<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282465</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/dunya-meteoroloji-orgutu-el-ninonun-siddetlenmesiyle-asiri-hava-olaylari-riskinin-artmasi-bekleniyor-282465</link>
      <pubDate>2026-07-03T13:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü: El Nino'nun şiddetlenmesiyle aşırı hava olayları riskinin artması bekleniyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), El Nino'nun şiddetlenmesiyle dünyanın birçok bölgesinde sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, şiddetli yağışlar ve aşırı hava olayları riskinin artmasını öngörüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü: El Nino'nun şiddetlenmesiyle aşırı hava olayları riskinin artması bekleniyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WMO, aylık küresel mevsimsel iklim güncellemesine ilişkin yeni raporunu yayımladı.</p><p>Raporda, "Tropikal Pasifik'te El Nino koşulları oluştu ve önümüzdeki aylarda hızla güçlenmesi bekleniyor. Bu da dünyanın birçok bölgesinde sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, şiddetli yağışlar ve diğer aşırı hava olayları olasılığını artırıyor." tespitinde bulunuldu.</p><p>Temmuz-Eylül 2026 döneminde güçlü El Nino koşullarına doğru hızlı gelişmelere işaret edilen raporda, Orta ve Doğu Ekvatoral Pasifik'teki okyanus sıcaklıklarında tutarlı ısınma görüldüğü belirtildi.</p><p>Raporda, "El Nino'nun Kuzey Yarımküre sonbaharında güçlenmeye devam etmesi ve etkisinin dünyanın birçok bölgesine yayılması bekleniyor." değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Ekvator Atlantik Havzası'nın da genel olarak ortalamadan daha sıcak kalmasının beklendiği kaydedildi.</p><p>Raporda görüşlerine yer verilen WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, El Nino koşullarının halihazırda başladığı ve hızla güçlü bir olaya dönüşmesinin beklendiği uyarısında bulundu.</p><p>Saulo, "(El Nino koşulları) Bu, kuraklık ve aşırı yağış olasılığını ve dünyanın birçok bölgesinde karada ve denizde sıcak hava dalgaları riskini artıracaktır." görüşünü paylaştı.</p><p>WMO'nun hükümetleri, insani yardım kuruluşlarını ve iklime duyarlı sektörleri desteklemek için Birleşmiş Milletler ve bölgesel düzeyde faaliyetleri koordine etmek üzere benzeri görülmemiş seferberlik başlattığına dikkati çeken Saulo, "Gelişmiş mevsimsel tahminler ve erken uyarılar, can kurtarmak ile ekonomilerimiz ve topluluklarımız üzerindeki etkiyi hafifletmek için hayati önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>EL NİNO VE LA NİNA HAVA OLAYLARI</b></p><p>Pasifik Okyanusu'ndaki El Nino hava olayı, özellikle okyanuslara kıyısı bulunan bölgelerde ve dünya genelinde sıcaklık artışına neden oluyor.</p><p>Bunun tersi şeklinde nitelendirilebilecek La Nina ise dünya için daha soğuk hava koşulları anlamına geliyor.</p><p>El Nino ile La Nina arasındaki geçişte de nötr yani doğal hava olayları geçerli oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/dunya-meteoroloji-orgutu--553_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282464</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dmm-aselsanin-abd-menseili-bir-sirkete-satilacagi-iddiasini-yalanladi-282464</link>
      <pubDate>2026-07-03T13:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DMM "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağı" iddiasını yalanladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağı" iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DMM "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağı" iddiasını yalanladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin (DMM), NSosyal hesabından, bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın mecralarında yer alan "ASELSAN'ın ABD menşeili bir şirkete satılacağına" dair iddiaya ilişkin açıklama yapıldı.</p><p>Söz konusu iddianın tamamen asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı bildirilen açıklamada, "Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli gücünün en önemli sütunlarından biri olan ASELSAN gibi stratejik öneme sahip milli bir değerimizin yabancı bir şirkete satılması ya da devredilmesi söz konusu değildir. Vatandaşlarımızın, gerçeklerle bağdaşmayan art niyetli açıklama ve paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur." ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/dmm-aselsanin-abd-menseil-146_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282463</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-ile-tahranda-bir-araya-geldi-282463</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:49:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran'da bir araya geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile başkent Tahran'daki Saadabad Sarayı'nda görüştü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Tahran'da bir araya geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenine katılmak amacıyla İran'a gelen Yılmaz, Pezeşkiyan ile görüşmesine ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.</p><p>Yılmaz, "Kardeş İran halkının geride bıraktığımız süreçte yaşadığı acıları yürekten paylaşıyoruz. Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın kalıcı hale gelmesi, diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve savaşın ardından normalleşme sürecinin desteklenmesi yönündeki çalışmalara katkı sunmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/1-03072026d18604b6.jpg"/><p>İran ile Türkiye ikili ilişkilerinin, ekonomi, ticaret, enerji ve ulaştırma başta olmak üzere her alanda daha da geliştirilmesi için İranlı muhataplarla işbirliği içinde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>"Nazik kabulleri için Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, Devrim Rehberi Ali Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm İranlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, İran devleti ile dost ve kardeş İran halkına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cumhurbaskani-yardimcisi--367_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282460</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-uzerinden-avrupalilari-dolandiran-suc-sebekesi-cokertildi-282460</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul üzerinden Avrupalıları dolandıran suç şebekesi çökertildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da kurulan bir çağrı merkezi üzerinden kendilerini polis, savcı, asker ve banka görevlisi olarak tanıtarak Avrupalıları dolandıran suç şebekesinin çökertildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul üzerinden Avrupalıları dolandıran suç şebekesi çökertildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da kurulan bir çağrı merkezi üzerinden kendilerini polis, savcı, asker ve banka görevlisi olarak tanıtarak Avrupalıları dolandıran suç şebekesinin çökertildiğini bildirdi.</p><p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içinde, uluslararası suç organizasyonlarına, siber dolandırıcılık ağlarına ve suç gelirlerinin aklanmasına karşı kararlılıkla mücadele ettiklerini belirtti.</p><p>Bu kapsamda bir suç şebekesinin çökertildiğini aktaran Gürlek, "Çekya adli makamlarınca uluslararası adli yardımlaşma kapsamında iletilen bilgi ve belgeler doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde yürütülen soruşturma neticesinde uluslararası bir dolandırıcılık şebekesi çökertilmiştir." ifadelerini kullandı.</p><p>Soruşturma kapsamındaki operasyona ilişkin bilgi veren Gürlek, şöyle devam etti:</p><p>"İstanbul'da kurulan bir çağrı merkezi üzerinden yapay zeka destekli yazılımlar kullanılarak Avrupa ülkelerinde yaşayan kişileri polis, savcı, asker ve banka görevlisi sıfatlarıyla arayan şüphelilerin çok sayıda Çekya vatandaşını ve Avrupalıyı dolandırarak yüksek miktarda haksız menfaat temin ettikleri anlaşılmıştır. Maslak'ta bir iş merkezinde faaliyet gösterdiği belirlenen çağrı merkezinde, 80 yabancı uyruklu şahsın bulunduğu, mağdurlardan elde edilen suç gelirlerinin banka hesapları ve kripto varlık platformları üzerinden transfer edilerek aklanmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Bu kapsamda İstanbul'da eş zamanlı 3 ayrı adrese operasyon düzenlenmiş, suçta kullanıldığı tespit edilen çok sayıda dijital materyale incelenmek üzere el konulmuştur."</p><p>Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonda görev alan personeli tebrik eden Gürlek, "Suçla mücadelede ulusal ve uluslararası iş birliğimizi güçlendirerek, hukuk güvenliğini ve kamu düzenini koruma kararlılığımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p><b>51 ZANLI GÖZALTINA ALINDI</b></p><p>Uluslararası suç örgütünün çağrı merkezi, yöneticileri ve uluslararası yapılanmasını tespit eden ekipler, teknik ve fiziki takiplerin ardından belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.</p><p>Operasyonda 51 şüpheli gözaltına alındı.</p><p><b>BAŞSAVCILIĞIN AÇIKLAMASI</b></p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Çek Cumhuriyeti adli makamlarınca uluslararası adli yardımlaşma çerçevesinde başsavcılığa iletilen bilgi ve belgeler doğrultusunda çalışma yapıldığı belirtildi.</p><p>Yabancı uyruklu şahıslar tarafından organize edilen uluslararası nitelikte dolandırıcılığa yönelik suç organizasyonunun deşifre edildiği bildirilen açıklamada, "Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda, İstanbul'da faaliyet gösteren bir çağrı merkezi üzerinden Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların, kendilerini polis, savcı, banka veya merkez bankası görevlisi olarak tanıtan şahıslar tarafından sistematik şekilde dolandırıldığı, mağdurlardan haksız şekilde temin edilen suç gelirlerinin farklı yöntemlerle aklandığı tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.</p><p>Açıklamada, yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda, söz konusu suç organizasyonunun İstanbul'un Maslak bölgesinde bulunan bir iş merkezinde faaliyet gösteren çağrı merkezi üzerinden yönetildiği, iş yerinde 80 yabancı uyruklu şahsın bulunduğu ve bu şahısların suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyet yürüttüğünün tespit edildiği aktarıldı.</p><p>İş yerinin aracı firmalar üzerinden kiralandığı ve faaliyetlerin gizliliğini sağlamak amacıyla herhangi bir kurumsal görünürlük oluşturulmadığının belirlendiği anlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Yürütülen soruşturmada, şüphelilerin organize şekilde hareket ederek çok sayıda Çek Cumhuriyeti vatandaşını dolandırdıkları, bu yöntemle mağdurlardan yüksek miktarda haksız menfaat temin ederek önemli ölçüde maddi zarara neden oldukları ve dolandırıcılık faaliyetlerini İstanbul'dan organize ettikleri tespit edilmiştir. Çağrı merkezinde bulunan bilgisayarlar üzerinden</p><p>yapay zeka destekli yazılımlar kullanılarak Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların polis, savcı, asker ve banka görevlisi sıfatları kullanılarak arandıkları, mağdurlardan elde edilen suç gelirlerinin ise banka hesapları ve kripto varlık platformları aracılığıyla transfer edilerek aklandığı belirlenmiştir."</p><p>Açıklamada, suç organizasyonunun ofis olarak kullandığı iş yeri ile şüphelilerin ikamet olarak kullandıkları yerler olmak üzere İstanbul'da 3 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği bildirildi.</p><p>Suçta kullanıldığı tespit edilen çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edilen açıklamada, dijital deliller üzerinde yürütülen incelemelerde örgütün faaliyetlerinin tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve diğer mağdurların tespitine yönelik çalışmaların devam ettiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/istanbulda-bir-cagri-merk-349_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282459</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/en-dusuk-emekli-ayligi-23552-tl-oluyor-ak-partinin-hazirladigi-kanun-teklifi-mecliste-282459</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[En düşük emekli aylığı 23,552 TL oluyor... AK Parti'nin hazırladığı kanun teklifi Meclis'te]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[AK Parti, en düşük emekli aylığı maaşı teklifini Meclis'e sundu En düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL oluyor. Ayrıntılar 24 TV ekranlarında karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[En düşük emekli aylığı 23,552 TL oluyor... AK Parti'nin hazırladığı kanun teklifi Meclis'te]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti, emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasını öngören kanun teklifini Meclis Başkanlığı'na sundu.</p><p><b>Ayrıntıları 24 TV Ankara Haber Müdürü Mustafa Daştan aktardı.</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video16-03072026e3082bf6.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/memur-ve-emeklilerin-zam-oranlari-belli-oldu-282428" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/memur-maas-zamlari-belli--463_2-41.jpg"/></div><h3>Memur ve emeklilerin zam oranları belli oldu</h3></a><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/en-dusuk-emekli-ayligi-23-363_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282458</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kpss-yerlestirme-tercihleri-9-16-temmuz-tarihlerinde-yapilacak-282458</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KPSS yerleştirme tercihleri 9-16 Temmuz tarihlerinde yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) kapsamında yerleştirme tercihlerinin 9-16 Temmuz tarihlerinde yapılacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KPSS yerleştirme tercihleri 9-16 Temmuz tarihlerinde yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamada, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca yerleştirme yapılacağı belirtildi.</p><p>Bu kapsamda KPSS-2026/1 Tercih Kılavuzu'nun yayımlandığı aktarılan açıklamada, "Adaylar tercihlerini, 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapabilecek. Tercih işlemleri 9 Temmuz 2026 tarihinde saat 09.00'da başlayacak ve 16 Temmuz 2026 tarihinde saat 23.59'da sona erecektir." ifadelerine yer verildi.</p>Tercih yapacak adaylar, işlemlerini ÖSYM'nin <strong>https://ais.osym.gov.tr</strong> adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle bireysel olarak yapabilecek.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/kpss-yerlestirme-tercihle-796_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282457</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/nato-zirvesi-scheffer-turkiyenin-ev-sahibi-rolunu-yeniden-ustlenmesinin-vakti-coktan-gelmisti-282457</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi... Scheffer: Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'ne Ankara'nın ev sahipliği yapmasının altında ülkenin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının yattığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[NATO Zirvesi... Scheffer: Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop  Scheffer, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği ve Hollanda merkezli Clingendael Enstitüsünün ortaklaşa düzenlediği "Lahey'den Ankara Zirvesi'ne: Dönüşen Küresel Güvenlik Ortamında NATO'nun Geleceği" panelinin ardından değerlendirmelerde bulundu.</p><p>NATO'nun kuruluşundan bu yana köklü dönüşümlerden geçtiğini ifade eden de Hoop Scheffer, İttifak'ın Soğuk Savaş boyunca ABD'nin şemsiyesi altında Avrupa'yı koruduğunu, ardından Berlin Duvarı'nın yıkıldığını ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünün geldiğini hatırlattı.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun "sınır ötesi operasyon kabiliyetine sahip" anlamına gelen, "seferi" diye nitelendirdiği yapıya dönüştüğünü belirterek, Afganistan'a yapılan müdahalenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı kapsamında Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) adıyla komutası NATO'da olan bir misyon halini aldığını anımsattı.</p><p>Eski NATO Genel Sekreteri, "Bugün NATO, hibrit savaşlarda yapay zeka ortamında faaliyet gösteriyor, hibrit savaşlara hazırlanmalı. Dolayısıyla şu anda NATO 3.0'a doğru ilerliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>"ANKARA ZİRVESİ, BİRÇOK KONUDA MUTABAKAT SAĞLAMALIDIR VE İNANIYORUM Kİ SAĞLAYACAKTIR"</b></p><p>De Hoop Scheffer, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nden beklentilerini de dile getirdi.</p><p>"Ankara Zirvesi, birçok konuda mutabakat sağlamalıdır ve inanıyorum ki sağlayacaktır." görüşünü paylaşan de Hoop Scheffer, bunlardan birinin, İttifak üyelerinin mali yükümlülüklerini yerine getirmeleri olduğunun altını çizdi.</p><p>De Hoop Scheffer, geçen sene Lahey'de yapılan NATO Zirvesi'nde savunma harcamalarının yüzde 5'e çıkarılması taahhüdünü anımsatarak, Ankara'daki zirvede de bu yükümlülüğün gözden geçirileceğini vurguladı.</p><p>Zirvede mali konuların yanı sıra Ukrayna'da devam eden savaşın ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de ele alınacağını anlatan de Hoop Scheffer, "Orta Doğu'ya doğrudan müdahale etmek, NATO'nun görev tanımında yer almıyor ancak küresel güvenliğin bölünmez bir bütün olduğu gerçeği de yadsınamaz." ifadesini kullandı.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun dağılacağı iddialarına ilişkin de şunları kaydetti:</p><p>"NATO, dağılmayacak. NATO, tarihi boyunca pek çok kez ağır hasta ya da ölü ilan edildi. NATO, elbette Çin veya Hint-Pasifik dahil dünyada olup bitenlerle siyasi olarak ilgileniyor. Bu durum, NATO'nun bu bölgelerde harekete geçeceği anlamına gelmez ancak güvenlik bölünmez bir kavramdır. Bana kalırsa NATO, Avrupalı müttefiklerin İttifak'ın savunma harcamaları konusunda çok büyük bir sorumluluk üstlenmesi şartıyla hayatta ve aktif olmaya devam edecek. Bu konuda nereden bakarsanız bakın, (ABD) Başkan (Donald) Trump haklı."</p><p>De Hoop Scheffer, NATO için en büyük önceliğin Doğu kanadı olduğunu ancak İttifak'ın Güney kanadının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Eski Genel Sekreter, "Güney kanadı, Türkiye açısından önemli ve dolayısıyla NATO açısından da önem taşıyor." ifadesini kullandı.</p><p><b>"(NATO ANKARA ZİRVESİ) TÜRKİYE'NİN SAHİP OLDUĞU CİDDİYETİN, SİYASİ VE ASKERİ AĞIRLIĞININ BİR KABULÜDÜR"</b></p><p>Türkiye'nin 80 milyonu aşkın nüfusuna, daimi ordusuna ve NATO için sağladığı büyük katma değeriyle zirveye ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu vurgulayan de Hoop Scheffer, "İstanbul'da, Türkiye'de katıldığım ilk zirve olan NATO 2004'ten sonra Türkiye'nin (NATO Zirvesi'ne) ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti. Bu, Türkiye'nin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının bir kabulüdür." dedi.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun Doğu kanadını ve genelde tüm kanatlarını savunma konusundaki kararlılığın artırılması gerektiğini belirterek "Bu konuda Türkiye, önemli bir rol oynuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>NATO'nun geleceğine ilişkin görüşlerini de paylaşan de Hoop Scheffer, şunları kaydetti:</p><p>"NATO'daki senaryo, uzlaşmaya dayalı, Avrupa'daki NATO müttefiklerinin daha fazla sorumluluk üstlendiği bir senaryo olmalı. Başkan Trump, bu konuda haklı. Avrupalı müttefikler olarak çok daha fazlasını yapmalıyız. Dolayısıyla, NATO'nun komuta yapısında bir Avrupalılaşma görüyorum. Daha fazla Avrupalı göreceğiz. Avrupa, doğrudan ABD askeri desteği olmadan da kendini savunmak zorundadır, savunabilmelidir. Bu, ancak İttifak'ın sağladığı nihai nükleer garantinin yürürlükte kalmasıyla mümkündür. Bu garantinin devam edeceğine güvenim tam."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/eski-nato-genel-sekreteri-949_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282456</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/samsun-atakumda-142-metrekare-icradan-satilik-31-dubleks-mesken-282456-282456</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun Atakum'da 142 metrekare 3+1 dubleks mesken icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 11.002.350 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/864 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir. </p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 21/08/2026 - 10:06</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 28/08/2026 - 10:06</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 18/09/2026 - 10:06</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 25/09/2026 - 10:06</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2153169/emlak-konut-samsun-atakumda-142-m2-3-1-dubleks-mesken-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/samsun-atakumda-142-metre-866_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282455</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/balikesir-altieylulde-437-metrekare-icradan-satilik-dukkan-282455-282455</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Balıkesir Altıeylül'de 437 metrekare dükkan icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 11.550.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/37108 ESAS sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 27/08/2026 - 14:22</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 03/09/2026 - 14:22</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 24/09/2026 - 14:22</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 01/10/2026 - 14:22</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2153512/emlak-is-yeri-ve-ticari-isletme-balikesir-altieylulde-437-m2-dukkan-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/balikesir-altieylulde-437-482_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282454</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-umraniyede-83-metrekare-icradan-satilik-daire-282454-282454</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Ümraniye'de brüt 83 metrekare daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 4.850.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2023/408 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/08/2026 - 11:49</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 02/09/2026 - 11:49</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 23/09/2026 - 11:49</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 30/09/2026 - 11:49</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2152846/emlak-konut-istanbul-umraniyede-brut-83-m2-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/istanbul-umraniyede-83-me-869_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282453</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-dezenflasyon-sureci-yeniden-basladi-282453</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon süreci yeniden başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel enerji fiyatları nedeniyle bir süredir kesintiye uğrayan dezenflasyon sürecinin yeniden başladığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon süreci yeniden başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, haziran ayı enflasyon rakamlarını ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini paylaştı.</p><p>Haziranda aylık enflasyonun yüzde 0,99 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Şimşek, "Arz şoklarıyla artan küresel enerji fiyatları nedeniyle kesintiye uğrayan dezenflasyon süreci yeniden başladı. Yıllık enflasyon, haziranda bir önceki aya göre 0,5 puan gerileyerek yüzde 32,1 gerçekleşti." ifadelerini kullandı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg"/></div><h3>TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</h3></a><p><b>GIDA VE AKARYAKIT FİYATLARI ENFLASYONU DESTEKLEDİ</b></p><p>Enflasyonun alt kalemlerine değinen Şimşek, gıda fiyatlarındaki seyir ve enerji maliyetlerindeki düşüşün olumlu etkilerine dikkati çekerek şunları kaydetti;</p><p>Taze meyve ve sebze fiyatlarındaki olumlu seyrin etkisiyle gıda fiyatları aylık yüzde 0,2 artarken akaryakıt fiyatlarındaki düşüş de enflasyon görünümünü destekledi.</p><p>Yılın kalanında emtia fiyatlarında normalleşme, kural bazlı fiyatlama uygulamaları, kira enflasyonunda aşağı yönlü eğilim ve ılımlı talep görünümünün katkısıyla dezenflasyonun devam etmesini bekliyoruz. Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdürüyoruz.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/hazine-ve-maliye-bakani-s-357_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282452</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/haziranda-fiyati-en-cok-artan-ve-azalan-urunler-belli-oldu-282452</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haziranda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tüketici fiyatları bazında haziranda en yüksek fiyat artışı yüzde 54,26 ile diğer taze meyvelerde görülürken, en çok ucuzlayan ürün yüzde 37,64 ile meyvesi yenen taze veya soğutulmuş sebzeler oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haziranda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, haziranda yüzde 54,26 olan diğer taze meyvelerdeki fiyat artışını, yüzde 44,55 ile yumrulu sebzeler ve yüzde 17,35 ile diğer taze veya soğutulmuş sebzeler (soğan, sarımsak, havuç, mantar, zeytin gibi) kategorileri izledi.</p><p>Haziranda fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 12,85 ile taze turunçgiller, yüzde 8,05 ile konserve edilmiş veya işlenmiş balık ürünleri, yüzde 6,9 ile başka yerde sınıflandırılmamış diğer gıda ürünleri, yüzde 6,27 ile buz, dondurma ve buzlu şerbet (sorbe) yer aldı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg"/></div><h3>TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</h3></a><p><b>EN ÇOK MEYVESİ YENEN SEBZELER UCUZLADI</b></p><p>Geçen ay en fazla fiyat düşüşü, yüzde 37,64 ile meyvesi yenen taze veya soğutulmuş sebzeler (domates, biber, salatalık, kabak gibi) kategorisinde gerçekleşti. Bunu, yüzde 24,8 ile yeşil yapraklı veya saplı taze veya soğutulmuş sebzeler, yüzde 14,21 ile taze veya soğutulmuş yeşil baklagil sebzeleri, yüzde 10,55 ile taze üzümsü meyveler, yüzde 9,54 ile taze hurma, incir ve tropikal meyveler, yüzde 8,96 ile hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı, yüzde 6,29 ile kişisel ulaşım araçları için diğer yakıtlar ve yüzde 4,4 motorin (mazot) takip etti.</p><p>TÜİK'in tüketici fiyatları endeksine göre, hazirandan aylık bazda fiyatları en fazla artan ürünler ile bunların bir önceki aya göre değişim oranları şöyle:</p><table class=""><tbody><tr><td><b>Diğer meyveler, taze</b></td><td class=""><b>54,26</b></td></tr><tr><td>Yumrulu sebzeler</td><td>44,55</td></tr><tr><td>Diğer sebzeler, taze veya soğutulmuş (soğan, sarımsak, havuç, mantar, zeytin gibi)</td><td>17,35</td></tr><tr><td>Turunçgiller, taze</td><td>12,85</td></tr><tr><td>Konserve edilmiş veya işlenmiş balık ürünleri</td><td>8,05</td></tr><tr><td>Başka yerde sınıflandırılmamış diğer gıda ürünleri</td><td>6,9</td></tr><tr><td>Buz, dondurma ve buzlu şerbet (sorbe)</td><td>6,27</td></tr><tr><td>Çay ve demlenerek hazırlanan diğer bitkisel ürünler</td><td>5,88</td></tr><tr><td>Hareket ve günlük yaşam için yardımcı ürünler</td><td>5,31</td></tr><tr><td>Yağlar</td></tr></tbody></table><p>Haziranda fiyatı en fazla düşen seçilmiş maddeler ile bir önceki aya göre değişim oranları ise şöyle:</p><table><tbody><tr><td><b>Meyvesi yenen sebzeler, taze veya soğutulmuş (domates, biber, salatalık, kabak gibi)</b></td><td><b>-37,64</b></td></tr><tr><td>Yeşil yapraklı veya saplı sebzeler, taze veya soğutulmuş</td><td>-24,8</td></tr><tr><td>Yeşil baklagil sebzeleri, taze veya soğutulmuş</td><td>-14,21</td></tr><tr><td>Üzümsü meyveler, taze</td><td>-10,55</td></tr><tr><td>Hurma, incir ve tropikal meyveler, taze</td><td>-9,54</td></tr><tr><td>Hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı</td><td>-8,96</td></tr><tr><td>Kişisel ulaşım araçları için diğer yakıtlar</td><td>-6,29</td></tr><tr><td>Motorin (Mazot)</td><td>-4,4</td></tr><tr><td>Mücevherat ve kol saatleri</td><td>-4,15</td></tr><tr><td>Yumurtalar</td><td>-2,57</td></tr><tr><td>Hava yolu ile yurt içi yolcu taşımacılığı</td><td>-2,47</td></tr><tr><td>Benzin</td><td>-2,45</td></tr><tr><td>Ev hayvanları ve diğer evcil hayvanlar için ürünler</td><td>-2,44</td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/haziranda-fiyati-en-cok-a-996_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282451</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/vali-gul-acikladi-istanbulda-son-5-senedir-aydinlatilamayan-tek-bir-cinayet-yok-282451</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vali Gül açıkladı: İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayetin olmadığını, kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranlarının her geçen gün arttığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vali Gül açıkladı: İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde (AFAD) gerçekleştirilen emniyet verileri değerlendirme toplantısında, İstanbul'un ilk 6 ayına ilişkin güncel emniyet verilerini, 2025 yılının aynı dönemiyle karşılaştırmalı olarak açıkladı.</p><p>İstanbul'un yerleşik nüfusu ve turizm potansiyeliyle dünyada nüfus hareketliliğinin yoğun olduğu en güvenli şehirlerden biri olduğunu kaydeden Gül, kentin huzur ve güvenliği için mesai mefhumu gözetmeden çalıştıklarını söyledi.</p><p>Vali Gül, 2026 yılının ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonların yüzde 51 arttığını, 2 bin 954 kişinin yakalandığını, 619 kişinin tutuklandığını, 434 kişiye adli kontrol tedbirinin uygulandığını bildirdi.