<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294777</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/who-is-anne-carson-canadian-writer-wins-the-2026-nobel-prize-in-literature-294777</link>
      <pubDate>2026-10-08T15:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Who is Anne Carson? Canadian writer wins the 2026 Nobel Prize in Literature]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[The 2026 Nobel Prize in Literature was awarded to 76-year-old Canadian writer and poet Anne Carson for her “bold and innovative works that create new forms for contemporary literature in a playful dialogue with the classical tradition.” So, who is Anne Carson? What are her most notable works?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Who is Anne Carson? Canadian writer wins the 2026 Nobel Prize in Literature]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Canadian author Anne Carson won the 2026 Nobel Prize in Literature on Thursday for her innovative work drawing on the classical tradition.</b></p><p>The Swedish Academy awarded Carson the prize "for her bold and inventive oeuvre that, in playful dialogue with the classical tradition, has created new forms for contemporary literature."</p><b>WHO İS ANNE CARSON?</b><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/annecarson-08102026ee92e089.jpg"/><p>Born in Toronto in 1950, Carson has combined poetry, translation and university teaching throughout her career, producing works that cross the boundaries between verse, fiction, essays and visual art.</p><p>Her notable books include Glass, Irony, and God (1995), featuring the long poem The Glass Essay, and Autobiography of Red: A Novel in Verse (1998), which reimagines the ancient Greek figure Geryon in a contemporary coming-of-age story.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42694539.jpg"/><p>The Beauty of the Husband: A Fictional Essay in 29 Tangos (2001) explores a troubled marriage through episodes opening with verse by English poet John Keats.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42694543.jpg"/>Her 2010 work Nox, written in memory of her brother Michael, combines photographs, letters and other texts in an accordion-fold format, alongside her translation of Roman poet Catullus' elegy for his own brother.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42694544.jpg"/><p>The academy also highlighted Carson's collaborations with visual artists, choreographers, and opera and theater directors, describing her work as having been influential on the international art and literature scene since the 1990s.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/who-is-anne-carson-canadi-305_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294775</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/is-yerinde-gizli-takibe-agir-yaptirim-e-posta-ve-mesaj-denetiminde-kurallar-degisti-294775</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İş yerinde gizli takibe ağır yaptırım! E-posta ve mesaj denetiminde kurallar değişti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[KVKK'nin, işverenlerin çalışanlara tahsis ettiği kurumsal e-posta hesapları ve iletişim kanallarını denetlemesine yönelik bir ilke kararı yayımladı. Resmi Gazete'de yer alan karara göre, iletişim araçlarının işverene ait olması sınırsız denetim yetkisi tanımazken, çalışanların yazışma içeriklerine önceden açık bilgilendirme yapılmaksızın serbestçe erişilmesi veya gizli izleme yürütülmesi hukuka aykırı sayıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İş yerinde gizli takibe ağır yaptırım! E-posta ve mesaj denetiminde kurallar değişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun (KVKK) "İşverenler Tarafından Çalışanlara Tahsis Edilen Kurumsal E-Posta Hesapları Başta Olmak Üzere, İşin Yürütülmesi Amacıyla Kullanılan İletişim Kanallarının Denetlenmesi Suretiyle Gerçekleştirilen Kişisel Veri İşleme Faaliyetlerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslar Hakkında İlke Kararı" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p>Kararda, çalışanlara tahsis edilen kurumsal e-posta hesabının, çalışanın mesleki ve zaman zaman kişisel ilişki ağını, çalışma örüntüsünü ve yazışma içeriklerini barındıran veri kaynağı niteliği taşıdığı belirtildi.</p><p>Bu hesapların işveren tarafından denetlenmesinin, işverenin yönetim hakkı ile çalışanın Anayasa'da güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve haberleşme hürriyeti arasındaki dengenin gözetilmesini gerektiren kişisel veri işleme faaliyeti olduğuna işaret edilen kararda, "İşverenin, çalışana ait e-postanın içeriğine erişmeksizin yalnızca trafik/log kayıtlarını işlemesi dahi başlı başına bir kişisel veri işleme faaliyetini oluşturmaktadır. İletişim araçlarının işverene ait olması ya da iş yerinde bulunması tek başına işverene sınırsız ve mutlak bir denetim yetkisi tanımamaktadır." ifadelerine yer verildi.</p><p><b>- İŞVEREN YAZIŞMA İÇERİKLERİNE SERBESTÇE ERİŞEMEZ</b></p><p>Kararda, denetim faaliyetinin kapsamı belirlenirken, iş yeri iletişim araçlarının kullanım amacına göre "iş amaçlı kullanım" ve "özel amaçlı kullanım" ayrımının dikkate alınması gerektiği kaydedildi.</p><p>İşverenin, iş yeri iletişim araçlarının özel kullanımına ilişkin kurallar belirleyebileceği ancak bu kuralların açık, anlaşılır ve çalışan tarafından bilinebilir nitelikte olması gerektiği aktarılan kararda, özel amaçlı kullanımın yasaklanması, sınırlandırılması veya belirli zaman, kapsam ve yöntem koşullarına bağlanması halinde bunun çalışana açıkça duyurulması gerektiği vurgulandı.</p><p>Kararda, işverenin belirli bir cihaz, oturum, ağ ya da kurumsal sistem üzerinde teknik yetkiye sahip olmasının çalışanın kişisel e-posta hesabı, kişisel anlık mesajlaşma uygulaması, sosyal medya mesaj kutusu veya benzeri özel iletişim alanlarında yer alan yazışma içeriklerine serbestçe erişebileceği anlamına gelmediği belirtildi.</p><p><b>- ÇALIŞAN DENETİM HAKKINDA ÖNCEDEN BİLGİLENDİRİLMELİ</b></p><p>Çalışanın denetim faaliyeti hakkında önceden bilgilendirilmesi gerektiği vurgulanan kararda, işveren tarafından yapılacak aydınlatmanın soyut ve genel bir ifadenin ötesine geçerek, kişisel veri işleme faaliyetinin hukuki sebebini, amacını, kapsamını, denetim trafik/log kayıtlarının incelenmesiyle mi yoksa içerik denetimiyle mi yürütüleceğini, içeriğe hangi hallerde erişilebileceğini, verilerin saklama süresini açık, anlaşılır ve somut biçimde içermesi gerektiği ifade edildi.</p><p>Kararda, denetimin hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun, belirli, açık ve meşru bir amaca dayalı, bu amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü biçimde yürütülmesi ve elde edilen verilerin yalnızca amacın gerektirdiği süreyle muhafaza edilmesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Denetimde kademeliliğin esas olduğu belirtilen kararda, içeriğe erişimin ancak trafik verisi denetiminin yetersiz kaldığı ve içeriğe erişimin zorunlu olduğu istisnai hallerde gündeme gelebileceği ifade edildi.</p><p><b>- İLKE KARARLARINA UYMAYANLARA İDARİ İŞLEM UYGULANACAK</b></p><p>Kararda, çalışanın önceden bilgilendirilmediği gizli izleme yöntemleri ile çalışanın tüm işlemlerini ayrım gözetmeksizin kaydeden araçlar aracılığıyla yürütülen denetimin hukuka aykırı sayılacağının altı çizildi.</p><p>İlke kararında, söz konusu yükümlülüklere uyulmadığının tespit edilmesi halinde, somut olayın özellikleri dikkate alınarak gerekli incelemenin yapılacağı ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca ilgili veri sorumluları hakkında idari işlem tesis edileceği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/is-yerinde-gizli-takibe-a-657_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294774</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/ab-rusya-salgin-suphesi-hakkinda-bilgi-paylasmali-294774</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB: Rusya salgın şüphesi hakkında bilgi paylaşmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Rusya'da ortaya çıkan salgın şüphesi hakkında en kısa sürede doğru ve kesin bilgi paylaşılması gerektiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB: Rusya salgın şüphesi hakkında bilgi paylaşmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Eva Hrncirova, günlük basın toplantısında konuya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Dünya Sağlık Örgütüyle (DSÖ) bir toplantı yaptıklarını ifade eden Hrncirova, DSÖ'nün de daha fazla bilgi talep ettiğini dile getirdi.</p><p>Hrncirova, "Bu, Rusya'nın DSÖ üyeliğiyle de bağlantılı. Uzmanların durumu değerlendirebilmesi için zamanında, doğru ve kesin bilgilerin paylaşılması gerekiyor. Çünkü durumun sınır ötesi etkileri olabilir ve temelde tüm dünya Rusya'dan gelecek bilgiyi bekliyor." ifadelerini kullandı.</p><p>AB'nin aynı zamanda Moskova'daki delegasyonuyla temas halinde olduğunu kaydeden Hrncirova, epidemiyolojik durumu ve diğer ülkeler açısından riski değerlendirmek ve gerekli olması halinde uygun önlemleri almak için yeterli bilgiye sahip olmadıklarının altını çizdi.</p><p>İrkutsk Bölge Valisi İgor Kobzev, 2 Ekim'de bir bölge sakininde "özellikle tehlikeli bir enfeksiyon şüphesi" bulunduğuna ilişkin bilgiler üzerine, olağanüstü toplantı düzenlendiğini duyurmuştu.</p><p>Bazı sosyal medya kanallarında ise aynı gün bir vebayla mücadele enstitüsü çalışanının "akciğer vebası" nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürülmüştü.</p><p>Rospotrebnadzor'dan yapılan açıklamada, Sibirya ve Uzak Doğu İrkutsk Veba ile Mücadele Enstitüsünün bir çalışanına "nedeni belirlenemeyen zatürre" teşhisi konulmasının ardından özel önlemlerin uygulandığı bildirilmişti.</p><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, söz konusu zatürre vakasına ilişkin DSÖ'nün de mevcut uygulamalar doğrultusunda bilgilendirildiğini dile getirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/ab-rusya-salgin-suphesi-h-689_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294773</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/lubnan-cumhurbaskani-joseph-avn-anlasma-lubnan-ile-israil-arasindaki-dusmanlik-halini-sona-294773</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Anlaşma Lübnan ile İsrail arasındaki düşmanlık halini sona erdirmenin tek yolu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, müzakerelerin savaşa alternatif olduğunu, Lübnan ile İsrail arasındaki düşmanlık halini sona erdirmenin tek yolunun anlaşma olduğunu belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Anlaşma Lübnan ile İsrail arasındaki düşmanlık halini sona erdirmenin tek yolu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Avn, başkent Beyrut'taki Baabda Sarayı'nda Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ı kabul etti.</p><p>Avn, Lübnan'ın AB ile stratejik ortaklık anlaşması imzalamayı hedeflediğini kaydetti.</p><p>Lübnan'ın istikrarı ile Avrupa ve bölgenin istikrarı arasında bağ bulunduğunu vurgulayan Avn, Lübnan ordusunun çerçeve anlaşması uyarınca Litani Nehri'nin güneyinde konuşlandığı bölgelerde görevini eksiksiz yerine getirdiğini söyledi.</p><p>İsrail'in ise anlaşmanın hükümlerini uygulamaktan kaçınmayı sürdürdüğünü belirten Avn, "Müzakereler savaşa alternatiftir. Anlaşma ise Lübnan ile İsrail arasındaki düşmanlık halini sona erdirmenin tek yoludur." ifadelerini kullandı.</p><p>Lübnan'ın ekonomik reformları uygulama ve finansal açık yasasını kabul etme taahhüdüne bağlı olduğunu dile getiren Avn, bu adımların Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşma imzalanmasına imkan sağlayacağını kaydetti.</p><p>Kallas da AB'nin Lübnan'a, özellikle orduya, güvenlik güçlerine ve sosyal ve insani alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlara gerekli yardımları sağlamaya hazır olduğunu belirtti.</p><p><strong>LÜBNAN MECLİS BAŞKANI BERRİ, ABD HEYETİNİ KABULÜNDE İSRAİL'İN HİÇBİR ANLAŞMAYA UYMADIĞINI SÖYLEDİ</strong></p><p>Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, İsrail'in bugüne kadar yapılan anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini hiçbir zaman yerine getirmediğini belirtti.</p><p>Meclis Başkanı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Berri, ABD'li Senatör James Lankford ve beraberindeki heyeti Ayn Tine'deki ikametgahında kabul etti.</p><p>ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İssa'nın da katıldığı görüşmede, Lübnan ve bölgedeki genel durum, siyasi gelişmeler ve ikili ilişkiler ele alındı.</p><p>Berri, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 425 ve 1701 sayılı kararlarına, Kasım 2024'teki ateşkes anlaşmasına ve üçlü çerçeve anlaşmasına hiçbir zaman uymadığını söyledi.</p><p>Berri, "Sorun yine aynı: İsrail'in tüm anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi." ifadelerini kullandı.</p><p>Avn, Ayn Tine'de, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile de görüştü.</p><p>Görüşmede, İsrail'in devam eden ateşkes ihlalleri ve Lübnan'ın güneyindeki köy ve beldelere yönelik günlük saldırıları çerçevesinde, ülkedeki ve bölgedeki genel durum ile siyasi ve güvenlik alanındaki gelişmeler masaya yatırıldı.</p><p>Lübnan ile AB ülkeleri arasındaki ilişkilerin de değerlendirildiği görüşmede, AB'nin başta yeniden imar olmak üzere çeşitli alanlarda Lübnan'a sağlayabileceği destek üzerinde duruldu.</p><p>Ayrıca, Lübnan'ın Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücünün (UNIFIL) varlığının sürdürülmesi yönündeki tutumuna AB'nin verebileceği destek ele alındı.</p><p>İsrail ve Lübnan, 26 Haziran'da ABD'nin arabuluculuğunda iki ülke arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmeyi ve uzun vadeli barışı sağlamayı amaçlayan bir "çerçeve anlaşma" imzaladı.</p><p>Anlaşma, İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini ve taraflar arasındaki müzakere sürecinin sürdürülmesini öngörüyor. Ancak İsrail varılan anlaşmaya rağmen Lübnan'daki işgalini ve saldırılarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/lubnan-cumhurbaskani-jose-540_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294772</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/2026-nobel-edebiyat-odulunu-kanadali-yazar-anne-carson-kazandi-294772</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nü Kanadalı yazar Anne Carson kazandı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[2026 Nobel Edebiyat Ödülü, "klasik gelenekle eğlenceli bir diyalog içinde, çağdaş edebiyat için yeni biçimler yaratan cesur ve yenilikçi eserleri" dolayısıyla 76 yaşındaki Kanadalı yazar ve şair Anne Carson'a verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nü Kanadalı yazar Anne Carson kazandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç Akademisi'nde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi açıklandı.</p><p>Açıklamaya göre, "klasik gelenekle eğlenceli bir diyalog içinde, çağdaş edebiyat için yeni biçimler yaratan cesur ve yenilikçi eserleri" nedeniyle Kanadalı yazar Anne Carson ödülün sahibi oldu.</p><p>2025 Nobel Edebiyat Ödülü, "etkili ve vizyoner" eserlerinden dolayı 72 yaşındaki Macar yazar ve senarist Laszlo Krasznahorkai'ya verilmişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/1-08102026fbf7a275.jpg"/><p><strong>ANNE CARSON KİMDİR?</strong></p><p>1950'de Kanada'nın Toronto kentinde doğan Carson şair, yazar, çevirmen ve akademisyen olarak tanınıyor.</p><p>Toronto Üniversitesinde eğitim alan ve yüksek lisansını ve doktorasını da aynı üniversitede tamamlayan Carson, 1979'dan bu yana Kanada ve ABD'deki McGill, Michigan, New York ve Princeton üniversiteleri dahil çeşitli yükseköğretim kurumlarında klasik edebiyat, karşılaştırmalı edebiyat ve yaratıcı yazarlık alanlarında dersler verdi.</p><p>Carson'ın en bilinen kitapları arasında "Eros the Bittersweet", "Autobiography of Red", "Men in the Off Hours" ve "The Beauty of the Husband" yer alıyor.</p><p>Bugüne kadar pek çok eseri ve çevirisi yayımlanan Carson, çok sayıda edebiyat ödülüne layık görüldü.</p><p>Carson, Kanada edebiyatına katkılarından dolayı 2005'te Kanada Nişanı ile onurlandırıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/2-08102026612ed8b1.jpg"/><p><strong>NOBEL ÖDÜLLERİ HAKKINDA</strong></p><p>İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.</p><p>Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.</p><p>Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.</p><p>Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.</p><p>Öte yandan ödüllerin 1901'deki başlangıcından bu yana verilmediği birkaç yıl oldu. Toplamda 49 defa yapılan ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/2026-nobel-edebiyat-odulu-576_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294770</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/milli-egitim-bakani-tekin-turkiyede-egitim-suresinin-kisaltilmasi-mutlaka-gundeme-gelecektir-294770</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin, zorunlu eğitim süresi sebebiyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasının uzun sürdüğünü belirterek, "Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Haber Global canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.</p><p>Tekin, son zamanlarda okullarda görülen saldırıların, dünya genelinde yaygınlaşmaya başladığını belirterek, "Dünyada bir salgın halinde yürüyen bir süreç var. Bu sürecin bitmesi için toplumsal olarak hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor." dedi.</p><p>Küresel anlamda ilerleyen şiddet algısıyla ilgili, okullarda çocuklara temel hak ve hürriyetlerin, birlikte yaşama kararlılığı ve yöntemlerinin, başkasının hakkına saygı duymanın öğretilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağında bunun olduğunu, şiddet dahil bütün temel hak ve hürriyetlerin ihlaliyle ilgili konuları müfredatta değerlendirdiklerini anlattı.</p><p>Tekin, "Şu an çocuklarımız üzerinde belirleyici olan şey ne aile ne okul, maalesef sosyal medya. Çocuklarımızın karakter inşasında sosyal medya çok dominant. Bütün dünyada böyle." diye konuştu.</p><p><strong>"EBEVEYNLERİN SÜRECE BİRAZ DAHA YAKIN DAHİL OLMASI LAZIM"</strong></p><p>Akran zorbalığına yönelik yaptıkları araştırmalara göre, çocukların yüzde 80'e yakınının bu şiddete sosyal medya platformları üzerinden maruz kaldığını aktaran Tekin, şiddetin büyük oranda beslendiği yerlerin bu mecralar olduğunu dile getirdi.</p><p>Okullarda güvenlik ve eğitim anlamında üzerlerine düşeni yaptıklarını vurgulayan Tekin, "Fakat daha büyük tehlike şurada. Çocuklarımız dört duvar arasında, odasında ya da telefonuyla baş başa kaldığı zaman, acaba onun karakter inşasında, davranışlarında, hayata bakışında kim ve hangi değerler ön plana çıkıyor? Hangimiz çocuklarımızın sosyal medyadaki ilişkileri üzerinden veya oyun siteleri üzerindeki mesajlaşmaları, yazışmaları üzerinden çocuklarımıza uyarılarda bulunuyoruz?" değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bakan Tekin, şöyle devam etti:</p><p>"Bu maalesef salgın bir hastalık halini aldı. Bununla mücadelede, polisiye tedbirler bu iş için yeterli değil. Biz okullarımızda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi dahil bir sürü tedbir aldık. Kamera kayıtları, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri benzeri. Fakat tek başına okullarda alacağımız tedbirler yeterli değil. Bunu başka alanlarda, başka paydaşlarla birlikte de yapmamız lazım. Bu paydaşlarımızdan en önemlisi aileler."</p><p>Tekin, aileleri eğitim süreçlerine dahil etmek amacıyla iyi aile iletişimi, aile ilişkileri gibi konuları kapsayan "Ebeveyn Okulu" programını başlattıklarını anımsatarak, bu yıl ilkokul ve ortaokullara çocuğu yeni başlayacak velilere bu eğitimi almayı zorunlu hale getirdiklerini söyledi.</p><p>Çocuğun akademik başarısının da iyileşmesi için öğretmenlerle ve okulla nasıl doğru iletişime girileceği, neler yapılması gerektiği, okulun veliden beklentisi ve güvenlikle ilgili konuların da eğitimlere eklendiğini belirten Tekin, "İlkokul birinci sınıfa yeni başlayan bir öğrenci, evinde babasının silahına erişip, o silahı çantasına koyup okula götürebiliyorsa, burada ebeveynlerin bu sürecin içerisine biraz daha yakın dahil olması lazım." diye konuştu.</p><p><strong>"HERKESİN ÜZERİNE BİR SORUMLULUK DÜŞTÜĞÜNÜ FARK ETMEMİZ LAZIM"</strong></p><p>Tekin, teknoloji şirketlerinin de sorumluluk alması ve aile-çocuk filtrelerinin devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak, "Firmalarla biz bu anlamda iletişime geçmek istiyoruz. Türkiye'deki ekiplerle, arkadaşlarımız iletişim halindeler. Bunu çözecek şeyi yapalım." dedi.</p><p>Toplumun diğer kesimlerinin de bu konularda özendirici ifadelerden kaçınması gerektiğinin altını çizen Tekin, eleştirilerin sağduyulu biçimde yapılmasını istedi.</p><p>Bakanlık ve hükümet olarak gereken tedbirleri aldıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Biz öğretmen arkadaşlarımıza bu konuda uyarılarda bulunuyoruz. Gördüğünüz anomali durumlarını mutlaka ilgili yerlere paylaşın. Mevzuattan kaynaklanan bazı sorunlar var. Bunların birçoğu kişisel veri kapsamında değerlendirildiği için ilgili kamusal otoritelere ulaştırılmasında hukuki sorunlar vardı. Onların çözümü için TBMM'de bir süreç başlayacak. Kapsamlı bir şekilde bu mücadeleyi yürütmemiz lazım. Biz şu an itibarıyla herkesin aklına gelebilecek, 'okullarda şu tedbirler de alınmalı' dediğimiz tedbirleri okullarımızda aldık."</p><p>Tekin, her okulu alınması gereken güvenlik tedbirleri açısından kategorize ettiklerini anımsatarak, son dönemde, 7 bakanlıkla yaptıkları çalışmalarda bu tedbirleri artırdıklarını bildirdi.</p><p><strong>"BOŞ OKULLARIMIZI SÜREKLİ GÜNCELLEYEREK PAYLAŞIYORUZ"</strong></p><p>Öğretmenlere yönelik önlük uygulamasına ilişkin de açıklamada bulunan Tekin, uygulamayı mesleğe duyulan saygı ve itibarı korumak amacıyla getirdiklerini vurguladı.</p><p>Tekin, mazeret atamalarıyla ilgili, okullarda kadrolar boşaldıkça ilan yayımlanıp başvuru alınacağını hatırlatarak, "Burada arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin farkındayım, ama X ilinde öğretmen ihtiyacı varken, arkadaşımızı alıp Y ilinde fazla bir öğretmen olarak istihdam etmek kamu açısından çok tutarlı bir şey değil. Dolayısıyla, biz burada mağduriyet yaratmayacak biçimde, boş okullarımızı sürekli güncelleyerek arkadaşlarımızla paylaşıyoruz." diye konuştu.</p><p>Zorunlu eğitim süresi sebebiyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasının uzun sürdüğünü belirten Tekin, "Bu, bugün belki hemen hayata geçirebileceğimiz bir düzenleme değil ama önümüzdeki dönemde, Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/milli-egitim-bakani-tekin-122_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294769</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-uraloglu-cerkezkoy-kapikule-hizli-tren-projesi-ile-avrupa-pazarlarina-hizli-erisim-saglanacak-294769</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Çerkezköy-Kapıkule hızlı tren projesi ile Avrupa pazarlarına hızlı erişim sağlanacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nde açılamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu," İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya'daki organize sanayi bölgelerimiz ile limanlarımız, Avrupa pazarlarına çok daha hızlı ve rekabetçi şartlarda erişmiş olacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Çerkezköy-Kapıkule hızlı tren projesi ile Avrupa pazarlarına hızlı erişim sağlanacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nde açılamalarda bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/17aks6manset2-081020262761bc94.jpg"/><p class="MsoNormal"><strong>Bakan </strong><strong>Uraloğlu</strong><strong>'nun açıklamalarından satırbaşları:</strong></p><p>İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya'daki organize sanayi bölgelerimiz ile limanlarımız, Avrupa pazarlarına çok daha hızlı ve rekabetçi şartlarda erişmiş olacak.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/videos/video4-0810202689c582b7.mp4" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/bakan-uraloglu-cerkezkoy--416_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294765</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/kameralar-goruntuledi-eyeminer-analiz-etti-294765</link>
      <pubDate>2026-10-08T14:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kameralar görüntüledi, EYEMINER analiz etti]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[HAVELSAN; yapay zekâ destekli video analitik ürünü EYEMINER ile TEKNOFEST GÜNEYDOĞU kapsamında, Şanlıurfa GAP Havalimanı festival alanında elde edilen kamera görüntülerini anlık olarak TEKNOFEST Kriz Merkezi'ne ileterek güvenlik ekiplerine gerçek zamanlı izleme, alarm üretimi ve analiz desteği sağladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kameralar görüntüledi, EYEMINER analiz etti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST GÜNEYDOĞU'da, güvenlik operasyonları kapsamında EYEMINER VMS, Video Analitik Sunucusu, EYEMINER Gözcü çözümlerini devreye alan HAVELSAN, mevcut kamera ve kayıt sistemleriyle entegre bir güvenlik altyapısı oluşturdu.</p><p>EYEMINER altyapısına entegre edilen kameralar üzerinde insan, araç, yüz, şapkalı kişi ve çanta taşıyan kişi tespiti gibi video analitik senaryoları uygulandı. Görüntü kayıt süreçleri ise sahada konumlandırılan Ağ Video Kaydedici cihazlarıyla desteklendi.</p><p>Etkinlik süresince karşılaşılan kayıp çocuk vakaları ve sahadaki ileri düzey güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda EYEMINER Gözcü, TEKNOFEST GÜNEYDOĞU Kriz Merkezi'ne anlık veri desteği sağladı. Silah tespiti, insan analitiği ve plaka tanıma senaryoları devreye alınarak çok katmanlı güvenlik analitiklerinin sahadaki etkinliği ortaya konuldu.</p><p>Kayıp çocuklara ait fotoğrafların sisteme yüklenmesiyle, ilgili kişilerin geçmiş kamera kayıtları üzerinden aranabilmesi, izledikleri güzergâhların belirlenmesi ve geçiş yaptıkları zaman aralıklarının tespit edilmesi gibi operasyonel kullanım senaryoları EYEMINER sayesinde TEKNOFEST Kriz Merkezi'nde görevli ekipler tarafından değerlendirildi.</p><p>Olay doğrulama ve görüntü analizi yapılarak güvenlik operasyonlarına destek verilen çalışmalar sonucunda EYEMINER platformunun farklı marka ve model kamera sistemleriyle bütünleşebilen, kısa sürede devreye alınabilen ve insan, araç, nesne ile güvenlik odaklı farklı analitik ihtiyaçlara uyarlanabilen esnek bir çözüm olduğu da ilk kez bu ölçekte bir etkinlikte kanıtlanmış oldu.</p><p>Elde edilen sonuçlar, gelecekte düzenlenecek geniş katılımlı etkinliklerde mevcut kamera altyapılarının ilave kamera yatırımı gerektirmeden gelişmiş video analitik kabiliyetleriyle güçlendirilmesine yönelik önemli bir referans oluşturdu. Gerçekleştirilen kurulum ve uygulamalar, EYEMINER çözümlerinin yoğun katılımlı organizasyonlarda merkezi izleme, gelişmiş video analizi, kayıp kişi araştırması ve kritik alan güvenliği açısından sağlayabileceği operasyonel katkıları ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/kameralar-goruntuledi-eye-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294762</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakani-fidan-mekke-anlasmasi-bir-savunma-anlasmasidir-294762</link>
