<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288029</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yunanistani-endise-sardi-firtina-geliyor-2-senaryo-var-288029</link>
      <pubDate>2026-08-19T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan'ı endişe sardı: 'Fırtına geliyor, 2 senaryo var']]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin Kuzey Ege ve Akdeniz'de deniz parkları ilan etmesi, Atina'da yeni bir gerilim dalgası endişesine yol açtı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan'ı endişe sardı: 'Fırtına geliyor, 2 senaryo var']]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yunanistan konuyu Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlara taşımaya hazırlanıyor. Ankara'nın deniz parkı ilan ettiği bölgelerin stratejik önemine dikkat çekiliyor.  </b></p><p><b>TANEA GAZETESİ: FIRTINA GELİYOR</b></p><p>Tanea gazetesi 'fırtına geliyor' dedi. Atina'nın Ankara'nın hamlelerine karşı üç ayaklı bir strateji hazırladığına yer verdi. Habere göre ilk aşamada Yunan makamları Türk kararnamelerindeki koordinatları inceleyerek Ankara'nın tezlerini hukuki ve teknik açıdan çürütmeye çalışacak. İkinci aşamada Türkiye'ye diplomatik nota verilecek. Konu BM, AB, Uluslararası Denizcilik Örgütü ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşlara taşınacak. Atina ayrıca Türk deniz parklarının Avrupa'nın deniz sınırlarını ve natura eğitimlerini, 2000 kapsamındaki çevre programlarını etkilediğini savunacak. Üçüncü ayaktaysa Yunan Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenliği'nin bölgedeki faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/balksz20260819t14452-19082026b1cba05c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>TÜRKİYE'NİN ADIMININ STRATEJİK ÖNEMİ</b></p><p>Yunan basınında Türkiye'nin ilan ettiği deniz parklarının stratejik önemine de dikkat çekildi. Kuzey Ege'deki deniz parkı, Semadirek'le Limni arasına bir kama gibi giriyor. Yunanistan'ın kıta sahanlığı ve potansiyel münhasır ekonomik bölgesi üzerinde uzandığı iddia ediliyor. Yunan karasularının sınırlarına kadar geldiği öne sürülüyor. </p><p>Kuzey Ege, deniz üstü rüzgar enerjisi açısından yüksek potansiyele sahip. Akdeniz'deki deniz parkıysa Meis Adası'nı çevriliyor. Rodos'la Mısır arasındaki alanın büyük bölümünü kapsıyor. Türkiye'nin bu hamlelerle Yunan adalarını Türk yetki alanlarıyla çevrili bir denizin içine hapsetmeye çalıştığı iddia ediliyor. Doğu Akdeniz'deki bölge Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ı Avrupa Enerji Şebekesi'ne ve İsrail'e bağlayacak elektrik bağlantısı projesi üzerinde yer alıyor. </p><p><b>KATHİMERİNİ: İKİ SENARYO</b></p><p>Kathimerini gazetesi ise deniz parklarının ardından iki senaryo başlığıyla konuya yer verdi. Atina'nın Ankara'nın bundan sonraki hamlelerine ilişkin iki senaryo üzerinde durduğunu yazdı. İlk senaryoya göre Türkiye, ilan ettiği deniz parklarında balıkçılık ve deniz ulaşımı gibi faaliyetlere fiili kısıtlamalar getirebilir. </p><p>İkinci senaryo ise Yunanistan açısından daha kapsamlı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Buna göre Ankara, Mavi Vatan doktrinini yasalaştırarak, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlarını belirleyebilir. </p><p>Ege'de bazı bölgeleri özel statülü alanlar olarak tanımlayabilir.  </p><p><b>TÜRKİYE, YUNANİSTAN'IN GİRİŞİMLERİNİ BOŞA ÇIKARTTI</b></p><p>Atılan bu adımlar ise aslında Yunanistan'ın hamlelerine karşılık mahiyeti taşıyor. Daha önce gündeme getirilen Sevilla haritasıyla Türkiye, denizde Antalya körfezine hapsedilmek istenmişti. Bu girişimler boşa çıkarıldı. Yunanistan daha sonra tek taraflı olarak deniz parkları ilan ederek oldu bitti girişimlerini sürdürmüştü.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yunanistani-endise-sardi--591_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288023</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/almanya-basbakani-merz-israilin-asiri-sagci-ulusal-guvenlik-bakani-ben-gviri-siddetle-kinadi-288023</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'i şiddetle kınadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in insanlık dışı ve uluslararası hukuka aykırı çağrılarını şiddetle kınadığı ve bunları kabul edilemez bulduğu bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Almanya Başbakanı Merz, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'i şiddetle kınadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hükümet Sözcü Yardımcısı Sebastian Hille, Berlin&#39;de düzenlenen basın toplantısında, İsrail&#39;in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir&#39;in &quot;Gazze&#39;ye her gece 30-40 saldırı düzenlenmesi&quot; gerektiği açıklamasını değerlendirdi.</p><p>Hille, &quot;Başbakan Merz, Ben-Gvir&#39;in insanlık dışı ve uluslararası hukuka aykırı çağrılarını şiddetle kınıyor. Bunlar kabul edilemez.&quot; dedi.</p><p>Son Avrupa Konseyi toplantısında, insan onuruna ve uluslararası hukuka aykırı eylemler çağrısında bulunan radikal politikacılara karşı hedefli önlemler hazırlanması yönünde bir karar alındığına işaret eden Hille, dışişleri bakanlarının Gymnich toplantısında bu konuyu ele alacaklarını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bengvr-190820264c99b076.jpg"/><p>İsrail hükümetinin Batı Şeria'da attığı son adımların Başbakan Merz tarafından büyük endişeyle takip edildiğini aktaran Hille, bu endişenin defalarca dile getirildiğini belirtti.</p><p>Sebastian Hille, Merz&#39;in mesajının, &quot;Batı Şeria'da başka hiçbir ilhak adımı atılmamalıdır. Ne resmi adımlar ne de etkileri giderek daha açık bir şekilde ilhakla sonuçlanan siyasi, imari veya diğer önlemler. Bunlar iki devletli çözüme engel teşkil etmektedir.&quot; olduğunu ifade etti.</p><p>Hille, Başbakan Merz&#39;in talebinin işgalci İsrail&#39;in Filistinlilere insanca davranması, mülklerini koruması ve kamu hizmetleri ile insani yardım sağlaması olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/almanya-basbakani-merz-is-492_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288022</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/alihan-kurisin-baskasi-adina-kayitli-gsm-kullandigi-tespit-edildi-288022</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş'in başkası adına kayıtlı GSM kullandığı tespit edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturmada dikkat çeken tespitleri açıkladı. Kuriş'in takip edilmemek için başkaları adına kayıtlı GSM hatları kullandığı ve emniyet ile savcılık ifadelerinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespit edildiği bildirildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Alihan Kuriş'in başkası adına kayıtlı GSM kullandığı tespit edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı: "Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında örgüt lideri Alihan Kuriş'in gizlilik tedbirleri kapsamında hareket ettiği, takip edilmemek adına başkası adına kayıtlı hatlar kullandığı, yüzde 13,43 hissesi için tedbir kararı alınan Göknur Gıda adlı şirkette sigortalı A.K. isimli bir şahıs adına kayıtlı GSM hattını kullandığı ve emniyet ve savcılık ifadesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edildi."</p><p><strong><b>ALİHAN KURİŞ'İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI</b></strong></p><p>Şüpheli Kuriş'e, kimlik ve meslek bilgileriyle ekonomik durumu soruldu. Mimar olduğunu ve aylık ortalama 380 bin lira geliri bulunduğunu beyan eden Kuriş, üzerine kayıtlı GSM hattı olmadığını belirterek, "İletişim için genelde ofis hattını kullanırım, ancak numarayı şu an net olarak hatırlamıyorum. Bunun dışında aile üyelerimin kullandığı GSM hatları ile irtibat kurmaktayım. Benim adıma ya da başkası adına olup kullandığım hiçbir başka hat yoktur." ifadesini kullandı.</p><p>Mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kuriş, babasından intikal eden miras gayrimenkullerinin yanı sıra Sakarya Erenler'de bir ofis hissesi, Çamlıca'da 3 katlı bir ev ile Kısıklı'da aile fertleriyle hisseli 450 metrekarelik bir arsasının olduğunu kaydetti.</p><p>Şirket ortaklıkları ve ticari faaliyetleri hakkında detay veren Kuriş, 2005'te kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile kurdukları ve halen yüzde 51 hissesine sahip olduğu Altun Mimarlık İnşaat firmasında aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirtti.</p><p>Kuriş, geçmişte ELF Yapı İnşaat yüzde 49 ve dayısının şirketi olan Arden Gıda Sanayi Ticaret AŞ'de yüzde 5 hisse ortaklığı bulunduğunu beyan etti.</p><p>Kuriş'e soruşturma kapsamında suça konu şirketlerle ilişkisi de soruldu.</p><p>ELF Yapı ve Altun Mimarlık ile ortaklık bağını kabul eden Kuriş, Güldeniz İnşaat ve Ardeniz Emlak'ın annesi ve dayılarına miras kalan şirketler olduğunu söyledi.</p><p>Kayınbabası Mustafa Kösemusul'un ortak olduğu Perka Yapı, Asya Otomotiv, Ada Nakış, Verona, Ada Dokuma ve Asya Süs Bitkileri şirketleriyle ise bir bağı olmadığını savundu.</p><p>Güleryüz Kuyumculuk'un eşinin ablasının eşine ait olduğunu belirten Kuriş, bu şirketle de ticari, hukuki veya fiili bağlantısı olmadığını iddia etti.</p><p><strong><b>MASAK RAPORU VE BANKA HAREKETLERİ</b></strong></p><p>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında yer alan finansal veriler ve şirketler arası yüksek para hareketleri de şüpheli Kuriş'e yöneltildi.</p><p>Arden Gıda Limited Şirketi'nin 2023 yılı sonrasında işlem hacminin ciddi oranda artması, POS ciro transferleri ve çeşitli şirketler üzerinden gerçekleştirilen milyarlarca liralık para akışına ilişkin rapordaki tespitlere yönelik soru üzerine Kuriş, şirketlerin ticari ve bankacılık işlemlerinin usulüne uygun şekilde muhasebe ve mali çalışanlar tarafından takip edildiğini savundu.</p><p>Tanık ifadesinde geçen, "Kuriş'in yapının başına geçmesinin ardından ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere cemaat mensuplarına 'mutlak itaat' konusunda baskı yaptığı ve yakınındaki bir grup isim aracılığıyla yapıyı yönettiği" iddiası sorulan Kuriş, tanığı tanımadığını belirterek, "Bu ifadeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Aleyhime atılmış bir iftiradır, hayal ürünüdür." ifadelerini kullandı.</p><p><b>Üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirten Kuriş şu beyanda bulundu:</b></p><p>"Benim hakkımda böyle ithamların yapılmış olmasını bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Alihan Kuriş dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever ben de onları severim. Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulü üzerine devam ettirmek en önemli vazifemdir. Aynı zamanda bu konuda sivil toplum kuruluşunun kanaat önderiyim. Ancak yukarıda iddia edilen suçlamalarla alakalı hiç kimseye emir ve talimat vermedim. Dolayısıyla tarafıma isnat edilen asılsız suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/alihan-kurisin-baskasi-ad-107_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288021</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/turkiye-ve-suriye-fosfat-madenciligi-icin-stratejik-ortaklik-anlasmasi-imzaladi-288021</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Suriye fosfat madenciliği için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Suriye arasında madencilikte stratejik ortaklık geliştirilmesine ilişkin 'Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı' imzalandı]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye ve Suriye fosfat madenciliği için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile Suriye, madencilik alanındaki iş birliğini geliştirmek için yeni bir adım attı.</p><p>İki ülke arasında "Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı" imzalandı.</p><p><b>FOSFAT ALANINDA İŞ BİRLİĞİ</b></p><p>Anlaşmayla fosfat alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece Türkiye ile Suriye arasında madencilik iş birliğinin kapsamı genişletilecek.</p><p>Mutabakat, iki ülkenin fosfat alanındaki ortak çalışmalarına temel oluşturacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/trkiyevesuriyeaa-190820263d1c2a3f.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkiye-ve-suriye-fosfat--241_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288020</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankara-tokyo-hattinda-baris-diplomasisi-erdogan-abd-iran-catismasinda-tek-yol-muzakere-288020</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara-Tokyo hattında barış diplomasisi! Erdoğan: ABD-İran çatışmasında tek yol müzakere]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefonda görüştü. Görüşmede, Türkiye-Japonya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Erdoğan görüşmede, İran ile ABD arasındaki çatışmaların çözümünün tek yolunun müzakereler olduğunu ifade etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara-Tokyo hattında barış diplomasisi! Erdoğan: ABD-İran çatışmasında tek yol müzakere]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, liderler görüşmede, Türkiye-Japonya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye ile Japonya ilişkilerini, başta savunma sanayii, yatırım ve ticaret olmak üzere her alanda geliştirmek için gayret göstermeyi sürdüreceklerini belirtti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/f-190820263ce9e8f6.jpg"/><p>İran ile ABD arasındaki çatışmaların çözümünün tek yolunun müzakereler olduğunu, Türkiye'nin kalıcı barış ve istikrar için diplomatik çabalara destek verdiğini ifade eden Erdoğan, Kumamoto'da geçen ay meydana gelen depremde hayatını kaybedenler için bir kez daha taziye dileklerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ankara-tokyo-hattinda-bar-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288019</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyenin-ihracati-401-milyar-dolara-ulasti-bakan-bolat-bu-milli-gelirimizin-4te-1i-demek-288019</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ihracatı 401 milyar dolara ulaştı! Bakan Bolat: Bu milli gelirimizin 4'te 1'i demek]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin güncel rakamları açıkladı. Temmuz itibarıyla toplam mal ve hizmet ihracatının 401 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, bu rakamın milli gelirin yaklaşık dörtte birine karşılık geldiğini söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'nin ihracatı 401 milyar dolara ulaştı! Bakan Bolat: Bu milli gelirimizin 4'te 1'i demek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 10'uncu IFCO Hazır Giyim Fuarı'na katıldı. Bolat, açılışta yaptığı konuşmada toplam mal ve hizmet ihracatının temmuz ayı itibariyle 400 milyar doları aştığını açıkladı. Bolat, Türkiye'nin Avrupa'nın fuar merkezi haline geldiğini söyleyerek, "İstanbul fuarların başkenti ve moda merkezi haline geldi. İhracatımız şu anda 400 milyar doları aştı. Temmuz itibarıyla toplam mal ve hizmet ihracatı 401 milyar dolar oldu. Bu milli gelirimizin 4'te 1'i demek" açıklamalarında bulundu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247583.jpg"/><p>Bakan Bolat, tekstilde yukarı doğru bir çıkışın başladığını ifade ederek, "Konfeksiyon ilk 7 ayda neredeyse geçen seneki rakama paralel ama yılın ikinci yarısında onun da artıya geçeceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247586.jpg"/><p><b>"TÜRKİYE DÜNYADA TEKSTİL GİYİMDE 7'NCİ TEDARİKÇİ"</b></p><p>Türkiye'nin tekstil giyiminde dünya 3'üncüsü olduğunun altını çizen Bakan Bolat, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye dünyada tekstil giyimde 7'nci tedarikçi, Avrupa ülkeleri arasında da 3'üncü tedarikçi konumunda. Bu değişmedi. Geçen yıl 31 milyar dolarlık bir tekstil giyim, ev tekstili ihracatı vardı. Dünya ihracatından da yüzde 3,6'lık bir pay almıştı. Bu yıl 7 ayda 17,5 milyar doları aştık ve inşallah yılın geri kalan bölümünde hızlanma gerçekleşecek. Diğer taraftan Irak, Ürdün, Bulgaristan, Rusya'ya yüzde 20'lerin üzerinde artışlar var hazır giyim sektöründe. Bizim en büyük pazarımız Avrupa Birliği hazır giyim sektöründe. Almanya, Hollanda, İspanya, İngiltere ve ABD ilk sıralarda yer alıyor. Şöyle bir gerçek var; en büyük pazarımız Avrupa Birliği. Ancak Avrupa Birliği'ndeki ekonomik durgunluk sadece onlar açısından can yakıcı olmuyor, bizim açımızdan da oluyor. Bakanlığımızın bir araştırmasına göre Avrupa Birliği'nin ekonomik büyüme oranı 1 puan arttığında Türkiye'nin ihracatında yüzde 2,5 artış oluyor."  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247587.jpg"/><p><b>"HİZMET İHRACATI 128 MİLYAR DOLARA ÇIKTI"</b></p><p>Bakan Bolat, "Bu çok boyutlu, çok cepheli savaşlarda enflasyon yüzde 31'e kadar indirildi. Yaklaşık 45 puanlık bir gerilemeyle ihracatta 254 milyar dolarla devraldık o yıl. 280 milyar doları bu ay sonunda inşallah açıklamak nasip olacak gibi görünüyor, 25-26 milyar dolar mal ihracatında. 89 milyar dolarla devraldığımız hizmet ihracatında da 128 milyar dolara çıkarak yaklaşık 39-40 milyar dolarlık bir artışı görmüş olacağız" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247582.jpg"/><p>Açılışa katılan İstanbul Valisi Davut Gül de "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin güvenli bir liman olarak, başta 86 milyon olmak üzere üreticilerin üretimlerini yapabilecekleri güvenli bir ortamın devam etmesi, bununla birlikte de dünyadaki gelişmelerle birlikte zaman zaman talebin daralması, zaman zaman çeşitli ekonomik sıkıntıların olmasıyla birlikte asıl olan üretim zincirinin, tüketim zincirinin devam edebileceği bir ortamın sağlanması en önemli başarı" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247590.jpg"/><p>Açılış konuşmasının ardından Bolat'a hediye takdim edildi. Kurdele kesimi ile fuarın açılışı gerçekleşti. Açılışın ardından Bakan Bolat, katılımcı firmaların stantlarını ziyaret etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkiyenin-ihracati-401-m-793_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288017</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/mavi-vatanda-turkiyenin-guc-gosterisi-bayraktar-kalkan-diha-envantere-giriyor-288017</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan'da Türkiye'nin güç gösterisi! Bayraktar Kalkan DİHA envantere giriyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin denizcilik ve savunma teknolojileri TEKNOFEST Mavi Vatan'da güç gösterisine hazırlanıyor. 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek etkinlikte deniz, su altı ve savunma alanındaki milli kabiliyetler sergilenecek. Bayraktar Kalkan DİHA da envantere girecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mavi Vatan'da Türkiye'nin güç gösterisi! Bayraktar Kalkan DİHA envantere giriyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>4 gün sürecek TEKNOFEST Mavi Vatan etkinliğinde, Türk Deniz Kuvvetlerinin farklı sınıflardaki platformlarından insansız sistemlere, hava araçlarından hava savunma ve füze sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknolojiler sergilenecek.</p><p>Etkinliğin teknoloji yarışmaları bölümünde İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, İnsansız Deniz Aracı Yarışması ve Su Altı Roket Yarışması yapılacak.</p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da 37 farklı donanma unsur ve platformu sergilenecek. Bunlar arasında TCG Barbaros, TCG Salihreis, TCG Turgutreis, TCG Kemalreis, TCG Derya, TCG Tufan, TCG Akçay, TCG Alemdar, TCG İstanbul, TCG Oruçreis, TCG Burgazada, TCG İmbat, TCG Amasra, TCG Sancaktar ve TCG Kalkan bulunuyor.</p><p>Çeşitli denizaltı platformlarının yanı sıra Cumhuriyet tarihinin simge deniz araçlarından TCG Savarona ile Müze Gemi Yavuz da etkinlik alanında yer alacak.</p><p>Alanda insanlı platformların yanı sıra ULAQ, SANCAR, MARLIN ve SALVO gibi insansız deniz araçları da ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Türkiye'nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu da etkinlikte yer alan platformlardan biri olacak. Böylece ziyaretçiler, farklı sınıf ve görevlerdeki su üstü platformları, denizaltılar ve insansız deniz sistemlerini aynı etkinlik alanında görme fırsatı bulacak.</p><p>Milli Denizaltı (MİLDEN) Test Bloğu da ziyaretçilerle buluşturulacak. Türkiye'nin milli denizaltı geliştirme çalışmalarının önemli aşamalarından MİLDEN'e ilişkin test bloğunun sergilenmesi, etkinliğin önemli başlıklarından olacak.</p><p><b>- HAVA ARAÇLARI VE SAVUNMA SİSTEMLERİ DE SERGİLENECEK</b></p><p>Etkinlikte sergilenecek ürünler deniz platformlarıyla sınırlı kalmayacak. Hava araçları bölümünde Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3'ün yanı sıra SH-70 Seahawk helikopteri ve AH-1W platformu bulunuyor. Bayraktar TB3, ASELBUOY ve ASELBUOY POD ile birlikte sergilenecek.</p><p>Sergi alanında ise farklı savunma sanayisi ürünleri ve sistemleri ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Bu bölümde Pirana, BARKAN 2, LEVENT, TUFAN, BAHA ve BULUT'un yanı sıra Denizaltı Modüler Zırhlı Kontrol Botu sergilenecek.</p><p>ÇELİKKUBBE kapsamında SİPER, HİSAR, GÜRZ, KORKUT ve GÖKSUR unsurları da etkinlik alanında yer alacak. Bunların yanında K+, SİPER, TAYFUN, KMC ve PUSU sistemleri ile MİLDEN Denizaltı İlk Bloku da sergilenecek unsurlar arasında bulunuyor.</p><p>Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan'da deniz teknolojilerinin yanı sıra hava savunma, füze, insansız kara ve hava sistemleriyle yeni nesil denizaltı teknolojilerinin de ziyaretçilere sunulması planlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/balksz1-19082026f9941663.jpg"/><p><b>- SAVUNMA SANAYİSİ ŞİRKETLERİ VE KAMU KURUMLARI AYNI ALANDA</b></p><p>Savunma, denizcilik ve teknoloji ekosisteminin farklı kurum ve şirketleri etkinlik alanındaki stantlarında ürün ve yeteneklerini tanıtacak.</p><p>ASELSAN, BAYKAR, HAVELSAN, STM, ROKETSAN, TUSAŞ, TEI, MKE, ASFAT, ASPİLSAN, FNSS ve T3 Vakfı'nın yanı sıra Türkiye'nin gemi inşa sanayisinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜBİTAK, Anadolu Ajansı ile TRT de stantlarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p><p>Bilim merkezleri, atölyeler ve deneyim alanları da teknoloji meraklılarına keyifli anlar yaşatacak.</p><p><b>- YARIŞMALAR İÇİN AYRI PARKURLAR OLUŞTURULDU</b></p><p>Alanda, teknoloji yarışmaları için ayrı test ve gösterim bölgeleri kurulacak.</p><p>Bu kapsamda İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterim Alanı, Su Altı Roket Yarışması Parkuru, İnsansız Deniz Aracı Yarışması Parkuru ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmaları Test Alanı bulunuyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması için ayrıca ayrı bir yarışma parkuru da yer alıyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterimleri de festival boyunca farklı saatlerde ziyaretçilere sunulacak.</p><p><b>- SAT VE SAS TİMLERİNDEN GÖSTERİ</b></p><p>Etkinliğin gösteri programında Türk Deniz Kuvvetlerinin özel birlikleri de yer alacak.</p><p>4 gün boyunca SAT ve SAS gösterileri düzenlenecek. Programda ayrıca Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri de her gün yapılacak.</p><p>Festivalin hafta sonu programında deniz üzerindeki hareketlilik daha da artacak. 22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi düzenlenecek.</p><p>Program kapsamında bando ve mehteran gösterileri, bilim şovları, "Sahne Senin" etkinlikleri ve NSosyal Nod Bilgi Yarışması da ziyaretçilerle buluşacak. 21 Ağustos'ta Da Vinci Robot Operasyonu Gösterimi gerçekleştirilecek.</p><p><b>- DENİZDE SPOR MÜSABAKALARI, KÜLTÜREL PROGRAMLAR YAPILACAK</b></p><p>Mavi Vatan kapsamında denizcilik kültürüne yönelik çeşitli spor müsabakaları da yapılacak.</p><p>Festival programında Mavi Vatan Halat Çekme Yarışı, Mavi Vatan El İncesi Atma Yarışı ve yüzme yarışları yer alıyor. İlk iki gün Sprint Yüzme Yarışı düzenlenirken hafta sonunda Mavi Vatan Yüzme Yarışı gerçekleştirilecek.</p><p>22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Dragon Kürek Yarışı yapılacak. Halat çekme ile el incesi atma yarışlarının finalleri ise festivalin son günü olan 23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.</p><p>Festivalin kültürel programları kapsamında 22 Ağustos Cumartesi günü Mehteran Gösterisi, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve "Sahne Senin" etkinliğinin ardından Sefo konseri gerçekleştirilecek.</p><p><b>- BAYRAKTAR KALKAN DİHA ENVANTERE ALINACAK</b></p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın kapanışında, Müze Gemi Yavuz'un açılışına, Bayraktar Kalkan DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlenecek.</p><p>Festival, teknoloji yarışmalarında ve diğer kategorilerde dereceye girenlerin katılacağı ödül töreniyle sona erecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/mavi-vatanda-turkiyenin-g-469_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288015</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/dominik-livakovice-dunya-devi-talip-288015</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dominik Livakovic'e dünya devi talip!