</p><p>Bu yılın ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine oranla kişilere karşı işlenen suçlar ile mal varlığına karşı işlenen suçlarda düşüşün devam ettiğini belirten Gül, "Bunların kırılımına baktığımızda 2026 yılının ilk 6 ayında bir önceki yıla göre otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Vali Gül, "İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok. Kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranları her geçen gün artıyor. Dolayısıyla suçların tekrarı önleniyor. Bütün bu başarıların arkasında araç sayımızın, polis ve jandarma personelimizin artmasının, teknolojinin, kameraların ve istihbaratın bütün imkanlarını en üst düzeyde kullanmamızın büyük payı var." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Ruhsatsız silahlanmayı sadece basit bir kural ihlali olarak görmediklerinin altını çizen Gül, "Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre rakamların düşmesinin nedeni şu, ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması bu konuda asıl kırılma noktası oldu. 'Yakalanırsam bir şey olmaz.' düşüncesi geride kaldı." diye konuştu.</p><p>Gül, kayıt dışı günübirlik kiralanan konutları şehrin huzurunu ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir risk alanı olarak gördüklerini, bu konuda yapılan denetimlerde ilk 6 ayda 309 konuta 53 buçuk milyon lira cezai işlem uygulandığını belirtti.</p><p>Organize suç örgütlerine ilişkin verileri paylaşan Gül, "Yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, bakanlığımızın kararlı mücadelesi sayesinde bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı döneminde operasyon sayımız arttı. 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı, 1356 şahıs tutuklandı. Yaklaşık 58 milyar lira değerinde mal varlığına el konuldu. Suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 1829 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında düştü. Suç örgütlerine, onları besleyen karanlık yapılara göz açtırmayacağız. Milletimizin huzurunu bozmalarına müsaade etmeyeceğiz." şeklinde konuştu.</p><p><b>1 MİLYON 700 BİN LİTRE KAÇAK AKARYAKIT YAKALANDI</b></p><p>Vali Gül, organize suç ve terör yapılarının kaçakçılıktan beslendiğine vurgu yaparak, kaçakçılık alanında geçen yılın aynı dönemine göre artan operasyonlar neticesinde yakalanan sayısının yüzde 9, tutuklu sayısının yüzde 117 arttığını, ele geçirilen kaçak ürünlerle engellenen vergi kaybının bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 katına çıktığını, kaçak akaryakıtta yakalanan miktarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre olduğunu söyledi.</p><p>Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele konusunda çok boyutlu çalışmalar yaptıklarını bildiren Gül, "En İyi Narkotik Polisi Anne" projesiyle anneleri bilinçlendirmeye devam ettiklerini anlattı.</p><p>Kentteki trafik sorununa ve kaza oranlarına değinen Gül, şunları kaydetti:</p><p>"Şehrimizin her noktasında denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. Denetim sayımızın geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 4 artışla 9 milyon 800 bine yaklaşmasına rağmen maalesef ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı ile can kaybımızın yükseldiğini görüyoruz ve bu kazaların yüzde 63'ünün motosiklet ve motorlu bisikletten kaynaklandığını görüyoruz. Denetimleri ceza yazmak için yapmıyoruz. En büyük amacımız vatandaşlarımızın güvenli ulaşımı, hiç kimsenin canının ve malının zarar görmemesi. Evlatlarımızı taşıyan okul servislerine denetimlerimiz bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31, ticari taksilere yüzde 57, usulsüz çakar kullananlara yüzde 5 oranında arttı. Diğer taraftan işlem sayıları düştü. Bu bize, sahadaki çalışmalarımızın etkisini gösteriyor."</p><p>Vali Gül, düzensiz göçle mücadele noktasında insan onurunu esas alan, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, vicdan ve hukuk dengesini gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade ederek, "Mücadelemizde işimizi kolaylaştıran Mobil Göç Noktaları'yla yaptığımız kimlik denetimleri, geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 4 artışla 650 bine yaklaştı. Bu konuda insanı merkez alan yaklaşımımız neticesinde, dikkat ederseniz, göç artık şehrimizde bir kriz başlığı olmaktan çıktı." dedi.</p><p><b>"ORMANLARIMIZI HAVADAN VE KARADAN 7/24 KONTROL EDİYORUZ"</b></p><p>Yaz mevsimi tedbirlerini de açıklayan Gül, "Orman yangını riskini en aza indirebilmek, içimizi yakacak manzaralarla karşılaşmamak için 8 Haziran'dan 15 Ekim'e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ayrıca havai fişek ile benzeri patlayıcı, yangın çıkarıcı, yanıcı eğlence araçlarının satılmasını, kullanılmasını 16 Temmuz-28 Ekim tarihleri arasında yasakladık. Ormanlarımızı havadan ve karadan 7/24 kontrol ediyoruz." açıklamasını yaptı.</p><p>Sahil ve plajların güvenliğini sağlamak, boğulma vakalarını engellemek için 179 ekip ve 1025 personelle denetim ve kontrollere devam ettiklerini belirten Gül, yangın riskinin yüksek olduğu bu dönemde ormanlık alanlarda keyfi davranılmaması ve tedbirin elden bırakmaması, güvenli alanlarda ve cankurtaranın olduğu plajlarda denize girilmesi uyarısında bulundu.</p><p>Açıklamada Vali Gül'e, Vali Yardımcısı Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/vali-gul-acikladi-istanbu-229_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282444</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kuran-i-kerim-ile-dalga-gecmisti-sozde-komedyen-deniz-goktas-adliyeye-sevk-edildi-282444</link>
      <pubDate>2026-07-03T12:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kur'an-ı Kerim ile dalga geçmişti! Sözde komedyen Deniz Göktaş adliyeye sevk edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarından adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kur'an-ı Kerim ile dalga geçmişti! Sözde komedyen Deniz Göktaş adliyeye sevk edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, bir video paylaşım platformunda yayımlanan içerikte "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarını işlediği değerlendirilen Deniz Göktaş, 2 Temmuz 2026 tarihinde yurt dışından Türkiye'ye dönüşü sırasında İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarından bugün adliyeye sevk edildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video17-03072026d0b6d5cd.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/kuran-i-kerim-ile-dalga-g-696_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282443</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-3-temmuz-2026-cuma-282443</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti | 3 Temmuz 2026 Cuma ]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Akşam Yazarı Taceddin Kutay 'Günün Manşeti'nde 3 Temmuz 2026 Cuma gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti | 3 Temmuz 2026 Cuma ]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç ve Akşam Yazarı Dr. Taceddin Kutay 'Günün Manşeti'nde 3 Temmuz 2026 Cuma gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video11-03072026c28002bb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>KAĞIT ÜSTÜNDE KALAN ATEŞKES</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay</b><b>: </b>"Biz de İsrail'e silah ihraç etmeyi bıraktık; bugüne kadar ediyorduk" dediğinizde iyi bir insan olmuyorsunuz, vicdanınızı rahatlatmış olmuyorsunuz. Aziz taklidi yapıyorlar. Siz alçak, kahpe, zalim insanlarsınız.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video12-030720266ae94b03.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İSLAMOFOBİK EYLEMLERİN SEBEBİ</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay</b><b>: </b> Dikkat edin; Müslümanlar genelde kadın ve çocuk üzerinden taciz edilirler. 28 Şubatçıların yaptığı gibi, yıllardır bu memlekette yapıldığı gibi... Bu taciz kadının başörtüsü, çocuğun mektebi üzerinden yapılır. Bunun sebebi de çok açıktır: Kadına ve çocuğa müdahale ederseniz özel hayata da müdahale edersiniz.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video13-030720268c5a6f20.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç: </b>Kemalistler çok cahiller...</p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay:</b> Bunların zihni heterojen çalışıyor, kişilik bozukluğu gibi. Bunlarda çoklu kişilik bozukluğu var.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video14-03072026ff9ec807.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TARİHİ NATO ZİRVESİ ANKARA'DA</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>:</b> Bu tür büyük zirvelere ev sahipliği yapıldığında, hangi ülke veya şehir olursa olsun orası kilitleniyor. Biz bunu daha önce de yaşadık. NATO Zirvesi çok kritik bir zirve ve buna Türkiye ev sahipliği yapıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video15-030720264d130e7f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>EKREM İMAMOĞLU SALONDAN ATILDI!</b></p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Dr. Taceddin Kutay</b><b>: </b>İmamoğlu davasında dünya tarihine geçtik. Selamlama konuşması yapmak isteyen bir sanığımız var.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/canli-gunun-manseti-24-tv-481_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282439</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/solo-levelinge-bambaska-yorum-yeni-fragman-hayranlari-sasirtti-282439</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Solo Leveling'e bambaşka yorum! Yeni fragman hayranları şaşırttı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Solo Leveling on Ice, Güney Kore'nin başkenti Seul'deki Mokdong Kapalı Buz Pisti'nde 7-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında sahnelenecek. Gösteride Sung Jinwoo karakterine ünlü buz patenci Cha Junhwan hayat verecek. Solo Leveling'in canlı aksiyon uyarlaması, hayranlarına unutulmaz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Solo Leveling'e bambaşka yorum! Yeni fragman hayranları şaşırttı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Solo Leveling on Ice, Güney Kore'nin Seul şehrinde yer alan Mokdong Kapalı Buz Pisti'nde 7-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında yeniden izleyiciyle buluşacak. Solo Leveling hayranlarının heyecanla beklediği bu canlı aksiyon buz gösterisinde, serinin baş karakteri Sung Jinwoo'yu bu kez dünyaca ünlü artistik buz patenci Cha Junhwan canlandıracak. Bu gösteri, Solo Leveling evrenine farklı bir soluk getirirken, izleyicilere hem hikâyenin büyüsünü hem de buz üzerindeki etkileyici performansları bir arada sunacak.</p><h3>Cha Junhwan ve yeni kadro Solo Leveling on Ice'da buluştu</h3><p>Solo Leveling on Ice'ın yeni sezonunda başrolde yer alan Cha Junhwan, Sung Jinwoo karakterine kattığı yorumla dikkat çekiyor. Dünya gümüş madalyalı patenci, Solo Leveling'in canlı aksiyon atmosferini buz pistine taşıyarak hayranların beklentisini yükseltti. Gösterinin kadrosunda ayrıca Jinwoo'nun aşkı Cha Hae-in rolünde Kim Yerim, Yoo Jinho karakterinde Choi Woohyuk, Jinwoo'nun eski arkadaşı Loo Joohee rolünde influencer AMY ve Igris karakterinde Lee Si Hyung yer alıyor. Kadronun özenle seçilmesi, Solo Leveling on Ice'ın sahneye taşınmasında önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Bu yeni ekip, Solo Leveling evreninin sevilen karakterlerine hayat verirken, izleyicilere unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor.</p><h3>Solo Leveling on Ice için yeni fragman büyük ilgi gördü</h3><p>Solo Leveling on Ice'ın yeni fragmanı, gösterinin resmi sosyal medya hesaplarında paylaşıldıktan sonra kısa sürede büyük ilgi topladı. Fragmanda Cha Junhwan'ın Sung Jinwoo performansına dair ilk görüntüler, hayranlar arasında heyecan yarattı. Gösterinin daha önce Aralık ayında Seul'de düzenlenen ilk sezonunda Sung Jinwoo'yu IKON grubunun üyesi Kim Jinhwan canlandırmıştı. Ancak yeni sezonda başrolün Cha Junhwan'a geçmesi, Solo Leveling on Ice'ın yeni bir enerjiyle izleyici karşısına çıkacağını gösteriyor. Gösterinin 7-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Mokdong Kapalı Buz Pisti'nde sahnelenecek olması, Solo Leveling hayranlarına kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Ayrıca, Solo Leveling'in anime uyarlamasının üçüncü sezonu ve Netflix için hazırlanan bir uyarlama da hayranlar tarafından heyecanla bekleniyor.</p><p>Solo Leveling, "Kapılar" adı verilen portalların açıldığı ve özel yeteneklere sahip avcıların bu portalları kapatmakla görevlendirildiği bir evrende geçiyor. Hikâyenin merkezinde, en zayıf avcı olarak görülen Sung Jinwoo'nun bir dizi tehlikeli olaydan sonra "Oyuncu" olma gücünü kazanması ve S-Rank Avcısı'na dönüşmesi yer alıyor. Solo Leveling on Ice ise bu popüler hikâyeyi buz pistine taşıyarak, hem serinin hayranlarına hem de sanatseverlere farklı bir deneyim vadediyor.</p><p>Solo Leveling on Ice'ın Seul'deki yeni sezonu, Solo Leveling evreninin canlı aksiyon uyarlamaları arasında şimdiden öne çıkıyor. Gösterinin yeni kadrosu ve fragmanının yarattığı ilgi, Solo Leveling hayranlarının buz pistinde benzersiz bir deneyim yaşamasını sağlayacak. Solo Leveling on Ice, 2026 yazında Seul'de kapılarını açmaya hazırlanırken, Solo Leveling fenomeni farklı platformlarda büyümeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/solo-levelinge-bambaska-y-647_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282438</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/starship-ucus-13-icin-kritik-adim-6-motor-1-dakikada-ateslendi-282438</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Starship Uçuş 13 için kritik adım! 6 motor 1 dakikada ateşlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[SpaceX, Texas'taki Starbase tesisinde Starship'in üst aşaması olan Gemide 40'ın tüm 6 Raptor motorunu başarıyla ateşledi. Bu test, Starship'in 13. uçuşu öncesinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıktı ve şirketin yeni nesil uzay aracıyla ilgili iddialı hedeflerine bir adım daha yaklaştığını gösterdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Starship Uçuş 13 için kritik adım! 6 motor 1 dakikada ateşlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX, Texas'ın Boca Chica bölgesindeki Starbase tesisinde Starship'in üst aşaması Gemide 40'ın tüm 6 Raptor motorunu aynı anda ateşledi. Bu kritik test, Starship'in 13. uçuşu öncesinde gerçekleştirildi ve uzay aracının uçuşa hazır olup olmadığını değerlendirmek için önemli bir aşama olarak kayda geçti. Testin başarıyla tamamlanması, SpaceX'in devasa Starship roketiyle ilgili çalışmalarında önemli bir ilerleme anlamına geliyor. Şirket, bu testle birlikte yaz sona ermeden Starship'in yeniden havalanmasını hedefliyor.</p><h3>SpaceX, Starbase'de 6 Raptor motorunu bir dakikada ateşledi</h3><p>Starship'in üst aşaması olan Gemide 40, Texas'taki Starbase'de yer alan Massey test tesisinde geçtiğimiz günlerde tüm 6 Raptor motorunu aynı anda ateşledi. SpaceX, bu ateşleme testinin görüntülerini resmi X hesabında paylaşarak, motorların farklı açılardan nasıl çalıştığını gözler önüne serdi. Gemide 40, üç deniz seviyesi ve üç vakum optimize edilmiş Raptor motoruyla donatıldı. Bu sayede uzay aracının farklı irtifalarda ve koşullarda nasıl performans göstereceği simüle edildi. Yaklaşık bir dakika süren test, şimdiye kadar yapılan en kapsamlı ve uzun süreli motor denemelerinden biri oldu. Geçtiğimiz hafta yalnızca tek bir Raptor motorunun 15 saniyelik ateşlemesiyle başlayan süreç, bu kez tüm motorların aynı anda ve tam kapasiteyle çalıştırılmasıyla devam etti. SpaceX yetkilileri, bu başarılı testin Starship Uçuş 13'ün önünü açtığını ve bir sonraki adımda Super Heavy itici motorun da benzer şekilde test edileceğini belirtti.</p><h3>Starship Uçuş 13'te hedef: Uzayda motor yeniden ateşlemesi</h3><p>Gemide 40'ın yer aldığı Starship, SpaceX'in "Versiyon 3" olarak adlandırdığı güncellenmiş roket prototiplerinden biri olma özelliği taşıyor. 124,4 metre yüksekliğe sahip olan bu dev uzay aracı, şimdiye kadar inşa edilen en büyük ve en güçlü roket unvanını elinde bulunduruyor. SpaceX, 22 Mayıs'ta gerçekleştirdiği önceki test uçuşunda yeni nesil Starship'i ilk kez denemiş ve büyük ölçüde başarılı bir görev ortaya koymuştu. Ancak o uçuşta Super Heavy itici motoru, planlandığı gibi yumuşak bir okyanus inişi gerçekleştiremeyerek görevi tam anlamıyla başarıya ulaştıramamıştı. Bu nedenle yaklaşan 13. test uçuşunda, Starship'in uçuş yolu ve görev hedefleri büyük oranda korunacak. Ayrıca, bu sefer uzayda Raptor motorlarından birinin yeniden ateşlenmesi de testin önemli bir parçası olacak. Bu kritik aşama, uzay aracı için yeniden kullanılabilirlik ve görev çeşitliliği açısından büyük önem taşıyor.</p><h3>Super Heavy'nin 33 motoru için hazırlıklar sürüyor</h3><p>Starship'in 13. uçuşuna hazırlık kapsamında bir sonraki adım, Super Heavy'nin 33 Raptor motorunun statik ateşleme testlerinin gerçekleştirilmesi olacak. Super Heavy, kalkış sırasında yaklaşık 20 milyon pound itiş gücü üretebilen devasa bir itici olarak öne çıkıyor. Eğer bu testler de sorunsuz şekilde tamamlanırsa, SpaceX Uçuş 13'ü en erken Ağustos ayında gerçekleştirmeyi planlıyor. Şirketin uzun vadeli hedefleri arasında Starlink uydu-internet ağını genişletmek ve NASA'nın Artemis programı kapsamında astronotları Ay'a taşımak yer alıyor. Starship, taşıma kapasitesiyle de dikkat çekiyor; önceki nesil roketlerden çok daha ağır yükleri yörüngeye ulaştırabilecek potansiyele sahip. SpaceX, geliştirme süreci tamamlandığında Starship'i ticari ve bilimsel görevlerde aktif olarak kullanmayı hedefliyor.</p><p>Başarılı geçen son motor testi, SpaceX'in Starship projesinde önemli bir eşiğin daha aşıldığını gösterdi. Şirket, önümüzdeki süreçte Super Heavy'nin testlerini de tamamlayarak Starship'i yeniden uzaya göndermeyi amaçlıyor. Tüm bu gelişmeler, uzay taşımacılığında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. SpaceX'in Starship ile ilgili attığı bu adımlar, hem şirketin hem de uzay endüstrisinin geleceği açısından büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/starship-ucus-13-icin-kri-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282437</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sicaklar-siyaseti-degistirdi-avrupada-klima-kavgasi-basladi-282437</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıcaklar siyaseti değiştirdi! Avrupa'da klima kavgası başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avrupa'da son yıllarda artan sıcak hava dalgaları, klima kullanımını hem bir ihtiyaç hem de siyasi bir tartışma konusu haline getirdi. Kıta genelinde 200 bini aşkın ölümün ardından, klimanın hayat kurtarıcı rolüyle çevresel etkileri arasındaki denge arayışı devam ediyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıcaklar siyaseti değiştirdi! Avrupa'da klima kavgası başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa, son dönemde etkisini artıran sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, klima kullanımı kıta genelinde hem sağlık hem de çevre açısından büyük bir tartışmanın merkezine yerleşti. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, sadece son dört yılda Avrupa'da sıcak hava nedeniyle 200 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin çoğu önlenebilir olarak değerlendiriliyor. Ancak klimaya yaklaşım, Amerika Birleşik Devletleri'nden oldukça farklı. ABD'de klima neredeyse her evde temel bir ihtiyaç olarak görülürken, Avrupa'da bu teknoloji uzun süre gereksiz kabul edildi. Şimdi ise, artan sıcaklıklar ve rekor kıran hava dalgaları, klimanın hem bir kurtarıcı hem de çevresel bir tehdit olarak algılanmasına yol açtı. Avrupa'da klima kullanımı hızla yayılırken, siyasi liderler ve uzmanlar arasında bu teknolojinin yaygınlaştırılması ve olası zararları konusunda görüş ayrılıkları derinleşiyor.</p><h3>Fransa'da klima siyasetin gündeminde: hayat kurtarıcı mı, çevre düşmanı mı?</h3><p>Fransa, klima konusundaki tartışmaların en yoğun yaşandığı ülkelerden biri. Aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, sıcak hava dalgalarının yol açtığı ölümlere dikkat çekerek, başkan seçilirse ülke genelinde kapsamlı bir klima planı uygulayacağını açıkladı. Le Pen, insanların sıcaklıktan ölmesini 'absürt' olarak nitelendirirken, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Emmanuel Grégoire ise bireysel klima kullanımını 'bela' olarak tanımlıyor. Grégoire, yüksek sıcaklıklarla mücadelede daha iyi yalıtım ve esnek çalışma saatleri gibi bütüncül çözümler öneriyor. Yardımcı Belediye Başkanı Audrey Pulvar da, Amerika Birleşik Devletleri'ni yaygın klima kullanımı nedeniyle eleştirerek, küresel ısınma ve Fransa'daki sıcak hava dalgalarının sorumluluğunda ABD'nin büyük payı olduğunu vurguladı. Fransa'da klima, siyasi görüşlere göre farklı şekillerde değerlendirilirken, sıcak hava dalgalarının yol açtığı acil durumun etkisiyle tartışmalar daha da hararetlendi.</p><h3>Avrupa'da sıcak hava dalgaları: rekor ölümler ve yaşamı felç eden etkiler</h3><p>Avrupa genelinde sıcak hava dalgaları, sadece Fransa'da değil, İspanya, Almanya, Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerde de yeni rekorların kırılmasına neden oldu. Son sıcak hava dalgasında Fransa'da sıcaklık 108 dereceye, İspanya'da ise 113 dereceye kadar çıktı. Polonya, Almanya ve Çek Cumhuriyeti'nde de 100 derecenin üzerinde sıcaklıklar kaydedildi. Fransa'nın ulusal halk sağlığı ajansı, sadece bir sıcak hava dalgası sırasında 1.000'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez ise, 70'ten fazla kişinin serinlemek amacıyla nehir ve göllere girerek boğulduğunu açıkladı. Bu süreçte okullar kapandı, konserler iptal edildi, tren seferleri askıya alındı ve orman yangınları çıktı. Vatandaşlar, apartman pencerelerini kapatarak fan ve taşınabilir klima almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Gece sıcaklıklarının da yüksek seyretmesi, insanların uyku düzenini bozdu ve yaşam kalitesini olumsuz etkiledi. Parisli Severine Le Beuzit, yaşadığı zorluğu 'dünyadaki cehennem' olarak tanımlayarak, sıcak hava dalgalarının insanları çaresiz bıraktığını ifade etti.</p><h3>Klimanın sağlık üzerindeki etkisi: ölümleri yüzde 75 azaltıyor</h3><p>Bilimsel araştırmalar, klima kullanımının özellikle yaşlılar ve çocuklar gibi savunmasız gruplar için sıcak hava kaynaklı ölümleri yüzde 75 oranında azaltabildiğini ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, 2019'dan 2021'e kadar Avrupa'da klima sayesinde yılda ortalama 190 bin kişinin hayatı kurtarıldı. Ancak klimanın çevre üzerindeki olumsuz etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. 2022'de yayımlanan bir çalışma, klimanın enerji talebinin küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturduğunu gösteriyor. Bu oran, tüm havacılık sektörünün iki katına denk geliyor. Ayrıca, klima ünitelerinin yaygın kullanımı, şehirlerde dışarıya sıcak hava üfleyerek yerel sıcaklıkların birkaç derece artmasına neden olabiliyor. Bu nedenle, uzmanlar klima kullanımının yaygınlaşmasının çevresel etkilerine dikkat çekiyor ve alternatif çözümler geliştirilmesini öneriyor.</p><h3>Avrupa'da klima kullanımı hızla artıyor: güney ülkeleri başı çekiyor</h3><p>Avrupa genelinde klima kullanımı, özellikle güney ülkelerinde son yıllarda gözle görülür biçimde arttı. İtalya'da Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre, hanelerin yarısından fazlası artık klima kullanıyor. Avrupa Birliği'nin enerji verileri, İtalya'da elektrik tüketiminin üçte birinin klimaya harcandığını ortaya koyuyor. İspanya'da ise hanelerin yaklaşık yüzde 40'ı klima ile serinliyor. Birleşik Krallık'ta ise The Guardian'ın aktardığına göre, klima bulunan ev sayısı son üç yılda iki katına çıkarak 4 milyona ulaştı. Almanya'da ise 2023'ten 2024'e kadar klima kullanımı yüzde 6 oranında arttı. Bu artış, hükümetlerin klima kullanımına yönelik daha esnek politikalar geliştirmesiyle paralel ilerliyor. Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, okullar, ofisler ve hastanelerin klimayla donatılması gerektiğini savunuyor. Fransa Yeşil Partisi lideri Marine Tondelier ise, klimanın savunmasız insanlar için gereklilik olduğunu kabul etti ve bu alandaki tabunun yıkıldığını belirtti.</p><h3>Uzmanlardan karma çözüm önerileri: klima tek başına yeterli değil</h3><p>Uzmanlar, bireysel klima kullanımının sıcak hava dalgalarına karşı etkili bir koruma sağladığını kabul ederken, bu yöntemin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, şehirlerin daha fazla ağaç dikmesi, gölge alanlar oluşturması ve halka açık soğutma merkezleri kurması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca, sosyal hizmetlerin yaşlılar ve hassas gruplara öncelik vermesi, insanlara sıcak çarpması belirtileri hakkında eğitim verilmesi ve iş yerlerinde esnek çalışma saatleri uygulanması öneriliyor. Sıcak hava dalgalarında hastanelerde personel sayısının artırılması da gereksiz ölümlerin önüne geçebilir. Dr. Kluge, bireysel önlemlerin önemli olduğunu ancak sistematik bir krize karşı etkili olabilmek için koordineli ve kurumsal çözümlere ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Avrupa genelinde klima kullanımı artarken, uzmanlar çevresel etkilerin azaltılması için bütüncül bir yaklaşım çağrısı yapıyor.</p><p>Avrupa'da klima kullanımı ve sıcak hava dalgaları arasındaki ilişki, önümüzdeki yıllarda da tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Artan sıcaklıklar, kıtanın iklim değişikliğiyle yüzleşmesini zorunlu kılarken, klima hem hayat kurtarıcı bir araç hem de çevre için potansiyel bir tehdit olmaya devam ediyor. Siyasi liderler, uzmanlar ve vatandaşlar, bu ikilemi çözmek için yeni politikalar ve teknolojik çözümler arayışını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/sicaklar-siyaseti-degisti-978_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282436</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yuzyilin-konut-projesinde-konut-belirleme-kuralari-basliyor-282436</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde konut belirleme kuraları başlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi kapsamında, hak sahibi vatandaşların hangi etaptaki, hangi daireye sahip olacağının tespit edileceği konut belirleme kura süreci deprem bölgesi illerinden olan Adıyaman'da başlıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde konut belirleme kuraları başlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye tarihini nen büyük sosyla konut projesi olan "Yüzyılın Konut Projesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Ekim 2025'te açıkladığı "Ev Sahibi Türkiye" sloganıyla başlatıldı.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği proje için Türkiye genelinde toplam 5 milyon 242 bin kişinin başvurusu geçerli başvuru olarak kabul edilmişti. Hak sahipliği belirleme kura takvimi ise 29 Aralık 2025'te Adıyaman'da başlamıştı. İl il noter huzurunda çekilen kuralar 27 Nisan'da İstanbul kurasının sona ermesiyle tamamlanmıştı. Böylece 29 Aralık 2025 &#8211; 27 Nisan 2026 tarihleri arasında 81 ilde 506 bin 499 hak sahibi belirlenmiş oldu.</p><p><b>DAİRE BÜYÜKLÜKLERİ VE YERLERİ BELLİ OLACAK</b></p><p>Yüzyılın Konut Projesi kapsamında yeni aşama, deprem bölgesi ile başlıyor. Hak sahibi vatandaşların hangi etaptaki, hangi daireye sahip olacağının belirleneceği konut belirleme kura süreci de hak sahipliği kurasında olduğu gibi yine Adıyaman ile başlıyor. Bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılacağı törenle Adıyaman merkez için konut belirleme kuraları çekilecek. İhaleler yapıldıkça diğer illerde de kura çekimleri devam edecek. Bu süreçte hak sahibi vatandaşların hangi proje etabında, kaçıncı katta, hangi büyüklükteki daireye sahip olduğu belirlenmiş olacak.  Konut belirleme kuralarının ardından süreç vatandaşların satış sözleşmelerini imzalaması ile devam edecek. </p><p><b>TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK SOSYAL KONUT ADIMI</b></p><p>Yüzyılın Konut Projesi kapsamda 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa edilecek. En az 2 milyon kişi sağlam, afetlere dirençli, güvenli, modern konutlara uygun fiyatlarla kavuşacak. Bu sayede hem dar gelirli vatandaşlar ev sahibi olacak hem de konut-kira fiyatları dengelenecek. Projeyle 300 sektörün çarkları hızlanacak.</p><p><b>YÜZDE 10 PEŞİN 240 AY TAKSİT İMKANI</b></p><p>Proje kapsamında 2 ayrı büyüklükte 2+1'ler ve 1+1 konutlar yüzde 10 peşin, 240 ay vade imkanıyla satışa sunulacak. Evlerin yüzde 40'ı yani 200 bin adedi 80 metrekarelik 2+1 konutlardan oluşacak. Yüzde 30'u yani 150 bin adedi 65 metrekarelik 2+1, kalan 150 bini ise 55 metrekarelik 1+1 konutlardan oluşacak. Taksitler İstanbul'da 7 bin 313 TL'den, Anadolu illerinde ise 6 bin 750 TL'den başlayacak.</p><p><b>İSTANBUL'DA KİRALIK SOSYAL KONUT EYLÜLDE BAŞLAYACAK</b></p><p>İstanbul'da yapılacak 100 bin konuta ek olarak 15 bin kiralık konut da üretilecek. Piyasa rayiç bedelinin altında kiraya verilecek bu konutlardan belirlenen kriterlere uygun dar gelirli vatandaşlar faydalanabilecek. Evler 3 yıl süre ile kiralanacak. Kiralanan konutların;  yönetimi, bakımı ve denetimi sağlanacak. Eylül ayı itibarıyla kiralık sosyal konutların kiralama süreci de başlayacak.