      <pubDate>2026-10-08T13:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Mekke Anlaşması bir savunma anlaşmasıdır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Mekke Anlaşması bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Türkiye, başka bir ülkenin toprağına askerî güç gönderip orada bir saldırı yapmayacak." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan: Mekke Anlaşması bir savunma anlaşmasıdır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p class="MsoNormal">Mekke Anlaşması ile ilgili, "Anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman, savunması için yanında olursunuz. Bu saldırı anlaşması değil." diyen Bakan Fidan, "Anlaşmanın Meclis'e gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/24tv-08102026c77abcf9.jpg"/><p><b>Dışişleri Bakanı Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar...</b></p><p>Mekke Anlaşması bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Türkiye, başka bir ülkenin toprağına askerî güç gönderip orada bir saldırı yapmayacak.</p><p lang="tr" id="id__gsq0iblj5fc" data-testid="tweetText">Bunun adı, bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil.</p><p>Özellikle Gazze'de devam eden trajedinin, soykırımın durması ve kalıcı bir barışın gelmesi için var gücümüzle çalışmaktayız. Hem ikili hem çok taraflı hem bölgesel hem küresel ne kadar diplomasi aracı varsa bunu kullanıyoruz. Cumhurbaşkanımız da yaptığı bütün görüşmelerde bu konuyu bir numaralı gündem maddesi olarak ayakta tutmakta.</p><p>Gazze'de devam eden trajedinin, soykırımın durması ve kalıcı bir barışın gelmesi için var gücümüzle çalışmaktayız. Hem ikili hem çok taraflı hem bölgesel hem küresel ne kadar diplomasi aracı varsa bunu kullanıyoruz. Cumhurbaşkanımız da yaptığı bütün görüşmelerde bu konuyu bir numaralı gündem maddesi olarak ayakta tutmakta.</p><p><i>Ayrıntılar geliyor...</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/disisleri-bakani-fidan-ac-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294761</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kosgebten-destek-aldi-hayalindeki-isi-kurdu-294761</link>
      <pubDate>2026-10-08T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KOSGEB'den destek aldı, hayalindeki işi kurdu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta KOSGEB'den aldığı 1,5 milyon liralık devlet desteğiyle 22 yaşında kendi diş protez laboratuvarını kuran genç girişimci Tuana Özkaya, kendi işini kurmak isteyen gençlere "Hayalleriniz varsa araştırın, devletin arkanızda olduğunu bilin" tavsiyesinde bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KOSGEB'den destek aldı, hayalindeki işi kurdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kahramanmaraş'ta devlet desteğiyle yaklaşık bir yıl önce kendi diş protez laboratuvarını kuran 22 yaşındaki Tuana Özkaya, porselen diş ve total protezler hazırlayarak Türkiye'nin farklı şehirlerindeki diş hekimlerine hizmet veriyor.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692147.jpg"/><p>Diş hekimi dayısı ve yengesinin tavsiyesiyle 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Protez Teknolojisi Bölümü&#39;ne kaydolan Özkaya, eğitim hayatı boyunca kendisini mesleğinde geliştirmeye çalıştı.</p><p>Öğrencilik döneminde dayısı ve yengesinin yanında da deneyim kazanan Özkaya, geçen yıl üniversiteden mezun olmasının ardından kendi işini kurmaya karar verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692146.jpg"/><p><b>Ailesiyle girişimcilik sürecine ilişkin araştırma yapan Özkaya, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB) Girişimci Destek Programı'na başvurdu.</b></p><p><b>Başvurusu kabul edilen Özkaya, yaklaşık 1,5 milyon liralık destekle kendi firmasını kurarak diş protez laboratuvarını faaliyete geçirdi.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692149.jpg"/><p>Diş teknikeri Özkaya, AA muhabirine, aldığı destek sayesinde hayalini kurduğu laboratuvara kavuştuğunu söyledi.</p><p><b>KOSGEB desteğiyle laboratuvarında kullandığı birçok cihazı temin ettiğini belirten Özkaya, bu cihazların çoğunu aktif şekilde kullandığını anlattı.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692151.jpg"/><p>Yaklaşık bir yıldır Kahramanmaraş&#39;ın yanı sıra Türkiye&#39;nin farklı şehirlerindeki anlaşmalı diş hekimlerine hizmet verdiklerini belirten Özkaya, mesleğini severek yaptığını dile getirdi.</p><p>Özkaya, &quot;Başvurumun kabul edilmesinin ardından yaklaşık 1,5 milyon liralık destek aldım. Bu destek sayesinde laboratuvarımda kullandığım birçok cihazı temin ettim ve bugün çoğunu aktif olarak kullanabiliyorum. Diş hekimi olan yengemin de desteğiyle burada bazı hekimlerle çalışıyoruz. Diğer laboratuvarlarla da işbirliği yaparak işlerimizi sürdürüyoruz.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692152.jpg"/><p>İşini büyütmek ve hizmet alanını genişletmek istediğini belirten Özkaya, &quot;Gelecekteki hedefim güzel ve kaliteli dişler üretmek, bölgede hizmet alanımızı genişletmek ve Türkiye genelinde adını duyurmuş, başarılı bir tekniker olmak.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692150.jpg"/><p>Laboratuvarını yalnızca kendi kariyeri için değil yeni istihdam imkanları oluşturmak amacıyla da kurduğunu vurgulayan Özkaya, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Burayı iş arayan herkese istihdam sağlayabilmek amacıyla açtım. Burası benim için sadece bir iş yeri değil emeklerimin ve hayallerimin sonucu. Umarım bundan sonra daha iyisini yapabilir ve daha büyük başarılara imza atabilirim.&quot;</p><p><b>"Devletin arkanızda olduğunu bilin"</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692155.jpg"/><p>Kendi işini kurmak isteyen gençlere devlet desteklerini araştırmaları tavsiyesinde bulunan Özkaya, girişimcilik yolculuğunda ailesinin ve KOSGEB&#39;in desteğini gördüğünü söyledi.</p><p>Özkaya, kendisi gibi iş kurmak ve hayallerinin peşinden gitmek isteyenlerin devletin sunduğu desteklerden faydalanması gerektiğini belirterek, &quot;Devletin arkanızda olduğunu bilin. Hayalleriniz varsa araştırın, destekleri takip edin ve cesaret edip başlayın.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692145.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/kosgebten-destek-aldi-hay-734_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294760</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/abd-ekonomisi-ve-para-politikasinin-gorunumune-iliskin-degerlendirme-fed-yonetim-kurulu-uy-294760</link>
      <pubDate>2026-10-08T13:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD ekonomisi ve para politikasının görünümüne ilişkin değerlendirme! Fed Yönetim Kurulu Üyesi Waller'dan faiz artışı sinyali]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD ekonomisi ve para politikasının görünümüne ilişkin değerlendirmede bulundu. Waller, ekonomik verilerin beklentiler doğrultusunda gelmeye devam etmesi halinde enflasyonun yüzde 2 hedefine daha hızlı dönmesini desteklemek için ilave faiz artışları beklediğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD ekonomisi ve para politikasının görünümüne ilişkin değerlendirme! Fed Yönetim Kurulu Üyesi Waller'dan faiz artışı sinyali]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu'nda, ABD ekonomisi ve para politikasının görünümüne ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>ABD'de Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) eylülde politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına çıkardığını hatırlatan Waller, kararın faizlerin 9 ay boyunca sabit tutulmasının ardından alındığına işaret etti.</p><p>Waller, iş gücü piyasasındaki zayıflama nedeniyle geçen yılın son üç toplantısında toplam 75 baz puanlık faiz indirimi yapıldığını belirterek, bu indirimleri ekonomik yavaşlamaya karşı bir önlem olarak gördüğünü dile getirdi.</p><p>Bu yılın ilk yarısında iş gücü piyasasının istikrar kazandığını söyleyen Waller, enflasyonu düşürme yönündeki ilerlemenin ise kısmen Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle durduğunu ifade etti.</p><p>İlkbahar ve yaz aylarında Orta Doğu'daki çatışmaların kısa sürede sona ereceği ve petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde kalıcı bir etki yaratmayacağı beklentisiyle faizlerin sabit tutulmasını desteklediğini belirten Waller, çatışmaların hızla sona ereceğine yönelik umutların azaldığını söyledi.</p><p>Waller, uzmanların düşük stoklar ve hasar gören altyapı nedeniyle petrol fiyatlarının 2027 boyunca yüksek kalabileceği uyarısında bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Yapay zeka alanındaki altyapı yatırımlarının yüksek teknoloji içeren tüketici ürünlerinin fiyatlarını önemli ölçüde artırdığına işaret eden Waller, devam eden ticaret anlaşmazlıklarının da yeni gümrük tarifeleri yoluyla enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini belirtti.</p><p>Waller, eylüldeki faiz artışını destekleme kararının yalnızca ağustos ayı tüketici enflasyonu verisine dayanmadığını, güçlenen iş gücü piyasası ve kalıcı enflasyon baskılarına ilişkin aylardır biriken kanıtları yansıttığını ifade etti.</p><p>Yılın ikinci yarısında ekonomik faaliyetlerin güçlendiğine yönelik işaretler bulunduğunu dile getiren Waller, daha sıkı para politikasının ekonomide ciddi bir yavaşlamaya yol açmasından büyük endişe duymadığını söyledi.</p><p>Waller, enflasyondaki son hızlanmanın tüketicilerin, yatırımcıların ve fiyat belirleyen işletmelerin gelecekteki enflasyon beklentilerini yükseltmesinden kaygı duyduğunu belirtti.</p><p>Son verilerin iş gücü piyasasının sağlam ve istikrarlı kalmaya devam ettiğini gösterdiğini dile getiren Waller, yıllık çekirdek enflasyonun 2024 ilkbaharından bu yana yaklaşık yüzde 2,5-3 aralığında seyrettiğini ve bunun Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde olduğunu söyledi.</p><p>Waller, "Yeni veriler, iş gücü piyasasının istikrarlı olduğu ve enflasyonun çok yüksek kaldığı yönündeki görüşümü pekiştiriyor." dedi.</p><p>Fed yetkililerinin faiz öngörülerinin para politikasının olası yönünü gösterdiğini ancak gelecekteki faiz kararlarının ekonomik verilere bağlı olarak değişebileceğini belirten Waller, "Ekonomik veriler beklendiği gibi gelmeye devam ederse enflasyonun yüzde 2 hedefimize daha hızlı dönmesini desteklemek için ilave faiz artışları bekliyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Faiz artışlarının zamanlamasında esneklik bulunduğunu söyleyen Waller, "Faiz artışlarının art arda toplantılarda yapılması gerekmiyor ancak makul bir süre içinde gerçekleştirilmesi gerekiyor." diye konuştu.</p><p><strong>TAHVİL FAİZLERİNDEKİ ARTIŞ</strong></p><p>Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Waller, tahvil faizlerinin yükselmesinin nedenleri ile sıkılaşan finansal koşulların ilave parasal sıkılaştırma ihtiyacını azaltıp azaltmadığına ilişkin soruya karşılık faizlerdeki yükselişin tek bir nedeni bulunmadığına işaret etti. Waller, güçlü büyüme ve verimlilik beklentilerinin reel faizleri yükseltebileceğini, enflasyon beklentileri ile Fed'in gelecek toplantılarda faiz artıracağı beklentisinin de uzun vadeli faizleri etkileyebileceğini söyledi.</p><p>Yapay zeka şirketlerinin büyük yatırımlarını finanse etmek için gelecek yıllarda trilyonlarca dolar borçlanabileceğini dile getiren Waller, bunun ABD hükümetinin borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini ifade etti.</p><p>Waller, tüketicilerin yüksek enerji ve gıda fiyatlarına rağmen neden harcamaya devam ettiği ve harcamaların bir noktada durması riskinin bulunup bulunmadığı sorusunu yanıtlarken ABD ekonomisinin son yıllardaki şoklar karşısında dikkat çekici bir dayanıklılık gösterdiğini belirtti.</p><p>Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, Silicon Valley Bank kaynaklı bankacılık stresi, gümrük tarifeleri ve petrol şoklarını hatırlatan Waller, ekonominin bu gelişmelere rağmen yoluna devam ettiğini kaydetti.</p><p><strong>YAPAY ZEKA VURGUSU</strong></p><p>Waller, yapay zekayı gelecek yıllarda verimliliği artıracak devrim niteliğinde bir teknoloji olarak gördüğünü söyledi.</p><p>Yapay zeka teknolojisinin işlerin yapılma biçimini, hızını ve üretim miktarını değiştireceğini belirten Waller, verimlilik artışına ilişkin örnekler görülmesine karşın etkinin toplam ekonomik verilere henüz belirgin biçimde yansımadığını ifade etti.</p><p>Her teknolojik dönüşümde olduğu gibi bazı işlerin ortadan kalkacağını ve yeni işlerin oluşacağını dile getiren Waller, yapay zekada endişe yaratan unsurun dönüşümün hızı olduğunu vurguladı.</p><p>Waller, geçmişte dönüşümlerin daha yavaş gerçekleşmesi sayesinde yeni işlerin görülebildiğini, bugün ise kaybolabilecek işlerin belirginleşmesine rağmen oluşacak yeni işleri görmenin zor olduğunu kaydetti.</p><p>Yapay zeka pazarının tek bir şirketin kazandığı, diğerlerinin yatırımlarının boşa gittiği bir yapı yerine birçok şirketin pay alabildiği büyük bir pazara dönüşmesini daha olası gördüğünü belirten Waller, bu nedenle ekonomide büyük bir gerileme beklemediğini söyledi.</p><p>Yüksek tahvil faizlerinin şirketler üzerindeki baskısı ve bankaların özel kredi fonlarına yönelik riskleri sorulan Waller, özel kredi piyasasının hızlı büyümesi nedeniyle dikkati çektiğini ifade etti.</p><p>Waller, doğru yönetilen ve yapılandırılan fonlarda yatırımcıların paralarını uzun süre bağlı tuttuğunu, bu fonların bankalar gibi talep üzerine parayı geri ödeme yükümlülüğü bulunmadığını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/abd-ekonomisi-ve-para-pol-354_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294759</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/yol-arkadasim-3-vizyon-tarihi-belli-oldu-294759</link>
      <pubDate>2026-10-08T13:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yol Arkadaşım 3 vizyon tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Türk komedi serisi "Yol Arkadaşım", üçüncü filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yol Arkadaşım 3 vizyon tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>TAFF Pictures, CJ ENM Türkiye ve AYEM Media imzası taşıyan "Yol Arkadaşım 3", 26 Şubat 2027'de izleyiciyle buluşacak.</b></p><p>Senaryosunu İbrahim Büyükak&#39;ın kaleme aldığı ve başrollerini İbrahim Büyükak ile Oğuzhan Koç&#39;un üstlendiği yapımın yönetmen koltuğunda, serinin ilk iki filminde olduğu gibi Bedran Güzel oturuyor.</p><p><b>İlk iki film 4,4 milyondan fazla seyirciye ulaştı</b></p><p>2017 yılında vizyona giren ilk filmi ve 2018&#39;de izleyiciyle buluşan ikinci filmiyle gişe başarısı elde eden serinin ilk iki yapımı, toplam 4,4 milyondan fazla seyirci tarafından izlendi.</p><p>İbrahim Büyükak ve Oğuzhan Koç&#39;un canlandırdığı &quot;Şeref&quot; ve &quot;Onur&quot; karakterlerinin yeni maceralarını konu alan ve çekimlerine ekim ayında başlanacak filmin oyuncu kadrosunun tamamı önümüzdeki günlerde açıklanacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/yol-arkadasim-3-vizyon-ta-828_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294757</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktasin-yildizi-parliyor-salih-ozcan-hizla-yukseliste-294757</link>
      <pubDate>2026-10-08T13:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ın yıldızı parlıyor: Salih Özcan hızla yükselişte!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı milli futbolcu Salih Özcan kısa sürede takımın önemli isimlerinden biri oldu ve performansıyla tam not aldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş'ın yıldızı parlıyor: Salih Özcan hızla yükselişte!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz transfer döneminde Borussia Dortmund'dan bedelsiz olarak kadroya katılan deneyimli orta saha, kısa sürede takımın en önemli parçalarından biri haline geldi.</p><p>Salih Özcan, Alexander Nübel ile birlikte Beşiktaş'ın bu sezon oynadığı 13 resmî maçın tamamına ilk 11'de başlayan iki futbolcudan biri oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/20/42526317.jpg"/><p>6 Süper Lig ve 7 Avrupa Ligi karşılaşmasında görev yapan 28 yaşındaki oyuncu, siyah-beyazlı formayla toplam bin 88 dakika sahada kaldı.</p><p>Salih Özcan'ın yoğun mesaisi, milli arada da devam etti. A Milli Takım'ın Uluslar Ligi'nde oynadığı Fransa ve iki İtalya karşılaşmasına ilk 11'de başlayan deneyimli futbolcu, Belçika deplasmanında ise sonradan oyuna dahil oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/17/42498937.jpg"/><p>Milli formayla 4 karşılaşmada 274 dakika süre alan Salih, böylece bu sezon toplam 17 resmî maçta görev yaptı. Bu mücadelelerin 16'sına ilk 11'de başlayan başarılı orta saha, toplamda bin 362 dakika sahada kaldı.</p><p>Salih Özcan'ın bu sezonki performansı, geçen yılla kıyaslandığında ise dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Geçtiğimiz sezon Borussia Dortmund formasıyla 12 maçta yalnızca 74 dakika süre alabilen milli futbolcu, Beşiktaş'ta şimdiden geçen sezonki toplam süresinin yaklaşık 15 katına ulaştı.</p><p>Vincenzo Italiano'nun oyun sisteminde kilit rol üstlenen Salih Özcan, orta sahada kaptan Orkun Kökçü ile yakaladığı uyumla da dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/besiktasin-yildizi-parliy-182_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294756</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/alanyada-motosiklet-kazasi-1-kisi-oldu-1-kisi-yaralandi-294756</link>
      <pubDate>2026-10-08T13:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alanya'da motosiklet kazası: 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ Antalya'nın Alanya ilçesinde motosikletin devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alanya'da motosiklet kazası: 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özcan Bulduk (37) yönetimindeki 07 E 1969 plakalı motosiklet, Kestel Mahallesi Dim Tüneli&#39;nde devrildi.</p><p>İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><p>Bulduk ve motosiklette yolcu olarak bulunan H.Ç.A. (31) yaralandı.</p><p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne kaldırılan yaralılardan Özcan Bulduk, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/alanyada-motosiklet-kazas-520_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294755</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-dsi-vakfi-koy-okullarina-yardim-yoresel-urunler-sergisinin-acilisina-katildi-294755</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Yapay zeka destekli sulama otomasyon sistemlerini devreye alacağız]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Önümüzdeki yıl 11 ilde 22 bin hektarlık alanda yapay zeka destekli sulama otomasyon sistemlerini devreye alacağız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Yapay zeka destekli sulama otomasyon sistemlerini devreye alacağız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&quot;DSİ Vakfı Köy Okullarına Yardım Yöresel Ürünler Sergisi&quot; DSİ Genel Müdürlüğü&#39;nde düzenlenen törenle açıldı.</p><p>Yumaklı, buradaki konuşmasında, İstanbul Maltepe&#39;deki binanın çökmesi sonucu vefat eden vatandaşlara Allah&#39;tan rahmet diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693415.jpg"/><p>Sergide, Anadolu&#39;nun farklı yörelerinden gelen ürünlerin görücüye çıkacağını ifade eden Yumaklı, DSİ&#39;nin söz konusu ürünlerin yetiştirilmesinde çok önemli katkısı olduğunu söyledi.</p><p>Yumaklı, DSİ&#39;nin mühendislik birikiminin, üreticinin emeğiyle buluştuğunda ve suyun bereketini her bir tohuma getirdiğinde, Türkiye&#39;nin tarımsal üretimdeki güçlü altyapısını ortaya çıkardığını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693416.jpg"/><p>DSİ Vakfının gerçekleştirilen organizasyonla dayanışma kültürünü toplumsal bir faydaya dönüştüreceğini belirten Yumaklı, geçmiş yıllarda düzenlenen sergilerin gelirlerinin Gazzeli mağdurlara gönderildiğine işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693420.jpg"/><p>Yumaklı, geçen yıl serginin, Hatay&#39;da orman yangınlarından etkilenen bir alanın hatıra ormanı olarak oluşturulmasına yönelik düzenlendiğini ifade ederek, &quot;Bu yıl arkadaşlarımız çok ince bir düşünceyle, köy okullarının ihtiyacını karşılayacak ve ihtiyacı olan öğrencilerin de yanında olunabilecek bir konsept oluşturmuşlar. Kendilerini tebrik ediyorum. Sergiye gelen herkesin Türkiye&#39;nin dört bir tarafında üretilen ürünleri görmesinin yanı sıra aldıklarıyla da bu ulvi amaca hizmet edecekleri muhakkak.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "YAPAY ZEKA DESTEKLİ SULAMA OTOMASYON SİSTEMLERİNİ DEVREYE ALACAĞIZ"</b></p><p>Kırsal alanda yaşayan çocukların suyun ne ifade ettiğini çok yakından bildiklerini dile getiren Yumaklı, bu imkana sahip olmayan çocukların da suyun önemini anlamaları için yapılmış birçok çalışma olduğunu bildirdi.</p><p>Yumaklı, Milli Eğitim Bakanlığı, DSİ ve Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından okullarda buna ilişkin eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693425.jpg"/><p>&quot;Ama sadece bu çalışmalara bırakmamak lazım işi. Her bir ferdimizin o bir damla suyun ne anlama geldiğini her fırsatta mutlaka ifade etmeleri gerekir. Önümüzdeki dönemde de suyun verimli kullanılması konusu en önemli önceliklerimizden birisi olacak. Sulama sistemlerinin kapalı olması konusu Bakanlığımıza gelen ilk sıradaki taleplerden biri. 2002&#39;de kapalı sistem sulama yatırımları, toplam sulama yatırımlarının sadece yüzde 6&#39;sına tekabül ediyordu. Bugün bu oran yüzde 38&#39;e yükseldi. 2030&#39;a kadar bunu yüzde 45&#39;lere çıkarmak istiyoruz. Önümüzdeki yıl ise 11 ilde 22 bin hektarlık alanda yapay zeka destekli sulama otomasyon sistemlerini devreye alacağız. DSİ&#39;nin mühendisleri artık bütün dünyada kendisini kabul ettirmiş mühendisler olarak çalışmaya devam ediyorlar. Bu sorumlulukla çalışmalarımıza, yatırımlarımıza devam edeceğiz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693426.jpg"/><p>DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta da, söz konusu organizasyonun, dayanışma kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirterek, &quot;Bu yıl sergiyi çocuklara katkı sunmak amacıyla köy okullarına yardım temasıyla gerçekleştiriyoruz. Sergimizden elde edilecek gelirleri, köy okullarımızın ve öğrencilerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanacağız.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693427.jpg"/><p>Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı, yöresel ürünlerin yer aldığı sergiyi gezdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/bakan-yumakli-dsi-vakfi-k-537_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294754</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ajetten-yurt-disi-ucuslarda-indirimli-bilet-kampanyasi-294754</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AJet'ten yurt dışı uçuşlarda indirimli bilet kampanyası]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[AJet, kış dönemi için yurt dışı uçuşlarda geçerli indirimli bilet kampanyası başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AJet'ten yurt dışı uçuşlarda indirimli bilet kampanyası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, kış dönemini kapsayan kampanyada Türkiye çıkışlı avantajlı biletler 19 dolar artı vergilerden başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.</p><p>Bu dönemde Türkiye varışlı bazı seçili hatlardaki seferlerde de 9, 19 ve 29 avro artı vergilerle bilet alma fırsatı da sunulacak.</p><p>İndirimli biletler, 2 Kasım 2026-4 Mart 2027 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek. Türkiye varışlı uçuşlarda 11-27 Aralık tarihleri, Türkiye çıkışlı uçuşlarda ise 29 Aralık 2026-10 Ocak 2027 tarihleri kampanya dışında tutulacak.</p><p>116 bin koltuk satışıyla sınırlı kampanya kapsamındaki avantajlı biletler 10 Ekim saat 23:59'a kadar satın alınabilecek.</p><p>Kampanya Amsterdam, Stockholm, Barselona, Berlin, Milano, Brüksel, Basel, Budapeşte, Paris, Köln, Kopenhag, Düsseldorf, Roma, Frankfurt, Cenevre, Hannover, Hamburg, Lyon, Madrid, Münih, Bükreş, Prag, Priştine, Rotterdam, Saraybosna, Üsküp, Londra, Stuttgart, Tiran, Viyana, Zürih, Bakü, Tiflis, Moskova, St. Petersburg, Bişkek, Taşkent, Almatı, Astana, Cezayir, Amman, Cidde, Medine, Riyad, Dubai, Beyrut, Kahire, Hurgada, Şarm El-Şeyh, İskenderiye, Bağdat, Erbil, Süleymaniye, Şam ve Halep destinasyonlarında geçerli olacak.</p><p>AJet'in yurt dışı indirimli bilet kampanyası kapsamında satın alınan biletlerde kabin bagajı da 9 dolar olacak. Direkt uçuşlarda geçerli indirimli biletler sadece "ajet.com ve AJet Mobil" uygulaması üzerinden alınabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/ajetten-yurt-disi-ucuslar-654_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294753</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yanan-ormanlar-kuslara-neden-daha-uygun-hale-geliyor-294753</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yanan ormanlar kuşlara neden daha uygun hale geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Sierra Nevada'da yapılan uzun soluklu araştırma, orman yangınlarının bazı kuş türleri için olumlu etkiler yarattığını ortaya koydu. Bilim insanları, kontrollü yangınların ekosistemi zenginleştirerek kuşların gelişimini desteklediğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yanan ormanlar kuşlara neden daha uygun hale geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde yer alan Sierra Nevada dağlarında yürütülen kapsamlı bir araştırma, orman yangınlarının bazı kuş türleri üzerinde beklenmedik şekilde olumlu etkiler yarattığını gösterdi. Bilim insanları, 20 yıl boyunca bölgedeki ulusal parklarda 42 farklı kuş türünü gözlemledi ve bu verileri son 35 yılın yangın geçmişiyle karşılaştırdı. Araştırma sonuçları, orman yangınlarının kontrollü ve düşük ya da orta yoğunlukta gerçekleştiğinde, kuşlar için verimli ve sağlıklı yaşam alanları oluşturduğunu ortaya koydu.