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Yabancı kontenjanından dolayı eli sıkışık olan Fenerbahçe için Dominik Livakovic hakkında önemli bir gelişme yaşandı. TRT Spor'un haberine göre; İspanya La Liga devi Barcelona, Hırvat kaleciyi kadrosuna katmak istiyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dominik Livakovic'e dünya devi talip!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin yollarını ayırmak istediği Hırvat kaleci Dominik Livakovic ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı.</p><p><b>BARCELONA DEVREDE</b></p><p>TRT Spor'da yer alan habere göre; Barcelona, Fenerbahçe'den 31 yaşındaki deneyimli file bekçisini transfer etmek istiyor.</p><p><b>BARCELONA'NIN PLANI</b></p><p>Barcelona, ilk planda Hırvat oyuncuyu bonservisiyle kadrosuna katıp başka bir takıma kiralamanın peşinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dominiklivakovicaa-1908202667f90f94.jpg"/><p><b>FENERBAHÇE İLE SÖZLEŞMESİ</b></p><p>Geçtiğimiz sezon Girona ve Dinamo Zagreb'te kiralık olarak forma giyen Dominik Livakovic'in Fenerbahçe'yle olan sözleşmesi 2028'e kadar devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dominik-livakovice-dunya--727_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288013</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/azinlik-okullariyla-ilgili-iddialara-yalanlama-dmm-egitim-ogretim-surecleri-devam-ediyor-288013</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Azınlık okullarıyla ilgili iddialara yalanlama! DMM: Eğitim-öğretim süreçleri devam ediyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), azınlık okullarına ilişkin yeni bir uygulama getirildiği yönündeki iddiaları yalanladı. DMM, okulların ilgili kanunda yer alan hükümler çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Azınlık okullarıyla ilgili iddialara yalanlama! DMM: Eğitim-öğretim süreçleri devam ediyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden (DMM) yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın organlarında "azınlık okullarının çeşitli kısıtlamalarla özellikle hedef alındığı" izlenimi veren paylaşımların dezenformasyon içerdiği, toplumsal huzuru ve bütünlüğü hedef aldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, bu okullara yönelik ilgili kanunda yer alan hükümlerin dışında yeni bir uygulama tesis edilmediği, okulların eğitim öğretim süreçlerini devam ettirdiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/azinlik-okullariyla-ilgil-438_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288012</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/dikkat-ceken-halka-arz-ilk-gun-yuzde-629-artis-gordu-288012</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dikkat çeken halka arz: İlk gün yüzde 629 artış gördü]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli insansı robot üreticisi Unitree, Şanghay'daki ilk halka arz gününde %629 oranında yükseliş gördü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dikkat çeken halka arz: İlk gün yüzde 629 artış gördü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Çin'in en büyük insansı robot üreticilerinden biri olan Unitree'nin hisseleri, Çarşamba günü Şanghay'daki ilk halka arz işlem gününde başlangıçta %629'a varan bir yükseliş gördü.</b></p><p>Girişimci Wang Xingxing tarafından 2016 yılında kurulan şirket, Şanghay Menkul Kıymetler Borsası'nın STAR pazarındaki halka arzında yaklaşık 6,1 milyar yuan (904 milyon dolar) topladı. Hisselerin halka arz fiyatı 150,80 yuan (22,36 dolar) olarak belirlendi. Şirketin hisseleri günü <b>%460 artışla 845 yuan (125,31 dolar) seviyesinden kapattı.</b></p><p>Teknoloji araştırma ve danışmanlık grubu Omdia'ya göre, geçen yıl küresel çapta sevkiyatı yapılan yaklaşık 15.000 insansı robotun 5.000'den fazlasını Unitree ve bir diğer büyük Çinli insansı robot üreticisi AGIBOT gerçekleştirdi. Omdia'nın tahminlerine göre, 2026'nın ilk yarısında Çinli insansı robot üreticilerinin toplam küresel sevkiyatı yaklaşık 18.500 adede ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/halkaarz-190820269b3f25df.jpg"/><p>AP'nin haberine göre analistler, şu an için bu insansı robotların çoğunun gerçek dünya uygulamalarından ziyade hâlâ ağırlıklı olarak gösteriler, performanslar ve araştırmalar için kullanıldığını belirtiyor. Örneğin Unitree'nin insansı robotları, Çin'deki geleneksel Bahar Festivali galasında taklalar atıp dövüş sanatları sergilemişti.</p><p>Unitree, halka arzdan elde edilecek gelirlerin AR-GE faaliyetleri ile robot üretim üssünün geliştirilmesinde kullanılacağını duyurdu.</p><p>Analistler, bu halka arzın ülkedeki diğer robot şirketlerinin halka arzları için emsal teşkil edebileceğine inanıyor.</p><p>Çin'in bir diğer büyük insansı robot üreticisi olan UBTech'in hisseleri Hong Kong'da işlem görüyor. </p><p>Unitree, 2025 yılında çoğu insansı robot satışlarından ve "robot köpek"lerden olmak üzere yaklaşık 1,7 milyar yuan (yaklaşık 250 milyon dolar) gelir bildirdi. Bu gelirin %40'ından fazlası yurt dışından elde edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dikkat-ceken-halka-arz-il-523_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288006</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/saglik-durumunu-degerlendirmede-hangi-testler-onemli-288006</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sağlık durumunu değerlendirmede hangi testler önemli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Terapist Lyudmila Lapa, check-up sürecinde kan ve idrar analizlerinin yanı sıra biyokimya ve koprolojik testlerin de mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı. Uzman, bu analizlerin erken teşhis ve genel sağlık değerlendirmesinde büyük rol oynadığını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sağlık durumunu değerlendirmede hangi testler önemli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terapist Lyudmila Lapa, temel check-up kapsamında yapılması gereken analizlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Lapa, vücudun genel sağlık durumunu değerlendirmek için geniş kapsamlı testlere gerek olmadığını, birkaç temel analizle hastanın sağlığı hakkında fikir edinilebileceğini söyledi. Özellikle tam kan ve idrar analizinin, check-up sürecinde ilk adım olarak uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Lapa, biyokimyasal testlerin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı ve bu aşamada karaciğer, pankreas, safra kesesi ile glikoz seviyesine bakılması gerektiğini ekledi.</p><h3>Terapist Lapa: 'Koprolojik analiz göz ardı edilmemeli'</h3><p>Lyudmila Lapa, check-up'ın tamamlayıcı bir parçası olarak koprolojik araştırmanın da yapılmasını önerdi. Uzman, bu analizlerin sonucunda elde edilen verilerin, sağlıkta herhangi bir bozulma olup olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti. Lapa, temel analizlerin zamanında yapılmasının, erken teşhis ve önleyici tedbirler açısından kritik olduğunu söyledi. Ayrıca, analizlerin doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlattı.</p><h3>Belirtiler varsa doktora başvuru geciktirilmemeli</h3><p>Terapist Lapa, bazı kişilerin yalnızca rutin check-up ile yetinmemesi gerektiğine de dikkat çekti. Eğer kişide belirli şikayetler veya semptomlar varsa, mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Lapa, erken müdahalenin sağlık sorunlarının büyümesini önleyebileceğini ve analizlerin bu süreçte yol gösterici olduğunu ifade etti. Sonuç olarak, check-up sırasında temel analizlerin düzenli yapılması, sağlığın korunmasında önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/saglik-durumunu-degerlend-137_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288005</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/yunanistan-icin-patriot-iddiasi-288005</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yunanistan için Patriot iddiası]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Yunanistan hükümetinin, Kerpe Adası'ndaki Patriot uçaksavar füze bataryasını Girit Adası'na götürmeyi değerlendirdiği ileri sürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yunanistan için Patriot iddiası]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kathimerini gazetesinin haberine göre, Yunanistan Savunma Bakanlığı mart ayında Kerpe Adası'na konuşlandırılan Patriot uçaksavar füze bataryasının Girit Adası'na transferi ihtimali üzerinde duruyor.</b></p><p>Buna göre, Orta Doğu&#39;daki tansiyonun artması ve İran&#39;ın Avrupa&#39;daki ABD hedeflerine zarar verme olasılığı nedeniyle söz konusu karar üzerinde duruluyor.</p><p>Girit Adası&#39;ndaki Suda Askeri Üssü için önemli bir tehdit bulunduğu sonucuna varılırsa Patriot füze bataryasının askeri üslerin daha kapsamlı korunmasını sağlamak amacıyla Kerpe&#39;den Suda&#39;ya götürülmesi planlanıyor.</p><p><b>İran ve Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle güneydoğu Ege'nin hava savunma gücüne katkı sağlayacağı iddiasıyla Yunanistan martta Kerpe Adası'na Patriot uçaksavar füze bataryası konuşlandırmıştı.</b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yunanistan-icin-patriot-i-310_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288004</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/sivrisinekler-virus-tasimasina-ragmen-nasil-hayatta-kaliyor-288004</link>
      <pubDate>2026-08-19T14:00:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sivrisinekler virüs taşımasına rağmen nasıl hayatta kalıyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Pompeu Fabra Üniversitesi'nden bilim insanları, sivrisineklerin chikungunya ve Zika gibi tehlikeli virüsleri neden taşıyıp hastalanmadığını ortaya koydu. Araştırma, sivrisineklerin hücresel düzeyde geliştirdiği savunma mekanizmasını ve bunun insanlarla arasındaki farkları gözler önüne seriyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sivrisinekler virüs taşımasına rağmen nasıl hayatta kalıyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pompeu Fabra Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırma, sivrisineklerin chikungunya ve Zika gibi ölümcül virüsleri vücutlarında taşımasına rağmen neden hastalanmadıklarını ortaya çıkardı. Bilim insanları, sivrisineklerin hücrelerinde bu virüslerin RNA'sı birikse de, virüslerin neredeyse hiç protein üretemediğini ve bunun translasyonel baskılama olarak bilinen bir savunma mekanizmasından kaynaklandığını belirledi. Bu süreçte, sivrisinek hücreleri genetik talimatların okunmasını yavaşlatıyor ve böylece virüslerin çoğalmasını engelliyor. Aynı virüsler insanlarda ise hücre protein üretimini ele geçirerek ciddi hasara ve ateşe yol açıyor.</p><h3>Pompeu Fabra Üniversitesi: Virüsler sivrisinek hücresinde sınırlanıyor</h3><p>Araştırmada, insanlarda viral proteinlerin hücre çekirdeğine girip genetik okuma mekanizmasını değiştirdiği, ancak sivrisineklerde bu proteinlerin sitoplazmada kaldığı tespit edildi. Bu farklılık, sivrisinek hücrelerinin normal işleyişinin bozulmamasını sağlıyor ve virüslerin üremesini kısıtlıyor. Sonuç olarak, sivrisinekler ömür boyu enfekte kalabiliyor ve aktif biçimde ısırmaya devam ediyor. Buna karşılık, insanlarda aynı virüsler hızla çoğalıp hücreleri yok ettiği için ciddi enfeksiyonlara yol açıyor.</p><h3>Bilim insanları: Arbovirüslerin zayıf noktası bulundu</h3><p>Araştırmacılar, sivrisineklerde gözlenen bu dengeyi bozmanın, arbovirüslerin yayılımını kontrol altına almak için yeni bir strateji olabileceğini vurguladı. Eğer virüsler sivrisineklerde daha hızlı çoğalmaya zorlanırsa, taşıyıcı böceğin hayatta kalma şansı azalabilir veya enfeksiyon süresi kısalabilir. Şu an için bu bulgular laboratuvar ortamında hücresel hatlarda elde edildi. Ancak sonuçlar, chikungunya ve Zika dahil iki farklı virüs ailesinin sivrisineklerle uzun bir evrimsel süreçte geliştirdiği bu savunma mekanizmasının, arbovirüslerle mücadelede önemli bir zayıf noktayı işaret ettiğini gösteriyor.</p><p>Bu bulgular, sivrisineklerin virüs taşıyıcılığını azaltmaya yönelik yeni yöntemlerin geliştirilmesinin önünü açabilir. Araştırmacılar, bu stratejinin hem sivrisinek popülasyonunu hem de insan sağlığını korumada etkili olabileceğini düşünüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/sivrisinekler-virus-tasim-977_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288003</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/apple-watch-kullanicilarina-watchos-27-ile-uc-buyuk-yenilik-288003</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Apple Watch kullanıcılarına watchOS 27 ile üç büyük yenilik]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Apple Watch sahipleri, watchOS 27 güncellemesiyle cihazlarında üç önemli değişiklikle karşılaşacak. Dinamik uygulama ızgarası, birleşik Bul uygulaması ve proaktif pil uzatma bildirimleri, Apple Watch deneyimini kökten değiştirecek yenilikler arasında yer alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Apple Watch kullanıcılarına watchOS 27 ile üç büyük yenilik]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Watch kullanıcıları, önümüzdeki haftalarda yayınlanacak watchOS 27 güncellemesiyle birlikte cihazlarında üç temel değişiklikle karşılaşacak. Apple'ın yeni yazılımı, dinamik uygulama ızgarası, birleşik Bul uygulaması ve proaktif pil uzatma bildirimleri gibi dikkat çeken özelliklerle Apple Watch deneyimini yeniden şekillendirecek. Bu güncellemeler, Apple Watch'un kullanım alışkanlıklarını değiştirecek ve kullanıcıların cihazlarından daha fazla verim almasına imkan tanıyacak.</p><h3>Apple Watch'ta dinamik uygulama ızgarası dönemi başlıyor</h3><p>watchOS 27 ile Apple Watch'a gelen en belirgin yeniliklerden biri, dinamik uygulama ızgarası oldu. Artık kullanıcılar, Apple Watch'un ekranını her açtıklarında en sık kullandıkları uygulamalara hızlıca erişebilecek. Bu yeni ana ekran, uygulama erişimini kolaylaştırırken, ekranın alt kısmında yer alan simgeler sayesinde klasik petek görünümü ve liste görünümüne de geçiş yapılabiliyor. Apple Watch sahipleri, önceki sürümlerde uygulamalara ulaşmak için Dijital Kral'a basıp menüler arasında dolaşıyordu. Ancak dinamik uygulama ızgarası sayesinde süreç hem hızlandı hem de daha pratik hale geldi. Kullanıcıların alışkanlıklarına göre şekillenen bu yeni yapı, Apple Watch'un günlük kullanımını önemli ölçüde kolaylaştırıyor. watchOS 27 ile gelen bu değişiklik, Apple Watch'un işlevselliğini artıran en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p><h3>Birleşik Bul uygulamasıyla konum takibi daha akıllı</h3><p>Apple Watch kullanıcıları, watchOS 27 ile birlikte tüm Bul özelliklerini tek bir uygulama altında toplama imkanına kavuşuyor. Daha önce Cihazları Bul, Eşyaları Bul ve İnsanları Bul olarak üç farklı uygulama şeklinde sunulan bu hizmetler, artık iPhone'dakine benzer şekilde tek bir birleşik Bul uygulamasında bir araya getirildi. Bu yenilik, Apple Watch üzerinden farklı cihazları ve kişileri bulmayı çok daha kolay hale getiriyor. Ayrıca yeni Bul uygulaması, iPhone, AirPods Pro 3 ve ikinci nesil AirTag gibi yeni nesil cihazların hassas konumunu doğrudan bilekten tespit edebiliyor. watchOS 27 ve iOS 27'nin sunduğu bir diğer akıllı özellik ise, iPhone evde bırakıldığında Apple Watch'un otomatik olarak konum paylaşımını üstlenmesi. Böylece konum paylaşımı daha doğru ve güvenilir hale geliyor. Apple Watch kullanıcıları, bu güncellemeyle birlikte konum takibini daha etkin ve pratik bir şekilde yönetebilecek.</p><h3>Proaktif pil uzatma bildirimleriyle daha uzun kullanım süresi</h3><p>watchOS 27'nin bir başka öne çıkan yeniliği ise proaktif pil uzatma bildirimleri oldu. Bu özellik, Apple Watch'un kullanım alışkanlıklarını ve arka planda çalışan fonksiyonları analiz ederek, kullanılmayan özellikleri devre dışı bırakıyor ve bu sayede pil ömrünü uzatıyor. Örneğin, "Yükselt ve Konuş" hareketiyle Siri'yi otomatik başlatma veya belirli saatlerde antrenman başlatma hatırlatmaları, eğer sık kullanılmıyorsa sistem tarafından kapatılıyor. Kullanıcılar, bir özelliğin devre dışı bırakılması durumunda anında bildirim alıyor ve isterlerse tekrar aktif hale getirebiliyor. Bu akıllı pil yönetimi, Apple Watch'un gün içinde daha uzun süre kullanılmasına olanak tanıyor. watchOS 27 ile gelen bu güncelleme, özellikle yoğun kullanımda pil tasarrufu sağlamak isteyen Apple Watch sahipleri için büyük kolaylık sunuyor.</p><p>watchOS 27 güncellemesiyle Apple Watch kullanıcıları, cihazlarından daha hızlı, verimli ve akıllı bir şekilde yararlanabilecek. Dinamik uygulama ızgarası, birleşik Bul uygulaması ve proaktif pil uzatma bildirimleri gibi yenilikler, Apple Watch'un günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olmasını güçlendirecek. Kullanıcılar, bu gelişmeler sayesinde hem zamandan tasarruf edecek hem de cihazlarının pil ömrünü daha verimli kullanabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/apple-watch-kullanicilari-343_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288002</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/tungsten-fuzyon-reaktorlerinde-beklenendfuzyon-reaktorlerinin-gozdesi-tungsten-icin-kotu-h-288002</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tungsten füzyon reaktörlerinde radyasyona ne kadar dayanabilir? Yeni araştırma sınırları sorguluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Finlandiya'daki Helsinki Üniversitesi fizikçileri, füzyon reaktörlerinin kilit bileşeni olarak öne çıkan tungstenin radyasyon altında tahmin edilenden çok daha fazla hasar gördüğünü büyük ölçekli simülasyonlarla ortaya koydu. Physical Review Letters'ta yayımlanan çalışma, uluslararası füzyon projesi ITER'in tungsten planlarını yeniden sorgulatıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tungsten füzyon reaktörlerinde radyasyona ne kadar dayanabilir? Yeni araştırma sınırları sorguluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer füzyon teknolojisinin geleceğini şekillendirecek kritik bir araştırma, füzyon reaktörlerinde kullanılması planlanan tungsten metalinin dayanıklılığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu. Helsinki Üniversitesi'nden fizikçi Jesper Byggmästar ve ekibinin yürüttüğü kapsamlı simülasyonlar, tungstenin füzyon reaktörlerinin iç yüzeylerinde maruz kalacağı yoğun radyasyon karşısında daha önce öngörülenden çok daha hızlı bozulduğunu gözler önüne serdi. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan bu çalışma, füzyon enerjisi alanında tungsten kullanımına dair mevcut varsayımları kökünden sarsacak nitelikte bulgular içeriyor.</p><h3>Nükleer füzyon neden tungstene bu kadar bağımlı?</h3><p>Nükleer füzyon, iki hafif atom çekirdeğinin birleşerek muazzam miktarda enerji açığa çıkardığı bir süreç olarak tanımlanıyor. Bu süreç, yıldızların kendilerini milyarlarca yıl boyunca ayakta tutan mekanizmanın ta kendisi. Ancak yeryüzünde bu reaksiyonu kontrollü biçimde gerçekleştirmek, son derece yüksek sıcaklıklar ve basınçlar gerektiriyor. Güneş'in çekirdeğindeki koşulları laboratuvar ortamında yeniden üretmek, mühendislik açısından devasa bir meydan okuma oluşturuyor. Bu denli aşırı koşullara dayanabilecek malzeme sayısı son derece sınırlı olduğundan, araştırmacılar uzun süredir tungsteni bu iş için en uygun aday olarak değerlendiriyordu. Tungstenin bilinen en yüksek erime noktalarından birine sahip olması ve aşırı ısıya karşı gösterdiği olağanüstü direnç, onu füzyon reaktörlerinin plazmaya bakan iç duvarlarında kullanılacak birincil malzeme haline getirdi. Ne var ki yeni araştırma, tungstenin ısıya dayanıklılığının tek başına yeterli olmadığını, füzyon reaksiyonlarının ürettiği yoğun radyasyonun bu metalin yapısını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Radyasyon hasarı tungstenin yapısını nasıl çökertiyor?</h3><p>Radyasyon hasarı, güçlü nükleer reaksiyonların son derece enerjik parçacıklar üretmesi ve bu parçacıkların başka bir yüzeye çarpmasıyla meydana geliyor. Füzyon reaksiyonları sırasında serbest kalan yüksek enerjili nötronlar, reaktörün tungsten bileşenlerini oluşturan atomlara doğrudan isabet ediyor. Bu muazzam kinetik enerji, bir tungsten atomunu kristal yapı içindeki orijinal konumundan söküp fırlatacak güce sahip. Yerinden edilen atom, çevresindeki diğer atomlarla çarpışarak bir zincirleme reaksiyon başlatıyor ve bu domino etkisi, bileşenin genel kristal düzenini bozuyor. Bilim dünyası bu süreci "birincil radyasyon hasarı" olarak adlandırıyor. Byggmästar'ın Phys.org'a yaptığı açıklamada vurguladığı üzere, tek bir atomik geri tepmeden kaynaklanan bu hasar mekanizmasını tam olarak anlamak hâlâ aktif bir araştırma alanı olmaya devam ediyor. Durumu daha da karmaşık kılan bir faktör ise bu çarpışma kaskadlarının her zaman kalıcı hasar bırakmaması; bazı durumlarda yerinden edilen atomların yeniden birleşerek eski konumlarına dönebilmesi. Bu yüzden tungstenin gerçek dayanıklılığını ölçmek, basit hesaplamalarla mümkün olmuyor.</p><h3>1 milyar atomluk dev simülasyon sonuçları şaşırttı</h3><p>Helsinki Üniversitesi ekibi, radyasyonun tungsten üzerindeki etkisini gerçekçi biçimde modellemek için benzeri görülmemiş ölçekte simülasyonlar tasarladı. Araştırmacılar, stres altındaki moleküler dinamiklere ilişkin iyi anlaşılmış bilimsel verileri temel alarak tungsteni, bir füzyon reaksiyonunun öncesinde, esnasında ve sonrasında karşılaşabileceği farklı enerji seviyelerine maruz bıraktı. Simülasyonların ölçeği gerçekten dikkat çekiciydi: Ekip bir seferde tam bir milyar atomun davranışını eş zamanlı olarak modelledi. Bu devasa hesaplama kapasitesi, gerçek hayattaki moleküler dinamiklerin doğru biçimde yeniden üretilip üretilmediğini denetlemek amacıyla mevcut deneysel modellerle karşılaştırmalı olarak kontrol edildi. Sonuçlar, araştırmacıların beklentilerinin ötesinde endişe verici bir tablo çizdi. Byggmästar'ın ifade ettiği gibi, reaktör çalışması sırasında ve ışınlama deneylerinde malzeme çok daha uzun zaman dilimleri boyunca ve çok daha geniş uzunluk ölçeklerinde radyasyona maruz kalıyor. Simülasyonlar, bu tür uzun süreli ve yoğun radyasyon maruziyetinin tungstende önceki tahminlerin çok üzerinde bozulma oranlarına yol açtığını net biçimde gösterdi.</p><h3>ITER projesi ve tungstenin geleceği</h3><p>Elde edilen bulgular, tungstenin füzyon reaktörlerinde kullanılmasını tamamen gündem dışı bırakmıyor. Uluslararası füzyon araştırma işbirliği ITER, halihazırda plazmaya bakan duvar malzemesi olarak tungsten kullanmayı planlıyor ve bu kararda henüz bir değişiklik söz konusu değil. Ancak yeni veriler, mühendislerin ve malzeme bilimcilerin tungsten bileşenleri tasarlarken radyasyon hasarını çok daha ciddiye alması gerektiğine işaret ediyor. Byggmästar, araştırmanın asıl katkısının, tungsteni tamamen devre dışı bırakmak yerine daha sağlam ve dayanıklı bileşenlerin nasıl tasarlanabileceğine dair yol gösterici dersler sunması olduğunu vurguladı. Çalışmada belirtildiği üzere tungsten, tokamak tipi füzyon reaktörlerinin plazmaya bakan duvar malzemesi için hâlâ önde gelen seçenek konumunda bulunuyor. Dolayısıyla bu araştırma, tungsteni reddetmekten ziyade onun sınırlarını daha iyi anlayarak füzyon teknolojisini ileriye taşımayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/tungsten-fuzyon-reaktorle-629_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.288001</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/dem-parti-onunde-evlat-nobeti-gelin-devlete-teslim-olun-288001</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[DEM Parti önünde evlat nöbeti: Gelin devlete teslim olun]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Muş'ta çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, DEM Parti İl Başkanlığı binası önündeki eylemlerine devam etti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[DEM Parti önünde evlat nöbeti: Gelin devlete teslim olun]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her hafta çarşamba günü DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde bir araya gelen aileler, fotoğraflarını taşıdıkları evlatlarına teslim olmaları çağrısında bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247999.jpg"/><p>Eyleme katılan Alaattin Koçhan, yıllardır oğlundan haber alamadığını söyledi.</p><p>Teslim olması için oğluna seslenen Koçhan, &quot;Oralarda beklemenin anlamı yok. Bu yasalardan başka sizi kurtaracak bir şey yok. Orada bekleyip birilerine hizmet etmenin bir anlamı yoktur. Biz de yıllardır sizin yolunuzu bekliyoruz. Artık dönün gelin.&quot; diye konuştu.</p><p>Anne Naciye Sönmez Yıldız ise &quot;Osman, yıllardır seni bekliyoruz. Gelin devlete teslim olun. Bu fırsat sizin elinize geçmiş. Kaçırmayın. Herkes çocuklarını bekliyor. Biz seni çok özledik.