyar metreküp doğal gaz ihraç ediyor. Bunun 30 milyar metreküpü Türkmenistan&#39;dan Özbekistan ve Kazakistan aracılığıyla Çin&#39;e uzanan Orta-Asya Çin Doğal Gaz Boru Hattı ile naklediliyor.</p><p>Türkmenistan hükümeti, yeni saha çalışmaları ve ilave boru hatlarıyla Çin&#39;e gaz ihracatını yılda 65 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.</p><p>Küresel enerji ticareti için kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı&#39;nda Orta Doğu&#39;daki savaş nedeniyle yaşanan kesintiler, bölgeden ciddi miktarda petrol ve doğal gaz ithal eden Çin&#39;in enerji tedarikinde sıkıntılara yol açtı.</p><p>Çin&#39;in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45&#39;i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30&#39;u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/dogalgaz-1704202661686718.jpg"/><p><b>- ÇİN'İN DOĞAL GAZ İTHALATI SAVAŞ NEDENİYLE AZALDI</b></p><p>Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre, ülkenin boru hatları üzerinden ve sıvılaştırılmış halde aldığı doğal gaz ithalatı, Hürmüz Boğazı&#39;ndaki kesintilerin etkilerinin hissedildiği mart ayında yıllık bazda yüzde 11 azalarak 8,2 milyon tona geriledi.</p><p>Türkmenistan, Çin&#39;in savaş nedeniyle oluşan açığı karşılamak üzere başvurabileceği ana kaynaklardan biri konumunda bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/orta-dogudaki-enerji-kriz-562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272492</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/d-vitamini-ve-omega-3un-birlikte-kullanimi-yeni-tartisma-baslatti-272492</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[D vitamini ve omega-3'ün birlikte kullanımı yeni tartışma başlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[D vitamini ve omega-3 takviyelerinin birlikte kullanımı, son yıllarda sağlık dünyasında tartışma konusu oldu. Uzmanlar, bu iki takviyenin vücut üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yanlış kullanımın risklerine karşı uyarıyor. Özellikle kronik ağrı, kemik sağlığı, ruh hali ve kalp hastalıkları gibi alanlarda yapılan araştırmalar, D vitamini ve omega-3'ün birlikte alınmasının sonuçlarını gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[D vitamini ve omega-3'ün birlikte kullanımı yeni tartışma başlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D vitamini ve omega-3 yağ asitlerinin birlikte kullanımı, son yıllarda sağlık alanında giderek daha fazla gündeme geliyor. Araştırmalar, bu iki takviyenin bir arada alınmasının kemik sağlığı, kalp fonksiyonları, ruh hali ve hatta biyolojik yaşlanma üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Ancak uzmanlar, D vitamini ve omega-3'ün faydalarının yanı sıra, yanlış veya bilinçsiz kullanımlarının bazı riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor. Özellikle kronik ağrı, depresyon, uyku kalitesi ve kan şekeri kontrolü gibi konularda yapılan bilimsel çalışmalar, bu kombinasyonun etkilerini detaylı şekilde inceliyor.</p><h3>Uzmanlardan D vitamini ve omega-3 kombinasyonuna dair önemli açıklamalar</h3><p>D vitamini, kemiklerin güçlenmesinde ve kasların sağlıklı işleyişinde merkezi bir rol oynarken, omega-3 yağ asitleri kalp sağlığını destekleyen ve bağışıklık sistemini güçlendiren temel besin öğeleri arasında yer alıyor. Son dönemde yapılan araştırmalar, bu iki takviyenin birlikte alınmasının vücutta iltihap seviyelerini düşürdüğünü ve bazı sağlık sorunlarının yönetilmesine katkı sağladığını gösterdi. Özellikle düşük D vitamini seviyesine sahip bireylerde, düzenli takviye kullanımı kas ve kanser ağrılarının azalmasında etkili olabiliyor. Omega-3 ise ağrının ilerlemesini engelleyici özellikleriyle dikkat çekiyor. 2022 yılında yayımlanan bir çalışma, D vitamini ve omega-3'ün birlikte alınmasının, tek başına kullanıma göre ağrı şikayetlerini daha belirgin şekilde azalttığını ortaya koydu. Ancak, her araştırma aynı sonucu vermiyor. 2020'de ABD'de yapılan uzun süreli bir araştırmada, beş yıl boyunca her iki takviyeyi kullanan yetişkinlerin kronik diz ağrılarında anlamlı bir iyileşme gözlenmedi. Bu nedenle uzmanlar, D vitamini ve omega-3'ün etkilerinin kişisel sağlık durumuna ve mevcut eksikliklere göre değişebileceğini vurguluyor.</p><h3>D vitamini ve omega-3 kombinasyonu yaşlanma ve ruh sağlığında öne çıkıyor</h3><p>Bilimsel veriler, D vitamini ve omega-3'ün biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabileceğini gösteriyor. Özellikle günde yaklaşık 1 gram omega-3 alımının, yaşlanma sürecini dört aya kadar geciktirdiği tespit edildi. Araştırmacılar, iki takviyenin bir arada kullanılmasının ise bu etkiyi daha da güçlendirdiğini belirtiyor. D vitamininin 2.000 IU düzeyinde günlük alımı, omega-3 ile birlikte veya tek başına, organ ve doku yaşlanmasını yavaşlatabiliyor. Biyolojik yaşlanmanın yavaşlaması, Alzheimer ve inme gibi ciddi hastalıklara karşı koruyucu bir etki sunuyor. Ancak uzmanlar, takviye kullanımı öncesinde mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılmasını öneriyor. Çünkü bazı durumlarda yalnızca omega-3 veya yalnızca D vitamini kullanımı, kişisel sağlık geçmişine göre daha yararlı olabiliyor. Ayrıca, D vitamini ve omega-3'ün ruh hali üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor. D vitamini, beyinde iltihabı azaltarak bilişsel işlevleri ve ruh halini iyileştirirken, omega-3 yağ asitleri de beyin sağlığını destekliyor ve sinir sistemini dengeleyerek depresyon ile anksiyete gibi ruhsal sorunların hafifletilmesine katkı sağlıyor. Her iki takviyenin birlikte alınması, beyin kimyasallarını dengeleyerek depresyon belirtilerini azaltabiliyor. Ancak depresyon veya anksiyete gibi durumlarda, takviyelerin tıbbi tedavinin yerine geçmediği ve mutlaka uzman görüşü alınması gerektiği hatırlatılıyor.</p><h3>Uyku kalitesi ve kalp sağlığında D vitamini ile omega-3'ün rolü</h3><p>D vitamininin uyku kalitesi üzerindeki olumlu etkileri, son dönemde yapılan araştırmalarla destekleniyor. Özellikle yaşlı yetişkinler ve hamile bireylerde, D vitamini takviyesi daha kaliteli ve derin bir uykuya katkı sunabiliyor. Omega-3'ün de uykuya etkisi bulunuyor. 2021 yılında gerçekleştirilen bir çalışmada, magnezyum ve omega-3 kombinasyonunun kadınlarda uyku kalitesini artırdığı tespit edildi. Ancak, D vitamini ve omega-3'ün birlikte uyku kalitesini artırdığına dair kesin bilimsel kanıtlar henüz yeterli değil. Uyku sorunları yaşayanlara, takviye kullanımı öncesi mutlaka bir sağlık uzmanı ile görüşmeleri tavsiye ediliyor. Kalp sağlığı açısından bakıldığında ise, D vitamininin kalp krizi riskini azaltıcı etkileri olduğu belirtiliyor. Omega-3 ise trigliserid seviyelerini düşürerek ve plateletlerin birbirine yapışmasını engelleyerek kalp-damar hastalıklarına karşı koruma sağlıyor. Birlikte alındıklarında, bazı araştırmalar kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunlarda ölüm riskinin düştüğünü gösteriyor. Ancak her çalışma bu konuda aynı sonuca ulaşmıyor. Uzmanlar, bu takviyelerin kalp hastalıklarını önlemedeki etkilerinin kişisel sağlık geçmişi ve diğer risk faktörlerine göre değişebileceğini belirtiyor.</p><h3>Kemik sağlığı ve kan şekeri kontrolünde D vitamini ve omega-3'ün etkisi</h3><p>Omega-3 yağ asitleri, kemik oluşumunu destekleyerek kemiklerin güçlenmesine yardımcı olurken, D vitamini vücudun kalsiyumu daha iyi emmesini sağlıyor. Bu iki takviyenin birlikte kullanımı, osteoporoz riskini azaltmada ve kemik kırıklarının önlenmesinde önemli bir rol oynayabiliyor. Araştırmalar, düzenli D vitamini ve omega-3 alımının kemik sağlığını artırdığını ve özellikle yaşlı yetişkinlerde kemik erimesine karşı koruyucu etkiler sunduğunu ortaya koyuyor. Kan şekeri kontrolü konusunda da olumlu bulgular mevcut. 2021 yılında yapılan bir araştırmada, D vitamini ve omega-3'ün altı hafta boyunca birlikte alınmasının, gebelikte görülen diyabet türü olan gestasyonel diyabetli kadınlarda kan şekeri seviyelerini düşürdüğü tespit edildi. Ancak, özellikle hamilelik döneminde omega-3 takviyesi kullanmadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması öneriliyor. Çünkü bazı durumlarda, takviyeler beklenmedik yan etkilere yol açabiliyor.</p><h3>Kimler D vitamini ve omega-3 kombinasyonundan kaçınmalı?</h3><p>D vitamini ve omega-3 takviyelerinin önerilen dozlarda kullanılması genellikle güvenli kabul ediliyor. Ancak bazı bireyler için bu kombinasyon risk oluşturabiliyor. Özellikle şiddetli balık veya kabuklu deniz ürünleri alerjisi olanlar, omega-3 takviyelerinin içeriğinde bulunan balık yağı nedeniyle dikkatli olmalı. Böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlar, kanama riskini artıran ilaçlar kullananlar ve statin ya da thiazide diüretik gibi özel ilaç tedavileri gören bireyler için takviye kullanımında doktor önerisi şart. Hamileler ve emziren anneler için de benzer şekilde, D vitamini ve omega-3 takviyeleri ancak bir sağlık uzmanının onayıyla kullanılmalı. Uzmanlar, takviye kullanımının kişiye özel olarak planlanması ve rastgele ürünlerin tercih edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p><p>Sonuç olarak, D vitamini ve omega-3'ün birlikte kullanımı, bilimsel araştırmalar ışığında birçok sağlık alanında umut vadediyor. Ancak her bireyin sağlık durumu farklı olduğu için, bu takviyeleri kullanmadan önce mutlaka bir uzmana danışmak büyük önem taşıyor. Bilinçli ve kontrollü şekilde alınan D vitamini ve omega-3, kemik sağlığından kalp fonksiyonlarına, ruh halinden biyolojik yaşlanmaya kadar çok sayıda alanda olumlu etkiler sunabilir. Yine de, kişisel sağlık geçmişi ve mevcut hastalıklar göz önünde bulundurularak hareket edilmesi, olası risklerin önüne geçilmesini sağlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/d-vitamini-ve-omega-3un-b-851_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272491</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/thy-halep-seferlerini-22-nisanda-yeniden-baslatacak-272491</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[THY, Halep seferlerini 22 Nisan'da yeniden başlatacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yollarının (THY), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları nedeniyle durdurduğu Halep seferlerini, 22 Nisan'da yeniden başlatacağı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[THY, Halep seferlerini 22 Nisan'da yeniden başlatacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İsrail&#39;in 28 Şubat&#39;ta İran&#39;a başlattığı saldırıların ardından hava sahaları sivil uçuşlara kapatılan, aralarında Suriye&#39;nin de bulunduğu Orta Doğu&#39;daki bazı ülkeler, hava sahalarını yeniden açtı.</p><p>Bunun üzerine THY, Suriye&#39;nin Halep şehrine 22 Nisan&#39;da yeniden uçuş başlatma kararı aldı.</p><p>Şirketin resmi internet sitesinde Halep uçuşları için bilet satışına başlandığı görüldü.</p><p>İlk uçuş, 22 Nisan&#39;da İstanbul Havalimanı&#39;ndan saat 07.40&#39;ta yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/thy-halep-seferlerini-22--618_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272490</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-ciftcilere-128-milyar-lira-destek-odemesi-bugun-hesaplara-yatirilacak-272490</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Çiftçilere 12.8 milyar lira destek ödemesi bugün hesaplara yatırılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 12 milyar 813 milyon lira tarımsal destek ödemesinin bugün çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Çiftçilere 12.8 milyar lira destek ödemesi bugün hesaplara yatırılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin bilgi verdi.</p><p>Tohumu toprakla, emeği desteklerle buluşturmaya ve üretimi artırmaya devam ettiklerini bildiren Yumaklı, &quot;12 milyar 813 milyon lira tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Paylaşımda yer alan bilgiye göre, planlı üretim desteği için 12 milyar 771 milyon 632 bin lira, kırsal kalkınma yatırım desteği için 42 milyon 341 bin lira ödeme yapılacak.</p><p>Desteklere ait ödemeler, kimlik numarasının son hanesi &quot;6 ve 8&quot; olan üreticiler için bugün saat 18.00 itibarıyla hesaplara yatırılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/bakan-yumakli-ciftcilere--465_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272489</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2027de-japonyadan-cigir-acan-issa-j1-gorevi-2-dev-uydu-incelenecek-272489</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2027'de Japonya'dan çığır açan ISSA-J1 görevi! 2 dev uydu incelenecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Japon uzay şirketi Astroscale, 2027'de ISSA-J1 adlı özel aracını fırlatarak, farklı yörüngelerdeki iki işlevsiz Japon uydusunu inceleyecek. Bu görev, uzayda atık yönetimi ve yörünge içi bakım teknolojileri açısından dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2027'de Japonya'dan çığır açan ISSA-J1 görevi! 2 dev uydu incelenecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya merkezli uzay teknolojileri şirketi Astroscale, 2027 yılında ISSA-J1 adını taşıyan özel uzay aracını fırlatmaya hazırlanıyor. Şirket, bu görev kapsamında Japonya'ya ait iki dev ve işlevsiz uydunun yörüngedeki durumunu detaylı şekilde inceleyeceğini açıkladı. Astroscale'in duyurduğu bu yeni hamle, hem uzayda sürdürülebilirlik hem de yörünge içi bakım teknolojileri açısından uluslararası alanda dikkat çekiyor. ISSA-J1 misyonu, farklı yörüngelerde bulunan ve artık görev yapmayan ALOS ile ADEOS-II uydularının teknik durumunu ve arıza nedenlerini ortaya çıkarmayı hedefliyor.