</p><h3>Bilim insanları: 'Yangınlar ekosistemi canlandırıyor'</h3><p>Çalışmada, 28 kuş türünün daha önce yangın yaşanan bölgelerde çok daha sık görüldüğü tespit edildi. Özellikle siyah gözlü junko gibi yaygın türler de dahil olmak üzere, birçok kuşun bu doğal süreçten fayda sağladığı belirlendi. Bilim insanları, yangınların orman zeminini temizleyerek yeni bitki örtüsünün gelişmesine ve böcek popülasyonunun artmasına zemin hazırladığını, bunun da kuşlar için besin ve yuva imkanlarını artırdığını açıkladı. Araştırmada yalnızca bir türün olumsuz etkilendiği, dört türde ise karışık tepkiler görüldüğü belirtildi. Yangınların olumlu etkisinin bazı türlerde en az 35 yıl boyunca sürdüğü de vurgulandı.</p><h3>Kontrollü yakma uygulamaları ekosistemi koruyor</h3><p>Geçmişte, yerli halkın manzarayı düzenlemek ve çevre koşullarını iyileştirmek için düzenli olarak ateş kullandığı, ancak 19. yüzyıldan sonra bu uygulamanın terk edilmesiyle ormanlarda yanıcı madde birikiminin arttığı belirtildi. Bu durum, son yıllarda görülen mega yangınların şiddetini artırdı. Bilim insanları, kontrollü yakma ve bitki örtüsünün yönetilmesinin ormanları yeniden canlandırdığını ve kuşlar için çeşitli yaşam alanları oluşturduğunu savunuyor. Doğru yöntemlerle uygulanan yangın yönetimi, hem ormanların sağlığını koruyor hem de kuş popülasyonunun nesiller boyunca güçlü kalmasına katkı sağlıyor.</p><p>Uzmanlar, orman yangınlarının yalnızca yıkıcı bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini, ekosistemin dengesini korumak ve kuş türlerinin geleceğini güvence altına almak için kontrollü yakma uygulamalarının önem taşıdığını belirtiyor. Sierra Nevada'da elde edilen bulgular, orman yönetiminde yeni yaklaşımların tartışılmasına yol açıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/yanan-ormanlar-kuslara-ne-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294752</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tuvalette-uzun-sure-kalanlar-dikkat-bagirsak-hareketliligini-saniyeler-icinde-artiran-sir-cozuldu-294752</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tuvalette uzun süre kalanlar dikkat! Bağırsak hareketliliğini saniyeler içinde artıran sır çözüldü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Japonya'da yapılan bilimsel bir araştırma, hafif tempolu yürüyüşün bağırsak hareketliliğini dakikalar içinde artırdığını ortaya koydu. Uzmanlar, bağırsak sağlığını korumak ve kabızlık riskini azaltmak için düzenli egzersizin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tuvalette uzun süre kalanlar dikkat! Bağırsak hareketliliğini saniyeler içinde artıran sır çözüldü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, hafif tempolu yürüyüşün bağırsak hareketliliğinde neredeyse anında bir artış sağladığını gösterdi. Araştırmada, 21 sağlıklı yetişkinin bağırsak sesleri, yürüyüş öncesi ve sonrası elektronik stetoskopla ölçüldü. Bilim insanları, bağırsak hareketliliğindeki bu hızlı değişimin, kabızlık gibi sindirim problemlerinin önlenmesinde ve yönetiminde önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı.</p><h3>Yohei Otaka: 'Yürüyüş bağırsak fonksiyonu için etkili ve hızlı bir çözüm'</h3><p>Çalışmaya öncülük eden rehabilitasyon hekimi Yohei Otaka, basit bir alışkanlık olan yürüyüşün bağırsak fonksiyonunu hemen harekete geçirdiğini belirtti. Otaka, "Yürümek, bağırsak fonksiyonunu uyarmak için etkili ve anlık bir araç olarak hizmet edebilir" diyerek, bağırsak sağlığı için düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti. Araştırmada, katılımcıların bağırsak sesleri, beş dakikalık dinlenme sonrası ve 20 dakikalık rahat tempolu yürüyüşten sonra karşılaştırıldı. Sonuçlar, yürüyüş sonrası bağırsak seslerinin sayısında, süresinde ve genel gücünde belirgin bir artış olduğunu gösterdi. Bu bulgular, bağırsak sağlığını desteklemek isteyenler için hafif egzersizin pratik ve erişilebilir bir çözüm sunduğunu ortaya koyuyor.</p><h3>Bilimsel araştırmada bağırsak hareketliliğinde dakikalar içinde artış</h3><p>Fujita Sağlık Üniversitesi'nden araştırmacılar, bağırsak seslerinin bağırsak hareketliliğinin invazif olmayan bir göstergesi olduğunu belirtti. Katılımcıların bağırsak sesleri, yemek yedikten en az iki saat sonra ölçüldü ve ardından 20 dakika boyunca koşu bandında yürümeleri istendi. Yürüyüş sonrası yapılan ölçümlerde, bağırsak seslerinin hem şiddetinde hem de süresinde anlamlı bir artış kaydedildi. Araştırmacılar, bu artışın bağırsak hareketliliğinde hızlı bir canlanmaya işaret ettiğini ve özellikle kabızlık problemi yaşayanlar için önemli bir bulgu olduğunu ifade etti. Uzmanlar, fiziksel aktivitenin bağırsak hareketliliğini artıran iki temel mekanizmayı öne sürdü: Egzersiz sırasında otonom sinir sisteminde meydana gelen değişiklikler ve vücuttaki biyomekanik titreşimlerin bağırsak kaslarını uyarması. Ayrıca, yürüyüş sırasında vücudun yukarı-aşağı ve yanlara doğru hareketlerinin, bağırsak hareketini teşvik eden refleksleri tetikleyebileceği belirtildi.</p><h3>Kabızlık ve kalp sağlığı için düzenli egzersiz önerisi</h3><p>Bilim insanları, kabızlığın yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kalp krizi, kalp yetmezliği ve inme gibi ciddi kardiyovasküler hastalıklar için de risk faktörü olduğunu vurguladı. Araştırmada, düşük fiziksel aktivite seviyeleri ve uzun süreli oturma davranışlarının kabızlık riskini artırabileceği ortaya kondu. Uzmanlar, bağırsak sağlığını korumak ve kabızlık riskini azaltmak için günlük yaşama hafif egzersizlerin entegre edilmesini öneriyor. Yürüyüş gibi kolayca uygulanabilen egzersizlerin, bağırsak hareketliliğini artırarak sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağladığı ifade edildi. Araştırmacıların belirttiğine göre, bu tür aktiviteler herkes tarafından güvenle yapılabiliyor ve günlük rutine kolayca dahil edilebiliyor.</p><h3>Bilim insanlarından yeni çalışmalar için çağrı</h3><p>Çalışmaya katılan 21 kişinin tamamı sağlıklı bireylerden oluştu ve hiçbirinde aktif kabızlık problemi bulunmuyordu. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların genellenebilmesi için kabızlık yaşayan bireylerle de benzer çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, bağırsak seslerinin her zaman bağırsak hareketliliğinin kusursuz bir göstergesi olmayabileceği, çünkü bazı seslerin farklı nedenlerle de oluşabileceği hatırlatıldı. Bununla birlikte, mevcut bulgular hafif egzersizin bağırsak hareketliliğini artırmada etkili olabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, bağırsak sağlığının korunması ve sindirim sisteminin düzenli çalışması için fiziksel aktivitenin önemini vurgulamaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tuvalette-uzun-sure-kalan-682_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294751</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yildizlararasi-seyahatin-onundeki-buyuk-engele-yeni-cozum-lazer-yelkenleri-test-edildi-294751</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yıldızlararası seyahatin önündeki büyük engele yeni çözüm! Lazer yelkenleri test edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Caltech, Brown Üniversitesi ve Delft Teknoloji Üniversitesi'nden bilim insanları, lazer yelken teknolojisiyle yıldızlararası seyahatin önündeki engelleri aşmak için önemli adımlar attı. Proxima Centauri'ye ulaşmayı hedefleyen bu çalışmalar, uzay araştırmalarında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yıldızlararası seyahatin önündeki büyük engele yeni çözüm! Lazer yelkenleri test edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Caltech, Brown Üniversitesi ve Delft Teknoloji Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü son araştırmalar, lazer yelken teknolojisinin yıldızlararası seyahat alanında yeni bir çığır açabileceğini gösteriyor. 2025 yılına damga vuran bu çalışmalar, insan saçından daha ince yansıtıcı membranların laboratuvar ortamında test edilmesiyle, başka bir yıldız sistemine ulaşmanın önündeki teknik engellerin aşılabileceğine dair umutları artırdı. Bilim insanları, lazer ışığıyla itilen minyatür yelkenler üzerinde gerçekleştirdikleri deneylerle, uzay araştırmalarında uzun yıllardır tartışılan yıldızlararası yolculuğun artık bilim kurgu olmaktan çıkabileceğini ortaya koydu. Araştırmalar, Proxima Centauri gibi Güneş'e en yakın yıldızlara ulaşmanın pratikte ne kadar zor olduğunu tüm detaylarıyla gözler önüne sererken, lazer yelken teknolojisinin bu zorlukları nasıl aşabileceğine dair önemli veriler sundu.</p><h3>Caltech ve Brown Üniversitesi lazer yelkenlerde sınırları zorluyor</h3><p>Lazer yelken teknolojisi, geleneksel yakıtlı roketlerin taşıyamayacağı hızlara ulaşmak için geliştirilen en yenilikçi yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Caltech ekibi, 2025 yılında sadece 50 nanometre kalınlığında bir silikon nitrit membran kullanarak, lazer ışığının minyatür yelkenlere nasıl güç sağladığını ilk kez doğrudan ölçmeyi başardı. Bu minyatür yelkenler, laboratuvar ortamında yaylara bağlanarak test edildi ve lazer ışığının uyguladığı kuvvetin hassas biçimde ölçülmesi sağlandı. Araştırmacılar, yelkenin farklı aydınlatma açıları altında nasıl tepki verdiğini de inceledi. Bu deneyler, yelkenin ivmelenme sırasında bükülme riskine karşı nasıl dayanabileceği konusunda önemli bilgiler sağladı. Brown ve Delft Teknoloji Üniversitesi'nden gelen bir diğer çalışma ise, her bir kenarı 60 milimetre olan ve yalnızca 200 nanometre kalınlığında büyük bir silikon nitrit yansıtıcının üretimini başardı. Bu yansıtıcı, bir milyardan fazla nanoskalada özelliğe sahip olarak, makine öğrenimiyle optimize edildi ve Delft'te geliştirilen hassas bir üretim süreciyle hayata geçirildi. Tüm bu gelişmeler, lazer yelken teknolojisinin yıldızlararası seyahat için gerekli olan hız ve dayanıklılık standartlarına ulaşmasında kritik rol oynuyor.</p><h3>Proxima Centauri yolunda lazer yelkenin önündeki büyük engeller</h3><p>Yıldızlararası yolculuklarda karşılaşılan en büyük engellerden biri, hedef yıldızın uzaklığı ve yolculuk süresinin uzunluğudur. Güneş'e en yakın yıldız olan Proxima Centauri, yaklaşık 4.24 ışık yılı mesafede yer alıyor. Işık, bu mesafeyi dört yılda aşarken, lazer yelkenle donatılmış bir uzay aracı ışık hızının beşte biriyle hareket ederse yolculuk 21 yıl sürüyor. Bu süre, ivmelenme ve frenleme gibi ek zorluklar hesaba katılmadan yapılan bir hesaplama. Ayrıca, Dünya'dan gönderilen bir mesajın Proxima Centauri'ye ulaşması ve oradan geri dönmesi toplamda en az 8.5 yıl alıyor. Fizik yasaları, kütleli bir nesnenin ışık hızına ulaşmasını engelliyor; bu nedenle yıldızlararası yolculukta hız sınırları ve enerji gereksinimleri en büyük pratik sorun olarak öne çıkıyor. Lazer yelken teknolojisi ise, itme gücünü uzay aracından bağımsız olarak sağladığı için geleneksel roketlerin yakıt taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Breakthrough Starshot projesi gibi girişimler, küçük robotik yüklerin yüzde 20 ışık hızıyla yıldızlararası yolculuk yapmasını hedefliyor. Ancak bu teknolojilerin tam anlamıyla hayata geçmesi için daha fazla mühendislik ve malzeme geliştirme çalışmasına ihtiyaç duyuluyor.</p><h3>İnsanlı ve otomatik görevler için radyasyon ve malzeme sınavı</h3><p>Yıldızlararası yolculuklarda sadece hız değil, aynı zamanda uzay ortamının getirdiği tehlikeler de büyük bir sorun teşkil ediyor. Özellikle radyasyon maruziyeti, uzun süreli görevlerde insan sağlığını tehdit eden başlıca faktörlerden biri. 2024 yılında Nature dergisinde yayımlanan veriler, uzay aracı tasarımının radyasyon dozlarını önemli ölçüde değiştirebileceğini gösteriyor. NASA'nın Artemis I görevi sırasında Orion kapsülünde yapılan ölçümler, farklı koruma bölgelerinde radyasyon oranlarının dört kata kadar değişebildiğini ortaya koydu. Ayrıca, uzay aracının yönünü değiştirmek, radyasyon dozunu yüzde 50 oranında azaltabiliyor. Bu bulgular, insanlı görevlerin güvenliği için uzay aracı tasarımında koruyucu önlemlerin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Otomatik robotik görevler için ise, lazer yelken teknolojisinin sunduğu avantajlar daha da belirginleşiyor. Mikroçip taşıyan küçük bir prob, insanlı bir uzay aracının ihtiyaç duyduğu yaşam destek sistemlerinden ve biyolojik risklerden bağımsız olarak çalışabiliyor. Ancak, yıldızlararası ortamda karşılaşılabilecek gaz ve toz bulutları, yüksek hızda çarpışmalar nedeniyle hem insanlı hem de insansız araçlar için tehlike oluşturuyor. Bu nedenle, lazer yelkenli uzay araçlarının malzeme dayanıklılığı ve veri toplama kapasitesi üzerinde yoğun araştırmalar yürütülüyor.</p><h3>Teorik sınırlar ve tespit teknolojilerinde son gelişmeler</h3><p>Yıldızlararası yolculuk kavramı, yalnızca teknik mühendislik sorunlarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda teorik fizik ve tespit teknolojileri açısından da önemli tartışmalara yol açıyor. Genel görelilik kuramı, kütleli cisimlerin ışık hızını aşmasını engelliyor ve warp sürüşü gibi teorik modeller, henüz pratik bir motor üretmeye imkan tanımıyor. 2024 yılında Classical and Quantum Gravity dergisinde yayımlanan bir araştırma, ışık hızının altında sabit hızda yolculuk edebilen bir warp modeli önerse de, bu modelin gerçek bir itici sistem olarak çalışabilmesi için gereken enerji ve madde miktarı henüz karşılanamıyor. Diğer yandan, uzaylı yaşam ve yıldızlararası sinyal tespiti konusunda da önemli gelişmeler yaşanıyor. 2025'te The Astronomical Journal'da yayımlanan bir çalışma, Dünya'dan gönderilen güçlü gezegen radarlarının yaklaşık 12.000 ışık yılı uzaklıktan tespit edilebileceğini ortaya koydu. Bu, insanlığın teknolojik sinyallerinin uzaydaki izinin ne kadar geniş olabileceğini gösteriyor. Ancak, böyle bir sinyalin tespit edilmesi için zamanlama ve hizalamanın uygun olması gerekiyor. Bu nedenle, tespit edilebilirlik ile garanti edilen tespit arasında önemli bir fark bulunuyor. Tüm bu gelişmeler, lazer yelken teknolojisinin yıldızlararası yolculukta ne kadar kritik bir rol oynayabileceğini ve insanlığın evrende yalnız olup olmadığını araştırırken hangi sınırlarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/yildizlararasi-seyahatin--334_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294750</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdye-gore-yunanistan-ile-turkiyenin-arasinda-sorun-cikmasinin-kimseye-faydasi-yok-294750</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'ye göre Yunanistan ile Türkiye'nin arasında sorun çıkmasının kimseye faydası yok]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yunanistan ile Türkiye'nin arasında Ege ya da Kıbrıs kaynaklı sorun çıkması ihtimaline ilişkin, "Benim için böyle bir şeyin yaşanması akılalmaz bir durum olurdu. Bu iki ülke, NATO müttefiki ve NATO ortağı." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'ye göre Yunanistan ile Türkiye'nin arasında sorun çıkmasının kimseye faydası yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün Yunanistan'ın başkenti Atina'ya ziyarette bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kathimerini gazetesine verdiği röportajda uluslararası gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Son dönemde dünyada enerji çeşitliliğinin öneminin daha çok ortaya çıktığına işaret eden Rubio, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasındaki elektrik hattı projesine (GSI) ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"Bazı potansiyel engellerin ve önümüzde duran bazı sorunların olduğunun farkındayız. Bu konunun bizim için neden bu kadar önemli olduğunu tüm taraflara hatırlatmak amacıyla diplomatik çabalarımızı kullanmaya niyetliyiz. Ayrıca çözüm yolları bulunmasını umuyorum. (Dün) Basın toplantısında da belirttiğim gibi, bu meselelerin bazılarının medya veya resmi açıklamalar aracılığıyla yapılması en iyi yol değil. En iyisi gizlilik ve sükunet içinde diplomatik çerçevede yapılması. Bu, önemli zira birden fazla ülkeden gelen yükümlülükleri önceliklendirmemiz gerekiyor."</p><p>Rubio, ABD'nin NATO üyesi Türkiye ile birçok konuda birlikte çalıştığına dikkati çekti.</p><p>Geçmişte Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaptığını hatırlatan Rubio, "Geçmişte yatırım yaptığımız bir ilişki. Belki bu yatırım, bu görüşmelerde bize yardımcı olur. Böylesi konularda açıklama yapmak isterseniz yaparsınız ama bir çözüm elde etmek isterseniz en iyisi direkt özel görüşmeler sınırlarında yapmak." ifadelerini kullandı.</p><p>Rubio, Ege'de veya Kıbrıs'ta sorun çıkması halinde ABD'nin müdahale edip etmeyeceğine ilişkin soru üzerine, "Benim için böyle bir şeyin yaşanması akılalmaz bir durum olurdu. Bu iki ülke, NATO müttefiki ve NATO ortağı. Bu, mümkün değil. Hiç kimse için iyi olmazdı. Ne Yunanistan ne Türkiye için. ABD için de iyi olmaz. Dolayısıyla bunu düşünmektense bunun yaşanmasına bizim asla izin vermeyeceğimiz bir şey olduğunu söylerdim. (Böyle bir şeyin) Gerçekleşeceğine inanmıyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışına ilişkin soruyu cevaplandırırken bu konuya bakışlarını şöyle anlattı:</p><p>"Madde 1: Türkiye, NATO üyesidir. Madde 2: Başkan (Trump), mümkünse onlara bunu sağlamak istediğini belirtti. Zaten bir kısmının parasını ödediler. Açık ki bu uçaklar teslim edilmeden yıllar yıllar uzakta ama zaten ödemesi yapılan iki tane (hazır) var fakat ABD Kongresinden geçmiş bir yasa da var. Ayrıca Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın da çok katı şartlar getiren bir hükmü var, bu nedenle bu şartlar yerine getirilene kadar açıkçası bu satış gerçekleşemez. Bu durum, Türk tarafına da iletildi. Bunun farkındalar, sanırım bunun için çözüm arıyorlar. Konu, S-400 sistemiyle ilgili. Dolayısıyla şu an itibarıyla bu sorun çözülmedi ve yasal olarak bu sorun çözülene kadar bu teslimatı gerçekleştiremeyiz. Belki çözülecektir, çeşitli seçenekler var ancak şu an itibarıyla çözülmüş değil."</p><p><strong>BÖLGESEL MESELELER</strong></p><p>İsrail ile Yunanistan arasındaki işbirliğini bölgede "olumlu" bir gelişme olarak yorumlayan Rubio, asıl meselenin ise Orta Doğu'da İsrail ile iyi ilişkileri bulunmayan ülkelerle iyi ilişkiler kurabilmek olduğu yorumunu yaptı.</p><p>İran'ın nükleer silah sahibi olmasının ABD için kabul edilemez olduğunu vurgulayan Rubio, "Başkan Donald Trump, asla böyle bir şeye izin vermezdi, bu nedenle onların füze programını yok etti. Bu nedenle insansız hava aracı (İHA) yapma programlarının peşinden gidiyor. Bu nedenle onların donanmasını ve hava gücünü yok etti." ifadelerini kullandı.</p><p>Rubio, İran'ın petrolü Orta Doğu'dan çıkaramaması nedeniyle ekonomik baskı altında olduğunu ve bu baskının gelecek haftalarda daha da büyüyebileceğini belirterek, "Birkaç hafta içinde finali göreceğiz. Modern İran tarihinin en yıkıcı ekonomik felaketiyle karşı karşıya kalacaklar." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Ukrayna meselesinde de ABD'nin yapıcı rol üstlenmeye hazır olduğunun altını çizen Rubio, "Tansiyonun yükselmesinden endişe ederek (gelişmeleri) izliyoruz. Daha yeni Karadeniz'de bazı gemiler koordineli bir İHA saldırısına uğradı. Komşu ülkede kontrolden çıkabilecek bir sabotaj operasyonundan endişe ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>YUNANİSTAN'A SİLAH SATIŞI</strong></p><p>ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Yunanistan'ın F-35 savaş uçakları için edinmek istediği silah sistemlerine yönelik henüz resmi yanıt verilmediğini, konunun değerlendirme aşamasında olduğunu bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/abdya-gore-yunanistan-ile-395_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294749</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/perseverance-marsta-sasirtan-su-gecmisini-ortaya-cikardi-en-az-3-farkli-olayin-izleri-bulundu-294749</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Perseverance Mars'ta şaşırtan su geçmişini ortaya çıkardı! En az 3 farklı olayın izleri bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Perseverance aracı, Mars'ın Jezero Krateri'nde yürüttüğü çalışmalar sırasında, gezegenin su geçmişinin beklenenden çok daha karmaşık olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, Margin Unit adı verilen bölgede üç ayrı su olayı saptadı ve bu bulgular Mars'ta antik yaşam arayışını yeni bir boyuta taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Perseverance Mars'ta şaşırtan su geçmişini ortaya çıkardı! En az 3 farklı olayın izleri bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Perseverance aracı, Eylül 2023'te Mars'ın Jezero Krateri'nde yürüttüğü araştırmalarda, gezegenin su geçmişine dair şaşırtıcı ve karmaşık detaylar ortaya çıkardı. Bilim insanları, özellikle Margin Unit olarak adlandırılan bölgede, antik göllerin, yer altı sularının ve sıcak sıvıların yüzey altındaki hareketlerinin izlerini tespit etti. Bu bulgular, Mars'ın suya dair geçmişinin daha önce düşünüldüğünden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Araştırma ekibi, Margin Unit'te üç ayrı su olayının izlerine rastladı ve bu olayların her biri, bölgedeki kayaçların kimyasal ve fiziksel özelliklerini farklı biçimlerde değiştirdi. Elde edilen veriler, Communications Earth &amp; Environment dergisinde bilim dünyasıyla paylaşıldı.</p><h3>Perseverance'ın Mars'taki Margin Unit keşfi bilim insanlarını şaşırttı</h3><p>Jezero Krateri'nin iç kenarında yer alan Margin Unit, NASA'nın Perseverance aracı tarafından detaylı biçimde incelendi. Bilim insanları, bu bölgeye ulaşıldığında, Dünya'daki benzer ortamlarda olduğu gibi tortul kayaçlarla karşılaşmayı bekliyordu. Ancak rover, beklenenin aksine volkanik kökenli kayaçlarla karşılaştı. Volkanik kayaçların içindeki kristaller, Mars'ın geçmişine dair benzersiz bilgiler sunuyor. Araştırmalar, bu kayaçların en az üç kez suyla temas ettiğini ve her temasın, kayaçların kimyasal yapısında ve fiziksel görünümünde farklı değişimlere yol açtığını ortaya koydu. Özellikle, Margin Unit'in bazı bölümlerinde, olivin minerali ve silika gibi maddelerin varlığı, suyun kayaçlar üzerinde önemli etkiler bıraktığını gösterdi. Bilim insanları, bu bulguların Mars'taki su sistemlerinin birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamak açısından kritik olduğunu vurguladı.</p><h3>SuperCam ile 185'ten fazla kaya hedefi incelendi: Su olaylarının izleri tespit edildi</h3><p>Perseverance'ın üzerindeki SuperCam adlı cihaz, araştırmacıların Mars yüzeyindeki kayaçların kimyasal bileşimini detaylı biçimde analiz etmesini sağladı. SuperCam, lazerle kayaçlardan alınan örneklerin plazma spektrumunu inceliyor ve bu sayede minerallerin türünü net şekilde belirliyor. Araştırma ekibi, Margin Unit boyunca 185'ten fazla kaya hedefini inceledi. Bulgular, bölgenin yalnızca bir gölün etkisiyle şekillenmediğini, farklı dönemlerde üç ayrı su olayının izlerini taşıdığını ortaya koydu. İlk su olayı, karbondioksit açısından zengin yer altı suyunun olivin mineraliyle etkileşime girerek karbonat mineralleri oluşturmasına yol açtı. İkinci olayda, Jezero Krateri'ni dolduran antik gölün suyu, kayaçların kimyasal yapısını değiştirdi ve silika oluşumuna neden oldu. Üçüncü olayda ise sıcak yer altı suları, Margin Unit'in bazı bölgelerinde kalsiyum sülfat ve florit gibi minerallerin oluşmasına sebep oldu. Bu süreçlerin her biri, Mars'ın su geçmişinin ne denli karmaşık olduğunu gösteriyor.</p><h3>Jezero Krateri'nde olivin ve silika: Antik yaşam arayışında yeni ipuçları</h3><p>Margin Unit'te tespit edilen olivin ve silika mineralleri, Mars'ta olası antik yaşam izlerinin araştırılmasında büyük önem taşıyor. Dünya'da olivin ve suyun etkileşimi, hidrojen gazı oluşumuna yol açabiliyor ve bu gaz, bazı mikroorganizmalar için enerji kaynağı olabiliyor. Ayrıca, karbonat ve silika mineralleri, mikrobiyal yaşamın izlerini uzun süre koruyabilen yapılar olarak biliniyor. Araştırmacılar, Margin Unit'teki bulguların Mars'taki yaşam arayışına yeni bir boyut kazandırdığını belirtiyor. Özellikle karbonat ve silikanın varlığı, Mars'ın erken dönemlerinde mikrobiyal yaşam için uygun ortamların oluşmuş olabileceğine işaret ediyor. Bilim insanları, bu minerallerin hangi koşullarda ve ne zaman oluştuğunu daha iyi anlamak için Margin Unit'teki kayaçların detaylı analizlerini sürdürüyor.</p><h3>Üç aşamalı su etkisi: Mars'ın iklim geçmişi yeniden değerlendiriliyor</h3><p>Araştırma ekibi, Margin Unit'teki kayaçlarda üç ayrı su olayının izlerine rastladı. İlk olarak, karbondioksit açısından zengin yer altı suyunun olivinle etkileşimi sonucunda karbonat mineralleri oluştu. Bu süreç, kayaçların çatlaklarında karbonat birikimiyle sonuçlandı ve zamanla daha sert karbonat dolu çatlaklar, erozyonun etkisiyle yüzeye çıktı. İkinci aşamada, Jezero Krateri'ni dolduran gölün suları, Margin Unit'teki kayaçlarda silika oluşumuna yol açtı. Üçüncü ve son aşamada ise sıcak yer altı suları, Margin Unit'in doğu bölgelerinde kalsiyum sülfat ve florit gibi yeni mineral damarlarının oluşmasını sağladı. Florit minerali, özellikle sıcak suyun volkanik kayaçlar arasında dolaşımıyla meydana geliyor ve bu da Mars'ın geçmişte jeotermal aktivitelere sahip olabileceğine işaret ediyor. Tüm bu bulgular, Mars'ın suya dair geçmişinin çok katmanlı ve dinamik olduğunu gösteriyor.</p><h3>Bilim insanları: Mars'ın su tarihi gezegenin yaşanabilirliğini anlamak için kritik</h3><p>Perseverance'ın Margin Unit'te yaptığı keşifler, Mars'ın su tarihi ve olası yaşanabilirliği konusunda bilim dünyasına yeni perspektifler kazandırdı. Purdue Üniversitesi'nden araştırma bilimcisi Candice Bedford, Margin Unit'in Mars'taki en büyük karbonat sergilerinden birinin içinde yer aldığını belirterek, burada elde edilen bilgilerin Jezero Krateri'nin ötesine geçtiğini vurguladı. Hawaii Üniversitesi'nden gezegen bilimci Eleni Ravanis ise, Margin Unit'teki kayaçlarda görülen silika ve karbonat minerallerinin, Mars'ta suyun farklı dönemlerde ve farklı şekillerde etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bilim insanları, bu verilerin Mars'ın erken dönem ikliminin ve potansiyel yaşanabilirliğinin yeniden değerlendirilmesi için büyük önem taşıdığını belirtiyor. Perseverance'ın elde ettiği veriler, Mars'ta antik yaşam izlerinin aranmasında yol gösterici olacak nitelikte.