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dem-parti-onunde-evlat-no-344_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287999</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatan-golcukte-deniz-ve-savunma-teknolojilerini-bulusturacak-287999</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturacak]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2026 kapsamında 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan, Türkiye'nin denizcilik, su altı teknolojileri ve savunma sanayisindeki farklı kabiliyetlerini bir araya getirecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu 4 gün sürecek etkinlikte, Türk Deniz Kuvvetlerinin farklı sınıflardaki platformlarından insansız sistemlere, hava araçlarından hava savunma ve füze sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknolojiler sergilenecek.</p><p>Etkinliğin teknoloji yarışmaları bölümünde İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, İnsansız Deniz Aracı Yarışması ve Su Altı Roket Yarışması yapılacak.</p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da 37 farklı donanma unsur ve platformu sergilenecek. Bunlar arasında TCG Barbaros, TCG Salihreis, TCG Turgutreis, TCG Kemalreis, TCG Derya, TCG Tufan, TCG Akçay, TCG Alemdar, TCG İstanbul, TCG Oruçreis, TCG Burgazada, TCG İmbat, TCG Amasra, TCG Sancaktar ve TCG Kalkan bulunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248202.jpg"/><p>Çeşitli denizaltı platformlarının yanı sıra Cumhuriyet tarihinin simge deniz araçlarından TCG Savarona ile Müze Gemi Yavuz da etkinlik alanında yer alacak.</p><p>Alanda insanlı platformların yanı sıra ULAQ, SANCAR, MARLIN ve SALVO gibi insansız deniz araçları da ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Türkiye'nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu da etkinlikte yer alan platformlardan biri olacak. Böylece ziyaretçiler, farklı sınıf ve görevlerdeki su üstü platformları, denizaltılar ve insansız deniz sistemlerini aynı etkinlik alanında görme fırsatı bulacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248204.jpg"/><p>Milli Denizaltı (MİLDEN) Test Bloğu da ziyaretçilerle buluşturulacak. Türkiye'nin milli denizaltı geliştirme çalışmalarının önemli aşamalarından MİLDEN'e ilişkin test bloğunun sergilenmesi, etkinliğin önemli başlıklarından olacak.</p><p><b>HAVA ARAÇLARI VE SAVUNMA SİSTEMLERİ DE SERGİLENECEK</b></p><p>Etkinlikte sergilenecek ürünler deniz platformlarıyla sınırlı kalmayacak. Hava araçları bölümünde Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3'ün yanı sıra SH-70 Seahawk helikopteri ve AH-1W platformu bulunuyor. Bayraktar TB3, ASELBUOY ve ASELBUOY POD ile birlikte sergilenecek.</p><p>Sergi alanında ise farklı savunma sanayisi ürünleri ve sistemleri ziyaretçilerle buluşacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248205.jpg"/><p>Bu bölümde Pirana, BARKAN 2, LEVENT, TUFAN, BAHA ve BULUT'un yanı sıra Denizaltı Modüler Zırhlı Kontrol Botu sergilenecek.</p><p>ÇELİKKUBBE kapsamında SİPER, HİSAR, GÜRZ, KORKUT ve GÖKSUR unsurları da etkinlik alanında yer alacak. Bunların yanında K+, SİPER, TAYFUN, KMC ve PUSU sistemleri ile MİLDEN Denizaltı İlk Bloku da sergilenecek unsurlar arasında bulunuyor.</p><p>Böylece TEKNOFEST Mavi Vatan'da deniz teknolojilerinin yanı sıra hava savunma, füze, insansız kara ve hava sistemleriyle yeni nesil denizaltı teknolojilerinin de ziyaretçilere sunulması planlanıyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/whatsappvideo2026081-19082026c30265bc.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>SAVUNMA SANAYİSİ ŞİRKETLERİ VE KAMU KURUMLARI AYNI ALANDA</b></p><p>Savunma, denizcilik ve teknoloji ekosisteminin farklı kurum ve şirketleri etkinlik alanındaki stantlarında ürün ve yeteneklerini tanıtacak.</p><p>ASELSAN, BAYKAR, HAVELSAN, STM, ROKETSAN, TUSAŞ, TEI, MKE, ASFAT, ASPİLSAN, FNSS ve T3 Vakfı'nın yanı sıra Türkiye'nin gemi inşa sanayisinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜBİTAK, Anadolu Ajansı ile TRT de stantlarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p><p>Bilim merkezleri, atölyeler ve deneyim alanları da teknoloji meraklılarına keyifli anlar yaşatacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42248206.jpg"/><p><b>YARIŞMALAR İÇİN AYRI PARKURLAR OLUŞTURULDU</b></p><p>Alanda, teknoloji yarışmaları için ayrı test ve gösterim bölgeleri kurulacak.</p><p>Bu kapsamda İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterim Alanı, Su Altı Roket Yarışması Parkuru, İnsansız Deniz Aracı Yarışması Parkuru ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmaları Test Alanı bulunuyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması için ayrıca ayrı bir yarışma parkuru da yer alıyor.</p><p>İnsansız Su Altı Sistemleri Seyir Gösterimleri de festival boyunca farklı saatlerde ziyaretçilere sunulacak.</p><p><b>SAT VE SAS TİMLERİNDEN GÖSTERİ</b></p><p>Etkinliğin gösteri programında Türk Deniz Kuvvetlerinin özel birlikleri de yer alacak.</p><p>4 gün boyunca SAT ve SAS gösterileri düzenlenecek. Programda ayrıca Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri de her gün yapılacak.</p><p>Festivalin hafta sonu programında deniz üzerindeki hareketlilik daha da artacak. 22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi düzenlenecek.</p><p>Program kapsamında bando ve mehteran gösterileri, bilim şovları, "Sahne Senin" etkinlikleri ve NSosyal Nod Bilgi Yarışması da ziyaretçilerle buluşacak. 21 Ağustos'ta Da Vinci Robot Operasyonu Gösterimi gerçekleştirilecek.</p><p><b>DENİZDE SPOR MÜSABAKALARI, KÜLTÜREL PROGRAMLAR YAPILACAK</b></p><p>Mavi Vatan kapsamında denizcilik kültürüne yönelik çeşitli spor müsabakaları da yapılacak.</p><p>Festival programında Mavi Vatan Halat Çekme Yarışı, Mavi Vatan El İncesi Atma Yarışı ve yüzme yarışları yer alıyor. İlk iki gün Sprint Yüzme Yarışı düzenlenirken hafta sonunda Mavi Vatan Yüzme Yarışı gerçekleştirilecek.</p><p>22 ve 23 Ağustos'ta Mavi Vatan Dragon Kürek Yarışı yapılacak. Halat çekme ile el incesi atma yarışlarının finalleri ise festivalin son günü olan 23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.</p><p>Festivalin kültürel programları kapsamında 22 Ağustos Cumartesi günü Mehteran Gösterisi, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve "Sahne Senin" etkinliğinin ardından Sefo konseri gerçekleştirilecek.</p><p><b>BAYRAKTAR KALKAN DİHA ENVANTERE ALINACAK</b></p><p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın kapanışında, Müze Gemi Yavuz'un açılışına, Bayraktar Kalkan DİHA'nın envantere alınmasına yönelik tören düzenlenecek.</p><p>Festival, teknoloji yarışmalarında ve diğer kategorilerde dereceye girenlerin katılacağı ödül töreniyle sona erecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/teknofest-mavi-vatan-golc-726_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287998</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/marsta-gizemli-kesif-curiosity-yuzeyi-kaplayan-kucuk-poligonlari-goruntuledi-287998</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:08:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Mars'ta gizemli keşif! Curiosity, yüzeyi kaplayan küçük poligonları görüntüledi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[NASA'nın Mars'taki keşif aracı Curiosity, Gale Krateri'nde bugüne kadar görülmemiş büyüklükte bir poligon alanı keşfetti. Bu bulgu, Mars'ın iklim geçmişine ve yüzey şekillerine dair önemli ipuçları sunarken, bilim insanlarını gezegenin eski dönemlerine dair yeni sorularla baş başa bıraktı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Mars'ta gizemli keşif! Curiosity, yüzeyi kaplayan küçük poligonları görüntüledi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA'nın Mars'taki başarılı keşif aracı Curiosity, Gale Krateri'nde şimdiye dek hiç rastlanmayan bir poligon alanı tespit etti. Araştırmacılar, bu yeni bulgunun Mars'ın yüzey şekilleri ve geçmiş iklimi hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirtti. Yaklaşık 3.8 ila 3.6 milyar yıl öncesine dayanan bu poligon benzeri yapılar, Mars'ın geçmişte Dünya'ya benzer ıslak-kuru döngüler yaşadığını düşündürüyor. Curiosity'nin gönderdiği görüntüler, poligonların çamur çatlakları olarak ortaya çıktığına işaret ediyor. Bilim dünyası, bu keşfin Mars'ın iklimsel evrimi ve jeolojik süreçleri açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p><h3>Curiosity ekibi: 'Poligonlar Mars'ın geçmişine ışık tutuyor'</h3><p>Curiosity'nin gözlemlediği poligon alanı, Mars'ın farklı bölgelerinde daha önce tespit edilen benzer oluşumlardan ayrılıyor. Dr. Ashwin Vasavada liderliğindeki ekip, bu yeni poligonların çapının yaklaşık 4 ila 8 santimetre arasında değiştiğini belirledi. Bu boyutlar, daha önce uzaydan HiRISE uydusuyla gözlemlenen devasa poligonlardan oldukça küçük. Ancak yer seviyesinden ilk kez bu kadar detaylı inceleme imkânı sunan Curiosity'nin bulguları, Mars'ın yüzeyinde geçmişte yaşanan süreçleri anlamak için kritik veriler sağlıyor. Bilim insanları, bu poligonların oluşumunda suyun büyük rol oynadığını ve çamur çatlaklarının sık tekrar eden ıslak ve kuru dönemlerle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Özellikle Noachian-Hesperian geçiş dönemi olarak bilinen ve Mars'ın ikliminde köklü değişikliklerin yaşandığı zaman diliminde bu tür yapıların oluştuğu tahmin ediliyor.</p><h3>NASA'nın Mars araştırmalarında yeni dönem: Poligonlar ve iklim ipuçları</h3><p>Mars yüzeyinde poligon benzeri yapılar daha önce farklı bölgelerde de gözlemlendi. Ancak Gale Krateri, bu oluşumların bir rover tarafından yer seviyesinden detaylı biçimde incelendiği tek bölge olarak öne çıkıyor. NASA'nın Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme Bilim Deneyi (HiRISE) uydusu, 2006'dan bu yana Mars'ın yörüngesinde dönerken, 15 metreden 350 metreye kadar değişen devasa poligonları kayda aldı. Buna karşın, Curiosity'nin tespit ettiği poligonlar çok daha küçük ve yer seviyesinden doğrudan analiz edilebiliyor. Mars'taki bu tip yüzey şekilleri, gezegenin geçmişte suya ve değişken iklim koşullarına sahip olduğuna dair güçlü kanıtlar sunuyor. Özellikle Hellas Planitia, Noachis Terra ve Margaritifer Terra gibi alanlarda devasa poligonlar, geçmişte durgun suyun varlığına işaret ediyor. Gale Krateri'ndeki yeni keşif ise, Mars'ın iklim geçmişini çözmede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><p>Dr. Ashwin Vasavada, Curiosity'nin gönderdiği poligon görüntülerinin ekibi heyecanlandırdığını belirterek, "Curiosity'nin gözleriyle birçok ilginç manzara gördük, ancak bu poligon denizi nefesimizi kesti" ifadelerini kullandı. Araştırmacılar, poligonların şekil ve kimyasal özelliklerini detaylı biçimde analiz ederek, Mars'ta suyun ve iklim döngülerinin izlerini sürmeye devam ediyor. Elde edilen veriler, Mars'ın milyarlarca yıl önceki ikliminin Dünya'ya benzer özellikler taşıdığını ve gezegenin bugünkü soğuk ve kuru yapısının geçmişte çok daha farklı olabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, poligonların oluşum süreçlerini tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.</p><p>Mars'ın yüzeyi, levha tektoniği, volkanik faaliyet ve suyun etkisiyle sürekli değişen Dünya'nın aksine, milyarlarca yıldır büyük ölçüde bozulmadan kaldı. Bu durum, gezegenin eski dönemlerine ait izlerin günümüze kadar ulaşmasını sağladı. Curiosity'nin yeni keşfi, Mars'ın jeolojik geçmişine dair ipuçlarını gün yüzüne çıkarırken, araştırmacılar önümüzdeki yıllarda bu poligon alanlarının oluşumuyla ilgili daha fazla bilgi elde etmeyi umuyor. Mars'ın sırlarını çözmek için yürütülen bu tür araştırmalar, hem gezegenin evrimi hem de gelecekteki insanlı Mars görevleri açısından kritik öneme sahip.</p><p>Sonuç olarak, Curiosity'nin Gale Krateri'nde ortaya çıkardığı poligon denizi, Mars'ın geçmiş iklim koşullarına ve yüzey şekillerine dair yeni soruları gündeme getirdi. Bilim camiası, bu bulgunun Mars'ın tarihine ışık tutacak yeni keşiflerin başlangıcı olabileceğini düşünüyor. NASA ve diğer araştırma ekipleri, Mars'ın gizemli yüzeyini anlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/marsta-gizemli-kesif-curi-908_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287997</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/endustriyel-robotlar-neden-hala-insansi-robotlardan-daha-avantajli-287997</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Endüstriyel robotlar neden hâlâ insansı robotlardan daha avantajlı?]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[İnsansı robotlar, esneklik ve insan benzeri hareket kabiliyetiyle fabrikalarda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Ancak, endüstriyel robotların kanıtlanmış verimliliği ve yaygın kullanımı, üretim sektöründe hangi teknolojinin ön plana çıkacağını belirleyecek. Fabrika otomasyonunda yaşanan bu dönüşüm, hem üreticiler hem de teknoloji geliştiricileri için kritik bir rekabet alanı oluşturuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Endüstriyel robotlar neden hâlâ insansı robotlardan daha avantajlı?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fabrikalarda otomasyonun geleceği, insansı robotlarla endüstriyel robotlar arasındaki rekabetle şekillenmeye başladı. Özellikle insan benzeri hareket kabiliyetiyle dikkat çeken insansı robotlar, üretim tesislerinde esneklik ve adaptasyon vaat ediyor. Buna karşın, uzun yıllardır fabrikalarda görev yapan endüstriyel robotlar ise yüksek verimlilik ve güvenilirlikleriyle öne çıkıyor. 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde 542 bin yeni endüstriyel robotun kurulması, toplamda yaklaşık 4,66 milyon robotun aktif olarak çalıştığını gösteriyor. Bu gelişmeler, üreticilerin hangi teknolojiye yöneleceği sorusunu gündeme taşıyor.</p><h3>Endüstriyel robotlar üretimde üstünlüğünü sürdürüyor</h3><p>Endüstriyel robotlar, fabrika otomasyonunda uzun süredir ana aktör konumunda bulunuyor. Uluslararası Robotlar Federasyonu'nun (IFR) verilerine göre, son dört yıldır yıllık robot kurulumu 500 binin üzerinde seyrediyor ve bu durum sektörde istikrarlı bir büyümeye işaret ediyor. Endüstriyel robotların sağladığı avantajların başında, belirli görevlerde yüksek hız ve doğrulukla çalışabilmeleri geliyor. Özellikle kaynak, boyama, paletleme ve montaj gibi tekrarlayan işlemlerde, sabit robot kolları üreticilere zaman ve maliyet tasarrufu sunuyor. Ayrıca, bu robotlar etrafında oluşan ekosistem sayesinde yazılım geliştiriciler, bakım teknisyenleri ve güvenlik uzmanları gibi birçok paydaş üretim süreçlerine entegre oluyor. Şirketler, robot yatırımlarının geri dönüşünü net şekilde hesaplayabiliyor ve bu da endüstriyel robotların tercih edilmesinde önemli bir rol oynuyor.</p><h3>İnsansı robotlar esneklik ve adaptasyon vaat ediyor</h3><p>İnsansı robotlar, fabrikalarda insan gücünün yerini alabilecek çok yönlü çözümler sunuyor. Yürüyebilen, bileşenleri taşıyabilen ve insanlar için tasarlanmış ekipmanları kullanabilen bu robotlar, özellikle mevcut fabrika altyapısında büyük değişiklikler gerektirmeden farklı görevleri üstlenebiliyor. Mercedes-Benz gibi büyük üreticiler, Apptronik'in Apollo insansı robotunu fabrika içi lojistikte ve kalite kontrolünde test etmeye başladı. Benzer şekilde, lojistik devi GXO, Agility Robotics'in Digit modelini kullanarak kutu taşıma ve konveyörlere yerleştirme gibi görevlerde insansı robotlardan yararlanıyor. Bu uygulamalar, insansı robotların tekrarlayan ve kontrollü görevlerde başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak, bu teknolojinin yaygınlaşması için pil ömrü, enerji verimliliği ve güvenlik gibi alanlarda önemli gelişmeler gerekiyor. Örneğin, Digit modelinin dört saate kadar çalışabilmesi, 24 saatlik üretim ortamlarında ek şarj veya robot değişimi ihtiyacını ortaya çıkarıyor.</p><h3>İşbirlikçi robotlar rekabeti şekillendiriyor</h3><p>Son yıllarda işbirlikçi robotlar da fabrika otomasyonunda önemli bir rol üstlenmeye başladı. Bu robotlar, insanlarla aynı ortamda güvenli şekilde çalışabiliyor ve farklı görevlere kolayca adapte olabiliyor. IFR'nin raporuna göre, 2023 yılında kurulan endüstriyel robotların yüzde 10,5'i işbirlikçi robotlardan oluştu. Bu oran, insansı robotların en güçlü argümanlarından birinin zayıfladığını gösteriyor. Çünkü işbirlikçi robotlar, hem insanlarla yakın temas kurabiliyor hem de farklı üretim görevlerinde programlanabiliyor. Bu gelişme, fabrikaların otomasyon stratejilerinde esneklik ve maliyet optimizasyonunu ön plana çıkarıyor. İşbirlikçi robotların yaygınlaşması, insansı robotların fabrikalarda geniş çaplı bir dönüşüm yaratmasını zorlaştırıyor.</p><h3>Fabrika otomasyonunda ekonomik denge belirleyici olacak</h3><p>Fabrikalarda hangi robot teknolojisinin öne çıkacağı, büyük ölçüde ekonomik faktörlere bağlı. Üreticiler, makineleri çıktı, çalışma süresi, güvenlik ve toplam maliyet gibi kriterlerle değerlendiriyor. İnsansı robotların insan benzeri tasarımı, yalnızca belirli görevlerde avantaj sağlarken, iki ayaklı yapı enerji tüketimini artırıyor ve mekanik karmaşıklığı beraberinde getiriyor. Buna karşılık, endüstriyel robotlar sabit, dayanıklı ve uzun süreli çalışmaya uygun yapısıyla öne çıkıyor. Pil ömrü ve bakım gereksinimleri, insansı robotların yaygınlaşmasının önündeki engeller arasında yer alıyor. Gelecekte, fabrikalarda sabit robotlar tekrarlayan üretim görevlerinde, mobil robotlar mal taşımada, işbirlikçi robotlar insanlarla yan yana çalışmada ve insansı robotlar ise karmaşık, otomasyonun ulaşamadığı alanlarda görev alacak. Böylece, fabrika otomasyonu çok katmanlı ve esnek bir yapıya kavuşacak.</p><h3>Geleceğin fabrikasında insansı ve endüstriyel robotlar bir arada</h3><p>Uzmanlar, yakın gelecekte fabrikalarda hem endüstriyel hem de insansı robotların bir arada çalışacağını öngörüyor. Sabit robotlar, yüksek hacimli ve tekrarlayan üretim süreçlerinde hakimiyetini sürdürürken, insansı robotlar ise mevcut otomasyon sistemlerinin erişemediği zor ve değişken görevlerde devreye girecek. Mobil robotlar ise malzeme taşımacılığında önemli bir rol üstlenecek. Bu çoklu robot ekosistemi, üreticilere hem verimlilik hem de esneklik kazandıracak. Teknolojideki ilerlemeler ve maliyetlerin düşmesiyle birlikte, insansı robotların fabrikalardaki rolü giderek artacak. Ancak, endüstriyel robotların kanıtlanmış başarıları ve mevcut altyapı ile uyumu, onların uzun vadede de üretimdeki ağırlığını koruyacağını gösteriyor. Sonuç olarak, fabrika otomasyonunun geleceği, farklı robot teknolojilerinin bir arada kullanıldığı hibrit bir modele doğru evriliyor.</p><p>Fabrika otomasyonunda insansı robotlar ve endüstriyel robotlar arasındaki rekabet, üretim teknolojilerinin sınırlarını yeniden tanımlıyor. Her iki robot türünün de avantajları ve sınırlamaları bulunuyor. Ekonomik, teknik ve operasyonel koşullar, hangi robotların hangi alanlarda öne çıkacağını belirleyecek. Önümüzdeki yıllarda, fabrikalarda esneklik, verimlilik ve uyumun ön planda olduğu bir otomasyon dönemi yaşanacak. Bu süreçte, insansı robotların fabrika otomasyonundaki rolü giderek artarken, endüstriyel robotlar da temel üretim gücü olarak varlığını sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/endustriyel-robotlar-nede-904_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287996</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/burasi-icin-850-kilometre-yol-geldik-tuz-golu-pembe-bir-masala-donustu-287996</link>
      <pubDate>2026-08-19T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Burası için 850 kilometre yol geldik! Tuz Gölü pembe bir masala dönüştü]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, içerisinde barındırdığı algler ve bakteriler nedeniyle pembe renge büründü. Daha önce Tuz Gölü'nde böyle bir pembelik görmediğini ifade eden Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada çok ilgi görüyordu, o yüzden geldik. Çok fazla pembelik var, hiç böyle bir şey görmedik. Burası için 850 kilometre yol geldik. Burayı çok beğendik. Şifalı olduğunu duyduk, bize çok iyi geldi." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Burası için 850 kilometre yol geldik! Tuz Gölü pembe bir masala dönüştü]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedik rahatsızlıklarına şifa arayanların uğrak noktası olan Tuz Gölü, alg ve bakterilerin etkisiyle pembe renge büründü.  </p><p>Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, içerisinde barındırdığı algler ve bakteriler nedeniyle pembe renge büründü. Aksaray, Konya ve Ankara sınırları içerisinde bulunan Tuz Gölü'nde algler, sıcağın ve tuzun arttığı yaz aylarında renkli madde üreterek güneşin zararlı ışınlarından korunuyor. Bakteriler ise fazla ürediği için gölün rengi pembe veya kırmızı renge bürünüyor. Kışın buz mavisi, yazın ise beyaz rengiyle dikkati çeken Tuz Gölü, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oluyor. Ortopedik rahatsızlıklarına şifa bulmak için Tuz Gölü'ne gelen vatandaşlar ise, vücutlarını tuza gömerek şifa arıyor.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014008-19082026c5a991e0.jpg"/><p><b>"BURASI İÇİN 850 KİLOMETRE YOL GELDİK"</b></p><p>Daha önce Tuz Gölü'nde böyle bir pembelik görmediğini ifade eden Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada çok ilgi görüyordu, o yüzden geldik. Çok fazla pembelik var, hiç böyle bir şey görmedik. Burası için 850 kilometre yol geldik. Burayı çok beğendik. Şifalı olduğunu duyduk, bize çok iyi geldi. Memnun kaldık, herkese tavsiye ederiz. Geldikleri gibi memnun kalacaklarına da yüzde yüz garanti verebilirim. Kuzenimin ayağında kaşıntı vardı, gelmemizle kaşıntıları tamamen bitti" dedi.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/3b4553129e8d418f91e5-19082026fc27841f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>"HEM ŞİFALI OLDUĞUNU DUYDUK HEM DE TUZ GÖLÜ'NÜN PEMBE GÖRÜNTÜSÜNÜ MERAK ETTİĞİMİZ İÇİN GELDİK"</b></p><p>Mustafa Gün, şifa niyetine evde kullanmak için Tuz Gölü'nden tuz aldığını belirterek, "Buraya Almanya'dan ailecek geldik. Hem şifalı olduğunu duyduk hem de Tuz Gölü'nün pembe görüntüsünü merak ettiğimiz için geldik. Şifa niyetine tuz aldık, evde kullanacağız. Tuz Gölü'nü herkese tavsiye ederim, görmek lazım" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014001-19082026ca22dfb7.jpg"/><p><b>"BURADA İNANILMAZ BİR GÜZELLİK VAR"</b></p><p>Tuz Gölü'nü görmek için Avusturya'dan ailecek geldiklerini söyleyen Şafak Şişman, "Eşim Şereflikoçhisarlı olduğu için 'Gel sana Tuz Gölü'nü göstereyim' dedi. 'Damatsın sen, buraya bir bak' dedi, öyle geldik. Şifa niyetine geldik, tuzu gördük. Bu pembeleşmenin Allah vergisi olduğunu düşünüyorum. Burada inanılmaz bir güzellik var ama maalesef flamingoları göremedik" şeklinde konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77014002-1908202629b5085c.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/burasi-icin-850-kilometre-257_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287995</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kagithanede-3-katli-binanin-cati-kati-alevlere-teslim-oldu-287995</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kağıthane'de 3 katlı binanın çatı katı alevlere teslim oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Kağıthane ilçesinde 3 katlı binanın çatı katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlere teslim olan çatı katı, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kağıthane'de 3 katlı binanın çatı katı alevlere teslim oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın, saat 11.00 sıralarında Kağıthane ilçesi merkez Mahallesi Gönül Sokak üzerinde 3 katlı binanın çatı katında henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. Alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar ekiplere ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çatı katında çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, yangın sırasında binanın boş olduğu, çıkan yangında can kaybı veya yaralı olmadığı öğrenildi. Ekipler yangını kontrol altına alırken soğutma çalışmalarını sürdürdü.  </p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/f0186ce50b374cf8915d-1908202603d757d9.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kagithanede-3-katli-binan-409_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287994</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/adaf-baskani-armagan-terorsuz-turkiye-surecine-tam-destek-287994</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ADAF Başkanı Armağan: Terörsüz Türkiye sürecine tam destek!]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Anadolu Aşiretler Federasyonu (ADAF) Genel Başkanı Ferhat Armağan, "Terörsüz Türkiye" sürecine tam destek verdiklerini belirterek, sürecin ülkenin birlik, beraberlik, huzur ve refahına önemli katkı sağlayacağını söyledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ADAF Başkanı Armağan: Terörsüz Türkiye sürecine tam destek!