</p><h3>Astroscale'den ISSA-J1 ile çoklu yörünge incelemesi</h3><p>Astroscale, ISSA-J1 göreviyle uzayda bir ilke imza atmayı amaçlıyor. Şirket, bu görevde 650 kilogram ağırlığındaki ISSA-J1 aracını kullanacak. Araç, gelişmiş itici ve görüntüleme sistemleriyle donatıldı. Görev sırasında ISSA-J1, önce 2006'da fırlatılan ve yaklaşık 4 bin kilogram ağırlığındaki ALOS uydusuna yaklaşacak. Ortalama 691 kilometre yükseklikte bulunan ALOS, 2011 yılında güç kaybı yaşadı ve o tarihten bu yana işlevsiz durumda yörüngede kalıyor. ISSA-J1, ALOS'a önce uzaktan gözlem yapacak, ardından yakın mesafeden detaylı incelemeler gerçekleştirecek. Bu süreçte, uydunun arızasının teknik nedenleri tespit edilmeye çalışılacak. Görev tamamlandığında ISSA-J1, başka bir yörüngeye geçerek 2002'de fırlatılan ve 3 bin 700 kilogram ağırlığındaki ADEOS-II uydusuna yönlenecek. ADEOS-II, yaklaşık 806 kilometre yükseklikteki yörüngesinde, bir güneş paneli arızası nedeniyle bir yıldan kısa sürede işlevini yitirdi. ISSA-J1, burada da benzer şekilde önce uzaktan, ardından yakın mesafeden gözlemler yapacak ve arızanın kaynağını inceleyecek.</p><h3>Japonya, uzayda sürdürülebilirlik ve atık yönetiminde öncü olmayı hedefliyor</h3><p>ISSA-J1, farklı yörüngelerde birden fazla uyduya yaklaşma, inceleme, ayrılma ve yörünge değiştirme kabiliyetini tek bir görevde sergileyerek uzayda bakım ve atık yönetimi alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Astroscale'in bu misyonu, şirketin daha önce başarıyla tamamladığı ADRAS-J görevinde elde edilen deneyimlerin üzerine inşa edildi. ADRAS-J, harcanmış bir roket aşamasının yakın çekim görüntülerini sağlayarak dikkatleri üzerine çekmişti. Astroscale Japonya Genel Müdürü Nobu Okada, yörünge içi incelemenin, yerden elde edilemeyen kritik veriler sunduğunu ve ISSA-J1 ile çoklu yörünge operasyonlarının mümkün hale geleceğini vurguladı. Şirket, Japonya Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen bu projeyle, ülkenin uzayda durum farkındalığı ve bakım yeteneklerini artırmayı amaçlıyor. Ayrıca, Astroscale'in Almanya'nın Isar Aerospace firmasıyla birlikte ELSA-M adlı başka bir yörünge atık temizleme misyonu için de hazırlıklarını sürdürdüğü, bu misyonun 2027'den önce fırlatılmasının planlandığı bildirildi.</p><p>Uzmanlar, ISSA-J1 görevinin, uzayda giderek artan atık sorununa karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirilmesinde önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Astroscale'in bu öncü yaklaşımı, Japonya'nın uzay teknolojilerindeki liderliğini pekiştirirken, uluslararası arenada da uzay atıklarının yönetimi konusunda yeni standartlar belirlemesine katkı sağlıyor. ISSA-J1'in elde edeceği veriler, gelecekteki bakım ve onarım görevlerinin planlanmasında da yol gösterici olacak. Astroscale, uzayda temiz ve güvenli bir ortam oluşturmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/2027de-japonyadan-cigir-a-980_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272488</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/crunchyroll-listesinde-yer-almayan-apocalypse-hotel-sosyal-medyada-gundem-oldu-272488</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Crunchyroll listesinde yer almayan Apocalypse Hotel sosyal medyada gündem oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Anime dünyasında bu yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olan Apocalypse Hotel, Crunchyroll'un resmi adayları arasında yer almasa da hayranların gönlünde yılın animesi unvanını kazandı. Bilim kurgu türündeki sıra dışı hikayesi ve benzersiz karakterleriyle dikkat çeken Apocalypse Hotel, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Crunchyroll listesinde yer almayan Apocalypse Hotel sosyal medyada gündem oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anime severler, 2024'ün en dikkat çeken bilim kurgu yapımlarından biri olan Apocalypse Hotel'i yılın gerçek animesi olarak tanımlıyor. Resmi olarak Crunchyroll'un Yılın Animesi adayları arasında yer almayan bu sıra dışı yapım, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Tokyo'da geçen ve 2157 yılında insanlığın ya ölümcül bir hastalık nedeniyle yok olduğu ya da dünyadan ayrıldığı bir geleceği konu alan Apocalypse Hotel, hayatta kalan bir grup robotun hikayesini merkezine alıyor. Otelin geçici yöneticisi Yachiyo ve ekibi, yüzyıllardır tek bir misafir gelmemesine rağmen oteli kusursuz şekilde yönetmeye devam ediyor. Ancak bir gün, yıldızların ötesinden gelen beklenmedik ziyaretçilerle karşılaşmaları, hem otelin hem de robotların kaderini değiştiriyor. Anime, bu ilginç atmosferi ve duygusal yoğunluğu ile hayranların kalbinde özel bir yer edindi.</p><h3>Hayranlar Apocalypse Hotel'i neden yılın animesi seçti?</h3><p>Crunchyroll'un resmi aday listesi The Apothecary Diaries, Dan Da Dan, Gachiakuta, My Hero Academia, The Summer Hikaru Died ve Takopi's Original Sin gibi popüler yapımlarla dolu olsa da, Apocalypse Hotel sosyal medyada ve forumlarda övgüyle anılıyor. Pek çok izleyici, dizinin alışılmışın dışında bilim kurgu yaklaşımını ve karakter derinliğini öne çıkarıyor. Anime, insanlığın yok oluşunun ardından dünyada kalan robotların yaşadığı yalnızlık, umut ve dayanıklılık gibi temaları işliyor. Yachiyo'nun liderliğindeki robot ekibi, oteli asla terk etmiyor ve insanları geri beklerken rutinlerini sürdürüyor. Bu süreçte, otelde yaşanan olaylar ve yeni gelen uzaylı misafirler, dizinin temposunu ve duygusal derinliğini artırıyor. Hayranlar, Apocalypse Hotel'in hem mizahi hem de hüzünlü anları ustaca harmanladığını belirtiyor.</p><h3>Apocalypse Hotel'in 12 kuralı ve karakterlerin dönüşümü</h3><p>Animeyi farklı kılan unsurlardan biri de, otelin 12 hizmet kuralı etrafında şekillenen bölümler. Her bölüm, otelin işleyişini ve karakterlerin gelişimini yansıtan bu kurallara odaklanıyor. "Gerçek bir otel her zaman hikayelidir", "Disiplini yumrukla, barışı yüksek beşle sağlayın" veya "Galaksinin bir numaralı oteli olmayı hedefleyin" gibi başlıklar, hem mizahi hem de felsefi bir bakış sunuyor. Yachiyo ve ekibi, zaman içinde yalnızca otelin değil, kendi varoluşlarının da anlamını sorguluyor. Dizi boyunca, robotların insanlara olan bağlılığı ve dayanıklılığı, izleyicilere güçlü bir duygusal deneyim yaşatıyor. Özellikle dördüncü, altıncı ve onuncu bölümler, duygusal yoğunluğu ve karakter gelişimiyle öne çıkıyor. Bu bölümlerde, mizah ve dram arasındaki denge başarıyla sağlanıyor.</p><h3>Apocalypse Hotel'de bilim kurgu ve mizahın birleşimi</h3><p>Apocalypse Hotel, klasik bilim kurgu anlatılarının ötesine geçerek izleyicilere farklı bir deneyim sunuyor. Dizi, bir yandan HBO'nun The White Lotus'u gibi gizemli ve sürükleyici olaylara sahne olurken, diğer yandan One Punch Man ve Project-A-Ko tarzında eğlenceli uzay dövüşleriyle tempoyu yükseltiyor. Animeye renk katan kitsch espriler ve ince Neon Genesis Evangelion göndermeleri, izleyicilerin ilgisini sürekli canlı tutuyor. Özellikle otelin olanaklarını geliştirmek için yapılan çılgın planlar ve müzik seçimleri, dizinin benzersiz atmosferini güçlendiriyor. Tüm bu unsurlar, Apocalypse Hotel'in neden yılın animesi olarak gösterildiğini açıkça ortaya koyuyor. Hayranlar, dizinin her bölümünde yeni sürprizlerle karşılaşıyor ve karakterlerin içsel yolculuğuna tanık oluyor.</p><h3>Crunchyroll listesinde yer almayan bir başarı öyküsü</h3><p>Crunchyroll'un resmi adayları arasında yer almamasına rağmen, Apocalypse Hotel sosyal medyada ve anime topluluklarında büyük yankı uyandırdı. İzleyiciler, dizinin çok yönlülüğünü ve duygusal derinliğini öne çıkararak, resmi ödüllerin ötesinde bir başarıya imza attığını savunuyor. Anime, sadece üç otomatonun konuşabildiği bir dünyada, insani duyguların ve dayanıklılığın altını çiziyor. Sevimli robot karakterler, tanuki uzaylılar ve yaratıcı hikaye örgüsü, diziyi unutulmaz kılıyor. Apocalypse Hotel, hayranların gözünde yılın gerçek animesi olarak yerini sağlamlaştırdı.</p><p>Sonuç olarak, Apocalypse Hotel'in başarısı, sıradan bir bilim kurgu hikayesinin çok ötesine geçiyor. Dizi, hem mizah hem de dramı ustaca birleştirerek izleyicilere benzersiz bir deneyim sunuyor. Crunchyroll'un resmi listesinde yer almasa da, Apocalypse Hotel'in yılın animesi unvanını hayranlardan alması, anime dünyasında ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Bilim kurgu türünde yeni bir soluk arayan izleyiciler için Apocalypse Hotel, mutlaka izlenmesi gereken yapımlar arasında öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/crunchyroll-listesinde-ye-459_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272487</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iitden-israilin-provokatif-adimina-tepki-272487</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İİT'den İsrail'in provokatif adımına tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail'in, Somali'den tek taraflı bağımsızlık ilan eden Somaliland'e diplomatik temsilci atamasını kınadı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İİT'den İsrail'in provokatif adımına tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İİT Genel Sekreterliği, konuya dair ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı. <br></p><p>Açıklamada, İsrail&#39;in Somaliland&#39;e temsilci atama adımının, Somali'nin egemenliğinin ihlali olduğu vurgulandı.</p><p>Söz konusu kararın, ülkenin ulusal birliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir saldırı niteliği taşıdığı vurgulanan açıklamada, İsrail&#39;in bu hamlesi &quot;sert şekilde&quot; kınandı.</p><p>Açıklamada ayrıca, İİT&#39;nin Somali ile tam dayanışma içinde olduğu; ülkenin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve meşru kurumlarına yönelik sarsılmaz desteği yinelendi.</p><p>İsrail 15 Nisan&#39;da Michael Lotem&#39;in Somaliland bölgesine &quot;büyükelçi&quot; olarak atanmasını onaylamıştı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/iitden-israilin-provokati-972_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272486</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/milli-savas-gemilerini-ve-insansiz-sistemleri-dsa-2026da-sergileyecek-272486</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli savaş gemilerini ve insansız sistemleri DSA 2026'da sergileyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, milli imkanlarla geliştirilen savaş gemilerini ve insansız sistemleri, Asya-Pasifik bölgesinin prestijli fuarlarından Defence Services Asia - DSA 2026'da sergileyecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli savaş gemilerini ve insansız sistemleri DSA 2026'da sergileyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, Türk savunma sanayisinde milli ve modern sistemlere imza atan STM, ihracat odaklı büyüme stratejisiyle Türk mühendisliğini dünya pazarlarına taşımaya devam ediyor. </p><p>STM, 20-23 Nisan&#39;da Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da düzenlenecek DSA 2026&#39;ya katılarak Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/a6c0d02462fd46fdbc4a-17042026eccc9fe6.jpg"/><p>Malezya'nın en önemli savunma çözüm ortaklarından biri haline gelen STM, fuarda özellikle bu ülke için yürüttüğü projeleri ön plana çıkaracak. </p><p>STM tarafından tasarlanan ve Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine ilk korvet ihracatı olma özelliği taşıyan Malezya Kraliyet Donanması Littoral Mission Ship (LMS) Batch-2 Projesi&#39;nde 3 geminin inşası İstanbul'da tüm hızıyla sürüyor. </p><p>Fuarda bu korvetlerin maketlerini sergileyecek olan STM, ayrıca Malezya'nın operasyonel ihtiyaçlarına özel geliştirdiği Çok Amaçlı Destek Gemisi (MRSS) tasarımını da katılımcıların beğenisine sunacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/stm-17042026ca32889c.jpg"/><p>Denizaltı modernizasyonunda dünya çapındaki başarısını Pakistan ve Türk Donanması projeleriyle kanıtlayan STM, küçük boyutlu denizaltı STM500, insansız otonom sualtı aracı STM NETA, Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL ve Milli Hücumbot maketlerini de DSA'da sergileyecek.</p><p>İnsansız sistemler alanında ise STM, 3 farklı ülke tarafından tercih edilen ve sınır güvenliğinde aktif rol oynayan Gözcü İHA TOGAN'ı, 4 kıtada 15'ten fazla ülkeye ihraç edilen Türkiye'nin ilk milli vurucu İHA'sı KARGU'yu ve mühimmat bırakan İHA BOYGA'yı fuarda sergileyerek Türk savunma sanayisinin bu alandaki küresel rekabet gücünü temsil edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/d5551265f0e34318aaa1-1704202633064083.jpg"/><p><b>- "MİLLİ TEKNOLOJİLERİMİZLE ÜLKE EKONOMİMİZE KATKI SAĞLIYORUZ"</b></p><p>STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Malezya ile köklü işbirliğine ve ihracatın önemine değinerek, &quot;Gerçekleştirdiğimiz her ihracatla, Türk savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi dünyaya kanıtlarken ülkemiz ekonomisine de yüksek katma değerli bir ekonomik getiri sağlıyoruz.