<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289799</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-galatasaray-derbisinin-tarihi-belli-oldu-289799</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor-Galatasaray derbisinin tarihi belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı belli oldu. Süper Lig'in 6. haftasındaki Trabzonspor-Galatasaray karşılaşması 19 Eylül Cumartesi günü oynanacak. İşte, Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor-Galatasaray derbisinin tarihi belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı açıklandı.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre, ligin 6. haftasındaki Trabzonspor-Galatasaray karşılaşması, 19 Eylül Cumartesi günü, saat 20.00'de Papara Park'ta oynanacak.</p><p><b>Süper Lig'in 5. ve 6. haftalarının programı şu şekilde:</b></p><p><b>5. Hafta</b></p><p><b>11 Eylül Cuma:</b></p><p>20.00 Beşiktaş-Erzurumspor FK (Tüpraş)</p><p>12 Eylül Cumartesi:</p><p>17.00 Eyüpspor-Çaykur Rizespor (Esenyurt Necmi Kadıoğlu)</p><p>17.00 Samsunspor-Arca Çorum FK (Samsun Yeni 19 Mayıs)</p><p>20.00 Corendon Alanyaspor-Göztepe (Alanya Oba)</p><p>20.00 TÜMOSAN Konyaspor-Trabzonspor (MEDAŞ Konya Büyükşehir)</p><p><b>13 Eylül Pazar:</b></p><p>17.00 Gençlerbirliği-Kasımpaşa (Eryaman)</p><p>20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Başakşehir (Diyarbakır)</p><p>20.00 Galatasaray-Kocaelispor (RAMS Park)</p><p><b>14 Eylül Pazartesi:</b></p><p>20.00 Gaziantep FK-Fenerbahçe (Gaziantep)</p><p><b>6. Hafta</b></p><p><b>18 Eylül Cuma:</b></p><p>20.00 Kasımpaşa-TÜMOSAN Konyaspor (Recep Tayyip Erdoğan)</p><p><b>19 Eylül Cumartesi:</b></p><p>17.00 Kocaelispor-Gaziantep FK (Kocaeli)</p><p>17.00 Arca Çorum FK-Corendon Alanyaspor (Çorum Şehir)</p><p>20.00 Başakşehir-Gençlerbirliği (Başakşehir Fatih Terim)</p><p>20.00 Trabzonspor-Galatasaray (Papara Park)</p><p><b>20 Eylül Pazar:</b></p><p>17.00 Erzurumspor FK-Samsunspor (Erzurum Kazım Karabekir)</p><p>17.00 Fenerbahçe-Eyüpspor (Chobani)</p><p>20.00 Göztepe-Çaykur Rizespor (ISONEM Park Gürsel Aksel)</p><p>20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Beşiktaş (Diyarbakır)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/trabzonspor-galatasaray-d-320_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289798</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/disisleri-bakanligindan-turkiyenin-artemis-mutabakatini-imzalamasina-iliskin-aciklama-289798</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığından Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalamasına ilişkin açıklama]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan Artemis Mutabakatı'nı imzaladığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dışişleri Bakanlığından Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalamasına ilişkin açıklama]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalaması hakkında yazılı açıklama yayımladı.</p><p>Açıklamada, Türkiye'nin, Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan ilkeler bütünü niteliğindeki Artemis Mutabakatı'nı dün imzaladığı kaydedildi.</p><p>"Türkiye, Artemis Mutabakatı'yla da ortaya konulan anlayış çerçevesinde uzayın barışçıl amaçlarla keşfi ve kullanımına yönelik uluslararası işbirliğini desteklemeyi, uzay teknolojileri ve keşfi alanındaki çalışmalara uluslararası hukuk temelinde kapsayıcı ve yenilikçi bir yaklaşımla katkı sunmayı sürdürecektir." ifadesinin kullanıldığı açıklamada, Türkiye'nin 5-9 Ekim tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin de bu ortak vizyonun pekiştirilmesi için önemli bir zemin teşkil edeceği belirtildi.</p><p><b>ARTEMİS MUTABAKATI</b></p><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Artemis Mutabakatı, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından, 2020'de 7 ülkeyle (Avustralya, Kanada, İtalya, Japonya, Lüksemburg, BAE ve Birleşik Krallık) birlikte başlatılan Ay keşiflerinin güvenliğini artırmaya, dış uzayın sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeye matuf, bağlayıcılığı olmayan ilkeler manzumesi niteliğinde bir belge.</p><p>Halihazırda 70 ülkenin imzacı olduğu Artemis Mutabakatı'nın imzalanmasıyla, Türkiye'nin Artemis Programlarında ortak ülke olarak yer alması mümkün olabilecek. Türkiye'nin Artemis Programı'na dahil olması, gelişmekte olan uzay sanayisinin küresel uzay ekonomisine entegrasyonu ve Milli Uzay Programı'nın ilerletilmesi için katkı sunacak.</p><p>Artemis Mutabakatı, Türkiye'nin 2022-2030 Milli Uzay Programı Strateji Belgesi'nde belirlenen, uzay teknolojileri ile sanayilerinde yerli ve milli kapasite-kabiliyetlerin geliştirilmesi maksadıyla bölgesel ve uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesi hedefiyle de örtüşüyor.</p><p>Bu bağlamda, Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'na katılımı, Türkiye Uzay Ajansı ile TÜBİTAK-UZAY işbirliğinde yürütülen Türkiye'nin ilk Ay görevi olacak "Ay Araştırma Projesi (AYAP)" ve NATO'da uzay ve havacılık alanında devam eden projelerdeki işbirlikleri bağlamında katkı sağlayacak.</p><p>Türkiye'nin 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi de Artemis Mutabakatı ile ortaya konan anlayışın pekiştirilmesi için önemli bir zemin teşkil edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/disisleri-bakanligindan-t-840_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289796</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/gelecegin-ulasim-teknolojileri-teknofest-2026da-yarisiyor-289796</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Geleceğin ulaşım teknolojileri TEKNOFEST 2026'da yarışıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Hyperloop Geliştirme Yarışmasında genç mühendisler ses hızına yakın ulaşım teknolojileri için mücadele edecek. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması, geleceğin hızlı, güvenli ve çevre dostu ulaşım teknolojilerine yönelik yenilikçi çözümleri aynı platformda buluşturacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Geleceğin ulaşım teknolojileri TEKNOFEST 2026'da yarışıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜBİTAK ve T3 Vakfı yürütücülüğünde  gerçekleştirilen yarışmanın final süreci, 1-6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK  Gebze Kampüsü'nde düzenlenecek. Manyetik levitasyon teknolojisinden itki  sistemlerine, tam ölçekli kapsül tasarımlarından mühendislik problemlerine yönelik  akademik çözümlere kadar farklı alanlarda çalışmalarını sergileyecek gençler,  yeni nesil ulaşım teknolojilerinin geliştirilmesi için yarışacak.</strong><b> </b>Geleceğin ulaşım sistemleri arasında gösterilen Hyperloop  teknolojisi, hava basıncının düşürüldüğü özel tüneller içerisinde hareket eden  kapsüllerin aerodinamik sürtünmeyi en aza indirerek yüksek hızlara ulaşmasını  hedefliyor. Elektromıknatıslar ve manyetik levitasyon (Maglev) sistemi  sayesinde raylara temas etmeden ilerleyen kapsüller, güvenli, hızlı ve çevreye  minimum zarar veren yeni nesil toplu ulaşım vizyonunun önemli örneklerinden  biri olarak öne çıkıyor.</p><p><b>ÜÇ FARKLI KATEGORİDE GELECEĞİN SİSTEMLERİ  GELİŞTİRİLİYOR</b></p><p>TEKNOFEST kapsamında ilk kez 2022 yılında  düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması'na ulusal ve uluslararası düzeyde ön  lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri takımlar halinde  katılabiliyor. Yarışmada takımlardan; kapsül konumunun belirlenebildiği  reflektörlü tünel ortamında, lineer indüksiyon motorlarıyla hızlanan ve  belirlenen aralıkta frenleyerek duran sistemler geliştirmeleri bekleniyor.</p><p>Bu yıl yarışma, <b>Performans, Teknoloji  Gösterim ve Tanımlı Problem Çözümü</b> olmak üzere üç ayrı kategoride  gerçekleştiriliyor. <b>Performans Kategorisi'nde</b> tam ölçekli Hyperloop  kapsüllerinin tünel ortamında ve gerçek koşullara yakın performanslarının  ölçülmesi esas alınırken; <b>Teknoloji Gösterim Kategorisi'nde</b> levitasyon  ve itki gibi kritik alt sistemlerin geliştirilmesi ve teknik olgunluklarının  doğrulanması hedefleniyor. <b>Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde</b> ise  Hyperloop sistemlerine yönelik öngörülen mühendislik problemleri için akademik  temelli, uygulanabilir ve sistematik çözüm yaklaşımlarının ortaya konulmasına  odaklanılıyor.</p><p><b>YÜZLERCE GENÇ, GELECEĞİN ULAŞIMI İÇİN  YARIŞIYOR</b></p><p>Hyperloop Geliştirme Yarışması, bu yıl da  gençlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştiriliyor. Performans Kategorisi'ne 242  takım ve 905 üye başvururken, değerlendirmeler sonucunda 12 takım ve 271 üye  finalist olmaya hak kazandı. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde 122 takım ve  476 üyenin başvurusu alınırken, 5 takım ve 101 üye finale kaldı. Teknoloji  Gösterim Kategorisi'nde ise 91 takım ve 470 üye başvurdu; 7 takım ve 164 üye  finalist oldu.</p><p>Finale kalan takımlar, kategorilerine göre  teknik rapor, test ve teknoloji gösterim videoları ile sunum aşamalarını  başarıyla tamamlayarak yarışma sürecinde geliştirdikleri çözümleri jüri  karşısında ortaya koyacak.</p><p><b>208 METRELİK TEST TÜNELİNDE GERÇEK KOŞULLARA  YAKIN DENEME</b></p><p>Hyperloop Geliştirme Yarışması'nın en dikkat  çekici unsurlarından biri de takımların geliştirdikleri teknolojileri gerçek  test koşullarına yakın bir ortamda sınayabilmesi olacak. Toplam uzunluğu  208 metre olan yarış tüneli; çelik tünel içerisinde beton üzerine  yerleştirilmiş alüminyum  plaka, ray parçaları ve haberleşme/görüntü aktarma ile güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Tünelin  çıkışında ise kapsülün frenleme sisteminde yaşanabilecek olası bir  arızaya karşı sönümleme hattı bulunuyor.</p><p>Performans Kategorisi'nde teknik kontrolleri  geçen takımlar, kapsüllerini tünelde 20 dakikalık yarış süresi içerisinde test  ederek itki, haberleşme, hız, konum ve duruş performanslarını üzerinden puan toplayacak. Teknoloji Gösterim Kategorisi'nde takımlar  geliştirdikleri itki veya levitasyon alt sistemlerini saha alanında kurdukları  düzenekler üzerinden doğrulayacak. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde ise  geliştirilen mühendislik çözümleri jüriye 20 dakikalık sunum ve ardından 10  dakikalık değerlendirme oturumuyla aktarılacak.</p><p><b>BAŞARILI TAKIMLARI ÖDÜLLER BEKLİYOR</b></p><p>Yarışmada gençlerin geliştirdiği yenilikçi  çözümler farklı kategorilerde ödüllendirilecek. Performans Kategorisi'nde  birinci takım 300 bin TL, ikinci takım 250 bin TL, üçüncü takım ise 200 bin TL  ödülün sahibi olacak.</p><p>Teknoloji Gösterim Kategorisi'nde itki  sistemi gösterimi ve levitasyon sistemi gösterimi için belirlenen ödül tutarı  150'şer bin TL'ye kadar çıkacak. Bu tutarlar üst limit olarak uygulanacak ve  değerlendirme sonucuna göre ödül almaya hak kazanan takıma verilecek parasal  ödül değişebilecek. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi'nde ise birinci 100 bin  TL, ikinci 75 bin TL, üçüncü 50 bin TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışma  vizyonuna katkı sağlayan ve performans ile tasarımın ötesinde yenilikçi  yaklaşımlar ortaya koyan takımlar için Kurul Özel Ödülü de verilecek.</p><p><b>TEKNOFEST, GENÇLERİ GELECEĞİN  TEKNOLOJİLERİYLE BULUŞTURUYOR</b></p><p>Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine katkı  sunan en önemli teknoloji platformlarından biri olan TEKNOFEST, farklı yaş ve  eğitim seviyelerinden gençlerin geleceğin teknolojilerini geliştirmelerine ve  bu teknolojileri uygulamalı olarak deneyimlemelerine imkân sağlıyor. <b>T.C.  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve</b> <strong>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı)</strong>  öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla hayata geçirilen TEKNOFEST  kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmaları, gençlerin yalnızca teorik bilgi  edinmelerini değil, geliştirdikleri fikirleri prototipe ve çalışan sistemlere  dönüştürmelerini de teşvik ediyor.</p><p><b>FİNAL HEYECANI 1 EYLÜL'DE BAŞLIYOR</b></p><p>TÜBİTAK Gebze Kampüsü'nde gerçekleştirilecek  Hyperloop Geliştirme Yarışması'nın final süreci ise 1 Eylül'de başlayacak.</p><p>Yeni nesil ulaşım teknolojilerinin  geliştirilmesine yönelik gençlerin ortaya koyduğu çözümlerin sergileneceği  final süreciyle birlikte TEKNOFEST 2026 Hyperloop Geliştirme Yarışması,  Türkiye'nin geleceğin ulaşım sistemlerinde söz sahibi olma hedefinde genç  mühendislerin ve teknoloji takımlarının ortaya koyduğu potansiyeli gözler önüne  serecek.</p><p><b><a href="#0">www.teknofest.org</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/gelecegin-ulasim-teknoloj-697_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289795</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/sgk-borclarinda-1833-milyar-liralik-tutar-taksitlendirildi-289795</link>
      <pubDate>2026-09-01T16:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarına yönelik avantajlı tecil ve taksitlendirmeyle 183,3 milyar liralık borcun taksitlendirildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[SGK borçlarında 183,3 milyar liralık tutar taksitlendirildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NSosyal hesabından paylaşımda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, prim borçlarının tecil ve taksitlendirilmesinde vatandaşlara kolaylık sağladıklarını belirtti.</p><p>Bakan Işıkhan, paylaşımında şunları kaydetti:</p><p>"4 Haziran 2026-31 Ağustos arasında işverenlerin ve sigortalı çalışanların SGK borçlarına yönelik yeni bir tecil ve taksitlendirme düzenlemesini uyguladık. Tecile başvuran işveren ve 4/b'li sigortalı çalışan sayısı 148 bin 984, tecil edilen borç tutarı 183,3 milyar lira, toplam tahsilat 7,5 milyar lira (ilk taksit miktarı). İşverenler ile çalışanların yanında olmaya, üretim ve istihdamı desteklemeye devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/sgk-borclarinda-1833-mily-926_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289794</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/idlibde-muhimmat-yuklu-arac-patlamasi-5-olu-10-yarali-289794</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İdlib'de mühimmat yüklü araç patlaması: 5 ölü, 10 yaralı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde mühimmat yüklü aracın infilak etmesi sonucu ilk belirlemelere göre 5 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İdlib'de mühimmat yüklü araç patlaması: 5 ölü, 10 yaralı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İdlib&#39;in doğusundaki Binniş&#39;te mühimmat yüklü araç henüz bilinmeyen nedenle infilak etti.</p><p>Patlamalar sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı, çevrede bulunan 2 araç yanarak kullanılamaz hale geldi.</p><p>Olay yerine ekiplerin sevk edildiği, yaralıların çevredeki hastanelere nakledildiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/balksz1-010920266d8d3d8a.jpg"/><p>Suriyeli yetkililer, patlamaya ilişkin henüz resmi açıklama yapmadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/idlibde-muhimmat-yuklu-ar-100_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289793</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/hilvanda-av-tufegi-kazasi-cocuk-hayatini-kaybetti-289793</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hilvan'da av tüfeği kazası: Çocuk hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde av tüfeğiyle oynarken kendini vuran çocuk, hayatını kaybetti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hilvan'da av tüfeği kazası: Çocuk hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırsal Ovacık Mahallesi&#39;nde Muhammed Haçım Şikak (10), evin yanındaki bir depoda ailesine ait olduğu değerlendirilen av tüfeğiyle oynamaya başladı.</p><p>Bu sırada silahın ateş alması sonucu yaralanan çocuk, ailesi tarafından Hilvan Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı.</p><p>İlk müdahalesinin ardından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne sevk edilen Şikak kurtarılamadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/hilvanda-av-tufegi-kazasi-643_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289792</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofestte-nukleer-teknoloji-icin-42-takim-finalde-289792</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST'te nükleer teknoloji için 42 takım finalde]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nda finale kalan 42 takım, Türkiye'nin nükleer teknoloji alanındaki geleceğine yönelik geliştirdikleri projelerle İstanbul'da yarışacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST'te nükleer teknoloji için 42 takım finalde]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmanın finalleri, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Küçükçekmece&#39;deki TENMAK yerleşkesinde yapılacak.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST kapsamında gerçekleştirilen yarışma, gençlerin nükleer enerji alanındaki teknik bilgi ve mühendislik becerilerini uygulamaya dönüştürmelerini hedefliyor.</p><p><b>- NÜKLEER TEKNOLOJİLERİN FARKLI ALANLARINDA PROJELER GELİŞTİRİLİYOR</b></p><p>Yarışma kapsamında gençler, modüler reaktörlerden araştırma reaktörlerine, nükleer yakıt ve atık yönetiminden pasif güvenlik sistemlerine, enerji çevrimlerinden nükleer enstrümantasyon ve kontrol sistemlerine kadar geniş bir alanda projeler geliştiriyor.</p><p>Yarışmacılar, temel kategoride kavramsal ve detay tasarım çalışmalarıyla nükleer reaktör teknolojilerine yönelik mühendislik çözümleri üzerinde çalışırken, sistem geliştirme kategorilerinde nükleer teknolojilerin farklı bileşenlerine odaklanıyor.</p><p>Uygulama kategorisinde ise yazılım ve robotik sistemler geliştiriliyor. Yazılım alanında nötronik ve ısıl-hidrolik analizler, yakıt performansı, kaza sonrası atmosferik dağılım ve doz hesaplamaları gibi konularda simülasyon yazılımları ve modülleri hazırlanıyor.</p><p>Robotik sistemlerde ise tesis işletme, bakım-onarım, boru içi inceleme ve kaza sonrası müdahale gibi süreçlerde kullanılabilecek fiziksel prototiplerin geliştirilmesi amaçlanıyor.</p><p><b>- 42 TAKIM FİNALE KALDI</b></p><p>Türkiye&#39;nin yanı sıra yurt dışında öğrenim gören üniversite öğrencileri, mezunlar ve özel sektör temsilcilerinden oluşan ekiplerin de başvurduğu yarışmaya, toplamda 193 takım ve 733 yarışmacı katıldı.</p><p>Değerlendirmelerin ardından 42 takım ve 293 yarışmacı final etabına katılmaya hak kazandı.</p><p>Final sürecinde takımlar projelerini jüri karşısında sunacak. Yazılım ve robotik kategorilerinde yarışmacılar, geliştirdikleri prototiplerin belirlenen teknik isterleri karşıladığını uygulamalı olarak gösterecek. Tasarım ve diğer rapor bazlı kategorilerde ise değerlendirmeler final sunumları üzerinden yapılacak.</p><p><b>- BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ 1 MİLYON 250 BİN LİRAYA ULAŞIYOR</b></p><p>Yarışmada detay tasarım kategorisinde birinci olan okul takımının bağlı bulunduğu üniversiteye, laboratuvar ve altyapı kurulumu amacıyla 15 milyon lira özel teşvik desteği sağlanacak.</p><p>Aynı kategoride birinci olan takım 1 milyon 250 bin, ikinci takım 550 bin, üçüncü takım ise 400 bin lira ödül kazanacak.</p><p>Kavramsal tasarım kategorilerinde birincilik ödülü 550 bin lira olarak belirlenirken, lisans öğrencilerine yönelik özel ödül kapsamında 200 bin lira verilecek. Sistem geliştirme ve uygulama kategorilerinin her birinde ise birinci olan takımlar 450 bin lira ödülün sahibi olacak.</p><p>Yarışmayla, gençlerin nükleer enerji teknolojilerine ilgisini artırmak, yerli ve milli çözümlerin desteklenmesi ve Türkiye&#39;nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda nükleer teknolojiler alanındaki yetkinliğini güçlendirmek amaçlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/teknofestte-nukleer-tekno-857_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289791</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/iran-disisleri-bakanligi-sozcusu-bekayi-silahli-kuvvetlerimiz-hicbir-saldiriyi-karsiliksiz-289791</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin çeşitli gerekçeler öne sürerek saldırgan eylemlerde bulunduğunu İran'ın ise hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD'nin Lark Adası'na yönelik saldırısının İran açısından yeni bir durum olmadığını belirtti.</p><p>&quot;Silahlı Kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmayacak.&quot; ifadelerini kullanan İranlı Sözcü, Washington yönetiminin aşırı taleplerde bulunmayı alışkanlık haline getirdiğini ve müzakere kavramını &quot;dikte&quot; ile karıştırdığını söyledi.</p><p><b>- İSLAMABAD MUTABAKATI'NIN AKIBETİ, MEVCUT KOŞULLARA GÖRE BELİRLENECEK</b></p><p>İslamabad'da ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan mutabakatın geçerli olup olmadığı sorusu üzerine Bekayi, &quot;ABD, mutabakat kapsamında taahhütlerini yerine getirmeyi kabul etti. Ancak imzadan yaklaşık 21-22 gün sonra bilinçli şekilde bu taahhüdü ihlal etti. Washington'un bu ağır ve kapsamlı ihlal nedeniyle hesap vermesi gerekir.&quot; dedi.</p><p>İran&#39;ın zamanın gerekleri ve mevcut koşulları dikkate alarak İslamabad sürecinin nasıl devam edeceğine karar vereceğini vurgulayan Bekayi, ABD'nin yaptırımları ve deniz ablukasının sürdüğünü, Washington'un ekonomik savaşı da tırmandırdığını kaydetti.</p><p>Bekayi ayrıca Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in İran ziyaretinin, Pakistan'ın dost ve komşu ülke olarak gerilimin azaltılmasına yönelik çabaları kapsamında gerçekleştiğini aktararak Münir'in İran'a ne olumlu ne de olumsuz bir mesaj getirdiğini söyledi.</p><p><b>- "KUH-E KELENG'DE NÜKLEER FAALİYET YÜRÜTMÜYORUZ"</b></p><p>İranlı Sözcü Bekayi, İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasındaki temasların olağan çerçevede sürdüğünü dile getirdi.</p><p>İran'ın Viyana'daki UAEA temsilciliğinin gerektiğinde Ajansın ilgili taraflarıyla görüştüğünü belirten Bekayi, ancak İran ile UAEA arasında yeni bir müzakere sürecinin bulunmadığını ifade etti.</p><p>Kuh-e Keleng bölgesindeki nükleer faaliyet iddialarına ilişkin ise Bekayi, &quot;Biz daha önce de bu bölgede nükleer faaliyet yürütmediğimizi söylemiştik.