</p><p><b>500 BİN KONUTA 500 MAHALLE KONAĞI</b></p><p>'Yüzyılın Konut Projesi' kapsamında TOKİ, 500 mahalle konağı ve 500 cami de inşa edecek. Mahalle konaklarında taziye evi, yaşlılar etkinlik alanı ve kafeterya bulunacak. Bu proje kapsamında mahalle konaklarının içinde olacak şekilde 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi (anaokulu), 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu, 500 misafirhane de inşa edilecek. Camiler ise yöresel mimariye uygun yapılacak.</p><p><b>BUGÜNE KADAR 7 MİLYONA YAKIN VATANDAŞ GÜVENLİ YUVAYA KAVUŞTU</b></p><p>TOKİ, sosyal devlet anlayışıyla dar gelirli vatandaşların depreme dayanıklı, sağlam ve güvenli konutlara kavuşması için 2003 yılından bu yana sosyal konut projelerini başarıyla hayata geçiriyor. Bugüne kadar 50 bin, 100 bin ve İlk Evim-250 Bin Sosyal Konut gibi projelerle Türkiye genelinde 1 milyon 767 bin sosyal konut inşa edildi. Bu konutlar 7 milyona yakın dar gelirli vatandaşın, güvenli, sağlam ve modern yuvaları oldu. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/yuzyilin-konut-projesinde-617_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282435</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-ekonomimizin-soklara-karsi-dayanikliligi-artmaya-devam-ediyor-282435</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, haziranda ihracat ve ithalatın güçlü seyrettiğini belirterek, "Güçlenen makroekonomik çerçeve ve uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ediyor." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda haziran ayı dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Haziranda takvim etkisinin de katkısıyla ihracat ve ithalatın güçlü seyrettiğini vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:</p><p>"Küresel ticaretteki belirsizliklere rağmen ihracat dirençli görünümünü sürdürdü. İkinci çeyrekte ihracat yıllık yüzde 10,2 artarken yıllıklandırılmış ihracat 277,9 milyar dolara ulaştı. İthalat artışı ise yüzde 4,6 ile daha sınırlı gerçekleşti. İhracatta olumlu görünüme rağmen enerji fiyatlarındaki artışın gecikmeli etkileri önümüzdeki dönemde dış ticaret dengesinde etkili olacaktır. Cari açığın yılın kalanında sınırlı artmasını öngörmekle birlikte sürdürülebilir seviyelerde kalacağını değerlendiriyoruz. Güçlenen makroekonomik çerçeve ve uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmaya devam ederken dış dengede kalıcı ve sürdürülebilir iyileşme de desteklenmektedir."</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/haziran-ayinda-ihracat-rekoru-kirildi-282421" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/haziran-ayinda-ihracat-re-207_2-41.jpg"/></div><h3>Haziran ayında ihracat rekoru kırıldı!</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/bakan-simsek-ekonomimizin-620_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282434</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cimere-basvurdu-48-saat-icinde-yurda-donduruldu-hacda-rahatsizlanan-vatandasin-ambulans-uc-282434</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CİMER'e başvurdu, 48 saat içinde yurda döndürüldü! Hac'da rahatsızlanan vatandaşın ambulans uçak talebi hızla karşılandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hac ibadetini yerine getirmek için gittiği Suudi Arabistan'da rahatsızlanan N.A.(70), ambulans uçakla Türkiye'ye getirildi. Kızının CİMER'e yaptığı başvuru ardından 2 günde yurda döndürülen N.A.'nın Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavisi sürüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CİMER'e başvurdu, 48 saat içinde yurda döndürüldü! Hac'da rahatsızlanan vatandaşın ambulans uçak talebi hızla karşılandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CİMER'e 5 Haziran'da başvuru yapan vatandaş, annesinin Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonunda hac ibadetini yaptığı sırada Suudi Arabistan'ın Mekke şehrinde rahatsızlandığı, tedavisi için kaldırıldığı Suudi German Hospital hastanesinde yapılan tetkiklerde kovid ve verem hastalığı teşhis edildiği ve yoğun bakımda tedavi altında olduğunu belirterek annesinin Türkiye'ye getirilmesi ve tedavisinin burada devam etmesi için yaptıkları ambulans uçak başvurusunun kabul edilerek acilen sevkin sağlanmasını talep etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/0d5b1135-030720267819e5a6.jpg"/><p><b>PNÖMONİ TANILI HASTAYA HIZLI MÜDAHALE</b></p><p>Talep üzerine Cidde Konsolosluğu tarafından ivedilikle gerekli işlemler gerçekleştirildi. N.A.'nın Türkiye'ye nakli için Diyanet İşleri Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda uçak ambulans operasyonu düzenlendi. Pnömoni tanısıyla rahatsızlandığı bildirilen hasta, teknik ve uçuş izinlerinin tamamlanması ardından 7 Haziran'da Suudi Arabistan'dan uçak ambulansla alınarak İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine nakledildi. N.A.'nın yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü, bilincinin açık olduğu öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/cimere-basvurdu-48-saat-i-523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282433</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibbden-vatandasa-klima-iskencesi-24-tv-cileyi-boyle-goruntuledi-282433</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB'den vatandaşa klima işkencesi! 24 TV çileyi böyle görüntüledi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul, adeta sıcaktan kavruluyor, kentte ise ulaşım çilesi yaşanıyor. Son günlerde adeta sıcaktan kavrulan İstanbul'da otobüs ve metrobüslerde klimanın çalışmaması vatandaşı zor durumda bırakıyor. Peki, CHP yönetimindeki İBB'ye bağlı olan bu toplu taşıma araçlarında klimalar neden çalışmıyor? 24 TV ekibi metrobüsten aktardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB'den vatandaşa klima işkencesi! 24 TV çileyi böyle görüntüledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul, son günlerde adeta sıcaktan kavruluyor. Megakent gibi büyük bir kentte ise ulaşım çilesi yaşanıyor. CHP yönetimindeki İBB özellikle otobüs ve metrobüslerde klimaları çalıştırmayarak vatandaşı zor durumda bıraktı. </p><p>24 TV muhabiri Deniz Zeybek metrobüslerdeki klima çilesini aktardı. Söğütlüçeşme'den Beylikdüzü'ne giden bir metrobüse bindiklerini söyleyen Deniz, 10 durak boyunca yolculuk etmelerine rağmen klimaların çalışmadığını belirtti. </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video10-0307202635d45edf.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Araç içindeki havalandırmanın cam açılarak sağlandığına dikkati çeken Deniz, şoför ve yetkililerle konuştuklarında olumlu bir cevap alamadıklarını dile getirdi. Öte yandan sosyal medyadan yüzlerce kişi belediyeye ulaşım araçlarındaki klima sorununu şikayet etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/9888856-030720261c673f71.jpg"/><p>Vatandaşlar sosyal medyada konuyu belediyeye şikayet etti. Aldıkları yanıt ise, 'şoförlere talimat verdik' oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/ibbden-vatandasa-klima-is-101_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282432</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-baskanin-taciz-ettigi-tuananin-olumune-iddianame-kaza-degil-kasit-var-282432</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li başkanın taciz ettiği Tuana'nın ölümüne iddianame: Kaza değil kasıt var]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[CHP'li Hasbi Dede'nin tacizine maruz kalan Tuana'nın ölümüne neden olan trafik kazasına ilişkin soruşturma tamamlandı. Savcılık, olayın basit bir kaza olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Adem Hasbaş hakkında ‘olası kastla öldürme' suçlamasıyla iddianame hazırladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li başkanın taciz ettiği Tuana'nın ölümüne iddianame: Kaza değil kasıt var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'li eski Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında açılan cinsel taciz davasının mağduru 16 yaşındaki Tuana Elif Torun'un öldüğü trafik kazasının soruşturma tamamlandı. Savcılık, sürücü Adem Hasbaş hakkında 'olası kastla öldürme"' suçundan iddianame hazırladı. Savcılık iddianamesinde, kazanın oluş şekli ve şüphelinin davranışlarını birlikte değerlendirerek dosyanın 'taksirle öldürme' kapsamında kalmadığı kanaatine varıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/1-03072026d04bf06a.jpg"/><p><b>ALKOLLÜ VE HIZLIYDI</b></p><p>İddianamede; Adem Hasbaş'ın olay anında 1,97 promil alkollü olduğu, aracı kullanmaya devam ettiği, olay öncesinde de hızlı araç kullandığı, yanında bulunan kişinin aracı kendisinin kullanmayı teklif etmesine rağmen bunu kabul etmediği ve tüm risklere rağmen direksiyon başında kalmayı sürdürdüğü vurgulandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/2-030720261568288e.jpg"/><p><b>34 METRELİK FREN İZİ</b></p><p>Olay yeri incelemesinde, kazaya karışan aracın olay yerinde terk edilmiş hâlde bulunduğu kaydedildi. Araçta yapılan incelemede; sağ torpido üzerinde yarım kalmış içki bulunan küçük kadeh ve açılmamış içki şişeleri bulundu. Olay yerinde yapılan incelemelerde, çarpma noktasından sonra başlayan 34 metrelik fren izi bulunduğu, aracın sol şeridi kapatacak şekilde durduğu, sağ ön sinyalinin kırıldığı, sağ dikiz aynasının yerinde olmadığı, sağ çamurluk ile kapı arasında göçük oluştuğu ve ön camın sağ tarafının kırıldığı kayda geçti. İddianamede, şüphelinin gün içinde görüştüğü Mehmet Ali Emanet'in beyanlarına da yer verildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuanaeliftorun2-03072026f83c1a3b.jpg"/><p><b>KORKUP ARAÇTAN İNDİM</b></p><p>Emanet, olay günü Adem Hasbaş ile buluştuklarını, alkol aldıklarını, Hasbaş'ın aracı 140-150 kilometre hızla kullandığını ve alkollü şekilde araç kullanması nedeniyle korkarak araçtan indiğini anlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/chpli-baskanin-taciz-etti-710_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282431</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/uzayda-hareketlilik-artti-dev-plazma-bulutu-dunyaya-yoneldi-282431</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Uzayda hareketlilik arttı! Dev plazma bulutu Dünya'ya yöneldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NOAA'nın Uzay Hava Tahmin Merkezi, ABD'nin kuzey ve orta bölgelerinde 3 Temmuz'da etkili olması beklenen X1.1 sınıfı güneş patlamasının ardından, jeomanyetik fırtına ve kuzey ışıkları için kritik uyarı yaptı. Güneş patlaması nedeniyle radyo kesintileri ve aurora gözlemleri bekleniyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Uzayda hareketlilik arttı! Dev plazma bulutu Dünya'ya yöneldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne (NOAA) bağlı Uzay Hava Tahmin Merkezi, 30 Haziran'da Güneş'te oluşan güçlü X1.1 sınıfı güneş patlamasının ardından, 3 Temmuz'da Dünya'ya ulaşması beklenen koronal kütle atımı (CME) nedeniyle jeomanyetik fırtına ve kuzey ışıkları için alarm verdi. Güneş patlaması, Dünya'nın gündüz tarafında kısa süreli radyo kesintilerine yol açtı ve özellikle Kuzey Amerika'da yüksek frekanslı radyo kullanıcılarını etkiledi. Uzmanlar, CME'nin Dünya'nın manyetik alanıyla çarpışmasının, ABD'nin kuzey ve orta eyaletlerinde göz alıcı kuzey ışıklarını tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>NOAA'dan G2 düzeyinde jeomanyetik fırtına uyarısı</h3><p>NOAA'nın Uzay Hava Tahmin Merkezi, AR4479 adlı aktif güneş lekesi bölgesinden kaynaklanan X1.1 sınıfı güneş patlamasının ardından, 3 Temmuz için orta şiddette (G2) jeomanyetik fırtına uyarısı yayınladı. Bu uyarı, koronal kütle atımının Dünya'ya en azından kısmî bir darbe ile ulaşma ihtimaline dayanıyor. Uzmanlar, CME'nin kuzeye doğru hareket ettiğini ancak bir bölümünün Dünya'nın manyetik alanına çarpabileceğini belirtiyor. G2 düzeyindeki bir fırtına, kuzey ışıklarının normalden daha güneyde görülmesine yol açabiliyor. Özellikle New York'tan Idaho'ya kadar uzanan bölgelerde, gökyüzünün açık ve karanlık olması halinde aurora gözlemlerinin mümkün olabileceği bildirildi. Jeomanyetik fırtına etkisiyle, elektrik şebekeleri ve iletişim sistemlerinde de kısa süreli aksamalar yaşanabileceği vurgulandı.</p><h3>Güneş patlaması ABD'de radyo iletişimini etkiledi</h3><p>30 Haziran'da meydana gelen X1.1 sınıfı güneş patlaması, Dünya'nın gündüz tarafına yaklaşık sekiz dakikada ulaşan yoğun X-ışını dalgası nedeniyle, Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde radyo iletişimini geçici olarak aksattı. NOAA'nın verilerine göre, patlama sırasında yüksek frekanslı radyo kullanıcıları sinyal bozulmaları ve iletişim kesintileriyle karşılaştı. Bu tür X sınıfı güneş patlamaları, Güneş'teki en güçlü enerji boşalımları arasında yer alıyor ve genellikle koronal kütle atımlarıyla birlikte görülüyor. Uzaydan fırlayan büyük manyetize plazma bulutları, Dünya'ya ulaştığında gezegenin manyetik alanında dalgalanmalara ve jeomanyetik fırtına koşullarına neden olabiliyor. Bu süreç, özellikle iletişim ve enerji altyapısı üzerinde geçici etkilere yol açabiliyor.</p><h3>Kuzey ışıkları ABD'nin iç bölgelerine kadar yayılabilir</h3><p>Güneş patlaması ve beraberindeki koronal kütle atımı, kuzey ışıklarının ABD'nin normalde aurora gözlemlerinin nadir olduğu orta ve kuzey eyaletlerine kadar yayılmasına neden olabilir. NOAA uzmanları, CME'nin Dünya'ya ulaştığında sahip olacağı manyetik alan yönelimine bağlı olarak, kuzey ışıklarının 4 Temmuz hafta sonunda daha geniş bir alanda izlenebileceğini belirtiyor. Eğer gökyüzü bulutsuz ve yeterince karanlık olursa, New York'tan Idaho'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada aurora gözlemlerinin mümkün olacağı ifade edildi. Bu doğal ışık gösterisinin şiddeti ve süresi, CME'nin gücü ve manyetik yapısına göre değişiklik gösterebilir. Uzmanlar, özellikle tatil dönemine denk gelen bu süreçte, gökyüzü meraklılarının kuzey ışıklarını izleme şansının artabileceğini vurguluyor.</p><h3>Güneş patlamaları ve CME'ler: Etkileri ve riskleri</h3><p>Güneş patlamaları, güneş lekelerinin çevresinde biriken manyetik alanların ani enerji boşalımıyla ortaya çıkıyor. X sınıfı patlamalar, en yüksek enerjiye sahip olaylar olarak biliniyor. Patlama sırasında yayılan radyasyon, Dünya'ya ışık hızında ulaşıyor ve anlık iletişim kesintilerine yol açabiliyor. Koronal kütle atımları ise, yüklü parçacık bulutları şeklinde ilerliyor ve Dünya'ya ulaşmaları genellikle bir ila üç gün sürüyor. CME'ler, gezegenimizin manyetik alanını bozarak jeomanyetik fırtınalara ve kuzey ışıklarına sebep olabiliyor. Bu tür olaylar, elektrik şebekeleri, uydu sistemleri ve iletişim altyapısı üzerinde geçici riskler oluşturuyor. NOAA'nın son analizlerine göre, 3 Temmuz'da beklenen CME etkisiyle birlikte orta şiddette bir jeomanyetik fırtına ve kuzey ışıklarının ABD'nin geniş bir bölümünde gözlenmesi bekleniyor.</p><p>Uzmanlar, güneş patlaması ve koronal kütle atımı gibi uzay hava olaylarının, hem teknolojik altyapı hem de gökyüzü gözlemleri açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. 3 Temmuz'da beklenen jeomanyetik fırtınanın, özellikle ABD'nin kuzey ve orta bölgelerinde kısa süreli aksamalar ve görsel şölenler yaşatabileceği ifade ediliyor. Güneş patlaması kaynaklı bu gelişmelerin, önümüzdeki günlerde etkilerini sürdürebileceği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/uzayda-hareketlilik-artti-353_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282430</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/james-webb-uzay-teleskobundan-olu-yildiz-etrafinda-sasirtici-kesif-282430</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu'ndan ölü yıldız etrafında şaşırtıcı keşif]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu, 80 ışık yılı uzaklıktaki ölü bir yıldızın çevresinde dönen WD 1856 b adlı gaz devi ötegezegeni gözlemleyerek güneş sistemimizin uzak geleceğine ışık tuttu. Araştırma, ötegezegenin beklenenden daha sıcak olduğunu ve yörüngesinin bugüne kadar açıklanamayan bir şekilde bu kadar daraldığını ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu'ndan ölü yıldız etrafında şaşırtıcı keşif]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>James Webb Uzay Teleskobu (JWST), astronomi dünyasında heyecan yaratan yeni bir keşfe imza attı. Bilim insanları, 80 ışık yılı uzaklıkta bulunan ölü bir yıldızın, yani bir beyaz cücenin çevresinde dönen WD 1856 b adlı dev bir ötegezegeni detaylı biçimde inceledi. Bu gözlem, güneş sistemimizin milyarlarca yıl sonraki olası kaderine dair çarpıcı ipuçları sundu. Araştırmaya göre, güneş benzeri yıldızlar yaşamlarının sonunda çekirdeklerindeki hidrojen tükendiğinde dış katmanlarını uzaya savuruyor ve geride beyaz cüce adı verilen yoğun bir kalıntı bırakıyor. JWST'nin gözlemlediği sistem, bu sürecin ardından bir gaz devi gezegenin hayatta kalabildiğini ve yaşamına farklı koşullarda devam edebildiğini gösterdi.</p><h3>James Webb Uzay Teleskobu'nun gözlemleri güneş sisteminin geleceğine ışık tuttu</h3><p>James Webb Uzay Teleskobu, WD 1856 b'nin beyaz cüce yıldızının önünden geçişini gözlemleyerek, bu ötegezegenin kütlesi, sıcaklığı ve atmosferik özellikleri hakkında önemli bilgiler elde etti. Elde edilen veriler, WD 1856 b'nin beklenenden yaklaşık 240 derece daha sıcak olduğunu ve sıcaklığının 127 dereceye ulaştığını ortaya koydu. Bu sıcaklık, yalnızca beyaz cücenin yaydığı ışıkla açıklanamayacak kadar yüksek. Araştırmacılar, gezegenin bu kadar sıcak olmasının iki olası nedeni üzerinde duruyor: Ya yıldız kırmızı dev aşamasındayken kısa süreliğine içine çekildi ve orada hayatta kaldı, ya da sistemdeki diğer yıldızların çekim etkisiyle yörüngesi dramatik şekilde değişti ve içe doğru göç etti. Bilim insanları, WD 1856 b'nin 3 ila 5,5 milyar yıl önce ısındığını belirledi. Bu süreçte gezegen, yıldızının yıkıcı kırmızı dev aşamasında yok olmadı ve ardından bugünkü dar yörüngesine yerleşti.</p><h3>WD 1856 b'nin tuhaf yörüngesi ve sıcaklığı bilim insanlarını şaşırttı</h3><p>WD 1856 b, Jüpiter büyüklüğünde olmasına rağmen, ev sahibi beyaz cüce yıldız Dünya büyüklüğünde. Bu orantısızlık, sistemin dinamiklerini benzersiz kılıyor. Gezegen, yıldızına son derece yakın bir yörüngede dönüyor; bu yörüngenin tamamlanması yalnızca 1,4 Dünya günü sürüyor ve Dünya'nın güneş etrafındaki mesafesinin sadece yüzde 2'si kadar. Bu kadar yakın bir yörünge, WD 1856 b'nin geçmişte çok daha uzak bir yerde oluştuğu ve zamanla içe doğru göç ettiği anlamına geliyor. Araştırmacılar, gezegenin kütlesinin Jüpiter'in 4 ila 11 katı arasında olduğunu tespit etti. WD 1856 b'nin sıcaklık ölçümleri, gezegenin geçmişte önemli bir ısıl etkiye maruz kaldığını ve hâlâ bu etkinin izlerini taşıdığını gösteriyor. Bu bulgular, güneş sistemimizdeki Jüpiter'in de milyarlarca yıl sonra benzer bir kaderle karşılaşabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Bilim insanlarından güneş sistemimizin geleceğine dair uyarı</h3><p>St Andrews Üniversitesi'nden ekip lideri Ryan MacDonald, bu gözlemin, bir zaman makinesiyle güneş sistemimizin uzak geleceğine bakmak gibi olduğunu vurguladı. MacDonald, "Teleskoplarla genellikle geçmişi inceleriz, ancak bu çalışma sayesinde bir yıldızın ölümünden sonra gezegenlerin başına neler gelebileceğini öngörebiliyoruz" dedi. Araştırma ekibinden Christopher O'Connor ise, WD 1856 b'nin bugünkü konumuna nasıl geldiğiyle ilgili iki ana teorinin bulunduğunu, bunlardan birinin gezegenin yıldız tarafından yutulup hayatta kalması, diğerinin ise sistemdeki diğer yıldızların yerçekimi etkisiyle yörüngesinin değişmesi olduğunu belirtti. Üçlü yıldız sistemi içinde yer alan WD 1856 b, bu karmaşık etkileşimler sayesinde bugün gözlemlenebiliyor. Cornell Üniversitesi'nden Victoria Boehm ise, JWST'nin zayıf ışık yayan beyaz cüceler etrafındaki gezegenleri tespit etme konusunda benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunu ve bu tür gözlemlerin, ötegezegen araştırmalarında yeni bir dönemi başlattığını ifade etti.</p><h3>James Webb Uzay Teleskobu ile ötegezegen araştırmalarında yeni dönem</h3><p>WD 1856 b'nin keşfi, ötegezegen biliminin sınırlarını bir kez daha genişletti. 2020 yılında NASA'nın TESS ve Spitzer Uzay Teleskobu tarafından ilk kez tespit edilen bu gaz devi, beyaz cüce etrafında yakın yörüngede keşfedilen ilk sağlam gezegen olarak tarihe geçti. TESS, ev sahibi yıldızların önünden geçen ötegezegenleri, neden oldukları hafif ışık düşüşleriyle tespit ediyor. JWST ise, çok daha hassas ölçümlerle hem gezegenin atmosferini hem de sıcaklığını analiz edebiliyor. WD 1856 b'nin geçişi yalnızca 8 dakika sürüyor ve bu kısa süre, gözlemin ne kadar hassas olması gerektiğini gösteriyor. JWST'nin 10 milyar dolarlık teknolojisi, bu tür zor gözlemleri mümkün kılıyor. Bilim insanları, beyaz cüce etrafında dönen başka gezegenlerin izini sürmeye devam ediyor ve bu alandaki keşiflerin, güneş sistemimizin milyarlarca yıl sonraki evrimine dair önemli bilgiler sunacağına inanıyor.</p><p>Sonuç olarak, James Webb Uzay Teleskobu'nun WD 1856 b üzerindeki gözlemleri, yıldız ölümünün gezegenler için kesin bir son olmadığını ortaya koydu. Bu keşif, hem güneş sistemimizin geleceğine hem de evrende gezegenlerin dayanıklılığına dair yeni soruların ve araştırmaların önünü açtı. Bilim insanları, JWST'nin sağladığı verilerle, ölü yıldızların etrafında hayatta kalabilen gezegenlerin sırlarını çözmeye kararlı görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/james-webb-uzay-teleskobu-621_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282429</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/christopher-nolanin-the-odyssey-fragmanina-youtubeda-sok-tepki-282429</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Christopher Nolan'ın The Odyssey fragmanına YouTube'da şok tepki]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi The Odyssey'nin YouTube'da yayınlanan fragmanı, izleyicilerden beklenmedik derecede yoğun bir olumsuz tepkiyle karşılaştı. Fragman, beğenilme oranından çok daha fazla beğenilmeme aldı ve sosyal medyada büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Christopher Nolan'ın The Odyssey fragmanına YouTube'da şok tepki]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Christopher Nolan'ın Temmuz ayında vizyona girmesi planlanan yeni filmi The Odyssey için yayınlanan fragman, YouTube üzerinde beklenmedik bir şekilde olumsuz bir karşılık buldu. Ünlü yönetmenin Matt Damon, Zendaya ve geniş bir oyuncu kadrosuyla hazırladığı film, fragmanının beğeni sayısından çok daha fazla beğenilmeme almasıyla gündeme oturdu. Fragmanın izleyiciyle buluşmasının ardından, sosyal medya platformlarında Nolan'ın son projesiyle ilgili tartışmalar hızla yayıldı. The Odyssey, 2026'nın en çok konuşulan yapımlarından biri olma yolunda ilerlerken, ilk gösterimiyle birlikte sinema dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.</p><h3>Christopher Nolan'ın oyuncu seçimi ve diyalog tarzı eleştirilerin odağında</h3><p>The Odyssey fragmanının yayınlanmasının hemen ardından, izleyiciler arasında filmdeki modern diyalog kullanımı ve oyuncu seçimleriyle ilgili yoğun bir tartışma başladı. Pek çok kişi, Homeros'un klasikleşmiş antik destanının günümüz diline yakın bir şekilde aktarılmasını ve karakterlerin çağdaş bir tonla konuşmasını eleştirdi. Bazı izleyiciler, oyuncu kadrosunun orijinal eserin ruhunu yansıtıp yansıtmadığı konusunda şüphelerini dile getirdi. Özellikle Helen of Troy karakteri için Lupita Nyong'o'nun tercih edilmesi, sosyal medyada farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bir grup, bu seçimin eserin mitolojik yapısına uygun olduğunu savunurken, diğerleri klasik anlatının özünden uzaklaşıldığını iddia etti. Tartışmalar, The Odyssey'nin yalnızca bir uyarlama olmadığını, aynı zamanda modern bir yorum taşıdığını gözler önüne serdi.</p><h3>YouTube'da The Odyssey fragmanına rekor düzeyde olumsuz tepki</h3><p>Fragmanın YouTube'da aldığı beğenilmeme sayısı, kısa sürede beğeni sayısını geçti ve bu durum, filmin daha vizyona girmeden büyük bir kamuoyu tartışmasına yol açtı. Kullanıcılar, özellikle fragmanda kullanılan Amerikan aksanları ve modern ifadeler nedeniyle filmin atmosferinin bozulduğunu savundu. Bazı izleyiciler, The Odyssey'nin antik Yunan dünyasının mistik havasını yansıtmak yerine, günümüz kültürüne fazlasıyla yakın bir anlatım sunduğunu belirtti. Bir kullanıcı, fragmanın "Starbucks'ın önünde anlatılan bir destan" gibi hissettirdiğini söyleyerek, dönemin ruhunun yakalanamadığını öne sürdü. Buna karşılık, bazı sinema eleştirmenleri ve akademisyenler, mitolojik hikayelerin her dönemde farklı şekillerde yorumlandığını ve tamamen otantik bir antik Yunan atmosferinin günümüz sinemasında gerçekçi olmayacağını ifade etti. Bu görüş, The Odyssey'nin neden bu kadar kutuplaştırıcı bir etki yarattığını da ortaya koydu.</p><h3>Akademisyenler ve eleştirmenler The Odyssey tartışmasına ışık tuttu</h3><p>Sosyal medya ve YouTube'da yaşanan tartışmaların ardından, bazı akademisyenler ve sinema yazarları konuya açıklık getirdi. BBC'ye konuşan Profesör Susan Deacy, mitolojik eserlerin tarihsel bir belge gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Deacy, The Odyssey'nin her dönemde farklı biçimlerde anlatıldığını ve bu çeşitliliğin eserin evrenselliğini güçlendirdiğini belirtti. Film yazarı Tom Shone ise, Christopher Nolan'ın "Rorschach yönetmeni" olarak anıldığını, yani eserlerinin izleyiciler tarafından çok farklı şekillerde yorumlandığını söyledi. Bu durum, The Odyssey'nin neden böylesine güçlü bir kamuoyu tepkisiyle karşılaştığını anlamada önemli bir ipucu sundu. Tartışmalar, filmin yalnızca bir sinema eseri olmaktan çıkıp, kültürel bir fenomen haline geldiğini gösterdi.</p><h3>The Odyssey tartışması sinema dünyasında yeni bir dönemi başlatıyor</h3><p>Christopher Nolan'ın The Odyssey filmi, fragmanının yayınlanmasıyla birlikte modern izleyicilerin klasik hikayelere yaklaşımını yeniden gündeme taşıdı. Fragmanın aldığı rekor beğenilmeme oranı, izleyici beklentilerinin ne kadar farklılaşabileceğini gözler önüne serdi. Buna rağmen, filmin ölçeği, iddiası ve yıldızlarla dolu kadrosu sayesinde sinema dünyasında büyük bir ilgiyle bekleniyor. The Odyssey, klasik bir destanın günümüz anlatım diliyle nasıl yeniden şekillenebileceğine dair önemli bir örnek olarak öne çıktı. Tartışmaların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Sonuç olarak, film vizyona girmeden önce bile, antik bir hikayenin çağdaş bir kültürel tartışmaya dönüşmesi, The Odyssey'nin şimdiden sinema tarihine geçtiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/christopher-nolanin-the-o-579_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282428</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/memur-ve-emeklilerin-zam-oranlari-belli-oldu-282428</link>