&quot; ifadesini kullandı. </p><p>Dost ve kardeş ülke Malezya'nın savunma kapasitesini milli mühendislik çözümleriyle geliştirmekten gurur duyduklarını belirten Güleryüz, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/d14fed0dc7514331bc11-17042026ce43e00f.jpg"/><p>&quot;Geçen yıl inşasına başladığımız 3 adet LMS Batch-2 korvetimizi, sahip olduğumuz hızlı ve seri üretim kabiliyetiyle bu yıl içinde denize indiriyoruz. DSA 2026, hem Malezya ile olan ortaklığımızı deniz ve hava sistemlerinde yeni boyutlara taşımak hem de Asya-Pasifik bölgesindeki diğer ülkelerle yeni işbirliği kapıları aralamak için kritik bir durak. Sahip olduğumuz mühendislik kabiliyetimiz ve tam bağımsız savunma sanayisi vizyonumuzla, Türk bayrağını ve yerli teknolojilerimizi dünyanın her köşesinde gururla sergilemeyi sürdüreceğiz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/milli-savas-gemilerini-ve-237_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272485</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiye-misir-pakistan-ve-suudi-arabistan-disisleri-bakanlari-antalyada-bulusuyor-272485</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Antalya'da buluşuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) marjında düzenlenecek Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın üçüncüsüne ev sahipliği yapacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Antalya'da buluşuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın üçüncüsü, ADF marjında, Bakan Fidan&#39;ın ev sahipliğinde bugün Antalya&#39;da düzenlenecek.</p><p>Toplantıda, bölgesel sahiplenme anlayışı çerçevesinde, ABD/İsrail-İran savaşı başta olmak üzere, bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretme hususunda değerlendirmelerde bulunulması öngörülüyor.</p><p>Bakan Fidan, 18 Mart'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen ve Türkiye'nin yanı sıra, Azerbaycan, Katar, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlarının katılımıyla bölgedeki son gelişmelerin ele alındığı toplantıya katılmıştı.</p><p>Fidan, söz konusu toplantı marjında Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarıyla dörtlü formatta ayrı bir toplantı gerçekleştirmişti.</p><p>Bu toplantının devamı mahiyetinde Bakan Fidan, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarıyla yine aynı formatta 29 Mart&#39;ta İslamabad'da ikinci kez bir araya gelmişti.</p><p>Son olarak, dörtlü formatta bakan yardımcısı düzeyinde 14 Nisan&#39;da İslamabad'da bir toplantı daha düzenlenmişti.</p><p>Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın üçüncüsü, ADF marjında bugün Antalya&#39;da düzenlenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/turkiye-misir-pakistan-ve-516_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272484</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ozali-anma-mesaji-paylasti-turkiyenin-kalkinma-surecindeki-oncu-rolu-vurguladi-272484</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özal'ı anma mesajı paylaştı: Türkiye'nin kalkınma sürecindeki öncü rolü vurguladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatının 33. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erdoğan, Özal'ın Türkiye'nin gelişmesinde ve kalkınma hamlelerinde üstlendiği öncü role dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özal'ı anma mesajı paylaştı: Türkiye'nin kalkınma sürecindeki öncü rolü vurguladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı 33. ölüm yıl dönümünde bir mesaj ile andı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/hggh4fwxmaejjde-17042026d14acde5.jpg"/><p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erdoğan, "Türkiye'ye ve Türk milletine çok önemli hizmetlerde bulunan; ülkemizin gelişmesinde, kalkınmasında ve atılımlarında öncü bir rol oynayan 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı ebediyete irtihalinin 33'üncü yılında rahmetle ve hürmetle yâd ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/SONDAK%C4%B0KA?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#SONDAKİKA</a> Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turgut Özal'ı andı <a href="https://t.co/v6TIqpN8pZ">pic.twitter.com/v6TIqpN8pZ</a></p>&amp;mdash; 24 TV (@yirmidorttv) <a href="https://twitter.com/yirmidorttv/status/2045069153665425578?ref_src=twsrc%5Etfw">April 17, 2026</a></blockquote> <script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/cumhurbaskani-erdogan-oza-134_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272483</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/kenan-karaman-2026-dunya-kupasi-icin-a-milli-takimina-secilmeyi-umuyor-272483</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kenan Karaman, 2026 Dünya Kupası için A Milli Takımına seçilmeyi umuyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya 2. Bundesliga'da kaptanlığını yaptığı Schalke 04 ile bu sezon şampiyonluk mücadelesi veren ve 12 gol, 4 asistlik performansıyla dikkat çeken milli futbolcu Kenan Karaman, sergilediği performansla 2026 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Milli Futbol Takımı'nın kadrosuna seçilmeyi ümit ettiğini söyledi. Kenan, turnuvanın uzun bir maraton olduğunu, yedekte oturacak oyuncuların da fit olması gerektiğini dile getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kenan Karaman, 2026 Dünya Kupası için A Milli Takımına seçilmeyi umuyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya 2. Bundesliga'da bu sezon 29 haftada 58 puan toplayarak liderlik koltuğunda oturan Schalke 04'ün kaptanı milli futbolcu Kenan Karaman, Alman ekibi ile verdiği şampiyonluk mücadelesinden A Milli Takım'daki hedeflerine, Beşiktaş formasıyla yaşadığı tecrübelerden A Milli Takım'ın 2026 FIFA Dünya Kupası macerasına ve bireysel kariyerine kadar birçok konuda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.  </p><p><b>"İNŞALLAH KAPTAN OLARAK TAKIMI BUNDESLİGA'YA ÇIKARACAĞIM"</b></p><p>Bu sezon takımıyla birlikte çok iyi bir performans ortaya koyduklarını belirten Kenan Karaman, ligde kalan 5 haftada ellerinden geleni yaparak şampiyon olmak istediklerini söyledi. Bundesliga'ya çıkacaklarına inandıklarını aktaran Kenan, "Bu sene iyi gidiyoruz. Son iki sene bayağı zorluklar yaşadık kulüple ilgili. Bu sene yeni hocayla birlikte takımı toparladık, kulüp olarak doğru kararlar verdik. Çok iyi bir sezon geçiriyoruz şimdiye kadar. Son 5 haftaya girdik. Takım olarak Bundesliga'ya çıkacağımıza inanıyoruz. Bu sene bizi en çok başarıya iten şey hep maçtan maça düşünmemiz oldu. Hiçbir zaman takım olarak ya da dışarıya doğru 'Bu sene çıkacağız, çıkmak istiyoruz' diye bir hedef koymadık. Her gün maç maç düşünüp hep üstüne koyarak, çok çalışıp bugünlere geldik çok şükür. Takımda gayet güzel bir uyum var. Ben son 2 senedir kaptanlık yapıyorum. Bu da ayrıca gurur verici bir şey benim için; hem bir Türk olarak hem böyle büyük bir kulübün kaptanlığını yapmak... İnşallah ben de takımı kaptan olarak Bundesliga'ya çıkaracağım" diye konuştu.  </p><p><b>"BU SENE İYİ BİR SEZON GEÇİRDİĞİME İNANIYORUM"</b></p><p>Bu sene forma giydiği 29 maçta 12 gol, 4 asistlik performans sergileyen 32 yaşındaki futbolcu, bireysel olarak iyi bir sezon geçirdiğini dile getirdi. Karaman, "Ben son 3 senedir aslında gol, asist olarak takıma bayağı bir katkı sağlıyorum. Her sene üstüne koymaya çalışıyorum. Geçen iki sene gollerim, asistlerim takıma ligde kalmak için bayağı bir katkı sağladı. Bu sene inşallah gollerimi son haftalarda da devam ettirip takımı Bundesliga'ya taşımak istiyorum. Ben de her sene üstüne koymaya çalışıyorum. Kaptan olarak belirli bir sorumluluk hissediyorum, o yüzden performansıma gerçekten çok odaklıyım. Çünkü bir kaptan olarak bence önce saha içinde iyi bir performans verip.. Diğer takım arkadaşların çünkü senin yolunda gitmeye çalışıyor. O yüzden ben de her sene hem gol atıp hem asist yapıp takıma katkı sağlamaya çalışıyorum. Bu sene de iyi bir sezon geçirdiğime inanıyorum" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/a9a2e10ba08744bcafac-17042026ddf17286.jpg"/><p><b>"60 BİN KİŞİ SENİN İSMİNİ SÖYLERKEN GERÇEKTEN İNSAN GURUR DUYUYOR"</b></p><p>Kulüple ve taraftarla çok özel bir bağı olduğunu vurgulayan deneyimli oyuncu, "Taraftarlar bana ait bir beste yaptılar. Son evimizde oynadığımız maçta küçük bir sakatlık yaşadım, maçtan çıktım, orada da benim bestemi söylediler. Bizim stat da her zaman dolu. 60 bin kişi senin ismini söylerken gerçekten insan gurur duyuyor. Ben de onlara çok değer veriyorum, kulübe çok değer veriyorum. Karşılıklı güzel bir ilişkimiz var kulüple, inşallah bu da bozulmaz diye ümit ediyorum" dedi.  </p><p><b>"MİLLİ TAKIMI ÖZLÜYORUM"</b></p><p>24 sene sonra Dünya Kupası'nda mücadele edecek olan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik eden Kenan Karaman, milli takımı özlediğini ve tekrar forma giymek istediğini aktardı. Kenan, "Çok büyük bir başarı. 24 sene sonra yine Dünya Kupası'na gitmemiz çok güzel, çok başarılı, çok gurur verici bir şey. Oradaki arkadaşlarımı, ekibi, hocaları gerçekten tebrik ediyorum. İnşallah Dünya Kupası da ülkemiz için güzel geçer. Ben de milli takımı özlüyorum. İnşallah yine milli formayı giymek nasip olur" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"DÜNYA KUPASI'NDA BAŞARILI OLACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM"</b></p><p>Milli takımın Dünya Kupası'nda başarı elde edebileceğini düşündüğünü belirten 32 yaşındaki futbolcu, "Çünkü takımdaki arkadaşlık dışarıdan çok iyi gözüküyor. Geçtiğimiz 2 sene iyi başarılar elde etmiş, takımın kadrosu hemen hemen hep aynı oluyor. İyi bir uyum sağladıklarını düşünüyorum. Dünya Kupası'nda da başarılı olacağımızı düşünüyorum" cümlelerine yer verdi.  </p><p><b>"MİLLİ TAKIM İÇİN HER ZAMAN BİR ÜMİDİN VAR, HELE Kİ KENDİ KULÜBÜNDE PERFORMANSIN İYİYKEN"</b></p><p>Bu sezonki performansıyla milli takıma davet edilmeyi umduğunu aktaran Kenan, özellikle hücum bölgesinde tecrübesiyle takıma katkı sağlayabileceğine inandığını dile getirdi. Deneyimli futbolcu, "Tabii oyuncu olarak her zaman bir ümidin var. Hele ki kendi kulübünde performansın iyiyken.. Tabii milli takımda da kadroda böyle bir eksiklik olduğunu görüyorum. İnsan tabii ki bir beklenti içine giriyor ama sonuçta hocaların vereceği bir karar. Ben tabii ki milli takımda olmak isterim. Çünkü ben de uzun yıllar forma giydim, oradaki şu an mevcut kadroda oyuncularla oynamış biriyim. Çağırılsam oradaki rolümü de bilirim. Bir ağabey olarak orada katkı sağlayacağımı da biliyorum. O yüzden milli takımda da tecrübem olduğu için ben de orada takıma faydalı olacağımı düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.  </p><p><b>"TURNUVA UZUN BİR MARATON, YEDEKTE OTURACAK OYUNCULARIN DA FİT OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"</b></p><p>Milli takım kadrosuna seçilecek oyuncuların yedek kulübesinde de takıma katkı verebilecek isimler olması gerektiğini sözlerine ekleyen Kenan Karaman, "Bazen bazı kararlar belki sadece performans odaklı olmayabilir. Belki takımın uyumunu bozmak istemez hoca, belki bazı oyuncuları sadece kadro derinliği için çağırabilir. Ama benim şahsi fikrim bir turnuvaya katılıyorsan eğer ilk 11'in hariç geniş kadronda sürekli oynayan oyuncular daha çok fayda görür diye düşünüyorum. Çünkü turnuva uzun bir maraton, orada yedekte oturacak oyuncuların da fit olması gerektiğini düşünüyorum. Ama onu da hesaplayacaklarını düşünüyorum" diye konuştu.  </p><p><b>"GERÇEKTEN ÇOK YETENEKLİ OYUNCULARIMIZ VAR"</b></p><p>A Milli Takım'ın çok yetenekli bir jenerasyona sahip olduğunu vurgulayan tecrübeli oyuncu, "Milli takıma son yıllarda genç arkadaşlarımız katıldı. Emin ellerde olduğunu düşünüyorum, önümüzdeki yıllarda onların büyük bir rol oynayacağını düşünüyorum. İnşallah turnuvalara artık sıkça katılırız. Bence öyle bir milli takım olmamız gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü gerçekten çok yetenekli oyuncularımız var" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"LUCESCU, ÇOK DEĞERLİ BİR İNSAN, ÇOK DEĞERLİ BİR KARAKTERDİ"</b></p><p>Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Teknik Direktör Mircea Lucescu'nun, kendisini A Milli Takım'a davet eden ilk hoca olduğunun hatırlatılması üzerine Kenan, "Öncelikle Allah rahmet eylesin. Gerçekten çok üzüldüm. Tabii benim için ayrı bir yeri var çünkü ilk kez beni milli formayla buluşturan isim. Çok değerli bir insandı, çok değerli bir karakter. Sadece güzel şeyler bahsedebilirim onunla ilgili. Futbolu belirli bir seviyeye taşıyan, çok kulüpte başarılar elde eden, vizyonlu bir insandı" açıklamasında bulundu.  </p><p><b>"LUCESCU, BANA 'NİKAHINI KIY, ÖYLE GELİRSİN MİLLİ TAKIMA' DEDİ"</b></p><p>Mircea Lucescu ile yaşadığı bir anıyı anlatan Kenan Karaman, sözlerini şu şekilde sürdürdü:  </p><p>"Beni ilk aradığında bayağı bir şoktaydım ya da şaşırmıştım o zamanlar. O zamanlar benim nikahım vardı. Milli maçlar tam aynı tarihlere geliyordu. Telefonu kapatmıştım çünkü sevinçten fırladım. Sonra aynı tarihlerde nikahım olduğunu gördüm, hocayı geri aradım. Dedim; 'Hocam o tarihlerde nikahım da vardı benim, nasıl yapalım?' O da sağ olsun beni kırmadı. 'Tamam sen nikahını kıy, öyle gelirsin milli takıma' dedi. Öyle bir güzel anım var onunla ilgili."  </p><p><b>"BEŞİKTAŞ BENİM İÇİN GERÇEKTEN İYİ BİR DENEYİM OLDU"</b></p><p>Beşiktaş'a transfer sürecine de değinen Kenan, siyah-beyazlı camiada iyi bir deneyim yaşadığını söyledi. Teklif geldiğinde kararını Beşiktaş'tan yana kullandığını aktaran tecrübeli futbolcu, "O dönem Avrupa Şampiyonası'ndaydık Milli Takım'la birlikte. O zamanlar menajerim Beşiktaş'tan teklif olduğunu söyledi. Ben de Türkiye'de bir deneyim yaşamak istiyordum. Çünkü Almanya'da doğup büyüdüm, burada hep belirli takımlarda oynadım. Üç büyüklerde bir Türkiye deneyimi olsun istiyordum. Beşiktaş'la da görüşmelerimiz iyi geçti. Beşiktaş için o zamanlar kararımı verdim. Benim için bence güzeldi ve iyi bir tecrübe oldu. Dışarıdan görünürse Beşiktaş dönemi pek iyi geçmedi evet, bazı sıkıntılar da yaşandı ama ben onu öyle algılamıyorum. Benim için gerçekten iyi bir deneyim oldu. Çok büyük bir camiada oynadım, oynama fırsatı buldum. Beşiktaş taraftarının önünde oynama fırsatı oldu. Ben yine de pozitif bakıyorum o döneme" ifadelerine yer verdi.  </p><p><b>"BEŞİKTAŞ'TA DEĞİŞİK POZİSYONLARDA GÖREV ALDIM, O DA BENİM İÇİN DEZAVANTAJDI"</b></p><p>Beşiktaş'ta oynadığı dönemde performansı nedeniyle eleştirildiğini ve bazı eleştirilerin de doğru olduğunu belirten Kenan, "O dönem gerçekten eleştirilere rağmen yine de bayağı oynama imkanım oldu. Takım olarak iyi bir dönem yakalayamadık. Ben de istediğim performansı veremedim. Bazı eleştiriler doğruydu, ben zaten her zaman öz eleştiri yapan biriyim. O yüzden ben de tam istediğimi veremedim. Belki uzun vadede gerçek performansımı verebilirdim diye düşünüyorum. Ama Beşiktaş'ta çok değişik mevkilerde de görev aldım. Bir süreklilik olmadı benim için, o da biraz beni zorladı. Hatırlıyorum mesela; bir Fenerbahçe derbisinde beşli savunmada sağ kanat bek oynadım. Değişik değişik pozisyonlarda görev aldım, o da benim için dezavantajdı. Zaten ondan sonra birkaç yıl Beşiktaş sıkıntılı bir sürece girdi. Şimdi yine Sergen Hoca ile birlikte toparlanmaya çalışıyor. Benim şahsi kararımdı Almanya'ya geri dönmek. Çünkü Schalke o zamanlar Bundesliga'daydı ve ben de Bundesliga'ya geri dönmek istedim" şeklinde konuştu.  </p><p><b>"BENCE SERGEN YALÇIN ŞU AN BEŞİKTAŞ İÇİN EN DOĞRU İSİM"</b></p><p>Teknik Direktör Sergen Yalçın'ın Beşiktaş için en doğru isim olduğunu söyleyen tecrübeli futbolcu, "Bence Sergen Hoca gerçekten çok iyi bir hoca, vizyonu büyük olan bir hoca. Bazen senin görmediğin şeyleri o görebiliyor. Bence şu an Beşiktaş için en doğru isim. Yeni yapılanmanın da onunla birlikte iyi olacağını düşünüyorum. Benim Sergen Hoca ile sadece iyi anılarım var. Sergen Hoca antrenmanlarda olsun ya da genel anlamda büyük isimlere de çok bakmaz. Antrenmandaki verdiğin performansı hak ediyorsan sana o formayı verir. Onun döneminde de gerçekten beni kullandı çünkü o hak ettiğim antrenmandaki değeri bana vermek istedi" dedi.  </p><p><b>"SÜPER LİG'DE BU SEZON HAK EDEN ŞAMPİYON OLSUN"</b></p><p>Beşiktaş'ın bu sezonki performansını değerlendiren Kenan Karaman, Süper Lig'deki şampiyonluk yarışının da başabaş olduğunu vurguladı. Kenan, "Beşiktaş bence bu sene zaten yeni bir yapılanmaya girdiği için kendine çok büyük bir hedef koymadığını düşünüyorum. Tabii ki Beşiktaş gibi bir camia her zaman şampiyonluk için oynar ama bu sene zaten şampiyonluktan uzaklar. Evet, bu sene gerçekten başabaş gidiyor yarış. Trabzonspor olsun, Galatasaray olsun, Fenerbahçe olsun herhalde son haftalara kadar heyecanlı bir lig olacak. Hak eden şampiyon olsun diyeyim" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"EDİN DZEKO, ÖRNEK ALINACAK BİR İSİM"</b></p><p>Bir dönem Fenerbahçe'de forma giyen ve şu an takım arkadaşı olan Edin Dzeko'nun örnek alınacak bir isim olduğunun altını çizen Kenan Karaman, "Gerçekten müthiş bir profesyonel, şu an 40 yaşında. Örnek alınacak bir isim. Çok mütevazı biri, takım içinde herkese yardım ediyor. Onun Schalke'yi tercih etmesi de hem kulüp için hem bizim için çok değerli. Gelir gelmez zaten gollerini gösterdi. Şu an bir sakatlık yaşadı milli takımda omuzundan, birkaç hafta sahalardan uzak olacak. Takım olarak ümidimiz son haftalarda ya da son iki haftada takımla birlikte oynaması" cümlelerine yer verdi.  </p><p>Kariyerine Schalke 04'te devam etmek istediğini belirten Kenan, "Şu an zaten 2 yıl daha Schalke'de sözleşmem var. Burada hem kendi konumum hem kulüple hem taraftarla bağım çok özel olduğu için şu an Schalke'den başka bir yer düşünemiyorum" şeklinde konuştu.  </p><p>Son olarak Türk taraftarlara seslenen Kenan Karaman, "Schalke'yi, bizi takip etsinler. Bir Türk olarak, kaptan olarak, Schalke gibi bir kulübü yine Bundesliga'ya taşımak gurur verici olur. Bize destek olsunlar Türkiye'de, benim için yeterli" diyerek sözlerini noktaladı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/kenan-karaman-2026-dunya--631_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272482</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sampiyonluga-1-puan-yetiyor-bursasporun-1-lige-yukselis-bekleniyor-272482</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şampiyonluğa 1 puan yetiyor! Bursaspor'un 1. Lige yükseliş bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Süper Lig'in eski şampiyonlarından Bursaspor'un hafta sonu Nesine 2. Lig Kırmızı Grup'u zirvede tamamlayıp Trendyol 1. Lig'e yükselmesi bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şampiyonluğa 1 puan yetiyor! Bursaspor'un 1. Lige yükseliş bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2009-2010 sezonunda kazandığı şampiyonlukla Türk futbol tarihinde önemli bir başarıya imza atan Anadolu&#39;nun köklü kulübü Bursaspor, kötü günleri geride bırakıyor. Adeta kabus gibi bir dönem yaşayıp 2018-2019 sezonunda 1. Lig&#39;e, ardından 3. Lig&#39;e kadar düşen yeşil-beyazlılar, yönetim değişikliğinin ardından adeta küllerinden doğdu.</p><p>Geçen sezon Nesine 3. Lig 1. Grup&#39;ta şampiyon olarak üst lige yükselen Bursa temsilcisi, finansal ve sportif başarıyı da aynı anda elde etti.</p><p>Nesine 2. Lig Kırmızı Grup&#39;ta da sezona favorilerden biri olarak başlayan yeşil-beyazlılar, son iki haftaya girilirken en yakın takipçisinin 6 puan önünde zirvede yer aldı.</p><p><b>- 1 PUAN ŞAMPİYONLUĞA YETECEK</b></p><p>Yeşil-beyazlı ekip, 33. hafta karşılaşmasında pazar günü saat 15.00&#39;da evinde Somaspor&#39;u ağırlayacak.</p><p>Bursaspor, bu maçtan 1 puanla ayrılması halinde rakibinin aldığı sonuca bakılmadan şampiyonluğunu ilan edecek ve Trendyol 1. Lig&#39;e yükselecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129369.jpg"/><p><b>- "İNŞALLAH İKİNCİ KUPAYI DA KALDIRACAĞIZ"</b></p><p>Bursaspor 2. Başkanı Oğuzhan Kutlucan, AA muhabirine yönetimin başına ekip olarak geldikten sonra büyük ivme yakalandığını anlattı. Bu başarının mimarının Başkan Enes Çelik olduğunu belirten Kutlucan, şehrin de kenetlenerek kendilerine güvendiğini dile getirdi.</p><p>Kutlucan, Bursaspor olarak tarih yazdıklarını vurgulayarak şöyle devam etti:</p><p>&quot;Bunun bir parçası olmaktan çok mutluyuz. Şampiyonluk yolunda da son virajdayız. Yönetime geldiğimizin daha ikinci yılında inşallah ikinci kupayı da kaldıracağız. Çok mutluyuz ve büyük gurur duyuyoruz. Taraftarın bu kadar güvenmesi çok hoşumuza gidiyor. Türkiye&#39;de deplasman rekorlarının ilk üçü Bursaspor&#39;da. Geçmişte de Bursaspor bunu başarmıştı. Biz tekrardan başarılabilir olduğunu gösterdik. Eskişehir&#39;e binlerce kişi geldi. Burada herkes elinden geleni yaptı. Sponsorlara, taraftarlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/bursaspor1-1704202655b77d06.jpg"/><p><b>- "3 SENEDE 3 KUPA KALDIRACAĞIZ"</b></p><p>Kutlucan, önlerinde çok kritik Somaspor maçı olduğunu, bu maçta da güzel bir galibiyet yaşamayı hedeflediklerini kaydederek şöyle konuştu:</p><p>&quot;Taraftarlarımız çok güzel bir koreografi hazırlıyor. Bu maçın jenerik bir film gibi olacağını düşünüyoruz. Takımda çok güzel bir hava oluştu. Çok ciddi şekilde kenetlenmiş haldeler. Şampiyon olduktan sonra güzelce eğleneceğiz. Niyetimiz bu. Elektrik faturasını ödeyemeyen, maaşlarını ödemeyen bir Bursaspor vardı. 2 milyar lira civarında borç vardı. Şu an 850-900 milyon lira bandına indi. Bizim dönemimize ait son iki yılda vadesi geçmiş ödenecek hiçbir borcumuz yok. Gerek vergi, gerek sigorta, gerek maaş, çalışan, futbolcu kimseye borcumuz yok. İnşallah bu sene bitirmeyi hedefliyoruz. Biz geldiğimiz ilk sene de söyledik. Başkanımız Enes Çelik çok net bir şekilde, &#39;3 senede 3 kupa kaldıracağız.&#39; dedi. Biz 3 sene boyunca 3 kupayı kaldıracağız.&quot;<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/sampiyonluga-1-puan-yetiy-251_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272481</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/filistin-disisleri-bakani-agabekyan-israil-gazzede-halkimiza-soykirim-yapiyor-272481</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Filistin Dışişleri Bakanı Ağabekyan: İsrail Gazze'de halkımıza soykırım yapıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan, İsrail'in uluslararası hukuka uymasının sağlanması gerektiğini belirterek, "Soykırım, suçların en büyüğüdür. İsrail, Gazze Şeridi'nde son 30 aydır halkımıza yönelik soykırım yapıyor ve bu soykırım durmadı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Filistin Dışişleri Bakanı Ağabekyan: İsrail Gazze'de halkımıza soykırım yapıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Ağabekyan, 5. Antalya Diplomasi Forumu&#39;na (ADF) katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p><p>Ağabekyan, İsrail&#39;in işgal altında tuttuğu Batı Şeria&#39;daki uluslararası hukuk ihlalleri ve İsrail Parlamentosunun geçen ay kabul ettiği idam cezasına ilişkin soru üzerine Tel Aviv yönetiminin Filistin halkına yönelik ihlallerinin on yıllardır devam ettiği, bunun yeni bir durum olmadığı yanıtını verdi.</p><p>Bölgede çatışma olduğunda bu ihlallerin yoğunlaştığını belirten Ağabekyan, &quot;İsrail, işgal altındaki Filistin nüfusu üzerinde baskısını güçlendirmek için nerede olursa olsun çatışmayı kötüye kullanıyor.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/15/41114375.jpg"/><p>Ağabekyan, İsrail&#39;in idam cezasına ilişkin yasayı yürürlüğe koymaya çalıştığına dikkati çekerek, &quot;Başka yerlerde idam cezası kaldırılıyor ve şimdi kendisine tanınan cezasızlık nedeniyle her şeyi yapabilen ve yapabileceğine inanan ve bu nedenle böyle bir yasa çıkaran hatta çıkarmakla kalmayıp bunun kutlamasını yapan bir devlet görüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Dünyanın bu konuda ayağa kalkması gerektiğini, Filistinlilerin özgürlük ve bağımsızlık mücadelelerinin süreceğini vurgulayan Ağabekyan, &quot;Tarihten bildiğimiz üzere kimse işgali kabul etmiyor. Nihayetinde insanlar hakları için ayağa kalkacak ve biz de uzun zamandır bunu yapıyoruz. Bugün dünyanın yalnızca bizimle empati kurmasını değil bu ihlallerle ilgili yüksek sesle konuşmasını istiyoruz çünkü dünya İsrail&#39;in ne yapabileceğini gördü.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Ağabekyan, yalnızca Filistinlilerin değil bölgenin ve dünyanın zorluklar yaşayacağını ve İsrail uluslararası hukuka uymaya zorlanmadan bunun sona ermeyeceğini ifade ederek, &quot;İnsanlar, işgalci bir devletin soykırım açısından neler yapabileceğini gördü. Soykırım, suçların en büyüğüdür. İsrail, Gazze Şeridi&#39;nde son 30 aydır halkımıza yönelik soykırım yapıyor ve bu soykırım durmadı.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129359.jpg"/><p><b>- GAZZE'DEKİ DURUM "İDAM CEZASINA BENZİYOR"</b></p><p>Ağabekyan, Gazze&#39;de kalıcı ateşkes için çalışmak istediklerini belirterek, &quot;5 ay önce bir ateşkes vardı ancak ateş durmadı. Gazze&#39;de insanlar hala öldürülüyor, yaralanıyor, yapılar hala yıkılıyor ve insanlar hala aç bırakılıyor. İnsani yardım, olması gereken düzeyde girmiyor. Geçişler hala kapalı.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>Filistinlilerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişemediklerini, sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğuna dikkati çeken ve bu durumu &quot;delilik&quot; olarak nitelendiren Ağabekyan, &quot;Bu, idam cezasına, onlara yavaşça ölmelerinin söylenmesine benziyor.&quot; dedi.</p><p>- &quot;Kutsal alanlar, her inançtan herkesin bulunabileceği ve ibadet edebileceği yerlerdir&quot;</p><p>İsrailli yetkililerin Mescid-i Aksa&#39;ya baskınlarına ilişkin Ağabekyan, herkesin ibadet etme hakkına saygı duyulmasını beklediklerini ve bunun uluslararası hukukla korunduğunu belirtti.</p><p>Ağabekyan, &quot;Kutsal alanlar, her inançtan herkesin bulunabileceği ve ibadet edebileceği yerlerdir. Mescid-i Aksa, bir süredir kapalı. Kutsal Kabir Kilisesi, bir süredir kapalı. Bu, yüzlerce yıldır var olan statükonun ihlalidir. Temel haklarımızın ihlalidir.&quot; diye konuştu.</p><p>Son dönemlerde Mescid-i Aksa&#39;ya yönelik baskınların arttığına dikkati çeken Ağabekyan, tüm dünyanın bu duruma &quot;Dur&quot; demesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Ağabekyan, Mescid-i Aksa&#39;ya baskın yapan İsrailli bakanların, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerden olduğuna işaret ederek, &quot;(Bu bakanlar) Yerleşimci hareketini, ihlalleri ve yerleşimcilerin uyguladıkları terörü teşvik eden kişilerdir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129363.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE, FİLİSTİNLİLERİN BULUNDUĞU ZOR DURUMU ANLIYOR"</b></p><p>Ağabekyan, Türkiye&#39;nin Gazze&#39;ye sağladığı insani yardımla, Batı Şeria&#39;da yıllar boyunca sağladığı kalkınma yardımıyla önemli rol oynadığını vurguladı.</p><p>Türkiye&#39;nin dost ülke olduğunu belirten Ağabekyan, &quot;Türkiye, Filistinlilerin bulunduğu zor durumu anlıyor ve uluslararası platformlarda alınan kararlarda Filistinlilerin yanında duruyor.&quot; dedi.</p><p>Ağabekyan, Filistin halkının Türk halkına ve hükümetine saygı duyduğunu ve bu yardımların devam etmesini umduklarını söyledi.