&quot; ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/iran-disisleri-bakanligi--972_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289790</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dugunlerine-saatler-kala-hayatlarini-kaybetmislerdi-genc-ciftin-olumunde-aci-gercek-ortaya-cikti-289790</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Düğünlerine saatler kala hayatlarını kaybetmişlerdi: Genç çiftin ölümünde acı gerçek ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Burdur'da düğünlerine saatler kala evlerinde ölü bulunan Ayşegül Maral ile Fatih Özaslan'ın ölüm nedeni belli oldu. İlk incelemede elektrik akımına kapıldıkları değerlendirilen genç çiftin, yapılan otopside karbonmonoksit gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Düğünlerine saatler kala hayatlarını kaybetmişlerdi: Genç çiftin ölümünde acı gerçek ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur'un Çavdır ilçesinde düğünlerine saatler kala evlerinde ölü bulunan Ayşegül Maral (20) ile Fatih Özaslan'ın (34) ölüm nedeni belli oldu. İlk incelemede elektrik akımına kapıldıkları değerlendirilen genç çiftin, yapılan otopside karbonmonoksit gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/24tv-010920264c736425.jpg"/><p>Olay, 25 Nisan günü Burdur'un Çavdır ilçesine bağlı Küçükalan köyünde meydana geldi. Akşam kınaları, ertesi gün ise düğünleri yapılacak olan Ayşegül Maral ile Fatih Özaslan, geceyi geçirmek üzere düğün sonrası oturacakları evlerine gitti. Sabah saatlerinde çiftten haber alamayan yakınları eve geldi. Yakınları tarafından evin banyosunda hareketsiz halde bulunan çift için 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Ayşegül Maral ve Fatih Özaslan'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma ekiplerinin evde yaptığı ilk incelemede, banyoda bulunan şofbenden kaynaklı elektrik akımına kapılmış olabilecekleri değerlendirilen çiftin cenazeleri morga kaldırıldı. Çiftin cenazeleri, işlemlerinin ardından toprağa verildi. Ayşegül Maral'ın cenazesi Adana'nın Ceyhan ilçesinde, Fatih Özaslan'ın cenazesi ise Küçükalan köyünde defnedildi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/c19300201-01092026d4bde943.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İLK BELİRLEME ELEKTRİK AKIMIYDI</b></p><p>Olayın ardından çiftin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazeleri İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yapılan otopsi incelemesinin sonuçlarıyla birlikte olayın ilk değerlendirmesinin aksine genç çiftin elektrik akımına kapılmadığı ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemede, Ayşegül Maral ve Fatih Özaslan'ın karbonmonoksit gazı zehirlenmesi nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/dugunlerine-saatler-kala--973_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289789</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kirklarelinin-luleburgaz-ilcesinde-yerli-hibrit-aycicegi-tohumlari-icin-tarla-gunu-duzenlendi-289789</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde yerli hibrit ayçiçeği tohumları için tarla günü düzenlendi]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda Trakya Tohum A.Ş. tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumları için Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Karamusul köyünde tarla günü etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde yerli hibrit ayçiçeği tohumları için tarla günü düzenlendi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karamusul köyündeki etkinliğe Kırklareli Valisi Uğur Turan, Lüleburgaz Kaymakamı Ayhan Işık, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Lüleburgaz Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Var, Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Trakya Tohum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar, sektör temsilcileri ve üreticiler katıldı. Programda konuşan Trakya Tohum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar, bölge üreticilerinin küresel pazarda söz sahibi yabancı firmalar yerine yüzde 100 yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumlarını tercih etmelerini beklediklerini ifade etti.  </p><p><b>"500 KİLODAN 115 TONA ULAŞTIK"</b></p><p>Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ise yerli ve milli tohum projesinin yaklaşık 8 yıl önce başladığını belirterek, "Yaklaşık 5 yıl Ar-Ge çalışmaları yaptıktan sonra 2021-2022 yıllarında Trakya'da hem deneme hem de üretim çalışmaları yaptık. 500 kilo üreterek başladığımız bu tohumu bu yıl 115 ton üreterek 20'den fazla ilimizde satış yaptık. 2026 yılında ise 100 bin dönüm arazide 4 bin paket ayçiçeği tohumumuzun ekimi gerçekleştirildi" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/27/aycicegikirklarelia2-27082026a75e5761.jpg"/><p><b>"TOHUM TARIMSAL BAĞIMSIZLIĞIMIZIN TEMELİDİR"</b></p><p>Vali Uğur Turan'da yerli ve milli tohumculuk çalışmalarının Türkiye tarımı açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Tohumun yalnızca tarımsal üretimin bir girdisi olmadığını belirten Turan, "Tohum; gıda güvenliğimizin, tarımsal bağımsızlığımızın ve millî üretim gücümüzün temelidir. Kendi tohumunu geliştiren ülkeler, tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltırken iklim değişikliği, kuraklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlar karşısında da daha güçlü ve dirençli bir konuma ulaşmaktadır" ifadelerini kullandı.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/07/07/aycicegiyagiaa245642-0707202611455ae2.jpg"/><p>Trakya Tohum A.Ş.'nin kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Turan, şirket tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli ve milli SUN 2259 CL ve SUN 1734 CL hibrit ayçiçeği çeşitlerinin üretiminin 2021 yılında 3,5 tonla başladığını, 2025 yılı sonunda ise 100 ton seviyesine ulaştığını kaydetti.  </p><p>Konuşmaların ardından Vali Turan ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Şahin biçerdövere binerek ayçiçeği hasadına eşlik etti.  </p><p>Üreticilerle çekilen hatıra fotoğrafıyla program sona erdi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/kirklarelinin-luleburgaz--197_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289788</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mersin-silifkede-motosiklet-kazasi-1-olu-289788</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mersin Silifke'de motosiklet kazası: 1 ölü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Mersin'in Silifke ilçesinde bahçeye yuvarlanan motosikletin sürücüsü yaşamını yitirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mersin Silifke'de motosiklet kazası: 1 ölü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haşim Diniz&#39;in kullandığı 33 KEA 73 plakalı motosiklet, D-400 kara yolunun Keben Mahallesi yakınında erik bahçesine yuvarlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360782.jpg"/><p>İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p><p>Kazada yaralanan Diniz, ambulansla kaldırıldığı Silifke Devlet Hastanesi&#39;nde hayatını kaybetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360783.jpg"/><p>Diniz&#39;in cenazesi morga konuldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/mersin-silifkede-motosikl-271_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289787</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/besiktas-fenerbahce-maci-hazirliklarina-basladi-289787</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Fenerbahçe maçı hazırlıklarına başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında deplasmanda Fenerbahçe ile oynayacağı derbinin hazırlıklarına ara vermeden yaptığı antrenmanla başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Beşiktaş, Fenerbahçe maçı hazırlıklarına başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde Teknik Direktör Vincenzo Italiano'nun yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Dünkü maçta forma giyen futbolcular, salonda rejenerasyon çalışması yaparak günü tamamladı. Diğer futbolcular ise U19 Takımı ile 15'er dakikalık dört devreden antrenman maçı oynadı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/besiktas-fenerbahce-maci--249_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289786</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/markalarin-yeni-vitrini-haritalar-bogazici-teknopark-girisimi-truemap-50den-fazla-markayi--289786</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Markaların yeni vitrini haritalar: Boğaziçi teknopark girişimi Truemap 50'den fazla markayı dijital dünyada yönetiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Boğaziçi Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren teknoloji girişimi Truemap, 18 ayda 50'den fazla markanın binlerce lokasyonunu dijital haritalarda yönetmeye başladı. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Markaların yeni vitrini haritalar: Boğaziçi teknopark girişimi Truemap 50'den fazla markayı dijital dünyada yönetiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Google, Yandex ve Apple başta olmak üzere 16'dan fazla platformla entegre çalışan girişim, yapay zeka destekli teknolojisiyle markaların dijital lokasyon bilgilerini tek merkezden yönetmesini sağlıyor.</p><p><b>Markaların yeni  vitrini artık haritalar</b></p><p>Bir  mağazanın, restoranın, banka şubesinin ya da sağlık kuruluşunun müşterileriyle  ilk temas noktası artık yalnızca fiziksel mağazası değil. Tüketiciler bir  işletmeye gitmeden önce konumunu, çalışma saatlerini, iletişim bilgilerini ve  kullanıcı yorumlarını çoğu zaman dijital haritalar üzerinden kontrol ediyor. Bu  nedenle haritalarda yer alan yanlış veya güncel olmayan bir bilgi, işletmeler  açısından yalnızca bir görünürlük sorunu değil, doğrudan müşteri kaybına  dönüşebiliyor.</p><p>Tam da bu  değişen ihtiyaca odaklanan Truemap, Boğaziçi Teknopark ekosisteminde  geliştirdiği teknolojiyle markaların dijital lokasyonlarını yönetmelerini  kolaylaştırıyor. Kuruluşundan bu yana geçen 18 ayda Yapı Kredi, ING, TEB, KFC,  DHL eCommerce, Acıbadem ve Memorial'ın da aralarında bulunduğu 50'den fazla  markaya ulaşan girişim, binlerce lokasyonun dijital haritalardaki bilgilerinin  yönetimini tek merkezde topluyor.</p><p><b>16'dan fazla  platformda tek merkezden yönetim</b></p><p>Truemap'in  geliştirdiği myTruemap platformu, Google Haritalar, Yandex Haritalar, Yandex  Navigasyon, Apple Haritalar ve Meta'nın da aralarında bulunduğu 16'dan fazla  platformla entegre çalışıyor. Böylece yüzlerce hatta binlerce şubeye sahip  markaların farklı platformlardaki konum, adres, çalışma saatleri ve diğer  işletme bilgilerinin ayrı ayrı takip edilmesi yerine tek merkezden  yönetilebilmesi sağlanıyor.</p><p>Platform,  yalnızca bilgilerin güncellenmesine değil, lokasyonların dijital görünürlüğünün  ve doğruluğunun takip edilmesine de odaklanıyor. Yapay zeka destekli altyapı;  işletme bilgilerinin kontrol edilmesi, müşteri yorumlarının yönetilmesi ve  lokasyon performansının analiz edilmesi gibi süreçlerde markalara destek  oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/1-01092026b468ec53.jpg"/><p><b>Yapay zeka,  haritalardaki görünürlüğün de parçası oluyor</b></p><p>Yapay zekâ  destekli arama deneyiminin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte işletmelerin dijital  dünyadaki görünürlüğü de yeni bir boyut kazanıyor. Tüketicilerin yalnızca  klasik arama motorlarında değil, yapay zeka destekli araçlarda da işletme ve  hizmet önerileri aramaya başlaması, markaların dijital bilgilerinin doğru,  güncel ve tutarlı olmasını daha önemli hale getiriyor.</p><p>Truemap bu  dönüşümün, işletmelerin dijital lokasyon verilerinin yönetiminden geçtiğine  dikkat çekiyor. Girişimin yapay zeka destekli altyapısı, farklı platformlarda  yer alan bilgilerin tutarlılığını takip ederken markaların lokasyon bazında  dijital performanslarını da ölçebiliyor.</p><p><b>Boğaziçi  Teknopark ekosisteminden global hedefe</b></p><p>Truemap'in  büyüme hikayesi, Türkiye'de gelişen teknoloji girişimciliği ekosisteminin de  dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Boğaziçi Teknopark  bünyesinde faaliyet gösteren girişim, kısa sürede bankacılıktan sağlığa,  perakendeden lojistiğe kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren markalarla  çalışmaya başladı.</p><p>Truemap,  Türkiye'de oluşturduğu müşteri ve teknoloji altyapısını önümüzdeki dönemde  uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Girişimin 2027 yılı sonuna kadar  100 bin lokasyonu yönetme hedefi bulunurken, uzun vadeli hedefi ise Türkiye'den  çıkan, dijital lokasyon yönetimi alanında küresel ölçekte rekabet eden yeni  nesil bir teknoloji şirketi olmak.</p><p>Truemap  Kurucu Ortağı <strong>Serhan  Ok</strong>, markaların tüketiciyle kurduğu ilk temasın giderek dijital  ortama taşındığına dikkat çekerek, <i>"İnsanlar artık bir işletmeyi yalnızca  kapısından değil, haritasındaki profilinden de tanıyor. Bu nedenle markaların  dijital haritalardaki varlığı yeni bir vitrin haline geliyor. Biz de markaların  yüzlerce lokasyondaki bu yeni vitrinini, farklı platformlarda doğru, güncel ve  görünür tutmalarını sağlıyoruz. Boğaziçi Teknopark ekosisteminde  geliştirdiğimiz bu teknolojiyle Türkiye'de başladığımız yolculuğu global  pazarlara taşımayı hedefliyoruz"</i> dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/2-0109202615b654d5.jpg"/><p>Kurucu Ortak <strong>Semih  Yıldırım</strong> ise dijital haritalardaki bilgilerin sürekli  değiştiğini belirterek, <i>"Haritalarda yer alan bir adres, çalışma saati veya  konum bilgisindeki küçük bir hata bile tüketicinin yanlış yönlendirilmesine  neden olabiliyor. Truemap olarak bu değişimleri takip ediyor, hatalı bilgilerin  düzeltilmesine ve markaların farklı platformlarda tutarlı bir dijital varlığa  sahip olmasına yardımcı oluyoruz. Yapay zekâ destekli arama deneyiminin  yaygınlaşmasıyla birlikte doğru ve güvenilir lokasyon verisinin önemi daha da  artacak"</i> ifadelerini kullandı.</p><p><b>Hedef 2027'de  100 bin lokasyon</b></p><p>Kurumsal  dijital lokasyon yönetimi alanında Türkiye'den global pazara açılmayı  hedefleyen Truemap, büyüme planları doğrultusunda 2027 yılı sonuna kadar 100  bin lokasyonu yönetmeyi hedefliyor. Girişim, farklı sektörlerdeki zincir  markaların yanı sıra banka şubeleri ve ATM ağları, akaryakıt istasyonları,  oteller ve kamu hizmet noktaları gibi geniş bir lokasyon ekosistemine ulaşmayı  planlıyor.</p><p>Boğaziçi  Teknopark çatısı altında geliştirdiği teknolojiyle markaların dijital dünyadaki  "yeni vitrini" olan haritaları daha doğru, görünür ve güvenilir hale getirmeyi  amaçlayan Truemap, Türkiye'den doğan teknoloji girişimlerinin global ölçekte  rekabet edebileceği yeni alanlardan birine odaklanıyor.</p><p><b>Truemap  Hakkında</b></p><p>Truemap,  zincir işletmelerin dijital haritalardaki ve yerel arama kanallarındaki  varlıklarını tek platform üzerinden yönetmelerini sağlayan, yapay zeka destekli  bir teknoloji girişimidir. Boğaziçi Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren girişimin  myTruemap platformu; Google Haritalar, Yandex Haritalar, Yandex Navigasyon,  Apple Haritalar ve Meta'nın da aralarında bulunduğu 16'dan fazla platformla  entegre çalışmaktadır. Platform; işletme bilgilerinin yönetimi, müşteri  yorumlarının takibi, lokasyon doğruluğu ve lokasyon bazlı performans analitiği  gibi süreçleri tek merkezde toplamaktadır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/markalarin-yeni-vitrini-h-328_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289785</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-adli-yil-acilis-toreninde-konusma-yapti-289785</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Adli Yıl Açılış Töreninde konuşma yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Adli Yıl Açılış Töreninde konuşma yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu.</p><p class="MsoNormal"><strong>Cumhurbaşkanı  Yardımcısı Yılmaz</strong><strong>'ın </strong><strong>açıklamalarından  satırbaşları:</strong><strong></strong></p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/canli-cumhurbaskani-yardi-437_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289784</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ticaret-bakani-bolat-tarimsal-uretimimiz-ikinci-ceyrekte-yuzde-133-buyudu-289784</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bu sene muhteşem bir yıl tarım ve gıda sektörü için. Harika yağışlar aldık ve tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü. Büyümemizin dinamosu, lokomotifi haline geldi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: Tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı "Foodist İstanbul"un açılış töreni, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>Açılışta konuşan Bakan Bolat, fuarda 561 yerli ve 76 yabancı katılımcının olduğunu belirterek, 70 binden fazla ziyaretçinin beklendiğini, 10 holde düzenlenen fuara gerek yurt içinden gerekse yurt dışından ziyaretçilerin ve katılımcıların ilgisinin yoğun olduğunu dile getirdi.</p><p>Bolat, 3-5 Eylül'de Haliç Kongre Merkezi'nde dünyanın önde gelen e-ticaret pazar yerlerini bir araya getirecek olan İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesinde (IGEXX 2026) de Çin ve Japonya'dan pazar yerlerinin temsilcilerinin, gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren üretici firmalarla bir araya geleceğini söyledi.</p><p>Söz konusu pazar yerlerinin temsilcilerinin de yarın Foodist Fuarı'nı ziyaret edeceklerini belirten Bolat, "Randevular bakanlık yetkililerimiz tarafından ayarlandı. Bu da Foodist Fuarı'na bir bonus oldu." diye konuştu.</p><p>Bolat, üç sektörün hiçbir zaman yok olmayacağını ifade ederek, bu sektörleri gıda, tekstil ve inşaat olarak sıraladı ve gıda sektörünün en stratejik sektörlerin başında olduğundan bahsetti.</p><p>Pandemi, savaş ve kriz dönemlerinde gıda sektörünün kritik önem taşıdığından bahseden Bolat, "Bu dönemlerde hükümet olarak gerekli tedbirleri hemen aldık. Gübre ithalatındaki vergileri sıfıra indirdik ve antrepolardaki gübrelerin yerli kullanıma açılmasını sağladık. Tarım için çok önemli olan gübre konusunda aldığımız bu tedbirler ve diğer tedbirlerle bu önemli, büyük krizlerin piyasalarımıza ve halkımıza yansımasını engellemiş olduk. Mazot çok önemli bir girdi. Eşel mobil sistemiyle hükümetimiz 500 milyar liralık, bu zor şartlarda ilave sübvansiyon yaparak enerji fiyatlarının dünyadaki büyük çalkantı kadar artmasını engellemiş oldu." diye konuştu.</p><p>Bolat, Türkiye'nin tarım, sanayi ürünleri ve hizmet sektöründeki başarısıyla dünyada büyük oyunculardan birisi haline geldiğini ifade ederek, artık Türk ürünlerinin kaliteyi ve yüksek teknolojiyi sembolize ettiğini dile getirdi.</p><p>Bu yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran dönemi) ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarına değinen Bolat, "Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüme gösterdi. Dünya ekonomisinin sıkıntılı bir süreçten geçtiği, dünya ticaretinin ticaret savaşları nedeniyle daraldığı bir ortamda bu büyüme ılımlı ve Türkiye ekonomisinin bölgemizdeki savaşlara rağmen, dünya ekonomisindeki çalkantılara, dünya ticaretindeki korumacılık rüzgarlarına rağmen başarılı olduğunu göstermektedir." açıklamalarında bulundu.</p><p>Bolat, temmuz ayına ilişkin iş gücü istatistiklerine değinerek işsizlik oranının yüzde 8,1 olarak gerçekleştiğini ve işsiz sayısının 3 milyonun altında olduğunu ve bu durumun istikrarlı bir tabloya işaret ettiğini söyledi.</p><p>Ağustos ayına ilişkin ihracat rakamlarını iki gün sonra Ankara'da açıklayacaklarını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye, tarım, gıda ve işlenmiş gıda sektöründe dış ticaret fazlası veren bir ülke. Geçen yıl yaklaşık 11 milyar dolardı ve 2002'de 3 milyar dolar tarım ihracatından geçen yıl 32,5 milyar dolar tarım ihracatına yükseldi. Yaklaşık 10 katına yakın bir artış gerçekleşti. Bu bizim tarımda kendi kendine yeterli olan dünyadaki sayılı ülkelerden biri olmamızın eseridir. Burada olağanüstü dönemlerde savaş, doğal afet, felaket gibi kural dışı oyunlar olduğunda, haksız ticaret, fahiş fiyat gibi durumlar ortaya çıktığında da devlet olarak, bakanlıklar olarak düzenleyici, denetleyici ve gerektiğinde idari cezaları uygulayıcı fonksiyonlarımızı da çekinmeden gerçekleştiriyoruz. Hem üreticimiz kazansın hem tüketicimiz kazansın, asıl olan bu."</p><p>"Geçen yıl gerçekten çok meşakkatli, zor bir yıldı. Önce şubat ve nisanda iki tane, tarihin en şiddetli don felaketlerini yaşadık. Hazirandan başlayıp sonbaharın sonuna kadar çok şiddetli bir kuraklık felaketi yaşadık." ifadelerini kullanan Bolat şöyle devam etti:</p><p>"Buna rağmen tarımda üretimimizin genel boyutlarını korumayı başardık. Halkımızın ihtiyaçlarını karşılamayı ve hatta ihracat yapmayı da başardık. Bu sene muhteşem bir yıl tarım ve gıda sektörü için. Harika yağışlar aldık ve tarımsal üretimimiz ikinci çeyrekte yüzde 13,3 büyüdü. Büyümemizin dinamosu, lokomotifi haline geldi. Yüzde 2,3'lük ikinci çeyrek büyümenin 0,5 puan katkı direkt tarım ve gıda sektöründen geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, vatandaşımız istikrarlı bir şekilde tüketimini elde edebilsin, makul fiyatlarda ürün alabilsin diye büyük mücadele veriyor. Aynı zamanda fazla üretimimizi ihraç etmek için mücadele veriyoruz. İklim şartları bozuluyor, dünya konjonktürü jeopolitik gerilimler oluyor; bu zamanda ne yapıyoruz? İçeride dengeler bozulmasın diye dış ticaret kararları almak zorunda kalıyoruz ve bunları da Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı olarak koordineli şekilde yapıyoruz."</p><p><b>"GIDA VE TARIMDA TEKNİK ENGELLER ÇIKARAN ÜLKELERLE TİCARET DİPLOMASİSİ YAPIYORUZ"</b></p><p>Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı'nın fuarlara verdiği desteklerden bahsederek, Turquality projesinde 24, marka projesinde de 24 firma olmak üzere 48 firmanın ihracat desteği aldığını söyledi.</p><p>Gıda ve tarımda teknik engeller çıkaran ülkelerle ticaret diplomasisi yaptıklarını ve pazarları açmaya gayret ettiklerini ifade eden Bolat, "Bazı ürünlerde Kanada, Filipinler, Çin ve Endonezya gibi pazarlarda önemli kazanımlar elde ettik. Körfez ülkelerinin hiçbirine pandemiden dolayı kanatlı ürün satamıyorduk. Ticaret diplomasisi sayesinde bu sınırlar ortadan kaldırıldı. Çin'e bakanımız gitti, orada yine kanatlı ürünlerle ilgili bir pazar anlaşması yapıldı. Bunlar olumlu gelişmelerdi." açıklamalarında bulundu.</p><p>Bolat, bu yıl 56 fuara milli katılım, 200 fuara da bireysel katılım destekleri sağladıklarını, 6 yurt içi fuara destekler verildiğini kaydederek, ihracatçıya sunulan destekleri anlattı.</p><p>Bakan Bolat, kurdele kesiminin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgiler aldı.</p><p>Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ve bünyesinde bulunan İstanbul, Güneydoğu Anadolu, Ege, Akdeniz, Karadeniz, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) desteğiyle hayata geçirilen fuar, Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup işbirliğiyle düzenleniyor.</p><p>Yurt içi ve yurt dışından firmaların yer aldığı fuarın, 120 bin metrekare sergileme alanında 150 ülkeden yaklaşık 70 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.</p><p>Fuarda, 60 odak ülkeden 2 binin üzerinde iş insanından oluşan VIP alım heyetleri yer alıyor. B2B görüşme programı, Foodist Forum ve Foodist Show Kitchen gibi etkinliklerin düzenleneceği fuar, 4 Eylül Cuma gününe kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ticaret-bakani-bolat-tari-161_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289783</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/samsun-carsamba-havalimani-yeni-terminal-binasinin-temeli-3-eylulde-atilacak-289783</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Samsun Çarşamba Havalimanı yeni terminal binasının temeli 3 Eylül'de atılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Samsun Çarşamba Havalimanı'nda yapımı planlanan yeni iç ve dış hatlar terminal binasının temelinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla 3 Eylül Perşembe günü atılacağı bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Samsun Çarşamba Havalimanı yeni terminal binasının temeli 3 Eylül'de atılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni terminal binası projesi kapsamında havalimanında hazırlıklar sürerken, proje alanında son incelemeler gerçekleştirildi. Yatırıma yönelik çalışmalar ve temel atma töreni öncesindeki hazırlıklar yerinde değerlendirildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/=Y.S7UVGPUtKbA5WnUpS_EZG3EVKnYdG7IJafYdKbEJG7YZa3YVC_EVaHEZWDQ9W7UFWzYNWnU1KbQ9az.jpg"/><p>Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Tekkeköy Kaymakamı ve Vali Yardımcısı Vekili Enver Hakan Zengince ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının müdür ve temsilcileri Samsun Çarşamba Havalimanı'nı ziyaret etti.  </p><p>Heyet, yeni terminal binasının mevcut durumunu inceleyerek 3 Eylül'de gerçekleştirilecek temel atma töreni öncesinde yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Tamamlandığında bölgenin hava ulaşım kapasitesine katkı sağlaması ve yolcu konforunu artırması beklenen yeni terminal binasının, Samsun'un hava yolu ulaşımındaki potansiyelini de güçlendirmesi hedefleniyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/=EpKXUVafUBWjEVKXUpKHEZGrYNKnYdG_Q9GPYdS7ENS7YZa3YJGnENGDYZKHIRafUtWjYRWPU1KbQ9az.jpg"/><p>Temel atma töreni öncesinde havalimanındaki hazırlıkların tamamlanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/samsun-carsamba-havaliman-464_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289782</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/milli-futbolcu-deniz-gul-galatasaray-icin-istanbula-geldi-289782</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:23:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Milli futbolcu Deniz Gül, Galatasaray için İstanbul'a geldi]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın transfer görüşmelerinde bulunduğu Portekiz ekibi Porto'nun santrforu milli futbolcu Deniz Gül, İstanbul'a geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Milli futbolcu Deniz Gül, Galatasaray için İstanbul'a geldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali&#39;ne özel uçakla gelen 22 yaşındaki golcüyü, burada sarı-kırmızılı kulübün yetkilileri ile taraftarlar karşıladı.</p><p>Havalimanı çıkışında açıklamalarda bulunan Deniz, &quot;Çok mutluyum. Çok heyecanlıyım. Bir an önce takıma ve taraftarımıza kavuşmak istiyorum. Benim için önemli olan şu an burada olmak. Şu an buradayım ve buna odaklandım.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/aw77919701-01092026106b1189.jpg"/><p>Basın mensuplarına poz veren genç santrfor, Galatasaray taraftarına &quot;üçlü&quot; çektirdi ve daha sonra özel araçla havalimanından ayrıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/aw77919702-01092026e498370e.jpg"/><p>Deniz Gül&#39;ün sağlık kontrolleri ve transfer görüşmelerinin tamamlanmasının ardından sarı-kırmızılı kulüp ile sözleşme imzalaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/milli-futbolcu-deniz-gul--375_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289781</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/katar-hurmuz-bogazi-krizine-cozum-icin-arabuluculuk-calismalari-devam-ediyor-289781</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Katar: Hürmüz Boğazı krizine çözüm için arabuluculuk çalışmaları devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Hürmüz Boğazı krizinin bir an önce çözülmesi gerektiğini ve boğazın açılması için arabuluculuk çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Katar: Hürmüz Boğazı krizine çözüm için arabuluculuk çalışmaları devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ensari, başkent Doha&#39;da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmeler ile ABD-İran müzakereleri ve İsrail'in, Gazze&#39;deki ateşkes anlaşmasına rağmen saldırgan tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br></p><p>Hürmüz Boğazı krizinin çözümsüz kalmasının gerilimi artıracağını dile getiren Ensari, &quot;Hürmüz Boğazı krizi bir an önce çözülmeli. Bölgedeki bu kriz uluslararası bir krizdir ve müzakerelere yeniden dönülmesini sağlamak için diğer arabulucularla birlikte çalışıyoruz." dedi.<br></p><p>Katar'ın, Umman ve Pakistan ile bölgedeki gerilimi düşürmeye yönelik tedbirler konusunda görüşmelerini sürdürdüğünü belirten Ensari, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin devam etmesinden herkesin zarar göreceğini tekrarladı.<br></p><p>Ensari, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin Tahran ziyareti sırasında bölge ülkelerine ve İran'a Hürmüz Boğazı'nın açılması ve gerilimin düşürülmesinin önemini vurguladığını aktardı.<br></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/hrmzokgem-01092026ca2fcc4d.jpg"/><p><b>- "İSRAİL BÖLGEDE YENİ BİR GERÇEKLİK DAYATMAK İSTİYOR"</b></p><p>Katar, Mısır ve Türkiye&#39;nin Gazze'deki ateşkes anlaşmasının uygulanması için koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatan Ensari, ancak İsrail'in uyarılara rağmen Gazze'deki saldırılarına devam ettiğini söyledi.<br></p><p>İsrail'in Gazze'deki ateşkes planını uygulama konusundaki olumsuz tutumuna ve uluslararası kamuoyu ile hukuku dinlemeyen tavırlarına rağmen arabulucuların sürecin ilerletilmesi konusunda kararlı olduğunu belirten Ensari, tarafların üzerinde mutabık kaldığı ateşkes planının eksiksiz uygulanması için İsrail'e, uluslararası kamuoyunun baskı yapması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>İsrail'in tehlikeli adımlarının bölge için yüksek risk oluşturduğunu ve bunun kabul edilemez olduğunu dile getiren Ensari, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşananları yakından takip ettiklerini belirtti.</p><p>Ensari, İsrail'in bölgedeki gerilimi kullanarak yeni bir gerçeklik dayatmaya çalıştığını belirterek, uluslararası toplumun buna karşı koyması gerektiğini kaydetti.</p><p>İsrail'in sadece Filistin ve Lübnan'da değil Suriye'de de yeni bir gerçeklik oluşturmaya çalıştığı uyarısında bulunan Ensari, "İsrail artık bütün bölge için tehlikeli bir aktör haline geldi. İsrail, bölgede yeni bir gerçeklik dayatmak istiyor, bunun farkındayız ve bunu engellemek için uluslararası toplum bir an önce harekete geçmeli." ifadelerini kullandı.</p><p>Ensari, İsrail'in ihlallerinden dolayı hesap vermesi gerektiği yönündeki çağrılarını da yineledi.</p><p><b>- "KÖRFEZ ÜLKELERİ DAHA GÜÇLÜ KOORDİNASYONA SAHİP"</b></p><p>Katar'ın bölgedeki krizlerin çözümü için diplomatik çabalara öncelik verdiğini dile getiren Ensari, Körfez bölgesinin daha önceki krizleri daha güçlü bir ekonomik yapı ve daha yoğun koordinasyon sayesinde atlattığını söyledi.</p><p>Bölgesel güvenlik ve Hürmüz Boğazı konusunda Körfez ülkeleri arasında sürekli koordinasyon bulunduğunu belirten Ensari, gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlarla kolektif şekilde mücadele edilmesi için Körfez ülkelerinin liderleri arasındaki koordinasyonun aralıksız sürdüğünü kaydetti.<br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/katar-hurmuz-bogazi-krizi-505_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289780</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/yapay-zeka-universitelerde-egitim-anlayisini-degistiriyor-el-yazisi-odevler-geri-donebilir-289780</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka üniversitelerde eğitim anlayışını değiştiriyor! El yazısı ödevler geri dönebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[MIT, üniversitelerde yapay zeka kullanımının eğitim ve değerlendirme yöntemlerini kökten değiştirdiğini vurguladı. Kurumun yeni raporu, sözlü sınavlar ve el yazısı ödevlere dönüşün gündemde olduğunu gösteriyor. Akademik kültürde yaşanan bu değişim, öğrenciler ve öğretim üyeleri için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka üniversitelerde eğitim anlayışını değiştiriyor! El yazısı ödevler geri dönebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen üniversitelerinden MIT, üniversitelerde yapay zeka kullanımının akademik hayatı ve değerlendirme yöntemlerini derinden etkilediğini açıkladı. Kurumun hazırladığı yeni rapora göre, yapay zeka araçlarının gelişimiyle birlikte öğrencilerin yazılı ödevlerinde ve sınavlarda özgünlük sorunu büyüyor. MIT'nin özel komitesi, modern yapay zeka uygulamalarının lisans düzeyindeki hemen her yazılı görevi kolaylıkla yanıtlayabildiğine dikkat çekti. Bu durum, öğretim üyelerinin öğrencilerin gerçek bilgi seviyesini ölçmesini güçleştiriyor ve üniversiteleri değerlendirme sistemlerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor.</p><h3>MIT: "Sözlü sınavlar ve el yazısı ödevler geri dönüyor"</h3><p>Rapor, üniversitelerde yapay zeka kullanımının yalnızca teknolojinin yasaklanmasıyla çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. MIT, daha fazla sözlü sınav, el yazısı makaleler ve sınıf içi tartışmalar gibi yöntemlerin yeniden gündeme geldiğini belirtiyor. Ayrıca, öğrencilerin aktif katılımını gerektiren pratik çalışmaların önem kazandığı vurgulanıyor. Bu değişiklikler, üniversitelerin yapay zeka ile mücadelede kapsamlı ve çok yönlü bir yaklaşım geliştirmesini gerektiriyor. MIT'nin önerileri, eğitim sürecinde daha şeffaf ve adil değerlendirme sağlama amacını taşıyor.</p><h3>Yapay zeka akademik kültürü dönüştürüyor</h3><p>MIT'nin raporunda, yapay zekanın üniversite yaşamında köklü değişikliklere yol açtığı da vurgulanıyor. Öğretim üyelerine yapılan birebir ziyaretlerin azaldığı, çevrimiçi tartışmalara katılımın düştüğü ve yüz yüze çalışma gruplarının sınırlandığı belirtiliyor. Bu gelişmeler, yapay zekanın yalnızca sınav ve ödev süreçlerini değil, aynı zamanda tüm akademik kültürü ve öğrenci-öğretim üyesi ilişkilerini de etkilediğini gösteriyor. MIT'nin uyarısı, üniversitelerde yapay zeka ile başa çıkmak için geleneksel yöntemlere dönüşün kaçınılmaz hale geldiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde, eğitimde yapay zeka etkisinin daha da artacağı öngörülüyor.</p><p>Sonuç olarak, MIT'nin dikkat çekici raporu, üniversitelerde yapay zeka kullanımının hem eğitim hem de akademik kültür üzerinde dönüştürücü bir etki yarattığını ortaya koyuyor. Bu gelişmeler, üniversitelerin değerlendirme sistemlerinde köklü değişikliklerin gündeme gelmesine neden oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yapay-zeka-universitelerd-325_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289779</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ram-krizinde-umut-isigi-cin-yapay-zeka-belleginde-acigi-kapatmaya-yaklasiyor-289779</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[RAM krizinde umut ışığı! Çin, yapay zeka belleğinde açığı kapatmaya yaklaşıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli bellek üreticisi CXMT, HBM3E üretimine başlayarak yerel yarı iletken sektöründe önemli bir eşiği geçti. Şirketin bu adımı, Çin'in yapay zeka alanındaki bağımsızlığını güçlendirecek ve küresel bellek pazarındaki rekabeti artıracak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[RAM krizinde umut ışığı! Çin, yapay zeka belleğinde açığı kapatmaya yaklaşıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin merkezli ChangXin Memory Technologies (CXMT), HBM3E bellek üretimine geçerek ülkenin yarı iletken endüstrisinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. Şirketin küçük miktarlarda da olsa HBM3E üretimine başlaması, özellikle yapay zeka hızlandırıcılarında kullanılan bu ileri teknoloji belleğin Çin'de ilk kez yerli olarak üretilmesi anlamına geliyor. CXMT'nin attığı bu adım, ABD'nin ihracat kısıtlamaları altında Çin'in kritik teknolojilerde dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından büyük önem taşıyor. Şirketin 2027 yılına kadar HBM3E üretimini ciddi ölçüde artırmayı planladığı belirtiliyor. Sektör kaynakları, CXMT'nin bu hamlesinin küresel RAM pazarındaki krizin hafifletilmesine de katkı sağlayabileceğini vurguluyor.</p><h3>CXMT: '2027'de üretim kapasitemizi büyüteceğiz'</h3><p>HBM3E bellek, günümüzde yapay zeka alanında kullanılan en gelişmiş teknolojilerden biri olarak öne çıkıyor. Birden fazla bellek yongasının üst üste istiflenmesiyle elde edilen bu sistem, işlemciye çok yakın konumlandırılarak yüksek bant genişliğinde veri aktarımı sağlıyor. CXMT'nin HBM3E üretimine başlaması, Nvidia Blackwell gibi ileri nesil AI işlemcilerinin ihtiyaç duyduğu bellek altyapısının Çin'de karşılanabilmesi açısından kritik bir adım. Şirketin üretimi henüz sektörün devleri olan Samsung, SK Hynix ve Micron'un kitlesel üretim seviyesine ulaşmasa da, 2027 itibarıyla kapasite artışı hedefleniyor. Bu gelişme, Çin'in yerli üretimle teknoloji açığını kapatma yolunda attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Çinli teknoloji devleri CXMT'nin HBM3E belleğini test ediyor</h3><p>ABD'nin HBM ihracatına getirdiği kısıtlamalar nedeniyle, Çinli şirketler uzun süredir ileri düzey bellek teknolojilerine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. CXMT'nin HBM3E üretimi, bu açıdan stratejik bir öneme sahip. Alibaba'nın T-Head birimi ve Cambricon gibi yerel teknoloji devlerinin, CXMT'nin ürettiği HBM3E bellekleri kendi işlemcilerinde test ettiği bildiriliyor. Testlerin başarıyla sonuçlanması halinde, bu bellekleri kullanan ürünlerin 2027'de piyasaya çıkması bekleniyor. Ancak CXMT'nin önünde halen zorlu bir yol bulunuyor; küresel rakipler HBM4'e geçiş yaparken, şirketin üretim verimliliği konusunda iyileştirmeler yapması gerekiyor. Tüm bu gelişmeler, Çin'in yarı iletken alanında kendi kendine yeterlilik hedefinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, CXMT'nin HBM3E üretimindeki ilerlemesi, Çin'in teknolojik bağımsızlık yolculuğunda önemli bir aşama olarak öne çıkıyor. Şirketin 2027'ye kadar üretim kapasitesini artırma hedefi, hem yerel pazarda rekabeti hareketlendirecek hem de küresel bellek tedarik zincirinde Çin'in rolünü güçlendirecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ram-krizinde-umut-isigi-c-838_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289778</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/ps5-sahiplerine-mujde-100den-fazla-canli-kanal-artik-ucretsiz-289778</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[PS5 sahiplerine müjde! 100'den fazla canlı kanal artık ücretsiz]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Sony, PlayStation 5 kullanıcıları için Amerika Birleşik Devletleri'nde 100'den fazla kanal sunan ücretsiz Canlı TV hizmetini devreye aldı. PS5 sahipleri, ek bir abonelik gerektirmeden spor, dizi, film ve haber içeriklerine erişebilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[PS5 sahiplerine müjde! 100'den fazla canlı kanal artık ücretsiz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sony, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki PlayStation 5 kullanıcılarına yönelik yeni bir hizmeti hayata geçirdi. Şirket, PS5 sahiplerinin ek bir ücret ödemeden 100'den fazla canlı televizyon kanalına ve isteğe bağlı içeriklere ulaşabileceği Canlı TV platformunu devreye aldığını açıkladı. Hizmet, şu an için yalnızca ABD'de aktif durumda ve kullanıcılar, PlayStation 5'in Medya sekmesinden kolayca erişim sağlayabiliyor. Sony, bu adımla oyun konsolunu çok yönlü bir eğlence merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.</p><h3>Sony: 'PS5 Canlı TV ile ücretsiz içerik dönemi başladı'</h3><p>PS5'te sunulan Canlı TV hizmeti, FAST (Reklam Destekli Ücretsiz Akış Televizyonu) modeliyle çalışıyor. Bu sayede kullanıcılar, ayrı bir uygulama indirmeden ve PlayStation Plus aboneliğine ihtiyaç duymadan doğrudan platform üzerinden yayınlara ulaşabiliyor. İçerikler arasında Sony Pictures Television'ın yanı sıra Lionsgate, FOX, NBC ve Crunchyroll gibi büyük medya şirketlerinin kanalları yer alıyor. Filmler, diziler, anime, spor ve güncel haberler, reklam destekli olarak ücretsiz şekilde izlenebiliyor. Hizmetin lansmanında The Walking Dead, Community, Hell's Kitchen gibi popüler diziler, Naruto ve Sailor Moon gibi anime yapımlar ile FOX Sports ve NBC Sports Now gibi spor kanalları öne çıkıyor.</p><h3>PS5 Canlı TV, ABD'den sonra Kanada ve diğer ülkelere açılacak</h3><p>Sony, Canlı TV hizmetinin düzenli olarak yeni kanallar ve içeriklerle güncelleneceğini duyurdu. Şirketin açıklamasına göre, ilk etapta ABD'de başlatılan platformun önümüzdeki dönemde Kanada'ya ve daha sonra diğer ülkelere de açılması hedefleniyor. Ancak şu an için Avrupa ve Yunanistan'daki PS5 kullanıcılarının beklemesi gerekecek, çünkü hizmetin Kuzey Amerika dışındaki çıkış tarihi henüz netlik kazanmadı. Sony, küresel genişleme planları üzerinde çalıştıklarını belirtirken, kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda servisin kapsamını artırmayı amaçlıyor. PS5 Canlı TV, oyun konsolunun eğlence olanaklarını zenginleştirerek, kullanıcılara her an erişilebilir, çeşitli ve ücretsiz içerik sunma iddiasını güçlendiriyor.</p><p>Sonuç olarak, Sony'nin ABD'de başlattığı PS5 Canlı TV hizmeti, oyun konsolunu klasik bir eğlence cihazının ötesine taşıyor. Şirket, bu yenilikçi adımla kullanıcı deneyimini geliştirmeyi ve platformun küresel erişimini artırmayı planlıyor. PS5 sahipleri, gelişmeleri yakından takip ederek, Canlı TV'nin yeni içerik ve ülkelerle genişlemesini bekliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/ps5-sahiplerine-mujde-100-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289777</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yapay-zeka-teror-tehdidini-buyutebilir-mi-abd-istihbaratindan-dikkat-ceken-uyari-289777</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:11:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yapay zeka terör tehdidini büyütebilir mi? ABD istihbaratından dikkat çeken uyarı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi, yapay zeka teknolojisinin teröristler ve düşman gruplar tarafından tehlikeli silahlar geliştirmek için kullanılabileceği uyarısında bulundu. Komite, mevcut güvenlik önlemlerinin yetersiz kalabileceğine dikkat çekerek, ABD istihbarat topluluğuna acil önlem çağrısı yaptı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yapay zeka terör tehdidini büyütebilir mi? ABD istihbaratından dikkat çeken uyarı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi, yapay zeka teknolojisinin teröristlerin ve diğer düşman unsurların elinde ciddi bir tehdit haline gelebileceği uyarısında bulundu. Komite tarafından hazırlanan yeni raporda, "Siyah Kuğu" olarak adlandırılan öngörülemeyen yapay zeka risklerine karşı istihbarat teşkilatlarının daha hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı. Raporda, yapay zekanın kötü niyetli aktörler tarafından ölümcül saldırılar planlamak ve daha gelişmiş silahlar üretmek için kullanılabileceği belirtilerek, mevcut önlemlerin hızla gelişen bu teknolojiye karşı yetersiz kalabileceğinin altı çizildi. Komite, ABD'nin 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümüne yaklaşırken, benzer bir istihbarat zafiyetinin tekrar yaşanmaması için kapsamlı tedbirler alınmasını istedi.</p><h3>Temsilciler Meclisi Komitesi: 'Yapay zeka teröristlerin elinde ölümcül olabilir'</h3><p>Komitenin raporunda, özellikle büyük dil modellerinin, terörist grupların kitle imha silahları üretme ve kullanma kapasitesini artırabileceği vurgulandı. Uzmanlar, yapay zekanın biyolojik veya kimyasal silah üretiminde bilgi sağlayabileceği ve bu bilgilerin kötü niyetli aktörlerin erişimine açılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Komite üyeleri Rick Crawford, Jim Himes, Elise Stefanik ve Josh Gottheimer tarafından kaleme alınan raporda, ABD istihbarat topluluğunun yapay zekanın potansiyel tehditlerine karşı daha proaktif davranması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, yapay zeka laboratuvarlarının, modellerin tehlikeli bilgilere ulaşmasını engelleme çabalarına rağmen, teknolojinin hızla gelişmesi nedeniyle bu çabaların yetersiz kalabileceği uyarısı yapıldı.</p><h3>ABD istihbaratına çağrı: 'Gelişmiş yapay zeka önlemleri hızlandırılmalı'</h3><p>Komite, istihbarat kurumlarına ABD'nin düşmanlarının önüne geçebilmek için gelişmiş yapay zeka yeteneklerini sorumlu şekilde ve hızlıca devreye sokma çağrısı yaptı. Raporun yazarları, toplanan verilerin analizinde ve erken uyarı sistemlerinde güvenli yapay zeka araçlarına yatırım yapılmasının kritik olduğunu belirtti. Bu yatırımların titiz testler, insan gözetimi, gizlilik ve sivil özgürlüklerin korunmasıyla desteklenmesi gerektiğinin altı çizildi. Komite, ABD'nin 11 Eylül'den bu yana karşılaştığı en karmaşık ve tehlikeli tehdit ortamıyla yüz yüze olduğunu kaydetti. Ayrıca, mevcut güvenlik sistemlerinde önemli açıklar bulunduğu ve bu zafiyetlerin giderilmesi için kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğu belirtildi.</p><p>Yapay zeka teknolojisinin hızla gelişmesi, ABD'de yasa yapıcıları ve güvenlik yetkililerini yeni düzenlemeler ve önlemler konusunda zorlu kararlarla karşı karşıya bırakıyor. Komite raporunda, ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit eden yapay zeka kaynaklı risklere karşı daha kararlı ve bütüncül adımlar atılması gerektiği vurgulandı. 11 Eylül saldırılarının yıldönümü yaklaşırken, benzer bir istihbarat açığının tekrar yaşanmaması için tüm kurumların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği ifade edildi. Komite, ulusal güvenliğin korunması için yapay zeka alanında kapsamlı denetimler ve yatırımlar yapılmasının önemine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yapay-zeka-teror-tehdidin-777_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289776</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/cumhurbaskani-erdogan-putin-ve-lukasenkodan-samimi-gorusme-289776</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Lukaşenko'dan samimi görüşme]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ŞİÖ Zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile gayriresmi bir görüşme gerçekleştirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Lukaşenko'dan samimi görüşme]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızıstan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında liderlerle bir araya geliyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile gayriresmi görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Üç liderin görüşmesinin samimi bir havada geçtiği objektiflere yansıdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/cumhurbaskani-erdogan-put-335_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289775</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-goktas-terorsuz-turkiyede-sehirlerimiz-yeni-yatirimlarla-buyuyecek-289775</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Terörsüz Türkiye'de şehirlerimiz yeni yatırımlarla büyüyecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Terörsüz Türkiye, milletimizin ortak iradesidir. Yarım asırlık terörü inşallah bitirmeye yönelik çok kıymetli bir adımı biz sahada çalışmalarımızla desteklemeye devam ediyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Göktaş: Terörsüz Türkiye'de şehirlerimiz yeni yatırımlarla büyüyecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programlara katılmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ile Muş&#39;a gelen Göktaş, Vali Avni Çakır, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AK Parti İl Başkanı Melik Emre ve MHP İl Başkanı Osman Yüce tarafından karşılandı.