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi Iğdır'da bulunan Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Armağan, sürecin Türkiye'nin birlik ve beraberliği, huzuru ve refahı açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, sürece katkı sunan devlet yetkililerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve sürece katkı sağlayan siyasi partilere teşekkür eden Armağan, "Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin, milletimizin birlik ve beraberliği, refah ve huzuru için çok önemlidir. Bu sürece katkısı olan bütün devlet yetkililerimize teşekkür ediyoruz. Bu süreç halkımız tarafından da büyük destek görüyor" dedi.  </p><p><b>"IĞDIR TERÖRDEN ÇOK SIKINTI YAŞADI"</b></p><p>Iğdır'ın da terör olaylarından ciddi şekilde etkilendiğini belirten Armağan, kent halkının "Terörsüz Türkiye" sürecini memnuniyetle karşıladığını söyledi. Armağan, "Iğdır hakikaten bu terörden çok sıkıntı yaşadı. Bu musibeti belki en fazla yaşayan illerden birisi de Iğdır'dı. Dolayısıyla halkımız, milletimiz gerçekten bunu sevinçle karşılıyor. İnşallah bunun ileriki aşamada birlik ve beraberliğe vesile olacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p><b>"300'ÜN ÜZERİNDE AŞİRET FEDERASYON ÇATISI ALTINDA"</b></p><p>Anadolu Aşiretler Federasyonu'nun Türkiye genelindeki yapılanmasına ilişkin bilgi veren Armağan, federasyonun 60 ilde aktif temsilciliğinin bulunduğunu belirtti. Armağan, "Türkiye genelinde 300'ün üzerinde köklü aşiret ve aşiret topluluğu, Türkiye'nin 60 ilinde aktif temsilcilikleriyle federasyon çatısı altında birleşmiştir. Federasyon bünyesinde 100'den fazla STK'nın yanı sıra yüzlerce kanaat önderi, alim, seyyid, akademisyen ve seyda yer almaktadır" dedi.  </p><p>Federasyon olarak "Terörsüz Türkiye" sürecini büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirten Armağan, toplumun farklı kesimlerinin de sürece destek verdiğini ifade etti.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77037101-19082026163dd5b5.jpg"/><p><b>"AŞİRET LİDERLERİ VE KANAAT ÖNDERLERİ DE SÜRECE DESTEK VERDİ"</b></p><p>Barış sürecinin farklı aşamalarında kanaat önderleri, alimler, seydalar ve aşiret liderlerinin önemli destek verdiğini dile getiren Armağan, toplumun farklı kesimlerinin sürece katkı sunduğunu belirtti. Armağan, "Bu barışın bir diğer mimarı da gerçekten halkın tarafında olan aşiret liderleri, kanaat önderleri, alimler ve seydalardır. Sahada olduğumuzu bütün Türkiye biliyor. Bunun çekirdeği atıldı, şu anda hamdolsun Türkiye olarak bunun meyvesini görüyoruz" dedi.  </p><p><b>"ALINACAK KARARLARA DESTEK VERİYORUZ"</b></p><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na da değinen Armağan, komisyonun çalışmalarını desteklediklerini söyledi. Komisyonun başkanlığını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yaptığını hatırlatan Armağan, "Bu kurul 24 Ağustos'ta toplanacak. Bundan sonraki alınacak kararlara destek veriyoruz. Cenab-ı Hak onların işlerini kolaylaştırsın, ülkemizin birlik ve beraberliğine inşallah vesile etsin" diye konuştu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aw77037102-19082026755cbfbb.jpg"/><p><b>"BARIŞI HERKES İSTER"</b></p><p>ADAF Yönetim Kurulu üyesi Abdullah Bozkurt ise, barış ve huzur ortamının toplumun tamamını sevindireceğini belirtti. Bozkurt, "Hepimiz bu sürecin hayata geçmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Barışı herkes ister. Hepimizi sevindirecek olan huzur ve refah ortamıdır. Terörsüz Türkiye sürecinin ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı.  </p><p>Türkler ve Kürtlerin tarih boyunca birlikte hareket ettiğini belirten Armağan, iki toplum arasındaki birlikteliğin bölge ve İslam dünyası açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/adaf-baskani-armagan-tero-159_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287993</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/yazin-bogulmalara-karsi-hayati-uyari-uzmanindan-bilinmesi-gereken-5-kritik-kural-287993</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:56:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yazın boğulmalara karşı hayati uyarı: Uzmanından bilinmesi gereken 5 kritik kural]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan boğulma vakalarına karşı Cankurtaran Eğitmeni Ogün Gezen'den kritik uyarılar geldi. Deniz, göl ve akarsularda can güvenliğini sağlamak için dikkat edilmesi gerekenler:]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yazın boğulmalara karşı hayati uyarı: Uzmanından bilinmesi gereken 5 kritik kural]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve "gümüş cankurtaran eğitmeni" Ogün Gezen, boğulma vakalarının yaşanmaması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu.</b></p><p><b>Gezen, deniz, göl, gölet ve akarsulardaki riskleri şöyle sıraladı:</b></p><p>- Yüzme bilmemek kadar bilinmeyen su koşulları da boğulmada etkili</p><p>- Akıntı, anafor (girdap) ve ani derinleşmeler</p><p>- Yüzme bilmemek, dibi görünmeyen ve bilinmeyen sulara girmek</p><p>- Göl ve göletlerde balçık ya da kum dip yapısı</p><p>- Boğulma tehlikesi geçiren kişiyi bilinçsizce kurtarmaya çalışmak</p><p>- Şamandıra dışına çıkıp akıntıya kapılma ya da sağlık problemi nedeniyle boğulma</p><p>- Açığa yüzmenin düşük kondisyonla panik riskini artırması</p><p>- Kıyıdan uzaklaştıkça kurtulma süresinin azalması</p><p>- Panik yapmanın yüzme dengesini bozması</p><p><b>BOĞULMA RİSKİNE KARŞI ÖNERİLER</b></p><p>&quot;Gümüş cankurtaran&quot; eğitmeni Ogün Gezen, hayat kurtaran şu önerilerde bulundu:</p><p>- Akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerler tercih edilmeli</p><p>- Belirlenen alanlarda yüzülmeli, denizde şamandıra varsa aşılmamalı</p><p>- Bilinen yerlerde suya girilmeli, belli bir mesafeden fazla gidilmemeli</p><p>- Çeken akıntıya karşı yüzülmemeli, akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzülmeli</p><p>- Kişi su üzerinde kalabiliyorsa enerjisini korumalı, sırtüstü pozisyonda dinlenmeli ve yardım istemeli</p><p>- Derin dalış yapanlar, iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeli</p><p>- Cankurtaran olmayan yerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale eden kişi, önce kendi can güvenliğini gözetmeli</p><p>- Boğulmak üzere olan kişi takip edilip mümkünse sığ/güvenli yere çekilmeli</p><p>- &quot;Bilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyor&quot;</p><p>Ogün Gezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle gölet ve nehirlerde suyun derinliği ve dip yapısının dışarıdan her zaman görülememesinin risk oluşturduğuna dikkati çekerek, <b>"Dere ve göletlerde bilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyor. Dip yapıları balçık ya da kum olabiliyor. Bu alanlara giren kişi balçık ya da kuma saplanabiliyor. Yüzme bilmeyen bir kişi, bu gibi durumlarda boğulma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor." diye konuştu.</b></p><p>Gezen, akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Yüzme bilen kişilerin de kendilerine aşırı güvenmemesi gerektiğine dikkati çeken Gezen, boğulmak üzere olan bir kişiyi kurtarmaya çalışırken eğitim ve ekipman olmadan suya girmenin kurtarıcının da hayatını tehlikeye atabileceğini ifade etti.</p><p><b>Belirlenen alanların dışına çıkılmamalı</b></p><p>Gezen, cankurtaranın olmadığı yerlerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale etmeye çalışan birinin öncelikle kendi hayatını düşünmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Boğulmak üzere olan kişinin olabildiğince takip edilip sığ ve güvenli yere çekilerek karaya çıkarılması gerektiğini belirten Gezen, şunları söyledi:</p><p>&quot;Cankurtaran olan bölgelerde yüzme alanları şamandıralarla belirlenmiş durumda. Boğulmaların çoğu, şamandıraların dışına çıkarak akıntıya kapılma ya da herhangi bir sağlık problemi nedeniyle kalp krizi geçirme sonucu yaşanabiliyor. Yüzme fiziksel kondisyon isteyen bir spor. Düzgün bir kondisyonunuz yoksa, açıkta yaşanan panik anında bu durum boğulma vakasına dönüşebiliyor. Kıyıya ne kadar uzaksanız, kurtulma süreniz kısıtlanıyor. Belirlenen alanlarda yüzmek boğulma vakalarını azaltıyor.&quot;</p><b>ÇEKEN AKINTIYA KARŞI...</b><p></p><p>Gezen, özellikle denizde karşılaşılan çeken akıntının, kıyıdan açığa doğru hareket eden güçlü bir su akımı olduğunu belirterek, bu akıntıya kapılan kişilerin panik yapmaması gerektiğini dile getirdi.</p><p>Çeken akıntının kişiyi dibe çekmediğini, kıyıdan uzaklaştırdığını ifade eden Gezen, &quot;Akıntıya karşı yüzmek, fiziksel kondisyonunuzu hızla düşürüyor. Öncelikle sakin kalmak ve su üzerinde kalmaya çalışmak gerekiyor. Akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkmak, ardından kıyıya doğru yönelmek gerekiyor. Boğulma vakalarındaki en büyük sıkıntılardan biri panik yapıp yüzme dengesini bozmak.&quot; dedi.</p><p><b>Nefes tutmalı dalışta hiperventilasyon uyarısı</b></p><p>Balık avlamak için zıpkınla dalış yapanların yaşadığı boğulma olaylarına da değinen Gezen, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Dalış endüstrisinin büyümesiyle dalış malzemelerine ulaşım kolaylaştı. Bu da zıpkınla balık avlayan sporcuların, daha iyi balığa ulaşmak için daha derinlere dalmasını sağladı. Bu süreçte &#39;hiperventilasyon&#39; (vücudun o anki ihtiyacından çok daha hızlı ve derin nefes alıp verme durumu) dediğimiz bir olay var. Suyun yüzeyine çıktığımızda toparlanıp hızlı şekilde dibe dalma metodu. Bu metodu kullanan zıpkın sporcularında, daldıktan sonra yüzeye çıkarken &#39;sığ su bayılması&#39; denilen olay meydana geliyor. Bayıldığınız zaman yanınızda bir arkadaşınız yoksa, bu durum ölümle sonuçlanabiliyor. Özellikle derin dalış yapanların iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeleri önemli. Serbest dalıcılar şamandıra kullanabilir. Hukuki olarak da teknelerin üzerinizden geçmemesini sağlar ve başınıza bir olay geldiğinde bulunmanızı kolaylaştırır.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yazin-bogulmalara-karsi-h-517_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287992</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/kvkk-fidye-yazilimi-saldirisina-ugrayan-sirkete-500-bin-lira-ceza-kesti-287992</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KVKK, "fidye yazılımı" saldırısına uğrayan şirkete 500 bin lira ceza kesti]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), "fidye yazılımı" saldırısına uğrayan otomotiv güvenlik ve elektronik sistemleri üreticisi şirkete, veri güvenliğine ilişkin gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı gerekçesiyle 500 bin lira idari para cezası verdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KVKK, "fidye yazılımı" saldırısına uğrayan şirkete 500 bin lira ceza kesti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KVKK&#39;nin kararına göre, veri sorumlusu konumundaki şirket, KVKK&#39;ye veri ihlali bildiriminde bulundu.</p><p>Bildirimde, şirketin sunucularına fidye yazılımı bulaştığının tespit edildiği, saldırı sonucunda sistemlerde bulunan dosyaların şifrelendiği ve bazı kişisel verilere yetkisiz erişim sağlandığının belirlendiği aktarıldı.</p><p>Ayrıca, saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin internet üzerinden yayımladıkları içeriklerde şirkete ait bazı verileri paylaştıkları da kaydedildi.<br></p><p>İhlalden, müşteri ve tedarikçi temsilcilerine ait kimlik ve iletişim bilgilerinin yanı sıra şirketin mevcut ve eski çalışanlarına ilişkin kimlik ve iletişim bilgilerinin, izin kayıtları ile bazı sağlık verilerinin etkilendiğini belirten şirket, KVKK&#39;ya, ihlalden etkilenen kişilere e-posta yoluyla bildirimde bulunduğunu iletti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ajan-190820261bdaef64.jpg"/><p><b>- SALDIRIDA, HİZMET SAĞLAYICININ HESABI KULLANILDI</b></p><p>KVKK, ihlale ilişkin incelemesinde, saldırının, şirketin insan kaynakları yazılım hizmeti aldığı bir hizmet sağlayıcısına ait kullanıcı hesabının ele geçirilmesiyle başlamış olabileceğini değerlendirdi.</p><p>İncelemede, veri sorumlularının, hizmet aldıkları veri işleyenlerin de yeterli güvenlik tedbirlerini uyguladığından emin olmakla yükümlü olduğuna işaret edildi.</p><p>Bu kapsamda KVKK, gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmadığı gerekçesiyle şirkete 500 bin lira idari para cezası verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/eea13102025ebadad74-19082026bfe510b1.jpg"/><p>Kararda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda &quot;veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere aykırı hareket edilmemesinin&quot; hüküm altına alındığı hatırlatılarak, şirketin, bilgi sistemlerinin düzenli izlenmemesi, ağ üzerindeki olağan dışı hareketlerin zamanında tespit edilememesi ve kötü amaçlı yazılımlara karşı yeterli korumanın sağlanamaması nedeniyle kişisel veri güvenliğine yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/kvkk-fidye-yazilimi-saldi-156_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287991</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/soykirimci-israilden-katliam-gazzede-can-kaybi-73-bin-407ye-yukseldi-287991</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:52:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Soykırımcı İsrail'den katliam! Gazze'de can kaybı 73 bin 407'ye yükseldi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 407'ye yükseldi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Soykırımcı İsrail'den katliam! Gazze'de can kaybı 73 bin 407'ye yükseldi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere yaşamını yitiren 7 kişinin naaşı ve 23 yaralının getirildiği kaydedildi.</p><p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1273 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 223 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 813 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/8gazzel-190820269aa10a18.jpg"/><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 407'ye, yaralı sayısının 174 bin 335'e yükseldiği bildirildi.</p><p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/soykirimci-israilden-katl-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287990</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/elektrikli-arac-sarjinda-tarihi-bir-rekor-kirildi-287990</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Elektrikli araç şarjında tarihi bir rekor kırıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Türkiye'de elektrikli araç kullanımı ve şarj altyapısındaki hızlı büyüme temmuz ayında rekor getirdi. EPDK verilerine göre, aylık elektrikli araç şarj tüketimi tüm zamanların en yüksek seviyesi olan yaklaşık 90 bin megavatsaate ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Elektrikli araç şarjında tarihi bir rekor kırıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>AA muhabirinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) edindiği bilgiye göre, elektrikli araçların şarjı için temmuzda toplam 89 bin 947 megavatsaat elektrik tüketildi.</b></p><p>Geçen yılın aynı ayında 45 bin 605 megavatsaat olan tüketim yaklaşık yüzde 97 artarken, hazirana göre yükseliş yüzde 24 oldu. Temmuzda ülke genelindeki şarj istasyonlarında yaklaşık 3,33 milyon şarj işlemi gerçekleştirildi.</p><p>Temmuzda kaydedilen 89 bin 947 megavatsaatlik tüketim, elektrikli araç şarjında aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Veriler, artan elektrikli araç kullanımının şarj talebine yansımasının yanı sıra hızlı şarj noktalarının kullanım içindeki ağırlığını da ortaya koydu.</p><p>Temmuz sonu itibarıyla Türkiye&#39;deki 46 bin 665 şarj noktasının yaklaşık yüzde 44&#39;üne karşılık gelen 20 bin 461&#39;ini DC şarj noktaları oluşturdu. Buna karşın temmuzdaki toplam şarj tüketiminin yüzde 84,94&#39;ü bu noktalarda gerçekleşti.</p><p>Hızlı şarjın ağırlığı işlem sayısına da yansıdı. Ay boyunca gerçekleştirilen şarj işlemlerinin yüzde 79,08&#39;i DC şarj noktalarında yapıldı.</p><p>Böylece toplam şarj ağının yarısından azını oluşturan hızlı şarj noktaları, elektrik tüketimi ve işlem sayısında belirgin paya sahip oldu.</p><p>Elektrikli araç pazarındaki büyümeyle birlikte özellikle uzun mesafeli yolculuklarda daha kısa sürede şarj imkanı sunan hızlı şarj altyapısı, elektrikli araç kullanımını destekleyen unsurlar arasında öne çıktı.</p><p><b>Şarj işlemlerinin yüzde 65'i yeşil istasyonlarda</b></p><p>Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla şarj sektöründe yenilenebilir enerji kullanımı da öne çıkan başlıklardan biri oldu.</p><p>Temmuzda gerçekleştirilen yaklaşık 3,33 milyon şarj işleminin yüzde 65&#39;i YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonlarında yapıldı.</p><p>Böylece ay boyunca yapılan her 3 şarj işleminden yaklaşık 2&#39;si yeşil şarj istasyonlarında gerçekleştirildi.</p><p>Yeşil şarj istasyonlarının işlemlerde önemli paya sahip olması, elektrikli ulaşım ile enerji dönüşümünün kesiştiği alanlardan biri olarak dikkati çekti.</p><p><b>Şarj ağı 2,5 yılda 4 kata yakın büyüdü</b></p><p>Elektrikli araç pazarındaki hızlı gelişmeye paralel olarak Türkiye&#39;nin şarj altyapısındaki büyüme de sürdü.</p><p>Ülke genelinde 2024 başında 12 bin 84 olan şarj noktası sayısı, 2025 başında 26 bin 462&#39;ye, bu yıl temmuz sonu itibarıyla ise 46 bin 665&#39;e yükseldi.</p><p>Böylece Türkiye&#39;nin şarj ağı 2,5 yıllık dönemde 4 kata yakın büyüdü.</p><p>Temmuz sonu itibarıyla şarj noktalarının 26 bin 204&#39;ünü AC, 20 bin 461&#39;ini ise DC noktalar oluşturdu.</p><p>Ağdaki genişlemeye hızlı şarj altyapısındaki büyüme de eşlik ederken, temmuz verileri DC noktalarının ağ içindeki sayısal payının oldukça üzerinde bir tüketim ve işlem hacmine sahip olduğunu gösterdi.</p><p><b>Şarj tüketiminin yarısından fazlası 5 ilde gerçekleşti</b></p><p>Elektrikli araçların şarjında tüketilen elektriğin coğrafi dağılımında büyükşehirler öne çıktı.</p><p>Temmuzda İstanbul, toplam şarj tüketiminin yaklaşık yüzde 23&#39;ünü tek başına gerçekleştirerek ilk sırada yer aldı. İstanbul&#39;u Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izledi.</p><p>Bu 5 ilde elektrikli araçların şarjı için toplam yaklaşık 45 bin 311 megavatsaat elektrik tüketildi. Böylece söz konusu illerin Türkiye genelindeki temmuz tüketiminden aldığı pay yüzde 50&#39;yi aştı.</p><p>İstanbul&#39;un tek başına yaklaşık yüzde 23&#39;lük paya sahip olması da şarj tüketiminin büyük kentlerdeki yoğunluğunu gösterdi.</p><p>EPDK, elektrikli araç kullanımındaki gelişmeye paralel olarak yeterli, güvenilir ve sürdürülebilir bir şarj altyapısının oluşturulması ve serbest piyasa koşullarının geliştirilmesine yönelik düzenleme ve denetim faaliyetlerini sürdürüyor.</p><p>Öte yandan, Türkiye&#39;de şarj hizmeti sunulan istasyonların coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, şarj tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, anlık müsaitlik durumları ile şarj hizmeti fiyatları EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden takip edilebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/elektrikli-arac-sarjinda--792_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287989</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/italyan-devi-talip-oldu-galatasaray-sonrasi-yeni-adres-belli-oluyor-287989</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İtalyan devi talip oldu! Galatasaray sonrası yeni adres belli oluyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray'a veda etmesinin ardından serbest oyuncu konumunda bulunan Mauro Icardi'nin yeni adresi belirsizliğini korurken, Sky Sports'tan önemli bir iddia ortaya atıldı. Habere göre; İtalyan devi Lazio, Arjantinli oyuncuya talip oldu ve cevap bekliyor. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İtalyan devi talip oldu! Galatasaray sonrası yeni adres belli oluyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray'a veda etmesinin ardından serbest oyuncu statüsüne geçen Mauro Icardi'nin yeni adresi belirsizliğini koruyor. Adı birçok kulüple anılan Arjantinli golcü için en somut hamle Serie A temsilcisi Lazio'dan geldi.</p><p><b>LAZİO RESMİ TEKLİFİNİ YAPTI, ICARDİ DÜŞÜNME SÜRESİ İSTEDİ</b></p><p>Sky Sports'un haberine göre, tecrübeli santrforu kadrosuna katmak isteyen İtalyan ekibi resmi teklifini masaya sundu. Ancak 33 yaşındaki yıldız futbolcunun, karar verme sürecinde aceleci davranmak istemediği ve teklifi değerlendirmek üzere zaman talep ettiği öğrenildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ca1310202500d39843-19082026e669d8f3.jpg"/><p><b>TEREDDÜTÜN SEBEBİ PARA DEĞİL, DOĞRU PROJE</b></p><p>Haberin detaylarında, Icardi'nin yaşadığı tereddütün finansal taleplerden kaynaklanmadığı belirtildi. Kariyerinin bu döneminde hata yapmak istemeyen Arjantinli golcünün önceliği, kendisine doğru sportif projeyi sunacak takımı seçmek.</p><p>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmeye devam etmek isteyen Icardi'nin, transfer döneminin son günlerine kadar gelecek diğer teklifleri de masada tutmayı planladığı ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/40043632-19082026aee45462.jpg"/><p><b>İTALYA FUTBOLUNA YABANCI DEĞİL</b></p><p>Kariyerinde daha önce PSG ve son olarak Galatasaray formaları giyen Icardi, Çizme futbolunu çok yakından tanıyor. İtalya'da Inter ve Sampdoria formalarıyla sergilediği performansla Serie A'ya damga vuran yıldız santrfor, kariyeri boyunca çıktığı 517 resmi maçta 280 gol ve 68 asistlik etkileyici bir istatistiğe imza attı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/italyan-devi-talip-oldu-g-676_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287988</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/tum-zorluklara-ragmen-dunya-kupasina-hazirlaniyorlar-287988</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:48:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tüm zorluklara rağmen Dünya Kupası'na hazırlanıyorlar]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Sudan'da iç savaşın yarattığı olağanüstü koşullara rağmen, "cüceler futbol takımı", Fas'ın başkenti Rabat'ta düzenlenecek 2026 Dünya Kupası hazırlıklarını sürdürüyor. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tüm zorluklara rağmen Dünya Kupası'na hazırlanıyorlar]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Organizasyona ilk kez katılacak olan takım, 20-30 Kasım tarihlerinde 24 ülkenin mücadele edeceği turnuvada başarılı olabilmek için başkent Hartum'daki kampta antrenman yapıyor. </div><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247522.jpg"/>Daha tecrübeli rakipleriyle mücadele edecek olan Sudanlı oyuncular, savaşın getirdiği idari ve lojistik zorluklara boyun eğmeyerek, dünya sahnesine çıkma hayallerine sıkı sıkıya tutunuyor.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247516.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247525.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247523.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247521.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42247526.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/tum-zorluklara-ragmen-dun-779_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287987</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/eski-bakan-ahmet-denizolgunun-mezari-acildi-10-yil-sonra-yeniden-otopsi-yapilacak-287987</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Eski Bakan Ahmet Denizolgun'un mezarı açıldı! 10 yıl sonra yeniden otopsi yapılacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Beykoz'daki evinde geçirdiği beyin kanaması sonucu 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un mezarında fethi kabir işlemi yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Eski Bakan Ahmet Denizolgun'un mezarı açıldı! 10 yıl sonra yeniden otopsi yapılacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının "fethi kabir" kararı doğrultusunda, Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri sabah saatlerinde Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabrine geldi.<br><br>Mezarlık çevresi ve Denizolgun'un mezarının etrafı polis ekiplerince bariyerlerle çevrilerek yoğun güvenlik önlemi alındı. Mezarlığın belirli bölümlerinde de giriş çıkışlar kapatıldı.<br><br>Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınarak incelenmek üzere nakil aracıyla ATK'ye götürüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/denizolgunn-19082026ca76c0de.jpg"/><p>Yaklaşık 4 saat süren fethi kabir işlemlerinin tamamlanmasının ardından ekipler mezarlıktan ayrıldı.<br><br>ATK'de cenaze üzerinde yapılacak inceleme sonrasında Denizolgun'un ölüm sebebine ilişkin rapor hazırlanacak.</p><p><b>- NE OLMUŞTU?</b></p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.<br><br>Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.