      <pubDate>2026-07-03T11:10:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Memur ve emeklilerin zam oranları belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte, milyonlarca emur ve memur emeklilerinin 2026 yılının ikinci 6 ayında alacağı zamlı maaşlar ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarındaki artış oranları netleşti. En düşük emekli maaşı 23 bin 552 lira, en düşük memur emekli maaşı 31 bin 527 lira, en düşük memur maaşı ise 70 bin 258 liraya yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Memur ve emeklilerin zam oranları belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığından edindiği bilgilere göre, 2026 yılında kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında yapılan artışlar, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı ile belirlenmişti.</p><p>Bu yılın temmuz ayından geçerli olmak üzere, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin tamamının aylık ve ücretlerinde yüzde 7 oranında artış öngörülmüştü.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg"/></div><h3>TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</h3></a><p>Bu yılın ilk altı aylık döneminde enflasyon yüzde 17,76 oldu. Bu orandan kaynaklı olarak ilave yüzde 6,52 artışla birlikte, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin aylık ve ücretlerinde bu aydan geçerli olmak üzere yüzde 13,52 artış yapıldı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video7-030720266a4b902c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Aynı dönemde, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarında ise yüzde 17,76 artış gerçekleşti.</p><p>Böylece, aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 61 bin 890 liradan 70 bin 224 liraya, en düşük memur emekli aylığı 27 bin 772 liradan 31 bin 527 liraya yükseldi.</p><p>Bu artışlar neticesinde, Temmuz 2026 itibarıyla bazı kamu görevlilerinin net görev aylığı şöyle belirlendi:</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/temmuz-ayi-tavan-kira-artis-orani-belli-oldu-282427" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/temmuz-ayi-tavan-kira-art-120_2.jpg"/></div><h3>Temmuz ayı tavan kira artış oranı belli oldu</h3></a><table><tbody><tr><td rowspan="2"><b>ÜNVANLAR</b></td><td rowspan="2"><b>Derece</b></td><td colspan="2"><b>Net Görev Aylığı (*)</b></td></tr><tr><td><b>Ocak-Haziran 2026 (TL)</b></td><td><b>Temmuz-Aralık 2026 (TL)</b></td></tr><tr><td>Şube Müdürü-(Üniversite Mezunu)</td><td>1/4</td><td>94.384</td><td>107.110</td></tr><tr><td>Memur-(Üniversite Mezunu)</td><td>9/1</td><td>64.397</td><td>73.070</td></tr><tr><td>Uzman Öğretmen</td><td>1/4</td><td>81.219</td><td>92.166</td></tr><tr><td>Öğretmen</td><td>1/4</td><td>73.368</td><td>83.254</td></tr><tr><td>Başkomiser</td><td>3/1</td><td>89.214</td><td>101.242</td></tr><tr><td>Polis Memuru</td><td>8/1</td><td>81.617</td><td>92.618</td></tr><tr><td>Uzman Doktor</td><td>1/4</td><td>150.426</td><td>170.730</td></tr><tr><td>Hemşire-(Üniversite Mezunu)</td><td>5/1</td><td>74.770</td><td>84.845</td></tr><tr><td>Mühendis</td><td>1/4</td><td>96.211</td><td>109.185</td></tr><tr><td>Teknisyen-(Lise Mezunu)</td><td>11/1</td><td>66.870</td><td>75.877</td></tr><tr><td>Profesör</td><td>1/4</td><td>135.089</td><td>153.208</td></tr><tr><td>Araştırma Görevlisi</td><td>7/1</td><td>90.568</td><td>102.779</td></tr><tr><td>Vaiz</td><td>1/4</td><td>76.653</td><td>86.983</td></tr><tr><td>Avukat</td><td>1/4</td><td>90.000</td><td>102.135</td></tr></tbody></table><p><b>(*) </b>Maaş hesaplamalarına, bölgesel ödemeler, ek ders ücreti, vekalet ücreti, döner sermaye ödemesi ve yabancı dil tazminatı gibi ödemeler dahil edilmedi, aile ve çocuk yardımı ödeneği ise dahil edildi. Aile ve çocuk yardımı ödeneği hesabında, çalışmayan eş ve 2 çocuk (0-6 yaş grubu ve diğer) esas alındı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/memur-maas-zamlari-belli--463_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282427</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/temmuz-ayi-tavan-kira-artis-orani-belli-oldu-282427</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:16:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Temmuz ayı tavan kira artış oranı belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TÜİK bugün Haziran 2026 enflasyon verilerini açıkladı. Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte Temmuz ayı kira artışlarındaki tavan oran belli oldu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Temmuz ayı tavan kira artış oranı belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>TÜİK bugün Haziran 2026 enflasyon verilerini açıkladı. Enflasyon oranlarının belli olmasıyla birlikte konut ve işyerleri için Temmuz ayı tavan kira artış oranı da belli oldu. </b></p><p>Kira artış oranı, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirleniyor. TÜİK tarafından açıklanan TÜFE Tüketici Fiyat Endeksi ile kira artış oranları da belirlenmiş oluyor. TÜİK bugün Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Temmuz ayı tavan kira artış oranı da belli oldu.</p><p><b>ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI</b></p><p>TÜİK açıklamasına göre TÜFE'deki değişim 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,99 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %17,76 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre <b>%32,03 artış olarak gerçekleşti.</b></p><p>Temmuz ayında ev ve iş yerleri için uygulanacak <b>tavan kira artış oranı yüzde 32,03 </b>olarak belirlendi. Geçtiğimiz ay zam oranı yüzde yüzde 32,24 olmuştu.</p><p>Bu oran, hem konut hem de işyeri kiralarında üst sınır olarak uygulanacak.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg"/></div><h3>TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</h3></a><p><b>Tavan Kira Artış Oranı Nasıl Hesaplanıyor? Örnek hesaplama</b></p><p>Konut ve işyeri kiralarında zam oranı TÜFE'nin son 12 aylık ortalamasına göre hesaplanıyor. Mal sahibi, bu oranın üzerinde bir artış yapamıyor. Hesaplama şu şekilde yapılıyor:</p><p><b>Mevcut Kira Bedeli: 20.000 TL</b></p><p><b>Kira Artışı Yapılacak Ay:</b> Temmuz 2026</p><p><b>Kira Artış Oranı:</b> %32,03</p><p><b>Kira Artış Tutarı:</b> 6.406,00 TL</p><p><b>Aylık Yeni Kira Tutarı:</b> 26.406,00 TL</p><p><b>MAYIS AYI ENFLASYON RAKAMLARI NASILDI?</b></p><p>TÜFE'deki değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,24 artış olarak gerçekleşmişti.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/memur-ve-emeklilerin-zam-oranlari-belli-oldu-282428" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/memur-maas-zamlari-belli--463_2-41.jpg"/></div><h3>Memur ve emeklilerin zam oranları belli oldu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/temmuz-ayi-tavan-kira-art-120_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282426</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pakistanda-feci-kaza-yolcu-otobusu-ucuruma-yuvarlandi-40-kisi-hayatini-kaybetti-282426</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:17:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Pakistan'da feci kaza! Yolcu otobüsü uçuruma yuvarlandı: 40 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pakistan'ın Belucistan eyaletinde yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu ilk belirlemelere göre 40 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Pakistan'da feci kaza! Yolcu otobüsü uçuruma yuvarlandı: 40 kişi hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dawn gazetesinin haberine göre otobüs, Belucistan'ın Şerani bölgesinden ayrıldıktan sonra Hayber-Pahtunhva eyaletinin Dera İsmail Han bölgesinde seyir halindeyken uçuruma devrildi.</p><p>Bölge yetkilileri, kazada ilk belirlemelere göre 40 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını bildirdi.</p><p>Yetkililer, arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin olay yerine sevk edildiğini, kazanın nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatılacağını bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/pakistanda-feci-kaza-yolc-759_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282425</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/trump-yonetiminden-washingtonda-olimpiyat-sporcusuna-sok-vandalizm-suclamasi-282425</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trump yönetiminden Washington'da olimpiyat sporcusuna şok vandalizm suçlaması]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, Washington'daki Lincoln Anıtı'nın simgesi olan Reflecting Pool'a zarar verdiği iddiasıyla eski olimpiyat sporcusu David Hearn'a ağır ceza davası açtı. Hearn hakkında 10 yıla kadar hapis cezası istenirken, olay kamuoyunda büyük tartışma yarattı ve suçlamaların meşruiyeti sorgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trump yönetiminden Washington'da olimpiyat sporcusuna şok vandalizm suçlaması]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, başkent Washington'daki Lincoln Anıtı'nın önünde yer alan ünlü Reflecting Pool'a zarar verdiği iddiasıyla eski olimpiyat sporcusu David Hearn hakkında ağır ceza davası açtı. 67 yaşındaki Hearn, havuzun astarına kasıtlı olarak zarar vermekle suçlanıyor ve mahkum edilirse 10 yıla kadar hapisle karşı karşıya kalacak. ABD Savcısı Jeanine Pirro'nun Perşembe günü yaptığı açıklamayla gündeme gelen bu dava, hem Trump yönetiminin tutumu hem de ulusal anıtların korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hearn ise suçlamaları kesin bir dille reddediyor ve olayın yanlış anlaşıldığını savunuyor.</p><h3>Trump yönetimi: 'Reflecting Pool'a zarar kabul edilemez'</h3><p>ABD Savcısı Jeanine Pirro, Trump'ın atadığı bir isim olarak, David Hearn'a yönelik suçlamaları kamuoyuna duyururken, ulusal anıtlara yönelik her türlü tahribatın ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı. Pirro, büyük jüri tarafından hazırlanan iddianamede Hearn'ın havuzun astarına zarar verdiğini ve bu eylemin ABD yasalarına göre ciddi bir suç olduğunu belirtti. Açıklamasında, "Bu kontrolsüz vandalizm ve sivil düzensizlik, suç davranışına dönüşüyor. Bu, paylaştığımız tarihin onuruna bir hakarettir," ifadelerini kullandı. Trump yönetimi, ulusal sembollerin korunmasına yönelik sert adımlar atılacağını ve benzer olaylarda ağır cezaların uygulanacağını açıkça ortaya koydu. Özellikle son dönemde Washington'da gerçekleştirilen tartışmalı inşaat projeleri ve bakım çalışmaları kapsamında, Reflecting Pool'un yenilenmesi için 13.1 milyon dolarlık bir sözleşme yapılmıştı. Ancak, havuzun yenilenmesinin hemen ardından yaşanan alg patlaması ve boyanın kısa sürede soyulması, hem kamuoyunda hem de uzmanlar arasında eleştirilere yol açtı. Trump, bu olumsuzlukların arkasında kasıtlı vandalizmin bulunduğunu öne sürerek, olayın ciddiyetini vurguladı.</p><h3>David Hearn: 'Masumum, sadece merak ettim'</h3><p>Olayın merkezindeki isim olan David Hearn, medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Hearn, 19 Haziran'da Reflecting Pool'u ziyaret ettiğini ve birçok Amerikalı gibi sadece meraklı olduğunu dile getirdi. İddialara göre, havuzun yanından bisikletle geçerken, yeni uygulanan mavi boyanın altından soyulduğunu fark etti ve suya elini sokarak yüzeyin durumunu inceledi. Hearn, havuzun herhangi bir parçasını koparmadığını, yalnızca yüzeydeki değişikliği gözlemlediğini söyledi. Ancak, Savcı Pirro farklı bir tablo çizdi. Ulusal Park Servisi çalışanlarının, Hearn'ın her iki eliyle havuzun astarını zorla çekip çıkardığını gördüklerini ve yaklaşık 2 metrekarelik bir alanda ciddi zarar oluştuğunu iddia etti. Ayrıca, bir park çalışanının uyarısına Hearn'ın bağırarak karşılık verdiği öne sürüldü. Hearn ise bu suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve olayın büyütüldüğünü savundu. Suçlamaların orantısız olduğunu düşünen birçok kişi, benzer vakalarda genellikle daha hafif cezalar uygulandığını hatırlatarak, Hearn'a açılan ağır ceza davasının siyasi bir mesaj taşıyıp taşımadığını sorguladı.</p><h3>Trump'ın tutumu ve kamuoyundaki tepkiler</h3><p>Trump, Reflecting Pool'a yönelik her türlü zarar girişiminin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini sosyal medya üzerinden defalarca dile getirdi. Özellikle Truth Social'daki paylaşımlarında, bu tür olaylarda 10 yıl hapis cezasının tam olarak uygulanmasını istediğini açıkça belirtti. Gazeteciler, Savcı Pirro'ya bu ağır suçlamaların Trump'ın doğrudan etkisiyle mi gündeme geldiğini sordu. Pirro ise, "Ben hiçbir şeyi sert bir şekilde suçlamadım. Delillere göre suçlama yapıyorum," diyerek, iddianamenin tamamen yasal delillere dayandığını savundu. Ayrıca, Hearn'ın iddia edilen eylemiyle 1.000 dolardan fazla zarara yol açtığını ve bu nedenle ağır ceza gerektiren bir suç işlendiğini öne sürdü. Trump yönetiminin bu tutumu, özellikle 6 Ocak 2021'deki Kongre baskınıyla kıyaslandığında, kamuoyunda çifte standart tartışmalarını da beraberinde getirdi. Pirro, Capitol saldırısında Trump destekçilerinin neden olduğu milyonlarca dolarlık zararın, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ilk gününde affedildiğini hatırlatan gazetecilere, "Gerçekten 6 Ocak'tan mı bahsediyorsunuz? Ben bahsetmiyorum," diyerek yanıt verdi. Hearn'ın davası için ilk duruşmanın 9 Temmuz'da yapılacağı açıklandı.</p><h3>Reflecting Pool'da güvenlik önlemleri arttı, ziyaretçiler bölgeyi tartışıyor</h3><p>Olayın ardından Reflecting Pool çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. 4 Temmuz Bağımsızlık Günü kutlamaları için havuzun etrafına dev ağlar yerleştirildi ve alan ziyaretçilere kapatıldı. Polis yetkilileri, bu ağların havai fişek gösterisi sırasında havuza düşebilecek kalıntıları toplamak amacıyla kurulduğunu açıkladı. Ancak, tüm bu önlemlere rağmen pek çok kişi, havuzun mevcut durumunu yerinde görmek ve tartışmalı yenileme çalışmalarını incelemek için bölgeye gelmeye devam etti. Georgia'nın Roscoe kentinden gelen 31 yaşındaki Brian Williams, Trump'ın şehri güzelleştirme çabalarını desteklediğini belirtti ve sıcak yaz günlerinde havuzda alg oluşmasının normal olduğunu söyledi. Williams, "İnsanların herhangi bir şeyi vandalize etme hakkı olduğunu düşünmüyorum. Eğer başkanla ilgili hoşlanmadığınız bir şey varsa, bunu halkın havuzuna yansıtmayın," diyerek vandalizme karşı net bir tavır aldı. Buna karşılık, Tennessee'nin Collierville kentinden 40 yaşındaki Deniz Kuvvetleri gazisi Jon Delgado, Reflecting Pool'un mevcut halinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi ve Trump'ın vandalizm iddialarını "gerçekten deli" olarak nitelendirdi. Delgado, "Kendiniz bakabilirsiniz: Bu şeyin içinde gölet pisliği var ve kötü kokuyor. Vandalizm yok," sözleriyle suçlamaların abartıldığını savundu. Ziyaretçiler arasında olayın gerçek boyutuna ilişkin farklı görüşler öne çıkarken, Reflecting Pool'un hem sembolik değeri hem de bakım süreci tartışmaların odağında yer aldı.</p><p>Sonuç olarak, Trump yönetiminin David Hearn'a yönelttiği ağır vandalizm suçlaması, ABD'de ulusal anıtların korunması, siyasi etkiler ve adaletin uygulanması konularında yeni bir tartışma başlattı. Reflecting Pool'un yenileme süreciyle birlikte ortaya çıkan sorunlar, hem kamuoyunun ilgisini hem de yargı süreçlerinin şeffaflığını gündeme taşıdı. Hearn'ın yargı süreci ve Trump yönetiminin bu konudaki kararlı tavrı, önümüzdeki dönemde benzer olaylara yaklaşımda belirleyici olabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/trump-yonetiminden-washin-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282424</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dovme-murekkebi-yerinde-kalmiyor-bilim-insanlari-vucuttaki-yolculugunu-izledi-282424</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:05:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dövme mürekkebi yerinde kalmıyor! Bilim insanları vücuttaki yolculuğunu izledi]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Dövmeler, binlerce yıldır kültürel ve kişisel bir ifade biçimi olarak tercih edilirken, son araştırmalar dövme mürekkebinin bağışıklık sistemi üzerinde ciddi etkileri olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, özellikle bağışıklık sistemi hassasiyeti olan bireylerin dövme yaptırmadan önce riskleri dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dövme mürekkebi yerinde kalmıyor! Bilim insanları vücuttaki yolculuğunu izledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada binlerce yıldır hem kültürel hem de kişisel nedenlerle tercih edilen dövmeler, son dönemde bilim insanlarının dikkatini bağışıklık sistemi üzerindeki etkileriyle çekiyor. Özellikle dövme mürekkebinin vücuda enjekte edilmesiyle başlayan süreçte, bağışıklık sisteminin nasıl tepki verdiği ve bu tepkilerin uzun vadeli sağlık sonuçları yeni araştırmalarla gündeme taşınıyor. Dövme pigmentlerinin lenfatik sisteme ulaşabildiği, lenf düğümlerinde birikerek bağışıklık hücrelerini sürekli alarma geçirdiği belirtiliyor. Uzmanlar, dövme yaptıran bireylerin ömür boyu sürecek kimyasal bir maruziyete adım attığını ve bu durumun çeşitli sağlık risklerini beraberinde getirdiğini ifade ediyor.</p><h3>Manal Mohammed: "Dövme mürekkebi ömür boyu bağışıklık tepkisi başlatıyor"</h3><p>Dövme mürekkebinin cilde enjekte edilmesi, bağışıklık sistemi için yabancı bir maddeyle karşılaşmak anlamına geliyor. Tıbbi mikrobiyolog Manal Mohammed, dövme pigmentlerinin vücutta kalıcı olmasının nedeninin, bu pigmentlerin bağışıklık hücreleri tarafından kolayca yok edilemeyecek kadar büyük olması olduğunu belirtiyor. Bu durum, dövmenin ömür boyu ciltte kalmasını sağlarken, aynı zamanda bağışıklık sisteminin sürekli olarak bu pigmentleri tanımaya ve izole etmeye çalışmasına yol açıyor. Özellikle modern dövme mürekkeplerinin içeriğinde yer alan karmaşık kimyasal karışımlar; renk veren pigmentler, sıvı taşıyıcılar, mikrobiyal büyümeyi önleyici koruyucular ve çeşitli safsızlıklar içeriyor. Mohammed, günümüzde dövme mürekkebinde kullanılan pek çok pigmentin aslında otomobil boyası, plastikler ve yazıcı tonerleri gibi endüstriyel amaçlara yönelik geliştirildiğine dikkat çekiyor. Bu kimyasalların insan vücudunda uzun vadeli etkileri ise hâlâ tam olarak bilinmiyor.</p><h3>Dövme mürekkebindeki ağır metaller ve kanser riski endişesi</h3><p>Yapılan araştırmalar, dövme mürekkeplerinde nikel, kobalt, krom ve hatta nadiren kurşun gibi ağır metallerin izlerine rastlandığını ortaya koyuyor. Bu metallerin vücutta birikmesi, toksik etki yaratarak iç organ hasarı, nörotoksisite ve artan kanser riski gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle renkli dövmelerde kullanılan pigmentler, alerjik reaksiyonlar ve kronik iltihaplanma ile daha sık ilişkilendiriliyor. Kırmızı mürekkep, kalıcı kaşıntı, şişlik ve bağışıklık sisteminin izole etmeye çalıştığı küçük iltihaplı nodüller olan granülomlarla anılıyor. Polonya'da yaşanan bir vakada, kırmızı mürekkebe karşı gelişen bağışıklık tepkisi kişinin terleme yeteneğini kaybetmesine, vücut kıllarının dökülmesine ve vitiligo gibi cilt rahatsızlıklarına neden oldu. Ayrıca, dövme pigmentlerinde bulunan azo pigmentleri, güneş ışığı veya lazerle silme işlemi sırasında kansere yol açabilecek aromatik aminlere dönüşebiliyor. Laboratuvar çalışmaları, bu bileşiklerin genetik hasar ve kanserle ilişkili olduğunu gösteriyor.</p><h3>Dövmelerdeki polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve sağlık üzerindeki etkileri</h3><p>Siyah dövme mürekkeplerinde tespit edilen polisiklik aromatik hidrokarbonlar, kurum, araç egzozu ve kömürleşmiş gıdalarda da bulunan ve çoğu kanserojen olarak sınıflandırılan kimyasallar arasında yer alıyor. Şu ana kadar insanlarda dövme ile doğrudan kanser arasında kesin bir ilişki kurulmasa da, laboratuvar ve hayvan deneyleri bu risklerin göz ardı edilemeyeceğini ortaya koyuyor. 2023 yılında yayımlanan bir gözlemsel çalışma, dövme yaptıran kişilerin melanoma, yani cilt kanseri riskinin %29 daha yüksek olduğunu saptadı. Ancak bazı diğer araştırmalar bu konuda kesin bir bağlantı bulamadı. Bilim insanları, dövmelerin tetiklediği bağışıklık tepkilerinin ve uzun vadeli kimyasal maruziyetin, özellikle bağışıklık sistemi hassasiyeti olan bireyler için daha büyük riskler taşıdığını belirtiyor.</p><h3>Alerjik reaksiyonlar ve kronik iltihaplanma: Bağışıklık sistemi için uyarı</h3><p>Dövmelerde kullanılan renkli mürekkepler, özellikle kırmızı, sarı ve turuncu pigmentler, metal tuzları ve azo pigmentleri nedeniyle bağışıklık sisteminde alerjik reaksiyonlara ve kronik iltihaplanmaya yol açabiliyor. Bu reaksiyonlar, dövme yapılan bölgede kalıcı kaşıntı, şişlik ve ciltte nodül oluşumu şeklinde kendini gösterebiliyor. Bağışıklık sistemi, pigmentleri tanıyamadığı ve yok edemediği için, bu maddeleri izole etmeye çalışıyor ve bu süreçte kronik iltihaplanma gelişebiliyor. Uzmanlar, otoimmün hastalığı olan veya bağışıklık sistemi zayıf bireylerin dövme yaptırmadan önce mutlaka bir doktora danışmalarını öneriyor. Çünkü bu kişilerde dövme sonrası komplikasyon riski çok daha yüksek olabiliyor.</p><h3>Dövme sonrası enfeksiyon riskleri ve endüstrideki düzenleme eksikliği</h3><p>Dövmecilik işlemi sırasında kullanılan iğneler, cilt bariyerini aşarak vücudu enfeksiyonlara açık hale getiriyor. Staphylococcus aureus, hepatit B ve C gibi ciddi enfeksiyonlar, dövme sonrası ortaya çıkabilen sağlık sorunları arasında. Ayrıca, nadir de olsa atipik mikobakteriyel enfeksiyonlar da görülebiliyor. Dövme endüstrisinin birçok ülkede hâlâ yeterince denetlenmemesi, kullanılan mürekkep ve hijyen standartları konusunda belirsizliklere yol açıyor. Uzmanlar, dövme yaptırmadan önce kullanılan mürekkebin içeriği ve hijyen uygulamaları hakkında dövmeciyle detaylı şekilde konuşulmasını öneriyor. Bağışıklık sistemiyle ilgili sorunları olan kişilerin ise mutlaka bir sağlık profesyonelinden görüş almaları gerektiği vurgulanıyor.</p><h3>Bilim dünyası daha fazla araştırma ve düzenleme çağrısı yapıyor</h3><p>Dövmeler, bireyler için güçlü bir kendini ifade etme biçimi olarak popülerliğini koruyor. Ancak uzmanlar, dövmelerin aynı zamanda ömür boyu sürecek kimyasal bir maruziyet anlamına geldiğini ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin henüz tam olarak anlaşılmadığını belirtiyor. Manal Mohammed, dövme uygulamalarında daha fazla bilimsel araştırmaya, şeffaflığa ve endüstriyel düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Dövmecilik dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, hem bireylerin hem de sağlık otoritelerinin bu konuda daha bilinçli hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor. Sonuç olarak, dövme yaptırmak isteyenlerin, bağışıklık sistemi üzerindeki potansiyel etkileri ve uzun vadeli riskleri göz önünde bulundurarak karar vermeleri tavsiye ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/dovme-murekkebi-yerinde-k-331_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282423</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuik-haziran-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi-282423</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[TÜİK merak edilen enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyon, haziranda aylık bazda yüzde 0,99, yıllık bazda yüzde 32,11 oldu ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<a href="https://www.tuik.gov.tr/">TÜİK</a> açıklamasına göre TÜFE'deki değişim 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,99 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %17,76 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,03 artış olarak gerçekleşti.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/haber1-03072026dccb37fd.jpg"/><b>ÜRETİCİ FİYATI ENDEKSİ</b><p></p><p>Yİ-ÜFE 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %1,80 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,09 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,09 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %27,26 artış gösterdi.</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/a3-0307202696649fc9.jpg"/><p><b>ENFLASYON RAKAMLARI</b></p><p>Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), haziranda aylık bazda yüzde 0,99, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,8 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 32,11, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 28,09 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, haziranda 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 32,03, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,26 yükseldi.</p><p>Aylık bazda TÜFE yüzde 0,99, Yİ-ÜFE yüzde 1,8 artış gösterdi.</p><p>TÜFE, haziranda geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,76, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32,11 yükseliş kaydetti.</p><p>Yİ-ÜFE'de Aralık 2025'e göre yüzde 16,09, geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 28,09 artış gerçekleşti.</p><p>Haziran enflasyon verilerinin açıklanmasıyla kira artış oranı da belli oldu. Temmuzda ev ve iş yerleri için uygulanacak kira artış oranı yüzde 32,03 olarak belirlendi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/video8-03072026bda911ef.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>BEKLENTİLER</b></p><p>AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, haziranda TÜFE'nin yüzde 1,04 artacağını öngörmüştü. Bu ortalamaya göre yıllık enflasyonun yüzde 32,17 olacağı hesaplanmıştı.</p><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/gundem/temmuz-ayi-tavan-kira-artis-orani-belli-oldu-282427" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/temmuz-ayi-tavan-kira-art-120_2-41.jpg"/></div><h3>Temmuz ayı tavan kira artış oranı belli oldu</h3></a><a data-link="1" href="https://www.yirmidort.tv/ekonomi/memur-ve-emeklilerin-zam-oranlari-belli-oldu-282428" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/memur-maas-zamlari-belli--463_2-41.jpg"/></div><h3>Memur ve emeklilerin zam oranları belli oldu</h3></a>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/tuik-haziran-ayi-enflasyo-601_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282422</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/orta-cagdan-kalan-satirlar-uzayin-gizemini-aydinlatti-282422</link>
      <pubDate>2026-07-03T10:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Orta Çağ'dan kalan satırlar uzayın gizemini aydınlattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[12. yüzyıl Kahire'sinde yazılan antik bir şiir, gökyüzünde görülen gizemli bir süpernovanın izini günümüze taşıdı. Selahaddin dönemine ait bu şiir, Cassiopeia takımyıldızında kaydedilen parlak yıldızın tarihini ve önemini bilim dünyasının gündemine taşıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Orta Çağ'dan kalan satırlar uzayın gizemini aydınlattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>12. yüzyılda Kahire'de yazılan bir şiir, gökyüzünde görülen gizemli bir süpernovanın izini günümüze kadar taşıdı. Antik metinlerde geçen ve "yeni yıldız" olarak tanımlanan bu gök cismi, 1181 yılında Cassiopeia takımyıldızında gözlemlenen bir süpernova olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Astronomlar, bu tarihi olayın izlerini sürerken, dönemin önemli isimlerinden Selahaddin'i övmek amacıyla yazılan şiirin, bilimsel anlamda da benzersiz bir kaynak sunduğunu belirtiyor. Şiirde geçen ifadeler, yalnızca edebi bir övgü değil, aynı zamanda gökyüzünde yaşanan olağanüstü bir doğa olayının da kaydını içeriyor. Bu bulgular, antik astronomi kayıtlarının ve edebi eserlerin, geçmişte yaşanan kozmik olayların aydınlatılmasında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Selahaddin döneminde yazılan şiir, süpernova izlerini günümüze taşıdı</h3><p>İbn San&#257;' al-Mulk tarafından Selahaddin'e ithafen kaleme alınan şiir, yalnızca bir lideri yüceltmekle kalmadı; aynı zamanda gökyüzündeki bir fenomenin de izini sürdü. Şiirde bahsi geçen "yeni yıldız", o dönemdeki astronomi bilgisiyle örtüşüyor ve Cassiopeia takımyıldızında gözlemlenen bir süpernovaya işaret ediyor. Özellikle şiirin, Selahaddin'in Mekke'yi savunması için övgüyle anıldığı ve bu olayın Aralık 1181'deki Haçlı saldırısı ile ilişkilendirildiği belirtiliyor. Araştırmacılar, şiirin Aralık 1181 ile Mayıs 1182 arasında yazıldığını değerlendiriyor. Bu tarih aralığı, gökyüzünde gözlemlenen süpernovanın ne zaman ortaya çıktığına dair önemli bir ipucu sunuyor. Şiirde geçen "najm" kelimesi, Arapça'da hem yıldız hem de süpernova anlamına gelebiliyor ve metindeki bu kullanım, dönemin gök olaylarının saray çevresinde de büyük yankı uyandırdığını gösteriyor.</p><h3>Astronomlar, antik şiir sayesinde Cassiopeia'daki süpernovanın izini sürdü</h3><p>Modern astronomlar, antik şiirdeki ifadeler ve tarihi kayıtlar sayesinde 1181 yılında Cassiopeia takımyıldızında meydana gelen süpernovanın izini sürme fırsatı buldu. Olayın yaşandığı dönemde Avrupa'da teleskoplar henüz kullanılmadığı için, gözlemler çoğunlukla Çin ve Japon kaynaklarına dayanıyordu. Ancak bu yeni bulgu, Arap dünyasında da gökyüzündeki olağanüstü olayların dikkatle izlendiğini ortaya koydu. Şiirde geçen "boyanmış el" takımyıldızı ifadesi, Cassiopeia'nın beş parlak yıldızından oluşan asterizme işaret ediyor. Araştırmacılar, bu detayların süpernovanın kuzey gökyüzündeki konumunu doğruladığını belirtiyor. Ayrıca, IRAS 00500+6713 olarak bilinen ve yaklaşık bin yıl yaşında olduğu düşünülen bir nebula, bu süpernova ile bağlantılı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bilim insanları, bu tür antik metinlerin, gökbilimsel olayların tarihinin doğru şekilde belirlenmesine büyük katkı sunduğunu vurguluyor.</p><h3>Selahaddin'in Kahire'sinde süpernova bilgisi sarayda yaygınlaştı</h3><p>İbn San&#257;' al-Mulk'un övgü şiirinde geçen parlak yıldız, yalnızca bilim insanlarının değil, dönemin saray çevresinin de ilgisini çekmiş görünüyor. Şiirin, Selahaddin ve kardeşinin aynı anda Mısır'da bulunduğu dönemde yazıldığı anlaşılıyor. Bu da, gökyüzündeki süpernovanın, yalnızca astronomlar arasında değil, toplumun önde gelenleri ve yöneticileri arasında da fark edildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, şiirin tarihsel bağlamını analiz ederek, bu tür kozmik olayların toplumda nasıl yankı bulduğunu ortaya koyuyor. Süpernova, yalnızca bir gök olayı olarak kalmadı; aynı zamanda Selahaddin'in büyüklüğünü vurgulamak için kullanılan güçlü bir metafora dönüştü. Bu durum, bilimsel bilginin ve gökyüzü gözlemlerinin, Orta Çağ İslam dünyasında ne kadar önemli ve yaygın olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.</p><p>Sonuç olarak, 12. yüzyılda Kahire'de yazılan bu şiir, yalnızca edebi bir eser olmanın ötesine geçiyor. Cassiopeia takımyıldızında gözlemlenen ve "yeni yıldız" olarak anılan süpernova, hem bilimsel hem de kültürel açıdan büyük bir öneme sahip. Antik metinlerdeki bu tür kayıtlar, geçmişte yaşanan kozmik olayların anlaşılmasında, modern astronomiyle birleşerek insanlığın evrene bakışını derinleştiriyor. Selahaddin döneminde yaşanan bu gök olayı, bilim ve edebiyatın kesişiminde, tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan bir ışık olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/orta-cagdan-kalan-satirla-219_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282421</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/haziran-ayinda-ihracat-rekoru-kirildi-282421</link>