</p><p>Valilik şeref defterini imzalayan Göktaş, kentteki çalışmalara ilişkin Çakır&#39;dan bilgi aldı.</p><p>Göktaş, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen hafta Malazgirt Zaferi&#39;nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kabine üyelerinin katılımıyla kutlandığını hatırlattı.</p><p>Geçen yıl temmuzda da Muş&#39;u ziyaret ettiklerini belirten Göktaş, 13 ay sonra yapılan çalışmaları değerlendirmek ve yapılacak çalışmaları ele almak için ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p>Şehit aileleriyle bir araya geldiklerini, özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde şehit aileleri ve gazilerle vefa buluşmaları gerçekleştirdiklerini aktaran Göktaş, Muş&#39;ta ikinci toplantılarını da bugün düzenlediklerini ifade etti.</p><p>Vali Avni Çakır ile kentteki yatırımları değerlendirme imkanı da bulduklarını ifade eden Göktaş, &quot;Geçen yıl sözünü verdiğimiz Çocuk Evleri Sitemizin inşallah bugün temelini atacağız. Diğer yandan engelli ailelerimize yönelik çok önemli bir çalışmayı hayata geçireceğiz. Engelsiz Gündüzlü Engelsiz Yaşam Merkezimizin açılışını Muş&#39;a kazandıracağız. Böylelikle ailelerimiz, engelli çocuklarını gündüz rahat bırakabileceği, güvenle emanet edebileceği ve sosyalleşmesine imkan tanıyan merkezin açılışını yapacağız. Bugün kadınlara yönelik çok önemli bir çalışmamız olacak. Kadın Girişimci Eğitim Tırı&#39;mız bugün Muş&#39;ta. Onu da ziyaret edeceğiz.&quot; diye konuştu.</p><p>Hem çocuklara yeni imkanlar sunacaklarını hem de kadınların emeğine güç katacaklarını vurgulayan Göktaş, engellilerin sosyal hayata katılımına destek olacaklarını belirtti.</p><p><b>- "AİLELERİN VE KADINLARIN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDİYORUZ"</b></p><p>Cumhurbaşkanı&#39;nın liderliğinde sosyal devlet anlayışını her haneye ulaştırdıklarını dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Son 24 yılda sadece Muş&#39;a 21,4 milyar liralık yatırım ve destek sunduk. 22 kuruluşumuzla Muşlu kardeşlerimize hizmet sunuyoruz. Geçtiğimiz yıl temmuzda Çocuk Evleri Sitemizin müjdesini vermiştik. Bugün de inşallah 50 kapasiteli kuruluşumuzun temelini atacağız. Yakın zamanda da inşallah açmak nasip olsun. 30 kapasiteli Engelli Aktif Yaşam Merkezimizi açacağız. Engelli kardeşlerimizin sosyal hayata katılımını güçlendirecek bu çalışmayı da Muş&#39;a kazandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Diğer yandan 7 Aile Destek Merkezi ve 6 kadın kooperatifiyle beraber ailelerin ve kadınların yanında yer almaya devam ediyoruz. Muş&#39;un her ilçesinde sosyal hizmet merkezimiz var. Bunu da gerçekten çok önemsiyoruz. Sosyal hizmet anlayışımızı, devletin şefkat elini her hanemize ulaştıran bir anlayışla hareket ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın liderliğinde her vatandaşımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesi kapsamında da Muş&#39;ta 1619 çocuğumuza ödeme gerçekleştiriyoruz. Ocak ayından bugüne 110,6 milyon liralık kaynak aktardık.&quot;</p><p>AK Parti hükümetleri döneminde 2006&#39;da başlatılan evde bakım yardımıyla engelli ve yaşlı yakınlarına bakan vatandaşların yanında olduklarına dikkati çeken Göktaş, bu kapsamda Muş&#39;ta 4 bin 614 aileye aylık 15 bin 755 lira ödeme yaptıklarını ve ocak ayından bu yana 489,6 milyon lira kaynak aktardıklarını vurguladı.</p><p><b>- "AİLE VE GENÇLİK FONU'NU HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Ulusal Vefa Programı&#39;yla engelli ve yaşlılara evlerinde günlük yaşam becerileri konusunda destek olduklarını, bu kapsamda 1320 yaşlı ve engelliye yardımcı olduklarını kaydeden Göktaş, şöyle konuştu:</p><p>&quot;Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mız geçtiğimiz yılı Aile Yılı olarak ilan etmişti. Bu kapsamda yürüttüğümüz çok önemli çalışmalar oldu. Aileyi güçlendiren ve aile bağlarını kuvvetlendiren, farkındalığı artıran pek çok çalışma başlattık. Aile kurumunu korumak ve desteklemek üzere Türkiye genelinde 19 binin üzerinde program ve faaliyet düzenledik. Bunların 113&#39;ünü Muş&#39;ta başlatmıştık. Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mızın vizyonuyla yine Aile ve Gençlik Fonu&#39;nu hayata geçirdik. Bu fon yer altı zenginliklerimizin yüzde 20&#39;sini gençlerimizin geleceğine yatırım yapıyor. Bu kapsamda da Aile ve Gençlik Fonu&#39;na başvuran 3 bin 166 Muşlu genç kardeşimiz oldu. Türkiye genelinde de 302 bin 972 genç çiftimiz başvurdu. Projeden faydalanan 197 çiftimizden 201 çocuğumuz dünyaya geldi. 193 çiftimizin de tek çocuğu, dört çiftimizin de ikiz çocuğu var. Proje kapsamında yuva ve evlat sahibi olan ailelerimizin kredisini bir yıl erteliyoruz. İki çocuğu olanların da kredisini tamamen hibe ediyoruz.&quot;</p><p><b>- "DOĞUM YARDIMLARIMIZIN KAPSAMINI GENİŞLETMİŞTİK"</b></p><p>Gelecek dönemde aileyi koruyan ve güçlendiren çalışmaları sürdüreceklerini söyleyen Göktaş, &quot;Doğum yardımlarımızın kapsamını genişletmiştik. Bu kapsamda 2025&#39;ten itibaren doğan her çocuğa bir destek sunuyoruz. Toplam faydalanıcısı Türkiye genelinde 1 milyon 248 bin 863 annemize doğum yardımı desteği sunduk. Muş&#39;ta ise 9 bin 302 annemiz bu destekten faydalandı. Toplam ödememiz Türkiye genelinde 25 milyar lira. Muş&#39;ta ise 254,3 milyon lira kaynak aktardık. İkinci ve sonraki çocuklar için düzenli bir ödeme hayata geçirmiştik. İki ve sonraki çocuklar için her ay, çocuklar beş yaşını tamamlayana kadar aylık bir ödeme gerçekleştiriyoruz. Türkiye genelinde 731 bin 644, Muş&#39;ta da 6 bin 551 annemiz düzenli ödemeden faydalanıyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p><b>- "TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE ŞEHİRLERİMİZ YENİ YATIRIMLARLA BÜYÜYECEK"</b></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın güçlü iradesiyle kararlı bir süreç yürüttüklerini vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:</p><p>&quot;Hiç şüphe yok ki teröre karşı en güçlü kalemiz ailedir. Sağlam aile yapımız milli birliğimizin dayanağıdır. Aile güçlendikçe toplum güçlenir. Zira terör en çok ailelere, milletimizin huzuruna zarar verdi. Terörsüz Türkiye sürecinde bizler sahada çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Terörsüz Türkiye, milletimizin ortak iradesidir. Yarım asırlık terörü inşallah bitirmeye yönelik çok kıymetli bir adımı biz sahada çalışmalarımızla desteklemeye devam ediyoruz. Ailelerimiz için huzur demek Terörsüz Türkiye, çocuklarımız için güvenli bir gelecek demek Terörsüz Türkiye. Ailelerimizin birliği, beraberliği, güçlü Türkiye&#39;ye ulaşma hedeflerini var gücümüzle birlikte kurmaya yönelik çok kıymetli bir adımdır.&quot;</p><p>Sabah şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldiklerini, bu süreçle ilgili yürüttükleri çalışmaları paylaştıklarını anlatan Göktaş, vefa buluşmalarının kendileri için çok değerli olduğunu ifade etti.</p><p><b>Göktaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</b></p><blockquote>"Terörsüz Türkiye'de şehirlerimiz yeni yatırımlarla büyüyecek, üretim artacak, istihdam genişleyecek. Ülkemizin refahını tüm Türkiye'ye daha da yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Muş, bu yürüyüşün öncü şehirlerinden biri olacak. Malazgirt'ten miras kalan bu birlik ruhu, sürece kuvvet katacak. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde tüm imkanlarımızı ülkemizin refahı için seferber etmeye inşallah devam edeceğiz."</blockquote><p>Göktaş&#39;a, ziyaretinde İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay da eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bakan-goktas-terorsuz-tur-953_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289774</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-turkiyenin-ve-komsularimizin-guvenligi-bizim-icin-es-degerlidir-289774</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Türkiye'nin ve komşularımızın güvenliği bizim için eş değerlidir]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Biz Türkiye'de kendi güvenliğimizi komşularımızın güvenliğinden de ayrı görmüyoruz. Türkiye'nin güvenliği ne kadar önemliyse komşularımızın güvenliğini de aynı ölçüde önemli ve değerli görüyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi: Türkiye'nin ve komşularımızın güvenliği bizim için eş değerlidir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360263.jpg"/><p>Resmi ziyarette bulunmak üzere Gürcistan&#39;ın başkenti Tiflis&#39;e gelen Çiftçi, mevkidaşı Sulkhan Tamazaşvili tarafından törenle karşılandı.</p><p>Gürcistan İçişleri Bakanlığındaki ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından Çiftçi ve Tamazaşvili, ortak basın toplantısı düzenledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360255.jpg"/><p>Çiftçi, bugün Gürcistan&#39;da olmaktan, mevkidaşı Tamazaşvili ile görüşmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.</p><p>İki ülkenin tarihi ve köklü geçmişe sahip stratejik ortak olduğunu belirten Çiftçi, &quot;Heyetler arası görüşmelerimizi gerçekleştirdik ve bu çerçevede iki ülke arasındaki, Türkiye ile Gürcistan arasındaki işbirliği alanlarını karşılıklı olarak değerlendirmiş olduk. Biz Türkiye&#39;de kendi güvenliğimizi komşularımızın güvenliğinden de ayrı görmüyoruz. Türkiye&#39;nin güvenliği ne kadar önemliyse komşularımızın güvenliğini de aynı ölçüde önemli ve değerli görüyoruz.&quot; diye konuştu. </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360256.jpg"/><p>Zaman zaman Türkiye&#39;de suç işleyen yeni nesil suç örgütü mensuplarının da kimlikle geçiş kolaylığından faydalanarak Gürcistan&#39;a geldiğini ve burada barındıklarını bildiklerini dile getiren Çiftçi, &quot;Bundan dolayı da onlar nasıl suç işlerken sınır ötesini aşıyorlarsa, sınırı aşarak buraya geliyorlarsa biz de ilişkilerimizi sınır aşarak daha da geliştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Çiftçi, ziyaretlerinin hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, şunları söyledi:</p><p>&quot;Bugüne kadar Gürcistan makamlarıyla yapmış olduğumuz işbirliği ve güç birliği neticesinde toplamda 866 kişinin ülkemize iadesi ve sınır dışı işlemleri gerçekleştirildi. Sadece bu yıl ülkemize iadesi sağlanan kişi sayısı 438. Bu da karşılıklı işbirliğimizin ne kadar kıymetli ve anlamlı olduğunu gösteriyor. Bundan dolayı da Sayın İçişleri Bakanına teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Bu kıymetli işbirliğinin artarak devam etmesini diliyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360257.jpg"/><p>Yeni nesil suç örgütlerinin hem Türkiye&#39;de hem de başka ülkelerde güvenlik ve huzur ortamını ciddi manada tehdit ettiğine dikkati çeken Çiftçi, &quot;Bunlar sınır tanımayan, dijital teknolojilerden beslenen ve karmaşıklaşan yapıları nedeniyle de ülkeler açısından ciddi manada tehditler oluşturuyor.&quot; dedi. </p><p>Bakan Çiftçi, hiçbir ülkenin bu sorunla tek başına baş edemeyeceğini vurgulayarak, karşılıklı ve operasyonel işbirliğinin artırılması gerektiğini bildirdi.</p><p>Bu örgütlerin bir yandan siber dolandırıcılık, bir yandan uyuşturucu ticareti, iş yeri kurşunlama, haraç isteme, tehdit ve silahlı saldırı gibi eylemler gerçekleştirdiklerini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Gürcistan&#39;a yaptığımız bu yüksek düzeyli ziyaretimiz de hem işbirliğimizi hem de güç birliğimizi daha da artırma noktasında, ben bugüne kadar vermiş oldukları kıymetli desteklerden dolayı Sayın İçişleri Bakanına, değerli mevkidaşıma bir kez daha teşekkür ediyorum. Bundan sonra da bu kıymetli işbirliğinin devam etmesini niyaz ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360259.jpg"/><p>Türkiye olarak bundan sonra da bu tür ziyaretlerimizin devam edeceğini ifade etmek istiyorum. Bu ziyaret ilkti, Gürcistan&#39;a verdiğimiz değerin de bir yansıması olarak. Bundan sonra da inşallah sırayla Yunanistan&#39;a, Almanya&#39;ya, İtalya&#39;ya benzer ziyaretlerimiz olacak. Benzer taleplerimizi, işbirliğimizi bu ülkelerle de geliştirmiş olacağız.&quot;</p><p><b>- "BU MUTABAKAT ZAPTIYLA BERABER İŞBİRLİĞİ DAHA DA ARTACAK"</b></p><p>Mustafa Çiftçi, &quot;Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan&#39;la Gürcistan Başbakanı arasında bir ortak iradenin olduğunu görüyoruz. Stratejik ortaklık olduğunu söylemiştim. Biz bu iradeyi daha da güçlendirmek istiyoruz.&quot; ifadesini kullanarak, İçişleri Bakanlığı olarak bunu sahaya daha kuvvetli bir şekilde yansıtmak istediklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360260.jpg"/><p>Bundan dolayı da Gürcistan makamlarıyla yaptıkları bu temasların gelecek günlerde diğer ülkelerle de olacağını, onlara da benzer ziyaretler gerçekleştireceklerini aktaran Çiftçi, şunları kaydetti: </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360262.jpg"/><p>&quot;Polis Akademilerimiz arasında da bugün bir mutabakat zaptı imzalayacağız. Polis Akademisi Başkanımız da burada. Bugüne kadar hem Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız ve Sahil Güvenlik Komutanlığımız tarafından Gürcü öğrencilere yönelik olarak birtakım eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmişti. Bundan sonra inşallah bu mutabakat zaptıyla beraber bu işbirliğinin daha da artacağını ifade etmek istiyorum. Var olan Ortak Temas Merkezi&#39;nin seviyesinin daha da güçlendirilmesini, hukuki bir temele oturtulması da bugünkü gündem maddelerimizden birisi.&quot;</p><p>Çiftçi, bugünkü ziyaretlerinden güzel gelişmeler beklediklerini yineleyerek, &quot;Misafirperverliklerinden dolayı Sayın Bakan&#39;a tekrar teşekkür ediyorum. En kısa zamanda da kendisini Türkiye&#39;de ağırlamaktan, misafir etmekten, ilişkilerimizi daha da geliştirmekten, derinleştirmekten memnuniyet duyacağımızı ifade ediyorum.&quot; dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360259.jpg"/><p><b>- "KONTROL MEKANİZMALARINI DAHA DA GÜÇLENDİRMEK MÜHİM"</b></p><p>Gürcistan İçişleri Bakanı Tamazaşvili de Çiftçi ve heyetine, Gürcistan&#39;ı ziyaret etmeleri ve verimli görüşmeler gerçekleştirmeleri dolayısıyla teşekkür ederek, &quot;Bugün Gürcistan ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kolluk alanındaki mevcut önemli işbirliği konularını ele alıp, bu işbirliğinin daha da derinleştirilmesi için somut yönler belirlemiş olmaktan memnuniyet duyuyorum. Türkiye Cumhuriyeti, Gürcistan için önemli bir stratejik ortaktır. Ülkelerimiz uzun yıllara dayanan dostluk, iyi komşuluk ilişkileri ve çok yönlü işbirliği deneyimiyle birbirine bağlıdır.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Görüşmede, iki ülkenin kolluk birimleri arasındaki mevcut işbirliğinin daha da derinleştirilmesi hususunda hazır olduklarını bir kez daha teyit ettiklerine dikkati çeken Tamazaşvili, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Deneyim paylaşımı açısından, Gürcistan İçişleri Bakanlığı için Türk tarafıyla işbirliği, bilhassa organize suç, yasadışı göç, siber suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, acil durum yönetimi ve devlet sınırlarının korunması hususlarında büyük önem taşımaktadır. Bir yandan vatandaşlarımızın iki ülke arasında serbest ve güvenli dolaşımı bizim için önemlidir, diğer yandan ise yasadışı göç ve diğer sınır aşan suç türlerine karşı kontrol mekanizmalarını daha da güçlendirmek mühimdir. İkili görüşmede, uluslararası hukuki işbirliğine de özel önem gösterdik. Aranan şahıslar meselesini, bu yöndeki işbirliğinin güçlendirilmesini ve ilgili hukuki mekanizmaların etkin kullanımını ele aldık. Bu süreçte polis ataşeleri önemli bir rol oynamaktadır ve onların katılımı ve günlük faaliyetleri, birimlerimiz arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine daha da katkıda bulunmaktadır. Yaptıkları çalışmalar için kendilerine teşekkür etmek istiyorum.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42360261.jpg"/><p>Tamazaşvili, bu doğrultuda mesleki gelişim ve deneyim paylaşımının da önemine vurgu yaparak, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Bugün Gürcistan İçişleri Bakanlığı Polis Akademisi ile Türkiye Polis Akademisi arasında bir eğitim işbirliği mutabakat zaptının imzalanması kaydedilmesi gereken bir husustur. Bu anlaşmanın, mesleki eğitim ve bu konudaki deneyim paylaşımı doğrultusunda işbirliğimizi daha da güçlendireceğine inanıyorum. Bugünkü resmi ziyaret, Gürcistan ile Türkiye arasında güvenlik alanındaki işbirliğinin sonuç odaklı ve karşılıklı güvene dayalı olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Gelecekte de bu işbirliğini aktif olarak sürdürmeye ve ülkelerimizin güvenliği ile vatandaşlarımızın korunmasına ilişkin zorlukların üstesinden birlikte gelmeye hazırız. Gürcistan ziyaretleri ve verimli işbirlikleri için Türk mevkidaşıma ve heyet üyelerine bir kez daha teşekkür ederim. Gürcistan ile Türkiye İçişleri Bakanlıkları arasındaki yakın koordinasyonun gelecekte de devam edeceğine ve daha da güçleneceğine inanıyorum.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bakan-ciftci-turkiyenin-v-545_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289773</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/pasinyan-azerbaycan-ve-turkiye-ile-devletlerarasi-iletisim-kanallarini-acmak-uzere-calisiyoruz-289773</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Paşinyan: Azerbaycan ve Türkiye ile devletlerarası iletişim kanallarını açmak üzere çalışıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan ve Türkiye ile devletlerarası iletişim kanallarını açmak üzere çalıştıklarını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Paşinyan: Azerbaycan ve Türkiye ile devletlerarası iletişim kanallarını açmak üzere çalışıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paşinyan, Kırgızistan&#39;ın başkenti Bişkek&#39;te düzenlenen &quot;Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) +&quot; formatındaki toplantıya katıldı.</p><p>Toplantıda konuşan Paşinyan, uluslararası toplumda dünyanın çok kutuplu olması gerektiğini, istikrar ve barışın sağlanmasında neredeyse tek güvenilir yolun bu olduğunu belirtti.</p><p>Paşinyan, küçük bir devlet olan Ermenistan&#39;ın çok kutuplu bir dünyanın şekillenmesine &quot;dengelenmiş ve dengeleyici dış politika&quot; olarak adlandırdıkları çok kutuplu bir dış politika izleyerek katkı sunduğunu ifade etti.</p><p>Yürüttükleri bu politikanın temel amacının Ermenistan&#39;ın egemenliğini ve bağımsızlığını korumak ve güçlendirmek olduğunu vurgulayan Paşinyan, komşu ülkelerle ilişkilerini de değerlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/a08987b2acc442d5a699-01092026c915ca15.jpg"/><p>Ermenistan Başbakanı Paşinyan, &quot;İran ve Gürcistan ile dostane ilişkilerimizi derinleştirmenin yanı sıra, diğer iki komşumuz Azerbaycan ve Türkiye ile devletlerarası ilişkiler kurma yolunda ilerliyoruz. Bu durum, 8 Ağustos 2025&#39;te ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın desteği ve katılımıyla Ermenistan ile Azerbaycan arasında sağlanan barış sayesinde daha somut bir hal almıştır. Şimdi Azerbaycan ve Türkiye ile devletlerarası iletişim kanallarını açmak üzere çalışıyoruz.&quot; şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/03599be775414377aa2b-010920263bf5e30b.jpg"/><p>&quot;Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası&quot;na (TRIPP) da değinen Paşinyan, &quot;TRIPP, sadece Hazar Denizi&#39;ni Akdeniz&#39;e bağlayarak Doğu&#39;dan Batı&#39;ya değil, aynı zamanda Basra Körfezi&#39;ni Karadeniz&#39;e bağlayarak Güney&#39;den Kuzey&#39;e de yeni ulaşım imkanları sunacaktır. Dolayısıyla projenin hayata geçirilmesinden bölgedeki tüm ülkeler fayda sağlayacaktır.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/pasinyan-azerbaycan-ve-tu-103_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289772</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/finlandiya-israil-ile-savunma-anlasmasini-gizlice-uzatti-289772</link>