<p><b>ESKİ BAKANIN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ </b></p><p>Alihan Kuriş soruşturması derinleştirilirken önemli bir gelişme daha yaşandı. Alihan Kuriş'in dayısı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 10 yıl önceki ölümü şüpheli bulundu. Fethi kabir işlemi kapsamında İstanbul Karacaahmet'teki mezarı açılıyor. Detayları 24 Muhabiri Eren Coşkundili aktardı.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video2-190820266f72599c.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/eski-bakan-ahmet-denizolg-500_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287986</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ihrac-ve-istifa-dalgasi-mendereste-ak-parti-zaferi-chp-ve-yeni-partiyi-karistirdi-287986</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:33:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İhraç ve istifa dalgası! Menderes'te AK Parti zaferi CHP ve YENİ Parti'yi karıştırdı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in tutuklanmasının ardından gerçekleştirilen başkanvekili seçimini AK Parti'nin kazanması, CHP ve YENİ Parti'de siyasi sonuçlara yol açtı. CHP'li meclis üyesi Harun Bila kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilirken, YENİ Parti'den iki meclis üyesi istifa ederek görevlerine bağımsız olarak devam edeceklerini açıkladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İhraç ve istifa dalgası! Menderes'te AK Parti zaferi CHP ve YENİ Parti'yi karıştırdı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menderes Belediyesi'nde 17 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçiminde AK Parti adayı Asuman Şen'in göreve getirilmesinin ardından CHP ve YENİ Parti cephesinde başlayan tartışmalar sürüyor. Seçim sürecinde CHP ve YENİ Parti arasında ortak bir uzlaşma sağlanamaması, AK Parti'nin seçimi kazanmasında etkili oldu. Seçimde AK Parti'ye oy verdiğini açıklayan CHP'li meclis üyesi Harun Bila ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.</p><p><b>YENİ PARTİ'DE 2 İSTİFA</b></p><p>Seçim sonucunun ardından YENİ Parti'de ise belediye meclis üyeleri Şirzat Peker ve Füsun Demir partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç'ün aday belirleme süreci kapsamında düzenlediği toplantılara da katılan Peker ve Demir, yaptıkları açıklamalarda sürecin doğru yönetilmediğini ve yaşanan gelişmelerin sonucunda belediyenin AK Parti'ye geçtiğini ifade etti.</p><h3><b>"YANLIŞ GÖRDÜĞÜM BİR ANLAYIŞA TEPKİ GÖSTERİYORUM"</b></h3><p>Füsun Demir, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada siyasette makam ve kişisel çıkarların önüne ilke ve duruşun geçmesi gerektiğini belirtti. Demir, "Üyesi olduğum siyasi partiden, yaşanan süreç nedeniyle istifa etmiş bulunuyorum. Çünkü toplumun beklentisi; kişisel hesapların değil, halkın menfaatinin ve ortak değerlerin gözetilmesidir. Bugün aldığım kararın arkasındayım. Kimseyi hedef almak için değil, yanlış gördüğüm bir anlayışa karşı tepkimi ortaya koymak için bu açıklamayı yapıyorum" dedi. Demir, bundan sonraki siyasi çalışmalarını bağımsız meclis üyesi olarak sürdüreceğini bildirdi.</p><p><b>PEKER: "GEREKLİ DESTEĞİ BULAMADIM"</b></p><p>Şirzat Peker de seçim sürecinde farklı siyasi gruplar arasında ortak bir uzlaşma zemini oluşmadığını ve kendisi konusunda gerekli desteği göremediğini belirterek YENİ Parti'den istifa ettiğini açıkladı. Peker, "Ben Şirzat Peker olarak, bugüne kadar görev yaptığım süre içerisinde Menderes'imize ve değerli hemşehrilerimize hizmet etmeyi, siyasi görüş ve parti ayrımı gözetmeden ilçemizin menfaatlerini savunmayı kendime ilke edindim" ifadelerini kullandı. Kararının bir kırgınlık veya kişisel hesaplaşma olmadığını belirten Peker, siyasi yoluna herhangi bir partiye bağlı olmadan bağımsız şekilde devam edeceğini söyledi.</p><p>Peker ayrıca, Meclis Başkan Vekilliği görevine seçilen Asuman Şen'i tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ihrac-ve-istifa-dalgasi-m-901_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287985</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/bakan-simsek-kayitli-istihdam-artisi-kamu-maliyesine-kazanc-sagliyor-287985</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:31:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Kayıtlı istihdam artışı kamu maliyesine kazanç sağlıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ikinci çeyreğinde tarım hariç sektörlerde son bir yılda ortalama kayıt dışı istihdam oranının yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyrettiğini belirterek, "Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor." ifadesini kullandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Şimşek: Kayıtlı istihdam artışı kamu maliyesine kazanç sağlıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini değerlendirdi.</p><p>İkinci çeyrekte mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 7,9&#39;a gerilediğine ve istihdamın çeyreklik bazda 155 bin kişi arttığına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/39e460c1041c438cabbd-190820262f6786c2.jpg"/><p>&quot;Tarım hariç sektörlerde son bir yıldaki ortalama kayıt dışı istihdam oranı yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyretti. Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Beşeri sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve iş gücüne katılımı artıran politikalarımızı sürdürüyoruz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bakan-simsek-kayitli-isti-130_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287984</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/bitter-cikolatanin-sagliginiza-fayda-saglayabilecek-7-ozelligi-yuzde-70-kakao-neden-onemli-287984</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bitter çikolatanın sağlığınıza fayda sağlayabilecek 7 özelliği! Yüzde 70 kakao neden önemli?]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Karanlık çikolata, özellikle en az yüzde 70 kakao içeren türleriyle, vücut sağlığına şaşırtıcı faydalar sunuyor. Uzmanlar, karanlık çikolatanın düzenli ve ölçülü tüketildiğinde bağışıklıktan kalp sağlığına kadar birçok alanda olumlu etki yarattığını belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bitter çikolatanın sağlığınıza fayda sağlayabilecek 7 özelliği! Yüzde 70 kakao neden önemli?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karanlık çikolata, yalnızca lezzetiyle değil, sağlığa sunduğu faydalarla da öne çıkıyor. Özellikle en az yüzde 70 kakao oranına sahip olan karanlık çikolata, günde bir ya da iki küçük kareyle tüketildiğinde, şeker ve kalori alımında aşırıya kaçmadan vücuda önemli katkılar sağlıyor. Uzmanlar, bu çikolatanın bağışıklık sisteminden beyin fonksiyonlarına, ruh halinden egzersiz sonrası toparlanmaya kadar yedi farklı alanda etkili olduğunu vurguluyor.</p><h3>Diyetisyen DeVito: 'Karanlık çikolata bağırsak sağlığını destekliyor'</h3><p>Karanlık çikolatada bulunan polifenoller, bağırsaklardaki "iyi" bakteriler için adeta bir yakıt görevi üstleniyor. Bu prebiyotik etki sayesinde, probiyotikler polifenolleri parçalarken iltihabı azaltıcı ve bağırsak sağlığını iyileştirici bileşikler ortaya çıkıyor. Diyetisyen Samantha DeVito, karanlık çikolatanın bağırsak sağlığı ile bağışıklık, metabolizma ve ruh hali arasında güçlü bir bağlantı kurduğunu belirtiyor. Bu sayede, karanlık çikolata sadece sindirim sistemini değil, tüm vücut sağlığını olumlu yönde destekliyor. Uzmanlar, düzenli ve ölçülü tüketimin, bağırsak sağlığında sürdürülebilir bir iyileşme sağlayabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Flavonoidlerle gelen ruh hali ve beyin desteği</h3><p>Karanlık çikolatanın içeriğindeki theobromin ve feniletilamin gibi bileşenler, mutluluk hissini artırmaya yardımcı oluyor. Bu maddeler, beyinde endorfin ve serotonin salgılanmasını tetikleyerek stresin azalmasına destek veriyor. Ayrıca, karanlık çikolata doğal bir magnezyum kaynağı olarak sinir sistemini yatıştırıcı bir rol üstleniyor. Magnezyum, kortizol gibi stres hormonlarının dengelenmesine katkı sağlarken, bazı araştırmalar karanlık çikolata tüketiminin depresif belirtileri hafifletebileceğini gösteriyor. Öte yandan, karanlık çikolatadaki flavonoidler, beynin kan akışını artırarak bilişsel işlevleri, konsantrasyonu ve hafızayı güçlendiriyor. Uzmanlar, bu flavonoidlerin aynı zamanda beyin hücrelerini oksidatif stresten koruduğunu, böylece yaşa bağlı bilişsel gerilemenin yavaşlayabileceğini belirtiyor. Kakaoda bulunan theobromin, uyanıklık hissini artırırken, yapılan çalışmalar yüksek polifenol içeren çikolata tüketen bireylerin bilişsel performanslarında belirgin bir artış yaşadığını ortaya koyuyor.</p><h3>Egzersiz sonrası toparlanmada karanlık çikolatanın rolü</h3><p>Karanlık çikolatadaki flavonoidler, kan akışını destekleyerek kasların egzersiz sonrası daha hızlı toparlanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca içerdiği epikateşin, kaslara oksijen taşınmasını artırıyor ve dayanıklılığı yükseltiyor. Bu özellikler, spor sonrası toparlanmayı hızlandırırken, bir sonraki antrenmanda performans artışına da katkı sağlıyor. Uzmanlar, egzersiz sonrası atıştırmalık olarak karanlık çikolatayı badem veya muz gibi sağlıklı besinlerle birleştirmenin, protein, sağlıklı yağ ve karbonhidrat dengesini sağlayarak kas onarımını desteklediğini ifade ediyor.</p><h3>Karanlık çikolata ile kalp sağlığına destek</h3><p>Karanlık çikolatada bolca bulunan flavonoidler, düşük kan basıncı, iyileşmiş damar fonksiyonu ve azalmış kalp hastalığı riskiyle bağlantılı. Antioksidan etkileri sayesinde, kalp ve damarları serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyor. Yüksek kakao oranına sahip karanlık çikolata, daha fazla flavonoid içerdiği için kalp sağlığına daha fazla katkı sunuyor. Uzmanlar, kalp sağlığını korumak isteyenlerin en az yüzde 70 kakao içeren çikolataları tercih etmesi gerektiğini vurguluyor. Düzenli ve ölçülü karanlık çikolata tüketimi, kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir etki oluşturabiliyor.</p><h3>Kan şekeri yönetiminde karanlık çikolatanın önemi</h3><p>Karanlık çikolatadaki flavonoidler, vücudun insülin duyarlılığını artırıyor ve böylece kan şekeri seviyelerinin daha iyi kontrol edilmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, bu etkinin diyabet riskini azaltabileceğini ve kan şekeri dengesini koruyabileceğini belirtiyor. Ancak, karanlık çikolatanın faydalarından yararlanmak için aşırıya kaçmamak önemli. Dengeli bir beslenme programında küçük miktarlarda karanlık çikolata tüketmek, kan şekeri yönetimi açısından akıllıca bir seçim olarak öne çıkıyor.</p><h3>Cilt sağlığında karanlık çikolata etkisi</h3><p>Karanlık çikolatadaki flavonoidler, ciltte kan dolaşımını artırarak nem ve elastikiyeti destekliyor. Ayrıca, UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı ciltte koruyucu bir bariyer oluşturuyor. Bu özellikler, karanlık çikolatanın cilt sağlığına içten dışa katkı sağlamasına olanak tanıyor. Yine de, uzmanlar karanlık çikolatanın güneş koruyucu yerine geçmediğini, ancak yüksek flavonoid içeriğiyle cilde ek bir savunma katmanı sunduğunu belirtiyor.</p><p>Karanlık çikolata, doğru miktarda ve düzenli tüketildiğinde, bağırsaklardan kalbe, beyin fonksiyonlarından cilt sağlığına kadar pek çok alanda vücuda fayda sağlıyor. Uzmanlar, en az yüzde 70 kakao oranına sahip karanlık çikolatanın, sağlıklı bir yaşam tarzının parçası olarak dengeli şekilde tüketilmesini öneriyor. Ölçülü tüketimle, karanlık çikolatanın sunduğu bu yedi önemli faydadan maksimum düzeyde yararlanmak mümkün.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bitter-cikolatanin-saglig-755_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287983</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/merdiven-cikarken-nefes-nefese-kalmak-normal-mi-uzmanlar-ne-zaman-endiselenmek-gerektigini-acikladi-287983</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:29:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Merdiven çıkarken nefes nefese kalmak normal mi? Uzmanlar ne zaman endişelenmek gerektiğini açıkladı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, merdiven çıkarken nefes darlığı yaşamanın genellikle normal olduğunu ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirtiyor. Özellikle nefes darlığına göğüs ağrısı veya baş dönmesi eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Merdiven çıkarken nefes nefese kalmak normal mi? Uzmanlar ne zaman endişelenmek gerektiğini açıkladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merdiven çıkarken nefes darlığı yaşayanların sayısı her geçen gün artarken, uzmanlar bu durumun çoğu zaman normal bir fizyolojik tepki olduğunu, ancak bazı belirtilerle birlikte ortaya çıktığında ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini ifade ediyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle birçok kişi bir ya da iki kat merdiven çıkarken nefes nefese kalıyor. Ancak bu durumun ne zaman normal, ne zaman tehlikeli olduğu konusunda doktorlar önemli uyarılarda bulunuyor.</p><h3>Dr. Pohlgeers: 'Merdiven çıkarken nefes darlığı çoğu zaman normal'</h3><p>Louisville Üniversitesi Sağlık Fakültesi'nden aile hekimliği ve spor hekimliği uzmanı Dr. Katherine Pohlgeers, merdiven çıkarken nefes darlığı yaşamanın genellikle vücudun artan oksijen ihtiyacına verdiği doğal bir yanıt olduğunu vurguluyor. Dr. Pohlgeers, "Bir kat merdiven çıkmak, düz bir zeminde yürümekten çok daha fazla efor gerektiriyor. Bu nedenle, ortalama bir insanın merdiven çıkarken nefesinin hızlanması tamamen normal kabul ediliyor" diyor. Özellikle düzenli egzersiz yapmayan veya sedanter bir yaşam tarzı süren bireylerde bu durum daha sık görülüyor. Dr. Pohlgeers, elit sporcuların bile bazen yoğun tempolu merdiven çıkışlarında kısa süreli nefes darlığı yaşayabileceğini, ancak bu tür nefes darlığının birkaç dakika içinde düzelmesinin önemli bir gösterge olduğunu belirtiyor. "Eğer nefes darlığınız bir-iki dakika içinde geçiyorsa ve başka bir belirti yoksa, genellikle endişelenecek bir durum yoktur" diyerek merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığının çoğunlukla normal bir süreç olduğunun altını çiziyor.</p><h3>Karl Erickson: 'Uzun süren nefes darlığı risk işareti'</h3><p>Mayo Clinic Spor Hekimliği'nden performans uzmanı Karl Erickson ise, merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığının süresine dikkat çekiyor. Erickson, "Merdivenleri çıktıktan sonra bir veya iki dakika boyunca nefesinizin hızlanması normaldir. Ancak bu süre üç dakikayı aşıyorsa veya nefes darlığı uzun süre devam ediyorsa, altta yatan bir sağlık sorunu olabileceğinden şüphelenmek gerekir" diyor. Ayrıca, merdiven çıkarken nefes darlığına göğüs ağrısı, baş ağrısı, baş dönmesi ya da görme değişikliği gibi başka belirtiler eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini vurguluyor. Erickson, nefes darlığının yeni ortaya çıkması veya zamanla kötüleşmesi durumunda da tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine işaret ediyor. "Nefes darlığı ile birlikte başka sağlık sorunları hissediyorsanız, bu durumu hafife almayın ve mutlaka bir uzmana danışın" diyerek uyarıda bulunuyor.</p><h3>Merdiven çıkarken nefes darlığının nedenleri ve risk faktörleri</h3><p>Uzmanlar, merdiven çıkarken nefes darlığı yaşanmasının altında birçok farklı nedenin yatabileceğini belirtiyor. Kalp yetmezliği, obezite, kronik akciğer hastalıkları, sigara kullanımı, KOAH ve anemi gibi sağlık sorunları, merdiven çıkarken nefes darlığının şiddetini artırabiliyor. Özellikle daha önce böyle bir sorun yaşamayan ve son dönemde nefes darlığı hissetmeye başlayan bireylerin, bu değişikliği ciddiye alması gerekiyor. Dr. Pohlgeers, "Egzersiz kapasitesinde bir değişiklik varsa, doktorlar olarak altta yatan nedenleri araştırmalı ve gerekli önlemleri almalıyız" diyor. Ayrıca, merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığının kişiden kişiye değişiklik gösterebileceği, yaş, kilo, genel sağlık durumu ve fiziksel aktivite düzeyinin bu süreçte etkili olduğu ifade ediliyor. Bazı kişiler merdivenleri hızlı çıkarken daha fazla nefes nefese kalırken, yavaş tempoda çıkanlarda bu belirti daha az hissedilebiliyor.</p><h3>Dayanıklılığı artırmak için uzmanlardan öneriler</h3><p>Merdiven çıkarken nefes darlığı yaşayanların, öncelikle altta yatan herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını kontrol ettirmesi öneriliyor. Eğer kalp yetmezliği, KOAH veya başka bir kronik hastalık yoksa, dayanıklılığı artırmak ve nefes darlığını azaltmak için düzenli egzersiz yapmak önem taşıyor. Dr. Pohlgeers, "Vücudunuz, üzerine binen taleplere uyum sağlar. Merdiven çıkma pratiği yaptıkça, bu hareketi daha kolay ve verimli şekilde yapabilirsiniz" diyor. Erickson ise, merdiven çıkarken kullanılan kasların güçlendirilmesi için squat ve lunge gibi egzersizlerin etkili olduğunu belirtiyor. Kardiyovasküler dayanıklılığı artıran yürüyüş, koşu ve bisiklet gibi aktiviteler de merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığını azaltmada yardımcı oluyor. Uzmanlar, dayanıklılık geliştirme sürecinde ani ve aşırı yüklenmelerden kaçınılmasını, egzersizlerin aşamalı olarak artırılmasını tavsiye ediyor. Ayrıca, günlük yaşamda daha fazla hareket etmek ve aktif kalmak, merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığının zamanla azalmasına katkı sağlıyor.</p><h3>Hangi durumda doktora başvurulmalı?</h3><p>Uzmanlar, merdiven çıkarken nefes darlığının çoğu zaman fizyolojik bir yanıt olduğunu belirtse de, bazı durumlarda bu belirti ciddi hastalıkların ilk işareti olabiliyor. Özellikle nefes darlığına göğüs ağrısı, baş dönmesi, görme bozukluğu veya bayılma hissi eşlik ediyorsa, mutlaka bir uzmana başvurulması gerekiyor. Ayrıca, nefes darlığı şikayetinin aniden başlaması, zamanla artması veya kişinin günlük aktivitelerini kısıtlamaya başlaması halinde de tıbbi değerlendirme şart. Dr. Pohlgeers, "En önemli şey, insanların bu durumu hafife almaması ve gerektiğinde hekim görüşü almasıdır" diyerek toplumu bilinçli olmaya davet ediyor. Uzmanlar, erken tanı ve müdahalenin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde büyük rol oynadığını belirtiyor.</p><p>Sonuç olarak, merdiven çıkarken nefes darlığı yaşamak çoğu zaman normal bir durum olsa da, bazı belirtilerle birlikte ortaya çıktığında altında yatan ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Uzmanlar, nefes darlığına eşlik eden olağan dışı durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmasını öneriyor. Ayrıca, düzenli egzersiz ve aktif bir yaşam tarzı, merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığını azaltmada ve genel sağlığı korumada önemli rol oynuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/merdiven-cikarken-nefes-n-566_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287982</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yaslandikca-yurumek-neden-daha-yorucu-hale-geliyor-287982</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:28:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaşlandıkça yürümek neden daha yorucu hale geliyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin ortak çalışmasında, yaşlı yetişkinlerin yürüyüş sırasında dengeyi hız ve verimliliğe tercih ettiği ortaya çıktı. Araştırmada, yaş ilerledikçe yürüyüşün neden daha zor ve yorucu hale geldiği bilimsel olarak incelendi. Uzmanlar, hareketliliği korumak için egzersiz ve denge çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaşlandıkça yürümek neden daha yorucu hale geliyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü yeni bir araştırmada, yaşlı yetişkinlerin yürüyüş sırasında dengeyi sağlamak için hareket verimliliğinden ödün verdiği tespit edildi. Bilim insanları, 26 ile 86 yaşları arasındaki 107 sağlıklı yetişkinin yürüyüş verilerini analiz ederek, yaşlandıkça vücudun yürüyüş stratejilerinde önemli değişiklikler yaşandığını gözler önüne serdi. Araştırmada, yaşlı bireylerin her adımda bileklerini daha fazla sertleştirdiği, bunun da düşme riskini azaltırken kasların daha fazla çalışmasına ve ileri hareketin azalmasına yol açtığı belirlendi. Bu değişikliklerin, adım boyunun kısalmasına, yürüyüş hızının düşmesine ve yorgunluğun daha çabuk hissedilmesine neden olduğu vurgulandı. Uzmanlar, hareketliliği korumak için denge, koordinasyon ve alt bacak gücünü hedefleyen egzersizlerin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p><h3>Dr. Cody Lindsay: 'Yaşlılarda bilek sertliği yürüyüşü zorlaştırıyor'</h3><p>Araştırmanın başyazarı ve spor teknolojisi uzmanı Dr. Cody Lindsay, bileğin dengeyi sağlamak ve vücudu ileri itmek için kilit rol oynadığını belirtti. Dr. Lindsay, yaşlanmanın vücudu verimlilikten çok dengeye öncelik vermeye yönlendirdiğini ifade etti. Bu durumun, kişiyi dik tutmada faydalı olmasına rağmen, yürüyüşün daha fazla çaba gerektirmesine yol açtığını söyledi. Araştırmada, yaşlı bireylerin ayak bileği çevresindeki karşıt kasları aynı anda aktif hale getirme eğiliminin arttığı, bu durumun tıbbi literatürde 'ko-kontraksiyon' olarak adlandırıldığı kaydedildi. Bilek ekleminin bu şekilde sertleşmesi, yürüyüşte dengeyi artırırken, kasların daha fazla enerji harcamasına ve ileri hareketin azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak, yaşlılarda adımlar kısalıyor, yürüyüş yavaşlıyor ve yorgunluk daha hızlı hissediliyor. Dr. Lindsay, bu değişimin günlük yaşamda bağımsızlığı ve güveni olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.</p><h3>Dr. Maarten Immink: 'Sinir sistemi güvenliği önceliyor'</h3><p>Araştırmanın eş yazarı ve Flinders Üniversitesi Aktif Yaşam Araştırma Programı lideri Doçent Dr. Maarten Immink, bulguların yaşlanmayla birlikte sinir sisteminin hareket yönetiminde güvenliği ön plana çıkardığını gösterdiğini belirtti. Dr. Immink, yaşlılarda sinir sisteminin, dengeyi performansın önünde tutan bir strateji geliştirdiğini vurguladı. Bu yaklaşım, yorgunluk seviyesinin artmasına ve uzun mesafelerde yürüyüşün daha zor hale gelmesine yol açıyor. Ayrıca, takılma veya kayma gibi durumlarda toparlanma yeteneğinin azalması, yaşlı yetişkinlerde düşme riskini ciddi biçimde yükseltiyor. Dr. Immink, bu değişikliklerin yavaş ve sinsi biçimde ilerleyerek, bireylerin kendilerini daha çabuk yorulmuş ve dengesiz hissetmelerine neden olabileceğini söyledi. Özellikle engebeli zeminlerde yürürken yaşanan bu güven kaybı, yaşlıların günlük yaşam kalitesini ve bağımsızlığını tehdit ediyor.</p><h3>Egzersizle hareketliliği korumak mümkün</h3><p>Araştırma ekibi, bulguların yaşlı yetişkinlerde hareketliliği korumak ve düşmeleri önlemek için uygulanabilecek stratejilere ışık tuttuğunu belirtti. Uzmanlar, egzersiz programlarının yalnızca kas gücü artırmaya değil, denge ve koordinasyonun geliştirilmesine de odaklanması gerektiğini vurguladı. Dr. Lindsay, düzenli fiziksel aktivitenin, tai chi gibi denge çalışmaları ile alt bacak kaslarını güçlendiren ve koordinasyonu zorlayan aktivitelerin yaşlılar için büyük fark yaratabileceğini ifade etti. Küçük ama sürekli yapılan egzersizlerin, bireylerin kendilerini daha uzun süre güvende, hareketli ve bağımsız hissetmelerine katkı sağladığı belirtildi. Araştırmacılar, bu tür fiziksel aktivitelerin yaygınlaştırılmasıyla yaşlılarda düşme oranlarının azalabileceğini ve sağlıklı yaşlanmanın desteklenebileceğini umuyor. Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin yürüttüğü bu çalışma, yaşlılarda yürüyüşte denge ve güvenliğin sağlanmasının, günlük yaşamda bağımsızlık ve yaşam kalitesi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p><p>Sonuç olarak, Flinders Üniversitesi ve Canberra Üniversitesi'nin yürüttüğü bu bilimsel araştırma, yaşlı bireylerde yürüyüş sırasında dengeyi ön plana çıkaran stratejilerin, hareket verimliliğinde azalmaya ve yorgunluğun artmasına neden olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, egzersiz ve denge çalışmalarının, yaşlılarda hem düşme riskini azaltmada hem de bağımsızlığı korumada anahtar rol oynadığını belirtiyor. Bu bulgular, yaşlılıkta sağlıklı ve aktif kalmanın yollarını arayan herkes için önemli ipuçları sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yaslandikca-yurumek-neden-803_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287981</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/yorgunken-antrenman-yapilir-mi-her-zaman-dinlenmeniz-gerekmiyor-287981</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yorgunken antrenman yapılır mı? Her zaman dinlenmeniz gerekmiyor]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Spor dünyasında en çok tartışılan konulardan biri olan antrenman arası toparlanma süresi, pek çok sporcuyu ve fitness meraklısını yanıltıyor. Uzmanlar, bir sonraki antrenman için tamamen toparlanmış olmanın zorunlu olmadığını belirtiyor ve doğru planlama ile yorgunluğun yönetilebileceğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yorgunken antrenman yapılır mı? Her zaman dinlenmeniz gerekmiyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Egzersiz rutinlerinde toparlanma meselesi, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli sporcular için kritik bir öneme sahip. Ne kadar yoğun ve sık antrenman yaparsanız, toparlanmanın değeri de o ölçüde artıyor. Whoop gibi giyilebilir teknoloji ürünleri toparlanma düzeyinize sayısal bir değer biçerken, Garmin saatleri gibi cihazlar bir antrenmanın ardından toparlanmanızın ne kadar süreceğini tahmin edebiliyor. Ancak gerçek hayatta toparlanma, bir ekrandaki rakamın gösterdiği kadar basit ve düz bir süreç değil. Pazartesi günü ağır bir antrenman yapıp Salı sabahı biraz yorgun uyanmak son derece doğal bir durum; fakat bu, Salı gününü tamamen boş geçirmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Toparlanmanın aslında ne ifade ettiğini ve bunu en verimli şekilde nasıl sağlayabileceğinizi anlamak, antrenman kalitenizi doğrudan etkiliyor.