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/perseverance-marsta-sasir-847_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294748</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/bakan-bak-istanbul-parkta-formula-1-test-surusu-yapti-294748</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Bak: İstanbul Park'ta Formula 1 test sürüşü yaptı!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2027'den itibaren yeniden Formula 1'e ev sahipliği yapacak İstanbul Park'ta test sürüşüne çıktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Bak: İstanbul Park'ta Formula 1 test sürüşü yaptı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın açıklamasına göre Osman Aşkın Bak, Formula 1 Türkiye Grand Prix&#39;si (GP) öncesinde İstanbul Park&#39;ı ziyaret etti.</p><p>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı ile hazırlıkları denetleyen Bakan Bak, çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693179.jpg"/><p>Bak, İstanbul Park&#39;taki ziyareti sırasında FIA 2026 dünya gençler ralli şampiyonu milli sporcu Ali Türkkan ve drift sporcusu Abbas Çimen ile de bir araya geldi. Sporcularla sohbet eden Bakan Bak, yarış kıyafeti giyip kaskını takarak pistte sürüş yaptı.</p><p>Bakan Osman Aşkın Bak, ilk olarak İstanbul Park&#39;taki ralli parkurunda, dünya gençler ralli şampiyonu Ali Türkkan&#39;ın yanında yardımcı pilot koltuğuna oturarak toprak zeminli özel etapta tur attı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693181.jpg"/><p>Daha sonra drift sporcusu Abbas Çimen&#39;in kullandığı araca binen Bakan Bak, deneyimli pilotla drift heyecanı yaşadı.</p><p>Ali Türkkan ve Abbas Çimen&#39;e teşekkür eden Bak, bu sefer sürücü koltuğuna oturdu. Bakan Bak, TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ile F1 Türkiye Grand Prix&#39;sinin yapılacağı İstanbul Park&#39;ta sürüş gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693182.jpg"/><p>Pist sürüşünün ardından İstanbul Park&#39;ta yapılacak modernizasyon çalışmaları istişare edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693190.jpg"/><p>Formula 1 Dünya Şampiyonası&#39;nın 17. ayağı olarak gerçekleştirilecek Türkiye Grand Prix&#39;si, 1-3 Ekim 2027&#39;de düzenlenecek.</p><p>İstanbul Park, gelecek seneden itibaren 5 yıl boyunca Formula 1&#39;e ev sahipliği yapacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693191.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/bakan-osman-askin-bak-for-622_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294747</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkiyenin-su-urunleri-ihracati-9-ayda-18-milyar-dolara-ulasti-294747</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin su ürünleri ihracatı 9 ayda 1,8 milyar dolara ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin su ürünleri ihracatı, ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 artarak 1,8 milyar dolara ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin su ürünleri ihracatı 9 ayda 1,8 milyar dolara ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre, su ürünleri dış satımı yılın 9 ayında miktar bazında yüzde 5,5 artarak 216 bin 465 ton olarak gerçekleşti. Sektörün kilogram başına ortalama ihracat fiyatı da 7,57 dolardan 8,35 dolara yükseldi.</p><p>Geçen yılın ocak-eylül döneminde 1 milyar 552 milyon 236 bin dolarlık ihracat yapan sektör, bu yılın aynı döneminde yüzde 16,5 artışla 1 milyar 807 milyon 942 bin dolarlık dış satıma imza attı.</p><p>İzmir ve Muğla'da yoğunlaşan su ürünleri yetiştiriciliği sayesinde ülke su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 68'ini yapan Egeli ihracatçılar, 1 milyar 221 milyon 915 bin dolarlık dış satıma ulaştı.</p><p>Ürün grupları bazında bakıldığında, levrek 596 milyon 594 bin dolarlık ihracat geliriyle ilk sıradaki yerini korudu. Çipura ihracatının tutarı 454 milyon 494 bin dolar olurken, Karadeniz ve iç sularda yetiştiriciliği hızla yayılan Türk somonunun dış satımından 431 milyon 167 bin dolar elde edildi. Aynı dönemde alabalık ihracatı 102 milyon 613 bin dolar, orkinos ihracatı 56 milyon 982 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p><b>"FİLETO SATIŞLARINDA ÇOK BÜYÜK ARTIŞ VAR BÜTÜN DÜNYADA"</b></p><p>Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türkiye'nin dünya su ürünleri pazarında önemli bir konuma yükseldiğini, Avrupa'da üretimde ilk sırada yer aldığını söyledi.</p><p>Üretimin ağırlıklı olarak çipura ve levrek gibi Akdeniz türleri ile Karadeniz'de yetiştirilen Türk somonu ve iç sulardaki alabalıktan oluştuğunu dile getiren Kızıltan, ihracatta yakalanan ivmenin yıl sonu beklentilerini güçlendirdiğini ifade etti.</p><p>Kızıltan, "Yıl sonu hedefimiz 2,3-2,5 milyar dolar. Şu anda 95 ülkeye ihracatımız var. Ağırlıklı olarak Avrupa Birliği, Amerika gibi zor ülkelere ihracat yapıyoruz. Oradaki market raflarında Türk balıklarını bulabilirsiniz. Lezzetiyle, kalitesiyle ve beslenme değerleriyle öne çıkan bir balık bu." dedi.</p><p>Dünya genelinde tüketici tercihlerinin değiştiğine ve evde hazırlama kolaylığı sağlayan ürünlere talebin yoğunlaştığına dikkati çeken Kızıltan, şunları söyledi:</p><p>"Fileto satışlarında çok büyük bir artış var bütün dünyada. Fileto balık olduğu zaman hem kılçık problemi olmuyor hem de daha hızlı pişiyor. Dolayısıyla fileto işlenmiş ürün ihracatımız her sene yüzde 15-20 oranında artıyor. Burada da dünyaya rekabetçi bir ürünü sunuyoruz. Çünkü balık temizleme konusunda da artık ekiplerimiz uzmanlaştı. Çok hızlı yapılması gereken bir ürün. Denizden çıktığı andan itibaren 24 saat içinde tıra yüklenmesi gereken bir ürün. Dolayısıyla çok uzmanlaşmış ve kümelenmiş bir grup var burada yaklaşık 100 bin aile bu konuda geçimini sağlıyor."</p><p>Kızıltan, sektörün makine ve ekipman üretiminde de dışa bağımlılıktan kurtularak ihracatçı konumuna geldiğini ifade etti.</p><p><strong>"AMBALAJLANMIŞ ÜRÜNLERDE MARKALAŞMA SAĞLANDI"</strong></p><p>İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan da küresel pazarda rekabetin artık işlenmiş ve paketlenmiş ürünler üzerinden şekillendiğini dile getirdi.</p><p>Tüketicilerin pratik mutfak çözümlerine yöneldiğini belirten Çakan, "Artık insanlar balığın temizlenmesiyle uğraşmıyor, hazır ürünlere bakıyor. Türkiye de sektör olarak bu alana yöneldi. İşlenmiş, paketlenmiş ve ambalajlanmış ürünlerde markalaşma sağlandı." dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/turkiyenin-su-urunleri-ih-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294746</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-ile-ab-turkiye-delegasyonu-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi-294746</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile AB Türkiye Delegasyonu arasında işbirliği protokolü imzalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu arasında "Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum ve Eğitim Yardımları Programı" işbirliği protokolü imzalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile AB Türkiye Delegasyonu arasında işbirliği protokolü imzalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlıktaki imza töreninde, sosyal yardım alanında yeni bir dönemin kapısını aralayan önemli bir adım attıklarını ifade etti.</p><p>İşbirliğinin hayırlı olmasını dileyen Göktaş, &quot;Avrupa Birliği ve Türk Kızılay işbirliğinde yürüttüğümüz iki ayrı proje vardı. Bugün bu projeleri tek bir çatı altında bir araya getiren daha güçlü bir yapı kuruyoruz. Bu programla, ülkemizde yaşayan ihtiyaç sahibi yabancı ailelere ve onların çocuklarına destek olmaya devam ediyoruz.&quot; dedi.</p><p>Sosyal devletin, toplumları ayakta tutan görünmeyen güç olduğunu dile getiren Göktaş, &quot;Sosyal devlet, toplumun omurgasıdır. Aileyi, çocuğu ve geleceği sarsılmadan bir arada tutar. Zor gününde insanın sırtını yaslayabileceği güvenli bir dayanak olur. Türkiye&#39;nin sosyal devlet anlayışı, toplumun tüm kesimlerini kucaklamak ve fırsatları herkes için erişilebilir kılmak üzerine kuruludur.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692770.jpg"/><p><b>- "İHTİYAÇLAR DERİNLEŞMEDEN AİLELERE HIZLICA ULAŞIYORUZ"</b></p><p>Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde bu anlayışı ülkenin her köşesine ulaşan bir şefkat eline dönüştürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692777.jpg"/><p>&quot;Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının yaygın hizmet ağıyla vatandaşa en yakın noktada olduk. Hanelerin kapısını tek tek çalan, her ailenin derdini dinleyen saha ekiplerimizle bu yapıyı her geçen gün daha da büyüttük. Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemimizle de desteklerimizi vatandaşlarımıza hızlı, adil ve şeffaf biçimde ulaştırıyoruz. Dünya Bankası ve Avrupa Konseyi, bu sistemi iyi uygulama örneği olarak gösteriyor. Geçtiğimiz yıl kurduğumuz İzleme Birimi ile sahadaki değişimi anbean takip ediyoruz.</p><p>İhtiyaçlar derinleşmeden ailelere hızlıca ulaşıyor, yanlarında oluyoruz. Bu sistemle bir yıl içerisinde 35 bini aşkın hane tespit ettik, 19 bini aşkın hanenin hayatına doğrudan dokunduk. Diğer yandan sosyal risk haritalarımızla hangi bölgede neye ihtiyaç olduğunu önceden görüyoruz. Çocuklardan kadınlara, engelli ve yaşlı bireylerden ailelere kadar farklı alanlardaki hassasiyetleri bir bütünlük içerisinde ele alıyoruz. Aile Rehberi ve Çocuklar Güvende üzerinden haneleri düzenli olarak takip ediyoruz, hizmetlerimizi hızla devreye alıyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692778.jpg"/><p><b>- "BU PROGRAMLA ÇOCUKLARIN OKULLA BAĞINI DAHA DA KUVVETLENDİRECEĞİZ"</b></p><p>Bakan Göktaş, Türkiye&#39;nin, iyiliği sınır tanımadan paylaşmayı ilke edinmiş bir ülke olduğunu, dara düşene el uzatan, kapısını çalana gönül kapısını açan bir anlayışla, ülkeyi yuva bilen herkesi şefkatle kucakladığını söyledi.</p><p>Atılacak imzalarla 2016 yılından itibaren yürüttükleri projeyi daha güçlü bir yapıya kavuşturacaklarını kaydeden Göktaş, Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum ve Eğitim Yardımları Programı&#39;nı yeni bir yapıyla hayata geçireceklerini ifade etti.</p><p>Göktaş, programla, Avrupa Birliği&#39;nin sağladığı finansal desteği kırılgan durumdaki hanelere ulaştırmaya devam edeceklerini dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Düzenli nakit desteklerle ailelerin gıda, barınma, eğitim gibi temel ihtiyaçlarına destek olmayı sürdüreceğiz. Böylece aileleri temel ihtiyaçları noktasında daha da destekleyeceğiz. Topluma uyum sağlamalarını ve hayatlarını daha güvenli bir şekilde sürdürmelerini sağlayacağız. Bu programla aynı zamanda çocukların okulla bağını daha da kuvvetlendireceğiz. Okula düzenli devam eden çocuklarımızın ailelerine destek sunmayı sürdüreceğiz.</p><p>Bir çocuk okuldan uzaklaştığında nedenini yerinde tespit ederek, gerektiğinde koruma hizmetlerimizi harekete geçiriyoruz. Türk Kızılay ile sahadaki çalışmalarımızı kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz. Böylece sosyal koruma ile eğitimi aynı potada bir araya getirerek kurduğumuz modeli devam ettireceğiz. Aile ve Nüfus 10 Yılı&#39;nda ailenin refahını ve çocuklarımızın istikbalini tüm politikalarımızın merkezinde tutmaya devam edeceğiz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692779.jpg"/><p>Göktaş, bir aileye sunulan imkanın, o evde büyüyen çocuğa ömrü boyunca taşıyacağı bir iz bıraktığına dikkati çekerek, &quot;Eğitimle desteklenen o çocuk ise yalnızca kendi hayatını değil, bir kuşağın, bir ülkenin hikayesini değiştirir. Biraz sonra atacağımız imzalar, o hikayenin ilk satırlarıdır. Biz, güçlü ailenin, eğitimli çocuğun ve uyum içindeki toplumun huzurlu bir geleceğin şartı olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda sınırların ve coğrafyaların ötesinde her çocuğun kendi değerini özgürce ortaya koyabildiği bir dünya için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692772.jpg"/><p><b>- "PROGRAMA GELECEK YIL 203 MİLYON AVRO KATKIDA BULUNACAĞIZ"</b></p><p>AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav da AB ile Türkiye&#39;nin sığınmacıları destekleme konusundaki uzun soluklu işbirliğinde önemli bir adım daha atıldığını, Türkiye&#39;nin milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaparak olağanüstü bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti.</p><p>Göç meselelerinin ortaklık, birliktelik ve yakın işbirliğiyle ele alınmasının en iyi yöntem olduğunun altını çizen Orav, &quot;Bugün, Avrupa Birliği&#39;nin 402 milyon avroluk katkısıyla hayata geçirilen Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum ve Eğitim Yardımları Programı&#39;nın imzalanmasıyla bu taahhüdümüzü yineliyoruz.&quot; dedi.</p><p>Orav, programa gelecek yıl 203 milyon avro katkıda bulunarak toplamda 605 milyon avroluk destek sağlamayı planladıklarını, programla çocukların daha iyi bir gelecek inşa etmesine yardımcı olunacağını söyledi.</p><p>Yoksulluk, eğitim ve çocukların korunmasının birbiriyle bağlantılı olduğunu dile getiren Orav, programın çocukların okula düzenli katılımını sağlamayı ve sosyal hizmetlerle bağını güçlendirmeyi hedeflediğini kaydetti.</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Göktaş ve Büyükelçi Orav, işbirliği protokolünü imzaladı.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/aile-ve-sosyal-hizmetler--562_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294745</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/thomas-reis-245-gun-sonra-ayni-sahada-ama-baska-kulubede-294745</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Thomas Reis 245 gün sonra aynı sahada ama başka kulübede]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 7. haftasında Trabzonspor deplasmanda Samsunspor ile karşılaşacak. Bordo mavili ekibin Alman teknik direktörü 245 gün sonra eski takımının sahasına rakip olarak sahaya çıkacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Thomas Reis 245 gün sonra aynı sahada ama başka kulübede]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 7. haftasında 10 Ekim Cumartesi günü Samsun'da Samsunspor ile Trabzonspor arasında oynanacak karşılaşma, Alman teknik adam Thomas Reis için farklı bir buluşma olacak.</p><p>Süper Lig'de Samsunspor'u çalıştırdığı dönemde en son Samsun'da 7 Şubat 2026'da Trabzonspor'a karşı takımın başında yer alan Thomas Reis, 245 gün sonra bu kez aynı sahada bordo-mavili takımın başarısı için sınav verecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YZS7IVaTE9WvU9WDUpKLERabA9KnYdWTUhaLYdKnYJS_EBa3EZC7YNGXYpKLE9aXUNWbA5WjU1KbQ9az.jpg"/><p>2025-2026 sezonunun 21. haftasında Samsun'da oynanan maçta Thomas Reis yönetimindeki Samsunspor, sahasında Trabzonspor'a 3-0 mağlup oldu. 22'nci haftada da kırmızı-beyazlılar, Antalyaspor deplasmanında 3-1 mağlup olunca Reis ile yollar ayrıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=EdKTUNGDIRKvYZWHUpWHEJC_EVKnYdKHQ5W_YdKbYZWPEJa3YNG3ENC_EpWLIRW_UtKnYBKXU1KbQ9az.jpg"/><p>Trabzonspor'da ligin 6. haftasında oynanan Galatasaray maçı öncesi göreve gelen Thomas Reis, ilk deplasman sınavını eski takımına karşı verecek.</p><p>Reis'in Samsunspor'da görev aldığı dönemdeki son iç saha maçı Trabzonspor karşılaşması olarak kayıtlara geçerken bu kez Reis, ilk deplasman maçında alışık olduğu bir yerde yeni takımının başında olacak.</p><p><b>DEPLASMAN HASRETİNE SAMSUN'DA SON VERMEK İSTİYOR</b></p><p>Trabzonspor, ligde bu sezon deplasmanda kazanamadı.</p><p>Ligde bu sezon oynadığı 3 dış saha maçında 1 beraberlik, 2 mağlubiyet yaşayan Karadeniz ekibinde teknik direktör Thomas Reis, ilk dış saha maçında eski takımına karşı deplasmanda galibiyet hasretini sonlandırmaya çalışacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=YdKTE9abIBWvEFWnUpS_YBGfYNKnYdWvQ9abYdS7U5WLA5a3YVGfA5aPEZWHUJaPQ9WbEVKDU1KbQ9az.jpg"/><p><b>İKİ MAÇ ÜST ÜSTE KAZANAMADI</b></p><p>Trabzonspor, Samsunspor'u mağlup etmesi halinde bu sezon ilk kez 2 maç art arda kazanmış olacak.</p><p>Milli maçlar nedeniyle lige verilen araya Thomas Reis yönetimindeki ilk karşılaşmasında Galatasaray'ı 4-0 mağlup ederek giren Trabzonspor, Samsunspor'u da yenmesi halinde bu sezon ilk kez iki maç üst üste kazanma başarısı gösterecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/07/=ExWXIFGDUVWbYFWXUpKHENGnEFKnYdKHIFaTYdS_EVWPEFa3EZanYBaXE.KLE5GXUtWnYJKPU1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/thomas-reis-245-gun-sonra-761_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294744</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/worlds-largest-penguin-colony-loses-nearly-two-thirds-of-its-population-294744</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[World's largest penguin colony loses nearly two-thirds of its population]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[The population of chinstrap penguins on Zavodovski Island, home to the world's largest penguin colony, fell by 63% between 2011 and 2025. The colony's population declined from 1.09 million to about 402,000 as climate change affected food availability in the Southern Ocean.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[World's largest penguin colony loses nearly two-thirds of its population]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>A remote island near Antarctica that was home to the world's largest penguin colony has lost nearly two-thirds of its chinstrap penguin population since 2011, according to a new study published Wednesday.</b></p><p>Researchers led by the British Antarctic Survey (BAS) found that the number of chinstrap penguins on Zavodovski Island in the South Sandwich Islands fell by 63% between 2011 and 2025.</p><p>The population declined from an estimated 1.09 million breeding individuals in 2011 to about 402,000 in 2025, representing a loss of more than 680,000 penguins.</p><p>Researchers used drone surveys, aerial photography, satellite data and tracking devices fitted to penguins to assess changes in the colony.</p><p>They found that the decline was linked to climate-driven changes in the Southern Ocean affecting the availability of Antarctic krill, the main food source for chinstrap penguins.</p><p>"Our tracking data shows they prefer to forage in cooler waters to the northwest of the island, where they would expect to find Antarctic krill &#8211; the prey that make up the bulk of their diet," said Norman Ratcliffe, a penguin ecologist at BAS who led the research.</p><p>The findings raise concerns about chinstrap penguins across the wider South Sandwich Islands, which are home to a significant share of the global population of the species.</p><p>Researchers said the scale and speed of the decline could also support reassessing the chinstrap penguin's conservation status, which is currently listed as "Least Concern" by the International Union for Conservation of Nature.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/worlds-largest-penguin-co-754_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294743</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/berna-lacin-hakkinda-izmir-paylasimi-nedeniyle-ifade-verecek-294743</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Berna Laçin hakkında 'İzmir' paylaşımı nedeniyle ifade verecek]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sosyal medya paylaşımı nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan oyuncu Berna Laçin'in, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında SEGBİS aracılığıyla ifade vereceği öğrenildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Berna Laçin hakkında 'İzmir' paylaşımı nedeniyle ifade verecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, sosyal medya hesabından yaptığı "İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma" şeklindeki paylaşım nedeniyle hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu kapsamında soruşturma başlatılan Laçin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı. Laçin'in İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında SEGBİS aracılığıyla ifade vereceği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/aakam-0810202620e4eff4.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/berna-lacin-hakkinda-izmi-532_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294742</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/okullarda-guvenlik-icin-yeni-donem-bakan-tekin-farkli-bir-cozumle-geliyoruz-294742</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Okullarda güvenlik için yeni dönem! Bakan Tekin: Farklı bir çözümle geliyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri gibi çeşitli güvenlik önlemlerinin alındığını, okullardaki tedbirlere ilave olarak, ailelerin de dahil olduğu çeşitli paydaşlarla çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Okullarda güvenlik için yeni dönem! Bakan Tekin: Farklı bir çözümle geliyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Tekin, Haber Global canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.</p><p>Tekin, son zamanlarda okullarda görülen saldırıların, dünya genelinde yaygınlaşmaya başladığını belirterek, &quot;Dünyada bir salgın halinde yürüyen bir süreç var. Bu sürecin bitmesi için toplumsal olarak hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor.&quot; dedi.</p><p>Küresel anlamda ilerleyen şiddet algısıyla ilgili, okullarda çocuklara temel hak ve hürriyetlerin, birlikte yaşama kararlılığı ve yöntemlerinin, başkasının hakkına saygı duymanın öğretilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli&#39;nin odağında bunun olduğunu, şiddet dahil bütün temel hak ve hürriyetlerin ihlaliyle ilgili konuları müfredatta değerlendirdiklerini anlattı.</p><p>Tekin, &quot;Şu an çocuklarımız üzerinde belirleyici olan şey ne aile ne okul, maalesef sosyal medya. Çocuklarımızın karakter inşasında sosyal medya çok dominant. Bütün dünyada böyle.&quot; diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/06/42666153.jpg"/><p><b>- "EBEVEYNLERİN SÜRECE BİRAZ DAHA YAKIN DAHİL OLMASI LAZIM"</b></p><p>Akran zorbalığına yönelik yaptıkları araştırmalara göre, çocukların yüzde 80&#39;e yakınının bu şiddete sosyal medya platformları üzerinden maruz kaldığını aktaran Tekin, şiddetin büyük oranda beslendiği yerlerin bu mecralar olduğunu dile getirdi.</p><p>Okullarda güvenlik ve eğitim anlamında üzerlerine düşeni yaptıklarını vurgulayan Tekin, &quot;Fakat daha büyük tehlike şurada. Çocuklarımız dört duvar arasında, odasında ya da telefonuyla baş başa kaldığı zaman, acaba onun karakter inşasında, davranışlarında, hayata bakışında kim ve hangi değerler ön plana çıkıyor? Hangimiz çocuklarımızın sosyal medyadaki ilişkileri üzerinden veya oyun siteleri üzerindeki mesajlaşmaları, yazışmaları üzerinden çocuklarımıza uyarılarda bulunuyoruz?&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/05/42660517.jpg"/><p><b>Bakan Tekin, şöyle devam etti:</b></p><p>&quot;Bu maalesef salgın bir hastalık halini aldı. Bununla mücadelede, polisiye tedbirler bu iş için yeterli değil. Biz okullarımızda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi dahil bir sürü tedbir aldık. Kamera kayıtları, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri benzeri. Fakat tek başına okullarda alacağımız tedbirler yeterli değil. Bunu başka alanlarda, başka paydaşlarla birlikte de yapmamız lazım. Bu paydaşlarımızdan en önemlisi aileler.&quot;</p><p>Tekin, aileleri eğitim süreçlerine dahil etmek amacıyla iyi aile iletişimi, aile ilişkileri gibi konuları kapsayan &quot;Ebeveyn Okulu&quot; programını başlattıklarını anımsatarak, bu yıl ilkokul ve ortaokullara çocuğu yeni başlayacak velilere bu eğitimi almayı zorunlu hale getirdiklerini söyledi.</p><p>Çocuğun akademik başarısının da iyileşmesi için öğretmenlerle ve okulla nasıl doğru iletişime girileceği, neler yapılması gerektiği, okulun veliden beklentisi ve güvenlikle ilgili konuların da eğitimlere eklendiğini belirten Tekin, &quot;İlkokul birinci sınıfa yeni başlayan bir öğrenci, evinde babasının silahına erişip, o silahı çantasına koyup okula götürebiliyorsa, burada ebeveynlerin bu sürecin içerisine biraz daha yakın dahil olması lazım.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- "HERKESİN ÜZERİNE BİR SORUMLULUK DÜŞTÜĞÜNÜ FARK ETMEMİZ LAZIM"</b></p><p>Tekin, teknoloji şirketlerinin de sorumluluk alması ve aile-çocuk filtrelerinin devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak, &quot;Firmalarla biz bu anlamda iletişime geçmek istiyoruz. Türkiye&#39;deki ekiplerle, arkadaşlarımız iletişim halindeler. Bunu çözecek şeyi yapalım.&quot; dedi.</p><p>Toplumun diğer kesimlerinin de bu konularda özendirici ifadelerden kaçınması gerektiğinin altını çizen Tekin, eleştirilerin sağduyulu biçimde yapılmasını istedi.</p><p>Bakanlık ve hükümet olarak gereken tedbirleri aldıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Biz öğretmen arkadaşlarımıza bu konuda uyarılarda bulunuyoruz. Gördüğünüz anomali durumlarını mutlaka ilgili yerlere paylaşın. Mevzuattan kaynaklanan bazı sorunlar var. Bunların birçoğu kişisel veri kapsamında değerlendirildiği için ilgili kamusal otoritelere ulaştırılmasında hukuki sorunlar vardı. Onların çözümü için TBMM&#39;de bir süreç başlayacak. Kapsamlı bir şekilde bu mücadeleyi yürütmemiz lazım. Biz şu an itibarıyla herkesin aklına gelebilecek, &#39;okullarda şu tedbirler de alınmalı&#39; dediğimiz tedbirleri okullarımızda aldık.&quot;</p><p>Tekin, her okulu alınması gereken güvenlik tedbirleri açısından kategorize ettiklerini anımsatarak, son dönemde, 7 bakanlıkla yaptıkları çalışmalarda bu tedbirleri artırdıklarını bildirdi.</p><p><b>- "BOŞ OKULLARIMIZI SÜREKLİ GÜNCELLEYEREK PAYLAŞIYORUZ"</b></p><p>Öğretmenlere yönelik önlük uygulamasına ilişkin de açıklamada bulunan Tekin, uygulamayı mesleğe duyulan saygı ve itibarı korumak amacıyla getirdiklerini vurguladı.</p><p>Tekin, mazeret atamalarıyla ilgili, okullarda kadrolar boşaldıkça ilan yayımlanıp başvuru alınacağını hatırlatarak, &quot;Burada arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin farkındayım, ama X ilinde öğretmen ihtiyacı varken, arkadaşımızı alıp Y ilinde fazla bir öğretmen olarak istihdam etmek kamu açısından çok tutarlı bir şey değil. Dolayısıyla, biz burada mağduriyet yaratmayacak biçimde, boş okullarımızı sürekli güncelleyerek arkadaşlarımızla paylaşıyoruz.&quot; diye konuştu.