      <pubDate>2026-09-01T15:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Finlandiya, İsrail ile savunma anlaşmasını gizlice uzattı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'nın İsrail ile savunma işbirliği anlaşmasını, Gazze'de soykırımın devam ettiği 2024'te kamuoyuna duyurmadan imzaladığı ve 2034'e kadar uzattığı belirtildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Finlandiya, İsrail ile savunma anlaşmasını gizlice uzattı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkede yayın yapan YLE haber ajansının savunma kaynaklarına dayandırdığı haber, Finlandiya&#39;nın İsrail&#39;e savunma işbirliği anlaşmasının uzatılması teklifiyle gittiğini ve anlaşmanın &quot;gizlice&quot; Gazze&#39;de soykırımın devam ettiği 2024&#39;te 10 yıllığına uzatıldığını ortaya koydu.</p><p>Finlandiya&#39;nın İsrail ile 2034&#39;e kadar uzattığı savunma işbirliğinin, savunma araştırmaları ve geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra askeri malzeme tedariki ve savunma sanayisindeki işbirliğini kapsadığı ifade edildi.</p><p><b>- "TARİHİ BİR UTANÇ"</b></p><p>Muhalefet, anlaşmanın uzatılmasının kamuoyuna duyurulmamasına tepki göstererek, Gazze&#39;de soykırımın devam ettiği bir dönemde İsrail ile savunma işbirliğinin uzun vadeli olarak genişletilmesini ve kararın gizlenmesini eleştirdi.</p><p>Yeşiller Partisi Genel Başkanı Sofia Virta, hükümetin bu kararını &quot;tarihi bir utanç&quot; şeklinde niteledi.</p><p>Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen, yaptığı bir açıklamada, İsrail ile savunma işbirliğinin uzatılmasının olağan bir durum olduğunu savunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/finlandiya-israil-ile-sav-698_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289771</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/sanliurfada-teknofest-guneydogu-hazirliklari-suruyor-289771</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da TEKNOFEST Güneydoğu hazırlıkları sürüyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, kentte 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu hazırlıklarını inceledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Şanlıurfa'da TEKNOFEST Güneydoğu hazırlıkları sürüyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vali Şıldak, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, TEKNOFEST Güneydoğu hazırlıklarının sürdüğünü belirtti.</p><p>Şıldak, Şanlıurfa GAP Havalimanı&#39;nda düzenlenecek festivalin alan çalışmalarını 2. Ordu Komutanı Korgeneral Gültekin Yaralı ve TEKNOFEST Genel Sekreteri Mehmet Ali Nart ile yerinde incelediklerini ifade etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42359373.jpg"/><p><b>Çalışmalara katılan kurumlarla süreci değerlendirdiklerini aktaran Şıldak, şunları kaydetti:</b></p><p>&quot;Çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayacak olan festivalin en iyi koşullarda gerçekleşmesi için hazırlık çalışmaları ve planlamaları özenle sürdürüyoruz. TEKNOFEST, yerli ve milli teknoloji ile güçlenen savunma sanayimizin geldiği aşamayı göstererek hepimize bu gururu yaşatacak. TEKNOFEST aynı zamanda Şanlıurfa&#39;nın tanıtımına büyük katkı sağlayacak, birlik ve beraberlik içinde bir bütün olarak yüksek kapasitesini ortaya koyacak, şehrin enerjisini yükseltecek.&quot;</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/42359374.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/sanliurfada-teknofest-gun-960_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289770</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-gurlek-yargi-hizmetlerinde-hedef-sure-uygulamasi-etkinligi-artacak-289770</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Yargı hizmetlerinde hedef süre uygulaması etkinliği artacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alo Adalet 135 hattının hayat geçirildiğini ifade ederek, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları ile birlikte hedef süre uygulamasının etkinliğinin artacağını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek: Yargı hizmetlerinde hedef süre uygulaması etkinliği artacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, bugün itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde faaliyete geçen 'Alo Adalet 135'in Adalet Bakanlığı'nda bulunan çağrı merkezini ziyaret edip, Ankara Batı Adliyesindeki Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürosunun açılışını yaptı.  </p><p>Çağrı merkezini ziyaret eden Bakan Gürlek, Alo Adalet 135 çağrı merkezinde görevli personelle bir araya geldi.  </p><p>Gecikmelerin nedenlerini tespit ederek çözüm odaklı adımlar atılacağını vurgulayan Bakan Gürlek, "Alo Adalet hattının hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor; yeni hizmet modelimizin ülkemize, milletimize ve adalet camiamıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi  </p><p>Çağrı merkezinde göreve başlayan personele başarılar dileyen Bakan Gürlek, "Size güveniyoruz burada önemli olan vatandaşın mağduriyetini gidermek. Vatandaşın şu an davaların uzun sürmesinden ve sürüncemede kalmasından memnuniyetsizliği var. Buradaki hakim arkadaşlarımızın da hassasiyet göstermesi gerekiyor. HSK'nın da gerekirse hakim ile ilgili devreye girip işlemi yapması lazım" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/31/42352952.jpg"/><p><b>"VATANDAŞ MUHATAP BULACAK"</b></p><p>'Alo Adalet 135' tanıtımının yapıldığını hatırlatan Bakan Gürlek, "Vatandaş aradığı zaman muhatap bulacak. Vatandaşa dönüş de olacak" ifadelerini kullandı.  </p><p>Bakan Gürlek personele başarı dileğinde bulundu  </p><p>Eğitim alan 'Alo Adalet 135' personeli ile iş akışı hakkında sohbet eden Bakan Gürlek, vatandaşlarla sabır ve özenle ilgilenmenin önemine vurgu yaptı. Bakan Gürlek, çağrı merkezinde görev yapan personelin bu hassas görevi en iyi şekilde yerine getireceğine inandığını belirtti.  </p><p><b>YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLİĞİ BÜROSUNUN AÇILIŞINI YAPTI</b></p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha sonra Ankara Batı Adliyesini ziyaret ederek, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürosunun açılışını yaptı. Açılışın ardından Bakan Gürlek, hakim ve savcılarla bir araya geldi.  </p><p>Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi'nde önemli adımlar attıklarını belirterek, "Şu an bizim için en önemli konu yargının hızlandırılması" ifadelerini kullandı.  </p><p>Vatandaşların en çok davaların geç bitmesi ve dosyaların sürüncemede kalmasından dert yandığını dile getiren Bakan Gürlek, "Şu an bizim en önemli konu yargının hızlandırılması. Biliyorsunuz 12. Yargı Paketi'nde özellikle yargının hızlandırılması için önemli adımlar attık. İnşallah ekim ayında da paketin bir kısmı daha gelecek. Orada da bazı yasal düzenlemeler yapacağız. Sağ olsun HSK'mız da yasal düzenleme haricinde gereken adımları atıyor" dedi.  </p><p><b>"GEREKSİZ OLARAK DOSYAYI UZATICI İŞLEMLER YAPMAYALIM"</b></p><p>Kendisinin de uygulamadan gelen bir bakan olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, yargılamaların uzun sürmemesi için yapılan çalışmaları önemsediğini vurgulayarak, "Gereksiz olarak dosyayı uzatıcı işlemler yapmayalım" tavsiyesinde bulundu.  </p><p>Bakan Gürlek davaların uzamasına sebep olan bilirkişi uygulamasıyla ilgili 12. Yargı Paketi'nde düzenleme yapıldığını hatırlattı.  </p><p><b>"KARARIN UZUN SÜRMESİ MAĞDURİYET OLUŞTURUYOR"</b></p><p>Bakan Gürlek, yargı sisteminin her zaman birbirini kontrol ettiğini ifade ederek, "İstinafa gidiyor, Yargıtay'a gidiyor. Zaten verdiğiniz karar elbette yanlışsa dönüyor. Ama kararın uzun sürmesi maalesef mağduriyet oluşturuyor. Toplumda derin yaralar oluşturuyor. Şu an bu konuda önemli çalışmalar yaptık. Ben hepinize ayrı ayrı mesleğinizde başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>ÖNCE ÜÇ PİLOT İL SONRA TÜRKİYE GENELİ</b></p><p>Uzun süren dava ve soruşturma dosyalarına ilişkin vatandaşların başvurularını hızlı ve güvenli şekilde iletebilmesini sağlayacak Alo Adalet üç pilot ilde hizmete girecek. Bakan Gürlek, öncelikle üç pilot ilde hizmet vermeye başlayan 'Alo Adalet 135's çağrı merkezi sisteminin ekim ayından itibaren tüm Türkiye'de uygulanacağını açıklamıştı.  </p><p><b>"FİZİKİ VE TEKNİK ALTYAPIMIZI GÜÇLENDİRMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"</b></p><p>Görev yapan personele başarı dileğinde bulunan Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, vatandaşların adalet hizmetlerinde memnuniyetini artırmaya yönelik kurumsal kapasitemizi, fiziki ve teknik altyapımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz" dedi.  </p><p>Bakan Gürlek'in, ziyaretlerine Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, HSK Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcısı Murat Özcan, Adalet Komisyonu Başkanı Sümeyye Kocaman, Personel Genel Müdürü Cahit Cihad Sarı ile Bilgi İşlem Genel Müdürü Mehmet Murat Tuzcu da eşlik etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bakan-gurlek-yargi-hizmet-925_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289769</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yuksek-mahkemeden-trumpa-balo-salonu-zaferi-beyaz-saraydaki-insaat-surecek-289769</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yüksek Mahkeme'den Trump'a balo salonu zaferi! Beyaz Saray'daki inşaat sürecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD Yüksek Mahkemesi, Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump tarafından başlatılan 400 milyon dolarlık balo salonu inşaatının devamına izin verdi. Karar, tarihi koruma gruplarının itirazlarına rağmen, projenin önünü geçici olarak açtı ve Washington'da tartışmaları yeniden alevlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yüksek Mahkeme'den Trump'a balo salonu zaferi! Beyaz Saray'daki inşaat sürecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Yüksek Mahkemesi, Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump'ın başlattığı ve maliyeti 400 milyon doları bulan balo salonu inşaatının devam etmesine olanak tanıyan kritik bir karara imza attı. Yargıçlar, 5'e karşı 4 oyla, Trump yönetiminin acil durum talebini kabul etti ve alt mahkemelerin projeyi durdurma yönündeki kararlarını askıya aldı. Tarihi Koruma Ulusal Vakfı'nın karşı çıkmasına rağmen, bu adım Trump için önemli bir hukuki zafer anlamına geliyor. Mahkemenin kararı, projenin yasal olup olmadığına dair nihai bir sonuca varmasa da, inşaatın önünü geçici olarak açtı. Beyaz Saray yetkilileri, balo salonunun Kasım ayına kadar büyük ölçüde tamamlanmasını, tüm çalışmaların ise Ağustos 2028'de sona ermesini öngörüyor.</p><h3>Yüksek Mahkeme'den tarihi balo salonu inşaatına onay</h3><p>Kararın ardından, 90 bin fit kare (yaklaşık 8 bin 400 metrekare) büyüklüğündeki balo salonunun inşaatı hız kazandı. Yüksek Mahkeme'nin çoğunluğunu oluşturan beş yargıç, alt mahkemelerin projeyi durdurmaya çalışırken "yetkilerini aştığını" savundu. Kararın imzasız yayımlanan bölümünde, Koruma Vakfı'nın hükümete dava açma hakkının bulunmadığı belirtildi. Yargıçlar, Trump yönetiminin "bir duraklama olmadan onarılamaz zarar göreceği" yönündeki argümanında haklılık payı buldu. Ancak, karara karşı çıkan Baş Yargıç John Roberts ile üç liberal yargıç, inşaatın Kongre onayı olmadan başlatılmasının yasadışı olabileceğini vurguladı. Roberts, bu kararın güçler ayrılığı ilkesi açısından bir zafer olmadığını belirtti.</p><h3>Tarihi Koruma Ulusal Vakfı'ndan Trump'a sert tepki</h3><p>Balo salonu projesine en sert itiraz Tarihi Koruma Ulusal Vakfı'ndan geldi. Vakıf, başkanın Beyaz Saray'da tek taraflı olarak büyük bir inşaata girişme yetkisine sahip olmadığını savunuyor. Vakıf yönetim kurulunda görev yapan koruma uzmanı Alison Hoagland, projenin tarihi, estetik ve kültürel değerler açısından ciddi kayıplara yol açabileceğini belirtti. Hoagland, bölgeyi düzenli olarak ziyaret ettiğini ve önerilen balo salonunun hem profesyonel hem de kişisel olarak kendisini olumsuz etkileyeceğini söyledi. Vakıf, mahkemenin kararından duyduğu hayal kırıklığını dile getirirken, özellikle Baş Yargıç Roberts'ın karşı oyunu memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. "Her Başkan, Halkın Evi'nin geçici bir yöneticisidir ve Kongre'nin onayı olmadan onu yıkma ve yeniden tasarlama yetkisine sahip değildir" ifadeleriyle, projenin meşruiyetini sorgulamaya devam ettiler.</p><h3>Trump: 'Amerika'nın Altın Çağı'nda büyük bir eser yükseliyor'</h3><p>Başkan Donald Trump, mahkemenin verdiği kararı memnuniyetle karşıladığını duyurdu. Trump, Beyaz Saray'ın daha geniş ve güvenli bir etkinlik alanına ihtiyaç duyduğunu uzun süredir savunuyor. Özellikle Nisan ayında Beyaz Saray Muhabirler Derneği yemeğinde yaşanan suikast girişimi sonrası, balo salonunun güvenlik açısından önemini vurguladı. Trump, "Amerika'nın Altın Çağı'nda yaşıyoruz ve bu bina, Washington, DC'de inşa edilen en büyük yapılardan biri olacak" diyerek projenin büyüklüğüne dikkat çekti. Beyaz Saray'daki balo salonu projesi, Trump'ın başkentteki şehir dokusunu dönüştürme hedefinin yalnızca bir parçası. Proje kapsamında ayrıca Güney Bahçesi'nde bir helikopter pisti inşa edildi ve Lincoln Anıtı Yansıtma Havuzu'nun yenilenmesi ile Paris'teki Zafer Takı'ndan daha büyük bir "Trump Takı" yapılması planlanıyor.</p><p>Yüksek Mahkeme'nin kararı, Beyaz Saray'ın tarihi dokusu ve başkanlık yetkileri konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Trump'ın balo salonu projesi, hem mimari hem de siyasi açıdan Washington'da yankı uyandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte, projenin yasal zemini ve Beyaz Saray'ın gelecekteki kimliği üzerindeki etkileri tartışılacak gibi görünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yuksek-mahkemeden-trumpa--938_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289768</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meyve-ve-sebzelerde-kuf-tehlikesi-sadece-gorunen-kismi-kesmek-yetmeyebilir-289768</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meyve ve sebzelerde küf tehlikesi! Sadece görünen kısmı kesmek yetmeyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü'nün yaptığı yeni ankete göre, birçok kişi küflü meyve ve sebzelerin yalnızca bozuk kısmını keserek tüketmenin güvenli olduğunu düşünüyor. Ancak uzmanlar, küfün ürettiği toksinlerin tüm gıdaya yayılabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meyve ve sebzelerde küf tehlikesi! Sadece görünen kısmı kesmek yetmeyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü (BfR), küflü meyve ve sebze tüketimiyle ilgili yaptığı son anketin sonuçlarını açıkladı. Ankete katılan 1.000 kişinin önemli bir bölümü, küflü gıdanın sadece bozuk kısmını kesip kalanını tüketmenin yeterli olduğunu düşünüyor. Uzmanlar ise, özellikle su oranı yüksek meyve ve sebzelerde küfün ürettiği toksinlerin görünmeyen bölgelere de yayılabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, gıda güvenliği açısından ciddi riskleri beraberinde getiriyor.</p><h3>BfR: 'Küflü gıdayı tamamen atın' çağrısı yaptı</h3><p>BfR'nin gerçekleştirdiği ankette, katılımcıların %30,6'sı küflü kısmı ayırarak kalan bölümü tükettiğini belirtti. Ancak uzmanlar, küfün yalnızca yüzeyde kalmadığını ve özellikle su oranı yüksek ürünlerde toksinlerin gıdanın geneline yayılabileceğini vurguluyor. BfR, bu nedenle küflü meyve ve sebzelerin tamamen atılması gerektiğini belirtiyor. Enstitü, küf toksinlerinin sağlığa zarar verme potansiyeli nedeniyle, görünür küf bulunan gıdanın hiçbir bölümünün tüketilmemesini öneriyor.</p><h3>Anket sonuçları: Toplumda küf toksinleri hakkında bilgi eksikliği var</h3><p>Anket, toplumun küf ve küf toksinleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yalnızca %46,9'u pişirme veya fırınlamanın küf toksinlerini yok etmediğini biliyor. %27,4'lük bir kesim ise yüksek ısı uygulandığında bu toksinlerin zararsız hale geleceğine inanıyor. Ayrıca, %25,7'lik bir grup bu konuda emin olmadığını belirtiyor. Bu bulgular, gıda güvenliği konusunda farkındalığın artırılması gerektiğine işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle taze ürünler ve su oranı yüksek gıdalarda küfün tehlikeli olabileceğini ve tüketilmemesi gerektiğini yineliyor.</p><p>Sonuç olarak, BfR'nin uyarıları ve anket bulguları, küflü meyve ve sebzelerin yalnızca bozuk kısmının kesilerek tüketilmesinin güvenli olmadığını ortaya koyuyor. Toplumun gıda güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi ve küf toksinlerinin potansiyel zararlarına karşı daha dikkatli olunması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/meyve-ve-sebzelerde-kuf-t-602_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289767</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/avro-bolgesinde-issizlik-temmuzda-yuzde-64-oldu-289767</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avro Bölgesi'nde işsizlik temmuzda yüzde 6,4 oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Avro Bölgesi'nde mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı temmuz ayında yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleşti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avro Bölgesi'nde işsizlik temmuzda yüzde 6,4 oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Avro Bölgesi'nin temmuz ayı işsizlik verilerini açıkladı.</p><p>Geçmişe yönelik verilerde güncelleme yapan kurum, daha önce yüzde 6,3 olarak açıklanan Avro Bölgesi haziran ayı işsizlik oranını yüzde 6,4'e, AB işsizlik oranını da yüzde 6'dan yüzde 6,1'e revize etti.</p><p>Son verilerle birlikte, Avro Bölgesi'nde haziranda yüzde 6,4 olan işsizlik oranı, temmuzda da aynı seviyede ölçüldü. AB'de de işsizlik oranı temmuzda yüzde 6,1 seviyesinde sabit kaldı.</p><p>Öte yandan işsizlik oranı 2025'in temmuz ayında Avro Bölgesi'nde yüzde 6,3, AB'de ise yüzde 6 seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Temmuzda işsizlik oranı Finlandiya'da yüzde 10,5, İspanya'da yüzde 10, İsveç'te yüzde 8,7, Fransa'da yüzde 8,3 ve Yunanistan'da yüzde 7,9 oldu.</p><p>AB'de işsiz sayısı temmuzda 13 milyon 516 bin olarak hesaplanırken bu kişilerin 11 milyon 264 bini Avro Bölgesi'nde yer aldı.</p><p>Temmuzda 25 yaş altı genç işsiz sayısı AB'de 2 milyon 930 bin, Avro Bölgesi'nde 2 milyon 371 bin olarak tespit edildi.</p><p>Genç işsizlik oranı AB'de hazirandaki yüzde 15,6'dan temmuzda yüzde 15,1'e, Avro Bölgesi'nde de yüzde 15'ten yüzde 14,9'a geriledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/avro-bolgesinde-issizlik--222_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289766</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/mutfak-havlulari-neden-sertlesip-daha-az-emici-hale-geliyor-289766</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mutfak havluları neden sertleşip daha az emici hale geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Sert su, mutfak havlularında zamanla mineral birikintilerine ve sertleşmeye yol açıyor. Uzmanlar, özellikle sert suya sahip bölgelerde yaşayan ev sahiplerini uyarıyor ve havluların yumuşak kalması için uygulanabilecek pratik yöntemleri sıralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mutfak havluları neden sertleşip daha az emici hale geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sert suyun neden olduğu mineral birikintileri, mutfak havlularında istenmeyen sertlik ve pürüzlülüğe yol açıyor. Özellikle sert suya sahip bölgelerde yaşayanlar, havlularını ne kadar özenle yıkasalar da zamanla bu sorunla karşılaşıyor. Uzmanlar, mutfak havlularında gözle görülür bir sertleşme ve emicilik kaybının, suyun içerdiği kalsiyum, magnezyum ve demir gibi minerallerden kaynaklandığını belirtiyor. Bu mineraller, deterjanla birleşip havlu liflerinde birikiyor ve hem dokusunu hem de rengini olumsuz etkiliyor. Ancak birkaç basit adımla, mutfak havlularında oluşan mineral birikintilerinden kurtulmak ve yumuşaklıklarını korumak mümkün.</p><h3>Çamaşır uzmanları: 'Sert su havluları hızla sertleştiriyor'</h3><p>Çamaşır uzmanı Stacee Parker, sert suyun yüksek oranda çözünmüş mineral içerdiğini ve bu maddelerin havlu liflerinde birikerek sertleşmeye yol açtığını vurguluyor. Özellikle deterjanın tamamen durulanmadığı durumlarda, mineraller liflerin içine hapsoluyor. Dashing Maids ve Mountains Of Laundry'nin kurucusu Ashley Kidder ise, havluların havada kurutulmasının bu sertliği daha da artırdığını ifade ediyor. Uzmanlara göre, mineral birikintileri sadece havluların dokusunu değil, aynı zamanda görünümünü de değiştiriyor. Zamanla gri, sarı ya da pas rengi tonlarına dönebilen havlular, yüksek sıcaklıkta yıkandıklarında ise bu sorun daha da belirginleşiyor. Kidder, sıcak suyun minerallerin kumaşa yapışmasını kolaylaştırdığını ve havluların daha da sertleştiğini belirtiyor.</p><h3>Sert suya karşı etkili yıkama ve bakım önerileri</h3><p>Sert suyun mutfak havlularında yol açtığı sorunlara karşı uzmanlar, çamaşır rutininde bazı değişiklikler yapılmasını öneriyor. Öncelikle, havluların makinede bolca hareket edebilmesi için fazla doldurmamaya dikkat edilmesi gerekiyor. Enzim bazlı bir çamaşır deterjanı ve yıkama sodası kullanmak, mineral birikintilerinin çözülmesine yardımcı oluyor. Yıkama sırasında sıcak su seçilse de, havlunun bakım etiketinde aksi belirtilmediği sürece bu adım uygulanmalı. Durulama aşamasında ise yarım fincan damıtılmış sirke eklemek, hem mineral hem de deterjan kalıntılarını temizliyor. Havlular yıkama sonrası hemen makineden çıkarılıp çırpılmalı ve düşük sıcaklıkta, tercihen yün toplarıyla kurutulmalı. Bu yöntem, havlu liflerinin dik durmasını ve yumuşak kalmasını sağlıyor.</p><h3>Uzmanlardan mutfak havlularını yumuşak tutmak için altın tavsiyeler</h3><p>Havlular temizlenip yumuşaklığına kavuştuktan sonra, yeni bir mineral tabakasının oluşmasını önlemek için bazı alışkanlıklardan kaçınmak gerekiyor. Parker, kurutucu yaprakları ve kumaş yumuşatıcılarının kullanılmamasını öneriyor. Bu ürünler, sadece mineral birikintisini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda havluların üzerine fazladan bir kalıntı tabakası bırakıyor. Kidder ise çamaşır makinesinin aşırı doldurulmamasının önemine dikkat çekiyor; çünkü suyun tüm kumaşa ulaşamaması, temizlik işlemini eksik bırakıyor. Uzmanlar ayrıca, sıcak su yerine ılık su kullanılmasını, yıkama sırasında kurutma topları ya da temiz tenis topları eklenmesini tavsiye ediyor. Böylece havlular kururken hafifçe dövülüyor, lifler dik duruyor ve havlular daha yumuşak bir dokuya kavuşuyor. Tüm bu yöntemler, özellikle sert suya sahip bölgelerde yaşayan ev sahiplerinin mutfak havlularını uzun süre yumuşak ve emici tutmasına yardımcı oluyor.</p><p>Sert suyun mutfak havlularında yarattığı sorunlar, doğru yıkama ve bakım yöntemleriyle büyük ölçüde önlenebiliyor. Uzmanların önerdiği pratik adımlar, hem mineral birikintilerinin giderilmesini hem de havluların ilk günkü gibi yumuşak kalmasını sağlıyor. Ev sahipleri, çamaşır alışkanlıklarında yapacakları küçük değişikliklerle, sert su kaynaklı sorunların önüne geçebilir ve mutfak havlularında uzun süreli temizlik ile konforu bir arada yaşayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/mutfak-havlulari-neden-se-582_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289765</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunan-bakan-israil-ile-ittifaki-boyle-savundu-turkiye-detayi-dikkat-cekti-289765</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunan Bakan, İsrail ile ittifakı böyle savundu! Türkiye detayı dikkat çekti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan Sağlık Bakanı ve iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi'nin Genel Başkan Yardımcısı Adonis Georgiadis, "İsrail ile ittifak, Türkiye veya başka yerlerden gelebilecek tehditlere karşı Yunan devletinin özgürlüğünü güvence altına alıyor" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunan Bakan, İsrail ile ittifakı böyle savundu! Türkiye detayı dikkat çekti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, Pazartesi günü parlamentoda yaptığı konuşmada Yunanistan ve İsrail arasında Tel Aviv'de imzalanan 3 milyar euroluk yeni savunma anlaşmasını savundu. İsrail'den çok katmanlı hava ve balistik füze savunma sistemi alımını içeren "Aşil Kalkanı" adlı anlaşma nedeniyle Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Başbakan Kyriakos Miçotakis'i parlamento kürsüsünden tebrik eden Georgiadis, "İsrail ile ittifakımız, Türkiye veya başka yerlerden gelebilecek tehditlere karşı Yunan devletinin özgürlüğünü güvence altına alıyor. Bu son derece önemli bir mesele" dedi.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/c1930000-01092026565754d7.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Georgiadis, İsrail ile askeri ittifaka sağlık sisteminden daha fazla öncelik verdiği için kendisini eleştiren Yunanistan Komünist Partisi'nden (KKE) bir milletvekili ile yaşadığı tartışma sırasında yaptığı açıklamada, İsrail ile stratejik ittifakın Yunan halkının çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. Georgiadis, "Ne Sovyet halkının, ne komünistlerin, ne proletaryanın ne de Filistin halkının çıkarlarına hizmet ediyoruz. Biz, Yunan halkı için buradayız. Yunan halkı, İsrail ile ittifakımızı son derece önemli görüyor. Aklı başında her Yunan, bu ittifakı desteklemelidir" ifadelerini kullandı.</p><p>Georgiadis, Gazze'deki soykırım nedeniyle Yunanistan'da İsrail gemilerine ve İsrailli turistlere yönelik protesto eylemlerini de eleştirdi. Yunan bakan, İsrailliler aleyhindeki solcu protestoları "soytarılık" olarak nitelendirdi.</p><p>İsrail ve Yunanistan savunma bakanlıkları tarafından dün Tel Aviv'de imzalanan "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşması, iki ülke arasındaki en büyük savunma anlaşması olma niteliği taşıyor. Anlaşma, Spyder, "Davud'un Sapanı" ve Barak MX gibi gelişmiş İsrail sistemlerini içeriyor. Yunan savunma sanayisinin yüzde 25 oranında katılacağı sistemlerin yaklaşık 35 ay içinde tam kapasiteye ulaşması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/yunan-bakan-israil-ile-it-646_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289764</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-uraloglu-trabzon-hafif-rayli-sistemi-temel-atma-toreninde-konustu-289764</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu Trabzon Hafif Raylı Sistemi Temel Atma Töreni'nde konuştu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Hafif Raylı Sistemi Temel Atma Töreni'nde konuştu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Uraloğlu Trabzon Hafif Raylı Sistemi Temel Atma Töreni'nde konuştu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Hafif Raylı Sistemi Temel Atma Töreni'nde konuştu.