      <pubDate>2026-07-03T09:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Haziran ayında ihracat rekoru kırıldı!]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, haziran ayı dış ticaret verilerinde rekor kırıldığını açıkladı. Bakan Bolat, "Haziran ayı ihracatı yıllık bazda yüzde 21,9 artışla 25 milyar dolara yaklaşarak tüm zamanların en yüksek haziran ayı rakamına ulaşmış oldu" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Haziran ayında ihracat rekoru kırıldı!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haziran ayı dış ticaret verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe'nin katılımıyla TİM Dış Ticaret Kompleksi'nde düzenlenen toplantıda açıklandı.</p><p>Toplantıda konuşan Bakan Bolat, zor bir ilk yarı geçirdiklerini kaydederek, emtia piyasalarında ve değerli metallerde anormal yükselişler ve piyasa oynaklıkları yaşandığını, ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşın diğer Körfez ülkelerine yayılmasının enerji, petrokimya ve lojistik maliyetlerinde ciddi artışlar getirdiğini söyledi.</p><p>Tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatının artması için ellerinden geleni yaptıklarını anlatan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Haziran ayı ihracatta muhteşem bir haziran olarak kayıtlara geçti. 25 milyar dolarlık bir aylık ihracat rakamına ulaştık. Tamı tamına 24 milyar 940 milyon dolar. İlk 6 ayda ihracatta 136,1 milyar dolar. Son 12 ay itibarıyla 278 milyar dolarlık ihracata ilk defa ulaşmış olduk. Hedefimiz 282 milyar dolardı yıl sonunda. İlk 6 ayda 4,7 milyar dolar yükselttik. Kalan 4 milyar doları da son 6 ay içinde hedefliyoruz ve Allah'ın izniyle onu da geçeceğiz. Haziran sonu itibarıyla tarihimizde ilk defa mal ve hizmet ihracatının toplamı yıllıklandırılmış olarak 400 milyar doları aşmış durumda. Haziran ayı 25 milyar dolar, ilk 6 ay 136,1 milyar dolar, son bir yıl (mal ve hizmet ihracatı toplamı) 400 milyar dolar. İhracatın ara karnesi budur."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41859210.jpg"/><p><b>"BU 25 MİLYAR DOLAR HAZİRAN REKORUDUR"</b></p><p>Bakan Bolat, haziranda yaşanan ihracat artışına ilişkin, "Haziran ayında ihracat artışı yıllık bazda yüzde 21,9. Hatırlarsanız nisanda yüzde 22,5'ti." dedi.</p><p>Yılın ilk yarısında Ramazan ve Kurban bayramlarının ihracata ciddi takvim etkilerinin olduğunu anımsatan Bolat, martta ABD/İsrail-İran Savaşı'nın da etkisinin hissedildiğini anlattı.</p><p>Bolat, "Haziran ayı ihracatı yıllık bazda yüzde 21,9 artışla 25 milyar dolara yaklaşarak tüm zamanların en yüksek haziran ayı rakamına ulaşmış oldu. Yani neredeyse yüzde 22'lik bir artış sağladık. Bu 25 milyar dolar haziran rekorudur. Aynı zamanda tarihteki en yüksek üçüncü ay rekorudur. Birincisi Aralık 2025'te 26,4 milyar dolar, ikincisi Nisan 2026'da 25,4 milyar dolar, üçüncüsü de haziran ayı 25 milyar dolar." diye konuştu.</p><p><b>"YILLIKLANDIRILMIŞ MAL İHRACATINDA İLK DEFA 278 MİLYAR DOLARA ULAŞTIK"</b></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, haziranda Türkiye'nin ithalatının yüzde 23,1 artarak 35,3 milyar dolara yükseldiğini belirterek, Kurban Bayramı'nın artırıcı takvim etkisinin burada da görüldüğünü söyledi.</p><p>Bolat, "Haziran ayı ithalatı da tarihteki en yüksek ikinci aylık ithalat rakamı oldu. Ocak-haziran dönemi ihracatımızın artış oranı yüzde 3,6, yani 136,1 milyar dolara ulaştık. İthalatımız ise yüzde 4,6 artarak 189,2 milyar dolara ulaştık." şeklinde konuştu.</p><p>Haziran itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatında 278 milyar dolara ilk defa ulaştıklarını dile getiren Bolat, aralık ayını 273,3 milyar dolarla bitirdiklerini, nisanda ilk defa 275,8 milyar dolara çıktıklarını anımsattı.</p><p>Bolat, bu dönemde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatında artışın sürdüğünü ve yıllıklandırılmış olarak 116,2 milyar dolara yükseldiğini belirterek, bu rakamın da rekor olarak kayıtlara geçtiğini, toplam ihracattaki payın yüzde 44'e yükseldiğini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41859211.jpg"/><p><b>"SON 12 AYLIK DIŞ TİCARET HACMİMİZ 652 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI"</b></p><p>Bakan Bolat, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış mal ithalatının 373,7 milyar dolara yükseldiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Toplam mal ve hizmetler ihracatı yıllıklandırılmış olarak ilk defa 400 milyar doları aştı, net rakamı 400,3 milyar dolar olarak söyleyebiliriz. Haziranda toplam dış ticaret hacmimiz 60 milyar dolar. Ocak-haziranda 325 milyar dolar ve 13 milyar dolar bir artış var. Son 12 aylık dış ticaret hacmimiz 652 milyar dolara yaklaştı. Geçen yıla göre 29 milyar dolar artış var. İlk iki ay altın, gümüş, bakır, alüminyum ve nikel gibi emtialardaki anormal artışa rağmen, enerji ve petro kimya ürünlerindeki olağandışı artışlara rağmen dış ticaret açığımızda da tolere edilebilir, istikrarlı bir tablo var."</p><p>Bolat, haziranda ithalattaki artıştan da dolayı dış ticaret açığının 10,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Haziranda 2,2 milyar dolar ekstra bir açık artışı var. İlk 5 aydaki açık artışımız 1,3 milyar dolardı, bunu da eklediğimizde yılın ilk 6 ayı itibarıyla baktığımızda toplamda 3,6 milyar dolar ekstra yıllıklandırılmış açık var. Aralıkta 12 ayı 92,2 milyar dolar açıkla kapatmıştık. Haziran sonu yaşadığımız bütün hengamelere ve yurt dışındaki, bölgedeki kaoslara rağmen '95,8 milyar dolar açıkla kapatmayı başardık' diyorum."</p><p>Bolat, ihracatın ithalatı karşılama oranının ocak-haziran döneminde yaklaşık yüzde 72 olarak gerçekleştiğini belirterek, son 12 ayın ortalamasının da yüzde 74,4 olduğunu bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41859214.jpg"/><p><b>"SON 38 AYIN 20'SİNDE AYLIK MAL İHRACAT REKORU KIRILDI"</b></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, son 38 ayın 27'sinde mal ihracatını yıllık bazda artırdıklarını belirterek, "Son 38 ayın 20'sinde aylık mal ihracat rekoru kırıldı. 18'inde de dış ticaret açığımızı yıllık bazda düşürmeyi başardık. Zorlu dış talep şartları ve jeopolitik gelişmeler altında Türkiye ekonomisi ve ihracatı dayanıklılığını bir kez daha ispat etmiştir." şeklinde konuştu.</p><p>Mal ve hizmet ihracatının milli gelirde yüzde 25 payı olduğunu vurgulayan Bolat, bu nedenle her zaman ihracatta tam yol gaza basacaklarını ve durmayacaklarını söyledi.</p><p>Bakan Bolat, toplantıda yaptığı konuşmada yılın ilk yarısında hangi ülkelere ve bölgelere ne kadar ihracat yapıldığı konusunda bilgi vererek, "Savaş bölgesi olan Körfez ve Orta Doğu'ya ihracat, haziranda yıllık bazda yüzde 38,4 arttı. ABD ve Avrupa Birliği'ndeki 27 ülkede de çift haneli artış yaşandı. Diğer Asya ülkelerinde de artışımız var." diye konuştu.</p><p>Yılın ilk yarısında en çok ihracat yapılan ülkelerle ilgili bilgi paylaşan Bolat, "İlk 6 ayda ihracatta ilk 5 sırayı Almanya, ABD, Birleşik Krallık yani İngiltere, İtalya ve Fransa oluşturmakta. Irak, 6'ncı sırada. İlk 5 ülke, toplam ihracatımızın yüzde 30'unu oluşturuyor. Bu 5 ülkeye toplam ihracatımız 40,7 milyar dolar." ifadelerini kullandı.</p><p>Bolat, Körfez ülkelerine ihracatın martta yaklaşık yüzde 40 düştüğünü, nisanda bir miktar toparlandığını belirterek, "Haziranda Körfez ülkeleri özelinde ihracatımızda yüzde 41 artış oldu." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41859212.jpg"/><p><b>"OTOMOTİV İHRACATIMIZ, BİRİNCİLİĞİNİ DEVAM ETTİRİYOR"</b></p><p>Bakan Bolat, ocak-haziran döneminde sektörlere göre ihracat değişimlerine ilişkin bilgi verdi.</p><p>"Otomotiv ihracatımız, birinciliğini devam ettiriyor." diyen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Yüzde 3,7 artışla 22,2 milyar dolar ihracat var. Kimyevi ürünler ihracatı yüzde 1,3 artışla 20,5 milyar dolar, elektrik, elektronik, makine, bilişim ihracatımız yüzde 8,7 artışla 11,4 milyar dolar şeklinde devam ediyor. Hazır giyim ihracatımızda azalış trendi stabil noktaya geldi sayılır. İlk 6 ayda sadece yüzde 2,4 azalışta 8,9 milyar dolarlık ihracat var. Çelik sektöründe yüzde 0,8 artışta 8,4 milyar dolar ihracat söz konusu yani yılın ilk 6 ayında 27 sektörün 15'inde ihracatımız arttı. Ürün grupları bazında baktığımızda ilk 6 ayda ara malları ihracatımız 70,5 milyar dolar, tüketim malları ihracatımız 43 milyar dolar, yatırım malları ihracatımız da 18,4 milyar dolardır."</p><p><b>OTOMOTİV VE ALTIN İTHALATI AZALDI</b></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, ocak-haziran döneminde fiyat artışları nedeniyle enerji ithalatının arttığını belirterek, "İlginç olan, savaş başladıktan sonra altın ve gümüş fiyatları geriye gittiği için talep de azaldı. Altın-gümüş ithalatımız ilk 6 ayda geriledi. Otomotiv ithalatımızda da bir miktar gerileme oldu. Toplam ithalatımız, yüzde 4,6 artışla 189,2 milyar dolar oldu." dedi.</p><p>Türkiye'nin ilk yarıda en çok ithalat yaptığı ilk 5 ülkenin Çin, Rusya, Almanya, ABD ve İsviçre olarak sıralandığını dile getiren Bolat, şunları ifade etti:</p><p>"İsviçre, ağırlıklı olarak işlenmemiş altın ithalatı yaptığımız bir ülke. Bu 5 ülke, toplam ithalatımızın yüzde 40'ını oluşturmakta. İlk yarıda otomotiv ithalatımız 2,6 milyar dolar azalmış, kıymetli ve yarı kıymetli taşlar 2,1 milyar dolar azalmış, kakao dünya fiyatları düştüğü için 485 milyon dolar azalmış, tekstil ithalatımızda 191 milyon dolar azalma var aldığımız tedbirlerden ötürü. 154 milyon dolar da ayakkabı ithalatında azalma var. Yılbaşında ithalat rejimimizde düzenlemeler getirmiştik."</p><p>Bolat, ocak-haziran döneminde ithalatı en çok artan ürün grubunun ikişer milyar dolarla petrol ürünleri ile elektrikli makine ve cihazlar olduğunu kaydederek, kazan ve makine ithalatının 1,2 milyar dolar, bakır eşyanın yaklaşık 1 milyar dolar, hububatın 887 milyon dolar arttığını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41859213.jpg"/><p><b>"HAZİRAN İTİBARIYLA YILLIKLANDIRILMIŞ 122,3 MİLYAR DOLAR HİZMET İHRACATI BEKLİYORUZ"</b></p><p>Bakan Bolat, bu yıl hizmetler ihracatındaki hedefin 128 milyar dolar olduğunu belirterek, "Geçen yılı hizmetler sektöründe 122,5 milyar dolar toplam ihracatla kapatmıştık. Dünyada en fazla hizmet ticareti fazlası sağlayan 6'ncı ülke konumundayız. Bu yıl savaş nedeniyle mart, nisan ve mayıs sıkıntılı bir dönem oldu gerek lojistik gerekse turizm girişleri anlamında." diye konuştu.</p><p>Savaşın sona ermesi ve yaz aylarının gelmesiyle yılın geri kalan kısmında lojistik ve turizm gelirlerinin artarak devam edeceğini anlatan Bolat, "Tahminlerimize göre haziran sonu itibarıyla yıllıklandırılmış 122,3 milyar dolar hizmet ihracatı bekliyoruz. Mal ve hizmet ihracatı toplamı 400,3 milyar dolar olarak gerçekleşti." dedi.</p><p>Bolat, reeskont kredilerinde günlük limitin 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya çıkarıldığını anımsatarak, "Geçen yıl 1 trilyon 315 milyar liralık ihracat reeskont kredisi verildi yüzde 24 maliyetle. İhracatçılarımızın finans maliyetlerini düşürmek için tam 300 milyar lira bir sübvansiyon uygulandı. Bu, çok önemli bir destekti." şeklinde konuştu.</p><p>İhracatçılara sunulan desteklere değinen Bolat, son bir haftada gerçekleştirdikleri ziyaretleri anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41859215.jpg"/><p><b>"AB'DEN YAPABİLECEĞİMİZ (KADAR) ÇELİK İHRACAT KOTASI ALDIK"</b></p><p>Ticaret Bakanı Bolat, dün Lahey'de Türkiye-Hollanda Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesinin (JETCO) 6. Dönem Toplantısı'na katıldıklarını belirterek, AB ile hem Gümrük Birliği hem de "Made in EU" yaklaşımına ilişkin sürekli görüşme içinde olduklarını söyledi.</p><p>Bolat, AB'nin yeni çelik kotasının uygulamaya girdiğini belirterek, "Gümrük tarifesiz çelik kotalarını yüzde 2 düşürdüler. Ülkelerin kota miktarlarında yüzde 50 indirim yaptılar. Türkiye olarak biz yoğun müzakereler, pazarlıklar yürüttük. Yapabileceğimiz ve ortalama yaptığımız çelik ihracat kota miktarını aldık. Çelik ihracatçılarımıza hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.</p><p>AB'nin yeni e-ithalat uygulamasının 1 Temmuz'da yürürlüğe girdiğini dile getiren Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"150 avronun altındaki e-ithalat ürünlerinde gümrük vergisi muafiyetini kaldırdılar. Gönderi, paket başına 3 avro gümrük vergisi getirdiler. Devam ediyor çalışmaları. Türkiye'nin Gümrük Birliği kazanımlarının korunması için çok yoğun mücadele verdik. Türkiye, paket başına 3 avro gümrük vergisi kararından muaf tutuldu. Böylece e-ihracatçılarımız, Avrupa Birliği'ndeki ortaklarıyla çalışmaya devam edebilecekler."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/haziran-ayinda-ihracat-re-207_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282420</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbul-merkezli-organize-suc-orgutu-sorusturmasi-31-gozalti-282420</link>
      <pubDate>2026-07-03T09:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli organize suç örgütü soruşturması: 31 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA["Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "resmi belgede sahtecilik" ve "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada deşifre edilen suç örgütüne ilişkin 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul merkezli organize suç örgütü soruşturması: 31 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "resmi belgede sahtecilik", "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından yürütülen soruşturmada şüphelilerin, nüfus müdürlüklerinde görevli bazı memurlar ile işbirliği yaparak, aranan şahıslara kimlik belgesi düzenledikleri, sürücü belgesi iptal edilen ya da olmayan kişilere de sürücü belgesi temin ettikleri tespit edildi.</p><p>Şüphelilerin ayrıca yabancılara sahte ikamet izin belgesi temin ettikleri, yurt dışında yaşayıp Türkiye'de üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal bulunan kişilerin bilgileriyle sahte kimlik kartları düzenleyerek tapu müdürlüklerinde satış yapmaya teşebbüs ettikleri belirlendi.</p><p>Bu şekilde haksız kazanç elde ettiği tespit edilen suç örgütüne yönelik soruşturmada, 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</p><p>Başsavcılığın talimatıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul, Antalya, İzmir, Düzce, Bursa, Şanlıurfa, Çanakkale ve Edirne'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.</p><p><b>BAKAN GÜRLEK: MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek de NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde İçişleri Bakanlığı ve MİT Başkanlığı ile güçlü koordinasyon içinde, kamu düzenini, hukuk güvenliğini ve devletin itibarını hedef alan suç yapılanmalarıyla mücadeleyi tavizsiz sürdürdüklerini kaydetti.</p><p>Bu kapsamda, devletin resmi belgelerine ve vatandaşların hukuk güvenliğine kasteden yapılara göz açtırmadıklarını vurgulayan Gürlek, "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, devletin emanetini suistimal eden organize ve sistematik bir suç yapılanması deşifre edilmiştir." bilgisini verdi.</p><p>Gürlek, şüphelilerin, nüfus müdürlüklerinde görevli bazı kamu görevlileriyle irtibatlı oldukları, aranma kaydı bulunan şahıslara kimlik belgesi düzenledikleri, sürücü belgesi bulunmayan kişilere belge temin ettikleri, sahte ikamet izinleri oluşturduklarını ve sahte kimliklerle tapu devir girişimlerinde bulunduklarının tespit edildiğini belirtti.</p><p>Kamu kurumlarının güvenilirliğini hedef alan bu tür suçların, doğrudan hukuk sisteminin itibarına yönelik ağır saldırılar olduğuna dikkati çeken Gürlek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>"Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız tarafından İstanbul, Antalya, İzmir, Düzce, Bursa, Şanlıurfa, Çanakkale ve Edirne'de 31 şüpheliye yönelik arama, el koyma ve gözaltı işlemleri başlatılmıştır. Buradan açıkça ifade ediyorum, resmi belgede sahtecilik suçlarına karşı önümüzdeki dönemde çok daha sert, caydırıcı ve kapsamlı tedbirleri hayata geçirilecektir. Devletin güvenini sarsan, görevini kötüye kullanarak suç örgütlerine alan açan her bir kamu görevlisi hakkında adli süreçleri, hukukun tanıdığı tüm imkânlar kullanılarak en ağır şekilde işletilecektir."</p><p>Soruşturmada görev alan kurum ve personele teşekkürlerini ileten Gürlek, "Milletimizin hukuk güvenliğini, devletimizin itibarını ve kamu düzenini korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/istanbul-merkezli-organiz-700_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282419</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/venezueladaki-depremlerde-can-kaybi-2-bin-595e-yukseldi-282419</link>
      <pubDate>2026-07-03T09:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Venezuela'daki depremlerde can kaybı 2 bin 595'e yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, 24 Haziran'da meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 595'e çıktığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Venezuela'daki depremlerde can kaybı 2 bin 595'e yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, başkent Caracas'taki La Carlota Hava Üssü'nde düzenlediği basın toplantısında, ülkede yaşanan iki büyük depreme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Ülkenin kuzeyini vuran 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 595'e yükseldiğini, yaralı sayısının ise 12 bin 400'e ulaştığını duyuran Rodriguez, sahada 33 farklı ülkeden arama kurtarma ekiplerinin görev yaptığını söyledi.</p><p>Rodriguez, depremin olduğu andan bu yana 6 bin 462 kişinin enkaz altından sağ çıkarıldığını vurgulayarak, "Depremin hemen ardından Venezuela devleti tüm kurumlarıyla harekete geçti. Sarsıntılardan yalnızca birkaç saat sonra bu acil durumla mücadele etmek adına ilk iş olarak bir kararname yayımladık. Sivil savunma sistemi ile kamu savunma mekanizmalarının tamamı derhal sahaya sevk edildi." ifadelerini kullandı.</p><p>Felakete "geç müdahale edildiği" suçlamalarına değinen Rodriguez, şunları kaydetti:</p><p>"Devletin tüm mekanizmalarını derhal harekete geçirdik. Acı ve endişe içindeki bir halk karşısında bu iddiaları ortaya atmak sefilliktir, vicdansızlıktır, düşüncesizliktir. Çıkıp birisi kendisine yardımın ya da girişin engellendiğini söylesin; birisi çıksın da 'yardım yok' desin. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. İlk ve en önemli hedefimiz hayat kurtarmak. Hiçbir çekince koymadan, hiçbir siyasi mülahaza gözetmeden arama-kurtarma ekiplerine ihtiyacımız var."</p><p>Rodriguez, sahada güvenlik güçlerinin ve arama-kurtarma ekiplerinin bulunmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, bu iddiaların kasıtlı olarak kurgulanmış bir kara propaganda olduğunu vurguladı.</p><p>Depremlerden sonra ülkedeki ilk resmi açıklamayı İçişleri Bakanı Diosdado Cabello'nun yaptığını hatırlatan Rodriguez, sarsıntıların ardından emniyet mensupları ile askeri unsurların "süratli bir şekilde" sahaya sevk edilmesi talimatının verildiğini kaydetti.</p><p>Rodriguez, iki büyük deprem felaketinin ülkeyi vurmasına ilişkin uluslararası diplomasi trafiği yürüttüğünü, ilk saatlerde 72 devlet ve hükümet başkanından telefon aldığını dile getirdi.</p><p>Evsiz kalanlar için yıl sonuna kadar yeni konut sözü</p><p>Öte yandan Venezuela basınına yansıyan bilgilere göre hükümet, deprem felaketinde evlerini kaybedenlerin sayısını 12 bin 841 olarak açıkladı.</p><p>Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, 29 Haziran'daki açıklamasında, evsiz kalan afetzedelere yıl sonuna kadar yeni konutlar tahsis edileceğinin sözünü vermişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/venezueladaki-depremlerde-672_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282418</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/o-soz-tutuldu-odemis-bir-yilda-kullerinden-dogdu-282418</link>
      <pubDate>2026-07-03T09:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[O söz tutuldu... Ödemiş bir yılda küllerinden doğdu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İzmir Ödemiş'teki orman yangınının birinci yılında, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum müjdeyi verdi. Bölgeyi ziyaretinde tanıştığı 7 yaşındaki Muzaffer'in yeni evine misafir olacağını belirten Kurum, afet konutlarının bu ay sonu teslim edileceğini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[O söz tutuldu... Ödemiş bir yılda küllerinden doğdu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deprem sonrası yapılan konutlar gibi orman yangınları sonrası yapılan afet konutları da hızla tamamlanıyor. İzmir Ödemiş'te 2 Temmuz 2025'teki orman yangınlarının ardından Karadoğan, Üzümlü, Tosunlar ve Suçıktı köylerinde toplam 138 köy evi kullanılamaz hale geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/21-03072026a052d00e.jpg"/><p><b>1 AY SONRA TEMEL ATILDI</b></p><p>Yangından 1 ay sonra Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un da katıldığı törenle afet konutlarının temeli atıldı. Evler 1 yıl içinde tamamlanma aşamasına geldi. Yöresel mimariye uygun, güvenli ve afetlere dirençli yeni konutlar, bu ay sonundan itibaren teslim edilmeye başlanacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/44-03072026847f95f5.jpg"/><p><b>'BİZİM EVİMİZ YANDI'</b></p><p>Yangının senesinde sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, afetin hemen ardından gerçekleştirdiği ziyarette yanına gelen 7 yaşındaki Muzaffer Atıcı'nın görüntülerine yer verdi. Videoda, küçük Muzaffer'in 1 yıl önce "Bakan amca bizim ev yandı" diyerek Bakan Kurum'un yanına geldiği ve Bakan Kurum'un da ona "Hiç üzülme daha güzelini yapacağız" dediği görülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/33-030720260ae39e31.jpg"/><p><b>İLK MİSAFİRİ BAKAN KURUM</b></p><p>Bakan Kurum'un talimatıyla yangından 1 ay sonra temelleri atılan köy evlerinden biri de Muzaffer ve ailesinin evi oldu. Kurum, babası Mehmet ve annesi Nihal Atıcı ile birlikte yeni evlerini görmeye giden küçük Muzaffer'in eski ve yeni görüntülerinin yer aldığı videoyu, "Yakında Üzümlü Köyü'ne, Muzaffer'in yeni evine misafir olacağım" notunu düşerek paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/aksam-03072026f5cdf438.jpg"/><p><b>MUZAFFER'İN EN MUTLU GÜNÜ</b></p><p>Muzaffer ve ailesi teslim edilmeye hazırlanan evi gezdi. Küçük Muzaffer ise Bakan Kurum ile karşılaşmasını, "Yangından sonra buraya bakanımız geldi. Murat amcayla konuştum ben. 'Bizim evimiz yandı bize ev yapacak mısın?' dedim. O da bana söz verdi. Şimdi de evimiz yapılıyor. Murat amca teşekkür ederiz evimiz yapılıyor" sözleriyle anlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/o-soz-tutuldu-odemis-bir--537_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282417</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/madimakta-huzunlu-anma-ozgur-ozele-vatandaslardan-tepki-siyasetinizi-burada-yapmayin-282417</link>
      <pubDate>2026-07-03T09:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Madımak'ta hüzünlü anma... Özgür Özel'e vatandaşlardan tepki! "Siyasetinizi burada yapmayın"]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Madımak Oteli'nin yakılarak 33 kişinin hayatını kaybettiği Sivas Katliamı'nın 33'üncü yılında yaşamını yitirenler anıldı. Anma programına katılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, vatandaşların tepkisiyle karşılaştı. Bir vatandaş, “Ne oluyor ya? Hayırdır? Özgür Başkan bu ne biçim bir şey ya?” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Bir başka vatandaş, “Biz burada acımızı yaşıyoruz, lütfen” ifadelerini kullandı. Bir diğer vatandaş ise, “Burası siyaset yapma yeri değil, istemiyoruz” dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Madımak'ta hüzünlü anma... Özgür Özel'e vatandaşlardan tepki! "Siyasetinizi burada yapmayın"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta 2 Temmuz 1993'te düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, Madımak Oteli'nin yakılarak 33 kişinin hayatını kaybettiği Sivas Katliamı'nın 33'üncü yılında yaşamını yitirenler anıldı. Anma programına CHP Grup Başkanı Özgür Özel de katıldı.</p><p><b>BURADA ACIMIZI YAŞIYORUZ</b></p><p>Özgür Özel  alanda vatandaşların tepkisiyle karşılaştı. Kameralara yansıyan görüntülerde, kalabalık nedeniyle rahatsız olan bazı vatandaşların Özel'e tepki gösterdiği görüldü. Bir vatandaş, "Ne oluyor ya? Hayırdır? Özgür Başkan bu ne biçim bir şey ya?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Bir başka vatandaş, "Biz burada acımızı yaşıyoruz, lütfen" ifadelerini kullandı. Bir diğer vatandaş ise, "Burası siyaset yapma yeri değil, istemiyoruz" dedi. </p><p><b>'HAİN KEMAL' SLOGANI ATILDI</b></p><p>Öte yandan Özel kalabalıklar içinde ilerlemeye çalışırken topluluktan 'Hain Kemal' sesleri de yükseldi. Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde Garip Dede Cemevi'ndeki On Muharrem Orucu programına katılmış burada da  'Hain Kemal' sloganları atılmıştı. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/madimakta-huzunlu-anma-oz-380_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282416</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/vatikandan-tarihi-aforoz-karari-papanin-uyarisini-dinlemeyen-6-din-adami-cezalandirildi-282416</link>
      <pubDate>2026-07-03T01:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Vatikan'dan tarihi aforoz kararı: Papa'nın uyarısını dinlemeyen 6 din adamı cezalandırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Vatikan, Papa 14. Leo'nun onayı olmadan piskopos ataması yapan gelenekçi grup SSPX'e mensup 6 din adamını resmen aforoz etti. Katolik Kilisesi'nde 1988'den bu yana yaşanan en büyük iç kriz olarak değerlendirilen gelişme, kilise içinde bölünme olasılığını gündeme getirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Vatikan'dan tarihi aforoz kararı: Papa'nın uyarısını dinlemeyen 6 din adamı cezalandırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katolik Kilisesi'nde yılların gerilimi yeni bir kırılma noktasına ulaştı. Vatikan, Papa 14. Leo'nun açık uyarılarına rağmen kendi piskoposlarını atayan gelenekçi gruba karşı en ağır yaptırımı uyguladı ve 6 din adamını aforoz etti. Bu karar, yeni Papa'nın görev dönemindeki ilk büyük iç kriz olarak kayıtlara geçti.</p><h3>VATİKAN'DAN 6 DİN ADAMINA AFOROZ CEZASI: KARDİNAL FERNANDEZ KARARNAMEYİ İMZALADI</h3><p>Vatikan, Devlet Başkanı ve Katolik Kilisesi'nin başı Papa 14. Leo'nun onayı olmadan dün kendi piskoposlarını atadıkları gerekçesiyle Katolik gelenekçi grup "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"na (SSPX) mensup 6 din adamını resmen aforoz ettiğini duyurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41857116.jpg"/><p>İsviçre'nin Vallese Kantonu'ndaki Econe'de bulunan gelenekçi "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun, Papa 14. Leo'nun uyarılarına rağmen 4 piskoposun atamasını yapmasına Katolik Kilisesi'nin yönetim merkezi Vatikan'dan resmi yanıt geldi.</p><p>Vatikan'ın yazılı açıklamasına göre, İman Doktrini Kurulu Bakanı Kardinal Victor Manuel Fernandez, 4 piskopos ve onların atamalarını gerçekleştirenlere yönelik yaptırımları içeren kararnameyi imzaladı.</p><h3>PİSKOPOS GALARRETA'NIN "BÖLÜCÜ EYLEMİ" VE AFOROZ EDİLEN 6 İSİM</h3><p>Söz konusu kararnamede, "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun başrahibine yapılan uyarılara karşın, Piskopos Alfonso de Galarreta'nın, Papa'nın iradesine aykırı biçimde 4 rahibi piskopos olarak takdis ettiği ve "bölücü bir eylemde" bulunduğu belirtildi.</p><p>Kararnamede, Piskopos Alfonso de Galarreta'nın yanı sıra takdis törenini gerçekleştiren Piskopos Bernard Fellay ve piskopos olarak atanan Pascal Schreiber, Michael Goldade, Michel Poinsinet de Sivry ve Marc Hanappier'e de aforoz cezasının verildiği ifade edildi.</p><p>Kararnamede ayrıca, diğer Katolik inananlar ve oluşumlar da "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun Kilise'nin birliğine yönelik "bölücü" eylemlerine katılmamaları, aksi takdirde aforoz cezası alacakları konusunda uyarıldı.</p><h3>KARDİNAL PAROLİN'DEN SERT MESAJ: "AÇIKÇA BÖLÜCÜ BİR EYLEM"</h3><p>Katolik Kilisesi'nin kesin öğretisine göre, yeni piskoposların ataması sadece Papa'nın yetkilendirmesiyle yapılabiliyor, bunun aksini gerçekleştirenler ciddi bir suç işlemiş kabul edilip aforoz cezasına çarptırılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/41818724.jpg"/><p>Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin de dün yaptığı açıklamada, söz konusu gruba yaptırım uygulanacağının sinyalini vermiş ve "Üzüntüm şu ki bu, açıkça başlı başına bir bölücü eylemdir çünkü biliyoruz ki Papalığın izni olmadan yapılan piskopos atamaları, Kilise'nin birliğini bozar ve esasen aforoz gibi çok özel yaptırımlara tabidir." ifadelerini kullanmıştı.</p><h3>PAPA 14. LEO'NUN "SİZE YALVARIYORUM" MEKTUBU DA SONUÇ VERMEDİ</h3><p>Papa 14. Leo, onayı olmadan piskopos ataması yapmaya hazırlanan topluluğa 29 Haziran'da son çağrı mahiyetinde mektup yollamıştı.</p><p>Papa, mektubunda, "Size yalvarıyorum ve tüm kalbimle rica ediyorum. Lütfen (bu karardan) geri dönün." ifadelerini kullanmış ve atamaların yapılması halinde bunların "geçerli olmayacağını" vurgulamıştı.</p><h3>LEFEBVRE'İN 1988 AFOROZU VE SSPX'İN 50 YILLIK İSYANI</h3><p>Katolik Kilisesi içinde gelenekçi çizgideki "Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu"nun temelleri, 1970'li yıllara dayanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/06/29/41819790.jpg"/><p>Topluluk, Katolik Kilisesi'nin içinde Latince yerine yerel dillerle ayinlerin yapılması gibi bazı reformları hayata geçiren ve aynı zamanda Kilise'nin diğer mezhep ve dinlerle diyaloğa geçmesini sağlayan 1962 ile 1965 yılları arasındaki "2. Vatikan Konsili"nin kararlarına karşı çıkmak maksadıyla kuruldu.</p><p>Topluluğun kurucusu Fransız Başpiskopos Marcel Lefebvre, 1988 yılında da Papa'nın onayı olmadan 4 piskopos ataması yaptığı için söz konusu piskoposlarla beraber Vatikan tarafından aforoz edilmişti.</p><p>Vatikan, 2009 yılında Papa 16. Benediktus döneminde, kurucusundan ötürü "Lefebvristler" olarak da anılan topluluk ile yakınlaşma adımları çerçevesinde 4 piskopos hakkındaki aforoz kararını kaldırmıştı.</p><p>1988'deki aforoza rağmen bu gelenekçi topluluğun, bugün bünyesinde 733 rahip, 264 öğrenci ve yaklaşık 250 rahibenin bulunduğu ifade ediliyor.</p><p>İtalyan basınındaki haber ve yorumlarda Vatikan ile gelenekçi grup arasındaki bu krizin, 8 Mayıs 2025'te papalığa seçilen Papa 14. Leo'nun, kendi papalık dönemindeki ilk "ciddi iç kriz" olduğu ve Katolik Kilisesi içinde "bölünme" olasılığının da ortaya çıkmasına yol açtığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/vatikandan-tarihi-aforoz--483_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282415</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/burdurda-supheli-olum-21-yasindaki-genc-aracta-olu-bulundu-282415</link>