</p><p>Zorunlu eğitim süresi sebebiyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasının uzun sürdüğünü belirten Tekin, &quot;Bu, bugün belki hemen hayata geçirebileceğimiz bir düzenleme değil ama önümüzdeki dönemde, Türkiye&#39;de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/okullarda-guvenlik-icin-y-127_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294741</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/tekirdagin-hayrabolu-ilcesinde-68-yasindaki-kadin-yol-kenarinda-olu-bulundu-294741</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde 68 yaşındaki kadın yol kenarında ölü bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde 68 yaşındaki A.B., yol kenarında ölü bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde 68 yaşındaki kadın yol kenarında ölü bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Hayrabolu ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi girişinde meydana geldi. Yol kenarında bir kişinin hareketsiz halde olduğunu gören vatandaşlar, durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.</p><p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, yol kenarında bulunan A.B.'nin hayatını kaybettiği belirlendi.</p><p>Hayatını kaybeden A.B.'nin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Hayrabolu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p><p>Jandarma ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tekirdagin-hayrabolu-ilce-939_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294740</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/egypt-ancient-crocodilian-found-in-rocks-that-built-great-sphinx-294740</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:24:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Egypt: Ancient crocodilian found in rocks that built Great Sphinx]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[A new crocodilian species that lived 45 million years ago has been identified from fossils found in the same formation that supplied stone for Egypt's Great Sphinx. Named Herugavialis cairensis, the animal lived in the shallow tropical seas that once covered what is now northern Egypt.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Egypt: Ancient crocodilian found in rocks that built Great Sphinx]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Fossils recovered from the same limestone formation used to build Egypt's Great Sphinx belong to a distinct extinct crocodilian that lived about 45 million years ago, researchers said Tuesday.</b></p><p>The animal, named <b>Herugavialis cairensis, </b>inhabited the shallow tropical sea that once covered what is now northern Egypt, according to a study published in the journal Royal Society Open Science.</p><p>Its remains came from the Mokattam Formation, a thick limestone deposit containing fossils of fish, sharks and early whales, according to the study.</p><p><b>It said stone quarried from the formation was later used in some of ancient Egypt's best-known monuments, including the Great Sphinx and the Giza pyramids.</b></p><p>The key specimen, a nearly complete skull uncovered during the 1920s, had previously been classified as a member of Tomistoma, the genus that includes the modern false gharial of Southeast Asia.</p><p>Researchers used computed tomography, or CT, scans to examine the skull's internal anatomy and compared more than 300 features with those of living and extinct crocodilians.</p><p>Their analysis found enough differences to place the Egyptian animal in a separate genus.</p><p>The name Herugavialis combines <b>"Heru,"</b> another name for the ancient Egyptian god Horus, with a term referring to gharials. The species name cairensis reflects its connection to Cairo.</p><b>Like the Great Sphinx: A 45-million-year-old crocodile skull has a striking missing-nose coincidence</b><p>The skull is also missing the end of its snout, an accidental resemblance to the Great Sphinx, which famously lacks its nose.</p><p>"Given this coincidence with the famously missing nose of the Great Sphinx, we decided to name the new crocodile after the Egyptian god Heru, who was possibly the inspiration for this iconic monument," said study co-leader Philip Mannion of University College London.</p><p>Gharials are crocodilians distinguished by their long, narrow snouts, according to the study.</p><p>Only two species survive today: the critically endangered Indian gharial and the endangered false gharial, both found in parts of South and Southeast Asia.</p><p>Their fossil record, however, shows that gharial-like crocodilians once had a much wider geographical range and that some species lived in marine environments.</p><p>The identification of Herugavialis cairensis adds to evidence that several gharial species inhabited the Mediterranean region over tens of millions of years.</p><p>Researchers said the finding provides a clearer picture of the group's complex evolutionary history.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/egypt-ancient-crocodilian-495_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294739</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/msb-mekke-savunma-ittifaki-icin-suudi-arabistana-askeri-kuvvet-destegi-saglayacak-294739</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MSB: Mekke Savunma İttifakı için Suudi Arabistan'a askeri kuvvet desteği sağlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısına ilişkin, 'Üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MSB: Mekke Savunma İttifakı için Suudi Arabistan'a askeri kuvvet desteği sağlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tuğamiral Aktürk, 100&#39;üncü kuruluş yılı dolayısıyla Kocaeli&#39;deki Gölcük Tersanesi Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693379.jpg"/><p>Aktürk, komutanlığın Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#39;ün direktifleri doğrultusunda, Birinci Dünya Savaşı'nda mayın hasarı alan Yavuz Zırhlısı&#39;nın onarımı amacıyla inşa edilen Havuz-1 ile temellerinin atıldığını belirtti.</p><p>Bir asır sonra Berk ve Peyk refakat muhriplerinden Yıldıray denizaltısına, TCG Fatih fırkateyninden bugünün modern deniz platformlarına uzanan süreçte, önemli yetkinlikler kazanıldığını ifade eden Aktürk, muharip suüstü ve denizaltı platformlarının yanı sıra farklı tip ve sınıflarda toplam 512 platformun inşasının yapıldığını söyledi.</p><p>Tersanenin Türkiye&#39;de denizaltı inşa edebilen tek, dünyada ise sayılı tersanelerden biri olduğunu vurgulayan Aktürk, &quot;Tersanemizde Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında projenin 9&#39;uncu gemisi Pınarhisar ile Reis sınıfı ve millî denizaltımız MİLDEN'in inşa çalışmaları devam etmektedir. Gelenek ile teknolojinin kesiştiği Komutanlığımızda, geçmişten gelen tecrübe günümüzün vazgeçilmezi olan teknolojiyle birleşerek modern ve yüksek teknolojiyi haiz savaş platformlarına dönüşmektedir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693377.jpg"/><p><b>Aktürk, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Bunun yanı sıra Preveze ve Gür sınıfı denizaltılar ile Barbaros sınıfı fırkateynlerin yarı ömür modernizasyonları gerçekleştirilmekte, Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde yer alan 86 platformun kapsamlı bakım ve onarımları yapılmaktadır. Geçmişten gelen köklü bilgi ve tecrübesini ileri teknoloji ve yüksek mühendislik gücüyle buluşturan Komutanlığımız, askeri gemi ve denizaltıların inşa, bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetlerini başarıyla sürdürerek Deniz Kuvvetlerimizin gücüne ve savunma sanayimizin gelişimine önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Bu vesileyle, Gölcük Tersanesi Komutanlığımızın 100&#39;üncü kuruluş yıl dönümünü kutluyor, bugüne kadar Tersanemize emek veren tüm mensuplarımızı şükranla yad ediyor, görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren personelimize başarılar diliyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693378.jpg"/><p><b>- ENVANTERE YENİ GİREN SİLAH SİSTEMLERİ</b></p><p>Aktürk, ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası olan yerli ve milli savunma sanayisinin ürettiği harp araç, gereç ve mühimmatla Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ile etkinliğini daha da artırma çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.</p><p>Bu kapsamda son bir hafta içinde MKE tarafından teslim edilen sistemlere ilişkin konuşan Aktürk, &quot;Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza muhtelif miktarda, Milli Piyade Tüfeği (MPT-76 MH), 120 milimetre havan tahrip mühimmatı, 155 milimetre beton delici topçu tapası, 2,75 inç roket motoru ile savunma sanayisi paydaşlarımıza çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı gerçekleştirilmiştir.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693380.jpg"/><p>MKE tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Milli Deniz Topumuz Denizhan-76&#39;nın 9&#39;uncusunun, atışlı kabul testlerini başarıyla tamamlayarak MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen 11&#39;inci gemiye entegre edilmek üzere teslim edildiğini belirten Aktürk, &quot;Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza, &#39;35 milimetre Hava Savunma Sistemi Modernizasyonu çerçevesinde&#39; Ateş İdare Cihazı ve Modern Çekili Top ile MİLKAR-3A4 Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza, ASTELA 4931 Sabit Merkez ve ASTELA 3711 El Telsizi Setleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ise Lazer Güdüm Kiti (LGK-84) ve Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) teslimatları gerçekleştirilmiştir.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693381.jpg"/><p><b>- TERÖRLE MÜCADELE</b></p><p>Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye&#39;nin ve milletin güvenliği ile devletin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti.</p><p>Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, son bir hafta içerisinde 1 PKK&#39;lı teröristin daha teslim olduğunu bildirdi.</p><p>Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ile kaçakçılıkla mücadelenin de aralıksız devam ettiğini aktaran Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Hudutlarımızda, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 660 şahıs yakalanmış, 1383 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 366, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 53 bin 870 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 517 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693382.jpg"/><p>Aktürk, ayrıca sınırların ve halkın güvenliğini sağlamak, ülkenin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu engellemek amacıyla 9 Ekim 2019&#39;da başlatılan Barış Pınarı Harekatı&#39;nın 7&#39;nci yıl dönümünde, harekatta şehit olanları minnetle andı, gazilere ise şükranlarını sundu.</p><p><b>- BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ İLE İSTİKRARA KATKILAR</b></p><p>Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkı sunmaya devam ettiğini söyledi.</p><p>Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler 2026 Yılı Uygulama Planı kapsamında Milli Savunma Üniversitesinden bir heyetin 7-9 Ekim tarihleri arasında Atina&#39;da Yunanistan Savunma Kolejinde temaslarda bulunduğunu ifade eden Aktürk, &quot;Güven Artırıcı Önlemler Toplantılarının yeni turunun yarın (9 Ekim) Girit&#39;te yapılması, 13-15 Ekim tarihleri arasında ise Yunanistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret etmesi planlanmaktadır. Diğer yandan, 15-16 Ekim&#39;de Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız tarafından Ankara&#39;da, alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacılar ile 35 ülkeden 114 katılımcının iştirakiyle &#39;Terörizm Uzmanları Konferansı ve Üst Düzey Terörle Mücadele Semineri&#39; icra edilecektir.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693383.jpg"/><p><b>- İSRAİL</b></p><p>İsrail&#39;in, Suriye&#39;nin güneyindeki yerleşim yerlerinde ev baskınlarına, keyfi gözaltılara, kara sınırı ihlallerine, hava ile topçu atışlarının bölgede gerilimi tırmandıran saldırgan tutumuna devam ettiğini dile getiren Aktürk, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;Sözde Sufa-53 Hattı Projesi kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, &#39;1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması&#39;nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir. İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin ve aşırılık yanlısı Yahudilerin kutsal mekanları hedef alan ihlal ve provokasyonlarına göz yumması da bölgedeki gerilimi tırmandırmaktadır. İsrail Hükümetinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasını engelleyen bu politikalarına ve eylemlerine karşı, uluslararası toplumu somut ve kararlı adımlar atmaya bir kez daha davet ediyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693384.jpg"/><p><b>- EĞİTİM VE TATBİKAT FAALİYETLERİ</b></p><p>Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ulusal ve uluslararası eğitim ile tatbikat faaliyetleriyle harekat kabiliyetini geliştirmeye, modern harp yeteneklerini ileri seviyeye taşıyarak caydırıcılığını artırmaya devam ettiğini vurguladı.</p><p>Tuğamiral Aktürk, 3-9 Ekim tarihleri arasında Amasya&#39;da Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Hamdi Armağan Kaplan Yıldırım Seferberlik, 6-16 Ekim tarih aralığında İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli&#39;nde Nusret-2026 tatbikatlarının devam ettiğini söyledi.</p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;nde 12-16 Ekim tarihleri arasında ise Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası Tatbikatı&#39;nın icra edileceğini aktaran Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ateş gücünü göstermek ve kuvvetler arası ateş desteğinin koordinasyonunu geliştirmek maksadıyla Polatlı&#39;da yapılan Ateş Serbest-2026 Faaliyeti Seçkin Gözlemci Günü&#39;nün 15 Ekim&#39;de yapılmasının planlandığını belirtti.</p><p>Söz konusu faaliyette, 95 farklı cins ve çapta silah ile silah sistemiyle atış görevleri icra edileceğini kaydeden Aktürk, 104 farklı cins ve çapta silah, silah sisteminin ise sergileneceğini ifade etti.</p><p>Aktürk, katılım sağlanan, Romanya&#39;da Carpathian Arc Kolektif Savunma, İtalya, İngiltere ve Norveç&#39;te Steadfast Duel, İstanbul&#39;da On Guard Komuta Yeri ile, Kore Cumhuriyeti&#39;nde Çok Uluslu Mayın Harekatı (Multinational Mine Warfare Exercise) tatbikatlarının devam ettiği bilgisini verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693385.jpg"/><p>Zeki Aktürk, 13-25 Ekim tarihleri arasında İtalya&#39;da düzenlenecek Mare Aperto Amfibi Harekat Tatbikatı&#39;na katılım sağlanacağını belirterek, &quot;TCG Alemdar kurtarma gemimiz, Bakanlığımız, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi arasında imzalanan protokoller kapsamında, 8-18 Ekim tarihleri arasında Ege Denizi Koyun Adaları ve Didim bölgesinde, Osmanlı Dönemi batıklarının tespit ve teşhisi ile bu batıklardaki arkeolojik kalıntıların ve askeri kültür varlıklarının çıkarılmasına yönelik faaliyetlere iştirak etmektedir.&quot; dedi.</p><p>Hava Kuvvetleri Komutanlığınca muharip ve destek uçaklarının katılımıyla 9 Ekim&#39;de Karadeniz&#39;de eğitim uçuşu, Mudanya Mütarekesi&#39;nin 104&#39;üncü Yılı kapsamında 11 Ekim&#39;de SOLOTÜRK tarafından Mudanya&#39;da gösteri uçuşu icra edileceğini aktaran Aktürk, şunları kaydetti:</p><p>&quot;5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya&#39;da gerçekleştirilen Uluslararası Uzay Kongresi&#39;ne (IAC 2026 Antalya) Hava Kuvvetleri Uzay Komutanımız katılmaktadır. 25-27 Eylül tarihleri arasında Mersin&#39;de düzenlenen &#39;Olimpik Branşlar Ateşli Silahlar Federasyon Kupası&#39;nda, 50 metre ateşli tüfek ve 25 metre ateşli tabanca branşlarında dört birincilik ve iki ikincilik elde eden TSK Spor Gücü Atış Takımımız ile 50 metre ateşli tüfek kategorisinde yurt dışı baraj puanını geçerek milli takımımız adına yarışmaya hak kazanan sporcumuzu tebrik ediyoruz. Öte yandan vatan ve bayrak sevgisini her şeyin üzerinde tutan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu köklü değerleri ve milli ruhu gelecek nesillere aktarmaya devam etmektedir. Bu anlayışla, Özel Kuvvetler Komutanlığımız tarafından gerçekleştirilen atlayışta, 3 bin 37 buçuk metrekarelik şanlı Türk bayrağımız gökyüzünde dalgalandırılarak yeni bir rekora imza atılmıştır. Milli ve manevi değerlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi olan bu anlamlı faaliyeti başarıyla gerçekleştiren Özel Kuvvetler Komutanlığımız personelini tebrik ediyoruz.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42693386.jpg"/><p><b>- ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ</b></p><p>Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin işlemleri kapsamında 22 Eylül&#39;de başlayan ve e-Devlet üzerinden yürütülen Türk Silahlı Kuvvetlerinde yedi hizmet yılını tamamlayarak görevlerinden ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu kurum ile kuruluşlarında istihdamına ilişkin ön başvuru sürecinin 12 Ekim&#39;de sona ereceğini belirtti.</p><p>MSB Sözcüsü Tuğamiral Aktürk, &quot;2026 yılı Tabip ve Diş Tabibi Sınıfı Sözleşmeli/Muvazzaf Subay, Özel Nitelikli Beden Eğitimi Öğretmeni Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı ile Milli Savunma Üniversitesine Öğretmen/Mühendis Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı Temini Başvuruları 20 Ekim&#39;e kadar devam edecek, Türk Silahlı Kuvvetlerine En Az Dört Yıl Süreli Fakülte veya Yüksekokul Mezunlarından 2026 Yılı Muvazzaf Subay Adayı Temini başvuruları ise 12 Ekim&#39;de başlayacaktır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Milli Savunma Bakanlığınca (MSB), "Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir Yol Haritası imzalanmıştır." ifadeleri kullanıldı.</p><p>100'üncü kuruluş yılı dolayısıyla Kocaeli'deki Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Türkiye ile Fransa arasında imzalanan savunma işbirliği üzerine yol haritasına ilişkin soru üzerine, "Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut işbirliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir Yol Haritası imzalanmıştır." açıklaması yapıldı.</p><p>Yol Haritası kapsamında, savunma ve güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın işbirliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesinin öngörüldüğü anlatılan açıklamada, üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ile kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesinin de planlandığı belirtildi.</p><p>Askeri alanda, ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ile tatbikatların icra edilmesinin hedeflendiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><blockquote>"Savunma sanayi alanında ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ve iki ülke savunma sanayi kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanmaktadır. Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hale getirilmesi ve işbirliğinin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara'da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmaktadır. Söz konusu Yol Haritası'nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir."</blockquote><p><b>- MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI</b></p><p>Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin, 5 Ekim'de Riyad'da toplandığı hatırlatılan açıklamada, "Toplantıda bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır." ifadesi kullanıldı.</p><p><b>Konuya ilişkin açıklamada, şunlar kaydedildi:</b></p><p>"Diğer siyasi, idari, askeri ve savunma sanayi mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Öte yandan, üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür. Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/msb-mekke-savunma-ittifak-243_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294738</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/otomobilin-kagit-gibi-ezildigi-kazadan-aci-haber-3-olu-1-yarali-294738</link>
      <pubDate>2026-10-08T12:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Otomobilin kağıt gibi ezildiği kazadan acı haber! 3 ölü 1 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Konya'nın Hüyük ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Otomobilin kağıt gibi ezildiği kazadan acı haber! 3 ölü 1 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, Beyşehir-Hüyük Kara yolunun 17. kilometresi, Yelten mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kara yolunda seyir halinde bulunan 59 ALU 195 plakalı hafif ticari araç ile 59 AJT 256 plakalı TOFAŞ marka otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı.</p><p>Kaza ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada her iki araçta bulunan toplam 4 kişi yaralandı. Durumu ağır olan yaralılar sağlık görevlerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Beyşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan 3'ü müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/aw80531202-0810202628449eef.jpg"/><p>Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/otomobilin-kagit-gibi-ezi-162_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294737</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kanada-iha-icin-geliyor-dun-ambargo-bugun-siparis-294737</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kanada İHA için geliyor! Dün ambargo bugün sipariş]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Geçmişte Türkiye'ye yönelik savunma sanayii kısıtlamaları uygulayan Kanada, stratejik bir yön değişikliğine giderek Türkiye'den gözetleme İHA'ları satın almak için resmi görüşmelere başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kanada İHA için geliyor! Dün ambargo bugün sipariş]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma sanayisinde küresel bir güç haline gelen Türkiye, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği insansız hava araçlarıyla (İHA) dünya pazarını domine etmeye devam ediyor. Geçmişte Türkiye'ye yönelik gizli ya da açık ambargolar uygulayan batılı ülkeler, sahada sergilenen üstün başarıların ardından strateji değişikliğine gidiyor. Bu ülkelerin son örneği ise bir dönem Türk İHA'larının en kritik parçalarından birine kısıtlama getiren Kanada oldu.</p><p><b>KAMERA VERMEMİŞLER</b></p><p>Kanada ile Türkiye arasındaki savunma sanayisi kırılması 2019 yılında başladı. Ottawa yönetimi; Suriye ve Dağlık Karabağ'daki askeri operasyonları gerekçe göstererek Türkiye'ye yönelik savunma ürünleri ihracat izinlerini askıya aldı. Bu karar özellikle Baykar ve TUSAŞ'ı etkiledi. Türk İHA'larında Kanada merkezli L3Harris Wescam tarafından üretilen elektro-optik ve kızılötesi kamera sistemleri kullanılıyordu. Kısıtlamaların ardından Türk savunma şirketleri alternatif sistemlere yöneldi ve yerli üretim çalışmalarını hızlandırdı. ASELSAN liderliğinde hızlı bir refleks göstererek yerli kamera sistemi CATS'i geliştirdi ve seri üretime geçirerek dışa bağımlılığı tamamen bitirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/ihabayrak1-081020268bf9f98a.jpg"/><p><b>AMBARGODAN MASAYA</b></p><p>Aradan geçen yılların ve sahada kanıtlanan Türk İHA başarılarının ardından Kanada, savunma politikasında radikal bir strateji değişikliğine gitmek zorunda kaldı. İhracat kısıtlamalarının 2024 yılında kaldırılmasıyla ısınmaya başlayan ilişkiler, Ottawa yönetiminin Türk yapımı askeri teknolojileri doğrudan envanterine katma isteğiyle yeni bir boyuta taşındı.</p><p><b>İŞBİRLİĞİ PEŞİNDELER</b></p><p>Kanada yönetimi, kendi sınır güvenliği ve gözetleme faaliyetlerinde kullanmak üzere orta irtifada uzun süre havada kalabilen (MALE sınıfı) Türk İHA'larını satın almak amacıyla erken aşama resmi görüşmelere başladı. Kanada Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Fuhr, ülkenin yeni askeri vizyonunu "üret, ortak ol, satın al" olarak tanımlarken; Türkiye ile İHA tedarikinin yanı sıra mühimmat üretimi ve İHA karşıtı savunma sistemleri alanında da derinlemesine bir iş birliği yürütmek istediklerini açıkça ilan etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/kanadababakanmarkcar-081020264435c101.jpg"/><p><b>CARNEY TÜRKİYE'Yİ ZİYARET EDECEK</b></p><p>Kanada Başbakanı Mark Carney, 21-23 Ekim tarihlerinde Ankara ve İstanbul'u ziyaret edecek. Carney, Türkiye'yi ziyaret eden ilk Kanada başbakanı olacak. Diplomatik kaynaklar, bu ziyaret kapsamında nükleer enerji başta olmak üzere kritik sektörlerde stratejik anlaşmaların imzalandığını ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini artıracak yeni bir dönemin kapısının aralandığını belirtiyor. Savunma kulisleri ise bu diplomatik yakınlaşmanın Türk İHA'larının Kanada ordusunun envanterine girmesini hızlandıracağını öngörüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/kanada-iha-icin-geliyor-d-183_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294736</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-turkiye-ekonomisi-buyumeye-devam-ediyor-294736</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Orta Vadeli Program'ın (OVP) birincil hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Mali disiplin sağlandı ve bu disiplin korunacak. Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon süreci bu yıl savaşın etkisiyle kısmen yavaşlasa da mücadeleden vazgeçmediklerini belirterek, "Orta Vadeli Program'ın (OVP) birincil hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Mali disiplinin sağlandı ve bu disiplin korunacak. Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor." dedi.</p><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey politika yapıcıları bir araya getiren İstanbul Ekonomi Forumu başladı.</p><p>Şimşek, forumun açılışında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin içinden geçtiği zorluklara, tedarik zincirlerindeki aksamalara, emtialardaki artışlara ve enerji fiyatlarındaki yükselişe değinerek, bu gelişmelerin yol açtığı olumsuzlukları ve küresel zorluklarla mücadele etmek için hayata geçirdikleri uygulamaları anlattı.</p><p>Türkiye'nin şimdiye kadarki tepkisinin makrofinansal istikrarı öncelemek olduğunu belirten Şimşek, "Merkez Bankası sıkılaşmaya gitti, biz nispeten sıkı bir maliye politikası sürdürdük ancak aynı zamanda şokun etkilerini hafifletmek amacıyla mali alanı da devreye soktuk." diye konuştu.</p><p>Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu zorlukların oldukça geniş yelpazeye yayıldığına işaret eden Şimşek, çatışmalar ve gerilimlerin yanı sıra ticarette korumacılık, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan dünya nüfusu, iklim değişikliği ve yapay zekanın önemli meydan okumalar oluşturduğunu söyledi.