</p><p class="MsoNormal"><strong>Bakan </strong><strong>Uraloğlu</strong><strong>'nun açıklamalarından satırbaşları:</strong></p><p>Ayrıntılar geliyor...</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/trabzon-hafif-rayli-siste-664_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289763</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/galatasaray-fransiz-stoperi-transfer-etti-289763</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Fransız stoperi transfer etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Transfer döneminin sona ermesine kısa bir süre kala Galatasaray çalışmalarına hız verdi. Sarı kırmızılı ekip, Leipzig forması giyen 21 yaşındaki Fransız stoper El Chadaille Bitshiabu'nun transferi için anlaşma sağladı. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Galatasaray, Fransız stoperi transfer etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, Leipzig forması giyen 21 yaşındaki Fransız stoper El Chadaille Bitshiabu'nun transferi için son aşamaya geldi.</p><p>Galatasaray, Bitshiabu'nun transferi için Leipzig ile anlaşma sağladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/mankurtarld-01092026fec1b41a.jpg"/><p>Bitshiabu, sağlık kontrolleri ve imza için İstanbul'a davet edildi.</p><p><b>LEIPZIG'TE 14 MAÇTA OYNADI</b></p><p>21 yaşındaki Fransız stoper Bitshiabu, geçen sezon Leipzig forması altında 14 maçta süre bulmuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/mankurtarld-010920267015a924.jpg"/><p>Leipzig ile sözleşmesi 2029 yılına kadar devam eden genç savunma oyuncusunun, güncel piyasa değeri 18 milyon euro olarak gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/galatasaray-fransiz-stope-920_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289762</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/antibiyotiksiz-tedavide-umut-veren-sonuc-omega-3-ve-aspirin-hastalarin-yuzde577sine-yardimci-oldu-289762</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Antibiyotiksiz tedavide umut veren sonuç! Omega-3 ve aspirin hastaların %57,7'sine yardımcı oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Brezilya'daki Albert Einstein Hastanesi ve Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları, şiddetli periodontitis tedavisinde omega-3 ve düşük doz aspirin kombinasyonunun antibiyotiklerle neredeyse aynı başarıyı gösterdiğini açıkladı. Bu bulgu, antibiyotik direncine karşı önemli bir alternatifin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Antibiyotiksiz tedavide umut veren sonuç! Omega-3 ve aspirin hastaların %57,7'sine yardımcı oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi ve Brezilya'daki Albert Einstein İsrail Hastanesi'nden bilim insanlarının öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir klinik çalışma, şiddetli diş eti hastalığı olarak bilinen periodontitis tedavisinde omega-3 ve düşük doz aspirin kombinasyonunun antibiyotiklerle neredeyse eşdeğer bir başarı sağladığını ortaya koydu. Araştırma kapsamında, bir yıl boyunca takip edilen 109 ileri düzey periodontitis hastası, farklı tedavi protokollerine tabi tutuldu. Sonuçlar, omega-3 ve aspirin kullanan hastaların yaklaşık %58'inin tedavi hedeflerine ulaştığını gösterdi. Bu oran, antibiyotik kullanan gruptaki başarıya çok yakın seyretti. Uzmanlar, bu gelişmenin antibiyotik direncinin küresel sağlık tehdidi oluşturduğu günümüzde, alternatif tedavi arayışlarına yeni bir boyut kazandırdığını vurguladı.</p><h3>Harvard ve Einstein ekibinden antibiyotiklere alternatif tedavi önerisi</h3><p>Albert Einstein İsrail Hastanesi, Guarulhos Üniversitesi, Taubaté Üniversitesi, USP'nin Ribeirão Preto Diş Hekimliği Fakültesi ve Harvard Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışmasında, şiddetli periodontitis hastaları dört farklı tedavi grubuna ayrıldı. Tüm katılımcılara, diş etlerinin altındaki bakteriyel birikintileri temizleyen standart subgingival aletleme uygulandı. Farklılık ise uygulanan ek tedavilerde ortaya çıktı. Bir grup, metronidazol ve amoksisilin içeren antibiyotik tedavisi aldı. İkinci grup, her gün üç gram omega-3 ve altı ay boyunca düşük doz aspirin kullandı. Üçüncü grup ise hem antibiyotik hem de omega-3 ve aspirin kombinasyonunu deneyimledi. Dördüncü grup ise plasebo ile kontrol edildi. Araştırmacılar, hastaları üç, altı ve on iki aylık takiplerle değerlendirdi. Sonuçlar, omega-3 ve aspirin kullanan grubun, antibiyotik kullanan grup kadar başarılı olduğunu ortaya koydu. Plasebo grubunda ise başarı oranı %23 civarında kaldı. Araştırmanın başında yer alan diş cerrahı Nídia Cristina Castro dos Santos, "Antibiyotiklerin bazı riskleri ve yan etkileri göz önüne alındığında, özellikle bakteriyel direnç tehdidinin arttığı bir dönemde bu sonuçlar büyük önem taşıyor" dedi.</p><h3>Feres: 'Omega-3 ve aspirin, antibiyotik kullanamayanlar için umut olabilir'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacılarından diş cerrahı Magda Feres, Harvard Diş Hekimliği Okulu ve UNG'deki Diş Hekimliği Yüksek Lisans Programı'nda profesör olarak görev yapıyor. Feres, elde edilen bulguların, iltihap yanıtını modüle ederek şiddetli periodontitis tedavisinde yeni bir kapı araladığını belirtti. "Omega-3 ve düşük doz aspirin kombinasyonu, antibiyotik protokolüyle kıyaslanabilir klinik faydalar sağladı ve antibiyotik alamayan, bu ilaçlara alerjisi veya intoleransı bulunan hastalar için gerçek bir alternatif sundu," diye konuştu. Araştırmacılar, omega-3'ün vücudun doğal iltihap çözme mekanizmalarını desteklediğini, aspirinin ise bu süreci güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca, takviye tedavisi gören hastalarda elde edilen olumlu etkinin, tedavi sonrası altı ay boyunca sürdüğü gözlendi. Bu kalıcı etki, vücudun iltihaba verdiği yanıtın uzun vadede değişebileceğine işaret etti. Feres, "Vücudun kendi savunma mekanizmasını destekleyerek antibiyotik ihtiyacını azaltmak, küresel sağlık için kritik bir adım olabilir" ifadelerini kullandı.</p><h3>Omega-3 ile antibiyotik direncine karşı yeni umut</h3><p>Periodontitis, bakterilerin diş etinin altına yerleşerek dişleri destekleyen dokulara zarar verdiği kronik bir iltihabi hastalık olarak tanımlanıyor. İleri vakalarda, kemik kaybı ve diş kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Araştırmanın sonuçları, antibiyotiklerin tekrarlayan ve gereksiz kullanımının bakteriyel direnç sorununu büyüttüğü bir dönemde, omega-3 ve aspirin kombinasyonunun alternatif bir yol sunabileceğini gösterdi. Bilim insanları, bu yöntemin yalnızca antibiyotiklere dirençli bakterilerle mücadelede değil, aynı zamanda antibiyotik kullanımına bağlı yan etkilerin azaltılmasında da etkili olabileceğini belirtti. Araştırmacılar, tedavi sırasında periodontal ceplerin içinde bulunan bakteriyel türlerin de analiz edildiğini, omega-3 ve aspirin kombinasyonunun zararlı bakteri türlerini azaltırken, sağlıklı diş etiyle ilişkili mikroorganizmaların artışını desteklediğini ortaya koydu. Ancak uzmanlar, bu yöntemin rutin tedaviye dönüşmeden önce daha geniş popülasyonlarda ve uzun vadeli çalışmalarda test edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><h3>Yeni tedavi stratejileri için daha fazla araştırma çağrısı</h3><p>Omega-3 ve aspirin kombinasyonunun şiddetli periodontitis tedavisinde umut verici sonuçlar vermesine rağmen, araştırmacılar temkinli bir yaklaşım önerdi. Klinik çalışmanın, sistemik veya ağızda başka önemli hastalıkları olmayan hastalarla sınırlı olduğu, dolayısıyla bulguların daha farklı hasta gruplarında da geçerli olup olmadığının belirlenmesi için yeni araştırmalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Ayrıca, hangi hastaların bu alternatif tedaviden en fazla fayda göreceğinin anlaşılması için ek klinik ve mikrobiyolojik analizler planlanıyor. Bilim insanları, "Seçilen vakalarda antibiyotiklere bilimsel olarak makul bir alternatifimiz var, ancak rutin uygulama için daha fazla kanıt gerekecek" mesajını verdi. Araştırmanın sonuçları, Journal of Periodontology dergisinde yayımlandı ve bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.</p><p>Sonuç olarak, Harvard ve Einstein Hastanesi'nin öncülüğündeki bu uluslararası araştırma, şiddetli diş eti hastalığı tedavisinde omega-3 ve düşük doz aspirin kombinasyonunun antibiyotiklere alternatif olabileceğini gösterdi. Bu bulgu, antibiyotik direnciyle mücadelede yeni bir umut olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, kesin bir tedavi değişikliği için daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/antibiyotiksiz-tedavide-u-847_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289761</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/sifir-kalori-tatlandiricilar-metabolizmayi-nasil-etkiliyor-bilim-dunyasi-endiseli-289761</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sıfır kalori tatlandırıcılar metabolizmayı nasıl etkiliyor? Bilim dünyası endişeli]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Şili Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, popüler sıfır kalori tatlandırıcılar olan sukraloz ve stevia'nın farelerde bağırsak mikrobiyomu ve metabolizma üzerinde kalıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu tatlandırıcıların bazı etkilerinin sonraki nesillere de aktarılabildiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sıfır kalori tatlandırıcılar metabolizmayı nasıl etkiliyor? Bilim dünyası endişeli]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şili Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, yaygın olarak kullanılan sıfır kalori tatlandırıcılar sukraloz ve stevia'nın farelerde bağırsak mikrobiyomu ve metabolizma üzerinde beklenmedik ve kalıcı etkiler oluşturduğunu gösterdi. Çalışmada, bu tatlandırıcıların yalnızca deney yapılan nesilde değil, sonraki nesillerde de etkilerinin sürdüğü tespit edildi. Bilim insanları, özellikle sukraloz ve stevia tüketiminin bağırsak bakterilerini, kısa zincirli yağ asidi üretimini ve metabolizma ile iltihaplanma süreçlerinde görevli genlerin aktivitesini değiştirdiğine dikkat çekiyor. Araştırmanın bulguları, bu katkı maddelerinin uzun vadeli biyolojik sonuçları olabileceğine dair yeni soruları gündeme getiriyor.</p><h3>Dr. Francisca Concha: 'Tatlandırıcılar bağırsak mikrobiyomunu ve genleri etkiliyor'</h3><p>Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Francisca Concha Celume, Frontiers in Nutrition dergisinde yayımlanan makalesinde, tatlandırıcıların bağırsak mikrobiyomunda gözle görülür değişikliklere yol açtığını belirtiyor. Dr. Concha'ya göre, sukraloz ve stevia'nın kullanımı, bağırsak bakterilerinin ürettiği faydalı bileşenlerin azalmasına ve kısa zincirli yağ asitlerinde düşüşe neden oldu. Bu değişiklikler, metabolizma ve iltihaplanma ile ilgili genlerin aktivitesinde de farklılıklara yol açtı. Araştırma ekibi, 47 erkek ve dişi fareyi üç gruba ayırarak bir kısmına sade su, diğerlerine ise sukraloz veya stevia içeren su verdi. Deneyde kullanılan tatlandırıcı miktarları, insanların günlük yaşamda tüketebileceği seviyelere göre ayarlandı. İki nesil boyunca süren deneylerde, ikinci ve üçüncü nesil farelere yalnızca sade su verildi. Buna rağmen, ilk nesilde gözlemlenen bazı etkiler, sonraki nesillerde de devam etti. Dr. Concha, "Hayvan modelleri sayesinde çevresel koşulları hassas şekilde kontrol edebiliyoruz ve böylece belirli bir diyet bileşeninin etkisini izole edebiliyoruz. Ayrıca, birkaç nesli kısa sürede takip etme şansı buluyoruz" diyerek araştırmanın önemini vurguladı.</p><h3>Sukraloz ve stevia'nın nesiller arası etkileri bilim dünyasında yankı buldu</h3><p>Çalışmada, tatlandırıcıların vücudun glukozu işleme biçimini değiştirdiği, insülin direnciyle ilişkili biyolojik sinyalleri tetikleyebildiği ortaya çıktı. Araştırma ekibi, her nesilde ağızdan glukoz tolerans testi uygulayarak, farelerin glukozu ne kadar etkili işlediğini ve olası diyabet riskini değerlendirdi. Elde edilen sonuçlar, özellikle sukraloz tüketen erkek farelerde bozulmuş glukoz toleransı belirtilerinin öne çıktığını gösterdi. İkinci nesilde ise, sukraloz grubunun erkeklerinde ve stevia grubunun dişilerinde açlık kan şekeri değerlerinin yükseldiği tespit edildi. Ayrıca, her iki tatlandırıcıyı tüketen farelerde dışkı mikrobiyomunda çeşitlilik artarken, kısa zincirli yağ asidi seviyelerinde belirgin bir azalma gözlemlendi. Bu bulgular, bağırsak bakterilerinin daha az faydalı metabolit ürettiğine işaret ediyor. Araştırmacılar, kısa zincirli yağ asidi konsantrasyonundaki azalmanın hem birinci hem de ikinci nesilde sürdüğünü kaydetti. Sukralozun bağırsak mikrobiyomunda daha büyük değişikliklere yol açtığı, potansiyel olarak zararlı bakteri türlerinin arttığı ve faydalı türlerin azaldığı belirlendi.</p><h3>Metabolizma ve iltihaplanmada gen değişiklikleri nesiller boyunca izlenebildi</h3><p>Bilim insanları, deney kapsamında farelerin karaciğer ve bağırsaklarında iltihaplanma, bağırsak bariyerinin bütünlüğü ve metabolizma ile ilgili beş farklı genin aktivitesini ölçtü. Sukralozun, iltihaplanma ile bağlantılı genlerin aktivitesini artırdığı, metabolizma ile ilgili genlerin ise aktivitesini azalttığı ortaya çıktı. Bu etkiler, orijinal maruziyetten iki nesil sonra bile tespit edildi. Stevia da gen ifadesinde değişikliklere yol açtı; ancak bu değişiklikler daha zayıf kaldı ve yalnızca bir nesilde görüldü. Dr. Concha, "Nesilleri karşılaştırdığımızda, etkilerin genellikle ilk nesilde en güçlü olduğunu ve ikinci nesilde azaldığını gözlemledik. Özellikle sukralozun etkileri, nesiller arasında daha tutarlı ve kalıcıydı" dedi. Araştırma sonuçlarına göre, gözlemlenen değişiklikler diyabet gibi hastalıkların doğrudan gelişimine yol açmadı; ancak vücudun glukozu düzenleme biçiminde ve iltihaplanma ile metabolik düzenleme süreçlerinde ince değişiklikler yarattı. Bu tür değişikliklerin, özellikle yüksek yağlı diyet gibi belirli koşullarda, ileride metabolik bozukluklara yatkınlığı artırabileceği düşünülüyor.</p><h3>Fare deneylerinin insan sağlığına etkileri ve uzmanlardan uyarı</h3><p>Araştırma ekibi, bulguların tatlandırıcı maruziyeti ile metabolik sağlık arasında bir ilişki gösterdiğini, ancak doğrudan nedensellik kanıtı sunmadığını vurguladı. Ayrıca, elde edilen sonuçların fareler üzerinde yapılan deneylerden elde edildiği ve insanlarda biyolojik yanıtların farklı olabileceği belirtildi. Dr. Concha, "Bu araştırmanın amacı alarm yaratmak değil, daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurgulamaktır" diyerek, tatlandırıcıların tüketiminde ölçülülüğün önemine dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle sukraloz ve stevia gibi sıfır kalori tatlandırıcıların uzun vadeli biyolojik etkilerinin daha fazla incelenmesi gerektiğini savunuyor. Araştırma, popüler tatlandırıcıların yalnızca kısa vadeli değil, nesiller boyu sürebilecek etkiler oluşturabileceğini göstererek, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı.</p><p>Sonuç olarak, Şili Üniversitesi'nde yürütülen bu araştırma, sukraloz ve stevia gibi yaygın tatlandırıcıların bağırsak mikrobiyomu, kısa zincirli yağ asitleri ve gen aktivitesi üzerinde kalıcı değişiklikler oluşturabileceğini ortaya koydu. Bulgular, bu katkı maddelerinin yalnızca bireyleri değil, sonraki nesilleri de etkileyebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerin daha ayrıntılı araştırılması ve tatlandırıcıların ölçülü tüketilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/sifir-kalori-tatlandirici-816_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289760</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/asil-kalkani-mi-israil-koltuk-degnegi-mi-yunanistanda-3-milyar-avroluk-ofke-289760</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:38:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aşil Kalkanı mı İsrail koltuk değneği mi? Yunanistan'da ''3 milyar avroluk'' öfke]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan yaklaşık 3 milyar avroluk "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşması, Yunan basınında İsrail'e yönelik eleştiriler, Tel Aviv'e teknolojik ve stratejik bağımlılık ile Yunanistan'ın Orta Doğu'daki konumuna etkileri üzerinden eleştirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aşil Kalkanı mı İsrail koltuk değneği mi? Yunanistan'da ''3 milyar avroluk'' öfke]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunan haber sitesi in.gr&#39;de yayımlanan değerlendirmede, ülkede hayat pahalılığının vatandaşlar üzerindeki baskısının sürdüğü bir dönemde hükümetin İsrail ile yaklaşık 3 milyar avroluk silah sistemi anlaşması imzalamasına dikkat çekildi. Yazıda, hükümetin fiyat artışlarına karşı açıkladığı önlemlerin geçici olduğu vurgulanarak, milyarlarca avroluk kaynağın savunma harcamalarına yönlendirilmesi eleştirildi.</p><p>Değerlendirmede, 1740 üründe bugünden itibaren ortalama yüzde 9,5 fiyat indirimi uygulanacağı, ancak programın ekimde sona ereceği belirtilerek şirketlerin bu tarihten sonra yeniden zam yapabileceği ve hayat pahalılığının kış aylarında da gündemde kalabileceği ifade edildi.</p><p>Yazıda ayrıca Orta Doğu&#39;daki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların tedarik zincirine yansımaya başladığı ve bunun Yunanistan&#39;daki fiyatlar üzerinde de baskı oluşturabileceği değerlendirmesine yer verildi.</p><p>To Pontiki gazetesi ise &quot;Aşil Kalkanı mı İsrail koltuk değneği mi? 3 milyar, bağımlılık ve tehlikeli jeopolitik bahis&quot; başlıklı analizinde, anlaşmanın Yunanistan&#39;ı uzun vadeli olarak İsrail savunma sistemlerine bağlayabileceğine işaret etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/f-010920266be32bcb.jpg"/><p>Yazıda, &quot;Neden İsrail, neden bu büyüklükte bir anlaşma ve neden bu kadar derin teknolojik bağımlılık?&quot; soruları yöneltilerek, Yunanistan&#39;ın ulusal savunmasının önemli bir bölümünün İsrail sistemlerine bağlanmasının yaratabileceği siyasi ve stratejik sonuçların tartışılması gerektiğine vurgu yapıldı.</p><p>Anlaşmanın yalnızca askeri değil, siyasi ve jeopolitik sonuçları bulunduğuna işaret edilen analizde, İsrail ile giderek derinleşen stratejik ilişkinin Atina&#39;nın gelecekte Tel Aviv&#39;e karşı bağımsız politika yürütme imkanını sınırlayabileceği kaydedildi.</p><p>News247 haber sitesinde yayımlanan değerlendirmede ise İsrail ile yapılan anlaşmanın Yunanistan&#39;ı Orta Doğu&#39;daki çatışmalara daha fazla dahil edebileceği vurgulandı.</p><p>Yazıda, İsrail&#39;in Gazze politikası nedeniyle uluslararası alanda yoğun eleştirilerle karşılaştığı bir dönemde Atina&#39;nın yaklaşık 3 milyar avroluk anlaşmayla İsrail&#39;e ekonomik destek sağladığı görüşü dile getirildi.</p><p>Yunanistan&#39;ın Arap dünyasıyla uzun yıllara dayanan ilişkilerine de dikkat çeken değerlendirmede, ülkenin savunmasını güçlendirmesinin gerekli olduğu, ancak bunun İsrail ile bu ölçüde yakın bir stratejik bağ kurulmadan da gerçekleştirilebileceği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/1-01092026473dc1c4.jpg"/><p>Koutipandoras haber sitesi de anlaşmayı İsrail savunma sanayisine aktarılacak kaynak üzerinden eleştirdi. Sitede, yaklaşık 3 milyar avroluk tutarın Yunanistan&#39;ın 2026 için öngörülen doğrudan vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 5,34&#39;üne karşılık geldiği hesaplandı.</p><p>Haberde, söz konusu miktarın vatandaşların vergileriyle karşılanacağı vurgulanarak, bu büyüklükteki bir kaynağın İsrail savunma sanayisine aktarılmasına tepki gösterildi.</p><p>Yunanistan&#39;da muhalefetteki partiler de &quot;Aşil Kalkanı&quot; anlaşmasına tepki göstermiş, İsrail ile savunma alanındaki ilişkilerin derinleşmesini ve anlaşmanın yaklaşık 3 milyar avroluk maliyetini eleştirmişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/asil-kalkani-mi-israil-ko-970_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289759</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-ayda-57-yildir-duran-apollo-atiklarindan-birini-geri-istiyor-289759</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları Ay'da 57 yıldır duran Apollo atıklarından birini geri istiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Apollo görevleri sırasında Ay yüzeyinde bırakılan 96 atık torbası, bilim dünyasında büyük merak uyandırıyor. Araştırmacılar, bu atıkların içinde 57 yıl boyunca hayatta kalmış olabilecek insan mikroplarının izini sürmek için örneklerin dünyaya getirilmesini öneriyor. NASA'nın tarihi Apollo iniş alanlarında bulunan bu atıklar, uzayda biyolojik izlerin dayanıklılığına dair önemli ipuçları barındırıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları Ay'da 57 yıldır duran Apollo atıklarından birini geri istiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apollo programı kapsamında 1969'dan 1972'ye kadar süren altı ayrı görevde, astronotlar Ay yüzeyine toplamda 96 adet atık torbası ve konteyner bıraktı. Bu torbalar, insan vücudundan çıkan atıkların yanı sıra, görev sırasında gereksiz hale gelen çeşitli malzemeleri de içeriyor. Bilim insanları, bu atıkların bir kısmının dünyaya geri getirilmesini ve içlerinde 57 yıl boyunca Ay'ın zorlu koşullarında hayatta kalmış olabilecek insan mikroplarının izlerinin araştırılmasını öneriyor. Bu öneri, Ay'da uzun süreli radyasyon, vakum ve aşırı sıcaklık değişimlerine maruz kalan biyolojik materyallerin dayanıklılığını anlamak açısından tarihi bir fırsat olarak görülüyor.</p><h3>Apollo görevlerinde Ay'a bırakılan atıkların bilimsel önemi artıyor</h3><p>Ay yüzeyinde bırakılan 96 atık torbası, popüler anlatımlarda genellikle idrar, dışkı ve kusma torbaları olarak anılsa da, gerçekte bu torbaların içeriği çok daha çeşitli. NASA'nın görev kayıtlarına göre, atıklar arasında yiyecek ambalajları, boş su kapları, ıslak mendiller ve kullanılmayan ekipmanlar da bulunuyor. Her Apollo inişinde, astronotlar hem görev sırasında hem de kalkış öncesinde gereksiz hale gelen tüm malzemeleri özel torbalara yerleştirip, iniş modülünün altına veya çevresine bırakıyordu. Özellikle Neil Armstrong'un Ay'a ilk adım attığı Tranquility Base'de 1969'dan bu yana duran atıklar, yaklaşık altmış yıl boyunca Ay'ın gündüz-gece döngülerine, ultraviyole ışınlara ve vakuma maruz kaldı. Bilim insanları, bu atıkların biyolojik ve kimyasal izlerinin incelenmesinin, uzayda biyolojik materyalin ne kadar süreyle bozulmadan kalabileceği konusunda eşsiz veriler sunacağını belirtiyor. Araştırmacılar, Ay'da uzun süre kalan bu torbaların içinde canlı bir mikroorganizma bulunma ihtimalinin düşük olduğunu vurgulasa da, gerçek örnekler üzerinde yapılacak testler, bugüne kadar hiçbir laboratuvar ortamında simüle edilemeyen koşulların canlı hücreler ve DNA üzerindeki etkilerini ortaya koyabilir.