      <pubDate>2026-07-03T00:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Burdur'da şüpheli ölüm... 21 yaşındaki genç araçta ölü bulundu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Burdur'un Konak Mahallesi'nde park halindeki otomobilin içinde hareketsiz yattığı fark edilen 21 yaşındaki Murat Kaplan, itfaiye ekiplerince kilitli araçtan çıkarıldı ancak kaldırıldığı hastanede tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Burdur'da şüpheli ölüm... 21 yaşındaki genç araçta ölü bulundu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur'da yaşanan trajik olay, tüm kenti yasa boğdu. Park halindeki bir otomobilin içinde hareketsiz halde fark edilen 21 yaşındaki genç, ihbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekiplerince kilitli araçtan çıkarıldı. Kalp masajı uygulanan genç, hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.</p><p><b>ARAÇTA HAREKETSİZ YATAN GENÇ İÇİN ALARM VERİLDİ</b></p><p>Konak Mahallesi Pazar Cami Sokak'ta park halindeki 15 DZ 797 plakalı otomobilin içinde bir kişinin hareketsiz yattığını fark edenler yetkililerden yardım istedi.</p><p>İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><p>İtfaiye ekipleri, kilitli aracın kapısını açarak genci dışarı çıkardı. Sedye üzerinde bir süre kalp masajı uygulanan ve 21 yaşındaki Murat Kaplan olduğu belirlenen genç, kaldırıldığı hastanede tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Cenaze, otopsi için hastane morguna götürüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/burdurda-supheli-olum-21--575_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282414</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/sakaryada-sucuk-tesisine-baskin-55-ton-etiketsiz-et-imha-edildi-282414</link>
      <pubDate>2026-07-03T00:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sakarya'da sucuk tesisine baskın: 5,5 ton etiketsiz et imha edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Hendek ilçesinde bir sucuk üretim tesisine yapılan denetimde 5,5 ton etiketsiz et ve et ürünü ele geçirildi. Kaçak ürünler imha edilirken işletme sahibine idari para cezası kesildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sakarya'da sucuk tesisine baskın: 5,5 ton etiketsiz et imha edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya'nın Hendek ilçesinde ruhsat denetimi sırasında gelen bir ihbar, sucuk üretim tesisindeki kaçak üretimi gün yüzüne çıkardı. Yapılan kontrollerde 5,5 ton etiketsiz et ve et ürünü tespit edildi. Ele geçirilen ürünler derhal imha edilirken, işletme sahibi ağır bir idari para cezasıyla karşı karşıya kaldı.</p><p><b>HENDEK'TEKİ SUCUK TESİSİNE İHBAR ÜZERİNE BASKIN</b></p><p>Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Hendek Belediyesi zabıta ekiplerince ruhsat denetimi sırasında gelen ihbar üzerine ilçede bulunan bir sucuk üretim tesisinde kontrol gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/41856932.jpg"/><p>İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleriyle yapılan denetimlerde 5,5 ton etiketsiz et ve et ürünü ele geçirildi.</p><p><b>KAÇAK ÜRÜNLER İMHA EDİLDİ, İŞLETMECİYE CEZA KESİLDİ</b></p><p>Kaçak ürünler imha edilirken, işletme sahibine "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" kapsamında idari para cezası uygulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/03/sakaryada-sucuk-tesisine--488_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282413</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/beykoz-belediyesinde-rusvet-ve-irtikap-chpli-koseler-icin-ikinci-kez-tutuklama-karari-verildi-282413</link>
      <pubDate>2026-07-02T23:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beykoz Belediyesi'nde rüşvet ve irtikap... CHP'li Köseler için ikinci kez tutuklama kararı verildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İhale usulsüzlükleri nedeniyle zaten tutuklu yargılanan ve görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, yürütülen yeni soruşturma kapsamında "rüşvet alma" ve "icbar suretiyle irtikap" suçlarından da tutuklandı. Soruşturmada başkan danışmanı hakkında yakalama kararı çıkarıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beykoz Belediyesi'nde rüşvet ve irtikap... CHP'li Köseler için ikinci kez tutuklama kararı verildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beykoz Belediyesi'ndeki ihale süreçlerine ilişkin yolsuzluk soruşturması yeni bir boyut kazandı. Halihazırda örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma gibi ağır suçlamalarla tutuklu yargılanan Belediye Başkanı Alaattin Köseler, bu kez rüşvet ve irtikap suçlarından ikinci bir tutuklama kararıyla karşı karşıya kaldı. Soruşturmada etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadeler belirleyici rol oynadı.</p><p><b>KÖSELER VE SAKMAN RÜŞVET SUÇUNDAN TUTUKLANDI</b></p><p>Beykoz Belediyesi'ndeki ihale süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla tutuklu yargılanan ve görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, "rüşvet alma" ve "icbar suretiyle irtikap" suçlarından da tutuklandı.</p><p>Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca, "imar yolsuzluğu", "irtikap" ve "rüşvet" suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dönemin Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler hakkında birtakım müşteki beyanları ile dönemin Yapı Kontrol ve İmar Müdürü Ali Cihan Sakman, dönemin Başkan Danışmanı Levent Özdinç ve etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan dönemin Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün anlatımları incelendi.</p><p>Bu beyanlar doğrultusunda şüpheliler Alaattin Köseler ve Ali Cihan Sakman "rüşvet alma" ve "icbar suretiyle irtikap" suçlarından tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p><p>Hakimlik, şüphelilerin üzerlerine atılı suçlardan tutuklanmasına hükmetti.</p><p>Öte yandan şüpheli Levent Özdinç hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.</p><p><b>KÖSELER'İN YARGILANDIĞI SUÇLAR LİSTESİ KABARIYOR</b></p><p>Köseler, Beykoz Belediyesi'nde bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlarından açılan davada tutuklu yargılanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/beykoz-belediyesinde-rusv-394_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282412</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tbmmden-sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-mujdesi-10-farkli-kadroya-atanma-yolu-acildi-282412</link>
      <pubDate>2026-07-02T23:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TBMM'den sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam müjdesi: 10 farklı kadroya atanma yolu açıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 yıl görev yapanlara infaz ve koruma memurluğundan zabıta memurluğuna kadar 10 farklı kamu kadrosuna atanma imkânı getirildi. Kamu kurum ve kuruluşları toplam kontenjanın yüzde 10'unu bu kapsamda ayıracak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TBMM'den sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam müjdesi: 10 farklı kadroya atanma yolu açıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni doğrudan etkileyen önemli bir kanun teklifini kabul etti. Uzman Erbaş Kanunu ile birçok kanunda değişiklik öngören düzenleme, subayların yeniden göreve alınmasından askeri doktorlara meslek yasağına, kamulaştırma kurallarından ek ders ücretlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Şehit yakınlarını da ilgilendiren kanun, uzman erbaşlar için ilk kez sicil sistemi getirdi.</p><p><b>ASKERİ DOKTORLARA MESLEK YASAĞI VE HARCIRAH DÜZENLEMESİ</b></p><p>Kanunla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidiliyor.</p><p>Buna göre, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilenler yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının, kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca diş hekimliği ya da hekimlik mesleklerini icra edemeyecekler. Sürelere yönelik tüm hesaplamalar gün hesabı üzerinden yapılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/thumbsbc0403901cac74-02072026578f22cf.jpg"/><p>Harcırah Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, "Askeri birliklerde harekatta harcırah" hükmü kapsamında gündelik ödenenlerden denizaltı gemilerinde yurt içi limanlarda gemide konaklama imkanı sağlanamayan personel dışındakilere "yurt içinde verilecek gündeliklere" ilişkin düzenleme uyarınca ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.</p><p>Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina olduğu için askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip olacak.</p><p><b>TSK'DAN AYRILAN SUBAYLARA GERİ DÖNÜŞ YOLU KAPANDI</b></p><p>Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubayların muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin açık hüküm bulunurken subaylara ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle değişiklik yapılıyor. Buna göre, Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar Kanun'da yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacak.</p><p><b>EK DERS ÜCRETİ 2029-2030 DÖNEMİNE KADAR UZATILDI</b></p><p>Milli Savunma Bakanlığı ve bağlılarının bünyesinde yer alan eğitim ve öğretim kurumlarında idarece belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda ve nitelikleri idare tarafından belirlenen konu ve alanlarda gerekli şartları sahip kişilerin ilgili mevzuatında yer alan şartlar dahilinde 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olmak kaydıyla ders vermeleri karşılığında ödenen ek ders ücreti 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatıldı.</p><p>Kanunla, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Milli Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları ile Milli Savunma Üniversitesinde eğitim gören askeri öğrenci ve bunların adayları hakkında, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları hakkında, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak, bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan veya kamu görevinden veya meslekten ayrılan veya çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar ve 375 Sayılı KHK'nin terör örgütlerine veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlere yönelik hükmü uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar ile ilgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu söz konusu idari işleme yönelik açılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/astsubaymezuniyetaa1-02072026b3aabb84.jpg"/><p><b>KAMULAŞTIRMA KANUNU'NA GEÇİCİ MADDE EKLENİYOR</b></p><p>Kanunla, Kamulaştırma Kanunu'na geçici madde eklenecek. Buna göre, 8 Ekim 1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak. Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu düzenlemenin uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilecek. Tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun'un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek. Bu düzenleme kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında bu düzenlemenin hükümleri uygulanacak.</p><p>Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak.</p><p>Bu hüküm kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak belirlenecek.</p><p>Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.</p><p><b>ŞEHİT YAKINLARINA UZMAN ERBAŞ MÜRACAAT HAKKI VE SİCİL SİSTEMİ</b></p><p>Kanunla, Uzman Erbaş Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. 26 Haziran 2019'da askerlik süresinin kısalması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış olan çavuş, onbaşı ve erlerin, uzman erbaş olabilmesi için "müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak" şartı yeterli olurken bu hususa yönelik düzenleme yapılması ile başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaş olmak için müracaat edebilmeleri için düzenleme yapılıyor. Askerlik hizmetinden muaf tutulanlara yönelik yapılan pozitif düzenlemenin uzman erbaş olmak için gerçekleştirilen müracaatlarda hak kaybının önüne geçmesi hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/thumbsb2cde06cde7f4e-0207202690ae1b18.jpg"/><p>Uzman Erbaş Kanunu'na "Sicil" başlığı ekleniyor. Düzenlemeyle uzman erbaşlar hakkında sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsayacak.</p><p>Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilecek. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre 3 aydan kısa ise ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenecek. Müteakip sicil ise zamanında düzenlenecek. Sicil tam notu 100 olacak. Sicil üstlerinin verdikleri notların ortalaması, o yılın sicil notunu teşkil edecek. Sicilin olumlu olabilmesi için sicil notunun, sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısı olması gerekecek. Uzman erbaşlar için sicil yazmaya yetkili sicil üstleri ile ilgili hususlar ve sicil dönemi içinde sicil üstünün veya sicil alan personelin görevinden ayrılması halinde ayrılış sicili düzenlenmesine ilişkin hususlar ile verilecek sicilin şekil ve usulleri yönetmelikte düzenlenecek.</p><p><b>SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ERLERE 10 FARKLI KADRODA İSTİHDAM HAKKI</b></p><p>Sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına kontenjan ve atama izinleri dahilinde atanabilecek.</p><p><b>UZMAN ERBAŞLARIN ASTSUBAYLIĞA GEÇİŞİNDE SİCİL NOTU ŞARTI KALDIRILDI</b></p><p>TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan Uzman Erbaş Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Uzman Erbaş Kanunu'ndaki uzman erbaşların astsubaylığa geçirilmesiyle ilgili usul, esas ve şartlar düzenleniyor.</p><p>Buna göre, uzman erbaşların astsubaylığa geçirilmesinde sicil notu şartı aranmayacak. Astsubaylık için sınava müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren en az 4 yıl sicil almış ve almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olma şartını taşıyan uzman erbaşlardan, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyaç duyacağı kadarı astsubay çavuşluğa nasbedilecek.</p><p>Astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına müracaat tarihinde, uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olma şartını taşıyan uzman erbaşlardan kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyaç duyacağı kadarı, astsubay meslek yüksekokullarında verilecek öğrenim ve eğitimi müteakip astsubay çavuşluğa atanacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/thumbsbc49535035803a-02072026b37c0c4a.jpg"/><p>Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri, görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hallerinde yapılacak işlemler, sözleşmenin uzatılmasında uygulanan esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanan esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenecek.</p><p><b>SAVUNMA AMAÇLI HİBE VE YARDIMLARDA YETKİ DÜZENLEMESİ</b></p><p>Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türkiye adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardım faaliyetleri kapsamında dost ve müttefik ülkelerle ilişkilerin başlatılması, sürdürülmesi, geliştirilmesi ve müteakip dönemlere yön verilebilmesi maksadıyla Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarının bütçelerine konulan ödeneğin daha etkin, ekonomik ve verimli kullanımının sağlanması için Merkez Bankasında döviz cinsinden açılan hesapları yönetmeye ilgisine göre Milli Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanının yetkili kılınması amaçlanıyor.</p><p>Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve anlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı veya Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili olacak. Yabancı ülkelere bu amaçla verilecek hibe ve yardım karşılıkları Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarının bütçelerine konulacak ödenekten karşılanacak. Söz konusu anlaşmalar Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girecek. Anlaşmada belirtilen nakdi hibe ve yardımlar bütçeye gider kaydedilerek Merkez Bankasında döviz cinsinden açılacak hesaba aktarılabilecek. Açılan hesapları yönetmeye, bütçelerine ödenek konulan ilgili bakan yetkili olacak. Ödemeler, anlaşma hükümleri çerçevesinde ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde ilgili hesaptan yaptırılacak.</p><p><b>KAMU KURUMLARI KONTENJANLARIN YÜZDE 10'UNU AYIRACAK</b></p><p>Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun "Kamuda İstihdam" hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, seferberlik, savaş veya terörle mücadeleden kaynaklanan zorunlu haller saklı kalmak üzere, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, ilgili mevzuatlarındaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına kontenjan ve atama izinleri dahilinde bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde atanabilecek.</p><p>Bu hükümden yararlanmak isteyenlerin başvuruları her yıl alınarak alım şartlarına ilişkin kişisel bilgileri, İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığı tarafından ekim ayının son gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilecek. Başvurunun her yıl yenilenmesi esas olacak. İlgili personelin bilgilerinin bildirilmesi atanma için tek başına hak teşkil etmeyecek.</p><p>Kamu kurum ve kuruluşları, infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli ünvanlarda o yıl yapacağı personel alımlarında alım yapılacak toplam kontenjanın ve atama izinlerinin yüzde 10'unu bu hüküm kapsamında ayırarak alım yapılmak üzere alım şartlarıyla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına aralık ayının sonuna kadar bildirmek zorunda olacak. Bakanlığa bildirilen bir önceki yıla ait kontenjanlar veya atama izinlerinin yüzde 10'u yeni yılda kullanılmak şartıyla yeni yılın açıktan ve nakil suretiyle atama sayılarına tabi olmayacak.</p><p>İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığınca gönderilen listede yer alanlar için kamu kurum veya kuruluşları tarafından bildirilen kontenjanlara, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca her yıl 1 Mart'a kadar sözlü sınava tabi tutulacak adayları belirlemek üzere tek seferde yerleştirme yapılacak veya yaptırılacak. Yayımlanacak kılavuzda yer alan şartları taşıyanlar arasından kontenjanın 4 katı kadar aday, tercihleri dikkate alınarak kura yöntemiyle belirlenecek. İlgili kurum tarafından oluşturulan komisyonlarca 3 ay içinde yapılacak sözlü sınavda başarılı bulunanlardan atananlara ilişkin bilgiler, atanmalarından itibaren bir ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, kamu personel bilgi sisteminin bulunduğu kuruma ve ilgisine göre İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığına bildirilecek.</p><p>İlgili kurum tarafından oluşturulan komisyonca yapılacak sözlü sınavda adaylar, "genel kültürü ve genel yeteneği", "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu", "öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı", "bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı" esas alınarak değerlendirilecek. Sınav kurulunun her bir üyesi adayları bentlerde yazılı özelliklerin her biri için 20'şer puan üzerinden değerlendirecek ve verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilecek. Her bir üyenin adaya 100 tam puan üzerinden toplamda kaç puan verdiği hesaplanacak. En son bütün üyelerin 100 tam puan üzerinden vermiş oldukları bu puanların aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü sınav puanı tespit edilecek.</p><p>Sözleşmeli erbaş ve erlerden 7 hizmet yılını tamamlayarak ayrılanlardan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da yer alan 120 ders saatinden az olmamak üzere teorik, pratik ve silah eğitiminden oluşan özel güvenlik temel eğitimi şartı, silahsız görev yapacaklar için en az 8 yıllık ilköğretim veya ortaokul, silahlı görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olma şartları aranmayacak.</p><p>Ataması yapılan personel göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından faydalandırılacak. Bunların sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri, Devlet Memurları Kanunu'nda öngörülen öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, başlangıç derece ve kademelerine her yıl için 1 kademe ilerlemesi ve her 3 yıl için 1 derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilecek. Bu hüküm kapsamında memur kadrolarına atananlar en az 4 yıl süreyle başka bir ünvana atanamayacak. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemeyecek. Kamu kurum ve kuruluşlarının bildirdikleri bu ünvanlara her ne surette olursa olsun atananlar bu düzenlemede verilen hakkı kullanmış sayılacak.</p><p>Başvuru, bildirim, kura, atama ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Bu hüküm kapsamında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya ve uygulamayı yönlendirmeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkili olacak.</p><p><b>UZMAN ERBAŞLIĞA GEÇİŞTE FİZİKİ YETERLİLİK VE MÜLAKAT ŞARTI</b></p><p>Sözleşmeli erbaş ve erlerin uzman erbaşlığa geçirilmelerine ilişkin usul, esas ve şartlara yönelik değişikliğe göre, fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve/veya mülakat sınavlarında başarılı olma şartı aranacak.</p><p>Düzenlemeyle fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve mülakat sınavlarının değerlendirme esasları da belirleniyor. Buna göre, yazılı sınav yapılması halinde yazılı sınav, genel kültür konularını ve meslek bilgisi konularını içerecek. Yazılı sınavda 100 tam puan üzerinden en az 50 puan alınması gerekecek. Yazılı sınav, ilgisine göre İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığınca yapılabileceği gibi diğer kamu kurum ve kuruluşlarına veya üniversitelere de yaptırılabilecek.</p><p>Fiziki yeterlilik ve değerlendirme testinde başarılı sayılmak için adayın, uygulanacak testlerin her birinden 100 tam puan üzerinden en az 50 puan alması ve bu testlerden alınan puanların aritmetik ortalamasının en az 60 puan olması gerekecek.</p><p>Mülakat sınavı yapılması halinde mülakat heyetinde yer alacak başkan ve üyeler, ilgisine göre İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek. Aday sayısına bağlı olarak birden fazla heyet teşkil edilebilecek. Mülakatta adaylar, genel görünüş, kendisinden istenileni kavrama yeteneği, öz güveni, öz geçmişi, kişiliği, psikolojik yapısı, kendini ifade edebilme yeteneği, beden dilini kullanma becerisi, duygusal denge durumu, dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk, açıklık, mesleğe uygunluğu ve istekli olması yönlerinden 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Her üyenin birbirinden bağımsız olarak takdir ettikleri notların ortalaması alınarak adayın mülakat sınav notu belirlenecek. Mülakat sınavına katılan adaydan asgari 70 puan alması şartı aranacak.</p><p>Fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve/veya mülakat sınavlarının başarı sıralamasına esas değerlendirme notu içindeki oranları, ilgisine göre İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek.</p><p>Başarı sıralamasına esas değerlendirme notlarının eşitliği halinde, önce fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi notu yüksek olana, eşitliğin devam etmesi halinde fiili hizmet süresi daha fazla olana ve bunun da eşit olması halinde sırasıyla öğrenim düzeyi, rütbe durumu ve ödül veya ceza puan durumları dikkate alınarak öncelik tanınacak.</p><p>Teklifin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi, 14 Temmuz Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/tbmmden-sozlesmeli-erbas--909_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282411</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ali-hamaney-icin-cenaze-toreni-turkiyeyi-temsilen-cevdet-yilmaz-katilacak-282411</link>
      <pubDate>2026-07-02T23:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ali Hamaney için cenaze töreni... Türkiye'yi temsilen Cevdet Yılmaz katılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD ve İsrail saldırısında hayatını kaybeden eski İran Dini Lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılmak üzere İran'a gidecek. Yılmaz, Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile bir araya gelerek baş sağlığı dileyecek ve ikili ilişkileri ele alacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ali Hamaney için cenaze töreni... Türkiye'yi temsilen Cevdet Yılmaz katılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, eski İran Dini Lideri Ali Hamaney'in cenaze töreni için üst düzey bir temsilci gönderiyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan adına Tahran'a giderek hem taziye ziyaretinde bulunacak hem de İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile ikili ilişkileri görüşecek. Ziyaret, Ankara-Tahran hattındaki diplomatik temaslar açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p><p><b>YILMAZ, PEZEŞKIYAN İLE BAŞ BAŞA GÖRÜŞECEK</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'yi temsilen eski İran Dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine katılmak ve resmi temaslarda bulunmak üzere İran'a gidecek.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran'a gerçekleştireceği ziyaret kapsamında ilk olarak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşecek. Yılmaz, görüşmede ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısında hayatını kaybeden eski İran Dini Lideri Hamaney için baş sağlığı dileklerini iletecek. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler de ele alınacak.</p><p><b>İMAM HUMEYNİ CAMİİ'NDE CENAZE TÖRENİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ardından Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen başkent Tahran'daki İmam Humeyni Camii'nde düzenlenecek cenaze törenine katılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/ali-hamaney-icin-cenaze-t-571_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282410</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abdden-ucmye-yargi-resti-bizim-uzerimizde-yetkisi-yok-282410</link>
      <pubDate>2026-07-02T23:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ABD'den UCM'ye yargı resti... "Bizim üzerimizde yetkisi yok"]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Adalet Bakan Vekili Todd Blanche, UCM Başkanı Yargıç Tomoko Akane'ye gönderdiği mektupta Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Amerikan vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini kesin bir dille reddetti. Blanche, mahkemenin tarafsızlığı ve meşruiyeti konusunda ciddi şüpheler taşıdıklarını açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ABD'den UCM'ye yargı resti... "Bizim üzerimizde yetkisi yok"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile Uluslararası Ceza Mahkemesi arasındaki gerilim yeni bir boyut kazandı. Adalet Bakan Vekili Todd Blanche, UCM Başkanı'na gönderdiği resmi mektupla Washington'un mahkemeye bakışını net biçimde ortaya koydu. ABD'nin Roma Statüsü'ne taraf olmadığını vurgulayan Blanche, UCM'nin Amerikan vatandaşları üzerinde hiçbir yargı yetkisi bulunmadığını ilan etti.</p><h3>BLANCHE'DAN UCM BAŞKANI AKANE'YE SERT MEKTUP</h3><p>Blanche, UCM'ye gönderdiği mektupta, Mahkeme'nin ABD vatandaşları üzerinde yargı yetkisi olduğuna dair iddiaları reddettiğini belirtti. UCM Başkanı Yargıç Tomoko Akane'ye gönderdiği mektupta Blanche, ABD'nin mahkemeyi kuran anlaşma Roma Statüsü'ne taraf olmadığını ve bu nedenle UCM'nin yargı yetkisini hiçbir zaman kabul etmediğini savundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/914eace8300a45a589f5-02072026a3409afa.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">               Todd Blanche             </p><p>Blanche, UCM'nin giderek artan şekilde hukuksuz ve gayrimeşru bir tutum sergilediğini ileri sürerek "Mahkemenin seçici uygulama geçmişi ve kurum içi usulsüzlüklere dair inandırıcı iddialar, UCM'nin tarafsızlığı, güvenilirliği ve meşruiyeti konusunda ciddi şüpheler uyandırmaktadır." ifadelerini kullandı.</p><h3>2002 TARİHLİ KORUMA YASASINA ATIF YAPILDI</h3><p>ABD'li askeri personel, hükümet yetkilileri ve siviller üzerinde UCM'nin yargı yetkisini reddeden 2002 tarihli "Amerikan Askeri Personelini Koruma Yasası"na da atıfta bulunan Blanche, "Adalet Bakanlığı, ulusumuzun egemenliğini savunmaya ve ABD vatandaşlarının haklarını, hukuka aykırı uluslararası yetki aşımı girişimlerine karşı korumaya kararlıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/52695aaea21641d8a320-02072026f8e95df1.jpg"/><p>Blanche, ABD'nin, halkının özgürlüğünü ve güvenliğini, herhangi bir seçmen kitlesine karşı hesap verme yükümlülüğü bulunmayan veya Anayasa'ya bağlılık taşımayan, "Lahey'deki yabancı bir mahkemenin tasarrufuna bırakmayacağını" kaydetti.</p><h3>WASHİNGTON'A HER TÜRLÜ ARACI KULLANMA YETKİSİ</h3><p>Amerikan Askeri Personelini Koruma Yasası, ABD personelini ve hükümet yetkililerini Lahey merkezli UCM'nin yargı yetkisinden korumak amacıyla 2002 yılında çıkarılan bir federal yasa olarak, herhangi bir tutuklama emri veya talebiyle, vatandaşlarının gözaltına alınmasına karşı Washington'a her türlü aracı kullanma yetkisi veriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/abdden-ucmye-yargi-resti--692_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282409</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/guney-afrikada-tatilci-otobusu-devrildi-cok-sayida-olu-ve-yarali-var-282409</link>