</p><p>Şimşek, çatışmaların yoğun olduğu bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin yaklaşımının "çatışmalardan uzak durmak ve barışa yatırım yapmak" olduğunu vurguladı.</p><p>Zor bir coğrafyada yaşadıklarını dile getiren Şimşek, "Çatışmalardan kaçınıyor ama aynı zamanda barışa yatırım yapıyoruz." dedi.</p><p><strong>"(DOĞU VE GÜNEYDOĞU'NUN) TÜRKİYE'NİN YENİ BÜYÜME LOKOMOTİFİ OLMA VAKTİ GELDİ"</strong></p><p>Bakan Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin sağlayacağı ekonomik kazanımların yanı sıra bölgesel entegrasyona ve refaha da katkı sunacağını söyledi.</p><p>Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki illerin çoğunda yaş ortalamasının 25 civarında olduğuna dikkati çeken Şimşek, bölgenin altyapısına önemli yatırımlar yapıldığını ifade etti.</p><p><strong>"2027 BÜTÇESİNDE SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK"</strong></p><p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin caydırıcılığını da güçlendirdiğini vurgulayarak, çatışmaların yaşandığı bir ortamda savunma alanına yatırım yapılmasının zorunlu olduğunu söyledi ve kısa süre önce hazırlanan ve yakında TBMM'ye sunulacak 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını belirtti.</p><p>Şimşek, Türkiye'nin son 20 yılda savunma alanına önemli yatırımlar yaptığının altını çizerek, 1990'larda dünyanın en fazla savunma sanayisi ürünü ithal eden 5 ülkesi arasında yer alan Türkiye'nin bugün en büyük 10 ihracatçı arasına girmeye yaklaştığını vurguladı.</p><p>Bakan Şimşek, savunma projelerindeki AR-GE büyüklüğünün 100 milyar doların üzerinde olduğunu ve yaklaşık 1400 ürün geliştirme projesinin yürütüldüğünü bildirdi.</p><p>Türk Hava Yollarının dünyada en fazla noktaya uçan şirket konumunda bulunduğuna işaret eden Şimşek, Türkiye'nin bağlantısallığını güçlendirmeye yönelik yatırımların sürdüğünü, bu kapsamda Orta Koridor'un inşa edildiğini, bunun komşu ülkeleri de alternatif koridorlara yatırım yapmaları konusunda teşvik ettiğini, Kalkınma Yolu Projesi'nin de bu kapsamda değerlendirildiğini anlattı.</p><p><strong>"TÜRKİYE, HİZMET İHRACATINDA REKABETÇİ BİR KONUMDA"</strong></p><p>Bakan Şimşek, enerji arz güvenliğinin bugün kritik konuların başında geldiğini, Türkiye'nin doğal gaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik boru hatlarına uzun süredir yatırım yaptığını söyledi.</p><p>Türkiye'nin yeşil dönüşümü de hızlandırdığını anlatan Şimşek, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60'a yaklaştığını, COP31'in ev sahibi olarak elektrifikasyon oranını yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarmayı hedeflediklerini, bu sayede Türkiye'nin enerjide ithalat bağımlılığının önemli ölçüde azalacağını dile getirdi.</p><p>Ticarette korumacılığa karşı Türkiye'nin halihazırda yürürlükte 54 serbest ticaret anlaşmasının bulunduğu, 3 anlaşmanın onay sürecinin devam ettiği bilgisini veren Şimşek, Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Kanada ile önemli müzakereler yürütüldüğünü bildirdi.</p><p>Şimşek, Türkiye'nin hizmet ihracatında rekabetçi konumda bulunduğunu ve turizmde çok güçlü olduklarını belirterek, son 25 yılda turizm gelirlerinin dolar bazında 9 kat arttığını, gelecek 10 yılda bu gelirleri yaklaşık iki kat daha artırmayı hedeflediklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin sağlık turizmindeki potansiyeline de değinen Şimşek, uluslararası akreditasyona sahip 50'den fazla sağlık kuruluşunun bulunduğunu belirtti.</p><p>Türk dizilerinin de önemli hizmet ihracatı kalemlerinden olduğunu dile getiren Şimşek, Türkiye'nin bu alanda dünyada üçüncü sırada bulunduğunu vurguladı.</p><p><strong>"(BORÇLULUK) TÜRKİYE, BU AÇIDAN AVANTAJLI BİR KONUMDA"</strong></p><p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin müteahhitlikte ve uluslararası öğrenci sayısında sahip olduğu avantajlara dikkati çekerek, bu alanların sunduğu imkanları anlattı.</p><p>Küresel borçluluk oranlarının yüksekliğine işaret eden Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Küresel ölçekte borçluluk oranları yüksek. Türkiye, bu açıdan avantajlı bir konumda. Gelişmekte olan ülkelerin ortalama borçluluk oranı yaklaşık yüzde 230 seviyesinde. Türkiye'de ise bu oran yüzde 90 civarında. Bu seviyeye disiplinli politikalar sayesinde ulaşıldı. Türkiye'nin kamu borcunun GSYH'ye oranı da yüzde 22. Bu gösterge, Türkiye'nin önemli bir mali alana sahip olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, mevcut konumunu reformlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kamu İhale Reformu, mali kuralların güçlendirilmesi ve Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) Yönetişim Reformu, gündemimizdeki başlıca alanlar."</p><p>Şimşek, Türkiye'nin genç nüfus açısından avantajlı olduğunu, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasıyla kişi başına düşen milli gelir bakımından gelişmiş ekonomilerle aradaki farkı kapatma sürecine katkı sağlamayı hedeflediklerini anlattı.</p><p>Türkiye'nin yapay zeka konusunda teknolojik altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Şimşek, 5G+ altyapısına yönelik yatırımların tamamlandığını, fiber kapasitesinin genişletildiğini, büyük ölçekli veri merkezleri alanına yatırım çekmeye çalıştıklarını söyledi.</p><p><strong>"(FON SORUŞTURMALARI) DURUM KONTROL ALTINDA"</strong></p><p>Bakan Şimşek, Türkiye'nin yürüttüğü ekonomi politikalarına değinerek, şunları söyledi:</p><p>"Dezenflasyon süreci, bu yıl savaşın etkisiyle kısmen yavaşlasa da mücadeleden vazgeçmedik. Orta Vadeli Program'ın (OVP) birincil hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Mali disiplinin sağlandı ve bu disiplin korunacak. Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Ticaret ortaklarımızın yaklaşık yüzde 1,5 büyüdüğü bir dönemde (geçen yıl) Türkiye ekonomisi, yüzde 3'ün üzerinde büyüdü. Son 25 yılda Türkiye'nin yıllık ortalama büyümesi yüzde 5,5'e yakın. Gelişmiş ekonomilerle arayı kapatma eğilimi ve Türkiye'nin büyüme hikayesi gücünü koruyor."</p><p>Şimşek, Merkez Bankasının yalnızca politika faizi üzerinden değil miktarsal sıkılaşma ve seçici kredi sıkılaştırması adımlarıyla da sıkı para politikası uyguladığına dikkati çekerek, Merkez Bankasının geniş araç setine sahip olduğunu vurguladı.</p><p>Maliye politikasında da önemli hareket alanının bulunduğuna işaret eden Şimşek, kamu borcunun GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 22, bütçe açığının ise yüzde 3'e yakın seviyesinde bulunduğunu anlattı.</p><p>Şimşek, son haftalarda fon piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinerek, "Durum kontrol altında. Yaşanan gelişmeler daha sağlıklı ve derin sermaye piyasalarının oluşturulması sürecine katkı sağlayacak. Şoklara açık bir dünyada gereken adımları atacak politika alanına sahibiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/hazine-ve-maliye-bakani-s-753_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294735</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bayraktar-akinci-tiha-jandarmanin-gokyuzundeki-gozu-oldu-294735</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bayraktar AKINCI TİHA, jandarmanın gökyüzündeki gözü oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı Havacılık Başkanlığı envanterinde bulunan Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Araçları (TİHA) vatan sathını korumak için gökyüzünde nöbette.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bayraktar AKINCI TİHA, jandarmanın gökyüzündeki gözü oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen ve ilk test uçuşunu 6 Aralık 2019'da, ilk atış testini de 22 Nisan 2021'de gerçekleştiren AKINCI TİHA, 4 Temmuz 2025'te Jandarma Genel Komutanlığı Havacılık Başkanlığı envanterine girdi.</p><p>Göreve başladığı günden itibaren kendine özgü bükümlü kanatlarında çok sayıda milli akıllı mühimmatı taşıyan AKINCI TİHA, yüksek irtifada, zor hava şartlarında uzun süre havada kalarak "Gök Vatan"da jandarmanın gözü oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692208.jpg"/><p>Zorlu eğitimler sonrası kumanda başına geçen özel bir ekibin yer desteğiyle havalanan AKINCI TİHA, özgün yapay zeka sistemi sayesinde, kullanıcılarına ileri uçuş, tespit ve mühimmat bırakma fonksiyonları sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692209.jpg"/><p>Elazığ Jandarma İHA Grup Komutanlığı bünyesinde konuşlandırılan 3 Bayraktar AKINCI TİHA, AA ekibince görüntülendi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692210.jpg"/><p>Bayraktar AKINCI TİHA, 40 bin feet irtifada 24 saate kadar havada kalarak Edirne'den Iğdır'a, Sinop'tan Hatay'a kadar tüm yurtta görev yapıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692211.jpg"/><p><strong>"VATANIN HER KARIŞINDA NET GÖRÜNTÜ VE İSTİHBARAT ÜRETEBİLMEKTE"</strong></p><p>Elazığ Jandarma İHA Grup Komutanlığında görevli İHA Pilotu Binbaşı Ergin Sarıçiçek, AKINCI TİHA'nın Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kullanılan en ileri teknolojilerden biri olduğunu söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692212.jpg"/><p>Operasyonel özelliğe sahip AKINCI'nın kontrolünün yerden sağlandığını, yapay zeka destekli 3 yedekli otopilot sistemi bulunduğunu ifade eden Sarıçiçek, "Uydu haberleşme sistemleri sayesinde vatanımızın tüm hava sahasında görev talebi olan her yerde keşif, gözetleme ve operasyonel görevlerimizi icra edebiliyoruz. AKINCI, hava aracı uzun süre havada kalarak geniş alanlarda görev icra edebilmektedir." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692213.jpg"/><p>Sarıçiçek, AKINCI TİHA'nın özelliklerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p><p>"Kötü hava şartlarında uçuşunu daha stabil sürdürerek çoklu mühimmat kapasitesi sayesinde stratejik anlamda bizleri yeni bir seviyeye taşımıştır. Gelişmiş elektro-optik kameralar sayesinde AKINCI TİHA, gece ve gündüz, zorlu hava koşullarında vatanımızın her karışında net görüntü ve istihbarat üretebilmektedir. Bu da operasyonel anlamda teşkilatımız için özellikle terörle mücadele stratejileri açısından önemli bir kuvvet çarpanı olmuştur. Jandarma Genel Komutanlığının operasyonel kapasitesini artıran yönüyle sahadaki birliği riske atmadan yüksek hassasiyetle yönlendirebilmemizi, mevcut riski yerli mühimmatlarımız sayesinde etkisiz hale getirmemizi ve tehditleri bertaraf etmemizi sağlamaktadır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692214.jpg"/><p><strong>"AKINCI 1500 KİLOGRAM FAYDALI YÜK TAŞIMA KAPASİTESİNE SAHİPTİR"</strong></p><p>Bayraktar AKINCI'nın faaliyet sahasına da değinen Sarıçiçek, şunları kaydetti:</p><p>"Özellikle terörizmle mücadele, keşif gözetleme, sınır güvenliği ve her türlü kaçakçılıkla mücadele, kriz, afet yönetimi ve arama kurtarma gibi kritik konularda önemli katkılar sağlamaktadır. Görev profiline bağlı olarak TÜBİTAK SAGE, ROKETSAN ve ASELSAN üretimleri olan MAM-L, MAM-C, MAM-T, Teber-82, KGK-82-SİHA, LGK-82, Gözde, Tolun, İHA-230 gibi çeşitli mühimmat türlerini kullanabilmektedir. AKINCI'yı diğer insansız hava araçlarından ayıran temel özellik mühimmat taşıma kapasitesidir. AKINCI 1500 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesine sahiptir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692230.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692232.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692215.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/42692232.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/bayraktar-akinci-tiha-jan-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294734</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-1-lig-9-hafta-heyecani-yarin-basliyor-294734</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol 1. Lig 9. hafta heyecanı yarın başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de 9. haftanın perdesi, yarın oynanacak 4 müsabakayla açılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol 1. Lig 9. hafta heyecanı yarın başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre ligde 9. haftanın programı şu şekilde:</p><p><b>YARIN:</b></p><p>17.00 Ekenler Beton Sivasspor-Orfa Yapı Pendikspor (4 Eylül)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/04/42651009.jpg"/><p>17.00 Bodrum FK-Keçtaş Ankara Keçiörengücü (Bodrum İlçe)</p><p>20.00 Eminevim Ümraniyespor-SMS Grup Sarıyer (Ümraniye Belediyesi Şehir)</p><p>20.00 Artı Değer Vanspor FK-Bandırmaspor (Spor Toto Akhisar)</p><p><b>10 EKİM CUMARTESİ:</b></p><p>13.30 Boluspor-Antalyaspor (Bolu Atatürk)</p><p>16.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Batman Petrolspor (Aktepe)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/trenyol1-0810202685e81a50.jpg"/><p>19.00 Metro Holding Kayserispor-Manisa FK (Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kadir Has)</p><p>19.00 İstanbulspor-Turka Esenler Erokspor (Esenyurt Necmi Kadıoğlu)</p><p><b>11 EKİM PAZAR:</b></p><p>16.00 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Muğlaspor (Yusuf Ziya Öniş)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/05/42659562.jpg"/><p>19.00 Bursaspor-Mardin 1969 Spor (Yüzüncü Yıl Atatürk)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/trendyol-1-lig-9-hafta-he-808_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294733</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/silifke-belediyesine-yolsuzluk-ve-rusvet-operasyonu-7-supheli-gozaltinda-294733</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Silifke Belediyesi'ne yolsuzluk ve rüşvet operasyonu!: 7 şüpheli gözaltında]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Silifke ilçesinde belediyenin ihale, mal ve hizmet alımı, hakediş, imar ve ruhsat işlemlerinde üçüncü kişilere haksız menfaat sağlandığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında belediye başkan yardımcıları ile imar müdürlüğünde görev yapan personelin de bulunduğu 7 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Silifke Belediyesi'ne yolsuzluk ve rüşvet operasyonu!: 7 şüpheli gözaltında]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2026/2236 numaralı soruşturma kapsamında, Silifke Belediyesi bünyesindeki bazı ihale, mal ve hizmet alımı, hakediş, imar ve ruhsat işlemlerinin belirli bir organizasyon içerisinde kullanılarak üçüncü kişilerden haksız menfaat temin edildiği iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/silifke-08102026636cf9ea.jpg"/><p>Soruşturma kapsamında belediye içerisinde görev yapan bazı yönetici ve personel ile belediye dışında bulunan bazı kişilerin süreklilik gösteren bir iş bölümü içerisinde hareket ettikleri yönündeki iddialar araştırıldı. Elde edilen deliller doğrultusunda yapılan araştırmalar kapsamında bilirkişi raporları hazırlandı, tanık beyanları alındı. Ayrıca Silifke Belediyesi bünyesinde çalışan bazı şüphelilerin etkin pişmanlık kapsamında ifadelerine başvuruldu.</p><p>Yürütülen soruşturma sonucunda özellikle belediyenin imar ve ruhsat işlemlerinde tespit edilen usulsüzlüklerle ilgili 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</p><p>Bu kapsamda Silifke Belediyesi Başkan Yardımcıları O.Ş. ve R.D. ile birlikte aralarında geçmiş dönem İmar Müdürü E.T.T.'nin de bulunduğu M.K., Ü.D., A.E.S. ve Y.N.Ç. gözaltına alındı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/silifkebelediyesi-081020266386b2bc.jpg"/><p>Şüphelilerin, ifadeleri alınmak üzere Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edildiği öğrenildi.</p><p>Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/silifke-belediyesine-yols-888_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294732</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/3400-year-old-hittite-royal-archive-found-epidemic-baby-princess-and-war-warnings-294732</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[3,400-year-old Hittite royal archive found: Epidemic, baby princess and war warnings]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[A striking archaeological discovery has been made in Türkiye... The 3,400-year-old archive of the Hittite royal family has been unearthed during excavations. An epidemic, the death of a baby princess, divination, warnings of war from commanders... So, what do the tablets reveal?]]></description>
      <subtitle><![CDATA[3,400-year-old Hittite royal archive found: Epidemic, baby princess and war warnings]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Excavations at Kayalıpınar in the Yıldızeli district of Sivas, an ancient settlement known as &#352;amu&#7723;a in Old Assyrian and Hittite sources, have brought to light important new information about Hittite history.</b></p><p>Minister of Culture and Tourism Mehmet Nuri Ersoy announced on his social media account that 131 cuneiform tablets and fragments dating to the reign of King Tudhaliya II were unearthed during the 2026 excavations.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet4-08102026d7b660bc.jpg"/><p><b>Minister Ersoy said:</b></p><p>"We have made a very important discovery in Sivas Kayalıpınar, reaching into the state memory of the Hittites. During the 2026 excavations at ancient &#352;amu&#7723;a, we unearthed 131 cuneiform tablets and fragments dating to the reign of <b>King Tudhaliya II.</b> Together with those found during the previous season, the number has reached 184. Thus, the royal archive at Kayalıpınar has taken its place in history as the most extensive Hittite-language archive uncovered in the 21st century. </p><p>Written in<b> Hittite and Hurrian, </b>these documents bring directly to the present day information about state administration, military developments, the world of beliefs, and the experiences of the royal family approximately <b>3,400 years ago.</b> The tablets contain traces of <b>a high-fever epidemic </b>that spread from city to city and particularly affected children and babies, while also recording the health condition of a baby princess who fell ill, her subsequent death, and the funeral ritual performed for her. Another letter sent to the king by Hittite generals in western Anatolia reveals that they r<b>equested soldiers, horses and chariots in the face of an enemy threat, warning that the army could be destroyed if assistance did not arrive. </b>Tablets recording the routes followed and <b>observations made by bird diviners also provide previously unknown information about Hittite divination practices.</b> This unique archive opens a new window onto many areas, from Hittite history and religious practices to the development of the language and scribal culture"</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet6-08102026e9f2c733.jpg"/><p><b>The Epidemic of 3,400 Years Ago Was Recorded on Tablets</b></p><p>The archive contains texts in the categories of divination, augury, letters, rituals and prayers. Among the most striking documents are those describing a high-fever epidemic that spread from city to city.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet8-081020265fb51bf5.jpg"/><p>The tablets show that, because the disease was causing the deaths of children and babies, the health conditions of young princes and princesses, as well as the children of high-ranking Hittite officials, were monitored through divinatory inquiries. The texts also directly reflect the concern caused by the epidemic within the Hittite royal family.</p><p>The documents show that the health of a baby princess who was still being breastfed was a matter of great concern, and that attempts were made to determine her prospects through divination. Another tablet records that the baby princess died and documents the funeral ritual performed for her.</p><p>Another tablet sent to the king by a diviner reveals that the baby princess fell ill in the city of Ziulila, whose location has not yet been identified.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet3-081020261727d6ca.jpg"/><p><b>War Alert to the King from Western Anatolia</b></p><p>The documents recovered from the royal archive reveal not only the health crises experienced by the palace but also the military threats faced by the Hittite state.</p><p>A letter sent by Hittite generals in western Anatolia to the Hittite king in &#352;amu&#7723;a reports that the Hittite territory was surrounded by enemies. The generals request that soldiers, horses and chariots be sent in order to defeat the enemy.</p><p>The letter warns that the situation would worsen and the<b> Hittite army </b>would be destroyed if the requested support did not arrive. The generals also inform the king that they would not assume responsibility for the consequences if the necessary support was not sent.</p><p><b>New Information Emerges About Hittite Bird Divination</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet8-0810202650ab0788.jpg"/><p>The archive also provides previously unknown information about the Hittites' world of beliefs and divination.</p><p>One tablet records the observations made by bird diviners after they left &#352;amu&#7723;a and traveled through different regions, almost in the form of a diary. The cities where the diviners stayed, the routes they followed and the birds they observed are recorded in detail in the documents.</p><p><b>The cuneiform texts also reveal previously unknown information about how bird divination was assessed and interpreted.</b></p><p><b>The Most Extensive Hittite-Language Archive of the 21st Century</b></p><p>The 53 cuneiform tablets and fragments unearthed at the same site in Kayalıpınar in 2025 are also considered to have belonged to this archive. With the 131 new finds unearthed in 2026, the total number of tablets and fragments in the archive has reached 184.</p><p>According to the excavation team's assessment, the royal archive uncovered at Kayalıpınar is the most extensive Hittite-language archive discovered in the 21st century.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet2-08102026b03180da.jpg"/><p><b>The texts dating to the reign of King Tudhaliya II contain important new information not only about Hittite history and religious practices, but also about the development of the Hittite language of the period and scribal culture.</b></p><p>The excavations at Kayalıpınar have been conducted since 2021 by a team led by Associate Professor Çiğdem Maner, a faculty member in Koç University's Department of Archaeology and History of Art, with the permission of the Ministry of Culture and Tourism.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/tablet7-08102026aa1fb2ae.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/3400-year-old-hittite-roy-167_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294731</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trendyol-super-ligde-7-hafta-yarin-basliyor-294731</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 7. hafta yarın başlıyor!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 7. hafta heyecanı, yarın oynanacak tek maçla başlayacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 7. hafta yarın başlıyor!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haftanın açılış maçında Galatasaray, Kasımpaşa&#39;yı RAMS Park&#39;ta konuk edecek. Mücadele, saat 20.00&#39;de başlayacak.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre Süper Lig&#39;in 7. haftasında oynanacak müsabakaların programı şöyle:</p><p><b>YARIN:</b></p><p>20.00 Galatasaray-Kasımpaşa (RAMS Park)</p><p><b>10 EKİM CUMARTESİ:</b></p><p>13.30 Gençlerbirliği-Amed Sportif Faaliyetler (Eryaman)</p><p>16.00 Samsunspor-Trabzonspor (Samsun Yeni 19 Mayıs)</p><p>16.00 Corendon Alanyaspor-Erzurumspor FK (Alanya Oba)</p><p>19.00 Çaykur Rizespor-Fenerbahçe (Çaykur Didi)</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/stardetay0201202614b-0810202658b48f45.jpg"/><p><b>11 EKİM PAZAR:</b></p><p>13.30 TÜMOSAN Konyaspor-İstanbul Başakşehir (MEDAŞ Konya Büyükşehir)</p><p>16.00 Gaziantep FK-Arca Çorum FK (Gaziantep)</p><p>19.00 Beşiktaş-Kocaelispor (Tüpraş)</p><p>12 Ekim Pazartesi:</p><p>20.00 Eyüpspor-Göztepe (Esenyurt Necmi Kadıoğlu)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/trendyol-super-ligde-7-ha-670_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294730</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/fon-tasfiyesine-iliskin-kanun-teklifi-yatirimcilarin-hakkini-koruyacak-surecin-seffaf-yuru-294730</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fon tasfiyesine ilişkin kanun teklifi yatırımcıların hakkını koruyacak, sürecin şeffaf yürütülmesini sağlayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti milletvekillerinin, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili hazırladığı fon tasfiyesine yönelik geçici nitelikteki kanun teklifiyle yatırımcıların hakkının korunması, sürecin şeffaf yürütülmesi hedefleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fon tasfiyesine ilişkin kanun teklifi yatırımcıların hakkını koruyacak, sürecin şeffaf yürütülmesini sağlayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında fon tasfiyesine yönelik kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.</p><p>İlerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması beklenen teklifle 455 bin 578 yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan varlıklarının tasfiyesine gidilecek.</p><p>Teklifle her fonun kendi mal varlığının ve gerçek hak sahiplerinin tespit edilmesi, fon varlıklarının yatırımcıların ortak menfaati gözetilerek ekonomik değer kaybına yol açmaması, tasfiye edilmesi ve elde edilen nakdin hak sahiplerine adil biçimde dağıtılması amaçlanıyor.</p><p>Geçmiş tarihlerdeki nakit hareketlerinin bugünkü değerinin karşılaştırılabilmesi ve yatırımcıların mağduriyetinin denkleştirilebilmesi amacıyla da TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasına dayalı bir güncelleme yapılması ve çıkışların "ilk giren ilk çıkar" yöntemiyle mahsup edilmesi sağlanacak.</p><p>Yatırımcıların tasfiye tamamlanıncaya kadar hiçbir ödeme alamamasının önüne geçmek amacıyla net yatırım tutarı ve kesinleşmiş hak ve alacak tutarı aşılmamak üzere kişi başına azami avans niteliğinde 1 milyon lira ara ödeme yapılacak.</p><p>Dağıtılabilir nakdin bu tutarların tamamını karşılamaması halinde mevcut nakdin hak sahipleri arasında oransal dağıtılması sağlanacak, eşit durumdaki yatırımcılar arasında nesnel ve öngörülebilir bir yöntem kurulacak.