</p><p>İsrailli yetkililerin Türk yetkilileri sosyal medyada hedef almalarına ilişkin Ağabekyan, &quot;İsrail, kendilerine karşı duran herkese saldırır.&quot; yorumunu yaptı.</p><p>Ağabekyan, İsrail&#39;in yalnızca Filistin ile uğraşmakla kalmayacağını dünyaya açıkça söylediğini ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bu, hesap verme bilinci olmadığı ve hiçbir sorumluluk üstlenmediği için istediği her şeyi yapma hakkına sahip olduğunu düşünen bir devlettir. Caydırılana ve hesap vermesini sağlayacak tedbirler alınana kadar böyle açıklamalar yapmaya devam edecektir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129364.jpg"/><p><b>- "FİLİSTİN, ORTA DOĞU VE ÖTESİNDE ÇATIŞMALARIN TEMELİNDEKİ MESELEDİR"</b></p><p>Ağabekyan, İsrail&#39;in Lübnan ve Suriye&#39;yi hedef alması ve ABD ile İsrail&#39;in İran&#39;a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin, Orta Doğu&#39;daki gerilimin tüm bölgeyi, özellikle Filistin halkını etkileyeceğini söyledi.</p><p>Bölgede gerilimin azalması ve uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapan Ağabekyan, &quot;İsrail, bölgede gerilimin artmasından faydalanıyor çünkü istediğini yapmaya başlıyor.&quot; görüşünü paylaştı.</p><p>Ağabekyan, bu gerilimlerin Filistin meselesini gölgede bıraktığını ifade ederek, &quot;Filistin, Orta Doğu ve ötesinde çatışmaların temelindeki meseledir. Meselenin temeline gitmeliyiz ki bu da işgal ve işgalin sona ermesidir.&quot; dedi.</p><p>&quot;Gazze için tek Filistin vizyonumuz var. Gazze bölünemez. Filistin&#39;in kalanından ayrılamaz. Bu nedenle işgal altındaki Filistin&#39;den bahsettiğimizde Gazze&#39;den, Batı Şeria&#39;dan ve Doğu Kudüs&#39;ten bahsediyoruz.&quot; diyen Ağabekyan, Gazze&#39;de olanların Batı Şeria ile bağlantılı olması gerektiğini söyledi ve &quot;Zira bugün meşru otorite Batı Şeria&#39;dadır.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Filistin yönetiminin süreçte etkili olmasını istediklerini kaydeden Ağabekyan, &quot;Gazze&#39;de ayrılan ve iki paralel sistem oluşturacak paralel bir sistem istemiyoruz. Biz, bu sistemin ya da yönetim biçiminin, sonunda her iki tarafı bir araya getirecek bir geçici yönetim olmasını istiyoruz.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41129365.jpg"/><p><b>- AĞABEKYAN'A GÖRE ADF, DİYALOG KURULMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR PLATFORM</b></p><p>Ağabekyan, Antalya Diplomasi Forumu gibi platformların dünya liderleriyle diyalog kurulması açısından son derece önemli olduğunu vurgulayarak, bu ortamın insanların birbirini anlamalarına ve birlikte düşünmelerine yardımcı olduğunu belirtti.</p><p>Filistin&#39;in ADF&#39;de yer almasının, barışa yönelik adımlar konusunda insanları etkileyebilmek için önemli olduğunu ifade eden Ağabekyan, &quot;Filistinlilerin çektiği acılar çok büyük ancak biz kendimizi kurban olarak görmüyoruz.&quot; dedi.</p><p>Ağabekyan, kendilerini dirençli gördüklerini ve Filistin halkı özgür kalana kadar hakları için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/filistin-disisleri-bakani-947_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272480</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katar-sura-meclisi-baskani-ghanim-turkiye-ve-katar-catismalarin-cozumunde-onemli-rol-oynuyor-272480</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katar Şura Meclisi Başkanı Ghanim: Türkiye ve Katar çatışmaların çözümünde önemli rol oynuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katar Şura Meclisi Başkanı Hassan bin Abdullah el-Ghanim, Türkiye ve Katar'ın ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların ve çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynadığını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katar Şura Meclisi Başkanı Ghanim: Türkiye ve Katar çatışmaların çözümünde önemli rol oynuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#39;da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu Toplantısı&#39;na katılan Abdullah el-Ghanim, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.<br></p><p>Abdullah el-Ghanim, PAB 152. Genel Kurulu Toplantısı&#39;nın çok önemli ve uluslararası itibarı bulunan bir yapı olduğunu belirtti.</p><p>Türkiye ve Katar&#39;ın her alanda stratejik ve köklü ilişkileri olduğunu vurgulayan Abdullah el-Ghanim, &quot;Türkiye ve Katar, mevcut anlaşmazlıkların ve çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynamakta ve ülkeler arasında ortaya çıkan birçok sorunda arabuluculuk yapmaktadır.&quot; dedi.</p><p>Abdullah el-Ghanim, Türkiye ile Katar&#39;ın tam bir iletişim ve koordinasyon halinde olduğuna işaret ederek, Türkiye ile Katar&#39;ın bölgede birçok siyasi sorunu çözmeyi başardığına dikkati çekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41128936.jpg"/><p><b>- KATAR, FİLİSTİNLİLERE DESTEK İÇİN ÖNEMLİ ROLLER ÜSTLENDİ</b></p><p>Abdullah el-Ghanim, Katar&#39;ın, Filistin halkına destek olmak için çeşitli alanlarda birçok rol üstlendiğini aktardı.</p><p>Özellikle Gazze&#39;de insanların acılarını her alanda hafifletmek için birçok çaba sarf edildiğinin altını çizen Abdullah el-Ghanim, &quot;Katar, ayrıca Türkiye&#39;deki dostlarıyla birçok girişimde bulunmaktadır. Ayrıca Şura Meclisi de bu konularla Türkiye parlamentosu ile birlikte konuyla ilgilenmektedir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Abdullah el-Ghanim, Filistin&#39;e destek için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çok önemli bir siyasi girişim ortaya konduğu ve Kudüs&#39;e özel uluslararası bir grup olan Filistin için Parlamenterler Grubu&#39;nun kurulduğunu belirtti.</p><p>Filistin için Parlamenterler Grubu&#39;nun ise oldukça aktif olduğuna atıf yapan Abdullah el-Ghanim, &quot;Biz de Türkiye&#39;deki dost ve kardeşlerimizle, Filistin&#39;deki kardeşlerimizin sıkıntılarını hafifletebileceğimiz bir çalışma programı oluşturabilmek ve dünya genelindeki parlamenterlerin çabalarını Filistin halkının sıkıntılarını hafifletmek amacıyla bir araya getirebilmek için TBMM ile koordinasyon halindeyiz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/katar-sura-meclisi-baskan-353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272479</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriye-ordusu-abdnin-son-askeri-ussunu-kontrol-altina-aldi-272479</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye ordusu, ABD'nin son askeri üssünü kontrol altına aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye ordusu, ABD'nin ülkedeki son askeri üssü Kasrak'tan çekilmesinin ardından üste kontrolü devraldı. Böylece Suriye ordusu, ABD güçlerinin kullandığı tüm üslerde kontrol sağladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye ordusu, ABD'nin son askeri üssünü kontrol altına aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD, Suriye'deki son askeri üssü Kasrak'tan çekilmesi sürecini tamamladı. Suriye Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD liderliğindeki koalisyon birliklerinin çekilmesinin ardından ordunun Haseke'nin kuzeydoğusundaki Kasrak Hava Üssü'nün kontrolünü ele geçirdiği bildirildi. Suriye Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise, "Suriye devletinin, kuzeydoğu ve sınır bölgeleri de dahil olmak üzere kontrolü dışında kalan bölgeler üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmesi, Suriye hükümetinin ülkeyi tek bir devlet çerçevesinde birleştirme yönündeki devam eden çabalarının bir sonucudur" ifadelerini kullanıldı.  </p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins ise açıklamasında, "ABD kuvvetleri, devir teslim sürecinin parçası olarak Suriye'deki tüm önemli üslerimizin devrini tamamladı" diye konuştu.  </p><p><b>ABD'NİN SURİYE'DEKİ SON ASKERİ ÜSSÜYDÜ</b></p><p>Kasrak, 2018'den beri Haseke'de ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin önemli bir merkezi konumundaydı ve terör örgütü Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte DEAŞ'a karşı operasyonlarda kullanılıyordu. ABD birlikleri Şubat ayının sonlarında Kasrak'tan teçhizat ve personelini çekmeye başlamıştı. Zırhlı araçlar ve ağır makinelerden oluşan konvoyların komşu Irak'a doğru hareket ettiği belirtilmişti.  </p><p>Suriye ordusu Şubat ayında ise Irak ve Ürdün sınırlarına yakın El-Tanf üssü ve Haseke'deki El-Şaddadi üssü, Mart ortasında Irak sınırına yakın Rumeylan üssünün kontrolü devralmıştı.  </p><p>Daha önce Suriye'nin kuzeydoğusunun büyük bir bölümü ABD'nin destek verdiği SDG'nin elinde bulunuyordu.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/suriye-ordusu-abdnin-son--372_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272478</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bolanos-turkiye-latin-amerikadaki-stratejik-ortagimizdir-272478</link>
      <pubDate>2026-04-17T12:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bolanos: Türkiye, Latin Amerika'daki stratejik ortağımızdır]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Guatemala Dışişleri Bakan Yardımcısı Monica Bolanos, Türkiye ile "çok güçlü" ilişkileri olduğunu belirterek, "Türkiye, Latin Amerika'daki stratejik ortağımızdır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bolanos: Türkiye, Latin Amerika'daki stratejik ortağımızdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolanos, 5. Antalya Diplomasi Forumu&#39;na (ADF) katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p><p>ADF&#39;nin ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes ve diğer bölgesel gerilimlerin yaşandığı bu dönemde diyalog için son derece elverişli bir platform olduğunu vurgulayan Bolanos, &quot;Guatemala olarak, sadece İran&#39;da değil, Lübnan&#39;da da ateşkesin ilan edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Latin Amerika&#39;da küçük bir ülke olarak, bu barışın kalıcı olmasını ve müzakere ve diyalog masasına geri dönülmesini istiyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>ADF kapsamında yarın bir panele dahil olacağını aktaran Bolanos, ADF&#39;nin, Latin Amerika ve Karayipler ile olan vizyon ve diyaloğu bünyesine katmasından &quot;son derece minnettar olunduğunu&quot; ve bu durumu memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.</p><p>Bolanos, Güney Amerika&#39;yı bir &quot;barış kıtası&quot; olarak nitelendirerek, katılacağı panelde Latin Amerika ve Karayipler&#39;deki yeni gelişmeler hakkında konuşma yapacağını dile getirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41130082.jpg"/><p>Guatemala hakkında değerlendirmelerde bulunan Bolanos, &quot;Biz barışçıl bir ülkeyiz. Guatemala Devlet Başkanı Bernardo Arevalo&#39;nun liderliğinde bunu sağlamaya çalışıyoruz. Anayasa ile uluslararası hukuka saygı konusunda dış politika izlemeye çalışıyoruz. Ve bence yapmak istediğimiz şey, barışçıl bir dünya ve tüm ülkeler arasında diyalog kurma arzumuzu iletmektir. Bir örnek teşkil ediyoruz. Örneğin, Belize ile bazı anlaşmazlıklarımız var ancak bunu diyalog yoluyla ve uluslararası hukuka saygı göstererek çözmek için Lahey&#39;deki Uluslararası Mahkemeye başvuruyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p><p><b>- "TÜRKİYE VE GUATEMALA ARASINDA ÇOK GÜÇLÜ İLİŞKİLER VAR"</b></p><p>Türkiye ve Guatemala ilişkilerini değerlendiren Bolanos, &quot;(Türkiye ile Guatemala arasında) Çok güçlü ilişkiler var. Türkiye, Latin Amerika&#39;daki stratejik ortağımızdır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bolanos, Türkiye ve Guatemala&#39;daki büyükelçiliklerin, ticari ilişkileri ve işbirliğini güçlendirmek açısından çok yardımcı olduğunu söyleyerek, &quot;Güvenlik, göç ve hükümetimizin dijitalleşmesi çok önemli. Türkiye hükümetiyle çalışıyoruz ve onlar bize çok yardımcı oluyorlar.&quot; dedi.</p><p>İki ülke arasında güvenlik ve savunma sanayi alanında birçok işbirliği ve fırsatlar bulunduğunu belirten Bolanos, &quot;Geçen yıl bir işbirliği çerçevesi imzaladık. Bu işbirliği çerçevesi, işbirliğini başlatmak için yol haritası olacak.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/41130081.jpg"/><p><b>- "TÜRKİYE, GÜZEL VE BÜYÜK BİR MEDENİYET"</b></p><p>Bolanos, &quot;Turizmi teşvik etmeye çalışıyoruz çünkü Türkiye, güzel ve büyük bir medeniyet.&quot; ifadesini kullanarak, Guatemala Turizm Direktörünün de yıl başında Türkiye&#39;de turizm konusunda temaslarda bulunduğunu aktardı.</p><p>Guatemala&#39;nın güzel bir ülke olduğunu ve burada her şeyin bulunabileceğini söyleyen Bolanos, ülkesinin ayrıca Maya medeniyetine de ev sahipliği yaptığını vurguladı.</p><p>Bolanos, Kapadokya&#39;nın çok güzel bir yer olduğunu ve oraya gitmeyi hayal ettiğini dile getirerek, &quot;Türkiye&#39;deki büyükelçiliğimiz de bu güzel yerlerin hepsini tanıtıyor.&quot; dedi.</p><p>Türk mutfağını sevdiğini dile getiren Bolanos, bunlar arasında özellikle künefe ve çay olduğunu kaydetti.</p><p>Bolanos, son olarak foruma katılım ve &quot;Guatemala&#39;nın sesinin duyurulması&quot; konusunda Türkiye&#39;ye teşekkür ederek, &quot;Guatemala gibi küçük bir ülkenin bu küresel foruma katılması çok önemli.&quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/bolanos-turkiye-latin-ame-590_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272477</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/dogal-yoldan-magnezyum-almak-mumkun-mu-bu-5-meyve-cozum-olabilir-272477</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Doğal yoldan magnezyum almak mümkün mü? Bu 5 meyve çözüm olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık uzmanları, magnezyum eksikliğinin yaygınlaştığına dikkat çekerek, günlük ihtiyacı karşılamak için meyve tüketiminin arttırılması gerektiğini vurguladı. Passiflora, jackfruit, kuru incir, avokado ve muz gibi meyveler magnezyum bakımından öne çıkıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Doğal yoldan magnezyum almak mümkün mü? Bu 5 meyve çözüm olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda magnezyum eksikliği, özellikle Batı toplumlarında önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Beslenme uzmanları, ABD'de yetişkinlerin yarısından fazlasının günlük magnezyum ihtiyacını karşılayamadığını belirtti. Uzmanlar, kemik sağlığından sinir fonksiyonuna, kan basıncı düzenlemesinden uyku kalitesine kadar birçok hayati süreçte rol oynayan magnezyumun, yetersiz alınması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Günlük 420 miligram magnezyum ihtiyacının karşılanabilmesi için özellikle bazı meyvelerin sofralardan eksik edilmemesi gerektiği vurgulandı.</p><h3>Passiflora ve jackfruit: Magnezyumda tropikal çözüm</h3><p>Beslenme uzmanları, magnezyum bakımından en zengin meyvelerin başında passiflora'nın geldiğini açıkladı. Bir fincan passiflora, 68 miligram magnezyum içeriyor ve bu miktar günlük ihtiyacın yaklaşık yüzde 15'ini karşılıyor. Ayrıca passiflora, potasyum bakımından da zengin olmasıyla kalp ve damar sağlığına olumlu katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu tropikal meyvenin A ve C vitamini içeriğiyle bağışıklık sistemini de desteklediğini ifade etti. Passiflora'yı sabah kahvaltılarında smoothie, yoğurt veya chia pudingiyle tüketmenin hem lezzetli hem de sağlıklı bir seçenek sunduğu belirtiliyor. Jackfruit ise Hindistan kökenli bir diğer tropikal meyve olarak öne çıkıyor. Bir fincan jackfruit, 44 miligram magnezyum sağlıyor ve günlük ihtiyacın yüzde 10'undan fazlasını karşılıyor. Jackfruit, içerdiği karotenoidler ve flavonoidler gibi antioksidanlar sayesinde iltihap riskini azaltıyor, kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Uzmanlar, olgun jackfruit'in tatlı tadının smoothie ve yoğurtlara yakıştığını, konserve yeşil jackfruit'in ise et alternatifi olarak kullanılabildiğini aktardı.</p><h3>Kuru incir ve avokado: Lif ve magnezyum bir arada</h3><p>Uzmanların önerdiği bir diğer meyve ise kuru incir. Taze incirde magnezyum miktarı düşük olsa da, kurutulmuş haliyle yarım fincan kuru incir, 50 miligram magnezyum içeriyor ve günlük ihtiyacın yüzde 11'ini karşılıyor. Bunun yanı sıra, kuru incir yüksek lif oranıyla sindirim sistemini destekliyor ve tokluk hissi sağlıyor. Yarım fincan kuru incirde 7 gram lif bulunuyor. Ayrıca, incirdeki çözünür liflerin LDL kolesterolünü düşürmeye yardımcı olduğu ve kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağladığı belirtildi. Kuru incirin doğrudan atıştırmalık olarak tüketilebileceği gibi, hamur işlerine veya yulaf karışımlarına eklenebileceği ifade edildi.</p><p>Avokado ise genellikle sebze olarak bilinse de, teknik olarak bir meyve ve magnezyum açısından önemli bir kaynak. Bir fincan küp avokado, 43 miligram magnezyum içeriyor ve bu miktar günlük ihtiyacın yüzde 10'unu karşılıyor. Avokado ayrıca, kalp sağlığı için faydalı doymamış yağlar ve bir fincanda 10 gram gibi yüksek bir lif oranı sunuyor. Uzmanlar, avokadonun sadece tost veya guacamole için değil, sandviçlerde, salatalarda ve çeşitli yemeklerde kullanılarak günlük magnezyum alımının artırılabileceğini belirtti.</p><h3>Muz ile magnezyum ve potasyum desteği</h3><p>Muz, hem magnezyum hem de potasyum bakımından zengin bir meyve olarak öne çıkıyor. Büyük boy bir muzda 37 miligram magnezyum bulunurken, daha büyük boyutlarda bu miktar 41 miligrama kadar çıkabiliyor. Bu oran, günlük magnezyum ihtiyacının yüzde 9'unu tek başına karşılayabiliyor. Muzun potasyum içeriği ise kan basıncını düzenlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca, hafif olgunlaşmamış muzlar, bağırsak sağlığını destekleyen dirençli nişasta içeriyor ve prebiyotik lif kaynağı sunuyor. Uzmanlar, muzun hamur işlerinde, yulaf karışımlarında veya fıstık ezmesiyle birlikte pratik ve sağlıklı bir atıştırmalık olarak tüketilebileceğini önerdi.</p><h3>Uzmanlardan magnezyumun sağlık üzerindeki etkilerine vurgu</h3><p>Beslenme uzmanları, magnezyumun sadece kemik sağlığı ve kas fonksiyonu için değil, aynı zamanda kan şekeri kontrolü, kan basıncı düzenlemesi ve sinir sistemi üzerinde de kritik rol oynadığını vurguladı. Magnezyum eksikliğinin uzun vadede migren, uyku bozuklukları ve kronik yorgunluk gibi problemlere yol açabileceği ifade edildi. Son dönemde yapılan araştırmalar, magnezyumun sinir sistemini rahatlatarak uykuya geçişi kolaylaştırdığını ve kronik uykusuzluk yaşayan bireylerde uyku kalitesini artırabildiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, magnezyum takviyelerine yönelmeden önce, öncelikle beslenme yoluyla bu mineralin alınmasına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Sonuç olarak, passiflora, jackfruit, kuru incir, avokado ve muz gibi magnezyum bakımından zengin meyvelerin düzenli olarak tüketilmesi, günlük magnezyum ihtiyacının karşılanmasına ve genel sağlık durumunun iyileşmesine katkı sağlıyor. Uzmanlar, dengeli ve çeşitli beslenme alışkanlıklarının, mineral eksikliklerinin önlenmesinde ve uzun vadeli sağlık hedeflerine ulaşmada temel unsur olduğuna işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/dogal-yoldan-magnezyum-al-241_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272476</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/arda-turan-yari-final-goren-5-turk-teknik-direktor-oldu-272476</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Arda Turan, yarı final gören 5. Türk teknik direktör oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk'i çalıştıran Arda Turan, takımını UEFA Konferans Ligi'nde yarı finale çıkararak UEFA kulüp turnuvalarında yarı finale yükselen Türk teknik direktörler arasına adını yazdırdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Arda Turan, yarı final gören 5. Türk teknik direktör oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna temsilcisinin başındaki 39 yaşındaki Türk teknik adam, UEFA kulüp turnuvalarında çalıştırdığı takımını yarı finale yükselten 5. Türk teknik direktör oldu.</p><p>Shakhtar Donetsk, UEFA Konferans Ligi çeyrek finalinde Hollanda&#39;nın AZ Alkmaar takımını eleyerek adını yarı finale yazdırdı.</p><p>Ukrayna ekibi, UEFA Konferans Ligi yarı finalinde İngiliz temsilcisi Crystal Palace ile karşı karşıya gelecek.</p><p><b>- ARDA TURAN'DAN BİR İLK</b></p><p>Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk&#39;i Konferans Ligi yarı finaline çıkaran Arda Turan, bir UEFA turnuvasında yabancı bir takımın başında yarı finale yükselen ilk Türk teknik adam oldu.</p><p>Türk teknik adam, takımının finale çıkması ve kupayı kazanması durumunda ise bir UEFA turnuvasında yabancı bir takımın başında kupa kazanan ilk Türk teknik adam olacak.</p><p>Öte yandan Arda Turan, UEFA kulüp turnuvalarında son 13 sezonda yarı final gören tek Türk teknik direktör oldu.</p><p>UEFA kulüp turnuvalarında Türk takımının başında yarı final gören Türk teknik direktörler ise Adnan Süvari, Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Aykut Kocaman.</p><p>Listedeki 5 teknik adam şu şekilde:</p><p><table><tr><td>Teknik Direktör</td><td>Takımı</td><td>UEFA turnuvası</td><td>Sezon</td><td><br></td></tr><tr><td>Arda Turan</td><td>Shakhtar Donetsk</td><td>UEFA Konferans Ligi</td><td>2025-26</td><td><br></td></tr><tr><td>Aykut Kocaman</td><td>Fenerbahçe</td><td>UEFA Avrupa Ligi</td><td>2012-13</td><td><br></td></tr><tr><td>Fatih Terim</td><td>Galatasaray</td><td>UEFA Kupası</td><td>1999-2000</td><td><br></td></tr><tr><td>Mustafa Denizli</td><td>Galatasaray</td><td>UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası</td><td>1988-89</td><td><br></td></tr><tr><td>Adnan Süvari</td><td>Göztepe</td><td>Avrupa Fuar Şehirleri Kupası</td><td>1968-69</td><td><br></td></tr></table></p><p><b>- ADNAN SÜVARİ, GÖZTEPE İLE YARI FİNALE ÇIKTI</b></p><p>Göztepe, 1968-69 sezonunda Fuar Şehirleri Kupası&#39;nda (Günümüzdeki adıyla UEFA Avrupa Ligi&#39;nin öncüsü) yarı finale çıktı. <br></p><p>İzmir temsilcisini bu başarıya taşıyan teknik direktör ise Adnan Süvari&#39;ydi. Bu, bir Türk takımının ve teknik direktörünün Avrupa kupalarındaki ilk yarı final başarısı oldu.</p><p><b>- MUSTAFA DENİZLİ İLE SARI-KIRMIZILILAR İLK YARI FİNAL HEYECANINI YAŞADI</b></p><p>Galatasaray, UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası&#39;nda (Şampiyonlar Ligi) 1988-1989 sezonunda yarı finale yükselirken takımın başında Mustafa Denizli bulunuyordu.</p><p>Sarı-kırmızılı takımın bu başarısı, bir Türk takımının ve teknik adamının UEFA Şampiyonlar Ligi seviyesindeki ilk yarı finali olarak kayıtlara geçti.<br></p><p>Galatasaray, yarı finalde Romanya&#39;nın Steaua Bükreş kulübüne elendi.</p><p><b>- FATİH TERİM KUPA MUTLULUĞU</b></p><p>Fatih Terim&#39;in çalıştırdığı Galatasaray, UEFA Kupası&#39;nın 1999-2000 sezonunda yarı finale çıktı, ardından finale yükselerek kupayı kazandı. <br></p><p>Terim, UEFA turnuvalarında kupa kazanan ilk ve tek Türk teknik direktör oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/aykutkocamanfb-1704202684ce5184.jpg"/><p><b>- AYKUT KOCAMAN İLE FENERBAHÇE YARI FİNALDE</b></p><p>Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi 2012-2013 sezonunda yarı finale çıkarken sarı-lacivertli takımın başında Aykut Kocaman bulunuyordu.</p><p>Sarı-lacivertli ekip, yarı finalde Portekiz temsilcisi Benfica&#39;ya elendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/arda-turan-yari-final-gor-678_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272475</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ortadogudaki-savas-masada-barrack-turkiye-bolgenin-en-onemli-dinamolarindan-biri-272475</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ortadoğu'daki savaş masada! Barrack: Türkiye bölgenin en önemli dinamolarından biri]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 'Suriye, inanılmaz bir şekilde, yaşadığımız en büyük yeni olay odaklı diplomasi deneylerinden biri oldu.' dedi. Türkiye'nin de bölgede işleyen tek oyuncu NATO üyesi olduğunu belirten Barrack, 'Türkiye bölgenin en önemli dinamolarından biri' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ortadoğu'daki savaş masada! Barrack: Türkiye bölgenin en önemli dinamolarından biri]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Barrack, bu yıl "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla 5'incisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Diplomasinin dünyadaki dramatik ve travmatik olaylar arasında sürekli fayda sağlayan bir hediye olduğunu belirten Barrack, "Her gün kendilerinden bir şeyler öğrendiğim bu diplomatlar kurşunları, füzeleri, roketleri ve silahları önleyen diyaloglar, konuşmalar, cümleler kurmak için oradalar. Bu yüzden bence bu iki gün son derece önemli." diye konuştu.</p><p>Barrack, dünyada kafa karıştırıcı ve karmaşık birçok şeyin olduğunu belirterek bu nedenle "burada olmaktan, dinlemekten, öğrenmekten ve küçük de olsa yardımcı olmaktan heyecan duyduğunu" söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/tombarrack4-17042026e2680801.jpg"/><p>ADF'nin Suriye için önemine ilişkin soruya Barrack, "Suriye, inanılmaz bir şekilde, yaşadığımız en büyük yeni olay odaklı diplomasi deneylerinden biri oldu. Kimsenin gerçekten tahmin etmediği veya beklemediği, bölgeden, Amerika'dan, müttefiklerden ve kendini arayan bir kültürden işbirliği içeren kuantum bir hareket." yanıtını verdi.</p><p>Barrack, Orta Doğu'da herkesin hoşgörü, saygı, alçakgönüllülük ve anlayış aradığını ve bunun aileden, topluluktan, kabileden, dinden ve ulustan kaynaklandığını belirterek "Bence Suriye, diyalog ve işbirliğinin işe yarayıp yaramadığını denememiz için harika bir laboratuvar ve şu ana kadar harika bir iş çıkarıyor." ifadesini kullandı.</p><p>Barrack, Türkiye hakkında ise, "Türkiye bölgede işleyen tek oyuncu NATO üyesi, bölgenin en önemli dinamolarından biri" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/ortadogudaki-savas-masada-165_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272474</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/amazona-fiyat-politikasi-nedeniyle-yeni-yaptirim-cagrisi-272474</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Amazon'a fiyat politikası nedeniyle yeni yaptırım çağrısı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Amazon'un Kaliforniya'da fiyat sabitleme taktikleriyle ilgili yeni belgeler kamuoyunun gündemine oturdu. San Francisco'da görülen davada, başsavcı Rob Bonta'nın iddiaları ve Amazon'un savunması dikkat çekiyor. Şirketin bağımsız satıcılar ve rakip platformlar üzerindeki uygulamaları tartışma yaratıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Amazon'a fiyat politikası nedeniyle yeni yaptırım çağrısı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amazon'un Kaliforniya'da fiyat sabitleme uyguladığı iddiası, yeni ortaya çıkan belgelerle bir kez daha gündeme geldi. San Francisco'da görülen davada, Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta'nın ofisi tarafından sunulan yüzlerce belge, teknoloji devinin bağımsız satıcılar ve rakip platformlar üzerindeki fiyat politikalarını detaylı biçimde gözler önüne serdi. Belgeler, Amazon'un Walmart ve Target gibi rakip sitelerde fiyatların yükseltilmesi için satıcılar üzerinde baskı kurduğunu öne sürüyor. Şirket ise tüm iddiaları kesin bir dille reddettiğini açıkladı.