      <pubDate>2026-07-02T22:44:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Güney Afrika'da tatilci otobüsü devrildi: Çok sayıda ölü ve yaralı var]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Güney Afrika'nın Western Cape eyaletinde Cape Town'dan Eastern Cape'e giden 73 yolculu otobüs, Touws River bölgesinde yan yoldan çıkan bir araçtan kaçınmak için yapılan manevra sonucu devrildi. Kazada 3'ü çocuk 16 kişi hayatını kaybederken, şoför dahil en az 35 kişi hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Güney Afrika'da tatilci otobüsü devrildi: Çok sayıda ölü ve yaralı var]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika'da tatilcileri taşıyan bir yolcu otobüsü, Touws River bölgesi yakınlarında feci bir kazaya karıştı. Otobüsün devrilmesi sonucu aralarında çocukların da bulunduğu 16 kişi yaşamını yitirdi. Western Cape Ulaştırma Departmanı yetkilileri kazanın detaylarını açıkladı.</p><p><b>73 YOLCULU OTOBÜS TOUWS RIVER'DA DEVRİLDİ</b></p><p>Western Cape Ulaştırma Departmanı Trafik Yönetimi Baş Direktörü Maxine Bezuidenhout yaptığı açıklamada, Cape Town'dan Eastern Cape eyaletine giden ve içinde 73 yolcu bulunan otobüsün, Touws River bölgesi yakınlarında devrildiğini belirtti.</p><p>Bezuidenhout, kazada aralarında 3 çocuğun da bulunduğu 16 kişinin hayatını kaybettiğini, otobüs şoförü dahil en az 35 kişinin hastaneye kaldırıldığını açıkladı.</p><p><b>ŞOFÖR MANEVRA YAPINCA FACİA YAŞANDI</b></p><p>Otobüsteki yolcuların Cape Town'dan Eastern Cape'e giden tatilciler olduğunu kaydeden Bezuidenhout, yaralıların tedavi altına alındığını bildirdi.</p><p>Bezuidenhout, sürücünün ifadesine göre otobüsün N1 kara yolu üzerinden Touws River'a yaklaştığı sırada yan yoldan çıkan bir araçla çarpışmamak için manevra yaptığını, bunun üzerine otobüsün devrildiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/guney-afrikada-tatilci-ot-653_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282408</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/abden-unifil-sonrasi-lubnan-hamlesi-katki-vermeye-haziriz-282408</link>
      <pubDate>2026-07-02T22:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[AB'den UNIFIL sonrası Lübnan hamlesi: Katkı vermeye hazırız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, UNIFIL'in görev süresinin sona ermesinin ardından Lübnan'da BM varlığının devam etmesinin önemine dikkat çekerek AB'nin bu konuda katkı vermeye hazır olduğunu açıkladı. Washington'da imzalanan İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasını memnuniyetle karşılayan Kallas, Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğin güçlendirileceği mesajını verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[AB'den UNIFIL sonrası Lübnan hamlesi: Katkı vermeye hazırız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, Lübnan'daki barış sürecine ilişkin kritik bir açıklama yaptı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail ile Lübnan arasında Washington'da imzalanan çerçeve anlaşmayı değerlendirdi ve UNIFIL'in görev süresinin bitmesinin ardından Lübnan'da BM varlığının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Kallas, AB'nin olası bir misyon dahil olmak üzere Lübnan'a verdiği desteği artırmaya kararlı olduğunu ilan etti.</p><h3>KALLAS'TAN LÜBNAN'DA BM VARLIĞININ DEVAMINA GÜÇLÜ DESTEK</h3><p>Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Geçici Barış Gücünün (UNIFIL) görev süresinin bitmesinin ardından Lübnan'da, BM varlığının devam etmesinin önemli olduğunu belirterek bu konuda katkıda bulunmaya hazır olduklarını bildirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/1e9310a2934f42e2a9c7-020720268a187473.jpg"/><p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail-Lübnan arasında 26 Haziran'da Washington'da imzalanan çerçeve anlaşması hakkında AB adına açıklama yaptı.</p><p>Kallas, UNIFIL'in görev süresinin bitmesinin ardından Lübnan'da, BM varlığının sürmesinin önemli olduğunu kaydederek AB'nin bu konuda katkı vermeye hazır olduğunu vurguladı.</p><h3>KALLAS'TAN SİVİLLERİN KORUNMASI VE LÜBNAN'IN EGEMENLİĞİ VURGUSU</h3><p>Çatışmaların kalıcı olarak sona ermesi, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukuka riayet edilmesi çağrısında bulunan Kallas, "Bu, sivillerin ve sivil altyapının korunmasını da kapsamaktadır." dedi.</p><p>Kallas, Washington'da imzalanan çerçeve anlaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını aktararak, anlaşmanın gerilimin düşürülmesi ve barışın sağlanmasına yönelik çabaların yanı sıra "Lübnan'ın egemenliği ile toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi açısından çok ihtiyaç duyulan bir perspektif" sunduğuna vurgu yaptı.</p><h3>AB'DEN LÜBNAN SİLAHLI KUVVETLERİNE DESTEK TAAHHÜDÜ</h3><p>İsrail ve Lübnan'ın "yapıcı temaslarını" takdirle karşılayan Kallas, tarafları anlaşma kapsamında kurulan üçlü Askeri Koordinasyon Grubu aracılığıyla da dahil olmak üzere üstlendikleri taahhütleri uygulamaya koymaya davet etti.</p><p>Kallas, kalıcı çözümün BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararının uygulanmasına dayanması gerektiğini yineleyerek, "AB, çerçeve anlaşmasının uygulanmasını desteklemeye ve olası bir AB misyonu aracılığıyla dahil olmak üzere Lübnan Silahlı Kuvvetleri ile iç güvenlik güçlerine verdiği desteği daha da güçlendirmeye hazırdır." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/thumbsbce36ccee92e4c-0207202618bbf139.jpg"/><h3>UNIFIL'İN 1978'DEKİ KURULUŞU VE 1701 SAYILI KARARIN ARKA PLANI</h3><p>Lübnan'da iç savaşın başlamasının ardından İsrail, 1978'de Lübnan topraklarına girdi ve Güney Lübnan'ı işgal etti. Aynı yıl Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İsrail'e kuvvetlerini Lübnan'dan çekmesi çağrısında bulundu.</p><p>BMGK, Lübnan'ın isteği üzerine İsrail kuvvetlerinin çekilmesini doğrulamak, barışı ve güvenliği yeniden sağlamak ve Lübnan hükümetinin ülkenin güneyi üzerindeki otoritesini yeniden tesis etmesine destek amacıyla 19 Mart 1978'de UNIFIL'i kurdu.</p><p>BMGK, Lübnan ile İsrail arasında 12 Temmuz 2006'da başlayan şiddetli savaşa son verilmesi çağrısında bulunan 1701 sayılı kararı, 11 Ağustos 2006'da oy birliğiyle kabul etmişti.</p><h3>UNIFIL'İN GÖREV SÜRESİ 2027'DE SONA ERİYOR</h3><p>1701 sayılı karar, İsrail'in Mavi Hat'ın gerisine çekilmesini ve bu hat ile Lübnan'daki Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını, burada sadece Lübnan ordusu ve UNIFIL'e ait silah ve askeri araç gerecin bulundurulmasını öngörüyor.</p><p>BMGK'nin her yıl uzattığı UNIFIL'in görev süresi, Konseyin Ağustos 2025'te aldığı kararla 2026 yılının sonuna kadar son kez uzatıldı ve 2027 itibarıyla barış gücü personelinin kademeli şekilde bir yıl içinde çekilmesi kararlaştırıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/abden-unifil-sonrasi-lubn-817_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282407</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-fidandan-abd-yorumu-caatsa-yaptirimlari-kaldirilabilir-282407</link>
      <pubDate>2026-07-02T21:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan CAATSA mesajı: Erdoğan ve Trump kaldırma yönünde güçlü irade koydu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump'ın güçlü iradesinin bulunduğunu açıkladı. Fidan, Trump'ın NATO Ankara Zirvesi'ne yalnızca Erdoğan'ın daveti nedeniyle katılacağını vurgulayarak bu durumun büyük bir stratejik denklem oluşturduğunu söyledi. F-35 satış yasağının da CAATSA sonrası kalkabileceği sinyalini verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Fidan'dan CAATSA mesajı: Erdoğan ve Trump kaldırma yönünde güçlü irade koydu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı canlı yayında yaptığı kapsamlı değerlendirmede Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine dair kritik mesajlar verdi. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sürecinden F-35 programına, NATO Ankara Zirvesi'nden bölgesel istikrar meselelerine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulunan Fidan, iki ülke arasındaki en büyük sorun alanlarının ortadan kalktığını ifade etti. Fidan'ın açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayan güçlü sinyaller olarak değerlendirildi.</p><p><b>TRUMP'IN NATO ZİRVESİNE KATILIMI: "ERDOĞAN OLMASAYDI GELMEYECEKTİ"</b></p><p>Bakan Fidan, CNN Türk televizyonunda soruları yanıtladı.</p><p>Fidan, ABD Başkanı Trump'ın NATO Ankara Zirvesi'ne katılımının teyit edildiğini hatırlatarak, "Bu aslında başlı başına NATO topluluğu için önemli ve olumlu bir haber. Arkasına da bir şey eklediler, 'Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Eğer Sayın Erdoğan davet eden olmasaydı, buna katılmayacaktı.' Bu artık gerçekten çok büyük bir stratejik denklem oldu." ifadesini kullandı.</p><p>Mevcut meydan okumalar, çatışmalar, sıkıntılar, İttifaktaki kaymalar ve yeniden ayarlamaları göz önünde bulundurulduğunda bu denklemin hayati rol oynadığını vurgulayan Fidan, "Burada tabii Cumhurbaşkanımızın yıllar içerisinde ortaya koyduğu küresel liderlik vizyonu, geliştirdiği ilişkiler ağı ve oluşturduğu güven, insanların nazarındaki prestij ve Türkiye'nin geldiği nokta tabii fevkalade önemli." değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/41856413.jpg"/><p><b>OBAMA DÖNEMİNDEN TRUMP'A SURİYE POLİTİKASINDA KIRILMA</b></p><p>Fidan, ABD ile ilişkilerde yıllar içerisinde inişli çıkışlı konular gözlemlendiğine işaret ederek, ticaret, ekonomi, insandan insana ilişki, eğitim ve teknoloji alanlarının çok iyi ilerlediğini söyledi.</p><p>Bakan Fidan, "Özellikle jeopolitik konular... (Eski ABD Başkanı Barrack) Obama döneminde başlayan Suriye'deki Amerikan politika değişikliği, Beşşar Esed'e ve rejime karşı olan mücadelenin birden DEAŞ'a karşı mücadeleye dönmesi, YPG'nin desteklenmesi sürecinde Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika konusu vardı. Trump'ın ikinci döneminde, bu politika terk edildi resmi olarak." ifadesini kullanarak, bunun iki ülke arasındaki en büyük sorun alanını ortadan kaldırdığının altını çizdi.</p><p>Ukrayna'daki savaşın bitmesi, Suriye'deki ve Irak'ın istikrara kavuşması konularında Trump'ın politikalarıyla Türkiye'nin stratejik hedeflerinin örtüştüğüne dikkati çeken Fidan, "Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze Barış Planı'nda yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu, savaşın durdurulması. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda, olumlu yönde." diye konuştu.</p><p><b>CAATSA YAPTIRIMLARI İÇİN İKİ LİDERDEN İRADE BEYANI</b></p><p>Fidan, Türkiye'nin hedefleri doğrultusunda bilinçli tercih ve müzakerelerde bulunduğunun altını çizerek, ABD Kongresi üzerinden çözülememiş CAATSA gibi konular bulunduğunu ifade etti.</p><p>"Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları." diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti.</p><p>Fidan, bu yaptırımların çoğunun "legal değil, idari olduğunu" dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>"Bir bu kalmıştı. Bu konuda da biz gereken adımları atıyoruz. Çünkü hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump da bunu kaldırma yönünde güçlü bir irade var. Geçen sene eylülde Washington'da bir araya geldiğinde iki lider, bu konuda irade beyanında bulundular ve biz bakanlara da bu sorunu çözmemiz için talimat verildi. Savunma Bakanımız ve ben, bu noktada yoğun bir çalışma içindeyiz. Ama genel hatlarıyla iyi giden bir ilişki var."</p><p>CAATSA yaptırımlarının kalkıp kalkmayacağıyla ilgili soru üzerine Fidan, "Bunun belli adımları var. Bu yönde yürüyen çalışmalar var. Bunlar hayata geçtikçe kamuoyumuz da bunu görecek zaten." dedi.</p><p>Fidan, bunun yakın bir tarihte olabileceğini dile getirerek, "Çünkü işlemlerin yerine getirilmesiyle, Kongre'de yasal sürecin tamamlanması her zaman aynı olmayabiliyor. Ama idari manada, irade olarak bir sıkıntı yok yönetimlerde. Ama Amerikan Kongresi'nde süreç nasıl gidecek, ona bakarız." ifadelerini kullandı.</p><p><b>TÜRKİYE'YE SİLAH SATIŞI YASAĞINA TRUMP YÖNETİMİNDEN SERT ELEŞTİRİ</b></p><p>Fidan, Trump'ın "sürpriz" olarak nitelendirdiği meselenin, Türkiye'nin Milli Muharip Uçak KAAN için ABD'den talep edilen jet motorlarının satışı konusu olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi:</p><p>"Biz genel manada Türkiye'ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışıyoruz. CAATSA konusunun yasaya bakan tarafı var. Ama diğer konulardaki yaptırımları kaldırmak için çok sistemli bir çalışmamız oldu. Bu konunun da etkilerini görüyoruz. Bir taraftan Halkbank davası, bir taraftan Türkiye'nin talep ettiği diğer konulardaki engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi."</p><p>NATO üyesi olmayan, Amerika'yla bu kadar ortak çıkar alanı olmayan birçok ülkeye ticari gerekçelerle inanılmaz silah ve mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmamasının Trump yönetimi nezdinde izah edilebilir bir perspektifi olmadığını belirten Fidan, yıllar içerisinde oluşmuş birtakım Türkiye aleyhindeki siyasi düşüncelerin etkilerini bu türden olaylarda gördüklerini ve bu meseleyi çözmek için çalıştıklarını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/41856414.jpg"/><p>Fidan, Trump'ın ne açıklayacağı konusunda ABD adına konuşmak istemediğini söyleyerek, "Türkiye ile Amerika arasında kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok, ikili ilişkiler açısından." dedi.</p><p>Bölgesel konularda anlaşmazlık noktaları bulunduğunu ancak bunları da görüşebildiklerini aktaran Fidan, "Her iki tarafı da bu kadar besleyecek büyük bir ilişki alanı varken bunu ilerletmemek, bunu kimlik politikalarının, ters ideolojinin kurbanı yapmak da rasyonel aktörlerin kafasının aldığı bir konu değil." diye konuştu.</p><p><b>F-35 PROGRAMINA DÖNÜŞ İÇİN İKİ AŞAMALI YOL HARİTASI</b></p><p>Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu." yanıtını verdi.</p><p>Satış yasağının kaldırılması meselesinin daha kolay bir konu olduğunu belirten Fidan, "Bu idari bir karar. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum." diye konuştu.</p><p>Fidan, F-35 programına geri dönme meselesinin, konsorsiyumun tekrar oturup alacağı yeni bir kararla ilgili olduğuna işaret ederek, konsorsiyumun ortaklarının geçmiş yıllarda Türkiye'yi program dışı bırakan bir karar aldığını anımsattı.</p><p>Batı ülkeleriyle ilişkilerde sınırlamaların nasıl kaldırıldığıyla ilgili soruyu cevaplayan Fidan, bu noktaya sistemli çalışarak gelindiğini dile getirdi.</p><p>Fidan, "Cumhurbaşkanımızın çok ciddi bir siyasi karizması ve etkisi var. Türkiye'nin çok büyük bir gücü var. Bürokrasimizin çok güçlü bir tecrübesi var." diyerek Dışişleri Bakanlığı görevine geldiğinde hangi ülkelerin ne gerekçelerle Türkiye'ye yönelik yaptırım uyguladığını incelediğini aktardı.</p><p>Hakan Fidan, marketle ilgili kısıtlamaların anlaşılabilir olduğunu söyleyerek Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) meselesinin marketle ilgili olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p>"Bizim parasını verip almak istediğimiz bir şeyi bize vermemek, bu daha farklı bir husus. Bu, bir tavırdır. Bu tavrın da sebepleri var." diyen Fidan, bunların üzerinde metodik olarak çalışıldığını ifade etti.</p><p>Fidan, kısıtlamaların bazılarının, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya giriş süreçlerinde, diğerlerinin başka yollardan sessizce çözüldüğünü kaydetti.</p><p>Genelde iki tarafın da menfaatine olabilecek bir perspektif ortaya koydukları bilgisini paylaşan Fidan, "Şu anda çok şükür Kanada da dahil birçok ülkeyle bu sorun ortadan kalkmış durumda, NATO üyesi ülkelerle. Hatta bunu daha ileriye nasıl taşıyabiliriz, şu anda onun arayışı var." ifadelerini kullandı.</p><p><b>DEĞİŞEN KÜRESEL ŞARTLARDA TÜRKİYE'NİN ÇIKARLARI</b></p><p>ABD'nin Türkiye'yi bölgede nasıl tanımladığıyla ve iki ülke ilişkilerinin dengeli olup olmadığıyla ilgili soruyu cevaplayan Fidan, "Bu ilişkinin değişken tarafı olan bir boyutu var, bir de sabit bir tarafı var." diye konuştu.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, iki ülkenin aynı güvenlik ittifakı içerisinde omuz omuza durmasının ilişkinin kalıcı tarafı olduğunu belirterek ilişkinin değişken tarafının ise ülkelerin bölge ve dünyadaki çıkarlarının değişmesi olduğunu kaydetti.</p><p>"Transatlantik bağlantıda Avrupa'nın çıkarı değişiyor, Amerika'nın çıkarı değişiyor. Avrupa'nın içerisinde Avrupa'nın içerisindeki aktörler kendi arasında bölünüyor. Türkiye ile Amerika ilişkisinde de buna benzer durumlar var." diye konuşan Fidan, yönetimden yönetime ve konjonktürden konjonktüre bunun değiştiğini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/41856415.jpg"/><p>Fidan; Ukrayna, Gazze, Suriye, İran, Körfez, enerji hatları, ve bağlantısallık gibi birçok konuda Türkiye'nin ne kadar yapıcı ve istikrarlaştırıcı rol oynadığını herkesin gördüğüne işaret ederek "Bu rol aslında Amerika gibi gerçekten küresel manada kendisine gereğinden fazla yük alan bir ülkenin belli noktalarda Türkiye gibi ortaklara güvenmesi için birçok neden ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Her ülkenin kendi milli stratejisi çerçevesinde başka ülkeleri ve aktörleri bir yere konumlandırdığını söyleyen Fidan, Türkiye'nin kendi milli egemenlik anlayışıyla ve iradesiyle ne istediğine odaklandığını anlattı.</p><p>Fidan, "Ben Amerika'nın küresel rekabette yeni bir aşamaya geldiğini görüyorum. Çin'le ilgili konularda çok ciddi yeniden bir politika değişikliğine gitmesi lazım. Trump yönetiminin ortaya koyduğu milli güvenlik siyaset belgesine baktığınız zaman aslında çok radikal, devrimci bir yeniden tanımlama var, bütün bir uluslararası ilişkileri tanımlama var." diyerek, ABD'nin bütün müttefikleriyle alakalı yeniden okuma içerisinde olduğunu söyledi.</p><p>ABD'nin diğer ülkelerle ilişkilerinde ortaya çıkan etkileşimin Türkiye için oluşturduğu duruma bakılması gerektiğini anlatan Fidan, "Kanada, Türkiye ve aynı ligde olan ülkelerle çok ciddi bir stratejik ilişki açılımı içerisinde. Bunu da rasyonel zeminde rasyonel araçlar kullanarak götürmeye çalışıyor. Savunma sanayisi, ticaret vesaire gibi. Şimdi serbest ticaret anlaşmasının ilerletilmesi söz konusu. Liderlerin bunu açıklaması bekleniyor." dedi.</p><p>Hakan Fidan, Kanada ile nükleer enerji konusunda çok ciddi bir işbirliği alanı potansiyeli bulunduğuna, savunma sanayisindeki engellerin kaldırıldığına ve Kanada'daki Türk topluluğunun giderek daha etkili hale geldiğine işaret ederek, ABD-Kanada ilişkilerinin yeniden tanımlanmasının Türkiye'yi bu şekilde etkilediğini kaydetti.</p><p>Güney Kore ile ilişkilerin de amaca özel olmaktan daha yapısal ve devamlılığı olan hale gelmesiyle ilgili çalışmalar yürüttükleri bilgisini paylaşan Fidan, Türkiye'nin bu profesyonel yaklaşımına Güney Kore'nin de ciddi cevap verdiğini belirtti.</p><p><b>NATO ZİRVESİ KAPSAMINDA YAPILACAK GÖRÜŞMELER</b></p><p>ABD ile Türkiye liderlerinin heyetler arası ve baş başa görüşmenin yanı sıra ortak basın toplantısı düzenleme ihtimaline ilişkin soruyu cevaplayan Fidan, çok fazla alternatifin masada olduğunu söyledi.</p><p>Bakan Fidan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuyla ilgili yetkililerle bir araya geldiklerini ve hazırlıklarla ilgili rapor sunulan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi talimatlarını verdiğini aktararak, "Yapacağı ikili görüşmeler var. Sadece Amerika'yla değil; İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve diğer ülkeler geliyor. Birçoğunun Cumhurbaşkanımızla görüşme talebi var. Türkiye'de masada olan konularımız var. Herkes bunu fırsat bulmuşken ilerletmek istiyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump'ın CAATSA'nın kalkmasını istediğini yineleyen Fidan, bunun ilerletilmesi sürecinde olduklarını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/41856416.jpg"/><p><b>ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A YÖNELİK SAVAŞI</b></p><p>Türkiye'nin ABD-İsrail ve İran savaşındaki arabuluculuk rolüne ilişkin soruyu cevaplayan Fidan, bu süreci savaşın yaygınlaşma riski göstermesi nedeniyle "yoğun, kritik ve riske açık" olarak nitelendirdi.</p><p>Hakan Fidan, söz konusu dönemde savaşı durdurmak için zamanla yarıştıklarını belirterek bu durumlarda her iki taraf nezdinde de güvenilir aktörlerin sesinin duyulmasının vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p><p>Türkiye'nin taraflar arasındaki gerilim boyunca diplomatik çabalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade eden Fidan, "Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) yıllardır ortaya koyduğu o tutarlı, vizyoner çizgide oluşturduğu emin kişi, güvenilir, dürüst ortak profili burada çok ciddi rol oynadı." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan, Katar ve Türkiye'nin bu kapsamda ortaya koyduğu arabuluculuk faaliyetlerinin çok profesyonel ve koordineli olduğuna dikkati çekerek "Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olay bir türlü bir yere gidemiyor ama Amerika-İran Savaşı'nda bu kadar kısa sürede, bu kadar yoğunluğu çok yüksek olan bir savaşın en azından ateşkesinin sağlanması mümkün oldu. Şu anda kalıcı çözüme ulaşmak için temel müzakereler devam ediyor. İnşallah orada da bir şeye ulaşırlar." dedi.</p><p><b>İSRAİL'İN BÖLGEDE YÜRÜTTÜĞÜ POLİTİKALAR</b></p><p>İran-ABD arasındaki görüşmelerde İsrail'in etkisine ilişkin soruya Fidan, "İsrail, uluslararası toplumun istisnasız tanımlamasıyla bir düzen bozucu, 'irritant' dediğimiz, her yere istikrarsızlık, zulüm, kan, katliam getiren, gözü dönmüş çetenin yönettiği bir ülke maalesef." yanıtını verdi.</p><p>Fidan, uluslararası toplumda İsrail'in izlediği politikaların niteliği konusunda büyük ölçüde görüş birliği bulunduğunu buna karşın yıllar içinde oluşturulan "İsrail algısının" birçok ülkenin gerçek tabloyu görmesini uzun süre zorlaştırdığını belirtti.</p><p>ABD siyasi karar alma mekanizmalarının son derece karmaşık bir yapıya sahip olduğunu belirten Fidan, "(ABD) İçerideki siyasi mekanizmaların nasıl oluştuğunu herkes biliyor. Çok kompleks yapısal mekanizmalar var. (Yahudiler) Onlar marifetiyle oluşturulan bir manipülatif sistem var. O sistem içerisinden çıkıp gelen bir adam, o sistemde kalmasını devam ettirmesi için, sistemin gerekleri olan siyonizmin belli hedeflerine hizmet etme konusunda faaliyetini göstermesi gerekiyor. Bunlar kendi aralarında çözmesi gereken sistemik problem." diye konuştu.</p><p>Fidan, ABD ve İsrail arasındaki ilişkiye işaret ederek "Bakın Amerika'daki siyasetçiler, kendi çıkarlarına hizmet ettikleri sürece İsrail'i desteklerler ama çıkar bu süreçte o kadar uzun süre gitmiş ki, İsrail'in desteklenmesiyle çıkarın örtüşmesi bir kalıcılık kabulü haline dönüşmüş." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>ABD ile İsrail arasındaki ilişkinin danışıklı dövüş olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, şöyle devam etti:</p><p>"Hiç kimse kendi aleyhine olacak bir şeyin devamlılığını istemez. Dolayısıyla ben burada yani danışıklı dövüş vesaire falan demiyorum. Yani olaya o açıdan bakmıyorum. Lehine işliyorsa bir noktaya kadar gidiyor. Aleyhine işlemeye başladığı noktadan sonra mecburen denklem dışına çıkması lazım. Bakın Hürmüz Boğazı olayında da yani İran Hürmüz Boğazı'nı kestikten sonra bizim burada aslında ateşkese ulaşmamızdaki en önemli pratik neden, hem İran üzerinde hem Amerika üzerinde uluslararası aktörlerin, biz de dahil olmak üzere Hürmüz Boğazı'ndan dolayı oluşturduğu muazzam bir baskı olmasıydı. Çünkü o, enerjiyi, ekonomileri, gıda güvenliğini birçok şeyi etkiler hale gelmişti. Şimdi bu kadar etki katsayısı yüksek bir olayı hisseden bir yönetim ara seçimlere giderken Amerika da diyor ki benim bunu durdurmam lazım. Çünkü hem müttefiklerim benden bunu istiyor hem bendeki enerji fiyatları arttığı için halkımın aleyhine. Dolayısıyla İsrail'e burada söz geçirme dışında bir şey yok. Bu, artık İsrail'in denklemi değil, Amerika'nın kendi çıkarlarıyla alakalı bir konu."</p><p>Fidan, İsrail'in bölgedeki politikasının değişmeyeceği kanaatinde olduğunu vurgulayarak "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve çetesi orada olduğu sürece ben bu politik duruşun değişeceğine inanmıyorum. Bunların inandığı bu. Bunlar yıllardır kendilerini şuna koşullandırmışlar: Biz bölgede bölge ülkelerini rahatsız etmediğimiz, bölmediğimiz, zayıflatmadığımız ve insan öldürmediğimiz sürece başarılı olma şansımız yok. Adam buna inandırmış kendini ve bu noktada gidiyor." ifadelerini kullandı.</p><p><b>"İSRAİL SADECE BENİM DEĞİL, DÜNYANIN SORUNU"</b></p><p>Bakan Fidan, dünya genelinde üniversite kampüslerinden gazetelere kadar her noktada İsrail düşmanlığının arttığını aktararak "Adamlar göz göre göre katliam yapıyorlar. Göz göre göre her yerde istikrarsızlaştırıcı rol oynuyorlar. Bu kadar istikrarsızlaştırıcı rolü oynamayı, eskiden bir iki basit medya hamlesiyle gizleyebiliyorlardı. Şimdi bunu gizleyemiyorlar da." diye konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/41856417.jpg"/><p>Tel Aviv yönetiminin yıpranan imajını değiştirmek amacıyla yeni bir düşman arayışı içinde olduğunu kaydeden Fidan, "İsrail veya herhangi bir aktör, milli, bölgesel çıkarlarımızla çakıştığı sürece kimseden korkacak, çekinecek, geri adım açacak halimiz yok. Bize bir sıkıntı yok. Kavga bizim işimiz, hiç problem değil. Problem ne? Problem, İsrail sadece benim değil, dünyanın sorunu." ifadelerini kullandı.</p><p>Hakan Fidan, İsrail'in yalnızca Türkiye'nin değil, tüm uluslararası toplumun ortak sorunu haline geldiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p> "Bu adamlar insanlığın artık taşıyamadığı bir yük haline geldiler. Bu politikalarıyla, bu kafalarıyla insanlık bunu taşıyamıyor. İnsanlık vicdanı bunu taşıyamıyor, siyasal sistemler, ekonomik sistemler taşıyamıyor. Hangi sistemden yaklaşırsanız yaklaşın bu adamları taşıyacak bir parametre yok. Dolayısıyla biz, uluslararası topluma bana sordukları zaman hep diyoruz ki, 'niye sadece benim problemim yapıyorsunuz?' Ben buna karşı çıkan yüksek sesle konuşabilen tek ülke olabilirim ama bu sorun, hepinizin problemi. İstiyorsanız ki; hepinizin problemini sizin aranızda tek başına ben çözeyim, o zaman herkes gelecek, elini taşın altına koyacak, diplomatik tavrını alacak ve o adamlara gerekli yaptırımları koyacak."</p><p>Bu kapsamda Türkiye'nin İsrail ile yaklaşık 10 milyar dolarlık ticaret hacmini durdurma kararı aldığını hatırlatan Fidan, bu adımın İsrail ekonomisini doğrudan çökertmekten ziyade güçlü bir siyasi mesaj verme amacı taşıdığını vurguladı.</p><p>Bakan Fidan, Avrupa ülkelerinin tarihte ilk defa İsrail'e silah satışına sınırlama getirdiğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu, ilk defa oluyor. Yahudi soykırımı nedeniyle İsrail, Avrupa'nın vicdanında bir yük gibiydi ve bunu da İsrail sonuna kadar sömürdü. Onun için İsrail'e karşı sonsuz tolerans vardı. Şimdi o toleransın kalktığını görüyoruz. İsrail'de radikal politikacılara, özellikle Batı Şeria'da uyguladıkları politika için artık seyahat yasakları getiriliyor, tutuklama kararları getiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu ve arkadaşlarıyla ilgili tutuklama kararı verdi yani insanlık, uluslararası toplum elinden geleni aslında bir noktada koyuyor."</p><p>Avrupa Birliği (AB) içinde de İsrail'e yönelik daha sert tutum alınması konusunda yoğun tartışmalar yaşandığına işaret eden Hakan Fidan, "Ben bundan sonra işlerinin bu kadar kolay olacağını zannetmiyorum. Artık bu kadar kolay gidecek durumda değiller. Kendi gelecekleri yerin sonuna geldiler. İsrail kendi ayağına sıktı. Biz hepsi bunu söylüyoruz. Ve Netanyahu, kendi toplumuna yapacağı en büyük kötülüğü de yaptı." dedi.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL SAHİPLENME VİZYONU</b></p><p>Bakan Fidan, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu bölgesel sahiplenme vizyonunun giderek daha fazla karşılık bulduğunu belirterek bölge sorunlarının bölge ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Gazze sürecinde kurulan 8 ülkeli temas grubunun Arap ve Arap olmayan Müslüman ülkelerin ilk kez ortak bir bölgesel inisiyatif geliştirmesine imkan sağladığını belirten Fidan, 8 Aralık 2024'te Suriye'de yaşanan gelişmelerin ardından bölge ülkelerinin sergilediği ortak tutumun da bu anlayışın başarılı bir örneği olduğuna işaret etti.