</p><p>Net yatırım tutarı en düşük olan hak sahibinden başlanmak suretiyle ödeme yapılmasına ve/veya tüm hak sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlenerek bu tutara kadar ödeme yapılmasına Sermaye Piyasası Kurulunca karar verilebilecek.</p><p>Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fondan tasfiye tarihinden önce çıkış yaparak olağan piyasa koşullarının üzerinde kazanç elde etmiş kişiler ile fon portföyünde yer alan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı oluştuğu tespit edilen paylardan olağan getirinin üzerinde kazanç elde etmiş kişiler bakımından isteğe bağlı iade mekanizması oluşturulacak.</p><p><strong>İADE TUTARINDA OBJEKTİF PİYASA ÖLÇÜTLERİ ESAS OLACAK</strong></p><p>İade tutarının keyfi biçimde belirlenmemesi için fonun türü ve yatırım stratejisine uygun emsal fon getirileri ile ilgili payın dahil olduğu endeks veya Kurulca belirlenecek diğer objektif piyasa ölçütleri esas alınacak.</p><p>Tasfiye kapsamındaki fonların olağan dışı getirilerinin emsal hesabını bozmasını önlemek üzere bu fonların emsal hesaplamaya dahil edilmemesi sağlanacak. İsteğe bağlı olarak yapılacak iadeler, gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleştirilecek.</p><p>Muvazaalı veya karşılıksız kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım-satım, repo, ters repo ve benzeri işlemlerle ilişkili taraflara veya üçüncü kişilere aktarılan değerler ile bunların yerine geçen değerlerin fon mal varlığıyla bağlantısı korunacak.</p><p>Fonun kurucusu, yöneticisi portföy yönetim şirketinin, bunun yeterli olmadığı durumda ise zarar veya eksik tasfiye bakiyesinin oluşumunda sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilecek.</p><p>Ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında elkonulan ya da müsadere edilen malvarlığı değerleri, yatırımcıların zararının giderilmesinde kullanılabilecek.</p><p>Doğrudan fona devredilemeyen malvarlığı bakımından ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum sıfatıyla satış veya tasfiye işlemlerini yürütmesi suretiyle ekonomik değerin nakde dönüştürülmesi ve hızla ilgili fonlara aktarılması amaçlanacak.</p><p>Teklifle, yatırımcıların haklarının mümkün olan en yüksek ölçüde ve süratle korunması, tasfiye ve geri kazanım işlemlerinin hukuki belirlilik, hesap verebilirlik ve kurumlar arası eş güdüm içinde yürütülmesi hedeflenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/fon-tasfiyesine-iliskin-k-402_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294729</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yuksek-tansiyon-hastalari-dikkat-muz-yemek-kan-basincini-gercekten-dusurur-mu-294729</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüksek tansiyon hastaları dikkat! Muz yemek kan basıncını gerçekten düşürür mü?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Muzun içerdiği yüksek potasyum miktarı, kan basıncı üzerinde önemli bir rol oynuyor. Uzmanlar, özellikle hipertansiyon ve böbrek hastalığı riski taşıyan bireylerin muz tüketiminde dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Muzun sağlığa etkileriyle ilgili yapılan yeni araştırmalar, potasyumun kalp sağlığı ve diyabet riski üzerindeki olası faydalarını da gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüksek tansiyon hastaları dikkat! Muz yemek kan basıncını gerçekten düşürür mü?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, muzun içerdiği potasyum sayesinde kan basıncı üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle yetişkin bireylerin günlük potasyum ihtiyacının yaklaşık yüzde 9'u, orta boy bir muz tüketimiyle karşılanabiliyor. Bu oran, muzun sağlıklı bir diyetin parçası olarak değerlendirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Potasyumun vücutta kas kasılması, sinir fonksiyonları ve kalp ritminin düzenlenmesi gibi yaşamsal işlevleri desteklediği biliniyor. Ayrıca, potasyumun kan basıncını dengelemeye yardımcı olması, özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireyler için dikkat çekici bir unsur haline geliyor. Muzun düzenli tüketimiyle birlikte, potasyumun vücutta sodyumun atılımını kolaylaştırdığı ve damar duvarlarını gevşettiği, böylece kan basıncının düşmesine katkı sağladığı belirtiliyor.</p><h3>Uzmanlardan hipertansiyon hastalarına muz tavsiyesi: Ölçülü tüketim önemli</h3><p>Hipertansiyon, günümüzde kalp hastalıkları ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Fazla sodyum alımı, sigara kullanımı ve hareketsiz yaşam tarzı, yüksek kan basıncının başlıca tetikleyicileri arasında gösteriliyor. Potasyumun ise, bu risk faktörlerine karşı koruyucu bir rol üstlendiği düşünülüyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, potasyum açısından zengin besinlerin, özellikle de muzun, bazı bireylerde kan basıncında anlamlı bir düşüşe yol açabileceğini gösteriyor. 2024 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre, elma ve muz gibi meyveleri daha sık tüketen hipertansiyon hastalarında ölüm riskinin azaldığı saptandı. Ayrıca, laboratuvar ortamında yapılan hayvan deneylerinde, muzun hipertansiyon ve diyabetin olumsuz etkilerini sınırlandırabileceği sonucuna varıldı. Ancak uzmanlar, her bireyin sağlık durumu ve potasyum ihtiyacının farklılık gösterebileceğini, bu nedenle muz tüketiminin kişisel sağlık geçmişine göre ayarlanması gerektiğini belirtiyor.</p><h3>Böbrek hastalarına kritik uyarı: Potasyum fazlası tehlikeli olabilir</h3><p>Muzun potasyum içeriği, sağlıklı bireyler için birçok fayda sunarken, kronik böbrek hastalığı olanlar açısından risk oluşturabiliyor. Böbrek fonksiyonlarında azalma bulunan kişilerde, vücutta potasyum birikimi yaşanabiliyor ve bu durum kalp sağlığı açısından ciddi tehlikeler doğurabiliyor. Böbrekleri sağlıklı olan bireylerde bile, potasyum takviyeleri veya tuz alternatifleriyle birlikte aşırı muz tüketimi, potasyum seviyelerinin yükselmesine yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle böbrek hastalığı riski taşıyan veya potasyum takviyesi kullanan kişilerin, ne kadar potasyum almaları gerektiği konusunda mutlaka doktorlarına danışmasını öneriyor. Bu nedenle, muz gibi potasyum açısından zengin gıdaların tüketiminde ölçülü davranmak ve bireysel sağlık durumunu göz önünde bulundurmak büyük önem taşıyor.</p><h3>Muzun potasyumla sunduğu ek sağlık faydaları: Kalp ve kemik sağlığı öne çıkıyor</h3><p>Potasyumun sağlığa katkıları yalnızca kan basıncıyla sınırlı kalmıyor. Araştırmalar, potasyum alımının artırılmasıyla inme riskinin azaldığını ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca, yüksek potasyum tüketimi böbrek taşı oluşumunun önüne geçilmesinde de etkili olabiliyor. Muzun sağladığı potasyum, kemik mineral yoğunluğunun artmasına katkı sağlayarak kemiklerin güçlenmesini destekliyor ve osteoporoz riskini azaltıyor. Bunun yanı sıra, potasyumun insülin hormonunun üretiminde rol oynaması sayesinde tip 2 diyabet riskinin de düşebileceği belirtiliyor. Son olarak, bazı araştırmalar muzun iltihaplanmayı azaltıcı etkiler gösterebileceğini ve kronik iltihabın yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde destekleyici olabileceğini öne sürüyor. Tüm bu bulgular, muzun ve potasyumun dengeli bir diyetin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/yuksek-tansiyon-hastalari-374_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294728</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/robot-elin-marifeti-sasirtti-ipegi-16-parcaya-ayirip-nakis-yapti-294728</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Robot elin marifeti şaşırttı! İpeği 16 parçaya ayırıp nakış yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli robotik şirketi AGILINK, OmniHand 3 Ultra adını verdiği yeni nesil robot koluyla, geleneksel Suzhou ipek nakışında insan elinin hassasiyetini yakalamayı başardı. Robot kol, 21 serbestlik derecesi ve gelişmiş dokunsal sensörleriyle, ipek gibi hassas ve esnek malzemeleri ustalıkla işledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Robot elin marifeti şaşırttı! İpeği 16 parçaya ayırıp nakış yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli robotik girişim AGILINK, geliştirdiği OmniHand 3 Ultra robot kolunun geleneksel Suzhou ipek nakışında insan elinin hassasiyetine yaklaşan bir performans sergilediğini duyurdu. Şirketin yaptığı gösterimde, robot kolu ipek ipliği 16 ince ipliğe ayırdı, iğneye iplik geçirdi, kumaşı nakış çemberine gerdi ve ilk dikişleri başarıyla attı. Tüm bu işlemler sırasında, robotun parmak uçlarında yer alan gelişmiş görsel-taktik sensörler ve 21 aktif serbestlik derecesi sayesinde, ipeğin hassas yapısı korunarak insan ustalığına yakın bir hassasiyet yakalandı.</p><h3>AGILINK'ten ipek nakışında robotik hassasiyet gösterisi</h3><p>AGILINK, Çinli AgiBot şirketinin bir yan kuruluşu olarak, OmniHand 3 Ultra robot kolunun ince ve esnek ipek ipliklerle çalışabilme yeteneğini gözler önüne serdi. Gösterimde, robot kolu ipek ipliğini 16 daha ince tele ayırırken, parmaklarının koordineli hareketleriyle gerginliği sürekli kontrol altında tuttu. Bu süreçte, geleneksel Suzhou nakışında ustalaşmış olan Fu Xianghong, robot koluna ipeğin nasıl manipüle edileceğini adım adım öğretti. Özellikle ipeğin bükülmesi, kayması ve şekil değiştirmesi gibi zorluklar karşısında, robotun dokunsal sensörleri ve yazılımı sayesinde pozisyon ve kuvvet sürekli olarak ayarlandı. İğneye iplik geçirme ve dikiş işlemlerinde de, parmak uçlarının ipekle sürekli temasta kalması ve kuvvetin hassas biçimde ayarlanması gerekti. AGILINK'in paylaştığı video açıklamasında, "İpek katı bir şekle sahip değildir. Parmakların kuvveti bunu belirler." ifadelerine yer verildi. Bu da, robot kolunun hem donanım hem de kontrol yazılımı açısından insan eline benzer bir esneklik ve hassasiyet sunduğunu ortaya koydu.</p><h3>OmniHand 3 Ultra: Gelişmiş dokunsal sensörlerle insan eline yakın deneyim</h3><p>OmniHand 3 Ultra, insan elinin boyutlarına yakın bir tasarıma ve yalnızca 630 gram ağırlığa sahip. Robot kolunun en dikkat çekici özelliklerinden biri, tendon veya ara iletim mekanizması yerine doğrudan motor tahrikiyle çalışan eklemleri. Elin her bir parmağında bulunan gelişmiş görsel-taktik sensörler, temas yüzeyindeki en küçük deformasyonları bile algılayabiliyor. Bu sensörler, üç boyutlu kuvvet ölçümü yapabiliyor ve 0.08 milimetreye kadar küçük değişiklikleri tespit edebiliyor. Ayrıca, avuç içinde 300 noktadan oluşan bir temas sensörü sistemi yer alıyor. Bu teknoloji sayesinde, robot kolu 3 kilogram ağırlığı sabit şekilde tutabiliyor ve 8 kilograma kadar kaldırabiliyor. Açılma ve kapanma süresi ise yaklaşık 0.3 saniye ile oldukça hızlı. Pozisyon tekrarlanabilirliği ise 0.2 milimetreye kadar hassas. AGILINK'in geliştirdiği bu robot kolu, özellikle ipek gibi şekli ve konumu kolayca değişebilen malzemelerde, sürekli kuvvet ve parmak pozisyonu ayarlaması gerektiren görevlerde üstün performans sergiliyor. Şirket, eğitim sürecinde teleoperasyon verilerini pekiştirme öğrenimiyle birleştirerek, robotun farklı konumlarda değişen iplik pozisyonlarına uyum sağlamasını mümkün kıldı. Böylece, sabit ve tekrarlayan endüstriyel işlemlerden farklı olarak, gerçek zamanlı uyarlanabilirlik gerektiren hassas görevlerde de başarı sağlandı.</p><h3>Robotik el teknolojisinde uluslararası rekabet hız kazandı</h3><p>AGILINK'in OmniHand 3 Ultra robot koluyla elde ettiği başarı, robotik el teknolojisinde uluslararası rekabeti de artırdı. Şirket, geleneksel ipek nakışı gibi ustalık gerektiren işlerde robotların kullanılabileceğini kanıtlayarak, endüstriyel otomasyonun ötesinde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Diğer yandan, LinkerBot'un Linker Hand L30 Pro modeli beş tendonlu parmak yapısıyla hız ve tekrarlanabilirlik üzerine yoğunlaşırken, Boston Dynamics ise Atlas elinde dört parmaklı tasarımıyla endüstriyel uygulamalara odaklanıyor. AGILINK'in OmniHand 3 Ultra modeli, özellikle dokunsal algılama ve hassas kontrol alanında sunduğu yeniliklerle rakiplerinden ayrılıyor. Şirket, ipek nakışında gösterdiği başarıyı, farklı sektörlerde hassas ve esnek malzemelerle çalışılması gereken uygulamalara taşımayı hedefliyor. Bu gelişmeler, robotik teknolojilerin yalnızca ağır sanayi ve otomasyon alanlarında değil, aynı zamanda geleneksel el sanatları ve hassas üretim süreçlerinde de devrim yaratabileceğini gösteriyor.</p><p>AGILINK'in OmniHand 3 Ultra robot kolu ile gerçekleştirdiği ipek nakış gösterisi, insan elinin karmaşık hareketlerini ve hassasiyetini robotik sistemlerle taklit etmenin artık mümkün olduğunu ortaya koydu. Şirketin geliştirdiği bu teknoloji, hem endüstriyel robotların yeteneklerini genişletiyor hem de geleneksel el sanatlarının geleceğinde robotların rolüne dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Önümüzdeki dönemde, bu tür hassas robotik el sistemlerinin farklı alanlarda daha fazla kullanılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/robot-elin-marifeti-sasir-525_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294727</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/fransadaki-lise-eylemlerinde-polis-siddeti-gundemde-bir-gencin-eli-koptu-bir-genc-gozunu-kaybetti-294727</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fransa'daki lise eylemlerinde polis şiddeti gündemde! Bir gencin eli koptu, bir genç gözünü kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Fransa'da liselilerin eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle düzenlediği eylemler yaklaşık 3 haftadır sürerken, bazı gençlerin ciddi şekilde yaralandığı eylemlerde polisin orantısız güç kullanımı eleştiriliyor. Eylemlerde 15 yaşındaki bir öğrencinin elinde şok bombası patladı. Olay sonucu gencin elini kaybettiği bildirildi. Plastik mermi isabet eden 16 yaşındaki Mael isimli bir genç de sağ gözünün görme yetisini kaybetti. Olayın nasıl geliştiğine ilişkin soruşturma devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fransa'daki lise eylemlerinde polis şiddeti gündemde! Bir gencin eli koptu, bir genç gözünü kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Paris'in de içinde bulunduğu Ile-de-France bölgesinde başlayan, daha sonra çiftçiler, işçiler ve öğretmenlerin de aralarında bulunduğu farklı kesimlerin desteğiyle ülke çapına yayılan lise eylemleri devam ediyor.</p><p>Öğretmen sayısının artırılması, sınıf koşullarının iyileştirilmesi gibi taleplerle harekete geçen gençler, liseleri kuşatmayı ve okul girişlerini kapatmayı sürdürüyor.</p><p>Şu ana kadar 24 okulun ateşe verildiği, aralarında güvenlik güçlerinin de bulunduğu bini aşkın kişinin yaralandığı ve çoğunluğu genç olan 6 bin 500'den fazla kişinin gözaltına alındığı eylemlerde polisin orantısız güç kullanımı ise tartışılıyor.</p><p><b>BİR GENCİN ELİ KOPTU, BİR GENÇ GÖZÜNÜ KAYBETTİ</b></p><p>Fransa'nın Val-d'Oise ilinde polis bir lise öğrencisine karşı Cougar tipi fırlatma silahı kullandı. Silahtan çıkan parçaların yüzüne isabet etmesi sonucu yaralanan 14 yaşındaki genç hastaneye kaldırıldı.</p><p>Gencin çenesi ve dişleri kırılırken, müdahalede bulunan polis hakkında "sakatlama ve kalıcı yaraya yol açan şiddet" uyguladığı gerekçesiyle soruşturma açıldı. Adli kontrol altına alınan polisin yeni bir emre kadar kamusal alandaki görevinden uzaklaştırıldığı açıklandı.</p><p>Belfort kentindeki Courbet Lisesi eylemlerinde ise polisin yakaladığı bir genci Savoureuse Nehri yakınlarında boğmaya çalıştığı öne sürülen görüntüler sosyal medyada tepki topladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/1-081020264c473d61.jpg"/><p>Şiddete uğrayan genç, ilgili polis hakkında suç duyurusunda bulunurken, Vesoul Cumhuriyet Savcılığı konuya ilişkin "cinayete teşebbüs" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p><p>Fransa'nın kuzeyindeki Lens kentindeki eylemlerde ise 15 yaşındaki bir öğrencinin elinde şok bombası patladı. Olay sonucu gencin elini kaybettiği bildirildi.</p><p>Tours kentindeki Balzac Lisesi'ndeki eylemlerde de plastik mermi isabet eden 16 yaşındaki Mael isimli bir genç sağ gözünün görme yetisini kaybetti. Olayın nasıl geliştiğine ilişkin soruşturma devam ediyor.</p><p><strong>HÜKÜMET, POLİSLERİN ŞOK BOMBASI KULLANIMINI ASKIYA ALDI</strong></p><p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, güvenlik güçlerine ülke genelinde düzenlenen lise eylemleri kapsamında şok bombası kullanmamaları talimatı verdi.</p><p>Polisin müdahale yöntemi olarak nefes darlığı yaratabilen, 160 desibele çıkan ses ve göz yaşartıcı gaz etkisi bulunan şok bombalarına, kalabalığı dağıtmak için kullanılan yere fırlatıldığında mühimmat saçan bombalara ve plastik mermiye başvurması siyasiler tarafından eleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/2-08102026d0fbdfa4.jpg"/><p>Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) milletvekili Thomas Portes ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada kolluk kuvvetlerinin kullandığı ses ve şok bombası gibi araçların "savaş silahı" olduğunu söyledi.</p><p>Tüm toplumsal hareketlerde bu silahların kullanımının yasaklanması gerektiğini vurgulayan Portes, Ulusal Meclis'te bu yönde adım atılması için imza kampanyası başlattıklarını hatırlattı.</p><p>Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi LFI partili Rima Hassan ise paylaşımında, Avrupa'da toplumsal hareketlere müdahalede bu bombalara başvuran tek ülkenin Fransa olduğunu belirtti.</p><p>Öte yandan meclisin ikinci büyük sol partisi Sosyalist Parti (PS) de polis şiddetine karşı harekete geçti. PS Grup Başkanvekili Boris Vallaud, eylemcilerin çoğunun reşit olmadığını hatırlatarak kolluk kuvvetlerinin bu tarz eylemlerde bazı müdahale silahlarını kullanmaması gerektiğini vurguladı.</p><p>Vallaud, polisin savunma amaçlı mühimmat fırlatan silahları ve boğma gibi sert teknikleri kullanımının yasaklanması için Meclis'e yasa tasarısı sunacaklarını duyurdu.</p><p><strong>SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN VE SİYASİLERDEN POLİS ŞİDDETİNE TEPKİ</strong></p><p>Yaklaşık 3 haftadır devam eden eylemlerde Fransız ulusal polisini denetleme ve soruşturma kurumu IGPN'de orantısız güç kullanımına ilişkin açılan soruşturma sayısı 18'e çıktı.</p><p>Aralarında eylemlerde gözaltına alınan gençlerin avukatlarının da bulunduğu Yasal Eylem Kolektifi (CAJ) üyeleri, polisin "fiziksel şiddet, hakaret ve aşağılama girişimlerine" tepki göstererek gözaltı sayısının oldukça yüksek olduğuna dikkati çekti.</p><p>Uluslararası Af Örgütü ise Fransız hükümetine gerilimi düşürmesi ve orantısız polis müdahalesini önlemesi çağrısı yaptı.</p><p>Fransız İnsan Hakları Birliği (LDH) de liselilerin baskı altına alınmasına tepki göstererek, okulların savaş alanı değil eğitim yuvası olduğunun altını çizdi.</p><p>Günlerdir devam eden eylemlerdeki polis şiddeti Ulusal Meclis'in de gündemine geldi.</p><p>Lise eylemlerine tam destek veren Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partili siyasiler de kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımına tepki gösterdi ve eylemlerdeki polis şiddetinin soruşturulması için meclise önerge sunacaklarını açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/fransadaki-lise-eylemleri-588_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294726</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/deliksiz-bir-uyku-icin-son-lokma-ne-zaman-alinmali-294726</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Deliksiz bir uyku için son lokma ne zaman alınmalı?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanı Vanessa Hitch, gece geç saatlerde yemek yiyenlerin uyku kalitesinin ciddi şekilde bozulduğunu vurguluyor. Özellikle akşam yemeği ile uyku arasındaki sürenin en az iki-üç saat olması gerektiğini belirten Hitch, bu konuda uyarılarını sürdürüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Deliksiz bir uyku için son lokma ne zaman alınmalı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece geç saatlerde yemek yemenin uyku kalitesi üzerindeki etkileri, son dönemde beslenme uzmanlarının gündeminde yer alıyor. Torrens Üniversitesi Avustralya'dan klinik beslenme uzmanı Vanessa Hitch, akşam yemeği ile uyku arasındaki zamanın uyku kalitesini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Hitch, özellikle yatmadan hemen önce yemek yemenin sindirim sistemini zorladığını ve gece boyunca uykuda kalmayı güçleştirdiğini ifade ediyor. Uzmanlar, uykuya dalmadan en az iki ila üç saat önce yemek yemeyi bırakmanın, hem sindirimi kolaylaştırdığını hem de vücudun doğal ritmine uyum sağladığını vurguluyor. Gece geç yemek alışkanlığı ise, kısa vadede uyku bölünmelerine, uzun vadede ise insülin hassasiyetinde azalmaya ve kan şekeri dengesinin bozulmasına yol açabiliyor.</p><h3>Beslenme uzmanı Hitch: 'Yatmadan önce 2-3 saat ara şart'</h3><p>Vanessa Hitch, akşam yemeği ile uyku arasında en az iki-üç saatlik bir boşluk bırakmanın önemine dikkat çekiyor. Hitch, "Vücudumuzun biyolojik saatleri yalnızca ışıkla değil, yemek zamanlamasıyla da şekilleniyor. Gece geç yemek yemek, metabolizmanın ve enerji dengesinin bozulmasına neden oluyor" diyor. Hitch'in aktardığı bilimsel araştırmalara göre, yatmadan bir saat önce yemek yiyen kişiler, beş saat önce yemek yiyenlere göre daha az uyuyor, daha sık uyanıyor ve uyku verimliliği düşüyor. Ayrıca, yatmadan hemen önce büyük porsiyonlar tüketmek, mide yanması ve reflü gibi sindirim sorunlarını tetikleyebiliyor. Hitch, bu tür alışkanlıkların insülin hassasiyetini de olumsuz etkilediğini ve vücudun gece boyunca yağ yakımını yavaşlattığını belirtiyor. Ancak, her bireyin vücut yapısı ve metabolizması farklı olduğu için, bu etkilerin kişiden kişiye değişebileceğinin de altını çiziyor.</p><h3>Gece yemek yemenin uyku kalitesine etkisi bilimsel olarak kanıtlandı</h3><p>Gece geç yemek yemenin uykuya olumsuz etkileri, yapılan bilimsel çalışmalarla da destekleniyor. Hitch'in referans verdiği son deneylerde, akşam yemeğini yatmadan bir saat önce yiyenlerin, beş saat önce yiyenlere göre toplam uyku sürelerinde ve uyku kalitesinde belirgin düşüşler yaşadığı ortaya çıktı. Dahası, gece boyunca sindirim devam ettiği için, vücut dinlenmek yerine aktif kalmaya çalışıyor. Bu durum hem uykuya dalmayı zorlaştırıyor hem de gece boyunca bölünmüş ve verimsiz bir uykuya neden oluyor. Ayrıca, geç saatlerde yemek yemenin, gece boyunca kan şekeri seviyesini yükselttiği ve yağ yakımını azalttığı da tespit edildi. Ancak, bazı araştırmalar ise akşam yemeğinin saatine bağlı olarak uyku mimarisi üzerinde büyük bir değişiklik yaratmadığını gösteriyor. Buna rağmen, uzmanlar geç saatlerde büyük porsiyonlar yerine, hafif ve sindirimi kolay atıştırmalıkların tercih edilmesinin uyku kalitesi açısından daha sağlıklı olduğunu belirtiyor.</p><h3>Çok erken yemek yemenin de riskleri var</h3><p>Akşam yemeğini çok erken saatlere çekmek de, uyku kalitesi açısından her zaman avantaj sağlamıyor. Hitch, özellikle akşam yemeğini saat 17:00 gibi erken bir saatte yiyen ve gece geç saatlere kadar uyanık kalan kişilerin, uykuya dalmadan önce açlık hissiyle karşılaşabileceğini belirtiyor. Açlık hissi, uykuya geçişi zorlaştırabiliyor ve gece boyunca sık sık uyanmalara neden olabiliyor. Ayrıca, gün boyunca yeterli kalori ve protein alınmaması, enerji düşüklüğüne ve gece geç saatlerde kontrolsüz atıştırmalık tüketimine yol açabiliyor. Hitch, özellikle yüksek enerji ihtiyacı olan bireyler ve bazı yaşlı yetişkinler için bu durumun daha da riskli olduğunu vurguluyor. Diyabet hastalarının ise yemek saatlerini belirlerken mutlaka bireysel tıbbi danışmanlık alması gerektiğini ifade ediyor.</p><h3>Gece açlık hissiyle başa çıkmak için öneriler</h3><p>Yatmadan önce aç hissedenlerin, bu durumu görmezden gelmek yerine sağlıklı ve hafif atıştırmalıklar tercih etmesi öneriliyor. Hitch, "Aç karnına uyumak zorunda değilsiniz. Küçük bir yoğurt, bir avuç fındık veya bir meyve gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler seçebilirsiniz" diyor. Büyük ve yağlı yemeklerin ise günün erken saatlerinde tüketilmesi gerektiğini belirten Hitch, geç saatlerde tam bir akşam yemeği yemenin yerine, hafif atıştırmalıkların daha az olumsuz etkiye sahip olacağını söylüyor. Ayrıca, akşam yemeğinden sonra hafif bir yürüyüş yapmak, sindirimi destekleyerek uyku kalitesini artırabiliyor. Sonuç olarak, hem gece geç yemek hem de çok erken yemek, uyku düzenini bozabiliyor. Uzmanlar, akşam yemeği ile uyku arasında dengeli bir süre bırakmanın, sağlıklı bir uyku için temel şart olduğunu vurguluyor.</p><p>Uyku kalitesini artırmak ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için, yemek saatlerinin düzenlenmesi büyük önem taşıyor. Beslenme uzmanları, kişisel ihtiyaçlara göre esnek davranılması gerektiğini, ancak genel olarak akşam yemeği ile uyku arasında iki-üç saatlik bir boşluk bırakmanın en sağlıklı seçenek olduğunu belirtiyor. Gece geç yemek alışkanlığının bırakılması, hem sindirim sistemini hem de genel vücut sağlığını olumlu etkiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/deliksiz-bir-uyku-icin-so-848_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294725</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/bilim-insanlari-gunes-panellerinin-kaderini-degistiriyor-yarim-asirlik-fizik-siniri-asildi-294725</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları güneş panellerinin kaderini değiştiriyor! Yarım asırlık fizik sınırı aşıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Barselona'daki Fotonik Bilimler Enstitüsü (ICFO) araştırmacıları, güneş hücrelerinde enerji kaybına yol açan foton yayımının yönünü kontrol ederek verimliliği yüzde 43'e yaklaştıracak yeni bir yöntem geliştirdi. Bu yenilik, güneş enerjisi dönüşümünde devrim yaratma potansiyeli taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları güneş panellerinin kaderini değiştiriyor! Yarım asırlık fizik sınırı aşıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Barselona'da faaliyet gösteren Fotonik Bilimler Enstitüsü (ICFO) araştırmacıları, güneş hücrelerinde verimliliği önemli ölçüde artırabilecek yeni bir teknik geliştirdi. Bu yöntem, güneş hücrelerinde enerji kaybına neden olan foton yayımının yönünü kontrol altına alarak, elektrik üretiminde teorik olarak yüzde 43'e yaklaşan bir verimlilik seviyesine ulaşmayı hedefliyor. Energy &amp; Environmental Science dergisinde yayımlanan çalışma, güneş enerjisi teknolojilerinde ezber bozan bir ilerlemeye işaret ediyor. ICFO ekibi, özellikle güneş hücrelerinin sadece ışığı emme değil, aynı zamanda ışığı hangi yönlere yaydığı üzerinde de kontrol sağlayarak, bugüne kadar göz ardı edilen bir kayıp mekanizmasını azaltmayı başardı.