</p><h3>Başsavcı Bonta: 'Amazon rakiplerini yasa dışı yollarla baskılıyor'</h3><p>Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta, elde edilen yeni belgelerin Amazon'un fiyat sabitleme konusunda yasa dışı uygulamalara başvurduğunu gösterdiğini belirtti. Bonta, "Özellikle tüketicilerin uygun fiyat bulmakta zorlandığı bir dönemde, rekabeti engelleyen ve fiyatları artıran bu tür uygulamalara asla müsamaha gösterilemez" ifadelerini kullandı. Başsavcı, Amazon'un bağımsız satıcıların ürünlerini rakip sitelerde daha düşük fiyata satmasını engellemek için çeşitli cezalandırıcı yöntemlere başvurduğunu ileri sürdü. Bonta'nın açıklamalarında, Amazon'un e-ticaret sektöründeki baskın konumunu kötüye kullandığı vurgulandı. Ayrıca, Kaliforniya eyaletinin, Ocak 2027'de yapılacak duruşmada bu iddiaları detaylı biçimde gündeme getirmeye hazırlandığı belirtildi.</p><h3>Amazon'dan iddialara sert yanıt: 'Suçlamalar tamamen asılsız'</h3><p>Amazon, davada gündeme gelen fiyat sabitleme iddialarını "tamamen yanlış ve yanıltıcı" olarak nitelendirdi. Şirket, Amerika'nın en düşük fiyatlı çevrimiçi perakendecisi olarak tanımlandığını ve başsavcının kendilerini daha yüksek fiyat sunmaya zorlamasının ironik olduğunu ifade etti. Amazon yetkilileri, platformda satıcıların fiyatlarını bağımsız şekilde belirlediğini ve tüketicilere en iyi fiyatları sunmayı hedeflediklerini savundu. Şirket, mahkemeye sunulan belgelerde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, fiyat sabitleme yönünde hiçbir baskı oluşturmadıklarını ileri sürdü. Amazon'un açıklamasında, rekabetin ve şeffaflığın şirket politikalarının temelini oluşturduğu vurgulandı.</p><h3>Mahkemeye sunulan belgeler: Satıcılara yönelik baskı nasıl işliyor?</h3><p>San Francisco bölge mahkemesine sunulan belgeler arasında, Amazon'un bağımsız satıcıları nasıl denetlediğine dair ayrıntılı bilgiler yer aldı. Eyalet yetkilileri, Amazon'un otomatik araçlar kullanarak satıcıların ürünlerini rakip platformlarda takip ettiğini ve fiyatların Amazon'un belirlediği seviyenin altına düşmesi halinde çeşitli yaptırımlar uyguladığını öne sürdü. Bu yaptırımlar arasında, satıcıların Amazon'daki satışlarının kısıtlanması ve "Satın Al" kutusu gibi önemli özelliklere erişimin engellenmesi de bulunuyor. Örneğin, Leveret adlı bir giyim şirketinin sahibi Mayer Handler, Ekim 2022'de Amazon'dan gelen bir e-postada, ürününün "öne çıkan teklif" olarak uygun görülmediğini öğrendiğini belirtti. Handler, Amazon'un, Walmart'taki fiyatın sadece bir sent üzerinde olduğu için baskı uyguladığını aktardı. Bu tür örnekler, mahkemeye sunulan belgelerde ayrıntılı biçimde yer aldı.</p><h3>Fiyat sabitleme davasının e-ticaret sektörü üzerindeki etkileri</h3><p>Amazon'un fiyat sabitleme iddiaları, yalnızca şirketin değil, tüm e-ticaret sektörünün geleceği açısından kritik önem taşıyor. Kaliforniya eyaletinin açtığı dava, rekabetin korunması ve tüketicilerin uygun fiyatlara erişimi bakımından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Uzmanlar, davadan çıkacak kararların, hem Amazon'un işleyişi hem de diğer büyük e-ticaret platformlarının uygulamaları üzerinde belirleyici etkiler yaratabileceğini değerlendiriyor. Özellikle fiyatların yükseltilmesi yönünde baskı iddiaları, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını ve piyasa dinamiklerini doğrudan etkileyebilir. Davanın sonucunun, rekabet hukukunun geleceği açısından da örnek teşkil etmesi bekleniyor.</p><p>Sonuç olarak, Amazon'un Kaliforniya'da karşı karşıya kaldığı fiyat sabitleme davası, şirketin küresel pazardaki konumunu ve e-ticaret sektöründeki rekabet kurallarını yeniden tartışmaya açtı. Tarafların iddiaları ve savunmaları, önümüzdeki süreçte San Francisco mahkemesinin vereceği kararla netlik kazanacak. Bu süreçte, hem tüketiciler hem de diğer perakendeciler için önemli gelişmeler yaşanabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/amazona-fiyat-politikasi--856_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272473</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/icisleri-bakanligindan-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-hakkindaki-iddialara-sorusturma-272473</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki iddialara soruşturma]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki iddialara yönelik soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İçişleri Bakanlığından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki iddialara soruşturma]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Bakan Çiftçi&#39;nin talimatıyla eski Tunceli Valisi Sonel hakkındaki iddialarla ilgili soruşturma başlatıldı. Söz konusu iddialara ilişkin Bakanlıkça mülkiye müfettişi görevlendirildi.</p><p>Soruşturma kapsamında, iddialar tüm yönleriyle incelenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/icisleri-bakanligindan-es-290_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272472</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyede-hububat-uretimi-beklentisi-bahar-yagislari-ve-sicakliklarin-etkisi-onemli-272472</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'de hububat üretimi beklentisi: Bahar yağışları ve sıcaklıkların etkisi önemli!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de bu yıl hububatta yüksek üretim beklenirken verim ve kalite artışı için bahar yağışları ve sıcaklıkların seyri de önem taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'de hububat üretimi beklentisi: Bahar yağışları ve sıcaklıkların etkisi önemli!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü tarafından mart ayına ilişkin hazırlanan Fenolojik Değerlendirme-Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi Raporu&#39;ndan derlediği bilgiye göre Türkiye&#39;de yağışlar, geçen ay ortalama 81,1 milimetre olarak kayıtlara geçti.</p><p>Yağışlarda mevsim normaline göre yüzde 33 ve geçen yılın mart ayına kıyasla yüzde 100&#39;den fazla artış gözlendi.</p><p>Ülkede 1 Ekim 2025-31 Mart 2026 kümülatif dönemde yağışlar, 468,8 milimetreyi buldu. Normali 374,3 milimetre (1991-2020 dönemi ortalaması) ve geçen yıl 250,2 milimetre ölçülen yağışlar, normalin yüzde 25, geçen yıl yağışlarının yüzde 87 üzerinde gerçekleşti. Böylece Türkiye geneli 6 aylık su yılı yağışları, son 38 senenin en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p><b>- KIŞ VE MART YAĞIŞLARI, BİTKİ GELİŞİMİNİ OLUMLU ETKİLEDİ</b></p><p>Hububat gelişiminin bölgesel olarak incelendiği rapora göre İç Anadolu Bölgesi&#39;nde hububat gelişimi genel olarak güçlü seyrediyor. Bitkide kardeşlenme büyük ölçüde tamamlandı ve bitkiler sapa kalkma dönemine geçti. Bazı alanlarda aşırı yağışlara bağlı suya doygunluk, yabancı ot yoğunluğu ve lokal hastalık riskleri oluştu.</p><p>Ürün, Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#39;nde genel olarak kardeşlenmeyi tamamlayarak sapa kalkma dönemine geçerken genel gelişim durumu iyi seviyede. Yağışların yüksek seyretmesi, bitki gelişimini desteklerken taban arazilerde su birikintilerine bağlı olarak sararma, kök çürüklüğü ve gelişim geriliği riskleri oluştu. Bu alanlarda ilaçlama yapılması durumunda kalite sorununun yaşanması beklenmiyor.</p><p>Marmara Bölgesi&#39;nde hububatta üst gübreleme uygulamaları tamamlandı ve gelişim olumlu seyrediyor ancak aşırı yağışlar nedeniyle bazı alanlarda sararmalar, kök gelişim problemleri ve ilerleyen süreçte yatma riski ile fungal hastalık (mantar) ihtimali öne çıkıyor.</p><p>Karadeniz Bölgesi&#39;nde de yeterli yağışlar sayesinde bitkiler sağlıklı gelişim gösterdi. Yüksek kesimlerde ve geç ekili alanlarda gelişim daha geriden gelirken genel görünüm olumlu seyrediyor.</p><p>Akdeniz Bölgesi&#39;nde hububat generatif (üreme) evreye ulaştı, birçok alanda başaklanma süreci başladı. Kıyı ve taban arazilerde gelişim hızlı ilerlerken yüksek kesimlerde kardeşlenme devam ediyor. Aşırı yağışlar, özellikle Hatay&#39;da göllenme, kök çürüklüğü ve sararmalara neden olurken ilaçlama ve bakım faaliyetleri sürdürülüyor.</p><p>Doğu Anadolu Bölgesi&#39;nde yağışların fazla olması, yazlık ekilişleri geciktirdi. Güzlük ekili alanlarda kardeşlenme devam ederken kar örtüsünün kalktığı alanlarda gelişim sağlıklı. Muş ve çevresinde su fazlalığına bağlı azot eksikliği ve fizyolojik kuraklık riski öne çıkıyor.</p><p>Ege ve İç Batı Anadolu&#39;da genel olarak bitki gelişiminin özellikle kıyı kesimlerde ileri seviyede olduğu gözlendi. İzmir Söke, Menemen, Menderes ve Torbalı çevresinde yaşanan taşkınlar nedeniyle bazı alanlar olumsuz etkilendi. Bölgede ayrıca pas, septorya ve kök hastalıklarına karşı mücadele devam ediyor.</p><p>- Yazlık ekilişlerin tamamlanması önem taşıyor</p><p>Rapora göre bu yılın hububat sezonunda Türkiye genelinde kış ve mart ayı yağışları, mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Bu durum bitki gelişimini büyük ölçüde olumlu etkilerken çıkış, kök gelişimi ve kardeşlenme süreçleri genel olarak sağlıklı ilerledi ve birçok bölgede bitkiler sapa kalkma evresine ulaştı.</p><p>Ülkede yağışların yeterli ve düzenli olması, hububatta verim potansiyelini artırdı. Bölgesel olarak aşırı yağışlara bağlı su stresi, hastalık riski ve lokal zararlar görülmesine karşın tarımsal mücadele ve gübreleme faaliyetleri zamanında ve etkin yürütülüyor.</p><p>Özellikle nisan ve mayıs yağışları ile sıcaklık seyrinin hem verim hem de kalite açısından belirleyici olması öngörülüyor. Mevcut olumlu koşulların dengeli şekilde devam etmesiyle 2026 üretim sezonunda Türkiye genelinde yüksek verim ve ortalamanın üzerinde üretim bekleniyor.</p><p>Rapora göre bu süreçte üreticilerin yazlık ekilişleri hava koşulları uygun olur olmaz tamamlamaları, üst gübreleme ve ilaçlamaları zamanında yapmaları, su tutan arazilerde su birikintilerine karşı önlem almaları, yabancı ot ve fungal hastalık risklerini düzenli kontrol etmeleri önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/turkiyede-hububat-uretimi-898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272471</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nasanin-artemis-ii-gorevi-sonrasi-isi-kalkani-verileri-ay-yolculugunu-sekillendirecek-272471</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NASA'nın Artemis II görevi sonrası ısı kalkanı verileri Ay yolculuğunu şekillendirecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA, Artemis II'nin inişinde elde edilen ısı kalkanı verilerinin, gelecekteki Ay görevlerinin takvimini belirlemede büyük rol oynayacağını açıkladı. Pasifik Okyanusu'na başarılı bir iniş gerçekleştiren Artemis II, Ay'ın yanından geçerek 250 bin milin üzerinde yol kat etti. Elde edilen kritik veriler, hem Orion uzay aracının güvenliği hem de insanlı Ay yolculuklarının geleceği için belirleyici olacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NASA'nın Artemis II görevi sonrası ısı kalkanı verileri Ay yolculuğunu şekillendirecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Artemis II'nin Pasifik Okyanusu'na başarılı inişinin ardından elde edilen ısı kalkanı verilerinin, önümüzdeki Ay görevlerinin zamanlamasını ve güvenliğini doğrudan etkileyeceğini açıkladı. Artemis II, dokuz günlük yolculuğu boyunca Ay'ın yanından geçti ve 250 bin milin üzerinde bir mesafe kat ederek Cuma günü Dünya'ya döndü. Uzay aracı, iniş sırasında saatte 24.664 mil hıza ulaştı ve hedeflenen noktaya yalnızca bir mil yakınında suya indi. NASA yetkilileri, bu görevden elde edilen sonuçların hem insanlı uzay uçuşları hem de Orion uzay aracının teknik yeterliliği açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.</p><h3>Rick Henfling: 'İnsanlık için tarihi bir başarıya imza attık'</h3><p>Artemis II iniş uçuş direktörü Rick Henfling, ekibin insanlığın yararına çalıştığını ve bu hedefe ulaşarak mürettebatı sağ salim Dünya'ya getirdiklerini açıkladı. Bu görev, 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay'a insan gönderen ilk adım olarak kayıtlara geçti. Artemis II, gelecekteki Ay görevleri için önemli bir test platformu olarak değerlendiriliyor. NASA'nın 2027 ortasında fırlatmayı planladığı Artemis III misyonunda, Ay'a doğrudan iniş yapılmayacak. Bunun yerine, ekipman ve kenetlenme yetenekleri test edilecek. NASA, 2028'de Artemis IV ile astronotları tekrar Ay yüzeyine indirmeyi hedefliyor. Artemis II'nin ısı kalkanı verileri, bu planların hayata geçip geçemeyeceği konusunda belirleyici olacak.</p><h3>Lori Glaze: 'Isı kalkanı verileri analiz ediliyor'</h3><p>NASA Keşif Sistemleri Geliştirme Misyonu Direktörlüğü'nde yardımcı yönetici olan Lori Glaze, Artemis II uzay aracından alınan tüm verilerin anında Misyon Kontrol'e aktarıldığını ve analiz sürecinin başladığını duyurdu. Mühendisler, 2022'deki Artemis I inişi sonrasında ısı kalkanında tespit edilen çatlama ve yanma sorunlarına karşılık, Artemis II'de kalkanın uygulanma şeklini ve iniş açısını değiştirdi. Bu değişikliklerin ne kadar etkili olduğu ise kısa sürede belli olacak. Dalgıç ekipleri, Orion okyanusta yüzeydeyken ısı kalkanının detaylı fotoğraflarını çekti ve bu görüntüler kurtarma öncesinde incelendi. Orion program yöneticisi Howard Hu, uzay aracının 30 günlük kapsamlı bir incelemeden geçeceğini ve sonuçların raporlanacağını belirtti. Ayrıca, NASA'nın Artemis II'den 286 bileşeni yeniden kullanmayı planladığı da açıklandı. Tüm bu süreçte elde edilen ısı kalkanı verileri, hem güvenlik hem de maliyet açısından gelecek uzay projeleri için yol gösterici olacak.