</p><h3>Yeni başlayanlar için dinlenme günleri neden kritik?</h3><p>Bir egzersiz programına ilk adımınızı atıyorsanız, antrenmanlar arasında en az bir gün dinlenme bırakmak genel olarak tavsiye edilen bir yaklaşım. Başlangıç seviyesindeki koşuculara yönelik hazırlanan Couch to 5K programı, katılımcılardan gün aşırı dinlenmelerini istiyor. Benzer biçimde, squat, bench press ve deadlift gibi temel hareketlere odaklanan powerlifting programları olan Starting Strength ve Stronglifts 5x5 de aynı mantığı benimsiyor. Bu yaklaşım yeni başlayanlar için oldukça mantıklı bir strateji çünkü temel amacı, yoğun antrenman günlerinin sayısını kontrol altında tutmak. Egzersize yeni başlayan biri için her antrenman günü zaten zorlu bir gün sayılıyor ve bu düzenleme sayesinde sıkı çalışma ile dinlenme arasında sağlıklı bir denge kuruluyor. Vücut henüz bu tür yüklenmelere alışık olmadığından, aradaki dinlenme günleri kas onarımı ve sinir sistemi toparlanması için vazgeçilmez bir fırsat sunuyor.</p><p>Ancak birkaç ay boyunca düzenli olarak antrenman yaptıktan sonra tablo değişmeye başlıyor. Hafif günlerde hiçbir şey yapmamak yerine, düşük yoğunluklu aktiviteler rahatlıkla kaldırılabiliyor. Deneyimli koşucular, her gün yapılan hafif tempolu bir koşuyu neredeyse hiçbir şey olarak değerlendiriyor. Bu durum, hepimizin günlük hayatta farkında bile olmadan sürdürdüğü temel aktivite seviyesine benziyor; işte ayakta durmak, köpeği gezdirmek ya da markete yürümek gibi. Aynı prensip ağırlık çalışması için de geçerli. Yaygın stratejilerden biri, üst vücut ve alt vücut günlerini dönüşümlü olarak planlamak ve böylece aynı kas grubunu arka arkaya iki gün zorlamaktan kaçınmak. Bununla birlikte, yeterli deneyime sahip biri isterse her gün tüm vücudunu çalıştıran bir program da uygulayabiliyor. Burada belirleyici olan faktör, toplam iş yükünün doğru yönetilmesi.</p><h3>Tam toparlanmadan önce hafif antrenmanlar yapılabilir mi?</h3><p>Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, toplamda vücuttan ne kadar iş talep edildiğini gözlemlemek. Haftada beş veya daha fazla gün ağırlık çalışması yapılan dönemlerde bile, her günün yoğunluğu farklı olabiliyor. Örneğin, ağır deadlift hareketleri toparlanması en güç olan egzersizlerin başında geliyor ve bu nedenle genellikle haftada yalnızca bir kez programa dahil ediliyor. Çoğu antrenman tüm vücudu hedefleyen orta yoğunlukta seanslardan oluşurken, haftanın en az bir günü daha hafif işlerin yapıldığı bir tür "eğlence" günü olarak ayrılabiliyor. Bu günlerde yardımcı hareketler, kardiyo çalışması veya aşırı yorgunluk yaratmayan teknik driller tercih ediliyor. Bu tür bir planlama, hem fiziksel hem de zihinsel toparlanmayı destekliyor.</p><p>Dayanıklılık sporcuları için de temel ilke aynı kalıyor, ancak programın görünümü farklılaşıyor. Maraton hazırlığı sürecinde bir koşucu, Çarşamba günü hız çalışması veya kuvvet antrenmanı yaparken, Cumartesi günü uzun mesafe koşusuna çıkabiliyor. Haftanın geri kalan günleri ise kısa ve düşük tempolu koşularla dolduruluyor. Durumu şöyle düşünmek gerekiyor: antrenman planının bir noktasında 24 kilometrelik bir koşu yapmak gerekiyor, ancak bu mesafeyi her gün koşmaya kalkmak çoğu insanı tükenme noktasına sürüklüyor. Hafta boyunca antrenmanların süresini ve yoğunluğunu değiştirmek, vücuttaki toplam yükü makul seviyelerde tutmanın en etkili yolu. Bu yüzden ne zaman tam gaz gidip ne zaman frene basacağınız konusunda yol gösteren, bir koç ya da uzman tarafından hazırlanmış bir antrenman planı kullanmak büyük avantaj sağlıyor. Couch to 5K ve Starting Strength gibi programlar bu dengeyi yeni başlayanlar için kuruyor; ileri seviyeye geçildiğinde ise aynı felsefe korunuyor, yalnızca programın detayları sporcuyu zorlamaya devam edecek şekilde uyarlanıyor.</p><h3>Antrenman sürecinde yorgunluk hissetmek ne anlama geliyor?</h3><p>İşte burada kafaları karıştıran bir durum ortaya çıkıyor. Egzersize yeni başlayan ya da antrenman hacmini artıran biri, ikinci gün spor salonunda ilk günkü performansını yakalayamadığını fark edebiliyor. Daha çok çalışıyor ama performans düşüyor. Bu noktada çoğu kişi aşırı zorladığı ve geri adım atması gerektiği sonucuna varıyor, ancak bu her zaman doğru bir çıkarım değil. İlk antrenmanın yarattığı yorgunluk gerçek olabilir, fakat bu mutlaka yanlış bir şey yapıldığına işaret etmiyor. Perspektifi kaybetmemek çok önemli: eğer sürekli ve kronik bir yorgunluk hissediliyorsa, programa daha fazla dinlenme günü eklemek gerekebilir. Ya da bir haftadan diğerine iş yükü iki katına çıkarıldıysa, evet, muhtemelen çok fazla şey çok erken yapılıyor demek. Ancak çoğu durumda, antrenman performansındaki günlük iniş çıkışlar hayatın doğal bir parçası.</p><p>Bir antrenmandan diğerine yaşanan küçük farklılıklar aslında büyütülecek bir mesele değil. Pazartesi günü on şınav çekilebiliyorken, Çarşamba ve Cuma günleri ancak yediye ulaşılabiliyorsa, bu gayet normal bir tablo. Endişelenmeye gerek yok. Çalışmaya devam edildiğinde, yediler sekize, sekizler ona dönüyor ve bir süre sonra iyi dinlenilmiş bir günde on beş şınav çekilebiliyor. Toparlanma süreci doğrusal ilerlemiyor; bazı günler daha iyi, bazı günler daha zayıf performans göstermek işin doğasında var. Önemli olan, uzun vadeli trendi takip etmek ve küçük dalgalanmalara takılmamak.</p><h3>Tam toparlanma ne zaman gerçekten gerekli?</h3><p>Gerçek şu ki, her antrenman uzun vadede vücudu daha güçlü kılıyor, ancak kısa vadede belirli bir yorgunluk biriktiriyor. Eğer tekrar spor salonuna adım atmadan önce tamamen, eksiksiz biçimde toparlanana kadar beklenecek olsa, antrenman sıklığı dramatik şekilde düşer ve kayda değer bir ilerleme sağlanamaz. Bunun yerine, birikmiş yorgunluğun içinden geçerek antrenman yapmak daha verimli bir strateji olarak öne çıkıyor. Bir yarış veya powerlifting müsabakası gibi performansın ön planda olduğu bir etkinliğe hazırlanılıyorsa, antrenman programı belirli bir noktaya kadar giderek zorlaşıyor. Yarışmadan kısa bir süre önce ise birikmiş kazanımların ortaya çıkması için yeterli miktarda dinlenme veriliyor. Bu süreç, spor biliminde "azalma" ya da "taper" olarak biliniyor.</p><p>Maraton hazırlığında bu azalma dönemi yaklaşık üç hafta sürüyor. Beş kilometrelik bir yarış için ise öncesinde sadece bir veya iki günlük dinlenme yeterli oluyor. Powerlifting müsabakasına katılacak bir sporcu, yarışma gününden bir ya da iki hafta önce normalden biraz daha az ağırlık kaldırarak vücuduna toparlanma fırsatı tanıyor. Bu azalma döneminde atlanan her antrenman, uzun vadeli gelişmeden küçük bir pay feda ediyor, ancak karşılığında kısa vadeli yorgunluğu ortadan kaldırıyor. Aynı mantık bireysel testler için de uygulanabiliyor: örneğin, maksimum şınav sayısını ölçmek isteyen biri, test gününden birkaç gün önce dinlenerek çok daha iyi bir sonuç elde edebiliyor. Düzgün bir antrenman dönemi ve ardından planlı bir dinlenme sürecinin ardından, ilk denemede yapılandan çok daha fazla tekrar sayısına ulaşmak mümkün. Sonuç olarak, tam toparlanma günlük bir gereklilik değil, performansın zirve yapması gereken anlarda stratejik olarak kullanılacak bir araç.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yorgunken-antrenman-yapil-293_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287980</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/20-yil-sonra-yeniden-rekor-andy-green-bu-kez-hidrojen-gucuyle-654-kms-yapti-287980</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[20 yıl sonra yeniden rekor! Andy Green bu kez hidrojen gücüyle 654 km/s yaptı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Britanyalı pilot Andy Green, Bonneville Tuz Düzlükleri'nde JCB Hydromax ile 654 km/s hız yaparak hidrojenli araçlarda yeni bir dünya rekoruna imza attı. Utah'taki bu tarihi başarı, hem mühendislik hem de sürdürülebilirlik açısından dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[20 yıl sonra yeniden rekor! Andy Green bu kez hidrojen gücüyle 654 km/s yaptı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Britanyalı emekli savaş pilotu Andy Green, ABD'nin Utah eyaletinde bulunan Bonneville Tuz Düzlükleri'nde, hidrojenle çalışan JCB Hydromax ile saatte 654 kilometreye ulaşarak yeni bir dünya hız rekoru kırdı. Green, bu denemeyle hidrojenli araçlarla ulaşılan en yüksek hıza imza attı. 64 yaşındaki Green'in bu başarısı, iki hidrojenli içten yanmalı motora sahip ve toplamda 1.600 beygir gücünde olan Hydromax aracının iki denemesinin ortalaması alınarak tescillendi. Bu rekor, 2004 yılında kırılan ve 185,5 mil (yaklaşık 298 km/s) olan önceki resmi hidrojenli araç hız rekorunun iki katından fazla bir seviyeye ulaştı.</p><h3>Andy Green: 'Hidrojenle dünya rekoru kırmak büyük bir ayrıcalık'</h3><p>Andy Green, daha önce de karada ses bariyerini aşan ilk kişi olarak tarihe geçmişti. 1997'de jet motorlu ThrustSSC ile Nevada'daki Black Rock Çölü'nde saatte 1.228 kilometreye ulaşarak ses hızını aşan Green, şimdi de hidrojenli araç kategorisinde bir ilke imza attı. Green, "Yirmi yıl sonra hidrojen gücüyle dünya karada hız rekoru kırmak büyük bir ayrıcalık. Bu başarı, uluslararası bir ekip ve ileri teknoloji sayesinde mümkün oldu" ifadelerini kullandı. Green, bu zorluğu kabul etmesinde eşi ve JCB Başkanı Lord Anthony Bamford'un önemli rol oynadığını da vurguladı. Bamford ise, "Yirmi yıl önce JCB Dieselmax ile Bonneville'de dizel motorların sınırlarını zorladık. Şimdi ise hidrojenle çalışan motorlarla yeni bir çağ başlatıyoruz" açıklamasında bulundu.</p><h3>JCB Hydromax ile sürdürülebilir hız rekoru</h3><p>JCB, çevre dostu hidrojen teknolojisinin potansiyelini göstermek amacıyla Hydromax aracını özel olarak geliştirdi. Mayıs ayında Cambridgeshire'daki RAF Wittering üssünde yapılan testlerde Hydromax, 335 km/s hıza ulaşarak rekorun sinyallerini vermişti. Bonneville'deki son denemede ise bu hız neredeyse ikiye katlandı. Hidrojenli araçların geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülen bu rekor, hem otomotiv sektöründe hem de sürdürülebilir enerji alanında büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu tür başarıların hidrojen teknolojisinin yaygınlaşmasına ve çevreye duyarlı ulaşım çözümlerinin gelişmesine katkı sağlayacağını belirtiyor. Green'in rekoru, hidrojenli araçların performansını kanıtlaması açısından da bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.</p><p>Andy Green'in Bonneville Tuz Düzlükleri'nde kırdığı bu yeni hız rekoru, hem teknolojik ilerleme hem de sürdürülebilir ulaşım hedefleri açısından önemli bir örnek olarak öne çıktı. JCB Hydromax'ın elde ettiği başarı, hidrojenli araçların gelecekte daha fazla ilgi görmesini sağlayabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/20-yil-sonra-yeniden-reko-378_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287979</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yaban-mersini-secerken-yalnizca-rengine-bakmayin-paketin-altini-da-kontrol-edin-287979</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yaban mersini seçerken yalnızca rengine bakmayın! Paketin altını da kontrol edin]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Yaban mersini, İstanbul ve Türkiye genelinde market raflarında yerini almaya devam ederken, gıda güvenliği uzmanları taze meyve seçiminde ciddi risklere karşı uyarıyor. Özellikle bozulma belirtileri gösteren yaban mersinlerinin hem sağlık hem de ekonomik açıdan önemli sorunlara yol açabileceği vurgulanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yaban mersini seçerken yalnızca rengine bakmayın! Paketin altını da kontrol edin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marketlerde ve semt pazarlarında sıkça karşılaşılan yaban mersini, hem lezzeti hem de besin değeriyle tercih edilen meyveler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, taze yaban mersini seçerken dikkat edilmesi gereken kritik noktalar konusunda tüketicileri uyarıyor. Son günlerde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrinde satılan yaban mersinlerinde bozulma belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiği bildirildi. Gıda güvenliği uzmanları, özellikle küf, aşırı nem, ezilme ve olgunlaşmamış meyveler konusunda tüketicilerin bilinçli davranmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p><h3>Uzmanlardan yaban mersini seçimi için 7 altın kural</h3><p>Yaban mersini satın alırken dikkat edilmesi gereken ilk nokta, meyvenin dış görünüşü oluyor. Uzmanlar, en kaliteli yaban mersinlerinin şişkin, sert ve derin mavi ya da mor-mavi renkte olanlar olduğunu vurguluyor. Bu renk tonları, yaban mersininin antioksidan bakımından zengin olduğunu gösteriyor. Ayrıca, yaban mersinlerinin üzerinde "bloom" adı verilen gümüşi, tozlu bir tabaka bulunması da tazeliğin göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu doğal tabaka, meyvenin nemini ve kalitesini korumasına yardımcı oluyor. Gıda güvenliği alanında çalışan Zach Semerikov, bu tabakanın olumsuz bir işaret olmadığını, aksine taze ve sağlıklı yaban mersinlerinin belirgin özelliği olduğunu ifade ediyor. Tazelik tarihi, meyvelerin ne kadar süreyle tüketilebileceği konusunda yol gösterici olurken, alışveriş sırasında kutunun hafifçe sallanıp meyvelerin birbirine yapışıp yapışmadığına da bakılması öneriliyor. Tüm bu detaylar, tüketicilerin yaban mersini seçerken hata yapmasını engelleyen önemli ipuçları arasında yer alıyor.</p><h3>Küf ve nem uyarısı: Yaban mersininde riskli paketlere dikkat</h3><p>Yaban mersini alışverişinde en büyük risklerden biri, meyvelerde küf oluşumu. Rutgers Üniversitesi Gıda Bilimleri Bölümü Başkanı Don Schaffner, paketlenmiş yaban mersinlerinde küf tespit edildiğinde o ürünün kesinlikle satın alınmaması gerektiğini belirtiyor. Küf, genellikle yüzeyde görülenden daha geniş bir alana yayılabildiği için, tek bir meyvede fark edilen küfün tüm paketi etkileyebileceği unutulmamalı. Ayrıca, kutunun altı ve yanları da dikkatlice incelenmeli; zira küf bazen gözden kaçabiliyor. Uzmanlar, paketin içinde sıvı birikmişse veya meyveler nemli görünüyorsa, bu durumun küf oluşumunu hızlandırdığını ve yaban mersinlerinin bozulmaya başladığını gösterdiğini söylüyor. Hasarlı, ezilmiş veya kabuğu çatlamış meyveler de hem kaliteyi düşürüyor hem de bozulmayı hızlandırıyor. Brantley-Lopez, aşırı kırmızı veya yeşil renkteki yaban mersinlerinin ise olgunlaşmadığı için ekşi ve tatsız olacağını belirtiyor. Bu nedenle, alışveriş sırasında sadece görünümü değil, meyvelerin dokusu ve rengi de dikkatle incelenmeli.</p><h3>Yaban mersinini doğru saklamak için uzmanlardan pratik öneriler</h3><p>Yaban mersini satın alındıktan sonra tazeliğini korumak için doğru saklama yöntemleri büyük önem taşıyor. Brantley-Lopez, yaban mersininin buzdolabında, 4°C veya daha düşük bir sıcaklıkta muhafaza edilmesini öneriyor. Meyvelerin hava alabilen orijinal kaplarında saklanması, içerideki hava akışını sağlayarak nemin birikmesini ve küf oluşumunu önlüyor. Semerikov da, marketten alınan kapaklı kutuların genellikle yeterli olduğunu, ancak meyvelerin kuru kalmasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Yaban mersinini tüketmeden hemen önce yıkamak, fazla nemin önüne geçerek raf ömrünü uzatıyor. Schaffner, yaban mersinlerinin erken yıkanmasının küf riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Donmuş yaban mersinleri ise, orijinal ambalajında ya da hava geçirmez dondurucu kaplarında, -18°C veya daha düşük sıcaklıkta saklanmalı. Bu uygulamalar, hem meyvenin besin değerinin korunmasına hem de bozulmanın önlenmesine katkı sağlıyor.</p><p>Sonuç olarak, yaban mersini alışverişinde ve saklamasında gösterilecek özen, hem sağlığı koruyor hem de ekonomik kayıpların önüne geçiyor. Uzmanların önerilerine uyarak, taze ve kaliteli yaban mersini tüketmek mümkün. Özellikle küf ve bozulma belirtilerine karşı dikkatli olunması, sağlıklı beslenme için vazgeçilmez bir adım olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/yaban-mersini-secerken-ya-550_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287978</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/trabzonspor-ferencvaros-karsisinda-avrupa-kupalarindaki-156-macina-cikiyor-287978</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:13:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trabzonspor, Ferencvaros karşısında Avrupa kupalarındaki 156. maçına çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Macaristan'ın Ferencvaros takımıyla sahasında karşılaşacak Trabzonspor, Avrupa kupalarındaki 156. maçına çıkacak.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trabzonspor, Ferencvaros karşısında Avrupa kupalarındaki 156. maçına çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bordo-mavili takım, Avrupa kupalarında daha önce oynadığı 155 müsabakanın 56&#39;sından galibiyetle ayrıldı. 60 karşılaşmada mağlup olan Karadeniz ekibi, 39 maçta da rakipleriyle berabere kaldı.</p><p>Trabzonspor, ilk olarak 1976-1977 sezonunda başlayan Avrupa serüveninde Şampiyon Kulüpler Kupası/UEFA Şampiyonlar Ligi&#39;nde 30, UEFA Kupası/UEFA Avrupa Ligi&#39;nde 97, Avrupa Kupa Galipleri Kupası&#39;nda 12, UEFA Intertoto Kupası&#39;nda 8 ve UEFA Konferans Ligi&#39;nde 8 maç oynadı.</p><p>Bordo-mavililer, bu müsabakalarda 194 gol atarken kalesinde 209 gol gördü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/detaykurtarldkurtarl-1908202601a70390.jpg"/><p><b>- UEFA AVRUPA LİGİ'NDE 98. MAÇ</b></p><p>Trabzonspor, Ferencvaros ile oynayacağı maçla UEFA Kupası ve UEFA Avrupa Ligi adıyla düzenlenen Avrupa&#39;nın 2 numaralı kupasında 98. maçına çıkacak.</p><p>UEFA Kupası&#39;nda ilk olarak 1982-1983 sezonunda Almanya&#39;nın Kaiserslautern takımıyla eşleşen bordo-mavililer, bugüne kadar oynadığı 97 maçın 38&#39;inde sahadan galibiyetle ayrıldı. 22 maçta berabere kalan Karadeniz ekibi, 37 karşılaşmada ise mağlup oldu.</p><p>Bu maçlarda rakip fileleri 130 kez havalandıran Karadeniz ekibi, kalesinde 131 gol gördü.</p><p><b>- AVRUPA'DAKİ TARİHİ GALİBİYETLER</b></p><p>Trabzonspor, Avrupa sınavlarında güçlü takımlara karşı da başarılı sonuçlar aldı.</p><p>Bordo-mavililer, 1976-1977 sezonunda İngiltere&#39;nin Liverpool, 1983-1984&#39;te İtalya&#39;nın Inter ve 1990-1991 sezonunda İspanya&#39;nın Barcelona takımlarını Hüseyin Avni Aker Stadı&#39;nda 1-0&#39;lık sonuçlarla yenmeyi başardı.</p><p>Karadeniz ekibi, 1983-1984 sezonunda yendiği Inter&#39;i 14 Eylül 2011&#39;de oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçında deplasmanda 1-0 mağlup ederek Avrupa&#39;da adından söz ettirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/detaykurtarld1301202-19082026a3c01c6d.jpg"/><p><b>- EN FARKLI GALİBİYET</b></p><p>Bordo-mavililer, Avrupa kupalarındaki en farklı galibiyetini Arnavutluk&#39;un Vllaznia takımı karşısında aldı.</p><p>Karadeniz temsilcisi, 2007-2008 sezonunda UEFA Intertoto Kupası&#39;nda Arnavutluk temsilcisini sahasında 6-0 mağlup ederek Avrupa&#39;daki en farklı galibiyetine imza attı.</p><p>Karadeniz ekibi, Avrupa kupalarında en farklı yenilgisini ise İspanya&#39;nın Barcelona takımı karşısında yaşadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/christoulai1-1908202633029991.jpg"/><p>Trabzonspor, 1990-1991 sezonundaki Avrupa Kupa Galipleri Kupası 1. tur rövanş maçında deplasmanda Barcelona&#39;ya 7-2 mağlup oldu.</p><p>Bordo-mavili ekibin Avrupa kupaları tarihindeki en fazla gol atan oyuncusu ise Hami Mandıralı oldu. Trabzonspor&#39;un unutulmaz golcüsü, Avrupa kupalarında toplam 23 gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/93733e9395c34b889dd6-19082026ac59d389.jpg"/><p>- Avrupa performansı</p><p>Trabzonspor&#39;un Avrupa kupalarında oynadığı 155 maçın performans tablosu şöyle:</p><p><table><tr><td>Organizasyon</td><td>Maç</td><td>G</td><td>B</td><td>M</td><td>A</td><td>Y</td></tr><tr><td>Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi</td><td>30</td><td>10</td><td>8</td><td>12</td><td>25</td><td>36</td></tr><tr><td>Kupa Galipleri Kupası</td><td>12</td><td>4</td><td>4</td><td>4</td><td>13</td><td>18</td></tr><tr><td>UEFA Kupası-Avrupa Ligi</td><td>97</td><td>38</td><td>22</td><td>37</td><td>130</td><td>131</td></tr><tr><td>UEFA Intertoto Kupası</td><td>8</td><td>3</td><td>1</td><td>4</td><td>19</td><td>12</td></tr><tr><td>UEFA Konferans Ligi</td><td>8</td><td>1</td><td>4</td><td>3</td><td>7</td><td>12</td></tr><tr><td>Toplam</td><td>155</td><td>56</td><td>39</td><td>60</td><td>194</td><td>209</td></tr></table></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/trabzonspor-ferencvaros-k-991_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287977</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/teknofest-mavi-vatanda-sualti-haritalama-icin-yeni-cozumler-avista-projesi-gun-yuzune-cikiyor-287977</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:07:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da sualtı haritalama için yeni çözümler! AVISTA projesi gün yüzüne çıkıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Otonom insansız deniz araçları konusunda SANCAR ve RAFNAR ile önemli bir yetkinliğe ulaşan HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da, AVISTA ismini verdiği öz kaynaklı yeni bir AR-GE projesini ilk kez tanıtacak. HAVELSAN; AVISTA projesi ile GNSS erişiminin bulunmadığı sualtı ortamlarında hassas konumlandırma, üç boyutlu sualtı haritalama, gemi karinası denetim sistemi, kritik sualtı yapılarının korunması ve entegre güvenlik yeteneklerinin milli imkânlarla geliştirilmesini hedefliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da sualtı haritalama için yeni çözümler! AVISTA projesi gün yüzüne çıkıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sualtı sensörlerinin yüksek maliyetleri ve tedarik süreçlerinde karşılaşılan gümrük kısıtlamaları nedeniyle, uygun maliyetli ve kolay erişilebilir sensörler kullanılarak platformlara akıl katan algoritmaların geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkan <b>AVISTA</b> projesi, <b>HAVELSAN'ın</b> <b>ÇAKA</b> Dalış Yapabilen Hibrit İnsansız Deniz Aracı (H-İDA) projesinde de doğrudan kullanılacak yeteneklere altyapı oluşturacak.</p><p>6 serbestlik derecesine sahip uzaktan kumandalı sualtı aracını (ROV) geliştirme ve test platformu olarak kullanan <b>HAVELSAN</b>; <b>AVISTA</b> projesini platform bağımsız algoritmalar ve yazılım mimarisi ile geliştiriyor. Böylece, gelecekte farklı sualtı araçlarına entegre edilebilir ve <b>ADVENT</b> Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışabilir yeteneği de kazanmayı hedefliyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/havelsanavista-1908202680f0b8fb.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p>Henüz bir AR-GE projesi olan <b>AVISTA</b>; bütünleşik sualtı konumlama sistemi, sualtı haritalama, gemi karina inceleme sistemi ve navigasyon koridoru oluşturucu yetkinlikleri ile sualtı arama kurtarma faaliyetleri, adli vaka incelemeleri, altyapı/enerji tesislerinin sualtı denetimleri ve liman/tesis güvenliği gibi sivil ve kamu güvenliği alanlarında da kullanılabilecek.</p><p><b>HAVELSAN'ın</b> özgün algoritmalar, sualtında uzun süre saklanabilen ve düşük akustik ize sahip platformlara doğrudan aktarılabilecek. Yakın zamanda deniz testlerine başlanması planlanan <b>AVISTA</b> projesinden elde edilecek yetkinlikler <b>ADVENT</b> <b>MÜREN</b> Savaş Yönetim Sisteminin sahip olacağı ASW, Suüstü Harbi, Mayın Harbi ve Deniz Yatağı Harbi yetkinliklerine farklı seviyelerde katkıda bulunacak.</p><p><b>HAVELSAN'ın</b> sualtı teknolojileri alanında yeni ürün ve çözümleri 2027 yılı içinde kullanıma hazır hale getirmeyi hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/2-19082026a0b2eb54.jpg"/><p><strong><b>AVISTA, ÇOCUKLARA DA ATÖLYE İLE TANITILACAK</b></strong></p><p><b>HAVELSAN</b>, Teknofest Mavi Vatan'da bu yıl, çocuklara özel olarak insansız deniz araçları (İDA) atölyesi de düzenliyor. Bu atölyede çocuklar, <b>SANCAR</b> İDA ile AVISTA İDA'nın özelliklerini keşfedecek ve keyifli bir yarışma ile insansız deniz aracı maketlerinin hareket kabiliyetini deneyimleyecek.