</p><h3>Bilim insanlarından Apollo atıkları için geri dönüş çağrısı</h3><p>2019 yılında yayımlanan bir astrobiyoloji çalışmasında, Ay'a inen veya çarpan uzay araçlarının taşıdığı mikropların hayatta kalma olasılığı detaylı biçimde modellendi. Sonuçlar, dış yüzeydeki mikropların kısa sürede yok olacağını öngörse de, derin gömülü veya korumalı bölgelerde hayatta kalma ihtimalinin daha uzun süre devam edebileceğini gösterdi. Özellikle Apollo'nun naylon atık torbaları, hem içerdiği zengin mikrobiyal çeşitlilik hem de iniş modülünün gölgesinde kalmaları nedeniyle bilimsel açıdan ön plana çıkıyor. Araştırmacılar, bu torbalardan birinin dünyaya geri getirilmesi halinde, yalnızca canlı organizmaların değil; sağlam veya parçalanmış DNA, protein, lipid ve kimyasal izlerin de incelenebileceğini belirtiyor. Bu tür bir analiz, Güneş ışığına maruz kalan ve gölgede kalan katmanların karşılaştırılmasına olanak sağlayacak ve Ay'daki radyasyonun biyolojik materyal üzerindeki etkisini doğrudan gözlemleme fırsatı sunacak. Ayrıca, geçmişte Surveyor 3 misyonunda yaşanan ve sonradan laboratuvar kontaminasyonu olduğu anlaşılan bakteri bulgusu, günümüzde çok daha sıkı sterilizasyon ve analiz protokollerinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bilim insanları, Ay'dan geri getirilecek her türlü materyalin, toplama anından laboratuvar analizine kadar tüm aşamalarında kontaminasyon riskinin sıfıra indirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><h3>Ay'daki atık torbaları insanlığın uzaydaki izleri için kritik bir sınav</h3><p>Ay yüzeyinde bırakılan atık torbaları, insanlığın başka bir gök cismine bıraktığı ilk biyolojik izler olarak tarihsel bir öneme sahip. NASA'nın teknik raporlarına göre, bu torbalar astronotların yaşam destek sistemlerinin bir parçası olarak tasarlandı ve içlerinde mikrop öldürücü kimyasallar da kullanıldı. Ancak, Ay'ın zorlu koşulları &#8212; aşırı sıcaklık değişimleri, yoğun radyasyon, ultraviyole ışığı ve vakum &#8212; biyolojik materyalin uzun vadede ne kadar dayanabileceği konusunda kesin bir yanıt vermiyor. Bilim insanları, bir torbanın içinden canlı bir mikroorganizma çıkmasa bile, DNA ve kimyasal izlerin kalıp kalmadığını inceleyerek, Ay'ın biyolojik materyal üzerindeki yıkıcı etkisini daha iyi anlamayı hedefliyor. Bu bulgular, gelecekte Ay'da kurulacak insanlı üslerin veya uzun süreli uzay görevlerinin biyolojik güvenliği açısından da kritik öneme sahip olacak. Ayrıca, Ay'ın farklı bölgelerinde, örneğin kutup gölgelerinde hayatta kalma olasılığı daha yüksek olan mikropların varlığı, uzay biyolojisi ve gezegen koruma politikaları açısından yeni sorular doğuruyor. Bilim insanları, Apollo atıklarının geri getirilmesiyle elde edilecek verilerin, insanlığın uzayda bıraktığı izlerin ne kadar kalıcı olabileceğine dair önemli ipuçları sunacağını düşünüyor.</p><h3>Geri getirilecek Apollo atıkları yeni uzay görevleri için yol gösterici olabilir</h3><p>Ay yüzeyinde bırakılan atıkların geri getirilmesi, yalnızca bilimsel bir merak değil, aynı zamanda gelecekteki uzay görevleri için de kritik bir test olarak değerlendiriliyor. Apollo döneminde bırakılan bu atıklar, bilinen insanlar, bilinen malzemeler ve kesin iniş tarihleriyle, başka hiçbir uzay görevinin sunamayacağı kadar net bir deney ortamı sağlıyor. Araştırmacılar, bu torbaların içeriğinde canlı hücreler bulunmasa dahi, biyolojik materyalin ne kadarının bozulmadan kalabildiğini, hangi kimyasal izlerin silinip hangilerinin kaldığını tespit ederek, yeni uzay araçlarının ve insanlı görevlerin sterilizasyon protokollerini geliştirmeyi planlıyor. Ayrıca, Ay'da kurulacak üsler veya yeni insanlı inişler öncesinde, geçmişte bırakılan biyolojik izlerin gelecekteki ölçümleri nasıl etkileyebileceği konusunda da önemli veriler elde edilecek. Bu nedenle, Apollo atık torbalarının geri getirilmesi, hem gezegen koruma standartlarının güncellenmesi hem de insanlığın uzaydaki biyolojik ayak izinin sınırlarının anlaşılması açısından eşsiz bir fırsat olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Sonuç: Apollo atıkları Ay'da biyolojik izlerin dayanıklılığını test edecek</h3><p>Apollo görevlerinden kalan 96 atık torbası, insanlığın Ay yüzeyine bıraktığı ilk biyolojik ve kimyasal izler olarak, bilim dünyasında büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Araştırmacılar, bu atıkların geri getirilmesiyle, Ay'ın zorlu koşullarında biyolojik materyalin ne kadar süreyle hayatta kalabileceğini ve hangi izlerin korunabileceğini doğrudan test etme şansı yakalayacak. Elde edilecek bulgular, hem geçmişteki uzay görevlerinin biyolojik mirasını değerlendirmek hem de gelecekteki insanlı uzay yolculuklarının güvenliğini sağlamak açısından kritik öneme sahip olacak. Apollo'nun Ay'da bıraktığı atık torbaları, insanlığın başka bir dünyada bıraktığı ilk izlerin, zaman ve uzay koşulları karşısında nasıl değiştiğini anlamak için benzersiz bir bilimsel pencere sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bilim-insanlari-ayda-57-y-646_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289758</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kirgizistan-cumhurbaskani-caparov-ile-gorustu-289758</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ile görüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ile bir araya geldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ile görüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirve marjındaki temaslarına devam ediyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne  ev sahipliği yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile Iris Ordo Kongre Merkezi'nde görüştü.</p><p>Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan da yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/cumhurbaskani-erdogan-kir-804_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289757</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sinabung-yanardaginda-hareketlilik-artti-binlerce-kisi-daha-once-bolgeden-ayrilmisti-289757</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik arttı! Binlerce kişi daha önce bölgeden ayrılmıştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın Sumatra adasında yer alan Sinabung Dağı, Pazartesi günü gerçekleşen şiddetli patlamanın ardından alarm seviyesinin yükseltilmesine neden oldu. Bölgedeki köylerde kül yağışı etkili olurken, yetkililer halkı ve turistleri güvenlik önlemlerine uymaları konusunda uyardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik arttı! Binlerce kişi daha önce bölgeden ayrılmıştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya'nın Kuzey Sumatra bölgesinde bulunan Sinabung Dağı, Pazartesi sabahı yaşanan güçlü patlama ile yeniden gündeme geldi. Dağın zirvesinden 3.500 metre yüksekliğe ulaşan yoğun kül ve duman sütunu, çevredeki köyleri ve yolları gri bir örtüyle kapladı. Patlamanın ardından Endonezya Jeoloji Ajansı, alarm seviyesini ikinci en yüksek düzeye çıkardı. Bölgedeki yetkililer, Karo ilçesinde yaşayanlara, ziyaretçilere ve turistlere 6 kilometrelik bir alan içinde faaliyetlerden uzak durmaları yönünde uyarı yaptı. Şu ana kadar can kaybı, tahliye ya da uçuşlarda bir aksama bildirilmedi; ancak köylerdeki günlük yaşam, kül yağışı nedeniyle olumsuz etkilendi.</p><h3>Sinabung Dağı'nda güvenlik önlemleri arttı</h3><p>Sinabung Dağı'nın çevresindeki köylerde yollar, binalar ve araçlar kalın bir kül tabakasıyla kaplandı. Yerel yönetimler, halkın sağlığını korumak amacıyla maske dağıtımına başladı. Jeoloji Ajansı Başkanı Lana Saria, patlamanın bir başlangıç olabileceğini ve daha büyük bir patlamanın yaşanma ihtimalinin bulunduğunu vurguladı. Ajans, Ağustos ayının ortalarında Sinabung Dağı'ndaki hareketliliğe dair artan görseller kaydetmişti. Bu dönemde onlarca deprem meydana gelirken, riskli alanın yarıçapı da genişletildi. Dağın etrafında oluşturulan güvenli bölge, yeni patlama riski nedeniyle 2.600 metre yüksekliğe kadar genişletildi.</p><h3>Sinabung Dağı'nın patlamaları binlerce kişiyi yerinden etti</h3><p>Son yıllarda Sinabung Dağı'ndaki volkanik hareketlilik, yaklaşık 30 bin kişinin evlerinden ayrılmak zorunda kalmasına yol açtı. Endonezya, 280 milyonu aşkın nüfusuyla, 120'den fazla aktif volkana ev sahipliği yapıyor. Ülke, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen sismik açıdan hareketli bir bölgede yer aldığı için sık sık volkanik patlamalar ve depremler yaşıyor. Sinabung Dağı'nda yaşanan son patlama, bölgedeki riskin devam ettiğini ve güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, bölge halkını ve ziyaretçileri uyarıların dikkate alınması konusunda yeniden çağrıda bulundu.</p><p>Sinabung Dağı'ndaki son patlama, Endonezya'nın sismik tehlikelerle karşı karşıya kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Uzmanlar, bölgedeki hareketliliğin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor ve olası yeni patlamalara karşı hazırlıklı olunmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/sinabung-yanardaginda-har-833_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289756</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/viyanadaki-muzede-milyonluk-soygun-hirsizlar-kayiplara-karisti-289756</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Viyana'daki müzede milyonluk soygun! Hırsızlar kayıplara karıştı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Viyana'nın ünlü Uygulamalı Sanatlar Müzesi'nde iki hırsız, 4 milyon dolar değerindeki elmas kolyeyi gündüz vakti cesur bir soygunla çaldı. Olayda tarihi ve kültürel önemi büyük olan kolye, Avrupa genelindeki müze güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Viyana'daki müzede milyonluk soygun! Hırsızlar kayıplara karıştı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Viyana'nın merkezindeki Uygulamalı Sanatlar Müzesi, geçtiğimiz Perşembe günü gündüz saatlerinde gerçekleşen bir soygunla sarsıldı. Maskesiz iki hırsız, ziyaretçi kılığında girdikleri müzede, 4 milyon doların üzerinde değere sahip, 673 elmasla süslü platin bir kolyeyi sergilendiği cam vitrini çekiçle kırarak çaldı. Hırsızlar, olay sırasında herhangi bir maskeye başvurmadı ve güvenlik kameralarına yakalandı. Olayın ardından Avusturya polisi, şüphelileri yakalamak için geniş kapsamlı bir operasyon başlattı. Tarihi kolyenin bir dönem Mısır Kraliçesi Nazlı'ya ait olduğu ve müzede düzenlenen özel bir mücevher sergisinde, Fransız mücevher evi Van Cleef &amp; Arpels'ten ödünç alınarak sergilendiği açıklandı.</p><h3>Avusturya polisi: Silahlı şüpheliler için insan avı başlatıldı</h3><p>Olayın hemen ardından harekete geçen Avusturya polisi, müzede yaşanan hırsızlık sonrası iki şüphelinin fotoğraflarını kamuoyuyla paylaştı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, şüphelilerin sergi alanına giriş anları ve kaçışları net biçimde kaydedildi. Polis, zanlıların olay yerinden komşu bir parka doğru yürüyerek uzaklaştığını değerlendiriyor. Ayrıca, şüphelilerden birinin ateşli silah taşıdığına dair güçlü bulgular bulunduğu belirtildi. Olay sırasında herhangi bir yaralanma yaşanmadı. Polis, arama çalışmalarında köpek birimlerinden de destek aldı. Interpol de, çalınan tarihi elmas kolyeyi uluslararası sanat eseri veri tabanına kaydederek, olası yurt dışı satışların önüne geçmek için Avusturya makamlarıyla iş birliği yürütüyor.</p><h3>Kraliçe Nazlı'nın mirası: 673 elmaslı kolyenin tarihi ve önemi</h3><p>Çalınan elmas kolye, sadece maddi değeriyle değil, köklü tarihiyle de dikkat çekiyor. 1930'larda Mısır Kraliçesi Nazlı için özel olarak tasarlanan bu eşsiz mücevher, Fransız Van Cleef &amp; Arpels markasının zarafetini ve ustalığını yansıtıyor. Toplamda 200 karattan fazla elmas barındıran kolye, ortasında altı karatlık büyük bir taş ve güneş ışını motifinde dizilmiş yüzlerce küçük elmasla çevrelenmiş durumda. Kral Fuad I'in eşi Kraliçe Nazlı, bu kolyeyi 1939'da kızı Fawzia'nın düğünü için, ona eşlik eden bir tiara ile birlikte sipariş etti. Ancak 1950'lerde, Kraliçe Nazlı ve kızı Fathia, aile içi anlaşmazlıklar nedeniyle kraliyet unvanlarını kaybetti ve Nazlı, ilerleyen yıllarda maddi sıkıntılar nedeniyle kolyeyi satmak zorunda kaldı. 2015 yılında Sotheby's müzayedesinde yaklaşık 4.3 milyon dolara satılan kolye, kısa süre önce Uygulamalı Sanatlar Müzesi'nde, 300'den fazla tasarımın yer aldığı özel bir sergide yeniden gün yüzüne çıktı. Kraliçe Nazlı'nın torunu Fawzia Farouk, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kolyenin hem aileleri hem de Mısır'ın kültürel mirası için yeri doldurulamaz bir değer taşıdığını vurguladı ve hırsızlık nedeniyle derin üzüntü yaşadıklarını dile getirdi.</p><h3>Müze yönetimi: Güvenlik önlemlerini gözden geçiriyoruz</h3><p>Uygulamalı Sanatlar Müzesi Genel Müdürü Lilli Hollein, yaşanan soygunun kurumda büyük bir şok ve üzüntü yarattığını ifade etti. Hollein, Avrupa'daki büyük müzelerde son yıllarda artan benzer olayları hatırlatarak, mevcut güvenlik önlemlerinin kapsamlı biçimde gözden geçirileceğini açıkladı. Olay sonrası sergi kısa bir süreliğine kapatıldı ancak aynı gün içinde yeniden ziyaretçilere açıldı. Hasar gören vitrin, geçici olarak mavi bir panelle kapatıldı. Müze, ziyaretçi güvenliğini sağlamak amacıyla metal dedektörleri kurdu. Serginin 27 Eylül'e kadar açık kalacağı belirtildi. Müze yönetimi, hem eserlerin korunması hem de ziyaretçilerin güvenliği için yeni önlemler almaya hazır olduklarını bildirdi.</p><h3>Avrupa'da müze soygunlarında tehlikeli artış</h3><p>Viyana'daki elmas kolye soygunu, son dönemde Avrupa genelinde yaşanan benzer müze hırsızlıklarının bir halkası olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl Paris'teki Louvre Müzesi'nde yaşanan ve "yüzyılın soygunu" olarak adlandırılan olayda, paha biçilmez Napolyon dönemi eserleri çalındı. Yine aynı yıl, Hollanda'da bir müzeye patlayıcı kullanılarak girildi ve Romanya'dan ödünç alınan antik bir altın miğfer dahil dört önemli eser kayboldu. Son olarak, Viyana'daki soygunla aynı gün İspanya'nın Alicante kentindeki bir arkeoloji müzesinden onlarca Bronz Çağı eseri çalındı. Europol, yayımladığı son raporda, Avrupa'daki müze soygunlarında şiddet ve zorlayıcı taktiklerin kaygı verici biçimde arttığını, hırsızların özellikle değerli metaller ve taşlardan oluşan eserleri hedef aldığını belirtti. Ajans ayrıca, suç dünyasından yeni aktörlerin ve fırsatçıların müze soygunlarını düşük riskli ve yüksek kazançlı suçlar olarak gördüğünü vurguladı.</p><p>Viyana Uygulamalı Sanatlar Müzesi'nde yaşanan bu büyük elmas kolye hırsızlığı, Avrupa'daki müze ve kültürel miras güvenliğinin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Yetkililer, çalınan kolyenin bulunması için uluslararası düzeyde iş birliği sürdürüyor. Müze yönetimi ise ziyaretçi güvenliğini ön planda tutarak, sergiyi açık tutma kararı aldı. Olay, kültürel varlıkların korunmasının ne kadar hassas ve önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/viyanadaki-muzede-milyonl-420_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289755</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-yumakli-turkiyenin-uretim-gucunu-ve-guvenilirligini-kuresel-bir-marka-degerine-donus-289755</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Türkiye'nin üretim gücünü ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Yumaklı: Türkiye'nin üretim gücünü ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı "Foodist İstanbul"un açılışı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde yapıldı.</p><p>Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ve bünyesinde bulunan İstanbul, Güneydoğu Anadolu, Ege, Akdeniz, Karadeniz, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği desteğiyle düzenlenen fuar, Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup işbirliğiyle düzenleniyor.</p><p>Yurt içi ve dışından 1000'den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarın, 120 bin metrekare sergileme alanında 150 ülkeden yaklaşık 70 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.</p><p>Bakan Yumaklı, açılışta yaptığı konuşmada, dünyadaki gelişmelere bakıldığında insanlık tarihinin önemli kırılma noktalarından birine tanıklık edildiğini, küresel iklim değişikliği, ekstrem hava olayları, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, yükselen girdi maliyetleri, gübre krizleri ve hızla artan dünya nüfusunun bunlardan olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu dönemde tarım ve gıda sektörünün klasik bir ekonomik faaliyet alanı olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Yumaklı, "Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir. Nitekim dünyada yükselen gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu bunun en açık göstergesidir." dedi.</p><p>Yumaklı, nüfus artışı ve kentleşme hızına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projeksiyonlarının 2050'de bugün üretilenden çok daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini söyledi.</p><p>Kaynakların sınırlı olduğunu, doğal kaynakların korunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti:</p><p>"Birim alandan daha fazla verim alacağız. Teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koyacağız. Tarımı, sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıyacağız. İşte tüm bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye, pasif bir izleyici değil süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör. Bunun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye'nin payı yaklaşık yüzde 1,35. Tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75'i Türkiye'ye ait. 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye, bugün 7'nci sıraya yükselmiş durumda. Tarımsal hasılamız 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihimizin en yüksek seviyesini gördü. Bu, Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek seviye. Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor."</p><p><b>"TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, KALİTESİNİ VE GÜVENİLİRLİĞİNİ KÜRESEL BİR MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ"</b></p><p>Bakan Yumaklı, mevcut başarılarla yetinmediklerini, üretmek kadar üretileni dünyaya ulaştırmanın da önemli olduğunu ve bu nedenle ihracatçıların yeni pazarlara erişimini son derece önemsediklerini söyledi.</p><p>Bir taraftan üretim gücünü artırırken, diğer taraftan yürüttükleri yoğun müzakerelerle ürünlerin önündeki teknik engelleri kaldırdıklarını ve yeni pazarların kapılarını açtıklarını dile getiren Yumaklı, "İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu.</p><p>Yumaklı, bu doğrultuda yürüttükleri tarım diplomasisinin somut sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin de Çin pazarına girişinin önünü açtıklarını ifade etti.</p><p>Çin'e kanatlı eti ürünleri ihracatının önünü açacak süreci ilerlettiklerini belirten Yumaklı, "Kiraz ihracatımızın daha etkin gerçekleştirilmesi için teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerimizde de yeni pazarların önünü açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer taraftan yaş meyve ve sebzeden su ürünlerine, süt ürünlerinden kanatlıya kadar birçok alanda işletmelerimizin onay süreçlerini hızlandırıyor, ihracatçımızın Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.</p><p>Yumaklı, Avrupa Birliği başta olmak üzere geleneksel pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla gıda güvenilirliği, bitki ve hayvan sağlığı, izlenebilirlik ve sertifikasyon alanlarında da çalışmaları kararlılıkla yürüttüklerini söyledi.</p><p>Yeni dönemde önemli bir başka fırsatın daha olduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin, özellikle yaş meyve ve sebze ile raf ömrü kısa ürünler için önemli bir lojistik avantaj sağlayacağını ifade etti.</p><p>Bakan Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını belirterek, bu hattın etkin kullanılmasıyla üreticilerin ürünlerini Körfez pazarlarına çok daha kısa sürede ulaştırabilecek yeni bir ticaret güzergahına kavuştuklarını dile getirdi.</p><p>Üreticinin emeğini yalnızca Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Yumaklı, "Türkiye'yi, bulunduğu coğrafyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendiren, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıdanın dünyanın önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz." diye konuştu.</p><p><b>"YIL SONUNA KADAR 4 OTB'Yİ DAHA ÜRETİME KAZANDIRACAĞIZ"</b></p><p>Yumaklı, tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik öneme sahip Organize Tarım Bölgelerine (OTB) değinerek, Sera Organize Tarım Bölgelerinde jeotermal enerjinin kesintisiz gücünü seralarla buluşturduklarını, Besi Organize Tarım Bölgeleri ile de hayvancılıkta güçlü olunan yörelerin kalkınmasına katkı sağladıklarını dile getirdi.</p><p>Bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırdıklarını belirten Yumaklı, "16 OTB'de üretim başladı. Yıl sonuna kadar 4 OTB'yi daha üretime kazandıracağız. Diğer taraftan kırsal kalkınma yatırımlarımızdaki hibe ve teşviklerle, kırsalda üretimden işleme ve paketlemeye kadar gıda sanayimizin farklı alanlarındaki yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız." ifadesini kullandı.</p><p>Yumaklı, güvenilir gıdanın önemine işaret ederek, vatandaşların gıda tüketim yerlerinin denetim geçmişine hızlıca ulaşabilmesi için karekod uygulamasını başlattıklarını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi.</p><p>Hasat öncesinden sonrasına, hallerden toplu tüketim ve satış yerlerine kadar denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Yumaklı, şunları ifade etti:</p><p>"Başta B-Reçete olmak üzere aldığımız tedbirlerle önemli mesafe katettik. Zararlılarla mücadelede kimyasal yöntemler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi önceleyen politikalarımıza da devam ediyoruz. RASFF bildirim sayısının son 4 yılda yüzde 75 azalması, bu alanda doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ancak daha yapacak çok işimiz olduğunu da biliyoruz. Çünkü hedefimiz sadece bugün güvenilir gıda üretmek değil, Türk tarım ürünlerinin güvenilirliğini dünya pazarlarında güçlü bir marka değerine dönüştürmek. Bu doğrultuda karekodlu sağlık sertifikası, onaylı işletme prosedürleri ve benzeri yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz. Hem ithalat hem de ihracat süreçlerinde daha güvenilir, daha izlenebilir ve daha kaliteli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bütün bu düzenlemeleri sektörümüzün paydaşlarıyla birlikte hayata geçiriyoruz. Gıda ve içecek sanayicilerimize, üretici ve ihracatçı birliklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bu çalışmalara katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum."</p><p><b>"SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ HEM ÜRETİCİMİZ HEM SANAYİCİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN OLARAK GÖRÜYORUM"</b></p><p>Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajı, modern üretim altyapısı, teknolojiye hızla adapte olan dinamik yapısı ve kararlı politikalarıyla, küresel fırtınaları en az zayiatla atlatarak küresel gıda tedarikinin güvenli limanı olmaya devam edeceğini söyledi.