</p><p>Artemis II'nin başarısı, insanlı Ay görevlerinin sürdürülebilirliği ve güvenliği için yeni bir dönemin kapılarını araladı. NASA'nın elde ettiği ısı kalkanı verileri, yalnızca teknik gelişmelere değil, aynı zamanda insanlığın uzaydaki varlığına da yön verecek. Önümüzdeki süreçte açıklanacak raporlar, Artemis III ve Artemis IV gibi kritik görevlerin yol haritasını belirleyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/nasanin-artemis-ii-gorevi-190_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272470</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/hurmuz-krizi-sonrasi-yeni-enerji-dengesi-nasil-sekilleniyor-272470</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hürmüz krizi sonrası yeni enerji dengesi nasıl şekilleniyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Körfez'de yaşananlar, enerji güvenliği tartışmasını yeniden “Kim ne kadar üretiyor?” tartışmasından “Hangi altyapı ne ölçüde korunabiliyor?”, “Hangi güzergah ne kadar sürdürülebilir?” soruları etrafında şekillendiriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hürmüz krizi sonrası yeni enerji dengesi nasıl şekilleniyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfından (SETA) araştırmacı Büşra Zeynep Özdemir, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının dünya enerji piyasalarına etkisini AA Analiz için kaleme aldı.</p><p><center><b><center><b>***</center></b></center></b></p><p>ABD/İsrail ortaklığının İran'a saldırıları ile başlayan savaşın ardından 8 Nisan'da ilan edilen ateşkes, enerji piyasaları açısından bir normalleşme üretemedi. İsrail'in Lübnan'a saldırıları ile ihlal ettiği süreç Boğaz'da ABD ve İran arasındaki gerginlikle devam ederken piyasalarda fiziksel daralma, artık iyice hissedilir duruma geldi. Tanker takip sistemleri, 28 Şubat'tan bu yana Körfez kaynaklı yaklaşık 9 milyon varil/günlük üretimin çevrim dışı kaldığına işaret ederken nisanda bu miktarın artması bekleniyor. Bu durum karşı karşıya olunan krizin yalnızca geçici bir fiyat dalgalanması değil küresel enerji güvenliğini yeniden tanımlayan yapısal bir sarsıntı olduğunu gösteriyor.</p><p><b>- SAVAŞ, YALNIZCA BOĞAZ'I DEĞİL ALTYAPININ TAMAMINI HEDEF ALIYOR</b></p><p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, mevcut krizi Ajans'ın kurulmasına neden olan 1970'lerdeki petrol krizlerinin toplamından bile daha şiddetli olarak tanımladı. Krizin en kritik boyutu ise Hürmüz'deki geçişin artık tek başına bir belirleyici olmaktan çıkmış olması. Savaş, doğrudan enerji altyapısının hedef alınmasıyla devam ediyor. En büyük üçüncü LNG ihracatçısı olan Katar, Ras Laffan ve Mesaieed tesislerine yönelik saldırılar sonucunda gaz sıvılaştırma operasyonlarını askıya aldığını açıklamış; Çin, Güney Kore ve Japonya gibi uzun dönemli kontratları için ise force majeure (mücbir sebep) ilan etmişti. Bu nedenle piyasalarda beklentiler, 2026 küresel LNG arzının 35 milyon tona dek gerileyebileceği yönünde şekilleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/hrrmzsd-17042026b344e3f1.jpg"/><p>Suudi Arabistan'da saldırılar, günlük üretim kapasitesini yaklaşık 600 bin varil, doğu-batı boru hattının akışını da yaklaşık 700 bin varil düşürdü. Benzer bir durum Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) de geçerli, Fujairah hattı ve liman faaliyetleri aksarken mart ayında satışlarının yüzde 70'ten fazla gerilemesi, bölgedeki ikame güzergahların da kırılgan olduğunu ortaya koydu. Irak, yine en fazla etkilenen ülkeler arasında, ülkenin güneyindeki üretimin yüzde 70'ten fazla, ihracatın da yüzde 80'in üzerinde azaldığı belirtiliyor. Savaşın taraflarından İran'da ise petrokimya ihracatının askıya alınmasının yanında toplam hasar onarım maliyetinin 60 milyar doları bulabileceği tahmin ediliyor. Körfez'deki bu güncel durum üretimden ihracata uzanan tüm tedarik zincirinde savaşın etkilerinin ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösteriyor.</p><p><b>- İTHALATÇILARIN GÜN YÜZÜNE ÇIKAN KIRILGANLIĞI</b></p><p>İthalatçılar açısından kriz, birden fazla katmanda hissediliyor. Yüksek fiyatların yanında fiziksel arzın da geri çekilmesi, bazı ülkelerde ciddi krize yol açma potansiyeline sahip. En göze çarpan örneklerden biri Japonya, petrol ithalatının yüzde 90'ından fazlası Orta Doğu kaynaklı. Sanayisinin güvenliği tehlikeye giren Tokyo, enerji diplomasisini hızlandırıyor. ABD petrolüne yönelen ülkede hükümet, Asya'daki petrol tedarikini desteklemek için 10 milyar dolarlık çerçeve plan açıkladı. Dahası, krizin devam etmesi halinde mayıs itibarıyla kendi stoklarından 36 milyon varillik petrolü piyasaya sürmeye hazırlanıyor.</p><p>İthalatının yaklaşık yüzde 14'ünü İran'dan karşılayan Çin, martta petrol arzının önemli bir kısmını kargoların ocak ve şubat aylarında yola çıkmış olması dolayısıyla karşılayabildi ancak nisan ayında 2 milyon varil/güne yakın bir gerileme bekleniyor. Kısa vadede stoklar ve artan yerli üretim ile açığın kapatılabileceği öngörülürken şimdiden rafinerilerin üretim kapasitesinin azaldığı biliniyor. Ucuz İran petrolüne erişimi kesilen Çin'in uzun süreli aksama durumunda hem rafineri marjları hem de ihracata dayalı sanayisinde maliyetlerin yükseleceği düşünülüyor.</p><p>Hindistan ise Japonya'ya benzer şekilde doğrudan baskı altında. LNG tarafındaki arz sıkıntısı, bilhassa petrokimya sektörünü zorlarken gübre fiyatlarındaki artışla gıda ve tarım tarafında da maliyet artışıyla karşı karşıya.</p><p>Halen Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileriyle mücadele eden Avrupa Birliği&#39;nde (AB) kriz, kırılganlığın halen yüksek seviyede olduğunu gösterdi. Ham petrol ve gaz ithalatında Körfez'e bağımlı olmamasına karşılık artan fiyatlar dolayısıyla maliyetlerde ciddi artışlar yaşanıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, fosil yakıt maliyetlerinde şimdiden 22 milyar avroluk artış kaydedildiğini açıkladı. Jet yakıtı tedarikinin yüzde 75'ini Orta Doğu'dan karşılayan Birlik, acil eylem planı hazırlıyor. Körfez kaynaklı açığı ABD'den karşılamaya yönelse de tam bir ikame mümkün görülmüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/hrmzokgem-17042026bb4b13e2.jpg"/><p><b>- ABD VE RUSYA'DA KRİZİN FARKLILAŞAN YANSIMALARI</b></p><p>ABD ve Rusya, krizden farklı biçimlerde etkileniyor. Yükselen fiyatlar, oldukça kısıtlı ölçüde Orta Doğu petrolü ithal etmesine rağmen Trump yönetimini içeride köşeye sıkıştırıyor. 2022'den bu yana ilk kez 4 dolar seviyesinde seyreden benzin fiyatları eyaletlere göre farklılık gösteriyor, Kaliforniya ve Washington'ın aralarında yer aldığı 5 eyalette 5 dolar bandı aşılmış durumda. Buna karşılık ülkenin ihracat kapasitesi, küresel piyasalarda açığın kapatılmasında rol oynuyor. Ham petrol ihracatı 5,2 milyon varil/gün ile son 7 ayın zirvesine çıkarak ABD'yi İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ilk kez net ham petrol ihracatçısı olmaya yaklaştırdı.</p><p>Rusya ise yüksek fiyatlar sayesinde daha fazla gelir elde ediyor. Beyaz Saray'dan çıkan geçici muafiyet kararının da etkisiyle petrol vergilerinden elde edilen gelirin yaklaşık 9 milyar dolara yükseleceği düşünülüyor ancak muafiyetin sona ermesiyle riskin yeniden ortaya çıkması muhtemel. Öte yandan 2027 Ocak itibarıyla gaz ithalatını sonlandırma kararı alan AB'nin artan Rus gazı alımları, Moskova'nın hala vazgeçilemez bir aktör olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, Rusya'nın krizden gelir devşiren taraf olmasına katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak Körfez'de yaşananlar, enerji güvenliği tartışmasını yeniden "Kim ne kadar üretiyor?" tartışmasından "Hangi altyapı ne ölçüde korunabiliyor?", "Hangi güzergah ne kadar sürdürülebilir?" ve "Hangi ekonomiler bu şoka ne kadar dayanabiliyor?" soruları etrafında şekillendiriyor. Bugün Körfez'de zarar gören altyapı, küresel piyasaların en kırılgan halkasının sadece geçiş noktaları olmadığını gösterdi. Önümüzdeki dönemde hem ihracatçılar hem de ithalatçılar için enerji politikaları, daha fazla çeşitlilik, stoklar, güçlü altyapı koruması ve ciddi talep yönetimi ekseninde şekillenecek.</p>[Büşra Zeynep Özdemir, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfında (SETA) enerji çalışmaları araştırmacısıdır.]<p>*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/hurmuz-krizi-sonrasi-yeni-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.272469</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ford-ceosu-farleyden-cinli-otomobil-ithalatina-sert-uyari-272469</link>
      <pubDate>2026-04-17T11:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ford CEO'su Farley'den Çinli otomobil ithalatına sert uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ford CEO'su Jim Farley, Çinli otomobil ithalatının ABD'deki istihdamı ve otomobil sektörünü tehdit ettiğini açıkladı. Farley, Çin'in devasa üretim kapasitesine dikkat çekerek, ABD pazarında ciddi riskler oluştuğunu vurguladı. Özellikle elektrikli araçlarda Çinli markaların yükselişi endişe yaratıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ford CEO'su Farley'den Çinli otomobil ithalatına sert uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ford CEO'su Jim Farley, Çinli otomobil üreticilerinin ABD pazarına girmesinin, ülkedeki otomotiv sektöründe ciddi istihdam kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Farley, Fox News'e verdiği röportajda, Çinli araçların ithalatının yaklaşık bir milyon Amerikan işini tehlikeye atabileceğini belirtti. Farley, Çin'in otomobil endüstrisine sağladığı doğrudan devlet desteğiyle birlikte, üretim kapasitelerinin ABD pazarını tamamen absorbe edebilecek seviyeye ulaştığını ifade etti. Özellikle elektrikli araçlar alanında Çinli firmaların hızla yükseldiğine dikkat çeken Farley, bu durumun ABD otomotiv sektörü için ciddi tehditler barındırdığını vurguladı.</p><h3>Farley: 'Çin'in üretim kapasitesi ABD pazarını tehdit ediyor'</h3><p>Jim Farley, Çin'in 2026 yılı itibarıyla yılda 29 milyon araç üretmeyi hedeflediğini, bunun üzerine ek olarak 21 milyonluk ekstra bir üretim kapasitesine sahip olduğunu açıkladı. Farley'e göre, Çin'deki otomobil fabrikaları tek başına ABD'de satılan 16 milyon yeni aracı rahatlıkla karşılayabilir ve hatta fazlasını üretebilir. Ford CEO'su, Çin hükümetinin otomobil şirketlerine verdiği büyük teşvikler sayesinde, Çinli markaların küresel pazarda hızla büyüdüğünü ve ABD'deki rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Farley, Çinli otomobillerin sadece fiyat avantajı sunmadığını, aynı zamanda teknolojik olarak da ileri seviyede olduklarını ve özellikle elektrikli araçlar segmentinde büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. CEO, bu gelişmelerin Amerika'daki otomotiv işçilerinin ve tedarik zincirinin geleceği açısından alarm verici olduğunu belirtti.</p><h3>ABD otomobil pazarında siber güvenlik ve fiyat baskısı</h3><p>Farley, Çinli otomobillerin sadece ekonomik değil, aynı zamanda siber güvenlik açısından da endişe yarattığını ifade etti. Çinli araçlarda bulunan çok sayıda kamera ve sensörün, Amerikan vatandaşlarının verilerini toplayabileceğini belirten Farley, bu teknolojik donanımların potansiyel bir güvenlik riski oluşturduğunu savundu. Öte yandan, son bir yılda ABD'de yeni otomobil fiyatlarının ortalama yüzde 2 arttığını hatırlatan Farley, Ford olarak maliyet artışlarına rağmen rekabetçi kalma çabalarını sürdürdüklerini söyledi. Özellikle Kentucky'de üretilecek yeni elektrikli araçların uygun fiyatlı ve rekabetçi olacağına inandığını aktaran Farley, ABD'deki otomobil üreticilerinin küresel pazardaki değişimlere hızlıca uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.</p><h3>Amerikan otomotiv sektöründe yapısal değişim baskısı</h3><p>ABD otomobil pazarının giderek daha izole bir hale gelme riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Farley, Amerikan tüketicilerinin taleplerinin Avrupa, Çin ve Japonya gibi diğer büyük pazarlardan farklı olduğunu söyledi. Trump yönetiminin çevre koruma standartlarını ve temiz araç teşviklerini geri çekmesinin ardından, elektrikli araç satışlarında düşüş yaşandığını belirten Farley, Ford gibi büyük üreticilerin bu süreçte bazı modelleri iptal etmek zorunda kaldığını ve ağır finansal kayıplar yaşadığını anlattı. ABD'de daha çok büyük gövdeli kamyonet ve SUV'lara yönelim olduğunu, buna karşılık diğer pazarlarda daha küçük ve verimli araçların tercih edildiğini kaydetti. Farley, ABD'nin otomobil ihracatında karşılaştığı "tarife dışı engeller" nedeniyle Japonya ve benzeri ülkelerde satışların zorlaştığını, buna rağmen Ford'un Avustralya gibi pazarlarda daha küçük ve uygun fiyatlı Ranger kamyonetlerle varlık göstermeye çalıştığını ifade etti.</p><p>Sonuç olarak, Ford CEO'su Jim Farley'nin açıklamaları, Çinli otomobil ithalatının ABD otomotiv sektöründe istihdamdan siber güvenliğe kadar pek çok alanda ciddi riskler doğurduğunu ortaya koyuyor. Farley, ABD'nin küresel rekabette geri kalmaması için hükümetin ve sektörün birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle elektrikli araçlar alanında Çinli markaların yükselişi, Amerikan otomotiv endüstrisinin geleceği açısından kritik bir sınav anlamına geliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/04/17/ford-ceosu-farleyden-cinl-473_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>