</p><p>Öte yandan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı komuta kademesine ve ilgili personeline <b>HAVELSAN'ın</b> mevcut ve yeni sualtı yetenekleri de anlatılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/teknofest-mavi-vatanda-su-327_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287976</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/fatih-karagumruk-atinc-nukani-transfer-etti-287976</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:04:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Fatih Karagümrük, Atınç Nukanı transfer etti!]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig ekiplerinden Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, geçtiğimiz sezon Bandırmaspor forması giyen Atınç Nukan'ı kadrosuna kattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Fatih Karagümrük, Atınç Nukanı transfer etti!]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig ekiplerinden Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, 33 yaşındaki savunma oyuncusu Atınç Nukan'ı transfer etti.</p><p>Kırmızı-siyahlı kulüpten yapılan açıklamada, "Yeni sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan kulübümüz, deneyimli savunma oyuncusu Atınç Nukan ile anlaşma sağladı. Atınç Nukan'a ailemize hoş geldin diyor, şampiyonluk yolunda kırmızı-siyahlı formamız altında başarılar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><p>Atınç Nukan, geçen sezon Bandırmaspor formasıyla Trendyol 1. Lig'de 36 maçta 3 gol kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/=E.G7U.aDUFWfU5WXUpS_ERarA9KnYdS_E9aLYdKbENWTEVa3YJC_YRaXYJS7UJW_UJKnEBG_U1KbQ9az.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/fatih-karagumruk-atinc-nu-804_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287975</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hatayda-capinler-ve-sasunlu-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonda-16-supheli-yakalandi-287975</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Hatay'da "Çapinler" ve "Sasunlu" suç örgütlerine yönelik operasyonda 16 şüpheli yakalandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde "Çapinler" ve "Sasunlu" suç örgütlerine yönelik soruşturmada haklarında gözaltı kararı verilen 25 zanlıdan 16'sı yakalandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Hatay'da "Çapinler" ve "Sasunlu" suç örgütlerine yönelik operasyonda 16 şüpheli yakalandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, &quot;Çapinler&quot; ve &quot;Sasunlu&quot; olarak bilinen iki grubun, silahlı suç örgütü yapılanması içerisinde hareket ettikleri ve aralarındaki husumet nedeniyle çok sayıda silahlı olaya karıştıkları belirlendi.</p><p>Grupların, aile bireyleri ve genç yaştaki kişilerle hareket ettikleri, 2024-2026 yıllarında birbirlerine yönelik kasten öldürme ve yaralama, mala zarar verme, tehdit ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması gibi 30 ayrı adli olaya karıştıkları tespit edildi.</p><p>Yapılan incelemelerde, iki grup içerisinde faaliyet gösterdikleri değerlendirilen şüphelilerin çeşitli suçlardan toplam 617 adli kaydının bulunduğu belirlendi.</p><p>Şüphelilerin, sosyal medya platformlarından birbirlerine ve bölge halkına yönelik tehdit, hakaret ve korku oluşturmaya yönelik paylaşımlar yaptıkları, silah görüntüleri ile iş yeri kurşunlamalarına ait video ve fotoğraflar paylaştıkları tespit edildi.</p><p>Soruşturma kapsamında olaylarda aktif rol alan 25 şüpheliye yönelik şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p><p>Operasyonda &quot;Çapinler&quot; grubundan 5, &quot;Sasunlu&quot; grubundan 11 olmak üzere toplam 16 şüpheli gözaltına alındı.</p><p>Zanlıların adreslerinde av tüfeği, ruhsatsız tabanca, tabanca gövdesi, 4 tabanca şarjörü, 19 fişek, 121 kartuş, 3 bıçak, 1 muşta ve 2,21 gram uyuşturucu ele geçirildi.</p><p>Firari 9 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/hatayda-capinler-ve-sasun-975_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287974</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/chpli-calikin-makam-odasinda-rusvet-pazarligi-cami-bagisini-degil-milyonlari-istedi-287974</link>
      <pubDate>2026-08-19T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[CHP'li Çalık'ın makam odasında rüşvet pazarlığı! Cami bağışını değil, milyonları istedi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA['İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 66. duruşmasında tutuksuz sanık iş insanı Zafer Gül, Beylikdüzü'nde bir projeleri olduğunu ve Mehmet Murat Çalık'ın kendilerini makamına çağırdığını söyledi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[CHP'li Çalık'ın makam odasında rüşvet pazarlığı! Cami bağışını değil, milyonları istedi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gül, 'Binaya Ali Gül (sanık) ile beraber gittik. O görüşmede bir tartışma oldu. Görüşme sırasında bizden 5-6 milyon TL civarında bir para talep edildi. Biz de bunun karşılığında bir bağış yapmayı talep ettik, okul, sağlık ocağı veya işte cami gibi. Fakat burada denildi ki, 'Bunu siz verin, biz yaparız.' Bu talebi kabul etmek zorunda kaldık' dedi. Gül, senedi sanık Fatih Keleş'e Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki ofisinde teslim ettiklerini söyledi.</p><p>"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 66. duruşmasında bazı tutuksuz sanıkların savunması alındı.</p><p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinin ardından hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edilen eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık Veysel Erçevik&#39;in savunması alındı.</p><p>Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunu kendi rızasıyla yaptığını, iddia edildiği gibi herhangi bir baskı altında ifade vermediğini söyledi.</p><p>İddianamede kendisinin sanık Adem Soytekin&#39;e bağlı hareket ettiği ve örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığının ileri sürüldüğünü ifade eden Erçevik, &quot;Dosyaya baktığınızda somut olarak bir şey yok. Geriye dönüp kendi CV&#39;me baktığımda, kendi durumuma baktığımda, pişmanlık... Niye pişmanlık? Buradaki pişmanlık suç işlediğimin pişmanlığı değil, &#39;Benim burada ne işim var?&#39; pişmanlığıydı.&quot; dedi.</p><p>Erçevik, geçmişe bakıldığında herhangi bir örgüte bağlı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, şunları kaydetti:<br></p><p>&quot;Adem Soytekin&#39;e baktığınızda, 2019-2024 yılları arasında ihale kayıtları incelendiğinde iki, belki üç - onu bilmiyorum ama - iki ihale almış ve birçok yerde de bu ihalelerden zarar ettiğini beyan etmiş. Şirket kayıtları da belediyenin kayıtları ortada. Eğer ben onun atadığı biriysem, Soytekin&#39;in 5 yıl boyunca sürekli Beylikdüzü&#39;nde çok yüksek karlı iş yapıyor olması gerekiyordu. Soytekin&#39;in ifadesine baktığınızda iddianamede yer alan bir sürü daire, dükkan, çek konuları konuşuluyor. Bunların Beylikdüzü Belediyesine açıktan yaptığı kreş, cami, yol, köprü gibi işlerin karşılığı olduğunu söylüyor ama 2019-2024 dönemine baktığınızda, Soytekin&#39;in Beylikdüzü Belediyesi ile herhangi açıktan bir iş yapmışlığı yok. Dolayısıyla benim de Soytekin&#39;e bağlı bir örgüt üyesi olarak belediyede bulunmadığımın en açık örneği budur.&quot;</p><p>Üzerine atılı suçlamaları reddeden ve beraat talebinde bulunan Erçevik, &quot;Sayın Mehmet Murat Çalık burada. Ben iş konusunda onunla bile bazen kavga ederken, bağrışırken herhangi birine bağlı hareket edeceğim konusu söz konusu bile olamaz. Hiçbir şekilde bir örgüt bağı içerisinde bulunmadım. Profesyonelce, bana ihtiyacının olduğunu söyleyen bir abimin yanına geçtim ve ona idari, mali konularda bütçesini yönetmesi konusunda danışmanlık yaptım. O nedenle hakkımda iddianamede de sayın savcı rüşvet değil de &#39;rüşvete aracılık&#39; şeklinde tabirlerde bulunmuş.&quot; diye konuştu.</p><p><b>- İNŞAAT SÖZLEŞMESİ HAZIRLANDIĞI TARİHTE ÖĞRENCİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ</b></p><p>Tutuksuz sanıklardan iş insanı Furkan Hamzaoğlu, savunmasında, hakkında &quot;rüşvet verme&quot; suçundan dava açıldığını ifade ederek, &quot;West Side projesine ilişkin inşaat sözleşmesi 2013 yılında imzalanmıştır. Ben o tarihte üniversite öğrencisiydim. Benim sözleşmenin hazırlanması, imzalanması ve uygulanması süreçlerinde herhangi bir görevim veya yetkim bulunmuyordu. Mutlu İnşaat&#39;a 2024 yılı aralık ayında hissedar oldum. 2024 yılına kadar Mutlu İnşaat&#39;ta ortaklık ya da yöneticilik sıfatım yoktu. West Side projesinin başlangıcında inşaat sektörünü öğrenmek amacıyla zaman zaman şantiyelere gidip geldim.&quot; dedi.</p><p>Hamzaoğlu&#39;nun babası olan iş insanı tutuksuz sanık Yüksel Hamzaoğlu ise herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadığını ve savcılık ifadesinde, belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığını anlattığını iddia etti.</p><p>West Side projesinde ruhsatın gecikmesinin inşaata başlama ve bitirme takvimini, bu gecikmenin de doğrudan iskan takvimini etkilediğini belirten Hamzaoğlu, savunmasında şunları söyledi:</p><p>&quot;Gecikmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ödemeler nedeniyle ciddi mali yük altına girdik. Bizim şirketimiz olan Mutlu İnşaat&#39;ın o dönem başka işleri de olduğundan finans yönünden sıkışıklığımız vardı. Belediyeden iletilen maddi talepleri nakden karşılayacak mali imkanımız yoktu. Savcılık ifademde belediyenin arsa sahibinden ve yüklenici firmalardan maddi taleplerde bulunduğunu, taleplerin çoğunlukla Adem Soytekin aracılığıyla iletildiğini, talepler karşılanmadığında ruhsat ve iskan işlemlerimizin sonuçlanamayacağı kanaatine vardığımızı anlatmıştım. Proje ilerlemiş, satışlar yapılmış ve müşterilere karşı ağır yükümlülükler doğmuşken bu talepleri reddetmenin sonucu, hakkımız olan iskanın verilmemesi veya daha geciktirilmesiydi. Önceki ifadelerimde de kullandığım &#39;Vermek zorunda kaldık&#39; sözü, tam olarak bu baskıyı anlatmaktadır.&quot;</p><p>Hamzaoğlu, savunmasında, &quot;Adem Soytekin&#39;in şirketlerine devredilen 5 daire ile 6 dükkandan 2 dükkan gerçekten yapılan inşaat işinin karşılığıdır. Diğer devirler ile iskan aşamasında fatura karşılığı verilen yaklaşık 3,5 milyon lira tutarındaki çekleri ise serbest iradeyle yapılmış bir rüşvet anlaşması olarak değil, belediye işlemlerinin sonuçlandırılması için önümüze konulan talepler nedeniyle ve zorunluluk altında verdik. Gayriresmi bir çıkış yapamayacağımızı söylememiz üzerine fatura düzenlemesi de bu kapsamdadır.&quot; ifadelerini kullandı. </p><p><b>- "TALEBİ KABUL ETMEK ZORUNDA KALDIK"</b></p><p>Tutuksuz sanık iş insanı Zafer Gül, Beylikdüzü&#39;nde bir projeleri olduğunu ve Mehmet Murat Çalık&#39;ın kendilerini makamına çağırdığını dile getirerek, &quot;Binaya Ali Gül (sanık) ile beraber gittik. O görüşmede bir tartışma oldu. Görüşme sırasında bizden 5-6 milyon TL civarında bir para talep edildi. Biz de bunun karşılığında bir bağış yapmayı talep ettik, okul, sağlık ocağı veya işte cami gibi. Fakat burada denildi ki, &#39;Bunu siz verin, biz yaparız.&#39; Arsa hak paylaşımı sözleşmesinde 24-25 milyon TL civarında bir ön ödeme yaptık arsa sahibine ve tadilatı geçiremezsek bu bedel ile sözleşme askıya düşecekti. Tabii sonrasında bu talebi kabul etmek zorunda kaldık.&quot; diye konuştu.</p><p>Gül, senedi sanık Fatih Keleş&#39;e Mermerciler Sanayi Sitesi&#39;ndeki ofisinde teslim ettiklerini, bu paranın bir kısmını ödediklerini, bir kısmını ise ödeyemediklerini iddia ederek, &quot;Ödeyemeyince de bunun karşılığında daire konusuna döndü bizim konumuz. Bu daire konusunda da 13 daire mevzubahistir. &#39;Adem Bey&#39;e devredeceksiniz.&#39; dendi. Biz de senetleri geri iade alıp, arsa sahibinin de isteğiyle Adem Bey&#39;e devrettik.&quot; ifadelerini kullandı. </p><p>Çapraz sorgusunda kendisine yöneltilen, &quot;Sizden parayı kim istemişti?&quot; şeklindeki soruyu Gül, &quot;Mehmet Çalık.&quot; diye cevapladı. Paranın belediyenin ek binasında istendiğini iddia eden Gül, görüşmede Uğur Güngör (sanık), Ali Gül ve Mehmet Murat Çalık&#39;ın bulunduğunu söyledi.</p><p>&quot;Ekrem İmamoğlu&#39;nun konudan bilgisi var mı?&quot; sorusuna Gül, &quot;Yani orada bir tartışma geçti. Tartışmanın geçtiği binada Mehmet Murat Çalık&#39;ın odasının tam karşısındaki oda Ekrem İmamoğlu&#39;nun odasındaydı. Tartışma sonucunda kendisi de çıktı, ne oluyor tarzında konuştu bizimle. Başka bir diyaloğumuz olmadı zaten.&quot; yanıtını verdi. </p><p>Duruşmada, tutuksuz sanıklar Oktay Hamzaoğlu, Mustafa Keleş, Dursun Keleş, Fuat Keleş, Cemal Üneş, Esra Huri Bulduk, Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı.</p><p>13 saat süren, tutuksuz 15 sanığın ve avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.</p><p>Bu arada, duruşmada toplam 20 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/chpli-calikin-makam-odasi-168_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287973</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/turkcell-avrupanin-onde-gelen-6-ar-ge-projesinde-yerini-aldi-287973</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell, Avrupa'nın önde gelen 6 Ar-Ge projesinde yerini aldı]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, Avrupa'nın en prestijli Ar-Ge programları kapsamında desteklenen 6 yeni uluslararası Ar-Ge projesinde yer alarak Ar-Ge ve inovasyon gücünü bir kez daha ortaya koydu. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell, Avrupa'nın önde gelen 6 Ar-Ge projesinde yerini aldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Şirket, 6G teknolojilerine odaklanan 3D-NET, MAGIC-6G ve  FUTURE-6G; kritik dijital altyapıları güçlendirmeyi hedefleyen SAFARI ve  UNIFIER ve sürdürülebilir dijital dönüşümü destekleyen RESURRECTION projelerine  katkı sunmanın yanı sıra koordinatörlük, teknik liderlik ve kullanım senaryosu  sahipliği gibi kritik roller de üstlenecek. </p><p>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, "Avrupa'nın en saygın araştırma programları kapsamında yürütülen 6 uluslararası projede yer almamız, Turkcell'in uluslararası Ar-Ge gücüne duyulan güvenin güçlü bir göstergesi. Bu projelerde aktif rol üstlenerek, geleceğin dijital altyapılarını inşa ediyor ve küresel standartların oluşmasına katkı sunuyoruz." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/v-19082026ac3a38d3.jpg"/><p class="MsoNormal">Türkiye'nin  lider telekom operatörü ve teknoloji şirketi Turkcell, uluslararası Ar-Ge  ekosistemindeki konumunu güçlendiriyor. Uluslararası standartların belirlenmesi  açısından kritik öneme sahip Ar-Ge çalışmalarında Türkiye'yi temsil eden  Turkcell, Avrupa'nın en rekabetçi araştırma programları kapsamında desteklenen 6  uluslararası projede daha yer alacak. Turkcell'in yer aldığı projeler 6G  teknolojileri, yapay zekâ, kritik dijital altyapıların dayanıklılığı, acil  durum iletişimi ve sürdürülebilir teknolojiler gibi stratejik alanlara  odaklanıyor. Turkcell projelerde, yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesinden  gerçek saha koşullarında doğrulanmasına ve uluslararası standartlara  taşınmasına kadar farklı aşamalarda aktif rol üstlenecek. </p><p class="MsoNormal"><b>6G'ye giden yolda stratejik katkı</b></p><p class="MsoNormal">Avrupa Birliği'nin Ufuk Avrupa (Horizon Europe)  Programı kapsamında desteklenen MAGIC-6G projesi, 6G ile birlikte şebekelerin daha  akıllı, otonom ve sürdürülebilir hâle gelmesini sağlayacak yeni nesil  teknolojilerin yapay zekâ ile geliştirilmesini hedefliyor.</p><p class="MsoNormal">Projede, Türkiye, Almanya, İsveç,  Yunanistan, İngiltere, İspanya ve Finlandiya'dan toplam 9 paydaş yer alıyor. Turkcell,  telekom operatörlerine özel olarak uyarlanmış büyük dil modeli (LLM) tabanlı  bir servis geliştirerek projeye katkı sunacak. Şebeke ve servis yönetimi  süreçlerinin daha otonom ve dinamik hâle getirilmesi hedeflenen proje  kapsamında Turkcell, bu yaklaşımı destekleyen yeni nesil algoritmaların  geliştirilmesine de katkı sunacak.</p><p class="MsoNormal">EUREKA  çatısı altındaki CELTIC-Next kümesi kapsamında onay alan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen  3D-NET projesi ise 6G için 'her yerde bağlantı' hedefine odaklanacak. Karasal  ve karasal olmayan ağların entegre çalışmasını hedefleyen proje, kapsamanın  sınırlı olduğu bölgelerde bağlantı sağlanmasını ve kriz anlarında haberleşme  sürekliliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Turkcell, projeye üç boyutlu ağ  yapılarının geliştirilmesine yönelik katkı sunarak geliştirilecek çözümlerin  uluslararası standartlara taşınmasında aktif rol oynayacak. </p><p class="MsoNormal">Ufuk  Avrupa Programı kapsamında yer alan Marie Sk&#322;odowska-Curie Actions (MSCA)  Industrial Doctoral Networks kapsamında Türkiye'den kabul alan ilk proje olma  özelliğini taşıyan FUTURE-6G projesinde ise yapay zekâ odaklı yeni nesil  teknolojiler geliştirilecek. Ayrıca, bu teknolojileri hayata geçirecek uzman  araştırmacılar yetiştirilecek. Avrupa'nın önde gelen telekom operatörleri,  teknoloji sağlayıcıları ve araştırma kurumlarının iş birliğiyle, akademi ile  sanayi arasında doğrudan bir köprü kurulmasına odaklanılacak. Turkcell, otonom  şebeke yönetimi, yapay zekâ destekli karar mekanizmaları ve güvenilir yapay zekâ  sistemleri alanlarında geliştirilecek çözümlere katkı sağlayacak. Çalışma aynı  zamanda, uluslararası deneyime sahip araştırmacıların uzun vadede Türkiye'ye kazandırılmasının  da yolunu açacak.</p><p class="MsoNormal"><b>Kritik altyapı dayanıklılığına yön  veren projeler</b></p><p class="MsoNormal">Ufuk  Avrupa Programı kapsamında desteklenen SAFARI projesi, telekomünikasyon, enerji  ve ulaşım gibi kritik altyapıların kriz anlarında birlikte ve kesintisiz  çalışabilmesini sağlayacak yeni nesil dayanıklı altyapı çözümlerine  odaklanacak. </p><p class="MsoNormal">Yapay zekâ  destekli karar mekanizmalarının yanı sıra, farklı sistemlerde bulunan verilerin  birlikte kullanılmasını sağlayacak yapıların geliştirileceği projede merkezi  sistemlere bağımlılığın azaltılması ve kriz anlarında operasyonel sürekliliğin  korunması hedefleniyor. Turkcell, özellikle 112 acil çağrı hizmetlerinin  sürekliliğini destekleyen, ağ kesintilerine dayanıklı ve otonom çalışan  iletişim çözümlerinin geliştirilmesine liderlik edecek.</p><p class="MsoNormal">Turkcell'in  uluslararası koordinatörlüğünde yürütülecek UNIFIER projesi, hibrit iletişim  altyapısı sayesinde altyapının zarar gördüğü olağanüstü durumlarda dahi  iletişimin sürmesini sağlamayı hedefliyor. Proje kapsamında farklı kurum ve  ülkelerden ekiplerin, dil ve teknoloji engelleri olmadan birlikte çalışabildiği  entegre bir iletişim altyapısı oluşturulacak ve geliştirilecek çözümler Türkiye  ve Avrupa'da gerçek saha koşullarında test edilecek. </p><p class="MsoNormal"><b>Yapay zekâ ve robotik ile döngüsel  üretimde yeni dönem</b></p><p class="MsoNormal">Ufuk  Avrupa Programı kapsamında desteğe hak kazanan RESURRECTION projesi ise sürdürülebilir  ve döngüsel üretim teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Proje  kapsamında yapay zekâ, robotik sistemler ve dijital teknolojiler kullanılarak,  ürünlerin durum analizi, otomatik söküm, <strong>yeniden  kullanım süreçlerinin yönetimi</strong> ve uçtan uca izlenebilirlik  çözümleri geliştirilecek.</p><p class="MsoNormal">Turkcell,  modemlerin yeniden üretim ve kullanım süreçlerini daha verimli hâle getirme konusunda  katkı sunacak ve bu çözümlerin farklı sektörlere yaygınlaştırılmasına yönelik  çalışmalara liderlik edecek. Projede telekomünikasyon kullanım senaryosunun  sahibi olan Turkcell, modemlerin yeniden üretimi ve kullanımı için yenilikçi  çözümler geliştirecek. Cihazların durumu yapay zekâ ile analiz edilerek en  uygun kullanım senaryosu belirlenecek; robotik sistemlerden yararlanılarak  cihazların söküm, onarım ve yeniden kullanıma hazırlık süreçlerinin  otomatikleştirilmesi hedeflenecek. Böylece süreçlerin daha hızlı, verimli ve  sürdürülebilir olması amaçlanıyor.</p><p class="MsoNormal"><b>"Turkcell'in  uluslararası Ar-Ge gücüne duyulan güvenin güçlü bir göstergesi"</b> </p><p class="MsoNormal">Konuyla  ilgili değerlendirmede bulunan <b>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu  Genel Müdür Yardımcısı</b> <b>Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör</b>, şunları  söyledi: "Turkcell olarak önceliğimiz, bir yandan müşterilerimize en iyi  hizmeti sunarken, diğer yandan da teknoloji ekosistemini desteklemek. 6G'den  yapay zekâya, kritik altyapıların dayanıklılığından sürdürülebilir  teknolojilere uzanan bu projeler, Turkcell'in Ar-Ge yaklaşımının çeşitliliğini  ortaya koyuyor. Avrupa'nın önde gelen araştırma programlarında yürütülen 6  uluslararası projede koordinatörlük ve teknik liderlik gibi kritik rollerle de  yer almamız, uluslararası Ar-Ge gücümüze duyulan güvenin önemli bir göstergesi.  Bu çalışmalarla geleceğin iletişim teknolojilerini şekillendirirken, geliştirdiğimiz  teknolojileri uluslararası standartlara taşıyarak ülkemizin teknoloji  ekosistemine katkı sunmayı hedefliyoruz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/turkcell-avrupanin-onde-g-315_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287972</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ibb-davasinda-sanik-seyfi-beyaz-3-milyon-arti-kdv-olarak-cek-odendigini-biliyorum-287972</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın ikinci celsesinin ikinci gününde, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Bugün yapılan duruşmada 15 sanık savunma yaptı. Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine sanık Seyfi Beyaz, "Kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın 2'nci duruşmasının ikinci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Tutuksuz sanık Seyfi Beyaz, daha önce savcılıkta detaylı ifade verdiğini belirterek, önceki beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. Hakkında üç eylem bulunduğunu ifade eden Beyaz, iki eylemde müşteki beyanları kapsamında şikayetini sürdürdüğünü belirterek yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.  </p><p>Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine Beyaz, ödemeyi kendisinin yapmadığını, diğer ortakların süreci yürüttüğünü söyleyerek, "Yani bunu biz kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" ifadelerini kullandı.  </p><p>Savcının ödemenin hangi ortaklar tarafından yapıldığını sorması üzerine Beyaz, "İsa bey, Yüksel bey, Oktay bey üçü gitmişti" dedi.  </p><p>Mahalleler projesinde Murat Çalık'a para verildiği iddiası da sorulan Beyaz, bu konuda bilgisinin olmadığını söyledi. Westside projesinde Fatih Keleş'in yaptığı mermer işlerinin nasıl geliştiği sorusuna ise "Yani bunu Oktay Hamzaoğlu anlaşmıştı. O devam ettirdi kaba inşaatını" yanıtını verdi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bbyen-19082026e5530aa5.jpg"/><p><b>SAVCILIK MUZAFFER BEYAZ'IN TUTUKLANMASINI İSTEDİ</b></p><p>Savcılık, sanık beyanlarının ardından ek mütalaa sunmak istediğini belirterek Muzaffer Beyaz'ın ifadelerinin çelişkili olduğunu öne sürdü ve tutuklanmasını talep etti.  </p><p>Savcılık tarafından tutuklanması talep edilen Beyaz, "Benim iddianamede 4 tane eylemden adım geçmektedir. 3 eylemde sanık olarak, bir eylemde de şikayetçi olarak geçmektedir. Bu 6 no'lu eylemle ilgili abim bahsetti. Benim burayla ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerim, anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Abim ne söylediyse o kadardır" dedi.  </p><p>Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Muzaffer Beyaz'ın tutuklama talebini reddetti.  </p><p><b>"ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURUSUNU KENDİ ÖZGÜR İRADEMLE YAPTIM"</b></p><p>Daha önce 4 kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve ev hapsi kararıyla tahliye edilen Veysel Erçevik de beyanda bulundu. Erçevik, verdiği ifadelerin baskı veya şantaj altında alınmadığını söyleyerek, "Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle ve avukatım aracılığıyla yaptım. Şantaj veya baskı altında ifade vermedim" diye konuştu. Erçevik, "İddianamede Adem Soytekin'e bağlı hareket ettiğime dair somut bir delil bulunmuyor. Adem Soytekin ile sadece çocukluktan gelen 10-11 yıllık bir komşuluk ve dostluk bağım var. Örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık iddialarını reddederek tüm suçlamalardan beraatimi istiyorum. İş hayatına dönebilmek adına adli kontrol tedbiri ile yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını da talep ediyorum" dedi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/seyfibeyaz-1908202632308cf7.jpg"/><p><b>"RÜŞVET VERDİĞİM İDDİASINI KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUM"</b></p><p>Tutuksuz yargılanan Mutlu İnşaat hissedarı Yüksel Hamzaoğlu, Westside projesi kapsamında rüşvet verdiği iddiasını reddetti. Hamzaoğlu, "Westside projesi kapsamında rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadım. Savcılık aşamasındaki beyanlarımda da belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığımızı anlattım" diye konuştu.  </p><p>Adem Soytekin ile Yüksel Hamzaoğlu arasında "rüşvet" tartışması kapsamında savunması öne alınan ve ilk tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Adem Soytekin, Yüksel Hamzaoğlu'na Westside projesindeki taşınmazların rüşvet olarak değerlendirilmesini sordu.  </p><p>Soytekin, 2013 yılında iki daireyi satın aldığını, daha sonra üç dükkânı kendi şirketi adına satın alarak Mado şubesi açtığını ve ödemelerin kayıtlarının dosyada bulunduğunu belirterek, "2013 yılında daire alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Ben 2015'te parasıyla dükkân alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Bunları siz mi söylüyorsunuz, yoksa gerçekten birileri size çıkıp 'Adem Soytekin'e yüklenirsen buradan çıkarsın veya kurtarırsın' mantığı mı yapıyor" dedi.  </p><p>Soytekin, ruhsat süreçlerini kendisinin değil Beyaz İnşaat'ın takip ettiğini söylemesi üzerine Hamzaoğlu "Sen takip etmedin, Beyaz İnşaat takip etti. İskân safhasında sen devreye girdin" yanıtını verdi.  </p><p><b>İMAMOĞLU İLE CEMAL ÜNEŞ ARASINDA "500 BİN LİRA" DİYALOĞU</b></p><p>Duruşmada Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen ifade dikkat çekti. İmamoğlu'nun Üneş'e kendisinden 500 bin lira istediğini hatırlatması üzerine Üneş, parayı ödeyecek durumda olmadığını söylediğini ve ardından senet yaptıklarını belirtti.  </p><p>İmamoğlu'nun "Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin öyle mi" sorusuna Üneş, "Şöyle bir hatırımda var: Seçim mi vardı hatırlamadım, bir yer için mi, 'buraya para lazım' dedin. 500 bin lira. Ben dedim ki, sen benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım. 'Benim öyle bir para ödeyecek durumum da yok' dedim" yanıtını verdi.  </p><p><b>"İBB HANEM PROJESİ HİÇBİR ZAMAN VATANDAŞA AÇILMADI"</b></p><p>İBB davasında tahliye edilen sanık Esra Huri Bulduk, iddianamede  yer alan "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" projelerine ilişkin savunma yaptı. İBB Hanem'in hayata geçmeyen bir proje fikri olduğunu belirten Bulduk, uygulamanın hiçbir zaman vatandaşın kullanımına açılmadığını söyleyerek, "İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı Hakim bey. Çünkü o zaten İBB personeline yönelik bir işti" şeklinde konuştu.  </p><p>Projenin belediye personelinin vatandaş ziyaretlerinde hizmetleri anlatması ve vatandaşlardan geri bildirim alınması amacıyla tasarlandığını ifade eden Bulduk, uygulamanın yalnızca test aşamasında kaldığını ifade ederek, "İBB Hanem hiçbir zaman İstanbul Senin'e eklenmedi, dahil edilmedi. Dolayısıyla vatandaş İBB Hanem uygulamasını hiçbir zaman görmedi. İBB Hanem vasıtasıyla hiçbir zaman veri toplanmadı. Dolayısıyla toplanmayan bir veri de yaygınlaştırılamadı" dedi.  </p><p>Bulduk, test ekranına giren kişilerin dijital işlemlerinin log kayıtlarında bulunduğunu belirterek beraatini ve elektronik cihazlarının iade edilmesini talep etti.  </p><p><b>"SADECE VERİ ANALİZİ GERÇEKLEŞTİRDİM"</b></p><p>İBB'de veri mühendisi olarak görev yapan Adem Ok da savunma yaptı. Hakkındaki suçlamanın, kurum içi rutin iş akışı kapsamında kendisine yönlendirilen bir tabloyu hazırlamasından ibaret olduğunu belirten Ok, işlemin tek seferlik bir veri analizi olduğunu söyleyerek, "Tamamen olağan işleyişimiz dahilinde bana yöneltilen, kurum içi bir talebin yerine getirilmesinden ibaret. Ayrıca bu veri 6 aylık bir zamansal hacme bağlı, yani tüm log'un, location tablosunun tamamı değil. Atıl durumda kaldı, çünkü kullanılmadı. Herhangi bir raporlamada da kullanılmadı" ifadelerini kullandı.  </p><p>Veriyi hukuka aykırı şekilde kaydetmediğini veya yetkisiz kişilere aktarmadığını, BTK ve USOM ile İBB arasındaki süreçlerde de görev almadığını söyleyen Ok, "Özetle tarafımca elde edilmiş hukuka aykırı bir veri, dışarıya sızdırılmış bir bilgi veya kasıtlı işlenmiş bir suç olduğunu düşünmüyordum. Yalnızca kurum içi bir talepte veri tabanı üzerinde yapılmış tek seferlik bir konum analizi vardır. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi.  </p><p>Tutuksuz sanıkların beyanda bulunduğu duruşma yarın tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ibb-davasinda-sanik-seyfi-950_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287971</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/meb-14-eylulde-baslayacak-yeni-egitim-ogretim-yili-icin-81-ile-genelge-gonderdi-287971</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:27:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[MEB 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin genelge gönderildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[MEB 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul ve kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Bakanlık politikaları doğrultusunda uygulama birliği içinde yürütülmesi, eğitim hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve eğitim ortamlarının güvenli, etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesi genelge hazırlanıyor. 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde de '2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler' konulu genelge Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanarak, 81 ile gönderildi.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/11-19082026d9bada89.jpg"/><p><b>TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ROL MODEL ALINDI</b></p><p>Yayımlanan genelgede, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi istendi. Yeni eğitim yılında 'Maarifin Kalbinde Oyun' temasının esas alınacağı bildirildi. Genelge kapsamında yeni Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformunun hizmete sunulacağı, dijital eğitim platformlarının daha etkin kullanılacağı ve öğrencilerin dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmesinin sağlanacağı belirtildi. Sınıflarda cep telefonu kullanımına yönelik mevcut uygulamanın sürdürüleceği de kaydedilen genelgede, öğrenci kayıtlarında kayıt parası veya zorunlu herhangi bir ücret alınmayacağı, Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına izin verilmeyeceği bildirildi. Öğretmenlerin önlük giymesi, veli görüşmelerinin ise Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılması istendi. Genelgede ayrıca sağlıklı beslenme, dijital eğitim, yapay zeka ve robotik kodlama gibi seçmeli dersler, mesleki eğitim, öğrenci güvenliği ve özel eğitim süreçlerine ilişkin çeşitli düzenlemelere yer verildi.  </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/meb-14-eylulde-baslayacak-724_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287970</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ankaranin-diplomasisine-buyuk-ovgu-neriman-celal-turkiyeye-gercekten-cok-minnettariz-287970</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ankara'nın diplomasisine büyük övgü! Neriman Celal: Türkiye'ye gerçekten çok minnettarız]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, "(Türkiye) İki taraf için de Rusya ve Ukrayna tarafları için Türkiye'de görüşüp kararlar almak, çözüm yolları bulmak için çok çabalar sundu ve biz Sayın Cumhurbaşkanı'nın (Recep Tayyip Erdoğan) şahsına, onun bütün ekibine, bütün Türk milletine ve devletine gerçekten çok minnettarız." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ankara'nın diplomasisine büyük övgü! Neriman Celal: Türkiye'ye gerçekten çok minnettarız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Celal, ülkesinin Bağımsızlık Günü öncesinde AA&#39;ya değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Söz konusu günün artık daha da önemli olduğuna dikkati çeken Celal, &quot;Çünkü biliyorsunuz, kaç senedir bizler savaşıyoruz. Bu, bir savunma savaşı. Biz bu savaşı başlatmadık.&quot; diye konuştu.</p><p>Celal, Ukrayna&#39;nın eski SSCB&#39;den ayrılma sürecine değinerek &quot;(Ukraynalılar) 20. asır boyunca bile bugünkü gibi çok ağır zamanlardan geçip bu bağımsızlığa eriştiler. Şu sebepten, elbette bağımsızlık her bir Ukrayna vatandaşı için önemlidir. Çünkü bu bizim geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir.&quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Dünyadaki tüm Ukraynalılar için Bağımsızlık Günü&#39;nün önemine atıfta bulunan Celal, &quot;Ukrayna vardı, Ukrayna var ve var olacaktır. Elbette Ukrayna tüm ortaklarımıza, dostlarımıza her daim destek verecek ama düşmanlarımıza da cevabımız var. Bizim devletimize saldırırsanız, karşılığı olacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246004.jpg"/><p><b>- TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ</b></p><p>Celal, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin en az 5 asırlık bir geçmişe sahip olduğuna vurgu yaparak iki milletin Karadeniz&#39;in etrafında asırlardır yaşadığını söyledi.</p><p>Ankara-Kiev ilişkilerinin son zamanlarda daha da güçlendiğini vurgulayan Celal, &quot;Türkiye, Ukrayna&#39;nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tanıyan ilk devletlerdendi. Bugünkü zor zamanlarda da bizim toprak bütünlüğümüze, bağımsızlığımıza ve egemenliğimize en çok destek veren dostlarımızdan.&quot; diye konuştu.</p><p>Celal, Türkiye&#39;ye minnettarlıklarını dile getirerek 2022&#39;de başlayan savaşın ardından Türkiye&#39;nin pek çok Ukraynalıyı ağırladığını hatırlattı.</p><p>Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin çok iyi olduğu ancak daha fazla potansiyelinin bulunduğu değerlendirmesini yapan Celal, &quot;Biz dostluktan yola çıkıp stratejik ortaklık kurduk. Dostlukla yürüdüğümüz yolda Allah&#39;a şükür serbest ticaret anlaşmasını da kabul ettik ve yürürlüğe soktuk.&quot; dedi.</p><p><b>- TÜRKİYE'NİN ARABULUCULUK ÇABALARI</b></p><p>Celal, ilişkilerin geleceğinin parlak olduğuna dikkati çekerek &quot;İstersek, ki bence Türkiye ve Ukrayna bunu istiyor, mutlaka beraberlikle çalışıp, işbirliği yapıp Karadeniz&#39;de barışı tesis etmek ve barışı garantiye almak için birlikte ilerleyeceğiz ama aynı zamanda elbette bu savaşı sonlandırmalıyız ve Türkiye&#39;nin rolü burada çok büyük.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/42246005.jpg"/><p>Ankara&#39;nın savaşı bitirmek için çok çaba sarf ettiğine vurgu yapan Celal, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&quot;İki taraf için de Rusya ve Ukrayna tarafları için Türkiye&#39;de görüşüp kararlar almak, çözüm yolları bulmak için çok çabalar sundu ve biz Sayın Cumhurbaşkanı&#39;nın (Erdoğan) şahsına, onun bütün ekibine, bütün Türk milletine ve devletine gerçekten çok minnettarız. Biz büyük, gerekli ve önemli bir iş yaptık. Askeri esir takası Türkiye sayesinde gerçekleşti, bu İstanbul görüşmelerinden sonra olmuştu.&quot;</p><p>Celal, bu hedefe henüz yakınlaşılmadığını söyleyerek &quot;Ukrayna olsun, Türkiye olsun, Avrupa ülkeleri olsun, ABD olsun, herkes bu savaşı bitirmek istiyor. Maalesef Rusya bunu istemiyor.&quot; dedi.</p><p>Rus yetkililerin sözlerine değinen Celal, &quot;Biz istediğimiz için değil, Rusya&#39;ya baskı yapmaya mecburuz. Bütün ortaklarımızı bu yolda bize destek vermeye çağırıyoruz. Çünkü Ruslar kendi isteğiyle bu savaşı bitirmeyi hiç istemiyorlar.&quot; diye konuştu.</p><p>Celal, &quot;Rusları İstanbul&#39;da ya da Ankara&#39;da bir masaya getirip müzakere yapıp bu savaşı bitirmeye karar almaya teşvik etmek için mücadele etmeye mutlaka devam etmeliyiz ama herkes bilsin, barışı en çok Ukrayna istiyor. İmkanımız olsa bu savaşı şu dakikada bitirmeye hazırız.&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/ankaranin-diplomasisine-b-198_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287969</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/dunya-insani-gununde-turkiyeden-cagri-yardimlarin-onundeki-engeller-kaldirilmali-287969</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:22:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Dünya İnsani Günü'nde Türkiye'den çağrı: Yardımların önündeki engeller kaldırılmalı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, 19 Ağustos Dünya İnsani Günü'nde insani yardım çalışanlarının korunması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan yardımların önündeki engellerin kaldırılması çağrısı yaptı. Bakanlık, yardımın hızlı, güvenli ve engelsiz ulaştırılmasının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Dünya İnsani Günü'nde Türkiye'den çağrı: Yardımların önündeki engeller kaldırılmalı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, BM Genel Kurulu tarafından 2008'de ilan edilen 19 Ağustos Dünya İnsani Günü vesilesiyle BM personeli ile insani yardım çalışanlarının korunması ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine hızlı, güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının önemi vurgulandı.</p><p>BM tarihinde görevi sırasında en fazla sayıda insani yardım çalışanının hayatını kaybettiği bir dönemde, Gazze'de derinleşerek devam eden insani krizin, Dünya İnsani Günü'nün temsil ettiği değerlerin, hayat kurtarma sorumluluğunun ve insani yardım çalışanları ile sivillerin korunması yükümlülüğünün ne kadar kritik bir niteliğe sahip olduğunu gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"19 Ağustos Dünya İnsani Günü münasebetiyle, görevlerini yerine getirirken hedef alınarak hayatını kaybeden BM personeli ile insani yardım çalışanlarını minnetle anıyoruz. Köklü tarihimizden gelen güçlü gelenek ve insan odaklı dış politika anlayışımız doğrultusunda, insani yardımların başta Gazze olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/dunya-insani-gununde-turk-880_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287968</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/aile-destek-merkezlerinden-33-milyon-kisi-yararlandi-287968</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aile Destek Merkezleri'nden 3.3 milyon kişi yararlandı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayan 596 Aile Destek Merkezinden (ADEM) bugüne kadar yaklaşık 3,3 milyon kişinin faydalandığını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aile Destek Merkezleri'nden 3.3 milyon kişi yararlandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, 2012&#39;den bu yana faaliyet gösteren ADEM&#39;lerde kadınların psikososyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunacak kurs ve eğitimler verildiğini belirtti.</p><p>Yürüttükleri başarılı projeler arasında ADEM&#39;lerin de yer aldığını aktaran Göktaş, bu merkezlerde toplumun temel taşı olan aileyi, kadınları ve çocukları desteklediklerini ifade etti.</p><p>Göktaş, ADEM&#39;lerde yapılan her çalışmanın kadınların güçlenmesinde fark oluşturacağına inandıklarını, kadınların ekonomik hayatın içerisinde daha çok yer almasını hedeflediklerini vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240100.jpg"/><p>Merkezlerin, aile bütünlüğünü tehdit eden unsurlardan korunması, milli ve manevi değerler ile toplumun değer yargılarının muhafaza edilmesi, psikososyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel yönden gelişimlerinin ve toplumsal hayata katılımlarının sağlanması amacıyla faaliyet gösterdiğini belirten Göktaş, merkezlerde, çocuk yetiştirmenin önemi, madde bağımlılığı, kadına yönelik şiddet, çocuk ihmali ve istismarıyla mücadele, meslek edindirme ve katma değer üretimi, atölye çalışmaları gibi uygulamalı ve teorik dersler de verildiğini aktardı.</p><p>Meslek edindirme eğitimleri düzenlenirken yerel koşullar ve ihtiyaçların göz önünde bulundurulduğunu vurgulayan Göktaş, &quot;Eğitimlerimiz usta öğreticiler tarafından veriliyor. Meslek edindirme kurslarının yanı sıra kursiyerlere yönelik çocuk, aile, sağlık, kişisel gelişim, aile içi şiddetle mücadele gibi konularda eğitim programları, konferans ve seminerler gibi etkinlikler de düzenleniyor. Bu kapsamda kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayan 596 ADEM&#39;lerimizden bugüne kadar 3,3 milyon kişi yararlandı.&quot; ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/18/42240098.jpg"/><p><b>- MERKEZLERDE ÇOCUK BAKIM VE OYUN ODALARI AÇILMASI ZORUNLU</b></p><p>Göktaş, merkezlerde düzenlenen kurslara ve faaliyetlere katılanların aile hayatlarının olumsuz etkilenmemesi adına çocuk bakım ve çocuk oyun odalarının açılmasının da zorunlu olduğuna işaret etti.</p><p>Açılan oyun odalarında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilen uzmanlar eşliğinde çeşitli etkinlikler yapıldığını, böylece çocukların güvenle bulunacağı bir ortam sağlanarak ebeveynlerinin merkezlerde düzenlenen eğitimlere katılımlarının desteklenmesinin yanında çocuklarının da gelişimlerine katkı sağlandığını aktaran Göktaş, Aile ve Nüfus 10 yılı kapsamında aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi amacıyla çalışmalara hız verdiklerini kaydetti.</p><p>Göktaş, &quot;ADEM&#39;lerimizde kurduğumuz &#39;Aile İletişim Atölyeleri&#39; ile ailelerimiz çocuklarıyla beraber eğitim, seminer, atölye, açık alan ve salon etkinlikleri, yarışmalar gibi çeşitli etkinlikler vasıtasıyla keyifli ve verimli vakit geçiriyor. Bunun yanı sıra yapılan tüm bu faaliyetlerin yürütülmesi sürecinde etkin bir atık yönetiminin bulunmasına önem veriyoruz. Merkezlerde kullanılan kaynakların daha verimli kullanılması ve oluşan atıkların en aza indirilerek geri kazanımlarının sağlanması için çalışmalar yapılıyor.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bakan Göktaş, kurslarda yapılan tüm ürünlerin kadınlara ait olduğunu ve kadınlara belli aralıklarla düzenlenen kermeslerde bu ürünlerin satışını yaparak gelir elde etme imkanı sunduklarını belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/aile-destek-merkezlerinde-509_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287967</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/tuketiciyi-aldatanlara-milyonluk-fatura-yaniltici-reklamlara-gecit-yok-287967</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:19:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tüketiciyi aldatanlara milyonluk fatura! Yanıltıcı reklamlara geçit yok]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Reklam Kurulu'ndan yanıltıcı reklam ve haksız ticarete milyonluk fren. Kurul, 13 Ağustos'taki toplantıda 105 dosyayı masaya yatırırken, mevzuata aykırı 87 dosyaya 32,6 milyon lira ceza uyguladı. Yıl başından bu yana toplam ceza 218,4 milyon liraya ulaştı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tüketiciyi aldatanlara milyonluk fatura! Yanıltıcı reklamlara geçit yok]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurulun, tüketicileri aldatan, bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar eden, güvenini zedeleyen ve haksız rekabete yol açan reklamlar ile ticari uygulamalara yönelik inceleme ve denetimlerini sürdürdüğü bildirildi.</p><p>Bu kapsamda 13 Ağustos'ta yapılan toplantıda 105 dosyanın görüşüldüğü, mevzuata aykırı bulunan 87 dosya hakkında 32 milyon 683 bin 631 lira ceza uygulandığı aktarılan açıklamada, "Böylece 2026 yılının başından beri yaklaşık 26 bin başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, tüketicileri aldatıcı ve mevzuata aykırı nitelikteki reklamlar ile haksız ticari uygulamalar nedeniyle toplam 218 milyon 478 bin 14 lira ceza verildi." ifadesi kullanıldı.</p><p>Açıklamada, söz konusu toplantıda tüketici yorumlarının yayınlanmaması konusunun da ele alındığı bildirildi.</p><p>Satın alınan ürüne ilişkin tüketici yorumunun, somut bir gerekçe gösterilmeksizin şirket tarafından belirlenen kurallara aykırı olması sebebiyle internet sitesinde yayımlanmamasının, "haksız ticari uygulama" olarak değerlendirildiğine işaret edilen açıklamada, "Tüketici değerlendirmesinin, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmadan başka bir değerlendirme kategorisi altında yayımlanması mümkün olmasına rağmen bu sorumluluğun tüketiciye yüklenerek yorumun reddedilmesi nedeniyle ilgili şirket hakkında 2 milyon 167 bin 412 lira ceza uygulanması kararlaştırıldı." bilgisi verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/12-19082026dbcf6302.jpg"/><p><b>- "SAHTE İŞLETME VE ADRESLERLE TÜKETİCİLERİN YANILTILDIĞI BELİRLENDİ"</b></p><p>Açıklamada, bir başka dosya kapsamında da fiilen tek bir restoran bulunmasına rağmen çevrim içi yemek siparişi platformlarında çok sayıda farklı işletme adı ve sahte adres kullanıldığının tespit edildiği aktarıldı.</p><p>Bu uygulamayla, tüketiciler nezdinde birbirinden bağımsız çok sayıda işletmenin farklı adreslerde faaliyet gösterdiği yönünde izlenim oluşturulduğunun belirlendiği bildirilen açıklamada, üretici, ürün değerlendirmeleri ve siparişin gönderileceği adres konusunda tüketicilerin yanıltıldığı ve söz konusu uygulamanın haksız rekabete yol açtığı kaydedildi.</p><p>Açıklamada, ilgili iki şirket hakkında mevzuat kapsamında idari yaptırım uygulanmasına karar verildiği de ifade edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/11-19082026fea686ac.jpg"/><p><b>- TÜKETİCİLERİ KORUMAK İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLECEK</b></p><p>Kurulda görüşülen başka bir dosyada "çerez tatlısı" adıyla satışa sunulan bir ürünün ambalajında fındık, Antep fıstığı ve kayısı çekirdeği görsellerinin ön plana çıkarıldığı bildirilen açıklamada, ürünün içeriğinde yüzde 4 fındık, yüzde 3 Antep fıstığı ve yüzde 3 kayısı çekirdeği bulunmasına rağmen, ürünün yüzde 49,5 yer fıstığı içerdiği ve bu ürünün, ambalajdaki görsel sunumda yer almadığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, söz konusu gelişmeye ilişkin şunlar kaydedildi:</p><p>"Ürün içeriğinde çok daha düşük oranlarda bulunan bileşenlerin, ambalaj üzerindeki görseller ve ambalajın genel tasarımı aracılığıyla belirgin şekilde ön plana çıkarılmasına karşın üründe en yüksek oranda bulunan yer fıstığının görsel sunumda yer almamasının tüketicilerde ürünün içeriği ve bileşenlerin oranları hakkında gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Bu nedenle ilgili uygulama mevzuata aykırı bulunarak para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Bakanlık, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasının sağlanması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü denetim ve yaptırım çalışmalarını aralıksız sürdürecektir."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/tuketiciyi-aldatanlara-mi-788_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.287966</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bugun-hava-nasil-olacak-19-agustos-2026-hava-durumu-raporu-287966</link>
      <pubDate>2026-08-19T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? 19 Ağustos 2026 hava durumu raporu...]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 19 Ağustos 2026 Çarşamba gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, yurt ve dünya genelinde hava durumunu 24 TV'den aktarıyor. İşte 19 Ağustos 2026 Çarşamba Bugün meteorolojik uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bugün hava nasıl olacak? 19 Ağustos 2026 hava durumu raporu...]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü 19 Ağustos 2026 Çarşamba bugün ki raporunda detay detay açıkladı. 19 Ağustos 2026 Çarşamba hava sıcaklıkları mevsim normallerinde seyredecek. Bugün hava nasıl sorusuna da 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan 24 TV ekranlarından yanıt verdi.</p><p>İşte, Meteoroloji verileri ışığında uyarılarla birlikte il il hava durumu tahminleri detayda karşınızda...</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/sicakhava1-1908202628c5bfef.jpg"/><p><b style="">19 AĞUSTOS 2026 ÇARŞAMBA</b><b> YURT VE DÜNYA GENELİNDE HAVA DURUMU NASIL? (24 TV HAVA DURUMU VİDEOLU ANLATIM)</b></p><p class="">19 Ağustos 2026 Çarşamba Bugün 24 TV Meteoroloji Editörü Eldebiran Ayan, 24 TV ekranlarından yurt ve dünya genelinde hava durumunu bildiriyor.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/video-1908202624a122ca.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:</b></p><p>Ankara: Parçalı ve az bulutlu 32</p><p>İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 31</p><p>İzmir: Az bulutlu ve açık 34</p><p>Adana: Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 35</p><p>Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 33</p><p>Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 29</p><p>Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Çarşamba) iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28</p><p>Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 27</p><p>Diyarbakır: Parçalı ve az bulutlu 37</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/08/19/bugun-hava-nasil-olacak-1-967_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>