</p><p>Dışişleri Bakanı Fidan; Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan'ın oluşturduğu dörtlü mekanizma kapsamında çalışmalar yürüttüklerini belirterek bu ülkelerin ilişkilerini geliştirmeyi, bölgesel istikrarı güçlendirmeyi ve ortak sorunlara birlikte çözüm üretmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><p>Söz konusu 4 ülkenin farklı coğrafyalarda önemli jeopolitik ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Fidan, tüm tarafların ekonomik kalkınma, istikrar ve bölgesel barışa ihtiyaç duyduğu konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunun altını çizdi.</p><p>Fidan, ülke liderlerinin bu yönde prensipte mutabakata vardığını ve dışişleri bakanlarına çalışmaları ilerletme görevi verdiğini kaydederek dörtlü mekanizmanın bugüne kadar bu amaç doğrultusunda 4 kez toplandığını aktardı.</p><p>ABD ile İran arasında kalıcı bir anlaşma sağlanması halinde bölgenin yeni güvenlik ve düzen mimarisinin nasıl şekilleneceğinin de ele alındığını dile getiren Fidan, bu tartışmayı ilk başlatan ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekti.</p><p>Hakan Fidan, bölge ülkelerinin önceliğinin, ekonomik kalkınma ve refah olduğunu vurgulayarak, buna karşın terörizm, İsrail'in yayılmacı politikaları ve diğer bölgesel krizlerin istikrarsızlık üreten başlıca sorunlar olmaya devam ettiğini söyledi.</p><p>Dörtlü mekanizmanın yalnızca bu 4 ülkeyi değil, etki alanlarında bulunan diğer bölge ülkelerini de dolaylı olarak temsil ettiğini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu 4 ülkenin bir araya gelip bir konuyla ilgili konuşması bile başlı başına siyasal sembolizm açısından önemli bir aşama teşkil ediyor. Ben, bu aşamanın giderek daha stratejik bir netice verici mekanizmaya evrileceğine inanıyorum açıkçası. Cumhurbaşkanımızın da vizyonu o yönde ama biz hep şunu yapıyoruz; birçok şey meyve vermeden, nihayete ermeden, sonuçlanmadan da çok büyük bir deklarasyonda bulunmak istemiyoruz ama bu yönde çalışmak bizim boynumuzun borcu, bizim en büyük vizyonumuz."</p><p>Fidan, Türkiye'nin bölgesel sahiplenme anlayışını yalnızca Orta Doğu ile sınırlı tutmadığına dikkati çekerek "Kafkaslar'da da 3+3'ü hayata geçirerek veya 3 ülkeyle çalışarak aynı şeyi yapıyoruz. Balkanlar'da aynı şeyi yapıyoruz, Afrika'da aynı şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu, bizim bulunduğumuz stratejik havzalardaki bütün sorunlara yaklaşımımız." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Fidan, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine ilişkin bunun "düzenlenecek olmasının" önemine atıfta bulunarak "Zirve her halükarda yapılacaktı da tabii burada NATO'nun kurucusu, yönlendiricisi ve taşıyıcısı durumda olan Amerika'nın ve Sayın Trump'ın zirveye gelecek olması, bunu açıklaması başlı başına en büyük şey." ifadesini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, zirvenin Türkiye'de yapılması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde olması nedeniyle zirveye gelme kararına değinen Fidan, ABD'nin dünyadaki rolünü Trump döneminde yeniden tanımlaması ve bununla transatlantik ilişkinin değişmesi ve Avrupa'nın kendisini 2. Dünya Savaşı'ndan beri, "bu derece büyük bir tehdit altında" hissetmediği değerlendirmesini yaptı.</p><p>Hakan Fidan, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları, ABD'nin kendini yeniden tanımlaması, ticaret savaşları ve diğer aktörleri örnek olarak gösterirken "Çin, artık durdurulamaz bir süper güç." diye konuştu.</p><p>Teknoloji, yapay zeka, marketler ve sermaye gibi konuların yeniden dağılımı ve güç değişimine işaret eden Fidan, "İnsanlık tarihinin belki en başarılı güvenlik ittifaklarından birinin bu tarihi dönemeçte, eşikte, bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde bir araya geliyor olması bence tarihte görülen NATO tarihinin en büyük zirvesi olacak." dedi.</p><p>Fidan, bugüne kadar bu kadar büyük problemli alanın aynı anda kesiştiği başka bir dönemeç olmadığı tespitini yaparak bunun, bir daha olmamasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/41856419.jpg"/><p>Bakan Fidan şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye'nin bu olayların merkezinde olması, bunu yönetmesi ve bunu taşıma sorununu sırtına alması, tabii ki kendiliğinden böyle kolay olan bir şey değil. Hep söylüyorum, Cumhurbaşkanımızın uzun erimli liderliğini, uluslararası bütün sorunları sonuna kadar yaşamış olması, hissetmiş olması, bunlardan geçmiş olması, içeride ve dışarıda girdiği bütün mücadeleler ve bunun neticesinde aslında, dünyanın nereye gittiğine ve nereye gitmesi gerektiğine ilişkin bir sahici vizyonun olması. Bu nadir bulunan bir konu. Çünkü birçok lider, bu pozisyonda olamayabiliyor. Bakın, bir idrak ve vizyon gelişmesi liderler için bir süreç. Yani bu bir günde, iki günde, 3 yılda 4 yılda olmuyor. Orada çok uzun zaman kalıp o kavgayı vermeniz gerekiyor, büyük bir gücün başında. Böyle de lider fazla yok. Halkından tekrar tekrar bunu alarak."</p><p>Türkiye'deki gibi kadroların da fazla olmadığını vurgulayan Fidan, "Dolayısıyla Türkiye'nin bu kadar kritik bir zamanda dünya barışı için ve kendi bölgesel güvenliğimiz için böylesine kritik bir rol üstlenmesini ben çok kıymetli buluyorum." diye konuştu.</p><p><b>NATO İTTİFAKINDAKİ DURUM</b></p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, NATO'da, ABD'nin kendi başına bir grup olduğunu, ikinci grup olarak Avrupa Birliği üyesi ülkeleri ve üçüncü grupta ülkeleri de bunun dışındakilerin oluşturduğunu söyledi.</p><p>"Bu ülkelerin farklı coğrafyalarda farklı tehditleri görerek farklı ekonomik kalkınma süreçlerini şu anda yöneterek ve birbirleri arasındaki ilişkileri yeniden tanımlama süreçleri içerisinde oldukları bir dönemde Ankara'da bir araya gelip farklı perspektifleri uyumlaştırma çalışmalarını araması önemli." diyen Fidan, Ankara'nın NATO 3.0'ın tanımlandığı ve kabul edildiği yer olacağını bildirdi.</p><p>Fidan, ittifakın yeni dönemini anlatarak İkinci Dünya Savaşı'ndan, 2026'ya kadar oluşturulmuş külfet paylaşım sisteminin artık aynı olmadığını belirtti.</p><p>"Bu değişiyor, Amerika'nın baskın, yük taşıyıcı olduğu Avrupa Güvenliği Sistemi'ni artık değiştiriyoruz. Bu tek başına Amerika'nın zorladığı, dayattığı bir karar olmanın da ötesinde, oradaki ülkelerin hep beraber bu kararı, ya bu mantıklı, bizim de böyle yapmamız lazım, bağımlılığı azaltmamız lazım, kendi yükümüzü kendimizin taşıması lazım dediği bir konu." diye konuşan Fidan, yüzde 5 savunma harcamaları meselesinin önemli olduğunu aktardı.</p><p>Hakan Fidan, bütün ülkelerin istisnasız bunu kabul ediyor olması ve bundan sonra da buna göre hareket edecek olmasının fevkalade önemli olduğuna işaret ederek, külfet paylaşımı konusuna yönelik değerlendirmeler yaptı.</p><p>Ankara'daki zirvenin "tarihi" olarak nitelendirilmesinin sebeplerinden birinin, ilk defa Savunma Sanayi Forumu'nun, NATO'nun resmi programının bir parçası olması ve ilk kez bu kadar büyük ölçekte bir forum düzenlenmesi olduğunu dile getiren Fidan, bunun savunma sanayisi konusunun genel savunma stratejilerinde esas ayaklarından biri olduğunu gösterdiğini aktardı.</p><p><b>YENİ DÖNEMDE GÜVENLİK</b></p><p>Dışişleri Bakanı Fidan, bunun strateji ve mantık değişikliği açısından da fevkalade önemli olduğunun altını çizerek bunun, zirvenin temel çıktılarından olduğunu bildirdi.</p><p>Yeni dönemde Türkiye için nasıl bir değişiklik olacağının da evrilen bir süreç olduğunu söyleyen Fidan, "Çünkü dediğim gibi şu anda politik tartışmalar var, pratikteki değişmeler daha geriden geliyor ama savunma sanayisi alanında muazzam bir işbirliği alanı açılacak, onu görüyoruz ama bununla beraber büyük bir rekabet alanı da açılacak. Bu işbirliğini ve rekabeti bir paralel şekilde götürmemiz gerekiyor. Diğer taraftan sınamaların, tehditlerin çeşidi de değişecek. Buna uygun da hareket etmek gerekiyor." diye konuştu.</p><p>Fidan, perspektifin önemli olduğunun altını çizerek AB içerisinde dahi işbirliği yapılırken birisi domine etmeye mi çalışıyor sorusunun her zaman yer aldığını, savunma stratejilerinde bir numaralı sorunun mutlak güven olduğu değerlendirmesini yaptı.</p><p>Güvenliği başkasının eline bırakmamak meselesi gündeme geldiğinde bütün savunma yükünü kendinizin geliştirmesi gerektiğini aktaran Fidan, "İşbirliği içerisinde savunma yükünü beraber dağıtalım, beraber paylaşalım dediğiniz zaman da o zaman burada kime ne kadar yetenek gidecek ona bakmanız gerekiyor. Şimdi tarih boyunca savaşmış olan Avrupa ülkeleri bundan sonra Amerika'nın yokluğunda bir savunma işbirliği düzeni geliştirirken şimdi burada detayına girmeyeyim, kendi aralarında da yani kamuoyunda dillendirmedikleri çok fazla hassas konu oluyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Fidan, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından bölgesel güvenliği sağlama konusunda aktif rol oynama iradesinde sorun olmadığını bildirdi.</p><p>Avrupalıların bunun siyasetini kurgulamada ve bu siyaseti bir stratejiye dönüştürmede, stratejiye uygulanabilir taktik politikalara dönüştürmede farklı düşünceleri olduğunu ve AB'li yetkililerle de bunu görüştüklerini aktaran Fidan, Avrupa Güvenlik Eylemi'nin (SAFE) yanı sıra Made in Europe gibi konularda Avrupa'nın artan bir şekilde korumacılıkla hareket ettiğini gördüklerini belirtti.</p><p>Hakan Fidan, AB'nin bu konudaki yöntemini anlatarak bunun iyi tarafının paranın içeride kalması kötü tarafının ise rekabetin azalması olduğunu kaydetti.</p><p>Avrupa'nın korumacılık yapmadığı alanda Çin gibi aktörlerle rekabet edecek durumda olmadığını söyleyen Fidan, korumacılığın ise uzun vadede tersine dönebileceğine işaret etti.</p><p>Fidan, AB yetkililerine, Ankara ile ekonomik ortaklık halinde 500 milyon nüfusa sahip bir market oluşabileceğini söylediğini aktardı.</p><p>Buna ilişkin detaylar veren Fidan, "Kısa vadede Avrupa Birliği'nin içe kapanıcı, korumacı politikalarla belli sektörleri koruyabileceğini düşünüyorum ama uzun vadede bu çok fazla etkili olmayabilir. Çünkü Çin'in ucuz üretim, sübvansiyel üretim gücüyle, Batı ekonomilerinin nasıl rekabet edeceklerinin bir reçetesi yok. Şu anda herkes bunu yönetmeye çalışıyor, bunu siyasal seçim yoluyla iktidara gelmiş partiler halklarına yansıtmamaya çalışıyorlar ama gene bu konuda en iyi karar alma yeteneği olan kurumların başında Avrupa Birliği geliyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Fidan, AB'nin topluluk ülkeleri adına karar alan tarafının gündelik siyasetle çok fazla ilgisi olmadığı ve bürokratların olduğu, ulusal yapılarla ilgilenmeyen, ulus üstü, daha teknokrat, daha soğuk ve realist bakabilen bir yapı olduğunu anımsattı.</p><p><b>TRANSATLANTİK YAPIDAKİ SON DURUM</b></p><p>Fidan, transatlantik ilişkilerde ABD yönetimiyle, Avrupa'daki aktörlerin "kavga etmemesinin" önemli olduğuna değinerek ihtilaf potansiyelinin sürekli ortada olduğunu aktardı.</p><p>Süreci ve tartışmaları özetleyen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün liderler nezdindeki güven telkin eden güvenilir ve akil adam olma durumuna dikkati çekti.</p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Son zamanlarda Avrupa'da, Batı'da söylenen bir şey var, odadaki tek yetişkin Türkiye meselesi." diyerek Türkiye'nin bu role gelmiş olmasının sürekli barışı, istikrarı, işbirliğini, yatıştırıcılığı teşvik eden bir aktör olmasının önemine vurgu yaptı.</p><p>Müttefikler arasındaki sahici ve gerçekçi tartışmaların her zaman sağlıklı olduğuna işaret eden Fidan, "Kimsenin kendi içindekini saklamaması lazım. Tartışsınlar yani kapılar kapandıktan sonra ama çıktığı zaman da birlik mesajı verilmeye devam etsin. Biz bunu teşvik edeceğiz. Bütün stratejimiz bunun üzerine." ifadelerini kullandı.</p><p><b>ÖZGÜR ÖZEL'İN AÇIKLAMALARI</b></p><p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in ifadelerine Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>"Esasında Sayın Özel'in sadece bu yazısında değil, bütün uluslararası çağrılarına baktığınız zaman şunu görüyorsunuz: 'Ben burada siyaseten zor durumdayım, gelip bana niye yardım etmiyorsunuz?' Aslında söylemeye çalıştığı şey bu. Kendi içinde birtakım siyasi açmazlar var, çatışmalar var, sıkıntılar var. Şunu tanımlamak aslında belli ayrımları yapmamak oluyor. Şimdi NATO üyesi ülkeler, liderler veya diğer ülkeler, Cumhurbaşkanımızla ilişkiye geçtiği zaman Türkiye ile ilişki kurdukları Türkiye Cumhuriyeti Devleti, onun cumhurbaşkanı, onun bakanları... Her devlet, her devletle kendi milli çıkarı üzerinden ilişki kurar ve yürütür. Bu son derece uluslararası ilişkilerin bir numaralı kuralı. Şimdi bunu şöyle ifade ediyor: 'Siz aslında Türkiye Cumhuriyeti devletiyle değil AK Parti ile ilişki kuruyorsunuz.' zaten getirmeye çalışıyor. Şimdi bu aslında mantık olarak da kendi içerisinde çok tutarlı değil. Bu, bizim açıkçası çok fazla üzerinde durduğumuz, ciddiye aldığımız bir konuda değil. Burada kendi içinde siyasal bir feryat var."</p><p>Özel'in her yere her türlü şikayeti yaptığını söyleyen Fidan, "Aslında kendi içinde de ideolojik ironiye de düşüyor. Zaman zaman, anti-NATO olmakla inanılmaz derecede övünen siyasal söylemin sahibi, daha sonra şimdi geliyor ki NATO'yu o koruyamaz, ben koruyabilirim demeye getirir, bir noktaya gidiyor. Artık bu eklektik düşünce, bu tezatları ben dile getirmek bile istemiyorum." dedi.</p><p>Bakan Fidan, bunun stratejik seviyede bakıldığı zaman devlet aktörlerinin "ciddiye aldığı bir konu olmadığını " kaydederek "Uluslararası ilişkiler böyle işlemiyor, jeostrateji konular böyle işlemiyor. Başka türlü işliyor." diyerek bakış açısının değiştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><p>Fidan, "Rusya'yla aynı masada gayet rahat oturup konuşup NATO'ya ev sahipliği yapmak nasıl bir durum? Bir zorunlu denge siyaseti mi? Yoksa Türkiye'nin gayet uygun bir şekilde herkesle konuşabilme politikasının sonucu mu?" sorusuna cevaben şunları söyledi:</p><p>"İkinci söylediğiniz tabii ki, Türkiye'nin herkesle konuşabiliyor olması, daha da önemlisi konuşmayı asli araç olarak görmesi. Bakın biz hep söylüyoruz, yani diplomatlar, diplomasi işini iyi yapmazsa yük askerlerin omuzuna düşüyor. Ekonominin sırtına düşüyor. Niye buraya gelelim konuşmak gibi tüketilmesi gereken bir yol varsa?"</p><p>Diğer yolları kullanmaya da hazır olmak gerektiğini dile getiren Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en büyük liderlik özelliğinin "hiçbir zaman için yöntem kutsaması içerisine girmemesi ve sonuca bakması" olduğunu vurguladı.</p><p>Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sonuca giderken endişe ve çekince duymadan diplomasi yoluna başvurduğunu ve Türkiye'nin milli çıkarına dikkat ettiğini belirterek, "Başka ülkelerin düşmanını, bizim de aynı şekilde düşman edinmemize gerek yok. Biz kendimiz yetişkiniz, kendi dost ve düşman ayrımımızı yapıyoruz. Bazı ittifaklarımız vardır. NATO'nun içerisinde biz bir müttefikiz." ifadelerini kullandı.</p><p>Avrupa'nın Rusya konusunda aldığı kararlar arasında katıldıkları, nötr kaldıkları, karşısında durdukları ve sessiz kaldıkları kısımlar bulunduğu bilgisini paylaşan Fidan, bunların hepsini yaparken ulusal çıkarları düşündüklerinin altını çizdi.</p><p>Fidan, "Rusya'yla oturup konuşuyoruz, ticari ilişkilerimiz var. İran'la bizim çok fazla ilişkilerimiz var, Avrupa'yla inanılmaz ilişkilerimiz var, NATO'yla ilişkilerimiz var, Asya Pasifik'le var, her yerle var." diyerek, tarafların kendi içinde çarpışıyor olmasının Türkiye'yi gerilim altında bıraktığını ancak liderliğin bunu yönetebildiğini, bu nedenle de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tekrar ihtiyaç duyduklarını söyledi.</p><p>"Tekrar bir liderin gelip 20 sene durup, 20 sene sonra aynı itibarı kazanması, hele bu kadar kritik dönemlerden geçtiğimiz bir dönemde, bunlar kolay konular değil." diye konuşan Fidan, birbiriyle çelişen aktörlerle ilişki yönetmenin "sanat" olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>RUSYA ZİYARETİ</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her zaman Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le istişare içinde olduğunu dile getiren Fidan, Türkiye'nin etkin dış politikasının olduğu Karadeniz havzası, Kafkaslar, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın Türkiye için önem arz ettiğini vurguladı.</p><p>Fidan, bir tarafın niyetinden haberdar olunmadığı takdirde bütün planların en kötü senaryoya göre yapılması gerektiğini belirterek, en kötü senaryoya göre plan yapmanın maliyeti yükselttiğini ve düşmanlık duygusunu beslediğini ifade etti.</p><p>Fidan, Putin'le görüşmesine ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Cumhurbaşkanımızın adına ben bu kabulü görüyorum. Yani Cumhurbaşkanımın mesajını taşıdığım için kabul ediliyorum. Cumhurbaşkanımın konuşacağı meseleleri, bana talimat verdiği konuları ben Sayın Putin'e aktarıyorum. Oradaki o cevapları, yorumları alıp sonra kendi yorumlarımızı yapıp kendi Cumhurbaşkanımıza getiriyoruz. Aslında bu benim üzerimden Cumhurbaşkanımızla Sayın Putin'in diyaloğu. Bunu böyle görmek lazım."</p><p>Görüşmede, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son durumda Rusya'nın ve Putin'in nerede durduğu konusunun gündeme geldiğini aktaran Fidan, "Çünkü en son geçtiğimiz mayıs ayında, ben gittiğimde bunu uzun uzun yine konuşmuştuk. Orada bir ortaya koyduğu vizyon vardı. Daha sonra müzakerecileriyle biz çok konuştuk. Şimdi Sayın Putin'in ağzından tekrar duymak gerekiyor. Nerede duruyoruz?" diye konuştu.</p><p>Fidan, Kafkaslar'da devam eden barış süreci, Filistin, Gazze, Lübnan ve Suriye meselesinde Rusya'nın pozisyonun önemli olduğunu vurgulayarak, "Buralarda bizim çıkarlarımız var açıkçası ve bizim kendi politika pozisyonumuza göre Sayın Putin'in belli konularda alacağı tercihler de yönlendirmesi de önemli. Buna benzer ikili konular var, onların hepsini gündeme getirdik." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bakan Fidan, Rusya-Ukrayna barış sürecine ilişkin "Sayın Putin açıkça söyledi, Alaska'da Sayın Trump'la mutabık kaldıkları yer neyse 'orada duruyorum.' dedi." ifadesine yer verdi.</p><p><b>AB'YLE İLİŞKİLERDE GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SERBESTİSİ KONULARI</b></p><p>Türkiye'yi ziyaret eden Avrupa Birliği'nin (AB) 3 yetkilisiyle birçok konuyu görüştüklerini aktaran Fidan, "Cumhurbaşkanımızın ağzından, en yüksek otoriteden, iradeden Türkiye'nin Avrupa Birliği perspektifi ve beklentilerimizin ne olduğu meselesini dinlemeleri önemliydi." dedi.</p><p>Fidan, "Gümrük Birliği'nin modernleştirilmesi, güncellenmesi gerekiyor. Bu konuda her iki taraf da hemfikir ama burada bir tıkayıcı husus var. Rum kesiminin aldığı tavır var. Onu aşmada tabii bir problem alanları var. Diğer taraftan vize meselesi. Bu konuda bizim birkaç tane adım atmamız gerekiyor ama vize serbestisi sağlanana kadar AB'deki vize konularının yönetilmesi gerekiyor. Kendilerince diyorlar, 'Biz bu işi çok kolaylaştırdık, iyi yaptık.' Ama bizdeki rakam ve uygulamalar hiç öyle değil." görüşünü paylaştı.</p><p>Türkiye'de milli gelir yükseldiği ve uluslararası etkileşim arttığı için insanların daha fazla eğitim, ticaret, iş, gezi ve sanat için Avrupa ülkelerine gitmek istediğine işaret eden Fidan, Avrupa ülkelerinin giderek vize politikasında merkezileştiğini dile getirdi.</p><p>Fidan, Türkiye'den Avrupa'ya vize başvurusu talebinin her yıl arttığına dikkati çekerek, "Kabul ve reddediş oranları bütün dünyayla hemen hemen aynı. Bizde de." diye konuştu.</p><p>AB'ye gidişte vize serbestisinin sağlanmasını istediklerinin altını çizen Fidan, "Onda da birkaç tane atmamız gereken adım var. Onun için çalışıyoruz." dedi.</p><p>Müktesebatla ilgili 5-6 konunun kaldığı bilgisini paylaşan Fidan, "Onu (Cumhurbaşkanı Yardımcısı) Cevdet Bey'in koordine ettiği bir platform da var. Cumhurbaşkanımızdan onun onayını da aldık. Hayata geçirmeye çalışacağız. Meclisten bazı yasaların geçmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Fidan, Türkiye ile AB kurumları arasındaki ilişkilerde belli oranda canlanma olduğunu belirterek, "Daha büyük somut stratejik çıktılara ulaşmak için AB'nin kendi içinde alması gereken bazı kararlar var. Türkiye'de bir niyet ve irade sorunu yok. AB'nin kendi içindeki bu oy birliğine dayalı konularla bir takım meseleleri çözmesi lazım." dedi.</p><p><b>"TÜRKİYE (FETÖ) BU KONUYA EN YÜKSEK İHTİMAMLA DİKKAT ETMELİ"</b></p><p>15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümüne gelinmişken Türkiye'nin hala Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) tehlikesine karşı dikkatli olup olmaması gerektiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye bu konuya en yüksek ihtimamla dikkat etmeli. Çünkü örgütün kurucu lideri öldükten sonra yerine geçen yönetim kadrosu Türkiye'yle        ilgili hedeflerinden ve eylemlerinden vazgeçmiş değiller. Türk devletine, devleti yönetenlere yönelik operasyonları devam ediyor. Yabancılarla ortaya koydukları işbirlikleri olduğu gibi devam ediyor. Burada bir 'tövbe, pişmanlık, eylemden ve Türkiye aleyhtarlığından vazgeçip artık normal hayata dönüyoruz' gibi bir ifade görmüyoruz."</p><p>Fidan, FETÖ'nün örgütlenme arayışının devam ettiğine dikkati çekerek, "Kamu içerisindeki güçleri yok tabii ki ama durduğu yerden 'ne yapabilirim?' arayışları hala hazırda devam ediyor. Burada PKK'nın bile 'Türkiye'de silahlı eylemden artık ben vazgeçiyorum' dediği bir noktada FETÖ'nün hala 'Türkiye'yle ben mücadele etmeye devam edeceğim' pozisyonda kalması, tabii ki devletin bu tehdidi bir milli güvenlik önceliği olarak görmesi gerektiği zorunluluğunu ortaya koyuyor. Yani bütün güvenlik kurumları da buna göre hareket etmek zorunda." diye konuştu.</p><p>NATO müttefiklerinin terör örgütlerine yönelik tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, bazı ülkeler ile terör örgütleri arasındaki ilişkilerin tesadüfen ortaya çıkmadığına vurgu yaparak, bu durumun zaman içinde oluştuğunu ve aynı şekilde zaman içinde sona ereceğini söyledi.</p><p>Bu ilişkilerin belirli süreçlerin ürünü olduğunu ifade eden Fidan, "Terör örgütüyle bu ülkeler arasındaki ilişki doğup yükselirken de kendiliğinden olmadı, yok olurken de kendiliğinden olmayacak. Bu süreçler var, bu süreçleri inşallah yöneteceğiz." şeklinde konuştu.</p><p>Fidan, FETÖ'nün geçmişte devlet kurumlarına sızarak faaliyet yürüttüğünü, ancak bugün aynı kapasiteye sahip olmadığını belirterek, "Önceden işte yargıda adamları vardı, poliste adamları vardı, orduda adamları vardı, bir takım şeyleri yapıyorlardı. Şimdi ne yapıyorlar? Şimdi daha çok psikolojik harekatta kullanıyorlar." dedi.</p><p>İstihbarat birimlerinin örgütün faaliyetlerini yakından takip ettiğini kaydeden Fidan "Örgüt, Türkiye aleyhine yönelik faaliyetlerinden, tabana yönelik faaliyetlerinden vazgeçmiş değil. Yani burada biz bir pişmanlık, bir geri dönüş, bir af arayışı, 'Biz hata yaptık, dini de yanlış anladık, topluma da ihanet ettik, başımızdakilerin niyetini okuyamadık' böyle bir şey yok. Yani bu devlete, bu topluma yönelik o dönem durdukları yer neyse şimdi aynı, an itibarıyla." diye konuştu.</p><p><b>TÜRKİYE'NİN YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ</b></p><p>Fidan, son dönemde yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğinin Türkiye'nin küresel ölçekte izlediği "360 derece dış politika" anlayışının bir yansıması olduğunu kaydederek, Ankara'nın güvenlikten ticarete, teknolojiden bölgesel istikrara kadar geniş bir alanda aktif diplomasi yürüttüğünü söyledi.</p><p>Türkiye'nin güvenliğini güçlendirmek ve dış ticaretini artırmak amacıyla çok yönlü diplomatik temaslar yürüttüklerini aktaran Fidan, özellikle son yıllarda dış ticaretin geliştirilmesinin Türkiye'nin refahı ve istihdamı açısından stratejik önem kazandığını vurguladı.</p><p>Fidan, uluslararası gelişmelerin sürekli değiştiğine dikkati çekerek, bu nedenle Türkiye'nin önemli ülkelerle ilişkilerini düzenli olarak güncellemek ve yeni şartlara göre yeniden tanımlamak zorunda olduğunu belirtti.</p><p>Güney Kore ile yapay zeka ve nükleer enerji, Kanada, Rusya, Mısır, Endonezya ve Asya-Pasifik ülkeleriyle ise farklı alanlarda işbirliğini geliştirmek üzere temaslarını sürdürdüklerini dile getiren Fidan, Bangladeş'teki yeni yönetimle de yakın ilişki kurduklarını ifade etti.</p><p>Bangladeş'in uzun yılların ardından yeniden uluslararası siyasette etkin bir aktör haline geldiğini söyleyen Fidan, Türkiye'nin desteğiyle Bangladeş'in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu başkanlığı seçimlerini kazandığına değindi.</p><p>Fidan, "Onlar kazanmasaydı Kıbrıs Rum Kesimi dönem başkanı olacaktı. Düşünebiliyor musunuz? Burada ortaya konulan diplomatik çaba, güvenlik açısından, ticari gelişim açısından, ortaklarımızın menfaatinin ilerletilmesi, barışın sağlanması, düzenin sağlanması, bunlar açısından önemli. Türkiye'nin çok şükür yani gerçekten bütün platformlarda olumlu, yapıcı ama güçlü ve itibarlı bir aktör olması açıkçası ve gittiğimiz her yerde böyle kabul görmemiz bizi de memnun ediyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/bakan-fidandan-abd-yorumu-274_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282406</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-baskanin-yesillik-sevgisi-kenevir-bakimi-yaparken-yakalandi-282406</link>
      <pubDate>2026-07-02T20:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li başkanın yeşillik sevgisi! Kenevir bakımı yaparken yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde ağaçlık alana yerleştirilen fotokapanlar, yasa dışı kenevir ekimi yapan CHP ilçe başkanı S.A. ve oğlu Z.A.'yı görüntüledi. Baba-oğul gözaltına alındı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li başkanın yeşillik sevgisi! Kenevir bakımı yaparken yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde yasa dışı kenevir ekimine yönelik yürütülen çalışmalar çarpıcı bir sonuç ortaya çıkardı. Ağaçlık alana kurulan fotokapanlar, kenevir bakımı yapan kişileri görüntüledi. Görüntülerdeki isimlerin CHP Çüngüş İlçe Başkanı ve oğlu olduğunun belirlenmesi, ilçede büyük yankı uyandırdı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/aa202607024185415341-020720266e2eb6f0.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>FOTOKAPAN CHP İLÇE BAŞKANINI ELE VERDİ</b></p><p>Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde CHP İlçe Başkanı S.A. ile oğlu, ekili kenevirlerin bakımını yaparken yakalandı.</p><p>Çüngüş ilçesinde ağaçlık alana yerleştirilen fotokapanlar tarafından yasa dışı kenevir ekimi yapılıp, bakımının gerçekleştirildiği tespit edildi. Yapılan incelemede CHP Çüngüş İlçe Başkanı S.A. ile oğlunun kenevirlerin bakımını gerçekleştirdiği belirlendi.</p><p>Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan S.A. ve oğlu Z.A., işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/chpli-baskanin-yesillik-s-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.282405</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bartinda-isci-servisiyle-carpisan-otomobil-takla-atti-282405</link>
      <pubDate>2026-07-02T20:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bartın'da işçi servisiyle çarpışan otomobil takla attı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Bartın'ın Çaydüzü Mahallesi Çayırlar Kavşağı'nda işçi servisi ile otomobilin çarpışmasıyla başlayan zincirleme kazada 3 kişi yaralandı. Servis minibüsü kaldırım kenarında asılı kalırken, bir otomobil takla atarak yol kenarındaki bahçeye savruldu. 10 fabrika işçisi kazayı yara almadan atlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bartın'da işçi servisiyle çarpışan otomobil takla attı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bartın-Karabük kara yolunda meydana gelen trafik kazası can kaybı yaşanmadan atlatıldı. Kavşaktan ana yola çıkış yapan bir otomobilin işçi servisiyle çarpışması sonucu üç araç birbirine girdi. Kazada 3 kişi yaralanırken, serviste bulunan 10 fabrika işçisi ise kazayı yara almadan atlattı.</p><p><b>KAVŞAKTAN ÇIKIŞ YAPAN OTOMOBİL SERVİSE ÇARPTI</b></p><p>Karabük kara yolunda işçi servisi ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/aw73872502-02072026aa92cfb1.jpg"/><p>Kaza, Bartın merkeze bağlı Çaydüzü Mahallesi Çayırlar Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Karabük istikametinden Bartın yönüne seyreden Y.D. idaresindeki 74 AAS 971 plakalı işçi servisi, kavşaktan ana yola çıkış yapan K.D. yönetimindeki 06 EF 6887 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan minibüs, karşı şeritte seyreden S.Ç. idaresindeki 74 BJ 103 plakalı otomobile çarptı. Kazanın ardından işçi servisi kaldırım kenarında asılı kalırken, otomobil ise takla atarak yol kenarındaki bahçeye savruldu. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/aw73872504-020720265a6fcf37.jpg"/><p><b>3 YARALI BARTIN DEVLET HASTANESİ'NE KALDIRILDI</b></p><p>Servis minibüsünde bulunan 10 fabrika işçisi kazayı yara almadan atlatırken, diğer aracın sürücüsünün de sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Bahçeye devrilen otomobilde bulunan sürücü S.Ç. ile yolcular E.S. ve B.B. yaralandı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar, ambulanslarla Bartın Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p><p>Polis ekipleri, kazayla ilgili inceleme başlattı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/02/bartinda-isci-servisiyle--898_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>