</p><p>Sektörün rekabet gücünü daha da artırmak için sözleşmeli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Özellikle ham madde tedarikinde sanayicimizin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltmak, üretici ile sanayiciyi daha güçlü bir zeminde buluşturmak için sözleşmeli üretim modelini çok daha fazla benimsememiz gerekiyor. Ben sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum." diye konuştu.</p><p>Yumaklı, kurdele kesiminin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgi aldı.</p><p>Fuarda, 60 odak ülkeden 2 binin üzerinde iş insanından oluşan VIP alım heyetleri yer alıyor. B2B görüşme programı, Foodist Forum ve Foodist Show Kitchen gibi etkinliklerin düzenleneceği fuar, 4 Eylül Cuma gününe kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/bakan-yumakli-turkiyenin--453_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289754</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/gelecek-plani-masada-siode-yeni-donemin-rotasi-ciziliyor-289754</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gelecek planı masada! ŞİÖ'de yeni dönemin rotası çiziliyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) için 2040 vizyonu masaya geldi. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, örgüt ülkelerinin insan gücü, doğal kaynakları ve üretim kapasitesini ortak kalkınmaya yönlendirecek yeni bir vizyon hazırlanmasını önerdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gelecek planı masada! ŞİÖ'de yeni dönemin rotası çiziliyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mirziyoyev, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, örgütün kuruluşunun 25. yılının kutlandığına işaret ederek, ŞİÖ'nün bölgesel istikrar ve üye ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasına önemli katkı sağladığını söyledi.</p><p>Özbekistan'ın ŞİÖ'nün kuruluşundan bu yana açık, askeri bloklar dışı ve barışçıl bir işbirliği platformu olarak güçlenmesini desteklediğini belirten Mirziyoyev, "İşbirliğimizin merkezinde, ŞİÖ'nün coğrafi ve stratejik çekirdeği olan Orta Asya'nın yer almasını özellikle önemsiyoruz." dedi.</p><p>Küresel jeopolitik bölünmelerin, güven eksikliğinin ve çatışmaların arttığına dikkati çeken Mirziyoyev, özellikle Orta Doğu'daki gelişmelerden endişe duyduklarını ve bölgede diyaloğun yeniden başlatılması ile gerilimin azaltılmasını desteklediklerini ifade etti.</p><p><b>- "ŞİÖ-2040: ORTAK KALKINMA ALANI" VİZYONU</b></p><p>Mirziyoyev, ŞİÖ'nün geleceğine ilişkin ortak bir vizyon oluşturulması gerektiğini dile getirerek, ŞİÖ ülkelerinin sahip olduğu büyük insan gücü, doğal kaynaklar, üretim kapasitesi ve entelektüel potansiyelin öncelikle halkların refahının artırılmasına hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Bu kapsamda "ŞİÖ-2040: Ortak Kalkınma Alanı" vizyonunun hazırlanmasını öneren Mirziyoyev, bu vizyonun yatırımlar, teknoloji ve bilgi alışverişinin serbestçe gerçekleştirildiği, büyük altyapı ve sanayi projelerinin hayata geçirildiği, bölgeler, iş dünyası ve insanlar arasındaki doğrudan bağlantıların geliştirildiği sürdürülebilir ve birbirine bağlı bir alan oluşturmayı amaçlaması gerektiğini belirtti.</p><p>Mirziyoyev, ayrıca özel ekonomik bölgeleri, üretim süreçlerini, pazarları ve lojistik ağlarını birbirine bağlayacak ŞİÖ Sanayi İşbirliği Haritası hazırlanmasını ve ŞİÖ Kalkınma Bankasının hayata geçirilmesi yönündeki çalışmaların hızlandırılmasını önerdi.</p><p>Özbekistan'ın gelecek yıl Taşkent'te ŞİÖ Yapay Zeka ve Yeni Dijital Çözümler Forumu düzenlemeye hazır olduğunu aktaran Mirziyoyev, örgüt bünyesinde açık ve çok dilli bir veri havuzu oluşturulmasını da teklif etti.</p><p>Mirziyoyev, iklim değişikliğinin gıda, su ve enerji güvenliği üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, ŞİÖ kapsamında bu alanlarda ortak bir gündem oluşturulması ve 2035'e kadar su ve enerji verimliliğine yönelik teknolojik işbirliği programı hazırlanması çağrısında bulundu.</p><p>Ulaştırma alanında uluslararası koridorların geliştirilmesinin önemine işaret eden Mirziyoyev, ŞİÖ ülkelerinin demir yolu sistemlerinin entegrasyonu için bir konsey kurulması önerisinde bulundu.</p><p>Afganistan'da barış ve istikrarın Orta Asya'nın güvenliği ve kalkınması açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Mirziyoyev, ŞİÖ ile Afganistan arasındaki düzenli diyaloğun yeniden başlatılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Mirziyoyev, ayrıca Taşkent'te kurulması planlanan Güvenlik Tehdit ve Riskleriyle Mücadele Evrensel Merkezinin etkin şekilde çalışması için gerekli koşulları sağlayacaklarını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/gelecek-plani-masada-siod-990_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289753</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/rusya-ve-cin-iliskileri-daha-da-gucleniyor-putin-ve-xiden-yeni-doneme-vurgu-289753</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:32:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Rusya ve Çin ilişkileri daha da güçleniyor! Putin ve Xi'den yeni döneme vurgu]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde bir araya gelerek, artan küresel belirsizliklere rağmen iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin güçlendiğini vurguladı. Zirvede 12'den fazla lider, bölgesel güvenlik ve ekonomik iş birliğine dair önemli mesajlar verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Rusya ve Çin ilişkileri daha da güçleniyor! Putin ve Xi'den yeni döneme vurgu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleşen Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) zirvesinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bir araya geldi. İki lider, artan küresel belirsizlikler ve uluslararası düzende yaşanan öngörülemez gelişmeler karşısında, Rusya ile Çin arasındaki stratejik işbirliğinin daha da güçlendiğini vurguladı. Zirveye, aralarında İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de bulunduğu bir düzineden fazla devlet başkanı katıldı. SCO'nun 25. yıl dönümünde düzenlenen bu buluşma, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde dikkat çekici mesajlara sahne oldu.</p><h3>Putin ve Xi: 'Stratejik işbirliği daha da güçleniyor'</h3><p>Rusya ve Çin liderleri, Bişkek'teki zirvede gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin artan belirsizliklere rağmen derinleştiğini belirtti. Xi Jinping, Putin'e Pekin ile Moskova arasındaki ilişkilerin daha sağlam bir temel kazandığını ve bu işbirliğinin gelecekte daha da parlak olacağını ifade etti. Xi, uluslararası düzende öngörülemezliğin ve belirsizliğin arttığına dikkat çekerek, buna karşın Rusya ile Çin'in dayanışmasının sürdüğünü söyledi. Putin ise işbirliğinin tüm alanlarda başarılı şekilde ilerlediğini ve SCO çatısı altında çok kutuplu bir dünya vizyonunun güç kazandığını dile getirdi. İki liderin açıklamaları, Batılı ülkelerin baskılarına rağmen Moskova ile Pekin arasında siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda yakınlaşmanın sürdüğünü gösterdi.</p><h3>Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde küresel dengeler masada</h3><p>Bişkek'te düzenlenen SCO zirvesi, bölgesel güvenlik ve ekonomik iş birliği açısından kritik bir döneme denk geldi. Zirvede, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonunun dört buçuk yılı geride bırakması ve ABD ile İran arasında süregelen gerilimin altı ayı doldurması, gündemin ön sıralarında yer aldı. Zirveye, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da diyalog ortağı olarak katıldı. SCO'nun 10 üyesinin yanı sıra, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi 15 diyalog ortağı ile Afganistan ve Moğolistan'ın gözlemci statüsünde bulunması, örgütün küresel nüfuzunu artırıyor. SCO, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ını ve küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 25'ini temsil ettiğini iddia ediyor. Ancak üyeler arasında zaman zaman farklılıklar ve görüş ayrılıkları yaşanıyor.</p><h3>Rusya'nın Çin'e artan bağımlılığı ve Batı ile ilişkiler</h3><p>Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri harekâtı nedeniyle Batılı ülkeler tarafından uygulanan yaptırımlar, Moskova'nın ekonomik olarak Çin'e olan bağımlılığını artırdı. Bu durum, Batılı devletlerin Pekin'e yönelik baskılarını da beraberinde getirdi. Çin ise Rusya'ya Ukrayna'daki savaş için maddi destek sağladığı iddialarını kesin bir dille reddediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, iki liderin görüşmesinde ağırlıklı olarak ekonomik işbirliğinin konuşulduğunu, Ukrayna savaşının ise yüzeysel olarak ele alındığını açıkladı. Putin, zirvede Hindistan Başbakanı Modi ile de bir araya geldi. Modi, Hindistan'ın Ukrayna'daki çatışmanın sona erdirilmesi için çalışmaya hazır olduğunu söylerken, Putin de çözüm yolunda ilerlediklerini belirtti. Ancak bu konuda somut bir gelişme paylaşılmadı.</p><h3>İran-Rusya ilişkileri ve bölgesel güvenlik vurgusu</h3><p>Putin'in, İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian ile de ayrı bir görüşme yapması bekleniyor. Rusya ile İran, dünyada en fazla yaptırıma maruz kalan ülkeler arasında yer alıyor. Moskova'nın Ukrayna'daki askeri faaliyetleri sonrasında iki ülke arasındaki askeri ve ekonomik bağlar daha da güçlendi. İran'ın Rusya'ya insansız hava aracı tedarik ettiği biliniyor. ABD ise Moskova ve Pekin'i İran'ı silahlandırmama konusunda uyarıyor. ABD medyasında çıkan haberlere göre, CIA Direktörü John Ratcliffe'in Moskova'yı ziyaret ederek, Rus yetkililere Tahran'a silah tedarik edilmemesi yönünde mesaj ilettiği iddia edildi. Bişkek'teki zirvede, İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian savaşın Tahran'ın çıkarlarına hizmet etmediğini ifade etti ve barışçıl çözümler için çaba gösterdiklerini vurguladı. Pezeshkian, Hindistan Başbakanı Modi ile yaptığı görüşmede, savaşın ne İran'ın ne de bölgenin yararına olduğunu söyledi.</p><h3>Bişkek zirvesinde çok kutuplu dünya vizyonu öne çıktı</h3><p>Putin, Xi, Pezeshkian, Modi ve Şerif'in, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadyr Japarov'un başkanlığında gerçekleştirilecek genel oturuma katılması bekleniyor. Zirvede, çok kutuplu dünya düzeni, bölgesel güvenlik ve ekonomik iş birliği ana gündem maddeleri arasında yer aldı. SCO'nun genişleyen üye ve diyalog ortağı ağı, örgütün küresel arenadaki etkisini artırıyor. Ancak, örgüt üyeleri arasında zaman zaman yaşanan görüş ayrılıkları ve farklı ulusal çıkarlar, blok içindeki uyumu zorlaştırıyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, Bişkek'teki SCO zirvesi, küresel güç dengelerinin geleceğine dair önemli ipuçları sundu.</p><p>Bişkek'te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi, Rusya ve Çin'in stratejik işbirliğini yeniden teyit ettiği, bölgesel ve küresel güvenliğin masaya yatırıldığı bir platform oldu. Artan belirsizliklere rağmen, iki ülke arasındaki yakınlaşma ve SCO'nun genişleyen yapısı, dünya siyasetinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/rusya-ve-cin-iliskileri-d-937_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289752</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/kadikoyde-bugun-bazi-yollar-trafige-kapatilacak-289752</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kadıköy'de bugün bazı yollar trafiğe kapatılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Kadıköy'de, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler kapsamında bugün bazı yollar trafiğe kapatılacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kadıköy'de bugün bazı yollar trafiğe kapatılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy'de, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler kapsamında bazı yollar trafiğe kapatılacak.</p><p>İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, Kadıköy'de kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler kapsamında, saat 16.00'dan itibaren trafiğe kapatılacak yollar ile alternatif güzergahlar belirlendi.</p><p>Bu kapsamda Kurbağalıde, Söğütlüçeşme, Rıhtım ve Albay Faik Sözdener caddeleri ve Mahmut Baba Sokak trafiğe kapatılacak.</p><p>Sürücüler alternatif olarak Orgeneral Şahap Gürler, Mühürdar, Moda, Kuşdili, Dr. Esat Işık, Serasker, Taşköprü, Fahrettin Kerim Gökay, Acıbadem ve Karakolhane caddelerini kullanabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/kadikoyde-bugun-bazi-yoll-976_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289751</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/suriye-disisleri-bakani-israilin-kalici-isgalinin-guvenlik-gerekcelerini-gecersiz-kildigini-soyledi-289751</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail'in kalıcı işgalinin güvenlik gerekçelerini geçersiz kıldığını söyledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının sürdüğünü belirterek, işgalin kalıcı hale getirilmesinin güvenlik gerekçelerini geçersiz kıldığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail'in kalıcı işgalinin güvenlik gerekçelerini geçersiz kıldığını söyledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, başkent Şam'daki Tişrin Sarayı'nda Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lökke Rasmussen ile düzenlediği ortak basın toplantısında İsrail'in işgali kalıcı hale getirme yönünde açık bir ilanı oluğunu belirtti.</p><p>İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını sürdürdüğünü, temmuz ayında 65, ağustosun ilk 18 gününde 52 ihlal tespit edildiğini dile getiren Şeybani, yılbaşından bu yana 147 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 49'unun hala alıkonulduğunu ve Kuneytra'da evlere yönelik baskınların devam ettiğini aktardı.</p><p>Şeybani, Danimarka'nın Suriye'deki çatışmaların sürdüğü yıllarda insani yardım konusunda öncü girişimlerde bulunduğunu söyleyerek, Danimarka Mülteci Konseyi'nin sahadaki çalışmalarının devam etmesini önemsediklerini dile getirdi.</p><p>Şam'daki Danimarka Enstitüsü kısa sürede açılacak</p><p>Danimarka Dışişleri Bakanı Rasmussen de görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi ve Danimarka iş dünyasının Suriye'deki yatırım imkanlarını ele aldıklarını söyledi.</p><p>İki ülke arasında gelecekteki işbirliğinin çerçevesini oluşturacak bir ortaklık anlaşması hazırlamaya başlayacaklarını ifade eden Rasmussen, Şam'daki Danimarka Enstitüsünü de mümkün olan en kısa sürede yeniden açacaklarını belirtti.</p><p>Rasmussen, Danimarka'nın tarım alanındaki deneyimine dikkati çekerek, Suriye'nin bölgenin "gıda sepeti" olma potansiyeli taşıdığını ve bu alanda destek vermeye hazır olduklarını kaydetti.</p><p>Danimarka'nın ülkesine gönüllü dönmek isteyen Suriyelileri desteklemeye yönelik planlar hazırladığını da aktaran Rasmussen, Suriye ile ekonomi ve güvenliği kapsayan kapsamlı bir ortaklık kurmak istediklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/suriye-disisleri-bakani-i-911_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289750</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-guney-kafkasya-baris-bolgesine-donusmektedir-289750</link>
      <pubDate>2026-09-01T14:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: Güney Kafkasya, barış bölgesine dönüşmektedir]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Güney Kafkasya'nın barış bölgesine dönüştüğünü söyleyerek Ermenistan ile karşılıklı ticaret hacmini artırmak, ürün yelpazesini genişletmek ve yeni kara ulaşım hatları oluşturmak üzerinde çalıştıklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: Güney Kafkasya, barış bölgesine dönüşmektedir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen "Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) +" formatındaki toplantıya katıldı.</p><p>Toplantıda konuşma yapan Aliyev, Azerbaycan'la Ermenistan arasında yürütülen barış sürecinden söz etti.</p><p>Aliyev, bir yılı aşkın süre önce Azerbaycan ve Ermenistan'ın barış anlaşmasının metnini paraf ederek 30 yıldan fazla süren çatışmaya son verdiğini belirterek, "Uzun yıllar çatışma bölgesi olan Güney Kafkasya, barış bölgesine dönüşmektedir." şeklinde konuştu.</p><p>Azerbaycan olarak Ermenistan'a petrol ürünleri tedarik ettiklerini ve üçüncü ülkelerin yük transitini sağladıklarını bildiren Aliyev, "Ermenistan ile karşılıklı ticaret hacmini artırmak, ürün yelpazesini genişletmek ve yeni kara ulaşım hatları oluşturmak üzerinde çalışıyoruz." dedi.</p><p>Aliyev, ülkesinin toprakları işgal altında bulunduğu zaman Birleşmiş Milletlerin (BM) bu durumu çözüme kavuşturmak için hiçbir rol oynamadığını söyleyerek, Azerbaycan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tamamen kendisinin yeniden tesis ettiğini kaydetti.</p><p> BM Güvenlik Konseyi kararlarının kısa sürede uygulanmasının ve uygun mekanizmaların geliştirilmesinin gerekliliğini vurgulayan Aliyev, "Bu yapıldığı takdirde, BM'nin otoritesinin ve örgütün çatışmaların çözümündeki rolünün artmasına katkı sağlayacaktır. Yakın zamana kadar ve dört yıl boyunca Bağlantısızlar Hareketine başkanlık eden Azerbaycan, uluslararası ilişkilerde çok taraflılık ilkesinin güçlendirilmesine katkıda bulunmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/azerbaycan-cumhurbaskani--189_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.289748</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/roman-uzay-teleskobu-icin-yeni-donem-basladi-evrenin-sirlarini-cozmek-icin-l2ye-gidiyor-289748</link>
      <pubDate>2026-09-01T13:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Roman Uzay Teleskobu için yeni dönem başladı!  Evrenin sırlarını çözmek için L2'ye gidiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın yeni nesil gözlemevi Roman Uzay Teleskobu, SpaceX Falcon Heavy roketiyle başarılı şekilde fırlatıldı. Teleskop, Lagrange Noktası 2'ye doğru 1,5 milyon kilometrelik yolculuğuna başladı. Bilim dünyası, Roman Uzay Teleskobu'nun evrenin erken dönemlerini ve karanlık enerjinin sırlarını çözmesini bekliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Roman Uzay Teleskobu için yeni dönem başladı!  Evrenin sırlarını çözmek için L2'ye gidiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın yeni amiral gemisi Roman Uzay Teleskobu, dün SpaceX Falcon Heavy roketiyle Florida'dan başarıyla fırlatıldı. 12,7 metre uzunluğundaki bu gelişmiş teleskop, Dünya yörüngesinde kalmayıp yaklaşık 1,5 milyon kilometre uzaklıktaki Güneş-Dünya Lagrange Noktası 2'ye (L2) doğru ilerliyor. Roman Uzay Teleskobu'nun bilimsel gözlemlere başlaması için önünde zorlu bir süreç bulunuyor. Astronomlar, bu teleskobun binlerce yeni ötegezegen keşfetmesini ve evrenin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık enerji ile karanlık maddeye dair önemli veriler sunmasını bekliyor. Ancak bu hedeflere ulaşmak için öncelikle Roman'ın L2 noktasına güvenli şekilde ulaşması ve tüm sistemlerinin sorunsuz biçimde çalıştığının teyit edilmesi gerekiyor.</p><h3>NASA, Roman Uzay Teleskobu ile L2'de yeni bir döneme hazırlanıyor</h3><p>Roman Uzay Teleskobu'nun yolculuğu, uzay araştırmaları açısından kritik bir öneme sahip. L2 noktası, Dünya'dan yaklaşık 1,5 milyon kilometre uzaklıkta bulunuyor ve burada yerçekimi kuvvetleri uzay araçlarının sabit bir yörüngede kalmasını kolaylaştırıyor. Bu özel bölge, NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ve Avrupa Uzay Ajansı'nın Euclid sondası gibi diğer önemli gözlemevlerine de ev sahipliği yapıyor. NASA yetkilileri, L2'nin sunduğu termal stabilitenin, Roman Uzay Teleskobu'nun topladığı verilerin kalitesini önemli ölçüde artıracağını vurguluyor. Özellikle teleskobun varil şeklindeki tasarımı, Güneş, Dünya ve Ay'dan gelen istenmeyen ışığı engelleyerek ölçümlerin doğruluğunu yükseltecek. L2'deki konum, cihazların soğuk kalmasını sağlayacak ve bu da hassas gözlemler için kritik bir avantaj sunacak.</p><h3>Roman Uzay Teleskobu'nun bilimsel ekipmanları ve hedefleri netleşti</h3><p>Roman Uzay Teleskobu, Geniş Alan Aleti (WFI) ve Koronograf Aleti (CGI) olmak üzere iki ana bilimsel ekipmanla donatıldı. WFI, 300 megapiksellik kızılötesi kamerası sayesinde bilim insanlarının evrenin erken dönemlerini incelemesine ve zaman içinde nasıl genişlediğini anlamalarına olanak tanıyacak. Bu kamera, tarihin derinliklerine bakarak evrenin evrimine dair yeni ipuçları sunacak. Koronograf Aleti ise, uzak yıldızların ışığını engelleyerek, yıldızlarının yanında gizlenen ve bugüne kadar tespit edilememiş birçok ötegezegenin keşfini mümkün kılacak. NASA, bu koronografın daha önce kullanılan tüm benzer cihazlardan çok daha güçlü olduğunu ve ev sahibi yıldızlarından neredeyse bir milyar kat daha sönük gezegenleri bile görebileceğini belirtiyor. Roman Uzay Teleskobu, bu teknolojilerle evrenin bilinmeyenlerini ortaya çıkarmada önemli bir rol üstlenecek.</p><h3>Roman Uzay Teleskobu'nun yolculuğu ve görev süresi dikkat çekiyor</h3><p>Roman Uzay Teleskobu'nun L2'ye ulaşması ve burada döngüsel yörüngesine yerleşmesi yaklaşık 30 gün sürecek. Bu sürecin ardından teleskobun tüm sistemleri detaylı şekilde kontrol edilecek. Bilimsel cihazların ve alt sistemlerin sorunsuz çalıştığının teyit edilmesiyle birlikte, Roman Uzay Teleskobu'nun asıl bilimsel görevine başlaması bekleniyor. Planetary Society'nin aktardığı bilgilere göre, teleskobun bilimsel araştırmalara 2027'nin başlarında başlaması öngörülüyor. Resmi olarak beş yıl sürecek olan bilimsel yaşamı boyunca, Roman Uzay Teleskobu'nun evrenin kökeni, yapısı ve geleceğiyle ilgili birçok bilinmeyeni aydınlatacağı tahmin ediliyor. Ancak astronomlar, bu sürenin ötesinde de teleskobun görevine devam edebileceği konusunda umutlu. Hubble Uzay Teleskobu'nun 36 yıldır aktif şekilde çalışması, Roman Uzay Teleskobu için de benzer bir başarı hikayesinin mümkün olabileceğini gösteriyor.</p><h3>Roman Uzay Teleskobu'nun astronomiye katkısı büyük beklenti yaratıyor</h3><p>Roman Uzay Teleskobu'nun sağlayacağı veriler, özellikle ötegezegen keşifleri ve karanlık enerji araştırmaları açısından bilim dünyasında heyecan uyandırıyor. Hubble ve James Webb Uzay Teleskobu gibi önceki gözlemevlerinin elde ettiği başarıların ardından, Roman Uzay Teleskobu'nun daha hassas gözlemlerle evrenin sır perdesini aralayacağı vurgulanıyor. NASA, Roman'ın topladığı verilerin çoğunda Hubble'dan on kat daha iyi bir iyileşme sağlayacağını belirtiyor. Ayrıca, Roman ve JWST'nin aynı bölgede bulunmasına rağmen çarpışma riski taşımadığı, çünkü ikisinin de L2 çevresinde çok daha büyük yörüngelerde hareket ettiği ifade ediliyor. Chandra X-ray Gözlemevi'nin 25 yıldır Dünya yörüngesinde çalışmaya devam etmesi gibi örnekler, Roman Uzay Teleskobu'nun da uzun yıllar boyunca astronomiye katkı sunabileceğine dair umutları artırıyor.</p><p>Sonuç olarak, Roman Uzay Teleskobu'nun uzaydaki yolculuğu ve bilimsel hedefleri, evrenin en büyük gizemlerine ışık tutacak yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Teleskobun fırlatılması ve önümüzdeki süreçte elde edeceği bulgular, astronomi dünyasında büyük bir merak ve heyecanla takip ediliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/01/roman-uzay-teleskobu-icin-864_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>