</p><h3>ICFO ekibi: Foton yayım açısı daraltılarak enerji kaybı önlendi</h3><p>ICFO ve UPC Profesörü Jordi Martorell liderliğinde, Dr. Francisco Bernal Texca, Chiara Cortese, Dr. Mariia Kramarenko ve Dr. Quan Liu'dan oluşan ekip, güneş hücrelerinde fotonların yayılım açısını daraltarak enerji kaybını azaltmanın yolunu buldu. Çalışmada, PM6:Y6 malzeme karışımına dayalı ters çevrilmiş bir organik güneş hücresi kullanıldı ve bu yapı bir optik boşluğa dönüştürüldü. Araştırmacılar, gümüş bazlı ön ve arka elektrotlar ile katmanlı bir yapı oluşturarak, hücrede yayılan ışığın geniş açılarda yayılmasını engelledi. Bu sayede, güneş hücresinin yayım konisi daraltıldı ve gelen güneş ışığının açısal dağılımıyla daha uyumlu hale getirildi. Bilim insanları, bu optik boşluğun hem geniş açılarda ışık yayımını baskıladığını hem de güneş ışığının hücreye verimli şekilde girmesine olanak tanıdığını belirtti. Araştırmacılar, bu stratejinin ek üretim zorlukları getirmeden uygulanabileceğini vurguladı.</p><h3>Shockley&#8211;Queisser sınırı aşılabilir: Yüzde 43 verimlilik mümkün mü?</h3><p>ICFO araştırmacılarının geliştirdiği bu yöntem, güneş hücrelerinde uzun süredir kabul gören teorik verimlilik sınırı olan Shockley&#8211;Queisser limitini sorguluyor. Geleneksel tek bağlantılı güneş hücrelerinde bu sınır yüzde 33,16 olarak tanımlanıyor. Ancak ekip, foton yayım konisinin, güneş ışığının emilim konisiyle daha iyi eşleşecek şekilde daraltılması durumunda teorik olarak yüzde 43'e yakın verimliliklerin elde edilebileceğini öngörüyor. Dr. Francisco Bernal Texca, çalışmanın güneş enerjisi dönüşümünde önemli bir ilerleme sağladığını ve Shockley&#8211;Queisser sınırını aşmak için yeni bir yol açtığını ifade etti. Araştırmacılar, bu yeniliğin yalnızca organik fotovoltaiklerle sınırlı olmadığını, prensipte farklı fotovoltaik teknolojilere de uyarlanabileceğini belirtiyor. Eğer bu yaklaşım, daha yüksek performanslı ticari cihazlara aktarılabilirse, foton yayım yönünün kontrolü, aynı miktarda güneş ışığından daha fazla elektrik elde etmek için güçlü bir araç haline gelebilir.</p><p>Çalışmada kullanılan anahtar kelime olan 'güneş hücresi', hem teorik hem de pratik açıdan enerji dönüşümünde kritik bir rol oynuyor. Araştırmacılar, daha yüksek güneş hücresi verimliliğinin, belirli bir miktar elektrik üretimi için gereken arazi ve malzeme miktarını azaltabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, üretilen elektrik başına düşen maliyetlerin de bu sayede düşebileceği belirtiliyor. Güneş hücresi teknolojilerinde yaşanan bu gelişme, sürdürülebilir enerji üretimi ve maliyet etkinliği açısından önemli avantajlar sunuyor. Barselona'daki ICFO ekibinin buluşu, güneş hücresi verimliliğinin artırılması yolunda atılmış büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/bilim-insanlari-gunes-pan-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294724</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/maltepede-coken-binada-kurtarilanlar-konustu-binamiz-catlakti-catir-catir-ses-duyuyordu-komsularimiz-294724</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Maltepe'de çöken binada kurtarılanlar konuştu: Binamız çatlaktı, çatır çatır ses duyuyordu komşularımız]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Maltepe'de zemin üstü 3 katı çöken 7 katlı binada göçük altında kalan 14 kişiden 8'i sağ olarak kurtarılırken, kalan 6 kişinin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Çöken binadan kurtarılan Tolga Gürpınar, 'Binamız çatlaktı, ufak tefek çatır çatır ses duyuyordu komşularımız' dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Maltepe'de çöken binada kurtarılanlar konuştu: Binamız çatlaktı, çatır çatır ses duyuyordu komşularımız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, saat 05.40 sıralarında Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın 3 katında henüz bilinmeyen nedenle çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/aw80516506-08102026d015c4b4.jpg"/><p><strong><b>MALTEPE'DEKİ ÇÖKEN BİNA İÇİN VAHİM GERÇEK</b></strong></p><p>Arama kurtarma çalışmalarında şu ana kadar 3'ü çocuk 8 kişi sağ olarak kurtarıldığı aktarılırken, Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre binanın 1987 yılında yapılmış olup zemin + 6 kat olarak inşa edildiği belirtildi. Zemin katı işyeri, üst katlarda bulunan 12 daire ise ikamet olarak kullanıldığı açıklandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/aw80516502-081020266639e42c.jpg"/><p><strong><b>"KENTSEL DÖNÜŞÜMDE MÜTEAHHİTLERLE GÖRÜŞMÜŞTÜK ANCAK SONUCA BAĞLAMAMIŞTIK KEŞKE BAĞLASAYDIK"</b></strong></p><p>Çöken binadan kurtarılan Gürpınar, "Kentsel dönüşümde müteahhitlerle görüşmüştük ancak sonuca bağlamamıştık keşke bağlasaydık, binamız çatlaktı, ufak tefek çatır çatır ses duyuyordu komşularımız" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/maltepede-coken-binada-ku-290_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294723</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yetiskin-retina-gercekten-kendini-onarabilir-mi-gen-tedavisinden-sasirtan-sonuc-294723</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:18:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yetişkin retina gerçekten kendini onarabilir mi? Gen tedavisinden şaşırtan sonuç]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Michigan Eyalet Üniversitesi'nden bilim insanları, köpeklerde nadir görülen CaBP4 genindeki bozukluk nedeniyle oluşan görme kaybına karşı, retinada hasarlı sinir bağlantılarını onaran tek dozluk bir gen tedavisi geliştirdi. Bu yöntem, hem görme yetisinin artmasına hem de sinir hücrelerinin yeniden bağlantı kurmasına olanak tanıyor ve insanlarda da umut vadediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yetişkin retina gerçekten kendini onarabilir mi? Gen tedavisinden şaşırtan sonuç]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Michigan Eyalet Üniversitesi'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, CaBP4 geninde meydana gelen kalıtsal bir bozukluk nedeniyle çocukluktan itibaren ortaya çıkan nadir görme kaybına karşı, köpeklerde çığır açan bir gen tedavisiyle önemli bir başarıya imza attı. ABD merkezli ekip, retinada hasar gören sinir bağlantılarını onarmayı başaran bu tek dozluk tedavinin, sadece körlüğün ilerlemesini durdurmakla kalmayıp, aynı zamanda gözdeki kritik bağlantıların yeniden inşa edilmesini sağladığını açıkladı. Araştırmacılar, Molecular Therapy Advances dergisinde yayımlanan çalışma ile köpeklerin görme yetisinde belirgin bir artış sağlandığını ve tedavinin etkilerinin üç yıla kadar sürdüğünü bildirdi.</p><h3>Michigan ekibinden CaBP4 gen tedavisiyle görme kaybına çare</h3><p>Çalışmada, Whippet cinsi köpeklerde CaBP4 geninin hatalı kopyaları nedeniyle gelişen görme kaybı mercek altına alındı. Araştırmacılar, bu genin işlevini geri kazandırmak amacıyla, genin sağlıklı bir kopyasını taşıyan zararsız bir virüsü hayvanların retinasına enjekte etti. CaBP4 gen tedavisi uygulanan köpeklerde, özellikle loş ışıkta görme yetisinin anlamlı şekilde arttığı gözlemlendi. Bu artışın, CaBP4 protein eksikliğinin en çok hissedildiği koşullarda ortaya çıkması, tedavinin hedefe yönelik etkisini ortaya koydu. Bilim insanları, tedavi edilen retina bölgelerinde, gözdeki dış pleksiform tabakanın (OPL) ve sinaptik şeritlerin belirgin biçimde genişlediğini tespit etti. CaBP4 genindeki bozukluk, bu yapılar üzerinde büyüme kısıtlamasına yol açarken, uygulanan tedaviyle birlikte sinir hücrelerinin bağlantılarında da gözle görülür bir iyileşme sağlandı.</p><h3>Retinada onarım: Sinir hücreleri yeniden bağlantı kurdu</h3><p>Michigan Eyalet Üniversitesi'nden veteriner oftalmolog Dr. Billie Beckwith-Cohen, CaBP4 gen tedavisi sayesinde yetişkin retinada üç ayrı yapısal değişimin ortaya çıktığını belirtti. Beckwith-Cohen, "Yeni bileşenler retinaya eklendi ve mevcut anormallikler de düzeltildi" diyerek, tedavinin hem yeni bağlantılar oluşturduğunu hem de hatalı yapıları onardığını vurguladı. Araştırmacılar, CaBP4 genindeki mutasyonları bir bina planındaki yazım hatalarına benzeterek, tedavinin adeta bir editör gibi yanlış talimatları düzelttiğini belirtti. Tedavi edilen köpeklerde, retinanın OPL tabakasında neredeyse normal bir anatomik düzenin kurulduğu, sinaptik şeritlerin de yetişkinlik döneminde olgunlaşmaya ve uzamaya başladığı gözlemlendi. Bu bulgular, sinir hücrelerinin yeniden bağlantı kurabildiğini ve retinanın plastisitesinin, yani esnekliğinin, beklenenden çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, tedavinin ardından elde edilen faydaların üç yıl boyunca sürdüğü bildirildi.</p><h3>CaBP4 gen tedavisi insanlarda da umut vadediyor</h3><p>Her ne kadar CaBP4 genindeki bozukluk hem insanlarda hem de köpeklerde nadir görülse de, araştırmacılar elde ettikleri sonuçların daha geniş bir yelpazedeki sinir ağı hasarlarının onarımı için de yol gösterici olabileceğini düşünüyor. Araştırma ekibi, yayımladıkları makalede, CaBP4 gen tedavisinin yalnızca retinal işlevi geri kazandırmakla kalmadığını, aynı zamanda retinanın dış pleksiform tabakasında normal bir yapının oluşmasını sağladığını belirtti. Bu gelişme, sinir hücrelerinin bağlantılarında kalıcı bir iyileşme ve retina ağının olgunlaşmasını destekledi. Son yıllarda gözde uyku halindeki hücrelerin aktive edilmesi ve fotoreseptörlerin korunması gibi alanlarda önemli adımlar atılırken, CaBP4 gen tedavisi de bu ilerlemelere yeni bir boyut kazandırdı. Araştırmacılar, ciddi elektrofizyolojik ve sinaptik disfonksiyonu olan köpeklerde görsel işlevin geri kazandırılmasının, insanlarda da benzer başarıların elde edilebileceğine işaret ettiğini aktardı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/yetiskin-retina-gercekten-113_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294721</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsin-garip-bulutunun-sirri-cozuldu-daha-once-gorulmemis-bir-surec-ortaya-cikti-294721</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ın garip bulutunun sırrı çözüldü! Daha önce görülmemiş bir süreç ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express misyonu, Kızıl Gezegen'in en dikkat çekici atmosferik fenomenlerinden biri olan Arsia Mons Uzun Bulutu'nun (AMEC) oluşumunda daha önce gezegenler arası atmosferlerde gözlemlenmeyen sıra dışı fiziksel süreçlerin rol oynadığını ortaya koydu. Mars'ın güney yarımküresinde her yıl tekrarlanan bu dev bulutun sırrı, yeni modellemeler ve gözlemlerle aydınlandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ın garip bulutunun sırrı çözüldü! Daha önce görülmemiş bir süreç ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından Mars yörüngesine gönderilen Mars Express uzay aracı, Kızıl Gezegen'in atmosferinde bugüne kadar rastlanmamış bir doğa olayının perde arkasını aydınlattı. Son teknolojiyle hazırlanan meteorolojik modellemeler ve Mars Express'in gelişmiş kameralarından elde edilen veriler, Mars'ın güney yarımküresinde Arsia Mons volkanının rüzgar altı tarafında oluşan ve her yıl bahar ile yaz aylarında gözlenen Arsia Mons Uzun Bulutu'nun (AMEC) sıradışı bir şekilde meydana geldiğini gösterdi. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, bu dev bulutun oluşumunda, daha önce yalnızca teorik olarak ele alınan ve doğada gözlemlenmediği düşünülen egzotik fiziksel süreçler etkili oluyor.</p><h3>ESA ekibi: Mars Express ile AMEC'in gizemli oluşumunu çözdü</h3><p>Mars Express'in 2018 yılında ilk kez ortaya çıkardığı AMEC, her sabah 20 kilometre yüksekliğindeki Arsia Mons volkanının rüzgar altı yamacında beliriyor. Bulut, her gün oluşup büyüyerek 1.800 kilometreye kadar uzanıyor ve ardından hızla kayboluyor. Bu döngü, Mars'ın tozlu mevsimlerinde birkaç ay boyunca tekrar ediyor. Araştırmacılar, bu devasa bulutun orografik bir bulut olduğunu, yani rüzgarın volkan gibi yüksek bir engelden geçerken yükselip soğuması sonucu ortaya çıktığını belirledi. Ancak bulutun modellemelerde birebir yeniden üretilememesi, bilim insanlarını sıradışı fiziksel süreçlerin devrede olduğu fikrine yöneltti.</p><p>Paris'teki LMD/CNRS/Sorbonne Université'den Jorge Hernández-Bernal liderliğindeki ekip, AMEC'in oluşumunu anlamak için Mars atmosferinin detaylı simülasyonlarını yürüttü. Ekip, klasik bulut oluşumu sürecinde olduğu gibi atmosferdeki toz veya diğer partiküllerin rol oynamadığını, su buharının doğrudan buz kristallerine dönüştüğünü tespit etti. Bu süreç, bilimsel literatürde homojen nükleasyon olarak biliniyor ve daha önce bir gezegen atmosferinde hiç gözlemlenmemişti. Hernández-Bernal, "Bu fiziği simülasyonlarımıza dahil ettiğimizde, AMEC tam olarak gözlemlerdeki gibi ortaya çıktı" diyerek, Mars Express'in sağladığı verilerin modellemelerle uyumunu vurguladı.</p><h3>AMEC bulutunda homojen nükleasyon: Mars'ta eşi benzeri görülmemiş bir süreç</h3><p>Dünya'da ve Venüs gibi diğer gezegenlerde bulutlar genellikle nemli havanın soğuması ve su buharının atmosferdeki toz, polen veya tuz gibi küçük parçacıklar üzerinde yoğunlaşmasıyla oluşuyor. Bu, heterojen nükleasyon adı verilen bir süreç. Ancak Mars'ın Arsia Mons bölgesinde gözlenen AMEC bulutunda, bu "çekirdek" maddelere ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldı. Su buharı, doğrudan ve arada başka bir madde olmadan buz kristallerine dönüşüyor. Bilim insanları, bu sürecin Dünya ve Venüs'ün üst atmosferlerinde de gerçekleşebileceğini öne sürmüştü, ancak bugüne kadar doğrudan bir gözlem yapılmamıştı.</p><p>Homojen nükleasyonun gerçekleşmesi için atmosferde son derece yüksek bağıl nem oranlarına ihtiyaç duyuluyor. Mars'ta, Arsia Mons'un yüksekliği ve bölgenin kendine özgü atmosferik koşulları sayesinde, nem seviyeleri Dünya'dakinin 100.000 katına kadar çıkabiliyor. Araştırmacılar, volkanın kütlesinin rüzgarı yukarı doğru iterek nemli hava parçalarını birkaç kilometre yükselttiğini, bunun da atmosferin hızla soğumasına ve sıcaklığın yaklaşık 10 dakikada 30 derece düşmesine yol açtığını belirledi. Bu aşırı koşullar, su buharının doğrudan buz kristallerine dönüşmesini ve AMEC'in oluşmasını sağlıyor.</p><h3>Mars Express'in üç kamerası ile atmosferik sırlar gün yüzüne çıktı</h3><p>ESA'nın Mars Express uzay aracı, AMEC'i gözlemlemek için Görsel İzleme Kamerası, Yüksek Çözünürlüklü Stereo Kamera ve OMEGA gibi üç farklı kamera sistemini kullandı. Bu kameralar, Mars yüzeyinin geniş alanlarını yüksek çözünürlükle tarayabiliyor ve bulutun sabah saatlerindeki evrimini ayrıntılı biçimde takip edebiliyor. Mars Express, AMEC'in kısa ömürlü ve dinamik yapısını gözlemleyebilen ender uzay araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Elde edilen veriler, modelleme çalışmalarının doğruluğunu artırdı ve bulutun oluşumuna dair daha önce bilinmeyen detayların ortaya çıkmasını sağladı.</p><p>ESA Mars Express proje bilimcisi Colin Wilson, bu bulgunun misyon için büyük bir başarı olduğunu belirterek, "Mars Express AMEC'i keşfetti, yıllarca izledi ve şimdi oluşumunun sırlarını açığa çıkarmaya yardımcı oluyor" dedi. Araştırmacılar, Mars'ın atmosferi hakkında Dünya'daki kadar bilgiye sahip olmadıklarını, ancak bu tür gözlemlerin modelleme tekniklerini geliştirmek için eşsiz fırsatlar sunduğunu vurguladı.</p><h3>Arsia Mons'taki bulut, gezegenler arası atmosfer araştırmalarında yeni bir dönemi başlatıyor</h3><p>AMEC bulutunun oluşumunda homojen nükleasyonun gözlemlenmesi, sadece Mars atmosferine dair değil, aynı zamanda diğer gezegenlerin atmosferlerinde de bugüne kadar göz ardı edilen fiziksel süreçlerin gerçekleşebileceğini gösteriyor. Bilim insanları, bu bulgunun özellikle ekzoplanetlerin incelenmesinde yeni bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyor. Colin Wilson, "Dünya ve Mars'taki bulutların aynı fizik kurallarıyla yönetildiği sanılıyordu, ancak AMEC'in egzotik doğası, evrende başka yerlerde de alışılmadık süreçlerin rol oynayabileceğini gösteriyor" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/marsin-garip-bulutunun-si-800_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294720</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nukleer-bataryada-onemli-donum-noktasi-150-gunde-kritik-duruma-ulasti-294720</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:15:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Nükleer bataryada önemli dönüm noktası! 150 günde kritik duruma ulaştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Deployable Energy'nin geliştirdiği taşınabilir nükleer reaktör Unity, Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda 150 gün gibi kısa bir sürede kritik aşamaya ulaştı. Şirket, 2027'de tam güç testiyle modüler enerji teknolojisinde yeni bir dönüm noktası hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Nükleer bataryada önemli dönüm noktası! 150 günde kritik duruma ulaştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli enerji teknolojisi şirketi Deployable Energy, geliştirdiği taşınabilir nükleer reaktör Unity ile Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda (INL) önemli bir başarıya imza attı. Unity, yaklaşık 150 gün süren yoğun bir çalışma sonucunda ilk kontrollü zincir reaksiyonunu gerçekleştirerek kritik aşamaya ulaştı. Şirket, bu gelişmenin ardından 2027 yılında tam güç testi için hazırlıklarını hızlandırdı. Unity'nin bu yeni nesil taşınabilir nükleer reaktör olarak başarıyla test edilmesi, enerji sektöründe modüler ve taşınabilir güç çözümlerine olan ilgiyi artırıyor.</p><h3>Deployable Energy, Unity reaktörüyle enerji sektöründe yeni bir döneme işaret etti</h3><p>Deployable Energy, ABD Enerji Bakanlığı'nın (DOE) desteğiyle Unity Nükleer Bataryası'nı Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda yer alan Mikroreaktör Deneyleri Gösterim Tesisi'nde (DOME) test etmek üzere seçildiğini açıkladı. 7 Ekim'de yapılan duyuruda, Unity'nin kritik aşamaya 30 Haziran'da ulaştığı ve bu başarıya projenin başlamasından sadece 150 gün sonra erişildiği belirtildi. Bu gelişme, National Reactor Innovation Center'ın (NRIC) Nükleer Enerji Fırlatma Platformu girişimi kapsamında bu seviyeye ulaşan ilk proje olarak kayıtlara geçti. Deployable Energy'nin kurucu ortağı ve CEO'su Bobby Gallagher, "Reaktörü inşa et, hızlı öğren ve üretime geç: bu, gelişmiş nükleer endüstrisinin ihtiyaç duyduğu modeldir" diyerek şirketin yenilikçi yaklaşımını vurguladı. Unity reaktörünün taşınabilirliği, sanayi tesislerinden denizcilik operasyonlarına ve uzak bölgelere kadar geniş bir yelpazede güvenilir enerji sağlamayı amaçlıyor.</p><h3>2027'de Idaho'da tam güç testi: Unity reaktörü taşınıp yeniden kurulacak</h3><p>Deployable Energy, Unity'nin 2027 yılında Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda tam güç testiyle yeni bir aşamaya geçeceğini duyurdu. Bu test kapsamında, reaktör ilk olarak fabrikada nükleer yakıtla donatılacak, ardından yakıtlı şekilde laboratuvara taşınacak ve DOME tesisinde tam güçte çalıştırılacak. Şirket, testin ardından reaktörü laboratuvar içinde farklı bir noktaya taşımayı ve nükleer yakıt yönetimi sürecini başarıyla tamamlamayı planlıyor. Bu aşamalar, taşınabilir nükleer reaktörlerin sadece enerji üretimi değil, aynı zamanda güvenli taşınma, kurulum ve yeniden konuşlandırma süreçlerinde de pratikliğini gözler önüne serecek. DOME tesisi, 20 megawatt'a kadar termal güç üretebilen deneysel reaktörleri barındırabiliyor. Unity'nin bu kapasiteye ulaşma hedefi, test sonuçlarının ardından netlik kazanacak. Deployable Energy, Unity'nin taşınabilirliği ve modüler yapısıyla, geleneksel nükleer santrallere ihtiyaç duymadan farklı lokasyonlarda enerji ihtiyacını karşılayabileceğini savunuyor.</p><h3>Nükleer enerjiye taşınabilir çözüm: Unity'nin potansiyel uygulama alanları genişliyor</h3><p>Deployable Energy'nin geliştirdiği Unity reaktörü, kalıcı ve büyük nükleer santrallerin aksine, modüler ve taşınabilir bir sistem olarak öne çıkıyor. Bu özellik, özellikle geleneksel elektrik altyapısının bulunmadığı veya kurulmasının zor olduğu sanayi tesisleri, gemiler ve uzak bölgeler gibi alanlarda büyük avantaj sağlıyor. Şirket, Unity'nin taşınabilirliğiyle enerjiye erişimi kolaylaştırmayı amaçlıyor. Ayrıca, reaktörün taşınabilir ve tekrarlanabilir kurulum süreci, her yeni konuşlandırma noktasında kapsamlı inşaat gerektirmeden enerji üretimini mümkün kılıyor. Deployable Energy, bu süreçlerin tamamının güvenlik ve verimlilik açısından titizlikle test edileceğini belirtiyor. Nükleer Düzenleme Komisyonu'nun (NRC) da test sürecini yakından izlediği, gelecekteki lisanslama tartışmalarına zemin hazırlanacağı ifade ediliyor. Şirket, önümüzdeki aylarda NRIC ve INL ile mühendislik, yakıt hazırlığı ve güvenlik incelemeleri üzerinde çalışmaya devam edecek.</p><h3>Deployable Energy, denizcilik için ayrı nükleer reaktör projesiyle dikkat çekiyor</h3><p>Deployable Energy, DOE tarafından yetkilendirilen ikinci bir ticari nükleer denizcilik gösterimi için de seçildiğini açıkladı. Bu projenin, 2027'deki DOME kampanyasından bağımsız yürütüleceği bildirildi. Şirket, taşınabilir nükleer reaktör teknolojisinin sadece kara uygulamalarıyla sınırlı kalmayıp, denizcilik alanında da kullanılabileceğini göstermek istiyor. Bu adım, taşınabilir nükleer reaktörlerin potansiyel kullanım alanlarını daha da genişletiyor. Deployable Energy'nin bu çalışmaları, enerji sektöründe sürdürülebilir ve erişilebilir güç kaynaklarına olan ihtiyacın karşılanmasında önemli bir rol oynayabilir. Ayrıca, Unity'nin tam güç testinden elde edilecek sonuçlar, reaktörün ticari kullanıma uygunluğunu ve seri üretim kabiliyetini ortaya koyacak.</p><p>Deployable Energy'nin Unity reaktörüyle başlattığı bu yenilikçi süreç, taşınabilir nükleer reaktörlerin enerji sektöründe devrim yaratabileceğini gösteriyor. 2027'de Idaho Ulusal Laboratuvarı'nda gerçekleştirilecek tam güç testi, hem şirketin teknolojik iddiasını hem de modüler nükleer enerji çözümlerinin gelecekteki önemini gözler önüne serecek. Testten çıkacak sonuçlar, Unity'nin farklı lokasyonlarda tekrar tekrar kullanılabilen bir enerji kaynağı olup olamayacağını belirleyecek ve nükleer enerji teknolojilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/nukleer-bataryada-onemli--224_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.294719</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/diyabet-icin-test-edilen-tropik-meyvede-beklenmedik-bulgu-294719</link>
      <pubDate>2026-10-08T11:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Diyabet için test edilen tropik meyvede beklenmedik bulgu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Auckland Üniversitesi'nde yürütülen ve 97 yetişkinin katıldığı feijoa tozu araştırmasında, beklenenin aksine tip 2 diyabet riskinde belirgin bir değişiklik saptanmadı. Ancak bilim insanları, feijoa tozu kullananlarda kan basıncında anlamlı bir iyileşme gözlemledi. Bu bulgu, feijoa meyvesinin potansiyel yeni faydalarını gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Diyabet için test edilen tropik meyvede beklenmedik bulgu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Auckland Üniversitesi İnsan Beslenmesi Birimi'nde yürütülen altı aylık bir araştırmada, feijoa tozunun tip 2 diyabet riskini azaltmaya yardımcı olup olamayacağı incelendi. Araştırmaya katılan 97 yetişkin, her sabah yaklaşık bir gram feijoa tozu veya plasebo aldı. Bilim insanları, prediyabetli bireylerde kilo kaybı ve kan şekeri kontrolünü iyileştirmeyi hedeflerken, beklenmedik bir şekilde kan basıncı üzerinde olumlu bir etkiyle karşılaştı. Çalışma, feijoa tozunun diyabet riskine doğrudan bir katkı sunmasa da, kan basıncında anlamlı bir iyileşme sağladığını ortaya koydu.</p><h3>Dr. Mohamed: 'Feijoa tozu ile ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç var'</h3><p>FERDINAND adı verilen bu klinik denemede, katılımcılar altı ay boyunca her gün bir gram feijoa tozu ya da plasebo aldı. Deneyin ilk iki ayında, gönüllüler kilo vermeyi amaçlayan bir öğün değiştirme programına dahil edildi. Takip eden dört ay boyunca ise, bu kilo kaybının sürdürülebilirliği ve feijoa tozunun ek metabolik faydaları değerlendirildi. Araştırmanın başında odak noktası tip 2 diyabet riskini azaltmak ve kilo kontrolünü sağlamak olsa da, sonuçlar farklı bir tablo çizdi. Dr. Ibrahim Mohamed, "Bunu bulmak için yola çıkmamıştık, ama ilginç ve kesinlikle daha fazla araştırmayı gerektiriyor" diyerek feijoa tozunun kan basıncı üzerindeki etkisinin altını çizdi. Uzmanlar, mevcut bulguların öncül nitelikte olduğunu ve daha büyük ölçekli çalışmaların gerekliliğini vurguladı.</p><h3>Feijoa tozu kullananlarda sistolik kan basıncı düştü</h3><p>Çalışmada, feijoa tozu kullanan katılımcıların sistolik kan basınçlarında plasebo grubuna göre daha belirgin bir iyileşme saptandı. Sistolik basınç, kalp kasıldığında damar duvarlarına uygulanan kuvveti gösteriyor ve yüksekliği kalp-damar hastalıkları için önemli bir risk faktörü olarak kabul ediliyor. Araştırmaya katılan 97 kişinin verileri, feijoa tozunun kilo kaybı veya kan şekeri kontrolünde anlamlı bir değişiklik yaratmadığını gösterdi. Ancak kan basıncındaki olumlu değişim, feijoa meyvesinin potansiyel faydalarını yeniden gündeme getirdi. Araştırmacılar, bu bulgunun her analizde tutarlı olmadığını ve örneklem büyüklüğünün sınırlı olduğunu belirtti. Buna rağmen, feijoa tozunun kan basıncı üzerindeki etkisinin daha büyük ve uzun süreli klinik çalışmalarla incelenmesi gerektiğini ifade ettiler.</p><h3>Feijoa'nın bileşenleri ve bilimsel ilgi</h3><p>Feijoa meyvesi, içerdiği polifenoller, flavonoidler, C vitamini ve abscisik asit gibi biyolojik olarak aktif bileşenlerle dikkat çekiyor. Bu maddeler, antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleriyle biliniyor ve metabolik süreçler üzerinde etkili olabiliyor. Bilim dünyasında feijoa, bu özellikleri sayesinde insan sağlığına katkı sağlayabilecek potansiyel bir besin olarak öne çıkıyor. FERDINAND çalışması, daha önce İran'da yapılan kısa süreli bir klinik araştırmanın bulgularını uzun vadede test etme fırsatı sundu. Özellikle prediyabetli ve kilo vermeye çalışan bireylerde feijoa tozunun etkileri detaylı biçimde incelendi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ancak kesin yargıya varmak için daha kapsamlı ve katılımcı sayısı yüksek yeni çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/10/08/diyabet-icin-test-edilen--902_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>